Giriş
(5)

futbol takımı almak

black mamba
acun ılıcalı'nın takım almasından sonra dikkatimi çekti. gerçi daha önce de ilginç gelmişti. birçok ünlü takımın sahibi var. neden türk takımlarının sahibi yok? vakıf mı oluyor bunlar? hangi takımların, neden sahibi oluyor? sadece ingiltere liginde takımların sahibi var sanırım.
acun ılıcalı'nın takım almasından sonra dikkatimi çekti. gerçi daha önce de ilginç gelmişti. birçok ünlü takımın sahibi var. neden türk takımlarının sahibi yok? vakıf mı oluyor bunlar? hangi takımların, neden sahibi oluyor? sadece ingiltere liginde takımların sahibi var sanırım.
0
black mamba
(20.01.22)
Büyük çoğunluğu dernek statüsünde. A.Ş olanlardan bazılarının sahibi var fakat her A.Ş olanın da bir sahibi yok. Mesela Galatasaray'ın da Sportif A.Ş oluşumu var bildiğim kadarıyla ama yönetimi çok büyük oranda (%70+ olması lazım) Galatasaray Derneği'nde. Çok emin değilim teferruatından ama Kasımpaşa ve Göztepe'nin sahibi var sanırım.
0
evandro roncatto
(20.01.22)
Bizdekiler dernek statüsünde ama drnek statüsünden şirket-sahiplik statüsüne geçen takımlar da var Kasımpaşa ile Göztepe sahiplik statüsünde mesela, Başakşehir de şirket. Fenerbahçe Galatasaray Beşiktaş aslında hem dernek hem şirket ama futbol kısmı dernek statüsünde.
0
Zaman Tamircisi
(20.01.22)
dernek statüsünde olduğu için galatasaray, fenerbahçe vs. takımların sahibi yok. sadece ingiltere değil bir çok ülkeden takımın sahibi var.

yapılan yatırıma kıyasla yıllık getirisi aslında düşük takım sahibi olmanın. yatırımı takımın yıllar içinde değer kazanması üzerine, bir mülk gibi düşünerek yapıyorlar. örneğin radrizanni leeds'i championship'teyken 45 milyona almıştı. takım premier lige çıktı. şu an 300 milyon.
0
brakgn
(20.01.22)
dernek statüsünün yanında kârlı değil.

Kim niye alsın ki türk futbol takımlarını?

avrupa'da bir iddiası yok,
gelecekte değerlenme ihtimali düşük,
kötü yönetildikleri için borçları boylarını aşmış,
genç yetenek çıkarır desen o yok...
Ratingi yok.
Lig desen oyuncak olmuş.

Anlamsız bir yatırım. Kimse girmez o işe kolay kolay.

Başakşehir iyi bir denemeydi mesela, değerlenir sandılar kulübü fena da gitmedi ama şu an ellerinde kaldı.
0
anten
(20.01.22)
almanya hariç her ülkede takım almak mümkün. almanyada yüzde 49u tek kişiye hisse ile satılıyor. diğer ülkelerde takım sahipleri mevcut. örneğin watford udinese ve granadanın sahibi pozzo ailesi. juventus sahibi agnelli ailesi, fransada arap sermayi psg var mesela. farklı bir örnek basketbolda monaca fedcom rus mafyasının takımı. acun ılıcalıda diğerleride para aklamak ve politik sebeplerle takım alıyor. Benim taraftarı olduğum Karşıyaka klübünü satmaya çalıştılar alan olmadı. 3 büyük klübün statüsünü bilmiyorum ama bir ara takımları arap sermayesine satmaya çalıştılar ancak araplar yanaşmadı diye biliyorum.
0
mikahakkinen
(20.01.22)
(1)

10 yasindaki erkek yegene ne alsak

habula
yegen 10 yasinda, lego delisi, ps de de minecraft oynuyor. lego isini hallettim ama ps oyunu olarak ne aliyim minecraft seviyorsa ?tesekkurler
yegen 10 yasinda, lego delisi, ps de de minecraft oynuyor. lego isini hallettim ama ps oyunu olarak ne aliyim minecraft seviyorsa ?

tesekkurler
0
habula
(20.01.22)
legonun video oyunları da var lego batman vb
0
anten
(20.01.22)
(10)

Survivor sürgün kampı olayı çok korkunç ve suç değil mi?

sonhakan
Oraya katılan yarışmacılar daha önceki formata uygun yarissacaklarini düşünerek sözleşme imzaladılar. Başka bircyerde tek başına hiç birseybyapmadan 5 gün bir insanı zorla yaşatmak insan psikolojisini derinden bozabilir. Üstelikte bu durumu bir yarışmacı defalarca yaşayabilir. Ben bu yeni durumun h
Oraya katılan yarışmacılar daha önceki formata uygun yarissacaklarini düşünerek sözleşme imzaladılar. Başka bircyerde tek başına hiç birseybyapmadan 5 gün bir insanı zorla yaşatmak insan psikolojisini derinden bozabilir. Üstelikte bu durumu bir yarışmacı defalarca yaşayabilir. Ben bu yeni durumun hukuki sonuçları bile olabileceğini düşünüyorum. Kimseye survivorda yarışıyor diye istediğinizi yaptiramazsibjz
0
sonhakan
(20.01.22)
Sen de bunu yedin? Bildiklerimi anlatırsam yer yerinden oynar! 10 yıldır medya sektöründeyim. TV de gördüğün duyduğun ne Varsa, aklına ne gelirse 10da 9u yalan. Kalanı da şüpheli.
0
allah yazdiysa bozsun
(20.01.22)
bu sene hiç izlemedim. kanal değiştirirken bile denk gelmedim. bu mevzuyu senin yazdıklarından gördüm şimdi.

birini cezalı olarak bir adaya sürgün gönderiyorlarsa bile, sırf biz "bu herif ne yapıyor" izleyelim diye çekiyorlardır herhalde.

adaya sabit kamera kurmadılarsa illa kameramanlar, asistanlar, yönetmen mönetmen var yani.

zaten normal adada da, kayanın üstünde oturmuş gizli gizli dedikodu yapan adamları ta diplerinden kamera çekiyor. ortama uzaktan baktığını düşününce ne anlamsız bi görüntü.
0
kibritsuyu
(20.01.22)
Yarışmacılar bizi buradan kurtarın diyerek kıyıya S.O.S yazmadıkları sürece sorun yok.
0
Erva
(20.01.22)
Program bir reality sov.
Yani zaten tamamen yalandan ibaret. Durdur tekrar cek seklinde ilerliyor onlar bir nevi senin oyuncun.
Ac karna 1 saat kosmayi ya da biriyle bagirarak tartismayi dene zaten kafanda netlesir her sey.

Hadi diyelim her sey gercek olsun ve seni surgune yolladilar.
Yarismayi birakip ulkene donebilirsin.
Kimse zorla tutmuyor seni.

O yarismada en hasta oldugum konu da budur.
Uhuhu annemi ozledim diye aglayip dururlar.
Birak gel tutan mi var.
0
divit
(20.01.22)
Ben de medya ile ilişkili bir sektördeyim. Survivor'ı bilemem ama bu tarz yayınlar reality show adını alır ve büyük oranda kurgudur. Normal bir diziden farkı şudur, dizide senaryo bellidir.

Diziden farkı ortam, konu ve ana fikir belli. Senaryo yok sadece. Geri kalan şeyler oradaki insanların doğaçlaması ve kurgu masasındaki kurgucuların marifeti. Arada tabii ki senaryosal yönlendirmeler de oluyordur. Olmasa bile kavga edecek iki insanı özellikle yan yana getirme gibi işlere girişiliyordur.

Zaten mantıken ıssız bir adada aylarca "coconut" yiyen bir adamın vücudunda kas mas kalır mı? Maaşallah dalyan gibi dönüyor alayı yarışmadan.

Bu arada sağlam ödeme alır bu tarz "yarışmacıların" çoğu bölüm başına. Çok sağlam gizlilik anlaşmaları da imzalanır.
0
anten
(20.01.22)
Çok kafana takmışsın. Okurken güldüm. İzlediklerin kurgudan ibaret.
reality show'lar hep böyledir. kurgudur ama gerçekmiş gibi algı yaratılır. izleyicinin gerçek zannettiği birer dizi film'dir bu tarz programlar.
0
limonlu eksi
(20.01.22)
onlar zamanının çoğunu civar otellerde geçirmiyorsa ben de bu işi bilmiyorum
0
KidLazer
(20.01.22)
Google maps'te Playa Conda Samana diye aratırsan oteller vs olan bölgede çekim yapıldığını görebilirsin :)
0
Northern Mariner
(20.01.22)
@kidlazer
Otelde kalmıyorlar. Gerçekten o barakadalar.
0
allah yazdiysa bozsun
(20.01.22)
Suç denemez çünkü ortada zorlama yok. Bir de şöyle bir şey var. Güney Amerika'da gerçekten Survivor'daki gibi hayat yaşayan halka sahip ülkeler var. Örnek olarak Brezilya'da sadece balıkçılık ile geçinen, yoksulluk içinde yaşayan bir sürü insan var. Survivor aslında o bölgedeki birçok insanın doğal yaşam şekli. Sadece bize uzak geliyor. Türkiye'de bir eve fare girmesi büyük bir olaydır ama söylediğim bazı yerlerde bu çok normal bir şey. Dava açılsa bu açıdan kendilerini savunabilirler.
0
dissendium
(20.01.22)
(3)

bu haftasonu safranbolu

superb
gidilir mi arkadaşlar sedan bir aracımız var, kış lastikleri takılı-1 ve -6 arası gösteriyor hava durumuyolda kalmaktan korktum
gidilir mi arkadaşlar sedan bir aracımız var, kış lastikleri takılı
-1 ve -6 arası gösteriyor hava durumu
yolda kalmaktan korktum
0
superb
(18.01.22)
Cuma günü güzergahtaki hava durumu tahminlerine bakmak daha uygun olur.
0
Erva
(18.01.22)
yol şartları zorlayabilir ben kış mevsiminde gittim. Bu mevsimde çok hareketli olmuyor hem güzel ama hem de çok kasvetli. Değişikti hissiyatı.
0
anten
(18.01.22)
ana yolları kar yağdıktan bir kaç saat içinde açıyorlar ve tuzluyorlar. ana yollar kolay kolay kapanmıyor veya buz oluşumuna izin verilmiyor. safranbolu istanbul arası tamamen ana yollardan oluşuyor. ben sorun olacağını sanmıyorum. sorun olsa olsa safranbolu merkezde olur. orası da küçük bir yer arabayı pek kullanmazsanız sorun olmaz.
0
belkider
(18.01.22)
(7)

kvkk ceza hk

müptezeller diyari
selam, bi devlet bankasi subesi, hesabima birileri yanlis bi havale yapinca, sahislara numarami vermisler. 20 farkli kisi tarafindan arandim bugun, kvkk sikayeti oncesi bankaya bu durumu bildirip cevap almam zorunluymus, bankaya bildiride bulundum demin. bu tur durumlardan dolayi ceza alir mi ilgili
selam, bi devlet bankasi subesi, hesabima birileri yanlis bi havale yapinca, sahislara numarami vermisler. 20 farkli kisi tarafindan arandim bugun, kvkk sikayeti oncesi bankaya bu durumu bildirip cevap almam zorunluymus, bankaya bildiride bulundum demin. bu tur durumlardan dolayi ceza alir mi ilgili banka, var midir ornegi?
0
müptezeller diyari
(18.01.22)
kvkk çok sıkı takip edilen bir durum. her bankanın ilgili birim ve veri sorumluları var. mutlaka gereken yapılır eğer bir ihmal varsa. ciddi cezalar kesiliyor kvkk kapsamında.
0
biseysorucam
(18.01.22)
İlk siz olsanız ne yazar, edin şikayet :)
10 sene sonra data silme konusu var biz bir data demizleme yapıyoruz varya kaç kişi toplaşıyor kaç kontrolden geçiyor fazla veri tutarsak diye. Yanlışlıkla veri tutmak böyle bir problemken bilerek veri dağıtmak iyi can yakar ki zaten kvkk tam da sizin durum.
Ben olsam operatörümden döküm alabiliyorsam alır, yoksa kendim manuel şu nodan şu tarihte arandım der yaparım şikayetimi. Güzel de ceza alırlar.
0
cilekli pasta
(18.01.22)
muhtemelen kvkk hakkında izinleri vermişsinizdir. ancak bu maddeler genel işlem şartı kapsamında sayılıp geçersiz sayılır. bence ceza alır. hem suç duyurusunda bulunun hem de kvkk kuruluna başvurun
0
paintov
(18.01.22)
Banka tarafinda birilerinin cani cok pis yanacak.

Buyuk dert almislar baslarina.
0
celebi efendi
(18.01.22)
sadece merakımdan soruyorum 'ne kadar para yatırdılar da 20 kişi aradı?

bir de aradılar da ne dediler?
0
killerbee
(18.01.22)
kvkk onayınız olabilir şubede ama ona baktıklarını sanmam. şikayet edebilirsiniz tabi.
0
lcha
(18.01.22)
Bir şirketin yöneticisi "adam lazım olursa dursun" diye başvuru için gelen cvleri arşivlemiş bilgisayarına. Ama normalde cvlerin silinmesi gerekiyormuş başvurudan 3-4 ay sonra. Bu yüzden ceza yedi şirket.

Aşırı ciddiye alınıyor bu konu
0
anten
(18.01.22)
(18)

Sağlıklı beslenme kaygınız var mı? Yüzde kaç sağlıklı besleniyorsunuzdur?

ms brownstone
Asıl sormak istediklerim başlıkta ama genel olarak bu “sağlıklı beslenme” dediğimiz şeyi nasıl ve ne şekilde algılayıp uyguladığınızı da merak ediyorum. Sizin için ne kadar önemli ve ne kadar uyuyorsunuz buna?
Asıl sormak istediklerim başlıkta ama genel olarak bu “sağlıklı beslenme” dediğimiz şeyi nasıl ve ne şekilde algılayıp uyguladığınızı da merak ediyorum. Sizin için ne kadar önemli ve ne kadar uyuyorsunuz buna?
0
ms brownstone
(17.01.22)
hiç bu tarz kaygılarım yok, 43 kiloyum.
0
rose parks
(17.01.22)
Var.

Yuzde 55 60 gibi
0
floydian
(17.01.22)
Evet bu kaygıyı taşıyorum. Yüzde seksen uyduğumu düşünüyorum.
0
ruhen hastayim ben
(17.01.22)
Kaygim var ama tembelim. %15 diyorum.
0
hot potato
(17.01.22)
Kaygım yok, %70-80
0
gabe h coud
(17.01.22)
kesinlikle var. kendi yaptığım ev yemeği olmak zorunda illa. dışarıdan söyleyince uyku düzenimden tut cildim bile bozuluyor.

tatlı dışında %80 sağlıklı besleniyorumdur. kendime söz verdim, ayda yılda bir evde yaptığım sütlaç dışında tatlıyı da keseceğim artık.
0
adse
(17.01.22)
Kaygım var hatta takıntı seviyesinde. %80-90 sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Dışarda yemek ve paketli gıdalar minimum seviyede. Canım tatlı isterse sağlıklı bir tarif bulmaya çalışıyorum. Şu an evden çalıştığım için buna uymak kolay ama işe gidince zor oluyor.
0
jazzabel
(17.01.22)
Valla hiç öyle bir kaygım yok. Yediğim sağlıklı şeyleri hep kazara yiyorum sanırım. Yani atıyorum 3-4 lahmacun yiyorsam lahmacun içine kattığım yeşillik falan sağlıklı sayılır herhalde anca. O yüzden benim yüzdem 20 falandır herhalde.
0
j r r tolkien hayrani
(17.01.22)
Yemek seçerim. Ispanak, pırasa falan yemem. Ama dikkat ediyorum. Gidip kekin üstüne çikolata yemem. Bir cips yediysem sonra bir hafta yemem. Kola içtiysem iki bardağı geçmem. Ben bu şekilde sınırlamayla kontrol ediyorum.
0
dissendium
(17.01.22)
Maaşımın çoğunu organik ürünlere ve vitamin takviyelerine verdiğim için %80 diyebilirim ancak sağlıklı beslenme kaygısından çok pahalılığın artacağından ve sağlıklı ürün alamayacağımdan kaynaklı bir kaygı mevcut.
0
BuddyGuy
(17.01.22)
Günlük aldığım kaloriye ve aldığım besindeki protein, karbonhidrat, yağ dengesine dikkat ediyorum.
Yıllardır şeker ve şekerli bir besin, dolayısıyla paketli gıda tüketmiyorum.
Günde en az 2 litre su (sıvılar hariç) tüketiyorum.
Her gün mutlaka farklı bir sebze (Çiğ ya da haşlanmış) tüketiyorum.
Kendi ekmeğimi, zeytinimi, peynirimi, yoğurdumu, şarabımı, cider ımı kendim yapıyorum.

Yüzde hesabı nasıl yapılır bilemediğim için cevaplayamayacağım.

Beslenmeyle alakasız gerçi de iyi de spor yaparım.
0
Mirket
(17.01.22)
Yok. Sevdiğim şeylerden sağlıklı olanlar sayesinde yüzde 10u tutturuyorumdur herhalde yani umarım:)
0
asteriks
(17.01.22)
Canımın çektiği şeyi ne olursa olsun tüketecek kadar sağlıklı besleniyorum. Sağlıklı beslenmek uğruna anlık isteğimi yadsıyacak kadar sevmiyorum bu hayatı.
0
Bruce
(17.01.22)
benim de var, şöyle var. evde abur cubur, kolay şeker tutmuyoruz. gereksiz kalori almıyoruz (hani açlık ve stres anında bi gofret yiyeyim dersin ya o), gereksiz alkol kullanımımız yok sadece sosyal okazyonlarda kullanıyoruz. dengeli beslenmeye çalışıyoruz (evde pişecek şekilde arada bi sebze, çoğunlukla tavuk, et) kahvaltı dışında ekmek yemiyoruz. tabii ki sağlıksız beslendiğimiz, hamburger baklava vs yediğimiz oluyor ama sık sık ve dandik yemektense seyrek ama kaliteli yiyoruz mutlaka, yediğimize değiyor yani.
0
roket adam
(17.01.22)
kızartma ve rafine şekerden mümkün olduğunca uzak duruyorum. yemeklerimi evde kendim yapmaya çalışıyorum, dışarıda yiyeceksem sağlıklı şeyler seçemeye özen gösteriyorum.

yemeklerde zeytinyağı kullanıyorum.

bazı dönemler tatlıya karşı zaafım oluşuyor, kontrollü bir şekilde yemeye çalışıyorum sonra geçiyor.

asitli içecekler on yıldan fazladır hayatımda yok.

bu şekilde idare etmeye çalışıyorum, iyi beslendiğimde iyi hissediyorum ama yemek yemeyi de çok seviyorum:) denge kurmaya çalışarak devam ediyorum diyebilirim.

bir de haftanın üç günü direnç antremanı yapıyorum, bu hayat kalitemi baya yükseltti.
0
elma
(17.01.22)
Midem her şeyi kaldırmadığı için dikkat ediyorum.

Şeker, tuz, ekmek, paketli gıdalar, katı yağ ,yağlı gıdalar minimumda yiyorum.

Bakliyat,yumurta,peynir,tavuk tüketmeye çalışıyorum
Meyve ve sebzeye ilaveten yulaf, kinoa , börülce tüketiyorum
Kuru kayısı ceviz kuru üzüm enerjim düştüğünde yiyorum
Kahvemi çayımı sade içiyorum

Canım çok tatlı isterse ki senede 2-3 supangle tercih ediyorum.

Tek sorun yeni tarifler bulamıyorum ve bazı tarifler yavan olduğu için en ufak lezzet verici bir sos-krema-baharat filan eklemek maliyeti arttırıyor.
0
kararsızataletfilozofu
(18.01.22)
sağlıklı beslenme çok geniş bir kavram ülkemizde.
Sadece "Fit" gıdalar tüketen de sağlıklı yiyorum diyor.
Organik beslenen de...
Karatay diyeti uygulayan da.
Kendince tuhaf diyet rituelleri uygulayanlar da sağlıklı yediğine inanıyor.

Sağlıklı beslenmeden benim anladığım katkısız (bu şartlar altında düşük katkılı), gıda ürünleriyle dengeli ve düzenli yemek (akdeniz diyetine yakınım diyelim)

Ama maalesef ülkemizde marketten alınan ürünlerin birçoğu bu tanıma uymuyor. Tamam dengeli beslenmek mümkün bir şekilde. Ama tükettiğimiz ürünler sorun.

Tohumlara güvenemiyorum, et ürünlerine güvenemiyorum çünkü hayvan nasıl yemleniyor, nasıl ilaçlanıyor bilmiyoruz.

Gıdalara eklenen birçok renk ve katkı maddesi bir şekilde "sağlığa olumsuz bir etkisi kanıtlanmamıştır" denerek yırtıyor.

Ne yazık ki doğal gıdaya ulaşmak hem çok maliyetli, hem de çok eforlu. Çünkü her ürünü Türkiye'nin dört bir yanından almak ve bunu düzenli bir şekilde almak dert.
Sırf bu iş için bir ekibinizin olması lazım.
0
anten
(18.01.22)
Üniversiteye başladığım dönem sağlıklı beslenmeyle ilgili neyin ne olduğunu öğrenmeye başladım, fakat sağlıklı yemeklerin üstüne ek olarak dışarıdan aperatif söylerdim, kilo sorunum hiç olmadı ama yağ oranım biraz yüksekti, hep rahatsız oldum bu durumdan.

Üniversite sonrası yemek yapma konusunda çok iyi noktaya geldim, nadir yediğim abur cubur ve dışarıdan yemeleri özel günler haricinde bıraktım.

Artık her gün evde spor yapıyorum, beslenmeyle ilgili son gelişmeleri takip edip vücuduma iyi gelen rutinleri oluşturuyorum.

Nadiren dışarı çıktığımda burger, pizza gibi kaçamaklar yapıyorum. Hayatım bu sayede kökünden değişti, çok iyi hissediyorum. %95 diyebilirim.
0
hadi ya la
(18.01.22)
(7)

Türkiye'de neden aeroponik tarım benimsenmiyor?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Geçenlerde aeroponik tarım diye bir şey olduğunu öğrendim. Neymiş ne değilmiş diye incelerken bayağı hoşuma gitti. Neden geleneksel tarım bırakılıp bu sisteme geçilmiyor? Üstelik geleneksel tarım bu kadar sömürücü olmasına rağmen? Sağladığı diğer avantajları hadi boş verin, gelene
Merhaba arkadaşlar,

Geçenlerde aeroponik tarım diye bir şey olduğunu öğrendim. Neymiş ne değilmiş diye incelerken bayağı hoşuma gitti. Neden geleneksel tarım bırakılıp bu sisteme geçilmiyor? Üstelik geleneksel tarım bu kadar sömürücü olmasına rağmen? Sağladığı diğer avantajları hadi boş verin, geleneksel tarıma giden suyun sadece 2 %' si ile sürdürülmesi bile başlı başına seçme sebebi. Bi ekipman maliyeti var çok para gerektiren, diğerinden çıkan uçuk maliyetlerin yanında esamesi bile okunmaz bence.

Birçok ürün de yetiştirilebiliyormuş. Sizce de normal tarıma göre avantajlı değil mi? Bu sistem benimsense daha iyi olmaz mı bence? Uzmanı olmadığım için belki kaçırdığım noktalar vardır ama bana avantajlı gibi geldi? Siz ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(16.01.22)
Benimsenmediğini kim söyledi.

Toprakta çilek yetiştiriciliği diye bir şey kaldı mı acaba?
0
Mirket
(16.01.22)
@mirket Tarla tapan ile uğraşanların mümkün olduğu kadar azalmasından bahsediyorum aslında. Ancak bunlar hala çoğunluğu oluşturuyor.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(16.01.22)
Para kazanılması için aeroponik sistemlerin (veya benzeri)düzenli ve titiz bir şekilde yapılması gerekiyor. Örneğin günde en az iki defa su kalitesini ölçmek gerek vs (14 mineral var aslında gereken).

İlk yatırım maliyeti de zaten yüksek. Saldım çayıra mevlam kayıra olmuyor. Kültürümüz bu disipline yatkın değil.

Kafa yapısı farklı olan ve sermayesi olanlar da çilek yetiştiriyor (yılda 3 mahsul). Derin su kültürü veya aquaponic sistemleri ise, bilen veya uygulayabilen 3-5 firma yoktur şu anda.
0
alfired
(16.01.22)
late viper
(16.01.22)
Domatesin kilosuna 10 lira yerine 100 lira vermek istemediğimiz için.

Geçenlerde bi video görmüştüm, silikon vadisindeki bi kaç gerizekalı güneş paneliyle elektrik üretip, o elektrikle led kullanarak bitkilere ışık veriyorlardı. %3 verim artışı için ürettikleri plastiği, atığı, madenciliği falan geçtim, güneş henüz bedava abi, direkt onu kullanabiliyorsun??

Yani bozulan tarım arazilerini yeniden verimli hale getirmek (a.k.a. ağaç dikmek, permakültür vs), binlerce dolarlık yatırım yapıp, bir sürü plastik ve elektronik kullanarak kapalı alanlarda tarım yapmaya çalışmaktan daha mantıklı geliyor bana.
0
plutongezegendegilmi
(16.01.22)
Ekilebilir topraklarımızın bile tamamını kullanmıyoruz ki, kaldı ki topraksız tarıma geçelim. Bizim ülkemiz için pek bir ihtiyaç değil şu an, ülkemizdeki sera sayısının bir misli kadar daha bile kurulacak alan vardır belki de.
0
John Bloor
(17.01.22)
Öncelikle birçok üründe Türkiye'de bu şekilde ciddi bir üretim görebilirsiniz. Eski bir sınıf arkadaşım çilek üretiyor mesleğini bıraktı bu işe girdi. Şu anda 2. tesisini açıyor.

Ama her çözüm bir ihtiyaçtan doğar. Bu tarz tarım faaliyetlerinin öncü ülkelerinin tamamı ihtiyaçtan buna yöneliyor.

İsrail, almanya, kore, gibi ya soğuk iklim ya da alan yetersizliği gibi sorunlar yaşıyor. Bu kriterlere uymayan tek ülke ABD. Onun da aşırı tüketici nüfusunu beslemek.


Bu yüzden ya iklim koşullarından bağımsız bir alan oluşturmak için,
ya da sınırlı tarım arazisini oldukça verimli kullanmak için faydalı o ülkeler için. Bu adamlar ithal edeceğime, nakliyeye saklamaya ödeyeceğime kendim üreteyim diyor mantıksız değil.

Türkiye'nin iklimi uygun (hala), tarım arazisi sorunu da yok. O yüzden direk tarlaya ekmek daha ekonomik. Elbette dezavantajları ve riskleri var. Birinci sebebi bu.

İkincisi kurulum maliyeti çok yüksek. Sistem iyi mühendislik istiyor. Yanlışlıklar, uzun vadede verimlilik düşüşü olarak dönüyor. Forumlarda, youtube'da bakın, sistemi kurulan ama %40 verimle çalıştığı için kar edemeyen adamlar var.

Kurulum maliyeti de oldukça yüksek diyorlar. Ben de araştırdım bu konuyu küçük bir arsamız vardı orayı değerlendirelim diye. Ama maliyetli geldi bize.

Anladığım kadarıyla da Türkiye'de bu uygulamaları kuran merdivenaltı firma çok ve çok insanın canı yanmış. O yüzden de bir ön yargı var çiftçide. Bu konuda bilgi birikimi de olmadığı için henüz, firmalar için bu işe niyetlenen her çiftçi bir deneme ve arge çalışmasına dönüyor.

Son olarak şu an ürün çeşitliliği az. Belli başlı ürünler dışında ürün yetiştirmek kolay değil sistemin ona uygun customize edilmesi gerekiyor vs.

Şu an için bu yüzden çok ilgi görmüyor bu sistemler. Ama başarıyla işletenler var. Tabii o başarılı örnekleri inceledim, oldukça iyi sermayeyle kurulmuş tesisler. Oldukça da büyükler. Büyüdükçe birim maliyetin düşüyor. Futbol sahası kadar alanda üretenle, 100 metre kare yerde üretenin 1kg çileği üretme maliyeti farklı. Büyük daha ucuza mal ediyor.

Bu yüzden çok rağbet yok. Tarımda sürümden kazanıyorsun sonuçta.

Ama orta vadede Türkiye'yi bekleyen bir su ve iklim krizi var. Bir noktadan sonra kaçınılmaz olarak bu sistemlere yönelmek zorunda kalacak birçok üretici.
0
anten
(17.01.22)
(10)

Shcengen vizesi verirler mi?

Unde bach canim
İtalyaya kız arkadaşımın yanına gideceğim fakat daha önce hiç yurtdışına çıkmadım ve haliyle pasaportum da yok. Şu an açıköğretimde okuyorum ve işsizim (italyaya gidip geri dönebilirsem ancak işe başlayacağım. Çalışmaya başlarsam gitme imkanı bulamam sanırım). Bu şartlara bakarak talebim 1-2 hafta o
İtalyaya kız arkadaşımın yanına gideceğim fakat daha önce hiç yurtdışına çıkmadım ve haliyle pasaportum da yok. Şu an açıköğretimde okuyorum ve işsizim (italyaya gidip geri dönebilirsem ancak işe başlayacağım. Çalışmaya başlarsam gitme imkanı bulamam sanırım). Bu şartlara bakarak talebim 1-2 hafta olacak fakat verirler mi, iltica falan deyip olmaz derler mi? Malum uçak fiyatları da pahalı, vermezlerse yanacak, yanmasın diye bileti pahalı alsam aradaki fark işin içine girecek.

Min kriterleri neler bu heriflerin? Onları karşılamıyor muyum?
Not: turist olarak parasal bir teminat istiyorlar mı bilmiyorum ama maks 5 bin euro gösterebilirim.
0
Unde bach canim
(14.01.22)
Davet mektubu diye bir sey yok. Yükümlülük beyani aslinda bu islem. Bizimkiler boyle tatli bir isim vermisler.

Davet eden sizin her ihtiyacinizi karsilayacagini ve tüm sorumluluklari ustlenecegini soyluyor. Ancak, yine de sizden istenen evraklar var. Banka ekstreleri, maas bordrosu vs. vs.

Donme ihtimalinin az goruldugu insanlara vize cikmayabilir. Bunun yükümlülük beyaniyla vize alinmasiyla bir alakasi yok.
0
buf-e kür
(14.01.22)
minimum kriter diye bir şey yok. davetiye de duruma göre ters bile tepebilir. işsiz olmak büyük dezavantaj. dandirikten de olsa bi sigorta-maaş görünse güzel olurdu. geri döneceğine inanmaları için neredeyse hiç bir sebep yok çünkü mevcut durumda.

banka hesaplarını isterler. para olması da avantaj sağlar ama genellikle gerçekten maaş alıyor musun vs. gibisinden bakmaları için istiyorlar.

sonuç: bileti alacaksın hocam. deneyeceksin. italya normalde çok turistik bir memleket olduğundan vize konusunda daha iyidir. uzun süreli vizeler verir, pek reddedileni de görmedim açıkçası. eğer vize çıkmazsa bileti açığa falan aldırmayı denersin, aldırabilirsen ileride bir zaman gidersin.
0
syozkn
(14.01.22)
Bahsedilen kriterlere göre dönmen için hiçbir geçerli sebebin yok. Vize verirlerse de dönme zaten :)
0
cek
(14.01.22)
Şu an sizi TR'ye bağlayan hiçbir şey yok. Dolayısıyla vizeyi alma ihtimalinizi sıfıra çok çok yakın görüyorum.
0
pispinti
(14.01.22)
normalde italya vize konusunda çok sıkıntı çıkartmaz (5 vizem var italya'dan. en sonuncusu 3 yıllık) ama sigortalı bir yerde çalışmıyorsan çok zor diyebilirim. belki bankada yüksek miktar para ve üzerine gayrimenkul var ise ok diyebilirler. bileti sadece rezervasyon yaptır ?
0
delidir yakalayin
(14.01.22)
Şu şartlarda almanız imkansız.
0
goodman
(14.01.22)
Ben 2019’da açıköğretimde okurken ve işsizken babam sponsor oldu diye İsviçre’den vizeyi almıştım. (Kendisi oradan emekli) Ama belki teyzemin davet etmesi de bir etkendi, bilmiyorum. Aileden biri sponsor olursa bir ihtimal sorun olmayabilir ama davet eden kişi de akrabanız değil. İnsanların ülkeden kaçmak için fırsat kolladığı şu ortamda şansınız biraz az bence.
0
deveyidiken
(14.01.22)
Vize alman imkansız diyenlerle parasına iddiaya gir, toplam tutarın %60ını bana ver, sana vize danışmanlığı yapayım; evrak sürecine başladıktan 1 ay sonra vizen elinde. Kalan %40'la da lazanya falan yersiniz.
0
Bruce
(14.01.22)
İmkansız değil.

Düzenli bir gelirinizin olması lazım.
Yoksa, size birinin sponsor olması yani tüm masraflarınızı karşılayacağını "belgelemesi" lazım.

İşsiz olduğunuz için banka hesabınızda biraz nakit olması iyi olur.

Bu arada vizede günlük bir masraf tutarı var. Rakamı hatırlamıyorum ama günlük minimum X miktar x gün sayısı gibi bir hesabı var. O miktarın elinizde olması lazım.

bir de bazı ülkeler bu "davet mektubu" ya da arkadaşımın evinde kalacağım konusuna takılıyor. Bu acaba dönmemek üzere mi geliyor diyebiliyor.
0
anten
(14.01.22)
bankada yeterli para göster, ögrenci belgeni koy. ucak biletini satin alma sakin rez. göster(kons. da böyle istiyor) seyahat sigortasi yaparken de "vize basvurusu red edilirse bunu karsilayan sigortadan" sec. bisey olursa parani da geri alirsin. almak zor olmaz ogrenci oldugun icin.
0
c1b2k3
(14.01.22)
(3)

Türkçe karakter sıkıntısı olmayan güzel font

ikikerekac
Web sayfasında başlık olarak gözükecekVerdana ve tahoma sevmedim
Web sayfasında başlık olarak gözükecek
Verdana ve tahoma sevmedim
0
ikikerekac
(13.01.22)
Cambria (Haber Siteleri)

Georgia (Haber Siteleri)

Consolas (İstihbarat Belgeleri)
0
zemun
(13.01.22)
Google Fonts'a gir, istediğin formatta yüzlerce font var. Denemen de mümkün:)
0
anten
(13.01.22)
Helvetica çok güzel bence.
0
pispinti
(13.01.22)
(4)

Yazılımın temeli nasıl öğrenilir?

marlonbranda
Selam. Bir yazılım dili öğrenmeye başlamak istiyorum eskiden kalan HTML bilgim dışında yazılım bilgim yok. Şu an aklımda Javascript var, bir yerden başlamak istiyorum fakat ezbere iş yapmak istemiyorum işin temelini öğrenip sonra uygulamaya geçmek istiyorum. işin temeli derken kastettiğim mantık ve
Selam. Bir yazılım dili öğrenmeye başlamak istiyorum eskiden kalan HTML bilgim dışında yazılım bilgim yok. Şu an aklımda Javascript var, bir yerden başlamak istiyorum fakat ezbere iş yapmak istemiyorum işin temelini öğrenip sonra uygulamaya geçmek istiyorum. işin temeli derken kastettiğim mantık ve algoritma öğren daha sonra başla gibi.. bu tip bir temel, işin zihinsel olarak temel kısmı.

tabi bana faydası olmayan bir şeye vakit harcamak istemem o yüzden fikirlerinizi istiyorum.

özet: bir yazılım dili öncesi yazılım temeli oluşturmak için ne çalışmalıyım? farazi örnek; mantık, algoritma vs.. gibi işin doğrusu gerekeni ne ise artık.

yazılım öğrenme amacım; JS ile web dapp'leri geliştirmek ihtiyaca göre üzerine koyarak devam etmek.
0
marlonbranda
(11.01.22)
Ya uzun bi cevap yazıp sildim. Özet geçmek gerekirse: uygulama geliştirmeye başla, ihtiyacın oldukça öğren.

Ama konuların temelini bilmeden nerede neye ihtiyacın olduğunu nasıl anlayacaksın? Bir şeye ihtiyacın olduğunu nasıl farkedeceksin yani? Bu sorunun cevabı yok. Sanırım üniversite bu işe yarıyor, bilen birileri mentörlük ediyor bi bakıma. Ama oturup "üniversite oku" demek saçma bi cevap olacağı için bu soruya mantıklı bir cevap bulamıyorum.

Algoritma olayının sonu yok çünkü. Çok özet bir cevap vermek gerekirse:

1- Computation temellerini öğren (opsiyonel)

2- Temel veri yapıları ve algoritmaları oku, sonra da implement et
temel veri yapıları: array, linked list, tree, graph
temel algoritmalar: search, sorting, tree balancing, graph traversal

3- Algoritma karmaşıklığı nedir, nasıl hesaplanır, big-o notasyonu nedir bunlara bak

4- JS'in temellerini öğren. Piyasada herkes kod yazıyor ama "this" tam olarak ne işe yarıyor, event loop nedir, değişkenler ram'de tam olarak nasıl tutuluyor falan bilen az.

5- Bolca pratik :)
0
plutongezegendegilmi
(11.01.22)
plutongezegendegilmi gayet güzel özetlemiş. Bence de önemli husus veri yapıları ve algoritmalar üzerinden hangi dil olduğundan bağımsız bir yazılım nasıl çalışır onu anlayabilir hale gelmek. Sonrasında gidip basit açık kaynaklı uygulamaların kodlarına bakıp ne döndüğünü anlamaya çalışarak da o veri yapılarının nasıl kullanıldığını, algoritmaların nasıl uygulandığını görürsünüz. Bundan bir adım sonrası da Object Oriented Programming özelinde class nedir, object nedir vb. gibi temel şeyler olabilir.
0
salihdt
(12.01.22)
roadmap.sh bu site sorunun tamamını karşılayacak şekilde yapılmış bence.
0
mimetorg
(12.01.22)
learntocodewith.me bu konuda gördüğüm en başarılı içeriklerin olduğu site.

Bir bakın derim, kendi başına sıfırdan öğrenmiş biri hazırlıyor siteyi.
0
anten
(12.01.22)
(6)

İkincil meslek arayışı

sanguine
Kamuda çalışıyorum, 30 yaşındayım neredeyse. nispeten rahatım, çünkü kira ödemiyorum, çocuğum yok, arabam yok (masrafı çok fazla).nihai hedefim hep avrupaya gitmekti ama bu zamana kadar yaşadığım olaylar, kendime güvensizliğim, objektif olarak çok da başarılı bir insan olmayışım beni garantici olmay
Kamuda çalışıyorum, 30 yaşındayım neredeyse. nispeten rahatım, çünkü kira ödemiyorum, çocuğum yok, arabam yok (masrafı çok fazla).

nihai hedefim hep avrupaya gitmekti ama bu zamana kadar yaşadığım olaylar, kendime güvensizliğim, objektif olarak çok da başarılı bir insan olmayışım beni garantici olmaya itti. memur olabildim en azından. hala gitmek istiyorum çünkü kültürel açıdan ve ruhen buraya ait hissetmiyorum, birçok sebebi var buna girmeme gerek yok.

ön ayak olması açısından yüksek lisans yapayım dedim, hatta bir yere hasbelkader girdim, üç hafta gittim yok devam edemedim, artık sınav, ders vs bunlara katlanamıyorum sanırım, veya zor geldi, kafam basmadı bilmiyorum.

işyerinde boş kaldığım zamanlar oluyor, işten geldiğimde de bir ya da iki saat boş şekilde tv izlediğim telefonla oynadığım oluyor. ben bu zamanı bir şey öğrenmeye harcamak istiyorum. ingilizcem yeteri kadar iyi (yds dışında sınav skorum yok yds 96 almıştım ayrıca bi üniversitede mütercim tercümanlık lisans kaydım var devam etmiyorum), ikinci bir dil önceliğim değil şu an.

sıfırdan başlayarak ne öğrenebilirim? kesinlikle küçümsemek veya basit olduğunu düşündüğüm için söylemiyorum, mesela yazılım vesaire ne kadar zor sıfırdan öğrenmek için?
0
sanguine
(11.01.22)
kişiden kişiye değişir, mesleğinde ilerlemiş sonradan kariyer değiştirmiş insanlar tanıyorum.

bence denemeden bilemezsin. belki seversin yürür, belki sevmezsin kalır.
İnternette binlerce kurs var farklı konularda deneye yanıla git elbet birinde yeteneklisindir.
0
anten
(11.01.22)
benzer durumda biraz ilgim sebebiyle oyun tasarımına merak saldım hocam. başka bir arkadaşım var o da android uygulamaları falan yazıyor. halk eğitimin bir kursuna katıldı oradan öğrendi. uygulama dediysem basit şeyler yapıyor işte ama iyi kötü gelir getiriyor.

ben udemy'den falan gittim, daha öğrenme aşamasındayım. basit mobil oyunlar yapabilir kıvamdayım. çok zor olduğunu da söyleyemem. kolay değil ama kesinlikle zor da değil.

burada esas olay sıkılmayacağın bir şey yapmak. yazılım sıkıcı bir iş. sevmezsen yapamazsın onu söyleyebilirim.
0
syozkn
(11.01.22)
Muhasebe olabilir. Yazılım yerine Photoshop olabilir. Üç boyutlu tasarım programları da var. Kamu rahatlığı varken sürdürebilmek zor.
0
dissendium
(11.01.22)
Kamudayım. yaş 26. Kira hariç aynıyız. Bekarım. Bu sene 2. lisans hukuka başladım. Başta çok hevesliydim vize haftası yakınlaştıkça öğrenme hevesimin yerini sınav zorluğu alıyor amacımdan uzaklaşıyor gibi hissediyorum. Pes edecek gibiyim.

Kamu rahatlığında ne yapılır gerçekten ben de bilmiyorum.
0
jackyr
(11.01.22)
Boyle durumlarda tekrardan diplomaya yonelenleri anliyorum, ama cikmaz sokak. 30'dan sonra okul isini birakmak lazim. Bence sifirdan bir seye baslamak da mantiksiz. Yuksek falan da vakit kaybi. En fazla birkac sertifika falan kovalayip bir hobi ustune yogunlasilabilir.

Bir arkadas isletme okumustu, amator olarak fotografcilik ile ugrasiyordu. Bankada falan calisti galiba bir sure isinden nefret ediyordu, sonra hobisine daha cok vakit ayirmaya basladi, birkac kursa gitti galiba. Simdi buyuk markalara afis isleri yapiyor.
0
cooperr
(12.01.22)
Yurtdışı görevi her kurumda oluyor mu
0
🌸sanguine
(12.01.22)
(26)

Bu insanlar çıldırmış mı? #2

deveyidiken
Önceki duyurum silindiği için yine paylaşıyorum. Belli bir grubu küçük düşürücü ifadeler kullanmışım :(Şu an kazandığım maaş 3700 TL. Önümüzdeki ay da 4500 civarı falan olacak. (Asgarinin altına düştüğü için mevcut maaşım, sağolsun şirketim müthiş bir artış yaptı) İstanbul’da ailemle birlikte kalıyo
Önceki duyurum silindiği için yine paylaşıyorum. Belli bir grubu küçük düşürücü ifadeler kullanmışım :(

Şu an kazandığım maaş 3700 TL. Önümüzdeki ay da 4500 civarı falan olacak. (Asgarinin altına düştüğü için mevcut maaşım, sağolsun şirketim müthiş bir artış yaptı)

İstanbul’da ailemle birlikte kalıyorum. 28 yaşına çok az kalmışken ayrı bir eve çıkıp düzen kurmayı çok istesem de bu para ile anca kiramı ödeyebilirim.

Kazandığım para itibariyle bir düzene sahip olmak imkansızken, çevremdeki insanlar bana sanki keyfiyetten düzen kurmuyormuşum gözüyle bakıyor. Bu insanlar mı normal düşünüyor, yoksa ben mi çok farklı bir bakış açısına sahibim?

Yani 4000-5000 lira ile İstanbul’da hayatta kalmak bana olanaksız geliyor. Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?
0
deveyidiken
(11.01.22)
Hayatta kalmasına kalırsın da her gün makarna yediğin hayat ne kadar hayat olur onu sen düşün. Eve taşınma masrafı bile binlerce lira tutuyor. Kimsenin aklına uyma. Gerçekçi düşünmüyor o kişiler.
0
dissendium
(11.01.22)
Zamanında rahat rahat ev, araba sahibi olabildikleri için. Bir de yaşlanınca gerçekten zekada bir gerileme oluyor, artık bundan emin olmaya başladım ben.
0
ruhen hastayim ben
(11.01.22)
Uyulacak bir akıl yok maalesef ortada. Ne ev kiralayacak ne de araba alacak durumu göremiyorum kendimde. Yemeyip içmeyip iki senedir birikim yapıyorum ama o bile yeterli değil. Bu ortamda yeterli param olsa da hareket edemem.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Yani insan belli bir yastan sonra kendi evine cikmasi makbuldur eyvallah da bunun basit bir matematigi var, ac kalacagini bile bile de bunu yapmanin alemi yok. Su anki piyasada bir asgari ucretliye bedava ev verseler sadece aile evinden cikip o eve yerlesmenin masrafini 2 senede odeyemez. Akil var mantık var.
0
stavro
(11.01.22)
ya mis gibi duzenin olsa da insanlar elestirecek bir seyler bulur hic farketmiyor yani, bizde genelde baskalarinin hayatini nasil da yanlis yasadigini gostermek gibi bir takinti var. "ben senin yerinde olsam ne yapardim biliyor musun?" -yapamazdin abicim

elestiri aileden geliyorsa uzun vade cozumunu merak ediyor olabilirler. barinma + yemek parasi olmadiktan sonra (aileyle yasaniyorsa, tabii onlara para veriyor musun bilmiyorum) o maas direk egitime harcanabilir. sonucta kendini gelistirmiyorsan maasin zamlansa bile alim gucun asagi yukari hep ayni kalacaktir. omur boyu bu sartlarda yasamak istemedigin varsayimiyla, "tamam simdi 4500 maas aliyorsun, sirada ne var? bu durumdan nasil cikacaksin?" diye merak ediyor olabilirler.
0
robokot
(11.01.22)
"Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?"
0
invictae
(11.01.22)
"Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?" Çünkü boş konuşmaya bayılırlar.
0
invictae
(11.01.22)
İş değiştirme imkanınız yok mu?

Şu an vasıfsız işçiler bile 4.250 lira alıyor. 4.500 liranın çok üstünü hak ediyorsunuzdur eminim. benim gibi düşünen işverenler de vardır. bu şartlarda çalışmak zorunda değilseniz mutlaka yeni bir iş bakın.
0
himmet dayi
(11.01.22)
Schengen vizesine başvurdum, o çıkar çıkmaz işimi bırakacağım. Şu an Tik Tok’un işlerini yapan bir firmada çalışıyprum. Yani işim kabaca tik tok’ta içerikleri silmek. Çok havalı geliyor kulağa ama asla değil. İstifa etme sebebim de psikolojimin bozulması. İş bulabilir miyim, umutsuzum açıkçası bu konuda. Başvurduğum yerlerden dönüş alamıyorum. Yurt dışından çok daha iyi dönüşler var ama onda da çalışma izni sorun.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
insanlari bosver, duzen kurmak istiyorsan once istanbul'dan tasinman lazim..
ayakta kalabileceginiz paranizin yettigi sehirde yasayin. Metropolde yasamanin bir maaliyeti var, ve bu giderek artmaya devam edecek. Ilerde gelirini duzeltirsen donersin.
0
cooperr
(11.01.22)
@robokot +1 Özellikle ya mis gibi duzenin olsa da insanlar elestirecek bir seyler bulur hic farketmiyor +5


@invictae948 +1 Çünkü boş konuşmaya bayılırlar. +5
0
put it in your appropriate place
(11.01.22)
maalesef ülkemizde hava atmak, üstünlük taslamak, başkalarını aşağılayarak, ezerek, kötü hissettirerek iyi hisseden çok insan var. bu dediklerimi hobi gibi yapıyorlar, nefes almak gibi bir şey onlar için. kendilerini başka türlü önemli ve iyi hissedemiyorlar.

ülkemizde privacy denilen kavramın olmaması, herkesin birbirinin hayatına dan diye burnunu sokma cürretinde olması işleri daha da kızıştırıyor.

ek olarak hosftede kültür boyutlarından güç mesafesini inceleyebilirsiniz. ülkemizde ciddi bir ye kürküm ye durumu var. insanlar kendilerini ve diğerlerini güç, makam, mevki, mal, mülk üzerinden değerlendiriyor sadece.
0
la lykia
(11.01.22)
insanlar hakikaten cok ilginc. turk insani hayati su planda kuruyor: oku > askerligi yap > ise gir > evlen. ben cocuklugumdan beri bu anlayisi hicbir zaman hazmedemedim. mesela ben evlenmem diyen bir arkadasim bile gecen gun bana dedi ki, isin gucun var keyfin yerinde niye evlenmiyorsun? dedim, niye evleneyim??? neden yani ne icin? duzen olur hayatina ortak olur falan diyor. sana bunlara ihtiyacim oldugunu kim soyledi birader :D ben ciddiye almiyorum valla allah nasip etsin falan diyorlar yok etmesin diyorum geciyorum. insanlarla ugrasmak cok zor, ya dalga gec ya da gormezden gel bosver
0
nibba
(11.01.22)
öncelikle sakin olun ve insanları da yargılamayın.
kaç senedir çalışansınız bu da önemli.
yalnız olay sizin şu anki ekonomik ve sosyal durumu normalleştirmemenizde yatıyor. napalım ülke böyle, süreç böyle diyip dur bakalım bekleyelim dememek lazım. neyi bekleyeceksiniz bişey gelmeyecek, eee ne güzel işte yerinde sayan bir fakir yani sürekliliğe sahip bir "mahrum" olursunuz ve asla değişmez.

insanlar bu kabullenişe sitem ediyor bira da.
ev arkadaşıyla çıkmayı düşündünüz mü? iş değiştirmeyi, ek gelir sağlayacak bir iş yapmayı düşündünüz mü? aileden bir destek alabilir misiniz örneğin? ev kredisi gibi bir şeye girseniz? bu kadar para getiren bir mesleğe sahipseniz ve bu -sosyal ve ekonomik statü açısından- pek değişmeyecekse neden istanbulda yaşıyıyorsunuz? küçük bir şehre gitme imkanınız var mı? yurt dışına göç etme imkanınız var mı?

4+1 bir eve çıkmak değil olay; kendi kendinize yetecek, birey olabilecek düzen kurmak önemli.
0
rewlack
(11.01.22)
Sana öyle diyenlerin bir yerden desteği vardır. İstanbul'daki çoğu kişi ailesinden destek alıyor. Başkasının ne dediğini boşver. Zaten Türk insanının aklı ortada, gösteriş için yaşıyor millet.

Bir de beyaz Türk tayfası var. Kadıköy, Beşiktaş'ta evinde yoga yaparak ailesinin kira gelirleriyle falan yaşıyor. Bunları hiç dikkate bile alma.
0
OrangeYellow
(11.01.22)
ruhsen +1. zamaninda ucuza ev almis grup guncel gelir gider matematigini yapamiyor, zihinleri almiyor. takma.
0
hot potato
(11.01.22)
Ayrıca şu an Türkiye'de iş bulsam da alacağım maaş 3700'den 10 bin seviyelerine fırlamayacak bence. Bu olsa bile bu pahalılıkta hayat kurmaya yine yetmeyecek gibi geliyor bana.

Bu ortamda yurt dışını zorlamak daha makul geliyor.

Önümde iki seçenek var; ya Polonya gibi ülkelere master için gideceğim ya da İsviçre'de evlilik kovalayacağım.

"Neden İsviçre?" derseniz, 2006'da oradan döndük ailecek. Ben orada doğdum. C -kalıcı- oturumumuz vardı ama ailem bu oturumu iptal edip Türkiye'ye döndü. Akrabalar hala orada ama kimseye faydaları yok

Bir şekilde evlilik yolunu zorlayıp dönmek bir seçenek olabilir ama kısmet bulmak zor. :( -Ayrıca konsolosluğundan tutun, ülkeye girerken muhatap olduğum pasaport polisi bile evlilik yolunu en sağlıklısı olarak görüyor, bu yolu işaret ediyorlar-

Bundan üç sene önce konsolosluğa gittiğimde benimle ilgilenen kadın "Akrabalarına söyleyeceksin, onlar sana kız bulacak. Öyle gideceksin" demişti.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Sorun şu ki, o kadar maaş verirler mi bilemiyorum. Onu da geçtim, ben şu anki işime benzer bir işin yakınından bile geçmek istemiyorum artık. Milletin rezilliklerini izlemek gerçekten sinir bozucu çünkü. Her allahın günü intihar eden insanları görmek hoş olmuyor.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Çevrendeki insanlardan kastın eş, dost, yaşlı akraba ise onların varsayılan davranışı o, değiştirmek mümkün değil. Yani içinde bulunduğun maddi durum, sosyal statü, ruh hali vb. ne olursa olsun hayatında bulunduğun aşamaya göre evlenmeni, ev ya da araba almanı, +1 çocuk sahibi olmanı falan istiyorlar. İnanılmaz garip bir kafa yapısı. Bazen bot olduklarını falan düşünüyorum bazı akrabalarımın. Gerçi bot için bile fazlasıyla basit kaçıyorlar, olsa olsa oyunlardaki tek repliği olup, sürekli onu tekrarlayan NPC gibiler.
0
salihdt
(12.01.22)
Ayrı eve çıkma konusu, "tek başına hayatımı ve düzenimi kurdum" tavrı Türkiye'ye öğretilmiş bir davranış. 80'lerin sonundan itibaren türkiye'de bireyciliğin şişirilmesiyle bu yaşam tarzının itelenmesiyle ivme kazandı 2000'lerden itibaren. O yüzden sanki tek seçenek buymuş gibi kendini zorlama takılma:)

Sanılanın aksine Avrupa'da özellikle akdeniz ülkelerinde, yunanistan, italya, ispanya vb ve doğu Avrupa'da ailelerin bir arada yaşama alışkanlığı çok yaygın.
İş için bu konuda bir araştırma görmüştüm oradan biliyorum. "Tek başına yaşama" anglosakson ve kuzey avrupa kültüründe daha yaygın. Bir de bizim gibi onlara özenen ülkelerde. O yüzden üstünde böyle bir baskı hissetme stres olma.

Neyse bu kısmı geçiyorum. Önemli olan ekonomi zaten. Bizde insanlar gücü yetmese de zorluyor sırf etrafa kendini kanıtlamak için. ama istanbul'da bir evin maliyeti zaten 4000 lira, kirası, faturası, mutfak gideri vs.... O yüzden boşver kardeşim milletin ne dediğini. Herkes bol keseden atıyor. Emin ol "bak biz hayatımızı kurduk" diyenlerin çoğu 35-40 yaşında bile hala borç içinde yüzüyor oluyor. Ne hayat kurması?

Mesleğiniyazmışsın ama iş bulsan bile 4500 TL'den 8-9 bine çıkartabilecek misin maaşını?

eğitim durumunu bilmiyorum deidğim gibi. Ailenin maddi durumunu da.
Ama senin yerinde olsam şunları denerdim.

1-Eğer şansım varsa (aileyle yaşadığına göre kira, fatura vb giderlerin daha azdır diye düşünüyorum) maaşımdam mümkün olduğunca yatırım için ayırırım. Ama böyle NFT, Metaverse fantezi yatırımlar değil. Bir bankaya gider görüşürüm elimdeki nakiti ufak da olsa değerlendirmek istiyorum diye. Aile yanında olmanın en büyük avantajı bu.

2-Eğitimini bilmiyorum ama bana daha fazla maaş getirecek bir meslek için eğitim alırım. Beyaz yaka, mavi yaka fark etmez. İstersen bilişim üstüne teknik eğitim veren yerlerle görüş, istersen mutfak çalışanı yetiştiren eğitim kurumlarına falan git. ilgim alakam el yatkınlığım neye uyuyorsa ona giderdim.

3-Bir meslek edinmeye yoğunlaşırım. Yani büyük bir firmada çalışıyorsun ama bir uzmanlığın yok gibi duruyor. O yüzden yasal geçerliliği olan bir meslek sertifikası edinmeye çalışırım. Uluslararası olması daha iyi tabii. O yüzden elin yatkınsa mutfak çalışanı olmak bir seçenek çünkü uluslararası sertifikalar veren okullar var Türkiye'de.

4-Kulağımı etrafa tıkar, kendi hayatımı yaşarım.
0
anten
(12.01.22)
Ben de aynı şeyi düşünüyorum. 4000'den 8-9'lara fırlamak pek mümkün gelmiyor bana şu ortamda.

Halkla ilişkiler mezunuyum ve bu alandaki işlerin maaşları maalesef bir yazılımcı vs kadar olamıyor bu ülkede. Artık alanımla ilgili pek konuşmak da istemiyorum, çünkü insanlar sanki herkes yazılımcı olmak zorundaymış gibi birbirini yermeye fırsat kolluyor. Bu ülkenin insanını zaten artık anlayamıyorum, neyse.

Bugün istifamı verip sonrasına bakacağım. Bir süre kendimi çekip çevirecek param var. Sonrasına bakıp bir yol bulacağım artık.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
yaptigin is cok yipratici bir is. yipratici oldugu bilinen bir is (turkiye'de biliniyor mu bilmiyorum ama yabancilar uyandi buna coktan). bir suru kisi profesyonel yardim almak zorunda kaliyor sonradan. kesinlikle degecek bir is degil yani, aile yaninda kaliyorsan istifa etmekle cok iyi yapmissin.
0
robokot
(12.01.22)
Son cevabına göre istifa etme derim. İnanılmaz mantıksız bir hareket olur. Hareket alanın kısıtlanır. İş bulmadan istifa etme kesinlikle. Yıl başı olduğu için biraz durgunluk var. 4500>0. Ayrıca işe gitmeyince ailenle daha çok zaman geçireceksin.
0
dissendium
(12.01.22)
Git Sultanbeyli'de bir giriş katında 1+1'de otur. Orada da A101 ve Bim'den kredi kartı ile borç içinde yaşayarak aldıklarınla beslen diyorlar. Çünkü onlar için o hayat ile Kadıköy'de, Beşiktaş'ta falan oturmak arasında fark yok. Sadece Etiler'de ve Bebek'te oturmak lüks diye biliyorlar, onların da masrafı kesin pahalı marka ve içki onlara göre o kadar. Geri kalan hepsi aynı onlara göre.

Kafa yok.
0
nawar
(12.01.22)
Türkiye'de insanlar bilmiyor bu işin ne kadar yıpratıcı olduğunu. Arkadaş çevremde falan bu işi yapıyorum deyince "Ooo ne güzel, evden video izleyip para kazanıyorsun" diyorlar. Ama o iş öyle olmuyor maalesef. Şirketim de bu işin ne kadar yıpratıcı olduğunu biliyor ki, geçen ay bize sözleşme imzalattılar "Psikolojiniz bozulursa bizi dava edemezsiniz" diye. Ki şirket psikolojik destek de sağlamıyor.

Geçen sene Dublin ofisine QA olarak başvurdum, sponsor da oluyorlardı ama şirkette daha 5 aylıktım o zaman. Deneyimden çuvalladım zannediyorum. Maaşı da 3000 euro civarıydı. Kısmet değilmiş.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
@ dissendium

İstifa etmezsem kanser olacağım. Çok bunaldım çünkü. Vücudumda çıkmadık yara kalmadı.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
(9)

avrupaya tasinacak birinin turkiye'den ehliyet almasinin avantaji var mi?

stanley5m
turkiye'de arabam yok, olmayacak da, kullanmayacagim da, ehliyetim de yok. temelli avrupa'ya tasinacagim, orada araba kullanabilmek istiyorum.tcnin verdigi ehliyetin orada bana saglayacagi bir avantaj olur mu maddi acidan orada ehliyet alirken? (daha kisa kurs, daha ucuza getirebilme gibi kisayollar
turkiye'de arabam yok, olmayacak da, kullanmayacagim da, ehliyetim de yok. temelli avrupa'ya tasinacagim, orada araba kullanabilmek istiyorum.

tcnin verdigi ehliyetin orada bana saglayacagi bir avantaj olur mu maddi acidan orada ehliyet alirken? (daha kisa kurs, daha ucuza getirebilme gibi kisayollar açısından?) yoksa her turlu hic araba kullanmamis biri muamelesi gorup her turlu sifirdan baslayacaksam orada ehliyet almak icin, burada kasmanin hic bir anlami yok mu dersiniz?
0
stanley5m
(10.01.22)
Gördüğüm kadarıyla avrupada ehliyet almak hem çok zahmetli hem maliyetli. Tabii ki avantajlı yani. Tr'den ehliyet almadan gelirsen eğer muhtemelen çok pişman olursun.
0
IncredibleMau
(10.01.22)
Ehliyet denkligi, transferi vs ulke bazinda degisen seyler dolayisiyla hangi ulke vs hic detay vermeden kimse net bir yorum yapamaz.

Onun haricinde Turkiye'de ders alip araba kullanmayi ogrenmis olman avantaj olur cunku cok daha ucuz.
0
hot potato
(10.01.22)
Turkiye'de ehliyet alsan bile avrupa'da belli bir mebla karsiliginda yine bazi sinavlara girmen gerekecek. Ehliyetin normal maliyeti avrupa'da 1500 euro ise, turkiyede ehliyetin var ise belki bu sana yari fiyatina gelecek fakat bu kadar para icin iki defa sinava girmeye deger mi tartisilir.

Ayrica avrupa'da ehliyet almak zahmetli degil, olmasi gerektigi gibi, yalnizca turkiye'de fazla basit ve bastan savma. Avrupa'da ehliyet alirken hocam turkiye'de araba kullandin mi hic diye sormustu. Hayir cevabini aldiginda ise sevinerek, guzel sana dogru araba kullanmayi ogretmek rahat olacak demisti ki, oldu da.

Turkiye'de ehliyet almadigima, araba kullanmayi ogrenmedigime memnunum acikcasi.
0
bosver nicki
(10.01.22)
İtalya ve Portekiz'in Türkiye'den alınmış ehliyeti değiştirdiklerini biliyorum ama hangi ülkeden bahsettiğimiz kısmını atlamışım.
0
IncredibleMau
(10.01.22)
Gittigin ülkeye göre degisir tabi ama her türlü avantajli. Almanya ve avusturya icin sadece sürüs sinavina giriyorsun.

Zorunlu sürüs dersi almak zorunda degilsin 20-30 saat arasi her saati 80-100€ yaklasik

Teori sinavina girmek zorunda degilsin.

Zorlu sürüs sartlari sinavina girmek zorunlu degilsin.

3000-3500€luk ehliyet 1-2 de sürüs saati alirsan 400-700€ arasi bi fiyata gelir sana.
0
c1b2k3
(10.01.22)
İngiltere icin, ilk 1 yıl Türk ehliyeti ile araç kullanabilirsin.
0
kaptankedi
(10.01.22)
Burada aldığın ehliyet 6 ay boyunca geçerli. Gittiğin ülkede. Sonra tekrar sınava girmen gerekir. Ama sınava girene kadar ihtiyaçlarını gidermen için ehliyetinin olması iyi olur. Bi de oradaki sürücü sınavları daha zorlu biraz antrenmanlı olursun gidene kadar trafik konusunda.
0
anten
(10.01.22)
hollanda'ya highly skilled migrant olarak gelirsen turkiye ehliyetini hollanda ehliyeti ile degistirebiliyorsun.
0
lemmiwinks
(10.01.22)
Fransa; geldikten sonraki bir yıl içinde ehliyeti değiştiribilirsiniz. Sinav yok öyle ciddi bir maliyet de yok.
1 yil+1 gün olduğu an sinavlar, 1500-2000 euro arasi maliyet.

Kısacası gittiğiniz ülkeye göre değişir. Ehliyet değişimi varsa Türkiye'den alin. Hem daha ucuz hem daha kolay.

Örnek; Türkiye'de sinavda 50 soru var 35 doğru lazim. Fransa'da 40 soru var 35 doğru lazım.
0
logisticsmanager
(10.01.22)
(24)

bir aya kadar iş için izmir'den esenyurt'a taşınmam lazım.

duygudilan99
esenyurt'tan hiç iyi bahsetmemişler. kız başıma zorlanır mıyım?https://www.emlakyorum.com/yazi-detay/6292439
esenyurt'tan hiç iyi bahsetmemişler. kız başıma zorlanır mıyım?

www.emlakyorum.com
0
duygudilan99
(09.01.22)
işime yakın, o yüzden.
0
🌸duygudilan99
(09.01.22)
bayağı sert bir geçiş olmuş ama toplu ulaşıma yakın, merkezi, nezih bir apartman-dairede kalırsan sorun yaşamazsın diye düşünüyorum. Bir de neden esenyurt'a taşınman lazım ki? Başka bir semt olmuyor mu?
0
prole
(09.01.22)
Esenyurt'ta yaşayacak olsam İstanbul'a gelmezdim hayatta. En kötü yerlerden biri diyebilirim.
0
garylineker
(09.01.22)
Ben olsam İzmir'den esenyurt'a gitmezdim. Zorlanırsın.
0
çih
(09.01.22)
@prole yol parası olmadan yürüyerek gidebileceğim mesafede olması lazım.
0
🌸duygudilan99
(09.01.22)
Beylikdüzü tarafına tasinsaniz? Aradan bir cadde geçiyor ama resmen popülasyon değişiyor. Beylikdüzü'nde sorun yaşamazsınız.
0
fraise
(09.01.22)
iyi bir siteye taşınıp, yürürken kapşon bere ne varsa geçirmem gerekecek sanırım.
0
🌸duygudilan99
(09.01.22)
Kiptaşlara bak. En azından site içinde olursun. Dışarısı bayağı kötü. Araban olsa çok iyi olur bir de. Dolmuşlar çok bunaltıcı ve kalabalık oluyor Esenyurtta.
0
westblack
(10.01.22)
orta doğu'nun tamamı anlaşıp buraya göçmüş gibi. iran, ırak, suriye, kırgızistan, kazakistan, tataristan, afganistan vb. ülkelerin vatandaşlarının hepsini bir arada görebileceğiniz tek ilçe olabilir. izmir'den buraya gelmek hayatınızın en kötü kararı olabilir. gerekirse günde 30-40 dk yol çekin ama buraya taşınmayın bence. en iyi ihtimal iş yeri e5'e yakınsa metrobüs dibi bir yer olabilir ama burda da çok uçuk kiralar verirsiniz sanırım.
0
golgi aygıtı
(10.01.22)
eger yol parasinin bile hesabini yapmak zorunda kalacagin sartlarda calismaya esenyurta tasinacaksan izmirden, hayatinin hatasi olur. evet is piyasasi zor, is bulmak zor ama o kadar da degildir bence. tabii sartlarini bilmiyorum ama "ya bu is ya da sokakta kalacagim" gibi bir durum degilse olmaz yani.
0
robokot
(10.01.22)
Berbat bir yer. ist da kimse isine yakin oturmuyor, yani esenyurta tasinmayin
0
oscar
(10.01.22)
İstanbul'da bir ilçenin mahalleleri arasında bile bayağı büyük farklar olabilir. O yüzden ilçeyi değil, mahalleleri araştırın. Fırsatınız varsa komşu ilçelere taşınmayı deneyin. Örnek olarak Başakşehir, Arnavutköy daha iyi olabilir. Ev iyiyse zorluk azalabilir. Bunları düşünmeniz gerek.
0
dissendium
(10.01.22)
Ne Başakşehir'i, ne Arnavutköy'ü hocam ne alaka oralar? 10 dakika mesafede Beylikdüzü var. Adnan kahveci mahallesi gibi bir yer dururken Arnavutköy gibi çomar yuvasında ne işi var? Ayrıca Başakşehir'den kaç saatte gidilir Esenyurt'a haberin var mı? Ulaşım açısından aşırı ters yerler.

Esenyurt'un oturulabilecek tek yeri Marmara Park'ın bulunduğu hat. Yani E-5'in bi arka Caddesi üzerindeki site gibi binalar. Yine de oradan çok daha iyisi yolun karşı tarafı. Beylikduzu adnan kahveci ve cumhuriyet mahalleleri gayet iyidir.
0
himmet dayi
(10.01.22)
Izmir'in neresinden tasinacaksin? Bu soru Esenyurt'a tasiniyorum kadar onemli bir veri.

Izmir'de Konak Ege mahallesinde, Buca Mehtap mahallesinde ya da kadifekale'de yasiyorsan Esenyurt senden korksun aksjdhakjhds
0
darkrocq
(10.01.22)
Twitter'da TT olmuş bi bak istersen az fikir edinirsin
0
olaylar olaylar
(10.01.22)
esenyurt değil de beylikdüzü tarafına taşınmanı öneririm.
0
vadrigar
(10.01.22)
yasin daha genc diye tahmin ediyorum, bu kotulugu kendine yapma.
0
der meister
(10.01.22)
Esenyurt olarak geçse de bazı yerler yaşanır, çalışılır durumda. Tam yeri anlamak onemli
0
tum haklari saklidir
(10.01.22)
Yani izmir'deki rahatlığınızıla esenyurtta yaşamaya kalkmayın. Hava kararmadan dönün eve:)

Şöyle diyeyim, istanbul'un her ilçesinde eskiden sorunlu bölgeler mahalleler vardı. ARtan emlak fiyatları yüzünden buralarda yaşayanlar yavaş yavaş şehrin dışına gittiler. Çoğu da esenyurt civarına yerleşti.

Göçmenler, mülteciler de buraya dolunca istanbul'un gül gibi bir gettosu oldu.
0
anten
(10.01.22)
herkes kotu yorum yapmis ama sanirim olan olmus. moralini duzelteyim biraz. istanbulda yasayanlar asiri onyargili bazi semtlere karsi. diger ornegi ise bagcilar. o kadar cok espriye konu oldu ki, bagcilar denince hic gitmeyen biri bile dalga gecebiliyor. halbu ki bagcilar epey gelisti. ayni sey simdi esenyurt icin yapiliyor. hic gitmeyen biri bile hakkinda kotu yorum yapabiliyor. ha merkeze biraz uzak ama hayatinizi o semtte kuracaksaniz merkezde isiniz olmaz. kalkip kadikoyden esenturta tasinsan yapma derdim. ama izmirin neresindesin nasil bir hayatin var bilmiyoruz.
0
buenosdias
(10.01.22)
Bence de abartiliyor.
istanbul'da araban yoksa zaten artik guvenligin yok.

Bagcilar ve esenyurt geyigi bitmedi.
hele belediyecilikte ve guvenlikte bagcilar kadikoyu tokatlar.
Adamlar ters yonden girme diye her sokaga lastik patlatan tuzak koyuyor. En ufak sikayetini cozuyor.
Ben kadikoy belediyesine istek acinca cozum bulabildigim sikayetim sifir.

Daha bu ay kadikoy'de sokaga iseyeni uyardi diye dayak yedi adam.

Esenyurt'da duzgun bir sitede kaliyorsan sikinti olmaz.
Ama araban olacak cunku istanbul guvemli degil.
Artik izmir'in de guvenli oldugunu sanmiyorum.
0
divit
(10.01.22)
esenyurt'ta tam olarak nerde bilmiyorum ama ben beylikdüzü tarafına bakmanızı tavsiye ederim.
0
bay b
(10.01.22)
ahahah güldüm yukarıda yazılalara ama bazı kısımlara hak verdim ben esenyurtta yaşıyorum öncelikle esenyurtun neresi diye sormalıyım iş nerede tutacağın ev nerede bunlara göre cevaplar şekil alır.
0
basond
(10.01.22)
esenyurt'un bana göre en yaşanacak yerinde yaşıyorum. çok güzel süper öyle lüks vb olarak anlaşılmasın tabi (ben ekonomik bir sitede oturuyorum, buranın sakinleri yüksek oranda emniyet ve belediye personeli onun dışında normal düşük gelirli halk) esenyurt'ta bile lüks sayılabilecek siteler de var bu arada.

mesela otobüslere bindiğimiz durakta genelde oturarak gidebiliyorsunuz. 1 durak sonra ayakta gidiliyor, 2 durak sonra hiç binilmiyor, aynı şey inerken de geçerli

site içinde oturuyorum, dışardan elini kolunu sallayanı sokmuyolar, sitenin güvenliği oldukça iyi, her tarafta güvenlik kameraları var ama çocuk gürültüsü çok oluyor, sitede suriyeliler de var az da olsalar..

etrafında ilköğretim okulu, sağlık ocağı, a101, bim, şok, tekel bayii, yerel market, eczane ve biraz yukarısında avm var.

beylikdüzü vb gibi yerlere göre sanıyorum ki kirası ciddi şekilde fark yapar.

şimdi bu civarın dışında özellikle gece pek ara sokaklara girmedim, girdiğim yeler gayet normal mahalle arasıydı ha birbirini kılıçla kovalayan suriyeliler de varmış esenyurtta haberlerde görmüştüm.

yenikentten belediye kadar çok gittiğim oldu, son derece işlek, neredeyse bakırköy meydanı ayarında bi yer, onun alt sokaklarına da çok girdim çok derinlere girmemek kaydıyla orada da bişey görmedim ama sanıyorum ki bu hep haberlere çıkan kavgalar dövüşler olaylar falan olan da bir yeri vardır.

zaten ben kalkıp da gezmeye esenyurta çıkmam, cafe mafe ararsan heryerde var da onun dışında yapılacak bişey yok esenyurtta, istanbul uzak haliyle tabi, taksime tek otobüs var 1.5 saat çeker.

sabah saat 6 da bile yol kenarlarında, otobüs duraklarında işe gitmek için bekleyen çok sayıda insan görüyorum. öyle çok tekinsiz diyemem bu civar için ama genel olarak türkiye zaten tekinsiz.

aracınız olmadığını ve işinizin yakın olduğunu ekonomik şartlarda kimse karışmasın etmesin işe ev yapayım diye düşünürseniz evet ihtiyacınızı karşılar ama burasını istanbul olarak düşünmeyin istanbula en az 1 saat otobüs mesafesinde. öyle çok gezip tozabileceğiniz bi yer değil :) ev iş, işte ara sıra hafta sonları kaçamak genelde evcimen bi yaşam istiyorsanız size uyar.

hani istanbulu gezeyim tozayım derseniz bence işe değil gezmek istediğiniz yerlere yakın olsun veya en azından metrobüs hattına yakın olsun.

size mesaj attım, eğer bilgi almak isterseniz yazın.

burada yaşamayan arkadaşların yazdığı cevapları da abes buluyorum şaka maka 4 senedir buradayım.
0
killerbee
(10.01.22)
(8)

yöneticiliği geliştirmek

kondansator
yıl sonu değerlendirme görüşmesinde patronlardan şöyle bir yorum geldi:"teknik açıdan iyi olabilirsin evet ama yöneticiliğini geliştirmemiz, o yönde seni ileriye taşımamız lazım"bu konuda nasıl bir adım atmak gerekiyor, bu yönü nasıl geliştirebilirim sizce?
yıl sonu değerlendirme görüşmesinde patronlardan şöyle bir yorum geldi:
"teknik açıdan iyi olabilirsin evet ama yöneticiliğini geliştirmemiz, o yönde seni ileriye taşımamız lazım"

bu konuda nasıl bir adım atmak gerekiyor, bu yönü nasıl geliştirebilirim sizce?
0
kondansator
(09.01.22)
Daha detaylı bir geribilidirim daha faydalı olabilirdi. Yani, zaman yönetimi, ekip yönetimi, müşteri/paydaş yönetimi, iş geliştirme, iş takibi, dokümantasyon, bildirim, raporlama vs bir çok alan var. Biraz daha detay ve somut örnekler isteyebilirsiniz. Böylece kendinize daha iyi bir yol çizebilirsiniz.
0
vampir akrep
(09.01.22)
Ekip yönetimi aslında
0
🌸kondansator
(09.01.22)
şu kitabı okuman faydalı olur www.nadirkitap.com
0
lupelius
(09.01.22)
Kitap tavsiyelerim;
Dale carnegie - How to win friends and influence people

Jocko willink - extreme ownership
0
logisticsmanager
(09.01.22)
hiç o toplara kendi başına girme. yani, öneri verme.

liderlik eğitimi istiyorum de. insan kaynakları sana uygun bir program bulsun. kurumsal bir şirket ise zaten yöneticiler için programlar vardır. değilse de dış kaynak kurumlar var.

bir yerden başla, kendini danışmanların yardımıyla keşfettikçe nerede destek almak istediğin şekillenir.
0
gabe h coud
(10.01.22)
"Liderlik eğitimi istiyorum" deyin.

Bir de liderlik pratik yapa yapa öğrenilecek bir şey. ama sadece şunu kasdetmiyorum; müdür ol pratik yaparsanız gelişir. Örneğin bir takım aktivitesinde de yöneticiliğinizi geliştirebilirsiniz. Burada takipçilik, takım arkadaşlarıyla iletişim önemli. Çoğunlukla "liderlik" dendiğinde yöneticilerin kıstası "ben bir iş verdiğimde beni karıştırmadan işi çözebiliyor mu?"
0
SiyamkedisiZorro
(10.01.22)
bir işin uzmanlığı ile yöneticiliği çok farklı iki iş. Mesela bir işte başarılı bir adam, iyi bir yönetici olmayabilir. Ama işte ortalama bir adam, çok iyi yönetici olabiliyor.

Atıyorum senior bir mühendisin işi verilen görevi, verilen zamanda eksiksiz şekilde tamamlamak. Bunun için de o işle ilgili uzmanlığı önemli.

Ama bir yönetici işi tamamlamakla uğraşmaz. İşin tamamlanması için takımı organize eder.

Futbol gibi düşün, iyi bir forvet olmakla, iyi bir teknik direktör olmak çok farklı işler. Teknik direktör sahada gol kovalamaz. Kovalayamaz da.
Ama o forvetin iyi oynaması için gereken ortamı hazırlaması lazım. Bunun için takımla iletişim, takımın motivasyonunun sağlanması, kriz yönetimi, takımın üst yönetimiyle ilişkiler, futbolcuların eğitimi, kendilerini geliştirmeleri için gereken imkanların sağlanması, izinleri, takımdaki adalet duygusu, doğru adamın doğru yerde kullanılması, o adamın yedek bile olsa görevden mutlu olması gibi gibi işlerle uğraşır.

Şöyle bir laf vardır, işinde iyi bir adamınızı yöneticiliğe terfi ettirdiğinizde, sadee işinde iyi bir adamınızı kaybetmiş olursunuz. Bu kısmen doğru:)

Yöneticilikle ilgili sıfırdan öğrenmeniz gereken çok şey vardır böyle bir işte çalışmadıysanız daha önce. O yüzden eğitim isteyin.

Bunula ilgili öğrenebileceğiniz bazı teknikler var. Ama bazı şeyler de doğuştan gelen kişisel özellikler, bu konuda da kendinizi iyi ve objektif değerlendirin.

Mesela dinleme becerisi öğrenilebilecek bir şey değil. bunu siz ölçeceksiniz, bu konuda eksiğinizi görecek ve değerlendireceksiniz.
0
anten
(10.01.22)
yöneticinden bir iş için sorumluluk iste
o projenin sorumlusu sen ol
en iyi böyle gelişir

ne yapman gerekiyor
-başkasına iş yaptırmak
-iletişim: laf sokmadan fazla kibar olmadan
-işin içinde olmak ama işi kontrol edecek kadar da kendine zaman kalması
-kendini geliştirmek için zaman ayırmak
-toplantıyı yönetmek: öncesinde gündemin belli olması
-çalışan fikirlerini, önerilerini almak
0
bir soru sorcam
(10.01.22)
(4)

Ofiste sürekli telefonda konuşulması

canimnicknameyazmakistemiyor
Evet arkadaşlar 3 kişi oturduğum ofiste bir kişi boş kaldığı her an anasını bacısını kocasını arıyor, diğeri WhatsApptan oraya buraya ses kaydı atıyor. Ben bu durumdan inanılmaz rahatsızım dikkatim de dağılıyor. Önce örnek olsun diye her konuşmada odadan çıktım (hala da öyle yapıyorum) anlamadılar,
Evet arkadaşlar 3 kişi oturduğum ofiste bir kişi boş kaldığı her an anasını bacısını kocasını arıyor, diğeri WhatsApptan oraya buraya ses kaydı atıyor. Ben bu durumdan inanılmaz rahatsızım dikkatim de dağılıyor. Önce örnek olsun diye her konuşmada odadan çıktım (hala da öyle yapıyorum) anlamadılar, söylüyorum birkaç gün düzelir gibi oluyor sonra yine aynı. Kendileri birbirlerinden rahatsız olmuyorlarmış. En az 7 Ay daha bu ikisiyleyim ve aramız da iyidir yani. Samimi olduğumuz için sözüm geçmiyor diyeyim size. Siz olsanız ne yaparsınız? Üçümüz de koca koca kadınlarız bu arada.
0
canimnicknameyazmakistemiyor
(09.01.22)
kulaklıkla çözerim sorunu. çalışırken müzik dinlerim. bazıları eğitilmiyor kolay kolay.
0
admin
(09.01.22)
Bence sen de bir arkadaşına durumu anlat sana abuk sabuk ses kaydı atcam dikkate alma de. Belki onlar da rahatsız olur da yaptıklarını anlar
0
the rise of dollars
(09.01.22)
kulaklık kullanmaya çalışırdım özellikle onlar telefon görusmesi yaparken.
0
vadrigar
(10.01.22)
Açık açık söyleyin, biz rahatsız olmuyoruz sen de olma biraz saçma:) Kusura bakmasın kimse de iki adım atmaya üşeniyor diye rahatsız etme lüksü olmamalı kimsenin.
0
anten
(10.01.22)
(5)

Gömlek üzerine bazı sorular

dahinnotha
*kısa kollu gömleği neden erkeklerde garip buluyorlar? ben başlığı çok gülerek okudum, katılmıyorum da. sık sık giyerim kısakollu gömlek. (bkz: kısa kollu gömlek giyen erkek)*fitness yaparken neden gömlek giymiyoruz? ben başta giyiyordum, sonra kollarım biraz şişti ve beni engeller hale geldiği için
*kısa kollu gömleği neden erkeklerde garip buluyorlar? ben başlığı çok gülerek okudum, katılmıyorum da. sık sık giyerim kısakollu gömlek. (bkz: kısa kollu gömlek giyen erkek)

*fitness yaparken neden gömlek giymiyoruz? ben başta giyiyordum, sonra kollarım biraz şişti ve beni engeller hale geldiği için giymekten vazgeçtim. halbuki kolları daha geniş olup esneyebilen bir gömleğim olsa tercih ederdim (atlet > gömlek > tişört şeklinde rahatlık). varsa böyle bildiğiniz bir marka, önerebilirsiniz.

*benim giydiğim gömlekler hep pamuklu ve doğal. kumaşı yumuşak, tiril tiril, sıcakladığımda önünü açıyorum, sporda terlersem soyunma odasında çıkarmak kolay oluyor, vücuduma yapışmıyor. gece yatarken bile giydiğim oluyor. sabah uyandığımda üzerime alıyorum sabahlık gibi... türlü türlü kullanıyorum. bence tişört'ten daha az nazlı ve kullanışlı. teknik olarak zaten tişörtten farkı önünün açılabilir olması.

*tişört kumaşından gömlek olmaz mı, olursa nasıl olur?

gömlek ayrıca tişörte göre daha yakışıyor, özellikle de omuzu dar ya da vücudu cılız erkekler için.

görüşleriniz nelerdir?
0
dahinnotha
(07.01.22)
başlıktaki yorumları okumadım ama şahsi görüşüm şu, kısa kollu gömlek otobüs şoförü imajı oluşturuyor bende. hepsi değil tabii. keten gömleklerde kısa kol güzel duruyor. bahsettiğim şey klasik gömleğin kısa kollusu.
0
mustafakesekci
(07.01.22)
Kadın & Erkek giyiminde bazı giysiler var, fit hatta biraz kaslı bir vücut istiyor. Erkekler için kısa kollu gömlek bunlardan biri . Eğer geniş omuzlar, sıkı kollar varsa, kısa kollu gömlek gayet iyi duruyor.

Ama kollar zayıf ve cılızsa çok iyi olmuyor. Sebebi kolları geniş biri giyince gömleğin kol kısmı o bölgeyi iyi sarıyor. Zayıf biri giyince dikkat edin kolda boşluk kalıyor. Aynı şekilde kilolu biri giyince de kollar boğum boğum oluyor.

Bizde de düzenli egzersiz alışkanlığı çok yaygın olmadığından genelde bir cılızlık ya da fazla kilo var.

yine aynı şekilde gömlek yakalı olduğu için, omuzları dar biri giydiğinde omuz çizgisiyle boyun arasındaki mesafenin kısalığı daha belirginleşiyor. Dikkat edin aynı sorun omuzları dar biri lacoste gibi yakalı bir tişört giyince de yaşanıyor.

yani fit değiliz genel olarak:) Çoğu insanda durmuyor kısa kollu gömlek. Yoksa yakışana yakışıyor.

Ekşi duyuru moda servisi iyi günler diler
0
anten
(07.01.22)
kisa kollu gomlek sadece clubbing ortamlarinda akar. yani yakasi falan boyle biraz cafcafli olacak, ayrica vertical cizgili kisa kollu gomlekler muthis oluyor.

kotu olan kisa kollu gomlekler berbat duz renklere (kahverengi, sari, khaki yesili gibi) sahip, regular fit olan, kollari da taaa bileklere kadar uzanan tarzdaki olanlar. kisa kollu gomlek ama kollari bileklere kadar uzaniyor. igrenc yani.

diger turlu kisa kollu gomlekte bir absurdluk veya iticilik goremiyorum. tam yaz aksami giysisi.
0
baldur2
(07.01.22)
Kosa kollu olup da kötü görünen gömlekler bildiğimiz kumaş pantolon üstüne giyilen gömlekler.

Gidip efil efil hawaii gömleğini de uzun kollu giyecek diiliz sonuçta.

Ama siz de abartmışsınız biraz, sizde sırf inat olsun diye kısa kollu gömlek takıntısı oluşmuş galiba :) gece yatarken de giyilmez yani, düğmesi falan rahatsız eder en başta :)
0
savidan
(07.01.22)
sporda gömlek nasıl tişörtten rahat olabilir? full likralı gömlekler var penye tarzı. ama gömlek olduğu için düğmeliler. düğmeli bir kıyafet sporda rahat olamaz diye düşünüyorum.

ayrıca yakışıklı ve vücüdun iyi değilse kısa kollu gömlek çok kötü durur.
0
paintov
(07.01.22)
(7)

Hastanelerde yer yok deniliyor? Ne yapacağız?

kırmızıayakkabılıgargamel
Merbaba, Babamız hasta, 55 yaşında, şeker, tansiyon, kalp hastası. Covid pozitif ve ciğerlerine inmiş hastalık, enfeksiyonu da var. 112 özel bir hastaneye götürmüş oksijen seviyesini yükseltmek için ama orada covid servisi yok diye eve göndermişler.Hastane başka bir yere götürmemiş bu arada çünkü ye
Merbaba,

Babamız hasta, 55 yaşında, şeker, tansiyon, kalp hastası. Covid pozitif ve ciğerlerine inmiş hastalık, enfeksiyonu da var. 112 özel bir hastaneye götürmüş oksijen seviyesini yükseltmek için ama orada covid servisi yok diye eve göndermişler.

Hastane başka bir yere götürmemiş bu arada çünkü yer yokmuş diğer hastanelerde. Bu durumda ne yapabiliriz acaba? Yer yoksa nasıl hareket edilebilir? Özelde tedavi ettirme durumumuz yok ne yazık ki.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(07.01.22)
çok geçmiş olsuın bana çok saçma geldi

bildiklerim şunlar.

112 götüreceği hastaneyi kendisi seçmiyor, 112 merkezinden geliyor talimat. gerisi konusunda bilgim yok ama eğer kötüleşirse 50 defa da olsa 112yi arayıp çağırın

yer olup olmaması bizim sorunumuz değil 2 seneden beri hani covid için türlü türlü hastaneler, solunum cihazları bilmemneler yapılıyordu ne oldu?

ulan geçen sene istanbulda yer yok diye taaa kaç şehir öteye hasta götürdüklerini duymuştum kaç defa.
normalde olması gereken şu, özel hastanenin covid servisi yoksa bile sevk etmek için tüm hastaneleri tek tek arayıp yerini ayarlayıp sevk etmesi lazımdı ama bu 112nin özel hastaneye götürme saçmalığının sebebi bazı malum şahsımcıkların özel hastane sahibi olması ve sağlık üzerine mevki makam sahibi olması.
0
killerbee
(07.01.22)
Çok geçmiş olsun. Uzman değilim, önce bunu belirteyim. 112 ekibi oksijen seviyesini düşük bulduysa evde beklerek zaman kaybetmeyin. Covid polikliniği olan hastaneye kendiniz gidin ambulans götürmüyorsa. Yatirmazlarsa medikalden oksimetre ve solunum cihazı almayı araştırın.
0
?
(07.01.22)
112'nin özel hastaneye götürdüğünü ilk defa duydum 112 genelde en yakındaki araştırma hastanesine ya da devlet hastanesine gider.

Eğitim araştırma hastanelerinin çoğunda covid servisi var. Mutlaka aciline götürün. Şehri bilmiyorum ama her şehirde vardır mutlaka 1 tane.
0
anten
(07.01.22)
anten yakın zamanda yaralanmalı trafik kazası dolayısıyla ambulansla acile gittik.

hangi hastaneye gideceğiz diye sorduğumda hastaneyi biz seçmiyoruz112 merkezi bize bildiriyor onu bekliyoruz dedi ve bir özel hastaneye götürdü bizi.
0
killerbee
(07.01.22)
Çok ama çok geçmiş olsun.
Babam kalp krizi geçirdiğinde 112 özele yönlendirdi. 112 özele yönlendirsin sizi yine. Tek kuruş para vermedik biz, siz de vermezsiniz. Üstelik bizde stent falan takıldı yani.
Israrla arayın, normal hastanelerde yoksa özele götürüyor. Özel para almaya kalkarsa da kuruş para vermeyin. 112 yönlendirdi bizi para mara yok diyin. Bir de sizden onay almadan devletin karşılamadığı bir şeyi yapamazlar ama çakallık yapıp yapmaya kalkışırlar size kağıt imzalatmaya kalkarlarsa imzalamayın. Tek kuruş vermeyeceğinizi açıkça belirtin.
0
matilda
(07.01.22)
Pandemi hastanesi acil servisi. Nazar değmesin hastane doluluk oranı yüksek değil, bundan sonra da yükselmez umarım.
0
art pepper
(07.01.22)
Arkadaşlar herkese teşekkür ederim, Çam ve Sakura’ya götürdük yatıracaklar şimdi, tüm hastalara acil şifalar diliyorum :(
0
🌸kırmızıayakkabılıgargamel
(07.01.22)
(2)

websitesi ya da dergi onerisi

martini girl
turkiye gundem ve haberlerinden asiri baydigim icin biraz daha dunyada olup bitenlerle ilgilenmek istiyorum. soyle icinde farkli makaleleri de olan sadece siyaset degil, kultur/sanat ne bileyim guzel bir kitap onerisi ya da kafa acici yazilar da barindiran site oneriniz var mi? bu arada time, econom
turkiye gundem ve haberlerinden asiri baydigim icin biraz daha dunyada olup bitenlerle ilgilenmek istiyorum. soyle icinde farkli makaleleri de olan sadece siyaset degil, kultur/sanat ne bileyim guzel bir kitap onerisi ya da kafa acici yazilar da barindiran site oneriniz var mi? bu arada time, economist gibi dergileri her hafta diledigim gibi okuyabiliyorum bunlar disinda ne olabilir?
0
martini girl
(06.01.22)
Reddit? Subredditler çeşit çeşit, science var, art var, books var, scifi var, upliftingnews var...
0
kobuzchu kiz
(07.01.22)
Wired, monocle, rolling stone, dazed magazine, foreign affairs, mashable, wallpaper magazine, the verge, the next web aklıma gelenler:)
0
anten
(07.01.22)
(7)

protein diyeti ama tatlı

duyurukullanıcısı
protein ağırlıklı sıfır karbonhidratlı beslenmeye başladım ama canım öyle tatlı çekiyor ki bazen boğazdan mideye catlayacakmış gibi hissediyorum.kuruyemiş falan diyorum ama olmuyorne yapmalı?
protein ağırlıklı sıfır karbonhidratlı beslenmeye başladım ama canım öyle tatlı çekiyor ki bazen boğazdan mideye catlayacakmış gibi hissediyorum.

kuruyemiş falan diyorum ama olmuyor

ne yapmalı?
0
duyurukullanıcısı
(06.01.22)
günde 1 tane yeşil elma, 1-2 tane kuru kaysı olabilir.
0
himmet dayi
(06.01.22)
Hocam tatlı yememeniz sağlık sorunları nedeniyle değilse bence yarım porsiyon yiyin. Diyetin sürdürülebilir olması açısından. Çünkü kuru kayısıyı yiyince tatmin olmayacaksınız üzerine bir de tatlı yiyeceksiniz. Gereksiz.
0
ruhen hastayim ben
(06.01.22)
paranız varsa stevialı eritritollü tatlılar alın. maltitollüler işe yaramıyor. aroha'nın stevialı fındık kremaları var nutella tadında. ya da stevia alın evde kendiniz badem unlu, hindistan unlu kek falan yapın. badem de pahalı olduğu için çok yapmayın ufacık bi şey yapıp yiyin mesela. ketojenik diyet tatlılarını araştırın.

bir iki hafta sonra canınız çekmeyecek bu kadar zaten. ağzınıza bi süre karbonhisratı bol meyve falan sürmeyin. çilek böğürtlen belki. şu anda vücut adapte olmaya çalışıyor.

iyi şanslar :)
0
durme
(06.01.22)
alperz +1, kalori az gelince olabiliyor bu. bir de ilk gunlerde normal, yapacak pek bir sey yok maalesef, irade gostermek gerekiyor. onun disinda intermittent fasting deneyebilirsiniz yapmiyorsaniz, o da kan sekerine "hop hemsehrim nereye" deme ozelligi olan bir stil olmasindan kelli karbonhidrat krizlerini cozmede ise yarayabiliyor.

gercek su ki karb tuketimi daha cok istemeye yol aciyor ama ben kendi adima tamamen kesmek yerine azaltip ara ara kacamak yapmayi kendi adima daha basarili buldum. bir ayda 10 kilo verip sonra geri alacagima bu sekilde daha surdurulebilir bir duzen oturtup daha yavas ama istikrarli ilerliyorum, ara sira olculu sekilde tuketince ve genel olarak if + protein agirlikli beslenince cok sarsmiyor, sakin sakin devam ediyorum.

"ben kilo vermek icin yapmiyorum ki" diyorsaniz daha bile iyi zaten, cok endiselenmeniz gereken bir durum degil.
0
der meister
(06.01.22)
Protein bar yenir ya 8-9 gram şeker oluyor. Züber, fellas vs.
0
signore
(06.01.22)
diyetisyen kontrolüyle mi başladınız buna? çünkü sıfır karbonhidrat da biraz iddialı. Benim tanıdığım beslenme uzmanlarının çoğu ufak miktarda da olsa karbonhidrat da almak gerek diyor.

Bu arada robot olmadığımız için öyle katı beslenme kuralları çalışmayacak asla. Aksine bir anda aşırı tatlı yemeye başlayabilirsiniz diyeti sallamadan. O yüzden her istediğinizde değil ama haftasonu mesela 1 öğünde yemekten alıkoymayın kendinizi.

Yoksa bu diyet sürmez.
0
anten
(07.01.22)
Gkfkkfkfk sıfır karbonhidrat dediğinizde bana bi gülme geliyor abi kusura bakmayın. Sen dışarıdan sıfır şeker alayım hiç karbonhidrat tüketmeyeyim dediğinde vücudun şeker dönüştürülebilir aminoasitleri yıkıp onu kullanıyor durduk yere kas kaybediyorsun yapmayın böyle. Karbonhidrat senin düşmanın değil düşmanın olan dandik karbonhidrat seçimi olabilir en fazla. Kendinizi bu kadsr kısıtladığınızda böyle etkileri oluyor, yapmayın.
0
Zaman Tamircisi
(07.01.22)
(13)

"şükür" böyle birşey mi?

füt
insanların, kendisinden daha kötü durumda bir insanı gördüğünde mutlu olması, "şükretmesi" midir?elbetteki değildir. buna eminim.insanların kendisinden daha kötü durumda bir insanı gördüğünde mutlu olması'na ne denir?edit: benim bildiğim, insan şükretmek için "öteki" nin varlığına ihtiyaç duymaz. ya
insanların, kendisinden daha kötü durumda bir insanı gördüğünde mutlu olması, "şükretmesi" midir?elbetteki değildir. buna eminim.

insanların kendisinden daha kötü durumda bir insanı gördüğünde mutlu olması'na ne denir?

edit: benim bildiğim, insan şükretmek için "öteki" nin varlığına ihtiyaç duymaz. yani bir kıyas söz konusu değildir. varlığa da şükreder, yeri gelir yokluğa da şükreder..
0
füt
(06.01.22)
Konu daha geniş izah gerektiriyor ama kısaca söylemek gerekirse
eskiler:
bir şeyin şükrü kendi cinsindendir.
Örneğin insanın maddi durumu iyi olduğunda sadece çok şükür demesi değil ayrıca o maddi imkanla durumu zayıf olanları gözetmesi ve yardım etmesidir.. der
0
Erva
(06.01.22)
sahip olduklarımızın kıymetini onları kaybedince anladığımız gibi, sahip olmayanları gördüğümüzde de anlıyoruz. şükretmeyi kıymet bilmek gibi düşünebilirsiniz.
0
harmanyeri
(06.01.22)
birisinin şükür etmek için daha kötü durumdaki birini "görmesi" gerekmez diye düşünüyorum. az biraz canlandırmayla veya geçmiş deneyimlere dayanarak da şükredilebilir.

aradığınız şey bir kelime veya tanım sanırım. şükretmek az çok karşılıyor bunu sanki. zira şükretmek minnet duymak gibi bir şey. çok kötü durumdaki biri görülüp de, "yatıp kalkıp haline şükret" dendiğinde aslında "bu halde olmamanın sebebi sensin, her ne yaptıysan buna minnet duy, kendine teşekkür et" anlamına geliyor. bence. yani bu bir mutluluk değil sizin dediğiniz gibi, ama bir "rahatlama", "iyi ki" deme durumu. mutlu olana göd derdim ben olsam.
0
posthuman
(06.01.22)
bahsettigin sey icin turkce'de direk bir kelime yok sanirim. almanca'da meshur "Schadenfreude" sozcugu dedigin seyi karsiliyor.

en.wikipedia.org
0
robokot
(06.01.22)
katarsis denir.
aristoteles-poetika falan bakabilirsiniz.
0
rewlack
(06.01.22)
edit: benim bildiğim, insan şükretmek için "öteki" nin varlığına ihtiyaç duymaz. yani bir kıyas söz konusu değildir. varlığa da şükreder, yeri gelir yokluğa da şükreder..
0
🌸füt
(06.01.22)
esasında şükür Allah'a yapılır, düşünmek; tefekkür etmek amaçlı
haline kalpten razı olmak, hoşnut olmak hayatın için

alıntı: Erva
"örneğin insanın maddi durumu iyi olduğunda sadece çok şükür demesi değil ayrıca o maddi imkanla durumu zayıf olanları gözetmesi ve yardım etmesidir.. der"

daha fazlası için emek vermek, insanlara yardım etmek bağlantılı emirler

kötü durumda bir insan görünce kendim için mutlu olmam
o kişi ahirette burdaki dezavantajların dikkate alındığı bir adalete tabi olur diye inanırım
kendim için de aynı şekilde, ahiretteki karşılığı mutlu eder
0
bir soru sorcam
(06.01.22)
şükretmek, başına gelen şeyin iyi mi kötü mü olduğunun ölçülmesiyle başlayan bir şey. bir şeyi ölçebilmek için de birden fazla kere var olması gerekiyor, o yüzden ötekinin varlığı olmadan şükretme eylemini gerçekleştiremeezsin.
0
nahtoderfahrung
(06.01.22)
başkasının ya da kendi kötü haline bakarak şükretmekten ziyade sahip oldukları için mutlu ve müteşekkir olmak bence şükür. zorlayarak yapılacak şey değil, insan mutlu olacak ki içinden şükretmek gelsin.

bendeki tanım böyle.
0
durme
(06.01.22)
Şimdi hatırlamıyorum nerde gördüm ama bir istatistik koymuştu bir sayfa:

-Eğer bu metni okuyabiliyorsan, dünyada okuma bilmeyen 1 milyar insandan daha şanslısın.
-Bugün sağlıklı uyandıysan ve 1 hastalığın yoksa, bu hafta bir hastalık yüzünden ölecek milyonlarca insandan şanslısın.
-Eğer iyi kötü bir sağlık güvencen varsa, hasta olsan bile doktor bulamayan milyonlardan şanslısın.
-Şu an bir savaş, kıtlık, susuzluk, esir düşme gibi riskin yoksa, özgürce gezebiliyorsan 500 milyon insandan şanslın
-İstediğin siyasi görüşü destekleyebiliyor, özgürce ibadet edebiliyor, istediğin tarzda yaşayabiliyorsan, dünyadaki 3 milyar insandan daha şanslısın.
-Buzdolabında yemeğin, dolabında giysilerin, ve başını sokabileceğin sıcak bir evin varsa dünyanın %75'inden daha zenginsin.
-Bankada biraz nakitin, yatırımın bile olsa dünyanın en varlıklı %8'lik dilimindesin.

O yüzden bu elindekiler için şükret, değerini bil ve bu imkanları olmayan insanlarla imkanlarını paylaş gibi bir metin. İstatistikler ne kadar doğru bilemem.

Bence kimse kendinden kötü durumda olanları görünce mutlu olmuyor. Yoktur böyle bir insan. Ama kendinden kötü durumda insanları görünce elindekinin değerini anlıyordur.

Şöyle düşünüyorum, daha büyük ev istiyorsun mesela, daha iyi araba istiyorsun. Alamayınca üzülüyorsun. Arkadaşların yurt dışına çıkıyor sen üzülüyorsun bu sene bütçen olmadığı için. Ya da herkes iphone 13 alıyor sen ortalama bi android kullanıyorsun memnun değilsin bundan içten içe.

Ama mesela evine internet bile bağlatamayan çocuğu görünce, diyorsun ki "yahu öyle böyle benim internet erişimim var". Ya bu da olmasaydı?

Arkadaşın yeni lüks bir araç almış. Senin 2. el mütevazı bir araban var. Özeniyorsun, ama başkasına bakmana bile gerek yok. 2 sene önce soğukta 45 dakika otobüs beklediğin günleri düşünüyorsun, şükürler olsun diyorsun. En azından sağa sola gidebilmeni sağlayan bir aracın var.

babam mesela vefat etmeden önce ömrünün son 1 senesini kısmi felçli geçirdi. Balkona kadar gitmek, orada 1 saat oturmak bile büyük olaydı onun için. Bu tarz durumları düşününce, bırak tatile gitmeyi şöyle sahilde bir oturmak, çay kahve içmek bile ne kadar değerli olabiliyor fark ediyorsun.

Şükretmek sanıldığı gibi aza tamah etmek değil. Elindekinin kıymetini değerini bilmek. Bir karikatür görmüştüm, senin normalin, başkasının hayali olabilir diye.
Yolda ortalama arabada giden bir adam, yandaki lüks 4x4'e bakıyor hayran hayran.
Hemen yanda da tekerlekli sandalyede bir adam o mütevazı arabadaki adamın arabasını kullanabildiğini hayal ediyor kafasında düşünce balonunda. Tam olarak bu durum.

Elindekinin kıymetini bilmek önemli. Elbette daha iyisi için mücadele etmeli insan. Hayal kurmalı. Ama son yıllarda o kadar materyalist bir yaşama geçtik ki, hayallerimize kavuşamayınca elimizdekinden bile nefret ediyoruz.

Çocuklarda çok olur bu, eğer değer bilmeyi öğrenmediyse görürsünüz. Oyuncak ister atıyorum. Evde var ya bir sürü oyuncağın dersin. Onları beğenmez. Öbürünü almadığın için gider onları da kırar falan...
0
anten
(07.01.22)
evet, sizin bildiğiniz doğru.
"ben x'ten iyi durumdayım" diye şükredilmez.
şükür şartlara bağlı olmayan, içten gelen, bireysel bir şeydir.
yani olan hâle, dış koşullardan bağımsız olarak şükredilir.

sabah uyanırsın, bugün de uyandım diye şükredersin.
"başkası uyanamadı, aman ben uyandım çok şükür" dendiğinde o şükür olmuyor.
0
blatta hiberna
(07.01.22)
Şükür kelimesi benim islamiyetle öğrendiğim bir kavram. Allah diyor ki "şükredin ki size nimetimi artırayım". Demek ki şükür denen şey çoğaltıcı, artırıcı bir şey. Bu sebeple de içinden geçirerek veya telaffuz ederek yapılan bir şey olmadığını düşünüyorum.

Bir şeyi ne artırır diye düşününce de ilk aklıma gelen, o şeyi temiz kullanmak, iyi bakmak, onu sağlam/sağlıklı kılmak için gerekenleri yapmak gibi şeyler geliyor. Bildiğin "kıymet bilmek" hatta Doğan Cüceloğlu'nun tanımladığı haliyle "sevmek" yani.

Onun için bana göre şükretmenin Türkçesi kıymet bilmektir, sevmektir. Her konuya da uyarlanabilir diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(14.07.22)
şükrettiklerimiz, kendi hakkımızda razı olduklarımızdır. etrafta hiç insan olmadan da şükretmek mümkün ise; diğerlerine bakınca yaşadığımız, ancak ve ancak o insanlarda kendi geçmişimizden yansımalar görüp bunları geride bırakmış olma konusunda kendimizi takdir etmektir.
bilinçli ve farkındalığı olan birey, egodan ve materyalden her ne kadar uzaklaşsa da bazen diğerlerinin bu aşamaya gelememiş olmasını hor görebilir. yeterince berrak görebilirse, aniden bu durumun da egosunun başkalarının üzerinden rayonel ilişkilendirmelerde bulunduğunu fark eder ve halen arınmadığını ayrımsar.
0
Etanglement
(14.07.22)
(9)

arabada online iş görüşmesi

bol kepce
çalışan bir bireyim, görüşme yapabileceğim müsait bir alan yok mevcut iş yerimde. mecburen arabamda yapacağım görüşmeyi. garip karşılanır mı?
çalışan bir bireyim, görüşme yapabileceğim müsait bir alan yok mevcut iş yerimde. mecburen arabamda yapacağım görüşmeyi. garip karşılanır mı?
0
bol kepce
(06.01.22)
Arka koltuğa otursan, sol kapıdan sağ kapıta bir örtü gibi bişeyi sıkıştırıp arkaya gersen fon için. Arabada olduğun anlaşılmasa, yapamaz mısın?

Hani karşı taraf "ulan görüşme saatini bile ayarlayamamış, arabada yakalanmış zamana, demek ki sorumlu ve dakik değil" diye düşünür mü acaba?
0
John Bloor
(06.01.22)
Ben çok girdim öyle görüşmeye. Çoğu yer takılmıyordu ama bozulan şirketler de vardı. Buna bozulacak şirkete ben girmem zaten.
0
Gradient_tabanlı_mor
(06.01.22)
ik cıyım, çok kişiyle arabada mülakat yaptım, sahada çalışan adam benimle görüşmek için izin mi alsın?

bence çok normal.
0
benaslinda
(06.01.22)
araba hareket halinde değilse garip karşılanmıyor genellikle. görüşmeden önce çok dikkat dağıtıcı bir açıda olmadığınızdan ve ekranın sürekli hareket etmediğinden emin olun sadece.
0
evde liyakat kalmamis
(06.01.22)
Ben de cok girdim arabada, buna takilan sirkete girme zaten.
0
divit
(06.01.22)
Karşılanmaz ben yaptım, gayet anlaşılabilir bir yöntem. Hatta iş yerindekilerin dikkatini çekmesin diye yakındaki AVM'nin otoparkına gitmiştim:)
0
anten
(06.01.22)
öncesinde haber verirsen daha iyi olur
0
bir soru sorcam
(06.01.22)
görüştüm. gayet anlayışla karşıladılar, hiç öyle ters bi durum yaşanmadı.
cevap veren herkese teşekkürler.
0
🌸bol kepce
(06.01.22)
az önce biri görüşmeye arabadan katıldı. Sürekli karşılaşıyoruz. Sorun edilecek bir durum değil
0
PoscheN
(06.01.22)
(6)

R harfini söyleyemememek ve Dil Terapisi

alaimisema
Selamlar herkese. Yeğenim 5 yaşında. R harfini söyleyemiyor. Biz buna takılmadık. Daha ufak düzelir ya da düzelmese ne olacak ki dedik fakat kendisi kafaya takmaya başladı. Kendi isminde R geçtiği için adını sorana söylemiyor falan. Bunun gibi bir durum yaşayan oldu mu hiç? Dil terapistleri işe yarı
Selamlar herkese. Yeğenim 5 yaşında. R harfini söyleyemiyor. Biz buna takılmadık. Daha ufak düzelir ya da düzelmese ne olacak ki dedik fakat kendisi kafaya takmaya başladı. Kendi isminde R geçtiği için adını sorana söylemiyor falan. Bunun gibi bir durum yaşayan oldu mu hiç? Dil terapistleri işe yarıyor mu bu konuda?

İzmir içinde önerebileceğiniz var mı?
0
alaimisema
(06.01.22)
çok önerebileceğim bir şey yok. lakin kendimden biliyorum, iki çeşit r söyleyememe durumu var. r harfini y olarak telaffuz ediyorsa, hani "ayabanın tekeylekleyi" falan diyorsa bu çocuk dili. özel bir terapiye bile gerek yok, zamanla düzelecektir. ben de ilkokul 2 veya 3'e kadar y olarak telaffuz ettim, sonra düzeldi. oğlum da öyle. 5 yaşındayken hala ayabanın tekeyleği diyordu, o da şimdi düzeldi.

ama ğ veya v gibi telaffuz ediyorsa bu pek düzelmiyor, beyazıt öztürk gibi, aziz yıldırım gibi. küçük yaşta dil terapisi ile biraz yol alınabilir belki.

"baybayoş mu şenin adın guci guci" falan yapmasın kimse yeter şimdilik.
0
kibritsuyu
(06.01.22)
evet, düzeltilebilir.
36 yıldır r'leri tam söyleyemeyen biriyim. arada çıkıyor o ses, arada belli kelimelerde çıkmıyor, çıkamıyor.
dil terapisti arkadaşım basit teknikler vermişti ve bi kaç ay içinde düzeltilebileceğini söylemişti (benim vakamdan bahsetti, her vaka öyle olmaz sanırım); ben de olayın biraz diş-çene yapımdan olduğunu, artık alıştığımı, r'leri iskoçlar/seda sayan gibi bastırma gereği duymadığımı söylemiştim. hala özellikle soyismimi söylerken yanlış anlaşıldığım olur.
0
barankovan
(06.01.22)
Dil ve konuşma terapisi bölümü olan üniversiteler var, bunların uygulama merkezleri de oluyor diye biliyorum. Mesela Anadolu Üniversitesinde vardı. dilkom.anadolu.edu.tr

İzmir'de Bakırçay Üniversitesinde ve Tınaztepe Üniversitesinde bölüm varmış, uygulama merkezleri var mı diye sorabilirsiniz belki.
0
kobuzchu kiz
(06.01.22)
Bende de ufaktan var. Aziz yıldırım örneğindeki gibi çok belirgin olmasa da bazı kelimelerde ğ-v arası çıkıyor bazen. Ama çoğu insan fark edilmiyor diyor. Çocukken daha belirgindi zamanla azaldı. Hiç bu konuyla ilgili bi çalışma denemedim. Belki düzelirdi ama ihtiyaç duymadım. Tabii çocukken taktıysa ona anlatamazsınız. Yaşı da küçük ama arkadaşları falan bişey dediyse takılmıştır.

Çevresinde en azından yetişkinleri uyarmak lazım bu konuyla ilgili şaka, yorum, sevgi gösterisi bile kafaya takmasına neden olur. Ayğan mı iççen sen bakim falan gibi "sevimlilik" deneyen olursa dert büyür:)
0
anten
(06.01.22)
Büyük kızım kibritsuyu'nun dediği gibi r'leri "y" olarak söylüyordu, 5 yaş gibi kendiliğinden düzeldi. Küçük r'leri "ğ" olarak telaffuz ediyordu 5 yaşında hiçbir gelişme görmeyince konuşma terapistine götürmeye başladık. Tesadüftür onun da adının baş harfi R. Bu terapiler sırasında ev ödevleri veriyorlar. Yani haftada bir götürüp düzelmesini beklemiyorsunuz. Ebeveynleri olarak çocuğu düzenli çalıştırdık(hatta biz anaokulu öğretmenini de konuya dahil etmiştik) Böyle böyle belli dil kası egzersizleri ile dili açıyorsunuz. Fiziki bir sorunu yoksa (dil altındaki perdenin çok önde olması gibi) bu iş çözülüyor. Bizimki 6 ayda çözüldü çok şükür.
Bir de o sıralar aşağıdaki üründen almıştık. İstanbul'da olsanız benimkini size vereyim diyeceğim. Ama aklınızda olsun.
duyumarket.com.tr
Edit: gramer filan.
0
SiyamkedisiZorro
(06.01.22)
dil terapistleri işe yarar ve çocuğa r'leri bastıra bastıra konuşma çalışmaları yaptırarak r'leri daha belirgin hale getirmeye çalışabilirsiniz gidene kadar.

benim zamanında ortodonti tedavisi yüzünden s'lerim tıslamaya başlamıştı, konuşma terapisti çözdü olayı. r harfi de çözülür bence. yapısal olarak farklılık varsa dahi çalışmalarla fark edilmeyecek seviyeye bence getirilir.


ve diksiyon derslerinde de r çalışırken r tekerlemeleri üzerinden gidilir. çocuğa r'li tekerleme öğretin yine dil terapistine gidene kadar.
0
durme
(06.01.22)
(4)

AB'ye seyahat: Başka ülkeden gitmek daha mı kolay?

anten
Şubat başı bir Avrupa ülkesine seyahatim var. Bileti epey önce almıştım bu varyantlar yayılmadan.Şimdi kısıtlamalar geliyor. Gideceğim ülkenin de kısıtlamaya gitmesinden korkuyorum. Bazı ülkeler daha rahat hala, malta gibi mesela. Atıyorum ben maltaya gitsem, maltadan asıl gideceğim ülkeye geçerken
Şubat başı bir Avrupa ülkesine seyahatim var. Bileti epey önce almıştım bu varyantlar yayılmadan.

Şimdi kısıtlamalar geliyor. Gideceğim ülkenin de kısıtlamaya gitmesinden korkuyorum.

Bazı ülkeler daha rahat hala, malta gibi mesela. Atıyorum ben maltaya gitsem, maltadan asıl gideceğim ülkeye geçerken sorun yaşar mıyım?
0
anten
(05.01.22)
O ülke Türkiye varandaşlarının girişi kısıtlanmıştır derse istersen uzaydan in. Yine almazlar. Nereden geldiğin değil, pasaportunun nereye ait olduğu önemli.
0
himmet dayi
(05.01.22)
Üsttekine ek olarak o avrupa ülkesinde en az 10 gün kalma şartı da getirebiliyorlar.
0
kaset
(05.01.22)
@kaset, birkaç kişiden daha duydum atıyorum malta'da 10 gün kaldıysan o ülkeden istediğin ab ülkesine geçebiliyorsun pasaporttan ziyade geldiğin ülke önemliymiş.

Hatta bizim sınırlar açılınca, başka ülkelerden türkiye'ye gelen çok olmuş avrupa'ya geçmek için.
0
🌸anten
(05.01.22)
Geldiğiniz ülke önemli +1

A ülkesi 10 gün karantina uyguluyor diyelim. B ülkesine uygulamıyorsa, B’de 10 gün geçirdikten sonra A’ya gidilebiliyor.
0
gayda
(06.01.22)
(4)

Anadolu yakası spor salonu

canercuxy
selamlar,anadolu yakasında, ataşehir, üsküdar civarlarında bir spor salonu var mıdır önerebileceğiniz?
selamlar,

anadolu yakasında, ataşehir, üsküdar civarlarında bir spor salonu var mıdır önerebileceğiniz?
0
canercuxy
(05.01.22)
Eğer beğenirseniz macfit' üye olun 3 ilçede de yeri var:) istediğinize gidersiniz.

Salonlar fena değil, biraz kalabalık oluyor ama ben sabahları gittiğimden boş bulmak mümkün oluyor. Fiyatlar makuldu en son bıraktığımda. Şu avantajdı iş çıkışı gidiyorum mesela levent'e bakıyorum. Aaa kalabalıkmış dur altunizade'ye gideyim diye şak orada devam ediyorum.
0
anten
(05.01.22)
andromeda içerisinde myclub var. spor salonundan anladığımı söyleyemem ama ben seyrek giderim ve gittiğimde de sabah saatlerinde kullanırım. hep sakin ve rahat gördüm + havuzu var. sanırım otopark da veriyorlar.
0
kisa
(05.01.22)
ataşehir için :

clubshape.com
0
t joe
(05.01.22)
Buka Glute Lab.
0
ruhen hastayim ben
(05.01.22)
(4)

spora başlangıçta protein tozu

kondansator
spor salonunda 15-20 dk koşu bandında takılıyorum. aletlerde de 3x11 set olarak 4-5 alet de zaman geçiriyorum. pt nin başlangıç programı olarak geldi. malum, amaç kilo vermek, öyle abana abana ağırlık kaldırma sürecim de yok. gün içinde ihtiyaç kadar protein alamıyorum, bu süreci protein tozu ile de
spor salonunda 15-20 dk koşu bandında takılıyorum. aletlerde de 3x11 set olarak 4-5 alet de zaman geçiriyorum. pt nin başlangıç programı olarak geldi. malum, amaç kilo vermek, öyle abana abana ağırlık kaldırma sürecim de yok. gün içinde ihtiyaç kadar protein alamıyorum, bu süreci protein tozu ile desteklesem bir fayda sağlar mı sizce?
0
kondansator
(05.01.22)
antrenör daha iyi yanıtlar bunu antrenman şablonunu o biliyor. Ama başlarda antrenman sonrası yarım ölçek alıyordum ben.
0
anten
(05.01.22)
Faydadan kasıt 20 gram protein almış olacaksın işte.
0
Zaman Tamircisi
(05.01.22)
Baslangic seviyesinde yeme duzenini degistirip protein almak daha iyi. Artik yemekle alinamayan seviyeye gelince protein tozu kullanmak lazim. Ama baslangic seviyesinde gerekli proteini normal bir yeme duzeniyle almak mumkun
0
ghilleinthemist
(05.01.22)
mümkün mertebe herşeyi gıdalardan almaya çalışmalısın, gıdalardan alamadığın miktarı da supplementler ile desteklemelisin.

günlük protein ihtiyacın 160 gr ise ancak sen 120 gr alabiliyorsan geri kalanını supplementlerden alabilirsin. aynı şey karb içinde geçerli.

ancak bunlar kadar önemli olan bir başka şeyde kalori, ihtiyacın olan kaloriyi de tutturman lazım.

kilo vermeyi düşünüyorsan hali hazırda zaten kalori açığı yaratmalısın, antremanın ihtiyacı olan 2000 kalori ise sen 1800 (rakamları salladım tabii) kalori almalısın ki geri kalanını mevcutda depoladığın yağdan kullansın.

bunların hesabını yapan siteler, yazılımlar mobil appler var.
0
selam
(05.01.22)
(8)

850li numaraların tamamını engellemek

melancholia
Herhangi bir sey kaybettirir mi?
Herhangi bir sey kaybettirir mi?
0
melancholia
(05.01.22)
Bankalar, telekom şirketleri 850'li numaralardan iletişime geçiyorlar, bazı kargo firmaları da öyle. Bitaksi için de lazım.
0
kobuzchu kiz
(05.01.22)
Beni kasko firması aramıştı engellediğim için bakamamıştım, kasko trafik sigortası bittikten sonra tesadüfen öğrendim bittiğini.
0
Zaman Tamircisi
(05.01.22)
sisecam 850'den arayip is gorusmesi yapmaya calisiyor.
Bi kere de baska bir firmada daha denk geldim. Adamlarin ik numarasi boyle.

Mesgule attikca israrla aradilar :)
0
divit
(05.01.22)
Tabii ki. En basitinden, getir'den bir şey soyledin siparişle ilgili sıkıntı oldu adamlar ulasamayacak sana. Bunun bankasi var bilmemnesi var..
0
stavro
(05.01.22)
@sivrisinek benim zamanim ve maliyetim ne olacak?
Bir de bu tarz yalan yanlış bilgiler verip dolandirici oldugu cok net olan numaralar nasil sistemde bariniyor ve devlet buna bir cozum bulamıyor.
0
🌸melancholia
(05.01.22)
Beni danışmanlık aldığımız firma 850'li numaradan aradı.
0
pispinti
(05.01.22)
En basitinden banka sizi bir güvenlik konusuyla ilgili aradığında ulaşamaz. Kartınızdan habersiz bir harcama olduğunda teyit içni banka sizi arıyor mesela ulaşamaz o durumda.
0
anten
(05.01.22)
bir engelleme programı ile 0850 ile başlayan her numarayı engelle diye ayarlarsınız.

Sonra da bankanız, sigortanız vs alakanız olan kurumların numarasını programa girerek güvenli diye kaydedersiniz.
0
John Bloor
(05.01.22)
(8)

Youtube'ta önerdiginiz

Ley
programlar, belgeseller var mı?tamir videosu da olur, ilginc dediginiz, eglenceli veya bilgilendirici, izlemeye deger bulduklarinizi yazarsaniz sevinirim..aynı şeyleri izlemekten bıktım. Duyurucular ne izliyor acaba?Tesekkürler.Ben düsündüm, suna karar verdim (inci kefali, tedx), diger izlediklerim
programlar, belgeseller var mı?

tamir videosu da olur, ilginc dediginiz, eglenceli veya bilgilendirici, izlemeye deger bulduklarinizi yazarsaniz sevinirim..
aynı şeyleri izlemekten bıktım.
Duyurucular ne izliyor acaba?

Tesekkürler.


Ben düsündüm, suna karar verdim (inci kefali, tedx), diger izlediklerim politik seyler.
www.youtube.com
0
Ley
(05.01.22)
phone repair guru.
0
aeroknight
(05.01.22)
ben afrika ile ilgili çekilmiş belgeselleri çok izliyordum bir ara.

Vice'ın eski videoları, Unreported World, RT Documentary benim sevdiğim kanallar.

Liberya'daki iç savaşa ilgili olan;

www.youtube.com

Moritanya'da kız çocuklarını evlilik için zorla şişmanlatan aileler;

www.youtube.com

edit: Tanzanya'daki Cadı Avı;

www.youtube.com
0
rahip janick
(05.01.22)
elorelia
(05.01.22)
Journey to the microcosmos, yüksek kaliteli mikroskop altında çekilmiş videolar yayınlıyorlar. Baya güzel.
0
akhenaten
(05.01.22)
Otomobil restorasyon videoları izliyordum bir ara. Cok fazla var. Artik sıkıldım izlemiyorum ama ilgini ceker belki.
0
stavro
(05.01.22)
100 yıllık eşyaları buluyor ve yeniliyor, özellikle mekanik tornavida ve ütü muhteşem.

www.youtube.com
0
anten
(05.01.22)
since1907
(05.01.22)
melancholia
(05.01.22)
(3)

Hangi arabayı alalım?

zgor
Otomatik vites, turbo motor ve hesaplıca bir şehir içi arabası arıyoruz. Sizce en iyi opsiyon nedir arkadaşlar? Kesin yakın zamanda araştırmış birileri vardır aramızda bunu.Şu anda sıfır araba bakıyoruz, Honda City ideal gibi görünüyor sadece motoru turbo değil. Test sürüşü yaptım biraz rahatsız ett
Otomatik vites, turbo motor ve hesaplıca bir şehir içi arabası arıyoruz. Sizce en iyi opsiyon nedir arkadaşlar? Kesin yakın zamanda araştırmış birileri vardır aramızda bunu.

Şu anda sıfır araba bakıyoruz, Honda City ideal gibi görünüyor sadece motoru turbo değil. Test sürüşü yaptım biraz rahatsız etti hızlanma (accelaration) konusu. Şehir içinde dur kalk yaparken ya da yokuş çıkarken mutlu etmez gibi geldi.

Şmididen teşekkürler!
0
zgor
(04.01.22)
turbo motor, düşük motor hacmindeki araçlara (1.0 gibi) gereken gücün sağlanması için kullanılır. Ya da yüksek performanslı araçlarda ama bu konumuzun dışı:)

Yani bir araç turbolu değilse büyük ihtimalle 1.3-1.5 atmosferik motoru vardır. Muhtemelen baktığınız araç 1,5 motorlu versiyonu.

turbo motorun olayı şu: 3 silindirli bir aracın ürettiği gücü, 1 silindirle üretmesini sağlıyor motorun. Bu da güçten ziyade yakıt tüketimine katkı sağlıyor. Daha az yakıtla aynı gücü üretmek amaç.

Honda city'nin 1.0 Turbolu versiyonu da var mesela. O yüzden turbo var yok çok takılmamak lazım.
0
anten
(04.01.22)
Seat İbiza 2018 ve üzeri tek geçerim.
0
shredd
(04.01.22)
Bu saatten sonra makul fiyata el arabası bile gelmez. İbiza ya da fabia işini görür.
0
robin one persie
(05.01.22)
(8)

Aracın Motorunun Değişmesinin Değerine Etkisi

taipan
Merhabalar duyuru ahalisi.2019 model bir aracım var. Arabadan kaynaklanan bir sebepten dolayı motor arızası verdi. Yetkili servise götürdüm ama arıza büyükmüş. servis garanti kapsamına motoru değiştirdi. Aracım 47 bin Km'de. Şimdi süreç beni biraz rahatsız ettiği için elden çıkarmak istiyorum. Aracı
Merhabalar duyuru ahalisi.2019 model bir aracım var. Arabadan kaynaklanan bir sebepten dolayı motor arızası verdi. Yetkili servise götürdüm ama arıza büyükmüş. servis garanti kapsamına motoru değiştirdi. Aracım 47 bin Km'de. Şimdi süreç beni biraz rahatsız ettiği için elden çıkarmak istiyorum. Aracın piyasası normalde 900k şuan. Araçta bir kaza, boya ve değişen yok. Tramer yok. Kilometresi de sıfırlanmadı. Sizce bu motor değişimi aracın değerini ne ölçüde etkiler? siz olsanız mesela bu araca şüpheyle yaklaşır mısınız?
0
taipan
(04.01.22)
Sizi rahatsız ettiyse, başkalarını da eder. Ben şahsen motordan kuşkulanmam ama motor değişimi esnasında servisin bozduğu başka yerler çıkabilir ondan huylanırım. Başıma geldi çünkü...
0
malheiros
(04.01.22)
markası nedir merak ettim. aracın motoru değişmesi sıkıntılı bir durum değil ancak yeni araçta böyle bir sıkıntı düşündürücü.
0
mikahakkinen
(04.01.22)
Alıcı olsam, olumlu yaklaşırdım. Oh ne güzel sıfır motorlu araç diye :)

Bir arkadaşımın aldıktan 1buçuk yıl sonra başına geldi. Opel motoru değiştirdi. Sonrasında 3 yıl hiç sıkıntısız bindi, sanırım hala da kullanıyor.
0
kaptankedi
(04.01.22)
2019 model bir araçta olması dikkat çeker.

2000 model bir aracın motorunun yenilenmesi kimsede soru işareti uyandırmaz. Ama 3 senelik bir araçta "ne oldu ki acaba" derim.
0
anten
(04.01.22)
Yetkili serviste garanti kapsamında değişmiş, bir sikinti yaratmaz diye düşünüyorum alici acisindan.
0
stavro
(04.01.22)
ben olsam aracı kullanmaya devam ederim açıkçası, şu saniyede aracı elden çıkarırsan ucuza satmak zorunda kalırsın bu sebepten ötürü. ama 7-8 yaşına gelince nispeten bunların çok etkisi olmaz.
0
roket adam
(05.01.22)
@mikahakkinen BMW
0
🌸taipan
(05.01.22)
bmw yeni kasalarında bu arızalar çok oluyor gibi geldi bana. arkadaşımın 2018 318i aracı 40bini geçik motor arızası vermişti. ben preminyum araçta bunu şüphe ile karşılarım. bmw güzel araç ama üzüyor.
0
mikahakkinen
(05.01.22)
(4)

Düşük GPA ile Avrupa'da Yüksek Lisans

Bluesque
Merhaba,Hollanda sorusunu görünce ben de danışayım dedim :)Yaklaşık 15 yıl kadar önce TR'deki iyi okullardan birinde (İktisat) okudum, ancak bölüme ilgim az olduğu için rezalet bir not ortalaması (2.40 altı) ve upuzun bir transkript ile uzun sürede mezun oldum.Yıllar sonra başka bir iyi okulda iş de
Merhaba,

Hollanda sorusunu görünce ben de danışayım dedim :)

Yaklaşık 15 yıl kadar önce TR'deki iyi okullardan birinde (İktisat) okudum, ancak bölüme ilgim az olduğu için rezalet bir not ortalaması (2.40 altı) ve upuzun bir transkript ile uzun sürede mezun oldum.

Yıllar sonra başka bir iyi okulda iş deneyimimin de etkisiyle tezsiz Executive master yaptım. Bu alandaki ortalamam da 3'ün biraz üzerinde, aslında bu alanı daha çok sevdim (Bilişim Sistemleri) ancak çeşitli nedenlerle programı dondurmak zorunda kaldığım için bitirme sürem 3.5 yıl.

Şimdi soru şu: Bir süredir Dijital Pazarlama alanında çalışıyorum, zamanında sevmeyerek aldığım eğitimin yerine severek, istediğim alanda derinleşmek için, devamında da belki yurtdışında iş bulma sürecini kolaylaştıracak bir yerde master yapmayı düşünüyorum. (Baktığım programlar Dijital Pazarlama/ Pazarlama Analitiği/ Marketing) Burs olsa daha iyi olurdu tabii ancak olmasa da kaynaklarımı zorlayabilirim iyi bir seçenek için. Ancak İrlanda ve Hollanda için baktığımda genelde çok katı GPA kriterleri ile karşılaşıyorum (3 hatta 3.4 üstü) İngiltere'ye bütçem yetmez gibi gözüküyor. (Eğitim dilinin İngilizce olması şart olduğu için, sonra da bu ülkelerde çalışabileceğimi düşündüğüm için bunları seçtim, ancak başka öneri de olur) Kalburüstü bir okulda, düşük GPA ancak iş deneyiminin artısıyla eğitim alma şansım hiç mi yok sizce? Bu umudu kesmeli miyim? Ne önerirsiniz? (Aylarca TOEFL GMAT çalış, iyi skorlarlar bu kapılar açılabilir derseniz buna da açığım.)

Teşekkürler
0
Bluesque
(04.01.22)
selam,

1 - "Burs olsa daha iyi olurdu tabii" - burs isini "olmaz" kabul et.

2 - "çok katı GPA kriterleri ile karşılaşıyorum (3 üstü)" - eger bir okul master icin 3 alti GPA istiyorsa zaten ortalamanin altinda egitim veriyordur. Kalburustu, isim yapmis okullar 3.5 ve ustu ister genelde.

3- "Kalburüstü bir okulda eğitim alma şansım hiç mi yok sizce? Bu umudu kesmeli miyim?" Var diyemem, yok da diyemem. Avrupa sistem nasil bilmiyorum ama kuzey amerika'da senin gibi seneler once kotu GPA ile mezun olup yuksek yapmak isteyenler icin "mature student" olayi var mesela. Gidip birkac ders alip kendini kanitliyorsun, eskiden zipirdim simdi aklim basima geldi seklinde iceri girmeye calisiyorsun, ama bu isin ogrenci vizesi kismi ne sekilde halledilir bilmiyorum, buna vize vermeyebilirler. Bir baska ihtimal de tezli yapmaya karar verip hocayi kafalamak. Hocalarin senin GPA'ini override yapma yetkisi vardir, ortalamasi dusuk ama ben bu adami istiyorum diyip aldirabilir. FAKAT, kalburustu bir okulda hangi hoca boyle bir riske girer? Cok cok dusuk ihtimal..
0
cooperr
(04.01.22)
burs işi imkansıza yakın gibi. ama kabul alırsınız ya. 3 üstü isteyen okullara başvurmazsınız olur biter. altındaki okullar da sizin işinizi görür. aylarca toefl gmat çalışıp çok iyi skor alırsanız gpa'in açığını kapatabilirsiniz bu arada. gayet mümkün. o durumda 3lük okullara başvursanız da olabilir. www.thegradcafe.com buraya düşündüğünüz okullara nasıl profiller girmiş diye bir bakın. her şey gpa değil.
0
erenderk
(04.01.22)
Okuldan okula değişiklik gösterir bu durum. Burada öncelikle ne amaçla yüksek lisans niyetiniz var ona göre karar verin.

ben akademik kariyer hedefliyorum ya da iyi okullardan mezun olayım dev şirketlerde çalışayım derseniz evet iyi bir okula kabul almak önemli. Bu not ortalamasıyla olmaz değil, ama çok zor. Eğer okuduğunuz alanla ilgili çok başarılı bir kariyeriniz varsa onun bir etkisi olabilir. Uluslararası bir firmada çalışmak vs. gibi.

Ama derdiniz ab'de çalışma izni alayım da nasıl olursa olsun ise, ortalama okullar da işinizi görür. Genelde devlet okulları bu konuda daha katıdır. Ama özel üniversiteler ödemeyi aldığı sürece devlet okulları kadar katı olmaz.

Bir diğer kriter iş tecrübesi. Eğer alanınızla alakalı iyi bir iş tecrübeniz varsa, ikna edici bir niyet mektubuyla birlikte not ortalaması kadar etkili olabiliyor. İsveç, finlandiya gibi ülkelerin üniversiteleri daha açık fikirli olabiliyor bu konularda.
0
anten
(04.01.22)
2,76 GPA ile top 30 içinde bulunan bir okulda yüksek lisans yapıyorum, 3,5 da isteseler 3 de isteseler başvurmaktan çekinmeyin, cambridge vs. hariç para istemiyorlar zaten başvuru için.
0
valkin rockefeller
(05.01.22)
(3)

50 yaş üstü mavi yakalı almanya'ya göç edebilir mi?

izole
yeni alman hükümeti bu işleri biraz daha kolaylaştıracak diye haberler çıkıyor. mesela şöyle: https://tr.euronews.com/2021/11/25/almanya-vatandasl-k-almay-ve-kalifiye-eleman-gocunu-kolaylast-r-yor51 yaşında meslek lisesi mezunu bir mavi yakalının almanya^da yeni bir hayat kurma ihtimali nedir sizce.
yeni alman hükümeti bu işleri biraz daha kolaylaştıracak diye haberler çıkıyor. mesela şöyle: tr.euronews.com

51 yaşında meslek lisesi mezunu bir mavi yakalının almanya^da yeni bir hayat kurma ihtimali nedir sizce. çevrenizde bunu bşaramış olan var mı?
0
izole
(03.01.22)
imkansız değil ama nasıl ve neden tercih edilecek?
almanyanın göçmen almakta tek ve en önemli motivasyonu oradaki emeklilerin maaşlarını göçmenlerin vergilerinden çıkartarak ödetmek.

meslek bilgisi ve deneyimini bolca "belgeli" şekilde çıkartıp, akredite etmeli.
bir de mesela akıcı (B2 gibi) almancası falan varsa imkansız değil işte.. ama iyi ustayım, yetenekliyim ama okulum yok, dilim yok çalışacağım süre kısıtlı ee? bu açılardan zorlaşıyor.
bir de mavi yaka ama nasıl? su altı kaynak ustası da mavi yaka, düz güvenlik görevlisi de mavi yaka.

mesleğiyle gitmeyecekse yani hemen iş bulmak şart değilse işler tabiki daha kolay.
evlenebilir,
iş kurabilir (ankara antlaşması veya freelancer vizesi) bunlar için biraz avukatlara biraz da işe para lazım tabiki.
dil okuluna gidip kalabilir vs.
0
rewlack
(03.01.22)
Eğer serbest iş kurabileceği bir mesleği varsa (oto tamir, motor ustası, aşçılık vb), bu konuda ustalığını gösteren bir belgesi varsa iş kurabilir. Böylece birçok bariyeri aşmış olur. Ama bunda en önemli kriter maddiyat çünkü iş kurmak dükkan açmak vb ciddi maliyetler.

Bir de dil çok önemli.
0
anten
(04.01.22)
İstenince yapılmayacak şey yok bence. Yaşın ise hiçbir önemi yok.
Şu haber işinize yarar belki;

haberglobal.com.tr
0
olimpia
(04.01.22)
(8)

Mad men'i sevmis birine dizi onerir misiniz?

stavro
Nasıl bir sey istediğimi tarif edemedigim icin begendigim diziyi ornek verdim. Mad men iyiydi. Baska dizi izlemedim. Cinayet dizisi falan izlemek istemem. Mad men'i begenen birine ne onerirdiniz? Bu tarzi sevdim cunku. Karakteri de sevdim. Gercek hayatta karsiligi olan seyleri izlemeyi seviyorum san
Nasıl bir sey istediğimi tarif edemedigim icin begendigim diziyi ornek verdim. Mad men iyiydi. Baska dizi izlemedim. Cinayet dizisi falan izlemek istemem.
Mad men'i begenen birine ne onerirdiniz? Bu tarzi sevdim cunku. Karakteri de sevdim. Gercek hayatta karsiligi olan seyleri izlemeyi seviyorum sanirim mad men'deki gibi. Bu yüzden seri katil dizisi falan sarmiyor beni.
0
stavro
(03.01.22)
six feet under olabilir.
0
blatta hiberna
(03.01.22)
Tabi ki The Sopranos.
0
lüzumsuz adam
(03.01.22)
Better call Saul
Bu arkadaş benim kafadan kesin sever bu diziyi. Bu duyurudan açmak istiyordum
0
olaylar olaylar
(03.01.22)
Vinyl iptal edilsede
0
eja
(03.01.22)
mad man'i izlemedim. pek benzemiyor olsa da boardwalk empire diyorum.
0
nothing in my way
(03.01.22)
man men benim de çok sevdiğim bi dizidir. kesinlikle ilk tercihin the wire olsun derim. daha sonra six feet under, boardwalk empire, the sopranos'tan birini kafana göre seçebilirsin. hepsi mükemmel ötesi diziler.
0
lazylibra
(03.01.22)
Zor :) Sopranos ve six feet under mutlaka izlenir mad men üstüne.
0
anten
(04.01.22)
Succession
0
oldtimer
(04.01.22)
(16)

Aynı maaşa müdürlük veren şirkete geçme

condom kurşunu
Bence geçilir neticede title alıyorsunuz, yan haklarınjz genişliyor ama var mıdır kaçırdığım bir olumsuz taraf aynı maaşa başka şirkete müdür olarak geçmeyle ilgili
Bence geçilir neticede title alıyorsunuz, yan haklarınjz genişliyor ama var mıdır kaçırdığım bir olumsuz taraf aynı maaşa başka şirkete müdür olarak geçmeyle ilgili
0
condom kurşunu
(03.01.22)
Aynı maaşa daha çok sorumluluk mu?

Daha çok maaşa daha düşük pozisyona gidilebilir de aynı maaşa niye müdür olayım? Maaş artışı istesen terfi yollu artışın önü kapalı. Ben olsam gitmezdim.
0
himmet dayi
(03.01.22)
aynı maaşa fazla sorumluluk almam ben.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.01.22)
genişleyen yan hakları açmanız lazım. mesela müdür için araç mı veriyorlar? telefon+hat vs mi var? bunlar da mühim. ama 3-5 kuruşluk yan hak için ben de aynı maaşa daha fazla sorumluluk almak istemem.
0
mustafakesekci
(03.01.22)
Yan haklar; araba, genişletilmiş öss. telefon falan zaten şu an da var.

Neticede burayı beğenmezseniz bir sonraki şirkete yine müdür geçebilme durumunuz var.
0
🌸condom kurşunu
(03.01.22)
sıçrama tahtası olarak kullanacaksan evet, geçilir. ben yaptım.
0
gabe h coud
(03.01.22)
Aynı maaşa daha çok sorumluluk mu?????!!!! +1

1.5 sene once ayni maasla daha az sorumlulugu olan bir ise gectim ki yaptigim en iyi tercihti.
0
hot potato
(03.01.22)
İlk kez @gabe'e de katıldım şu soruyla :)

Az sorumluluk çok maaşın sonu aynı işyerinden emekli olmak. Başka iş bulamaz hale getirir.
0
dreamnesiac
(03.01.22)
Patron şirketi değil tabii ama daha ufak çaplı bir yere proje müdürü olarak iş bulsam koşa koşa giderim. Burda sıra usulü ilerliyorken biz ufak yerlerden çok müdür geldi tepemize. 2 sene sonra ver elini daha büyük firma.
Benim aklıma yatıyor, hatta bulabilsem istediğim bir durum.
0
cilekli pasta
(03.01.22)
Müdür, orta-üst düzey yöneticilik şirketlerin en dertli işidir. Çünkü aradasınız. Üst yönetici, ya da patron sizden bir şey bekler.

Muhtemelen sektörlerimiz aynı değil ama ben de uzun süredir yönetici pozisyonunda çalışıyorum. Öncelikle mesleğiniz ne olursa olsun, yöneticilik o işten bağımsız ayrı bir iş. Mimar, mühendis, tasarımcı, yazılımcı fark etmez. Siz artık idareci olacaksınız. İdarecilik de aslında mesleğinizden ayrı bir iş. Artık iş yapmak yerine, süreçleri idare edeceksiniz. İnsan yönetimi, proje ilerleyişi, görev dağılımı, kaynak yönetimi, zaman yönetimi gibi süreçleriniz olacak ve artık çok daha az kendi mesleğinizi yapacaksınız. Buna hazır olun. Mental olarak da, bilgi olarak da.

Ama yöneticilik zor bir süreç. Üstleriniz sizden bir şey bekler. Astlarınız sizden bir şey bekler. Astın da üstün de canı sıkıldığında çözüm için çaldığı kapı siz olacaksınız. Ve aksayan her iş ilk sizden sorulacak. O yüzden aynı maaşa böyle bir işe girişmeden iyi düşünmek lazım.

Title dediğiniz şey beyaz yakalıların birbirini gütmesi için bulunmuş bir sistem. Üstelik bu şekilde para vermeyeyim title vereyim gibi vaatlerle suistimal ediliyor. Günün sonunda artan masraflarınızı title'ınız ya da yan haklarınız ödemiyor.

Son olarak senior seviyede bir çalışan her zaman daha kolay iş bulur. Yönetici pozisyon ise daha zor. Yazılım örneğinden gidelim. Orta ölçek bir e-ticaret sitesi her zaman yazılımcıyla ihtiyaç duyabilir çünkü iş hacmine göre her daim 10-20 yazılımcının çalışması gerekecektir. Ama bu şirketin sadece 1 ya da 2 tane yöneticiye ihtiyacı olacak. Yılda belki 7-8 yazılımcı ilanı verecek ama 2 senede 1-2 tane yönetici arayacak.


O yüzden yine maaşınızın yüksek olması gerekiyor çünkü olası bir işsizlik durumunda bu fazla para sizi koruyacak. Bir de sr'ken her zaman yöneticiliğe adım atma şansınız var. Ama Yönetici seviyeden tekrar alt pozisyona inmek sizin de istemeyeceğiniz bir şey.
0
anten
(03.01.22)
anten +111

Bu çok kişisel bir tercih aslında ama ben de aynı maaşa daha fazla sorumluluk almazdım.
0
mysticriver
(03.01.22)
Gecilir bence.
Uzman olunca da ayni sorumlulugu kilitliyorlar ustune bir de is yapiyorsun. Mudur olunca en azindan isi sen yapmiyorsun.

Ama ayni maasa su an is degistirmek sacma. Zam konularini konus yoksa daha dusuge gecmis olursun.
0
divit
(03.01.22)
aynı maaşa daha çok sorumluluk almak pek mantıklı gelmedi bana. sorumluluk almayı, fazladan çalışmayı sevseniz de mantıklı değil. zira müdür yaparak daha çok sorumluluk yüklediği bir çalışanına, başka bir şirketteki alt seviye personel ile aynı maaşı veren bir yer olması düşündürürdü beni. bunun aynı paraya daha fazla sorumluluk almaktan kaçmayla alakası yok, onların daha fazla sorumluluğa az para vermek istemesi düşündürücü.
0
posthuman
(03.01.22)
O zaman biraz değiştiryeim soruyu. % kaç artışla geçmek mantıklıdır? Extradan araç var onu da göz önünde tutarak.
0
🌸condom kurşunu
(05.01.22)
araç + %15'e hiç düşünmem geçerim
0
mustafakesekci
(05.01.22)
+ %Enflasyon. Böylece aynı maaşa geçmiş olursun:)
0
dreamnesiac
(05.01.22)
Bugün haber geldi %55 zam alıyoruz. Ekim'de ara zam da yapmıştık, bu üstüne. Diğer şirketler de benzer zamlar yapar bu sene.

Bu sene için geçilmez, ciddi kaybın olur.
0
gabe h coud
(05.01.22)
(2)

Kopuk çapraz bağla yapılabilecek sporlar?

ld ibid
sağ dizimin çapraz bağları kopuk. ameliyat konusunda da kararsızım, bir yıl daha bekleyeceğim. günlük rutinim pek değişmedi. merak ettiğim, bu dizle hangi sporları yapabilirim, hangi sporları yapamam veya hangi sporu muhakkak yapmalıyım? daha önce fitness yaptım, bu ara bazı savunma sporlarına mera
sağ dizimin çapraz bağları kopuk. ameliyat konusunda da kararsızım, bir yıl daha bekleyeceğim. günlük rutinim pek değişmedi. merak ettiğim, bu dizle hangi sporları yapabilirim, hangi sporları yapamam veya hangi sporu muhakkak yapmalıyım? daha önce fitness yaptım, bu ara bazı savunma sporlarına merak duyuyorum. onlar hiç olmaz gibi. tavsiyeleriniz?
0
ld ibid
(02.01.22)
Bunu en iyi doktor yanıtlar. Hasar derecesini bilmeden kimse yorum yapamaz. Yanlış yönlendirmiş olurlar. Bazı durumlarda uzun yürüyüşler bile sıkıntı olabiliyor çünkü.
0
anten
(03.01.22)
Sorunun ucu biraz açık gibi. Örnek vermek gerekirse bilardo, dart, okçuluk, satranç vb gibi spor önerileri gelebilir. Yani bunlar aradığın türden sporlar değil sanırım. Masa tenisi de olabilir. Yazarken aklıma geldi. Kürek olabilir belki.
0
hlt1985
(03.01.22)
(7)

sendikaya üye olsam hayatımda ne değişir?

floydian
beyaz yaka çalışan biri olarak sendikaya üye olsam(hangisine tabii o ayrı soru) bana ne potansiyel faydası olur? siz üye misiniz?
beyaz yaka çalışan biri olarak sendikaya üye olsam(hangisine tabii o ayrı soru) bana ne potansiyel faydası olur?

siz üye misiniz?
0
floydian
(29.12.21)
bende hep merak etmişimdir, mavi yaka için faydalı olmalı geçenlerde metal-sen bulunduğum bölgeyi gösteri, müzik, slogan vs haftalarca boğdu işçiler haklarını alıp hallettiler sonunda ama beyaz yaka da hiç karşılaşmadım.
0
babafingo
(29.12.21)
Hicbir sey degismez, sadece aidat adi altinda cebinden ekstra para cikar. Turkiyede dogru duzgun sendikalasma diye bisey yok, var olan sendikalar hep iktidara yanlamis vaziyette.
0
j r r tolkien hayrani
(29.12.21)
İlgili sendikanın çalıştığınız şirkette yaptırım gücü olmaz ise, yani şirketinizde örgütlenememiş ise @jrrth +1

sendikanın örgütlenebildiği iş yerlerinde işçilerin haklarını koruduğuna çoğu kez şahit oldum. Tabii bu sendikasına göre de değişiyor. Hükumete yakın sendikalardan pek bir halt olmuyor ama işini hakkıyla yapanlar da yok değil.

Örneğin önceki çalıştığım şirkette insan kaynakları, pandemi nedeniyle yaşanan üretim duruşlarını (tüm gün üretim kapatma gibi) çalışanların yıllık izinlerinden düşmek istedi. Normalde pandemiye özel olarak bu hakkı tanıdı hükumet işverenlere. Ancak iş yerindeki sendika duruma itiraz etti, çalışanlar örgütlendi ve ik'nın kararını protesto edip kararın geri çekilmesini sağladılar. beyaz yakalar sendikaya üye olmadığı için beyaz yakaların yıllık izinlerinden düşüldü iş yerindeki kapanmalar :)
0
himmet dayi
(29.12.21)
Çok bir şey değişmiyor.
Çalışanların düşündüğü en temel şey olan,
-maaşım biraz daha yüksek olsun arzusunu hukiki yollardan yerine getirmeye çalışan kurumlardır.
Yine ayrıca avukatları aracılığı ile çalışanın haklarını korumayı sağlamaya çalışırlar. Ama sanki bundan pek bahsetmiyolar.

İşinize uygun olan sendika kolunu edevletten seçerek yine hükümet yetkililerinin muhatap alacağı sendikaya üye olmak gerekiyor ki toplu iş sözleşmelerinde bir manası olsun.
Her ay üyelik aidatı kesilir.
(Bazıları toplu iş sözleşmesine kadar hiç aidat almayadabilir ya da standart alacağı aidat daha aşağı da olabilir)
İstediğiniz an da istifa edebilirsiniz.

Toplu iş sözleşmelerine yakın zamanda yetkili olacak sendikaya üye olmak yararlı olacaktır.

Ayrıntısı uzun.
0
Erva
(29.12.21)
Bir kişinin katılmasıyla çok bir şey değişmez ama katılım artıp sendika güçlendikçe tis hakkı olmasa bile işyerinde işverene karşı somit bir güç oluşur. Örgütlenmek iyidir çünkü sadece siz örgütlenince kısa vadede bir getirisi olmasa bile örgütlenme olmazsa sürekli götürüsü, örgütlenme olursa ise komple getirisi olur. O yüzden bu mesele biraz sınıf bilinci ile alakalı. Kısa vadeli çıkarlar yerine nesnel değişimin hangi dinamiklerle geldiği, doğru strateji ve ilişkilerin nerede olduğunu bilip ona göre davranma işi. Tabi ki değişim hem sizin hem de sendika için karar alma süreçleri ve organlara aktif katılımla başlar. Salt üye olup aidat verip hiçbir şeye karışmamak konformizm ve anti demokratik bir bürokrasi üretirken organlarda ve süreçlerde görev almak dinamik, etkili ve demokratik bir sendika sağlar. Bkz. Mensevik parti üyeliği vs. Bolşevik parti üyeliği.
0
prole
(29.12.21)
en güzel örneğini geçen sene özel okul öğretmenleri birlik sendikası'nda örgütlenerek gösterdi. doğa koleji gibi yerlerden haklarını aldılar.
0
patronaj1
(29.12.21)
Maalesef ülkemizde işçi denince akla sadece mavi yakalı geliyor. İşçi hakları da onların haklarıymış gibi düşünülüyor. Çünkü bizde "işçi" kelimesi acıtasyon ve romantizm için kullanılır.

Aynı fabrikada çalışan torna ustası sendikalı, ama finans çalışanı değil. Çünkü finans çalışanı kendini işçiden saymıyor. O yüzden usta akşam 5 dediğin anda şak diye işini bırakıyor. Finanscı sabaha kadar fatura kesiyor.

Çünkü beyaz yakalı çalışanlar "kariyer... başarı hikayeleri... azim... fedakarlık... işe kendini adamak..." gibi ik masallarıyla çok güzel uyutuluyor.

Oysa bir iş yerinde işveren dışında ücret karşılığı çalışan herkes işçidir. İsterse sıfatın genel müdür olsun. O da işçi.

Ama işte bu algı yüzünden, hatta kendine işçi olmayı yakıştıramadığı için, sendikaya üye olan beyaz yaka sayısı az.

Bu yüzden maalesef beyaz yaka çalışanlar için sendikalar bir avantaj sunamıyor. Diğer arkadaşların da belirttiği gibi, sendikanın gücü iş yerindeki üye sayısı arttıkça artar.

Oysa maalesef en çok sömürülen işçiler beyaz yakalı işçiler. (Bak beyaz yakalı işçiler deyince bile yadırgıyorsun :)

Mesela AB ülkelerinde hemen her iş kolunun sendikası vardır.

Ayrıca beyaz yaka iş kültüründe maalesef "rekabet" teşvik edildiği için, yurdumun beyaz yakalısı da bu tuzağa düştüğü için birbirlerinin kuyusunu da kazarlar.
0
anten
(29.12.21)
(13)

Babamın pazar çılgınlığı, bu normal mi?

hadi ya la
Kendisi 64 yaşında, annemle birlikte iki kişi yaşıyorlar evde. Köyde yoksulluk içinde büyümüş, meslek sahibi olunca durumu düzelmiş biri.Kendimi bildim bileli her gün iş çıkışı şehrin farklı yerlerinde kurulan pazarlara gidiyor. Kilolarca ihtiyaç olmayan sebze meyve ile geliyor eve. Geçen gün 10 pak
Kendisi 64 yaşında, annemle birlikte iki kişi yaşıyorlar evde. Köyde yoksulluk içinde büyümüş, meslek sahibi olunca durumu düzelmiş biri.

Kendimi bildim bileli her gün iş çıkışı şehrin farklı yerlerinde kurulan pazarlara gidiyor. Kilolarca ihtiyaç olmayan sebze meyve ile geliyor eve. Geçen gün 10 paket peynir almış, bembeyaz sünger gibi 10 kilo domates ve onlarca poşet ihtiyaç olmayan sebzeyle gelmiş. Neredeyse her gün böyle

Annem de her seferinde yakınıyor, anlatamıyorum bu adama diye bana dert yanıyor. Bütün balkonlar, dipfriz, buzdolabı, kiler ağzına kadar gıdayla dolu. Her hafta kilolarca sebze meyve çürüdüğü için çöpe gidiyor. Anneme kullan işte yemekte yeriz diyor ama bunun mantıklı bir açıklaması yok.

Bu normal olabilir mi, ne yapabiliriz?
0
hadi ya la
(27.12.21)
Oniomania, bir hastalıktır. Psikiatrik destek almanız lazım.
0
Mirket
(27.12.21)
çarşı pazar işi hobisi olmuş. ihtiyaçtan fazla almak tabi ki normal değil.
0
lazpalle
(27.12.21)
Bence de alisveris hastaligi var. Bunu kiyafet kozmetik falan ilgisi olmadigi icin gida alisverisiyle yansitiyor.
0
hot potato
(27.12.21)
aa aynı benim babam. benim gözlemime göre 1. can sıkıntısı ve hobi olarak yapıyorlar bunu
2. bol alışveriş yapıp eve gelince saygı görecekmiş diye düşünüyorlar

ülkemizdeki 60 yaş üzeri erkekler normal değil bence, düzelmez.
0
dafuq
(27.12.21)
bu artık ülkemizde yaşamanın ve mutsuzluğun bir sonucu. sürekli tasarruf etme kar etme kafa yapısıyla bozulan algı. bir sürü emekli ve travmatik kişide görülen hareketler.
0
mikahakkinen
(27.12.21)
Maalesef hayatın bir döneminde yoksulluk ya da yokluk yaşamış insanlarda yaşanan bir durum.

Şimdi imkanım varken alayım, ilerde bir aksilik olur alamam düşüncesiyle alıyor.

Bir dönem ben de yaşadım benzerini oradan biliyorum.

Bir de diğer arkadaşların dediği gibi, yaş ilerledikçe ben işe yaramıyorum algısı oluşuyor büyüklerde. O yüzden "bak yemek getirdim" gibi şeylerle işe yarar hissetmeye çalışıyor. Anladığım kadarıyla aranız kötü değil. Bazı konulara dahil edin. Fikrini alın falan. Önemli hissetsin.

Konuşmayı deneyin baktınız olmuyor bir destek iyi olabilir. Uygun bir dille anlatırsınız.
0
anten
(27.12.21)
Bi gün satın alıyorsa bi gün gıdayı işlemekle geçirmeye ikna edin. Kurutsun, kavanoz yapsın, reçel yapsın vs. Böylece hem yemekler bozulmaz, hem daha az alışveriş yapar, hem de işe yarar hissetmeye devam eder. Fazla şeyleri de komşulara, ihtiyaç sahiplerine falan dağıtırsınız.
0
plutongezegendegilmi
(27.12.21)
Bunun üstüne gitmek lazım, benim önerim pazar tezgahı kiralayıp. Bir süre halden bolca alsın satsın. Belki rahatlar içi. Alma duygusu körelebilir.
0
ykyt
(27.12.21)
En guzel yorumu dafuq yapmis. Yoksulluktan degil.

"bol alışveriş yapıp eve gelince saygı görecekmiş diye düşünüyorlar"

Suradan super peynir buldum muhabbeti gibi iste. Peynir kimsenin umrunda degil.
Adam bir sekilde "ise yariyorum hala olmedim" davranisi gosteriyor.

Duzelmez ben duzelen gormedim.
Pazari birakinca da baska seye saracak. Atiyorum saatci bulacak hergun onu darlayacak.
Haftada 2 kere evdeki saatleri tamir ettirecek.
0
divit
(27.12.21)
babam da sürekli çay bardağı alıyor. alışveriş hastalığı işte sosyalleşmek için çarşı pazar geziyor. yapıyor böyl şeyler babalar.
0
Hallegadola
(27.12.21)
normal değil. azaltmasını sağlayabilirsiniz. baba bana 1 kilo kars kaşarı alır mısın gibi? hedef verin. dedem de sezonluk ürün seçer şu sıralar şehir dışından pekmez getirtiyor. herkese getiriyor.ama atılmıyor.
0
gatherer
(27.12.21)
@plutongezegendegilmi + 1 —burada önerilen satın aldıklarını işlemek uğraşı, bir yakınımız için işe yaramıştı. bir sürü domates aldıysa; gel otur bunun salçasını yap o zaman diyeceksiniz. hem meşgul olmuş oluyor, hem daha işe yarar hissediyor, hem de mutfaktaki dengeyi (her yerin dolup taşması) az buçuk kavrayınca daha dengeli alışveriş yapmaya başlıyorlar.
0
kaptankedi
(27.12.21)
hobi bahçesi en güzel çözüm.

arkadaşımın babası 2 dönüm bahçe arazisi aldı. sıfırdan herşeyiyle 2 katlı ev ve sebze bahçesi, kümesler vs. hepsini kendisi yaptı tek başına, yardım almadan. bir yerden sonra kendini amorti de eder. salkım domates satar, ot satar (reyhan, semizotu vs) keklik, tavşan satar, organik yumurta satar.
0
gabe h coud
(27.12.21)
(2)

Instagram takipçisi nasıl alınıyor?

spackinq
Ücreti nedir? Var mı öyle bir şey?Halı hazırda 600 takipçi var. Müzik sayfası olacak.
Ücreti nedir? Var mı öyle bir şey?
Halı hazırda 600 takipçi var. Müzik sayfası olacak.
0
spackinq
(26.12.21)
intagram'ı bilemem ama Twitter için almıştım zamanında. Takipçiler öyle şakkadanak gelmiyor, birkaç hafta bekliyorsun yavaş yavaş geliyor. Bir süre sonra da yine yavaş yavaş yok oluyor feyk profiller.
0
msb
(26.12.21)
Hiç o taraklara girmeyin. Instagram anlıyor genelde. Anladığında da hesabınız banlanır.

anlamasa bile, sizi takibe alanlar fake olduğu için etkileşimde bulunmuyor. Yani bir içerik yayınladığınızda 600 follower'ın 50'si beğenecek atıyorum. 5000 followerınız olunca yine 50-60 beğeni gelince bu sefer sayfanın etkileşim oranı düşük görünecek. İnstagram sizin içeriklerinizin tırt olduğunu düşünmeye başlayacak ve daha az öne çıkaracak.

İçeriğiniz iyiyse, doğru tekniklerle zaten 1-2 ay içinde 1000li rakamlara ulaşırsınız kolayca.
0
anten
(27.12.21)
(6)

bursayı bilenler bakabilir misiniz? (anksiyete krizi içerir)

kakamelsokoban
Selam sevgili duyurucular. eşimin işi dolayısıyla 2 3 aya bursaya taşınma durumumuz var. uzun zamandır bunu konuşuyorduk, bir anda netleşmeye başladı işler ancak biz pek araştırma yapmamıştık. önümüzdeki süreci iyi değerlendirmemiz lazım.şöyle bir üstünkörü yaptığımız araştırmayla oturmak için en iy
Selam sevgili duyurucular. eşimin işi dolayısıyla 2 3 aya bursaya taşınma durumumuz var. uzun zamandır bunu konuşuyorduk, bir anda netleşmeye başladı işler ancak biz pek araştırma yapmamıştık. önümüzdeki süreci iyi değerlendirmemiz lazım.

şöyle bir üstünkörü yaptığımız araştırmayla oturmak için en iyi yerlerin nilüfer ve mudanya olduğunu söylediler. 4 yaşında bir kızımız var iyi anaokulu, ilkokul vs imkanları bulunan, çok kalabalık ve gürültülü olmayan (istanbuldan biraz da o yüzden kaçıyoruz çünkü) bir yer bulmak istiyoruz.

lakin bir yandan da inanılmaz bir deprem korkum var benim. biz bursaya gidiyoruz heyoo diye müjdeyi verdiğim herkes naptın sen bütün şehrin altından fay hattı geçiyor güle oynaya ölüme gidiyorsun vs diyerek anksiyete krizlerimi azdırdı resmen! haritalar falan attılar nilüferin altı komple fay hatta bursa tamamen deprem bölgesiymiş. google'a yazdığımda da zeminin tamamen alüvyal toprak olduğu, binaların %65i civarının depreme dayanıksız olduğu falan yazıyor.

durum böyle olunca önceliğimiz sağlam zemin ve sağlam ev oldu haliyle. hem sağlam hem de iyi okullara yakın nereleri önerirsiniz? bir de tutacağımız evin sağlam olup olmadığını nasıl anlayabiliriz? mesela maks 5 yıllık bina olursa kafamız rahat olur mu?

maks 3000-3500 kirayla en fazla 3 katlı hatta mümkünse 1-2 katlı ve bahçeli ev bulabilir miyiz? müstakil olarak değil de az katlı apartman dairesi. lüks vs değil de güvenlik peşindeyiz daha çok. ikinci olarak da iyi okullara yakınlık.

bir de önerebileceğiniz kreş ve anaokulu varsa süper olur, muhiti belirledikten sonra okul araştırmasına da gireceğiz çünkü.

bilgi verenlere şimdiden teşekkürler
0
kakamelsokoban
(21.12.21)
Ailem bursada oturuyor (bursalı değiliz) o yüzden yanlarına giderken mudanyadan çok geçtim özellikle sahile yakın bir çok yeni bina var. 2019 sonrası (yapı denetim sistemi katılaştı, beton numunelere aselsan üretimi takip çipleri koyma zorunluluğu, yapı denetim-müteahhit müşteri ilişkisi kaldırıldı) yapılan binalar daha bir projeye uygun yapılsa da 5 senelik binalarda da problem çıkacağını sanmıyorum. Yönetmelikte güvenlik katsayısı gayet yüksek şekilde üretime izin veriliyor. Ama burası türkiye, canın garantisi yok diyelim. Bir de izmirdeki deprem gibi kötü duvar ve sıva işçilikleri nedeniyle depremde üzerinize sıva düşmeyeceğini bilemeyiz tabii ki

Fay hattına yakındır evet fakat bu deprem merkez üssünün nerede olduğuna göre değişir.

Nilüferi görmüşlüğüm var fakat pek gezme imkanım olmadı. Dediğim gibi mudanya sahil gayet lüks konutların yapıldığı yerler. Emek metroya doğru bu yapılar devam ediyor.
0
Unde bach canim
(21.12.21)
hocam öncelikle bu iş şans işi.
,
yani tabi bina yeni olsun, deprem gözetilerek yapılsın ama 12 binalık sitede, 4 tanesi un gibi olurken, 4 tanesi 90 derece öne yatmış, 4 tanesinde hiç zarar yok camları bile kırılmamış. yani tamamen o binanın oturduğu zeminin yapısından dolayı. bu dediğim olayı gölcük depremi helikopter görüntüleri diye yazarsanız bulabilirsiniz.

google haritalardan bi bakın, setbaşı denilen bi semt var, se başı'nın sonunda yukarıda dümdüz bir cadde var ve bu cadde böyle polis okuluna kadar dediğiniz gibi müstakil evlerle dolu. lokasyon uyar mı uymaz mı hiç fikrim yok.

ama tabi öyle villa tipi bursa içinde haliyle çok zordur bütçeye göre.
0
killerbee
(21.12.21)
eğer evden çalışacaksanız mudanya bir ihtimal olabilir derim. aksi halde düşünmeyin bile. çünkü trafiği berbattır. bütün şehir bir gidiş bir geliş 2 yolda günü geçiriyor. sokaklar dar, park imkanı azdır. ve hafta sonu tüm bursa mudanya'ya akar. çıldırırsınız. gerçek manada çıldırırsınız.

ayrıca gemlik üzerinden geçen fay hatta körfezden mudanya'nın çok yakınından geçiyor. verdiğiniz fiyat aralığında en iyi ve en yeni evleri Özlüce bölgesinde bulabilirsiniz. Burası Bursa'nın Ataşehiri denilebilir. Gerçi burasının zemini büyük oranda bataklık ama uzmanların da dediği gibi deprem değil konut öldürür, jetgroud kazıkla yapılan temele sahip bir binada endişeniz minimum seviyeye düşebilir. Ayrıca bölgede çocuğunuz için çok iyi kreşler ve okullar da mevcut. Metroya yakın bir ev tutarsanız arabanıza gerek bile kalmaz. Ha eğer deprem korkunuz çok ağır basarsa Bursa'da en iyi zemin Çekirge semtinde olduğu söylenir. Burası 70 ve 80'li yılların en lüks semtiydi Bursa'nın. Hala oturan kalitesi diğer yerlere göre bir nebze de daha iyidir. Oraya bakabilirsiniz.
0
duster
(21.12.21)
Daha önce benzer durumda bir süre Bursa'da yaşamış biri olarak Özlüce ve Balat bölgesine bakmanızı öneririm, evlerin çoğunluğu yeni ve merkezi güzel yerler.
0
mysql34
(21.12.21)
Deprem konusu o kadar tesadüf ki... Haklısınız korkmakta ama bence bunun için bir destek alın derim yoksa yaşanmaz öyle.

İki örnek vereyim, 17 ağustos marmara depreminde eskişehir'de bir bina yıkılmış. Ne alaka değil mi? ama olmuş.

Bir diğer arkadaşımsa en çok etkilenen bölgelerden birinde sağlam bir evde kurtardı kendini.

Sanıyorum şehrin bir tarafının zemini daha iyi. o fiyatlara belki mudanya dolaylarında ev bulursunuz.
0
anten
(21.12.21)
Üçevler veya çamlica bolgelerine bakin. Hem sakin hem de az katli binalar, villa tipi konutlar vardir. Ozluce yeni yerlesim elbet binalar saglamdir ama ova ve zemin bataklik. Dedigim bolgeler ise yuksek bolgeler. Ozel okul bakimindan oldukca zengin bir ildir bursa.
0
rockinside
(21.12.21)
(5)

Dolar mı borsa mı?

spackinq
Dolardan kazandığım 25.000 TL var. Bu parayı borsa'ya adım atsam mı yoksa beklemeye devam mı etsem emin olamadım. Bugün ilk kez uzun vadeli bir yatırım için Borsaya adım attım. 160 TL ile 10 tane iyi firmalardan kağıt aldım. Şu an yaklaşık +%21 ile 5 TL yakın para kazanmış vaziyetteyim. :)(((Uzun va
Dolardan kazandığım 25.000 TL var.
Bu parayı borsa'ya adım atsam mı yoksa beklemeye devam mı etsem emin olamadım.

Bugün ilk kez uzun vadeli bir yatırım için Borsaya adım attım. 160 TL ile 10 tane iyi firmalardan kağıt aldım. Şu an yaklaşık +%21 ile 5 TL yakın para kazanmış vaziyetteyim. :)
(((Uzun vadede)))) sizce bu 25 bin TL'yi borsada mı değerlendirmeliyim yoksa dolardan devam mı etmeliyim.

Ve borsa ile ilgili(öğrenmek amaçlı) beğendiniz tavsiye ettiğiniz videoları, kişileri ve siteleri paylaşırsanız çok sevinirim.

Teşekkürler
0
spackinq
(20.12.21)
borsadan geliyorum dolara devam et
0
sizofren06
(20.12.21)
borsadan geliyorum borsaya devam et.

şaka bir yana esas mesele maliyet. nereden maliyetlendiğin.
doları 6-8-10-13-15 liralardan maliyetlenmiş kişilerin kazançları ve endişeleri bambaşkadır.

keza borsa için örnek olarak tüpraş'ı ele alırsak 70-80-100-125-190 liralardan maliyetlenmiş kişiler için de aynı durum geçerli.

en doğrusu 10 lira veya 10 milyon farketmez paranı bölmelisin. düşen marketlerden misal borsadan ve kriptodan alımlar yap. ne alıp almayacağın tabi ki sana kalmış. riskini her daim böl. paranın çoğunluğu en az risk gördüğün yerde kalsın.

kişi olarak serkan çelik'i takip ediyorum ben. kendisi alttan mal alıp sabretmesini bilir. arada illa ki tutturamadıkları da olur bunu da kendisi söyler. %100 tutturan adam yalan söylüyordur zaten veya gerçekten çoook uzun vadecidir maliyetlerini uzun vadede düşürür.
0
lazpalle
(20.12.21)
Geçen gün dolar bazında BİST-100 grafiğini sormuştum. Sağ olsun arkadaşlar da göndermişti. Bu duyuruya ekliyorum. BİST-100'ün dolar bazında 2013'ten beri düşüş trendinde olması neden dolar yerine borsaya yatırım yapılmaması gerektiğini özetler nitelikte.

tr.tradingview.com
0
himmet dayi
(20.12.21)
Borsa kazancini usd bazli degerlendir oyle karar ver. Dolar ÷50 artmisken ÷21 borsadan kazanmissan zarardasin. Dolar ÷10 artmissa ve sen borsadan ÷21 kazanmissan kardasin.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(20.12.21)
Aslında teknik olarak dolardan para kazanıyor muyuz?

Yoksa miktarımızın alım gücünü mü koruyoruz?

Şöyle izah edeyim sorumu, 100 dolar aldık 1 sene önce. 7,68'den. 768 TL verdik.
Bugün o 100 doları sattığımda elime yaklaşık 1700 TL geçiyor. Görünüşte %100'ün üstünde bir kâr var.

Ama 100 dolarım hala 100 dolar:) Yani ben market alışverişimi aylık olarak sanal marketten tamamlarım. Bu sayede ay ay ne kadar masrafım olduğunu görebiliyorum. Geçen sene bu aylarda temel ihtiyaç masrafım 1000 TL civarıyken, bu ay 1700 TL'ye yaklaştı. Yani 100 doların alım gücü çok değişmedi, ama TL'nin alım gücü azaldığı için aynı ürünü almak için daha çok TL'ye ihtiyacım var.

Eskiden 1 ürün için 10 TL getirmem gerekiyordu. Ama şimdi satıcı diyor ki, senin 10 TL artık 10 tl gücünde değil, sen bana 20 getir. Atıyorum bu örnekleri tabii. Ama kabaca mantık bu. Haliyle dövizle kâr ettim algısını ben yanlış buluyorum. Alım gücünü korudum diyorum kendim. Ama bu benim kişisel görüşümdür, bir yatırım tavsiyesi ya da finansal tavsiye niteliği yoktur:)

Gelelim Borsa'ya. Borsa'da TL bazında yatırımdasınız. Yani dolar karşısında yatırımınızı korumak ve kâr edebilmek için doların artışından daha fazla değerlenen şirket bulmak gerek. Dolar bir yılda %100 civarında arttı. Bist'te böyle değerlenen kaç şirket var? Elbette var, benim dolar bazında kar ettiğim hisselerim oldu 1 sene içinde. yani 100 dolarım varken atıyorum 120-130 dolara gelen hisselerim oldu. Ama yerinde sayanlar hatta 100 dolarken 80 dolara düşenler de oldu. Eğer borsa'ya yeni girdim diyorsanız iyi düşünün bu adımları atmadan.

Ben bu yüzden fonları vs. takibimde tutuyorum. Ama orada da farklı riskler söz konusu. Ha birazdan meta, bnb, btc diyenler gelir:) Onlara da karışmam hiç.

Dediğim gibi bunlar benim kişisel sorularım ve kişisel görüşlerim. Yatırım tavsiyesi değil yani. Elinizdeki nakit size ait. Alabileceğiniz riskleri de düşünün mutlaka. Sırf getirisi yüksek diye riske edemeyeceği hareketlere kalkışan sonra üzülen çok insan var.
0
anten
(20.12.21)
(2)

Elon Musk'ın Tesla hisselerini satması ?

senbensennedenbenlen
Yabancı fonların düşmesine sebep olur mu?Örneğin: IPJ
Yabancı fonların düşmesine sebep olur mu?

Örneğin: IPJ
0
senbensennedenbenlen
(17.12.21)
O fon sadece tesla'dan oluşmuyor.
Buradan tüm fon içeriğini görebilirsiniz. Tesla hisselerinin oranlarını falan.

www.kap.org.tr
0
anten
(17.12.21)
Tesla hisseleri zaten dustu. Icinde tesla bulunduran fonlar da ayni anda dustu, arada zaman farki yok.
0
hot potato
(17.12.21)
(5)

avrupa'ya taşınırken min ne kadar hazırda para tutmak gerekir?

baldan kaymak
örn 10 bin eur yeter mi? ortalama bi avrupa ülkesi için düşünebilirsiniz.Tahminen 1 yıla gitmeyi düşünüyorum. Şu kadar paranız yoksa kalkışmayın tutarını soruyorum. Teşekkürler
örn 10 bin eur yeter mi? ortalama bi avrupa ülkesi için düşünebilirsiniz.

Tahminen 1 yıla gitmeyi düşünüyorum. Şu kadar paranız yoksa kalkışmayın tutarını soruyorum. Teşekkürler
0
baldan kaymak
(17.12.21)
vasıflı mı gidiyorsunuz? gittiğinizde iş hazır olacak mı yoksa "kervan yolda düzülür bir kapağı atalım da" mantığıyla mı soruyorsunuz? bunlara göre değişir miktar bence.
0
marlonbranda
(17.12.21)
arkadaş 10 bin eur ile gitti, işi ters gitti, hepsini harcayıp geri döndü.

minimumu yok bu işin. çok fazla değişken var.
0
gabe h coud
(17.12.21)
Ulkesine ve yasam standartlariniza gore cokca degismek uzere, baska hic bir gelir olmadan, 10 kisiyle ayni odada ranza, her gun bir baget, 10 gr peynir durumunda 300-400, 3-4 kisi paylasimli ev, lidldan etikete bakarak alisveris durumunda aylik 700-800, tek basima kalayim durumunda minimum 1000-1200€ sabit gider olur. Disarida yedin ictigin ve beklenmedik harcamalar haric tabi her durumda. Acil bi yere gitmen gerekir taksiye binersin 30€ yazar, oturma izni almaya gidersin su belgeyi al der, 150€luk sigorta yaptir, 50€ belgedir, buna 20€ harc pulu yapistir der vs... Buna gore hesaplayabilirsin.
0
mirafiori
(17.12.21)
Ülkeye, iş durumuna vs göre değişir.

bir iş bulursan ilk birkaç aylık masraflarını idare edebilirsin.

ülkeye göre 2-3 ay, belki 4-5 ay idare edebilir.
Ama iş güç ayarlamadan böyle bir maceraya atılmak risk. İyi düşünerek alın o riski.
0
anten
(17.12.21)
3.5 ile gittim ama normalde esimin ailesinin evinde kalacaktik zaten. Daha yola cikmadan is buldum, vardiktan 3 gun sonra görüşme, 10 gun sonra işe başladım.

Sonra o isi sevmedim tekrar geri döndüm. 4 ay sonra buldum.

10 bin euro eger cok pahalı bir şehirde olmazsaniz ve cvsi saglam biriyseniz yeter. Bu ne kadar hızlı is bulacak bir cv ve is grubunda olmaniza bağlı.
0
logisticsmanager
(18.12.21)
(6)

Dolarla yatırım

not sure if serious
16bin dolarla ne yapılır? Vadelide getirisi aylık 80 cent gibi bir şey.Oturmasın çalışsın pezevenk keh keh
16bin dolarla ne yapılır? Vadelide getirisi aylık 80 cent gibi bir şey.

Oturmasın çalışsın pezevenk keh keh
0
not sure if serious
(16.12.21)
valla bence bankadan al nakit olarak tut.
0
neira
(16.12.21)
dolarla yatırım zor hikaye. altın alabilirsiniz. coin alabilirsiniz.
0
co2s2
(16.12.21)
kripto dolar alıp stake yapın. yüzde 10 faiz veriyorlar.
0
xrated
(16.12.21)
Avalanche aginda USDC.e cevirip oh.finance sitesinden stake edebilirsiniz, yillik tahmini yuzde 15 getirisi olur.
0
tahtakafa
(16.12.21)
amerikan borsasına girebilirsin.
0
false pretension
(16.12.21)
Yabancı borsaların alım satım komisyonları az değil, Türkiye'deki aracı kurumlardan işlem yaparken. Onu iyi araştırın. Yabancı borsalara yatırım yapan fonlar var bir de.
0
anten
(16.12.21)
(7)

Yabancı ülkede yaşayacak kadar İngilizce Seviyesi

put it in your appropriate place
Eğer fırsatını bulursam niyetim yurtdışında çalışmak. Tabii kolay değil ama yine de denemeye değer.Şimdi merak ettiğim yabancı ülkedeki insanların İngilizce seviyesi nasıl? Oraya gittiğimde, yeri geldiğinde normal muhabbet, yeri geldiğinde goy goy yapacak seviyede olmak istiyorum. İşte yeri geldiğin
Eğer fırsatını bulursam niyetim yurtdışında çalışmak. Tabii kolay değil ama yine de denemeye değer.

Şimdi merak ettiğim yabancı ülkedeki insanların İngilizce seviyesi nasıl? Oraya gittiğimde, yeri geldiğinde normal muhabbet, yeri geldiğinde goy goy yapacak seviyede olmak istiyorum. İşte yeri geldiğinde board game ortamı olduğunda kuralları anlayabilirim.

Yds'e çalışıyorum ilkbahardakine ama girer miyim bilmiyorum. İngilizce haber siteleri, zaman zaman kitap ve The Economist gibi dergileri okuyorum. İngilizce altyazı filmler, diziler izliyorum ama bazen vaktimi boşa harcıyormuşum gibi geliyor.

Ne yapabilirim İngilizce'yi geliştirmek için?
0
put it in your appropriate place
(15.12.21)
Öncelikle

1 - Kimse kusursuz bir İngilizce beklemiyor
2 - Aksan umursanmıyor

Yaptığınız meslek özelinde anlamanız gereken şeyleri anlayabiliyor ve gereken seviyede iletişim kurabiliyorsanız yeterli. Tabi burada bir skala var; örneğin daha teknik bir iş yapıyorsanız ve iletişiminiz birkaç kişiyle sınırlıysa işiniz daha kolay olur ama mesela sunum yapmanızı, insanlarla sık sık tooplantıya girmenizi gerektiren bir işiniz varsa yine yukarıdaki iki husus geçerli olacak şekilde görece daha iyi bir İngilizce avantaj sağlar.
0
salihdt
(15.12.21)
abi ana dili İngilizce olmayan ülkede çalışacaksan kimse süper dil beklemez, diğerleri de çok iyi olmuyor çünkü. iş görecek kadarı yeter ama o da işin ne olduğuna bağlı. bazı durum vardır sadece mail atarsın, bazı iş var sürekli telefon görüşmesi ve hatta sunum vs. yapman beklenir, o açıdan net konuşmak zor. yds gibi sadece kağıt üstünde soru üzerinden becerin ölçen sınavları çok dikkate alma derim ama yüksek olması tabii ki olumlu.

istisnalar dışında İngilizce bilmek yurtdışında iş sağlamaz ama. önemli olan işi yapıp üstüne yurtdışına çıkacak donanıma sahip olmak. benim ingilizcem oldukça iyi, mülakatta filan teklemeden gavur gibi konuşurum, her konuda kavga ederim, biraz rusçam da var ama kariyer.net'te cv'me kimse açıp bakmıyor bile :) çünkü yaptığım bir iş yok, sadece dil biliyorum. atıyorum petrol mühendisi olup üstüne ing rus bilsem belki kazandığım parayı koyacak yerim olmaz ama şu an bir işe yaramıyor, kız bile düşmüyor çünkü 30 yaşında yırtık pantulla gezen adamı kim ne yapsın?

kısacası İngilizceden çok işe odaklan derim, yurtdışına çıkarırsa iş çıkarır. dil ekstrası olur. kimse iyi İngilizce biliyor diye gidemiyor, başka sebepler lazım.
0
der meister
(15.12.21)
İzlemek dinlemek bir yere kadar. Konuşmadığın sürece hiçbir yere varmaz. "Anlıyorum ama konuşamıyorum" seviyesinde kalırsın.

Gittiğin ülkeye göre de değişir ihtiyaç duyduğun ingilizce. Mesela italya ispanya gibi ülkelerde zaten onların da berbat ingilizcesi. ama bizim gibi beden dili çok kullanırlar bir şekilde derdini anlatırsın.

Çalıştığın sektörle de alakalı. Atıyorum grafik tasarımcısındır ya da yazılımcısındır. Orada iş kendini anlatır, ingilizce seviyenin anlamı olmaz. Ama marketing işindesindir orada çok önemlidir dil seviyen.

Cambly dene bence.
0
anten
(15.12.21)
Bence cevaplardaki genellemeler biraz anlamsiz. Butun 'yabanci ulke'ler ayni degil. Ukrayna'da yeterli olabilecek ingilizceyle Hollanda'daki seviye cok farkli. Beyaz yaka/masa basi is istiyorsan gelismis ulkelerde ingilizce seviyesi beklentisi daha yuksek, ana dilleri ingilizce olmasa bile. Hizmet sektorunde de yerel dil on plana cikacaktir.
"Kimse kusursuz bir İngilizce beklemiyor" sadece yazilim vs gibi cok talep goren bir mesleginiz varsa gecerli olabilir. Hem ulkenin dilini bilmeyip ustune bir de ingilizce vasatsa ihtimalleri epey daraltiyorsunuz demektir.
0
hot potato
(15.12.21)
@der meister, hak veriyorum bu konuda. Yabancı dil dışında yeti lazım iş içim.

@Sour, yds aslında dil tazminatı için çalışıyorum. En azından çalışmaya çalışıyorum. Hazır böyle bir çalışma yaparken genele yaymak istiyorum.

@anten Son derece haklısınız. Pratik yapıyorum ara ara. Bir dönem sürekli yapıyordum ama şimdi maddi yönden sıkıntılı olunca yapamıyorum sürekli.
0
🌸put it in your appropriate place
(15.12.21)
The Economist okuyup fazla sozluge falan gerek kalmadan anliyorsan ingilizcen anadili ingilizce olan ulkeler dahil hepsi icin yeterlidir. Akici konusma ve duydugunu anlama zamanla kazanilan birsey, tamamen icine gomulmeden halletmesi cok zor.

Goygoy kismina gelince, zor. Adamlarin kulturune asiri hakim olman lazim. Seksenlerde izledikleri bilmemne dizisinden ya da o zamanlardaki bir unluden konu aciliyor, 10dk espiriler donuyor mal gibi bakiyorsun, mevzuya uzaksin. Benim adamlara "tarkan'in ilk ciktigindaki halleri neydi oyle, levent yuksel'in ilk kasedi superdi" gibi bir muhabbet acip katilmalarini beklemem gibi birsey.

Yurtdisinda yasaman icin gerekli seylerden "biri" ingilizce. Ama oncelik kesinlikle degil. Ben tarzanca ile inanilmaz noktalara gelen insanlari gordum, gormeye de devam ediyorum.
0
cooperr
(15.12.21)
@cooperr The Economist'i okurken bir hayli bakıyorum sözlüğe.
0
🌸put it in your appropriate place
(15.12.21)
(8)

İnternetten alabileceğim en kaliteli zeytinyağı?

hadi ya la
Bir Egeli olarak hayatım boyunca zeytinyağına para vermedim, akrabalarım köyden fıçı fıçı yağ gönderiyorlardı.Fakat bu dönem Hatay'da yaşıyorum, burada da çok kaliteli yağlar var fakat güvendiğim/tanıdığım biri yok.Üç harfli marketlerden aldığım zeytinyağlarına muhtacım, ucuz da değil.Önerebileceğin
Bir Egeli olarak hayatım boyunca zeytinyağına para vermedim, akrabalarım köyden fıçı fıçı yağ gönderiyorlardı.

Fakat bu dönem Hatay'da yaşıyorum, burada da çok kaliteli yağlar var fakat güvendiğim/tanıdığım biri yok.

Üç harfli marketlerden aldığım zeytinyağlarına muhtacım, ucuz da değil.

Önerebileceğiniz yerler var mı? Teşekkürler.
0
hadi ya la
(15.12.21)
ekşi'de bununla alakalı başlık var. benim bildiklerim boztepe ve nova vera.
0
lazpalle
(15.12.21)
pispinti
(15.12.21)
(bkz: nova vera)
başka arayışa gerek yok pek.

edit: gerçi fiyatlarını fahiş biçimde arttırdı , başka arayışa gerek olabilir.
0
newsman
(15.12.21)
Egeliyseniz bu kounda en özenli firmalardan biri kristal'dir.
Tanıdığınız zeytincilere sorabilirsiniz. Kristal en iyi market yağlarından biri.

Zeytin iskelesi ve Özgün de güzeldir.
0
anten
(15.12.21)
zetay var bizim kullandigimiz.
0
dem10
(15.12.21)
Nermin hanım çiftliği ve Özem kullandık biz, güzeller onlar da. Bir de şu var ki herkesin damak tadı farklı, kime göre neye göre güzel? Asitlik oranı falan herkesin zevki başka. En iyisi ödüllü olanları almak ama gerçekten bize sattıkları ile ödül için yolladıkları aynı mı bilemeyiz. Bu ülkede yaşamak çok yorucu yav.
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(15.12.21)
Nova Vera çok iyi ama son zamlardan sonra bütçede gedik açar mı bilemedim.
0
kaptankedi
(15.12.21)
orfion zeytinyağı aldım, beğendim güzel.
ama hatay'da da çok güzel yağlar var. özellikle samandağ'da..
0
tabudeviren
(15.12.21)
(9)

ilk araba manuel mi otomatik mi önerirsiniz

ShadowOfMoon
ehliyet sınavda manuel kullandım. onun dışında tecrübem yok. başka hiç arabam yok tecrübemşimdi ilk arabamı alayım diyorum. öğrenene kadar çarpma vs olabilir. otonom sisteme geçene kadar 1-2 ay geçer. yani alışana kadaryaş 30.6 ay 1 yıl öğrendikten sonra otomatik alayım diyorum. rahatlık açısından.ş
ehliyet sınavda manuel kullandım. onun dışında tecrübem yok. başka hiç arabam yok tecrübem

şimdi ilk arabamı alayım diyorum. öğrenene kadar çarpma vs olabilir.

otonom sisteme geçene kadar 1-2 ay geçer. yani alışana kadar

yaş 30.

6 ay 1 yıl öğrendikten sonra otomatik alayım diyorum. rahatlık açısından.

şimdi manuel alıp beyne katkı mı sağlayayım öğrensin vs vakit geçsin. yoksa otomatik alıp bulaşmayayım mı. beynin de manuel vites öğrenmeye ihtiyacı var mı bilmiyorum, yeni hobi başlarım bunun yerine.

acil durum olursa manuel sürebilirim diye düşünüyorum ehliyet sınavındaki gibi. yani uzun uzun aylar kullanmama gerek yok gibi. beynin alışkanlığı olmasa da olur sanki.

onun dışında ne önerirsiniz tavsiye olarak. lpg olmasın ve 2005 üstü olsun ve 1.2 motor üstü olsun istiyorum. arada uzun yol yapabilirm 700 km çünkü.

vites olarak otomatik yarı otomatik iyi gibi ama manuel konusunda kararsızım. ben de bulaşmak istemiyorum bir yandan.
elektrikli ayna olsun, dijital gösterge olsun gibi şeyler önemli mi sizce?
ve turbo olması.
0
ShadowOfMoon
(15.12.21)
otomatik al boşver
0
argent dawn
(15.12.21)
yıllardır manuel kullanan birisi olarak, otomatik öneririm. hele trafik yoğun bir yerdeyseniz otomatik alın geçin düşünmeden. evet manuel vitesin faydaları var ama o kadar da mühim değil. siz otomatik ile başlayın, arada manuel araç denk gelir bir yakınınızda biraz sürersiniz. nihayetinde araç kullanmayı öğrenmek kolay kısmı, trafiğe adapte olmak ise zor olan. siz zor olanı zaten aradan çıkarmış olacaksınız.
0
posthuman
(15.12.21)
otomatik
0
erenderk
(15.12.21)
Otomatik al. Manuel amelelik
0
birmilyonunvarmi
(15.12.21)
Normalde otomatik derim fakat olaya başka açıdan bakacağım, manueller daha ucuz ve az istendiği için bulma ihtimalin daha yüksek. Şu piyasada umduğun arabayı değil bulduğunu alacaksın tahminen.
0
nhk ni youkosu
(15.12.21)
dünya otomatiğe döndü. otomatik al. 700 km yol yapacaksan 1.2tsi bak yada 1.4 motor üzeri al.
0
mikahakkinen
(15.12.21)
Eğer fiyat kaygınız yoksa direkt otomatik. Ama aynı aracın manuel modeli nereden baksan 10 hatta 20 bin fark ediyor 2. elde bazen.

Manuel kullanmanın artıları ve eksileri
+Ucuz araç bulursun
+Bakım maliyeti biraz daha uygun
+Araç kiralaman gerektiğinde daha uygun seçeneklerin olur. Bu yaz karavan kiralayayım dedim mesela tamamı manuel. 2 Tane otomatik buldum, fiyat 2 katı:)
+Bir işe girersin, araç kullanman gerekir genelde şirket araçları manuel olduğu için rahat kullanırsın.
+Her aracı kullanabilecek pratiğin olur. En basitinden arkadaşın "abi benim aracı bi çeksene şuradan" derse rahat kullanabilirsin.
-Yorucu
-Yeni otomatiklerle kıyaslayınca yakıt tasarrufu sıkıntılı. Sen araç kadar verimli geçiş yapamazsın.
-Özellikle başlarda yokuş çıkmak, yokuşta park etmek vs zulüm. Özellikle kalkış desteği falan yoksa, çok yorulursun trafikte.
-Şehir içi trafiğinde bıktırır insanı.


Otomatik / yarı otomatik artıları ve eksileri
+Kullanımı kolay. Otomatik araçla 2-3 gün pratikle otobana çıkacak kadar rahat kullanan arkadaşlarım var.
+Özellikle yeni araçlar vites geçişlerini çok doğru anda yaptığı için yakıtı verimli kullanıyor.
+Aracı gaz/fren düzleminde kullanıyorsun.
+Manevralar çok rahatlıyor.
-Pahalı. Yaygınlaşmasına rağmen hala fiyat farkı var.
-Otomatikle trafiğe çıkmaya başladığında, manuel araç kullanmakta zorlanabilirsin. Daha önce pratiğin yoksa durum daha da zorlayıcı olur.
-Hiç manuel kullanmamış sürücüler bazen gaz ve freni 2 ayakla idare etmeye çalışıyor. Bu da "gaz fren karıştı" gibi kaza haberlerine sebep oluyor.
-Bakımı maliyetli. Bazı markaların otomatik şanzımanları oldukça hassas. Özellikle Türkiye şartlarında kolay arızalanıyor.
0
anten
(15.12.21)
Sahibinden filtresine otomatik yazip fiyati da uygun bir sey girersen araba gelmiyor karsina.

Otomatik hurda olmayan bir araba 250'den basliyor.
0
divit
(15.12.21)
Bütçe kisitli ve dusuk model alacaksan manuel al direkt.
Ama yeni ve dusuk km araba alacaksan otomatik al gec ugrasma.
0
stavro
(15.12.21)
(9)

Sıkıntılı ayrıldığınız işyerine arkadaşınız başvurursa?

meraklitursucu
Sıkıntılı zamanlardan sonra ayrıldınız, uzun mesailer, düşük maaş, karışık iş ortamı,iş hayatını çekilmez hale getiren müdür ve iş arkadaşları yüzünden. Bunları tek tek anlattığınız arkadaşınız bu şirket ilan açınca başvuruyor. İş başka diye mi düşünürsünüz, yoksa arkadaşınız anlattıklarınızı önemse
Sıkıntılı zamanlardan sonra ayrıldınız, uzun mesailer, düşük maaş, karışık iş ortamı,iş hayatını çekilmez hale getiren müdür ve iş arkadaşları yüzünden. Bunları tek tek anlattığınız arkadaşınız bu şirket ilan açınca başvuruyor. İş başka diye mi düşünürsünüz, yoksa arkadaşınız anlattıklarınızı önemsemiyor diye mi?
0
meraklitursucu
(14.12.21)
İş mi değiştiriyor, ilk işi mi ? , uzun süredir işsiz mi ?

İlk işi veyahut uzun süredir işsiz ise gayet normal.
0
ceketimi alip cikcam
(14.12.21)
Şansını denemek istiyor diye düşünürüm, iyi niyetle de olsa başkasının hayatı üzerinde bu kadar kontrolcü olmak doğru mu diye düşünürüm :) belki 1 ay çalışıp ayrılacak belki çalışırken başka ilanlara da başvuracak, neticede 5 yıllık kontrat yapıp bağlamıyorlarsa başlamasında sakınca yok
0
freebird5406_2
(14.12.21)
Çok yaşadım. O sıkıntıları birinci elden yaşamayınca çok önemsemiyorlar, her yerde var gibi düşünüyorlar ve şirketin başka özellikleri ilgilerini çekiyor.
0
perferil
(14.12.21)
Ahahha... Kardeşim sektörde iyi bilinen ünlü bir firmaya başvurdu ve işi aldı. Önceki işyerinde çalışan arkadaşı gitme b*k gibi iş ortamı demiş ama bizimki yine de gitti. Bir haftanın sonuna doğru nasıl yeni işyerin diye sordum. Bana orayı öven herkese her sabah işe giderken küfrediyorum diyor:D
Sen uyardın mı? Uyardın. Bırak yaşayarak öğrensin.
0
ganbatte
(14.12.21)
Alınganlık yapacak bir şey yok bence. Arkadaşınız anlattığınız şeyleri önemsemiştir mutlaka. Ama o farklı bir insan, siz farklı. Size çok büyük bir sorun olarak gelen bazı konular ona göre halledilebilir küçük problemler olarak görülebilir. O yüzden kırılmayın derim ben.
0
pispinti
(14.12.21)
İzmir'de herkesin övdüğü yerde çalıştım. Içi rezil; bağıran müdür, azarlamali sabah toplantısı, toplantiya 15 saniye geç girsen toplantidan kovan müdür vs vs. Haliyle turnoverlari daglari asti.

Bunu anlattığım çoğu kişi belki buradan daha kötü yerde çalışıyor. En azindan parasi iyi, mesai yok vs. Yani bazi yerler harbiden hem maddi hem manevi kötü. O sebepten bilemeyiz ama buraya birçok genç gitmeye çalışıyor ve ben benim zamanimda nasıl olduğunu hep anlattim, gene denemek isteyen kendi tercihi diyorum.

Içine girmeden de çok anlasilmayabiliyor.
0
logisticsmanager
(14.12.21)
herkesin iş deneyimi farklı oluyor. Senin daraldığın konuları belki adam umursamayacaktır.

Salla o kadar da üstüne düşülecek bir durum değil.
0
anten
(14.12.21)
uzun suredir issizse soyle onemsemiyordur, zaten elimde bir sey yok bir girip bakayim olmazsa cikarim diyordur.

kisa sureli is arayisi vardir acilen. kotuyse bile bir sure katlanirim diyordur.

yok her sey yolundayken duzenini bozup gidiyorsa evet seni kaile almiyordur.
0
Kittie
(14.12.21)
Herkesin hayatı kendisine... İşssizdir, kötü de olsa bir işe maddi veya manevi sıkıntılardan dolayı ihtiyacı olabilir.

Farklı bir departmanda işler sizin zannettiğiniz kadar sıkıntılı olmayabilir.
Hassasiyetleriniz farklıdır, sizin problem saydığınız şeyler onun için önemli olmayabilir.

Ben de kendimce sebeplerden memuriyetten dönülmez bir şekilde istifa ettim, 5 yıldır işsizim. Başkası için altın gibi bir iş fırsatı ama...
0
balik kraker
(14.12.21)
(5)

Kredi çekme hk.

egokalp
100k kredi çekmek istiyorum. ama 100k ya 24 ay vade oluyor en fazla.50k bir bankadan 50k başka bankadan 36 ay vade ile çekebilmemin önünde bir engel var mı?
100k kredi çekmek istiyorum. ama 100k ya 24 ay vade oluyor en fazla.

50k bir bankadan 50k başka bankadan 36 ay vade ile çekebilmemin önünde bir engel var mı?
0
egokalp
(14.12.21)
Hiçbir engel yok, çekebilirsin.
0
sckxyss
(14.12.21)
evet engel yok. Kredi masrafı biraz fazla çıkabilir direk 100k çekmen ile karşılaştırırsak. Onu da inceler karar verirsin zaten.
0
nuevo
(14.12.21)
aynı gün içinde kullan ikisinide, hiç bir problem olmaz.
0
Sichelangelo
(14.12.21)
Aynı gün ya da başka gün fark etmez. Senin findeks raporunda zaten kredi kullanım limitin bellidir. 100 binden fazla limitin varsa ayrı bankalardan istediğin zaman çekersin. Masraf da oransal olanlar için değişmez. Sadece kredi kullanım ücreti diye aldıkları 300-500 lirayı iki defa ödersin. Hayat sigortası vs. oransal çıkıyor. Dolayısıyla 100 bini tek seferde çekmek ile 2 farklı bankadan çekmek arasında fark olmaz bu açıdan.
0
himmet dayi
(14.12.21)
Findeks limitin sınırlıdır fark etmez. Sistem sana 50k kredi limiti veriyorsa o bütün bankalardan total çekebileceğin kredi limitidir.

Ama şunu deneyebilirsin, banka müdürleri belli noktalara kadar insiyatif alabiliyor. Tanıdığın bir bankacı vs varsa, kefille vs daha uygun şartlarda kredi kullandırabilir sana. Bir görüş derim.
0
anten
(14.12.21)
(4)

Tablet önerisi

but that was just a dream
Esasen ipad almak gibi bir niyetim var. Iphone ve mac kullanıcısıyım. Tablet ile yapacağım tek iş makale okumak ve üzerinde not alıp vurgular yapabilmek. Arada bir zoom toplantıları ve derslere de katılabilirim. Ipad fiyatları da yüksek olunca acaba diğer markalara mı yönelsem diye düşündüm. Şu aşağ
Esasen ipad almak gibi bir niyetim var. Iphone ve mac kullanıcısıyım. Tablet ile yapacağım tek iş makale okumak ve üzerinde not alıp vurgular yapabilmek. Arada bir zoom toplantıları ve derslere de katılabilirim. Ipad fiyatları da yüksek olunca acaba diğer markalara mı yönelsem diye düşündüm. Şu aşağıdakiler güzel görünüyor. Önerisi olan var mıdır acaba?

www.mediamarkt.com.tr

www.mediamarkt.com.tr

www.mediamarkt.com.tr
0
but that was just a dream
(13.12.21)
kalem de alacaksanız ipad alin. Not almak için aşırı kullanışlı. Aldığınız notlar anında mac'e geçiyor vs. pil ömürleri de çok iyi düzeyde.
0
valkin rockefeller
(13.12.21)
Başka marka almayın, iPad alın.
0
kaptankedi
(13.12.21)
zaten iphone mac kullanıcısıysanız ben olsam android bir cihaz alırdım. Tamamen farklı 2 ekosistem de elinizin altında olsun. Benim tabletim ipad, telefonum android mesela. İkisinin de kendine göre avantajlarından yararlanıyorum bu sayede.

En basiti google play store'da bazı appler apple app store'a göre daha ucuz olabiliyor. Apple daha fazla komisyon alıyor çünkü. Hatta uygulama içi satın almada bile bu farkı gördüğüm uygulamalar oldu.

Ya da mesela bir dergi uygulamasına ipad'imden bölgemde yok diye üye olamadım. Android'den ise rahatça üye oldum. Sonra o hesabı kullanarak ipad'imde de açabildim gibi.

Android alacaksanız sadece markaların amiral gemisi modellerini seçin diyebilirim. Çoğu insan ipad mi alsam yoksa android mi derken gidip 500 liralık android tableti alıyor. Sonra bu takıldı, hiçbir şey açmadı diye şikayet ediyor.
0
anten
(13.12.21)
@anten

Mesela? Öneriniz var mı hangi tableti almalıyım?
0
🌸but that was just a dream
(13.12.21)
(5)

Eskisehir'e yerlesilir mi?

Acil kan
Ekmegini internet uzerinden kazanan ve İstanbul'daki okuduğu okulu bitirmek uzere olan ben baska bir sehre yerlesmek istiyorum. Hem aileme yakinligi (ankara) hem de baskalarindan duydugum övgüler nedeniyle eskisehir'e nedense kanim cok kayniyor. Sizce sessizlik sakinlik dinginlik kesmekeslikten uzak
Ekmegini internet uzerinden kazanan ve İstanbul'daki okuduğu okulu bitirmek uzere olan ben baska bir sehre yerlesmek istiyorum. Hem aileme yakinligi (ankara) hem de baskalarindan duydugum övgüler nedeniyle eskisehir'e nedense kanim cok kayniyor. Sizce sessizlik sakinlik dinginlik kesmekeslikten uzaklik arayan biri icin uygun bir yer midir? Nerelerinde yasanabilir? Nereleri nezih nereleri yasamak icin guzeldir?
0
Acil kan
(12.12.21)
Eskişehir’de yaşamadım ama cok gidip geldim. Evet yaşanır.

Lojistik olarak da İstanbul ve Ankara’ya gidip gelmesi cok kolay. Bir ısınız olursa hızlıca halledersiniz.

Bir yandan da küçük şehir, gidip birkaç gün vakit geçirmenizi öneririm.
0
kaptankedi
(12.12.21)
Mis gibi yaşanır.

Sümer mahallesi güzeldir yaşamak için. Ben Vişnelik taraflarını da severim. Gökmeydan-şeker mahallesi tarafları da güzel, yaşanabilir yerler. Uluönder mahallesinde (eczacılık kapısı karşısını kastediyorum) güzel evler bulabilirsiniz. Öğrenci nüfusu da biraz daha fazladır. Marketlere ulaşım çok kolay. Batıkent de tercih edilebilir ama merkeze biraz uzak kalıyor. Kiraların son durumunu da bilmiyorum.

Taşının derim :)
0
chihirovekohaku
(12.12.21)
Ben isim gucum yokken bulundugum yerden istifa edip sirf eskisehirde yasamak icin tasinip geldim. Buyuk sehir imkanlari olup buyuk sehir tantanasi hic olmayan, ortadogu goclerinden diger sehirlere gore daha az etkilenmis, insani diger gordugum pek cok sehire gore daha kulturlu ve nazik, ayrica cok ekonomik bir yer. Tek dezavantaji soguk olabilir. Kimisine de sıkıcı gelebilir, o yuzden bence aylik ev kiralayip gelip bir deneyin. Bahar-yaz gibi bunu yaparsaniz cok daha guzel olur, onumuz malum kış o yuzden gezme imkani kisitli olabilir. Gelmisken bisiklet kiralayin, tum sehir merkezinde ulasim araci olarak bisiklet kullanabilirsiniz.

Ben sumerde oturuyorum ve bence en guzel semti. İmkaniniz varsa karabayir gibi cok daha luks yerler var, veya vadisehir-ihlamurkent gibi sehrin tepesinde nezih ama biraz uzak yerler de var. Batikent civarini pek bilmiyorum ama eskisehirin sıkca tercih edilen nispeten luks yerlerinden. Buyukdere ve baglar taraflari ogrenci agirlikli biraz kalabalik yerlerdir. Genel olarak odunpazari ilcesi yasanilasi yerleri cok olan bir yer. Porsuk nehri yakinlari olursa daha huzurlu olur.
0
gibicibicis
(12.12.21)
sessizlik sakinlik dinginlik kesmekeslikten uzak değil. neredeyse 1m lik şehir. 20 yıl öncesinin muhabbetiydi o. geçen gün atatürk lisesinin önünde ışıkta tam 45 dk bir metre ilerleyemedik. her sabah caddeler kilit. merkezde yaz akşamları sesten cam açamazsın. fiber neredeyse yok. her yer kağıt toplayıcı motor dolu. geçen ay arkadaş merkeze uzak çamlıca'da 2 bine ev tuttu. ısınmak sorun. su sayaçları ön ödemeli kışın su bitiyor, yollara düşüyorsun. birkaç yıldır sık sık elektrik gidiyor, hastaneye randevu bulamıyorsun, insanları soğuk...
0
ya ben lan neyse
(12.12.21)
Giderlerin (kira vb) %25 hatta %30 oranında azalabilir. Güzel bir şehir. Ankara'ya da istanbul'a da ulaşımı kolay. Trenle 1-2 saat içinde gider gelirsin. Hatta haftasonları sabah erken çık istanbul'da gez toz akşama dön:)Standart bir istanbullu'nun trafikte harcadığı vakitle kafa kafaya gelir.

Evet eskişehir'de de trafik var, kalabalık var. Ama Eskişehir'in merkezinde 1,5 saat sürer bir uçtan bir uca yürümen max. Ben orda yaşarken çoğu işimi yürüyerek hallediyordum. Kadıköy kadar hatta ondan küçük bir alandan bahsediyoruz. En kötü bisiklet alırsın bir tane.
0
anten
(13.12.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.