Giriş
(8)

nasıl ev alabilirim

gizemli dede
500k nakit var ama ev alamıyorum. ne önerirsiniz. lokasyon:orta hallice bir şehir. ortalama evler 1500 k civarı.
500k nakit var ama ev alamıyorum. ne önerirsiniz. lokasyon:orta hallice bir şehir. ortalama evler 1500 k civarı.
0
gizemli dede
(30.04.23)
Kredi için konuştun mu hiç bankalarla? Küçük şehirlerde bile 500'e ev kalmadı çünkü.
0
winston insani
(30.04.23)
kredi verseler bile çok yüksek faizle verdiklerinden bir işime yaramıyor. resmen çıkmazdayım. 0,99 kredi verdikleri evlerde 300 400 k açığım kalıyor. 0,69 kredi verdikleri evlerin de 300 binini kullandırıyorlar ev sahipleri ya da müteahhitler bunda açığım çok daha açılıyor.. tabi bilgi eksikliğim de var. rayiç bedelle krediyi ilişkilendiriyorlar ama oralara falan tam anlamadım.
0
🌸gizemli dede
(30.04.23)
kredi açısından şöyle bir durum var, şu an yüksek gelen krediler seneye ucuz kalacak olabilir. Ben geçen sene hiç aklımda yokken ev sahibinin evi satması sebebiyle ev aldım apar topar. Kiralar verdiğimiz kiranın 3 katıydı, biz de ev alalım dedik. Kredi için kamu bankaları ile görüştüm vermiyoruz dediler. Ben de 1,94'ten özel bankadan kullandım. Kredi taksidi o zamanki kiramın 6 katı, piyasadaki kiraların 2 katıydı. Şu an piyasa kiralarıyla aynı. Evin değeri de 2 katına çıktı. Yani şu an aynı evi 0,69'la alsam bile bi sene önce 1,94'le aldığım kadar avantajlı olmuyor muhtemelen. Bu yüzden tabi ki 0,69 veya 0,99 bulabilirseniz onları zorlayın ama 1,80-2,00 civarı olanları da aşırı pahalı gibi düşünmeyin bence.
0
perferil
(30.04.23)
İsterseniz seçimin sonucunu bekleyin. Kk seçilir, dediği krediyi gerçekten bulur, göçmenleri de gönderirse enflasyon ve ev fiyatları düşer.
0
vizivozo
(30.04.23)
Nakit durdukça enflasyon karşısında erir, o yüzden nakiti önce enflasyon karşısında koruyacak bir önlem alın.

Sonra da seçimi bekleyin. Sonuca göre atılacak adımlar belli olur.
0
anten
(30.04.23)
0.69 kredi için araştırmaya devam edin ben ilk çıktığı günden beri araştırıyorum çoğu müteahhit evet 300,500 kullandırıyor ama yüksek kullandiranlarda var
Nerede ne kadara kadar Ev arıyorsunuz?
0
horizon
(01.05.23)
Böyle bir enflasyon ortamında kredi çekmekten korkmayın, oturmak için alıyorsanız zorlayıp alın evinizi. İlk bir iki sene kuru ekmek soğan bile yeseniz kredi ödemesi iki sene sonra kuşa döner bu ortamda.
0
John Bloor
(01.05.23)
Hedef küçülterek baslanabilir. Azami kredi cekilerek önce 1+0 ev alinir ve 500k nin deger kaybetmesi onlenir. Yillar icinde biriken para ile 1+0 satilip 1+1 alinir. Boyle gider...

Kisaca 500k deger kaybetmeden bir once bi ev alinarak baslanmasi gerekiyor. Biz ailecek boyle yaptik. 2+1 deyiz hedef 3 yil icinde 3+1.
0
kimilolo
(01.05.23)
(18)

Yurt dışında Tip'e oy vermek doğru bir karar mı?

fraise
Yarın oy kullanmaya gideceğiz. Eşim ve ben Tip'e oy vermeyi düşünüyorduk. Özellikle ben "lale devri nasıl bittiyse sülale devri de öyle bitecek! Hepiniz yargilanacaksiniz!" Diye mırıldanarak tip'e mührü basacagim günü iple çekiyordum. Fakat son zamanlarda sosyal medya analizlerinde yurt dışında Tip
Yarın oy kullanmaya gideceğiz. Eşim ve ben Tip'e oy vermeyi düşünüyorduk. Özellikle ben "lale devri nasıl bittiyse sülale devri de öyle bitecek! Hepiniz yargilanacaksiniz!" Diye mırıldanarak tip'e mührü basacagim günü iple çekiyordum. Fakat son zamanlarda sosyal medya analizlerinde yurt dışında Tip'e oy vermenin AKP'ye koltuk kazandırma ihtimallerinin daha yüksek olduğuna dair şeyler görüyorum. Yeni seçim sisteminde her gün kafam karışıyor desem yeridir.

Akp nefreti mi, tip sevgisi mi ikileminde akp nefreti ağır basıyor maalesef. İstiyorum ki 1 vekil bile fazla çıkarma ihtimalleri varsa bu ihtimal düşsün. Gerekirse yıllardır CHP'ye verdiğim oyumu yine CHP'ye verebilirim. Kendi ulkemde yaşama lüksümü bile elimden alan bu zihniyet ne kadar gucsuzlesirse o kadar iyi benim için.

Velhasıl Erkan Baş yurt dışı oyları boşa gitmiyor, bir oy bile bizim için çok önemli diyor; sosyal medyada başka şeyler dönüyor. Bu işin aslını astarini düzgün bir şekilde bana anlatabilecek olan var mıdır acaba?

Cevaplar için teşekkür ederim.
0
fraise
(29.04.23)
Bu konu hakkında sıfır bilgim var ama yani mantıklı düşünüp çıkarım yapınca Erkan Baş kendisine yaramayacak oylar için neden "bize verilen oylar boşa gitmiyor" desin ki, yani sen ben bu seçim sistemini anlamıyoruz ama Erkan Baş yoldaş birey eminim ki anlıyordur ve böyle bir açıklama yapıyordur, yoksa boşa gidecek olsa ve bunu bilse oyları kendi partisi yerine Millet İttifakı'na atılması yönünde bilgilendirirdi. Sosyal medyanın Rende Bina Birlikleri böyle spekülasyonlar çıkarabilir normal yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.04.23)
ben de tipe oy verecegim. öbür türlü hic oy vermeyecektim. beni heyecanlandiran baska bi parti yok su an.
chp de her yerde secime girmiyor.
0
sonsuz
(29.04.23)
"Milletvekili seçiminde ise yurt dışı seçmenlerin oyları, Türkiye'deki illerin seçmen sayısı ile partilerin aldıkları oy oranlarına göre, il seçim çevrelerine dağıtılıyor. Bunun hesaplanması için, yurt dışında kullanılan geçerli oy sayısı yurt içindeki geçerli oya bölünerek önce katsayı saptanıyor. Daha sonra da bu katsayı her ildeki geçerli oy ile çarpılıp ilave edilecek yurt dışı oy miktarı bulunuyor. Bu da o ildeki geçerli oylara ekleniyor. Yurt dışı oydan o seçim bölgesindeki partilere dağılım da partilerin yurt dışında aldıkları oy oranında yansıtılıyor.

Bir örnekle anlatmak gerekirse: Yurt dışında kullanılan geçerli oy sayısını 1 milyon 500 bin olarak aldığımızı düşünelim. Türkiye'de kullanılan geçerli oyun da 50 milyon olduğunu varsayalım. Bu durumda 1 milyon 500 bin, 50 milyona bölünerek, katsayı olarak 0,03 elde ediliyor. İstanbul'da 10 milyon geçerli oy kullandığını varsayarsak, 10 milyon 0,03 ile çarpılıyor ve 300 bin sonucu ortaya çıkıyor. Bu 300 bin oyun İstanbul'da seçime giren partilere dağılımı ise yurt dışında aldıkları oy oranı ölçüsünde hesaplanıp, hanelerine ekleniyor." www.dw.com
0
austra
(29.04.23)
Yurtdışında kullanilan milletvekili oyları çok çok az etki yapıyor ama çok yakın kalan adaylar arasında etki yapabiliyor mesela 2018 seçimlerinde sadece 2 vekilliğin değişmesine sebep olmuş tr.euronews.com
0
austra
(29.04.23)
Edmond, biz çok yeni taşındık yurt dışına. Benim yurt dışı bağım hep var ama yıllardır Türkiye'de yaşıyorum. Dolayısıyla neyin ne olduğunu gayet iyi biliyorum aslında. İstanbul'da olsak üçüncü bölge secmeniydik, o durumda Erkan Baş'a gönül rahatlığıyla oy verebilirdim yine.
0
🌸fraise
(29.04.23)
Dogru bir karar olmama (oyun bosa gitme) ihtimalinin varligindan dolayi bile chp'ye verilir.
0
unidentified floating object
(29.04.23)
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(29.04.23)
bence doğru değil. doğrudan bölgesinde olsan evet verilebilir ama oylar oranlanıp şehirlere ekleneceğinden çok cüzi bir etkisi olur. ama chp, iyip veya hdp için daha fazla etkili olur
0
paintov
(29.04.23)
yurtdışındakilerin güçlü partiye vermesi daha mantıklı görünüyordu, birkaç arkadaş link de vermiş.

Bu arada siyasi kim olursa olsun güvenmeyin bence, Erkan Baş da, İnce de, Sinan Oğan da oyunuz boşa gitmiyor bir mesaj veriyorsunuz meclise insan sokuyorsunuz falan diyor. Onların bakış açısı farklı. Ben normalde Chp'ye vermek istemiyordum (Türkiye'deyim) ama meclisin Akp'de olması ikinci tur için de büyük risk, Akp dağılmazsa bir iki yıl sonrası için de büyük risk.(erken seçim vs) O sebeple...
0
nhk ni youkosu
(29.04.23)
bir kaç tane seçim bölgesinde iddiası olan partiye vereceğin oy 81 ile dağılacak. artık rize'ye mi gider konya'ya mı gider bilemem.

erkan baş'ın dediğinin olması için ysk başkanının tek tek sizi arayıp "ustam sen tip'e vermişsin, tip istanbul 2.bölgede hem iddialı hem de vekilliği aldı alacak senin zarfı oraya ekliyorum" deyip eklemesi gerekir; ki yok öyle bir dünya. 55 ülkeden toplanan tüm oylar hesaplanır 81 ile dağıtılır. açıp bakacaksın 81 ilde en çok hangi parti seçime gidiyor. cevap akp-chp.

akp-chp harici çoğu oyunuz çöpe gidecek yüksek oranlarda. ben iyip'e vermek isterdim ama van'a giderse ne yapayım ben o oyu? ama chp'ye verirsem şırnak'ta da diyarbakır'da da trabzon'da da konya'da da chp'ye +1 haneye yazılır. hatta buralarda chp ilk defa şansını arttırdığı için iyi de olur gibi.

y.dışı milliyetçiler akp veriyorlar bu yüzden mhp'ye oy gitmeyecek gibi. stratejik davranın. stratejik davranmak y.dışı seçmen için avantaj hatta.
0
avatar is back
(29.04.23)
Yurtdışı oyları özelinde büyük partilere verilmeyen oylar ne yazık ki boşa gidiyor.
Ben de Türkiye'de olsam TİP'e verecek olsam da artık burada CHP'ye vereceğim. Zira yoksa oyun biraz olsun işe yaramasının tek yolu bu gibi.
0
yeninesiltupcu
(29.04.23)
ben olsam tip'e verirdim. hiçbir oy boşa gitmez. eğer tip herhangi bir ilde milletvekili çıkarma iddiasında ise en azından o ildeki oylarına katkısı olur. 1>0. sadullah ergin'e faydası olacağına erkan baş'a faydası olsun.
0
faberkastelli
(29.04.23)
tabi ki matematiksel olarak chp'ye vermek daha avantajli. bunun tartisilmasi abes. matematik ortada. erkan bas'in cevabi da tipik politikaci cevabi, adam partime oy vermeyin diyecek degil.
0
antikadimag
(29.04.23)
Tip için en doğru hamle CHP listelerinden girmekti.

Şu anki seçim sistemi milletvekili seçiminde herkesin bir partiye abanmasını gerektiriyor. Şurada anlatılıyor:
evrimagaci.org

İktidarı destekleyen herkes AKP'ye oy verecek. Onlar öyle bir avantaj yakalayacak.

Ama muhalefet çok bölük pörçük. Kimi CHP'ye, kimi İYİ PArti'ye, kimi sol ittifaklara oy verecek gibi duruyor. Bu da belli bir oranın altında kalan partilerin oylarının aslında harcanması demek.

TİP'in şu anda oy oranı %1 civarında. Hadi zorlayalım %2 olsun. Kanıt:
tr.euronews.com

Yani birkaç bölge dışında TİP'e verilen oyların çoğu bir milletvekiline dönüşemeyecek gibi bu sistemde. Sonuçta meclis çoğunluğu da önemli. Meclis çoğunluğunu sağlayamadan kılıçdaroğlu seçilirse birçok sıkıntı yaşayabilir.

Hatta şöyle bir öngörü var, seçim ikinci tura kalırsa, meclis çoğunluğu iktidardan yana olursa, ikinci turda oyları etkileyebilir bu durum.

Erkan Baş günün sonunda bir siyasetçi. Haliyle o da oy devşirme peşinde.

Muhalefet partileri maalesef yine bu romantik idealizmleri yüzünden saçma sapan işler yapıyorlar ve yine pragmatist yaklaşamıyorlar konulara. İnşallah bu yaklaşımlar yüzünden yine hüsran yaşatmazlar. Matematik çok net çünkü.
0
anten
(29.04.23)
geçen gün muhalefete vatan haini diyen trol burda tipe oy ver diye akıl veriyor lölll.

soruya cevap yeterince açıklanmış zaten. erkan baş partime oy vermeyin diyecek değil +1, hem de ne kadar bir kitlesi var bunu belirliyordur bir taraftan, sonuçta ilk kez seçime giriyor.
0
pide
(29.04.23)
Gönül tip'e vermem isterdi ama her yerde seçime girmediği için oyumuz boşa gitmiş olmuyor ama yeterli etkiyi yaratmıyor gerekçesiyle tavsiye etmiyorum siyaset bilimci olarak. Birçok meslektaşım da benzer gerekçeyi ileri sürüyor. Chp ya da yeşil sol parti secenekleri daha etki edecek secenekler.
Bu arada, yurtdışı oylar etki etmiyor diyenlere bir örnek; 2018 seçiminde Ankara'da, Veli Sacilik 1800 oyla mv. Olamadı. Böyle çok küçük rakamlarla kaybedilen, akp'ye kalan cok sayıda vekili engelleyebilirsiniz.
0
anjepotre
(30.04.23)
Herkese teşekkür ederim. Gönül tip dese de CHP'ye oy vermek daha mantıklı olduğu için öyle yaptık. Umarım tip yurt içinde güzel bir ivme yakalar.
0
🌸fraise
(30.04.23)
@fraise, hayirlisi olsun ülkemiz icin
0
sonsuz
(04.05.23)
(4)

Evde üretilen ürünleri internette nerede satabilirim?

monsiau
Merhaba, evde ahşap ürünler üreten birisi internette en kolay hangi platformda satış yapabilir acaba?
Merhaba, evde ahşap ürünler üreten birisi internette en kolay hangi platformda satış yapabilir acaba?
0
monsiau
(28.04.23)
etsy kullanıyorlar genelde
0
veritaslibertas
(28.04.23)
shopier var
0
egmardernagon
(28.04.23)
Etsy, trendyol, amazon, hepsiburada...

Daha küçük ve pratik olan shopier.

Platform fark etmez ama size müşteri getirecek olan iyi bir sosyal medya hesabıdır unutmayın. Instagam ve pintereste bol bol içerik atmanız lazım.
0
anten
(28.04.23)
En kolay dolap, gardrops.
Ama şu anda 40 lira civarı masraf kesiyor alıcı veya satıcıdan.
0
vizivozo
(28.04.23)
(7)

cumartesiye kadar ahmet hamdi tanpınar huzur'u bitirmeliyim?

sanemz
daha 45. sayfadayım. çok da yavaş gidiyor. hızımı nasıl arttırabilirim. pomodoro kullansam etkili olur mu?
daha 45. sayfadayım. çok da yavaş gidiyor. hızımı nasıl arttırabilirim. pomodoro kullansam etkili olur mu?
0
sanemz
(27.04.23)
2 günde 375 sayfa mı?
Hiç başını kaldırmamak dışında hiç yolu yok bence.
0
Mirket
(27.04.23)
dakikada 1 sayfa okusan 6.5 saat sürüyor. 2 dkda 1 sayfa okusan 13 saat.
biter gibi zorlasan.
0
jelly bear
(27.04.23)
sesli kitabını da indirdim yutupdan. hem dinleyip hem okuyacam. vira bismillah.
0
🌸sanemz
(27.04.23)
İyi yöntem. Başarılar. da acelen neden?
0
Mirket
(27.04.23)
@mirket, kitap hakkında konuşulacak tanpınar ı anlamaya çalışıyoruz da türkdili mezunları olarak hala anlayamadık. adam sahaftaki kitapların tozuna kadar değinmiş. detaycı biri.
0
🌸sanemz
(27.04.23)
Bi yerden özetini bul kesin vardır. Sonra ekşi sözlükteki yorumları oku orada kilit detayları bulursun:D
0
anten
(27.04.23)
@anten, okumam lazım hatta bi ara iyice özümseyecem. diğerlerinin fikirlerini de not ediyim. zaten yorumları okdum adam aşırı beğeniliyor rıza baba merakta var içimde göremediğim ne diye.
0
🌸sanemz
(27.04.23)
(4)

Yurtdışında kazanılan para - vergi sorusu

loser blueser
Selamlar, tr'de yaşayıp abd'deki bir şirkete uzaktan çalışan bir tr vatandaşı için vergisel avantajı en yüksek yöntemi öğrenmek istiyorum. Yapılan iş e-ticaret ancak tr'den abd'ye giden bir mal vs yok, ticaret tamamen abd içerisinde, tr'den yapılan iş de bir danışmanlık/muhasebe tutma/stok yönetimi
Selamlar, tr'de yaşayıp abd'deki bir şirkete uzaktan çalışan bir tr vatandaşı için vergisel avantajı en yüksek yöntemi öğrenmek istiyorum.

Yapılan iş e-ticaret ancak tr'den abd'ye giden bir mal vs yok, ticaret tamamen abd içerisinde, tr'den yapılan iş de bir danışmanlık/muhasebe tutma/stok yönetimi vb karışık bir iş.

Tr'deki kişiye aylık 3.000-5.000 usd arasında para gelecek. gelen para ileride artabilir. bu durumda vergi açısından ltd şirket mi kurmak yoksa şahıs işletmesi kurarak yurtdışı yazılım desteği olarak bahsedilen %50 gelir vergisi istisnasından ve genç girişimci desteğinden yararlanmak mı daha avantajlı olur?

ayrıca abd'deki şirket buradaki kişiyi doğrudan bordrolu çalışan olarak da gösterebiliyor ve bu durumda tr'de gelir vergisinden tamamen muaf olunuyor bildiğim kadarıyla. bu da düşünülebilecek bir yöntem ancak bu durumda abd'de bazı vergilerin ödenmesi gerekecektir zannediyorum ki.

bu konularda destek olabilecek ve mümkünse abd vergi sistemi hakkında da bilgisi olan bir arkadaş varsa fikirlerini almak isterim.
0
loser blueser
(26.04.23)
Bir mali müşavirden hizmet ihracatı konusunu öğrenin, bu konuda epey vergi avantajı var.
0
anten
(26.04.23)
Kanka en temizi maliyeye git yol gösterirler, YouTuberim de ya da yazılımcıyım dersin %15 bi kesinti olacak her para yattığında. Bu iş için özel bi hesap açtıracaksın ziraatten o hesaba yatmalı para
0
olaylar olaylar
(27.04.23)
Bu konuda bizler setup organize edebiliyoruz. Özelden mesaj gönderebilirsin
0
fistikthecat
(27.04.23)
Varlık barışı en temiz yöntem. Ama 31 mart'ta bitti, belki uzatırlar, takip etmek lazım.
0
plutongezegendegilmi
(27.04.23)
(13)

Yurt dışına gitmek

dissendium
Merhabalar. Yasal olarak yurt dışına nasıl gidebilirim? Amacım çalışmak, yaşamak. Makine mühendisiyim ama ABD, Almanya gibi ülkelerde kasiyer olarak da çalışabilirim. Sorun ettiğim bir şey değil. İngilizce biliyorum. Almanca öğreniyorum. Olası planlar neler? Teşekkür ederim.
Merhabalar. Yasal olarak yurt dışına nasıl gidebilirim? Amacım çalışmak, yaşamak. Makine mühendisiyim ama ABD, Almanya gibi ülkelerde kasiyer olarak da çalışabilirim. Sorun ettiğim bir şey değil. İngilizce biliyorum. Almanca öğreniyorum. Olası planlar neler? Teşekkür ederim.
0
dissendium
(24.04.23)
Yani muhendisseniz ve yaşınız da genç ise ne diye Almanya'da kasiyer olarak calisasiniz ki? İngilizce biliyormussunuz, almancayi B2 seviyesine getirin derim ilk hedef olarak.

Sonrasında Almanya'da yüksek lisans başvuruları ve iş başvuruları yapabilirsiniz. İş bulmak biraz zorlayabilir kanunlar gereği fakat imkansız değil. Kaldı ki Almanca bilirseniz şansınız artar. Yüksek lisans çok daha kolay olur. Sonrasında da orada bir hayat kurarsınız zaten.


İlk hedef almancayi B2 yapmak olsun bence.
0
fraise
(24.04.23)
fraise, yani tabii ki şansım olursa mesleğimi yapmak isterim ama kendimi çok sınırlamadığımı belirtmek için onu ekledim. Sağ olun.
0
🌸dissendium
(24.04.23)
kendini sınırlandırmak istemediğini söylemişsin ama hedefini sınırlandırmalı ve ona göre hareket etmelisin. yani amerika da olur almanya da olur gibi bir yurt dışı planı olamaz.

almanya istiyorsan yemeyip içmeyip almancanı geliştirmeye bak, goethe'den sınava girip belge al ve düzgün bir cv, düzgün bir cover letter'la ölümüne iş başvurusunda bulun. çok daha kısıtlı iş imkanına sahip kişiler bile kafaya koyduklarında avrupa'da iş bulabiliyor. sen bir sanayi ülkesine göçmek isteyen makine mühendisisin, yani almanya'da iş bulma imkanın ortalamanın çok üzerinde.

baktın altı ay-bir yıl geçti hala sonuç yok, birikmiş paran varsa iş bulma vizesiyle gel ve almanya'da iş aramaya devam et. yukarıda dendiği gibi yüksek lisansla da gelebilirsin. tabii tüm bunlar olurken almancanı asla boşlama, b2 düzeyinde konuşacak seviyeye gelmeye çalış.

gerekirse kasiyer olurum kafalarına hiç girme. almanya'da mühendis olarak çalışmak istiyorum de, planını ona göre belirle. gereken çaba ve motivasyonu gösterirsen yüzde doksan dokuz başarırsın zaten. bir mühendis için çok da atla deve bir şey değil.
0
sir gawain
(24.04.23)
genel olarak uc yolu var:

1- egitim
2- (diger bir ulkeden) is teklifi
3- evlilik (aile birlesimi)

"kasiyerlik de yaparim ne olsa yaparim" seklinde bir rota kesinlikle yok. rasgele adam alan tek sistem abd'nin green card'i, onun cikma ihtimali sayisal loto tutturmak gibi.

almanya'da yuksek lisans mantikli. bedava zaten. egitim dili ingilizce olan programlara bak (hayir yeterince almanca bilmiyorsun, B2 de yapamazsin - onu unut ingilizce'ye odaklan). almanya (ve sanirim artik avrupa'da bir cok ulke) yuksek lisans yapanlara 1-2 yil is arama/calisma izni veriyor, bu da sirket sponsorlugu bulma gerekliligini ortadan kaldiriyor genel olarak.
0
hot potato
(24.04.23)
Ilk olarak şunu söylemek lazım;
Avrupa'da nitelikli adam eksiği var. Yani ben her zaman derim; bugün mobilim, İngilizcem iyi ve birazcık deneyimim var diyen herkes tedarik zincirinde iş bulur. Benim kendi yerime adam almam lazım, resmen nasıl bulacagiz lan diyoruz.

O sebepten ne is olsa yaparım diye girme. Ben öyle girdim sonra salak miyim lan her yerde is var dedim.

Onun dışında en mantıklısı yüksek lisans. Çevremde böyle Avrupa'nın çeşitli yerlerine dagilan hintliler var ki biri de yakin arkadaşım. Bütün arkadaslari iki sene master sonrasi iyi yerlerde.

Ha param yok diyorsan orasi sikinti oluyor.

Bu arada edmon honda dediğine biraz katılıyorum. Kafan biraz fazla karışık.
0
logisticsmanager
(24.04.23)
yuksek lisans kabulu ile baslayabilirsin, ogrencilere yari zamanli calisma firsati(haftalik 20 saat galiba) taniyor almanya. almanya'ya gittikten sonra da belki alan disina yonlendirmis gibi olacagim ama software test engineer egitimlerine bakabilirsin. haftalik calisma iznini de bu sektorde bir yer bulabilirsen kalici olma yonunde baya yol almis olursun.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(24.04.23)
fraise +1
Makine mühendisisin, kalite alanında çalışmışsın ve almanya gibi sanayisi gelişmiş ve kalite konusunda disiplinli bir ülkeye kasiyer olarak gitmeyi mi hedefliyorsun? Alınma ama neden bu vizyonsuzluk? Madem almancan var otur almanyadaki alanınla ilgili iş ilanlarına bak. Neler bilmeni istiyorlar,hangi yetkinlikleri bekliyorlar. Ona göre eksiklerini tamamla ve iş için başvur

@edmond honda bir de tavuk çiftliği vardı onu unutmuşsun
0
yazdonumu
(24.04.23)
yazdonumu, aslında vizyonsuzluk değil de öz güvensizlik diyelim. Almanya bildiğiniz gibi mühendislerin krallarını yetiştiren bir yer olduğu için Türkiye'den gelmiş mühendisi ne yapsınlar diyerek öyle düşündüm. Haklısınız. Çok iştahlı gözüküyorum ama içimde hep bir şeyler yapma isteği var. Ondan oluyor.

Yüksek lisans için bayağı para harcamam gerekir maalesef. Ben daha maliyetsiz yollar arıyorum.
0
🌸dissendium
(24.04.23)
abi ben senin yerinde olsam ayu gibi kasar para biriktirir ve yüksek lisans için giderdim. bu senin için çok kompleks bir yöntem değil. maddi durumunu bilmiyorum ama imkanın varsa gerekirse bir süre ailenle yaşa. masrafları olabildiğince kıs. evet almanya'dan vize almak için çok para gerekiyor ama sen çalışan adamsın. varını yoğunu euro yap. yerine göre olmadı kredi bile çekersin. almanya'da okullardan kabul almak çok sorun değil de vize alırken istedikleri gelir garantisi problem. şu an ne kadar bilmiyorum ama 10-12 bin euro civarıdır sanırım.

yapacağın şey gerekirse üç sene telsizi kapatıp para biriktirmek, sonra kendi alanında yüksek lisansa başvurup affedersin sktir olup gitmek. olmayacak iş değil. halihazırda üniversite mezunu, meslek sahibi adamsın. e öyle veya böyle para da kazanıyorsun. onu kenara koyup euro'da biriktirmeye çalış. bugün zaten dünyada yüksek lisans, doktora işleri için 30-35 yaş kesinlikle geç değil. o açıdan da sorun yok.

oraya gittikten sonra zaten en kötü dönercide filan çalışır yine bir şekilde kendini finanse edersin. evet kolay şey değil, risk ama anadan babadan çok zengin olmayan herkes zaten kaçarsa böyle kaçıyor. biraz b*ka batmak gerekiyor açıkçası. kaldı ki illa dönercide kaçak göçek 300-400 euro'ya çalışacaksın diye bir kaide yok, daha iyi şeyler bulabilirsin belki.

ingilizcenin çok önemli olduğu konusuna katılıyorum ama almanca bence almanya için manyak bir avantaj. evet ingilizceyi daha iyi hale getirmeye çalış ama bir yandan almancan da olsun bence. zararını görmezsin. bence senin önündeki tek engel maddiyat. onu da iş sahibi biri olarak çözme şansın var. türkiye maaşıyla almanya eğitimi finanse etmek kolay değil evet ama sen üniversite okuyan veya anasından babasından para istemek zorunda kalan birine göre daha şanslısın. en azından ipler senin elinde.

bence macera arama. dişini sık, paranı biriktir, mühendislik alanında yüksek için git. devamında zaten orada kök salarsan baktın olmuyor o zaman kasiyerlik de yaparsın.

almanya'nın mühendislik devi olmasının almanlarla pek alakası yok. baktığın zaman abd de dünyanın açık ara en zengin, saçmasapan varlıklı bir ülkesi ama katma değeri yaratanlar hintli, çinli, vietnamlı dayılar filan. bu ülkeleri dev yapan şey kafası çalışan adamlara imkan sağlamaları. yoksa bira şişesi toplayıp onun depozitolarıyla hayatta kalmaya çalışan alman da var. hepsi mühendis olmuyor, hepsi zeki veya başarılı büyümüyor.
0
mark greg sputnik
(24.04.23)
amac ne?
memur zihniyetli isen, para cok onemli degil tr'ye yakin olayim diyorsan avrupa.
yok vahsi kapitalizmciyim, para pesindeyim diyorsan amerika.
ortaya karisik birsey ariyorsan, britanyanin kopegiyim diyorsan commonwealth.

kesiyerlikten baslarim kafasi olumlu cunku buyuk ihtimal oyle olacak, ama olene kadar kasiyerlik yaparim yeterki cikayim kafasi sakat.

dil konusu cok kafaya takilacak bir mevzu degil, halledilir.
0
cooperr
(24.04.23)
yukarda güzel özetlenmiş. yasal olarak gitmenin 5 yolu var aslında diye bir ek yapayım:

1-Eğitim
2-İş bulmak
3-Evlilik
4-İş kurmak
5-Yatırım yapmak (bazı ülkeler için geçerli)

Her birinin ülkeden ülkeye değişen kırılımları var. Öncelikle "kasiyer olarak da çalışırım" yeter ki gideyim kafasından çıkın. Mühendisseniz ve ortalama üstü kazanan bir mühendisseniz almanya'da vb kasiyer olarak ya da benzeri vasıfsız işlerde çalışamazsınız yaşam kaliteniz ciddi oranda düşer. Türkiye'de işinde gücünde ve ortalamanın biraz üzerinde kazancı olan insanların vasıfsız işçi olarak gitmesi çok manasız. Muhtemelen yurtdışı için tek fırsatınız olacak hayatınızda, onu da böyle boşa harcayacaksınız.

Adım adım üstünden geçelim. yukardaki adımların.

1-Eğitim: bu zaten net. yüksek lisans için başvuru yapabilirsiniz. Birçok ülkede ab dışından gelenlere eğitim paralı. Ama bazı ülkeler ya da üniversiteler mühendislik, ziraat vb niş alanlara yönelik imtiyazlar sunuyor. İş geçmişiniz varsa yüksek lisans başvurusunda büyük avantaj. Burada da 2 kriter var. Almanya gibi ülkelerde yüksek lisans çok ciddiye alınır ve epey sıkı ve zorlu bir kabul süreci sizi bekler. Hollanda, İsveç, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya, Çekya vb ülkelerde çok iddialı olmayan özel okullardan daha kolay kabul alırsınız. Size çok büyük bir artı sağlamaz oradan alacağınız diploma tabii. Ama AB sınırları içinde yasal olarak oturma hakkı sunar. Ayrıca yine o ülkede bir eğitim kurumundan diplomanızın olması yine iyi kötü bir avantajdır iş ararken. Bazı ülkeler mesela polonya, okurken çalışma konusunda epey esneklik sunuyor. Tabi bu çok suistimal edildiğinden, lisans gibi gidip vasıfsız işlerle çalışma izni alıp ülkede kalanlar olunca, vize süreçleri zorlaştı oralarda da. Bu yolla gitmek istiyorsanız, yüksek lisans konusunda ciddi olduğunuzu göstermeniz lazım. Hakikaten sonrasında da bu alanla ilgili işler kovalayacaksınız orada.

2-aİş bulmak. AB özelinde konuşuyorum mühendislik diplomanızla ve iş geçmişiniz de varsa blue-card almanız çok zor değil. Yeter ki "vize sponsorluğu" sunan bir şirketten teklif alın. Türkiye'de uluslararası bir şirketteyseniz zaten türkiye'den oraya zıplamak çok zor değil. Ha AB ülkeleri son zamanlarda türkiye'den daha zor adam alıyor. Onun yerine Türkiye'den Dubai'ye giden çok. Çünkü Dubai Expat bölgesi. Orada 2-3 sene hem para biriktiriyor hem çevre ediniyor. Çünkü dubai'de çalışan avrupalı ve amerikalılar birkaç yıl sonra başka ülkeye geçiyor ya da evlerine dönüyor. Eğer iyi bir network sağladıysa bu bağlantılar da özellikle yönetici seviyesinde ab ülkelerinde iş kapısı açabiliyor. Vasıflı işçiyseniz bu arada almanya'da iş arama vizesi var. 6 ay almanya'da oturma ve iş arama hakkı sunuyor size. Türkiye'dense orada iş aramak daha rahat olabilir. ama tabii 6 ay orada geçinecek paranızın da olması şartı var.

2-bİş bulmanın diğer yolu da mavi yakalı sayılabilecek bir meslek sahibi olmak. Özellikle AB'de beyaz yakalı vasıflı insan çok. Ama daha teknik alanlarda çalışacak tekniker, operatör gibi insanlara ihtiyaç çok. Ya da berber, terzi, aşçı, tesisatçı, vinç operatörü gibi meslek sahibi insanlara... Bu tabii ki elini kolunu sallayarak olmuyor. Ciddi ciddi bir eğitim kurumundan belgenizin ve bu alanda iş geçmişinizin olması lazım. Bir de beyaz yakalı işlerde ingilizce yeterli oluyor genelde ama bu işlerde gidilen ülkenin dilini b1 seviyede bilme şartı oluyor genelde. Yine de Türkiye'den ciddi ciddi bir "mavi yaka" göçü de var. bu konuda çalışan ajanslar var. Aynı zamanda işkur üzerinden de sık sık almanya gibi ülkelerden bu konuda iş ilanları düşüyor. Burada özellikle aşçılık birçok ülkede iş fırsatları açabilen bir alan. Ama çok ciddi eğitiminizin ve iş geçmişinizin olması lazım en azından 2-3 yıllık.

3-Evlilik. Allah mesut etsin, çeşme'de, antalya'da birinin kalbini çalabilirseniz alır götürür sizi de.

4-İş kurmak. Ankara anlaşması çok büyük nimet. Birçok AB ülkesinde şahıs şirketi kurarak oturum hakkı elde edebiliyorsunuz. Tabii ki çok sıkı şartları var. Öncelikle alanınızla ilgili bir iş yapmanız lazım ve o alanda türkiye'de bir iş geçmişiniz olmalı. Yani mühendisim ben şimdi de hollanda'ya restoran açacağım derseniz kimse yemez. Ama şunu yapabilirsiniz, makine mühendisiyim ve hollanda da mühendislik alanında danışmanlık ve ekspertiz hizmeti vereceğim diyebilirsiniz. Mesela bu yöntemle bir firmayla freelance iş anlaşması yapıp normal çalışan gibi oraya iş yapan bir arkadaşım oldu Londra'da (ui designer). Bu yöntemle ya ciddi ciddi şirket kurar çalışırsınız. Ya da freelancer olarak fatura kesip normal bir firmada iş yaparsınız. Şartlar ülkeden ülkeye değişiyor. En kapsamlı bilgi hollanda konsolosluğunun sitesindeydi benim gördüğüm. Ama bu vizenin de bağlayıcılığı var, mesela yıllık belli bir gelir limitini tutturmanız lazım vizenin yenilenmesi için. Başvurularda da iş planınızı çok iyi anlatmanız lazım. Uzun vadede istihdam sağlayabilmeniz de önemli.
Özellikle danışmanlık, freelance vb şekilde çalışabilecek beyaz yakalı iş kolları için çok fırsat sunuyor ve çok da faydalanan oldu. Ya da türkiye'de aşçı, kuaför falan olup dil öğrenip yurtdışında böyle iş kuranlar da oldu. Youtube'a yazın çıkıyor. Ankara anlaşmasıyla kuaför falan açanlar var hollanda'da. Bir de henüz AB'ye girmemiş ama eli kulağında bazı balkan ülkelerinde şirket açmak falan kolay. Şu anda karadağ mesela türk restoranlarıyla, dükkanlarıyla dolu. Onlar heyecanla AB'ye girmeyi bekliyor orada. ABD'de ise 900.000 dolar yatırımla bir iş kurar ya da bir işe ortak olursanız direkt vatandaşlık alabilirsiniz.

5-Yatırım. Bazı ülkelerde gayrimenkul yatırımı yaparak oturum hakkı alabiliyorsunuz. Hepsinin şartları kendi içinde değişiyor. Bazısı vatandaşlık veriyor, bazısı sadece oturum veriyor, bazısı yanında çalışma izni de veriyor gibi gibi... Varsa sermayeniz, gelir de sağlayabilirseniz gayrimenkulle bu da bir yöntem.

bunun dışında umut fakirin ekmeği greencard her zaman bir fırsattır.

Ama sizin manteliteyi bi değiştirmeniz lazım. Niyetiniz ne o bile belli değil.

Yani gidip birkaç yıl para kazanayım sonra döneyim türkiye'de ezeyim mi diyorsunuz? O zaman basın gidin dubai'ye, katar'a...

Yok orta sınıf rahat bir hayatım mı olsun diyorsunuz. O zaman nitelikli göçmen olarak Avrupa'yı zorlayın. Ama burada da seçiçi olun. İnanın almanya'da kasiyer olarak çok daha süper bir hayatınız olmayacak. Bir de AB ciddi ciddi otomasyon yatırımları yapıyor. Çünkü nüfus az, niteliksiz nüfus da az. İşçi maliyetli. Haliyle birkaç yıl sonra vasıfsız işçi statüsü daha da zor olacak AB bünyesinde.

hele ABD'de kasiyerlik falan niyetiniz varsa hiç boşa uğraşmayın. ABD'de türkiye'yi mumla ararsınız. ABD gerçekten orta üst sınıf olarak yaşamayı garantileyen bir gelir ya da iş fırsatı varsa tercih edilebilecek bir ülke. Kasiyerlik, uber sürücülüğü yapmak için ABD'ye gittiğinizde nolur hasta olmayayım da hastaneye düşmeyeyim diye dua edersiniz her gün. Ha ben oraya kapağı atayım, kendime nitelikli işler bulurum diyebiliyorsanız ona bişey diyemem. ABD yükselmenin de, dibe vurmanın da sonunun olmadığı bir ülke.

AB sınırları içinde özellikle kuzey avrupa'da devlet sizin dibe vurmanıza mani olur. sosyal yardım yapar, iş bulur hatta norveç'te falan ev bile bulur. Ama ABD'de sistem çok acımasızdır.
0
anten
(24.04.23)
Alanınızda yetkinliğiniz varsa tr’den başvuru yapıp kabul alıp gidebilirsiniz. Öyle mühendisler var ki almanca, hollandaca bilmese bile oralarda yüksek maaşa iş bulup gidiyorlar. İyi değilseniz para verip kursa fln kaydolun. Bir şekilde kalmanın yolunu bulursunuz zaten oraya gıdince.
0
yalniz kizkulesi
(25.04.23)
ana dilini öğrenmekte zorlanacağın herhangi bir ülkeye gitme.
0
rain when i die
(25.04.23)
(21)

Ekonomide bundan sonraki fantastik süreç nedir?

logisticsmanager
Döviz patladı.Sonra enflasyon patladı.Kiralara limitler falan geldi.Sonra ülke dövizi baskiladi, bu sefer ülke pahalanirken döviz sabit kaldi, Avrupa'dan pahaliya gelmeye başladı çoğu ürün.Faizlerde banka ile devletin faizi arasında deli gibi fark oldu.Mb pazardan döviz toplamaya başladı.Şimdi de 50
Döviz patladı.
Sonra enflasyon patladı.
Kiralara limitler falan geldi.
Sonra ülke dövizi baskiladi, bu sefer ülke pahalanirken döviz sabit kaldi, Avrupa'dan pahaliya gelmeye başladı çoğu ürün.
Faizlerde banka ile devletin faizi arasında deli gibi fark oldu.
Mb pazardan döviz toplamaya başladı.
Şimdi de 50 farklı kur oluştu. Millet bankalarla calisamamaya başladı.

Bundan sonraki fantastik süreç nedir?
Bunları görüp hala "abi düzelecek" diyen var mi?
0
logisticsmanager
(24.04.23)
Seçim sonrası kim kazanırsa kazansın İMF'ye gidecek.
İMF ile bir anlaşma yapılacak, sabit gelirlilerin epey zorlanacağı, para getirmeyen yatırımların duracağı dolayısıyla durgunluğun ve işsizliğin patlayacağı, mesela ayakkabı alırken markasına bakmak yerine ayakkabı olmasıyla yetineceğimiz, hiç kullanılmamış olmasına sevineceğimiz en az yirmi yıl sürecek bir sürece gireceğiz.

diye düşünüyorum.
0
Mirket
(24.04.23)
Ya bu döngü ülkenin makus talihi diil mi zaten? Bankadan dolar alış kuruyla satış kuru arasında 1.5 lira fark olmuştu geçen haftalarda. Şimdi 1’e düştü sanırım. Takip bile etmiyorum artık, neye derman olacak ki… Eskiden haberlerde tahtakale’deki dolar kurunu da ayrıca söylerlerdi, yine o tarz bi yere sürükleniyoruz.

Buna rağmen ben düzelecek diyorum.
0
vedatchilipeppers
(24.04.23)
sermaye kısıtlamaları
çift döviz kuru, gerçek döviz kurunun x2 olması
bankalarda döviz çekimine kısıtlama getirilmesi
döviz alım satımının yasaklanması
bazı ithal malların ve hammaddelerin alınamaması
moratoryum
0
nuisance
(24.04.23)
@vedat; duzelecek kismi 5 sene mi 10 sene mi? Çünkü bedavaya dogalgaz dagitilan bir donemdeyiz, bunlari kim odeyecek diye bile sorulamiyor.

Ben de duzelecek diyorum ama uzun dönemde çok sıkıntılı yıllar sonrası, o da kurallara uyulursa. Arjantin olmayiz da bence bu saatten sonra eskisi gibi olmak için bir 10 yil kadar sıkıntı cekilecek.
0
🌸logisticsmanager
(24.04.23)
@nuisance; 3. Ben yakin süreçte bekliyorum. Olmaz olmaz denildi ama komisyon başladı, kur farki başladı.

5 bu gidişle olacak. Zaten medikal taraf böyle değil miydi bayadir?
0
🌸logisticsmanager
(24.04.23)
kim gelirse gelsin ekonomi düzelmez. düzelecek diyenler ev ve araba fiyatları düşecek diyenlerle aynı bana göre. ayrıca düzelecek demekle olmuyor, ne zaman düzeleceğini söyleyeceksin.
0
nothing in my way
(24.04.23)
eğer yönetim değişirse en azından dünyadan kopmayan düzgün bi ekonomi politikasına döneriz diye düşünüyorum. (bu çeşitli yasakları kısıtlamaları getirebilir ama yokuş aşağı gitmekten iyidir. Yani iyi olacak demiyorum ama daha kötüye gitmeyebilir diyorum)

10 yıla bir şeyler "eh" olsa, bu ülkede her 20 yılda bir büyük kriz çıkıyor zaten trendin bozulacağını da sanmam. Yani düzelmek için yeterli vakit var mı ona da emin değilim. Çok akılcı politikalarla büyük paraları ülkeye çekmek lazım. Estonya gibi dijital şirket mi kurdururuz, kumarhaneleri mi açarız artık sağlam bişeyler lazım.(ama yapılmaz bunlar bence)

Bankalara kısıtlama getirilmemesinin sigortası altılı masa bence. Onlar gelirse öyle bir şey yapmamaya çalışırlar çünkü çok kötü bir imaj olur. Malum yönetim devam ederse her şey olabilir.

Yani 5-10 yılda biraz pozitif şeyler olabilir fakat uzun vadede işlerin kötü olduğunu düşünüyorum ben. Bir sürü ekonomik yük, anlamsız bir nüfus, parasal veya kültürel getirisi olmayan göçmenler... Sonra iklim krizi geliyor Akdeniz bölgesinin turizm potansiyeli azalıp her yaz yangınlarla uğraşmak zorunda kalabiliriz vs. vs.
0
nhk ni youkosu
(24.04.23)
düzelir, çok da basit olur;
serbest piyasaya yavaş yavaş dönülecek, bildik iktisat politikaları izlenecek, merkez bankası bağımsız olacak ve esas amacını yerine getirecek, sermaye piyasasını da öldürmeden bunu yapmaya çalışacak, kuvvetler ayrılığı oluşacak, yargı bağımsız olacak, adalet önünde herkes eşit olacak, yatırımcıya güven verilecek, liyakat temelli atamalar yapılacak, sığınmacılar mevzusu doğru yönetilecek, ihracatçı desteklenecek.
yol haritası gayet belli, tabi ülkenin en kıymetli varlıkları satıldı, onun dönüşü yok.
0
tiny penny
(24.04.23)
Bu kadar karamsar olmaya gerek yok, gerçekliği de yok. Adam zamanında sıfırdan ülke kurduktan 2 sene sonra uçak fabrikası kurup 5 sene sonra uçak üretip Hollanda'ya uçak satmayı başarmış, liyakatli insanlar geldikten sonra bu işler hiç zor değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.04.23)
türkiye gibi nitelikli üretimi olmayan ve 80 milyon gibi nüfusu olan bir ülkenin kısa vadede düzelmesi mümkün değil. Bu siyasetten bağımsız bir gerçek. Partiler üstü bir konu.

Türkiye'nin tarihine bakın, ekonomisi hep dalgalı, Bazen dibe batıyorsun tam nefesin kesilecek gibi oluyor bi yüzeye çıkıyorsun... Çok ciddi yapısal değişiklikler olmadan bunu değiştiremez kimse. Şu anda hiçbir partinin de programında böyle bir reçete yok. Herkes kısa vadeli günlük çözümler öneriyor. 21 yüzyılda hala fabrika açıp üretim üsleri kurmaktan bahsediyoruz ülkede her iki siyasi cenahta da... Bugün üretim yapmak mesele değil, fikri mülkiyet mesele.

Dünyaya entegre olmakla da alakası yok. Bizim dünyaya satabildiklerimiz sınırlı. Ama aldıklarımızın sınırı yok. Rakamları atıyorum ama şöyle ilerliyoruz 1 kazanıp 3 harcıyoruz gibi düşünün. Böyle bir ekonomi refaha erer mi?

Çok uzatmadan şöyle özetleyebiliriz. 19. yüzyıla kadar ülkeler orduları kadar güçlüydü. 19. yüzyıldan itibaren markaları kadar güçlü olmaya başladılar. Türkiye'nin dünya çapında kaç tane sanayi, teknoloji, hizmet, gıda, tarım vs. markası var? Ülkeye para kazandıracak ve eğitimden savunmaya her şeyi finanse edecek olanlar bunlar. Fason üretimden bahsetmiyorum. O konuda örnek çok. Mesela Zara'nın birçok ürünü türkiye'de üretiliyor. Bunu üreten onlarca tekstil fabrikamız var. Ama bir tane Zara yok türkiye'den dünyaya açılan. Böyle bir yatırım yok. Bunu başarmayınca 1 tane Zara, senin tüm tekstil sektöründen daha fazla kazanıyor.

Zara'nın yıllık geliri 19 milyar euro seviyesinde yaklaşık.
Türkiye'nin bütün tekstil firmalarının toplam ihracatı 12,5 milyar dolar civarındaymış 2022'de. Anlatabildim mi... 1 marka>100lerce tekstil firması.

Ekonomisi kuvvetli ülkelerin hepsinin çok güçlü markaları var. Marka ve üretim farklı şeylerdir. Marka demek fikri mülkiyet demek. Telif demek, patent demek, tasarım demek, pazarlama demek... bunlar elinde olduktan sonra çin'de de ürettirirsin, somali'de de... bugün iphone'a 1000 dolar vermenin sebebi onun fikri mülkiyeti yani endüstriyel tasarımı ve entelektüel patenti. yoksa telefonun üretim maliyeti 300-400 dolar. Montaj sanayinin hiçbir önemi yok artık. Var da tek başına bir önemi yok.

Şöyle diyeyim, sen isveç'e 1 dolar'a kereste satıyorsun. O sana 20 dolara o keresteyi ikea sandalye olarak geri satıyor.

anlatmaya çalıştığım bu. Türkiye katma değerli ürün üretemediği sürece cari açık vermeye, borçlanmaya, döviz stoklarını eritmeye devam edecek. Onun dışındaki tüm konular 2. derecede etkili.

Faizmiş, kurmuş piyasa kontrolüymüş falan... Bunların etkisi var elbette. Ama sen para kazanamadıktan sonra bunlar senin ekonomini kurtaramaz.

Şöyle düşünün, bir adam 10.000 lira kazanıyor, 20.000 lira harcıyor... Bu adam borsada yatırım yapsa, döviz kurunu iyi değerlendirse, faizle uğraşsa ne olur uğraşmasa ne olur? Kazandığının 2 katını harcıyor, ya da harcadığının yarısı kadar kazanıyor diyelim. ya kazancını artıracak ya giderini düşürecek. 80 milyonluk bir ülkenin giderini azaltması kolay değil. Yaşam kalitesini etkiler. ama kazancını artırması için türlü yol var.

Ama tutup bütün sermayesini gayrimenkule gömen bir ülkeden çok hayır bekleyemiyorum ben.
0
anten
(24.04.23)
Bir üstten devam edeyim, herkes serbest piyasadan, liyakatten ve piyasaya güven veren demokratik ortamdan bahsediyor. Çok haklı. Çünkü yatırım için bunlar gerekli.

Ama kimse yatırımın niteliğini konuşmuyor. Abi yabancı yatırımcı çekmek zor değil. Bugün gana da, güney afrika da yabancı yatırım çekiyor. Karadağ da çekiyor... Hindistan da çekiyor. Ama nasıl çekiyor?

Al TL'nin değeri düştü, mükemmel gayrimenkulleri yabancılar sakız gibi alabiliyor. Al sana yabancı yatırım.

Asgari ücreti 400 dolara fikslersin, biraz demokratik bir ortam izlenimini oturtacak yönetmelikler çıkarırsın... Volkswagen gelir burada fabrika açar. Al sana yabancı yatırım? ee sana ne faydası var? ufak bir istihdam oluşturması ve bir miktar vergi geliri dışında? Şu an satın aldığın ürünlerin çoğunun üstünde "made in bangladesh" yazıyor. Bu ne demek? bangladesh yabancı yatırımcıyla dolu. Ama bangladeshliye ne faydası var? Adam oradaki çalışanlara cüzi bir ücret verip, biraz vergi ödeyip bütün karını alıp kendi ülkesine götürüyor.

O yüzden nitelikli üretimi olmayan bir ülkede ekonomi düzelir mi? yabancı yatırımcı gelir mi diye sormak çok iyi niyetli.
0
anten
(24.04.23)
100 yıl önce zart diye tepeden inme rejim değişikliği gerçekleşti ve buna uygun modern yasalar (isviçre’den kopyala yapıştır) implement edildi ama kültürel kodlarımız bunların hiçbirine uygun değildi. 100 yıldır yaşadığımız her sıkıntının temelinde bu var, tüm bu döngülere girip çıkılması da bundan kaynaklı kanımca. Son 20 yılda da siyasal islam ucubesinin ve hukuk güvenliğini yerle bir etmenin yarattığı sonuçları gördük.

Üslup ve ahlak konusunda ilerleyebildiğimiz ölçüde daha oturmuş ve ayakları yere basan bir ülke olabiliriz ancak. Siyasal islam bunu mahvetti, tartışma dili değişti. Herkes birbirine küfür ediyor, dayılanıyor ve bu normalleşti. Şu an geldiğimiz noktada genel olarak muhalefetin üslup ve ahlak konusuna özel olarak eğildiğini düşünüyorum ve bence doğru da yapıyorlar. Bu altyapı doğru kurulduğu zaman pozitif yönde ilerleyebileceğimizi düşünüyorum ama bu bir süreç tabii ki, 5 yıl mı olur 10 yıl mı orasını bilemiyorum.
0
vedatchilipeppers
(24.04.23)
He bir de dünya teknolojinin ilerlemesiyle sosyolojik olarak çok fantastik gelişmelere gebe. Bizim millet pek uyanmadı ama AI + otomasyon her şeyi değiştiriyor; 5-10 yıl içinde tüm piyasalar, iş ve istihdam modelleri, karar mekanizmaları falan da buna göre değişecek. Çok ciddi bir revizyon olacak ve hatta halihazırda oluyor, bunu görmek için medyum olmaya gerek yok, milyonlarca kişi işsiz kalacak bu çok açık. Bu global değişime de bir şekilde adapte olabileceğimizi umut ediyorum.
0
vedatchilipeppers
(24.04.23)
evet düzelecek. iktidar değişirse bal gibi de düzelecek.

30 tane şey saymışsın ama bunların tamamı bir kişinin inadını değiştirmediği için olanların sonucu. oturup 30 farklı şeyi çözmek için 30 ekip, 30 yıl çalışmayacak.

daha bisküvi bile üretemeyen, marketlerinin yarısı türk ürünü, beyaz eşyalarının neredeyse tamamı türk markası olan doğu avrupa ülkelerinde bile otomobil ve konuta ulaşım tr'nin 10 katı kolay. tr çok iyi para çeviriyor ama çok kısıtlı kişilere ve ödemelere gidiyor para. avrupalının çöpe attığı araca tr'de yüzbinlerce insan 20bin$ para vermek için birbirini kovalıyor. korkunç bir dengesizlik ve plansızlık var başka bir şey yok.

açın iki yabancı yatırımcı analist yorumu takip edin. kamu borç yükü, kişi başı borç miktarı, özel sektör borçları ile avrupanın en iyi ülkelerindeniz. hem halkın korkunç borcu yok hem özel sektörler bilinçli ilerliyor. yan tarafımızdaki yunanistanın public debt / gdp oranı %250 olmuş, avrupa'da bu oran %60-80 civarı iken tr'de 43 civarlarında.

hukuk düzelirse ve tl istikrara kavuşursa tr'ye para yağar diyenler goygoy yapmıyor ya da bizi pişpişlemiyor. 2000'lerde ülkeye yıllık 1b$ doğrudan yabancı yatırımcı gelirken, hem reformlar hem ab süreci hem istikrarlı tl ile 2005-2008'de 20b$'lara çıkmıştı. 2015'ten beri tekrar düşüş var şu an yıllık 8-10'larda. benzer bir sıçrama ve yıllık 30b$'lık u.arası doğrudan yatırım ile tr'nin belli fazlasıyla doğrulur bir kaç seneye.
0
avatar is back
(24.04.23)
bu arada imf denilmiş de bu konuda bilge yılmazın söyledikleri çok önemli.

1- bize imf'den gelecek parayı kendimiz fazlasıyla yaratırız çok gerek yok
2- imf'de çalışanlar benim öğrencilerim ya da mülakatına girdiğim, referans olduğum kişiler çoğu

2001'de değiliz, imf ile olacak iş değil. bir üstte yazdığım gibi tr aklını başına alırsa zaten imf'de 5 senede gelecek limitlendirilmiş para bir senede fazlasıyla doğrudan yatırım ile gelir
0
avatar is back
(24.04.23)
Bu arada İMF'den bahsedildi. İMF'nin ne olduğunu bilmeyen koca bir kitleye bir öcü yaratmak gerekiyordu. Yaratıldı. Don Kişot'un yel değirmenleri gibidir kendisi. Saldırmak gerekir.

Bu fona Türkiye de ortaktır. Fonun kuruluş amacı İflasa çeyrek kalmış ülkelere ucuz kredi sağlayarak iflastan döndürmektir. Bu fonun verdiği kredilerin diğer kredilerden farkı vardır. Bu fon kredi verirse o krediyle 'Bu ay doğalgazı bedava yaptım' şeklinde seçim yatırımında kullanamazsın. 'Şöyle bir yatırıma yönelteceğim, bu şekilde para kazanacağım.' dersin ve bunu belgelersin, öyle verir parayı.

Ha ama 'yok ben yel değirmeni buldum, saldıracağım.' dersen O da olur. Sonuçta kredi verecek tefeci çok.

Hukukun düzelmesi dediğin şeyi yapman için HSK'nın yapısını değiştirmen gerekiyor, bunun için güçlü irade gerekiyor, bunun için yeni atamalar, onun için de atanmışların görev sürelerinin tamamlanması yani uzuuuun yıllar gerekiyor. Ayrıca bunun için Anayasa'da bazı değişiklikler gerekiyor, onun için Mecliste Anayasa değişikliği yapacak çoğunluk gerekiyor.

Biz İMFye gitmeyiz o parayı buluruz mu? Dur daha seccade konuşacağız. Parayı sonra konuşuruz.
0
Mirket
(24.04.23)
sürekli yeni vaatler veriliyor, bir kısmı da gerçekten yapılıyor ve merkez bankası para basarak ödemeleri karşılamaya çalışıyor.
eyt gibi bir kaç ay/yıl içinde 5 milyon kişiyi emekli edecek bir uygulama mesela. yapabileceklerine çoğumuz rüyasında görse inanmazdı çünkü 100 yıllık cumhuriyet tarihinde biriken emekli sayısı nette 12 milyondu. bir yanda 100 yılda nette 12 milyon emekli diğer tarafta birkaç ay içinde +5 milyon emekli daha.
benim öngörüm sosyal güvenlik sisteminin tamamen çöküşü.
çökmezse de tl nin öyle bir değer kaybetmesi ki 7.500 lira emekli maaşının 1 haftalık mutfak masrafını zor karşılayabilecek olması.
ülkede üretim, ihracat, katma değerli ürünlerin %40 artması lazım ki sadece eyt yi karşılayabilsin.
0
Piyano piyano bacaksız
(24.04.23)
@stirlingshire;
twitter.com

Ayda 525 milyon m3 doğalgaz. Yilda 6.3 milyar m3.

Karadenizden cikacak gaz günlük 10 milyon m3. Ikinci fazda 40 milyon.
Kisacasi ilk fazda yillik max 3.6 milyar oluyor. Verilen söz ile arada 3 milyar m3 fark var.
Kendi gazi falan yok yani daha ortada.
Bunun parasini bütçe odeyecek, yani Türkiye'de yaşayıp vergi verenler.
0
🌸logisticsmanager
(24.04.23)
hmm bu durumda cebimizde para kalmış bile olabilir çok iyi haber değil mi

satınalmak yerine çıkardığımız 3.6 milyar m3 doğalgazın her 1000 metreküpüne 750-1000 dolar civarı ödemekten (spot fiyatı 1000-1500) kurtulduğumuzu ve bunun bilançoya katkısını niye hesaba katmamış ki bu enerji direktörü arkadaş. devlet bu maliyetlerin çoğunu sübvanse ediyor zaten kendisi demiş sonraki tivitte. çıkanın hafiflettiği yük ile diğerini kompanse ediyor

rusya azerbaycan iran ~1/3~ oranla paylaşıyor tedariğimizi. fiyatları da aynı, yalnız azerbaycan biraz daha ucuz oluyor. rusyanın savaştan sebep bize de indirim yaptığı senaryoda da bu hesap böyle.

aboneyi 21 milyon almış, 19,750 şu an (gugıllayınca tepede çıkan bir detay)
www.epdk.gov.tr
0
stirlingshire
(24.04.23)
Komşu ülkeler düzelmeden ve biz de onlarla iyi ilişkiler kurmadan düzelme zor.
Avrupa harici ülkelere ihracat yapmalıyız. Batı ticarette tek taraflı turnike gibi çalışıyor ve bize getirecekleri sıcak para da kalıcı çözüm getirmiyor.
0
hebanon
(25.04.23)
şu ülke dövizi baskıları olayı bildiğin saçma abi. döviz böyle kolay baskılanan bir şey olsaydı şimdiye kadar hiç yükselmezdi. döviz olması gerektiği yerde. bundan önce ülkedeki her şey inanılmaz ucuzdu, dünyada en çok turist çeken 10 şehirden biri olan istanbul gibi bir şehrin balkanlar’ın dandik köylerinden daha ucuz olmasını kimse açıklayamaz, olması gereken düzeltme yaşandı yani. alternatif yöntemler ile farklı kaynak yaratıyorlar ve krizi erteliyorlar şu anda. mesela ddkkm gibi.

bu böyle gittiği yere kadar gidecek. sonra faturayı ödemek için biir süre ekonomik durgunluk ve işsizlik furyası olur yüksek faiz ortamında. sonra yabancı sermaye çekebilirlerse biraz daha normale döneriz. ya da normalimiz hep bu olur.

chpli olarak chp’nin ekonomi politikasını da aynı ölçüde yanlış buluyorum. herkese maaş bağlanan ve para dağıtılan bir ekonomide verimlilikten bahsedilemez. popülizm devam ettiği sürece yüksek enflasyonu yaşayacağız. bankada nakit tl tutan ve veya maaşını enflasyon kadar artıramayan herkesten para alınıp, halka ve ıvır zıvır yatırımlara dağıtılmaya devam edecek maalesef.
0
roket adam
(25.04.23)
(2)

Şahıs şirketiyle ticaret odası kaydı yapmak

havadakarada
İthalat yapacağım için kayıt lazımmış onu halledeceğim ama çekincem var. Daha yeni 1 aydır trendyol üzerinden satış yapmaya başladım, 3 tane satış yaptım 10 bin TL ciro toplam. Yalnız ticaretten pek anlamadığım için bunları faturalı almadım ve alış faturasız olarak muhasebeye işlendi. Stok yok satış
İthalat yapacağım için kayıt lazımmış onu halledeceğim ama çekincem var. Daha yeni 1 aydır trendyol üzerinden satış yapmaya başladım, 3 tane satış yaptım 10 bin TL ciro toplam. Yalnız ticaretten pek anlamadığım için bunları faturalı almadım ve alış faturasız olarak muhasebeye işlendi. Stok yok satış var yani. Ürün ismi de yazmadım aciklamaya "ürün" yazdım.

Neyse, şimdi Ticaret odası kaydı yaparken ticaret sicili vs kontrol edip bunların faturası yok, ne sattın neden fatura yok derler mi? Böyle bir durum bana problem olur mu? Bundan sonrasını öğrendim artık usulüne uygun gideceğim ama bu durumdan dolayı oda kaydı başvurusu yapmaya çekiniyorum.
0
havadakarada
(20.04.23)
kardesim niye ticaret odasi kaydi yapasin? esnaf odasi yeter, muhasebecin bir halttan anlamiyor sanirim, sana abilik yapacak bi mali musavir bul. pm atarak danisabilirsin, gereksiz islere kalkisma, planli hareket et
0
sekerler diyarinda bir ruya
(20.04.23)
alış faturası olmadan satış yapmak usulen sıkıntı olabilir. Muhasebecinizin uyarması gerekirdi.

şahıs şirketi gerçek kişi olarak açıldığında bildiğim kadarıyla oda kaydı gerekmiyor ama iyi bir müşavire danışın bence.
0
anten
(20.04.23)
(5)

fransa vizesiyle ispanya'ya girmek

yetkili birine benzeyen abi
schengen vizemi fransa'dan aldım ama ispanya'ya gitmek istiyorum.doğrudan gidebilir miyim, sorun çıkarırlar mı?
schengen vizemi fransa'dan aldım ama ispanya'ya gitmek istiyorum.
doğrudan gidebilir miyim, sorun çıkarırlar mı?
0
yetkili birine benzeyen abi
(19.04.23)
Benzerini yaptim. Sorun olmadi.
0
Kahvedesu
(19.04.23)
Kapıdan geçerken sorun olmaz büyük ihtimalle. Ama tamamen kapıdaki personelin o anki moduna bağlı.

Ama esas bir sonraki vize başvurunuzu fransa'dan yaparsanız sıkıntı çıkması mümkün.

O yüzden önce bi fransa'ya gidin sonra ispanya'ya geçin.
0
anten
(20.04.23)
en azından 1 defa fransaya girmiş olman önemli oluyor genelde.

ilk girişten sonra sorun olmuyor
0
tchuck
(20.04.23)
öncelikle vizeyi aldığın ülke , sonra sınırsız ab de dolaşım.
diğer türlü memur sorun çıkarabilir.
0
redlabel
(20.04.23)
redlabel +1. direk de yapabilirsin tabi bazen sorun olmuyor ama tamamen şans işi. riske atmamak en iyisi
0
crackcodemood
(20.04.23)
(9)

Atmosferik Motorun Tutması?

giovanne
Ya arkadaşlar Hyundai, Kia’da 1.0 mis gibi sorunsuz turbo motorlar varken 1.4 atmosferik motorlar tercih ediliyor. Hatta gidip tüp falan taktırıyorlar bu motorlara. Bu anormal değil mi ya? Bir bana mı garip geliyor?
Ya arkadaşlar Hyundai, Kia’da 1.0 mis gibi sorunsuz turbo motorlar varken 1.4 atmosferik motorlar tercih ediliyor. Hatta gidip tüp falan taktırıyorlar bu motorlara. Bu anormal değil mi ya? Bir bana mı garip geliyor?
0
giovanne
(19.04.23)
seçenek az ve fiyattan dolayı.
0
jelly bear
(19.04.23)
1.0 motorlu araçlar küçük olmuyor mu genelde 1.4 e nazaran
0
olaylar olaylar
(19.04.23)
millet ne varsa onu alıyor şu an. otomobil şirketleri de ne kadar eski teknoloji, ucuz, avrupa’ya teklif dahi edilemeyen (emisyon vs dolayısıyla) motor varsa türkiye pazarına dayıyor.
0
roket adam
(19.04.23)
Turbo insanların gözünü korkutur masraf riski olarak görülüyor.
0
mirty
(19.04.23)
Çünkü her turbolu araç sorunsuz diye bir şey yok. Aksine çoğu atmosferik motor daha sorunsuz çünkü turbo yok, direkt injeksiyon yok.
1.0 kia hyundai motorunda da sorunlar vardi. Ben zamaninda araç ararken bakmistim.

Bana kalsa 2.0 mazda alir geçerim ufak motor uğraşmam ama o devir geçti.

Küçük motordan yüksek performans almanin sebebi o motorlarin çok büyük gelismelerden geçmesi ve bu sebeple de genelde tamirinin vs hem daha pahali hem daha zor olması.

Ha 1.4 mpi da kötü motor ayrı konu :)
0
logisticsmanager
(19.04.23)
Çünkü yeni model atmosferik araçların turbolu araçlardan farkı yok.

(fiesta 2020 trendx 1.1)
0
ditu
(20.04.23)
130 beygir turbolu 1 litre motor yerine yine 130 beygir 1.6 atmosferik almayı tercih ederim.
0
alperz
(20.04.23)
Adam arabayı uzun süre kullanmayı planlıyordur, haliyle turbo sebepli problemlerle motor ömrünün kısalmasını istemiyordur.

1.0 turbo yerine ben de 1.4 atmosferik seçerim.
0
anten
(20.04.23)
Atmosferik uzun ömürlüde ondan birde roket adam +1
birde kia da sıra beklemiyormuşsun hemen veriyorlarmış arabayı.
0
komando kani var bende
(20.04.23)
(8)

Almanya nitelikli göç yasasına göre buralardan gitmek?

mikahakkinen
37 yaşında evli bir çocuk babası ve 10 senelik devlet memuru psikoloğum. eğitimim ingilizce psikoloji ancak orta seviye ingilizcem var. mesleğimde çok etkin bilgili değilim. bu yasaya göre almanca öğrenip bu yasayla almanayaya gitmek için başvursam bir sonuç alır mıyım?almanyada yaşayanlar ve bilgis
37 yaşında evli bir çocuk babası ve 10 senelik devlet memuru psikoloğum. eğitimim ingilizce psikoloji ancak orta seviye ingilizcem var. mesleğimde çok etkin bilgili değilim. bu yasaya göre almanca öğrenip bu yasayla almanayaya gitmek için başvursam bir sonuç alır mıyım?

almanyada yaşayanlar ve bilgisi olanlar bilgilendirirse teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(14.04.23)
o muhabbet benim bildiğim 6 aylık vize sağlıyor. kendi alanınızda belli bir maaş skalasının üzerinde iş bulmazsanız dönmek zorunda kalırsınız. alanınız bu iş için zor bir alan. bir kere çok iyi derecede almanca bilmeniz gerek. türkiye'de öğrenip gelmenin yeterli olacağını pek sanmıyorum.

gerçekçi olmakta fayda var. almanya çağırır ama standartlara uymayanın gözünün yaşına bakmaz. havalimanında çalışacak neredeyse vasıfsız eleman alacağız dediler ama almanca bilmeyenleri almadılar. standartları gevşetme diye bir şey asla yok. siz bence türkiye'den başvurun olumlu dönenler olursa gelin. yoksa hem zaman hem para kaybı olur.
0
bohr atom modeli
(14.04.23)
3 yıl almanyada yaşadım.
heves kırmak değil amacım ama bildiğim gördüğüm doğruyu anlatmak zorundayım:
almancanız en az C1 değilse size kimse profesyonel iş vermez.
Ben öğrenciyken elimde C1 DSH sonucu vardı, geçici öğrenci işinde bile şans vermemişlerdi.
almanya dil konusunda tam bir muhafazakar. gidin eksiksiz gramerle cümle kurun, itlik yapacaksa suratına bilerek bön bön bakar. mesleğiniz gereği zor insanlarla muhattap olacaksınız. dil yoksa iş çok zor.
0
KidLazer
(14.04.23)
işinizin gereği muhatap olacağınız insanları çok çok iyi anlamanız lazım. Haliyle dil önemli bir bariyer olacak. Şu anda o eforu harcasanız bile iyi seviyeye gelmeniz sıfırdan birkaç yılınızı alır.

Alman lisesi mezunu arkadaşım vardı, almanya'da hukuk okudu, orada telif hakları üstüne çalıştı. Ona rağmen o bile çok zorlandığını söylüyordu.

Yanlış yönlendirmek istemem ama çevremde farklı meslekler öğrenerek bunu yapanlar oldu.

Yani mesela kız pazarlamacıydı, UX design eğitimi aldı iyi bir yerde sertifikasını aldı öyle gitti iş buldu.

Eski işyerimde bir arkadaşım, influencer'a dönüştü. Baya bildiğini influencer. Marka tanıtımları falan yaparak para kazanmaya başladı. O kendine bir medya şirketi kurdu, o şirketi oraya taşıyarak influencer olarak çalışmaya devam ediyor ama faturalarını oradan kesiyor orada yaşıyor ankara anlaşması üstünden gitti mesela.

Bir başka arkadaşım işi gücü bıraktı msa'dan sertifika aldı global geçerliliği olan. Onunla şimdi gıda sektöründe iş bakıyor. daha önce tasarımcıydı.

Gibi gibi. mutlaka gideceğim diye kafaya koyduysanız bu tarz yöntemlerle başaranlar da var. Kesin garantisi yok tabii bunun şans da önemli. Ama hiç olmazsa türkiye'de bile kalsanız elinizde 2. bir meslek olur. Bir alternatif kazanç kaynağınız olur.
0
anten
(14.04.23)
Psikolog aranan meslekler arasında var mı bilmiyorum ama min c1 seviyesinde ing ya da b2 Almanca ile gelebileceksiniz. Yabancılar ing konuşan psikolog arıyor. çok fazla adaptasyon kaynaklı sıkıntılar yaşayanlar var. Bu bir fırsat olabilir. Ama bir Alman'nın yeni Almanca öğrenmiş olan bir Türk'e içini açacağını hiç düşünmüyorum. Oldukça zor diyelim. Bu yasa min 2 seneye tamamen geçmiş olacak.

Alamnya'da anadil seviyesinde Almanca konuşmuyorsanız çok zor. IT sektöründe bile çok zor çünkü Almanca konuşuyorlar. Ben çok fazla insanın heves edip para harcayıp geri döneceğini ya da heves edip boşvereceğini düşünüyorum.
0
abi bi dizi buldum on numara
(14.04.23)
Psikoloji tarzında sosyal branşların başka ülkede tutunma ihtimali çok zayıf. Bu nitelikli göç yasaları mühendisler için.

Dil sorununun dışında bir Alman neden bir Türk psikoloğa gitsin.
0
OrangeYellow
(14.04.23)
hepinize katılıyorum. psikoloji, hukuk vb. kültüre adapte olan mesleklerde iş bulmak zor zaten benim de almanyada yapmak istediğim meslek psikologluk değil. yani kargoculuk falan yaparım ama benim gibi düşünen bir sürü insan vardır eminim. benim için zor gibi heralde.
0
🌸mikahakkinen
(14.04.23)
kargoculuk da nitelikli göçmen olmuyor hocam. nitelikli göçmen demek almanya'da geçerliliği olan profesyonel bir beceriden hayatını kazanan insan demek.
0
roket adam
(14.04.23)
Nitelikli göçmenlikteki mantık ülkenin ekonomisine destek olacak alanlardaki açıkları kapatmak. Ülke bu amaçla faydalanabileceği kişileri alıyor. Refah düzeyi yüksek ülkelerde insanlar genellikle sosyal alanlara yöneldikleri için açık bu şekilde kapatılmak isteniyor.
0
OrangeYellow
(14.04.23)
(9)

kiracıya ne kadar zam yapabiliriz?

stationary traveller
selamlar, geçen sene mayıs ayında o dönem piyasası 5-6 bin tl (şu an 10 bin tl civarı) olan bir muhitte emekli babama vicdan yaptırıp 2.500 tlye kontrat imzalayan bir kiracım var. bu kiracı çift türkiye'nin en kurumsal firmalarından birinde çalışıyor, eşi de benzer bir kurumsal firmada çalışıyor. or
selamlar, geçen sene mayıs ayında o dönem piyasası 5-6 bin tl (şu an 10 bin tl civarı) olan bir muhitte emekli babama vicdan yaptırıp 2.500 tlye kontrat imzalayan bir kiracım var. bu kiracı çift türkiye'nin en kurumsal firmalarından birinde çalışıyor, eşi de benzer bir kurumsal firmada çalışıyor. ortada bir kandırılma durumu olduğu için biraz sinirliyim yani. yasal olarak ne haklarım var onu öğrenmek istiyorum. ben de başka bir şehirde kirada yaşayan biri olarak empati kurabiliyorum ve orta yolda buluşmak istiyorum. nasıl bir yol izlemeliyiz? yardımcı olabilir misiniz lütfen. piyasası 1000 tl olan yere 20k çekecek kadar aç gözlü değilim, sadece adaletli bir anlaşma istiyorum. sanırım %25 zorunluluğundan dolayı bunu elde edemeyeceğim gibi görünüyor.
0
stationary traveller
(13.04.23)
kanuni zorunlulugu asmayin lutfen.
0
elifkircil
(13.04.23)
durumu anlatin. eger vicdanlari varsa daha makul bir seviyeye cekerler. rayic on binse 7000 teklif edin mesela. 6’ya da el sikisirsiniz en kotu.
0
alperz
(13.04.23)
Her yıl rayiçten ya da rayiçin şu kadarı kira alırsınız diye bir durum yok. Ne demek 6’ya el sıkışın?

Babanız keşke imzalamasaydı. Ama başta imza atıp sonra caymak ya da kural değiştirmek şık değil. En fazla resmi enflasyon kadar zam yapmak makul olur şu durumda.
0
ruhen hastayim ben
(13.04.23)
Bizim ev sahibi enflasyona göre zam yaptı. Bizim de 2.yilimiz bitti,etrafta ki kiralara göre yinede makul olduğu için kabul ettik. %25 yapsa daha düşük bir zam olacakti,yaklaşık 1000 lira daha da üzerine koydu.

Sizde konuşup orta yol bulabilirsiniz. %25e uyan pek yok.
0
brnbrs
(13.04.23)
Kanuni olarak %25 zam yapabilirsiniz.

Bunun dışında bir de evi satma hakkınız var. Evi satmak demek %4 tapu harcı demek.
Mesela babanız evi size satarsa 1 milyonluk ev için 40 bin TL tapu harcı ödersiniz.
Kiracı 10 bin TL'lik eve 3125 TL kira öderse 12 ayda 82.500 TL kaybınız var. Benzer senaryonun 4 yıl devam edeceğini varsayarsak 330 bin TL zarar edersiniz. 9 yıl sürerse 742 bin TL zarar edersiniz.

Evi satınca da alan kişi (mesela siz) "o evde oturacağım" derseniz 7 ay içinde kiracı evi boşaltmak zorunda. Ha tabi kiracı yine boşaltmayıp işleri uzatabilir.

Bu söylediğim senaryo çok büyük bir hareket, hukuki yardım almadan bu kadar büyük bir işe elbette kalkışmayın. Zaten büyük ihtimalle yapılmayacak bir harekettir ama çok çaresiz hissederseniz böyle bir yol da aklınızda olsun.

Konut kredisi çekerek evi satın alırsanız belki de faizlerin düşüklüğü sebebiyle bu operasyondan zengin olarak da çıkabilirsiniz :)

Önce söz verip sonra caymak şık değil diye de düşünmeyin. Eğer bir anlaşmada taraflardan biri lehine aşırı bir haksızlık söz konusuysa o anlaşma bir şekilde bozulur.

Mesela siz kırtasiyeciyseniz ve bana yanlışlıkla tanesi 10 liraya satılması gereken 1 milyon adet defteri tanesi 3 liraya satmak zorunda kalacağınız bir anlaşma imzalarsanız ve bu anlaşmada sizin zararınızın çok fazla olacağı ortaya çıkarsa o şirketi kapatmak daha az zararlı olacağı için dükkanı kapatıverirsiniz.
0
michael_knight
(13.04.23)
Yasal olarak hakkınız %25 zam yapmak. Bu geçerlilik bitince de son 12 ayın tüfe'sine göre zam yapabiliyor olacaksınız. 5. yıla kadar böyle gider, 5. yılda da rayiç üzerinden tekrar değerleme yaparsınız. Durum bu yani, bunun dışında bir yöntem yok.
0
roket adam
(13.04.23)
Öğrenci dışında hiçbir kiracıya acımama taraftarıyım. Babanız büyük hata yapmış. Bu ülkede böyle şeyler yapılır mı? Hayır kurumu musunuz siz? Alternatif olarak 10 tane eviniz varsa, birinde tabii yardımcı olmak isteyebilirsiniz.

1 Temmuz 2023'ten önce yenilenecekse kontrat. Maalesef %25 yapabilirsiniz. Siz yine de isterseniz konuşun tabii ama ciddi bir artış kabul etmezler muhtemelen. Sonrası ise kanuni limitte yaparsınız. Kiracıya kanuni olarak "dert olmak" istiyorsanız geciktirdiği an ihtarname çekin. Gerçi ikisi de asgari ücretle çalışıyor olsa bile çevrede 10k kira ödenen bir bölgede yaşan çiftin geciktirmeyeceği kadar düşük bir şey 2500 TL. İsterseniz siz de taşınabilirsiniz tabii. Bunlar dışında kanunen şu an kanunen yapabileceğiniz (sizin istediğiniz kategoride) bir şey yok.
0
nawar
(13.04.23)
Sözüm meclisten dışarı diyeceğim ama şöyle bir durum var maalesef türkiye'de ev sahipleri ticari bir sözleşme yaptıklarını unutuyorlar.

Burada iki şirketin arasındaki bir anlaşmadan fark yok. İmzalar atılmış konu kapanmış.

Ticarette herkes kendi çıkarını savunur, kendi çıkarı için pazarlık yapar. Adam kendi pazarlığını yapmış siz de onaylayıp imzalamışsınız.

Adamın gelirinin konuyla hiç alakası yok bi defa. İsterse ayda 100.000 dolar kazansın. Sözleşmenin şartları değişmiyor. O yüzden o muhabbete hiç girmeyin.

Yukardaki örnekler doğru. Mesela bugün koç holding yemekhanesine domates alırken o da pazarlık yapıyor. Sırf koç diye domatesi daha pahalıdan almıyor.

Sizin de kiracı olmanızın da konuyla hiç alakası yok.

Siz adamla direkt sözleşme üstünden pazarlık yapmaya çalışın. Yani şunu diyebilirsiniz, malum enflasyonu beklemiyorduk, açıkcası bu kira artışını adil buluyor musunuz? diye sorun.

Yoksa salın.
0
anten
(14.04.23)
emekli olmak akli dengesinin yerinde olmadığı manasınamı geliyor da kandırılıyor ben anlayamadım. niye sinirlendiniz. adamın sözlüşmesi kabul edilmiş. bir dahaki anlaşmaya kadar zam isteyemezsiniz. yasal olarak hiçbir hakkın yok. en fazla babaya atar yapabilirsin.
0
sanemz
(14.04.23)
(5)

Bankalar ardı ardına kredi için aramaya başladı

denizgonen
Bugün gün içerisinde yapı kredi bankası aradı kredi kullandırmaya çalıştı. Ardından iş bankası aradıSonra da finansbank ve vakıfbank sms attı. Kredi kullanımı için herhangi bir başvuru ya da araştırma yapmadım. Niyetim de yok. Bi şey mi oldu bi şey ni yaptım da bunlar gün içerisinde arka arkaya çull
Bugün gün içerisinde yapı kredi bankası aradı kredi kullandırmaya çalıştı.
Ardından iş bankası aradı
Sonra da finansbank ve vakıfbank sms attı.

Kredi kullanımı için herhangi bir başvuru ya da araştırma yapmadım. Niyetim de yok. Bi şey mi oldu bi şey ni yaptım da bunlar gün içerisinde arka arkaya çullandılar yoksa sadece tesadüf mü?
0
denizgonen
(10.04.23)
Bana da vakıftan 0.99 la kredi açmışlar.
Sanırım sadece size özel bir durum değil.
0
marcus fenix
(10.04.23)
Findeks puanınız yükselmiştir
0
anten
(10.04.23)
Ne tür kredi? Araç mı konut mu ihtiyaç mı
0
condom kurşunu
(11.04.23)
kredi 70.000 tl ye kadar olan kredilerden mi? yakın zamanda çıkan kararla 70 bin liraya kadar olan kısım menkul kıymet tesisinden muaf tutuldu bu yüzden sürekli bildirim gönderiyorlar müşterilere.
0
Rumble Fish
(11.04.23)
Şirket maaş hesaplarını garanti'den finans'a taşıdı, herkese 100k'lık kredi kartı verdiler (bireysel). Sanırım şu sıralar musluklar açık.
0
kimlanbu
(11.04.23)
(7)

Turkiye Disi Tatil Mekani Onerisi

martini girl
Esimle Turkiye disi bir deniz tatili plani yapmaya calisiyoruz. Tarihlerimiz Haziran 12-19 arasi olacak. Ingiltere'de yasiyoruz, Schengen ve ABD vizemiz var. Daha once Ispanya, Yunanistan'da deniz tatili yaptik ama artik farkli yerler kesfetmek istiyoruz. Haziran ortasi Ege denizi bize soguk gelecek
Esimle Turkiye disi bir deniz tatili plani yapmaya calisiyoruz. Tarihlerimiz Haziran 12-19 arasi olacak. Ingiltere'de yasiyoruz, Schengen ve ABD vizemiz var. Daha once Ispanya, Yunanistan'da deniz tatili yaptik ama artik farkli yerler kesfetmek istiyoruz. Haziran ortasi Ege denizi bize soguk gelecek. Aklima Malaga geldi ama 7-8 gun bayar diye dusundum. Sardinia'yi dusunduk ama araba kiralamaya cok yanasmak istemiyoruz. Soyle hem etrafini dolasabilecegimiz, hem denizini sevebilecegimiz bir yer istiyorum. Onereceginiz herhangi bir ulke var mi? Aslinda Uzakdogu'ya da cok okayiz ama 7-8 gunlugune git gele degmesi lazim. Gelsin oneriler:)
0
martini girl
(10.04.23)
hırvatistan, dubrovnik arada karadağa gidilir.
0
anten
(10.04.23)
Italya varken hirvastistan cok anlamli gelmedi.italyada bi yer secseniz size daha makul gibi. ek olarak cape town nasil olurdu? cok uzak ama 1 hafta da yeterli gorunuyor
0
ala09
(10.04.23)
Biz de Ingiltere'ye komsu ulkede esimle benzer arastirma icindeyiz. Deniz tatilinden beklentinizi bilmiyorum ama Turkiye'deki deniz tatili kalitesini biz baska ulkelerde yakalayamadik. Eger Ege Haziran'da soguk olur diyorsaniz Akdeniz'e bakabilirsiniz.

Ek olarak, Muson sezonu oldugu icin Haziran'da Uzak Dogu pek tat vermez. ABD vizeniz oldugu icin soyluyorum, benzer sekilde Karayipler de Haziran'da keyifli olmaz. Ille Turkiye disi olsun diyorsaniz Portekiz'i de dusunebilirsiniz ama Atlantik Okyanus'u soguk gelebilir.

Geriye Akdeniz ulekelri kaliyor, Sardinia'da araba kiralamak gerekmiyor guzel toplu tasima sistemleri otel plaj arasi mevcut, ama bence bir Turkiye deniz tatili olmuyor hicbirisi.

Takipteyim ben de, belki faydali oneriler gelir biz de faydalaniriz :)
0
sertac akin
(10.04.23)
Girit tabiki. Giden bir daha vazgecemez, hayat boyu tum tatiller sorted.
0
freedonia
(10.04.23)
Kefalonya yunanistan’da (arabalı) ya da hırvatistan (arabalı) Otel tatili yapmak istiyorsanız ama mallorca ya da türkiye.

Sardinya arabasız da yapılıyor (yaptım) ama tabi kemarda köşede kalmış koyları gezemiyorsunuz tabi.
Ya da italyada liguria bölgesi. Toplu ulaşım çok iyi.
0
kuehles blondes
(11.04.23)
sicilya'yi tavsiye ederim, arabasiz gayet guzel yapilir tatil. otobus var bir cok yere.
0
kassiopeia
(11.04.23)
bahamalar veya turks& caicos
0
mysql34
(11.04.23)
(2)

Kendi işini yapanlar - fiyatlandırmayı nasıl yapıyorsunuz?

nefertarii
3.5 yıldır freelancing yapıyorum ama işimi büyütemedim. çünkü bazı konularda bilgisizim ve sanki para kazanmaya devam etsem de işimde ilerleyemiyorum gibi hissediyorum. en basitinden işimin ederinden emin olamıyorum, nasıl bu tip konularda bilgi sahibi olabilirim?
3.5 yıldır freelancing yapıyorum ama işimi büyütemedim. çünkü bazı konularda bilgisizim ve sanki para kazanmaya devam etsem de işimde ilerleyemiyorum gibi hissediyorum. en basitinden işimin ederinden emin olamıyorum, nasıl bu tip konularda bilgi sahibi olabilirim?
0
nefertarii
(06.04.23)
aynı işi yapanlardan fiyat alarak yani fiyatı piyasa belirler. farklı ne sunuyorsan onu da görüp değerlendirmiş olursun. işini büyütmek için çeşitli pazarlama ve marka değeri yaratma yöntemleri var ama işini bilmediğim için çok bir şey söyleyemeyeceğim. bu işlerden anlayan birini tut biraz yatırım yap. yapay zeka çok yardımcı olabilir ..vs.
0
tiny penny
(06.04.23)
Burada işiniz,
Geçmiş referanslarınız,
ama en önemlisi kendinizi nasıl pazarladığınız çok belirleyici.

İşi bilmiyorum ama sizin sektörünüzde emin olun aynı işe 5000 TL fiyat veren de vardır, 40.000 TL veren de, 100.000 TL veren de. Yine emin olun hepsinin müşterisi ve alıcısı vardır.

Bugüne kadar küçük müşterilerle çalışmıştır adam, tecrübesizdir o adam 5000 TL der işine.

Bir diğeri der ki ben şu şu global firmalarda çalıştım, böyle projeler yaptım. Şimdi freelance yapıyorum. Ücretim de 100.000 TL'dir çünkü senin işine de bu ekspertizle yaklaşacağım. Bunun da alıcısı vardır.

Ama tüm bunların altında sizin kendinize biçtiğiniz fiyatı hak ettiğinize ikna etmeniz lazım müşterileri.
O da biraz kişisel ve sosyal becerilerinizle alakalı.

Yani şöyle örnekler gördüm, firma 3 freelancerdan teklif alıyor. Biri 1 lira, diğeri 10 lira, diğeri 100 lira diyor.
100 liralığa diyorlar ki 50'ye in anlaşalım. Adam diyor ki benim fiyatım bu aşağısına çalışmam iyi günler...
Dönüyorlar tamam 100 lira okdir diye. Çünkü öyle bir satıyor ki adam kendini, ben bunla çalışmazsam bu proje batar diyorsun.

Etraftan fiyat alarak hangi nitelikte adamların ne fiyat verdiğine göre bir fiyat belirleyebilirsiniz.
0
anten
(06.04.23)
(5)

Bir iş girişimi projesi, nasıl ilerlemeli?

Unde bach canim
Bursada inegöl ilçesi mobilya üretiminde lider konumda ve kız arkadaşım bir cezayirli avukat. Ben buradayım, kendisi cezayirde. Cezayire mobilyalar genellikle buradan gider ama arap tüccarların gelip buradan mal alıp kar koyup işi bağlamasıyla. Bendeki türkçe, ingilizce ve kız arkadaşımdaki ingilizc
Bursada inegöl ilçesi mobilya üretiminde lider konumda ve kız arkadaşım bir cezayirli avukat. Ben buradayım, kendisi cezayirde. Cezayire mobilyalar genellikle buradan gider ama arap tüccarların gelip buradan mal alıp kar koyup işi bağlamasıyla. Bendeki türkçe, ingilizce ve kız arkadaşımdaki ingilizce arapça ile bir iş bağlama olayına girmek istedim. Burada çevrem var, her türlü uygun mal bağlarım ama kız arkadaşım nasıl orada satış pazarlama olayına girecek bilemiyorum. İşte sormak istediğim tam da bu. Nasıl bu iletişimi kuracak? Bizim bir tüccar gibi malı satın alıp orada dağıtma şansımız yok. İki firmayı anlaştırarak komisyon koyarak ulaştırmayı düşünüyorum. Bir nevi amazon global işi gibi. Kız arkadaşım avukat olduğu için ticaret hukukunu vs biliyor, akrabalarının restaurantında yöneticilik yaptığı için müşteri ilişkileri de iyidir.
Ayrıntılı olarak bir yol planı fikriniz var mıdır? Siz olsanız bu şartlar altında nasıl bir yol izlerdiniz? Mesela başta profesyonel bir site ve mail işe email atmakla başlamak geldi aklıma ama yüzyüze daha mı mantıklı(cezair tarafı için).

Bu arada işin türkiye kısmı için satıcılar araplara çok yüksek fiyat çekiyorlar. Biz bir türk olarak bu fiyatı kendi lehimize çevirebiliriz diye düşünüyorum. Diğer tüccarların aksine daha ucuza verdiğimizde tercih nedeni olurken, aradaki fiyat farkı da bize kalır gibi.
0
Unde bach canim
(06.04.23)
Tek göndermek uğraştırıcı olabilir. Müşteri alacağı şeyi görmek ister. Orada büyük bir depo kiralayıp çok sayıda ürün gönderip ülke içinde göndermek daha kolay olabilir ama zor iş. Mobilya işi için ekip kurmak gerekli olabilir. Onları indirecek, depoda saklayacak, müşteriye gönderecek, gerekirse montaj desteği verecek. İade durumu sıkıntılı. Mobilya hassas ürün. Ben olsam bu işe girmezdim ya da işi öğrenmek, süreci öğrenmek için küçük şeylerle başlardım. Ne bileyim, sadece sandalye gibi ya da telefon gibi. Satış pazarlamayı yapamaz zaten. Bu çevre işi. Arabayla sürekli müşterileri gezmesi gerekiyor.
0
dissendium
(06.04.23)
girişimciliğinizden dolayı tebrik ederim öncelikle. umarım istediğiniz şekilde olur.
fakat mobilya işi zor iştir.maliyetli işlerdir, müşterisinin nazı da çok olur...
websitesi kurup, orada yüzyüze görüşmeyle hemen olacağını sanmam.
tecrübe ve network gerektirir. belki kız arkadaşınız biraz bu tarafta birileriyle birlikte çalışarak tecrübe edinmeli, işin tricklerini öğrenmeli...
eminim ki komisyoncular deli para kazanıyordur ve iştah kabartıyordur. ama sistemlerini kurmuşlardır. ben olsam kız arkadaşım aracılığıyla, orada toptan yapanlara ulaşır, iş bağlamalarına vesile olurum..
yoksa onun stoklanması, nakliyesi vs vs zarar da ettirebilir. olay sadece dil bilmekte değil bence. farklı bir sektör olsaydı, yorumum daha farklı olurdu. bol şans :)
0
gadlemler
(06.04.23)
Siz aslında oradaki mobilyacılara buradan ürün tedarik etmek istiyorsunuz diye anladım perakende değil yani.

Genelde bu tarz ilişkiler fuarlarda kurulur. Mobilya fuarlarını takip edin, zaten her ülkeden insan gelir tedarikçi aramak için kendine.

Ya da oradaki fuarlara gidebilirsiniz. Onun dışında adamlara tek tek ulaşmak zor.

Fuar şu anlamda da önemli, fuara gelen adam zaten kendine ürün ve tedarikçi bakıyordur sizi dinlemeye daha açık olur.
0
anten
(06.04.23)
önce orada bir firma kurup ürünleri yarı mamul olarak gönderip kendiniz ithal edip orada millileştirmek iyi olabilir, ufak bir atölye yeterli olabilir bunun için. b2b satış için piyasadaki mobilyacılarla görüşüp talep toplayıp ona göre imalat mantıklı ya da sizin ürünleri satmak isteyebilecek firmalar bulmak lazım. Cezayir'de çoğu iş ihale usulüyle olur, baosem üzerinden mobilya ihalelerine bakıp onlara teklif verebilirsiniz, bunun için de cezayir firması olmanızda yarar var %25 gibi bir fiyat avantajı olur genelde ihalelerde hem de sadece uluslararası değil yerli ihalelere de girebilirsiniz. Bejaia tarafındaki otellere, tüm devlet dairelerine, batna tarafına, askeriyeye de iş yapabilirsiniz. mobilya pek anladığım bir iş değil, sanayi ürünleri olsa daha faydalı olabilirdim.
0
tiny penny
(06.04.23)
ilave bir tavsiye ile geldim; musaviredanisin.ticaret.gov.tr şuradan bir üyelik açıp Algiers'deki müşavire danışın, cevaba göre bir toplantı isteyin vs. oradan parayı nasıl çıkaracağınız mühim ama kendi şirketinizi kurarsanız daha kolay olur, onun da bir takım detayları var, uzun hikaye. Yani zor bir pazardır ama güzel bir pazardır, para vardır dolayısıyla güzeldir.
0
tiny penny
(06.04.23)
(2)

animasyon, goruntu yaratimi hangi programlarla oluyor?

antikadimag
youtube videolarinda goruyorum cok guzel goruntuler, animasyonlar yaratiyorlar. atiyorum adam kainatin olusumuyla ilgili video yuklemis ama galaksilerin animasyonlarini, goruntulerini kendisi yapmis. hangi programlarla yapiyorlar bunlari?
youtube videolarinda goruyorum cok guzel goruntuler, animasyonlar yaratiyorlar. atiyorum adam kainatin olusumuyla ilgili video yuklemis ama galaksilerin animasyonlarini, goruntulerini kendisi yapmis. hangi programlarla yapiyorlar bunlari?
0
antikadimag
(06.04.23)
Youtube'da gorduklerinizin bir cogu stok goruntu, satin aliniyor.

Amaciniza uygun olarak asagidaki programlara goz atabilirsiniz,

3ds max, blender, cinema 4d, after effects
0
brkylmz
(06.04.23)
Adobe After Effects.

ama genelde çoğu hazır görüntüler kullanıyor. Envato elements, shutterstock vb sitelerden videolar alıyorlar.
0
anten
(06.04.23)
(8)

Düğün sorunsalı

sacrilegious
Merhaba, yakınımda düğün yapankimse yok,arkadaşlar hep nikah yapıp geçti o sebeple size sormak istedim. Yaza düğünümüz var ama nasıl oluyor bu işler pek fikrimiz yok açıkçası. Ankara’da temmuz ayında 150 kişilik kır düğünü olacak, mekanla anlaştık. Kaporayı ödedik. Ama saf gibi hiçbir şey sormadık v
Merhaba, yakınımda düğün yapankimse yok,arkadaşlar hep nikah yapıp geçti o sebeple size sormak istedim. Yaza düğünümüz var ama nasıl oluyor bu işler pek fikrimiz yok açıkçası. Ankara’da temmuz ayında 150 kişilik kır düğünü olacak, mekanla anlaştık. Kaporayı ödedik. Ama saf gibi hiçbir şey sormadık ve farklı şehirde olduğumuz için şu an detayları görüşebilme şansımız da yok maalesef :(

Sorularımız:
1- Mekan saat 3’ten sonra bize ayrılacak. Hazırlık odası da mevcut. Kuaförü mekana mı çağıralım biz mi gidelim? Benim dışımda anneler ve 2 kardeşin saç makyaj olacak. Ben evden çıkma falan olsun istemiyorum pek. Hepsi panik ve kargaşa gibi geliyor. Kuaförü saat kaça ayarlamalıyız?mekana çağırmak iyi bir fikir mi?
2-Kuaför işini saat kaça ayarlamak gerekir?
3-Düğün yemekli olacak. Misafirler gelip masalara yerleştikten sonra biz saat 7 gibi çıkış yapıp direkt dans mı edeceğiz? Yoksa 7 çıkış ve nikah ve sonra ilk dans mı?
4-Ayrıca organizasyon firmasıyla anlaşmadık. Anlaştığımız mekanla orkestra, yemek servisi, fotoğraf çekimi gibi hizmetler dahil olacak şekilde anlaştık. Dikkat etmemiz gereken bir şey var mı?
5-Mekan sahibi “düğünden 2 hafta önce gelirsiniz bir toplantı yaparız” dedi. Burada özellikle belirtmemiz gereken dikkat etmemiz gereken bir şey var mı?
6-Biri bize baştan sona ne yapacağımızı anlatsa keşke çok heyecanlıyım ndjdjd nikah-dans-takı töreni-dans ve kapanış mı oluyor? İnsanlar yemeklerini ne ara yiyecek?
7-Herkes siz yemeğe vakit bulamayacaksınız diyor neden ki?
8-Balayına ertesi gün mü gitmeliyiz yoksa 2-3 gün sonra mı?

Ben bu düğün sürecinde sözlüğe çok soru sordum ama kafalar karışık heyecanımız var:) ankara’da olup katılmak isteyen olursa bekleriz :)

Teşekkürler yanıtlar için şimdiden <3
0
sacrilegious
(04.04.23)
Merak etmeyin bu detayların çoğunu mekan ayarlıyor zaten. Organizasyon şirketi vardır muhtemelen, onlar size söylüyor dans vakti, yemek vakti falan diye.

Kuaförü biraz erken çağırmakta fayda var, hoşunuza gitmeyen detayları düzeltmek için vaktiniz olsun.

Yemeğe vakit bulamayacaksınız çünkü onu karşıla, bunu karşıla...

Bence bu detaylarda kaybolmayın hiç, eğlencenize bakın. Mutlaka bir şeyler aksayacak düğünde bir şeyler istediğiniz gibi gitmeyecek vs. Ama kimse bilmeyecek neyin aksadığını. Siz de takılmayın.

Gelin arabası bozulan düğün gördüm öyle diyeyim.

Balayına 1 gün koymak iyi olabilir. Düğün günü hakikaten yorucu oluyor. Adım bile atamayacak raddeye geleceksiniz dans etmekten koşturmaktan. O yüzden o yorgunluğun üstüne bir de yolculuk yıpratabilir. Ama 1 gün dinlenmek için ideal sonra tatile:)

Küçük bir ipucu, düğün detayını saklayabildiğiniz yerlerde aklayın bahşiş koparmaya çalışmasınlar:)
0
anten
(04.04.23)
selamlar, ben de yaz için benzer bir düğün yapacağım için yardımcı olabilirim :)

1 - mekana çağırmak bence en mantıklı fikir, böylelikle koşturmaca yaşamazsınız. benim konuştuğum kuaförler genellikle ekip olarak size geliyor, böylelikle anneniz ve 2 kardeşinize de saç makyaj halledilir. benim konuştuklarım isterseniz tam gün isterseniz yarım gün gibi anlaşıyordu, yarım gün anlaşıp saat 3te orda olacak şekilde anlaşabilirsiniz bence. ben de evden çıkış olayını hiç sevmediğim için sabah direkt hazırlığa gideceğim :)

3 - burda düğün mekanıyla konuşmanız gerekiyor bence, nikah, giriş, dans vs için saatleri belli oluyor genelde her mekanın. ana tahmin edecek olursam 7de giriş nikah -> dans gibi bir sıralama olur. yoksa nikah için saati ayrıca söylerlerdi diye tahmin ediyorum.

4 - bu şekilde anlaştıysanız organizasyonu da yapıyorlardır diye tahmin ediyorum. benim gördüğüm kadarıyla genellikle düğün yapmayan ama mekan olarak uygun olan yerlere dışarıdan organizasyon şirketi gerekiyor. ekstra bir organizasyon şirketine ihtiyacınız olduğunu sanmıyorum.

5 - bizim anlaştığımız yerde masa düzeni, müzik, fotoğraf vs için ayrı ayrı toplantılar yapılıyor, bence siz 2 hafta kalmadan kafanızda soru işareti olabilecek şeyleri netleştirin.

6 - ilk dans sonrası yemek başlıyor o sırada takı vs oluyor, ister masa gezin ister takı sırası olsun, o bitene kadar da yemek sürüyor. benim anladığım bu şekilde ama tecrübeli biri yardımcı olursa süper olur fhjsdf

7 - bize de söylenen bu oldu, anlaştığımız yer düğünden önce bize yemek için vakit ayırıyor, bence siz de bu şekilde bir sorun bu konuyu, çünkü insanların yemek yediği anlar sizin takı vs uğraştığınız anlar.

8 - biz 2 hafta sonra gideceğiz, hemen giden de var sonra giden de var. siz nasıl ayarlarsanız :)

şimdiden mutluluklar <3 <3
0
la mort heureuse
(04.04.23)
ek olarak düğün sonrası altınları ne yapacağınızı da baştan kararlaştırın derim. hırsızların en sevdiği evler balayına gitmiş yeni evli çiftlerin evi oluyor eğer eviniz sakat bir yerdeyse. arada 1-2 gün koyup altınları kiralık kasaya falan koymak mantıklı olaiblir.
0
roket adam
(04.04.23)
1. kuaförünüze gidin. hazır olunca oradan mekana geçin. mekana kuaför getirmek, kötü fikir.
2. 11-12 gibi gidilse ancak 2-3 arasına hazır olunur.
3. önce bir resepsiyon olur. bir alanda insanlar toplanır, kokteyl vs. hazırlık odasına gelin damat geçer. davetliler resepsiyondan nikah alanına geçer. gelin damat nikah alanına gelir. gelinin babası gelinin koluna girip gelirlerse çok iyi olur. nikah yapılır. sonra hazırlık odasına geçilir. davetliler yemeğe geçer. gelin damat da bir şeyler yer odalarında. sonra dansa geçer gelin damat. ilk dans ve sonrasında masa masa gezerler. o sırada davetliler yemek yemeye devam. sonra hazırlık odasına geçer çift. tekrar dansa çıkarlar. davetlilerle birlikte dans edilir.
4. genelde mekan verdiği fiyatın üstünde bir şeyler satmaya çalışır. standardımız şudur, değiştirmek isterseniz budur diye fiyatı artırmak isterler. bunu yemeyin. gerçi yemişsiniz artık olan olmuş. en başta tüm planı ve ücretini ayarlamak lazımdı. ama onlara bırakırsanız asgari neyse onu yaparlar.
5. 2 hafta önce gelirsiniz, toplantı yaparız dedikleri, 4'te anlattığım. supla diyecekler bir şey gösterecekler, sonra daha güzel bir supla gösterip bunun fiyatı + 10 bin tl gibi. şunu da ekleyelim + 10 bin böyle gider. aslında kafalarında bir tutar var, siz eklemeyelim dersiniz ve o fiyat aşağıya inmez. mesela, fotoğraf çekimi standart 20 bin lira. drone, jimmy jip, montaj + 20 bin lira. drone ne kadar tek başına? jimmy jip ve montaj alırsanız drone ücretsiz. jimmy jip istemiyorum, drone + montaj? yine 20 bin lira. çıkarttığınız şeyi sizin için ücret almıyoruz gibi paket ücretini düşürmemeye çalışırlar. benzer şekilde çiçekler, süslemeler. çok iyi pazarlık yapın. yanınızda cevval biri olsun. para konusunda gelin olmasın. gelinin "bir kere evleniyorum" psikolojisine oynuyorlar.
6. yukarıda anlatmışım. detay sor, yazarım.
7. masa masa gezmek ve danslar zaten tüm akşamı alıyor. yemek yeme şansınız az. onun için ilk dansa çıkmadan önce bir şeyler yiyin.
8. hiç farketmez, size nasıl uyarsa.
0
gabe h coud
(04.04.23)
nikah memurunun/dairesinin nikahi saat kacta nerede kiyacagindan haberi oldugundan emin olun. davetiyeye de nikahin kiyilacagi saatten 1 saat once baslama saati olarak yazin, insanlar ancak gelip toplaniyor.

hazirlik odasini gordunuz mu? rahat edebileceginizden ve temiz oldugundan emin olun. orada giyineceksiniz sonucta, 3 saat filan orada kalacaksiniz. kuaforu oraya cagiracaksaniz da, siz gidecekseniz de, kac kisi olacaginiza gore gelmesi/gitmeniz gereken saati soylemesi gereken o size, kac saate ihtiyaci oldugunu o bilecek. onun da simdiden haberi olsun ki baska program yapmasin. ayrica ucreti de onceden konusun.

orkestraya da calinmasini istediginiz tarzi, ilk dans parcanizi vs. soylemeniz gerek. ilk dans parcanizi bilmiyorlarsa bir cd/usb filan ayarlamak lazim.

foto cekimi; ic cekim/dis cekim gibi seyler olacak mi, sadece dugunde mi cekim yapilacak, is/dis cekim yapilacaksa ayni gun mu olacak, ne kadar sureye ihtiyac var (o zaman hazir olmaniz gereken saat degisecek) vs. onlari konusmak lazim.

bir de dugun cicegi var, eger yaptiracaksaniz, onu da ayarlayin.
0
kassiopeia
(04.04.23)
@la mort heureuse'in 6. maddesine ek

Bu konuda adetler muhtelif

Yemek esnasında masa masa dolaşıp, tebrikleri kabul edip, öpüşüp koklaşıp haraçları pardon takıları toplayanlar var. Takı toplamak için gelinliğe iğneleme de olabiliyor, gelinin yanında elinde takı toplama torbası olan bir nedime de olabiliyor.

Yemek esnasında, takı merasimi yapılacaktır şeklinde anonsla, gelin damat bir köşeye geçiyor, herkes orada kuyruğa geçip tebrik edip takısını takabiliyor

veya takıdan hiç bahsedilmeden, gelinle damatla fotoğraf çekilmek isteyenler gelebilir anonsu yapılıyor, tebrik, fotoğraf ve nedimenin takı toplama işiemi orada yapılıyor. Nedime her foto karesine girmeyecek mesafede bekliyor.

Ayrıca yemek esnasında yıl yıl çocukluğundan itibaren gelinle damatı fotoğraflarla anlatan çocukluktan başlayıp tanışma, söz, nişan vs bulunan bir slayt show olabiliyor bazı düğünlerde, düşünürseniz.
0
Mirket
(04.04.23)
Bence mekanın daha önceki düğün videolarını izleyerek başlayabilirsiniz.Eksik ya da farklı yapmak istediğin kısımları toplantıda belirtirsiniz
0
essoist
(04.04.23)
Akraba, tanıdık, tanıdığın tanıdığı bir tane kişi bulun. Ağzı laf yapan, girişken, uyanık ve düğün dernek işlerinden biraz anlayan biri olsun. Onu yaveriniz yapın. İşlerinize o koşsun.

Sağdıçlar kesin lazım. Yok mu hiç arkadaşınız? Sağdıç harbiden önemli. İşlere koşturacak insanlar elinizi çok rahatlatır.
0
alperz
(04.04.23)
(9)

Bu fiyattan araba alır mıydınız?

Mcfly
Sorumuz şöyle;X markasının araçlarını personel indirimiyle yaklaşık %10 indirimli alabiliyorsunuz.Araca ihtiyacınız yok. Yakin zamanda da olmayacak.Aldığıniz araci 6 ay satmak yasak.Bu şekilde sadece yatırım amaçlı araç alır mıydınız ?
Sorumuz şöyle;

X markasının araçlarını personel indirimiyle yaklaşık %10 indirimli alabiliyorsunuz.
Araca ihtiyacınız yok. Yakin zamanda da olmayacak.
Aldığıniz araci 6 ay satmak yasak.

Bu şekilde sadece yatırım amaçlı araç alır mıydınız ?
0
Mcfly
(03.04.23)
Almam. Ana işim araç alım satımı değil. Şirkette başka işim var. Tali iş olarak da yapmak da istemiyorsam eğer. Gerek yok
Konsantrasyonumu ana işime veririm.
0
Ruprect
(03.04.23)
Alırdım neden almayayım günah değil bişi değil
0
olaylar olaylar
(03.04.23)
al 6 ay sonra satar bir tane daha alırsın.

millet bayiden araba bulamıyor. sana %10 indirimle veriyorlarsa araba da bulabilecek pozisyondasındır.
0
rain when i die
(03.04.23)
Yatırım için araba çok tartışmalı. Çok uzun anlatıp kafa ütülemeyeyim ama arabanın ederiyle, fiyatı aynı şey değil. Fiyat yıllar içinde artar enflasyon sebepli ama ederi düşer arabanın eskidikçe.

Kenarda nakitiniz varsa hele o nakiti başka bir yatırım enstrümanına hatta birkaç yatırım enstrümanına bağlamak daha mantıklı olabilir. Ama tabii koşullar, şartlar önemli.

Ancak şöyle bir durum var krediyle alacaksanız, arabanın da fiyatının daha vade bitmeden kredi geri ödemesini katlayacağını düşünüyorsanız, orada iş değişebiliyor. Orada bankanın parasını kullanarak para kazanma şansı doğabiliyor. Ama arabanın fiyatının ödediğiniz taksitler+kredi geri ödemesinin üstüne çıkması lazım.

Bu arada araba her şekilde ihtiyaç haline geliyor bir noktadan sonra yaş ilerledikçe özellikle
0
anten
(03.04.23)
Otv dilimine bagli, dolar arttiktan sonra dilimi artarsa kesin alirm
0
lapaz
(03.04.23)
sadece yatırım amaçlı almam, araba fiyatları inanılmaz şişti kesinlikle bir şeyler patlayacak yakında.
bineceksen alınır ama.
0
roket adam
(03.04.23)
durdugun yerde deger kaybeden birseyden yatirim araci olmaz.
araclar bir yatirim araci degildir..
0
cooperr
(03.04.23)
Piyasada tutulan bir arac ve peşin alabiliyorsam 6 ay icin çok düşünmeden alırdım.
0
essoist
(04.04.23)
Seçimden sonra ne olacağı belli değil ihtiyaç yoksa almazdım
0
mirty
(04.04.23)
(3)

İtalya'ya vize başvurusuyla alakalı sorular

fobfilm
Kız arkadaşımla Istanbul > Roma (3 gün) > Paris (3 gün) > Berlin (3 gün) > Istanbul şeklinde bir seyahat planı yaptık. Ancak Roma-Paris ve Paris Berlin arası iptal seçenekli uçak bileti bulamadık bir türlü. Vize çıkmama ihtimalini düşünerek bilet ve rezervasyonları minimumda tutmak istiyoruz. Bu yü
Kız arkadaşımla Istanbul > Roma (3 gün) > Paris (3 gün) > Berlin (3 gün) > Istanbul şeklinde bir seyahat planı yaptık. Ancak Roma-Paris ve Paris Berlin arası iptal seçenekli uçak bileti bulamadık bir türlü.

Vize çıkmama ihtimalini düşünerek bilet ve rezervasyonları minimumda tutmak istiyoruz. Bu yüzden vizeye başvururken seyahat planını sadece Roma'ya gidiş dönüş olarak yapıp göstermeyi düşünüyoruz. Vize çıktıktan sonra diğer biletleri ve otel rezervasyonlarını alacağız.

Bu şekilde yapmamız aklımıza gelmeyen herhangi bir problem yaratır mı acaba?
0
fobfilm
(03.04.23)
Görünüşte yok, yani italya'dan vize alıp, italya'ya gideceksiniz.

Ama vizede en önemli konu son zamanlarda geri dönmeme ihtimali...
Sizin gidiş biletinizden çok dönüş biletinizin olması önemli.

Yani italyan konsolosluğu dönüş biletinizi görmeyince vizede sıkıntı çıkarabilir.
Dönüş biletinizi berlin'den gösterirseniz bu sefer seyahat planınızın tüm detaylarını göstermenizi isterler.

İtalya'da ne kadar kalacaksınız, oradan almanya'ya neyle gideceksiniz gibi gibi...

İtalya'da kalıp dönecekmiş gibi gösterdiğinizde de bu sefer 3 günlük otel rezervasyonunuzu görünce sadece 3 gün vize verme ihtimalleri bile var.

Sizin her türlü 9-10 günlük bir italyan otelinde rezervasyonunuz ve dönüş biletiniz olmalı italya'dan.
0
anten
(03.04.23)
rezervasyon yerine iptalin mümkün olduğu dönüş bileti alın. rezervasyonlu başvuru yaptığım hiçbir vizem çıkmadı
0
kablelvuku
(03.04.23)
bence cok mantikli. zaten vize ciktiktan sonra kimse bi sey demez. abi belki orda basina bi sey geldi planin degisti
bu gezmenin hesabini verme olayi bitsin artik.
0
ala09
(03.04.23)
(9)

Türkiye'deki enstrüman fiyatlarının çıldırmış olması

funl
Şu an avrupa'da 140 euroya satılan 0 gitar tr'de 5000 küsüre satılıyor. 3 -4 sene önce bir satıcı bana ahsap vergisi vs de artık eklendiğinden bahsetmişti ancak durum gercekten hiç iç açıcı değil. Kur farkı, ekstra vergiler vs derken resmen enstruman almak lükse dönmüş durumda. Sizce ilerleyen yılla
Şu an avrupa'da 140 euroya satılan 0 gitar tr'de 5000 küsüre satılıyor. 3 -4 sene önce bir satıcı bana ahsap vergisi vs de artık eklendiğinden bahsetmişti ancak durum gercekten hiç iç açıcı değil. Kur farkı, ekstra vergiler vs derken resmen enstruman almak lükse dönmüş durumda.

Sizce ilerleyen yıllarda bu fark ne olacak ? Arada yurtdışına çıkıyorum. Gidip dönerken gitar getirmek mantıklı mı ?
0
funl
(03.04.23)
Türkiye'de fiyatları çıldırmamış bir şey yok ki, misal peynir fiyatları da çok çıldırdı, yurtdışından ucuza halledebileceğin bir şeyse tabii ki öyle yap.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.04.23)
yurtdışından dönerken almak mantıklı. öyle bir imkanım olsa tel, pedal, enstrüman vs ihtiyaçlarımı o şekilde karşılamayı tercih ederdim. ancak nadir de olsa bazen güzel kampanyalar olabiliyor. 9-10 ay kadar önce schecter markalı bir gitarı thomann fiyatından 750 lira daha ucuza aldım dore müzikteki bir kampanya sayesinde.
0
ziya özdevrimsel
(03.04.23)
tr’de fiyatları çıldırmayan bi şey yok yazıcaktım ki yazılmış :) ben liste yapıyorum, yurtdışına çıktığımda topluca alıp dönüyorum.
0
deartheodosia
(03.04.23)
trde bazı şeylerin fiyatı dışarıya göre daha uygun, bazı şeyler daha pahalı. imkanın varsa tabii ki dışarıdan al gitsin. ben mutlaka gideceğim yerlere göre araştırma yapıp daha ucuzsa gittiğimde oradan alıyorum.
0
roket adam
(03.04.23)
Türkiye'de şu an Türkiye'de üretilmeyen ürünlerin yüzde 99'u yurtdışına göre daha pahalı.

Kiyafet, peynir, ekmek dışında yurtdışından almak her zaman daha mantıklı artık.
0
logisticsmanager
(03.04.23)
Ben bunu uzun uzun yazacaktim da vaxgectim. Hatta 2. El piyasasi diye soru sordum ben de dun.

Yalan soylemis, elektrik gitarin ustunde yuzde 10 gumruk, yuzde 3,4 de ilave gumruk vergisi var. Otv yok. Kdv 18.

Fena sapliyorlar demek oluyor bu.
0
floydian
(03.04.23)
Geçtiğimiz sene fena halde vergi gelen şeylerin içinde akustik ve elektronik müzik aletleri de vardı. Bi de kur binince işin içine garip fiyatlar çıkıyor. Bi de bazı markaların (öhhö YAMAHA) akıl almaz türkiye fiyatları var almanya fiyatını euro'dan direkt tl'ye çevirdiğimizde çıkan sonucun 3 4 katı falan fiyatlar söyleniyor burada sebebini kimsenin bilmediği bi şekilde. Sonuç bu.

Thomann'da genellikle vaziyet böyle vat falan olmadan direkt alman biri alıp size getirebiliyorsa türkiyedekinden çok daha ucuza gelmiş oluyor. Çok nadir markaları arturia, behringer vs aşırı fark olmadan mantıklı farklara buradan alabiliyoruz.

En azından keriz gibi hissetmemek için thomann türkiye karşılaştırması yapıp buradaki fiyatının gerçekten makul olduğunu düşündüğünüz bir enstrumanı yalnızca kur çılgınlığı ile alabilirsiniz ya da çare almanya elden getirmek. (o da gitar ufak synth vs gibi taşınabilecek şeylerse)
0
hedep
(03.04.23)
gül ağacı klavyesi olan gitarlara ek vergi alındığı söylentisi yıllardır var ama gerçekliğini bilemiyoruz. (çevre koruma bilmemnesi varmış diyorlar)

Müzik aletlerine 2020'de bir ek vergi geldiğinden bahsediliyor ama yine nedir iyi araştırmak lazım. Azaltılarak bitecekmiş ama Türkiye'de bunun mümkün olduğunu sanmıyorum.
dar.vin
0
nhk ni youkosu
(03.04.23)
Bu sektörde adamların tedarikçilere taahhütleri var. Genelde Türkiye'deki lisanslı ithalatçılar, lisanslı dağıtıcılardan alıyor ürünleri. Gidip mesela fender markasından almıyor mesela, onun yerine toptancıdan alıyor. Büyük markalar tek tek her ülkede satıcılarla uğraşmak yerine, tek bir ana dağıtıcıya veriyorlar ürünleri. Onlar dağıtıyor dünyaya.

Bu dağıtıcı firmalar da paket teklifler veriyor. Diyor ki sana 30 tane enstrüman markasının yetkili satışını veriyorum. Ama yıllık atıyorum minimum şu kadar teminat isterim, ya da şu kadarlık ön ödeme alırım.

Türkiye'deki firma da bu satış teminatını tutturmak için 1'e aldığını 10'a satıyor ki o parayı çıkarabilsin.

Enstrüman zaten az satılan bir şey. ABD'de, Almanya'da leblebi gibi enstrüman satarsın. Türkiye'de satamazsın.
Zaten türkiye'de çok müzik meraklısı insan yok.
Olanın da çoğunun böyle bir hobiye ayıracak parası yok.
Yılda kaç kişiye orijinal amerikan fender, Gibson satabilirsin?

Vergi ya da kur falan değil yani mesele sadece.

Kurun şöyle bi etkisi var. 1000 dolarlık bir gitar, önceki sene 8000 TL'ydi, şimdi 19.000 TL.
Haliyle geçen sene alabilen adamların bazıları şimdi 19.000 veremiyor.

Atıyorum geçen sene yılda 30 kişiye 1000 dolarlık bir gitar satan dükkanı. 30000 dolar kazandı.
Bu sene o 30'un 10'u alamayacak 1000 dolar veremeyecek gitar belki.
Adam yine 30.000 doları tutturmak için 20 kişiye 1500 dolardan satmaya başlıyor bu sefer.
0
anten
(03.04.23)
(2)

Nasıl sosyal medya yöneticisi olunur?

rebecca
Kendimi bu alanda geliştirmek istiyorum ama ne yapmalı nerden başlamalı hiç bilmiyorum. öneriniz olur mu?
Kendimi bu alanda geliştirmek istiyorum ama ne yapmalı nerden başlamalı hiç bilmiyorum. öneriniz olur mu?
0
rebecca
(02.04.23)
instagram sayfasi olan herkes sosyal medya yöneticisidir.
0
bora benim lan aslında
(03.04.23)
instagram sayfası olan herkes sosyal medya yöneticisi olur diye bakmayın, bu da artık önemli bir iş kolu.

sosyal medya yöneticisinin birkaç çalışma alanı var. Hangisinide görev alacaksanız ona göre bir rota çizebilirsiniz.

sosyal medya yöneticisi, ağırlıklı olarak markaların dijital pazarlama süreçlerinin sosyal medya yansımalarını idare eder.

bunun için reklam ajanslarının, sosyal medya ajanslarının, dijital pazarlama ajanslarının ik departmanlarına başvurabilirsiniz. Eğer geçmişte bununla ilgili bir çalışmanız varsa işe girmeniz kolaylaşır. Yoksa, 1-2 aylık staj gibi bir sürecin ardından işi yürütebiliyorsanız, kadroya girersiniz.

Eğer reklamcılık vb bölümlerden mezunsanız bu konuda zaten bilginiz vardır. Yoksa açıköğretim'de 2 yıllık sosyal medya yönetimi bölümü var. Ya da ismek'te sosyal medya kursları var. Bunlara bakabilirsiniz.

bu işi yapmak istiyorsanız önce kapsamlı bir dijital pazarlama eğitimi alın iyi bir yerden.

Sonra bir de sosyal medya yönetimi kursu alın.

Çünkü çok teknik konular var işin içinde, yatırımın geri dönüşüm oranı vb gibi hesaplar yapmanız gerekiyor. Bunları öğrenmek önemli. Pazarlamayı bilmek de önemli neyi niye yaptığınızı anlarsınız.

Bu işin marketing ayağı.

Bir de influencer ajansları var. Onlar da micro ve macro influencerlar ile markaları buluşturuyorlar. Bu ajanslarda da mutlaka iş bulabilirsiniz.
0
anten
(03.04.23)
(8)

Ev kiralarken dikkat edilecekler

i am a legal alien
Merhaba, ev kiralama konusunda tecrübesiz olduğum için buradan sormak istedim. Bir ev buldum, kirası nispeten uygun geldi, bina sıfır, henüz giriş kısmı falan pek yapılmamış biraz çamur ama dairenin içi tamam gibi, haliyle iskanı da yok henüz. Emlakçı acele ettiriyor (her emlakçı gibi). Semtte bilin
Merhaba, ev kiralama konusunda tecrübesiz olduğum için buradan sormak istedim. Bir ev buldum, kirası nispeten uygun geldi, bina sıfır, henüz giriş kısmı falan pek yapılmamış biraz çamur ama dairenin içi tamam gibi, haliyle iskanı da yok henüz. Emlakçı acele ettiriyor (her emlakçı gibi). Semtte bilindik bir emlakçı ama her emlakçı gibi biraz dalavereci :) Parayı elden göndermeyeceğim o cepte. Nelere dikkat etmeliyim aklıma gelmeyen? Neden acele ettiriyorlardır mesela? Çok teşekkürler şimdiden.
0
i am a legal alien
(29.03.23)
Alacağı komisyon için acele ediyor, daireyi sahibinin bilgisi dahilinde kiraladığınıza emin olun.

Gerisi çok önemli değil, standart kontrat maddeleri kiracıyı her zaman kolluyor. Tek sıkıntı İskan olmadığı için, alınana kadar faturalar yüksek olacaktır.
0
John Bloor
(29.03.23)
kira artışı konusunda kesin olarak yapılacak artışı sözleşmeye not aldırabilirsin.
0
abi bi dizi buldum on numara
(29.03.23)
-Depozitoyu döviz üzerinden verebilirsin. Mutlaka banka üzerinden yolla. 2 kira isterler muhtemelen, evden çıktığında o para kuşa dönecek. Ya da daha düşük depozito vermek için bastır. Ben verdiğim depozitoya istinaden çıkarken 1 ay ücretsiz oturmuştum.

-Emlak komisyonunda pazarlık et olabildiğince düşür.

-İlk iş anahtar göbeğini değiştir.

-Daire kimin üstüne bunu da sor hatta tapuyu görebilirsen iyi olur. Kirayı yollarken banka uygulamasında mutlaka "kira ödemesi" şeklinde seç ve açıklamaya kısaca adresi gir (özellikle bina/daire no)

-Her emlakçı acele ettirir çünkü parasına bakar. Aldıktan sonra seninle işi biter.
0
Lethe
(29.03.23)
Deposito verirken ya dolar olarak ver ya da 1 kira ya da 2 kira gibi ver. 3bin ;5bin diye yazmasın...

Yakın zamana kadar zam oranı tefe tüfe olarak yazılıyordu çoğunlukla; onu netleştir...

Ve ev sahibiyle mutlaka tanış; onunla imzala.

Boyalı alıyorsan boyalı mı bırakacaksın vs de yazıya dökebilirsin
0
gadlemler
(29.03.23)
Depozitoyu mutlaka enflasyonu düşünerek alacağınızıı sözleşmeye yazdırın. Atıyorum 10000 depozito verdiniz bir sene sonra o para kuşa dönebilir.

En azından döviz ya da altın endeksli bir şekilde karşılığını alacağınızı ekletin sözleşmeye.
0
anten
(29.03.23)
Dairedeki kusurları fotoğraflayip ev sahibine gönder ve sakla çıkarken problem olmasın
0
mirty
(29.03.23)
yukardaki her şeye +1

iskansız ev kiralamayı tavsiye etmiyorum. İskan genelde uzuyor.

İskan olmayınca da elektrik fiyatları falan yaklaşık 2x pahalı oluyor. Su kullanımı binadakilere bölünüyor, sıkıntılı bi iş bence.

Okursunuz:
eksisozluk.com
0
wct3 org
(29.03.23)
Yukarıdakilere artı olarak ev interneti düşünüyorsanız olmayabilir. Henüz o tarafa bağlanmamış olabilir, iskanda bu da önemli.
0
epitaf
(30.03.23)
(2)

Ihtiyac kredisi

alibaba06
Merhaba arkadaşlar,Araba almak için yaklaşık 150 bin tl ihtiyaç kredisi çekmeyi düşünüyorum. Ancak kısıtlamalar nedeniyle bir tane 100 bin 24 ay taksit ve 1 tane de 50 bin 36 ay taksitle kullanmayı düşünüyorumBu şekilde kredi veriliyor mu? Hiç çeken oldu mu?Teşekkürler
Merhaba arkadaşlar,
Araba almak için yaklaşık 150 bin tl ihtiyaç kredisi çekmeyi düşünüyorum. Ancak kısıtlamalar nedeniyle bir tane 100 bin 24 ay taksit ve 1 tane de 50 bin 36 ay taksitle kullanmayı düşünüyorum
Bu şekilde kredi veriliyor mu? Hiç çeken oldu mu?
Teşekkürler
0
alibaba06
(27.03.23)
bildiğim kadarıyla o toplam kredi miktarınızla alakalı. Yani 99 bin 24 ay çektikten sonra, kalan 50 ile 100bin limitini geçmiş oluyorsunuz. 50bin için 12 ay vade yaparlar. bankaya sorun ama
0
anten
(27.03.23)
Aynı bankadan 100 bin liraya kadar 24 ay çekebiliyorsunuz. 100.000 lira üzeri için 12 aya düşüyor vade.
Farklı bankalardan 100 ve 50 bin çekmek gerekir.
0
etna
(28.03.23)
(6)

1 milyon geçersiz oy - 2018 Seçimleri

cccbehzatccc
yahu bu nasıl oluyor? 1 milyon kişi ta sandığa gidiyor da salaklık mı yapıyor da geçirsiz oluyor? mesela 2 yere mühür basmak vs. Bu kadar insan da yapmış olamaz sanırım...Geçersiz oy sonuçta kullanılan oyların içinden...bu sayıyı neye bağlıyorsunuz?
yahu bu nasıl oluyor? 1 milyon kişi ta sandığa gidiyor da salaklık mı yapıyor da geçirsiz oluyor? mesela 2 yere mühür basmak vs. Bu kadar insan da yapmış olamaz sanırım...
Geçersiz oy sonuçta kullanılan oyların içinden...bu sayıyı neye bağlıyorsunuz?
0
cccbehzatccc
(27.03.23)
Yanlış basıyor, yazı yazıyor, iki yere basıyor vs vs vs
0
John Bloor
(27.03.23)
@10551037 mutlaka oluyordur yoksa böyle sayı olmazdı heralde...aslında bunu anlayamıyorum tam olarak. sandığa gitmemeyi anlarım da gidip de bilerek geçersiz atmak niçin?
0
🌸cccbehzatccc
(27.03.23)
türkiye gibi, okuma yazma bilmeyen %15 nüfusun olduğu %40 civarı max ilkokul mezununun olduğu ülkede %2'nin bile altında geçersiz oy olması korkunç büyük bir başarı.
0
avatar is back
(27.03.23)
Bu iktidara oy veren insanlarin zihniyetini sorgulamayi biraktigin gün, oy vermeyi bile becerememelerine sasirmayi da birakicaksin ;)
0
Yourcousinmarvinberry
(27.03.23)
siz yanlışlıkla olduğunu varsayıyosunuz. eski müşahit olarak; kahir ekserisi bunların bilinçli geçersiz. protest oy diyelim ya da. karalıyor, slogan yazıyor geçiyor. bu insanların varlığını kabullenin artık. herkes bizim kadar politize değil.
0
tantavizisyon
(27.03.23)
oy kullanmamanın para cezası var. Onun için gidiyor bilerek yanlış oy veriyor. Bütün partilere basıyor vs.

böyle çok oy var. Maalesef seçim sistemi öyle bir hale geldi ki türkiye'de son 10 yıldır iki tane 65 yaş üstü adamın çekişmesini izliyoruz.

bunlar dışındaki adayların bunların ittifaklarına girmeden sıyrılma şansı yok şu anki konjonktürde. Ee bu dayatmayı da kabul etmek istemeyen yığınla insan var. o yüzden gidip geçersiz oy veriyor protesto için.
0
anten
(27.03.23)
(4)

1 milyon lira ile ne yapılır

metal69
Üstüne 600-700 bin lira kredi çekip dairemi alayım, borsaya mı gireyim, ne yapılması mantıklı olur?
Üstüne 600-700 bin lira kredi çekip dairemi alayım, borsaya mı gireyim, ne yapılması mantıklı olur?
0
metal69
(26.03.23)
Bu işlerden anlıyorsan sıfır araba alıp satabilirsin. Anlıyorsan derken; takip edebiliyorsan, annenin babanın vekaletlerini alıp onların haklarından da istifade edebileceksen. Sonuçta yılda 3 defa hakkın oluyor kişisel olarak.

Çok ciddi para getiriyor kısa vadede. Örnek; Peugeot 408 GT 1 milyon 250 bin civarından satılıyor. Dünden beri iki adet ilan düştü, 1 milyon 535 binden birkaç saatte gitti. Öyle diyeyim sen anla.
0
mada
(27.03.23)
@mada, anne baba vekaletiyle araba alıp satmanın bağlantısını anlayamadım?
0
summerof69
(27.03.23)
@summerof69, bir yıl içinde 3 araçtan fazlasını satamıyorsun kanunen. Daha fazlasını alıp satmak istersen, annenin-babanın kullanmadığı haklarını kullanabilmiş olmak adına onlardan araç alım-satım vekaletnamesi alıp 9 araca kadar hak elde etmiş olursun. Tabi kardeş falan kullanmıyorsa onları da ekleyebilirsin.
0
mada
(27.03.23)
Gayrimenkul sektöründe ilk önce banka, sonra inşaatçı, sonra emlakçı kazanır. Yatırımcının kazanması için bayaa uyanık olması lazım. Yani "ev en çok kazandıran şeydir" algısına kapılmayın çok üzülürsünüz. Hatta farkına bile varmazsınız aslında zararda olduğunuzun. Harika bir iluzyon var o piyasada.

Kazanamazsınız demiyorum, doğru zamanda doğru gayrimenkulu alırsanız, doğru zamanda enflasyon oranının üstünde doğru fiyata satabilirseniz kar edersiniz. Ama bunu yapabilen insan sayısı çok az:)

Türkiye'de arsa işi daha da zor.

Özellikle emlak türk insanının sandığı gibi her zaman manyak paralar kazandıran bir yatırım aracı değil. Emlak fiyatları 2 senedir çok hızlı yükseldi doğrudur. Ama bu trend her zaman bu hızda artacak diye bir kaide yok. O yükseliş enflasyonun hızı, insanların "ev alamam korkusu" yüzünden her evi almak istemelerinden kaynaklanıyor. Bir noktada yavaşlayabilir. Yani atıyorum geçen sene bir evin fiyatı 10 ayda iki katına çıkmış olabilir. Aynı evin şu anki fiyatını iki katına çıkarması bir anda 3-4 yılı bulabilir.

O yüzden gayrimenkul yatırımı çok dikkatli yapılmalı, leblebi gibi ev alıyor bizim millet. Çünkü bir de bütün nakit varlığını tek bir yatırıma eve bağlıyor birçok insan. Hepsinde de aynı beklenti "ev alacağım çok para kazanacağım!"

Böyle bir beklenti en son kriptocularda vardı, ne alırsak kazanacağız sanıyorlardı. Var mı dünyada öyle bir piyasa, her yatırımcı %100 kazanma beklentisinde:) Böyle bir şey olsa tüm dünya türkiye'den ev alırdı. Bi bakıyoruz yabancı konut yatırımcı oranı %4:)

Bütün bunları ev alacaksanız çok iyi hesaplayın diye yazdım çünkü bütün paranızı üstüne borçlanarak buna bağlayacaksınız. Gayrimenkul konusu böyle.

Diğer seçenekler. Borsa... Eğer kendinizi bu konuda yetiştirdiyseniz neden olmasın. ama yine bütün parayı buraya bağlamak risk.

Yatırım fonları bu konuda daha makul. elbette onların da kendine göre riskleri var ama en azından paranız bir fon yöneticisinin yönetiminde ilerliyor.

Bence iyi düşünün taşının, mümkünse paranızı çeşitli yatırım enstrümanlarına dağıtın. Yani %100 gayrimenkul %100 döviz, %100 kıymetli madenler %100 borsa %100 fon gibi şeyler riskli diye düşünürüm hep.

Bir bölümü fon, bir bölümü borsa, bir bölümü kıymetli madenler gibi dağıtılabilir. Böylece biri batsa bile dğierleriyile o farkı kapatma şansı oluşabilir.
0
anten
(27.03.23)
(7)

nette gördüğüm bir sehpayı nerede daha ucuza yaptırabilirim?

bcdhms
merhaba,nette şöyle güzel bir sehpa gördüm, tam benim istediğim ölçülerde ama fiyatı uçuk geldi bu sadelikte bir ürün için (ahşaplı olarak 2800 TL):https://www.abronya.com/cicek-sehpasibunu istanbul içi veya dışı nerede kimlere daha ucuza yaptırabilirim? veya yaptırabilir miyim?teşekkürler
merhaba,

nette şöyle güzel bir sehpa gördüm, tam benim istediğim ölçülerde ama fiyatı uçuk geldi bu sadelikte bir ürün için (ahşaplı olarak 2800 TL):
www.abronya.com

bunu istanbul içi veya dışı nerede kimlere daha ucuza yaptırabilirim? veya yaptırabilir miyim?

teşekkürler
0
bcdhms
(26.03.23)
Yapılır.
Tavsiyem ölçüleri kendi kullanım alanınız için yeniden belirleyin.
Metal profil iskelet kısmı için önce demir doğramacıya uğrayın sonra ahşap kısım için de marangoza.
Belli olmaz demir doğramacının komşusu olan marangoz hemen yan dükkanda olabilir.

Metal kısmın paslanmayan cinsten bir malzeme olması hususunu özellikle belirtin.
Ahşabı(sunta,mdf de olabilir) metale sabitlemek için ya alttan vidalamayla ya da masa kenarlık tutucu benzeri bir şey düşünebilirsiniz.
0
diyecevaplandı
(26.03.23)
Hem demir ve hem de ahşap işçiliği gerekiyor. İkisi farklı işyerlerinde yapılır.

Bulduğun yerin elinde hazırda o ebatta malzeme olması gerekir.

Bulduğun işyeri ya ehildir ki öylelerinin elinde senin işi araya sıkıştıramayacak kadar çok iş vardır.
Ya da 'Yaparız Abey' deyip kesinlikle içine sinmeyecek bir iş çıkaracak ve 'Bundan iyisi olmaz.' deyip sinirini zıplatacaktır.

Aradığına, uğraştığına, sinirini bozduğuna değmeyecek işlere girme ve o parayı al o gördüğünü derim ben.
0
Mirket
(26.03.23)
açık konuşayım yaptıramazsın. zamanında denedim, eninde sonunda daha pahalıya çıkıyor.

kaldı ki profilin metresi çok zamlandı. bence burdaki sırf profile bile 1000 lira üstü para gider. + ahşabı + işçiliiği. 2800 olmasın 2200'e falan yaptırırsın en ucuz.
0
tchuck
(26.03.23)
Paslanmayan cinsten metal mi :) boyalı demir o bildiğiniz ne paslanmaz çeliği alüminyumu arkadaş o fiyata paslanmaz alabilir misin :)

Dudulluda çok mobilyacı var ama yoğun sezon geliyor kimse senin bi sehpan için uğraşmaz. Bu arada çok kalitesiz bi şeye benziyor bu. 1500 liraya yapan çıkar
0
Mcfly
(26.03.23)
Muhtemelen bu fiyatlara yaptırırsın yine.

Eğer adam üretici değilse muhtemelen bir imalatçıdan alıyordur bunu. Biraz araştırıp imalatçısını bulursan daha ucuza alırsın.
0
anten
(27.03.23)
fiyatı bu sadelikte bir ürünü tek tıkla kapında olmasına veriyorsun. ustayla didişip onbeş gün bekleyip "abi 3cm büyük olsun mu 2cm kısa olsun mu öyle yapayım abi yaptım getiriyom abi yan yattı çamura battı" muhabbetlerini dinlememek de var fiyatın içinde.
0
sert siyah krom
(27.03.23)
Tam benlik iş aslında :)

@diyecevaplandı güzel anlatmış ama paslanmaz konusundaki tavsiyesi mantıklı değil. Çünkü paslanmaz malzeme hem çok pahalı hem de her demircide olmaz, kimse de sizin için gidip alıp gelmez.

Onun kaynak elektrotu da farklı çünkü, gerek de yok çünkü kapalı mekanda böyle bir ihtiyacımız yok. Zaten linkteki ürün de siyah demir, bir numarası yok.

Koltuğun derinliği 80 cm olsa, sehpa 60-70 cm gibidir, 60 desek bir hesap yapalım;

60 uzunluk, 60 yükseklik, 60 genişlik desek 630 cm toplam profil tutuyor. Fire vermeyelim diye ölçülerde 1-2 cm küçültme yapmalı, çünkü profil boyu 600 cm.

Profil kutu ölçüsü 1x1 cm gibi, biz 2x2 yapalım ahşapla aynı et kalınlığında olsun, daha da sağlam olur. Bir boy profil 20x20x1,5 (1,5 et kalınlığı) 120 tl yazıyor internette, hadi piyasada 150 tl olsun. Elektrodu işçiliği 200 tl maliyet var diyebiliriz.

500 liraya yapar bir mahalle demircisi bence, ürünü ele aldıktan sonra ona uygun ahşabı ya bauhaus'tan filan ya da yakınlarda varsa kesimcilerden ayarlarsınız.

Tabi kaynakçıdan aldıktan sonra boya yapmanız lazım, ahşabı sonra koyacaksınız üstüne.
0
John Bloor
(27.03.23)
(8)

Annemin fransa vizesi reddedildi, itirazdan bi şey çıkar mı?

turuncu tonlarda
Dostlar, Romalılar, Annem ve annanem fransada yaşayan akrabalarımızı ziyarete gideceklerdi, fr vatandaşı olan akrabamız davet kağıdı gönderdi, annemle ananem de istenen belgelerle beraber vize başvurusu yaptı. Ret geldi, ret gerekçesi evrakların yeterince güven vermemesiymiş. (Evrakta vize onay kutu
Dostlar, Romalılar,

Annem ve annanem fransada yaşayan akrabalarımızı ziyarete gideceklerdi, fr vatandaşı olan akrabamız davet kağıdı gönderdi, annemle ananem de istenen belgelerle beraber vize başvurusu yaptı. Ret geldi, ret gerekçesi evrakların yeterince güven vermemesiymiş. (Evrakta vize onay kutucuğu işaretlenmiş sonra daksille silip vize ret kısmını işaretlemişler, vize başvurusunda annemlere yardımcı olan şirket çalışanları durumun siyasi olabileceğini çünkü o ara yapılan başvuruların tamamının ret geldiğini söylediler)

Annemin hesabında 2 hafta kalmasına yetecek kadar euro ve deprem kredisi olarak çektiği 90 bin tl civarı para vardı. Belediyenin taşeron işçisi olduğu için izin belgesi filan almıştı, hesap dökümleri gidiş dönüş bilet rezervasyonu filan vardı.

Rezervasyonlar 5 günlüktü, pegasustan yapmıştık, bu bir ret gerekçesi olabilir mi?

Annanem de emekli kadın, kendi halinde biri, hem dedem vefat ettiği için ondan kalan maaşı alıyor hem kendi şahsi emekli maaşını alıyor, ekonomik durumu kötü değil, hesabında az da olsa birikmiş para vardı. Sorularım:

1-Şimdi biz ret kararına karşı 30 gün içinde itiraz hakkımızı kullansak bi şey değişir mi? İtirazı nasıl yapacağız nelere dikkat edelim?
2-İtiraz işini boşverip yeniden evrak toplayıp yeni bir başvuru yapıp bu başvuruya bir iyi niyet mektubu tarzı bi şey ekleyip, "siz başvurumuzu reddettiniz ama bizim ekonomik durumumuz şöyle şöyle iyi, fransaya kalıcı olarak gitme niyetimiz yoktur, orada bulunan akrabalarımızı ziyaret edip döneceğiz biletlerimiz de hazırdır" vs vs bi şeyler yazsak olur mu?
3-fransadaki akrabalardan gelen davet kağıdı ile yeniden bir başvuru yapmak mümkün mü yoksa baştan mı göndermeleri gerekiyor?

Cevaplayanlar olursa şimdiden teşekkür ederim, esen kalın.
0
turuncu tonlarda
(26.03.23)
Şu ara schengene çatır çatır ret basıyorlar. Almanya ya aynı şekilde red yedik ve davetiyeliydik...
İtalya ve almanyanın itiraza cevap vermesi uzun sürüyomuş.
0
cccbehzatccc
(26.03.23)
Fransa, daha önce defalarca Schengen alan, hali hazırda 10 yıllık İngiltere vizesi olan, üzerine kayıtlı arsaları, evi, arabası, bankasında parası olan teyzeme de (ki kendisi orta yaşlı sayılır) aynı gerekçe ile red verdi bir iki ay önce. Davetiyeyi gönderen akrabaları da Fransa'da dukkanlari, evleri olan biriydi. Ben tamamen siyasi olduğunu düşünüyorum kararların o yüzden. Ve itiraz da etseniz sonuç alınmıyor maalesef.
0
fraise
(26.03.23)
itiraz edin güzel bi dilekçeyle. hangi evrakta problem düşünüyosanız tekrar hazırlayın
0
ala09
(26.03.23)
Mutlaka itiraz edin, annem; kardeşime davetiye ile gidecekken ve daha önce aynı lokasyonda bulunmuşken vize reddi yedi. İtiraz ettik ve 6 ay vize aldık.
0
oligomer
(26.03.23)
Tamamen şans maalesef ve bu retlerin birçoğu dedikleri gibi politik. Hiçbir rasyonel sebep sunulmuyor, evrakların güven vermemesi ne demek yahu:) Ben iddia ediyorum son 2 yılda verilen retlerin önemli bölümü hukuksuzdur. Sağlam avukatlarla birçok ret incelense konu değişir. Birçoğu politik çünkü.

Vizenin kriterleri belli.
Şartları karşılıyorsun. Bunu gösteren
Islak imzalı, qr kodlu evraklar sunuyorsun.
Adam diyor ki "tamam ama inandırıcı görünmüyor". Yok artık daha neler.
Vize memurunun inanmadım demesi yeterli.

Genelde ret akabinde yapılan itirazlar kolay kolay dönmüyor, konsolosluk kendini yanlışlamış oluyor çünkü. Yine de hakkınız var deneyin belli olmaz çünkü. Döndüren de var.

Zaten aracı kurumla başvurmuşsunuz, evraklarda çok bir eksiğiniz olduğunu sanmıyorum onlar eksiksiz toplamıştır her şeyi kontrol etmiştir.

Bir de birçok insan davet mektubu olmasının iyi olduğunu düşünüyor ama genelde 1. derecede yakınlık değilse söz konusu akrabalık, o mektuplar tam tersi etki yaratıyor. Çünkü oğlu kızı ya da anne babası gibi akrabalıklar ok ama genelde bunun dışında kalanlar direkt buraya yerleşmeye geliyor izlenimi oluşturuyor. Düz turist gibi gitmek otel rezervasyonuyla falan bir nebze daha iyi oluyor.

Ama dediğim gibi 1-2 yıldır vize konusunda hiçbir mantık yok. Konsolosluk çalışanları kişisel hareket ediyor. Birçok ret gerekçesi ya sizinki gibi "belgeler inandırıcı değil" ya da "belirtilen geliş amacı inandırıcı değil" gibi subjektif sebepler.

Yani bak eksik evrak dersin bu anlaşılır.
Maddi durumun yetersiz bu anlaşılır.
Ama adam maddi durumunu gösteren belgeyi koyuyor. İnandırıcı değil diyorsun.

Neye göre? Hani o zaman bu şartları netleştir. Atıyorum hesabında 10000euro olmalı, bu para en az 6 aydır hesabında olmalı, hesabında düzenli hesap hareketi olmalı gibi gibi...

Maalesef şu an seçim öncesi birçok insan avrupa'ya kapağı atma derdinde. Çoğu da turist vizesiyle gidip geri dönmüyor. Haliyle seçim öncesi dönemde birçok başvuruya böyle tepki veriyorlar.
0
anten
(26.03.23)
''Rezervasyonlar 5 günlüktü, pegasustan yapmıştık, bu bir ret gerekçesi olabilir mi?''

5 gün mü kalacaktı 2 hafta mı? Bir de bu hesapta duran 90 bin, yakın zamanda mı yatırıldı? Bu da ret sebebi olabilir.

İtiraz edin ücretsizse.
0
Kahvedesu
(27.03.23)
@Kahvedesu

Annem 2 hafta kalacaktı, vize çıkıp çıkmayacağından emin olmadığımız için uçak biletlerini satın almamıştık sadece rezerve ettirmiştik. Ve maks rezervasyon süresi 5 gün olduğu için, 5 gün içinde biletleri almamız gerekiyordu. Bu da uçak rezervasyon mailinde yazıyordu, biz mail çıktısını koymuştuk. Yani sadece 5 günlüğüne rezerve olması ciddiyetimizi sarsmış olabilir mi?

Ama biletleri satın alırsak 6-7 bin tl oluyor gidiş dönüş. Bu da yüksek bi rakam heba etmek için.

Hesaptaki 90 bin tl para 1 ay önce filan çekilen deprem kredisinin parası, yani evet yakın zamanda yatan para.
0
🌸turuncu tonlarda
(27.03.23)
@turuncu tonlarda. Uçak rezervasyonu konusunda haklısın.2 hafta şeklinde tüm ücreti ödemeden rezerve etmenin yolu yok mu?

Hesabınızda olan para en az üç aylık olmalı. İstenen belgelerde yazıyordur? Bu para atıyorum borçtur, elinizde döviz vardır, bozdurmuşsunuzdur. Bunu da sunabilirsiniz ama deprem parasını aldık, yurtdışına çıkıyoruz derseniz ne olur bilmiyorum.

Mesela itiraz mektubuna anneniz ''benim çocuklarım Türkiye'de, mutlaka döneceğim'' gibi ikna edici şeyler yazmalı. Atıyorum ''filanca tarihte hastanede randevum, ameliyatım var'' gib.
0
Kahvedesu
(27.03.23)
(4)

Felc geciren yakinim icin ne yapabilirim?

serseri marti
Bir aile buyugum yaklasik 4 ay once felc gecirdi. artik sag kolunu ve sag bacagini kullanamiyor. Su an rehabilitasyonda. Kendisinin yasam kalitesini ve felc kalan kol ve bacagini kurtarmak icin yapabilecegimiz bir seyler var mi? neler tavsiye edersiniz?
Bir aile buyugum yaklasik 4 ay once felc gecirdi. artik sag kolunu ve sag bacagini kullanamiyor. Su an rehabilitasyonda. Kendisinin yasam kalitesini ve felc kalan kol ve bacagini kurtarmak icin yapabilecegimiz bir seyler var mi? neler tavsiye edersiniz?
0
serseri marti
(26.03.23)
fizik tedaviyi aksatmamalı ve sürekli felçli uzuvlarını kullanmaya çalışmalı.

hani çok temel tavsiyeler gibi duruyor ama gerçekten işe yarayan bunlar.
0
mikael
(26.03.23)
Ne kadar kullanamıyor? Hiç mi yürüyemiyor, yatalak mı bilmiyorum ama.

Bir FTR uzmanı görmeli.
Muhtemelen Fizik tedavi verecektir.
Fizyoterapistin talimayt ve tavsiyelerine uymalı, ev egzersizi verilirse aksatılmadan yapılmalı.

Kaslar çok süratli zayıflar, Bir sebepten 15 gün alçıda kalan kaslarımızın kullanmama sonucu zayıfladığını deneyimlemişizdir çoğumuz.

Kasların zayıflamasına müsaade etmeyecek, mümkün olduğu kadar kullanacak. Yürüyebiliyorsa her gün becerebildiğince yürüyüş yapacak. Elini kullanacağı aktiviteler bulacak, el topu vs.

Tabii bunlar hep FTR uzmanının görüş ve müsaadesiyle olacak şeyler. Ama kendisine söylenenin azamisini yapmaya gayret etsin ve teşvik edin.
0
Mirket
(26.03.23)
Üsttekilere ek olarak aynı şekilde felçli olan bir yakını olarak beklentileri konusunda moralini bozmayın ama çok da umut vermemeye dikkat edin.

Yani yürüyeceğim dediğinde bunun için her hafta fizik tedaviye gidiyorsun deyin, ama yürüyeceğim dediğinde yürüyeceksin tabi ki seninle bilmemne yapacağız yürüyeceğine söz ver vs demeyin.

Biz o kadar fizik tedavi ve emeğe rağmen ne yazık ki bir sonuç alamadık. Evet konuşması düzeldi, bacağını ve kolunu oynatmaya başladı ama daha çok kukla oynatır gibi hareket ettirebiliyor, yürüyemiyor bir şey tutamıyor.
0
denizgonen
(26.03.23)
Fizik tedavi çok önemli. Ben bir doktordan duymuştum
bunu ilk 1,5 yıl içinde uygulamak çok önemli demişti.

Ama hastanın katılımı çok önemli burada. O yüzden eş zamanlı bir psikolog ya da psikiyatri desteği de alın. Çünkü fizik tedavide olumlu sonuç alınsa bile bu sonuca ulaşmak epey sürebiliyor. Çünkü hasta kendini saldı mı istediğiniz tedaviyi uygulayın sonuç alamazsınız.

Fizik tedavi de tek başına mucize yaratamaz. Haftada birkaç seans alacak ama evde sürekli tekrar etmesi lazım bişeyleri. O yüzden doktordan evde de uygulanabilecek teknikleri öğrenin mutlaka. Bazı oyuncaklar var onlarla çalıştırın. Size çok iş düşüyor. Özellikle hareketsizlikten eklemler, diz ve dirsekler kitlenmeye başlar, sürekli harekete zorlayın ki açılsın.

Gerçekten o uzuvları oynatmaya zorlaması önemli. Çok basit gibi geliyor ama bir parmak hareketi bile yaptırabilmek 1 ay sonra belki eline kaşık alabileceği sürecin temelini atabiliyor.

Doktor size söyleyecektir mutlaka ama mesela bizim ailedeki süreçte doktor kesinlikle gündüz yatmasına müsaade etmeyin demişti. Yanına yastıklar koyun ama oturabildiği kadar koltukta otursun normal bir insan gibi demişti mental olarak düşmemesi için.

Ama tabii hastanın durumuna göre değişir, doktor tavsiyesine kulak verin.
0
anten
(26.03.23)
(11)

Kılıçdaroğlu otomobilde ötv'yi kaldıracak mı?

ya ben lan neyse
ben 35 yaşındayım. hiç arabam olmadı. 10 yıldır 120 bin tasarruf yapabildim (100 binim çalındı) ortalama bir avrupalı gibi ötv olmadan araç arabilecek miyim? kk'nin gençlere böyle bir vaadi var ama 21 yıldır gençliği ötv'ye kurban edilmiş olan biz yaştakiler. 40'ına kadar arabam olmazsa daha da ben
ben 35 yaşındayım. hiç arabam olmadı. 10 yıldır 120 bin tasarruf yapabildim (100 binim çalındı) ortalama bir avrupalı gibi ötv olmadan araç arabilecek miyim? kk'nin gençlere böyle bir vaadi var ama 21 yıldır gençliği ötv'ye kurban edilmiş olan biz yaştakiler. 40'ına kadar arabam olmazsa daha da ben istemem zaten.

hasılı kk'nin böyle bir vaadi var mı?
0
ya ben lan neyse
(25.03.23)
ötv nin şu aşamada kalkması doğru değil. Bakın imkansız demiyorum.

İnsanların bu konuda bir doygunluğa ulaşması gerekiyor.

Şu an ötv yi kaldırırsanız herkes ama herkes araba almaya çalışır ki zaten memleket arabadan geçilmiyor. O sebeple bu doğru bir uygulama olmaz.
0
respect
(25.03.23)
gençlere ilk araçlarda ötv komple kaldırılacak vaadi var ama uygulanabilir bulmuyorum. iyip ve deva'nın kademeli ve planlı önceden duyurulma şekliyle ötv indirme düşüncesi var. her 6 ayda %x oranında azaltılacak ötv oranı diye. bu şekil olursa ikinci el patlar almak isteyen isteyen aracı alır artık. şu an ülkede herkes 6 ay 1 sene sonra 2 katına çıkacak fiyatlar diye alıyor. bu yöntemle talep çok ciddi düşer. yatırım, al-sat tayfa komple silinir. bir de tl istikrarı gelirse iyice sakinleşir ve durulur piyasa

babama bakıyorum ordan biliyorum, burda ingiltere'de 3k£ olan araçlar tr'de şu an 400bin lira falan. mutlaka patlayacaktır bu sistem ve saçmalık. 3k£ dengi olan 70k tl olmasa bile hadi 140bin olsun.

cumhur seçimi kazanırsa unut sen bir daha araç falan almayı da bakmayı da
0
avatar is back
(25.03.23)
Türkiye'de yolda olmaması gereken, trafikte olmaması gereken bir sürü araba var.
Kişi başına düşen araba sayısı da çoğu ülkeye göre çok az. Kısacası ülkede "her yer arabadan geçilmiyor" diye bir olay yok.


Bu ülkede kesinlikle araba konusunda bir şey yapılmalı. Toplu taşıma altyapısı çok kötü. Arabaların hali çok kötü. Milletin burada bedavaya verdiği arabalara millet binlerce Euro döküyor.
0
logisticsmanager
(25.03.23)
Sadece araçta olmaz, oyun konsollari ve pc'deki ötv'nin de kalkmasi gerek.

Ha KK bunu yapar mi ? Elbette ki hayir.
0
Yourcousinmarvinberry
(25.03.23)
Bunun için öncelikle araç bolluğu olması lazım, insanlar şu an bile parasıyla sıfır araba alabilmek için rüşvet veriyor. Hatta liste fiyatına değil, daha yüksek fiyata alabilmek için rüşvet veriliyor.

Araç bollaşsa, o zaman belirli bir yaş altını hurdaya ayırana ötv'siz arabasını değiştirme hakkı verilmesi çok mantıklı olur.

Yakın zamanda mümkün değil, en az 2-3 senesi var araç üretiminin normale dönmesi için.
0
John Bloor
(25.03.23)
@john; şu an Avrupa'da ben stok bulabiliyorum. Sıkıntı Türkiye'deki galeri ve araç kiralama sistemi.
0
logisticsmanager
(25.03.23)
@logistic'e ek yapayım; ingiltere'de de araç sıkıntısı yok. özellikle kia ve toyota bayileri full çekiyor neredeyse ama geçen ekimde bmw'ye gittiğimizde 10 günde araçlar siparişle geliyor falan demişlerdi o da çözülmüştür muhtemelen.

şu an da kırmızı ette olduğu gibi toplasan 1-2bin kişi aşırı kar etmek için işi karaborsaya çevirmiş durumda
0
avatar is back
(25.03.23)
Öyle dan diye kaldıramaz. Ancak türkiye'yi katma değerli ürün ihraç eden bir ülkeye çevirebilirse kaldırabilir. O da 2-3 yılda olmaz. Ya da hızlı bir refah yakalamak için yabancı yatırım çekmeyi başarır ve geçici de olsa bir refah ortamı oluşturabilir.

Kimse istatistik okumuyor galiba ben izah edeyim:)

Türkiye'de araç bolluğu falan yok. 10 kişiye 2 araç düşüyor. Avrupa'nın en düşük ortalaması. Batık denen yunanistan'da bile 10'da 5-6 bu oran. Yani her iki kişiden birinin arabası var. Ya da her çiftin arabası var diyelim.

Buyrun veriler burada:
tr.wikipedia.org

Ayrıca türkiye'de ortalama araç yaşı 14. Yani piyasada sıfır araçtan çok eski araç var ve aynı araçlar ya uzun yıllar kullanılıyor ya da elden ele dolaşıyor.

Türkiye'de bayilerde araç bulunamayışının sebebi sıfır araç alabilecek insan sayısının az olması. O yüzden bayiler ve distribütörler bol bol araç getirmiyor, elinde kalmasından korkuyor çünkü. Almak isteyen varsa sipariş alıp fabrika'dan direkt araç çekiyor. Bir nevi dropshipping yapıyorlar aslında.

Bunu bir kenara koyalım.

Gelelim ÖTV meselesine. ÖTV şu anda devletin cari açık konusunda el freni.
Yani diğer vergiler kaynak yaratmak için kullanılıyor ama ÖTV aslında insanları ithal mallardan uzak tutmak için kullanılıyor daha çok.

ÖTV olmazsa ne olur? Araç satışları fırlar. Elektronik ürün satışları fırlar. Herkes yılda bir bilgisayar telefon değiştirmeye başlar.

Bunları ithal ettiğimiz için ülke daha fazla para harcamaya başlar yabancı ülkelere. Yani ülkenin kazancı artmaz, ama harcadığı miktar artar. Bu açığı kapatmak için de borçlanması artar ve daha fazla faiz ödemeye başlar.

bu da daha fazla dövize ihtiyacı olduğunu gösterir. Ama döviz geliri artmayan bir ülkenin döviz gideri artacağı için döviz yükselmeye başlar. Bu da zaten bizi şu anki duruma döndürür. ÖTV'nin esas sebebi bu yani, ithalatı frenlemek.

Ancak yeni hükümet ekonomik olarak güven verirse, yabancı yatırım çekebilirse ülkede geçici bir refah yükselişi olur daha önce olduğu gibi. Ama bunlar hep dönemsel politik hamleler. Kalıcı ve uzun vadeli çözümler değil. Şu anki yöneticiler de başa geldiklerinde böyle geçici çözümlerle bir ekonomik refah ortamı oluşturdu ama uzun vadeli olmadığını gördük.

Avrupalıların temel ihtiyaçlarını rahat karşılamalarının sebebi yüzyıllarca nesiller boyu süren aşırı çalışma, nesilden nesile aktarılan servet birikimi, serbest girişimciliğin teşviki ve bilimsel gelişmelerin teknoloji ve ekonomiye etkilerinin eseri. Tabii avrupa devletlerinin bürokrasisin ne olursa olsun devletin kendi politikalarından şaşmamasının eseri. Yöneticiler değişse bile bürokrasi yani devlet kurumları belli konularda taviz vermiyor.

Bizim bu konudaki sıkıntılarımızın sebebi de nesiller boyu süren tembelliğin, bilimsizliğin, bürokrasinin siyasilerin güdümünde şekillenmesinin eseri.

Şöyle örnek verelim, italya'da barilla bir aile şirketidir ve önemli bir şirkettir. 1877'den beri de aynı ailenin elindedir. Which means italyan sermayesinin elindedir. Yani bu şirketin tüm dünyada kazandığı para, italyan topraklarına girer. Ve italyanlar bu tarz şirketlerin italyanların elinde kalmasına önem verir. Öyle cart diye de yabancıya satamazlar.

Türkiye'de ise birçok aile şirketi 2. kuşaktan itibaren yabancılara satılsın da varisler parayı cebe atsın diye uğraşılır ve ülke para kazanabileceği kaynaklarını böyle yavaş yavaş kaybeder.

İşte bunları engellemeden ötv falan kaldıramaz kimse.

Biz hemen "ama savaş gördük, ama buhranlar yaşadık" diyoruz. Avrupa da savaşlar gördü, buhranlar yaşadı. Ama sürekli üretti ve bunu teşvik etti.

Bizde ise herkes kısa yoldan köşeyi dönmenin peşine düştü. O yüzden konu ötv indiriminin çok ötesinde maalesef. Günlük politikanın da çözebileceği konular değil çünkü uzun vadeli planlar ve irade gerekiyor bunlar için.

Yani bence şu anda kim olursa olsun ötv'yi öyle dan diye kolay kolay kaldıramaz. Ancak ÖTV'yi kaldırmak için gerekli yapısal reformların temelini atabilir. Kademeli olarak yıllar içinde kaldırabilir.

Maalesef yurdumun siyasi figürleri sorunların temeline inmek yerine, popülist çözümleri konuşmayı seviyorlar.

İnşallah kaldırabilir. ama türkiye'nin ekonomik gücü, ihracat potansiyeli, yoğun ithalatta nefesinin tükenecek olması gibi faktörler çok belli...
0
anten
(25.03.23)
ötv kalkmaz ama azaltılabilir. şu anki pazarın saçmalamasının sebebi baremli ötv uygulaması. sadece onu kaldırsa veya o baremli uygulamayı tl değil euro bazında yapsa bile karaborsa epey azalmış olur. ilk aracını alacaklara daha düşük faizli kredi vs de gelirse tertemiz olacaktır.

ayrıca bu sorunu çözmek için 2. el araç ithalatı da getirilebilir. almanyada 2000 euroya satılan araçların bizde 400 bine tmesi gibi konuları da çözmüş oluruz. yani bence bu konu çok yakın zamanda çözülecek çünkü mevcut durum sürdürülebilir değil.
0
roket adam
(25.03.23)
Kaldırmaz ama kademeli düşürebilir. Bir de mutabakat metninde bu konuda açık ve net bir söylem yok, onların da kaldırmaya pek gönlü yok gibi. Ancak otomobil fiyatları farklı etkenlerle (döviz gerilemesi, çip krizinin sonlanması, şahıs ve galerilere ciddi yaptırımlar vs.) yine de düşebilir. Ama bunlara bel bağlamak ne kadar mantıklı bilemiyorum. Benim fikrim cumhur ittifakı gelirse fiyatlar artmaya devam eder, millet ittifakı gelirse gerilemese bile durur.
0
halitkin
(25.03.23)
istanbul'da trafik korkunc boyutlara ulasir kaldirirsa. illa yapacaksa 51 kucuk sehire kayitli araclara yapilmali indirim.
0
tantavizisyon
(25.03.23)
(4)

Cambly gibi gönüllülerin olduğu konuşma app leri

gadlemler
Var mıdır? Özellikle amerikalıların görüntülü olarak bağlanıp; spontan ya da randevulaşarak yüzyüze komuşmanın yapıldığı
Var mıdır? Özellikle amerikalıların görüntülü olarak bağlanıp; spontan ya da randevulaşarak yüzyüze komuşmanın yapıldığı
0
gadlemler
(21.03.23)
omegle vardı, halen devam ediyor mu bilmiyorum ancak illa ona benzer uygulamalar vardır.
ülkeyi değiştirip istediğin ülkeden insanlarla konuşabiliyorsun, tabi sana ders vermelerini beklememek gerek.

Tek bir olumsuzluğu var, arada istemediğiniz uzuvlar görebilirsiniz. Görüntü işleme ile belki o sorun da çözülmüştür.
0
mikael
(21.03.23)
(bkz: tandem)
0
elvan abeyiylegezse
(21.03.23)
but that was just a dream
(21.03.23)
preply var daha ucuz
0
anten
(21.03.23)
(1)

Evden Nasıl Çalışılır?

tcyx
Merhaba, geçen hafta emekli oldum. Evde yapmam gereken bazı işler var. Bunların yanında kalan vaktimi değerlendirmek üzere evden yapabileceğim işler arıyorum. Veri girişi, kontrolü vs. olabilir. Metin de üretebilirim. Bu işler nasıl bulunur, nerden alınır? Nasıl arayayım bilgi verebilecek olan var
Merhaba, geçen hafta emekli oldum. Evde yapmam gereken bazı işler var. Bunların yanında kalan vaktimi değerlendirmek üzere evden yapabileceğim işler arıyorum. Veri girişi, kontrolü vs. olabilir. Metin de üretebilirim. Bu işler nasıl bulunur, nerden alınır? Nasıl arayayım bilgi verebilecek olan var mı?
0
tcyx
(20.03.23)
ingilizceniz varsa linkedin üstünden remote işlere bakabilirsiniz.
0
anten
(21.03.23)
(3)

Besteki param biraz birikince çektim yatırım olarak ne yapabilirim?

beyaban
Bu olaylardan hiç anlamayan biri olarak fon falan anlamam kolay yoldan yatırım olarak ne yapabilirim?
Bu olaylardan hiç anlamayan biri olarak fon falan anlamam kolay yoldan yatırım olarak ne yapabilirim?
0
beyaban
(20.03.23)
Hepsini bir yere yatirmaktansa bolup yatirmak daha mantikli.

En kolay yol doviz sanirim, dolar euro vs ama onlarin da enflasyonu var. Dovize de pek bi faiz vermiyorlar genelde.
bir sonraki secenek altin olabilir ama ona hic yatirim yapmadim ve oynak olarak goruyorum.
Turk borsasi(hatta genel olarak cogu borsa) cok oynak ve ilgi istiyor eger duzgun ilgilenemeyeceksen hisse senedi almak cok makul felmiyoe, geriye fonlar kaliyor ona da bulasmak istemiyormussun :) genelde bankalarin uygulamalarinda fonlar da goruntulenebiliyor kolaylikla. Gonlund gore bir fon bulabilirsin belki? Fonun nerelere yatirim yaptigi aciklamalarinda yazar.
0
fakyoras
(20.03.23)
Gıda al.
0
primetime
(20.03.23)
Bes dediğiniz zaten bir çeşit fon yani anlıyor sayılırsınız:)

fon o kadar zor değil birçok banka fon sepetleri sunuyor.
Düşük risk, orta risk, yüksek risk gibi fon sepetleri var.
Banka uygulamasıyla bile alabiliyorsunuz.

Düşük risk adı üstünde daha az stresli ama getirisi de düşük fonlardan bir paket yapıyor paranız ölçüsünde bu pakete dahil oluyorsunuz.

Diğerleri de adının karşılığında seçenekler sunuyor.

Fon dediğin kabaca şu, sizin gibi yüzlerce insanın parası fonda toplanıyor.
Milyon TL'lik bir havuz oluşuyor. Fon yöneticisi kurum bu parayı sizin için yönetiyor.

Genelde fonların bir teması olur. Adından anlarsınız. Yabancı hisse fonu, sağlık şirketleri fonu, kıymetli madenler fonu gibi... Mesela yabancı hisse fonu havuzdaki parayla, amerika, avrupa, asya borsalarındaki şirketlerin hisselerini alıp satarak, havuzdaki parayı artırmaya çalışır. Ya da kıymetli madenler fonu diyorsa genellikle bu fonlar altın, gümüş ya da diğer altın fonları gibi ürünler alıp satar. Bazı fonlar karlılığı artırmak için fonun içine repo vs de dahil eder. Bu yüzden mesela altın 1 arttıysa içinde repo olan bir altın fonu %1,2 artabilir. Geçen yıllarda bir bankanın altın fonu mesela 1 yılda altından çok daha artış getirmişti.

Siz fona istediğiniz zaman katılıp istediğiniz zaman çıkabilirsiniz. Rakamı atıyorum 100 lirayla bir fon aldınız. Yıl sonunda fon %80 değer kazandı. Siz fon sat talimatı verirsiniz. Fon yöneticisi hizmeti için bunun içinden cüzi bir komisyon alır. Siz paranızı alırsınız.

Elbette fonlar sürekli yükselişte olmaz, düşüş dönemleri de olur. Yine de sürekli piyasaları takip edemeyen, neyi alıp neyi satacağını ya da ne zaman satacağını kestiremeyenler için fonlar fena bir çözüm değildir. Çünkü paranızı sizin adınıza yöneten birileri vardır.

tefas.gov.tr üzerinden fonların performanslarını, altın ve döviz karşısında getirisini görebilirsiniz. Fon seçiminde de iyi bir referans sayılır bu site çünkü fonların 5 yıla kadar performanslarını görebilirsiniz. Elbette buradaki eskiye dönük performanslar ileriye dönük bir garanti veremez. Yani alırsınız fon bir anda düşebilir yine de uzun vadede ne gibi hareketleri var anlamak adına faydalı.
0
anten
(21.03.23)
(4)

seo işleri

alp9900
seo konusunda iyi bir firma nasıl seçilir?
seo konusunda iyi bir firma nasıl seçilir?
0
alp9900
(20.03.23)
Firmanın kendi web sitesi veya seo hizmeti verdiği firmalar Google'da aratınca en üst sıralarda çıkıyorsa o firma iyidir.
0
Kaptanmemo
(20.03.23)
@kaptanmemo'ya ek olarak, aramada normal sıralamaya bakacaksınız tabi en üstte çıkan reklamlara değil.
0
John Bloor
(20.03.23)
1. sayfa garanti diyenlerden uzak durun.
100.000 siteden backlink alacağız diyenden uzak durun.
Siteyi alakalı alakasız makalelerle doldurup seo yapacak yerden uzak durun.

Valla bu seo işleri çok da randımanlı şeyler değil tecrübelerime göre. Bi dünya para harcayıp bir yerlere getirdiğiniz siteniz ilk güncellemede yok olup gidebilir.

Eğer google reklamlarla birlikte yürütecekseniz bi nebze mantıklı olabilir. (bence).

(site içeriğini temel seo mantığına göre girmeyi bilmiyorsanız, o konuda bir destek alabilirsiniz tabi ki).
0
brkylmz
(20.03.23)
google'a çalıştığı firmaları yazıp ilk sırada mı diye bakmak doğru sonuç vermeyebilir çünkü firmanın hangi keywordlerde sonuç istediği, hangi alanlarda öne çıkmak istediğini bilemezsiniz.

Ama müşteriler iyi bir referanstır tabii.

İddialı vaatlerden kaçın,
sadece size içerik satmaya çalışan firmalardan kaçın.
Yani öyle komik şeyler görüyorum ki, bir ara koca koca bankalar domatesin faydaları diye blog içerikleri giriyordu.

Seo'da önemli olan çok ziyaretçi almak değil, doğru ziyaretçiyi almak. Bu mantığı anlayan firmalar doğru firmalardır. Atıyorum bir firmayla 1.000.000 hit alırsınız, 1000'i siparişe döner. Öbürü 500.000 hit getirir ama 5000'i siparişe döner, çünkü daha doğru bir kitle getirir.

bir de teknik seoya hakimiyet de önemli.
0
anten
(21.03.23)
(4)

Bel bolgesi inceltme

kassiopeia
Duyurunun atletik insanlari, 5 yil once bir sure ketojenik beslenerek cok guzel kilo verdim, almadim da, halen istedigim kilolara yakin gidiyorum ancak aldigim zaman bel bolgeme, kalca ustu, alt sirt gibi aliyorum direk, simdi de bir suredir cok dikkat etmemistim, rahatsiz olmaya basladim beslenmeme
Duyurunun atletik insanlari, 5 yil once bir sure ketojenik beslenerek cok guzel kilo verdim, almadim da, halen istedigim kilolara yakin gidiyorum ancak aldigim zaman bel bolgeme, kalca ustu, alt sirt gibi aliyorum direk, simdi de bir suredir cok dikkat etmemistim, rahatsiz olmaya basladim
beslenmeme dikkat ediyorum ve onemini biliyorum ama, haftada 3 gun spor yapiyorum, bel bolgesi icin ne onerirsiniz? Spesifik olarak oraya aktif mudahale edebilecegim yogunlasmam gereken egzersizler nelerdir?
Tesekkurler, sevgiler
0
kassiopeia
(19.03.23)
Öyle bir egzersiz yok.

¯_(ツ)_/¯
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.03.23)
Nasıl yok yav.

Russian twist
Plank twist/side plank

Direkt etki eden hareketler.
0
ruhen hastayim ben
(19.03.23)
vücudun hiçbir bölgesini egzersizle spesifik olarak inceltemezsiniz.

bel bölgesindeki "yağlanma" muhtemelen iyi beslenmediğinizin ve metabolizmanızın yavaşladığının işareti. Bunu sporla değil yağ yakmanızı hızlandıran bir diyetle yapabilirsiniz.

Bence bir diyetisyene gidin.

Ama tavsiyem bir süre yağı minimize edin hayatınızda (yağsız beslenmek saçma, ama minimuma indirin)

Uykunuzu da iyi alın.

Bu arada yağlanma sadece hareketsizlik ya da beslenme kaynaklı olmayabilir. Bir rahatsızlığın işareti de olabilir insülin direnci gibi.

O yüzden bir diyetisyene gidin mümkünse bir hastanenin diyetisyeni olsun.
0
anten
(19.03.23)
Broscience dusmanligimdan ötürü trilyon kere söylenen şeyi tekrar yazmaya geldim;
Bilimsel olarak bölgesel egzersiz diye bir saçmalık yoktur.
0
logisticsmanager
(20.03.23)
(6)

Almanya'ya LGBT olarak iltica ve dernek desteği

emroy
Merhaba, Ben ve partnerim iltica sürecindeyiz ama Almanya'ya gittiğimizde mutlaka LGBT derneklerinin desteğine ihtiyacımız var. Çünkü süreç hakkında araştırma yapmamıza rağmen yeterli bilgiye sahip değiliz. Bu konuda yardımınıza ihtiyacım var.
Merhaba,
Ben ve partnerim iltica sürecindeyiz ama Almanya'ya gittiğimizde mutlaka LGBT derneklerinin desteğine ihtiyacımız var. Çünkü süreç hakkında araştırma yapmamıza rağmen yeterli bilgiye sahip değiliz. Bu konuda yardımınıza ihtiyacım var.
0
emroy
(19.03.23)
iltica konusu ne sebeple olursa olsun sıkıntılı ve zorlu bir süreç. Sonrasında da zorlu.

Sadece cinsel tercihiniz yüzünden iltica etmeniz kolay değil.
İltica hakkı çok ciddi hayati tehlike söz konusuysa tanınıyor genelde.
Öyle kolay olsaydı, türkiye'de herkes bunları zorlardı.

Diyelim ki iltica statüsü aldınız, bu öyle oturum ya da vatandaşlık gibi değil.
Mesela birçok ülke iltica statüsündeyken geldiğiniz ülkeye dönmenize müsaade etmez.
Buna ok olabilecek misiniz?

Bir avukatla görüşün ama çok zorlu bir süreç haberiniz olsun.
0
anten
(19.03.23)
Bir insanin sirf cinsel yönelim sebebiyle iltica edebilecek olmasi bana da asiri fantastik geliyor. Kaldi ki bizim memlekette sirf bunun için escinsel rolü oynayacak binlerce hetero bulunur.

Hani Afganistan'da yasasan ve Taliban senin için recm fetvasi verse ok de...
0
Yourcousinmarvinberry
(19.03.23)
merhaba. sanırım şu siteden konuyla alakalı bilgi edinebilirsiniz. www.queer-refugees.de

eşcinseller için, Türkiye yaşanılabilir ülke değil. böyle bir ortam sağlanmıyor.
ülkenin en tahsilli kesiminin buluşma yeri olan ekşi sözlük'te, bir sürü homofobik entry var. ülkenin geri kalanını düşünemiyrum. yani kesim farketmeksizin, toplum kabul edici değil.
(ekşi platformu, hıomofobik söylemleri onaylamasa da, herhangi bir aksiyon almayarak bu homofobinin yayılmasına maalesef katkı sağlıyor. -bu ayrı mesele-)

mevcut devlet yetililerinin, din işleri başkanının lgbt hakkındaki sözleri veya fetvaları bu insanları tehlikeye sokuyor. bana göre iltica kabul edilebilir. tabii karşı tarafın ilticada rol yapacak kimseleri anlamayacak kadar saf olduğunu düşünmüyorum.

umarım kabul edilirsiniz. mutluluklar dilerim. güzel yaşayın.
0
Leonardo~Da~Vinci
(19.03.23)
yereldeki derneklerle iletisime gecseniz oralar araciligiyla yurtdisi kontaklari bulmaniz daha kolay olur gibime geliyor.

not; biraz salliyorum ama
0
hewit
(19.03.23)
arkadaşlara katılmıyorum bu sebeple iltica edebilirsiniz ancak tr bu konuyla alakalı devlet tarafından bir zorluk gördüğünüzü ispatlamanız lazım.
0
paintov
(20.03.23)
İsveçe bu nedenle iltica edilebildiğini biliyorum. Hatta şu son yıllarda tayyibin ve hükümetin ağzından çıkan cümleler sonrasında ve geçenlerde eşcinsellik karşıtı yapılan hareket sonrasında isveç buraya gelip yaşayın, biz size bir hayat sunarız dedi.

İltica etmek zor iş ama eşcinselseniz türkiyedeki hayatta gerçekten zor ve tehlikeli.

Ben bilmiyorum Isveç'teki güncel kuralları, ama değerlendirecekseniz araştırabilirim sizin için.
0
zimbirik
(20.03.23)
(2)

vfs global den randevu alan var mı yakın zamanda ?

seindfeld
adamlar ya karaborsadan randevu satıyor ya da kendi özel başvuru sisteminden başvurmanızı istediği için randevu açmıyorlar. Özel firmalar neden bu kadar kolay kendi kafalarına göre at koşturabiliyorlar anlamıyorum
adamlar ya karaborsadan randevu satıyor ya da kendi özel başvuru sisteminden başvurmanızı istediği için randevu açmıyorlar. Özel firmalar neden bu kadar kolay kendi kafalarına göre at koşturabiliyorlar anlamıyorum
0
seindfeld
(19.03.23)
Ben de böyle düşündüm ama 1 hafta sonra bütün ay için açıldı randevular.
0
logisticsmanager
(19.03.23)
vfs global özel bir şirket ve berbat yönetiliyor türkiye operasyonu. Gerçi dünyada da berbatlar. Hint şirketi diyeyim oradan pay biçin.

Daha önce türkiye'de bazı çalışanlarının randevuları tur şirketlerine sattıklarına dair çok dedikodu çıktı. Doğrudur değildir kimsenin günahına girmeyelim. Ama benim aylarca alamadığım randevuyu "vizeci" denen adamlar şak diye aldı parasını verince o da enteresan tabii.

Onun dışında sabah akşam takip edin. Durum acilse, yani iş ya da eğitim falan gibi bir niyetle alıyorsanız bazı ülkelerin konsolosluklarına mail atıyorsunuz, onlar sizin adınıza randevu oluşturuyor vfs global'de.

Ben bir defa böyle acil bir ihtiyaç için konsolosluğa mail atarak çözdüm işi.
0
anten
(19.03.23)
(8)

bu iş tekliflerinden hangisini kabul ederdiniz? neden?

baldan kaymak
birbirine rakip iki grubun iki farklı sektörde firmaları:ilk seçenek:1200 eurorta yoğunluk, bilinen sektör - duyum: yoğun ancak benim için olmayacak. dijitalleşme düşükremotesenior rol - bir sonraki rol koltuğu dolu.+ yan haklarilk seçenek:1750-1900 euryoğunluk bilinmiyor, sektör dışı - duyum: yoğun
birbirine rakip iki grubun iki farklı sektörde firmaları:

ilk seçenek:
1200 eur
orta yoğunluk, bilinen sektör - duyum: yoğun ancak benim için olmayacak.
dijitalleşme düşük
remote
senior rol - bir sonraki rol koltuğu dolu.
+ yan haklar

ilk seçenek:
1750-1900 eur
yoğunluk bilinmiyor, sektör dışı - duyum: yoğun olduğu yönünde
dijitalleşme yüksek
hybrid (3'e gün 2 yada 2'ye 3 gün şeklinde değişiyor) - ulaşım desteği var
executive role - bir sonraki rol koltuğu dolu.
+ yan haklar ancak ilk seçeneğe göre toefl derece alırsan ek maaş.
0
baldan kaymak
(19.03.23)
Çok maaş veren
0
basond
(19.03.23)
chatgpt'ye sordum ahahaha şunu dedi.

"Hangi iş teklifini kabul edeceğim, benim kişisel tercihlerim, hedeflerim ve beklentilerime bağlı olacaktır. Ancak, yukarıdaki seçenekleri genel olarak değerlendirirsek, ikinci seçenek daha cazip görünmektedir.

İkinci seçenekte daha yüksek bir maaş teklif edilmekte ve daha yüksek bir pozisyonda yer alınmaktadır. Ayrıca, dijitalleşme seviyesi yüksek olan bir sektörde çalışmak, gelecekteki iş fırsatlarına daha iyi hazırlanmamı sağlayabilir. Hybrid çalışma modeli de, esnek bir çalışma düzeni sunarak iş-yaşam dengesini koruma konusunda bana yardımcı olabilir.

Bununla birlikte, her işin avantajları ve dezavantajları vardır ve karar vermeden önce tüm faktörleri dikkate almak gerekir. Örneğin, birinci seçenekte daha az yoğun bir çalışma ortamı bulunabilir, bu da iş-yaşam dengesine daha fazla katkıda bulunabilir. Bu nedenle, her iki seçeneği de detaylıca değerlendirmek ve kendime en uygun olanını seçmek için tüm faktörleri göz önünde bulundurmak isterim."
0
hknty
(19.03.23)
İş yoğun ama bana yoğun olmayacakmış, açıkcası işte hiçbir şey belli olmaz. Bu zamana kadar senin pozisyonun hep rahat bilinir. Ama sen gelirsin bir anda işler yığılır. Bu yüzden bu bilgiyi çok da ciddiye almam.

Remote ve hibrit çalışma modelinde işten işe değişse de hibrit her zaman en iyisidir. Remote çalışan bir çok arkadaşım yöneticiye bağlı olarak farkında olmadan mesai yapmak zorunda kaldığını söylüyorlar. Ama bir başka durum işe başlarken 3-2 hibrit modelin kesinliği konusunda konuşmak gerekir. Hibrit başlayıp sonra iş gereği hep gelmen gerekebilir durumu olmasın.

Bir sonraki rol koltuğu dolu, illa orada yükselmek zorunda değilsin.

Yan hak, yüksek maaş her zaman artıdır.
0
tulumba
(19.03.23)
ilkinin avantajini goremedim. remote olmasi mi? duyumla tercih yapilmaz, yarin bir sey olur biri ayrilir yeni proje gelir o yogunluk degisir.

her turlu ikinci.
0
antikadimag
(19.03.23)
yüzde 50-60 fazla maaş veriyor 2. seçenek. diğer şartlara da baktığımda 2 diyorum
0
paintov
(19.03.23)
"yoğun ama sana yoğun olmayacak" büyük ihtimalle yalandır. Hatta genelde böyle satılan pozisyonlar daha önceki üç çalışanın delirip bunalıp istifa ettiği pozisyonlardır:D
0
anten
(19.03.23)
maaş yüksek
toefl kasarsan ek getiri
hibrit (bence avantaj)

bunların avantajlı olduğu düşünüldüğünde tabi ki 2 oluyor. yoğunluk falan geç onları hikaye. herkes yoğun. kimse seni boş oturtmaz.
0
mr.goodcat
(19.03.23)
maaşı daha yüksek olan. ayrıca hybrid>remote. ikinci seçenek.
0
deartheodosia
(19.03.23)
(3)

Ürünümü satmaları için komisyon vermek mantıklı mı ? (Affiliate)

sassot
Kendim emek vererek oluşturduğum dijital ürünlerim var; intro, after effects ve e-book. Her birinin alanı farklı örnek veriyorum sadece örnek ; introlar youtube da seyahat kanalı olanlar için. after effect'ler oyun kanalları için. e-book'ta kripto finans ile alakalı.(Örnek verdim hiçbirinin alanı bu
Kendim emek vererek oluşturduğum dijital ürünlerim var; intro, after effects ve e-book. Her birinin alanı farklı örnek veriyorum sadece örnek ; introlar youtube da seyahat kanalı olanlar için. after effect'ler oyun kanalları için. e-book'ta kripto finans ile alakalı.

(Örnek verdim hiçbirinin alanı bunlar değil.) Ben bu ürünlerimi satmaları için alanında ilgili kişilere mesaj atıp sattıkları ürün başına komisyon vereyim diyorum. Örneğin after effectler için youtube videoları çekenlere, oyun videoları çekenlere mesaj atıp böyle böyle sattığın her ürün için şu kadar komisyon vereyim diyorum.

ya da e-book için kripto sayfalarına mesaj atıp sattıkları her kitap için %14 komisyon vericem. Bunun takibini de kişilere özel bir kod vericem indirimli kod, o kod ile alışveriş yapanları ben görebiliyorum, o kişi de kendisinin kodu ile alanların takibini yapamazsa diye ben site üzerinden canlı video çekip o kişiye atarım şu kadar kişi aldı senin payın şu kadar diye.

bunu yapmak mantıklı mı sizce ? aklımda şöyle bir korku var ; dijital ürün oldukları için yayılması çok kolay, ben her alan kişiye özel olarak maille farklı şifrelerle yollayacağım ama o kişi başka bir yere upload edip benim ona verdiğim şifreyi başkalarına vererek kullanmalarını sağlayabilir.

bunun dışında aklıma başka, yara alabileceğim ya da suistimale uğrayabileyeceğim bir nokta gelmedi.
0
sassot
(19.03.23)
Satış başına komisyon verecekseniz zaten direkt bir maliyet de oluşturmuyor. Eh, satış yapıp diğer tüm masrafları ve affiliate giderini düştükten sonra hala para kazanıyorsanız mantıklı tabi.

Diğer yandan dijital ürünler için bahsettiğiniz sorun her zaman için geçerli. Sonuçta insanlar Spotify aile hesaplarını, Netflix üyeliklerini, Shutterstock hesaplarını vb. hep paylaşıyor. Bunu altetmenin kolay bir yolu yok... Stratejik olarak insanların bu tür şeylere daha az tenezzül ettiği gelir seviyesi yüksek pazarlara yönelebilirsiniz belki ama o da her ürün için mümkün olmayabilir tabi.
0
salihdt
(19.03.23)
bu dediğin işler için zaten sistemler mevcut, bunu amazon yapıyordu zamanında hala yapıyor mu bilmiyorum.

karar vereceğin şey komisyon ve bu komisyonu ürüne yedirmek,, pazarlamayı yapacak kişiler şuna bakar, 70 liradan 10 satış yaptım, 700 lira, bunun %10'u benim, 70 lira, sen bu yetmiş lirayı verirken %15 stopaj düşeceksin, 15 lira, 70 - 15 = 55 lira. bu işi yapacakların hesaplarında o bergi bile yok, direkman 70 lira alacağını düşünüyor, ilk ödeme sonrasında aklındaki rakamı alamayan sistemi terk eden kişi çok oluyor.

bu dediğin işler için öyle kod vermene falan gerek yok, bunu yapan reklam servisleri var, üye oluyorsun sana bir js kodu veriyorlar, sisteme ekliyorsun, ardından hangi ürünlerini satacaksın sisteme linklerini veriyorsun, banner, gif vb. reklam medyalarını yüklüyorsun, ardından ürünler için pazar seçiyorsun, o pazarda satış yapanlar arada sırada siteyi ziyaret edip ürünlere bakıyor istediklerini alıp satıyorlar, tüm takip işini o panelden yapıyorlar.

satış kısmında ise dağılım kaynağını tespit edilebilmesi için satılan her bir dijital dosyada çok küçük random değişiklikler (otomatik olabilecek şekilde) yapılıyor, örneğin bir vürgül atlanıyor, bir kelimedeki harf atlanıyor vs, bir fotoğraftaki bir pixel farklı bir renk ile değişiyor falan, bunların kayıtlarını tutuyorsun, ardından eğer içerik internette yayılmış ise dosyayı indirip kimin yaydığını bulabiliyorsun. hesabını kapatıyorsun falan.

genel olarak insanlar para verdikleri şeyleri kolayca paylaşmazlar, zira bir "bedel ödediler" ve bu bedelin maliyeti kişiden kişiye değişiklik gösterir. burada bir tatlı nokta var, çok ucuz olursa yayılır, çok pahalı olursa protesto olarak yayılır, orta noktada kalırsa yayılma pek olmaz. buda üründen ürüne, pazardan pazara farklılık gösterir.

dediğin yöntem en çok satış yapılacak yöntemlerden biri bu yöntemdeki en büyük sıkıntı satışı yapacak olanların yasal olmayan yöntemleri de kullanabilecekleri gerçeği, çalıntı kredi kartı ile yapılan alışverişler, kandırılan insanlar falan olacak. eğer bir platform üerinden yaparsan benimle bunların ilgisi yok diyebilirsin.

bir başka yöntem ise affiliate yerine influencerlar kullanmak. en azından pazarlamada kullanılacak kelime ve yöntemleri daha fazla kontrol edebilirsin.
0
selam
(19.03.23)
afilliate marketing zaten dünyada çok yaygın bir sistem, niyeyse türkiye'de çok tutmadı.

Bunun için platformlar var zaten tek tek kendiniz uğraşamazsınız. Takibini de yapmanız zor.

Böyle bir sisteme dahil olup linklerinizi paylaşabilirsiniz. Doğru insanlar sisteminize katılırsa başarılı oluyor.

Bu arada mikro influencerların olduğu bir network kurmak daha etkili olabilir.
0
anten
(19.03.23)
(3)

Daha önce hiç spor yapmamış bir kadın sıkılaşmak için nasıl başlamalı?

Dartagnan
Kendim bir süredir sporla içli dışlıyım. Kız arkadaşımı da teşvik etmek istiyorum. Kendisi de istiyor ama başta ağır geldiği için(et bölünmesi, ilk adaptasyon vs) geri duruyordu.Evde mat eşliğinde haftada 3 günlük bir programla başlaması, spor hareketlerini de youtube videoları eşliğinde yapması onu
Kendim bir süredir sporla içli dışlıyım. Kız arkadaşımı da teşvik etmek istiyorum. Kendisi de istiyor ama başta ağır geldiği için(et bölünmesi, ilk adaptasyon vs) geri duruyordu.

Evde mat eşliğinde haftada 3 günlük bir programla başlaması, spor hareketlerini de youtube videoları eşliğinde yapması onun için güzel bir başlangıç olabilir diye düşündüm. Fakat pilates mi yoksa kendi vücut ağırlığı ile temel hareketleri mi yapmalı, yoksa bir sporcunun kanalından mı gitmeli şu an araştırma aşamasındayım.

Özellikle yeni spora başlayan bir kadına tecrübe ile gördüğünüz bir program önerisi, youtube kanalı vs paylaşabilir misiniz?

Not: Başlangıç için spor salonu erken diye düşünüyorum. Vücut ağırlığı ile yapmaya yönelik ev içi öneri verirseniz sevinirim.
0
Dartagnan
(18.03.23)
İlk bi kaç hafta ağırlıksız ya da çok düşük kilolar ile squad ve bench press yapsın diyorum ben. Hareketlerin nasıl yapıldığını istediği yerden öğrensin. Zamanla bunlara ağırlık ekler ve yeni bir hareket ekler.
0
baba553
(18.03.23)
You Tube da Leslie videoları sıkılaşmak için ideal
0
esin
(18.03.23)
Tam tersine başlangıç için spor salonu daha ideal. Dikkat edin, spor salonuna yeni başlayanlara genelde o aletlerde çalışmalar verilir. Daha ileri seviyelerde halter, serbest ağırlık vb ile devam edilir.

Spor salonundaki başlangıç seviyesi aletler vücut ağırlığından daha hafif çalışmalar yapmanıza yardımcı olur. Ayrıca hiç spor yapmamış bir bünye vücut ağırlığı antrenmanlarında çok kolay sakatlanabilir. Aletlerle çalışmak sizi doğru vücut duruşuna zorlar, hareketi doğru yapmanızı sağlar.

En temel hareketlerden biri üstünden örnek vereyim:
www.youtube.com

Gördüğünüz gibi hiç spor yapmamış biri bu hareketi çok fazla hatayla yapabiliyor. Video da bunu göstermiş. Kol, omuz, bel sakatlıkları çok mümkün.

Oysa aynı hareketi şu aletle yapmak hem daha kolay, hem yeni başlayan biri için daha az sakatlık riski barındırır.
www.youtube.com

Vücut ağırlığı antrenmanları da risklidir bu yüzden. Büyük ihtimalle birçok hareketi yanlış yapacak, bu yüzden fayda sağlayamayacak, üstüne sakatlanma riski doğacak. Fayda sağlayamayınca sıkılacak bir de.

Sıkılaşma dediğimiz şey aslında yağ kütlesinin azalması, kas kütlesinin artması ve güçlenmesi demek. Bunu da tek başına egzersizle ve tek bir egzersiz türüyle sağlayamaz. Yani sadece yürüyüş, koşu, ağırlık, pilates falan fayda etmez.

Kondüsyon çalışmaları,
kas artırıcı ağırlık çalışmaları,
kasları uzun tutmak için basit pilates ve esneme hareketleri
Çok iyi beslenme
Çok iyi uyku.

Kas artırıcı çalışmalar deyince özellikle kadınlar "ya ben kas istemiyorum" der. Ama zaten bahsettiğimiz dwayne johnson vücudu değil her sağlıklı insanın ideal kas oranına ulaşmak.

Kas kütlesi arttıkça, vücut daha hızlı yağ yakar. O yüzden kaslı insanlar daha zor yağlanır, kassız insanlar daha hızlı yağlanır.

Bu kadının başlangıç rutini fena değil. En düşük ağırlıklarla tekrarlanabilir. Birer gün arayla haftada 3 gün ideal bir program bu.
www.youtube.com

Bu antrenmanın önüne 10 dakika yürüyüş, sonrasına 10 dakika yürüyüş yapmak iyi olur.

Antrenmana başlamadan önce de mutlaka ısınma ve esneme yapmalı.
www.youtube.com

gibi.
0
anten
(18.03.23)
(8)

Almanca sorusu

dissendium
Merhabalar. 4 aydır Almanca öğreniyorum. Cümle kurmaya çalışıyorum ama akmıyor. Bunu ne zaman aşarım? Almanca bilenler siz böyle bir durum yaşamış mıydınız? İngilizce bu dilin yanında bebek işi gibi gelmeye başladı. Bende mi sorun var acaba? Okuma olarak durum daha iyi. Sağ olun.
Merhabalar. 4 aydır Almanca öğreniyorum. Cümle kurmaya çalışıyorum ama akmıyor. Bunu ne zaman aşarım? Almanca bilenler siz böyle bir durum yaşamış mıydınız? İngilizce bu dilin yanında bebek işi gibi gelmeye başladı. Bende mi sorun var acaba? Okuma olarak durum daha iyi. Sağ olun.
0
dissendium
(17.03.23)
Youtube’ta goethe institut’ün sertifika videolarındaki yöntemle çalışın. Dil seviyenize göre 100-150 kelimeyi kartlara yazın. Sonra karıştırıp bir kart seçip önce soru cümlesi sonra düz cümle kurun veya o sorunun cevabını verin ama evet hayır gibi basit bir cevap olmasın. Örneğin: doktor kelimesi için “şehir merkezindeki hastanenin doktorunu tanıyor musun?” gibi uzatın. Cevabı da yine uzatarak verin “Evet tanıyorum. Dün onu kahve içerken gördüm.” gibi.

Daha ileri bir seviye için de bir konu seçersiniz. Örneğin burçlar. Sonra bu konuda akıcı konuşmaya çalışırsınız. Böylelikle o konuya dair terimleri de öğrenmiş olursunuz.

Ben bu şekilde aklıma ilk gelen senaryoya ait cümleyi kurmaya çalışıyordum. Bu sayede hem akıcı oluyordu hem de bilmediğim kelimeleri de öğreniyordum. Sonra o kelimeleri de artikelleriyle beraber karta yazıp ekliyordum. Bence tek başınıza yapabileceğiniz en etkili çalışma budur. İmkan ve zaman varsa kursa gitmek en güzeli.
0
ruhen hastayim ben
(17.03.23)
üçüncü bir dili öğrenmek ikinciye göre her zaman daha zor oluyor sanırım. bende de aynı sorun vardı, ben kelime eksikliğinden olduğunu düşünüyorum. nihayetinde ingilizceyi kaç senedir biliyorum, kelime dağarcığımda haliyle daha fazla. oturup kelime ezberlemek belki faydalı olabilir çünkü almancada fazla zaman kipi yok zaten, onu çözdüyseniz sorun kelime olabilir sizin durumunuzda da
0
Olric
(17.03.23)
1.5 - 2 seneden sonra yavaş yavaş ama akan cümleler kurmaya başlarsın. Gerçekçi hedefler koy kendine, o kursu almanya'da alsan bile 3-4 ayda akıcı cümle kurman zor. (C1 almancam var oradan hareketle)
0
roket adam
(17.03.23)
Günlük tutun. Konuşma pratiği yapma fırsatınız varsa preply falan üzerinden yapın. Günlük kesinlikle tutun ama.
0
anten
(17.03.23)
B2 kurunda en geç b2 bitince dili çözülüyor insanın. Eğer almanca konuşulan bir ülkede yaşamıyorsan, kurstaki herkesle türkçe ya da ingilizce bilmiyormuşçasına hep almanca konuşmayı kararlaştırıp bolca vakit geçirmeye çalışabilirsiniz. Bunu yapanlar zar zor anlaşsa da b1 den itibaren ciddi iletişim kurabilecek akıcılığa erişiyorlar. Gerçekten ne kadar kullanırsanız o kadar çabuk oluyor. Yapamıyorum dememek yetersiz de görseniz öğrendiğiniz şeyleri kullanmaya zorlamak gerekiyor.
0
bitanisanseversin
(17.03.23)
Ben de 6 aydir ogreniyorum. Gece fiil cekimleri yaptigim kabuslar goruyorum. Gercekten dedikleri kadar varmis. Grameri ne kadar iyi ogrensem de basit cumleler dahi ikina sikina cikiyor.
0
congratulationsyouwon
(17.03.23)
Kursa gitmiyorum bu arada. Kendim öğreniyorum.
0
🌸dissendium
(17.03.23)
Almanya'da 6 senedir cümle kuramayan Türkler var.
0
abi bi dizi buldum on numara
(18.03.23)
(2)

şiir dergileri

gule gule
merhaba, günümüzde yayınlanan şiir dergisi veya içinde şiirler paylaşan edebiyat özelinde nitelikli sayılabilecek dergiler var mıdır, varsa isimleri nelerdir? özellikle 90 sonrası doğumluların görece genç şairlerin şiirlerinin yayınlandığı.
merhaba, günümüzde yayınlanan şiir dergisi veya içinde şiirler paylaşan edebiyat özelinde nitelikli sayılabilecek dergiler var mıdır, varsa isimleri nelerdir?

özellikle 90 sonrası doğumluların görece genç şairlerin şiirlerinin yayınlandığı.
0
gule gule
(17.03.23)
buzdokuz
sadece şiir
0
black holes in the sky
(17.03.23)
varlık dergisi hala çok iyidir.
0
anten
(17.03.23)
(9)

Beyin ameliyatı sonrası davranış değişikliği?

Bartebly
Merhaba;Kardeşim yaklaşık 1.5 ay önce beyin ameliyatı geçirdi. Beyninden 2 cm kadar bir kitle alındı ancak henüz pataloji sonucu çıkmadı. Ameliyattan sonraki 3. haftada ciddi davranış değişiklikleri belirmeye başladı. aşırı yemek yemek, aynı cümleleri sürekli tekrarlama, çabuk sinirlenme ve anlaşılm
Merhaba;

Kardeşim yaklaşık 1.5 ay önce beyin ameliyatı geçirdi. Beyninden 2 cm kadar bir kitle alındı ancak henüz pataloji sonucu çıkmadı. Ameliyattan sonraki 3. haftada ciddi davranış değişiklikleri belirmeye başladı. aşırı yemek yemek, aynı cümleleri sürekli tekrarlama, çabuk sinirlenme ve anlaşılmadığını belirtmek, karşı tarafı dinlememe gibi... Ameliyatın bu tür davranış değişikliklerine sebep olup olamayacağını sorduk ameliyatı yapan doktora ve onkoloji profesörüne ancak iki hekimde ameliyatın bunu tetikleme ihtimalinin düşük olduğunu ve psikiyatri desteği almamız getektiğini söylediler. Benzer süreci yaşayan varsa deneyimlerini paylaşırsa çok sevinirim.

Çok teşekkürler.

Eşit: arkadaşimin sorusu.
0
Bartebly
(16.03.23)
Patoloji, operasyonun ayrıntıları (biyopsi mi tümüyle çıkarmak mı) ve kitlenin yeri bilinmediğinden, yanıtlamak zor.
Operasyondan üç hafta sonra yakınmaların başlaması nedeniyle yeni görüntüleme de gerekebilir.
0
pro9it9is9
(16.03.23)
Ben saglikci vs degilim ama beynin calismasi ile alakali okudugum kitaplarda boyle ameliyatlarda karakter degisiminin olasi oldugunu duymusum.
Ama hemen olmayip sonradan gelismesi durumu degistiriyor olabilir tabi.
0
zimbirik
(16.03.23)
Alinan bolgenin tibbi olarak neresi oldugunu iletebilirseniz bu soruya biraz olsun yanit alabilirsiniz. Su haliyle cevap vermek mumkun degil pek.
0
gibicibicis
(16.03.23)
Uzman değilim. Ancak beynindeki iyi huylu(!) tümôr amileyatla alınan iki yakınınımda da (biri 30 yıl evvel, diğeri 5-6) ameliyat sonrası davranış değişiklikleri oldu aynen bahsettiğiniz gibi. İkisi de zamanla geçti. Rayına oturdu. Ama tabii zilyon çeşit beyin ameliyatı var. Kardeşinizinkinde durum nasıldır, bir şey diyemem. Çok geçmiş olsun...
0
yadigar
(17.03.23)
Sağ temporal lob tan 2 cm büyüklüğünde bir lezyon alınmis
0
🌸Bartebly
(17.03.23)
Çok normal. Şunu okuyun derim www.kitapyurdu.com
0
spankenstein
(17.03.23)
Normalde beyin ameliyatının karakter/davranış değiştirme ihtimali var ama
konusunda uzman iki doktor ihtimal düşük dediğine göre, beynin muhtemelen görece risksiz bir kısmıyla oynandı. yine de ameliyat kaynaklı bir değişim olduysa düşük ihtimal tutmuş manasına geliyor ki o da mümkün.
0
vizivozo
(17.03.23)
her şeye de inandırmayın kendinizi de çocuğu da.
0
sanemz
(17.03.23)
Oluyor... Babamda da yaşadık.

Tabii ciddi bir ameliyatın sonrasında psikolojik olarak da bir etki olabilir.
0
anten
(17.03.23)
(4)

Amerika iş fikri

UriahHeep
Sizce Türkiye de üretilip ABD pazarında en karlı ne satılır?Türkiye ve Abd de şirket kurduğumuzu düşünsek.
Sizce Türkiye de üretilip ABD pazarında en karlı ne satılır?
Türkiye ve Abd de şirket kurduğumuzu düşünsek.
0
UriahHeep
(16.03.23)
Erkek arkadaşımın abd de kurduğu bir şirketi var türkiyeden yazılım ihracatı yapıyor. Yat sektöründen eczacılığa kadar çok fazla alanı var.
0
ruhen hastayim ben
(16.03.23)
Urun olarak;
Daha kolay olarak tekstil urunleri ve kozmetik urunleri, dogal urunler, sabun vs...
Biraz daha ugrasli ve masrafli yoldan mobilya

Ya da hizmet, call center, it destek vs... Bir tanidik bir sehirdeki taksi hizmetlerinin telefon operasyonunu turkiye'den idare ediyordu mesela.
0
mirafiori
(16.03.23)
Birçok aşamasını en iyi bildiğiniz iş en karlı iştir derler.

Şu an tekstilden gıdaya, otobüsten, mermere hatta hizmet sektörüne kadar onlarca ürün ve hizmet sayabilirim ama hangisini biliyorsunuz? Tedarikçisini, nakliyecisini orada pazarlayacak adamı networkü tanımanız önemli.

Atıyorum ben diyeceğim ki tekstil... Ama ben işi bildiğim için, tedarikçi tanıdığım olduğu için 50 cent'e mal ediyorumdur. siz piyasayı bilmediğiniz için 2 dolara mal ediyorsunuzdur.

bir de bazen üretmek yerine önce ürün almak isteyen müşteriyi bulmak, atıyorum otellere sabun, şampuan vs satacaksınız. Gidip önce fason üretecek üreticilerden fiyatlar alın. Pazarlık yapın. Sonra o fiyat teklifleriyle birkaç butik otele gidin ürün numunelerini gösterin, fiyat teklifi verin. Siparişleri alın, kendi markanızla şişeletip satmak da bir yol. Ama sektörü bilmek yine önemli.
0
anten
(16.03.23)
Doğru sorular doğru cevapları getirir. En karlıyo değil satabileceğimiz ürünü arayın. Bana kalsa doğal taş takı en karlisi. Ama sen satabilir misin mesele bu.
0
deer hunter
(16.03.23)
(9)

Ümraniye kiralık ev

deepex
Ümraniye de suriyeli bir ailenin kaldığı çok merkezi konumda dublex bir dairemiz var.raiçi şu an 10 bin tl ye 3 dakikada kiralarlar. suriyeli arkadaşımın ödediği kira 3.500 tl. her artış ayı hep ağladı ve 5 senede geldiği rakkam 3.500.ama arkadaşın sosyal medyadaki fotolara bakıyorum benden çok daha
Ümraniye de suriyeli bir ailenin kaldığı çok merkezi konumda dublex bir dairemiz var.raiçi şu an 10 bin tl ye 3 dakikada kiralarlar. suriyeli arkadaşımın ödediği kira 3.500 tl. her artış ayı hep ağladı ve 5 senede geldiği rakkam 3.500.
ama arkadaşın sosyal medyadaki fotolara bakıyorum benden çok daha kaliteli giyiniyor.kapalı çarşıda çanta satışı yapıyor çantalar 5 binden başlıyormuş dibi yok fiyatların. olm madem 5 den çanta satıyorsun bana niye acındırıyorsun kendini kira konusunda dediğimde abimsin şöylesin böylesin.
bu gün yine gevşek gevşek foto koymuş sinirlendim kiran 7 bin dedim abi naptın %100 zam olurmu felan filan. yapmadığım yıllara say dedim.ödeyememler falan.
dedim 5 bin kira ve kontrat bitimnde çıkaaksın dedim ok dedi..
üzülmemi gerektirecek bir durum var mı.aşşağılık ev sahiplerinden olmak istemiyorum.
0
deepex
(16.03.23)
suriyelilerin ülkede fiziksel olarak bulunmaları bile bizim onlara bir lütfumuz. ne yani bir de bedavaya ev mi vericen?
0
sert siyah krom
(16.03.23)
suriyeli olmasından bağımsız olarak, bir kiracıya gerçekten zam yapabileceğin tek yıl 5. yılın. 5. yıl dışında devlet 10 yıl boyunca maksimum tüfe kadar (hatta son 1.5 senedir max %25) zam yapmana izin veriyor. 10 yıl dolmadan herhangi bir haklı sebep sunmadan çıkartman mümkün değil. adam 5. yılı bu şekilde atlattıysa, bir beş yıl daha rahatlıkla eve çökebilir, sen de hiç bir şey yapamazsın. buna hazırlıklı olarak ilerle derim.

üzülecek bir şey yok, çok hesap kitap yapmana da gerek yok zaten yasa çok net ve açık, hukuki haklarını bil ve uygula yeter. 5. yılda rayice yaklaştıracak bir zam yapmak senin hakkın, bunu yapmazsan 10 yıl boyunca bunun sıkıntısını yaşarsın.
0
roket adam
(16.03.23)
bence adamın milliyetinin burada bir önemi yok. Türk de olabilir bu kiracı, bu durumda düşük kiraya oturan türkler de var.

Adamın işinin de bir önemi yok. Adam ayda 100.000 kazanıyor da olabilir.

Burada kilit konu sizin adamla yaptığınız anlaşma. Maalesef Türkiye'de ev sahipleri kira kontratının ticari bir sözleşme olduğunu unutuyor. Siz bu adamla bir sözleşme yapmışssınız. Bu sözleşmenin şartlarını beraber kararlaştırıp altına da imzayı atmışsınız. Türkiye'de kira yönetmelikleri, bu konudaki artış şartları da belli.

Enflasyon? Bu bir ihtimaldir her zaman piyasanın değişme ihtimali vardır ve her yatırım gibi gayrimenkulun de bu tarz riskleri var. Bunları da öngörmek ev sahibinin derdi kiracının değil. Gayrimenkul her zaman çok kazandıracak diye bir kural yok maalesef gayrimenkul sahipleri öyle olmasını umuyor ama öyle değil.

Evi tutan isterse acun ılıcalı olsun. Siz adamla kira 5 senede 3500'e varacak şekilde bir anlaşma yapmışsınız. Sözleşmede "gelirin şu kadar olursa kiran bu olur" diye bir madde yok ki... Adamın gelirinin, milliyetinin, su an civardaki ev fiyatlarının da sözleşmeyle alakası yok. Ha 5 sene dolmuş kira düşük kaldıysa rayiç belirleme için yollar var ona bakabilirsiniz.

Adam tüccar olduğu için pazarlık konusunda da iyiymiş işte bir şekilde ikna etmiş sizi artışlarda.

Mesela şöyle düşünün, ben bir tedarikçiyim. Domates satıyorum. Bir restoran benden 2 ton domates için kilo başına 2 tl fiyat veriyor. Anlaşıyoruz. Aradan zaman geçiyor bakıyorum ki bu adam çok zengin. Ne diyeyim? Adama gidip sen lüks restoranmışsın, tabağı 500 liraya çorba satıyorsun bana daha çok öde mi diyeyim? Sizce adam sözleşmeyi göstermez mi bana? Arada hiçbir fark yok.
0
anten
(16.03.23)
aşağılık değilsin. yapıştır geç. çünkü bugün yasa yasa diyenler yarın tam tersi bir yasa olsa takmayacak bunu. kiracı da böyle. sana ağlarken çantaya 10 lira indirim yapmaz. kimsenin derdi yasa da değil.

ayrıca anlaşma bir şeyi değiştirmiyor. anlaşma var tamam da anlaşmanın için boşaltılmış o ne olacak? bir miktar paraya anlaşılıyor ama o paranın içi boşaltılıyor. bu amlaşma değişmiş oluyor gibi.

ayrıca çıkartabilmenin yolları var yasal olarak. kardeşine satarsın. yeni ev sahibi olarak oturacak yeri yoktur vs. çıkartırsın bir şekilde.
0
hknty
(16.03.23)
@anten

"Mesela şöyle düşünün, ben bir tedarikçiyim. Domates satıyorum. Bir restoran benden 2 ton domates için kilo başına 2 tl fiyat veriyor. Anlaşıyoruz. Aradan zaman geçiyor bakıyorum ki bu adam çok zengin. Ne diyeyim? Adama gidip sen lüks restoranmışsın, tabağı 500 liraya çorba satıyorsun bana daha çok öde mi diyeyim? Sizce adam sözleşmeyi göstermez mi bana? Arada hiçbir fark yok."

bu ikisi aynı şey değil. kiracılar durumum yok vs. diyerek acındırıyor. ödeyemem diyerek indirim istiyor. e bakıyorsun sonra rahat bir hayat yaşıyor. madem öyle bu adam da indirim yapmazdı. aynı şey değil iki durum.
0
hknty
(16.03.23)
Yasalar neyse onu talep edebilirsiniz. Kabul etmezse dava açılır mahkeme karar verir. Kişinin kaç parasının olduğunun hukuken bir önemi yok. Milliyetinin de hiç ama hiç önemi yok.

Kiracıya indirim yapma ihtiyacınız yoktu, yapmışsınız hata olmuş. Bundan sonra yapmazsiniz.
0
logisticsmanager
(16.03.23)
@hknty inanin fark yok ikisi de bir alisveris sozlesmesi. Sozlesmenin iki tarafi var, bir taraf kendi cikarini korumadan imza atinca digeri onu dusunmez ki. Muzakere etmeyi bilmeyen bir kulturumuz var, bunlari bastan konusmuyoruz.

Adam kendini acindirmayi pazarlik kozu olarak kullanmis basarmis. Ha bu arada bir sebep sunmak zorunda da degil. Ev sahibi istedigi fiyati soyler, kiraci odeyebilecegi fiyati soyler is konusulur cozulur ya da cozulmez. Adam evin bahcesine helikopterle bile iniyor olsa su an ben bu fiyata anlastim pasa gonlum boyle istiyor odemem der yine hakli. Anlatmaya calistigim sey o maalesef, cogu ev sahibi kira sozlesmesinin niteliginin farkinda degil.

Kiraci kendi cikarini, ev sahibi kendi cikarini yasal sinirlar icinde korur. Tabii ki ev sahibinin yapabilecegi seyler var.

5 sene dolmus, kira tespiti isteyebilir. Bilirkisi inceler, bir kira belirler geriye donuk talep eder. Ama evin rayicini dusuk gostermissinizdir mesela o zaman, komik bir zam alma ihtimali de var. Surec bir seneyi buldu ve diyelim ki enflasyon costu. Talep ettiginiz para yine dusuk kalabilir bu da ihtimal.

Evi devredin denmis. Dogru yapilabilir. Ama bu da bedava degil, cunku kardesinize devrederk3n bile tapu harci odersiniz. Bu da iki tarafin da yani devredenin de devralanin da rayicin %2sini odemesi demek. Bazi durumlarda bu odeme zamli kiranin getirisini goturuyor. Oturur bakarsiniz kiraci 2 sene daha otursun daha ii dersiniz. Bu arada evi devrettiniz diyelim kiracinin sizle olan sozlesmesi biter. Ama yeni ev sahibi de hemen cikaramaz ve kiraci birkac ay daha oturabilir yasal olarak. Sizin beklediginiz kari almaniz 2 seneyi bulabilir yani. Rayici bilmeden konusmak zor ama bu ihtimaller de var.

Her sey yolunda gitti sizin icin yeni kiraci buldunuz... adam odeyecek mi bakalim soz verdigi ucreti.

Ben hem kiraci hem ev sahibi olarak yaziyorum bunlari. Bir de ailemde gayrimenkul sektorunde insan bol. Dedigim gibi cogu ev sahibi bu sozlesmelerin baglayiciligini bilmeden atiyor imzayi. Bir de gayrimenkul hakkaten zor bir yatirim. Herkes ev alinca surekli cok getirisi olacak saniyor ama bu is oyle degil iste. Her yatirim gibi bunun da riskleri var, kar beklentisinin yaninda zarari da goz onunde bulundurmak ona gore hesap yapmak lazim bunu qnlatmaya calisiyorum.

Sozum meclisten disari ama bircok ev sahibi bir alisveris yapildigini da dusunmuyor. Kiraciyi eve muhtac, ev sahibinin her istegine kafa sallamak zorunda saniyor. Ama degil iste. O yuzden kosullari riskleri, ekonominin gidisatini dusunerek sozlesme yapin. Muzakere edin bastan.

Yine sozum meclisten disari ama eminim ve goruyorum da, bu durumu yasayan ev sahibi gidiyor yuksek fiyattan bir kiraci buluyor yine ayni hatalari yapiyor. 3 sene sonra kira yine dusuk kaliyor boyle donup duruyor.

Halbuki cok basit, kontrata kiraciyla orta yol bulup enflasyon su orani g3ctiginde kira artis orani bu olacaktir, bunu gecmediginde bu olacaktir yazmak zor degil. Ha ama devlet bi yasa getirir kira artisi bunu gecemez diye... yasa>sozlesme. Yine zarar.

Keza kiraci icin de boyle. Ben mesela daha once depozito sorunu yasadim, simdi kira kontratina sozlesme sonunda alacagim depozito oranini yazdirdim ongordugum enflasyon oraninda. Kontrati ne zaman bitirdigimiz fark etmez benim alacagim belli. Ev sahibim basta sasirdi, once mirin kirin etti, biraz pazarlik ettik yillik kiranin birazini pesin odemeyi onerdim kabul etti. Pazarlik hakkimi kullandim.

Ama benim kiracim boyle bir taleple gelmedi, dedigim gibi kendi cikarini korumak kendi bilecegi sey. Ama iyi de bi iliskimiz var ben de bu yil civardaki herkes %100 zam yaparken %25 yaptim. Cunku duzenli odeme yapan, sorunsuz kiraciyi kacirmak istemedim.

O yuzden diyorum gayrimenkul garanti yatirim algisiyla hareket etmek buyuk hata. Bana gore gayrimenkul oldukca riskli bi yatirim. Yanlis anlamayin sadece butun ihtimaller ustunden dusunmek lazim onu anlatmaya calisiyorum.

Ben sizin yerinizde olsam duygusal tepkiler yerine once adami alir pazarlik ederim. Cunku cikartmak icin cok ugrasirsiniz 5 senelik bi kiraciyi. Ama tum kozlarimi kullanirim.

Yine de duzenli kira odeyen ve durumu ii bir kiraci, yuksek odeme vaadi veren tanimadigin adamdan iyidir. Su an piyasa oyle ki, insanlar odeyemecegini bile bile evsiz kalmamak icin ev tutuyor.

Daha sozlesmenin 1 senesi dolmadan odeme sorunu yasayan ev sahipleri var ki bu adamlar full zararda. Kiraciyi cikartmaya ugrasacak, o arada kirayi alacak ya da alamayacak. Ya da cok sonra alacak. Ev 1 sene bos dursa en azindan o stresi yasamaz.
0
anten
(16.03.23)
5 yıla kadar kira artışı TÜFE ile sınırlıdır, 5 yıldan sonra rayiç kira bedeli tespit davası açılabilir. Kanun bu şekilde. Bence bugüne kadar kiracıya kanunen haklarını vermişsin sırada kendi hakkını almak var. Bu seni vicdansız/aşağılık ev sahibi yapmaz.

Kanunun sana böyle bir hak verdiğini, mahkeme yoluna gidilirse konunun uzayacağını, masrafların kiracının üzerine kalacağını belirt. Çevredeki konutlar ne seviyedeyse o civarda uzlaşmaya çalışın. Üzülecek birşey yok şartlar hepimiz için ağır.
0
Lethe
(17.03.23)
nereli olduğu önemsiz. fazla kibar ve duyarlısın sanırım, dava açsan 10 -13 kira belirlenir ve dava masrafını öder, kiranı söyle ve al olmuyorsa çıksın.
0
babafingo
(17.03.23)
(13)

Standart Dışı Köy?

birisi
Merhaba,Malum deprem felaketini yaşayıp çok şükür sorunsuz atlatmış bir aileyiz.Herkes gibi bizim de aklımızdan acaba kırsala mi gitsek diye düşünceler geçiyor ara ara. Meslek öğretmenlik olduğu için nispeten daha kolay olur gibi geliyor.Ancak neresi olabilir bilmiyoruz. Benim köyüm yok. Eşimin var
Merhaba,

Malum deprem felaketini yaşayıp çok şükür sorunsuz atlatmış bir aileyiz.

Herkes gibi bizim de aklımızdan acaba kırsala mi gitsek diye düşünceler geçiyor ara ara. Meslek öğretmenlik olduğu için nispeten daha kolay olur gibi geliyor.

Ancak neresi olabilir bilmiyoruz. Benim köyüm yok. Eşimin var ama orasi da bizim için uygun bir yer değil. Herkesin sürekli herkesin hayatına karıştığı, dedikodunun ve hayata müdahalenin çok uçlarda olduğu bir yer.

İnsanların bizi inanç, kılık kıyafet, yeme içme vb konularda gözetlemeyecegi, dedikodumuzu yapmayacağı, hayatımıza müdahale etmeyeceği, tam tersi bizi güzelce kabul edip farklılıklara saygı duyarak keyifle muhabbet etmeye, arkadaş olmaya çalışacağı bir köy veya kasaba var mıdır güzel ülkemizde?

Yoksa bunlar sadece bir hayalden mi ibaret?
0
birisi
(15.03.23)
Sadece son soruna cevap vereyim.

Evet.

İlla ki olsun dersen Kırklareli köylerine bir bak derim.
0
Mirket
(15.03.23)
kirsaldaki binalar daha mi iyi sanki. guneydogudaki koylerdeki binalar da yikildi iste.

ayrica ogretmenseniz istediginiz koyu secebiliyor musunuz ki, atama yok mu.

"ictigimizi gozetlemesinler, dedikodumuzu yapmasinlar, farklililklarimiza saygi duysunlar vb..." kismina yorum yapma geregi duymuyorum.
0
hot potato
(15.03.23)
o koy turkiyede yok kardesim veya alevi koylerinden falan bulacaksin. mardin olabilir bak
0
ala09
(15.03.23)
Bu aralar ev alma düşüncemiz vardı. Şehirde apartman dairesi almaktansa uygun bir arsa bulup müstakil ev yaptırmak niyetiyle sordum sorumu.

Evet direk köy seçip atanma şansım yok ama en azından bazı yerler belirleyip onlara tayin olmak için uğraş verebilirim.

Herhangi bir köyde birkaç gün yaşayan veya Müge Anlı programlarını az çok bilenler sorumda ne sormak istediğimi gayet iyi anlamıştır diye düşünüyorum.
0
🌸birisi
(15.03.23)
Muğla Köyceğiz köy mü bilmiyorum ama bütün üst gelir Kadıköy, Cihangir, Feriköy tayfa orada.
0
guitarissimo
(15.03.23)
Ben kendi köyüme yaptırdım ev, gayet huzurla yaşanabilecek bir yer.

Fakat Müge Anlı izleyip, oradan çıkan tek tük örnekleri genel-geçer şeyler sanıp, bunun üzerinden üstten bakar bir tavırla "bizi rahat bırakırlar mı" diye yaklaşıyorsan herhangi bir yerde rahat etme şansın yok diye düşünüyorum.

En basitinden gittiğin yer köy. Köy hayatı ile şehir hayatı farklı şeyler. Adapte olamayacaksan köye gitme. Yok gidiyorsan da köy sana değil, sen köye uyum sağlayacaksın. Öbür türlü sen oranın huzurunu bozmuş oluyorsun. Zaten köylerde de insanlar "yabancılar gelse de buraya yerleşse" diye dört gözle beklemiyorlar :) O yüzden en önce senin gittiğin yerin kültürüne saygı duymayı ve uyum sağlamayı göze alabilmen gerekiyor. Yoksa TR'de zencilerin, transların, gaylerin yaşadığı köyler de var, Almanya'dan Kars'a gelin gelen de var, var oğlu var yani.

Ama dert müstakil evse şehirde de var müstakil ev.
0
plutongezegendegilmi
(15.03.23)
inebolu ya bir bakin derim, koy degil ama kasba olarak bence cok guzel, potansiyeli var, hazir mustakil evler de var yaptirmaniza gerek kalamyabilir.
0
mavicorap
(16.03.23)
İzmir Şirince veya Urla/Bademli belki olabilir (Köyceğiz uymaz bence).

Ama Türkiye dışına bile çıksanız köy köydür. İnsan sayısı az olduğu için, gözetleme, dedikodu, filan falan demişsiniz ya, mutlaka rahatsız eder.
0
alfired
(16.03.23)
İznik'in köylerine bakabilirsiniz. İstanbul'dan birçok beyaz yaka oraya da göçüyor ve henüz çok bilinmiyor. Tabii yine de köy köydür, insanlar birbiri hakkında illa ki konuşur.
0
jangbogo
(16.03.23)
Herkes olumsuz yazmış. Fakat muglanın güzel köyleri var. İzmirin de güzel köyleri var. Köy olmasada güzel ilçe ve kasabalar var. Urlayı ve karaburunu inceleyin derim. Sizin hayalinizi okuyunca aklıma direk Karaburun geldi
0
limonlu eksi
(16.03.23)
Bu dediğiniz insan tabiatına aykırı. Kuzenim Avrupa'da bir köyde yaşıyor orası da aynı:)

Özellikle küçük yerlerde insanların bol bol vakti olduğu için yapacak çok da bir şey olmadığı için birbirlerine sarıyor.

Bu dediğinize en yakın yerler bodrum datça falan gibi biraz daha eğitimli insanların yerleştiği köyler. Ama orada da aynı muhabbetler var emin olun:D
0
anten
(16.03.23)
Bu dediğinize en yakın şey köy değil nispeten küçük adalar olabilir. Bozcaada gibi ama mesela Gökçeada değil.
0
elestirman
(16.03.23)
çanakkale ya da balıkesir düşünün ama ada düşünmeyin. yaz ayları dışında çok büyük mahremiyet yaşarsınız. kışları, fırtınalarda sıklıkla adada mahsur kalırsınız. hastane vs yok.
0
co2s2
(16.03.23)
(4)

Araba ile Yunanistan vize isleri

morinyo
Arkadasimla arabayla Yunanistan’da bir tur yapmak istiyoruz. Benim vizem var fakat arkadasimin vizesi yok. Kendisinin ilk Schengen basvurusu olacak. Vize basvurusunda seyahatin araba ile yapilacaginin aciklanacagi bir mektup ve otel rezervasyonlarini sunmak yeterli olur mu? Daha once araba ile tur i
Arkadasimla arabayla Yunanistan’da bir tur yapmak istiyoruz. Benim vizem var fakat arkadasimin vizesi yok. Kendisinin ilk Schengen basvurusu olacak.

Vize basvurusunda seyahatin araba ile yapilacaginin aciklanacagi bir mektup ve otel rezervasyonlarini sunmak yeterli olur mu? Daha once araba ile tur icin Schengen’e basvuran oldu mu?

Yoksa fake ucak rezervasyonu ile sanki hic araba ile gidilmeyecekmis gibi basvurmak daha mi saglikli olur?
0
morinyo
(14.03.23)
yunanistan adaları için kuşadasındaki feribot firmalarını arayın onlar sizi yönlendiriyor. vizeyi uçakla al buradan arabayla gidersen benzeri akıllar veriyorlar. kuşadasında vfs global vize ofisi de var.
0
mikahakkinen
(15.03.23)
Biz geçen sene arabayla gittik Yunanistan'a.

Vize alırken arabayla ilgili bir tek ruhsat fotokopisini vermiştim sanıyorum. Arabayı hiç karıştırmasanız da olur bence. Uçakla gidecekmiş gibi rezervasyon yapmakta sakınca yok.
0
chicha_v2
(15.03.23)
Tur firmalarından alın vizeyi ücreti neyse verip. Bir şey atlamak çok olası çünkü başkasının arabasında seyahat falan ruhsatı verecek, dilekçe yazması gerekecek tek başınıza çok karışır.
0
anten
(15.03.23)
5 sene önce arabayla gitmiştim ve bu sene tekrar gitmek için bu sabah tekrar kontrol ettim. Kosmos vize merkezinin internet sitesine girin, ulaşım şekli araba olarak seçince ne tür evraklar istendiği yazıyor. Araba size ait değilse, arac sahibinden vekalet almanız gerekiyor. Ve her halükarda araca yeşil sigorta yaptırmanız lazım. Çok teferruatli değil, ben aldığımda tur firmasına yaptırmadım, kendim yaptırdım. Yine kendim yapacağım, çok zor değil. Formu doğru doldurun, istenen evrak listesini eksiksiz hazırlayın, yeterli.
0
you shall not pass
(15.03.23)
(20)

TİP ne yapar sizce seçimde?

johndoe001
Her yerde yükselişine dair tweetler görüyorum, sözlük de aynı şekilde. Bir yankı odası meselesi mi 99 ÖDP'si gibi mi yoksa bir sürpriz yapabilirler mi?
Her yerde yükselişine dair tweetler görüyorum, sözlük de aynı şekilde. Bir yankı odası meselesi mi 99 ÖDP'si gibi mi yoksa bir sürpriz yapabilirler mi?
0
johndoe001
(14.03.23)
Minimum 10+ milletvekili çıkarır diyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.03.23)
99 ödp'si döneminde seçim barajı %10'du ve ittifak sistemi yoktu. O dönemde çocuktum tabii de babam ödp'nin kurulma sürecinde yer alan birisi olduğu için az buçuk biliyorum o süreci, sonuç olarak insanlar seçim günü geldiğinde barajı geçemeyecek partiye oy verip oyları hiç etmek yerine baraj geçecek partiye verdiler.

Şimdi ittifak olduğu için baraj derdi yok. Hemen her ilde de 100 bin oy bir vekil ediyor. Bu durumda ittifak içinde akıllıca tasarlanmış bir planla hem ittifakın hem de muhalefetin oyunu bölmeden vekil çıkarılabilecek bir düzen elde edilebilir.

Bugün Sera Kadıgil youtube'da Gerçek Gündem kanalında konuşmuş onu izliyordum tam şimdi. O da bunu diyor. Ama sanırım ittifak içinde henüz tam anlaşmaya varılmamış bu konuda. Bi de HDP de kendi adıyla seçime girmiycek muhtemelen Yeşil Sol Parti olarak girecek seçime, onu da yarın duyuracaklar. Birkaç güne belli olur seçim planlaması.

Eğer mantıklı bir planlama yapılırsa %3 oy ile 10 küsür vekil çıkarabilir TİP. Oy pusulalarında kim nerde olacak o belli olsun, bi de seçim dönemindeki anketlere bakıp ona göre TİP'e verebilirim ben de.
0
nundu
(14.03.23)
HDP ile veya Millet ittifakıyla ittifak yapabilir. Aksi taktirde oyları bölmek ve barajı geçemediği için Meclis dışında kalmak kaçınılmazdır.

Tanınan isimleri Bağımsız aday olarak seçime girebilir ve o durumda 4 isim meclise girebilir.

Her durumda Mecliste grup kuracak çoğunluğu hiçbir şekilde yakalayamayacağı için insanların hoşuna gidecek birkaç etkili konuşma dışında Türk siyasi hayatında bir etkisi olmayacaktır.
0
Mirket
(14.03.23)
%1 bile alamaz. TR'de hiç bir karşılığı yok.
0
roket adam
(14.03.23)
Türkiye'de işçiler akp'ye veriyor, biraz daha hali vakti yerinde olan beyaz yakalı işçiler tip'e verirse verir. Bence yankı odası / algıda seçicilik.
0
nhk ni youkosu
(14.03.23)
tüm twitter'da aynı 1,5-2 milyon kişi var sürekli. kk'yi de babacanı'da rt'liyor tip'i de.
0
avatar is back
(14.03.23)
algıda seçicilik değil kesinlikle ve karşılığı yok da değil...
epeydir tüm partileri takip ediyorum; tip dahil. net bir şekilde popülerliği arttığı, çıkışları çok iyi...

O kadar ki son 15 gündür çok fazla programda yer alıyorlar ve spikerler de bunu telaffuz ediyor. yükselişteler. hedefleri %3 idi, en az +10 çıkaracaklarına inanıyorum
0
gadlemler
(14.03.23)
Sahadan bildiriyorum karsiligi yok.
0
unidentified floating object
(14.03.23)
Allık konuşulan gruplarda bile tipe oy vermekten bahsediliyor.
0
kullanıcıadımbuolsun
(14.03.23)
Roket adam benim bu dünyadaki tersyüzüm sanırım, bir insana hiçbir konuda mi katılmam, yüzde ikiyi bulabileceğini düşünüyor ve umuyorum, yüzde 3 olaganibir senaryo olur... Yüzde birin üstü de başarıdır...
0
hewit
(15.03.23)
bari matematiksel veri olsun diye google trendlere baktım, bugünlerde çok popüler 'görünen' Memleket partisini de yanına koydum.

trends.google.com

Lütfen bu başlık dursun 14 Mayıs'ta sonuçlar üzerinden de çıkarım yaparız.
0
nhk ni youkosu
(15.03.23)
tip'i değerlendirirken kendi şartlarına göre değerlendirmek lazım. yani tutup da %10'lara çıkacak hali yok maksimumu 5 alır o yüzden 5 alırsa inanılmaz başarılı demeli. 3 alırsa çok başarılı, 2 alırsa başarılı, 1 alırsa normal. bence insanlara vereceği oyun boşa gitmeyip mecliste vekil çıkarmaya yarayacağına ikna ederlerse -doğru bölgelerde kurulan mantıklı ittifaklarla ve bunları halka iyi anlatabilmekle yapılır bu- %3'ü görüp çok başarılı olabilir diyorum.
0
semaforo de medianoche
(15.03.23)
%1 alsin opsun basina koysun. %5 nedir arkadaslar yapmayin.
0
antikadimag
(15.03.23)
bence %2 iyi olur. twitter sosyal medya yanıltıcı.
0
mikahakkinen
(15.03.23)
antikadimag+1

%1 ve üstü başarıdır, aşağısı başarısızlık. sosyal medyaya bakacak olduğumuzda %110'lara dahi çıkabilir.
0
gule gule
(15.03.23)
Geçenlerde çok güvenilir bir pazarlama araştırmaları şirketinin başkanı şöyle bir tweet attı: "Twitter Türkiye'nin %20-25'ini yansıtıyor. Markalar bu mecrayı değerlendirirken bunu unutmasın" bence aynısı siyasi partileri de etkiliyor.

Diğer sosyal medya kanalları da, meta, instagram, tiktok insanlara ilgi duyduğu şeyleri gösteriyor. Yani son zamanlarda sosyal medyada çok fazla Tip içeriği görüyorsanız bunun sebebi algoritmanın sizin ve yakın çevrernizin bu içeriklere ilgi duyduğunu düşünmesi. Türkiye'nin değil sizin çevrenizi ve sizin ilginizi baz alıyor. Bu kanallar Türkiye için daha kitlesel yani herkes kullanıyor ama algoritma faktörü var.

Mesela algoritmayı şaşırtın, görüşünüzün tam tersi içeriklere bakın. Bir anda hiç görmediğiniz bir siyasi dünyayla tanışacaksınız. Aynısı onlar için de geçerli. Siz tip içerikleri görüyorsunuz ama emin olun haberi bile olmayan milyonlar var.

Bir de şöyle bir durum var, TİP işçi partisi olmasına rağmen Cihangir ve Moda'da yaşayan solcu görünümlü liberallerin sempatisini kazandı. Cihangir ve moda solcuları dediğimiz kitle yani:) Bunun şöyle bir etkisi de var, buralarda reklamcı, pazarlamacı, sosyal medyacı, dijital pazarlamacı popülasyonu fazla. Haliyle TİP'in sosyal medya içerikllerini de muhtemelen bu kitleden birileri hazırlıyor. Biraz bu kitlenin kendine yaptığı içerikler yani.

Meslek gereği Türkiye demografisiyle çok içli dışlıyım, ben kişisel olarak TİP'in çok sınırlı bir kitlede karşılığı olduğunu düşünüyorum. AYnen 99 ÖDP'si çok doğru örnek. %1 alırsa büyük başarı. %2 alırsa zaten %100 bir artış sağlamış olur:) Partinin son dönemde görünür olduğu doğru ama sadece bu kitle için değişik bir alternatif olabilir.

Yukarda google trends linki çok doğru bir örnek. Google türkiye'nin bilinçaltını yansıtıyor herkes kullanıyor genç yaşlı... %100 güvenilir bir veri değil ama dikkat alınabilecek bir oran bu.

Türkiye'de siyasi partiler de, seçmen de gazeteciler de veriyi dikkate almıyor ya da yorumlayamıyor. Ya da en fenası işine gelen veriyi baz alıyor. Herkes çok romantik bakıyor mevzulara TİP'in durumu da öyle.

Bir diğer kişisel yorumum da şu, türkiye'de ideoloji odaklı partilerin yüksek oy alma ihtimali hiçbir zaman olmadı, olmaz da. Mesela Saadet partisi, mesela milliyetçi partiler, mesela sosyalizm üzerine temellenen partiler. İşçi partisi de "işçi" kimliğinden önce sosyalist kimliğini inşa ettiği için, hala soğuk savaş paradigmalarıyla kendini inşa ettiği için büyük kitlelerce benimsenmesi mümkün değil. maalesef sağ muhafazakar partiler gibi, sol partiler de kendini geliştirmekte çağı yakalamakta başarılı değil. İşçi sınıfının mücadelesini de soğuk savaş sosyalist bakış açısına sıkıştırmak da doğru değil. Siyasi görüşler, ideolojik tezler ddogmatik olmamalı. Türkiye'de çok tipik ve sığ bir sol algısı var sol partiler bile çok basmakalıp bakıyor. Sadece wikipedia'da bile left-wing political views yazınca 50 farklı yaklaşım çıkıyor. Yani şu an TİP gibi ideoloji odaklı partilerin yepyeni bir siyasi yaklaşım getirmeleri lazım ama yapamıyorlar. Yapamadıkça da eski ve ideolojik kör kalıyorlar.

Yani şöyle düşünün, 2000 yılında doğmuş insanlar oy kullanacak bu seçimde. Bu adamda TİP'in şu anki ideolojisinin ya da konuşma şeklinin karşılığı yok ki. Z kuşağı serbest girişimciliği ya da gig ekonomisini, serbest çalışmayı en çok kovalayan kuşak. 30 yaş altı şirket kuran insan sayıları giderek artıyor mesela. Bu adama TİP bir şey vadetmiyor ki. Bu adamı liberal sol ya da sosyal liberalizm gibi Türkiye'de henüz benimsenmemiş ama ingitere ya da almanya'da aktif görebileceğiniz ideolojiler daha kolay tavlar.

Özetle TİP %1 falan alır. İttifak işi değiştirir tabi.
0
anten
(15.03.23)
%1 bile alamaz. twitterı türkiye sanıyor millet.
0
Hallegadola
(15.03.23)
%1.73 galiba son rakam.
4 milletvekili.
0
nhk ni youkosu
(15.05.23)
4 Milletvekili demişim, 14 Mart'ta
0
Mirket
(15.05.23)
akp ve mhp'ye yaradı.
0
Erestor
(15.05.23)
(10)

bu evleri nasıl alıyorlar?

baldan kaymak
2m tl altında ev yok.Bu evleri bu insanlar nasıl alıyorlar? Maaşlı işte çalışarak almak çok zor gibi geliyor.Merak ediyorum gerçekten nasıl oluyor bunlar?Karavanlar dahil 500k tl'den başlıyor ikinci elleri.
2m tl altında ev yok.

Bu evleri bu insanlar nasıl alıyorlar? Maaşlı işte çalışarak almak çok zor gibi geliyor.

Merak ediyorum gerçekten nasıl oluyor bunlar?

Karavanlar dahil 500k tl'den başlıyor ikinci elleri.
0
baldan kaymak
(13.03.23)
Artık birşey satmadan birşey almak mümkün değil.
eğer mesleğe yeni başlamış biriyseniz bırakın evi araba almak bile imkansız gibi birşey.
0
alicandan
(13.03.23)
belli bir yaşın üstündekiler artık alabiliyorlar. birikmişin üstüne banka + aile + arkadaş borçları ile. ortalama bu şekilde.
0
candide
(13.03.23)
türkiye’de çok iyi para kazanan ciddi bir kitle var. beyaz yakalı olup karı koca beraber -100 aylığı olanlar, küçük şehirlerde küçük müteahhit, mobilya işleri yapıp büyük para vuranlar, vs vs. 2m eskisi gibi büyük bir para değil yani.

eskiden de ev alamayan dar gelirli kesim şimdi de ev alamıyor çok değişen bir şey yok.
0
roket adam
(13.03.23)
dunyanin heryerinde belli basli sehirlerde durum boyle, bence biz hala bircok acidan basindayiz bu isin, daha da pahali hale gelecek.
0
cooperr
(14.03.23)
son 4-5 yıllık haberler ama aşağı yukarı bilgi verebilir. türkiye'de 23 milyon haneden 13 milyonu kendi evinde oturuyormuş. bir diğer bilgi ise ülkedeki kayıtlı konut sayısı yaklaşık 40 milyon. burda ilk akla gelen şey binlerce kişinin birden fazla evinin olması. sizin sorunuzda ise evet birikmiş bir para, arsa veya aileden kalan bir para - satılacak bir şey olmadıkça gerçekten çok zor.



www.emlakjet.com
www.yeniakit.com.tr
0
jepa
(14.03.23)
anadan babadan mirasları var ya da para döndürüp alıyor. 9 tane kredi kartı ve her bankadan ek hesabı var olan arkadaşım 2 milyona ev aldı. aylık ödemesi 20 bin falan.
0
mikahakkinen
(14.03.23)
Gelir dağılımında adaletsizlik derken bahsedilen bu. Alamayan hiç alamıyor, alan 2-3 tane alıyor, alamayana kiraya veriyor.

Türkiye'de kobi sınıfında bir esnaf, sanayici, küçük üretici mesela kendini çok zorlamadan ev alabilir. Hatta kredisiz trink parayla alır. Bugün bir sanayi sitesini gezin, hepsini silkelesen en azından yarısında anadolu'da ev alabilecek nakit çıkar kasadan.

Bir de büyük şehirlerde çok yüksek kazanan beyaz yakalı sınıfı var. Karı koca şu an 30'arbin kazanan bir çift de kendini biraz zorlasa ev alır. Birinin maaşını harcamasalar, her ay enflasyondan koruyarcak yani enflasyonun etkisini sıfırlayacak bir fona koydu diyelim. Yatırımla enflasyon yokmuş gibi düşünebiliriz. 24 ay ayda 30 binle geçinebilirlerse ki 15 kira 15 yaşam masrafları idare edilebilir ellerinde 720 bin olur. geri kalan 1,3 milyonu kredi yapıp 2 milyonluk bir eve girebilirler. Şu an halkbank ya da ziraat'ten 1,3 milyon kredi çekersen kampanyalı fiyattan 21.000 taksitle ödüyorsun. 30-30 kazanıyorlardı. 21000 kendi evinin taksidi, geriye 40000 tl kalıyor. (burada enflasyondan bağımsız düşündüm çünkü bu düzeyde beyaz yakalının maaş artışı zaten enflasyon oranında oluyor, ya da kazancını o ayarda bir fonda değerlendirirse zaten birikimi aynı oranda kalabiliyor)

bunlar dışında maaş dışında geliri olmayan ortalama kazanan bir çiftin ev alabilmesi epey zorlu çok iyi yatırım planı ve kararlılık gerektiriyor.

Şunu yapan insanlar tanıdım mesela işe başladığı gibi ilk maaşından itibaren yatırım yapıp 30-40bine arsa alıyor. 1 sene sonra enflasyon+%20 koyup satıyor başka arsa alıyor. Onları satıp daha büyüğünü alıyor. Böyle böyle elindeki nakiti büyütüyor. 10 sene içinde bir ev parasına ulaşıyor alıyor.

Ama bu biraz kişisel beceri işi yani herkes yapamaz, hem o iradeyi gösteremez hem gayrimenkul alım satımı yapmak, değerlenme ihtimali olan yer bulmak da marifet işi hem de üstüne kar koyup satmak baya tüccarlık. Bunu deneyip çok para yakan da oluyor saçma sapan yerler alıp.
0
anten
(14.03.23)
turkiye de bir suru zengin sirtlan var. paradan para kazaniyorlar. dusunsene 100 tane kirada evin var. onlarin geliriyle her ay 1 tane ev alabiliyorsun. kartopu gibi her ay daha da buyuyorlar
0
buenosdias
(14.03.23)
memleketleri o şehir olunca alınıyor daha önceden evi arsası kalan mirası olduğu için
sıfırdan almak için iyi maaşlar lazm
0
bir soru sorcam
(14.03.23)
anten'in söylediği mantıklı geliyor ama çevremde gerçekten 60-70 bin kazancı olan birkaç çift bunu yapamadı. Ya ev bulamıyorlar ya o krediyi alamıyorlar vs. O parayı kazananın gideri de çok olabiliyor duruma göre. Yani en ideal şartlarda, yeni evli (altın vs. gelmiş) borcu olmayan çocuğu olmayan düşük kiraya oturan çift bunu yapabilir o da kredi bulabilirse.

Tabii 2-3 yıl önce otomobil alabilmiş çiftler o konuda daha şanslı. İki araba olsa satsan al sana 1 milyon lira. Üstü de kredi.

Hep çift dedim, çünkü yalnız bunu başarmak imkansız sanırım.
0
nhk ni youkosu
(14.03.23)
(2)

Yabancı biri ile evlilik için gereken şartlar

my pink
Türk vatandaşı ile Türk olmayan biri evlenecek.ikisi de Türkiye'de değil ama nikahı orda yapmak istiyorlar.Türkiye ye sadece nikah kıymak için gidecekler, öncesinde gitmeyecekler.Nikah tarihi vs almak için şahsen mi gitmek gerekiyor?Hangi belgeler gerekiyor ve nerden alınıyor?
Türk vatandaşı ile Türk olmayan biri evlenecek.
ikisi de Türkiye'de değil ama nikahı orda yapmak istiyorlar.
Türkiye ye sadece nikah kıymak için gidecekler, öncesinde gitmeyecekler.

Nikah tarihi vs almak için şahsen mi gitmek gerekiyor?
Hangi belgeler gerekiyor ve nerden alınıyor?
0
my pink
(10.03.23)
Nikah başvuruları şahsen yapılmak zorunda. Ya da eşlerden biri diğerinin vekaletiyle başvuruyu yapabilir. ama bunu gitmeden sorun telefonla. Tabii bu türk vatandaşları için. Yabancıyla evlilik konusunda prosedür daha farklıdır muhtemelen.

Nikah başvurusu için başvurduğunuz belediyeye sormanız lazım. Genelde standart bir prosedür var ama belediyeden belediyeye ufak farklılıklar olabiliyor belgelerde. Ama her şekilde sağlık raporu falan almanız gerek. bunu en iyi nikah için başvuracağınız belediye yönlendirir. Ne lazım, nereden alınabilir vb. gibi.

Her koşulda önden gitmeniz lazım Türkiye'ye. Galiba 90 gün sonrasına kadar gün alınabiliyor nikah için. Yani yaz için düşünüyorsanız tam bu tarihlerde ilgili belediyelere başvurmanız lazım. Bir de sadece nikah kıymak için Türkiye'ye gitme kısmı biraz iyimser. Çünkü mutlaka öncesinde halletmeniz gereken şeyler olacaktır. Özellikle yabancı türk evliliği olduğu için ekstra belge, bürokrasi çıkar.
0
anten
(10.03.23)
Türkiye ye sadece nikah yapmak icin gitmek istemek epey hayal bir durum yalniz. Ilk evliligimi bir yabanciyla istanbulda nikah kiyarak yapmistim, evlenecek kisilerin bizzat basvuru yapmasi gerekiyordu. istenilen evraklar da bu basvuruda listeleniyor, icinde saglik raporu falan da var. Gitmeden zor. Ben istanbulda yasiyordum o zamanlar cok kosusturdugumu hatirliyorum.

2. Evliligimi taze yaptim, bu sefer ben türk vatandasi degildim esim türk vatandasi. Ikimiz de yurtdisinda oldugumuz icin ve sürekli bir devlet dairesine git kagit al ver olayi oldugu icin oldugumuz yerde evlendik.
Ya türk konsoloslugu, yada yasadigimizin yerin evlendirme dairesinde evlenecektik, biz yasadigimiz yerin devlet dairesini sectik cünkü saglik raporu istemiyordu ve müracaat icin gidip bizzat görüsmemiz gerekmiyordu online basvurdum. Dogum belgesi, evlilik ehliyet belgesi, varsa önceki evlilikle ilgili belgeler, ayrintili ikamet belgesi vb bir cok belge isteniyor. Bürokratik bir sürec var ve uzaktan yönetmek öyle cok kolay olmaz, eksik belgedir, eski tarihli belge, yok orjinali degil, tercümesi yeminli degil vb hesapta olmayan sorunlar cikabilir acil gidip düzeltilmesi gereken, gerekirse evragi yeniden aliyorsunuz. O yuzden nikahi türkiyede yapmak biraz zor.
0
eick
(10.03.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.