Giriş
(3)

Araç içinde demir sopa bulundurmak

senbensennedenbenlen
Yasal olarak suç mudur? çevirmede polisler sıkıntı çıkarıyor mu
Yasal olarak suç mudur? çevirmede polisler sıkıntı çıkarıyor mu
0
senbensennedenbenlen
(20.06.21)
bi keresinde çevirmede benim bagajda buldular.

-bu ne dedi?
-hediye etti arkadaşım beyzbol sopası dedim,

alıp araziye savurdular bana da devam et dediler :D
0
al basmadan donu var
(20.06.21)
İşte bu yüzden "levye" var.

Ama benden bir abi/kardeş tavsiyesi; asla aracınızda böyle bir şey taşımayın, bu silah size cesaret ve gaz verebilir, gereksiz yere araçtan inip kavgaya karışmanıza neden olabilir.

Trafikte kimseyle kavga etmeyin, asla araçtan inmeyin, ana bacı küfreder gibi korna çalmayın, psikopatca araç kullanan herkesten uzak durun ve yol verin.

En fazla 30 saniye gideceğiniz yere geç gidersiniz, ama diğer türlü Allah korusun mezara veya hapise girmek çok kolay bu ülkede.

Unutmayın, bu topraklar düellonun değil, kalleşce pusu atmanın adet olduğu topraklar.
0
John Bloor
(21.06.21)
Bu ne diye sorabilirler.

Ama bence gerek yok. Biz millet olarak trafikteki konuları çok kişiselleştiriyoruz. Gurur yapıyoruz.

O yüzden kavgamız gürültümüz eksik olmuyor. Bırak abi geçmek isteyen geçsin.
En fazla küfredebilir. El kol yapar. Ne olacak yani?
İndin dövdün adamı ne geçecek eline?
Ben trafikte çok tartıştım 20'li yaşlarımda.
Bir şey geçmedi elime sinir yapmak dışında.
Şimdiki aklım olsa, hiç görmezden gelir yoluma devam ederdim.

Kimin ne olduğu belli değil. John Bloor güzel özetlemiş.
Adamla yolda didişirsin, elinde sopayla arabadan inersin. Tırsar, kaçar.
Sen akşam evine gidersin olayı bile hatırlamadan. Bi bakmışsın gururuna yedirememiş, takip etmiş arkadaşlarıyla gelmiş, kapıda sana saldırıyor.

Bir de bizim memlekette tabirimi bağışla ama kiminki daha büyük tartışması bitmez. Sen sopayla inersin, adam torpidodan silah çıkarır öyle kalırsın.
Ülkede o kadar çok silahla gezen insan var ki.

Kavga ettin diyelim. Allah korusun adam düştü, yaralandı daha fena bir şey oldu. Google'da "trafikte kavga ettiği adam öldü" diye yığınla haber var. İtişirken adam düşüyor, kafasını vuruyor durduk yere sıkıntı. O yüzden uzak durmak lazım mümkün mertebe.

Sigarayı bırakırken derler ya sana sigarayı hatırlatacak eşyaları yanında tutma. Çakmak, küllük kibrit vb diye. Görünce gaza geliyorsun. İşte yolda da bence kavgaya cesaretlendirecek şeyleri taşıma. Sopan olunca gaza gelirsin. Olmayınca muhtelemelen bi küfür savurup devam edersin.

Yolda sıkıştıran eden, selektöre abanan olunca yol veriyorum gidiyor. Zaten normal günde şehir içinde ortalama hız 30 km trafikten. 2 dk önce yana yakıla yol isteyen adamla biraz sonra köprü yolunda yan yana bekliyorsun zaten.
0
anten
(21.06.21)
(7)

Yarın sanayiye gideceğim. Tavsiyeler?

goodman
Gren disk ve balatalarını değiştirmek istiyorum. Parçaları alıp öyle mi gideyim. Bir de tabeleda araba markasının logosu olan yeri mi tercih edeyim?
Gren disk ve balatalarını değiştirmek istiyorum. Parçaları alıp öyle mi gideyim. Bir de tabeleda araba markasının logosu olan yeri mi tercih edeyim?
0
goodman
(20.06.21)
"tabeleda araba markasının logosu olan yeri mi tercih edeyim?" sorusu parçacının da ustanın da seni kandıracağını düşündürttü bana. bence siz aracınızı servise götürün.
0
trajikomix
(20.06.21)
Parçaları kendin al. Sanayi içinde mutlaka parçacı vardır. Googledan bulursun. Parçalarda ucuza kaçma. Yapılacak işlem zor değil iki üç yere girip fiyat sor. Yapılırken başında durursun. Sorun olmaz.
0
Depik
(20.06.21)
Bi tanıdığın yoksa, parça fiyatlarını üç aşağı beş yukarı bilmiyorsan nere gittiğinin bir önemi yok.
0
neymis
(20.06.21)
İki soruna bakınca; muhtemelen her türlü kazık yiyeceksin. Servise git +1

Servis de pahalı ama en azından çıkma veya sahte parça itelemezler.
0
lancelot du lac
(20.06.21)
kendi araba markanızının fanatiklerinin olduğu forumlar olur. orada şehrinizdeki iyi servisler yazar. onlardan birine gidin hatta forumda yazmışlardır selamımı söyleyin vs diye isimlerini o selamı da söyleyin. parçaları hiç anlamıyorsanız onlar alsın.
0
prodeq
(21.06.21)
Fren için motorcuya gitme, fren için frenciye git. Her sanayide 3-5 tane frenci olur, hem işçilik yaparlar hem parça satarlar.

Diskler çok aşınmadıysa bir iki mm torna yapılabilir, olmayacak gibiyse frenci tehlikeye atmaz korkmayın. Çok aşındıysa diskleri yenileyebilirsiniz, disk satmaz frenciler genelde, onu dışardan alırsınız.

Ama balata için frencinin sattığı ürünü tercih etmek mantıklı olabilir, çünkü frenciler sattığı balata için "ötmeme" garantisi veriyor çoğu zaman. Balata öterse söküp değiştiriyorlar bunu bir sorun.
0
John Bloor
(21.06.21)
Abi fren önemli parça. Çoğu parçada sorun yolda bırakır.
Frende sorun hastanelik eder.
O yüzden böyle önemli parçaları mutlaka serviste değiştirin.

Hatta bence çoğu parçayı serviste değiştirin. O kadar ufak detaylar gözden kaçıyor ki dışarda. Ben de bunu serviste öğrendim.

Şöyle bir örnek vereyim, mesela bir yağ filtresi der geçersin. Sanayideki adam der ki "abi bu markaya he bu filtreden takıyoruz". Servise gidersin, bırak markayı, aynı modelin hatta aynı kasanın 2015 modeliyle 2016 modelinde bile ufak farklar yüzünden kullanılan filtre tiplerinin farklı olduğunu öğrenirsin.

200-300 lira cebimde kalacak diye uzun vadede aracımızda daha büyük sorunlara ve masraflara yol açacak şeyler yaşanabiliyor.
0
anten
(21.06.21)
(5)

Kitap okumayı çok seven 7 yaşındaki kız çocuğuna doğum günü hediyesi

put it in your appropriate place
Kitap okumayı çok seven 7 yaşındaki kız çocuğuna doğum günü hediyesi alacağım ama arzuladığım hem basit hem kullanışlı olmasını istiyorum.Kız öyle seviyor ki okumayı hem kendi evinde hem babaannesinin evinde kütüphanesi var kızın.Ne alabilirim sizce böyle bir kıza?
Kitap okumayı çok seven 7 yaşındaki kız çocuğuna doğum günü hediyesi alacağım ama arzuladığım hem basit hem kullanışlı olmasını istiyorum.

Kız öyle seviyor ki okumayı hem kendi evinde hem babaannesinin evinde kütüphanesi var kızın.

Ne alabilirim sizce böyle bir kıza?
0
put it in your appropriate place
(20.06.21)
Kindle
0
but that was just a dream
(20.06.21)
@but that was just a dream yok yav kindle aşar biraz.

@cambalkon bakalım bi.
0
🌸put it in your appropriate place
(20.06.21)
Ben olsam ilgisini çeken bir konuda Tübitak, Yapı Kredi, İş bankası vs gibi kaliteli bir yayınevinin o yaş çocuklarına özel kaliteli, ciltli, bol resimli bir kitap seti alırdım.
0
purrp
(20.06.21)
Merhaba, eğer mizaha ilgisi varsa Pıtırcık (Le Petit Nicolas) serisi var. Bir tane alın beğenirse devam gelir bence.

(bkz: René Goscinny)
0
buck rogers
(21.06.21)
Edebiyatı kuvvetli çizgi öyküler o yaş için güzel olabilir.

Tenten, asteriks, red kit vb seriler hem çok iyi yazarların elinden çıkma hem de keyifle okunur.
0
anten
(21.06.21)
(10)

İlk Çağ'ın, Orta Çağ'dan daha ileride olması

Avoiding The Puddle
Tarihsel kronoloji olarak değil elbette, toplumsal, felsefi ve bilimsel olarak. Bunda da Antik Yunan'ın ve Roma İmparatorluğu'nun etkisi çok büyük şüphesiz.Bu durum bir tek bana mı tuhaf geliyor ?Sonrasında gelen Orta Çağ'da savaş, kan ve feodalite dışında hiçbir şey yok...
Tarihsel kronoloji olarak değil elbette, toplumsal, felsefi ve bilimsel olarak. Bunda da Antik Yunan'ın ve Roma İmparatorluğu'nun etkisi çok büyük şüphesiz.

Bu durum bir tek bana mı tuhaf geliyor ?

Sonrasında gelen Orta Çağ'da savaş, kan ve feodalite dışında hiçbir şey yok...
0
Avoiding The Puddle
(20.06.21)
daha genel düşünülüyor ilerleme bence. evet ilk çağda ufak yunan şehir devletleri ve romanın merkezi ve belli başlı bazı şehirleri daha ileride gibi görünsede dünyanın kalan diğer kısımlarında ve imparatorluğun da bizzat genelinde gene kölelik vb. yaygın aynı şekilde karanlık zamanlardı. orta çağda en azından rönesans ve reformla daha genele yayıldığını düşünüyorum.
0
fff02561
(20.06.21)
Batı'ya göre düşündüğünüz için öyle, doğu toplumları orta çağ'da oldukça ileri seviyedeydiler. Ayrıca orta çağı bir geçiş dönemi olarak görmek gerekiyor, doğum sancısı gibi. Rönesansın reformun başlaması için orta çağ'da yaşananların yaşanması elzemdi.
0
rose parks
(20.06.21)
ff25 Hocam yalnız Rönesans, Orta Çağ'ın bitimine denk geliyor (yaygın kanıya göre), ki bana sorarsan Fransız Devrimi'ne kadar Orta Çağ bir şekilde devam etti, keşifler devrinde bile.
0
🌸Avoiding The Puddle
(20.06.21)
Bunlar milli egitim bakanligi hayat bilgisi kitaplarinda yazildigi gibi keskin ayrimlar degil ki. ilk cag orta cag falan, o tarih anlatimini yazan kisilerin basitlestirmek icin kullandigi araclar. baska tarih yaklasimlari da baska donemler uydurabilir, bunlar da herhangi bir cografyaya veya topluma gore degisebilir.

Meslea surada bunun ornekleri var, ki bunlarin disinda onlarcasi vardir: en.wikipedia.org
0
hot potato
(20.06.21)
rose argümanında haklısın fakat ben başlıktaki önermeyi sadece batı medeniyetiyle sınırlamadım. Yakın dönemlerdeki Mezopotamya ve Antik Mısır da astronomi ve diğer bazı bilimlerde çok ilerlemişlerdi, ki Antik Mısır'ın dünya kültürüne etkisi Helen dönemi ile zirveye çıkmıştır.
0
🌸Avoiding The Puddle
(20.06.21)
“Although evidence is sparse, it can even be argued (as Marx and Engels, incidentally, did argue, for example in The German Ideology), that the result was a destruction of productive forces, a regression from the development of Roman antiquity. At any rate, long after the ‘crisis’, indeed after the better part of a millennium, the level of material life remained very low; and economic growth, when it did occur, for a long time was based not so much on the improvement of productivity as on the ‘extra-economic’ logic of a war economy, the logic of coercive appropriation and pillage.” (Wood E. M., 2003, p. 131)

Yani bu ilerlemeci teknolojik determinist sayısalcılara çok inanmamak lazım. İlgili kitap Ellen Meiksins Wood'un "Kapitalizm demokrasiye karşı" kitabı. İçindeki bir iki makale bu konuyla ilgili.
0
prole
(20.06.21)
Aslında tuhaf değil. Bunu çeşitlendirmek mümkün. Resim sanatı olarak da Orta Çağ bugünden daha ileride sayılır. Bugün Mona Lisa düzeyinde resim çıkıyor mu? Bunu mimarlık için de düşünebilirsin, müzik için de düşünebilirsin. Bunun sebebi bazı konuların zaman zaman yükselişe geçip bazen etkisini yitirmesi.
0
dissendium
(20.06.21)
Orta Çağ'ın "geri" olduğuna dair temelsiz bir inanç var, ama aslında böyle bir şey yok.

Bu inancın temel sebebi, rönesans yazarlarının Roma'yı (ve Antik Yunan'ı) idealize etmesi. İşte senato vardı demokrasiydi şuydu buydu, o yüzden iyi, Orta Çağ'da da kilise hakimdi, o yüzden "karanlık" dönemlerdi, biz de "aydınlanmayı" getiriyoruz gibilerinden bir propoganda var. Bu muhabbetin çıkış noktası bu yani.

Misal insanların orta çağ'da dünyanın düz olduğuna inandığı çok yaygın bir aydınlanmacı yalanı. Böyle bir şey yok, ama propoganda.

Ayrıca "orta çağ" terimi de buradan geliyor, yani "Roma'nın çöküşünden bizim gelişimize kadar olan dönem" gibi.

"İleriliği" nasıl ölçeceğimiz zor bi soru, o yüzden onu geçiyorum. Ama "savaş, kan ve feodalite" dışında bir şey yok demişsin, ona ilişkin bi kaç örnek vereceğim:

En basitinden, 11. yüzyılda Avrupa'da bugün adına "üniversite" dediğimiz şey icat ediliyor. Bu kurum günümüze ulaşmamış olsa da, insanlığın en büyük icatlarından birisi. Ve orta çağ'ın bir ürünü :)

Thomas Aquinas ve Dante Alighieri gibi filozoflar var.

Mimari açıdan mesela Köln katedrali var, içinde köle dövüştürmek için inşa edilen kolezyumdan çok daha etkileyici bir yapı bence. Zaten orta çağ'da da kölelik yok, serflik var, daha iyi bir sistem yine Roma dönemine göre.

Yani günümüzde ortalama ömür daha uzundur falan tabi, teknoloji sürekli gelişiyor da, Orta Çağ'ın "çok korkunç bir dönem" olduğunu düşünmek için nasıl bir sebebimiz var bilmiyorum ben.
0
plutongezegendegilmi
(20.06.21)
İnsanlık tarihi doğrusal olarak sürekli gelişen bir tarihe sahip değil. Hegel'e ve Marx'a göre inişleri çıkışları çöküşleri olabiliyor.

Ancak Orta Çağ hem düşünce hem de bilim, teknolojik olarak İlk Çağın ilerisindedir. Birçok düşünür Orta Çağı över. Yani kan gölünden ibaret değil.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(20.06.21)
Bu batı eksenli tarih düşüncesi için böyle.

Dönem dönem dünyanın denge ve bilgi merkezleri değişimiş.
İlk çağ'da aslında sadece antik yunan'da değil, doğu akdeniz bölgesinde ciddi bir hareketlilik var. Mısır, Fenike, Sümerlerin yaşadığı bölgeler bu dönemde oldukça hareketli. Keza doğuda Çin öyle.

Ne zaman ki orta çağ geliyor, Avrupa, doğu roma biraz geriliyor. Burada Roma'nın çöküşü ve ortaya çıkan siyasi ve kültürel boşluğun da etkisi var.

Ama bu çöküş Avrupa için böyle. Doğuda özellike islamiyet'in ilk dönemlerinde dinin birleştirici ve bir ülkü birliği sağlayıcı gücü sayesinde büyük bir kültürel zenginlik oluşuyor. İslam deyince bugünün. bakış açısıyla düşünmeyin. Sadece islam coğrafyasında da değil, hindistan, doğu asya uçuyor gidiyor. Bu arada ilk dönem islam kültürü çok daha açık ve bilimsel gelişmeye daha meraklı. Eğer biraz incelerseniz, bu dönem yaşanan fikir zenginliğine hayret edebilirsiniz. Bugün bile söylediğinizde linç edilebileceğiniz yorumları yapan alimler, sorgulayan felsefe geliştiren insanlar var.

Düşünün platon'a "eflatun" denmiş ve benimsenmiş bu coğrafyada.

O antik yunan'ın, mısırın bütün eserleri arapça, farsça, türkçe, hintçe gibi doğu dillerine çeviriliyor. Avrupa karanlıktayken aydınlanma hareketi doğuda devam ediyor. Hindistan'da, İran'da, orta doğu'da özellikle matematik, mimari, mühendislik, felsefe ve sağlık alanında çok ciddi gelişmeler yaşanıyor.

Özellikle matematik ve geometri... Yani bu ikisi mısır ve antik yunan'da temellendi. Sonra bir anda 1000 yıllık boşluktan rönesans'a zıplanmadı. Antik yunan ve mısırlıların matematikle ilgili temelleri, doğu dünyasına ulaştı.

Doğuda özellike Hindistan ve İran dolaylarında modern matematiğin doğmasını sağlayacak gelişmeler yaşandı. Bugün kullandığımız birçok kavram bu tarafta bulundu. Algoritma aslında oldukça doğulu bir kelimedir mesela. (el-goritm)

Orta çağ avrupası kiliseyle boğuşurken doğu gerçekten ilk çağın mirasının üzerine çok tuğla koydu.

Sonra güç dengeleri yine değişti. Batı ticaretle, göçlerle, savaşlarla, doğudaki bilgi akışından yavaş yavaş etkilendi. İlk çağda gelişen düşünceleri, daha da gelişmiş olarak yeniden elde etti. Şimdi de batı bu mirasın üstüne inşa etmeye devam ediyor.

Bakalım dengeler değişecek mi?
0
anten
(21.06.21)
(4)

full vucut dumbell hareketleri

camussar
dumbell seti aldim, var mi bildiginiz resimli liste? googleda milyon tane sey cikiyor, bilemedim. tesekkurler
dumbell seti aldim, var mi bildiginiz resimli liste? googleda milyon tane sey cikiyor, bilemedim. tesekkurler
0
camussar
(19.06.21)
bilinçsiz yapmayın sakatlanırsınız.

Youtube'da beginner dumbbell full body workout videolarına bakın.

Ya da fitify gibi appleri indirin. Dumbbell egzersizlerini inceleyin.
0
anten
(19.06.21)
musclewiki'den istediğiniz kas grubu için çeşit çeşit harekete ulaşabilirsiniz.
0
vuru
(19.06.21)
piotr
(20.06.21)
@vuru musclewiki supermis. tam aradigim sey.tesekkurler
0
🌸camussar
(20.06.21)
(4)

Telif hakkı

nifak tohumu
Selamlar, Konuyu nasıl araştıracağımı bilmediğim için bir başlangıç noktası arıyorum. Bir müzik eserinin kaç saniyelik kısmını kullanırsam telif hakkından dolayı hazırladığım video ya da multimedya ögesi patlamaz? Muhtemelen farklı koşulları vardır. Bilenlerden yardım bekliyorum.Örneğin bir uygulama
Selamlar, Konuyu nasıl araştıracağımı bilmediğim için bir başlangıç noktası arıyorum. Bir müzik eserinin kaç saniyelik kısmını kullanırsam telif hakkından dolayı hazırladığım video ya da multimedya ögesi patlamaz? Muhtemelen farklı koşulları vardır. Bilenlerden yardım bekliyorum.
Örneğin bir uygulama yaptık uygulama içinde bir videoda meşhur bir parça çalıyor. Fakat 15 saniye falan. Totoyu kaptırır mıyız?
0
nifak tohumu
(19.06.21)
Transformational fair use

adil kullanımın özel bir kuralı. farklı kararlar var, google books da kitapların bir ksımını veren google ceza almamıştı.
0
fistikthecat
(19.06.21)
Nerede yayınlanacağı da önemli, telifin kime ait olduğu önemli. Fair use pek fair değil ve belirtildiği gibi kullanılsa da ensenize biniyorlar genellikle.

15 Saniye çılgın bir süre. Spesifik olarak o parçaya ihtiyaç yoksa benzer özelliklerde royalty free bir şey kullanmanızı şiddetle öneririm.
0
hedep
(19.06.21)
x saniye diye net bir kural yok.
ben fair use kapsamında kullanıyorum desen de bu genelde umursanmaz.
0
Efoody
(19.06.21)
elinde kullanım lisansının olmadığı her eser sorun çıkarabilir.
Stock müzik kullanmayı tavsiye ederim.

Audio jungle, pond5 gibi firmalardan. ŞArkının adını yazarsanız bazen ona benzeyen şarkılar da çıkar bu sitelerde
0
anten
(19.06.21)
(7)

hpv aşısı

levybroo
aşı işine girmişken bunu da aradan çıkarmak lazım. şimdi ben bi devlet hastanesine gidip hpv aşısı olmak istiyorum deyip çat diye olabiliyor muyum bunu? doz takibini de ben yapıyorumdur heralde? bilgisi olan var mı?
aşı işine girmişken bunu da aradan çıkarmak lazım. şimdi ben bi devlet hastanesine gidip hpv aşısı olmak istiyorum deyip çat diye olabiliyor muyum bunu? doz takibini de ben yapıyorumdur heralde? bilgisi olan var mı?
0
levybroo
(15.06.21)
freebird5406_2
(15.06.21)
Aşıyı özel olarak sizin almanız gerekiyor. Her eczanede de bulunmuyor. Ücretini ödeyip getirtmeniz lazım. Ben yaptırdığımda 3’lüsü vardı. Her doz 400 tl’ye yakın bir şeydi. Şimdi sanırım 9’lusu var. Onu bir araştırın. Son çıkanı olmanız daha iyi.
0
ruhen hastayim ben
(15.06.21)
Hpv aşısı piyasada gardasil var sadece. Gardasilin 4 tipe karşı koruyucu ve 9 tipe karşı koruyucu olanı var. 9lu tr’de ruhsatlı olmasına rağmen piyasada satışı yok. Boşuna aramayın, inanın ben yeterince araştırdım :D
4lüsü zaten gayet iyi koruyor yaklaşık %80 hastalık yapan o 4 tip zaten. Tanesi 690 küsür, zam geldi epey. Her sene artıyor ama tr’de yurtdışına göre bile ucuz. 3 doz olucaksınız. 0,2,6 aylar şeklinde ve eczaneden satın almanız lazım. Soğuk dolaplarda saklıyorlar, ona göre bir gün önceden arayın istetsinler depodan. Eczacı kendi yapabilir yapıyorsa eğer, zaten zor bir olay değil kas içi aşılar. Onun dışında önceden hastaneden randevu alıp aşıyla hastaneye gidiliyor diye biliyorum.
not: sağlıkçıyım. Vizyonunuzu tebrik ederim, ben de geçen ay oldum :)
0
helena
(15.06.21)
canım ülkem yine kudretini gösterdi. hadi parasını yine biz verelim de daha etkili olan aşının olmaması çok saçma ya. vasatland...
0
🌸levybroo
(15.06.21)
Gardasil 9 turkiye’de yok, yurtdisinda 100-130€ arasinda fiyati.
Gardasil’in ilk jenerasyonu var turkiye’de, o da pahali. Bu arada covid asisi olduktan sonra biraz bekleyin, 2-4 hafta sonra olun en erken. (ABde iki farkli asi arasinda en az 2 hafta biraktiriyorlar)
0
kuehles blondes
(15.06.21)
bu aşıyı yanılmıyorsam belli bir yaşa kadar yapılıyor. Doktordan bilgi alın derim önden.
0
anten
(16.06.21)
aşı için konuşuyorum, aşının mantığı gereği zaten hpv virüsüne yakalanmak istemeyenlere, yani koruma amaçlı yapılıyor. ama hali hazırda virüslü birine de yapılır mı bilmiyorum. heralde yapılıyordur sonuçta bir sürü virüs tipi varmış, birine yakalananı da en azından diğerlerinden korur heralde. internetten araştırabilirsiniz, ben de okuduğum kadarını biliyorum, uzman değilim kesinlikle. Twitter'da biri bahsedince gördüm, öyle bilinçlendim biraz. 12 13 yaşında çocuklardan 45 yaşına kadar (bazı yerlerde kadınlarda yaş sınırı yok vs yazıyor, o kısmı bilemiyorum artık) herkesin aşı olması gerektiği tavsiye ediliyor. kadınlarda rahim ağzı kanseri ve bazı genital hastalıkları, erkeklerde anal kanser ve yine bazı genital hastalıkları önlüyormuş. üstelik sadece cinsel yolla değil, tensel temas ve tuvalet vb ortak kullanım alanlarından bulaşması da düşük ihtimalse de mümkünmüş. aşı olup her ihtimali mümkün mertebe azaltmak lazım. keşke herkese ücretsiz uygulansa ama şu an için paralıymış.

ek: bizce en belirgin belirtisi diye bir şey yok, zaten ben kendi adıma sağlıkçı değilim. bu duyuru aşı ile ilgili. hastalık belirtileri için en doğru bilgiyi sağlıkçılardan ve sanırım internetten alabilirsiniz.
0
🌸levybroo
(16.06.21)
(3)

Kitap okumayı sevmek istiyorum

bare gud dømmer meg
Son yıllarda kitap okuma olayını iyice bırakmış durumdayım. Hoş bu zamana kadar öyle sıkı bir okur olmadım ama genel olarak araştırmayı çok seven, ilginç yazılar,forum,sözlük,makale,blog vs. okurum. Araştırmacı olmanın ve buralarda vakit geçirmenin en az kitap kadar faydalı olduğunu düşünüyorum. Şim
Son yıllarda kitap okuma olayını iyice bırakmış durumdayım. Hoş bu zamana kadar öyle sıkı bir okur olmadım ama genel olarak araştırmayı çok seven, ilginç yazılar,forum,sözlük,makale,blog vs. okurum. Araştırmacı olmanın ve buralarda vakit geçirmenin en az kitap kadar faydalı olduğunu düşünüyorum. Şimdi sizlere birkaç sorum var.

1) bahsettiğim şeyleri yapmak kitap kadar faydalı veya kitaptan daha yararlı olabilir mi?

2) içimi daraltıp,bunaltmayacak ve kişisel gelişimime faydalı olabilecek kitap önerileri bekliyorum. Depresyonda olan birinin okuyabileceği şeyler olabilir ve sürükleyici şeyler olabilir vs. Yani okumayı sevdirecek bana bir şeyler katacak ieyler olabilir.

3) anlam gücümü de artırmak istiyorum. Aleste paragraf soruları ve matematik mantık sorularını çözmek için fayda sağlayacak şeyler
0
bare gud dømmer meg
(14.06.21)
anladığım kadarıyla hiç klasik okumamışsınız.

fareler ve insanlar
ölü canlar
hacı murat
germinal
sefiller

tavsiye ederim.

iç daraltıp bunaltma konusunda garanti veremem, çünkü gerçekten ağır eserler. ama sürükleyicilik vs konusunda muazzam eserler.

kişisel gelişiminize katkı yönünden de; açıkçası bana göre insan karakterleri klasikleri okuyanlar ve okumayanlar olarak ikiye ayrıldığı için, rahatlıkla söyleyebilirim ki klasikler kişisel gelişiminizi bambaşka bir boyuta taşır.

sevgiler.
0
lisw
(14.06.21)
1-forum sözlük blog vb ile kitabın içeriği bir olamaz. Bunları ben de seviyorum. Ama çoğu subjektif ve çerezlik geyik muhabbetinden hallice içerikler. Özellikle türkçe olanlar. Atıyorum kapsamlı bir sanat tarihi kitabıyla, ekşi şeylerdeki içerikler bir olabilir mi

2-Bunalıyorsanız zaten ilgi duymadığınız bir şey okuyorsunuz demektir. Ben ilgi duyduğum bir konuda bir kitap ya da içerik okurken sayfalarca sıkılmadan ilerleyebiliyorum. Birçok insan da böyledir.

3-Anlam gücü için felsefe okumalısınız.
0
anten
(14.06.21)
(bkz: storytel)
0
mezarkabul
(15.06.21)
(6)

meslek edinilebilecek hobi önerin

abelardo
30lu yaşların ortasındayım. maddi durumum iyi ama bok gibi hayatım var.işimi sevmiyorum. sosyal çevrem azaldı.kendimi işime versem ve kariyerimde çok yükselsem de mutlu olacağımı sanmıyorum çünkü istediğim hayat bu değil. yani mesleğimde yükselmiş kişilere bakınca keşke ben de bunlar gibi olsam diye
30lu yaşların ortasındayım. maddi durumum iyi ama bok gibi hayatım var.
işimi sevmiyorum. sosyal çevrem azaldı.
kendimi işime versem ve kariyerimde çok yükselsem de mutlu olacağımı sanmıyorum çünkü istediğim hayat bu değil. yani mesleğimde yükselmiş kişilere bakınca keşke ben de bunlar gibi olsam diye heves etmiyorum.
düşündüm ve beni mutlu edebilecek şey bir hobim olması ve bunu işe dönüştürmek. mesela bir dans hocası olsam ve eğitim veren bir yer açsam veya bir sporcu olsam mutlu olurdum. bu saatten sonra ne olabilir mesela?
0
abelardo
(13.06.21)
yapıcı bir tavsiyede bulunamayacığım ama şu uyarıda bulunabilirim sadece, spor gibi fiziksel sağlığın azami önemi haiz olmadığı başka alanlara bakmalısınız. 35 yaş fiziksel aktiviteye bağlı bir alanda para kazanmak için fazla riskli bence.
0
benevolent sun
(13.06.21)
Scuba diving, para ve zaman varsa kısa sürede eğitmen olabilecek seviyeye gelirsiniz
0
ceketimi alip cikcam
(13.06.21)
muzik bambaska bir kariyer ya. tanimayan kalmiyor.

bir yere kahve icmeye gidiyorsun, kahveyi getiren kiz, aaaa xx grubu degil misiniz ben sizi taniyorum vs diyor. hem zevkli hem sosyallik olayi cok. tabii sevene. pandemi ucunca yine eski gunlere doner. cuma cumartesi bir yerde canli muzik yaparsiniz.
0
dio
(13.06.21)
Scuba diving +1

Ancak ben hobi olarak başladım, profesyonel de oldum. Yazları çalıştım. Ama meslek olarak yapmak istemiyorum, beden+zihin yorabilen bir iş.
0
hayaletimsi
(13.06.21)
bu biraz şans işi her hobi kolaylıkla para kazanılabilen bir işe dönebilir, ya da hobi olarak kalmaya devam edebilir. Ama denemeden bilemezsiniz.

Şans, network biraz da beceri.

Mesela müzikte illaki albüm yapmak zorunda değilsiniz. müzik kütüphanelerine reklam, film, tv programı, youtube içerikleri ile kullanılabilecek formatlarda iyi kalitede eserler üretip çok para kazanan var. Audiojungle, pond5 gibi platformlar iyi kullananlar için bir servet sağlayabiliyor. Tabii öte yandan burada şansını deneyip kazanamayan da çok var.

Mesela sevdiği bir konuda blog yazıp, instagram sayfası oluşturarak (tamamen kişisel ilgi için başladı para sonradan geldi) para kazanan birkaç kişi tanıyorum. ama bunlar zaten konuyla çok ilgililerdi, haliyle onların bu emeğinin bir ödülü oldu para. Ama içlerinden bir tanesi türkiye'nin en büyük şirketlerindne birinde çalıştığı işi bıraktı, bloguna yoğunlaşmak için. Öyle kazanıyor yani.

Yanında ilk stajını yaptığım müdürüm şimdi fotoğrafçı olmuş. Cafe, otel gibi yerlerin mekan fotoğraflarını çekiyor. Güzel de çekiyor.

Bir iş arkadaşım yine ilgilendiği bir konuyla alakalı instagram içerikleri yayınlarken fenomene dönüştü. O da işi bıraktı. Şu an trendyol başta olmak üzere birçok markayla işbirliği yapıyor. Senelerdir çalıştığı işte alamadığı arabayı bu işbirlikleriyle birkaç ayda aldı.

Daha ufak ölçeklerden gidelim, arkadaşımın annesi yemek yapmayı epey seviyor. bahçeli bir evi vardı. burayı ufak bir restorana çevirdi.

instagramda birini gördüm, mum yapıyor. 3-4 ülkede anlaştığı dükkanlara toptan sipariş gönderiyormuş. Tamamen internet üstünden bulmuş onları da.

Yani o kadar çok böyle insan var ki. Hobisinden para kazanan. Ama şöyle bir durum var gözlediğim, bu insanlar zaten bu işleri severek yıllardır para kazanmadan yapıyorlardı. Fotoğraf çekiyordu, yemek yapıyordu, yazı yazıyordu. Para o emeklerinin bir ödülü gibi oldu.

Yoksa piyasada dur bu işte para var diye giren çok insan var. Ama birçoğu başarısız oluyor. Ha onların da aralarında alıp yürüyenler var ama elinin altında uğraştığın ve iyi yaptığın para da edebileceğini düşündüğün bir şey varsa değerlendirmekten zarar gelmez.

Ama ben olsam düzenli bir gelir oluşturmadan işimi bırakmam.

Bir de bir şeyleri paraya dönüştürmek de bir beceri. Kimi var dünyanın en iyi mallarını koy önüne satamaz, kimi var samanı bile öyle bir paketler öyle bir özendirir ki millet kapısında kuyruk olur. Bu da bir beceri.
0
anten
(14.06.21)
Scuba diving isi palavra degil, zamaninda gunde iki paket sigara icin bir arkadas kariyeriyle alakasiz bir sekilde 30undan sonra scuba diving isine girdi, simdi hem hocalik yapiyo hem de gemi temizleme isleri falan kovaliyor.

Bir baska arkadasim 38-39 yasinda rope access isine girdi, ip ustunde bakim onarim falan yapiyorlar, ruzgar gulleri cart curt. Yukseklik korkunun olmamasi lazim tabii.
0
cooperr
(14.06.21)
(8)

aile hekimden aşı olmak

anti-kahraman
merhaba,aile hekimi hemen evimin yanında. bionntech aşısı için randevu alıcam da sağlık ocaklarında bu aşının lojistiği için yeterli imkanlar var mıdır acaba? Yoksa doğrudan gidip üniversite hastenesinde mi olsam.
merhaba,

aile hekimi hemen evimin yanında. bionntech aşısı için randevu alıcam da sağlık ocaklarında bu aşının lojistiği için yeterli imkanlar var mıdır acaba? Yoksa doğrudan gidip üniversite hastenesinde mi olsam.
0
anti-kahraman
(10.06.21)
biontech için sağlık ocağından randevu vermiyorlar zaten. Sinovac yapılıyor sağlık ocaklarında. Biontech için her şekilde hastaneye yönlendirir.
0
anten
(10.06.21)
@anten yanlış bilgi. biontech için sağlık ocakları açıldı. ancak sağlık ocağının büyük olması lazım şimdi aldım ben randevu eşime.
0
mikahakkinen
(10.06.21)
-80 derece denilen ultra soğuk saklamadan çıktıktan sonra -25/-15 arası 2 hafta, buzdolabında 2/8 derece arası 1 ay, sodyum klorür ile seyreltildikten sonra ise oda sıcaklığında 6 saat saklanması öneriliyor. herkes sanki -80 derece değilse bozulur çöp olur gibi bir fikir edinmiş. Bu şartların da sağlanamayacağını düşünüyorsanız orası ayrı tabi. Hastanede olun.
0
zoghurt
(10.06.21)
@zoghurt hastane şu an o kadar yoğun ki aşıları çıkarıp 6lı bekletiyorlar. senin dediğin gibi bir duruma o kargaşa da yorgun sağlık personeli ne kadar dikkat eder? randevu verilen sağlık ocaklarındaki ebelerin hemşireler daha az yoğun belki daha fazla dikkat ederler. soru sorun çok. kaos var.
0
mikahakkinen
(10.06.21)
Formula 1 efsanesi, usta pilot mikahakkinen +1

Sağlık ocaklarında da oluyor artıp Biontech.
0
himmet dayi
(10.06.21)
@ mikahakkinen
Her şey digital işliyor, ben aşı kartını doktora aşının qr kodunu göstermeden bile imzalatamazken korkmak bana saçma geliyor. Tek işi bu olan kişiler bilmiyor ama halkımız maşallah her konuda uzman.
0
zoghurt
(10.06.21)
@zoghurt ben subjektif yorum yaptım. ben taşrada büyük bir ilçe de yaşıyorum. her yer aynı olmayabilir onu diyorum.
0
mikahakkinen
(10.06.21)
benim anladığım tek sıkıntı 6 kişi gelmeden açmıyorlar aşıyı.
yani fazla bekleme ihtimaliniz var, bir hekim de gelen kişi eksik olursa ertesi güne erteliyoruz demişti twitterda.
0
passion rules the game
(10.06.21)
(16)

yarım gram altın

hooiken
merhaba,arkadaşımın düğününde yarım gram altın takmayı/keseye atmayı düşünüyorum. ayıp olur mu sizce?piyasa çok yüksek malum. düğün için gidince konaklamasıydı, ulaşımıydı derken 500+ bir harcama yapamıyorum. siz olsanız yarım gramı sorun eder miydiniz?
merhaba,

arkadaşımın düğününde yarım gram altın takmayı/keseye atmayı düşünüyorum. ayıp olur mu sizce?

piyasa çok yüksek malum. düğün için gidince konaklamasıydı, ulaşımıydı derken 500+ bir harcama yapamıyorum.

siz olsanız yarım gramı sorun eder miydiniz?
0
hooiken
(10.06.21)
Sorun etmiştik, evet.

En azından gram takın
0
MiraTaurus
(10.06.21)
keseye atılcaksa bir şey olmaz. ama taktığını görse bozulabilir. gerçi o stresten anlayamaz 1 gram sanar en kötü :)
0
xrated
(10.06.21)
çok yakın arkadaşınız değilse ayıp olmaz bence.
açıkçası ben çoğu arkadaşımı sadece o gün birlikte olalım diye çağırmıştım, hiçbir şey takmasalar da sorun etmezdim ama buna rağmen gelmeyen arkadaşlarım oldu. yarım gramı da sorun etmezdim.
0
marla is in my head
(10.06.21)
Arkadaşınızın yakınlığına göre değişir, siz evliyseniz eğer, onun size taktığı takıya göre değişir. Ama kesinlikle keseye atayım gram sansın gibi düşünmeyin. Yarım gramın yarısını bile taksanız üzerine isminizi yazın. Yarın öbür gün arkadaşınız da size takı takacağında ne takması gerektiğini bilmeli bence. Sorun etme kısmında, benim gram veya çeyrek taktığım biri gelip bana yarım gram taksa sorun ederdim. Ama ilk evlenen bensem sorun etmem. Yarın onun düğününde ben de ona yarım gram takarım.
0
hrvl
(10.06.21)
evlilik tarihlerimiz arasında 1 ay olacak.

o temmuz başı, ben temmuz sonu evleniyorum. yani, benim taktığıma göre şekillenir onun takacağı da.
0
🌸hooiken
(10.06.21)
çoook mu yakınsınız? çok yakın değilseniz gitmeyim bile bence. çok yakınsanız da takacağınız takıyı sorun etmemesi lazım bir zahmet.
0
elorelia
(10.06.21)
Bunları sorun edecek insanların düğününe gitmeyin bence ya, ben etmezdim.
0
bay b
(10.06.21)
Çok yakın arkadaş değilse dert değil.

Şehir dışında anlaşılan düğün. Yol+ konaklama derken masraf çok kimse için kendinizi zora sokmanıza gerek yok. Düğünde takı olayı, herkesin gücü yettiğince evlenen çifte destek olması amacıyla toplanır. Bunda bozulacak bir şey yok.

Bozulan sorun edenle de iletişimi kesin bence:)

Hele bi de sırf zevki için şehir dışına sürüklüyorsa insanları hiç kasmayın. Tüm çevresi istanbul'da olup bodrum'da düğün yapan arkadaşım vardı mesela. Giden herkes kafadan 2bin lira masrafa girdi. Şimdi bu adam bir de çeyrek mi yarım mı muhabbetine girseydi lafı yerdi :)
0
anten
(10.06.21)
Altın için düğüm yapan biri ise gitmeyebilirsiniz. Ama beraber bakit geçirmek, yemek, içmek, eğlenmek için yapılan bi düğünse rahat rahat gidin yarım gramınızla
0
zimbirik
(10.06.21)
Benim de var ayni sıkıntıdan. 2 tanesine çeyrek altın aldım yakınlar diye. Bir tanesine de 200 lira asıp geçeceğim. Öyle düşündüm.
0
westblack
(10.06.21)
yakışık değil ama tl takın

altını bozdurması saklaması komisyonu dert

ekonomik istikrar yok, taktığınız aynı değerde geri gelmeyecek

artık kimse aynısını takayım derdinde de değil çünkü fiyatlar 4x artsa bile
spekülasyondan arındırsak 2x artması lazımdı deyip daha düşüğünü takıyorlar
0
bir soru sorcam
(10.06.21)
valla yakın arkadaşımsa gider ve takardım da, yakın değilse "ben gelmeyeyim, o parayla altın göndereyim sana" gibi çıkarcı bir teklif yapabilirdim. Covid zamanı güzel bahane hem. Bir arkadaşım ortada covid de yokken yaptı bunu, Erzurumda mı ne düğün vardı birkaç yıl önce, gidip çeyrek takacağına gitmeyip yarım taktı.
0
nhk ni youkosu
(10.06.21)
Cevabınıza göre, bence sorun edilmez. Herkes durumu ölçüsünde takabilir, hatta yoksa takmayadabilir. Yanında olmanız yeterli diye düşünüyorum. Sizin takacağınıza göre o da size takacaktır.
0
hrvl
(10.06.21)
Bizim dugunde 1 tane yarim gram takilmisti. Takan kim bilmiyoruz ama takmak zorunda kaldigi icin cok uzulmustuk zira kimsenin gelenekler icin zor duruma dusmesini istemeyiz.
0
cleric
(10.06.21)
iş yerinden arkadaşıma takmıştım. iyi arkadaşımdı çok samimi değildik yılda birkaç defa görüşürdük.. türk lirası takacaktım ama yarım gram o zaman takmayı düşündüğüm türk lirasından %20 daha fazlaydı.. tl yerine altın takayım en azından değerini kaybetmez demiştim.
0
jepa
(10.06.21)
Düğünler yakınsa zaten isminizi cıkarıp kendi ismini takıp aynen iade eder sıkıntı olmaz :) Normalde bozulabilirdi ama şimdi zaten birbirinize aynı ayarda takma sosyal zorunluluğunuz var, tam da taksan sana aynısını vermeli.
Açıkçası evlenen çok yakınım değilse ben de yarım grama sığınıp torbaya isimsiz atıp kaçıyorum, yapacak bir şey yok para yetişmiyor bazen. Çok yakınsa, Allah'a sığınıp çeyrek.
0
Sulfoxaflor
(11.06.21)
(11)

Çok büyük miras kalanlar

Filinta61
Var mi aranizda , ya da etrafinizda. Ve bununla baş etme durumları nasildi. Iyiye mi gitti kotüye mi?
Var mi aranizda , ya da etrafinizda. Ve bununla baş etme durumları nasildi. Iyiye mi gitti kotüye mi?
0
Filinta61
(10.06.21)
Ahahahha kötüye gitti.

Üç tane akrabama çok büyük miraslar kaldı.

Birisi şizofreniydi elindekini avucundakini ya o yedi ya da bi şekilde elinden aldılar.

Diğeri paranın ne kadar çabuk biteceğini düşünmeden harcadı sattı sattı yedi. Şimdi nereyi satsam diyor. En son bodrum açıklarındaki adalarını satmaya çalışıyorlardı.

Bir diğeri de kumar oynadı. Özel uçaklarla kumarhaneler bunu almaya gelip özel hizmetlerle oynatıyordu.


He bi tane daha var. O da en son küba dan kadın getirtiyordu bacağında puro sarsın diye.


Çok büyük mirası iyi değerlendiren görmedim. Daha az ölçekli iyi mirasları katlayanlar gördüm ama.
0
tessera
(10.06.21)
bizim iş yerinde birine babasından 8 ev, 2 dükkan filan kaldı. şu an oturduğu ev de müteahhite verilecek. ankaranın muhtelif yerlerinde arsaları da var.


geçen veraset için tapuya gitti. tapu dairesinin içindeyken alıcı buldular arsalarına. ha çok ortaklıydı, büyük para gelmedi ama şans işte. para parayı çekiyor sanırım.

gayet de iyi idare ediyor adam. evlerini kiraya verdi. bir ikisini sattı.
0
elorelia
(10.06.21)
Benim dediğim miraslar elorelia nın dediklerinin birkaç on katıdır belki daha fazladır.

@elorelia nin dedigi boyutta olanlar iyi idare edilebiliyor.
0
tessera
(10.06.21)
etrafımdaki insalarda genelde sonu iyi gitmiyor.

işin iyi gitme ihtimali, kalacak mirasın kazanıldığı işyerinde çalışan çocuklarda yükseliyor. yani aile şirketinde çalışıyorsa, paranın değerini biliyorlar.
0
co2s2
(10.06.21)
Define bulan ailesi vefat edince tüm para çocuklara kaldı. Bu çocuklar kalan para ile mekanlar aldılar, işler kurdular. Küçük bi şehrin sayılı zenginlerinden oldular.
0
zimbirik
(10.06.21)
open.spotify.com

Immanuel Tolstoyevski'nin güzel bir podcasti var bu konuda.
0
phonex
(10.06.21)
geçenlerde bir paylaşım gördüm:
"1000 lira yönetmeden 10bini, 10bini yönetmeden 100bini yönetemezsin" diyordu.

Gerçekten de bir anda büyük meblağlar elde eden insanlar bunu savurganca değerlendiriyor çok iyi bir finansal bilinci yoksa.

Hani şakası yapılır ya hayal kurarken bile ruhum fakir diye. İşte vizyonu dar insanlar miraslarını da böyle değerlendiriyor.
0
anten
(10.06.21)
Teyzemin eşine inanılmaz büyük miras kaldı. Boğaz’da yalılar, Almanya’da evler falan.. aşırı dindar biri olduğu için verasete gitmedi, mirası kabul etmedi. Ben kendim kazanır kendi kazandığımla geçinirim fazlasına ihtiyacım yok bizi bozar dedi. Boyacılık yapıyor. Evlerinde hala odun sobası yanıyor. Kuzenlerim bu duruma deliriyor tabi:(
0
suicides underground
(10.06.21)
bana 9-10 milyon tutarında dükkanlar kaldı.
ayda 25-30 bin civarında kira getiriyor.
sadece kirasını yiyip hiçbir şekilde satmayı düşünmüyorum..
bu iyimidir kötümüdür siz değerlendirin.
0
aslindasorunumpsikolojik
(10.06.21)
@aslindasorunumpsikolojik : "parayı yemek" çok hoş görünüyor ama gayrimenkulün kirası yıllar geçtikçe enflasyon karşısında eriyecek. daha doğrusu eski/yaşlı mülkün kirası , yeni mülklere göre daha düşük olacak. bu yüzden mevcut mülklere tadilat yapmak ve hatta yeni mülk almak (ya da eldekileri satıp daha yeni mülkler almak) gerekir bence.
0
co2s2
(10.06.21)
@co2s2 cevabını okuyunca aklıma geldi. 2-3 hafta evvel burada bir arkadaşın kentsel dönüşümü için sorduğu bir soruyu cevaplamıştık. müteahhite verecek parası olmadığından eski m2'den 30m2 daha ufalacağından bahsediyordu. bende kendisine kısaca -ev sahibi olmanın yeterli olmadığını, ev sahibi iseniz bile evinizin bir ömrü olduğundan kenara kira atar gibi bir miktar para atılması gerektiğinden, bu miktarı hem tadilat hem de ilerde bina ömrünü tamamladığında kentsel dönüşümü için kullanılabileceğinden- bahsetmiştim.

@aslindasorunumpsikolojik adlı yazar, ilerde kenara para atmazsa dükkanının m2 ufaltabilir, binanın ömrü onu gömecek kadarsa benden sonrakilerin sorunu olsun banane diyerek kiraları bugün yiyebilir. :)
0
phonex
(10.06.21)
(4)

türkiye'de yaşayan biri mutlaka şu kitabi okumali dediğiniz kitaplar?

kayanyıldız
aradığım konu başlıkları örneklemem gerekirse;1-türkiye'nin yakın tarihi2-türkiye'de kadın olmak ve hakları3-avrupa ve türkiye4-mutlaka bilinmesi gereken olaylardan bahseden kitaplar vs.hem bilgi sahibi olmak hem de bilinçlenmek istiyorum. yukarda bahsettiğim konu başları kesin başlıklar değil başka
aradığım konu başlıkları örneklemem gerekirse;
1-türkiye'nin yakın tarihi
2-türkiye'de kadın olmak ve hakları
3-avrupa ve türkiye
4-mutlaka bilinmesi gereken olaylardan bahseden kitaplar vs.

hem bilgi sahibi olmak hem de bilinçlenmek istiyorum. yukarda bahsettiğim konu başları kesin başlıklar değil başka tarzda ama güvendiğiniz kitaplar varsa lütfen yazın.
0
kayanyıldız
(10.06.21)
türkiye'de geri kalmışlığın tarihi
68in kadınları
içimizdeki şeytan
kuyucaklı yusuf
yer altında dünya var
0
rewlack
(10.06.21)
nutuk okuyun. türkiye nasıl kuruldu, ne şartlarla kuruldu? bu soruların cevapları nutuk'ta. ilk ağızdan öğrenirsiniz.
0
co2s2
(10.06.21)
türkiye'nin yakın tarihi için kesinlikle nutuk ilk okunması gereken eser.
Erol mütercimler bu vatan böyle kurtuldu.

Türkiye'de kadın olmak ve hakları konulu çok iyi eserler var mı bilmiyorum.
Biraz popülist işleniyor bu konu maalesef.

Avrupa ve türkiye'yi bilmiyorum ama Henry Kissinger-Dünya Düzeni mutlaka okunmalı. Güncel dünya siyasetini algılamak adına.
0
anten
(10.06.21)
Tek taraflı okumamak adına karşı fikirde/görüşte kitaplar okunmalı bence.
Mesela bulabilirseniz Yürüyenler ve Sürünenler gibi, Batılılaşma İhaneti gibi.
0
epitaf
(10.06.21)
(6)

Birkaç üretim sorusu

dissendium
Diyelim bir tane kimya şirketi kurduk. Sıvı el sabunu üretmek istiyoruz. Bu aşamada müşteri nasıl bulunur? Olayın genel mantığı nedir? Bununla ilgili kaynak da paylaşabilirsiniz.Bir de Migros'un bazı ürünlerinde Migros yazıyor ama Migros üretici değil. Bir tane firmaya ürettirmiş. Bu firmaları Migro
Diyelim bir tane kimya şirketi kurduk. Sıvı el sabunu üretmek istiyoruz. Bu aşamada müşteri nasıl bulunur? Olayın genel mantığı nedir? Bununla ilgili kaynak da paylaşabilirsiniz.

Bir de Migros'un bazı ürünlerinde Migros yazıyor ama Migros üretici değil. Bir tane firmaya ürettirmiş. Bu firmaları Migros nasıl buluyor? İhale mi açılıyor? Bir de ürünün nasıl olacağını Migros mu belirliyor yoksa şirketin bu tip durumlar için ürün kataloğu var ve Migros bu katalogdan ürün seçimi mi yapıyor?

Son olarak işletme, ticaret gibi alanlarda bilgimi artırmak istiyorum. Kaynak tavsiyesi alabilirim. Bilgi veren olursa teşekkür ederim.
0
dissendium
(10.06.21)
zaten mantık olarak önce müşteri bulup sonra sabunu üretmen lazım.

yoksa standart olarak migros'a en uygun fiyatı vermen lazım ki adamlar alsın.

ne alınır ne satılır bu işler nasıl olur sadece piyasaya girerek öğrenebilirsin. özellikle türkiye'de bütün işler ikili ilişkiler arasında döner.

www.hepsiburada.com

Siveno Defne Yağlı Doğal Sıvı Sabun 5 lt 97tl miş.

sen bu ürüne 25tl diyebiliyor musun? piyasa ona bakar.
0
duyurukullanıcısı
(10.06.21)
problem sabun üretmek değil, problem sabunu satacak yer bulmak. şöyle diyeyim, eğer sabun satacak bir yer bulursanız, sabunu sizin için üretecek yeri bulmak yarım gününüzü alır.
0
co2s2
(10.06.21)
Piyasada çoğu şey fason üretiliyor. Yani aldığınız F. Castell KAlem ya da arabanızdaki paspas, Zara'dan aldığınız Mayo... Bunlar Ferhatpaşa, Bursa, Okmeydanı gibi yerlerde üretiliyor.
Ürünün neye benzeyeceğini, nasıl kokacağını, hangi mamülden imal edilip ne miktarda ambalajlanacağını belirlemek kolay.
Migros Fbrikası diye bir şey yok zaten :j yani ben görmedim.
0
Etanglement
(10.06.21)
@Etanglement, zaten fason üretimden bahsediyorum. Migros fabrikası diye bir şey yok.
0
🌸dissendium
(10.06.21)
Ihale falan açılmıyor alakası yok. Fason üretim. Senin markan logon her seyin hazir. Esenyurtta da uretici. Gidiyorsun konusuyorsun adam diyor en az 500 seri ya da en az 1000 litre aylik vs vs. Anlaşırsin o uretir sloganini logonu neyse hazirlar paletler verir. Gerisi sana kalmis ister koy evine kullan ister bakkal bakkal gez satmaya çaliş
0
optimistbakunin
(10.06.21)
Türkiye'de çoğu girişimin sorunu budur.

Herkes önce ürünü üretiyor, restoranı açıyor, siteyi kuruyor. tüm enerjisini ve bütçesini buraya harcayıp satış ve pazarlamayı atlıyor.

Türkiye'de ve tabii dünyada da, ticaret büyük oranda ikili ilişkiler üstünden döner. Ürünün ne kadar iyi olursa olsun, onu çok iyi pazarlayacak biri olmalısınız ya da ekibiniz olmalı.

Senin ürettiğin sabunu toptancılara, temizlik şirketlerine, otellere, marketlere, birinin satması lazım. Bu sen olursun, ortağın olur, maaşla tuttuğun bir satış elemanı olur ama biri olmalı. Bu saydığım adamların hepsinin zaten hali hazırda aldığı ürünler var, niye seni alsınlar mesela?

özellikle otel, restoran gibi yerlere ürün vermek her zaman avantajlıdır. Çünkü sürekli sipariş gelir. Ama adam hiç tanımadığı birinden ürün alır mı? Şunu bilmek ister, sipariş verdiği gün 1000 tane ürünü ertesi gün kapsında bulmak ister vb. O yüzden güven ve ikili ilişkiler çok önemlidir.

Fason üretim için büyük markaların tedarik işleriyle uğraşan departmanlarına, satın almacılarına vb. ulaşmanız lazım. Onlara numuneler verebilirsiniz. Ama migros gibi büyük zincirlere fason üretim yapmak epey sermaye ve tecrübe ister.

Düşünün Migros'un her ilde şubesi var. Kendi markasıyla bir sabun ürettiğinde bunu her mağazasına koymak isteyecek. Tek seferde milyonlarca paket siparişi hazır edebilmenizi isteyecek.

Tabii bir de böyle markaların üretim standartları da yüksek olur. Mesela siz fason üretim de yapsanız tesisinizin çevre dostu olup olmadığı, çalışanlarınızın iş güvenliği vb konuları denetlemek siteyebilirler.

Farklı bir sektör ama Zara Türkiye'deki tüm fason üreticileri için çok yüksek standartlar koyuyor. FAbrikanın atık yönetiminden, işçilerin çalışma koşullarına kadar standartlara uygunluk istiyor.

İnternetten satış yapmak da bir opsiyon. ama orada da rekabet muazzan büyüklükte. Haliyle epey reklam harcaması yapmanız gerekir.

ticarette bilgiyi artırmanın en net yolu ticaret yapmak:) Hiçbir teorik eğitim pratikte karşınıza çıkacak şeyleri kapsayamıyor. Ama kosgeb'in online eğitimleri başlangıç için oldukça faydalı olur yeni iş kuracak biri için.
0
anten
(10.06.21)
(6)

Eczacıbaşı işe alım

levybroo
eczacıbaşı kardeşimi* aramış ve görüşelim falan bi şeyler demişler galiba o kısmı bilmiyorum da İngilizce sınavı olacakmış. nasıl bi sınav oluyor bu bilen var mı? içeriği nedir, zor mu vs? *mühendis
eczacıbaşı kardeşimi* aramış ve görüşelim falan bi şeyler demişler galiba o kısmı bilmiyorum da İngilizce sınavı olacakmış. nasıl bi sınav oluyor bu bilen var mı? içeriği nedir, zor mu vs?

*mühendis
0
levybroo
(09.06.21)
Zordu. Hatta yaptikca zorlasan sinavdan vardi.

Sonra 50 tane daha sinav oluyor, kisilik envanteri bile 500 soruydu. Birkac ay gorusuyorlar bu surece isyan etmeyeni aliyorlar.

Ben bi kere hata yapip o yola girdim, simdi arayan eczacibasi olursa direkt kapatiyorum.

Cv'nin yuklendigi yeri bile begenmiyorlar kendi sistmeninde cv olusturmani istiyorlar.
Milyon tane firmayla gorustum orasi kadar ayar eden firma gormedim.
0
divit
(09.06.21)
Ise alim sureci cok asamamali bir firma, sabir dilerim
0
pofudukayi
(09.06.21)
İlgilendiğim iş ilanı istanbul içindi ama öğrencilik yaptığım şehir için teklifte bulunmuşlardı. Anlaşmıştık, gayet güzel bir görüşmeydi ki ufak ama önemli bir detay yüzünden iş olmamıştı. Kurumsal bir firma ama ihtiyaçlarını tam olarak karşılıyorsan uzatmazlar.
0
silah taciri
(09.06.21)
Ben orada çalışıyorum bence sınav gayet kolaydı. 3 bölümden oluşuyordu, gramer, okuma ve dinleme olarak ayrılmıştı bölümler. Giderek zorlaşıyor kendi içinde ama en zoru bile çok zor değil.
Mühendisse grup şirketlerinden birisi için aramışlardır, hangisi?
0
irene
(09.06.21)
Bence piyasadaki en mıymırık ik departmanına sahip şirketlerden biri. Sabırlar diliyorum:)

İngilizce sınavı başlangıç.
Kendilerini nasıl bir konumda görüyorlar bilmiyorum ama toefl vs. gösteren insanı bile sınavlarına sokmaya niyetleniyorlar.

Sonra bir sürü mülakat sınav vs.

bana biraz komik ve bilinçli geliyor bu aşamalar. Muhtemelen şirkete giren insanlar üstünde "bak ne kadar zor burada çalışmak kıymetini bil" hissi bırakmak da istiyorlar.
0
anten
(09.06.21)
2014-2017 arası çalışmıştım Eczacıbaşı’nda. Dil sınavı bulatsdı o zaman, şu an değişti mi bilmiyorum. Bulats diye aratıp örnek sınavlara bakabilirsiniz, hatta bulats sınavını satın alabiliyorsunuz sanırım deneme yapmak için.
0
teutonic-terror
(09.06.21)
(5)

Müsilaja neden çözüm bulunmuyor

zimbirik
https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/cevre-ve-sehircilik-bakanligindan-7-ile-musilaj-genelgesi-1842520Şunu gördüm problemi yok etmeye çalışmak yerine etkilerini silmeye çalışıyorlar. Kırık kol için ağrı kesici içmek gibi geliyor. CHP müsilaj için komisyon kuralım diyor, AKP reddediyor. Şimdi baktım A
www.cumhuriyet.com.tr

Şunu gördüm problemi yok etmeye çalışmak yerine etkilerini silmeye çalışıyorlar. Kırık kol için ağrı kesici içmek gibi geliyor.

CHP müsilaj için komisyon kuralım diyor, AKP reddediyor. Şimdi baktım AKP Başkan vekili bülent turan görüşeceğiz komisyon kurulmasını demiş.

Zaten kovidden dolayı bi çok sektör durma noktasına geldi. Marmara çevresindeki turizm noktaları bu yazı da boş geçirecek gibi.

Uzmanlar deniz altındaki yaşamın çok kötü etkilendiğini söylüyor. Ama kirlilik kaynakları ortadan kaldırılırsa ya da sınırlandırılırsa denizin kendi dengesine ulaşabileceğini de belirtiyorlar.

Bir önceki müsilaj probleminde deniz altının temizlenmesi 2 seneyi bulmuş. Bizdeki bu rehavet beni çok korkutuyor. Silkelenip radikal çözümler ortaya koymuyor olmamız çok endişe verici.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
zimbirik
(08.06.21)
çünkü ucunda rant, siyaset, nüfus, ekonomik büyümeyi ve üretimi önceleyen kapitalist sistem var, buradan bir çok konuda eleştiri çıkar

bilim insanlarının söylediği şu an fabrikaların arıtmadan denize saldığı atık suların durdurulmasından 5-6 sene sonra müsilajın etkisinin azalacağı 10 seneye de temizleneceği

ileri arıtma sistemlerinin yapımının ve işletmesinin pahalı olması da var

son zamanlarda bu konu ile ilgili güzel yazılar yazıldı, videolar çekildi youtube da var
0
freebird5406_2
(08.06.21)
marmara denizi kaçınılmaz sona yaklaşmış gibi anlıyorum ben okuduğum ve izlediklerimden. sen 80 milyonluk ülkenin tüm sanayisini ve nüfusunu tek bir iç denizin etrafına topla, fabrikaları doğru düzgün denetleme, rant uğruna on yıllar boyunca doğayı yok et, şimdi de denizin üstündeki salyayı fileyle toplamaya çalış.

sorun müsilaj değil, uzmanlar böyle söylüyor. müsilaj marmara denizi'nin bittiğinin bir emaresi sadece. müsilaj toplansa da o deniz temizlenmeyecek. hatta bir uzman marmara denizi'nin 80'lerin sonunda yok olduğunu, o günden beri çürüyerek bugüne geldiğini söylüyordu.

bu saatten sonra alınacak aksiyonu bizim gibi bir ekonomi yapamaz. tutup izmit'i komple başka yere taşımak gerekiyor mesela. değil izmit'i, izmit'teki tek bir fabrikayı kaldırıp başka yere taşıyamazlar. o yüzden hepimize geçmiş olsun.
0
sir gawain
(08.06.21)
Sadece Kocaeli'de 13 adet organize sanayi bölgesi var, binlerce fabrika&üretim tesisi organize sanayi bölgeleri dışında yer alıyor.

Yalova,Tekirdağ, Tuzla ve İstanbul bölgelerini de buna dahil etmek gerekli, Osb dışında kalan firmaların neredeyse tamaında bir ön arıtma tesisi dahi yok.

Uygunsuz deşarj yapmanın cezası, çıkan atıkları geri dönüşüme & atık bertaraf tesislerine göndermenin yanında ucuz kalıyor, siyasette işin içine girince bu cezalar bile kesilmiyor.

Osb'lerde ise çoğunlukla biyolojik arıtma, çöktürme ve çamur bertaraf işlemleri yapılıyor, ileri kimyasal arıtma yapan tesis sayısı çok az, bunların temel sebebi de yatırım ve işletme maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır.


Ev ve ticarethane kullanımını da buna dahil etmen gerekir o da 25 milyondan fazla nüfusun oluşturduğu kimyasal ve atıksulardan oluşuyor.
0
sealth
(08.06.21)
twitter.com

mesela bagfaş ile ilgili bandırmalıların uzun yıllardır şikayeti varmış
0
freebird5406_2
(08.06.21)
Bu öyle kolay bir iş değil.
Konu sadece istanbul'dan ibaret düşünüyoruz.

marmara denizi'ne dökülen 10'un üzerinde akarsu var. tekirdağ'dan kocaeli'ne,
bursa'dan çanakkale'ye devasa bir alan söz konusu.

bunların tamamınının atıkları, kanalizasyonları, sanayi suları oluk oluk marmara'ya gidiyor. Yıllardır.

8-10 şehri, Türkiye'nin nüfus yoğunluğu en yüksek bölgesini toptan bir dönüşüme sokmanız lazım. En ufak atölyesinden devasa fabrikasına her sanayi kuruluşunun tüm atık sistemini elden geçirmeniz lazım. Evleri bile. Lavaboya döktüğümüz çamaşır suları, çamaşır makinesinden giden deterjanlar, mutfaktan döktüğümüz yağlar vs vs...

Kanalizasyon sistemlerini arıtmadan geçirmeniz lazım.

Bunlar hem korkunç maliyetler, bir anda yapmak için. hem de ciddi bir organizasyon ve denetim mekanizması gerektiriyor.
0
anten
(08.06.21)
(3)

Araç içi süpürge

tchuck
koltukları, bi de zemindeki kumu falan temizlemek için araç içi süpürge arıyorum da;https://www.trendyol.com/kiwi/kvc-4015-sarjli-el-supurgesi-p-38215385bunu da çok övmüşlerama şunlar da var; (fiyat farkı da var)https://www.hepsiburada.com/70mai-pv01-sarjli-arac-el-supurgesi-p-HBV00000WMZXFhttps://w
koltukları, bi de zemindeki kumu falan temizlemek için araç içi süpürge arıyorum da;

www.trendyol.com

bunu da çok övmüşler

ama şunlar da var; (fiyat farkı da var)
www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com

verilen farka değer bir şey var mıdır?
ne önerirsiniz?
0
tchuck
(08.06.21)
bunlar maalesef çok performanslı olmuyor ya. Ben epey farklı markalar denedim, iyi performans alamadım.

Şunu gördüm umutluyum. O borusunu çıkarıp araçta da kullanabiliyorsun:

www.hepsiburada.com
0
anten
(08.06.21)
jamiro
(08.06.21)
Xiaomi öneririm.
0
chavezding
(08.06.21)
(16)

şu arabayı alsam nelerle karşılaşabilirim? arabadan anlayanlar toplaşın.

esmer
Selamlar arkadaşlar,ben arabalardan neredeyse hiç anlamam. 8 yaşında b segment bir tane aracım var, bir hayli konforsuz. cebimde de biraz nakit var. tamamen örnek sallamasyon bir ilan üzerinden sizlere sorularım var. bildiğiniz ve tecrübe ettiğiniz kadarıyla cevaplarsanız sevinirim. genel bir sohbet
Selamlar arkadaşlar,

ben arabalardan neredeyse hiç anlamam. 8 yaşında b segment bir tane aracım var, bir hayli konforsuz. cebimde de biraz nakit var. tamamen örnek sallamasyon bir ilan üzerinden sizlere sorularım var. bildiğiniz ve tecrübe ettiğiniz kadarıyla cevaplarsanız sevinirim. genel bir sohbet havasında da konuşabilirsiniz. malum ağzınızdan ne çıksa bana yeni bir bilgi olacaktır çünkü.

www.sahibinden.com

misal şu arabaya geçiş yaptım diyelim. e segment oluyor sanırım, benim arabamdan 3 yaş yaşlı olsa bile konfor konusunda çığır açmış bir durumda olduğunu düşünüyorum. (konfor konusuna takığım çünkü artık aracım bıktırdı)

300k km'deki şu arabayı alsam ne gibi sürprizler ile karşılaşırım? bmw için 300k hiçbir şey diyebilir miyiz? 11 yaşında olsa bile konforundan kaybetmiş sayılır mı? ne tür bakımları yaklaşmış olabilir? gerçekten hiç anlamam. motor mesela ciddi bir revizyona ihtiyaç duyar mı?

2020 model olsaydı sanayiye veya servise yolum düşse belki muazzam paralar harcamak zorunda kalabilirim, bunu tahmin etmek zor değil, 11 yaşındaki bmw için de öyle midir peki?

misal benim aracımın bana senelik maliyeti (sürpriz hasarlar patlamalar bozulmalar çatlamalar dahil) 13-15k. yakıtı vergisi otu boku püsürü aklınıza ne gelirse. oto yıkama bile dahil.

bu gibi 11 yaşında ama lüks segment araç kullananlar ortalama ne gibi bir maliyetle yüzleşiyorlar?

aklıma gelmeyen herhangi sürpriz bir maliyeti vs. bile söyleyebilirsiniz. open discussion.

not: tüm bu soruları, galericinin kazık atmadığını ve %100 doğru söylediğini varsayarak cevaplarsanız sevinirim. yani ortadan birleştirilmiş bir araç elbette ki bir anda kucağımda da kalabilir. bu gibi durumları es geçelim.
0
esmer
(08.06.21)
Kabaca bir yorum olacak ama amacınız konforsa dizel araç değil, benzinli araç daha iyi bir tercih olabilir diye düşünüyorum.
0
dissendium
(08.06.21)
buna da muazzam paralar harcarsınız. avrupa aracı sonuçta euro bazından geliyor parçaları. ama mesela şimdiki led farlar korkunç paralar bunun farı daha ucuz olabilir.

300bin km dizel araçlar için sorun olabilir çünkü bakım masrafları ve motor parçaları daha pahalı. benzinli motor yüksek km daha kabul edilir bir şey.

ilk sahibi olursa daha iyi olabilirdi servisleri zamanında yapılmış mı diye kontrol edebilirdiniz.
0
xrated
(08.06.21)
Ben farklı bir konuya değineceğim. İlan mersin'den verilmiş.
Nemiyle ünlü bir yerden araba almak ne derece doğru olur düşünmek lazım.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(08.06.21)
Dizel/Benzinli yorumuna pek katılmıyorum. BMW 5 serisinden bahsediyoruz. Dizel de olsa kabine ses pek gelmez bu sınıftaki bir araçta. Konforu etkileyecek kadar olmaz en azından.

Bu ilan üzerinden değerlendirecek olursak (ilanda yazılanların doğru olduğunu varsayıyorum) kazasız ve hasar kayıtsız olması çok büyük artı. 11 yaşında 300 bin km yapmış bir aracın hasarsız olması nadir bir durum.

Olumsuz taraflarına değinecek olursak 300 bin olması mekanik aksamda arıza riskini de artırıyor. Yani kesin olacak diye bir şey yok ama aracın bakımlarının ne kadar düzenli olduğuna da bakmak lazım. Bu yaşta ve bu kadar km yapmış her araçta benzer problemler olabilir tabii ama konu araç BMW olunca masraf direkt 3-4 katına çıkabiliyor. Şöyle bir örnek vereyim; bende eskiden Fiesta vardı, şarj dinamosu değişti 700 liraya. Ablamda da BMW 1 vardı, şarj dinamosunu 2.500 (ya da 3 bindi) değiştirdiler. Bu ve bunun gibi masraf çıkarma potansiyeli olan bir araç.

Motor hacmi itibariyle yakıt tüketimi de çok olan bir araç. Ablamdaki BMW 120d'ydi mesela. Epey çok yakıyordu.

Yıllık vergisi çok yüksek değil yaşı nedeniyle (2.306 lira görünüyor).
0
himmet dayi
(08.06.21)
@patron38,

amacım konforu iyileştirmek. yani b segment sahibi olanlar bilirler, yoldaki her kasisi böbreklerinizde hissetmeniz, rüzgar-motor-asfalt-gürültü ne varsa duymanız berbat bir his. 1 saat binip yorulursunuz. c segmentte de durum buna baya yakın. 2020 model b segment araç da alabilirim bunun yerine, ama nihayetinde b segment b segmenttir. 2 seneye kalmaz her yerinden trim sesi gelir, uzun yolda sesten yorulursunuz. defalarca tecrübe edilmiş şeyler bunlar. markadan bağımsız. önerileriniz d ve üzeriyse tabii ki dinlerim, ama b ve c için attığım taş ürküttüğüm kurbağaya değmez. bu fikrim sabit.

ama d ve üzeri segmentlerde konfor karşılık buluyor. madem ki yatırım yapacağım, bu sınıflara çıkmam gerekiyor nacizane fikrim. bu segmentlerde de yaşı düşürmeden bunu yapamam, aldı yürüdü gitti fiyatlar malum. yaşı ve bazı kozmetik sorunları görmezden gelerek bu sınıfa çıkmanın kafamda muhasebesini yapıyorum.
0
🌸esmer
(08.06.21)
Bmw olası arıza durumunda daha yüksek. Ve tanıdğım bi bmw tamircisi : ilk sahibi bmw'ye biner, ikinci sahibine bmw biner demişti. Bmwler genelde usul usul kullanılan araçlar değil. Araçtan anlamıyorsan bu segmentte böyle bir araca yaklaşma derim sanayide öpebilirler. Amacın konforsa avensis bakabilirsin
0
1917
(08.06.21)
@himmet dayi,

sanıyorum sürprizlere açık bir şekilde algımı senelik 20-25k bandına taşımam gerekiyor gibi görünüyor. kaskosu vergisi sigortası yakıtı ufak hasarı vs.
0
🌸esmer
(08.06.21)
valla 300 bin km'deki bir bmw'yi almam için sanayide mutlaka amcam olması lazım, böyle bir maliyeti öngörmek çok zor. en kötü ihtimali düşünüp araç yama tutmazsa ne yapacağını bilmek lazım. ben aracını yetkili servise götürüp bırakan, ne derlerse yapan bi adamım, senin gibi araçtan anlamıyorum, o yüzden bu tarz bir araçta bizi sürekli servis servis gezdirirler. en basitinden sırf turbo değişimi olsa en az 15-20 bin atar. gerçekten samimi bir tanıdık olsa en azından bilirsin konuyu ama onda da adamın anlayamama riski her zaman var.

b-c segmentteki zaten her araç aynı yorumuna da katılmıyorum. arkadaşımda 2014 model golf var 1.2 motorlu, araç gerçekten sessiz ve konforlu bir araç. tabii ki bir bmw 5 serisi olamaz ama en azından problem riski daha düşük, çıkarırsa da ne yapacağın belli.
0
roket adam
(08.06.21)
bmw olmasına çok takılmışsınız arkadaşlar. hadi bmw olmasın, yaşını da daha da düşürelim ki ilk maliyetimiz düşük olsun. (aynı sınıfta başka marka bilmiyorum iyi mi :))))

bir yatırım yapacağım ve karşılığını konfor olarak almak istiyorum. elbet ilk başta ve devamlı (senelik) olarak bir karşılığı olacak, algımı sayenizde hazırlamaya çalışıyorum.

fakat konforu ve arızası da sınıftan bağımsız bir şekilde yaşla düşüyorsa orada bir dur demek lazım. hayatımda hiç d ve e segment araca binmedim o yüzden bilmiyorum. (evet passat, ford mondeoya bile binmedim mesela)
0
🌸esmer
(08.06.21)
b segmenti araçların konforsuz olmasının en büyük sebebi, araçların tekerlek aralıklarının kısa olması. Araç uzadıkça bu sorun azalır. TAbii üst sınıfta süspansiyon vb gibi mevzular da daha iyi.

Gelelim bu araca.
300bin kilometre yapmış bir dizel motor ufaktan alarm vermeye başlar. BMW bile olsa. Öncelikle bu aracın servis gideri çok yüksek olur. Sigortası cartı curtu da öyle.

Bir de hangi şehirde kullanacaksınız bilmiyorum ama arkadan itişli bir araç soğukta karda kışta üzer.

Parçalar pahalı olduğu için bazı yedek parçaları avrupa'dan beklemeniz gerekebilir çünkü stokta tutulmaz anlık sipariş edilir.

Şimdi şöyle de bir şey var, bmw ve mercedes gibi markalar ağırlıklı olarak biraz sonradan zenginleşen insanların ilk tercih ettiği araçlar oluyor. Haliyle hor kullanılmış olma ihtimali yüksek. Bu araçla sahibi olmasa bile oğlu yeğeni vs çıkıp "yanlamış" olması muhtemel:)

Ben olsam sizin yerinizde d segment araçlara bakarım. Konforsa kesinlikle benzin tercih ederim.

Daha hacim markaların amiral gemisi modellerini bir düşünürdüm. Zaten b segment bir araçtan sonra bunlardan hepsi size çok konforlu gelir.

İyi bakılmış bir passat (passatlarda da bmwlere benzer sorunlar olabilir bu arada)

Skoda superb (fiyat performans olarak bence bu sınıfın en iyisi)

toyota avensis

opel insignia

vw cc

honda accord

Volvo s60

ilk bakacağım araçlar olurdu.

SUV'lere çok bakmadım onlarda da biraz sarsıntı hissedebilirsiniz.
0
anten
(08.06.21)
Konfor olarak beklentini karşılayacak bir araç zaten BMW 5. Mondeo ve Passat ile kıyaslamak bile bence doğru değil. BMW 5 Premium sınıfta bir araç. Passat ve Mondeo yanından bile geçemez bana göre.

Yıl geçtikçe konforundan kaybetme pek olmaz tabii ama 2020 model bir BMW 5'e göre elbette daha düşük konfora sahip olacak. Bu konforunu kaybettiği için değil, araçlara her geçen yıl konfor anlamında yeni bir şeyler eklendiği için böyle. Atıyorum adaptif hız sabitleyici eklerler araca, uzun yolda gaza frene basmadan rahat rahat sürersin aracı.

BMW olmasına şu yüzden çok takılıyor cevaplayanlar, bir mondeonun ya da bir Passat'ın masrafı kadar masraf çıkarmaz BMW. Çıkardı mı çok daha fazla çıkarır. Konforunuz yerinde olur belki ama sürekli masraf çıkaran bir araç olur ise keyfiniz yerinde olmaz.

Açıkçası bu kadar konforlu ve premium bir aracın sıfır Hyundai i20 fiyatına olmasının sebebi de bu biraz. İnsanlar masrafından kaçınmak için tercih etmiyor böyle araçları. Haliyle fiyatı da düşüyor.
0
himmet dayi
(08.06.21)
ist.da ikamet ediyorum, şu an silifke'de tatilde olduğum için öylesine buradan link vermiştim.

yani parçaya ve sanayiye ulaşım had safhada olacak, o kısım zor değil.

hayatta çok fazla yatırım fırsatım olmadığı için bir kerede maksimum faydayı görmek istiyorum. öyle al/sat yapacak birisi değilim. alayım, günahıyla sevabıyla uzun yıllar bineceğim. konfor 1. konu. markalara/aracın yaşına hiç takılmam, takıntım yoktur. bmw'yi doğru dürüst tanımam bile, dediğim gibi passat'a dahi oturmamış fakir var karşınızda. amacım tecrübe dinlemek.

d'ye düşüp aracı gençleştirebilirim. bu da bir fikir. ara ara mondeo'ya göz kırpıyorum zaten. hani çıkmışken e mi olsa diyorum. neden mondeo? kabin içinin rakiplerine nazaran daha sessiz olduğunu farklı kaynaklardan okuyorum, yoksa bildiğimden değil.

dizel/benzin konfor farkını da not alıyorum, araştıracağım. (motor sesinin farklı olduğunu biliyorum, başka etken var mı diye araştıracağım)

şunun da farkındayım, her araba durduğu yerde maliyet. senelik 13-15k'yı göğüslüyoruz. 20-25k'ya kadar da yolu var. ondan biraz açılmak niyetindeyim.
0
🌸esmer
(08.06.21)
Ben araba alırken yurtdışında bunlari çok düşündüm, hep Türkiye'de denir "ya sifir onu alacagina 5-6 yillik bmw/mercedes al" falan diye.

Sonra arastirinca bunun kumar oldugunu gördüm.
Bir kere kaçıncı sahibi olacaksiniz belirsiz (ilani açamıyorum yurtdisi diye) ama bmw alanlar onu genelde "aman sorun cikarmaz, sagdan yavaş giderim" diye almiyor.
Ikinci olarak luks alman arabasi malesef sorunsuzluk olarak baya kötü. Istediginiz yere bakin kimse size lüks ikinci el alman arabasi alın onermez (yabanci forumlar, reddit vs). Bu arabalar uzun yillar kullanmak icin değil lüks/marka satmak icin yapiliyor. Bmwnin umrunda bile değil 300bin km binmeniz. Malesef belli süreden sonra sorunu da fazla ve pahalı.

300binde bmwyi ancak şöyle alirdim;
-kendim araba tamirinden anlarsam ve ufak tefek işleri kendim halledersem

-tanidik ve güvenilir tamirci varsa

-harcayacak param varsa

Anten'in önerilerine katiliyorum.

Ben olsam almam. 300binde dizel hele hic almam. Ama alirsaniz bize deneyimlerinizi birinci elden yazsaniz mutlu olurum :)
0
logisticsmanager
(08.06.21)
200k üstü km tanıdıktan olmadığı sürece alınmaz bayi falan hiç bulaşma.

aracın cidden canına okuyorlar çünkü.
0
duyurukullanıcısı
(08.06.21)
(git:www.sahibinden.com )

birde buna bak hocam. vosvoscu değilim ama bu arabaya aklım kayıyor arada.
11 yaşındaki 5.20den daha iyi bence.
0
scudman1
(08.06.21)
değerli fikirleriniz için tek tek teşekkür ederim dostlar, inanın her bir cümleniz kafamda 10 tane düşünceye yol açıyor.

sanırım başta örnek link olarak "bmw" vermem hatalı oldu. apaçi imajı dolayısıyla. baştan soruyu şöyle sorsaydım belki daha iyi olurdu.

"d ve e segment sınırlarında kalmak koşuluyla, 220-230 bin tl dolaylarında bir araç almak istiyorum. 1. ve en önemli kriterimiz kabin içi sessizlik ve konfor. araçların hepsi zaten geniş, çocukla bineceğim vs. gibi detayları atlıyorum.

hep şu ikilemde kalıyorum, 4-5 yaş daha yaşlı bir e segment mi yoksa 4-5 yaş daha genç bir d segment mi. buna f/p gözüyle bakanlar d diyecektir sanırım ama ben 1 gıdım daha fazla konfor varsa onu seçerim. niye diye sormayın öyle. :)

ne alırdınız ve neden?"

aslında 10-15 yaşında bir e segment araç bana muazzam yük çıkarır mı onu anlamaya çalışıyorum. 8-10 yaş arası d segment araçlar görece daha diri olacaktır tabii. bir çoğunuz bunu seçecektir.

illa alacağım diye bir şey yok. tamahkar bir insanım, boşver piyasa çok bozuk almıyorum dersem 10 sene daha bu takaya binebilirim. dert değil.

fakat alacaksam konfor konusunda ön bilgim olsun istiyorum.
0
🌸esmer
(08.06.21)
(5)

Yabancı Misafiri Götürmelik Doğulu Restoran

niyeti bozuk http nesnesi
Selam,Kanada’dan gelen arkadaşı götürmelik, bol lezzetli ve çeşitli genelde güneydoğu/doğu yemekleri veren bir yer arıyorum. İçki olabilir, olmayabilir farketmez. Kadıköy ya da Üsküdar civarında olması gerekiyor.
Selam,
Kanada’dan gelen arkadaşı götürmelik, bol lezzetli ve çeşitli genelde güneydoğu/doğu yemekleri veren bir yer arıyorum. İçki olabilir, olmayabilir farketmez. Kadıköy ya da Üsküdar civarında olması gerekiyor.
0
niyeti bozuk http nesnesi
(07.06.21)
Çiya
0
fotrsapka
(07.06.21)
açık ara çiya:)
0
anten
(07.06.21)
Çiya demeye gelmiştim. Çanak’a da götürün ama mutlaka
0
suicides underground
(07.06.21)
Tavaci recep usta, bostancida.
Kisi basi fix fiyat menu, mezesinden tut findik lahmacununa her sey geliyir
Garsonlar da ilgiliydi. Icki yok sanirim. Yabanci arkadaslarimi oraya goturuyorum, iyi oluyor
0
kuehles blondes
(07.06.21)
Dedecan Atasehir/ alkolsuz
0
balpolen
(07.06.21)
(2)

Buralarda çok tavsiye edilen bi telefon vardı neydi o?

msb
Marka Samsung'du ama modeli hatırlatamıyorum. Acele telefon almamız lazım, çok pahalı bi şeye gerek yok, 4000 bantlarında alternatif tavsiye de alabilirim ama o Samsung f/p anlamında epey övülmüştü diye hatırlıyorum.
Marka Samsung'du ama modeli hatırlatamıyorum. Acele telefon almamız lazım, çok pahalı bi şeye gerek yok, 4000 bantlarında alternatif tavsiye de alabilirim ama o Samsung f/p anlamında epey övülmüştü diye hatırlıyorum.
0
msb
(07.06.21)
A52
0
freebird5406_2
(07.06.21)
a52, a51 ya da m31 olabilir.
0
anten
(07.06.21)
(6)

elektrikli motorsiklet

syozkn
iş yerim evime oldukça yakın bir yere taşındı. arabam var ama her gün koca arabayı götür getir yapmak istemiyorum. dedim ki şu elektrikli motor tarzı şeylerden alayım. taş çatlasın 5-10 dk sürecek zaten ulaşmam, ana yollara da çıkmayacağım zaten. ara yollardan ulaşabiliyorum. hafif bir yokuş tırmanı
iş yerim evime oldukça yakın bir yere taşındı. arabam var ama her gün koca arabayı götür getir yapmak istemiyorum. dedim ki şu elektrikli motor tarzı şeylerden alayım. taş çatlasın 5-10 dk sürecek zaten ulaşmam, ana yollara da çıkmayacağım zaten. ara yollardan ulaşabiliyorum. hafif bir yokuş tırmanışı var sadece ama çok dik değil.


bu işin bir fiyat performans ürünü var mıdır? hangi markalara bakmalıyım? hangi özelliklerine dikkat etmeliyim. motorsiklet ehliyetim yok bu arada. ehliyetsiz veya araç ehliyeti ile kullanabileceğim bir cihaz olmalı.
0
syozkn
(07.06.21)
Valla benzer bir senaryoda ben e-scooter kullanıyorum xiaomi scooter pro, acayip memnunum. Eğer çok dik bir yokuş değilse kesinlikle tavsiye ederim, hafif yokuşları rahatlıkla çıkabiliyor, pili de 40-50 km gidiyor. Evde de saklanabildiği için park derdinden de kurtulmuş olursun.
0
roket adam
(07.06.21)
bende elektrikli motosiklet de scooter da var gerçi hepsi scooter da, bence de bildiğimiz martı tipi scooter daha iyi olur. park derdi falan olmaz.
0
passion rules the game
(07.06.21)
50cc lik benzinli scooterları araç ehliyetiyle kullanabilirsiniz. Bütçenizi bilmemekle beraber vespa biraz pahalı ama baya şık.
0
skyangel
(07.06.21)
b sınıfı ehliyetle kullanılabilen motor derseniz birçok motor markasında var böyle araçlar. Tabii belli yollara köprüye falan çıkamıyorsunuz onla:) ama evden işe işten eve ara sokaklarda çok işe yarar.

Martı tarzı scootlerlar çok rahat olmakla beraber, türkiye'de şöyle bir sorun var. Kaldırımdan gitsen yayaya çarpma riskin var, yola çıksan arabaların seni ezmesi riski var.

O yüzden düşük motorlu araba ehliyetiyle kullanılabilen bir scooter almak daha mantıklı kaskını takar en azından trafiğin bir parçası olursun.

Vespa falan lüzumsuz pahalı işler:) kuba vb. gibi markaların hem çok şık hem de uygun motorları oluyor.
0
anten
(07.06.21)
Stmax'ın şu tip Elektrikli ve 50cc benzinli motosikletlerimi tavsiye ederim. bikestore.com.tr
0
creepy
(07.06.21)
Sym orbit 50 al. Ehliyet istemiyor.
0
yuyu
(08.06.21)
(7)

Sıkılaşmak için kullandığınız app’ler-youtube kanalları

esinikaybetmiscorap.
Merhabalar,Hergün beni sıkmadan bi 15 dklık egzersizler yapmak istiyorum. Bubun için tavsiye edebileceğiniz youtube kanalları-ücretsiz appler var mıdır?30 days fit diye bir uygulama vardı güzeldi aslında ama ücretlendirmişler sanırım. O tarz istiyorum teşekkürler
Merhabalar,

Hergün beni sıkmadan bi 15 dklık egzersizler yapmak istiyorum. Bubun için tavsiye edebileceğiniz youtube kanalları-ücretsiz appler var mıdır?

30 days fit diye bir uygulama vardı güzeldi aslında ama ücretlendirmişler sanırım. O tarz istiyorum teşekkürler
0
esinikaybetmiscorap.
(07.06.21)
fiton diye bir app indirdim 1 hafta önce, ücretsiz içeriği gayet müthiş.
0
whoosie
(07.06.21)
nike trainingte bir şeyler yapıyorum ben.
0
yeteramadenedimherseyi
(07.06.21)
Ben uygulamalara bağlı kalmıyorum ama Pamela Reif’ın pam adında bir uygulaması var. Bazen orada verilen günlük workout’ları yapıyorum değişiklik oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(07.06.21)
Active by popsugar (full ücretsiz)
fitbit coach
freeletics
bodybuilding.com
fitify

bunlar epey iyi appler.

Youtube'da home exercise yazarsan yığınla kanal çıkar zaten.
0
anten
(07.06.21)
bu aralar pamela reif videolarindan yapiyorum ben de. gayet guzel hareket ettiriyor, calsitiriyor vucudu.
0
in vino veritas
(07.06.21)
editleyemiycem cevabimi bir de chloe var ama pamela'ya gore biraz daha agir onun videolari. once pamela ile bi seviyeye gelip sonra chloe'ye gecmek lazim yoksa zorlayabilir aliskin olmayan vucudu.
0
in vino veritas
(07.06.21)
youtube-heather robertson kesinlikle öneririm.
eğer kondisyonunuz iyiyse direkt 12 haftalık serisine başlayabilirsiniz.
-yeni başlıyorsanız öncelikle low impact cardio ile başlayın daha sonra hiit cardio-tabataya geçersiniz
ağırlık egzersizleri bile oldukça akıcı geçiyor. müzik tercihleri de çok başarılı 2 yıldır hiç bırakmadım =)

www.youtube.com
0
windymimas
(07.06.21)
(11)

sadece dedelerin bindiği çirkin ama kaliteli araba

owaki
sadece dedelerin bindiği, çirkin ama kaliteli, 2021de de devam eden araba ne olabilir?
sadece dedelerin bindiği, çirkin ama kaliteli, 2021de de devam eden araba ne olabilir?
0
owaki
(06.06.21)
lada niva yeni modelleri olabilir. şahsi fikrim bence gayet güzel araba tip olarak.
0
xaloc
(06.06.21)
Toyota Corolla
0
etna
(06.06.21)
bunlar pek tipsiz değil ama fiat egea, toyota corolla, parası varsa passat...

ama tüm bunların arasından sıyrılan bir aday var o da dacia sandero.
0
anten
(07.06.21)
20-30 yıllık volvo ve saablar bence bu kategoriye girer. Saablar devam etmiyor ama olsun. Mesela benim amcam saab'tan başka arabaya binmez.
0
temasettin
(07.06.21)
Eski kasa mondeo.
0
cowboy
(07.06.21)
Mercedes 190 e

pek çirkin sayılmaz
0
kanlakarisikyagmur
(07.06.21)
Corolla +1
0
roket adam
(07.06.21)
yeni modellerden soruyorsanız bence yeni renault tailant olabilir.
0
alp9900
(07.06.21)
w124
850
626
9000
bunlar birer ornek
0
dio
(07.06.21)
soru kendi icinde celiskili, 2021'de devam eden diyince kitleniyor.
Artik uretimden kalkmis olan deseydin, eski volvolar, saablar, citroenler bu klasmanda araclar uretirlerdi.

Volvolar japonlara benzemeye basladi, saab malesef uretimden kalkti, citroen ise ne yapmak istiyor anlamis degilim, bir kere araclarin ismi dandik, cactus diye arac mi olur amk.
0
cooperr
(07.06.21)
Of babam inatla satmıyor arabayı Honda civic 2002 model.
0
Arkabi08
(07.06.21)
(1)

İtalya'dan ev satın almak?

expansion pack
Merhaba.Sorum net, parasını verip İtalya'dan ev alabiliyor muyuz?Maksadım vize, oturum izni, vatandaşlık vb değil.Beğendiğim bir şehirden bir Türk vatandaşı olarak ev alabiliyor muyum? Vizem olduğu zaman, belirtilen sürede gidip orada yaşayabiliyor muyum?Daha da ayrıntılı bilgisi olan varsa, vergi s
Merhaba.

Sorum net, parasını verip İtalya'dan ev alabiliyor muyuz?

Maksadım vize, oturum izni, vatandaşlık vb değil.
Beğendiğim bir şehirden bir Türk vatandaşı olarak ev alabiliyor muyum? Vizem olduğu zaman, belirtilen sürede gidip orada yaşayabiliyor muyum?

Daha da ayrıntılı bilgisi olan varsa, vergi sistemi, aidat sistemi, tapu sistemi vb bilgi verirse çok sevinirim.

İyi akşamlar.
0
expansion pack
(06.06.21)
buradan inceleyin isterseniz.

wise.com
0
anten
(06.06.21)
(6)

Karavan cekmek icin arac onerisi tecrübeli olan var mı?

mirty
Selamlar,Malum bu ülkenin şartlarında tatil için en uygun ortam karavan gibi gelmeye başladı. Cekme karavan alalım diyoruz 750 kg altı, iki kişiyiz zaten. Mevcut arabamız dizel otomatik auris ancak, hafif araziye girme niyetimizde var. Arabayı satabilirsek eğer 150 bine kadar bütçemiz var. Elimden m
Selamlar,

Malum bu ülkenin şartlarında tatil için en uygun ortam karavan gibi gelmeye başladı. Cekme karavan alalım diyoruz 750 kg altı, iki kişiyiz zaten. Mevcut arabamız dizel otomatik auris ancak, hafif araziye girme niyetimizde var. Arabayı satabilirsek eğer 150 bine kadar bütçemiz var. Elimden mekanik iş gelir dolayısıyla eski arabadan korkum yok ancak turbolu araçlara girmek istemiyorum, eşimde kullanacağı için otomatik vites zorunluluğumuz var. Cherokee 4.0 country'ler aradığım kıstasa uyuyor gibi. Önerisi olan varsa alırım.
0
mirty
(06.06.21)
Dacia dusterların torkunun fiyat performans olarak karavan çekmeye çok uygun olduğunu söylüyorlardı
0
freebird5406_2
(06.06.21)
Otomatiği yok ya da bulamadım
0
🌸mirty
(06.06.21)
Valla ben bu haltı yedim. Hiç te tavsiye etmem. O Cherokee falan hikaye, masrafı bitmiyor ve yakıt büyük dert bu bir. İkincisi bu çekme işi hiç mantıklı değil ya bir cukura giriyorsun atıyor, ya motora sıkıntı veriyor falan. Ücüncüsü bir süre sonra bok püsür temizlemek, su deposu temizlemek vs zor geliyor, bir de kaliteli değil bu cekme karavanların dış kısmı, mutlaka çürüyor. Eğer tek derdin para ise paranı biriktir güzelce tatilini yap, ha illa karavancı olucam diyorsan da (benimde hala aklımı celiyor ama dilim yandı bir kere) al bir eski Fiat Ducato, bunları canavar gibi karavana ceviriyolar, videoları falan var, öyle birşey öneririm.
0
primetime
(06.06.21)
Motokaravan kiralamayı düşünmez misiniz?
0
auroraaurora
(06.06.21)
çekme karavan epey ızdırap. Bakmayın öyle instagram paylaşımlarına. 0 saniyelik fotoğraf için çekilen çileye anlam veremiyorum:)

Motokaravan daha akıllı bir tercih olabilir. Ben olsam önce düzgün bir firmadan motokaravan kiralar denerdim.

Birçok firma fiat practico vs araçları muhteşem karavanlara çeviriyor.

Otomatik diyorsanız otomatik bir pick up alıp, onu da döndürebilirsiniz. Isuzu, nissan vs. Pickuplar için de çok iyi karavan dönüşümleri var. 1+0 stüdyo daire kadar karavan yapıyorlar duşuyla mutfağıyla... Birkaç firma var bunlardan teklif alın hangi araçları dönüştürdüklerini sorun.
0
anten
(06.06.21)
@auroraaurora aslında ilk etapta denemek için kiralamayi düşündük ancak hep sahibinden var, yani profesyonel bir firma bulsak olabilir. Biz Ankara'dayız bu arada haliyle çok yaygın değil.
0
🌸mirty
(07.06.21)
(6)

2. el araba ve masraf soruları

wanderernotlost
2. el araba almayı planlıyorum. Bütçe 120.000 civarı (maalesef), otomatik, 2012 ve sonrası. Sorularım şunlar :)- önerilen ya da uzak dur denilen marka/model var mı?- özellikle dikkat et denilen bir konu var mı?- bu özelliklerde 2. el bir arabanın yıllık ortalama masrafı ne olur? Sigorta, kasko, muay
2. el araba almayı planlıyorum. Bütçe 120.000 civarı (maalesef), otomatik, 2012 ve sonrası. Sorularım şunlar :)

- önerilen ya da uzak dur denilen marka/model var mı?
- özellikle dikkat et denilen bir konu var mı?
- bu özelliklerde 2. el bir arabanın yıllık ortalama masrafı ne olur? Sigorta, kasko, muayene vs. Hiçbir fikrim olmadığı için aşağı yukarı bir şey tahmin edemiyorum. Yıllık 1000 mi 10.000 mi nedir mesela :)
0
wanderernotlost
(06.06.21)
Citroen c3 1.6 otomatik alınabilir o bütçeye. Bakımlı bir araç bulursanız çok masraflı olmaz sizin için üstündeki motor dönemin mini cooperlarındaki ile aynı motor.
0
goodman
(06.06.21)
Kilometre çok yüksek olmasın. O yılların bazı otomatikleri yarı otomatik ve vites geçişlerinde çok silkeliyor, ben o şekilde bi otomatiktense manuel tercih ederim. Yıllık 5-6 bin tl gider sanırım.
0
Kahir ekseriyet
(06.06.21)
120 bin civarı 2012 sonrası otomatik araç arıyorsanız seçenekleriniz epey dar olabilir. Bence 2010'lara kadar inip havuzu genişletebilirsiniz.

1-Ben olsam 5 yaş üstü küçük hacimli turbolu motorlardan uzak dururum. bu yaşta
dsg şanzımandan uzak dururum. Şirket aracı olarak kullanılma ihtimali olan polo, clio gibi araçlara da epey temkinli yaklaşırım. Şirket araçları hor kullanılır epey çünkü.

2-mutlaka çok iyi ekspertiz yaptırın. Zor ama imkansız değil mümkünse ilk sahibinden bir araç bulmaya çalışırım. En azından aracın bakım hikayesini takip etmek daha kolay olur. Bu yaşta bir aracın sağında solunda boya olma ihtimali epey yüksek. Çok ciddi (tavan komple boyalıysa mesela) bir boya yoksa çok takılmazdım. Ama değişen parçalara iyi bakın. Ön parçalarda değişim varsa hava yastığı vs mutlaka bir kontrol ettirin.

Otomatik / yarı otomatikse aldığınız gibi bir kalibrasyona sokun ne olur ne olmaz.

-Bu marka modele, km'ye göre değişir. Rutin servis bakımları arada parça değişimleri falan 6-7 tutar bence.
0
anten
(06.06.21)
Cevaplara teşekkürler! Motor hacmi olarak ne almak lazım minimum ne dersiniz?
0
🌸wanderernotlost
(07.06.21)
O fiyat aralığında alabileceğin en yeni - en iyi araba Nissan Micra. Kilometre olarak düşük otomatik bulabilirsin. Daha yeni aldık bir arkadaşıma. Sigorta - kasko 3 bin civarı çıktı yıllık, ilk aldığında lastik değiştirdi (1500 falan tuttu), fren balatası diskleri vs değişti (2100 tuttu o da), onun dışında yıllık bakım 500-600 tl falan tutuyormuş. Bunların hepsi kred kartına taksit oluyor.
0
roket adam
(07.06.21)
10 yasini gecmis arac alacaksan japon diyorum, en risksizi. honda/toyota. Bunlara para yetmiyorsa mazda/kia/hyundai. Alman'dan kesinlikle uzak dururum ben olsam.

2012 sinirinin mantigi ne? Bence gereksiz. Ben olsam aracin yasindan ziyade kazasi var mi, bakimli mi, km'si cok yuksek mi ona bakarim.

Otomatik her zaman manuelden daha riskli. Manuelde en fazla baski balata gidiktir, otomatik komple dagilmis olabilir.
0
cooperr
(07.06.21)
(13)

türkiye'de neden yabancı okullar var?

ardt
türkiye'de (aslında sanırım sadece istanbul'da) amerikan okulları var mı bilmiyorum ama bir sürü alman ve fransız liseleri var (en çok da fransız, sürüyle).bu okullar dini misyonerlik okulları mı? öyleyse, misyonerliği bırakmak zorunda kaldıktan sonra neden varlıklarına devam etmişler?bunların varol
türkiye'de (aslında sanırım sadece istanbul'da) amerikan okulları var mı bilmiyorum ama bir sürü alman ve fransız liseleri var (en çok da fransız, sürüyle).

bu okullar dini misyonerlik okulları mı? öyleyse, misyonerliği bırakmak zorunda kaldıktan sonra neden varlıklarına devam etmişler?

bunların varolma sebebi osmanlı'nın bir zamanlar sömürgemsi bir devlet olmasından mı kaynaklanıyor? öyleyse, bu okulların ülkemizde bulunması bizim için bir utanç kaynağı değil mi?

sorumsu bir cümle: herhalde almanya, fransa, ispanya gibi yerlerde başka ülkelerin okulları bulunmuyordur?
0
ardt
(06.06.21)
Pek çok ülkenin pek çok ülkede okulları var.

Evet misyonerlik amacı var ancak utanç kaynağı da değil.

Bu ülkenin en eski Amerikan okullarından biri Tarsus’ta.

Bunlar üşkenin zenginliği olarak görülmeli. Şunu da kabul etmek gerekiyor bu ülkede cidd bir entelektüel baskınlığı var kolej mezunlarının. Bu da kötü demek değil.

Türkiye’nin de başka ülkelerde okulları var aynı şekilde.

Ayrıca bizimkiler de misyoner okulları.
0
tessera
(06.06.21)
@tessera: "Pek çok ülkenin pek çok ülkede okulları var."

gelişmiş ülkelerin, gelişmiş ülkelerde okulları var mı?

milliyetçi bir insan değilim ama bir fransız lisesinde, fransa'nın kültürünü ve değerlerini, önemli kişiliklerini bizim türk çocuklara öğretmek bana oldukça saçma geliyor. sanki biz medeniyet görmemişiz de fransızlar bizi medeniyetle tanıştırıyormuş gibi geliyor.
0
🌸ardt
(06.06.21)
saçma geliyorsa gönderme çocuğunu o okula, öğrenmesin? ben almanca okudum okulu ss subayı olmadım.
0
nahtoderfahrung
(06.06.21)
tessera +1

Hollanda ve Almanya'da Amerikan okulları var örneğin. Google'da bulabilirsiniz detaylarını.
0
fotrsapka
(06.06.21)
Gelismis ulkelerde de var.
Los angeles'ta, berlin'de fransiz liseleri var.

Fransa'da yaşadığım şehirde Amerikan lisesi var.
Kısacası tahmininiz yanlış.
0
logisticsmanager
(06.06.21)
fisna.org Kuzey Amerika kıtasındaki Fransız okulları
www.internationalschoolparent.com Birleşik Krallık'taki Fransız liseleri
www.completefrance.com Fransa'daki uluslararası okullar
en.wikipedia.org/wiki/Category:British_international_schools_in_Germany Almanya'daki İngiliz okulları
vesaire vesaire.

Gelişmiş ülkelerin gelişmiş ülkelerde okulları var evet, aşağılık kompleksi yapılacak bir mevzu değil.

Edit: Wiki linki tuhaf çıktı, alternatif olarak Almanya'daki uluslararası okullar linki:
www.expatica.com
0
kobuzchu kiz
(06.06.21)
Hemen hemen her yerde italyan fransız okulları var.

Mesela diplomatlar ve benzeri işlerdeki insanlar çocuklarını fransız okullarına yollar. Neden derseniz birkaç nedeni var. Birincisi bakalorya veriyorlar ki her yerde lise eğitimi geçerli olsun diye. İkincisi her ülkede o eğitim aynı seviyede ya da yakın seviyede. Ülke değiştirmek zorunda kaldıklarında çocuklarınon problem yaşamasını önlüyor. Tabi bi de uluslar arası ilişkiler dünyasında fransızca değerli bir dil, statü gibi biraz da.

Her ülkenin her yerde yok ama çoğu gelişmiş ülkenin çok fazla yerde var.
0
tessera
(06.06.21)
Fransizlar cok eski.
misyonerlik amacli acilmistir italyadan fransaya falan gecmistir.
Misyonerlik deyince osmanliyi batirmak icin degil kendi aralarindaki kavgadan da dolayi var. Papayla falan kavgalari barismalari vs.. cok degisik tarihleri vardir.
Bundan cikanlar turkcu falan olur fransizlardan nefret eder.
Mezunlardan cogu elci konsolos falan olurdu eskiden.

Amerika okullari sonradan acilmis, 1. Dunya savasi oncesi osmaliyi parcalamak icin.
Savastan sonra cogu kapatilmis.

Kalanlar amerikan aski pompalar. Ogrenciler amerikayi cok sever.

Aha bunlar yabanci o zaman dusmandir diye tek potaya koymamak lazim hepsinin amaci kulturu falan farkli.

Zaten kanunlari yonetmelikleri falan ayri, tarih dersini gidip yabanci dilde vermeleri yasak falan.
0
divit
(06.06.21)
Şu anda en iyi eğitimi bu okullar veriyor. Adam devşirme kısmı bence de var. Aileler genellikle de yurt dışına gidiş olanağı için çocuklarını gönderiyor.
Rahatsız olan göndermez.
Yerli ve milli okullarımız var ne de olsa.
0
pro9it9is9
(06.06.21)
Bu arada eski derken gercekten eski, istanbul'un fethinden daha once acmislar okulu.
0
divit
(06.06.21)
Türkiye'nin de yurt dışında okulları var. Hatta kurulduğu zaman cumhurbaskani ziyaret ediyor. Umarım Türkiye'ye de başka ülkelerin iyi okulları gelir, Türkiye de iyi okullar açar. Örneğin Japonya bir lise açıp iyi bir mühendislik dersi verebilir.
0
howfaristhesky
(06.06.21)
Yabanci okul mezunuyum.
Hic de o ulkenin degerlerini, onemli kisiliklerini, tarihini filan ogrenmedik.
Turk dili ve edebiyati dersimiz vardi, tarih ve cografya da turkceydi ve turk müfredatina goreydi. Milli guvenlik dersimiz de vardi, ordudan emekli birisi geliyordu hatta.

Alman dili ve edebiyati dersimiz vardi, okulun asil diliydi sonucta. orada tabi ki onlarin onemli yazarlarini, edebi donemlerini vs ogrendik, bunda yanlis bir sey gormuyorum.
Matematik, fizik gibi derslerde konular turk mufredatindan farkliydi, o yuzden yurtdisina hazirladiklari bir gercek. Turkiye’de okumayi isteyen öss’ye iyi hazirlayan, son senesinde raporla okula gitmeyecegi yerli ve milli bir okula gitmeli zaten, bu okullar bunun icin yanlis yerler ama mezunlarinin cogu da turkiye’nin en iyi universitelerine girmeyi basarabiliyorlar her seye ragmen.

Gelismis ulkelerin gelismis ulkelerde okullari var, evet.
0
kuehles blondes
(06.06.21)
Okullar kültür emperyalizminin önemli bir parçasıdır. Mesela ispanyollar da esmer, türkler de. Ama ispanyollar bundan gocunmuyor hatta avrupa'da oldukça yakışıklı / güzel bulunurken, türkler kendilerini sarışın ve renkli gözlü yapmak için deliriyor.

Acaba neden?

Batı ülkeleri birbirilerinin sınırları içinde okullar açıyorlar. Almanya fransa'da, fransa amerika'da. Ama bu daha çok kültürel bir dayanışmanın ve ekonomik işbirliklerinin bir parçası. Bir diğer amaç da o ülkede kendi çıkarlarına uyacak insanlar da yetiştirmek. ATıyorum abd'deki fransız şirketlerinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmek de bu okulların misyonu. Tabii yine kendi içlerinde ufak istihbarat faaliyetleri de yürütüyorlardır bu okulları paravan olarak kullanarak.

Ama dediğim gibi batı ülkelerinin birbirleri içinde okul açması daha çok kültürel dayanışmanın bir parçası.

Asıl mevzu, batı ülkelerinin gelişmekte olan ülkelerde açtıkları okullar. Özellikle 18-20 yüzyılda bu okulların bir çoğu misyonerlik ve emperyalist faaliyetler için kuruldu.

Bu tarz faaliyetlere yumuşak güç denir. Elbette kimse gelip de öğrencilere hadi ülkenizden nefret edin demiyor. Tam tersine, okulu kuran ülke kendi değerlerini sevdirmeye ve sempati toplama gayretinde oluyor. Kitle iletişim kuramlarında fikir ekme gibi bir teori vardır. Muazzam bir yöntemdir. Sempati toplayarak, telkinlerle ya da farklı tekniklerle insanların bir fikri benimsemesini sağlarsınız. Örneğin batı medeniyetinin üstünlüğünü orta okul çağında aldığınız çocuklar üniversiteye gelene kadar tatlı tatlı benimsetebilirsiniz. Burada bahsettiğim teknik ya da ekonomik üstünlük değil.

Mesela Osmanlı'nın son dönemlerinde, cumhuriyet döneminin neredeyse tamamında batılı insan tipi epey yüceltilmiştir. İnsanlar bir alman, fransız, ingiliz karşısında kendini daha yetersiz hissediyor. Güzellik algımız bile böyle şekillenmiş. Ülkenin yarısının sarışın renkli gözlü olmak istemesi tuhaf değil mi? Yukarıda bahsettiğim gibi, ispanyollar bizimle benzer fiziksel özelliklere sahip olmalarına rağmen bundan gocunmuyorlar. Çünkü bizim kadar kültürel emperyalizme maruz kalmadılar.

Bunda osmanlı entelektüellerinin ve ilk dönem cumhuriyet entelektüellerinin önemli bölümünün dönemin yabancı okullarında okumuş olmasının etkisi büyük bence. 1. dünya savaşı'ndan sonra ülkedeki tüm gazetecilerin, yazarların, bürokratların okudukları lisenin bağlı olduğu ülkenin mandasına girmeyi savunması tesadüf olmasa gerek.

Dediğim gibi kimse bu insanlara gidip de "bizim için çalışın" demiyor. Ama propaganda öyle güçlü bir silah ki, insanlar farkında olmadan kendilerine dayatılan düşünceyi büyük bir istekle kendi fikirleri gibi benimseyebiliyorlar.

Fransız okullarından mezun çok arkadaşım var. Birçoğu farkında olmadan fransızlara benzemeye çalışıyor. "parissienne" görünmeye çalışıyorlar. Tarif etmesi çok garip bir psikoloji bu. ama ne demek istediğimi anlatabildiğimi sanıyorum. Sürekli "ben fransız kültürüyle büyüdüm" imasında bulunuyor çünkü o kültürü daha üstün görüyor bilinçaltında. gibi gibi...

Ha türkiye de bunu yapıyor farklı ülkelerde okullar açarak elbette. JAponlar da... Ama batı medeniyeti daha yayılmacı bir politika izlediği için bu daha ilginç noktalara varabiliyor.

Bu arada "yeni kültürler tanımaktan ne çıkar" algısı da gelişmekte olan ülkelere öğretilen bir tavır. Elbette yeni kültürlere açık olmak çok değerli. Ama siz fransa'da
müfredatının türkler tarafından belirlendiği, türk kültürünün baskın olduğu bir okul açabilir misiniz bir düşünün:) Bir türk olarak okul açabilirsiniz. Ama türk kültürünün baskın olduğu bir okul fransa'da türkiye'deki fransız okullarından daha fazla baskı görür.

Şu bir gerçek ki, milliyetçiliğin ve patriotismin modası geçti anlayışı sadece nedense gelişmekte olan ülkelerde oldukça yaygın. Batı medeniyeti kendi sınırları içinde son derece patritotic, milliyetçi ve muhafazakar olabiliyor. Yabancı dil öğrenmek için bizim kadar gereksinim duymuyorlar mesela.
0
anten
(07.06.21)
(3)

Korona geçiren kişiyi ziyaret?

Cherea
Merhaba.Eşimin annesi hastaneden dün çıktı. İyileşmiş. Eşim ziyaretine gitmek istiyor. En erken ne zaman gidebiliriz, virüsün bulasiciligi ne zaman geçer?
Merhaba.

Eşimin annesi hastaneden dün çıktı. İyileşmiş. Eşim ziyaretine gitmek istiyor. En erken ne zaman gidebiliriz, virüsün bulasiciligi ne zaman geçer?
0
Cherea
(04.06.21)
Ben hastaneden çıktıktan sonra 14 gün evde de karantina da kalmıştım, her gün aramıştı doktorum durum nasıl diye. Şimdi durum nasıl bilemem tabi 1 sene oldu ben geçireli
0
paramolacak
(04.06.21)
bence acele etmeyin.
0
anten
(04.06.21)
Hasta olanlar için karantina süresi 10 gün diye biliyorum. Test pozitif çıktıktan 10 gün sonra karantina bitiyor. Bence annesi iyileştiyse bi kaç gün sonra girebilirsiniz.

Hastalığın devam etmesi bile bulaşıcılığın devam ettiği anlamına da gelmiyor. Hastaneden taburcu olduysa ben olsam 1 hafta sonra giderdim. Anne sonuçta bu. 10 dk çift maske ile yanına uğranır hasta bile olsa.
0
zimbirik
(04.06.21)
(25)

Yalnız tatile çıkmak

les yeux blanches
Aşağıda bir yazar yazınca aklıma geldi benimde.Erkek veya kadın bağımsız olarak, tek başına tatile gidilir mi?İnsanın canı sıkılmaz mı bir süre sonra?Mesela ben yalnızlığı seven biriyim ama tatile gidersem sıkılırmışım gibi geliyor nedense.Sizin düşünceleriniz neler?
Aşağıda bir yazar yazınca aklıma geldi benimde.
Erkek veya kadın bağımsız olarak, tek başına tatile gidilir mi?
İnsanın canı sıkılmaz mı bir süre sonra?
Mesela ben yalnızlığı seven biriyim ama tatile gidersem sıkılırmışım gibi geliyor nedense.

Sizin düşünceleriniz neler?
0
les yeux blanches
(03.06.21)
Kişiden kişiye değişen bir şey. Genel bir yorum yapılmaz ki böyle bir konuda.

Ben gitmem tek başıma. 2. gün sıkılırım. Ama tek başına çok eğleneceğini bildiğim arkadaşlarım da var.
0
himmet dayi
(03.06.21)
cok gittim tek basima yurt disi seyahatine. cok guzeldir cok severim, hic sıkıldığım olmadi yalniz basima yaptigim tatillerde.
0
in vino veritas
(03.06.21)
ne bekleyerek gittiğin önemli.
sabah istediğin saatte kalk, istediğin zaman yemek ye, istediğin zaman plaja git. iki kulaç at gel tak kulaklığını, soğuk biranı içerken denizi izle, insanları izle. sonra yat kestir biraz, kalk yüz iyice yorul gel bi bira daha çekerek kitap oku. güneş güzel mi batıyor, bekle batana kadar. ya da git yemek ye, akşama bir daha in plaja, bu sefer farklı playlist, mehtaba karşı düşüncelere dal.

kendinden sıkılmayan insan için tek başına tatil nimettir. ben her sene tek yapmam. bazen zaman olur 2 kere çıkarım, birinde yalnız birinde arkadaş-sevgili ile. ikisinin de yeri ayrı.
0
Jux
(03.06.21)
Yalnızlığı seven, yalnız yaşayan biri olarak tatile yalnız gitmezdim. Tatil işi bana çok angarya geliyor. Ancak sevdiğim biri varsa katlanabilirim.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.21)
Yurtdisina gitmistim tek basima 15 gunlugune, guzeldi baya. Yurtici olsa sıkılırdım sanirim.
0
fakyoras
(03.06.21)
@jux
İşte o rutin insanı sıkmaz mı bir kaç gün sonra?
15 günlük tatile çıksam acaba konuşacak birilerini arar mıyım diye düşünüyorum.
Gerçi sıkılırsa insan geri döner.
Ulen zaman var maddi imkan var gidecek insanım yok, acaip bir çıkmaz
0
🌸les yeux blanches
(03.06.21)
@les yeux blanches, hayatında ilk defa mı 15 gün yalnız kalacaksın? tatilde değilken tecrübe etmediysen böyle bir durumu, tatilde de etme. çünkü yalnız kalmaya ihtiyaç duyan insan kalır, bu vakte kadar kalmadıysan demek ki yalnız kalmamak adına bir şeyler yapma ihtiyacı duyuyorsun. ki normal bir şey bu aslında, sadece tercih meselesi.
illa deneyimlemek istiyorsan 15 gün gitme 5 gün git.
0
Jux
(04.06.21)
hayattan keyif alan biriyseniz, tek başına da güzel olur. ben de acabalarla yaşardım bir zamanlar ama bazen insana iyi geliyor.
0
evimin paspasi
(04.06.21)
@jux
Aksine yalnızlığı çok severim, 12 yıldır yalnız yaşıyorum ve kimseye ihtiyaç duymuyorum ama sanki tatilde farklı olurmuş gibime geliyor.
Mesela buradayken eve yemek söylüyorum evde yiyorum, dışarı fazla çıkmıyorum sosyal aktivitelere fln
Ama iş tatil olunca dışarı çık herkes topluluk halindeyken sen ezikler gibi tek başına yemek ye, iç.
Plajda da öyle herkes en az 2 kişi ama sen tek başına.
Ne biliyim tuhaf geliyor.
0
🌸les yeux blanches
(04.06.21)
ayrica tatillerde de insanlarla tanisilabiliyor. yani sadece karsi cinsten bahsetmiyorum. bir keresinde venedik'te banka oturmus haritayi inceliyor, gidecegim yerleri isaretliyordum. yanima 50li yaslarda bir teyze oturdu amerikaliymis bir universitede profesormus. guzel bir sohbet etmistik sonrasinda da bir muzeye girip beraber gezmis cikista vedalasmistik. oyle anlik arkadasliklar bile kurulabiliyor yani. tum ihtimallere, surprizlere acik bir durum.
0
in vino veritas
(04.06.21)
Hocam erkek olmama rağmen yanıma tanışmak için hemcinsim gelse kıllanırım, yol veririm hemen. Burası Türkiye
0
🌸les yeux blanches
(04.06.21)
Ben severim tek başıma bir yerlere gitmeyi. Birilerine göre plan yapmak pek sevdiğim bişey değil, esasen plan yapmak sevdiğim bişey değil. Başkalarıyla gidince muhakkak bir planları oluyor, o plana katılsan bir dert katılmasan bir dert. Ben plan yapmadığım için istediğim gibi geçirebiliyorum ki o da çok hoşuma gidiyor.
0
j r r tolkien hayrani
(04.06.21)
Evet beklenti çok önemli. Bir keresinde bir kız arkadaşımla tatile çıkacağız diye karar vermiştim, kız son anda ekmişti, ben de tek giderim demiştim, çok fena moral bozucu olmuştu. Ama tek başıma iş seyahatlerine falan çıkıyorum tek takılıyorum insanlarla tanışıyor(dum) o zamanlar keyifli oluyor.
0
roket adam
(04.06.21)
yalnız tatillerimden her zaman daha mutlu döndüm. hatta artık başkasıyla tatil yapmak eziyet gibi geliyor. bence muhteşem bişey.
0
dedim ben sana
(04.06.21)
12 yildir yalniz yasiyorsun ama simdiye kadar tatile hep birileriyle mi gittin? Ama simdi gidecek kimse yok, kimseyle denk getiremedin?

Yalnizligindan sikayetciysen yalniz tatil de izdirap gelir. Bence tatil dedigin kalabalik, sen sakrak bir seydir. Herkesin tatil anlayisi farkli olabilir.

Biz guneyde tatil yaparken yabanci kizin biri bizim gruna dahil olmustu. Yani insan tek basina tatile de ciksa bir gruba dahil olmak istiyor ama bunu ayni milletten bir gruba yapsaniz pek hos karsilanmayabilir, yabancilara yaparsaniz daha rahat olur muhtemelen.
0
hlot
(04.06.21)
harika.
0
baldur2
(04.06.21)
gidilir
sıkılmaz
0
bay b
(04.06.21)
Tek başına plajda veya restoranda olmaya ezik gibi demişsiniz ya, kendinize bir sorun bakalım böyle düşünen siz misiniz yoksa çoğunluk mu? o kdar ıvır zıvır gereksiz kodlamayla dolduruluyoruz ki çocukluğumuzdan itibaren, bunlardan biri olabilir. Siz de çoğunluk gibi düşünüyorsanız gitmeyin, iç buhranlar yaşarsınız burnunuzdan gelir. Cevabınız çoğunluğun bunu eziklik gördüğü yönündeyse kendinize yeni bir soru sorun, çoğunluğun ne düşündüğü umurumda mı, ne kadar umurumda, umurumda olmalı mı? Cevabınız evetse gitmeyin o yalnız tatile zaten. Cevabınız hayırsa dedim ben sana +1. Arkadaşlarla gitmeyi de severim ama tek başıma denizde olmanın, özgürce plan yapabilmenin, müze-sokak-cafe vb. gezmenin verdiği huzur bana çok iyi geliyor. resetlenmiş pırıl pırıl dönüyorum evime.
0
Phoebe
(04.06.21)
Cok sevdigin birisiyle birlikte bir sey yapmak ne kadar keyifliyse tek basina yapmak da bir o kadar oyle. Ne 1 eksik ne 1 fazla. Ayni oranda. Bu ikisi cocuklarim gibi, birbirinden ayiramam.

Yalniz yemek = asker arkadaslariyla yemek

yalniz motosiklet turu = kafa dengi grup turu

Yalniz tatil = degerli bir insanla tatil.

Esit hepsi. Esit ve farkli. Biri armutsa digeri buyuk armut degil, elma anca.
0
onemoremile
(04.06.21)
Sanırım hiç tek başıma tatile gitmedim ama gittiğim tatillerde, gezilerde en çok aklımda yer eden, beni en etkilemiş anlar hep tek başıma olduğum zamanlar, insan sanki daha bir tadına varıyor her şeyin o nedenle bana tek başına tatil fikri hep çok hoş gelmiştir.

Zamanını yanındakilerle paylaşmak da çok zevkli, hele de frekansının tuttuğu insanlarla birlikteysen ama tek başına değilken yanındakilerin zevk ve isteklerine göre hareket ediyorsun, aynı şekilde onlar da seninkilere uyuyor, aklındaki ideal olandan biraz uzaklaşabiliyorsun zaman zaman.

Can sıkıntısı benim aklıma bile gelmez, nesi sıkıcı olabilir ki, değişik bir yerdesin, ya dinleniyorsun, ya merak ettiğin yerleri görüyorsun, zaten en anlayamadığım kişiler herhangi bir yer için burası 3 günde biter, ben orada 2 günde sıkılırım diyen kişilerdir, 40 yıllık İstanbulluyum, burada sevdiğim yerlerden 40 yıldır sıkılmadım, 3 günde yeni tanıdığım şehirden mi sıkılacağım..
0
(04.06.21)
gidilir tabi. ama bundan önce tek başına bir şeyler yapmakla ya da yalnızlıkla ilgili sorunları çözmüş olmak gerekebilir. Sıkılmak ayrı mesele, birileri ile gidince de insan sıkılabilir. Kötü hissetmek asıl problem. Kendini ezik gibi hissetmek, buruk hissetmek gibi şeyler olacaksa öyle gidilmez tabi. Onun dışında gayet güzel olay.
0
aquarium
(04.06.21)
yeni insanlarla rahatça tanışabileceğin, yerine göre tek takılabileceğin bir yere gidebilirsin.

Türkiye'de bu dediğim zor. Bir erkek olarak herhangi bir arkadaş grubuna ya da ortama dahil olman zor olur. Mekanlara girip çıkarken seni alırlar almazlar vs.

Bir kadın olarak bunu yapsan yine zor. O daha da garip karşılanabilir. Tek başına rahat edememe ihtimalin çok yüksek.

Güvenilir bir avrupa ülkesinde çok daha rahat oluyor böyle şeyler.
yemek yediğin mekanda insanlarla sohbet edersin, seni severlerse "hadi biz şuraya buraya gidiyoruz gel" diye davet ederler falan.
0
anten
(04.06.21)
Ben hep tek başıma giderim mesela. Birisi ile tatile gitmek, sürekli beraber olmak da bana angarya geliyor. Kendim gidince istediğim zaman istediğimi yapıyorum.
0
peki madem
(04.06.21)
Normalde yalnız takılmayı sevdiğinizi söylemişsiniz ama yalnız tatile gidecek cesareti de toplayamıyorsunuz ilginç.

Aktiviteli bir tatil planı yapabilirsiniz. mesela bir gün sahil 1 gün dalı, 1 gün sahil 2 gün rüzgar förfü, 1 gün sahil 1 gün gezilecek yerleri gezme gibi.

Sıcak davranıp tanışan insanlardan da kıllanmayın. Bu çok normal. Ben çok fazla yapamıyorum ama yapabilenlere çok özeniyorum. Aramızdan birileri bu şekilde sosyal olmasa evde tek başına oturan insan sayısı çoook artardı. O yüzden tanışma , sohbet tekliflerini geri çevirmeyin.
0
zimbirik
(04.06.21)
Yurtdışı gezilerine yalnız gittim müthiş. Şimdilik bekarım. Bekar olduğum sürece her daim tek gideceğim.

Yurtiçi bir şey diyemem.
0
put it in your appropriate place
(04.06.21)
(4)

Amortisör değişmeli mi?

ikikerekac
2010 model 120 bin araba. Konfor artsın diye değiştirilir mi? Şikayetin yoksa değiştirme diyen de var. Ömürlük parça mı bu? 60-70 bin diyenler genelde amortisör üreticileri imiş. Bizi kandırıyorlarmış.
2010 model 120 bin araba. Konfor artsın diye değiştirilir mi? Şikayetin yoksa değiştirme diyen de var. Ömürlük parça mı bu? 60-70 bin diyenler genelde amortisör üreticileri imiş. Bizi kandırıyorlarmış.
0
ikikerekac
(03.06.21)
ömürlük parça değil, eskir ve değiştirilir. ömrü de kullanıldığı bölgeye göre değişir, eğer yollar çok bozuksa daha çabuk eskir, düzgün yollarda kullanıldıysa da normalden daha uzun ömürlü olur. tam olarak bir km vermek doğru olmaz, ama hep düzgün yollarda kullanılmış bir otomobilinki 120 bini görebilir.
0
gkhncnzdgn
(03.06.21)
2011 model 140binde arabam.Genelde istanbulda kullandım,çok nadir asfalt dışına çıkmışımfır.Ön amortisörlerim hiç değişmedi.Arkalardan birinde yağ sızıntısı görüldü,90bin km deyken,çift olarak değişti.Konfor olarak bi iyileşme hissetmedim.
0
arenas
(03.06.21)
Yağ kaçağı olursa (patlarsa) vs değiştiriliyor. Düzenli bir aralığı yok. Kaçak olup olmadığını rot-balans ayarı yapan düzgün bir yerde baktırabilirsin. Mümkünse o parçayı değiştirecek yer olmasın, yoksa bile var diyebiliyorlar.

Konfor artsın diye değiştirilebilir. Gazlı amortisörler daha sert, spor kullanıma uygun oluyor (aynı model araçta hem gazlı hem yağlı denedim bu şekilde hissettim, tamamen benim görüşüm). Yağlı olanlar da daha konforlu ancak biraz savurma artabiliyor.
0
sumuklurakun
(03.06.21)
körükleri falan yırtılmış olabilir. yağ kaçağı vs. Servise götür onlar bakar söyler zaten
0
anten
(03.06.21)
(21)

Evin önüne araba koyulmasın diye taş koymak

vatanperver
Bir tanıdığımın evi tek katlı, çok geniş bir bahçesi var, üstelik köşede, yani iki sokağa da cephesi var. Etrafta da hep çok katlı apartmanlar var. Bu kişi, evinin önünde bir yere taş koyuyor kendi arabasını koymak için. Tamamına değil, bir araba sığacak kadar bir yere.Dedim ki: "Burası belediyenin
Bir tanıdığımın evi tek katlı, çok geniş bir bahçesi var, üstelik köşede, yani iki sokağa da cephesi var. Etrafta da hep çok katlı apartmanlar var. Bu kişi, evinin önünde bir yere taş koyuyor kendi arabasını koymak için. Tamamına değil, bir araba sığacak kadar bir yere.

Dedim ki: "Burası belediyenin sokağı, senin hakkın var mı kendi araban için özel yer ayırmaya?"

O da dedi ki: "Bu evin çoook geniş cephesi var, benim de bir tanecik arabam var. Şu yanımızdaki apartmanların hepsinin benden az cephesi var, arabalarını bizim evin önüne de koyuyorlar, ben kendime bir arabalık yer ayırdım"

Sizce onun yaptığı doğru mu yanlış mı?
0
vatanperver
(03.06.21)
Herkesin yaptığı yanlış aslen, evi kocamansa içeri park yeri yapması herkes için en iyisidir bence.
Eğer kendine yer ayırmak istiyorsa belediyeye parasını ödeyerek bütünüyle ayırabiliyor galiba.

@kibritsuyu nun bakış açısı en doğrusu oldu bence :)
0
atom karincanin torunu
(03.06.21)
Kesinlikle doğru. adam yayılmamış ki yani oraya tek araçlık yer var izin versinler de o kadar cephesi olan evin sahibi bi araç koysun
0
biseysorucam
(03.06.21)
yer ayırmak yanlış ama bir esnafın dükkan önünü boş tutmasından daha az yanlış
0
sttc
(03.06.21)
Bana adam haklı gibi geliyor.

Her binanın önü o binaya ait gibi düşün, senin bi binada 200 kişi oturman senin problemin, adamın değil. Zaten bu yüzden apartman yapılıyorsa otoparkının da yapılması gerekiyor. Orada oturanlara bahane bulduğumdan değil de, "ucuza" ev bulmanın böyle maliyetleri de var işte, katlanmak lazım. Misal ben araba kullanmak istediğim için şehrin göbeğinde oturmuyorum, hem kalabalık yere taşınıp hem de yer bulamamaktan şikayet etmek anlamsız olur.

Bir de adam en kötü bahçesine garaj yapar arabayı oraya çeker, senin apartmanda bi eleman çocuğuna araba alır, sen yine park yeri bulamazsın. Adamla tartışmak sorunu da çözmez yani, o yüzden çok darlamamak lazım bence.
0
plutongezegendegilmi
(03.06.21)
binaların tıkış tıkış olduğu geniş bir sokakta oturuyorum. yan binada hala insan içinde yaşamayı öğrenememiş köy zihtiyetli 1 kişi 2 tane duba almış(bildiğiniz yol çalışmalarında koyulanlardan) her sabah çıkarken arabasına yer ayırıyo. bir gün o dubaları çöp kovasında paramparça olmuş bir şekilde bulacak. böyle saçma sapan bir şey olmaz. madem bahçesi var kendine 1 arabalık otopark yapsın o zaman. köyde mi yaşıyoruz ya.
0
golgi aygıtı
(03.06.21)
eğer tek arabalık yer kapatıyorsa bence haklı. zira bahçesine otopark yapsa zaten şu anda kapattığı yerin boş kalması gerekecek ki otoparkına girsin-çıksın. e madem birşey farketmeycek, park ettiği araç ile sokakta trafiği de engellemiyorsa aracını dışarıda bırakmasında bir mahsur yok.
0
semyasa
(03.06.21)
Soru bir etik sorusu mu, kanun sorusu mu?

Kanunen yapamaz, belediye gelir o tasa ceza keser.

Etik olarak da dogru degil, kamunun hakkini kendine ayiriyor.
Bizim ulkedeki herkesin olayi yorumlarken kendisine yontmasi cok iyidir.
Ee hadi kendi bahcene garaj yap desen 1 saat aglar.
0
divit
(03.06.21)
Ulkede fundamental sikintilar var.Bina yonetmelikleri de boktan, buyuk binalara yeterli garaj yapilmiyor. Cephe hesabiyla olmaz o is, nufus hesabi yapilip ona gore park yeri ayarlanmasi lazim. Tabii kanunlar islemeyince orman kanunlari gecerli olmaya basliyor, gucu gucu yetene stili.

Senin gon$u birisi gelip kafasini kirana kadar devam eder. Sonra birisi onu ortadan kaldirir o alana kendisi coker, sonra baskasi gelir onu yok eder vs. Kisir dongu.

Yasadigim ulkede kendi evinin tam onune bile 72 saatten uzun sure kaldirmadan arac koyamiyorsun, sikayet edilirse cekiyorlar. Eger tas falan koyarsan herhalde SWAT gelip seni ters kelepce alir goturur buranin zaptiyesi sen misin len diye...
0
cooperr
(03.06.21)
Adam tek başına o kadar cephe için vergi vermiş bırakın da bir araçlık yer ayırsın.
0
zoghurt
(03.06.21)
Ülkece gelemedigimiz medeniyet seviyelerinden biri de bu :) adamlar evinin önünü kendine ait bir yer saniyorlar, neymis cephe genismis. Yahu isterse araba degil tek bir tas koymak istesin ev sahibi, bunu kendine özel rezerve edemez. Oraya dileyen diledigi sekilde farkli sokaktan, farkli mahalleden, hatta farkli sehirden olsa dahi araba koyar. kimin hangi kosulla araba koyacagina ev/mekan sahibi degil belediye karar verir. Cünkü evin önü ev sahibine degil belediye'ye aittir. Diger türlüsü köy kafasidir.
0
bosver nicki
(03.06.21)
Bana göre yanlış değil.
0
nucleon
(03.06.21)
Bence haklı ama kanunen haksız.

Evine garaj yaptirsin demisler. Apartman garaj yaptirsin asıl. Her yer apartman. Hic birinin garajı yok.
0
westblack
(03.06.21)
medeniyetsizlik veya köy kafası değil bu. adam çıkıp "burası benim evimin önü, evimin önüne park edemezsin kardeşim" deseydi, o zaman adama medeniyetsiz köylü derdik. adamın tavrı bu şekilde olsa adama kesinlikle haksız derdim.

adam kanunen haksız, lakin isteği mantıklı. sadece kendi arabasını park edebilecek tek arabalık bir yer istiyor. burası benim evimin önü, başkası park edemez demiyor. herkes park etsin, ama bana da bir arabalık yeri bıraksın diyor. etraf çok kalabalık, kimsenin otoparkı yok, bana yer kalmıyor diyor.

bahçesine otopark yapsın denmiş. bahçeye otopark yaparsa, otoparkın giriş yolunun önünde yine en az 1, belki 2 arabalık yer boş bırakılmak zorunda kalacak. üstelik o çevre apartmanlardan malın biri gelip illa o otoparkın önüne arabasını bırakacak, adam her gün girip çıkarken elalemin peşinde koşturup araba çektirmeye çalışacak.

böyle şeylere ifrit olurum ama kanunen haksız olsa bile ben adamın tavrından dolayı hak verdim kendisine.
0
kibritsuyu
(03.06.21)
Yaptığı yanlış tabii ki. Evinin önü bile olsa yer ayırma diye bir olay yok, belediyenin sokağı. Eğer arabasını çok seviyorsa geniş bahçesinden biraz feragat edip aracını içeri alacak.

Sırf bu tarz insanlarla uğraşmamak için yıllardır otoparklı siteye aidat ödüyorum, otopark kavgasına millet birbirini vuruyor bu ülkede.
0
roket adam
(03.06.21)
Bence haklı. Koskoca müstakil evi var, bir tane arabasını diğer araçlar yüzünden kendi evinin önüne park edemiyor. Bahçesine garaj yapsa onun bile garaj çıkışına park edecek tipler var. Duba - damacana koymak kesin çözüm ne yazık ki.
0
Tutkun
(03.06.21)
Kanunen haksız olsa da ben problem etmezdim. Kendi oturduğu aparmanın önünde duba ile yer ayıran komşu gördü bu gözler.

Zaten adam bahçe içine otopark yapsa otopark kapısı boş kalacak aynı şey.
0
zimbirik
(03.06.21)
yanlış. belediyeye şikayet edin. evin cephesinin önü halkın alanı.
0
mikahakkinen
(03.06.21)
bizim apartmanın kendisine ait otoparkı var, bu otopark hane sayısına yada araç sayısına yetmiyor bir kaç kişi sokağa park etmek zorunda kalıyor buna rağmen her gün otoparkta yabancı araç var, sağda solda işi olan cart diye aracını bizim otopark'a sokuyor. her gün bir kavga gürültü. üstelik belediyenin ve özel işletme olarak kapalı otomarkda var 5 lira vermiyim diye bunu yapıyorlar. 12 metre karalik toprak alan vardı, onu da otopark yaptılar adamlar hem içine hemde önüne park ediyorlar, kimse girip çıkamıyor.

bu araç ve park yeri konusu çok büyük bir sıkıntı istanbulda.

yukarıda demişler, kanuni olarak suçlu olsada insani olarak adam haklı.
0
selam
(03.06.21)
kanunen hiçbir hakkı yok. Ben olsam direkt ararım belediyeyi şikayet ederim.

Türkiye'de niye işlerin düzgün yürümediğinin özetidir bu ve bu durumda adama hak verenlerin bakış açısı.

Dünyanın çoğu yerinde otoparksız apartmanlar vardır ve insanlar sokağa bırakır arabalarını. Boş bulduğu yere park eder, duruma göre bazen 2-3 sokak öteye çeker.
Ancak bizde niyeyse gurur meselesine döner bu "evimin önüne park ettirmem" tavrı.


türkiye'de de kanun belli, yönetmelik belli. illa sokakta yer ayırtmak istiyorsa kendine gider belediyeye işgaliye parasını öder, tabelasını çakar arabasını koyar.

Para ödemem diyorsa, o geniş bahçesinin bir köşesine arabası için park alanı yapar.

Onun dışında sokaktaki boş yer bulanındır.
0
anten
(03.06.21)
belediyeye şikayet edip halkın alanı olduğunu talep etmek, işin kanuni yolu, ancak mantıklı yolu değil.

teyzemin apartmanının bahçe duvarını yıkıp, yanyana 3 arabanın park edeceği ufak bir otopark yaptılar. sorun şu ki, 8 daireli ufak bir apartman ve sadece 1 kişinin arabası var. şimdi bu adam otopark yapılmadan önce kendi arabası için apartmanın önündeki tek kişilik yere duba koysa, kamu malı, halka ait, yasal değil derdik. adam apartmanın bahçesini açtırttı, apartman bahçesine üç arabalık otopark yaptırttı. şimdi bahçeye kendi aracını park edebiliyor, ek olarak otoparkın önü olduğu için halkın alanından 3 arabalık yere de (otoparka girilip çıkılabilsin diye) dubaları dizebiliyor, hem de yasal olarak. ne oldu? adam tek arabalık halkın alanını yasal olmayan şekilde işgal edecekti, tek istediği arabasını koymaktı. ama şimdi kendi arabasını bahçeye koyduğu halde üç arabalık halkın alanını "otopark önü" sıfatıyla yasal olarak işgal edebiliyor.

yani yasal olmayan şey her zaman doğru ve mantıklı olduğu anlamına gelmiyor. adam "misafirlerim de kullanır" diye evin tek cephesindeki bahçeyi komple 10 araçlık otopark yapar, otoparkın önü diye de gayet yasal olarak oraya kimseyi koydurmaz, o zaman görürsünüz belediyeyi kamuyu.
0
kibritsuyu
(03.06.21)
Sonucunda cikan sey icin yapacak bisey yok ama normali o tasin konmamasi. Kanun eksik aslinda.
Ustte bahsedilen 72 saat kurali mantikli.

Bizim burada yatay cephesi 1 sokak boyu olan bir sirket var, hatta 3 sokagin tam ortasinda kaliyor, kendi esek kadar otoparki da var.

Adamlar kendi otoparkini bos tutmak icin en az 20 tane isyeri minibusunu sokaga diziyor duba niyetine.
Duba niyetine kullandiklari arac gidecek olursa yerine ic otoparktan bir arac cikip yeri koruyor.

Ben bunu sikayet de ettim ama ise yaramadi cunku herif duba degil 200binlik arac koyuyor :)

Bu kavgalarin en sonunda genelde ispark ya da kadikoy park geliyor butun sokagi parali hale getirip sorunu kendince cozuyor.
0
divit
(03.06.21)
(3)

İş tavsiyeniz olur mu?

psmstc
Kıymetli dostlarım, bendeniz rehber öğretmenlik okumuş bir kardeşinizim. Bu yıl işten çıkarıldım. Bulunduğum yerde bir özel okul daha var. Fakat buraya yıl içinde başvurup, kurum sahibi dengesiz bir intiba verdiği için vazgeçmiştim. Bir taraftan özel sektörde tutunabilecek kapasitede bir adam değili
Kıymetli dostlarım, bendeniz rehber öğretmenlik okumuş bir kardeşinizim. Bu yıl işten çıkarıldım. Bulunduğum yerde bir özel okul daha var. Fakat buraya yıl içinde başvurup, kurum sahibi dengesiz bir intiba verdiği için vazgeçmiştim. Bir taraftan özel sektörde tutunabilecek kapasitede bir adam değilim. Bunu farkediyorum. Yüksek lisansı bitirmek üzereyim, kpssye çalışabilirim. Bu vazgeçtiğim özel okula tekrar başvurabilirim. (Kabul edip etmeyeceğini bilmiyorum) Araştırma görevliliği için ales, yds çalışabilirim. İçimden geçen özelde dikiş tutturabilmekti fakat tutturamadım. Boş durmak hiç istemiyorum. Ne tavsiye ederdiniz?
0
psmstc
(02.06.21)
Valla yüksek lisansı bitirmek üzereysen bende araştırma görevliliğinden vazgeç. Hem genel olarak zorlu bir süreç, hem kadrolar çok yok ve torpil dönüyor hem de çoğu kadro sanırım yüksek lisans yapıyor olma şartı ile açılıyor. Elbette çok istiyorsan yardır ancak öyle açıkta kalmamak için belirlenecek bir alternatif değil bence.

Bunun dışında sadece devlet kadrolarına yoğunlaşmak da iyi değil. Misal bildiğim kadarıyla KPSS belli sürelerde oluyor. Amacın KPSS olursa sınav süresine kadar işsiz mi kalacaksın? Eğer öyleyse çok mantıklı bir seçim değil çünkü KPSS de yerleşmek de sanırım biraz zor. Nihai amacını KPSS olarak belirleyebilirsin tabii ancak bence sınav süresine kadar falan da özelde çalış.
0
j r r tolkien hayrani
(02.06.21)
Bence özel okulda şansınızı deneyin. Olursa orası. Olmazsa bakalım.
0
mobydick
(02.06.21)
boş durup kuruntu yapmaktansa, o okulda şansını bir dene. Kurum sahibiyle işe alım dışında ne kadar muhatap olacaksın ki zaten?

Baktın olmuyor, salarsın:)

Ama ben başka bir şey söyleyeceğim. ne olursa olsun sosyal medyada aktif olmanı öneririm. Mesleğin buna epey uygun, sosyal medyada alanınla ilgili paylaşımlar yaptığın bir kanalın hesabın vs olursa, atıyorum çocuklara etkili çalışma tavsiyeleri verdiğin, velilere önerilerde bulunduğun vs, bir süre sonra buradan yürürsen marka değerin inanılmaz yükselir. Özel sektörde elin güçlenir. Hatta çok iyi giderse şansına, bi bakarsın özel sektöre de ihtiyacın kalmaz.
0
anten
(02.06.21)
(8)

Matebook

mekaniker
Huawei matebook d16 16gb ram modelini nasıl bilirsiniz? Ofis ve günlük kullanım için alacağım. Görünümü ve malzeme kalitesi hoşuma gitti. En az 5-6 sene kullanmak istiyorum. Tüm stoklar tükenmiş ama sadece 1 tane mağazada bulabildim. Fiyatı 8500 tl. Huawei ne zaman geleceği ile ilgili birşey söyleye
Huawei matebook d16 16gb ram modelini nasıl bilirsiniz? Ofis ve günlük kullanım için alacağım. Görünümü ve malzeme kalitesi hoşuma gitti. En az 5-6 sene kullanmak istiyorum. Tüm stoklar tükenmiş ama sadece 1 tane mağazada bulabildim. Fiyatı 8500 tl. Huawei ne zaman geleceği ile ilgili birşey söyleyemiyor. Gelse bile kur yüzünden bu fiyata zor. Bu fiyata bu bilgisayar ne dersiniz?
0
mekaniker
(02.06.21)
ofis ve günlük kullanım için o fiyatlara M1 Macbook Air önerdik burada 100 kişiye.

101. de sen ol. 13.3" ekran problem yaratmayacaksa direkt M1 Air.
0
himmet dayi
(02.06.21)
Çok öyle benzersiz özellikleri olan bir bilgisayar olmadığı için
tasarım ve performans olarak asus ve lenovo'da da benzerlerini bulabilirsiniz.
Hatta d15'ler falan da fena değil çok aşırı performans farkı yok gibi duruyor özelliklere bakınca.

Himmet dayı m1 air önermiş ama, pc'ye alışmış bir insanın mac'e alışması zor olabilir. 10 yıldır macbook pro, macbook air vs kullanıyorum iş için, işim bittiği anda kapatıp pc'yi alıyorum kucağıma.
0
anten
(02.06.21)
Ekran büyüklüğü benim için önemli. Min 15.6 olmalı.
0
🌸mekaniker
(02.06.21)
@anten

katılmıyorum. uzun yıllar PC de kullanıyorum, son 7 yıldır mac de kullanıyorum. PC'ye alışmış birinin mac'e alışması taş çatlasa 2 hafta.

Ecnebilerin bir lafı var "Once you go mac, you never go back." diye. Sende niye işe yaramamış bilemiyorum ama çevremde windows'tan mac'e geçip de memnun olmayan kimse yok.
0
himmet dayi
(02.06.21)
MacBook iyi güzel de 13” ekran çok tatsız. Apple işlemcili 16” olsa alınırdı. Acelesi yoksa onu bekleyin.
0
zoghurt
(02.06.21)
ofisten kastın ms office mi ek uygulamalarla da işin olacak mı mesela? matebook d16 güzel alet açıkçası. bi araştırmak lazım kronik sorunu var mı (yüksek işlem gücünde fan sesi vs gibi). bir problemi yoksa 16gb ram ile falan alınabilecek en ideal fp bilgisayarlardan biri neredeyse. kasa tasarımı ise çok şık.

m1 macbook air 10bin civarı ve 8gb ram vs var. başta sorduğum ekstra uygulama kullanacaksan, henüz m1 ile entegre olmamış uygulamada çok. ben macbook pro 13,3 m1 işlemcili alacakken kuracağım 2-3 uygulama yok diye vazgeçmiştim. en az 5-6 sene de götürecek bir pc değil macbook air 8gb ram. ha sadece word + excel + google chrome (haberler youtube vs) içinse idealdir.

13,3 çok küçük ayrıca. ofis içinde kullanacaksan taşınabilirliği ile öne çıkan bilgisayara yönelmenin mantığı olmaz. büyük ekran mantıklı olanıdır
0
avatar is back
(02.06.21)
@zoghurt

16" macbook'un 8.500 liraya satılacağını hiç sanmıyorum. Intel işlemcili 16" MBP'ler bile 25 bin liradan başlıyor.

13" iş görmezse mac almaya gerek yok.
0
himmet dayi
(02.06.21)
illa 15.6" gerekiyorsa Matebook iyidir. Ben 13" olanını kullanıyordum (matebook 13), mobilde mac os'e geçmek için macbook aldım yoksa memnundum.

Fakat matebook13 şarj edilirken baya ısınıyor ve fan çalıştırıyordu, tek sıkıntım oydu. Sizinkinde yani daha büyük kasada o sorun olmayabilir, yine de aklınızda bulunsun. Klavyesi, parmak izi okuyucusu vs. güzeldi. İncelik hafiflik olarak da pek rakibi yok gibi (dell xps'ler daha pahalı ve sanıyorum plastik. Huawei daha şık ve metal)

edit: bu kamerası klavyede olanlardanmış. Eğer sık sık görüntülü görüşme yapıyorsan o karşı tarafı irite edebilir. Çok saçma alt açıdan çekiyor bunlar.
0
nhk ni youkosu
(02.06.21)
(17)

Kırmızı ışıkta sağa dönüş

plutongezegendegilmi
Bazı kavşaklarda sağa dönmek için ayrıca bir ışık oluyor ya, onun olmadığı kavşaklardan bahsediyorum. Size kırmızı yanıyor, ama kavşağın diğer ışıkları sizin gideceğiniz yönü boş bırakıyor, yani dönmek aslında güvenli. Döner misiniz, yoksa size yeşil yanmasını bekler misiniz?Bonus soru: saat gece 2.
Bazı kavşaklarda sağa dönmek için ayrıca bir ışık oluyor ya, onun olmadığı kavşaklardan bahsediyorum.

Size kırmızı yanıyor, ama kavşağın diğer ışıkları sizin gideceğiniz yönü boş bırakıyor, yani dönmek aslında güvenli. Döner misiniz, yoksa size yeşil yanmasını bekler misiniz?

Bonus soru: saat gece 2. Yol bomboş, ama kırmızı yanıyor. Işıkta bekler misiniz?

Not: kamera falan olmadığını, ceza yemeyeceğinizi varsayın.
0
plutongezegendegilmi
(02.06.21)
bonus soru: kimsenin görmeyeceği bir ortamda hırsızlık yapar mısın. cevaplar aynı kapıya çıkıyor.

yolu sen bomboş görebilirsin. öyle düşünebilirsin. ama madem öyle, normalde de ışık olmasın. sürücüler karar versin hep boş olup olmadığına. ya da kırmızı yansın ama kırmızı dur değil de, yola bak boşsa geç demek olsun. sence ne kadar mantıklı bunlar?

polis yokken emniyet kemeri takmamak gibi bir şey bu. nereden kimin geleceğini bilemezsin.

ben yeşilde geçerken bile yavaşlayıp bakıyorum manyağın teki gelir kırmızıda durmaz da atlar yola diye.
0
reanarchy
(02.06.21)
tam hatirlayamadim ama bununla ilgili bir konsept vardi.

davranislarini ceza almak mi belirler yoksa etik kavramlara olan inancin mi diye. bazi insanlar ceza yoksa yapabildiklarini yaparlar, bazilari da ceza olmasa bile etik olmadigini dusundukleri seyleri yapmazlar.

ben ikinci gruptayim. bos yolda kirmizida da beklerim, kimse gormuyorsa da hirsizlik yapmam.
0
do you remember me
(02.06.21)
Ben eskiden isikli bir kavsak ustunde oturuyordum.
Gunduzleri bi olay olmazdi.
Aksam 12 gibi bir taraf kirmizi yanip soner diger taraf sari yanardi.

Geceleri yasayan biri olarak en buyuk keyfim kaza izlemekti.
Birisi kirmiziyi digeri de sariyi sallamaz baaam diye girerlerdi. Haftada bir kesin kaza olurdu. Cekirdegimi alir balkona yerlesirdim.

Bu yuzden birak beklemeyi, ustune seri selektor yapiyorum girerken.
0
divit
(02.06.21)
Orada bir yaya olmadığından, bisikletli, motorlu biri olmadığından emin olamazsın. Bom boş yolda bu nedenle sinyal de verilir, ışıkta da beklenir.
0
zimbirik
(02.06.21)
@reanarchy, verdiğin örnek çok alakasız ya, hırsızlıkta birine zarar veriyorsun, burada vermiyorsun. Yani soru da yolun "bomboş" olması zaten, varsayımlar değil. Yol boş, kesin bu, diğer varsayımlar sorunun kapsamı içerisinde değil.

Ayrıca zaten küçük yerleşim yerlerinde (köy vs.) ışık olmaz, sürücüler karar verir. Araç yoğunluğuyla ilgili bir durum trafik ışığı, gece 2'de de araç yoğunluğu gündüz gibi değil. Kontrollü geçiş konsepti de o yüzden var zaten vs. vs.

Emniyet kemerinin zorunlu olmasının da korkunç bir "nanny state" örneği olduğunu düşünüyorum zaten. TR gibi devletçi toplumlarda insanlar bunu tartışmanın gerekliliğini anlamıyor gerçi, ona yapacak bir şey yok.
0
🌸plutongezegendegilmi
(02.06.21)
Aslında bu konspet için bizim ülkemizde olmayan ama bazı ülkelerde olan (örneğin ABD) bir durum var. Sağa dönüş serbest ise kırmızı da olsa geçebiliyorsun. Aklıma gelmişken söylemek istedim.

Soruya gelecek olursak ben her iki durumda da ışık yanıyorsa geçmem. Hız sınırını ihlal ediyorum özellikle uzun yolda ama emniyet kemeri ve trafik lambalarını hiç ihlal etmem. Konu ceza yeme de değil. Hırsızlık ile kıyaslamak çok doğru değil belki ama ceza yemekten korktuğu için kurallara uymak bence tehlikeli bir düşünce.
0
himmet dayi
(02.06.21)
Yolun boş olduğu bilgisi sana vahiyle gelmiyor. Gözün ile görüyorsun ve boş olduğunu düşünüyorsun. Ama siyah giymiş bir yaya gece çok kolay bi şekilde kamufle olur.
Zaten bomboş olduğundan kesin olarak emin olduğun noktada problem var.
0
zimbirik
(02.06.21)
Bekliyorum mutlaka. Bu tarz davranışlar alışkanlık yapıyor, sonra kırmızıda geçmeye falan başlıyorum. Hatta yeşilde bile bekliyorum diğer arkadaşların dediği gibi, kendimi atmıyorum ileri. Yol boş gibi görünse de bazen ışıkları kapalı gelen birileri mutlaka oluyor. Adam gece ışıklar kapalı geziyor yani, ya da kör bir motor geliyor. Canımı sokakta bulmadım :)
0
roket adam
(02.06.21)
Ben dönüyorum. Amerika’da mesela en sağ şerit kavşaklarda bu durumda dönecekler içindir ve dönersin yasak değil. Mantıklı olan da bu zaten. Yayaya yol verip dönmek.
0
zoghurt
(02.06.21)
tr'de kendim donmuyorum. netice de kirmiyi oraya koyanin bir bildigi olsa gerek. almanya'da sana kirmizi yanarken bu hareketi yapmak zaten akla zarar. ayrica hobi olarak pahali olur bence.
0
helenart
(02.06.21)
valla bunu etik vs olarak demiyorum.
rahmetli dedem cok iyi otobus kullanirdi cok buyuk bi otobus firmasinin da sahibiydi.

araba kullanmayi ondan ogrendim. kulagima kupe cumlelerinden birisi de sudur, kirmizi isik yaniyorsa sana yol bos dahi olsa gecme, aliskanlik yapar bir dahaki seferde o aliskanlik kazaya doner.

ayni sekilde yesil dahi yansa bakmadan kollamadan gecme, yuklu kamyon asla duramaz.
0
turbo sadık
(02.06.21)
buna kafayı çok takmış bir elemanın sanayi toplumu ve geleceği diye bir manifestosu var.

manifesto-manifesto.blogspot.com

127. maddede trafik konusundan bahsediyor.

dizisi de var Manhunt Unabomber diye.

hatta dizide özellikle gece vakti etrafta hiç araç yokken kırmızı ışıkta bekleme geyiği yapılıyor bol bol.
0
onemoremile
(02.06.21)
Beklenir. Gece böyle durumlar daha tehlikeli oluyor.

Çünkü birisi yeşil yanıyor yol da boş diye son hızla o kavşaktan geçebilir. Yazanlar olmuş zaten geceleri böyle çok kaza olur diye.

Sabah işe giderken bazı kavşaklarda geceden kalma cam kırıkları, tampon parçları görebilirsin istanbul'da:)
0
anten
(02.06.21)
zaten ışıklarda sağa dönüş için özel bir ışık yoksa kontrollü bir şekilde sağa dönmek kurala aykırı değildir. sürücü kursu kitaplarında da yazar. 10 yıldır da dönerim ceza vs yemedim. hırsızlıkla alakasını anlamadım lol.
0
mattiadestro
(02.06.21)
Yasadigim yerde kirmizida cogunlukla saga donuluyor.

Bazi istisnalar var, o zaman da isigin ustune uyari koyuyorlar donemezsin diye. Calistigim isyerine yakin bunlardan bir tane var kamerasiz. Genelde ara sokaktan 3 serit ve uzeri caddeye donuslerde bu oluyor riskli diye.

Donulmez tabelasi varsa %90 uyuyorum. Cok acelem varsa, etrafimda kimse yoksa ve yol bossa donerim. Zamanim varsa, yol bombos olsa bile donmuyorum bekliyorum.
0
cooperr
(02.06.21)
Gece 2 olsa geçerim.

Fazla felsefeye gerek yok.
0
mobydick
(02.06.21)
Bekliyorum
0
photo85
(03.06.21)
(6)

Toplu Ortamlarda Müzik Çalınması Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?

bay b
Bu konu çok kafamı kurcalıyor zira ben her türlüsünden rahatsız oluyorum.Mesela vapur yolculuğu istanbul'da f/p oranı en yüksek aktivite bence ama beşiktaş-kadıköy yaklaşık 20dk sürüyor ve bazen 2-3 farklı grubun müziklerine maruz kalıyorsunuz. burda müzik kalitesinden falan bağımsız konuşuyorum bu
Bu konu çok kafamı kurcalıyor zira ben her türlüsünden rahatsız oluyorum.

Mesela vapur yolculuğu istanbul'da f/p oranı en yüksek aktivite bence ama beşiktaş-kadıköy yaklaşık 20dk sürüyor ve bazen 2-3 farklı grubun müziklerine maruz kalıyorsunuz. burda müzik kalitesinden falan bağımsız konuşuyorum bu arada. mesela vapurda yanınızda oturan kişi kulaklıksız youtube'dan müzik açsa rahatsız olursunuz değil mi? müzisyenlerden olmuyor musunuz? biri laf etse mesela müzisyenlere eminim sözlü lince uğrar.

mesela metro alt geçitlerindekilere pek laf edemiyorum adam orda oturmuş çalıyor ben önünden geçip gidiyorum ama hareket halindeki araçta yol boyunca buna maruz kalmak zorunda mıyız?

dün mesela metrobüs'te (metrobüs!) çıkarıp gitar çalıyor iki tane eleman yani bu sizce normal mi? çıkıp laf etmedim artık inmeme çok az kalmıştı diye ama bu sizce saygısızlık değil mi?

aynısı parklarda, sahilde, kampta falan da oluyor. ben sabah 6'da parka sessiz sakin spor yapmak için gidiyorum adam bluetooth hoparlörden müzik açıyor, kapatabilir misin diyince de bön bön bakıyor. e ben de kendim açayım o zaman karman çorman dinleyelim bu mudur yani olması gereken? gerçi bunun sabahı akşamı yok da ben kalabalıktan da kaçmak için sabah gittiğim için öyle yazdım yoksa akşam daha da berbat. bu maçka'da moda'da oturuken de oluyor yani biz parkta, doğada otururken yanımızdaki bir grubun çaldığı müziğe maruz kalmak zorunda mıyız?

bu arada soruma "yav ülkede onca pislik var, iki tane amatör müzisyen mi seni rahatsız etti" diye bakmayın lütfen her şeyden bağımsız olarak düşünün.
0
bay b
(02.06.21)
kaçacak bir yer varsa problem yok ama mesela vapur gibi küçük ve sıkışık bir ortamda evet ben belki o müziği dinlemek istemiyor olabilirim. katılıyorum sana. adamlar resmen bir topluluğu izleyici olarak rehin alıp, üstüne bir de bahşiş bekliyorlar. hele bt hoparlör konusunda hiç bir terbiye yok insanlarda, her sahilde ayı gibi müzik açmak marifet oluyor.
0
roket adam
(02.06.21)
vapurda ve metro/banliyö trende maruz kalıyorsun, yer değiştirme şansın yok sana katılıyorum

aynı şekilde sahilde piknikte parkta bluetooth hoparlörler de sorun, benim çok iyi bulduğum sevdiğim bir şarkıya herkes maruz kalmak zorunda değil
0
freebird5406_2
(02.06.21)
her davranış için geçerli bir test var. eğer bu davranışı tüm insanlar yaparsa nasıl olur? bir kişiden bir şey olmaz dediğin davranışı herkes yapınca doğru olup olmadığını anlıyorsun.

vapurda 1000 kişi aynı anda gitar çalsa, kaldırımda yürüyen herkes yere tükürse, çöpünü yere atsa, nasıl olur, gibi. gerçi yapılmışı var, hindistan sahilleri gibi olur :)
0
stewie
(02.06.21)
sokak/vapur müzisyenlerinden rahatsız olmuyorum. bırakınız çalsınlar.
ayrıca vapur sıkış tıkış bir yer de değil.
bir kat üste çıkarsınız ve duymazsınız.

ancak bluetooth hoparlor çok büyük bir terör bence de. çünkü kontrol edilebilir ve kısa süren bir şey değil bu. vapur yolculuğu en fazla 20 dk sürer ama bu bluetooth tayfa akşama kadar çakılı oturuyor geldikleri yerde.
0
teritori
(02.06.21)
Hareket halindeki taşıtta çalınması beni de şişiriyor. Metroda falan yapılan "performans"lara denk gelince diğer vagonlara ilerliyordum genelde.

Opsiyonel olması elzem ortada bi müzik varsa zorla olmamalı.
0
hedep
(02.06.21)
bu tam ülkemizin medeniyeti ne kadar yanlış yorumladığını anladığımız konulardan.

İnsanların dinleyip dinlememeyi tercih edebileceği ortamlarda sıkıntı yok.

Mesela metro istasyonunda çalması dert değil. İsteyen durup dinler, istemeyen 2 saniye kulak misafiri olur geçer gider.

Ama vapur iskelesinde çalmak dert. Çünkü adam 15-20 dk boyunca orada vapuru beklerken sen ona zorla kendini dinletiyorsun. Bu hoş değil.

Vapurun içinde çalanlara hiç diyecek söz bulamıyorum. O araçta 20-30 dakika oturuyorsun ve birinin gelip sana zorla müzik dinletmesi medeniyet değil tam tersine epey kaba bir davranış.
0
anten
(02.06.21)
(15)

şu tarz tişörtleri beğeniyor musunuz?

Pertev nail
merhaba, sizce tişörtler nasıl? daha önce giymediğim bi tarz ama hoşuma gitti :)1-https://www.hizliresim.com/pxxfqoh2-https://www.hizliresim.com/brs96m1
merhaba, sizce tişörtler nasıl? daha önce giymediğim bi tarz ama hoşuma gitti :)

1-www.hizliresim.com
2-www.hizliresim.com
0
Pertev nail
(01.06.21)
Hayır. Altına da dar paça giymiş bir erkek canlanıyor gözümde, kıro imajı veriyor sanki.
0
anarsika
(01.06.21)
Ne zaman böyle giyinen birini görsem aklıma Beter Ali ve Zampara Seyfettin Gelir. Ben beğenmiyorum
0
paramolacak
(01.06.21)
desenine göre değişir bunların deseni kötü
0
freebird5406_2
(01.06.21)
Hayır. Hoş olmayan bir ön yargı belki ama giyenlerin kıro olduğunu düşünüyorum.
0
kedimedi
(01.06.21)
Beğenmiyorum ya :( çok genç işi. Yaşın 22'den küçükse falan ancak o zaman olabilir ama yine de ideal olmaz.
0
buff
(01.06.21)
ben buna benzer giyen pek görmedim. hoşuna gitmiş işte al gitsin, takma insanları. ne giydiğin değil nasıl durduğu önemli. eller iki yanda yengeç gibi yürüyen eleman vardı hatırlar mısın, o ne giyse kıro olacak, hamuru kıro.
0
stewie
(01.06.21)
Beğeniyorum ama giyecek kadar değil. Genelde tırolar giyiyor evet ama sebebi bu değil giymememin, sadece fazla dikkat çekiyor. Düz tişört daha çok seviyorum.
0
ryhmer
(01.06.21)
bunlar tatile ciktim t-shirtu. kafada sapka, alta sort, terlikle plaja dogru yurunur bunlarla. Giyen gene giysin de yakismiyor yani tatil disi ortamda
0
neverletyougodown
(01.06.21)
benim gözlemim de kilolu hipsterların bu tshirtleri giydiği yönünde. genelde de kel oluyorlar. onlar dışındakilere yakışmıyor sanırım gözüm alışmış.
0
levybroo
(01.06.21)
Gayet hoş neden ki ? Kıroca olduğunu düşünenler, amerikan sokakları bunları giyenlerle dolu.
0
Avoiding The Puddle
(02.06.21)
Tatil yörelerinde, plajda vs bir yerden bir yere giderken giyilir ama günlük hayatta bu tür tişörtler giymek bana tuhaf geliyor. Pazardan alınıp giyilmiş gibi.
0
solo
(02.06.21)
kendisine saygisi olmayan insan tisortu bu. haha
0
baldur2
(02.06.21)
Abi tamamen neyle kombinlediğine ve vücuduna göre değişir. Giyim çok öznel bir konu.

Ben bu tişörtü 2 farklı adama 2 farklı kombinle giydiririm, birine ağzı açık bakar herkes, diğerine bakası gelmez.

Moda öyle bir şey.
0
anten
(02.06.21)
Aa bu şey değil mi pezevenk gömleğinin tişört hali
0
ananiyimioguz
(02.06.21)
Başkasında görünce süper olan ama kendin giyince çocuk gibi duran tişörtlerden xd
0
olaylar olaylar
(02.06.21)
(12)

İstifa ettim işten çıkamıyorum

nickimin hakkini veremedim
Merhaba, bugün itibariyle başka bir şirketle anlaşıp istifamı verdim. Yasal olarak altı hafta ihbar sürem var. Yeni anlaştığım yer idare edecek gibi ama burda altı hafta kalmamın bir mantığı yok. Yarından itibaren gelmeyelim gibi bir terbiyesizlik de yapmıyorum üç dört hafta sonra ayrılmam gerekiyor
Merhaba, bugün itibariyle başka bir şirketle anlaşıp istifamı verdim. Yasal olarak altı hafta ihbar sürem var. Yeni anlaştığım yer idare edecek gibi ama burda altı hafta kalmamın bir mantığı yok. Yarından itibaren gelmeyelim gibi bir terbiyesizlik de yapmıyorum üç dört hafta sonra ayrılmam gerekiyor dedim şimdiki şirketim kesinlikle kabul etmiyor. Nasıl ki ben ihbar süresince para alıp çalışıyorsam tam tersi şekilde son iki haftayı ödeyip çıkmak istiyorum dedim ik öyle yapamıyoruz diyor. Nasıl yapamıyor bunu ben burda esir mi kaldım şimdi? Üç hafta sonra bugünü baz alarak ettiğim istifayı noterden tekrar yollasam kalan sürede çalışmasam davalık olup ne kadar ücret öderim nasıl sıyrılırım bu işten, kabul etmiyorlar. Yol gösteren, tecrübesini paylaşan olursa çok sevinirim. Teşekkürler
0
nickimin hakkini veremedim
(01.06.21)
iş kanununa göre tek taraflı fesih ile tazminatını verip işe gitmeyebilirsin, neden esir olasın. sen yazılı dilekçe ile ik ya tek taraflı fesihini bildir ve yazılı cevap almaya çalış. gerekirse bir avukatla konuşun, böyle bir hakları yok.
0
vampir akrep
(01.06.21)
iş arama iznin var istifadan sonra günlük 2 saat sanırım.
Yıllık iznin var mı içeride birikmiş

Bunları konuş, IK emir kuludur genelde.
Bölüm yöneticin "tamam çıkabilir" derse IK ses etmez.

En kötü üstteki arkadaşın dediği gibi
IK'ya "erken çıkış tazminatını ödeyerek şu tarih itibariyle gelmiyorum" diye dilekçe yazarsın, ödersin biter gider.
Mahkemelik olmaz, kanuna göre önce sana tazminat (maaşınla aynı) çıkarır, onu ödersen zaten mahkemeye gidecek birşey kalmaz.
Onu ödemez de, "orası benim çalışma yapamayacağım bir yerdi, mobbing vardı, cinsel taciz vardı" gibi bir argümanla gelirsen mahkemeye gider iş.
0
Corc
(01.06.21)
Tabii ki esir kalmadın. İş sözleşmesini tek taraflı fesheden taraf ihbar süresini tazminat ödeyerek ortadan kaldırabilir.
0
himmet dayi
(01.06.21)
Tazminatını ödeyip çıkabilirsin, bunu kabul etmeme gibi bir durum yok. Ben de ihbar süresini beklemeden parayı verip ayrılmıştım.

ayrıca günlük 2 saat iş arama iznin var, bunu toplu ya da günde iki saat kullanmak tamamen sana kalmış. iş veren nasıl kullanmak istersen o şekilde kabul etmek zorunda. Toplu kullanmak istiyorsan iş verene yazılı olarak belirtmen gerekiyor.
0
dimanche
(01.06.21)
İş arama iznini bir sor. İş arama izni opsiyonel bir durum değildir, her şekilde istifa gerekçen (iş bulmuş bile olsan) ne olursa olsun kullanabileceğin bir haktır. Onun peşine düş.

Onun ötesinde kullanmadığın izinlerin varsa onları kullanmak istediğini söyle. İzin kullandırtma yetkisi işverende, o yüzden belki parasını verelim kal derler. Ama iş arama izni öyle değil. Onu kullan kafadan 1 hafta düşmesi lazım.

O günlük 2 saatleri toptan da kullanabiliyorsun. O da senin ihbar sürende 1 hafta falan işte
0
anten
(01.06.21)
böyle durumlarda bir avukattan yardım almakta fayda var. eğer mevcut şirketiniz söylediklerinizi kabul etmiyorsa ve söylediklerinizde haklı olduğunuza inanıyorsanız, yazılı gönderin. en azından sonradan problem olduğunda işinize yarar. bir de bu işler ik ile çözülmüyor her zaman. sizin amiriniz ile ya da şirket yöneticisi ile konuşmakta fayda var.
0
co2s2
(01.06.21)
zaten iş arama izinlerini toplu kullandığınızda çalışmanız gereken süre 4-4.5 haftaya iniyor diye biliyorum ben ayrılırken öyle yapmıştım. bu zorunlu bir durum mu bilmiyorum ama parasını ödeyip çıktığınız sürece yarın da ayrılabilirsiniz ik size ayak sürümüş.
0
golgi aygıtı
(01.06.21)
İk aslında yapacak da yönetici gider ayak maraz çıkarıyor. İş arama iznini en son düşüyorlar, toplamda beş gün. Bu beş gün de izinli gözüküp yeni işe giriş yapamıyorum söylediklerine göre.
0
🌸nickimin hakkini veremedim
(01.06.21)
nasıl yapamıyorlarmış yahu? işlerine gelmiyor. yarından itibaren işe gitmesen bile en fazla yapabilecekleri sana dava açıp 6 haftalık maaşı alırlar senden. Ki çoğu zaman iş mahkemeleri işçi lehine çalışır, sen "daha iyi bir iş buldum, yeni işi kaçırmamak için hemen bıraktım" dersen onu bile alamayabilirler, bu şekilde işçi lehine sonuçlanmış davalar var.

İstifayı yollamak için 3 haftayı bekleme, noterden hangi tarihten gönderdiysen o tarih baz alınır, geriye yönelik günleri saymazlar.

Yöneticinle güzelce konuşup arayı bulmaya bak, boşver ik yı. Ha gene olmadı ondan sonrası sana bağlı, ne kadar çirkinleşebilirsin o sınır sende. Baktın yollamıyorlar gel ofise otur sabahtan akşama çay kahve iç çık hiçbirşeye dokunma, laf ederlerse de napçan işten mi kovacan diye laf sok :) Tabii bu son seçenek olsun, ne olursa olsun gemileri yakmamak, dostça ayrılmak en güzeli.

O arada sana 3 hafta tamam deseler bile bir sürü laf edecekler bu arada, hiç kulak asma moralini bozma duymazlıktan gel. Süreyi tamamla çık gt.
0
zikardo
(01.06.21)
yönetici sorun çıkarıyor yazdığını sonradan gördüm, o zaman sert oynayıp diş göstereceksin, "ben 3 hafta sonra çıkıyorum işinize gelirse, razı değilseniz yarından itibaren gelmiyorum" deyip blöf yapacaksın. bu arada dava falan dedim yukarıda benze durumda ertesi gün çıkıp giden 4-5 kişiyi tanıyorum, ne dava açıldı ne de başka bişi oldu, firma çok kinci lanet bir yer değilse uğraşmaz zaten seninle.
0
zikardo
(01.06.21)
Ben en iyisi 1 haziranda istifa ettiğimi yarın noterden de göndereyim 29 hazirandan itibaren çalışmayı bırakacağımı da belirterek üstünü de veririm parası neyse artık yoksa yeni işten olacağız.
0
🌸nickimin hakkini veremedim
(01.06.21)
hiçbir şey yapmayın, gitmeyin.
0
heeresgruppe
(01.06.21)
(3)

Kapora hirsizligi basimiza geldi

icim urperiyor
yapilabilecek bir sey var mi?Olay basit ve klasik. Adam kendi adina kayitli numaradan kendi adina kayitli iban hesabini atiyor. Kapora gonderiliyor. Kisa sure sonra engelliyor. Calistigi yeri biliyoruz. Banka ve polisle temas halindeyiz ama giden gitmis midir? Son zamanlarda yayginlastigi icin bi ar
yapilabilecek bir sey var mi?

Olay basit ve klasik. Adam kendi adina kayitli numaradan kendi adina kayitli iban hesabini atiyor. Kapora gonderiliyor. Kisa sure sonra engelliyor. Calistigi yeri biliyoruz.

Banka ve polisle temas halindeyiz ama giden gitmis midir? Son zamanlarda yayginlastigi icin bi arka kapi var mi parayi geri alabilmemiz icin?
0
icim urperiyor
(31.05.21)
savcılığa vereceksiniz kayıtlarla birlikte. adama da bir şekilde savcılığa verildiğini iletin ki gözü korksun.
0
jelly bear
(31.05.21)
adamın kendi telefon numarasından görüştünüz ve adamın kendi banka hesabına para gönderdiniz. bu dolandırıcı gerçekten gerizekalıymış

hukukta şöyle bir şey var. birisinin banka hesabına para gönderdiğinizde, siz alacaklanmış, adam da borçlanmış oluyor. savcıya durumu anlattığınızda, savcı da adama bilader bu para neden geldi sana anlat bakalım diyecek. mantıklı bir cevap veremezse, ki veremeyecek, parayı size geri ödemek durumunda kalacak. arada hapse mapse girecek. elinizde yazışma falan var mı?

artık olan olmuş. yazışma falan yoksa da bir şekilde çözülür gibime geliyor. ama genel uyarı olarak, birine para gönderirken:

1 - whatsapp'tan "şu hesaba şu parayı şunun için gönderiyorum, gönderdim" gibisinden teyit mesajları atın. hatta mümkünse karşı taraftan da teyit alın.
2 - parayı gönderirken açıklama kısmına kesinlikle ama kesinlikle "şunun kaporası bunun kaporası" gibisinden yazın
0
co2s2
(31.05.21)
O bilgiler de yalan olabilir. Bir arkadaşın kimliğini çalmışlar seneler önce. Onun adıyla böyle kapora dolandırıcılığı yapılmış. Hatta çocuğun adına banka hesabı bile açılmış paralar oraya geliyor. Ama çocuğun haberi bile yok.

O yüzden o çalıştığı yer, adı, banka hesabı bile aslında başkasının adına hatta olaydan habersiz birinin adına olabilir.
0
anten
(31.05.21)
(3)

Kurutma makinesine spor taytları atılır mı?

gmzo
etiketinde atmayın diyor da, kurutma yapılmaz diyen birçok başka ürünü kurutuyorum bir problem olmadı. tecrübesi olanlar varsa, polyester, elastan, poliamit içerikli taytları makinede spor ayarında kurutabilir miyiz?biri şu: https://www.decathlon.com.tr/7-8-dikissiz-tayt-id_8595501.htmldiğeri de şu:
etiketinde atmayın diyor da, kurutma yapılmaz diyen birçok başka ürünü kurutuyorum bir problem olmadı. tecrübesi olanlar varsa, polyester, elastan, poliamit içerikli taytları makinede spor ayarında kurutabilir miyiz?

biri şu: www.decathlon.com.tr
diğeri de şu: www.decathlon.com.tr
0
gmzo
(31.05.21)
yakıp eritebilir. Kurutmayın yazdığına göre atmayın kurutmaya:)
0
anten
(31.05.21)
tayt değil de, spor kıyafetlerini sentetik programında attım çok kez bir sorun olmadı.
0
inheritance
(31.05.21)
Ben atmıyorum. Gevşetebilir çünkü o sıcaklık. Spor taytları da çabuk kuruyan şeyler zaten, genelde kapının üstüne atıyorum ben. Öğlene kadar falan kurumuş da oluyor :)
0
makarnacanavari
(31.05.21)
(6)

Voyager 1

Filinta61
1970 li yillardan beri satte 60bin km hizla, 22 milyar km uzakta imis. Hala veri yolluyormus. Ben daha fax cihazini tam cozememisken, bu cihaz nasil veri yollayabiliyor. Diyelim simdi bir veri yolladi bu ne zaman dunyaya gelebilir. Muhtesem degil mi?
1970 li yillardan beri satte 60bin km hizla, 22 milyar km uzakta imis. Hala veri yolluyormus. Ben daha fax cihazini tam cozememisken, bu cihaz nasil veri yollayabiliyor. Diyelim simdi bir veri yolladi bu ne zaman dunyaya gelebilir.
Muhtesem degil mi?
0
Filinta61
(31.05.21)
Radyo sinyali ile gönderiyor. Radyo sinyali ile kainatın diğer ucuna da iletişim için sinyal gönderebilirsiniz.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(31.05.21)
en.wikipedia.org
sinyal 20 saatin üzerinde bir vakitte geliyormuş.
0
sutlu nescafe
(31.05.21)
Radyo dalgaları ile iletişim kuruluyor.

Aslında insanların "sesler uzayda kaybolmuyormuş" diye bildiği efsane budur. Radyo dalgaları uzayda epey bir mesafe kat edebiliyor.
0
anten
(31.05.21)
Once isin teknik kisminda bir toparlama yapayim.

Isik, Radyo dalgasi, X isini, Gama isini, Mikrodalga, Kizil otesi diye ayirdigimiz seylerin hepsi elektromanyetik dalgalar ve isik hizi ile hareket ediyorlar. Biz onlara frekanslarina gore isim veriyoruz. (Tabi yuksek frekanslarda daha cok enerji tasiyorlar ama su anda konumuz o degil) Biz sadece 380-750nm arasindaki frekanslari gorebiliyoruz ve ona isik diyoruz.

Radyo dalgalari ile mesaj yolladiginda o mesafeyi 20 saatte kat ediyor o sinyal.

Gunumuz averaj insani icin gunluk hayatindaki bir cok sey aslinda kara buyu gibi. Onu gectim isin mutfaginda olan insanlar bile kendi alanlari disindeki sureci genel olarak bilseler de ozelde gel bunun tamamini yap desen oturur kalirlar.
0
cleric
(31.05.21)
nasıl veri yollayabiliyor kısmının arkasındaki teknik mevzuat çok derin. ilk olarak bizim dünyadaki alıcılarımız artık çok gelişti ve bunları dev bir kulak gibi düşün. radyo haberleşmesinde şöyle bir kural vardır mesafeyi uzatmak için ya bilgiyi taşıdığın enerjiyi anlık olarak arttırmalısın ya da birim bilgi başına düşen enerjiyi zaman olarak arttırmalısın. diğer bir tabir ile daha yavaş konuşmalısın. voyager vericisi de temelde bunu yapıyor.
0
orpheus
(31.05.21)
Voyager 1 ilk fırlatıldığında yakın yörüngede doğrudan telemetri verileri alınıp verilebiliyordu, o dönemde yer yüzündeki antenlerle Voyager'a iki yönlü data transferi vardı.

Araç Saturn'ün halkalarını geçtiğinde artık çoktan bu karşılıklı telemetri transferi sona erdi sadece uydu broadcast yaparak uzaya radyo sinyalleri yayarak hareket ediyor yani artık sinyali dünyaya doğrudan göndermek yerine uzaya broadcast yapıyor.

2000'li yılların başına kadar bu tür sinyalleri yakalamak için yer yüzündeki radyo teleskopları kullanılırdı, ama artık yörüngedeki uydular da bu görevde kullanılıyor, yörüngedeki uydu bu radyo sinyallerini yakalayıp yer yüzündeki alıcılara iletiyor.

Voyager 1 öyle hayal ettiğimiz gibi uzay hakkında devasa veriler göndermiyor dünyaya, sadece kalp atışı dediğimiz, ben hayattayım ve yoluma devam ediyorum diyebildiği çok küçük ping sinyalleri gönderiyor, bu sinyalleri alan alıcılar sinyalin geldiği noktayı tespit edip Voyager 1'in nerede olduğu ve bir önceki sinyal ile arasındaki mesafeyi hesaplayıp ne kadar hızlı gittiği ne kadar yol aldığı gibi verileri hesaplıyor, yani özetle voyager 1 aslında uyuyor biz onun horultusunu duyuyoruz.
0
solo
(01.06.21)
(2)

Aöf

kirmizipilotkalem
Arkadaşlar günaydın.Bugün bir aöf grubunda şöyle bir şey okudum "arkadaşlar ben aöf edebiyat 3.sınıfım bu yıl 4.sınıf olacaktım ama kayıt zamanını geçirdim. Zaten bu bölümden sıkıldım ilk iki yılım bittiği için büroyu arayıp önlisans diploması alacağım vs. vs......"Peki bu arkadaşa aöf ne diploması
Arkadaşlar günaydın.
Bugün bir aöf grubunda şöyle bir şey okudum "arkadaşlar ben aöf edebiyat 3.sınıfım bu yıl 4.sınıf olacaktım ama kayıt zamanını geçirdim. Zaten bu bölümden sıkıldım ilk iki yılım bittiği için büroyu arayıp önlisans diploması alacağım vs. vs......"
Peki bu arkadaşa aöf ne diploması verecek? Ve böyle bir şey var mı?
0
kirmizipilotkalem
(31.05.21)
bazı üniversiteler/bölümler 4 yıllık bölümün belirli bir kısmını tamamlarsanız işte lisans yerine önlisans diploması verebiliyor. aöf'ü bilmem. genelde 2 yıllık ders yükü, sonra devam etmiyorsunuz artık tabii.
0
passion rules the game
(31.05.21)
her bölümde olmayabilir. Bazı bölümlerde olabiliyor bu. Atıyorum bilgisayar mühendisliği okuyorsun, ama gerekli dersleri verirsen programcılık ön lisans diplomanı alıp bırakabiliyorsun.
0
anten
(31.05.21)
(5)

dedenin almancı olması baba'nın ne olması?

duyurukullanıcısı
bizim dede 35 yıl almanya'da çalışıyor. bildiğimiz kadarı ile alman vatandaşı değil. yaşadığında zaten bir soru sorduğunda hemen olayı kapatıyordu öyle bilgi almak falan mümkün değil.neyse tr'de kesin dönüş yaptığının ertesi yılı parkinson+Alzheimer teşhisi koyuluyor zaten 30 yıl alüminyum fabrikası
bizim dede 35 yıl almanya'da çalışıyor. bildiğimiz kadarı ile alman vatandaşı değil. yaşadığında zaten bir soru sorduğunda hemen olayı kapatıyordu öyle bilgi almak falan mümkün değil.

neyse tr'de kesin dönüş yaptığının ertesi yılı parkinson+Alzheimer teşhisi koyuluyor zaten 30 yıl alüminyum fabrikasında çalışıyor.

tr'ye döndüğünün 2.yılından itibaren maalesef yatalak oldu ve 10 yıl kadar amcam baktı kendi hayatından vazgeçerek. vefat edeli 3 yıl oluyor.

dolayısı ile amcamda iş yok, çevre yok. babaannem hala hayatta ve sağlıklı dedemden kalan maaşla geçiniyorlar.

şimdi ben etraftan duyuyorum ki işte bu şekilde uzun yıllar avrupa'da kalan insanlar vatandaşlık davası açıp, alman vatandaşı oluyorlar sonra birinci derece yakınlarınıda (yani amcam) alman vatandaşı yapıyorlar.

bir belçika bir de sırbistan hikayesi duydum aynen yukarudaki şekilde.

böyle bir olay var mı? amcam ailenin en küçüğü çok küçükken kalmış bir kaç yıl almanya'da sonra dedem geri göndermiş! evet kendi dönmeden sadece amcamı.
0
duyurukullanıcısı
(29.05.21)
Benim erkek arkaaşımın babası çalışmış erkek arkadaşım da almanyada doğmuştu.
küçük yaşta geri dönüyorlar.

o dönem araştırdığımız kadarıyla söylüyorum.
olmaz.

dede kendisi açsa belki bir şeyler olurdu ama çocuğun hiçbir hakkı yok.
0
sonsuz
(29.05.21)
almanyada bir avukat yada muhasebeci sizi yönlendirebilir.
dedeniz belki alman vatandaşı oldu haberiniz yok.
0
aslindasorunumpsikolojik
(29.05.21)
kesin dönüş yapanlar tüm bağlantılarını koparıp dönüyorlar zaten. o yıllarda vatandaşlık aldığını düşünmüyorum şu an da alabilme ihtimali yoktur. araştırın tabii yine de.
0
burya
(29.05.21)
Almanya'da bir avukata danışın, türk avukatlar da var bolca Almanya'da.

Ama Almanya göçmen politikası epey sıkı bir ülke. Ama çok iyi kayıt tutan da bir ülke. Yani kaydı kuydu bir yerlerde vardır eğer 35 yıl kaçak yaşamadıysa ülkede.

Ama tabii bu davayı kendisinin açmış olması gerekebilir vs. Siz yine de avukat bulup danışın.

Ama mesela bir akrabamız legal olarak yıllarca almanya'da çalıştı 2 çocuğu orda, biri burda doğdu. Burda doğanın bildiğim kadarıyla vatandaşlığı yok.
0
anten
(29.05.21)
ya her şey legal babaannem hala dedemin euro üzerinden emekli maaşını alıyor hatta hastalık masraflarını dahi almanya'dan aldılar.

mevzu nasıl ben pek anlamadım cidden. sormaya çalışıyorsun kimse birşey bilmiyor yada hımlıyor. yoksa 30 yıl tek fabrikada legal olarak çalışmış dedem yani.
0
🌸duyurukullanıcısı
(29.05.21)
(1)

full stack web development

rofwts
merhabalarfull stack web developer olmak için kitap olur udemy kursu olur kaynak arıyorum.tavsiye edebileceğiniz kaynakları paylaşırsanız sevinirim.teşekkürler
merhabalar

full stack web developer olmak için kitap olur udemy kursu olur kaynak arıyorum.tavsiye edebileceğiniz kaynakları paylaşırsanız sevinirim.teşekkürler
0
rofwts
(28.05.21)
linkedin learning, full stack web developer kursu var epey başarılı.
0
anten
(29.05.21)
(6)

Araba neden çalışmıyor olabilir?

grrrrrrrrrr
Merhabalar. Bugün annemin teyzemin arabasını kullanması gerekmiş. Anahtarı alıp arabaya binip çalıştırmak istediğinde araba çalışmamış. 5-10 dakika denemiş, çalıştırmayı başaramayınca teyzemi aramış. O gelip direksiyona oturmuş, kontağı çevirince araç çalışmış. Arabayı stop edip tekrar annem deneyin
Merhabalar. Bugün annemin teyzemin arabasını kullanması gerekmiş. Anahtarı alıp arabaya binip çalıştırmak istediğinde araba çalışmamış. 5-10 dakika denemiş, çalıştırmayı başaramayınca teyzemi aramış. O gelip direksiyona oturmuş, kontağı çevirince araç çalışmış. Arabayı stop edip tekrar annem deneyince yine çalışmamış. Araçta herhangi bir parmak izi vs tanıma gibi bir sistem yok Hyundai i10 sanırım 2016 model falan olabilir, gayet düz bir araba. Annem bu aracı neden çalıştıramamış olabilir? Not: Otomatik-düz vites bir çok araç kullanmış bir insandan bahsediyoruz, ki zaten teyzemle beraber denediklerinde de anneme çalışmıyormuş araç.
0
grrrrrrrrrr
(28.05.21)
Debriyaja basmamış olabilir. Birçok araç artık debriyaja basmadan çalışmıyor.

Otomatikse de frene basmamış olabilir.
0
himmet dayi
(28.05.21)
himmet dayı+1
Debriyaja basılması gerekiyor.
0
heritage
(28.05.21)
eğer iki farklı anahtarla deniyorlarsa birinin pili bitmiş ve immobilizer i aktif etmiyor olabilir. ya da aynı anahtarın pili bitmiş tesadüfen teyzenizde son bi gaz çalışmış olabilir.
0
sipsiyah
(28.05.21)
Frene basmamış olabilir, vites P veya boş dışında bir viteste olabilir. Bende de i10 var, vitesi D de unuttuğumda araba çalışmamıştı.

Anahtarın pili bitmiş olsa kapıyı açmayabilir ama arabayı çalıştırır. Bu da başıma geldi.
0
inheritance
(28.05.21)
En son motoru stop eden kisi kontagi kapattiktan sonra direksiyonu hafif te olsa cevirmis olabilir mi?
0
Kirmizibavul
(28.05.21)
Direksiyon kilidi sebebiyle olabilir.
Otomatik / yarı otomatik bir araçsa frene basması gerekebilir.
Vites P ya da N de olmalı birçok araçta araç çalışmaz yoksa.
0
anten
(29.05.21)
(8)

50k kredi çekip fon almak

mg3929
50bin kredi çekip IPJ fon almayı düşünüyorum. 2 yıl ödeyeceğim, tutar ödeyebileceğim seviyede. Tl bu kadar hızlı çakılırken bence gayet mantıklı, değil mi yoksa? Krediye ödeyeceğim tutar ile her ay aynı fona yatırım yapmayı düşünüyorum zaten kredi çekmesem de.
50bin kredi çekip IPJ fon almayı düşünüyorum. 2 yıl ödeyeceğim, tutar ödeyebileceğim seviyede. Tl bu kadar hızlı çakılırken bence gayet mantıklı, değil mi yoksa? Krediye ödeyeceğim tutar ile her ay aynı fona yatırım yapmayı düşünüyorum zaten kredi çekmesem de.
0
mg3929
(28.05.21)
50'ye 63 istiyorlar yani 1'e 1,26.

hayatınızda kaç kere bir koyup 1,26 aldınız? eğer çoksa mantıklı olabilir.
0
duyurukullanıcısı
(28.05.21)
Kişisel olarak ben bu fonun yüzde kaçının tesla hissesinden oluştuğunu merak eder ona göre karar verirdim:)
0
anten
(28.05.21)
Yaklaşık 2 aydır aynı fonda yatırımim var bir hayal kirikligi
0
spacevan
(28.05.21)
Elektrikli araçlar 2 yıla daha yaygın olacaktır o kesin, Tesla hisseleri de artabilir, fonun yatırım yaptığı diğer şirketler de büyüyebilir ancak kredi ile yatırım yapmazdım ben olsam.

Her ay almaya devam edin, fonların sağı solu belli olmuyor hocam.
0
chicha_v2
(28.05.21)
2 yılda 50 bin tl 63 bin tl olur. üstü sana kalır. fakat fon konusunda emin değilim. fonlar iyi güzel ama yönetim ücretleri yüksek diğer bir husus ise türkiyede fonlar endeksi yenmeyi amaçlamıyor endekse eşit gidiyorlar. yani teknik analize göre belirli yerlerden alım satım yapmıyorlar hisseleri belirleyip sınırsız süre boyunca onları alıyorlar. eğer ben tamamen uzun vadeciyim benim için teknik göstergelerin bir önemi yok diyorsan alabilirsin. alıyorsan da sadece 1 fon alma son 4-5 yılda iyi performans göstermiş 4-5 fonu eşit düzeyde alarak karma yap.
0
tabii lan manyak mısın
(28.05.21)
Isportfoy yabanci emtia fonu baya kazandirdi bana gecenlerde
0
goklerdengelenkarar
(28.05.21)
Kredi çekme, her ay alım yap
0
photo85
(28.05.21)
Kredi çekip iş yapmak için anapara + faiz + kar getirecek bir şey olması lazım.
Kredi çekip risk almak mantıklı gelmedi. Onun yerine her ay alım +1 diyorum.
0
neymis
(29.05.21)
(8)

mısıra tatile gidilir mi?

hobarey
tabi gidilir de. bu yaz gidilir mi? yakın zamanlar giden gelen var mıdır?
tabi gidilir de. bu yaz gidilir mi? yakın zamanlar giden gelen var mıdır?
0
hobarey
(28.05.21)
uçak bileti ve ote fiyatları çok çok uygun.
0
🌸hobarey
(28.05.21)
ben gitmem, covid salgınında mısır gibi bir ülkeye tatil gibi bir sebeple gitmem.
0
reanarchy
(28.05.21)
bir iş arkadaşım mısırlı, aldığım bilgilere göre mısır covid'den en çok problem yaşayan ülkelerden biri. + olarak türk olarak vize alması da gerçekten dert, ben 2 sene önce gittiğimde konsoloslukta bir ton uğraştırdılar. ben bu yaza mısır'da bir şeylerin düzeleceğini hiç sanmıyorum, kesinlikle gidilmez.

ama covid geçtikten sonra sharm el sheikh ve hurghada kesinlikle gidilip yüzülmesi dalınması gereken yerler.
0
roket adam
(28.05.21)
Paranız varsa hiç durmayın. Ama bu lanet olası kovit için önlemlerinizi alın.
0
kemalkukreyen
(28.05.21)
Şu ortamda sıkıntı, Allah korusun gittiniz ve daha havaalanında pozitif çıktınız. Tedaviniz vs o ülkede yapılacak...

Bence en az 1 hatta belki 2 sene erteleyin böyle bir planı.
0
anten
(28.05.21)
Gecenlerde drew binsky’nin misir gezisine denk geldim. Kimsenin maske takmadigini, cenesinde sus gibi gezdirdiklerini, sok oldugunu filan anlatmisti. Resmi covid rakamlari da saniyorum epey sikintili. Ben olsam da gitmezdim.
0
gibicibicis
(28.05.21)
ben son 1 senede 3 kere gittim. bence turizm için ideal zaman şu aralar. çünkü normalden daha boş. pek turist yok (dahab'da sadece turist var gerçi). kahire downtown'daki kaosun içinde sabah akşam fink atmayacaksanız pandemi açısından da endişe etmeyin derim. kahire, dahab, şarm el-şeyh, luxor, aswan ve hurgada'da vakit geçirdim, buralar için söylüyorum, gidin.
0
aweamadeus
(28.05.21)
Daha vize almadım ama Kasım'da sarm el seyh'e gidicem. Misir'in kalanı nasıldır bilmiyorum ama sarm el seyh'e virüs açısından sıkıntı olacağını düşünmüyorum.
0
sckxyss
(29.05.21)
(9)

asfalt çılgınlığı

roket adam
dünyanın gelişmiş medeni bir çok metropolünü gezdim. bizdeki kadar gördüğü her boşluğa asfalt döken bir şehir planı gerçekten görmedim desem yeridir. özellikle bir çok şehirde yerleşim yerlerindeki trafiği yavaşlatmak için arnavut kaldırımları kullanılıyor, biz bunları kaldırıp dümdüz asfalt döşüyor
dünyanın gelişmiş medeni bir çok metropolünü gezdim. bizdeki kadar gördüğü her boşluğa asfalt döken bir şehir planı gerçekten görmedim desem yeridir. özellikle bir çok şehirde yerleşim yerlerindeki trafiği yavaşlatmak için arnavut kaldırımları kullanılıyor, biz bunları kaldırıp dümdüz asfalt döşüyoruz, sonra insanlar hız yapıyor diye paso kasis koyuyoruz, saçma sapan bir şey oluyor.

bizdeki bu asfalt çılgınlığının bilimsel mantıklı bir sebebi var mı?
arnavut kaldırımından neden nefret ediyoruz?
şehir içi hız kontrolünün arnavut kaldırımlı sokaklarla kontrolü daha doğru değil mi?
0
roket adam
(28.05.21)
Hem de daha güzel diye ekleyeyim.
Bu arada aklıma geldi bir etken de orada yaşayan kişilerin yol sesinden şikayeti olabilir. Gerçekten gürültü yapıyor Arnavut kaldırımı. Yani biraz islekse.
0
kisa
(28.05.21)
Ayni sey benim de dikkatimi cekti. Koskoca hastane ve okul bahcesini asfaltla kapatmislar. Tamam yay trafigi yogun yerler ama iki agaclik yer birak en azindan. İki toprak cimen yuzey kalsin. Ama yok o asfalt dokulecek, her yer piril piril olacak. Cunku asfalt temizliktir!
0
exlibris
(28.05.21)
Kilit taşlı yolda kilit taşla yapılmış kasis gördüm. Hız kontrolğyle alakası yok bence. Bakım istemediği içindir belki
0
sutlu nescafe
(28.05.21)
Asfalt çılgınlığı hakkında bilgim yok ama arnavut kaldırımının bir dezavantajı gördüğüm kadarıyla doğru düzgün yapılmadığı. Su birikmesin diye her iki tarafa doğru eğim veriliyor ya, sokağı dik kesen bir sokak olduğunda kesişme yerinde hendek oluşuyor. Yere yakın arabalar gorç diye sürtüyor. Kaldırımda yürürken bile ayağın takılıp pekmezi yere akıtma ihtimali var.

Ne kadar estetik ve nostaljik bulsam da bana kullanışlı gelmiyor. Turistik yerlerde özellikle yapılan bir şey. Ben şimdi Bergama'dayim, yollar böyle. Çok araba var, sağlı sollu park yapılıyor ve iş-alışveriş için oradan oraya koştururken +1 zulüm point ekliyor o yol.
0
beetlejuice
(28.05.21)
asfalt dokmek daha kolay ve sanirim daha ucuz. yama yapmasi da kolay. normal sartlarda arnavut kaldirim daha dayanikli olur. yekpare olmadigi icin zamanla toprak coktugunde vs kirilmalar olmaz. ama bizdeki gibi altyapi duzgun olmazsa o yollar surekli kazilip kapatilacak. bir duzen olmadigi icin de once elektrik icin, sonra su icin, sonra kanalizasyon icin sonra telefon icin kazilacak. o yuzden asfalt yapmak daha mantikli.
0
crucio
(28.05.21)
Asfalt oldukça ucuz diğer alternatiflere göre.
0
burfak
(28.05.21)
Asfalt pratik, bir de altyapı için arnavut kaldırımı vb alternatiflere göre daha kullanışlı.

O taşlar sökülecek, yağmurda yerinden çıkacak vs. Bir de gürültü kirliliği cabası. Korkunç bir ses.
0
anten
(28.05.21)
asfalt dokmek her sey dahil 1 saat suruyor, sikinti olursa da kesip yerine yenisini dokmek 1 saat.

Tas bir belediye icin beladan baska bisey degil.
Ha ben de tas olsun isterim guzel gozukuyor ama yapmasi bakimi falan cok zor.
0
divit
(28.05.21)
hız kontrolü ile bağlantısını göremedim. avrupa'da da (her şehri gezmedim tabii ki gördüğüm kadarıyla) turistik yerlerde var sadece yerleşim alanlarında yok. sydney'de 1,5 yıl yaşadım parklar dışında hiç arnavut kaldırımı falan görmedim. demek ki sydney belediyesi de medeniyetten nasibini almamış.

ayrıca türkiye'de de turistik bölgelerde hep arnavut kaldırımı ki. bu eleştiriyi anlamadım yani bağcıların bilmemne sokağına arnavut kaldırımı döşeyecek değiller herhalde?
0
bohr atom modeli
(28.05.21)
(7)

130 bin tl'ye kadar bekar adam arabası

roket adam
bir arkadaşım için araba bakıyoruz da, buraya da bir sorayım dedim.sınır 130 bin tlmümkünse otomatik, ama çok eski olacaksa manuel de olurarkadaşım tek, bagajının kendisinin vs büyük olması vs önemli değilmümkün olduğu kadar yeni ve max 60-80 bin kmde bir araç olması lazımağır kazası, hasar kaydı vs
bir arkadaşım için araba bakıyoruz da, buraya da bir sorayım dedim.

sınır 130 bin tl
mümkünse otomatik, ama çok eski olacaksa manuel de olur
arkadaşım tek, bagajının kendisinin vs büyük olması vs önemli değil
mümkün olduğu kadar yeni ve max 60-80 bin kmde bir araç olması lazım
ağır kazası, hasar kaydı vs olmasın
mümkünse çabuk satılabilsin (arkadaş yurtdışına gitmeyi düşünüyor 1-2 sene içinde)

aklınıza neler geliyor yıl / araç / paket olarak?
0
roket adam
(28.05.21)
2012-2013 model suzuki swift
0
temasettin
(28.05.21)
Suzuki swift+1
Ek olarak yaris
0
logisticsmanager
(28.05.21)
Çabuk satılabilir bir araç için toyota, honda, hyundai, renault, fiat, volkswagen ekseninde dolaşmak lazım.

Bu fiyata yaris, belki auris,
honda jazz, renault clio,
volkswagen polo (zor ama bir ihtimal)
skoda fabia bakılabilir.

Suzuki swift'i ben de pek beğeniyorum ama satışı zor olabilir.
0
anten
(28.05.21)
www.sahibinden.com var bende almak istersen118K da.
0
dallaque
(28.05.21)
abi otomatik şart mı egea alsın geçsin sıfır gibi binsin ne güzel. satılması da 15 dakika falan sürüyor.
0
tabii lan manyak mısın
(28.05.21)
Selamlar, aynı kaygılarla aldığım aracımı yurtdışına taşındığım için satıyorum. Aradığınızda ismimi verirseniz indirim yapılacaktır www.arabam.com
0
mesutcang
(29.05.21)
Nissan Micra aldı.
0
🌸roket adam
(05.06.21)
(12)

Rastgele zoom görüşmesine dalmak?

Anthony McCarten
Kısa öykü yazıyorum. Karakterim pandemide can sıkıntısından, kendine eğlence yaratmak için tanımadığı kişilerin zoom görüşmelerine dahil oluyor.Ancak zoom ve benzeri uygulamaları bilmediğim için teknik olarak inandırıcı mı emin değilim.Telsizle rastgele frekans arayarak birileriyle irtibat kurmaya ç
Kısa öykü yazıyorum. Karakterim pandemide can sıkıntısından, kendine eğlence yaratmak için tanımadığı kişilerin zoom görüşmelerine dahil oluyor.

Ancak zoom ve benzeri uygulamaları bilmediğim için teknik olarak inandırıcı mı emin değilim.
Telsizle rastgele frekans arayarak birileriyle irtibat kurmaya çalışmak gibi düşünün.

Mesela zoom bağlantı linkini kafadan atarak görüşmelere rastgele girmek mümkün müdür?
0
Anthony McCarten
(28.05.21)
Şifre de gerekiyor. Yani pek mümkün değil
0
kisa
(28.05.21)
Yani zor biraz. Ama birçok seminer, panel, meditasyon, study with me gibi şeyler düzenleniyor zoom üzerinden. Twitter'a vs zoom diye aratırsanız birçok link çıkar. Tabi hikayenizde birebir sohbet ortamı arıyorsanız bu pek işinizi görmez. Bir de bekleme odası ayarı var, açık tutarsanız gelen kişiyi alamama seçeneğiniz var Zoom'da.
0
black holes in the sky
(28.05.21)
sorunun cevabını bilmiyorum ancak bir öykü yazıyorsanız buna takılmayın. gerçekliğin bir önemi yok.
0
kljgslsdkjsd
(28.05.21)
connected me diyebilirsin.
0
buenosdias
(28.05.21)
biri zoom linkini yanlışlıkla kahramanınızla da paylaşmış olsun. linkle rastgele toplantıya girmiş de olursunuz, şifreye gerek yok.
0
levybroo
(28.05.21)
Mümkün,
Şifre gerekmiyor bu arada
Piyasada , watsap gruplarında,telegram gruplarında ve hatta yapılan etkinliklerin afişlerin üstünde bile zoom linkleri oluyor. Olabilitesi olan bir olay yani devam.
0
paramolacak
(28.05.21)
@paramolacak, ne zaman zoom toplantısı oluştursam rastgele bir şifre ile oluşturuyor ve linke gömüyor. Şifre link içerisinde yani. Linkteki bir karakteri değiştirirseniz başka odaya ulassaniz bile şifre farklı olacağından giremeyeceksiniz.
Özellikle şifresiz açılmış bir toplantı olacak, linki değiştirip yine şifresiz bir odaya denk geleceksiniz.
Pek olası değil.
0
kisa
(28.05.21)
pandeminin başlarında mümkündü zoom daha yeni yeni meşhur oluyordu, bir açık vardı ve istediğiniz zoom konferansına girebiliyordunuz, açığı paylaşan adam amerikan başkanının konferansına girdiğini bile kanıtlamıştı, sonradan düzelttiler.
0
nahtoderfahrung
(28.05.21)
@kisa zaten ondan bahsediyorum bende, millet şifre dalan koymuyor ağırlıkla meetings'den oluşturuyor sadece linki atıyor çok denk gelir
0
paramolacak
(28.05.21)
Geçen senenin ortalarına kadar bu mümkündü, şu anda otomatik olarak şifre atıyor. O yüzden hikayede böyle bir şeyi kullanman problem olmaz.
0
roket adam
(28.05.21)
Çok kafaya takıyorsanız alternatif:

Zoom'da değil ama arkadaşımla telefondan ortak bir şeyler izlerken odayı kilitlemeyi unuttuğum için biri gelip ortalığı karıştırmıştı. Bizim filmi durdurup başka videolara geçme gibi.
Uygulamanın adı Rave, burada sesli konuşma ve yazışma var ama.


Ayrıca ben de öyküde gerçekliğin çok önemli olmadığını düşünüyorum.
0
mutekebbir
(28.05.21)
adamı asosyal bir hacker yap olsun bitsin:)
0
anten
(28.05.21)
(3)

Fiat linea düz kullanıcı

Weeze3r
Selamlar, şu an skoda roomster 1.4 benzin/lpg aracım var. 270.xxx km de ileride oluşabilecek masrafları da düşünerek kmsi düşük bir araç düşünüyorum.Kendi aracımdan memnunum ama km olayı düşündürmeye başladı.Linea 1.3 dizel veya 1.4 benzin/lpg düşük km 110.xxx tl civarlarına temiz hatası, bulunuyor.
Selamlar, şu an skoda roomster 1.4 benzin/lpg aracım var. 270.xxx km de ileride oluşabilecek masrafları da düşünerek kmsi düşük bir araç düşünüyorum.
Kendi aracımdan memnunum ama km olayı düşündürmeye başladı.
Linea 1.3 dizel veya 1.4 benzin/lpg düşük km 110.xxx tl civarlarına temiz hatası, bulunuyor.
Beklentim şu şekilde, bakımlarını düzenli yaptıran biriyim, başım ağrımasın bagaj geniş olsun, aşırı konfor beklentim bu segmentte malesef yok.
Lineya geçiş iyi bir tercih olur mu?
0
Weeze3r
(27.05.21)
Linea 1.4 çok performanslı değil. Uzun yol veya dik yokuşta sıkıcı gelebilir (75 beygir). Ama diğer beklentilerini karşılar.
0
infernalcadre
(27.05.21)
Linea benzinli alma derim. 1.3 dizel süper.
0
entropik
(27.05.21)
Yani herkesin kişisel tercihidir ama yazmadan duramayacağım:)

Roomster ne de olsa skoda. Volkswagen grubunudan bir araç ve bildiğim kadarıyla konforlu bir araç.
Fiat linea ise tamamen bir yerden bir yere götürsün diye yapılmış,
epey konforsuz bir araç.

Konfor beklentim yok demişsiniz ama,Roomster sonrası liena tadınızı kaçırabilir. Bir de açıkcası linea gibi bir araç için 110bin fazla geldi bana. Tamam volkswagen grubu araçlar bulmak zor bu fiyata yeniden

Şu anlamda fazla, o fiyata daha konforlu hyundai, toyota, honda, ford gibi markaların araçlarına bakabilirsiniz. Ne bileyim i30, i20 falan bulmak mümkün. Focus olabilir.

Zorlasanız belki corolla falan bile bulursunuz. ya da 115-120lere çıkabilirseniz.

Aynı fiyata ya da %10 üstüne biraz daha iyi alternatifler varken onları da değerlendirirdim ben.
0
anten
(27.05.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.