Giriş
(1)

İletişim Fakültesi Öğrencisi/Mezunu var mı?

redskull
Merhaba;5 Aralık tarihinde bir kurum sınavına girmem gerekiyor. Sınav konuları aşağıdaki gibi:a) İletişimin Temel Kavramları, İletişim Tarihi, İletişim Kuramları, Uluslararası İletişim, İletişim Hukuku, Türk Basın Tarihi, İletişim Sosyolojisi, Kişilerarası İletişim, Haber Toplama ve Yazma Teknikleri
Merhaba;

5 Aralık tarihinde bir kurum sınavına girmem gerekiyor. Sınav konuları aşağıdaki gibi:

a) İletişimin Temel Kavramları, İletişim Tarihi, İletişim Kuramları, Uluslararası İletişim, İletişim Hukuku, Türk Basın Tarihi, İletişim Sosyolojisi, Kişilerarası İletişim, Haber Toplama ve Yazma Teknikleri

Bu konuları en kısa sürede öğrenebileceğim online kaynak önerisi rica ediyorum bilen arkadaşlardan. Çok teşekkürler.
0
redskull
(24.11.21)
Oy oy zor konular:) kolay gelsin.

En hızlısı aöf kaynakları. Anadolu üniversitesi zaten türkiye'nin en köklü iletişim fakültelerinden birini barındırıyor bünyesinde.

Youtube'da aöf videolarından iletişim kuramları ders özet videolarına bir bakabilirsin.

Aöf'nin özet oku diye bir uygulaması var. Orada da bu derslerin dökümanlarını bulabilirsin.

Ama her biri ayrı bir ders bunların ciddi ciddi okuma lazım.

Sürmenaj olmadan atlat bu süreci:)
0
anten
(24.11.21)
(9)

almanlar neden hitlerin peşinden gitti?

avatar is back
dünyaya binlerce düşünür (başta felsefe ve toplum bilimi üzerine), bilim insanı (kimyagerler, fizikçiler), binlerce on binlerce muazzam icatlarla dünyayı değiştiren bir toplum nasıl oldu da hitler gibi birinin arkasından giderek hem kendi ülkelerinin hem de dünyanın yıkımına ön ayak oldular?
dünyaya binlerce düşünür (başta felsefe ve toplum bilimi üzerine), bilim insanı (kimyagerler, fizikçiler), binlerce on binlerce muazzam icatlarla dünyayı değiştiren bir toplum nasıl oldu da hitler gibi birinin arkasından giderek hem kendi ülkelerinin hem de dünyanın yıkımına ön ayak oldular?
0
avatar is back
(23.11.21)
Kaybedilen birinci dünya savaşı sonrası Almaya'da yaşanan devasa ekonomik kriz ve yabancı askerlerin Almanya'ya girip Alman vatandaşlarını kendi sokaklarında tartaklaması gibi aşağılamalar buna zemin hazırladı.

Alman vatandaşlarında oluşan hüsran ve öfke aşırı faşist sağa yönelmelerini sağladı. Buna rağmen iktidarı ucu ucuna kazanabildiler zaten.
0
neotunc
(23.11.21)
Hitler gibi biri derken Hitler iktidara gelirken tüm dünyayı yakacağız yahudileri katledeceğiz gibi fikirleri yoktu, hatta yahudi kırımı gibi bir fikri de yoktu Almanya'dan göndermek istiyordu sadece, soykırım düşüncesi çok sonradan gelişen bir olay hatta bu düşünce direkt Hitler'e de ait değil.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.11.21)
Dönemin ruh hali yüzünden. 1. Dünya savaşı'ndan sonra ingiltere ve fransa almanlara hiç acımadı. Gerçekten evlerindeki ekmeğe kadar aldılar.

hiperenflasyon coştu. Hani şu Almanların ekmek almaya bile el arabasıyla mark taşıdıkları dönem. Ülkenin korkunç borçları var savaş harcamaları ve savaş tazminatları yüzünden.

Haliyle o dönem Alman halkının aklından geçen ama söylemeye cesaret edemediği şeyleri söyleyen biri iktidara geldi. Biraz o dönem sokağın sesi gibiydi. Bu arada ilk başta o kadar güçlü değillerdi. Muhalifleri de güçlüydü. Ama bir şekilde iktidara geldikten sonra ilk başta ciddi destek bulmaya başladılar. Bir de çok iyi bir propaganda subayları vardı. Goebbels. Hatta kullandıkları propaganda tekniklerinin birçoğu bugün reklamcılıkta siyasi iletişimde kullanılıyor, birçok yöntemi onlar icat etti diyebiliriz. Hani derler ya hep, Berlin düşene kadar Almanlar savaşı kaybettiklerinin farkında değildi diye. Öyle bir propaganda gücünden bahsediyoruz.

Haliyle Açlıktan kırılan Alman halkı üstünde "haklarınızı geri alacaksınız, kaybettiğiniz zenginliği kazanacaksınız" propagandası çok etkili oldu. Başta ufak olan seçmen desteği, iktidara geldikten sonra ufak bir refah artışı sağlanınca bayaa bir arttı.

Yine de ciddi bir karşıt görüş de vardı körü körüne desteklemedi herkes. O dönem Almanya'daki gidişatı öngören ve ülkeyi terk eden çok insan da oldu.

Şunu unutmamak lazım İngilizler ve Fransızlar 1. dünya savaşından sonra galibiyet sarhoşluğuyla bu kadar ezici bir anlaşma dayatmasalardı, II. dünya savaşı yaşanmayabilirdi.

Başta bu ekibin destek görmesinin en büyük motivasyonu versay anlaşmasını yırtabilme cesareti göstermeleriydi. Tüm ağır şartlara rağmen, "silahlanamazsınız" diyen sözleşmeye rağmen deli gibi silahlandılar. Göstere göstere geldi savaş.

Yani yenilen düşmana merhamet etmezsen, çok üstüne gidersen ilk fırsatta seni ısırır. İngilizler ve özellikle fransızlar bunu çok ağır sonuçlarla gördüler.
Adamlar birkaç ay içinde Eyfel Kulesi önünde selfie çekilecek raddeye geldi.

Hatta 1. dünya savaşında kazanan devletler hangi ülkeye bu tarz ağır anlaşmalar imzalattıysa avuçlarına bakarak dönmek zorunda kaldı çünkü büyük direniş hareketleri gördüler. Bizim kurtuluş savaşımız da SEVR anlaşmasına bir karşılıktı Neyse ki bizim savaşımızı aklı başında, medeni bir komuta kademesi yönetti. Medeni dünyada modern bir sistem kurduk. Oradaki halk desteği de İngiliz ve Fransızların anadolu'daki aşırılıklarından bıkan halkın isyanıydı.

Almanlar ise bu ezilmeye çok sert ve kontrolsüz bir karşılık verdi. Hatta iş ırkçılığa dönüştü bir noktadan sonra. Bunun elbette toplum psikolojisinde açılan yaralarla da ilgisi vardır. Almanya'yı işgal eden askerler sıradan alman vatandaşları bile sokak ortasında keyfi azarlıyor, tartaklıyordu. Bu da aşırı ve radikal alman milliyetçiliği olarak geri döndü ingilizlere.
0
anten
(23.11.21)
Gecmisi bosverin. Su anda dunya gundemini daha iyi takip etmeniz lazim. Bugun de irkcilik yukseliste cunku. Almanlar da o zamanlar benzer sebeplerden bu tercihi yapmis olmali.
0
dunal
(23.11.21)
Türkiye 20 yıldır neden akp'nin elinde ? Almanlarda akıllı eğitimli insan çoktur ama sivrilen bi 10 bin kişiyi bir şekilde susturursan geriye kuzu gibi bir toplum kalır. Onları da propagandayla rahatlıkla güdersin.Bunu işgal kuvvetleri yapamaz, ama kendi milletinden insan yapabilir.
0
vizivozo
(23.11.21)
@Kaleci Saçlı Forvet +1, soykırım olayı 1941-42'den sonra. Amaç başta göndermek, ama gönderecek yer kalmayınca öldürmeye başlıyorlar.

Yani ülken işgal altında, sömürge durumundasın, o esnada adamın biri çıkıp "biz bunu haketmiyoruz" derken gidip "yav öbürü de çok iyi fizikçiymiş" diyip ona oy verecek halin yok.

Asıl sorun şu, ikinci dünya savaşını kaybettiğinden beri, bugün de dahil olmak üzere Almanya hala ABD işgali altında, şu an bile 10 binlerce Amerikan askeri var Almanya'da, muhtemelen Alman ordusundan daha fazla ABD askeri var yani. Acaba buna kim / ne zaman itiraz edecek, ben onu merak ediyorum.
0
plutongezegendegilmi
(23.11.21)
@plutongezegendegilmi

Almanlar özellikle Merkel döneminde ara ara "Birleşik AB Ordusu" fikrini ortaya attılar. Amaç tabii ki kısıtlamalara takılmadan devasa bir Alman ordusu kurma niyeti. AB bahane. AB=Almanya zaten.
0
anten
(23.11.21)
Propaganda ve uyarıcı(pervitin). 2. Dünya savaşı esnasında naziler çoluk çocuk kadın yaşlı demeden herkesi çikolata çikletle uyuşturucu bağımlısına çevirmişlerdi.
0
apocalipy
(23.11.21)
hitabet yetenegi.
0
Kittie
(23.11.21)
(8)

dikisten hic anlamayan kisi - dikis makinesi

the end of time
merhaba,dikisten nakistan hic anlamiyorum, hayatimda sokuk bile dikmisligim yok (annem ve teyzem ise dopiyeslere kadar her seyler diken insanlar, eskiden hic ilgim yoktu, simdi cok ozeniyorum - tabi dopiyes dikmeyeyim de hic olmadi bir el bezi dikebileyim). ama artik mecburen is basa dusuyor, boyle
merhaba,

dikisten nakistan hic anlamiyorum, hayatimda sokuk bile dikmisligim yok (annem ve teyzem ise dopiyeslere kadar her seyler diken insanlar, eskiden hic ilgim yoktu, simdi cok ozeniyorum - tabi dopiyes dikmeyeyim de hic olmadi bir el bezi dikebileyim).

ama artik mecburen is basa dusuyor, boyle ufak tefek tadilat isleri yapabilecegim (paca kivirma vs), sonrasinda da kendimi biraz olsun gelistirebilecegim, basit bir dikis makinesi alsam diyorum. sizce mantikli mi? hem hobi edinirim, belki bir ugras olur bana da, hem de terzilere para dokecegime kendimi gelistirmis olurum. ne dersiniz?
black friday indirimlerinde uygun fiyata bulurum bir makine diye dusunuyorum.

tesekkurler.
0
the end of time
(17.11.21)
Benzer durumdayken minicik (cidden minicik, el mikseri kadar) bir dikiş makinesi aldım 1,5 sene önce. Çok basit işleri yapabiliyorum, çok da eğlenceli. Evde yer olsa ya da aldıktan iki hafta sonra bir kenara atmayacağıma emin olsam ben de düzgün bir makine almayı düşünecektim. Bence çok mantıklı ve keyifli bir hobi.
0
kobuzchu kiz
(17.11.21)
uzun zamandır kullanıyorum singer almıştım. hem ucuz hem her yerde parçası var. bence yeriniz varsa miniklerden almayın çünkü alıştıktan sonra basit modelleri dikebilirsiniz. yaşadığınız yerde kiloyla kumaş satan yerleri bulup dikiş dikmeye başlarsanız gerisi gelir. ben hatta overlock bile aldım hızımı alamadım =)
0
windymimas
(17.11.21)
ben de singer almayi dusunuyorum, model oneriniz var mi? almanya'da yasiyorum, cok cesit var, kafam cok karisti :/
0
🌸the end of time
(17.11.21)
Kot ve deri de dikebilen bir model alırdım ben olsam. Almanya'da çok çeşit vardır şanslısınız.
0
old possum
(17.11.21)
Singer'in başlangıç modelleri o kadar iyi değil.

Almanya'daysanız Pfaff markasının giriş ürünlerine bakın derim.
0
anten
(17.11.21)
Merhaba, terziyseniz eğer kendi söküğünüzü dikemezsiniz.
0
booty hunter
(17.11.21)
Singer simple var bende. Memnunum
0
sta
(17.11.21)
ben singer-confidence modelini aldım gayet memnunum. tabi penye-deri-süet vb dikim için ev tipi makineler çok uygun olmayabilir ama bunlar zaten başlangıç aşamsında dikilecek kumaşlr değil. sonrasında gerekli ekipmanı alırsınız (teflon ayak-kot iğnesi vb.)

*pfaff en iyi marka gerçekten ama pahalı malum euro uçtu gitti=) singer her yerde satılan ve parçasını bakımını kolyca yaptırbileceğiniz bir mrka o yüden başlangıç için bence çok uygun.
0
windymimas
(17.11.21)
(23)

Satış ekibini nasıl ödüllendirelim?

yigitovic
Bir proje kapsamında istenilenleri hızlıca gerçekleştiren arkadaşlarımıza küçük bir jest yapmak istiyoruz. Düşündük ama içimize sinen bir hediye bulamadık, önerilerinizi duyabilir miyim?Ekip 7 kişi, 30-40 yaş aralığındalar, kadın+erkek karışık bir grup. Bütçe kişi başı 500 tl’ye kadar.
Bir proje kapsamında istenilenleri hızlıca gerçekleştiren arkadaşlarımıza küçük bir jest yapmak istiyoruz. Düşündük ama içimize sinen bir hediye bulamadık, önerilerinizi duyabilir miyim?

Ekip 7 kişi, 30-40 yaş aralığındalar, kadın+erkek karışık bir grup. Bütçe kişi başı 500 tl’ye kadar.
0
yigitovic
(17.11.21)
hepsiburada vb. hediye çeki.
0
kenarortay
(17.11.21)
herkesin alkol aldığı biliniyorsa hepsine güzel bir viski&bardak seti alınabilir, viski sevmeyip alkol alan biri bile evinde sergilemek amacıyla bile hoşlanır bu hediyeden. yine alkol alındığı biliniyorsa güzel bir mekanda çalgılı çengili bir eğlence ayarlanabilir. ama bunların hepsinden güzeli trendyol, hepsiburada, amazon gibi sitelerden 500 TL'lik hediye çeki verilebilir.
0
golgi aygıtı
(17.11.21)
www.bendensana.com

Şu tarz hediye kutusu gönderilebilir.

Ya da arkadaşların da dediği gibi hediye çeki mantıklı.

Bir günlük iyi bir spaya giriş kartı da hediye edilebilir. Masajda dahil olan bir pakette olabilir.
0
ırene adler
(17.11.21)
Hediye çeki +1 (tercihen Amazon)
0
pispinti
(17.11.21)
kesinlikle hediye ceki. islerine yaramayacak hediyeyi ne yapsinlar. hediye ceki ile ne isterlerse alirlar
0
oscar
(17.11.21)
Hediye çeki bu zor zamanlarda iş görür.
0
Erva
(17.11.21)
Hediye çeki.
0
logisticsmanager
(17.11.21)
ikramiye +mesai saatinde kebapçı tekrar işe dönmeyecek şekilde
0
bir soru sorcam
(17.11.21)
sodexo flexo gift veya hediyemo gibi kurumsal hediye ceki satan firmalar var, bunlara bakabilirsiniz. veya direkt trendyol, hb gibi hediye cekleri de olur.
0
kobretti
(17.11.21)
hediye çeki almayın bence. irene adler'in gönderdiği kutu hediyeler tarzı hediyeler çok daha etkili olur bence.
30-40 yaşında, kariyerinde ilerlemiş insaları 500 liralık hediye çeki diğerleri kadar mutlu etmez bence.
Şirketin verdiği hediye çeklerinin yarısını kaybediyorum ben, umrumda olmuyor.
Hatta o hediye kutularından alıp, güzelce paketleyip herkesiniçinde ne olduğunu bilmeden hediyesini seçmesini sağlayın derim.
0
michael_knight
(17.11.21)
Hediye çeki olacaksa trendyol olsun bence. Amazonda çeşit az. Hepsiburada da olabilir.
0
Topalordek
(17.11.21)
stanley termos ya da karaca kahve fincaı takımı gibi şeyler gönderiyorlar bize
genelde güzel kutular içinde çikolata ya da kahve çeşitleri ile geliyor
0
devilone
(17.11.21)
Bize de deviline gibi termos ve çikolata olan bir kutu geldi geçenlerde. Kaliteli bir termos her daim işe yarar yanında iyi bir atıştırmalık da ağız tatlandırır güzel olur.
Ondan önce de kolonyalı kutu gelmişti Rebul’un setleri çok güzel mesela şu;
www.atelierrebul.com.tr
0
cilekli pasta
(17.11.21)
Hediye çeki mantıklı.
Bize çeyrek altın veriyorlardı, siz bu bütçeyle gram altın ideal olabilir.
0
etna
(17.11.21)
Hediye ceki gram mutlu etmiyor ya.
Her yerim hediye ceki doldu ne alcam diye bakmaktan yorgun dustum. Hatta buraya da sormustum.

Keske saat falan sacma bisey alsalardi.
0
divit
(17.11.21)
Altın +1 ya da direkt parayı verin
0
primetime
(17.11.21)
zarf içine 500 lira koy ver.
isteyen istediğini yapsın.
0
alt4y
(17.11.21)
hediye çeki+1
migrostan da alabilirsiniz. hem alkol vs de isteyen istediğini alır.
0
veritaslibertas
(17.11.21)
en güzeli trendyol veya hepsiburada'dan hediye çeki. Çünkü herkesin zevki beğenisi başka. Yemeğe götürsen eğlenen olur eğlenmeyen olur.

En temizi ver hediye çekini, adam ne istiyorsa alsın.
0
anten
(17.11.21)
Nakit her zaman tatlı bence. Belki ben gidip parayı yemeğe vermek istiyorum. Hediye çeki böyle durumlarda işe yaramaz. Hele defter, kalem gibi şeyleri hiç mantıklı bulmuyorum. Ben ödüllendirilecek kadar büyük bir iş yapsam ve şirket bana defter, bardak verse iş değiştiririm.
0
dissendium
(17.11.21)
Ben olsam altın verirdim
0
sta
(17.11.21)
prim
0
naksidil
(17.11.21)
hediye çeki veya altın derim net. biraz daha bütçeniz olsa eşli tatile gönderin derdim ama pek mümkün değil 500 liraya.
0
roket adam
(17.11.21)
(6)

randevusuz pasaport başvurusu

bellbane
mümkün mü? ankara'dayım. covid'den dolayı randevusuz işlem alınmayacak diye haberler okudum ama 2020 yılına aitti. güncel durum nedir?bir de yine ankara için soruyorum, pasaport kaç günde geliyor? bir ara çok geç geliyordu.
mümkün mü? ankara'dayım. covid'den dolayı randevusuz işlem alınmayacak diye haberler okudum ama 2020 yılına aitti. güncel durum nedir?

bir de yine ankara için soruyorum, pasaport kaç günde geliyor? bir ara çok geç geliyordu.
0
bellbane
(17.11.21)
randevusuz mümkün değil. 2 günde geldi bizimki.
0
giovanne
(17.11.21)
eşim 26 ekimde başvurdu, 15 kasımda teslim edildi. çok geç geliyor gerçekten.

randevusuz işlem yapılmaması olayı covidden önce de vardı. eliniz boş dönme ihtimaliniz yüksek. telefon edip sorabilirsiniz yine de gideceğiniz müdürlüğe.
0
elorelia
(17.11.21)
randevusuz almıyorlar, zaten şu aralar greencard nedenli yoğunluk kalktı gibi ve ertesi güne başvuru alınabiliyor.

geçen hafta başvurdum, başvururken 15-20 gün süreceği bilgisi verildi. eğer elinde onaylanmış uçuş bileti vs. var ise daha hızlı gelebiliyor.
0
Northern Mariner
(17.11.21)
Randevusuz giremezsiniz. Zaten bu cevapları okuyana kadar randevu almak daha hızlı değil mi:D
0
anten
(17.11.21)
bomboş oturdukları halde randevu yok deyip almıyorlar. kesin bilgi.
0
delidir yakalayin
(17.11.21)
randevu yok, bulunduğum yere 75 km uzaklıktaki bir ilçeye gidip başvurdum. işim biraz acildi. evet randevusuz almıyorlar. nvi'nin sitesinde bir yerde randevusuz gelebilirsiniz diyor ama o bilgi güncel değil. bu arada öğrendiğime göre randevular cuma geceleri açılıyormuş. cuma günü kapmak lazım.
0
🌸bellbane
(18.11.21)
(5)

diş taşı temizliği ortalama fiyat

swalloww
bir klinikten randevu aldım ama telefonda fiyat veremiyorlarmıs, yalnızca muayene 150tl imis islemi yaptırırsam yalnızca islem ücretini oduyormusum. ben max 350-400 olacagını dusunuyorum bu islemin, ama orda soka girmek istemiyorum bu yüzden son zamanlrda dis tası temizligi yaptıranlardan ortlaama b
bir klinikten randevu aldım ama telefonda fiyat veremiyorlarmıs, yalnızca muayene 150tl imis islemi yaptırırsam yalnızca islem ücretini oduyormusum. ben max 350-400 olacagını dusunuyorum bu islemin, ama orda soka girmek istemiyorum bu yüzden son zamanlrda dis tası temizligi yaptıranlardan ortlaama bir fiyat bilgisi alabilir miyim? cok luks bir klinik degil.
0
swalloww
(15.11.21)
acıbadem'de de bu aralıktaydı fiyatlar 3 ay önce gittim.
0
anten
(15.11.21)
max 500 tl olur.
250-500 arasında değişiyor.
0
jelly bear
(15.11.21)
ben bugün Bostancı'da yaptıracağım, 300 TL diye yazdılar.
0
the man with no name
(15.11.21)
ben mayısta gitmiştim herhalde 250 tl idi. ama bu en uygun fiyat, 250 aşağısına kolay kolay bulamazsınız.
0
rose parks
(15.11.21)
Şişli'de yaptıracağım, telefonda 300-500 TL arası olur dediler.
5 yıl önce Ankara cukurambar'da bir yere 500 vermisligim de var:/
0
ya volna
(15.11.21)
(2)

Hangi Köşe Yazarlarını Takip Ediyorsunuz?

pispinti
Sözlükte takip edilesi köşe yazarları başlığı var. Onun dışında pek bir şey bulamadım. Sizler kimleri takip ediyorsunuz?Benim eklediklerim:Mehmet M. YılmazEmin Toprakİsmail SaymazYılmaz ÖzdilMurat AğırelUğur DündarBarış DosterFatih AltaylıRahmi ÖğdülSoner YalçınÜstüme köşe yazarı atarsanız sevinirim
Sözlükte takip edilesi köşe yazarları başlığı var. Onun dışında pek bir şey bulamadım. Sizler kimleri takip ediyorsunuz?

Benim eklediklerim:

Mehmet M. Yılmaz
Emin Toprak
İsmail Saymaz
Yılmaz Özdil
Murat Ağırel
Uğur Dündar
Barış Doster
Fatih Altaylı
Rahmi Öğdül
Soner Yalçın

Üstüme köşe yazarı atarsanız sevinirim. Sevgiler.
0
pispinti
(15.11.21)
Maalesef ülkemizde kaliteli köşe yazarı sayısı azalıyor günden güne. Kahve ağzı laf yarışına dönmüş durumda çoğu gazetecinin köşesi. Öyle dedi böyle dedi... bu isimlerin de çoğu öyle maalesef.

Bence köşe yazarları yerine son dönemde dikkatimi çeken çok iyi radyocular var haber radyolarında, konuları oldukça çok yönlü işleyen ve analiz eden. Haber radyolarına bir bakın derim.
0
anten
(15.11.21)
Mahfi Eğilmez
Gazete Oksijen
Ünsal Ünlü
0
kaset
(15.11.21)
(9)

şişme montuma makine yağı sürüldü

yazar yazmaz yazan yazar
aracı tamirciye götürmüştüm hiç farkında olmadım. montumun sırt kısmının her yerine yağ sürülmüş. nasıl çıkarabilirim bunu?
aracı tamirciye götürmüştüm hiç farkında olmadım. montumun sırt kısmının her yerine yağ sürülmüş. nasıl çıkarabilirim bunu?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.11.21)
gres yağı ise fazlasını peçete meçete ile alıp, sonra bulaşık deterjanıyla kumaşa zarar vermeden yıka. ytd.
0
killerbee
(10.11.21)
Daha gerçekçi tarifler gelir ama sanki bulaşık deterjanları iyi bir yağ çözücülerdi. Montu yıkayamayacağımıza göre bulaşık deterjanlı bezle silinebilir belki.
0
John Bloor
(10.11.21)
oğlumun montuna geçen sene aynı şey olmuştu. tamircide lifte yaslanınca sırtı yağlandı. bulaşık deterjanı, leke çıkarıcı, alkol vs hiçbir şey kâr etmedi maalesef
0
d e j i n
(10.11.21)
Kuru temizlemelerin böyle zor lekeler için özel solüsyonları oluyor. Ben olsam direkt bi kuru temizlemeye gösterirdim
0
mg3929
(10.11.21)
kuru temizlemeye verin. Montların üstünde genelde su geçirmesin diye özel bir uygulama olur. Deterjan, sub vb ile yıkayınca bozulur onlar kuru temizleme çözer.
0
anten
(10.11.21)
deterjan, asperox, çamaşır makinesi her şeyi denedim çıkmadı. kuru temizlemeye versem 100 lira ister. mont zaten 300 lira.:(
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(10.11.21)
eve aldığınız bulaşık deterjanları artık nemlendiricili bilmemneli oluyor, onlar bu konuda çok iyi değil. pril marka, standart mavi şişedeki deterjan çıkartması lazım. çıkmıyorsa istanbul - kurtköy taraflarındaysanız, gelin size bir kimyasal vereyim. çıkartmaması mümkün değil. anasını ağlatır.
0
co2s2
(10.11.21)
@co2s2 all purpose cleaner mi?
0
killerbee
(10.11.21)
@killerbee :

www.anmarkimya.com

farklı yerlerde farklı isimleri var ama biz genelde portakal ya da desolvit diyoruz. bu isimlerle aradığınızda internette bulamazsınız.
0
co2s2
(11.11.21)
(11)

karavanla yaşama geçme öncesi

ShadowOfMoon
uzun süredir düşünüyordum ama erteliyordum. hala net değil. konforu bırakmak zor geliyor.hem kiralık ev bakıyorken hem satın almalık araç bakıyorken 2sini birleştirmek daha iyi olabilir diye düşündüm. hem araç hem çekilmeli karavan olarak da 2 ayrı parça da olabilir diye düşündüm hatta aracın gücüne
uzun süredir düşünüyordum ama erteliyordum. hala net değil. konforu bırakmak zor geliyor.

hem kiralık ev bakıyorken hem satın almalık araç bakıyorken 2sini birleştirmek daha iyi olabilir diye düşündüm. hem araç hem çekilmeli karavan olarak da 2 ayrı parça da olabilir diye düşündüm hatta aracın gücüne bağlı olarak. yani karavanı bırakıp sağa sola gidebileyim diye arada.

elektrikli araç bakıyordum da pahalılar biraz ama yine de karavan çekebilecek güçtelermiş çoğu. elektrikli alırsam sık sık şarj sorunu olacaktır diye düşünüyorum.

ben şu an dans kursuna ve piyano kursuna gidiyorum. yani aslında çakılıyım biraz şehre. karavan demek, şehir şehir gezeceksin demek değil tabi. nasıl kiralık ev varsa çakılı, karavan da çakılı olabilir şehirde.

ama şehirde karavanı nereye çekeceğim dansa giderken. antalyadayım mesela şirinyalı tarafına. arkası çekmeli olursa arkamda sürekli onla gitmek ayrı işkence.

diğer sıkıntılı gelecek şeyse 20 25 m2 civarı en genişleri gördüğüm. bu bir yerden sonra daraltmaz mı. evde spor müzik vs gibi çok şey yapmaya çalışıyorum. sporu doğada bir şekilde yapmayı denerim. bir yandan da çocuklu aileler bile yaşayabiliyor karavanda 4-5 kişi.


öncesinde tabi 1 ay filan kiralarım karavan. kaldığım evi bırakmadan. bu konuda ne önerirsiniz. yani kiraladıktan sonra dağa bayıra mı çekeyim yoksa şehir merkezlerindeki az da olsa karavan park yerleri mi
0
ShadowOfMoon
(03.11.21)
Bence boşver ya karavan işi biraz fantezi. Sen de kararsızsın hem. YouTube seyyahlarına da aldanma. Çilesi çok yani.
0
olaylar olaylar
(03.11.21)
Park edecekseniz niye kiralıyorsunuz. Kiraladığınız anda atlayıp gitmeniz lazım ki boşa gitmesin. Kiralık aracı dağın başına bırakmak mantıklı değil. Araç zarar görse ödeme yapmanız gerekebilir. Şehirde yakın bir yere park etmek mantıklı.
0
dissendium
(03.11.21)
milletin yaptığı prefabrik, ahşap evleri bile çalıp götürüyolar. karavanı hayli hayli çalarlar.

imara kapalı arazin vardır, oraya kulube mulube yaparsın belediye gelir yıkar o zaman anlarım da öteki türlü hem masraflı hem de çalınma soyulma ihtimali çok yüksek bir durum.

ha amerikadaki gibi 365 gün açık karavan parkları varsa olabilir. oradaki karavan parkları, elektrik, lağım, su, market gibi ihtiyaçları karşılıyor bir nevi yat marinası hesabı.
0
killerbee
(03.11.21)
Elektrikli aracı sal. Hem şarj yeri yok, olanlarında bir çoğu aslında işlevsiz ve günümüz elektrikli araçlarını şarj edemiyor. Hem menzilleri çoook kısa, sen karavan çekeceksen en az yarıya düşecek menzili. Hem de şarjı azaldıkça güçten düşüyor alet, imkanı yok karavan çekmez işlevli bir şekilde.

Karavan işi de fantezi gibi geldi. En ufak bi oluru yok söylediklerinin.
0
zimbirik
(03.11.21)
ben bi ara otobüs düşünmüştüm, eski ama hala yürür bi otobüs alıp tamamen revizyonla ev haline getirip yaşanabilir. çoğunlukla sabit kalacak tabi. şehir değişimlerinde hareket edecek şekilde. üstü güneş panelleri su deposu vs. ama mutlaka evden konforsuz olacaktır.
0
sipsiyah
(03.11.21)
bence bir karavan parkına gidip orada yaşayanlarla konuş.
Hem avantaj/dezavantajları birinci elden gör, hem karavanını satmak isteyen varsa haberin olsun.
0
michael_knight
(03.11.21)
Karavan konforlu bir kamp çadırı gibi düşünün. Aslında ısıtması, elektriği, rahat bir yatağı, banyosu ve mutfağı olan bir çadırda yaşıyorsunuz. Tabii tüm bunları kısıtlı ve idareli bir şekilde kullanıyorsunuz. Ev gibi 7/24 yaşadığınızda hem çok maliyetli hem de meşakkatli. Akülerin şarjını kontrol et, su doldur, su boşalt, giderleri boşalt temizle vs. Instagramda'ki tatlış fotoğraflara aldırmayın:) Kamp hayatını seviyorsanız karavanı seversiniz. Sevmiyorsanız, daralırsınız.


Bir de türkiye'de karavan denince herkes aslında yabancıların motorhome dediği büyük araçları hayal ediyor. Ama bizde karavan diye satılan araçlar yabancıların camper van dediği fiat ducato gibi minibüslerin 2-3 gün doğada konaklamaya elverişi hale getirilmiş halleri. Yani o instagramda bolca gördüğünüz araçlar ev olmaya çok uygun değil. Ya da konforunuzdan taviz vermeniz lazım.

İlla deneyeceğim derseniz, motorhome ya da büyük çekmelilere bakmanız lazım. Bunların da satın alma maliyeti oldukça yüksek maalesef.
0
anten
(03.11.21)
elektrikli araba ve karavan birlikte çok mantıklı gelmedi. normalden daha fazla elektrik tüketimi olacak şarj imkanı da kısıtlı olacak. yakıtlı arabada bile karavanla yakıt tüketimi neredeyse iki katına çıkıyor.

karavan tatil yapmak ya da yılın birkaç ayı için uygun olsa da sürekli içinde yaşamak için pek uygun bir yöntem değil. sürekli temiz su, yakıt ihtiyacı, atık suyun boşaltılması vs derken hayatını karavanda geçirme fikri pek rasyonel değil.
0
reanarchy
(03.11.21)
benim hic karavan tecrubem yok, sadece kendi arazimizde cadir deneyimim var. o yuzden karavanda yasama konusunda yorum yapamiyorum ama fiat ducato, peugeot boxer veya citroen jumper gibi olanlardan ben de dusunmustum. bunlarin hepsi ayni model bu arada.

yanlari camsiz olanlardan alinip donusum yapilabilir ama trafik cevirmesinde neler olur onu bilemiyorum.

sozlukte motosikletli tospaga adli arkadasa su entry'siyle alakali bir mesaj gondermistim, biraz muhabbet etmistik bu konuda. lazim olursa ona danisilabilir.

eksisozluk.com
0
chezidek
(03.11.21)
ben 4 yıldır youtube'dan sürekli karavancıları izliyorum, benimde hayallerimden biri karavanda yaşamak. size çekme karavan değilde düz bir karavan lazım gibi geldi. hem karavan alın hemde küçük bir motor ya da araç. karavan'ı koyacak bir yer filan bulmak da sıkıntı. antalya'da bir sürü karavanpark var biliyorum ancak karavan alınca masrafı bitmiyor. yakın zamanda tam zamanlı yaşamaya geçen bir çift vardı isterseniz bir bakın.

www.youtube.com
0
ayseee
(03.11.21)
Karavan özgürlük, istediğin yere gidebilme uyuyabilme. sabah istediğin yerde uyanabilme ama bir yandan kısıtlıyor gibi hissediyorum. 4-5 günde bir su doldurman gerekiyor. 2 günde bir tuvaleti boşaltman gerekiyor msela ilk araştırmalarıma göre.

kampı da tam sevmiyorum aslında. daha çok şehirde konaklarım diye düşündüm karavanpark veya bina önüne park edip de uyunmaz mı herhangi bir yerde.

önce 1 ay da olsa kiralayayım dedim de günlük 300 400 lira diyorlar. 10 gün alsam 3bin. çok pahalı geldi.
0
🌸ShadowOfMoon
(04.11.21)
(3)

Erkek kardeşe mont tavsiyesi

grand kimyon
Erkek kardeşim için mont arayışımız var. Fiyatlar arşa çıktığından gözden kaçırdıklarımız olabilir diye buraya da sormak istedim. Kendisi kalıplıdır. (190cm) Şişme mont tercih etmiyor. Boy olarak popo hizası veya hemen örtecek uzunlukta. İstabul kış şartlarını kurtaracak yeterlilikte. Uzun yıllar
Erkek kardeşim için mont arayışımız var. Fiyatlar arşa çıktığından gözden kaçırdıklarımız olabilir diye buraya da sormak istedim. Kendisi kalıplıdır. (190cm) Şişme mont tercih etmiyor. Boy olarak popo hizası veya hemen örtecek uzunlukta. İstabul kış şartlarını kurtaracak yeterlilikte. Uzun yıllar idare edebilecek. Max 1k civarında. Tikler teşekkür niyetine hemen.
0
grand kimyon
(02.11.21)
www.mudo.com.tr

www.mudo.com.tr

www.mudo.com.tr

Örnek olarak atıyorum, bu kaşe denizci kabanları tarz olarak klasiktir, başka markalarda da bulunur, her şeyle de kolayca kullanılır

Google da men's pea coat diye görsellerde aratırsa nasıl bir tarz yaratabileceği konusunda fikir sahibi olur
0
freebird5406_2
(02.11.21)
himmet dayi
(02.11.21)
Decathlon'dan kar montu yapıştır hemen:)
0
anten
(02.11.21)
(3)

İnternetten para kazanmanın yolları ( satış yapmadan )

denizmaniaherif
Ne önerirsiniz boş zamanda byapmalık ?
Ne önerirsiniz boş zamanda byapmalık ?
0
denizmaniaherif
(01.11.21)
yazılım ya da grafik tasarım tarzı bir yeteneğiniz yoksa doğru düzgün bir şey kazanılmıyor. çeviri, içerik yazarlığı, anket vs. hepsi komik ücretler. zamanınıza yazık olur.
0
candide
(01.11.21)
adsense
0
spartamed
(01.11.21)
İnternetten para kazanmanın yolları, normal hayatta para kazanmaktan farklı değil.

bir konuda yeteneğin varsa, talep de varsa kazanırsın. Biraz da şans ve kendini nasıl pazarladığınla alakalı.

Yazılım çok geniş bir konu ufak işlerle de kazanabilirsiniz, ciddi işlerle de ama öğrenme eğrisi çok yüksek.

Grafik tasarım da biraz kişisel gusto istiyor. Ama denenebilir.

Doğru kanalları bulursanız ikisinden de güzel iş akışı var.
0
anten
(01.11.21)
(2)

basılı dergi satın alınabilecek yerler

eksisozlukokuryazari
Arkadaşlar selam, her şeyi online alıyoruz artık , şu basılı dergileri satın alabileceğim, seçenekleri bol olan bir online alışveriş kaynağı önerebilir misiniz? Özellikle yabancı dergilere erişebilmek çok iyi olur.
Arkadaşlar selam, her şeyi online alıyoruz artık , şu basılı dergileri satın alabileceğim, seçenekleri bol olan bir online alışveriş kaynağı önerebilir misiniz? Özellikle yabancı dergilere erişebilmek çok iyi olur.
0
eksisozlukokuryazari
(01.11.21)
Zor.

"Bu devirde dergi mi kaldı" diyenler gelmeden önce istatistiklerle konuşalım.
ABD ve İngilitere gibi ülkelerde basılı materyal hala oldukça yaygın ve seviliyor. Hatta internetin yaygınlaşmasına rağmen ABD'de basılı yayın sayısı 2002'den 2020'ye artmış durumda.

Günlük ortalama basılı yayın okuma süresiyse 21 dakika. (kaynak statista)

Gelelim bize Türkiye okumayan bir ülke. Sosyal medya okuma oranlarını iyice düşürdü. Haliyle, zaten az olan dergi satışları da iyice düştü. Geçmişte bir dergide çalıştım. Yıllık 5000 aboneye ulaşmak büyük başarıydı. 80 milyonluk ülkede 5000 abone...

Neyse bu rakamlar niye dergi bulamayacağınızın nedeni:)
Çoğu büyük kitapçı bile "satamıyoruz" diye dergi reyonlarını kaldırdı ya da küçülttü.

Yabancı dergi satışı zaten azdı, dolarla iyice düşmüştür o da.

Cağaloğlu'nda iyi yabancı dergileri getiren bir yayınevi vardı. Wallpaper vs. Ama galiba artık açık değiller. İstanbul'daysanız cağaloğlu taraflarını bir gezin derim.

Ya da turistlerin takıldığı bölgelerdeki kitapçılarda hala yabancı dergiler bulabilirsiniz.

Yine istanbul'da İstinye park, zorlu ve kanyon'da bulabilirsiniz. Ama tabii buraya gelen turist profili avrupa'dan orta doğu'ya kaydığı için onlar da bizim gibi çok okuma meraklısı değil. Haliyle buralarda da artık satışlar düştü diye kaldırmış olabilirler. Salgın döneminde gitmedim buralara bakamadım.

D&R'ın falan online mağazasında sadece çok satan şezlong dergileri kalmış maalesef.

Biliyorum basılı arıyorsunuz ama readly uygulaması bir tablete kurularak çok iyi bir alternatif olabilir.
0
anten
(01.11.21)
Öncelikle cevap için teşekkürler ve söylediklerinize tamamen kayılıyorum. Basılı dergi bence farklı bir deneyim. Kitap için bile bu kadar iddialı düşünmüyorum, dijitalden devam edilebilir ama derginin farklı bir durumu var. Masanın üstünde duran bir dergi herkese cazip gelir, eline alır bir karıştırır.

Aslında dediğiniz gibi kanyonda falan vardı ama ben de pandemi başından beri AVM’lere pek yolumu düşürmüyorum. Bu yüzden online bir yer arıyorum ama sanırım yok.
0
🌸eksisozlukokuryazari
(01.11.21)
(20)

otellerin aile cüzdanı istemesi

Wakatakakage
Bugün 3-4 yere sordum, ramada bile istedi. Fuhuş mekanlarına dönmesin diye mi istiyorlar? Hangi oteller istemez? Bide şehre göre değişir mi acaba?
Bugün 3-4 yere sordum, ramada bile istedi. Fuhuş mekanlarına dönmesin diye mi istiyorlar? Hangi oteller istemez? Bide şehre göre değişir mi acaba?
0
Wakatakakage
(25.10.21)
İstanbul'da çoğu düzgün yer istememeli.

Geçen yıl Eskişehir Dedeman'da kalmıştık istemedi mesela.

Daha yerel bir otelse ve isteyecek gibiyse tek kişi (erkek) giriş yapıp sonra akşam vs. sevgiliyle girse bir şey olmaz sanıyorum ama bilemem oteline göre değişir.
0
nhk ni youkosu
(25.10.21)
Şaşırdım. Genelde bu segmentteki oteller bu tarz şeylere gerek duymazdı.. Gece yarısı kanun falan mı çıkardılar yine acaba
0
kanlakarisikyagmur
(25.10.21)
Hicbiri isteyemez. Evli olmayanlarin otelde beraber kalmasini engelleyen bir duzenleme yok.
0
floydian
(25.10.21)
Normalde birçok otel istemez, ama oteli arayıp "evlilik cüzdanı istiyor musunuz" diye sorduysanız onlar da burada bi iş dönecek galiba diyerek "evet istiyoruz" demiş olabilirler.
0
anten
(25.10.21)
anten+1

isteyen yere evliysen de gitme zaten.
0
lcha
(25.10.21)
komik olan, evliyken hic evlilik cüzdanı tasidigimi hatirlamiyorum. hatta son 5-6 senedir biri sorsa evde bulamazdık sanirim. muhtemelen cogu yer gidince sormayacaktır.
0
helenart
(25.10.21)
anten +1

istemezler.
0
xdenizx
(25.10.21)
şaşırdım bimer cimere sonuç gelmese bile yazın.
sizden hoşlanmamışlardır.

anten+1
icha+1
0
jimjim
(25.10.21)
yoo istemiyorlar. @anten'in yazdıgı gibi siz sorduysanız onlar da işkillenip evet istiyoruz demiş olabilirler.
0
dafuq
(25.10.21)
10 yıldır evliyim. hiç bir otel istemedi.
0
co2s2
(25.10.21)
Türkiye'de hiç bir otel sizden ve eşinizden evlilik cüzdanı istemez. Evlilik cüzdanı alınır sandığa atılır ve ölüm ya da boşanma çiftleri ayırana kadar ortaya çıkmaz :)

Otellerin evlilik cüzdanı talep etmesi gibi bir durum söz konusu bile değil, sadece hem sizden hem eşinizden kimlik bilgileri istenir ve her gece bu bilgiler bağlı bulunan emniyet müdürlüğüne iletilir. Ama bunun da nedeni fuhuşu vs engellemek değil olası bir terör eylemeni, bir suçu vs önlemek ya da çözmek içindir.

Eğer otelleri arayıp evlilik cüzdanı istiyor musunuz diye soruyorsan gıcıklığına evet istiyoruz diyorlar muhtemelen çünkü hiç bir evli evlilik cüzdanımızı isteyecekler mi acaba diye düşünmez, rezervasyonunu yaptırır otele gider.
0
solo
(25.10.21)
son 3 yıldır evliyken, ondan önce de bekarken otele gittim hiç kimse istemedi zaten böyle bir hakları da yok.
0
matilda
(25.10.21)
kimse istemedi +1 üstelik hiçbirisi çok lüks yerler değildi.
0
biravekahve
(25.10.21)
Turizm Bakanligina bagli oteller teknik olarak isteyemez ve isterlerse sikayet edebilirsiniz. Sikayet ne olur, o gece ortada kalir misiniz vs... bunlar ayri sorular.

Polisevi, ogretmenevi vs... tarzi yerler teknik olarak isteyebilir ve istiyorlar da zaten. Gerci yazildigi gibi kimse evlilik cuzdani tasimiyor, nufus cuzdanina felan bakiliyor.
0
cleric
(25.10.21)
Telefonda sorarsan istiyoruz derler tabi, kim niye soruyor bilmiyor ki adam.

Gidince istemezler. Zaten evlilerin yaninda cuzdan olmaz.
0
divit
(25.10.21)
"evliyim ama yıllardır hiç bir otel istemedi" diye yazanlar soyadlarından evli olduğunuz anlaşılıyor niye sorsunlar :))
0
nuisance
(25.10.21)
@nuisance

evlenir evlenmez balayına gidiyorsun? hemen soy adın değişiyor mu? hayır ..
0
xdenizx
(25.10.21)
9.5 yıllık ilişkimiz sonunda geçen ay evlendik. Bu 9 yıl boyunca tatil nedeniyle 20den fazla otelde kalmisizdir herhalde; içlerinde butik oteller de var, lüks oteller de. Hiçbiri de istemedi.

Evlilik sonrası balayına gittik, yine yanımda goturmedim. Yine istemediler.
0
fraise
(25.10.21)
2 3 yıldızda kaldım. İstemediler. büyükleri bilmiyorum
0
ShadowOfMoon
(25.10.21)
Bu arada otellerin fuhusa mekan saglamamak gibi bir yukumlulukleri var ama Turizm bakanligi yazisina gore bunu evlilik cuzdani isteyerek yapamazlar. Eger bir kisinin surekli farkli kisilerle otele gelmesi gibi bir durum varsa en fazla ona hizmet vermeyi reddedebilirler.

2010lu yillarin baslarinda o donemki iliskilerim ve sartlarimdan oturu bol bol otel, kiralik ev, pansiyon vs... kullandim. Her seferinde oncesinde arayip evlilik cuzdani durumunu sordum ve isteyenlerden yer ayarlamadim ama bol bol isteyenlerle karsilastim. Su anki durumu bilmiyorum.
0
cleric
(26.10.21)
(7)

220 bin tl ye kadar sıfır, otomatik, benzinli tavsiyesi?

Trafalgar
Sbİstanbul
Sb

İstanbul
0
Trafalgar
(24.10.21)
Şu an bayilerde bu araçları bulabileceğini sanmıyorum ama seçenekler sınırlı zaten: www.arabalar.com.tr
0
himmet dayi
(24.10.21)
bütçenizi biraz aşıyor ama

Toyota Yaris 1.5 Multidrive S

Şu an liste fiyatı 233.000 TL görünüyor.

yıllardır benzinli otomatik yaris kullanıyorum. şu an bu bütçeye yeni araç alacak olsam 5 dakika düşünmem.
0
la lykia
(25.10.21)
piyasası olan arabalara bakınız.
Honda city,
Clio icon,
polo life (biraz daha zorlarsan bütçeyi)
0
wiekannich
(25.10.21)
Yarın sabah bayileri gezin ilk bulduğunuz aracı butcenizin fazlası bile olsa krediyle alın, geçen hafta zamlar geldi, 1 haftaya tekrardan gelir
0
kleider
(25.10.21)
o fiyatlar yalan diyorlar. Bakan birkaç arkadaşım "sıfır asla yok/satmıyorlar, ikinci eller bile gün içinde zam yapıyor satmıyor" dedi.

Atıyorum sıfırı 230 bin görünen Clio'yu anca galeriden 240'a alabiliyorsun, duyduğum bu.
0
nhk ni youkosu
(25.10.21)
dünyada ciddi bir tedarik krizi var. Haliyle üretimler sekteye uğradı. Araç bulmanız zor. Bir de kur farkı, zam gelme ihtimalleri yüzünden bayiler de stokta araç yok diyebilir. Olanları da galeriler çoktan ayırtmıştır.

2. ele bakın derim.
0
anten
(25.10.21)
Liste fiyatı 217000 lira olan clio otomatik touch paketi bayi plaka vurup 230000 liradan satışa koymuştu. Bulabilirseniz Hyundai i20 olabilir. Mitsubishi SpaceStar bakabilirsiniz. Veya a segmentinde Hyundai i10.
0
kronik koala
(25.10.21)
(6)

Bu kişinin yerinde olsanız parayı nasıl değerlendirirsiniz? (otomobil)

hadi ya la
- Emekliliği yaklaşmış bir memursunuz.- Borcunuz yok.- Eşinizle yaşıyor, yazları bol eşya ile yazlığa (100 km) git gel yapıyorsunuz.- Araba beni götürsün, masraf çıkarmasın, başımı ağrıtmasın yeter diyorsunuz.- Elinizde 200 bin km'ye yaklaşmış 2014 model Symbol var.- 30 yıldır sadece Renault kullanı
- Emekliliği yaklaşmış bir memursunuz.
- Borcunuz yok.
- Eşinizle yaşıyor, yazları bol eşya ile yazlığa (100 km) git gel yapıyorsunuz.
- Araba beni götürsün, masraf çıkarmasın, başımı ağrıtmasın yeter diyorsunuz.
- Elinizde 200 bin km'ye yaklaşmış 2014 model Symbol var.
- 30 yıldır sadece Renault kullanıyor, sanayide de yaklaşık 30 yıldır güvendiğiniz bir Renault ustası tanıdığınız var ve sadece ona gidiyorsunuz.
- 150 bin lira civarında bir para geliyor.

Bu durumda otomobili yenilemek mantıklı olur mu?
Garantici bir insana ne önerebilirsiniz?

Aklımda Egea Cross, Corolla gibi arabalar var fakat ben de pek anlamadığım için sizlere danışmak istedim.
0
hadi ya la
(24.10.21)
2017-2018 megane 4 sedan 1.6 joy yeterli gelir diye düşünüyorum. Arkadaşta var güzel araç.
0
signore
(24.10.21)
megane sedan çok mantıklı bu senaryoda. hele dizel de olursa inanılmaz az yakan, acayip geniş kocaman, fena olmayan bir araç almış olursunuz.
0
roket adam
(24.10.21)
megane sedan büyük konfor arttırır. otomatik olursa tadından yenmez. benzil-dizel çok fark kalmadı artık.
0
jelly bear
(24.10.21)
o yaştaki insan, artık pek macera ve uğraş sevmeyeceği için en doğrusu yine renault almak olur muhtemelen. ben olsam megane düşünürdüm arkadaşların dediği gibi. tabi corolla falan da mantıklı yine ama bey baba'nın rahatı için renault daha doğru gibi
0
avatar is back
(24.10.21)
megane sedan+1453

tam olarak bu senaryo için üretilmiş bir araç
0
hadsafhada
(24.10.21)
bunca memurun ve emeklinin bir bildiği var. Megane sedan:)

ustası bol bulunur, yedek parçası ucuz sanayide. Bir de konforlu araç.
0
anten
(25.10.21)
(5)

Zeytinyağını hiç kullanmıyoruz

karayel
Bütün yemeklerde ayçiçek yağı kullanıyoruzHerhangi bir zararı olur mu?
Bütün yemeklerde ayçiçek yağı kullanıyoruz

Herhangi bir zararı olur mu?
0
karayel
(22.10.21)
zeytin yiyin siz de. zeytinyağı şöyle sağlıklı, böyle süper algısı tamamen zeytinyağı lobisinin işi.
0
Wakatakakage
(22.10.21)
Tadı kötü olur öncelikle:D Doğal sızma zeytinyağı ile ayçiçek yağının yemeğe kattığı lezzet bir olmaz.

Ayçiçek yağının vücuda etkilerini de buraya yazmışlar.

www.milliyet.com.tr
0
anten
(22.10.21)
e yani.
hastalıklara daha açık olursunuz.
iyi bişey değil.
0
jimjim
(22.10.21)
%100 olur - olmaz demek imkansız ama sağlıklı değil.

Bir de ayçiçekyağının da kalitesizi kalitelisi var. Ucuz olanlarına başka bir şey karıştırıyor olabilirler.
0
admiral
(22.10.21)
Fazladan omega6 almanın zararlarını bi araştır.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(22.10.21)
(2)

10.000 TL ye alınacak en iyi laptop

trgydl
Nedir bu ara?Grafik tasarımı için
Nedir bu ara?
Grafik tasarımı için
0
trgydl
(21.10.21)
lenovo'nun gaming ürünleri fiyat performans olarak iyi bu anlamda. Son dolar artışından sonra neler oldu fiyatlar bilmiyorum ama belki 1-2 bin üstüne bulabilirsiniz. Tabii amd işlemcilerden bahsediyorum.

Bu arada ne olursa olsun grafik tasarım için mutlaka ips ekran tercih edin doğru renk referansı için.
0
anten
(21.10.21)
macbook air M1
0
himmet dayi
(21.10.21)
(15)

eğer kazancınız ciddi miktarda döviz üzerinden olsaydı ne düşünürdünüz?

Stoneface
a) herkes gibi endişelenirdimb) nötr kalırdımc) memnun olurdum
a) herkes gibi endişelenirdim

b) nötr kalırdım

c) memnun olurdum
0
Stoneface
(21.10.21)
C
0
stavro
(21.10.21)
a
0
freebird5406_2
(21.10.21)
merkez bankasi karari akp'yi iktidarda tutmak icin alinmis bir karar oldugu icin a sikki.
0
arkadakiadam
(21.10.21)
Endişelenirim çünkü ülkenin fakirleşmesinin bana bir katkısı yok.
Aksine benim durumum döviz kazandığım için stabil kalacak belki ama komşum arkadaşlarım yaşadığım mahallenin alım gücünün düşmesi orta uzun vadede sıkıntı.

Sen rahat rahat yiyip içebilirken çevrende birileri yiyip içememeye başlayacak.
Bu sana iyi hissettirir mi? hadi bencil bir insansın.

Güvenliğini düşün. Sen cebinde parayla gezerken parası azalan insanların gözüne batmaya başlamayacak mısın?
0
anten
(21.10.21)
Bu olaylardan kazancim cok dusmese de ulkenin genel gidisati beni etkiliyor.
Herkes sinir kupu devamli arabami ciziyorlar, devamli sokakta markette kavga ediyorum.

Param olsa bile duzgun yol, duzgun gida, duzgun otele erisemiyorum.
Param oldugu halde evde internet hizmeti alamiyorum mesela.

Gunlugu 2bin tl olan otelde bile kotu hizmet aliyorum.

Zaten maasi dolarla alsak bile bazi urunler dolardan daha cok zam yedi. Bizim mahallenin evleri dolar bazinda %25 degerlendi, sifir arabalar da oyle.
0
divit
(21.10.21)
Divit +1

Türkiye'de yaşıyorsan olumsuz gidişatın etkilerinden sıyrılamıyorsun. Lüks bir araban var diyelim. Trafik lambalarında camını silip para istiyorlar. Üstün başın düzgünse durdurup para istiyorlar. Pahalı bir mekana gittin diyelim, uzaktan sana bakıp abi açım diyen çocuklar oluyor. Eve yemek söylesen kurye küfür eder gibi bakıyor.

Bunlara ek olarak düzenbazlık tavan yapıyor. Artık avm içinde dileniyor dilenciler.

Kısaca stres ve sorunlardan kaçış yok.

B diyorum
0
roe
(21.10.21)
kazancım dolar üzerinden olmasa da b. kişisel ve sosyal endişelerim ekonomik temelli değil. sorumluluk sahibi, ahlaklı ve vicdanlı bir toplumda yaşıyor olsaydık ne ekonomi ne sosyopolitik bu halde olurdu.
0
erenderk
(21.10.21)
ben dolar kazanmazken de aynı çukura sürükleniyorum, en azından dolar kazanayım da daha sürükleneyim. o yüzden dolar kazandığıma memnun olurdum.
0
Bruce
(21.10.21)
çoğunlukla A bazen B.

Aynı mantıkla bankada dövizim var. Ama TL değer kaybettikçe içim burkuluyor. Aslında bankadaki param TL bazında arttığı, Euro bazında sabit kaldığı halde.

Ben çökmüyor bile olsam ülkenin çökmesine üzülürdüm.
0
zimbirik
(21.10.21)
c
0
mikahakkinen
(21.10.21)
tr de olsam divit gibi dusunurdum. su an ise ailem dahil akp destekcileri umrumda degil.
0
lion de la Turquie
(21.10.21)
ben yaklaşık 10 senedir döviz ile maaş alıyorum. dolar artınca ufak bir sırıtma olmuyor değil.

ama genel olarak hayat kalitemiz düşüyor. bu beni de etkiliyor.
0
co2s2
(21.10.21)
A ama kendi adıma en azından kazancım erimiyor diye memnun olurdum.
0
(21.10.21)
a. toplumdaki fakirleşmenin olumsuz etkilerinden kendini izole etmek, dolar milyarderi olmadıktan sonra, pek mümkün değil.
0
zgrydn
(21.10.21)
dolar 2.9tl oldugu seviyelerden beri butun gelirim dolar uzerinden. turkiye'de yasiyorum. elimde faizde kalan son yuklu tl'y 3.2 civarinda dolara cevirmistim (trump secildikten hemen sonra). butun birikimim de doviz uzerinde, sadece gerektikce bozuyorum.

usdtry 4 civarlarina kadar c şıkkındaydım. ondan sonrası a.

o zamanlardan beri evet, tl bazinda %300'den fazla getiri oldu. ama hayat da %200 civari pahalilasti, cok degisen bir sey yok yani. bir kazancim varmis gibi hissetmiyorum. ama birikimim tl olsaydi ve tl kazansaydim tabii cok kotu olurdu.
0
robokot
(22.10.21)
(8)

62 yaşında biri için iş fikri

idealist muallim
Babam geçen yıl gırtlak kanserine yakalandı ve ameliyat oldu. Kendi işi olan kebapçılığı da bıraktı. Şimdi emekli oldu ama yerinde durmuyor illa çalışacağım diyor. İnsanlarla çok fazla iletişim gerektirmeyen(çünkü sesi kısık, özellikle gürültülü ortamlarda sesini duyurmakta zorlanıyor) ve haftasonla
Babam geçen yıl gırtlak kanserine yakalandı ve ameliyat oldu. Kendi işi olan kebapçılığı da bıraktı. Şimdi emekli oldu ama yerinde durmuyor illa çalışacağım diyor. İnsanlarla çok fazla iletişim gerektirmeyen(çünkü sesi kısık, özellikle gürültülü ortamlarda sesini duyurmakta zorlanıyor) ve haftasonları dinlenebileceği bir iş fikri arıyorum. Benden gizli gitmiş bir yer ile fırıncılık yapmak için anlaşmış bana kafayı yedirecek adam. Bakkal açalım diyorum ama onun da tatil günü yok. Nasıl bir şey yapsak bilemedim.

Araba al sat yap dedim. güzel iş ama bana sürekli uğraş olacak bir iş gerekiyor dedi. bağ-bahçe işlerinden de anlamaz zaten.
0
idealist muallim
(20.10.21)
Öncelikle geçmiş olsun.
Eğer el becerileri varsa, marangozluk vb gibi ufak bir atölyeye gidip sipariş usulü ufak dekorasyon ürünleri yapabilir. Sosyal medyadan pazarlar bunları.
Yoksa da kurslar falan var belediyelerde. Mesleğe döndürebileceği bir beceri edinir.

Eğer hayvanlarla arası iyiyse dog walker olayını yapan yaşı büyük çok insan var.
0
anten
(20.10.21)
kendi işini yapması en mantıklısı bence.
hafta sonu iş yapmayan bir yerde bir dükkan açmayı deneyebilirsiniz.
Sadece işyerlerine hizmet veren, hafta içi 11:00 - 17:00 arasında satış yapılabilecek bir yer mesela.
Öyle bir yer var mıdır, para kazandırır mı kısmını pek bilmiyorum tabi.
0
michael_knight
(20.10.21)
Küçük bi dukkan acip organik yumurta teryag eriste vs satisi yapabilir hem cok yogun olmaz hem kendini döndürür.
0
instant crush
(20.10.21)
hocam babanız en iyi bildiği işin butik olanını yapsın. amerika'yı neden yeniden keşfediyorsunuz. hazır yemek sektörü de, eğer iyi yapıyorsanız kar ettiriyor. bilmediği işler veya yapmak istemediği uğraşlar adamı tekrar hasta eder.
0
malheiros
(20.10.21)
@anten teşekkür ederim, halk eğitim kurslarından defalarca bahsettim ama ilgilenmedi ne yazık ki. hayvanlarla da arası maalesef iyi değil, eve kedi getirmeye bile ikna edemedim.

@michael_knight dediğiniz türden bir yer bulabilsek açarız dükkan aslında ama öyle bir yer aklıma hiç gelmiyor.

@instant crush öyle bir yer açarsa dinleneceği zamanı pek olmaz. zaten amacı para kazanmak değil vakit geçirmek aslında. öyle kendisini yormayacak bir iş bulamayınca gitmiş dün bir fırınla anlaşmış usta olarak orada çalışacakmış. cidden çıldıracağım.

@malheiros hocam amaç para kazanmak değil ancak o işi babam yapabilecek olsa kendi iş yerimizi kapatmazdık 2 ay önce. sesinden ötürü müşterilerle iletişime geçerken çok zorlanıyor. telefona bakamıyor, gelen müşterilerle konuşurken müşteriler bazen babamı anlamıyor o da üzülüyor vs.


aslında bir bakkal açmayı düşünüyordum. hem babamla beraber okul sonrası ben de ona yardım ederim dönüşümlü bakarız dedim ama bu sefer de hiç tatili vs olmayacak.
0
🌸idealist muallim
(21.10.21)
çiğköfte dükkanı açın. kasap açın. poğça börek olur.
0
xrated
(21.10.21)
catering?
gıdayla ilgili daha butik işler.. organik bişeyler ürettirip, evde yapıp (belki alakasız örnek: organik fıstık ezmesi) kavanozlayıp satmak.
catering'in daha spesifik kolu ;sadece kahvaltı.. sadece dürüm/sandviç veya kumanya odaklı bişey olabilir.
depo gibi minik bir mekan açıp bir yerlerden organik, yöresel bişeyler satabilir.. mersin'den limon gelir atıyorum.. edremitten zeytin vs. içeriğe harcayacağınız parayı ilk etapta reklama harcarsanız iyi tutar.
0
rewlack
(21.10.21)
Herkese cevaplar için teşekkür ederim. Aklıma daha üniversite okurken kendim için düşündüğüm bir fikir geldi. Bakalım babamın da kafasına yatarsa araştırmalara başlayacağım :)
0
🌸idealist muallim
(21.10.21)
(8)

forex'de ki bu kazançlar gerçek mi? gireyim mi sizce bu işlere

kanasla intihar eden adam
yoksa bunlar sahte mi? hiç anlamıyorum forex işlerinden.
yoksa bunlar sahte mi? hiç anlamıyorum forex işlerinden.
0
kanasla intihar eden adam
(20.10.21)
asla girme kaldıraç olayı çok sakat. baya ileri seviye finans okur yazarı olmak lazım kazanmak için.
0
xrated
(20.10.21)
Maalesef komple yalan diyemesekte dürüstçe değil. Bir arkadaşım da kripto için benzeri paylaşımlar yapıyor. 10 işlemden 4 kazanç 6 kayıp varsa 5 paylaşım yapıyor. Bi tane de “kaybettik ama canımız sağolsun” paylaşımı yapıyor. Çok inanmamak gerek. Paylaşan arkadaşta maşallah twitter’da değil de new York’ta olması gereken biri gibi.

Kısa not : hiç bulaşma. Kaybedersin
0
avatar is back
(20.10.21)
Twitterda size para kazandıracağını iddia eden HİÇ KİMSEYİ DİNLEMEYİN, sattıkları HİÇBİR ŞEYİ ALMAYIN, verdikleri HİÇBİR LİNKTEN BİR SİTEYE ÜYE OLUP PARA YATIRMAYIN.

Şöyle gruplar var, hiçbirinden bir şey almayın.

1-) Eğitim satanlar (Kendine hayrı yok)
2-) Hisse pazarlayanlar (bunlar kendine "üstat" dedirtir, çıkacak hisseleri bildiğini söyler, aslında bunlar hisse pazarlamacısı, parabolik yükseliş yapmış hisseleri millete kakalıyorlar)
3-) Direkt para toplayıp kaçanlar (korkunç kazançlar vaad ediyorlar, ailede herkese o kadar telkin yapmama rağmen kardeşimin eşinin abisi bunlara 50 bin lira kaptırmış)
4-) Amatörler (öğrenecek bir şey yok)
5-) Referans linkiyle milleti üye yapıp para kazananlar

@divit haklı, devlet o kadar önlem aldı ama vatandaşın da sorumlu davranması gerekiyor.
0
hayirsiz
(20.10.21)
Devlet bunlardan bikti, dolandirilmayin diye 50bin tl ust limit koydu bu sefer de araci paravan sirket kurarak dolandiriyorlar.

Ben kolay yoldan para kazanmayi bilsem gelip sana ogretir miyim ?
Sozlukteki freelance site basliklarina bile millet entry girmiyor, duyan gelmesin payimiz bolunmesin diye gizli takiliyorlar.
0
divit
(20.10.21)
Forex piyasaları üzerine bir entry vardı sözlükte. Yurtdışında büyük yatırım firmalarının nasıl araçlar kullandığı vs üzerine.

onlarca analizci, yapay zeka temelli uygulamalar vs. kullanan adamların karşısında kazanma ihtimali, kaldıraçlı işlemlerin sıkıntıları vb.

Bunlar ciddi finansal okuryazarlık ve teknik altyapı isteyen şeyler.

Sermaye piyasaları diye bir açıköğretim bölümü var. Bu konuda alabileceğiniz en düzgün eğitimdir.
0
anten
(20.10.21)
teknik, temel anali bilseniz de bir ton indikatör kullansanız da biraz şans işi. forex'i bilmiyorum ama kripto piyasasındayım. mesela kısa sürede çok kazanyım diyerek kaldıraçlı işlemlere girerseniz %90 ihtimalle paranız yok olur. ama stoplu giderseniz zarar etmezsiniz. kaldıraç kullanmadan spottan birkaç günde paramı yediye katladım ama şans işiydi, içimden onu almak geldi ve iki günde yaptım kazancı. ama indikatör analiz cart curt baktığım şeylerde %10-30 arası kazandım genelde.

özetle ne kadar bilseniz de işiniz şansa kalmış, kripto için bir anda fırlayabilir, bir anda düşebilir. ama stop-loss kullanırsanız zarara girmezsiniz.
0
candide
(20.10.21)
%90 bence çok iyimser. Forex işlerinden hiç anlamıyorsan paranın tamamını kaybedeceğini sana garanti ederim. Forex'in kumardan tek farkı kumarda 'birileri' kasıtlı olarak küçük miktarlarla oynayan oyuncuların parasına çökmüyor. Vadeli işlemde tam olarak bu dediğim sık sık yaşanıyor. Daha geçenlerde binance kendi kripto parasında çok fazla long pozisyon açıldığı için tüm uzuncuları patlattı tek hamle ile. Bu söylediğim sana anlamsız geliyorsa bu işe bulaşma.
0
himmet dayi
(21.10.21)
Teorik olarak Forex kumardir. Bununla birlikte pratkkte de tam olarak kumardir.
Imza: forex piyasaninda karli olarak ayrilmis ve artik islem yapmayan bir duyuru kullanicisi.
0
stavro
(21.10.21)
(3)

Kredi alırken sorulan geliriniz ne kadar sorusu

sckxyss
Bugüne kadar 10'dan fazla kredi kullandım. Bir kez vakıfbank bordro sordu, bir kez de enpara iş telefonumdan aradı. Bunun dışında kimse ne bordro istedi ne çalıştığım yeri teyit etti. Geliriniz ne kadar diyor x diyorum, yanlış beyan vermeyin bla bla diyip geçiyorlar. Bu güven nereden geliyor? Niye k
Bugüne kadar 10'dan fazla kredi kullandım. Bir kez vakıfbank bordro sordu, bir kez de enpara iş telefonumdan aradı. Bunun dışında kimse ne bordro istedi ne çalıştığım yeri teyit etti. Geliriniz ne kadar diyor x diyorum, yanlış beyan vermeyin bla bla diyip geçiyorlar. Bu güven nereden geliyor? Niye kontrol etmiyorlar? ( Kredi skorum 1200'un altındaydı çoğu krediyi çektiğimde)
0
sckxyss
(20.10.21)
Düşük rakamlı çektiysen bir şey sormadan çat diye verebiliyorlar.
0
roket adam
(20.10.21)
bankalardaki para hareketleri, önceki ödenmiş kredilerin, kredi kartı harcamaların ve ödeme alışkanlıkların vs. üzerinden seni profillemiş oluyorlar.
0
orpheus
(20.10.21)
Elinde zaten data var. Bir de imzaladığın kapı gibi sözleşme var. yalan söyleyebilirsin. ama bir sorun halinde yalan beyanda bulunduğun ortaya çıakrsa ki kolayca çıkar, sen uğraşırsın banka değil.

O güven sana değil bankanın kendine ve avukat ordusuna olan güveni.
0
anten
(20.10.21)
(7)

Sifir araba bulamamak

the end of time
Merhaba, anneme araba almak istiyoruz ancak bayilerde araba yok sanirim.Hepsini tek tek aramadim, ancak kuzenim aldigi icin biliyorum kia sorento var mesela kia'larda. Boyle bildiginiz, hemen teslim alabilecegimiz araba var mi? Tesekkurler.
Merhaba, anneme araba almak istiyoruz ancak bayilerde araba yok sanirim.
Hepsini tek tek aramadim, ancak kuzenim aldigi icin biliyorum kia sorento var mesela kia'larda.

Boyle bildiginiz, hemen teslim alabilecegimiz araba var mi?

Tesekkurler.
0
the end of time
(20.10.21)
ablam 10 ay önce aldığı sıfır ford puma'yı satıyor boşandığı için. sıfırdan tek farklı 5 bin km olması. ilgilenirseniz yazın.
0
denizmaniaherif
(20.10.21)
Hangi araçtan alacaksınız? Benim bildiğim Subaru XV var mesela bayilerde. Ama muhtemelen tek kriteriniz bayide olması değildir. Egea da bulunabilir mesela.

Kia Rio, Polo, Ibiza gibi modeller çok sattığı için bulunamıyor.
0
himmet dayi
(20.10.21)
Sehir icinde rahat kullanabilecegi, guvenlik donanimlari iyi olan, saglam bir araba almak istiyoruz. Babam vefat etmeden once honda city almak istiyordu annem icin ancak bulabilecegimizi hic sanmiyorum. Babamdan kalan crv ye annem cok buyuk ben onu kullanamam dedigi icin yeni araba arayisindayiz.

Fiat, peugeot, citroen ve opel isteyecegini sanmiyorum. Suv tarzi cok istemedi, ya daha ufak bir sedan, ya da b sinifi guvenilir bir arac bakacagiz.

Butcemizi 300bine kadar zorlayabiliriz muhtemelen. Kasim zamlari gelmeden bulabilmeyi ummustum ama zor gorunuyor.

Bu duyuruyu da secenekleri ogrenmenin yaninda biraz da meraktan actim
0
🌸the end of time
(20.10.21)
bir arkadaşım hyundai ve kia'nın çeşitli modellerini soruyordu bulamadı. Galericilerde 10-20 bin fazlasına varmış ama. :/
0
nhk ni youkosu
(20.10.21)
1-2 gün işinizi bırakıp sabah akşam bayileri kovalamanız lazım. kapora isteyen olursa da 1-2 üstüne bişeyler verip fiyat sabitleyin. mutlaka alacaz yolun sonunda derseniz de 10bin papele kıyıp galericiden de alabilirsiniz. yakın zaman da maalesef ciddi zamlar görmemiz olası. bütçeyi de 300'e kadar çıkartırız dediğinize göre %50'nin üst dilimini zorlarız demek bu. dolar artışı vs eklendiğinde o banttaki araçlar dilim atlarsa 350'leri görür 270'lik araçlar.

kendinizi güvene alın. vw araç bulmak daha zorken korelileri bulmak daha olası gibi duruyor
0
avatar is back
(20.10.21)
çok satılmayan araçlar vardır ancak çoğu marka hem fiyat dengesizliği hem çip krizinden dolayı araç çekemiyor.
0
mikahakkinen
(20.10.21)
Global tedarik krizleri üretimleri durma notkasına getirdi. O yüzden sıfır araç bulmanız zor olabilir.

Hatta bazı markalar ayıplı satış yapmaya başlamış yurt dışında.
Yani aracın güvenlik ve sürüşünü etkilemeyecek ama konforla ilgili bazı donanımları olmadan satıyorlar. Sonra parça gelince takarız diyorlar.
0
anten
(20.10.21)
(4)

kitap önerisi?

asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
bana bi kitap önerisi yapsanıza. iyi hissetmek, hayatına yeni bakış açıları getirmek, yeni hayat tarzı, pozitif olmak vs... verimli ve okumaya değer bi kitap arıyorum. teşekkürler.
bana bi kitap önerisi yapsanıza. iyi hissetmek, hayatına yeni bakış açıları getirmek, yeni hayat tarzı, pozitif olmak vs... verimli ve okumaya değer bi kitap arıyorum. teşekkürler.
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(18.10.21)
david burns (bkz: iyi hissetmek)
0
orpheus
(18.10.21)
"hayatı yeniden keşfedin" de bayağı iyi.
0
hlot
(18.10.21)
kanasla intihar eden adam
(18.10.21)
havaalanında bir hafta
0
anten
(18.10.21)
(3)

Fular hangi giysilerle kombin edilirse daha güzel durur?

winston insani
MerhabalarErkek olarak bir kaç tane fularım var takmayı da seviyorum. Ama doğru kombin ediyor muyum pek içime sindiremiyorum doğrusu.Şu sıralar mesela neyin üstüne takarsam daha güzel durur mesela? Kombin yapmayı bir türlü beceremeyenlerdenim de..
Merhabalar

Erkek olarak bir kaç tane fularım var takmayı da seviyorum. Ama doğru kombin ediyor muyum pek içime sindiremiyorum doğrusu.

Şu sıralar mesela neyin üstüne takarsam daha güzel durur mesela? Kombin yapmayı bir türlü beceremeyenlerdenim de..
0
winston insani
(18.10.21)
gömlek, üstüne v yaka kazak. zaten erkeklerde gömlek dışı kullanımda pek yakışmıyor.
0
rose parks
(18.10.21)
fular maalesef biraz eski moda bir aksesuar erkek için. Çok iyi kombinlemeniz lazım.

Hatta fular sadece kıyafetle değil ortamla da kombinlenen bir aksesuar olduğu için epey zor ve bence bir kenarda bırakılması gerekiyor günlük hayatta çok giymeyin derim
0
anten
(18.10.21)
t-shirt üstüne spor ceket ile yakışır
0
onkiloversemtamamım
(19.10.21)
(10)

Minecraft 5 yaşındaki çocuk için uygun mu?

silver apple
Oyunu bilmiyorum. Nasıl bir oyun? 5 yaşındaki çocuk oynamalı mı? Savaşlı, silahlı, canavarlı oyunlar yerine ideal midir?
Oyunu bilmiyorum. Nasıl bir oyun? 5 yaşındaki çocuk oynamalı mı? Savaşlı, silahlı, canavarlı oyunlar yerine ideal midir?
0
silver apple
(18.10.21)
uygun. yaraticiligini gelistirebilir

simdi dusundum de ben 5 yasinda diablo oynuyordum vay be :d
0
nibba
(18.10.21)
bence değil. yaratıkların seslerini korkutucu buluyorum ben. daha temiz bir versiyonu varsa olur.
0
yviene
(18.10.21)
günümüz çocuklarını ekrandan tutmak uzak ama 5 yaş bana bu tür oyunlar için çok küçük geliyor. illa pc oyunu oynayacaksa en zararsızlarından biri minecraft olabilir zaten bazı özel okullarda ilkokul düzeyinde kodlama vs derslerde minecraft oynatıyorlar. tabii o öğrenciler 8+ yaş oluyor.
0
south park in kapusonlu uyesi
(18.10.21)
5 yaşındaki bir çocuğun herhangi bir video oyunu oynaması yanlış. Daha somut şeylerle oynaması lazım ki motor becerileri gelişsin sosyal kabiliyeti olsun.
0
bana kedicik derdi
(18.10.21)
5 yaş için emin değilim ama minecraft çocuğun hayal dünyasını geliştiriyor bence ve benim bile bilmediğim pek çok şeyi biliyor oynayan yeğenim. çok bilgilendirici (genel kültür anlamında) bi oyun.
0
naksidil
(18.10.21)
Arkadaşımın 6 yaşındaki oğlu zombiler, creeper'lar, örümcekler altına s*çmıştı. Tam olmayabilir uygun.

~Korkar yazılmasını anlamamışlar. Çevremde herhangi bir şeyden tırsınca gecelerce uyuyamayan ve ebeveynlerini uyutmayan çocuklar var, çok nadir bir şey değil bu. Olabiliyor böyle şeyler.
*Öyle çocuk psikolojik yardım alsın normal değil diyeceklere önden not gerekli danışmanlığı da alıyorlar efendim.
0
hedep
(18.10.21)
bence uygun bi oyun. Yaratıcılık ve genel kültür açısından da faydalı olabilir. Ayrıca 5 yaşındaki çocuğa oyun oynatmayın ya da korkutucu olur vs diyenleri de anlamıyorum. Gidip outlast falan oynatmıyosunuz yani alt tarafı minecraft'taki iki iskelet, iki creep korkutucu dediğiniz, bu yaştaki çocuk da ondan korkmaz ya da bi korkar iki korkar üçüncü de alışır. Piksel piksel sevimli görünen yaratık bunlar yani bi korkuya neden olmaz :)
0
nundu
(18.10.21)
Uygundur,hiç düşünmeden izin verebilirsiniz
0
cakmayazar
(18.10.21)
Lütfen yapmayın. Etrafınızdaki çocuklara bakın dünyadan soyutlanmı ekrana bağımlı haldeler.

5 yaşındaki çocuğun ekranla işi olmamalı. Şimdi birçok insan kanıtlanmış bir araştırma yok diyecek ama içeriği ne olursa olsun, ekran süresi arttıkça adhd gibi dikkat bozukluklarının da arttığına dair tezler var. Elbette doğrudan sebep değil, ama biz bile sosyal medya kullanımımızdan bunu fark edebiliriz. Sosyal medyayı, telefon uygulamalarını vs. kullanmadan önce oturup saatlerce bir kitap okuyabilirdim. Şimdi afakanlar basıyor.

Çünkü sürekli refresh etme isteği duyuyorum. 5 yaşındaki çocuğun zihinsel gelişimi için çok verimli olacağını sanmıyorum erken yaşta tabletle & bilgisayarla tanışma.

bir de şöyle bir gerçek var, bize çocukken oynatılan oyunların ve oyuncakların sebebi var. Yani sırf oyalamak için oyun hamuru tutuşturmadılar elimize. O hamurlar motor beceriler denen temel fonksiyonları geliştiriyor. tutma, çekme, parmakla sıkma vs gibi.

O yüzden çocuklar ekran başında zaman geçirdikçe bu tarz becerileri geliştiren oyunlardan da kopuyor ve motor becerileri zayıflıyor.

O yüzden çocuğunuzla vakit geçirin. Onunla oynayın, lego alın mesela. O legoyu söküp takmak bile inanılmaz bir beceri. basit gibi görünen detaylar bunlar ama, çok çok önemli. Hayal gücüyse hayal gücü.

"Şimdi devir teknoloji devri çocuklar erken yaşta öğrenmeli" falan diyenlere de aldırmayın. "Bizimki 2 yaşında tableti açıyor kapatıyor, uygulama crackliyor" diyenlere de bakmayın. Bunları söyleyenlerin hepsinin çocukları bütün ergenliklerini fortnite ya da pubg oynayarak geçiriyor. Teknolojiyle tanışıklıkları bu kadar:) Öyle 5 yaşında tablet kullandı diye elon musk olmuyor yani kimse. Dikkatinizi çekerim elon musk da 5 yaşında bilgisayarla oynardım demiyor. Küçüklüğümden beri manyak gibi kitap okurum diyor.

Not: Bir gamer olarak söylüyorum bunları.
0
anten
(18.10.21)
@anten ben de senin gibi düşünüyordum ama pratikte öyle olmuyor. çocuğun oyun oynamasını engellemek için evdeki herkesin akıllı telefonları tamamen ortadan kaldırması gerekiyor. büyük şehirde de bu zor oluyor. onun yerine günde maksimum iki saat oyun oynayınca geri kalan zamanda kafası daha rahat oluyor. arkadaşlarında görüp kendi yapmayınca içinde uhde oluyor.
ben de diyorum madem bir şekilde oynayacak bunun yararlı olanları da vardır. satranç kursuna giden çocukla minecraft oynayan çocuk çok farklı görünmüyor dışarıdan bakınca. bir cs değil sonuçta. kısacası düzgün bir yerinden başlasın.
0
🌸silver apple
(19.10.21)
(5)

Bilgisyar kendini sürekli resetliyor.

Başkalaşım
Herkese selam.Bilgisayar açıldıktan 10-40 saniye sonra kendini resetliyor.Format anında da resetlemeye devam ediyor.Biosta ve güvenli modda sıkıntısızca çalışıyor.Tüm parçalarını söküp temizledim ancak bi çıkar yol bulamadım. Sizce sorun neyden kaynaklanıyor olabilir?
Herkese selam.
Bilgisayar açıldıktan 10-40 saniye sonra kendini resetliyor.
Format anında da resetlemeye devam ediyor.
Biosta ve güvenli modda sıkıntısızca çalışıyor.
Tüm parçalarını söküp temizledim ancak bi çıkar yol bulamadım. Sizce sorun neyden kaynaklanıyor olabilir?
0
Başkalaşım
(15.10.21)
ram sorunu olabilir, ısınmayla da alakalı olabilir. Ben de yaşadım termal macun yenileyince düzelmişti.
0
anten
(15.10.21)
sıcaklıktan dolayı olması muhtemeldir.

fan temizliği, termal macun yenilenmesi belki sorunu çözer.
0
killerbee
(15.10.21)
Başka bir yazarın da dediği gibi Büyük ihtimal fan düzgün çalışmıyordur.
0
koca dost dev
(15.10.21)
10 saniyede fanın çalışmaması bilgisayarı kapatacak seviyede ısı yaratmaz diye düşünüyorum. güvenli modda düzgün çalışması donanımsaldan ziyade yazılımsal bir sıkıntı diye düşündürttü bana.
0
bigcaptain
(15.10.21)
Ben de yazılımsal olduğunu düşünüyorum. İşlemci sıcaklığı vs. normal düzeyde. Her şey temiz ve düzgün çalışıyor.
0
🌸Başkalaşım
(15.10.21)
(12)

Ay’a neden şimdi gidilmiyor?

dakota
Biliyorsunuz 1969 yılı sonrasında Sovyetler hariç, araç gönderme dışında hiç ayak basılmadı. 1969 yılından bu tarafa neden hiç insanlı yolculuk yapılmadı?
Biliyorsunuz 1969 yılı sonrasında Sovyetler hariç, araç gönderme dışında hiç ayak basılmadı. 1969 yılından bu tarafa neden hiç insanlı yolculuk yapılmadı?
0
dakota
(14.10.21)
Ayda yapacak bir şey yok, gittiler, bayrak diktiler, örnek topladılar. Mars'a insan göndermeye çalışırken niye tekrar oraya gitmek için para ve enerji harcasınlar ki?
0
kobuzchu kiz
(14.10.21)
insanların ay görevinde yapabileceklerini robotlar yapabiliyor. bunun için sadece ay'a değil, başka gezegenlere de gidiyor robotlar.

ay'a insan gitmemesinin sebebi insanlı görevlerin hem çok daha pahalı olması, hem de bir kaza olasılığında insanların karşılaşacağı ölüm riski.
0
lesmiserables
(14.10.21)
aya gitme işi sadece yapabileceklerini göstermek içindi. o zamanlar milletler arasında adet uzaya çıkma savaşı vardı ve amerika bunun için gitti aya. gidebildiğin göstermek için. tamamen pr da denebilir. yıllardır konuşuluyor halen işte.

şu an aya gitmenin kimseye bi yararı yok, yaşanılacak bi yer de değil. boşa masraf, risk yani.
0
jelly bear
(14.10.21)
Yolculuk yapılmıştı olabilir. NASAnın her şeyi duyurduğunu sanmıyorum.
Ay için konu mülkiyetinin ne olduğu meselesi. İşin içine çin de katıldı. Ve bildiğim kadarıyla karanlık yüzeyine araç gönderdi çin.
0
Erva
(14.10.21)
Aya gitmeyi bilmiyorlar nasa'dan biri aciklamisti bunu.
Bilen herkes öldü. Yeniden ogrenmeleri lazim cok masrafli ve riskli.
0
divit
(14.10.21)
aya 2024'te gitmek için başlamış bir program var, artemis.
en.wikipedia.org
0
Bruce
(14.10.21)
çünkü gerek yok
0
co2s2
(14.10.21)
Oncelikle sovyetler Ay'a ayak basmadi onu bir duzeltelim. Ay'a ayak basam tek devlet ABD. Hatta uzay yarisinda ABD'yi Sovyetlerin onune geçiren donum noktasidir insanli Ay görevi.

Ikinci olarak 1969'dan sonra da Ay'a insan gondermeye devam etti ABD, toplamda 12 ABD astronotu Ay'a ayak basti simdiye dek. Sadece bir kez gidilmedi Ay'a. Yani Neil Armstrong ve buzz aldrin degil sadece ve 1969 son değildi. Ay'a son ayak basan insan "Gene Cernan" da gectigimiz yillarda hayatini kaybetti. Rest in peace.

Neden şimdi gidilmiyor kısmına gelince korkunc, yani korkunc, yani bayagi korkunc maliyetler gerektiren bu operasyon icin ciddi bir sebebjn olmasi lazim. Zamanında bu gidislerde bir suru inceleme yapildi ve Aydan bir halt cikmayacagi (enerji kaynagi, degerli maden, dunya disi yasam belirtisi vs) anlasildoginda bu muazzam butceler yiyen aya gidis operasyonlari durduruldu haliyle.

Ama simdilerde Ay'a gitmek yine gündemde uzun yillar sonrasidna cunku yeni nesil bir enerji kaynagi uzerine calismalar var ve bu konuda bir takim umitler var. Birkac yil önce nasa duyurmustu aya gidisi yeniden gundemine aldigini ve ayrica Cin'in de benzer planlsro var.
0
stavro
(14.10.21)
Stavro'nun yazdıklarını diyecektim ben de. Doğru bilgi.
0
firez
(14.10.21)
Ay insanlık için bir eşikti. O eşik aşıldı. Şimdi de Mars eşiği aşılmak üzere. Daha farklı amaçlara öncelik verildiği için gidilmiyor.
0
dissendium
(14.10.21)
Çünkü aya gidilmedi... Şaka şaka.

Bu tamamen kamu kaynaklarını idareli kullanan bir devlet olmalarıyla alakalı.

Ay görevi misyonunu tamamladı. Orada en önemli misyon sovyetlere olan üstünlüğü kabul ettirmekti. Bu başarıldı ve birkaç kez daha aya inildi.

Ayda herhangi bir araştırmaya değer konu kalmayınca, sovyetler de ezilince bu görevlerin maliyeti göze batmaya başladı.

Nasa'nın bütçesi bitti.

72'deki son görevden sonra Nasa daha uzun soluklu hedefler için altyapı hazırlıklarına başladı. Adamların bütçesi sınırsız olmadığı için eldeki kaynaklarını her görevde çöpe atılan roketler yerine, tekrar tekrar kullanılabilecek araçlar geliştirmeye ve bunlarla daha uzun soluklu hedeflere odaklanmayı seçtiler.

Uzay mekikleri bu niyetle çıktı. Çünkü Apollo görevlerinde kullanılan Saturn Roketleri aşırı güçlü olmalarına rağmen çok maliyetli araçlar.

bugünün maliyetiyle hesaplanınca, her fırlatma 1 milyar dolara maloluyor. Bak proje maliyeti demiyorum sadece bir görevin maliyeti. Roketlerin geliştirilme maliyeti 50 milyar dolara yakın. Yanılmıyorsam bir düzine kadar üretildi. Toplamda 60-70 milyar dolarlık bir maliyeti var.

ABD gibi bir ülkede istersen mars'ı yemyeşil sulak bir gezegene dönüştür, senatoyu temsil eden bir komisyon seni çağırır, "bu harcamanın vergi mükelleflerine bir geri dönüşü var mı? Sen milletin rızkını boşa mı harcıyorsun" diye bi sorarlar. Zaten bu kadar iyi bir mali denetimleri olduğu için kaynaklarını çok verimli ve odaklı kullanıyorlar. Bu da başarı getiriyor.

Böyle bir denetim olmasa Nasa'ya sınırsız kaynak akıtılsa mesela, Uzay mekiği yapar mı adam daha ekonomik olsun diye?

Bir diğer konu bugün artık insanlı görevlere şu aşamada ihtiyaç kalmadı. Robotik araçlarla her türlü numune, ölçüm yapılabiliyor. Çin ve Hindistan da bu kervana katıldı.

ABD ise odağını marsa çevirdi. Marsa sık sık araç gönderiliyor farkındaysanız. İnsana ihtiyaç olmadan her türlü araştırmayı yapıyorlar.

İnsan gönderme hedefi biraz pr sebepli. Bir de tabii ki orada bir koloni kurulabilir mi bunu öğrenmek için. Gezegenin en azından bir bölümü insan yaşamına uygun hale döndürülebilir mi diye araştırma niyeti var.
0
anten
(15.10.21)
Cok guzel paylasimlar yapilmis, okurken kaliteyi gordukce kalp kalp kalp yaptim.

Bir ekleme daha yapmak istiyorum, su unlu aya gitmeyi "unuttular" meselesi uzerine.

Ay gorevi sirasinda Sovyetlerle yaris hali oldugu icin dokumantasyon NASA standartlarina gore zayif kaldi. Kagida dokulmesi, gelecege aktarilmasi gereken bilgilerin bir kismi emekli olan ve olen insanlarla kaybedildi.

Bugun tekrar aya gitmek icin ekip kursan bazi onceden yapilmis islerin deneyimini tekrar edinebilmek icin ciddi para ve zaman harcanmasi gerekecek.

Yine de Mars'a gidisin bir ayagi olarak Ay'a ve yorungesine bazi tesisler kurulacak sanirim.
0
cleric
(15.10.21)
(7)

Nasıl bir içerik üretirsem instagram'da çok takipçiye ulaşabilirim?

spartamed
Merhaba. Malumunuz epey zamandır işsizim. İleride param olursa e-ticaret vs. yaparım diye biraz altyapı oluşturmak istiyorum. Bir instagram hesabı açıp çok takipçiye ulaşırsam ileride kuracağım markanın hesabına çeviririm ya da oradan markama reklam yaparım diye düşündüm. Böylece marketing masraflar
Merhaba. Malumunuz epey zamandır işsizim. İleride param olursa e-ticaret vs. yaparım diye biraz altyapı oluşturmak istiyorum. Bir instagram hesabı açıp çok takipçiye ulaşırsam ileride kuracağım markanın hesabına çeviririm ya da oradan markama reklam yaparım diye düşündüm. Böylece marketing masrafları düşebilir. Siz neler önerirsiniz? Nasıl bir hesap açarsam binlerce takipçiye erişirim sizce? Teşekkür ederim cevaplarınız için, iyi geceler.
0
spartamed
(11.10.21)
Ne satacağız önce onu bilelim, hedef kitlemiz kadınsa ona ona yönelik bir hesap kasılabilir. Bir kategori belirlemek en önemlisi.
0
olaylar olaylar
(11.10.21)
@olaylarolaylar unisex
0
🌸spartamed
(11.10.21)
O zaman herkese hitap edecek bir hesap, mizah kategorisi bu iş için ideal
0
olaylar olaylar
(11.10.21)
avama hitap et.
çok intim, müthiş özellikli bi ürün, seçkin bi kitle kullanmazsanız hızlı büyürsünüz.
tv mantığı.
0
rewlack
(11.10.21)
insanlar o kadar saf değil.
Mizah sayfası diye takip ettiği sayfa bir gün adı sanı değişip ürün satmaya başlayınca takibi anında bırakır çoğu.

Böyle ucuz oyunların karşılığı genelde negatif oluyor.

E-ticaret yapacağınız zaman ona uygun bir hesap açarsınız.
0
anten
(11.10.21)
@anten sayfa ismini değiştirmek değil de şunu yapabilirim: 100-200k takipçim olursa oradan sayfamın yahut ürünümün reklamını yapabilirim.
0
🌸spartamed
(16.10.21)
Bence anne-bebek ürünleri. Yeni nesil annelerin hepsi bu sayfaları takip ediyor.
0
Amaranta ursula
(16.10.21)
(2)

Aöf bilgisayar programcılığı

dissendium
Aöf bilgisayar programcılığı okunur mu? Amaç yazılım öğrenmek. Daha önce Aöf'den bir bölüm okumuştum. Çok verimli olmadığını biliyorum ama yine de ilgimi çekti.Bir de Aöf dış ticaret nasıldır?Bu bölümleri okuyan, bitiren, verim alan var mı?
Aöf bilgisayar programcılığı okunur mu? Amaç yazılım öğrenmek. Daha önce Aöf'den bir bölüm okumuştum. Çok verimli olmadığını biliyorum ama yine de ilgimi çekti.

Bir de Aöf dış ticaret nasıldır?

Bu bölümleri okuyan, bitiren, verim alan var mı?
0
dissendium
(11.10.21)
okunur abi. Uzaktan eğitim bilgisayar programcılığı (ahmet yesevi üni hem de) okuyan arkadaşım var, şimdi kendi yazılım şirketi var adamın ufak-orta çaplı işletmeler için araç takip, sipariş, lojistik vb yazılımlar hazırlıyor.

Ama işte herkesin sonucu aynı olmuyor. biraz şans, kendine ne katabileceğin, ne işler başarabileceğinle alakalı. ama hobi için bile okunur.

Yani sadece AÖF'e bağlı kalmamalısın. Bütün kaynaklardan coursera ve udacity gibi oldukça iyi kaynaklardan da faydalan.
0
anten
(11.10.21)
Kendin bi girişimde bulunup bu sektöre yönelmedikçe “hobi olsun diye” okudukça hiçbir şey öğrenemezsiniz. İşe yarar ve üretim yapabilecek hiçbir şey tabi.

Ama üstüne düşecekseniz en nihayetinde bir sektöre giriş bileti olabilir.
0
Unde bach canim
(11.10.21)
(2)

javascript'de kullanılan (nokta, virgül, parantez v) karakterler

buenosdias
açıklamalarını nerden bulabilirim? mesela virgül ne iş görür. nokta neden eklenir. noktalı virgül, parantez içindekiler, kıvırcık parantezler vs.. bide freecodecamp dışında tavsiye edeceğiniz js ogrenecek bir yer var mı?
açıklamalarını nerden bulabilirim?

mesela virgül ne iş görür. nokta neden eklenir. noktalı virgül, parantez içindekiler, kıvırcık parantezler vs..

bide freecodecamp dışında tavsiye edeceğiniz js ogrenecek bir yer var mı?
0
buenosdias
(11.10.21)
Bu karakterlere "operatör" deniyor.

JS öğrenmek için de en güzel kaynak MDN.

developer.mozilla.org
0
plutongezegendegilmi
(11.10.21)
udacity. MDN bir refereans kaynağı konuya aşina değilseniz hiçbir şey anlaşılmaz.
0
anten
(11.10.21)
(7)

deprem anında

hlt1985
görseldeki gibi bir binada 3. katta oturuyorum. Deprem anında nerede bulunsam diye karar vermeye ve hazırlıklı olmaya çalışıyorum. aklıma ilk gelen teras yani balkon oluyor çünkü üstü boş. Düz bir yıkılma anında üste çöken bir şey olmayacak. Ama genelde balkon kısımları ki bu durumda benim balkonum
görseldeki gibi bir binada 3. katta oturuyorum. Deprem anında nerede bulunsam diye karar vermeye ve hazırlıklı olmaya çalışıyorum. aklıma ilk gelen teras yani balkon oluyor çünkü üstü boş. Düz bir yıkılma anında üste çöken bir şey olmayacak. Ama genelde balkon kısımları ki bu durumda benim balkonum aslında alt katın salonunun bir kısmı oluyor, genelde sağlam olmaz diyorlar. Nerede durmak daha mantıklı? İçeri de bir yerde mi yoksa balkonda mı?
0
hlt1985
(11.10.21)
örümcek adam gibi hop hop hop balkondan balkona zıplaya zıplaya aşağı in.
0
killerbee
(11.10.21)
@killerbee valla oğlan ve hanım olmasa dediğini yapıcam, ya da oğlanı kapıp o şekil inicem. Ama o anda akla gelmez valla bu, bana sabit bir yer lazım
0
🌸hlt1985
(11.10.21)
çocuk ve yatak odalarını balkona yakın yapardım. deprem anında hemen hepsini toplayıp balkona çıkayım diye. bir de balkona sağlam bir dolap falan yaptırırdım. yıkıldığında şemsiye görevi görsün diye.
0
buenosdias
(11.10.21)
bina 2007 sonrası yapılan binaysa, ve bu yapıdaysa yıkılma ihtimali çok düşük zaten. düşük dediğim %3-5 değil baya onbinde 1 falan.

illa kafamda bişeyler olsun dersen, balkon yerine içeride kendini güvene alman daha doğru olur. bu gibi balkonlarda depremle beraber camlar patlayıp kırılabilir, demir iskeletler vs kırılarak ufak tefek yıkımlar olabilir. binaya bişey olmasa bile depremde bu gibi şeylerin altında kalarak vefat edenler de var.

hayat kurtarıcı çözüm arıyorsan da hayat üçgeni olabilecek yerleri kafanda netleştir, hep aklında bulunsun. ya da oluştur bugün yarın
0
avatar is back
(11.10.21)
Avatar+1

Balkon, merdiven, kapı eşikleri ve camlardan uzak durun. Binadaki bekleyecek yer seçimi binanın yıkılması senaryosuna değil; devrilecek eşya, duvar vs. ye karşı yapılır. Yine de yaşam üçgeni kurulabilecek yerler belirlenmesinde fayda var.
0
temasettin
(11.10.21)
Binanın yıkılma ihtimali, ayakta kalma ihtimali, olası bir yıkımda ne yöne, nasıl yıkılacağı gibi konuları kestirmek güç. Ama belki bir inşaat mühendisi size fikir verebilir.

Yine de binanın yan yatması gibi ihtimaller de var. bu durumda balkonda olan birinin binadan düşerek binanın altında kalma ihtimali olabilir.

ya da bina sağlam bile kalsa, üstünüze sıva, demir, kırılan camlar düşebilir.
0
anten
(11.10.21)
ciddi bir deprem yaşayanlar biliyordur ki deprem anında ev içinde yer değiştirmeniz çok da mümkün değil. ben her oda için ayrı bir nokta seçtim hayat üçgeni oluşturabileceğim.
0
brakgn
(11.10.21)
(7)

Evde spor yapanlar nasıl bir program uyguluyor?

i think therefore i am
Evde spor yapmaya karar verdim şimdilik sadece mat ve direnç bantlarım var, dumbell da alacağım. Amacım güçlenmek ve kas kütlesi arttırmak ama nasıl bir yol izlesem kararsız kaldım. Siz nasıl yapıyorsunuz? Kanal, program yol yöntem önerilerinize talibim
Evde spor yapmaya karar verdim şimdilik sadece mat ve direnç bantlarım var, dumbell da alacağım. Amacım güçlenmek ve kas kütlesi arttırmak ama nasıl bir yol izlesem kararsız kaldım. Siz nasıl yapıyorsunuz? Kanal, program yol yöntem önerilerinize talibim
0
i think therefore i am
(11.10.21)
www.chloeting.com

Bu kızın sitesinde farklı programlar var.
Ben 21 günlük kilo vermeyi yapmıştım 15-16 gün kadar, şimdi ne söylesem abartılı gelir, inanmazsınız ama denemenizi şiddetle tavsiye ederim.
Umarım yine kendi kendimi yoldan çıkarmazsam bu akşam tekrar başlayacağım.
0
mutekebbir
(11.10.21)
PPL yapıyorum, birçok alternatif programı var. Kardiyo için de Jordan Yeoh videolarını kullanıyorum.
0
signore
(11.10.21)
Rack var, sehpa var, rack'e bagli kablo-makaralar var. Bu ucluyu oturttuktan sonra bar ve dumbbelllarla spor salonundan farki kalmiyor. Tutus ekipmanlarini saymiyorum tabii, 10'a yakinda boyle aparat var. Haftanin 5 gunu 4'er hareketten split yapabiliyorum.
0
onemoremile
(11.10.21)
Kardiyo icin bisiklet de var ama salona yuzmeye gidicem. Biraz daha yuzmeyi ozlemeyi bekliyorum.
0
onemoremile
(11.10.21)
kişisel antrenörden destek alıyorum. Bana elimdeki malzemeye uygun videolu antrenman önerileri atıyor.
0
anten
(11.10.21)
madbarz
0
selfdestruct
(11.10.21)
ben p90x yapmıştım oldukça da memnun kalmıştım. kas kütlem arttı artmasına ama en büyük kazancı beni çok enerjik ve çevik hale getirmesi olmuştu programın.
0
tey tey
(11.10.21)
(2)

bu arapça şarkının sözlerini nasıl latin alfabesine çevirebilirim?

avatar is back
ya da herhangi bir yerde var mıdır? 1-2 paragrafını ezberlemek eşlik etmek istiyorum ama sadece dinleyerek çok zor olacak gibi duruyor. https://www.youtube.com/watch?v=l5ozpoOmvNc
ya da herhangi bir yerde var mıdır? 1-2 paragrafını ezberlemek eşlik etmek istiyorum ama sadece dinleyerek çok zor olacak gibi duruyor.

www.youtube.com
0
avatar is back
(11.10.21)
sutlu nescafe
(11.10.21)
google translate
0
anten
(11.10.21)
(15)

Trafikte polemiğe giriyor musunuz?

2027
Arkadaşlar Merhaba, Aslında sb ama bir soru daha sorayım. Trafikte inatlaşmaktan, zıtlaşmaktan nasıl koruruz kendimizi? Psikologlar belki aydınlatır ama direksiyonda niye agresifleşiyoruz? Hiçbir faydası olmayan bu meretten nasıl kurtulabiliriz?
Arkadaşlar Merhaba,
Aslında sb ama bir soru daha sorayım. Trafikte inatlaşmaktan, zıtlaşmaktan nasıl koruruz kendimizi? Psikologlar belki aydınlatır ama direksiyonda niye agresifleşiyoruz? Hiçbir faydası olmayan bu meretten nasıl kurtulabiliriz?
0
2027
(06.10.21)
Trafikte agresifleşmenin temel nedenlerinden biri özgürlüğüm kısıtlanıyor duygusu, arananın birinin gelip önüne ççat diye kırması gibi. Ulaşacağın yere gidiş süreni 1 dakika bile değiştirmeyecek şeylere sinirlenmek, tartışmaya girmek veya bir kaza ihtimali sana çok daha fazla zaman veya başka şeyler kaybettirebilir. Bu düşünceyle hareket edince ne kadar anlamsız hareketler olduğunu görüyorsun.
0
ludwig boltzmann
(06.10.21)
Ben sesli kitap dinlediğim zaman insanlar canımı sıkmıyor trafikte. Tavsiye ederim.
0
beni sen öldürme
(06.10.21)
biraz insanın karakter yapısıyla da ilgili bir şey sanırım. ben trafikte ne yaşarsam yaşayayım eğer geçip gidersem on saniye sonra unutacağımı bilerek araba kullanıyorum. eğer durup tartışırsam hem bir yere varamayacağım hem de daha çok geç kalacağım.
0
rahip janick
(06.10.21)
Normal hayatımda çok sakin, çok uyumlu bir insan olmama rağmen trafikte tetikte ve her an birilerine kızıp söylenecek bir insana dönüşüyorum. Uzun zaman üzerine düşündükten ve kendi davranışlarımı analiz ettikten sonra ("normalde bu kadar sinirli bir insan değilim, bana ne oluyor") şunu fark ettim: Beni sinirlendiren şey, özgürlüğüm kısıtlanıyor duygusu değil, aptal yerine konulma duygusu. Türkiye'de trafikte herkesin "kendisi daha akıllı"ymış gibi davranması, kurallara uyanların zekalarının davranışlar aracılığıyla küçümsenmesi. Herkesin en akıllı kendisiymiş gibi kuralları eğip bükmeye çalışması.
0
silverleaf
(06.10.21)
silverleaf +1
kuralları hiçe sayıp, kurallara uyanların önüne en akıllı kendisiymiş gibi geçip hakkını gasp edenlere sinir oluyorum. korna polemiğine giriyorum. fena küfür ediyorum (arkada kızım varsa hariç) bazen de gülüp geçiyorum ama genelde küfür ve korna polemiğine girerim. bi gün sadece trafik kurallarına değil hayati kurallara da riayet etmeyen birisi gelip kurşunu basabilir düşüncesi de yok değil kafamın içinde ama katlanamıyorum abi daralıyorum, kabullenemiyorum.

şerit ihlalleri, en sağ şeritten bi anda sola dönmeye çalışmalar. bi yere döneceksin, karşı yoldan gelenin sinyal vermediğini görünce bekliyosun düz gidecek diye (hızlı da geliyor) bi bakmışsın çat dönüyor falan. yani anlamıyorum ya niye böyle. ben giriyorum arkadaş.. haksızlığa tahammül edemiyorum. yapı olarak her yerde böyleyim, banka sırası, market sırası vs.. bi şekilde yanlış yapıldığını belirtme gereği duyuyorum. arkada kızım varken daha sakinim, onu babasız bırakmama düşüncesiyle biraz da törpülemiş sayılırım bu polemikleri ama istemesem de oluyor, engel olamıyorum.

bundan kurtulmanın yolu bence yine bizimle alakalı, sabah trafiğinde mesela bazı araçlara yol verip bi teşekkür hareketi almak daha pozitif başlatıyor güne. böyle başlarsam geri kalan her şey benim kontrolüm altındaymış gibi geliyor ve daha sakin oluyorum. ama dk 1 gol 1 bomboş yolda antin kuntin hareketlere maruz kalarak başlarsam herkes öyleymiş gibi geliyor ve öyle devam ediyor.
0
Improbable
(06.10.21)
karşıdakinin cebinde bıçak var gibi düşün. biraz daha uzatırsan aileni bir daha göremeyeceksin çünkü öleceksin.

hiç değmez. on dakika geç kal. gerçekten insan gibi tartışılmaz bile kimseyle herkes o kadar sinirli ki aslında olmadıkları kişiliklere bürünüyorlar. çok sinirlenince bazı insanların gözü bir şey görmüyor ama maalesef birini öldürmek bazen çok anlık bir şey. o yüzden görmezden gelip tamam geç sen haklısın diye kapatmak lazım.

bir gün bu tarz kişiler zaten kendileri gibi biriyle karşılaşıyor, onlar onların dersini veriyor.
0
bohr atom modeli
(06.10.21)
Kimseyle tartışmam, kornaya basmam. Herkese yol veririm, böylece benim de yolum daha rahat açılır.

İnsanlar agresif, bazıları piskopat, bazıları sosyopat. Silahı mı var, bıçağı mı var?

Sopayla inip kafaya vursa ölür müsün sakat mı kalırsın belli değil. Sen ona vursan yaralansa mahkeme mahkeme anlat derdini Marko Paşa'ya.

Önünüze kıran, kural çiğneyen, agresif davranan adam normal medeni bir adam değildir zaten.

Böyle adamla tartışılır mı?
0
John Bloor
(06.10.21)
Eşimi de kardeşimi de kimseyle tartışılmayacağına ikna etmeye çalışıyorum.
Hiç aklımdan çıkmayan bir video var, adam ailesi ile arabada, farklı bir araçtaki iki maganda hareket halindeyken adama silah çekiyorlar, yol verme kavgası ile ilgili. Bir yandan jandarmaya dert anlatıp bir yandan kaçmaya çalışıyordu insanlar. Gerçekten millet psikopat, kimin silahı, kimin bıçağı, kimin jopu var bilmiyoruz.
Canımızı sokakta bulmadık, mümkün mertebe kimseyle muhattap olmamak lazım.
Daha bir hafta önce dedem yaşında adam 25 yaşında kardeşimin sağından solundan önüne geçmeye çalışıyordu, salak salak triplere, kendini ispat çabasına giriyor insanlar direksiyona geçince.
Mümkün olduğunda önüne bakıp yoluna devam etmek lazım.
0
hrvl
(06.10.21)
bu durum aslında o günkü ruh halimizle ilgili. düşün mutlu ve huzurlusun, güzel bir akşam yemeğine gidiyorsun. trafikte önüne kıran adama sinirlenir misin ? tam tersi kredi borçların birikmiş üstüne beklemediğin bir masaf çıkmış, işler de kötü gidiyor bu senaryoda önüne biri kırınca ne olur ?
0
orpheus
(06.10.21)
Girmememem lazım ama giriyorum.

Eşim pek hoşlanmıyor bu durumdan. Onu germemek için daha dikkatli olacağım diyorum, direksiyona geçince yine gözüm kararıyor. Bazen de sadece gülüyorum, Allah'ından bul diyorum, küfür ediyorum.
0
chicha_v2
(06.10.21)
trafikte kurallara uysam da uymasam da başka insanların olduğunun farkında bile değilim. Aslında farkındayım ama yoklarmış gibi yapıyorum. Bu bana kızanı daha da kızdırıyor aslında biliyorum ama muhatap olmak hiç istemiyorum tanımadığım bir davarla.
yani o kadar muhatap olmuyorum ki adamı sinirlendirecek bir şey yapsam da adamın bana kızma yada artislik yapma şansı olmuyor. çok genişim,hiç bir şey umrumda değil. adamlar zorla etrafımı sarsa araç camı kırılana kadar müzik dinlemeye devam edebilirim.arabamın kaskosu var ,ertesi gün ikame aracım gelir servise girer arabam, cebimden para çıkmaz.
bir araç istediği kadar korna çalsın telefonla konuşuyorum siklemeden yada müzik açıp şarkıya eşlik ediyorum kafamı bile çevirmiyorum ilgili araçlara.
hele akan trafikte adam gelip bir şey söylemeye çalışsa, öyle sorular soruyorum ki el hareketleri ile adamın kafası karışıyor basıyor gidiyor. mesela adam dıt dıt korna çalıyor ben ona bakmak zorunda kalırsam arabasının egzozudan su akıttığını işaret ediyorum yada bagaj kapağı açık galiba anlamına gelecek hareket yapıyorum . ağız dolusu küfür eden birisi olmuştu bir kere, gülerek şampiyon galatasaray diyerek dıt dıt korna çalıp basıp gitmiştim . adama adres te sorabilirsiniz tercih sizin .
insanlar size hakaret ederlerse ve siz artık önlemleriniz ile kaçamayıp maruz kalıyorsanız gülerek işaret parmak yapıp sen işini bilirsin sana helal olsun diye bağırın, bravo hoca iyi işti deyin ardından Süleyman abiye çok selam diye ekleyin.
trafiğe bu uçuk kafayla çıkamıyorsanız bir gün zor durumlara düşersiniz
0
taylor durden
(06.10.21)
Ben polemiğe girmeyi gerektirecek hatalar yapanların insan olmadığını, bir çeşit alt tür olduğunu düşünüyorum. Nasılsa kızsam da anlayamaz, neden kızıp da kendimi de sinirli bir ruh haline sokayım?
0
marla is in my head
(06.10.21)
+1 @taylor durden

tanimadigim insanlari gercekten insanlarmis gibi kabul etmiyorum baya uzuuun senelerdir. yoksa yasanmazdi zaten bu dunyada.

tanimadigim alakam olmayan insanlar oyunlardaki NPC benim icin, beni sinirlendirme ihtimalleri pek yok.
0
robokot
(06.10.21)
Bu kitle psikolojisiyle alakalı bir durum.
Şimdi memleketteki çoğu insan birçok alanda haksızlığa uğradığını hissediyor. İş yerinde, okulda, evde, aile arasında... Genelde sorunlarımızı konuşarak çözemediğimiz sürekli imalarda bulunduğumuz için derdimizi de anlatamıyoruz.

Trafikte işler değişiyor. Karşındakiyle aranda bir bağ olmayınca (seni işten kovamaz, boşayamaz, küsemez) burada korkusuzca tüm birikmiş isyanını kusuyor insanlar.

Ama gerek yok. Yani trafikte zorla yol isteyene verin gitsin. Yana yakıla yanımdan geçen kekoların çoğunu 10 dk sonra sıkışık trafikte 2 araba önümde görüyorum zaten. Ortalama 20-30 km ile seyreden bir trafikte büyük şehirlerde ne kazanabilirsin?

Ha ama yandan kaynak yapanlara gıcığım var o ayrı.
0
anten
(06.10.21)
Pek küfürlü konuşan birisi değilim. Trafikte çok küfür ediyorum. Epey bir çirkinleşiyorum. Ama asla cam açmam, kornaya basmam. Arabanın içinde kendi kendime küfürümü eder sinirimi atmaya çalışırım.

İnatlaşmak ve zıtlaşmak çok tehlikeli. Trafikteki diğer tüm unsurların sizi öldürmeye çalıştığını düşünerek hareket etmek yerinde olur (bunu trafiğin doğal akışı için de düşünebilirsiniz, yalnızca kavgalar için değil)
0
pispinti
(06.10.21)
(4)

Elimde bir miktar para var altın ile değerlendirmek istiyorum ama nasıl ?

Dartagnan
Merhabalar. Elimde çok yüklü olmayan cüz-i miktar bir para var. Aydan aya ekleyip bunu artırarak yatırım yapmak istiyorum. Daha stabil ve garanti diyerek altın ile değerlendirmeyi düşünüyorum. Fakat kafamda soru işaretleri var.1-Altın güvenli liman mıdır? Döviz daha çok getirir mi yoksa altında son
Merhabalar. Elimde çok yüklü olmayan cüz-i miktar bir para var. Aydan aya ekleyip bunu artırarak yatırım yapmak istiyorum. Daha stabil ve garanti diyerek altın ile değerlendirmeyi düşünüyorum. Fakat kafamda soru işaretleri var.

1-Altın güvenli liman mıdır? Döviz daha çok getirir mi yoksa altında son karar kılmalı mıyım?

2-Altın hesapları denilen bir şey var bankalarda. Fiziksel almaktansa bu daha güvenli geliyor fakat fiziksel mi yoksa bu mu daha avantajlı bilemedim.

3-Altın hesabı için garanti ve ziraat bankasında hesaplarım var buradan açmak uygun mudur? Nasıl prosedür izlenmeli?

Bilgisi olanlar sorularıma yanıt verebilir mi acaba? Şimdiden teşekkürler.
0
Dartagnan
(05.10.21)
1) eğer uzun vadeli yatırım düşünüyorsan altın güvenli limandır denilebilir. fakat 3-5 ay sonra paraya sıkışıp bozdurmak istersen muhtemelen zarar edersin al sat farkından ötürü. uzun vadeli yatırım olarak düşünüp kısa vadede ihtiyaç duymamak kilit nokta.

2) banka komisyonları ve alış/satış fiyatları arasındaki makasa bakmakta fayda var öncelikle. al sat yaptıkça bankaya daha çok para kazandırırsın. uzun vadeli yatırımsa yine kazanabilirsin ama kısa vadede kaybetme ihtimalin çok yüksek.

3) bankaların uygulamalarından veya sitelerinden anlık olarak altın alış ve satış fiyatlarını karşılaştırabilirsin. aradaki fark ne kadar düşükse o kadar iyi olacak senin için. tabii serbest piyasadaki fiyatlar ile bankanın fiyatları arasında da fark mümkün olduğunca az olmalı. hesap işletim ücreti, vade oranı vs gibi şeylere de bakmak lazım. tüm bankaları karşılaştırıp en karlısı hangisiyse ona karar verebilirsin.
0
reanarchy
(05.10.21)
1) Artık güvenli liman diye bir kavram yok. 2011 - 2020 arasındaki altının $/ons fiyatına bakarsanız 2011'de 1900 dolardan altın alan bir kişi tam 9 sene boyunca kara geçmeyi beklemiş durumda.

Şu an için 1 ons altın 1750$. 2 sene sonra bu 2250$ da olabilir, 1200$ da olabilir. Bunu bilemiyoruz.

Bu dediklerimden "altın almayın" anlamı çıkmasın. Sadece güvenli liman tabirine itiraz etmiştim.
0
pispinti
(05.10.21)
tüm yatırımların farklı riskleri var.
yani altın güvenli limandır diye bir inanış tam olarak doğru sayılmaz.

Gram altından bahsedelim.
tr.investing.com

Grafikte son 1 yıla baktığımızda geçen sene bugünlerde 480 civarında olan altın bugün 502 TL civarında. Yani artış %10 bile değil neredeyse. 1 senedir parasını altında tutan biri bugün itibariyle 1 yıllık enflasyonun gerisinde kalıyor. (%19 açıklandı enflasyon). Bu elbette uzun vadede değişebilir. Ama altın bile her zaman kazandırmıyor ya da yeterince kazandırmıyor.

Yatırım konusunda uzmanlar birçok insana yatırım sepeti yapmayı önerir. Yani elinizde yatırım için ayırdığınız parayı kendi risk algınıza göre çeşitli yatırım enstrümanlarına dağıtmayı tavsiye ederler. buna katılan da var katılmayan da. Ama sizin de gözden geçirmenizi öneririm.

Yatırım fonları, hisse senetleri, altın gibi kıymetli madenler, döviz, emtia gibi farklı enstrümanları, risk oranına göre incelenebilir. Değerlendirilebilir.
0
anten
(05.10.21)
Tüm detaylı cevaplarınız için teşekkürler.
0
🌸Dartagnan
(08.10.21)
(12)

araç alma hakkında

my leave requests
merhabalar, 200 bine kadar bir araba bakıyorum ikinci el. daha önce hiç taşıt kredisi kullanmadım. henüz araç da beğenmiş bulmuş değilim. sıralama nasıl olmalı önce bankaya gidip limit mi sorgulatmam gerekir yoksa arabayı beğenip ondan sonra mı bankaya gitmek gerekir?bir de bonus soru: siz olsanız 9
merhabalar, 200 bine kadar bir araba bakıyorum ikinci el. daha önce hiç taşıt kredisi kullanmadım. henüz araç da beğenmiş bulmuş değilim. sıralama nasıl olmalı önce bankaya gidip limit mi sorgulatmam gerekir yoksa arabayı beğenip ondan sonra mı bankaya gitmek gerekir?

bir de bonus soru: siz olsanız 97 model grand cherokee mi yoksa daha 5-6 yaşlarında bir araç mı alırdınız? neden?
0
my leave requests
(05.10.21)
2. el araçta taşıt kredisi olmaz. ihtiyaç kredisi olur. taşıt kredisi bayiden alacağın yeni arabada olur sadece. sıfır araç için önce bayiye gidip oradan baktırabilirsin onay gelip gelmediğine. ama 2. el için önce bankaya gidip ihtiyaç kredisi almalısın.

dönem dönem bankaların 2. el araç kredisi adı altında ihtiyaç kredisi kampanyaları da olabiliyor.
0
reanarchy
(05.10.21)
Ek bilgi: Artık ihtiyaç kredileri maksimum 24 ay.
0
hayaletimsi
(05.10.21)
enuygun, hangikredi gibi sitelerde 2.el taşıt kredisi diye gösteriyor ama bankaya gidince ihtiyaç kredisi mi veriyorlar bilmiyorum. Ben de kredi ile normalde alacağımdan daha üst bir şey almayı planlıyorum.

bu arada:
"Bireysel amaçlı kredinizin araç bedeli 120.000 TL ve altında olan araçlar için azami vade 48 ay, 120.000,01 TL – 300.000 TL aralığında olan araçlar için azami vade 36 ay, 300.000,01 TL – 750.000 TL aralığında olan araçlar için azami vade 24 ay ve 750.000 TL üzeri olan araçlar için ise azami vade 12 aydır."

edit: garanti bankası hesaplama kısmında "ikinci el araç" da seçtiriyor.
0
nhk ni youkosu
(05.10.21)
2. el aracta tasit kredisi olur, once almak istedigin arabaya karar ver sonra araci bulunca ruhsatin fotografiyla bankaya gideceksin banka kredini onayladiginda satisi yapiyorsun kredi cektigin tutar saticinin hesabina yatiyor kalani sen oduyorsun.
0
tahtakafa
(05.10.21)
5-6 yaşını geçmiş arabayı kolay kolay almayın. Hadi amx 7-8 olsun.

97 cheeroke mi ? Aman allah korusun ustam sil onu aklından unut onu.
0
garavel
(05.10.21)
97 cherokee alırsan benzin ve tamir masrafı için de 1 araba parası kredi çekmen gerekebilir.
0
mg3929
(05.10.21)
Belirli bir yaşa kadar 2. el araca kredi çıkıyor +1

Bankacınıza başvurursan kredi notundan ne kadara kadar kredi çıkabileceğini görür, o limite göre bir araç ararsınız siz de.

Aracı bulup şifahen anlaştıktan sonra aracın ruhsat fotokopisi ile bankaya başvurur krediyi onaylatırsın.

Satış yapılırken bankadan aldığın evrakları notere vereceksin, araca rehin konulacak.

Noterden sonra kredi harici peşin parayı adama nakit verirsin, kredi tutarı için de şubeye gidersiniz ya adama nakit verirler ya da isterse hesabına aktarırlar.

97 cherokee alacaksan iki tane al, biri tamirdeyken diğerine binersin :)
0
John Bloor
(05.10.21)
Bankalar 5 yaşında araca kadar taşıt kredisi veriyor. (Garanti ve albaraka 7-8 yıla kadar olabilir demişti)

Önce tabi ki bankaya gidip kredi talebinde bulunacaksın. Onaylanırsa banka bu parayı senin için tutuyor olacak. Satış işleminden sonra bakaya gideceksiniz, parayı alıcıya aktaracalar.

25 yıllık bir araç almak, üstelik Avrupa'da hurda olacak bir aracı almak riskli. Üreten adam bine belki. Bu kadar gider dememiş, buna göre üretmemistir. Bu yüzden bir sürü sorunu vardır, bir bu kadar daha çıkaracaktır.
0
baal
(05.10.21)
Eğer tamir islerinde cok iyiyseniz, aracin parcalarini falan kendiniz degistirecekseniz eski araba neden olmasin.
Ama diğer türlü eski araba büyük risk.
Bu soruları soruyorsaniz zaten bunlari yaptığınızı sanmayarak max 5-6 derim.
0
logisticsmanager
(05.10.21)
2. taşıt kredisi kullanabilirsiniz, aracın yaşı önemli olacak ve kullanacağınız kredi limiti 0'a göre biraz farklı olacaktır, bunları araştırırsınız zaten.

hemen tepki gelmiş ama sorduğunuz aracı alıp almamak tamamen zevk meselesi. ekonomik olarak kaygınız yoksa ve bu arabayı kullanmak hoşunuza gidecekse alınabilir bir araba. aldığınız gibi eski sahibi çok iyi bakmamışsa ki baksa bile bu konu tartışılır, muhtemelen 10-15 bin lira harcama yapmanız gerekecek. onun dışında 5200 motor ve benzinli/lpgli bir araçtan söz ediyoruz. muhtemelen motor birkaç kez revize görmüştür. yakıt konusunda 100 km'de 25-30 litre civarı lpg yakmak sizi ekonomik olarak yormazsa tabii ki bu araba alınabilir.

şahsi fikrim ise; bu arabanın masraflarını karşılayabilecek kadar zengin olmadığım için galerinin kapısında görsem karşı kaldırıma geçer bir daha o sokaktan geçmezdim. ayrıca sadece işe gidip gelmek için bile kullansam yakacağım yakıt yüzünden istifa edip kara geçerdim.

yerden yüksek ve güçlü araba seviyorsanız hyundai ix35'lere bakın. 1.6 benzinlileri 2.0 dizelinden daha fazla yaktığı için 2.0 dizelleri önerebilirim.
0
golgi aygıtı
(05.10.21)
2. el için kredi veren bankalar da var.
İhtiyaç kredisi kullandıranlar da var.

İkisinin avantajı dezavantajı var. Mesela taşıt kredisinde bildiğim kadarıyla vade daha uzun. İhtiyaçta daha az. Ama taşıt kredisinde aracı buluyorsun, başvuru sırasında ruhsata bakıyorlar ona göre ne oranda ne faizle kredi alabileceğin belli oluyor.

İhtiyaç kredisinde para elinde oluyor, istediğin aracı gidip aracı alabiliyorsun. Ben ihtiyaçla almıştım mesela rahattı.

tabii faizler vadeler vs de önemli

Araç konusunda konu tamamen tercihle alakalı. Aracın model yaşı yükseldikçe sorun çıkarma ihtimali artacaktır.

ama 97 cherokee ile 5-6 yaşında binek bi otomobili kıyaslamak doğru değil. Biri tamamen keyif için alınacak bir araç. Diğeri ihtiyaçtan. Yani bir cherokee tüm sorun çıkarma ihtimaline rağmen uğraşmak isteyen, arabasıyla sürekli oynayacak orasını burasını söküp takacak bir kullanıcı için gayet alınası bir araç olabilir. Ama normal kullanıcı için eziyete dönüşür.
0
anten
(05.10.21)
200 bine 2020, 2021 o km İ20 falan bulursunuz. 99 model araba almayın.
0
neymis
(05.10.21)
(7)

Araba vs

data
Merhabalar Ben araç aldım kendime ama çok kullanmıyorum sanki boşuna mı aldım der gibiyim?! İşe servisle gidip geliyorum, haftasonu işe gideceksem kendi aracımla gidiyorum. Onun dışında haftasonu dışarı çıktığımda kullanmak istiyorum, İstanbul trafiğinde de haftasonu araç kullanmak çok büyük eziyet
Merhabalar

Ben araç aldım kendime ama çok kullanmıyorum sanki boşuna mı aldım der gibiyim?!

İşe servisle gidip geliyorum, haftasonu işe gideceksem kendi aracımla gidiyorum.
Onun dışında haftasonu dışarı çıktığımda kullanmak istiyorum, İstanbul trafiğinde de haftasonu araç kullanmak çok büyük eziyet ve de yolda vakit kaybediyorum.

Sevgilim yok, arkadaşlarım da uzakta.
Hafta içi akşam eve geldiğimde aynı semtte bir kahve içmeye çıkayım diyip de aracımı öyle kullanıyorum.

Usta şoför değilim, acemiyim belirteyim bu arada.

Her gün servisle işe gidip gelenler, siz de benim gibi aracı boşuna aldım gibi düşünüyor musunuz?

Teşekkürler, iyi akşamlar
0
data
(04.10.21)
türkiye'de maalesef araba bir yatırım aracı. hiçbir şey olmazsa 1 sene sonra sattığınızda kar edersiniz/paranızı korursunuz. ayrıca acemiymişsiniz haftada 2-3 gün bile kullansanız bu acemiliğinizi atmaya yeter. bence sırf acemilik atmanız için bile güzel bir seçim olmuş. hafta sonu istanbul içi geziler için benim taktiğim sabah 8'de evden çıkıp öğleden sonra 2 gibi dönmek. genelde gaz kesmeden gidip gaz kesmeden dönüyorum bu saatlerde.
0
golgi aygıtı
(04.10.21)
durduğu yerde değerlendiği için “boşa aldım.” demezdim asla.
0
avianthem
(04.10.21)
Ben de senin durumundayım ve boşa aldığımı düşünmüyorum kesinlikle.

Eşim de ben de evden çalışıyoruz. İstanbul'da merkezi yerde oturuyoruz yürüyerek veya toplu taşıma ile her işimizi halledebiliyoruz.

Ama bir ihtiyaç olunca veya hafta sonu bir yerlere kaçmak için bile olsa kapıda arabanın olduğunu bilmek rahatlatıyor. Bir de yatırım ve değer kazanma mevzusu var arkadaşlar bahsetmiş zaten o sebepten de araba boşa masraf değil maalesef. Onca giderine rağmen mantıklı bir yatırım haline geliyor.
0
chicha_v2
(05.10.21)
Ortalama bi sürücü ol ve sat, uzun suredir araba kullaniyorum zorunluluktan imkanim olsa satar ve yatirim yaparım.
0
m orak
(05.10.21)
Ben de sizin gibiyim ama lüks de olsa ihtiyaç aslında. Bütçeni zorlamıyorsa satmamak daha iyi ne zaman lazım olcagı belli olmuyor. Haftaiçi hiç kullanmıyorum sadece haftasonu ve tatillerde kullanıyorum ama biyere gitmem gerekti çat gidebiliyosun uzak o guzel birşey.
0
solenkol
(05.10.21)
ailen yanındaysa onları bi yerlere götürebilirsin. yoksa hafta sonları için yakınlardan başlayarak gezi planları yapabilirsin. cumartesi-pazar sabahları trafik yoğun olmuyor.
0
xrated
(05.10.21)
Araba bir yatırım aracı mı? Öyle olsa sizce yatırımcılar borsa & fon diye uğraşacağına kaçırır mı bu fırsatı? Alır 100'er 100'er bir sene sonra satar.

Enflasyona bağlı fiyat artışlarını kâr zannedecek kadar finansal okuryazarlığı zayıf bir ülkeyiz.

Şöyle anlatayım. B sınıfı 2010 model bir araç mesela. Geçen sene temmuz ayında 80000 idi. Şu anda aynı aracın satış fiyatı 100000. Arada 20000 fark var.

Ama geçen sene temmuzda dolar 6,98.

Yani aracın temmuz 2020 fiyatı: 11,460 dolar
Aynı aracın ekim 2021 fiyatı: 11,286 dolar

Gördüğünüz gibi TL olarak fiyatı artmış olsa bile, dolar bazında değer kaybetmiş. Çünkü araba eskiyen ve zamanla değeri kaybolan bir şey. Kaldı ki bir otomobilin vergi, muayene, sigorta, kasko, bakım, otopark gibi giderleri de var. Bunlar çoğu zaman hesaba katılmıyor.

Fiyat artışının sebebi enflasyon. Yani geçen seneki 1 TL'nin bu sene 1 TL'den daha az şey alabilmesi.

O yüzden aman diyeyim buna bir yatırım gözüyle bakmadan önce iki kere düşünmek lazım:)

Gelelim meseleye. Araba & ulaşım bir ihtiyaçtır.

Ben de haftaiçi çok kullanmıyorum. Haftasonları araçla çıkıyorum. Trafiğe kalmamak için de tüm gezme tozma işlerimi erken saatlerde bitiriyorum.

İnanın taksi ya da toplu taşıma ile ulaşım genelde daha fazla vakit kaybettiriyor. Haftasonu taksi bulmak en az 15-20 dakika. aynı trafikte bekliyorsunuz vs.

Ciddi bir masraf yükü yoksa, bütçeye uygun bir otomobil temel ihtiyaç. Az da kullansan kullandığın alanlarda zaten ikame edilmesi zor. En basitinden bir alışverişe gittiğinde "bunları eve nasıl götüreceğim" derdinin olmaması bile faydasını göstermeye yetiyor.

Ya da acil bir yere ulaşman gerekti, mesela bir yakının hastalandı...

Bütçeni zorlamıyorsa, masrafı çok değilse otomobil dursun evin önünde.

İlla kullanmak istiyorsanız haftasonları yaşadığınız yere yakın rotalara çıkın arada.
0
anten
(05.10.21)
(16)

Pahalı ama öyle gözükmeyen araç

ırene adler
>>> Bir senaryo düşünelim. Orta halli kendi halinde takılan bir insan, bir anda zenginleşiyor. İyi bir araba sürmek istiyor fakat bu zenginleşme durumunu eş-dost farketmesin istiyor. Mercedes, BMW ve bu arabaların daha üstündeki markaları eliyor direkt bu yüzden. Öyle bir araç olacak ki iyi bir araç
>>> Bir senaryo düşünelim. Orta halli kendi halinde takılan bir insan, bir anda zenginleşiyor. İyi bir araba sürmek istiyor fakat bu zenginleşme durumunu eş-dost farketmesin istiyor. Mercedes, BMW ve bu arabaların daha üstündeki markaları eliyor direkt bu yüzden. Öyle bir araç olacak ki iyi bir araç kullanıyorum hissini sonuna kadar verecek ama zenginleşmeyi de belli etmeyecek. Mesela bu durumdaki biri için orta halli bir markadan bir araç seçip, en üst donanımlı halini almak mantıklı olur mu? Neler olabilir? Kompakt SUV tarzı şeylere de sıcak bakıyor. Büyük SUV yine çok dikkat çeker ve zaten istemiyor. Öneriler nelerdir? Volkswagen T-ROC mesela, en donanımlı haliyle nasıl olur? Volvo XC40 en üst donanımlı hali de uygun olabilir gibi.

Peugeot 508 ne dersiniz?
0
ırene adler
(04.10.21)
Subaru.
0
Zaman Tamircisi
(04.10.21)
Benim de ilk aklıma gelen Subarı XV oldu.

T-ROC güzel ama ben Tiguan'ı tercih ederdim. Tiguan da zengin arabası değil Tuareg mesela zengin arabası. O olmaz.
0
himmet dayi
(04.10.21)
Superb
0
cilekli pasta
(04.10.21)
Volvo
0
primetime
(04.10.21)
Fakiri zengin zengini fakir gösteren passat ya da onun platform kardeşi superb olabilir. Kodiaq derdim ama o da çok heybetli. T-roc b segmenti olduğu için o kadar zengin adama gitmez.

Son olarak Citroën C5 aircross da marka algısından dolayı tercih edilebilir.
0
signore
(04.10.21)
Skoda Kodiak
0
trajikomix
(04.10.21)
Passat’ı passat yapan şey, 90’larda hem Avrupa’da hem tr’de özellikle fabrikatörlerin, iş insanlarının en çok yöneldiği model olmasıydı. Çok klasik ve sıradan görünümünün yanında oldukça lüks donanımları da ekleyebiliyordunuz. Mesela 90’larda süspansiyonlardan koltuklara kadar opsiyon yapılabilen modeldi. Boş paketi düz vatandaş arabasıyken dolu paketi alındığında mercedes e class muadili olabiliyordu.

Günümüzde opsiyonlar bu kadar geniş mi bilmiyorum ama passat direkt senin dediğin amaçla popülerleşen bir modeldi. Önüne atlayanın borç istediği, işçi haklarının zirve yaptığı, sürekli zam istenen dönemlerde bunlardan kaçışın yollarındaydı.

Bunların haricinde mazda 6, alfa romeo’lar düşünülebilir ama bir passat,superb lüksü alınmayabilir.

Ha bir de bunun zirvesi var lexus. Özellikle 1-2 eski kasaları çok eski ve kötü araçmış izlenimi verirken premium hissini dibine kadar yaşatıyor. 2019-2020 kasalarına da baktım onlar da standart görünüyormuş gerçi. Oysa eş değerleri bmw mercedeslerin üst segmentleri
0
avatar is back
(04.10.21)
infinitiler bir seçenek ama hyundai'nin genesis diye bir modeli var. dehşet bi araç.
0
killerbee
(05.10.21)
Superb
0
owaki
(05.10.21)
508 GT Line.

Passat'tan daha keyifli bir araç kesinlikle. 508'i olana çok zengin demem fakir hiç demem. Kararında bir araba o bakımdan da.
0
chicha_v2
(05.10.21)
araba alıcak kişinin hali hazırda arabası var mı onu satıp mı alıcak, varsa ederi ne kadar bunlar önemli yoksa veya hali hazırda epey eski bir arabaya biniyorsa her türlü fark edilir parayı bulma durumu. yani şu an araba satmadan 0 araba alabilen birine her türlü hayırdır piyango mu tutturdun denir yani araba fiyatlarından haberi yok mu kimsenin? bir de suvlar falan yazılmış gıcır gıcır suvu arkadaşının altında görüp de hayırdır demiycek adamın kafasını penetre edeyim.

eğer satmadan veya ucuz araba satıp araba alınıcaksa mutlaka hatchbacke yönelmek lazım daha gösterişsiz olması için (o kadar da düşmem denirse skoda'yla dikkat çekeceğine efendi gibi bmwsini mersosunu alsın takılsın rahat rahat). fena olmayan bir fiyata gidecek arabası varsa da suv değil sedana yönelmesi lazım, toyota ideal bir marka olabilir her durumda (tüm dünyada orta sınıf arabası olarak geçer) veya yazılan diğer sedan arabalar ama passat hariç. passat ülkemizde adı çıkmış bir araba daha fazla dikkat çeker diğerlerinden.
0
semaforo de medianoche
(05.10.21)
Ben olsam pick-up alırdım. Ford veya Mitsubishi. Sonra da arkasını kapatırım.
0
beni sen öldürme
(05.10.21)
xc40 alıp zenginleşmemiş diye gözükmek için araba piyasasından epey bi uzak olmak lazım ama subaru'ların bu kadar pahalı oldugunu anca arabalar ile ilgili birisi anlar, bu yüzden ben de subaru diyorum.

t-roc ile xc40 aynı kıyaslamak da biraz yanlış.
0
liberal
(05.10.21)
Subaru forester ya da xv.

Veyahut mazda’nın suv modelleri
0
goklerdengelenkarar
(05.10.21)
Türk insanı için SUV ya da SUV görünümlü araçlar="Oooooo jip almış köşeyi dönmüş" demek. İstersen 2000 model toyota rav4 al yine böyle.

O yüzden SUV'yi direkt elerdim.

BMW, MERCEDES, AUDI, VOLVO direkt "aha bu parayı bulmuş" dedirtecek markalar.

Bu konuda uzak doğulular genelde başarılıdır. Bütçeyi bilmiyorum ama lexus mesela az dikkat çeken ama inanılmaz lüks bir otomobildir.

Genelde orta sınıf markaların amiral gemisi saydığı araçlara ya da bu markaların üst sınıf için ürettiği markalara yönelirdim. Mesela Lexus Toyota'nın üst sınıf için ürettiği bir marka.

Citroen'in DS Motors'u var. Ama bunlar da SUV genelde ve dikkat çeker:) Sedan da getiriyorlar gerçi.

Infiniti de güzel bir seçenek ama bu araçlar da aşırı lüks durabilir.

Ben olsam Skoda Superb'e bir bakardım. Araç oldukça iyi. Hatta bazı yönleriyle passat'tan bile başarılı yeni modelleri... Ama tüm bunlara rağmen mutevazı da bir hali var. Üstelik soran olursa "skoda ya..." der geçersin:)

Bir diğer seçenek mazda 6... Kırmızısını almadığınız sürece dikkat çekmez:) Ama kırmızısı da BMW 3'le yanyana dursa daha albenili araç.

Insignia da fena bir alternatif olmayabilir.

Lüks bir pick up da alınabilir. ama işte ülkemizde 4X4 hissi veren her araç zengin arabasıdır. İstersen hyundai tucson al... Ona bile "ooooo" der akrabalar.

En ilginç önerim Renault Talisman olur. Aşırı düz bir araç ama hiç fena değil. Öndeki Renault logosu kafadan tüm servetinden bir 0 eksiltiyor.
0
anten
(05.10.21)
anten +1 güzel özetlemiş
0
038576
(07.10.21)
(4)

Gerçekçi mahalle/köy/şehir hayatı/kültürü içeren filmler diziler

fuck is a four letter word
Selamlar,Böyle arkadaşlarla, komşularla, esnafla muhabbetler içeren, sade filmler, diziler tavsiye eder misiniz? Karakterlerin çok bi olayı olmasa da olur. Sizden, bizden insanların hayatı olsun. Misal; Güney Kore'de geçen bir film olsun. Oradaki insanlar neler konuşur, nerede takılır, ne yer içer o
Selamlar,

Böyle arkadaşlarla, komşularla, esnafla muhabbetler içeren, sade filmler, diziler tavsiye eder misiniz? Karakterlerin çok bi olayı olmasa da olur. Sizden, bizden insanların hayatı olsun. Misal; Güney Kore'de geçen bir film olsun. Oradaki insanlar neler konuşur, nerede takılır, ne yer içer onu göreyim.

Teşekkürler.
0
fuck is a four letter word
(28.09.21)
sadece önerileri alayım diye geldim. Böyle bir film gelmedi aklıma.
Ama illa öneri yapmam gerekiyorsa

Rita diye bir dizi var. Norveç'li bir öğretmenin hayatı.
0
anten
(28.09.21)
dardenne kardeşler'in filmlerini deneyebilirsin.
0
tepedeki psychedelic adam
(28.09.21)
train de vie geldi aklima hosunuza gidebilir cok guzel filmdir.
0
in vino veritas
(28.09.21)
marius et jeannette

youtu.be
0
old possum
(28.09.21)
(3)

evde vucut gelistirme

baldur2
sadece dumbbell var. guclenme veya conditioning degil hedefim. az da olsa olan kaslari korumak ve gelistirmek. bunun icin takip youtube'da bulabilecegim takip ettiginiz bir program var mi?
sadece dumbbell var. guclenme veya conditioning degil hedefim. az da olsa olan kaslari korumak ve gelistirmek. bunun icin takip youtube'da bulabilecegim takip ettiginiz bir program var mi?
0
baldur2
(27.09.21)
abi çok var. hele pandemiyle evde dumbbell serisi yapmayan youtuber/sporcu kalmadı gibi bişey.

ama illa örnek lazımsa 'ağırsağlam dumbbell' yaz youtube'a. videolardan bazıları piyasayı altüst eden zincir marketlerden birinin reklamı ama olsundu.
0
onemoremile
(27.09.21)
evde dumbell yaz bir sürü çıkıyor. ben ege fitness kanalını tavsiye ederim. daha makara.
0
xrated
(27.09.21)
Hakan Boylan instagram.
0
anten
(27.09.21)
(3)

Köyüme dönüp tarım/hayvancılık yapmak istiyorum diyelim?

asaf
Devlet ne gibi destekler veriyor? Ne gibi handikapları var? Şöyle 8-10 dönüm ekip işletsek, aracı komisyoncu gibi kan emicilere emeğimizi yedirmeden ayakta kalma imkanı var mı?
Devlet ne gibi destekler veriyor? Ne gibi handikapları var? Şöyle 8-10 dönüm ekip işletsek, aracı komisyoncu gibi kan emicilere emeğimizi yedirmeden ayakta kalma imkanı var mı?
0
asaf
(23.09.21)
tarım hayvancılığın bittiğinden, tarladaki ürünün değersizleştiğinden, yem masraflarının vs yüksekliğinden şikayet ediyor memleketteki tüm tarım hayvancılık işi yapanlar.

haliyle pek mantıklı değil.
0
reanarchy
(23.09.21)
tıbbi ve aromatik bitkileri araştırın.

lavanta için milli emlaktan arazi isteyebiliyorsunuz köydekilerden. yıllık olarak rayiç bedelin binde biri kira ödüyorsunuz, en cazip tekliflerden biri bu kiralamada.

ben de konuyu araştırıyorum. birkaç site:

www.lavanta.site
www.saflavanta.com

son ürün satışı için:

www.lavandemor.com
0
prodeq
(23.09.21)
Türkiye'de tarım maalesef büyük şirketlerin tekelinde. Bunu aşmanın bir yolu var yazının sonunda söyleyeceğim. Teşvikler falan bir yere kadar sizi kurtarır. Önemli olan işi ve süreçleri öğrenmek.

İlk konuya gelelim.
Şöyle örnek vereyim. Şimdi çiğköfteci bayisi açmaya çok hevesleniyor birçok insan. Kendi işimin patronu olayım diye. Düşük sermayeyle kurulan bir iş çünkü.

Ama senin çiköfteni alacağın yer belli. Bunun dışında bir yerden alamıyorsun.
Alacağın fiyat belli.
Satacağın fiyat belli.
Dükkanının minimum metrekaresi belli.
İstediğin gibi ürün ekleyemiyorsun, fiyat belirleyemiyorsun.
Sen aslında firmanın satış temsilciğini yapıyorsun, maaş yerine sana satıştan pay ödüyorlar.

Sen de oley kendi işimi kurdum diye seviniyorsun:)

Çiftçilik de bu halde biraz.
Tohumu alacağın gübreyi alacağın yer belli.
Satacağın yer belli.
Satacağın fiyat belli.
Sen sadece işin angaryasını yapıyorsun:)
Tohum firmasından aldığın ürünü yetiştirip, meyve/sebze toptancısı firmaya götürüyorsun. İşin angaryası sana yükleniyor yani.

Ben kimseye muhtaç olmadan kendi tohumumu ekeyim dersen, bu da oldukça zorlu prosedürlere takılıyor.

Neredeyse her ürünün fiyatını belirleyen büyük bir firma var.

Bunu aşmanın en kolay yolu kooperatifleşme. Tarımda başarı öykülerinin hemen hepsi kooperatiflerle geliyor. İyi kooperatifler çiftçiye de bölgeye de kazandırıyor. Aracıyı ortadan kaldırıyor. Birlikten kuvet doğar demişler.

Tek başınaysan bunlarla başa çıkman zor çünkü.

Bir de seçtiğin ürün, ekim yaptığın bölge de başarı ya da başarısızlığını belirler.

Bölgedeki insan kalitesi ya da kalitesizliği yatırımına etki edecek.

Bir de yeni nesil tarım uygulamalarıyla fark yaratabilirsin. Nedir o? Topraksız tarım uygulamaları. Raflı sistemler vs.

Ama tarımda tecrübe ve bilgi çok önemli. Çünkü yatırımı yapıyorsun ve geri dönüş alamazsan toparlama şansın yok. Türkiye'de bu alanda yetkin firmalar olduğu gibi bu işten anlamayan hevesli insanların parasını alıp saçma sapan sistemler kuran firmalar da var.

Mesela bir arkadaşım topraksız tarım işine girdi. Çilek yetiştiriyor. Ciddi de paralar kazandı 2. üretim tesisini açtı. Ama aileden çiftçi olduğu için süreçleri iyi biliyor. Tarımı biliyor.

Aynı yatırımı deneyen bir sürü insan var mesela, beyaz yakalı adam heves ediyor çilek üretim tesisi kuruyor. İşi bilmediği için herkesten kazık yiyip batıyor.

İşin püf noktaları var çünkü. Atıyorum o ürünün o sistemle kar etmesi için minimum 10 dönüm alana kurulması lazım. Bu adam diyor ki 5 dönümle başlayayım, büyütürüm. Ama 5 dönümün getirisi, maliyeti karşılamıyor mesela. Bu hesabı iyi yapmadığı için düze çıkamıyor.


Ben olsam önce bu işi bilen birileriyle ortaklaşa girerdim bu işlere. En azından çevre edinirim biraz. Süreçleri öğrenirim. Hiçbir iş göründüğü kadar kolay değil.

Özellikle toprak işleri internetten araştırmayla olmuyor maalesef. İnternette o yazıları yazan, ürünleri tanıtanlar hevesli insanlara ürün / hizmet satmak için her şeyi çok kolay yapılır gibi anlatıyorlar ama deneyen arkadaşlarımdan biliyorum ciddi planlama ve tecrübe isteyen bir iş tarım.

siz köyüme döneceğim dediğinize göre zaten çevreniz var diye anlıyorum. ama dikkatli olun, köye döndüğünüzde oradaki insanlara bir anda rakip oluyorsunuz. Sonuçta o bölgede de bir pasta var ve her yeni oyuncu pazardan pay alınca diğerlerinin pastası küçülüyor. Bu da hoş karşılanmıyor haliyle. Özellikle daha verimli yöntemler kurar diğerlerinin işini geçerseniz.
0
anten
(23.09.21)
(4)

istanbul'a çok uzak olmayan yaşamalık yunan semti

roket adam
uzaktan çalışabileceğimizi hesaba katalım, vize sorunumuz da yok. fiyatları pahalı olmayan, denizi güzel ve istanbula max arabayla 8 saat mesafede bir yunan şehri / semti / adası önerseniz neresi olurdu? özellikle yakınlık çok önemli desek.
uzaktan çalışabileceğimizi hesaba katalım, vize sorunumuz da yok. fiyatları pahalı olmayan, denizi güzel ve istanbula max arabayla 8 saat mesafede bir yunan şehri / semti / adası önerseniz neresi olurdu? özellikle yakınlık çok önemli desek.
0
roket adam
(04.09.21)
Kira fiyatlarını bilmem. Ama Dedeağaç be İskeçe olabilir.
0
Mistyimage
(04.09.21)
dedeağaç ya da kavala. Ama Kavala yunanistan'ın en milliyetçi yerlerinden biridir. Akdeniz gerilimleri sebebiyle bir türkiye kökenli biri olarak rahat hissetmeyebilirsiniz

Dedeağaç daha turistiktir. Daha rahattır.
0
anten
(04.09.21)
Hiç düşünmem thassos adasına çökerim
Adadan hiç çıkmadan temiz 10 sene yaşardım
0
otopsicocugu
(04.09.21)
Otopsicocugu ile aynı fikirdeyim :) thassos ta yaşarım.
0
you shall not pass
(05.09.21)
(9)

motosiklete başlamak

black mamba
malum araba fiyatları pahalı. yamaha ys125 29.000 lira sıfırı. hız yapmam, kurallara uyarım. yine de motosiklet tehlikeli mi? bazen youtube'ta izliyorum arabalar direkt üzerine sürüyorlar. bundan dolayı korkuyorum.
malum araba fiyatları pahalı. yamaha ys125 29.000 lira sıfırı. hız yapmam, kurallara uyarım. yine de motosiklet tehlikeli mi? bazen youtube'ta izliyorum arabalar direkt üzerine sürüyorlar. bundan dolayı korkuyorum.
0
black mamba
(31.08.21)
normalde heves kırıcı biri değilim ben de arada acaba motosiklet alsam mı diye düşünüyorum kaza videosu izleyince hevesim kaçıyor, ehliyetten sonra istediğin kadar hondanın ücretli verdiği eğitimleri al dikkatsiz bir otomobil sürücüsü karşısında şansın olmuyor
0
freebird5406_2
(31.08.21)
Tehlike kısmına girmeyeceğim ama 125'lik bir motor almayı düşünüyorsan ikinci el bak bence. Bir süre sonra 250'lik ya da daha üstüne geçmek isteyeceksin. Boşuna değer kaybı ile satma.
0
himmet dayi
(31.08.21)
Motor ne kadar küçük ve mesafe ne kadar kısa olursa olsun tam koruma giyerseniz tehlikeyi en aza indirirsiniz. Full face kask, ceket, eldiven, pantolon, bot. Bir arkadaşım geçen yaz kaza yaptı, tam koruma kullanmasaydı en iyi ihtimalle sakat kalacağı kazayı çok az yara bereyle ve bir gece hastanede gözlem altında tutularak atlattı.

O yüzden bütçenize bütün bu ekipmanı da ekleyin (artık iyice pahalılaştı bunlar), öyle hesap yapın.
0
kobuzchu kiz
(31.08.21)
Pcx 125 al vitesle ugrasirken kaza yapmazsin
0
divit
(31.08.21)
2 sene önce lüks değildi ama motosiklet artık lüks.

Otomatk motosikletle başlayın trafiği farklıdır. Nmax 155 abs öneririm. Ama önce eğitim. 5K tl ekipmana ayırın. 700 tl ye kask almayın mesela 2.000 tl ayırın hatta daha çok. Gibi. Bu iş 40’ı bulur.

Kapalı garajım var derdim yok benim ama sizin garajınız yoksa takip sistemi de alacaksınız. Düşünürsünüz bunlara göre.

Bir de şöyle bir risk var araba almamıştım o zaman motosiklet ruha işliyor. Ben araba aldım aile kuracağım halen motosikletimden vazgeçemiyorum. Kız arkadaşıma da ekipman alıp dünya turuna motosikletle çıkmayı düşünüyoruz. Oradan anlayın siz de. Bu bir tür hobiden ve ulaşımdan farklı bir araca bürünüyor bir süre sonra anlayacağınız.
0
baldan kaymak
(31.08.21)
o motorun sifiri 7bin liraydi 2016 da, ben de bindim guzel motordur ama 30k cokmuş,

alirken arabadan ucuz olabilir ama bakimi, ekipmani, sigortasi, kaskosu, mtv si arabadan çok da ucuz degildir haberiniz olsun, tek ucuz yani az yakmasi
0
egokalp
(31.08.21)
araba sürenin, diğer araba sürene de tahammülü yok. yani kimsenin kimseye saygısı yok aslında. o yüzden bisikletli gruplarda ve motosikletli gruplarda sanki biz ayrıcalıklı insanmışız duyarını fazla sergiliyoruz (belki de kararında, aslında olay saygı) ondan yani bu kısımda devamlı eğitim almanız, eğitim videoları izlemeniz. eğer alırsanız şunu unutmayın, trafiğe her çıktığınızda ilk defa araba ehliyeti almış sığır sürüsü ile çıkıyorsunuz. onun dışında arkadaşların bahsettiği gibi ekipman alın, giyin. sadece kask takarak racing kullanan eleman, bir şey oldu mu herkesi bokluyor. böyle yapmayalım lütfen.
0
evimin paspasi
(31.08.21)
ortadan ikiye bölünmeyi engelleyen ekipman varsa tehlikeli değil
0
aokp
(31.08.21)
Eğer daha önce binmediyseniz vitessiz bir modelle başlayın. Gaz-Fren o kadar:) Scooter falan daha iyi olabilir.

Maalesef motorları trafikte takmıyor araç sürücüleri. Hatta çoğu araç sürücüsü motorun trafikte gidebildiğini bile bilmiyor. "Burası senin yolun değil" falan diye bağıran çok adam gördüm:D

Siz kurallara uysanız bile, canınızı sıkacak çok şey oluyor. Hatta kurallara uyduğunuz için daha dikkatlı ve hız limitlerinde gittiğinizde "bas gaza" diye üstüne süren, sıkıştırarak geçmeye çalışan çok oluyor.

Mesela şehir içinde 50'yle giden arabanın arkasında sakin sakin giden adam, 50'yle giden motorun arkasında deliye dönüyor. Geçmeye çalışıyor. Dibine dibine giriyor vs.

Eğer kısa-orta mesafelerde kullanacaksanız, düşük hızlarla gidecekseniz makul bir tercih olabilir.

Ama scooter bile alsanız alabileceğiniz en iyi koruyucu donanımı alın. Hatta örneği atıyorum. 20 bin liranız varsa, en az %40'ını koruyucu giysi ve kask için harcayın. Kalan bütçeyle motoru alın.

Bizde genelde önce motoru alıyorlar. Sonra 2-3 bin kalıyor elinde onunla da dandik bir kask, eldiven dizlik vs alıyor geçiyor.
0
anten
(01.09.21)
(3)

Android Tablet icin en iyi fotoraf düzenleme uygulamasi

samiabi19
S6 lite kulaniyorum. Biliyorum foto ve video uygulamalarında ipad vazgecilmez, ama benim şuan elimde bu var
S6 lite kulaniyorum. Biliyorum foto ve video uygulamalarında ipad vazgecilmez, ama benim şuan elimde bu var
0
samiabi19
(30.08.21)
Birkaç tane Photoshop var farklı amaçlar için, tabii ki en iyileri onlar. Telefonda ben Pixlr kullanıyorum Autodesk'in. Belki daha iyileri vardır ama bunun kullanması kolay, özellikleri çok vs.
0
aguen
(31.08.21)
Basic şeyler için snapseed ve pixlr ikilisi kesiyor beni.

Ton ayarlaması, basit heal brush işlemi, kolaj falan.
0
hedep
(31.08.21)
snapseed en iyisidir.
0
anten
(31.08.21)
(13)

araç alma zamanlaması

kiyiya vuran dildolar
araç almak istiyorum ancak acil bir ihtiyacım bulunmuyor. kolaylık olsun, biraz gezeyim ve belki bir şeylere gerekirse bulunsun diye.aklımdaki soru şu: araç fiyatlarının şu an fiyatları malumunuz. hem çip yetmezliğinin çözülmesi hem de seçimden sonra ekonominin olası toparlanma göstermesini falan dü
araç almak istiyorum ancak acil bir ihtiyacım bulunmuyor. kolaylık olsun, biraz gezeyim ve belki bir şeylere gerekirse bulunsun diye.

aklımdaki soru şu: araç fiyatlarının şu an fiyatları malumunuz. hem çip yetmezliğinin çözülmesi hem de seçimden sonra ekonominin olası toparlanma göstermesini falan düşünürsek araç almayı seçim sonrasına ertelemek maddi yaklaşımdan mantıklı mıdır?

bir de bonus soru, araç kredisi çekerken ne kadar peşinatı elde bulundurmak mantıklıdır? tabii bu kişiden kişiye çok değişecek bir şey ama, genel bir oluru varsa diye soruyorum.
0
kiyiya vuran dildolar
(30.08.21)
Son 5+ yıldır Türkiye'de hiçbir şeyin fiyatının düştüğünü görmedim. Şu anki mantığım bir şey alacaksan almadığın her gün zarardasın. Ancak aracı alınca bakım, sigorta, vergi vb masrafları da göz önünde bulundurmak lazım.
0
sumuklurakun
(31.08.21)
araç almayı 2 defa erteledim. 340a bulduğum 430 oldu şu an mesela.

ertelenmememl ihtiyaç varsa.
0
KaraSakall
(31.08.21)
Sumuklurakun'a katılıyorum. Araç ihtiyacın varsa hemen al gitsin. Peşinat da sana kalmış, ben zamanında 134 bin liralık araç için 88 bin tl kredi çekmiştim :) Araba fiyatları zaten sürekli arttığı için iyi faiz oranı bulursan zaten faizi bir iki senede çıkarıyorsun.
0
roket adam
(31.08.21)
her şeyin fiyatının arttığını ben de gözlemliyorum evet de işte bahsettiğim durum biraz daha farklı bir şey. ona rağmen de mi fiyatı artar? sanki liranın hafif bir değer kazanması ve çip krizinin çözülmesiyle 1-2 yılda fiyatlarda düşüş görülebilir gibi geliyor bana hala.
0
🌸kiyiya vuran dildolar
(31.08.21)
Çip krizinin fiyatlara major bir etkisi yok. Otv indirimi, tlnin deger kazanmasi gibi konulara da bel baglamaz, 3 yil beklemezdim ben olsam.
0
pofudukayi
(31.08.21)
erteledikçe artar. 2. el 1.el düşerken artıyor. çok saçma sapan bir ekonomimiz ve piyasamız var. kasım aralık genelde indirim oldurdu ancak son ötv indiriminden sonra bir daha indirim geleceğini sanmam.
0
mikahakkinen
(31.08.21)
Fiyatların geriye gideceğini sanmıyorum, ancak olursa arada ötv indirimi olur ya da bir süre aynı seviyede kalır.

Kredi de dediğiniz gibi kişisel bir konu. Ben mümkün mertebe az kredi kullanmaktan yanayım. Yani 100.000 peşinatım varsa 300 binlik bir araç almak yerine 150, 200 bandında ikinci el kovalarım.
0
anten
(31.08.21)
@sumuklurakun +1

memlekette neyin fiyatı düşmüş?
0
co2s2
(31.08.21)
arkadaşlar ya pek anlaşamıyoruz ya da ben piyasaya dair gerçekten hiçbir şey bilmiyorum. şimdi 2-3 yıl içerisinde dolar tutar da 5 lira seviyesine gerilerse mesela, araç fiyatları şu ankinden gene de daha mı fazla olacak yani? hiçbir şeyin değişmediği koşullar altında fiyatların sürekli arttığı konusunda mutabıkız. benim bahsettiğim senaryoda doların 5 lira olması gibi faktörler var.
0
🌸kiyiya vuran dildolar
(31.08.21)
Piyasaya dair gerçekten hiç bir şey bilmiyorsunuz hocam. Doların yarın 5'e düşmesi mümkün değil. Düşmesi için ya bizim birden acayip bir ihracat ülkesi olmamız lazım, ya da dış güçlerin bizi ciddi pompalaması lazım. Zaten mevcut iktidar ab ve abd tarafından yeterince destekleniyor, paso para pompalanıyor. E diğer ihtimal de 1-2-3 senede olacak bir şey değil. O yüzden tüm planlarını doların katlanacağına yaparsan daha kazançlı çıkarsın. Şu anda keynes'in kendisi gökten inse bile dolar 5'e inmez.
0
roket adam
(31.08.21)
Dolar düşse bile Türkiye'nin kendi içerisindeki enflasyon gerçeği de var. Şu anki araç fiyat artışını döviz artışından arındırın eğer araç fiyat artışı enflasyonun altındaysa dediğiniz gibi bekleyin.

Araç yurtdışından tamamen dövizle gelse bile bunu nakleden, satan, bakımını yapanlar hep TL ile çalışıyor ve enflasyondan doğrudan etkileniyor.

Ama hem enflasyon hem döviz düşecek diyorsanız dediğiniz gibi zararda olursunuz.
0
sumuklurakun
(31.08.21)
evet, genel olarak ekonomik havanın önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde şu ana kıyasla daha olumlu olacağını düşünüyorum. tabii bu biraz da kumar gibi bizim ülkede.

fikir paylaşımlarınız için teşekkür ederim.
0
🌸kiyiya vuran dildolar
(31.08.21)
en iyi senaryo doların 6'lara düştüğü ve yeni hükümetin halkı sevindirmek için ötv'ye düzenleme yaptığı bir durum olur, ki bu durumda bile insanımıza güveniyor musunuz? Şubeler ve galericiler var olan arabaları saklayıp üç beş ay satmaz bekler, daha yüksekten satarlar. (arz azlığı + bir grup insanın sürekli araba alması veya değiştirmesi).

geçen haftalarda matrah düzenlendi, kim o fiyattan alabildi? Veya ucuzlatan yerler bile elden biraz daha para alıp ek paket vs. bişeyler satmayı zorunlu tutuyorlarmış herhalde. İnsanımız iyi niyetli değil ki bir şeyler iyiye gitsin.

fakat benim tek bir çekincem var, ben ve çevremdeki çoğu arkadaşım (sen de bizim gibisin sanırım) normalde hiç ilgisi ihtiyacı olmamasına rağmen araba almak istiyor artık. Lale çılgınlığının sonuna mı geldik diye düşünmüyor değilim ama yok Türk halkı illa bi evlenir doğurur ikinci üçüncü arabayı alır, kimi yılda bir araba değiştiriyormuş falan bitmez bu sektör.

www.technopat.net
0
nhk ni youkosu
(31.08.21)
(13)

Dubaide yaşamak?

izninizolursatahtinizatalibim
Merhabalar,Aramızdan belki bir kişi bile yardımcı olabilir umuduyla yazıyorum.Her şeyi arkada bırakıp sıfırdan bir başlangıç için rotamı Dubai (ya da Katar) tarafına çevirdim.Orada yaşayan, bilgi sahibi olan arkadaşlar varsa yardıma açığım.Bir de anket olsun madem, faydası olur belki fikirlerinizin.
Merhabalar,
Aramızdan belki bir kişi bile yardımcı olabilir umuduyla yazıyorum.
Her şeyi arkada bırakıp sıfırdan bir başlangıç için rotamı Dubai (ya da Katar) tarafına çevirdim.
Orada yaşayan, bilgi sahibi olan arkadaşlar varsa yardıma açığım.
Bir de anket olsun madem, faydası olur belki fikirlerinizin.
25 yaşında, kadınım.
İstanbulda tek yaşıyorum.
Ortalama 8-12 arası değişen gelirim var ancak yetmiyor, yetiremiyorum.
İngilizce, fransızca biliyorum.
Bu macera bana faydalı olur mu? En kötü ingilizcemi geliştirip arapça öğrenip dönerim diyorum ancak çok mu hayalperest yaklaşıyorum?
Hiçbir birikimim yok bu arada. Ordan burdan biraz toprlayıp gideceğim.
0
izninizolursatahtinizatalibim
(30.08.21)
Meslek bilgisi olmadan ne desek bos. Insaat ve tasarim sektoru o taraflarda iyi ama kadin olunca is biraz degisebilir.
0
nax
(30.08.21)
Ah onu yazmamışım ama spesifik bi beklentim yok o konuda. Okuduğum bölümden çok ayrı olarak uluslarası satış yapıyorum şu an.
0
🌸izninizolursatahtinizatalibim
(30.08.21)
İş başvuruları yapın ama sizin meslekte zor. İnşaat sektörü iyi orada
0
roe
(30.08.21)
Öncelikle fake kokusu geliyor.

Tek yaşamanıza rağmen 8-12 arası değişen aylık gelir sizi geçindirmiyorsa, maddi açıdan rahatlama ümidiyle gitmeyin. Sizin parayı kullanma sorununuz vardır. Ucuz yerler değil bahsettiğiniz yerler, refah seviyesi de Avrupa ülkeleri gibi değil. Herhangi bir mesleği yaparak Avrupa’da yakalayacağınız standartları orada yakalayamazsınız.

Hayat tecrübesi olsun diye gidiyorsanız gidin tabi.

Bu arada, bu gelir düzeyine sahip bir arkadaşım-akrabam hatta kardeşim yurtdışı tecrübesi için benden 1 kuruş istese vermem. Akıllı davranıp kendi harcamalarını öngörerek birikim yapması gerekir gitmeyi göze alan kişinin.
0
megalomaniac
(30.08.21)
Dubai'de yasaman icin bi sirketin sponsor olmasi lazim (yani once is bulman ve sirketin sana oturum cikarmasi lazim)

Spesifik bir is tanimin yoksa da is bulman zor. Dubaideki herkes halihazirda ingilizce konusuyor zaten. Ingilizce bilmen seni one cikarmiyor yani. Arapca ogrenmen imkansiz gibi bir sey. Belki hintce ogrenebilirsin.
0
brkylmz
(30.08.21)
Bi Gidene Soralım podcast'inde iki ülkede yaşamış kişilerin konuk old. bölümlere bakın.
0
kaset
(30.08.21)
Sizin 8-12 gibi bir gelirle iş amacıyla yer değişimi değil daha çok harcama alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekiyor.
Dubai ya da Katar ise bir çözüm değil anlamsız bir hayal sadece.
0
Erva
(30.08.21)
Kuzenim
çalışmaya gitmişti. Yıl 2004. Arkadaşının babasının şirketinde müdür pozisyonu. Çok rahat ve maddi anlamda iyi olmasına rağmen 6 ay zor kaldı döndü. Çok da isteyerek gitmişti. İklimi sevmemiş. Kapı kolunu bile tutamıyorsun sıcaktan demişti. İyi düşünün..
0
aptallarin pin kodu
(30.08.21)
Kuzenim (kadın, mimar) yıllarca Dubai'de yaşadı, pandeminin ortasında döndü buraya, yine iş bulursa yine gidecek. Ben de 2020'nin başında 10 gün kadar yanına gitmiştim.

Adı öyle olmasa da ciddi bir kast sisteminin içine giriyorsunuz. Emirlik vatandaşları çılgın zenginlikleriyle üstte, beyaz yakalı Avrupalılar ortada, mavi yakalı Hintler, Pakiler... en altta. O kadar çok ucuz işgücü var ki, her otelin, etkinlik alanının, avm'nin, her benzinliğin, hatta yol kenarı tesislerinin tuvaletinde sürekli bekleyen personel var, tuvalet kullanıldıkça arkadan girip temizlik yapıyorlar. Yani gideyim de iş bulurum diye gidilmez. İyi bir mesleğiniz varsa güzel para kazanırsınız ama biriktirmek için ciddi ciddi kemer sıkmazsanız çok güzel de para harcarsınız, her şey pahalı, her yer pahalı.

Örnek olarak, kuzenimin yaşadığı epey lüks bir bölgedeki binanın otoparkına dışarıdan giriş (yanlış hatırlamıyorsam) saati 80 dirhemdi. Benim zorumla (eski çarşı varmış diye) emirliğin daha varoş bir yerlerine gittik, otopark günlük 15 dirhemdi. Fakat kuzenim ve onun ayarındaki çalışanlar bu bölgelere girmeyi çok sevmiyorlar, daha güvensiz hissediyorlar.

Bir yandan da Dubai'de emniyet çok sıkı çalışıyor, her yer sivil polis kaynıyormuş, çok caydırıcı cezalar var ve bunun sonucunda İstanbul'dakinden çok daha rahat yaşayabiliyorsunuz. Telefonları ortalıkta, cüzdanları anahtarları havlunun üstündeki çantada bırakıp arkana bile bakmadan denize girebilecek kadar rahat, İstanbul'dan gidince şok olmuştum. (Ha bir de hayatımda görmediğim kadar tanga bikini gördüğüm için şok olmuştum.)

Yani bence iyi bir iş bulursanız gidilir, güzel de yaşanır. Ama İstanbulda 8-12 bin lirayla geçinemiyorsanız orada hiç geçinemezsiniz.
0
kobuzchu kiz
(30.08.21)
bir vasfın yoksa, birikimin de yoksa sadece dil ile gidersen batılı birileri ile çalışmak için çok şanslı olman lazım. batılılarla çalışmazsan araplarla çalışırsın, onların da kadına bakış açıları belli. ben olsam hiç macera aramam.

ha dersen ki bir vasfın var, profesyonel olarak çalışıyorsun, o zaman amenna. bence en önemli konu ne iş yapacağın. onun dışında dubai istanbul gibi değil, ufacık bir yer zaten, yapılabilecek şeyler inanılmaz kısıtlı, belirtildiği gibi bir kast sistemi var, oraya gidenlerin de genel olarak tek amacı para biriktirip dönmek oluyor. dubai, katar yerine abd, avrupa, hatta avusturalya hedeflemeni öneririm. israil harici orta doğu hiç iç açıcı değil yalnız bir kadın için.
0
roket adam
(31.08.21)
Yurtdışında geçerliliği olan bir mesleğiniz varsa kısa süreli para biriktirmek için gidilir. Katar'da beIN'de bir arkadaşım çalıştı. Çok beceri gerektirmeyen bir pozisyonu olmasına rağmen ayda 4 bin doları kenara rahat koyuyordu. Ben Avrupa'da yaşadığım ülkede arkadaşımdan daha kalifiye bir işi yapmama rağmen ancak 1,5-2 ayda kenara o kadar koyabiliyorum.

Katar'ın vize süreci epey uzun ve zorlu bu arada. Oradan buradan biraz para toplayayım gidip bir bakayım diyerek gidemezsiniz.
0
yürümeyin
(31.08.21)
Öncelikle kolay kolay gidemezsiniz; Dubai yakın zamanda freelance vizesi vb. çıkardı ama bunların hem çeşitli şartları var, hem de Dubai'de yaşamanın maliyetinin yüksekliği göze alındığında "Hadi bir gideyim de şansımı deneyeyim" denilecek bir şey değil.

UAE kazanç ortalamaları meslekten mesleğe çok farkediyor; ne yazık ki pazarlama ve satış genel olarak iyi kazandıran meslekler değiller. Sabit maaşları düşük oluyor ve prim bazlı çalışıyorlar. Çok spesifik bir alanda pazarlama yapıyorsanız belki bir ihtimal şansınız yaver gidebilir.

Son olarak Dubai'nin inanılmaz canlı bir iş piyasası yok; yani iş bulmak o kadar kolay değil.
0
salihdt
(31.08.21)
Sektöre göre değişkenlik gösterir bu sorunun cevabı. Daha geçenlerde Dubai'den bir arkadaşımla konuştuk bunu. Benim şirketimin de dubai ofisi var az bucuk kontak halindeyiz insanlarla.

Dubai bölgenin en vizyoner şehirlerinden biri.

Şeyhin hedefi dubai'yi 2030'da dünyanın en yaşanılası şehri yapmak.

Giden tanıdıklarımın hepsi çok mutlu.

Elbette kendine göre zorlukları var, ama kazanç ve ortam olarak memnuniyet yüksek. 2 senedir orada çalışan arkadaşımın aldığı araç Türkiye'de 925.000 TL.
Dolarla almasına rağmen TL karşılığı bir hyundai elantra...

Yani şöyle kıyaslayın. Türkiye'de kalsaydı ancak bir hyundai elantra alabilirdi, orada v6 motorlu spor otomobille geziyor hem de cebinden çıkan para aynı.

Şehir genel olarak güvenli, özellikle beyaz yaka çalışanlar için. En çok dikkat ettikleri konu da güvenlik. Yani yalnız bir kadın olarak rahatsızlık duymazsınız.

İki dil bilmeniz size büyük avantaj olur orada.

Renkli bir hayat var. Kimse kimseye karışmıyor.

Kariyer anlamında da uluslararası bir ortamda çalıştıktan sonra türkiye'ye dönmek bir avantaj sağlayabilir.



Bunlar güzel tarafları... Gelelim resmin diğer yüzüne.

Bir kast sistemi var adı konmamış olsa da. Yani emirlik vatandaşı olanlar maddi ve manevi olarak inanılmaz yukardalar. Onların arasına girmeniz zaten çok mümkün değil. Çok dert edilecek bir konu mu bilmiyorum tabii bu:) ama atıyorum trafikte bir sorun yaşadınız mesela böyle birinin arabasına çarptınız, işiniz daha zor.

Bu sistem içinde ABD ve Batı Avrupa vatandaşları da biraz daha avantajlı. Özellikle kurumsal hayatta. Araplar önemli pozisyonlar için avrupa & amerikalıları tercih ediyor. Haliyle onlar da kendi iş kültürlerine yakın ülkelerden insanlara öncelik veriyor. Bir ingiliz yönetici türk ve ingiliz arasında kalırsa türk'ü ancak çok ucuza çalıştırabileceğini düşünürse işe alır. Ya da türkçe bilmesi avantajsa...

Madem maaştan konu açtık, burada kazanç iş alanına göre değişiyor. Ama maalesef pasaporta göre de değişiyor. Bir arkadaşım şunu anlatmıştı: Maaş teklifi almış maille. Tanıdığı insanlar bu ücretin o pozisyon için az olduğunu söyleyince IK'ya bu ücret az diye mail atmış. IK müdürü (kendisi tabii ki ABD'li:) arkadaşımın Türkiye'deki maaşının dolar karşılığını önüne koymuş. "Sana şu anda ülkende kazandığının üzerinde bir maaş öneriyorum zaten" diyerek konuyu kapatmış. Yani maalesef kast sisteminden dolaylı da olsa Türkler de biraz mağdur oluyor.

Bir de genelde bizde yurt dışında çalışmak, o ülkenin vatandaşlığını ya da en azından oturma ve çalışma hakkını elde etme amacıyla değerlendiriliyor. Böyle düşününce dubai'de geçireceğiniz yılların size maddi kazanç dışında bir getirisi olmayacak.

Tanışacağınız Avrupa ve Amerikalıların çoğu orada geçici bulunuyor. Ve bu ilişkilerine de yansıyor. Yani orada network sağlarım, sonra oradan başka ülkeye geçerim diye düşünüyorsanız genelde ilk tercih edilen adaylar Türkler olmuyor bu tarz transferlerde. Ancak o işte çooooook iyi performansızı olacak, ya da dil gibi ikame edilmesi zor bir avantajınız olacak falan. Avrupa'da da türkçe bilen adam arayışında olan çok şirket olmaz. Olsa bile zaten artık ab vatandaşlığı olan milyon tane türk var. Yine onlara yönelirler.

Son olarak iş bulmak koaly değil.
Çalıştığınız şirketin dubai bağlantısı varsa, dönem dönem tüm ülkelere iş ilanları gönderirler. Bunları takip edin. Yöneticilerinize ya da IK'ya sorun.
En kolay bu şekilde iş bulunuyor.

1-2 sene türkiye'dekinden daha fazla kazanayım, biraz da birikim yapayım. Gitmişken de şöyle dolce vita bir hayat yaşayayım yeter diyorsanız düşünülebilir.

Bu arada dev sıcak. Yani öyle böyle değil. Nisan'dan ekim'e kadar suratınızda bir fön makinesiyle gezdiğinizi hayal edin. Hayatınız klimalı evden klimalı otoparka, oradan da klimalı otomobille klimal ofise ve arada da klimalı avmlere şeklinde geçecek. Akşamları serinleyince dışarı atabilirsiniz kendinizi ancak.
0
anten
(31.08.21)
(4)

otomobil finansmanı

Pertev nail
merhaba,daha önce arabası olmamış, ehliyeti olan ve aylık kenara ortalama 5-6 bin lira atabilen biri binilebilir düzeyde bir araba alabilir mi? alabilirse ne alabilir?teşekkürler. not: peşinat yok. en fazla 15-20 bin.
merhaba,

daha önce arabası olmamış, ehliyeti olan ve aylık kenara ortalama 5-6 bin lira atabilen biri binilebilir düzeyde bir araba alabilir mi? alabilirse ne alabilir?

teşekkürler.

not: peşinat yok. en fazla 15-20 bin.
0
Pertev nail
(26.08.21)
Kredi notunuza göre istediğiniz orta segmentte çoğu arabayı alabilirsiniz. İhtiyaç veya araç kredisi çekebilirsiniz.
0
lancelot du lac
(26.08.21)
Başlangıç icin b sinifi biraz eski model sorunsuz kasalardan 100binlik bir sey almasi mantikli olur. Alabilir de.
0
stavro
(26.08.21)
Otomatik takintisi yoksa secenek cok.

Yok ben manuel istemem diyorsa gecmis olsun, o paralara duzgun bir otomatik imkansiz.
0
divit
(26.08.21)
2010 model b sınıfı bir araç alabilirm 100 bin gibi bir bütçe dahilinde.

Honda jazz,
toyota yaris,
hyundai i20,

gibi araçlar araitırmaya başlangıç için iyi olabilir.
0
anten
(27.08.21)
(6)

mikrofonla sokakta konuşmak

bronz böcek
bir mikrofon tesisatı ayarladım. sokağa çıktım rastgele konuşmaya başladım. trafiğe kapalı bir cadde olabilir, kaldırımın kenarı olabilir. bunun yasal olarak bir engeli var mı?
bir mikrofon tesisatı ayarladım. sokağa çıktım rastgele konuşmaya başladım. trafiğe kapalı bir cadde olabilir, kaldırımın kenarı olabilir. bunun yasal olarak bir engeli var mı?
0
bronz böcek
(26.08.21)
rastgele konuşmaya başladım derken rastgele insanlarla mı konuşacaksın? ne üzerine konuşacaksın? ne yapacağını anlat ki yasal çerçevedeki durumuna dair yorum yapılabilsin. bu kadar az bilgiyle bir yorum yapılamaz
0
hümanist tabutçu
(26.08.21)
sokaklar kamuya açık alandır. foto çekmek dahil her şeyi yapabilirsiniz.
0
psychosocialll
(26.08.21)
kendi kendime. herhangi bir şey olabilir. bence dünya silindir şeklindedir, bi kilo fasulye 20 lira mı olur, okullarda tüm dersler ormanda yapılsın, benim saçım şampuan kullanmasam da temiz etc.
0
🌸bronz böcek
(26.08.21)
Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu ile ilgili görünüyor.
Rastgele konuşma içerisinde kamuya aykırı şeyler de olursa zaten sorun çıkacaktır.
0
Erva
(26.08.21)
insanlardan muvakatname almanız lazım eğer yayınlamak istiyorsanız.
0
anten
(26.08.21)
Gürültü yönetmeliği bunun önünde bir engel olabilir. Özellikle akşam saatlerinde gürültü sınırı düşük, o sınırı aşabilir sizin çıkardığınız ses.
0
pispinti
(26.08.21)
(1)

Otomobil Yedek Anahtarı

Zaman Tamircisi
Polo aracım var, bunun yedek anahtarı kayıp yeni bi anahtar yaptırmak istiyorum, aşağı yukarı kaça yapıyorlar yedek anahtarı? Teşekkür ederim.
Polo aracım var, bunun yedek anahtarı kayıp yeni bi anahtar yaptırmak istiyorum, aşağı yukarı kaça yapıyorlar yedek anahtarı? Teşekkür ederim.
0
Zaman Tamircisi
(25.08.21)
Yeni yaptirdim farklı bir marka ama 1500 TL civarı minimum. Markadan markaya değişir. 300 500 iner çıkar.
0
anten
(25.08.21)
(10)

kargolar aşağı çağırıyor sürekli

ShadowOfMoon
bugün 2 kez, daha önce de çok kez yaşadım. bugünküler mng ve trendyol expressarayıp "kargo getiriyorum aşağı iner misiniz" diyor.ben de "kapıyı açıyorum 2. kat" deyip kapıma gelmesini kabaca söylüyorum ve getiriyor mecbur. Deminki ise karantinada mısınız tarzı bir şey dedi. uzatmak istemedim kısa ke
bugün 2 kez, daha önce de çok kez yaşadım. bugünküler mng ve trendyol express

arayıp "kargo getiriyorum aşağı iner misiniz" diyor.

ben de "kapıyı açıyorum 2. kat" deyip kapıma gelmesini kabaca söylüyorum ve getiriyor mecbur. Deminki ise karantinada mısınız tarzı bir şey dedi. uzatmak istemedim kısa kestim.

yukarı çıkarmaları mı gerekmiyor artık ne değişti?

asansör yok ama 2. kat ve asansör olup olmadığını bildiklerini sanmıyorum gelmeden binaya ve kargolar küçük şeyler
0
ShadowOfMoon
(25.08.21)
iş yükleri çok fazla arttığı için hem zaman kazanmak hem de daha az yorulmak için çıkmak istemiyorlar muhtemelen. ayrıca artık birçok kargo firması da kendi çalışanlarına değil birçok yerde taşeron, doblosu olan işsiz güçsüz adamlara yaptırıyor teslimat işlerini. haliyle bu adamların da pek umrunda olmuyor.
0
reanarchy
(25.08.21)
Oturduğunuz yere ya da asansör olup olmamasına göre değişiyor olabilir. Geçen yaz sadece bir kere oldu, o da gece dokuz falandı, asansöre bıraksam alabilir misiniz diye rica etti. Mng idi, acelesi vardı biraz.
0
epitaf
(25.08.21)
kargocu bir keresinde tutturdu aşağıdaki lokantaya bırakayım diye, dedim ben evdeyim neden oraya bırakıyorsunuz ısrarla lokantaya bırakayım deyip duruyor, usta tamam diyor bırakayım buraya dedi. ben de sinirlendim evdeyim ben ustayı tanımıyorum, getirin diye getirdi sonra. hizmetse eve hizmet tabii ki eve getirecek. kargocudan kargocuya çok değişiyor, ikea’dan bir şey alırsanız aşağıdaki dış kapıda bırakıp kapıya bıraktık diye haber verip gidiyorlar.
0
my name is ferdinand
(25.08.21)
Normal kuralların 3 kat diye geçiyordu sanırım, iş yükü ve yokrgunluk sebepli diyebiliyorlar böyle bazen, binalarda asansör olup olmadığını gayet iyi biliyorlardır :)
0
atom karincanin torunu
(25.08.21)
yoğunluk ve paket ağırlığına göre değişir sanırım. ben giriş katta oturduğum için hiç sorun yaşamadım :) ama pandeminin başından beri hala üst kattaki elemanların kargolarının geldiğini zile basıp haber verip girişe koyuyoruz deyip gidiyorlar.bi tek yemek, su ve tüp olanlar üst katlara çıkıyor.
0
e mice
(25.08.21)
türkiye'de hiçbir şey doğru düzgün yapılmıyor. eskiden de böyleydi gerçi. esnaftan kurtulalım dedik online alışverişe yöneldik onda da böyle sıkıntılar oluyor. hem yorulmamak için hem de kısa sürede daha fazla kargo teslim etmek için. utanmasalar da kapıdan fırlatıp kaçacaklar.
0
black mamba
(25.08.21)
Valla bize 4 kat çıkarıyor herkes. Kimse de asagi gelin demedi simdiye kadar.
0
chavezding
(25.08.21)
@chavezding +1 bizde de 3 kat. evin yakınında her türlü alışveriş imkanım var, aşağı gelecek olsam gidip dükkanlardan alırım, niye 2 gün kargoda sürünsün.
0
trajikomix
(25.08.21)
Bizde hizmet sektorune karsi garip bir tutum var. "Parasiyla degil mi essekler gibi yapacaksin" gibi bir tutum icindeyiz.

Oncelikle kargo konusu teknik olarak cetrefilli bir konu. Yani kargo hizmetini satin alan kim? Mesela kargoyu firma oduyorsa aslinda urunu musteriye ulastirmak icin hizmeti firma satin almis oluyor. Bu durumda bizim kargo firmasiyla bir alisverisimiz yok. Haliyle kargo sirketi ve urunu satan firma arasinda bir alisveris var. Bu durumda ben sikayet etsem bile aslinda kargonun musterisi degilim.

Kargo ucretini ben odediysem kargo firmasiyla dogrudan alisverise girdim. Bu durumda da kargonun belli kriterleri var. Bunlar belirtiliyor hangi paketlerin kac kat cikqrtilacagi genelde yazilidir sitelerinde.

Bazi durumlarda kargo calisani cikmama hakkina sahip. Mesela ben dambil soylemistim 70 kilo simdi bunu adama tasitmak harbi eziyet.

Ha bu arada hizmet sektoruyle ilgili soyle bir tuyo vereyim, genelde bu adamlarin size nasil hizmet verdigi sizin tavrinizla alakali oluyor. Genelde bolgenize bakan adamlar aynidir ve gayet iyi biliyordur binalarda asansor var mi yok mu?

Sonucta karsimizdakiler de insan muhtemelen bu tavriniza birkac kez denk geldiyse, gicik olup cikartmamaya da baslamis olabilir. Bir noktadan sonra "qdreste yoktunuz subeden teslim alabilirsiniz" e de donebilir:)

Empati her seyin anahtari gibi duruyor
0
anten
(25.08.21)
şimdi yeni tip kargoculuk var mng 'yi bilmiyorum ama hepsiburada ve trendyol o şekilde.

ticari panelvan alıp bunlarla sözleşme imzalayıp kargocu oluyorsun ve paket başına ödeme alıyorsun. bunlar da en hızlı şekilde max. paket sayısına ulaşmak için muhtemelen vakit kaybı yaşamadan işi çözme peşindeler.

yedirebildiklerini aşağı çağırıp yoldan verip devam ediyorlardır.
0
jugador
(26.08.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.