Giriş
(7)

Bu evi alayım mı?

scudman1
Müstakil, iki katlı bir ev var. Konumu güzel, mahalle güzel. Ev bakımlı sayılır ama masrafı çıkacaktır. En önemli masraf kalemi, iki katlı ama iki ayrı daire olarak yapılmış. Yani içeriden merdiveni yok. Giriş katta 3 oda + mutfak ve üst katta da aynı plan. İçeriden merdiven yaptırmam gerekir. Ek ol
Müstakil, iki katlı bir ev var. Konumu güzel, mahalle güzel. Ev bakımlı sayılır ama masrafı çıkacaktır. En önemli masraf kalemi, iki katlı ama iki ayrı daire olarak yapılmış. Yani içeriden merdiveni yok. Giriş katta 3 oda + mutfak ve üst katta da aynı plan. İçeriden merdiven yaptırmam gerekir. Ek olarak evin içinde de ufak tefek masraflar çıkacaktır. Evin içinde merdiven yaptırmak çok zahmetli olacaktır ama imkansız olmaz diye düşünüyorum. Önde ve arkada bahçesi var. Bir miktar kredi çekmem gerekecek ama sorun değil çünkü daire fiyatına denk gelicek. Alayım mı? Yoksa, dur sakin ol ve ...... şeyleri de düşün, diyebileceğiniz şeyler var mı?

Not: Evin iki tarafında 4 katlı apartmanlar var. İlerleyen zamanlarda müteahhite vermek mümkün. Yani yatırım tarafı da var.
0
scudman1
(14.11.24)
Al al al.
İçeriden merdiven hususunu iyi düşünün. gün gelir de kiraya verilecekse ne anlamı olur..

Ya da o masrafla ev veya çevresinde daha başka yapılması gereken duvar, bahçeye uygun çardak vs gibi şeyler düşünebilirsiniz.
0
diyecevaplandı
(14.11.24)
kiraya vermem ama müteahhite verebilirim. evin bulunduğu sıra garaj üstüne 4 katlı apartmanlar var.
0
🌸scudman1
(14.11.24)
Almayacaksan link yolla :)
0
Mirket
(14.11.24)
müstakil ev bakımı çok zor özellikle eskiyse.
0
anten
(14.11.24)
Güzel konum, güzel mahalle, müstakil ve daire fiyatına...

Gerçek olamayacak kadar iyi tekliflerde sonuna kadar supheci olmak iyidir.

Benim aklima ilk gelen evde imar planına aykırı bölümler vs varsa belediyede cezası olabilir bu da size sıkıntı çıkarır (hem ceza ödeme hem yikim)
0
makbur
(14.11.24)
Müstakil evin artısı olduğu kadar eksisi de var. Biraz sizin kişiliğinize göre değişiyor.

Bahçe, toprak sevdanız varsa düşünmeden alın. Biz zor bela 30-35 m2 bahçesi olan bir bahçe dubleks alabildik. Geçen yaz başı 4-5 hafta her gün bahçeyi kazdım, kenarları düzenledim, bostan yaptım toprak taşıdım, ot yoldum vs. Para verseler yapmayacağım ameleliği yaptım ama üstüne para verecek kadar da keyif aldım.

Anlattığınız kadarıyla hem maddi olarak sizi çok zorlamayacak, hem ileriye dönük değerlenme ihtimali var hem de apartmanların arasında bahçeli cennet gibi bir yer. Alın, ben alırdım.
0
yercekimini kendine ceken adam
(15.11.24)
herkese cevapları için teşekkür ederim. bakım ve bahçe işleri uğraştırıcı olacaktır farkındayım ama genel olarak ön ve arka bahçesi zaten düzgün. arka bahçeye keyfe keder çimen vs yapılabilir. binanın çatısı vs düzgün görünüyor ama bilen biriyle detaylı incelemek gerekiyor. en çok çekindiğim iki konu çatı ve evin nem alması. ek olarak ön bahçenin sol tarafında bir boşluk var ve buraya kapalı garaj + atölye tarzı bişey yapabilirim.
0
🌸scudman1
(15.11.24)
(7)

Ev satın alma - güvenli para tranferi

rajkoothrapali
merhaba değerli romalılar,Hayatımda ilk defa bir ev alacağım birkaç gün içerisinde.fiyat olarak 2.5'a anlaştık ancak ev sahibi tapuda 750 bin göstermek istiyor gelir vergisinden dolayı.ben krediye başvurdum onaylandı 750 bin banka hesabından geçecek satıştan sonra. Ancak nakit verdiğim kısmı nasıl i
merhaba değerli romalılar,

Hayatımda ilk defa bir ev alacağım birkaç gün içerisinde.fiyat olarak 2.5'a anlaştık ancak ev sahibi tapuda 750 bin göstermek istiyor gelir vergisinden dolayı.
ben krediye başvurdum onaylandı 750 bin banka hesabından geçecek satıştan sonra. Ancak nakit verdiğim kısmı nasıl ispat edebilirim. sözleşme imzalamak istemiyor beni gidip şikayet edersin kanıt oluşturamam diyor.
Ben kendimi nasıl korumaya alabilirim. wp yazışmaları filan var ama yeterli değil gibi
teşekkür ediyorum fikirleriniz için.
0
rajkoothrapali
(14.11.24)
ben de aynı şekilde nakit verdim 1.5m kısmı tapuda. Tapuda zaten bedel olarak 750 bin diyeceksin ispat gereksinimi niye?
0
administ
(14.11.24)
Herhangi bir sekilde tapu islemi bozulursa ( miras yada malda hakki olan baska biri vs. cesitli nedenle) sana geri yatirilacak miktar sadece 750K olur.Kagit ustunde notere gitmeden bir sozlesme yapin en azindan kendi aranizda
0
turkuaz
(14.11.24)
@turkuaz emlak komisyon sözleşmesinde doğru miktar yazıyor 2.5 m ona imza attı. bir de normal sözleşme yaptırtmaya çalışıcam en azından '' kalan miktarı nakit olarak elden teslim aldım'' tarzı bişey yazan.

konut miras malı değil anladığım kadarıyla . 1.5 yıl önce satış ile alınmış. satan kişi bekar, çocuğu yok. baska bilgi yok elimde
0
🌸rajkoothrapali
(14.11.24)
tr de gunde 20 binden fazla tapu islemi yapiliyor. neredeyse cogu islem bu sekildedir. bu sekilde yaklasirsaniz sorun yasayan taraf siz olursunuz, mal alamazsiniz, tapu size gecsin gerisi milyarda bir ihtimal yasanir.
0
die fetten jahre sind vorbei
(14.11.24)
@die fetten jahre sind vorbei güzel özetlemiş.
0
Mirket
(14.11.24)
@die fetten jahre sind vorbei inanın çok haklısınız kimseyi ikna edemedim 1 aydır gerçek değere yakın bir değere. tüm tapu harcını ödemeyi göze alarak. en son kabul ettim artık
0
🌸rajkoothrapali
(14.11.24)
ev sahibi cebinden para ödemeyecek diye siz niye kendinizi riske ediyorsunuz ki?

En basitinden, Allah korusun ev bir zarar gördü mesela doğal afet sonucunda.
Sigorta size ödemenizi bu rayiç üzerinden yapar. geri kalan para? Geçmiş olsun.

Diyelim ki sözleşme yaptınız. Elden ödeme üzerine sözleşme imzalandı. Bu sizin işinize yaramaz ki? aksine usulsüzlüğü resmileştirmiş olacaksınız. Mesela sigortaya gidip ne diyeceksiniz? Ev sahibi vergiden kaçabilsin diye böyle yapmıştık, evin değeri aslında 2,5 biz 750 gösterdik paramı verin mi? Vergi usulsüzlüğü, yüklü miktarda paranın elden kayıtsız transferi gibi bir usulsüzlük, yalan beyan...

Devlet ev aldığınız bölgeyi rezerv alan ilan eder. Dönüşüme sokar. Size der ki evin rayiçi üstünden saydım, yenileme bedeli olarak bu kadar daha ödeyeceksin ya da sana bu rayiç değerinde tokiden daire vereceğim. Hadi uğraş dur. Düşük ihtimal belki. Ama şimdi bakın mesela şişli gibi merkezi bir yerde rezerv ilan edilen yerler var. Rayiçi düşük gösterenler kara kara düşünüyor.

Devlet yarın öbür gün yol geçireceğim, metro yapacağım diye istimlak eder. Yine rayiçten öder.

Hadi onu geçtim artık para işlerinin takibi kolay. Maliye 1 milyon üstü işlemlerin listesini istese bankadan inceleme için, bakacak çok yakın tarihli iki işlem. Uyanık bir memur direkt yakalar. Ha düşük ihtimal mi? düşük ihtimal. Olmaz mı? Olabilir.

Bu bahsettiklerimiz elbette düşük ihtimaller. ama olmaz değil. 10 kişi yapar denk gelmez. 1 tanesine denk gelir. Değer mi bu riske?

Ev sahibi düşünsün. 500'e aldım 2,5'a sattım diye hava atacak sağda solda, vergisini de ödesin bir zahmet. O da sizin derdiniz değil. O fiyata satmasaymış o zaman.

Bence girmeyin böyle işlere. Denk gelmez gelmez, ama sizi bulur uğraşırsınız. zarar edersiniz.

Böyle ucuz hesaplar peşinde koşan satıcının evinde de sorun çıkar ben diyeyim.
Düzgün satıcılar da var merak etmeyin.
0
anten
(14.11.24)
(4)

Yarı fiyatına satılan Dyson’lar.

Mcfly
Sahibinden’de muhtemelen Irak’tan kaçak getirilen Dyson süpürgeler var bunlardan alıp kullanan var mı ? Yarı fiyatına satiliyor.
Sahibinden’de muhtemelen Irak’tan kaçak getirilen Dyson süpürgeler var bunlardan alıp kullanan var mı ? Yarı fiyatına satiliyor.
0
Mcfly
(14.11.24)
Sahtedir, bir ürünün ucuza satılıp satılamayacağına onun anavatanındaki veya amerikadaki fiyatına bakarak anlayabilirsiniz. Dyson için de şu anda bakmayacağım ama avrupa satış fiyatı ile Türkiye satışı fiyatı arasında %20'den fazla bir fark olduğunu zannetmiyorum, dolaylı olarak o seviyede ucuzluk pek mümkün değil aslında.
0
atom karincanin torunu
(14.11.24)
sahte kesin bilgi.
0
nuisance2
(14.11.24)
Dünyanın her yerinde bu tarz markaların satış fiyatları yakındır birbirine.
%10%20 fark eder.

Başka ülkede yarı fiyatına satılıyorsa bir ürün toptan fiyatı daha da düşüktür. O zaman bütün satıcılar kendi ülkelerinden değil ucuz ülkeden mal tedarik etmek ister, o zaman da dağıtım zinciri bozulur.

O yüzden fiyatlar yakın olur.

Bu ürünler ya sahte, ya çalıntı, ya kayıp kaçak vb.
0
anten
(14.11.24)
Hepsi dolandırıcı

Sizi bir adrese yönlendiriyor fake PTT AVM vs
0
topkapiaksaray
(14.11.24)
(24)

Aşağıdaki illerden hangisinde yaşamayı tercih ederdiniz?

infernalcadre
En az 3 yıl olacak. Sebep belirtebilirsiniz yada sadece il seçebilirsiniz. Seçimlerinizi kendinize göre belirleyebilirsiniz (ilin büyüklüğü, önemli yerlere yakınlık, ulaşım, sosyal hayat, ekonomi vs.)Lütfen "en fazla" ve "en az" 5 adet seçiniz.1-Afyonkarahisar, 2-Aksaray, 3-Amasya, 4-Ardahan, 5-Artv
En az 3 yıl olacak. Sebep belirtebilirsiniz yada sadece il seçebilirsiniz. Seçimlerinizi kendinize göre belirleyebilirsiniz (ilin büyüklüğü, önemli yerlere yakınlık, ulaşım, sosyal hayat, ekonomi vs.)

Lütfen "en fazla" ve "en az" 5 adet seçiniz.

1-Afyonkarahisar,
2-Aksaray,
3-Amasya,
4-Ardahan,
5-Artvin,
6-Bartın,
7-Bayburt,
8-Bilecik,
9-Bolu,
10-Burdur
11-Çanakkale,
12-Çankırı,
13-Çorum,
14-Düzce,
15-Edirne,
16-Giresun,
17-Gümüşhane,
18-Iğdır,
19-Isparta,
20-Karabük,
21-Kastamonu,
22-Karaman,
23-Kırıkkale,
24-Kırklareli,
25-Kırşehir,
26-Kütahya,
27-Nevşehir,
28-Niğde,
29-Osmaniye,
30-Rize,
31-Sinop,
32-Sivas,
33-Tokat,
34-Uşak,
35-Yalova,
36-Yozgat
37-Zonguldak
0
infernalcadre
(06.11.24)
Bolu, ormanları çok güzel doğası çok güzel ankara istanbul doğrultusunda konumu merkrezi
Düzce, bolu ile aynı sebeplerden
Sinop, ufak şirin bir yer
Çanakkale kuzey ege havası
Edirne, yine batıda büyükşehir imkanları ve çevresi güzel
0
grimavi
(06.11.24)
Amasya
Artvin
Çanakkale
Edirne
Yalova

Sıralamayı tercih değil liste sırasına göre yaptım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.11.24)
Isparta
Burdur
Sinop

isparta ve burdur hem ucuzdur hem de antalyaya yakin. haftasonu kacmak istersen gidebilirsin.

sinop da güzel bir sehir oldugu icin.
0
robert bosch
(06.11.24)
Büyük şehirlere yakın, yaşam tarzıma uygun küçük bir şehri seçerim. Denize de yakın olsun.

Büyük şehire yakın olsun ki sıkılınca gidebilesiniz.
Küçük şehir olsun ki büyük şehir masrafından ucuz olsun.
0
anten
(06.11.24)
çanakkale,
bolu,
düzce (akçakoca güzel yer)

yalova,
edirne

yalova'ya gitmedim.
edirne'ye insanlar güzel diyor, ben çok vakit geçirmedim ama olumsuz yargım yok.

marmara'dan uzaklaşmamaya çalışırdım.
bu şehirler hem küçük ve sakin sayılır, hem de büyük şehirlere ulaşımı iyi.
0
biseysorcaktim
(06.11.24)
Çanakkale
Edirne
Bolu
Yalova
Afyon
0
nawar
(06.11.24)
Bartın
Çanakkale
Edirne
Isparta
Kırklareli
0
inheritance
(06.11.24)
çok farklı iller ve 3 yıl seçeneği olması sebebiyle memur/öğretmen olduğunuzu düşünerek yazıyorum.

1- çanakkale
2 -edirne ( burada yaşıyorum, hele özellikle yeşil pasaportunuz varsa edirne'den yunanistan bulgaristan gibi ülkelere giriş yapmak, semt değiştirmek kadar kolay. sabah birden karar verip yunanistana gidip takılıp akşamına dönebilirsiniz. şehrin kendisi ise ortalama, nihayetinde burası büyükşehir belediyesi bile değil.)

benim kriterlerime göre 1/2 ve diğerleri arasında uçurum var tercih edilebilirlik açısından

3 - bolu
4 - kırıkkale (tek özelliği ankara'nın hemen dibinde olması)
5- sivas (doğu taraflarında bir yer yazacaksam ve seçeneklerde erzurum yoksa sivası seçerim)

bir de bu illerin merkezine göre yorumladım. ilçe bazlı bakılacaksa ooo çok karışır. çünkü anadolu'da genellikle bütün konfor il merkezindedir. merkezi gayet yaşanılır olan ilin ilçesi it bağlasan durmaz mahrumiyet bölgesi çıkabilir.

ekleme: seçeneklerde kırklareli de varmış görmemişim. 1-2-3 çanakkale - edirne- kırklareli diğerlerinde : sivas iptal
0
wilhelmwasmuss
(06.11.24)
çanakkale, edirne, yalova, bolu, sinop.
0
candide
(06.11.24)
1-zonguldak : memleketim, insanı negatif değildir genel olarak, doğası güzel ama kışın muhtemelen baya sıkıcıdır.
2-edirne: üni'yi okumuştum, severim küçük, güzel bi şehir ama öğrenci sayısı galiba çok arttı, o yüzden gereksiz bi kalabalalık olabilir.
3-çanakkale: hep yaşanır bi il olarak geliyor bana, hiç gitmedim ama :)
4-bolu: bi kere arkadaşın düğününe gitmiştim, hoşuma gitmişti baya. zaten şu anda artı temzilik konusu da ayrı bi güzel
5-artvin: sonbahar filminden ötürü hep merak etmişimdir. macera olarak gidebilirdim.
0
high hopes of the sozluk
(06.11.24)
çanakkale edirne sinop
0
mikahakkinen
(06.11.24)
1-yalova ( ege ve marmara ya kara yolu ile çok yakın mesafeler içerisinde.doğası güzel,deniz yolu ile istanbul 35dakika )
2- liste de olmayan trabzon her ne kadar arap akını felan diye kötülenmeye çalışsada çok iyi yatırımlar yapılmakta hava alanı büyümekte,depreme en uzak il ve doğası harika,hırsızlık,anarşi yok )
0
jamswety
(06.11.24)
sinop sinop sinop sinop çanakkale
0
anna sun
(06.11.24)
Edirne (Insani iyi diyorlar, istanbul'a yakin olmasi iyi, cevremin cogu istanbulda)
Giresun (Ailem cogu zaman burada, tanidigim insanlar da var, dogasi harika)
Çanakkale (Aslinda bilmiyorum, iyi deniyor, ne cok sekuler, ne cok muhafazakar, dengeli bir yer gibi hissediyorum genel olarak, deniz baglantisi olmasi onemli)
Yalova (Istanbul'a yakin, kucuk, sakin)
Artvin (Insani iyi sanirim, dogasi iyi, Giresun'a gorece yakin)
0
mbond
(06.11.24)
Yalova
Çanakkale
Edirne
Bolu
Sinop
0
iwasbornonamountainside
(06.11.24)
İnfo, artvine gel
0
abuzer
(06.11.24)
amasya
artvin
canakkale
edirne
sinop
0
antikadimag
(06.11.24)
çanakkale

insanı güzel. bir çok büyük şehire yakın. iklimi güzel. üniversitesi var. adalara ulaşım var. hayat pahalı değil. denizi var.
0
brakgn
(06.11.24)
Çanakkale hepsine tek atar
0
Zetnikov
(06.11.24)
Çanakkale
Edirne
Isparta
Yalova
Bolu
0
essoist
(07.11.24)
canakkale
amasya
duzce
edirne
sinop
0
cooperr
(07.11.24)
canakkale
kirklareli
yalova
edirne

en fazla bunlari isterdim. gelismislik, istanbul'a yakinliktan falan dolayi.
0
baldur2
(07.11.24)
bolu (yeri güzel ist ankara arası)
çanakkale (aralarında en iyi şehir)
ısparta (gittiğimde beklentimin üzerinde çıkmıştı)
sinop (çok sakin güzel bir yer)
yalova (sakin, istanbula yakın)
0
sabenburak
(07.11.24)
Edirne - Memleketim. İstanbul'a yakın. En büyük dezavantajı kışın çok soğuk oluyor.
Kırklareli - İstanbul'a yakın, doğası ve insanı güzel. Soğuk sıkıntı.
Yalova - İstanbul'a yakın
Çanakkale - Yaz turizmi ve insanların birbirine saygısı. İstanbul'a da yakın.
Artvin - Turistik olarak harika bir yer; ama yaşamak için nasıl olduğuna dair fikrim yok. En kötü Batum'a kaçılır.
0
auroraaurora
(07.11.24)
(11)

istanbulda toplu tasimanin icler acisi hali

buenosdias
bastan soyleyeyim konu siyasi tartismaya kapalidir. nerdeyse her merdiven arizali. cogu metro les gibi kokuyor. klima, sinyal, internet, havalandirma hep allaha emanet. dogru duzgun otobus uygulamasi da yok. siz ne dusunuyorsunuz bu konuda?
bastan soyleyeyim konu siyasi tartismaya kapalidir.

nerdeyse her merdiven arizali. cogu metro les gibi kokuyor. klima, sinyal, internet, havalandirma hep allaha emanet. dogru duzgun otobus uygulamasi da yok. siz ne dusunuyorsunuz bu konuda?
0
buenosdias
(03.11.24)
istanbul metrosunu kötü bulmuyorum.
daha iyi mutlaka olabilir ama şu hali kötü gelmiyor.
siyasi görüş asla katılmadı yoruma.
0
basond
(03.11.24)
İstanbul Metrosu son derece temiz bir metro. Berlin, Münih, Budapeşte ve Amsterdam’dan gelen misafirlerimin tamamı metronun temizliğini övdüler. Havalandırma ve iklimlendirme konusunda 20 senedir ciddi bir sorun yaşamadım şahsen.

Arızalı merdivenler elbette oluyor ama arızanın giderilme hızı kötü değil bence. Bu kalabalığa arıza elbette olur. Anormal değil.

Otobüs temizliği de bence iyi. Leş gibi bir otobüse bindiğimi hatırlamıyorum. Leş gibi taksiye çok bindim, orası ayrı. Çok iyi çalışan bir otobüs uygulaması yapılamaz zira trafiğin hali ortada ancak İETT’nin Otobüsüm Nerede uygulaması bence gayet güzel çalışıyor. Sürekli kullanıyorum.

İstanbul’da şartlar dahilinde fena olmayan bir toplu taşıma var. Son yıllarda yapılan metro atağı ile epey iyileştiğini düşünüyorum. Elbette mükemmel ya da çok iyi değil ama iyiye gittiğini bizzat görüyorum. Bence toplu taşımanın en sıkıntılı yeri metrobüs. Sözde geçici bir çözümdü, o laflar anında unutuldu ve kalıcı bir çözüm haline geldi. Öyle ki, şu anda metrobüsü toplu taşıma sisteminden çıkarmaya kimsenin cesareti yok. Metrobüs yerine raylı bir sisteme geçilmesi zorunlu.
0
10551037
(03.11.24)
Yani metronun leş gibi lokması, kalabalık yüzünden. Doğru düzgün şehir planlaması yapılmadığı için 20 milyon insanı bir şehre tiktigimizdan bunun yaşanması normal. Buna belediye bir şey yapamaz. Girişlerde insanları mi yıkasınlar?

Klimalarda vs de bir sorun görmedim. Kaldı ki yine kalabalık yüzünden çalışan klima, havalandırma da bir işe yaramiyor çoğunlukla. Yine de Londra Metrosu'ndan sonra İstanbul Metrolari size tertemiz gelebilir mesela.

Bu yazdıklarınız içinde bir tek merdivenlerin sürekli bozuluyor olması sorun. Çözülmesi gerekiyor sahiden.


İstanbul'un esas sorunu nüfus. Bu da yılların birikimi. Düzenli bir planlama ve nüfus dağılımı olmadığı için hiçbir zaman mükemmel bir toplu taşımaya sahip olmayacak.
0
fraise
(03.11.24)
genelde m2'ye biniyorum. bazen tek durak m7'ye bindiğim oluyor. bunlar için kötü diyemem.

geçen tramvaya bindim 5 yıl kadar sonra. iğrenç kokuyordu. içeri işenmiş üstüne de dezenfektan dökülmüş gibi her yer.

m1 ve o taraflardaki metrolar da kötü.

ama hep dakik metrolar, çok nadir aksaklk oluyor. o yüzden metrolara notum kötü değil.

otobüsleri çok az kullanıyorum. eski ile kıyaslayamam ama mobiett vardı, güzeldi. şimdiki otobüsüm nerede uygulaması çok kötü. lazım oldu bugün otobüse binmem gerekti ve sanırım gelmedi. sefer atladı ya da bir şey oldu. değişti ya da güncellendiyse haber verilmedi. ayrıca otobüslerin kimisinin durak ekranları yok. bazen hatalı gösteriyor. bazısı aşırı ses yapıyor. geçen başım döndü otobüste gürültüden. desibel ölçer yükledim telefonuma ve 110 gösterdi ibre. bir kere de bi metrobüsten inmiştik yanacak galiba diye. içerisi duman olmuştu ve şoför duman nereden geliyor diye incelemişti. sonra devam etti yapacak bir şey yok diye.

klimalar çalışıyor ama yetmiyor. havalandırma kötü. otobüsler pis. çok pis.

ya içler acısı demek istemiyorum. aşırı bi kullanım var. daha iyisi nasıl olur bilmiyorum ama kötü evet.

önceki yorumlarda da belirtilmiş, daha güzel ifade edilmiş.
sorunun önemli kısmı yönetimden ziyade nüfusla ilgili.
0
biseysorcaktim
(03.11.24)
İstanbul toplu taşımasını her yönüyle kullanan ve kullanmış biri olarak. Metro, Metrobüs, otobüs, Şile, Silivri, Kurtköy vs vs.

Bu ara iett otobüs sayısını azalttı. Kafasına göre hat değiştiriyor. Metro ve tramvay istikametindeki otobüsleri kaldırdı. Kaldırınca metro ve tramvay yetmez oldu doğal olarak.

Otobüsüm nerede uygulaması berbat. Mobiett çok daha iyiydi. Nefret ediyorum bu appten.

Otobüsler pis. Otobüslerin klimaları çalışmıyor.

Metrolar temiz ama yetmiyor. M7de de üst üste gidiyor insanlar.

2010dan kalma Mercedes metrobüsler berbat durumda. Klimaları çalışmıyor. Yazın eziyet. Süspansiyonlar kötü. Her yerinden ses geliyor.(İktidar kredi vermedi sanırım yenileme için o yüzden böyle)

Metrobüs beton yol olayı bence sürdürülebilir değil. 20 sene dayanacakmış. Niyeyse bana 2 sene zor dayanır gibi geliyor. Acayip konforsuz beton yol. Sürekli sallanıyoruz. Ve sanıyorum altına demir vs. Atmadılar. Dümdüz betonu koydular. Nefret ediyorum beton yol olayından. Bence rezalet bir durum olacak 2-3 seneye.

Yenibosna metrobüs durağı aylardır bitmedi. 200-300 metre sıra oluyor insanlar. Metrobüs sırası. Beşyol durağı da geçen sene aynıydı maalesef.


İstanbul’da sanıyorum 25-30 milyon insan var. Su tüketiminden İbb bu durumu yorumlayabilir. Toplu taşıma, bireysel ulaşım, trafik vs vs. İstanbul çekilmez durumda. Ve diğer şehirler de İstanbul’a benzemeye başladı. Deli gibi göç alıyor Ankara’nın batısı. Doğudan, Suriye’den, İran’dan. Nereye kadar böyle devam edecek bilmiyorum.

İstanbulun çok güzel olduğu ve yaşanılabilir hissettirdiği tek zaman bayram tatilleri. Onun dışında berbat.
0
jackyr
(03.11.24)
Dünyanın 131 ülkesinden daha kalabalık bir şehir. Yunanistandan belçikadan Avusturyadan kalabalık.
www.aa.com.tr
0
Tina
(03.11.24)
Kesinlikle ve kesinlikle siyasi bir gönderme olmaksızın yazıcam.
20 yıldan fazladır İstanbul'da toplu taşıma kullanıyorum. Hangi yıllara denk geldiğini tam kestiremediğim ciddi iyileştirmelerin olduğu bir dönem oldu.
Neydi o iyileştirmeler:
-Cep telefonlarında ilgili uygulamalar
-Otobüs içi durak takip ekranı.
-Otobüs duraklarında yer alan duraktan geçecek otobüslere dair bilgi ekranı.
-Otobüs duraklarında otobüslerin yanaşma cepleri.
-Akbil sistemi, ödeme yöntemleri, aktarma uygulamaları
-Doğalgazlı otobüsler
-Cam,metal tasarımlı şık duraklar
Sonra bir duraklama dönemine girildi. Yeni iyileştimeler yapılmadığı gibi mevcut saydığım sistemler de işlemez oldu. "Devamlılık esastır" ilkesine tezat olacak şekilde bazı uygulamalar adeta sahiplenilmiyor gibi.
Engelli biri olarak yazıyorum ki yürüyen merdiven arızalarına şimdikinden daha çok rastladığımı hatırlamıyorum. Hele ki bazı noktalarda alternatifi olmayan çok uzun merdivenlere denk geliyorum ve arızanın devam ettiği günleri sayıyorum. Hızlı müdahale yok maalesef.
İstanbul toplu ulaşımında tramvay en eski hatlardan biri. 1995'ten bu yana dönemsel izlenimlerimi sıralayabilirim ki şu anki kadar sıkıntılı, sinir bozucu, kullanışsız bir dönemi hatırlamıyorum.
Son dönem İETT şoförleri ile de ilgili birkaç satır yazmadan edemiycem. Eskiden İETT şoförlerinde bir kamu hizmeti veriyor olmanın ağırlığı, naifliği vardı. Onları işini yaparken izleyince bir okuldaki öğretmenin, bir devlet dairesindeki memurun duruşu, görünüşü gibi halleri vardı. Şu an kıyafetleri, duruşları sürüş biçimleri inanılmaz farklılaşmış görünüyor bana. Otobüsün içinde yolcuyken de, kendi aracımda yoldayken de İETT otobüsleri şu an tedirgin ediyor, endişeli bir ruh haline sokuyor. Yazdıklarımı giriş cümleme rağmen siyasi bulacaklar olabilir. Kamu hizmetlerinde siyasi bakışım yoktur. Önceki yönetimde de şimdikinde de kurumla yazışmalarım, uyarılarım hiç farklılık göstermemiştir.
0
erdoyil
(03.11.24)
herkesin cevabını kabul ediyorum ama bazıları siyasi olmasa bile korunma güdüsüyle yapıldığı o kadar belli ki. eğer istisnai bir lokasyon ve zaman kullanmıyorsa istanbul'da toplu taşımayı beğenmek için muhakeme yetisini kaybetmiş olmak gerek. spesifik örneklerle sabaha kadar tartışabilirim. kalabalık ve diğer kötü şehir metrolarını kıstas gösteterek haklılık çıkarmak çok saçma.
0
🌸buenosdias
(03.11.24)
sana sonuna kadar katılıyorum.

bu sebeple bıraktım artık. araba ve motosiklet aldım. yakıtını vergisini de düşünmüyorum.

adam leş gibi sigara kokusuyla metroya biniyor. parfumun üstüne sigara siniyor falan, mercedes aracıyla metro açılışına gelen başkan da kadim istanbul diyor.

ben oy vermiştim ve de. rams park ve de aynı şekilde. a parti b parti fark etmeksizin, ayıptır.

daha da oy falan kullanmam diye düşünüyorum. zamanıma yazık. taşradaki adamn umrunda değil hayata, sadece şehirde geçerli bunlar.
0
baldan kaymak
(03.11.24)
metrolar eskisiyle aynı
otobüsler eskisinden kötü (eskimesiyle de alakası var)
klimalar keyfe keder açılıyor, filtreler değişmemiş muhtemelen

nufus etkisi var, yollar da toplu taşıma da eskisine göre daha kalabalık, yollar her saat kalabalık
0
bir soru sorcam
(03.11.24)
konuyu siyasetten bağımsız değerlendirmek zor.

Ama yaşım itibariyle iki farklı parti dönemini de gördüm. İstanbul'da toplu taşıma hep aynıydı. Hep vasat. Yani iki dönem de birbirinden daha iyi değil. Yeni yönetimin en büyük hatası eskinin iyi yaptığı şeyleri de çöpe atmak oldu.
(mobiett iyi bir uygulamaydı mesela ve iyi çalışıyordu)

Bahsettiğiniz sorunlar basiretsiz ve iş bilmez birim yöneticilerinden kaynaklı.
Toplu taşıma ciddi bir organizasyon konusu.
Türkiye'de de belediyelerin en beceremediği şey organize olmak.

Bir de şu var, o parti bu parti fark etmez.
Türkiye'de siyaset güç elde etmek ve kendi ekibini güçlendirmek için yapılıyor.
Hangi partiden olduğu fark etmez. Bir parti yönetimi devraldığı zaman bütün hizmetleri kendi grubuna yakın şirketlerden almaya başlıyor.

Bakım ihaleleri, inşaatlar, hizmetler vb... Belediye dışından hizmet alması gereken her yerde bu böyle.

Yani kimse yetkinliğe vb bakmıyor. Bu firma kimin firması diye bakıyor.

Türkiye siyasi fanatizmi aşamadığı sürece bu böyle devam eder.

Şöyle düşün X Partisi var. Y partisi var.

X Partisi yönetimde. Mesela bir hizmet başlatıyor. Y Partisi taraftarları dalga geçiyor küçümsüyor.

Sonra Y Partisi iktidara geliyor. Aynı hizmeti başlatıyor. Y Partisi taraftarları öve öve bitiremiyor bir dönem önce dalga geçtikleri şeyi. Bu sırada X partisi taraftarları küçümsüyor.

ya da bir belediye hata yapıyor, partiye göre savunuluyor ya da yeriliyor.

siyasi fanatizm böyle kör etmiş insanları.


Bunun dışında organizasyonel beceriksizlikler de cabası. Yine partiden bağımsız söylüyorum bugün mesela İstanbul'da maraton organize ediliyor. Tamam köprüyü kapatıyorsun bu işin alameti farikası. Ama Avrasya Tünel güzegahını niye kapatıyorsun? Şehrin büyük çoğunluğu güneyde yaşıyor. Güneydeki iki geçiş güzegahını da kapatıyorsun. Bu işte bir planlama hatasıdır. Maratonu avrasya güzegahına sokmazsın şehir rahatlar.

Bunların her yerde olduğunu düşün, sorunların nedenini anlarsın.

Bu tip organizasyonlar uzun vadeli bilgi birikimi ve planlama istiyor toplu taşıma gibi. Ama her 5 senede bir tüm yöneticiler, çalışanlar değişirse o da çalışmaz.
0
anten
(03.11.24)
(3)

yanan evdeki is nasıl çıkar?

violetsky
benim evimde değil ama alt dairede yangın çıktı. duman balkon ve camlardan evime dolmuş. duvarlar, yerler; eşyalar is içinde. camları açıp evden çıktım. yarın dönüp temizlik yapacağım. fakat is yapış yapış sildikçe bulaşan şeydi. isi kolayca nasıl çıkarırım?
benim evimde değil ama alt dairede yangın çıktı. duman balkon ve camlardan evime dolmuş. duvarlar, yerler; eşyalar is içinde. camları açıp evden çıktım. yarın dönüp temizlik yapacağım. fakat is yapış yapış sildikçe bulaşan şeydi. isi kolayca nasıl çıkarırım?
0
violetsky
(23.10.24)
Öğrenci evinde başımıza gelmişti. Bir hafta boyunca evi köpüklü sabunlu suyla duvarları kapıları yerleri, aklına gelebilecek bütün eşyaları silip yıkamıştık.
0
rodeocu
(23.10.24)
Yangın sonrası temizliği tek başınıza yapamayabilirsiniz. İs yayılır çünkü. Geçmiş olsun.

Yangın sonrası temizliği yapan temizlik şirketleri var. Özel deterjanlar kullanıyorlar.

Hatta siz görmüyorsunuz ama koltuklar, dolap içleri, mutfak dolaplarındaki tabaklar bile is olmuş olabilir. Koltukları halı yıkama makineleriyle falan yıkatmak gerekiyor is sindiğinde.
0
anten
(23.10.24)
playdoh'un ilk yapılış amacı duvarlardaki isleri çıkarmaktı fakat halen aynı hamur iş görür mü bilemem. deneyebilirsiniz.
0
bisorumvargaliba
(24.10.24)
(13)

Arda Güler

Bir ben var benden şurada
Ancelotti hoca sanki baya baya vazgeçti kendisinden, hatta insanların "neden oynatmıyorsun" tarzı eleştirileri nedeniyle biraz da kurulmuş gibi sanki bu olaya, siz ne diyorsunuz kiralık gönderilir mi Arda takımda kalır mı, kalırsa bir geleceği olur mu?
Ancelotti hoca sanki baya baya vazgeçti kendisinden, hatta insanların "neden oynatmıyorsun" tarzı eleştirileri nedeniyle biraz da kurulmuş gibi sanki bu olaya, siz ne diyorsunuz kiralık gönderilir mi Arda takımda kalır mı, kalırsa bir geleceği olur mu?
0
Bir ben var benden şurada
(23.10.24)
Ben gözden çıkarıldığını düşünmüyorum, ardaya kilidi açacak oyuncu değilmiş muamelesi yapıyor ki haklı bence dün Dortmund karşısında vinicious hayvani bir performans sergiledi Madrid rahatlayınca ardayı aldı oyuna. Daha az risksiz maçlarda demek ki düşünüyor
0
olaylar olaylar
(23.10.24)
zaten en başta madrid yanlış tercihti. bir çok takım garanti oynama teklif etmesine rağmen babası kendine en çok parayı verene sattı çocuğu.
sezon başında kendi istemedi başka takıma kiraya gitmeyi. bi iki sene daha böyle 5-10 dk kala girer oyuna. sonra bir bakmışız türkiyeye dönmüş.
0
my fault
(23.10.24)
Sahada çok güçsüz duruyor, kas yapsın demiyorum ama güven vermiyor, herkes bi gaza geldi ama real madrid seviyesi bir oyuncu değil

Aynı şeyi yazacaktım, modric de çok kalıplı biri değil fakat hem toplu hem topsuz oyunda yere daha sağlam basan bir görüntüsü var
0
grimavi
(23.10.24)
Su an bence esas sorun kendine ihtiyac da yok sanki. Adam Arda'siz 5 atiyor dortmunda iste. Sampiyonluga oynayan takim garantilemeden oynatmak icin oynatmaz, birileri sakatlanacak bir seyler olacak arda ya ihtiyac duyulacak, o da o perfromansi verecek. anca oyle olur.
0
wallcan
(23.10.24)
sezon sonu villareal'e kiralanır.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(23.10.24)
Ağzı olup konuşan biriyim. real madrid ve oyuncuları cok guclu ama arda bana gucsuz gelıyor. ona bakınca RM de oynayabilecek birini göremiyorum. Birde tamam isabetli pass atabilir ama herşey sadece topa vurmada bitmiyor diye düşünüyorum.
0
Zetnikov
(23.10.24)
Bence Arda çok sabırsız, realde 1-2 sene kendini kanıtlamadan çok yıldız değilsen zaten sürekli 11'e yer alamıyorsun. Türkiye'dekilerin gazına gelip oynamalıyımış da oynatılmıyormuş moduna girip tribe giriyor. Real'in böyle olacağı belliydi.
0
gezegen olan pluton
(23.10.24)
Arda fiziken de mental olarak da zayıf yetiştirilmiş.

Ancelotti kendi de dedi, bellingham'a bakıyorum 20 yaşında bir adam görüyorum, Arda'ya bakıyorum 19 yaşında bir çocuk görüyorum diye...

Güçsüzlüğü fizikselden çok mental. Bu da zor toparlanacak bir konu. Fiziksel gücü sıkı antrenman programıyla toplarsın ama özgüvensiz adamı toplamak çok zor. Adamın sahada duruşu bile tedirgin çoğu zaman.

Mesela messi de fiziksel olarak cılızdı, ama yüzünden en az 3 adam geçerim özgüvenini alıyorsun.

Türkiye'de altyapılarda çok olan bi sorun bu devrecilik, "büyüklerimiz" muhabbeti.

Mesela almanya'da yetişmiş türk futbolcularla, türkiye'dekilerin farkı özgüven oluyor genelde.
0
anten
(23.10.24)
adam endricki oynatmıyor yeri geliyor en kralını kesiyor. herkesin bir zamanı var. bence arda beklemesinin ödülünü alır. zaman sadece zaman.
0
mikahakkinen
(23.10.24)
Kaslanmasını istiyorlar, arda da kaslanırsam çabukluğum düşer diye istemiyor. Çabukluğu da düşerse 33 yaşında futbolculardan farkı olmaz bu seviyede
0
hunharca ben
(23.10.24)
Bir diğer sebep de Türkiye'deki altyapı kültürüyle avrupa futbolundaki altyapı kültürü aynı değil.

Türkiye'de bir futbolcunun düzenli 11 oynaması için 23-24 yaşlarını beklemesi gerekiyor, büyük takımlarda.

Çünkü altyapılar bence yetersiz, iyi yatırım da almıyor. Oyuncular da iyi yetişmiyor, yani oradan çıkan çocuklar bireysel yetenek genelde. Sistemin ürünü değil. Arda da öyle.

Altyapı dediğin 40-50 puanlık oyuncuyu, iyi eğitimle 70-80-90 seviyelerine çeker. Mesela dortmund. Mesela ajax. Mesela barcelona. O eğitimden geçen sporcudan alınacak verim bellidir.

İyi altyapısı olan kulüpler akademiye 20 sporcu alır. 4-5 tanesi as takıma gider. 1 tanesi star olur. 10 tanesi muadil takımlara gider. kalanlar daha alt seviye takımlarda oynar. Ama oynayacak seviyededir.

Bak şu anda yamal bireysel yeteneğin ötesinde çok iyi bir sporcu sisteminde yetişiyor ve mental olarak da bir takımı maestro gibi organize edebiliyor.

Altyapı sadece fiziksel gelişim değil, mental olarak da yetiştiriyor.

Bu tarz büyük altyapılarda genelde 18-19 yaşındaki sporcular bir takımda as kadro oynayabilecek seviyeye geliyor.

Türkiye'de durum biraz farklı.

Sporcular geliyor. Bireysel yetenekleri olanlar hemen öne çıkıyor. Ama onlar da kendi yetenekleri ölçüsünde el yordamıyla ilerliyor. Tabii ki mentorlar var, tabii ki bir gelişim var. Ama Sistemli bir gelişim değil. Ya bir hocanın, ya bi yöneticinin dikkatini çekiyor. Bir sistem değil, birebir ilgi alaka.

Arda'nın durumu da biraz bu. Bir sistemin değil, bireysel çabaların ürünü.

Bir de bence babası çok müdahil süreçlerine.

Real Madrid de öyle bir kulüp değil. Real Madrid B takımı öyle. Orası futbolcu yetiştirir.

Ama real madrid vizyonu en iyilerin takımı. Zaten en iyiysen burada oynuyorsun.

Oturup o seviyede bir takım arda'yı yetiştirmeyi beklemez.

ARda'nın sevimli küçük maskot tavırları da negatif yazıyor kendisine. Orada o hırsı ve o hırsın sahaya, antrenmana yansımasını beklerler.

O yüzden dortmund, ajax gibi bir takıma gitmesi gerekirdi ilk başta. Barcelona ya da atletico madrid bile daha iyi olurdu çünkü o klüpler oyuncu yetiştirir.

Real as takıma gelmiş bir adamı sıfırdan inşa etmeye yıllar harcamaz.
0
anten
(23.10.24)
arda, daha fb'deyken bile hazır değildi. fb'de bile oynasın mı oynamasın mı diye tartışma vardı. real Madrid bunu bile bile aldı, planını buna göre yaptı. adamların Arda'dan hemen bir beklentileri yok, "bu sene olmazsa gönderelim" diyecekleri bir durum yok. daha yaşı çok genç. planlarını Arda'ya göre yapmadılar, hatta mevcut yeteneklerini iyice keskinleştirmiş, fiziği oturmuş bir Arda'nın şu andaki real Madrid'de yeri de yok bence.

bence real madrid, şöyle düşünüyor:

* en önemli maçlarda Arda'yı maçın gidişatına göre en son 3-5 dakikada oyuna alırız.
* daha az önemli maçlarda, eğer takım maçı kopardıysa Arda'yı oyuna alıp uzun uzun oynatırız, yoksa yine en son 3-5 dakikada oyuna alırız. ya da belki maçın gidişatına göre kurtarıcı olarak sahaya atarız.
* en önemsiz maçlarda, 11'de maça başlar.
* bir kaç sene içerisinde duruma tekrar bakarız.
0
co2s2
(23.10.24)
anten +1
mental olarak olgunlaşması lazım.
real madrid'de kalıcı olmak istiyorsan modric'in yanında en az 1-2 sene staj yapacak ve sabredeceksin. yoksa orada burada kiralık devam eder sonra yine döner fenere. brahim diaz gibi adam yedekse sen de sıranı bekleyeceksin. 85'te oyuna girince surat beş karış dolaşmayacaksın.
vjr 80'lerde 70 metre depar atıyorsa sen de atabileceksin.
0
merhum
(24.10.24)
(6)

SQL ne yapıyor? En basit nasıl anlatılır?

Cezcez
Excel neyimize yetmiyor da bazı programla sql kullanıyor?Datalar niye kullandığımız programa yazılmıyor da sql e yazılıyor?Lise seviyesine aktaracak basitlikte ne söylenebilir? Kafalarında nasıl somutlaştırabiliriz?
Excel neyimize yetmiyor da bazı programla sql kullanıyor?
Datalar niye kullandığımız programa yazılmıyor da sql e yazılıyor?
Lise seviyesine aktaracak basitlikte ne söylenebilir? Kafalarında nasıl somutlaştırabiliriz?
0
Cezcez
(06.10.24)
Çalışılan liste boyutlarına göre değişir, 2 3 kişi bir 50 100 sütun ile çalışılacaksa excel de iş görür.

Ancak büyük bir firmada 5 - 10 departman olan iş yerinde her bölümün kullancığı yüzlerce veri var, milyonlarca satır veri tutuluyor bazen , bunları excelde yapmak çok akıl karı değil aynı zamanda istenilen kadar hızlı da çalışmaz. excel dosya boyutu büyüdükçe performans kaybı olabiliyor.

birde güvenlik boyutu var
0
pislick0
(06.10.24)
Satış odaklı bir firmada çalışırken ekiplere aylık raporlar gönderiyordum.

600 bin satır ve yaklaşık 50 sütundan oluşan bir datam vardı.

Excel ile vlookup , sumifs vb bir çok formül ile macrolar hazırlayarak yaklaşık 3 günden raporları gönderiyordum.

SQL geçip tüm sorguları haziladiktan sonra 3 günlük işimi yaklaşık 1 saatte bitiyordum.

SQL Excelin boyut olarak yeterli kalmadığı nokta kullanılmakta.
0
kaiserr76
(06.10.24)
Excel bir noktadan sonra yetersiz kalır, çünkü çok büyük veri işlemlerini yönetmek için tasarlanmamıştır. Küçük veri kümelerinde veri bütünlüğünü sağlayabilirsiniz ama binlerce veya milyonlarca satır veriyi yönetmek zorlaşır. Excel’de arama yapmak, veri analiz etmek veya aynı anda birden fazla kişiyle çalışmak oldukça yavaş ve zor olabilir.

Veritabanı sistemleri (örneğin: MSSQL, Oracle, PostgreSQL, MongoDB gibi) büyük verilerle başa çıkmak için geliştirilmiştir. Bu sistemlerde veriler güvenli ve organize bir şekilde saklanır. Uygulamalar ise bu verilerle etkileşim kurmamızı sağlar; tıpkı bir köprü gibi veritabanına ulaşmamıza yardımcı olur. Örneğin, bir okuldaki öğrenci notlarını düşünelim. Veriler bir veritabanında saklanır, ancak notları görmek veya değiştirmek için bir uygulama (program, yazılım) kullanılır.

Bir txt dosyası veya Excel dosyası da bir tür veritabanı gibi düşünülebilir, çünkü içine veri kaydedebiliriz. Ama büyük miktarda veri işleme, yönetme ve güvenli saklama konusunda çok yetersiz kalırlar. Bu yüzden veritabanı yönetim sistemleri daha güvenilir ve kullanışlıdır.

Özetle:
-Excel küçük verilerle çalışmak için iyi bir araçtır, ama çok büyük veri kümelerinde yönetimi zorlaşır.
-Veritabanı sistemleri (SQL) büyük ve karmaşık veri kümelerini yönetmek için kullanılır ve uygulamalar da bu verilerle çalışmamızı sağlar.
-Txt veya Excel dosyasıyla veri saklayabilirsiniz, ama yönetmek ve düzenli tutmak çok zor olur.

edit: yazım error.
0
datnet
(07.10.24)
1 ) veri o kadar çok ki, (örn, 80 milyon satır, t.c nolar diyelim), excel bu veri içerisinden sizin istediğiniz koşullara uygun veriyi bulabilmesi için 1 dakika boyunca çalışması gerekiyor (örneğin; 2 ile başlasın, 3 ncü rakamı 7 olsun, 11 nci rakamı 0 olsun gibi), eğer bu tür bir işlemi günde 100 defa yapıyorsanız sorun değil, yine excel kullanabilirsiniz, ancak yaptığınız işlemi sn. de 10 bin defa yapmak isterseniz, excel size yeterli gelmeyecektir. bilmem kaç milyon kişinin aynı anda sizin okuduğunuz, işlem yaptığınız excel'i değiştirmeye kalktığını düşünün.

2) becerikli yazılımcı pahalı, %99.9 yazılımcı sıfırdan veri tabanı nasıl yazılır, veriler nasıl tutulur, işlenir ve yönetilir bilmiyor, (bu bilgiler yılların tecrübesi üzerine saatlerce düşünülerek kitaplaştırılmış, makaleleri yazılmış yüzlerce kavram içeren bilgiler, her bir kavramı da ayrı ayrı öğrenmesi gerekecek), bunları öğrenmesi de zaman alacak, onun yerine daha basit bir şeyi 4-5 hafta gibi bir sürede öğrenebilir zira çoğu zaman problem şu şekildedir, "elimdeki tablolardan X verisine nasıl ulaşırım? " bunu arkadaşına sorar, arkadaşı iki satır bişi yollar, çalıştırır, aa oldu der ve hayatına devam eder. doğrudan veri tabanını kullanmak, o veri tabanını yazanların sahip olduğu bilgi, tecrübe ve vizyona sahip olmaktan çok daha kolay ve ucuzdur.

sizin sql dediğiniz şey aslında "veri tabanı", sorunuz aslında bir veri tabanı ne işer yarar olmalıydı ancak sanırım bir şekilde etrafınızdaki herkes sql diyor.

sql bir dil, bu dilin nasıl olacağı, hangi kurallara uyacağı birileri tarafından seneler önce belirlenmiş. bu dil ile ne yapabilirsiniz, bu sorunun cevabı: biraz bu dili işleyip sonuç üreten veri tabanının yeteğine, biraz da o dili kullanan kişi ile ilgili.


türkçe gibi düşünün, kuralları belli, kelimeler belli, kimisi bunları küfür etmek için kullanıyor, kimisi şiir yazmak için.


eğer tee ilk okul/orta okul matematik bilginiz kalmışsa (zamanla unutuluyor) veri tabanı dediğimiz şey, en basit ve yalın hali ile kümeler oluşturmak (excelde sayfa, veri tabanında tablo) ve bu kümeler ile matemetiksel işlemler yapmak; örn: iki kümeyi birleştir, a kümesinde ve b kümesinde olan elemanları bul vb.

elbette bu işlemler sırasında kullanılan bazı tabirler de var, transaction vs. gibi bunlarında kendi amaçları var.

örn: elimizde iki küme olsun, a ve b kümesi; a ve b kümesinde bulunan elemanları getir diye, siz bu soruyu sordunuz (sql'i çalıştırdınız) işlem sürerken, bir başkası geldi ve kümelerde değişiklik yaptı, daha size sonuç gelmeden. peki şimdi ne olacak? bütün işlem durdurulup tekrar baştan mı başlayacak? sadece değişiklik yapılanlar mı yeniden gözden geçirilecek?
yoksa sizin istediğiniz tam olarak enter'a bastığınız halindeki sonuçlar mı?
0
selam
(07.10.24)
Ben yazılanlara ek bir örnek vermek istiyorum.

Bir kullanıcı her gün yapılması gereken bir işi için benden makro istedi. Binlerce satır ve onlarca sütun veri başka bir sheet'e export edilecekti ve bazı hesaplamalar yapılıp grafikler çizilecekti.

Normal yaklaşımla satır satır, sütun sütun denediğimde saat bazında vakit alıyordu.

Excel dosyası da aslında bir database, oledb bağlantısı ile aynı işi yaptığımda saniyeler içinde halledebiliyordum.

Özetle verilere çok hızlı ve organize şekilde erişmenizi ve işlem yapmanızı sağlar.
0
kimlanbu
(07.10.24)
En basit farkı SQL bir dil.
Excel bir küçük ve orta ölçek veri tabloları oluşturmak için kullanılan bir program.

SQL ne işe yarar?
Veri tabanı dediğimiz şey aslında onlarca, yüzlerce hatta binlerce tablodan oluşuyor. Excel'de oluşturduğumuz tablolar gibi.

Yıllar içinde ilişkisel veri tabanı diye bir kavram ortaya çıktı ve veriyi farklı tablolara bölerek saklamak daha efektif bulundu. Ama bu tablolar arasında veriyi yönetebilmek için bir sistem lazım.

İşte SQL bu işe yarıyor.

Hatta sadece tablolar arasında değil, farklı veri tabanları arasında da.

Mesela iş başvurusu yapıyorsun. Bazı firmalar linkedin ile başvurmana izin veriyor. Yani senin linkedin'deki cv bilgilerin, o firmanın başvuru veri tabanına aktarılıyor.

ama iki firma farklı şirketlerin veri tabanlarını kullanabilir. Yani veri tabanları aynı dili konuşmayabilir. O zaman bilgilerin yanlış aktarılır ya da aktarılamaz.

Bu gibi sorunları önlemek adına bir sektör standartı haline geldi SQL.
0
anten
(07.10.24)
(10)

engelli indirimi ile araç alımı

evelekk
Merhabalar. Kayınpederimin %90 üzeri engelli raporu var. Daha öncesinden ötv indirimli araç almıştı ve 5 yılı doldurduğu için de sattılar. Simdi yeni bir araç alabiliyor. Bana isterseniz siz alıp kullanın dedi. Şimdi ben biraz işin etik tarafını düşünüyorum. Bu bir vergi kaçırmak gibi bir şey. Siz o
Merhabalar. Kayınpederimin %90 üzeri engelli raporu var. Daha öncesinden ötv indirimli araç almıştı ve 5 yılı doldurduğu için de sattılar. Simdi yeni bir araç alabiliyor. Bana isterseniz siz alıp kullanın dedi. Şimdi ben biraz işin etik tarafını düşünüyorum. Bu bir vergi kaçırmak gibi bir şey. Siz olsanız ne yapardınız? Biliyorum ülkede bu ötv muafiyeti ile araç alımlarının büyük bir çoğunluğu bu şekilde ama bir şekilde rahatsız ediyor beni. Son olarak bildiğim kadarıyla aracı 1. derece akrabaları ve onların eşleri kullanabiliyor. Olduki aracı aldık kullanımda yasal bir sıkıntı yaşar mıyız?
0
evelekk
(26.09.24)
Babam engelli hala 99 model bir honda civic kullanıyor fakat böyle haksız kullanımları devlet bulup ayıklamak yerine kanunları kırpa kırpa engellilerin de araba almasını engellediler

En son 1 milyon tl altı araba alabiliyordun son değişiklikleri bilmiyorum
0
grimavi
(26.09.24)
Etik kayginiza katiliyorum. "Napalim otv de çok fazla" diye vicdan rahatlatma çabasının geçen haberlerde olan polis vuran kişinin pişkinligi ile aynı buluyorum. Sadece yoğunluk farkı var.
0
encokbenisevinnolur
(26.09.24)
Ocak ayında al, limitler yükseliyor daha iyi bir araç denk gelir
0
fistikthecat
(26.09.24)
Kayinbabanizin böyle bir hakkı var. Kendisi bu haktan faydalanıyor.
Aracı aldıktan sonra size de kullandırma hakkı var.
Yani, bilmiyorum ama ben beis görmüyorum.

Yalnız şuna dikkat etmekte fayda var: Allah uzun ömür versin kayinbabaniza bir şey olursa ve başka çocukları da varsa parasını sizin verdiğiniz araçta doğrudan mirasçı olarak hak sahibi olurlar.
0
manimani
(26.09.24)
Düşündüm de aslında etik de değil gibi. Bilemedim. Siz yine de eğer alırsanız yukarıda dediğim konuya dikkat edin.
0
manimani
(26.09.24)
Sosyal devlet dediğiniz şey bunun için.
Kayınpeder dediğiniz eşinizin 1. derece yakını üst soyu.

Yani zaten anormal bir aile ilişkiniz yoksa muhtemelen engellilik durumu nedeniyle özel ilgi gösteriyorsunuz.
Hem ekonomik hem de destek manasında çok fazla efor harcıyorsunuz.

Bir de engelli bakımı ciddi araç ihtiyacı olan bir süreç en ufak bir hastaneye ilaç yazdırmaya gitmek bile sorun çünkü arabasız.

devlet bu yüzden destek veriyor 1. derece akrabalar için.

Suistimal oluyor mu? Oluyor. Ama suistimali kontrol edecek olan devlet.

Şöyle düşünün, sizin bu süreçte yaşadığınız sıkıntıları başkası sizin adınıza göğüslüyor mu?

İstatistik verelim Türkiye'de engelli oranı %6 civarındaymış. bunun zaten küçük bir bölümü %90 ve üzeri engellidir.

Onun da çok küçük bir bölümü ötv indirimiyle bile olsa araba alacak bütçeye sahiptir.

Yani aslında çok az sayıda insan istatistik olarak buradan faydalanıyor.

Ben kendi adıma hakkımı helal ediyorum faydalananlara. Çünkü daha önce böyle bir süreç yaşadım (Araç almadım) ama rahatsızlık yüzünden ciddi manada engelli bir aile bireyinin bakımını üstlendim.

Sadece tüketmesi gereken özel gıdanın haftalık maliyeti 2000 TL'ye yakındı mesela. Türkiye'de birçok insan için ayda 8000 TL sadece hasta gıdasına vermek bile büyük maliyet. Haftada 1 fizik tedaviye gidiyordu. Arabasız istanbul'da tekerlekli sandalyeyle birini taşımak nasıl bir eziyet anlatamam mesela toplu taşımayla. Hem hastaya hem yakınına.

Şimdi bir araç alabilseydik hem bu süreçler daha kolaylaşacaktı bizim için hem de mental olarak rahatlayacaktık. Çünkü insanlar şunu anlamıyor, bir hastanın bakımı sadece ilacını verip hastaneye götürmekle olmuyor.

O hastanın da mental ruhsal ihtiyaçları oluyor. 24 saat yatakta olan biri arada bir insan içine karışmak istiyor. Ya da ev halkı zaten yoğun bir süreçte arada çıkıp iki nefes almak istiyor. Ya da evin alışverişini rahat rahat yapabilmek istiyor. Eskiden öyle bir trip de vardı engelli plakalı araç ama içinde engelli yok diye millet yadırgıyordu. Yani siz sadece evde oturabilirsiniz.

Yaşamayan bilmez bu süreci. O yüzden bence çok da takılmayın. Bir hak tanımlanmış.
0
anten
(26.09.24)
yasal tarafini bilmiyorum ama alabiliyorsaniz alin tabi yasal bir sikinti cikmiyorsa gayet normal demektir zaten?
0
icim urperiyor
(27.09.24)
ÖTV denen şey zaten başlı başına saçmalık. Dünyanın hiçbir ülkesinde araba alırken bir tane de devlete almazsınız. Vergi vermek başka, ÖTV başka. Dolayısıyla böyle bir hak varken gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.
0
inawen
(27.09.24)
Açılın biz 3-4 yıldır almaya çalışıyoruz sonunda aldık tecrübelerimi anlatayım.

Eskiden 3. dereceden yakınlara kadar kullanılabiliyordu. Babam da demişti ki oğlum ben 6 yıldır %90 engelli babaannene bakıyorum, devletten de bu zamana kadar hiç yardım almadık bari böyle bir imkan var sen al istersen benlik bir sıkıntı yok ben izin veriyorum babaannen de konuşabilse o da alsın çocuk derdi dedi. Halamlara amcamlara falan sorduk isterseniz siz alın yoksa ben alıcam dedim, yok sen al bizim var aracımız dediler.

O yüzden vicdanen rahatladıktan sonra işlemlere giriştim, rapor çıkartıldı, babaannem kendi araç kullanamadığı için babam vasisi olarak atandı (sizin durumunuzda kayınbabanız araç kullanabiliyorsa gerek olmayabilir vasiye) karakola yazı gitti inceleme başlatıldı. İncelemeye gelen polis vasi üstüne(babamın) araç var diye kıllık çıkarmış olumsuz yazı yazmış, işte zaten evde araç var, ev hastaneye yakın zaten araca ne gerek var vs. vs. demiş ve ben bizim gibi böyle bişey yaşayan daha önce duymadım forumlarda falan da.. normalde sorun olmaması gerekiyordu direkt onay gelmesi gerekiyordu. Ama ya denetimi artırmışlar ya da polisin fesatlığı tamamen.

Neyse biz de şöyle yaptık babamların ikameti köye aldık, babamın üstündeki aracı da kendime aldım. Tekrar başvurduk. Bu sefer jandarma incelemeye gelmiş araç yok falan demişler. Engelli indirimiyle araç alabilirsiniz diye onay çıktı. (Buraya kadar başkaları faydalanır diye anlattım ama sizin bu işlemlere zaten gerek yok zaten önceden alabilmişsiniz)

Ancak biz böyle birkaç yıldır uğraşırken 2023te yasa değişiyor. Artık 1. derecede yakını olması gerekiyor. Aracı alırken ötv muhafiyeti için vergi dairesinden onay alıyorsunuz ve o onayda aracı kullanabileceklerin isimleri yazıyor. 1. derece yakını değilse onaylamıyorlar.

Diyelim ki aracı alırken 1. derecede yakını yazdınız ama siz kullanıyorsunuz.. veya hiç yakını yazmadınız diyelim sadece hastanın kendisi kullanacak gibi aldınız... Sonra kullanırken ne olur? Bendeki bilgiler şunlar;

Bazen ruhsatta da belirtilebiliyormuş direkt ama artık genelde sistemden bakıyorlar ve aracın engelli aracı olduğu çıkıyor. ama sistemde "aracı kullanabilecek kişiler" başlığı altında direkt polis çevirmede görüyor mu o bilgiyi bilmiyorum. Sadece polislerle görüştüğümde, biz görüyoruz engelli aracı olduğunu ama genelde çok takmıyoruz. Ama kıl birine denk gelirsen veya yukarıdan sıkı denetleyin diye bir emir gelirse sorun olabilir sizin için dediler.

Diyelim ki çevirmede sıkıntı oldu, aracı bağlıyorlar. Araç yediemin otoparkına çekiliyor. Aracı oradan sadece aracı kullanabilecek kişilerden biri veya araç kimin üstüneyse o gelip alabiliyor ve nispeten uygun cezalar ödenerek kurtulunuluyor. Ben bu arada yediemin otoparklarını da aradım böyle bir örnek bulamadım ama yasada aynen böyle yazıyor ve siz aracı alırken bu maddeyi İMZALIYORSUNUZ.

Bu olay tekrarlanırsa araç tekrar çekiliyor ve bu sefer o vermediğiniz ötv nin TAMAMINI ödemeden aracı vermiyorlar. Evet yasa aynen böyle. Polislerle görüştüm, yediemin otoparklarıyla görüştüm büyük şehirlerdeki. Henüz bu sebeple çekilen veya bağlanan bir vaka görmemişler, ancak olmayacağı anlamına gelmiyor yasa yeni değişti sayılır.

Sadece şöyle bir vaka gördüm; engelli üzerine alınan bir aracı başkası kullanırken kazaya karışıyor, ve kasko firması bunu bahane ederek hiçbir hasarı karşılamıyor çünkü kaza yapan kişi, ne hastanın kendisi ne de aracı kullanabilecekler listesinde yer almıyor.

Öte yandan ölümlü bir kazaya karıştınız diyelim iş büyüdü, o zaman direkt şu ödenmemiş ötv nin sizden geri alınması maddesine geri geliyoruz.

Bu arada aracı aldığınız zamanki ötv tutarı bu tutar... onu da belirteyim. Ama yine de çok ürkütücü.

Eğer kıl birine denk gelirseniz de bu sıkıntıları yaşayabilirsiniz. Aracı hasta arabada değilken veya şoförü olarak belirtilmiş ve maaş bağlanmış kişi arabayı kullanmıyorken şehir dışında dolaşmak da yasak.

Ama bana sorarsanız pratikte polis şuan pek takmıyor. Eğer kazaya falan karışmazsanız kullanılabilir. Ama bir yazı gider, sıkı denetleyin derler ya da kıl biri denk gelir... oralar şans işi.

Öte yandan 5 yıl satamama durumunu 10 yıla çıkarmayı düşünüyorlar.
Ayrıca hasta ölürse miras yoluyla aracın pay edilmesi hususunda da aracın zamanında ödenmemiş ötv sinin verilmesi şartını eklemeyi de düşünüyorlar.

Ve birisi demiş, hastaya 5 yıl içerisinde birşey olursa mirasçılarına araç pay olur. Onların toplaşıp yazı verip tekrar eşinize falan vermesi gerekecek. Şuan araları iyi bile olsa ileride ölüm durumunda ne olur belli olmaz. Kimse kimsenin malına konmaz bence sonuçta siz ödemişsiniz ama dünyanın binbir türlü hali var.

Tüm bu bilgiler ışında, ben aracı almaktan vazgeçtim. Babamın eski aracını satıp üstüne biraz koyduk, babam kendi aldı.

Ben bu stresle yaşayamam dedim :D İleride 5 yıl dolunca babamla değişiriz falan belki bakarız...
0
ananiyimioguz
(27.09.24)
Cevaplar için herkese teşekkür ederim. @ananiyimioguz detaylı anlatım için ayrıca teşekkürler.
0
🌸evelekk
(27.09.24)
(2)

Ev tipi yürüme/koşu bandı

agreas
Arkadaşlar evimin etrafı yürümek için müsait değil mecbur evde yapmaya karar verdim bu işi. Memnun kaldığınız marka model bilgisi varsa paylaşabilir misiniz?
Arkadaşlar evimin etrafı yürümek için müsait değil mecbur evde yapmaya karar verdim bu işi. Memnun kaldığınız marka model bilgisi varsa paylaşabilir misiniz?
0
agreas
(22.09.24)
şu ürünü aldım ucuz ve yorumları iyi diye.
memnunum, tavsiye ederim.
www.hepsiburada.com

maksimum 10 km hıza ulaşıyor. öyle çok geniş ya da uzun değil. yürürken iyi, koşuluyor da.

ben evden çalışıyorum, bazen toplantı yaparken yürüyorum, bazen film izlerken hafif tempolu koşuyorum.

ürünü aldıktan bi ay sonra bir şeyler oldu ve çalışmadı.
hepsiburada üzerinden kayıt oluşturdum sonra beni aradılar, randevu ile geldiler.
gelen ekipler için odam müsait değildi, ürünü aldım salona taşıdım. geldiklerinde hiç bir şey yapmadan çalıştılar. üründe sorun yokmuş. muhtemelen bulunduğum odanın elektrik prizi ile ilgili bir şeydi ya da takılan bir yeri vardıysa yan odaya taşırken düzeldi.

bu vesile ile arıza yaptığında birilerinin ilgilendiğini tecrübe etmiş oldum.
0
biseysorcaktim
(23.09.24)
mümkünse denemeden almayın ve ucuza kaçmayın.

Bu tip aletlerin ucuzu çok fena oluyor ve hiç keyif alamadığınız için öyle bir kenarda duruyorlar.

Ayrıca ucuzların şok emiciliği zayıf, o da eklem sorunlarına neden olabilir uzun vadede.

İyi güvenilir bir alet alın.
0
anten
(23.09.24)
(3)

Bir youtuber 1 tek videoda reklam yapinca ortalama ne kadar aliyordur?

Zetnikov
sunu merak edıyorum mesela yabancı dıl vıdeosu cektı 15dk ortasındada 1 dakıka dıyelım ıngılıze kursundan bahsedıp reklam yaptı. tahmınen ne kadar para alabılırbunu tahmın edebılır mıyız? ortalaması falan varmı ?bırını takıp edıyorumda socıal blade uygulamasında aylık asgarı ucret alıyor gozukuyor 2
sunu merak edıyorum mesela yabancı dıl vıdeosu cektı 15dk ortasındada 1 dakıka dıyelım ıngılıze kursundan bahsedıp reklam yaptı. tahmınen ne kadar para alabılır
bunu tahmın edebılır mıyız? ortalaması falan varmı ?

bırını takıp edıyorumda socıal blade uygulamasında aylık asgarı ucret alıyor gozukuyor 260k takıpcısı var. reklamla acaba guzel bı para kazanılabılıyor mu merak edıyorum
tesekkurler
0
Zetnikov
(21.09.24)
o piyasada dönen rakamları bilmeyin daha iyi:) iş hayatı anlamsızlaşıyor sonra:)

social blade'de gördüğünüz sadece youtube reklamlarının tahmini geliri.

Video içine kendi yerleştirdiği reklamlar, yani kendi ürün tanıtımı yaptığı reklamlar esas gelir kaynağı birçok youtube kanalının.

Takipçiye, projeye göre değişmekle birlikte video başına 100-200bin TL'den başlayıp 1-2 milyon TL'lere kadar gidiyor kanallara ödenen ücretler.

Bazı markalar da link tıklanma başına para ödüyor. O da kanalın izleyici sayısına göre tıklanma oranına göre değişiyor. Orada sistem şu genelde ürün satışının satılan ürün başına %5-25'i youtube kanalına gider. Ürün satılmadı ama o tıklamanın sonunda başka bir alışveriş yapıldı oradan da %1-%10 arası komisyonlar ödenir.

Diyeceksiniz ki salak mı bu markalar niye bu paraları ödüyorlar?

İnanılmaz bir geri dönüşü var da ondan veriyorlar.

Bugün doğru kanal doğru ürün eşleşmesiyle muhteşem satış rakamları toplanabiliyor.

Şöyle anlatayım, eskiden sadece televizyon, radyo, gazete&dergi ve billboardlar vardı reklam mecrası olarak. Ve bu mecralar ölçülemiyordu. Yani siz bir diziye reklam veriyordunuz 5-10 milyon tl harcıyordunuz. Ama satışlara ne kadar etki etti ölçemiyordunuz.

Şimdi bu reklam modelinde şunu net görüyor marka. Ben bu adama reklam verdim. 500bin TL ödedim. Bu adamın videosundan bana 5 milyon TL'lik satış geldi. harcadığın her 1 tl sana 10 TL olarak dönmüş yani. Adam bunu ölçebiliyor kuruşu kuruşuna.

O yüzden eskiden tv'ye ödediği parayı rahatlıkla influencer ya da youtube kanallarına verebiliyor.

yani iyi bir sosyal medya içerik üreticisi ya da youtube kanalı çok para kazanıyor:)

Tabii onun da giderleri var içerik üretmek pahalı bir uğraş şu anda en basit youtuber'ın bile para kazananları bunu iş olarak yapanları söylüyorum, yanında en az 2-3 kişi çalıştırıyor. Profesyonel ekipmanlar alıyor vs.

Aslında youtuber/influencer diye küçümsüyor herkes ama eskiden televizyon programcıları vardı. Şimdi bu platformlar bu işi demokratikleştirdi. Bence TV programcılığından farkı yok. Ama reklamcılar için daha karlı çünkü net sonuç var.
0
anten
(21.09.24)
@anten

abi sen ne yaptın gercekten "social blade'de gördüğünüz sadece youtube reklamlarının tahmini geliri" mi? ben onu ızlenme sadece sandım :S o zaman hersey dahil ohanzi bi sonuc cıkıyor
0
🌸Zetnikov
(21.09.24)
anten büyük kanallar için olanı anlatmış. Bu rakamlar milyondan fazla takipçili kanallar için doğru.

Fakat olayın küçük kanal tarafı sömürüye dayalı. Genelde para vermiyorlar komisyon usülü anlaşmaya çalışıyorlar (ünlü dil kursu reklamları falan da genelde öyleymiş). Mesela videoda verilen kodla öğrenci %30 indirim alıyor, öğrenci kaydolursa youtuber da %10 komisyon alıyor. gibi.

Dünyada izlenme ile orantılı bi kazanç var. Mesela her videosu 100 bin izlenen bi kanal, normalde youtube 1000 tık'la kazandığı youtube geliri 5 dolar ise sponsordan 20 dolar karşılığı istiyor. Yani 100 bin izlenme 500 dolar getirir, o zaten youtube geliri cepte. Sponsordan da video içi reklam için 2000 dolar istiyor.

FAKAAAT dünyada 5-10-20 dolar olan bu CPM Türk izleyiciye gelince 40 cent'e falan düşüyor galiba. Yani socialblade'de yazan doların 10'da birini falan kazansa şaşırmam.

O yüzden küçük kanallar düşündüğünüz kadar kazanmıyor, buna rağmen bi umutla yapıyorlar.

Büyük kanallar ise anten'in dediği gibi dört koldan para kazanıp hiç düşünmediğin kadar çok kazanıyorlar. Hep aynı örneği veriyorum benim minicik kanalım bile günde 20 affiliate link tıklamasıyla 60 dolarlık amazon kazancı yarattı. Yüzlerce bin izlenenlerin sırf amazon trendyol hepsiburada affiliate gelirleri hayvan gibidir.
0
nhk ni youkosu
(22.09.24)
(6)

Araba alımı / seçimi

kararsızataletfilozofu
Arabalardan pek anlamıyorum ama şekil olarak moka, t-roc, passat, peg2008, peg 508 gibi araçlar hoşuma gidiyor.Eski arabamızı değiştirmeyi planlıyoruz çürüyüp gitmeye başladı.1.5m civarı bütçeli araba öneriniz var mı ?Kronik sorunlu sakın alma dediğiniz modeller varsa onlarıda söyleyin uzak durayım.
Arabalardan pek anlamıyorum ama şekil olarak moka, t-roc, passat, peg2008, peg 508 gibi araçlar hoşuma gidiyor.
Eski arabamızı değiştirmeyi planlıyoruz çürüyüp gitmeye başladı.
1.5m civarı bütçeli araba öneriniz var mı ?
Kronik sorunlu sakın alma dediğiniz modeller varsa onlarıda söyleyin uzak durayım.

Ayrıca alım satım yaparken dikkat etmem gereken neler var ?
(Ötv indirimiyle alıcaz bu arada eğer olursa)
0
kararsızataletfilozofu
(21.09.24)
Bu sayılan araçların hepsi güzel. Sadece vw grubunda dsg vites problemi var uzun yıllardır, güncel modellerde devam ediyor mu yoksa vites kutusu revize oldu mu bilmiyorum ama o bir risk. Onun dışında sedan ya da crossover sevdiğinize göre bu tipte, bütçenize ve estetik algınıza uyan herhangi bir araç alınabilir, artık tüm modeller belli bir standartın üstünde çünkü. Hangisini beğeniyorsanız alın geçin yani.
0
orient blue
(21.09.24)
Sıfır mı istiyorsunuz ? T-Cross almıştık. Gayet beğenerek biniyoruz. Özellikle şehir içi için ideal bir araç. Sıfırını da dediğiniz fiyata rahatlıkla bulursunuz.
0
messor
(21.09.24)
uzun süre sorunsuz binmek istiyor ve çok konfor beklentiniz yoksa her türlü japon markalarından birisi
0
Rao
(21.09.24)
vw taigo. bütçe yeterse style yetmezse life paket. ötv indirimini bilmiyorum.
0
scudman1
(21.09.24)
Arabadan çok anlamıyorsanız VAG grubu (volkswagen ve alt markaları), Stellantis Grubu (Peugeot, Citroen, Opel vs.) araçlar sizi mutsuz eder.

Bu araçlar çok havalı ve konforlu görünüyor ama teknik olarak problem çıkarmaya daha müsaitler. Araçlardan da anlamıyorsanız sanayide, serviste biraz daha fazla para ödersiniz. Ne işlem yapılıyor bilmiyorsunuz çünkü.

O yüzden uzakdoğu grubu toyota, honda, hyundai daha uygun olur size. bunların da her araç gibi sorun çıkarma ihtimali var ama birçok kullanıcıdan duymuşsunuzdur daha dayanıklı araçlar.

Ya da fiat grubu ve renault grubu araçlara bakabilirsiniz. Bunlar da sorun çıkarsa bile parça/işçilik konusunda diğerlerine oranla daha uygun fiyatlı araçlar.

benim bu fiyata sıfır olarak bakacağım araçlar:

Toyota corolla,
Toyota yaris,
Honda jazz,
Honda city,
Renault Clio,
Hyundai i20,
Hyundai Kona,
Hyundai Elantra,
Fiat Egea Cross,
Fiat 500X olurdu.

İkinci elde 2-3 yaşında toyota markasından hibrit modellere bakardım. Özellikle C-HR hybrid iyi bir tercih olabilir.
0
anten
(21.09.24)
Tavsiyeler için teşekkür ederim.
Makine mühendisiyim ama pratik anlamda çok bilgim yok arabalar konusunda.

Elektrikli ilk başlarda düşünüyordumda gerek yok şuan pil teknolojisi filan belli değil eski sistem benzinli bakıcam.

Alım satım yaparken dikkat edilecek bir şey var mı yoksa bayi ne derse onun eline mi bakıcam varsa tavsiyeniz mesaj kutusu kadar yakınım
0
🌸kararsızataletfilozofu
(21.09.24)
(3)

toyota corolla cross bilenler

baldan kaymak
sahip olanlar yada sürenler neler söyleyebilir?fiat egea’dan geçeceğim, dolu paket.trim sesi var mı mesela, yükseklik nasıl çukurlar vs, ses izolasyonu gibi akla ne gelirse.
sahip olanlar yada sürenler neler söyleyebilir?

fiat egea’dan geçeceğim, dolu paket.

trim sesi var mı mesela, yükseklik nasıl çukurlar vs, ses izolasyonu gibi akla ne gelirse.
0
baldan kaymak
(21.09.24)
Buyuk, hantal ve teneke hissettirmisti bana. Cok uzun kullanmarim, trim sesi diger japonlara gore daha iyi ama uzun vadede trim sesinin kacinilmaz oldugu izlenimini verdi bana.

Ben zaten yere yakin araba severim, bunlar bana hitap etmiyor ama bi tiguanin surusu zevkli mesela. Bunda gram zevk almadim
0
narod
(21.09.24)
Hiç binmedim ama mutlaka birkaç sınıf atlatır egea dan sonra.
0
robin one persie
(21.09.24)
araç 1.8 motor ve vergisini mutlaka iyi düşünün.

Onun dışında oldukça iyi araç egea'dan sonra.
0
anten
(21.09.24)
(13)

mevcut işi bırakıp aile işlerini devralmak ya da almamak

pacevilleli
şöyle ki 31 yaşındayım. kurumsal bir firmadayım ve aylık net kazancım 170bin tl civarında. İstanbuldayım.aile işimiz var. ablam babam idare ediyor şu an için. ben tamamen farklı bir alanda, bir firmada çalışıyorum.aile işi ne çok büyüyor, ne küçülüyor. ablam ile babama desem ben de geldim hadi hep b
şöyle ki 31 yaşındayım. kurumsal bir firmadayım ve aylık net kazancım 170bin tl civarında. İstanbuldayım.

aile işimiz var. ablam babam idare ediyor şu an için. ben tamamen farklı bir alanda, bir firmada çalışıyorum.

aile işi ne çok büyüyor, ne küçülüyor. ablam ile babama desem ben de geldim hadi hep beraber yapalım, işe katkım çok çok fazla olmaz açıkçası. biraz daha büyütürüz ama çok fazla etki yaratır mıyım, sanmıyorum. iş yüklerini azaltırım sadece.

haliyle onlar da diyor ki sen kendi işine bak, zaten burdan kazandığımızın 1/3'ü senin. ordan benim payıma aylık net ortalama 100k'ya yakın bir para geliyor.

öyle aşırı lüks takıntısı olan biri değilim. 100k da benim işimi gayet görür aslında. yaşarım gayet, eş çocuk vs yok.

şu an güzel para birikiyor ama kendime zamanım hiç yok, işim stresli. Sıkı çalışıyorum, son 8 yıldır da böyle hayatım.

mevcut işimi bırakıp, aile işine geçsem aşırı rahat çalışırım bu arada. Zaten oturmuş bir iş. öyle sabah git, 8-9 saat çalış değil. Turizm alanında, yılda 3-4 ay çalırım onun dışında çok bir iş yok.

bu durumda ne yapmak lazım, kararsızım epeydir. yıllar geçiyor, kendime zaman ayırmamış gibi hissediyorum. Bir yandan yaptığım işte de iyiyim, güzel kazanıyorum, ona göre statüm var vsvs. siz ne düşünürsünüz bu durumda?
0
pacevilleli
(20.09.24)
aile işinden gelen 100bin çalışmaman halinde de geliyor ve şu an aylık gelir 170+100 sanırım.

bu durumda aşırı bi gelir kaybı olur. saçma.

sadece şu an için değil gelecek için de çalıştığımızı düşünürsek yaşanacak gelir kaybı büyük.

daha az stresli başka bir iş bak?
0
elorelia
(20.09.24)
Zaten siz aile isinden 1/3 unu aliyorsaniz ki hic katkiniz yoksa bunu niye aldiginizi da anlamadim ama beni ilgilendirmiyor o kismi, teorik olarak aile sirketinize gecerek bir kayip yaratmiyorsunuz. ana yorumum bu olurdu yani, oraya gececekseniz kendi maasiniz kadar katki yapin bogazi bolmeyin diye ama boyle bir yorum yok.

Dolayisiyla is surada bitiyor 270k aylik mi? 100k aylik mi? Eger cok calisma disinda mobbing, isten nefret , bunun sagligi etkilemesi gibi bir durum yoksa net bir sekilde 270k.

Sizin durumunuz affiniza siginarak biraz iste rahatliktan gelen simariklik, zorunlu olsaniz hic aklinizdan gecmez kendime vakit ayiramiyorum yah lar.

soyle diyim madem 100k yetiyor aylik, bakkal hesabiyla aylik 170 kyi dokunmadan S&P 500 index fundinda degerlendirseniz %10 ortalama gelirden 10 senede 1 milyon dolariniz olur. Sonra artik vakit mi degerlendirirsiniz baska sey mi yaparsiniz bilemem.
0
wallcan
(20.09.24)
şimdiki işe geri dönme ihtimali varsa 1 yıl deneyip bakın derim. ömür geçiyor. (30-40 arası çok hızlı geçiyor).

hatta imkan varsa 1 yıllık ücretsiz izin alın.
0
brkylmz
(20.09.24)
Aile işini profesyonel yönetmek zor olabiliyor. Özellikle işi tüm aile aynı anda yönetiyorsa.

Babanız ve ablanız işi yönetiyorsa, zaten onlar sizden daha vakıftır işe sizin karışmanız dengeleri bozabilir.

Ama şu olabilir, belki uzaktan da olsa aile işine destek atabilirsiniz. Müşteri bağlamak vb.
0
anten
(20.09.24)
Eş yok çocuk yok diyorsun. Tam sıkı çalışma dönemin. Bence çalışmaya devam et. 170 bin lira az değil. Akarken doldur. Belki ileride evlenirsin çocuk olur, para gerekir ve para yaşlılıkta lazım. O zaman belki aileme zaman ayıramıyorum dersen diğer tarafa geçersin.
0
messor
(20.09.24)
8 yıldır sıkı çalışılan iş var. Bu demek oluyor ki 23 yaşından beri bağımlı esnek olmayan bir iş hayatındasınız. Bu gelire göre dünyalığınızı da yapmış olduğunuzu düşünüyorum yani maddi sıkıntılarınız yoktur ve en azından araba ve eviniz varsa benim mottom hayat kısa daha stressiz daha çok şey katacak bir yaşam > para.
Her şeye para olarak bakmak bana göre değil. ben sırf sevmediğim için 3 kuruş kazandığım maaşlı işimi bile daha az kazanıp ama daha rahat kafada olacağım işe tercih edebilecek potansiyeldeyim. O yüzden benim düşüncem bu yaşlar geri gelmeyecek bu tecrübenizle de aile işi bozulsa bile yolunuzu bulacağınız bir işiniz olur.

İnsan kendine zaman ayıramadıktan sonra ne yapacak parayı. Çok şanslısınız bunu da bilin. yerinizde olsam bir dk düşünmez kalan hayatımı değiştirecek adımı atardım.
0
Kediyi üzdün
(20.09.24)
kediyi uzdun +1

sizin yerinizde olsam yasamimi degistirmek icin bir adim atardim ancak bu illa sundugunuz iki secenekten birini secmek olmamali. aile isinizi gelistirebilirsiniz, o isle bagli bir is kolu kurabilirsiniz, bunun icin egitimler alabilir, kendinize yatirim yapabilirsiniz. bu kurulu ve isleyen duzeni bambaska sekilde gelistirebilir katki yapabilirsiniz. biraz kisitli acidan bakiyorsunuz gibi geldi. yasiniz kendinizden tek bir katki yapmadan ya da kendinizi gelistirmeden aile isine tamah etmek icin de, boyle kurulu ve destekleyici bir duzen varken sirkette dirsek curutmek icin de cok genc.
mesela aile isine de katki sunabileceginiz, ornek veriyorum, fotograf cekmek, medya gibi bir hobiniz vardir, o alanda ilerleyip bir yandan kendi portfoyunuzu de olusturabilir ve aile isinizle bagli kendi isinizi kurabilirsiniz gibi gibi.

ayrica bisi yapmadan neden gelirin 1/3'unu aliyorsunuz anlamadim ahahahah aileyi takdir ettim :)
0
kassiopeia
(20.09.24)
Ben en az bi' 8-10 sene daha akarken doldur derim, iyi birikim olur. Aile işi 10 sene sonra da şimdiki 100 bin kadar getiri sağlayacaksa resmen finansal özgürlüğünü kazanmış olursun.
0
kumandanim
(20.09.24)
Daha rahat başka bir iş bul?
Şu aralar benzer tercihleri yapma durumundayım, bir yanım senin gibi rahata kavuşmak istiyor. Diğer yanım daha gençsin bu kadar erken pes etme diyor.
170 değil 70 kazanacağın rahat bir iş bulursan hem sensiz yürüyen o sürece karışmamış olursun hem de seni oyalayan bir işin olmuş olur. Aile işinde çok da efektif olamadıktan sonra boş kalma hissiyatı gelecektir muhtemelen.
0
Bruce
(20.09.24)
Aileden gelen 100 dahil 170 mi? Değilse "ne hayatlar var be..." demeye gelmiştim.
0
prole
(20.09.24)
musluk akarken doldur kardeş, yaşın daha genç. yoğun tempoyu kaldırabilecek yaştasın. aile işi zaten yürüyor, şimdi 100k geliyorsa sen büyütünce max 120k gelir. aylık 150-170k gelirin düşmesi ciddi bir sorun bence.
mevcut işinden 170k kazanıyorsan boş adam değilsin, nerde olsa daha rahat edeceğin bir iş bulursun. rahat edeyim diyorsan aylık maaşının 100-120k ya düşmesine razı olarak daha rahat bir iş bulabilirsin diye düşünüyorum. ama maaşlı işi tamamen bırakmak çok akıllıca değil. ayrıca ticaret risktir. seneye ne olacağını bilemezsin, aylık gelirin birden düşüverir zorda kalırsın. tekrar ediyorum, musluk akarken doldur.
0
mustafakesekci
(20.09.24)
Valla sana abi tavsiyesi, kafanın kaldırmadığı yere kadar değil, bedeninin kaldırmadığı yere kadar devam et böyle. Evlilik var, çoluk çocuk var, gezmesi tozması var, Allah göstermesin sağlık durumları var, bunların hepsini düşünüp türküde söylediği gibi "muhannete muhtaç" olmayacağını anladığın zaman rahat ortama geç bence.
0
etna
(20.09.24)
belli ki aileden varliginiz var. yani ev, yazlik, araba derdinizin olmadigi varsayimiyla yaziyorum.

tr'de net $3k kazancim olsa, ve ev alma gibi dertlerim olmasa, $8k icin hayatimi harcayacagima, oturur $3k ile hobilerime ve ilgilendigim seylere zaman ayiririm.

hele hele belirli bir yastan sonra. ama bazi insanlar bombos oluyor ve isi biraktigi zaman ne yapacagini bilemiyor. oyleyseniz devam.
0
antikadimag
(21.09.24)
(8)

spor yapmama ragmen gucsuz ve kondisyonsuzum

lemmiwinks
1 gun pilates, 1 gun fonksiyonel antrenman (kurek cekme, vucut agirligi, dumblelar, trx ile farkli hareketler vs) yapiyorum, 1 gun de basketbol oynuyorum. ulasim icin bisiklet kullaniyorum cok fazla antrenman sayilmasa da. arada yuruyus yapiyorum. her gun kreatin kullaniyorum 5g. 40 yasindayim.bunla
1 gun pilates, 1 gun fonksiyonel antrenman (kurek cekme, vucut agirligi, dumblelar, trx ile farkli hareketler vs) yapiyorum, 1 gun de basketbol oynuyorum. ulasim icin bisiklet kullaniyorum cok fazla antrenman sayilmasa da. arada yuruyus yapiyorum. her gun kreatin kullaniyorum 5g. 40 yasindayim.

bunlara ragmen beraber basket oynadigim kisilerden hem gucum, hem kondisyonum bayagi daha dusuk. 1'e 1 kaldigimda benden bedenen kucuk olanlari bile itemiyorum, benden agirlarla karsilastigimda devriliyorum bile. bir de cok cabuk kesiliyorum. yaklasik 100kg bir arkadas var, baska spor da yapmiyor, ama benden cok daha hareketli. onu 1'e 1 savunmaya calistim ama hem yetisemedim kosarken, hem de kesildim, oldum. bu oynadigim kisiler benden 2-6 yas kadar kucukler cogu ama spor yapmama ragmen bu kadar fark olmasi dusunduruyor.

hem gucumu hem de kondisyonumu arttirmak icin ne yapmaliyim? 1.5-2 senedir spor yapiyorum bu sekilde, basket 6 ay kadar oldu sanirim. daha once cok daha kotuydum. yasitlarima gore hep daha gucsuz biriydim.

gym'e gitmek secenek degil benim icin, sevmiyorum.


edit: boy 188, kilo 76. az kas az gobek var.
0
lemmiwinks
(18.09.24)
ağırlık antremanlarını arttır. boyuna göre kilon çok az. temiz beslenip kalori fazlası vererek kas kütleni arttırmaya çalış. mevcut yağların zaten kas kütlen arttıkça oransal olarak düşmüş olacak. kardiyoyu boşver. basketbol oynayarak bisiklet sürerek zaten kardiyo yapıyorsun. vo2max seviyeni falan arttırırsın bu sayede. salona git ve ağırlıklara saldır sadece.
0
xrated
(18.09.24)
Hocam ilk olarak bi testosteron seviyenizi ölçütürün bence. Uzmanı değilim ama okuduğum bilgilere göre alaka kurulabilir gibi geldi.

Antrenman kısmında ise ilk olarak yüksek kilo az tekrar şeklinde hızlı itip hızlı bırakarak kas artırmaktan ziyade patlayıcı güç geliştirilebilir. Gerek kol gerek bacakla anlık itişler daha güçlü olur. Bunun dışında şınav barfiks dips vs mümkün olduğunca zorlanacak kadar set ve tekrar sayıları artırılabilir.

Son olarak aktiviteden 2 saat kadar önce sağlam yemek yenince de enerji fark yaratabilir.

Kondisyon kısmında ise bi süre kendinizi zorlayacak şekilde (abartmadan) ip atlama koşu vs yapılabilir. 2 haftaya fark ediyor.

Ben boks ve fitness yapıyorum, kendi fikirlerimi paylaştım. Uzman görüşü değildir.
0
havadakarada
(18.09.24)
Beslenme ve Su Tüketimi: Yeterli ve dengeli beslenme, enerji seviyenizi doğrudan etkiler. Ayrıca, yeterli su içmemek de yorgunluğa neden olabilir1.
Uyku Kalitesi: Yeterli uyku almak kadar, kaliteli uyku da önemlidir. Uyku apnesi gibi uyku bozuklukları, dinlenmiş hissetmenizi engelleyebilir.
Stres ve Zihinsel Sağlık: Sürekli stres altında olmak veya depresyon gibi zihinsel sağlık sorunları da enerji seviyenizi düşürebilir
Kronik Yorgunluk Sendromu: Uzun süreli ve geçmeyen yorgunluk, kronik yorgunluk sendromu gibi daha ciddi bir durumun belirtisi olabilir2.
Vitamin ve Mineral Eksiklikleri: Özellikle D vitamini, B12 vitamini ve demir eksiklikleri yorgunluğa neden olabilir.
Fiziksel Aktivite Dengesi: Aşırı fiziksel aktivite de vücudunuzu yorabilir. Dinlenme günleri eklemek, toparlanmanıza yardımcı olabilir.
0
jamswety
(18.09.24)
@havadakarada: 1 sene once olcturmustum, testosteron seviyem referans degerlerin alt sinirina daha yakin.

@jamswety: chatgpt mi?
0
🌸lemmiwinks
(18.09.24)
b12, d vitamini, magnezyum, demir değerleri nasıl? birde anti-depresan kullanıyor musunuz?
0
komando kani var bende
(18.09.24)
@lemmiwinks o zaman doğal yollardan artırmak lazım. Ayrıca gym sevmeseniz de bir süre sevmeyerek de olsa gidip çalıştığınız kiloları artırırsanız farkı kısa sürede görürsünüz bence. Bazen çok basit şeyler büyük fark yaratabiliyor. Sizin aradığınız şey güreşçilerin antrenman rutini de olabilir. Youtube'da bi göz atabilirsiniz.
0
havadakarada
(18.09.24)
@komando kani var bende: 5 ay onceki teste gore b12 alt sinir degere yakin, d vitamini dusuk (hollanda’da gunes yok, takviye almaya basladim ama yeterli mi emin degilim), magnezyum ortada, demir bilmiyorum. antidepresan yok ama high functioning depression sahibi oldugumu dusunuyorum :)
0
🌸lemmiwinks
(18.09.24)
Kas kütlesi kazanmak için ağırlık direnç antrenmanları önemli.
hypertrophy diye aratırsanız örnek programlar çıkar.

6-12 tekrar 3-4 set, son tekrarlarda zorlanacak ağırlaklarla çalışmak gibi. Mesela 5-10-15 kg (Artık gücünüze göre) ağırlıklar genelde başlangıç seviyesinde 6-12 tekrar olarak verilir.

Kas kuvveti ve dayanıklılığı kazanmak için strentgh ve endurance çalışması gerekiyor. Mesela bazen insanlar gaza geliyor alıyor eline çok ağır dambılı, 5 tekrar yapıyor atıyor. Bu başka bir antrenman bu kasın patlayıcı gücünü artırır. Ya da bazısı youtube'da görüyor 50 saniye boyunca maks tekrar zorluyor. Bu da kas inşa etmez, kasın dayanıklılığını artırır.

Önce kas inşa edip sonra kasların dayanıklılığını ve gücünü artırmak lazım diye düşünüyorum.

Bunu da sizin yapmanız zor. En temizi bir personal trainerla çalışın. Size program yazsın hedefe yönelik.

Kondisyon başka konu.

verywellfit diye bir site var bu konuyla alakalı çok güzel bilgiler bulursunuz.

www.verywellfit.com

Mesela haftada 1 gün ağırlık antrenmanı yapmak yetmez. bence tabii.

Ama her gün spor yapmak da faydasız. Her kas grubunu haftada 2 kez çalıştıracak bir antrenman programı yapın. Dinlenme günleri koyun.

Bilmişlik taslamış olmayayım ama antrenörler şunu dedi hep spora giderken, beslenme>uyku>antrenman.

İyi beslenmezseniz, iyi dinlenmezseniz antrenmanlar çöp olur.

Ben instagram'dan bir pt bulmuştum pandemide. Evdeki ekipmanımı söyledim, haftada kaç gün antrenman yapabileceğimi söyledim. Bana bir program attı. Diyetisyeni de vardı o da yeme listesi verdi. Epey faydasını görmüştüm.

Tabii bunlar kişisel tecrübe yaşınız, sağlık durumunuz da bir etken. Spor geçmişi de. O yüzden önce bir doktor muayenesi. Sonra iyi bir antrenör.
Doktora ve antrenöre danışmadan devam etmeyin. Sakatlanma riski de var.
0
anten
(18.09.24)
(1)

dijital pazarlama 101

webbrowser
selamlar, dijital pazarlamaya giriş şeklinde önerebileceğiniz Türkçe veya ingilizce kaynak tavsiyesi verebilir misiniz?
selamlar, dijital pazarlamaya giriş şeklinde önerebileceğiniz Türkçe veya ingilizce kaynak tavsiyesi verebilir misiniz?
0
webbrowser
(17.09.24)
Google Dijital Atölye
0
anten
(17.09.24)
(3)

masaüstü vs. dizüstü bilgisayar

fincana kahve koydum gel
merhaba,autocad revit photoshop vb. çizim programlarını kullanabileceğim bir bilgisayar arayışım var. ve hangi özelliklere sahip bir bilgisayar almalıyım bilemiyorum, konu ile ilgili fikri veya bilgisi olan paylaşabilirse sevinirim.şimdiden teşekkürler.
merhaba,
autocad revit photoshop vb. çizim programlarını kullanabileceğim bir bilgisayar arayışım var. ve hangi özelliklere sahip bir bilgisayar almalıyım bilemiyorum, konu ile ilgili fikri veya bilgisi olan paylaşabilirse sevinirim.
şimdiden teşekkürler.
0
fincana kahve koydum gel
(15.09.24)
NowWeAreFree
(15.09.24)
Masaüstünden asla sasma bu birincisi.

All in one PClere hiç bulasma bu ikincisi.

Kesenin agzini acacaksan saglam bir ekran kartin, verimli bir SSDn(yani depolama alanin), yüksek ram'in(32gb yeterli olur) ve pek tabii güzel bir monitörün olmali.

Ben sahsen parlak IPS monitor tercih ediyorum ama TRde satilmiyor maalesef. O yüzden sen mat IPS kullanabilirsin. Asus pro art monitörleri fena degil.
0
Yourcousinmarvinberry
(16.09.24)
monitor seçiminde ips olması önemli doğru renk referansı için.
0
anten
(16.09.24)
(14)

Kiracı sorusu

nundu
1 eylülde kiracının birinci senesi doldu. Geçen hafta zam ne yapacaksınız diye aradı, sözleşmede yazan miktar olarak tefe/tüfe oranında %65 civarı zamla 13 bin olacak dedim. İki saat pazarlık yaptı 12 bin olsun diye ki kira zammında pazarlık yapıldığını ilk kez görüyorum yani sözleşme ortada neyse,
1 eylülde kiracının birinci senesi doldu. Geçen hafta zam ne yapacaksınız diye aradı, sözleşmede yazan miktar olarak tefe/tüfe oranında %65 civarı zamla 13 bin olacak dedim. İki saat pazarlık yaptı 12 bin olsun diye ki kira zammında pazarlık yapıldığını ilk kez görüyorum yani sözleşme ortada neyse, 13 bin son diyince tamam kirayı ödeyeceğim dedi tripli şekilde 13 binde anlaştık.

1 eylülde ödemesi gerekirken 2 gündür ödemeyince bugün aradım. Ben evden çıkıyorum, bu ayın sonuna kadar çıkmış olurum. Son kirayı da kaporaya sayın dedi. Bu şekilde haber vermeden son kirayı da ödemeden çıkma hakkı var mı? Bi de kapora ilk verdiği miktar (8 bin) mi geçerli oluyor yoksa güncel kira mı?
0
nundu
(03.09.24)
Ayrıntılar için bir şey diyemeyeceğim ama 1 Eylül'de birinci sene dolduysa, zamlı istediğiniz ilk kiranın 1 Ekim'de alınması gerekmiyor mu ?
0
diyecevaplandı
(03.09.24)
1 eylül zamlı kira alınacak dönemdi yani yanlış ifade ettim o zaman.
0
🌸nundu
(03.09.24)
@diyecevapladı; 1 eylül'de başlayan kira kontratı bir sonraki 1 Eylül'de yanilenir ve Eylül ayı zamlı ödenir. 13. aya tekabül eder.

Kiracınız ile diyaloğunuz nedir, iyi niyetli midir değil midir bilmeden cevaplanmıştır;

Kiracı istediğini yapar durumu geçerli son yıllarda. ay sonu çıkacağını söylüyorsa ya 1 ekim tarihli tahliye taahhütnamesi imzalamasını isteyin ya da kira ödeme günü üzerinden geçmesi gereken yasal gün ne ise bekleyip ihtarname çekin. bu ay sonu çıkıyorum diye diye kira ödemeden aylarca süründürebilir. siz hukuki olarak bedavadan oturmasının önlemini alın. 2 ay üst üste kira ödemez ise direkt tahliye edilebiliyor.
0
nwnd
(03.09.24)
Depozito kira bedeli karşılığı yazmadığı sürece yatırılan kadar odenir
0
sonhakan
(03.09.24)
Öncelikle acilen noterden ihtarname çekin kirayı yatırmadığına dair. Depozito kiraya sayılmaz ama sayılacaksa bile +5 bin daha isteyin. Evde kiracıdan kaynaklı bir tadilat vs için alınır depozito. Aslında kontratta muhakkak yazıyordur, kiracı tahliye etmeden 2 ay önce mülk sahibine haber verecektir gibi bir madde. Şu an mevcut haliyle kira sözleşmesi 1 sene uzamış durumda. Çıkacakmış gibi değil hala kiracınızmış gibi davranın. Sözleşmeler uyulacak kuralları belirlemek için var. Kimse kafasına göre iş yapamaz. Millet alışmış esnetmeye çiğnemeye. Siz kuralına göre davranın derim.
0
Godless
(03.09.24)
Eğer resmi olarak çıkacağına dair bir yazı göndermediyse teknik olarak sözleşmeniz uzamış olmalı. Bu haliyle önümüzdeki 1 yılın kirasını da talep etme hakkınız olmalı diye biliyorum. Evden çıkıyorum ben, diyerek çıkamaz. Ortada sözleşme var. Depozito da kiradan sayılamaz. Çıktıktan sonra evi kontrol etmeniz ve ona göre depozitoyu teslim etmeniz gerekiyor.

Şu an anladığım kadarıyla sözleşme otomatik olarak uzamış ve sizin önümüzdeki ayları talep etme hakkınız da var. bir avukata danışın.
0
parcaliham
(03.09.24)
Çıkacağından eminsen hiçbir şey yapma. Mutlu mesut otur yerinde.

Adam sana kızıp iki parke çizse zararlı çıkarsın. Çıkıyormuş işte. Ne uğraşacaksın noter masrafı, sinir harbi falan.
0
Mirket
(03.09.24)
nasıl ev sahibi kiracıyı zart diye çıkartamıyorsa
kiracı da zurt diye çıkamaz.kontrat bitimine bir ay kala haber vermesi gerekli.
ama bu devirde kiracı çıkıyorsa hiç aman kal deme gitsin daha fazla kiradan net veririsin.
0
jamswety
(03.09.24)
hocam normalde depozitoyu aldığınızda, bunun için bir vadeli hesap açıp parayı oraya yatırmanız gerekir. dolayısıyla 8000 aldığınız depozitonun da vadeli hesapta 1 sene değerlenmesi gerekecek. siz bunu yapmadığınız için düz mantık olarak kiracı "benim geçen sene verdiğim depozitonun değeri bir kira ise şimdi de 1 kira olmalı" der. davalık olursanız da depozito için vadeli hesap açmadığınız için siz haksız duruma düşebilirsiniz. bence bu kısmın üzerinde çok da durmayın.
0
shadowfollower
(03.09.24)
Son kirayı depozitoya saydırabilir diye düşünüyorum. Sözleşmede Depozito 1 kira bedeli dendiyse geçerli kira bedelidir.

Yani aslında anlaştığınız son kira neyse odur. 13 yani.

tabii sözleşmeye göre değişir.
0
anten
(03.09.24)
@anten nerede yazıyor bu kural? Bizi aydınlatır mısın?
0
Godless
(03.09.24)
eger normal şartlarda kiracınızdan memnunsanız kirasını şu vakte kadar düzenli yatırdıysa ve evinize iyi bakıyorsa komşulardan şikayet gelmiyorsa bence en azından bu seferlik 3e 5 bakmayın dedigi miktarda anlaşın. pazarlık yapacak hale geldiyse belliki maddi durumu sallantıda. bu devirde düzgün kiracı bulmak çok zor. şimdi bu adam çıkacak belki ev 1 ay boş kalacak. ordan bir zarar zaten. yeni gelen belki evin içinden geçecek..
tavsiyem anlaşın
0
limonlu eksi
(04.09.24)
@limonlu eksi

Yani adamla ilk kez geçen hafta konuştum ondan önce emlakçı halletmişti. Kirayı bi iki kez ufak gecikmelerle ödedi ama insanlık hâli demiştim. Bi de adam diş hekimi, şehrin afili yerlerinden birinde muayenahenesi var. Bin lira için böyle pazarlık yapması çok saçma geldi. Ya benim şu an kaldığım evin zam dönemi Haziran ayındaydı. Normalde %25 durumu vardı ama yine tefe tüfe oranında zam yaptı ev sahibi. Ben de evi sevdiğim için laf etmedim. Daha önce de kirada kaldım ve bu annemlerin evinde daha önce başka kiracılar da kaldı. Hiç böyle saçma bir pazarlık görmemiştim. Çıkacaksa çıksın kiracı bulunur da son kirayı vermeme olayı saçma geldi. Emlakçıyla da konuştum dün o da öyle şey olmaz sözleşmede madde var depozito kira yerine geçmez dedi. Bugün konuşacaktı kiracıyla bakalım
0
🌸nundu
(04.09.24)
Bahsettigin durum ev sahibi olarak daha once basima geldigi icin sana tavsiyelerle geldim.Oncelikle yeni kira rayicleri eski kiralardan yuksek oldugu icin kiracinizin cikmasi sizin lehinize.Isterseniz gec haber verdin kontrat 1 sene daha devam eder diye yokus surersiniz ancak bu sizin zarariniza olur.Bu yuzden bir an once cikmasi sizin menfaatinize.Ben olsam gec haber verdigi icin su an cikarsa da 1 ay daha kira isterdim.Anahtar tesliminin ne zaman yapilacagini sorun.Anahtar tesliminde evin durumunu kontrol edeceginizi anahtar teslimine kadar kiralamanin devam ettigini soyleyin.Kapora evin son durumu kontrol edildikten sonra evin durumuna gore odenecek deyin. Ev sahipleri nasil ki kafalarina gore istedikleri gibi kiracilari cikartamiyorlarsa kiracilar da makul bir sure once cikacaklarini ev sahibine bildirmekle yukumludur.Kiraciniz kotu niyetli.Uygun bir sure once cikis tarihini iletmedigi gibi gecmise yonelik cikis tarihi iletemez.Isler ters giderse kontratin 1 sene daha yenilendigini bu bedeli isteme hakkiniz oldugunu usulunce uygun uslupla iletirsiniz ancak bu iki tarafin da menfaatine degil. Iki taraf icin de uygun nokta Eylul ayi kirasini tam yatirsin cikista da evin durumuna gore kapora konusulsun.
0
turkuaz
(04.09.24)
(4)

Ev sahibi depozitoyu odemezse

sonhakan
Son halinin video ya çektim eksik kiram yok Depozitoyu ödemedi ne yapabilirim?
Son halinin video ya çektim eksik kiram yok Depozitoyu ödemedi ne yapabilirim?
0
sonhakan
(03.09.24)
Depozitoyu ödemeden evi boşaltmayın. Boşalttıysanız anahtarı vermeyin. Millet kafayı yemiş iyice.
0
Godless
(03.09.24)
Bu arada depozitonuzu son kira bedeli üzerinden ödemesi gerekiyor onu da unutmayın.
0
anten
(03.09.24)
@godless Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2014/2287 E., 2014/4118 K
0
bisorumvargaliba
(04.09.24)
bisorumvargaliba'nin yazdigi karari merak ederken alttaki linke denk geldim.

www.erdemakcay.av.tr

orda da ne yapilabilir diye bir seyler yazmis yazar.
0
bay b
(04.09.24)
(9)

Schengen'de ilk giriş yaptığın ülkenin vizeyi aldığın ülke olma zorunluluğu

merhum
Schengen'de ilk giriş yaptığın ülkenin vizeyi aldığın ülke olma zorunluluğu uygulanıyor mu?Farklı ülke vizesi ile Fransa'ya giriş yapan oldu mu?Bundan dolayı çevrenizde geri dönen oldu mu hiç? Olduysa hangi ülkeden döndü?Lütfen sadece gerçek deneyimi olan cevap versin.
Schengen'de ilk giriş yaptığın ülkenin vizeyi aldığın ülke olma zorunluluğu uygulanıyor mu?
Farklı ülke vizesi ile Fransa'ya giriş yapan oldu mu?
Bundan dolayı çevrenizde geri dönen oldu mu hiç? Olduysa hangi ülkeden döndü?
Lütfen sadece gerçek deneyimi olan cevap versin.
0
merhum
(03.09.24)
deneyimim yok ama tek sonucu bu değil. bir sonraki vize başvurusunda siz a ülkesinden vize almışınız ancak b ülkesine girmişsiniz diyip daha kısa vize verebilirler veya ret verebilirler. orda dikkat çeken bir risk barındırmış oluyorsunuz.
0
mr.goodcat
(03.09.24)
ben business vize ile acil bir toplanti icin vize aldigim ulkeden baska bir ulkeye girmeye calismistim, elimde toplanti daveti ve ilgili yazismalar oldugu halde thy kapidan alinmayacagim gerekcesiyle bana check in yapmayi reddetti ve gidemedim. bu olay 7-8 yil once oluyor, tekrar benzer girisimde bulunmadim.
0
sanxis
(03.09.24)
en çok hangi ülkede konaklayacaksanız ordan giriş yapmanız daha uygun. alınan ülkeden değil.
0
dedim ben sana
(03.09.24)
Kapıdan döneni duymadım ama bir sonraki vizede ya ret ya da sadece kalacağınız gün kadar tek girişli vize alacağınız neredeyse garanti. Şu an schengen'de en dikkat edilen kriter bu.
0
thracia
(03.09.24)
2022'de Almanya vizesi ile Almanya'ya girmeden İtalya'ya girdim. Hatta yüzümde maske vardı İtalyan polise sordum maskeyi çıkarayım mı diye yok dedi direk geçirdi. Ama şu son Avrupa Parlamentosu seçimlerinden sonra durum nasıldır bilmiyorum. Bir de vize geçerli hala ama Almanya'ya gidemedim, umarım bu sonbahar gideceğim o zaman bir problem çıkar mı bilmiyorum.
0
peki madem
(03.09.24)
Tek giriş değilse problem çıkma olasılığı düşük, tek giriş vizeyse daha uçağa binmeden ayıklarlar, daha bu sabah slovenya uçağına tek giriş italya vizesi olan adamı almadılar.
0
kimlanbu
(03.09.24)
fransadan aldım, barselonadan girdim sorun olmadı
0
tchuck
(03.09.24)
tnz
(03.09.24)
Hem de fazlasıyla uygulanıyor.

Yakın zamanda şunu bile duydum,

"siz önceki vizenizi italya'dan almışsınız ama vize sürenizin çoğunu italya dışındaki ülkelerde geçirmişsiniz."

O yüzden ilk giriş konusu tartışmaya bile açık değil.

Teknik olarak da adam diyor ki sen bu tarihlerde bu ülkeye gitmek için vizeye başvuruyorsun. Sonra bambaşka bir ülkeye gidiyorsun belirttiğin ülke dışında. O zaman da senin yalan söylediğini düşünüyor.

Kapıdaki memur insiyatif kullanarak sizi geri döndürebilir.

Bu konuda sorun yaşamayan da çok. Ama sorun yaşama riskinizi artırıyorsunuz.
0
anten
(03.09.24)
(6)

Maaşlı çalışmak mı kendi işinin sahibi olmak mı?

kullanicadi
Birkaç sorudan oluşan bir potpuri bırakıyorum buraya. İsteyen istediği sorudan başlayabilir veya yalnızca istediği soruya cevap verebilir :) silmeyeceğim1 Kurumsal işinden ayrıldıktan sonra kendi işini kuran duyuru kullanıcısı var mı? Sizin için olumlu mu oldu olumsuz mu? Ne güzel eve gidip kafayı v
Birkaç sorudan oluşan bir potpuri bırakıyorum buraya. İsteyen istediği sorudan başlayabilir veya yalnızca istediği soruya cevap verebilir :) silmeyeceğim

1 Kurumsal işinden ayrıldıktan sonra kendi işini kuran duyuru kullanıcısı var mı? Sizin için olumlu mu oldu olumsuz mu? Ne güzel eve gidip kafayı vurup yatardım, kendi işim olunca sürekli vergi, belge, ay sonu maaşlarını falan düşünüyorum huzurum kaçtı diyen var mı özetle?

2 Bu ekonomik konjonktürde küçük ölçekli bir iş kurmak sizce mantıklı mı?
Daha önce bu yönde herhangi bir deneyimi olmayan bir kişi kadın giyim üzerine butik, takı dükkanı, sadece tırnak üzerine güzellik merkezi, seramik kursu gibi işleri kotarabilir mi mesela yoksa batırır mı? Yeme içme cafe işleri düşünülmüyormuş.

3 Sizin 800 bin gibi bir sermaye ile en az riskle nasıl bir girişimcilik fikriniz olurdu?
0
kullanicadi
(01.09.24)
Ekonomik konjonktür diye bişey yok. Her dönemde bu devirde iş kurulmaz diyenler var. Bir de kurup para kazananlar var. Önemli olan sen nasıl bir isi nerde ne şekilde kurup nasıl kotaracaksin.

20 senedir takı isindeyim. Çok zevkle çok para kazandım. Bu sonbaharda erken emekli olup mağazalarımı devrediyorum. Pandemide de depremde de savaşlarda da hep iş vardı. Burada önemli olan işin adı sermaye vs değil. İşin nasıl yapılacağı. Kurumsaldan ayrılan kişilerde ve çevresinde gereksiz bir saglamcilik ve korku oluyor. Bu da hata yaptırıyor. Diyor ki mesela kirası az olan ara sokakta küçük tatlı bir işyeri açayım. Orada büyüyüp sonra daha iyi yere gecerim o ara sokakta o az kira asla odenemiyor çünkü çok az insan geçiyor ve o insanlar ana caddede ışıl isil bol cesitli mağazalar varken o tatlı dükkana uğramak istemiyor. Yani baştan büyük düşünen pahalı kıralı işlek yerde para basarken romantik gerçekçilik ten uzak ve cekinceli iş planı yapanlar batıyor. Misal benim kiram 62 bin TL. Bunu duyan taze bir girişimci direk korkuyor. Oysa hiç sormak aklına gelmiyor günde kaç lira satış oluyor.

Yani demek istediğim her işte para var. Önemli olan bakış açısı. Bu arada seramik kursuyla ancak harçlık çıkar. Butik işi çok zor rekabet büyük. Güzellik merkezine en az 2 milyon lazım. Takı, hediyelik eşya, tattoo-piercing gibi işleri tavsiye ederim
0
deer hunter
(01.09.24)
Ben kurumsal hayatı bırakmadan iş kurdum. Birini seçmek zorunda değilsin. Maaşla zengin olunmuyor. En fazla orta direğin üst kısmı olabiliyorsun. Kendi işinde inanılmaz paralar var.
0
gabe h coud
(01.09.24)
@deer hunter'a birinci paragrafı hariç katılıyorum.

2001 krizi için 'Ne kadar küçükmüş.' diyeceğimiz bir sürece giriyoruz. Şu an var olan işimize sahip çıkma, yerlerimize oturma, kemerlerimizi sıkıca bağlama zamanı. Uçuşa geçiyoruz.

Bu kışı bir atlatalım, sonrasını sonra düşünelim bence.
0
Mirket
(01.09.24)
Gabe +1
Mümkünse maaş gelirken yapmaya bak. Baktın iş çok, yetişemiyorsun ondan sonra istifa edersin.
0
merhum
(01.09.24)
Ben hem kendi mesleğimi kendi işime çevirdim, hem de e-ticaret yapıyorum, eşimin ailesinin de küçük bir restoranı var. Ben işten ayrılmadan kurdum kendi şahıs şirketimi.

1-Mesleğinizi bilmiyorum belki daha detaylı anlatırsanız daha aydınlatıcı olur. Ama bazı kurumsal meslekler danışmanlık yapmaya müsait. Bu çok ucu açık bir soru. Ama şunu unutmayın, mesela yazılmcısınız. Bir şirkette sadece yazılımcı olarak çalışıyorsunuz. Kendi şirketinizi kurduğunuzda yazılımcı, muhasebeci, pazarlamacı, müşteri ilişkileri yöneticisi, satın almacı, IT vs hep sizsiniz. Yani sadece kendi işinizi bilmeniz yetmiyor. Diğer işleri de iyi bilmeniz lazım. Özellikle pazarlama ve müşteri ilişkileri. Bu işlerde biraz dedikasyon önemli. Şöyle düşünün aybaşı mesela bu hafta herkesin maaşları ödendi. Arkadaşlarınız cumartesi akşamı mekan mekan gezerken siz oturup aysonu faturalarınızı kontrol etmekten sıkılmayacaksınız.

2-İşe göre imkana göre değişir. Sermayesi olan için krizler büyüme fırsatıdır. Ya da bazı iş kolları için krizler büyüme fırsatıdır. O riski siz analiz edeceksiniz. deer hunter haklı. Birçok yeni girişim en temel masraflardan kısıyor, en gereksiz yerlere para harcıyor. Mesela adam kirası çok diye ana caddeye gitmiyor, ara sokakta dükkan açıyor. Ama dükkana da güzel görünsün diye bir dünya dekorasyon masrafı yapıyor. Oysa ana caddede ortalama dekorasyonlu bir dükkan, ara sokakta süper dekorasyonlu dükkandan çok müşteri çeker gün içinde.

Bilmediğiniz işi yapmak risktir her zaman. Çünkü bilmediğiniz ön görmediğiniz bir sürü aksaklık çıkabilir. Bir kadın arkadaşımız kurumsal işini bırakıp nail art dükkanı açtı. Dükkan 2 seneye yaklaşıyor. Ama ilk sene cebinden ekstra 1 milyona yakın masraf yaptı. Bilmediği makineler alması gerekti, o işi yapabilmek için ekstra sertifikalar alması gerekti eğitime gitti, eleman çalıştırdı sürekli eleman değiştirdi, dükkanın yeri iyi olmadığı için taşındı. Daha yeni yeni kar etmeye başladığını söylüyor.

Saydığınız örneklerde en basitinden nereden ucuz ve kaliteli ürün alınır bilmeniz lazım. Pazarlık edebilmeniz lazım. 10 lira diyen adamdan o malı 8'e alabilmeniz lazım gibi gibi. Ben olsam ilgilendiğim işle alakalı vaktim ve imkanım varsa böyle bir dükkanda part time çalışırım. Ya da denemek için pazara çıkarım. Sosyete pazarı denen pazarlar iyidir bu konuda. En azından tek maliyetiniz ürün ya da tezgah maliyeti olur. 10-20binlik mal alıp tezgah satışıyla oradan kar edebiliyorsanız dükkanı da döndürme şansınız artar. Bir de toptancı vb öğrenmek için ideal yerdir pazar. Elbet kulağınıza isimler adresler gelir.

E-ticaret bambaşka bir olay. Öyle dükkan açtım gelsin satışlar diye bir dünya yok. E-Ticaret tamamen sayısal bir hesap işi. dijital pazarlama burada kritik. Birçok insan bu yüzden zarar ediyor. Atıyorum cebinde 100bin var. 90bin lira mal alıyor, 10 bin lira site yaptırıyor. Sonra full zarar. E-ticaret için sermayenizin ciddi bir bölümünü reklama harcamanız gerekiyor. Orada da çok iyi hesap yapmanız lazım. 100 lira kar etmek için kaç lira harcamanız gerekiyor gibi.

Kurumsal işinizi danışmanlığa çevirmekten bahsedelim biraz da. Bu sektöre göre değişir. Ama işinize ayırdığınız vaktin belki 2 katını müşteri bulmaya ayırmanız gerekiyor. Burada network çok önemli oluyor. Mesela çalıştığınız firmada aranızın çok iyi olduğu müşteriler vardır. Siz danışmanlık yapacağınızı söyleyince "kesin seninle çalışırız" da derler. Ama siz o kurumsal çatıdan çıktığınızda size bakışları değişir. Bu tip işlerle ilgili benim gözlemim "sorun çözen adam olmak" müşteri sağlıyor. Atıyorum ik alanında danışmanlık vereceksiniz. Sabaha kadar sunduğunuz hizmetleri anlatın işe yaramaz. Ama o ik yöneticisinin üzerinden bir iş yükünü alabilirseniz örneğin spesifik bir alanda eleman araştırması, o zaman para kazanmaya başlıyorsunuz.

Maalesef türkiye'de insanlar kurumsal hizmet aldıkları şirketlerden hizmet değil "iyi hissetmek" gibi bir hizmet satın almayı seviyorlar. Pazarlama, yazılım, ik, finans, organizasyon... Birçok sektörde şahıs firmaları ya da ufak işletmeler tanıyorum. Aşırı vasat işler yapmalarına rağmen, müşteriyle araları çok iyi diye yıllarca para kaznaıyorlar. Ya da çok iyi iş yapıp müşteriyi hoş tutmadığı için iş kaçırıyorlar.

Daha geçen gün bir organizasyon şirketi seçiliyordu bir firma için. A firması inanılmaz iyi teknolojisi olan bir sahne tasarlatmış. Adamlar zaten çok iyiler bu konuda. Ama çok almanlar yani işlerini yapıyorlar. Daha eski usül bir firma geldi sunuma. Sahibi sohbetle, goygoyla, dedikoduyla, biraz da ikramla işi kaptı.

Yani sırf kurumsal işinde çok başarılı olduğu için danışmanlık yapmaya başlayınca başarılı olacağını zanneden çok insan var. Orada işler başka türlü yürüyor.

Bu tip işlerde siz kendiniz çalışmaya çalışırsanız da büyüyemezsiniz. Yani müşteriyle işi yapacak insan arasında süpervizör olmanız lazım. İlk başta maaşla adam çalıştıramazsınız ama freelance outsource edebilirsiniz.

Size tavsiyem aslında muhasebecimin bana tavsiyesi, ilk başta bir kosgeb kursu alın. Muhasebe eğitimi alın. O eğitim sırasında da kendinize çevre edinebileceğiniz her yere gidin. Aynı sektörde bir tanıdığım vardı. Yıllardır her yerde bedava seminer veriyor mesleğiyle alakalı. Ticaret odası, üniversiteler, şirket organizasyonları... Adam ilerde danışmanlık yapacağı güne yatırım yapıyormuş meğer. Bir sürü kontakt oluşturdu farklı sektörden.

3-800bin gibi bir sermayeyle bilen adam çok şey yapar, bilmeyen adam hiçbir şey yapamaz. Ne yapacağınızı biliyorsanız 100bin bile iyi bir sermaye sayılır. Bu konuda yine deer hunter'a katılıyorum. En az riskli iş diye odaklanırsanız kaybolursunuz. Bir işi seçip oradaki riski minimize etmeye odaklanın.

Sermaye sadece maddi değil, beşeri sermaye diye bir şey de var. Bilgi en başta.
Akademik bilgi gibi düşünmeyin, en ucuz tekstil satan toptancılar listesi de bir bilgidir. Ama birçok akademik bilgiden daha zor elde edilir bu liste:)


gabe de haklı. 2025 çok belirsiz görünüyor.
Ben bu sene kendimi eğitme senesi olarak düşünürdüm. Kosgeb eğitimleri, küçük denemeler vs... Dijital pazarlamayı kesinlikle öğrenirdim. İçine kapanık biriyseniz sosyalleşmeye bakardım. Satış eğitimleri falan var mutlaka giderdim.

Bence asıl işinizi bırakmadan (işiniz ve sözleşmeniz uygunsa) yandan ufak ama sağlam ilerleyen bir "side hustle" gibi bakardım bu duruma.
0
anten
(01.09.24)
Anten çok güzel izah etmiş. Arkadaşlarls bulusamadigimiz nokta şu. Evet 2025 ye ekonomik durgunluk olacak. Ve bu harika bişey. Nasıl mı? Takı işi yapacaksaniz müşteriniz kadinlar. Kadınlar kriz döneminde daha çok alışveriş yapıyor. Çünkü depresyonu artıyor. Ve kadınlar alışverişi genelde ihtiyaç olduğu için değil anlık iyi hissetmek kendini şımartmak için yapar. Bu bir tahmin değil. 20 senelik ticari gözlem. Ayda 20 parça takı alıp yilarca aynı takiyi takan kaç kadın var bilseniz sasarsiniz. 2001 krizinde de İzmir'deki oltaci bir arkadasim normalde akşam 6 da kapadigi dükkanı geceyarisina kadar kapatamamis. İşsiz kalıp evde eş dirdirina maruz kalan bütün erkekler oltaya balığa sarmış. Bu insan tanımak müşteri psikolojisi bilmem demektir. Kriz döneminde temel ihtiyaclarin satışı artıp zevk ihtiyaçlarının satışı azalır sanilirken tam tersi olmuştur hep. Kozmetik işini ikinci dünya savaşından sonra yalnız kalan bunalimdaki dul kadinlar patlatmistir.
0
deer hunter
(01.09.24)
(7)

İnsanlarin havuza girmeden once duş almasi %100 nasil saglanabilir

Zetnikov
Yurt disinda vs gordugunuz bir yontem var miHavuza girmeden once mecburen adam dusa giricekBu nasil saglanabilir fikriiniz var mi
Yurt disinda vs gordugunuz bir yontem var mi

Havuza girmeden once mecburen adam dusa giricek
Bu nasil saglanabilir fikriiniz var mi
0
Zetnikov
(29.08.24)
havuzun tek girişine, sensörlü bir duş konur. İnsan geçince otomatik ıslatır.
0
anten
(29.08.24)
Havuza acilan koridora surekli akan dus koymak disinda bir yontem yok sanirim. En fazla altindan kosarak gecer.

Eskiden spor salonlari otellerde batik bir kademe olurdu havuza giden yolda ve o su klorlu olurdu ki kisinin ayagi en azidan temizlensin diye dusunurdum, oyle bir sey denenebilir. Litvanyadayim burada bulunan butun spa otellere/bolgelere gittim kimse dus almiyor havuza girmeden. Saunadan cikip havuza giriyor direkt vs.
0
wallcan
(29.08.24)
Sensor fikri hosuma gitti bakin soyle bir sey yapilabilir, benim dedigim batik ici su dolu alan yaratilip bir de sensorlu dus konur, kisi o suda zaten hizli yuruyemez boylelikle dus aldirilabilir bir miktar. Ancak sonrasinda yada bu kucuk havuz ici yasanacak kazalarda ayak kaymasi falan gibi problem cikabilir.
0
wallcan
(29.08.24)
filmlerde laboratuvar çıkışlarında dezenfeksiyon bölmeleri olur. labdan çıkarkan 30 sn duş altında beklerler aynı böyle bir bölme yaparsın. 30sn duş altında bekleyip öyle havuzun kapısı açılır. zorla yıkanmış olurlar.
0
my fault
(29.08.24)
benim uye oldugum havuzun girisinde iki turnike, turnikenin hemen bir adim gerisinde de iki dus var. soyunma odasindan cikinca ayak havuzuna adim atiyoruz, bu da unutmayi zorlastiriyor. (yanda esyalarimizi koyacagimiz kucuk bir raf var) dusun suresi otomatik, 10-15 saniye kadar. yine de unutan olursa turnikeye gelince "dus aldiniz mi" notu karsiliyor.
%100 mudur bilemem ama ben turnikeden kuru gecen kimseyi gormedim.

edit: sensor konusu sikintili bence, insanlar havlusu, cantasi vb ile girebiliyor havuza.
0
inspired by a true story
(29.08.24)
uyaracak bir görevli.
0
gabe h coud
(29.08.24)
Görevli büyük oranda çözecektir +1 ancak görevli bulundurmak istenmezse;

Girişte havuzda kullanacağınız bir kart alıyorsunuz. Soyunma odasına giriyorsunuz @true story'nin anlattığı şey biraz daha katı şekilde modifiye edilebilir. Şöyle ki duş kabinlerinde kullanılmayan kartlar havuz turnikesini aktifleştiremiyor olsun. Haliyle havuza girmek için duşu kullanmış olmanız gerek. Bunda bile duş turnikesini çevirip girmeden gelenler olacaktır ama büyük oranda azalmış olur sayıları.
0
akhenaten
(29.08.24)
(2)

Yurtdışı Noel Pazarı Tavsiyesi

inawen
Özellikle Noel kutlamalarına katılmak, Noel pazarı gezmek istiyoruz ama daha küçük, az popüler şehirlerde. Vizesiz olursa daha da şahane olur ama zorunlu değil. Tavsiyelerinizi almak isterim. Teşekkürler.
Özellikle Noel kutlamalarına katılmak, Noel pazarı gezmek istiyoruz ama daha küçük, az popüler şehirlerde. Vizesiz olursa daha da şahane olur ama zorunlu değil. Tavsiyelerinizi almak isterim. Teşekkürler.
0
inawen
(27.08.24)
Hamburg merkezli bir seyahat ile,
Lüneburg ortaçağ temalı noel pazarı. (Tarihlere dikkat)
Bremen noel pazarı (iki tane var biri ortaçağ temalı)
Hamburg ana noel pazarı ve st.pauli
Vakit artarsa Lübeck'de ziyaret edilebilir.
0
Mistyimage
(28.08.24)
Noel pazarı biraz germanik bir olay, o yüzden polonya, almanya, avusturya bu işin merkezi.
0
anten
(28.08.24)
(5)

Ev Kiralarken

PhoenixRising
Merhaba Arkadaşlar;İlk defa ev kiralıyorum. Sözleşme yapacağız. Tabii standart, ilk kira ve depozitoyu getireceksiniz dendi. Depozito zaten sözleşmede yazıyor. Ben bu ilk kirayı elden mi vereceğim, yoksa hemen ev sahibinin hesabına mı yollayayım? Genel kural nedir?İlk kira elden verilir, sonrakiler
Merhaba Arkadaşlar;
İlk defa ev kiralıyorum. Sözleşme yapacağız. Tabii standart, ilk kira ve depozitoyu getireceksiniz dendi. Depozito zaten sözleşmede yazıyor. Ben bu ilk kirayı elden mi vereceğim, yoksa hemen ev sahibinin hesabına mı yollayayım? Genel kural nedir?
İlk kira elden verilir, sonrakiler hesaba mı yatar? Yoksa, ilk kirayı da, o anda hesabına mı yatırayım?
0
PhoenixRising
(24.08.24)
özel bir raconu yok hocam ikisi de olur ama şahsi düşüncem ilk son farketmez her ayın kirasını sen banka üzerinden gönder. yarın bir gün sorun yaşama ihtimalini de ortadan kaldırmış olursun. elden öderseniz de sözleşmeye ilk kira bedeli şu tarihte elden ödenmiştir diye yazın mutlaka.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(24.08.24)
elden verdiğinde depozito verdiğini nasıl ispatlayacaksın yarın öbür gün bir sorun olduğunda ?
0
rakicandir
(24.08.24)
@ kanatlı kontun müşfik öpücüğü çok teşekkürler.
@rakicandir sözleşmede x dolara depozito ödenmiştir yazıyor, onun altına imza atacağız .
0
🌸PhoenixRising
(24.08.24)
hocam elden vermek ihtimalini hiç bahis konusu dahi etmeyin. tamamen banka kanalı üzerinden açıklamalı bir şekilde yürümeli ödemeler. hayırlı olsun
0
kel aynak kusu
(24.08.24)
-Kirayı ve depozitoyu mutlaka ev sahibinin (tapuda kimin üstüneyse) onun adına bir banka hesabına yollayın. Yollarken de kira ödemesi olduğunu yazın. Bu hesap işi öok önemli, tapu kiminse iban onundur.

-Sözleşmeye mutlaka "1 kira bedeli depozito ödenmiştir. Depozito son ödenen kira miktarı tutarında geri ödenir" gibi net bir madde ekletin. Siz şimdi 10lira depozito vereceksiniz. evden çıkarken kiranız olacak 40 lira. Ev sahibi ben 10 lira almıştım diye size 10 lira vermeye çalışacak.

-Tahliye taahhütnamesi imzalamayacağınızı söyleyin. Ama direteceklerdir. O yüzden taahhütnameye kiranın ödenmemesi ya da sözleşmede belirlenen zam kriterlerine uyulmaması gibi haller dışında kullanılamaz(bunu bir avukata danışın size zararı dokunmasın) benzeri kriterler ekletin ki kafasına göre sizi çıkarmakla tehdit edemesin. Ev sahibi buna da itiraz ediyorsa her sene kirayı 2'ye katlama niyetindedir. Kaçın.
0
anten
(24.08.24)
(8)

toksik anne baba ilişkisine psikiyatri doktoru çözüm olur mu?

elorelia
en kısa hali ile özet geçmeye çalışacağım. annem babam senelerdir asla anlaşamıyorlar. babam çabuk sinirlenen biri. annem de zamanla o hale geldi gibi bir şey. çok çok basit bi konu üzerinde sürekli birbirlerinin üstüne laf söyleyerek kavga ederler. ikisi de karşı tarafı birbirini dinlememekle suçla
en kısa hali ile özet geçmeye çalışacağım.

annem babam senelerdir asla anlaşamıyorlar. babam çabuk sinirlenen biri. annem de zamanla o hale geldi gibi bir şey. çok çok basit bi konu üzerinde sürekli birbirlerinin üstüne laf söyleyerek kavga ederler. ikisi de karşı tarafı birbirini dinlememekle suçlar vs.

daha önce konuştum, ama asla faydası olmuyor. yanlarına gitmek istemiyorum bazen çünkü gereksiz kavgalarından ben yoruluyorum.

annemin mide rahatsızlığı var bi de, doktor stres yapma demiş. kadın stres küpü.

malum engelli kardeşim var 30 yaşında ve ağır bakım gerektiriyor. senelerce ona bakmak vs annemi aşırı yıprattı ki tek baktı sayılır.

devlet hastanesi psikiyatri doktorundan fayda görür mü sizce? ilçede yaşıyorlar, bir doktor var sadece. özelde düzenli terapi alabilecek durumda değil.

antidepresan ya da başka bir ilacın bu duruma çözümü var mıdır?
0
elorelia
(23.08.24)
Çözüm dediğiniz tamamen bitmesi ise olmaz. Ama ilaç başlanması ile kısmen rahatlayabilir. Evde engelli ve bakım verdiği bir çocuğu olduğunu da belirtirse çok uyku yapmayan bir ilaç başlar doktor.
0
master of ceremonies
(23.08.24)
rahatlama olur, mucize olmaz

ilçede psikolog varsa psikolog desteği de alsın
0
jülsezar
(23.08.24)
Mucize yaratmaz ama hiç yoktan iyidir. İlaç lullananlardan bildiklerim daha gamsız oldu mesela eskiye kıyasla. Sorunlar bitmedi ama en azından kendilerini eskisi kadar çok yıpratmıyor.
0
playing star again
(23.08.24)
doktora mutlaka konuşmak gerekir. bazı ilaçlar bazı bünyelerde uyuşukluk uyku vs yapabilir. Kardeş durumundan dolayı anne üzerindeki sorumluluk fazla olduğundan böyle bir durum başka şekilde yıpratıcı olabilir. doktor ila konuşurken bu durumu da özenle belirtmek lazım ki ilaç/doz ayarlamasına ona göre dikkat etsin.
0
kisa
(23.08.24)
ek olarak, özelde de psikiyatriste gitse (evet psikologlar kadar olmasa da daha uzun dinliyorlar devlete göre) ilaç açısından çok bir şey değişmeyecek.

çoğu ilaç 2-3 hafta sonrasında etki göstermeye başlıyor ve tamamen etki göstermesi doz ayarlanması daha uzun sürüyor. hatta her ilaç herkeste aynı etkiyi yapmıyor vs

anneniz de destek almak istiyorsa, bir an önce deneyin derim
0
jülsezar
(23.08.24)
Ciddi konu. Evde engelli bakımı zor iş. Yıpratıcı anlaşılıyor bu kadar stres.

Aile danışmanları var bu konuda ikisi birlikte destek alabilir.

Onların da tavsiyeleri olur psikiyatri ile birlikte onlara da danışılabilir eş zamanlı.
0
anten
(23.08.24)
Stres küpü olması annenin işini kolaylaştırır. Serotonin geri alım inhibitörü (ssri) grubundan bir ilaç verirler, çok yüksek ihtimalle prozac verirler, bence versinler (çünkü en eski en stabil ilaç o şu anda) ve annenin hayata bakışı bile değişir, hiçbir şey olmasa stres faktörlerine karşı hissizleşir.

Eşzamanlı olarak psikoterapi alması da çok iyi olur, bu da iyi gelecektir fakat ilaçla bir yere kadar bu konfor devam eder çünkü bazı beyinler bağışıklık geliştirebilir, daha fazla ilaç gerekebilir, onu bilemiyoruz mutlaka doktor gözetiminde kalması gerek. Keşke imkan olsa psikoterapiye de gitse, ayda bir bile olur aslında.
0
muhayyer divan
(23.08.24)
Bosansinlar annen durumu soylesin
Evi alsin babaya tekmeyi bassin nafakada alsin hic bir sikintiniz kalmaz
0
Zetnikov
(23.08.24)
(9)

Taşınmanın Maliyeti

anten
Arkadaşımla sohbet ediyorduk da kiraya zam yapmak mı, yoksa yeni yere taşınmak mı daha makul diye.Şu an istanbul'da kabaca 1 ev tutmanın maliyetidepozitosu emlakçı parası vs derken 60bin lira...Nakliyesi, eşyası sığdı sığmadı, taşınamadı vs yeni eşyası derken 50-60 da orası...minimum 100 120 gibi ge
Arkadaşımla sohbet ediyorduk da kiraya zam yapmak mı, yoksa yeni yere taşınmak mı daha makul diye.

Şu an istanbul'da kabaca 1 ev tutmanın maliyeti
depozitosu emlakçı parası vs derken 60bin lira...
Nakliyesi, eşyası sığdı sığmadı, taşınamadı vs yeni eşyası derken 50-60 da orası...

minimum 100 120 gibi geliyor maliyeti. Sizce doğru mu bu hesap.
0
anten
(20.08.24)
Yeni kira 30 bin
2 kira depozito 60 bin
1 emlakçı komisyonu 30 bin
Nakliye 50 bin

Toplam; 170 bin
0
adwokat
(20.08.24)
kiraya göre değişir tabii maliyet de:

30 bin tl ise kira,
* 1 kira depozito 30k
* 1 kira emlakçı komisyonu+kdv 36k
* aynı yaka nakliye 30k

işte 30-40 da yeni eşyaydı oydu buydu desen 125-135k gibi.
0
gitdaddy
(20.08.24)
Kira ve depozitoyu neden hesaba katiyoruz anlamadim, depozito eski evden alinip yeni eve odenecek, kira da zamsiz haliyle yeni evde odenmeye devam edecek. Ekstra bi masraf yok burada.

Emlakci, nakliye ve badana boya hafif tadilat kaliyor geriye. Nakliye de en fazla 25 30 bin, 50 bin cok abartili sirf nakliye icin. Emlakci da kiraya bagli iste.

Biz gecen ay 15 gun kira 2 eve odedik, emlakci badana boya nakliye, 100-110 bin totalde, ki sozlesme bitis ve baslangici denk gelmedigi icin boyle. Yoksa 70 civarina biterdi is.
0
bosver nicki
(20.08.24)
Görünmez masrafları da hesaba katalım mı?

-Perde boyunun kısa gelmesi,
-Yeni binada merkezi uydu sisteminin olmaması,
-Yeni binada sözleşmen olan internet sağlayıcının fiber hattının olmaması,
-Duşta şampuan rafının olmaması,
-Dolabın yatak odasına sığmaması
vs
0
Mirket
(20.08.24)
@bosver nicki, bence de kirayı hesaba katmak manasız ama 2+ yıldan eski bir kiracıysanız depozito falan hikaye oluyor :/ ben şimdi çıksam depozitom 3000 tl mesela.
0
gitdaddy
(20.08.24)
evden memnunsanız, insan haklarına aykırılık seviyesinde ahlaksızca bir zam yoksa, devam etmek daha mantıklı.
0
wilhelmwasmuss
(20.08.24)
Teşekkürler cevap için.

Kira+depozitoyu hesaba katıyorum zira eski evden alıp alamayacağın meçhul. Bir de ne olursa olsun mesela bir kira depozito ödenmiş, şimdi 2 kira isteniyor. Bir de emlakçı parası var vs.

Anladığım şu an orta halli bir taşınmanın maliyeti 150bin tl civarı.
görünmez masraflarla 200'e kadar yolu var.

@mirket onu düşünmemiştim evet:)

Bugün bir perde bile yaptırsan 10-20bin.
Buzdolabı sığdı sığmadı,
Ankastre uydu uymadı,
Dolap büyük geldi en önemlisi taşınamadı ya da sökülürse dağılacak gibi dersen maliyet büyüyor.
Mesela daha önceki taşınmamda bir dolabı atmak durumunda kaldım o kadar büyüktü ki, sökülünce de derli toplu geri birleşemeyecek haldeydi.

Bu arada @gitdaddy, depozito 1 kira bedelidir yanlış olmasın. O da son ödediğiniz kira bedelidir. 3000 değil yani son ödediğiniz kira neyse onu alırsınız. O yüzden sözleşmeye 1 kira bedeli yazılır.
0
🌸anten
(20.08.24)
fikir olması için yazayım ben de, geçen haftanın fiyatları;

izmir içi iki merkez ilçe arası (50 km mesafe) taşınma maliyeti 37 bin lira (en pahalı seçeneği kullanmadık ama ona yakın bir şirket seçtik, düzgün iş yaptılar, sıfır zayiat. her şey dahil paket idi, her şeyi onlar paketledi, onlar açıp yerleştirdi, eşyaları kurdu).

3+1 evin salon ve oda pencere ve balkon kapılarına orta üst kalite sadece tül perde + mutfak pencere ve balkon kapısına yarı karartmalı plise perde (4 parça) takıldı; 32 bin lira tuttu bu da.

depozito konusunda haklısınız. 10 sene öncesinin nominal değerini değil onun güncellenmiş halini geri alırsınız. bir kira ise yine bir kira ya da daha fazlaysa aynı oran nispetinde. biz de öyle yaptık, depozitomuz ilk kiranın 1,4 katına denk geliyordu, çıkarken de güncel kira bedelinin 1,4 katını geri aldık.
0
orient blue
(20.08.24)
4 Ay önce taşındım, 30k civarında yeni eşya dahil 130k civarı tuttu.

Ben evi büyüttüm, kiram iki katına çıktı o yüzden ekonomik olarak çok faydalı bir seçim değildi.

Ev sahibi saçma bir tutar istiyorsa boyun eğeceğime taşınırım.
0
kimlanbu
(20.08.24)
(6)

Yerli yatırım fonları mı yoksa yabancı fonlar mı?

HellKeePer
Sadece fon bazında soruyorum. Hangilerini tercih ediyorsunuz? Savaş, deprem, pandemi gerçeklerini düşününce yerli mi yoksa yabancı fonlar mı güvenli geliyor?
Sadece fon bazında soruyorum. Hangilerini tercih ediyorsunuz? Savaş, deprem, pandemi gerçeklerini düşününce yerli mi yoksa yabancı fonlar mı güvenli geliyor?
0
HellKeePer
(28.07.24)
2014'ten beri saadece yabanci. bistte 1000 tlm yoktur ve hic olmadi da.
0
sonsuz
(28.07.24)
Sepet; hem yerli hem yabanci hem emtia
0
sertac akin
(28.07.24)
yabancı fonu nerden alıyorsunuz? arkadaşın dediği durumlar veya rusya tarzı bir ambargo gelse ne olur?
0
paintov
(29.07.24)
diversification diye bir kavram var yatirimda. yerli fonlar derken sadece turk sirketlerine yatirim yapan fonlari kastediyorsan yeterince cesitlendirmiyorsun.
0
hot potato
(29.07.24)
Düzenli sp500 fonunda paran erimez bence.
0
ketcapli dondurma
(29.07.24)
yabancı fondan kastınız nedir?

Türkiye kökenli ama yabancı borsalarda alım yapan fonlar mı?
Yoksa tamamen aracı kurumlar üstünden direkt yurtdışındaki fon ve eft'ler mi?

Hiçbir yatırım aracı risksiz değildir.

Bunları göz ardı etmemek lazım.
Rusya güzel bir örnek. Oradaki yaptırımlar vs iyi düşünülmesi gereken konular.

İşte bu yüzden parayı dengeli dağıtmak çok önemli.

Ben kendi adıma karma gidiyorum.
Ama herkes kendi bildiği doğrusunu uygular:)
0
anten
(29.07.24)
(25)

Para kazanmamak icin cabalayan bir babam var. Peki ya sizin?

Zetnikov
İstanbulda yasiyoruz. Önümüze bir suru firsat cikti ve cikiyor.bizim pederin bor suru parasi vardi hic birini degerlendirmedi. Bugun normalde milyoner olmamiz gerekiyordu ama fskirin önde gideni olduk.Hafta sonlari adam bi yere icmeye gidiyor insan bi kafasini kaldirip bakmaz mi köye bim a101 gelmis
İstanbulda yasiyoruz. Önümüze bir suru firsat cikti ve cikiyor.bizim pederin bor suru parasi vardi hic birini degerlendirmedi. Bugun normalde milyoner olmamiz gerekiyordu ama fskirin önde gideni olduk.

Hafta sonlari adam bi yere icmeye gidiyor insan bi kafasini kaldirip bakmaz mi köye bim a101 gelmis neden gelmis?
Adamlar insaat yapmis niye yapmis?
İnsan bir tane arsa almaz mi ya goruyorsun gelisiyor.

Buyuk istanbul havalimani yaptilar bu calisanlar nerede oturacaklar? Etrafina yerlesicekler degil mi? Sen havalimani insaatken neden bir tane arsa almazsin?

Hadi 3km 5km otesinden al adamlar metro getirdi simdi sen bunlari akil edemiyor musun?

Cildirdim resmen ya bu yuzden babamla kavga ettik gecenlerde.

Sansa bak 25sene sonra evimizin onune metro geldi sevincten cildirmisiz bize diyorki evi satalim. Kafami duvarlsra vurasim geliyor

Sizin babaniz ne alemde arkadaslar?
0
Zetnikov
(27.07.24)
Benim babamda ticari zeka var mı, yok mu çok karar veremiyorum. Keyifci bir adam ama. Bu söylediklerin üzerine kafa yormak yerine alır viskisini, çikolatasını, bulur demlenecek bir mesire yeri, öyle takılır arkadaşlarıyla. Bu açıdan ben de babama çok benzediğim için şikayetçi değilim. Parayı idare edemeyiz biz zaten, erken ölürüz.

Benim dışımdaki aile üyeleri bu savurganlığına inanılmaz bileniyorlar. Ama adamın da canını mi alalım, 60 yaşında ve hala çalışıyor. Onun tarzı o. Ben zengin olduğu için aşırı hesapçı, gergin bir baba istemezdim. Öyle bir temayülü de var çünkü, eli para görse kimseyi tanımaz zaten kibirli bir insan. Erkeğin iyisi gereğinden fazla parası olmayanıdır bence, para bu cinsin ayarlarını bozuyor.
0
sekizdokuzon
(27.07.24)
Benim babam ticaret yapardı, her yerde yerimizi hazır etmiş. Dışarıdan kolay zannederdim ben de ama emeksiz olmamış hiçbiri. Zaten bunları akıl edip yapabilmek dediğiniz kadar kolay olsaydı şimdi tüm türkiye milyonerdik.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.24)
sen ne yaptın mesela? derler insana
0
nuisance2
(27.07.24)
en azindan elindekileri millete vermemis, beterin beteri var mesela benimkiler.
0
spherical
(27.07.24)
Oğlum konuşuyor gibi geldi :)
Anne ve babası olarak biz iki boomer, bunak ve salak olarak elimizdekini değerlendirmeyi bilemedik ne yazık ki.
0
pro9it9is9
(27.07.24)
@nuisance2

Adamin babasi ev vermis, is kursun diye sermaye vermis. Tarla bag bostan vermis koye grlip kalsin diye koydede yer yapmis.

Abileri para vermis evlensin altin biriktirsin diye.
Birakta bisey yapsin artik dimi

Ben tek basina ofiste calisan bi isciyim ne yapabilirim tek basima?
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
benim babam tam tersi ticaretini yapıyor basıyor küpe yastık altına. güzel kazanıyor ama yemiyor. bize saklıyor sağolsun :) tabi bizim yaşta geçiyor torunlarına kalacak sanırım
0
xrated
(27.07.24)
Benim babamda çene cerrahı, Türkiye'ye implantı getiren kişi. Zamanında üniversite Almanya'ya göndermiş o da orada kal demelerine rağmen kalmamış dönmüş. Burada öğrencilerine/asistanlarına doğal olarak öğretmiş iyi de yapmış. Ama kendisi ne yapmış akademisyenlige devam etmiş, muayenehane açayım dememiş. Ondan işi öğrenenlerin yatları katları olurken biz ay sonunu getiremiyoruz. Canı sağolsun ben onun yaptığının yarısını başarsam kendimi mutlu hissederim.
0
mirty
(27.07.24)
herkes ticaretten anlayacak diye bir şey yok. çarçur etmesin elindekini, doğru dürüst olsun yeter
0
paintov
(27.07.24)
Yahu adam bunları yapmak zorunda mı? Bazı insanların ticarete almaya satmaya kafası uymuyor. Bir yerden geçibebilecegi kadar para geliyorsa yaşlı başlı haliyle niye koşustursun ki? Bir daha mı gelecek dünyaya. Yapacaksan sen yap. İlla babanın mı fırsat kovalaması lazım?
0
limonlu eksi
(27.07.24)
@limonlu eksi

Destege ihtiyacim var. Destek olan kimse yok. Bankada milyonlari var.
Kardeslere vermiyor is kuralim kolelikten kurtulalim. Hepimiz kirada yasiyoruz sikintilar coni moni hocam
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
sen al şimdi at kenara arsalar falan çocuklar için, düzenli almaya da devam et

gelişiyor bi yerler sonuçta, bim falan aç mesela.

hadi bakalım...
0
duyurukullanıcısı
(27.07.24)
Ya o değilde neyzen tevfik'in bir lafı geldi aklıma "bu dünyada ne kazandıysanız yiyiniz yarın bigün öleceksiniz gömecekler, kalan malını bölecekler memnun kalmayıp sövecekler."
Isparta yöresinde bir laf vardır cimri, para mal mülk toplayan insan için. "yemeyeceksinde ne olacak zikicilere mi?(damatlara) bırakcaksın o kadar malı?" derler.
Belkide bababanız bu gözle dünyaya bakıyordur.
Fakat bu yazımdan babanızı savunduğumu zannetmeyin. kaç çocuğu varsa diyelim 3 kardeşsiniz hiç olmazsa her birinize 1 ev miras kalacak şekilde birikim yapması lazımdı.
0
komando kani var bende
(27.07.24)
babanın sana miras bırakma iyi yaşatma mecburiyeti yok.

sen daha iyisini yap elinden geliyorsa.
0
gurur
(27.07.24)
@gurur

Onun babasida ona miras birakmak zorunda degildi ama catir catir birakti? Herkesin babasi gibi o neden birakmasin soyler misin?
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
@duyuru kullanicisi

Yazilanlari okumadin galiba babadan bisey kalmazsa bir insana en kotu super bi egitimin falan olur aylik 100bin maas kenara koyarsin bimde acarsin arsada alirsin.

Suanki sartlarda yalniz basina sifir destekle bir iste calisip kira veren bir kisi bunlari nasil yapabilir?

Babam anasindan babasindan abilerinden full destek gormus kendine dukkan acmis ev almis. Dukkanin parasini bile abisinden babasindan almis onuda batirdi zaten.
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
Kızmakta haksızsınız.
Babanız sizin çocukkenki masraflarınız karşıladıysa, iyi bir eğitim almanız için elinden geleni yaptıysa, sevgi ve özgüven verdiyse başka bir sorumluluğu yok. 18 yaşınızdan sonra hiçbir sorumluluğu yok.

O kadar emek, zorluk, para harcadığım çocuğum benimle böyle konuşsa herhalde iletişimi bir süre keserdim.

Herkes ticaret konusunda çok uyanık olacak diye bir kural yok.
Neyse ki siz çok iyi biliyorsunuz bu işleri, hayatınız boyunca hiçbir fırsatı kaçırmaz ve zengin olursunuz.
0
michael_knight
(27.07.24)
@michael_knight
Sagolun yorumunuz icin
Egitim konusunda kendisi egitim hayatimi mahvetmisti.

Yasitlarim dershanelere gidip yada ozel hoca ve etut derslerle eksiklerini tamamlayip okulda deli gibi notlar alirken ben onlarla yarismak zorunda kaldim. Kisacasi egitim de alamadim cok fazla. Malesef
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
ben ne yapıyorum ki babama b** atayım. babam daha iyilerini yapabilecek olsa da yapacağının en iyisini yapmış, eğitim/beslenme/barınma sağlamış ben kendime dönüp bakayım bir zahmet.
0
deartheodosia
(27.07.24)
Kuşak farkı.

Onların yetiştiği ortamla bizimki aynı değil.

Yazılanları okudum.

Yaşını bilmiyorum ama babanızın yaşadığı dönem kazanmaktan çok koruma gerektiren dönemlerdi.

90'larda, 80'lerde birçok insan malını mülkünü kaybetti yaşanan krizlerde. Babanız bugüne kadar bunları korumuş o bile yeterli.

Dediğiniz örnekler öyle basit görünüyor ama basit değil. Türkiye'de paranızı koruyabiliyor üstüne de biraz artırıyorsanız şanslınız.

Ticarete adım attı diyelim. Şu anda belki de "babam bütün malı mülkü ticarette batırmış" diye açacaktınız bu başlığı. Ticaret çevre işi. Ve türkiye'de ticaret hayatı hemşericilikle, ahbaplıkla hatta siyaset vb konularla iç içe gider. Sadece sermayen olması yetmez yani.

Arsa konusu da aynı. Havaalanı demişsiniz. Havaalanı yapılacak bölgede arsa alıp kar eden oldu, ama mesela benim kuzenlerim tarlasına imar gelsin diye bekliyor hala.

Eskiden regülasyonlar falan yoktu bugünkü kadar. O yüzden o kuşak bu tarz işlere temkinli yaklaşır. Normal.

Bir de belli bir yaşa gelmiş insanlar artık risk almak istemez. 30-40 yaşındaki adam risk alır. Çünkü zararını yerine koyabilir. 60 yaşında adam için bu daha zor. Evini kaybetse nasıl alacak?

O yüzden babanızı suçlamak yerine kendi yapabileceklerinize odaklanın.

Fırsatlar her zaman var. Bugünden geçmişe bakarak konuşmak kolay.
Emin olun sizin de önünüze bir sürü fırsat geliyor. Kaçırdığınızı bile anlamıyorsunuz.

Belki sizin çocuklarınız da size diyecek bunları. Mesela Bitcoin'i 2010'larda görmedin mi diyecek, e-ticaret çıktığında girmedin mi diyecek, 0,69 krediyle dişini sıkıp bir ev alamadın mı diyecek, diyecek de diyecek.

O yüzden babanıza kızmak yerine kendinize odaklanın.

Bu arada kölelikten kurtulmak istiyorum demişsiniz.
Muhtemelen babanızın sermaye desteğiyle iş kurmak istiyorsunuz. İşinize karışmak istemem ama, bence önce kafa yapınızı değiştirin.

Yani iş kurmak, ya da sermayeden önce girişimci kafası lazım.
Bu biraz doğuştan biraz öğrenmeyle olur.

Para kazanma becerisi öyle bir beceri ki, sermaye şart değil.
Şöyle anlatayım. Para kazanmayı bilen adam cebinde sıfır lirayla iş kurar büyütür.
Bilmeyen adama milyonlar da verseniz batırır.

Şöyle bir örnek duydum mesela:
Adam tatile gidiyor butik otele.
Otelin sahibiyle laflarken uygun fiyatlı sabun vb sarf malzemesi bulmakta zorlandığını öğreniyor. Girişken de bir tip.
İstanbul'a dönünce eş-dost üstünden imalatçı buluyor. Fiyat alıyor.
Sonra oteli arıyor diyor elimde böyle böyle mal var fiyat şu.
Otelci tamam diyor, adam gidiyor imalatçıya siparişi geçiyor, vadeli ödeme istiyor.
Bu aşamada cebinden hiç para çıkmıyor.
İmalatçıdan 1'e alıyor, otelciye atıyorum 3'e satıyor. Herkes mutlu.
Adam bakıyor bu iş güzel, birkaç otelci daha bağlayıp otellere sabun, şampuan dağıtımı yapan bir iş kuruyor.

anlatabildim umarım aradaki farkı:)

Yanlış anlamayın işinize karışmak değil derdim ama bu kafaya gelmeden babanız size tüm muslukları açsa bile istediğiniz verimi alamayabilirsiniz.

Bir de naçizane bir hayat tavsiyesi, başarısızlıkların sorumluluğunu başkalarına atmayın sadece. Dershane örneği verdiğiniz için diyorum bunu. Eğitim hayatımı da mahvetti demişsiniz dersaneye göndermediği için. Ben mesela iyi bir dershaneye gittim, kardeşim döneminde babamın işleri bozuktu ona o kadar iyi bir imkan sunulamadı.

O benden daha iyi bir okulda okudu ama. O da babamı suçlamayı seçebilirdi beni okutmadın diye...
0
anten
(27.07.24)
@deartheodosia

1) Egitiminle hic ilgilenmedi 6 yasinda okula gittim cantami tasiyamiyordum
Herkes dershaneye giderken
Etut dersler alirken
Ozel hoca cagirip anlamadigi dersi gorurken evinde

Ben tek basima yardirmak ve bu insanlarla yarismak zorunda kaldim
İlk okul cocugunun ev odevine bile yardim etmeyen aile olur mu baba olur mu

2 barinma v beslenme annemin bilezikleri sayesinde oluyordu
Babam hicbirsey yaomiyordu gidip arkadaslsriyla takiliyordu

Abileri ubugunu sıkınca eve bakmaya basladi
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
@anten

Kardesim iyi niyetli yazini okudum tesekkur ederim. Girisimci olarak suanda yaoabilecegim maximum hareket kosgeb e gitmek heralde. Ama soylesigin girisimcilik durumlarini dusunecegim. Tesekkur ederim yaoici elestirin icin.
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
@zetnikov rica ederim.

Ama şunu unutmayın, ticaret, girişimcilik herkese uygun olmayabilir.

Kendi mesleğini bile girişimcilik olarak yaptığında yani şirketten ayrılıp kendi işini kurduğunda anlıyorsun bunu.

Para yönetimi, pazarlık, muhasebe, pazarlama vb bunlar önemli beceriler. İş kurmasa bile insanın hayatına faydası var.

O yüzden ticaret ve girişimcilik herkese uygun olmayabilir. Bunu da göz önünde bulundurun.

Bir de çıraklığını yapmadığınız işin ustalığını yapamazsınız.

Restoran mı açmak istiyorsunuz?
Gidin haftasonları bir cafede falan garsonluk yapın. Şaka gibi gelecek bu iş ama hakkaten öyle. Çevre edinirsiniz bir kere. Cebinize de ekstra para girer. Gocunmayın bundan. En azından işleyişi görürsünüz. Para nerden geliyor anlarsınız. Ürün nereden alınıyor, dükkan malzemesi nerden alınıyor, eleman nasıl bulunuyor, dükkan ne kadar kar ediyor...

bugün babanız size "al oğlum 10 milyon git istediğin işi kur" dese mesela ilk adımı nasıl atacağınızı biliyor musunuz? İyi dükkan nasıl seçilir, mobilyası nerden alınır, ucuz mutfak malzemesi nasıl bulunur, nasıl reklam yapılır, müşteri nasıl idare edilir, personel nasıl çalıştırılır, bütün toptancılardan nasıl ucuza mal temin edilir... Bunlar parayla olacak şeyler değil. hatta paranız varsa veişi bilmiyorsanız o toptancılar sizi soyar.

Ne bileyim gidin emlakçı eğitimi alın part time haftasonları. Eski iş yerimde biri yapmıştı bunu. İşten kalan tüm vakitlerinde ev gezdiriyordu millete şimdi bodrum'da bu işi yapıyor full time.

Youtube'da kafe açmak diye bir video vardı 140 journos'un. İş bilmeyip batıranları gösteriyordu. Bir bakın, iş bilmemek nelere maloluyor.
0
anten
(27.07.24)
@anten

Yazilarini keyifle okuyorum cok tesekkur ederim
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
Bol sans diliyim. Monoply e sonradan katilan z kusagi olarak sizi anliyorum. Tum firsatlar kapilmis aq ulkesinde
0
lapaz
(27.07.24)
(10)

çift terapisti

mantarliborekk
gerçekten işe yarıyor mu ?açıkça herşeyi konuşmak zorunda olmasak bile daha iyi iletişime geçmeyi öğrenebilir miyiz mesela ?hem çok istiyorum hem korkuyorum.işe yarasın istiyorum bir yandan da sihirli değeneği yok ki ne değişecek diyorum.
gerçekten işe yarıyor mu ?

açıkça herşeyi konuşmak zorunda olmasak bile daha iyi iletişime geçmeyi öğrenebilir miyiz mesela ?

hem çok istiyorum hem korkuyorum.

işe yarasın istiyorum bir yandan da sihirli değeneği yok ki ne değişecek diyorum.
0
mantarliborekk
(23.07.24)
sihirli değneği yok ve zaten sihirli değneğe ihtiyaç da yok.
sizin çözüm dediğiniz şey her zaman mutlu beraberlik olmak zorunda değil, belki de çözüm mutsuz bir şekilde devam etmenin yanlış olduğunu anlamak da olabilir.
çift terapisi yetkin bir terapistte ve istekli çiftlerde işe yarar.
önemli olan birbirinizi anlamak, kendinizi tanımak, aslında küçük olan şeyleri büyük zannetmeden doğru değerlendirmeye tabi tutabilmek vs vs vs.
sonuçta kesinlikle faydasını görürsünüz ama bu sihirli değnek değil, çiftin de istek ve çabası olmalı.
0
kisa
(23.07.24)
Çift terapisi sorunları çözmüyor.

Sağlıklı iletişim kurmayı öneriyor.

Nasıl tartışacağınızı öğretmeye çalışıyor.

Bundan sonrası sizde bitiyor.
0
anten
(23.07.24)
iki yakın çift tanıdım terapi alan, onun haricinde de deneyimi olan arkadaşlarım oldu aslında bana bu süreç bireylerin olgunlaşmak istememesi gibi bir durumdan kaynaklı gibi geliyor. genelde problem erkek tarafı; çözülemeyen problemler hep orada olsa da çocuk kaynaklı boşanmadan yürütmek gibi bi kaygıyla terapiye gidiliyor izlenimi uyandırdı bende. evet terapi yüzleşmek isteyenler için iyi, burada işe yarıyor. bildiğim kadarıyla ayrı ayrı görüşüp dinleniyorsunuz ve birlikte nasıl yapabilirizin cevabını arıyorsunuz. öneriler alıyorsunuz.
0
aydogank
(23.07.24)
kesinlikle işe yarar. beraber yaşamanın bir yolunu bulamazsanız en kötü ayrılmanın bir yolunu bulursunuz.
0
vaveylababa
(23.07.24)
iki tarafta "biz bu işin içinde çıkamıyoruz, hadi profosyonel destek alalım" demediği sürece işe yaramıyor. genelde bir taraf istekli oluyor bu da maalesef olumsuz sonuçlanıyor..
0
benaslinda
(23.07.24)
anlasmali bosanma icin iyi fikir
0
ala09
(23.07.24)
iki tarafin kafasi tutsa terapiste gerek kalmaz cok yanlis bir mantik, bu nedenle insanlar terapiye gitmekte cok gec kaliyor zaten, cok gec kalindigi icin de iliski fazlasiyla yipranmis oluyor. iki tarafin kafasi gayet uyabilir ancak nasil tartismayi ve sorunlari cozmeyi kisisel bilgi ve deneyim olarak bilemeyebilirler. terapi size kendinizi tanimanizi, karsinizdakini anlamanizi ve sorunlari kim hakli perspektifinden ziyade bir takim olarak cozmenizi ogretir. sadece iliskinizde degil kisisel yasaminizda da is yasaminizda da gayet faydali olur.
0
kassiopeia
(23.07.24)
Bence elinde sigil cikinca nasil ki muz calip gomun diyolarsa bu da oyle
0
lapaz
(23.07.24)
Kilit nokta iki tarafında istekli olması, kesinlikle ise yarar
0
mirty
(23.07.24)
Zorlamaya gerek yok yol ver gitsin
0
Zetnikov
(23.07.24)
(11)

30 seneden yaşlı binanın giriş katı ev alınır mı

regina phalange
İstanbul kadıköy diye düşnürseniz. Ölü yaıtırm mı olur? Kentsele girme ihtimali olabilir ama belli değil
İstanbul kadıköy diye düşnürseniz. Ölü yaıtırm mı olur? Kentsele girme ihtimali olabilir ama belli değil
0
regina phalange
(09.07.24)
ben şahsen almam başa bela olarak görürüm.
tabi işe yakınsa vs o ayrı
0
basond
(09.07.24)
Almam. Hem o semtin degeri var kentselle acayip kar yaparim donemi bitmedi mi? Servet isteniyor artik kentselde. Hem durduk yere bile cokebilecek eve servet odicen hem de sonra kentsel icin odeme yapican. Bu kadar gucun varsa al tabii. Kentsele elbet girecek tum eski binalar.
0
Kittie
(09.07.24)
Dediğim ev 4 katlı evin girişi ben oturumluk değil yatırımlık düşünüyorum ama kentsele girerse para isteyebilirler doğru o aklıma gelmemişti @kittie
0
🌸regina phalange
(09.07.24)
Kentsel dönüşüm kolay bir süreç değil.
Karlı olabilir.
Ama astarı yüzünden de pahalıya çıkabilir.

Bir de kentsel dönüşüm hayali kurarken rezerv alan gerçeğiyle yüzleşmek de var.
0
anten
(09.07.24)
istanbul'da zemin ve bodrum katlardaki dairelerde arsa paylarının zamanında olması gerektiği gibi tanzim edilmediği için açılan bir çok dava mevcut. örneğin, zemin kat daire 80m2, 2. kat daire de 80m2 ama zeminin arsa payı (sallıyorum) %4, 2. katın %8. zamanında şerefiye falan gibi sebeplerle arsa payını az vermişler. dolayısıyla kentsel dönüşüme girdiğinde size çok daha küçük daire verirler. buna dikkat edin.
0
malheiros
(09.07.24)
hatay depreminde şuna şahit olmuştum,
hasar gören binaların çoğu giriş katı üzerine çökmüştü.
ben olsam giriş katı almam. sıfır bile olsa.
0
tabudeviren
(09.07.24)
İstanbul'dan yalnızca arsa/arsa değeri olan ev alınır. Deprem gerçeğini unutmayın. Eviniz sağlam kalsa bile İstanbul'un toparlanması yıllar alacaktır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(09.07.24)
kadıköyün hangi bölgesinde? bitişik nizamlı tarafa kentsel gelmedi malum. ayrıca bahçesi var mı yani 4 katlı da yerine ne yapılabiliyor o önemli. gene aynısıını dikerlerse para vermen gerekir çünkü.
0
neira
(09.07.24)
bahsedilmiş. bu tip bir yer alacaksam ilk bakacaklarım şunlar olur;
1. evin arsa pay oranı
2. toplam hisse pay oranı
2. eski imar ile mevcut imar karşılaştırması
2.1. bina yıkılıp arsa niteliğine döndükten sonra ücreti mukabilinde katkı sağladıktan sonra elime geçecek gayrimenkulun mevcut durumu. (çekmesi, kot farkı, bahçe payı, elime geçecek toplam net m2)
2.2. ücreti mukabilindeki inşaat maliyet katkısı ve daire ücreti ile harcayacağım paranın buna değip değmeyeceği

özetle aynı maliyetlerle yeni bir binadan aynı muhitte bir ev bulabiliyorsam uğraşmam. kağıt kürek masrafı, diğer hissedarlarla mahkemelik olma durumu, zaman kaybı, sinir harbinden kurtulurum.

bu tamamen sizin maddi gücünüze ve beklentilerinize bağlı bir durumdur.
0
phonex
(10.07.24)
ciğer mi yedin kardeş?
0
Zetnikov
(10.07.24)
Kadıköy'de yaşlı bir binanın giriş katında oturuyorum. Kat malikleri depremden beri kentsel dönüşüm konusunu konuşuyor ama fiyat alındığında daire başına Kiptaş'tan 4 milyon, müteahhitliden de 2 milyon (+ 6 daire) çıktı en son ve konu sürüncemede şimdilik. Veri olarak bırakayım dedim.
0
peki madem
(10.07.24)
(3)

Banka borcu - avukata devir

metal69
Bankaya toplamda 50 bin borcum var, 5 taksitle ayda 10'ar 10'ar ödeyin diyorlar. İlk taksit için son gün 22 temmuz dediler bugün. Ben de en azından ağustosta başlasın veya taksit miktarını artırın diyince olumsuz yanıt aldım ve 22 Temmuz'a kadar ödemediğim takdirde avukata devir olacağını söylediler
Bankaya toplamda 50 bin borcum var, 5 taksitle ayda 10'ar 10'ar ödeyin diyorlar. İlk taksit için son gün 22 temmuz dediler bugün. Ben de en azından ağustosta başlasın veya taksit miktarını artırın diyince olumsuz yanıt aldım ve 22 Temmuz'a kadar ödemediğim takdirde avukata devir olacağını söylediler.

Eğer avukata devir olursa borç ne kadar artar ve avukat ile taksitte anlaşabilir miyiz?
0
metal69
(09.07.24)
avukatlar daha doğru cevaplar verirler ama sıkma canını. 3 ay üst üste ödemezsen ancak hukuk yoluna gidiliyor. yanı ayda 3,5 ar olarak ödediğinde borç bitene kadar avukata gidemezler. biraz faiz yersin o kadar.
0
paudi
(09.07.24)
işleyen faiz hariç yaklaşık 10 bin civarı artar. icra verildikten sonra taksit yapmazlar diye düşünüyorum. ama belki banka yetki vermiştir. zamanı geldiğinde görüşürsünüz
0
paintov
(09.07.24)
Avukata devir sürecine getirtmeyin, boşuna kredi skorunuzu negatif etkilemeyin. Yarın durumunuz düzelir, ev araba almak istersiniz krediyle dert olur bu süreç yüzünden.

Eş dost akraba birilerinden denkleştirmeye çalışın. Çalışıyorsanız avans deneyin en azından avukat sürecinden bir kurtarın kendinizi.

Avukata ya da varlık yönetim şirketlerine devrediyorlar artık, onlara borçlanıyorsunuz yani. Adamlar da bu işin piri psikolojinizi iyi biliyor, allem edip kallem edip sizi kendi istedikleri ödeme koşullarına kitliyorlar.
0
anten
(09.07.24)
(14)

Ev fiyatları yükselir mi?

deepest
Merhaba,ev alma düşüncem var. elimde birikmiş bir para var. fakat sizce ev almak için uygun zaman mı? ev fiyatları bir süre daha yatay devam eder mi? kısaca soru şu; elimdeki nakiti yatırıma yönlendirip değerlendireyim mi 6 ay kadar, yoksa şu an fırsatı değerlendirip ev fiyatları daha fazla yükselme
Merhaba,
ev alma düşüncem var. elimde birikmiş bir para var. fakat sizce ev almak için uygun zaman mı? ev fiyatları bir süre daha yatay devam eder mi? kısaca soru şu; elimdeki nakiti yatırıma yönlendirip değerlendireyim mi 6 ay kadar, yoksa şu an fırsatı değerlendirip ev fiyatları daha fazla yükselmeden elimi çabuk mu tutmalıyım?

teşekkürler
0
deepest
(09.07.24)
nşada 6 ay içinde anlamlı yükselmesi beklenmiyor.
oturmak için alıyorsanız beğendiğiniz bir ev bulduysanız beklemeyip alın derim.
0
nuisance2
(09.07.24)
bence eve ihtiyacın varsa bir an önce al fiyatlar bir anda artar yetişemezsin. ben evi 2 sene önce 625 bine aldım şu an 4 milyon oldu. o yüzden alacaksan al elinde sonunda artacak aldıgın evde.
0
sizofren06
(09.07.24)
Dusuk faizli kredi durumlari olmazsa yukselmez diye dusunuyorum ama soylentisi bile yeter fiyatlari etkilemeye.
0
mbond
(09.07.24)
Konut, 'Hadi alayım.' dediğiniz gün gidip alınacak bir şey değil ki. Günlerce, haftalarca, bazen aylarca aramanız gerekiyor.
Yatırın paranızı uygun bir Para Piyasası Fonuna. Başlayın ev aramaya. İçinize sine bir ev, pazarlıkla, emsallerine göre çok ucuz haldeyse o gün çekersiniz paranızı faiziyle, alırsınız evi.
Şu sıralar nakit paranız varsa çok büyük bir pazarlık gücünüz de oluyor. Çok inanmayın sarı sayfalardaki fiyatlara.
0
Mirket
(09.07.24)
şu 2 şartı sağlıyorsan 3-5 ay içinde al;
1-kiradan kurtulup oturacağın ev olacaksa
2-kredi kullanmayacaksan veya kredi kullanıp gelirine göre ödeyebileceksen.

mevduat faizine yakın getirisi olan Tefas para piyasası fonlarına bak. buna yatırıp mevduat süresini beklemeden nakite dönebilirsin. o sırada da ev araştırırsın. zaten uygun evi bulmak bir kaç ay alır. ev işi biraz da şans ama nakit hazır olmalı. Bazen uygun evi 1-2 günle kaçırabilirsin, başkası alır.
0
merhum
(09.07.24)
trde her an her şey olabileceği için eğer ihtiyaçtan alınıyorsa hemen al. yatırımlık alıyorsan alma bence.
0
elorelia
(09.07.24)
Oturmak için alacaksanız hemen alın. O konuda hiçbir şüphe yok.

Ama yatırım için alacaksanız o zaman düşünmek gerek. Türkiye burası. Hiçbir şey belli değil. Özellikle de ev sahiplerine ek vergi gibi muhabbetlerin çok konuşulduğu bugünlerde neler olacağını kestirmek zor.

O yüzden bence elinizdeki nakit parayı kenarda tutun ve fırsat kovalayın. Hem çok beğendiğiniz hem de değerinin altında satılan bir ev görürseniz alın.
Şu an evinin 100 lira olduğunu zanneden bir insan satmak zorunda kalınca 50 lira veren bile olmadığını görecek. İşte o gün o insana "istersen 40 liraya evini alırım" diyeceksiniz.
0
michael_knight
(09.07.24)
kasımdan beri takip ediyorum ev fiyatları bir sene başında arttı, 2025e kalmadan kendin oturacaksan oturacaksan al, kiracı ile uğraşılmıyor bir boya badana olmuş 30k, yatırımlık düşünüyorsan iyi faiz bulursan kiracısı kadar faiz alırsın.
0
eja
(09.07.24)
şuan fiyatlar çok uygun ve ne olacağı belli olmaz. bir ay önce bir tanıdığıma ev aldım. emlakçılar şuan para varsa ev alma zamanı diyorlar çünkü satış yok fiyatlar çok düşük.
0
entropik
(09.07.24)
Gayrimenkul fiyatları uzun vadede hiç bir zaman geriye gitmedi fiyatların fırlaması faiz indirimine bakar. Şu an gayrimenkul yatırımı yapmak için cazip bir dönem beklerseniz bir daha bu fiyatları yakalayamazsınız.
0
doharkoman
(09.07.24)
Hocam şu an ev almaya niyetlenseniz, araması, bulması, bulduğunuz evin ekspertizi, tapu randevusu derken en az 1,5 2 aylık bir süreç:)

Oturmak için alınacaksa mantıklı olabilir.

Ama eldeki nakiti direkt eve bağlamak da tartışılır. Sizin kararınız yani.

Elinizde ne kadar birikmiş var, kredi alma şansınız nedir vs gibi bir sürü kriter var sorgulanması gereken.

Bir de şu var fiyat artışıyla evin değer artışı aynı şey değil. Anlatması zor ama yatırımlık olarak düşünüyorsanız ona göre iki kere düşünün. KRediyle alıp kiracıya ödetiyorsanız ayrı tabi.
0
anten
(09.07.24)
Faizler eninde sonunda dusecek, o zaman ev fiyatlari artacaktir cok buyuk ihtimalle. Ne zaman olur belli degil. Sene sonu diyen var, seneye diyen var. Muhtemelen yavas yavas dusureceklerdir faizi. Kisa vadede faize koymak da guzel bir alternatif. Ev fiyatlarinda birden bire artacak gibi bir durum yok gibi gorunuyor kisa vadede. Uzun vade icin dusunuyorsaniz su an ev fiyatlari uygun. Kredi kullanmak pek mantikli olmayabilir.
0
The_Lollok
(09.07.24)
yanıtları okumadım yine. ama düşeceğini hiç sanmıyorum. deprem bile olsa yükselir yine.
0
deartheodosia
(09.07.24)
Fiyatların hiç bir zaman reel olarak düştüğünü görmezsiniz ancak %20 civarı altını teklif ederseniz bu piyasada alma şansınız olabilir.

Beğendiğiniz, depreme dayanıklı, oturacağınızve piyasa fiyatlarının üzerinde değilse, pazarlık yapabiliyorsanız ve paranız varsa alın. Bu kadar çok bileşeni toplamak her zaman mümkün olmuyor.
0
morcivert
(10.07.24)
(5)

Muhasebe takip programı

pianeta
Şirketin günlük, haftalık, aylık gelir ve giderlerini, borçlarını, taksitli ödemelerini, maaşlarını vs. takip edebilecek temel seviyede bir uygulama var mıdır?Paraşüt bu konuda iş görür mü yoksa bu iş için fazla profesyonel mi kaçar?Şirket herhangi bir fatura kesmiyor. Normal kafe diyebiliriz, al-sa
Şirketin günlük, haftalık, aylık gelir ve giderlerini, borçlarını, taksitli ödemelerini, maaşlarını vs. takip edebilecek temel seviyede bir uygulama var mıdır?
Paraşüt bu konuda iş görür mü yoksa bu iş için fazla profesyonel mi kaçar?
Şirket herhangi bir fatura kesmiyor. Normal kafe diyebiliriz, al-sat usulü iş dönüyor. O yüzden ne girdi, ne çıktı, nereye ödeme yapılacak vs takip edilebilse yeterli olur.
0
pianeta
(03.07.24)
Excelde yapın hocam bunun için program almayın bence.
0
Kediyi üzdün
(03.07.24)
normal şartlarda excel ile halledebileceğiniz bir şey.

excel bilen birisi, bir çalışma sayfasında her türlü borcunuzu (satın almalar, kira, vergi, taksitli ödemeler, maaşlar, SGK vs) yazacağınız bir tablo hazırlasın. tabloyu hazırlarken aklınıza gelebilecek tüm opsiyonları düşünerek tüm detayları gireceğiniz şekilde sütunlar hazırlatın. örneğin vade tarihi ve ödeme tarihi ayrı ayrı sütunlar olsun. ödenip ödenmediğini gösteren bir sütun olsun. açıklama sütunu, varsa evrak no, kategori sütunu vs vs vs vs... böylelikle elinizde veri biriktikçe filtreleme yapma şansınız olsun. aradığınızı daha kolay ve daha detaylı bir şekilde bulma imkanınız olacaktır.

gelirlerde de, kalem kalem "şu kadar kahve, şu kadar çay sattık" diye bir yapı istemediğinizi düşünüyorum ama en azından günlük olarak toplam gelirinizi (nakit + kredi kartı) günlük bir özet olarak yazarsınız. (kasadaki nakitten satın alma ya da cebinize para koyma gibi işlemler yaptığınızda bunları not edin, akşam bunları da gelir olarak eklemeniz gerekir. yoksa 3000 lira nakit olması gerekirken, 1000 lirasını harcadığınız için 2000 lira gelir yazarsınız. ama 1000 lirayı gider olarak kaydettiğiniz için kazancınız olması gerekenden 1000 lira düşük görünür.

bu çalışma sayfaları tamamlandıktan sonra, son olarak bir açılış sayfası yapılsın. gelirler ve giderler, aylara göre yıllara göre listelensin. (bunun için de filtreler yaratılabiliyor, iyi excel bilen birisi kolaylıkla yapar)

gün gün ayrı dosyalar oluşturmanıza gerek yok çünkü hem geçmişe yönelik rapor çekebilmek için, hem de ileri tarihli ödemelerinizi bir arada görebilmeniz için tek dosya olmasında fayda var. çok şişecek bir dosya olduğunu sanmıyorum.

bu listeyi de günlük ya da haftalık olarak yedekleyin. hem internetten bir yere koyun, hem de bilgisayar haricinde bir yerde saklayın.
0
co2s2
(03.07.24)
Excel istiyorsanız etsy vb yerlerde çok güzel muhasebe excel şablonları var.

Onları kullanabilirsiniz.

Program için de paraşüt fena değil.
0
anten
(03.07.24)
Öneriler için teşekkürler.
Yalnız ileri seviye Excel bilsem zaten kendim direkt yapardım. Ama orta seviye bir Excel bilgim olduğu için oturup uğraşmak istemedim. Bilen birisini de saatlerce kitleyip bu işle meşgul etmek istemem. Sonrasında formüllerin düzenlenmesi vs. gibi işler de ekstra hamallık. O yüzden zaten uygulama arayışındayız. Paraşüt'ün aylık ücreti 55 lira gibi komik bir sayı. Excelde saatlerce sayfa sayfa formüller yazmak ya da yazdırmak yerine, ayda 55 lira verip direkt uygulama kullanmak daha mantıklı geliyor.
Başlığı açma sebebim de zaten Paraşüt iyi midir yoksa daha farklı uygulamalar var mıdır diye öğrenmekti.
0
🌸pianeta
(03.07.24)
@arbre + 1

program kullanmak için öğrenmeniz lazım ve sıklıkla anlamsız detaylarla uğraşacaksınız. excel'de tam olarak sizin istediğiniz bir şey yaratmak mümkün olacaktır.

böyle bir excel tablosu için ileri düzey excel bilmeye gerek yok, abartılacak bir şey yok. eğer yapmak istediklerinizi bana söylerseniz, 10 dk içinde pırıl pırıl bir tablo hazırlarım.
0
co2s2
(04.07.24)
(14)

Esnaf yok olacak di mi?

michael_knight
Domestos gerekti. Trendyol market'te 49,50 liraya kapıma kadar getiriyorlar (sepeti 300 liraya tamamlamak gerek galiba ama kolayca tamamlanıyor)Bizim mahalledeki temizlik malzemeleri satan dükkana gidip aldım, 49,50 liraydı orada da.Bu esnaf düzgün bir insan, dükkanı temiz, çeşidi bol, güleryüzlü. P
Domestos gerekti.
Trendyol market'te 49,50 liraya kapıma kadar getiriyorlar (sepeti 300 liraya tamamlamak gerek galiba ama kolayca tamamlanıyor)
Bizim mahalledeki temizlik malzemeleri satan dükkana gidip aldım, 49,50 liraydı orada da.

Bu esnaf düzgün bir insan, dükkanı temiz, çeşidi bol, güleryüzlü. Para kazandırmak isterim. Ama aynı fiyata kapıma getirirlerken, kayıtlı kredi kartımdan otomatik para çekerken nasıl alışveriş yapayım esnaftan?

Bu işin sonunda tüm esnaflar yok mu olacak? Dünyanın başka ülkelerinde bu süreci yaşayıp tamamlamış toplum var mı?
0
michael_knight
(27.06.24)
Herkes online alışveriş yapmıyor/yapmayı tercih etmiyor bu nedenle tüm esnaf yok olmaz öyle ayrıca sürekli müşterileri oluyor. Belki o esnaf Trendyol satıcısı olur yada olmuştur bile
0
pembediken
(27.06.24)
elbette ben esnaf olsam böyle olmasını tercih etmem ama geçmişte olup şimdi olmayan bir çok meslek var.
0
jülsezar
(27.06.24)
Yok olmasa bile sayıları ciddi oranda azalacaktır.

Sancılı ama her daim olan bir şey. Kalaycılar, bakırcılar, kunduracılar, seramikçiler, terzilerin günlük giyime yönelik ezici bir çoğunluğu yok oldu.

İnsanlık tarihinin çok ezici bir bölümü, neredeyse tamamında seramik kaplar hayatın vazgeçilmez parçasıydı örneğin. Bugün kırsalda bile seramik kap kullanımı kalmadı. Özellikle bu konu beni çok şaşırtıyor düşününce. Pişmiş toprak kaplar gerçekten 10 bin yıl boyunca insan hayatında çok büyük öneme sahipken bugün bizim için sanki hiç yok, hiç olmamış gibiler ve bu tarihin geneline kıyasla neredeyse aniden gerçekleşti.

Esnaflığın bitmesi daha çok zaman alır büyük ihtimalle ama küçük perakendecilerin sayısında azalma olacaktır evet. Bu düşüş trendinin geriye dönmesi de çok güç görünüyor.
0
akhenaten
(27.06.24)
esnaf full dolandırıcı olmus zaten online alısverıs daha iyi

tek sıkıntı var alacagın urunu kendın tam olarak ınceleyıp secemıyorsun

mesela karpuz soyledın getırcek cocuk dırek bı tanesını alıp ozellıkle iyi mi diye secmıyorsa kelegı yeme ihtimalın yuzde olarak artabılıyor.
0
Zetnikov
(27.06.24)
Herkes gibi esnaf da farklilasmaz ise yok olur. Burada esnafin sucu herkesin ulasabilecegi bir urunu satmaya calismak, yok kardesim o zmn sen organik deterjan satacaksin, bitkisel satacaksin. Yogurdu sutaş degilde kendi ilcendeki mandiradan getirteceksin
0
duyurukullanıcısı
(27.06.24)
Bir çok ülkede Türkiye'de ki gibi esnaf yok daha çok zincir mağazalar var ticaret Türkiye'de ki kadar gelişmiş değil. Burada e-ticaretin getirmiş olduğu konfor ve avantajdan bahsetmişsiniz. Aslında pazarlama taktiği 300 TL'de limit var. Küçük esnaf tabii ki unicorn trendyol ile rekabet edemez. Gelecekte esnaf yok olmayacak fakat pazar oluşmuş bir bölgede sayıları azalacak. Bir bölgede 10 bakkal varsa bu sayı 3'e düşecek.
0
doharkoman
(27.06.24)
şimdi piyasada yer edinebilmek için düşük fiyat çekiyorlar.
yoksa bir elemanın sadece bir kişiye en az yarım saat hizmet etmesinin maliyeti ve yol hiç de ucuz değil.
küçük esnaf yok olabilir ama üç harfli indirim marketler hep yaşayacaktır.
0
parka
(27.06.24)
abi bahsettiğin şey "ticaret", asla yok olmayacaklar. sayılarının azalacağını da düşünmüyorum.
0
tchuck
(27.06.24)
@tchuck ticaretin yok olacağını düşünmüyorum. Küçük esnafın bu ticarette yer bulamayacağını düşünüyorum.
Ticaretten (dayanıklı tüketim malları satışı mesela) 50 bin şirket ekmek yerken bu sayı 500'e düşecek mesela. Sizce öyle olmayacak mı?
0
🌸michael_knight
(27.06.24)
Bence önlem alınmazsa olacak. Zaten zincir marketler üreticileri de önce kendine bağımlı yapıyor sonra batırana kadar sömürüyor.

Büyük sermaye dediğin toplarken yemesin diye kölelerin kafasına demir maske takan tipler. Buldukları her zaafiyeti değerlendirirler.

Ulus devletler kendilerini korumazlarsa tedricen ücretler de ortadan kalkabilir.
0
hebanon
(27.06.24)
sevsek de sevmesek de en kötü esnaf tekel olmuş büyük şirketlerden iyidir. ucuzsa bugün ucuz. rakibi kalmayınca böyle olmayacak. tekel olursa rakibi olmayacak.

ben esnaflığın tamamen biteceğini düşünmüyorum ancak evet sayıları epey azalacak. belki ekonomik avantajı da olmayacak. az şubeli orta ölçekteki zincir marketler bile yenilik yapmadığı sürece zora girecekler bence.

---
bakkal ya da mahalle marketlerini her zaman sevmesem de; ekmek,yoğurt gibi basit şeyleri buralardan almayı seviyorum. büyük marketlere girdiğimde sadece yoğurt alıp çıkmıyorum yanına daha bir sürü şey alıyorum, üstüne bir de dükkan içinde bir sürü dolaşıyorum kasada uzun süre bekliyorum. açıkçası günlük alışverişlerimde büyük marketler hiç yer etmiyor. benim yaşadığım yerde bakkal ve büyük marketler hepsi bana eşit mesafede. işte bu durumda çok fazla fiyat farkı olmadığı ve olumsuz bir tavrı olmadığı sürece küçük esnafı tercih ederim.

ama trendyol market konusunda haklısınız. günlük ihtiyaç için bile minimum tutara ulaşılıor, kısa sürede eve geliyor ve gidip almamla aynı, hatta bakkalda bulabileceğimden daha iyi. neden trendyol market'i kullanmayayım. ister istemez ben de kullanıyorum kolayıma geldiği için ama küçük esnafın yok olmasını da istemiyorum.
0
biseysorcaktim
(27.06.24)
kucuk esnafa kolay kolay bisey olmaz, olsaydi kuzey amerika'da bakkal kalmazdi.
dukkan senin oldugu surece korkacak bisey yok.
0
cooperr
(27.06.24)
mahalle esnafı özellikle ahlaklı ise bence desteklemek lazım. adamı paket servise yönlendirebilirsin, zaten çoğu esnaf elinden geldiğince yapıyor paket servisi. abi/abla evden çıkamıyoruz eve servis yapar mısınız, kapıda posdan öderiz vb. gibi cümlelerle ikna edebilirsiniz o esnafı. 300 lira harcayacaksanız her alışverişte ben esnaf olsam getirirdim :)
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.06.24)
Online alışverişin en çok eleştirilen yönü bu. Tekelleşme riski.
Türkiye henüz ayırdına varmadı ama dünyada ciddi tartışılıyor.

Aslında bu dediğiniz amerika'daki walmart istilasının online versiyonu gibi.
Amerika'da walmart küçük yerleşim yerlerine gidiyor.
Ama gittiği yerde kasap var, bakkal var, manav var, mobilyacı var...
Walmart müşteri çekmek için ne yapıyor?
Orada zarar etmeyi göze alarak fiyat kırıyor.
Kasaptan daha ucuza et satıyor.
Walmart'ın gücü var, zarar ediyor. Başka dükkanlardan gelen parayla orayı döndürüyor.
Ama kasap tek dükkan fiyat kıramıyor.
İflas ediyor. Başka iş de bilmediği için gidiyor walmart'ta kasap oluyor.
Tüm esnaf yaşıyor bunu.
Bir noktadan sonra dükkanların çoğu kapanıyor.
Dükkan sahipleri o zincir marketin çalışanı oluyor.
Marketin de rakibi kalmıyor istediği ürünü, istediği fiyatı dayatıyor.

Ben bu işin de buraya evrileceğini düşünüyorum ama kişisel fikrim tabii.


Burada şunu tartışmak lazım Türkiye'de bakkallar batarken, her yeri zincir markalar sararken, Almanya'da mesela türk bakkallar nasıl ayakta kalabiliyor?
Mesela hollanda'da bir zincir marketin hemen karşısında dimdik duran bir "bakkal" görebilirsiniz. Çünkü devlet ikisinin de ticari çıkarını koruyor.

Cevap basit, regülasyon ve vergi politikaları.

Şimdi gelelim ilk soruya.

Şöyle bir veri var. Hatırladığım kadarıyla Türkiye'de günlük perakende'nin şu anda sadece %25'i online dönüyor. Buraya kadar sorun yok.

sorun şurada başlıyor. Online perakendenin, yani o %25'in %70 %80'i birkaç büyük markanın elinde.

Gerçek hayatta bu çok mümkün değil fantastik bir oran. Yani düşünün bir avm'de ya da bir çarşıda, bir ilçede dönen ticaretin %80'i sadece 3 mağazada dönüyor ne olur?

Şu anda e-ticaret markalarını seviyoruz. Ucuzlar, eve servis yapıyorlar. Ama bu bir yerde duracaktır. Çünkü şu anda pazarlarını büyütmeye ihtiyaçları var. Rakipleri kalmayınca da ya da güçsüzleşince de bu avantajlar sürecek mi?

Rekabet tüketici lehinedir. Ama biri pazarı domine ettiği zaman tüketici zararlı çıkar.

Burada esnafı "dijitalleşsin o da" diye suçlamak da manasız.

Esnaf tüm bunların farkında. Esnaf da biliyor app yapmayı, e-ticareti vs.
Ama esnafın sermayesi trendyol'la amazon'la rekabet etmeye yetmiyor.

O yüzden o pazaryerlerinde dükkan açıyor.
Orada dükkan açınca da onların kölesi oluyor.

Bu arada mahalle esnafı ahlaklı ve dürüstse desteklensin kısmı da şaibeli.
Yani o büyük zincirler öyle şeyler yapıyor ki bazen en "esnaf" bile yanında masum kalır.

Ama zincir markalar, onlara bayılıyoruz. Esnaf hep kötü gözümüzde.
Bu da algı.
0
anten
(28.06.24)
(2)

Yunanistan konsolosluğuna itiraz

wild honey suckle
Selam selam Bir arkadaşımın yunanistan Konsolosluğu’ndan vize reddİ aldı. Sebep olarak dönüşün garanti olmadığını göstermişler ama çocuğun dönüş bileti bile var. Konsolosluğa itiraz nasıl yapılıyor bilgisi olan var mı?
Selam selam Bir arkadaşımın yunanistan Konsolosluğu’ndan vize reddİ aldı. Sebep olarak dönüşün garanti olmadığını göstermişler ama çocuğun dönüş bileti bile var. Konsolosluğa itiraz nasıl yapılıyor bilgisi olan var mı?
0
wild honey suckle
(24.06.24)
Yunanistan itirazlara avukat aracılığıyla izin veriyor, Yunan bir avukat bulmanız lazım.
0
sanguine
(24.06.24)
Moralinizi bozmak istemem ama bir vize danışmanı demişti ki konsolosluklar aynı belgelerle tekrar degerlendirme için yapılan itirazı kolay kolay kabul etmez. Konsolosluk kendini yanlışlamış olur. Bu danişmanin gorusu tabii.

Ama sunu soyluyor, itiraz edecekseniz belge iyilestirmesi yapin.

Geri donus garantisi burada sizi baglayan bir unsur gostermekle saglanabilir. Ornegin tapu, adina kayitli arac, burada calistigi is yeri ile ilgili belgeler vb.

Bir tur sirketi ya da vize danismani size daha cok yardimci olacaktir.
0
anten
(24.06.24)
(1)

capitalism lab oynayan var mı?

hsktr
oyunda enflasyon,alım gücü, işsizlik oranı, piyasanın durumu, faiz oranı vs var ona göre hisseler çıkacak mı inecek mi analiz şansımız var. kendi şirketimiz de borsada. şirketlerin hareketlerini, açtıkları marketleri madenleri görebiliyoruz. kar oranları zart zurt her şey varbence finansal okur yaza
oyunda enflasyon,alım gücü, işsizlik oranı, piyasanın durumu, faiz oranı vs var ona göre hisseler çıkacak mı inecek mi analiz şansımız var. kendi şirketimiz de borsada. şirketlerin hareketlerini, açtıkları marketleri madenleri görebiliyoruz. kar oranları zart zurt her şey var

bence finansal okur yazarlığı arttırmak için süper bir pratik şansı veriyor oyun. oynayan var mı?
0
hsktr
(06.05.24)
Oyun epey detaylı, ek paketleriyle daha da detaylı.

Elbette gerçek dünyayı yansıtamaz ama ticaret, imalat, borsa, fonlar, krediler konusunda ciddi fikir sahibi olmayı sağlıyor.

Özellikle zor modlarda oynarken farkı anlıyorsunuz.
0
anten
(06.05.24)
(4)

Günübirlik Bursa

fatihreis
Nerelere gidilir doğayı severim, galiba sadece iskender yemeği var, hafta içi tercih edeğim akşam donerim özel araçla, tavsiyeleriniz için şimdiden tesekkurler
Nerelere gidilir doğayı severim, galiba sadece iskender yemeği var, hafta içi tercih edeğim akşam donerim özel araçla, tavsiyeleriniz için şimdiden tesekkurler
0
fatihreis
(29.04.24)
iskender icin cemal cemil usta maps.app.goo.gl
merkezdeki camilere bakabilirsin. ulu cami, yesil cami

mudanya cok güzel. sahil boyu yürüyüs yapabilirsin. cok güzel bir yer gercekten
0
robert bosch
(29.04.24)
çok olmadı, yakınlarda ben de günübirlik gittim arabayla. Tavsiyelerim;

-İskender için Meşhur İskender (öğleden sonra çok sıra oluyor, ben sabah 11'de kahvaltı niyetine gittim - cemal cemil ustayı sevmedim bu arada. favorim burası)
-Cantık: acı dayı. Cantık lover oldum ben burda yedikten sonra.
-Tahinli Pide: inanç fırınınkini sevmedim, farklı bir tarz. ben abdal fırınınınkini seviyorum.
-koza han, havlucular çarşısı ve kapalı çarşıda turlama. o bölge bayağı güzel. dolaştıkça yeni yerler görülüyor zaten.
-Tofaş'ın araba müzesi var. 5 dk'da bitiyor ama merakınız varsa görülebilir.
-saat kulesinde bursa'yı izleyerek bi çay için.
-ülkü pastanesi'nden marşal pasta. bayılıyorum. limonata ve ekleri de güzel.
-cumalıkızıkta bir şey yok ama isterseniz arabayla bi oraya da uğrayabilirsiniz ama bursa içini gezmek, günübirlik tur için daha mantıklı geldi bana. aynı şekilde günübirlik için trilye falan uzak kalabilir. yoksa gayet de güzel rotalar.
0
mor oje
(29.04.24)
Cumalıkızık, tirilye, mudanya taraflarına da bakın vaktiniz olduğunda.
0
anten
(29.04.24)
bayramdan önce 1 gece konaklamalı yaptık bursa turu.

kebapçı iskender (merdiyen avm şubesi) ücretsiz otoparkı var. mavi dükkanla aynı iskender.

karagöz müzesine gittik gölge oyunu izledik. (çocuklar için mükemmel yetişkinler için de nostalji oluyor) önceden bilet alın oyun için.

arkeoloji müzesi ve atatürk evi birbirine çok yakın gezin derim.

teleferik turu yapacaktık ama uludağ durağı kapalı olduğu için (en tepeye çıkmadığı için) kullanmaktan vazgeçtik.

cumalıkızık elzem değil. gitmeseniz de olur ufacık bir yer.

bursa botanik parkını mutlaka gezin. elimizle sincap besledik. su kaplumbağalarını yemledik. harikaydı.

inkaya tarihi çınar ağacında foto+çay keyfi yapabilirsiniz.

ulu camii, hanlar bölgesi falan aşırı kalabalık zaten adım atacak yer yok. eminönü gibi aynı.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.04.24)
(3)

Böyle bir yatırım mümkün mü?

dejame
Hiç çalışmaya gerek kalmayan bir yatırım türü.Yatırım fonları gibi birtakım enstrümanları kullanarak uzun vadeli yatırım yapılacak. Kripto, futures gibi fazla volatil işlere girmeden geliri kümülatif artırıp her ay içinden yaşam maliyetim kadar (gıda, faturalar, eğlence) içinden harcayıp, gerekirse
Hiç çalışmaya gerek kalmayan bir yatırım türü.
Yatırım fonları gibi birtakım enstrümanları kullanarak uzun vadeli yatırım yapılacak. Kripto, futures gibi fazla volatil işlere girmeden geliri kümülatif artırıp her ay içinden yaşam maliyetim kadar (gıda, faturalar, eğlence) içinden harcayıp, gerekirse kredili borçlanarak git gide büyüyen bir şekilde hiç çalışmaya gerek kalmadan uzun vadeli yatırım yapılabilir mi?
0
dejame
(24.04.24)
bu dediğinize en yakın sistem aslında temettü yatırımcılığı gibi duruyor.
0
anten
(24.04.24)
Eurobond ile bu yapılabiliyor.
Bir zamanlar ne kadarlık bir yatırım gerektiğini hesaplamıştım.
İhtiyaç duyarsan oturur gene hesaplarım. Anaparan hep Dolar olarak duruyor ve sen bunun dolar bazındaki faiziyle geçiniyorsun.
Tabi o anaparayı yakalayana kadar her ay ilave yapman, alacağın kupon ödemelerine de hiç dokunmadan anaparaya ilave etmen gerekiyor.

Bunu S&P 500 de temettü hisselerine yatırım yaparak da yapman mümkün. Borsa İstanbul'da da temettü emekliliğinin mümkün olduğu iddia ediliyor ama ben katılmıyorum bu görüşe.
0
Mirket
(24.04.24)
yatırdığın rakama ve yıllık harcamana bağlı. 5 milyon usd yatırıp yılda 50.000 usd ile yaşayabiliyorsan tabi mümkün. ama o kadar kapitalin varken uslu durabilmek asıl beceri.
0
orpheus
(24.04.24)
(2)

döviz kazanma rehberi

hsktr
Artık canıma tak etti. Ne kadar çalışırsam çalışayım yerimde sekiyor gibi hissediyorum. 3 senedir satış alanında çalışıyorum. Keşke teknik bir becerim olsaydı diye ağlanıp duruyorum. 26 yaşındayım. İstanbul Üniversite'sinde sosyal bir bölüm bitirdim. Ne yapmalı da sterlin dolar euro kazanmalı? Türki
Artık canıma tak etti. Ne kadar çalışırsam çalışayım yerimde sekiyor gibi hissediyorum. 3 senedir satış alanında çalışıyorum. Keşke teknik bir becerim olsaydı diye ağlanıp duruyorum. 26 yaşındayım. İstanbul Üniversite'sinde sosyal bir bölüm bitirdim.

Ne yapmalı da sterlin dolar euro kazanmalı? Türkiye'de yaşayan bir Türk'ün, hatta benim bile, sterlin kazanabileceği bir boşluk olduğuna inanmak istiyorum. Bana bir akıl verin ne olur.

Yapay zekaya çok ilgiliyim. Adobe Premiere ve Photoshop kullanıyorum. Kodlama beni uzun vadede sarmaz gibi. Durum böyleyken böyle.

Şimdiden çok teşekkürler
0
hsktr
(11.04.24)
Remote Customer support işleri var. Türkçe biliyorsanız chat üstünden ya da telefon üstünden yabancı firmaların türkçe müşterileri için support işlerinde çalışabilirsiniz. İyi ödeme yapıyorlar. Ama firmaları dikkatli seçin dolandırıcı olma ihtimali de var. Genelde büyük yazılım ve oyun şirketleri mesela dönem dönem ciddi alım yapıyor.

Bunun dışında adobe after effects öğrenirseniz sadece tiktok sosyal medya editleri yaparak bile para kazanırsınız.

Fiverr, upwork vb sayfaları takip edin.

bu arada upwork'de türkiye'de mal araştıran ya da fuarlara gelen insanlar kendilerine tercüman vb arıyor bazen.
0
anten
(11.04.24)
yaşın genç yaptığın işten memnun değilsen bi an önce geç kalmadan değiştir. Sağdan soldan çeviri hizmetiyle vs is yaparak geçim sağlayamazsın.
0
Mcfly
(11.04.24)
(2)

kadın girişim desteği - kosgeb - genç girişimci desteği vs

avatar is back
yakın bir tanıdığımız var, aile küçük bir işletme açmak istiyor ama birikimleri yok. gerekli belgeleri, sertifikaları yani yeterlilikler var ama bana sordular araştırabilir misin diye de güncel bişeyler bulamadım, yardımcı olur musunuz? evdeki genç kadın üzerinden de olabilir bu başvuru, yoksa anne
yakın bir tanıdığımız var, aile küçük bir işletme açmak istiyor ama birikimleri yok. gerekli belgeleri, sertifikaları yani yeterlilikler var ama bana sordular araştırabilir misin diye de güncel bişeyler bulamadım, yardımcı olur musunuz?

evdeki genç kadın üzerinden de olabilir bu başvuru, yoksa anne üzerinden de olabilir. aklıma ilk kadın teşvikleri kredileri geldi, kosgeb olur, bankalar olur hiç fark etmez. var mıdır bir yol gösterebileceğiniz?
0
avatar is back
(03.04.24)
Hangi şehirde olduğuna bağlı olarak dünya bankasınin seeco projesi var bölge kalkınma ajansları aracılığıyla: seeco.gov.tr
0
Amaranta ursula
(03.04.24)
O teşvikler şöyle çalışıyor, sana ödemeyi önden yapmıyorlar. Gidip eğitimleri alıyorsun, sonra sertifikanı alıyorsun. İşi kuruyorsun, sonra kosgeb yetkili geliyor işi inceliyor sana işle ilgili masrafların için hibe ödemesi yapıyor.

Yani mesela sen bir cafe açıyorsun. Diyorsun ki bu cafe için 20 bin mobilya, 40 bin mutfak malzemesi hesapladığım harcamam var. Bir de bilgisayar aldım muhasebe işleri ve online sipariş için diyorsun. Ama bilgisayar ne kadar? 80bin tl'lik gaming bilgisayar almışsın. Orada diyor ki kardeşim senin işini 20bin tl'lik bir laptop da görürdü bunu ödemem. Ya da dükkana çamaşır makinesi alıyorsun masa örtülerini yıkamak için. Ama adamlar şey diyebiliyor, kardeşim arçelikte 20bin makine sen gitmişsin 40 bine Miele almışsın ne ayak? Bunu da ödemem diyebiliyor.

Kosgeb destekleri maalesef geçmişte çok kötü niyetle kullanılmış. O yüzden devlet parayı önden vermiyor.
0
anten
(03.04.24)
(10)

danışmanlık ücreti?

m4a1
Selamlar. Uzmanlığım dahilinde bir şirkete destekte bulundum, bunu şu firmaya sat dedim diyelim… Güzelde bir para kazandırdım ve bana ödeme yapmak istiyorlar.Beyaz yakayım çalışıyorum… Ya eş dosta şirket kurup faturasını keser vergisini verir vereceklerinin 60% ını alırım,Ya da …Noktalı yerleri dold
Selamlar.
Uzmanlığım dahilinde bir şirkete destekte bulundum, bunu şu firmaya sat dedim diyelim…
Güzelde bir para kazandırdım ve bana ödeme yapmak istiyorlar.
Beyaz yakayım çalışıyorum…

Ya eş dosta şirket kurup faturasını keser vergisini verir vereceklerinin 60% ını alırım,

Ya da …

Noktalı yerleri doldurur musunuz?
Bir şirket şahsa Hediye falan alamıyor mu?
Huzur hakkı diye çekse vergiyi o ödeyecek yine aynı bok.

Nasıl olur?
0
m4a1
(27.03.24)
rakamın büyüklüğüne göre değişir her şey.

bi macbook parasıysa mesala, macbook aldır, sat nakde çevir.

bi araba parasıysa başka formüller üretilir.
0
retiredcolonel
(27.03.24)
şirketin işleyişini bilmiyorum ama bağış yapmasına bir engel yok bence.
0
paintov
(27.03.24)
Bir kerelik bir şeyse şirket kuracak haliniz yok herhalde. Elden veriyosanız alırım, vermiyorsanız canınız sağolsun derim ben olsam. Süreklilik arzedecekse şirket kurulur. Veya arkadaşların dediği gibi nakde çevrilebilecek ya da ihtiyacınızın olduğu bir ürün hediye olarak istenebilir.
0
Tisatiaşer
(27.03.24)
Gider pusulası diye bir mevzu var.

Mükellefiyeti bulunmayan kişilere yapılan ödemeler gider pusulası ile kayıt altına alınabiliyor.

Örneğin; Konfeksiyon üretiminde boncuk işleyen kadınlara, gider pusulası düzenleyerek resmi ödeme yapıyoruz. Bu durumda şirkete %10 ek stopaj ödemesi çıkıyor. Bu şekilde resmi olarak ödeyebiliyor ve bunu giderleştirebiliyor.
0
PoscheN
(27.03.24)
Sadece kdvsini alacak acentalar var ama arada güven olmasi gerekir keza 5 bin TL den fazlaysa, banka aracılığıyla gitmel, gerisini biliyorsunuz.
0
nekonustukbiz
(27.03.24)
Gider pusulası.

Onların muhasebecisinin biliyor olması lazım.
0
anten
(27.03.24)
Eş dosta şahıs şirketi kurdurup fatura kesme modundan hallolacak. Düzenli iş ve rakam az değil agalar.
Teşekkür ederim yanıtlar için.
0
🌸m4a1
(30.03.24)
Tek müşteri için şahıs şirketi kurmak çok mantıklı gelmiyor. Ruul, remotify gibi bir platform ile çok daha basit şekilde çözebilirsin. Muhasebeci ve diğer vergiler gibi saklı giderlerden de kurtulmuş olursun.
0
yeninesiltupcu
(30.03.24)
Ruul için limit veya göze batmama rakamı var mı?
Rakam ciddi dediğim gibi.
0
🌸m4a1
(30.03.24)
Ruul şahaneymiş bu arada. Ben 40% vergi verip paramı nasıl alırım diyordum baya 4,5% kesintili kütür kütür sistem kurmuşlar.
0
🌸m4a1
(30.03.24)
(4)

Modem satılır mı, nereye satılır?

megalomaniac
Türk telekomdan gelip taktıkları ve sonra taşınınca elimde kalan bir modemim var. Yeni aslında, temassızlık vs. hiçbir sorunu yok. Satsan 1000 ₺ eder en az demişlerdi yenisini takarken ama nereye nasıl satıcam bilmiyorum. Letgo’ya koydum ama dönüş olmadı dünden beri. Fikri olan var mı?
Türk telekomdan gelip taktıkları ve sonra taşınınca elimde kalan bir modemim var. Yeni aslında, temassızlık vs. hiçbir sorunu yok. Satsan 1000 ₺ eder en az demişlerdi yenisini takarken ama nereye nasıl satıcam bilmiyorum. Letgo’ya koydum ama dönüş olmadı dünden beri. Fikri olan var mı?
0
megalomaniac
(18.03.24)
Satılır. Piyasanın biraz altında fiyat verin.
0
diyecevaplandı
(18.03.24)
sahibindene ve dolapa koyun. Letgo kadar işe yaramayan bir platform hayatımda görmedim. Bir de sattığınız ürünü diğerleri kaça satıyor ona bakın ve benzer fiyatlara koyun. Herkes satıyor bunlardan mutlaka görürsünüz.
0
nuevo
(18.03.24)
Türk telekomdan geldiyse o modemler size ait olmayabiliyor.

Sözleşmeye bakın mesela abonelik bittiğinde modemi geri isteyebilirler.
0
anten
(18.03.24)
Anten +1

Fiberse kiralik olur genelde.
0
kaiserr76
(18.03.24)
(7)

Turist vizesi ile Amerika

rosey
10 yıllık Turist vizesi olan birisi her yıl yazları Abd'de geçirebilir mi?İlk girişte pasaport kontrolünde 6 aylık damga basıyorlar ama bu kişi her sene yaz aylarını Abd'de geçirmek isterse 3 ay kalıp dönse... bunu yapan bir örnek var mı?Kaç yıl yapabilir bu şekilde. Her yıl yapmak istese ne gibi bi
10 yıllık Turist vizesi olan birisi her yıl yazları Abd'de geçirebilir mi?
İlk girişte pasaport kontrolünde 6 aylık damga basıyorlar ama bu kişi her sene yaz aylarını Abd'de geçirmek isterse 3 ay kalıp dönse... bunu yapan bir örnek var mı?
Kaç yıl yapabilir bu şekilde. Her yıl yapmak istese ne gibi bir yeterliliği sağlarsa sorun çıkarmazlar?
0
rosey
(18.03.24)
Yapmakta bi sakinca yok, her sene 6 ay kalanlar da var cevremde. Gumruk memuru sorabilir tabi, hayirdir diye orada verecegin makul bi cevap yeterli olur ama sormasi da dusuk ihtimal.

6 aylik sureyi doldurup, gunu birlik bahamalara gecip geri donup tekrar bi 6 ay talep edince yokus yapabilirler ama.suistimal etmemek onemli
0
brkylmz
(18.03.24)
Bununla ilgili bir konsolosluk çalışanı videosu vardı youtube'da.

Önemli olan vizeyle gelenin geri dönüş garantisini görmek.

Benim için en kritik açıklaması şu olmuştu:
"Mesela birçok insan bir ülkeye çok sık gidip gelmenin vize için iyi olduğunu düşünüyor ama aynı ülkeye özellikle aynı şehre çok sık gidip gelmek, uzun süreler kalmak bir soru işareti oluşturuyor. burada bir hayat mı kuruyor, gizli gizli kaçak çalışmaya mı geliyor turist vizesiyle" gibi.

biraz da şans işte bu işler. Kapıda sizi karşılayan memurun tavrına göre de şekilleniyor.
0
anten
(18.03.24)
Evet
0
doharkoman
(18.03.24)
girerken 6 ay damga basmasının garantisi yok. isterse 2 aylık da basabilir. ordaki sorgulamasına ve senin ne yapacağına bağlı. diyelim 2 ay bastı ve 6 ay kaldın. kaçak statüsüne düşersin.
0
mr.goodcat
(18.03.24)
Hiç belli olmaz. Türkiye'den olduğun için sıkıntı çıkabilir. Artık meksika bile abd'ye kaçak girişler nedeniyle vize istiyor.

Buna göre plan yapmanızı önermem çünkü Türklerin itibarı kaçaklar nedeniyle çok düşmüş durumda. Kenya, Gana gibi falan.
0
ferenc
(18.03.24)
@mr.goodcat benim pasaporta hiç damga basmadılar girişte. bu durumda maksimum süre olan 6 ay mı kalabiliyoruz? mesela bir kontrole denk gelsem sistemden giriş tarihimi görebiliyor mu? pasaportta damga olmadığı için ordan anlayamaz çünkü. ben de salça oldum soruya ama merak ettim şimdi.
0
mustafakesekci
(19.03.24)
@rosey bir sıkıntı olmaz. ticari bir seyahat değilse her sene gider güzelce kalır. sadece girişte, kalış süresini karşılayacak parayı göstermesi istenebilir.

@mustafakesekci damga bazen vuruluyor bazen vurulmuyor. buradan online kontrol edebilirsiniz.

i94.cbp.dhs.gov
0
artci sarsinti
(19.03.24)
(8)

damlatmayan yağdanlık önerisi?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar;Elimdekileri sinirden kırıp dökmeden yenilerini bulmam gerekiyor. Var mıdır kullanıp memnun kaldığınız yağdanlık öneriniz?ok teşekkürler yanıtlar için.
Merhaba arkadaşlar;

Elimdekileri sinirden kırıp dökmeden yenilerini bulmam gerekiyor. Var mıdır kullanıp memnun kaldığınız yağdanlık öneriniz?

ok teşekkürler yanıtlar için.
0
Amaranta ursula
(14.03.24)
En çıldırtmayanı şu bence

www.trendyol.com
0
Mirket
(14.03.24)
www.trendyol.com

şunu almıştım göya master cheftekiler kullanıyor akıtmıormuş diye ama akıtıyor ya ama çok kullanışlı akıtması minimumda
0
eja
(14.03.24)
encrypted-tbn0.gstatic.com
encrypted-tbn0.gstatic.com
encrypted-tbn0.gstatic.com

şişenin şekline göre gövdesi ya da boynuna lastikle kağıt havlu sabitlemek
0
grimavi
(14.03.24)
@Mirket bendeki de linktekine çok benzer ama kapağın takıldığı yerden akıtıyor.
0
🌸Amaranta ursula
(14.03.24)
Sirkeyi damlatıyor da yağda o sorunu yaşamadım. Yağ donup tortu yapıp kapaktaki lastiğin tam oturmasını engelliyor. Doldurmak için her kapağı açtığımda kapağı, deterjan sıcak su falan, hiç tortu kalmayacak şekilde temizliyorum.
0
Mirket
(14.03.24)
ömürlük olsun derseniz tupperware

www.trendyol.com
0
MtKrt
(14.03.24)
www.trendyol.com

Şu tarz spreyler de iyi oluyor.
0
anten
(14.03.24)
Mükemmel bir öneri sonrası bunda karar kıldım:
www.trendyol.com

Aşırı memnunum.
0
🌸Amaranta ursula
(19.03.24)
(3)

Yurtdisina remote yuzde kac vergi

lapaz
Yazilimda bu oran nedir? %45 diyen de duydum. Dubai ustunden bi seyler yapinca %5 falan diyen de. Nasil bu durum?
Yazilimda bu oran nedir? %45 diyen de duydum. Dubai ustunden bi seyler yapinca %5 falan diyen de. Nasil bu durum?
0
lapaz
(14.03.24)
yurt disi bir sirkete fatura keserek calisiyorsaniz %50 vergi istisnasi var. siz bu islerden anlayan bir uzman bulun ve onunla calisin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.03.24)
Aldığın maaşa göre degisir yüzde 15 cuvari
0
aloneinthedark
(14.03.24)
bir mali müşavire işi anlatın ve hizmet ihracatı kapsamında olup olmadığını sorun.
0
anten
(14.03.24)
(1)

cambly nasıl bir program

alp9900
Cambly kullananlar memnun mu cambly ile ingilizce öğrenmek sizce mümkün müdür?
Cambly kullananlar memnun mu cambly ile ingilizce öğrenmek sizce mümkün müdür?
0
alp9900
(11.03.24)
Cambly ile ingilizce öğrenemezsiniz ama dil öğrenmek için önemli olan konuşma pratiklerini yapabilirsiniz.

Buradaki eğitmenler size grammar vs öğretemez programları öyle değil ama konuşma pratiği de önemlidir.

Tabii temel seviye de olsa biraz ingilizce biliyor olmanız gerekiyor verimli kullanabilmek için.

Ben açıkcası biraz pahalı buluyorum.

Alternatif olarak preply'e de bakabilirsiniz. Burada birebir dersler de var. Bir de hocalar sizinle birlikte bir rutin oluşturuyor.
0
anten
(11.03.24)
(7)

sehir icinde eski ev almak

antikadimag
sehir disinda yeni ev almaktan daha mantikli degil mi? yani ileride bina yikilip yenisi yapildiginda yeni evimiz olmuyor mu? zaten iyi muhit oldugu icin muteahhitlerin surekli goz diktikleri bir durum degil mi bu eski evleri yikip yenilemek?
sehir disinda yeni ev almaktan daha mantikli degil mi? yani ileride bina yikilip yenisi yapildiginda yeni evimiz olmuyor mu? zaten iyi muhit oldugu icin muteahhitlerin surekli goz diktikleri bir durum degil mi bu eski evleri yikip yenilemek?
0
antikadimag
(11.03.24)
Valla ailemin iyi bir muhitte eski bir apartmanda dairesi var. Ama bir turlu gelmedi o muteahhitler, kentsel donusum bize. 4 katli ufak bir apartman. Fazla kazanci yok kurtarmiyor belli ki rantsal donusum dedikleri dogru. Bir de evsahipleri de istekli degil yani, bugun teklif gelse, her sey hazir olsa da ne gerek var, bizim bina saglam diye hatta rusvet teklif edip binaya saglam raporu aldiracak tipler. Sagda solda da ornekler var, sozde muteahhit almis, bina yikilmis ama 5 senedir hala yenisi yapilmamis insanlar magdur falan. Bu donusum sureci epey sancili bir surec. Bir de eli kulaginda denilen depreme o eski binada yakalanma olayi var. Hem eski ustune 99 depremi oncesi gevsek yonetmeliklerden dolayi 99% curuktur zaten o bina.
0
freedonia
(11.03.24)
Şehir dışı derken şehrin dış bölgeleri sanıyorum.

Bu bölgelerin yıllar içinde ekonomik olarak değerlenme ihtimali şehir merkezine göre daha hızlı ve yüksek olabilir. Şehir merkezi zaten değerine ulaşmıştır. Ama kenardaki mahalleler geliştikçe fiyatını artırır.

Mesela şehir içinde zaten her türlü altyapı vardır. O yüzden ev fiyatları enflasyon oranında artar genelde. Ama şehir dışında kenar mahallelerde yerleşim başlayınca bölgeye bir üniversite, bir şirket merkezi, bir banka yapılır. Ya da hastane gelir oraya, cafeler açılır. Fiyat anında katlanır.

Ama gelişmeyebilir de. Yıllarca buralar değerlenecek diye bekleyen çok mahalle de var. Ya da mahalle negatif gelişime gidebilir.

Mesela istanbul'da çekmeköy'de 10 yıl önce ev alanlar şu an bölge kalkındığı için çok mutlu ve karda. Esenyurt beylikdüzü taraflarında da aynı beklenti vardı. Ama o bölge göçmen nüfusun yoğunlaştığı bir bölge olunca bölgenin ekonomik değeri o kadar hızlı yükselmedi.

Bu durumda kentsel dönüşüm niyetiyle merkezde ev almak mantıklı görünebilir tabii. Ev yenilenip değer kazanıyor.

Ama bunun riskleri de var.

Öncelikle şehir merkezinde ev demek zamanında satın almış yaşı büyük insanlar demek. Yani o bölgedeki mülk sahipleri büyük oranda yaşlıdır. Haliyle anlaşmak kolay olmayabilir. Böyle bir yerimiz var. Senelerdir kentsel dönüşüme girsin mi girmesin mi diye tartışılıyor. İtiraz edenler de yaşlılar genelde.

İkinci konu şehir merkezinde kentsel dönüşüm o kadar kolay olmuyor. Çünkü alanlar çok sıkışık, haliyle çoğu bölgede inşaat şirketinin 2-3 binayı aynı anda alması gerekiyor. Bu kadar insanla anlaşmak da kolay olmuyor.

Yeni yönetmelikler gereği binaların komşu binalara yaklaşma mesafeleri farklılaştı. Yani binanın küçülme ihtimali yüksek. O yüzden metrekare kaybı olabilir projeye göre. Bu da binanız yenilense bile metrekare kaybı yüzünden evin metrekare değeri artsa bile, metrekareniz azalacağı için o karı elde edememe riski de var.

Bir de bazı bölgelerde maliyetler kurtarmıyor. O zaman da bir ev parası daha ödüyorsunuz inşaat şirketlerine.

Son olarak siz kentsel dönüşüm beklerken o bölge rezerv alan ilan edilebilir. O zaman bir sürü bürokrası ve maliyetle uğraşırsınız.

Özetle gayrimenkul işi her zaman şans:) İkisinin de kendine göre avantajı dezavantajı var.
0
anten
(11.03.24)
bildiğim kadarıyla müteahhitler kar etmek için evini küçültüp daha fazla daire çıkarmaya çalışıyor. ayrıca neredeyse bir ev masrafı kadar da para istiyor.
0
noxie
(11.03.24)
Vallaha karşı apartman vardı bir tane, müteahhite verildi. Sonra müteahhit battı. O yıllarda devletin kira yardımı falan da bitti.
Orada yaşayan bir aile vardi. Baba bu dönemde artık stresten sıkıntıdan kanser oldu öldü. En az 6-7 yıl oldu, evler hala yapılmadı.

O yüzden bu olay böyle masallardaki gibi geçmiyor. Başka yerlerde de m2 düşüyor ve üstüne ciddi para da istiyorlar.
0
logisticsmanager
(11.03.24)
Sevabina yikip yenisini yapmiyorlar hocam iyi muhitse ustune ciddi para istiyorlar. Ben de o yuzden stres oluyorum hatta bizim bina bu islere girisirse ekstra parayi nerden bulurum diye.
0
tantamount_to_equivalent
(11.03.24)
ilk baslarda neredeyse sevabina yikilip yapildigi donem oldu onda da iki uc daire muteahhit aliyordu yetiyordu ama artik yok. istenen para da kucuk sehirde daire parasina tekabul ediyor bu yuzden kenarda parasi olmayan ev sahipleri donusume vermek istemiyor. aksi halde yikim gerceklesiyor ama yeni bina yapilamiyor vs. onceden sizin gibi dusunurdum ama su an donusum isleri maliyeti iyi hesaplamak lazim. paran varsa yatirim amacli makul olabilir fakat diger apt sakinlerinin onaylamasi ve belli bir meblag odemesi gerektigini hatirlatmak istedim
0
ala09
(11.03.24)
Ne açıdan mantıklı mı? Fiyat olarak mı yatırım için mi? Yaşamak için mi?
Eğer yatırım için ise yeni eski farketmez lokasyon önemlidir şehir dışındaki yeni evin bulunduğu lokasyon değerli olabilir şehir içindeki evin bulunduğu yerde değersiz olabilir mesela yerine göre değişir. Yıkıma gidecek bina anlaşmaya bağlı olarak ya malikler üzerine para öder ya da arsa payı bağlı olarak müteahhit kendisine projeden dükkan/daire çıkarır bedelsiz bir biçimde bina dönüştürülür hatta bazı yerlerde arsa degerli veya payı fazla ise müteahhitler üzerine para ödüyorlar. Eger dönüşüme gidecek bir daire düşünüyorsanız seçimden sonra dönüşüm için ciddi teşvikler gelecek
0
doharkoman
(11.03.24)
(5)

İtalya vizesi ve oturum izni hakkında bir soru

ted
Şimdi benim 1 yıllık d tipi multi giriş vizem var. Oturum iznine başvurdum ancak daha çıkmadı. Türkiye'ye gelsem tekrar İtalya'ya girişte bir sorun olur mu?
Şimdi benim 1 yıllık d tipi multi giriş vizem var. Oturum iznine başvurdum ancak daha çıkmadı. Türkiye'ye gelsem tekrar İtalya'ya girişte bir sorun olur mu?
0
ted
(10.03.24)
multi oldugu icin ok.
0
robert bosch
(10.03.24)
180 gün kuralı d tipi vizelerde geçerli değil diye biliyorum doğru mu?
0
🌸ted
(10.03.24)
Çok teşekkürler
0
🌸ted
(10.03.24)
Oturum süreçlerinde bazı farklılıklar olabiliyor.
Bunu iyi teyit edin.

Oturum işlemleri sürerken oturum kartınız gelene kadar vize bölgesi dışına çıkmanız yeniden vize almanızı gerektirebilir.

Oturum iznine başvurmanız oturum izni çıkacağı manasına gelmiyor maalesef göçmen idaresi için. O yüzden kart gelmeden giriş çıkışlarda sorun yaşatabiliyorlar.
0
anten
(11.03.24)
vizen olduğu için zaten sorun olmaz bir de oturma izni başvurusundan sonra verdikleri ricevuta ile türkiye italya arası her zaman (aktarma olmadan olması gerek ama sanırım) gidip gelebilirsin.
0
william morris
(11.03.24)
(2)

nihavend ve diğer makamlar

WithWorth
ilk okulda flüt dahi çalamamış birine nihavend makamı'nın ne olduğunu nasıl anlatırsınız ?
ilk okulda flüt dahi çalamamış birine nihavend makamı'nın ne olduğunu nasıl anlatırsınız ?
0
WithWorth
(16.12.23)
Makamlarla alakam yok fakat hiç bilmeyen birine scale'leri anlatmam gerektiğinde

Müzik kuralları/kalıpları gereği belli başlı yolların olduğu ve bu yolların rotalarının ve duraklarının birbirlerinden farklı olduğunu söylüyorum.

Yolu pitch/perde hattı, durakları da araklık/interval'ler olduğunu düşününce ok gibi.

Bi kağıda bu bahsettiğim hat ve duraklar çizilebilir ve y ekseninin pitch/perde x ekseninin zaman olduğu belirtilirse her makam/ton/modun da farklı hatlar ve duraklar olduğu belirtilirse kafada bir şeyler canlanır.
0
hedep
(16.12.23)
Müziği konuşma gibi düşünelim. Kelimelerle kendimizi anlatıyoruz değil mi?

Kelimeleri nasıl sıraladığımız ya da hangi kelimeyi seçtiğimiz cümlenin duygusunu değiştiriyor. Mesela:

Saçın beyazlamış la (şakacı)

Saçların beyazlamış (normal)

Saçlarına aklar düşmüş (ağır, ihtiyar)

Saçlarına karlar yağmış (edebi)

Bu işin duygusunu anlatmak için. Aynı şeyi söylüyoruz ama farklı üslupla.

Müzikte de bunları notalarla yapıyoruz. Cümle kuruyoruz.
Ama cümle kurarken seçtiğimiz notaları rastgele seçmiyoruz. Belli bir standartla seçiyoruz.

Serdar Ortaç'ın dediği gibi, 8 tane nota var alt tarafı.

Do-re-mi-fa-sol-la-si

Ama bu notaların bir de versiyonları var. Sayı sayar gibi düşünün.
Do re... bir iki...

normalde sürekli aynı şeyi duymamız lazım her şarkıda. Ama her şarkının bir üslubu var. Bu nasıl oluyor?

İşte seçtiğimiz kelimeleri değiştiriyoruz.
O notaların arasında bir de aralıklar var.

Do re mi fa diye giderken do re mi fa (diyez) oluyor mesela.

Bunu sayı gibi düşünün.

1 2 3 4,5 6 7 8 gibi düşünün. Yani 4 yerine 4 bucuk diyorsunuz.

Müzikte de bunu yapıyoruz. Fa yerine mesela fa diyez yani yarım ses incesini basıyoruz.

Bunların kombinasyonlarıyla da minor major gibi versiyonlar oluşuyor. Bu da üslubu değiştiriyor.

Mesela bu jingle bells versiyonu gibi. Normalde şarkı sol major tonunda.
Ama arkadaş bunu minore çekmiş.

www.youtube.com



yani aslında şunu yapmış birden sekize kadar sayarken 3 yerine 3,5 sayacaksın gibi.

Bu da üslubu değiştiriyor. Böyle böyle bir sürü kombinasyon oluşturuyorsunuz 8 notadan. Bunlara da dizi deniyor.

Do majör dizisi sol minör dizisi gibi...

Türk müziğinde de bu biraz daha farklı. Aynı mantık var.
Ama şöyle anlatayım batı müziği mesela 3-4 arasında sadece 3,5 var diyor. Öyle standartlaştırmış kendini.

Doğu müziği burada daha çeşitli. 3-4 arasında 3,5 var 3,75 var gibi daha fazla ses koymuş o aralıklara. O yüzden batı müziğinde olmayan diziler de çıkıyor bizde.

Batılılar bu kombinasyonlara dizi demiş.
Biz de makam diyoruz.

Nihavend makamı da bunlardan biri. Genel olarak neşeli bir his bırakır.
www.youtube.com
0
anten
(17.12.23)
(11)

Site Yönetimi İş Kazası Tazminatını Dairelere Pay Etmek İstiyor

anten
Sitede çalışanlardan biri talihsiz bir kaza yaşanmış ve bir çalışan maalesef vefat etmiş. İş mahkemesi oldukça yüklü milyonluk bir tazminat ödenmesine karar vermiş.site yönetimi diyor ki bu ödemeyi dairelere pay edeceğim. Genel kurulda böyle karar alındı.Ortada bir vefat var, mağduriyet var. Ailesi
Sitede çalışanlardan biri talihsiz bir kaza yaşanmış ve bir çalışan maalesef vefat etmiş. İş mahkemesi oldukça yüklü milyonluk bir tazminat ödenmesine karar vermiş.

site yönetimi diyor ki bu ödemeyi dairelere pay edeceğim. Genel kurulda böyle karar alındı.

Ortada bir vefat var, mağduriyet var. Ailesi bu tazminatı almak istiyor tabii. Ama site yönetiminin iş güvenliği konusundaki zafiyetinin karşılığını niye site sakinleri ödüyor.

Buna itiraz etme hakkımız var mıdır*
0
anten
(29.11.23)
Zaafiyet ayrı değerlendirilir. Yani zaafiyet var diye daireler (eğer bölüştürme uygulaması yapılabiliyorsa) ödemiyorum diyemez. Ama dairelere bölüştürmesi usule uygun mu bilmiyorum. Yönetim öz bütçesinden ödenen bir kalem ise bölüştürme yapılamaz tabi ki.

Amaa bölüştürülebileceğini değerlendiriyorum.
0
iddaaci
(29.11.23)
Geçmiş olsun öncelikle olay tam olarak nasıl oldu acaba kaza yani. Çatıda çalışırken düşmemi yoksa bahçede ot yolarken kafasına kiremit düşmesi gibi mi malum fark var arada. Tazminatı bölüşmek normal gibi geldi bana. Ama kanun ne diyor olay nasıl vuku buldu buna bakmak lazım
0
basond
(29.11.23)
öncelikle geçmiş olsun, ben zamanında sırf bu işler çok şeye gebe diye apartman hayatından ayrılmıştım. Şimdi anlıyorum ki doğru karar vermişim. Şu apartman yönetimi işleri muhasebesi, vergisi, denetimi vs. derken aidatlar kiralar ile yarışıyor maalesef.


Site yönetimi demek, devlet nazarında vergi veren ve kanuni sorumlulukları olan bir şirket gibi düşünebiliriz , hizmetlileri şirket çalışanları ev sahiplerini ise şirket ortakları olarak düşündüğümüzde ,şirkete ( yönetime ) ait her türlü giderler genel olarak dairelere pay edilerek tahsil edilir.

Usul olarak karşı taraf normal olarak şirketi dava etmiş, bu durumda normal olarak tazminat tutarını ortaklar yani daire sahipleri eşit şekilde ödeyecek.

Ama şöyle bir durum varki, ortada dediğiniz gibi site yönetiminin zaafiyet ve kusuru olduğu düşünülüyorsa, bu sefer ev sahiplerinin şirket yönetimini ( sorumlularını ) ödedikleri para için dava etme hakkı doğar dava kazanılırsa, tüm ücretler sadece sorumlu olan yöneticilerden tahsil edilir diye düşünüyorum.

Mantık olarak bu şekilde olması gerekir, ancak bu konuyu bir avukata danışmakta fayda var.
0
Rao
(29.11.23)
ihmal varsa kanıt toplayıp toplu halde itiraz ederseniz sonuç alınır
yoksa da mahkemeye taşımanız gerekir site yönetimini
asgari şartları sağlamakla mükellefler

bu ücreti kim öder o ayrı bir mevzu
yönetim planında kusur yoksa dairelere arsa payı oranında dağıtılır gibi bir madde olabilir
bu konu belirsizse de bir sonraki toplantı için öneri sunarsınız
0
mantık
(29.11.23)
Sadece yöneticinin ödemesi ne kadar gerçekçi ? Belli ki talihsiz bir olay var, can kaybı var. Herkesin destek atması doğru olacaktır (yönetici kasten bir suç işlemediyse).
0
alicandan
(29.11.23)
Site yönetiminin gerekli önlemlerle birlikte sigorta da yaptırması ve bu risk gerçekleştiğinde buradan gerekli tutarın karşılanması doğru yaklaşım olacakmış. Site yönetiminin zaafiyeti varsa toplanıp dava açıp itiraz etmek mantıklı. Site yönetiminin her türlü tedbiri alıp hesap verme sorumluluğu mevcut.
0
vampir akrep
(30.11.23)
Selamlar tüm yorumlar için teşekkürler.

kazanın sebebi elektrik çarpması. Bir tadilat sırasında yaşanıyor. Muhtemelen yeterli iş güvenliği önlemi alınmamış çalışma sırasında.

Site yönetimi profesyonel bir şirkette bu arada. O yüzden gerekli asgari önlemleri almaları gerekiyordu. Zaten bunun için para ödeniyor şirkete.

Bana biraz şirket kendi hatasını ya da kusurunu, nasılsa kimse peşine düşmez diye, bina sakinlerine pay ediyor gibi.
0
🌸anten
(30.11.23)
Kişisel bir talep üzerine çalışan, dairenin birine tadilata gitmesi ile sitenin genel işini yapması arasında da fark var. Buna da bakılmalı
0
diyecevaplandı
(30.11.23)
site yönetimi = kat malikleri aslında.
site yönetimine karşı değil de alt yükleniciye veya karşı tarafa karşı birlik olmanız lazım.
0
nuisance
(30.11.23)
şirketin bu tarz işlere karşı sigortası vardır diye düşünüyorum. sigorta ödemeli. eger sigorta ödemiyorsa yönetimin hatasıdır. sizin ödemeniz sacma oluyor her şekilde.
0
faaip de oiad
(30.11.23)
Şebekedeki 220v insanı kolay öldürmez. (Denemeyin) belli ki büyük bir gerilimin olduğu pano gibi bir yerde çalışılmış. Böylesi pano ve trafolarda sıradan bir görevli zaten çalıştırılmaz.

Çalıştıysa da özel giysileri var onları giymesi gerekirdi. Eğer bu işi site görevlisi değil de dışarıdan gelen bir işçi yaptıysa yani outsource edildiyse iş farklı boyuta taşınır.
0
iddaaci
(30.11.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.