Giriş
(6)

Arabanın boyutunu kestiremiyorum

mcgrain
Merhaba arkadaşlar başlık biraz saçma olabilir :) fakat arabanın sağını kestiremiyorum, diğer araçlara sürtecek gibi geçiyorum özellikle şerit olmayan yollarda park halinde olan araçlara ve yayalara çok yakın geçiyorum.Park yaparken dibine kadar girdiğimi sanıyorum ama aramda bir metre mesafe oluyor
Merhaba arkadaşlar başlık biraz saçma olabilir :) fakat arabanın sağını kestiremiyorum, diğer araçlara sürtecek gibi geçiyorum özellikle şerit olmayan yollarda park halinde olan araçlara ve yayalara çok yakın geçiyorum.
Park yaparken dibine kadar girdiğimi sanıyorum ama aramda bir metre mesafe oluyor, siz böyle problem yaşadınız mı ve nasıl aştınız.
0
mcgrain
(03.08.21)
onu herkes yaşar ve zamanla o arabayı kullandıkça alışırsın. tavsiyem,

dar ve riskli bölgelerde solda oturduğun için eğer arabanın o aralıktan geçeceğinden eminsen, ki bu da zamanla olur, sola mümkün olduğunca milimetrik yaklaşarak yavaşça geç. arabanın soluna her zaman sağına nazaran daha hakim olursun. arkadan korna çalanlara aldırma. onlar da bir zamanlar senin gibi hatta senden çok daha kötüydüler.
0
cokponcik
(03.08.21)
ilk zamanlar hanıma diyordum ki "farın önüne geç", o da sağ ön taraftan farın önüne geçiyordu, oha ya bu arabanın önü baya kısa aslında diye şaşırarak "tamam çekilebilirsin" diye kıyas alarak park ediyordum. tabi bu acemilik zamanlarında olan şey. sonra bu kıyas olayı kafada daha da oturuyor ve alışıyorsunuz.
0
trajikomix
(03.08.21)
zamanla arabanın dış gövdesini üstünüzdeki gömlek gibi hassas hissedeceksiniz.
bunu hızlandırmanın yolu yok. kullana kullana.
her defasında 2 değil 1 parmak boşlukla araba park edebilen adam tanıdım ben.
0
aslindasorunumpsikolojik
(03.08.21)
Yaşadım. Sağ aynadan yola bakarak çözdüm.
0
dissendium
(03.08.21)
başta böyle olur zamanla alışırsın. park ederken sağ aynayı aşağı indir ve oradan hesapla.

ben ama her daim sola az daha yakın giderim daha hakim olabildiğim için. ayrıca sağdan biri fırladığı zaman görme ihtimalim daha düşük olduğu ve kör nokta olduğu için böylesini daha güvenli buluyorum.
0
queen bee
(04.08.21)
sağ aynanın görüş alanını artırmak bir nebze rahatlatır. Aynanın kenarına dış bükey küçük aynalardan takın. Bu tarz milimetrik yanaşmalarda falan çok işe yarar. Dikkat ederseniz minibüslerin otobüslerin falan çoğunun sağ aynasına şoförler ekstra bir yuvarlak yerleştirirler aracın yanını rahat görmek için.
0
anten
(04.08.21)
(8)

Marmaris’te Tatil Rezervasyonunuz olsa?

işimdeyim gücümdeyim
Ne yapardınız?Diyelim rezervasyonunuz 10 gün sonraya. Beş yıldızlı bir otel, parasını 2 ay önceden ödemişsiniz. Bu durumda ne yapardınız?Not: linç sevmem. Konu hayal ürünü. Önemli olan sizin fikirleriniz.
Ne yapardınız?

Diyelim rezervasyonunuz 10 gün sonraya.
Beş yıldızlı bir otel, parasını 2 ay önceden ödemişsiniz.

Bu durumda ne yapardınız?

Not: linç sevmem. Konu hayal ürünü. Önemli olan sizin fikirleriniz.
0
işimdeyim gücümdeyim
(03.08.21)
giderdim. benim de içim acıyor ama ne yapayım yani burada oturunca daha mı iyi oluyor her şey? gider duruma bakardım, çok kötü hissedersem ki yüksek ihtimal hissederim, o zaman da gider gönüllü olarak çalışırdım, her şeyin çözümü var. nasılsa parasını ödemişsin.
0
cokponcik
(03.08.21)
Giderdim.

Bu mantikla, 90larda pkk var diye, 2000lerin basinda deprem oldu diye, 2000 ortalarinda gezi eylemi var diye, 2008de kriz var diye, 2020lerde afgan gocu var diye gidemezdik hic bir yere.

Malesef norvec'de yasamiyoruz. Buranin da gercegi bu. Hep boktan seyler oluyor ve olmaya da deva edecek.

Bahsettiginiz bolgelerde buyuk bir yikim yasandi evet ama yine ayni bolgelerde hayat da devam ediyor.

Velhasili mevzunun ucu hep "afrika'da ac bebekler varken ..."e dayaniyor, bu mantigin da sonu yok.
0
brkylmz
(03.08.21)
Giderdim ama eğlenmezdim, yardıma giderdim. Ona göre çıkardım yola.
0
1bir1bir1
(03.08.21)
Eylül ayında rezervasyonumuz var. Başta vazgeçmeyi düşünsem de gitme kararı aldım.
Gittiğimde de tadını çıkartmaya çalışacağım. Ağaçları gitmiş olsa da orası hala bir cennet ve tekrar eskisi gibi yapmak için de elimizden geleni yapmalıyız.
Hayatımda hiç yakından görmedim Marmaris'i bu harap halini görüp 5-10 sene sonra yeşillendiğinde oh bee demek için gitmek istiyorum ve bir aksilik olmazsa gideceğim.
0
matilda
(04.08.21)
Giderdim ama tek bir foto ve video paylaşmazdım tatil içerikli, eğlence içerikli. İnsanların acısı taze malum
0
zimbirik
(04.08.21)
Giderim. Hatta gitmişken yardım edebileceğim bir şey varsa onu da yaparım.
Ama tatilimi de yaparım.

Yani bütün haftasonu istanbul'da millet sahillerde, kahvaltıcılarda elde telefon üzgün suratlı emojilerle ağaç fotoğrafları paylaştı. Sonra üstüne tatile gidenleri eleştiren postlar attı. Ee Bodrum'da plajda dinlenen adamla, yangın sırasında istanbul'da deniz kenarında sandalyesinde dinlenen adamın ne farkı var?

Sonuçta sıradan vatandaşın bu yangına yapabileceği şey sınırlı. Bir noktadan sonra vatandaşın müdahalesi sadece vicdanını rahatlatmak, benim de bir katkım olsun seviyesinde kişisel bir noktada kalıyor.
0
anten
(04.08.21)
Gitmekte sıkıntı yok da şu an o bölgede tatilin tadını çıkarmak zor olur bence. Tiktokta rus turistlerin videoları var, gökyüzü kıpkızıl, dumanlı, hava belli ki epey etkilenmiş, öyle bir ortamda tatil yapmak istemezdim.
0
roket adam
(04.08.21)
biz de aynı durumdayız. selimiye’de rezervasyonumuz var, uçak biletleri alınık.. hiç tadım yok, günlerdir ağlıyorum, içimden gelmiyor tatil falan. birlikte plan yaptığımız arkadaşlarımız da eşim de gidelim diyor ama bilmiyorum, zor bir karar.
0
ozgur bir kusun hatirati
(04.08.21)
(4)

lekeli kalmış çamaşır hala kirli midir?

me23
köpek küçük halının üzerine dışkılamış. 60 derecede yıkanmasına rağmen hala sarı lekeler var. lekenin çıkmaması temizlenmediğini mi gösterir, atalım mı?
köpek küçük halının üzerine dışkılamış. 60 derecede yıkanmasına rağmen hala sarı lekeler var. lekenin çıkmaması temizlenmediğini mi gösterir, atalım mı?
0
me23
(03.08.21)
lekenin kaynağı dışkı olduğundan, leke varsa dışkı kalntıları var halının üstünde sonucu çıkar.
ya kuru temizlemeye verin yada atın bence.
kuru temizleme halı yıkarmı bilmiyorum tabi.
0
aslindasorunumpsikolojik
(03.08.21)
Çamaşır makinesinde 60 derecede yıkandı ise ben kullanırdım. O sıcaklıkta daha mikrop kalmaz herhalde bu benim için kafi ama görsel çok rahatsız edecekse koyun gitsin çöpün yanına birisi alsın.
0
cilekli pasta
(03.08.21)
Bizim kedinin dışkısının da lekesi çıktı kokusu çıkmadı.
0
lisw
(03.08.21)
oto yıkamacıya verin. Halı, kilim de yıkar çoğu. Basınçlı suyla bir yıkasınlar. Olmuyorsa atın.
0
anten
(04.08.21)
(13)

Şekilli araba sorusu

plutongezegendegilmi
Arabalardan hiç anlamıyorum. "Hiç sorun çıkarmaz, çok rahat edersin" dediler diye Getz almıştım yıllar yıllar önce, hakkaten de öyle oldu. Sıfır sorunla yola devam ediyoruz.Ama kardeşimin arabası eski bişey. Kendime yeni bi araba alıp, bendekini ona vermeyi düşünüyorum. Arabalardan anlamadığım için
Arabalardan hiç anlamıyorum. "Hiç sorun çıkarmaz, çok rahat edersin" dediler diye Getz almıştım yıllar yıllar önce, hakkaten de öyle oldu. Sıfır sorunla yola devam ediyoruz.

Ama kardeşimin arabası eski bişey. Kendime yeni bi araba alıp, bendekini ona vermeyi düşünüyorum. Arabalardan anlamadığım için ne alayım diye buraya sorayım dedim.

Şimdi içimdeki ses "sıfır clio al geç abi" diyor, ama hayatımın her alanının o kadar "sorunsuz" olmasına gerek yok. Biraz risk alıp, güzel / konforlu bi araba alasım var. Getz'i alırken benzer fiyatlarda Z3 alabiliyordum, almadım, o hala biraz aklımda mesela. Geçen arkadaş mazda mx-5 almış, baya keyifli görünüyor. O kadar şekilli olmasa da o civarlarda bir şey düşünüyorum.

Maks. 300-350 civarı bir bütçem var. Daha ucuz da olur tabi. Ne tarz bişey alabilirim?

Not: "Temiz" olması konusunda, sürekli gittiğim / güvendiğim bi usta var. Ona göstericem, al derse alıcam.
0
plutongezegendegilmi
(03.08.21)
Ben olsam SUV alırdım. Tiguan olabilir. İkinci el tabii ki.
0
himmet dayi
(03.08.21)
Şekilli derken seat leonlar olabilir mesela
0
optimistbakunin
(03.08.21)
geniş olsun diyorsan skoda superb, octavia.
suv olsun diyorsan skoda karoq. belki t-roc olabilir.

hatchback olsun diyorsan da leon +1. audi a3 bile olabilir.
0
jelly bear
(03.08.21)
Şöyle bi şey olabilir. Bizzat kullanıyorum. Hem konforlu binek hem de 180 beygirlik bir spor araç. Kullanımı epey keyif veriyor.

www.sahibinden.com

EK: Bu arada link'teki araç ilk karşıma çıkandı, model olarak yolladım sadece. Volvo v40 R-design olarak aratabilirsin.
0
msb
(03.08.21)
hocam ben de tam senin gibiydim
yıllarca sembole bindim
sıfır sorun ucuz parca ucuz tüketim
simdi yeni araba aldım bmw 116d
surus keyfi muazzam
kesinlikte tavsiye ederim

SAKIN SIFIR CLIO ALMA

evli-bekar-cocuklu-kadın-erkek
olmana göre
iş değişir
0
kingcyrax
(03.08.21)
Su hayatta temiz ikinci elini bulsam sirf zevk icin alacagim araclar
Bmw e90 3.30-3.35i
Bmw e60 gene benzinli
Hatta xd versiyonu da olur.

Ama bulması cok zor tabi.
Yalniz mx5 oldukca kaliteli araba sorun falan cikarmaz.

Yalniz bmw, audi vs gibi premium araclar yüksek kilometrede çok sikinti. Bu araclar malesef uzun yillar dayansin diye yapılmıyor. Yani sorun çıkarmasi çok yüksek ihtimal. Sans isi daha cok.

Bence alabilirsiniz ya paraniz varsa. Hatta paraniz varsa ikinci el garantili, servis gecmisi bulunan ve cok el degistirmemis bir arac bulursaniz bakin. Bu aracin ek olarak google'da review/problems vs diye aratin ki genel problemleri neler görün.
0
logisticsmanager
(03.08.21)
w204 c180. bmw f30 kasa 318i. mx5 z3 bunlar getzden bu tarz araçlara geçen biri için zor araçlar.
0
mikahakkinen
(03.08.21)
simdi "hayatımın her alanının o kadar sorunsuz olmasına gerek yok" demissin de, clio yerine ikinci el 3 serisine gecmek serin sulardan kizgin kumlara atilmak gibi olur. Yani o kadar "risk" almaya hazir misin, bundan emin misin?

"Arabalardan hic anlamiyorum" dedigin icin bence BMW/Merc ikilisini unut.
Illa premium olsun diyorsan dusuk kmli Audi A3 al gec.

Miata/Z3/Z4 gibi araclar guzeldir de bunlar 2./3. arac olarak alinmasi gereken otomofiller. Tek aracin o ise sikinti cekersin, iki kisilik, bagaj yok, vs.
0
cooperr
(03.08.21)
Hocam bende senin durumundayım ve çok kararsızım.
Z3 boşver onlar kolleksiyonluk oldu artık.
Z4 ise 2006 öncesi yani E85 kasa sıkıntılı diyorlar. Ayrıca Z4 alıpta 2.0 motor almakta akıllıca değil zira 150 hp o arabaya yakışmıyor, normal sedanlar bile tokatlar arabayı.
Aldın mı 2.8 veya 3.5 alacaksın.
Ayrıca BMW bakımına gittiğinde selamun Aleykum dedin mi 10.000 TL den başlar herşey.

Mx5 de tip olarak güzel ama yenileri 1.5 motor 131 hp be kardeşim. Rezil olur insan onunla yolda.
Ayrıca bu araçların 2. Elleri ölüdür özel bir kesime hitap ettiği için.
0
les yeux blanches
(04.08.21)
rcz sorun sorusturun kronigi vs var mi hic bilmiyorum. ama ilk ciktiginda epey namliydi.

bmw vs de onermem biz bmw'ye bmw slx deriz :) uzun yillar da bindim. adi olup parasina gore kendi olmayan tirto bi marka.
0
turbo sadık
(04.08.21)
Hyundai getz ile z3'ü aynı fiyatlara nasıl bulduğunu merak ettim büyük ihtimalle o z3 ağır hasarlı falandı:)

Biraz keyif de verecek bir araç arıyorsan, ortalama otomobillerin özel üretim versiyonlarına bakabilirsin. Sadece örnek için yazıyorum skoda fabia'nın sportif RS serisi gibi. Fiyat olarak da makuldür bunlar ama performansları, donanımları iyidir. Ya da toyota yaris GR (bu biraz fiyatlı)

Temiz bulabilirsen (çok zor ama çünkü alan canına okuyor aracın) subaru impreza'lar o aradığın "heyecanı" yaşatabilecek bir araç.

Honda civic'lerin yenileri de epey güzel bu anlamda.

Mazda 3 ya da 6 da bakılabilir.

Diğer saydıkların otantik araç denen, hani bir otomobilim var bu da keyif için kullandığım bir araç denen tarzdan araçlar.
0
anten
(04.08.21)
Bu tarz maceralı araç alımları öncesinde mutlaka bir gün dahi olsa kiralamanı öneririm. (Hatta her türlü araç alımında yapılması gereken bir şey bence) Mesela z3, mx5 dışarıdan çok hoş görünüyor ama belki üstünü açtığındaki konforu, motor sesi, süspansiyon sertliği seni rahatsız edecek. Dolayısıyla buradaki tercihleri almadan önce kiralamanı öneririm.

Fikrimi söylemem gerekirse: riskli değil aslında çok temiz bir seçim ama ben epeydir a3 kullanıyorum, 2019-2020 modelleri 350 civarına sıfıra yakın bulunabiliyor. Genel olarak çok memnunum, dolu paketlerin tasarımı da gğzel, bir denemeni öneririm.
0
roket adam
(04.08.21)
Sorunsuzluk arıyorsanız Japon markalarını tercih edin. Mazda olur Toyota rav 4 olur.
0
komando kani var bende
(04.08.21)
(7)

sıfırdan marka yaratmak

tmnslp
merhabalar, sıfırdan bir marka nasıl yaratılır? örneğin ben kendi yaratmak istediğim markanın kimliğiyle (adı, logosu vs.) bir fast food restaurantı açmak istiyorum (herhangi bir markanın franchise'ı değil) fakat nereden başlanır, ne yapılır gibi konularda hiçbir bilgim yok. önce kurumsal bir şirket
merhabalar, sıfırdan bir marka nasıl yaratılır? örneğin ben kendi yaratmak istediğim markanın kimliğiyle (adı, logosu vs.) bir fast food restaurantı açmak istiyorum (herhangi bir markanın franchise'ı değil) fakat nereden başlanır, ne yapılır gibi konularda hiçbir bilgim yok. önce kurumsal bir şirket mi kurulur, tescil mi yapılır vs. nereden başlamak gerekiyor?

bu konuda yardım edebilecek danışmanlık şirketleri falan var mı?

teşekkürler.
0
tmnslp
(03.08.21)
bu konuda danışmanlık vericek firmaların tamamı bir yılda paranı yer sonra tmnslp bey şu adımları yapmamışsınız bizim yapabileceğimiz bir şey yok adios muchachos derler, eğer iş tutarsa ya nasıl halletik işleri bize biraz prim göm derler.

kendi işini kendin yapmak zorundasın bu ülkede.

edit:

bu arada ben hayatımı danışmanlık vererek kazanıyorum ama benim gibi olmayacak işe olmayacak diyecek adam bulmak zor. ben görmedim.
0
duyurukullanıcısı
(03.08.21)
türkiyede danışmanlık = dolandırıcılık. her sektörde böyle.
araştırıp kendiniz yapın.
0
aslindasorunumpsikolojik
(03.08.21)
işin içinden gelmiyorsanız zor, mcdonalds ın satış müdürü'nü işe almakla olmuyor maalesef. markayı oluşturmak için yerelde bayileşme vs öemli.

kahvecileri inceleyebilirsin. nasıl bir iş modeli geliştirdikleri anlaşılır bence.
0
rhan
(03.08.21)
o kadar karışık değil. şirket açma ayrı marka oluşturma ayrı şeyler.

1. muhasebeciyle anlaş şirletini aç.
2. dükkanıını, malzemelerini falan hallet.

milyon dolarlık bir sermayen yoksa marka oluşturma 1 ayda olacak şey değil. önce elle tutulur bişeyler olsun spnra ihtiyaç oldukça kurumsal kimlik çalışmaları yaparsın. vaktim olsaydı yardımcı olurdum.
0
buenosdias
(03.08.21)
iyi bir danışmanlık şirketi her zaman güzel bir olasılıktır ama ben olsam bundan ziyade üniversitelerin işletme bölümlerinde donanımlı/sektörü de bilen akademisyenlere ulaşır onlarla knowhow işini hallederim. sonuçta bu da bir danışmanlık şekli. bulman gereken kişilerin anabilim dalları yönetim/organizasyon ve/veya pazarlama olmalı öncelikle. faaliyet alanınıza ve kapasiteye göre göre üretim/finans da devreye girecektir zaten.

bütün bu söylediklerimi bu söylediğiniz işi ciddiyetle yürütecek kadar sermayeniz varsa kolaylıkla uygulayabilirsiniz.

öncelikle gıda/yiyecek pazarına girmek istediğiniz alan kendi içerisinde çeşitli segmentlere ve türlere ayrılır. sizin rakipleriniz kim olacak? rakipsiz eşi olmayan bir iş fikri mi yoksa? pazardaki sizin benzeriniz markaların durumu nasıl? doymuş bir pazar mı? gelişmekte mi? pazar ve hedef kitle analizi çok iyi yapılmalı ve bunun bir metadolojisi var kendi içerisinde. bu sebeple yukarıdaki tavsiyemi yineliyorum. marka tescili ve şirket kurmak bir günlük iş. önemli olan sürdürülebilir ve tercih edilebilir bir marka oluşturmaktır.
0
debian
(03.08.21)
Buonesdias yazmış gerekeni, ayrıca markanızı logo/isim vs tescil ettirmeniz gerekiyor marka sahibi olmak için. Bunlar resmi kısımlar dükkanınız ve size özel ismi olur.

Ancak marka olmak farklı bir şey, onun için ya işinizde çok iyi olacak müşteriler sayesinde tanınıp popüler olacaksınız. Ya da marka pr çalışması yapıp tanıtacaksınız falan. O işlerden biraz anlamak lazım ya da anlayan birileriyle çalışmak. Ama bütçe sağlam değilse boşa para çok harcarsınız.
0
epitaf
(04.08.21)
Bu iş benim mesleğimin bir parçası:)
O yüzden belli dikkat noktalarını paylaşacağım.

Markalaşma faaliyetlerini birkaç aşamaya ayırabiliriz. Bunun en temelinde markalama çalışmaları denen (branding diye de geçer) tasarımsal öğeler vardır.

1. Aşama: Markalaşma Faaliyetleri
-Marka adının belirlenmesi. Bu en önemli aşamadır. Çünkü tüm tasarımsal öğeler hatta kuracağınız imaj bunun üzerine kurulacak.
-Logonun tasarlanması.
-Kurumsal tasarımların yapılması. Nedir bunlar? Tabelalar, mekan giydirme, torbaların, kutuların tasarımı, tepsiler, web sitesi, sosyal medya postlarının tasarımları, menüler vs vs...

Bunlar en temel kısımlar. Bunu her dükkan yapar zaten. Kendiniz bile biraz tasarım gözünüz varsa internet üzerindne canva gibi araçları kullanarak hazır şablonlarla basitçe üretebileceğiniz şeyler. Ama bunların profesyonel ellerden çıkması ve size özgü olması oldukça farklılaşmanızı kolaylaştırır.

2: İMAJ ÇALIŞMALARI-MARKA KONUMLANDIRMA
İlk aşama oldukça temel. Bunlar zaten köşebaşındaki pidecinin de, 20 şubeli restoran zincirinin de yaptığı şeyler. Sizin marka değerinizi ve algınızı belirleyecek şeyler asıl imaj çalışmalarında. Restoranlar için bunun belli yolları vardır. En çok kullanılan yöntem markanın patronunun kişisel imajından faydalanması. Nusret bunun örneği. KFC'nin yaşlı amcası bunun örneği. Baruthane pilavcısı bunun örneği. Özellikle Baruthane pilavcısı küçüük bir dükkanı kişisel imaj çalışmasıyla, beğenirsin beğenmezsin o ayrı, tanınan bir markaya çevirdi. Ama dışa dönük, orijinal bir karakter özelliğinin olması lazım bunun için.

Marka konumlandırması şu demek basitçe: Benim markam piyasada ne gibi özellikleriyle algılanacak? Çünkü bir marka aynı anda her kavrama oynayamaz. Mesela Nusret burası "jet-set" insanların takıldığı bir restoran imajını oturtmaya çalışıyor. BİM tamamen fiyat performans üzerine iletişim yapıyor. Red Bull adrenalin üstüne yoğunlaşıyor. Burger King sürekli ızgara lezzetini vurguluyor.

Sizin de böyle bir değer bulmanız, bunun üstüne markanızı inşa etmeniz lazım. Bu imaj şu anlamda önemli çünkü logonuzdan, isminize, mağaza dekorasyonunuza kadar bu şekilde inşa etmeniz lazım. Bunların tutarlı olması lazım. Mesela "doğal malzemelerden, doğal lezzetler" gibi bir restoran niyetiniz varsa, bu restoranın dekorasyonu burger king gibi olamaz. Ya da ucuz lezzetler sunarım diyorsanız, burayı divan pastanesi gibi dekore ettirmemelisiniz. Ya da havalı logolar yapmamalısınız gibi.

Bunlar oldukça basit gibi görünse de, aslında uygulamada oldukça zorlanılan şeyler. Özellikle marka sizinse, her şeyi aynı anda yapmak istersiniz ve kafası karışık ne olduğu anlaşılamayan bir marka ortaya çıkar. Her mahallede vardır bunlardan. Mesela fast food restoran gibi görünür, pizza da yapar. ama hazır pizza fırını var ben menüye pide de koyayım der. Ee pide koyduk yanında urfa dürüm de satayım der. Kafası karışık ne olduğu anlaşılmayan ortaya karışık restoranlar çıkar.

Genelde "ben her şeyi satayım" ister marka sahipleri. Hamburger var, dur yanına
döner de satayım... Şimdi dönercinin, hamburgercinin ya da pizzacının algıdaki imajı çok farklıdır.

Sade olmak lazım. bunu da başarmak zordur. Mesela bunun en iyi örneği çiçeksepeti bence. Çiçek ve hediyelik eşya deyince akla gelen ilk markayken, şimdi her şeyi satmaya başlayan orta vadede ticari olarak para kazandıran ama uzun vadede marka imajına zarar veren şeyler bunlar. Şöyle diyeyim, sen çiçek göndereceğin zaman iyi bir çiçekciden mi yollamak istersin? Araba lastiği de satan bir yerden aldığın çiçeği mi yollamak istersin? Şu anda sadece çiçek tasarımlarına yoğunlaşan iyi bir çiçek markası çıksa, çiçeksepetini çok rahatlıkla geçebilir diye düşünüyorum.

Ya da yukarıdaki örnekten yola çıkalım, sen araba lastiği alacak olsan, çiçekçiden mi almak istersin yoksa uzmanlığı bu olan sadece araç lastiği satan bir yerden mi?

Gibi gibi... Bunlarda da size destek olacak yönlendirecek danışmanlarınızın olması çok önemli.

Son aşama: ALGILANMA
Siz tüm marka çalışmasını yaptınız, ama tüketici sizi nasıl algılıyor? Mesela siz premium marka olarak konumladınız kendinizi. premium hamburgerci diye çalıştınız her şeyinizi böyle tasarladınız. Ama belki tüketiciler sizi ucuz marka olarak algıladı. bu durumda iki seçenek var. Marka çalışmalarınızı gözden geçirip tüketicinin premium algılayacağı hale getirmek. Bir diğer seçenek baktınız marka sizi ucuz hamburgerci olarak algıladı ve öyle sevdi. O zaman imaj çalışmasını, bu hale çevirmek de bir çözüm.

Mesela şimdi kategoriyi söyleyemiyorum ama meşhur bir marka hayatına kadınlara yönelik bir ürün olarak başladı. Ama markayı erkekler tercih etti. Sonra bir anda marka maskülen bir imaja dönüştü. Hatta ikonunu bir kovboy olarak değiştirdi.

Bu konu basit görünse de oldukça çetrefilli gördüğünüz gibi. İstediğiniz zaman mesaj atabilirsiniz:)
0
anten
(04.08.21)
(4)

Bu iki bilgisayar aynı mı, değilse aradaki fark nedir?

grrrrrrrrrr
https://www.apple.com/tr/shop/buy-mac/macbook-pro/13-in%C3%A7-uzay-grisi-intel-iris-plus-graphics-grafik-teknolojisine-sahip-2.0-ghz-intel-core-i5-d%C3%B6rt-%C3%A7ekirdekli-i%CC%87%C5%9Flemci-512gb#https://www.mediamarkt.com.tr/tr/product/_mwp52tu-a-macbook-pro-13-3-2020-core-i5-2-0ghz-16gb-1tb-%C4%
0
grrrrrrrrrr
(03.08.21)
Aynı gibi görünüyor. Apple herhalde M1 satışını artırmak için eski modellere zam yapmış.
0
plutongezegendegilmi
(03.08.21)
mm'deki 1tb daha iyi
onun disinda bir fark gormedim
0
nibba
(03.08.21)
i5 ama hangi i5 acaba. Aynı markanın 10. nesil i5 işlemcili 20 versiyonu olabiliyor. I5'tir ama model numaraları farklı olabilir işlemcinin.
0
anten
(03.08.21)
everymac.com

@anten Core i5 (I5-1038NG7)
0
kaiserr76
(03.08.21)
(1)

Instagram Hikaye ve Postları için program/uygulama

erty_ksk
Selamlar,Instagram hikayeleri ve postları için bilgisayarda ya da telefonda kullanabileceğim bir uygulama program vs var mıdır? Post ve hikayeleri bu uygulama ya da programda hazırlayayım sonra instagramdan yayınlayayım. gerek boyutu gerek görsel ve efektleri zengin olan uygulama ya da program öneri
Selamlar,
Instagram hikayeleri ve postları için bilgisayarda ya da telefonda kullanabileceğim bir uygulama program vs var mıdır?
Post ve hikayeleri bu uygulama ya da programda hazırlayayım sonra instagramdan yayınlayayım. gerek boyutu gerek görsel ve efektleri zengin olan uygulama ya da program öneriniz varsa duymak isterim.
0
erty_ksk
(03.08.21)
Canva
0
anten
(03.08.21)
(5)

Ortam soğutucusu

sinerjiicecegi
Klima dışında 1000tl ye kadar ortamı soğutabilecek bir cihaz bilgisi olan var mı?Valide bende kalıyor, inat etti klima taktırmıyor. Bütçeyi 1000tl koydu. Benim de gönlüm sıcakta uyumasına el vermiyor ama bir türlü bir şey bulamadım. Yardım et sözlük.
Klima dışında 1000tl ye kadar ortamı soğutabilecek bir cihaz bilgisi olan var mı?
Valide bende kalıyor, inat etti klima taktırmıyor. Bütçeyi 1000tl koydu. Benim de gönlüm sıcakta uyumasına el vermiyor ama bir türlü bir şey bulamadım. Yardım et sözlük.
0
sinerjiicecegi
(03.08.21)
ortami sogutacak klima harici bir cihaz olamaz teknik olarak. vantilator alabilirsiniz yoksa. sprey sisesiyle arada uzerinize su sikarsaniz terleme gibi fonksiyon gorur ve onun buharlasmasiyla vucut serinler. klima cinsi olmayan ama ortamin sicakligini dusurecek baska bir cihaz yok.
0
robokot
(03.08.21)
Klima olmasın derken, duvara monte olmayan bir ürün kastettim
0
🌸sinerjiicecegi
(03.08.21)
tamam iste, dış ve ic unitesi olmayip da iceriyi sogutabilecek akla yatkin bir cihaz yok. portable klimalar var, cikis borusunu camdan disari vermek gerekiyor ve cok gurultululer. pahalilar da. onun disinda termodinamik olarak mumkun degil zaten.
0
robokot
(03.08.21)
Var abi var:) Ben direkt link vereyim:)

www.n11.com
0
anten
(03.08.21)
www.hepsiburada.com

ne yazıkki en ucuz çözümünüz bu, arkadaşa aldık gayet iyi iş görüyor, vantilatör veya soğuk buharlı vantilatörler de işini görmez.
0
arph
(03.08.21)
(2)

Umraniye’deki Glow3 sitesini nasil bilirsiniz?

lemmiwinks
Madenler’e, Metrogarden’a yakinda hani. Ev kiralayacagiz da, son bir kez soralim dedik, bilen vardir belki.
Madenler’e, Metrogarden’a yakinda hani. Ev kiralayacagiz da, son bir kez soralim dedik, bilen vardir belki.
0
lemmiwinks
(02.08.21)
bahçeden çıktığın anda bambaşka bir dünya. Eğer aracınız yoksa toplu taşıma böyle bir çevreye alışık değilseniz bir yerden sonra yorabilir.

Evler güzel, sosyal imkanlar güzel elbet. Bir de bu civarda bu tarz sitelerde oturanların çoğu beyaz yakalı ya da orta ölçek bir işletme sahibi. Bu da her konuda kendini haklı gören, sürekli söylenen bir komşu kitlesi ortaya çıkarıyor:) bu da aklınızda olsun.
0
anten
(03.08.21)
su an daha kotu cevrede oturuyoruz zaten, daha once o taraflarda da oturmustuk, cevre onemli degil. site yonetimi ve sitenin icini merak ediyoruz daha cok.
0
🌸lemmiwinks
(03.08.21)
(9)

Deniz tatili yerlerine gitmeye çekinmek

ya ben lan neyse
hiç deniz kumsal tatili yapmak için buralara gitmedim. hiç öyle isteğim de olmadı. babam da tatil falan anlamazdı.benim aklımda hep kavga edenler, birbirini kazıklayanlar (esnaf özellikle), Türk turisti insan yerine koymayanlar, aşırı sıcak ve kalabalık olarak kalmış medyadan.buralar böyle yerler mi
hiç deniz kumsal tatili yapmak için buralara gitmedim. hiç öyle isteğim de olmadı. babam da tatil falan anlamazdı.

benim aklımda hep kavga edenler, birbirini kazıklayanlar (esnaf özellikle), Türk turisti insan yerine koymayanlar, aşırı sıcak ve kalabalık olarak kalmış medyadan.

buralar böyle yerler mi? gitmeye değer mi? gidince huzur bulunabiliyor mu? kavga ve kazıklanma olmadan saygı da görerek tatil mümkün mü?

ölmeden ben de gideyim mümkünse.
0
ya ben lan neyse
(02.08.21)
gittiğin yerlere bağlı. kazıklanabilirsin de. ama gayet normal fiyat veren yerler de var. sıcak kaçınılmaz. serin olsun diyorsan eylül ekimde ya da haziranda falan gitmek lazım belki de. kalabalık da yine gittiğin zamana ve yerine göre.
0
jelly bear
(02.08.21)
Çok ucuza mükemmel sakinlikte gayet güzel deniz tatili yapabilirsin. Ne istediğine ne beklediğine bağlı.
0
birmilyonunvarmi
(02.08.21)
Hiç alakası yok. Deniz tatili yeri derken, nereye gittiğiniz önemli tabi. Türk mutfağından yemek yiyeyim diye "turkish baklava" satan yerlere giderseniz komple ülke mutfağına küsebilirsiniz.

Lüks otelli deniz tatili, sahil kampı, kiralık yazlık sitede deniz tatili, turistik bir alanda deniz tatili, halk plajında deniz tatili gibi çeşit çeşit seçenek var. Sakin bir tatil yapmak istiyorsanız sizin için en uygun olanı muhtemelen yazlık bir sitede birkaç günlüğüne bir ev tutup eş dost tanıdık orada tatil yapmak olacaktır. Antalya'nın turistik olmayan yerleri ve Mersin davultepe tarafları bunun için uygun.
0
mentuhotep
(02.08.21)
gercek "huzur" icin yunan adalarindan birine kacacaksin. Gurultu yok, rahatsiz eden yok, cakal esnaf tek tuk, deniz super, yemekler harika, vs.
0
cooperr
(02.08.21)
5 yildizli otele gidip hic cikmiyorsan guzel. Bir sey dusunmeden takiliyorsun.

Yoksa genel olarak yorucu.
Hic dertsiz bir tatil olsa bile araba klimasi yetmiyor, deniz anasi sokuyor, ayagina bisey batiyor, gunes yakiyor...

Aksam ne yesek derdi bile bana yetiyor.
0
divit
(02.08.21)
Biraz kendin keşfetmen, önden araştırma yapman lazım. Gereken araştırmayı yaparsan çok güzel, ferah bir tatil geçirebilirsin.
0
zimbirik
(03.08.21)
Tam olarak bahsettiğiniz gibi aslında. Türkiye'de bunları yaşamayacağınız çok az sayıda yer kaldı. Biraz araştırırsanız bulursunuz:) Onun dışında çeşme, bodrum, marmaris, kaş vb yerler tam da bu anlattığınız gibi. İsterseniz villa tutun, isterseniz 5 yıldızlı tatil köyünden çıkmadan tatil yapın geneli böyle.

Bodrum'da 1 hafta gergin ve kalabalık bir tatil yapacağınıza, herhangi bir italya, fransa ya da yunanistan sahil kasabasında 4-5 gün çok daha huzurlu ve sakin bir tatil geçirebilirsiniz.
0
anten
(03.08.21)
e yurt dışına gidin o zaman?
ne alaka yani.

ayrıca tatil anlayışınıza bağlı ama bence de alakası yok.
her şey dahil saçma sapan kampanya otellerine, bu tatil beldelerinin en ticarileşmiş yerlerine hele bir de core sezonda giderseniz tabi öyle olur.
biraz tatil blogu, tripadvisor falan karıştırıp öyle planlamak lazım.
0
rewlack
(03.08.21)
ekşi sözlüğe fazla maruz kalmışsın ondan bu düşünceler. hayat dışarıda farklı akıyor ama dediğin şeyler de insanın başına gelmiyor değil.
0
gameofannen
(03.08.21)
(5)

kastan kilo vermemek için neler yapmak gerekiyor?

kahve45
bu yalnızca sporla mı başarılabilir yoksa yediklerimizle alakası var mı? teşekkürler.
bu yalnızca sporla mı başarılabilir yoksa yediklerimizle alakası var mı? teşekkürler.
0
kahve45
(02.08.21)
Protein ağırlıklı beslenme şart, ama yine kaybediliyor. En aza indirmek böyle mümkün. Ağırlık kaldırıp protein ağırlıklı beslenin.
0
olaylar olaylar
(02.08.21)
Yüksek protein diyet, yüksek ağırlık spor.
examine.com
0
logisticsmanager
(02.08.21)
Yediklerinle cok alakasi var. Yukaridaki cevaplara ek olarak; su. Insan vucudunun ~%60'i, kas kutlelerinin ise %70'i su. Egzersiz kaynakli su kaybini tam anlamiyla telafi edemezsen kas gelisimi duruyor, hatta geriliyor. Spor yaparken ki kramplarin bir cogu da bu yuzden, cunku kan dolasimini ciddi oranda etkiliyor. Normalden fazla su kaybin olacagi icin tuz gibi ana minarelleri de ihmal etmemek gerekiyor.
0
rm
(02.08.21)
İyi uyku da önemli. Egzersizle yırtılan kaslar, uykuda tamir görüyor. İstediğin kadar düzgün ye, iyi uyumazsan olmaz.
0
anten
(03.08.21)
Kuvvetlenmeyi amaçlayarak antrenman yap.
0
arnold schwarzeneger
(03.08.21)
(6)

Hangi ulkede daha rahat kalinir?

karaca2
merhaba. yurtdisinda yuksek lisans icin gerekli tum kosullara ve maddi guce sahibim. yuksek lisans sonrasi oturma vizesi alma orani en yuksek ulkeler nerelerdir? boyle bir istatistik yayimlayan site var mi? bir kere yapacagim ve buyuk ihtimal tum birikimimi bu amacta harcayacagim icin isimi sansa bi
merhaba. yurtdisinda yuksek lisans icin gerekli tum kosullara ve maddi guce sahibim. yuksek lisans sonrasi oturma vizesi alma orani en yuksek ulkeler nerelerdir? boyle bir istatistik yayimlayan site var mi? bir kere yapacagim ve buyuk ihtimal tum birikimimi bu amacta harcayacagim icin isimi sansa birakmak istemiyorum. ben almanya, avusturya dusunuyorum ama buralarda vize alabilen insanlarin sayisi nasil?
0
karaca2
(30.07.21)
Almanya 1,5 yıl iş arama vizesi veriyor eğitim sonrası. Hollanda İngiltere gibi diğer ülkelerde de var benzer uygulamalar. Kendi ülkesinde eğitim almış kalifiye personeli her ülke tutmak ister zira. Önemli olan iş piyasasının durumu. Vize uygulamalarından ziyade iş bulabilir miyim diye bakardım ben olsam. İş bulabileceğiniz bir yere giderseniz her türlü kalırsınız.

Bol şans
0
but that was just a dream
(30.07.21)
Son yıllarda maalesef göçmen başvuruları vs. biraz sıkılaştı. Birkaç arkadaşım çok iyi cvleri, çok iyi görüşmeleri olmasına rağmen "eu-first" ya da "us-first" vizyonu yüzünden iş bulamadan dönmek durumunda kaldı.

Özellike AB ülkelerinde firmalar o topa girmek istemiyor. Çünkü adama önce "niye bu ülkenin bir vatandaşı değil de türkiye'den birini işe alıyorsun" diyorlar. Onun için geçerli bir sebep göstermesi ve kabul ettirmesi gerekiyor. Sonra tamam, hadi bu nitelikte bir adamı bu ülkede bulamadın. AB ülkelerinde de mi bulamıyorsun deniyor. O aşamada da ikna etmesi gerekiyor...

Alanınızı bilmediğim için net bir şey diyemiyorum. Ama sektör çok çok önemli bu kararı verirken. Yani bazı sektörler var ki aşırı göçmen karşıtı bir ülkede bile çok rahat iş buluyor, bazı sektörler var ki en göçmen dostu ülkede bile iş bulamıyor.

Mesela Türkiye'ye yoğun ihracat yapan bir şirket vardır, pazarlama faaliyetleri için "ana dili türkçe olan" marketing manager arıyordur. Anadil sebebiyle iş teklifi alan arkadaşlarım oldu. Ama tamamen sektör ve iş alanıyla alakalı bir durum.

Bu arada estonya vb. ülkeler mesela teknoloji alanında çalışanlar için daha esnek koşullar sunuyor ve bürokrasi engelini kaldırıyor.
0
anten
(30.07.21)
Boyle bir istatistik yok. Bati Avrupa´da gocmen cok, yasalar ve duzenlemeler daha sert.

Cunku "rahat" dediginiz kavram, yukaridaki Almanya orneginde de sehirden sehire degisiyor. Almanya´da iki yil bloke hesap icin kac liraya ihtiyaciniz var? Bir servet ediyor. Dil yoksa, dil kursu icin en az bir yil harcayacak, bu surecte calisma vizesiz, sadece cebinizden yiyecekseniz. Ust duzey bir ogrenci olsaniz dahi iki yilda MA bitirebilen cok cok az. Uc yil boyunca en iyi ihtimalle yari zamanli calisabilirsiniz. Oturum veren memurlari genelde "rahat" insanlar degillerdir.

Avusturya üniversite okumak icin daha "kolay" bir secenek. B2 ile aliyorlardi. Girisi daha kolay diye bircok yabanci ogrenciden duydum. Ama ikisinde de üniversite, ozellikle master bitirmek zordur.

Almanca ogreneceksiniz de, akademik dili kavrayacaksiniz da... Ingilizce programlara bakin, Hollanda iyi bir secenek olabilir.
0
buf-e kür
(30.07.21)
Fransa'da iki arkadaşım var böyle olan biri hintli biri türk. Ikisi de cok iyi yerlerde calistilar.
www.campusfrance.org
12 ay kalabiliyorsun mezuniyet sonrasi

Meslege bakmak lazim. Ben supply chain, muhendislik gibi alanlara garanti veririm kalirsin, is bulursun her türlü. Business vs olaylarinda da bulursun. Mobil olduğun, Fransızca bilmesen de bilmeye niyetliysen Fransa'da is var bu tarz bölümlere. Ama her is icin söyleyemem.
0
logisticsmanager
(30.07.21)
Data science&Big data alaninda master yapacagim. Finans fonksiyonunda da 6 yillik tecrubem var halihazirda. Data science bu ara hot topic ama cok insan birikti o alanda o yuzden is bulma konusunda biraz tereddute dustum
0
🌸karaca2
(30.07.21)
hayır yok.
çünkü kimin nereden geldiği (vize ihtiyacı) veya ne yapmak istediği çok değişken.

avrupada hemen hemen her ülke veriyor yl sonrası iş arama süresi ve veya izni.
oturum, kalıcı oturumsa bu süreç daha başka işleyebilir.
bir de rahat kalmaktan kastınız nedir? ispanyada rahatlıkla sonrasında kalırsınız ama işsizlik çok veya hayat pahalıysa ne olacak?


irlanda,
almanya,
fransa,
hollanda overallda kendi bakışıma göre okuması, kalması, iş bulması kolay ülkeler.

*hepsinde ingilizce master gayet mümkün.
0
rewlack
(30.07.21)
(4)

Üretim Sektörü İş Fikri 150 bin TL Bütçe

emir135
Selamlar, Alibaba'da gezinirken üretim hatları dikkatimi çekti.150 Bin TL bütçe ile siz hangi makine/teçhizat'a yatırım yapardınız ve nedeni ne olurdu? Mesela silikon kalıp makinesi satın alıp, silikon kap üretimi ya da plastik poşet eldiven üretip, ihracatını yapabilmek nasıl olurdu? Fikirleriniz ç
Selamlar, Alibaba'da gezinirken üretim hatları dikkatimi çekti.
150 Bin TL bütçe ile siz hangi makine/teçhizat'a yatırım yapardınız ve nedeni ne olurdu? Mesela silikon kalıp makinesi satın alıp, silikon kap üretimi ya da plastik poşet eldiven üretip, ihracatını yapabilmek nasıl olurdu? Fikirleriniz çok önemli..
0
emir135
(30.07.21)
Makineleri almak teçhizatı kurmak, üretim tesisini oluşturmak sorun değil. Yani sorun da, asıl mevzu değil. Cebinizdeki sermayeye uygun olarak atmanız gereken adımları atarak işi kurabilirsiniz. Ama iş kurmak sadece makine, eekiman almakla olmuyor. Sermaye de sadece kurulum için gereken miktar değildir.

150 binliram var hadi 150 bine makine alayım derseniz işi kurduğunuz gün cebinizde bir kuruş kalmamış olur. İşletmenin kurulum maliyeti dışında bir de işletme maliyeti vardır. Bir işletme kurulduğu gün kazanmaya kar etmeye başlamadığı için sizi en az 1 yıl hiç kazanmasanız bile idare edecek bir miktarın da kasada durması önemli. Şu senaryoyu düşünün mesela, makineyi aldınız. atölyeyi kiraladınız. Ham madeyi aldınız. Tüm sermaye oraya gitti. Hadi işe başladınız. Aaa... sizin hammade sizin makineye uymadı. Ya da 1 ay çalıştı makine arıza verdi. Yeni bir cihaz takılması gerekti. Hadi bakalım 30bin daha lazım. Ee yok o miktar sizde... Bu senaryoların yaşanmaması için sermaye iyi düşünülmeli.


Öte yandan alibaba'dan makine getirmek, oldukça zorlu bir süreç olabilir. Vergiler, harçlar, gümrük giderleri, nakliye kurulum maliyetleri gibi. Yani 100 bin görünen makine bu söylediğim kalemlerle size 200'e malolabilir.

Bir de o makineyi aldınız getirttiniz. Ama sizin sürekli teknik desteğe, yedek parçaya vs. ihtiyacınız olacak. bu makineye türkiye'de bu desteği sağlayacak birileri var mı? Yoksa ilk arızada makine hurdaya mı gidecek? Bunlar da önemli.

Gelelim asıl kısma, mevzu makineyi almak değil. Yani o da bir mevzu da asıl konu marketing. Ürünü ürettiniz, gayet güzel kaliteli. Ama kime satacaksınız? Genelde bu tarz işlerde önden ürünün satış kanalları vs oluşturulur. En azından kimlere satılabileceği, toptancılarla görüşmeler falan yapmak önemli. Ha diyorsanız ki ben hiç uğraşmam internetten perakende satış yaparım. O zaman da oldukça ciddi bir reklam tanıtım maliyetiniz olacak. Tabii bu kısımla da ilgilenecek birini çalıştırmanız gerekecek.

Cebinizde yeterli sermaye varsa üretim tesisini kurabilir, üretime başlayabilirsiniz. Önemli olan satabilecek misiniz? müşteri ağınız var mı? Dağıtım ya da toptancı networkunuz var mı? Yoksa bile size bunları sağlayabilecek bir ekibiniz, çalışanınız, ortağınız, tanıdığınız var mı?
0
anten
(30.07.21)
Üretim, ürettiğin şeyin satışı ve tahsilatı alanlarında ciddi bir tecrüben yoksa paranı %1000 batırırsın. Böyle bir fikrin varsa ve sermayen bu denli az ise (15-17 bin dolar altı üstü ) önce bu tarz yerlerde mutlaka çalışmanı ve işin mutfağına iyicene hakim olmanı öneririm.
0
roket adam
(30.07.21)
Aman hocam sakın sakın girmeyin bu işe,
Kayıt üzerinde her ne kadar olur gözüksede ( ki oda olmazda hadi oldu diyelim )
Uygulama aşamasında olmaz, şartları üretim yapmaya hiç müsait değil ( bunu söylemek çok üzücü ama durum böyle )
0
paramolacak
(30.07.21)
önce fizibite yapın.

1-tüm masrafı 1 yıllık hesaplayın. işletme giderleri( vergi, muhasebe, sgk, kira, elektrik, su, maaş vs.) kişisel giderleriniz.

2-bugün anlaşma yapsanız ne zaman üretime başlayabilirsiniz, zaman olarak hesap yapın.
3-sektörde müşteriyi bulun. anlaşma yapın.

4-tesisi planladığınız sürede kurun.( sorunlar: yasal izinleri alamayabilirsiniz, üretim aletlerini getiremeyebilirsiniz, kiralık yer bulamayabilirsiniz, çalıştıracak eleman bulamayabilirsiniz, euro dolar artabilir, yurtdışından ithal makine gümrüğe takılır o olur bu olur.) ya da üretimi gerçekten yapamayabilirsiniz.
5- aksilik olup üretemezseniz diye dışarıdan fiyat alıp müşterinize o şekilde de olsa teslimat yapmayı planlayın.( yani üretim için siz de başkasından fiyat alın, ne kadar zamanda üretebileceğini öğrenin.)

işe başlayın.

genellikle planınızda müşteri bulmak olan 3. madde 4 olarak düşünülür, ilk 3 maddeyi doğru yapsanız da, müşteri bulmaya gelince ya bulamazsınız, ya pazar çok dardır ya da pazar çok geniştir vs değişik şeyleri keşfedersiniz. her şeyi doğru yaptım ama neden olmadı diye üzülürsünüz. o yüzden müşteri bulma işini 3. aşamada yapın. yapamıyorsanız hiç o işe girmeyin.
0
ykyt
(30.07.21)
(5)

yatirimlik ev

baldur2
ayni muhit ayni ozelliklerde evler. oturulmayacak, sadece kira geliri icin. ikisinin de kira carpani ayni veya cok yakin.bir yandan 8-9 yaslarindadiger yandan 2-3 yaslarinda evler.aradaki fark ortalama 30-40 bin lira civarinda. daha genc olan evi mi almak daha mantikli?
ayni muhit ayni ozelliklerde evler. oturulmayacak, sadece kira geliri icin. ikisinin de kira carpani ayni veya cok yakin.
bir yandan 8-9 yaslarinda
diger yandan 2-3 yaslarinda evler.
aradaki fark ortalama 30-40 bin lira civarinda. daha genc olan evi mi almak daha mantikli?
0
baldur2
(30.07.21)
Önemli olanan içinin durumu. Yani 20 yıllık ev vardır sıfır tadilat ister, 5 yıllık ev vardır içine 50 bin harcatır. Eşit koşullada ise ben 30-40 bin verip 2-3 yıllık ev alırım zira 30-40 bin aradaki yaş farkı için düşük bir meblağ.
0
giovanne
(30.07.21)
kiraya vereceksem kiracının da kullanmasını hesaba katarak daha pahalı ve daha temiz yerine aynı kirayı getirecek 8 9 yıllık evi tercih ederdim.
0
entellektuelmankurt
(30.07.21)
içerideki masrafta önemli olmakla birlikte eğer eski ile yeni arasında çok büyük kira farkı yoksa eski olan evi alırdım.
0
xiii
(30.07.21)
Yatırımlık ev konseptine hiç anlam verememekle birlikte kişisel olarak, birim maliyet getiri oranına bakardım ben olsam. Bir de yatırım geri dönüş süresi değerlendirilebilir.

Tabii ülkemizin bir deprem bölgesi olduğunu da unutmamak lazım. Yatırım diye alınan evin bir anda Allah korusun kullanılamayacak kadar hasar görme riski de var.
0
anten
(30.07.21)
bugün yatırım için alıyorsun, 3-5 sene sonra başka bir yatırım için satmak istersin. Alan kişi de oturacaksa, her zaman daha yeni evi tercih eder. 30-40bin çok büyük bir rakam değil, içinde tadilat gerekmiyorsa yeniyi tercih ederdim.
0
vampir akrep
(30.07.21)
(7)

1500₺ bütçe ile tek başına tatil

binlercedansozvar
Kamp çadır ıvır zıvır sevmem3 gece bile olsa olurNe önerirsiniz
Kamp çadır ıvır zıvır sevmem
3 gece bile olsa olur
Ne önerirsiniz
0
binlercedansozvar
(29.07.21)
Gitmeyi istediginiz yakin bir sehre otobusle gidip, orada ucuz otellerde kalmak ve sehide yurumek, restoranlarina gitmek gibi. Otobus ve otel asil harcama, o nedenle yakin sehirlere otobus daha ucuz olabilir.
0
howfaristhesky
(30.07.21)
ist.dayim
tekirdag mantikli olur sanirim
0
🌸binlercedansozvar
(30.07.21)
Erikli olabilir
0
neysene
(30.07.21)
istanbuldaysaniz bozcaada
0
ala09
(30.07.21)
Gökçeada'ya git. Hem uygun, hem sakin.
0
anten
(30.07.21)
Hangi şehirde yaşıyorsun ve ulaşım bütçeye dahil mi?
0
efx
(30.07.21)
ulaşım bütçeye dahil
ist
0
🌸binlercedansozvar
(30.07.21)
(8)

Midi klavye tavsiyesi

veritaslibertas
Selam,Midi klavye almak istiyorum, sıfırdan başlayacağım. Ne onerirsiniz?https://www.hepsiburada.com/novation-launchkey-49-mk3-midi-klavye-siyah-pm-HB00000XRQGKNovation 49 tuşlusunu alayım diye düşündüm, daha yukarı çıkamam fiyat olarak. İyi mıdır? Yeni baslayacagim diye süper bir şey almasam da olu
Selam,
Midi klavye almak istiyorum, sıfırdan başlayacağım. Ne onerirsiniz?
www.hepsiburada.com
Novation 49 tuşlusunu alayım diye düşündüm, daha yukarı çıkamam fiyat olarak. İyi mıdır? Yeni baslayacagim diye süper bir şey almasam da olur ama 25 tuşlu gibi bir şey de almayayım dedim okuduklarim sonrasında, ne dersiniz?
0
veritaslibertas
(28.07.21)
Novation launchkey biraz fazla olabilir başlangıç için.

Alesis V49
shop.zuhalmuzik.com

Şu aletin tuşesi fena değil diyor herkes, ekstra olarak da pad'leri de iş görebilir.

Tek sıkıntısı 5pin midi çıkışı yok fakat o da zaten sizin ihtiyacınız olacak bir şey değil direkt usb üzerinden bilgisayara bağlayacağınız için.

Başlangıç için çok daha uygun ileride ilerletirseniz da 61 tuşlu Akai, Novation, Roland güzel bir şey alırsanız double decker yaparsınız bu eldekiyle birlikte :)
0
hedep
(28.07.21)
Neden fazla olur hocam? :) Ne gibi ekşisi olur benim için? Tamamen bilmediğimden soruyorum.
Alesise ben de rastlamıştım iyi deniyor bu da, fiyat da daha uygun.
0
🌸veritaslibertas
(28.07.21)
Ne tarz müzik yapacağınıza bağlı bunun cevabı.
Çünkü bu klavyelerin tuş ağırlıkları vardır.

Fully Weighted Hammer action, semi weighted, synth action gibi.

Eğer piyano tonları yapacağınız müzikte önemliyse, fully weighted hammer action bir klavye iyi olur. Bunlar gerçek piyano tuşu gibi ağır tepkili olur. Hafif de bir sekmesi vardır tuşların. Piyano tecrübesi olmayan birine biraz ağır gelebilir tuşlar başta.

Yok ben pop elektronik house vs yapacağım derseniz synth action daha rahat olabilir. bunlar bildiğimiz orglar gibi çok hafif olur. Çalması da keyiflidir aslında. Tuşe hassasiyetinin piyano kadar etkili olmadığı ağırlıklı synth tonları ya da sololar için idealdir.

Bir de bu ikisinin ortasında yer alan semi weighted denen klavyeler var. Piyano kadar ağır olmayan, ama yine de piyano hassasiyetine yakın bir ağırlık veren tuşedir.

Bunlar önemli, çünkü çalma tarzınızı epey etkiliyor klavye tarzı. Aletlere bakarken bunu göz önünde bulundurun. Ama genelde çoğu müzisyen semi weighted kullanıyor benim gördüğüm eğer piyano geçmişi de yoksa.


Gelelim giriş seviyesi klavyelere:
Native Instruments-Komplete Kontrol oldukça popüler oldu. Avantajı şu, dijital müzik yaparken mutkala native instruments yazılımlarına denk geleceksiniz. Haliyle onlarla uyumlu da bir cihaz.
www.hepsiburada.com

Alesis VI49 benim de ikincil olarak kullandığım bir klavye. Gayet memnunum.
www.hepsiburada.com

Piyasada hala var mı bilmiyorum, neden üretilmediğini de bilmiyorum ama bence iki tane ürün vardı çok iyi her şeyiyle muhteşem.

M-audio axiom pro
novation impulse

Bunlardan bulursanız, çok zor ama belki bir 2 dükkanda sağda solda kalmıştır ya da temiz 2. el. Bunlara da bakın hem daha uyguna gelir. Hem de oldukça tatmin edici klavyeler.

Knobları, faderları, padleri her şey üstünde. Tuşeleri güzel vs.
0
anten
(28.07.21)
Neden fazla olur.

Launchkey Novation Ableton Live ile kullanmak üzere tasarlanmış, live yazılımı ile fevkalade uyumlu çalışan bir kontrolcü. Üstündeki pad'ler ile scene tetikleyip fader ve potanslarda bir yalnızca mixer değil daw içerisindeki sinyal işlemcilerle de çok uyumlu adaptive bir şekilde çalışıyor.

Ayrıca diğer daw'lar için de uyumluluk patch'leri var.

Sizin ilk etapta ihtiyacınız olan tuş tetikleyip klavye çalmayı öğrenmek, müzik teorisine biraz adım atmak. Bir süre yukarıda bahsettiğim ileri olduğunu düşündüğüm özellikleri kullanmanız çok gerekmeyecek, kullansanız dahi mouse ile hamallık oluyor bi kontrolcü olsa tadından yenmicek deme ihtimaliniz az olacak.

Ki alesis üzerinde de 4 tane atanabilir potans ve bolca pad bulunuyor basic kontrolcü işlemleri için.

Bu saydığım sebeplerden dolayı ekstra bin lira klavyeye harcamanız çok makul değil, o bin liraya iş görecek bir ses kartı yahut kulaklık alıp daha makul bir setup oluşturmuş olursunuz benim fikrime göre.

Eğer ki bütçe bakımından hiç bir sıkıntım yok diyorsanız elbette ki canınızın çektiği üründen alabilirsiniz ben bütçe ve kullanım ile alakalı fazla dedim.

~
Anten'in dediği gibi henüz eğileceğiniz tarz ve çalışma şekli belli olmadığı için genel olarak ortalama iyi bir alet alıp suya ısınma adına alesisv49 tavsiye ettim. Anten'in dediği gibi piano, rhodes müthişmiş ben buna eğileyim dediğinizde hammer action bir alet gerekecek, ya da elektronik müzik ya da aranje tarzı bir mevzuya eğilirseniz yukarda henüz erken dediğim bir şey gerekecek.
0
hedep
(28.07.21)
@hedep ve @anten, Bilgiler için çok teşekkürler süpersiniz.
Açıkçası fl studio ile beraber kullanmayı planlıyorum, buna egilecegim elektronik müzik deneyecegim. @hedep son paragrafina istinaden novation mu olmalı yani, yoksa yine de yönelim bakımından v49 ok mi?
@anten, senin fikrin nedir bu doğrultuda?
Çok teşekkürler.
0
🌸veritaslibertas
(28.07.21)
Ya biraz garip gelcek de midi klavyenin fazlası olmaz gibi bir bakış açım var benim.

Bi tane sürekli stüdyo ortamında kullandığım kontrolcülü bişey, bi tane sağa sola gezdirdiğim 49 mini tuşlu, bi tane pat diye ikinci kata çıkarabildiğim ufak bi hafif korg kullanıyorum ben mesela. O yüzden alesis v49 gibi ufak bişey alıp ileride ihtiyaca göre akai ya da novation 61 alınır gibi düşündüm ben. Alesis üzerindeki kontrolcüler pad'ler ilk etapta gerçekten iş görecek şeyler, sahnede kullanmak için ben de bi ara düşünmüştüm o aleti, yalnızca 5pin din midi çıkşı yok diye (yani bilgisayarsız kullanmak zor diye) almamıştım.

Ya da alayım tam olsun derseniz launchkey mk3 49 enfes bi alettir kenarda saçmalık param olsa ondan da alırım eheheh

Fakat
dediğim gibi fl kullanacaksınız, (ya da live, ya da studio one, ya da cubase ne olursa olsun) ses kartınız nedir? windows kullanıyorsanız ses kartı almadan çılgın bir latency (gecikme) probleminiz olcak, ses kaynağınız nedir, kulaklık aşık usandırır 4" dahi olsa bir çift aktif hoparlör almanız sizi dev rahat ettirecektir.

İşte daha basic bir midi klavye alarak home stüdyo bakımından daha geniş bir alan kaplayabilirsiniz oradan edilecek tasarruf ile, fikrim budur.
0
hedep
(28.07.21)
Anladım hocam sizi :)
V49 çok cezbedici, muhtemelen de bana yeter zaten hayli hayli. Diğer yandan da 700 TL gibi bir fark var novationla, alet sağlam diyorsunuz. Bir kaç ay sonra kim bilir kaç para olacak alet, yine onu almak da f/p olabilir. Ama anladım sizi v49 da çekici çok. Bu arada novationda da var padler

Ses kartım yok, kullandığım notebook Windows, harman kardon hoparlörleri var, gecikme yaşanır mı acaba yine de?
Bir adet çin malı (markasını unuttum bilindik bir şey) Dap+AMP bir alet var elimde araya onu soksan iş görür mü?
Rockit sounda r50 kulaklığın var o iş görür mü?
E) hiç biri iş görmez mi :)
0
🌸veritaslibertas
(28.07.21)
windows it gibi latency yapar tek başına klavye çaldırtamaz (asio4all falan gibi "çözümler" olsa da yine cayır cayır gecikme yapar on board ses kartları)

mac olsa idare edilir derdim

en az tercihten en çok tercihe sıralıyorum (başlangıç için uygun bazı ses kartları)
behringer, presonus, focusrite, audient

bunların en alt segment ses kartını almanız iyi olur. China DAC audio interface özelliği var mıdır, varsa da nasıl bir asio değer veriyordur bi fikrim yok ama kendi driveri olmadığını varsayıp çok iş göreceğini sanmıyorum diyeceğim.
Behringer'de aynı sebepten çok tavsiye etmeyeceğim en alt modellerin driverleri yok (eski modellerin driver'ini hile hurda ile kurabiliyorsunuz ama boşa macera)

Söylediğiniz kulaklık olur ama işte onu bağlayacağımız gecikme yapmayan harici bir ses kartı (audio interface) lazım. (ayrıca o kulaklıktan da usanıp dışarı ses verecek bir şey olsun artık yeter diyeceksiniz kullanım sıklığına göre)
0
hedep
(28.07.21)
(1)

Elektronik müzik yapanlar - dj'ler sesleri nerelerden buluyorlar?

veritaslibertas
sb.aklıma takıldı,https://youtu.be/VLqvah_xogg?t=250böyle arkadaki vokal sesleri, konuşmaları falan bir yerlerden başka şarkılardan mı alıyorlar yoksa bunların satıldığı platformlar mı var? nasıl yapıyorlar?
sb.
aklıma takıldı,
youtu.be
böyle arkadaki vokal sesleri, konuşmaları falan bir yerlerden başka şarkılardan mı alıyorlar yoksa bunların satıldığı platformlar mı var? nasıl yapıyorlar?
0
veritaslibertas
(28.07.21)
Loopmasters.com, w.a. productions gibi platformlar var.

Buralardan temin etmek mümkün. Birçok producer kendi stüdyosunda vokaller çağırıp canlı olarak da kayıt yapıyor. Ama bu imkan yoksa hazır sampleları satın alıyor.

Zaten bu "aaa bu şarkı o şarkıdan arakmış" gibi geyiklerin bir kısmı bunun yüzünden yaşanıyor. İki dj aynı yerden aynı ürünü alıp kullanabiliyor zaman zaman.
0
anten
(28.07.21)
(13)

ustalar neden calisan bulamiyor

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
turkiye'de, abd'de vs. ustalar (özellikle otomobil ustaları) yetistirecek eleman bulamiyoruz, calisan bulamiyoruz derler. kazanci sorunca da kazancimiz iyi falan derler hep. bu işlere neden eleman bulamiyorlar dünyada?
turkiye'de, abd'de vs. ustalar (özellikle otomobil ustaları) yetistirecek eleman bulamiyoruz, calisan bulamiyoruz derler. kazanci sorunca da kazancimiz iyi falan derler hep. bu işlere neden eleman bulamiyorlar dünyada?
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(27.07.21)
insanların büyük bir çoğunluğu masa başında yorulmadan para kazanacakları bir iş istediği için olabilir mi?
0
candide
(27.07.21)
az para veriyordur
0
vanqusih
(27.07.21)
Cevap çok net, asgari ücrete bankada çalışmak, üniversite okumak, 3 bin liraya plazada çalışmak bizim millete daha çekici geliyor.

Olay tamamen bu, traktör pulluğu tamir eden bütün gün kir pas içinde çalışan arkadaşım aylık net 50 bin kemiksiz kazanıyor, evleri arabaları falan saymıyorum. ( hemde büyükşehirde bile değil)

Ben büyükşehirde takılcan kadıköy'de yaşıcam, network peşinde koşçam diyen yazılımcı kardeşi 20 bin kazanıyor ve ay sonunu denk getiremiyor.
0
paramolacak
(27.07.21)
eskiden çırak verme kültürü vardı bu bitti. 2.cisi fazla para kazanmadıkları için az para verip koşulsuz saygı bekliyorlar. herkes masa başı iş istiyor. kasiyerlik yaparım inşaatta çalışacağıma diyor insanlar.

bir örnek babam elektrik teknikeri. iş yeri var ancak sigorta ödeyecek ve haftalık olarak elemana verebilecek kadar kazanamıyor. eğer bu tarz ustalar asgari ücret verse çalışan bulunur ancak küçük çaplı ustalar için bu zor. emeğin karşılığı yok ülkemizde.
0
mikahakkinen
(27.07.21)
Insanlar para kazanamıyor asıl olay bu. Patron kazanır, eleman kazanmaz. Öncelikle o ay çok müşteri gelmeyebilir, başka yerde aylık kazancını bilirsin. Sadece kir içinde olmak değil, güven içinde olacağını da bilirsin. AVM'de mağazada çalışmak temizdir ama oto sanayide çalışmak güvenli olmayabilir.
0
howfaristhesky
(27.07.21)
Gösterişsiz iş o yüzden. Çok kazandıklarını sanmıyorum. Masrafları çıkarınca ellerinde 8-10 bin tl kalıyorsa çok iyi. Bu parayı memur oturarak alıyor
0
Gabriel
(27.07.21)
kayınço zamanında sanayide forklift tamircisine girmişti.
6 ay sonra kaçarak uzaklaştı.
maaş zaten asgarinin bir tık üstü.
mesai 10 saat cumartesi dahil.
akşam yada haftasonu acil servise gidersen (bazen şehir dışı) extra mesai yok.
yemekler piyasadaki en ucuz iğrenç yemekler.
garsonluk yaparım , evde boş otururum daha iyi demişti.
0
aslindasorunumpsikolojik
(27.07.21)
1- ekstrem örnekler dışında rezil çalışma şartları ve maaşlar. Evet Ford'un bilmem ne egitimlerini alıp hybrid araçları falan bilen eden adam kazanır da otosanayide arabanin yağını değiştiren oyle kazanamaz. Herkes de usta olamaz. Buna ek olarak holdingte bile ne mobingler ne haksizliklar varken bu tarz islerin durumunu düşünemiyorum. Ne mesai ne tatil ne yemekler vs. Maas asgariden bile yatabilir.

2-pis iş. Öyle dışarıdan şey gözükse de zor iş. Ailemde var ford tamircisi emekli belinde sorun var yıllarca vücut gücü ile çalışan bir meslekte olmaktan. Belli yerden sonra calismasi da zor ama masabasi adam icin cok ciddi bir sorun değil bu.

3- Türkiye'de özellikle egitimsiz, kafasi pek basmayan tipler bu işlere gidiyor ama böyle olmamasi lazım. O da ulkedeki egitim sistemi sacmaligindan. Haliyle kimse cocugunu falan göndermek istemiyor oralara.

4-gosterissiz evet. Prestiji falan yok yani.

Ekstrem örneklere gerek yok. Benim çalıştığım sektörde de ekstrem örnekler var ama geneli o maaşlar değil.
Bir de vücutla yapilan bir meslek olduğu için herhangi bir rahatsizlikta kariyerin bitebilir.
0
logisticsmanager
(27.07.21)
Akrabamın sanayide yeri var. Otomatik şanzıman tamir ediyor. Çalışma saati diye bir şey yok. Türkiye'nin her yerinden müşteri geliyor. İyi de kazanıyor. Müşterinin memnun olması için işin hızlı yapılması lazım. İşi yapan kişi için de hızlı olmak önemli çünkü diğer müşterilere sıra gelmeli. Bu da günde 10, 12 saat çalışmak demek. Herkesin yapabileceği bir şey değil.
0
dissendium
(27.07.21)
Ağır çalışma şartları/düşük maaşa dayanmak zor. Ancak sebat edip işi kapanlar iyi paralar kazanıyorlar. Araba tamircisi bir arkadaşım var. kalfa ikenden beri tanıyorum. Yetiştikten sonra çalıştığı yerden ayrıldı ve kendi yerini açtı. İlk başlarda benden maddi destek alırken 3-4 sene içerisinde tüm borçlarını kapattı. Sonraki 5 senede ise benim bildiğim 2 ev, 2 arsa ve işyerine giderken kullandığı bir normal, evde duran 1 lüks araba sahibi oldu.
0
faithless
(27.07.21)
herşeyde olduğu gibi bir işin kazancını arz talep belirler. bu tarz ustalık diyebileceğimiz işler çok kazandırmaz genelde. çünkü öğrenmesi zor değildir. ustaların büyük bölümü onbinlerce lira kazansa daha fazla insan girer ve yine piyasa düşer. öğrenmesi zor değil çünkü. 2 yıl günde 8-10 saat bu işe ayırsan kurdu olursun. genelde nasıl oluyor? 10 yaşında ustanın yanına veriliyor çocuk. 18-20 yaşına gelince belki usta oluyor. ancak bu 8-10 yıllık sürecin yarısından fazlasında yerleri süpürüyor, ustanın basit işlerini yapıyor. %20'sinde bir şeyler öğreniyordur. o yüzden formal, düzenli bir eğitimle 2 yılda usta çıkar bir insan. birçok ustalık için geçerli bu. yani 4 yılda mühendis yetişiyor, 2 yılda tekniker. usta da buna oranla daha az kısa sürede yetişir.

çok kazanan vardır ama azınlıktadır. yani mühendislerin kazancı 5 bin -30 bin arasındadır ve %80'i 8-10 bin arasında kazanıyordur. ustaların kazancı 5 bin - 50 bin arasındadır ama %80'i 5 bin kazanıyordur. bir de her mühendis mühendislik yapmıyor. türkiye'deki işler belli. mühendisim diyenlerin kaçı gerçekten mühendislik gerektiren işlerde çalışıyor? ondan bir mühendisin maaşını kazanmıyor birçok insan. bir de ustanın yeri kendisiyse işletme sahibi oluyor. bu da avantaj. 20 bin lira kazanan maaşlı bir çalışan işinde çok iyi olması gerekirken bir işletmeci için alt sınır daha fazla olabilir.

sözlükte, beyaz yakalılar arasında şöyle bir algı olabiliyor. "keşke okul okuyacağıma küçükken meslek öğrenseydim" şeklinde yakınmalar oluyor. büyük bir yanılgı bence. ayrıca olmak isterseniz 2-3 yıl idare edecek kadar nakitiniz varsa olursunuz. hiçbir ustalık eğitimi günde 8-10 saat pratik yapmak kaydıyla 2 yıldan fazla sürmez.
0
black mamba
(27.07.21)
Tamamen prestij meselesi.

Yani ben kendi ailemden de biliyorum, fazla para kazansa da beden gücüyle iş yapan insana kimse saygı duymuyor TR'de. İnsanlar da bunu istemiyor. Sokak ropörtajı da vardı böyle çocuğun biri güzel güzel anlatıyordu, AVM'de garsonluk yapmak sanayiden iyi, parası çok daha az ama kıza "sanayide çalışıyorum" diyince cevap atmıyordu, o yüzden AVM'ye geçtim falan diye.
0
plutongezegendegilmi
(27.07.21)
ABD ve türkiye çok farklı sebeplere sahip.
Öncelikle dünyanın her yerinde beden işçiliği genellikle en alt seviye iş kolları olarak görülüyor. Bizdekine benzer yorumlar ABD'de de geçerli:www.quora.com

Türkiye'deki sebeplere gelelim. Çok basit bir iktisat prensibi: Bir yerde ne bolsa o ucuz olur. Türkiye'de vasıfsız işçi / genç nüfus bol. Haliyle işçi maliyetleri düşük. Yani sanayide çalışan bir adam o işin karşılığı olan parayı aldığını düşünmüyor. İlk fırsatta da başka işe geçiyor. Yani sanayide orta ölçek bir dükkanın sahibi ayda cebine 40 bin koyuyor olabilir. ama yanında çalışanlara verdiği maaş 4-5 bini geçmez. O da kıdemliyse.

Gelişmiş ülkelerde ise durum farklı. Aslında benzer bir konu burada da geçerli. Avrupa ve ABD'de teknoloji ve sanayi üretimi bolluğu var. haliyle otomobil ucuz. Bu sayede insanlar bizdeki gibi eski araçlar kullanmıyor. Almanya'da ortalama araç yaşı 8, Türkiye'de 12 mesela. Haliyle daha az tamire ve tamirciye ihtiyaç duyuluyor. Bir de adamın gelir seviyesi yüksek zaten direkt servisine gidiyor.
Bizdeki gibi serviste araç yaptırmak bir zenginlik alameti değil.

bir diğer sebep gelişmiş ülkelerde otomobil ustası sanayide değil okulda yetişir. Motor okullarında eğitim alır, iş hayatına atılır.

Son olarak gelişmiş ülkelerde bu tarz işler genelde göçmenlerin yaptığı işler. Haliyle öyle aşırı popüler bir iş olmaması normal.
0
anten
(28.07.21)
(8)

Haber sitesi yaptırmak istiyorum

olaylar olaylar
En uygun şekilde nasıl çözerim, domain hosting vs bilgim yok.
En uygun şekilde nasıl çözerim, domain hosting vs bilgim yok.
0
olaylar olaylar
(27.07.21)
Nasıl bir haber sitesi yaptıracaksınız? Benzer bir örnek, kafanızdaki model vs. gibi daha çok bilgi verirseniz daha spesifik cevaplar verebiliriz.
0
plutongezegendegilmi
(27.07.21)
Şöyle bi site bahsettiğim
www.siradisihaberler.com
0
🌸olaylar olaylar
(27.07.21)
Haberadam temasi bu. (Yolladiginiz linkteki "uye girisi"ne tiklarsaniz demo sitenin logosu geliyor zaten (kaldirmayi unutmuslar)

Google'a haberadam yazip sitelerinden satin alabilirsiniz. Kurulumunu vs de yapiyorlar. (Wordpress temasi bu)

Haaaa tavsiye eder miyim? Uzun vadeli dusunuyorsaniz malesef hayir. Ama bi deneyeyim diyorsaniz cok da pahali degil zaten alip deneyin.
0
brkylmz
(27.07.21)
@brkylmz tavsiye edebileceğiniz başka bir tema var mı peki?
0
🌸olaylar olaylar
(27.07.21)
Normalde yabanci firmalarin haber temalarini tavsiye ederim. Hem kodlamalarindaki derli topluluk olsun, hem 3. Parti pluginlerle uyumlari olsun bizim yerli temalardan fersah fersah ilerideler. Ve de surekli guncelleme aliyorlar.

Ama gel gelelim turkiyedeki habercilik anlayisiyla da yurtdisindaki web haberciligi cok baska yerlerde. Simdi ben size yabanci bi tema onersem bu ne ya cok sade dersiniz. Bizim cizgi roman gibi sitelerden sonra duz yazi gibi kalirlar :)

Eger sade ama islevsel olsun derseniz "jannah" temasina goz atabilirsiniz.

(Bir de desktop versiyonlari onemsemeyin, ziyaretcilerin neredeyse %70-90 arasi mobilden geliyor.mobil versiyonlara bakin hep)
0
brkylmz
(27.07.21)
Daha yeni kendime yabancı bir haber sitesi kurdum. Jannah temasını kullandım, oldukça hızlı ve hoşuma gitti. Tavsiye ederim ben de bu temayı.
0
gak
(27.07.21)
@gak hocam ben de baktım da karar veremedim, bizdeki gibi kaydırmalı manşet olayı yok sanırım
0
🌸olaylar olaylar
(27.07.21)
Wordpress başlangıç için iyi olabilir. Themeforest üzerinden iyi bir tema alabilirsiniz. Jannah iyidir mesela bahsedilmiş.

Avada da aynı şekilde. Farklı pluginlerle de destekleyebilirsiniz.
0
anten
(28.07.21)
(8)

ingilizlerin müzikteki başarısı

nothing in my way
bu adamlar sanatın her dalında başarılılar aslında ama müzikteki başarıları ayrı. müzik dünyası bunların yüzü suyu hürmetine dönüyor neredeyse. o kadar çok başarılı şarkıcı, grup var ki saymakla bitmiyor adamlarda. koskoca abd bile yarışamıyor neredeyse bunlarla. nasıl bu kadar yaratıcı olabiliyorla
bu adamlar sanatın her dalında başarılılar aslında ama müzikteki başarıları ayrı. müzik dünyası bunların yüzü suyu hürmetine dönüyor neredeyse. o kadar çok başarılı şarkıcı, grup var ki saymakla bitmiyor adamlarda. koskoca abd bile yarışamıyor neredeyse bunlarla. nasıl bu kadar yaratıcı olabiliyorlar bu alanda, ülkenin havasından mıdır suyundan mıdır?
0
nothing in my way
(27.07.21)
biraz fazla abartmıyor muyuz, her ülkenin çok iyi sanatçıları müzisyenleri var.
0
nahtoderfahrung
(27.07.21)
biraz haklısın çok efsane gruplar var ama bunları bizim tanıyor olmamızın nedeni adamların hakim kültür olması. kimse oturup bilmediği bir dilin gruplarını kolay kolay dinlemiyor.
0
bohr atom modeli
(27.07.21)
Müzik konusunda başarılarını ben de şaşkınlıkla karşılıyorum. Adamların underrated grupları, şarkıcıları bile efsane bence.
0
Fusha
(27.07.21)
daha önce bende benzer bir çıkarımda bulunmuştum, bence bunun nedeni adamların coğrafi koşulları nedeni ve yaşam biçimleri, sürekli dışarıda gezmek yerine bir yerde toplanıp muhabbet etmeleri ve bir süre sonra muhabbetden sıkılıp hadi bir şey yapalım'a dönmesi.

2,3 kişi bir araya geldiğinde playstation ile pes oynamak yerine başka şeyler yapıyorlar. kapalı alanlarda pratik yapıp daha iyi hale geliyorlar. oyunculuk, yazarlık vb. konularda iyiler.
0
selam
(27.07.21)
bu, rock müziğin abd ve britanya kökenli olmasından kaynaklanıyor. bir de ister istemez özgür bir ortam lazım. her anlamda özgür fikirden bahsediyorum; drug'ından tut da, seksüel yönelimlere, felsefeden gir de otoriteyi redde kadar. ses endüstrisinde de ingilizler gerek enstrüman, gerek teçhizat anlamında 'budur' diyebileceğimiz markaları çıkarmış hep. sese ayrı bir önem vermişler; müziği duymaktan müziği üretmeye kadar.

evet dediğin doğru: müziğin kabesi ingiltere, hatta daha da spesifikleştiriyorum manchester, leeds ve londra üçgenidir. hani iskoçya'yı, irlanda'yı, hatta galler'i geçiyorum, avustralyalı müzisyenlerde bile, -kültür ve tarihleri paralel olduğu için- harika işler söz konusu.

bir de abd çok kozmopolit bir ülkeyken, ingilistere nereden baksan bir ada ülkesi. kendine has tonlarının olması daha bir öngörülebilir. ne bileyim abd black keys'i çıkarabilirken, iskoçya franz ferdinand'ı, ingiltere foals'u çıkarıyor. daha bir punk havası çok rahatlıkla sezilebiliyor. ve daha kapalı olduklarını anlayabiliyorsun bir şekilde. o yüzden bir grup kulağa iyi geldiğinde abd'li olunca şaşırabilyorsun. daha pop olmasını bekliyorsun çünkü yeni dünya'nın sound'unun.

ne diyelim, tanrı kraliçeyi korusun...
0
mermize
(27.07.21)
İngiliz müziği çok iyi diye değil, ingiliz müziğine ve kültürüne her yerde maruz kaldığımız için onu iyi kabul ediyoruz.

Her ülkenin muhteşem müzikleri var. Mesela isveç'te, italya'da... Hatta isveç bence çok çok daha yukarıda olabilir müzikal zenginlik olarak. Sadece max martin ismi bile yeterli. Ama onlara bu kadar maruz kalmıyoruz hatta haberimiz bile yok çoğundan.
0
anten
(27.07.21)
bohr atom modeli +1

İngilizce dışında şarkı söyleyip bir pink floyd, led zeppelin, queen, beatles kadar popüler olan grup yok. İşin garibi bu dilin hakim dil haline gelmesinde İngilizlerden çok ABD'lilerin etkisinin olması.

İlker Canikligil'in ekşi sözlük ziyaretinde "Türkiye'de neden doğru dürüst bilimkurgu filmi/dizisi çekilemiyor?" gibi bir soruya verdiği şu cevap bence bu konuyla da doğrudan olmasa da biraz ilişkili: "Bilimkurguyu ancak o anda dünyayı domine eden kültür üretebilir."
0
himmet dayi
(27.07.21)
müzikte çok iyi oldukları gerçek fakat abartıldığı da bir gerçek.

Bana kalırsa @anten'e de katılarak, isveç'in çok daha iyi olduğunu düşünüyorum

Stockholm'deyken canlı müzik var diye bir bara gitmiştim "Black magic fools" adlı grup sahne aldı. etkinlik ücretsiz ve kendi halinde müzik yapıyorlar ama inanın benim diyen gruplardan çok daha kaliteli işler yapıyorlar. Dan Swanö, M.Aketfeldt falan saymıyorum bile
0
rapon
(27.07.21)
(5)

Football manager gibi detaylı bir oyunda bir sezonu nasıl geçiyorsunuz ?

joehigashi
Eski championship manager oyuncularındanım. Malum bi taktik ekranımız vardı bir transferimiz birde ekstradan teknik ekip ayarlardık ve basit antrenman ayarları ile işi tamamlardık. Sonrasında oyun akıp giderdiEpic games'den fm 2020'yi kurmuştum bir kaç ay önce fakat detayların içersinde resmen boğul
Eski championship manager oyuncularındanım. Malum bi taktik ekranımız vardı bir transferimiz birde ekstradan teknik ekip ayarlardık ve basit antrenman ayarları ile işi tamamlardık. Sonrasında oyun akıp giderdi

Epic games'den fm 2020'yi kurmuştum bir kaç ay önce fakat detayların içersinde resmen boğuldum antrenman bir detay teknik ekip transferi başka detay, scout analizleri apayrı bir detay her şey de çok ciddi incelikler var. Her bölümde saatlerce oyalanmalık ayrıntılar var.

Bu oyunda boşver hiç uğraşmaya değmez dediğiniz ya da önem verilmesi gereken detaylar nelerdir ? En keyifli ve hızlı şekilde nasıl ilerlerim ?
0
joehigashi
(26.07.21)
Ben kadro kurup, ekibimi yenileyip
İyi bir asistan manager bulup
transfer sezonundan transfer sezonuna on holiday oluyorum :)
benim içim managerlikten çok, kadro/taktik/antreman kurup sonucu görme oyunu yani.
Maç maç gitmiyorum (CL finali falan değilse)

cm 95 italia'da da hep space'e basardım :)
0
summatinyourteeth
(26.07.21)
Transferleri bi program sayesinde sansa birakmayi kesmistim. Orda hangi antrenmanda koc kac yildiz onuda veriyordu. Ne lazim sut5 olacak hoca. Tak aratiyorum. Teklif et. Sabah sende. Futbolcularda var oyle. Max puan gosterior. Gizli yetenekler var onlar cok onemli oldugunu ogrendim. Mesala adam cok iyi ronaldovari. Ama gizli de devamlilik 3/20. 20 macta 3-5 macta esiyor gerisinde bos. 20/20 aldim tsigalko cikti :) demem o ki isimler bwlli olsun koc/oyuncu biyerden sonra maci asistana birakin gecin mesala. Basin toplantisina ciragi yollardim. Ama alt yapidan turk cikmasi icin 3gun gir cik yaptigimi bilirim :)
0
hunharca ben
(26.07.21)
genelde sezon başı çok iş olur. Sezon başı iyi ayarlarsanız, yardımcı antrenörlere görevleri doğru verirseniz maçlar başladıktan 2-3 hafta sonra rahat edersiniz.
0
anten
(26.07.21)
Bu oyunu oynayan çok insan gördüm
Çoğunluk 1-2 gecede sezon bitiriyor ama ciddiye alanlar haftada 15 günde tek maç oynayabiliyor. Ben de en son oynadığımda günde en fazla 1 maç yapıyor, kalan zamanı detaylara harcıyordum.
0
haysiyetsiz nane
(26.07.21)
tamamen size bağlı. denildiği gibi sadece detaylar için saatlerce vakit harcayanlar da var, maç hariç tatil diyenler de. Ben sezon başı iyi bir teknik ekip kurup antrenmanı asistan menajere bırakıyorum. Scout analizlerine de çok takılmaya gerek yok. Yalnızca kendi izlettiğin oyunculara bakarsın. Zamanla daha rahat alışırsın fakat 2020 ile beraber artık futbolun taktiksel kısmından uzak olanlar için zor bir oyun olmaya başladı. Daha basit bir oyun için bkz.FM 2016
0
biravekahve
(26.07.21)
(5)

istanbul araba kiralama

oscar
Istanbul da yaklasik 25 gunluk arac kiralamam lazim. Uygun fiyatli tavsiye edeceginiz bir yerler var mi ?
Istanbul da yaklasik 25 gunluk arac kiralamam lazim. Uygun fiyatli tavsiye edeceginiz bir yerler var mi ?
0
oscar
(26.07.21)
Bildiklerim içinde Avec nispeten uygun fiyat verir.
Aylık fiyatını da sorun daha uygun fiyat verebilirler 30 günde indirim oluyor
0
lappuntamento
(26.07.21)
yolcu360'dan deneyin şansınızı. farklı firmaları görmüş olursunuz. ve madem uzun süreli olacak , bir kaç tanesini doğrudan arayıp sorun. çok kurumsal olmayan kiralama ofisleri, uzun dönem için internette yazmayan fiyatlarla araç verebiliyorlar, farklı düzenlemeler yapabiliyorlar. ama yaz dönemli olduğu için işiniz biraz zor.
0
co2s2
(26.07.21)
garenta fena olmayabilir fiyatları
0
anten
(26.07.21)
ben garentadan kiralamistim 15-20 gunluk.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(26.07.21)
windycar memnun kaldım hep
0
karsiyakaliyiz
(26.07.21)
(3)

Arabistan ziyareti konusu

sanguine
Annemi Mekke ve Medine'ye götürmek gibi bir düşüncem var ziyaret amaçlı. Umre hac falan değil. Bildiğiniz turistik olarak, hiçbir tur şirketi ile anlaşmadan kendim kalacağım yerleri ayarlayarak yapabiliyor muyum bunu, aracı zorunluluğu var mı
Annemi Mekke ve Medine'ye götürmek gibi bir düşüncem var ziyaret amaçlı. Umre hac falan değil. Bildiğiniz turistik olarak, hiçbir tur şirketi ile anlaşmadan kendim kalacağım yerleri ayarlayarak yapabiliyor muyum bunu, aracı zorunluluğu var mı
0
sanguine
(25.07.21)
hac zamani bireysel vize alamazsin zaten. teknik olarak, hac haric kalan vakit umre vakti zaten.

kadinlarin belli bir yasa kadar gelmesi icin kurallar vardi. detayini hatirlamiyorum.

vize alabilirsen, olur bence. yalniz oyle tek basina gidilecek gezilecek yerler degil gibi geliyor bana. (bulundum arabistanda)
0
camussar
(26.07.21)
bildiğim kadarıyla arabistan dini bir niyet ya da iş gibi belgelenebilir bir davet yoksa turist kabul etmiyor.

Ancak aile ziyareti,
eğitim,
resmi bir davet vb durumlarda vize alınabiliyor.

www.flypgs.com
0
anten
(26.07.21)
Turist vizesi yok maalesef. Davet mektubu şansınız yoksa umre turlarına katılabilirsiniz Mekke ve Medine. Onlar zaten gezilebilecek her noktayı gezdiriyor. İbadetlerinizi ister toplu ister bireysel yapabilirsiniz öyle sürü ile gezme zorunluluğu yok ve daha güvenli şahsi fikrim.
Biraz da pis memleket malum hastalık riski vs var. Diyanet hemen sahip çıkıyor uçağına kadar ayarlayıp transfer ediyor aracısız gitmeyin derim.
2 kere diyanet ile umreye gittim yorumum bu bağlamdadır.
0
cilekli pasta
(26.07.21)
(13)

Türkiye'de Suda Boğulmalar

biseysorcaktim
Her yaz bir sürü boğulma haberleri geliyor. Çok fazla insan kaybediyoruz serinlemek veya yüzmek için girdiği deniz, göl gibi sularda boğulan.Bu boğulmaların asıl sebebi insanımızın fiziksel olarak yeterli olmaması mı yoksa deniz ve göllerimizin yapısı mı? mesela karadeniz'in bir çok yerinde yüzmek t
Her yaz bir sürü boğulma haberleri geliyor. Çok fazla insan kaybediyoruz serinlemek veya yüzmek için girdiği deniz, göl gibi sularda boğulan.

Bu boğulmaların asıl sebebi insanımızın fiziksel olarak yeterli olmaması mı yoksa deniz ve göllerimizin yapısı mı? mesela karadeniz'in bir çok yerinde yüzmek tehlikeli ve sürekli boğulmalar yaşanıyor.
0
biseysorcaktim
(25.07.21)
bogulmalarin oldugu yerlerde insanlarin serinlemek icin girdikleri yerler genelde yuzmeye elverisli yerler degil. gizli girdaplar var insani suyun icine ceken ve su ustune cikmana izin vermeyen. veya kurtulamayacagin akintilar var.
0
robokot
(25.07.21)
Tanıdığım gayet iyi yüzen biri boğularak hayatını kaybetti. Birden derinleşen su ve gizli girdaplar veya güçlü akıntı diye biliyorum.
0
suicides underground
(25.07.21)
robokot +1

mesela şile bunların en bilinenlerindendir.
küçükken birkaç kere gittiğimizde annem beni denize sokmamıştı, kendi de orada denize girmezdi.
geçen gün yine şile'de birileri hayatını kaybetti.
dikkat etmek lazım ama sanırım insanlar kendilerine güvenip yine de giriyorlar.
0
blatta hiberna
(25.07.21)
baraj gölüne girip boğulanlar suyun dibini deniz gibi kum zannediyor.

oysa göllerin dibi genellikle balçık olur, bataklık olur. suya girip ayağını yere basan adam ayağı kaptırır. çıkarmak için refleks olarak öbür ayağını basıp destek almak isteyince onu da kaptırır. suyun dışından biri ellerinden tutup çekmezse çıkmak için debelendikçe batar boğulur. o yüzden ne kadar iyi yüzücü de olsan, göle girip yüzmek tehlikelidir.
0
kibritsuyu
(25.07.21)
İyi yüzme bilmiyoruz. Kaçımız teknik biliyo ya da kaçımız uzmanından öğrenmiş ? Mahalleden çocuklardan iki kulaç atmayı görmüşüz bi bir. İki-yüzmeye uygun olmayan sularda yüzülmesi
0
photo85
(25.07.21)
suyun icine dogmus biri olarak, bilmedigim yerde acilmam, atlamam. gölde yüzmem.
yüzme bilmeden tatile gelenleride ki özgüven sat komandolarinda yok. kendilerine cok guveniyorlar. sebeplerden biri cahillik.
0
durgunfoton
(25.07.21)
Yüzme alanı olan yerler kontrollü şekilde belirlenmiyor. Veya kontrol edilmiyor.
Yeşilköy kayalıklar yüzme alanı değil, Sinop’un sarp yamaçları yüzme alanı değil. İnsanlar baraj gölünde yüzmeye çalışıyor bknz baraj gölü. Ne denetim ne bişey.
Ve en başta yazacağımı sonda yazayım; 3 tarafı denizle çevrili ülkede yüzme dersi ilkokulda zorunlu değil. Neden?
0
rewlack
(25.07.21)
17 insanı kurtarmış , 3'te cesetle karşılaşmış biri olarak söyleyebileceğim girdikleri denizi tanımıyorlar ama en önemlisi ''panik''.

Karadeniz'in özelinde konuşmak gerekirse meşhur bilinen çeken akıntısı ve yerel dilde löngöz dedikleri kıyıya yakın yerlerde sulatında oluşmuş kayalığın 1,5 2 metre boru şekline denir kabaca.

İkisinde de paniklerseniz ölürsünüz. Kurtulmanın çok basit olduğu ama ölümünde bir o kadar keskin olduğu şeyler. Çeken akıntıdan sağa veya sola yüzerek kurtulunabilir, löngöze takılan diğer dalganın gelişi esnasında aksi yöne bacağını hareket ettirse kurtulur ama bilmiyorsanız ve paniklerseniz gittiniz.

Vücudunuza ve yüzüşünüze güveniyorsunuz ve birilerini kurtarmak istiyorsanız; misalen 100 metre açıkta çırpınıyor vatandaş, suya girdiniz bacaklarınızı çırpmadan ulaşmaya çalışın, yaklaşınca dalın ve mutlaka arkasına çıkın (yüzyüzede size sarılıp aşağıya bastırıyor kendini çıkarmak için) kolunuzu koltuk altından geçirin, bağırıp sakinleştirin ve gelirken kullanmadığınız bacaklarınızı kullanarak kıyıya dönmeye çalışın. Ne yaparsa yapsın , sizi tutmasına engel olun.
0
synax
(25.07.21)
www.sondakika.com

şu haberi okuyun anlarsınız neden boğulduklarını. boğuluyorlar çünkü abuk subuk yerlerde suya giriyorlar. ya karadenizde ya da baraj gölünde ya da derede boğuluyorlar. ege gibi durgun suda boğulmak zor. ama karadenizde veya gölette veya derede boğulmak kolay.

yüzme biliyor olduklarını sanıp bilmediklerine de eminim.
0
dafuq
(25.07.21)
Ben insanın boğulma sebebini insanın evrimsel olarak yüzmeye uygun olmamasına bağlıyorum. Birçok memeli yüzmeyi öğrenmeden yüzebiliyor. Ama insan bir şekilde yüzmeyi öğrenmek zorunda. Yüzme büyük ölçüde kas gücüne dayanıyor. Dalgalı denize olimpiyata katılmış yüzücüyü de soksan bir süre sonra yorulur. Dalgalı denizi de küçümsememek lazım. Her dalgada insanın üstüne kilolarca ağırlıkta su gelebilir. Bu da insanı yorar. Direncini kırar. Boğulmalarda insanlar dalgalar yüzünden yön algısını kaybedebiliyormuş. Çok uzatmaya gerek yok. Boğulmak için çok sebep var.
0
dissendium
(25.07.21)
Yüzmeyi bilmiyor olduklarından boğuluyorlar. Bir kaç kulaç atmayı, köpekleme su üzerinde kalabilmeyi yüzmek sanıyorlar.

büyük dalgalı deniz nerede olsa ayağınızı yerden kesip sizi sarsar ve dalganın dönüşü ile açığa doğru bir miktar kayarsınız. Yüzme bilmediği halde yürüyerek bel- göğüs hizasına gide kişinin ayağı dalganın etkisi ile yerden kesilebiliyor ve bu şekilde boğulma yaşanabiliyor.

geniş bir yay şeklinde olan kumsallarda bazı koşullar oluştuğunda bazı bölgelerde açığa doğru akıntı oluşur. Dibe doğru değil, açığa doğru bir akıntı bu. Rip akıntısı denir. Sinopta bu nedenle de boğulma vakaları oluyor. Sinop kayalık, dağlık bir yer değil, kmlerce uzanan yay şeklinde olan bir plajında bu rip akıntısı oluşuyor. bu akıntıda olan kişi sağa ya da sola yüzerek bu akıntıdan çıkması gerektiğini bilmiyor. ya da o kadar yavaş yüzüyor ki akıntıdan çıkabildiğinde kıyıdan çok uzaklaşmış oluyor. boğuluyor.

Ayağının altından kum kayar, su seni dibe çeker gibi hurafelerin yaşandığını hiç görmedim. dalgalı denizde sığ yerlerde tabi ki kum zeminde yer değiştirir bi miktar. Ya da su tabi ki biraz çalkalanır. Yüzme bilen insanı boğabilecek şeyler değil bunlar.

Göl durumunu bilmiyorum.
0
zimbirik
(26.07.21)
Yüzmeyi iyi bilmediğimiz için oluyor bunlar.
Tatillerde en dalgalı denize bile girip açılanlar, hep, ülkelerinde girilecek sıcak denizi olmayan turistler.
0
vizivozo
(26.07.21)
Birkaç sebebi var.
-İnsanların yüzülmemesi gereken yerlerde yüzmesi. Turistik yerlerde bile dubaları takmıyor kimse.
-Maalesef bizde küçük yaşlarda spor eğitimi zayıf. Yüzme de en zayıfı.
-Çoğu insan temel yüzme tekniklerini bilmiyor haliyle. Atletik stillerden bahsetmiyorum doğru nefes alma vs. gibi...
-tüm teknik ve deneyime rağmen herkes bunu yaşayabilir. Yüzme birincisi adamı getir o da dikkat etmezse Allah korusun ama o da yaşayabilir.
-Ailemde denizci çok. Bayaa okyanus aşan tankerlerde çalışan insanlar. Tamamı aynı şeyi söyler, denizin/suyun şakası olmaz. Deniz teknik, deneyim dinlemez. Risk almamak gerek.
0
anten
(26.07.21)
(6)

Sizce aşçılık okunur mu?

rizeligodard
Merhaba. 25 yaşından sonra aşçılık okuyup mutfakta kariyer yapılır mı?Sektörden birileri var mıdır buralarda? Düşüncelerinizi merak ediyorum.Özellikle msa, usla tarzı okullar hakkında ne düşünüyorsunuz?Kerüz silkeleme mi yoksa kariyer fırsatı sunarlar mı?
Merhaba. 25 yaşından sonra aşçılık okuyup mutfakta kariyer yapılır mı?
Sektörden birileri var mıdır buralarda? Düşüncelerinizi merak ediyorum.
Özellikle msa, usla tarzı okullar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Kerüz silkeleme mi yoksa kariyer fırsatı sunarlar mı?
0
rizeligodard
(25.07.21)
Okursun okumasına fakat otellerde vs aşçılık yapmak istiyorsan oldukça fiziksel ve psikolojik olarak zorlayıcı bir meslek gibi görünüyordu izlediğim programlarda.

Hobi olarak yine yap bak ona bişi demem.
0
Techsavvy
(25.07.21)
Evet yapılır.
Fakat şunu göz önünde bulundurmanda fayda var, aşçılık geleneksel ofiste çalışmak vs. gibi işlerden farklı bir hayat demek. Bu hayat senin için kabul edilebilirse bu yolu seçmek gerek öbür türlü hayal kırıklığı olacaktır.
0
cay koy geliyorum
(25.07.21)
eski flörtüm turizm mezunuydu, açıktan da aşçılık okuyordu. otel mutfağında çalışıyordu. üstte denildiği gibi hem fiziksel hem psikolojik olarak yoruluyordu. he çok sevdiğiniz bir işse yapılır tabii ama o kadar da istemiyorsanız onun yerine mezun olduğunuz alanla ilgili bir kursa gidersiniz, yabancı dil öğrenirsiniz, program falan öğrenirsiniz vs. bence daha faydalı olabilir.
0
rose parks
(25.07.21)
Kendimi bildim bileli mutfakla gerçekten ilgilenirim,uzun süre en büyük hobim oldu. Bunu şundan belirttim, 6 ay kadar aşçı olarak çalışma fırsatım oldu profesyonel bir yerde. Ben çok sevdiğim için yine mutlu olmama rağmen gerçekten çok zorlayıcıydı. Bu derece sürekli oradan oraya koşturmanız gereken başka ne iş vardır bilemiyorum. Psikolojik olarak da zorlayıcı gayet çünkü devamlı baskı altında çalışıyorsunuz. Yani o bahsettiğin okullar kariyer fırsatı sunar da "mutfakta kariyer yapılır mı" diye sorduğun için bu noktaları da anlattım biraz. Yapılır ama çok çok zorlu bir yol olur.
0
evandro roncatto
(25.07.21)
kariyer planınız nedir? iş bulayım karnım doysun diyorsanız sıkıntı yok ama televizyona aldanıp büyük şef olucam çok müthiş olucam dehşey para kazanıcam diye düşünüyorsanız bunların biraz tv dünyasının süslemesi olduğunu bilin. hem okul dışında da mutfak okulu ve sektör tecrübesi şart hem de sosyetik cicili bicili yurtdışı okulları falan lazım. sektörden değilim ama bu cicili bicili okullardan mezun birini ve haricen kurslara çok para dökmüş başka birini tanıyorum. yaş geç değil. mutluluklar diliyorum
0
photo85
(25.07.21)
Oluyor, bunu başaran insanlar tanıyorum.

Ama 25 yaşından sonra mutfak kariyerinin en altından başlamak zor gelebilir. Çünkü mutfak, özellikle otel falan gibi yerlerde, oldukça stresli hatta askerlik gibi emir komuta zinciri olan bir çalışma sahası. Siz de sektöre yeni giren biri olarak ne kadar eğitim alırsanız alın, en alt seviyeden başlayacaksınız muhtemelen. İşi gerçekten sevmeyen birinin bu süreçleri kaldırması kolay olmayabilir.

Orda çalışanların çoğu 17-18 yaşlarında çıraklıktan başlıyor işe. Sonradan eğitimlerini de tamamlıyorlar bir yandan. Meslek lisesi yeme-içme çıkışlı çocuklar var, staj falan deniyorlar buralarda.

Ha derseniz ki benim cebimde birikimim var, çevrem var, kendi mekanımı açmak istiyorum o ayrı bir konu.

Bu arada birçok sektöre kıyasla yurtdışı kariyer imkanı oldukça yüksektir. Ama tabii günde 8-10 saat muhtemelen güneş görmeyen sıkışık ve kalabalık bir mutfakta telaşla koşturacaksınız:)

MAsterchef yanıltmasın. Mehmet Şef'in yıllar önce bir mesleğini anlattı belgeselimsi bir video var. Daha o kadar ünlü değilken çekilmiş. İşin stresini görebilirsiniz. Bir otel mutfağının bir günü:

www.youtube.com
0
anten
(26.07.21)
(13)

sigarayı nasıl bıraktınız?

Techsavvy
''önce kafada bitireceksin'' diyenler sizi anlıyor ve bağrıma basıyorum :)ama cidden, hadi psikolojik bitirdik, fizikseli napıcaz?
''önce kafada bitireceksin'' diyenler sizi anlıyor ve bağrıma basıyorum :)

ama cidden, hadi psikolojik bitirdik, fizikseli napıcaz?
0
Techsavvy
(25.07.21)
sigarayı bıraktıktan sonra coşagelen sigara içme arzusunu puro ile çözdüm ben. bu aralar çevremde çok fazla sigara içiliyor, yine artıyor istek, hemen alıyorum büfeden ince purolardan, puroyla bastırıyorum sigara isteğini.

30 gün dayanın sonra fiziken canınız istemiyor zaten.
0
trajikomix
(25.07.21)
2013'te bıraktım 7 sene içmedim, pandemiden önce saçma bi sebepten 6 ay kadar içtim ve 1 senedir içmiyorum tekrardan, kafada bitireceksin lafı ne kadar sinir bozucu olsa da doğru.
ilk 6 ay deneme süresi bunun, sigara içerken zevk aldığın şeyleri yaparken elin sigaraya gidecek mi, veya 1 taneden bir şey olmaz diyip o 1 taneyi içecek kadar iradesiz misin aşağı yukarı 6 ayda belli oluyor. fiziksel etkisi de ağzım boş kalmasın diye kullandığın yiyecekler kalorili olursa biraz sıkıntı oluyor göbek çevresinde.

sigarayı bırakma yolculuğunda etrafındaki insanların ne kadar anlayışlı oldukları ise çooook önemli, ben herkese bana sakın sigara uzatmayın kalbinizi kırarım diye tek tek uyardım. bir kaç kendi çapında mizahşörler çıkıyor ama sonradan yola geliyorlar :)
0
nahtoderfahrung
(25.07.21)
kafada bitireceksin +1

bir diğer tüyo ise azaltarak bitirmek, bunun uzun bir süreç olduğunu bilmek. sigara hemen bırakılmıyor. bazen günde bir tane içtiğin, sonra tekrar abarttığın dönemler olacak. 7 yıl ağır içmiş biri olarak ben şahsen 2 ayda bırakabildim. ama bıraktığım gün şaşırarak "aa, ben bugün sigara içmedim" dedim.

motivasyona ihtiyaç duyduğun zamanlarda çevrendekilerin kanser öykülerini de dinleyebilirsin.

iyi şanslar.
0
lesmiserables
(25.07.21)
kafada bitirip ne kadar boş olduğunu kendine tembihlemen gerekiyor, allen carr yöntemi fena sayılmaz.

sonraki süreçte en ama en önemli şey kesinlikle sakın ola 1 tekden bir şey olmaz diyip o teki içmeyin. asla yani, içerseniz geçmiş olsun.

bırakalı 2,5 sene oldu. bir tek dahi içmedim. ilk zamanlar rüyalarımda içiyordum sonra kabusla uyanıyordum. şimdi abartısız aklıma bile gelmiyor içilen ortamda bulunamıyorum. arada türkiye’de değilken legal olan yerlerde tütünlü marijuana içtim ama hiçbir etki yapmadı bünyemde sonrasında sigara isteğine dair. bu da ek bilgi dursun..
0
phiphi
(25.07.21)
Ben yerini kahve ve çayla doldurdum şaka maka. Bir de spor yapıp beslenmenize dikkat ediyorsanız direkt siliyorsunuz. Aynısı alkol için de geçerli. En azından bende öyle oldu.
0
ruhen hastayim ben
(25.07.21)
Bir günlük diye başladım. İkinci gün 2 günlük dedim. 3. gün 1 hafta dayanırsam 15x7 cepte diye devam ettim. Sözlükte sigarayı bırakmak başlığını okudum bir yandan. Bunu da geçtim. Buna da taktım falan diye motive oldum. Kriz anlarında şınav çektim, koşarak merdiven inip çıktım falan fişman.
0
baal
(25.07.21)
Spora başladım. İkisi bir arada olmadı. Bıraktım. Bir daha aramadım bile. 1.5 sene oldu.
0
zoghurt
(25.07.21)
Kafada bitirme muhabbeti aslında şöyle bence, sigara, uyuşturucu, kumar vs. herhangi bir şeye bağımlı olan insanlar genelde yaşamlarındaki gerçek olaylardan ve olumsuz gidişattan kaçmak isteyen, gerçeğin verdiği acının yerine bağlı olduğu nesne veya durumu koyup buna zamanını ve enerjisini harcayarak gerçekle ilişkisini bir süreliğine kesmeyi amaçlayan kişiler oluyor. Ben de öyleydim. En doğrusu psikolojik destek alarak bırakmak bence, çünkü sigarayı bırakayım derken sigaranın boşluğunu yeme-içme ile doldurup 6-7 kilo aldım.
0
tamam sakinim
(25.07.21)
Askerde içmeye başladım. Paket almayıp otlanıyordum etrafımdaki sigara içen arkadaşlardan. Bu dönem dönem devam etti. Bazen uzun süreli içmediğim oluyordu. Sonra tekrar yancılık yapıyordum arkadaşlara. Paket aldığımda da öyle çok içmedim. Sanırım geçtiğimiz sene tövbe etmiştim ama işyerindeki arkadaşların hepsi sigara içtiği için benim de canım çekti ve tövbeyi bozdum :) bir süre içtikten sonra kendime kızdım ve tekrar içmemeye başladım. 3 gün önce misafirliğe gittim ve orada yine sigara içiliyordu ve ben tekrar içmeye başladım :) dün eve döndüm ve canım sigara istemiyor. Anladım ki etrafımda sigara içenler oldukça benim de canım çekiyor. Bence etrafında sigara içenler varsa uzak dur oradan.
0
silah taciri
(25.07.21)
benim için bu sorunun net cevabı spor yaparak, koşu ve ağırlık çalışma yapıyorum, ikisinde de güçlü nefesler alıp vermek lazım, spor nerdeyse bağımlısı olduğum bir alan, sigara da keyif verici bir madde olmuştur benim için hep ama birini bırakmak zorunda hissettiğimden dolayı sigarayı bıraktım hep.
0
blue rebel motorcycle club
(25.07.21)
Bende fiziksel istek daha kısa sürüyor bu süreyi azaltmak için bol sıvı alıyordum
0
zidan
(26.07.21)
13 sene icip 2014'te elektronik sigaraya basladigim anda, gercekten o anda biraktim. 5 sene boyunca tek tuk ictiklerimi saymazsan bagimli olarak hic icmedim.

sonra elektronigin nikotinini de sifirladim, bir sure sonra onu da tamamen biraktim.

bu 5 sene sonra ani bir kararla sigaraya basladim. 6 ay icip tekrar elektronikle biraktim. sonra bir 6 ay daha birakip tekrar icmeye basladim, su an bir aydir icmiyorum :D

hayat kalitesini dusuren en tehlikeli bagimliliklardan biri bu sigara. artik icmem herhalde. birakma stresi ve sucluluk duygusu yetiyor zaten.
0
chezidek
(26.07.21)
başka bir meşgale bulacaksın. Egzersiz vs. Ancak öyle.
0
anten
(26.07.21)
(12)

statüsüz bol para mı maaşlı prestijli meslek mi?

montakristokondu
ilk seçenek; dijital sektörlere usd ile freelance işler yaparak tr şartlarında değişken yüksek maaş fakat toplumsal statüsüzlük ve sosyal çevre yok.ikinci seçenek; tr standartlarında orta-üst sabit maaş, devlette ömürlük prestijli memurluk.paranın satın alamayacağı bazı şeyleri düşünüyorum ikinci se
ilk seçenek; dijital sektörlere usd ile freelance işler yaparak tr şartlarında değişken yüksek maaş fakat toplumsal statüsüzlük ve sosyal çevre yok.

ikinci seçenek; tr standartlarında orta-üst sabit maaş, devlette ömürlük prestijli memurluk.

paranın satın alamayacağı bazı şeyleri düşünüyorum ikinci seçenek ağır basıyor fakat ilk seçeneğin verdiği özgürlük de acayip bi şey.

siz bu ikilemde kalsanız nasıl bir tercih yapardınız?
özet: hali hazırda ilki devam ediyor ikinci tercih aşamasında.
0
montakristokondu
(25.07.21)
sürdürülebilir olacaksa ilk seçenek. 3-5 yıl sonrası için umutsuzluk varsa ikincisi.
0
sanal uyku
(25.07.21)
Para her şeyi satın alıyor. Artık kadınlar sanayideki ustayla takılıyor. Paraya bak derim.
0
integrative
(25.07.21)
süreklilik varsa ilk. yoksa da ilk. sonra ikincisine geçerim iş biterse.
0
jelly bear
(25.07.21)
ikinci secenege istedigin an transfer olabilirsin gibi, titrsiz de olmayacaksin ki isleri freelance yapman seni statusuz yapmaz, cevren az olur evet de 3-5 sene calis dunyaligini yap bence. tr ekonomisinde orta maasla araba falan alinamiyor.
0
pardonazbirbaksanız
(25.07.21)
1. secenek. anca o biterse ikincisine gecilir +1

ayrica mesele statuyse, paran varsa ve tabi o parayi kendine de harciyorsan zaten statu sahibi gozukursun ki.
0
Kittie
(25.07.21)
prestijli memur diye bir şey olduğunu düşünmüyorum

bizim akrabalar full memur hepsi en top devlet yerlerinde müdür vs çalışıyor, düz insan biz dahil kimselere bir faydaları yok.
0
duyurukullanıcısı
(25.07.21)
Prestijli memurluk ne ki?
Su an heralde "vay anasini" diyecegim memur tipi meslekler;
Nato, avrupa birligi gibi şeylerde calismak.
Buyukelcilik vs gibi yurtdisi işlerde üst seviyelerde calismak
Savunma bakanligi vs gibi gizlilik vz gerektiren yerler

Onun dışında bilmem ne dairesinde başkan olsa bile banane derim.
0
logisticsmanager
(25.07.21)
Hocam para nerdeyse oraya yanla,

Ayrıca prestijli memurluk diye bişey yoktur, memurluk düzlüktür, ha bürokratlık diyorsan o ayrı ama onuda sana zaten yedirmezler. Kamuda bilginin, birikimin kalifiye olmanın bir önemi yoktur, Elon Musk bile ben T.C. ye hizmet edeceğim bu işleri bıraktım desin alırlar nüfus müdürlüğüne atarlar bütün gün fotokopi çektirirler adama.
0
paramolacak
(25.07.21)
prestijli memurluk diye bir şey yok. prestij diye bir şey yok. para hocam gerisi teferruat. "prestijli" meslek sahibi biri olarak yazıyorum.
0
benevolent sun
(25.07.21)
prestij ve statü dediğin cebindeki paraya bakıyor maalesef bizde.
ama sizin seçenekleriniz arasında bir fark var: her ikisi de paralı iş. biri riskli öteki garanti. dolayısıyla garantili ve paralı olanı seçerim. (seçme nedenim prestij değil ömürlük maaş ve emeklilik garantisi olur) ayrıca ikinciyi de bi şekilde yaparsınız arada Not: 657ye aykırı ise ben karışmam :)
0
photo85
(25.07.21)
Statüsü havalı meslek dediğiniz şey çoğu zaman insanlara az maaşla çok iş ittirme üzerine kurulu beyaz yaka işleri oluyor:)
0
anten
(26.07.21)
kariyer memuruyum yani yarının prestijli memur adayıyım. dünyaya yeniden gelsem asla bu yola girmezdim. parana bak hayatını yaşa. memur olup her türlü insanla konuşma zorunluluğuna girme. yorucu ve yıpratıcı. uzmanlığımı alıp başka işlere yönelmeyi düşünüyorum. kemal sunalın düttürü dünya filminde kızına söylediği "oku kızım oku da memur ol" sözüyle büyüyen memur çocuğuyum. olduk tamam ee noldu.
0
Hallegadola
(26.07.21)
(3)

otomatik vites araç önerisi

xiii
şehir içi120-150 bin lira civarımax 3 kişi biner.ne önerirsiniz?
şehir içi
120-150 bin lira civarı
max 3 kişi biner.

ne önerirsiniz?
0
xiii
(25.07.21)
Honda jazz. Dıştan çok tipsiz bir araba ama içi dolu oluyor. 6 litre altı yakıyor.
0
musmus
(25.07.21)
honda jazz ya da toyota yaris. İkisi de fiyat performans aracıdır.
Bir de bakmayın 2 araç da küçük görünür ama japon mühendisliği araçların içi epey geniş ve ferah.
0
anten
(25.07.21)
mazda 2
0
beyteper canavari
(27.07.21)
(16)

35 yaşındaki eşek kadar herif sinema tv okur mu?

yuyu
Halim vaktim yerinde. Üni sınavına girdim. Bölüme puanım tutuyor. Kariyer is sahibi olmak için değil, hayatıma renk katsın diye okumayı düşünüyorum. Böyle girgirina Okurken de bi öğrencinin hakkini yemek istemiyorum. Boşver hic bulaşma bisey öğrenmezsin ustelik çoluk çocukla kafan götürmez mi diyors
Halim vaktim yerinde. Üni sınavına girdim. Bölüme puanım tutuyor. Kariyer is sahibi olmak için değil, hayatıma renk katsın diye okumayı düşünüyorum. Böyle girgirina Okurken de bi öğrencinin hakkini yemek istemiyorum. Boşver hic bulaşma bisey öğrenmezsin ustelik çoluk çocukla kafan götürmez mi diyorsunuz yoksa harika bi is mi yapmis olurum?

Iyi film eleştirisi yapabiliyorum. Senaryo yazmisligim var. Epey meraklıyımdır.

Cevaplar için şimdiden teşekkür ederim.
0
yuyu
(25.07.21)
Gir oku, bir öğrencinin hakkını ye ki rtvf okuyup hayatı kararmasin. Cunku sektörde mektepli orani %30 falan...
0
duster
(25.07.21)
Çok güzel ve keyifli olur ama çoğu 17-18 yaşında çocukların arasında yapamazsın. Kat kat önlerinde olacağın için manası olmaz pek çok şeyin. Bunun yerine güzel bir yüksek lisans daha mantıklı olabilir
0
avatar is back
(25.07.21)
Duster +1 Bi gencin hayatının kararmasına mani ol ve oku, sektörde kimse diplomaya bakmıyor.
0
euteamo
(25.07.21)
Kanka 30 yaşındayım. Hayatımda bir sürü saçma sapan hatam oldu. Ama sinema TV okumak gibi 4 yıl süren bir hatam olmadı. Allah aşkına işine gücüne bak. Yazıktır günahtır. 4 yıl california solucanı yetiştirme okusan daha iyi
0
allah yazdiysa bozsun
(25.07.21)
Emin ol seninle okuyan öğrenciler bile bu işsizin ne işi var burada diyecek. ona göre. Bizde de vardı yaşça büyükler
0
olaylar olaylar
(25.07.21)
amacın ne yapmak? film çekmekse sinema okumana gerek yok.
0
black mamba
(25.07.21)
Okur okumasına, yaşında da asla bişey yok. Gider uzun süren tıp gibi bölümler bile okur. Ancak sinema tv (pek çok başka bölümde de olduğu gibi) tr de okunmaz. Hele şimdi hiiç okunmaz.
Akademiden bildiriyorum.
Düzenli şekilde güzel kurslara gidin veya yurt dışında okuyun çoğu yerde bedava.
0
rewlack
(25.07.21)
Okunur tabi neden okunmasın.
Mesela ben üniversiteye başladığımda epey yaşlıca ,ünlü bir öğrenci arkadaşımız rts den mezun oluyordu. İsmi Kemal Sunal'dı.
0
arenas
(25.07.21)
eğer teknik ve meslek öğreneceksen yüksek lisans olmaz. film kritiği yapacağım, işin sosyolojisiyle daha ilgiliyim filan dersen ancak. bunun dışında 35 yaşında lisans okumakla ilgili tüm olumsuz yorum ve ihtimalleri çöpe atabilirsin, halin vaktin de yerindeymiş. diğer yandan halin vaktin de yerindeyse iyi bi yer olması için araştırmaya zaman harcamanı öneririm... yurt dışındaki film okullarına da bakabilirsin. belki yüksek lisans düzeyinde teknik, iş öğretecek yerler de çıkar hatta. yine yurt dışında üniversite derecesi vermese bile eğitim veren kurumlara bakabilirsin. bir de okulunu okusan da okumasan da dışarıdaki atölyeler (film, fotoğraf) okuldan daha çok katkı sağlayabilir her anlamda.
0
snape i başından beri tanırım
(25.07.21)
eğer bitiremeyip cayarsan milletin hakkını yemiş olursun

o elemanda senden daha çok çalışsaydı
0
duyurukullanıcısı
(25.07.21)
halin vaktin yerindeyse okul okumak sıkıntı değil. Ama niye okuduğun önemli. Meslek için değil diyorsan anladığım kadarıyla tamamen işi sanatsal kaygılarla okuyacaksın. yani film kritiği sosyolojisi falan.

O zaman biraz sıkıcı gelebilir sadece. Çünkü bu bölümün amacı sinema sektörüne çalışan yetiştirmek olduğu için çok fazla teknik ders de olacak. Bu kısımlar ilgini çekmiyorsa sıkar.

Onun yerine online yabancı okullara bakın derim.
0
anten
(25.07.21)
Ben 34 yaşında Fransızca öğretmenliğine başladım böyle. Dil öğrenmek istedim, şehrimde de adam akıllı dil kursu yoktu, neden olmasın dedim girdim. Sınıfta 50 yaşında bir abla da var :) sınıf arkadaşlarımızda bize bayılıyor.
Yaşla ilgili sorun yaşamazsın, renk katsın diyorsan gayet okunur.
0
somethinginthewayshemoves
(25.07.21)
Sacma, cunku zaten ders icerikleri zaten cok rahat bos zamaninda makale, kitap okuyup ogrenebilecegin seyler. Universitenin amaci sosyal iliskiler kurmak, diger ogrencilerle ve hocalarla vakit gecirerek onlardan bir sey ogrenmek, etkinlikler vs.
Sen bunu yapmayacaksan, butun derslere gitmeyeceksen, fakultenin tozunu yutmayacaksan falan ne anlami var?
0
hot potato
(25.07.21)
oku zevkine. fuları da taktın mı.....üf.
0
Techsavvy
(25.07.21)
bekarsan ve yakışıklı isen epey eğlenceli olur çoluk çocuk gözüyle bakma kızlar hayran olur kesin :)
sinema tv okuyup iş bulabilen sayısı zaten az olduğu için kimsenin hakkını da yememiş olursun bence. okusa da işsiz kalacağı yüksek ihtimal. kaldı ki sen de zaten sınavı hak ederek kazanacaksın. (özelde okuyacağını düşünmedim. para vermeye değmez zaten.)
keyifle okuyunuz. hayırlı olsun mutlu olunuz
ülkede diploma enflasyonu var. şahsen benim duvarımda çerçeve asacak yer kalmadı ama iş manasında gram katkısı yok artık.. zevk alarak okuyan bir öğrenci olursa akademisyen de keyif alır diye düşünüyorum
0
photo85
(25.07.21)
Süper olur, istediğini yap
0
Mossy
(25.07.21)
(3)

Masa başı işte popo ağrısına çözüm nedir?

pronefroz
Oturma yastığı vs mi? Oturma kemiklerim künt tarzda ağrıyor her nöbetten sonra.
Oturma yastığı vs mi? Oturma kemiklerim künt tarzda ağrıyor her nöbetten sonra.
0
pronefroz
(24.07.21)
yastık iyi çözüm.

bir de belli aralıklarla 40 dakikada bir falan kalkıp 10 dakika yürümek iyi gelir.

Otururken yapabileceğiniz egzersizler de var. youtube'da fizyoterapistlerin önerdiği bazı videolar vardır.
0
anten
(24.07.21)
aynı derdi çekiyordum ben de. sürekli otur otur, kuyruk sokumumda aşırı ağrı yapıyordu.

çözüm şu tarz bir oturma simidi:
www.hepsiburada.com
0
norules
(24.07.21)
oturma simidi +1
0
hlot
(24.07.21)
(3)

ipad'de yazı yazmak

vasatov
ipad'de word vb. kullanabilmek için office uygulaması satın almıştım. o kadar saçma sorunlar çıkardı ki üyeliği iptal ettim. isteğim basit. word'de olduğu gibi metin yazabilmek ve düzenleyebilmek. düzenlemek derken harf büyüklüğü falan atla deve değil. dümdüz çalışan basit bir uygulama olabilir yani
ipad'de word vb. kullanabilmek için office uygulaması satın almıştım. o kadar saçma sorunlar çıkardı ki üyeliği iptal ettim.

isteğim basit. word'de olduğu gibi metin yazabilmek ve düzenleyebilmek. düzenlemek derken harf büyüklüğü falan atla deve değil. dümdüz çalışan basit bir uygulama olabilir yani. ben bilmiyorum ama belki ücretsiz olan bile vardır.

ipad'de ne kullanabilirim sizce?
0
vasatov
(24.07.21)
Apple'in kendi "Pages" uygulamasi var o olmuyor mu?
0
robokot
(24.07.21)
google docs gayet iyi
0
anten
(24.07.21)
google docs+1
0
yoggi
(24.07.21)
(13)

Şöyle hazır bir villa almak mı yoksa arsa alıp yaptırmak mı?

msb
830 bin diyor, hadi olsun 800 bin.Ayvalıkta beğendiğim yerlerde bu metrekarelerde konut imarlı arsa fiyatları 350 bin civarı.Yani zevkinize tam olarak hitap etmeyen bir yapıya 450 bin lira ödüyorsunuz.Aşağı yukarı bu metrekarede betonarme bir yapının maliyeti ne olur?Arsa satın alıp rutsatı projesi
830 bin diyor, hadi olsun 800 bin.

Ayvalıkta beğendiğim yerlerde bu metrekarelerde konut imarlı arsa fiyatları 350 bin civarı.

Yani zevkinize tam olarak hitap etmeyen bir yapıya 450 bin lira ödüyorsunuz.

Aşağı yukarı bu metrekarede betonarme bir yapının maliyeti ne olur?

Arsa satın alıp rutsatı projesi işçiliği vb uğraşmaya değer mi yoksa direkt böyle bi şey al geç mi sizce?

www.sahibinden.com
0
msb
(23.07.21)
rentts
(23.07.21)
Arsa 350 bin lira ise evet aynı paraya gelir öyle bir villa. İnşaatı müteahhit yapacak ama ceremesi yine olacak. Bu işlerden bunalan biri değilseniz kendiniz yapmanız daha iyi olur. Ama yapılana kadar, belki 4-5 ay yapım süreci olacak.
0
neysene
(23.07.21)
Bence değmez. Sokağımda bir tane ev yapılıyor. Kıştan beri bitmedi. 6 ay olacak neredeyse. Ev yaptıracağın zaman sık sık takip etmen lazım. Ben al geç derim.
0
dissendium
(23.07.21)
150 metrekareymiş ev. En kralını 300 bin liraya yaptırırsınız. Ben arsa aldım böyle, bir senedir falan araştırıyorum, genelde metrekare başına 1000-1500 lira arası teklif veriyor inşaatçılar.

Not: rakam kaba inşaat için. İçini nasıl yaptırdığınız ve eşyalar konusunda bir sınır yok tabi :)

Uğraşmaya değip değmeyeceği size bağlı. Yani bence ev önemli bir şey, hayatımın geri kalanını geçireceğim bir yer diye bakıyorum, o yüzden mutfağından bahçesine her karışının düşünülmüş ve belli bir amaca göre tasarlanmış olması önemli. Ama çoğu insan gibi "içine girip otursam yeter, bi de güzel görünsün" diyorsanız değmez muhtemelen.
0
plutongezegendegilmi
(23.07.21)
daha pahalıya mâl olup olmaması tamamen size bağlı bence.
kendi yaptıracağınız evde kullanacağınız malzeme bence daha kaliteli olacaktır.
bu da belki toplamda fiyatı biraz daha yükseltir ama "evin ederi" açısından bence daha ucuza mâl olur.

bunu daha önce mimar bir arkadaşımla konuşmuştum, o da aynı şeyi söylemişti.
evi inşaatçılara bırakırsanız dedikleri gibi aylarca uzar, bitmez.
en iyisi bir mimarla çalışmak.

edit:
eve sonradan baktım, çok kötü bence.
bu evin aynısı kesinlikle çok daha ucuza gelir.
800 bini gözden çıkartırsanız, çok daha güzel ve kaliteli bir ev yaparsınız.
0
blatta hiberna
(23.07.21)
Attığın linkteki kadar çirkin çok az “villa (!)” gördüm. Dediğin gibi 450bini bu beton yığınına vereceksin.

150m2 2 katlı bir evi 200-250 kağıda yaptırabilirsin. Doğru dürüst bir mimar ve inşaat şirketi bulman lazım.

www.instagram.com 450bine şuradaki evi + peyzajı + çok sağlam iç dizayn yaparsınız. Attığım küçük ya da sana hitap etmiyor olabilir ama 450 civarına yapamayacağın güzel ev yok gibi. Linkteki gibi evlere milyon lira vermeye cidden gerek var mı bilmiyorum
0
avatar is back
(23.07.21)
Bu arada attığım evin çirkinliği konusunda size kesinlikle katılıyorum. 20 yıldır mesleğim olduğu için tasarımla iç içeyim, link'teki "mimari" dünyalar bana çok uzak ama inşaat konusunda da tecrübesiz ve ağzı yanmış biri olarak korkuluyum açıkçası. Tek istediğim istanbul'un güney taraflarında yaşanabilir bir ev. Genel olarak yapılar maliyetten bağımsız olarak işlev ve estetik anlamında çok yetersiz.
0
🌸msb
(23.07.21)
late viper
(23.07.21)
Arkadaşlar maliyetleri çok ucuz sanıyorlar galiba inşaat işinden anlamiyorsaniz bu işe girmeyin geçen seneden beri maliyetler çok degisti piyasa sizi üzer. Kabaca M2 si 3000 lira olarak hesaplayabilirsin ama
0
opitseri
(23.07.21)
eğer inşaat konusunda geniş çevren yoksa, almak her zaman ucuza gelir.

mantıken, arsayı alacaksın, proje çizilecek ya da hazır projeyse temin edip yine para vereceksin, ruhsatı inşaat izni bilmemnesi var bürokratik işler hep zaman.

temel kazılack atılack sonra kat çıkılcak edilcek, oldu olmadı, sıvası boyası kapı pencere fayans, parke derken 2 katını da geçer 3 katını da.

zaman ve yorgunluk da cabası
0
killerbee
(24.07.21)
Ilandaki villa yada mustakil ev için yazıyorum oldukça eski sonradan kat ilave edilmiş, yapım teknigi 80 lerden kalma. Saplama kirişler tam facia.

En temiz ve karlısı sizin begeneceginiz yaşam gereksinimlerinize göre olan yeni yapılmış evdir.

Yazlık evin en önemli gereksinimi öncelikle bahçe aksamları oturmak için veranda yada terastır.

Ikinci önemli husus ısı yalıtımı illa soguktan degil sıcaktan dahi korur tabi evin kuzey guney denklemi önemli. Uygun cehpeye agaçlar dogal olarak 3-5 derece saha serin tutar.

Yazlik yerlerde ev tadilatı icin usta bulamazsınız bulsaniz bile cok paraya mal olur yeni ev candır.

Ev yaptırırken dikkat edilecek hususlar ihtiyac neyse ona göre plan olusturun. Evde 5 kisi 2 hafta kalacaksa ayrı 2 ay kalacaksa ayrı ev planı gerekiyor.

Genelde bu işleri kalfa diye tabir edilen adamlar yapar siz kafanızdaki planı söylersiniz size maliyet çıkarır başka yerlerden de teklif alıp varsa yapılan işlere göre yazılı anlaşma kesin şart.

Hangi marka malzeme kalem kalem yazılmalı anahtar teslim demek herseyi bitmiş demektir belediye harcı tapu harcı vs vs iskan harcı.

Para ödeme takvimine göre 2-3 parça son ödeme ise anahtarı teslim almadan asla verilmemeli.

Isten anlamiyorsanız bilen biri daima olsun.

Zor iş ev yaptırmak biz kalfa ile cok tartistik parayı ödemeyiz diyince pasa pasa eksiklikleri yerine getirdi cünkü elimizde yazıli anlasma vardı
0
zanutsas
(24.07.21)
Türkiye gibi sektörel standartdizasyonların zayıf olduğu ülkelerde kendi evini yaptırmak çok yorucu bir süreç.

Maliyetine girmiyorum bile.

bir de inşaattan anlamadığınızı anladığı anda her müteahhit sizi kandırmanın yolunu arayacak. Kalitesiz malzeme kullanacak, projede fark etmediğiniz maliyeti düşürecek ama uzun vadede size tadilat olarak dönecek değişiklikler yapacak vs...

Adam a malzemesi yerine b malzemesi kullanacağım çünkü bu daha iyi dese aksini iddia edebilecek misiniz?

Bu arada honka türkiye, woodlife gibi şirketlere de bir bakabilirsiniz. En azından defalarca uygulanmış projelerden birini satın alır ihtiyacınıza uygun çözümlere çevirirsiniz.
0
anten
(24.07.21)
Çok aydınlatıcı yanıtlar geldi, hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim (kalp)
0
🌸msb
(24.07.21)
(1)

gelir belgesiz ev kredisi çekiliyor mu?

niyeti bozuk http nesnesi
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
niyeti bozuk http nesnesi
(23.07.21)
Çok zor. Hatta imkansız gibi bir şey.
0
anten
(23.07.21)
(4)

Tesla araçları Türkiye'de satılmıyor mu?

anarsika
Satılmıyorsa neden? Asrın lideri, saygıdeğer cumhurbaşkanımızla bir görüşme yapmıştı hatta üretim için o da yalan oldu demek ki.
Satılmıyorsa neden? Asrın lideri, saygıdeğer cumhurbaşkanımızla bir görüşme yapmıştı hatta üretim için o da yalan oldu demek ki.
0
anarsika
(23.07.21)
Türkiye için muhtemelen bir pazar araştırması yaptılar ve Türkiye'ye satış/servis ağı kurmak fizibıl gelmedi. Zaten vergiler nedeniyle milyonlar mertebesinde oluyor aracın fiyatı. Birkaç tane araç satmak için yasal birçok yükümlülük altına girmeyi istememişlerdir.

Elon Musk ve CB arasındaki görüşme Tesla'nın üretim hattı için değildi zaten. Öyle bir şey hiç gündeme gelmedi bildiğim kadarıyla.
0
himmet dayi
(23.07.21)
Sahibinden’e gir km’ye göre sırala. İthalat yapıp getiren galeriler var.
0
zoghurt
(23.07.21)
Bir de şöyle bir şey var. Bu arabalar ABD’de üretildiği için vergi dezavantajı oluyor. Almanya fabrikası yeterince üretmeye başlarsa daha değişik bir durum ortaya çıkabilir. Çin fabrikası zaten yıl başına teslimatlara başladı. İç pazara ancak yeter.
0
zoghurt
(23.07.21)
Türkiye'de henüz elektrikli araçlar ilgi görmüyor. Birkaç sebebi var:

-Lojistik. İnsanlar henüz şarj istasyonlarının sayısına güvenemiyor. Zaten yeterince çok sayıda şarj istasyonu da yok. Çoğu konutun da otoparkında böyle düzenlemeler yok. İstanbul'un en yeni ve pahalı konutları olan Ataşehir taraflarında bile çoğu residence otoparkında teslayı şarj edemezsin. Bir aracın şarjı saatler sürüyor. Haliyle aracı şarj edebileceğin en iyi yer evinin otoparkı. Ama yapamıyorsun. Yani aracı evinin yakınında bir istasyona bırakacaksın. 6-7 saat sonra gelip alacaksın. Çok mantıklı değil şu anda.

Amerika ve avrupa'da müstakil evinin otoparkına koyarsın şarj ekipmanlarını sıkıntı yaşamazsın.

-Menzil. Bir tesla fabrika verilerine göre 640 km yol gidebiliyor dolu bataryayla. Hadi yanılma payıyla, kullanımla falan 600 km diyelim. Bizde insanlar aldıkları otomobille her yere gitmek ister. Mesela bir tesla'yla istanbul'dan bodrum'a gidemiyorsun şu anda. Gidiyorsun da, İzmir'de mola veriyorsun, şarj istasyonu buluyorsun. araç 10-12 saat şarjda kalıyor, sonra yola devam ediyorsun.

-Yani elektrikli araçlar şu an şehir içi kullanıma uygun sadece. Ama türkiye'deki şehirleşmeyle avrupa ve amerika'nınki bir değil. Araç kullanma ve ulaşım alışkanlıkları da öyle. Berlin'de Paris'te New York'ta yaşayan adam elektrikli araç alır. Çünkü aracı şehir içinde kullanır. Akşam evin otoparkında şarj eder. Uzun mesafeleri zaten aracıyla gitmez. Şehir dışına, ülke dışına çıkacaksa biner trene gider. Paris'te yaşayan adam 2 saatte trenle manş denizinin altından londra'ya ulaşıyor mesela. Berlin'den 6 saatte trenle hollanda'dasın. Tren saatleri de çok sık. ABD'de aynı şeyi uçakla yapabiliyorsun. Hemen her yere çat diye uçak bulman mümkün. Bu adamlar otomobili genelde şehir içinde kullanıyor zaten. Çok çok ihtiyacı varsa gittiği yerde araç kiralıyor.

Bizde ulaşım karayoluna bağlı. Tren ağı zayıf, havayolu da istanbul-ankara-izmir dışında çok yeterli değil. Kaldı ki havaalanlarına ulaşım da kolay değil.

Bir avrupa metropolünde metroyla, trenle, otobüsle havaalanına en fazla 20 dakikada ulaşıyorsun şehir merkezinden. Türkiye'de büyük şehirlerde havaalanına gitmek bile en iyi koşullarda 60 dakika:) Yani havayolu da çok efektif değil.

Haliyle araba çok önemli. her yere arabayla gidiyoruz. Ee kimse şehirden çıkartamayacağı bir araca milyonlar vermek istemez. Zengin bile olsa vermek istemez. Tek tük istanbul'da görüyorum özellikle etiler taraflarında.
Ama onlar da muhtemelen bir heves oyuncak gibi alınan araçlar. Eminim onların da farklı araçları vardır tesla sırf zevk içindir.
0
anten
(23.07.21)
(3)

Iskandinav iş kültürü nasıl (İsveç) ?

samiabi19
kutlu geceler,bir kac gün sonra iş görüşmem var almanyada bir Isveç şirketinde. İskandinav iş kültürü uyguluyoruz diyor. Ne anlamına geliyor bu ? Almanyada yaşadım icin alman iş kültürünü biliyorum, japon ve çin iş kültürü de tüm ulus da bilinmekte, fakat iskandinav iş kültünü denilince aklıma birşe
kutlu geceler,
bir kac gün sonra iş görüşmem var almanyada bir Isveç şirketinde. İskandinav iş kültürü uyguluyoruz diyor. Ne anlamına geliyor bu ? Almanyada yaşadım icin alman iş kültürünü biliyorum, japon ve çin iş kültürü de tüm ulus da bilinmekte, fakat iskandinav iş kültünü denilince aklıma birşey bile gelmiyor.
0
samiabi19
(14.07.21)
Iskandinavlarla calistim. Genelde rahatlardir is yasam dengeleri iyidir. Mesela benim calistigim adamlar 6 dedin mi ofisi falan terk ediyordu.

Ama biraz fazla bagnaz gelebilirler bircok konuda bize gore. Yani esnek dusunce pratik zeka sifir. Her sey cok kitabi yapiliyor. Almanlari 2'yle carp oyle diyeyim.

Almanlara bile fazla gelmisti isveclilerin asiri kasmasi her seyi orqdan hesap et:)

Bir de iskandinavlarda sjw tavri zirvede. Yani almanlar falan bile "ah su isvecliler" diyecek raddeye gelmisti. Bir satis toplantisinda bu urunun ana kitlesi ev hanimlari dedi birisi. 15 dakika niye housewives dememeliyiz housewife demek cok yanlis, bunu kabul edemeyiz diye herkesi bayiltana kadar konustular.
Yani bayaa dikkatli olman gerekebilir cabuk aliniyorlar:)
0
anten
(14.07.21)
google'a scandinavian work culture yazinca bir grup sonuc cikiyor liste seklinde. oradan yola cikabilirsiniz. ustune bir de mulakat sonunda sorabileceginiz bir soru olabilir bu, ben arastirdim ama sizden kisaca dinlemek isterim gibisinden. hem de ilgili oldugunuz ve o kulturu begendiginiz izlenimini falan verir.
0
hot potato
(14.07.21)
Epey uzunca bir süredir Norveç şirketinde çalışıyorum. Benzer yada aynıdır diye tahmin ediyorum.

- Öğlen 15-15:30’dan sonra kimse kalmıyor ofiste. Eğer yetişmesi gereken işleri varsa akşam tekrar evden online olup hallediyorlar.
- Misal ertesi gün öğlene kadar işin var, çalıştığın ekibe ben yarın öğlene kadar yokum diye yazıyorsun hepsi o, mazeret izni vs gibi bir sistem yok yani.
- Overtime çalıştığımız saatleri sisteme ekliyoruz. Bunu ayda 1-2 gün ek izin gibi yada ofisten erken çıkmak için kullanabiliyoruz.
0
Northern Mariner
(14.07.21)
(2)

İnstagram hikayelerini gizli izleme uygulaması varmış

Geceler
Adı ne uygulamanın? kullanan, bilen var mı?
Adı ne uygulamanın? kullanan, bilen var mı?
0
Geceler
(13.07.21)
Postegro var android uygulama. Gizli hesaplar da dahil günde 3 profile anonim girebiliyorsunuz. Ios için webden giriliyor.
0
cilekli pasta
(14.07.21)
Vardir muhtemelen ama bu tarz uygulamalar tehlikeli. Instagram hesabinizi bu uygulamaya bagladiginuz icin asiri bir guvenlik acigi birakiyorsunuz.

Hesabinizi sifrenizi kolayca ele gecirebilirler. Bu instagrami hacklenenler genelde eski sevgililerini stalklamak icin boyle uygulamalar yukleyenler ya da kullananlar.
0
anten
(14.07.21)
(19)

1+1 evde 2 kişi yaşanır mı?

ms brownstone
Bana kalırsa çok güzel yaşanır ama tecrübesi olanların fikirlerini merak ediyorum. Kadıköy emlakçı piyasasından yıldım 1 haftada çünkü ya dönüş yapmıyorlar ya teklif verdiğimiz evi 300 bin lira daha artırıp yeni ilan koyuyorlar ya da oyalıyorlar. Evlerin de hiçbiri tam olarak içime sinmemişti ta ki
Bana kalırsa çok güzel yaşanır ama tecrübesi olanların fikirlerini merak ediyorum.

Kadıköy emlakçı piyasasından yıldım 1 haftada çünkü ya dönüş yapmıyorlar ya teklif verdiğimiz evi 300 bin lira daha artırıp yeni ilan koyuyorlar ya da oyalıyorlar. Evlerin de hiçbiri tam olarak içime sinmemişti ta ki son baktığımız eve kadar. Konumu mükemmel ve müteahhit aynı zamanda mimar olduğu için evin içini gerçekten çok güzel düşünerek yapmışlar. Ev 1+1 ama her yere gömme dolap vs yapılmış. Bu yüzden küçük ya da basık değil kesinlikle. Yatak başlığı, dolaplar, salon ve mutfaktaki gizli çekmeceler vs. o kadar iyi düşünülmüş ki çamaşır makinesi, yatak, koltuk ve dekoratif birkaç şey dışında eşya derdiyle uğraşmamız gerekmeyecek pek. Mutfakta da buzdolabı dahil her şey hazır.

Bina zaten sıfır ve ilk oturan biz olacağız alırsak. Bir de çok büyük bir terası var ama terasın girişi aynı katta farklı bir yerden. Evin içinden geçiş yok ama ben bunun sorun olacağını düşünmüyorum pek. Sadece bizim kullanımımız için zaten teras. Evi aldıktan sonra küçük bir oda ya da mutfak gibi bir şey yaptırıp çok güzel kullanabiliriz diye düşündük. Sadece park yeri yok ama onu da bir otoparkla anlaşarak çözmeyi düşünüyoruz çünkü zaten muhiten dolayı otoparklı bina düşüncemiz olmadı hiç.

Erkek arkadaşımla ikimiz yaşayacağız sadece evde. Her şey yolunda giderse de sadece 6 ay falan İstanbul’da yaşadığımız bir hayatımız olacak. Misafir vs çok çok nadir gelir. Onun ailesi zaten İstanbul’da. Benimkiler Bursa’dalar ama kardeşimle şu an yaşadığımız evde kalabilirler geldikçe ya da sadece annemle babamın olması çok sorun olmaz bence 1+1’de. Evden çalışma gibi bir durum ikimiz için de yok. Yani ayrıca bir çalışma odasına da ihtiyacımız yok bence tıpkı misafir odası gibi.

Şimdi şartlar böyleyken ben 1+1 olmasına rağmen bu evi kaçırmak istemiyorum çünkü evin içi gerçekten harika. 1 haftadan fazladır ev geziyoruz ve hiçbirini tam olarak beğenmemiştim. İlk kez bir evi bu kadar beğendim ve baktıklarımız içinde başkası tutarsa içimde kalacak tek ev burası olacak. Çok az eşyayla ferah bir ev şu an tek istediğim. Bunun dışında oturma odası, çalışma odası vs hiçbirini istemiyorum zaten. Yani bence 1+1 olmasının hiçbir sakıncası yok ama gelecek fikirleri merak ediyorum.

2 kişi 1+1 evde rahat yaşar mı dersiniz? 0 binada, her şeyi yapılı ve çok küçük olmayan 1+1’in misafiri de evde işi de çok çok az olan bizim için eksileri olur mu? Olursa ne olur?

Bu arada evi satın alıyoruz. Kiralık değil. Çocuk kesinlikle düşünmüyoruz ve hayvan sahiplenmek de İstanbul’da düzenli bir hayatımız olmayacağı için imkansız en azından birkaç sene. Bunları da düşünerek yazarsanız sevinirim.
0
ms brownstone
(13.07.21)
Tek yaşıyorum 1+1 bana bile yetmiyordu. Yatak odası ve salon var. Misafir gelse, eş dost gelse nerede yatacak? Salon dışında vakit geçirecek bir yer yok. Bir daha 1+1 evde yaşamam.
0
himmet dayi
(13.07.21)
yetersiz kalir. iki sene sabredersiniz onu da maximum soyluyorum oturabilirsiniz sonra sigamazsiniz. satin almak soz konusu oldugu icin daha sonra baska yere kiralik cikabilirsiniz bunu kiraya verip hani oyle ihtimallere okeyseniz veya satip uzerine ekleyip baska eve yine. terasa girisi evden olmamasi dezavantaj ama siz cok begendiginiz icin sorundegilsorundegil diyorsunuz :) ev bulmak cok stresli ve istanbulda verdigin paraya bakiyosun eve bakiyosun gercekten almasi, tutmasi cok zor biliyorum. o yuzden icinize sindiyse simdi yatirim mantigiyla alip bir sureligine yasayabilirsiniz
0
ala09
(13.07.21)
Parasını tamamen siz ödeyecekseniz belli ki içinize sinmiş, alın.

Kendi 1+1 deneyimimden yola çıkarsam; evde biri daha olduğunda asla kafa dinleyebilecek bir alan kalmıyor, evdeki en ufak bir dağınıklık bile göze batıyor ama yaşanır mı yaşanır. Benim kaldığım 1+1'lerde çocuklular bile vardı, benim asla tahammül edemeyeceğim bir şey. Özel alan ihtiyacınıza bağlı biraz.
0
marla is in my head
(13.07.21)
benim için önemli olan yüklükvari bir şey. Eğer depolama alanı mevcutsa 1+1 miss gibi olur
0
lcha
(13.07.21)
1+1 80 metrekarede mis gibi yaşadık. Mutfak ayrıysa süper oluyor. Bence yaşanıyor gayet de.
0
adwokat
(13.07.21)
ben 1+1 evde tek basima yasarken guzel geliyordu, sonra 3+1 eve ciktim kardesimle, evin 2 odasi benim (yatak odasi + ofis) salonumuz kocaman, mutfagimiz ayri. Bir daha 1+1 eve donmek zor geliyor simdi dusununce.

sadece 6 ay yasanacaksa bence idare edilebilir. ikiniz de yasayabileceginizi dusunuyorsaniz icinize sindiyse neden almayasiniz.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(13.07.21)
Bence geleceği yok. Şuana göre karar verilerek ev alınmaz.
1 hafta ev yatırımı yapmak için çok kısa bir süre. 1 ay verin kendinize en az. emlakçılarda olup henüz ilanda olmayan bir sürü ev vardır görmediğiniz.

Ütü yapacak olsanız, çamaşır kurutacak olsanız hep sizin kullanım alanlarınızı işgal edecek. Yalnız kalmak isteyebilirsiniz.

Misafiriniz gelmiyor olabilir. Gelse de salonda kalır ok. Ama bi kere gelseler ikinciye gelmek istemezler. ziyaretlerini kısa kesmek isterler.

Bir de mesela hiç mi hobiniz yok eşya depolamanız gereken vs. Hobinizle vs ilgilenmeniz gerekse sürekli kur kaldır yapmanız gerekecek.

bizim odanın birinde mesela spor eşyaları var. Yerde matla duruyor. köşede bisiklet falan var. böyle bir oda çok işe yarar oluyor.
0
zimbirik
(13.07.21)
evde salon gibi ortak bir yaşam alanı olmaması bir noktadan sonra bunaltıcı olabilir.
0
anten
(13.07.21)
İçinize sinmiş. Ben kaçırmayın derim.
0
auroraaurora
(13.07.21)
Ben olayın farklı bır boyutuna dikkat çekmek istiyorum.

Dah önce erkek arkadaşınızla beraber yaşadınız mı bilmiyorum ama erkek arkadaşla yaşamay başlamak yeterince zor. Küçük ortam iyice bunaltıcı olacaktır.

Kesinlikle düşünme derim. Kiralık ve ferah bir ev daha iyi gelecektir.
0
mobydick
(13.07.21)
teras konusuna emin olun ve tapudan kontrol edin.daha sonra terasın ortak alan olduğu ortaya çıkarsa hem alan olarak hem de evin fiyatından ciddi zarar edersiniz.

teras olduğuna göre bu ev çatı katı. yeni bina olduğu için izolasyon fena değildir ama gene de yazın sıcak olacak, ekstra klima-elektrik maliyeti sabit bir gider. ayrıca kadıköy bölgesi özellikle teras katları bazen martı terörü yüzünden çekilmez olabiliyor. uykusuz geceler çok süpriz olmasın.

1+1 toplam m2 belirtmemişsiniz. 50m2 dedikleri ama ortak alanları düşünce 22m2 kalan evlerden mi yoksa 1+1 ama net kullanım alanı 80-85m2 olan evlerden mi buna göre çok değişir.

pratikte bir yatak odası + bir yaşam alanınız olacak. bu yaşam alanında yemek, ufak tefek işler için çalışma masası, oturma alanı vs gibi ihtiyaçları organize edecek alan varsa bence yeterli.
0
orpheus
(13.07.21)
mutfak salondan ayriysa olur bence sizin zaten epeyce icinize sinmis gibi gorunuyor, terasin kesin sadece sizin olduguna da eminseniz iyi bence. ben alirdim.
0
in vino veritas
(13.07.21)
1+1 var 1+1 var, geniş ferahsa neden olmasın. Şuan 1+1 evde yaşıyorum 70m2, balkonu var salonu geniş, 1üçlü 1ikili 1 tekli koltuk var. Açılır kapanır koltuk alırsınız misafir için.Bence misafir çok düşünülmemeli, 1 çiftlik yatıracak yeriniz olsun yeter. Ha bende 2 tane de şişme yatak var gerekirse yere onları da açıyorum. 8 kişilik yemek masası sığıyor hala ferah, ayrı mutfağım var o da avantaj yemek vs yerken mutfakta masa olması. Girişte antre var. Ben tek yaşıyorum ama bence dolaplar vs yeterli ise 1 çift yaşar.



Önceki evim ufak amerikan mutfaktı 1+1 yine, balkonu da yoktu, eve girince direkt salona adım atıyordun :D :D . Böyleyse mümkün değil tabi.

Eksileri çamaşır kuruturken salona vs bi yere koymanız gerekiyor, yazın balkon olur. Elektrik süpürgesidir ütü masasıdır yatak odasında bir yer bulmanız lazım sürekli.
0
ceketimi alip cikcam
(13.07.21)
1+1 35 m2de yillarca yasadim (%50 tek basima %50 sevgiliyle). Basta sorun yoktu ama anne ve sevgili zoru ile alinan esyalardan ev tiklim tiklim doldu uzerime geldi zamanla.

Turk insaninin icgudusel olarak evleri esya doldurma aliskanligi var. Bu olaya dikkat ederseniz yasanir.
0
cleric
(13.07.21)
Tek başıma beni darlamıştı. Bir de açık mutfak belası var. Şimdi kapalı mutfak 2+1’de tek yaşıyorum. Mis. Bir daha çok kötü bir şey olmadığı sürece 1+1’e adım atmam.
0
zoghurt
(13.07.21)
Ufak, gereksiz eşyayla dolu olmayan, kullanışlı evlere bayılıyorum. 3 yıldır ev arkadaşlığı konseptinde 2 kişi yaşıyoruz. Şu anki haliyle salon iptal mecburen ama mutfak bir tık büyük mesela. Bence hele ki çift olduktan sonra neden olmasın.
0
reactionic
(13.07.21)
al gec abi ya, fiesta begenmeyenler simdi clio alamiyor.

Sigmazsin evet ama al gitsin.
0
divit
(13.07.21)
Bana kalsa imkansız, ben tek kişi bile yaşayamam. Ayrıca anlattıklarınıza bakılırsa çok fazla belirsizlik var. Örneğin 'her şey yolunda giderse sadece 6 ay yaşayacağız', bu çok ucu açık bir kavram. Ayrıca sanıyorum ikinizin de işleri %100 kesin değil ve evli de değilsiniz. Bu durumda evi satın almanız ilerde ayrılık veya maddi durum sıkışıklığında ikinizin de başını çok ağrıtır. 1 hafta da bu kadar önemli bir yatırım için erken tabi. Bulabiliyorsanız bir dönemlik veya maksimum 6 aylık kiralık bakarsanız daha iyi olur.
0
iwasbornonamountainside
(13.07.21)
Gömme dolaplar çok pratik gerçekten. Biz iki kişi 3+1'den pratik ve geniş 2+1'e geçtik, tarif ettiğiniz gibi yüklükler var, mutfağı daha güzel, güzel bir bahçemiz var, vs. Dolayısıyla kesinlikle değdi. Evin bakımı daha kolay, daha kullanışlı. Biz memnunuz.

Kırk yılda bir gelecek misafire göre ev seçilmez. Senenin yarısında kullanacağım bir ev için, kullanışlı tarif ettiğiniz gibi bir 1+1'de iki kişi yaşarım.
0
gmzo
(13.07.21)
(5)

2. el araçta hasar kaydı kriteri

mkrk
selamlar,ikinci el araç alırken hasar kaydının yada ağır hasar kaydının olması konusunda çok titiz misiniz? hasar kaydı kırmızı çizgimiz prensibine sahip olmayanı dövüyorlardı bir ara sanırım şimdi fiyatlardan dolayı millet daha fazla esnek hasar kaydı konusunda.sonuç olarak hasar kayıtlı arabaya çö
selamlar,

ikinci el araç alırken hasar kaydının yada ağır hasar kaydının olması konusunda çok titiz misiniz? hasar kaydı kırmızı çizgimiz prensibine sahip olmayanı dövüyorlardı bir ara sanırım şimdi fiyatlardan dolayı millet daha fazla esnek hasar kaydı konusunda.

sonuç olarak hasar kayıtlı arabaya çöp gözüyle bakanlardan mısınız?

mini anket: onlinepoll.me
0
mkrk
(12.07.21)
Hasar kaydı olan araba alınmaz diye bir şey yok. Fakat bazı araçlar ağır hasarlı olmasına rağmen ekspertizde anlaşılmıyor ya da bi şekilde plakaya işlemeden yaptırılıyor. Doğal olarak fiyatı da normalmiş gibi yazılıyor. Hadi fiyatı geçtim ağır hasarlı araçtan bi hayır gelmez diye düşünüyorum. Çok iyi yapılsa da güven vermiyor.
0
olaylar olaylar
(12.07.21)
Aracın tavan, kaput ve ön çamurluklarında işlem yoksa hasar kaydı abartılı olmadığı sürece dikkate almam. Ağır hasar kaydı varsa ilanı kapatırım direkt.
0
himmet dayi
(12.07.21)
Araba almadan önce çok takıyordum hasar kaydına boyasına falan. Araba aldım, park halindeyken bi amca çarptı çamurluk ve tampon boyandı 1000 lira tramer çıktı. Üstüne yolda giderken cama taş geldi çatladı, kaskodan değişecek. Tramerde gözükür mü bilmiyorum ama 4000 lira civarı o çıkacak.

Üstüne üstlük araba büyükşehirde kullanıldığı için çizik vs. illa ki oluyor. Artık takmamaya başladım. Araba alacak olsam ağır hasarı yoksa değerlendiririm. Öyle boyaya falan çok takan insan sıfır araba almalı. Ki onun bile garantisi yok.
0
thewhitewolf
(12.07.21)
Boya olayına çok takılmıyorum. Boya illa ki olur.

Hasar da bir yere kadar kabul edilir. Zaten hasardan, değişen kısımdan aracın başına ne geldiğini az çok tahmin edersin.

Ama ağır hasarlı araç bir kumar. Ya da arabada 10 parça değişen varsa, 15 tane tramer kaydı varsa o araçtan uzak durmaya çalışırım:)

Bir de tabii önden hasarlara biraz dikkatli yaklaşmak lazım. Aracın havayastıkları açılmış olabilir, sonrasında sistem iyi yapılmış mı? sensörler doğru bağlanmış mı vs kritik konular bunlar.

Doğru diyorsunuz, gönül istiyor ki hiç uğraşmayalım bunlarla ama fiyatlar yükseldikçe standartlar biraz daha düşüyor herkeste
0
anten
(12.07.21)
servisinde yapılanları çok büyük şeyler değilse o kadar önemsemiyorum ama hasar kaydı olmayıp 5 parça boyalı olan arabaya da sıcak bakmıyorum çünkü nerede nasıl toplandı, sorun neydi bilemiyorsunuz tramere yansımayan kazaları.
0
marla is in my head
(13.07.21)
(7)

millet bu kuryelerle napıyor?

bugungityaringel
ne zaman yemeksepetinde yemekler nasıl diye fikir edinmek için bir yerin yorumlarına baksam nerdeyse 2-3 yorumdan biri kuryeyle ilgili oluyor. yok şu kuryeniz iyi ama öbürünün muhabbeti kötü, ay kuryeniz çok kibar çok süper bayıldım, yok kuryeniz güler yüzlü değildi o yüzden puan kırdım, yok kuryeni
ne zaman yemeksepetinde yemekler nasıl diye fikir edinmek için bir yerin yorumlarına baksam nerdeyse 2-3 yorumdan biri kuryeyle ilgili oluyor. yok şu kuryeniz iyi ama öbürünün muhabbeti kötü, ay kuryeniz çok kibar çok süper bayıldım, yok kuryeniz güler yüzlü değildi o yüzden puan kırdım, yok kuryeniz çok yakışıklı hep o gelsin, yok şu kuryeniz şöyle güler yüzlü şöyle cana yakın şöyle konuşması iyi hep buradan sipariş vericem.

yahu nedir bu kurye merakı böyle? kurye'yi mi sipariş veriyosun yemeği mi. ben alıp geçiyorum, nakit siparişse de parayı veriyor paketi alıyor kapıyı kapayıp geçiyorum. hiç muhabbet falan etmiyorum dikkat etmiyorum kuryeye filan. zaten adamların aceleleri vardır niye muhabbete tutayım bir de.

niye bu kadar çok kurye yorumu oluyor? napıyorsunuz bu kuryelerle biri bana açıklasın lütfen?
0
bugungityaringel
(12.07.21)
tamamen boş iş. sipariş verenlerin yarısı da yemekten de anlamadğı için yorum bile yapamıyor. aynı şey hepsiburada için de geçerli. ürüne 50 yorum gelmiş çoğu "kargo zamanında geldi kargo güzeldi" vs oluyor. olm yazsana ürün hakkında düşüncelerini incelemeni ama yok. illa bişeyler paylaşmak istemeyen ama yorum yazabilecek iki fikir savunabilecek kapasitesi olmayanların hareketi bu işte naparsın
0
avatar is back
(12.07.21)
Türkiye'de hizmet sektöründen beklentiler çok acayip seviyelerde. Geçenlerde yaşadığım 2000 daireli sitede şöyle bir tartışma döndü. Güvenlik görevlileri kurye geldiği zaman daireyi haber vermek için arıyor. TAbii 2000 dairenin ve çoğu genç beyaz yakalının yaşadığı bir sitede bir günde kaç kurye geliyor, güvenlik 10 dakikada kaç daire telefon açıyor bir düşünün.

Güvenlik aradığında telefonu neden "iyi akşamlar efendim, siparişiniz var mıydı bir kuye geldi" diye selamlayarak açmıyormuş. Genelde çünkü kapıda aynı anda 3-4 motor beklediğinden adam hızlıca "getir siparişiniz var mıydı, yemeksepeti geldi siparişiniz var mıydı" diye sorup kapatıyor.

Bu kurye mevzusunda da böyle. Kurye merdiven çıkarken ofladı, parayı alırken suratı asıktı, ben para veriyorum karşımda güleryüz isterim falan diye millet şikayet etmeye bayılıyor.
0
anten
(12.07.21)
Kuryeciler yazmasını söylüyor. Banada bir kaç kere söyledi oradan biliyorum. 10 yıldır yemek söylerim bir kere bile yorum yazmadım, uğraşamam.
0
respect
(12.07.21)
cunku turk milleti hep zincirin son halkasini muhatabi saniyor. kasiyerlik, garsonluk, baristalik yaptim. o kadar sacma info'lar aldim ki inanamazsin. mesela reyonda etiket yok adam gelip bana soruyor reyonda niye etiket yok diye. yahu kasiyerim ben. beni muhatabi saniyor oysa ki reyon gorevlisine sormasi lazim. daha bunun gibi pek cok sey
0
nibba
(12.07.21)
Kuryeler yaz diyor, hatta adini soyluyor. 50 kere tembih edip gidiyor.
Ben de ayni yerden soylemiyorum yilisik adam sevmedigim icin :)
0
divit
(12.07.21)
kuryeler söylüyor +1 özellikle de isim veriyor, ben ahmetim, özellikle belirtir misiniz diye. asla yapmadım, yapmam da.
0
kojonotsuki
(12.07.21)
kuryelerin söylediğini öğrenince aydınlandım resmen. hiç tahmin etmemiştim bana hiç söyleyen olmadı henüz çünkü, hemen alıp geçtiğim için söylemeye fırsatları olmuyor muhtemelen.
0
🌸bugungityaringel
(14.07.21)
(7)

Hangi Araç ?

delidir yakalayin
iki araç arasında kaldım gençler. Skoda Fabia 1.2 tsi dsg style - 2016 - 50 bin kmToyota Yaris 1.33 Style Skypack - 2015 - 52 bin kmher iki araç da kazasız boyasız.
iki araç arasında kaldım gençler.

Skoda Fabia 1.2 tsi dsg style - 2016 - 50 bin km

Toyota Yaris 1.33 Style Skypack - 2015 - 52 bin km

her iki araç da kazasız boyasız.
0
delidir yakalayin
(12.07.21)
Ben kesinlikle Yaris'i tercih ederdim.
0
Tutkun
(12.07.21)
önce eksiler: dsg 2014 sonrası sıkıntı verebilir. yaris sürüş zevki ve konforu düşüktür. fabia zor satılır.
artılar: yaris sanayi yüzü göstermez,kolay satılır. fabia daha performanslıdır. daha güvenlidir.
0
mikahakkinen
(12.07.21)
evimizde 2012 skoda yeti ve 2009 hyundai i20 var. skodadan inip hyundaiye binince kalite farkını net farkediyorum. fabia ile yaris arasında da benzer bir fark vardır diye düşünüyorum. ben olsam fabia seçerdim.
0
bigcaptain
(12.07.21)
2015 fabia sahibiyim. 43500 km’deyim. 8000 km’de almıştım. Gerek sürüşten, gerekse verdiği güvenden çok memnunum.
Yakın zamanda ise abim corolla hybrid aldı. Sınıf olarak farklı olsa bile, sürüş tarzı olarak aynı hissiyatı verebilir diye düşünüyorum. Abime; “sen emekli araba almışsın” dedim. Yani sürüş dinamiklerine bakarak bu farklı anlayabiliyorsunuz. Birini arkadan dürtmek gerekiyor, diğerini ise tutmaya çalışıyorsunuz :)
0
hede hodo
(12.07.21)
İkisi de iyi araçlar tam fiyatının hakkını verirler.

Sadece Fabia'nın dsg'den yana sıkıntı yaşatma ihtimali var. Yaris o anlamda daha az sorun çıkartacak bir araç tabii iyi bakıldıysa, servisi, yağı suyu eksik edilmediyse.

Donanım ve konfor olarak ikisi de yakındır birbirine sonuçta b sınıfı küçük araçlar. Her türlü kasisten geçerken b sınıfı araçta olduğunuzu hatırlarsınız.

Fiyatları yakınsa ben Yaris'i seçerdim.

performans konusunda ikisi de birbirine yakındır. Sonuçta bunlar b sınıfı araçlar. Şöyle hızlanayım böyle kaçayım diye bir beklentiniz yoktur diye tahmin ediyorum.

Bu sınıfta bir aracın sunabileceği konfor ve donanım aşağı yukarı bellidir. O yüzden bunlara takılmaktan ziyade, dayanıklılık önemli kriterim olurdu.

Ha şöyle bir şey var, iki aracın da içinde yolculuk ettim. Yaris nasıl oluyor bilmiyorum ama sanıyorum motor yerleşimiyle alakalı, bir şekilde daha geniş ve ferah hissettiriyor içine oturunca. Özellikle arkada şaft tüneli falan da yok bunlarda o da arkayı daha ferah yapıyor.

performans olarak iki araç yakın demiştim ama tabii ki tsi motor turbo beslemeli olduğu için, belli alanlarda ufak farklılıklar gösterecektir. Tabii şu da var, o turbo beslemenin de motor ömrünü aşırı kısalttığına ve sorun çıkarttığına dair çok kullanıcı yorumu var.

Yaris atmosferik yanılmıyorsam, haliyle daha sakin bir sürüş karakteristiği isteyecektir. Ama motorun sorun çıkarma ihtimali de azalacaktır (bakın yok demiyorum, aracın kronik bir sorunu vardır kötü bakılmıştır vs:)

Özetle ihtiyaçlarınızı ve önceliklerinizi iyi düşünün.
0
anten
(12.07.21)
tercihimi fabia'dan yana kullandım. yardımcı olan herkese teşekkürler.
0
🌸delidir yakalayin
(14.07.21)
yaris atmosferik motor gitmiyor. delirtir adamı. iyiki fabia da karar kılmışsınız.
0
xrated
(14.07.21)
(10)

istanbul avrupa boğaz hattında ev arıyorum. ne yapmalı?

hsktr
ilk işime giriyorum. maaşı primlerle beraber 4500-6000 diyelim. yakın arkadaşlarım 5 kişi beşiktaşta bir ev gezecekler, sen de gel dediler. evin kirası 6000 bana 1200 düşüyor haliyle. ev güzel ama kararsız kaldım ilk kez çıkacağım için. 5 kişi yaşamak efsane zor olur mu dubleks evde? arkadaşlarım iş
ilk işime giriyorum. maaşı primlerle beraber 4500-6000 diyelim. yakın arkadaşlarım 5 kişi beşiktaşta bir ev gezecekler, sen de gel dediler. evin kirası 6000 bana 1200 düşüyor haliyle. ev güzel ama kararsız kaldım ilk kez çıkacağım için. 5 kişi yaşamak efsane zor olur mu dubleks evde? arkadaşlarım iş hayatında oldukları için daha lüks bir yaşam istiyorlar.

bunların dışında kira vermek-ev satın almak arasında da kararsızım. tabii ki ev alırsam çok küçük ve boğaz hattında olamayacak ev. ama altımda araba olduğu için çok da sorun olmaz belki. kira vereceğine ev al, hem de yatırım olmuş olur der misiniz? hangisi mantıklı?

aslında asıl sormak istediğim bu maaşa 1200 lira(beşiktaş) vermek kazıklanmak mıdır? 1200 lirayla kotarmanın bedeli olarak can ciğer de olsa 4 arkadaşınızla kalmak tolere edilemez midir? (ev dubleks,4+1)
0
hsktr
(11.07.21)
5 kisi besiktasta gezecekler deyince eve 6. sandim seni :) 4+1 4 kisi biraz hayat tarziniza ve ozgurluk anlayisiniza bagli. bence ev buyukse cok sorun olacagini dusunmuyorum calisan kesim ogrenci kesimden iyidir yani gerekirse cikabilecegin denemeye deger bi seneyim olarak dusunuyorum. ps: hic ev arkadasiyla vs yasamadim
0
ala09
(11.07.21)
He ekleyelim. 1200 cooook normal kisi basi olarak daha dusugune bulamazsin bence. bulursan da cabucak bunalirsin kira/maas oranin gayet ideal ustelik merkezde oturacaksin
0
ala09
(11.07.21)
Çalışan kişi için dubleks bile olsa 5 kişi çok fazla, iş yerinde iyice yorulunca kafa dinlemek istiyor insan, öğrenci evi tarzı sakinliği seviyorsanız zor. 1200 iyi bir fiyat Beşiktaş için, nelerden vazgeçibilirsiniz ona göre düşünmek gerek.

İstanbul'da araba beni çok yoruyor. Marmaray hattında Anadolu Yakası, Üsküdar İcadiye, Bostancı İdealtepe ya da Sarıyer tarafları düşüneilirsiniz 1 arti bir. Ancak 4500 ile değil de 6000 bin ile mümkün olur.
0
kaset
(11.07.21)
Daha lüks bir yaşam istiyorlarsa neden beş kişi birlikte yaşıyorlar o da garip. Bir kişi bile çalışan insanı zorlar ama şu durumda beş kişiden iyidir. Hem evde dört oda varken beşinci nerede uyuyacak?
0
ruhen hastayim ben
(11.07.21)
Sırf beşiktaş diye 5 kişi aynı evde asker koğuşu hayatı yaşayacağıma esenler’de yalnız yaşarım..
0
dadasalon
(11.07.21)
neresi olursa olsun 3 kişiden fazla aynı evde yaşanmaz. hatta bazı durumdalarda 3 kişi bile fazla. kararınızı dikkatli verin derim.
0
dertliyim dostlar
(11.07.21)
5 kişi bir arada çok zor. Öğrenci evi değil bu çalışırken çok yorucu olur.

Ben olsam biraz daha uygun fiyatlı bir semtte, daha az insanla yaşarım. Hemen 10 dakikalık bir motor yolculuğu uzaklıktaki üsküdar, salacak, fıstıkağacı, bağlarbaşı gibi yerlere bakarım mesela. Ya da altunizade metrobüse yakın yerlere bakarım. Buralarda daha uygun ve daha yaşanılası evler bulmak kolay. Bu arada hakikaten anadolu yakasının birçok semti, çok daha yaşanılasıdır.
0
anten
(12.07.21)
5 kişi mi? yuh.
0
burya
(12.07.21)
sims oynarken bile 5 kişiyi idare edemiyordum gerçeğini hayal edemedim. Tuvalet, temizlik, yemek işleri çok sıkıntılı. bir mal sahibi olabilme ihtimaliniz varsa o tarafa yönelmeniz daha mantıklı bence.
0
Hallegadola
(12.07.21)
4 artı 1 evde topluca lüks yaşam isteyen insanlar da 4500 TL ile boğaz hattında ev de tutarlı görünmüyor. Ama Arkadaşlarla bir süre idare edilebilir kafa netleşene kadar. Acele etmeyin. Kazandığınızın yarısını falan eve yatırmaya kalkmayın. Para eriyor.
0
not dark yet
(12.07.21)
(8)

Temettü geliriyle geçinen var mı?

Cenk Daniels
Yaptığı yatırımlarla yıllık 100k civarı temettü geliri olan ve hayatını bu şekilde geçindiren var mı? Veya çevrenizde tanıdığınız?Teşekkürler.
Yaptığı yatırımlarla yıllık 100k civarı temettü geliri olan ve hayatını bu şekilde geçindiren var mı? Veya çevrenizde tanıdığınız?

Teşekkürler.
0
Cenk Daniels
(11.07.21)
bu temettü olayından ballandırarak bahsedenler oluyor da, ben de hiç duymadım buna parasını bağlamış olanı. ben tl cinsinden hiçbir gelir için ''uzun vadeli'' bağlamam paramı. akıllı yatırımcının da böyle davrandığını sanmam.
0
juninho77
(11.07.21)
amerikada falan olur onlarin borsalarindan (onlarda bile sadece borsadan yapan nadirdir). turkiye'de olmaz. tl ile yatirim yapilmaz zaten.
0
robokot
(11.07.21)
türkiye'de temettü, deneyimli borsa yatırımcıları tarafından bir garanti olarak görülüyor. mesela ben bu dönemde bir beyaz eşya hissesi aldım. fk'sı 5.77.gelecek bilançoda karını arttıracağına eminim. gelecek 2.bilançoda da aynı şekilde.bu fiyatla fk'sı 3.5 4 civarına gelecek diye bir beklentim var. piyasa bunu fiyatlamasa bile en kötü temettümü alırım diye düşündüğüm için daha rahat alım yapabiliyorum.büyüyen firmalara ucuz fiyattan alım yaptığında temettü mantıklı olabilir ama tüpraş 20 yıldır temettü veriyor bütün parayı ona basıp emekli olayım mantığı yanlış tabi.
0
potsdamer
(11.07.21)
Yıllık 100K temettü için o kadar para gömen adam 100k ile geçinemez +1
0
himmet dayi
(11.07.21)
Yanlış hesaplamiyorsal yıllık 100k temettü için 1.5-2 milyon lirayi borsada tutmak lazim (yanlissa düzeltin)

Evet bu parayı borsada tutabilen adamin zaten kenarda daha milyonlari vardir. Aylik 9bin lira da böyle birine yetmez. Ya bugün İstanbul'da düzgün bir dairenin kirasi 4-5 bin lira 9 bin lira milyonlari olan adam için para değil.
0
logisticsmanager
(11.07.21)
Şöyle, genelde benim gözlemlediğim kadarıyla temettü geliri uzun vadede inşa edilen bir süreç.

Mesela kendim şöyle bir hesap yapmıştım. Hisse adı vermeyeceğim, ama 2015 yılında ev satmıştım 240 bine. Ben o miktarın ufak bir bölümünü hisseye koymuştum.

Ama eğer 200bin lirasını koysaydım, 49000 hisse alıyordum yaklaşık.
Bugün o 200bine alacağım hisseler yaklaşık 900bin civarında oluyor.
Bu yıl alacağım temettü ise 89bin tl.
Tabii o evin gelirini başka yerlere harcamasaydım:)

hatta 2015'ten bu yana o şirketten düzenli alacağım temettüler de yılda ortalama 30000 civarına geliyor. Bazı yıllar çok bazı yıllar az.

Demem o ki, ben bu yatırımı yapsaymışım şu anda yıla göre 30 ile 80 bin arasında bir gelir elde ediyor olacaktım ki benim çapımda bir yatırımcı için fena sayılmayacak bir ek gelir sağlayacaktı. Mesela son iki yılki temettülerle ikinci el b sınıfı bir otomobil alabilirdim, kredi çekmeden borca girmeden, ana paramı bozmadan.

Yine de bu seneki tatil masraflarımı yine temettülerimden karşılıyorum çok da kötü değil:)

Ama tabii bu bahsettiğim firma son 5-6 yılda çok hızlı büyüme gösterdi. Hisse fiyatını neredeyse 7'ye katladı.

Yani o temettü gelirini alanlar muhtemelen vaktiyle hisse ucuzken almış, şirket büyüyüp kar dağıttıkca da kazanan adamlar.

Mesela bu sene hisse başı 60 lira temettü veren şirketler var. Ama hisse fiyatı 1000 liranın üstünde. Benim yılda 60000 almam için elimde 1000 hisse olması yani şu anda 1milyon tl'lik yaklaşık hisse almam lazım. Ama ben uyanıklık edip 2014'te
hisse fiyatı 70 lirayken bu hisseyi alsaydım, 70bin'e 1000 hisse alacaktım. Sadece son 3 yılda 160bin liraya yakın temettü geliri alacaktım. Ana param ise 1milyonun üzerinde olacaktı.

Tabii ki o yıllarda finansal okuryazarlığımın zayıf olması, ya hisse senedi mi alsam deyince çevremde herkesin "aman şöyle batarsın böyle batarsın" demesi yüzünden gittim ev aldım hisse alacağıma:D

Türkiye'de uzun süreli borsa yatırımı çok yapılmıyor. Genelde haftalık, aylık vurkaçlar peşinde insanlar.

Bu arada 70 liraya alsaydım o hisseyi diyorum ya, ben de o hissenin fiyatı 140 TL olduğu gün "bu hisse çok şişti, ben bundan çekeyim paramı" der satardım:) Kendimi biliyorum.
0
anten
(12.07.21)
Parayı mevduatta tutmak daha mantıklı olur borsadaki oranlarla.
0
arnold schwarzeneger
(12.07.21)
yillik 100k ciddi bir temettu geliri, bunun icin sahip olunmasi gereken hisse bedeli olducka yuksek. lakin bu temettu emekliligi ya da temettu geliri konusunu tamamen bosa cikarmaz. bu konu ciddi anlamda uzun soluklu bir konu ve ilk seneleri sadece lot biriktirmekle geciyor. burdaki en onemli olay gelen temettuler ile ufak tefek demeden tekrar geri alim yapmak, 10 yillik surelerde bir cok hissenin dolari-altini alt ettigini gorebilirsiniz youtube'da oldukca video var. butun parayi temettu isine yatirmak bence de dogru degil ama dedigim gibi 10 yillik vadeler turkiye'de borsa ile ilgilenen %99'luk kesim icin imkansiz vadeler.
0
bay b
(12.07.21)
(9)

Araba alma duyurusu vol 2

alisamadim
Merhaba daha önce bu konuda başlık açmıştım ancak seçenekleri daha da azalttım.B segment, 0 km, otomatik vites bir araba almaya karar verdim.Aklımdaki seçenekler:Seat ibiza, opel corsa, skoda fabia.Siz olsanız hangisini seçersiniz? Veya belirlediğim özelliklerde başka bir öneriniz olur mu?
Merhaba daha önce bu konuda başlık açmıştım ancak seçenekleri daha da azalttım.

B segment, 0 km, otomatik vites bir araba almaya karar verdim.


Aklımdaki seçenekler:

Seat ibiza, opel corsa, skoda fabia.

Siz olsanız hangisini seçersiniz? Veya belirlediğim özelliklerde başka bir öneriniz olur mu?
0
alisamadim
(08.07.21)
Ibiza alırdım. Geniş iç hacimli ve tasarımı daha iyi.
0
himmet dayi
(08.07.21)
fiyatını bilmemekle birlikte scala da düşünülebilir belki.
0
sutlu nescafe
(08.07.21)
Corsa-fabia-ibiza sıralamam böyle olurdu. Fabia-ibiza benzer arabalar fabia iç kalite olarak bi tık daha iyi hissettirmişti
0
1917
(08.07.21)
kafa bulandırmak istemem ama toyota yaris seçerdim.
Bu sınıfta yılın otomobili seçildi.
Hatta mümkünse hybrid olanı alırdım.
0
anten
(08.07.21)
Tipi ve şanzımanına nedeniyle opel corsa
0
freebird5406_2
(08.07.21)
Bütçen yok mu? Eğer yoksa Peugeot 208 derim, GT Line donanımla.
0
mada
(08.07.21)
Araba almadan önce mutlaka reabilityindex ve iihs vehicle ratings'e bakmanızı öneriririm.
0
siz tek ben hepiniz
(08.07.21)
www.ntv.com.tr

Seat kesinlikle alma. Seat trim sesi diye google da arat.

2020 ve 2021 Corsa nin on takımı problemli. Avrupa 'da araçlar geri çağrılıyor.
0
yuyu
(09.07.21)
bu üç seçeneğin en önemli farkı şanzımanları. vw grubu olan seat ve skoda dsg şanzıman kullanıyor. opel ise eat8 tork konvertörlü şanzıman kullanıyor. eat 8 çok daha iyi bir şanzıman. benim belirleyici kriterim bu olurdu.

hatırlatma: opel corsa ve peugeot 208 aynı araba. tasarımı hangisini beğeneriseniz onu alabilirsiniz.
0
jaaaccckkk
(09.07.21)
(10)

marketlerdeki dondurmalar

duyurukullanıcısı
carte d'or'lar kötü. yedikten sonra saçma bir tat kalıyor ağızda.başka ne alınabilir?
carte d'or'lar kötü. yedikten sonra saçma bir tat kalıyor ağızda.

başka ne alınabilir?
0
duyurukullanıcısı
(08.07.21)
Kötünün iyisi Golf Maraşım. Ama en güzeli çevrenizde pastane, dondurmacı varsa oralardan almak.
0
fotrsapka
(08.07.21)
ben de golf marasim demeye geldim. mukemmel degil ama algidalardan daha iyi gibi. paraya kiyarim diyorsan movenpick var ama cok pahali o da
0
exlibris
(08.07.21)
illa hazır olmayacaksa -ki zaten hazır olmasın- mado'nun dondurması çok çok iyi.
0
etna
(08.07.21)
Kechy alıyoruz biz gayet güzel.
0
nucleon
(08.07.21)
bence de maraş dondurmaları seçilebilir. diğerleri komple şurup.
0
prole
(08.07.21)
Alpedo fena değil bence.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(08.07.21)
alpedo dondurmaları nefis. maraş imiş. gerçekten iyi.
0
alicandan
(08.07.21)
Aoç
0
1917
(08.07.21)
Mahallede mutlaka bir dondurmacı vardır. Hiçbir hazır dondurmacı, hakiki bir dondurmanın yerini tutamaz.
0
anten
(08.07.21)
Mado, marfedo, alpedo. Sanırım en çok keçi sütü madoda ama ben en çok marfedo seviyorum.
0
mezarkabul
(09.07.21)
(4)

karavan aldık,istediğimiz yere çekebiliyor muyuz laps?

hsktr
diyelim karavanımız var. işimiz de beşiktaş'ta. nereye park edeceğiz? yasağı çok mu bu park etme eyleminin? eminim öyledir...
diyelim karavanımız var. işimiz de beşiktaş'ta. nereye park edeceğiz? yasağı çok mu bu park etme eyleminin? eminim öyledir...
0
hsktr
(08.07.21)
İçinde yaşamak, kamp yapmak için karavan parklarını kullanmanız ya da kırsalda (yani kimseyle muhatap olmadan) konaklamanız lazım.

Sadece aracı park etmek, karavan olarak kullanmadan park etmek için park yasağı olmayan yerlere park edebilirsiniz.

Ama park yasağı yok diye karavanı park edip, kamp kurulumu yapıp Beşiktaş'ta park edemezsiniz.

Hatırladıklarım bunlar.
0
John Bloor
(08.07.21)
TR'de karavan konusunda yasa ve uygulama arasinda ciddi farklar var.

Karavanda yasama kavrami toplum ve devlet tarafindan hos bulunmadigi icin yasal olarak bulunabilecegin yerlerde kolluk gucleri tarafindan rahatsiz edilmen cok olasi.
0
cleric
(08.07.21)
cleric'in dediği evet

stealth camper denilen dışarıdan sıradan bir minübüse benzeyen tipte karanvanlar tercih ediliyor şehirde sıkça park halinde kalınacaksa içinde.

Alkovenli falan motokaravan görünce yerlisi de deliriyor, kolluk da saçmalayabiliyor.
0
hedep
(08.07.21)
Maalesef karavan kampları dışında rahat kamp yapamazsınız.
0
anten
(08.07.21)
(3)

bir rengin başka renkteki dengini bulma

tabudeviren
mesela photoshop'ta bir koyu mavi rengi çok beğendim.aynı koyulastirma derecesini kırmızıya, sarıya vb. uyguladigimda hangi renge geleceğini nasıl bulabilirim?sadece photoshop değil online yollar da olur.
mesela photoshop'ta bir koyu mavi rengi çok beğendim.
aynı koyulastirma derecesini kırmızıya, sarıya vb. uyguladigimda hangi renge geleceğini nasıl bulabilirim?

sadece photoshop değil online yollar da olur.
0
tabudeviren
(07.07.21)
bu sekilde color palette'ler var olur mu?

learnui.design
0
exlibris
(07.07.21)
birbuket
(07.07.21)
color.adobe.com
0
anten
(08.07.21)
(14)

Bacağa dövme sorusu

chillbabe
Bacağımın üst kısmına şöyle bir boyutta dövme yaptırmak istedim ama sizce nasıl olur? Mini etek ve hatta genel olarak etek giyerken boyutuyla ilgili sürekli sorun yaşarmışım gibi geldi. Yani yok dövmenin şu kadarı göründü, kötü duruyor vs. gibi sorunlar. Deneyip tecrübelerini paylaşacak olan var mı?
Bacağımın üst kısmına şöyle bir boyutta dövme yaptırmak istedim ama sizce nasıl olur? Mini etek ve hatta genel olarak etek giyerken boyutuyla ilgili sürekli sorun yaşarmışım gibi geldi. Yani yok dövmenin şu kadarı göründü, kötü duruyor vs. gibi sorunlar. Deneyip tecrübelerini paylaşacak olan var mı?
0
chillbabe
(01.07.21)
Bence güzel durur, ama aklınızda bu gibi sorular varsa yaptırmayın lütfen. Geri dönülmez bir yol sonuç olarak.
0
paramolacak
(01.07.21)
Kesinlikle çok kötü ve estetikten de uzak.

Kaval kemiği ve üst bacak tattoo için inanılmaz uygunsuz iki alan ve oradaki resimler oldukça eğreti görünecektir.

Basen her zaman daha etkilidir bel altı tattoo'ları için.
0
Avoiding The Puddle
(01.07.21)
Dövme kavramına nasıl baktığında da alakalı. O dövmenin üstüne yeri gelicek kot pantolon da giyeceksin. Taşıdığına memnun olmalısın bence. Sadece bir aksesuar, mini etek kombini gibi görüyorsan neden olmasın, yaptır gitsin.
0
lüzumsuz adam
(01.07.21)
Pişman olma, sıkılma ihtimalin %99. Bence yaptırma.
0
mg3929
(01.07.21)
bu kadar büyük dövmelerin noluy bana bakın ben çok mayjinalim diye bağırmakla aynı şey olduğunu düşünüyorum. bana kesinlikle estetik gelmiyor. bilek hizalarında daha küçük bir dövme hem daha estetik durur hemde giyinirken dövmeyi göz önünde bulundurmak zorunda kalmazsınız.
0
srjkvon
(01.07.21)
Denemedim tecrübem yok ama bana hiç estetik gelmiyor uzun vadede pişmanlık yaratır
0
kestane gürgen palamut
(01.07.21)
Yabma +1
0
WithWorth
(01.07.21)
Desenli bir çorap al. Çorabı esnet biraz.

yaş ilerledikçe, bacak ister istemez kalınlaştıkça o dövme de öyle görünecek bacakta.
0
anten
(01.07.21)
Bencede dövmenin yarısı gözüküp yarısı gözükmeyince içinize sinmeyecek çünkü zaten şimdi bunu düşünüyorsunuz dövmeyi yaptırınca bu düşüncenizi hatırlarsınız. Ayrıca alt taraftada dövme varsa diz kapağındaki boşluk sırıtıyor. Uyumsuz
0
rapisa
(02.07.21)
bir erkek olarak benim hoşuma gitmiyor bu boyutta büyük dövmeler kadında. bacak güzelliğini kapatıyor bence. yapma +1
0
phiphi
(02.07.21)
Görseldeki dövmeyi hiç beğenmedim ama sadece boyutu ele alacağız sanırım.

Çizim iyiyse, estetik duruyorsa ben büyük dövme beğeniyorum. Üst bacakta da beğeniyorum. Özellikle bir kısmı görünmeyen dövme daha çok hoşuma gidiyor.

Kafanızda belli bir şey oturana kadar yaptırmayın ama.
0
jazzabel
(02.07.21)
bir kısmı görünmeyen dövmeler daha güzel duruyor +1. bir dövme sanatçısı şey demişti normalde ne tarz giyindiğinizi düşünüp ona göre karar verin, mesela genelde v yaka giyen biriyle bisiklet yaka giyen biri boyun bölgesine dövme yaptıracaksa tasarım bunu düşünerek yapılmalı. veya asla giymem dediğin bir dekolte tipi varsa işte vb. tamamen kişinin tarzıyla alakalı.

fotoğraftaki kızın dövmelerinin aynı tarzda olması da bir artı bence. çoğu insan kişinin genel görünüşüne bakıyor çünkü tek dövmeye odaklanmak yerine, o yüzden bu kadar detaylı düşünmeye gerek yok aslında ama tabi ki kafanda ne istediğini netleştirmeden kesinlikle yaptırma.
0
william morris
(02.07.21)
izmirde görüyorum bazen kızlarda, bence yakışıyor, ama gördüklerim hep kaliteli işler ve güzel modellerdi. yarım görünse de sorun değil, güzelliği orada zaten. modeli ve dövmeciyi doğru seçmek en önemlisi.
0
hasmetizm 2046
(02.07.21)
sırtının neredeyse yarısı dövmeli biri olarak, dövmenin aksesuar olarak düşünülerek yaptırılması ilerde pişmanlığa neden olur diye düşünüyorum.
ya da sıkılırsınız.

dövmeyi insan kendisi için yaptırmalı, biri görsün diye değil.
"yaptırmalı" derken, bu işin raconu anlamında demiyorum.
öyle bir içsel düşünceniz yoksa, sizin için bir anlamı yoksa, sadece "şunu yaptırırsam eteklerle güzel durur" gibi bir düşünceyle yaptıracaksanız iki gün sonra sıkılırsınız.
geçici dövme falan yaptırabilirsiniz belki, o da bir seçenek.

sorunuza gelecek olursak, ben dövmenin şekline, yapıldığı kişiye/vücuda ve yerine göre değiştiğini düşünüyorum.
bazı insanın kolunda çok güzel duran, başkasının bacağında kötü olur.
birinin bacağındaki çok seksidir, ama aynı bacağa başka dövme yakışmayabilir.
birinin kolu dövme kaplıdır, çok kötüdür, başkasının kolu başka bir dövmeyle kaplıdır, ona yakışır vb.
çok değişken bir şey.
0
blatta hiberna
(02.07.21)
(6)

Eve yorum yapalım

mg3929
https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-feneryolunda-firsat-daire-919743874/detayTadilatını kendimiz yapacağız. Konumu beğendim. 3. Kat olmasını beğendim. Eski bina olması, deprem vs açısından da maalesef şu an kirada da eski evde oturuyorum ve yeni ev kirasını karşılayabilecek durumda d
www.sahibinden.com

Tadilatını kendimiz yapacağız. Konumu beğendim. 3. Kat olmasını beğendim. Eski bina olması, deprem vs açısından da maalesef şu an kirada da eski evde oturuyorum ve yeni ev kirasını karşılayabilecek durumda değilim cepten yemediğim sürece.
0
mg3929
(01.07.21)
yeri guzel, kentsel donusume niye giremiyormus sordun mu?
0
divit
(01.07.21)
Aşırı küçük değil mi
0
Kahir ekseriyet
(01.07.21)
Deprem gümbür gümbür geliyorken 30 yıllık eve yarım milyon vermek akıl işi değil bana göre.

2+1 olması kötü. Onu da geçtim, bu evin sadece mutfağı 10 bin lira tutar. Kapılar çok eski. Kapılar da 3, 4 bin tutar. Yerler kabarmış. Bir gün onların da değişmesi gerekecek. Bir sürü masraf çıkacak.

Bazı pencereler ahşap. Kışın çok fena soğuk geçirir. Pencere masrafı da çıkar.
0
dissendium
(01.07.21)
Ahşap kaplama mutfağıyla, tahta camlarıyla göçtü göçecek bir ev. Satan derdinden kurtulmak için satıyordur.. Kentsel dönüşüme girer de bize de bir kümes verirler diye alınır ancak. Onda da net 60 m2 dönüşüme girdikten sonra 20 m2 olur 1+0 verirler bi tane. Tam tadilatını yapacağım dersin dönüşüme girecek depreme dayanıksız diye mühürlerler, boşa para harcadığınla kalırsın.

550 bin tl verilecek bir ev kesinlikle değil. Bütçen yetersizse takıntısından uzaklaşmanı öneririm, bir raporluk işi var.
0
roket adam
(01.07.21)
Karot raporu alınsa derhal yıkım kararı çıkar.
0
suicides underground
(01.07.21)
Sadece 2 fotoğrafa bakınca görünen 50bin lira tadilat masrafı var evin bence. O da minimum ihtiyaçlarla. Biraz daha estetik olsun dersen bir de görünmeyen tesisat vs sorunları çıkarsa 100 bin lirayı yaklaşacaktır tadilat kısmı diye tahmin ediyorum.

Bir de o kadar masrafın üstüne sürecin sonunda ne elde edeceğini bilmediğin bir kentsel dönüşüm olayına girme ihtimali var.

ki bu yaşta, bu kondüsyonda bir binanın kentsel dönüşüme girmemiş olması da düşündürücü. Ya inşaat firmaları karlı bulmuyor, ya da iskan vb sorunları var.

Kira konusunda neredesiniz bilmiyorum ama feneryolundan çok daha uyguna çok daha yeni evler bulmak mümkün anadolu yakasında
0
anten
(02.07.21)
(4)

50 cc motor

anyelios
merhaba b ehliyetiyle kullanabileceğim 50 cclik motor f/p olarak öneriniz var mıdır?
merhaba b ehliyetiyle kullanabileceğim 50 cclik motor f/p olarak öneriniz var mıdır?
0
anyelios
(01.07.21)
peugeot kisbee
0
anten
(01.07.21)
Stmax Mega50 tavsiye ederim.
0
creepy
(01.07.21)
sym orbit 50 ya da pejo kisbee. diğerleri çin malı kullan at model motorlar.
0
yuyu
(02.07.21)
merhaba

3 sene sym orbit kullandım 50 cc

sonra a2 ehliyet alıp 250cc motora geçtim
0
Harnold
(02.07.21)
(8)

150 bin tl, 2. el, dizel, otomatik araba tavsiyesi?

Trafalgar
kaç yılından itibaren bakmalıyım?hangi araca bakmalıyım?150 bin ikinci el mantıklı mı?siz olsanız hangi arabayı alırdınız?
kaç yılından itibaren bakmalıyım?
hangi araca bakmalıyım?
150 bin ikinci el mantıklı mı?
siz olsanız hangi arabayı alırdınız?
0
Trafalgar
(01.07.21)
2014 Polo
0
himmet dayi
(01.07.21)
skoda rapid
0
alt4y
(01.07.21)
yaris
0
sir gawain
(01.07.21)
golf
0
ehti
(01.07.21)
2011'den itibaren bakabilirsiniz.

Çok ilginç bir araç önereceğim bu fiyata, skoda yeti:)

Onun dışında İyi bir b sınıf otomobil almanız mümkün bu fiyatlara.
Vag grubu (seat, volkswagen vb) modelleri ilk akla gelenler oluyor. Ama DSG şanzıman sorunu bir yaştan sonra çok uğraştırıabilir. O yüzden iyi inceleyin bunlardan birini alacaksanız.

Hyundai i30 eğer temizse alınabilir bu bütçeyle.

Toyota auris bulabilirsiniz.

Kia C'eed alınabilir.

Suvler bulabilirsiniz bu fiyata.

3008, kia soul, aslında captiva cok güzel ama türkiye'den çekildiler elinizde kalır büyük ihtimal.
0
anten
(01.07.21)
2015 üzeri renault grubu üzmez.

150 bin civarı düz, benzinliler var.
İ20 161 bin mesela.

sifiraracal.com
0
neymis
(01.07.21)
2015-2016 model Nissan Micra. Dizeli var mı hatırlamıyorum ama tüp takılabiliyordu az yakması mühimse.
0
roket adam
(01.07.21)
c segmenti isterseniz 2013-2016 arası c4. 2015'ten sonra olanlar tam otomatik öncekiler yarı otomatik, mümkünse tam otomatiklerden olsun.
0
signore
(01.07.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.