Giriş
(26)

80 Bin TL Maaşı Bırakıp İtalya Roma’da Garsonluk

tahirkemalbozoglu
80 bin liraya yakin maas aliyorumYari özel yarı devlet işi ama işten çıkartılma ihtimalim yok ben istemediğim sürece, memuriyet diyebiliriz yani şuandaki işeEv ve araba var bana aitBen evet dersem eger İtalya roma da calisma izni ayarlanacak restoranda getir götür garsonluk işi var. riske değer mi U
80 bin liraya yakin maas aliyorum
Yari özel yarı devlet işi ama işten çıkartılma ihtimalim yok ben istemediğim sürece, memuriyet diyebiliriz yani şuandaki işe
Ev ve araba var bana ait
Ben evet dersem eger İtalya roma da calisma izni ayarlanacak restoranda getir götür garsonluk işi var. riske değer mi
Uzun süredir gitmek istiyorum açıkçası, insanların durumu, birbirine karşı sevgisizligi, yozlaşma, bozulma vs vs. Avrupa’da yaşayıp orada yaşlanmak istiyorum. yaş 35 yolun yarisi eder.
0
tahirkemalbozoglu
(19.05.25)
Italya için böyle bir şey yapmazdım. Alım gücü düşük. 80 bin TL maaş fena değil. Italya bana göre overrated bir ülke. Türkiye'de yakın diye bir sempati var abartı var. Yeni zelanda'ya gidemeyen yurdum insanının yurtdışı macerası.

Ev ve araba da varsa hiç değmez. Memuriyet tarzı yatış işindeysen cennettesin
0
runaway
(19.05.25)
roma'da garsonluk ne kadar getirecek? tr'de post-tax $2k is garantisiyle çok güzel bir deal. ben sanmıyorum italya'da bunun üstüne cikasiniz kolayca. bir de kira falan verilecek.

maceraperestseniz olur ama diğer turlu ben garsonluk yapmak icin garanti isimi bırakıp dilini bilmediğim ülkeye gitmeyi çok sacma buldum.
0
antikadimag
(19.05.25)
Attan inip eşeğe binmekse mesele yurt dışına yerleşmek makul değil
0
vedatchilipeppers
(19.05.25)
Havaalanında,
İtalya bir garson kazandı..

diye paylaşım yapamayacaksan boşver.
Aşırı rahatlığın battığını gösteren maceralara hiç girme .
0
diyecevaplandı
(19.05.25)
sen düzenini bozma beni yolla :)
0
anon1m
(19.05.25)
Türkiye mevcut haliyle leş olsa da benefitleri yok değil. Özellikle sağlık sistemi bu kadar suriyeliye falan rağmen halen işleyebiliyor.
0
runaway
(19.05.25)
Boş düşünceler. İşine devam plz.
0
Shepard
(19.05.25)
35ten sonra milletin ağız kokusunu çekemezsin. Düşün arap turist sana atar gider yapıyor.
0
mikahakkinen
(19.05.25)
sacmalama ne garsonlugu. o kadar da degil.
ev ve araban seninmis daha ne istiyorsun. avrupa'da büyük sehirlerde ev alamazsin. vizesiz gezme hayallerine da kapilma derim o maaslarla.

20 yasinda yapsaydin cok güzel hayatin olurdu ama 35 gec.
0
sonsuz
(19.05.25)
Hani avrupanin gelismis bir kosesine gidiyor olsan neyse de Italya hele Roma turkiyeden hallice. Pislik gibi muamele gordugunle, yedigin irkcilikla falan kalirsin.
0
hot potato
(19.05.25)
Mevcut kosullarin vs karsina sunulan kosullar yapinca bir mantığı yok. Hele italya'nin yani.

Aynı hayat kosullarini hayatta yakalayamazsin. Avrupa su kararı verecek kadar da güzel değil, o kadar da değil yani.
0
logisticsmanager
(19.05.25)
Okuyunca "daha neler?" dedim ben. Bahsettiğiniz yer İtalya bir de.

Tamam, Türkiye'de de bir sürü sorun var ama Avrupa da cennet değil. Attan inip eşeğe binilmez şu koşullarda. Bir sene sonra üzülerek geri dönersiniz.
0
fraise
(19.05.25)
Yurtdışında garsonluk guzel is. Bos falan toplamiyorlar. Müşteri goturuyor. Calisma izni olayina inanmadim. Garsonluk icin tr den adam getiremezler. Muhendis olarak gitmeniz daha mumkun.
0
Kahvedesu
(19.05.25)
Attan inip eşşeğe binilmez
0
Rondak
(19.05.25)
oncelikle agir konuscam bastan kusura bakma ama inan senin iyiligin icin. kimseyi tanimiyacaksin, maasin dusecek, statun dusecek, pozisyonun dusecek, devlet memurlugun bitecek, hizmet edilen iken hizmet eden olacaksin vs.. bu sartlarda gitmek icin katiksiz bir gerizekali olmak lazim. ayrica sevgisizlik, yozlasma, bozulma da gecersiz sebepler. cunku orda garson parcasi bir gocmen olarak gorecegin muamele inan bana burda statu sahibi bir devlet memurlugundan cok daha beter olur.
0
buenosdias
(19.05.25)
Çok benzer koşulları bırakıp işsiz olarak yurt dışına gidiyorum, çünkü bey burada iş arıyorken oradan teklif aldı. Yaşlar 38-40. Çok mantıksız bir karar olduğunun farkındayım. Burada masrafımız yoktu, benim gayet oturmuş bir hayatım, gül gibi işim vardı. Şimdi iş bulana kadar tazminatımla geçinmeye gidiyorum ki bulacağım iş vardiyalı olabilir ve geçinmeme ucu ucuna yetecek kadar maaş verebilirler. Bey burada iş bulabilseydi kalmaya ikna ederdim. Yani bence mantıklı değil. Ancak çok sevdiğin biri için yapılabilecek bir fedakarlık. Tek başına sürünmeye hiç gidilmez.
0
cilacı ökkeş usta
(19.05.25)
buradaki konforu orada bulamazsın. orada 2. sınıf insan muamelesi göreceksin. rahat battı galiba, garsonluk dünyanın en zor mesleklerinden biridir. madem iyi para kazanıyorsun ev araba sorunun yok, sürekli yurt dışına tatillere giderek bu özlemini giderebilirsin. hem gezersin, hem eğlenirsin. yaşama fikri her şey güzelken bana saçma geldi.

düzenin yoksa işsiz avare olsaydın neyse de düzen bozmaya değmez.
0
koela
(19.05.25)
git abi. seni buraya bağlayan extra bişey yoksa git. biraz girişken biriysen zaten garsonluktan başka yerlere de atlarsın. ama avrupa için çok çok büyük beklentilere girme.
0
scudman1
(19.05.25)
Anca ilerde pasaportu kesin alacaksan bir ihtimal gidilir.
0
hububrad
(19.05.25)
Senin maaşını alan beyaz yakaların %80'i fıldır fıldır avrupada geziyor senin garsonluk için düşündüğün yerde para eziyor üstelik çoğunun evi de yok.

Avrupaya yerleşme niyetiniz varsa kendi mesleğinizle ilgili şeyler bakın.
0
Mcfly
(19.05.25)
İtalya ücretlerin yüksek olduğu bir ülke değil. Başka bir yer olsa düşünebilirsin belki diyeceğim ama 1800 euro maaş bırakılıp İtalya'da garsonluk yapılmaz. Zaten alacağın para en fazla o kadar olur orda.
0
synesthesia
(19.05.25)
Git, hiç durma. Çoğunluğa göre oldukça net bir durumda kafan "uzun zamandır gitmek istiyorum" kafasıysa seni gitmek paklar.
0
prole
(19.05.25)
Bu arada aklıma şey geldi. Kanada'ya göç programındaki kız. Aselsan'daki işini bırakıp Kanada'ya y.lisans yapmaya gitti. Garsonluk yapıyordu.

Bu arada bir işveren sizi Tr'den getiriyorsa, ilk çalışma izniniz ona bağlı oluyor. Yani Roma'ya garson olarak giderseniz, ilk yıl Roma'da garson olarak çalışabilirsiniz. Ne başka şehre ne de başka alana geçebilirsiniz.
0
Kahvedesu
(19.05.25)
Ben italyanların okumuşlarına bile katlanamıyorum, sen git 1-2 hafta çalış, italyanları tanı, dene. bir daha belki adımını bile atmak istemezsin.
0
spherical
(19.05.25)
1800 euro'nun türkiye'deki alım gücü muhtemelen roma'da yapacağın garsonluğun alım gücünden daha iyidir ki ev de benim diyorsun.
20'li yaşlar sonrası türkiye'de 1500 euro ve üstü kazanan birinin yurtdışında birebir aynı işi yapmayacaksa yurt dışına gitmesi çok saçma.
0
denizgonen
(19.05.25)
Avrupa göç konusunda iyi, ama kime iyi?

Türkiye'de mavi yakalıysan eğer asgari ücretin biraz üzerinde kazanırsın.
Ama bu mavi yakalılar avrupa'ya gittiklerinde sınıf atlıyorlar.

Aynı şey beyaz yakalı ya da memur için geçerli değil.
35 yaşına kadar burada yakaladığınız yaşam standartları Avrupa'da bulamazsınız.

Eviniz arabanız var. Türkiye'de bunlara sahipseniz ortalamanın çok üstünde bir yaşamınız olacak.

İtalya'da buradaki konforunuzu garsonluk geliriyle sağlayamazsınız.
Muhtemelen göçmen yoğunluklu bir mahallede, göçmen yoğunluklu ufak bir dairede yaşayacaksınız.

Eğer mavi yakalı az kazanan biri olsanız hemen gidin derdim.
Ama beyaz yaka olarak hele 35 yaşında çok zorlanmanız olası.

İtalya diğer avrupa ülkeleri kadar kozmopolit bir yer de değil.

Yani dil bariyeri de olacak.

Bir de garsonluk işinin garantisi var mı?

Mesela daha farklı bir avrupa ülkesini konuşsak, atıyorum İngiltere, Fransa, Hollanda gibi biraz daha kozmopolitleşmiş ülkeleri konuşsak birçok fırsat bulabilirsiniz. Ama italya için bu risk tartışılır.

İtalyan gençleri bile italya'da durmuyor. İmkan azlığı, ağır bürokrasi ötürü. İtalya AB içinde en çok göç veren ülkelerde ilk 5 içinde. Romanya, Polonya, Bulgaristan ve Yunanistan'la yarışıyor bu konuda.

Mevzu paraysa italya'dan başka seçeneklere bakın. Para kazanmak için gidilecek ülke değil. Sizin koşullarınızda yani.
0
anten
(19.05.25)
(8)

özel sektördekiler gelecek için hiç kaygı duyuyor mu?

trablon
iş bulmak 40 yaşından sonra iyice zorlaşıyor. devlet işi çok rahat ama giren de bir o kadar az.özel sektörde çalışan ben ne sik yiyeceğim diye düşünen var mı benim gibi?
iş bulmak 40 yaşından sonra iyice zorlaşıyor. devlet işi çok rahat ama giren de bir o kadar az.özel sektörde çalışan ben ne sik yiyeceğim diye düşünen var mı benim gibi?
0
trablon
(30.04.25)
Ben cok dusunmuyorum. Bahsettiginiz durum da yapilan ise gore degisiyor. 60 yas uzerinde hala proje yonetimi yapan, yazilim yapan yada yazilim projesi yoneten insanlar var. Fiziki zorlugu insani tuketecek seviyede islerde olsaydik dusunulebilirdi. Tabii aklima gelmiyor da degil. Yanlis tercihler yaptim diye dusunuyorum bazen.

Bunun yaninda devlette de bir garanti soz konusu degil. Normal sartlarda cikarilmiyorsun ama 10 sene once hangi "fetocu" cikarilacagini dusunurdu. Ya da su an gene torpille ise girenler, hele ki siradan bir is degilse. Bunlar da yerini saglam goruyor olabilir ama yarin dinamikler degisir kapinin onunde bulurlar kendilerini.
0
mbond
(30.04.25)
Mesleğe bağlı olarak değişse de özel sektör dünyannı her yerinde sıkıntılı. ansızın aylarca belki yıllarca işsiz kalma riski her daim var.

Kaygın yersiz değil ama fazla bence. Bu kadar korku varsa ne yapıp edip devlet işine gireceksin. Teorik olarak belediyede koruma görevlisinin özel sektördeki mühendise göre riski düşüktür ama ona göre de geliri olur.
0
runaway
(30.04.25)
ben düşünüyorum. hele şu aralar proje değişikliğinden vs baya korkuyorum. iş de değiştiremiyorum(bulamadım) kaldım öyle.
0
jelly bear
(30.04.25)
şirketin sektörünün geleceği ile alakalı, işsiz kalma durumu daha çok işler kesat gittiği ya da şirketin batacağı zaman oluyor
personel gençleştirme durumları için bol ikramiyeli teklif sunuluyor
0
mantık
(30.04.25)
Sana katiliyorum. Amerikada boyle bir sey yok mesela. Ama bizde 40i birak 35ten sonra elini ayagini cek diyorlar is dunyasindan adeta. Tam ortadogu kafasi iste. Ikili iliskilerde de bu boyle zaten. Hele kadinsan direkt öl.
0
Kittie
(30.04.25)
bende farklı bir yerden görüşümü ileteyim.

türkiye'de özel sektörde çalışan vasıflı insanların çoğunluğu yurtdışına kaçtı. bu sebeple çok da vasıflı olmayan insanlar artık eskiden hayal edemeyecekleri mevkilere gelebiliyor. bende eskiden senin gibi düşünüyordum ama özel sektörde çalışan biri olarak eskisi gibi negatif değilim. sen aylardır iş arıyorsun ama inan bana ciddi şekilde insana ihtiyaç duyan ama insan kaynaklarının mallığından dolayı eleman bulamayan binlerce firma var.
0
ayseee
(30.04.25)
Türkiye'de ve ABD'de de beyaz yakalı nitelikli çalışanlar arasında adı konmamış bir durum bu.

Ageism deniyor. Ve en az tartışılan konu bu. Yaşa bağlı ayrımcılık.

Özel sektörde 40+ insanlar şirket için daha maliyetlidir.

Genelde özel sektörün en sevdiği çalışan tipi 28-35 arası yaş grubunda olanlar. Bunlar hem işi bilen, hem dinamik hem de kendini full kariyerine adamış insanlar oluyor. Yani gece gündüz çalıştırırsın. Yükselme ümidi var kariyer hedefleri var.

Ama 35'ten itibaren bu grup içinde evlilerin, çocuk sahibi olanların sayısı artıyor. Haliyle bunların maaş beklentileri, yan hak beklentileri de artıyor. Üstelik işe daha az odaklı oluyorlar.

35 yaşında bekar bir çalışanla 45 yaşında evli çocuklu bir çalışanın iş konsantrasyonu aynı olmaz. Mesela 35 yaşındaki haftasonu çalışmayı sorun etmeyebilir. 45 yaşındaki daha az istekli olacaktır.

O yüzden büyük şirketlerde bu yaş grubu yavaş yavaş elenir. Bu arada kendileri de tercih etmez. Onlar da çok yüksek tempolu işlerde çalışmayı istemezler.

Burada şöyle bir doğal süreç var.

genelde büyük ve çalışanların hayallerini süsleyen havalı şirketler ortalama maaş +prestij ile genç çalışanları cezbediyor. Ve çok yoğun bir tempoda çalıştırıyor.

Yaş ilerledikçe çalışanların bazıları yönetici pozisyonlara terfi alıyor. Ama o pozisyonların da kapasitesi sınırlı.

Yönetici olamayanlar daha yüksek maaş beklentilerine ya da daha düşük tempo beklentilerine yoğunlaşıyor.

Bu durumda da büyük şirketler onların sorunlarına cevap veremiyor.

Onlar da daha orta ölçek firmalarda deneyimli çalışanlar olarak hayatlarına devam ediyor.

Çünkü orta ölçek firmalar kariyer hedefi olan genç çalışanları cezbetmez.

O yüzden deneyimli çalışanları alır işe.

Türkiye'de yaşınız ilerledikçe 1. lig firmalarda ya yönetici pozisyonlara geçmeniz gerekir, ya da daha düşük lig firmalara. özeti bu. ABD'de de benzer.

Bu avrupa'da biraz farklı. Çünkü beyaz yakalıların çok büyük sendikaları var Fransa'da falan.

Ben dünyanın 70 ülkesinde ofisi olan bir firmada çalışıyorum. Mesela ABD ofislerinde 50+ yaşında "SR" pozisyonda bir çalışan görmek çok zor. En azından benim çalıştığım firmada öyle. Varsa da tek tük. En kıdemli sr 35-40 yaşında. Diğerleri ya terfi almış pozisyon varsa, ya da bir şekilde gitmiş o şirketten.

Ama Paris ofisinde 50 küsür yaşında 30 yaşından beri SR olarak çalışan terfi olmayı da seçmemiş (yöneticilik pozisyonuyla sr pozisyonu arasında çok maaş farkı olmadığı için o pozisyonda kalmış adam sorumluluk almak istememiş)

Kendi de diyor başka ülkede beni bu yaşta burda çalıştırmazlar, Fransa'da sendika var o yüzden kovamıyorlar diye.
0
anten
(30.04.25)
Özel sektörde bu dünyanın her yerinde olan bir risk. abd için konuşacak olursan belli yaştan sonra özel sektör şartlarına çoğu kişi dayanamaz. beklenti Türkiye'ye göre çok daha fazla.

Memuriyetin değerli olmadığı bir kara parçası yok.
0
runaway
(30.04.25)
(5)

Spor salonunda nerede çalışmak daha iyi

kizil karga
Serbest mi makinelerde mi?
Serbest mi makinelerde mi?
0
kizil karga
(30.04.25)
Bu konu bu işteki en önemsiz mesele AMA ben her zaman bu işlere yeni başlanmışsa amaç ne olursa olsun kadın/erkek ayrımı olmaksızın herkesin compound hareketlerle güç temelini inşa etmelerini öneririm, hayatın akışı içinde işinize yarayacak asıl özelliğiniz güçlü olmanız olacaktır, bunun için de serbest ağırlıkla squat bench press deadlift O.H. press gibi hareketleri muhakkak rutinlerinize eklemenizi ve bunları yüksek yoğunlukta/ağırlıkta (yüksek yoğunluk kişiye özel bir konudur o nedenle tutup 100 kiloyla squat'a girmeyin gerekiyorsa boş barla (boş bar 20 kg) çalışın) nispeten düşük tekrarlarla (4-5-6) çalışmanızı öneririm, bu sistem kullanılan programa bu şekilde entegre edilip güç inşası yapılmalı, belli bir seviyeye gelip kendinizi ve anatominizi tanıdıktan sonra hangi hareketi tam ROM'la yapıyorsanız, ağrı sızı hissetmiyorsanız, hangisiyle çalışırken daha çok mutlu oluyorsanız yolunuza onunla devam edebilirsiniz. Ben uzun yıllar tüm compound hareketleri serbest çalıştım ama şu an sadece squat'ı ve deadlift'i serbest çalışıyorum, omuzlarım sıkıntılı olduğu için ve açıkçası bu şekilde çalışmayı daha çok sevdiğim için bench press ve O.H. press'i serbest yapmayı bıraktım ikisini de makinede yapıyorum AMA rutine ilk başladığım dönemde serbest ağırlıklarla çalışıp güç inşa etmeseydim sadece makinelerle çalışarak bugün kaldırdığım ağırlıkları kaldıramazdım, ha ama sen "kardeşim güç benim için önemli değil ben sadece hipertrofi istiyorum" diyorsan çalıştığın aletin bir önemi yok aletler sadece bir araç bu anlamda, düzenli progressive overload yapıp gerekli kalori alıyorsan her şekilde hipertrofi yaşarsın AMA dediğim gibi kadın/erkek herkesin öncelikli hedefi güçlenmek olmalı, hipertrofi vs zaten çok basit bir süreç.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.25)
Serbest ağırlıkta sakatlanmazsın, yanlış teknikle çalışırken de sakatlanmazsın zaten kimse doğuştan bu teknikler yüklenerek salona gelmiyorlar, seni sakatlayan şey kaldıramayacağın ağırlıklarla çalışmaya çalışmaktır, gerekiyorsa boş barla ya da en küçük plakalarla çalışarak bunları öğreneceksin, böyle yaparsan sakatlanmazsın, bununla birlikte kaldıramayacağın ağırlığa makineye güvenip girersen orada da sakatlanırsın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.25)
hangisinde daha rahat edip keyif aliyorsan onda.
bazi hareketleri makinede asla yapamiyorum, formunu ve mekanigini sevmiyorum.
bazilarini her ikisinde de yapiyorum.
eskiden bu tarz detaylara cok takardim, artik canim nasil isterse oyle yapiyorum.
makinede shoulder press hic yapmam derdim mesela su sira yapiyorum, sonra belki yine uzun sure yapmam. cok takilmamak lazim bunlar cok kucuk detaylar.
0
bay b
(30.04.25)
Tabii egolifting güdüsünü yenemeyen birisi ne kadar dış kontrol varsa ona o kadar maruz kalması kendi sağlığı için daha önemli olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.25)
hocam burada beklentiler ve kişisel alışkanlıklar önemli.

En güzeli deneyip görmek, gözlemlemek.

Ama aletlerle çalışmanın bana göre en büyük artısı, seni en verimli çalışma formuna zorlaması.

Bazen serbest ağırlıkta çok ufak nüanslar farklı kas gruplarının daha fazla çalışmasına ya da istenen kas grubunun daha az çalışmasına neden olabiliyor.

Ben makinede çalışmayı tercih ediyorum mümkün mertebe. TAbii ki bazı antrenmanlar için serbest ağırlık daha doğru bir tercih oluyor.

Bence kendiniz deneyin, gözlemleyin. Çünkü konunun psikolojik boyutu da var. Atıyorum sıkılıyorsundur, hareketi sallayarak yapıyorsundur. O zaman öbürünü seç.

Ama bu benim kişisel görüşüm. O yüzden farklı yorumu olana da saygı duyarım.
0
anten
(30.04.25)
(3)

Schengen vize alınan ülkeden çok diğer ülkelerde vakit geçirmek

chicha_v2
Yunanistan'dan bir yıllık almıştık. İlk girişi Yunanistan'dan yaptık. Sonra bir kere daha gittik. Toplamda 2-3 gün falan. Sonrasında 2 gün İspanya, 4 gün İsviçre, 3 gün Avusturya, 2 gün Macaristan derken Yunanistan'a pek uğramadık.Bu şartlarla Yunanistan'da en çok kalmadığımız için bir sonraki vizem
Yunanistan'dan bir yıllık almıştık. İlk girişi Yunanistan'dan yaptık. Sonra bir kere daha gittik. Toplamda 2-3 gün falan. Sonrasında 2 gün İspanya, 4 gün İsviçre, 3 gün Avusturya, 2 gün Macaristan derken Yunanistan'a pek uğramadık.

Bu şartlarla Yunanistan'da en çok kalmadığımız için bir sonraki vizemiz riske girer mi?

Vizemiz Temmuz'da bitiyor ona göre Yunanistan seyahati ayarlayayım sorun olacaksa.
0
chicha_v2
(28.04.25)
ilk girişi usulüne göre yapmışsınız. sonrası fark etmiyor.
0
glamdr1ng
(28.04.25)
artık farkediyor. imkan varsa yunanistanda biraz daha vakit geçirin. sonraki başvurularınızda problem yaratabilirler çünkü.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(28.04.25)
Yunanistan'a bir gidip gelmek iyi olur.

Yakın zamanda birinden duymuştum bununla ilgili sorun yaşadığını.
0
anten
(28.04.25)
(9)

Amerikanın çin' e karşı attırdığı gümrük vergileri ve sonuçları

Rao
Bir çok ürününü apple, vb. gibi çin üzerinden üreten bir ülkenin bu vergileri attırması ile aslında kendi vatandaşının ayağına sıkmış olmuyor mu ? Yani enflasyonist etki olarak geri dönmesi açısından. Bunun sebebi amerika istese bile bu üretimlerin ülke içerisinde gerçekleşme bugünden yarına olac
Bir çok ürününü apple, vb. gibi çin üzerinden üreten bir ülkenin bu vergileri attırması ile aslında kendi vatandaşının ayağına sıkmış olmuyor mu ? Yani enflasyonist etki olarak geri dönmesi açısından.

Bunun sebebi amerika istese bile bu üretimlerin ülke içerisinde gerçekleşme bugünden yarına olacak bir süreç değil çünkü.

Teşekkürler.
0
Rao
(10.04.25)
Evet olasılıklardan biri, halka 70 lerdeki gibi zenginlik vaad eden ve destek alan trump fiyatlar yükselince halkın tepkisini nasıl karşılayacak bekliyoruz

Bir iphone %100 amerikada üretilmiş olsaydı fiyatının 30.000 dolara yakın olacağı hesaplaması vardı
0
grimavi
(10.04.25)
30k degil 3k idi sanirim o @grimavi.

trump eski baskanliginda da üretimi abd'ye tasiyacak isler yapti. issizligi de bu sayede cok düsürmüstü. su an bu yaptigini cok daha agresif bir sekilde yapmaya calisiyor.
söyledigin seylerden ötürü r yapti zaten. ben sizi denedim falan diye sacmaladi. prensi elon musk fare gibi basti gitti en önce.

simdi sirketlerin üretimi abd'ye tasimasi lazim. yoksa senin dedigin gibi direkt enflasyon olur heralde.
0
sonsuz
(10.04.25)
Amaç zaten bu. Firma daha önce 500 dolara iphone satarken, şimdi Çin'de üretmeye devam ederse 800-900 dolara satmaya başlaacak.

Burada mantıklı olan : üretimi ABD'ye kaydırması. Trump'ta bunu istiyor. Üretimi tekrar ABD'ye kaydırmayı.

Kısa vadede zararlı olsa da, hedefine ulaşırsa artırıma değer.


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.04.25)
Amerika, 2.dünya savaşı sonrasında, elleriyle kurduğu yeni dünya düzeni ile kendi sonunu hazırladı.

Sadece inovasyonu üzerine alıp, üretimi azgelişmiş ülkelere yayması, o ülkelerin palazlanmasına, teknolojisini çalıp geliştirerek rekabet gücü kazanmalarına ve dünya liderliğini ele geçirmeye aday olmalarını sağladı. Küreselleşme ve gümrük duvarlarının kaldırılması, Amerikan ekonomisine hep zarar verdi.

Sonuçta ekonomi de dünya liderliği de o hale geldi ki ya çok sancılı bir ameliyat yapılacak, batan batıp çıkan çıkacak ve dünya liderliği yeni kurallarıyla pekişecek. Ya da zaman içinde amerika iflas edecek ve liderlik çine altın tepside sunulacak.

Yani amerika ayağıma mı sıkıyorum lan yoksa aşamasını çoktan geçti. Gerekirse ayağını kesecek duruma geldi ve o yapılıyor.
0
Mirket
(10.04.25)
Intel zamanında üretimini amerikaya kaydırdı ve Amd'nin gerisinde kaldı. Çünkü Tayvanlı tsmc kadar iyi teknolojili çip üretemiyor. Bu diğer amerikan markalarına da olabilir. Olay sadece fiyat değil ama tabii bi noktada bunu yapmazsa ülkesinde son teknoloji ürün üretebilen fabrika kalmayacak.(Şu an taşıyıp yatırıma başlamaları lazım)

Ama ucuz ürün ve küresel pazar olayı bitti mi yani, bu da bize denk geldi...
0
nhk ni youkosu
(10.04.25)
Trump amaçlarını çoğu zaman abartarak söylüyor. Pazarlığı yüksekten açıyor, bunu yaparken de zaten kabullenilmiş kafası kırık adam imajını kullanıyor.

Gerçekten çok derinlikli hareket ettiğini söylemiyorum, ancak yaptıkları amaçlarının ötesinde büyük hamleler.

Bunu yaptığı işlerden sonraki açıklamalarıyla belli ediyor zaten. Ukrayna konusunda da böyle oldu. Pazarlığa avrupa kendi içinde askeri yatırımları artırsın biz zorlanıyoruz diye girmedi. Biz çekiliyoruz, siz de rusyayla ne yaparsanız yapın diye girdi. Arkasından yaptığı açıklamalarda şaka yollu "bakın nasıl hemen toparlanıyorlar" gibi şeyler söyledi.

Meksika'nın gümrük tarifelerini artırıp sınırdaki giriş çıkışları ve kartel sorununda çok daha aktif olmalarını sağladı. Yine aynı açıklamalar, bakın meksika hiç olmadığı kadar aktif rol alıyor.

Şimdi bunu dünya genelinde yapıyor, geçenlerde herkes karşılıklı tarifeleri kaldırma pazarlığı için kıçımı yalıyor falan dedi.

Esas hedefinin tüm üretimi abd'ye kaydırmak olduğunu sanmıyorum. Eğer abd'ye uygulanan tarifeleri düşürürse kâr sayacaktır. Bu süreçte üretimin bir kısmı abd'ye kayarsa da ne ala diyor olmalı. Zaten birçok ülkeyle gümrükte denge sağlarsa hali hazırda abd'de üretilen şeylere faydası olacaktır bunun.

Kendisinden sonra gelen yönetim de "deli gitti işimize bakalım" diye hemen olmasa da zaman içinde ilişkileri yoluna koyacaktır. İlla ki güvensizlik olur, ama trump'ın marjinal imajı hala geri dönüş imkanı veriyor.

Klasik politikalar aslında, sadece daha abartılı şekilde uygulanıyor. Burdaki tek problem avrupa, kanada gibi müttefiklerinin durumu onun gördüğünden daha ciddiye alması ve ittifakın cidden dağılması olur. O yüzden çok derinlikli hareket ettiğini düşünmüyorum dedim. Ancak bu henüz olmadı, İngiltere olmaması için çalışanların başında geliyor.
0
akhenaten
(10.04.25)
Kısa vadeli olarak Çin'e koydu, bomboş fabrikalar var, çalışanlar "izne" çıkarılmış. Yotube'da fabrika videoları ve çalışanlara gönderilen mesajlar var.
0
kimlanbu
(10.04.25)
abd ağır sanayiyi geri plana attı son dönemde. Post endüstriyel bir döneme geçti.
Yani ağır teknolojiden ziyade patent ekonomisi, yüksek teknoloji vb gibi alanlar büyüdü.

İşin özü şu:
Designed in USA, Made in China.

Bu abd'ye zarar vermeye başladı.

Bu yüzden ihracatı arttı.
Çünkü şuna inanıyor. Ben iphone patentini alırım. Tasarımı bende.
İstediğim yerde ürettirim çünkü asıl para eden şey tasarım ve marka hakkı.

Ama bu işte ürünlerin ithalatına döndü.
Ticaret açığı arttı. Çin'i zenginleştirdi.
En önemlisi abd'deki işçi sınıfını eritti.
Çünkü işçi sınıfının çalışacağı iş kolları Çin'e, Hindistan'a vs kaydı.

Şimdi trump ABD'de yeni bir sanayi devrimini zorluyor.
Çin'de ürettirip ABD'ye ithalat yapan firmalar fabrikaları ABD'ye taşısın istiyor.

Designed in USA
Made in USA

dönemine dönmek istiyor.

Ama Çin de boş durmadı. Ucuz işgücü ülkesiydi, ama o sermayeyle şimdi teknoloji de üretmeye başladı.

Yani ABD'nin umduğu gibi gitmeyebilir işler.
0
anten
(10.04.25)
Şimdi meslek ve amerikan corporationda çalışma gereği bu konu hakkında biraz okuyorum. Misal daha bugün şirketin amerika ayağının Çin'den alıp amerika, kanada ve güney Amerika'ya sattığı ürünleri bizim Çin'den alıp bizim üstümüzden amerika dışındakilere satmayi falan konuştuk.

Bir kere ben protectionism severim. Ama kıvamında. Misal belli kitleler biden hiçbir işe yaramamış gibi yapacaklar ama stratejik sektörlerin ülkeye gelmesi için zaten bir yatırım planı vardı;
en.m.wikipedia.org

Ki açıkça konuşayım; ne kadar her şeyi Fransız firması, Fransa'da üretilmiş almaya çalışsam da bu imkansız. Çünkü mantığı yok, her şeyi ülkende üretmenin karliligi yok. Bunlar çocuk oyuncağı değil.

Bu noktada bu saçma sapan vergiler ile tabiki kullaniciya darbe indi ki ilk başta "yok yaa merak etmeyin" dedi, sonra "yaa olabilir yani banane" dedi, sonra "ilac gibi düşünün ya iyilestirecek bu sizi" dedi. Yani tabiki fiyatları yükseltecek.

Bir de gene biraz tedarik zincirinde olan herkes bilir ki üretimler öyle bir senede kaymaz. Özellikle belli know how gerektiren şeyler. Misal Apple için konuşuldu bugün Fransız ekonomi programında;
Apple Amerika'da üretmek 30 milyar dolar yatırım
3 yıl fabrikanın kurulması

Buna ek olarak karlılık düşeceği için şirketin hisseleri vs her şey düşecek ve bir daha asla eskisi gibi karlı olmayacak. Bu işler böyle. Eğer protectionism istiyorsaniz öyle 5$ hisse 200$ olsun olmaz.

Trump'i durduran tahvil faizlerinin cosmasi olduğu anladığım/okudugum. Yoksa amacina ulasti falan değil yani.

Bu arada Amerika'nın trade deficit gitmesinin ona yararlarini anlamak isteyenler npr planet money'nin son trade deficit podcastini dinleyebilir ama tek cümlede özetlersek;
X ülke Amerika'ya karşı daha fazla ürün satıyor ve arada trade deficit var ve işlemi dolar ile yapıyor. Ve çoğu ülke de bu paralar ile gidip Amerikan borsasina yatirim yapıyor, Amerikan tahvili alıyor vs.
Ve dünya ticareti dolar üzerinden dönüyor bu sayede, sonrasinda paralar amerikan borsasina dönüyor.

Bakarsak Amerika'nın büyümesi uzun yillarca cosmus halde. Ve genel gelirlerde, zenginlikte falan da oldukca yukseklerdeler. Onların sorunu gelirlerin adil dagilmamasi.

Amerika gibi bir ulkenin her şeyi kendi üretmesi imkansiz. Ama bazi şeyleri tabiki getirebilir ama hiçbir büyük şirket "ah vergi mi tamam o zaman yarin Amerika'ya geliyorum" demez. Bu işler bu kadar basit olmuyor.

Neyse bu şekilde piyasa manipülasyonu da yapti, çevresi zenginlesti. Mutlular.
0
logisticsmanager
(10.04.25)
(4)

Banka dolar hesabından para cekme

tahirkemalbozoglu
Bankadaki dolar hesabımda bulunan parayı dolar olarak bankadan çekebiliyor muyum?
Bankadaki dolar hesabımda bulunan parayı dolar olarak bankadan çekebiliyor muyum?
0
tahirkemalbozoglu
(24.03.25)
evet
0
sonsuz
(24.03.25)
Miktara göre önden haber vermek gerekebiliyor. Her zaman hazırda döviz bulundurmayabiliyorlar. Ya da o an kasadaki döviz rezerve oluyor.
0
anten
(24.03.25)
az miktar olmak kaydıyla uyumlu atm'lerden de çekebilirsiniz, şubelerden de.
şubeye önden haber vermeniz gerekebilir
0
biseysorcaktim
(24.03.25)
Evet, ancak şu eski denilen ve piyasada kabul görmeyen 100'lükleri iteleyebilirler. Başıma geldi ordan biliyorum
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(24.03.25)
(2)

Yeni Gelismeleri Ogrenmek icin Siteler

isminivermekistemeyensuser
Merhaba, Yeni gelismeleri ogrenmek icin hangi siteleri kullaniyorsunuz?Ornek olarak Yapay Zeka ciktiginda nasil haberiniz oldu? Ya da yeni bir yapay zeka modeli gelisince, Ya da Onemli bir gelisme oldugunda sadece yapay zeka odakli degil. Genel olarak. Cok ortaya cikinca zaten eksi sozlukte falan y
Merhaba,

Yeni gelismeleri ogrenmek icin hangi siteleri kullaniyorsunuz?

Ornek olarak Yapay Zeka ciktiginda nasil haberiniz oldu? Ya da yeni bir yapay zeka modeli gelisince, Ya da Onemli bir gelisme oldugunda sadece yapay zeka odakli degil. Genel olarak. Cok ortaya cikinca zaten eksi sozlukte falan yazilarla goruyoruz fakat var mi sizin takip ettiginiz siteler vb. Ornek techcrunch gibi. Reddit de copluk gibi. 1000 yazi okuyunca 1 tanesi ise yarayan cikarsa iyi modunda..
0
isminivermekistemeyensuser
(16.03.25)
takipçisi değildim ama soruyu görünce mit technology review aklıma geldi.
0
inveniam viam
(16.03.25)
flipboard
0
anten
(16.03.25)
(15)

Kiracılı ev alırken kiracıyı rahatça çıkarabilir miyiz ya da kiraya zam?

Cesario
Bir daire için emlakçı aradım.Ev 2.350.000.İçinde 8 bin tlye oturan kiracı varmış. Şu an 15bin oralarda kiralar 1+1 daire. Siz oturacaksanız haziranda çıkar, ya da oturmazsanız iyileştirme yapılabilir dedi.Ben oturcam desem de kiracı çıkmamak için elinden geleni yapabilir mi?İyileştirme nasıl olacak
Bir daire için emlakçı aradım.

Ev 2.350.000.

İçinde 8 bin tlye oturan kiracı varmış. Şu an 15bin oralarda kiralar 1+1 daire. Siz oturacaksanız haziranda çıkar, ya da oturmazsanız iyileştirme yapılabilir dedi.

Ben oturcam desem de kiracı çıkmamak için elinden geleni yapabilir mi?

İyileştirme nasıl olacak? 15 bin kira isterim %100 zam olacak kiracı için.

Borçla harçla alırız alırsak, dakka bir gol bir dava/mahkeme uğraşıp dertsiz başımıza dert almayalım.
0
Cesario
(14.03.25)
Oturacaksan 6 ay süre verecek, çıkmazsa ihtiyaçtan tahliye davası açacaksın. Mahkeme kanalıyla çıkarıp oturmayıp kiraya verirsen o sana dava açacak ve kazanacak.

İyileştirme olur diyen emlakçıya 'Yalancıyı...' de. ne diyecek bakalım. Eski sahibiyle olan kontrat aynen devam eder.
0
Mirket
(14.03.25)
Sorularına cevap vereyim.

- Ben oturcam desem de kiracı çıkmamak için elinden geleni yapabilir mi? -> Evet, kanun kiracıyı fazlasıyla koruyor ayrıca mahkeme süreçleri çok uzun sürüyor. Bir yakınım geçen sene 2024 mayıs ayında tahliye davası açmıştı, ilk duruşma 2025 martta yapıldı ve 2025 eylül'e ertelendi. O duruşmada ne çıkacağı belli değil, tahliye çıksa bile istinafa gidecek ve dava 1 sene de istinafta sürünecek. 2,5-3 senede ancak bir sonuca ulaşacak.

- İyileştirme nasıl olacak? 15 bin kira isterim %100 zam olacak kiracı için. -> Kiracıyla konuşup kirada iyileştirme yapabilirsin ama TÜFE üstü zam yapma/yapmama tamamen onun inisiyatifinde. Kiracısız konut alman lazım. Emlakçının derdi evi satıp komisyonunu almaktır, 3 taraflı yalan konuşacaktır. Ev sahibine başka, mal sahibine başka, kiracıya başka yalan söyleyecektir. Ona çok itibar etmemeni tavsiye ederim. Kirayı güncelleme/tahliye konularını evi ziyaret ettiğinde kiracıya sorman lazım. Orada durum anlaşılır. Tabi hiçbir kiracı "oo hiç sorun değil siz evi alın ben kirayı %100 artırırım" demeyecektir. Kiracılı ev aldığında bir önceki ev sahibi ile yapılan kontrat şartları aynen devam eder. O kontratı mutlaka edinin.
0
Lethe
(14.03.25)
@lethe

40 bin civarı kredi taksiti öderken 8 bin kira almak koyar. Tahliye etmek için uğraştırırsa dertsiz başıma dert almış olurum.

Görüşmek lazım oturan kiracı ile de.
0
🌸Cesario
(14.03.25)
kiracıyla görüşmek gerekir ancak şunu da unutmayın, isterse size dünyaları vaadetsin gün gelip de ben çıkmıyorum dediğinde yine +3 sene minimum eklenir. sözlerin bir önemi yok yani işler ters gittiğinde. tabi bu kiracının karakterine bağlı. iyi ve kötü örnekler bolca var.
0
tukenmez adam
(14.03.25)
Emlakçı kiracıya, kiracının çıkacağı tarihi gösteren, noter tastikli bir tahliye taahhütnamesi imzalatsın.

veya,

Emlakçı kiracıya, o size vaadettiği iyileştirme yapılmış şekliyle bir kira kontratı imzalatsın.

O şekilde kabul edin.
0
Mirket
(14.03.25)
@tukenmez

Kiracısız ev öncelik olmalı o zaman. Zaten o kadar borca girip avukat, dava vs para yetiştiremem.
0
🌸Cesario
(14.03.25)
Kiracinin ne soylediginin bir onemi yok, o yuzden bos yere konusmaya calismayin. "Aaabi zaten tayinim cikti, 2 aya gidiyorum" diyen adam 2 senedir oturuyor hala.
0
brkylmz
(14.03.25)
kiracılı eve hiç bulaşma
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(14.03.25)
boş ev al. kiracı riski alınmaz.
0
elorelia
(14.03.25)
hocam teknik olarak çıkarabilirsiniz. Ama pratikte bu iş sandığınızdan zahmetli olabilir.

Büyük şehirlerde çok uzun sürebiliyor süreçler.

Emlakçıya çok bel bağlamayın. Evi satmak için size her şeyi söyler. Ben kiracılı evden uzak dururdum. Ama kiracıyla siz birebir iletişim kurup anlaşabilirseniz başka.

Genelde birebir diyalog birçok konuyu çözüyor benim gözlemlediğim. Tabii anlaşmanızı kağıda dökmekte fayda var. Ama hiç konuşmadan direkt kiracı tahliye davasına dönünce iş inatlaşmaya gidiyor bir şekilde.

Bu benim gözlemim, ama hiç sekmedi.
0
anten
(14.03.25)
Ev sahibinin canı istedi hop evi sattı, yeni ev sahibi de kiracıyı çıkarır diye bir dünya olmayacak hiçbir zaman. Konut dediğin şey kısa süreli yatırım aracı değildir. Ev alış-satışı yapan da bunu bilmeli artık.

Senin sorununa gelirsek, kiracıyı çıkarmak istiyorsan, istanbul şartlarında min. 130k ankara için min. 100k kiracıya destek olman gerekir. Oturup anlaşırsın bu rakamlara kiracı da çıkar.
0
bilge rusty james
(14.03.25)
kiracılı evi satmak çok zor o yüzden evi daha uyguna alma şansın olabilir.bu fark aradaki 2 senelik kira farkına denk geliyorsa mesela evi emsallerine göre 200-300K ucuza alıyorsan aslında kira farkını zaten peşinen almış gibi düşünebilirsin.

kiracı 5 yıldan uzun süredir oturuyorsa emsal kira belirlenmesi için dava açabilirsin.

evsahibi kiracıdan noter onaylı tahliye taahhütnamesi alabiliyorsa bu işini kolaylaştıracaktır.
0
orpheus
(14.03.25)
kiracı 3 aya çıkar abi.
kiracı yazın çıkacak
kiracı çıkmaya hazırlanıyor.

vb. yalan dolan

kiracı kapıdan çıkıp evi tamamen boşaltmadan evi satın alma. tekrar yazıyorum:
kiracı kapıdan çıkıp evi tamamen boşaltmadan evi satın alma.

tahliye taahhütnamesi, imzalı evrak vs. falan bunların hepsi fasa fiso. avukatlarla, mahkemelerle ömrünü tüketirsin. tahliye taahütnamesini insanlar sanki adamın suratına gösterince adam güle oynaya evden çıkacak zannediyorlar. onunla mahkemeye başvurup dava açabilirsiniz sadece. o dava kaç sene sürer kim bilir.

kolaylıklar.
0
mr.goodcat
(14.03.25)
emlakçı/kiracı/ev sahibinin zam/tahliye vaatlerine kesinlikle güvenmeyin. istanbul için dava sonuçlanma süresi 4 yıl hesap edin. alacaksanız ona göre alın.
0
house md
(15.03.25)
İyileştirme işi yalan. Evi aldığında sözleşmeyi kabul etmiş oluyorsun ve devam ettiriyorsun. Kiracı istemezse bir şey olmaz. Kiracıyı çıkarmak da kolay değil. İhtiyaçtan çıkarmak istesen de davası uzuyor onun. Yani şu an başka bir ilçede bir evin varsa ya da kiradaysan ve 1 yıl orada kalabileceksen ihtiyaç sebepli aç davayı. Rüşvet verip evden çıkarmayacaksan zor o iş. Kiracılı eve bulaşma bence. Girdiğin borca yazık.
0
nawar
(15.03.25)
(8)

Birikimi nasıl yapıyorsunuz?

ırene adler
Maasi aldiktan sonra bir miktar kenara ayırıp kalan parayı harcıyor musunuz?Bir süredir bir miktar kenara ayırıp kalan parayı harcamaya çalışıyorum. Ama harcarken sürekli düşüncelerdeyim. Yani harcamak için ayırdığım paradan daha çok kalsın ,onu da birikime ekleyeyim diye doğru düzgün harcama yapamı
Maasi aldiktan sonra bir miktar kenara ayırıp kalan parayı harcıyor musunuz?


Bir süredir bir miktar kenara ayırıp kalan parayı harcamaya çalışıyorum. Ama harcarken sürekli düşüncelerdeyim. Yani harcamak için ayırdığım paradan daha çok kalsın ,onu da birikime ekleyeyim diye doğru düzgün harcama yapamıyorum. Bu işin oluru nedir sizce?

Normalde cimri değilim ama cimrilik seviyesine yaklaştım bu yüzden. Bir de maasi beklerken son haftada mesela ekstra bir harcama çıkarsa diye daha ihtiyatlı gitmeye çalışıyorum ama param varken bile bu kadar düşünmek beni yoruyor.
0
ırene adler
(14.03.25)
aylik bütce yapiyorum. fiks harcamalar belli zaten, kira, telefon vs.
degisebilen harcamalari (mutfak, alisveris, sosyallesme cafe restoran vs) limitliyorum.
böyle olunca aylik ne kadar para biriktirebilecegimi görüyorum ve o plana uyuyorum. kalan parayla da etf, hisse senedi falan aliyorum.

bence bütce yaparsan harcarken kötü hissetmezsin. cünkü ona bütcen var zaten. ve tutup da hic olmayacak gercek disi hedefler koyup kendini yipratmazsin.

ben ay ay yil yil takip ediyorum bütün harcamalarimi.cimri oldugumu düsünmüyorum öyle de hissetmiyorum. ama tutumluyum. her ay trendyoldan eve kargolar gelmesi mi cömertlik...
0
sonsuz
(14.03.25)
bir kısmı bes ve altın fonu. o ay içindeki kredi kartı, fatura ödemesi, aidat vs. için bir miktar günlük vadeliye. geri kalan vadeli hesaba.
0
inheritance
(14.03.25)
tutumlu olmak iyi bi şey bence.
bence burda önemli olan 1 ev 1 araban var mı? eğer yoksa böyle hissetmen normal. ihtiyacın olmadıkça harcama yapma, yapabiliyoken biriktir. İhtiyacın olan şeyleri al tabi ki orası ayrı. ama ev araba varsa kasmana gerek yok. maaşı aldın, belli harcamaları ödeyip kalan paranı direkt birikime at. ay içinde kullanacağın para kalsın hesabında.

ben bir ara şunu yapıyodum, maaşı alıp kira vs ayırdıktan sonra kalanı tamamen birikime atıp ay içinde yapacağım harcamayı kredi kartından yapıyodum. istersen bi de öyle dene.
0
turuncu tonlarda
(14.03.25)
Birsey dusunmeden normal harcamalarimi yapiyorum. Disarda yemek, surekli kiyafet alisverisi, luks seyler vs hic biri yok. Normal sartlarda cok olmasa da biraz para artmasi gerekir ama cogu ay ekstra birsey cikiyor ve para bir sekilde kalmiyor.
0
mbond
(14.03.25)
Hocam Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Bu işi amerikalı bir ekonomist çok güzel modele dökmüş.

50-30-20 demiş.

Bu modelde maaşını alıyor. %50'sini temel ihtiyaçlar için, %30'unu keyfi masraflar için, %20'sini de birikim için ayırıyor. Bu kadar.

İhtiyacına ve beklentine göre minik ayarlamalar yapabilirsin atıyorum kiran düşüktür %45 ihtiyaç, %30 keyfi, %25 birikim yaparsın.

Ya da %45 ihtiyaç, %5 tamirat vb için kenarda acil durum miktarı, %20 keyif, %30 birikim...

Sistemi sen kur ama basit tutmak faydalı çok karışmasın.

Birikimini enflasyona karşı korumak hatta daha üstünde getiri sağlamak için nasıl yöneteceğin sana kalmış. Fon mu alırsın, bes mi yaparsın, altın mı alırsın, hisse mi alırsın o senin bileceğin iş.

Ama bu tarz bir şablonla sistemli ilerleyebilirsin.

Nasıl ki aşırı savurganlık sorun, aşırı cimrilik de sorun olabiliyor.

Tasarruf ve cimrilik arasında ince bir çizgi var. Ona dikkat edin.
0
anten
(14.03.25)
gelirim arttıkça giderimi aynı oranda artırmıyorum. onun dışında üzerinde pek düşünmüyorum.
0
gabe h coud
(14.03.25)
Tek bir prensiple: önce kendine olan borcunu öde, sonra diğer borçlara geç.
0
vedatchilipeppers
(14.03.25)
Kesinlikle tutumlu olmak, "elde kalan parayı nasıl harcarım" düşünce yapısına girmemek en önemlisi. Gerisi çok kolay.
0
carnalflower
(15.03.25)
(7)

Viagra ne işe yarar?

etna
Yani erkekte boşaldıktan sonra da erekte halde kalmayı mı sağlıyor?Başka bir olayı var mı? Eczanede bunları tek satıyorlar mı? Ona benzer başka ilaçlar var mı?
Yani erkekte boşaldıktan sonra da erekte halde kalmayı mı sağlıyor?
Başka bir olayı var mı?
Eczanede bunları tek satıyorlar mı?
Ona benzer başka ilaçlar var mı?
0
etna
(07.03.25)
Sıkıntısı olmayan bir insanda rüzgar esse bile hemen etki gösteriyor, iş bittikten sonra da en ufak bir uyaran olsa bile etki devam ediyor. Markasına bağlı olarak ertesi gün akşama kadar iki büklüm yürümenize sebep oluyor.
0
kimlanbu
(07.03.25)
kadıköy rıhtımdaki eczanelerde muadilleri var uygun fiyata. viagraya para verme boşuna. degra var mesela. etkisi aynı.

3-4 saat hazır olda tutuyor seni. fanfini finfon öncesi içki içildiyse ister istemez sertleşme bozukluğu oluyor. bunun önüne geçmek için alıyor insanlar. işe yarıyor.

spoiler

Kuru Otlar Üstüne filminde böyle sahne vardı. Samet içki sonrası olacakları tahmin ettiği için tuvalete gidip bu haptan atıyordu bi tane :)

spoiler


yüzde kızarma yapıyor biraz. ilaç etkisi geçince o da geçiyor tabi.
0
yurtsuz john
(07.03.25)
aslında tek yaptığı kan basıncını yükseltmek. kan basınca yükselince erekte olmak için penise kan pompalama işlemi daha hızlı oluyor. bu süre yaklaşık 24 saat sürebiliyor. o yüzden bazılarında yüzde kızarma, mide yanması vs vs gibi yan etkileri görülebiliyor. bu arada sürekli erekte kalma gibi bir durum yok. uyarıcı olursa devreye giriyor. (not: bir arkadaşım)
0
ground
(07.03.25)
bu aslında tansiyon düzenleyici bir ilaç olarak üretilmiş zamanında. Test için farklı yaş gruplarından insanlara dağıtılıyor.
ama yaşı büyük denekler test bittiğinde ilacı geri vermek istemiyor.
Derinine inince bu yan etkiyi keşfediyorlar.

Sonra firma bu haliyle daha çok para edeceğini görerek ufak modifikasyonlarla piyasaya sürüyor.

Ama temelinde kan basıncını etkileyen, tansiyonu etkileyen bir ilaç olduğunu unutmamak lazım.

O yüzden bence doktora danışılmadan kullanılmamalı.
0
anten
(07.03.25)
bU KADAR yaygın mı kullanımı ya? Spor yapsanız sonra sevişmeye gitseniz aynı etki olmaz mı?
0
Kahvedesu
(07.03.25)
Cialis var, yarı organik olduğu söyleniyor. Ayrıca prostat hastalarına vs de 5 mg olanı veriliyor. Endokrinoloji doktorum da bana vermişti baya başarılı. Şimdi 20 mg bulunduruyorum evde, kırarak kullanıyorum, zaten ritmi yakalayınca uzun bir araya kadar baya adapte oluyorsun ilişkiye.
0
guitarissimo
(07.03.25)
viagra damarları genişleterek daha fazla kan dolmasını sağlıyor. penisteki kavernoz yapılar geniş kalıp içine kan dolmasını sağlıyor. etkisi ise 4-6 saat civarı sürer. alet hiç çalışmıyorsa kullanılır genellikle. ama ileri yaşlar için ve kalp damar sorunu olanların kullanımı tehlikeli dikkat.

cialis ise daha çok performans arayanlar için etkili. ereksiyonla ilgili çok sorun yok ama şöyle 45-50 dk üzerine çıkarsın beni diyenler için ideal. hem ereksiyon sağlıyor hem de boşalma sonrası bekleme süresini neredeyse ortadan kaldırıyor. ortalama 24-36 saat etkili ve güzel bir haftasonu geçirmek isteyenler için uygun. yoksa viagra gibi ölüyü diriltme özelliği yok. ve viagra kadar da riskli değil.

ama bu bahsedilen ilaçların hepsi testosteron hormonunun yeterli varlığında etkili sonuç verir. o yoksa istek ve sperm üretimi olmaz. sadece ilaçlar sizi mekanik olarak hazırlar, mental olarak hazırlamaz.
0
joooper
(07.03.25)
(10)

"Buraya park edilmez"

Bir ben var benden şurada
Normal sıradan alelade bi sokakta herkes aracını kaldırıma paralel park ediyor ama bitişik nizam evlerden biri evinin altını bi şekilde garaj gibi yapmış arabasını oraya sokuyor, önüne de garaj çıkışı buraya park etmeyiniz yazıyor, park etmeyiniz dediği yer sokak, insanımızın böyle bir hakkı var mı
Normal sıradan alelade bi sokakta herkes aracını kaldırıma paralel park ediyor ama bitişik nizam evlerden biri evinin altını bi şekilde garaj gibi yapmış arabasını oraya sokuyor, önüne de garaj çıkışı buraya park etmeyiniz yazıyor, park etmeyiniz dediği yer sokak, insanımızın böyle bir hakkı var mı sokak kamusal alan değil mi nasıl oluyor böyle?
0
Bir ben var benden şurada
(06.03.25)
Belediye fen isleri izin verirse olur. Zabitaya sikayet edip ogrenirsiniz. Ama bu isler hayirli isler degil, cok ugrasmayin belaya gerek yok.
0
die fetten jahre sind vorbei
(06.03.25)
Yok abi beni etkileyen bir durum değil ama önünden geçerken görüyorum çok enteresan geldi sadece, gerçi beni etkilese de dediğin gibi uğraşmazdım.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(06.03.25)
bizim karşı kaldırımın önüne bi tane duba koydular belediyeyi aradım onu bile anında kaldırttım. isim falan söylemiyorlar ki. şikayet edin gitsin ceza öderler kaldırmazlarsa.
0
kurcalamabozarsin
(06.03.25)
evin altına park edemese o park etmeyiniz dediği yere park edecek zaten adam. farzet ki oraya koymuş. gayet insani bir istek. ben aksi bir durum göremedim.

oraya kimse park edemez diye bir şey yok tabii ki de adamın aracının önünü kesip park yaparsan gece rahat uyuyabilecek misin mesela? sorulması gereken bu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.03.25)
Abi o park etmeyiniz dediği yer yol boyunca herkesin karışık olarak park ettiği bir yer "o park etmeyiniz dediği yere park edecek zaten" gibi bir durum yok, yani boş bulursa tabii park edebilir ama normal şartlarda başkası da park edebilir ama böyle yaparak o bölümünü kendisine özel tahsis etmiş gibi oluyor ve bu benim dünya görüşüme ters, ben gayet rahat uyurum asıl o yazıyı yazanın "ben acaba başkalarının hakkına giriyor muyum" diye düşünüp uykusunun kaçması lazım ama halkımızdan bu inceliği beklemek ne kadar doğru bilemiyorum.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(07.03.25)
Eğer dediğin yer "kamusal alan" kapsamına giriyorsa arayın belediyeyi gelip yazıyı, varsa duba/zinciri söküp gitsinler.

Bizim apartmanın karşısında böyle bir yer vardı. Karşı apartmandakiler onlarınmış gibi davranıyordu. Aradık geldiler belediyeden burası kamusal alandır tabelası koydular. Bunlardan biri tabelayı söktü bir iki gün içinde. Sonra yine aradık, geldiler bu kez beton atarak koydular tabelayı. O gün bugündür herkes boş buldukça park ediyor oraya.

Vatandaşlık görevinizi yapın, korkacak bir şey yok. Cimer'den şikayet etmedikçe karşı tarafa isim cisim gitmiyor.
0
chicha_v2
(07.03.25)
garaj çıkışı ise kesin ve net olarak giriş çıkışı kapatacak şekilde park edemezsiniz. zamanında ceza yedik.
0
ground
(07.03.25)
Kanka kafanızda bi site ya da blok şeklinde apartman yapılmış da projede o bölge garaj olarak belirlenmiş gibi düşünmeyin belki 40 senelik bi apartman apartmanın garajı yok yolla apartman girişi arasında bi boşluk var o boşluğa arabasını koyuyor, ha arabasını koyunca otomatik olarak garaj statüsüne yükseliyorsa bilemem tabii.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(07.03.25)
bina projesinde binanın sokağa bağlantı yerleri bellidir. Yani garaj girişi çıkışı zaten projede vardır. Ha sonradan kafasına göre garaj yaptırıp sonra da "burası garaj girişi" diye sokağa müdahale ediyorsa, o enteresan bir konu. Çok fikrim yok ama belediyeyi arayıp sormak lazım.

Normalde belediyeler için otopark konusu iyi gelir kapısı. O yüzden sokağı kafasına göre kapatanlara belediye gidip direkt dubaları falan söktürüyor. Çok istiyorsan ver parasını belediyeden kirala burayı diyor, belediye de kazancının peşinde.

Ama türkiye'de bu işler sıkıntılı maalesef. En kalburüstü mahallede bile otopark yüzünden millet birbirine giriyor. Hele böyle şikayet mikayet oldu mu...
0
anten
(07.03.25)
hocam belediyeye sikayet edeceksin gelip bakacaklar usulsuzluk varsa mudahale edecekler bilmiyorum tabi hangi sehir ilce belediye ama. adam kafasina gore is yapmis cok belli.
0
bay b
(07.03.25)
(21)

Nerde dilenebilirim?

trablon
atıyorum evsiz kaldım sokaklara düştüm arkadaşlar.Dilencilik yaparak otel parası çıkartabilir miyim? Nerde dilenebilirim belediye sanırım dilencileri istanbul üsküdar ana caddelerde pek dolaştırmıyor bilgisi olan?bir de para verirler mi dilensem?
atıyorum evsiz kaldım sokaklara düştüm arkadaşlar.Dilencilik yaparak otel parası çıkartabilir miyim? Nerde dilenebilirim belediye sanırım dilencileri istanbul üsküdar ana caddelerde pek dolaştırmıyor bilgisi olan?

bir de para verirler mi dilensem?
0
trablon
(06.03.25)
hocam sokakta kalma durumunuz mu var?akıl vermek gibi olmasın ama yardım derneklerine, kaymakamlığa, belediyeye falan danıştınız mı hiç yardımlar konusunda. muhtarlıklar bile belki bir yardım yönlendirebilirler.
0
zemberek
(06.03.25)
hocam ailemle yaşıyorum 5 kuruşum yok.Ailem öldüğü anda sokaktayım.ev felan da yok kiradayız.hava buz gibi dışarıda kalsam bu gün soğuktan donarım mesela.kafayı yiyorum nasıl hayatta kalacağım diye.
0
🌸trablon
(06.03.25)
Iki yillik bi bolum kazan, kyk'ya tasin. Sonra da part time calisirsin.
0
feastofthedamned
(06.03.25)
allah gecinden versin hocam, ailenizin bir hastalığı falan yoksa şu an, bunu neden düşündünüz.

aileniz vefat etse dahi işe girebilirsiniz çalışma engeliniz yoksa, çarklar bir şekilde döner diye düşünüyorum. evsizlik çok uç bir nokta. kendi evinizden çıkıp ortak paylaşımlı eve geçebilirsiniz. eşyalarınızı satabilirsiniz. yatılı işlere bakabilirsiniz. çözüm üretilir diye düşünüyorum.
0
zemberek
(06.03.25)
ben soruda kira parasi yerine "otel parasi" olmasi kismina takildim.

bir de mantiken su an dilenmeye baslaman gerekmez mi? yani aile olunceye kadar niye bekliyorsun ki.
0
hot potato
(06.03.25)
Lol güzel soru. Aslında en iyi taksimde dilenirsin catır cutur para kazanırsın ama mesaisi uzun is dilenmek. Gezeceksin surekli birilerine kendini anlatacaksin falan. Zor be hacı.

Bence youtube kanalı ac bugun burda dileniyorum diye vlog cek her gun bi tane
0
vedatchilipeppers
(06.03.25)
soruların genelde sokakta kalmaya ve sefil bir hayat sürmeye yönelik. öncelikle bu kadar çağırırsan olur. ayrıca bu platformu kullanabilen biri dilenmenin ötesinde bir şeyler yapabilir. ışıklarda mendil satan insanlar var, sıkışık trafikte su satan insanlar var. ayrıca kralık ev ya da köhne kulübe yerine otel odası hayal etmen de bir garip olmuş. eğitimin nedir yaşın kaçtır bilmiyorum ama çevrende yapabileceğin işler yok mu? üç harfli marketlerde kasiyerlik olur, mahalle fırınında tezgahtarlık olur, bunları bir düşün. kolaylıklar dilerim kardeşim...
0
exlibris
(06.03.25)
iş başvurusu yaptım ama telefondan arayıp dönen yok maalesef.su satma olayında suyu ucuza nereden alabilirim? iki katına satsak öyle mi kar ederiz.

otel odası niye denilmiş sürekli kalacak bir yer değil otel odası haftada bir üstünü başını yıkarsın o babında .iş başvurusu yaptık tecrübe de var ama dönüş yok.belediyelere de başvurdum onlardan da dönüş yok henüz 4 gün oldu. diğer dilenciler dalar mı bir de oturduğum yerden allah rızası için diye söylensem yetmez mi arkadaşlar.kiralık ev tutacak kadar para kazanırsam dilencilikten tabiki paylaşımlı bir eve çıkarım neden olmasın.ama bana nerede dilenebilirim asya yakası arkadaşlar bunu bi söyleyen yok henüz.
0
🌸trablon
(06.03.25)
kanka asya yakası diyorsan işin daha da zor. sen kadıköy'de moda sahilden başla, peşine kalamış oradan da yardır dalyan parkından caddebostana akış ve peşine maltepe'ye kadar tabanvay, yolda en az 2-3 bin çözersin, maltepe'de yorulunca otur ve sadece bekle
0
vedatchilipeppers
(06.03.25)
Her yerde dilenilir ama aklına getirme böyle şeyler.

Turizm sezonu 1 ay sonra açılıyor. Tatil yöresi otelleri komi, garson, bellboy, meydancı arıyor. Lojman da veriyorlar. Yeme içme zaten otelden. Bahşişi, maaşı derken güzel para geçer eline. Değerlendir derim.
0
yurtsuz john
(06.03.25)
Elin ayağın sağlamken dilenmek pek işine yaramaz nerede olursa olsun. Yüze yara bere, mümkünse uzuv kaybı. Bi de yerde oturman lazım öyle gezerek olmaz.
Fatih bölgesi, cami civarları iyidir.
0
Bruce
(06.03.25)
yarın ramazanın ilk cuması, cuma çıkışı yoğun bir cami önü iyi iş yapar.
0
my fault
(06.03.25)
dalga geçiyorsun ama yine de bu kadar çağırırsan elbet bulursun çağırdığını +1
0
kaptan maydanoz
(06.03.25)
valla ramazan geldi floryada her çöpün başında biri yemek alır gibi yapmaya başladı, aradan iki saat geçiyor aynı yerden geçiyorum yine çöpü karıştırıyorlar. bence sen bu taktiği kullan. birde eline ekmek al her biri geçerken çöpten cıkmış yiyormuşsun gibi yap, günde 5,10 kişi yutsa karnın doyar. bide ramazan ya hemen yarın başlaman lazım tam dini duygular tepedeyken.
0
kurcalamabozarsin
(06.03.25)
çöpten yemek mi topluyorlar? statik durup dilenme benim de aklımda
0
🌸trablon
(07.03.25)
neden dilendiğinizi anlamadım. tek tek restoranları, pastaneleri, her yeri gezerim. illa bir tanesi "geç içeride bulaşık yıka" der bence.
0
co2s2
(07.03.25)
hocam dilencilik birçok insan için bir meslek. Çok az insan bunu gerçekten muhtaç olduğu için yapıyor. Sokaklardakilerin çoğu mesleği olarak görüyor bunu. Hatta birçoğu çeteleşmiş ve parsellemiş durumda bölgeleri.

Yani siz bir yerde dilenmeye kalkarsanız, size bela olurlar "müşterilerini "kaptırmamak için.

Yani öyle çıkıp dilenemezsiniz. Hem kanunen yasak, zabıtayla uğraşırsınız. Hem de size tezgah açtırmazlar öyle:)

Böyle şeyleri düşünmeyin. Gidin düzgünce işinize gücünüze bakın.

Eğitimliyseniz, zaten bir şekilde iş bulma şansınız var.
Eğitiminiz yoksa da kalifiye olmayan işlere bakın. İyi kötü elinize 3-5 kuruş para geçer. Kiranızı döndürürsünüz.

Belediyelerin meslek edindirme kursları var. İşkur'un mesleki eğitimleri var. Hiçbir eğitiminiz olmasa bile bir meslek edinebilirsiniz. Aşçılık, güzellik uzmanı, şoförlük, berberlik, forklift operatörlüğü vs vs.... bunların çoğu ücretsiz. Hatta işkur günlük harçlık da veriyor kurs boyunca.

Eğitiminiz vardır ama mesleğinizin iş olanakları kısıtlıdır. O zaman alternatif meslekler bakının. Yukardaki gibi işçi açığı olan alanlara yönelin.

Şu anda muhtemelen bir süredir işsiniz. O sizde biraz bunalım yaptı.

Ama evde oturmakla olmaz o iş. Biraz kendinizi zorlayın.

Eğer konu anksiyete, depresyon vb ise, bu konuda da belediyelerin ücretsiz destek servisleri var. Onlarla görüşün mutlaka.

Hiçbir şey yoksa bile kapı kapı gezin restoranlara, dükkanlara mağazalara. İş arıyorum deyin. Mutlaka size iş verecek biri çıkar. Özellikle haftasonu mutlaka mekanlar adam açığı yaşar.
0
anten
(07.03.25)
hmm yani sen kapı kapı dolaşıp iş var mı diye soramıyorsun (utanma, çekinme, kendine yakıştıramama her ne ise sebeb) ama sokaktan geçen insandan allah rızası için 1 lira diyebileceksin öyle mi?
0
selam
(07.03.25)
hayır sokakta kalırsam dilenirim de orayı parsellemiş insanlarla da kavga olacak gibi o zaman diğer dilencilerle ...
0
🌸trablon
(07.03.25)
hocam senin derdin ne tam olarak, 2021'de bambaska duyurularin varken 2025'te ve son bir aydir dilenmek, cezaevine girmek, is basvurusu, sokakta kalmak vs diye duyurular aciyorsun her gun her gun, cidden problemin ne senin? troll musun yoksa?
0
bay b
(07.03.25)
troll değilim kardeşim geleceğimden korkuyorum sadece.niye insan telaşlanamaz mı
0
🌸trablon
(07.03.25)
(10)

İstanbul’da eski evler satın alınmaz mı?

damba
31 yaş ve üzeri evler var, tabii ki uyguna satılıyor ve bütçemiz genelde bunlara yetiyor. Bu evlerin hepsi İstanbul depreminde yıkılacak diye bir şey yok herhalde? Yapım aşamaları güvenilir insanlardan geçtiyse, alınmaz mı? İçinde oturulmaz mı?Ailemin Kocaeli’nde bir evi var, inşaatı yapan firmanın
31 yaş ve üzeri evler var, tabii ki uyguna satılıyor ve bütçemiz genelde bunlara yetiyor. Bu evlerin hepsi İstanbul depreminde yıkılacak diye bir şey yok herhalde? Yapım aşamaları güvenilir insanlardan geçtiyse, alınmaz mı? İçinde oturulmaz mı?

Ailemin Kocaeli’nde bir evi var, inşaatı yapan firmanın sahibi, Gölcük Depremi olduğu gece, uyanır uyanmaz yaptığı evleri kontrol için evinden fırlıyor, hassas ve dürüst bir adam olduğu söyleniyor. Tabii ki yaptığı evler yıkılmamış. Böyle bir örnek Adapazarı’nda da vardı.

Ne bileyim, bir umut soruyorum dostlar, İstanbul’dan nasıl ev alacağız?:/
0
damba
(02.03.25)
Toki alınır.
0
halitkin
(02.03.25)
Neden Kadıköy Maltepe olmaz? @arbre
0
🌸damba
(02.03.25)
Kadıköy maltepe anadolu yakasının sahil kesimi zaten. Buradan alınmayacaksa ukraynaya falan mı çıkacak vatandaş.
E-5 in altı sahil tarafı korkunç bir durumda. Marmarayın altında zaten elli tane uyarı falan var. Marmarayın altındakiler niye oradalar hiç anlamadığım bir mesele.
Ama e-5 in yukarıda gayet de temiz yerler. Depremde yaşayacağımız şeyleri film izler gibi izleyecekler.
Soruya gelirsem eski ev alıp çok iyi para kazanan bir tanıdığım var. Güçlü bir aileden gelmesinin de yararı var tabii ama yaklaşık 10 yıldır eski evleri alıp kat karşılığı milyonlar doldurdu cebine. Siz oturmak için bakıyorsanız e-5 in üstüne bakın.
0
mrvln
(03.03.25)
bu kimsenin bilebileceği bir şey değil. hiçkimse. ancak doğru tahmin yürütmek olabilir, kaç milyon kişi konuşuyor işte.

e5’in üstü, e5’in altı. komikmiş.
0
deartheodosia
(03.03.25)
Açıklanan raporlara göre avrupa yakasını sil kafandan, anadolu yakasında Kadıköy Ataşehir gibi alanlarin binaları eski olsa da zemini sağlamdır. Maltepe, kartal, Pendik teyse bölgesine göre değişiyor. İki yakanın kuzeyinde de bir problem yok gibi gorunuyor. Ne yaparsan yap anadolu yakasında kalmaya çalış. Zaten düşük fiyatlara ev baktığında avrupa yakasında anadolu yakasinin 3-4 katı daha fazla evin satışta olduğunu göreceksin.
0
onepointzero
(03.03.25)
bizim yıkılan 30+ senelik bir evimiz var kendimiz müteahhite yaptırdık başında durduk falan, altından su çıktı diye köprü kadar demir beton koydum demişti temeline ama ev daha 25 senelikken tavanlar falan düşmeye başlamıştı, yıkılırkende gördükki sadece temelini adam gibi yapmış. eski ev yerine biraz şehir dışındaki muhitlerde ev bak gürpınarda evler cidden çok ucuz
0
eja
(03.03.25)
istanbulda en yaşanılacak yerler sahil kesimleridir özellikle anadolu yakası sahil hattı.
doğrudur zemin yapısı kötü ama yeni binalarda bu duruma göre yapılıyor.
aslında ev alırken binaya değil oradaki yaşam koşullarınada para veriyorsun. anadolu yakası için e-5 altı bil hassa marmaray çevresi en yaşanabilecek yerlerdir.
buralardaki eski bir daireyi ümraniyedeki, çekmeköydeki, sultanbeylideki sıfır evlere tercih ederim.
ayrıca bu bölgelerde uygun fiyata kentsel dönüşüme girecek bir ev bulunursa kaçırmamak lazım.
0
my fault
(03.03.25)
30+ yaşındaki konutlar Allah'a emanet. O dönemden beri yönetmelikler çok değişti. Dürüst ve işini bilen müteahhitler mutlaka vardır. Hepsi yıkılacak diye birşey tabi ki yok ancak ben oturmaya çekinirim. Bina deprem taramasından geçmiş mi bunu sorgulayabilirsiniz.

İstanbul'da ev alma konusu tabi ki çok sıkıntılı bir konu. İşine yakın olmak kaydıyla şehrin çeperlerine yönelmek mantıklı olabilir fiyatlar elbette daha uygun.
0
Lethe
(03.03.25)
Hocam riskli bir konu ve kimse size bunu garantisini veremez. Bir de o eski evlerin birçoğu yapılırken denetim mekanizmaları da zayıftı. Deprem falan kimsenin gündemi değildi.

Bugün denetim düzenlemeleri varken bile, bir sürü yanlış yapılıyor. O zamanı siz düşünün.
0
anten
(03.03.25)
"Yapım aşamaları güvenilir insanlardan geçtiyse,"

Bunu nereden bileceksiniz merak ettim. 90 lı yıllar ve öncesinde yapılan devlet kontrol teşkilatının denetlediği okullar bile güçlendirmeye tabi tutuldu. Ağaoğlu da 98'den önceki binalar için tehlikeli demişti:
www.patronlardunyasi.com
0
iustitia omnibus
(03.03.25)
(2)

Joint expeditionary force natonun yerini alir mi

lapaz
?
?
0
lapaz
(24.02.25)
NATO, Komünizme karşı kurulmuştu. Doğu bloku çöktükten sonra zaten nato işlevsizleşmişti.
ve artık savaşmak için bir yere ordular yığmaya gerek duyulmuyor. Para ve teknoloji kimdeyse o kazanıyor zaten.
Karşında bir ittifak bulunmadığı sürece müttefike gerek yok.
Trump'la beraber yeni dünya düzenine geçileceği, küreselleşme olgusundan tamamen vazgeçileceği, ittifakların ekonomi ile sınırlı kalacağı bir dünya göreceğiz.
0
Mirket
(24.02.25)
bu birlikteki ülkelerin ingiltere dışında dişe dokunur bir askeri varlığı yok. Deneyimi de yok.

Nato nüfus, silah kapasitesi, askeri deneyim, istihbarat ağı gibi, eşgüdümlü hareket gibi bir çok konuda fersah fersah ilersinde bu bahsettiğimiz oluşumun.

Nato'da şu an abd avrupa meselelerine uzak kalsa bile, fransa, türkiye gibi askeri kapasitesi ve deneyimi yüksek ülkeler var. Ha bunlar ABD'siz hareket etmek istemezler. ama Joint Expeditionary Force su anda İngiltere'nin avrupa'nın liderliğine soyunma çabasından başka bir şey değil.

Yarın bu sistemin içine fransa, italya vs dahil olur o zaman konu biraz değişir.

Ama açıkcası ben fransa'nın ingiltere'nin dümen suyunda gitmek yerine ab ordusu projesini hayata geçirmeye zorlayacağını düşünüyorum.

Şu anda batı bloğunun natoya bir alternatifi yok elinde.

Amerika biraz kendi sınırlarına çekilmeyi ve avrupa'nın meselelerine "karışmamayı" kendine rota olarak belirlemiş gibi. Daha doğrusu esas odağını pasifik bölgesine çeviriyor. Avrupa'yı da uslu durmaya zorluyor. Ukrayna savaşı'nı bitirme gayreti de ondan. Uslu durmuyor musunuz? Rusya'yla aranıza girmem diyor.

Özetle şöyle bakalım.
Rusya nato'dan çekinir. Ama Joint Expeditionary Force gibi bir oluşuma karşı daha agresif davranır, nato'nun olmadığı bir resimde tabii.
0
anten
(25.02.25)
(5)

E ticaret sitesi kurmak

dirildimde geldim
Fiziki mağazamıza E-ticaret sitesi acmak istiyoruz fakat bu alana ayırdığımız bütce kısıtlı. Bu tip işlere cok uzak olmadığım gibi cokta yakın sayılmam, bütün web sayfayı kendim kurmayı denesem başarabilir miyim?
Fiziki mağazamıza E-ticaret sitesi acmak istiyoruz fakat bu alana ayırdığımız bütce kısıtlı. Bu tip işlere cok uzak olmadığım gibi cokta yakın sayılmam, bütün web sayfayı kendim kurmayı denesem başarabilir miyim?
0
dirildimde geldim
(20.02.25)
Bence Wix ile çok basit şekilde kurabilirsin. Ya da chat.com üzerinden dört başı mamur bir prompt ile websitesi tasarlamak için birkaç parça kod hazırlatıp onlar üzerinden yapabilirsin.
0
vedatchilipeppers
(20.02.25)
@vedatchilipeppers Wic direk işime yaradı cok tesekkurler
0
🌸dirildimde geldim
(20.02.25)
tahtakafa
(20.02.25)
Wordpress + woocommerce. Tek tıkla kurarsın. Sadece domain ve hosting kiralarsın.
0
Mehmettheslim
(20.02.25)
hocam wix vb platformlarla yaparsınız ama verim alamazsınız. E-ticaret konusunda seo çok önemli. Wix bu konularda limitli.

Farklı eklentiler kurabilmek vs önemli.

Denemedim ama ikas fena durmuyor bu konularda.
0
anten
(21.02.25)
(5)

plakaya yazılan cezayı ödemezsem ne olur?

deartheodosia
aracı kullanmadığım bir gün için ceza yazılmış. itiraz da etmedim, gözümde çok büyüdü ve itiraz etsem de sanki bi şey çıkmayacak gibi hissediyorum. bu cezayı ödemezsem ne olur?
aracı kullanmadığım bir gün için ceza yazılmış. itiraz da etmedim, gözümde çok büyüdü ve itiraz etsem de sanki bi şey çıkmayacak gibi hissediyorum. bu cezayı ödemezsem ne olur?
0
deartheodosia
(19.02.25)
Aracı kullanmadığınız bir günse park cezası olabilir, değilse gidip itiraz edin bence.

Ödemezseniz benim taaa 2016'dan hız cezam vardı, ödemedim, faiz işledi durdu, en son da sildiler :)
0
kimlanbu
(19.02.25)
arabayı satamazsın.
cezaya faiz biner.
0
jelly bear
(19.02.25)
muayene randevusu alamazsınız.

@kimlanbu
cezayı ödemeden tuvturk'ten muayene işini nasıl hallettiniz?
0
lazpalle
(19.02.25)
@lazpalle, palakaya değil ehliyetime yazıldı ceza
0
kimlanbu
(20.02.25)
banka hesabınıza haciz konup alınır o para bir müddet sonunda.
0
anten
(20.02.25)
(11)

Siz olsanız ne yapardınız?

isiaha
Bu sabah işe giderken Ankara'da bilinen ve birden fazla şubesi bulunan bir pastanenin(Lütfen sormayın) aracı(Logosu/ismi üzerindeydi) sokağımdaki çöp konteynerinin önünde durdu. Araçtan inen engelli, gariban şoför kasayı açarak kasa kasa poğaça, açma, kurabiye vb unlu mamülleri çöpe dökmeye başladı.
Bu sabah işe giderken Ankara'da bilinen ve birden fazla şubesi bulunan bir pastanenin(Lütfen sormayın) aracı(Logosu/ismi üzerindeydi) sokağımdaki çöp konteynerinin önünde durdu. Araçtan inen engelli, gariban şoför kasayı açarak kasa kasa poğaça, açma, kurabiye vb unlu mamülleri çöpe dökmeye başladı. Şok oldum, nasıl bir tepki vereceğimi bilemedim. Yoluma devam ettim ama aklıma takıldı bu konu. Muhtemelen raf ömrü biten ürünler ama bunun başka bir çözümü yok mu? Firmaya kurumsal hesaptan mı yazı yazmalı? Sürekli olan bir şey muhtemelen ama daha verimli bir geri dönüşüm çözümü bulamaz mıyız sizce?
0
isiaha
(19.02.25)
raf ömrü dolmuş küflenmiş bayatlamış şeyleri çöpe atmışlar aslında en doğrusunu yapmışlar başka türlü eritip ısıtıp tekrar başkasına/başka canlılara verseler çok daha vahim sonuçlar olurdu ki bunu yapanlarda maalesef mutlaka vardır.
bence helal olsun denilecek davranış yapmışlar
başka türlü gıdada geri dönüşüm olayı var mı yok mu bilmiyorum tabi varsa öğrenmiş olurum bende.
0
basond
(19.02.25)
başka yerde okumuştum
bayatlamadan çalışanlara ya da ihtiyaç sahiplerine verince suistimaller olduğu için bu yola gidiliyormuş
0
mantık
(19.02.25)
olayi farkli acidan ele alacagim. beni bu denli etkileyen bisey icin oracikta aksiyon alip sorardim. obur turlu tum gun kafanda dondurmek sagliksiz.

diger cevabim: normalde eski kurabiyeleri falan ogutup ay coregi harci gibi seyler yapiyorlar. ki bence cok daha insani. bu kadar pembe kicli olmaya gerek yok. kaynaklar tukeniyor. tesekkurler.
0
buenosdias
(19.02.25)
Bazı ülkelerde Too Good To Go diye bir uygulama var burada lokantalar pastaneler falan kalan ürünleri ucuz paketler halinde satıyorlar. Bizde tutar mı bilmiyorum. @mantık'ın dediği nasıl bir süistimal bilmiyorum (alanlar el altından satıyorlar mı tekrar) ama ne kadar olursa olsun çöpe dökmekten daha iyi gibi geliyor bana.
0
peki madem
(19.02.25)
Normalde diger pastaneler gibi raf ömrü bitmiş bu ürünleri çöpe degil de makineden geçirip kek ve pogaca hamurunun içine katmanları lazımdı. Bunu yapmadıkları için gözünüzü tuhaf gelmiş olabilir
0
limonlu eksi
(19.02.25)
aşırı normal. askeriyede de artan yemekler böyle dökülür. dışarı çıkmasına izin verilmez.

israf mı israf. ama belli sebepleri var.
0
jelly bear
(19.02.25)
izmir'de hilton yiyecek artıklarını hayvanat bahçesine verirdi.
burada tatlı, doymamış yağlar ve işlenmiş şekerden bahsediyoruz. hayvanlar için zararlı. insanlar için de zararlı. yine de çöpten sokak hayvanlarının yiyeceğini biliyorlar ama işte vicdan rahatlatıyordur.

doyuran, ay çöreği vs yapılacakları yapmışlardır.
belki kurutup kruton yapmışlardır. bu tip işletmeler bu konuları bizden daha iyi biliyorlardır.
5 yıldızlı otellerin açık büfelerinde olanları bir gıda müh ispiklemişti.
0
janderzel zartanyan
(19.02.25)
Birisine verseler o da zehirlense suçlu olurlar, benzer bir durumda bana böyle söylendi.
0
spherical
(19.02.25)
suistimal soyle yasandi: starbucks ya da benzeri bir yerdeydi galiba. "kalanlari atilmadan once yiyebilirssiniz" diince satilabilecekleri de ortadan kaldirip "bitti" diyolar. sonra da yiyolar. bunu fark edince de iste bu uygulamadan vazgeciliyor.

uygulamalar var bitmek uzere olanlari indirimli satan mekanlar var. o sekilde deneyebilirler belki.
0
wct3 org
(19.02.25)
Araç getirip toplanması masraflıdır. Hayvanlara verilemiyordur içerikten dolayı. Yukarıda da dendiği gibi kullanılabilecek olan kullanılmıştır artık artan da atışmıştır.

@wct3 org +1 Bu tip "çöpe gitmesin" yaklaşımları hep sağlam ürünlerin çöpe gitmesi ile sonuçlanıyor. Bir zincir markette benzer şekilde güzel bir şekilde taze ürünleri poşetleyip bayat diye çöpe attıktan sonra çöpten alıp evine gidenler vardı. O yüzden çöpe atma süreci de sıkıntılı. Bir inşaatta (ki inşaatın işlerindeki artanların/çöplerin bir kısmı para eder) çöpleri toplarken çıkan kablo artıklarını alıp alamayacağını soran işçiler olmuştu. Ben izin verince döşenmiş kablolara hasar verip ya da bir kısmını kesip onlar yeniden döşenirken çöp diye toplamaya çalışmışlardı.

Sen yeter ki birine böyle bir konuda yardım et. 1 hafta olmadan pişman ediyorlar.
0
nawar
(19.02.25)
hocam bunu sadece o işletme yapmıyor emin olun.

Sabah 7-8 gibi ya da akşam 10buçuk gibi marketlerin önünden geçerseniz, çöplerin yanına konmuş kasa kasa gıda görürsünüz. Çoğu da yenebilecek halde daha bayatlamamış oluyor.

Eskiden işletmeler bunları çalışanlara dağıtıyordu. Ama çok suistimal edildi. Yani kasa kasa meyveyi sisteme bayatladı attık diye yazıp arka kapıdan elden satan market çalışanları var maalesef.

yine bazıları insaflı davranıp insanların bir şekilde alabileceği yerlere koyuyor sokaktaki insanlar alsın diye çöpe atmıyor da.

Yurtdışında bazı ülkelerde bu konseptte restoranlar var mesela. Restoranın belli bir menüsü yok.

Anlaştığı marketlerden son kullanma tarihi o gün olan ürünleri alıyor, o gün yemekleri o ürünlerle yapıyor.

Hem daha ucuza satıyor (Genelde öğrenciler vs tercih ediyor, bizdeki esnaf lokantası mantığı) hem de israfı azaltıyor.

Ama bu da zor türkiye'de çünkü gıda güvenliği konusunda sıkıntı var. O gün tüketilecek ürünleri kim bilir kaç gün servis eder restoranlar.
0
anten
(20.02.25)
(3)

Mantarlar neden yetismiyor

optimistbakunin
Selam bi posete topragi samani ceri copu bastim. Marketten aldigim mantari da parcaladim attim ama yetismedi. Ben mantari nasil yetisitirip cogaltabilirim. Kultur mantari yerim var. Hazir kitler satiliyor ondan mi almaliyim her seferinde spor falan mi alacagim bu kendi kendine cogalmiyor mu ne degis
Selam bi posete topragi samani ceri copu bastim. Marketten aldigim mantari da parcaladim attim ama yetismedi. Ben mantari nasil yetisitirip cogaltabilirim. Kultur mantari yerim var. Hazir kitler satiliyor ondan mi almaliyim her seferinde spor falan mi alacagim bu kendi kendine cogalmiyor mu ne degisik bir sey
0
optimistbakunin
(16.02.25)
Kültür mantarı çoğunlukla spor üretmiyor ve ürettikleri sporlar da çoğalma için yeterli olmuyor. Hazır kit en mantıklısı.
0
cemallamec
(16.02.25)
Piyasada satılan kültür mantarlarının geneli tam olgun değil, daha lamelleri bile açılmamış oluyor. Bunların olgun halleri portobello adıyla satılıyor ancak burada mantarın hala aktif olarak yeterli spor üretip üretmediği bir problem, çünkü toplandıktan siz mantarı satın alana kadar geçen sürede sporlarını salıp metabolik faaliyeti bitmiş olabiliyor.

Bir de sadece samanı çeri çöpü karıştırmanız yetmeyebilir. Kültür mantarı kompostta yetiştiriliyor. Karışım yapmak sağlıklı bir kompost için yeterli olmayabilir. Kompostun oluşumu bir süreç istiyor.

Mantarlar bitki değil, bitki gibi düşünmemelisiniz. Bitki toprağı tutunmak ve bazı mineralleri almak için kullanıyor, esas besinini güneşten ve havadaki karbondioksitten elde ediyor. Mantarlar bağlı oldukları substrata ve ekosisteme çok bağımlı. Nem koşulları vs. de hayati öneme sahip.

Kısaca o kadar çok yerde yanlış yapıyor olabilirsiniz ki yazdığınız kadarıyla bir şey söylemek çok zor.

En azından kullandığınız mantarların spor üretip üretmediğini görebilirsiniz. Mantarın sapını çıkarıp başını lamelleri aşağıda kalacak şekilde bir kağıda koyun ve hareket ettirmeyin. bir gün beklesin. Ürettiği sporlar kağıtta birikip görünür hale gelir. Eğer spor yoksa veya çok azsa sorun bu olabilir. Eğer spor varsa kompostta veya iklim şartlarında sorun olabilir.
0
akhenaten
(16.02.25)
kültür mantarı dediğimiz beyaz şapkalı mantar. Onun için örtü toprağı lazım. Beyaz şapkalı yetiştirmek için kompost hazırlıyorsunuz. Üstüne toprak örtüyorsunuz. Toprağın da özellikleri var.

Beyaz şapkalı yetiştirmek biraz zor ve zahmetli.

O dediğiniz kompost içinde mantar yetiştirme yöntemi istiridye mantarında işe yarıyor. O kompostun da belli özellikleri var koymanız ve koymamanız gereken malzemeler var.

Bu arada mantar yetiştirmek doğru şartları sağladığınızda kolay, ama şartları sağlaması kolay olmayan bir iş.

Bir defa çok nem istiyor. Eve koşullarında o nemi sağlamak kolay değil. ya da birkaç saatte bir sulayacaksınız.
0
anten
(17.02.25)
(13)

kiracı kiralık ev

hknty
şimdi bir kiralık ev var. evin kirası piyasanın çok altında. eski bir ev. ondan da dolayı sorun çıkarıyor. yakında kira zammı konuşulacak kiracıyla. şimdi şöyle bir durum var. kiracı pek zam yapmaya yanaşmıyor genelde. önceki yıllar kuruş hesabı yapıyordu. ancak evle ilgili sorunlarda bu benim hakkı
şimdi bir kiralık ev var. evin kirası piyasanın çok altında. eski bir ev. ondan da dolayı sorun çıkarıyor. yakında kira zammı konuşulacak kiracıyla. şimdi şöyle bir durum var. kiracı pek zam yapmaya yanaşmıyor genelde. önceki yıllar kuruş hesabı yapıyordu. ancak evle ilgili sorunlarda bu benim hakkım tavrına girip çok şey istiyor. bu yıl hesapladım. kiracının istediği şeyleri yapınca neredeyse aldığım kiraya yakın. hatta her istediğini yapsam ödediği kiradan daha fazla masraf istiyor. bu noktada evi kiralamaktansa boş tutmak daha mantıklı. ama çıkarmak ve zam yapmamak zor olacak. uğraştıracak. ne önerirsiniz? kiracı 5 yılı geçti. kira tespit davası vs. olabilir ama uğraştırıcı. neler öneriyorsunuz. kiracının maliyetini çıkarınca ayda 1000 lira gibi bir getirisi oluyor.

amacım tartışma çıkarmak değil lütfen ev sahiplerini paragöz olarak gören yazmasın. hesap ortada.
0
hknty
(16.02.25)
devletin açıkladığı oran neyse onun üzerinden yatır diyeceksin sadece hocam, bu kadar. yatırmazsa ihtar ve sonrasında icra. 5 yıl dolduysa kira tespit davası. ödemezse 2. ihtardan sonra sanırım tahliye davası da açılabiliyor. yüz göz olmaya gerek yok.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(16.02.25)
önceki yıllar pek zam yapmadığımız için şu an çok düşük. resmi rakamı yapsak bile baya düşük kalıyor. önceki yıllar pek sorun etmedik en azından ucuza otursun maliyeti olmasın diye ama bir şeyler talep edince artık maliyeti aşmaya başladı. şu an evin boş kalması daha karlı. kira tespit davası var ama uzun bir süreçmiş sanırım. bu sürece giren var mı? ya da tahliye davası açabilirim. (kalabileceğim başka evim yok) çünkü mahkeme masrafına, koşturmacasına katlanacaksam en azından kökten çözülsün diye düşünüyorum.

bir de şu konuda bilgisi olan var mı? kira tespit davası açmadan kiracıyla kirayı arttırma konusunda konuşmak gerek sanırım. şu an tüfe üzerinde artması için anlaşırsak daha sonra vazgeçerse farkı talep etme hakkı olur mu? böyle olursa direkt dava yoluna gitmek daha mantıklı. öyle olursa da onla uğraşmışken direkt tahliye davası açmak daha mantıklı.
0
🌸hknty
(16.02.25)
Evinizde resmen bedavaya oturan, bencil, kötü niyetli bir kiracı söz konusu. Yerinizde olsam asla hiçbir isteğini yerine getirmez, eğer bütçem varsa o evin emsal aylık kirası ne ise 6,7 ay ile çarpıp kendi rızasıyla çıkması için vermeyi teklif eder, kabul etmezse kira tespit davası ve tahliye davasını eş zamanlı olarak açacağımı söylerdim. Buna rağmen kabul etmezse de davaları açardım.

Emin olun her türlü senaryo, şuan içinde bulunduğunuz durumdan daha karlı olur.
Yukarıda bahsettiğim şekilde bir kiracıyı yakın zamanda çıkarttım. Üstelik kira tespit davası açma hakkım henüz yoktu. Kimse alacağı toplu bir para varken, haksız çıkacağı iki tane davayla uğraşmak istemez. İsterse de finalde yine siz karlı çıkarsınız.
0
fobfilm
(16.02.25)
evle ilgili oluşan sorunları kendi karşılasın. 5 yılı geçmiş, evdeki eşyalar da doğal olarak veya kullanım kaynaklı eskiyor. yaptırmaya param yok diyin başka sorun çıkarsa.

bu kira tespit olayları tahliye süreci kadar uğraştırıcı değil sanırım. belki o opsiyonu tekrar gözden geçirmelisiniz.

herkes adil olmalı. kiracı da ev sahibi de. her ev sahibi zengin olmuyor ya da emlak kralı değil. bizde ev sahiplerine karşı "zamanında ohh kebap şekilde aldı evi, kaçak yere ev yapıp sonra müteahhite verip zengin oldular" diye genel bir algı var. açıkçası altı boş bir argüman değil bu ama yine de herkes için de geçerli değil.

ev kirası gelir değildir. ama durduk yere kiracım var diye ekstra bir gider de olmamalı. dediğiniz gibi boş bırakmak daha karlı oluyor bu durumda.

en mantıklı davranış kira tespit davası gibi geliyor. evle ilgili sorunlara da kulak tıkamanız gerekebilir.
0
biseysorcaktim
(16.02.25)
Evin içine 1 lira bile masraf yapmayın. Sizin rızanız dışında iş yaptırıp kiradan düşmeye kalkarsa kira ödenmediği için tahliye davası açın. Her halükarda kira tespit davası açın.
0
bak raist tavsanciklar
(17.02.25)
Eğer çıkartma durumu yoksa, direkt rayiç kira bedelini belirleyip, ihtar çekin ve davayı açın. Maalesef süreç çok uzun ama başka türlü kirayı artırma durumu yok.

Eve de şimdilik hiçbir yatırım yapmayın. Bu tipler böyle, sessiz kaldıkça tepenize binerler. Kirayı eksik vs. yatırırsa direkt ihtar çekin. Eliniz güçlenir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.02.25)
Karşındaki iyi niyetli değil. Dolayısıyla hakkını sonuna kadar savunman lazım.

- Kira tespit davasını hiç zaman kaybetmeden aç. Uğraştırıcı değil, avukatına vekaletini verirsin tüm işlemleri halleder. Sadece zaman alıyor yani örneğin bir yakınım geçen sene mayıs gibi dava açmıştı, bu sene Temmuz gibi kazanmış olacak sonra da istinaf bekleyecek. Öncelikle bir an önce davayı aç süreci başlat. Bildiğim kadarıyla kira tespit davalarında kazanan taraf sen olduğunda kiralar geçmişten günümüze kadar hesaplanıp faizli bir şekilde kiracıya fatura çıkartılıyor. Açıkça bu kirayı kabul etmediğini, mahkemeye başvuracağını söyle.

- Geçmiş ödemeleri kontrol et. TÜFE zammını yapmadıysa, kirayı 1 TL bile olsa eksik yatırdıysa, EFT masrafını kiradan düştüyse bile sen haklısın. Hemen ihtar çek.

- Üzerine o şehirde başka bir konut yoksa tahliye davası da aç.

- Eve kesinlikle 1 TL bile harcama. Önerilerim bunlar.
0
Lethe
(17.02.25)
Selamlar, hocam ben tarafsız bir yerden yazacağım size.

Ev kiralama bir alışveriş. Ev alıp kiraya vermek de bir yatırım. Aşağıdakini lütfen tartışmak için yazmadığımı bilerek okuyun. Sadece bu konudaki bakış açınızı değiştirirseniz hem bu kiracıyla hem de ilerdeki kiracılarla daha mantıklı bir noktada yönetirsiniz süreçleri.

Şimdi her yatırım gibi bunun da riskleri var. Her zaman aynı getiriyi sağlayamama ihtimali var. Maalesef Türkiye'de bu anlaşılamıyor özellikle ev sahipleri tarafından. Evin sürekli çok değer kazanması ve sürekli çok kira getirmesi gerektiğine inanıyorlar. Öyle bir durum yok maalesef. Enflasyona vurunca birçok evin satış değeri, alış değeriyle kafa kafaya çıkabiliyor. Ya da biraz üzerinde. Fiyat enflasyon yüzünden artsa bile.

Siz bir kira kontratı yapıyorsunuz. Adı üstünde sözleşme. Belli şartlara ve belli durumlara göre karşılıklı sözleşiyorsunuz. Burada sizin de kiracının da belli hakları ve uyması gereken kurallar var.

Kiracının en temel uyması gereken şey kirayı eksiksiz ve gününde ödemesi. Bunu ödediği sürece evin kullanım hakkını sözleşme boyunca elinde tutar.

Gelelim zam oranına.

Bu kontratta belli. Siz insiyatif kullanarak bu oranın altında zamlar yapmışsınız geçmişte. Ya da %25 şartından bahsediyorsanız o da devletin belirlediği bir oran. Kontratta tüfe yazıyor olabilir. Ama tüfeyi kontrol etmek için tuik'in sitesine girdiğinizde emlak kira için tüfe oranı %25'tir yazdı iki sene boyunca. Yani resmi kaynak öyle diyor.

Evin kirası piyasasının altında kalıyor konusu biraz subjektif. Çünkü sizin sözleşmenizde kira miktarı mahalledeki evlerin kira miktarına göre belirlenir yazmıyor. Ev sahibi olarak düştüğünüz ikinci hata da burada. Birçok ev sahibi buna benzer taleplerde bulunuyor, işte etrafta kiralar çok arttı. Ya da sen maaşına şu kadar zam aldın. Ya da "ben de kira ödüyorum, benim kiram şu kadar oldu". Sözleşmede kira maddesi artışı neye göre yapılacak belli. Bunlar konu dışı. Adam isterse ayda 1 milyon tl maaş almaya başlasın. Bu kirasını etkilemez. Ya da sizin kiracınız 10 liraya otururken karşı komşunuz 100 liraya kiracı buldu diyelim. o sizi bağlamaz.

Civardaki konutlar ne zaman tartışmaya girer? Kira tespit davası olduğunda.

5 yılı geçtiği için bunu kullanabilirsiniz. Süreç biraz uzun sürebiliyor. Genelde sonuçlandığında da geriye dönük bile beklentinizi tam karşılamayabilir. Sadece manevi bir tatmin yaşarsınız.

Başka eviniz yoksa, "ben oturacağım" diyerek kiracıya tahliye davası açabilirsiniz. bu da uzun sürer. Bir de kira tespit davası açtığınız için tahliye davasının ciddiyeti sorgulanabilir. Karşı tarafın avukatı direkt buna oynar.

Evle ilgili taleplerden bahsedilmiş. Ev sahibinin demirbaşlarla ilgili belli sorumlulukları oluyor. Kiracı bazı tadilat taleplerinde bulunabilir (bu ne kadar kira ödediğinden ayrı bir konu). Ev sahibi de borçlar kanununa göre bu tadilatları karşılamak zorunda. Tabii kiracıdan kaynaklı bir kusur olması durumu ayrı. Atıyorum kombi bozuldu. Ev sahibi yaptırmak zorunda. Ama kombiyi kiracı bozdu diyelim o ayrı. Tavan akıtıyor. Ev sahibi yaptırır gibi gibi. Kiracı bunları size bildirdi ve karşılık alamadı diyelim.

Gidip kendisi bir tamirci bulur. Yaptırır ve maliyeti sizden tazmin edebilir. Örnekleri var.

Uyanık bir kiracı şunu yapabilir. Zaten sizin bu taleple geleceğinizi düşünerek, evde sizin karşılamanız gereken tadilatları birkaç kez yazılı bildirdikten sonra sizden yanıt alamayınca gider bir ustaya yaptırtır. Faturayı da biraz şişirtir. Ustanın canına minnet. Yani sizin talep ettiğiniz zam farkını, size ödetebilir. Hatta sizin ihmaliniz yüzünden sıkıntı yaşıyorsa, atıyorum tavanı akıyordur eşyaları zarar görmüştür, kombi çalışmıyordur "hasta oldum" diyebilir gibi gibi. Bunlarla ilgili tazminata da götürebilir.

Tablo sinir bozuyor ama bunları bilmek ve anlamak önemli.

Bu da ev sahiplerinin düştüğü ikinci yanlış. Alakasız konuları birbirine karıştırmak. Kiracının düşük bir kiraya oturması, sizin evle ilgili sorumluluklarınızdan muaf olduğunuz anlamına gelmiyor.

Durduk yere daha büyük maliyetlerle muhattap olabilirsiniz.

Şimdi diyebilirsiniz ki, ben ne yapacağım?

-Kira tespiti talep edebilirsiniz. Bu biraz zaman alır. Ama günün sonunda muhtemelen civardakine yakın bir yere gelme ihtimali var. Ama yine sizin beklediğiniz oranda bir zam olmama ihtimali de var.

-Evi devretmek de çok kullanılan bir yöntem. Ama ben olsam buna kesinlikle niyetlenmem. Ev üstünüzeyse eşiniz üstüne, çocuklarınız varsa onlar üstüne, anne baba üstüne devredediyor satış gibi gösterip birçok ev sahibi. Evin yeni sahibi kiracıya tahliye davası açabilir. Ama burada da riskler var. Sonuçta kendi malınızı birinin üstüne yapıyorsunuz. Geri vermeyebilir. Allah gecinden versin bir vefat durumu olabilir. Dünyanın binbir türlü hali var. Boşanma olabilir, küslük olabilir. Başkası gibi anlatalım. A kişisi evi verdiniz diyelim bir aile büyüğüne. Kiracı tahliye konusu 1 sene sürdü diyelim. O arada da vefat etti. Sizin de 6 kardeşiniz var. Bir anda o ev 6 kardeşin mirası oluyor. kardeş bile olsa herkes iyi niyetli olamayabiliyor.
Bir de evi devretme işi de maliyet. Sonuçta 0 lira bile olsa rayiç üstünden bir tapu masrafı ve vergi çıkıyor. Evi verdiniz maliyet. Geri aldınız yine maliyet.

-Bence bir orta yolda uzlaşmaya çalışın. Bu konuda yapılabilecek en mantıklı hareket bu.

-Bir sonraki kiralamada da olası ihtimalleri enflasyonu vb göz önünde bulunduararak bir fiyat belirleyin. Yani bu yıl 10 liraya verdiniz evi diyelim. Önümüzdeki 5 senenin enflasyonlarını hesaplayın, o ihtimali de düşünerek 5 yıllık ortalam kiranızı bulun. Bu yeterli mi değil mi onu bilerek yönetin kiranızı. Bunu chatgpt'ye bile yaptırabilirsiniz kabaca. En azından ne alıp ne vereceğinizi bilirsiniz. Ama bu hesabı yaparken merkez bankasının tahminlerinin biraz üzerine çıkın. Çünkü o tahminler iyimser tahminler oluyor. Zarar etmeyin. Bu hesap kesin bir sonuç vermez ama en azından belli bir mantıkta kira belirlemenizi kolaylaştırabilir.

-Dediğim gibi uzlaşmak, net bir plan koymak en temizi. Biraz siz talebinizi düşürün, biraz da onun çıkmasını bekleyin. Bir orta yol bulursunuz.
0
anten
(17.02.25)
@eileengray +1
Kira tespit davası açtığınız andan itibaren dava geç sonuçlansa bile geriye dönük belirlenen kirayı toplu halde alabiliyorsunuz. Üstelik açacağınız iki davada da haklı olduğunuzdan kiracı dava masraflarını, avukatınızın vekalet ücretini ve kendi avukatının ücretini ödeyecek. Yani süreci uzatmak ister ve uzatabilir ama sonunda ona maliyeti toplu halde ödeyeceği 400-500k civarı olabilir.
Size karşı bu kadar düşüncesiz davranmasının altında bu gerçekleri bilmemesi veya sizin bu davaları açmayacağınızı düşünmesi yatıyor olabilir.
0
fobfilm
(17.02.25)
5 yılı geçtiyse kira tespit, ev eski ama tadilat sorunu olmayacak kadar yeniyse bahsettiği işlemlere ve gerekli diğer yenilemelere bağlı tadilat sebebiyle tahliye. Sonra da tekrar oturmak için gelince yeni kiradan oturmaya devam etsin. Siz de senelik olarak açıklanan oranda zam yapın, oturduğu süre boyunca tekrar tadilat konusu da açılmamış olur. Yeni kirayı kabul etmiyorsa da başka yer bulur artık kendisine.
0
nawar
(17.02.25)
@anten temelde şunu demişsiniz. hukuki olan bu. yasa neyse onu yapıyor kiracı. ancak yasa hayatın gerçeklerine uymuyorsa, aksaklığa sebep oluyorsa uygulanamaz ya da değişmesi gerekir. yasa öyle başka bir şey yapamam demek aksaklığı aklamak oluyor.

kombili evde kira 1000 lira diyelim. kombi bozulsa 15 bin lira masrafı var. ev sahibinin başka geliri yok diyelim nasıl yaptıracak bunu? bunu hukuki olarak çözün o zaman. olmuyor değil mi? kiracı yasa neyse ona uyuyor demek bir kılıf bulmak açıkcası. yasal da olsa mantıksız bir şeyi insanlara dayatamazsınız. o zaman bu anlaşmaya baştan varmazlar. şu an kiracının tahliye edilmesi 3 yıl mu sürüyor? o zaman kimse evini kiraya vermez. herkes mağdur olur.

temel sorun da temelde bu zaten. şu an kiracının bu düşük kirayı ödemesi yasal mı? evet. ben o tadilatları yapmak zorunda mıyım? evet. bu durumda ben de tahliyesini isterim ve evi bir daha kiraya vermem. mantıksız şeyleri "hukuki" diye savunmayın. hukuki olan şey aksaklığa ya da başka sorunlara sebep oluyorsa savunulacak bir yanı yoktur. bu sadece arkasına saklanmaktır.
0
🌸hknty
(17.02.25)
@hknty

hocam haklısınız siz ev sahibi olarak. Kiracı da kendi açısından haklı bazı konularda. Mantıklı ya da mantıksız demedim sadece borçlar kanununa göre yasalar çerçevesinde durum bu onu özetledim. Bunu bilerek hareket etmek, ona göre önlem almak, ona göre sözleşme yapmak sadece bu sıkıntıları daha az yaşama ihtimalini sağlayabilir onu anlatmaya çalıştım.

Bir sonraki kiralamanızda bunlara noktalara göre bir sözleşme yapabilirsiniz diye yazdım o detayları.

Yani bunu mantıklı bulsak da bulmasak da, kiracı "ben eve tadilat yaptırdım, ev sahibine de 3 kere yazılı bildirdim ilgilenmedi," diye size fatura edebiliyor. Şimdi bu konuda istediğimiz kadar mantıksız diyelim o parayı icra yoluyla talep edebilir. Bunla uğraşmak istemezsiniz.

O yüzden diyorum bu tip işleri kendi mantık süzgecimizle değil, iyi bir avukat ya da sorumlu gayrimenkul danışmanıyla (düz mahalle arası emlakçı değil) yapmak lazım.
0
anten
(21.02.25)
'kombili evde kira 1000 lira diyelim' diye başlayan bir örnek verilmiş. Sadece ona cevap vermek için yazıyorum. İsteyen eksileyebilir.

Ben de başka bir örnek vereceğim. Ancak önce konut kiralamanın tanımını yapalım.
Kiracıya, ilk yıl senin belirlediğin, sonraki yıllarda da devletin belirlediği miktarda artan bir ücret karşılığı 10 yıl bir adet konut konforu sağlamayı taahhüt etme işi.
Bu bir yatırım şeklidir ve sen kar da edebilirsin zarar da.
Kombi tamiri 15 bin olursa denmiş. Başka bir örnek veriyorum. Herkes arabasını kaskoladı, bir sel geldi, bütün arabalar pert. Kasko şirketi diyor ki, Elde yok avuçta yok, mal mülk satmadan ödeyemem, kalan aidatınızı ödeyeyim gidin. Olur mu, olmaz. Birileri sistem içinde zarar edebilir, birileri batar, asla sistem çökmez. sistem bir çıkışını bulur, Serbest piyasa ekonomisinin mantığı budur zaten, böyle yürür. Hukuk esastır.
Ama şu mağdur oluyor, mantık yürütelim, hukuk her olayı çözmüyor mantığı yanlıştır.
0
Mirket
(21.02.25)
(10)

Beşiktaş'tan ev almak ya da almamak

chicha_v2
Şu an oturduğumuz apartmanda üst çapraz dairemiz satılık.Biz 5. yıla girdik ve ev sahibi geçen sene birkaç bin daha fazla istemişti biz yine enflasyonun çok üstünde ama onun istediği tutarın altında bir zam yaptık geçtik. Sesini çıkarmıyor ama rayiç bedel davası falan açabilir. Şu an oturduğumuz ev
Şu an oturduğumuz apartmanda üst çapraz dairemiz satılık.

Biz 5. yıla girdik ve ev sahibi geçen sene birkaç bin daha fazla istemişti biz yine enflasyonun çok üstünde ama onun istediği tutarın altında bir zam yaptık geçtik. Sesini çıkarmıyor ama rayiç bedel davası falan açabilir. Şu an oturduğumuz ev 3+1 150 metre kare civarı gayet güzel bir ev.

Bina ise depremden birkaç sene önce yapılmış ancak bulunduğu konum sağlam (altı kaya) ve gerek ev sahibi gerekse diğer malikler, emlakçı vs. buranın o zamanın en düzgün, en iyi apartmanı olduğunu söylüyor.

Kat irtifaklı, o zamanlar müteahhit ölmüş vs. derken sonra uğraşan olmamış kat mülkiyeti alınmamış. Şu an da alınması için bir talep vs. yok ama iskan var.

Satılık olan ev ise bir süredir boştu şu an kiracı var ve 20 bine oturuyormuş. Orası 2+1 90 metre kare falan ama güneş görüyor içi de fena değil gayet oturulur yani. Fiyat olarak da 6 küsür yazmışlar ama satan emlakçı 6'ya bırakırlar dedi. Daha aşağısı olmazmış.

Bizim ise kendimizi zorlasak (arabayı satıp, altınları bozdurup) 4-4.5 milyon gibi bir paramız var. Kalan tutarı kredi çeksem 10 değil de 5 yıl olarak alsam bile şu an neredeyse zorlanmadan ödeyebiliyorum.

İstanbul'dan ev almak gibi bir planımız hiç yoktu ama bu daire biraz uygun geldi. Deprem vs. olsa dahi Beşiktaş'ta bir yerimiz olacak. Fiyatlar bir süredir yatay, en ufak bir kur veya faiz hareketliliğinde konut fiyatları yukarı ivmelenir gibi geliyor.

Kiramızın iki katı gibi bir tutarı krediye ödeyeceğim beş yıl öyle söyleyeyim.

Bu durumda böyle bir evi almak sizce mantıklı mı?

Oradan bir daire alacağına şuradan iki daire al veya alma diyeniniz olur mu?
0
chicha_v2
(12.02.25)
alın geçin hiç affetmeyin. tanıdığınız bildiğiniz apartman olması çok güzel. arabayı satmayıp onun parası yerine de kredi çekebilirsiniz. arabasız da kalmayın madem bu kadar rahat ödenebiliyor kredi.
0
asap raki
(12.02.25)
@asap Arabayı satmadan zor hocam araba fiyatı kadar krediyi eklersem o zaman zorlanırım ve geri ödemem de çok olur. 1.5 milyona 3 milyon ödüyorum ama 3 milyona 6 ödemem lazım aylık taksit de boyumu aşar o zaman.

@arbre Muaf demedim. Altı sağlam ve yapılırken de sağlam yapılmış. Bizim ev sahibinin eşi diktirmiş binayı. He yıkılmaz demek değil bu onu Allah bilir.
0
🌸chicha_v2
(12.02.25)
Ben olsam hemmen alırım (çift m ile)
0
Mirket
(13.02.25)
Besiktastaysa %99 bitisik nizamdir yani sagindaki solundaki binalarda da sıkıntı olabilir. Oyle ev sahibinin esi diktirmis falan inanmayin biz de muteaahhit binada oturuyo ya saglamdir dedik karot alinmasiyla binanin bosaltilma karari bir oldu bitisik nizam falan da degildi 4 katli normal bir binaydi. Deprem oncesiyse alti kaya vs bos is onlari gecin. Altinda kalmak istiyosaniz alin. Hele besiktas gibi bir semtte sizi bulamazlar bile enkaz altinda
0
matilda
(13.02.25)
Almazsan pişman olursun

Malesef enflasyonist bir ulkedeyiz

O paraya gidip Avrupa'da ev alıp oturum hakkı alabilirsiniz ayrıca
0
topkapiaksaray
(13.02.25)
İstanbul'da evi olan kime sorsan "bizim ev sağlam yahu altı da kaya" der, hiç sekme bu :)

99 öncesi binaların nerdeyse tamamı riskli yapı. Kullanılan beton, demir (celik) hiçbiri şu an kullanılmıyor.

@matilda güzel noktaya deginmis, bitişik nizamsa bir de ve katların hizalari aynı değilse binanın istediği kadar sağlam olsun, sağındaki solundaki sizinkini dove dove yıkar..

Öyle ya da böyle alayım ben, kentsel dönüşüme de girse her türlü kar ederim fikri varsa..

Binadan birinin kafasına esip karot aldırıp (99 öncesi bina %99 çürük çıkar) binaya yıkım kararı gelirse bunun geri dönüşü yok. Bir de binada kentsel dönüşümde uyumsuzluk cikaranlar varsa, Beşiktaş'ta binanız senelerce atıl durumda kalabilir -ne satabilirsiniz ne de kira geliri yatırım tamamen boşa hissi- (tam da Beşiktaş'ta besiktas'in en guzel yerinde ailemizden birileri ne yazık ki bu sorunu yaşıyor..)
0
makbur
(13.02.25)
mantıklı ama eski ev olduğu için ben almaya baya mesafeli olurdum. bir de kiracıyı çıkarabilecek misiniz? adam daha yeni geçmiş, onunla da uğraşmanız gerekecek.

kendiniz oturacaksanız maliyet hesabı olarak bence mantıklı, tabi beşiktaşın neresinde olduğuna göre de değişir, ama diğer koşullarda handikapı da var. yatırımlık düşünüyorsan başka alternatiflere de bakardım. bu evin kira/fiyat çarpanı da 300 ay yani 25 yıl. öyle aşırı iyi bir fiyat değil.
0
awlmi
(13.02.25)
hemen alın
0
nuisance2
(13.02.25)
Oturmak için mi alıyorsunuz yatırım için mi onu merak ettim.

Sağlamlık ve deprem konusu önemli. 99 öncesi yapılmış bir binaya soru işaretleriyle yaklaşırdım. Türkiye'de her eve sorun aynı şeyi duyarsınız:) Derler ki zemini kaya buranın, derler ki müteahhit eşine, kızına, oğluna, kendine yapmış o yüzden çok sağlam yapmış. Kimse malım kötü demez. Ona güvenmeyin yani. Moda'da bodrumda kolonu yarılmış bir ev vardı onu da zemini çok sağlam diye satmaya çalışıyorlardı.

Ev alırken lütfen insanların lafına güvenmeyin. Herkes ev sağlam der, herkes kat irtifakı hiç sorun değil der.

Bu evin bence tek artısı konumu.

Ama riski çok. Eksisi demiyorum belki bu aşağıdaki konular sorunsuzdur. Ama bu konulara en azından dikkat edin alacaksanız da.

-Bir defa eski bina. 2000 öncesi binaları kontrol için başvurduğunuz anda büyük çoğunlukla yıkıyorlar, büyük ihtimalle riskli çıkacaktır. Yani evi aldınız, birinin belediyeye başvurmasına bakar. Binada bir kiracı ev sahibine kızar çıkarken evi yıktırtmak için belediyeyi arar şaaaak yıkarlar.

-Kat mülkiyeti olmaması büyük sorun. Bir de bitişik nizam olduğunu düşünüyorum beşiktaş olduğu için. Size şöyle diyeyim, arsa tapuları bitişik evlerle bile ortak olabilir. Onu bir kontrol ettirin. Atıyorum yan binada biri kardeşleriyle miras paylaşımından tartışır. İş miras davasına döner. Kat mülkiyeti olmadığı için arsa üzerinden "mirasın yeniden paylaşımı" diye bir başlar süreç. Arsaya da şerh düşerler. Satmak istediğinizde çok uğraşırsınız. Yan binalarla ortak arsada olmasanız bile aynı bina içinde bile yaşanabilir bu sorun. Olmaz demeyin en olası ihtimal. Binadan birinin vefat etmesi, çocuklarlarının mal paylaşımında anlaşamamasına bakar.

-Bitişik nizam mı bilmiyorum ama bitişik binalar istanbul'da çok riskli. Çünkü herkes kafasına göre yapıyor hatta şöyle diyeyim, binalarınızın duvarları bile ortak olabilir. Yukarda da yazmışlar, çok sıkıntılı. Eviniz sağlam olsa bile yandaki ev sorun olabilir. Bir de beşiktaş gibi yerlerde kentsel dönüşüm sorun. Çünkü arsalar küçük, müteahhitler aynı anda 2-3 binayla girmek istiyor o yüzden. Ondan sonrası şenlik. O yüzden zaten bu rezerv alan yasası çıktı. Devlet bir anda diyor ki burası rezerv alan komple bu 3-4 sokağı komple yıkıyorum. Beşiktaş, şişli, kadıköy gibi sıkışık bölgeler için var o düzenleme. Çünkü başka türlü çözülemiyor kentsel dönüşüm işi orada.

-Allah korusun deprem konusunda da yazmışsınız... Allah korusun depremde yıkılsa bile en azından beşiktaşta yerim olur diyorsunuz muhtemelen. O iş öyle olmayabiliyor. Bir defa rayiçten hesaplanır zararınız. Sonra devlet size gelip şunu diyebilir, kardeşim senin mülkünün rayiç bedeli buymuş. Ben sana aynı değerde konut yapıyorum. Ama nerde yapıyorum? Esenyurtta yapıyorum.

-Beşiktaş gibi bölgeler zaten merkez bölgeler. Buraların artık yukarı gitme hızı o kadar hızlı olmuyor. Elbette artabilir kredi faizleri düşünce. Ama mesela yeni gelişen bir bölgenin değerlenmesiyle, zaten oturmuş bir bölgenin değerlenmesi aynı olmaz. Örnek: ataşehir, çekmeköy. Ataşehir'in 10 yıl önceki değeriyle bugünkü değerine bakın. Bir de beşiktaşa bakın. Ataşehir gelişen bir bölge olduğu için normal artışların üstüne bir de o gelişimin artışını ekleyebildi.

Ben olsam bu fiyatlarda biraz daha merkeze uzak ama gelişen bölgelere de bakardım. Mesela anaolu yakasında ataşehir, mesela çekmeköy, mesela ümraniye, mesela göztepe'nin e-5'e yakın tarafları, mesela üsküdar'ın altunizade'ye yakın kısımları, maslak seyrantepe tarafları gibi.
0
anten
(13.02.25)
Zaten aynı binada oturuyorsanız, alınır.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.25)
(9)

Evlilik teklifi için Tek taş

kel aynak kusu
Selamlar.. açtığım ilanlar arasında cevapları en dikkatli okuyacağım duyuru bu olacak sanırım. Uzatmayayım,Evlilik teklifi için tek taş yüzük alma niyetindeyim. Bütçem 40k civarında. Ne uçuk ne de sönük olduğunu düşünüyorum.Sizce nereden bakmalıyım? Zincir markalar mı yoksa butik mücevherciler mi? G
Selamlar.. açtığım ilanlar arasında cevapları en dikkatli okuyacağım duyuru bu olacak sanırım. Uzatmayayım,

Evlilik teklifi için tek taş yüzük alma niyetindeyim. Bütçem 40k civarında. Ne uçuk ne de sönük olduğunu düşünüyorum.

Sizce nereden bakmalıyım? Zincir markalar mı yoksa butik mücevherciler mi? Genel olarak Dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?

Bağlamı içinde olduğu sürece her türlü öneriye açığım, şimdiden kıymetli fikirleriniz için teşekkürler
0
kel aynak kusu
(02.02.25)
geçen sene içinde evlenen 2 yakın arkadaşımı alıp kuyumcu ve takı tasarımcı arkadaşıma götürdüm. isteklerini ilettiler ve ona göre bir tarz yaratıldı. ikisi için de daha özel oldu.

size de tavsiyem budur. direkt kuyumcu atölyesine gidip isteklerinizi anlatın, size özel bir yüzük yapacaklar. arada mağaza-marka olmayacağı için boş yere fazla para da harcamayacaksınız.
0
MtKrt
(02.02.25)
Gia sertifikali 0.5 karat yeter. 900 dolar fiyati var ist de.

Edit: d renk ve oval aliniz.
0
die fetten jahre sind vorbei
(02.02.25)
@mtkrt kıymetli önerin için teşekkürler hocam. kuyumcu ve takı tasarımcı arkadaşınızın iletişim numarasını bana iletebilir misiniz? Ekşide mesaj alımım açık.

@die fetten hocam 0.5 karatı o fiyata nerede bulabilirim? İstanbuldayım, sanal ya da fiziken Bir kanal önerirseniz edinmek üzere iletişime geçeyim
0
🌸kel aynak kusu
(03.02.25)
forum.donanimhaber.com

bu arkadas her turlu soruya yardimci oluyor hic bikmadan.
0
arakaali
(03.02.25)
Bos yere zincir markalara para vermeyin. Sertifikasi oldugu surece taş her yerde taştir.

Zincir markada g color 0.3 karat tas parasina noname bir yerden 0.5 karat e color tas alabilirsiniz (kesim ve berrakliklari ayni olacak sekilde).

Ankaradaki su arkadastan bi kac kere aldik, duzgun bi esnaf. Fikir olmasi acisindan fiyatlarina bakabilirsiniz. Istanbul'daki versiyonu da yukarida @arakaali'nin attigi linkteki arkadas.

www.fahrikuyumculuk.com
0
brkylmz
(03.02.25)
bence hiçbir yerden hiçbir tektaş bakmamalısınız. işin maddi boyutundan sesleniyorum, hiçbir değeri olmayan bir şey. bugün 40 bine aldığınız yüzüğü olur da satmak isteseniz 7-8 bine anca satarsınız, o da belki. bu illa ileride satacaksınız anlamına gelmiyor, yanlış anlaşılmasın ama dünya hali.

zaten nereden alayım, kaç karat olsun, kesimi nasıl olsun diye düşünüp karar vermek insanı manyak eden bir süreç, safi zaman kaybı. bir de bu hedeyi taksitle falan almaya kalkanlar var ki düşman başına. yani maliyeti 3 birim olan ürün pazarlama aldatmacası ve olmazsa olmaz dayatmasıyla 50-60-70 birime satılıyor, inanılmaz bir kar marjı.
0
Improbable
(03.02.25)
@improbablenin dediği doğru, pırlantanın maalesef yatırım değeri yok. ama zaten onun için alınmıyor. evlilik sürecinde ben sana pırlanta değil altın aldım, daha iyi bir yatırım gibi bir argüman maalesef iş yapmaz. evlendikten sonra kullanırsınız bu argümanı.

pırlantada herkes genellikle karata takılıyor, yani büyüklük. ancak berraklık, renk, kesim ve büyüklük olmak üzere 4 önemli ölçüt var. bana göre renk en önemlisi, D renge sahip olan bir pırlanta küçük olsa da oldukça albenili duruyor. dolayısıyla renk ve berraklığın da belli bir seviyede olduğuna emin olun. bu 4 ölçütü bütçenize göre dengeleyeceksiniz işte.

sertifika +1. marka olmasına gerek yok +1. tanıdık bildik bir kuyumcudan, taş toptancısından almanız daha mantıklı.
0
kojonotsuki
(03.02.25)
kapalı çarşıdaki marka (zen pırlanta, atasay, blue diamond vs.) olmayan kuyumculara bakın. özellikle çarşının arka taraflarındaki kuyumcuları tek tek gezin. sertifikalı tek taş yüzükleri, marka mağazaların en az %30-40 düşüğüne alabilirsiniz. ben zamanında öyle almıştım.
0
yemrem
(03.02.25)
hocam birkaç arkadaşın örneğinden duyduğum kadınlar boyutuna tüm niteliklerden daha çok takılıyor:D

Bir arkadaşım iki seçenek arasında kalmıştı. Daha düşük kalite, ama büyük taş. Daha küçük ama pırıl pırıl bir taş.

Erkek mantığı kaliteli ama küçüğü aldı.

Sonra gittiler hanımıyla büyük taşı aldılar:D
0
anten
(03.02.25)
(6)

Amerikanın ilber ortaylısı kim olabilir sizce?

Gradient_tabanlı_mor
s.b?ek soru: celal şengör'ü kim sizce?
s.b?

ek soru: celal şengör'ü kim sizce?
0
Gradient_tabanlı_mor
(28.01.25)
Neil degrasse tyson biraz çok konuşuyor (du, bayadir yok gibi).
0
logisticsmanager
(28.01.25)
ChatGPT:

Amerika'nın İlber Ortaylı'sı gibi biri bulmak zor, çünkü İlber Ortaylı hem akademik bilgisiyle hem de entelektüel birikimiyle çok yönlü bir figür. Ama böyle bir benzerlik arıyorsak, ABD'de tarih ve kültür alanında etkili, bilgisiyle toplumu eğitme amacı güden isimlerden bahsedebiliriz.

Mesela, David McCullough bu role yakın bir isim olabilirdi. Kendisi Pulitzer ödüllü bir tarihçi ve yazar. Amerikan tarihini halka sade ve etkileyici bir dille anlatma konusunda çok başarılıydı. Tıpkı İlber Ortaylı gibi geniş bir tarih perspektifi sunar, ancak artık aramızda değil (2022'de vefat etti).

Bir başka isim olarak Henry Louis Gates Jr. öne çıkabilir. O da hem akademisyen hem de popüler kültür figürü. Afrika kökenli Amerikalıların tarihi, kimlikleri ve kültürü üzerine çalışıyor. Ayrıca PBS'teki belgeselleriyle kitlelere hitap ediyor, tıpkı İlber Hoca’nın televizyon programlarına katılması gibi.
0
kaptan memo
(28.01.25)
bir ara s. hawking idi. hemen her konnuda yorum yapardı. uzaylılar gelirse şöyle olur böyle olur falan derdi.
0
ground
(28.01.25)
Canadanınki gabor mate galiba. Amerikanın ki Trump gibi.
0
mikahakkinen
(28.01.25)
ABD'de tarihçiler o kadar meşhur değil. Fizikçi ve astronomlar daha ünlü.

Bir defa oradan benzeşen birini bulmak zor. Ama bence celal ve ilber ikisi de türkiye'ye özgü figürler. ABD'de benzer bir karakter bulmak zor.

Bu da toplum psikolojisini iyi özetliyor. Biz tarihe bakıyoruz onlar önümüze bakıyor.

Bir de Türk bilim adamlarının farkı şu, ABD'de insanlar alanları dışında çok konuşmamayı tercih eder. Fizikçiyse fizik konuşur. Kimyacıysa kimya konuşur.

İlber ve Celal'in en büyük farkı her konuda fikir beyan ediyorlar. bu biraz medyanın da kabahati, biraz da bizim "aydın insan" algımızdan. Bir insan okumuşsa, her konuda topluma yön göstermeli diye bekliyoruz. Ama öyle bir dünya yok.

Düşün celal yer bilimleriyle ilgileniyor. Ama tarih belgeselinde de konuşuyor.
Evrimle ilgili de konuşuyor.
Yapay zeka da konuşuyor.
felsefe de konuşuyor.
Sanat tarihi de konuşuyor.
Sosyoloji de konuşuyor.
Her söylediği de doğru kabul edilemez. Ama ediliyor.

ABD'de böyle tipler akademide o kadar ciddiye alınmayabilir. Elbette medyada kendine yer bulabilir ama... Neil DeGrasse Tyson belki Celal'e benzetilebilir. Her konuda konuştuğu için.
0
anten
(28.01.25)
tarih abd'de pek tutan bir alan degil. hatta bence avrupa'da bile tutmuyor. cunku tarih bizdeki kadar tartismali bir alan degil. biz tarihimizle barisik bir toplum olmadigimiz icin bunlar reyting yapiyor ve dolayisiyla tarihciler populer oluyor, hatta sahte tarihciler turuyor. yukarida epey fikir beyan edilmis. abd'de daha cok fizikcilerin, uzay bilimcilerin populer olmasina katilmakla birlikte neil degrasse tyson'in tarih konustugunu duymadim. neil degrasse tyson bilim insani degil. yani akademide hic calismamis, doktora sonrasi birakmis. sadece populer kitaplari var. celal sengor bilim insani (ama her konuda konusan cinsinden). ben ilber ortayli icin (bkz: noam chomsky) diyorum.
0
Sour
(28.01.25)
(8)

Turkiye cinle savasa girer mi

lapaz
https://eksisozluk.com/entry/172257135?debe=trueDebeye girdigi icin soruyorum
eksisozluk.com

Debeye girdigi icin soruyorum
0
lapaz
(28.01.25)
abd’ye güvenip kafayı uzatırsak ukrayna’dan beter oluruz. bırakalım pasifikte birbirlerini yesinler. bir savaş kopacaksa zaten o taraflarda kopacağı kesin gibi. abd’nin ukrayna ve ab’yi ne duruma düşürdüğü ortada. trump çin’i yalnızlaştırmak için ruslar ve ab’nin anlaşmasını istiyor. siz avrupa’da kardeş kardeş takılın ben tüm odağımı pasifiğe kaydıracağım diyor. artan çin baskısını farkeden abd müttefikleri zaten yıllardır savunma harcamalarını artırıyorlar pasifikte. tayvan meselesi, güney çin denizi problemi falan bir yerde film kopacak ama bizim karışmamızı gerektirecek bir durum yok.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.25)
Çin gelip de öyle abd gibi Rusya gibi saga sola hırlayıp saldıracak bir ülke degil. Adamlar teknoloji üretiyor.Muazzam bir ekonomik gücü var. Hiç askeri güç kullanmadan bilr ekonomik olarak ülkeni pasivize edebilir.
0
limonlu eksi
(28.01.25)
stratejik derinlik - ahmet davutoglu seviyesinde. entry cok komikmis.

turkiye bati (abd + avrupa) gudumunden cikti bile coktan. bati'yi cin'e karsi mi savunacakmis :)

dunyanin ekseni pasifik'e kayiyor. onumuzdeki on yillarda mucadele edecek gucler abd, cin, hindistan. bize gelene kadar cin'in karsisinda hindistan var. amerika'nin uluslararasi dokumanlari artik hep indo-pacific uzerine. yapilan anlasmalarin gittikce artan bir bolumu indo-pacific icin yapiliyor. turkiye burada var olabilecek gucte degil maalesef.

avrupa ikinci dunya savasindan beri dususte. rusya sovyetler dagildigindaki nufusunun bile altinda bugun. turkiye de kendi coplugunun horozu olacak iste. bizimkilerin yapmak istedigi uluslararasi anlasmalarla musluman ulkeleri de yanina cekerek akdeniz'deki hakimiyeti arttirmak. erdogan'in vizir vizir sacmasapan ulkelerde gezmesinin sebebi bu. tika'nin afrika, orta asya ulkelerindeki faaliyetlerinin sebebi de bu. turkiye musluman nufusun hamiligine soyunuyor. ki saka maka bu da davutoglu'nun cizdigi politikanin devamidir.

ancak global olcekte varlik gosterebilecek bir ulke degiliz. daha lokal bir guc olarak varligimizi devam ettirecegiz.
0
antikadimag
(28.01.25)
'bugün ülke olarak tek bir vasfımız var: askeri kabiliyetimiz.' demiş.
Nasıl bir kabiliyet atfediyorsa kendisine. Bedelli mi yapsam tecil mi ettirsem, anksiyetem var, rapor verirler mi düşünceleri arasında, bir iki tane dron haberi izleyip kabiliyetten ve bölgesel güç olmaktan da bahsedilebiliyor demek ki. 'Başkasının sopasını görmeyen...' diye bir söz vardı.

Nepolyon yüzyıl önce 'Ordular mideleri üzerinde yürür.' demiş. Savaşmak için ordudan önce teknoloji ama onun öncesinde de çok sağlam bir ekonomi gerekir. Dünyanın en yüksek faiziyle borç bulabildiğimiz için vaziyeti idare eden ve henüz çökmeyen bir ekonomiyle savaşılamaz. Buğdayda bile dışa bağlıyken bölgesel güç de olunamaz.

Müslüman ülke liderliği falan denmiş. Mesela? Hangi ülke? Suriye falan denecekse geç onu. Daha yeni gümrük koydular adamlar. Görüşmeler yapıyorlar, masada yoksun. Azerbeycanla Ermenistan arasındaki masada da yoktun. Havuz medyası öyle demiyor gerçi de, çok maruz kalmamak lazım.

Ortada bir savaş var zaten. Ekonomi ve teknoloji alanında Dünya savaşta şu anda. Bize düşen , var gücümüzle ekonomiyi toparlamak olmalı. Dünyasal, bölgesel hayaller bize göre değil. Dimyat hayallerini bırakıp bulgura sahip çıkalım, yeter.
0
Mirket
(28.01.25)
"Debe'ye girdiği için soruyorum"

Debe'yi gözünüzde bu kadar büyütmeyin. Çoğunlukla Ekşi'nin müdahalesi ile oluşan bir liste.

Türkiye Çin savaşı gibi bir şey asla olmaz. Eğer Çin bu gelişme hızını sürdürür ve hitler gibi kafayı kirarsa, o zaman da olsa olsa "Çin'in Türkiye'yi işgali" olur. Ki bu bile baya ileri bir süreç, tr'ye gelene kadar işgal edecekleri bir sürü yer var.
0
makbur
(28.01.25)
Turkiye NATO uyesi.Cin-NATO savasinda karsi cephede Cin+Rusya varken nasil karismamayi becerecegiz biri anlatsa da anlasak.NATO belli bolgede uyelerinden aldigi askerlerle bir ordu olusturdu diyelim.Ben yollamiyorum mu diyeceksiniz.
0
turkuaz
(28.01.25)
ABD ve Çin rekabeti başka bir seviyede.

ABD ve Çin İngiltere, Fransa, Almanya gibi avrupa lokomotiflerini çoktan geride bıraktı birçok alanda. Bu ikisinin yanında ingiltere değil belki ama fransa ve almanya neredeyse regional power seviyesinde kalıyor.

Son zamanlarda Yanis Varoufakis'in tekno feodalizm tanımı çok konuşuluyor.

Bu perspektifle yaşadığımız dönem Çin ve ABD'nin hegemonya savaşı olarak devam edecek.

Alvin Toffler tarihi 3 döneme bölüyor. Tarım çağı, endüstri çağı, enformasyon çağı. Enformasyon dediğimiz şey yapılandırılmış veri.

Bunu da sermayenin odağına bakarak yapıyor. 1700'lere kadar iktisadi hayat tarımla şekilleniyor. 1700'lerden itibaren endüstri etrafında. 2000'lerden itibaren enformasyon etrafında dönüyor ekonomi.

Şu anda enformasyon odaklı bir ekonomi var. Ve ABD-Çin bu enformasyonun tüm musluğunu elinde tutuyor. Kredi kartı harcamalarından, internet kullanımına kadar. Tik Tok muhabbeti de bundan çıkıyor. Bu verilerin çok büyük ekonomik değeri var. Sosyal etki değerinden bahsetmiyorum bile. BREXIT veri güvenliğinin ve veri manipülasyonuna karşı korunmanın ne kadar önemli olduğunun göstergesi.

Şimdi Avrupa ve Rusya bu bu yarışın çok gerisinde kaldı. Bunu nereden anlıyoruz? ABD ve Çin'deki en büyük şirketler listelerine bakın. Birçok veri şirketi var.

AB'nin büyük şirketlerine bakın. Birçoğu ağır sanayi şirketleri ve finans kurumları. Bu yüzden ekonomik olarak rekabetin gerisinde kalıyorlar.

Regülasyonlarla vs abd ve çin'i yavaşlatacaklarını umuyorlar ama tam tersi oluyor.

Bu uzun intro şunu anlayalım diye. Avrupa'nın bir bölümü özellikle gelişmiş tarafı ABD'ye daha da bağımlı hale gelecek. Bir bölümü de çin yörüngesinde dolaşacak özellikle doğu avrupa. Varıufakis'in tezi de bunun üstüne. Özetle AB, ABD ya da Çin'in sömürgesi haline gelebilir diyor 10-20 yıl içinde.

Bu tabii robotik ve uzay teknolojilerine de yansıyan bir yarış. Haliyle askeri anlamda da iki taraf dünyanın kalanıyla farkı açıyor.

O yüzden bırakın bu savaşta Türkiye'yi, AB'nin bile çok bir ağırlığı olmayabilir. TAbii ki Fransa'nın, İngiltere'nin, İtalya'nın bir gücü var.

Gelelim Türkiye'ye. Türkiye 100% batı ekseninde hareket eden bir ülke değil. Türkiye 100% doğu ekseninde hareket eden bir ülke de değil.
Türkiye kendi ajandasına göre hareket ediyor ama çoğu zaman duruma göre anlık hareket ediyor.

Dünyada tarafların daha belirgin hale geldiği bir ortamda Türkiye ne batıdan, ne doğudan yüz bulamayabilir ve ortada kalabilir.
0
anten
(28.01.25)
Çin'in başta ABD ile çözmesi gereken hususlar var .
Her ne kadar yakın görünseler de Rusya da Çin ile başka bir rakip.

Trump'ın gelmesiyle Rus Ukrayna savaşı bittiği anda Çinle gerilimler daha da artacak gibi.
Belki ABD, Rusya'ya bazı bazı tavizler vererek Çin konusunda yanında olmasını isteyebilir.


Türkiye ile Çin savaşı şimdilik çok uzak bir ihtimal.
0
diyecevaplandı
(28.01.25)
(7)

hani burger king'in adı börgır oluyordu?

kibritsuyu
ne oldu o iş, reklam mıymış sadece?
ne oldu o iş, reklam mıymış sadece?
0
kibritsuyu
(24.01.25)
börgır satışları düştü bu yüzden marka adını değiştirdi gibi haberler dolaşıma sokuldu. ekmeği yendi ve olay kapandı.
0
g4rymckinn0n
(24.01.25)
marka degerini bilen hic bir insan börgir diye bir isim kullanmaz. hele burger king gibi zihinlere kazinmis uluslararasi bir sirket icin asla. bence troll haberdi.
0
buenosdias
(24.01.25)
bizzat kendileri resmi mavi tikli hesaplarından paylaştılar, trol haber olamaz.
0
🌸kibritsuyu
(24.01.25)
O donemlerde yazilanlardan hatirladigim kadariyla bir cesit reklamdi, sirket adini degistirmek gibi birsey hic bir zaman masada degildi.
0
mbond
(24.01.25)
yerelleşme odaklı bir reklam kampanyasıydı o.

Yurtdışında falan da yapıyorlar benzer radikal işler. ABD'de de whopper artık satmıyoruz kampanyası yaptılar.
0
anten
(24.01.25)
reklam kampanyasıydı tabii ki. yıllar önce coca-cola da koka-kola kampanyası yapmıştı hatırlarsınız. global markalar farklı ülke pazarlarında böyle lokal iletişimler yaparlar sık sık.
0
robin crusoe
(24.01.25)
tabudeviren
(24.01.25)
(8)

Satin aldigim evde kiraci cikmak istemiyor

screwedup2
Merhabalar,Kendi sitemde kendi sitemizin yoneticisi emlakci vasitasiyla ev aldik. Kirada oturan kisi de emlakci da Temmuz ayinda kiracinin cikacagini soyledi. Emlakci tandidik oldugu icin onun sozune guvendik O yuzden kiraciyla karsilikli cok detayli konusulmadi. Evin dun satisi gerceklesti. Satis g
Merhabalar,

Kendi sitemde kendi sitemizin yoneticisi emlakci vasitasiyla ev aldik. Kirada oturan kisi de emlakci da Temmuz ayinda kiracinin cikacagini soyledi. Emlakci tandidik oldugu icin onun sozune guvendik O yuzden kiraciyla karsilikli cok detayli konusulmadi. Evin dun satisi gerceklesti. Satis gerceklestikten sonra kiracinin fikrini degistirdigini birkac gundur bizimle konusmaya calistigini, oturmaya devam etmek istedigini ogrendik. Emlakci arkamizdan is yapip bize satis olana kadar soylememis. Biz ihtarnamemizi bugun noterde cektik. 6 ay sonunda gerekirse dava acilacak.

Merak ettigim husus su. Kiraci su an 18 bin tlye oturuyor. Mayis ayinda 5 senelik sozlesmesi doluyor. Benzer evler 45 bin tl kira oduyor. Biz daha kucugunde 32 bin tl oduyoruz. . Biz su an zam yapmak sozlesme yenilenmesi sayildigi icin zam yapmiyoruz. Fakat isi yokusa surup tasinmazlarsa eger Mayis ayinda sitemizdeki benzer fiyatlara arttirma hakkimiz var mi? Bunun icin de dava mi acmamiz gerekiyor?
0
screwedup2
(17.01.25)
siz önce normal şekilde civardaki benzer kiralara çekmek için görüşeceksiniz, kiracı nau nau diyecek. sonra hem kiranın yükseltilmesi için hem de tahliye için ayrı ayrı iki kez dava açacaksınız. kiranın yükseltilmesi için en az 2 yıl, tahliye için de en az 2 yıl dava sürer. bence sitenin yöneticisi de olan emlakçıyı dövün, sonra kendinizi de tokatlayın bi toparlanmak için. site yönetimine emlakçı seçilir mi, emlakçının sözüne güvenilir mi abi...
0
ahmet oturum cerezi
(17.01.25)
ihtarname çektiyseniz, çıkmamaları durumunda evden çıkmaları için tahliye davası açacaksınız.
tam olarak ne sorduğunuz anlaşılmıyor, yani kirayı yükseltirse evde oturmasına izin verecekseniz tahliye davası değil, kira tespiti tarzı bir dava açmanız gerekebilir.
ayrıca zaten sözleşmeyi de yenilemeniz gerekecek o durumda.
zaten yeni sözleşme yaparken istediğiniz kirayı söylersiniz, eski kira bedeli sizi bağlamaz.

artık olan olmuş tabii, eviniz de hayırlı olsun ama içinde kiracı olan ev satın alanların evde oturan insanlarla iletişim kurmamasını da asla anlayamıyorum.
bu yaşa geldim, kiracılı ev alıp da sorun yaşamayan görmedim.
insanların yuvası bu sonuçta, neden muhatap almazsınız ki?
0
blatta hiberna
(17.01.25)
Emlakçıya güvenerek en başta hata etmişsiniz maalesef. Elakçı meslek grubunun güvenilmezliğini bir kenara bırakırsak zaten sözlü bir ifadeye güvenip milyonlarca liralık alışveriş yapmanız komple falso.

Sorularınıza gelecek olursak, ihtarname çektikten 6 ay sonra tahliye davası açmanız gerekecek, evet. Dava açmadan tahliye edemezsiniz. O da 2 yıl sürer +1

Kira tespit davasına gelecek olursak, siz geçmiş sözleşmenin artık tarafısınız. 5 yıl dolduğu için kira tespit davası açabilirsiniz. Bu da 2 yıl sürebilir ama önemli değil. Tespit edilen kira, dava açılan dönemi kapsayacak şekilde geriye dönük olarak tahsil edilir kiracıdan. Bu bilgiyle kiracınızla konuşursanız belki orta noktada buluşursunuz. Yanaşmıyorsa kira artışına siz de geriye dönük olarak alırsınız kira farkını.
0
himmet dayi
(17.01.25)
Öncelikle emlakçıları güvenilir meslek gruplarından addediyorsan bu hayat seni çok çarpar. Önce taksici sonra emlakçı gelir sosyal hayatta

Dava açacaksın ihtiyacın olduğunu ispat edeceksin dava en az 2 sene sürer istinafa götürürse bir sene daha
0
fistikthecat
(17.01.25)
Kolay gelsin, bahsettiğiniz yöntemler çok uzun sürebiliyor. Bir de iş inada binmiş oluyor. Sonunda siz haklı olsanız bile, süreç uzun sürdüğü için yine maddi zararınız olabilir.

Karşı tarafın işi bilen bir avukatı varsa sırf işi uzatmak için bile uğraşsa uzatır. Adam sadece başka yerde evinin olmadığına dair belge istiyorum ailesinden dese 8-9 ay atıyor.

İsterseniz ilk başta diyalog yolunu kullanmayı deneyin.
Kiracı ile makul bir oranda anlaşmaya çalışın.

Bir de kirasını düzenli ödeyen biriyse bırakın kalsın. Çünkü düzensiz ama yüksek ödeyen bir kiracıdansa düzenli ama düşük ödeyeni tercih ederim. Kişisel bir tercih tabii.

Evden çıkmak şu an kiracı için de masraf.
O da yanaşmayacaktır.

Ama sizin için de bir risk.
Ev boş kalabilir aylarca. Hiç belli olmuyor o işler.
Ya da daha problemli bir kiracı gelebilir.

Atıyorum 32 olmasın 28 olsun. Bence uzlaşı, inatlaşmaktan daha makul olacaktır.

Sizin tercihiniz tabii.
0
anten
(17.01.25)
bu kısma kadar amatör ve bireysel iş yapıldığı için sorun yaşamışsınız bundan sonrası için profesyonel destek(referanslı bir avukat gibi) almanızı tavsiye ederim.
0
nuisance2
(17.01.25)
öncelikle avukat tutun. Çünkü dava süreleri artık 2 yıl değil. Biz de yeni açtık 8 ay da tamamlanacak. Adliyeden adliyeye değişiyor. Sizin eviniz yoksa aynı ilçe sınırlarında hem ihtiyaç nedeniyle tahliye hem de mayıs ayı itibariyle kira tespit davası açma hakkınız var. Kira tespit davasını muhakkak açın ki aradaki kirayı faiziyle birlkte alabilesiniz. Şu an rayiç 45 bin ise hakimin %20 indirim hakkı oluyor 36k ya bağlanır.
0
administ
(17.01.25)
Evin nerede olduğu önemli, istanbuldaysa ve kiracının avukatı da varsa tahliye davasının sonuçlanması 5 sene sürecektir. 2 sene diyenler nerede yaşıyor bilmiyorum ama İstanbul istinaflar 2022de istinafa gelen dosyalara yeni başladılar yani sadece istinaf aşaması 3 sene sürüyor, yani dava lehinize bitse, istinafta da hiç sorun çıkmadan kararınız onansa bile tahliye davası 5 sene sürecek.

Bir an önce avukatla görüşmeniz gerekiyor. Ya da kiracıyla konuşup anlaşmaya çalışın. Ben sizin yerinizde olsam evi satıp kurtulmaya çalışırdım.

Kira tespit davası da eğer kiracının avukatı varsa kiracının gözünü korkutacak bir dava değil, sizin lehinize sonuçlansa bile bugün ödemesi gereken kira farkını kiracı 4-5 sene sonra ödeyecek. Ben kiracı olsam kesinlikle anlaşmazdım. Ayrıca tespit davasında tespit edilen tutar da dava tarihindeki tutar olacak ama dava 4-5 sene sürecek, bunu da göz önünde bulundurun.
0
de jure
(17.01.25)
(5)

İnternetten günde 1-2 saat ayırarak para kazanmak mümkün mü?

denizmaniaherif
Yan gelir elde etmek amaçlı soruyorum. Kendi işim ve gelirim iyi seviyede ama boş zamanım da oluyor.. Bu sebeple günde 0.01 dolar veren anket reklam tıklama benzeri şeyler değil de adam akıllı bir yol var mı ? farklı ülkelerin İngilizce sayfaları da olabilir..
Yan gelir elde etmek amaçlı soruyorum. Kendi işim ve gelirim iyi seviyede ama boş zamanım da oluyor.. Bu sebeple günde 0.01 dolar veren anket reklam tıklama benzeri şeyler değil de adam akıllı bir yol var mı ? farklı ülkelerin İngilizce sayfaları da olabilir..
0
denizmaniaherif
(15.01.25)
Abi yok öyle bir şey. Birilerine hizmet veremiyorsan para da kazanamıyorsun.
0
Shepard
(15.01.25)
Kripto ve sayilarla aranız nasıl?
0
topkapiaksaray
(15.01.25)
çalışma alanınızla ilgili veya ilginizi çeken bir alanla ilgili veya hobilerinizden biri ile ilgili veya diğer insanlara göre ortalamanın üzerinde bilginiz olan bir konuyla ilgili vs. vs. bir internet sitesi açıp, haftada en az 1-2 içerik gireceğiniz bir internet sayfası, youtube kanalı, instagram sayfası vs. açabilirsiniz. kısa vadede olmasa da orta ve uzun vadede sitenize çekeceğiniz trafikle birlikte farklı yollarla (reklam, adsense, affiliate marketing, danışmanlık vs. vs.) para kazanabilirsiniz.
0
yemrem
(15.01.25)
Mümkün. Ama kolay değil.

İnternetten para kazanmak ile normal hayatta para kazanmak arasında bir fark yok.

Sadece internet işinizi biraz kolaylaştırıyor.

Bu yöntemlerin en basiti işinizle ilgili bir eğitim oluşturmak.
Mesela udemy'de benim de aldığım bir photoshop eğitimi var.
Adam ortamala bir tasarımcı dünyanın en iyisi değil. Ama çok iyi bir photoshop kursu oluşturmuş, hem de spesifik bir alanda web sitesi tasarımı üzerine. Udemy'de binlerce insan almış bu kursu.

Bugünkü fiyatından hesapladığında kursun cirosu 500bin doların üzerinde.
Başka bir kurs daha var 2-3 milyonu buluyor cirosu.
Elbette bu kaba bir hesap, udemy'e komisyon ödüyorlar, reklam maliyetleri var muhtemelen. Ama bu cironun çeyreği bile iyi bir miktar ek gelir için. Yine de büyük reklam bütçeleri harcamış olabilir. Atıyorum 500bin ciro için tahmini kaba bir hesapla 50-100bin dolar arası bir reklam harcaması yapmıştır bugüne kadar. Tabii bu parayı harcamak yetmiyor, bir bu kadar da doğru reklam planı yapmak zorunda. O paraları harcayıp sonuç alamamak da var.

Ama buradan şu anlaşılmasın işte bedavadan para kazanıyor.
Muhtemelen o kurs için ciddi bir emek harcamış çünkü epey kaliteli videolar.
Profesyonel bir editörle çalışmış. Hatta bir tanesi profesyonel dublajcı tutmuş mükemmel anlatıyor. Kabaca adamın maliyeti 2-3 bin dolardır minimum. Bu reklam hariç sadece yapım ve seslendirme bedeli. En ucuzundan yaptığında bile.

Ve muhtemelen deli bir reklam maliyeti var o kadar satış için. yukarda da yazdım bu ciroyu şansa sağlaması kolay değil. mutlaka reklam çıkmıştır. O da kabaca 50-100 bin arası bir harcama tahmini.
Bu adam belki bir senede hazırladı o kursu.

Şimdi de her gün bir kısım vaktini buna ayırıyordur. Çünkü reklamları, müşteri yorumları vb önemli.

Anlatmaya çalıştığım, ne yaptığınızı bildiğiniz sürece bir şekilde yan gelir elde edebilirsiniz.

Ama yine anlatmaya çalıştığım öyle emeksiz kazanç zor.

Kurs bir örnek, bunun gibi çok yöntem var.

Mesela bazı yazılımcılar tanıyorum micro saas denen uygulamalar ve siteler yapıyorlar.

Nedir o? Görece daha az emek ya da bütçe isteyen uygulamalar geliştiriyorlar.
Not tutma uygulaması, hatırlatıcı, qr kod oluşturucu vb.

Sonra bundan gelir elde ediyorlar.

Ama yine bu da takip isteyen en azından dijital pazarlaması yapılması gereken bir alan.

Yani etsy'de envai çeşit excel şablonu satarak milyonlar kazanan insanlar var.

Amerikalılar için vergi ve vergi iade hesabı yapan uygulamalar var mesela...

birçok böyle örnek sayılabilir.

Burada önemli olan çok doğru ve spesifik bir ihtiyacı çözmek,
internette bedava bulunamayacak, ya da o kalitede bedava alternatifi olmayan bir içerik ve hizmet sunmak,
Bedavaysa da reklam geliriyle para getirebilecek hizmetler ya da ürünler oluşturmak gerekiyor.

Ama en önemlisi çok iyi bir iş planı, çok iyi bir takip ve ilgi gerekli.

Biraz da şans. Aynı ürünü sunan iki kişiden biri kazanıyor biri kazanamıyor.

Sadece çok odaklı gitmek lazım diye düşünüyorum başarı hikayelerinin çoğu böyle çünkü.

Atıyorum internette excel şablonu satan bir mağaza, dur biraz da poster satayım dediği gün müşteri kaybediyor çünkü iki cephede savaşamıyor bir de kredibilitesinden yiyor. Herkes her şeyde iyi olamaz. Şöyle, excel şablonu alacak olan excel şablonu satan adamı arar her şeyi satanı değil.
0
anten
(16.01.25)
beyin fırtınası için teşekkürler @anten :)topkapısarayı no kripto :/
0
🌸denizmaniaherif
(16.01.25)
(4)

Hafta Sonu Avrupa

tss
Duyurunun seyahat guruları,Bir haftasonu Avrupa’ya gitmek istiyoruz, herhangi bir yer olabilir ancak izin problemimiz var. Uçuş cuma mesai sonrası olmalı ve pazartesi sabah mesaiye yetişebilmeliyiz. Ne kadar baktıysam bir türlü denk getiremedim, gidiş uysa dönüş çok erken oluyor. İzmir veya Sabiha G
Duyurunun seyahat guruları,
Bir haftasonu Avrupa’ya gitmek istiyoruz, herhangi bir yer olabilir ancak izin problemimiz var. Uçuş cuma mesai sonrası olmalı ve pazartesi sabah mesaiye yetişebilmeliyiz. Ne kadar baktıysam bir türlü denk getiremedim, gidiş uysa dönüş çok erken oluyor. İzmir veya Sabiha Gökçen çıkışlı öneriniz var mı?
0
tss
(11.01.25)
Seyahat gurusu değilim. Trip.com’dan bakıyorum:

17si gece (18’i) saat 00.55 ist-budapeşte 37euro

19u saat 18.10 budapeşte-ist 29euro
0
artci sarsinti
(12.01.25)
O bahsettiğiniz uçuş İstanbul havalimanından. Ne yazık ki +2 saat demek benim için, SAW veya ADB olması lazım
0
🌸tss
(12.01.25)
hocam en temizi otobüsle kavala ya da dedeağaç bu sıkışık programda.
0
anten
(12.01.25)
Izmir atina.
Cuma akşam 7de ucak.
Pazar aksam 5.20de dönüş uçağı.

Çok güzel geçmez tabi sadece 1.5 gün ama bu yani.
0
logisticsmanager
(12.01.25)
(12)

Baby shower olayı

kondansator
eşim 7 aylık hamile, etrafında baby shower organize edecek arkadaşı yok. Şimdi bu olay bir mecburiyet mi? Yani canımı sıkar mı? Benim ofisten tanıdığı kızları, kendisini bir iki arkadaşı ve annesini çağırıp ben bir cafede bir şey ayarlasam mı diyorum ? Ne dersiniz
eşim 7 aylık hamile, etrafında baby shower organize edecek arkadaşı yok. Şimdi bu olay bir mecburiyet mi? Yani canımı sıkar mı? Benim ofisten tanıdığı kızları, kendisini bir iki arkadaşı ve annesini çağırıp ben bir cafede bir şey ayarlasam mı diyorum ? Ne dersiniz
0
kondansator
(30.12.24)
maddi bir ihtiyacın yoksa hiç girme. yakın bir bağ yoksa kimse bir bebeğin partisine gitmeye ve hediye almaya hevesli olmaz.
0
buenosdias
(30.12.24)
ben baby shower gibi seyleri asiri gereksiz, özenti ve cringe buluyorum ama bunun derdine esiniz icin düsmeniz asiri tatli bir davranis.
bence esinize bir sorun.
belki kendisi de istemiyordur. belki de bir yerde görmüs özenmistir. insan hamileyken karar degistirebiliyor, hem de cok hizli.
bir sorun, o ne derse ona göre yaparsiniz. heves edebilir yani kadin, ilk bebegiyse hele.
0
alice in potatoland
(30.12.24)
tr'de babyshower hediye icin mi yapiliyor, yok artik!
babyshowerda oyun oynaniyor, komik kiyafetler giyiliyor falan. hediye alinmaz. hediye partinin organizasyonu oluyor.
bir erkek olarak yapma derim, cok kadinlara hitap eden bir olay. ya da birlikte organize ederek yapin kadin erkek herkesin olacagi sekilde yapin.
0
sonsuz
(30.12.24)
mecburiyet değil. yeni yeni ithal adetlerden yalnızca biri.
0
m e b
(30.12.24)
@sonsuz, Yıllar önce ilk duyduğumda "bebek doğacak ya önceden lazım olan şeyler hediye ediliyor aileye yardımcı olunuyor" diye mantıklılaştırıyorlardı. Hatta ABD'de falan anne Amazon.com listesi yapıyormuş isteyen oradan sipariş verip alıyormuş.

eksisozluk.com
0
nhk ni youkosu
(30.12.24)
eşinizin böyle bir beklentisi mi var? yoksa gereksiz. yani babyshover, gelin ertesi, kına gecesi, gelin alma bunlar artık çok gereksiz şeyler. tabii ki subjektif bir yorum. zaten eşinizin çevresinde yapacak birileri yoksa bir kaç insan bulup yapmak samimi olmaz.
0
mikahakkinen
(30.12.24)
baby shower denilen sey zaten hediye etrafinda kuruludur. cocugun veya annenin ihtiyaci olacak seyleri alip getirir diger kadinlar. sonra anne de bu hediyeleri tek tek acar eglenirler.

bizde komsularin patik hediye etmesinin bati versiyonu.
0
antikadimag
(30.12.24)
3-4 sene önce hayatımızda olmayan bir şey bu:) Must mı sorusunun cevabı.

Bizde zaten baby shower gibi adetler var fazlasıyla.

Gereksiz.

Ama tabii eşiniz hamile, hassasiyeti olur alınganlığı olur.

Ona göre siz karar verin.
0
anten
(30.12.24)
genellikle kadın tarafının kız arkadaşları ve ailesi etrafında şekillenir, eşinizin böyle bir isteği planı v.s. varsa yapar siz karışmayın sadece destek olun.
0
nuisance2
(30.12.24)
hayır ya. böyle bir şeyi organize edecek arkadaşı yoksa hediye açgözlüsü gibi algılanırsınız siz yaparsanız. isteyen zaten hediyesini alır.
0
elorelia
(30.12.24)
Hayır tabi ki bunun olayı annenin samimi arkadaşlarının süprizi yapması. Sizin iş arkadaşlarınız ne alaka yahu ne gerek var. Bizim de yaşadığımız yerde arkadaşım yoktu böyle bir şey yapmadık eksik de olmadı. İlla ki bebekten önce bir şey yapmak istiyorsanız “babymoon” yapın yani bebek doğmadan önce anne babanın 2 gece bir yerlere gidip güzel bir kaçamak yapması.
0
iwillsee
(30.12.24)
hediyesiymiş, arkadaşlarının dahil olmasıymış, zaten bilgim olmadığı için sizlerin fikirlerine ihtiyaç duydum. zahmet edip düşüncesini paylaşan herkese çok teşekkürler
0
🌸kondansator
(30.12.24)
(7)

Suriye'deki rejim yanlılarının akıbeti

Improbable
malum esad devrildi ve rusya'ya kaçtı. peki emri altındaki binlerce asker ile onu destekleyen kişilerin akıbeti ne durumda. tutuklanıp bir yerde hapis mi edildiler, hepsi başka bir yere mi kaçtı? 10-15 gündür ne yapıyor bu şahıslar. aralarında işkenceciler katiller vs. bir sürü tip var. herkes barış
malum esad devrildi ve rusya'ya kaçtı. peki emri altındaki binlerce asker ile onu destekleyen kişilerin akıbeti ne durumda. tutuklanıp bir yerde hapis mi edildiler, hepsi başka bir yere mi kaçtı? 10-15 gündür ne yapıyor bu şahıslar. aralarında işkenceciler katiller vs. bir sürü tip var. herkes barıştı mı n'oldu yani?
0
Improbable
(11.12.24)
suriye'de şu an bir alevi katliamı var. sayısız video bulabilirsiniz twitter'da.

biliyorsunuzdur htş adlı örgüt ışid'in içinden çıkma bir örgüt.

"katil" dedikleriniz ışid'lileri öldüren askerler ve bu eski ışidli teröristler köy köy gezip orduya yemek pişiren yaşlı teyzeleri bile "şebbiha" olmakla suçlayıp katlediyor.

özellikle 2 gündür lazkiye, tartus ve humus'taki alevi köylerinde binlerce insan kurşuna dizildi, kafaları kesildi, linç edildi.
0
patronaj1
(11.12.24)
rejimden korkanlar ve hedefte olanlar ya kacti ya saklaniyor ya olduruluyor ya da olduruldu. tabi her onune geleni oldureceklerini sanmiyorum. etliye sutluye karismayan halka dokunmuyorlardir zira ulkede adam kalmaz. isid'i, hts'si, hizbullah'i cok kotu de sanki esad cok iyiydi. auchwitz gibi bir sistem kurmus. tamamen barbarligin ve intikam nefretinin hukum surdugu bir cografya. bir turk olarak kendine yapabilecegin en iyi sey taraf tutmadan, duygusal bag kurmadan uzaktan izlemek.
0
buenosdias
(11.12.24)
maalesef bunlar savaşın görünmeyen yönleri.

Bir video vardı şam'daki insanların havaalanında son uçaklara yetişmek için koştukları bence birçok şeyin özeti.

Ha tam tersi de olmuyor muydu? Oluyordu.

Bu coğrafyanın sorunu bu maalesef.

Bir şekilde gücü eline alan, diğerlerini yok etmeye çalışıyor.

Askerlerin şanslıları kaçmıştır çoktan.

Bence şu anda eski başbakan bile fırsatını bulsa kaçmanın yolunu arıyordur. Çünkü o görevinin başında, şimdilik. Ama onun da akıbeti çok iyi olmayabilir.
0
anten
(11.12.24)
Muhaliflerin şii de olsa halkı öldürmesi zor çünkü şu an batıbğlkeleri tarafından da siyasi olarak tanınmaları daha önemli.
Onları sıradan terör örgütlerinden ayıran en önemli hususlardan biri de bu olacak.
hayatı tehlikede olan daha çok zamanında zulüm yapan Esed yanlılarıdır.
Ayrıca rejim komuta kademesinde 200 ü aşkın kişinin kendi iç hesaplaşmaları sonucu öldürülmeleri gerçeği de var. İrancılar ve Ruscular diye ayrılmışlar.

Ayrıca muhaliflerin suriyedebkısa zamanda bu kadar hızlı ilerlemeleri zaten rejim güçlerinin kendi içinde çözülmüş olduğunun da delili.

Esed'in 1 yıl kadar önce yakınlarına ordudaki gevşeklikten şikayet ettiği de bir videoki yorumda dile getirilmişti.
Diğer yandan bölge idari kademelerinde Esed rejimine bağlı olan ama güç el değiştirince muhaliflere de anlaşmaya hazırız mesajı veren yerler var.
0
diyecevaplandı
(11.12.24)
"Muhaliflerin şii de olsa halkı öldürmesi zor çünkü şu an batıbğlkeleri tarafından da siyasi olarak tanınmaları daha önemli."

sadece buraya atabildiklerim. "nusayri köpeği" diye kurşuna dizilmenin, "alevi misin" sorusunun keskin bıçakla kafanı keseceğiz demenin esad'la alakası yok.

Bunlar son 2 günde olanlar:

x.com

x.com

x.com

x.com

x.com

bu da zamanında el colani'nin kontrol ettiği el nusra'nın cinayeti:
x.com
0
patronaj1
(11.12.24)
@patronaj1
şu durumda sivil öldürmek avantaj getirmez muhaliflere.
Örneğin İngiltere bile maddi yardım yapabileceğinden söz etti.
Deaş zihniyeti ile muhalifler aynı değiller muhalifler "daha çok" Türkiye yanlısı.
Şu an geri gitmek için sınıra yakın edenler de muhaliflere Daha 2015 gibi 100 ü aşkın muhalif grup vardı şu an aşiretler de dahil 50 civarı oldukları söyleniyor.
Linkteki videolar tek tek izaha muhtaç.
Hatta birinde şahısların şebbihadan oldukları da söyleniyor.
0
diyecevaplandı
(11.12.24)
Sosyal medyada Suriye ile alakalı çok fazla yanlış bilgi, video vs. var. Biri bir yerden foto bulup, atıyor. "Bakın Suriye'ye geçmek isteyenler kuyruk oluşturdu" diye. Aslında Çin'den bir foto imiş. Eski videolar vs. çok dolaşıma sokuluyor.

Biraz ortalığın sakinleşmesini beklemekte fayda var. Her duyduğunuza, her gördüğünüze inanmayın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.12.24)
(11)

Ev alma sorunsali

tuborg yesili
derdini sey yapayimlik bir soru gibi duruyor ama degil, bizim evimiz yok, bu zamana kadar bir sekilde paea biriktirdik derken su an ancak orta halli bir ev alacak duruma geldik.Ancak ben asla ev asla ev begenemiyorum, evlerin isciligi mimarisi berbat, azicik eli yuzu duzgun olana da aninda 3,4 kat f
derdini sey yapayimlik bir soru gibi duruyor ama degil, bizim evimiz yok, bu zamana kadar bir sekilde paea biriktirdik derken su an ancak orta halli bir ev alacak duruma geldik.

Ancak ben asla ev asla ev begenemiyorum, evlerin isciligi mimarisi berbat, azicik eli yuzu duzgun olana da aninda 3,4 kat fiyat bicildiginden yanina yaklasamiyoruz.

Cok buyuk beklentilerimiz yok ama yani oyle evler var ki ruhum cekiliyor, sahibini arayip sen kafayi mi yedin bu evin hali ne ve sen bu parayi istiyorsun demek istiyorum. Sahibinden fobim oldu resmen, bakinca moralim bozuluyor.

Nasil bulunuyor az cok eli yuzu duzgun, normal fiyatli ev?

Valla isim olmasa tek tek ev sahiplerine ulasip sovesim var, mutfak fayanslari kirik dokuk eve 6 mio isteyen var, hele esya olan evlerdeki o zevksizlik o her seyin dandikliginin taaa fotolardan belli olmasi.

Lutfen uzerime oneri atin, ev nasil bakilir, bulunur?
0
tuborg yesili
(10.12.24)
öncelikle şunu kabullenmek gerek: dört dörtlük ev bulmak dört yapraklı yonca bulmak gibi bir şey. ona yakın olanlar da muhtemelen bütçenize uymuyor.

kriterlerinizi biraz esnetmeniz gerekecek. lokasyon olabilir, banyonun durumu olabilir, m2 ölçüleri olabilir. tadilat, dekorasyon vb. ile biraz idare etmek gerekebilir.

kolay gelsin, bol şans.
0
zakk
(10.12.24)
Evin fiyatını büyük ölçüde muhit belirliyor. Kiralık dairelerde durum daha kötü. 40 yıllık binadaki, 40 yıldır ne tadilat ne bakım görmüş dairelere servet isteniyor. Nasıl ev bulunur? Çemberi genişletmek lazım; ama yine de içinize sinen bir ev bulamayabilirsiniz. Benim ilk evim kötüydü. Şimdiki bir tık daha iyi. Bir sonraki daha iyi olur inşallah. :)
0
auroraaurora
(10.12.24)
ev kültürümüz gelişmemiş. aslımız göçebe, yerleştikten sonra da fakirlik...
0
parka
(10.12.24)
@ sanemkk+1

Bence evin içinden çok muhit önemli, apartman komşuları çok çok önemli. Kapı önlerinde ayakkabı hatta vestiyer varsa kaç. Çamaşır asılmışsa balkona böyle ipe asılanlardan kaç. Çocuk parkı varsa da kaç. Kediler ve köpekler için mama ve su kabı yoksa ve en önemlisi bu hayvanlar insan gördüğünde kaçıyorsa , topukların vura vura kaç.
0
rock n roll
(10.12.24)
Kesinlikle katılıyorum. Mevcut türk yapıları içi de dışı da iğrenç. Annemin dairesini değiştirmek istiyorum gerçekten her yerde ışıktan, çakma mermerden, her yere bir şey koymaktan kusacagim. Bu kadar zevksiz adamların eline verilmiş bu sektör.

Ama yapacak bir şey yok. Yapısına, firmasina, komsusuna falan bakıp alacaksiniz.
0
logisticsmanager
(10.12.24)
İnsanlar tadilata 500 bin harcıyorsa bunu ev fiyatına en az + 2 milyon olarak ekliyorlar.

Tabi söz konusu istanbul ise bu paraları bir de eski evlere istiyorlar, dediğiniz gibi deprem sebebiyle malzemesi, temeli vs hep soru işareti.

Yeni yapılan evler de muamma bu arada. Celiginden cimentosundan çalamiyorlar belki ama zemin etüdünü düzgün yapmiyorlar, 5 metre örneği 20 metre diye laboratuardan geçirip oldu bittiye getiriyorlar. Depremde Lego gibi devrilen evleri ya da olduğu yerin göçüp içine girip yıkılan evleri hatırlayın. Bunlar hep zemin etüdü düzgün yapılmamış binalar.
0
makbur
(10.12.24)
Bugün bir arkadaşla bahsi geçti. Benzer bir süreçten sonra ev almayıp, fiyatlar uçup gidince de, ev alamadığından bahsetti.

Sağına soluna, kapısına vs. bakarsanız, evsiz kalırsınız. Fiyatlar tekrar yükselişe geçerse, alamazsınız. Satın aldıktan sonra 250-300 bin gibi bir bütçe ayırıp, bazı şeyleri tadilat yaptırabilirsiniz.

Kimse geleceği bilemez ama çok beklemeyin. 2-3 ay içinde bir anda tepetaklak olabilir her şey.

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.24)
ben de taze aldım evi. tam 3 senedir beklemedeydim. ben deprem yönetmeliği ferah olması ve muhite bakarak aldım. antalya 3.4 1+1 konyaaltında yeni gibi olan evler yani 10 yaşına kadar olan evler 3.5 milyon liradan başlıyor.
0
denizmaniaherif
(10.12.24)
Genel bir ic boguculuk ve zevsizlik problemi var evet. Alamadığın için satıcıya küfretmene gerek yok ama. Eski evler daha genis ve ferah genel olarak.
0
osssy
(10.12.24)
Hocam türkiye'de düzgün işçilikli ev bulmak çok zor.

Altyapı anlamında en düzgün projeler gördüğüm bugüne kadar soyak grubunun evleriydi.

Bence fayansa mayansa takılmayın. Onlar zaman içinde yapılır. Millet dışı döküntü evlerin içlerini ne hale getiriyor. Dışından bakıyorsun gece kondu, daireye bakıyorsun new york'ta penthouse...

Türkiye'de en önemli konu evin altyapısı kesinlikle. Boyasını mutfağını banyosunu düzeltirsin. Ama bozuk altyapı büyük dert.

Nedir o?

Mesela çatısı akıtıyor mu? İstanbul'da bağdat caddesine 2-3 sokak mesafede 3-4 senelik binanın çatısı su akıtıyor mesela? Yalıtım düzgün değil, giderleri yanlış yapmış...

Ya da su tesisatı dandik.

gibi gibi...

Bunlar daha büyük sorun.
0
anten
(10.12.24)
millet fayansına, kapısına bakma filan demiş ama yapısız evde mutsuz mutsuz oturmak da büyük mutsuzluk sebebi. bilmemkaç milyon verilen evin de eli yüzü az düzgün olsun istiyor insan. ve cepte 300-400 yoksa büyük tadilat işlerine de girişemiyorsunuz, çok pahalı. 110 m2 evin boyasına 16bin tl verdik bir sene önce. şimdi 50bin isterler kesin.

arayacaksınız ve önünüze çıkacak başka çaresi yok da bu arada bazı kriterlerden vazgeçilecek.

ben mesela asansört şart diyordum, asansörsüz 1. katta oturuyoruz şu an. ama eski döküm petekli evi direkt eliyordum önceki evden çok ses yaptığını bildiğim için. banyo ve tuvalet yüzüne bakılmayacak gibiyse direkt eliyordum. çünkü parke kötü ise üstüne halı serebiliyorsunuz ama banyo leş gibi ise iyi bi masraf yapmadan düzelmiyor. örnekler çoğaltılabilir.

bir sene önce benzer yollardan geçmiş biri olarak kolaylıklar diliyorum.

benim örneklerim de dahil olmak üzere verilen örneklerin hepsi aslında kişiye göre değişiyor. mama kabı varsa kaç demiş bi arkadaş, bizim sitede her yer mama kabı ama tutup kediyi binanın içine alıyolar, kaka kokusu çekiyorsun. evin bir cephesi site içindeki parka bakıyor. gürültü oluyor mu, kesinlikle. ama ben de kızımı parka kolayca götürebiliyorum, işime yarıyor. gibi gibi.
0
elorelia
(11.12.24)
(10)

Evde alkol

gilbeys
Bir arkadaşım evde alkolün her türlüsünü yapıyor. Rakı/votka/viski vb Çok da güzel yapıyor namussuz :) Ne kadar dikkat edilirse edilsin Bundan zehirlenme riskimiz var mı?
Bir arkadaşım evde alkolün her türlüsünü yapıyor. Rakı/votka/viski vb Çok da güzel yapıyor namussuz :)

Ne kadar dikkat edilirse edilsin Bundan zehirlenme riskimiz var mı?
0
gilbeys
(05.12.24)
Zehirleyen sey ickiyi yaparken satin alinip kullanilan alkolun turu. Metil alkol ise zehirliyor, etil alkol ise zehirlemiyor.

Metil alkol daha ucuz, o yuzden daha cok tercih edilebiliyor.
0
sertac akin
(05.12.24)
Neyle yapıyor?
Dışarıdan etil alkol alıp yapıyorsa bir gün metil alkol alabilir. Bu büyük bir risk.
Kendisi imbik kurmuş, damıtıyorsa bu suçtur. Öyle bir riski var.
Kendisi şarap veya bira yapıyorsa, belli bir miktarı geçmemek ve satmamak kaydıyla yapabilir ve risksizdir.
0
Mirket
(05.12.24)
metil alkol ile etil alkolü ayırt edebilmek için kitler satılıyor. arkadaşınız büyük ihtimalle ondan kullanıyordur, risk almıyodur heralde. ama yanılma payı nedir, ne değildir bilmiyorum.
0
elorelia
(05.12.24)
fıçıda bekletilen viski, damıtılan rakı gibi olmaz onlar. gerek yok bir hatayla zehirlenilir.
0
mikahakkinen
(05.12.24)
Damarlarında kandan çok bu tip alkolün dolaştığını düşündüğüm bir arkadaşım, @ elorelia'nın bahsettiği kitlere fazla güvenmememi söylemişti ki bu konuda söylediklerine inanırım.
0
Mirket
(05.12.24)
Bu işler riskli geliyor bana. Teknik detayını bilmiyorum.

Ama bu kadar kolay olsaydı zehirlenme riskini ortadan kaldırmak, koca şirketler laboratuvarlara para saçmazdı.
0
anten
(05.12.24)
özellikle viski için, piyasadaki hemen hemen tüm markaların yoğun aromaları satılıyor, satın aldığı alkolün içine istediği aromayı, örneğin chivas, karıştırıyor ve aha evde viski yaptım diyor sonra.

eskiden tang vardı, ya da nazzo. toz içeceği suyla karıştırıp evde portakal suyu yapılıyordu. o ne kadar portakal suyuysa arkadaşınızın evde yaptığı da o kadar viski işte.

kendisi yanlışlıkla etil yerine metil alabilir, satıcısı etil yerine metil satabilir, karıştırıp fiyatı düşürmeye çalışabilirler vs vs.

netice olarak içinde milyon tane farklı risk var ve sonuç da kimya fabrikasında üretilmiş evde mikslenmiş iğrenç bir içki. tek olumlu yanı ucuz olması. iyi de viski almaya param yoksa gidip saçma sapan şeyler içeceğime viski içmeyiveririm daha iyi yani.

bu insanlar da bir tuhaflar.
0
emfuzi
(05.12.24)
etil alkolun satisi yasal olmadigi icin risk var. muhtemelen bir tekelden elaltindan aliyor. arkadasina ne kadar guvenirsen guven tekelci faktoru var.
0
buenosdias
(06.12.24)
en fazla kör olursun.
0
ayseee
(06.12.24)
mayalama (bira/şarap) yapıyorsanız neredeyse yok. distilasyon yapıyorsanız veya hazır alkol alıyorsanız her zaman var.
0
inheritance
(06.12.24)
(6)

Şu spor programı nasıl ve ne tavsiye ederseniz?

put it in your appropriate place
1.KısımGöğüsFly MachineIncline Dumbbell PressPull upOmuzDumbbell ShrugLateral RaiseFace rope pullsBicepsBarbell CurlHammer CurlCable Biceps Curl2.KısımBacakLunges SırtLat PulldownSeated Cable RowPull upTricepsTricep PushdownTriceps KickbackChin Dips'de Pull up 2 güne ekledim genel bir hareket olduğu
1.Kısım
Göğüs
Fly Machine
Incline Dumbbell Press
Pull up

Omuz
Dumbbell Shrug
Lateral Raise
Face rope pulls

Biceps
Barbell Curl
Hammer Curl
Cable Biceps Curl


2.Kısım
Bacak
Lunges

Sırt
Lat Pulldown
Seated Cable Row
Pull up

Triceps
Tricep Pushdown
Triceps Kickback


Chin Dips'de Pull up 2 güne ekledim genel bir hareket olduğu için. Bacak için bir tane lazım ama Lunges her zaman yapıyorum, duruma göre bir tane daha ekliyorum.

Hedef ve amaç;

1) Obez olmamak en başta.
2) Zinde olmak, çevik olmak.
3) 5 km yürüdüğümde yorulmamak

Çıkartığım programla, hedefim ve amaç ne kadar birbirini tutuyor bilmiyorum.
0
put it in your appropriate place
(02.12.24)
Hareketin adı chin dip değil. O makinede asiste şekilde hem chin up hem dips yapabildiginiz için chin/dip diye ad koyulmus.

O yüzden chin up mi yapiyorsunuz dips mi yapiyorsunuz ikisini mi yapiyorsunuz anlamadim.
Ek olarak ikisi de genel bir hareket değil. Biri pull biri push. Ikisini de sürekli yaparsaniz dirsekleri ele alirsiniz.

Bacak zaten hiç yok, lunges oldukca gereksiz bir seçenek olmus bence.

Ben kendinize neden program yazdığınız hala anlamadim. Obez olmamak, zinde olmak, yürürken yorulmamak ile bu programin alakası yok.

Bu programı haftada iki gün mu yapacaksiniz yoksa 4 mu?

Ben olsam ppl yaparim en azından ve kanitlanmis ppl programlarindan birini kendim bir tane bile değişiklik yapmadan yaparim, sonuçta hareketleri bilmiyorsam program yazmayi da bilmiyorumdur.
Hemen misal efsane program;
www.reddit.com

Onun dışında amaciniz sadece bu ucuyse gider iki kettlbell alırım, evde armor bulding complex yaparim. Bir de ağırlık yeleği alir yürüyüşlere öyle çıkarım. 3 gun abc, iki gün ağırlıklı yürüyüş.

neyse ama burada kime "kendiniz program yazmayin" desek yaziyor, o yuzden kendi bildiginizi yapmaniz oldukca olasi.
0
logisticsmanager
(02.12.24)
Göğüs için bir tane flat press koy, omuz için bir tane press koy, bacak için squat leg press ya da leg ext koy lunges yetersiz ayrıca arka bacak için leg curl ya da stiff leg deadlift koy bir de add-abd bölgelerini ihmal etme. Sırt için bir tane büyük hareket koy ben barbel row ya da makinesi varsa chest supported row öneririm. Biceps için barbell curl yerine incline dumbbell curl öneririm triceps kickback yerine de overhead triceps extension varyasyonlarından birini öneririm fakat bunları nasıl yapacaksın nasıl uygulayacaksın önemli olan o, ben eksiklerini söyledim ama uygun bir programla yapmazsan bir işe yaramaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.12.24)
Öncelikle teşekkür ederim.

@logisticsmanager;

4 gün gideceğim salona ama bir gün kardiyo yapacağım sadece. Bacak için bir tane lazım ama ek olarak bacak makinelerden bir hareket daha yapıyorum. Dediğiniz linke bakarım bi, illa faydası olur.

@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet;

overhead triceps extension bana fazla gelebilir. az çok kendimi tanıyorum, neyi yaparım neyi yapamam biliyorum.
0
🌸put it in your appropriate place
(02.12.24)
4 gün gideceksen onun yerine 3 gün git full body yap bari. Bir gün de kardiyo yaparsin 4 gün olur. Hatta kardiyo gününü cardio + mobility/abs vs gibi yaparsan da iyi olabilir.

Şu program 3 gün ideal olmaz. Full body 3 gün için en optimali diyebiliriz bence.
0
logisticsmanager
(02.12.24)
@logisticsmanager'ın "kendiniz program yazmayin" sözü sayfada bir yerlere sabitlense yeri var. Konu hakkında o kadar kendini paralamasına rağmen, kimsenin de 'Hep söylediğine göre bir bildiği var.' dememesi de gerçekten tuhaf.

Bence o 'hedef ve amaçlar' için, haftada 3 gün ve 45 dakika zone 2'de koşu yapman çok daha uygun.
0
Mirket
(02.12.24)
Açıkcası kendi kendinize program yapmanızı tavsiye etmem.

Eskisi gibi değil internette milyonlarca lisanslı antrenör var.

Çok düzgün onaylanmış programlar var.

Kaliteli, yapabileceğinizi düşündüğünüz başlangıç seviyesi bir programla başlayın. mutlaka başlangıç seviyesi olsun.

Tabii antrenörün sertifikalı olup olmaması da önemli. Sertifikalı, bu işin biliminden anlayan bir antrenör olmalı ki sakatlanmayın.

Bir de seviyenize, yaşınıza, sağlık durumunuza uygun bir kondüsyon çalışması da ekleyin.

Obez olmamak istiyorsanız, beslenme programınız daha önemli.

Spor salonuna gidiyorsunuz diye anladım, o zaman hocanızdan bir program isteyin.
0
anten
(03.12.24)
(7)

Arapça, fransızca ve ingilizce bilen biri türkiyede hangi işi yapabilir?

filipis
Kendisi cezayirli bir arkadaşım ve kız olduğu için her işi yapamaz haliyle. Problem şu ki türkçesi a1 seviye, çok az anlayabiliyor. Ve türkiyeye gelip çalışması gerekecek. Çalışma vizesi problem değil de türkçesi olmadan çalışabileceğinden şüpheliyim. Sağlık turizmi alanında ve mobilya ihracatı yapa
Kendisi cezayirli bir arkadaşım ve kız olduğu için her işi yapamaz haliyle. Problem şu ki türkçesi a1 seviye, çok az anlayabiliyor. Ve türkiyeye gelip çalışması gerekecek. Çalışma vizesi problem değil de türkçesi olmadan çalışabileceğinden şüpheliyim. Sağlık turizmi alanında ve mobilya ihracatı yapan üretici firmalarda kuzey afrikaya satış yapabilir diye düşündüm.

Sizin önereceğiniz işler var mı? Nasıl bir yol izleyebilir sizce?
0
filipis
(02.12.24)
Yarın gelip UN'de işe başlasın.

Şaka bir yana aşağıdaki linkten eğitim ve deneyimlerine göre pozisyonlara bakabilir. Hiç NGO/INGO deneyimi yoksa un'de başlaması zor olur ama gönüllülük yaparak sektöre girebilir.

unjobs.org
0
Amaranta ursula
(02.12.24)
turizm sektoru, oteller.
0
cooperr
(02.12.24)
sağlık turiziminde bulur dediğin gibi
0
kurcalamabozarsin
(02.12.24)
- sağlık turizmi klinikleri veya hastanelerde çok rahat çalışır
- otellerde müşteri ilişkileri resepsiyonist vs çalışabilir
- kurumsal çağrı merkezlerinde çalışabilir (birden fazla yabancı dilde çağrı alanlar gayet iyi kazanabilir türkçe bilmesine gerek yok)
- satış pazarlama (sadece dil bilmek yetmez bu iş beceri de ister)
- çevirmenlik
- özel ders
0
ezkaza
(02.12.24)
@amaranta
Kendisi cezayirde mastırı olan bir hukuk mezunu fakat ülkedeki nitelikli iş krizi nedeniyle cezayirde restaurant yöneticisi olarak çalışıyor
0
🌸filipis
(03.12.24)
saç ekimi kliniklerine başvursun +1 bizim de arapça fransızca tercümanımız Libyalı bir kız

hukuk mezunu olduğuna göre hukuk çevirmenliği de yapabilir. arapça ve fransızca hukuk çevirileri yapan büyük çeviri şirketlerine cv atsın.
0
titanyum22
(03.12.24)
turizm,

sağlık turizmi,

Yeme-içme sektörü,

Lüks gayrimenkul sektörü.

İthalat-İhracat firmaları.
0
anten
(03.12.24)
(7)

Hayatım sizce nasıl?

psmstc
Yaş 30. Doktora yapıyorum. Mezuniyetimle ilgili özel sektörde asgari ücretin iki katına çalışıyorum. İyi bir Eşim ve bir dünya tatlısı çocuğum var maşallah hepsine. Genel olarak iyi gidiyor gibi. Sadece son dönemde bir covid geçirdim etkilerini hala yorgunluk bitkinlik olarak hissediyorum. Onun dışı
Yaş 30. Doktora yapıyorum. Mezuniyetimle ilgili özel sektörde asgari ücretin iki katına çalışıyorum. İyi bir Eşim ve bir dünya tatlısı çocuğum var maşallah hepsine. Genel olarak iyi gidiyor gibi. Sadece son dönemde bir covid geçirdim etkilerini hala yorgunluk bitkinlik olarak hissediyorum. Onun dışında hayatım stabil. Ve sanki 30-40 yaş arası bu “stabilliğin dışına çıkmam gerwk hissi” taşıyorum. Ticaretle bir girişimle vb veya bir kitap yazmak gibi

Bir de çok kiloluyum bir türlü veremedim bir iştah kapatıcı ilaç mı kullansam acaba?

Sizce hayatım nasıl? Bana mentör olsanız çok sevinirim. Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(01.12.24)
Kilo dışında hayatınızın kötü olduğunu, daha çok şey yapmanız gerektiğini falan söyleyen kişilere çok kulak aşmayın.
Galiba bizim cagimizin vebası da bu; mutlu evlilik, tatlı çocuk, stabil hayat = yetersiz. Hepimiz uçup kaçıp cosmaliyiz, sürekli daha fazlasını istemeliyiz falan. Burada da unutmam stabil hayat yaşayanlara laf atanlar çok olurdu, özellikle avrupa konusunda.

Siz önce daha fazlasını istiyor musunuz yoksa bu sosyal medyanın size verdiği bir baskı mı onu kesinlestirin. Onun dışında hayatinizla mutlu olun yani. Bunun yarısına sahip olamayan milyonlar var.
0
logisticsmanager
(01.12.24)
sağlık var.en önemlisi bu;sağlık ve aile. dünyalar tatlısı bir çocuk ,sevdiğiniz sadık bir eş de varsa diğer kriterlere bakmam bile. böyle bir rutinde hayır vardır.
0
ercu cozer
(01.12.24)
kiloyu 5 yıl içinde verdin verdin, sonrası imkansıza yakın bunu bil. bir dahiliyeciye git danış, belki bir şeylerin eksiktir ondan kilo alıyorsundur. zaten diyetisyene yönlendirir. zayıflatıcı ilaç dedikleri iğneden bahseden olursa kaçarak uzaklaş.

madem annesin, kendin için ve çocuğunun başında uzun yıllar durabilmek için sağlığını bir an önce düzeltmeye bak. o kilo ileride muhakkak başka sorunlara da yol açacak. gençsin, verirsin.
0
titanyum22
(01.12.24)
iyi: mutlu bir ailen, işin var.
kötü: türkiyede yaşıyosun, rutinlikten sıkılmışsın, kilolusun ve long covid ihtimali var.

global ölçekte kötü; ama türkiye özelinde eh işte bir hayatın var.
0
buenosdias
(01.12.24)
Çok kilolu bir 42 yaş teyzesi olarak söylüyorum lütfen ciddiye al:

Hayatına her gün muhakkak yürüyüş, bisiklet, yüzme, fitness gibi hafif sıklette bir sporu dahil et, her gün değişmez olayın olsun.

Sana enerji gelecektir, yaşama sevincin artacaktır, odaklanman iyileşecektir, ruh halin çok daha iyi olacaktır mutluluk hissin artacaktır...

Spora önem vermezsen yaşlılığa ilerledikçe enerjin daha fazla çekilir ve genç denecek yaşta ölü toprağı serpilmiş gibi, hayattan elini eteğini çekmiş gibi hissedebilirsin, lütfen kendine spor alanı aç. Bunu şimdi yapmazsan bir daha yapamama ihtimali var. Lütfen bunu çok ciddiye al.

Bir de mutlaka gece uykusu uyu, doğru zamanda, doğru şartlarda, doğru süreyle uyu. Hayatının en önemli iki unsuru bunlar. Lütfen bunları yap, kilo milo hepsi sıraya kendiliğşnden girecek bak göreceksin.
0
muhayyer divan
(01.12.24)
Ekliyorum:

Vaktinde, doğru şartlarda ve doğru süreyle uyumak ile her gün muhakkak yapılan yeterli miktarda hafif spor senin iştahını çok güzel azaltıp dengeye getirecek, tatlı tuzlu karbonhidrat vs krizi tamamen bitecek, gerginlik kaygı ve depresyona yatkınlık %90 azalacak, çok daha kolay sabreden, çok daha rahat tahammül eden ve kendi sınırlarını çok daha kendinden emin çizebilen biri olacaksın. Lütfen kimyasal işine girme uykuyu düzenleyip sporu hayatının değişmez unsuru yap yeter.
0
muhayyer divan
(01.12.24)
Buna "orta yaş bunalımı" diyebiliriz.

Hayatınız güzel görünüyor nazar değmesin, maaşallah.

Alanınızla ilgili kitap yazabilirsiniz, ticarret başka bir konu. Onu en iyi siz bilirsiniz.

Rutini kırmak için hobiler deneyin. Ya da turlara katılın.

Bir psikolog da size yardım eder.
0
anten
(02.12.24)
(6)

neden dev konserler yapilmiyor surekli?

fevzi123
selamlar,turkiye'deki konser eksikligini pek anlayamiyorum.sehrin gobeginde degil de boyle kiyisinda bi alanda devasa bi duman veya mor ve otesi veya sebnem ferah konseri vs duzenlense on binlerce kisi gitmez mi? finansal olarak yapimci kar etmez mi?bunun onunde siyasi veya sosyal bir engel mi var k
selamlar,

turkiye'deki konser eksikligini pek anlayamiyorum.

sehrin gobeginde degil de boyle kiyisinda bi alanda devasa bi duman veya mor ve otesi veya sebnem ferah konseri vs duzenlense on binlerce kisi gitmez mi? finansal olarak yapimci kar etmez mi?

bunun onunde siyasi veya sosyal bir engel mi var ki?

icabinda bi de bu buyuk gruplara alt gruplar konur, yani tek gunluk mini-festivalciklerden bahsediyorum. bunlar zaten bilet satabilen gruplar. bi de sponsor falan iste.

sanki memleket genclerinin keyif alabilecegi aktiviteler eksik gibi. zaten hepimiz dertliyiz her anlamda. arada boyle seylere ihtiyacimiz var da organizasyon eksikligi var gibi.

neyi kaciriyorum ki ben?
0
fevzi123
(01.12.24)
Kültür eksikliği

Ayrıca gençler o kadar mobil değil ve yapılanlar da vip yapılıyoe
0
baldan kaymak
(01.12.24)
Yani yapilmiyor degil hocam, ayda bir boyle konserler oluyor. Yazin 8-10 tane 5 gun suren festivaller var. Stadyum konserleri oluyor (mor ve otesi, hayko vs). Gecen sene 5-6 tane kalburustu grup geldi caldi.

Eskiyi mumla aratiyor evet ama hic yok da degil. Sponsorluk olayinin yasaklanmasi buyuk sekteye ugratti sektoru evet.
0
brkylmz
(01.12.24)
Turkiye hiç bir zaman yabanci gruplarin turne takvimine aldiklari bir ülke olmadi ki ? Dünya çapinda ün yapmis müzisyenler bile kariyerlerinde belki bir defa TR'ye ugramistir 90'larda.

Bir de konser var konser var. Bizimkilerin yapabildigi max. arabeskçi Ebru Gündes'e 40m bagislamak, bir Amerika, bir Britanya beklemen anlamsiz. Rock'n Coke da cazibesini yitirdi çünkü hem dünyada saglam grup yok dinlemeye deger hem de millet parasiz.
0
feastofthedamned
(01.12.24)
ulaşım bok gibi. anadolu yakasında oturan bir insan zorludaki etkinliğe gitse geri dönmek için tek çaresi taksi çoğu zaman. taksiler zaten Allahlık. istanbulda okurken kendi okulumun bahar şenliklerine katılamıyordum evim uzak olduğu için. yirmi yılda hiçbir şey düzelmiş değil, daha da taksim gibi merkezi yerlerden kalkan dolmuşları kaldırıyorlar.
0
titanyum22
(01.12.24)
Siyaset vs değil tamamen ticari sebepler.

-Güvenlik ilk konu. Türkiye'de bu tarz toplu organizasyonların güvenliğini sağlamak kolay değil. Sanatçılarda da bu konuyla ilgili endişeler var.

-Organizasyon. Büyük gruplar çok profesyonel yaklaşıyorlar bu konuya. Türkiye'deki şirketler ise oldukça lakayt.

-Ekonomik. Mainstream gruplar çok büyük meblağlar istiyor. O ödemeyi karşılayabilecek bilet satışı kolay olmuyor. Mesela coldplay abu dhabi'de. En uygun biletler 14-15binlerden başlıyor. Türkiye'de kim bu ücrertleri ödeyebilir?

-Pazar. Türkiye'de seyirci kitlesi yeni gruplara karşı kayıtsız. Öyle bir kültürel altyapı yok.
0
anten
(02.12.24)
tr'de bilet fiyatları çok düşük
tr'de alkol firmaları sponsorluğu engellendi
tr'deki insanların öyle aman aman bir takip ettiği kitle yok
tr'de özellikle bu belediyelerin düzenlediği beleş konserler tüketicide konsere para vermek salaklıktır gibi bir algı oluşturdu. konser beleş olmalı diye düşünüyor insanlar
sanatçıları tr'ye getirmek, ikna etmek kolay değil. bugün aralık2024'te bir anlaşma yapsan temmuz2025 için yaparsın. sanatçı ile anlaşacaksın 100kUSD'ye temmuz'a kadar biletleri TL'den satacaksın. temmuz'da doların ne olacağını bir allah biliyor.


bugün bir konsere 10k kişi toplasan haftaya kimse gelmez. çünkü para harcayacak kitle zaten parasını harcamış keyfini almış oluyor
0
duyurukullanıcısı
(02.12.24)
(8)

Babamı kaybettim / yapılacak resmi işler

kararsızataletfilozofu
Bu dünyada en çok benim iyiliğimi isteyen, kendinden bile beni daha fazla düşünen, etrafına her durumda neşe saçan babamı kaybettim çok üzgünüm.Biliyorumki her zaman yanımızda olacak.Bu süreci nasıl atlatabilirim :/Resmi dairelerde ne işlemler yapılması lazım pazartesi günü ?
Bu dünyada en çok benim iyiliğimi isteyen, kendinden bile beni daha fazla düşünen, etrafına her durumda neşe saçan babamı kaybettim çok üzgünüm.
Biliyorumki her zaman yanımızda olacak.
Bu süreci nasıl atlatabilirim :/

Resmi dairelerde ne işlemler yapılması lazım pazartesi günü ?
0
kararsızataletfilozofu
(30.11.24)
Mekanı cennet olsun. Size sabırlar dilerim.

Veraset ilamı çıkarmanız lazım, rahmetlinin geride kalan mirasçılarının yaş/medeni durumlarına göre çok değişken var. Resmi işlemler için önce aile durumuna bakmak lazım.
0
en bi orijinal
(30.11.24)
Başınız sağolsun… noterden veraset ilamı çıkarmanız lazım. Taşınmazların intikali yapılabilir önce. Varda banka işleri vs. Hepsinde veraset ilamı isterler…
0
eisberg
(30.11.24)
basiniz sagolsun..
0
cooperr
(30.11.24)
Başınız sağolsun. Ben de 27 Ekim sabahı kaybettim babamı. Süreç geçiyor da böyle kalıyor yani hep onun burukluğu.
Neyse bu süreçte buradan yardımcı olanlar oldu bana da.

Ben yurtdışında yaşadığım için islemler biraz daha uzun sürdü;
Defin işlemi yapıldı mi bilmiyorum, olmadıysa onu halletmeniz gerekecek. Biz belediye başkanı tanıdıkla falan güzel bir yer bulduk yoksa gerçekten random bir halde.
Evde vefat ettiyse ilçe sağlık müdürlüğü, hastanedeyse hastaneden detaylı ölüm raporu alinacak. Bunu takip edin, bizde sisteme girmemislerdi babam 1 hafta daha yaşadı gözüküyordu sistemde.
Noterde veraset ilamı çıkarılacak. Ailede yabancı varsa çıkmıyor ve dava açarak çıkarmak gerekiyor.
Bu veraset ilami ve detaylı ölüm raporu ile edevlette verasete girip rahmetlinin bütün hesabı olan bankalar, su/elektrik/gaz, telefon vs hepsine gidilecek.
Bankalarda kredi varsa hayat sigortası basvurulari olacak. Kredi 50yse teminat 60sa 50 bankaya ödüyorlar 10 size. Bu süreç kosturtuyor.

Neyse edevletten 3400 lira gibi bir cenaze yardimini ziraat bankasina isteyebiliyorsunuz.
Emekli maaşı varsa onun için edevletten başvuru oluyor gene.

Edevleti telefonunda varsa misal bir risk raporu isteyebilirsiniz şimdiden kredi borçlarını vs görmek için. Bir de banka mobil uygulamalari varsa onlara da bakabilirsiniz' babam şifreleri kenara yazmisti öyle gördük hep.
Ev varsa belediyeden rayic bedel alacaksiniz ama bütün mirascilar ile oluyor bu galiba (annemde vekaletim vardi ondan sorun olmadi).

Neyse bu bankalari baslatinca size belge verecekler, bu belgeler, rayic bedel vs veraset beyannemesi vereceksiniz.

Siz önce veraset ilami alin, detaylı ölüm belgesi alin, cenaze islemlerini halledin. Sonrası biraz takip, koşturma işi.

Tekrar başınız sağolsun. Ben daha bugün düşündüm rahmetliyi, hala yasiyormus gibi hissediyorum bazen. Çok kolay değil.
0
logisticsmanager
(30.11.24)
Başınız sağ olsun, mekanı cennet olsun.
0
Amaranta ursula
(30.11.24)
başınız sağolsun. Allah sabırlar versin.

Maalesef hayat devam ediyor. O yüzden günlük koşturmaya ne kadar hızlı döndüğünüz önemli:( Bu süreçte bunlarla uğraşmak zor gelir ama kafanızı dağıtır.

İlk olarak notere gideceksiniz. Tüm mirasçıların orada olması gerekiyor veraset ilamı için diye biliyorum.

4-5 tane alın mutlaka çünkü bir sürü yere gideceksiniz. Tüm işlemler için bunlar gerekiyor.

Kayıtlı tapu varsa tapuya gidip onun intikalini yaptırın önce. Tapu işlerinde de tüm mirasçıların olmasını istiyorlar.

Sonra bankalara gidin varsa hesaplarını kapattırın, paraları çekin.

Kredi vb. varsa sigortalıdır oradan ödenir ama bankaya sorun.

Küçük kardeş, evlenmemiş kız kardeş, anne için dul ve yetim aylığı bağlatacaksınız. Onun için de sgk'ya gidin.

Telefon, elektrik, su vb bunları da üstünüze almanız lazım.

Benim hatırladıklarım bunlar. Zaten siz notere gidince onlar sizi her yere yönlendiriyor.

Tekrar başınız sağolsun.
0
anten
(01.12.24)
başsağlığı dilerim.
0
la traviata
(01.12.24)
Başınız sağolsun. Notere 1 kişinin gitmesi yeterli veraset ilamı için. Ev arsa araba varsa üzerine, orijinal olarak suretleri almanız gerekiyor. Notere sorup kesinleştirin. Sorularınız olursa her zaman yardımcı olurum.
0
meraklitursucu
(01.12.24)
(3)

Dijital nomad veya travel influencer olan var mı? Olunur mu?

ermanen
Dijital nomad olan var mı? Olunur mu? Nedir, ne değildir?İnstagram'da karşıma çıkıyorlar genelde. Dünya'yı geziyorlar ve her şey çok güzelmiş gibi gösteriyorlar. Bu arada dijital nomad ve travel influencer farklı olabiliyor tabii. İkisini götüren de var. Böyle gezip para kazanıp hep mutlu olan var m
Dijital nomad olan var mı? Olunur mu? Nedir, ne değildir?

İnstagram'da karşıma çıkıyorlar genelde. Dünya'yı geziyorlar ve her şey çok güzelmiş gibi gösteriyorlar. Bu arada dijital nomad ve travel influencer farklı olabiliyor tabii. İkisini götüren de var. Böyle gezip para kazanıp hep mutlu olan var mı cidden?

6 figür kazanıyorum diyor ama kurs, kitap satmaya çalışıyorlar. cidden iyi kazanılabiliyor mu? yazılım alanında değilsek ne yapılır? bir çok freelancer alan saturated gibi. diğer IT/product pozisyonları da saturated ve dijital nomad şeklinde bulmak zor gibi baya.

travel influencer bu zamanda olunur mu?
Reddit'te de okudum da kem küm hep. kurs satmaya çalışan da uydurukçudur havasında konuşuyorlar.
0
ermanen
(29.11.24)
O iş için önce pasaport lazım:)

Bu dediğinizi yapanların çoğu amerikan pasaportuyla geziyor. Yani vizesiz her yere gidebiliyor.

Birçoğu fotoğrafçı ya da videographer onların. Bazıları tamamen kitap satma derdinde dediğiniz gibi.

ama birçoğu para kazanıyor bu işten.

Bir tane bu şekil çalışan bir karı koca görmüştüm. Amerikalılar tabii.

Güzel otellere, tropik bölgelere gidiyorlar sürekli.

Adam profesyonel fotoğrafçı. Gittikleri otellerin gerçekten çok güzel fotoğraflarını ve videolarını çekiyor gittiğinde.

Bu arada otele falan da "biz influencerız bedava kalalım" demiyor. Parası neyse ödüyor.

Sonra otelin pazarlama ekibine ulaşıp diyor ki ben böyle çekimler yaptım. Otelinizin böyle güzel videoları fotoğrafları var. Eğer isterseniz size şu fiyattan satabilirim.

Birçok otel buna atlar, çünkü profesyonel bir ajanstan hizmet almak atıyorum 10000 dolarsa bu adam 6-7 bin dolara fotoğrafları veriyor. Otelin de canına minnet çünkü oteller için sosyal medyaları çok önemli. Oraya da sürekli içerik ve görsel lazım.

bu görselleri ve videoları ayrıca stock görsel sitelerine de satıyorlar.

Üstüne kendisi de içerik üreticisi olduğu için instagram youtube tiktok üzerinden izlenme üzerine de para kazanıyor.

Belli bir takipçi sayısını geçtiğinde markalar da onlarla işbirliği yapmak istiyor.

TAbii akıllı olanları afilliate marka işbirlikleri de yapıyor. Atıyorum adam seyahat influencerı, ee tabi gittiği otellerin booking linklerini de paylaşıyor oradan gelen satışlardan da komisyon alıyor. Ya da fotoğrafçı, fotoğraf ekipmanlarının linklerini paylaşıyor meraklıları oradan alıyor gibi.

Bunların yanında kurs kitap vb de satıyorlar tabii.

Ama bu dediğim model göründüğü kadar kolay değil.
Böyle bir seviyeye ulaşmak için gerçekten çok uğraşıyor birçoğunun profesyonel ekipleri var. Yani düz influencer bile olsa fotoğrafta 2 kişi görünüyor ama arkada onlarla gezen 3-4 kişi oluyor. Onların da maaşlarını ödüyorlar. Işıkcısı, drone operatorü, 2. bir fotoğrafçı vs.

Ve çok ciddi yatırım ve istikrar istiyor bu iş. Üstelik sonunda başarılı olup olamayacağınız da belli değil.
0
anten
(29.11.24)
Onların çoğu babadan zengin. Sadece Amerikan, İngiliz pasaportu yetmez. Pasif gelir olacak. Babadan kalma 3-4 ev varsa ve pasaport da tamamsa yaparsın.

Gezerek para kazanmak mümkün değil ve o yaşamın gideri çok çok fazla.
0
wd40
(29.11.24)
gezip para kazanmak degil aslinda olay; gezip icerik uretmek.

gezmeden de icerik uretebilir, influencer olabilirsiniz. gezenler biraz daha cok dikkat cekiyor sadece; fakat para kazanilan konu gezmek degil, icerik ureticiligi. daha dogrusu icerik ureticiligi sayesinde hedef kitle olusturup onalra biseyler satmak.

anten guzel anlatmis.

nis bir alaniniz olmasi, bu alanda belli bir miktar bilgi birikiminiz olmasi ve saglam bir takipci kitleniz olmasi lazim. sirket kurmaktan cok farkli degil is yuku. her gun tonla paylasim, video editleme, hikaye, reel bok pusur bi suru ayrintisi var.

diyelim ki kahve alaninda icerik uretiyorsunuz, iste tadim notlari olsun, ogutucu cesitleri olsun, kavurma teknikleri olsun, makinalar olsun zilyon tane detay. kahveye merakli insanlarin ilgisini cekiyorsunuz ve sizi takip etmeye basliyorlar. diyelim ki 1 milyon takipciniz oldu.

bi noktadan sonra artik kahve alanindaki diger ureticilerle isbirligi yapmaya basliyorsunuz. mesela hesabinizda size ozel link paylasiyorsunuz, iste x sitesinden y marka kahve makinasi takipcilere ozel %30 indirimli diye. sizin linkiniz uzerinden alis veris yapanlar sayesinde hem kahve makinasi satan yer kazaniyor, hem de siz komisyon almis oluyorsunuz (ya da artik aranizdaki isbirligi anlasmalari neyse oyle). 1M takipcinin 1000'i makina asla, makina basina 50 dolar komisyon alsaniz 50.000$ oluyor.

ya da mesela baska yerlerle is birligi yapmadan diyelim ki kendi basiniza kahve tadim kursu yapmaya karar verdiniz. takipcilerinizin %1i katilsa zaten 10.000 kisi eder. hepsi 50 dolar odese 500k eder. ara ara indirim kampanya yeni icerik vs diyip tekrar tekrar takipcilerinize bunu sunabilir, daha once bu kursu almamis olanlarin da katilima larini tesvik edebilirsiniz.

ya da mesela kahve konusunda kitap yazip bunu pazarlamaya basladiniz. yine benzer hesap. sizi takip eden kitle zaten konuyla ilgili oldugu icin belli bir sure sorna size karsi olan guvenleri sayesinde sizden biseyler almaya daha meyilli olacaklar. para da bundan sonra kazaniliyor.

bunlarin surekliligini saglamak icin de surekli aktif kalmak, alaninizdan haberdar olmak, yeni kurslar kitaplar uretmek, yeni takipciler bulmak, yeni isbirlikleri yapmak gerekiyor.
0
taurina
(30.11.24)
(23)

Para ve imkan varken gezmek mi yoksa biriktirmek mi?

tahirkemalbozoglu
Şu anda çoluk yok çocuk yok. Bize yetecek kadar para kazanıyoruz eşimle beraber. Yaş 34 lere geliyor, anadan babadan bir şey görmediğimiz için açıkçası gorgususuz, gorgusuzlukten kastım gerçekten gorgususuz yani bir yer görmüş değiliz, yurtdışına bir kere çıktık, dağ görmemişiz taş görmemişiz, farkl
Şu anda çoluk yok çocuk yok. Bize yetecek kadar para kazanıyoruz eşimle beraber.
Yaş 34 lere geliyor, anadan babadan bir şey görmediğimiz için açıkçası gorgususuz, gorgusuzlukten kastım gerçekten gorgususuz yani bir yer görmüş değiliz, yurtdışına bir kere çıktık, dağ görmemişiz taş görmemişiz, farklı bir medeniyet, kültür görmemişiz. Hal böyle olunca vakit ve imkan varken gezmek istiyoruz açıkçası fakat bir yanımızda hep "ulan oğlum biriktirsene paranı" diyor.
Ancak vakit geçince de işte şimdiki gibi gezmek görmek isteği olacak mı? Sağlık yerinde duracak mı? Örneğin çocukken her çocuk gibi sabahlara kadar oyun oynardım fakat her oyunu alamazdık, şimdi Bi heves ediyorum yarım saat sonra atıyorum elimden joysticki, yani her şey zamanında diyorlar ya o doğru, bu heves kaçtıktan sonra para olması da çok önemi kalmıyor açıkçası, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
0
tahirkemalbozoglu
(29.11.24)
bence gezmek ya. zaman geri gelmiyor. keşke çocuk olmadan biraz daha gezseymişiz diyorum bazen.

tabi ki insanın kenarda kara gün parası olmalı da. 50 attınız diyelim onu 100-150 yapacaksınız diye de hayatı kaçırmanın bi manası yok.
0
elorelia
(29.11.24)
bu konuyu gezmek vs. para biriktirmek olarak değil de deneyim kazanmak vs. emtia almak olarak değerlendirebilirsiniz. önemli olan 1-3-5 yıl sonra sizi ev-araba almak mı mutlu edecek yoksa 1-3-5 yıl sonra gezmekten edineceğiniz yeni deneyimlerin hayatınıza getireceği mutluluk mu? ben ikisini de biraz yapmaktan yanayım, biraz kenara para ayıralım ama biraz da yeni tecrübelere yelken açalım. insanız, bu hayata bir kere geliyoruz ama iyi günler olduğu kadar kötü günler de var.
0
benaslinda
(29.11.24)
Bir insanın işsizlik durumunda kendisini 4-5 ay idare edebilecek parası olması yeterli bence birikim için.
Sonrasında çok kasmamak lazım ve gezebildiğimiz kadar gezip görebildiğimiz kadar çok şey görmeliyiz, sonrasında bunun pişmanlığı daha büyük oluyor bence.
0
mutekebbir
(29.11.24)
Biriktirmek. Çevremde iki genç aile 10-12 yıl dolarla kazandı. Yedi içti gezdi. Sonra işler bir iki yıl ters gitti, kaliteye alıştıkları için harcamaları hemen azalmadı. Bir sürü borçları var kapıya icra geldikçe ,bankalar aradıkça keşke gezeceğimize köşeye 3 kuruş atsaydık diyorlar şimdi.
0
ercu cozer
(29.11.24)
ikisinin de bütcesi vec planı farklı olmalı ki insan ilerde birinden pişman olmasın. Kazancın bir kısmı ile birikim ve uzun vadeli plan yapılmalı, bir kısmı ile de tatil ve gezi planı. Kazançlar elbette yeterli gelmeyebiliyor özellikle günümüzde ancak burada da öyle düşünüyorum ki hedefler zamanında belirlenirse ve doğru planlamalar yapılırsa, uygun teklifler kovalanırsa mümkün.
0
va
(29.11.24)
Cocuk yokken gezmis ve biriktirmis biri olarak soyluyorum.
Kesinlikle gezin. Gezmeye "gezmek" diye degil, tecrube edinmek diye, dunya gorusu edinmek diye bakin. Bakis aciniz ne kadar degisirse hayattan o kadar zevk alirsiniz.
Parayi yine kazanacaksiniz, zaten cocuk yapma plani gelince gotunuzu oyle bir sikacaksiniz ki, aile buyukleri "ehe ehe cocuk rizkiyla gelirmis bak sans iste" diyecek bilip bilmeden. Siz isin bilincinde insanlar olarak calisiyor olacaksiniz zaten.
Diger arkadaslarin da soyledigi gibi, 6 ay- 1 yil kendinizi sikinti etmeden yasatacak parayi koyun kenara, sonra kalanla kendi capinizda gezin ve tecrube edinin.
0
quaker
(29.11.24)
denge diyorum.
para biriktirmek sart. cocugu birak, emeklilik sistemlerini de görüyorsun.
ama gezmek de sart. yoksa mezarliktaki en zengin adam olmanin tadini cikarirsin anca.
0
robert bosch
(29.11.24)
3 kazanıyorsak eğer 2 / 1 iyi bir oran. 2 yiyelim, içelim, gezelim ama 1 de biriktirelim. Yaş aldıkça insanın hayata bakış açısı değişiyor ama bir yandan da enerji bitiyor. Bana birisi şimdi kalk Ugandayı gezelim dese amaaan otur oturduğun yerde derim. Hant hant yürünecek yaşı geçtim daha fazla konfor arayışındayım.
0
charbiel
(29.11.24)
Çocuk varken gezilmiyor, yokken çok rahat ancak şu ekonomik koşullarda zor. 2 memur maaşıyla aynı yıl ingiltereye gidip araba almıştım, şu an bu mümkün değil. Hem enflasyon hem kur hem de hükümet 2023te yurt dışı harcamalarını taksitlendirmeme kararı aldı. Gezmek için zor bir dönem ama mal içinde 10 yılını kitlemeye gerek yok. En kral arabaya binsen ne en güzel evi alsan ne. Bu ülke böyle haldeyken gezcen yoksa psikolojin bozulur.
0
mikahakkinen
(29.11.24)
yillik butce yapin. gelirin %20si birikim %20si tatil %60i harcama %10u worst case scenario butcesi olsun. boylelikle ne yarin ne olacak endiseniz olur ne de tatile gidecek paramiz yok endisesi. ha oyle bir gelir yoksa ortada realist olacaksin. tek basina olmadigin icin esine, ailelerinize karsi sorumluluklariniz var. gelecek kaygisi varken tatil yapmayacak evde oturacaksin.
0
buenosdias
(29.11.24)
gezin. paranın tamamını gezmeye gömün demiyorum ama gezin. gezmediğim her sene için pişmanım arayı kapatmaya çalışıyorum.
0
jelly bear
(29.11.24)
Normalde "lamı cimi yok, şu devirde parayı harcamak mantıksız" derdim ama sizin açıklamayı görünce fikrim değişti. Ben; durumlar iyiyken çok gezdim, hevesimi aldım. Benim olduğum yerden böyle demek kolay.
Yine de gezmeyi tozmayı dahi tutumlu şekilde yapmanızı önermek istiyorum.
Önce vizesiyle şusuyla uğraştırmayacak, nispeten daha yakın yerlere gidip gezginliği deneyimlemenizi tavsiye ederim. Gezginliği deneyimlemek de önemli. Nelere ne kadar harcanıyor, ne konularda sıkıntı yaşanıyor... vs gibi konuları bi kafada oturtup sonradan açılmaya başlayabilirsiniz.
0
norek
(29.11.24)
cocuklar dogmadan gezebildiginiz kadar gezin. Biz Turkler cocuklarla birlikte gezmeyi yuksek cogunluka beceremiyoruz
0
turkuaz
(29.11.24)
2 hafta yıllık izinle ne kadar gezilebilir ki
bence ortada bir sorun yok
önemli olan güzel vakit geçirmek
ev ve araba varsa istediğinizi yapın helalinden
0
bir soru sorcam
(29.11.24)
gezip görmek. hayatı deneyimlemek güzel. ama biraz yatırım da yapılabilir.
dediğin gibi sağlık açısından yapamayacak duruma gelebilir insan, ve göçüp gidebilir de...
0
ermanen
(29.11.24)
offf çok çok zor soru.

bence 40a kadar birikim yapın, vücudunuzu sağlıklı tutun. 40tan sonra gezin. o zamana kadar kitap okuyun bol bol. gezip görmeyle eşdeğer olmaz tabii ama gözle görülür açıklığını kapatır bahsettiğin görmemişliğin
0
titanyum22
(29.11.24)
bu sorunun cevabı çok ucu açık ya. Hayattan ne beklediğinizle ilgili.

Ama birinden birini seçmek zorunda da değilsiniz.

-Akıllı bir bütçe yönetimiyle hem birikim yapıp hem de gönlünüzce gezebilirsiniz.

Gelecek güvencesi sağlamak önemli. Şimdi 34 yaşındasınız, muhtemelen özel sektördesiniz.

45 yaşından sonra ciddi bir yönetici pozisyonda değilseniz ya da kendi işinizi vb kurmadıysasnız özel sektörde şu anki kadar kazancınız olamayabilir. Çünkü o yaşlarda birçok işveren için "yüksek maaşlı, yaşlı, yatırım yapılamaz" statüsünde olacaksınız.
Daha küçük şirketlerde daha düşük ücretlere yönelmeye başlayacaksınız. Kariyer eğrisi böyledir maalesef özel sektörde.

O zaman hayatınızda çocuk da olacak belki. Masraflarınız artacak, ama geliriniz en iyi ihtimalle yerinde sayacak. Zam alacaksınız tabii ama enflasyona oranlayınca muhtemelen aynı yerde kalacaksınız yani.

O yüzden bence birikim işini ihmal etmeyin. Mesela eviniz var mı? Kiranız var mı?
Şimdi belki dert etmiyorsunuz ama o yaşlarda bunlar daha sorun olacak.

Bütçe planlaması önemli. Yıllık bütçe yapmak lazım.

Türk insanı buna alışık değil ama yılbaşında oturun eşinizle yıl boyu cebinize girecek toplam parayı hesaplayın. Bunun bir miktarını seyahate bir miktarını birikim ve yatırıma ayırın.

Ve bu limitlere uygun hareket edin.

İnanın yıllık planlamayla aylık planlamanın farkı hayatınızı çok değiştirecek.

atıyorum 50+50 ayda 100bin mi kazanıyorsunuz?

Yılda 1.2 milyon.

500'ü atıyorum kira, masraflar vs.

geriye kaldı mesela 750000.

Bunun 500000'ünü iyi bir yatırım olarak değerlendirin.

Kalan 250.000'yi seyahatler, yeme içme, eğlence vs için ayırın. Gibi.

50-30-20 diye bir model var.

%50 ihtiyaçlar zorunlu harcamalar.

%30 istekler, eğlence vs.

%20 yatırım

ama bu amerikada yaygın bir model. Bence türkiye'de %30 yatırım olmalı min.
0
anten
(29.11.24)
Medeniyeti, kültürü 3-5 günde göremezsin. 3-5 ay da eh anca birşeylerin tadına varırsın. Finansal stabilite çok önemli.
0
wd40
(29.11.24)
Gezmek +156165465
0
put it in your appropriate place
(29.11.24)
denge kurmak onemli. ikisini de abartmamak lazim ama paranin bir arac oldugunu bilmeniz gerek. bu aracla deneyimler elde etmek yeni araclar almaktan daha onemli bence cunku muhtemelen bir gun geriye donup bakacaksiniz. o zaman gordugunuz sadece sey farkli model arabalar, farkli esyalar falan olursa uzulebilirsiniz.
0
bohr atom modeli
(30.11.24)
Cebine giren her kuruşun (buna yolda bulduğun para dahil) %30'unu ev ve emeklilik fonu olarak ayıracaksın.
Bunu en iyi şekilde değerlendirebilmek için finansal okur yazarlık öğreneceksin.

Kalan %70 ile ister evlen, barklan, çoluk çocuğa karış, istersen gez, toz.
0
Mirket
(30.11.24)
ikisi de.

imkaniniz varken tabii ki de gezin, gorun, deneyim biriktiniz, anilar yaratin, dunyaya bakis acinizi genisletin.

ama bu demek degil ki elinize gecen her kurusu harcayin. hayatta yarin ne olacagi belli olmaz, isinizi kaybedebilir, kaza gecirebilir, engelli kalabilirsiniz. mali olarak sorumluluk sahibi olun, 2 bina gormek ugurna sacma sapan borca girmeyin.

bence butce yapin size uygun olacak sekilde. atiyorum elinize gecen paranin %60i zorunlu harcamalara gidiyor olsun (kira, kredi, borc, benzin, gida vs). kalan %40i'nin yarisini gezmeye tozmaya ya da zorunlu olmayan alisverise, diger yarisini da birikime yatirima ayirin.

boylece hem harcadiginiz para icin sucluluk duymaz, hem de birikiminizi yapmis olursunuz.
0
taurina
(30.11.24)
denge denge denge.

biraz kariyeri saglamlastirmak ve o sirada belki ev arsa alabilmek veya pasif geliri yarattiktan sonra kafa gezmek icin daha rahat oluyor.

bir de cocuk olunca isler komple degisir. ona gore icinizde kalmasin bazi yasanmisliklar hayatinizi bir cocuga adamadan once. sonra hep pismanlik, kavgalar, burukluklar vs.
0
baldur2
(30.11.24)
(14)

Alman arabalari

robert bosch
nin gelecegi hakkinda ne düsünüyorsunuz?MercedesVWAudiBMWOpelPorschebaska var mi? ayri ayri cevaplarsaniz sevinirim. asya arabalari veya tesla alman arabalarinin yerini alacak mi?
nin gelecegi hakkinda ne düsünüyorsunuz?

Mercedes
VW
Audi
BMW
Opel
Porsche

baska var mi?
ayri ayri cevaplarsaniz sevinirim.

asya arabalari veya tesla alman arabalarinin yerini alacak mi?
0
robert bosch
(27.11.24)
Asya arabaları veya teslanın alman grubuna tehtid oluşturacağını düşündüren nedir? Ve neden alman grubuna tehdit oluyor Amerikan veya İtalyan grubuna tehdit olmuyor mu? Ya da Alman grubunun yeniliğe ve bu rekabetçi pazara adapte olamayacağını düşündüren nedir?
0
olaylar olaylar
(27.11.24)
Arabaları bimiyorum da işten çıkartmalar söz konusu :

video.haber7.com
0
diyecevaplandı
(27.11.24)
alman arabalarinin, özellikle volkswagen'in cin'deki satislari cok iyiydi. bu sene özellikle cok geriye gitti. hisse senetleri düstü.

tr'de su an BYD fabrika acti.
tesla'nin su ana kadarki basarisi ortada zaten. ayrica trump'in kazanmasi da tesla'nin satislarina yarayacak. tesla berlin''de de cok büyük bir fabrika kuruyor.

alman arabalarinin satislari düsüyor. bmw haric elektrikli arabalarda cok geri planda kaldilar.
0
🌸robert bosch
(27.11.24)
Asyalıdan evliya alma avluya. Güvenmem. Çin fabrikasından her şeye varım ama onların mentalitesinde yapılmış hiç bir şeye yokum. Dünya görüşleri çok farklı. Tesla ve çin arabaları çöp, yerini alamaz. Elektrikli arabaların zamanı daha gelmedi.
0
Shepard
(27.11.24)
Porsche almaz. Onun kitlesi ayrı.
Mercedes elektrikli modelleri geçen ay Amerika'da çok satmış. Tersine dönebilir böyle giderse.
0
gabe h coud
(27.11.24)
vw hakkında pek iyi şeyler duymuyorum son zamanlarda.

mercedes'te (mercedes türkiye) çalışanlar eskisi kadar mutlu değiller kazanç olarak ve bu sadece tr ile ilgili değil, merkezle ilgili.

vw markası biraz değer kaybedebilir, belki grubundaki diğer markalar (audi, porche, skoda, seat vs) da düşebilir biraz. ancak yarışta ciddi bi geri kalma olacağını düşünmüyorum.
0
biseysorcaktim
(27.11.24)
çok kapsamlı bir soru. 3 ana başlıkta cevap vermek isterim:

1- bu markalar, hem kendi içlerinde hem de başka markalarla birleşip gruplar oluşturuyorlar. verdiğiniz örneklerden vw-audi-porsche zaten kardeş firmalar. yanlarında da Skoda ve seat da var. Opel de fiat, Peugeot, Citroen, jeep, alfa romeo, Maserati ve hatta Ferrari ile kardeş firmalar.

2- bu markalar, gruplar haricinde özellikle çinli firmalarla işbirlikleri yapıyorlar. yeni markalar oluşturuyorlar. fabrikalar açıyorlar vs.

3- "yerini almak" değil, doğrudan bu firmaları da alıyorlar. mercedes mesela. Mercedes'in yaklaşık %10'u çin devletine ait olan BACI grubunun (bizim pek muhatap olmadığımız araç üreticileri), yine yaklaşık %10'u da geely'nin sahibinin. bu arada geely'ye ait olan diğer firmalar şu şekilde: lotus'un %51'i, Volvo'nun %78'i, smart'ın %50'si, proton'un %49'u, zeekr vs


sonuç olarak, ben çinliler'in piyasadaki markaları satın alacağını, bir kısmının da küçük ortağı olacağını düşünüyorum. bir daha muhatap olmayacağımız bir dolu marka da olacaktır ama zaten mesele çinliler'e kalmadan da bir dolu marka piyasadan siliniyor.
0
co2s2
(27.11.24)
Byd fabrikası daha kurulmadi.
Tesla fabrikasi iki senedir aktif, satış rakamlari düşüşte. Aynı anda hem teslanin hem çin markalarinin iyi gideceğini düşünmek garip olur, rakip bunlar.

Vw bana göre mercedes ile saçma hareket yapti, eldeki modelleri elektriklestirme yerine saçma sapan modeller yaratti. Bmw misal normal 3 serisini elektrikli yapti misal. Ben misal fordun saçma sapan modelleri yerine elektrikli focus tercih ederdim.

Neyse, bu işler hiçbir zaman bu kadar kolay olmadi, olmayacak. Türk insanina sorsak Fransız arabaları çok kötü. Ama satis rakamlarina bakarsak alakası yok. Bu firmalar arasında tek sorun bence vw'de çünkü çok pahali olduklarını düşünüyorum ve rakip olarak çok firma var. Bir de son yillarda sıkıntılı hareketleri de oldu (dieselgate en ünlüsü).

Çin arabasına hala binmem. Bunun sebebi Çinli olması değil. Tedarik zinciri, servis vs. Misal mazda'da almam. Çünkü servisi bana 50 km. Arabam ford. Çünkü nerede olursam orayim 10-15kmde var bir ford servisi.

Bu işler hiçbir zaman böyle birkaç yıllık gidisat ile belli olmaz. Kendi bulundugumuz sektör olan elektrikli şarj cihazindan girersem misal; şu an iyi olan 10 sene sonra olmayabilir. Çünkü yeni teknoloji, sürekli değişiyor.
Cin'in olayi tabiki elektronik parça konusunda çok iyi olmalari.

Neyse, ben çok kafa yormuyorum. Bunlar içinden sadece vw benim kafamda etkilenir çünkü ne audi, mercedes, bmw klasinda ne de ulasilabilir fiyatlarda bazı ürünleri. Bir de tabiki bazı firmalarda değişim lazım oluyor. Bu noktada milyarlarca euro kar eden bu firmalara sanki batiyorlar gibi davranmamak lazım. Bence fabrika kapatmalar vs biraz da corporate greed çıkacak isin içinden.
0
logisticsmanager
(27.11.24)
Mercedes asla sonlanmaz

Uçak yapar devam eded
0
baldan kaymak
(27.11.24)
opel artık alman değil. crossland ve grandland'den beri peugeot platformu kullanıyor.

diğerleri bir şekilde hayatlarına devam edecektir.

çin arabası almayı düşünmüyorum gelecekte. hyundai, kia, toyota vesaire'den devam.

fakat öte yandan regülasyonlar izin verdiği ve arabam bozulmadığı müddetçe mhev benzinli araba bile almayı düşünmüyorum.
0
rain when i die
(27.11.24)
www.best-selling-cars.com

Almanya özelinde satış rakamlarıyla başlayalım. BYD'nin durumu bence 2025'te anlaşılır. Pazara yeni girmiş daha. Henüz %0,1 civarında.

Şu aşamada yanıltıcı olur.

VW ve Opel dışındakiler üst segment araçlar. O yüzden çinli üreticiler o segmenti henüz sarsmaz.
0
anten
(27.11.24)
bmw - mercedes - porche yoluna yürür. zaten elektrikli tarafta da çok ciddi modelleri var. Audi dahil işleri zor, sadece Çin arabalarından değil, tasarım-algı vs olarak da asya ve avrupalı rakiplerine göre ciddi gerileme var.
0
awlmi
(27.11.24)
çinliler piyasayı tamamen sardığında birkaç tanesi butik araba markası olarak kalacak. klasik arabalar gibi değer görecek. çin gerekirse arabaları bedava dağıtır ama bu markaları bitirmeden durmaz uzun vadede.
0
zeleno
(28.11.24)
nokia gibi olacak bir çoğu. kendini kurtarabilenler çin'e satılır.
0
adivar
(28.11.24)
(11)

Korsan dosya indirirken tirsmiyor musunuz artik?

Zetnikov
TorrentApkOyunlarTarzi seyler de hep bi exe dosyasi ve acik kapi birakicak sekilde durumlar var.Oyun indiriyorsun exe calistirman lazim lak diye sifreler gidebilir misalBen hic rahat olamiyorum bu yuzden platformlara para bayiliyorumAma goruyorum insanlar cator catir indiriyor halenGenel yorumunuz n
Torrent
Apk
Oyunlar

Tarzi seyler de hep bi exe dosyasi ve acik kapi birakicak sekilde durumlar var.
Oyun indiriyorsun exe calistirman lazim lak diye sifreler gidebilir misal
Ben hic rahat olamiyorum bu yuzden platformlara para bayiliyorum
Ama goruyorum insanlar cator catir indiriyor halen

Genel yorumunuz nedir tirsmakta hakli miyim?
0
Zetnikov
(25.11.24)
Sadece film müzik
Oyun oynamıyorum indirmiyorum, diğer tüm programların da açık kaynaklı ücretsiz muadilleri var
0
grimavi
(25.11.24)
Sadece torrent, apk'lar ve oyunlar için demiyorum ancak ben hayatımda hiç düzenli anti-virüs yazılımı kullanmadım. Windows'un kendi yazılımı hariç diye de ekleyeyim, ancak bundan da hiç güvenlik uyarısı almadım.

Kırk yılda bir bilgisayarda bir sorun olur da aklıma düşerse önerilen bir belki iki yazılımın deneme sürümüyle bilgisayarı taratıp "hmm virüs yokmuş" deyip siliyorum.

Diğer taraftan özellikle iş bilgisayarlarında, usb'lerin ortalıkta dolaştığı yerlerde insanların usb'lerinin virüs kaynadığını görüp şaşırıyorum.

Yukardaki gibi bir kişi olarak konuşacak olursam ben virüsten aslında çok basit bir şekilde uzak kalıyorum sanırım. Reklam sevmiyorum ve berbat tasarımlardan iğreniyorum ve biraz da ne indirdiğime dikkat ediyorum.

Virüslerin cirit attığı mecralar genellikle insanın gözünü kanatan cinsten bir zevksizlik barındırıyor. Bu normal çünkü kısa sürede tespit edilip yok olacak bir şeye özen göstermiyor kimse. İndireceğim şeyin beklenen olası dosya boyutu ve indiriyor olduğum dosyanın boyutu şüphe uyandıracak derecede farklıysa indirmiyorum. Reddit vs. gibi yerlerden çeşitli sitelerin ne kadar güvenli olduğuyla ilgili tarama yapıyorum. Torrentlerde seed ve leech sayılarının yüksek olmasına dikkat ediyorum. Ancak ben de artık bu tür yerleri kullanmıyorum, sebep yine göz zevki. Güvenli siteler ne kadar güvenli olsalar da yine de zevksizlikten ölüyorlar.
0
akhenaten
(25.11.24)
İlaçlı uygulamaların tamamı internetle bağlantısı kesilmiş, şifrelenmiş virtual box (vmware) içinde çalışır bende.

Ana işletim sistemimde tek bir kaynağı belli olmayan yazılım olmaz.

Torrent uzun süredir kullanmıyorum, en fazla günah keçisi niyetine 3-5 kuruş ceza keserler.
0
kimlanbu
(25.11.24)
dizi film anime sadece indirdiğim şeyler. çok oyun oynamıyorum, oynadıklarımı da steam gibi yerlerden indiriyorum. indirdiğim dizi/filmleri de antivirüs taramasından geçiriyorum, dosya isimlerini kontrol ediyorum dosya.mp4.exe gibi olmasın diye.
0
inheritance
(25.11.24)
@inheritance +1 Bende de durum böyle. Steam, Battle.Net, Epic ve GoG'um var. Bunlardan oynuyorum. Torrent ile en son ne zaman oyun indirdiğimi hatırlamıyorum. Bu 4 kanalda olmayan tek oyun 200 yıl önce indirdiğim Heroes 3.

Play'de olmayan uygulama olarak da iş yerinin ve spor salonunun uygulamaları hariç hiçbir uygulamam yok.
0
nawar
(25.11.24)
asla apk kullanmayın. telefonda banka uygulaması vs olunca korkunç sonuçlara yol açabiliyor.
steam dışında oyun oynamam, crackli oyun tavsiye etmem. ama yıllardır cracklayip oynayanlar ve virüs kapmayanlar var. illa bulaşılacaksa yerini yurdunu bilmek lazım.
dizi film konusunda torrent tam bir cennet. güvenilir sitelerden şaşmazsanız sorun yaşamazsınız.
0
beatbox yapan metalci
(25.11.24)
@akhenaten

yazmayı unuttum bi ara usb den bulasan kendını kopyalayıp sılınemeyen bı zıkkım vardı.
sonrada bılmem ne .inf dosyasını kilitliyordun virus bulasmıyordu falan ne oldu ona bılmıyorum uzun zamandır ınternet cafe tarzı yerlere usb takmadıgımdan hatırlamıyorum.

bu usb olayıda sakat cunku bazı pc lerde mesela ınternet cafe yada ofıste dosyanın uzantısı gızlı oluyor. normalde sonu exe ama gozukmeyınce cıft tıklayınca patlıyorsun acayip tırsıyorum kankalar bu yuzden google drive atıyorum tüm sulalemi.
0
🌸Zetnikov
(25.11.24)
Ben bilgisayara firewall kuruyorum. Bilmiyorum faydası oluyor mu bankacılık işlemleri yaparken sanal klavye kullandım.
0
komando kani var bende
(25.11.24)
Apk zaten indirmiyorum, hiç indirmedim hayatım boyunca. Oyun da indirmiyorum. Sadece film/dizi torrent olarak. O da ayda yılda bir.
0
put it in your appropriate place
(25.11.24)
Korsanlar da uyandı artık eskisi gibi bilgisayara zarar veren ya da çalışmaz hale getiren virüsler yapmıyorlar.

Ya da abuk sabuk pop up reklamlar gösteren içerikler de yapmıyorlar.

Onun yerine "safe" görünen ve sorunsuz çalışan dosyalar ve crackli uygulamalar kullanıyorlar.

Çünkü sana uyduruk popuplar çıkaran eski tarz virüsler koysa sen 2 gün sonra bilgisayarından sileceksin. O reklam gelirinden kazanamayacak.

Halbuki bilgisayarında ne kadar uzun barınabilirse ona kar. Çünkü senin bankacılık işlemlerini, şifrelerini görebiliyor. Bu sayede dolandırıcılık vb şeyler yapabiliyor. Ya da kartından para çekiyor vs.
0
anten
(25.11.24)
bu zamana kadar hiç bir platforma, hiç bir yazılıma, hiç bir filme, hiç bir oyuna para vermedim.
korsan cd bitene kadar korsan cd, ondan sonra limewire ve türevleri ardında torrent.
demirden korksak trene binmeyiz.
0
my fault
(25.11.24)
(11)

ev kiraya verirken dikkat edilecek şeyler neler olmalı

ayseee
sözleşmeye bazı maddeler ekletmeyi düşünüyorum bir önceki kiracıdan tecbüreye dayarak ama unuttuğum şunuda ekle dediğiniz bir madde olabilir mi?- depozito evden çıkarken ödenecektir. depozito ödenen miktar kadar geri dönecektir, kabul etmeyen param değer kaybeder diyen kiracı doviz'le depozito ödeye
sözleşmeye bazı maddeler ekletmeyi düşünüyorum bir önceki kiracıdan tecbüreye dayarak ama unuttuğum şunuda ekle dediğiniz bir madde olabilir mi?

- depozito evden çıkarken ödenecektir. depozito ödenen miktar kadar geri dönecektir, kabul etmeyen param değer kaybeder diyen kiracı doviz'le depozito ödeyebilir.

- tahliye taahhütnamesi

- evde köpek istenmiyor

- 3 kişiden fazla aile ve yabancı istenmiyor.

- evde ve apartman içinde gürültü istenmiyor.

- yıllık zam oranı tüfe'ye göre belirlenecek.

- kiranin odenmemesi durumunda acilacak tum dava ve avukatlik giderlerinin kiraci tarafindan hicbir itiraz olmadan karsilanacagi ve tahliyeyi pesinen kabul eder maddesi.

var mı aklınıza gelen farklı bir madde?
0
ayseee
(25.11.24)
Son maddede tahliye ile ilgili ekstra vurgu yapilmis ama yasal olarak bir anlami olacagini sanmiyorum.

Polis ve avukat olmama niteligini sozlesmede belirtmeye gerek var mi? Kiralayan size yalan soyleyip sonradan avukat oldugu ortaya cikarsa mi bu madde devreye girecek mesela? Yaptirimi ne olacak?

Bonus:
sebeder.org
0
mbond
(25.11.24)
tahliye taahhütnamesi imzalatabilirsiniz onun dışında yukarıda yazdıklarınızın hiçbir önemi yok. siz sözleşmeye ne eklerseniz ekleyin kanunda yazanlar geçerlidir. "polis ve avukat istenmiyor." maddesinden başınız bile ağrıyabilir. kafayı takmış bir avukata bakar. şu an moda olan uyap ve findeks belgesi istemek fakat bunu da kiracı vermek istemezse yapabileceğiniz bir şey yok.

çok korkuyorsanız evinizi kiraya vermemelisiniz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(25.11.24)
Ev kira konusunda tek bildigim sey var oda kiracinin zamani gelince sikinti cikarmadan evden cikmasini saglayacak bir maddedir.

Cunku cevremde evden cikmayip davalik olan senelerce kafasina gore takilan insanlar gordum sahsen ev sahibi olmakta kiraci olmakta ayri bir sikinti
0
Zetnikov
(25.11.24)
polis ve avukat mevzusunu emlakçıya sözle ileteceğim ki eve bakmaya dahi getirmesin.
0
🌸ayseee
(25.11.24)
tahliye taahhütnamesi yeterli onu da karı koca olarak imzalamaları gerekiyor yoksa oda geçersiz.
tüfe zaten olması gereken.
diğer maddeler saçmalığın daniskası.
0
jamswety
(25.11.24)
son 3 aylık maaş bordrosu da şart bence. mesleğiyle ilgili yalan söylememsi için.

maaşlı çalışan harici evine kimseyi sokma. yok mobilyacı yok şarküteri bilmem ne esnaf falan filan hayatta kira ödemezler. çok uğraştırırlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.11.24)
Siz bana şimdi 50 bin verin iki sene sonra 50 bin alın mesela. Babamın çocuğu olsanız bile belki kabul edersiniz.

Hakkını korumak ile karşı tarafı salak yerine koymak farklı şeyler. Maaşlı mümkünse bildiğiniz insanlara vermeye çalışın ve tahliye taahhütnamesi alın.
Ödemez, gürültü yapar, eve başkasını doldurursa yasal hakkınız zaten açar dava kazanır tüm giderini de karşı taraftan tahsil edersiniz bunlar için ayrıca imza almanın mantığı yok.
0
cilekli pasta
(25.11.24)
apartman aidatı varsa kiracının ödeme yükümlülüğü olduğunu ekleyebilirsin
0
eja
(25.11.24)
Ben hem kiracı hem de ev sahibi olarak yazıyorum bunları iki tarafı da gözeterek. Daha önce de birkaç postta yazım ailemde gayrimenkul sektöründe de çok insan var onlarla da iş yaptığımda edindiğim deneyimi paylaşmak isterim.

Hatta kiracımızı ev diye tutup iş yeri olarak kullandığı için tahliye etmek için uğraşıyoruz o süreci de anlatayım.

Kanunen bu istediklerinizin birçoğu sözleşmede yazsa bile geçersiz kalabilir. Ben avukat değilim yanlış yönlendirmeyeyim o yüzden bir avukata danışın.

-Depozito evden çıkarken ödenir doğru. Ama depozito ödenen miktar kadar geri ödenecektir konusu tartışmalı. Bu konuyla ilgili yargıtay kararları var, depozito kira bedeli olarak alınıyor. Kira bedeli olarak geri ödeniyor.
www.hukukihaber.net

Bir de aslında depozitonun vadeli mevduata ödenmesi gibi düzenlemeler var:
www.ensonhaber.com

ama aranızdaki bu yönde bir anlaşma ne kadar geçerli olur onu bir avukat söyler. Yine de kiracıdan bir şeyler beklerken bizim de ev sahibi olarak ne kadar uyduğumuzu düşünmemiz lazım.

-Tahliye taahhütnamesi konusuna ben olsam iyi niyet göstermek adına şunu eklerdim, "kira ödenmediği ya da anlaşılan zam oranında ödenmediği takdirde geçerlidir". Sonuçta bunun maksadı kira ödenmediğinde kullanmak, yani teoride öyle. Öbür türlü kiracının üstünde bir tehdit gibi duruyor sürekli ve açıkcası ben öyle evi tutmazdım. Tutmam da:) Sizin pazarlık gücünüz varsa kiracının da var. Hatta kiracının daha fazla ev seçeneği var.

-Evcil hayvan konusuna hiçbir şekilde karışma hakkınız yok kanunen.

-3 kişiden fazla aile konusu da tartışmalı ve geçerliliği olur mu? Teknik olarak evin kullanım hakkını veriyorsunuz. Ve kiracı evdeyken siz eve giremezsiniz bile kiracının izni olmadan (evi satılığa çıkartmışsınızdır, müşteriye göstereceksinizdir onda bile eve giderken izin alıyorsunuz). 3 kişilik aile geldi sonra çocukları oldu ne yapacaksınız? Kayınvalidesi hastalandı yanına aldı? Bekar biri tuttu yabancıyla evlendi? Ya da misafirim dedi. Bir de ayrımcılık kapsamındadır bu para cezasına kadar yolu var.

-Evde ve apartman içinde gürültü istenmiyor, bu zaten genel geçer bir kural. Bu da manasız bir madde. Bir de neye göre kime göre gürültü? Ben komşusuyla "çok öksürüyorsun" diye kavga eden insan duydum:D

-Ben size gerçekci bir yerden geleceğim, bu yıl tüfeye göre zam yapan ev sahiplerinin zorlanacağını düşünüyorum. Çünkü kimse maaşına öyle bir zam almayacak ve o kiralar aksamaya başlayacak. Ve ev sahipleri de uğraşacak. İşi mahkemeye götürseniz bile uzun sürecek bir de mahkemeye gittiği için kira ödemeleri iyice aksak bir halde olacak. Siz sonunda kazansanız bile aylarca zarar edeceksiniz.

Ha bir de şu var, siz sözleşmeye tüfe yazdınız. Devlet de geçen sene yaptığı gibi dedi ki %25 sınırı koydum. Çünkü geçen yıl TUİK'in sitesinde şu yazıyordu:

Tüfe %XX altında not: Konut kira artışları için TÜFE %25 olarak hesaplanacaktır.

Şimdi kanunen devletin istatistik kurumu diyor ki konutta tüfe bu. Kiracı da diyor ki sözleşmede tüfe yazıyor, devlet de konut tüfesi %25 diyor ben sözleşmeye göre zam yaptım. Yani kendinizi korumaya alırken zarar da etme riski var. Ben kendi adıma kendi sözleşmeme öngördüğüm bir enflasyon oranı var ona dair bir oranı net yazmayı düşünüyorum. Ama mülk sizin.

-bu zaten makul bir madde. Ama bunun süresini net belirlemek lazım. Dünyanın binbir türlü hali var, geçici işsizlik vb... Bir buffer koymak lazım. 3 ay ödenmedi vb gibi.


açıkcası naçizane yorumum kiracıyla her zaman ortak bir zeminde buluşmak maddi olarak da daha karlı oluyor.

Bu kadar sert maddeler genelde eve bakmaya geleni kaçırır.

Kiracı daha hızlı ev bulabiliyor ama ev sahibi o kadar hızlı kiracı bulamayabiliyor bu kadar keskin çizgiler çizdiğinde. Ben kendim ev bakarken bu tarz taleplerle gelen ev sahiplerine cevap bile vermeden teşekkürler deyip kapattım telefonu:)

Ev sahibi olarak da şunu düşünüyorum, evin boş kaldığı her an bana zarar.

Ya da görece az ödeyen ama tıkır tıkır sorunsuz ödeyen bir kiracıyı, yüksek anlaştığım ama sorunlu ödeme yapan bir kiracıya tercih ederim.

Kiracıyla mahkeme yoluna gitmek en az 1 senelik bir serüven. Kendi deneyimimizden biliyorum neredeyse 2 yıl olacak ilk tebligatlaşma ve sürecin başlaması.

Ben kiracı-ev sahibi ilişkilerinde zıtlaşıp da karlı çıkana çok rastlamadım. Siz de yaşamışsınız, hep bir maddi kayıp oluyor.

O yüzden orta yol bulmak, iki tarafın da benimseyeceği bir sözleşme hazırlamak en makulu.

Ama mülk sizin, ben sadece kendisi de kiracı olan ama kendi mülkünde de kiracı olan biri olarak yorumumu paylaştım.

Bu arada yukarda maaş bordrosu isteyin vb gibi şeyler yazılmış. KVKK diye bir şey var aman diyeyim:)
0
anten
(25.11.24)
Sözleşmeye istediğinizi yazın. 12 + 5 sene kiracı istemezse, evden zor çıkartırsınız. İşe en yarar belge tahliye taahhütnamesi. Onunda pek çok kriteri var. Yasa, tamamen kiracıdan yana.

2025 çok sıkıntılı bir yıl olacak. Kiracınız bir anda işsiz kalabilir. Kirayı ödemese bile 4-5 sene uğraşırsınız.

İmkanınız varsa, paraya çok ihtiyacınız yoksa, evinizi kiraya vermeyin!

Para mutlaka lazım diyorsanız, kiracıyı çok iyi araştırın. Sözleşmeyi 4-5 bin tl para verip, iyi bir avukat ile hazırlayın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(25.11.24)
-depozito...: 'Bir kira bedeli olarak alınacak ve tahliye anındaki bir kira bedeli olarak ödenecektir.' denmesi şık olur.

- evde köpek.. : Apartman yönetim planında ne yazıyorsa o. ve konu yöneticiyle kiracı arasında . Sen karışamazsın.

-3 kişi..: Karışamazsın. Boşuna yazma.

-evde gürültü.. : Çok saçma bi madde

- yıllık zam oranı: Kanun ne diyorsa o. Bir şey yazmaya gerek yok.

- kiranın ödenmeme durumu: yazılması çok saçma olur ve gereksiz

- meslek ayrımcılığı konusu, yazmayın ve emlakçıya da söylemeyin. Ayrımcılık suçtur. Başınız belaya girer.

- Şartlı bir tahliye taahhütnamesi önerilmiş. Olmaz o.
0
Mirket
(25.11.24)
(3)

Yurtdışındaki kendi şirketimden Türkiye'de ki şirkete fatura kesmek?

administ
Herkes bu ara bunu öneriyor. Yurtdışında düşük vergili ülkede şirket kurup türkiye'de vergiyi azaltmak için. Bu yasal mıdır?
Herkes bu ara bunu öneriyor. Yurtdışında düşük vergili ülkede şirket kurup türkiye'de vergiyi azaltmak için. Bu yasal mıdır?
0
administ
(25.11.24)
estonyada tonla şirket var böyle tabiki yasal.
0
kveldulv
(25.11.24)
Yasal gibi... ama vergi dairesi incelemesine girerseniz hiç belli olmaz. Doğan Holding bile vakti zamanında bu nedenle milyar (milyon değil) TL vergi cezası yemişti. İyi araştırın mutlaka.
0
alfired
(25.11.24)
İki ülkenin de mevzuatını çok iyi bilen mali müşavirler gerekiyor.
İkisini ayrı ayrı bulsan bile birbirleriyle sürekli iletişimde olmaları gerekiyor.

Yani hataya çok açık bir süreç, maliye bir hata fark eder, astarı yüzünden pahalıya olur.
0
anten
(26.11.24)
(8)

ev alma süreci hk.

datnet
Selamlar, bir ev almak üzereyim. Ev ilanda ancak komşumuzun evi olduğu için emlakçıyı aradan çıkarabilirim. Emlakçının yapacağı işleri kendim halledebilir miyim? Bu süreçte masraftan tasarruf ederken harcayacağım zaman ve emeğe değer mi? Emlakçısız alımda dikkat etmem gerekenler neler? ilk kez ev al
Selamlar, bir ev almak üzereyim. Ev ilanda ancak komşumuzun evi olduğu için emlakçıyı aradan çıkarabilirim. Emlakçının yapacağı işleri kendim halledebilir miyim? Bu süreçte masraftan tasarruf ederken harcayacağım zaman ve emeğe değer mi? Emlakçısız alımda dikkat etmem gerekenler neler? ilk kez ev alacağım için tam kestiremedim.
0
datnet
(17.11.24)
emlakçı üzerinden bağlantıya geçmezseniz sorun yaşanmaz. ama ev sahibi gene de emlakçı ile görüşün diyebilir
0
picassoishere
(17.11.24)
Emlakçının ev alım satımına bir faydası yok. Sadece kirada ev sahibine faydası oluyor. Siz bu işlerden anlayan olgun bir akrabanızı yanınıza alın gidin yeter.
0
enteg
(18.11.24)
ev sahibi emlakçı ile sözleşme yaptıysa sıkıntı olabilir.
0
nuisance2
(18.11.24)
emlakçının yapacağı herhangi bi işlem yok ki.
0
elorelia
(18.11.24)
emlakçı yamuk fotoğraf çekip sarı siteye eklemek dışında bişey yapmıyor. ev sahibine emlakçı falan tanımam diyip kestirip at. kendi uğraşsın. en kötü 150k para alıcak.
0
scudman1
(18.11.24)
aradan çıkarabilirseniz çıkarın. emlakçının yapacağı her şeyi siz de yaparsınız. ki bir tek randevu alıyorlar tapudan o kadar.
0
drako
(18.11.24)
Emlakçı ev sahibiyle sözleşme imzalamıştır büyük ihtimalle, sözleşme varsa ev sahibinden talep eder ücreti.

Bir de taşınmaz satışı için bazı düzenlemeler yapıldı artık e-devlet üzerinden satışa açılıyor konut ve bir yetkili aracı atanıyor (yetkili bir emlakçı yani)

O yüzden artık emlakçısız satış çok mümkün değil gibi. Detayları bilmiyorum ama haberlerde vardı daha yeni.
0
anten
(18.11.24)
Şu an oturduğum evin karşısındaki daire satılık. Komşularla çok samimiyetim yok, sadece merhabalaşıyoruz. Emlakçıyla da işim yok açıkçası. İlk soruda demek istediğim, vereceğim para, o kadar mesai harcamama denk gelecekse, direkt parayı verip rahat edeyim. Ama gerek yoksa bunu söyleyip emlakçısız almayı tercih ederim. Sarı sitede ilanda gördüm, kadınla konuşacağım bugün yarın. Cevaplar için de teşekkürler.
0
🌸datnet
(18.11.24)
(5)

Kiracımla Kira Sözleşmesi Artış Oranı

catakutle
3 yıl önce kiraya verdiğim evimin kiracı sözleşmesini emlakçı hazırlamıştı. Emlakçı bir maddeye yıllık artış yüzde 30 şeklinde eklemiş. Ben de bakmamışım yeterince. Madde şöyle:"Kira sözleşmesinin belirlenen sözleşme bitiminden sonra kendiliğinden yenilenmesi halinde kira dönemlerinin aylık kira art
3 yıl önce kiraya verdiğim evimin kiracı sözleşmesini emlakçı hazırlamıştı.
Emlakçı bir maddeye yıllık artış yüzde 30 şeklinde eklemiş. Ben de bakmamışım yeterince. Madde şöyle:

"Kira sözleşmesinin belirlenen sözleşme bitiminden sonra kendiliğinden yenilenmesi halinde kira dönemlerinin aylık kira artış bedelleri %30 olarak belirlenmiştir."

Şimdi kiracı TÜFE ye göre değil sözleşmedeki yüzde 30 a göre artış yapacağını söylüyor. Yasal olarak yapabileceğim bir şey var mı? Mahkemeye gitsem boşa kürek mi çekmiş olurum?
0
catakutle
(14.11.24)
sözleşme bağlayıcı bu durumda. 5 yıl sonunda kira tespit isteyebilirsiniz.
0
anten
(14.11.24)
kanuna göre tüfe ile yüzde 30 u yan yana koyarsın,kiracı lehine hangisi düşük ise onu uygularsın. emlakçıya selam.
0
Mistyimage
(15.11.24)
yasa der ki artış oranı TÜFE'yi geçemez ama daha düşük belirlenebilir. bu durumda TÜFE %30'un altına düşene kadar %30, eğer altına düşerse TÜFE olacak artış oranı. boşa kürek çekmeyin.
0
mustafakesekci
(15.11.24)
kanun hangisi düşükse o geçerlidir diyor o yüzden yasal olarak yapılacak bir şey yok ilk 5 yıl için.

ev sahibini kazıklayan emlakçıyı da ilk defa duyuyorum.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(15.11.24)
lehe olan sözleşme hükümleri uygulanır.
0
ground
(15.11.24)
(7)

Bu evi alayım mı?

scudman1
Müstakil, iki katlı bir ev var. Konumu güzel, mahalle güzel. Ev bakımlı sayılır ama masrafı çıkacaktır. En önemli masraf kalemi, iki katlı ama iki ayrı daire olarak yapılmış. Yani içeriden merdiveni yok. Giriş katta 3 oda + mutfak ve üst katta da aynı plan. İçeriden merdiven yaptırmam gerekir. Ek ol
Müstakil, iki katlı bir ev var. Konumu güzel, mahalle güzel. Ev bakımlı sayılır ama masrafı çıkacaktır. En önemli masraf kalemi, iki katlı ama iki ayrı daire olarak yapılmış. Yani içeriden merdiveni yok. Giriş katta 3 oda + mutfak ve üst katta da aynı plan. İçeriden merdiven yaptırmam gerekir. Ek olarak evin içinde de ufak tefek masraflar çıkacaktır. Evin içinde merdiven yaptırmak çok zahmetli olacaktır ama imkansız olmaz diye düşünüyorum. Önde ve arkada bahçesi var. Bir miktar kredi çekmem gerekecek ama sorun değil çünkü daire fiyatına denk gelicek. Alayım mı? Yoksa, dur sakin ol ve ...... şeyleri de düşün, diyebileceğiniz şeyler var mı?

Not: Evin iki tarafında 4 katlı apartmanlar var. İlerleyen zamanlarda müteahhite vermek mümkün. Yani yatırım tarafı da var.
0
scudman1
(14.11.24)
Al al al.
İçeriden merdiven hususunu iyi düşünün. gün gelir de kiraya verilecekse ne anlamı olur..

Ya da o masrafla ev veya çevresinde daha başka yapılması gereken duvar, bahçeye uygun çardak vs gibi şeyler düşünebilirsiniz.
0
diyecevaplandı
(14.11.24)
kiraya vermem ama müteahhite verebilirim. evin bulunduğu sıra garaj üstüne 4 katlı apartmanlar var.
0
🌸scudman1
(14.11.24)
Almayacaksan link yolla :)
0
Mirket
(14.11.24)
müstakil ev bakımı çok zor özellikle eskiyse.
0
anten
(14.11.24)
Güzel konum, güzel mahalle, müstakil ve daire fiyatına...

Gerçek olamayacak kadar iyi tekliflerde sonuna kadar supheci olmak iyidir.

Benim aklima ilk gelen evde imar planına aykırı bölümler vs varsa belediyede cezası olabilir bu da size sıkıntı çıkarır (hem ceza ödeme hem yikim)
0
makbur
(14.11.24)
Müstakil evin artısı olduğu kadar eksisi de var. Biraz sizin kişiliğinize göre değişiyor.

Bahçe, toprak sevdanız varsa düşünmeden alın. Biz zor bela 30-35 m2 bahçesi olan bir bahçe dubleks alabildik. Geçen yaz başı 4-5 hafta her gün bahçeyi kazdım, kenarları düzenledim, bostan yaptım toprak taşıdım, ot yoldum vs. Para verseler yapmayacağım ameleliği yaptım ama üstüne para verecek kadar da keyif aldım.

Anlattığınız kadarıyla hem maddi olarak sizi çok zorlamayacak, hem ileriye dönük değerlenme ihtimali var hem de apartmanların arasında bahçeli cennet gibi bir yer. Alın, ben alırdım.
0
yercekimini kendine ceken adam
(15.11.24)
herkese cevapları için teşekkür ederim. bakım ve bahçe işleri uğraştırıcı olacaktır farkındayım ama genel olarak ön ve arka bahçesi zaten düzgün. arka bahçeye keyfe keder çimen vs yapılabilir. binanın çatısı vs düzgün görünüyor ama bilen biriyle detaylı incelemek gerekiyor. en çok çekindiğim iki konu çatı ve evin nem alması. ek olarak ön bahçenin sol tarafında bir boşluk var ve buraya kapalı garaj + atölye tarzı bişey yapabilirim.
0
🌸scudman1
(15.11.24)
(7)

Ev satın alma - güvenli para tranferi

rajkoothrapali
merhaba değerli romalılar,Hayatımda ilk defa bir ev alacağım birkaç gün içerisinde.fiyat olarak 2.5'a anlaştık ancak ev sahibi tapuda 750 bin göstermek istiyor gelir vergisinden dolayı.ben krediye başvurdum onaylandı 750 bin banka hesabından geçecek satıştan sonra. Ancak nakit verdiğim kısmı nasıl i
merhaba değerli romalılar,

Hayatımda ilk defa bir ev alacağım birkaç gün içerisinde.fiyat olarak 2.5'a anlaştık ancak ev sahibi tapuda 750 bin göstermek istiyor gelir vergisinden dolayı.
ben krediye başvurdum onaylandı 750 bin banka hesabından geçecek satıştan sonra. Ancak nakit verdiğim kısmı nasıl ispat edebilirim. sözleşme imzalamak istemiyor beni gidip şikayet edersin kanıt oluşturamam diyor.
Ben kendimi nasıl korumaya alabilirim. wp yazışmaları filan var ama yeterli değil gibi
teşekkür ediyorum fikirleriniz için.
0
rajkoothrapali
(14.11.24)
ben de aynı şekilde nakit verdim 1.5m kısmı tapuda. Tapuda zaten bedel olarak 750 bin diyeceksin ispat gereksinimi niye?
0
administ
(14.11.24)
Herhangi bir sekilde tapu islemi bozulursa ( miras yada malda hakki olan baska biri vs. cesitli nedenle) sana geri yatirilacak miktar sadece 750K olur.Kagit ustunde notere gitmeden bir sozlesme yapin en azindan kendi aranizda
0
turkuaz
(14.11.24)
@turkuaz emlak komisyon sözleşmesinde doğru miktar yazıyor 2.5 m ona imza attı. bir de normal sözleşme yaptırtmaya çalışıcam en azından '' kalan miktarı nakit olarak elden teslim aldım'' tarzı bişey yazan.

konut miras malı değil anladığım kadarıyla . 1.5 yıl önce satış ile alınmış. satan kişi bekar, çocuğu yok. baska bilgi yok elimde
0
🌸rajkoothrapali
(14.11.24)
tr de gunde 20 binden fazla tapu islemi yapiliyor. neredeyse cogu islem bu sekildedir. bu sekilde yaklasirsaniz sorun yasayan taraf siz olursunuz, mal alamazsiniz, tapu size gecsin gerisi milyarda bir ihtimal yasanir.
0
die fetten jahre sind vorbei
(14.11.24)
@die fetten jahre sind vorbei güzel özetlemiş.
0
Mirket
(14.11.24)
@die fetten jahre sind vorbei inanın çok haklısınız kimseyi ikna edemedim 1 aydır gerçek değere yakın bir değere. tüm tapu harcını ödemeyi göze alarak. en son kabul ettim artık
0
🌸rajkoothrapali
(14.11.24)
ev sahibi cebinden para ödemeyecek diye siz niye kendinizi riske ediyorsunuz ki?

En basitinden, Allah korusun ev bir zarar gördü mesela doğal afet sonucunda.
Sigorta size ödemenizi bu rayiç üzerinden yapar. geri kalan para? Geçmiş olsun.

Diyelim ki sözleşme yaptınız. Elden ödeme üzerine sözleşme imzalandı. Bu sizin işinize yaramaz ki? aksine usulsüzlüğü resmileştirmiş olacaksınız. Mesela sigortaya gidip ne diyeceksiniz? Ev sahibi vergiden kaçabilsin diye böyle yapmıştık, evin değeri aslında 2,5 biz 750 gösterdik paramı verin mi? Vergi usulsüzlüğü, yüklü miktarda paranın elden kayıtsız transferi gibi bir usulsüzlük, yalan beyan...

Devlet ev aldığınız bölgeyi rezerv alan ilan eder. Dönüşüme sokar. Size der ki evin rayiçi üstünden saydım, yenileme bedeli olarak bu kadar daha ödeyeceksin ya da sana bu rayiç değerinde tokiden daire vereceğim. Hadi uğraş dur. Düşük ihtimal belki. Ama şimdi bakın mesela şişli gibi merkezi bir yerde rezerv ilan edilen yerler var. Rayiçi düşük gösterenler kara kara düşünüyor.

Devlet yarın öbür gün yol geçireceğim, metro yapacağım diye istimlak eder. Yine rayiçten öder.

Hadi onu geçtim artık para işlerinin takibi kolay. Maliye 1 milyon üstü işlemlerin listesini istese bankadan inceleme için, bakacak çok yakın tarihli iki işlem. Uyanık bir memur direkt yakalar. Ha düşük ihtimal mi? düşük ihtimal. Olmaz mı? Olabilir.

Bu bahsettiklerimiz elbette düşük ihtimaller. ama olmaz değil. 10 kişi yapar denk gelmez. 1 tanesine denk gelir. Değer mi bu riske?

Ev sahibi düşünsün. 500'e aldım 2,5'a sattım diye hava atacak sağda solda, vergisini de ödesin bir zahmet. O da sizin derdiniz değil. O fiyata satmasaymış o zaman.

Bence girmeyin böyle işlere. Denk gelmez gelmez, ama sizi bulur uğraşırsınız. zarar edersiniz.

Böyle ucuz hesaplar peşinde koşan satıcının evinde de sorun çıkar ben diyeyim.
Düzgün satıcılar da var merak etmeyin.
0
anten
(14.11.24)
(4)

Yarı fiyatına satılan Dyson’lar.

Mcfly
Sahibinden’de muhtemelen Irak’tan kaçak getirilen Dyson süpürgeler var bunlardan alıp kullanan var mı ? Yarı fiyatına satiliyor.
Sahibinden’de muhtemelen Irak’tan kaçak getirilen Dyson süpürgeler var bunlardan alıp kullanan var mı ? Yarı fiyatına satiliyor.
0
Mcfly
(14.11.24)
Sahtedir, bir ürünün ucuza satılıp satılamayacağına onun anavatanındaki veya amerikadaki fiyatına bakarak anlayabilirsiniz. Dyson için de şu anda bakmayacağım ama avrupa satış fiyatı ile Türkiye satışı fiyatı arasında %20'den fazla bir fark olduğunu zannetmiyorum, dolaylı olarak o seviyede ucuzluk pek mümkün değil aslında.
0
atom karincanin torunu
(14.11.24)
sahte kesin bilgi.
0
nuisance2
(14.11.24)
Dünyanın her yerinde bu tarz markaların satış fiyatları yakındır birbirine.
%10%20 fark eder.

Başka ülkede yarı fiyatına satılıyorsa bir ürün toptan fiyatı daha da düşüktür. O zaman bütün satıcılar kendi ülkelerinden değil ucuz ülkeden mal tedarik etmek ister, o zaman da dağıtım zinciri bozulur.

O yüzden fiyatlar yakın olur.

Bu ürünler ya sahte, ya çalıntı, ya kayıp kaçak vb.
0
anten
(14.11.24)
Hepsi dolandırıcı

Sizi bir adrese yönlendiriyor fake PTT AVM vs
0
topkapiaksaray
(14.11.24)
(24)

Aşağıdaki illerden hangisinde yaşamayı tercih ederdiniz?

infernalcadre
En az 3 yıl olacak. Sebep belirtebilirsiniz yada sadece il seçebilirsiniz. Seçimlerinizi kendinize göre belirleyebilirsiniz (ilin büyüklüğü, önemli yerlere yakınlık, ulaşım, sosyal hayat, ekonomi vs.)Lütfen "en fazla" ve "en az" 5 adet seçiniz.1-Afyonkarahisar, 2-Aksaray, 3-Amasya, 4-Ardahan, 5-Artv
En az 3 yıl olacak. Sebep belirtebilirsiniz yada sadece il seçebilirsiniz. Seçimlerinizi kendinize göre belirleyebilirsiniz (ilin büyüklüğü, önemli yerlere yakınlık, ulaşım, sosyal hayat, ekonomi vs.)

Lütfen "en fazla" ve "en az" 5 adet seçiniz.

1-Afyonkarahisar,
2-Aksaray,
3-Amasya,
4-Ardahan,
5-Artvin,
6-Bartın,
7-Bayburt,
8-Bilecik,
9-Bolu,
10-Burdur
11-Çanakkale,
12-Çankırı,
13-Çorum,
14-Düzce,
15-Edirne,
16-Giresun,
17-Gümüşhane,
18-Iğdır,
19-Isparta,
20-Karabük,
21-Kastamonu,
22-Karaman,
23-Kırıkkale,
24-Kırklareli,
25-Kırşehir,
26-Kütahya,
27-Nevşehir,
28-Niğde,
29-Osmaniye,
30-Rize,
31-Sinop,
32-Sivas,
33-Tokat,
34-Uşak,
35-Yalova,
36-Yozgat
37-Zonguldak
0
infernalcadre
(06.11.24)
Bolu, ormanları çok güzel doğası çok güzel ankara istanbul doğrultusunda konumu merkrezi
Düzce, bolu ile aynı sebeplerden
Sinop, ufak şirin bir yer
Çanakkale kuzey ege havası
Edirne, yine batıda büyükşehir imkanları ve çevresi güzel
0
grimavi
(06.11.24)
Amasya
Artvin
Çanakkale
Edirne
Yalova

Sıralamayı tercih değil liste sırasına göre yaptım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.11.24)
Isparta
Burdur
Sinop

isparta ve burdur hem ucuzdur hem de antalyaya yakin. haftasonu kacmak istersen gidebilirsin.

sinop da güzel bir sehir oldugu icin.
0
robert bosch
(06.11.24)
Büyük şehirlere yakın, yaşam tarzıma uygun küçük bir şehri seçerim. Denize de yakın olsun.

Büyük şehire yakın olsun ki sıkılınca gidebilesiniz.
Küçük şehir olsun ki büyük şehir masrafından ucuz olsun.
0
anten
(06.11.24)
çanakkale,
bolu,
düzce (akçakoca güzel yer)

yalova,
edirne

yalova'ya gitmedim.
edirne'ye insanlar güzel diyor, ben çok vakit geçirmedim ama olumsuz yargım yok.

marmara'dan uzaklaşmamaya çalışırdım.
bu şehirler hem küçük ve sakin sayılır, hem de büyük şehirlere ulaşımı iyi.
0
biseysorcaktim
(06.11.24)
Çanakkale
Edirne
Bolu
Yalova
Afyon
0
nawar
(06.11.24)
Bartın
Çanakkale
Edirne
Isparta
Kırklareli
0
inheritance
(06.11.24)
çok farklı iller ve 3 yıl seçeneği olması sebebiyle memur/öğretmen olduğunuzu düşünerek yazıyorum.

1- çanakkale
2 -edirne ( burada yaşıyorum, hele özellikle yeşil pasaportunuz varsa edirne'den yunanistan bulgaristan gibi ülkelere giriş yapmak, semt değiştirmek kadar kolay. sabah birden karar verip yunanistana gidip takılıp akşamına dönebilirsiniz. şehrin kendisi ise ortalama, nihayetinde burası büyükşehir belediyesi bile değil.)

benim kriterlerime göre 1/2 ve diğerleri arasında uçurum var tercih edilebilirlik açısından

3 - bolu
4 - kırıkkale (tek özelliği ankara'nın hemen dibinde olması)
5- sivas (doğu taraflarında bir yer yazacaksam ve seçeneklerde erzurum yoksa sivası seçerim)

bir de bu illerin merkezine göre yorumladım. ilçe bazlı bakılacaksa ooo çok karışır. çünkü anadolu'da genellikle bütün konfor il merkezindedir. merkezi gayet yaşanılır olan ilin ilçesi it bağlasan durmaz mahrumiyet bölgesi çıkabilir.

ekleme: seçeneklerde kırklareli de varmış görmemişim. 1-2-3 çanakkale - edirne- kırklareli diğerlerinde : sivas iptal
0
wilhelmwasmuss
(06.11.24)
çanakkale, edirne, yalova, bolu, sinop.
0
candide
(06.11.24)
1-zonguldak : memleketim, insanı negatif değildir genel olarak, doğası güzel ama kışın muhtemelen baya sıkıcıdır.
2-edirne: üni'yi okumuştum, severim küçük, güzel bi şehir ama öğrenci sayısı galiba çok arttı, o yüzden gereksiz bi kalabalalık olabilir.
3-çanakkale: hep yaşanır bi il olarak geliyor bana, hiç gitmedim ama :)
4-bolu: bi kere arkadaşın düğününe gitmiştim, hoşuma gitmişti baya. zaten şu anda artı temzilik konusu da ayrı bi güzel
5-artvin: sonbahar filminden ötürü hep merak etmişimdir. macera olarak gidebilirdim.
0
high hopes of the sozluk
(06.11.24)
çanakkale edirne sinop
0
mikahakkinen
(06.11.24)
1-yalova ( ege ve marmara ya kara yolu ile çok yakın mesafeler içerisinde.doğası güzel,deniz yolu ile istanbul 35dakika )
2- liste de olmayan trabzon her ne kadar arap akını felan diye kötülenmeye çalışsada çok iyi yatırımlar yapılmakta hava alanı büyümekte,depreme en uzak il ve doğası harika,hırsızlık,anarşi yok )
0
jamswety
(06.11.24)
sinop sinop sinop sinop çanakkale
0
anna sun
(06.11.24)
Edirne (Insani iyi diyorlar, istanbul'a yakin olmasi iyi, cevremin cogu istanbulda)
Giresun (Ailem cogu zaman burada, tanidigim insanlar da var, dogasi harika)
Çanakkale (Aslinda bilmiyorum, iyi deniyor, ne cok sekuler, ne cok muhafazakar, dengeli bir yer gibi hissediyorum genel olarak, deniz baglantisi olmasi onemli)
Yalova (Istanbul'a yakin, kucuk, sakin)
Artvin (Insani iyi sanirim, dogasi iyi, Giresun'a gorece yakin)
0
mbond
(06.11.24)
Yalova
Çanakkale
Edirne
Bolu
Sinop
0
iwasbornonamountainside
(06.11.24)
İnfo, artvine gel
0
abuzer
(06.11.24)
amasya
artvin
canakkale
edirne
sinop
0
antikadimag
(06.11.24)
çanakkale

insanı güzel. bir çok büyük şehire yakın. iklimi güzel. üniversitesi var. adalara ulaşım var. hayat pahalı değil. denizi var.
0
brakgn
(06.11.24)
Çanakkale hepsine tek atar
0
Zetnikov
(06.11.24)
Çanakkale
Edirne
Isparta
Yalova
Bolu
0
essoist
(07.11.24)
canakkale
amasya
duzce
edirne
sinop
0
cooperr
(07.11.24)
canakkale
kirklareli
yalova
edirne

en fazla bunlari isterdim. gelismislik, istanbul'a yakinliktan falan dolayi.
0
baldur2
(07.11.24)
bolu (yeri güzel ist ankara arası)
çanakkale (aralarında en iyi şehir)
ısparta (gittiğimde beklentimin üzerinde çıkmıştı)
sinop (çok sakin güzel bir yer)
yalova (sakin, istanbula yakın)
0
sabenburak
(07.11.24)
Edirne - Memleketim. İstanbul'a yakın. En büyük dezavantajı kışın çok soğuk oluyor.
Kırklareli - İstanbul'a yakın, doğası ve insanı güzel. Soğuk sıkıntı.
Yalova - İstanbul'a yakın
Çanakkale - Yaz turizmi ve insanların birbirine saygısı. İstanbul'a da yakın.
Artvin - Turistik olarak harika bir yer; ama yaşamak için nasıl olduğuna dair fikrim yok. En kötü Batum'a kaçılır.
0
auroraaurora
(07.11.24)
(11)

istanbulda toplu tasimanin icler acisi hali

buenosdias
bastan soyleyeyim konu siyasi tartismaya kapalidir. nerdeyse her merdiven arizali. cogu metro les gibi kokuyor. klima, sinyal, internet, havalandirma hep allaha emanet. dogru duzgun otobus uygulamasi da yok. siz ne dusunuyorsunuz bu konuda?
bastan soyleyeyim konu siyasi tartismaya kapalidir.

nerdeyse her merdiven arizali. cogu metro les gibi kokuyor. klima, sinyal, internet, havalandirma hep allaha emanet. dogru duzgun otobus uygulamasi da yok. siz ne dusunuyorsunuz bu konuda?
0
buenosdias
(03.11.24)
istanbul metrosunu kötü bulmuyorum.
daha iyi mutlaka olabilir ama şu hali kötü gelmiyor.
siyasi görüş asla katılmadı yoruma.
0
basond
(03.11.24)
İstanbul Metrosu son derece temiz bir metro. Berlin, Münih, Budapeşte ve Amsterdam’dan gelen misafirlerimin tamamı metronun temizliğini övdüler. Havalandırma ve iklimlendirme konusunda 20 senedir ciddi bir sorun yaşamadım şahsen.

Arızalı merdivenler elbette oluyor ama arızanın giderilme hızı kötü değil bence. Bu kalabalığa arıza elbette olur. Anormal değil.

Otobüs temizliği de bence iyi. Leş gibi bir otobüse bindiğimi hatırlamıyorum. Leş gibi taksiye çok bindim, orası ayrı. Çok iyi çalışan bir otobüs uygulaması yapılamaz zira trafiğin hali ortada ancak İETT’nin Otobüsüm Nerede uygulaması bence gayet güzel çalışıyor. Sürekli kullanıyorum.

İstanbul’da şartlar dahilinde fena olmayan bir toplu taşıma var. Son yıllarda yapılan metro atağı ile epey iyileştiğini düşünüyorum. Elbette mükemmel ya da çok iyi değil ama iyiye gittiğini bizzat görüyorum. Bence toplu taşımanın en sıkıntılı yeri metrobüs. Sözde geçici bir çözümdü, o laflar anında unutuldu ve kalıcı bir çözüm haline geldi. Öyle ki, şu anda metrobüsü toplu taşıma sisteminden çıkarmaya kimsenin cesareti yok. Metrobüs yerine raylı bir sisteme geçilmesi zorunlu.
0
10551037
(03.11.24)
Yani metronun leş gibi lokması, kalabalık yüzünden. Doğru düzgün şehir planlaması yapılmadığı için 20 milyon insanı bir şehre tiktigimizdan bunun yaşanması normal. Buna belediye bir şey yapamaz. Girişlerde insanları mi yıkasınlar?

Klimalarda vs de bir sorun görmedim. Kaldı ki yine kalabalık yüzünden çalışan klima, havalandırma da bir işe yaramiyor çoğunlukla. Yine de Londra Metrosu'ndan sonra İstanbul Metrolari size tertemiz gelebilir mesela.

Bu yazdıklarınız içinde bir tek merdivenlerin sürekli bozuluyor olması sorun. Çözülmesi gerekiyor sahiden.


İstanbul'un esas sorunu nüfus. Bu da yılların birikimi. Düzenli bir planlama ve nüfus dağılımı olmadığı için hiçbir zaman mükemmel bir toplu taşımaya sahip olmayacak.
0
fraise
(03.11.24)
genelde m2'ye biniyorum. bazen tek durak m7'ye bindiğim oluyor. bunlar için kötü diyemem.

geçen tramvaya bindim 5 yıl kadar sonra. iğrenç kokuyordu. içeri işenmiş üstüne de dezenfektan dökülmüş gibi her yer.

m1 ve o taraflardaki metrolar da kötü.

ama hep dakik metrolar, çok nadir aksaklk oluyor. o yüzden metrolara notum kötü değil.

otobüsleri çok az kullanıyorum. eski ile kıyaslayamam ama mobiett vardı, güzeldi. şimdiki otobüsüm nerede uygulaması çok kötü. lazım oldu bugün otobüse binmem gerekti ve sanırım gelmedi. sefer atladı ya da bir şey oldu. değişti ya da güncellendiyse haber verilmedi. ayrıca otobüslerin kimisinin durak ekranları yok. bazen hatalı gösteriyor. bazısı aşırı ses yapıyor. geçen başım döndü otobüste gürültüden. desibel ölçer yükledim telefonuma ve 110 gösterdi ibre. bir kere de bi metrobüsten inmiştik yanacak galiba diye. içerisi duman olmuştu ve şoför duman nereden geliyor diye incelemişti. sonra devam etti yapacak bir şey yok diye.

klimalar çalışıyor ama yetmiyor. havalandırma kötü. otobüsler pis. çok pis.

ya içler acısı demek istemiyorum. aşırı bi kullanım var. daha iyisi nasıl olur bilmiyorum ama kötü evet.

önceki yorumlarda da belirtilmiş, daha güzel ifade edilmiş.
sorunun önemli kısmı yönetimden ziyade nüfusla ilgili.
0
biseysorcaktim
(03.11.24)
İstanbul toplu taşımasını her yönüyle kullanan ve kullanmış biri olarak. Metro, Metrobüs, otobüs, Şile, Silivri, Kurtköy vs vs.

Bu ara iett otobüs sayısını azalttı. Kafasına göre hat değiştiriyor. Metro ve tramvay istikametindeki otobüsleri kaldırdı. Kaldırınca metro ve tramvay yetmez oldu doğal olarak.

Otobüsüm nerede uygulaması berbat. Mobiett çok daha iyiydi. Nefret ediyorum bu appten.

Otobüsler pis. Otobüslerin klimaları çalışmıyor.

Metrolar temiz ama yetmiyor. M7de de üst üste gidiyor insanlar.

2010dan kalma Mercedes metrobüsler berbat durumda. Klimaları çalışmıyor. Yazın eziyet. Süspansiyonlar kötü. Her yerinden ses geliyor.(İktidar kredi vermedi sanırım yenileme için o yüzden böyle)

Metrobüs beton yol olayı bence sürdürülebilir değil. 20 sene dayanacakmış. Niyeyse bana 2 sene zor dayanır gibi geliyor. Acayip konforsuz beton yol. Sürekli sallanıyoruz. Ve sanıyorum altına demir vs. Atmadılar. Dümdüz betonu koydular. Nefret ediyorum beton yol olayından. Bence rezalet bir durum olacak 2-3 seneye.

Yenibosna metrobüs durağı aylardır bitmedi. 200-300 metre sıra oluyor insanlar. Metrobüs sırası. Beşyol durağı da geçen sene aynıydı maalesef.


İstanbul’da sanıyorum 25-30 milyon insan var. Su tüketiminden İbb bu durumu yorumlayabilir. Toplu taşıma, bireysel ulaşım, trafik vs vs. İstanbul çekilmez durumda. Ve diğer şehirler de İstanbul’a benzemeye başladı. Deli gibi göç alıyor Ankara’nın batısı. Doğudan, Suriye’den, İran’dan. Nereye kadar böyle devam edecek bilmiyorum.

İstanbulun çok güzel olduğu ve yaşanılabilir hissettirdiği tek zaman bayram tatilleri. Onun dışında berbat.
0
jackyr
(03.11.24)
Dünyanın 131 ülkesinden daha kalabalık bir şehir. Yunanistandan belçikadan Avusturyadan kalabalık.
www.aa.com.tr
0
Tina
(03.11.24)
Kesinlikle ve kesinlikle siyasi bir gönderme olmaksızın yazıcam.
20 yıldan fazladır İstanbul'da toplu taşıma kullanıyorum. Hangi yıllara denk geldiğini tam kestiremediğim ciddi iyileştirmelerin olduğu bir dönem oldu.
Neydi o iyileştirmeler:
-Cep telefonlarında ilgili uygulamalar
-Otobüs içi durak takip ekranı.
-Otobüs duraklarında yer alan duraktan geçecek otobüslere dair bilgi ekranı.
-Otobüs duraklarında otobüslerin yanaşma cepleri.
-Akbil sistemi, ödeme yöntemleri, aktarma uygulamaları
-Doğalgazlı otobüsler
-Cam,metal tasarımlı şık duraklar
Sonra bir duraklama dönemine girildi. Yeni iyileştimeler yapılmadığı gibi mevcut saydığım sistemler de işlemez oldu. "Devamlılık esastır" ilkesine tezat olacak şekilde bazı uygulamalar adeta sahiplenilmiyor gibi.
Engelli biri olarak yazıyorum ki yürüyen merdiven arızalarına şimdikinden daha çok rastladığımı hatırlamıyorum. Hele ki bazı noktalarda alternatifi olmayan çok uzun merdivenlere denk geliyorum ve arızanın devam ettiği günleri sayıyorum. Hızlı müdahale yok maalesef.
İstanbul toplu ulaşımında tramvay en eski hatlardan biri. 1995'ten bu yana dönemsel izlenimlerimi sıralayabilirim ki şu anki kadar sıkıntılı, sinir bozucu, kullanışsız bir dönemi hatırlamıyorum.
Son dönem İETT şoförleri ile de ilgili birkaç satır yazmadan edemiycem. Eskiden İETT şoförlerinde bir kamu hizmeti veriyor olmanın ağırlığı, naifliği vardı. Onları işini yaparken izleyince bir okuldaki öğretmenin, bir devlet dairesindeki memurun duruşu, görünüşü gibi halleri vardı. Şu an kıyafetleri, duruşları sürüş biçimleri inanılmaz farklılaşmış görünüyor bana. Otobüsün içinde yolcuyken de, kendi aracımda yoldayken de İETT otobüsleri şu an tedirgin ediyor, endişeli bir ruh haline sokuyor. Yazdıklarımı giriş cümleme rağmen siyasi bulacaklar olabilir. Kamu hizmetlerinde siyasi bakışım yoktur. Önceki yönetimde de şimdikinde de kurumla yazışmalarım, uyarılarım hiç farklılık göstermemiştir.
0
erdoyil
(03.11.24)
herkesin cevabını kabul ediyorum ama bazıları siyasi olmasa bile korunma güdüsüyle yapıldığı o kadar belli ki. eğer istisnai bir lokasyon ve zaman kullanmıyorsa istanbul'da toplu taşımayı beğenmek için muhakeme yetisini kaybetmiş olmak gerek. spesifik örneklerle sabaha kadar tartışabilirim. kalabalık ve diğer kötü şehir metrolarını kıstas gösteterek haklılık çıkarmak çok saçma.
0
🌸buenosdias
(03.11.24)
sana sonuna kadar katılıyorum.

bu sebeple bıraktım artık. araba ve motosiklet aldım. yakıtını vergisini de düşünmüyorum.

adam leş gibi sigara kokusuyla metroya biniyor. parfumun üstüne sigara siniyor falan, mercedes aracıyla metro açılışına gelen başkan da kadim istanbul diyor.

ben oy vermiştim ve de. rams park ve de aynı şekilde. a parti b parti fark etmeksizin, ayıptır.

daha da oy falan kullanmam diye düşünüyorum. zamanıma yazık. taşradaki adamn umrunda değil hayata, sadece şehirde geçerli bunlar.
0
baldan kaymak
(03.11.24)
metrolar eskisiyle aynı
otobüsler eskisinden kötü (eskimesiyle de alakası var)
klimalar keyfe keder açılıyor, filtreler değişmemiş muhtemelen

nufus etkisi var, yollar da toplu taşıma da eskisine göre daha kalabalık, yollar her saat kalabalık
0
bir soru sorcam
(03.11.24)
konuyu siyasetten bağımsız değerlendirmek zor.

Ama yaşım itibariyle iki farklı parti dönemini de gördüm. İstanbul'da toplu taşıma hep aynıydı. Hep vasat. Yani iki dönem de birbirinden daha iyi değil. Yeni yönetimin en büyük hatası eskinin iyi yaptığı şeyleri de çöpe atmak oldu.
(mobiett iyi bir uygulamaydı mesela ve iyi çalışıyordu)

Bahsettiğiniz sorunlar basiretsiz ve iş bilmez birim yöneticilerinden kaynaklı.
Toplu taşıma ciddi bir organizasyon konusu.
Türkiye'de de belediyelerin en beceremediği şey organize olmak.

Bir de şu var, o parti bu parti fark etmez.
Türkiye'de siyaset güç elde etmek ve kendi ekibini güçlendirmek için yapılıyor.
Hangi partiden olduğu fark etmez. Bir parti yönetimi devraldığı zaman bütün hizmetleri kendi grubuna yakın şirketlerden almaya başlıyor.

Bakım ihaleleri, inşaatlar, hizmetler vb... Belediye dışından hizmet alması gereken her yerde bu böyle.

Yani kimse yetkinliğe vb bakmıyor. Bu firma kimin firması diye bakıyor.

Türkiye siyasi fanatizmi aşamadığı sürece bu böyle devam eder.

Şöyle düşün X Partisi var. Y partisi var.

X Partisi yönetimde. Mesela bir hizmet başlatıyor. Y Partisi taraftarları dalga geçiyor küçümsüyor.

Sonra Y Partisi iktidara geliyor. Aynı hizmeti başlatıyor. Y Partisi taraftarları öve öve bitiremiyor bir dönem önce dalga geçtikleri şeyi. Bu sırada X partisi taraftarları küçümsüyor.

ya da bir belediye hata yapıyor, partiye göre savunuluyor ya da yeriliyor.

siyasi fanatizm böyle kör etmiş insanları.


Bunun dışında organizasyonel beceriksizlikler de cabası. Yine partiden bağımsız söylüyorum bugün mesela İstanbul'da maraton organize ediliyor. Tamam köprüyü kapatıyorsun bu işin alameti farikası. Ama Avrasya Tünel güzegahını niye kapatıyorsun? Şehrin büyük çoğunluğu güneyde yaşıyor. Güneydeki iki geçiş güzegahını da kapatıyorsun. Bu işte bir planlama hatasıdır. Maratonu avrasya güzegahına sokmazsın şehir rahatlar.

Bunların her yerde olduğunu düşün, sorunların nedenini anlarsın.

Bu tip organizasyonlar uzun vadeli bilgi birikimi ve planlama istiyor toplu taşıma gibi. Ama her 5 senede bir tüm yöneticiler, çalışanlar değişirse o da çalışmaz.
0
anten
(03.11.24)
(3)

yanan evdeki is nasıl çıkar?

violetsky
benim evimde değil ama alt dairede yangın çıktı. duman balkon ve camlardan evime dolmuş. duvarlar, yerler; eşyalar is içinde. camları açıp evden çıktım. yarın dönüp temizlik yapacağım. fakat is yapış yapış sildikçe bulaşan şeydi. isi kolayca nasıl çıkarırım?
benim evimde değil ama alt dairede yangın çıktı. duman balkon ve camlardan evime dolmuş. duvarlar, yerler; eşyalar is içinde. camları açıp evden çıktım. yarın dönüp temizlik yapacağım. fakat is yapış yapış sildikçe bulaşan şeydi. isi kolayca nasıl çıkarırım?
0
violetsky
(23.10.24)
Öğrenci evinde başımıza gelmişti. Bir hafta boyunca evi köpüklü sabunlu suyla duvarları kapıları yerleri, aklına gelebilecek bütün eşyaları silip yıkamıştık.
0
rodeocu
(23.10.24)
Yangın sonrası temizliği tek başınıza yapamayabilirsiniz. İs yayılır çünkü. Geçmiş olsun.

Yangın sonrası temizliği yapan temizlik şirketleri var. Özel deterjanlar kullanıyorlar.

Hatta siz görmüyorsunuz ama koltuklar, dolap içleri, mutfak dolaplarındaki tabaklar bile is olmuş olabilir. Koltukları halı yıkama makineleriyle falan yıkatmak gerekiyor is sindiğinde.
0
anten
(23.10.24)
playdoh'un ilk yapılış amacı duvarlardaki isleri çıkarmaktı fakat halen aynı hamur iş görür mü bilemem. deneyebilirsiniz.
0
bisorumvargaliba
(24.10.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.