Giriş
(4)

Evde spor odası

parcaliham
selamlar,evin bir boş odasını spor için kullanmayı düşünüyorum. walkingpad almayı düşündüm ancak emin olamadım. house of cards'ta kürek çekme aleti vardı, onu düşündüm, emin olamadım. siz değerli gym geçmişi olan dostlardan öneriler almak istedim. bütçe sınırı yoktur.
selamlar,

evin bir boş odasını spor için kullanmayı düşünüyorum. walkingpad almayı düşündüm ancak emin olamadım. house of cards'ta kürek çekme aleti vardı, onu düşündüm, emin olamadım. siz değerli gym geçmişi olan dostlardan öneriler almak istedim. bütçe sınırı yoktur.
0
parcaliham
(09.12.21)
Madem bütçe sınırın yok ,gerekli tutma aparatlarını ve sehpa aldıktan sonra yürüyüş vs.hariç bu alet ile salonda yapamayacağın hiç bir hareket olmaz çokta yer kaplamaz illa yürüyüşte yapmak istiyorum dersen alırsın bir uzay yürüyüş aleti mis.

minik bir dipnot vereyim etrafım da bu tarz olaya kim girdiyse maksimum 40 gün sonra yüzüne bakmıyor bu bilgiyi de al artık ne yaparsan yap :) sevgiler

www.hepsiburada.com
0
soulmate
(09.12.21)
Kaliteli eliptik bisiklet dışında kardiyo ekipmanı alma. En saglikli ve en iyi yag yakimi eliptik bisikletle mümkün.

Odan zeminine kalin mat tarzı orta yumuşak kaplama malzeme var hem ses hemde yer haraketlerinde işe yarar.

Erkek ise açılı bench press sehpası ile bench istasyonu ( barfiksli ve squat için ayarlılardan ) alırsan mükemmel olur.

Tabi bütçe sıkıntısı yok oldugundan düzgün bir gym istasyonu makine ile çalısırsın.

Ufak tefek ısınma dambılı ile halter plakaları.

Madem uçtuķ. Odan geniş ise sauna tek geçerim yorucu antremandan sonra gir saunaya at terini pasını al soguk duşu zımba gibi olursun.
0
zanutsas
(09.12.21)
tüm vücut çalıştıracak bir istasyon al.
Sadece kürek vs. bir işe yaramaz.
0
anten
(09.12.21)
marla is in my head
(09.12.21)
(3)

Uzaktan çalışarak ve ek gelir için en uygun yazılımcılık dalı nedir?

sormayageldim
Aslen istatistik mezunuyum veri bilimiyle ilgileniyorum fakat bu sektör dipsiz kuyu gibi. işveren ne istediğini bilmiyor, iş almak isteyen de ne bildiğini bilmiyor. cins cins zibilyon tane unvan var. remote ve ufak işler de gözüme çarpmıyor. hep büyük proje ve ekip işi gibi görünüyor.şöyle bi uzakta
Aslen istatistik mezunuyum veri bilimiyle ilgileniyorum fakat bu sektör dipsiz kuyu gibi. işveren ne istediğini bilmiyor, iş almak isteyen de ne bildiğini bilmiyor. cins cins zibilyon tane unvan var. remote ve ufak işler de gözüme çarpmıyor. hep büyük proje ve ekip işi gibi görünüyor.

şöyle bi uzaktan bakınca bu sektörde para kazananlar sadece kurs, eğitim satan tayfa. neyse.

ilerleme kaydedemiyorum. tamamen farklı sektör de olabilir android programlama gibi.

hali hazırda yazılım ile alakasız fakat bilişim sektöründe tam zamanlı işim var. bolca da zamanım var. önerilerinizi bekliyorum.
0
sormayageldim
(06.12.21)
Bu biraz şans ve projeye denk gelmekle alakalı. Bir de çevre.

Genelde web işleri, özellikle front end ufak seviyeli iş imkanları için bol fırsat sunuyor. Ama kazanç da ona göre düşük.

Sektörde tanıdığınız firmalar varsa, özellikle küçük ölçekli firmalar ya da start-uplar, onların her daim destek elemana ihtiyacı olur. Küçük işler için destek verebileceğinizi söyleyin.
0
anten
(06.12.21)
bunun icin upwork'u kurcalayabilirsin. dunya genelinde cok sayida is oraya dusuyor. bizim turklerin bir komunitesi de var hatta oraya da bakip kendine bir yol haritasi cikarabilirsin. bildigim kadariyla icerideki seviyeyi koruyabilmek adina ucretli bir hizmetleri var.

www.birlikteihracat.com
0
duyulmasi gerektigi kadar
(06.12.21)
native client app, frontend, tasarım, template bunlar freelance işler için daha uygun.

backend, veritabanı, data science, dwh bunlar genelde komple bir şirkete outsource edilir bireysel çok zor.
0
nuisance
(06.12.21)
(8)

ağaçlar kesilmesin diye kağıt tasarrufu yapmak

heathen
İşte e-fatura mesela bu sebepten çıktı ağaçlar yok olmasın falan. E zaten kesilmiş ağaçtan o kağıdı yapmışsın zalım. Ben atmden avuç içi kadar bilgilendirme makbuzunu almasam da faturam için e-fatura istesem de o ağaç zaten kesilmiş. Bir yerlerde de halen ağaçlar kesiliyor kağıt yapılıyor. Bu söylem
İşte e-fatura mesela bu sebepten çıktı ağaçlar yok olmasın falan. E zaten kesilmiş ağaçtan o kağıdı yapmışsın zalım. Ben atmden avuç içi kadar bilgilendirme makbuzunu almasam da faturam için e-fatura istesem de o ağaç zaten kesilmiş. Bir yerlerde de halen ağaçlar kesiliyor kağıt yapılıyor. Bu söylemdeki amaç ne?
0
heathen
(05.12.21)
Kendi masraflarını kısmak. Posta kağıt vs. Ağaç umurlarinda değil
0
kisa
(05.12.21)
bu isler oyle bi dakkada olacak isler degil. soyle dusunun, kimse almasa bir sure sonra kagidin oyle bir kullanim alani hic olmayacak. evet agaclar yine kagit icin kesilecek ama boyle gereksiz bir kullanim alani icin degil en azindan.
0
yoggi
(06.12.21)
yoggi nin dediği gibi bir iki yıl ile ağaçlara direkt fayda edecek bir olay değil bu. Belgeler için her zaman kağıt kullanmamak belli bir oranda tasarruf sağlıyor. Böylece kağıda ihtiyaç azalıyor. Bu döngü sürdürülebilirse eğer arz-talep dolayısıyla belge kağıtları için gerekli olan kullanım oranı azalıyor. Uzun vadede de kağıt atığının ortadan kalkması ve hammadde olan ağaçların kesilmesini önlemek beklenen sonuçlar.
0
jjimyl
(06.12.21)
yuvarlak hesapla 80.000.000 milyon kagit fatura göndermek icin 80.000 agac kesmek lazim ise bunun 70.000.000 u e-fatura kullandıgından kalan 10.000.000 kisiye fatura göndermek icin 10.000 agac kesmek gerekir.

buradan sonra baska bir sorun bas gösterir. o da bu 70.000.000 e-faturanın tutulması icin harcanacak bilgi islem kaynakları. bu cihazların sogutması. bunun sera gazına etkisi ve bunun nasil azaltılacabileceği. bunu icin yenilebilir enerji gibi bir noktaya dogru gidip. farklı green-IT cozumlerıne bakılır, vs.

özetle: talebin azalmasının arzın üstüne dogru etkisi vardır.
0
helenart
(06.12.21)
cunku kaynaklar talebe gore belirleniyor?

mesela herkes bilgilendirme makbuzu aliyor olsa, banka hesaplar "hmm ayda 100bin top makbuz gidiyor, ona gore siparis verelim", siparis verdikleri sirket "hmm ayda 20 milyon top siparis aliyoruz, ona gore siparis verelim", onlarin tedarikcileri "hmm ayda 100 milyon birim kagit urunu siparisi aliyoruz, ona gore kagit icin hammadde alalim", hammaddeyi ureten "hmm x hammadde siparisi aliyoruz, ona gore agac keselim" -> sonunda oraya variyor.

------
insanlar genel olarak kullanimi azaltma egiliminde olduklari zaman dogal olarak daha az kullanim zincirin ilk halkasina yansiyor once, onlar daha az siparis vermeye basliyorlar, bu daha az siparis dalgasi zincir boyunca gidiyor ve sonunda daha az agac kesilmesine sebep oluyor.

yani insanlarin sabit olarak kestigi bir agac miktari yok, her sey ne kadar kullanildigina bakilarak uretiliyor, "kullanilmasa da cebimden ureteyim kenarda dursun" gibi bir sey uzun vadede yok. az kullanilirsa az uretilir, az kaynak kullanilir.

yani bugun almadigin makbuzun kesilmis agaca faydasi yok, evet. ama talebi azaltacak bir hareketin parcasiysan, yarin kesilecek agaca bir faydasi var.
0
robokot
(06.12.21)
asıl sebebi maliyet. Kağıt ucuz bir şey değil:) Baskı maliyetleri yüksek.

Ha ayrıca şöyle bir gerçek de var, dijitalleşme çevreye o kadar da faydalı olmayabilir.

Dijital dökümantasyon, onların saklanması için gereken server yükü, data transferleri vs. ciddi karbon salınımına neden oluyor. Hatta ingiltere bir dernek şu araştırmayı yayınlamıştı: Bir ofis çalışanının yıl içinde attığı lüzumsuz "thank you" mailleri, 1 londra-lisbon uçuşu kadar karbon salınımına neden oluyor diye.

O yüzden kağıt kullanmıyoruz dijitalleşiyoruz demek ne kadar çevreci tartışmalı.
0
anten
(06.12.21)
Kağıt tasarrufu ağaç sevgisinden değil bence, kağıt ve baskı gerçekten maliyetli, bunu üstüne bir de posta masrafı ekleniyor bir çok yerde.

Araştırmadım ama bence kağıt için kesilen ağaç miktarı, endüstri için kesilen ağaç miktarı yanında devede kulak gibidir.

Hala hazırda yakmak için bile ağaç kesiliyor ülkede, köylülerin ormandan 2 ya da 3 ton kesilmiş ağaç alma hakkı vardı ucuza, yakın zamana kadar, hala güncel mi bu emin değilim ama günceldir.

Evde ofiste şöyle bir bakın etrafa, içinde orman ürünü olmayan çok az eşya vardır.
0
John Bloor
(06.12.21)
E-fatura bu yuzden cikmadi.

2 amaci vardi.

1) danismanlik sirketleri milyon dolar para kazansin
2) tum faturalar devletin kasasinda dursun.

ikisini de karsiladi.
0
divit
(06.12.21)
(20)

duze cikacagimiza inanmak

in vino veritas
ya cok da uzun zaman surmeyecek ve ulkede isler yoluna girecek gibi geliyor bana. tabii bunu dusundurecek hicbir sey yok bildiginiz gibi, ulkede su an hicbir sey iyiye gitmiyor gibi gorunuyor ama nedense o iyimser inanc da gitmiyor icimden. bi noktada isler duzelmeye baslayacak cunku dibin dibi arti
ya cok da uzun zaman surmeyecek ve ulkede isler yoluna girecek gibi geliyor bana. tabii bunu dusundurecek hicbir sey yok bildiginiz gibi, ulkede su an hicbir sey iyiye gitmiyor gibi gorunuyor ama nedense o iyimser inanc da gitmiyor icimden. bi noktada isler duzelmeye baslayacak cunku dibin dibi artik buralar olmali sanki?

sizde durumlar nasil? ne dusunuyor/hissediyorsunuz?

bonus soru: oldu da gercekten refah seviyesi yukselmeye baslayan bir ulkeye donustuk, su an yapamadiginiz neyi yapmayi istersiniz?
0
in vino veritas
(05.12.21)
dibin dibine coook uzagiz. dunyadaki bazi ulkeleri hayal et. turkiye tarihinde dibin dibine yakiniz evet, ama genel resimde olabilecek diplere kiyasla dipte degiliz henuz.
0
robokot
(05.12.21)
youtu.be

bu bölüm iyiydi konuyla ilgili, girişteki geyik kısmını geçip 2.50 den başlayabilirsin
0
freebird5406_2
(05.12.21)
Ben kısa vadede karamsar, uzun vadede iyimser bi insanım.

Mesela yarın, haftaya ya da önümüzdeki ay herhangi bir şeyin düzeleceğini düşünmüyorum, ve hiçbir zaman "önümüzdeki ay daha iyi olacak" demeyecek olmama rağmen, 2-3 yıl sonrası için umutluyum :)

Mantık yürütürsem de ölürse biraz toparlarız, yoksa önümüz kavga dövüş gibi görünüyor diyorum.

Valla ortam düzelirse ev alıcam. Ara sıra bakıyorum, market saçma sapan bir noktada. Babamın X dolara aldığı evi şu an 3X dolara alamıyorum, akıl mantık alır gibi değil.
0
plutongezegendegilmi
(05.12.21)
94 ve 2001 krizlerini, eski özal-ecevit-çiller vs kötü yönetimleri hatırlamayanlar için eyvah bittik korkusu normal. türkiyenin ilk defa içinden geçtiği-yaşadığı bir durum değil bu. o günlerden bu günlere gelindiğine göre. şu noktadan da ileriye gidilir.

bizim toparlanmamız zateni suniydi. bilimde, teknolojide imalatta, eğitimde dev adımlar atmadık. dünyadaki parasal rahatlamanın bir de cepten yemenin tadını çıkardık diyelim.

sistemler kendi dengelerini bulur. dolar yükselir ithalat mecburen düşer ihracat bir miktar artar. zengin gene zengin olmaya devam eder. orta halli kesim her sene telefon değiştiremez, yeni çıkan playstationu alamaz ama hayatta kalır. ülkenin %30 belki 40'ını oluşturan dar gelirli kesim zaten yaşamıyordu onlara da nefes alacakları bir asgari ücret biçilir. eski kaldıkları yerden dost yoğurt ve yurt konserve ile hayatlarına devam ederler.
0
orpheus
(05.12.21)
@robokot, evet ama kendi sartlari icinde degerlendirmek lazim diye dusunuyorum ulkeleri ve milletleri. turkiye'nin (osmanli zamanini da hesaba katarsak) turk tarihi icinde her bakimdan bu kadar fakirlestirilmis ve sayginligini yitirmis oldugu donem herhalde kurtulus savasi zamaniydi ve o cirpinis ve mucadele yepyeni cagdas bir ulkeyi dogurdu kullerinden. afrikada bir kabilenin yillarca suregelmis fakirligi ve hayat standartlariyla kiyaslanamaz sanki bizim yasadigimiz durum. yoksa dunya uzerinde tabii ki cok kotu durumda ulkeler var ama sartlar farkli. ya da bana oyle geliyor ne bileyim. ben de size soruyorum iste :)
0
🌸in vino veritas
(05.12.21)
@orpheus, benim de sanirim o umutlu olma sebebim bilinc altimda duran 94 ve 2001 krizlerinin atlatildigi ve suni de olsa toparlanma yasadigimiz donemin varligi dusuncesi. ama aslinda dediginiz gibi suni bir toparlanmaydi o krizlerin sonrasi. dunyada da dolar boldu, kullanabilenler guney kore filan oldu, kullanamayan da iste muteahhit cenneti oldu beton denizine donustu. simdi piyasadan cekilen dolarlarin sancisini yasiyoruz malum. dolayisiyla o krizlerin sonrasinda olumlu, ise yarar adimlar atilmadigi icin suni iyilesme doneminin de gectigini dusunursek daha iyiye gidemeyecegizi mi dusunmek gerekiyor yoksa yine bir sekilde atlatiriz, hep atlattik dusuncesine mi siginmak gerekiyor? ya da bu iyimserlik mi oluyor onu kestiremiyorum.
0
🌸in vino veritas
(06.12.21)
Düzeleceğiz . sürekli zarar sorun dert üzerine hayat sürmez.
0
Erva
(06.12.21)
2005 - 2014 arası mb'de üst düzey çalışmış biri geçen gün "2013'te ki kişi başı gelire ulaşmamız yaklaşık 6 sene sürer. bugün seçim olsa işinin ehli bir kadro gelse 2028'e kadar anca toparlar" demişti. var oradan hesap et.

ben burada da uzun zamanlar en umutlulardandım ama artık benim de kalmadı umudum falan
0
avatar is back
(06.12.21)
2023’ten sonra uzun bir süre döviz yükselmeyecek, TL ve döviz bazında gelirimiz artacak. Borsa bir kaç sene sürecek ralli yapacak. O zamana kadar daha zor günler bizi bekliyor.
0
gabe h coud
(06.12.21)
@in vino veritas: kabilelerden bahsetmiyorum da, gorece ortadan / yuksekten / umut vadetmekten ne kadar dusulebileceginden bahsediyordum aslinda. Aklima gelen bazi ornek ulkeler: iran, lubnan, tunus, libya, arjantin, suriye, kore savasi sonrasi kuzey kore vs. beterin beteri var, dibin dusmesi her zaman mumkun.
0
robokot
(06.12.21)
@gabe h coud Bu hangi iktisadi teoriye ya da basitçe neye dayanıyor merak ettim?

Soruya cevaben zaman göreceli, uzun vadenin ve orta vadenin tanımı da değişen şeyler. Ben gerekli yapısal adımlar atılırsa uzun vadede olumluya dönebileceğini düşünenlerdenim.
0
dreamnesiac
(06.12.21)
Dün Habertürk kanalında 3:30 dakika uzunluğunda kaliteli bi ekonomi programı izledim ve ülkede işlerin daha kötüye gideceğini anladım. İzlerseniz siz de anlarsınız. Er ya da geç gerçeklerle yüzleşmek gerek. Bunlar güzel günlerimiz.
0
dakota
(06.12.21)
Türkiye bu insan topluluğuyla buradaki hiçbir kullanıcının ömrü boyunca düze çıkamaz. İçinde bulunduğumuz durum basit bir ekonomik kriz ya da denge şaşmasından çok daha öte, türk toplumunun ilerlemek adına yaşaması gereken bir "orta çağ". Ekonomik sıkıntılar bunun sadece mevcut yansıması.

Bu ülke dolar 2 lirayken de yaşanacak bir yer değildi. Bu insanlar tarımsal üretim yükselişteyken de ülkeye beşeri bir katkı sağlamıyordu.

Tabii biraz da bakış açısıyla alakalı, nereyi düzlük nereyi bataklık dışı kabul ediyoruz? Beklenti ne? Benim bahsettiğim düzlük "muasır medeniyetler seviyesi", ama yok biz yine kendi en düz halimizi arıyoruz dersen, buna çıkılabilir ama o da dönemsel olacaktır. Her 20-25 senede 1 kendini resetliyor bu ülke, böyle bir çıkışa güvenemiyorsun da.
0
Bruce
(06.12.21)
Peki bu iyimserligin ulke ve ekonomi hakkinda olduguna ve baska bir sey hakkinda olmadigina emin miyiz?
0
dunal
(06.12.21)
twitter.com
Su olaylar bı bitsin
0
abuzer
(06.12.21)
Almanya ile aramızda 10 sene varsa, bir pakistan ile aramızda 250 yıl fark var diyebilirim. En ölü halimiz bile gerçekten kötü değil, son dönemdeki bu öldük bittik muhabbetleri yurtdışına çıkmak gerçekten zorlaştığı için çok konuşuluyor, yoksa bir abd'deki gencin de yaşadığı çok büyük problemler var, y kuşağı babasından daha fakir olan tek kuşak, bütün dünya çok büyük krizlerden geçiyor, ama her şeyi 3-5 tane fonlu influencer'dan öğrenmeye çalıştığımız için bunları görmüyoruz.. Bu 10 yıllık fark maddi olarak belki kolay kapanmaz ama yönetim, idare, kültür vs olarak kapanabilir. Nufusumuz çok, yapacak da çok iş var. Ben de bir çok arkadaşla aynı şekilde düşünüyorum ve kötümser değilim, gerçekten memleketini seven birkaç iyi adama bakıyor bir noktada kalkınmamız.

Ama genel olarak toplumsal kalkınmadan ziyade bireysel kalkınmaya daha çok önem veriyorum ben, yani kendim ve çevremdekiler olarak biz kalkınırsak çemişligezek köyündeki amca beni pek ilgilendirmiyor. Bireysel / ailesel kalkınma durumuma bakılırsa da almanya standartlarından daha iyi durumda yaşıyoruz, o yüzden birkaç konu hariç (otomobil mesela) genel olarak kafaya takacak bir durum yok. Beni bu muasır medeniyet seviyesinde yaşatacak işi gücü bulduktan sonra gerisi beni çok ilgilendirmiyor.
0
roket adam
(06.12.21)
Ben 2015 seçimleri sonrası bu ülkeden bir şey olmaz diyip ayrılmaya karar vermiştim. O günden beri daha da dibe gidiyor ama dibi görmedi.

Ha bu ülke öyle iran/afganistan olmaz ama malesef çok garip tipleri yetistirdiler son 10-15 yılda. Yani o olmasa da bu ülke ne olur bilemiyorum.

Ha ama hayatta o istediğimiz seviyeye gelecegimizi düşünmüyorum. Çünkü olay tepede değil halkta. Halkın genelinin seviyesi beni darliyor. Ki halk böyle olmasa bu halde olmazdik.

Ekonomik olarak düzelir ama genel halk seviyesi olarak benim umudum yok. 21. Yuzyilda hala otobus beklerken sira olmayi, emniyet şeridi kullanmamayi, yere çöp atmamayi vs öğretmek ile uğraşıyoruz. Daha bunları öğrenecek toplumu daha modernlestirme var ve toplumun bunu istediginden de emin değilim zaten.
0
logisticsmanager
(06.12.21)
devlet, iktidar ve millet'i ayırman lazım türkiye konusu için.

şu an aslında krizde olan iktidar ve onun yönettiği kurumlar mesela merkez bankası. bu bizi etkiliyor mu? evet ama milleti ayrı bir keseye koyarsan o da kendince savunmasını geliştiriyor.

şu an insanların zaten %60'dan fazlası parasını tl'den çekmiş durumda. iktidar tl ile iş yaptığına göre milletin varlığının sadece %40'ını kullanıyor. o sebeple iktidar krizde.

yeni bir yönetim geldiğinde insanlar tekrar tl'ye dönerse işler değişebilir ama biz almanya olur muyuz? bence çok zor. 80 yıl belki ama çok çok zor.

çünkü almanya'nın 1940'larda yaşadığı şeyleri türkiye daha yeni yaşıyor. olgunlaşma dönemine girecekde oradan büyüyecek de para kazanıcak da vs.

uzun iş.
0
bebekbebesi
(06.12.21)
Aslında türkiye'deki temel sorun imparatorluk sendromu. Biz henüz 100 yıl önce bir imparatorlukken, şu an değiliz. Tabii ki bu büyüklük sendromu toplumsal bilinçaltında bir travma. AYnısı polonyalılar'da da var mesela.


O yüzden kendimizi hala Almanya, ABD ile falan kıyaslıyoruz. Esas mutsuzluğumuzun sebebi o. Yani aylık geliri 30000 tl olan bir ailenin, kendini sabancılarla kıyaslaması gibi bir durum var ortada.

AB ya da ABD bugünlere kolay gelmedi. NEsiller boyu süren bir çalışma, sermaye birikimi, bilgi birikiminin eseri Western Block. Bugün almanya'da 2 maaşla mercedes alabiliyorsa bir alman, bu en az 3-4 nesilin eseri. Çünkü AB'nin ve ABD'nin temelinde girişimcilik kültürü var. Üretim var.

Kısa bir tarihi özete bakalım. Mesela Henry Ford, ford'u 28000 dolara kurmuş 12 oartakla. Bugünün parasıyla 800000 dolar ediyor. Yani adam başı 60bine kurulmuş ortalama. Amerika'da bir mühendisin bir senede kazanabileceği bir miktar. Yani ahım şahım bir miktar değil.

Batıda:
1. kuşak cebindeki ufak birikimle üretim tesisi kuruyor. Girişimcilik yapıyor.
2. kuşak arabaları yurt dışına satıyor. Başka ülkenin sermayesini kendi ülkesine ekliyor.
3. Kuşakta, o gelen para kredilere, hibelere dönüşüyor. Yeni işletmeler açılıyor. Daha önce kurulan ve büyüyen şirketler eğitime yatırım yapıyor.
4. Kuşak daha eğitimli, daha paralı geliyor. 2 maaşla araba alıyor.


Türkiye'de.
1. Kuşak cebindeki sermayeyi toprağa, konuta bağladı. Bu dönemde türkiye'de sermaye sahipleri genelde toprak ağalarıydı.
2. Kuşak alman'ın, amerikalının ürettiği arabayı alabilmek için tarlasını, evini sattı. Yani aslında sermayesini dışarıya vermiş oldu.
3. Kuşak elinde satacak bir şeyi kalmayınca, almanın ürettiği arabayı alabilmek için, almanın verdiği krediyi kullandı. Yani aslında bir kuşak önce kendi verdiği sermayeyi, şimdi kredi olarak alıyor.
4. Kuşak borçlu doğdu. Ne sermayesi var, ne satabilecek bir şeyi. Krediyle kredi ödüyor. Üstelik akıllanmıyor. Dedesi gibi hala üretim yerine taşa toprağa yatırım yapıyor.

Bugün hangi vatandaşa 2 milyon verseniz alacağı ilk şey ev / arsa olur. Sonra da araba! İş kurmak, üretmek çoğunun aklına bile gelmez.

Hadi risk almak istemiyor. Ya da ekonomiye güvenmiyor iş kurmuyor ama bak almanya'da kazanan adam da kazandığıyla almanya'da ya da türkiye'de bir yatırım yapayım demiyor. Gidiyor yine ev arsa kovalıyor. Yani mevzu zihniyet aslında.

Abd'de bugün de cebinde 60bin doları olan biri iş kurmayı, yeni kurulan bir işe ortak olmayı düşünebilir. Türkiye'de ise daha azdır bu sayı. Gider hemen araba alır onla:D İlla kendi iş kurmasına da gerek yok, yatırım fonlarında değerlendir başkasına sermaye olsun sen de kazan ama o da yok.

Mevcut sistemde serbest teşebbüsten bu kadar korkan bir ekonominin zaten büyümesi mucize.

Biz bazı gerçekleri kabul etmek zorundayız. Türkiye ekonomisi güçsüz bir ülke değil. Birçok kişi de yazmış yukarda, en bitik halimiz bile birçok ülkeden iyi diye. Ama ekonomisi çok güçlü bir ülke de değil. Olabilir mi? Olabilir ama çok çalışılması gerek.

Bizim son yıllarda yaşadığımız refah ve büyüme sürdürülebilir değildi zaten. Bugünlerin geleceği çok belliydi. KRedilerle, bize ait olmayan paralarla büyüdük sandık ama şiştik sadece. Ülkede bir "sıcak para" bolluğu yaşandı. Ama o para kalıcı bir yatırıma dönüşmedi. Sadece tüketildi. Haliyle para yıllar içinde kendi kaynağına geri dönünce bizim hacmimiz yine küçüldü.

Biz g20 ülkeleri içinde gelişen ülkeler sınıfındayız. Ama kendimizi gelişmiş olanlarla kıyaslıyoruz. Oysa g20 içinde bizim muadillerimiz Arjantin, Rusya, Endonezya, Hindistan, Çin, Meksika, Brezilya vb. Bu ülkelerin sorunları birbirine benzer. Kimisinin ekonomisi güçlü, sanayisi güçlü, insani yaşam endeksi zayıf. Kiminin sanayisi orta, ekonomisi güçlü, insai yaşam endeksi sıfır. Kiminin her şeyi ortalama. Biz her şeyi ortalama olan bir ülke gibiyiz bunlarla kıyaslayınca.

Tabii eğer kendimize hedef olarak Almanya, ABD, İtalya, Birleşik Krallık falan koyuyor ve o yüzden kıyaslıyorsak, aramızda öyle 10 yıl falan yok. Bu 300-400 yıllık bir hikaye.
0
anten
(06.12.21)
bi geyik var ya "make turkey eh iste again" diye bence turkiye ancak eh iste olur orta vadede. ama uzun vadede sinifin kafasi calisip haylazlik yapan ogrencisi gibi, resmen varlik icinde yokluk cekiyoruz. uzun vadede cok daha iyi hale gelebiliriz belki ama ben gorebilecegimi zannetmiyorum. turkiye bir cok konuda cok ustun ve cok potansiyelli bir ulke ama yillarca sacma sapan konulara enerjisini harcadi malesef. yani en basit ornegi ben cocukken 90'larin ilk yarisinda hatirliyorum surekli alevi-sunni konusu tartisilirdi saatlerce gunlerce aylarca. sonra baska seyler, ondan sonra yine baska seyler...

orta vadede ise boktan trendin sonunda oldugumuza adim gibi eminim, orta vadede tekrar eh iste durumuna gelecegiz hicbir suphem yok ve butun plan/programim bu yonde. tabi ki yanilabilirim.

bir de hala dipte degiliz diyen arkadaslara; icinde yasayinca insan anlamiyor, tarihi okuyunca yillarca suren seyleri sanki aksamdan sabaha olmus gibi dusunuyoruz ama icinde olunca o is oyle olmuyor malesef. biz de su anki boktan surecin icinde oldugumuz icin bize cok uzun geliyor ama tarihsel olarak olmasi gereken sureleri yasiyoruz; o yuzden olaylara cok daha genis cerceveden bakmak lazim diye dusunuyorum.
0
bay b
(06.12.21)
(1)

Bariyerli ispark otoparkları kapanıyor mu

vatanperver
Saat geç olduğunda ne oluyor? 7/24 açık mı bunlar? Yoksa görevli bariyeri kaldırıp evine mi gidiyor?
Saat geç olduğunda ne oluyor? 7/24 açık mı bunlar? Yoksa görevli bariyeri kaldırıp evine mi gidiyor?
0
vatanperver
(05.12.21)
Bazıları 24 saat açık bazılarının ise kapanış saati var. Girişlerindeki tabelada yazar genelde. Ama siz yine de görevliye sorun mutlaka:)
0
anten
(06.12.21)
(3)

Kodlama ile ilgili en temel Türkçe kaynak önerisi

ya ben lan neyse
varsa çok makbule geçer. teşekkürler.
varsa çok makbule geçer. teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(05.12.21)
btkakademi'de var bir seyler.
0
yoggi
(06.12.21)
www.patika.dev
Ayrıca size tavsiyem. İngilizce olmadan yazılım dünyasında ilerlemeniz çok zor
0
limonlu eksi
(06.12.21)
Turkcell geleceği yazanlar sayfasına bir bakabilirsiniz.

Udemy'de giriş seviyesi kurslara da bakabilirsiniz. Ama kursu iyi seçin. Demo derslere bakın.
0
anten
(06.12.21)
(2)

Aktrislerin ücretleri hk.

ir mania
Öpüşme ve sevişme sahnelerinde ayrıca ücret alıyorlar mı? Bence almıyorlardir ama belli de olmaz. Yani bir oyuncunun film ve dizi ücretleri nasıl belirlenir ne zaman odenir? Dizilerde bölüm başı heralde dizi tutarsa zam yapılıyor mu? Filmlerde de filmin başında belirleniyordur ama atıyorum zorlu geç
Öpüşme ve sevişme sahnelerinde ayrıca ücret alıyorlar mı? Bence almıyorlardir ama belli de olmaz. Yani bir oyuncunun film ve dizi ücretleri nasıl belirlenir ne zaman odenir? Dizilerde bölüm başı heralde dizi tutarsa zam yapılıyor mu? Filmlerde de filmin başında belirleniyordur ama atıyorum zorlu geçti çekimler ücret artirimi yapılıyor mu veya film çok tuttu diyelim pirim veriliyor mu?
0
ir mania
(05.12.21)
Hangi aktrisler?

Sadece intim sahnelerin zor olacağı algısı bi yanılgı, gergin bi duyguyu oynadığı bi sahne çok daha yıpratıcı olabilir.(daha “değerli” olabilir)
Genelde kaşe üzerinden belirlenir. Her yapımın, yapımcının ve oyuncunun/yüzün kaşesi aşağı yukarı bellidir baştan. Ona göre pazarlık olur. Filmin çok tutması veya batması film gişesi üzerinden bir sürpriz yaratmaz oyuncuya hukuki olarak. Çok ülke gezerse film, reklam olur işte oyuncunun kaşesi yükselir yani sonraki projelerine yansır.
Yurt dışında telif meselesi var, bizde daha gelmedi yakında gelecek. Her proje yeni yerlere satıldıkça yani bi kanalda,ülkede, festivalde gösterildikçe oyunculara ücret ödenecek, henüz bu sistem çalışmıyor bizde.
Dizi tutarsa zam yapılıyor, oyuncu parlarsa zam yapılıyor ama bunlar yine eşit şekilde dağılmıyor. Başrol bi şekilde (skandalla, yapımdaki oyunculuğuyla??, reklamlarda görünmesiyle vs) yapımcıya beklenenden çok daha fazla para kazandırırsa kendi de daha fazla kazanır. Esas kızın 3. Dereceden akrabası neden zam alsın?

Neyse özetle oyuncular totalde yani işlerin geneline ortalama açıdan baktığımızda çok az kazanıyor, yasal haklarını alamıyor. Sigortaları çoğunlukla yok yani yok derken zaten yok, kendi freelancer sgksı yapmak zorunda ama o primi de yapımcılar vermiyor kendi maaşlarından ödüyorlar. Ama çekilen bir bölümün ücretinin yaklaşık 6 ay sonra yattığını düşünürsek çok saçma sapan bir zorluğu var. Kazandıran bir isimse -bunun için oyuncu olmasına gerek elbette yok- işler başka tabii.
0
rewlack
(05.12.21)
Oyuncuların menajerleri eskisi gibi değil uyandılar mevzulara. O yüzden telifler vs eskisi gibi kolay atlanamıyor. Yine de yapımcı tek tek telifle uğraşmak yerine adama diyor ki al sana sezonluk 1 milyon daha da uğraştırma başka para yok sana. Ücretler ise tamamen oyuncuya, menajerine ve oyuncunun şöhretine bağlı.

Genelde oyuncular sezonun başından bir "bölüm ücreti" üzerine anlaşır. O fiyat sezon boyunca fikstir. Oynadığı her bölüm için o ücreti alır. Bazı oyuncular haftalık çalışma saati ya da çalışma günü sınırı koyar. Bu bahsettiklerim tabii esas oyuncular için geçerli. Yoksa yan karakterin çalışma saatini falan kimse takmaz.

Bizdeki fiyatlandırma bölüm başıdır genelde. Adam der ki bölüm başına X lira alacaksın. Sonra isterse her gün 10 saat çalıştırır, isterse 1 saat. Oysa bazı ülkelerde saat ücreti sistemi vardır. Adam sete girdiği andan itibaren saat ücreti çalışmaya başlar. Setten çıkana kadar orada durduğu her dakika için ödeme alır çünkü çalışıyor görünür. Bu özellikle küçük oyuncular için büyük avantajdır. Ama bizde bunun yerine bölüm başı sistemi kullanılır. Bu da biraz sömürüdür. Çünkü adama atıyorum bölüm başı X lira verirler, ondan sonra ne çalışma günü ne çalışma saati bellidir. Küçük oyuncuların çok söz hakkı olmadığı için de ses çıkaramzlar. Bi de bazı yapımcılar şunu da yapar, atıyorum adamın o hafta çekilen sahnesini yönetmen kullanmadı çıkardı diziden. Yapımcı ücreti ödemez ya da yarım öder vs. Oysa saat ücreti olsa, adamın bölümü yayınlanmazsa da adam çalıştığı kadar ücretini sıkıntı olmadan alır.

Bizde dizi film endüstrisi büyümesine rağmen bir türlü profesyonel bir seviyeye ulaşmadı. İşler hala eski usul hatır gönülle, "sözüm senettirle" yürütülmeye çalışılıyor. O yüzden ABD ya da Avrupa'daki gibi oyuncu / yönetmen / senarist sendikaları falan yok, olanlar da zayıf.

Set işçilerinin sendikaları bile daha güçlü hatta bence. Eskiden setlerin saat sınırı yoktu. Yönetmenin canının istediği saatte başlardı, yönetmenin istediği saatte biterdi. Hatta hiç ara verilmeden 2 gün devam eden setler oluyordu. Sabah 8'de gidiyorsun sete. Özellikle set işçileri, kamera asistanları vs için çok zor. Ağır işçilik çünkü sette çalışmak. 24 saat durmadan ışık taşı, ışık sök ışık kur, kamera taşı kamera kur, dekoru kur dekoru sök. Uykusuzluktan kazalar yaralanmalar olunca sınırlama geldi sendikadan.
0
anten
(06.12.21)
(8)

Koşuya başlama

kediperili
3 hafta oldu koşuyorum haftada 4 kez. Önceleri yürüyüş yapardım. Koşu geçmişi yok yaş 32 kadın kilo sorunu da yok . Ilk hafta gayet güzeldi 2. Hafta müthiş diz ağrıları başladı. 2 haftadır koşuyorum ama ağır tempolu dizim ve ağrılar musade etmiyor. Günlük işlerimde de ağrı bazen çok yoğun artıyor. Y
3 hafta oldu koşuyorum haftada 4 kez. Önceleri yürüyüş yapardım. Koşu geçmişi yok yaş 32 kadın kilo sorunu da yok . Ilk hafta gayet güzeldi 2. Hafta müthiş diz ağrıları başladı. 2 haftadır koşuyorum ama ağır tempolu dizim ve ağrılar musade etmiyor. Günlük işlerimde de ağrı bazen çok yoğun artıyor. Yürümek basamak çıkmak izdirap olmaya başladı. Benim çok bilmiş etrafım koş koştukça açılacak geçecek diyorlar. Geçecek mi ? Ne yapayım ben.? Koşmak istiyorum geçecek mi? Tavsiye ?
0
kediperili
(01.12.21)
koştukça açılacak olan kas ağrıları eğer diz ağrısı varsa başka problem vardır, koştuğun yer sert olabilir, ayakkabıların uygun olmayabilir, dizinde başka bir problem olabilir ben olsam zorlamazdım

koşu adımların da yanlış olabilir, youtubeda çok iyi koşu kanalları var, tekniği de anlatıyorlar
0
freebird5406_2
(01.12.21)
yürüyüş yapmadan koşmaya geçmeyin. uygun ayakkabı bulun. eğer hala ddeavm ettiyse zorlamayın sonra dönüşü hoş olmayabilir o ağrıların..
0
denizmaniaherif
(01.12.21)
eklem agrisinin/sakatliginin sakasi olmaz. kostukca acilir kadar da sacma bir sey daha once hayatimda duymadim. oncelikle duzgun bir ayakkabiniz olup olmadigindan emin olun daha sonra da biraz dinlenin ve agrilar gecene kadar asla kosmayin. agrilar icinse bazi agri kesici hap ve kremler var onlari kullanabilirsiniz simdi ismini vermek dogru olmaz.
0
bay b
(01.12.21)
koştukça açılmayacak. Yan bağlarınıza zarar veriyor olabilirsiniz. bunun birden fazla nedeni vardır.

-ayakkabı
-yere basma şekliniz
-dizinizi açtığınız açı
-koştuğunuz zemin

bir süre koşmayı bırakın ve ağrılarınız bitsin(hamlıktan dolayı olan kas ağrısı bu kadar uzun sürmez). gerekiyorsa ayağınıza uygun tabanlık yaptırın. footbalance bu işin bir numarasıdır.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(01.12.21)
kolaydan zora doğru şunları tavsiye edebilirim;

- ağrı demek hasar demek. hasar tespiti yapıp öncelikle ağrılarınızı dindirmenin yolunu bulun.
- koşmaya geri döndüğünüzde ısınma hareketlerini doğru yaptığınıza emin olun. üşenmeden bu hareketleri her koşu öncesi tekrarlayın. havalar zaten soğuk, siz de ısınmadan hareket etmeyin. mesela ben bu havalarda calf kaslarını iyi esnetmezsem hep sorun yaşıyorum.
- koşu hızınızı ve mesafenizi bir anda artırmayın. nabız hesabı yapmak zor olabilir ama ilk birkaç hafta kendinizi çok yormayın.
- koştuğunuz zemini bir değerlendirin. eğer imkanınız varsa koşmaya daha müsait bir zeminde koşmayı deneyin.
- mümkünse ayak ölçümü yapan bir yerde (spor/koşu ağırlıklı çalışan mağazalarda olabiliyor) yere nasıl bastığınızı öğrenin. eğer içe-dışa basma sorununuz varsa ona göre ayakkabı alın.

bu son yazdığım bence en önemlisi; doğru ayakkabı, doğru ayakkabı, doğru ayakkabı.
0
semyasa
(01.12.21)
Bence normal ama koştukça geçmez, ısınınca sanki geçmiş gibi ağrıları diner ama soğuyunca tekrar ağrımaya başlar. Ağrılarınız geçene kadar yürüyüş de yapmayın. Bu 1-1.5 ay sürebilir. Ağrılar geçince de yürüyüşler ve sonra hafif tempo koşu ile devam edin. Tekrar ağrımaya başlarsa doktora gideceksiniz.
0
malheiros
(01.12.21)
şurada biraz yazmıştım: www.eksiduyuru.com
0
kaptankedi
(01.12.21)
Maalesef bu spor markaları son birkaç yıldır herkese "koş koş koş" diye gazlıyor. yok 5k yok 20k yok 40k herkes kendini zorluyor. Kaslar açılır falan diye sakın zorlamayın. Çevremde de bir anda gaza gelip yarı maraton falan koşmaya kalkan "koşucu" arkadaşlarım var.

Koşmak vücuta katkısı olduğu kadar, negatif etkileri de olabilecek bir antrenman.
www.insider.com

Birçok sebebi olabilir.
Eğer spor geçmişiniz yoksa, bacak kaslarınız zayıf olduğu için kaslar zorlanabilir hatta yırtılabilir.

Eklemlere fazla yük bindiği için eklem sorunu olabilir.

Kilo sorunu yok demişsiniz ama, kas kütleniz yeterli değilse, normal kiloda bile olsanız koşarken attığınız adımların yükü bacaklara fazla gelebilir.

Isınmadan koşuyorsanız, ya da bacak kaslarınız yeterli esneklikte değilse yine zorlanmış olabilir.

Ayakkabınız koşmaya uygun değildir o etkili olabilir.

Zemin sorunludur onun etkisi olabilir.

Geciktirmeden bir doktora görünün. Sonra da kaslarınızı güçlendirecek antrenmanlarla destekleyin koşu antrenmanlarını. Bunu da mümkünse profesyonel bir antrenörle yapın.

32 yaş, spor geçmişi yoksa bu tarz ağır antrenmanlara girişmek için dikkat edilmesi gereken bir yaş. Haftada 4 kez koşmak kilometreyi bilmiyorum ama ağır gelmiş olabilir.
0
anten
(01.12.21)
(10)

MacBook cahilliği

hede hodo
Cahillik diyorum. Şu yüzden.Bundan 3 4 ay önce ucuz yakalayıp MacBook Air almıştım. Almamdaki amaç da Excel kullanırım, dizi film izlerim vs şeklindeydi.Şimdi geldim eve. Açtım PC yi :) inanılmaz güzel. Bayıldım.Ama çalıştırınca kala kaldım. Şimdi bazı sorularım var.1- office paralı gözüküyor. Numbe
Cahillik diyorum. Şu yüzden.
Bundan 3 4 ay önce ucuz yakalayıp MacBook Air almıştım. Almamdaki amaç da Excel kullanırım, dizi film izlerim vs şeklindeydi.
Şimdi geldim eve. Açtım PC yi :) inanılmaz güzel. Bayıldım.
Ama çalıştırınca kala kaldım. Şimdi bazı sorularım var.
1- office paralı gözüküyor. Numbers kullansam aynı Excel tadını alabilir miyim? Siz kullanıyor musunuz?
2-mause olayı. Alışmanız vaktinizi aldı mı? Sanki karışık gibi.
3-bayıla bayıla hangi oyunu oyunu oynuyorsunuz? Steam’den mi indiriyorsunuz?
4-genel tavsiyeleriniz nedir?
0
hede hodo
(30.11.21)
1 bilmiyorum
2 herşeye 2 günde alışırsın tamamen, tabi bilmediğin şeyleri googlelamak zorunda kalacaksın bir müddet.
3 cs go dan tut da war thunders'a kadar bir sürü oyun seçeneği var, steam indirip oradaki mac oyunlarına göz atabilirsin, pc oyunlarının yüzde 70 i mac de çalışıyor.
4 genel tavsiyem

video için vlc indir

winzip winrar için keka indir.

adblocker indir

5 senedir mac kullanıyorum, virüs programı kurma ihtiyacım olmadı, ha demo programlarda arattığımda mulaka ufak şeyler çıkıyor da windows gibi değil yani.

mac daha çok bir iş makinası , kepçe, traktör gibi, kontağı çeviriyorsun çalışıyor. 3 sene sonra da çalışıyor 5 sene sonra da.
0
killerbee
(30.11.21)
1. excel aşmış bir program. yerini tutmaz. ama numbers'ın olayı excel'de yapabildiğin en kritik şeyleri daha kolay şekilde yapmak. işini görür.
2. almadı. os'den dolayı çok iyi mouse tecrübesi sunuyor
3. oynamıyorum.
4. youtube'dan macbook videoları izle. insanlar neler yapmış, neler yapılabilir öğren.
0
buenosdias
(30.11.21)
1- excel kullanmaktan kastınız nedir? sadece basit tablolar yapmaksa, numbers bazı şeyleri daha kolay yapıyor ama kompleks işleri bilmiyorum , o kadar kullanmadım. ama genel olarak da kullanan görmedim .. yine de internetten bire iki video izleyin, bir iki yazı okuyun, belki de ihtiyaçlarınızı fazla fazla karşılıyordur.

2- karışık değil, 1-2 gün içerisinde alışacağınızı düşünüyorum. ama 1-2-3-4 parmakla hangi hareketlerde neler yapabildiğinizi öğrenin. daha kolay hale geliyor.

3- oyun oynamıyorum.

4- birden fazla masaüstü nasıl kullanılır, öğrenin. mümkün olduğu sürece macos'un kendi programlarını kullanıın. iphone'unuz da varsa bu kadar kolay bir entegrasyonun ne kadar işe yaradığına şaşıracaksınız. hatta telefonda ya da laptopta ekrana bakıp ben bunu ne zaman buraya yazdım falan diyeceksiniz. bu anlamda belki de numbers ve pages kullanmanız telefonda da devam etmeniz anlamında çok pratik olabilir.
0
co2s2
(30.11.21)
crackli office kullanıyorum ben. onun harici uğraşmak istemiyorsan online google docs kullanabilirsin ücretsiz.

touchpad efsane. asla kablosuz mouse kullanmıyorum. alışınca her şeyi çok hızlı yapıyorsun. tavsiyem mouse hızını fulle ve gesture'lara alış. 2-3-4 parmak olayları.
0
jelly bear
(30.11.21)
1 Office windows'da da paralıydı siz farkında değildiniz sanırım. Win'de nasıl para vermediyseniz mac'de de vermeme opsiyonunuz var.

2 Track pad alışmaya çalışın bence zira mac'in olayı o. Ben yıllarca macbook kullandıktan sonra bu sene mac mini aldım ve listeye ilk eklediğim şey magic trackpad oldu zira o olmadan alet mac gibi değil tam.

3 Oyun mevzusu kısıtlı biraz online araştırmanız gerekiyor macos destekli oyunlar diye, ben zaten genellikle indie oyun sevdiğimden ve konsolcu olduğumdan çok bozmuyor beni.

4 genel tavsiyem windows alışkanlıklarınızı sürdürmeye çalışmayın, chrome kurup canını sıkmayın aletin mesela :D azıcık macos ekosistemine alışmaya çalışın.
0
hedep
(30.11.21)
1-Office ürünleri artık üyelik moduyla çalışıyor. Aylık 40-50 TL galiba. Google Office ürünleri de işinizi görür. Birçok ücretsiz ofis alternatifi var. Ama bazen özellikle excel'in makro vs konularında dert oluyor.

2-Herhangi bir mouse da kullanabilirsiniz. Mac mouse'unu ben sevmiyorum.

3-Steam'de mac oyunları var. Çoğu oyun artık hybrid. Air'de oyun oynanır ama çok üstün bir beklentiniz olmasın.

4-Tekrar pc'ye geç:) Şaka şaka, mac'in küçük tüyolarını ve kendine özgü avantajlarını iyi öğrenin, çoklu masaüstü gibi.
0
anten
(30.11.21)
1- ben de office 365 falan indirmedim. numbers, pages, keynote falan isimi goruyor. en cok powerpoint muadili keynote kullaniyorum gerci.

2- trackpad cok muthis bi sey. en cok eli acarak desktop gosterme, tam sayfa pencereler arasi gecis, browserda geri gitme, 4 tane parmagi asagi kaydirarak ayni uygulamanin diger pencerelerini gosterme, 4 tane parmagi yukari kaydirarak acik butun pencereleri gorme gibi gesture'lari kullaniyorum.

3- steam'de bi seyler var ama indirip oynamadim hic.

4- safari'yi severim bi kac extension icin brave yuklemek zorunda kaldim. karisik gorusler var, biraz da pil omrunu azaltti gibi hissediyorum ama emin olamadim.

command+space ile acilan spotlight da cok iyi bir uygulama, her seyi yapiyor. hesap makinesinden tut birim cevirmeye, bilgisayarda dosya aramaktan google aramasi yapmaya her sey var.

1clipboard: windows muadili ditto, kopya pasta yaptigin seyleri ezberliyor.

spectacle: pencereleri tam ekran yapar, saga sola kaydirir, ekrani boler falan.

iterm: terminal kullaniyorsan bu en iyisi. oh my zsh ile beraber.

karabiner-elements: fn ile ctrl'nin yerini degistirmek icin kullaniyorum. caps lock'a da ctrl'yi atadim. normalde klavye ayarlarindan fn'yi ctrl gibi kullan ayari var ama bu sefer de fn kayboluyor. kullandigim bir programda F5-F6-F7 lazim oldugu icin karabiner'le degistirmek zorunda kaldim.
0
chezidek
(30.11.21)
1- office her ortamda paralı trial olanını kullanabilirsiniz. ben genelde google docs kullandığım için local ortamda word/excel ihtiyacı çekmiyorum. google'da docs diye aratırsanız tüm office ihtiyaçlarınızı oradan karşılayabilirsiniz. illa office istiyorsanız 4'e link bıraktım.

2- toplamda 40-50 saat kullanım süresini gördüğünüzde mouse pad'e alışacaksınız.

3-bir ara windows yokken football manager oynardım. civ 5 oynadığım da oldu. windows yüklü pc aldıktan sonra mac'te oyun oynamayı bıraktım. steamde oyun filtrelerken mac os seçeneğini seçince çok fazla oyun olduğunu göreceksiniz.

4- gerekli uygulamalar için önerebileceğim site:
www.macbed.com

safari çok güzel ama ben windows pc'de firefox kullandığım için firefox kullanıyorum.
macte arama yaparken cmd+space kullanmaya alışın, çok pratik.
şarj olayına dikkat edin, boşu boşuna batarya ömrünü yemeyin. masada kullanırken kablosunu takın.
0
golgi aygıtı
(30.11.21)
1- office için herkes söylemiş zaten, malum ortamlardan windozda yaptığınız gibi edinip kullanabilirsiniz. numbers bir yere kadar işinizi görür. görmezse, ücretsiz alternatif olarak çok çok iyi. eğer sofistike hesap tablosu işleriniz varsa malum ortamlardan edinip kırmak gibi şeyler uğraşmak yerine libre office'e şans verin. excel dosyalarıyla da uyumlu çalışır.

eğer çok karışık bir iş değilse genelde numbers ya da google spreadsheets kullanıyorum. tabloyu kullandığım insan da Mac kullanıyorsa, Numbers'ta yapıp iCloud üzerinden paylaşabiliyorum.

powerpoint alternatifi olan keynote ise birkaç gömlek daha iyi olabilir. sunum işiniz varsa çok seveceğinizi düşünüyorum.

2- trackpad alışması zaman alabilen ama mouse'tan çok daha pratik bir araç. bir parça kendinize zaman verin.

3- steam oyunları yeterli geliyor.

4- macOS tips&tricks gibi yazı ve videolara az da olsa vakit ayırın. kısa yolları vesaire öğrenin, hayatınız çok kolaylaşır ve başka işletim sistemlerinde hamallık yapıyormuşum dersiniz.

tarayıcı olarak safari kullanın, pil ömrünü baltalamaz. adblocker olarak better kullanıyorum memnunum. alternatif tarayıcı olarak firefox çok iyi. adblocker olarak ublock:origin.

iPhone ya da iPad kullanıyorsanız bilgisayarla nasıl entegre çalıştığını öğrenin. mesele telefonunuz çaldığında, bilgisayardan cevaplayabilirsiniz. ya da telefonda kopyaladığınız bir şeyi, bilgisayarda yapıştırabilirsiniz. telefondan bir şeyleri airdrop ile bilgisayara hızlıca gönderebilirsiniz.
0
kaptankedi
(30.11.21)
Welcome to the Apple eco system

1- hayret nasil kimse soylememis. Google docs varken ben baska hicbir seye ihtiyac duymuyorum. senkronize oluyor olmasi da bir arti, yarin oburgun parali yapsalar gene alirim sanki. Microsoft 365 hesabim da var sirkette lanet olsun boyle bir agirlik yok (isim agirlikli excelde)

2- trackpade alisirsiniz ama mouse da kullanabilirsiniz yani. ben kullaniyorum arada hala.

3- oyun oynamiyorum hic, bilmiyorum.

4- genel tavsiyem, aklina bir sey takilirsa burada sor. burada hatiri sayilir bir miktarda apple kullanicisi var.


eger iPhone'ununuz varsa continuity denen seye bayilacaksiniz. birinde kopyalayip otekinde yapistirabilmek, telefonu bilgisayardan cevaplamak vb harika seyler. yoksa da yakinda alirsiniz zaten.
0
yoggi
(30.11.21)
(4)

Hareketli iş hayatında kilo vermeden nasıl kas yapıcaz?

rebecca
Gün içinde 10-12 bin adım atıyorum hafta 3-4 gün de fitness a gidiyorum ama beslenme dengesini bi türlü kuramadım hala kilo veriyorum spor boşa gidiyormuş gibi hissediyorum. Beslenme nasıl olmalı karb protein dengesi nasıl sağlanır?
Gün içinde 10-12 bin adım atıyorum hafta 3-4 gün de fitness a gidiyorum ama beslenme dengesini bi türlü kuramadım hala kilo veriyorum spor boşa gidiyormuş gibi hissediyorum. Beslenme nasıl olmalı karb protein dengesi nasıl sağlanır?
0
rebecca
(30.11.21)
Bütçenize uygun bir diyetisyenin yardımı olur. En azından bir süre yeme rutini oturana kadar.
0
anten
(30.11.21)
1.5-2gr/kg protein alırsanız kafaniz rahat olur. Karbonhidrat kısmında çok az alan var fazla alan var. Ben karbonhidratsiz yapamam spor performansi direkt düşer. Ama bana göre en önemli olan protein alımı.
0
logisticsmanager
(30.11.21)
protein alımını artırıp, spor yapmadığınız günlerde karb'ları çok azaltmak işinize yarar.

bir de IF ile aralıklı beslenme düzeniyle birleştirirseniz tadından yenmez.

spor olmayan günlerde - 16/8 low-carb (~100gr) - bol protein - ve sağlıklı yağ (zeytinyağı, tereyağı, ghee)

spor olan günlerde - 16/8 moderate-carb - bol protein - ve sağlıklı yağ (zeytinyağı, tereyağı, ghee)

myfitnesspal gibi bir uygulama kullanarak makroları saymanızı öneririm, başka türlü ya eksik kalacak ya da fazla olacak.

az eksik ya da az fazla olsa üzülmezsiniz ama çok eksik kalırsa kas yıkımı olabilir, ve çok fazla olursa yağlanabilirsiniz.
0
kaptankedi
(30.11.21)
Hocam cok yiyeceksin olay bu. Hem is saatinde eberji harciyor hem de spor yapıyorsun, senin fazla gidaya ihtiyacin var. Karbonhidrat gomeceksin. Yoksa o sporu yapacak eberjiyi de bulamazsin zaten.
He zamanla baktin kilo artiyor gittikce, bir yerde durursun. Kilo vermek zor değil. Eskisi gibi az yemeye başlarsın bu kadar basit.
0
stavro
(30.11.21)
(12)

Gurbetçiler neden Türkiye'den ev alıyorlar.

liberal
Tamam 2020 Temmuzdan sonra evler dolar bazında bile artış gösterdi ama 5-10 senelik döneme bakarsanız döviz bozdurup ev alanlardan artıda olan kişi çok azdır, kaldı ki kiralar doviz bazında eridi gitti.Gurbetçiler oldukları ülkede gayet iyi bir şekilde o bölgeyi bilmekte ve tanımakta, neden misal be
Tamam 2020 Temmuzdan sonra evler dolar bazında bile artış gösterdi ama 5-10 senelik döneme bakarsanız döviz bozdurup ev alanlardan artıda olan kişi çok azdır, kaldı ki kiralar doviz bazında eridi gitti.

Gurbetçiler oldukları ülkede gayet iyi bir şekilde o bölgeyi bilmekte ve tanımakta, neden misal berlin'den hamburg'tan paris'ten ev almak yerine türkiye'den ev alıyorlar?

Bir de bu yabancı ülkelerde kira çarpanı genelde kaç?
0
liberal
(29.11.21)
Çoğu yazlık bölgeden ev alıyorlar. Yazın zaten deniz, kum için başka ülkeye gideyim diye düşünmüyorlar ki, Türkiye'deler genelde. E bu durumda niye almasınlar ki?

Ayrıca bir kısmı da emekli olunca Türkiye'ye dönüş yapıyor.
0
fraise
(29.11.21)
gurbetçilerin çoğunun emeklilik planı trye dönmek çünkü. yazın da buraya geliyorlar. bizim bi akraba evi boş tutuyor sadece kendi gelip oturuyor arada.
0
roket adam
(29.11.21)
Oturduğum apartmanın yarısı ingiltere, almanya ve dubaide yaşayan türklere ait. Evlerin fiyatları 2milyon üstü. Karşı apartmanın tamamı bir ingiltere'de yaşayan bir türk vatandaşa aitmiş. Amaç her zaman bir kapımız olsun. Bu civarlarda oturmak için beyaz yaka 10 yıl kendini bankaya köle ederken bu adamlar yılda 15 gün bu evleri açıp ve toplamda 10-15bin tl yakın (merkezi ısıtma) aidat ödüyorlar.
0
godspell
(29.11.21)
İki sebebi var:
-Biz rant ekonomisini biliyoruz, alternatifini değil.
-Türkiye'ye dönerim mantığı.

Rant deyince herkes negatif algılayaiblir ama rant bir malın (araba, otobüs vs) ya da mülkün (arazi, dükkan, ev) çok az eforla sağladığı getiridir. Rent'in fransızcası işte. Yani kira.

Mesela Avrupa ülkelerinde ve ABD'de de özellikle yatırımcı ve girişimci bir kültür var. Adam birikiminin bir kısmını hemen yatırıma dönüştürmek istiyor. Dükkan açıyor, iş kuruyor, üretim tesisi açıyor, kendi girişimci olamayacaksa bile iş kuran birine ortak oluyor. Ona sermaye sağlıyor. Hiçbirini denemiyorsa bile, yatırım fonlarına ya da hisselere koyuyor nakitini ki, o birikim girişimciye sermaye olsun, girişimci kazansın. Yatırımcısına da kazandırsın.

Biz bunu sevmiyoruz. Eline 500bin geçen ev alayım kiraya vereyim diye geziyor. Bu da aslında ekonomik büyüme için çok verimli mi tartışılır. Ülke sermayesinin büyük bölümü gayrimenkulde.

Halbuki gurbetçiler kazandıkları dövizi eve değil, türkiye'deki yatırım fonlarına koysa, halka arz olan şirketlere bağlasa ülkeye bir miktar sermaye akışı sağlanır.

Bu söylediğim tabii Türkiye'de ev alayım kira getirsin, sonra da ben döner otururum diyen Gurbetçiler için geçerli.

Yoksa adam yazlık ev almak istiyordur ona bişey diyemem. Sonuçta sahil şeridi güzel bir ülke, bir de ucuz. Aynı dili konuşuyorsun. Bütün AB ülkeleri yazın zaten akdenize iniyor. Sen kendi ülkene gidiyorsun.
0
anten
(29.11.21)
Mesela Kanada'daki arkadaşlarım 30 yıl mortgage ödemek yerine biraz para biriktirip Türkiye'de ev alacak galiba. Ev almak imkansız falan diyorlardı. Türkler uzun vadeyi sevmiyor, daha az sürede 100 bin euro/dolar biriktirsen atıyorum, Türkiye'de güzelce bir ev alırsın. Orada 700 bin euroya düzgün bir ev alamıyordur belki de.

Ayrıca evet çoğu emeklilikte Türkiye'ye dönmeyi düşünüyor. Orada kalacak kişi yatırımını oraya yapar.
0
nhk ni youkosu
(29.11.21)
Berlin'den, Paris'ten nasıl ev alsınlar, o kadar zengin değiller ki. Berlin'de evler 500 bin euro. Bir Alman, bir Fransız için bile oralarda ev almak çok kolay değil. Ev alma konusunda da bir vizyonsuzluk var. Yatırım konusunda @anten +1. Bir de Türkiye'de kanunlar çok zayıf. Bir şekilde zengin olmuş biri onlarca ev toplayabiliyor.
0
dissendium
(29.11.21)
Edmond honda +1

Şimdi ben misal ayda sicak su ve isitma, apartman/site aidati ile 831 euro veriyorum. Düz kira 740 civari. Piyasayi ve oturduğum evin icinin yeni yapilmasi ile tahmini 250 bin euro derim ev icin. Bu da 28-29 yillik kira geliri demek. Ki ben 600-700 bin kisilik yerdeyim. Lyon/paris/bordeaux/toulouse/Strasbourg gibi yerler daha fenadir. Haliyle türk birinin Avrupa'da kira geliri yerine Türkiye'ye yollamasi mantıksız değil. Sonuçta çoğu geri geliyor emekli olunca ya da 6 ay gelip 6 ay ulkesine dönüyor gene.

Gecen spor salonunda türk eleman ile denk geldim, ailesi Kuşadası'na yerleselim demis mutluydu. Ayni yerde yasiyoruz, 300bin ev desek 3-3.5 milyon liraya Kuşadası'nda güzel yer bulurlar.

Bir de çoğunun herhangi bir yatırım bilgisi yok (anten+1). Ben misal ayda 300 euro en az world etf yatirimi yapiyorum, buna ek olarak takip ediyorum, hayat sigortası fonu actirdim vs. Ama misal arkadasinin ailesinin oturduğu yer, sahibi Almanya'da yasayan kayserili. Demisler buradan ev al, adam evi almis ama 7-8 sene olmus evi gormemis bile. Gecen gelmişler ya evi görelim istedik hiç gormemistik diye. Yani insanların çoğunun bildiği tek sey ev almak kiraya vermek.

Bu arada Avrupa'da herkes büyük metropolde yasamiyor. Yaşadığım yerde 300bin euroya 3+1 apartman dairesi var, sirketin fabrikasinin olduğu şehirde 300 bin euroya havuzlu villa var. Yani her insan da 25-30 yıl kredi ödemiyor. Istanbul'da da su an ev fiyatlari öyle 10-15 yil ile karsilanabilecek seviyede değil.

Ha ben misal; Türkiye'de izmir civarinda yazlik alirim, annemleri oraya yollarim. Yazin gelir 3-4 hafta kalir dönerim. Ama hayatta Türkiye'ye temelli dönüş yapacagimi sanmam (büyük konusmamak lazım) çünkü genel Türkiye ile temelde ayriyim. Ama Avrupa'da hala kahvehaneye giden, hayatında oranin bayramini kutlamamis, alisverisini hala türk marketinden yapan adamin Türkiye'ye yatirim yapmasi kadar normal bir olay yok. Adam zaten orali olmamis parasi ve olanaklari icin orada. Ilk firsatta azicik emekli maasini Avrupa'dan aldi mi hemen kacar Türkiye. Benim kayinpeder depresyon sebebiyle malulen emekli 700-800 euro net. Su an Fransa'da kira zor verirdi bu paraya ama Türkiye'ye normal yasar. Bu mantik iste.
0
logisticsmanager
(29.11.21)
@logisticsmanager, bu soruyu sorma nedenim fransa'da paris'te yaşayan kuzenimin türkye'de ev alması ve buna da alalı kaç ay oldu şu kadar arttı diye sevinmesi.

paris'te veya fransa'da kira çarpanı oranı senin gözlemlerine göre kaç?

120.000 - 130.000 euro alınan bir oda/daire'nin 700-800 euro getirmesi mümkün mü sence?
0
🌸liberal
(29.11.21)
@liberal; imkansiz. Bir kere ya o paraya daire bulunmaz ya da o kirayi alamaz. Paris'
Biraz paris'e rastgele baktim, 130bin olan dairenin tahmini vergi öncesi kira geliri masraflari çıkartsak 400-450€, bu da 27-28 yıl yapıyor. Ki dediğim gibi daha vergisi var.

Ha arrti diye sevinmesinin mantığı ancak ve ancak Euro karşısında artması ile olabilir. Ki izmir'den biliyorum deprem sonrasi fiyati katlanan yerler var ama Euro karşısında değer kaybeden yer de. Haliyle kendi aldığı yere göre değişir.
Sorduğun sorunun cevabı su linkte var;
www.immobilier-danger.com

Misal bakarsan Paris çok uzun yillar sonra getiri verirken misal turistik beziers şehri resmen 10-12 yil sonra getiri veriyor.
0
logisticsmanager
(29.11.21)
bu arada Avrupa'da ev sahibi olmak mantıklı bişey değil sanırım, orada yaşayanlar anlatır da, örneğin birden fazla evin olsa(alabilsen) ve kiraya versen neredeyse kiranın tamamı vergiye gidecek diyordu bir arkadaşım. Oturacağın ev mantıklı ama ikinci ev devlet tarafından engellenen(vergiyle) bir şey sanırım.
0
nhk ni youkosu
(29.11.21)
Abd'yi bilemem ama Avrupa'da ev alıp da değerini katlamak diye bir mantık yok. Avrupa'da aldığın ev her daim aşağı yukarı benzer değerlerdedir. Türkiye'de Allah'ın unuttuğu yere apartman dikerler ucuza satarlar alırsın 10 sene sonra şehir büyür ayağına gelir apartmanın, değeri de katlanır ona göre.
0
bana kedicik derdi
(30.11.21)
biz isviçre'de yaşarken kesin dönüş yapmak için almıştık ama adam gurbetçi diye ülkeyle bağlarını koparmak zorunda değil ki. yatırım bilgisiyle filan da alakası olabilir arkadaşların dediği gibi ama onunla sınırlı değil kesinlikle. mesela istanbul'da yaşayan birçok kişinin memleketinde, ya da şehirde yaşayan birçok kişinin köyünde evi var, neden? gidersek kalırız diyorlar, duygusal bağı koparmak istemiyorlar. bir de mesela türkiye'ye gelince otelde veya aile evinde kalmaktansa açıyorlar kapılarını, rahat rahat kalıyorlar evlerinde. ben bile bazen düşünüyorum memlekete gittiğimizde apartta filan mı kalsak diye. hani 3-5 gün bir şey değil de, 3 hafta filan kalmaya niyetlendiğimizde çok rahat edemeyebiliyoruz anne-baba evinde. tek başına aile ziyaretine gitmek gibi değil aile olarak gitmek.
0
gmzo
(30.11.21)
(4)

Araba Almak İsteyene Öneriler ve Araba Tavsiyesi

birşeylersoracağım
Araba almak istiyoruz(ikinci el) fakat zamanı mı değil mi, şimdi almayıp sonra alınca ne olur bilemiyoruz. Ben düşeceğini de hiç sanmıyorum. Ne yapmak lazım? Alınır mı?Maks 160 bine aşağıdaki özellikleri olan ne alınır?-Otomatik-Benzin ya da Benzin+LPGAmaç: İhtiyaç
Araba almak istiyoruz(ikinci el) fakat zamanı mı değil mi, şimdi almayıp sonra alınca ne olur bilemiyoruz. Ben düşeceğini de hiç sanmıyorum. Ne yapmak lazım? Alınır mı?

Maks 160 bine aşağıdaki özellikleri olan ne alınır?

-Otomatik
-Benzin ya da Benzin+LPG

Amaç: İhtiyaç
0
birşeylersoracağım
(26.11.21)
Ufukta hiç iyi ihtimaller yok, bir an önce alın ne alacaksanız.

Araç üretimi olsa ve fabrikaların bayilerin elinde stok şişse "ulan ÖTV indirimi olur mu acaba" deriz, ama zaten üretim sıkıntısı olduğu için de fiyatlar yüksek.
0
John Bloor
(26.11.21)
Alıp-satmalık mı ihtiyaç mı? İhtiyaç ise aklıma gelenler: mitsubishi colt, mitsubishi attrage.
0
prole
(26.11.21)
Sıfır araç bulmak zaten zor tedarik yüzünden.
Herkes ikinci ele yöneldi, kur falan da derken fiyatlar uçtu.

Ben kendimden örnek vereyim geçen sene alayım mı diye düşünürken baktığım arabanın fiyatı 1 haftada bile oynadı. Hatta cumartesi beğendiğim araba pazartesi alacağım diye aradığımda 5-6 bin daha artmıştı. İyi kötü bir tane aldım. Onun da fiyatı ilan sitelerinde 1 yılda %50 civarı arttı.

Bu fiyatlara yeni araç bulmak biraz zor olabilir. Ama 2012 ve öncesi b sınıfı otomatik ve yarı otomatik araçlara bakın. Yarı otomatik de kullanım olarak otomatikten çok farklı değil. En azından daha uygun fiyat olarak otomatikle kıyaslanınca.

O yaş aralığında küçük araçlara bakın. Bunlar genelde getirsin götürsün niyetiyle alındığı için ve genelde yeni evli aileler tercih ettiği için daha insancıl kullanılıyor. Yani golf, seat vs bakarsanız muhtemelen ömrünün bir bölümünde asfaltta iz bırakmıştır o araçlar:D

Aklıma gelen modeller, hyundai i10, hyundai i20, toyota yaris, honda jazz, mitsubishi colt, ford fiesta, opel corsa, renault clio eski kasalar belki.
0
anten
(26.11.21)
Skoda Fabia
0
pispinti
(26.11.21)
(11)

telefonda hakarete uğramanın cezai yaptırımı

tabudeviren
ses kaydını aldım. buradan bir şey çıkar mı, nasıl bir yol izlemek lazım? daha önce deneyen varsa tecrübelerini alabilirim.alacağı cezanın büyük küçük olması önemli değil.
ses kaydını aldım. buradan bir şey çıkar mı, nasıl bir yol izlemek lazım? daha önce deneyen varsa tecrübelerini alabilirim.
alacağı cezanın büyük küçük olması önemli değil.
0
tabudeviren
(26.11.21)
İzinsiz ses kaydı delil olmaz, bi şey çıkmaz yani.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(26.11.21)
Şimdi, hakaret suç, o konuda şüphe yok. Cezası da TCK da yazıyor. En kötü alt sınırdan ceza alır, o da HAGB ile ertelenir. (Daha önce sabıkası yoksa)

AMA

Bu delili nasıl elde ettin ve bu delil hukuka uygun mu?

"Sistematik ve planlı bir şekilde delil üretmek amacıyla gizlice/habersizce kaydedilen, bu nedenle hukuka aykırı bir şekilde elde edildiği kabul edilen ses, görüntü veya video kayıtları bir vakıanın ispatı için hukuk veya ceza mahkemelerinde delil olarak kullanılamaz."

Ayrıca;
TCK 133 der ki; "Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
0
infernalcadre
(26.11.21)
@infernalcadre

iyi de ben başkasının konuşmasını kaydetmiyorum ki, iki kişinin telefon konuşması. kaydı almadan nasıl kanıtlayacağım?
0
🌸tabudeviren
(26.11.21)
O ses kaydını delil olarak kullanamazsın.
0
zoghurt
(26.11.21)
Ben zaten yazdıklarımda başkasının konuşmasını kaydediyorsun demedim ki.

Daha anlaşılır yazalım hemen;

"Tabudeviren ile hakaret eden arasındaki aleni olmayan konuşmaları, hakaret edenin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden tabudeviren, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

Bruce dediği gibi yap o zaman.

Bak aklıma ne geldi. Madem ki sen bu yola baş koydun, görüşme olurken hoparlörü açtığını ve yanında bulunan iki kişinin de bu hakaretleri duyduğunu söyle. İki kişiyide bulursun sanırım. Ama dikkat et yanında olmadıkları anlaşılırsa yalan tanıklık ile suçlanabilirler
0
infernalcadre
(26.11.21)
Bu yuzden cagri merkezleri gorusmemiz kalite standartlari geregi kaydediliyor diyor.

Radar cezasinda bile radar uyarisi ariyor devlet, diger turlu adama tuzak kurmus oluyorsun.
0
divit
(26.11.21)
üstüne ses kaydını izinsiz yaptığın için başın ağrıyabilir.
0
anten
(26.11.21)
ses kaydını tanıdığınız bir iki kişiye dinletin, onlar da konuşma anında hoparlörden dinlediklerini söyleyerek şahitlik yapsınlar. Ses kaydı aldım deme ve asla ses kaydını delil olarak gösterme.
0
alaimisema
(26.11.21)
Kayıtların geçerli sayılabilmesi için kanıt yerine geçecek cümleden önce görüşmeyi kaydediyor olduğuna dair açık bilgilendirme yaptığını da kanıtlaman gerekiyor.

Ancak bu şu durumda geçerli değil, örneğin sen hoparlörde telefonla konuşuyorsundur o sırada da ev arkadaşın ailesiyle görüntülü görüşüyordur, ev arkadaşının ailesiyle görüntülü görüşmesini kaydediyordur ve senin uğradığın hakaret de bu kayda yansımıştır. Bu durumda farklı işliyor süreç.
0
akhenaten
(26.11.21)
Nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama Yargıtay böyle bir durumdaki ses kaydını “suçun ispatlanmasının başka bir yolu olmaması” GİBİ bir sebeple delil olarak kabul etmişti. Araştırıp öyle bir örnek karar bulursan işine yarar.

Öte yandan, ne yazık ki alıp hapse atmıyorlar sinirimizi bozanı.
0
lazor
(26.11.21)
@lazor

şöyle bir sayfa buldum.

avukatcerenyanik.com

mesele hapis cezası alması değil. uğraştırmak. bu sırada küçük bir ceza alsa, herhangi bir şekilde siciline işlense bile yeterli.
0
🌸tabudeviren
(26.11.21)
(7)

Dune filmi 8. sınıf seviyesine uygun mu

abuzer
Film hakkında en ufak fikrim yok. Levent tatilde seviyesinde kitap okuyan 13-14 yaşında öğrencileri götürmek için uygun bir film mi
Film hakkında en ufak fikrim yok. Levent tatilde seviyesinde kitap okuyan 13-14 yaşında öğrencileri götürmek için uygun bir film mi
0
abuzer
(25.11.21)
Film 13 yaş üstüne uygun görünüyor imdb'de. Türkiye'de nedir bilmiyorum yaş sınırı. Ama önemli kült bir edebi eserin güzel bir sinema uyarlarması.

Film o yaş grubuna biraz ağır gelebilir sadece sıkılabilirler. Özel bir ilgileri yoksa bu tarz eserlere.

Ben daha çok 13-14 yaşında levent tatilde seviyesinde okuyan öğrencilere takıldım. 13-14 yaş artık bayaa bayaa dünya klasiklerinin falan okunması gereken yaşlar.
0
anten
(25.11.21)
cinsellik açısından uygunsuz bir sahne yok.
filmin de +13 yaş sınırı varmış, fakat 13-14 yaş için gerilim sahneleri bence fazla, ben olsam götürmezdim.

not: bir yakınınızı değil de öğrencileriniz için soruyorsunuz diye düşünerek o sorumluluğu almazdım diye söyledim. yoksa kendi iradesiyle daha yoğun film ve kitapları tüketen 13 yaşında çocuklar vardır tabii ki.
0
akil kupuru
(25.11.21)
Onlar akşama kadar neler izliyorlardır ya Dune çıtır çerez gelir.
0
guzel gunler gorecegiz
(25.11.21)
bence eglenceli degil o yas icin
0
ala09
(25.11.21)
Bana da sıkılırlar gibi geliyor.
0
kobuzchu kiz
(25.11.21)
çok sıkıcı bir film
0
dafuq
(25.11.21)
Sıkılırlar +1, ekşide bile yüzlerce kişi izlediğini anlamamış bir çok noktayı kaçırmış film içinde, onlar mümkün değil anlamazlar.
0
atom karincanin torunu
(25.11.21)
(4)

Deneme sürecinde istifa etmek hk.

Cenk Daniels
Normal karşılanır mı? Henüz 3 hafta doldu. Tam aslında alışma sürecindeyim fakat olmayacak yani sevemedim işi. Bunu yöneticime,ik ya nasıl anlatabilirim? Gerekçe olarak ne söylemem uygun olur istifa hakkında?Yeni iş falan da bulmadım, sadece burada çalışmak istemiyorum.
Normal karşılanır mı? Henüz 3 hafta doldu. Tam aslında alışma sürecindeyim fakat olmayacak yani sevemedim işi. Bunu yöneticime,ik ya nasıl anlatabilirim? Gerekçe olarak ne söylemem uygun olur istifa hakkında?

Yeni iş falan da bulmadım, sadece burada çalışmak istemiyorum.
0
Cenk Daniels
(25.11.21)
dostum stres yapma. al eline bir a4, yaz istifa dilekçeni ve götür yöneticine imzalat ve IK'ya ver. sadece onların değil, senin de deneme sürecin bu.
0
vampir akrep
(25.11.21)
buraya yazdıklarını söyle işte.
"sevemedim, burada çalışmak istemiyorum. sizinle sıkıntım yok. bu iş bana uygun değil"
0
barankovan
(25.11.21)
Normal karşılanır. Hatta sormayabilirler bile. Hayırdır falan derler en fazla. Burada kendimi geliştiremeyeceğimi düşündüm diyebilirsin. Bence hemen karar verme.
0
dissendium
(25.11.21)
Adı üstünde deneme süresi. İş sözleşmesi iki taraflıdır. Sizin de onları deneme hakkınız var. Kimseye verilecek hesabınız yok yani:) Alışamadım, beklediğim gibi çıkmadı diyerek gidebilirsiniz.

Ha işinizde iyiyseniz kalmanızı isterler, neden gidiyorsunuz diye deşmek isterler. Oralarda da yuvarlak konuşur geçiştirirsiniz. Ama bu kur oynaklığı varken Bir süre birçok şirket eleman alımlarını askıya alabilir. Kritik olmadığı sürece.

O yüzden çok çok sıkıntı yoksa idare edin iş bulana kadar
0
anten
(25.11.21)
(3)

Doların sadece kârını satmak vs komple al sat yapmak

ceann deas
Elimizde x miktar dolar var diyelim kur arttı +2 kar geldi. Bu +2 yi tl ye çevirip düştüğünde dolar almak mı kârlı yoksa x+2 yi komple mi al sat yapmalı?
Elimizde x miktar dolar var diyelim kur arttı +2 kar geldi. Bu +2 yi tl ye çevirip düştüğünde dolar almak mı kârlı yoksa x+2 yi komple mi al sat yapmalı?
0
ceann deas
(24.11.21)
Doların düşeceğinden eminsen hepsini tepede satıp dipten almak en kârlısı. Ama bunu bilen biri zaten forex'te dolar milyoneri olabilir çok rahatlıkla.
0
himmet dayi
(24.11.21)
Peki bu durum saçma olmuyor mu ben doları x'e almışım x+2 olduğunda satıp x+1'e indiğinde satsam zarar etmez miyim Sonuçta başta elimde x den aldığım dolar vardı ben onu x+1 den tekrar aldım daha az dolar almaz mıyım?
0
🌸ceann deas
(24.11.21)
Ben kişisel olarak bu döviz alım satımından kâr mantığını çok anlamıyorum. Yani anlıyorum da çektiğin çileye değiyor mu? İnsanlardaki bu heyecan niye.

Çok bakkal hesabı bir örnek vereceğim
Atıyorum 2 sene önce kasım 2019'da 20bin dolar aldım.
114000 TL ediyor o günün kuruyla.

Kasım 2021'de
20 bin dolar=250bin yaklaşık.

Şimdi kime sorsak "offf ikiye katladım" der. Ama alım gücüm değişti mi?

Benim hala 20.000 dolarım var. 21000 dolar yapamadım onu.

Şöyle diyeyim kasım 2019'da
hyundai i10 yaklaşık 100bin tlymiş. Hadi donanımıyla falan 110bin diyelim. Yani yaklaşık 20bin dolar.

Kasım 2021'de hyundai i20 250 bin Tl yaklaşık. Yani aşağı yukarı 20.000 dolar.

Ee hani kar? Alım gücümün artması gerekmiyor muydu?:)

Atıyorum 20.000 dolarımla bir amerikan şirketinin hissesini alsam ve bu 2 senede 50bin dolar olsa servetimi artırdım diyebilirim. Çünkü alım gücüm arttı.

Ama TL-Dolar kıyasında neyin karına seviniyoruz tam anlayamıyorum:)

Şunu başaranı da anlarım. Atıyorum kasım 2019'da 5,47'den dolar aldı 20000 dolar. Sonra dolar 6 oldu sattı. Dolar 5,40'a düşünce tekrar aldı. Bu sefer 20500 dolar alabildi. Böyle böyle dolarını artırabilen olduysa helal olsun derim. Ama ciddi irade, sıkı bir analiz becerisi ister.

Sıradan vatandaş için kolay değil bu işler al sat al sat gibi geliyor.
0
anten
(24.11.21)
(1)

İletişim Fakültesi Öğrencisi/Mezunu var mı?

redskull
Merhaba;5 Aralık tarihinde bir kurum sınavına girmem gerekiyor. Sınav konuları aşağıdaki gibi:a) İletişimin Temel Kavramları, İletişim Tarihi, İletişim Kuramları, Uluslararası İletişim, İletişim Hukuku, Türk Basın Tarihi, İletişim Sosyolojisi, Kişilerarası İletişim, Haber Toplama ve Yazma Teknikleri
Merhaba;

5 Aralık tarihinde bir kurum sınavına girmem gerekiyor. Sınav konuları aşağıdaki gibi:

a) İletişimin Temel Kavramları, İletişim Tarihi, İletişim Kuramları, Uluslararası İletişim, İletişim Hukuku, Türk Basın Tarihi, İletişim Sosyolojisi, Kişilerarası İletişim, Haber Toplama ve Yazma Teknikleri

Bu konuları en kısa sürede öğrenebileceğim online kaynak önerisi rica ediyorum bilen arkadaşlardan. Çok teşekkürler.
0
redskull
(24.11.21)
Oy oy zor konular:) kolay gelsin.

En hızlısı aöf kaynakları. Anadolu üniversitesi zaten türkiye'nin en köklü iletişim fakültelerinden birini barındırıyor bünyesinde.

Youtube'da aöf videolarından iletişim kuramları ders özet videolarına bir bakabilirsin.

Aöf'nin özet oku diye bir uygulaması var. Orada da bu derslerin dökümanlarını bulabilirsin.

Ama her biri ayrı bir ders bunların ciddi ciddi okuma lazım.

Sürmenaj olmadan atlat bu süreci:)
0
anten
(24.11.21)
(9)

almanlar neden hitlerin peşinden gitti?

avatar is back
dünyaya binlerce düşünür (başta felsefe ve toplum bilimi üzerine), bilim insanı (kimyagerler, fizikçiler), binlerce on binlerce muazzam icatlarla dünyayı değiştiren bir toplum nasıl oldu da hitler gibi birinin arkasından giderek hem kendi ülkelerinin hem de dünyanın yıkımına ön ayak oldular?
dünyaya binlerce düşünür (başta felsefe ve toplum bilimi üzerine), bilim insanı (kimyagerler, fizikçiler), binlerce on binlerce muazzam icatlarla dünyayı değiştiren bir toplum nasıl oldu da hitler gibi birinin arkasından giderek hem kendi ülkelerinin hem de dünyanın yıkımına ön ayak oldular?
0
avatar is back
(23.11.21)
Kaybedilen birinci dünya savaşı sonrası Almaya'da yaşanan devasa ekonomik kriz ve yabancı askerlerin Almanya'ya girip Alman vatandaşlarını kendi sokaklarında tartaklaması gibi aşağılamalar buna zemin hazırladı.

Alman vatandaşlarında oluşan hüsran ve öfke aşırı faşist sağa yönelmelerini sağladı. Buna rağmen iktidarı ucu ucuna kazanabildiler zaten.
0
neotunc
(23.11.21)
Hitler gibi biri derken Hitler iktidara gelirken tüm dünyayı yakacağız yahudileri katledeceğiz gibi fikirleri yoktu, hatta yahudi kırımı gibi bir fikri de yoktu Almanya'dan göndermek istiyordu sadece, soykırım düşüncesi çok sonradan gelişen bir olay hatta bu düşünce direkt Hitler'e de ait değil.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.11.21)
Dönemin ruh hali yüzünden. 1. Dünya savaşı'ndan sonra ingiltere ve fransa almanlara hiç acımadı. Gerçekten evlerindeki ekmeğe kadar aldılar.

hiperenflasyon coştu. Hani şu Almanların ekmek almaya bile el arabasıyla mark taşıdıkları dönem. Ülkenin korkunç borçları var savaş harcamaları ve savaş tazminatları yüzünden.

Haliyle o dönem Alman halkının aklından geçen ama söylemeye cesaret edemediği şeyleri söyleyen biri iktidara geldi. Biraz o dönem sokağın sesi gibiydi. Bu arada ilk başta o kadar güçlü değillerdi. Muhalifleri de güçlüydü. Ama bir şekilde iktidara geldikten sonra ilk başta ciddi destek bulmaya başladılar. Bir de çok iyi bir propaganda subayları vardı. Goebbels. Hatta kullandıkları propaganda tekniklerinin birçoğu bugün reklamcılıkta siyasi iletişimde kullanılıyor, birçok yöntemi onlar icat etti diyebiliriz. Hani derler ya hep, Berlin düşene kadar Almanlar savaşı kaybettiklerinin farkında değildi diye. Öyle bir propaganda gücünden bahsediyoruz.

Haliyle Açlıktan kırılan Alman halkı üstünde "haklarınızı geri alacaksınız, kaybettiğiniz zenginliği kazanacaksınız" propagandası çok etkili oldu. Başta ufak olan seçmen desteği, iktidara geldikten sonra ufak bir refah artışı sağlanınca bayaa bir arttı.

Yine de ciddi bir karşıt görüş de vardı körü körüne desteklemedi herkes. O dönem Almanya'daki gidişatı öngören ve ülkeyi terk eden çok insan da oldu.

Şunu unutmamak lazım İngilizler ve Fransızlar 1. dünya savaşından sonra galibiyet sarhoşluğuyla bu kadar ezici bir anlaşma dayatmasalardı, II. dünya savaşı yaşanmayabilirdi.

Başta bu ekibin destek görmesinin en büyük motivasyonu versay anlaşmasını yırtabilme cesareti göstermeleriydi. Tüm ağır şartlara rağmen, "silahlanamazsınız" diyen sözleşmeye rağmen deli gibi silahlandılar. Göstere göstere geldi savaş.

Yani yenilen düşmana merhamet etmezsen, çok üstüne gidersen ilk fırsatta seni ısırır. İngilizler ve özellikle fransızlar bunu çok ağır sonuçlarla gördüler.
Adamlar birkaç ay içinde Eyfel Kulesi önünde selfie çekilecek raddeye geldi.

Hatta 1. dünya savaşında kazanan devletler hangi ülkeye bu tarz ağır anlaşmalar imzalattıysa avuçlarına bakarak dönmek zorunda kaldı çünkü büyük direniş hareketleri gördüler. Bizim kurtuluş savaşımız da SEVR anlaşmasına bir karşılıktı Neyse ki bizim savaşımızı aklı başında, medeni bir komuta kademesi yönetti. Medeni dünyada modern bir sistem kurduk. Oradaki halk desteği de İngiliz ve Fransızların anadolu'daki aşırılıklarından bıkan halkın isyanıydı.

Almanlar ise bu ezilmeye çok sert ve kontrolsüz bir karşılık verdi. Hatta iş ırkçılığa dönüştü bir noktadan sonra. Bunun elbette toplum psikolojisinde açılan yaralarla da ilgisi vardır. Almanya'yı işgal eden askerler sıradan alman vatandaşları bile sokak ortasında keyfi azarlıyor, tartaklıyordu. Bu da aşırı ve radikal alman milliyetçiliği olarak geri döndü ingilizlere.
0
anten
(23.11.21)
Gecmisi bosverin. Su anda dunya gundemini daha iyi takip etmeniz lazim. Bugun de irkcilik yukseliste cunku. Almanlar da o zamanlar benzer sebeplerden bu tercihi yapmis olmali.
0
dunal
(23.11.21)
Türkiye 20 yıldır neden akp'nin elinde ? Almanlarda akıllı eğitimli insan çoktur ama sivrilen bi 10 bin kişiyi bir şekilde susturursan geriye kuzu gibi bir toplum kalır. Onları da propagandayla rahatlıkla güdersin.Bunu işgal kuvvetleri yapamaz, ama kendi milletinden insan yapabilir.
0
vizivozo
(23.11.21)
@Kaleci Saçlı Forvet +1, soykırım olayı 1941-42'den sonra. Amaç başta göndermek, ama gönderecek yer kalmayınca öldürmeye başlıyorlar.

Yani ülken işgal altında, sömürge durumundasın, o esnada adamın biri çıkıp "biz bunu haketmiyoruz" derken gidip "yav öbürü de çok iyi fizikçiymiş" diyip ona oy verecek halin yok.

Asıl sorun şu, ikinci dünya savaşını kaybettiğinden beri, bugün de dahil olmak üzere Almanya hala ABD işgali altında, şu an bile 10 binlerce Amerikan askeri var Almanya'da, muhtemelen Alman ordusundan daha fazla ABD askeri var yani. Acaba buna kim / ne zaman itiraz edecek, ben onu merak ediyorum.
0
plutongezegendegilmi
(23.11.21)
@plutongezegendegilmi

Almanlar özellikle Merkel döneminde ara ara "Birleşik AB Ordusu" fikrini ortaya attılar. Amaç tabii ki kısıtlamalara takılmadan devasa bir Alman ordusu kurma niyeti. AB bahane. AB=Almanya zaten.
0
anten
(23.11.21)
Propaganda ve uyarıcı(pervitin). 2. Dünya savaşı esnasında naziler çoluk çocuk kadın yaşlı demeden herkesi çikolata çikletle uyuşturucu bağımlısına çevirmişlerdi.
0
apocalipy
(23.11.21)
hitabet yetenegi.
0
Kittie
(23.11.21)
(8)

dikisten hic anlamayan kisi - dikis makinesi

the end of time
merhaba,dikisten nakistan hic anlamiyorum, hayatimda sokuk bile dikmisligim yok (annem ve teyzem ise dopiyeslere kadar her seyler diken insanlar, eskiden hic ilgim yoktu, simdi cok ozeniyorum - tabi dopiyes dikmeyeyim de hic olmadi bir el bezi dikebileyim). ama artik mecburen is basa dusuyor, boyle
merhaba,

dikisten nakistan hic anlamiyorum, hayatimda sokuk bile dikmisligim yok (annem ve teyzem ise dopiyeslere kadar her seyler diken insanlar, eskiden hic ilgim yoktu, simdi cok ozeniyorum - tabi dopiyes dikmeyeyim de hic olmadi bir el bezi dikebileyim).

ama artik mecburen is basa dusuyor, boyle ufak tefek tadilat isleri yapabilecegim (paca kivirma vs), sonrasinda da kendimi biraz olsun gelistirebilecegim, basit bir dikis makinesi alsam diyorum. sizce mantikli mi? hem hobi edinirim, belki bir ugras olur bana da, hem de terzilere para dokecegime kendimi gelistirmis olurum. ne dersiniz?
black friday indirimlerinde uygun fiyata bulurum bir makine diye dusunuyorum.

tesekkurler.
0
the end of time
(17.11.21)
Benzer durumdayken minicik (cidden minicik, el mikseri kadar) bir dikiş makinesi aldım 1,5 sene önce. Çok basit işleri yapabiliyorum, çok da eğlenceli. Evde yer olsa ya da aldıktan iki hafta sonra bir kenara atmayacağıma emin olsam ben de düzgün bir makine almayı düşünecektim. Bence çok mantıklı ve keyifli bir hobi.
0
kobuzchu kiz
(17.11.21)
uzun zamandır kullanıyorum singer almıştım. hem ucuz hem her yerde parçası var. bence yeriniz varsa miniklerden almayın çünkü alıştıktan sonra basit modelleri dikebilirsiniz. yaşadığınız yerde kiloyla kumaş satan yerleri bulup dikiş dikmeye başlarsanız gerisi gelir. ben hatta overlock bile aldım hızımı alamadım =)
0
windymimas
(17.11.21)
ben de singer almayi dusunuyorum, model oneriniz var mi? almanya'da yasiyorum, cok cesit var, kafam cok karisti :/
0
🌸the end of time
(17.11.21)
Kot ve deri de dikebilen bir model alırdım ben olsam. Almanya'da çok çeşit vardır şanslısınız.
0
old possum
(17.11.21)
Singer'in başlangıç modelleri o kadar iyi değil.

Almanya'daysanız Pfaff markasının giriş ürünlerine bakın derim.
0
anten
(17.11.21)
Merhaba, terziyseniz eğer kendi söküğünüzü dikemezsiniz.
0
booty hunter
(17.11.21)
Singer simple var bende. Memnunum
0
sta
(17.11.21)
ben singer-confidence modelini aldım gayet memnunum. tabi penye-deri-süet vb dikim için ev tipi makineler çok uygun olmayabilir ama bunlar zaten başlangıç aşamsında dikilecek kumaşlr değil. sonrasında gerekli ekipmanı alırsınız (teflon ayak-kot iğnesi vb.)

*pfaff en iyi marka gerçekten ama pahalı malum euro uçtu gitti=) singer her yerde satılan ve parçasını bakımını kolyca yaptırbileceğiniz bir mrka o yüden başlangıç için bence çok uygun.
0
windymimas
(17.11.21)
(23)

Satış ekibini nasıl ödüllendirelim?

yigitovic
Bir proje kapsamında istenilenleri hızlıca gerçekleştiren arkadaşlarımıza küçük bir jest yapmak istiyoruz. Düşündük ama içimize sinen bir hediye bulamadık, önerilerinizi duyabilir miyim?Ekip 7 kişi, 30-40 yaş aralığındalar, kadın+erkek karışık bir grup. Bütçe kişi başı 500 tl’ye kadar.
Bir proje kapsamında istenilenleri hızlıca gerçekleştiren arkadaşlarımıza küçük bir jest yapmak istiyoruz. Düşündük ama içimize sinen bir hediye bulamadık, önerilerinizi duyabilir miyim?

Ekip 7 kişi, 30-40 yaş aralığındalar, kadın+erkek karışık bir grup. Bütçe kişi başı 500 tl’ye kadar.
0
yigitovic
(17.11.21)
hepsiburada vb. hediye çeki.
0
kenarortay
(17.11.21)
herkesin alkol aldığı biliniyorsa hepsine güzel bir viski&bardak seti alınabilir, viski sevmeyip alkol alan biri bile evinde sergilemek amacıyla bile hoşlanır bu hediyeden. yine alkol alındığı biliniyorsa güzel bir mekanda çalgılı çengili bir eğlence ayarlanabilir. ama bunların hepsinden güzeli trendyol, hepsiburada, amazon gibi sitelerden 500 TL'lik hediye çeki verilebilir.
0
golgi aygıtı
(17.11.21)
www.bendensana.com

Şu tarz hediye kutusu gönderilebilir.

Ya da arkadaşların da dediği gibi hediye çeki mantıklı.

Bir günlük iyi bir spaya giriş kartı da hediye edilebilir. Masajda dahil olan bir pakette olabilir.
0
ırene adler
(17.11.21)
Hediye çeki +1 (tercihen Amazon)
0
pispinti
(17.11.21)
kesinlikle hediye ceki. islerine yaramayacak hediyeyi ne yapsinlar. hediye ceki ile ne isterlerse alirlar
0
oscar
(17.11.21)
Hediye çeki bu zor zamanlarda iş görür.
0
Erva
(17.11.21)
Hediye çeki.
0
logisticsmanager
(17.11.21)
ikramiye +mesai saatinde kebapçı tekrar işe dönmeyecek şekilde
0
bir soru sorcam
(17.11.21)
sodexo flexo gift veya hediyemo gibi kurumsal hediye ceki satan firmalar var, bunlara bakabilirsiniz. veya direkt trendyol, hb gibi hediye cekleri de olur.
0
kobretti
(17.11.21)
hediye çeki almayın bence. irene adler'in gönderdiği kutu hediyeler tarzı hediyeler çok daha etkili olur bence.
30-40 yaşında, kariyerinde ilerlemiş insaları 500 liralık hediye çeki diğerleri kadar mutlu etmez bence.
Şirketin verdiği hediye çeklerinin yarısını kaybediyorum ben, umrumda olmuyor.
Hatta o hediye kutularından alıp, güzelce paketleyip herkesiniçinde ne olduğunu bilmeden hediyesini seçmesini sağlayın derim.
0
michael_knight
(17.11.21)
Hediye çeki olacaksa trendyol olsun bence. Amazonda çeşit az. Hepsiburada da olabilir.
0
Topalordek
(17.11.21)
stanley termos ya da karaca kahve fincaı takımı gibi şeyler gönderiyorlar bize
genelde güzel kutular içinde çikolata ya da kahve çeşitleri ile geliyor
0
devilone
(17.11.21)
Bize de deviline gibi termos ve çikolata olan bir kutu geldi geçenlerde. Kaliteli bir termos her daim işe yarar yanında iyi bir atıştırmalık da ağız tatlandırır güzel olur.
Ondan önce de kolonyalı kutu gelmişti Rebul’un setleri çok güzel mesela şu;
www.atelierrebul.com.tr
0
cilekli pasta
(17.11.21)
Hediye çeki mantıklı.
Bize çeyrek altın veriyorlardı, siz bu bütçeyle gram altın ideal olabilir.
0
etna
(17.11.21)
Hediye ceki gram mutlu etmiyor ya.
Her yerim hediye ceki doldu ne alcam diye bakmaktan yorgun dustum. Hatta buraya da sormustum.

Keske saat falan sacma bisey alsalardi.
0
divit
(17.11.21)
Altın +1 ya da direkt parayı verin
0
primetime
(17.11.21)
zarf içine 500 lira koy ver.
isteyen istediğini yapsın.
0
alt4y
(17.11.21)
hediye çeki+1
migrostan da alabilirsiniz. hem alkol vs de isteyen istediğini alır.
0
veritaslibertas
(17.11.21)
en güzeli trendyol veya hepsiburada'dan hediye çeki. Çünkü herkesin zevki beğenisi başka. Yemeğe götürsen eğlenen olur eğlenmeyen olur.

En temizi ver hediye çekini, adam ne istiyorsa alsın.
0
anten
(17.11.21)
Nakit her zaman tatlı bence. Belki ben gidip parayı yemeğe vermek istiyorum. Hediye çeki böyle durumlarda işe yaramaz. Hele defter, kalem gibi şeyleri hiç mantıklı bulmuyorum. Ben ödüllendirilecek kadar büyük bir iş yapsam ve şirket bana defter, bardak verse iş değiştiririm.
0
dissendium
(17.11.21)
Ben olsam altın verirdim
0
sta
(17.11.21)
prim
0
naksidil
(17.11.21)
hediye çeki veya altın derim net. biraz daha bütçeniz olsa eşli tatile gönderin derdim ama pek mümkün değil 500 liraya.
0
roket adam
(17.11.21)
(6)

randevusuz pasaport başvurusu

bellbane
mümkün mü? ankara'dayım. covid'den dolayı randevusuz işlem alınmayacak diye haberler okudum ama 2020 yılına aitti. güncel durum nedir?bir de yine ankara için soruyorum, pasaport kaç günde geliyor? bir ara çok geç geliyordu.
mümkün mü? ankara'dayım. covid'den dolayı randevusuz işlem alınmayacak diye haberler okudum ama 2020 yılına aitti. güncel durum nedir?

bir de yine ankara için soruyorum, pasaport kaç günde geliyor? bir ara çok geç geliyordu.
0
bellbane
(17.11.21)
randevusuz mümkün değil. 2 günde geldi bizimki.
0
giovanne
(17.11.21)
eşim 26 ekimde başvurdu, 15 kasımda teslim edildi. çok geç geliyor gerçekten.

randevusuz işlem yapılmaması olayı covidden önce de vardı. eliniz boş dönme ihtimaliniz yüksek. telefon edip sorabilirsiniz yine de gideceğiniz müdürlüğe.
0
elorelia
(17.11.21)
randevusuz almıyorlar, zaten şu aralar greencard nedenli yoğunluk kalktı gibi ve ertesi güne başvuru alınabiliyor.

geçen hafta başvurdum, başvururken 15-20 gün süreceği bilgisi verildi. eğer elinde onaylanmış uçuş bileti vs. var ise daha hızlı gelebiliyor.
0
Northern Mariner
(17.11.21)
Randevusuz giremezsiniz. Zaten bu cevapları okuyana kadar randevu almak daha hızlı değil mi:D
0
anten
(17.11.21)
bomboş oturdukları halde randevu yok deyip almıyorlar. kesin bilgi.
0
delidir yakalayin
(17.11.21)
randevu yok, bulunduğum yere 75 km uzaklıktaki bir ilçeye gidip başvurdum. işim biraz acildi. evet randevusuz almıyorlar. nvi'nin sitesinde bir yerde randevusuz gelebilirsiniz diyor ama o bilgi güncel değil. bu arada öğrendiğime göre randevular cuma geceleri açılıyormuş. cuma günü kapmak lazım.
0
🌸bellbane
(18.11.21)
(5)

diş taşı temizliği ortalama fiyat

swalloww
bir klinikten randevu aldım ama telefonda fiyat veremiyorlarmıs, yalnızca muayene 150tl imis islemi yaptırırsam yalnızca islem ücretini oduyormusum. ben max 350-400 olacagını dusunuyorum bu islemin, ama orda soka girmek istemiyorum bu yüzden son zamanlrda dis tası temizligi yaptıranlardan ortlaama b
bir klinikten randevu aldım ama telefonda fiyat veremiyorlarmıs, yalnızca muayene 150tl imis islemi yaptırırsam yalnızca islem ücretini oduyormusum. ben max 350-400 olacagını dusunuyorum bu islemin, ama orda soka girmek istemiyorum bu yüzden son zamanlrda dis tası temizligi yaptıranlardan ortlaama bir fiyat bilgisi alabilir miyim? cok luks bir klinik degil.
0
swalloww
(15.11.21)
acıbadem'de de bu aralıktaydı fiyatlar 3 ay önce gittim.
0
anten
(15.11.21)
max 500 tl olur.
250-500 arasında değişiyor.
0
jelly bear
(15.11.21)
ben bugün Bostancı'da yaptıracağım, 300 TL diye yazdılar.
0
the man with no name
(15.11.21)
ben mayısta gitmiştim herhalde 250 tl idi. ama bu en uygun fiyat, 250 aşağısına kolay kolay bulamazsınız.
0
rose parks
(15.11.21)
Şişli'de yaptıracağım, telefonda 300-500 TL arası olur dediler.
5 yıl önce Ankara cukurambar'da bir yere 500 vermisligim de var:/
0
ya volna
(15.11.21)
(2)

Hangi Köşe Yazarlarını Takip Ediyorsunuz?

pispinti
Sözlükte takip edilesi köşe yazarları başlığı var. Onun dışında pek bir şey bulamadım. Sizler kimleri takip ediyorsunuz?Benim eklediklerim:Mehmet M. YılmazEmin Toprakİsmail SaymazYılmaz ÖzdilMurat AğırelUğur DündarBarış DosterFatih AltaylıRahmi ÖğdülSoner YalçınÜstüme köşe yazarı atarsanız sevinirim
Sözlükte takip edilesi köşe yazarları başlığı var. Onun dışında pek bir şey bulamadım. Sizler kimleri takip ediyorsunuz?

Benim eklediklerim:

Mehmet M. Yılmaz
Emin Toprak
İsmail Saymaz
Yılmaz Özdil
Murat Ağırel
Uğur Dündar
Barış Doster
Fatih Altaylı
Rahmi Öğdül
Soner Yalçın

Üstüme köşe yazarı atarsanız sevinirim. Sevgiler.
0
pispinti
(15.11.21)
Maalesef ülkemizde kaliteli köşe yazarı sayısı azalıyor günden güne. Kahve ağzı laf yarışına dönmüş durumda çoğu gazetecinin köşesi. Öyle dedi böyle dedi... bu isimlerin de çoğu öyle maalesef.

Bence köşe yazarları yerine son dönemde dikkatimi çeken çok iyi radyocular var haber radyolarında, konuları oldukça çok yönlü işleyen ve analiz eden. Haber radyolarına bir bakın derim.
0
anten
(15.11.21)
Mahfi Eğilmez
Gazete Oksijen
Ünsal Ünlü
0
kaset
(15.11.21)
(9)

şişme montuma makine yağı sürüldü

yazar yazmaz yazan yazar
aracı tamirciye götürmüştüm hiç farkında olmadım. montumun sırt kısmının her yerine yağ sürülmüş. nasıl çıkarabilirim bunu?
aracı tamirciye götürmüştüm hiç farkında olmadım. montumun sırt kısmının her yerine yağ sürülmüş. nasıl çıkarabilirim bunu?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.11.21)
gres yağı ise fazlasını peçete meçete ile alıp, sonra bulaşık deterjanıyla kumaşa zarar vermeden yıka. ytd.
0
killerbee
(10.11.21)
Daha gerçekçi tarifler gelir ama sanki bulaşık deterjanları iyi bir yağ çözücülerdi. Montu yıkayamayacağımıza göre bulaşık deterjanlı bezle silinebilir belki.
0
John Bloor
(10.11.21)
oğlumun montuna geçen sene aynı şey olmuştu. tamircide lifte yaslanınca sırtı yağlandı. bulaşık deterjanı, leke çıkarıcı, alkol vs hiçbir şey kâr etmedi maalesef
0
d e j i n
(10.11.21)
Kuru temizlemelerin böyle zor lekeler için özel solüsyonları oluyor. Ben olsam direkt bi kuru temizlemeye gösterirdim
0
mg3929
(10.11.21)
kuru temizlemeye verin. Montların üstünde genelde su geçirmesin diye özel bir uygulama olur. Deterjan, sub vb ile yıkayınca bozulur onlar kuru temizleme çözer.
0
anten
(10.11.21)
deterjan, asperox, çamaşır makinesi her şeyi denedim çıkmadı. kuru temizlemeye versem 100 lira ister. mont zaten 300 lira.:(
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(10.11.21)
eve aldığınız bulaşık deterjanları artık nemlendiricili bilmemneli oluyor, onlar bu konuda çok iyi değil. pril marka, standart mavi şişedeki deterjan çıkartması lazım. çıkmıyorsa istanbul - kurtköy taraflarındaysanız, gelin size bir kimyasal vereyim. çıkartmaması mümkün değil. anasını ağlatır.
0
co2s2
(10.11.21)
@co2s2 all purpose cleaner mi?
0
killerbee
(10.11.21)
@killerbee :

www.anmarkimya.com

farklı yerlerde farklı isimleri var ama biz genelde portakal ya da desolvit diyoruz. bu isimlerle aradığınızda internette bulamazsınız.
0
co2s2
(11.11.21)
(11)

karavanla yaşama geçme öncesi

ShadowOfMoon
uzun süredir düşünüyordum ama erteliyordum. hala net değil. konforu bırakmak zor geliyor.hem kiralık ev bakıyorken hem satın almalık araç bakıyorken 2sini birleştirmek daha iyi olabilir diye düşündüm. hem araç hem çekilmeli karavan olarak da 2 ayrı parça da olabilir diye düşündüm hatta aracın gücüne
uzun süredir düşünüyordum ama erteliyordum. hala net değil. konforu bırakmak zor geliyor.

hem kiralık ev bakıyorken hem satın almalık araç bakıyorken 2sini birleştirmek daha iyi olabilir diye düşündüm. hem araç hem çekilmeli karavan olarak da 2 ayrı parça da olabilir diye düşündüm hatta aracın gücüne bağlı olarak. yani karavanı bırakıp sağa sola gidebileyim diye arada.

elektrikli araç bakıyordum da pahalılar biraz ama yine de karavan çekebilecek güçtelermiş çoğu. elektrikli alırsam sık sık şarj sorunu olacaktır diye düşünüyorum.

ben şu an dans kursuna ve piyano kursuna gidiyorum. yani aslında çakılıyım biraz şehre. karavan demek, şehir şehir gezeceksin demek değil tabi. nasıl kiralık ev varsa çakılı, karavan da çakılı olabilir şehirde.

ama şehirde karavanı nereye çekeceğim dansa giderken. antalyadayım mesela şirinyalı tarafına. arkası çekmeli olursa arkamda sürekli onla gitmek ayrı işkence.

diğer sıkıntılı gelecek şeyse 20 25 m2 civarı en genişleri gördüğüm. bu bir yerden sonra daraltmaz mı. evde spor müzik vs gibi çok şey yapmaya çalışıyorum. sporu doğada bir şekilde yapmayı denerim. bir yandan da çocuklu aileler bile yaşayabiliyor karavanda 4-5 kişi.


öncesinde tabi 1 ay filan kiralarım karavan. kaldığım evi bırakmadan. bu konuda ne önerirsiniz. yani kiraladıktan sonra dağa bayıra mı çekeyim yoksa şehir merkezlerindeki az da olsa karavan park yerleri mi
0
ShadowOfMoon
(03.11.21)
Bence boşver ya karavan işi biraz fantezi. Sen de kararsızsın hem. YouTube seyyahlarına da aldanma. Çilesi çok yani.
0
olaylar olaylar
(03.11.21)
Park edecekseniz niye kiralıyorsunuz. Kiraladığınız anda atlayıp gitmeniz lazım ki boşa gitmesin. Kiralık aracı dağın başına bırakmak mantıklı değil. Araç zarar görse ödeme yapmanız gerekebilir. Şehirde yakın bir yere park etmek mantıklı.
0
dissendium
(03.11.21)
milletin yaptığı prefabrik, ahşap evleri bile çalıp götürüyolar. karavanı hayli hayli çalarlar.

imara kapalı arazin vardır, oraya kulube mulube yaparsın belediye gelir yıkar o zaman anlarım da öteki türlü hem masraflı hem de çalınma soyulma ihtimali çok yüksek bir durum.

ha amerikadaki gibi 365 gün açık karavan parkları varsa olabilir. oradaki karavan parkları, elektrik, lağım, su, market gibi ihtiyaçları karşılıyor bir nevi yat marinası hesabı.
0
killerbee
(03.11.21)
Elektrikli aracı sal. Hem şarj yeri yok, olanlarında bir çoğu aslında işlevsiz ve günümüz elektrikli araçlarını şarj edemiyor. Hem menzilleri çoook kısa, sen karavan çekeceksen en az yarıya düşecek menzili. Hem de şarjı azaldıkça güçten düşüyor alet, imkanı yok karavan çekmez işlevli bir şekilde.

Karavan işi de fantezi gibi geldi. En ufak bi oluru yok söylediklerinin.
0
zimbirik
(03.11.21)
ben bi ara otobüs düşünmüştüm, eski ama hala yürür bi otobüs alıp tamamen revizyonla ev haline getirip yaşanabilir. çoğunlukla sabit kalacak tabi. şehir değişimlerinde hareket edecek şekilde. üstü güneş panelleri su deposu vs. ama mutlaka evden konforsuz olacaktır.
0
sipsiyah
(03.11.21)
bence bir karavan parkına gidip orada yaşayanlarla konuş.
Hem avantaj/dezavantajları birinci elden gör, hem karavanını satmak isteyen varsa haberin olsun.
0
michael_knight
(03.11.21)
Karavan konforlu bir kamp çadırı gibi düşünün. Aslında ısıtması, elektriği, rahat bir yatağı, banyosu ve mutfağı olan bir çadırda yaşıyorsunuz. Tabii tüm bunları kısıtlı ve idareli bir şekilde kullanıyorsunuz. Ev gibi 7/24 yaşadığınızda hem çok maliyetli hem de meşakkatli. Akülerin şarjını kontrol et, su doldur, su boşalt, giderleri boşalt temizle vs. Instagramda'ki tatlış fotoğraflara aldırmayın:) Kamp hayatını seviyorsanız karavanı seversiniz. Sevmiyorsanız, daralırsınız.


Bir de türkiye'de karavan denince herkes aslında yabancıların motorhome dediği büyük araçları hayal ediyor. Ama bizde karavan diye satılan araçlar yabancıların camper van dediği fiat ducato gibi minibüslerin 2-3 gün doğada konaklamaya elverişi hale getirilmiş halleri. Yani o instagramda bolca gördüğünüz araçlar ev olmaya çok uygun değil. Ya da konforunuzdan taviz vermeniz lazım.

İlla deneyeceğim derseniz, motorhome ya da büyük çekmelilere bakmanız lazım. Bunların da satın alma maliyeti oldukça yüksek maalesef.
0
anten
(03.11.21)
elektrikli araba ve karavan birlikte çok mantıklı gelmedi. normalden daha fazla elektrik tüketimi olacak şarj imkanı da kısıtlı olacak. yakıtlı arabada bile karavanla yakıt tüketimi neredeyse iki katına çıkıyor.

karavan tatil yapmak ya da yılın birkaç ayı için uygun olsa da sürekli içinde yaşamak için pek uygun bir yöntem değil. sürekli temiz su, yakıt ihtiyacı, atık suyun boşaltılması vs derken hayatını karavanda geçirme fikri pek rasyonel değil.
0
reanarchy
(03.11.21)
benim hic karavan tecrubem yok, sadece kendi arazimizde cadir deneyimim var. o yuzden karavanda yasama konusunda yorum yapamiyorum ama fiat ducato, peugeot boxer veya citroen jumper gibi olanlardan ben de dusunmustum. bunlarin hepsi ayni model bu arada.

yanlari camsiz olanlardan alinip donusum yapilabilir ama trafik cevirmesinde neler olur onu bilemiyorum.

sozlukte motosikletli tospaga adli arkadasa su entry'siyle alakali bir mesaj gondermistim, biraz muhabbet etmistik bu konuda. lazim olursa ona danisilabilir.

eksisozluk.com
0
chezidek
(03.11.21)
ben 4 yıldır youtube'dan sürekli karavancıları izliyorum, benimde hayallerimden biri karavanda yaşamak. size çekme karavan değilde düz bir karavan lazım gibi geldi. hem karavan alın hemde küçük bir motor ya da araç. karavan'ı koyacak bir yer filan bulmak da sıkıntı. antalya'da bir sürü karavanpark var biliyorum ancak karavan alınca masrafı bitmiyor. yakın zamanda tam zamanlı yaşamaya geçen bir çift vardı isterseniz bir bakın.

www.youtube.com
0
ayseee
(03.11.21)
Karavan özgürlük, istediğin yere gidebilme uyuyabilme. sabah istediğin yerde uyanabilme ama bir yandan kısıtlıyor gibi hissediyorum. 4-5 günde bir su doldurman gerekiyor. 2 günde bir tuvaleti boşaltman gerekiyor msela ilk araştırmalarıma göre.

kampı da tam sevmiyorum aslında. daha çok şehirde konaklarım diye düşündüm karavanpark veya bina önüne park edip de uyunmaz mı herhangi bir yerde.

önce 1 ay da olsa kiralayayım dedim de günlük 300 400 lira diyorlar. 10 gün alsam 3bin. çok pahalı geldi.
0
🌸ShadowOfMoon
(04.11.21)
(3)

Erkek kardeşe mont tavsiyesi

grand kimyon
Erkek kardeşim için mont arayışımız var. Fiyatlar arşa çıktığından gözden kaçırdıklarımız olabilir diye buraya da sormak istedim. Kendisi kalıplıdır. (190cm) Şişme mont tercih etmiyor. Boy olarak popo hizası veya hemen örtecek uzunlukta. İstabul kış şartlarını kurtaracak yeterlilikte. Uzun yıllar
Erkek kardeşim için mont arayışımız var. Fiyatlar arşa çıktığından gözden kaçırdıklarımız olabilir diye buraya da sormak istedim. Kendisi kalıplıdır. (190cm) Şişme mont tercih etmiyor. Boy olarak popo hizası veya hemen örtecek uzunlukta. İstabul kış şartlarını kurtaracak yeterlilikte. Uzun yıllar idare edebilecek. Max 1k civarında. Tikler teşekkür niyetine hemen.
0
grand kimyon
(02.11.21)
www.mudo.com.tr

www.mudo.com.tr

www.mudo.com.tr

Örnek olarak atıyorum, bu kaşe denizci kabanları tarz olarak klasiktir, başka markalarda da bulunur, her şeyle de kolayca kullanılır

Google da men's pea coat diye görsellerde aratırsa nasıl bir tarz yaratabileceği konusunda fikir sahibi olur
0
freebird5406_2
(02.11.21)
himmet dayi
(02.11.21)
Decathlon'dan kar montu yapıştır hemen:)
0
anten
(02.11.21)
(3)

İnternetten para kazanmanın yolları ( satış yapmadan )

denizmaniaherif
Ne önerirsiniz boş zamanda byapmalık ?
Ne önerirsiniz boş zamanda byapmalık ?
0
denizmaniaherif
(01.11.21)
yazılım ya da grafik tasarım tarzı bir yeteneğiniz yoksa doğru düzgün bir şey kazanılmıyor. çeviri, içerik yazarlığı, anket vs. hepsi komik ücretler. zamanınıza yazık olur.
0
candide
(01.11.21)
adsense
0
spartamed
(01.11.21)
İnternetten para kazanmanın yolları, normal hayatta para kazanmaktan farklı değil.

bir konuda yeteneğin varsa, talep de varsa kazanırsın. Biraz da şans ve kendini nasıl pazarladığınla alakalı.

Yazılım çok geniş bir konu ufak işlerle de kazanabilirsiniz, ciddi işlerle de ama öğrenme eğrisi çok yüksek.

Grafik tasarım da biraz kişisel gusto istiyor. Ama denenebilir.

Doğru kanalları bulursanız ikisinden de güzel iş akışı var.
0
anten
(01.11.21)
(2)

basılı dergi satın alınabilecek yerler

eksisozlukokuryazari
Arkadaşlar selam, her şeyi online alıyoruz artık , şu basılı dergileri satın alabileceğim, seçenekleri bol olan bir online alışveriş kaynağı önerebilir misiniz? Özellikle yabancı dergilere erişebilmek çok iyi olur.
Arkadaşlar selam, her şeyi online alıyoruz artık , şu basılı dergileri satın alabileceğim, seçenekleri bol olan bir online alışveriş kaynağı önerebilir misiniz? Özellikle yabancı dergilere erişebilmek çok iyi olur.
0
eksisozlukokuryazari
(01.11.21)
Zor.

"Bu devirde dergi mi kaldı" diyenler gelmeden önce istatistiklerle konuşalım.
ABD ve İngilitere gibi ülkelerde basılı materyal hala oldukça yaygın ve seviliyor. Hatta internetin yaygınlaşmasına rağmen ABD'de basılı yayın sayısı 2002'den 2020'ye artmış durumda.

Günlük ortalama basılı yayın okuma süresiyse 21 dakika. (kaynak statista)

Gelelim bize Türkiye okumayan bir ülke. Sosyal medya okuma oranlarını iyice düşürdü. Haliyle, zaten az olan dergi satışları da iyice düştü. Geçmişte bir dergide çalıştım. Yıllık 5000 aboneye ulaşmak büyük başarıydı. 80 milyonluk ülkede 5000 abone...

Neyse bu rakamlar niye dergi bulamayacağınızın nedeni:)
Çoğu büyük kitapçı bile "satamıyoruz" diye dergi reyonlarını kaldırdı ya da küçülttü.

Yabancı dergi satışı zaten azdı, dolarla iyice düşmüştür o da.

Cağaloğlu'nda iyi yabancı dergileri getiren bir yayınevi vardı. Wallpaper vs. Ama galiba artık açık değiller. İstanbul'daysanız cağaloğlu taraflarını bir gezin derim.

Ya da turistlerin takıldığı bölgelerdeki kitapçılarda hala yabancı dergiler bulabilirsiniz.

Yine istanbul'da İstinye park, zorlu ve kanyon'da bulabilirsiniz. Ama tabii buraya gelen turist profili avrupa'dan orta doğu'ya kaydığı için onlar da bizim gibi çok okuma meraklısı değil. Haliyle buralarda da artık satışlar düştü diye kaldırmış olabilirler. Salgın döneminde gitmedim buralara bakamadım.

D&R'ın falan online mağazasında sadece çok satan şezlong dergileri kalmış maalesef.

Biliyorum basılı arıyorsunuz ama readly uygulaması bir tablete kurularak çok iyi bir alternatif olabilir.
0
anten
(01.11.21)
Öncelikle cevap için teşekkürler ve söylediklerinize tamamen kayılıyorum. Basılı dergi bence farklı bir deneyim. Kitap için bile bu kadar iddialı düşünmüyorum, dijitalden devam edilebilir ama derginin farklı bir durumu var. Masanın üstünde duran bir dergi herkese cazip gelir, eline alır bir karıştırır.

Aslında dediğiniz gibi kanyonda falan vardı ama ben de pandemi başından beri AVM’lere pek yolumu düşürmüyorum. Bu yüzden online bir yer arıyorum ama sanırım yok.
0
🌸eksisozlukokuryazari
(01.11.21)
(20)

otellerin aile cüzdanı istemesi

Wakatakakage
Bugün 3-4 yere sordum, ramada bile istedi. Fuhuş mekanlarına dönmesin diye mi istiyorlar? Hangi oteller istemez? Bide şehre göre değişir mi acaba?
Bugün 3-4 yere sordum, ramada bile istedi. Fuhuş mekanlarına dönmesin diye mi istiyorlar? Hangi oteller istemez? Bide şehre göre değişir mi acaba?
0
Wakatakakage
(25.10.21)
İstanbul'da çoğu düzgün yer istememeli.

Geçen yıl Eskişehir Dedeman'da kalmıştık istemedi mesela.

Daha yerel bir otelse ve isteyecek gibiyse tek kişi (erkek) giriş yapıp sonra akşam vs. sevgiliyle girse bir şey olmaz sanıyorum ama bilemem oteline göre değişir.
0
nhk ni youkosu
(25.10.21)
Şaşırdım. Genelde bu segmentteki oteller bu tarz şeylere gerek duymazdı.. Gece yarısı kanun falan mı çıkardılar yine acaba
0
kanlakarisikyagmur
(25.10.21)
Hicbiri isteyemez. Evli olmayanlarin otelde beraber kalmasini engelleyen bir duzenleme yok.
0
floydian
(25.10.21)
Normalde birçok otel istemez, ama oteli arayıp "evlilik cüzdanı istiyor musunuz" diye sorduysanız onlar da burada bi iş dönecek galiba diyerek "evet istiyoruz" demiş olabilirler.
0
anten
(25.10.21)
anten+1

isteyen yere evliysen de gitme zaten.
0
lcha
(25.10.21)
komik olan, evliyken hic evlilik cüzdanı tasidigimi hatirlamiyorum. hatta son 5-6 senedir biri sorsa evde bulamazdık sanirim. muhtemelen cogu yer gidince sormayacaktır.
0
helenart
(25.10.21)
anten +1

istemezler.
0
xdenizx
(25.10.21)
şaşırdım bimer cimere sonuç gelmese bile yazın.
sizden hoşlanmamışlardır.

anten+1
icha+1
0
jimjim
(25.10.21)
yoo istemiyorlar. @anten'in yazdıgı gibi siz sorduysanız onlar da işkillenip evet istiyoruz demiş olabilirler.
0
dafuq
(25.10.21)
10 yıldır evliyim. hiç bir otel istemedi.
0
co2s2
(25.10.21)
Türkiye'de hiç bir otel sizden ve eşinizden evlilik cüzdanı istemez. Evlilik cüzdanı alınır sandığa atılır ve ölüm ya da boşanma çiftleri ayırana kadar ortaya çıkmaz :)

Otellerin evlilik cüzdanı talep etmesi gibi bir durum söz konusu bile değil, sadece hem sizden hem eşinizden kimlik bilgileri istenir ve her gece bu bilgiler bağlı bulunan emniyet müdürlüğüne iletilir. Ama bunun da nedeni fuhuşu vs engellemek değil olası bir terör eylemeni, bir suçu vs önlemek ya da çözmek içindir.

Eğer otelleri arayıp evlilik cüzdanı istiyor musunuz diye soruyorsan gıcıklığına evet istiyoruz diyorlar muhtemelen çünkü hiç bir evli evlilik cüzdanımızı isteyecekler mi acaba diye düşünmez, rezervasyonunu yaptırır otele gider.
0
solo
(25.10.21)
son 3 yıldır evliyken, ondan önce de bekarken otele gittim hiç kimse istemedi zaten böyle bir hakları da yok.
0
matilda
(25.10.21)
kimse istemedi +1 üstelik hiçbirisi çok lüks yerler değildi.
0
biravekahve
(25.10.21)
Turizm Bakanligina bagli oteller teknik olarak isteyemez ve isterlerse sikayet edebilirsiniz. Sikayet ne olur, o gece ortada kalir misiniz vs... bunlar ayri sorular.

Polisevi, ogretmenevi vs... tarzi yerler teknik olarak isteyebilir ve istiyorlar da zaten. Gerci yazildigi gibi kimse evlilik cuzdani tasimiyor, nufus cuzdanina felan bakiliyor.
0
cleric
(25.10.21)
Telefonda sorarsan istiyoruz derler tabi, kim niye soruyor bilmiyor ki adam.

Gidince istemezler. Zaten evlilerin yaninda cuzdan olmaz.
0
divit
(25.10.21)
"evliyim ama yıllardır hiç bir otel istemedi" diye yazanlar soyadlarından evli olduğunuz anlaşılıyor niye sorsunlar :))
0
nuisance
(25.10.21)
@nuisance

evlenir evlenmez balayına gidiyorsun? hemen soy adın değişiyor mu? hayır ..
0
xdenizx
(25.10.21)
9.5 yıllık ilişkimiz sonunda geçen ay evlendik. Bu 9 yıl boyunca tatil nedeniyle 20den fazla otelde kalmisizdir herhalde; içlerinde butik oteller de var, lüks oteller de. Hiçbiri de istemedi.

Evlilik sonrası balayına gittik, yine yanımda goturmedim. Yine istemediler.
0
fraise
(25.10.21)
2 3 yıldızda kaldım. İstemediler. büyükleri bilmiyorum
0
ShadowOfMoon
(25.10.21)
Bu arada otellerin fuhusa mekan saglamamak gibi bir yukumlulukleri var ama Turizm bakanligi yazisina gore bunu evlilik cuzdani isteyerek yapamazlar. Eger bir kisinin surekli farkli kisilerle otele gelmesi gibi bir durum varsa en fazla ona hizmet vermeyi reddedebilirler.

2010lu yillarin baslarinda o donemki iliskilerim ve sartlarimdan oturu bol bol otel, kiralik ev, pansiyon vs... kullandim. Her seferinde oncesinde arayip evlilik cuzdani durumunu sordum ve isteyenlerden yer ayarlamadim ama bol bol isteyenlerle karsilastim. Su anki durumu bilmiyorum.
0
cleric
(26.10.21)
(7)

220 bin tl ye kadar sıfır, otomatik, benzinli tavsiyesi?

Trafalgar
Sbİstanbul
Sb

İstanbul
0
Trafalgar
(24.10.21)
Şu an bayilerde bu araçları bulabileceğini sanmıyorum ama seçenekler sınırlı zaten: www.arabalar.com.tr
0
himmet dayi
(24.10.21)
bütçenizi biraz aşıyor ama

Toyota Yaris 1.5 Multidrive S

Şu an liste fiyatı 233.000 TL görünüyor.

yıllardır benzinli otomatik yaris kullanıyorum. şu an bu bütçeye yeni araç alacak olsam 5 dakika düşünmem.
0
la lykia
(25.10.21)
piyasası olan arabalara bakınız.
Honda city,
Clio icon,
polo life (biraz daha zorlarsan bütçeyi)
0
wiekannich
(25.10.21)
Yarın sabah bayileri gezin ilk bulduğunuz aracı butcenizin fazlası bile olsa krediyle alın, geçen hafta zamlar geldi, 1 haftaya tekrardan gelir
0
kleider
(25.10.21)
o fiyatlar yalan diyorlar. Bakan birkaç arkadaşım "sıfır asla yok/satmıyorlar, ikinci eller bile gün içinde zam yapıyor satmıyor" dedi.

Atıyorum sıfırı 230 bin görünen Clio'yu anca galeriden 240'a alabiliyorsun, duyduğum bu.
0
nhk ni youkosu
(25.10.21)
dünyada ciddi bir tedarik krizi var. Haliyle üretimler sekteye uğradı. Araç bulmanız zor. Bir de kur farkı, zam gelme ihtimalleri yüzünden bayiler de stokta araç yok diyebilir. Olanları da galeriler çoktan ayırtmıştır.

2. ele bakın derim.
0
anten
(25.10.21)
Liste fiyatı 217000 lira olan clio otomatik touch paketi bayi plaka vurup 230000 liradan satışa koymuştu. Bulabilirseniz Hyundai i20 olabilir. Mitsubishi SpaceStar bakabilirsiniz. Veya a segmentinde Hyundai i10.
0
kronik koala
(25.10.21)
(6)

Bu kişinin yerinde olsanız parayı nasıl değerlendirirsiniz? (otomobil)

hadi ya la
- Emekliliği yaklaşmış bir memursunuz.- Borcunuz yok.- Eşinizle yaşıyor, yazları bol eşya ile yazlığa (100 km) git gel yapıyorsunuz.- Araba beni götürsün, masraf çıkarmasın, başımı ağrıtmasın yeter diyorsunuz.- Elinizde 200 bin km'ye yaklaşmış 2014 model Symbol var.- 30 yıldır sadece Renault kullanı
- Emekliliği yaklaşmış bir memursunuz.
- Borcunuz yok.
- Eşinizle yaşıyor, yazları bol eşya ile yazlığa (100 km) git gel yapıyorsunuz.
- Araba beni götürsün, masraf çıkarmasın, başımı ağrıtmasın yeter diyorsunuz.
- Elinizde 200 bin km'ye yaklaşmış 2014 model Symbol var.
- 30 yıldır sadece Renault kullanıyor, sanayide de yaklaşık 30 yıldır güvendiğiniz bir Renault ustası tanıdığınız var ve sadece ona gidiyorsunuz.
- 150 bin lira civarında bir para geliyor.

Bu durumda otomobili yenilemek mantıklı olur mu?
Garantici bir insana ne önerebilirsiniz?

Aklımda Egea Cross, Corolla gibi arabalar var fakat ben de pek anlamadığım için sizlere danışmak istedim.
0
hadi ya la
(24.10.21)
2017-2018 megane 4 sedan 1.6 joy yeterli gelir diye düşünüyorum. Arkadaşta var güzel araç.
0
signore
(24.10.21)
megane sedan çok mantıklı bu senaryoda. hele dizel de olursa inanılmaz az yakan, acayip geniş kocaman, fena olmayan bir araç almış olursunuz.
0
roket adam
(24.10.21)
megane sedan büyük konfor arttırır. otomatik olursa tadından yenmez. benzil-dizel çok fark kalmadı artık.
0
jelly bear
(24.10.21)
o yaştaki insan, artık pek macera ve uğraş sevmeyeceği için en doğrusu yine renault almak olur muhtemelen. ben olsam megane düşünürdüm arkadaşların dediği gibi. tabi corolla falan da mantıklı yine ama bey baba'nın rahatı için renault daha doğru gibi
0
avatar is back
(24.10.21)
megane sedan+1453

tam olarak bu senaryo için üretilmiş bir araç
0
hadsafhada
(24.10.21)
bunca memurun ve emeklinin bir bildiği var. Megane sedan:)

ustası bol bulunur, yedek parçası ucuz sanayide. Bir de konforlu araç.
0
anten
(25.10.21)
(5)

Zeytinyağını hiç kullanmıyoruz

karayel
Bütün yemeklerde ayçiçek yağı kullanıyoruzHerhangi bir zararı olur mu?
Bütün yemeklerde ayçiçek yağı kullanıyoruz

Herhangi bir zararı olur mu?
0
karayel
(22.10.21)
zeytin yiyin siz de. zeytinyağı şöyle sağlıklı, böyle süper algısı tamamen zeytinyağı lobisinin işi.
0
Wakatakakage
(22.10.21)
Tadı kötü olur öncelikle:D Doğal sızma zeytinyağı ile ayçiçek yağının yemeğe kattığı lezzet bir olmaz.

Ayçiçek yağının vücuda etkilerini de buraya yazmışlar.

www.milliyet.com.tr
0
anten
(22.10.21)
e yani.
hastalıklara daha açık olursunuz.
iyi bişey değil.
0
jimjim
(22.10.21)
%100 olur - olmaz demek imkansız ama sağlıklı değil.

Bir de ayçiçekyağının da kalitesizi kalitelisi var. Ucuz olanlarına başka bir şey karıştırıyor olabilirler.
0
admiral
(22.10.21)
Fazladan omega6 almanın zararlarını bi araştır.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(22.10.21)
(2)

10.000 TL ye alınacak en iyi laptop

trgydl
Nedir bu ara?Grafik tasarımı için
Nedir bu ara?
Grafik tasarımı için
0
trgydl
(21.10.21)
lenovo'nun gaming ürünleri fiyat performans olarak iyi bu anlamda. Son dolar artışından sonra neler oldu fiyatlar bilmiyorum ama belki 1-2 bin üstüne bulabilirsiniz. Tabii amd işlemcilerden bahsediyorum.

Bu arada ne olursa olsun grafik tasarım için mutlaka ips ekran tercih edin doğru renk referansı için.
0
anten
(21.10.21)
macbook air M1
0
himmet dayi
(21.10.21)
(15)

eğer kazancınız ciddi miktarda döviz üzerinden olsaydı ne düşünürdünüz?

Stoneface
a) herkes gibi endişelenirdimb) nötr kalırdımc) memnun olurdum
a) herkes gibi endişelenirdim

b) nötr kalırdım

c) memnun olurdum
0
Stoneface
(21.10.21)
C
0
stavro
(21.10.21)
a
0
freebird5406_2
(21.10.21)
merkez bankasi karari akp'yi iktidarda tutmak icin alinmis bir karar oldugu icin a sikki.
0
arkadakiadam
(21.10.21)
Endişelenirim çünkü ülkenin fakirleşmesinin bana bir katkısı yok.
Aksine benim durumum döviz kazandığım için stabil kalacak belki ama komşum arkadaşlarım yaşadığım mahallenin alım gücünün düşmesi orta uzun vadede sıkıntı.

Sen rahat rahat yiyip içebilirken çevrende birileri yiyip içememeye başlayacak.
Bu sana iyi hissettirir mi? hadi bencil bir insansın.

Güvenliğini düşün. Sen cebinde parayla gezerken parası azalan insanların gözüne batmaya başlamayacak mısın?
0
anten
(21.10.21)
Bu olaylardan kazancim cok dusmese de ulkenin genel gidisati beni etkiliyor.
Herkes sinir kupu devamli arabami ciziyorlar, devamli sokakta markette kavga ediyorum.

Param olsa bile duzgun yol, duzgun gida, duzgun otele erisemiyorum.
Param oldugu halde evde internet hizmeti alamiyorum mesela.

Gunlugu 2bin tl olan otelde bile kotu hizmet aliyorum.

Zaten maasi dolarla alsak bile bazi urunler dolardan daha cok zam yedi. Bizim mahallenin evleri dolar bazinda %25 degerlendi, sifir arabalar da oyle.
0
divit
(21.10.21)
Divit +1

Türkiye'de yaşıyorsan olumsuz gidişatın etkilerinden sıyrılamıyorsun. Lüks bir araban var diyelim. Trafik lambalarında camını silip para istiyorlar. Üstün başın düzgünse durdurup para istiyorlar. Pahalı bir mekana gittin diyelim, uzaktan sana bakıp abi açım diyen çocuklar oluyor. Eve yemek söylesen kurye küfür eder gibi bakıyor.

Bunlara ek olarak düzenbazlık tavan yapıyor. Artık avm içinde dileniyor dilenciler.

Kısaca stres ve sorunlardan kaçış yok.

B diyorum
0
roe
(21.10.21)
kazancım dolar üzerinden olmasa da b. kişisel ve sosyal endişelerim ekonomik temelli değil. sorumluluk sahibi, ahlaklı ve vicdanlı bir toplumda yaşıyor olsaydık ne ekonomi ne sosyopolitik bu halde olurdu.
0
erenderk
(21.10.21)
ben dolar kazanmazken de aynı çukura sürükleniyorum, en azından dolar kazanayım da daha sürükleneyim. o yüzden dolar kazandığıma memnun olurdum.
0
Bruce
(21.10.21)
çoğunlukla A bazen B.

Aynı mantıkla bankada dövizim var. Ama TL değer kaybettikçe içim burkuluyor. Aslında bankadaki param TL bazında arttığı, Euro bazında sabit kaldığı halde.

Ben çökmüyor bile olsam ülkenin çökmesine üzülürdüm.
0
zimbirik
(21.10.21)
c
0
mikahakkinen
(21.10.21)
tr de olsam divit gibi dusunurdum. su an ise ailem dahil akp destekcileri umrumda degil.
0
lion de la Turquie
(21.10.21)
ben yaklaşık 10 senedir döviz ile maaş alıyorum. dolar artınca ufak bir sırıtma olmuyor değil.

ama genel olarak hayat kalitemiz düşüyor. bu beni de etkiliyor.
0
co2s2
(21.10.21)
A ama kendi adıma en azından kazancım erimiyor diye memnun olurdum.
0
(21.10.21)
a. toplumdaki fakirleşmenin olumsuz etkilerinden kendini izole etmek, dolar milyarderi olmadıktan sonra, pek mümkün değil.
0
zgrydn
(21.10.21)
dolar 2.9tl oldugu seviyelerden beri butun gelirim dolar uzerinden. turkiye'de yasiyorum. elimde faizde kalan son yuklu tl'y 3.2 civarinda dolara cevirmistim (trump secildikten hemen sonra). butun birikimim de doviz uzerinde, sadece gerektikce bozuyorum.

usdtry 4 civarlarina kadar c şıkkındaydım. ondan sonrası a.

o zamanlardan beri evet, tl bazinda %300'den fazla getiri oldu. ama hayat da %200 civari pahalilasti, cok degisen bir sey yok yani. bir kazancim varmis gibi hissetmiyorum. ama birikimim tl olsaydi ve tl kazansaydim tabii cok kotu olurdu.
0
robokot
(22.10.21)
(8)

62 yaşında biri için iş fikri

idealist muallim
Babam geçen yıl gırtlak kanserine yakalandı ve ameliyat oldu. Kendi işi olan kebapçılığı da bıraktı. Şimdi emekli oldu ama yerinde durmuyor illa çalışacağım diyor. İnsanlarla çok fazla iletişim gerektirmeyen(çünkü sesi kısık, özellikle gürültülü ortamlarda sesini duyurmakta zorlanıyor) ve haftasonla
Babam geçen yıl gırtlak kanserine yakalandı ve ameliyat oldu. Kendi işi olan kebapçılığı da bıraktı. Şimdi emekli oldu ama yerinde durmuyor illa çalışacağım diyor. İnsanlarla çok fazla iletişim gerektirmeyen(çünkü sesi kısık, özellikle gürültülü ortamlarda sesini duyurmakta zorlanıyor) ve haftasonları dinlenebileceği bir iş fikri arıyorum. Benden gizli gitmiş bir yer ile fırıncılık yapmak için anlaşmış bana kafayı yedirecek adam. Bakkal açalım diyorum ama onun da tatil günü yok. Nasıl bir şey yapsak bilemedim.

Araba al sat yap dedim. güzel iş ama bana sürekli uğraş olacak bir iş gerekiyor dedi. bağ-bahçe işlerinden de anlamaz zaten.
0
idealist muallim
(20.10.21)
Öncelikle geçmiş olsun.
Eğer el becerileri varsa, marangozluk vb gibi ufak bir atölyeye gidip sipariş usulü ufak dekorasyon ürünleri yapabilir. Sosyal medyadan pazarlar bunları.
Yoksa da kurslar falan var belediyelerde. Mesleğe döndürebileceği bir beceri edinir.

Eğer hayvanlarla arası iyiyse dog walker olayını yapan yaşı büyük çok insan var.
0
anten
(20.10.21)
kendi işini yapması en mantıklısı bence.
hafta sonu iş yapmayan bir yerde bir dükkan açmayı deneyebilirsiniz.
Sadece işyerlerine hizmet veren, hafta içi 11:00 - 17:00 arasında satış yapılabilecek bir yer mesela.
Öyle bir yer var mıdır, para kazandırır mı kısmını pek bilmiyorum tabi.
0
michael_knight
(20.10.21)
Küçük bi dukkan acip organik yumurta teryag eriste vs satisi yapabilir hem cok yogun olmaz hem kendini döndürür.
0
instant crush
(20.10.21)
hocam babanız en iyi bildiği işin butik olanını yapsın. amerika'yı neden yeniden keşfediyorsunuz. hazır yemek sektörü de, eğer iyi yapıyorsanız kar ettiriyor. bilmediği işler veya yapmak istemediği uğraşlar adamı tekrar hasta eder.
0
malheiros
(20.10.21)
@anten teşekkür ederim, halk eğitim kurslarından defalarca bahsettim ama ilgilenmedi ne yazık ki. hayvanlarla da arası maalesef iyi değil, eve kedi getirmeye bile ikna edemedim.

@michael_knight dediğiniz türden bir yer bulabilsek açarız dükkan aslında ama öyle bir yer aklıma hiç gelmiyor.

@instant crush öyle bir yer açarsa dinleneceği zamanı pek olmaz. zaten amacı para kazanmak değil vakit geçirmek aslında. öyle kendisini yormayacak bir iş bulamayınca gitmiş dün bir fırınla anlaşmış usta olarak orada çalışacakmış. cidden çıldıracağım.

@malheiros hocam amaç para kazanmak değil ancak o işi babam yapabilecek olsa kendi iş yerimizi kapatmazdık 2 ay önce. sesinden ötürü müşterilerle iletişime geçerken çok zorlanıyor. telefona bakamıyor, gelen müşterilerle konuşurken müşteriler bazen babamı anlamıyor o da üzülüyor vs.


aslında bir bakkal açmayı düşünüyordum. hem babamla beraber okul sonrası ben de ona yardım ederim dönüşümlü bakarız dedim ama bu sefer de hiç tatili vs olmayacak.
0
🌸idealist muallim
(21.10.21)
çiğköfte dükkanı açın. kasap açın. poğça börek olur.
0
xrated
(21.10.21)
catering?
gıdayla ilgili daha butik işler.. organik bişeyler ürettirip, evde yapıp (belki alakasız örnek: organik fıstık ezmesi) kavanozlayıp satmak.
catering'in daha spesifik kolu ;sadece kahvaltı.. sadece dürüm/sandviç veya kumanya odaklı bişey olabilir.
depo gibi minik bir mekan açıp bir yerlerden organik, yöresel bişeyler satabilir.. mersin'den limon gelir atıyorum.. edremitten zeytin vs. içeriğe harcayacağınız parayı ilk etapta reklama harcarsanız iyi tutar.
0
rewlack
(21.10.21)
Herkese cevaplar için teşekkür ederim. Aklıma daha üniversite okurken kendim için düşündüğüm bir fikir geldi. Bakalım babamın da kafasına yatarsa araştırmalara başlayacağım :)
0
🌸idealist muallim
(21.10.21)
(8)

forex'de ki bu kazançlar gerçek mi? gireyim mi sizce bu işlere

kanasla intihar eden adam
yoksa bunlar sahte mi? hiç anlamıyorum forex işlerinden.
yoksa bunlar sahte mi? hiç anlamıyorum forex işlerinden.
0
kanasla intihar eden adam
(20.10.21)
asla girme kaldıraç olayı çok sakat. baya ileri seviye finans okur yazarı olmak lazım kazanmak için.
0
xrated
(20.10.21)
Maalesef komple yalan diyemesekte dürüstçe değil. Bir arkadaşım da kripto için benzeri paylaşımlar yapıyor. 10 işlemden 4 kazanç 6 kayıp varsa 5 paylaşım yapıyor. Bi tane de “kaybettik ama canımız sağolsun” paylaşımı yapıyor. Çok inanmamak gerek. Paylaşan arkadaşta maşallah twitter’da değil de new York’ta olması gereken biri gibi.

Kısa not : hiç bulaşma. Kaybedersin
0
avatar is back
(20.10.21)
Twitterda size para kazandıracağını iddia eden HİÇ KİMSEYİ DİNLEMEYİN, sattıkları HİÇBİR ŞEYİ ALMAYIN, verdikleri HİÇBİR LİNKTEN BİR SİTEYE ÜYE OLUP PARA YATIRMAYIN.

Şöyle gruplar var, hiçbirinden bir şey almayın.

1-) Eğitim satanlar (Kendine hayrı yok)
2-) Hisse pazarlayanlar (bunlar kendine "üstat" dedirtir, çıkacak hisseleri bildiğini söyler, aslında bunlar hisse pazarlamacısı, parabolik yükseliş yapmış hisseleri millete kakalıyorlar)
3-) Direkt para toplayıp kaçanlar (korkunç kazançlar vaad ediyorlar, ailede herkese o kadar telkin yapmama rağmen kardeşimin eşinin abisi bunlara 50 bin lira kaptırmış)
4-) Amatörler (öğrenecek bir şey yok)
5-) Referans linkiyle milleti üye yapıp para kazananlar

@divit haklı, devlet o kadar önlem aldı ama vatandaşın da sorumlu davranması gerekiyor.
0
hayirsiz
(20.10.21)
Devlet bunlardan bikti, dolandirilmayin diye 50bin tl ust limit koydu bu sefer de araci paravan sirket kurarak dolandiriyorlar.

Ben kolay yoldan para kazanmayi bilsem gelip sana ogretir miyim ?
Sozlukteki freelance site basliklarina bile millet entry girmiyor, duyan gelmesin payimiz bolunmesin diye gizli takiliyorlar.
0
divit
(20.10.21)
Forex piyasaları üzerine bir entry vardı sözlükte. Yurtdışında büyük yatırım firmalarının nasıl araçlar kullandığı vs üzerine.

onlarca analizci, yapay zeka temelli uygulamalar vs. kullanan adamların karşısında kazanma ihtimali, kaldıraçlı işlemlerin sıkıntıları vb.

Bunlar ciddi finansal okuryazarlık ve teknik altyapı isteyen şeyler.

Sermaye piyasaları diye bir açıköğretim bölümü var. Bu konuda alabileceğiniz en düzgün eğitimdir.
0
anten
(20.10.21)
teknik, temel anali bilseniz de bir ton indikatör kullansanız da biraz şans işi. forex'i bilmiyorum ama kripto piyasasındayım. mesela kısa sürede çok kazanyım diyerek kaldıraçlı işlemlere girerseniz %90 ihtimalle paranız yok olur. ama stoplu giderseniz zarar etmezsiniz. kaldıraç kullanmadan spottan birkaç günde paramı yediye katladım ama şans işiydi, içimden onu almak geldi ve iki günde yaptım kazancı. ama indikatör analiz cart curt baktığım şeylerde %10-30 arası kazandım genelde.

özetle ne kadar bilseniz de işiniz şansa kalmış, kripto için bir anda fırlayabilir, bir anda düşebilir. ama stop-loss kullanırsanız zarara girmezsiniz.
0
candide
(20.10.21)
%90 bence çok iyimser. Forex işlerinden hiç anlamıyorsan paranın tamamını kaybedeceğini sana garanti ederim. Forex'in kumardan tek farkı kumarda 'birileri' kasıtlı olarak küçük miktarlarla oynayan oyuncuların parasına çökmüyor. Vadeli işlemde tam olarak bu dediğim sık sık yaşanıyor. Daha geçenlerde binance kendi kripto parasında çok fazla long pozisyon açıldığı için tüm uzuncuları patlattı tek hamle ile. Bu söylediğim sana anlamsız geliyorsa bu işe bulaşma.
0
himmet dayi
(21.10.21)
Teorik olarak Forex kumardir. Bununla birlikte pratkkte de tam olarak kumardir.
Imza: forex piyasaninda karli olarak ayrilmis ve artik islem yapmayan bir duyuru kullanicisi.
0
stavro
(21.10.21)
(3)

Kredi alırken sorulan geliriniz ne kadar sorusu

sckxyss
Bugüne kadar 10'dan fazla kredi kullandım. Bir kez vakıfbank bordro sordu, bir kez de enpara iş telefonumdan aradı. Bunun dışında kimse ne bordro istedi ne çalıştığım yeri teyit etti. Geliriniz ne kadar diyor x diyorum, yanlış beyan vermeyin bla bla diyip geçiyorlar. Bu güven nereden geliyor? Niye k
Bugüne kadar 10'dan fazla kredi kullandım. Bir kez vakıfbank bordro sordu, bir kez de enpara iş telefonumdan aradı. Bunun dışında kimse ne bordro istedi ne çalıştığım yeri teyit etti. Geliriniz ne kadar diyor x diyorum, yanlış beyan vermeyin bla bla diyip geçiyorlar. Bu güven nereden geliyor? Niye kontrol etmiyorlar? ( Kredi skorum 1200'un altındaydı çoğu krediyi çektiğimde)
0
sckxyss
(20.10.21)
Düşük rakamlı çektiysen bir şey sormadan çat diye verebiliyorlar.
0
roket adam
(20.10.21)
bankalardaki para hareketleri, önceki ödenmiş kredilerin, kredi kartı harcamaların ve ödeme alışkanlıkların vs. üzerinden seni profillemiş oluyorlar.
0
orpheus
(20.10.21)
Elinde zaten data var. Bir de imzaladığın kapı gibi sözleşme var. yalan söyleyebilirsin. ama bir sorun halinde yalan beyanda bulunduğun ortaya çıakrsa ki kolayca çıkar, sen uğraşırsın banka değil.

O güven sana değil bankanın kendine ve avukat ordusuna olan güveni.
0
anten
(20.10.21)
(7)

Sifir araba bulamamak

the end of time
Merhaba, anneme araba almak istiyoruz ancak bayilerde araba yok sanirim.Hepsini tek tek aramadim, ancak kuzenim aldigi icin biliyorum kia sorento var mesela kia'larda. Boyle bildiginiz, hemen teslim alabilecegimiz araba var mi? Tesekkurler.
Merhaba, anneme araba almak istiyoruz ancak bayilerde araba yok sanirim.
Hepsini tek tek aramadim, ancak kuzenim aldigi icin biliyorum kia sorento var mesela kia'larda.

Boyle bildiginiz, hemen teslim alabilecegimiz araba var mi?

Tesekkurler.
0
the end of time
(20.10.21)
ablam 10 ay önce aldığı sıfır ford puma'yı satıyor boşandığı için. sıfırdan tek farklı 5 bin km olması. ilgilenirseniz yazın.
0
denizmaniaherif
(20.10.21)
Hangi araçtan alacaksınız? Benim bildiğim Subaru XV var mesela bayilerde. Ama muhtemelen tek kriteriniz bayide olması değildir. Egea da bulunabilir mesela.

Kia Rio, Polo, Ibiza gibi modeller çok sattığı için bulunamıyor.
0
himmet dayi
(20.10.21)
Sehir icinde rahat kullanabilecegi, guvenlik donanimlari iyi olan, saglam bir araba almak istiyoruz. Babam vefat etmeden once honda city almak istiyordu annem icin ancak bulabilecegimizi hic sanmiyorum. Babamdan kalan crv ye annem cok buyuk ben onu kullanamam dedigi icin yeni araba arayisindayiz.

Fiat, peugeot, citroen ve opel isteyecegini sanmiyorum. Suv tarzi cok istemedi, ya daha ufak bir sedan, ya da b sinifi guvenilir bir arac bakacagiz.

Butcemizi 300bine kadar zorlayabiliriz muhtemelen. Kasim zamlari gelmeden bulabilmeyi ummustum ama zor gorunuyor.

Bu duyuruyu da secenekleri ogrenmenin yaninda biraz da meraktan actim
0
🌸the end of time
(20.10.21)
bir arkadaşım hyundai ve kia'nın çeşitli modellerini soruyordu bulamadı. Galericilerde 10-20 bin fazlasına varmış ama. :/
0
nhk ni youkosu
(20.10.21)
1-2 gün işinizi bırakıp sabah akşam bayileri kovalamanız lazım. kapora isteyen olursa da 1-2 üstüne bişeyler verip fiyat sabitleyin. mutlaka alacaz yolun sonunda derseniz de 10bin papele kıyıp galericiden de alabilirsiniz. yakın zaman da maalesef ciddi zamlar görmemiz olası. bütçeyi de 300'e kadar çıkartırız dediğinize göre %50'nin üst dilimini zorlarız demek bu. dolar artışı vs eklendiğinde o banttaki araçlar dilim atlarsa 350'leri görür 270'lik araçlar.

kendinizi güvene alın. vw araç bulmak daha zorken korelileri bulmak daha olası gibi duruyor
0
avatar is back
(20.10.21)
çok satılmayan araçlar vardır ancak çoğu marka hem fiyat dengesizliği hem çip krizinden dolayı araç çekemiyor.
0
mikahakkinen
(20.10.21)
Global tedarik krizleri üretimleri durma notkasına getirdi. O yüzden sıfır araç bulmanız zor olabilir.

Hatta bazı markalar ayıplı satış yapmaya başlamış yurt dışında.
Yani aracın güvenlik ve sürüşünü etkilemeyecek ama konforla ilgili bazı donanımları olmadan satıyorlar. Sonra parça gelince takarız diyorlar.
0
anten
(20.10.21)
(4)

kitap önerisi?

asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
bana bi kitap önerisi yapsanıza. iyi hissetmek, hayatına yeni bakış açıları getirmek, yeni hayat tarzı, pozitif olmak vs... verimli ve okumaya değer bi kitap arıyorum. teşekkürler.
bana bi kitap önerisi yapsanıza. iyi hissetmek, hayatına yeni bakış açıları getirmek, yeni hayat tarzı, pozitif olmak vs... verimli ve okumaya değer bi kitap arıyorum. teşekkürler.
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(18.10.21)
david burns (bkz: iyi hissetmek)
0
orpheus
(18.10.21)
"hayatı yeniden keşfedin" de bayağı iyi.
0
hlot
(18.10.21)
kanasla intihar eden adam
(18.10.21)
havaalanında bir hafta
0
anten
(18.10.21)
(3)

Fular hangi giysilerle kombin edilirse daha güzel durur?

winston insani
MerhabalarErkek olarak bir kaç tane fularım var takmayı da seviyorum. Ama doğru kombin ediyor muyum pek içime sindiremiyorum doğrusu.Şu sıralar mesela neyin üstüne takarsam daha güzel durur mesela? Kombin yapmayı bir türlü beceremeyenlerdenim de..
Merhabalar

Erkek olarak bir kaç tane fularım var takmayı da seviyorum. Ama doğru kombin ediyor muyum pek içime sindiremiyorum doğrusu.

Şu sıralar mesela neyin üstüne takarsam daha güzel durur mesela? Kombin yapmayı bir türlü beceremeyenlerdenim de..
0
winston insani
(18.10.21)
gömlek, üstüne v yaka kazak. zaten erkeklerde gömlek dışı kullanımda pek yakışmıyor.
0
rose parks
(18.10.21)
fular maalesef biraz eski moda bir aksesuar erkek için. Çok iyi kombinlemeniz lazım.

Hatta fular sadece kıyafetle değil ortamla da kombinlenen bir aksesuar olduğu için epey zor ve bence bir kenarda bırakılması gerekiyor günlük hayatta çok giymeyin derim
0
anten
(18.10.21)
t-shirt üstüne spor ceket ile yakışır
0
onkiloversemtamamım
(19.10.21)
(10)

Minecraft 5 yaşındaki çocuk için uygun mu?

silver apple
Oyunu bilmiyorum. Nasıl bir oyun? 5 yaşındaki çocuk oynamalı mı? Savaşlı, silahlı, canavarlı oyunlar yerine ideal midir?
Oyunu bilmiyorum. Nasıl bir oyun? 5 yaşındaki çocuk oynamalı mı? Savaşlı, silahlı, canavarlı oyunlar yerine ideal midir?
0
silver apple
(18.10.21)
uygun. yaraticiligini gelistirebilir

simdi dusundum de ben 5 yasinda diablo oynuyordum vay be :d
0
nibba
(18.10.21)
bence değil. yaratıkların seslerini korkutucu buluyorum ben. daha temiz bir versiyonu varsa olur.
0
yviene
(18.10.21)
günümüz çocuklarını ekrandan tutmak uzak ama 5 yaş bana bu tür oyunlar için çok küçük geliyor. illa pc oyunu oynayacaksa en zararsızlarından biri minecraft olabilir zaten bazı özel okullarda ilkokul düzeyinde kodlama vs derslerde minecraft oynatıyorlar. tabii o öğrenciler 8+ yaş oluyor.
0
south park in kapusonlu uyesi
(18.10.21)
5 yaşındaki bir çocuğun herhangi bir video oyunu oynaması yanlış. Daha somut şeylerle oynaması lazım ki motor becerileri gelişsin sosyal kabiliyeti olsun.
0
bana kedicik derdi
(18.10.21)
5 yaş için emin değilim ama minecraft çocuğun hayal dünyasını geliştiriyor bence ve benim bile bilmediğim pek çok şeyi biliyor oynayan yeğenim. çok bilgilendirici (genel kültür anlamında) bi oyun.
0
naksidil
(18.10.21)
Arkadaşımın 6 yaşındaki oğlu zombiler, creeper'lar, örümcekler altına s*çmıştı. Tam olmayabilir uygun.

~Korkar yazılmasını anlamamışlar. Çevremde herhangi bir şeyden tırsınca gecelerce uyuyamayan ve ebeveynlerini uyutmayan çocuklar var, çok nadir bir şey değil bu. Olabiliyor böyle şeyler.
*Öyle çocuk psikolojik yardım alsın normal değil diyeceklere önden not gerekli danışmanlığı da alıyorlar efendim.
0
hedep
(18.10.21)
bence uygun bi oyun. Yaratıcılık ve genel kültür açısından da faydalı olabilir. Ayrıca 5 yaşındaki çocuğa oyun oynatmayın ya da korkutucu olur vs diyenleri de anlamıyorum. Gidip outlast falan oynatmıyosunuz yani alt tarafı minecraft'taki iki iskelet, iki creep korkutucu dediğiniz, bu yaştaki çocuk da ondan korkmaz ya da bi korkar iki korkar üçüncü de alışır. Piksel piksel sevimli görünen yaratık bunlar yani bi korkuya neden olmaz :)
0
nundu
(18.10.21)
Uygundur,hiç düşünmeden izin verebilirsiniz
0
cakmayazar
(18.10.21)
Lütfen yapmayın. Etrafınızdaki çocuklara bakın dünyadan soyutlanmı ekrana bağımlı haldeler.

5 yaşındaki çocuğun ekranla işi olmamalı. Şimdi birçok insan kanıtlanmış bir araştırma yok diyecek ama içeriği ne olursa olsun, ekran süresi arttıkça adhd gibi dikkat bozukluklarının da arttığına dair tezler var. Elbette doğrudan sebep değil, ama biz bile sosyal medya kullanımımızdan bunu fark edebiliriz. Sosyal medyayı, telefon uygulamalarını vs. kullanmadan önce oturup saatlerce bir kitap okuyabilirdim. Şimdi afakanlar basıyor.

Çünkü sürekli refresh etme isteği duyuyorum. 5 yaşındaki çocuğun zihinsel gelişimi için çok verimli olacağını sanmıyorum erken yaşta tabletle & bilgisayarla tanışma.

bir de şöyle bir gerçek var, bize çocukken oynatılan oyunların ve oyuncakların sebebi var. Yani sırf oyalamak için oyun hamuru tutuşturmadılar elimize. O hamurlar motor beceriler denen temel fonksiyonları geliştiriyor. tutma, çekme, parmakla sıkma vs gibi.

O yüzden çocuklar ekran başında zaman geçirdikçe bu tarz becerileri geliştiren oyunlardan da kopuyor ve motor becerileri zayıflıyor.

O yüzden çocuğunuzla vakit geçirin. Onunla oynayın, lego alın mesela. O legoyu söküp takmak bile inanılmaz bir beceri. basit gibi görünen detaylar bunlar ama, çok çok önemli. Hayal gücüyse hayal gücü.

"Şimdi devir teknoloji devri çocuklar erken yaşta öğrenmeli" falan diyenlere de aldırmayın. "Bizimki 2 yaşında tableti açıyor kapatıyor, uygulama crackliyor" diyenlere de bakmayın. Bunları söyleyenlerin hepsinin çocukları bütün ergenliklerini fortnite ya da pubg oynayarak geçiriyor. Teknolojiyle tanışıklıkları bu kadar:) Öyle 5 yaşında tablet kullandı diye elon musk olmuyor yani kimse. Dikkatinizi çekerim elon musk da 5 yaşında bilgisayarla oynardım demiyor. Küçüklüğümden beri manyak gibi kitap okurum diyor.

Not: Bir gamer olarak söylüyorum bunları.
0
anten
(18.10.21)
@anten ben de senin gibi düşünüyordum ama pratikte öyle olmuyor. çocuğun oyun oynamasını engellemek için evdeki herkesin akıllı telefonları tamamen ortadan kaldırması gerekiyor. büyük şehirde de bu zor oluyor. onun yerine günde maksimum iki saat oyun oynayınca geri kalan zamanda kafası daha rahat oluyor. arkadaşlarında görüp kendi yapmayınca içinde uhde oluyor.
ben de diyorum madem bir şekilde oynayacak bunun yararlı olanları da vardır. satranç kursuna giden çocukla minecraft oynayan çocuk çok farklı görünmüyor dışarıdan bakınca. bir cs değil sonuçta. kısacası düzgün bir yerinden başlasın.
0
🌸silver apple
(19.10.21)
(5)

Bilgisyar kendini sürekli resetliyor.

Başkalaşım
Herkese selam.Bilgisayar açıldıktan 10-40 saniye sonra kendini resetliyor.Format anında da resetlemeye devam ediyor.Biosta ve güvenli modda sıkıntısızca çalışıyor.Tüm parçalarını söküp temizledim ancak bi çıkar yol bulamadım. Sizce sorun neyden kaynaklanıyor olabilir?
Herkese selam.
Bilgisayar açıldıktan 10-40 saniye sonra kendini resetliyor.
Format anında da resetlemeye devam ediyor.
Biosta ve güvenli modda sıkıntısızca çalışıyor.
Tüm parçalarını söküp temizledim ancak bi çıkar yol bulamadım. Sizce sorun neyden kaynaklanıyor olabilir?
0
Başkalaşım
(15.10.21)
ram sorunu olabilir, ısınmayla da alakalı olabilir. Ben de yaşadım termal macun yenileyince düzelmişti.
0
anten
(15.10.21)
sıcaklıktan dolayı olması muhtemeldir.

fan temizliği, termal macun yenilenmesi belki sorunu çözer.
0
killerbee
(15.10.21)
Başka bir yazarın da dediği gibi Büyük ihtimal fan düzgün çalışmıyordur.
0
koca dost dev
(15.10.21)
10 saniyede fanın çalışmaması bilgisayarı kapatacak seviyede ısı yaratmaz diye düşünüyorum. güvenli modda düzgün çalışması donanımsaldan ziyade yazılımsal bir sıkıntı diye düşündürttü bana.
0
bigcaptain
(15.10.21)
Ben de yazılımsal olduğunu düşünüyorum. İşlemci sıcaklığı vs. normal düzeyde. Her şey temiz ve düzgün çalışıyor.
0
🌸Başkalaşım
(15.10.21)
(12)

Ay’a neden şimdi gidilmiyor?

dakota
Biliyorsunuz 1969 yılı sonrasında Sovyetler hariç, araç gönderme dışında hiç ayak basılmadı. 1969 yılından bu tarafa neden hiç insanlı yolculuk yapılmadı?
Biliyorsunuz 1969 yılı sonrasında Sovyetler hariç, araç gönderme dışında hiç ayak basılmadı. 1969 yılından bu tarafa neden hiç insanlı yolculuk yapılmadı?
0
dakota
(14.10.21)
Ayda yapacak bir şey yok, gittiler, bayrak diktiler, örnek topladılar. Mars'a insan göndermeye çalışırken niye tekrar oraya gitmek için para ve enerji harcasınlar ki?
0
kobuzchu kiz
(14.10.21)
insanların ay görevinde yapabileceklerini robotlar yapabiliyor. bunun için sadece ay'a değil, başka gezegenlere de gidiyor robotlar.

ay'a insan gitmemesinin sebebi insanlı görevlerin hem çok daha pahalı olması, hem de bir kaza olasılığında insanların karşılaşacağı ölüm riski.
0
lesmiserables
(14.10.21)
aya gitme işi sadece yapabileceklerini göstermek içindi. o zamanlar milletler arasında adet uzaya çıkma savaşı vardı ve amerika bunun için gitti aya. gidebildiğin göstermek için. tamamen pr da denebilir. yıllardır konuşuluyor halen işte.

şu an aya gitmenin kimseye bi yararı yok, yaşanılacak bi yer de değil. boşa masraf, risk yani.
0
jelly bear
(14.10.21)
Yolculuk yapılmıştı olabilir. NASAnın her şeyi duyurduğunu sanmıyorum.
Ay için konu mülkiyetinin ne olduğu meselesi. İşin içine çin de katıldı. Ve bildiğim kadarıyla karanlık yüzeyine araç gönderdi çin.
0
Erva
(14.10.21)
Aya gitmeyi bilmiyorlar nasa'dan biri aciklamisti bunu.
Bilen herkes öldü. Yeniden ogrenmeleri lazim cok masrafli ve riskli.
0
divit
(14.10.21)
aya 2024'te gitmek için başlamış bir program var, artemis.
en.wikipedia.org
0
Bruce
(14.10.21)
çünkü gerek yok
0
co2s2
(14.10.21)
Oncelikle sovyetler Ay'a ayak basmadi onu bir duzeltelim. Ay'a ayak basam tek devlet ABD. Hatta uzay yarisinda ABD'yi Sovyetlerin onune geçiren donum noktasidir insanli Ay görevi.

Ikinci olarak 1969'dan sonra da Ay'a insan gondermeye devam etti ABD, toplamda 12 ABD astronotu Ay'a ayak basti simdiye dek. Sadece bir kez gidilmedi Ay'a. Yani Neil Armstrong ve buzz aldrin degil sadece ve 1969 son değildi. Ay'a son ayak basan insan "Gene Cernan" da gectigimiz yillarda hayatini kaybetti. Rest in peace.

Neden şimdi gidilmiyor kısmına gelince korkunc, yani korkunc, yani bayagi korkunc maliyetler gerektiren bu operasyon icin ciddi bir sebebjn olmasi lazim. Zamanında bu gidislerde bir suru inceleme yapildi ve Aydan bir halt cikmayacagi (enerji kaynagi, degerli maden, dunya disi yasam belirtisi vs) anlasildoginda bu muazzam butceler yiyen aya gidis operasyonlari durduruldu haliyle.

Ama simdilerde Ay'a gitmek yine gündemde uzun yillar sonrasidna cunku yeni nesil bir enerji kaynagi uzerine calismalar var ve bu konuda bir takim umitler var. Birkac yil önce nasa duyurmustu aya gidisi yeniden gundemine aldigini ve ayrica Cin'in de benzer planlsro var.
0
stavro
(14.10.21)
Stavro'nun yazdıklarını diyecektim ben de. Doğru bilgi.
0
firez
(14.10.21)
Ay insanlık için bir eşikti. O eşik aşıldı. Şimdi de Mars eşiği aşılmak üzere. Daha farklı amaçlara öncelik verildiği için gidilmiyor.
0
dissendium
(14.10.21)
Çünkü aya gidilmedi... Şaka şaka.

Bu tamamen kamu kaynaklarını idareli kullanan bir devlet olmalarıyla alakalı.

Ay görevi misyonunu tamamladı. Orada en önemli misyon sovyetlere olan üstünlüğü kabul ettirmekti. Bu başarıldı ve birkaç kez daha aya inildi.

Ayda herhangi bir araştırmaya değer konu kalmayınca, sovyetler de ezilince bu görevlerin maliyeti göze batmaya başladı.

Nasa'nın bütçesi bitti.

72'deki son görevden sonra Nasa daha uzun soluklu hedefler için altyapı hazırlıklarına başladı. Adamların bütçesi sınırsız olmadığı için eldeki kaynaklarını her görevde çöpe atılan roketler yerine, tekrar tekrar kullanılabilecek araçlar geliştirmeye ve bunlarla daha uzun soluklu hedeflere odaklanmayı seçtiler.

Uzay mekikleri bu niyetle çıktı. Çünkü Apollo görevlerinde kullanılan Saturn Roketleri aşırı güçlü olmalarına rağmen çok maliyetli araçlar.

bugünün maliyetiyle hesaplanınca, her fırlatma 1 milyar dolara maloluyor. Bak proje maliyeti demiyorum sadece bir görevin maliyeti. Roketlerin geliştirilme maliyeti 50 milyar dolara yakın. Yanılmıyorsam bir düzine kadar üretildi. Toplamda 60-70 milyar dolarlık bir maliyeti var.

ABD gibi bir ülkede istersen mars'ı yemyeşil sulak bir gezegene dönüştür, senatoyu temsil eden bir komisyon seni çağırır, "bu harcamanın vergi mükelleflerine bir geri dönüşü var mı? Sen milletin rızkını boşa mı harcıyorsun" diye bi sorarlar. Zaten bu kadar iyi bir mali denetimleri olduğu için kaynaklarını çok verimli ve odaklı kullanıyorlar. Bu da başarı getiriyor.

Böyle bir denetim olmasa Nasa'ya sınırsız kaynak akıtılsa mesela, Uzay mekiği yapar mı adam daha ekonomik olsun diye?

Bir diğer konu bugün artık insanlı görevlere şu aşamada ihtiyaç kalmadı. Robotik araçlarla her türlü numune, ölçüm yapılabiliyor. Çin ve Hindistan da bu kervana katıldı.

ABD ise odağını marsa çevirdi. Marsa sık sık araç gönderiliyor farkındaysanız. İnsana ihtiyaç olmadan her türlü araştırmayı yapıyorlar.

İnsan gönderme hedefi biraz pr sebepli. Bir de tabii ki orada bir koloni kurulabilir mi bunu öğrenmek için. Gezegenin en azından bir bölümü insan yaşamına uygun hale döndürülebilir mi diye araştırma niyeti var.
0
anten
(15.10.21)
Cok guzel paylasimlar yapilmis, okurken kaliteyi gordukce kalp kalp kalp yaptim.

Bir ekleme daha yapmak istiyorum, su unlu aya gitmeyi "unuttular" meselesi uzerine.

Ay gorevi sirasinda Sovyetlerle yaris hali oldugu icin dokumantasyon NASA standartlarina gore zayif kaldi. Kagida dokulmesi, gelecege aktarilmasi gereken bilgilerin bir kismi emekli olan ve olen insanlarla kaybedildi.

Bugun tekrar aya gitmek icin ekip kursan bazi onceden yapilmis islerin deneyimini tekrar edinebilmek icin ciddi para ve zaman harcanmasi gerekecek.

Yine de Mars'a gidisin bir ayagi olarak Ay'a ve yorungesine bazi tesisler kurulacak sanirim.
0
cleric
(15.10.21)
(7)

Nasıl bir içerik üretirsem instagram'da çok takipçiye ulaşabilirim?

spartamed
Merhaba. Malumunuz epey zamandır işsizim. İleride param olursa e-ticaret vs. yaparım diye biraz altyapı oluşturmak istiyorum. Bir instagram hesabı açıp çok takipçiye ulaşırsam ileride kuracağım markanın hesabına çeviririm ya da oradan markama reklam yaparım diye düşündüm. Böylece marketing masraflar
Merhaba. Malumunuz epey zamandır işsizim. İleride param olursa e-ticaret vs. yaparım diye biraz altyapı oluşturmak istiyorum. Bir instagram hesabı açıp çok takipçiye ulaşırsam ileride kuracağım markanın hesabına çeviririm ya da oradan markama reklam yaparım diye düşündüm. Böylece marketing masrafları düşebilir. Siz neler önerirsiniz? Nasıl bir hesap açarsam binlerce takipçiye erişirim sizce? Teşekkür ederim cevaplarınız için, iyi geceler.
0
spartamed
(11.10.21)
Ne satacağız önce onu bilelim, hedef kitlemiz kadınsa ona ona yönelik bir hesap kasılabilir. Bir kategori belirlemek en önemlisi.
0
olaylar olaylar
(11.10.21)
@olaylarolaylar unisex
0
🌸spartamed
(11.10.21)
O zaman herkese hitap edecek bir hesap, mizah kategorisi bu iş için ideal
0
olaylar olaylar
(11.10.21)
avama hitap et.
çok intim, müthiş özellikli bi ürün, seçkin bi kitle kullanmazsanız hızlı büyürsünüz.
tv mantığı.
0
rewlack
(11.10.21)
insanlar o kadar saf değil.
Mizah sayfası diye takip ettiği sayfa bir gün adı sanı değişip ürün satmaya başlayınca takibi anında bırakır çoğu.

Böyle ucuz oyunların karşılığı genelde negatif oluyor.

E-ticaret yapacağınız zaman ona uygun bir hesap açarsınız.
0
anten
(11.10.21)
@anten sayfa ismini değiştirmek değil de şunu yapabilirim: 100-200k takipçim olursa oradan sayfamın yahut ürünümün reklamını yapabilirim.
0
🌸spartamed
(16.10.21)
Bence anne-bebek ürünleri. Yeni nesil annelerin hepsi bu sayfaları takip ediyor.
0
Amaranta ursula
(16.10.21)
(2)

Aöf bilgisayar programcılığı

dissendium
Aöf bilgisayar programcılığı okunur mu? Amaç yazılım öğrenmek. Daha önce Aöf'den bir bölüm okumuştum. Çok verimli olmadığını biliyorum ama yine de ilgimi çekti.Bir de Aöf dış ticaret nasıldır?Bu bölümleri okuyan, bitiren, verim alan var mı?
Aöf bilgisayar programcılığı okunur mu? Amaç yazılım öğrenmek. Daha önce Aöf'den bir bölüm okumuştum. Çok verimli olmadığını biliyorum ama yine de ilgimi çekti.

Bir de Aöf dış ticaret nasıldır?

Bu bölümleri okuyan, bitiren, verim alan var mı?
0
dissendium
(11.10.21)
okunur abi. Uzaktan eğitim bilgisayar programcılığı (ahmet yesevi üni hem de) okuyan arkadaşım var, şimdi kendi yazılım şirketi var adamın ufak-orta çaplı işletmeler için araç takip, sipariş, lojistik vb yazılımlar hazırlıyor.

Ama işte herkesin sonucu aynı olmuyor. biraz şans, kendine ne katabileceğin, ne işler başarabileceğinle alakalı. ama hobi için bile okunur.

Yani sadece AÖF'e bağlı kalmamalısın. Bütün kaynaklardan coursera ve udacity gibi oldukça iyi kaynaklardan da faydalan.
0
anten
(11.10.21)
Kendin bi girişimde bulunup bu sektöre yönelmedikçe “hobi olsun diye” okudukça hiçbir şey öğrenemezsiniz. İşe yarar ve üretim yapabilecek hiçbir şey tabi.

Ama üstüne düşecekseniz en nihayetinde bir sektöre giriş bileti olabilir.
0
Unde bach canim
(11.10.21)
(2)

javascript'de kullanılan (nokta, virgül, parantez v) karakterler

buenosdias
açıklamalarını nerden bulabilirim? mesela virgül ne iş görür. nokta neden eklenir. noktalı virgül, parantez içindekiler, kıvırcık parantezler vs.. bide freecodecamp dışında tavsiye edeceğiniz js ogrenecek bir yer var mı?
açıklamalarını nerden bulabilirim?

mesela virgül ne iş görür. nokta neden eklenir. noktalı virgül, parantez içindekiler, kıvırcık parantezler vs..

bide freecodecamp dışında tavsiye edeceğiniz js ogrenecek bir yer var mı?
0
buenosdias
(11.10.21)
Bu karakterlere "operatör" deniyor.

JS öğrenmek için de en güzel kaynak MDN.

developer.mozilla.org
0
plutongezegendegilmi
(11.10.21)
udacity. MDN bir refereans kaynağı konuya aşina değilseniz hiçbir şey anlaşılmaz.
0
anten
(11.10.21)
(7)

deprem anında

hlt1985
görseldeki gibi bir binada 3. katta oturuyorum. Deprem anında nerede bulunsam diye karar vermeye ve hazırlıklı olmaya çalışıyorum. aklıma ilk gelen teras yani balkon oluyor çünkü üstü boş. Düz bir yıkılma anında üste çöken bir şey olmayacak. Ama genelde balkon kısımları ki bu durumda benim balkonum
görseldeki gibi bir binada 3. katta oturuyorum. Deprem anında nerede bulunsam diye karar vermeye ve hazırlıklı olmaya çalışıyorum. aklıma ilk gelen teras yani balkon oluyor çünkü üstü boş. Düz bir yıkılma anında üste çöken bir şey olmayacak. Ama genelde balkon kısımları ki bu durumda benim balkonum aslında alt katın salonunun bir kısmı oluyor, genelde sağlam olmaz diyorlar. Nerede durmak daha mantıklı? İçeri de bir yerde mi yoksa balkonda mı?
0
hlt1985
(11.10.21)
örümcek adam gibi hop hop hop balkondan balkona zıplaya zıplaya aşağı in.
0
killerbee
(11.10.21)
@killerbee valla oğlan ve hanım olmasa dediğini yapıcam, ya da oğlanı kapıp o şekil inicem. Ama o anda akla gelmez valla bu, bana sabit bir yer lazım
0
🌸hlt1985
(11.10.21)
çocuk ve yatak odalarını balkona yakın yapardım. deprem anında hemen hepsini toplayıp balkona çıkayım diye. bir de balkona sağlam bir dolap falan yaptırırdım. yıkıldığında şemsiye görevi görsün diye.
0
buenosdias
(11.10.21)
bina 2007 sonrası yapılan binaysa, ve bu yapıdaysa yıkılma ihtimali çok düşük zaten. düşük dediğim %3-5 değil baya onbinde 1 falan.

illa kafamda bişeyler olsun dersen, balkon yerine içeride kendini güvene alman daha doğru olur. bu gibi balkonlarda depremle beraber camlar patlayıp kırılabilir, demir iskeletler vs kırılarak ufak tefek yıkımlar olabilir. binaya bişey olmasa bile depremde bu gibi şeylerin altında kalarak vefat edenler de var.

hayat kurtarıcı çözüm arıyorsan da hayat üçgeni olabilecek yerleri kafanda netleştir, hep aklında bulunsun. ya da oluştur bugün yarın
0
avatar is back
(11.10.21)
Avatar+1

Balkon, merdiven, kapı eşikleri ve camlardan uzak durun. Binadaki bekleyecek yer seçimi binanın yıkılması senaryosuna değil; devrilecek eşya, duvar vs. ye karşı yapılır. Yine de yaşam üçgeni kurulabilecek yerler belirlenmesinde fayda var.
0
temasettin
(11.10.21)
Binanın yıkılma ihtimali, ayakta kalma ihtimali, olası bir yıkımda ne yöne, nasıl yıkılacağı gibi konuları kestirmek güç. Ama belki bir inşaat mühendisi size fikir verebilir.

Yine de binanın yan yatması gibi ihtimaller de var. bu durumda balkonda olan birinin binadan düşerek binanın altında kalma ihtimali olabilir.

ya da bina sağlam bile kalsa, üstünüze sıva, demir, kırılan camlar düşebilir.
0
anten
(11.10.21)
ciddi bir deprem yaşayanlar biliyordur ki deprem anında ev içinde yer değiştirmeniz çok da mümkün değil. ben her oda için ayrı bir nokta seçtim hayat üçgeni oluşturabileceğim.
0
brakgn
(11.10.21)
(7)

Evde spor yapanlar nasıl bir program uyguluyor?

i think therefore i am
Evde spor yapmaya karar verdim şimdilik sadece mat ve direnç bantlarım var, dumbell da alacağım. Amacım güçlenmek ve kas kütlesi arttırmak ama nasıl bir yol izlesem kararsız kaldım. Siz nasıl yapıyorsunuz? Kanal, program yol yöntem önerilerinize talibim
Evde spor yapmaya karar verdim şimdilik sadece mat ve direnç bantlarım var, dumbell da alacağım. Amacım güçlenmek ve kas kütlesi arttırmak ama nasıl bir yol izlesem kararsız kaldım. Siz nasıl yapıyorsunuz? Kanal, program yol yöntem önerilerinize talibim
0
i think therefore i am
(11.10.21)
www.chloeting.com

Bu kızın sitesinde farklı programlar var.
Ben 21 günlük kilo vermeyi yapmıştım 15-16 gün kadar, şimdi ne söylesem abartılı gelir, inanmazsınız ama denemenizi şiddetle tavsiye ederim.
Umarım yine kendi kendimi yoldan çıkarmazsam bu akşam tekrar başlayacağım.
0
mutekebbir
(11.10.21)
PPL yapıyorum, birçok alternatif programı var. Kardiyo için de Jordan Yeoh videolarını kullanıyorum.
0
signore
(11.10.21)
Rack var, sehpa var, rack'e bagli kablo-makaralar var. Bu ucluyu oturttuktan sonra bar ve dumbbelllarla spor salonundan farki kalmiyor. Tutus ekipmanlarini saymiyorum tabii, 10'a yakinda boyle aparat var. Haftanin 5 gunu 4'er hareketten split yapabiliyorum.
0
onemoremile
(11.10.21)
Kardiyo icin bisiklet de var ama salona yuzmeye gidicem. Biraz daha yuzmeyi ozlemeyi bekliyorum.
0
onemoremile
(11.10.21)
kişisel antrenörden destek alıyorum. Bana elimdeki malzemeye uygun videolu antrenman önerileri atıyor.
0
anten
(11.10.21)
madbarz
0
selfdestruct
(11.10.21)
ben p90x yapmıştım oldukça da memnun kalmıştım. kas kütlem arttı artmasına ama en büyük kazancı beni çok enerjik ve çevik hale getirmesi olmuştu programın.
0
tey tey
(11.10.21)
(2)

bu arapça şarkının sözlerini nasıl latin alfabesine çevirebilirim?

avatar is back
ya da herhangi bir yerde var mıdır? 1-2 paragrafını ezberlemek eşlik etmek istiyorum ama sadece dinleyerek çok zor olacak gibi duruyor. https://www.youtube.com/watch?v=l5ozpoOmvNc
ya da herhangi bir yerde var mıdır? 1-2 paragrafını ezberlemek eşlik etmek istiyorum ama sadece dinleyerek çok zor olacak gibi duruyor.

www.youtube.com
0
avatar is back
(11.10.21)
sutlu nescafe
(11.10.21)
google translate
0
anten
(11.10.21)
(15)

Trafikte polemiğe giriyor musunuz?

2027
Arkadaşlar Merhaba, Aslında sb ama bir soru daha sorayım. Trafikte inatlaşmaktan, zıtlaşmaktan nasıl koruruz kendimizi? Psikologlar belki aydınlatır ama direksiyonda niye agresifleşiyoruz? Hiçbir faydası olmayan bu meretten nasıl kurtulabiliriz?
Arkadaşlar Merhaba,
Aslında sb ama bir soru daha sorayım. Trafikte inatlaşmaktan, zıtlaşmaktan nasıl koruruz kendimizi? Psikologlar belki aydınlatır ama direksiyonda niye agresifleşiyoruz? Hiçbir faydası olmayan bu meretten nasıl kurtulabiliriz?
0
2027
(06.10.21)
Trafikte agresifleşmenin temel nedenlerinden biri özgürlüğüm kısıtlanıyor duygusu, arananın birinin gelip önüne ççat diye kırması gibi. Ulaşacağın yere gidiş süreni 1 dakika bile değiştirmeyecek şeylere sinirlenmek, tartışmaya girmek veya bir kaza ihtimali sana çok daha fazla zaman veya başka şeyler kaybettirebilir. Bu düşünceyle hareket edince ne kadar anlamsız hareketler olduğunu görüyorsun.
0
ludwig boltzmann
(06.10.21)
Ben sesli kitap dinlediğim zaman insanlar canımı sıkmıyor trafikte. Tavsiye ederim.
0
beni sen öldürme
(06.10.21)
biraz insanın karakter yapısıyla da ilgili bir şey sanırım. ben trafikte ne yaşarsam yaşayayım eğer geçip gidersem on saniye sonra unutacağımı bilerek araba kullanıyorum. eğer durup tartışırsam hem bir yere varamayacağım hem de daha çok geç kalacağım.
0
rahip janick
(06.10.21)
Normal hayatımda çok sakin, çok uyumlu bir insan olmama rağmen trafikte tetikte ve her an birilerine kızıp söylenecek bir insana dönüşüyorum. Uzun zaman üzerine düşündükten ve kendi davranışlarımı analiz ettikten sonra ("normalde bu kadar sinirli bir insan değilim, bana ne oluyor") şunu fark ettim: Beni sinirlendiren şey, özgürlüğüm kısıtlanıyor duygusu değil, aptal yerine konulma duygusu. Türkiye'de trafikte herkesin "kendisi daha akıllı"ymış gibi davranması, kurallara uyanların zekalarının davranışlar aracılığıyla küçümsenmesi. Herkesin en akıllı kendisiymiş gibi kuralları eğip bükmeye çalışması.
0
silverleaf
(06.10.21)
silverleaf +1
kuralları hiçe sayıp, kurallara uyanların önüne en akıllı kendisiymiş gibi geçip hakkını gasp edenlere sinir oluyorum. korna polemiğine giriyorum. fena küfür ediyorum (arkada kızım varsa hariç) bazen de gülüp geçiyorum ama genelde küfür ve korna polemiğine girerim. bi gün sadece trafik kurallarına değil hayati kurallara da riayet etmeyen birisi gelip kurşunu basabilir düşüncesi de yok değil kafamın içinde ama katlanamıyorum abi daralıyorum, kabullenemiyorum.

şerit ihlalleri, en sağ şeritten bi anda sola dönmeye çalışmalar. bi yere döneceksin, karşı yoldan gelenin sinyal vermediğini görünce bekliyosun düz gidecek diye (hızlı da geliyor) bi bakmışsın çat dönüyor falan. yani anlamıyorum ya niye böyle. ben giriyorum arkadaş.. haksızlığa tahammül edemiyorum. yapı olarak her yerde böyleyim, banka sırası, market sırası vs.. bi şekilde yanlış yapıldığını belirtme gereği duyuyorum. arkada kızım varken daha sakinim, onu babasız bırakmama düşüncesiyle biraz da törpülemiş sayılırım bu polemikleri ama istemesem de oluyor, engel olamıyorum.

bundan kurtulmanın yolu bence yine bizimle alakalı, sabah trafiğinde mesela bazı araçlara yol verip bi teşekkür hareketi almak daha pozitif başlatıyor güne. böyle başlarsam geri kalan her şey benim kontrolüm altındaymış gibi geliyor ve daha sakin oluyorum. ama dk 1 gol 1 bomboş yolda antin kuntin hareketlere maruz kalarak başlarsam herkes öyleymiş gibi geliyor ve öyle devam ediyor.
0
Improbable
(06.10.21)
karşıdakinin cebinde bıçak var gibi düşün. biraz daha uzatırsan aileni bir daha göremeyeceksin çünkü öleceksin.

hiç değmez. on dakika geç kal. gerçekten insan gibi tartışılmaz bile kimseyle herkes o kadar sinirli ki aslında olmadıkları kişiliklere bürünüyorlar. çok sinirlenince bazı insanların gözü bir şey görmüyor ama maalesef birini öldürmek bazen çok anlık bir şey. o yüzden görmezden gelip tamam geç sen haklısın diye kapatmak lazım.

bir gün bu tarz kişiler zaten kendileri gibi biriyle karşılaşıyor, onlar onların dersini veriyor.
0
bohr atom modeli
(06.10.21)
Kimseyle tartışmam, kornaya basmam. Herkese yol veririm, böylece benim de yolum daha rahat açılır.

İnsanlar agresif, bazıları piskopat, bazıları sosyopat. Silahı mı var, bıçağı mı var?

Sopayla inip kafaya vursa ölür müsün sakat mı kalırsın belli değil. Sen ona vursan yaralansa mahkeme mahkeme anlat derdini Marko Paşa'ya.

Önünüze kıran, kural çiğneyen, agresif davranan adam normal medeni bir adam değildir zaten.

Böyle adamla tartışılır mı?
0
John Bloor
(06.10.21)
Eşimi de kardeşimi de kimseyle tartışılmayacağına ikna etmeye çalışıyorum.
Hiç aklımdan çıkmayan bir video var, adam ailesi ile arabada, farklı bir araçtaki iki maganda hareket halindeyken adama silah çekiyorlar, yol verme kavgası ile ilgili. Bir yandan jandarmaya dert anlatıp bir yandan kaçmaya çalışıyordu insanlar. Gerçekten millet psikopat, kimin silahı, kimin bıçağı, kimin jopu var bilmiyoruz.
Canımızı sokakta bulmadık, mümkün mertebe kimseyle muhattap olmamak lazım.
Daha bir hafta önce dedem yaşında adam 25 yaşında kardeşimin sağından solundan önüne geçmeye çalışıyordu, salak salak triplere, kendini ispat çabasına giriyor insanlar direksiyona geçince.
Mümkün olduğunda önüne bakıp yoluna devam etmek lazım.
0
hrvl
(06.10.21)
bu durum aslında o günkü ruh halimizle ilgili. düşün mutlu ve huzurlusun, güzel bir akşam yemeğine gidiyorsun. trafikte önüne kıran adama sinirlenir misin ? tam tersi kredi borçların birikmiş üstüne beklemediğin bir masaf çıkmış, işler de kötü gidiyor bu senaryoda önüne biri kırınca ne olur ?
0
orpheus
(06.10.21)
Girmememem lazım ama giriyorum.

Eşim pek hoşlanmıyor bu durumdan. Onu germemek için daha dikkatli olacağım diyorum, direksiyona geçince yine gözüm kararıyor. Bazen de sadece gülüyorum, Allah'ından bul diyorum, küfür ediyorum.
0
chicha_v2
(06.10.21)
trafikte kurallara uysam da uymasam da başka insanların olduğunun farkında bile değilim. Aslında farkındayım ama yoklarmış gibi yapıyorum. Bu bana kızanı daha da kızdırıyor aslında biliyorum ama muhatap olmak hiç istemiyorum tanımadığım bir davarla.
yani o kadar muhatap olmuyorum ki adamı sinirlendirecek bir şey yapsam da adamın bana kızma yada artislik yapma şansı olmuyor. çok genişim,hiç bir şey umrumda değil. adamlar zorla etrafımı sarsa araç camı kırılana kadar müzik dinlemeye devam edebilirim.arabamın kaskosu var ,ertesi gün ikame aracım gelir servise girer arabam, cebimden para çıkmaz.
bir araç istediği kadar korna çalsın telefonla konuşuyorum siklemeden yada müzik açıp şarkıya eşlik ediyorum kafamı bile çevirmiyorum ilgili araçlara.
hele akan trafikte adam gelip bir şey söylemeye çalışsa, öyle sorular soruyorum ki el hareketleri ile adamın kafası karışıyor basıyor gidiyor. mesela adam dıt dıt korna çalıyor ben ona bakmak zorunda kalırsam arabasının egzozudan su akıttığını işaret ediyorum yada bagaj kapağı açık galiba anlamına gelecek hareket yapıyorum . ağız dolusu küfür eden birisi olmuştu bir kere, gülerek şampiyon galatasaray diyerek dıt dıt korna çalıp basıp gitmiştim . adama adres te sorabilirsiniz tercih sizin .
insanlar size hakaret ederlerse ve siz artık önlemleriniz ile kaçamayıp maruz kalıyorsanız gülerek işaret parmak yapıp sen işini bilirsin sana helal olsun diye bağırın, bravo hoca iyi işti deyin ardından Süleyman abiye çok selam diye ekleyin.
trafiğe bu uçuk kafayla çıkamıyorsanız bir gün zor durumlara düşersiniz
0
taylor durden
(06.10.21)
Ben polemiğe girmeyi gerektirecek hatalar yapanların insan olmadığını, bir çeşit alt tür olduğunu düşünüyorum. Nasılsa kızsam da anlayamaz, neden kızıp da kendimi de sinirli bir ruh haline sokayım?
0
marla is in my head
(06.10.21)
+1 @taylor durden

tanimadigim insanlari gercekten insanlarmis gibi kabul etmiyorum baya uzuuun senelerdir. yoksa yasanmazdi zaten bu dunyada.

tanimadigim alakam olmayan insanlar oyunlardaki NPC benim icin, beni sinirlendirme ihtimalleri pek yok.
0
robokot
(06.10.21)
Bu kitle psikolojisiyle alakalı bir durum.
Şimdi memleketteki çoğu insan birçok alanda haksızlığa uğradığını hissediyor. İş yerinde, okulda, evde, aile arasında... Genelde sorunlarımızı konuşarak çözemediğimiz sürekli imalarda bulunduğumuz için derdimizi de anlatamıyoruz.

Trafikte işler değişiyor. Karşındakiyle aranda bir bağ olmayınca (seni işten kovamaz, boşayamaz, küsemez) burada korkusuzca tüm birikmiş isyanını kusuyor insanlar.

Ama gerek yok. Yani trafikte zorla yol isteyene verin gitsin. Yana yakıla yanımdan geçen kekoların çoğunu 10 dk sonra sıkışık trafikte 2 araba önümde görüyorum zaten. Ortalama 20-30 km ile seyreden bir trafikte büyük şehirlerde ne kazanabilirsin?

Ha ama yandan kaynak yapanlara gıcığım var o ayrı.
0
anten
(06.10.21)
Pek küfürlü konuşan birisi değilim. Trafikte çok küfür ediyorum. Epey bir çirkinleşiyorum. Ama asla cam açmam, kornaya basmam. Arabanın içinde kendi kendime küfürümü eder sinirimi atmaya çalışırım.

İnatlaşmak ve zıtlaşmak çok tehlikeli. Trafikteki diğer tüm unsurların sizi öldürmeye çalıştığını düşünerek hareket etmek yerinde olur (bunu trafiğin doğal akışı için de düşünebilirsiniz, yalnızca kavgalar için değil)
0
pispinti
(06.10.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.