Giriş
(2)

Üniversite bölümlerin avantajları

infernalcadre
Çok yüksek puanım yok, öylesine bir böğm yazacağım (Kampüse rahat gireyim filan)Yaptığım ufak araştırmada Sanat tarihi ve arkeoloji bölümü öğrencileri müze ve ören yerlerinden bedava yararlanabiliyor.Bu şekilde artısı ve avantajı olan başka bölümler var mı?
Çok yüksek puanım yok, öylesine bir böğm yazacağım (Kampüse rahat gireyim filan)

Yaptığım ufak araştırmada Sanat tarihi ve arkeoloji bölümü öğrencileri müze ve ören yerlerinden bedava yararlanabiliyor.

Bu şekilde artısı ve avantajı olan başka bölümler var mı?
0
infernalcadre
(31.07.22)
iç mimarlık. kız ortamı yaparsın.
0
floydian
(31.07.22)
Çok yüksek puanın yoksa en azından bölümden bağımsız iş yapabileceğin bir şeyler yaz.

Atıyorum gastronomi, diyetisyenlik, fizyoterapi vb. gibi.
0
anten
(01.08.22)
(5)

ted vs çankaya üni - bilgisayar mühendisliği

cocuklugundan optum seni
Merhabalar,Kardeşim bu sene üniversite sınavına girdi, ted ya da çankaya üniversitesinin bilgisayar mühendisliği %50 burslu gelebilir gibi görünüyor. Biz de bu iki tercihe sıcak bakıyoruz. Bu okulları/bölümü nasıl bilirsiniz? Okuyan ya da mezun olan birileri varsa eğer bilgi almak isteriz.
Merhabalar,

Kardeşim bu sene üniversite sınavına girdi, ted ya da çankaya üniversitesinin bilgisayar mühendisliği %50 burslu gelebilir gibi görünüyor. Biz de bu iki tercihe sıcak bakıyoruz. Bu okulları/bölümü nasıl bilirsiniz? Okuyan ya da mezun olan birileri varsa eğer bilgi almak isteriz.
0
cocuklugundan optum seni
(28.07.22)
detayları bilmiyorum ama ikisinden çankaya üniversitesi oldukça dandik duruyor.
0
floydian
(28.07.22)
Hocam radikal bir öneriyle geleceğim ama şimdi çankaya üniversitesine yılda 110000 TL vermek hadi bursla 60000 oluyor yaklaşık.

Aynı paraya Polonya'da falan neredeyse varşova teknik üniversitesine (ilk 500'de)
falan kaydolabilir. Ya da çekya'da.

En azından AB üyesi bir ülkenin diploması bir de polonya çekya gibi ülkeler bilgisiyar bilimleri ve mühendislik konularında fena değiller.

bu ülkelerin yaşam maliyetleri de düşük, bir de öğrencilere çalışma izinleri sağlıyorlar falan. Yani okul parası ödendiği sürece yaşam maliyetlerini çıkarabilir.

Özellikle çekya'nın oyun endüstrisi falan bizden daha iyi durumda olduğu için bu konuda istihdam ve uluslararası iş tecrübesi anlamında fırsatları daha iyi olabilir.

Türkiye'de bilgisayar mühendisliği okumanın gerekliliği zaten tartışmalı bir konuyken, bir de orta karar okullara bu paraları harcamak mantıklı gelmiyor. Ama bu benim görüşüm tabii.
0
anten
(28.07.22)
Akademik kadrolarini karsilastirdiginiz zaman ted universitesi bayagi onde cankaya universitesinden bilgisayar muhendisligi icin.
0
ciagra
(28.07.22)
Araştırma görevlilerini çıkardığın zaman Çankaya'da 9, TED'de 7 tane hoca var.

Bu kadar az kişiyle nasıl tüm dersleri verebileceklerini iddia ediyorlar aklım almıyor. Bir de bunun üstüne bi ton para vereceksiniz falan.

Karşılaştırma açısından, ben okurken bizim bölümde 40'a yakın hoca vardı. Yani zaten 30-40 tane ders var, her derste uzmanlaşmış en az 1 hoca olması için bu kadar adam lazım.

@anten'in yurtdışı önerisi cidden mantıklı görünüyor.

Edit: bari verdikleri dersleri karşılaştırayım dedim. TED'in sitesinde yazmıyor hangi dersleri verdikleri. Çankaya'da da matematik derslerini doldurmuşlar programa, çünkü dediğim gibi bilgisayar derslerini verecek kimse yok. Toplam 15 tane bölüm dersi var, bir senelik eğitimi 4 seneye yaymışlar :/
0
plutongezegendegilmi
(28.07.22)
Özel üniversitelerin neredeyse hepsi aynı. Bilgisayar mühendisliğinde de okul pek önemli olmuyor. Hoca kalitesine bakmak çok yanlış, bizim gibi bir ülke için. Çünkü akademi çok kötü bir halde. Tr'de profesör olmak çok kolay. Öyle "bu hocalar yurtdışında yükseklisans-doktora yapmış" diye gözünüzde boyanmasın.

Bu iki üniversitenin öğrenci topluluklarını ve yatay geçiş,çap olanaklarını ataştırın. Bölüm hocaları öğrencilerin yarışmalara, projelere katılmalarına katkı sağlıyor mu bunu konuşun. Hangi ünide devam zorunluluğunda sorun oluyor, hangisinde olmuyor. Öğrencilerin stajlarını yapmaları için üniveriste ya da bölüm hocaları referans oluyor mu. Aşağıda linkini bıraktığım gibi üniversitelerin öğrenci topluluklarının sayfalarından da bilgi alabilirsiniz.

instagram.com

instagram.com

Eğer okul notlarını yüksek tutup, daha iyi bir üniversiteye geçiş yapma düşünceniz varsa bu geçiş yapmayı düşünebileceği üniversitelerin kurumlararası yatay geçiş sonuçlarına da bir bakın.
0
GoodMorningTeacher
(28.07.22)
(6)

İtalya sanayisi

dissendium
İtalya sanayisi nasıl bu kadar gelişti? Fabrikada çalışıyorum. 10 makineden 8 tanesi İtalyan makinesi. Almanya'yı anlıyorum. Başlarına Hitler gibi biri geçti. İtalya ne ara bu kadar uçtu? Sinsi sinsi çalıştılar mı? Okumak için yazı paylaşırsanız güzel olur. Teşekkür ederim.
İtalya sanayisi nasıl bu kadar gelişti? Fabrikada çalışıyorum. 10 makineden 8 tanesi İtalyan makinesi. Almanya'yı anlıyorum. Başlarına Hitler gibi biri geçti. İtalya ne ara bu kadar uçtu? Sinsi sinsi çalıştılar mı? Okumak için yazı paylaşırsanız güzel olur. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(27.07.22)
alman sanayisi ile hitler'in ne alakasi var? almanya hitler'den once babalar gibi sanayiye sahipti zaten. hitler zamaninda yapilan mevcut sanayiinin savas sanayisine cevrilmesidir. (bkz: albert speer)

guzel soru ama italya hakkinda cok bilgim yok.
0
antikadimag
(27.07.22)
makine, taşıt ve ilaç sektöründe önemlidir italyan firmaları. genelde tüketici ürünlerinden çok makine üreten makine, sanayi makinesi yaptıkları için düz tüketici pek bilmez. milan - turin - genoa bölgesinin genel olarak bir alman ren bölgesinden pek farkı yok. 1899 fiat'ın kuruluşu örneğin, genel olarak 1860'lardan sonra büyük atılım yapıyor italyan sanayisi.
0
sert siyah krom
(27.07.22)
sektörel bazlı bir durum olabilir kağıtçılık makineleri italyandır mesela talaşlı imalat alanında çalışıyorsan tayvan ağırlıklı başka bir sektörde başka bir ülke ama genel anlamda italyanlar iyidir.
0
alp9900
(28.07.22)
Bakmayın bizde "yeaa italya yeaaaa, bizim aynımızlar yeaaa" dediklerine.
italya her zaman güçlüydü tarım ülkesiydi ki 1700lere kadar tarım önemli bir güçtü.

Zaten venedik ceneviz kolonileri sayesinde ticarete de epey vakıflardı. Bu değişmez kural, bir yerde ticaret varsa gelişme başlar. Ticaret yoksa gelişim yavaşlar. Bizdeki ticari hareketler mesela o dönemde İtalya'daki kadar kurumsallaşmış ve sistemli değildi.

Ticaret demek etkileşim demek öncelikle. Ama bir yandan da sermaye demek. Ticaret olan yerde sermaye büyür. Sermayenin büyümesi de şuna yarar, bir şeye ihtiyacın olduğunda hemen satın alırsın hatta üretebilirsin.

Mesela 1800lerde ülkede tarım krizi modernleşme ihtiyacı doğurdu. Önce ithalatla sonra kendi ürettikleri ürünlerle daha modern tarım cihazları geliştirmeye başladılar. İtalya'nın mesela onlarca traktör firması vardır. Hatta Lamborghini bile traktör firmasıydı başta. Sonra spor araç üretimine geçti.

Zaten bir defa endüstrileşince, devamı çok hızlı geliyor.

Bizde sürekli italya'nın da bizden farkı yokmuş gibi bir algı oluşuyor ama, italya bizim fersah fersah ötemizde. Ama AB sayesinde ama başka sebeplerle...

150 yıllık bir sanayi geleneği var ülkenin.
0
anten
(28.07.22)
italyanlar avrupada rönesansı başlatan ülke, medici gibi aileler sayesinde zaten bilim sanat vb. alanlarda yatırım yapmış geliştirmişler. mesela tekstil makinelerinde de çok iyilerdir. okuduğum bir yazıda aile şirketlerinin artık azalmaya başladığı italyanların sanayileşme başarılarının aile şirketlerine bağlılığı olduğu yazıyordu. da vincinin zaten mühendislik alanlarında buluşları mevcut yani tarihsel bu açıdan bakılabilir.
0
mikahakkinen
(28.07.22)
Yazıldığı gibi bir noktaya limitlenemez italyan endüstrisi, 60lı 70'li yıllara kadar her zaman gelişme içinde oldu, o yıllardan beri küreselleşmenin ve ekonomik sıkıntıların en sert vurduğu ülkelerden biri oldu fakat hala iyi bir noktada endüstri olarak. Kültür var. Yatırım yapabilirsin, sınırsız paran olabilir ama kültürü, birikimi bir anda yaratamazsın.
0
mirafiori
(28.07.22)
(7)

tem otoyolunda hız sınırı yüksek değil mi?

roket adam
öncelikle baştan söyleyeyim, 10+ senedir istanbul şöförüyüm, 100bin km üstü tecrübem vardır araç kullanımında.tem'de hız sınırı 130'a yükseltilmiş, bu da 143 yapıyor. özellikle otoyolun istanbul içinde kalan kısmında çok ciddi akan trafik yoğunluğu var, trafik akarken bile takip mesafesi çok düşük v
öncelikle baştan söyleyeyim, 10+ senedir istanbul şöförüyüm, 100bin km üstü tecrübem vardır araç kullanımında.

tem'de hız sınırı 130'a yükseltilmiş, bu da 143 yapıyor. özellikle otoyolun istanbul içinde kalan kısmında çok ciddi akan trafik yoğunluğu var, trafik akarken bile takip mesafesi çok düşük ve şeritler de kmo gibi yeterince geniş değil. çok katılım ve çıkış var ayrıca. ben en azından istanbul içinde hız sınırının 100-110 olması gerektiğini düşünürken, sınırın 143'e çıkması beni epey şaşırttı. tem'de araç sürmek müthiş tehlikeli geliyor epeydir bana, yol gerçekten uygun değil ve epey yıpranmış durumda.

bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
0
roket adam
(17.07.22)
bence altınızdaki araç ile alakalı bir durum vw passat , audi a4-a5 gibi bir araçla aynı yola çıksanız o kadar güvensiz gelmeyebilir.
0
alp9900
(17.07.22)
bu açıdan bakarken şunu da hesaba katmanız lazım, tem'i kullananların yüzde kaçı passat, audi a4-a5 gibi araçlarla yola çıkıyor? zaten lüks araçlar mecbur kalmadıkça e5-tem'i kullanmıyor kmo'ya geçiyor (ben de öyle yapıyorum), ama toroslar, kamyonlar, ıvır zıvır küçük segment araçlar ne yapacak hız sınırı 143 olan 3 şeritli bozuk yolda bunu merak ediyorum. türkiye'de araç yaş ortalaması 12 mi ne, audi sahipleri sandığınız kadar yaygın olmayabilir bence.

artı olarak 140 ile akan en sol şeritte iki araç arasında 8-10 metre mesafe varken ani fren yapılması durumunda altınızda bentley bile olsa sizi kurtarması çok zor. özellikle de önünüzde yüksek bir araç varsa.
0
🌸roket adam
(17.07.22)
Hem evet hem hayır. 120'yi otoyol dışında da yapabiliyorsun yolun durumu uygunsa. Bu durumda otoyolun bir avantajı kalmıyor. Tehlikeli mi? Evet. İzmit Gebze arası çok kaza oluyor. Sorun otomobillerden çok tırlar. Adam taşıdığı bilmem kaç tonluk yükle hız yapıyor. Hızın artırılma sebebi yolu özendirip para kazanmak olabilir.
0
dissendium
(17.07.22)
Yaklasik 5 yildir avrupa yakasi tem'i kullaniyorum. Oturmus bir dinamigi var. Trafik yogun saatler belli, o saatlerde zaten yuksek hiza cikamazsin. Tenha saatlerde de zaten sol serit 120-150 arasi akiyor. (Bugune kadar radar cezasi yiyen de hic gormedim).

Asil e5'teki makas yapan cakallar tehlike saciyor bence. Onlara bi care bulsunlar.
0
brkylmz
(17.07.22)
Bence de yüksek. Türkiye'deki sürücü profili ve araç yaşı düşünüldüğünde üstüne bir de yolların durumunu ekleyince bu oranlar yüksek.

Almanya'da limit yok birçok yolda ama, yollar iyi hesaplanmış, iyi bakılmış... Araçlar yeni. Yeni olmayanlar da iyi bakımlı freni mreni tutuyor en azından. En önemlisi sürücüler dikaktli.

Türkiye'de bu arada eds olmadığı sürece kimse zaten limiti takmıyor. 100 de olsa limit basan basıyor.

Şimdi bizde arabalar iyi desek değil... Trafikteki araçların çoğunun bakımları eksiktir. Mutlaka bir yerinde bir eksiği vardır. Farı yanmaz, sinyali çalışmaz, lastiği kabaktır, fren yağında sıkıntı vardır, stop lambası çalışmaz, kritik parçaları yan sanayidir vs...
Üst segment araçların bile çoğu böyle.

Audi, BMW sürücülerinin çoğu araçlarına güveniyor. O yüzden ibreleri 150'nin altına inmiyor. Bir şey olmaz diye dikkatsiz de kullanıyorlar. Atıyorum adam hız limitinin 130 oldu yerde, önde 150'yle giden hyundai'nin tamponuna yapışıyor. Sırf öndeki hyundai ve bmw'sine yol vermiyor diye. Ee öndeki acemiyse panik yapıyor baaaaam kaza. Daha geçen böyle bir video gördüm. Bir bmw ibresi 160 gösteriyor. Önünde başka bir bmw, onların önünde daha sıradan bir otomobil. Ama hepsi 160 civarı bir hızda. BMW öndeki aracın dibine girdi selektör selektör... Öndeki araç panikle sağa kaçayım derken başka bir araçla çarpışıyordu.

Bir diğeri ve daha tehlikelisi ki bu bahsettiğimiz yolda bunlardan çok var, şirket araçları. Adam gün içinde 20 adrese uğrayacak. Fiat egea ya da clio symbol ile basıyor da basıyor. Şimdi fiat egea bu hızlara çıkıyor çıkmasına da... o hızda yol tutuşu sağlam mı? Ya da freni iyi mi?

Üstüne bir de kamyonlar, tırlar ve otobüsler...

Ben özellikle izmit'ten geçerken sürekli geriliyorum.
0
anten
(17.07.22)
Bence de yüksek ve maalesef ölümlü kaza oranının artacağını düşünüyorum.

Yollar çok bozuk, yer yer sol şeritte bile çukurlar, özellikle köprü, viyadük giriş çıkışlarında yükselti farkı oluyor ve ufak araçlar hop hop zıplıyor. Böyle durumlarda kontrolü kaybetmek çok kolay.

Bir de gazlayan tayfa var dediğin gibi, 150-200 altına inmemeyi marifet sanıyorlar ve milletin canını tehlikeye atıyorlar.

Kuzey Marmara için lazımdı da diğer yollar o seviyeye çıkarılmadığı sürece eski limitlerde gitmekte ve eskisinden daha dikkatli olmakta fayda var.
0
chicha_v2
(17.07.22)
130 değil 140a cikti benim bildiğim. O da 154'e tekabül eder ceza siniri olarak.

Bence yuksek falan değil ya 120 düşüktü zaten. Tem musait buna. 140-150 normal yani. Zaten bu hizlarda akiyor TEM açıkken. Hergun gun ici kullayorum ben, sol serit en kotu 140. Ben de 130-140 civarı gidiyorum, bazen 150. Zaten hakki buydu, iyi oldu bence bu uygulama.
Dedigim gibi zaten bu hizlarda gidiliyor temde, 3-4 yildir bu yolu kullanıyorum.
Bir 180-200 desen asiri hizlar ama 140 çok degil. Bu sinir icerisinde arabana göre sen belirleyeceksin artik hızını.


Ben bu hızların kaza yaptirdigini düşünmüyorum. Kaza yaptiran sey mal gibi araba kullanmak, 150 ile giden arabaya tampon yapmak, mal gibi sollama yapmak, serseri mayin gibi kuralsız hareket etmek. Uygun bir takip mesafesiyle duz yolda 140-150 olağanüstü hızlar degil.
0
stavro
(17.07.22)
(12)

Almanya'da Yüksek Lisans, Bloke Hesap ve Kafamda Deli Sorular

evanesco
Selamlar,Bir süredir Münih Teknik'te yüksek lisans hayali kuruyorum. Mezuniyet ortalamam 3.6, geçen sene Ağustos ayında mezun oldum ve 8 aydır kendi sektörümde ve ilgi duyduğum bir alanda çalışıyorum. Portfolyomun da iyi olduğunu düşünüyorum. Ielts skorum 7, üniversite de 6.5 istiyor zaten.Her şart
Selamlar,

Bir süredir Münih Teknik'te yüksek lisans hayali kuruyorum. Mezuniyet ortalamam 3.6, geçen sene Ağustos ayında mezun oldum ve 8 aydır kendi sektörümde ve ilgi duyduğum bir alanda çalışıyorum. Portfolyomun da iyi olduğunu düşünüyorum. Ielts skorum 7, üniversite de 6.5 istiyor zaten.

Her şart kendimce güzelken tabi ki sorun para. Eğer üniversiteden kabul alırsam bloke hesap için sanırım yaklaşık 10500 euro kredi çekeceğim. Benim endişe ettiğim "bu parayı geri ödeyebilecek miyim?" kısmı. Memur çocuğu olarak büyüdüm ve hayatım kredilerden, borçlardan korkarak; dar gelirle mücadele ederek geçti. Kendi öğrencilik hayatım boyunca da üniversite sürecinde hem okudum hem çalıştım, bu gibi durumlara aşinayım. Almanya'daki Türk öğrencilerin vloglarını izlediğimde de çalıştıklarını gördüm. Ama çevremde konuşup akıl danışacağım, maddi süreçlerde neler yaşadığını sorabileceğim kimse yok.

Almanya'da yüksek lisans yapmış, bu süreçlerden geçmiş biri varsa danışmayı çok isterim. Mesaj atabilirseniz çok sevinirim.
0
evanesco
(17.07.22)
Seyahat hikayeleri-Bahar Beyde tam da bu yolu denemiş münih teknik masterlı. Bi göz atarsın ama o bile paranın tamamnı kredi olarak çekmemiş ve yanında partneriyle göç etmişti.

Krediden korkma, hele Tl olarak çekeceksen, dev enflasyona karşın kredi faizleri saçma şekilde düşük kalıyor. Ama yine de 10K eur tutarında kredi çekmek çok gibi. En azından birazını çalışarak, başka bir kısmını da aileden borç harç yapıp belki bunun yarısını kredi olarak seçmek daha mantıklı olabilir.
DAAD veya Tübitak yurt dışı burslarına bakılabilir. Bi de alan nedir? Master yaparken working student işlerine hemen kapak atabilecek imkan varsa çok güzel olur ama çok niş bi alansa falan mavi yaka işi yapacaksnız. Hizmet sektöründe çalışmak almanyada her anlamda kıymetli ama mezun olur olmaz alanınızda iş bulmanıza doğrudan katkı sağlamayabilir...

Özetle TL kredi çekmekten korkmayın ama paranın tamamını krediden halletmek sizin durumunuzda biri için (sanırım başka güvenceniz yok) yine de riskli duruyor. Ha güvencem var nebilim gerekirse annem arabasını satar borcumu kapatır böyle bi ihtimal var diyorsanız annenizden şu anda para istemek yerine kredi çekin derim. Umarım anlatabilmişimdir.
0
rewlack
(17.07.22)
@rewlack Aslında bir kısmını abim karşılayabilir, benim için bu da ihtimal dahilinde. 10k benim de gözümde devasa bir sayı. Working student olarak ve freelance olarak da yapabileceğim işler var ama Almanca bilmeden yeterli olur muyum emin olamadım. Bursları da takipteyim.

@OrangeYellow akademide çalışmak istediğim için yüksek lisans benim için önemli ve yurt dışında akademiye devam etmek istiyorum. Hali hazırdaki iş şartlarım şu anlık iyi olsa da ülke şartlarında orta direk bile sayılmıyorum ve bir noktada kendime uzmanlaşmak için alan tanımayacak, burada hep kısıtlı olacağım ve akademinin de ülkedeki hali malum. Kendim için bunu denemem gerekiyor. 2 sene çalışmayı unut demenizi anlamadım. Takip ettiğim, videolarını izlediğim, bloglarını okuduğum herkes hem okuyor hem çalışıyor.
0
🌸evanesco
(17.07.22)
bu arada ihtiyaç kredisi için 12 ay sınırı var artık, yani aylık 18 bin tl civarı bir ödemen olacak 10 bin euro karşılığı ihtiyaç kredisi çekersen. bosch'da stajdayken orada hem yüksek lisans yapıp hem part time çalışan çok öğrenci vardı, yani uzun vadede mutlaka bir yerde tutunursun ama 1 senelik kısa vadede o parayı nasıl çıkartırsın açıkçası bir şey demek zor.
0
roket adam
(17.07.22)
xiii
(17.07.22)
2018de münih teknikte yüksek lisansa başlamıştım, bloke tutar o zaman 40bin liraya denk geliyodu. Ya bu kadar parayı öder miyim diye düşünüyodum. Buradan kendine çıkarım yapabilirsin :)
0
mg3929
(17.07.22)
Merhabalar,

Ben de bu sene Münih Teknik'e yüksek lisansa gideceğim. Bunun için 1,5 yıldır tüm maaşlarımı biriktirerek bloke hesap için gereken tutara ulaştım. Daha öncesinde QNB Finansbank'ın Avrupa'da master yapacak olan öğrenciler için sağladıkları kredi imkanlarını araştırmıştım ancak geri ödemesi çok yüksek rakamlara ulaştığı için o yola başvurmadım. Dilerseniz siz de araştırabilirsiniz.

Ayrıca, gittiğimde de werkstudent/workstudent olarak çalışabilmek için şimdiden Linkedin'den ilanlara başvurmaya başladım. Umarım sizin için de süreç dilediğiniz gibi ilerler.
0
fireball
(17.07.22)
Almanya'da kira dahil (Yurt ya da oda kirası olarak saydım) yaşam maliyetiniz 1000-1200 euro arasında olacaktır tahminen aylık. Memur aileden geliyorum diyorsunuz. Zorlarsanız 900 euroya kadar indirebilirsiniz.


10500 Euro su an 180000 TL yapıyor yaklaşık.
Maalesef yakın zamanda şöyle bir düzenleme geldi. 100000 TL üstü kredilere max 12 ay vade var. Yani aylık ödemeniz bankaya göre değişecek ama, yaklaşık 19000 civarında olur. Bu da kira ve yaşam maliyetlerinize ek olarak ayda 1000 euro civarı bir de kredi masrafınız olacak.

Yani sizin ayda 1800-2000 Euro arası bir gelir sağlamanız lazım. Tabii euro bu şekilde artarsa tl karşısında, maliyetiniz düşecektir yavaş yavaş:)

Şimdi asıl soru 1800-2000 Euroyu nasıl sağlayacaksınız?

İlk aşama burslara başvurmak. Okulun ya da türkiye'deki birçok vakfın bursları vardır. Ama türkiye'deki bursların çoğu ülkeye geri dönme ya da belli bir alanda çalışma şartları koyuyor. O yüzden okuldan ya da avrupa vakıflarından burs kovalayın. Böylece okul ücretini en azından bursla karşılayabilirsiniz. %50 bile burs bulsanız kardır.

İkinci aşama iş bulma. Almanya öğrencilere part time çalışma izni veriyor. Ama haftada 20 saat limitiniz var. Ve katiyen bu limiti aşmayın derim almanlar bu konuda hiç esnek sayılmaz. Kaçak çalışanlar var ama 50-100 euro karşılığında vizeyi yakma riskini almak ister misiniz?

Yakın zamanda minimum saat ücreti 12 euro oldu yanılmıyorsam. 12*20 240 euro haftalık kazancınız olabilir. Her hafta düzenli 20 saat çalışabilirseniz ayda 960 euro brüt kazancınız olur. Almanya'da 450 euro'nun üstüne vergi çıkabilir.

Üçüncü aşama. Türkiye'de bir firmaya uzaktan çalışmaya devam etmek. İşinizi bilmiyorum ama, eğer uzaktan iş yapabileceğiniz bir iş ise (yazılım gibi), şu an çalıştığınız firmayla ya da başka firmalarla almanya'dan işe devam edebileceğinizi söyleyin. Kalan parayı bu şekilde denkleştirmeye çalışabilirsiniz. Burs falan aldıysanız zaten bu aşamaya gerek kalmayabilir.

Tabi hem part time hem master üstüne bir de remote çalışma kısa sürede aşırı strese sebep olabilir.

Bir de şu var, yanılmıyorsam Almanya öğrenci vizesi başvurusunda bir yıllık kira ve yaşam maliyetlerini banka hesabınızda görmek istiyor. Ama bunu yanlış hatırlıyor olabilirim, konsolosluktan teyit edebilirsiniz.


Açıkcası biraz zorlu ama genç yaşta alınabilecek bir risk. Alanınızda iyiyseniz, iyi bir okuldan mezunsanız, yüksek lisansta da başarı gösterirseniz bu masterın karşılığını alabilirsiniz.

İlla münih üniversitesi takıntınız yoksa, italya'da ya da isveç'te falan uygun fiyatlı üniversiteler bulabilirsiniz. Tamam münih ilk 50'de sayılabilecek bir okul. Ama buralarda da yakın seviyede okullar var.

www.mastersportal.com'dan bir bakabilirsiniz.
0
anten
(17.07.22)
kesinlikle birden fazla okula basvurmalisin (ideali 5+). yuksek lisans doktora kabulleri falan ihtimal isidir. tek bir basvuruda ariza cikma ihtimali cok yuksek.

krediyi, butce yoneti yapabilecek olgunluga erismissen bir sekilde odersin. yuksek lisans suresince vasifli/vasifsiz islerde calisabilirsin. gerci munih almanyanin geri kalanina gore cok daha pahali bir yer, sadece calismayla yasam masraflari idare edilmeyebilir, cektigin krediden yemek zorunda kalabilirsin (yani o 10500 euro iki sene yetmeyebilir). ama mezuniyet sonrasinda da calisacaksin zaten.

"italya'da ya da isveç'te falan uygun fiyatlı üniversiteler bulabilirsiniz" - italya'ya gitmeye degmez, isvec'teyse okullar hic uygun degil, hatta gayet pahali. almanya'da bedava. ki isvec'te yasamin kendisi de almanya'dan cok daha pahali. neyse, sonuc alarak karistirmaya gerek yok, almanya'dan devam. ama farkli okullara basvur dedigim gibi.
0
hot potato
(17.07.22)
@anten aslında üniversite ücretli değil, 10500 euro tam olarak söylediğiniz gibi yaşam masraflarını hesabınızda gösterebilmeniz için gereken ücret. Yanıtınız için çok çok teşekkür ederim.
0
🌸evanesco
(17.07.22)
@hot patato yanıtınız için çok teşekkür ederim. Erasmus'u İtalya'da yapmıştım o yüzden ilk onu eledim diyebilirim şartları düşününce... Gönül İsveç ister ama Kuzey Avrupa'yı karşılamak hayal bile değil :( Münih dışında Bauhaus ve Berlin Teknik de listemde.
0
🌸evanesco
(17.07.22)
bosver zaten almanya'nin is piyasasi (turkiye'den gidecek bir expat icin), ekonomisi falan kuzey avrupa'dan daha iyi.
0
hot potato
(17.07.22)
akıl sağlığın için tum'dan uzak durmanı tavsiye ediyorum, ps : tum alumni
0
wiekannich
(18.07.22)
(12)

250 bin tl ile yatırımlık ne alınmalı?

amusan
Merhaba herkese,Miras paylaşımı sonrası elde olan 250 bin tl para var. Arabamızı satıp bununla birleştirip arabayı büyütelim desek ilerde araba fiyatları düşecek gibi söylentiler var. Arsa alalım desek hakim olduğumuz burası değerlenebilir dediğimiz bir yer yok. Dolar alsak sürekli inip çıkacak erke
Merhaba herkese,
Miras paylaşımı sonrası elde olan 250 bin tl para var.
Arabamızı satıp bununla birleştirip arabayı büyütelim desek ilerde araba fiyatları düşecek gibi söylentiler var.
Arsa alalım desek hakim olduğumuz burası değerlenebilir dediğimiz bir yer yok.
Dolar alsak sürekli inip çıkacak erken seçim ilan edilse 20yi bulması uzun sürebilir.

Siz ne tavsiye edersiniz?
0
amusan
(17.07.22)
Miras az düşmüş hocam. Paydaşlar mı çoktu yoksa pay edilen toplam miktar mı azdı?

Arsa alabilirsiniz, uzun vadede iyi kazandırır.
0
metal69
(17.07.22)
Çok karışık bir dönem. Seçim sonrasında bile bu belirsizlik hemen düzelmez.

Arsa veya faiz hesabı diyorum ben.
0
grabbing hands
(17.07.22)
Arabayı satıp ya da biraz daha nakit çıkarıp uygun faizle ev kredisi çekebilirsiniz bu dönem için en iyi yatırım olur.
0
tum haklari saklidir
(17.07.22)
@metal69
4 paydaşla o kadar oldu.

@tum haklari saklidir
kredi ödeyebilecek bir bütçe yok o açıdan eldekini değerlendirme peşindeyiz.

yorumlar genelde arsa gibi. Eş dosta sormaya devam edelim madem. Teşekkürler yorumlar için.
0
🌸amusan
(17.07.22)
Kredili ev,
Zaten alacaktıysanız kredili araba
Bunlar dışında fiziki altın
0
rewlack
(17.07.22)
en son “araba fiyatları düşecek araba almayın.” dediklerinde (2020) 135.000’e fabia almıştık. şimdi aynı fabia 400.000’i geçti.

“araba fiyatı düşecek.” diyenler asla bitmedi, inatla da aynı şeyi söylemeye devam ediyorlar.

yine de üzerine bir şeyler koyup arazi almak daha mantıklı olabilir şu anda.

ytd.
0
avianthem
(17.07.22)
Ev kredisi kolay çıkmıyor artık maksimum 300 binlerde çıkıyor. 500bine ev kalmadı.

Yatırımlık araba kesinlikle alınmaz ama varsa daha yeni model yılı olması şartıyla yükseltmek mantıklı.

He ben olsam borsada hepsinden iyi değerlendiririm ama herkese göre değil.
0
Mcfly
(17.07.22)
Ben olsam, %25-30unu borsada temettü veren bist30-50 hisselerine yatırım yapmaya başlardım.. diğer 15-20si ile emtia fonlarından alırdım, %10-15i ile işçiliksiz 22 ayar fiziki altın, geri kalanını nakitte bekletip kkm’ye atardım. Bu araçların düşüşüne çıkışına göre, paylarını değiştirirdim.. baktım nakit değerlendi kkm vadesi bitince yeni bir şey alırım.. Tabii ben olsam.. yazdıklarım yatırım tavsiyesi değil; bunun için spk’dan yetkili danışmanlar her bankada, yatırım kuruluşlarında var. Bu sepetin daha karlısını size sunarlar. Hiç bir şey sunmasalar, bes sepeti sunarlar…
0
alcatraz
(17.07.22)
Bence yatırımlık bir dönemde değiliz. Önümüz seçim. Tam bir belirsizlik ortamı hakim. Seçimin kazanılması doları kısa süreli aşağı çeker alttan toplama imkanı verir.

Böyle bir ortamda ben sepetimi büyükten küçüğe dolar-altın-kripto-tl olarak böldüm.

Ev fiyatlarının dolar bazında gevşeyeceğini düşünüyorum. Çünkü bu şişkinlik normal değil. Dolar bazında gevşeme şart.

Araba desen bir sürü ıvır zıvır masrafı var.

Arsa alınacaksa o bölgeyi çok iyi bilen birisiyle bu işe girilmeli. Bu durumda bile uzun vadeli düşünmek gerekecek.

En güzeli şimdilik paranın değerini enflasyon karşısında korumaya bak. En azından seçimlere kadar.
0
adwokat
(17.07.22)
araba bir yatırım değil diyerek girelim konuya. 100'e aldım, 400'e sattım gibi konular ancak enflasyon ve kur artışı sebebiyle yaşanan artışlardır. Yatırım eldeki birikimin değerini artırmak için yapılır. Yani bu sene 2022 model clio aldınız. Seneye o arabayı sattığınızda 2023 model bir clio + bir scooter motor alabildiğinizde getiri sağlamışsınız demektir. Ama böyle bir şey çok yaşanmıyor değil mi? 2022 arabanızı satıp 2022 model bir araba alabilirseniz şanslısınız.

Ben kişisel olarak miktar önemsiz tüm birikimin tek bir kaynağa bağlanmasını riskli bulurum. Biz yatırım danışmanı değiliz o yüzden bunlar yatırım tavsiyesi değil kişisel ve kendi bakış açımızdan bir değerlendirme.

Bence bir bankaya ya da spk tarafından yetkilendirilmiş bir yatırım danışmanlığı şirketine gidin. Yatırım fonları ve hisse senetleri için bilgi almak istediğinizi söyleyin. Elinizdeki nakitle bir sepet oluşturmak istediğinizi anlatın. Sepet şu demek, eldeki parayı bölerek farklı alanlarda değerlendirmek.

Atıyorum yüksek getirili ama (ama riski de yüksek) bir sepet istediniz. 100 bin ile hisse, 100 bin ile yatırım fonu, 50 bin ile döviz altın gibi bir sepet yaparlar.

ya da dengeli bir sepet istediniz. 50 bin yüksek riskli hisse, 50 bin ile daha oturmuş şirketlerin hisseleri, 50 bin ile yabancı hisse fonu, 50 bin ile kıymetli madenler fonu, 50 bin ile de döviz yaparlar. Bu ikisi de sepet mantığını anlatmak için bir örnektir tavsiye değil:)

Sepetin mantığı şudur, riski dağıtmak.

Atıyorum 250 bin tl ile altın aldınız. Altın bir anda düştü ve uzun süre düşük kaldı.
Bütün birikiminiz zararda.

Oysa sepet yaptınız. 50 bin altın, kalanıyla başka şeyler aldınız. Altın 1 yılda %20 düştü diyelim. Ama diğer ürünleriniz %40 arttı yıl sonunda. Böylece altından zararına bile çıksanız, diğerlerinden gelen kar ile o açığı kapatabilirsiniz. Özellikle yüksek riskli yatırımlar yapmak istediğinizde sepet oluşturarak o yatırımın olası zararını minimize edebilirsiniz. Elbette bu işin garanti formülü yok. Her şey bir anda aynı oranda düşebilir (ki o zaman zaten dünyada ekonomiyi etkileyecek pandemi gibi bir durum var demektir) ama en azından riskleri dağıtmak bir önlemdir.

www.tefas.gov.tr adresinden su an piyasadaki tüm fonların getirilerini görebilir, döviz ve altına göre kıyas yapabilirsiniz. Döviz ve altından bile fazla getirili fonlar söz konusu.

Hatta bu fonlar işinize gelmezse, aracı kuruma "özel fon kurmak" istediğinizi söyleyebilirsiniz. Nitelikli yatırımcı sınıfına girerseniz (1milyon gibi bir sermaye gerekiyor yanılmıyorsam), 4 ortak mirasçı olarak paranızı havuz yapıp bu seçeneği de konuşabilirsiniz. ama tabii ortaklık olan yerde sorun çıkması olası her zaman.

Dediğim gibi bir sürü seçenek var. Siz en iyisi bir bankayla ya da aracı kurumla görüşün.
Banka muhtemelen size ev kredisi ya da kur korumalı mevduat satmak ister öncelikle. Yani para sizin tercih sizin ama aklınıza yatmayan şeyleri iyi düşünün sorun. Bankacının öncelikli hedefi kendi satış kotasını doldurmak unutmayın:)
0
anten
(17.07.22)
garanti yatırım üstünden abd borsasından sp 500 hisse alın.
abd'deki en büyük 500 şirketin hisse sepeti demek bu.
uzun vadede kazandırırmı batırırmı bilmem ama batarsanız 42 trilyon dolarlık abd borsası battı o yüzden battım der, kendinizi iyi hissedersiniz :)

ben 600-700 bin tl'yi abd battığı için bende battım diyebilmek için abd borsasında tutuyorum.
0
aslindasorunumpsikolojik
(17.07.22)
@aslindasorunumpsikolojik, hocam buradaki avantajınız nedir? Örneğin aynı öneri alman dax için de geliyor ancak %20 artacak yabancı borsa ile yurtiçindeki 60-70-80 enflasyona nasıl direneceğiz, kaçırdığım bir nokta olabilir?
0
alcatraz
(20.07.22)
(3)

Hobisizlik

walser
Merhaba, 30 yasinda biri icin nasil hobiler onerirsiniz? Tek basina yapilan aktiviteler daha cok hosuma gider. Ozellikle bu bayram tatilinde hicbir hobimin olmayisi evde bos bos dolanmama neden oldu ve canim sıkıldı. Sinemaya merakim var ama bunla ilgili nasil bir hobi olabilir bilemedim. Baska bran
Merhaba, 30 yasinda biri icin nasil hobiler onerirsiniz? Tek basina yapilan aktiviteler daha cok hosuma gider. Ozellikle bu bayram tatilinde hicbir hobimin olmayisi evde bos bos dolanmama neden oldu ve canim sıkıldı. Sinemaya merakim var ama bunla ilgili nasil bir hobi olabilir bilemedim. Baska branstan onerileriniz olursa da dikkate alirim. Tesekkur ederim simdiden.
0
walser
(17.07.22)
* bir blog açıp sinema yorumları yapabilirsiniz kendinizce.
* bir youtube kanalı açıp fimlerle ilgili bir şey yapabilirsiniz.
* evde istediğiniz bir enstrümanı öğrenmeye başlayabilirsiniz.
* çizim öğrenebilirsiniz yavaş yavaş ve sevdiğiniz film karakterlerini çizebilirsiniz.
* bir fotoğraf makinesi alıp stop motion filmler yapabilirsiniz.

kurs vs. demiyorum zira kendi kendinize bir şeyler yapmak istiyormuşsunuz.
0
la traviata
(17.07.22)
izlediğin tüm filmlerin listesini kaydedebilirsin.
0
sanemz
(17.07.22)
İlgi duyduğun bir alanda içerik üretmek, insanlarla etkileşime geçmek her zaman keyiflidir. Mesela filmhafızası gibi organizasyonlar biraz böyle doğmuş.

Kendiniz instagramda filmleri yorumladığınız bir sayfa açabilirsiniz en basiti bu.

Onun dışında "hobi bulayım" diye hobi bulmak zor. Çünkü zaten bir konuya ilginiz varsa o konuya eğilirsiniz.

Bence udemy'e girin, bütün kategorilere bir bakın. Özellikle ingilizce kurslara. Mutlaka bir tanesi ilginizi çeker. Programcılık, grafik tasarım, müzik, sosyal medya...
0
anten
(17.07.22)
(2)

Evlilik yıl dönümü için hediye ve mekan tavsiyesi

psmstc
Belgrad ormanlarında bir yürüyüş, sonrasında bir restaurantta akşam yemeği ve hediye vermek istiyorum. Mekan(tercihen İstanbul manzaralı) ve hediye öneriniz ne olur?
Belgrad ormanlarında bir yürüyüş, sonrasında bir restaurantta akşam yemeği ve hediye vermek istiyorum. Mekan(tercihen İstanbul manzaralı) ve hediye öneriniz ne olur?
0
psmstc
(17.07.22)
skyview restoran gümüşsuyunda opera otelin terasında inanılmaz bir manzarası var
www.instagram.com

hediye önerisi ne yazık ki bende yok o çok değişir bütçeye kişiye göre
0
rentts
(17.07.22)
YAnlış anlamayın ama evlilik yıl dönümü hediyesi biraz özeldir, yani insan eşine ne alacağını az çok bilir. Sizin bizden daha çok fikriniz vardır, olmalı:)

İlgi duyduğu bir şey alın diyeyim, sevdiği bir sanatçının konser bileti, ilgi duyduğu bir yere uçak bileti, ilgi duyduğu bir konuda kurs gibi.
0
anten
(17.07.22)
(2)

şarkının kalitesi (spotify vs youtube)

sydney
Normalde headphone ile spotify'dan dinliyorum ama bass'lar ve beat'ler açık biçimde youtube'daki offical müzik videosunda daha iyi geliyor. Bunun çözümü var mı? Quality options gibi bir şeyler?
Normalde headphone ile spotify'dan dinliyorum ama bass'lar ve beat'ler açık biçimde youtube'daki offical müzik videosunda daha iyi geliyor. Bunun çözümü var mı? Quality options gibi bir şeyler?
0
sydney
(17.07.22)
var spotify ayarlarında. stream ve çevrimdışı (indirme) kalitesini de ayrı ayrı seçebiliyorsun.
0
dr doofenshmirtz
(17.07.22)
equalizer ayarları var.
0
anten
(17.07.22)
(3)

Vucut gelistirme sorusu

baldur2
Ayni kas gruplarini her gun calistirinca tam olarak ne oluyor?Mesela 3 ay boyunca her gun kol calistik:Kol sabit mi kalir? Gelisir ama olmasi gerektiginden daha mi az gelisir? Yoksa gelisebilecegi maksimum seviyede mi gelisir?Nedir bunun bilimsel gercegi?
Ayni kas gruplarini her gun calistirinca tam olarak ne oluyor?

Mesela 3 ay boyunca her gun kol calistik:

Kol sabit mi kalir? Gelisir ama olmasi gerektiginden daha mi az gelisir? Yoksa gelisebilecegi maksimum seviyede mi gelisir?


Nedir bunun bilimsel gercegi?
0
baldur2
(17.07.22)
Ortalama bir sporcu için bir kas grubunu optimum çalıştırma miktarı haftada 20-25 settir, optimum gelişim bu aralıkta oluyor, bunun altına düştükçe kaslara yeterli stres uygulanmadığı için kas gelişimi yavaşlıyor üstüne çıktıkça kaslara olması gereğinden fazla stres uygulandığı için ilerleme ilerlememeye, daha da artarsa kas kayıplarına neden oluyor çünkü vücut kas gelişimi için gerekli olan şartların aktif hale gelmesini sınırlı tutar testosteron seviyesi myostatin miktarı bu gelişimi bu sınırlar içinde tutar, böyleyken böyle.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(17.07.22)
Kaslar dinlenirken gelişir. Fazla çalışmada kortizon hormonu üretilir.
0
komando kani var bende
(17.07.22)
her gün spor yapıyorum ama kilo alıyorum gibi cümleler kurmaya başlayabilirsiniz.
0
anten
(17.07.22)
(2)

Aramızda Karadağ'da yaşayan var mı?

erty_ksk
sık sık gidip gelen de olur. Oturma izni çalışma izni falan olan da olabilir.Karadağ'da yaşam ve ekonomisi hakkında bilgi almak istiyorum.
sık sık gidip gelen de olur. Oturma izni çalışma izni falan olan da olabilir.
Karadağ'da yaşam ve ekonomisi hakkında bilgi almak istiyorum.
0
erty_ksk
(13.07.22)
arkadaşım var. spesifik olarak sorularınız varsa iletin cevaplarını göndereyim.
0
selimcigimisik
(13.07.22)
1980 sonrası Türkiye'nin herhangi bir turistik bölgesi gibi hayal edin.
1990'lar bile değil ama:)

Avrupa birliği etkisiyle bir ivmelenme var ama, birçok konuda Türkiye'den çok çok gerideler.

Tarım ve turizm önemli sektörleri. Madencilik de sayılabilir.
0
anten
(13.07.22)
(5)

Yabanci dil bilmeyen kisi yurtdisina nasil gidebilir?

fakyoras
Selam,ingiltere'de yasiyorum, turkiye'deki ailem vize alip buraya ziyaretime gelmek istese buraya gelis icin nasil bir yontem izlemek gerekir?Vize isi hallolur bir sekilde ama ingilizce bilmedikleri icin turkiye'ye gidip onlari alip buraya benim mi getirmem gerekir? Pasaport polisinin sorduklarini a
Selam,

ingiltere'de yasiyorum, turkiye'deki ailem vize alip buraya ziyaretime gelmek istese buraya gelis icin nasil bir yontem izlemek gerekir?

Vize isi hallolur bir sekilde ama ingilizce bilmedikleri icin turkiye'ye gidip onlari alip buraya benim mi getirmem gerekir? Pasaport polisinin sorduklarini anlamazlar kesinlikle :/ bu tur durumlarda ne yapiliyor?

Simdiden tesekkurler
0
fakyoras
(13.07.22)
Pasaport polisleri, dillerini bilmeyen insanlara alışkınlar.
Karşılayacağınız yere kadar güzergahı çok iyi anlatın. Hangi levhaları takip edeceklerini öğretin.
Uçaktan inişte gruptan kopmasınlar.
Google, çeviri uygulamasını kullanmayı çok iyi öğrensinler.

Bir de iner inmez sizinle telefon irtibatı sağlamaları işini organize etmelisiiz. Hatta hemen görüntülü ararlarsa hem siz yönlendirebilirsiniz ve hem de tercümanlık yaparsınız.Bu durum onlara güven verir.
0
Mirket
(13.07.22)
Ailem her sene Fransa'ya geliyor. Ne İngilizce ne Fransızca. Hiç sorun olmadı.
0
logisticsmanager
(13.07.22)
eger cok yasli iseler ya bir tekerlekli sandalye ya da refakatci isteyebilirsiniz ucaktan inis icin.
genel olarak bu durumlar icin bir cok kisi ingilizce olarak bir kac soruya cevap veren bir kagit gonderiyormus ailesine, pasaport polisi soru sorarsa onu gosteriyorlarmis:) hatta kagitta sizin telefon numaranizi da yazabilirsiniz. kagitta da iste ne kadar kalacaklari, ne zaman donecekleri, nerede kalacaklari, ne icin geldikleri, sizin onlari gezdireceginizi falan cevaplayan seyler yazip ailenize gonderebilirsiniz. basip yanlarina alabilirler.
0
65 derece
(13.07.22)
Google translate'in çok güzel bir özelliği var. Herhangi bir metnin üstüne tutuyorsun, türkçesini gösteriyor anında. Google translate indirip nasıl kullanacaklarını gösterin. En azından indikleri zaman tabelalara bakabilirler.
0
anten
(13.07.22)
ellerine seyahat planını anlatan bir kağıt verirsin polise onu gösterirler en kötü ihtimalle.
0
roket adam
(13.07.22)
(18)

ev sahibimin kredimi öde talebi.

wonnka
dün bir şeyler yazdım uzun uzadıya da çok uzun oldu kimsenin başını ağrıtmayayım diye sildim. kısa bir dille anlatacağım umarım :)ev sahibim eve girdiğimin 2. ayından beri ucuza verdim sana vah tüh edip duruyor laf arasında. 6 aydır da ara zam yapmak istiyor, ben ise zamanı gelince yaparız diyerek g
dün bir şeyler yazdım uzun uzadıya da çok uzun oldu kimsenin başını ağrıtmayayım diye sildim. kısa bir dille anlatacağım umarım :)


ev sahibim eve girdiğimin 2. ayından beri ucuza verdim sana vah tüh edip duruyor laf arasında. 6 aydır da ara zam yapmak istiyor, ben ise zamanı gelince yaparız diyerek geçiştiriyorum. çünkü yıllık kontrat yapmanın da bir mantığı var evini günlük de kiralayabilirdi her defasında farklı fiyat isteyebilirdi sonuç olarak neyse.

%25 açıklandıktan sonra aradı dedi; "bu doğru değil orta yolu bulalım iyi niyet gösterelim birbirimize." hak verdim kontrat bitişinde yeni yılın kirasını tefe-tüfe oranından yatırayım %25 olayını boş verelim o halde dedim... buraya kadar her şey normal ilerliyordu fakat kendisi tefe-tüfe oranının doğru olmadığını market fiyatlarının falan çok arttığını evin kredisini ödediğini orta yolu bulmak için en azından kredisini ödemem gerektiğini söyledi ve istediği zam oranı %80! e market bana da artmadı mı. ben orta yolu yeterince buldum diye düşünüyorum dedim ve telefonu kapattık. hem evinin kredisini ödeyeyim hem evi değerlensin ayrıca bana orta yolu bulmak gibi gelmedi bu zam oranı.

ilerleyen günlerde aramalarına devam etti ben meşgul olduğum için ve aynı şeyleri konuşacağımızı bildiğim için açmadım 6 aydır zam istiyor yani ve kontrat günü gelsin diye hep belirtiyorum. neyse ben açmayınca whatsapp üzerinden bana destan yazmış. ben kredimin ödenmesini talep ettim bunu talep etmek zorunda da değilim aslında seni çıkartabilirdim yasal sürende (çıkartamaz tabii de bir şeyleri yanlış biliyor muhtemelen) ihtar yollayıp evimi boş da tutabilirdim. ağzımızın tadı bozulmasın kredimi öde diye.

gerçekten bir başka insanın görüşünü merak ediyorum. ben mi haksızlık ediyorum ? yoksa ev sahibi mi ? ya da haksızlık eden yok, iki taraf da haklı mı ?

sizce ne yapayım ?

bu market fiyatları, hayat pahalılığı bana da artmıyor mu ? ben açıklanan yasal enflasyon farkını ödeyeyim diyorum da neden kabul etmiyor. onun maddi refahını ben mi sağlayacağım ?

her türlü fikir ve görüşe açığım şimdiden cevaplarınız için teşekkürler.

edit: evden çıkmak istemiyorum taşınmak benim için zor, ama %80 zam yapmak da zor. bu evi biraz ucuza tuttum çünkü pandemide yaşadığım bu öğrenci şehrinde üniversiteler kapalı olduğu için evler boştu ve bu yüzden biraz hesaplı oldu. ki hesaplı denilemez aslında işte pahalıydı aslında okulların açılacağı açıklanınca daha da pahalandı sadece. anlayacağınız benim için erken ev tutmak aldığım bir riskti. ev sahibi ise evini yeni kiraya verenler bu kadara veriyor mantığı ile ilerliyor. ev sahibi sene sonunda tefe-tüfe oranında olacağının farkındaydı. yani ben diyorum ki oyunun kuralları belliydi, şimdi bu çile neden ? ben risk aldım erken tuttum kendisinin de işine geldi, madem öyleydi 2 ay daha bekleyip okullar açılınca piyasa artınca kiraya verseydi diyorum. ki çevre evler hep uçar eski kiracı daha hesaplıya kalmaz mı bu iş böyle değil midir ?
0
wonnka
(06.07.22)
orta yolu bulmak zorunda degilsiniz. 1 senelik sözlesme varsa bekleyin sonuna kadar.

onun dertleri sizi ilgilendirmez. ayni sekilde sizin dertlerinizde onu ilgilendirmez.
0
bora benim lan aslında
(06.07.22)
5. yılını doldurmadıysan resmi zam rakamını yap, geç. muhattap olmana gerek yok (ev sahibi olarak belirtiyorum) kabul etmesi ya da etmemesi senin sorunun değil. kredisini ödemek zorunda değilsin. market fiyatları da seni ilgilendirmiyor.

5. yılına kadar bu süreci sürdür, 5. yılda orta yolu bulacak şekilde bir zam yapmak zorunda kalacağını bil ona göre plan yap.
0
roket adam
(06.07.22)
Oha yüzsüze bak be, sizin yerinizde olsam beni taciz etmeye devam ederseniz iyi niyet göstermeden %25 zam yapıp geçeceğim vakti gelince derdim, yasal yolları kullanarak evden çıkarmak için elinden geleni de ardına koymamasini belirtir, bir daha bu konuda rahatsız edilirsem kendisini engellemek zorunda kalacağımı bildirirdim.
0
diabolus79
(06.07.22)
iyi niyetli davranmissiniz ama o uste cikmaya calismis.
%25 yapar gecerdim ben su durumda sirf inadimdan. cok isterse ihtar gondersin yillarca ugrassin.
0
65 derece
(06.07.22)
zamani gelince %25 zam yapacagim der daha da fazla muhatap olmazdim ben. sen iyi niyetini belli etmissin ama o artniyetli yaklasmis. yasal prosedur neyse onu uygularim bu saatten sonra. isterse o da yasal prosedurleri uygulasin seni evden cikarmak icin. ben olsam whatsapp yazismalarini falan saklardim. yarin mahkemeye sunulur bunlar.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(06.07.22)
Sen fakirin evini tutmuşsun. 5 yıl dolmadan yasal orandan fazla zam isteyemez ama darlar da darlar seni. Sürekli böyle sinir stres içinde olursun. Altın kural pinti ve fakirin evi tutulmaz.
0
OrangeYellow
(06.07.22)
Ortaya çıkan ekonomik ortam emlak yatırımını cazip olmaktan çıkarıyor. Ev sahibiniz evini belli bir tarihte o günkü piyasasından kiraya vererek sizinle bir anlaşma yaptı. Siz de bütçeniz ölçüsünde tutabileceğiniz değerden bir ev seçip ev sahibiyle bir anlaşma yaptınız.

Bundan sonra ortaya çıkacak şeyler bugün ev sahibine zarar verir, yarın kiracıya. Bunu kimse bir sene öncesinden bilemez. Ev fiyatları ucuzluyor olsa "sizle çok yüksek anlaştık, kirayı düşürelim" diyemezsiniz. O da şimdi tersini söyleyemez.

Yoksa ne güzel iş, şimdi banka ev sahibinizi arasa ya bizim sizden aldığımız faiz geliri çok anlamsız bir meblağ olarak kaldı. Bunun bir de 4-5 sene sonrası var, resmen bedavaya verdik krediyi o yüzden gelin iyi niyet gösterelim birbirimize orta yolu bulalım faizlerinizi güncel piyasaya göre yapılandıralım dese ne diyecek ev sahibi? Anlaşmayı bankayla yapınca her şey iyi hoş da kiracı mı problem? Gitsin bankaya ödediği faizleri de yapılandırsın o zaman, haksızlık olur.

Siz içinde bulunulan şartlarda iyi bir yatırım yaptınız, ev sahibi kötü bir yatırım yaptı. Olay bundan ibaret. İyi niyetle, şunla bunla ilgisi yok bunun.
0
akhenaten
(06.07.22)
"Size iyi niyet gösterdim, zorunda olmadığım halde orta yolu bulmakta anlaştım. Ama siz durumu abartıyorsunuz. Market fiyatları sadece sizin için artmadı. Yasal oran ne ise onu yapacağım, benim de gelirim yasal oran ne ise o oranda artıyor. Bu konuda beni rahatsız etmeyi bırakırsanız sevinirim. Aksi halde ben de yasal yollara başvurmaktan çekinmem. Taciz etmeyi bırakın. Yaptığımız sözleşme şartlarına uygun davranın. İyi günler."
0
himmet dayi
(06.07.22)
selamlar, ilk seneniz ise daha kira kontratiniz suresize donmedi. standart kira kontratlari ilk sene sonunda suresiz hale gelir, haliyle ev sahibiniz sizi 12. ayiniz doldugunda evden cikarabilir (2 ay onceden tebligat sarti ile).
0
ahoy kaptan
(06.07.22)
Sözleşmede aksi bir madde yoksa 5 yıla kadar "kira düzenlemesi" talep edemez.

Kardeşim sana mı güvendi evi alırken. Bir yatırım yapmış, riskleri ya da potansiyel fırsatları görememiş kendi sorunu.

Krediyi öderim ama evi bana sat deyin.
0
anten
(06.07.22)
Yüzsüzlüğün kitabını yazmış, tefe-tüfe'den de vazgeçtiğinizi söyleyin. Yasal zam neyse onu yapıcam diyin geçin, 5.yıl dolduğunda gitsin açsın davasını arttırsın kirayı. Evi var diye kendini bir şey zannediyor, %45 de yapmayın ki aklı başına gelsin. İyi niyetle gelene iyi niyetle yaklaşılır ama bu ev sahibi hem yüzsüz hem kendini kurnaz sanan bir akıl fukarası. Çok sinirlendim ya cidden.
0
furry burns
(06.07.22)
Evin piyasası ne ise bence ona yakın anlaşılmalı. Gerçekçi olmak gerek. Neden 5 yıl beklesin ev sahibi? Seneye evi satar ya da çık ben oturucam der. Kira %80 artmadı. Piyasa fiyatına bakıp karar ver. İstediği kira piyasanın altındaysa anlamak daha mantıklı. Yoksa satar karşı sokaktan başka ev alır. Neden piyasanın altına kiralasın?
0
black mamba
(06.07.22)
bu ev sahiplerine topluca akhenaten'in cevabini kopyalamak lazim. tutturmuslar piyasa degeri. piyasa degeri sisirilmis suni bir artis. bunu idrak etmesini saglayin. kredisini niye oduyormussunuz, market yukunu niye hafifletiyormussunuz.

25 zam yapin gecin. ek olarak da sunu hatirlatin. madem evinin degeri artti, kira dusuk kaldi, gitsin satsin evini bakalim ne elde edebilecek. gecen yil aldi o evi 50k paraya mesela. bir de villa vardi o donem diyelim 100k. hadi gitsin pek degerli evini satip villayi alsin madem djdkdk

bunlari duzgun bir uslupla yazarim kendisine ve 25 zam yapacagimi bir daha da beni rahatsiz etmemesini soylerim.
0
Kittie
(06.07.22)
yasal hakkın neyse kullan. benim bu ay kontrat dönemimdi, 1-2 ay önce %50 yaparız dediğim için %50 zam yaptım, konuşmamış olsaydık %25'ten 1 kuruş fazla vermezdim. para kolay mı kazanılıyor? tamam, haksızlıksa hakkını yasal yollardan arasın.
0
gabe h coud
(06.07.22)
İlk yılınız ise yılın sonunda sizi çıkarabilir, bunu göz önünde bulundurun.
0
kaptankedi
(06.07.22)
Yanlış bilgi vermişim yukarda: İlk yılın sonunda sözleşmeyi sonlandırma hakkı yalnızca kiracıya ait.

Ev sahibi keyfi olarak sonlandıramıyor.
0
kaptankedi
(07.07.22)
%25 yap geç hocam bu kadar kendine dert ettiğin enerjiye yazık, sen iyi niyet göstermişsin ev sahibi buna rağmen üste çıkmaya çalışmış.
0
mirty
(07.07.22)
Dostum enlasyon farkı falan seni ilgilendirmez ki! Söyleşmeyi yaparken aylık konuştuğunuz tutar neyse söyleşme bitene kadar onu ödersin. Söyleşme yenilenirken yeni tutar belirlenir, kabul edersen oturursun etmezsen taşınırsın. O ne saçma iş öyle.
0
dakota
(07.07.22)
(9)

Yakınında tekne gemi vs varken yüzmekten korkmak

condom kurşunu
Böyle bir korkum var galiba. Bundan 6-7 sene önce tekne turu yapmıştık. Orda da millet para küte denize girerken ben tırsmıştım biraz hatta denize girdiğimde de fazla açılamamıştım. Niye böyle oluyor acaba? Gemiden tekneden korkmak gibi bir fobi türü var mı ki sizde de var mı böyşe bişey?
Böyle bir korkum var galiba. Bundan 6-7 sene önce tekne turu yapmıştık. Orda da millet para küte denize girerken ben tırsmıştım biraz hatta denize girdiğimde de fazla açılamamıştım. Niye böyle oluyor acaba? Gemiden tekneden korkmak gibi bir fobi türü var mı ki sizde de var mı böyşe bişey?
0
condom kurşunu
(06.07.22)
Haha bu bende de var, açık denizde, derinde yüzerim yüzmeyi severim fakat çok büyük olmayan 10 - 15 metrelik bir teknenin su altında kalan gövdesini gördüğümde çok rahatsız oluyorum, halbuki tahtadan ya da plastikten bir cisim neden bilmiyorum

youtu.be
Fobinin üstüne gidersen belki çare olur bana olmadı :) uçak gemisinin yanında yüzüyorlar
0
freebird5406_2
(06.07.22)
Ben de korkuyorum. Bu aslında gerçekçi bir korku. Geminin altında kalırsan uzun süre nefessiz kalabilirsin. Pervaneyi hiç söylemiyorum. Gemi büyükse oluşturduğu dalgalar sersemletebilir.
0
dissendium
(06.07.22)
Mantıklı bir korku. Çok yanaşmamakta fayda var. Kaptanın sizi görmeme ihtimali yüksek. Bir de geminin akıntısına kapılmak, pervanenin çekişine kapılmak gibi riskler var. Daha önce boğazda birisi vapurdan düşüp pervanenin çekişine kapılmıştı.

Freebird'ün örneğinde gemi sabit sanıyorum. Yoksa o büyüklükte bir geminin akıntısı savurur tümünü.
0
anten
(06.07.22)
@anten

Evet gemi sabit tabi muhtemelen her türlü güvenlik önlemi alınmıştır
0
freebird5406_2
(06.07.22)
Allahım burada yazanları okuduktan sonra yeni bir fobim oldu, tişikkürler! :)
0
dreamnesiac
(06.07.22)
denizi ve yuzmeyi cok severim ama gemilerin su altinda kalan kismi beni hep urkutmustur.
ayni sekilde iskelelerin altina falan da yaklasmayi sevmem.
0
cooperr
(06.07.22)
aynı korku bende de var daha geçen hafta yaşadım., sanırım daha çok yüzmeyi sonradan ve havuzda ogrenenlerde oluyor. cocukluğunda suyla haşır neşir olan hatta dalış yapanlarda olmuyor sanırım.
0
nuisance
(06.07.22)
@cooperr sen ben misin acaba? Ben de aynı böyleyim iskelenin ayaklarından da korkuyorum. Hatta böyle batıklarda yapılan özel dalışlar oluyor videoları var orda burda. Onu izlerken bile geriliyorum. Abi çok acayip ya 40 yaşında adamım nerdeyse yaşadığım korkulara bak.

bu arada fobinin adı buymuş: submechanophobia

eksisozluk.com
0
🌸condom kurşunu
(06.07.22)
@condom kurşunu

dalis videolarini izlerken ben de geriliyorum bazen. derinlik beni etkilemiyor hatta severim, ama bogazda dalip vapur iskelelerinin altinda gezinen bir eleman var mesela, yaw beni o vapur iskelesinin altina milyar dolar versen soku$un yok.
0
cooperr
(06.07.22)
(4)

Ryanair - Bagaj hakkı sorusu

grabbing hands
Ekteki bilgiye göre uçağa hangi boy valiz ile girebilirim ?
Ekteki bilgiye göre uçağa hangi boy valiz ile girebilirim ?
0
grabbing hands
(06.07.22)
El çantası da dahil olmak üzere, yalnızca 1 parça ile.

İster kabin valizi al, ister el çantası ya da laptop çantası.
0
zimbirik
(06.07.22)
Sadece 1 bagaja izin veriyor. Thy'deki gibi sirt cantami takirim, elimde laptop cantamla girerim diye bir durum yok.

Boyutlari yazilmis. Genelde boyut olcmezler ama bariz buyuk bir valiz alma. Kiloya cogunlukla bakiyorlar, 8 kg'yi aşma o yuzden.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(06.07.22)
eğer eşyan çok olacaksa, mutlaka önden ek bagaj hakkı satın al.
Kapıda sorun çıkarsa çünkü daha pahalıya geliyor ryanair'de.

Bu arada kalabalık bir uçuşsa, yoğun bir saatse çok bakmıyorlar kabin boy kılıflara bagajlara.

ama göze batan bir yük varsa sorarlar.
0
anten
(06.07.22)
@anten bilgi için teşekkürler.

Sadece kabin boyu valizini bagaja verebilir miyim? Uçağın içine hiçbir şey almasam
0
🌸grabbing hands
(06.07.22)
(3)

siz olsanız hangi aracı alırdınız?

Pertev nail
merhaba,1. skoda citigo,1.0 elegance asg 60 hp, 2012 model 70 bin km, otomatik - 265 bin tl2. vw polo, 1.4 comfortline dsg 85hp, 2014 model 70 bin km, otomatik - 365 bin TLhangisini alırdınız ya da o paraya şunu alırdım diyebileceğiniz bir araç var mıdır? ilk aracım olacak, teşekkürler.not: fark yar
merhaba,

1. skoda citigo,1.0 elegance asg 60 hp, 2012 model 70 bin km, otomatik - 265 bin tl
2. vw polo, 1.4 comfortline dsg 85hp, 2014 model 70 bin km, otomatik - 365 bin TL

hangisini alırdınız ya da o paraya şunu alırdım diyebileceğiniz bir araç var mıdır? ilk aracım olacak, teşekkürler.

not: fark yaratacak boya değişen tramer vs yok aralarında.
0
Pertev nail
(06.07.22)
bu kıyasta polo her türlü önde.

ben o paraya B sınıfı araç almazdım mesela. 2015-16 yeni şanzımanlı C4 alırdım. sanırım 350k bütçe ile temiz bir focus da alınabilir. kısaca 350K ile alınabilecek çok araç var ancak konu sizin tercihleriniz.
0
orpheus
(06.07.22)
Aynı Polo'nun manueli var bende. Atmosferik, eski motor. F1 gibi benzin yakıyor, Şahin kadar yavaş gidiyor. 5 ileri vites. Araba 120den sonra bağırıyor. Uzun yol arabası ve Tem'de basıp gideyim arabası değil bu arada.

Soruya cevap: İkisini de almayın. Comfortline boş paket oluyor, Park sensörü vs. var mı arabada? Eğer yoksa siz taktırmak zorundasınız ve sensör kesinlikle şart.

Benim önerim 1.2 tsi yani turbo motor benzinli araçlar bakabilirsiniz.

Ben arabayı geçen sene aldım ve benzin tüketimi önemli değil demiştim ama geçen sene bugün benzin 7 TL idi, 30'a dayanmamıştı.
0
Cesario
(06.07.22)
Bu fiyatlara çok iyi 2. el japon / kore araçları var.
İlk araçsa, şöyle uçayım böyle sollayayım derdiniz yoksa
toyota corolla, honda jazz, toyota yaris bakın derim.

Ya da clio, citroen c3, c4 falan bakılabilir.
0
anten
(06.07.22)
(6)

Romanya’ya taşınmak

kaptan maydanoz
Yazılımcı olarak Google’da çalışma fırsatı elde etseniz Bükreş’e taşınmakta tereddüt eder misiniz?
Yazılımcı olarak Google’da çalışma fırsatı elde etseniz Bükreş’e taşınmakta tereddüt eder misiniz?
0
kaptan maydanoz
(05.07.22)
Hayir, Bukres cok guzel bir sehir. Buyuk, eglenceli, her yerde park var, yine de sakin.
0
howfaristhesky
(05.07.22)
Sadece bir gün bulundum bükreş'te. Yollar geniş, parkları olan bir şehir.
Merkezde de türk dönerci vardı.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(05.07.22)
yapıştır. Bir kere "expat" moduna geçtin mi zaten ülkeden ülkeye atlarsın
0
anten
(05.07.22)
Kesin git, mutsuz bile olsan geri döner en azından denedim dersin.
0
megerse
(05.07.22)
giderdim. yurtdisina ayagi attin mi ufkun aciliyor zaten ordan baska yerlere gecersiniz.
0
supergirl
(05.07.22)
Yazılımcı olarak Google'da çalışmak yer bağımsız çok büyük fırsat bence.
0
roket adam
(06.07.22)
(7)

Zenci mahallesinden ev almanın dezavantajları

goodman
550bin liraya 2+1 ev buldum. Zencilerin kaldığı mahallede apartmanda yüzde 70 siyahi yüzde 30 roman. Şimdi emlakçı diyor ki kira getirisi 5000 lira. Kiracıyla hiç muhattap da olmayacağı. Emlakçı ile sözleşme yapacağım ve karşılığında 1 kira alacak. Sizce mantıklı bir yatırım mı?
550bin liraya 2+1 ev buldum. Zencilerin kaldığı mahallede apartmanda yüzde 70 siyahi yüzde 30 roman. Şimdi emlakçı diyor ki kira getirisi 5000 lira. Kiracıyla hiç muhattap da olmayacağı. Emlakçı ile sözleşme yapacağım ve karşılığında 1 kira alacak. Sizce mantıklı bir yatırım mı?
0
goodman
(05.07.22)
Bence değil. Evi hor kullanırlarsa belki bir ton masraf çıkacak. Belki kirayı ödemeden kaçacaklar, geç ödeyecekler, o çevreye zaten standart Türk insanı gelmez. Daha da kötüsü kiracı bile bulamayabilirsin. Evde yasa dışı işler olursa da sorun yaşayabilirsin.
0
dissendium
(05.07.22)
550bin liralık hiçbir evin kirası 5k olamaz. Bugün şansa birilerini bulursun 2 ay öder sonra kanlı bıçaklı olursunuz. Kiraya ev vermek güzel ama suadiyedeki eve bulacağın kiracı profili ile bu eve bulacağın taban tabana zıt. Kesinlikle tavsiye etmem dert sahibi olursun.
0
mg3929
(05.07.22)
5000 kira getiren evi 550bine bulsa emlakçı kendi alır.
0
brkylmz
(05.07.22)
Onun yerine emlakci alsin 1 yerine 12 kira geliri olur.
550bini emlakci cebinden bile cikarir.
0
divit
(05.07.22)
@brkylmz kesinlikle dogru demiş. 5k kira getirili evi 550Kya alabiliyorsan o evi zaten senden önce emlakçı alırdı.
0
limonlu eksi
(05.07.22)
Kiracıyla hiç muhattap olmayacaksın diyen emlakçıdan hele ki biraz sıkıntılı bir mahalledeyse itinayla uzak durun.

Evi göstermelik birine kiralayıp, sana her ay 5000'ini yatırım sonra evi saatlik ya da günlük kiraya açan çok emlakçı var özellikle beylikdüzü tarafında.
0
anten
(05.07.22)
buyuk ihtimal evi gunluk fuhus ya da baska illegal isler icin kiralayacaklar, kira ondan yuksek olacak.

ya da evde 3 4 aile kalacak dolayisi ile kira yuksek olacak. ben olsam asla bulasmam
0
oscar
(06.07.22)
(9)

Hollanda vs amerika

bonjourrr
İki ulkedende oturum çalışma izni alabileceğinizi düşününŞimdiye dek amerika diyordum maaşlar orada yüksek yaklaşık 8bin dolar civarı hollandada 3500 euro ama şu var Hollanda'da Ankara anlaşması ile gidince freeelance olarak ayda 7000 Euro'ya çıkıyor.Bu durumda gözden kaçırdığım birşey olaabilir han
İki ulkedende oturum çalışma izni alabileceğinizi düşünün

Şimdiye dek amerika diyordum maaşlar orada yüksek yaklaşık 8bin dolar civarı hollandada 3500 euro ama şu var Hollanda'da Ankara anlaşması ile gidince freeelance olarak ayda 7000 Euro'ya çıkıyor.

Bu durumda gözden kaçırdığım birşey olaabilir hangisini seçerdiniz neden
0
bonjourrr
(05.07.22)
Freelance çalışmak biraz sıkıntılı. Hele Hollanda gibi pahalı bir yerde daha da büyük sıkıntı.

Ama onu bırak iklim diye bişey var. Amerika'nın da neresinde olacağına göre değişir tabi ama karanlık ve yağmurlu bir yerde yaşamaya anlam veremiyorum ben pek.
0
plutongezegendegilmi
(05.07.22)
@pluton freelance iş garantisi olamdigi için mi ama alina maaş aylık noramlin iki kati
0
🌸bonjourrr
(05.07.22)
Ben 6-7 aydır freelance çalışıyorum, bıktım açıkçası. Yani tam zamanlı bir işin varken yanda yapılır ama sadece freelance stresli. Evet maaşlar yüksek ama garantisi yok, izni yok, saatler oynayabiliyor, şirkette tam yerin belli değil, genelde en sıkıntılı işleri sana veriyorlar vs. vs.

Ki yani coinbase / hp falan gibi "kurumsal" şirketlere de çalıştım, durum aynı. O verdikleri 2 kat paranın bir sebebi var.
0
plutongezegendegilmi
(05.07.22)
bildiğim kadarıyla tr de olan birisi için abd de bu izinleri almak çok daha zor özellikle çalışma izni. ayrıca hem mesleki hem de maddi tatmin olarak ulaşılabilecek tavan noktasının abd de daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. son olarak burası biraz kişisel ama pluton un da dediği gibi california nın güneşli sahillerinde yaşamak varken yemişim hollanda yı açıkçası :)
0
niyazi mısri
(05.07.22)
4 yildir amerikadayim ve imkanim olsa kesinlikle avrupada yasamak isterim. tr yakin en basta, aileniz tr de ise bu zamanla cok buyuk arti oluyor.

amerika koca kita ve cogu kismi bombos. arabasiz adim atamazsiniz, sokaklar bombos, o filmlerde gordugunuz super bahceli buyuk evler ama bahcesinde insan goremezsin, sokak zaten bombos.

yani biraz ne aradigimn ile alakali, tr de nasil yasadigin ile alakali.
0
oscar
(05.07.22)
ABD tabii ki. Sadece maaşa göre ülke seçmek mantık dışı.
0
dissendium
(05.07.22)
amerika ne avrupa'ya ne türkiye'ye benzer. Maaşlar yüksek olabilir ama giderler de o kadar yüksek.

Amerika'da avrupa'daki sosyal devlet anlayışı yok. Bizdeki kadar bile yok.
Kafanız rahat yaşamak istiyorsanız, iyi ve kapsamlı bir özel sağlı sigortanız olmalı ABD'de. Bunun da maliyeti ayda 500 dolardan başlar, 2000 dolara kadar gider. Daha yukarı bile çıkan paketler var.

Atıyorum 5 sene çalışır para biriktirirsin. Allah korusun yolda bir ayağın kayar kolunu kırarsın. Birikimin yarısını ameliyata verirsin sigortan karşılamazsa. Apandistin patlar bütün paranı eritirsin. O yüzden amerikalılar çok korkar hastane işlerinden, sigorta kapsayacak mı diye.

Avrupa daha rahattır bu konularda. Bir de her ihtimali düşünmek lazım. ABD'de işsizlik ile avrupa'da işsizlik aynı şey değil. ABD'de dibe vurmak çok kolay maddi olarak. Avrupa'da bu koşullar daha adil.

Şöyle diyeyim özellikle kuzey avrupa'da, en küçük köyde bile iyi kötü bir toplu taşıma vardır. ABD'de araban yoksa sıfırsın. Ha araba ucuz mu ucuz. Ama yine de böyle bir opsiyon olması güzel. Almanya, hollanda, polonya, isveç, fransa, ingiltere... Tren ağıyla neredeyse hepsini dolaşabiliyorsun.

Bu neden önemli? Mesela atıyorum yazılım işindesin. YAzılım şirketleri genelde büyük şirketlerde toplanır. ABD'de işinden uzak bir yerde oturma şansın yok. Ama Avrupa'da öyle değil. Küçük bir kasabada ucuza oturup, şehirde çalışabilirsin. Trene binip işe gitmen max 40 dakika. Düsseldorf'ta ofiste bir kız vardı. Düsseldorf pahalı diye köln'de oturuyordu. Trene atlayıp 30-40 dakikada geliyordu işe. ABD'de bunu yapmak zor.

Genelde avrupa mantığı şudur, en fakir ile en zengin arasında yaşam standartı anlamında bir uçurum olmaması için birr çaba vardır. Mesela bazı ülkelerde ve sektörlerde şirketin en düşük maaşı ile en üst maaşı arasında bir oran vardır. Yani ceo kendine zam yapacağı zaman en alta da aynı oranda yapmak zorunda kalır.

Ben oyumu avrupa'dan yana kullanırım.
0
anten
(05.07.22)
Maaşa göre ülke seçiyorsan senin yerin amerika dostum. Avrupa daha farklı bir kültür ve kafa yapısı gerektiriyor. Para getirisi açısından bakacak olursan türkiyede bile çok karlı anlaşmalar bulabilirsin.
0
zimbirik
(05.07.22)
Merhaba,
Hollanda'da yasiyorum, pandemi oncesi Amerika merkezli sirkette calisiyordum is icin gidip geldim. Amerika'da yasamadim tecrubem is seyahatlerinden ibaret.

Hollanda'da ikamet edecekseniz freelance calisaniz da vergi vereceksiniz. Kontratli calisirken 3500, freelance olunca 7000 gibi bir durum malesef soz konusu degil. Kendi sirketinizi kurup freelance calisirsaniz is ile ilgili masraflarinizi gelir vergisinden dusmeniz disinda pek avantajiniz yok. Hollanda'dan Amerika'ya freelance calisip, Amerika maasi alirsaniz buyuk ihtimalle Hollanda ofisine gore daha yuksek olacaktir ama yine de vergi vereceksiniz. Belastingdienst'in IRS'ten asagi kalir yonu yok.

Bunun disinda yasam ve calisma kosullarina gelirsek, Amerika'da yillik izin standart olarak yok, benefit olarak veriliyor. Hollanda'da ilk yildan min 25 gun izniniz var. Hafta'da 40 saatten fazla kral gelse calistiramaz sizi Hollanda'da, ABD'de ise insanlar calismak icin yasiyor. Is yapma kulturu cok farkli. ABD'de insanlarin cogu para icin yasiyor, baska sey dusunmuyor ( benim kisitli gozlemim bu, dogru olmayabilir ) Hollanda'da ise kisisel hayat ve is hayati ayrilmis durumda, bir sekilde hayatta kalirsiniz Hollanda vatandasi olursaniz. ABD'de gelir dagilimi cok kotu, siniflar arasinda ucurum var, Hollanda'da bu daha dengeli. Toplumun buyuk kesimi ayni standartlarda yasiyor, bu yuzden insanlarin daha huzurlu oldugunu dusunuyorum.

Hangisini secerdim sorusuna gelirsek, 20'lerimde olsaydim ABD'yi tercih ederdim. O yastaki enerji ile rekabetci ABD'de mucadele etmek, iyi paralar kazanmak mumkun. 10 yil ABD'de calisip daha sonra hayatin daha huzurlu, daha konforlu oldugu Hollanda'ya donerdim.
0
whisky
(06.07.22)
(6)

Anadolu yakasi masaj onerisi

fakyoras
Selam,Masaja gitmek istiyorum, hayatimda daha once hic gitmedim. Daha once esim kozyatagi hilton'a gidip memnun kalmisti. F/p olacak nereye gidebilirim? Bu hafta gitmem gerekiyor. Bir de masaj dunyasina yeni biri olarak hangi masaji yaptirmaliyim? Cok kuluncum var :( boyunla omuzun birlestigi yerler
Selam,

Masaja gitmek istiyorum, hayatimda daha once hic gitmedim. Daha once esim kozyatagi hilton'a gidip memnun kalmisti. F/p olacak nereye gidebilirim? Bu hafta gitmem gerekiyor.

Bir de masaj dunyasina yeni biri olarak hangi masaji yaptirmaliyim? Cok kuluncum var :( boyunla omuzun birlestigi yerlerle oynanmali gibi hissediyorum ozellikle.
0
fakyoras
(05.07.22)
Sansai spa Ağaoğlu Andromeda içerisinde
0
kisa
(05.07.22)
sizin spa'dan çok fizyoterapiste gidip medikal masaj almanız gerekiyor gibi
0
anten
(05.07.22)
medikal masaj+1 bali mali sana oksamak gibi gelir
0
ala09
(05.07.22)
Kadıköy ayaküstü masaj, method olarak derin bağ doku masajı öneririm
0
elvan abeyiylegezse
(05.07.22)
Spora club’ı önerebilirim.
0
ned flanders
(05.07.22)
Ben geçenlerde Tryp by Wyndham Ataşehir'den aldım fakat henüz gitmedim nasıl çıkar bilmem. Bali Asia Spa ismi incelemek isterseniz.
0
uvcray
(05.07.22)
(9)

2 milyon kredi çekip

karayel
ölsem ne olur?
ölsem ne olur?
0
karayel
(05.07.22)
kredi çekerken hayat sigortası yaptıkları için sigorta kalan borcunu öder.
0
mustafakesekci
(05.07.22)
para mirascılara kalır. ölümün çok detaylı araştırılır.
0
mtgs
(05.07.22)
%99,9 ihtimalle çekemezsiniz.
0
orient blue
(05.07.22)
teminatsız 2 milyon çekme ihtimalin yok.

ya banka hesabında 2 milyon gösterip çekersin, ya da 3-4 milyonluk bir gayrimenkul gösterip çekersin.

400bin tl üstü teminatsız kredi verilmiyor (du, rakam belki yükselmiştir)
0
tchuck
(05.07.22)
borclarin da alacaklarin ve varliklarin gibi miras kalacagindan mirascilarina 2 milyonluk bir borc birakirsin.
0
idexo
(05.07.22)
krediyi nakit olarak saklarsan reddi miras yaparlar ve nakit para ailende kalır.
0
gabe h coud
(05.07.22)
Eğer banka hayat sigortası yaptıysa, bu miktar için büyük ihtimal yapmıştır.

krediyi sigorta kapatabilir. Ama... binbir araştırma yaparlar ve ödememe ihtimali de oldukça yüksek bu durumlarda sigortanın.

Bir ara millet 80 90 yaşındaki anne babasına krediler çektirip ev araba alıyordu. Ölürse krediyi ödemem diye. Sonra sigorta tabii ki bütün sağlık kayıtlarına bakıyor. Adam atıyorum 30 yıldır kalp hastası, krediyi çektiğinde de durumu böyleymiş beyan edilmemiş. Sigorta direkt hadi kardeşim selametle der borça başbaşa kalırsın.

Bankalar vs bu tarz borçları öyle ya da böyle tahsil ederler.
0
anten
(05.07.22)
birkaç yıl önce bir benzerine şahit oldum. bir tanıdığımız konut kredisi çekti. rakamı bilmiyorum ancak çayyolundan güzel bir ev aldı yüklü bir miktardı yani ve bir sene kadar sonra ani bir kalp kriziyle vefat etti. kalan borçu hayat sigortası ödedi ve ev mirasçılarına kaldı. kalan kısım ödenmedi yani
0
genc irisi
(05.07.22)
Hayat sigortası kredi borcunu kapatır, ancak bunun için şüpheli bir ölüm, intihar vs. olmaması lazım.
Aynı şekilde ölümcül bir hastalığınızın da olmaması veya kredi çektiğiniz takdirde sizin de bilmiyor olmanız gerekli.
Yani 3. evrede kanserken yaparsanız hayat sigortası ödemez, çocuklarınıza kalır.
0
burfak
(05.07.22)
(11)

Bayramdan Sonra Almanya'ya Gitmek

vito andolini
Merhaba arkadaşlar,Arkadaşımın, yeşil pasaport sahibi eşi ve 3 çocuğu bayramdan sonra Almanya'ya 40 günlüğüne turistik amaçla gitmek istiyorlar. Gidiş dönüş uçak biletleri alındı. Galiba gümrük polisleri, kişi başına günlük 45 euro teminat veya kredi kartı ve orada kalacakları süre boyunca geçerli o
Merhaba arkadaşlar,

Arkadaşımın, yeşil pasaport sahibi eşi ve 3 çocuğu bayramdan sonra Almanya'ya 40 günlüğüne turistik amaçla gitmek istiyorlar. Gidiş dönüş uçak biletleri alındı. Galiba gümrük polisleri, kişi başına günlük 45 euro teminat veya kredi kartı ve orada kalacakları süre boyunca geçerli olacak bir sağlık sigortası istiyorlar. Sigorta işi net ama günlük kişi başı 45 euro'luk teminat işi net bir şekilde açıklanmamış. Süreç ne şekilde işliyor bilmiyoruz.

Gidecek olan 4 kişinin sadece biri reşit, ötekiler 10 yaş altında. Yakın zamanda yeşil pasaportla Almanya'ya giden biri, bu konularda bizi aydınlatabilirse çok memnun olurum.

Şimdiden teşekkür ederim.
0
vito andolini
(29.06.22)
Benim kardeşim geçen martta yeşil pasaportla beni ziyarete geldi. Berlin'de polis kardeşime sadece dönüş tarihini sormuş. Ne kadar parası olduğunu sormamış.
0
chihirovekohaku
(29.06.22)
@chihirovekohaku

Havaalanında falan para pul işleriyle ilgili bir şey sorulmamış mı? Ya da sigortayla ilgili bir şey?
0
🌸vito andolini
(29.06.22)
Gidip 1 hafta kalacagiz diye girseler sonra daha uzun kalsalar bir sikinti olmaz ki - diye biliyorum. Yani girerken kac gun kalacaginin notunu tutmuyorlar, sorun cikista vize sureni asmissan veya yesil pasaportla kalinacak sureyi asmissan cikiyor.

edit: donus bileti gosterme konusunu unutmusum.
0
hot potato
(29.06.22)
@hot potato

180 günlük vize içinde en fazla 90 gün kalma şartı var ama bizimkiler 40 gün kalacaklar ki dönüş biletleri de buna göre alındı zaten. O konuda bir sıkıntı olacağını zannetmiyorum.
0
🌸vito andolini
(29.06.22)
@vito andolini, sigortasını göstermiş ama parayı kesinlikle sormamışlar. Hatta dönüş biletini de bulamamış o an ama şu tarihte döneceğim diye sözlü olarak belirtmiş. Sorun çıkarmamışlar.
0
chihirovekohaku
(29.06.22)
@chihirovekohaku

Çok teşekkürler. Umarım bizimkilere de sorun çıkmaz.
0
🌸vito andolini
(29.06.22)
Sağlık sigortası olayı vize ile gidecek kişilerden isteniyor. O da vize alma aşamasında. Havaalanındaki memur sizden herhangi bir sigorta belgesi istemez. Yeşil pasaportla sıkıntısız çıkarsınız.
0
mg3929
(29.06.22)
benim de kardeşim 2-3 hafta önce beni ziyarete geldi almanya'ya yeşil pasaportla. sadece dönüş biletini sormuş polisler başka bir şey sormamışlar.
0
king lizard
(29.06.22)
Tamamen kapıdaki pasaport polisinin takdirinde olay. Bazısı direkt geç diyor bazısı üstünde ne kadar nakit var diye başlıyor otele, dönüş biletine kadar kontrol ediyor.

Bu arada sağlık sigortasını yaptırmanızı tavsiye ederim. Ne olacağı belli olmaz Allah korusun. Zaten çok pahalı da bir şey değil.

Bir arkadaşım italya'da ayağını kırdı mesela sigortası olmasa dünya kadar masraf çıkardı.
0
anten
(29.06.22)
anladigim kadariyla kisi basi harcamak icin 45€ istiyorlar. 4 kisi üzerinden düsünürsek 180€ x 40 gün düsünebilirsiniz.

ama giriste o kadar cocuk ve aile dikkat cekecegi icin kesin sorarlar ne kadar kalacaksiniz para ne kadar diye.

siz de dönüsünüz icin daha kisa tarihli dönüs bileti ciktisi alirsaniz (5-6 günlük) 180€ x 5günlük para ile sikintisiz girer 40 gün kalabilirsiniz
0
c1b2k3
(30.06.22)
yanınıza ne kadar var, paranız var mı vb sorular sorarlarsa, yanımızda yaklaşık şu kadar euro var, ayrıca kredi kartlarımızı kullanacağız desinler. yanınızda yüklü miktarda cash taşıyacak haliniz yok, harcamaları para+kart ile yapacağız desinşer.
0
semyasa
(30.06.22)
(9)

Abd ya da yurt dışına gitmenin en ekonomik yolu

optimistbakunin
Yeni mezunum. 6-7bin dolar civari birikimim var. Ingilizce b2 fena degil. Tamamen en az en kısa 8 10 senelik gidecegim oturumum da işimde gucumde yasamimda sorun olmayacak ülke ve yollar nelerdir? Abd dil okulu dusunuyorum ama vize sorun olur mu ne kadarlik verirler gidince calisip dil okulu suresin
Yeni mezunum. 6-7bin dolar civari birikimim var. Ingilizce b2 fena degil. Tamamen en az en kısa 8 10 senelik gidecegim oturumum da işimde gucumde yasamimda sorun olmayacak ülke ve yollar nelerdir? Abd dil okulu dusunuyorum ama vize sorun olur mu ne kadarlik verirler gidince calisip dil okulu suresini uzatabiliyor muyum abd ile ilgili aklima bu geldi. Baska da bilmiyorum fikirlerinizi bekliylrum
0
optimistbakunin
(29.06.22)
İhtiyaç duyulan bir mesleğinin olması ve iş teklifi alman lazım. Diğer türlü herkes her yere gider. Bunun dışında gider gelirsin.
0
OrangeYellow
(29.06.22)
Kanadaya dil okulu ile gitmek çok basit. Gidenler orada geçerli mesleği yoksa uber falan takılıyor genelde.
0
mg3929
(29.06.22)
## sadece abd avrupa vs anlasılmasın asya uzak dogu vs de olabilir demek istedigim. Turkiye haric gsyih'da turkiyenin ustundeki her ulke olur
0
🌸optimistbakunin
(29.06.22)
Gidilen ülkede sisteme entegre olabilmen için o ülkenin dilini bilmen gerekiyor.
Gsyih yüksek bir ülke dışarıdan insan almaya olumlu bakmaz. Mesela Türkiye yabancıya konut satıyor, vatandaşlık satıyor. Neden? çünkü ihtiyaç var.
0
OrangeYellow
(29.06.22)
Yükseklisans başvurusu yapıp kabul almak ve burs almak. İlla kendi alanınızla sınırla kalmayıp farklı alanlarda da başvuru yapabilirsiniz. Ben açıkçası yerinizde olsam ilk bu yolu denerdim. Bazı ülkelerde öğrenciyken çalışma izninizde var. Dil okuluna gitmek bence riskli. B2 ingilizce başvurularda yeterli olur. Yaklaşık 2 yıl kafadan orada kalırsınız, çalışırsınız, belki iş bulursunuz.
0
GoodMorningTeacher
(29.06.22)
Yüksek lisans yazmaya gelmiştim, hazır para da var ben de bunu düşünüyorum ales başvuruları 5 temmuzda sona eriyor bi üniye kabul alın Türkiyede ondan sonra kendinize ülke seçin bi yandan çalışırsınız dil de gelişir sonrası Allah kerim
0
alicek
(29.06.22)
Dil okulu yurtdışında kalmak isteyen birinin son tercihi olmalı. Çünkü dil okulu için alacağınız vizenin sonunda ülkenize dönmeniz beklenir genelde.

Öncelikle bölümünüzle ilgili staj ilanlarına bakın.
Glasdoor, indeed gibi sitelerde istediğiniz ülkelerde araştırma yapabilirsiniz.
En azından size resmi bir çalışma ve oturma izni çıkartır bu.

Bir diğer seçenek doğrudan iş başvurusu. Ama sıfır iş tecrübesiyle bunu bulmak zor olur. Yine de giriş seviyesi işlere bakabilirsiniz. Ama iş yerinin size vize sponsoru olması gerekir. bunun için de niteliklerinizin ya da iş tecrübenizin oldukça iyi olması lazım ki adamın yapacağı masrafa değsin.

Eğer yazılım, tasarım gibi freelance ya da remote çalışmaya uygun bir işiniz varsa, AB ülkelerinden birine ankara anlaşmasıyla bir işletme kurabilirsiniz. Bu sayede o ülkelerde ya da türkiye'de fatura keserek çalışabilirsiniz. Ama genelde o ülke şirket kuracağınız alanda en az 2 sene çalışmış olmanızı istiyor. bu arada biraz maliyetli bir süreç. Sermaye göstermeniz lazım. Gitmeden iş bağlantılarını yapmış olmanız lazım ki şirket açtıktan sonra boş boş oturmayın.

Bir diğer alternatif yüksek lisans. Yüksek lisans size okuduğunuz süre boyunca oturma ve part time çalışma izni sağlar. Bazı ülkeler nadiren de olsa full time çalışma izni de veriyor. En azından kaldığınız süre boyunca masraflarınızı karşılayabilir. Yüksek lisans için akare, eft gibi yurtdışı eğitim fuarlarını takip edin. Okullarla yazışın.

www.mastersportal.com adresine bakabilirsiniz.

ABD ve Kanada'da okullar pahalı. Yılda minimum 20.000 dolar okul parası isterler. Üstüne yaşam masrafları da var tabi. Öğrenci yaşamı da olsa 30bin dolar da oraya harcarsınız tahminen.

Avrupa bu konuda daha makul. Ama yine de ingiltere, almanya, fransa gibi ülkeler de en az 10000 eurodan açar kapıyı senelik. Tabii derdiniz ben gideyim de okulun kalitesi önemli değil derseniz daha ucuz okullar var. yukardaki linkte bulursunuz. Bazı ülkelerde bazı bölümlerde ucuz hatta bedava okuma imkanı var. Atıyorum teknolojiyle ilgili bölümlerde ücret istemeyen okullar var başarılı öğrencilerden. Ya da tarım, ziraat gibi alanlar Almanya'da epey ucuz hatta bedava.

İsveç yabancı öğrencilere en açık ülkelerden biri. Ama okullar çok çok pahalı. Yine de inanılmaz burs imkanları sunuyorlar. Studyinsweden.com adresine bakın.

Bunun yanında tüm burs imkanlarını takip edin. ABD pahalı ama okulun ya da bir vakfın bursuyla okul parasının %80'ini belki de tamamını ödeyebilirsiniz.

Yurtdışında bir hayat kurmak epey maliyetli olabilir seçeneklerin tümü için. İş bulsanız bile. Muhtemelen o 6-7bin dolar 1,5-2 ay içinde erir.

Yüksek lisans sonrası çoğu ülke iş aramanız için 1 sene oturum izni verir.

Bu arada macaristan, çek cumhuriyeti, italya gibi ülkeler yüksek lisans ücretlerinin en düşük olduğu memleketler AB üyeleri içinde.

Ben sizin yerinizde olsam 1-2 sene bir işe girer alanımla ilgili, o süreçte para biriktirir daha emin bir şekilde bu adımı atarım.

İş tecrübesi hem yüksek lisans başvurusunda bir artı sağlar. Hem de gittiğinizde iş yerinizle konuşarak freelance çalışmaya devam etme gibi seçenekler çıkartır. Eski işyerimde birisi pandemide zaten uzaktan çalışıyoruz diyerek bastı almanya'da bir okula yazıldı. Okul da online, iş de online. Yasaklar bitene kadar hem para kazandı. Hem de 1,5 senede yüksek lisansı tamamladı. Şimdi orada devam ediyor kariyerine.

Sakın risk alıp kaçak işlere girmeyin. Kaçak göçmen gibi durumlar ilerde turist olarak bile gideceğiniz ülkelerde sıkıntı yaşatır.

Atıyorum şimdi gidersin. Denersin şansını. Olmadı mı? dönersin geri. 5 sene sonra başka bir ülkeye tekrar gidebilirsin ki hala 30 yaşın altında olursun.
0
anten
(29.06.22)
@anten,

Verdiğiniz fiyat bilgileri lisans için geçerli herhalde? Yüksek lisans avrupada senelik 1000-1500 euro ortalama diye biliyorum
0
alicek
(29.06.22)
bölüm ve ülkeye göre değişir. ama şu anda polonya'da macaristan'da bile 3000-4000 bin euro civarında yıllık okul ücretleri.
0
anten
(29.06.22)
(3)

levrek

füt
arkadaşlar balık mevsimi değil ama levrek marine yapasım tuttu. kadıköy balıkçılar çarşısında LEVREK bulabilir miyim?
arkadaşlar balık mevsimi değil ama levrek marine yapasım tuttu.
kadıköy balıkçılar çarşısında LEVREK bulabilir miyim?
0
füt
(28.06.22)
nasıl balık mevsimi değil? akdeniz bölgesinde levreğin tam da mevsimi. ha buralardan kadıköye kadar levrek getirirler mi bilmiyorum.
0
burty
(28.06.22)
avlanma yasağı yok mu?
0
🌸füt
(28.06.22)
buzhane levreği vardır ya da çiftlik
0
anten
(28.06.22)
(20)

100 Gram Bile veremiyorum

whatdreamsnevercome
99 kilonun biraz üstündeydim, 10 gün önce diyete başladım.tek öğün yiyorum, o öğünde de doğru düzgün besleniyorum. 3 gün vegan, 4 gün normal gıda şeklinde, ekmeksiz, şekersiz vs. doğru düzgün besleniyorum.3-3.5 litre suyumu da içiyorum.önce 99 kilolardan 96.5 kilolara hızlıca düştüm, ödem attığım iç
99 kilonun biraz üstündeydim, 10 gün önce diyete başladım.

tek öğün yiyorum, o öğünde de doğru düzgün besleniyorum. 3 gün vegan, 4 gün normal gıda şeklinde, ekmeksiz, şekersiz vs. doğru düzgün besleniyorum.

3-3.5 litre suyumu da içiyorum.

önce 99 kilolardan 96.5 kilolara hızlıca düştüm, ödem attığım için. sonra durdum, 2.5-3 kilo ödem az geldi aslında, ama ses etmedim. 100 kiloluk, hiç spor yapmamış, tuzundan sağlıksız yemeğine kadar beslenen birinde daha çok ödem olmalı sanki.

neyse.

sonra ufak ufak biraz daha kilo gitti.
4 gündür 96 kiloyum. bi gün 96, bi gün 96.1

3-4 gündür her sabah 1.30 saat tempolu (5.5km tempolu) yürüyüş de yapıyorum. yukarıdaki gibi besleniyorum.

ve 100 gram bile veremedim. 100 gram. harbiden inanılmaz bir hayal kırıklığı oldu.
2 hafta daha uğraşıp doğru düzgün bir gelişme katedemiyorsam bırakacağım sanırım diyeti. çünkü en çok yediğim halim de maksimum 3 kilo fazlası.

bana önereceğiniz son bir şey var mı?
tamamen bu yoldan dönmek üzereyim çünkü.
0
whatdreamsnevercome
(28.06.22)
yağlar kasa dönüştüğü ve kas hacim olarak daha ağır olduğu için tartıda fark etmiyorsun değişimi

bende de aynı sorun var

en az 30 gün devam etmen lazım illa ki vereceksin giren-çıkan dengesini bozmazsan
0
duyurukullanıcısı
(28.06.22)
@duyurukullanicisi,

kas yapacak herhangi bir aktivitede bulunsam bunu anlardım. ama hiçbir aktivitem yok.

son 4 gündür yürüyüş yapıyorum yalnızca. 100-200 gram kaslanmış olma ihtimalim zaten matematiksel olarak yok.
0
🌸whatdreamsnevercome
(28.06.22)
Kilo vermek diyet yapılan süre ile linear olmayan bir korelasyon içinde. 10 günde 4 kilo ödem ve yağ atmak gayet güzel.

Kilonuzu takip etmeyi bırakıp bir süre sadece aldığınız kalorileri sayın. Matematiği çok net bu işin. Sizin ölçülerinizde birinin formunu sürdürmek için alması gereken yaklaşık kalori 2500 kkal. Bunu sağlıklı kilo vermek istiyorsanız 2000'e, daha hızlı sonuç alayım da kas kaybı olması problem değil derseniz de 1500'e kadar düşürebilirsiniz. 2000'e düşürdüğünüzü varsayalım. Her gün 500 kalori açık vermiş oluyorsunuz. Bir kilo yağ 7400 kkal. Bu durumda 15 günde saf 1 kilo yağınızı atacaksınız demek oluyor bu. Arada ödem kaybedeceksiniz, su dengeniz değişecek filan falan derken 1,5-2 kilo düşersiniz tartıda her 2 haftada bir bu disiplini sürdürdüğünüz sürece. Tartıda yansıması olmazsa da o 1 kilo yağ sizden bir şekilde çıktı gitti. Vücut yerine ne koyarak dengeledi kendini mühim değil, hayırlı olsun.
0
jack of hearts
(28.06.22)
son 10 gündür, günde 1000 kaloriyi geçtiğim gün yok. her gıdamı tek tek ölçe ölçe (gramajına kadar) yiyorum. 1000 kalori belki az gelecek, ama kilo verebilmek için kalori açığı. yaratmak mecburiyetindeyim.

ve hiçbir işe yaramıyor.

şuan survivordakilerden az besleniyorum.
0
🌸whatdreamsnevercome
(28.06.22)
günlük tartılarak kendini bu kadar şartlamana gerek yok. bu durum seni bir süre sonra sıkar. her gün tartılmak yerine haftalık tartılmayı dene. tartılacağım günü iple çektiğim zamanlar aklıma geldi de iyi ki öyle yapmışım. hevesle heyecanla tartıya çıkardım.
0
burty
(28.06.22)
Habire tartılma.vücuduna giren belli çıkan belli. Fizik kanunlarına karşı gelmiyorsun. Her türlü kilo vereceksin. 10 günde bir tartıl
0
glamdr1ng
(28.06.22)
sana onerecegim son degil ilk sey tartiya bu kadar saplantili olma. az yiyip cok hareket etmeye devam et illa ki sonuc alacaksin. hala icin rahat etmezse bi kan testi yaptirmani tavsiye ederim ama bir sure daha gectikten sonra. ayrica gunluk tartilmanin hicbir anlami yok. her hafta ayni gunde tartilip daha iyi gozlemleyebilirsin.
0
bay b
(28.06.22)
beslenme uzmanı değilim ancak yıllardır kilo alıp veren biri olarak bence bu kadar az beslenmen ciddi sıkıntı olabilir. zayıflamandan ziyade seni enerjisiz ve vücudunu savunmasız bırakır.

bence yapacağın en en en iyi şey devlet hastanesi de olsa bir diyetisyene gitmen. umduğundan çok daha fazla faydasını görürsün ve aç da enerjisiz de kalmazsın.

ikinci olarak ağırlık çalışmak her zaman kas yaptırmaz. onun için ciddi beslenme ve emek harcaman gerekiyor. ancak kilo verme sürecinde ağırlık çalıştığında, mesela şınav çektiğinde ya da dambıllarla indir kaldır, kol-omuz hareketleri yaptığın yahut squat, ağırlık antrenmanlarının kardiyodan daha fazla kalori yaktırdığını fark edeceksin. o yüzden akşam evde bile yapılabilecek 15-20 dk'lık bir ağırlık antrenmanı kilo vermene ciddi etki edecektir çünkü kasların uyarıldığı için tüm gece çalışmaya ve kalori yakmaya devam edecek. ben kilo vermek için bunu yapıyorum. mesela bir arkadaşım da kas yapmak için ağırlık çalışıyordu ama sürekli zayıf olmaktan ve kilo alamamaktan şikayet ediyordu. çünkü yeterince beslenmiyordu.

dediğim gibi bunu yapsan da yapmasan da önceliğin beslenme. bunu da kafana göre yapmasan çok daha iyi olur. en salakça şeyleri bile denemiş biri olarak söylüyorum.
0
vaveylababa
(28.06.22)
Ben şok diyetleri işe yarar bulurum, kendini kandırmak da olsa. Kiloluyken kaslanınca da yağ tabakasının altındaki tadilat ile insan ne değişti kendinde anlayamıyor. Şu an o kilolarla alakam yok da zamanında 77'yken bir hafta hiçbir şey yemeyip 70'in altına düşmüştüm. Yağ oranım %14-17 arasıydı tahminim. Büyük ölçüde ödem atımı ve dehidrasyon yanılgısından ibaret bu hızlı kilo kaybetme hikayeleri. Vücut için berbat bir şey muhtemelen fakat şişkinliğini atıp göbeğin yerini bu kadar kısa bir sürede karın kası alınca motive oluyor insan. Takip eden 3 ayda kilom hiç değişmedi ama spor yapıp kas kütlemi çok ciddi artırmıştım. Yağ oranımı da %8-9'lara çektim. Spor öncesindeki 70 kiloluk halimle, sonrasındaki halim arasında muazzam fark vardı. Siz de şu an pozitif bir süreçtesiniz, sadece kiloya yansımıyor. Yalnız yine de 1000 kkal azmış, o kadar zorlamaya gerek olduğunu düşünmüyorum. "Günlük sıfır kalori alayım, 3 günde 1 kilo yağ atayım." gibi bir dünya yok maalesef. İlla tartıda sonuç görmek istiyorsanız kesinlikle sağlıksız olsa da su alımınızı da azaltmanız gerekir. Şok diyetlerin sırrı bu.
0
jack of hearts
(28.06.22)
Bu diyeti bir diyetisyenle yapmanız daha doğru olur.

Kilo verme üzerine bir sürü yöntem var. Geçenlerde bir tepkikolik videosunda 4-5 diyetisyenin röportajı vardı. Hepsi farklı. Mesela biri kesinlikle yoğurt yemeyin derken diğeri yoğurt olmalı diyor.

Ama gün boyu tek öğün beslenmek bu yöntemlerden biri mi emin değilim. Vücudumuzun düzenli enerji için gıdaya ihtiyacı var. Bu tarz şok diyetler ancak doktor kontrolünde ve ileri düzeyde obezite sorunlarında uygulanıyor genelde. Atıyorum 200 kilo bir adamdır ciddi kalp sorunu başlamıştır ancak öyle.

Sizin sağlıklı ve düzenli beslenme alışkanlığı edinmeniz lazım. Mesela benim diyetisyenimin verdiği programda günde 5 öğün tüketiyordum. Sadece akşam 6-7'den sonra yememem gerekiyordu. Önemli olan o öğünlerde ne tükettiğin ne porsiyonlarda tükettiğin.

Vücudun karbonhidrata da, proteine de, yağa da ihtiyacı var. Mümkün mertebe bunları yeterli miktarlarda almak gerek. Düzgün ve sağlıklı bir beslenme programıyla, bakın şok diyetten bahsetmiyorum, ideal kilonuza kavuşursunuz. İşlenmiş gıdalardan, aburcuburdan hazır yemekten uzak durun öncelikle.

Bunun yanına düzgün egzersizi de hayatınıza sokarsanız ve bunu rutin haline getirirseniz sağlıklı bir kiloya kavuşursunuz.

Bu arada kilonun sebebi sadece yemek olmayabilir. Hormonel bozukluklar, şeker gibi hastalıklar, aşırı stres (stres kortizol ilişkisi) de kiloya sebep olabilir. Düzgün beslenen ama stres yüzünden "şişen" insanlar da oluyor. Uykusuzluk bile...

Bu yüzden bence mümkünse bir hastanede iyi bir diyetisyen bulun ve onunla konuşun. Kan tahlilleri yapsın sebebinize göre beslenme programınızı versin.

Eğer hiç spor yapmamış biriyseniz muhtemelen kas gücünüz ve kas kütleniz de zayıftır. Tempolu yürüyüş hiç egzersiz yapmamaktan iyidir tabii. Ama hiç spor yapmamış birine 1,5 saat tempolu yürüyüş faydadan çok zarar da verebilir. Bacaklarınız o kiloyu taşıyacak kas kütlesine sahip değilse, orta vadede diz eklem sorunları çıkabilir.

Burada vücudu yavaş yavaş güçlendirecek, tüm vücudu çalıştıracak eşit oranda egzersizler yapmanız daha iyi olur. Egzersiz süresinden ziyade niteliği önemli. 15 dakikalık, aerobic seviyesinde bir egzersiz 1,5 saatlik bir yürüyüşten daha etkili olabilir.

Bu arada tek bir noktaya odaklanan egzersizler sakatlık riskini artırır. O yüzden tüm vücut çalışması önemli. Vücudun bir bölgesi çalışırken bile diğer kasları da kullanabiliyor. Atıyorum ağırlık kaldırırken sırtımızı da kullanırız ama sadece kol çalıştırıp, sırt kullanmayınca sırt zayıf kalır ve sakatlanabilir.

Vaktiniz ve bütçeniz varsa bir spor salonu ya da antrenörle çalışabilirsiniz.
Ben instagramdan bir personal trainerla çalışıyordum bir ara. Aylık 150-200 gibi bir şey alıyordu. Yanında diyet de veriyordu.

Buna da zaman ayıramazsanız freeletics, body fit gibi uygulamaların beginner seviye egzersizlerine bakın. en azından doğru ısınma, doğru egzersizleri bulursunuz. Kilo verme, kas kütlesi artırma, dayanıklılık artırma gibi istediğiniz programları bulursunuz bunlarda.
0
anten
(28.06.22)
Yağlar kasa nasıl dönüşüyor sırrını öğrenmek isterim. Misal elimizde 1 litre yağ var, bunu 1 kiloluk löp ete çevirebilir miyiz? Yağları kasa çevirebiliyorsak bunu da yapabilmemiz lazım çünkü.

İkincisi, vegan besleniyorum ekmek yemiyorum şeker tüketmiyorum normal gıda şeklinde doğru düzgün besleniyorum doğru bir beslenme programı değildir, doğru beslenme programı günlük alman gereken toplam kalori miktarını hesaplaman, bunun için de alman gereken proteini karbonhidratı ve yağı toplam miktara bölüp her makro için doğru kaynaklardan beslenmek doğru bir beslenme modelidir. Yani insanlar kızıyor böyle deyince ama bu hesaplar yapılacak o kaloriler sayılacak, yoksa "abi bir avuç yerfıstığı yedim ne olacak ki" diyen adama o bir avuç fıstık 600 kalori yapıyor deyince şaşırıyor, şaşırmaması lazım. Yani ekmeksiz şekersiz şunsuz bunsuz beslenmek önemli bir konu değil, ben her gün cheesecake yiyerek de kilo verebilirim.

Üçüncüsü, Vücut diyet süresince düz bir hatta sürekli enerji kaybı yaşamaz; biraz ileri gider biraz geri çekilir dahili sistemi mevcut duruma adapte edebilmek için, sen normal bir şekilde kilo vermişsin, vücut yağ kaybını bir tehdit olarak görmüş kendini korumaya çekmiş, senin hatan bu aşamada vücudu zorlamaya çalışman olmuş, yani vücut zaten enerji rezervi kaybı yaşadığı için strese girmiş sen bu aşamada kaloriyi daha da kısarak vücudu iyice zora sokmuşsun, sen kaloriyi bu kadar kısınca vücut daha çok yağ yakayım demez; kalan enerjiyi korumak için daha az yağ yakayım der, burada da yine üstte dediğim konuya geliyoruz; iyi bir matematik hesabı ile yüksek kalori açıkları verip vücudu strese sokmayıp doğru bir kalori hesabıyla doğru miktarda kalori açığı verip kilonu izlemen gerekiyor ve bunu da üç günde beş günde değil minimum 3-6 aylık bir süreçte gerçekleştirmen gerekiyor.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(28.06.22)
1 aydir spor yapiyorum 200 gram aldim.
Yaglar kasa donusmez ama spor yaptikca kaslanirsin bu yuzden tartidaki agirligin artabilir ya da ayni kalabilir.
Hergun tartiya degil aynaya bakarsan daha dogru olur.


Bu arada bence berbat besleniyorsun, vucut muhtemelen panige kapilip yag eritmekten kaciniyor. 100 kg adamin vegan beslenmeyle ne isi olur, once normal degerlere gelip sonra boyle deneysel seylere gir.

Hatta o kadar az besleniyorsun ki dogru karar alma mekanizman bile bozuluyor olabilir.
Dusun bak gunde 5lt damacanayla su icip, 1 ogun yemek yiyorsun o da ottan ibaret.
Toplama kampina dussen bu kadar zulmetmezler.
0
divit
(28.06.22)
@divit,

vücudun bir şey harcamaktan kaçınması gibi bir durum olamaz. araba benzini az kaldı diye az benzin yakmaya başlamaz. vücut, "rölantide" 2000 kalori yakıyorsa, kas kaybı yaşanmadığı sürece 2000 yakmayı sürdürür. 10 günde tüm kaslarımı kaybetmediğimi düşünüyorum.
0
🌸whatdreamsnevercome
(28.06.22)
Yapar, bunu yillardir soyluyorlar hatta diyetisyenler arada vucudu sasirtmak icin off gunu falan verirler.
Evet kaslarin eriyor olabilir bunu nasil olceceksin.

Yaptigin seyin dogru yani yani yok neredeyse, bu sekilde kan degerlerini bozarsin.
0
divit
(28.06.22)
@divit'e hak veriyorum. Vücudumuz bir otomobil değil daha komplike bir sistem.

Yetersiz beslenmenin metabolizma hızını düşürdüğüne dair tezler var.

www.dilarakocak.com.tr

Metabolizma hızı düşerse yağ yakımı yavaşlayabilir.

www.healthline.com

Kilo veremeyişinizin bir sürü sebebi olabilir. Bunu en iyi vücudunuzu analiz edecek bir diyetisyen ile bulabilirsiniz. Bence bu şekilde kendi kafanıza göre bir diyet uygulayarak sağlığınızı riske etmek yerine, bir diyetisyenden destek alın.

3 gün vegan 4 gün normal gıda mantığını da anlamadım. Ekmeksiz beslenmek doğru düzgün beslenmek demek değil, vücudun karbonhidrat'a da ihtiyacı var. Ama doğru karbonhidrata.
0
anten
(28.06.22)
@Divit +1. fikren en azindan.


Kapsamli bir yorum icin.Bir miktar bilgiye ihtiyacimiz var. Birincisi boy, ikincisi cinsiyet, ucuncusu yas. Boyun cevresi bel cevresi omuz cevresi gibi Vucut olculeri de guzel olurdu ama bu seviyede cok onemi yok. Ayrica suan tukettiginiz kalori miktari. OMAD , IF vs. bunlarin uzun vadede hic bir onemi yok. Yarismaci / ozel hedefli degilseniz yemek timingi sadece sizi oyalamak icin ise yariyorsa anlamli onun disinda bir onemi yok. Anektodal verinin onemi yok bilimsel veri boyle.

Onun disinda az yemek vucudunuzu stresse sokar. vucud bununla mucadele eder. Kasim azalmis olamaz diye dusunmek yanlis. Cunku sadece sahip olunan kas olarak degil vucud processlerini yavaslatir, sindirim hiziniz duser, daha az cinsel istek duyarsiniz vs. Daha az ayaga kalkarsiniz daha az hareket edersiniz. Siz kendinizi zorladikca vucud drenir sonucunda da birakacak noktaya gelir geriye verdiginiz kiloyu alirsiniz.

Sizin bunu farketmeniz mumkun degil. Kilo verme daha dogrusu yag kaybetme surecinde yapilan en common ve en buyuk hata az yiyip uzerine daha fazla hareket etmeye calismaktir. Bazi kisilerde bu durum oyle bir noktaya varir ki tekrar yag yaktirabilmek icin once onlara kilo aldirmak gerekir. Bilgileri verirseniz kapsamli yol haritasindan bahsedebilirim.
0
wallcan
(28.06.22)
oncelikle kalori hesabi mantiksiz olmasa da cok gerekli bir sey degil. bir avuc yer fistigi 600 kalori diye 600 kalori almazsin. ama 600 kalorilik toz seker yersen buyuk ihtimalle 600 kalori alirsin. 600 kaloriyi aldin diye vucudun bunu muhasebeye yollayip 600 kalori girdi diye kaydetmez. cok kisisel bir durum bu.

duzenli uyku bazi kisiler icin cok etkili bir diyet duzenleme unsuru iken bazilari icin stresten uzak durma falan olabiliyor. bunlar hep insanin kendini tanimasiyla alakali.

yani yillar boyunca insanlar yumurta ve sebep oldugu dusunulen kolesterolden uzak durmaya calisti ama simdiki calismalar diyor ki diyetle alinan kolesterol nerdeyse hic etki etmiyor vucuttaki kolesterole.

kilo vermekten ziyade vucut yapinizi degistirmeniz onemli. her gun tartilmak yerine uc-dort gunde bir bel ve basen olcunuzu alin. baldir ve kol cevrelerini hesaplayin. sonra kiloyla birlikte not alin. degisim gorecekseniz.

vucut ayrica sabit 2000 kalori yakacak diye bir durum da yok. vucudun kendi mekanizmasi var. diyete gore, strese gore, hayat sartlariniza gore yakilan sabit kalori miktari cok da sabit kalmiyor. bu yuzden ac kalinarak verilen kilolar hemen geri aliniyor. e bir omur de ac kalmak zor. araba benzini az kalinca benzin yakmayi birakmiyor ama durmaya yelteniyor. vucut da 2000 yakmam lazim dur hemen yaglari yakayim demiyor. 2000 i dusurebilir miyim diyor? daha az hareket ediyor, beyin fonksiyonlarini kisitliyor vesaire. bunlar belli bir matematige gore olmuyor. yani her 100 kilo 1.80 insanda ayni seyler ayni sekilde olmuyor.

cok dusuk kalorili diyet obezite haricinde onerilmiyor zaten.

kan tahlili diyetisyen gozetimi vesaire sart. fakat sahsi onerim diyetinizde kalori hesabindan ziyade yag oranini arttirmaniz. cok dusuk yag oranlari sindirim sistemini, microbiomunuzu, emilimi negatif etkileyen bir etken.
0
gel gel sarisinim sag yap gel
(28.06.22)
haftada birden fazla tartılma.
0
kveldulv
(28.06.22)
valla ben de veremiyorum bazen gitmiyor. çareyi cerrahi müdahale+sporda bulmuştum geçmişte. bazen ufak dokunuşlar gerekiyor diyet yetmiyor. şimdi yine veremiyorum. ama artık spor + müdahale için de param yok. destekleyici birşey lazım yanına tek diyetle olmuyor
0
photo85
(28.06.22)
Yanlış anlaşılmasın ama bi tuvalete çıksan, tartıda farkedersin gibi geldi. Türkçede bağırsak hareketi diyince anlaşılsa keşke.

Kabızlık durumları var gibi.
0
gabe h coud
(28.06.22)
(13)

Bir arabada aradığınız olmazsa olmaz özellikler (kısıtlı bütçeyle)

comp
bütçeniz az hangi özellik ille de olsun istersiniz? o özellik olmazsa araba almayacak, bekleyeceksiniz, o derece bi arayış.otomatik vites, filan tip şanzıman, eds, abs dahil;arabadan arabaya opsiyonlu olan en temel aradıklarınızı sayar mısınız?hayat kurtaran/kolaylaştıran özellikleri soruyorum bi ne
bütçeniz az
hangi özellik ille de olsun istersiniz?
o özellik olmazsa araba almayacak, bekleyeceksiniz, o derece bi arayış.

otomatik vites, filan tip şanzıman, eds, abs dahil;
arabadan arabaya opsiyonlu olan en temel aradıklarınızı sayar mısınız?

hayat kurtaran/kolaylaştıran özellikleri soruyorum bi nevi
teşekkürler
0
comp
(27.06.22)
Bence; anahtarsız giriş ve çalıştırma, hız sabitleyici (adaptif olursa hele), en azından arka park sensörü (otomatik parka kadar yolu var), tüm camlarda tek dokunuşla açma-kapama, otomatik klima, otomatik farlar/yağmur sensörü/otomatik kararan ayna.

Zibilyon tane donanım sayılabilir tabii ama bence bunlar en temel ve olmazsa olmazlar.
0
orient blue
(27.06.22)
park sensörü.
tabi bütçe az ise insan her türlüsüne razı olur. bu anlamda özellikten ziyade mümkün olan en düşük km ve iyi bakılmış araç ararım. hatta yeni çıkan kurumsalları tercih ederim. en azından bir muhatabın belli bir km garantin olur.
0
lazpalle
(27.06.22)
hayat kurtaran: acil fren destek sistemi - çarpışma/kaza önleyici olarak bilinir genelde. olmazsa olmazdır.
Çoklu hava yastığı olabilecek en bolundan,

bunlar güvenlik ve yaşam için olmazsa olmazımdır, olmayanını satın almam.

sonrası hız sabitleyici, anahtarsız giriş, matrix led far, android auto/carplay, şerit takip, kör nokta.
0
atom karincanin torunu
(27.06.22)
Hız sabitleyici uzun yolda çok işe yarıyor. Eğer sürekli uzun yol gideceksem beklerim, ama genelde şehir içi kullanacaksam umursamam.

Şehir içinde yokuş kalkış desteği güzel, ama düz bi şehirdeyseniz çok da mühim değil.

Airbag olmayan araba oluyor mu bilmiyorum ama ikinci el bakacaksanız özellikle kontrol ettirin, yoksa almayın.
0
plutongezegendegilmi
(27.06.22)
Bazi ozellikler sonradan da eklenebilir, mesela park sensoru ya da bluetoothlu ya da buyuk ekranli navigasyonlu android radyo tablet gibi.

On arka otomatik cam olmali. Hala arka camlari kollu olan arabalar var.

Seritte tutma kontrolu bazen ise yarar oluyor. Cruise control ve direksiyondan ses kontrolu vs. de konforlu.

Bir de klima kontrolleri eski tip olmali. Tusu cevir sabit kalsin bakmadan ayarlayabil. Kesinlikle dijital (dokunmatik falan) olmamali. Bir tanidigin arabasinda dijital klimada hava girisini ic sirkulasyona cevirince 5 dakika sonra otomatik disaridan almaya ceviriyodu mesela. Cok kotu...
0
mirafiori
(27.06.22)
güvenlikle ilgili donanımlar olabilir.
Yokuş kalkış desteği özellikle yokuşlu bir şehirde çok işe yarıyor.

Onun dışında ayağını yerden kessin yeter.
0
anten
(27.06.22)
her şey olsun istersin ama istetmesi olmayan, arka camı çevirmeli kol arabaya 400 bin tl istiyorlar. arabaya milyon verip hayatımı 10 sene krediye adapte edemem. ekonomik durumum olduğunda aracın motor gücü ve güvenlik benim için konfordan önce gelir.
0
mikahakkinen
(27.06.22)
otomatik klima çok gerekli bir icat bence. hatta hız sabitleyiciden daha önemli benim için.
şunları da sayabilirim

otomatik vites
esp + abs
led veya xenon far
4 cam otomatik
bluetooth (sonradan ekledim :)

bu yukarıdakiler olmayan arabayı kesinlikle almam şu an.
0
roket adam
(27.06.22)
hiz sabitleme (mümkünse adaptif) ve otomatik yanan far
0
helenart
(27.06.22)
C sinifi veya daha buyuk olması. Kucuk araba almam. B sinifi polo, yaris vs almam mesela. Asla kucuk arabaya binmem.
Bir de 4 cam otomatik olmali. Klimasiz araba var mi bilmiyorum da varsa da klimasiz araba asla almam.

Nitekim ilk araba baktigim zamanlar B sinifina yetiyordu butcem, almadim israrla. C sinifi alana kadar arabasız takildim.
Su an da C sinifi kullanıyorum ama bir tik buyugunu alma imkanim olsa alırım hemen.

Sunlar da "bunlar yoksa asla almam" diye diretmeyecegim ama sansimi sonuna kadar zorlayvagim, özellikle arayacagim donanimlar:

Bluetooth
Park sensörü
Otomatik katlanir ayna
Silecek sensoru
Hiz sabitleme

Bunlardan Bluetooth gibi sonradan eklenebilen donanimlari eklerim yoksa eger.
0
stavro
(27.06.22)
Otomatik vites, far sensörü, hiz sabitleme ve acilabilir cam tavan
0
c1b2k3
(27.06.22)
esp bence önemli, ön cam buz ve bug giderici kışın çok fark ediyor benim araçta yok arka cam da var ön camda yok haliyle kış sabahları 2-3 dk buzun buğun çözülmesini bekliyorsun olsa güzel olurdu bence.

sogutmalı torpido uzun yolda ve yalıtım bence çok önemli uzun yolda aynı şekilde dengeli süspansiyon

haliyle d sınıfı otomobil candır. özellikle uzun yolda keyifli bütçem yeterse d sınıfı otomobil.
0
Fritz-X
(27.06.22)
Otomatik vites, park sensörü, silecek sensörü, otomatik far bildiğim özellikler içinde konfor öncelikleri listesinde.
0
epitaf
(27.06.22)
(2)

Epilepsi(sara) hastaligi isten cikarilma sebebi midir?

ala09
bu mumkun mu? sanirim hasta kisi tazminatiyla ayrilabiliyor bu sorunundan dolayi ama isverenin hakki nedir? bunu isverene bildirmek zorunda miyizdir?tesekkurler
bu mumkun mu? sanirim hasta kisi tazminatiyla ayrilabiliyor bu sorunundan dolayi ama isverenin hakki nedir? bunu isverene bildirmek zorunda miyizdir?
tesekkurler
0
ala09
(27.06.22)
işin niteliğine göre değişmesi lazım. pilot olamaz ama masabaşı iş yapabilir sonuçta.
işveren hastalığı bilip işe aldıysa sonradan bunu kullandıysa ya da yapabileceği işten hastalığı kullanıp işten çıkardıysa -hukukçular düzeltsin yanlışım varsa- ama hakkını arasa iyi olur işten çıkarılan. işe başlarken imzalanan kağıtlarda yazar bu gibi durumlar.

nöbetler kontrol altında ya da hayatı belirgin etkilemeyen bir durumdaysa bunu da hastaneden alınacak sağlık raporuyla kanıtlar. hastalığı mantıken sebep olarak kullanamaması lazım bu durumda da.
0
bass solo take one
(27.06.22)
iş tehlikeli bir işse atıyorum şantiye'de çalışman gerekiyordur, fabrika vs gibi bir yerdesindir bunu bildirmek gerekebilir. Ya da iş gereği araç sürmen gerekiyordur. İş güvenliğini riske attığın için ve bu durumu bildirmediğin için işveren sözleşmeyi feshedebilir.

Babam da bu hastalıktan çok çekmişti oradan biliyorum biraz.

www.turkepilepsi.org.tr

şuraya bakarsanız fikir verir biraz.
0
anten
(27.06.22)
(4)

Avrupaya en kolay yoldan nasıl gidilir??

Baby Shark
Belli bir birikimim varr,daha da rahat etmek için 1 sene daha çalışacağım. Biriktirdiklerim ile avrupaya gitmek istiyorum.tanıdıklarım varr,ancak iki cihan bir araya gelsede yardım etmezler.bu noktada tek başınayım.bu ülkeye beni bağlayan hiç-bir şey yok. İngilizce bilmeyen insanlara cokk fazla imka
Belli bir birikimim varr,daha da rahat etmek için 1 sene daha çalışacağım. Biriktirdiklerim ile avrupaya gitmek istiyorum.tanıdıklarım varr,ancak iki cihan bir araya gelsede yardım etmezler.bu noktada tek başınayım.bu ülkeye beni bağlayan hiç-bir şey yok.

İngilizce bilmeyen insanlara cokk fazla imkan varr.mesela ingilizcenin ana dil olduğu ülkelere dil kursu ile gidiyorlar.orada part-time çalışabiliyorlarmış.ben ingilizce biliyorum.hatta mesleğim o alanda...ama standartlarımı iyice düşürdüm...her işi yaparım diyorum...garsonluk,bulaşıkçılık...yeter ki orada kazandığım para,burada bir şeye benzesin.aileme burada maddi yardim sağlamak istiyorum.

O'yüzden avrupayı seçtim hani aileme yakın olsun diye,aileme bisey olursa geri dönebileceğim mesafede olsun.

Durumuma bakınca avrupada ingilizcenin yanina ekleyebileceğim bir ülkenin dilinin kursuna giderken,minimum orada 2 yıl part-time çalışma imkanı peşindeyim.bir de bu ülke elbette oldukça ekonomik olmalı.eğer dil kursu hayal ederek fazla uçuyorsun derseniz,yüksek lisans olanaklarından bahsetmenizide beklerim...sözel bölümler bana hitap ediyor okumak için.elbette master yapmak güzl birşey...ama ben idealist değilim.. Yuksek lisans orada kalıcı olabilmek için bana sadece aracı olacak.başka bir gözle bakmıyorum master'a..
0
Baby Shark
(26.06.22)
„Ekonomik“ ülkede bulasikci/garson olarak alacaginiz maas da cok „ekonomik“ olacak, ancak kendinize yetecek, bunu biliyorsunuz degil mi?

Isiniz aranan bir meslekse direkt ise basvurmayi dusunebilirsiniz.
0
kuehles blondes
(27.06.22)
Garsonluk ve bulaşıkçılık için gittiğinde sömürülürsün. Beklentin nedir bilmiyorum ama başka ülkede ekonomik sıkıntı içinde olmak kendi ülkende olmaktan daha kötü. Bir de rahatını bozacaksın ekstradan.

Ayak işlerinde çalışırken kendini hiçbir konuda geliştiremezsin. O yola girdin mi geri dönüşü yok.
0
OrangeYellow
(27.06.22)
Mesleğinizi bilmiyorum. ama sosyal bilimler alanında Avrupa'da akademik kariyer dışında çok bir şey beklemeyin.

Tabii bir de yüksek lisans konusu ciddiye alınır genelde. Yani atıyorum orman mühendisliği mezunusunuz ve sosyoloji yüksek lisansı yapmak istiyorsunuz. Ne alaka derler çoooook iyi ve ikna edici bir motivasyon mektubu lazım:)

www.mastersportal.com adresine bir bakın. Burada türkiye'de olmayan ama mesleki olarak avantaj sağlayabilecek master programları bulabilirsiniz.

Dil okulu genelde bir işe yaramaz. Ama yüksek lisansın şöyle bir avantajı var, o ülkede en az 2-3 yıl oturum hakkı sağlar. Okul bittikten sonra 1 yıl da iş arama izni verirler.

Avrupa'da iş bulabilirsiniz. Hatta türkçe bilenlere yönelik beyaz yaka işler de var. Ama genelde o işleri uzaktan değil, o ülkedeyken bulabilirsiniz. Genelde ilk şartları geçerli bir oturum/çalışma izni olması. O yüzden yüksek lisans yine bir avantaj bu anlamda.

Alanınıza yakın, geçerli bir meslek sunabilecek yüksek lisans programlarını kovalayın.

Burada da ülke faktörü önemli.

Mesela macaristan, çek cumhuriyeti gibi yetişmiş iş gücüne ihtiyaç duyan ülkeler daha uygun okul fiyatları ve öğrenciler için daha fazla haklar sunabiliyor (daha uzun süre çalışma izinleri vb)

Gelişmiş Almanya, Fransa gibi ülkeler ise daha sıkı bu konuda. Mesela öğrenciyken çalışma saatleri çok kısıtlı. Eğer ciddi bir maddi birikiminiz yoksa 1-2 sene boyunca orada kazandığını paralar yetmeyecektir. Ya da türkiye'de uzaktan çalıştığınız düzenli bir işinizin olması iyi olabilir.

Bu önemli çünkü almanya ya da fransa gibi ülkelerde part time işlerden kazandığınız paralar ancak mutfak masrafınızı çıkarır. Kira mira gibi kalemleri ödeyemeyebilirsiniz.

İsveç bildiğim kadarıyla öğrencilere çalışma saati sınırı koymuyor. Yani enerjiniz varsa, tam zamanlı çalışmanız mümkün eğer değişmediyse. Ama isveç'te de okulların eu-dışı ülkelerden talep ettiği kayıt ücretleri inanılmaz. Hani bir yüksek lisans için neredeyse 700-800bin TL ödemeniz gerekebilir.

Yine de studyinsweden.com portalına bir göz atabilirsiniz.

İtalya ve ispanya yüksek lisansların şaşırtıcı derecede düşük fiyatlara sahip olduğu iki ülke. Ana sebebi gençlerin iş olanakları yüzünden ülkede durmayışı. Yıllık 500-600 euro vererek bile bir yüksek lisansa yazılabilirsiniz. Amaaaa... İtalya'da haftada 20 saat gibi bir çalışma izniniz var yanılmıyorsam. 20 saat çalışarak italya'da nasıl geçineceksiniz?

her ülke ihtiyaçlarına göre belli alanlarda yüksek lisans yapacak öğrencilere ayrıcalık tanıyor. Mesela Almanya'da "e-ticaret" üzerine bir yüksek lisans programı vardı. Tamamen ücretsiz. Üstüne temel düzeyde barınma yardımı veriyor. Yanılmıyorsam polonya'daki bir üniversite ile köln'deki bir üniversitenin ortak programı. Ama başvuru koşulları çok çok zorlu.

Mesela almanya ve ingiltere'de yaşlı bakım hizmetleri, fizyoterapi gibi alanlarda eğitim programları ya çok ucuz ya da bedava. Ama bu mesleği yapabilir misiniz?

Ya da bazı ülkeler tarım, ormancılık gibi alanlarda yüksek lisansa gelenlerden para istemeyen okullar var.

Bazı üniversiteler nadir de olsa türkiye'yi eu'ya dahil sayıyor. O zaman başvuru ücretleri aşırı düşebiliyor.

Birkaç sene önce iş bularak avrupa'ya gitmek daha kolaydı. Ama son yıllarda çok göç oldu. Bu konu o kadar kolay olmuyor artık. Çünkü zaten orada hali hazırda bir iş gücü oluştu birçok ülkede. Yeni adam arayan "türkçe bilen" bile arasa, önce kendi ülkesindeki türkçe bilen community'den yürüyor. Çünkü zaten çalışma izni olan birileri var orada artık.

O yüzden bütçeniz ve sabrınız varsa yüksek lisans çok fena bir opsiyon değil. Ama doğru ülke, doğru program ve biraz şans.
0
anten
(27.06.22)
Yüksek lisans dışında belli meslek dallarında geçerli bir sertifikanız ve tecrübeniz varsa, bu alanlarda bir "iş kurarak" ankara anlaşması şartlarından yararlanabilirsiniz.

Garsonluk vs gibi vasıfsız işler yerine bu alanlarda "meslek" sahibi olmak daha avantajlı olur.

Bu elbette ciddi bir sermaye, tecrübe ve bol bol evrak işi demek. Tabii gittiğiniz ülkenin dilini de bilmeniz önemli.

Ama eğer vaktiniz ve enerjiniz varsa bir göz atabilirsiniz. Tabii kesinliği yok.

Yine de şunu biliyorum, mesela türkiye'de meb onaylı "kuaför ustalık" belgesi olup da avrupa'da dükkan açan bir kuaför duydum. Tabii dil biliyordu o.

Ama bu şartlar için o mesleği türkiye'de belli bir süre yapmış olmanız gerekli.

Genelde avrupalılar meslek sahibi insana ihtiyaç duyuyor. Tesisatçı, kuaför, motor teknisyeni, aşçı vb gibi meslekler dönem dönem talep görebiliyor. Ama bu zaten mesleği o olan insanlar için bir avantaj. Sırf bunun için sıfırdan bu işlere girilir mi tartışılır.

Üçüncü ve son seçenek girişimcilik. AB ülkelerinin birçoğunda Ankara anlaşması geçerli. Eğer bir iş fikriniz varsa ve ülkenin belirlediği kriterleri o alanda karşılıyorsanız iş kurmanıza müsaade ederler.

Mesela grafik tasarımcı bir tanıdığım "tasarım şirketi" kurarak bu anlaşmayla ingiltere'ye yerleşti. Türkiye'de ve ingiltere'deki müşterilerine tasarım hizmetleri veriyor şahıs şirketi üzerinden. Türkiye'ye yaptığı işler de hizmet ihracatı kapsamına giriyor öyle de bir avantajı var.

Ama gördüğünüz gibi o da zaten türkiye'deki mesleğini orada sürdürüyor. Ankara anlaşması daha çok serbest çalışan meslek sahipleri için iyi bir seçenek.

Özetle Avrupa'ya gitmenin ana kriteri bir yetkinliğinizin olması.
Bu eğitim olabilir, bir meslek olabilir yeter ki bir ihtiyaca cevap olsun.
0
anten
(27.06.22)
(5)

Spor salonu olayı

ırene adler
》》 Hi all,bir süredir merak ettiğim bir konu var. Spor salonuna başlayan insanlar oluyor. Ağırlık antrenmanı yoğunlukta ve bazen de fitness yapıyorlar. Personal trainer hizmeti almıyorlarsa hangi aletten kaç tekrar vs yapmaları gerektiğini nasıl biliyorlar? İşin bir de beslenme kısmı var,protein agi
》》 Hi all,bir süredir merak ettiğim bir konu var. Spor salonuna başlayan insanlar oluyor. Ağırlık antrenmanı yoğunlukta ve bazen de fitness yapıyorlar. Personal trainer hizmeti almıyorlarsa hangi aletten kaç tekrar vs yapmaları gerektiğini nasıl biliyorlar? İşin bir de beslenme kısmı var,protein agirlikli (yumurta,tavuk,ton balığı vs) bir beslenmeye geçiliyor bir de. Burda da kendileri mi hesaplıyorlar almaları gereken protein miktarını?


Kendimi çok güçsüz hissediyorum. Biraz kaslarımı geliştirmek ve yağ yakmak için salona yazılayım diyorum. Hiç anlamam bu işlerden. Personal trainer tutmalı miyim?


Bu zamana kadar sadece yürüyüş ve yüzme yaptım spor olarak.
0
ırene adler
(25.06.22)
Fitness blogları, iyi gelişmiş arkadaş önerileri ve youtube videolarından öğreniyorsunuz. Özellikle youtube'da gerek amatör gerek ünlü birçok kişinin hazırladığı antrenman programları var. Bunlar başlangıç, orta seviye ve ileri diye ayrılıyor.

O zaman neden personel trainer'a para veriyoruz diyebilirsiniz. Veriyoruz çünkü pt sizi sürekli izliyor, hangi harekette zorlandığınızı, hangisini yanlış yaptığınızı nerenizin daha çok antrenmana ihtiyaç duyduğunu görüp organik bir şekilde program ayarlıyor. Ayrıca yediğinizi içtiğinizi kontrol ediyor, size gaz veriyor ve size sadece gününde salona gidip söyleneni yapmak düşüyor. Haliyle maksimum verim alıyorsunuz.

Ama kendi başınıza yapılmayacak bir şey yok. 2 senede değil 3 senede istediğiniz vücuda ulaşırsınız ama yaparsınız. Bir noktadan sonra kendi vücudunuzu ve yaptığınız sporun doğru mu yanlış mı olduğunu anlamaya başlıyorsunuz zaten. Bir çeşit spor zekası gelişiyor.

Ancak pt yokken size gerçekçi gelmeyen 6 ayda bilmem ne olun tarzı şeylerle vakit harcamayıp uzun vadeli, "sıradan" duran programları takip etmeniz faydanıza olur.
0
akhenaten
(25.06.22)
Bir kası efektif çalıştırmak için gereken ağırlık maksimum 1 tekrarlık ağırlığın %65-80 arasında 8-12 tekrar yapabildiğin ağırlıktır, aynı kas grubunu da haftada 15-25 set arası çalıştırabiliyorsan tamamdır ve bu bu formül evrenseldir, yani ben de sırtım için mesela haftada 20 set antrenman yapacağım sen de, ha ben 200 kiloyla deadlift yaparım sen 30 kiloyla yaparsın onu kendine göre ayarlayacaksın, bunu bildikten sonra kendi programını yapabilirsin birine ihtiyaç duymadan. Bunun için de internette binlerce kaynak var. Beslenme için de yine benzer formüller var kendine uyarlayıp uyguluyorsun. Ha ama sen diyorsan ben bu konuda hiçbir şey bilmiyorum araştırmayla da uğraşamam, o zaman PT başlangıç için iyidir.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(25.06.22)
Salona kaydolunca oradakiler bir süre idare edecek bir program hazırlayıp bir tur gösteriyorlar genelde
0
kisa
(25.06.22)
appler youtube kanalları bunun için. Mesela bodybuilding.com'da onlarca program var ihtiyaca göre.
0
anten
(25.06.22)
PT tut hocam. En kötü ilk 3-6 ay öğrenirsin neyin ne olduğunu elemandan, sonra kendin devam edersin. Benim bu sene yaptığım en güzel harcamaydı PT tutmak. Tabi PT'nin de iyisi var kötüsü var, ona dikkat etmek lazım.

Ama vücut geliştirme işi baya karmaşıkmış, ben bu kadar olduğunu bilmiyordum. Yani kendini sakatlama kısmı hariç (ki bu da baya yaygın), en efektif nasıl ilerleyebileceğini bulmak için bile baya bir bilgi ve deneme yanılma süreci gerekiyor. PT ile bu süreci çok hızlı ilerletiyorsun.
0
plutongezegendegilmi
(25.06.22)
(5)

arsa alirken nelere dikkat etmeli

baldur2
son donemlerde ozellikle arsa alin uzerine tinyhouse yapin oldu bitti super yatirim diyenler var epey. mesela bunun icin ne kadar butce gerekli, ege'ye falan mi bakmak gerekli, boyle bir sey arti airbnb mantikli mi? butcem de mesela 500-600 bin diyelim? arsanin imari olmasi lazim sanirim, bir de yer
son donemlerde ozellikle arsa alin uzerine tinyhouse yapin oldu bitti super yatirim diyenler var epey. mesela bunun icin ne kadar butce gerekli, ege'ye falan mi bakmak gerekli, boyle bir sey arti airbnb mantikli mi? butcem de mesela 500-600 bin diyelim? arsanin imari olmasi lazim sanirim, bir de yerlesim yerlerine yakin olmali ki ileride degerlensin dogal olarak? baska nelere dikkat edilmeli? arsa genelde al unut tarzi bir yatirim midir yoksa hemen uzerine ev-villa dikilerek kisa vadede de kar getirir seklinde bir eyleme mi girisilmeli?

illa butce soylemem gerekirse 600-700 bin lira.
0
baldur2
(25.06.22)
Tapu kayıtlarına bakıp hisseli olup olmadığı, üzerinde herhangi bir şerh olup olmadığı veya davalı olup olmadığına bakabilirsin.

Belediyeden imar durumunu.

en son çok garanticiysen kadastrodan çalışma olup olmadığını sorabilirsin. tabi fiziken gördüğünü varsayıyorum.

ciddi bir yatırım yapıyorsan haritacı götürüp fiili durumun tapu kayıtlarına uyup uymadığını da tespit ettirebilirsin
0
paintov
(25.06.22)
Sorunun tamamına değil de bir kısmına cevap vereceğim.

'Satılık arazi. Üzerine tinthouse veya prefabrik ev yapabilirsiniz' sözü bazı .. .emlakçıların kullandığı bir argüman.

Doğrusu şu şekilde. Bir arazinin, yola cepheli olması koşuluyla ve belediyeden gerekli izinleri alarak 5000 metrekareden büyük olan kısmına kısıtlı büyüklükte ve kısıtlı yükseklikte bina yapabilirsin.

İmar planı uygulanmış arsalara ise imar planında belirtildiği şekilde bina yapabilirsin ki bu arsalar zaten yeterince değerlenmiştir.

Her iki durumda da yapacağın binanın, (trafiğe tescilli, çekilebilir durumda olanlar hariç) konteyner, tinyhouse, prefabrik, ahşap, betonarme olması arasında hiçbir fark yoktur.

Yani 5000 metrekareden küçük, imar planı uygulanmamış araziye yaptığın her şeyin adı gecekondudur ve bir gün belediye onu başına yıkıp, yıkım parasını senden alabilir.

Bu konuda bazı ... emlakçılara çok sinirliyim.
0
Mirket
(25.06.22)
Valla alma işini bilmem de aldıktan sonra askıya çıkan belediye ilanlarını takip et. Senin arsanı alıp saçma sapan yerde sana arsa verebiliyor. Askı süresinde görmez, itiraz etmezsen her şey bitiyor.
0
fikox
(25.06.22)
genel olarak yukarıda yazılanlar +1
alacağın arsanın yola cephesi mutlaka olsun
elektrik, su, telefon hatlarına uzak olmasın, altyapının olmadığı yerlerde bu işleri yaptırmak inanılmaz zor.

İş ve arkadaş çevremden birçok kişi kuzey marmara otoyolu sevindikli, şemsettin köyü civarlarından yerler aldı, bahçe falan yaptılar, hafta sonu istanbuldan 45 dakikaya gelip takılıyorlar.

İstanbula yakın olsun dersen kuzey marmara otoyolu çıkışlarına yakın köyler bölgelerine bakabilirsin.

Yalova çiftlik köy/ kılıç gişelerine yakın bölgelere de bakılabilir. Bu yerler geçen 5 sene de çok değer kazandı, körfez geçiş köprüsü yapılınca ve yeni osb alanları tescillendiğinde.
Yine de bölgedeki osb'ler yeni yeni kurulmaya devam ediyor, uzun dönemli olarak mantıklı bir seçim olur, 5-10 sene içinde bu Osb'ler ve yan sanayileri tamamlandıkça büyük bir nüfus artışı olacak.
0
sealth
(25.06.22)
Gözünün önünde olmayacak yerlerden alma. Yukardaki sebeplerin tümü kaynaklı söylüyorum bunu.


Bir gün bir bakmışsın belediye ortasından yol geçirmiş haberin bile olmamış:)

Bir de bu tiny house falan işleri özellikle inşaat aşamasında teferruatlı. Çok fazla bürokrasi ve belge var. O instagram hayalleri, youtube blogları belediyede belge peşinde koşarken kayboluveriyor.

Bu arada o tiny houseları çalıp götürüyorlar vinçle gelip ücra yerlerdeyse arsanız.

Ne kadar güvenilir bilmiyorum ama bir iki gayrimenkul firması proje arsa satışlarına başladı. En azından temel düzeyde bir yaşam alanı oluşturuyorlar arsaların ortasında, hastane, okul, dükkan vs gibi. Sonra herkes kendi arsasına istediği evi dikiyor.

En azından çevrede insan yerleşim olacağı için güvenli olabilir.
0
anten
(25.06.22)
(6)

Ege'de yüzerken köpekbalığına denk gelme ihtimali

makbur
ege güllük körfezinde paletlerimi gözlüğümü falan kuşanıp her yaz uzun uzun yüzerim açıklarda insan olmayan yerlerde.lakin geçen sene enişte zıpkın avında sığ suda 2 tane 2 metrelik köpek balığı gördüğünü söyledi.hemen altımızdaki gökova körfezinde de görüldü haberleri var.denk gelenleriniz oldu mu?
ege güllük körfezinde paletlerimi gözlüğümü falan kuşanıp her yaz uzun uzun yüzerim açıklarda insan olmayan yerlerde.

lakin geçen sene enişte zıpkın avında sığ suda 2 tane 2 metrelik köpek balığı gördüğünü söyledi.

hemen altımızdaki gökova körfezinde de görüldü haberleri var.

denk gelenleriniz oldu mu?

bu balıklar insana saldırırlar mı?

kaydedilmiş bir saldırı var mı? -ben bulamadım-
0
makbur
(24.06.22)
Gördüğü şey camgöz muhtemelen insana saldırmaz zararsız fakat yüzerken görsem ben de korkarım
0
freebird5406_2
(24.06.22)
Köpekbalığına gelene kadar daha sık görülen saldırgan balıklar var. Müren mesela.
0
nvidia
(24.06.22)
ben cocukken kilic baligi cok olurdu, fethiye'de.
0
Ley
(24.06.22)
Ege'de ben uzun yıllardır böyle bir olay yaşandığını duymadım.
Her yaz ege'deyim.
0
la traviata
(25.06.22)
@nvidia

haklısın fakat müren'i daha çok diplerde ve kayaların arasında diye biliyorum
0
🌸makbur
(25.06.22)
marmara'da bile denk gelebilirsiniz.

Bizim buralarda camgözler çok oluyor. Bunlar plankton falan yer.

TAbii türkiye sularında da geçmişte köpekbalıklarının insana saldırdığı olmuş nadiren de olsa. Marmara'da bile.

Sonuçta büyük beyazlar bizim sularda da geziyor. Ege'de falan açıklarda denk gelme ihtimalinizi var. Edremit'te balıkçıların büyük beyaz köpekbalığı yavrusu yakaladığı olmuş yakın zamanlarda bile.

Bu konuda hakan kabasakal diye bir bilim adamımız epey araştırma yapıyor. Türkiye'de bu konuda en bilgili isimlerden biri.
0
anten
(25.06.22)
(2)

Seo-Eş anlamlı anahtar kelimeler

anten
Seo konusunda kafamı karıştıran bir meseledir bu.odak anahtar kelimenin eş anlamlıları ve related keywordler konusu.Atıyorum anahtar kelimem mühendis maaşları.related konusu kolay:İnşaat mühendisi maaşları, bilgisayar mühendisi maaşları, kamuda mühendis maaşları...Ama eş anlamlı olayı kafamı karıştı
Seo konusunda kafamı karıştıran bir meseledir bu.

odak anahtar kelimenin eş anlamlıları ve related keywordler konusu.

Atıyorum anahtar kelimem mühendis maaşları.

related konusu kolay:
İnşaat mühendisi maaşları, bilgisayar mühendisi maaşları, kamuda mühendis maaşları...

Ama eş anlamlı olayı kafamı karıştırıyor.
Mesela mühendis maaşı eş anlamlı sayılıyor. Peki mühendis maaşı ne kadar? ya da mühendis ne kadar kazanır? bunlar eş anlamı mı sayılır?

Hatta bazen mühendis maaşı ve mühendis maaşlarının bile sonuçları farklı olabiliyor.

Ben bunları neye göre ayıracağım? Şundan korkuyorum farkında olmadan aynı anlamda kelimelere metinde yer verdiğimde overdoz mu kullanmış olacağım?

Mesela focus keywordum mühendis maaşlarıysa semrush diyor ki metinde 10 kere kullanmışsın gayet iyi yeterli. ama eğer mühendis maaşı eş anlamlı sayılıyorsa, ve semrush bunu saymadıysa ama google sayıyorsa, mesela o zaman 10 kere de onu yazma durumunda otomatikman 20 kez kullanmış mı oluyorum o keywordu?
0
anten
(20.06.22)
Eş amlamlı ile lomgtaili karıştırıyorsunuz. Lomgtail dahil hepsini sayabilirsiniz.
0
kaset
(21.06.22)
@kaset,
Teşekkürler.

Aslında demek istediğim şuydu focus keywordum mühendis maaşı. Ben yazıda mühendis kazancı dedim diyelim ki. Google bunu focus keyword olarak mı sayıyor yoksa mühendis maaşı 1
mühendis kazancı 1 olarak mı sayıyor.

Ya da vegan restoranlar focus keywordum. Semrush'a göre yazdığım makalede 10 kere yazılmış. Bu oran iyi diyor. Ama diyelim ki 10 tane de vegan lokantalar keywordu geçmiş yazıda.

Yani google algoritması şöyle mi sıralıyor bunu:

10 vegan restoranlar+ 10 vegan lokantalar= 20 kere focus keyword kullanıldı.

Yoksa böyle mi:

10 kere vegan restoranlar
10 kere vegan lokantalar kullanıldı.

İki ayrı keyword için de ayrı sıralama oluşturuldu.

Gibi mi?
0
🌸anten
(21.06.22)
(8)

Banka şubesinde yaşlılara yardım ediyorlar mı?

hadi ya la
Ailemden uzakta yaşıyorum. Babam benden sürekli bankacılık işlemleri için ricada bulunuyor. Fakat uzakta olduğum için bankalar güvenlik sebebiyle sorun çıkarıyor. Basit işlemler saatlerimi alıyor.Bugün de birilerine para gönderilecek, kkm hesabı açılacak, dolar alınacak, başka banka hesabına eft yap
Ailemden uzakta yaşıyorum. Babam benden sürekli bankacılık işlemleri için ricada bulunuyor. Fakat uzakta olduğum için bankalar güvenlik sebebiyle sorun çıkarıyor. Basit işlemler saatlerimi alıyor.

Bugün de birilerine para gönderilecek, kkm hesabı açılacak, dolar alınacak, başka banka hesabına eft yapılıp oradan altın alınacak gibi isteklerde bulundu, fakat banka çalışanları internet bankacılığı işlemlerinde yardımcı olurlar mı?

ING Bank.
0
hadi ya la
(20.06.22)
Oluyorlar şubeye gidince tabii. Şubelerin varlık amacı büyük ölçüde bu zaten.
0
jack of hearts
(20.06.22)
oluyorlar ama memurun ruh haline göre değişiyor. Bazısı başından savar hemen
0
anten
(20.06.22)
Yaşlı olmayan kişilere de yapıyorlar bunu, zaten banka şubesinin en önemli işi bu. Yardımcı olmak diye düşünmemize gerek yok
Ama mesela para gönderirken şubeden yapınca komisyon oluyor genelde.
0
michael_knight
(20.06.22)
Internet bankaciliginda olmayabilirler. Su an kismet tam bankadayim yasli biri telefonunu uzatiyor yapsin diye gorevliye ama gorevli cok az yonlendirmeye calisiyor telefona bakmadan cunku yapmamasi gerekiyor kural geregi. Yani aslinda biraz calisanin inisiyatifine bagli
0
floydian
(20.06.22)
ben benzer durumda (hatta halamdı ve alzheimir hastasıydı, fatura, kira, otomatik ödeme vs işlerini ben takip ediyordum) internet bankacılığı için kendi telefonumu vermiştim ve sms şifresi direkt bana geliyordu. bankayla da halamla da hiç muhattap olmuyordum.

babanız bir kereliğine bankaya gidip telefon numarası güncellemesi yapsın ve sizin numaranızı versin. ondan sonrasında kendi bankacılık işlemlerinizi yapıyor gibi kolayca halledersiniz.
0
halanne
(20.06.22)
Şimdi bir banka şubesinden geliyorum. Gişe görevlisinin bir yaşlıya konuyu izah edip işlemini yapması yarım saat sürdü. Kızın sabrına hayran kaldım. Benim şubede 3 dakikalık işi (çipi bozuk kart yenileme müracaatı) halledip çıkmam 1 saat 15 dakika sürdü.

Yaşlıları şubeye yollamak ona eziyet, bence son çare olmalı. @halanne' ın dediği yöntem en uygunu.
0
Mirket
(20.06.22)
Eger babanizda kayitli ise online sube ve tel degistirmek vs gibi isler olmazsa babaniz bi teamviewer yuklesin sizde onun tele baglanip onlinedan yapin. Ben bir kere o sekilde halettim ama yasliya team fln yukletmek cok sikinti
0
eja
(20.06.22)
ben kendi telefonumu girdim sisteme onların adına ben yapıyorum internet bankacılığında tüm işlemleri. yoksa iş zor.
0
jamswety
(20.06.22)
(8)

her sozlesme hukuki midir?

buenosdias
atiyorum, isveren uzaktan calisma ile ilgili bi sozlesme hazirlamis. sacma sapan agir maddeler var ve calisan imzaladi. sonrasinda calisan bu sozlesmedekileri ihlal etti davalik oldu. mahkeme nasil karar verir?aslinda ogrenmek istedigim, herkes kafasina gore sozlesme maddeleri ekleyip imzalattiginda
atiyorum, isveren uzaktan calisma ile ilgili bi sozlesme hazirlamis. sacma sapan agir maddeler var ve calisan imzaladi. sonrasinda calisan bu sozlesmedekileri ihlal etti davalik oldu. mahkeme nasil karar verir?

aslinda ogrenmek istedigim, herkes kafasina gore sozlesme maddeleri ekleyip imzalattiginda kanunen hakli mi oluyor? hakim, bu nasil sozlesme ulan adami koynuna almadigin kalmis diyerekten calisani hakli bulabilir mi?
0
buenosdias
(20.06.22)
kanuna uymayan maddelerin bir geçerliliği olmaz
0
hadsafhada
(20.06.22)
Hayır, sözleşmeler kanuni çalışma şartlarına, tanımlı hak ve özgürlüklere ve ilgili mevzuata aykırı olamaz. Yasal sınırlar içerisinde kalır.

Böyle sözleşmeler imzalansa dahi geçersiz olur.

Detaylı okuma için;

www.google.com.tr
0
akhenaten
(20.06.22)
pekiyi calisan nerden bilecek bu maddelerin sozlesme ile desteklenip desteklenmedigini? her maddenin karsisinda yada altinda xx kanunu xx maddesinde belirtildigi uzere seklinde kaynak gosterilmesi zorunlulugu yok mu?
0
🌸buenosdias
(20.06.22)
Öyle bir zorunluluk bildiğim kadarıyla yok, iş kanununu okuyup çalışan haklarıyla ilgili kitapçıklardan birini elinizin altında bulundurmanız faydalı olur.

Ama bunların farkında olsanız bile hukuksuz sözleşmeye itiraz etmeniz genelde sancılı bir süreç oluyor. İşverenler sözleşmeyi değiştirmek yerine sizi değiştirmeye yöneliyor, siz de bir sürü dava vesaire ile uğraşıyorsunuz inat ederseniz. Sonuçta işinizde kalsanız da huzurunuz kalmıyor. Denetleme ne yazık ki yetersiz.

Genelde bu işler şöyle yürüyor. Sözleşme yapıldığında taraflardan hiçbirinin şikayeti yoksa uygulanıyor. Bir aşamada bu hukuki olmayan sözleşme maddelerinden biri sorun çıkadığında çalışan dava yoluna gidiyor vesaire. Yani önce sözleşme imzalanıyor, kişi zor durumda kalırsa mecbur mahkemeye gidiyor.

Tam hukuki çalışan şirket sayısı da çok az ne yazık ki. Sözleşmelerdeki istisnai fantastik maddeler bir tarafa, herkesin bildiği konular alan Kıdemini alamayan, mesaisini alamayan, ihbar tazminatını alamayan, istifa etmediği halde istifa gerekçesiyle işi sonlandırılan, primi eksik yatırılan, elden maaş verilen, haftalık çalışma saatleri aşılan, iş güvenliği sağlanmayan bir sürü çalışan var. Şikayet olmadıkça otomatik devreye giren işlevsel bir mekanizma yok ama.
0
akhenaten
(20.06.22)
Sözleşmeler normal şartlarda kanunda belirtilmeyen ya da ucu açık bırakılan şeyleri belirlemek için hazırlanır.

Örneğin kanunda haftalık normal mesai çalışma süresi en fazla 45 saattir. Bunun üzeri fazla mesaiye girer diye yazılıdır. İşveren çalışma süresini haftalık 40 saat olarak belirleyebilir. Bunu sözleşmede yazması lazım. Çünkü iş kanunu üst sınırı belirliyor, alt sınır yok.

Benzer şekilde kanunda 1 yılını dolduran çalışan 14 gün (5 yıla kadar) ücretli izin hakkı kazanır diyor. İşveren bunu 16 yapmak isterse iş sözleşmesine yazar.

Her iki durum içinde kanunla çelişen madde yazsa bile (haftalık normal mesai çalışma süresi 50 saattir mesela) o maddenin bir geçerliliği olmaz. Davada kanun ne diyorsa o esas alınır.

Sözleşmede hangi maddenin ilgili kanunun hangi maddesine atıfta bulunulduğunu belirtme gibi bir zorunluluk yok. Esasen kişilerin kendi hak ve özgürlüklerinin farkında olması lazım. Yani 'ben bilmiyordum' gibi bir durum zaten hukukta yeri yok. Ceza kanunu için de "ben hırsızlık yapmanın suç olduğunu bilmiyordum" deyip kurtulamayacağı gibi iş kanununda da "ben ihbar süresinin 2 hafta olduğunu bilmiyordum" demek gibi bir lüksü de yok çalışanın.
0
himmet dayi
(20.06.22)
İş kanununa uymayan sözleşme maddeleri geçersiz olur.
Toplu iş sözleşmesi ya da sendikal anlaşmalar da önemli tabii burada.
Ama önemli olan iş kanununa uygun olması.
0
anten
(20.06.22)
her yasa anayasa'ya uygun olmalı, anayasa'ya aykırı kanun olamaz bunun gibi sözleşmelerin geçerliliği için de bunların kanunlara uygun olması lazım.

Mesela iş kanunun'da günlük çalışma 8 saattir, kısmı nedenler ile 3 saat fazla mesai yaptırabilirsin ama bu fazla mesailerin toplamı da kanunda bellidir.

3 kişi yerine 2 kişi alıp sürekli fazla mesai yaptıramazsın.

kira tahliye taahütnameleri mesela kira sözleşme süresi içinde olmazsa bütün şekil şartları yeri,nde olsa bile geçersiz, tıpkı işten çıkarılırken ibraneme tarihinin işten ayrılan personelin iş veren ile ilişiğinin kalmaması gerektigi gibi.
0
liberal
(20.06.22)
tabi ki değildir.
0
atacaksinfinke
(20.06.22)
(10)

Temettü Emekliliği hk?

tchuck
şimdi buna ayda 3-4bin lira para atayım, 15-20 yıl sonra da en azından tutunacak bir dalım olsun istiyorum.ama bir yandan da tam olarak mantıklı gelemiyor, çünkü mevzuyu tam bilmiyorum sanırım.diyelim ereğli vb. gibi 5-6 tane şirkete her ay düzenli yatırım yapıyoruz.hatta 10-15 yıldan önce temettüyü
şimdi buna ayda 3-4bin lira para atayım, 15-20 yıl sonra da en azından tutunacak bir dalım olsun istiyorum.

ama bir yandan da tam olarak mantıklı gelemiyor, çünkü mevzuyu tam bilmiyorum sanırım.

diyelim ereğli vb. gibi 5-6 tane şirkete her ay düzenli yatırım yapıyoruz.
hatta 10-15 yıldan önce temettüyü de çekmiyor, gelen temettüyle de hisse alarak yolumuza devam ediyoruz.

bu adamların 10-15 yıl sonra "varolacağının" da bir garantisi var mı?
veya 5-6 yıl sonra artık temettü vermemeye başlayacakalrının?

temettü emekliliği denen şey gerçekten güvenli mi bu açıdan bakınca?
yoksa gidip ne bileyim altın, emtia vb. fonlardan yürümeye devam etmek mi mantıklı?
0
tchuck
(20.06.22)
abi vaktim yok uzun uzun yazamayacalım sonra editlerim ama tr de temettü emekliliği maalesef çalışmıyor.
0
hlt1985
(20.06.22)
yurtdışındaki hisseler ile yapılabiliyor mu peki bu iş? yoksa ona "yetkimiz" yok mu?
0
🌸tchuck
(20.06.22)
bu adamların 10-15 yıl sonra "varolacağının" da bir garantisi var mı?
veya 5-6 yıl sonra artık temettü vermemeye başlayacakalrının?

ikisinin de cevabi hayir.

google'a diversification yazip arat. tek bir sirkete yatirim yapma konsepti her zaman asiri risklidir. tek bir sektore yapmak da risklidir. hatta borsa ozelinde konusuyorsak tek bir ulkenin borsasina yapmak bile risklidir. mantiken gayrimenkul, borsa vs farkli farkli araclara yatirim yapiyor olman lazim.
0
hot potato
(20.06.22)
@tchuck yok yok olabilir ama şunu unutmayın tr borsası göl ise yurt dışı özellikle amerika vs resmen okyanus. Çok iyi araştırmak lazım bir de dediğin gibi oradaki rakamlar dolar bazlı olduğu için satın alması vs vs maliyetli baya. Bu arada midas uygulaması üzerinden veya banka uygulamaları üzerinden yurt dışı hisseleri alabilirsin.
0
hlt1985
(20.06.22)
Ben 6aydır uyguluyorum , şu ana kadar iyi gibi gidişat. BES e filan göre bence daha iyi.

Her ay maaşım yatınca aldım hisseleri. Dolar alsam ne kadar dolar alırdım not ettim. Doların bu kadar artmış olmasına ve dolara göre demir çelik sektörü baya ekside olmasına rağmen artıda kalmış portföy.

10-15 yıl sonra ne olacağı belli olmaz , en azında 3 ayda 1 ve yıl sonu şirketleri değerlendirip gerek duyarsan değiştirmen gerekiyor. Büyük olasılıkla gerek olmaz ama kafan rahat eder en azından
0
bnmzz
(20.06.22)
o fonlarin %2-%3 arasi yillik masrafi var, ilk basta az gibi gelse de buyudukce hayvan gibi masraf cikariyor oncelikle onu aklinda tutmani tavsiye ederim, altta cok guzel hesaplamasi yapilmis.

pintidegiltutumluyum.com

"buna 3-4bin atiyim" demissin de temettu emeklili bir meta degil hatayi burda yapiyor bir cok kisi. cok uzun vadeli bir yatirim olarak dusunmen lazim bunu ve burdaki en kritik nokta sirket secimi o da senin piyasa bilgine ve risk algina gore degisir.

"bu adamlar"in tabi ki hicbirinin varolma garantisi yok ama yine dedigim gibi bu sirketlerin varolmayacagini dusunuyorsan zaten uzun vadeli yatirim sana gore degil, burda yine sirket secimi kritik nokta. yani ford otosan'in, arcelik'in 10-15 yil sonra varolmayacagini dusunuyorsan borsa sana gore bir yer degil :)
0
bay b
(20.06.22)
fon harici yurt dışı hisselerinde tl bazında elde ettiğin getiriden gelir vergisi ödemen gerekiyor bunu da ekleyelim listeye.
0
roket adam
(20.06.22)
bist iyidir candır, temettü emekliliği de güzeldir.
amerigan hisselerini midas gibi kuruluşlardan alabilirsin, o da çok iyi fikir. temettü olarak değil de güzel bir sepet yapabilirsin. Tefas üzerinden 5 yıllık getirilerine bakarak bir ya da birkaç yabancı hisse fonu da alabilirsin, yönetim giderleri oluyor tabi ama neticede profesyonel bir kadro yönetiyor.
yalnız şunu söyleyeyim amerigan borsası epey şişik durumda ve büyük bir göçüş olacak, şu an almak ne kadar iyi bir fikir bilemiyorum. Temmuz, ağustos gibi yükselebilirler, şimdi biraz alırım yükselince satıp büyük düşüşü beklerim dersen tabi o da iyi bir fikir olabilir.
Neticede kademeli alım yapacaksın, bist de, s&p500 de, nasdaq da her türlü güzel kazandırır 10-15 yıl tutacaksan.
bu adamların 10-15 yıl sonra "var olacağının" da bir garantisi var mı? Analistlerin yorumlarını takip edeceksin arada, neticede bunlar bir ülkenin milli değerleri olan firmalar. Riski var, spekülasyona açık. Her insanın alabileceği risk farklıdır, uykuların kaçmasın, düştü diye üzüleceksen tatlı canından daha kıymetli değil. Ayrıca düştükçe ekleme yapıp ortalamayı düşüreceğin şekilde bir miktar para tutabilirsin kenarda.
0
tiny penny
(20.06.22)
şunu unutmamak lazım, risksiz yatırım yoktur.

Altın, döviz, gayrimenkul için bile böyle bu.

Borsa, döviz, yatırım fonu, altın gümüş gibi madenler ya da gayrimenkul.
Hepsinin kendine göre riskleri, avantajları, dezavantajları var.

Temettü konusunda birkaç yıldır yatırım yapıyorum.
Hisse söylemeyeceğim ama bist 30 şirketlerinden birine 2-3 sene önce ufak ufak miktarlarla düzenli alım yaptım. 3 senedir de düzenli temettü aldım. 4. sene yani 2023'te tahmin edilen temettü gelirse, toplam temettü gelirim hisse alımı için yaptığım maliyeti çıkarmış oluyor. bundan sonrası tamamen maliyetimin üstüne eklenen bir ek gelir olarak görüyorum. Hisse fiyatı da bu süreçte 3 katına falan yaklaştı.

Hatta şöyle diyeyim, 2015 gibi bir ev almıştım. Sonra sattım gerçi ama o evin şu an kirası ayda 7-8 bin. Ben o evi almak yerine 2015'te bu hisseyi alsaymışım ev parasına, bu sene alacağım yıllık temettü 240-260 bin civarıydı. Bu da ayda 20000 TL'ye geliyor yaklaşık.

Ama bu tabii ki onlarca şirketin olduğu bir borsada tek bir şirket üstünden benim kişisel koşullarımla yaptığım bir hesap.

Yabancı hisseleri işbankası, garanti bankası uygulamalarından alabiliyorsunuz. Ya da midas gibi uygulamalardan.

bu arada o şirketlerin ilerde varolup olamayacağı bir muamma elbette. Yani yabancı şirkettir türkiye'den çekilir, küçülmeye gidebilir, önemli bir müşteri kaybeder, bir sorun yaşar, o sektörle ilgili bir yönetmelik değişikliği olur satışları düşer vs.

Zaten risk dağılımı yapmanın mantığı da budur.
0
anten
(20.06.22)
Genel olarak fikir vermesi için şunu izleyebilirsin.
youtu.be
0
archmage mahmut
(20.06.22)
(6)

marketlerde nasıl bu kadar fiyat farkı olabiliyor?

hlot
kağıt helva alıcam, koska'nın 6'lı kağıt helvası var. bir sürü zincir markette 32 lirayken bir tane daha az bilinen zincir markette 19 lira. nasıl bu kadar fark olabilir? bu sonuncu, ucuzken almış da hala tükenmemiş mi?
kağıt helva alıcam, koska'nın 6'lı kağıt helvası var. bir sürü zincir markette 32 lirayken bir tane daha az bilinen zincir markette 19 lira. nasıl bu kadar fark olabilir? bu sonuncu, ucuzken almış da hala tükenmemiş mi?
0
hlot
(20.06.22)
Son kullanma tarihi yaklaşmış olabilir. Depoda çok vardır, bitsin diye düşürülmüştür.
0
dissendium
(20.06.22)
Raf fiyatlandirmasi ile ilgili olabilir. Diger marketler raf parasi almiyordur belki o firmadan.
0
floydian
(20.06.22)
Marketler artık kafalarına göre etiket basıyorlar. Ciddi anlamda suistimal var.
0
mg3929
(20.06.22)
Bizim evin yakınında da az bilindik bir market var. Piyasada dalgalanma oluyor. Et fiyatı, ped fiyatı, meyve suyu fiyatı, işte koroplast çöp poşetleri vs her yerde aynı anda zam yiyor. Bu market etiketleri bazen 10-15 gün gecikmeli değişiyor. Sistemleri dinamik değil, güncel fiyatı devamlı alamıyorlar diye düşünüyorum.
0
baal
(20.06.22)
Annemlerin evi görece bulunduğum semtten daha fakir bir semtte, ne zaman annemi ziyarete gitsem markete uğrar bir şeyler alırım (gıda, deterjan vs) en son ziyaretine gittiğimde annemin mahallesindeki marketten yaptım alışverişi neredeyse benim her zaman yaptığım alışverişin 2/3'üne maloldu aldıklarım. bu arada market şu meşhur 3 harflilerden birisi.

Sanırım markette çalışan kişi sayısı, marketin kira giderleri, vs markette satılan ürünlerin de fiyatını doğrudan etkiliyor. yani aynı market zincirinin farklı şubelerinde farklı fiyat politikası olabilir, olmayabilir de bilemiyorum ama gördüğüm kadarıyla semte göre fiyat farkı bariz şekilde var gibi.
0
solo
(20.06.22)
o kadar değişken bir konu ki bu.

Zincir marketin sirkulasyonu daha fazla. O yüzden eski stokları bitirp yeni stok siparişi geçmiştir raflara. Onları da daha yüksekten aldığı için fiyat artmıştır.

Küçük marketin sirkülasyonu daha az aldığı için çooook önceden çok ucuza aldığı ürün hala raftadır. Son kullanma tarihi yaklaştığı için de ucuzdan eritmeye çalışıyordur.

Farklı toptancılardan alıyorlardır. Küçük marketin toptancısı o üründe kampanya yapmıştır.

Adam stok eritmek depoda yer açmak için bozulacak ürünü zararına satmaya niyetlenmiştir.

Diğer zincirler raf için "reyon parası" alıyordur. Bu küçük market almıyordur.

gibi gibi.
0
anten
(20.06.22)
(12)

hangi evi seçerdiniz

ishak77
konumu kötü olduğu için ucuz olan evi alıp içini tamamen istediğin gibi dayayıp döşemek mi yoksa konumu güzel olduğu için pahalı olan evi alıp eksiklikleriyle cuk diye oturmak mı ?
konumu kötü olduğu için ucuz olan evi alıp içini tamamen istediğin gibi dayayıp döşemek mi yoksa konumu güzel olduğu için pahalı olan evi alıp eksiklikleriyle cuk diye oturmak mı ?
0
ishak77
(14.06.22)
Konumu iyi olan.
0
excespeace
(14.06.22)
eksikleri neler önemli olan o. tesisat sıkıntısı olan, böcek problemi olan, ısınma sorunu olan, izolasyon problemi olan evlerde oturmak çok sıkıntılı. ama kozmetik sorunlar varsa (kapıları eskidir, mutfağı eskidir vs) çok sorun değil, canımın istediğinde otururum problem olmaz.

mesela kadıköyde falan konumu süper ama 50 yıllık evler var. duvarlar falan rutubet içinde, apartman leş gibi, deprem riski var. orada oturacağıma kurtköyde oturmayı tercih ederim, canımdan önemli değil 1 metro zaten.
0
roket adam
(14.06.22)
eskiliğine bağlı.
deprem yönetmeliği öncesinde inşa edildiyse ben eskiyi tercih etmem.
0
teritori
(14.06.22)
1. öncelik deprem güvenliği için sağlamlık, 2005 yılından eski olmamalı.

2. öncelik konum.

Binanın dışından teknik bir problemi yoksa, içerideki her sorun halledilir.
0
John Bloor
(14.06.22)
önce depreme dayanıklılık sonra konum.
0
lazpalle
(14.06.22)
kesinlikle ama kesinlikle konumu iyi olan. konum içinden çok çok daha önemli
0
sta
(14.06.22)
sessiz, sakin bir ortam olan yeri seçerdim.
0
alt4y
(14.06.22)
Ev alma komsu al. konum iyi derken karisik bi mahalle ama ulasim iyi gibi ise ben ona iyi konum demem. mahalle sakinleri cok iyiyse konum 1

biraz da roket adam+1
0
ala09
(14.06.22)
Önce sağlamlık sonra konum +1

Eve bir şey olursa hem candan hem maldan oluyorsunuz.

Konumu asla oturmak istemeyeceğiniz bir yerdeyse kiraya verir kendi oturacağınız yerin kirasından düşersiniz.
0
akhenaten
(14.06.22)
Evini istedigin gibi doseyebilirsin ama konumunu/cevresini degistiremezsin. Evler saglamsa konuma gore karar verirdim. Eksiklikler yavas yavas ilerde tamamlanir
0
fakyoras
(14.06.22)
metrekare fiyatına bakarım.
Sonra da deprem güvenliğine önem veririm.

Konum çok tartışmalı konu. Atıyorum çekmeköyü, ataşehiri çoğu insan beğenmez ama gidip moda'da 60 yaşında ev alacağıma ataşehir'de bir sitedeki evi alırım.
0
anten
(14.06.22)
istanbul da ise mal konum her türlü ezer geçer.
0
jamswety
(14.06.22)
(7)

i20'den c3 aircross'a geçmek

yazar yazmaz yazan yazar
i20 şu an 450k ortalama. c3 aircross 600k ortalama.150k verip geçmeye değecek bir araba mı? geçmeyi düşünme sebeplerimiz:* i20'nin adeta yakıt tankı delikmiş gibi benzin yakması ve buna rağmen kaplumbağa gibi yavaş olması. (gerçekten sinirlerim bozuluyor. uzun yolda hafif rampada broadwayden selektö
i20 şu an 450k ortalama. c3 aircross 600k ortalama.

150k verip geçmeye değecek bir araba mı?

geçmeyi düşünme sebeplerimiz:

* i20'nin adeta yakıt tankı delikmiş gibi benzin yakması ve buna rağmen kaplumbağa gibi yavaş olması. (gerçekten sinirlerim bozuluyor. uzun yolda hafif rampada broadwayden selektör yemişliğim var.)
* c3 dizel, az yakıyor, çok daha konforlu, bagajı daha büyük, cam tavanı da var.
* hepsinden önemlisiyse, yatırım amaçlı alıyoruz. çünkü üstteki arabalarla makas her geçen gün açılıyor. hayatımız boyunca alabileceğimiz en üst seviye araba bu olacak muhtemelen.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.06.22)
c3'ün i20'den daha iyi bir araç olduğu kesin. ama 600 bin diye çok kaliteli bir araç beklemeyin. her tarafı bir oyuncak araba kadar plastik ve her yerinden ses alan bir araç izlenimi verdi bana (2 gün kiralayıp 1000 km kadar kullanmıştım)
0
roket adam
(14.06.22)
daha iyi değilse bile bir alternatif olarak egea cross dizel de düşünülebilir belki o fiyatlarda. yeterince seri, bagajı fena değil, ama bildiğim kadarıyla cam tavanı yok.
0
gkhncnzdgn
(14.06.22)
Yatırım amaçlı alıyorsanız al-satta prim yapan markalar tercih edin. Olası bir otomobil krizi bitişinde C3 Aircross çok da tercih edilmez.

Polo veya T-Cross daha mantıklı mesela.
0
lancelot du lac
(14.06.22)
i20 o kadar da kötü bir araç değil. Hatta şu anda fiyat performans olarak alınabilecek ideal araçlardan biri. B sınıfı bir otomobilden nasıl bir performans bekliyorsunuz bilmiyorum ama, rampada zorlanması bir problem olabileceğini düşündürttü araçta. Ya da hangi i20'yi kıyaslıyoruz? 1.0 motor mu? 1.4 motor mu?

C3 aircross suv karakteristiği olan bir araç. i20'yle ne kadar kıyaslanabilir bilmiyorum ama o fiyat farkına değecek bir artı sunmuyor. TAbii ki bu kişisel bir tercih, araba alışverişinde rasyonel düşünmeyiz genelde. Tasarımı hoşumuza gider vs o ayrı.

Otomobile bir yatırım gözüyle bakmayın derim:) Ama buradan kastınız kolay satılabilecek bir araç diye düşünüyorum. Açıkcası ben c3 aircross yerine o fiyata daha hızlı satılabilecek ve daha az sorun çıkaracak araçlara yönelirdim.

mesela toyota corolla 1.5 flame paket almak mümkün bugünün fiyatıyla.
Hatta biraz zorlayıp hybrid bile alınabilir.

En azından C segment bir araç almış olursunuz. Aircross ne kadar donanımlı ya da iyi duruyor olsa da neticede b segment.
0
anten
(14.06.22)
@anten, arabada hiçbir problem yok. 2 arkadaşım daha i20 var 1.4 motor. araba zorla gidiyor ittire ittire azıcık yük varsa.

toyota corolla 1.5 flame'in dizeli yokmuş. kesinlikle benzinli yok hibrit mibrit araç almam. i20'den sonra benzinli araçtan da tiksindim.

zaten dünden bugüne c3 aircross bile 20k koymuş üstüne. bu da kaçtı artık. araç değiştirme işi bitti sanırım.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(14.06.22)
1.5 dizel duster alabilirsiniz.
Konfor tartışılır ama parçası ucuz, motoru iyi.

Onun dışında gene dizel rifter, berlingo vs gibi araçlar olabilir.

Bu arada 1.4 mpi sebebiyle benzinden korkmanız normal çünkü 1.4 mpi. Hele otomatikse gg wp.

Eğer çok km yoksa ben olsam 1.2 motor fransiz, ya da tce clio vs bakarım. 1.0 ecoboost ford da olur.
0
logisticsmanager
(14.06.22)
i20 1.2 benzin (orta kasa 2013) den c3 1.6 dizel e geçmiş biri olarak kesinlikle daha konforlu diyebilirim. i20 yeni kasa da kullandım ama nedense orta kasa bana daha konforlu geliyordu. burada asıl soru hangi donanımdan hangi donanıma geçiyorsunuz.

i20 1.0 mı 1.2 mi 1.4 mü 1.4 dizel mi ? yıl kaç ? jump style elite ? büyük ihtimal elite tir
c3 aircros 1.2 mi , 1.5 dizel mi ? feel bold shine hangisi ? 600k civarı feel bold lar var .


donanım derdiniz çok yoksa neden C4 feel paket düşünmüyorsunuz :)

vereceğiniz cevaplara göre yorumumu yapabilirim.
0
janavarorion
(14.06.22)
(7)

Tüketici Kredisi mi Taşıt Kredisi mi?

semsettin
Eğer bir araç almak için 100.000 tl kredi çekecekseniz sizce hangisi daha mantıklı?Taşıt kredisi faiz oranları çok daha düşük ama onda da kasko zorunluluğu var ek masraf çıkarırlar, aracın üstünde rehin olur, sizi uğraştırır, işleri daha uzun diyenler de var.Süreç hakkında bilgisi olan arkadaşlar ne
Eğer bir araç almak için 100.000 tl kredi çekecekseniz sizce hangisi daha mantıklı?

Taşıt kredisi faiz oranları çok daha düşük ama onda da kasko zorunluluğu var ek masraf çıkarırlar, aracın üstünde rehin olur, sizi uğraştırır, işleri daha uzun diyenler de var.

Süreç hakkında bilgisi olan arkadaşlar ne derler?
0
semsettin
(09.06.22)
ben vaktiyle tüketici kredisi çektim, ama 2. el alacağım için tüketici kredisi çektim. Hani para elimde hazır olsun gerekirse trink ödeyip alabileyim diye.

Onun dışında faizi hangisinin düşükse onu seçerdim. Tabii taşıt kredisinin prosedürü daha fazla
0
anten
(09.06.22)
İkinci el araçlarda zaten belirli yaş üzerinde taşıt kredisi verilmiyor diye biliyorum. Bunu da göz önünde bulundurmakta fayda var.
0
fahrenheit456
(09.06.22)
ben zamaninda ihtiyac kredisi cekmistim ugrasmamak icin.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(09.06.22)
1 ay önce taşıt kredisi kullandım. yazayım siz kararı kendiniz verin.

- 5 yaş üzeri arabalara çekemiyorsunuz (ay ve gün hesabı yapılıyor. bugün çekseniz 9 haziran 2017 çıkışlı ve sonrası olması lazım arabanın)
- faiz oranı 1,59 yazıyor devlet bankaları ama bu oran için bes ve kaskoyu onlardan yaptırmak şart. kaskoları da pahalı. bunları istemezseniz 1,63'ten kullandırıyorlar. (1,63ten kullandım)
- kredi tahsis, hayat sigortası ve ne alakaysa findex kitlediler. total maliyeti 1800 tl civarı. sizinki de 1300-1500 falan olur tutar daha düşük olduğu için.
- saçma bir durum var. kaskoya şerh düşmeden krediyi satıcıya aktarmıyor banka. e kasko yaptırmak için de aracı üzerinize almanız lazım. burda satıcının alıcıya güvenmesi gerekiyor. (banka, alıcıya kaşeli imzalı bir belgeyi mail atıyor ama adam güvenmeyebilir yine de). aracın satışını aldıktan sonra kasko yaptırıp, şerh düşüyorsunuz banka adına, onu da bankaya yollayınca banka parayı alıcıya gönderiyor.

durum kabaca bu şekilde.
0
brkylmz
(09.06.22)
Ben de 1 ay önce taşıt kredisi çektim. Devlet bankasından çekmedim. Kasko zorunlu dediler yaptırdım ama normal ücretin 3 katı falandı. Yaptırdıktan sonra baktım sözleşmede bunla ilgili bir ibare yok, birkaç gün içinde iptal ettirdim direkt paramı iade ettiler. Devlet bankasında böyle olmayabilir.
0
anneboleyn
(09.06.22)
araç taşıt kredili olarak alındığı için araçta bankanın rehni oluyor ödeme bitene kadar. kendi alacaklarını garanti altına alıyorlar. bu sebeple kasko yaptırmak zorundasınız. ancak bankadan yaptırmak zorunda değilsiniz. ben ilk sene bankadan yaptırdım. sonra dışardan yaptırdım. fiyat olarak piyasayla benzerdi.
0
paintov
(09.06.22)
öncelikle 5 yaş muhabbeti bankadan bankaya göre değişiyor işbankası 10 yıllık araca kredi veriyor.

burada önemli olan aylık ödeme. ihtiyaçta maks. 2 yıl vade var. aylık ödemesi fazla olduğu için mecburen taşıt kredisi çektim 4 yıllık. 1.94. taşıt çekince ilk yıl kasko ve sigortayı bankadan yaptırmak zorundasın. ilk arabam, ehliyetim 2 aylık ve araç 2012 model olduğu için sigorta ve kasko olması gerekenden fazla çıktı bende. kasko 12bin sigorta 2700. 2 yılda ödeyebilirim derseniz her türlü ihtiyaç daha mantıklı.
0
cassey
(09.06.22)
(3)

finansal okuryazarlik online kursu

aydonno
tavsiye edebileceginiz sertifikali bir online kurs var mi? tercihen ucretsiz
tavsiye edebileceginiz sertifikali bir online kurs var mi? tercihen ucretsiz
0
aydonno
(09.06.22)
integral forex'i takip edin.

orada duyurular yapılıyor, ücretsiz 1 saatlik eğitimler oluyor, atilla yeşilada galiba her ay yapacak düzenli olarak.

onun haricinde yine buradaki kadronun ücretli eğitimleri var diye biliyorum.
0
mezarstone
(09.06.22)
udemy'de birkaç bankacının kursunu görmüştüm. İyi duruyordu içerikleri.

Khan academy'de de ücretsiz eğitimler vardı.
0
anten
(09.06.22)
0
Mirket
(09.06.22)
(3)

Freelance Çalışma

monty python
Merhabalar. Soru: Hayatını freelance çalışarak geçirmek isteyen; ancak spesifik bir yeteceği olmayan kişiye ne öğrenmesini önerirsiniz ?Detay: Eşim Brezilyalı ve seneye Brezilya’ya taşınmayı düşünüyoruz. Şu an ihracat yapan bir firmada yurtdışı satış mühendisi olarak çalışıyorum. Eşim freelance Port
Merhabalar.
Soru: Hayatını freelance çalışarak geçirmek isteyen; ancak spesifik bir yeteceği olmayan kişiye ne öğrenmesini önerirsiniz ?
Detay: Eşim Brezilyalı ve seneye Brezilya’ya taşınmayı düşünüyoruz. Şu an ihracat yapan bir firmada yurtdışı satış mühendisi olarak çalışıyorum. Eşim freelance Portekizce öğretmenliği yapıyor ve işleri de iyi çok şükür. Brezilya’ya taşındığımızda benim için en iyi seçenek freelance çalışmak olarak görünüyor; ancak bir yeteceğim yok. Soru yukarıda.

Şimdiden cevaplar için teşekkürler.
0
monty python
(29.05.22)
Talep nedir bilmiyorum ama Brezilya'da Türkçe öğretmek belki bir seçenek olabilir.
Onun dışında en mantıklı seçenek kod yazmak/bilişim falan gibi duruyor.
Çeviri önermem. Belki iyi kazanırsınız ama o seviyeye gelmek çok uzun yıllar alıyor. Çok yorucu.
0
lesmiserables
(30.05.22)
Maalesef ana dili türkçe olanlar için freelance seçenekleri biraz kısıtlı.
Dil bağımsız konularda ancak iş bulmak mümkün olabilir.

Kod yazmak bir seçenek ama tecrübe yoksa uzmanlaşmak çok zaman ve efor alır.
Tasarım işleri de aynı şekilde. Ama bu da tecrübe istiyor.
Türkiye'ye yönelik sosyal medya yönetimi yapabilirsiniz orta ölçekli firmalara. TL kazanırsınız orada ne kadar işe yarar onu bilemem tabi kur farkı ne düzeyde.

Dijital marketing, SEO danışmanlığı, vb gibi işleri online yürütebilirsiniz. Ama bu konuda tecrübe edinmeniz lazım.
0
anten
(30.05.22)
Kendi sektörünüzden bir şeyler baksanız daha iyi olacak sanırım.
Brezilya'dan bir ürünü ithal etmek isteyen Türk firmalarına yardım edersiniz.
Bu bağlantılar nasıl kurulur bilmiyorum ama Türkiye'den ayrılmadan önce bunları sağlamak gerek. Türkiye - Brezilya İş Konseyi'ne ulaşmak belki aklınıza gelmeyen kapılar açar.
0
michael_knight
(31.05.22)
(2)

xml bayilik mantıklı bir yatırım mı?

anten
pazaryerleri ve kendi sitemiz üzerinden ek gelir için XML bayilik oluşturmak, sosyal medya ile destekleyerek ek gelir elde etmek mantıklı bir hamle mi?Yoksa boşa bir çaba mı?
pazaryerleri ve kendi sitemiz üzerinden ek gelir için XML bayilik oluşturmak, sosyal medya ile destekleyerek ek gelir elde etmek mantıklı bir hamle mi?

Yoksa boşa bir çaba mı?
0
anten
(29.05.22)
Fiyatlar önemli. sevkiyatı kim yapacak önemli.
Kaça alıp kaöa satıyorsunuz.
Ürün + site komisyonu + kargo bedeli + vergiler < satış bedeliniz ise her türlü iş yapılır.

Bilgisayar parçaları için düşünmüştüm.
Benim 60'a alabildiğim mouse değişik pazar yerlerinde 45 liraydı.
0
neymis
(29.05.22)
Teşekkürler, ben daha çok deneyip iyi kötü kazanabilen var mı diye merak ettim. Yoksa toptancıyq mı calisiyoruz? Cok degisik yorumlar gordum, lanet eden de cok kazandim diyen de
0
🌸anten
(29.05.22)
(8)

İşimde iyi değilim kaygısı - yazılım

biryosunatomu
Siz de yaşıyor musunuz bunu? Sanki benim haricimde tüm yazılımcılar harikaymış ben cahilin tekiymişim gibi geliyor. Maaşım ortalamanın üzerinde ama sanki benim yerime birini bulamadıkları için bu parayı veriyorlar veya henüz kötü yazılımcı olduğumu farketmediler diye düşünüyorum. Yüksek lisans mezun
Siz de yaşıyor musunuz bunu?

Sanki benim haricimde tüm yazılımcılar harikaymış ben cahilin tekiymişim gibi geliyor.
Maaşım ortalamanın üzerinde ama sanki benim yerime birini bulamadıkları için bu parayı veriyorlar veya henüz kötü yazılımcı olduğumu farketmediler diye düşünüyorum.

Yüksek lisans mezunu bilgisayar mühendisiyim bu arada. Neden bu şekilde hissediyorum bilmiyorum. Tecrübem 3.5 sene.
0
biryosunatomu
(26.05.22)
yaşıyorum :( imposter syndrome araştırınız.
0
theseachange
(26.05.22)
Donem donem cogu kisi yasar, yasamistir. Imposter syndrome evet.
0
fakyoras
(26.05.22)
Ahshaha
Normal çok normal.

Yapabildiğiniz şey kolay geliyor ve bu kadar kolay olmamalı diye düşünüp bir şeyleri atladığınızı düşünüyorsunuz.
0
kisa
(26.05.22)
ara ara bana da oluyor 10 kusur sene gecmesine ragmen.
Dogru bir kaygi zaten :) iyi degiliz ama idare ediyoruz.
Baskasinin kodunu gorunce saygi durusuna geciyorum bazen.
0
divit
(26.05.22)
Bu düşüncenin doğru olmadığını, imposter syndrome'un neredeyse herkesin başına geldiğini bilin.
Hatırladığım en çarpıcı örnek Marissa Mayer. Tanımıyorsanız kadının CV'sine bir göz atın.
0
michael_knight
(26.05.22)
Ben de sürekli böyle hissediyorum. Sanırım benim için sebebi yaptıklarımı unutmam. Mesela sene başında daha önce kullanmadığım bir framework ve bir kütüphane kullanmam istendi. Dökümantasyona bata çıka hallettim ama birisi çıkıp sen bunları kullanmıştın, şu nasıl yapılır diye sorsa cevaplayamam muhtemelen.
0
reactionic
(26.05.22)
sektörüm farklı ama proje bazlı çalışıyorum yazılımcılar gibi.
Birçok yönden benziyor (kendini güncelleme vs.)
Şu an büyük bir firmada direktörüm.
Ona rağmen hala aynı kaygıyı yaşıyorum.
İyi bir şey o kontrollü olduğu sürece insanı gelişmeye itiyor.
0
anten
(26.05.22)
Oo olmaz olur mu :)

Ben de bilgisayar mühendisiyim, toplamda 6 yıllık deneyimim var ama 2 yıl önce sektör ve altyapı değiştirdim. Ona rağmen lan bu işi başkası da yapar aslında, ohoo millet neler yapıyor ben mühendis bile değilim bence falan diyorum. İşe yeni başladığımda daha yaygındı bu sanrılar, o zaman ayrıca kesin kovulacağım falan diyordum veya bu kadar maaşı hak etmiyorum diyordum ama artık onlar geride kaldı :)
0
chicha_v2
(26.05.22)
(5)

işveren, çalışma zorunluluğu getirebiliyor mu?

sftsft
"işçi, x yıl kadar çalışmazsa, y lira kadar işyerine tazminat öder" gibi sözleşmelerle karşılaşan oldu mu hiç?bu tür sözleşmeler ile işe başlayanlar, sözleşme süresinden önce işten ayrılmak isterse tazminat ödüyorlar mı?yoksa bu tazminatın yasal bir dayanağı yok mu?
"işçi, x yıl kadar çalışmazsa, y lira kadar işyerine tazminat öder" gibi sözleşmelerle karşılaşan oldu mu hiç?

bu tür sözleşmeler ile işe başlayanlar, sözleşme süresinden önce işten ayrılmak isterse tazminat ödüyorlar mı?

yoksa bu tazminatın yasal bir dayanağı yok mu?
0
sftsft
(08.05.22)
2 ay deneme süresinde hiçbir şey olmaz.

Bu tip ifadelerle karşılaştım ama bunları genelde iş yerleri kullanmaz. Bunlar şirketin kendini korumak amacıyla yazdığı şeyler. Sen şirkete dava açarsan o da bunu öne sürebilir.

Bunu bilinen bir banka için duymuştum. Gerçekten yoğun bir eğitim veriyorlarmış. Onlar kullanıyor olabilir. Burada önemli olan eğitimi kanıtlayabilmek ve çalışanın samimi olup olmaması. Gerçekten işi bırakacak bir nedeni varsa hiçbir şey olmayabilir de. Haksız fesih konusunu araştırabilirsiniz.
0
dissendium
(08.05.22)
karşılıklılık prensibi doğru işletilse olur.
örneğin sana pahalı bir eğitim verdirmiş olsun (pilotluk gibi) orada sağlanan menfaatle uyumlu bir şekilde ve belirli bir süre çalışma zorunluluğu getirebilir. yargıtay kararları var bu yönde
0
fistikthecat
(08.05.22)
bir avukat size daha çok yardımcı olabilir ama size bir karşılık verdikleri süree bunu talep edebilir. Yoksa etmesinin manası yok.

Pilotluk örneği gibi. Şirket size binlerce dolarlık bir eğitim verip öyle işe alıyorsa bunun karşılığını isteyebilir. Ama bir şey vermeden neyi istiyor?

Bu arada hoşlanmadığınız maddelerle ilgili konuşmayı deneyin. Şirketin her verdiği sözleşmeyi kabul etmek zorunda değilsiniz.
0
anten
(08.05.22)
yasal bir dayanagi cogu zaman yok. bir bankaya girerkenki sozlesmede yaziyordu, arastirdigimda karsilikli degilse ( kovulursan sana o parayi vermeyeceklerse ) baglayiciligi olmadigini gordum. hem ben hem baska arkadaslarim istifa etti bankadan, almadilar :)
0
fakyoras
(08.05.22)
İş sözleşmesi, sırf karşılıklı imza var diye iş kanununa ters gelecek maddeleri geçerli kılamaz. İşveren isterse oraya hammurabi kanunları yazsın, işçinin hakkı iş kanununa tabiidir. Fistikthecat'in dediği durumlar için emsal kararlar var, detaya göre bunlar değerlendirilir; tek boyutu yok yani. Ama yazdım yapacaksın diyemiyor işveren.
0
Bruce
(09.05.22)
(7)

Çalışan öğrenci kıza teşekkür hediyesi, bahşiş nasıl verilebilir?

GoodMorningTeacher
Bugün ibb'nin çiçekçisinden çiçek aldım, çalışan kız üniversite öğrencisiymiş, benim siparişimle baya uğraştı, sohbette ettik biraz, sabah 7den akşam 8 buçuğa kadar çalışıyormuş, üniversite öğrencisiymiş, okuyup çalışıyormuş. Evden makyajsız, ev haliyle çıkmıştım, makyajsız yaşım baya genç duruyor k
Bugün ibb'nin çiçekçisinden çiçek aldım, çalışan kız üniversite öğrencisiymiş, benim siparişimle baya uğraştı, sohbette ettik biraz, sabah 7den akşam 8 buçuğa kadar çalışıyormuş, üniversite öğrencisiymiş, okuyup çalışıyormuş. Evden makyajsız, ev haliyle çıkmıştım, makyajsız yaşım baya genç duruyor kıza öyle bahşiş vermeye çekindim, sanki yaşıtı veriyormuş gibi hisseder rahatsız olur diye düşündüm. Benden 6-7 yaş küçük çıktı.

Pazar günü ya da pazartesi tatlı yapıp götürmeyi düşünüyorum, poşetin içine teşekkür yazısı yazıp, yazının arasına 50 lira kadar para koyacağım ama emin olamadım, bu şekilde teşekkür etmem doğru olur mu? Ya da hediye çeki mi alıp versem ama nakit bu zamanda herkesin en çok ihtiyacı diye de düşünüyorum.
0
GoodMorningTeacher
(07.05.22)
tatlı+kitap hediye çeki olur.
0
baylarbayi
(07.05.22)
Bence doğru değil. Restoran, kafe olsa neyse. Orada kutuya atabiliyorsun. Bir de yanlış anlamayın ama 50 TL şu an para değil. En az 100 olsa daha iyi. Bence bir kitap hediye edip arasına sıkıştırırsan daha iyi olabilir.
0
dissendium
(07.05.22)
Ben olsam hediye çeki almak yerine direkt olarak para verirdim. Tatlı poşetinin içine teşekkür kartı onun da arasına para şeklinde. Öğrenci kişinin her şeyden evvel paraya ihtiyacı vardır. Çünkü gençlik var bedende. Hem onun neye ihtiyacı olacağını ondan başka kimse bilemez, parayı verin neye nasıl ihtiyacı varsa o şekilde kullansın.
0
skzr
(07.05.22)
Öncelikle çok ince duşunmuşsunuz, keşke bu dunyada sizin gibi hoş duşunenler çogalarak artsa :)

Hangi okulda okuyor bilmiyorum ama aileden uzaksa bir ögrenci için yeme/içme masrafı çok gidiyor. Ben olsam bu marketlerin hediye kartları var, içlerine bakiye yukleniyor ya da hazır bakiye yuklenmiş şekilde satılıyor. Onlardan alıp tatlının yanına koyabilirsiniz gibi geldi. İhtiyacı olan neyse gider alır marketten.
0
e mice
(08.05.22)
Nakit para yerine hediye kartı olabilir.
Yalnız ibb'de vs nasıl oluyor bilmiyorum ama çoğu firmada bu tarz seyler normal karsilanmaz, niyetiniz iyi bile olsa. Misal bana gelen her hediye tarzı şeyi hediye biriminden onaylatmam lazım yoksa alamam.
Bence ibb ile alakalı bir birimden bir onay alırsanız kizin da başı yanmasın sonra böyle bir düşünceden. O yüzden nakitten uzak durun bence.
0
logisticsmanager
(08.05.22)
Ya o gün yaptığın çiçek çok beğenildi ben de teşekkür etmek istedim. Bir arkadaşınla birer kahve icersiniz deyip parayı verin bence. Tatlı da olursa süper olur. Herkesin parayı ihtiyacı var. Amerikalı tipler bile işini yapan kasiyerlere 1 dolar vererek geziyor. Hiç utanılacak bir durum yok. Hediye çeki falan vermeyin, para verin ki işine yarasın.
0
baal
(08.05.22)
Bahşiş genelde hizmeti aldıktan sonra verilir usulüen. Aradan biraz zaman geçtikten sonra bir hediye ya da bahşiş götürmek tuhaf anlaşılabilir. İnce bir çizgi var. Özellikle karşı cinstenseniz konu çok farklı noktalara gidebilir. İyi düşünün derim.

Belki başka bir sipariş daha alıp, onu hazırlarken her ikisini de kapsayacak şekilde bir hediye ya da bahşiş bırakabilirsiniz.
0
anten
(08.05.22)
(8)

cok unlu birine benzeyen kisiyle reklam cekmek ve telif olayi??

brkylmz
cok unlu bir mankene benzeyen birinin fotolarini cekip billboard'larda kullansak telif ya da dava konusu olabilir mi bu?herhangi bir yerde bu unlu kisinin adi gecmeyecek.
cok unlu bir mankene benzeyen birinin fotolarini cekip billboard'larda kullansak telif ya da dava konusu olabilir mi bu?

herhangi bir yerde bu unlu kisinin adi gecmeyecek.
0
brkylmz
(29.04.22)
Niye olsun ki? Ünlüler yüzlerinin şeklinin telif haklarına sahip değiller, hali hazırda çekilmiş fotoğraflarının kullanılması sorun olur. Aynı zamanda dijital ortamda yaratılmış bir imaj problem yaratabilir. Fotoğrafını kullandığınız kişinin gerçek olduğunu ispatlayabiliyorsanız ve bir dava açılması durumunda o kişi gelip "falanca kişi değil, billboarddaki benim" diye ifade verebilecekse hiçbir sıkıntı olamaz.
0
mantheman
(29.04.22)
hayır ama benzeyen kişinin reklamında olduğu bir sektör ise, reklamda benziyor ise dava açılabilir ve problem oluşabilir.

mesela kıvanç tatlıtuğ'a çok benzeyen birini siyah diye bir kot reklamında oynatırlarsa problem olur. gibi gibi
0
avatar is back
(29.04.22)
çok benziyorsa photoshop kullanmadan orjinal resimler üzerinden gidersin
şikayet gelirse ispatı kolay olur
0
mantık
(29.04.22)
hiçbir şey olmaz. doğrudan başka birinin fotoğrafını kullanmadığınız müddetçe problem olmaz
0
paintov
(29.04.22)
Ülker zamanında reklamlarda Cem Yılmaz'a çok benzeyen bir adamı oynatmıştı, gerçek Cem Ülker'i mahkemeye verdi reklamı yayından kaldırttı. Haberler ve yayından kaldırılan reklam hala google'da bulunabilir. Yani gayet de oluyor. Tabii şimdi kanun değiştiyse bilemem.
0
15 yildir okurum da simdi ne yazacagim
(29.04.22)
işte o reklam dsf
www.youtube.com
altına cem yılmaz yazmışlar bir de
0
mantık
(30.04.22)
@15 yildir okurum da simdi ne yazacagim, o reklamın olayı zaten oynattıkları adamın Cem Yılmaz'a benziyor olmasıydı. Cem Yılmaz gibi tarz yapmış bir adam arabada kadını güldürüyor ama aslında kadın pazarladıkları ürünü içtiği için gülüyor ve içtiği şey bitince adamın Cem Yılmaz olmadığını farkedip gülmeyi kesiyordu. Yani oynattıkları adam bir ünlüye benzemiyor, reklam hali hazırda ünlü birisinin taklidini yapıyor.

Sen burada mesela Kıvanç Tatlıtuğ'ya benzeyen bir adamı bir reklamında oynatacaksın, yakışıklı diye. Kıvanç gelip "bu adam da benim gibi yakışıklı, kaldırın bunu" diye dava açamaz. İnsan oğlu çift yaratılmış, herkesin bir benzeri var neredeyse, sana benzeyen biri ünlü oldu diye medya alanında iş yapamayacak mısın?
0
mantheman
(30.04.22)
O ünlüyü andırmaması ve onun karakteristik özelliklerine, oynadığı bir role, mesleğine vs referans olmaması lazım.

Atıyorum cristiano ronaldo'ya benzeyen bir adamı aldın. Futbol forması giydirdin (manchester olmasa bile), ronaldo diyebilir ki bana referans var burada. Ama o adamı aldın supermarket reklamında kasiyer olarak kullandın. Bir şey diyemez kolay kolay.

Ama gittin digiturk lig tv reklamında oynattın. Maç izleyen sıradan adam olarak. Yine telif olabilir.

Çok ince ayrımlar söz konusu burada. Risk her zaman var bu işlerde. O yüzden reklam çekiminin prodüktörüne danışın. Hatta prodüksiyon şirketinden bu konuyla ilgili sorun olmayacağına dair bir yazı bile isteyebilirsiniz:)
0
anten
(01.05.22)
(6)

internette daha üretici olmak

nughun
arkadaşlar internette hep okuyorum. içerik üretmiyorum. sadece sorum olursa yazışma yapıyorum sitelerde. okuduğumuz şeyleri elbette biri üretiyor veya yazıyor. ben insanların okuyacağı şeyleri yazabilir miyim? yaş 27, kütüphanemde 600den fazla kitap var ve okudum tamamına yakınını.(bana 10 sayfa bir
arkadaşlar internette hep okuyorum. içerik üretmiyorum. sadece sorum olursa yazışma yapıyorum sitelerde. okuduğumuz şeyleri elbette biri üretiyor veya yazıyor.
ben insanların okuyacağı şeyleri yazabilir miyim?
yaş 27, kütüphanemde 600den fazla kitap var ve okudum tamamına yakınını.
(bana 10 sayfa birşey makale vs yaz deseniz 10 cümle çıkaramam gibi hissediyorum)

Edit: Cevaplar için hepinize çok teşekkür ederim. Biraz aydınlandım sorumla alakalı.
Tekrar sağolun
0
nughun
(25.04.22)
belki yazmak senin olayın değil ama konuşarak çok daha rahat ve akıcı olacaksın.

kitap incelemelerini video şeklinde yayınlayabilirsin mesela. hiç bişeye de ihtiyacın yok ekstradan.

belki bunu video değil sadece sesli olarak yapmak istersin, onun ismini çıkartamadım şu an :)=
0
killerbee
(25.04.22)
İnternette artık içerik okuyan sayısı az. İnsanlar ya izliyor, ya da dinliyor.
Bu formatlara yönelmek daha iyi olur.
0
anten
(25.04.22)
yapabilirsin tabii ki, sevdiğin bir konu hakkında yazabilirsin, ben senin yaşlardayken falan mesleğimle ilgili blog yazıyordum okuyorlardı.
0
selam
(25.04.22)
"insanların okuyacağı şeyler yazmak" dediğin işin 2 boyutu var:

1- insanların okuyacağı konular bulmak
2- doğru düzgün cümleler kurabilmek, akıcı yazmak vs.

İkisi birbirinden farklı konular. Çok okuyor olmak illa ki çok iyi yazabileceğiniz anlamına gelmiyor, iyi yazmak için çok yazmak lazım.

Yazı yazmanın video veya podcast yapmaya göre daha efektif, keyifli ve faydalı bir aktivite olduğunu düşünüyorum, ama tabi ki ulaşacağı kişi sayısı daha az olur. Tek derdin para değilse hala geçerli bir model tabi ki.

Neyin okunacağını da denemeden bilemezsin. Ben arkadaşlara oyun önerisi veriyordum, sonra biri dedi ki "bunu blog'a çevir". Hiçbir yazma tecrübesi olmayan biri olarak bi blog açtım, 1 senede 10.000'den fazla okurum oldu. Sonradan kapattım blogu ama "5-10 kişi okur" dediğim şey yürüdü gitti hiç beklemediğim bi şekilde.
0
plutongezegendegilmi
(25.04.22)
"(bana 10 sayfa birşey makale vs yaz deseniz 10 cümle çıkaramam gibi hissediyorum)"

hissetmelik bir durum yok. ac bir blog (bedava) ve pratik yapmaya basla. istersen youtube videosu da cekebilirsin, netiecede onun da scriptini yazmak bir yazma eylemi, kamerayi acip dogacalama yapmayacaksin.

para kazanmak gibi bir kaygin olmadigi surece bol bol yapabilirsin istedigin her formatta.
0
hot potato
(25.04.22)
Doğruluğundan emin olduğun bilgiler ile yararlı konular varsa olabilir.
Buna karar verdikten sonra iki şey var karşımıza çıkan. çeşitli konulardan, kendi tecrübelerimizden karma bir bir paylaşım serisi mi? yoksa yoksa belli bir konu/alan üstünden paylaşımlar mı yapmak gerekir?
Doğrusu ben de uzman değilim ama hobi olarak tweeter'da tarih konulu, özellikle yabancıların bizlere bakış açıları, onların kaynaklarından çeşitli alıntılar alıntılar bizdeki tarihi meseleleri nasıl değerlendirdiklerini yine bizdeki kaynaklarla karşılaştırmalı olarak kısa açıklamalı paylaşımlar yapmayı düşünüyorum. Yabancı dil önemli aslında ama bende de yetersiz olduğundan çeşitli çeviriler bu açığı kısmen kapatacaktır.

Makale ise biraz daha parçaları tutarlı ve uzun olarak bir araya getirme çabası ki tanınmış biri olmadıktan sonra insanların bunu okumaya hem vakti, (çoğunlukla da) isteği yok gibi.
0
Erva
(25.04.22)
(5)

Babamı kaybettik. Yapmam gerekenler nelerdir?

lukas
Ölüm hastanede gerçekleşti, nüfustan düşürme işlemini hastane kendi yapacağını söyledi. Bunun dışında yerine getirmem gereken yasal prosedürler nelerdir? Abonelikler ne olacak, babamın hangi bankaya ne kadar borcu var nasıl öğrenirim, emekli maaşını annem mi alacak bunun için ne yapması gerekiyor gi
Ölüm hastanede gerçekleşti, nüfustan düşürme işlemini hastane kendi yapacağını söyledi. Bunun dışında yerine getirmem gereken yasal prosedürler nelerdir? Abonelikler ne olacak, babamın hangi bankaya ne kadar borcu var nasıl öğrenirim, emekli maaşını annem mi alacak bunun için ne yapması gerekiyor gibi sorular ilk aklıma gelenler
0
lukas
(22.04.22)
Allah rahmet eylesin.
E devlet şifresi varsa hemen silinmiyor 1 2 gün duruyor, ordan kontrol edebilirsiniz. Noterden veya sulh hukuk mahkemesi nden verasetname çıkarın, çoğu yer talep edecek. Mahkemeden alırsan rica et birden fazla versinler aslı gibidir vursunlar. Emeklisi maaşını anneniz alır ama yüzde 75ini alıyor galiba.
0
Topalordek
(22.04.22)
size hastaneden ölüm belgesi verecekler.
cenaze işlemlerini falan da bu belgeyle gerçekleştireceksiniz.

ölüm belgesini aldıktan sonra bir notere gidip veraset ilamı çıkartacaksınız.
cenazeden sonra gidebilirsiniz, sanırım 2-3 ay süresi var bu işlemleri yapmak için.
ancak aile kayıtlarınızda bir sorun varsa mahkemeye gitmeniz gerekir, artık noterden çıkartılıyor veraset ilamı.

birkaç tane çıkartmanız ve ölüm belgesinin de fotokopisini çekseniz iyi olur.
digiturk falan gibi abonelikleri devretmek ya da iptal etmek için ölüm belgesi yeterli oluyor genelde.

banka gibi kurumlara veraset ilamıyla gideceksiniz, size oradan bilgi verirler.
eğer büyük bir varlık, birden fazla kardeş falan varsa işinizi avukatla halletmeniz daha iyi olur.

bütün bu işlemler bittikten sonra da annenizin babanızdan maaş alması için gerekli kuruma başvuracaksınız, maaş kendiliğinden bağlanacak.

başınız sağ olsun.
0
blatta hiberna
(22.04.22)
benim babam vefat ettiğinde hastane ölüm belgesini sisteme düzgün girmemiş, 3-4 defa hastaneye git gel 1 ayda çözmüştük.
bir türkiye klasiği olarak her kişi ve kurumun yaptığı her işi doğru yapılmışmı diye kontrol edin.

birde veraset vergisi ödeyecekseniz 2-3 sene faizsiz taksit yaptırma hakkınız var. memurlar yok öyle birşey diyor, sonra müdürle konuşup durumuzu yok peşin ödeyemeyiz falan müdür onaylarsa taksitle ödüyorsunuz.
0
aslindasorunumpsikolojik
(22.04.22)
Başınız sağolsun.

Öncelikle cenaze işlerini halledin en önemlisi o.

Sonra yapacaklarınız notere gitmek ve verasetname almak. Bazı durumlarda noter diyor ki ancak adliyeden alabilirsiniz. O zaman oradan alırsınız. Birkaç nüsha rica edin.

Evdeki doğalgaz, su, elektrik gibi şeyler babanızın üstüneyse onları üstünüze almanız lazım yoksa kesilir. E-devlet üstünden kolayca çözülür.

Annenizle SGK'ya gideceksiniz. Veraset ilamını verip dul aylığı bağlatacaksınız. Bu arada merhumun kızları varsa evlenene kadar yetim aylığı alabiliyor. Onu da sorarsınız.

Ev, arsa, mal mülk nakit para gibi şeyler varsa bunlar için tapuya gideceksiniz. Tapuda tüm mirasçıların olması gerekiyor. Tek başınıza üstünüze alamazsınız. Babanızın üstüne olan tapular mirascılar adına hisseli tapu olarak düzenlenir verilir aksi bir vasiyet yoksa.

Babanızın kullandığı bankalara veraset ilamıyla gidip hesapta para varsa çekin. Bu arada buralara diğer mirasçılarla gidin sonradan kardeş bile olsa insanlar şüpheye düşebiliyor. Açık olsun her şey. Borçları var mı diye sorun. Ama bilmediğiniz başka bankalarda varsa onu bilemem nasıl oluyor.

Bazı kredilerde hayat sigortası yapılıyor. Vefat durumunda krediyi sigorta öder. Böyle bir durum var mı onu da kontrol edin.


Son olarak,
0
anten
(23.04.22)
Hangi bankalarda mevduatı olduğunu öğrenmek için bddk’nın e devlet ile entegre ettiği, veraset ilamı ile çalışan bir çalışması vardı. Oradan bakabilirsiniz. Adınıza kalan taşınmazlar için de web tabu üzerinden kendi adınıza giriş yaparak yine veraset ilamı bilgileri ile bilgi alabilirsiniz
0
rumeli beylerbeyi
(23.04.22)
(12)

Remote çalışmak

spacevan
Bu şekilde çalışanlar gerçekten nasıl çalışıyor anlamıyorum. Ben bir hafta evden çalışınca acayip verimin düşüyor. Şimdi bir fırsat geldi remote çalışma ile ilgili ama çok tereddütlerim var. Memnun musunuz gerçekten ?
Bu şekilde çalışanlar gerçekten nasıl çalışıyor anlamıyorum. Ben bir hafta evden çalışınca acayip verimin düşüyor. Şimdi bir fırsat geldi remote çalışma ile ilgili ama çok tereddütlerim var. Memnun musunuz gerçekten ?
0
spacevan
(19.04.22)
2016’dan beri full remote çalışıyorum, ara ara canımız istediğinde iş arkadaşlarımızla buluşuyoruz. İnanılmaz memnunum ve kesinlikle ofise geri dönmek istemem bundan sonra. Odamda özel pc ekran setupı vs varken ufacık laptopa hiç iş yapamıyorum zaten artık
0
roket adam
(19.04.22)
3 yılı aşkın süredir remote çalışıyorum.

- Alışması ve kendi çalışma düzenini oturtması biraz zor başlarda. Ama sonradan daha verimli hale geliyorsun.

- Trafik çekmemek mükemmel bi olay, gün resmen uzuyor.

- Sosyalleşme işi sıkıntılı, ama iş arkadaşlarını sevmiyorsan bi avantaj da olabilir.

- Yemek, uyku vs. düzenini daha istediğin gibi ayarlayabiliyorsun.

- İstersen başka şehirden çalışabiliyorsun.

Genel olarak aşırı memnunum ben. Bi tek biraz daha fazla sosyalleşebiliyor olsaydım daha iyi olurdu, ama o kadar yani.
0
plutongezegendegilmi
(19.04.22)
Yaklaşık 2 yıldır pandemi nedeniyle evden çalışıyorum. Pazartesi rutin şirkete çağırdılar normal mesaiye dönüyoruz. İnanın aklımın bir köşesinde istifa etsem mi var o kadar diyorum. Çok alıştım evden çalışmaya hiç gidesim yok.
0
koskoca kirpi
(19.04.22)
İşin eve uzaksa akşam dönüşü eziyet. Asosyallik sıkıyor ama işten dönüş yolunda şükrediyorum. Pandemi ilk başladığında geceleri uyuyamıyordum. Çünkü işten çok yolda yoruluyormuşum vücut yorulmayıp uyumamaya başladı :D
0
amusan
(19.04.22)
3 yıldır remote çalışıyorum, evde kendi duzenim oluştu, ister deniz kenarı ister dağ bayır gezerken çalışıyorum. İşimin sevmediğim kısımları olsa bile sırf uzaktan olduğu için katlandığım zamanlar oluyor. Bu daha asla ofise hayatına dönmem.
0
mirty
(19.04.22)
Coronayla remote calışmaya başladık, başlarda çok zor gelmişti ama şimdi acayip alıştım, hergün işe nasıl gidiyomuşum bilmiyorum. Her gün işe gitmek delilik
0
euteamo
(19.04.22)
Benim gözlemim memnun kalmayanlar ya yalnız yaşayanlar ( sevgiliye, eşe veya çocuğa vakit ayıramamanın tatsızlığını bilmeyenler, ayrıca yalnızlıktan sıkılanlar)
ya da evinde bir çalışma alanı yaratamayanlar. Mutfak masasından ofis verimi alamazsınız. Sadece iş için ayırdığınız/düzenlediğiniz ve kullandığınız bir masa, yüksek konforlu çalışma sandalyesi ve dağınık olmayan sade bir ortam gerekli. Oda bile şart değil ama böyle bir köşe lazım.

Mola vermek,
Arada bir kalkıp yürümek, imkan varsa öğle arasında ebin yakınında bir yürüyüşe çıkmak falan gerekli.

Bütün artılarını geçtim, yolda geçen zaman ve kişisel bakım için harcanan -normal bakımın üstündeki kısım- zamandan tasarruf bile muhteşem.
0
jimjim
(20.04.22)
Remote çalışmanın en büyük avantajı yolda geçen zamanın cepte kalması sanılıyor ama öyle değil. Şirketteyken yapılan birçok şey remote çalışılırken yapılamıyor. Sigara molası, 15-15 30 dk oradan zarar, yemek molası, 1 saat de oradan zarar. E yolda geçen zaman da o kadardı zaten. 17 de babam gelse yapmayacağım işi remote iken 18-19 lara kadar yapmak zorunda bırakılıyorsunuz. Mouse idle durumdayken bile adamlar görüp napıyorsun bir sorun mu var diyor. Resmen esir gibi hissediyor adam kendini. Ben şirketten çalışmaya okeyim. İyice moronlaştık evde 3 yıldır.
0
Arthur Dayne
(20.04.22)
başta ben de zorlandım, ev benim konfor alanım kardeşim iş mi yapılır dedim. Ki öyle de oldu yani ofiste masaya oturuyosun herkesle birlikte işe başlıyorsun. Bir işi bitirmeden de kalmıyorsun. Veya iş arkadaşların, patronun ortalıkta olabiliyor ister istemez bir baskı hissediyorsun işler bitiyor. Ama evde o olmadı hiç. Arada uyuyorum, markete gidiyorum, içeriden biri sesleniyor. Gel şuna yardım et diyor, sohbet etmeye geliyor falan, anlatamıyorsun de derdini.

Ama bi 4 ay sonra falan yönetmeye başladım. Hem aile evinden çıktım o da rahat oldu. Yol çekmemek, istediğin an çalışmak, istediğin yerde çalışmak büyük lüks kesinlikle geçmelisiniz.
0
ananiyimioguz
(20.04.22)
pandeminin ilk gününden beri remote çalışıyorum.

trafik benim için dert değildi, 9 km mesafedeyim. motosiklet de vardı.
yemek için negatif ve uyku için pozitif bir durum.
dışardan çalışma gibi bir güzelliği var.

bence olması gerekendir.
0
baldan kaymak
(20.04.22)
evde bir odayı ofis haline getirmeden olmaz o iş. Kanepeden çalışmak olmaz. Remote çalışmanın avantajları dezavantajlarından fazla.
Verimlilik anlamında da cok daha iyi.

Yöneticiyim, şirket bir süredir ofise dönmeyi düşünüyor "remote verimi düşürdü" diye inanıyor çünkü yaşı büyük yöneticiler.

Oysa geçenlerde deneme için haftalık toplantılardan biri yüzyüze yapıldı. Online'da 20 dakikada biten bir toplantı yüzyüze 120 dakika sürdü. Çünkü goygoy, geç kalanlar, arada gündem dışı başka işler vs...

Bu çağda remote çalışmaya alışamayan şirketin de çalışanın da verimliliği sürdürmesi zor.
0
anten
(20.04.22)
Adı üzerinde evden çalışmak değil uzaktan çalışmak.

Sabah asıl focus gerektiren işleri hallettim, öğlen arasında spora gidip ardından işyerinden iki arkadaşla dışarıda buluşacağız. Bence mükemmel?


edit:

* İşyerinde aslında çoooook ölü zaman oluyor. Diğer insanların iki haftada yapabildikleri şeyleri aşırı ilham gelen iki saatte falan yapabiliyorum. İşyerinde reddit okumaktansa evde kitap okuyorum, hobilerime zaman ayırıyorum. Yanda laptop açık iş gelirse yapmak üzere kendime zaman ayırıyorum.

* Dandik işyeri giysileri yerine günlük hayatta giyilebilecek şeylere harcayabiliyorum paramı.

* Ulaşım sorunum zaten yoktu ama sabah o hazırlanma evresi çok zaman harcıyordu. Ondan kurtuldum.

* İşyerinde görmek istemediğim mecburen konuştuğum insanları ne gördüm ne duydum çooook güzel.

* İşyerindeki arkadaşlarımı tüm gün görüyoduk ama iş çerçevesinde oluyodu hep, şimdi akşamları çıkıp partiliyoruz falan.


daha bir sürü artısı var. kargo gelecek diye panik bile yapmıyosunuz zaten evdesiniz ya da ne bileyim bi işiniz olduğunda 15dk çıkıp halledip dönüyosunuz. bunlar birikiyor böyle pozitif şeyler.
0
aguen
(20.04.22)
(1)

basit bir grafik-tasarım sorusu

helios
selamlar,basit bir görsel tasarım oluşturmak istiyorum. tasarımda bir saat şekli üzerine üzerine günün döngülerini eklemek istiyorum. sabah, öğlen, akşam vs gibi. birkaç da detay eklemek istiyorum buna. bu tasarımı basitçe yapabileceğim, amatörlerin işini kolaylaştıran bir site var mı?örneğin "clock
selamlar,

basit bir görsel tasarım oluşturmak istiyorum. tasarımda bir saat şekli üzerine üzerine günün döngülerini eklemek istiyorum. sabah, öğlen, akşam vs gibi. birkaç da detay eklemek istiyorum buna.

bu tasarımı basitçe yapabileceğim, amatörlerin işini kolaylaştıran bir site var mı?

örneğin "clock vector" diye aratınca çıkan görseli kullanıp bunların üzerine bazı düzenlemeler yapmam lazım.

yapmak istediğim tasarımın başarısız bir versiyonunu ekte yüklüyorum.
0
helios
(19.04.22)
canva
0
anten
(19.04.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.