Giriş
(4)

yatırımı arabaya mı yapmalı yoksa kenara mı atmalı?

ilgeru
arabam var, biraz eski (2009) ama tertemiz diyebilirim sorun çıkarmıyor, düzenli bakımını yaptırıyorum zaten çok da kullanmıyorum evden çalıştığımdan. değiştirmek istedim ancak 200k kredi çektiğimde 330k gibi bir şey ödetiyor bana. o krediye de maaşımın yarısını gömüyorum. ilk sene bir miktar zorlar
arabam var, biraz eski (2009) ama tertemiz diyebilirim sorun çıkarmıyor, düzenli bakımını yaptırıyorum zaten çok da kullanmıyorum evden çalıştığımdan. değiştirmek istedim ancak 200k kredi çektiğimde 330k gibi bir şey ödetiyor bana. o krediye de maaşımın yarısını gömüyorum. ilk sene bir miktar zorlar ama sonraki seneler nispeten daha rahat ödeyebilirim.

arabaya ihtiyacım olduğundan değil de "biraz daha iyi ve otomatik bir araca bineyim" isteğimden arabayı düşünüyorum, krediler beni fena geri vites yaptırdı. bir taraftan da bu arabayla devam edip "ne olur ne olmaz" diye o parayı kenara koyayım diyorum. ancak bu ülkede hiçbir şey araba ve ev kadar maddi fayda getirmiyor.

kararsızım açıkçası. siz ne yapardınız?
0
ilgeru
(12.04.22)
Ev almayı düşünebilirsiniz? Gerçi fiyatlar çok arttı ancak yaşadığınız şehirde ev alabilme ihtimalinizi düşünün bence. İstanbul'da yaşıyorsanız da aşina olduğunuz 2.bir şehirde ev alıp oraya taşınmak olabilir bu.

Aslında bence sahip olduğunuz bir şeyin kalitesini artırmaktansa sahip olduklarınızın çeşidini artırmanızın daha mantıklı olduğunu söylüyorum.
0
yercekimini kendine ceken adam
(12.04.22)
kenara koyup bekleyecekseniz araba olur çünkü kenardaki para eriyecek.
daha iyi bi yatırım planınız var ise (borsa gibi), ben araba gereksiz bu durumda derdim
0
megacracker
(12.04.22)
size para kazandırma ihtimali olan şey yatırımdır, düzenli ödeme çıkaran şey yükümlülüktür.

Araba bir yatırım mıdır siz değerlendirin?
0
anten
(12.04.22)
Ev alın. Araba bir yatırım aracı değildir, aslında ev de değildir.

Seçenekler sadece ev ve araba ise (borsa vs tecrübeniz yoksa); araba para yer, ev para kazandirır.

A good house appreciates.
A good car depreciates.
0
alfired
(13.04.22)
(15)

Yeni araba alana hediye

basubadelmevt
Kuzenim çok güzel bir B-Suv aldı kendine. Bir hediye almak istiyorum. 1000 TL'ye kadar. Yeni araba alan birine ne alınır ki? Hem ise yarar bisi olsun istiyorum.
Kuzenim çok güzel bir B-Suv aldı kendine. Bir hediye almak istiyorum. 1000 TL'ye kadar. Yeni araba alan birine ne alınır ki? Hem ise yarar bisi olsun istiyorum.
0
basubadelmevt
(11.04.22)
Bagaj havuzu al yoksa
0
gameofannen
(11.04.22)
Telefon koyma aparatı
0
kapitalist gerilla
(11.04.22)
3d paspas. kendi paspasları yer bezi gibi oluyor. 3d paspaslar çok kullanışlı. duasını alırsınız.
0
rhan
(11.04.22)
little trees marka araç kokusu, hindistan cevizi kokulu olanından...
0
MtKrt
(11.04.22)
2 tane kamp sandalyesi al decatlondan. yanına da bi stanley termos.
0
jelly bear
(11.04.22)
UGREEN cep telefonu tutacağı araç havalandırması yerçekimi araç cep telefonu tutacağı 360° araç tutacağı iPhone 13 12 11 ile uyumlu cep telefonu tutacağı Pro Max XR, Galaxy S21 S20 www.amazon.com.tr
0
baal
(11.04.22)
bir depo benzin. 1000 lira'ya dolar mi bilemem tabii.
0
bollocks44
(12.04.22)
Aynı arabanın ufak bir modeli çok şık bir hediye olabilir. Lisanslı ürün olursa daha iyi olur. İnternetten araştırın modeli, hemen her arabanın belli ölçeklerle küçültülmüş oyuncak modelleri var.
0
mantheman
(12.04.22)
tavsiye veren arkadaşlara ayıp etmek istemem ama eğer araba yeni model bir şeyse zaten bluetooth ile araca bağlanıyordur. carplay ve android auto da vardır. yani telefonu 86 model şahin gibi karşısına asmaya gerek olduğunu sanmıyorum. konuşma olsun, navigasyon olsun aracın kendi ekranından kontrol eder. o yüzden telefon tutacağını geçiniz. 2001 model clio'nun havalandırma ızgarasını ilk kullanımda kırdım ttec marka mıknatıslı b.k yüzünden.

1000 liralık öneri isteyene de araç kokusu gibi 5 liralık basit hediyeleri de geçiniz.

arabamı aldığımda "ben olsam kesin yaptırmazdım ama önceki sahibi iyi ki yaptırmış" dediğim şeyler var, ben de onları önereyim. hem araba için bir hediye, hem de konforu katlayan şeyler.

bunlardan birincisi söylenmiş, kauçuk bir bagaj havuzu ve 3d paspas takımı. çok kullanışlı ve evladiyelik, asla eskiyecek gibi durmuyor.

ikincisi ise kaliteli bir cam filmi uygulaması. kendim asla yaptırmazdım ama yazın yaşattığı konfor inanılmaz.
0
kibritsuyu
(12.04.22)
araba yıkamayı seviyorsa bakım seti alırdım. şampuan, ıslak cila, fiber bez vs.
0
false pretension
(12.04.22)
araç içi süpürge, lastik şişirmek için elektrikli bir pompa, 12v minik soğutucu... bunlar aslında her araçta ihtiyaç olan ama sürekli ihmal edilen şeyler.

Özellikle pompa bir pazar sabahı her yer kapalıyken inik lastikle karşılaşan biri için hayat kurtarıcı. Çok hayır duası alırsınız.
0
anten
(12.04.22)
cam filmi uygulaması hediye et.
0
nuisance
(12.04.22)
nazar boncuğu al
yeni araba almak çok zor çünkü
0
rain when i die
(12.04.22)
pompa +1 mantıklı

www.hepsiburada.com

ya da mini süpürge olabilir yine xiaomi'nin , araba dışında da kullanır.

www.hepsiburada.com
0
ceketimi alip cikcam
(12.04.22)
araç süpürgesi. xiaomi nin güzel modelleri var.
0
chavezding
(12.04.22)
(3)

Yabancı Sitelerde Freelancer Olarak Çalışıp Gelir Edebilir Miyiz?

kahve ve kahve
Merhaba Arkadaşlar, 2008 Yılından bu yana reklam - pazarlama dünyasının içindeyim. SEO, SEM, İçerik Üretimi, Grafik Tasarım, Dijital Pazarlama ve Son Olarak Python Konusunda Bilgi Sahibiyim. Amacım, Yabancı Freelancer Siteleri Üzerinden Gelir Elde Etmek. Ancak Özellikle Ödemeyi Almak Konusunda Kafam
Merhaba Arkadaşlar,

2008 Yılından bu yana reklam - pazarlama dünyasının içindeyim. SEO, SEM, İçerik Üretimi, Grafik Tasarım, Dijital Pazarlama ve Son Olarak Python Konusunda Bilgi Sahibiyim. Amacım, Yabancı Freelancer Siteleri Üzerinden Gelir Elde Etmek. Ancak Özellikle Ödemeyi Almak Konusunda Kafam Karışık. Bu Tip İşlerde Deneyim Sahibi Arkadaşlar, Bana Nasıl Bir Yol İzlemem Konusunda Yardımcı Olabilirler Mi?
0
kahve ve kahve
(11.04.22)
www.upwork.com

Ödemeleri Payoneer üzerinden alabilirsin. Malum ülkemizde Paypal yok.
0
msb
(11.04.22)
Her platformun belirli ödeme yöntemleri vardır. Sayfalarında yazar. genelde payoneer kullanıyorlar artık. Payoneer güzel debit card falan da veriyor.

Bu platformlarda iş bulmak hele ilk işi bulmak zordur. Ama müşteri memnun ederseniz gerisi gelir.

Minik bir tavsiye, en güvendiğiniz özelliğinizin üzerine oynayın. Her şeyi koymayın cvnize

Ben müşteri olsam, SEO, Grafik Tasarım, Dijital Pazarlama ve Python konusunda aynı anda yetenekli olduğunu söyleyen birine iş vermem mesela.
0
anten
(11.04.22)
@anten + 1

yurtdışında bizimki gibi her işi sana yaptıralım ama bir maaş verelim anlayışı yok. Hepsini yazarsan dolandırıcı gibi olursun.
0
amusan
(11.04.22)
(10)

33 yaşından sonra Tıp mı Yazılım mı?

duchess jessamine
Maddi bir engel yok bunun için. Tıp 20-30 yıl sonra da var olabilir. Ama yazılımcılıkta yazılımcı sayısı ve yoğun talep arttıkça sektörel bir doygunluk yaşama ihtimali var gibi orta-uzun vadede. Siz olsanız ne yaparsınız?
Maddi bir engel yok bunun için. Tıp 20-30 yıl sonra da var olabilir. Ama yazılımcılıkta yazılımcı sayısı ve yoğun talep arttıkça sektörel bir doygunluk yaşama ihtimali var gibi orta-uzun vadede.

Siz olsanız ne yaparsınız?
0
duchess jessamine
(11.04.22)
Çok alakasız iki alan.

Yazılımcı kişi mevcut işine devam edip aynı anda freelance iş de yapabilir. Hatta kendi yazılımlarını yapıp pazarlayabilir. Tıpa talep azalmaz tabii ama tıp doktorlarının da durumu ortada. Sağlıkta şiddet, düşük ücretler, hasta bakma sayısı vs. vs. bir sürü problemleri var.

Ben gönlümden geçeni değil ama mantıklı olanı söyleyecek olursam yazılım derdim.
0
himmet dayi
(11.04.22)
Tıp ve yazılım herhangi iki meslek gibi kıyaslanamaz. Atıyorum yazılım mı inşaat mühendisliği mi dersin ama tıp başka.

Çünkü mental olarak da uygun olmayı gerektiren bir alan. Kadavrayla karşılaştığın anı bir düşün. Buna hazır mısın? İnsanın en ummadık halleriyle karşılaşabilirsin bu meslekte, miden kaldırmayabilir.
0
anten
(11.04.22)
Ben yazılımı seçerdim. Bence diş hekimliği daha mantıklı olabilir tıp yerine.
0
dissendium
(11.04.22)
yazilim her yerde her ulkede her sart altinda yaparsin, doktorlugu her ulkede yapman icin tonla ugras tabi ki yazilim
0
bay b
(11.04.22)
Tıp mezunuyum. Tıp şu an 18 yaşında bile yazılmaz bu ülkede. 33 yaşında hiç gerek yok. Hem çok uzun bi bölüm hem de mezun oldum bitti yok uzmanlık yapmayınca bi şekilde eksikliği hissediliyor, 40 yaşınızda tus çalışacak, 45 yaşınızda uzman olacaksınız. Bence hiç gerek yok bu durumda bu ülkede tıp okumaya.

Yazılım okuyun geçin illa bu ikisinden biriyse
0
nundu
(11.04.22)
tabii ki yazılım sektörde hala çok büyük açık var ve sektör gittikçe genişliyor.
0
turbo sadık
(11.04.22)
Tıp okurdum. Dursun kenarda.
0
Deathrow
(11.04.22)
turkiye'de doktorluk yapmayi tercih etmem. yurtdisi ise ve doktorlugu sevebilecegini dusunuyorsan neden olmasin.

yazilimi kisa zamanda is olarak yapmaya baslayabilirsin. birkac aylik bir code camp ve kendin birkac proje gelistirmen is bulman icin yeterli olur. yurtdisinda is bulmasi kolay. turkiye'de issiz kalmazsin. diger sektorlere gore de her yerde daha iyi para kazanabilirsin.
0
lemmiwinks
(11.04.22)
33 yaşından sonra tıp eğitimine 6 yıl boyunca motivasyonu sürdürmek çok zor. özellikle bir yandan güzel para kazanmıyorsanız, ki bu eğitim esnasında başka şeylere çok zaman harcayamazsınız.
sonra bunun tus'u var, uzmanlığı var yan dalı var, 24 saat nöbetleri var o yaştan sonra çekilecek şey değil.

yazılım derim.
0
bohr atom modeli
(11.04.22)
abım tus ta turkıye 20.sı oldu hacettepe tıp mezunu. 42 yasında kardıyolojı profu ve kardıyolojı bolum dalı baskanı, aldıgı maas 15000 tl, ablam 44 yaşında,30-40 bın kazanıyor ozel sektorde kadındogumcu. o da ankara tıp ı besıncılıkle bıtırdı. ancak canı cıkıyor son 20 yıldır. sureklı rısk altında, en ufak bısey olsa hastalar dava acıyor. ikisi de karıyerının top noktasında iki doktor ornegı sana. ne bu ulkede ne de baska yerde ınsanla ugrasılmaz. ınsandan uzak duracaksın. tabıı kı yazılım. ben siber guvenlıkcıyım ve sımdı bana ozenıyorlar ve almanya ya gıdersem hepsı pesımden gelmek ıstıyor, almanca ogrenmeye bu yasta hazırlar. var gerısını sen dusun.
0
camene87
(12.04.22)
(6)

Site Aidatı m2 göre değil herkese aynı bu yasal mi?

sonhakan
Ben 70 m2 1+1 de otururum 1150 tl aidat istediler. 4+1 200 m2 de 1150 tl veriyor bu yasal mi?
Ben 70 m2 1+1 de otururum 1150 tl aidat istediler. 4+1 200 m2 de 1150 tl veriyor bu yasal mi?
0
sonhakan
(11.04.22)
Bizim sitede 2 farklı hesaplamayla toplanıyor. Güvenlik, personel vs giderler daire sayısına eşit bölünüyor, diğer giderler de metrekareye göre hesaplanıp bu ikisi toplanıyor. Aşırı bir fark yok ama en azından aynı değil.
0
do you remember me
(11.04.22)
Sadece giriş kat asansör için ödeme yapmayabilir. Onun dışında metrekarenin önemi yok.
0
Cruyff
(11.04.22)
valla biz ev büyüklüğüne göre veriyoruz.
0
jelly bear
(11.04.22)
(bkz: kat mülkiyet kanunu)

Aşağıda ilgili madde 20'yi ekliyorum. Burada belirtilen başka türlü anlaşmanın yönetim planı olduğunu sanıyorum. Bu yönetim planını da yönetimden isteyebilirsiniz.

Anagayrimenkulün genel giderlerine katılma :
Madde 20 – Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça:
a) Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak;
b) Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında;
Katılmakla yükümlüdür.
c) Kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz.
0
yeninesiltupcu
(11.04.22)
Aslında metrekarenin şöyle bir olayı var:

1+1 binalar genelde giriş katlarda olur.
daha büyük daireler ise üst katlarda.
Üst katlara su pompalamak, gaz iletmek daha maliyetli olabilir.

Ama asıl mesele, 1+1 evlerde daha az insan yaşayacağı varsayılır.
4+1 evlerde ise daha fazla insan yaşayacağı varsayılır ki bu büyük oranda doğrudur.

Bu şu demek, mesela 4 kişinin yaşadığı bir ev=her şeyin 4 kat fazla kullanılması ve aşınması.

Atıyorum binada havuz varsa 1+1'de yaşayanlar 2 kişi olarak kullanıyor.
4+1'dekiler 4 kişi olarak.

Ya da otoparkta 2 araçları bulunuyor.

Sen asansörü hem daha az (alt katlardasın ve 2 kişi yaşıyorsun) kullanıyorsun, 4+1'deki adam daha fazla (üst katta ve gün içinde 4 kişi kullanıyor) gibi gibi.

Metrekareye göre aidat alınmasının mantığı budur.
0
anten
(11.04.22)
Bu arada yasal statüsünü site planından bakabilirsiniz. bunlar tapuda kayıtlı olur.
0
anten
(11.04.22)
(4)

Ayarlanabilir dumbell ve halter ile neler yapabilirim?

stillalive
Salona ayırabilecek vaktim yok. Elimde ağırlıkları değiştirilebilen dumbell seti ve 1 adet düz halter var. Bunlarla güzel bir çalışma programı yapmak istiyorum bunun için bir tavsiyeniz veya bir uygulama, site vs. var mı?
Salona ayırabilecek vaktim yok. Elimde ağırlıkları değiştirilebilen dumbell seti ve 1 adet düz halter var. Bunlarla güzel bir çalışma programı yapmak istiyorum bunun için bir tavsiyeniz veya bir uygulama, site vs. var mı?
0
stillalive
(07.04.22)
Yeni başlayansan, hareketleri doğru öğrenmen gelişmen ve sakatlanmaman için gerekli. Onun için salonda bir hoca gözetiminde başlamanı öneririm.
Zaten hareketleri biliyorsan, Bir squad rack, bir bench, bir de kapı barfiksi edinirsen altyapı tamamlanmış olur. Bir program uydururuz.
Ancak evde çalışmak çok fazla irade gerektiriyor. Başarabilen insan sayısı çok az.
Yani madem niyetlisin şartları zorlayıp bir salona git derim.
0
Mirket
(07.04.22)
Stronglifts 5×5
0
crimson man
(07.04.22)
Freeletics uygulamasini indirebilirsiniz
0
anten
(08.04.22)
Ben yaklaşık 2-3 yıldır evde düzenli egzersiz yapıyorum.
önce 6 ay gibi bir süre kas, kemik ve eklemler için yoga, plates, kardiyo tipi çalıştım. sonrasında yavaştan ağırlık egzersizlerine geçtim. çok yoğun kas kütlesi oluşmadı -kadın olmanın dezavantajı tabi ama- ben evde yapmayı sevdiğim için çok takmıyorum özellikle dengeli bir görünüm için; sırasıyla kol-bacak-karın-sonra tüm vücut direnç egzersizi ve HIIT-tabata tarzı ilerliyorum.

evde oluyor ama imkanınız varsa bir mentor eşliğinde ilerlemek tabi ki daha mantıklı. ama başlangıç seviyesinde bence evde başlayıp o disiplini kazandığınızda ileri seviye için gidebilirsiniz. hem kendinizi mental olarak hem de fiziken hazırlamış olursunuz. çünkü ileri seviye ağırlık antrenmanı evde zor sakatlık oluşabilir, hareketlerin başlangıcı bitişi-süresi-kaç tekrar olacağı vs. hep kişisel farklılıklara göre değişiyor.
0
windymimas
(08.04.22)
(18)

Yatırım için konut almak hala mantıklı mı?

tchuck
ev fiyatları uçtu, faizler de arttı.bu durumda "sadece yatırım için" kesinlikle oturmak 'bi evim olsun' vs. için değil, konut almak hala mantıklı mı?700-800bin kredi çekip biraz da peşinat koyup ev almayı düşünüyorum da, bunun taksit ödemeleri de çok zorlamaz bu arada, mantıklı mı değil mi kafamda o
ev fiyatları uçtu, faizler de arttı.

bu durumda "sadece yatırım için" kesinlikle oturmak 'bi evim olsun' vs. için değil, konut almak hala mantıklı mı?

700-800bin kredi çekip biraz da peşinat koyup ev almayı düşünüyorum da, bunun taksit ödemeleri de çok zorlamaz bu arada, mantıklı mı değil mi kafamda oturtamıyorum bir türlü
0
tchuck
(07.04.22)
Ev almaya oldu bitti mantıksız olarak bakıyordum. Ancak zamanla oturulacak evin alınması gerektiğine kanaat getirdim. 1.5 yıl önce 750 bin TL'ye aldığım ev şuanda 4 milyon TL ama 4 milyon TL'ye satsam aynısını zor alırım. Evim değerlendi kar ettim gözüyle bakmıyorum. Eflasyon nedeniyle çektiğim kredi ödemeleri de 1.5 yılda kuş oldu.

Ben tamamını konut + ihtiyaç kredisiyle karma ortalama 0,90 gibi bir oranla çektim.
Şuanda faiz oranları epey yüksek ama paranın değer kaybının en az 1 sene daha devam edeceğini düşünürsek TL olarak sabit borçlanmak hala mantıklı. Ama yatırım kısmını bilemiyorum. Toplam ödeyeceğiniz faiz dahil tutar ve muhtemel fiyat artışı + kira getirisine bakarak karar vermeniz lazım. Çok revaçta bir yerde ve fiyatlar yükseliyorsa biraz daha mantıklı gelebilir ama değilse zor.
0
FAtE
(07.04.22)
@fate,

buradaki mantık asla sahip olmadığın bir paraya sahip olmak.

benn 200bin lira koyacağım, banka bana 800bin lira verecek ve 1 milyonluk eve oturuyor olacağım.

daire de değerlemesini 1 milyon üzerinden yapacak.
ben 200bin lirayı eve yatırmazsam, 200bin lira üzerinden para kazanacağım.

yani daire faizle aynı arttı diyelim (ortalam %20 diyelim), daire 1 sene sonra 1.2 milyon olurken,
ben elimde 200bin lira tutsam 240bin liram olacak.

aslında daire yatırımının önemli farkı bu gibi geliyor bana; varolmayan bir paraya sahip oluyorum.
ağustostan bugüne çoğu daire 1.5-2 kat değerlendi. böyle bir şey denk getirilirse de, daireyi satar kârımı alır uzarım. sahip olmadığım bir paradan, para kazanmış olurum.

ev fiyatları uçmuş olmasa hiç tereddüt etmeyeceğim,
%65-100 arası enflasyon olan ülekde bankalar %15-16 ile konut kredisi veriyor çünkü.
0
🌸tchuck
(07.04.22)
@FAtE +1

Yıllarca neden paramı ev almak için heba edeyim paramı değerlendiririm, bankaya yatırırım, döviz alırım mis gibi kirada oturmak varken diyordum. En son 2 sene önce tak dedi gittik kampanyadan kredi çektik 0.92'den evimizi aldık. Evin fiyatı 2 senede neredeyse 2.5 katına çıktı şimdi, geçen gün evime yakın bir daire alayım ofis olarak kullanırım dedim 1+1 dairelerin fiyatı benim evin aldığım zamandaki rakamın üstünde ki benim ev cadde üstü 4+1 bir ev.

Ev almak dünyanın her yerinde iyi bir yatırım aracıdır, kimseye kulak asmayın geçirdiğiniz her gün kayıp, varsa birikiminiz peşinat olarak yatırın kredinizi çekin evinizi alın zaten 2 seneye kalmaz kredi ödemeniz kuşa döner.
0
solo
(07.04.22)
yüksek miktar krediyle alabileceksen bence hala mantıklı. devlet bankaları 1.29 ile falan kredi dağıtıyor hala. seçim dönemi ortamı ısındırmak için yine bi kampanya yaparlarsa fiyatlar yine uçar direkt.
0
roket adam
(07.04.22)
aslında aklımdaki diğer soru da, mayıs sonu haziran ortasına ertelesem bu fikrimi hakikaten aniden fiyatlar fırlar mı?

biraz peşinatımı artırıp kafamı rahatlatmak istiyorum da
0
🌸tchuck
(07.04.22)
Ev işi genelde bir ihtiyaç olduğundan ve her zaman alıcısı hazır olduğundan fırsat kollamaya bağlı bir iştir, Mayıs'ta alayım Haziran'da alayım diyebileceğiniz bir şey değil, fırsat geldiyse değerlendirebileceğiniz bir şey.

Mayıs ya da Haziran'da istediğiniz an ev bulabileceğinizden emin misiniz?

İçinize bir istek düştüyse açın ilanlara bakmaya başlayın, güvendiğiniz emlakçılara haber uçurun ev alacağım fırsat ev varsa bana haber verir misin diyin.
0
solo
(07.04.22)
Bir bucuk sene once 150 bin liraya aldigim evler su anda 650 bin lira. Isin ilginci dolardan bile daha fazla artis gosterdi. Yani dolar bazinda bile epey kar ettirdiler.

O yuzden ev akar. Turkiye gibi dunyanin multeci merkezinde ev akar daima. Tam bir beton ekonomisi hakim olsa da nufus 100 milyona gidiyor. 15 sene once 70 milyondu.
0
baldur2
(07.04.22)
FAtE+1

olay şu ev almak -daha iyi yatırım fırsatlarını değerlendirip takip edebilecekler için- mantıksız veya az mantıklı olabilir. biraz paranız var ve tefaşta şurada burada analizlerden anlayıp sürekli aktif olarak bir yatırım değerlendirme meselesiyle ilgilenmiyorsanız ev almak daha mantıklı olabilir. çünkü en kaba haliyle şöyle diyebiliriz tl değer kaybediyor ve bir süre daha kaybedecek, inşaat malzemeleri ise dovize bağlı.

ev almazsanız ne yapacaksınız bu önemli.
0
rewlack
(07.04.22)
ben de aynı durumdayım.

bi yanım ne güzel al ucuz krediyi diyor. enflasyon %61, kredi %20

diğer yanım da ev fiyatları hep böyle gitmez geçtiğimiz 2 sene bizi yanıltıyor olabilir. vereceğim peşinat + alım satım masraflarını doğru düzgün değerlendirebilirsem daha olur iyi diyor.

kafam allak pullak.
0
nuisance
(07.04.22)
rakamlara bakalım siz değerlendirin.

800.000 kredi, 200.000 nakit 1 milyonluk bir ev aldık diyelim.

bu civarda bir evin kira getirisi su an tahminen 6-8 bin arasında. Hadi zorlayalım 10 olsun, zor da...

Yani 1.000.000 yatırımla yıllık %6-%12 arasında bir getiri sağlayacak.
Vergi ve harçları da düşeceğiz tabii buradan.

Şimdi bu 1.000.000'a yıllık daha yüksek getiri sağlayacak yatırımlar var mı yok mu ona bakmak lazım. Ben olduğunu biliyorum ama bu sizin kararınız:)

Bir de 800.000 çekeceksiniz, 10 yılda
ödediğiniz miktar 2.000.000 civarında şu anki faizlerle.
aylık taksidi 170000 civarında. Yani yatırım getirisi olarak aldığımız kirayı takside ödeyeceğiz. Üstüne bir o kadar daha taksit vereceğiz. Yıllık %25 artışlarla bile kiranın taksidi geçmesi zaman alacak.

Bir de ev/kira fiyatlarındaki bu ani dengesiz artışlar çok insanı şaşırttı ama bu 10 yıl boyunca devam edecek mi? Yoksa piyasa dengeyi bulacak ve bir dönem durgunluk yaşanacak mı daha önce olduğu gibi. 1-2 seneye değil uzun vadeli bakmak lazım diye düşünüyorum.

Mesela Ataşehir'de çok iyi markalı birkaç konut projesi biliyorum. 2016 Topraktan alındığında çok uygun olan evler vardı. Şu an 3-4 kat artmış durumda fiyatları.
Ama o dönem o evin parasıyla dolar alanlar, dolar 18'i vurduğu gün elindeki dolarla aynı evden 2,5 tane alabiliyordu. Yani evin fiyatı artmış ama değeri artmış mı?

Elbette herkesin kendi kararı, kendi riski, kendi yatırımı. Bu da bir yatırım tavsiyesi değil tüm açılardan değerlendirmek lazım anlamında birkaç sayı örneği.

Çoğu insan enflasyon kaynaklı artışları evi değerlendi olarak düşünüyor.

Yatırımımın değerlendiğini anlamak için şunu baz alıyorum ben.
Atıyorum evi aldığımda 2 renault megane alabiliyordum o fiyata.
Bugün 3 megane alabiliyorsam ev değerlenmiş demektir. Satın alma gücü artmış çünkü evin değerinin.
Ama fiyatı 5 kat arttığı halde yine 2 megane alabiliyorsam ev değerlenmiş oluyor mu? (ya da dolar, ya da mücevher, ya da aynı semtte başka bir ev... kıyas ölçüsü değişebilir, ama her şeyin fiyatı eş zamanlı artıyor gibi çoğu zaman)

Özetle ben vaktiyle yatırımlık ev almış, ve bundan çoooook da kazanmamış biri olarak, bir daha yatırımlık ev olayına tüm birikimimi bir konuta bağlamam. Ki evin fiyatı çok da arttı, ama enflasyon faktörü var. Kredi faizi var... Vergisi var... Şu an tabii oturmalık evi ayrı tutuyorum. O bir ihtiyaç. Ama yatırım için tüm birikimi tek bir kanala bağlamaktansa sepet oluşturmayı tercih ederim.

Gayrimenkul yatırımından kazanmanın da bazı detayları var bana göre. Ama her alan karlı çıkacak anlayışı yanlış. Böyle olsa dünyanın en büyük yatırım fonları şu an istanbul'u talan ederdi. Şu an ev alan yabancılar karlı diye mi alıyor? Yoksa dolar karşısında çok değer kaybetti evler ucuzladı, ee vatandaşlık da var diyen körfez zenginlerinin ilgisi mi bu?

Elbette kazandıran gayrimenkuller var, zarar ettirenler var. Ama zarar eden de ettiğini göremiyor. O yüzden çok dikkatli girmek lazım bu piyasaya. YAni tüm ev sahiplerinin garanti kazandığı bir piyasa gerçekçi geliyor mu:)

Ben bu konuda nokta atışı yatırımlar yapan birkaç kişiyle konuştuğumda bana direkt oda hesabı değil metrekare hesabıyla bak evlere demişti. Yani metrekaresi kaça geliyor bu evin.

Bu arada birkaç iktisatçının herkesin gayrimenkul yatırımı yapmasının ekonomiye neler kaybettirdiğine dair görüşlerini de dinledim. Aslında bazı ekonomik sorunları da kendi kendimize oluşturuyoruz bu ev sevdasından.
0
anten
(07.04.22)
hocam hesabi yanlis yapiyorsunuz, sizdeki 200bin seneye 240bin olacak ama ev alsam 1milyon bilmem kac olacak diyorsunuz ama aylik odeyeceginiz taksitleri hesaba katmiyorsunuz. ev fiyatlari ile kiralar ortada, yerinizde olsam oturmayacaksam ev almaz baska alanlarda degerlendirirdim. zamaninda 1 ev almistim ve o zamanki dolar ile kiyasladigimda su an dolarda tutsam evin 3-4 kati yapiyordu en az. burdaki bir diger sorun da ev fiyatlari son 1-2 senede cok artti
0
sweetoffice
(07.04.22)
abi neyi anlamadığınızı anlamıyorum?

ev aldım 2 sene sonra sattım, ne taksit ödersem ödeyeyim kârdayım. benim sahip olmadığım bir paradan para kazanıyorum. hesapta hiçbir yanlış, hiçbir hata yok.

insanlar bu şekilde zengin oluyor, kendisine ait olmayan bir para üstünden para kazanarak.

ev aldım,
1 sene sonra %30 arttı değeri. benim ödediğim faiz ve taksitlerin toplamı 100bin lira, evden kazandığım para 300-400bin lira. bu kadar basit.
0
🌸tchuck
(07.04.22)
dedigin mantikla olsa kimse calismaz @tchuck
0
sweetoffice
(08.04.22)
dediğiniz şey tl bazında karlı gibi gözüküyor fakat biz mesela 2 sene önce 500e ev aldık, şimdi 1 milyon oldu.

2 sene önce 500 e dolar alsaydık, şimdi yine 1 milyonumuz vardı.

Yani evin değerinin artma sebebi aslında dışa bağlı olduğumuz için paranın değerinin düşmesi ve hayatın pahalılaşması sonucu malların daha yüksek fiyatlara satılması gerekliliğinden ibaret diye düşünüyorum.

tl borçlanıyorsun, aldığın malın fiyatı artıyor fakat tl nin değeri düştüğü için sen onu satıp aa kar ettim desen bile onunla o zaman alabileceklerin ile evi aldığın zamanki eldeki paranla alabileceklerinle aynı oluyor.

yani ortada bir kar söz konusu olduğunu düşünmüyorum. ama derseniz ki kira ödeyeceğime kendi evimi öderim param boşa gitmez.. o konudaki hesaplar çoğunlukla kredi faizi bile ödeseniz evin toplam değeri, evi almasaydınız ödeyeceğiniz kiralar + eldeki nakitiniz + faizin toplamından düşük oluyor birkaç sene sonra.

ama işi ticarete dökerseniz, yani ev araba alıp satarsanız, üzerine ufak tefek koyup güzel karlar edebilirsiniz. O mantıklı işte. Mesela tatil beldesindeyim şuan, herkes bu işi yapıyor. 1 sene önce 350ye satılan ev 1 milyon oldu al-satcılar yüzünden. Tabi paramızın çöp olması ve kurlar da etken ama yine de al-sat olayı hem ev hem araba piyasasını uçuruyor.
0
ananiyimioguz
(08.04.22)
yatirim amacli demek ne kadar dogru olur bilmiyorum ama faiz-enflasyon arasindaki farktan faydalanip varlik sahibi olmak mantikli. sene sonuna kadar ortalama buralarda enflasyon bekliyor herkes. reel olarak kar etmeseniz bile ucuza ev almis olursunuz eger ki krediyi karsilayacak nakit akisiniz varsa tabi.
0
bay b
(08.04.22)
arkadaşlar buradaki sorun şu: mesela diyorsunuz ya 500'e ev aldık, 1 milyon oldu, dolar alsak da 1 milyon olurdu diye. heh işte o 500 bin yok adamın elinde. kredi çekiyor. banka da o düşük faizli krediyi sadece konut alacaksan veriyor, dolar alacaksan vermiyor. o yüzden peşin parayla ev alınmasını tabii ki tartışabilirsiniz, adamın elinde peşin 2 m varsa yatırabileceği bir çok alan vardır. ama elinde peşin çok para olmayan birinin yapabileceği en iyi yatırım konut kredisi taksidine girmek. bankanın parasıyla kendi paranıza değer katıyorsunuz şu anki faizlerdeki banka kredisi ile. gerçekten inanılması güç bi fırsat var son 2 senedir türkiye'de. tchuck'un hesabı tamamen doğru yani.

dediğim gibi elde 2 milyon peşin para var ne yapayım ise bu sorunun binlerce cevabı olabilir. ama büyük oranda düşük faizli banka kredisi kullanılan iyi bir evin matematiği çok büyük oranda artıda kalıyor.
0
roket adam
(08.04.22)
İyi de şimdi ben çok basit düşünüyorum yanlışım varsa düzeltin.

10 sene önce elinde 500 bin var. ev alamıyorsun, ferrari alabilirsin ama banka kredi versin bana kar ettirir dedin 1 milyonluk ev aldın. 500 kredi çektin, 1 milyon olarak ödeyeceksin. Toplan masrafın da 1,5 milyon.

Ev 10 sene sonra 10 milyon oldu. Sattın, yine sadece 1 tane ferrari alabiliyorsun.

E hani kar etmiştik? Kaldi ki 1 milyonluk evi 1.5 milyona almış oldun. Ama avantajı ne, ev alamıyorken evin olmuş oldu daha fazla borçlanarak.

Ama kar mı ediyorsun? İşte orası alım gücü düştüğü için tartışılır, onu demeye getirdim.

Veya eldeki nakit ile kirada otursaydı, 10 sen boyunca ödeyeceği kredi tutarı kadar dolar veya altın alsaydı her ay, ne kadar olurdu elinde ona da bakmak lazım.

Edit: Yukarıda anlattığım hesap icin bir uyarı geldi, 10 sene boyunca kira vermemiş olacağı için o kadarlık bir kar söz konusu tabi.

Edit 2: Onu da hesapladım, 10 sene önce 400 TL kira veren birisi, her yıl %18 zam yapılır ise 10 sene sonunda 112.902TL ödemiş oluyor.
0
ananiyimioguz
(08.04.22)
Evet konut kredisi cok cazip su an fakat asil sorun su ya siz 700bim degerindeki evi 1 milyona aliyorsaniz?

Yani yarin faiz enflasyon ortami duzelirse konut fiyatlari reel olarak gerilerse?
0
nuisance
(08.04.22)
(5)

Piyano ikamesi klavye(org) 61 tuşlu mu olmalı 88 mi?

rastinon
İçimde kaldı. Piyano metot kitabıyla videolarla piyano çalmak istiyorum. Ucuz yollu dijital bişi alıp denemek istiyorum. 61 tuşluları 300-500 e bulabiliyorum. 88 tuşlu ise 3-5 binden başlıyor. 61 mi almalı 88 mi?
İçimde kaldı. Piyano metot kitabıyla videolarla piyano çalmak istiyorum. Ucuz yollu dijital bişi alıp denemek istiyorum. 61 tuşluları 300-500 e bulabiliyorum. 88 tuşlu ise 3-5 binden başlıyor. 61 mi almalı 88 mi?
0
rastinon
(06.04.22)
Metot kitabıyla başlayıp sıfırdan öğrenecekseniz 5 oktavlı yeter.
0
kibritsuyu
(06.04.22)
+1 casio ctk serisi yeterlidir gayet bu konuda.
0
dorian greyfurt
(06.04.22)
hocam 300 e 500 e bulacağınız orglar, bildiğiniz çocuk orgudur.

öte yandan 88 tuş profesyonel klavyeler var onlar da zaten servet 20 30 50 100 gidiyor.

piyano öğrenmek için mantıklı olan tabiki dijital piyanolar.

ha benim o kadar param yok ama illa 88 tuş istiyorsanız, şu linkteki gibi bir midi klavyeyi bilgisayara bağlayarak kullanabilirsiniz ama tabii ses kartı ihtiyacınız ve sustain pedal ihtiyacınız olur. ses kartı duruma göre 300 500 lira civarına halledilir. bilgisayarınızın çok eski olmaması gerekiyor tabii. bu söylediğim sistemle çok gerçekçi piyano soundları elde edebilirsiniz.

www.sahibinden.com


ha ayrıca sizin 3 5 binden başlayan dediğiniz aletler ya midi klavyedir, benim yukarıda ilanda gösterdiğim gibi ya da çin malı kullanılmayacak kalitede dijital piyonalardır.

yamaha markasında gördüğüm en ucuz dijital piyano 9bin küsür, alınacak olanı 18 küsür şu ara. sadece google alışverişlerden fiyatına baktım.

dijital piyanolarda alınacak bi kaç belli başlı marka var, yamaha, roland, kawai mecbur kalınırsa casio.
0
killerbee
(06.04.22)
61 tuş olur ama tuş hassasiyetli öneriliyor hocalar tarafından. casio ctk üst serileri ve yamahanın ez333 filan güzel. ikinci el uygun bulursanız alın. 300-500 olmaz yalnız, onlardan alacağınız seslerin piyano ile pek alakası yok. yamahaların üst modellerinde var grand piano sesi misal.
0
adivar
(06.04.22)
61 tuş başlangıç seviyesinde çoğu parçayı çalmak için yeterli olur.

Ama orada fiyta farkını yaratan tuş sayısı değil özellikleri.

300-500'e bulacağınız klavyelerler piyano dersleri almaya çok uygun olmaz diye düşünüyorum.

Çünkü tuş hassasiyeti, ses kalitesi, kullanılan samplelar vs gibi konularda oldukça zayıf bu aletler.

Fiyat farkının sebebi bu. Ucuz bir aletle 2-3 gün çalar 3. gün bu ne ya diye vazgeçmeniz olası.

Maalesef şu anki kurlarla 3-5 binlik klavyeler bile vasat kalıyor.
0
anten
(06.04.22)
(3)

Atina’da nerde kalınır?

cikolata selalesi
Selamlar. 5-8 Mayıs social dynamo’da dans festivaline katılacağız iki kadın olarak. Yakınlardaki oteller biraz pahalı geldi. Yunanistan’a ikimiz de daha önce gitmediğimiz için biraz uzak yerde kalsak über/taksi yaygın mıdır ya da apart/ev kiralamak güvenli midir bilemedik. Daha önce tecrübesi olan v
Selamlar. 5-8 Mayıs social dynamo’da dans festivaline katılacağız iki kadın olarak. Yakınlardaki oteller biraz pahalı geldi. Yunanistan’a ikimiz de daha önce gitmediğimiz için biraz uzak yerde kalsak über/taksi yaygın mıdır ya da apart/ev kiralamak güvenli midir bilemedik. Daha önce tecrübesi olan varsa yardımcı olursa çok müteşekkir oluruz (:
0
cikolata selalesi
(05.04.22)
Birbirini kesen 3 tane metro, bir de metronun birinin devamında (kırmızı hat olması lazım) banliyö treni var. Bunların gittiği yerlerdeki otellere bakabilirsiniz. Hangi muhit ne derece güvenli onu bilemiyorum tabii. Acropolis'e yakın yerlerdeki oteller aşırı turistik kafasıyla pahalı haliyle. AirBNB bir seçenek olabilir. Athinas Street Inn'de kalmıştık arkadaşla. Meşhur meydana yürüyerek bi 15-20 dk. mesafede ama nispeten daha ucuzdu. Metro durağına da çok yakın. Yine de AirBNB'ye göre pahalı kalabilir.
0
himmet dayi
(05.04.22)
selam. Atina'nin guneyinde (Piraeus) yasiyorum. bahsettiginiz yer Syntagma civarinda sanirim. (merkez diye tabir ettigimiz yer)

uber var ama normal uber gibi degil sari taksi olarak hizmet veriyor
taksi icin de taxibeat uygulamasi var online taksi cagirabiliyorsunuz. mesela benim evime merkezden 20 euro tutuyor ama otobus 24 saat calisiyor yarim saatte bir de olsa ve gayet de hizli geliyor. eskiden cikar gece 3 gibi donerdim tek basima.


metro da geceleyin var ama mesela tren yok.

Piraeus, Kallithea, Neos kosmos, Nea Smyrni civarina bakabilirsiniz. bu bolgelere ya taksiyle cok fazla tutmaz ya da toplu tasima gider. (Piraeus biraz daha uzak tabi)

guvenli olmasina gelirsek, ben olsam kato patissia ve victoria civarindan uzak dururum.

airbnb yaygin burada baya, ona bi bakin. sozluktan mesaj atabilirsiniz sorunuz olursa.
0
supergirl
(05.04.22)
Yakın zamanda atina'daydım. Yunanistan'a da sık sık giderim. Son gittiğimde Atina çok iyi durumda değildi güvenlik açısından.

Plaka tarafları iyidir.

Merkezden çok uzaklaşmamanızı tavsiye ederim. Ciddi manada bu göçlerden sonra sıkıntılı mahalleler oluşmuş durumda.

Bizimkiler gibi dolandırıcı taksiciye denk gelmeniz çok olası o konuda da dikkatli olun. Mümkünse uber taksi kullanın.
0
anten
(06.04.22)
(4)

Youtube’tan para kazanma nasıl oluyor

regina phalange
İzlendikçe reklam geliri mi alıyorsun(bu nasıl oluyor)? e adam youtube premium kullanıyorsa reklam izlemiyor ki o zaman ne geliri elde ediyorsun? Abonelikte ayrı gelirin mi oluyor? Nedir bu iş?
İzlendikçe reklam geliri mi alıyorsun(bu nasıl oluyor)? e adam youtube premium kullanıyorsa reklam izlemiyor ki o zaman ne geliri elde ediyorsun? Abonelikte ayrı gelirin mi oluyor? Nedir bu iş?
0
regina phalange
(05.04.22)
videoların içinde bir sürü reklam oluyor. bu videolar izledikçe gelir geliyor. premium alanlar da youtubea para veriyor sonuçta. onların izlenmesi de gelire dahil.

bunun dışında sponsorlu videolar da var. firma sana reklamını yapman için videoda 30 sn bahsetmen için para veriyor. abone sayısına göre bundan müthiş paralar kazanılıyor. bir videonun izlenmesinden elde edilecek gelirden daha fazla.
0
jelly bear
(05.04.22)
Temelde parayi odeyen YouTube gibi dusundugunuz icin kafa karisikligi olmus sanirim.

YouTube sadece arada bir komisyoncu, parayi ya reklam veren oduyor ya da Premium satin alan kisi. YouTube komisyonunu alip reklam verenin/Premium uyenin odedigi paradan payiniza dusen miktari size aktariyor.

Abonelikte direkt ayri bir gelir olmuyor ama abone sayisi cok olursa videolarinizdan daha fazla insan (tum aboneleriniz) haberdar olacak demektir. Bu da daha cok izleneceksiniz yani daha fazla gelir elde edeceksiniz sonucuna cikiyor.
0
sertac akin
(05.04.22)
Youtube şu an Türkiye'nin en büyük TV kanalı. İçerik üreticileri de tv programı hazırlayanlar gibi düşünebiliriz. Gerçekten Prime Time'da bile dizilerden fazla izlenen içerikler var yüklendiği saatte.

TV'de programlar reklam kuşağına reklam veren firmalardan kazanıyor.
Programa ürün yerleştiren firmalardan kazanıyor.
Advertorial gibi ürün tanıtımlarından kazanıyor.
Kanalında tanıttığı sitelerin affiliate linkleri üzerinden komisyon alıyor.


Atıyorum Cambly'yi tanıttı. Aşağı da indirim linki bıraktı. O linkle üye olanların gelirinden ufak bir komisyon kanala gidiyor.

Bu arada kanala ücretli abonelik seçeneği de bir gelir kaynağı.

Youtube çok kazançlı bir ortam şu an doğru kullananlar için. Ama zor bu arada. Rekabet yüksek.

Bu arada izlenme oranları da giderek artıyor. Smart TV'ler yaygınlaştıkça, bu iş daha da büyüyecek. Yayıncılar da cesaretlendi. Eskiden 19-23 arası TV'nin en çok izlendiği saatlerdi. Ama şimdi youtube yayıncıları o saatlerde içerik yükleme cesareti gösteriyor. Biliyor çünkü TV yerine o satte içeriği bekleyen insanlar var Youtube'da TV karşısında.

İnanılmaz istatistikler var aslında TV kanallarının işine gelmiyor. ama mesela rating listelerine youtube eklense, bütün kanallar gerilere düşer.

Önümüzdeki dönemde youtube yayıncıları daha da fazla kazanmaya ve izlenmeye başlayacak
0
anten
(06.04.22)
İngilizce olması sorun olmayacaksa (closed captioning var onu Türkçe'ye çevirmek mümkün, genelde bu çeviriler fena olmuyor) takip ettiğim birisi kendisinin nasıl para kazandığı ile ilgili yüzdeleri açıkladığı videolar yapıyor her yıl. En sonuncusunu aşağıda bulabilirsiniz:

youtu.be
0
peki madem
(06.04.22)
(7)

Bir konuda fikir danışmaca-Beslenme alışkanlığı

demirr
Merhabalar. Şimdi konuyu fazla uzatmadan kısa ve öz şekilde yazmaya çalışacağım.zira sizin fikirleriniz benim için her zaman önemli olmuştur. Bir çok sıkıntıyı sizin goruslerinizle astım. İmdi2 yıldır beraber çalıştığım hemcinsim olan bir mesai arkadaşım var. Gayet de samimiyiz. Geçenlerde evimize z
Merhabalar. Şimdi konuyu fazla uzatmadan kısa ve öz şekilde yazmaya çalışacağım.zira sizin fikirleriniz benim için her zaman önemli olmuştur. Bir çok sıkıntıyı sizin goruslerinizle astım. İmdi

2 yıldır beraber çalıştığım hemcinsim olan bir mesai arkadaşım var. Gayet de samimiyiz. Geçenlerde evimize ziyarete geldiler ailecek. Biz de iade-i ziyarette bulunduk bugün. Arkadaşın 3 yasında çok tatlı bi oğlu var. Çocuk çok tatlı ama bazı alışkanlıkları pek hoş değil. Mesela hoşuna gitmeyen en ufak şeyde yaninda kim olursa olsun vuruyor. Bize geldiklerinde eşim eğildi ve seni öpebilir miyim dedi. Çocuk çat vurdu tokadı. Bugün babasına da 2-3 defa vurdu bizim yanımızda. Çocuk bilmiyor tabi kotu bir davranış olduğunu ama ne annesi ne babası da en ufak bir tepki vermiyor. Hemen suyuna gidiyorlar daha fazla mızmızlanmasin diye. Aynı şekilde memnun olmadığı her şeyde ağlayarak küsüyor. Küsmesin diye hemen istediğini yapıyorlar.

Son olarak arkadaş her gün iş çıkışı eve giderken çocuğa mutlaka bisküvi,seker,çikolata falan birşey alıyor. Almayınca küsüyor diyo. Fakat sıkıntı surda ki çocuk baya bir kilolu. Yani obez seviyesinde kilolu.

Benzer sıkıntılar bu yaslarda benim oglumda da oldu fakat biz bunları basit tedbirlerle hemen hallettik. Bizim arkadaş ve esi de bu sıkıntıların ileride daha büyük sıkıntılara sebep olabileceğinin pek farkında değiller. Günü kurtarma derdindeler.

Simdi gelelim soruya. Ben bu arkadaşı çok sevdiğim için çocuktaki bu sıkıntıları kendi çocuğumu ornek göstererek nasıl halledebileceğini anlatmak istiyorum fakat nasıl bir tepki vereceğinden emin olamiyorum. Kendisi biraz değişiktir. Neye nasıl tepki vereceğini pek kestiremiyorum. Bir tarafim hic karisma dese de bir taraftan da içim rahat etmiyor. Kendisini de çocuğunu da seviyorum.

El soru: siz olsanız ne yapardınız?

Tesekkurler
0
demirr
(03.04.22)
Problem çocukta değil arkadaşınızda aslında. Sende bir problem var demezdim ben olsam. Ne yapayım küsüyor tavrının yerime destek de isteyebilirdi ya da sadece şikayet bile etseydi yardım edin derdim. Karışmayın.
0
kullanıcıadımbuolsun
(03.04.22)
Karışmazdım.
0
himmet dayi
(03.04.22)
Böyle şeyler kişide bir paket halinde bulunuyor. Siz arkadaşınıza çocuğa her istediğini almaması gerektiğini anlatırsınız, başka zaman arkadaşınız "küfret bakayım oğlum abi duysun" diye çıkar gelir.

Çocuklar ailelerinin etkisi altında yetişiyor, yapacağınız bir şey yok.

Kendisinin istemesi gerekiyor buna kafa yormayı. Bu da bir ihtimal sizi örnek alabileceğini düşündüğü bir davranış görürse gerçekleşebilir. Örneğin onun karşısında, çocuğunuzla olan bir sorunu (özellikle onun da mustarip olduğu bir sorunu) profesyonelce çözdüğünüzü görürse bu onu harekete geçirebilir.
0
akhenaten
(03.04.22)
hiç bulaşma sen kötü olursun. onlar çocuğu sürekli şımartacaklar bu şekilde yaşayacaklar ve bunun iyi bir şey olduğunu düşünecekler

ve bu konuda yapabileceğin hiçbir şey yok.
0
duyurukullanıcısı
(03.04.22)
işte bu yüzden herkes üremesin diyoruz. herkes anne baba olamaz, düzgün çocuk yetiştiremez.

hiç karışmayın, zaten dinleyip dikkate alacak birisi olsa çocuk bu hale gelmezdi.
0
rose parks
(03.04.22)
Diğer arkadaşların da dediği gibi böyle durumlarda müdahale edene geri teper genellikle. Ama illa ki müdahale etmek istiyorsanız o zaman obezite konusu üzerinden girebilirsiniz. Eğer çocuk gerçekten sağlıksız derecede kiloluysa bu yaşta, böyle gittiği taktirde 20'lerinin ortasını bile zor görür. O nedenle obeziteyle ilgili bir belgesel birşey izleterek başlayıp sonra "senin çouk da böyle bak, şimdi müdahale etmezsek ileride kötü olur, benim de böyleydi, bunu yaptık düzeldi" diye müdahalenizi yaparsınız. Çocuğun ölümcül bir problemle karşı karşıya olduğunun net bir şekilde söylenmesi şart yalnız. İlk başta sert tepki verirler belki ama sonra sindirir ve içinde bulundukları durumu anlarlar. Sonrasında da rayına girer yavaş yavaş. Hatta belki doğrudan bir uzmanla randevu alıp oraya habersizce bir şekilde arkadaşınızı götürüp Amerikalıların "intervention" dediği şekilde uzman desteğiyle direk yüzüne vurarak da yapılabilir.

Oradan sonrası zaten karakterine de etki eder, her istediğinin önüne koyulması durumu ortadan kalkacağı için şımarıklık da azalarak bitecektir.
0
drkayzer
(03.04.22)
Maalesef bu konularda bir öneri verdiğinizde sizi ukala bulacak ve bir süre sonra sizden bile soğuyacaklardır. Hele ki kendi çocuğunuzu örnek göstererek anlatmaya başladığınızda olay çok tatsız yerlere gider.

Herkesin kendine göre bir doğrusu var hayatta ve onun dışına çıkamaz kolay kolay. Zaten çıkmak istese gelir size sorardı sizinki abur cubur istemiyor nasıl çözdünüz diye. Adam halinden memnun demek ki.

Şöyle örnek vereyim, atıyorum sizle aynı maaşı alan bir arkadaşınız gelse dese ki abi bak sen çok yanlış harcamalardasın. Ben 2 yılda şu kadar yatırıma ulaştım sende tık yok böyle olur mu gel şu hayatını değiştir dese söyledikleri çok mantıklı da gelse dediklerinin %90'ını dinlemez uygulamazsınız. bunun ondan hiç farkı yok.

salın gitsin.
0
anten
(03.04.22)
(4)

Vadeli mevduat hesabı için en ideal banka hangisidir?

drkayzer
Vadeli mevduat hesabı açılacak. Belli bir para var ve bir süreliğine aylık ek gelir yaratmak üzere faizinden faydalanmak için bunu bir mevduat hesabında değerlendirmek istiyoruz. Şu anda hem hizmet, hem güvenilirlik hem de faiz oranı noktalarından en ideal banka hangisidir, bununla ilgili tavsiyeler
Vadeli mevduat hesabı açılacak. Belli bir para var ve bir süreliğine aylık ek gelir yaratmak üzere faizinden faydalanmak için bunu bir mevduat hesabında değerlendirmek istiyoruz. Şu anda hem hizmet, hem güvenilirlik hem de faiz oranı noktalarından en ideal banka hangisidir, bununla ilgili tavsiyelere ihtiyacım var.

Not: İnternette araştırdığımda %20'lere kadar faiz veren Fibabank, Alternatif Bank, On Hesap gibi bankalar görüyorum. Bunların güvenilirlik durumu nedir, değerlendirilebilir mi, bildiğimiz bankalardan ayrılan yanları nedir bu konularda da deneyimi olan varsa bilgilendirmeye ihtiyacım var.
0
drkayzer
(31.03.22)
Hepsi güvenilir. Oran konusu değişken, Kkb skorunuza da bağlı olabilir, mevduatın miktarına ve vadeye de bağlı olabilir, net bir cevabı yok maalesef. Hizmet kalitesi de eğer sadece mevduat yapacaksanız önemsiz -bence-.
0
orient blue
(31.03.22)
Sizdeki miktarı bilmiyorum ama her bankada ayrı ayrı 200 bin TL'ye kadar olan paranızın devlet güvencesinde olduğunu hatırlatayım istedim.
Mesela bir bankaya 300 bin TL yatırmak yerine bir bankaya 200 bin TL, diğerine 100 bin TL yatırırsanız tamamı devlet güvencesinde olur.
Tabi bahsettiğim çok çok düşük bir ihtimal ve gerçekleşirse devlet ne kadar sürede ne şekilde ne yapar, o detayları bilmiyorum.
0
michael_knight
(31.03.22)
imarbank'ı hatırlayın. mümkünse parayı bankalara paylaştırın.
ideali hangisi, oran önemli, başka bir şey değil.

en düşük oranlar işbankası'nda. orayı geçin, diğer bankalara bakın.
0
gabe h coud
(31.03.22)
Bu enflasyon oranlarıyla vadeli mevduata çok dikkatli yaklaşmak lazım kazanayım derken eritmemek adına. Tamamını vadeliye bağlamak yerine farklı ne gibi yatırım önerileri var onları da sorabilirsiniz. Belki bölüştürürsünüz.

vadeli mevduatta bankanın internette yazan oranlarıdan ziyade birebir görüşmelerde netleşir bir şeyler. Miktar da önemli elbette, ama yüzyüze görüştüğünüzde biraz daha yüksek faiz alma ihtimalini zorlayın.
0
anten
(31.03.22)
(16)

Godfather izlemedim

adwokat
Sizce kaybım büyük mü? Serinin her bölümü efsane mi?
Sizce kaybım büyük mü? Serinin her bölümü efsane mi?
0
adwokat
(31.03.22)
Şahsen değil balon olduğunu düşünüyorum
0
basond
(31.03.22)
evet ama önce Mario Puzo'nun kitabını okursan daha keyifli olabilir.
0
tiny penny
(31.03.22)
en azından ilkini izle. kaybın büyük, evet. diğerlerine gerek yok.
0
gabe h coud
(31.03.22)
sinema dünyası için fazlasıyla iyi bir film serisi.

diğerlerine gerek yok denmiş de, ikinci film ilk filmden de iyi zaten.
içerdiği üstü kapalı mesajlar, semboller, sinematografi vs. şahane.
0
tchuck
(31.03.22)
Hiç izlememiş olmayı çok isterdim ki ilk kez izleyebileyim.
Bence müthiş bir hikaye işleme, tempo, müzik, kıyafet, renk, rol...
Aklıma gelen her açıdan çok çok iyi.

Dünyanın en iyi filmleri değiller belki ama bir bütün olarak ele alınca bu seriyle yarışabilecek çok az film serisi var.

İlkinden başlayarak izleyin derim.
0
michael_knight
(31.03.22)
Sinemaya en ufak ilgi duyan herhangi biri için özellikle ilk iki filmi izlememek büyük kayıp, evet. Sadece 50 sene öncesinin şartlarına göre değerlendirmekle yetinmeyip zamanının çok ötesinde bir yapım olduğunu göreceksiniz.
0
ultranil07
(31.03.22)
Evet kayıp.
0
Cesario
(31.03.22)
Bence kayıp değil şu yüzden, godfather "en iyisi değil" o gözle izlersen sonra en iyisi bu muymuş diyebilirsin, filmin önemi kendinden sonra gelen bir çok filme ilham olması ve bu türde çekilen çoğu filmin hem godfatherdan hem de yine ondan etkilenmiş başka filmlerden etkilenip her filmin bu türün bir tuğlası olması, godfather da kendi başına güzel bir film
0
freebird5406_2
(31.03.22)
Abi filmler güzel ama neden kayıp olsun ki, yani o mantıkla bakacaksan izlememenin kayıp olduğu onlarca film var misal 1957 yılı yapımı Yedinci Mühür filmini izlememek daha büyük kayıp ama izlemedin diye yaşam damarlarından biri mi kopacak? Hayır. Böyle filmlere ilgin varsa oturur izlersin zaten ilgin yok demek ki izlememişsin, ilginin olmadığı bi filmi izlememek bir kayıp sayılmaz.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(31.03.22)
bu tarz kült filmler sinemayla ilgili insanlar için keyiflidir.

Bu filmleri kültleştiren ise hikayesi ya da hikayeyi anlatma biçimi o dönem için çok yenilikçi olması. Ama bugüne kadar izlemediysen zaten godfather'da gördüğün hikaye anlatma biçimi zaten birçok filme ilham verdiği için çoğu şey "eeee ne var ki bunda" gibi gelecektir.

yine de güzel bir hikaye. İzlediklten sonra birçok filmde godfather'a atıfta bulunan sahneleri görünce daha bi keyif alırsın.

Mesela geleceğe dönüş bir jenerasyon için efsanedir. Ama ilk izlediği zaman yolculuğu filmi geleceğe dönüş olmayan bir insan için o kadar heyecan verici gelmez artık.
0
anten
(31.03.22)
evet sinemadan biraz anlayanlar için büyük kayıp.
0
bohr atom modeli
(31.03.22)
1-2 gayet guzel. seversin bence. tek sorun biraz uzun filmler. bir de biryerde kisiler cok karisiyor. kim kimdi o bunun nesiydi bir ara kaciriyorsun isin ucunu ama guzel film. bence izlemelisin
0
exlibris
(31.03.22)
bir ve ikiyi izle, üç diğerlerine göre daha zayıf.

evet kaybın büyük. beğenir beğenmezsin o sana kalmış, ama bunlar klasik filmler. edebiyata ilgi duyup suç ve cezayı okumamak gibi bir şey bu. şahsen godfather izlememiş biriyle oturup sinema konuşmam.
0
sir gawain
(31.03.22)
ilki dışındakilere gerek yok denmiş de ikinci film bariz bir şekilde ilk filmden daha iyi. hatta "devam filmi ilkinden iyi olan filmler" gibi muhabetlerde ilk verilen örneklerdendir.
ben ilk filmde baya bi sıkılmış ikinci filmi ise gözümü kırpmadan bayıla bayıla büyük bir zevkle izlemiştim mesela.
0
kim bilir
(31.03.22)
güzel filmdir.
ilk film en güzeli.
0
marul hirsizi
(31.03.22)
kitabını oku sonra izle +1
0
legalize marijuana
(31.03.22)
(3)

Almanya vizesiyle Yunanistan?

blackidom
Almanya'dan yeni aldığımız vizeyle ilk girişi Yunanistan'a yapabilir miyiz? Önce Almanya'ya girmek mi lazım?
Almanya'dan yeni aldığımız vizeyle ilk girişi Yunanistan'a yapabilir miyiz? Önce Almanya'ya girmek mi lazım?
0
blackidom
(30.03.22)
Ben bunun aynısını yaptım. İlk Schengen vizemi Almanya'dan aldım ve ilk kez Schengen bölgesine Yunanistan'dan girdim. Ama epey bir zaman geçti üstünden. Şimdi aynı mıdır bilmiyorum ama Yunanistan'da yüzüme bile bakmamıştı sınır memuru. Direkt bastı damgayı. Yunanistan zaten genel olarak bu konuda rahat olarak bilinir.
0
himmet dayi
(30.03.22)
kapıdan geçseniz bile bir sonraki Alman vizesi başvurunuzda sıkıntı yaşama ihtimaliniz artar.
0
anten
(30.03.22)
Bu vizeniz dahilinde vizeyi aldığınız ülkeye (sizin durumunuzda Almanya'ya) hiç giriş yapmazsanız (örneğin 6 aylık vize süresince bir kez bile yani) bir dahaki schengen başvurunuzda "vizeyi kötüye kullanım" şeklinde görüleceğinden ret bile edilebilirsiniz.
0
south park in kapusonlu uyesi
(30.03.22)
(2)

Net ve natürel şekilde müzik dinlemek için hoparlör tavsiyesi

faati
Selamlar,Masaüstü sistemime bir çift hoparlör almak istiyorum, yerim dar olduğu için geniş sweetspot üretebilen, güm güm olmasa da net ve keskin düşük frekans (bass) üretebilen bir hoparlör seti benim için ideal olacaktır.Çok yüksek sesle dinlemek gibi bir derdim yok, ama dinlerken her enstrümanı ay
Selamlar,

Masaüstü sistemime bir çift hoparlör almak istiyorum, yerim dar olduğu için geniş sweetspot üretebilen, güm güm olmasa da net ve keskin düşük frekans (bass) üretebilen bir hoparlör seti benim için ideal olacaktır.

Çok yüksek sesle dinlemek gibi bir derdim yok, ama dinlerken her enstrümanı ayrı ayrı net bir şekilde duyabilmek istiyorum. Düşük frekansta mesela bass guitar veya davul kickleri yine olması gerektiği gibi olmalı.

5" stüdyo referans monitör ciftlerine bakıyorum ama iki endişem var; birincisi bu hoparlörlerde sweetspot dediğimiz sesi en doğru şekilde duyabildiğiniz alan çok dar ve benim hoparlörleri ideal şekilde konumlandirmam çok zor. ikincisi de, bu hoparlörlerin düşük ses seviyelerinde özellikle bass sürücüsünü yeterince verimli kullanamaması. Bu ikincisinden emin değilim, sadece bir tahmin

Sizin öneriniz bu durumda ne olur?
0
faati
(30.03.22)
Aslında referans monitorler iyidir. Ben yamaha kullanıyorum müzik dinlemek de aşırı keyifli çünkü "süslemeden" orijinal haliyle çalıyor. Düşük ses seviyelerinde de oldukça iyi duyuluyor.
0
anten
(30.03.22)
@anten Yamaha'nın hangi modelini kullanıyorsun?
0
🌸faati
(30.03.22)
(16)

Will Smith tokat sorusu

floydian
Chris espriyi yapiyor will smith gosteren kameraya geciyoruz ve ws baya guzel guluyor. Sonra gidip vuruyor. Olay kurgu mu, montajda mi hata var? Garip geldi.
Chris espriyi yapiyor will smith gosteren kameraya geciyoruz ve ws baya guzel guluyor. Sonra gidip vuruyor. Olay kurgu mu, montajda mi hata var? Garip geldi.
0
floydian
(29.03.22)
2 gündür kurgu mu değil mi diye sözlükte tartışılıyor, bir sonuca varılamadı. Bence kurgu. Milyonlarca insanın izlediği gösteride gidip sahnedeki adamı tokatlamak doğal bir şey değil. İki gündür bütün dünya bunu konuşuyor neredeyse. Bundan güzel PR olmaz.
0
himmet dayi
(29.03.22)
Fake oğlu fake, böyle reklam görmedim

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
038576
(29.03.22)
Bana da biraz kurgu gibi geliyor, zira oscar odulleri tum popularitesini yitirdi son yillarda ve gundeme gelmeye ihtiyaci vardi. Gerek kulturel bolunmuslukten, gerekse hollywood camiasinin genel kalitesizliginden dolayi. Will Smith'in gulmesinden vs ziyade teorim bu yonde.
0
hot potato
(29.03.22)
O sırada başka bir kamera da eşini çekiyormuş. Will gülerken aynı anda eşinin yüzünün düştüğünü gösteren bir kaç saniyelik görüntü de var. Hatta aynı videoda birleştirmişler falan. Ama yalnızca ilk bir kaç saniyesi var. Sonra smith ailesinden görüntü kesiliyor. Bi 5 sn sonra da will kalkıp geliyor işte.

Ya eşi üzülünce kalktı diyolar da. Bilmiyorum çok salak olması lazım böyle yapmak için. Bence açıkça kurgu.
Yani kim güldüğü espriye 5 sn sonra bu kadar sinirlenebilir ki, ödül töreninde kalkıp, yürüyüp, tokat yapıştıracak kadar. Yani sinirlenecek olsa başta sinirlenirdi.
0
zimbirik
(29.03.22)
Simdi ben de kurgu diyorum ama sonra da sunu diyorum. Koskoca hollywood, bunu ayarlayamadi mi yani? Putin dusunmusturculuk yapiyorum yani
0
🌸floydian
(29.03.22)
Adam cenesini uzatip ters ayagiyla da destek aliyor.
Eller zaten arkadan bagli.

En az 1 hafta calismislardir.
0
divit
(29.03.22)
vurma anı cidden fake gibi.

onun dışında önce gülmesi sonra eşini görünce kalkması öyle bir yerde böyle bir saçmalık yapması falan hiç fake değil.

insan bu. irrasyonel ve duygusal.
0
AlsterWasser
(29.03.22)
fake. its show business.

amerikan standartlarına göre o espri hiç de alınılacak bir espri değil. o tepki adamın gelişi falan chris tarafından bekleniyor chris hatta tokatı almaya hazır savunmuyor bile kendini. tokatı yedikten sonra şaşırmıyor bile.

Ricky Gervais'in Golden Globe'da söylediklerinden sonra chris'in dediği şey çok küçük ki ricky'de show business içinde yani kurgu.

çok basit kimse oscar'ı sallamıyordu adamların bir şey yapması gerekiyordu ve yaptılar. şimdi herkes oscar'ı konuşuyor hatta belki gelecek seneyi bile kurtardılar.

amerika işte. bir şekilde ne olursa olsun başarıyı hedefliyor.
0
duyurukullanıcısı
(29.03.22)
kurgu demek bence biraz naiflik.

kurgu oldu bitti diyelim, bunu neden daha fazla uzatsinlar ki?

chris rock'un esi de twitter'da bu yapilanlari kabul etmedigini soyledi. kurgu olmasi icin karisini filan mi alet edecek?


will smith karisinin baskalariyla iliski rahatsizlik duymadigini soyleyen ama bunu bastiran birisi. iliskilerindeki bu sıkıntılı durum boyle patlak verdi.
0
summerof69
(29.03.22)
@summerof69

kurgu olduğunu söyleseler tartışma bitecek, kimse konuşmayacak. Şu an Ece Erken bile Chris Rock'ın söyledikleri yüzünden çileden çıkmış durumda. "Kurguydu." deseler Beyaz TV ne konuşacak mesela?
0
himmet dayi
(29.03.22)
törenden bir gün önce "oscar artık eurovision'dan bile demode" diye konuşuyorduk ki törende böyle bir şey yaşandı :)
0
rose parks
(29.03.22)
Valla ilk izledigimde bana da su tokat sonrasi will smith in gulusu yuzunden kurgu gibi gelmisti de dusununce de kurgu olmasi da sikintili. Yani tamam pr falan hep onlar konusulacak da bu olay milletin gozundeki oscar odul toreni imajini falan da olumsuz anlamda degistirecek.

Oyle ya da boyle cogu insanin gozunde amerika bisekilde dusunce ozgurlugunun, oscar odul torenindeki komedyenler de ofansif mizahin merkezi gibiydi. Simdi bu olay sonrasi her ikisi de darbe aldi. Olaya direkt dumduz bir acidan bakarsak, adamin biri bir sakayi begenmeyip herkesin gozu onunde programi sunan kisiye vuruyor, sonra da hicbir sey olmamis gibi oturup devam ediyor. Adamin yaptigina o an hic kimsenin tepki vermemesini gectim ustune bir de adama bisekil kahraman muamelesi yapiliyor. Odul geri alinmazsa ve herhangi bir yaptirim olmazsa insanlar begenmedigi sakayi yapan adama vurmanin en dogal hakki oldugunu dusunebilir. Oscar torenlerinde siddetin de onaylandigi anlami cikar ki bu bence buyuk bir prestij kaybi.

Odul elinden alinirsa bu olay organizasyona yarar bayagi ancak bu sefer de kim odule aday oldugu sene boyle bir kurguya dahil olup once odulu alip sonra da odulu geri vermeye razi olur ki? Atiyorum soyle bir senaryo olsaydi, adaylardan birinin degil ancak baska bir unlunun torende yine ayni seyi yapmasi durumunda bence insanlar yine bu olayi bu kadar konusurdu. Cogu kisinin de aklina kurgu mu sorusu gelmezdi cunku diger kisinin sirf gundem olmak icin o olayi yaptigina inanmak daha mantikli gelirdi. Organizasyon icin de, olaydaki diger kisiler icin de en risksiz yontem bu olurdu bence.

Neyse oldukca uzattim, bence kurgu degil ama kurgu cikarsa da sasirmam.
0
j r r tolkien hayrani
(29.03.22)
Kurgu olsa olayın kızıştığı kısmı düşünecekleri için tam tersine Will Smith’in suratının düşmesi ve sahneye çıkması şeklinde kurgulanırdı. Will Smith bence pek iyi oyuncu değil ama o kadarını yapabilirdi herhalde diye düşünüyorum. Yani kurgu diye bunu öne sürmek bayağı saçma oluyor ya da aralarında şakalaştılar o da o kadar sallamadı ki önce kahkaha attı, sonra gizlice anlaştıkları için kalktı yumruk attı falan kurgu diyenlerin iddiasına göre bilemiyorum. Biraz önce sonuca varıp sonra kanıt aramak gibi. Evet espride pek bişey yok ve tepki garip ama ikisinin evlilik dinamikleri de hele son medyaya taşındıktan sonra her türlü duygusal patlamaya açık. Yani konuyu bundan bağımsız değerlendirmek de saçma.
Bu arada birkaç yıl önceki yanlış sonuç açıklama olayının kurgu olduğunu düşünenlerdenim. Yani akademi öyle şeyler yapmaz demeye getirmiyorum.
0
not dark yet
(30.03.22)
will smith'in yerine geçtikten sonra bağırışını dinlerseniz son derece gerçek geldi bana. öyle bir oyunculuk yok. hem de kendisini zor duruma sokacak bir kurguya dahil olmayı neden kabul etsin will smith? chris rock da rezil oldu, bir grup insan ona karşı taraf oldu vs.
0
slow like honey
(30.03.22)
olay hanımcılık. Hanım bozuk atınca will'in suratı düşüyor sonra gaza geliyor.
0
anten
(30.03.22)
Hollywood olunca kurgu, Hande Ataizi olunca gerçek? Cümle aleme rezil oldular, 20 yıl geçse bile unutulmayacak böyle saçma kurgu konusu olamaz.
0
kanlakarisikyagmur
(30.03.22)
(8)

Risksiz yatırım

Arthur Dayne
Boşta bi 15 000 tl param var. Ha bire tırtıklanıyor para. Bu parayı risksiz bir şekilde nasıl değerlendirebilirim. Risk istemiyorum çünkü üç kuruş zaten para, bir de yatırım yapıp kaybedersem iyice keyfim kaçar. Maksadım parayı harcamamak.
Boşta bi 15 000 tl param var. Ha bire tırtıklanıyor para. Bu parayı risksiz bir şekilde nasıl değerlendirebilirim. Risk istemiyorum çünkü üç kuruş zaten para, bir de yatırım yapıp kaybedersem iyice keyfim kaçar. Maksadım parayı harcamamak.
0
Arthur Dayne
(29.03.22)
vadeli mevduat
0
ceketimi alip cikcam
(29.03.22)
3 aylik KKM
0
bay b
(29.03.22)
gram altın
0
erty_ksk
(29.03.22)
kesinlikle KKM değil çünkü abd'de enflasyon %10'a dayandı belki geçecek.

altında düşme çıkma riski her zaman vardır. altını alırsın, rusya barış anlaşması yapar, hoop %30 zarardasın.
rusya nükleer atar hop %100 kardasın.

yatırımda ne kadar süre paranız yatırımda kalacak sorusu önemli. 1 aymı 1 senemi 5 senemi ?

eğer birkaç aysa 15.000 tl'nin tamamına bozulmayadak gıda ve ev temizlik ürünü, tuvalet kağıdı gibi eve normalde aldığınız ne varsa alın koyun bir kenara.
0
aslindasorunumpsikolojik
(29.03.22)
3 ay içinde tüketeceğin ve depolayabileceğin her seyi al. her sene satın aldıgın hediyeler dahil.
0
ikisidebir
(29.03.22)
USDT al binance'de USDT faizine yatır, yıllık %10 şu anda, tabi USDT nereden alacağın önemli ben 14.60ı görür müyüz diye bekliyorum.
0
atom karincanin torunu
(29.03.22)
Risksiz yatırım diye bir şey yok. Altın, döviz bile riskli. Tüm nakiti riske etme endişesi olduğunda riski minimize etmek adına en azından nakiti 2'ye 3'e bölerek farklı alanlara dağıtmak da bir seçenek. Atıyorum biri düşerse en azından diğerlerinin karı belki onu kurtarır.

Eğer kendim takibinde zorlanırım diyorsanız, yatırım fonlarına bir göz atabilirsiniz. Bankaların siteleri üzerinden fonların risk oranları da var. Düşük riskli yüksek riskli diye ayırıyorlar.

Bu arada yatırım fonu konusu oldukça çeşitli.
Mesela altın endeksli yatırım fonu var, döviz endeksli yatırım fonu var. Hisse, kıymetli madenler, sağlık sektörü, teknoloji vb... Bu seçeneğe de bir göz atılabileceğini düşünüyorum.
0
anten
(29.03.22)
şahsi fikrim elektronik eşya alman yönünde olur. ne bileyim telefon olur, oyun konsolu olur, nasıl olsa sürekli olarak zamlanıyor zamsız iken alıp eşya satın almış olursun. aksi halde o para elinden uçar gider tırtıklana tırtıklana. o parayla bir yatırım da yapamazsın dolar alsan 1000 dolar ancak alabiliyorsun değmez bence kaldı ki ülke bundan daha kötü bir ekonomiye yönelirse zaten 1000 dolar bir şeye yaramaz, yok ekonomi düzelirse de paran değer kaybeder dolarda. ben olsam yatırım yapmak yerine elektronik eşya alırdım.
0
sahadaki adam
(29.03.22)
(8)

"almanya'daki mercedes'e yaz"

Stoneface
gerçekten böyle bir şey var mı yoksa bu bir sözlük miti mi? türkiye'deki mercedes galerisiyle / dağıtımcısıyla yaşadığın ve çözemediğin bir sıkıntıyı globale iletince bir işe yarıyor mu?
gerçekten böyle bir şey var mı yoksa bu bir sözlük miti mi?

türkiye'deki mercedes galerisiyle / dağıtımcısıyla yaşadığın ve çözemediğin bir sıkıntıyı globale iletince bir işe yarıyor mu?
0
Stoneface
(29.03.22)
En nihayetinde bir “marka” söz konusu. Marka ve bayiler arasında bazı konularda anlaşmalar bulunur. Şöyle düşün: bayiler sadece satış yapıyor. Arabanın asıl sahibi almanya’daki marka.
0
yankee jumping
(29.03.22)
kesinlikle mit değil.

yazın aracımın basit bir parçası değişecek diye 1.5 ay bekledim. sürekli olarak "parça henüz gelmedi" diye oyaladılar.

sonra fransa citroene yazdım.
ertesi sabah citroen türkiye aradı. (salı günü)
cuma günü aracımı teslim almam için aradılar.

hala kargolanmadığını söyledikleri, gümrüğe gelmediğini söyledikleri parça ne hikmetse bir anda aracıma takılıvermişti.
0
whatdreamsnevercome
(29.03.22)
Türkiye'deki galeri ve oto servislerin çoğu özel ve bağımsız şirketler. Yani Mercedes'in yönettiği onlara bağlı organizasyonlar değil. Bir şirket mercedes'e isim hakkını ödüyor. Onların yönlendirmelerine uyacağının sözünü veriyor ve dükkanı açıyor.

O yüzden bu tarz durumlarda çok gerilirler. Çünkü işin sonunda bayilik anlaşmasının askıya alınmasına kadar gidebiliyor süreç. Yani işe yarayabilir.

Ama...

Sen globale söylersin. Bunlar da konu büyümesin diye senin aracındaki sorunu olması gerektiği gibi değil aman başımızdan savalım diye bulunabilecek en hızlı çözümle gidermeye çalışır seni yollarlar. 2 ay sonra sorun nükseder:) Bu da türkiye gerçekleri.
0
anten
(29.03.22)
bazı firmalarda evet işe yarıyor. bazı firmalar ise biz merkez ofisiz, konuyu türkiye ofisiyle çözün deyip başından savıyor. opel'de öyle olmuştu mesela. benim çalıştığım firmalarda da merkez ofis lokal meselelere karışmaz.
0
roket adam
(29.03.22)
araç c200 d. sorunda turbo arızası mı?
0
mikahakkinen
(29.03.22)
İş arkadaşımın Ford aracı için, her periyodik servis sonrası yurtdışından memnun kaldınız mı diye anket geliyor. Bir tanesinde memnuniyetsizliğini belirttiğinde buradaki yetkili servis arayıp, davet etti ve tüm dertlerini ücretsiz ve şahane bir şekilde çözdüler.

Evet, ilgili markanın merkeziyle yazışmak işe yarıyor.
0
kaptankedi
(29.03.22)
Ben Asus merkezine yazmıştım, 1 aydır ulaşamadığım servis ertesi gün arayıp ücretsiz halletti problemi
0
mirty
(29.03.22)
Her sektorde olmaya bilir ama araba sektorunde benim deneyimim mit oldugu yonunde, merkez yardimci olur diyorsun ama umurlarinda olmuyor.

Yurtdisinda yasadigim birkac farkli hadisede farkli markalardan ayni cevabi aldim ki bir tanesi mercedes idi: "Senin isin bizimle degil lokal bayi ile, araci direk bizden almadan onlardan aldin. Sikintini direk bayi ile cozmen lazim biz karismayiz, isterseniz dava edin"
Yardimci olmuyorlar..
0
cooperr
(29.03.22)
(11)

Gömlek

Kaleci Saçlı Forvet
Çok güzel değil mi ya almamak için zor tutuyorum kendimi :) ama kime göstersem beğenmedi, sizin fikriniz nedir? Teşekkür ederim.https://ibb.co/C2KcrdT
Çok güzel değil mi ya almamak için zor tutuyorum kendimi :) ama kime göstersem beğenmedi, sizin fikriniz nedir? Teşekkür ederim.

ibb.co
0
Kaleci Saçlı Forvet
(28.03.22)
Ay çok tehlikeli bir gömlek bu. Ancak taşıyana yakışabilir. Tarzın, boyun posun uygunsa al gitsin. Şu aralar bu tip etnik desenli urban kesimli parçalar moda. Sana hitap ediyorsa go. Ama çoğu kişi az sonra kötü diyecek. Çoğunluğa hitap edecek türde bir şey değil. O yüzden kendi fikrin önemli
0
helena
(28.03.22)
Ben çok beğendim. Zaten öylece durduğu yerde herkes beğenmez böyle şeyleri, üstüne giyecek kadar bohem olursan üstünde görür beğenirler. :)

Nerede satılıyor bu link var mı?
0
drkayzer
(28.03.22)
Al al. Sokakta gorunce 'milletin de ne kotu zevkleri varmis' deyip sukredelim halimize.
0
j r r tolkien hayrani
(28.03.22)
@Drkayzer şurası hocam: www.instagram.com
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(28.03.22)
Harika ya, direkt al
0
kisa
(28.03.22)
Bu yakışana yakışır yakışmayanı tam çöpe çevirir. Tehlikeli bi item.
0
mg3929
(28.03.22)
Açık tenli, uzun boylu biriysen falan al. Esmer, zayıf, kısa boylu biriysen direkt yankesiciye çevirir adamı.
0
Arthur Dayne
(28.03.22)
yakışıklı olanı daha da iyi gösterir ama azıcık tipsizsen alma sakın.
0
jelly bear
(28.03.22)
Başkasında güzel bu gömlek (vatka)
0
rajkoothrapali
(28.03.22)
gömlek güzel, ama her şeyden önce kısa kollu gömlek geniş omuz, kaslı bir kol ister. Hafif bir göbek bile varsa iyi durmaz.

Renk ve desen olarak da "tarzın" buysa güzel durur. Yoksa eğreti olur üstünde. Yani giyeceğin pantolondan, takacağın aksesuara, ayakkabıya ve saç kesimine kadar zor bir gömlek:)

Ama zaten alsam mı diye düşündürtüyorsa tam senin tarzın değil demek ki. Öyle olsa kimseye sormadan giyerdin, herkes de aa ne güzelmiş derdi.
0
anten
(29.03.22)
Mabel Matiz ve Tarlabasindaki yankesici goruntusu arasinda cok ince bir cizgi var. Goruntunuzdeki diger ozellikler spektrumun hangi tarafina daha cok yakinlastiriyorsa sizi ona gore giyin derim.
0
sopiro
(29.03.22)
(12)

Yurt dışında yaşama iş bulma nasıl olur?

mikahakkinen
ben ve eşim belli sebeplerden dolayı yurt dışında yaşamak istiyoruz. ikimizde beyaz yakalı değiliz. yurt dışından bizim mesleklerimizden bol var. eşimin ingilizce seviyesi iyi. benim orta alt. yani kanada veyahut herhangi bir avrupa ülkesine nasıl başvuru yapılır? ya da bunun yolu nedir? ikimizde m
ben ve eşim belli sebeplerden dolayı yurt dışında yaşamak istiyoruz. ikimizde beyaz yakalı değiliz. yurt dışından bizim mesleklerimizden bol var. eşimin ingilizce seviyesi iyi. benim orta alt. yani kanada veyahut herhangi bir avrupa ülkesine nasıl başvuru yapılır? ya da bunun yolu nedir? ikimizde memuruz.
0
mikahakkinen
(28.03.22)
yurt dışı bir yer değil.
hepsinin ayrı yolu yöntemi var.
kanada için göçmenlik puanlama sistemi açık net.
herhangi bir avrupa ülkesi ise çok karışık.
meslekleriniz neler, açıp youtube'dan bol bol içerik seyredin.
yüksek lisans yapmak genelde büyük avantaj oluyor gidiş yolu açmak için. iş için de linkedinden iş bulması zor bir mesleğiniz varsa iş bularak değil, iş kurarak, master yaparak vs gitmek daha cazip.
0
rewlack
(28.03.22)
avrupayi bilmem ama kanada mavi yaka gocmen ulkesi zaten, beyaz yaka olmak dezavantaj. cok iyi ingilizceye falan da gerek yok. ne kadar dusuk kualifikasyon, ne kadar dandik ingilizce o kadar iyi. yardirin..
0
cooperr
(28.03.22)
ülkeden ülkeye değişir ama mavi yaka meslekler, eğer elinizden milli eğitim bakanlığı vb. onaylı bir sertifika, mezuniyet belgesi diploma falan varsa iş bulma şansınız var.

Mesleği bilmeden bir şey demek zor. Ama mesela güzellik uzmanı, kuaför vb gibi meslekler birçok ülkede beyaz yakalılardan daha hızlı iş buluyor. Hatta kendi iş yerimi açacağım diyerek giden de çok bu mesleklerdeki insanlardan.
0
anten
(28.03.22)
@rewlack yani yurtdışı derken avrupa ülkeleri kanada falan. avrupa ülkeleri ekstra zor tahmin ediyorum.

@anten eşim kimayer ve yüksek lisansı var şu an mebde öğretmen. ben de psikoloğum.
0
🌸mikahakkinen
(28.03.22)
Esiniz ogretmenlik yapiyorsa uluslararasi ogretmenlik sertifikalarindan birini yapmayi deneyebilir ingilizce biliyorsa. Sonra da bazi ulkelerde, tahminen Asya ulkelerindeki uluslararasi okullarda is bulma sansini dener. Sertifikasi ve tecrubesi olan bir ogretmenin asagi yukari 40-70 bin lira arasi maas almasi mumkun cin-kore-japonya uclusunde. Siz de esi olarak gidersiniz.
Not: yani bir suru baska kriter var tabii bunun olmasi icin de, esinizin iyi bir ogretmen oldugunu ve uluslararasi mufredatlar (IB veya IGCSE, AP vs gibi) ile ilgili bilgisi oldugunu varsayarak soyluyorum.
0
sopiro
(28.03.22)
Psikolog olarak giden bir sürü sınıf arkadaşım var benim ama hepsi yüksek lisansla gittiler. İngilizce öğrenip yüksek lisans başvurusu yapmak mantıklı olabilir. Yüksek lisans olduktan sonra zaten psikolog olarak çalışmak kolaylaşıyor. En çok Almanya'ya giden oldu. Onların bir kısmı Almanca da öğrenmişti.

Ben de psikoloğum. Aynı zamanda İsviçre vatandaşiyim. Yakın zamanda yüksek lisans başvurularında bulundum İsviçre'de ama benim işim daha kolay tabii. Yurtdışından gelenler için ise iyi bir not ortalaması, ingilizce ve Fransızca (Cenevre için) temel şartti mesela.

Almanya'da ingilizcenin yeterli olduğu programlar var. Dediğim gibi şu aşamada sizin için temel şart ingilizce öğrenip yüksek lisans yapmak gibi duruyor. Sizin uzaktan iş bulmanız çok güç.

Eşiniz iş bulup sizi goturebilirse bu da bir secenek tabii.
0
fraise
(28.03.22)
twitter.com

Şöyle bir şey görmüştüm, belki eşiniz yurtdışında Türk okullarından birinde öğretmen olabilir.
0
but that was just a dream
(28.03.22)
Eşiniz kimyager olarak iş bulabilir ama sizin gideceğiniz ülkede psikolog olarak çalışmanız zor.

Mesela ABD'de psikolog değilsiniz aslında. Sadece doktoralı olanlar psikolog olarak çalışabiliyor ABD'de.
Avrupa'da sosyal bölümlerden mezun sayısı çok fazla. Bir de sizin dil sorununuz olacaktır. Native speaker olmadan psikolog olarak çalışmanız imkansız. Tamamen dile dayalı bir işiniz var.

Yazılımcı, mühendis vb teknik alanlarda bir meslek yoksa yurtdışında iş bulmanız zor. Sosyal bölümlerden mezun giden tanıdıklarım markette falan çalışıyorlar. Hiçbiri umduğunu bulamadı.

Mavi yaka meslekler de kolay iş buluyor. Berber, tesisatçı, usta vb meslekler kolay iş bulur. Bunlar dışında yurtdışındaki Türklerin çoğu da kebapçı-pideci falan.

Bir de sizin için mümkün değil ama gidilecek ülkeden biriyle evlilik yapmak da orada tutunmak açısından en etkili yol. ABD'de kalanların çoğu evlilik yaparak kalıyorlar. Mühendislerin bile diğer türlü tutunmaları kolay değil.
0
nvidia
(28.03.22)
@fraise @ndivia psikolog olarak çalışmam zor katılıyorum. özellikle dili iyi bilmekle beraber gittiğim ülkenin kültürüne hakim olmam lazım. zaten mesleğimi de çok sevmiyorum. eşim kabul olursa benim şansım daha net olur gibi.
0
🌸mikahakkinen
(28.03.22)
Geçen bi yerde yanımdaki kişilerin konuşmasına tanık oldum. Psikoloji mezunu olan bir çok arkadaşları montessori sertifikası alıp danışman vs olarak amerikaya gitmeyi planlıyormuş. Dil bilen için kolaymış ve bu alanda açık varmış.

Yani aynısı avrupa için de geçerli olabilir belki. Ama dil şart sizin için.
0
zimbirik
(28.03.22)
Hakkinen abi şimdiden hayırlı olsun. Almanya’ya gelirsen mutlaka görüşelim. Biz de benzer yollardan iş bularak geldik. Kanada iyiymiş bak cooper bahsetmiş. Yolun bahtın açık olsun.
0
lion de la Turquie
(28.03.22)
Oncelikle hangi ulkeye gideceginize karar vermelisiniz. Neresi sizi mutlu eder. Nerede huzuru bulursunuz. Kulturlerini, yasam tarzlarini arastirin. Daha sonra gocmenlik sartlari ile detayli arastirmaya gecersiniz. Mesela Isvec ve portekiz arasinda oturum basvurusu icin farklar cok.
0
hepbiarayisicinde
(29.03.22)
(6)

Kazık atmak mı, enayilik mi, yoksa normal mi?

yemrem
Bir arkadaşla oldukça niş bir alanda bir işe giriştik. Arkadaşın gereksiz detaylara takılması ve üzerine düşen görevleri bir süre sonra sallaması gibi nedenlerle proje çöp oldu. Zamanında bu işi tek başıma yapabilecekken sırf bu arkadaşa ayıp olmasın diye yapmadım. Şimdi aynı alanda başka biri, bizd
Bir arkadaşla oldukça niş bir alanda bir işe giriştik. Arkadaşın gereksiz detaylara takılması ve üzerine düşen görevleri bir süre sonra sallaması gibi nedenlerle proje çöp oldu. Zamanında bu işi tek başıma yapabilecekken sırf bu arkadaşa ayıp olmasın diye yapmadım. Şimdi aynı alanda başka biri, bizden çok sonra başlamış olmasına rağmen yardiriyor.

Şimdi başka bir iş imkanı var. Fikir aynı arkadaşa ait ama 3-4 yıldır yapacam diyip duruyor, bir şey yapmıyor. Benim bu işi yapma imkanim doğdu şimdi. Arkadaşla birlikte yapalım desem, yukarıda anlattığım proje gibi çöp olacak. İzin alsam, arkadaş gönül koyacak, benim fikrimi mi çalıyorsuna dönecek mevzu. Yapmasam, 3-4 yıldır yapmadığı gibi yine yapmayacak, sürekli fikir aşamasında kalacak veya yine başkaları ise girecek, fırsat kaçacak.

Sizce ne yapmalıyım?
0
yemrem
(25.03.22)
metindeki sihirli kelime. "izin alsam" izin alin ve olacaklari gorun. ha buna curet edemiyorum dersen unutacaksin o projeyi. sonucta adamin projesi.
0
buenosdias
(25.03.22)
Tarih böyle konularla dolu. Nuri Bilge Ceylan ve Zeki Demirkubuz arasındaki film muhabbeti de bu tür bir şey. Birinin anlatıp durduğu ama yapmadığı işi öbürü yapıyor sonra arkadaşlıkları bozuluyor.

The Billion Dollar Code belgeseli var Netflix'te, Google Alman gençlerin fikrini alıp daha iyi hale getiriyor. Aslında çalıyor.

Bence oturup konuşabilmelisin, "bak böyle bi fırsatım var ama ortaklı işler bir noktada bozuluyor geçmişte de gördük, herkesin çalışma yöntemi farklı, ben bunu tek yapmak istiyorum". (o yardıran örneği de ver gerekirse) İş ne kadar önemli, arkadaşlığınız ne kadar iyi ve önemli, bunların cevabına göre değişir her şey. Bu iş arkadaşlığın bitmesine gidebilir yani. O sadece para koysa daha küçük ortak olsa sen yönetsen falan... ama yine bi noktada iş kötü olur bence. Sen kendin yapsan, o daha önce adım attı bişey yaptıysa dava edebilir sanki. Tabii fikri haklar konusu garip bir şey, birebir aynısını yapmadıktan sonra sonuç da çıkmaz pek. Bence bu Amerikan tarzı kapitalizm işi, yani "arkadaşlığın canı cehenneme ne olursa olsun bu işi yapıyorum" diyemiyorsan yapma.
0
nhk ni youkosu
(25.03.22)
Yemeyenin malını yerler diye bir laf vardır. Yani arkadaşın fikri 2011 yılında "abi elektrili otomobil mi üretsek" orijinalliğineyse ayıp olur tabii de, genel geçer bir şeyse herkesin aklına gelir yani.

Bir arkadaşım sürekli bir e-ticaret sitesinde şu ürünlerden getirelim de satalım diyordu. Dedi dedi dedi senelerdir hayata geçirmedi. Bir adım bile atmadı. Sonra ben bir üreticiyle tanıştım. Nakitim de vardı gittim aldım ürünleri, satışa koydum fena da kazanmadım. Biraz bozuldu tabii ama ee abi araştırsaydın da bulsaydın. Sen satsaydın. Ya da dedim al üreticinin telefonu çok istiyorsan sen de sat. Nasılsa tek satıcı ben değilim. Sen de kazan.

Ona da girmedi. Bozuk attı sadece. Ee böyle adama ne diyeyim ki. Onun keyfi gelecek diye ben niye işimi bekleteyim.
0
anten
(25.03.22)
yardır gitsin bro
0
all girls dream
(25.03.22)
Ben olsam x diye hayali bir karakter yaratıp arkadaşıma sorardım;
X, şu işi birlikte yapmak istiyor, eğer sen benimle yapmayacaksan ben onunla yapacağım, ne dersin?
Hayır derse yardır
Evet derse, baştan işi savsaklamayacagini filan iyice konuşup hatta kağıda döküp onunla yapardım.
0
etna
(25.03.22)
Önemli olan fikir değil üzerine koyulan emektir.

Herkes mesela facebook için bunu ben de düşünmüştüm diyor. Düşünmenin kimseye bir faydası yok. Herkesin aklına bir sürü fikir geliyor zaten biraz düşününce. Önemli olan o fikri bulmak değil. Somutlaştırmak. O yüzden ben bu işi yapardım.
0
zimbirik
(25.03.22)
(11)

Cenaze gitme/gitmeme

Mirabel
İş yerinden bir büyüğüm. İşe girmeme o vesile oldu. Yıllarca yardımcısıydım ama kötü ayrıldık. Enayilikten her şeyini ben yaptım, eli ayağı bendim ama sonra arkamdan bi işler çevirdi. Kopuş o kopuş. İş yerinde 5 senedir selam vermeden geçiyoruz. Şimdi babası vefat etmiş. Adamı da tanıyordum ama bile
İş yerinden bir büyüğüm. İşe girmeme o vesile oldu. Yıllarca yardımcısıydım ama kötü ayrıldık. Enayilikten her şeyini ben yaptım, eli ayağı bendim ama sonra arkamdan bi işler çevirdi. Kopuş o kopuş. İş yerinde 5 senedir selam vermeden geçiyoruz.

Şimdi babası vefat etmiş. Adamı da tanıyordum ama bilemedim ne yapsam. Bu kadın baya yüksek bi mevkide olduğu için herkes gidecek iş yerindeki. Gitmeyen tek kişi ben olabilirim. Sizce ben de gitmeli miyim?
Gitmezsem arama ya da mesaj atma gibi şeyler yapılır mı? Baya sevmiyorum kadını.
Gitmezsem düşmanlık yapar mı işimle ilgili?
Bu işlerin manevi boyutu nedir?
0
Mirabel
(24.03.22)
ben olsam giderdim. gidip orda görünmek kalabalıkta kaynayıp gitmek demek. aramak başsağlığı dilemek çok daha zor. hem gitmeyip hem aramamak da olmaz sanki. en iyisi herkesle birlikte gidip görüntü vermek.
0
balporsugu
(24.03.22)
Gitmekten zarar gelmez. Böyle zamanlarda ne olursa olsun orada bulunmak iyidir.
Sonra yine konuşmazsan da olur.
0
anten
(24.03.22)
dusmanlik falan yapmaz ama, uzak degilseniz gidip gorunmeniz iyi olabilir. acisiyla ahmet gelmis mehmet gelmemis diye dusunmez zaten. gidip gorunun basiniz sagolsun deyin yeterli.
0
exlibris
(24.03.22)
gidilir.
0
gabe h coud
(24.03.22)
sevmediğinin düğününe gitmezsin
cenaze, hele baba cenazesi gidilir.
işe girmeye vesile olmanın hatrına bile gidilir.
0
Corc
(24.03.22)
gitmelisin
0
all girls dream
(24.03.22)
Yoldan gecerken bile gordugun cenazeye katilirsin.
0
brkylmz
(25.03.22)
gidilmesi gerekir bence.
sonrasında ilişkiniz aynı şekilde devam edebilir, illa yakınlaşmak zorunda değilsiniz.
baş sağlığı diler, cenazeye katılır, iyi günler der çıkarsınız.
0
blatta hiberna
(25.03.22)
cenazeye istekilerle birlikte git, ama ekstra birsey yapma.
0
Ley
(25.03.22)
cenazede küslük, düşmanlık olmaz. gidip baş sağlığı dilemek sizi küçültmez. üstelik babasını da tanıyormuşsunuz, bence mutlaka gidin.
0
golgi aygıtı
(25.03.22)
Gidin, içiniz daha rahat olur bence.
0
damba
(25.03.22)
(7)

Ümraniyede oturulası semtler?

estella
Ümraniyede ev satın almak ve oturmak için hangi mahalleleri önerirsiniz?Ya da hangi mahallelerden uzak duralım?Site içinde oturmayı düşünüyoruz.
Ümraniyede ev satın almak ve oturmak için hangi mahalleleri önerirsiniz?
Ya da hangi mahallelerden uzak duralım?
Site içinde oturmayı düşünüyoruz.
0
estella
(24.03.22)
site mahallesi, soyak yenişehir sitesi, sinpaş finanskent güzeldir mesela.
Bunların tam önüne metro inşa ediliyor. Görece daha nezih bir bölge oldu burası site olması sebebiyle.
O civar güzel.

Atakent güzel bir mahalledir ama son zamanlarda biraz bozulmuş olabilir.
Şerifali taraflarındaki 2-3 blokluk mini siteler olabilir.

Bu arada ümraniye sayılmaz ama libadiye, bulgurlu tarafları da güzel merkezidir.
0
anten
(24.03.22)
1. Tercih Atatürk, tantavi
2. Tercih İstiklal ve Armağanevler'in caddeye yakın kısımları
Kalanın tamamı 3. Grupta yer alır.
Ölüm grubu Mustafa Kemal mah. Ve bu mahalleye sınır bölgeler.
Özel ödül atakent mah. Özellikle tamamen caddeye uzak iç kesimleri amerikan banliyoleri havasında. Ayrıca atakent de 1. Tercih bu arada.
0
allah yazdiysa bozsun
(24.03.22)
Atakent iyidir.
0
allahkitapwesli
(24.03.22)
umraniye'ye cok yakın olan bulgurlu mahallesi'ni de dusunebilirsiniz belki.
0
suyin
(24.03.22)
bazı siteler özellikle muhafazakar aileler için yapılmış oluyor, biz Suryapı exen'e gitmiştik mesela, rahat edemeyeceğimizi anladık. havuzlu spor salonlu güzel sitede otururum hayali kurarken rahatsız olacağınız bir ortamda kalmayın, mutlaka site seçerken gidip bi etrafa da bakın derim. onun dışında ben de Libadiye ve bulgurlu taraflarını önerecektim, site mahallesi mesela inanılmaz trafikli bir bölge.
0
roket adam
(24.03.22)
istiklal mahallesinde, şehzade caddesinin üst tarafları iyidir. ihtiyaç olan her şey el altında bulunuyor. genel olarak muhafazakar bir yer sayılsa da son zamanlarda durum biraz hafiflemiş durumda (sadece biraz :) ). Aynı şekilde, son zamanlarda beyaz yakalıların buralardaki yeni veya bakımlı ama geniş eski binaları tercih ettiğini görüyorum. (muhtemelen normal şartlarda tercih etmeye niyetlendikleri semtlere göre daha uygun fiyatlı olduğundan)
0
seen sea
(25.03.22)
Ne istediğinize, işinizin konumu vs. ye göre değişir. Ümrnaiye baya geniş bir ilçe ve ulaşım olarak birbirine ters bölgeler var. Yani iki iyi bölge birbirine ikame olmayabilir. Ya da site ağırlıklı mahalleler var, bireysel apartmanlı, oturaklı apartmanlı bölgeler var, ofis/plaza ağırlıklı bölgeler var. Ayrıca bütçe de önemli. Avrupa Konutlarından ev alabilir misiniz mesela? Sinpaş projeleri, Limonlu Bahçe, Sur Yapı? Bazı bölgeler çok eski, bazı bölgeler çok yeni vs. Ya da kentsel dönüşüm bekleyen mahalleler var, ileriye yatırım olarak.

Siz kendinizi değerlendirmelisiniz önce.

İlk tercihim Tantavi mahallesi olurdu. Daha sonra Atatürk ve Yamanevler mahallelerine bakardım.

Atakent, İstiklal, Armağanevler mahallelerinin caddeye yakın bölgeleri ve yokuş olmayan bölgeleri olabilir.

Fatih Sultan Mehmet mahallesi de iyi. Çakmak mahallesinin daha çok site kısımlarını tercih edilebilir.

Site, Finanaskent, Tatlısu, Şerifali mahalleleri ataşehire yakın olması gibi nedenlerle son yıllarda çok site yapıldı, tercih edilebilir.

Mustafa Kemal mahallesinden uzak durun derim ama zaten bu mahalle Ümraniyeye bağlı değil, ilginç biçimde Ümraniyeye iteleniyor:)

Kazım Karabekir, İnkılap, Hekimbaşı, Dumlupınar, Ihlamurkuyu, Cemil Meriç, Topağacı, Huzur, Parseller, Esenkent, MAdenler, Esenşehir vs. tercih etmem ama buralarda da baya büyük projeler olabiliyor noktasal olarak.

Bu arada alınabilir diye saydığım noktlarda da pek ev kalmadı, çok az seçenek var.
0
iustitia omnibus
(25.03.22)
(7)

Duolingo Almanca

Mossy
Duyuruda arattım, çok fazla kötülendiğini gördüm uygulamanın. Bir aydır kullanıyorum en azından kelimelerin telaffuzlarını burası sayesinde iyi öğrendiğimi düşünüyordum. Bununla beraber yine burada önerilen https://static.nadirkitap.com/fotograf/287009/19/Kitap_2020081219220628700913.jpg şu kitaptan
Duyuruda arattım, çok fazla kötülendiğini gördüm uygulamanın. Bir aydır kullanıyorum en azından kelimelerin telaffuzlarını burası sayesinde iyi öğrendiğimi düşünüyordum. Bununla beraber yine burada önerilen static.nadirkitap.com şu kitaptan gramer çalışıyorum. Önerebileceğiniz başka kaynaklar var mı? Bugün giriş seviyesi için okuma kitabı almayı düşündüm. Duolingo'nun faydasızlığı hakkında duyuruda yapılan yorumları gördükten sonra uygulamadan da bir soğudum. Yine de telaffuz için kullanmaya devam etsem mi bilemedim. Vaktimin boşa gitmesini istemiyorum.

Kitap olur, youtube kanalı olur, uygulama olur her türden öneriye açığım. teşekkürler.
0
Mossy
(24.03.22)
geçen sene biraz bakıp devam etmemiştim, bir bakın isterseniz sistemi benim hoşuma gitmişti.

www.vhs-lernportal.de
0
kornisch
(24.03.22)
duolingo a1 seviyesinde dile aşina olmakta işe yarıyor. ama sonra vakit kaybı. "sinek kuşu yedi" gibi normal hayatta asla kullanmayacağın abuk sabuk cümleler ezberlemekle kalıyorsun. bir de alıştırmaları fazla oyunlaştırdığı ve basitleştirdiği için seni asla zorlamıyor, çoğunu düşünmeden yapıyorsun.

www.vhs-lernportal.de +1

ben de buradan çalışmanı tavsiye ederim.

youtube kanalı için de: www.youtube.com
0
sir gawain
(24.03.22)
Uygulamanın sadece aktiviteleri değil, webden girince konu anlatımlarını da kullanınca verimli.

Çoğu insan konu anlatımlarına bakmıyor o yüzden.
0
anten
(24.03.22)
en güzeli instagram hesapları. vaktinin bir kısmını instagram'da geçiriyorsan, 5-10 tane hesap ekle, en azından almanca öğrenmiş olursun. benim öyle bir hal aldı ki, instagram'da geçirdiğim zamanın yarısından çoğu almanca hesaplarının hikayelerini izlemekle geçiyor.
0
gabe h coud
(24.03.22)
Öncelikle kitabı görünce çok mutlu oldum. Çünkü ilk sırada o kitabı öneriyorum. Çok güzel bir kitap gerçekten :)

Kaynak olarak bu siteyi önerebilirim. Okul zamanımda bu siteden çok faydalandım.
mein-deutschbuch.de

Bunun yanı sıra şu Facebook ve Instagram sayfalarını da mutlaka tavsiye ederim:

www.facebook.com
www.instagram.com
0
inatciligin yeryuzundeki temcilcisi
(25.03.22)
kaynak öneremeyeceğim ne yazık ki ama duolingo'nun faydasızlığı konusunda ingilizce ve rusçası olan, eğitim hayatı dil öğrenmekle geçmiş (ne kadar başarılı, orası tartışılır gerçi) birisi olarak şunu söylemek isterim: duolingo telaffuzlar olsun, belli konseptleri pekiştirme olsun, oyun yöntemiyle motivasyonu koruma yönüyle olsun fayda sağlayabilecek bir site ama "dil öğrenmek" için kesinlikle işe yaramaz olduğunu düşünüyorum. sosyal medyayla birlikte insanlar kendilerini göstermek için farklı mecraları kullanmaya başladılar (fotoğraflar için instagram, diğer şeyler için twitter vs.); günümüzde bir trend haline gelmiş "dil öğrenme" işinin yüzü de duolingo oldu.

kimseyi yaptığı iş için yargılamak istemiyorum ama mesela bakıyorum adam duolingo'da isveççe kasıyor... öğrenince ne yapacaksın diyorum. en ufak fikri yok. hiçbir kaynağı yok. dili bilse ne yapacağını, nasıl geliştireceğini veya seviyesini koruyacağını bilmiyor. maksat "dedeme atom bombası attılar" gibi tuhaf cümleleri oluşturup, "seviye atlayıp" tatmin sağlamak çoğunlukla. o açıdan işe yaramaz buluyorum ben.

bir de almanca gramer olarak zor bir dil. biliyorum çoğu öğrenci sevmiyor bunu ama öğrenimin tamamı değilse bile bir parçası ne yazık ki oturup "eşek gibi" teori çalışmakla ilgili. öyle olmalı. akkusativ neymiş, dativ neymiş, mantığı neymiş, dönüşümler nasıl olurmuş vs. bunları bilmedikten sonra duolingo'da istediğiniz kadar cümle kurun; belki turist olarak birkaç şey söylemenize yardımcı olur ama dili öğretmez.

hele ki işte rusça filan gibi dillere hiç girmiyorum. bir arpa boyu yol alınmaz. onun size verdiği cümleyi tekrarlamış, 3-5 kelime öğrenmiş olursunuz ama odur yani. bir dili hakkıyla öğrenmek, belli seviyeye gelmek için duolingo BELKİ destekleyici araç olabilir ama önemli bir kaynak olarak düşünülmesi abesle iştigaldir.

siz belli alanlarda size katkı sağladığını düşünüyorsanız tabii ki bir yandan devam edin, pratiğin fazlasından zarar gelmez ama duolingo'dan dil öğrenmeye çalışmayın veya orada istediğiniz verimi elde edemezseniz moralinizi bozmayın. celal şengör'ün deyişiyle duolingo bir ZIRVAdır.
0
der meister
(25.03.22)
Duolingo'u özellikle Almanca dili için yoğun bir şekilde düzenli olarak kullanmış biri olarak söyleyebilirim ki yetersiz. Ben eğitim dilini İngilizce seçerek diğer dilleri öğreniyorum. Yani Duolingo beni İngilizce olarak eğitiyor, Türkçe değil. Bu yüzden içeriğinin dilimize nazaran daha zengin olacağını varsayabiliriz.

Konu anlatımları (ne nedir, dilbilgisi vb.) fena değil ancak iş pratik konuşma ve komplike kullanıma gelince ben yetersiz buldum. Öte yandan tekrar yapmak, hatırlatma ve yeni kelime/fiil öğrenme amacıyla kullanmak için bence gayet iyi. Ana eğitiminizi daha sağlam kaynaklardan alıp Duolingo'u da yardımcı araç olarak kullanırsanız daha faydalı olur. Örneğin ara verdiğiniz günlerde Duolingo'da egzersiz yapabilirsiniz çünkü oyun gibi ve motive edici. Ama ana öğretim kanalı olarak ben yetersiz buluyorum.
0
burka
(25.03.22)
(2)

Sıfır araç alırken kredi

condom kurşunu
İlla bayinin sunduğu krediyi mi kullanmak gerekyor. Başka bankalardan kredi çekemiyor muyuz? Peşinatları biz belirleyebilşyor muyuz? Daha önce hiç kredi çekmedim herhangi bir şey için. Hatta şu an da birikmişim var ama ona ellemeden enflasyonun çok yüksek olduğu güzelim ülkemizde birkaç senede cücük
İlla bayinin sunduğu krediyi mi kullanmak gerekyor. Başka bankalardan kredi çekemiyor muyuz? Peşinatları biz belirleyebilşyor muyuz? Daha önce hiç kredi çekmedim herhangi bir şey için. Hatta şu an da birikmişim var ama ona ellemeden enflasyonun çok yüksek olduğu güzelim ülkemizde birkaç senede cücük kadar klacak taksitleri her ay öderm diye düşünüyorum. Yoksa peşin mi alayım siz ne dersiniz ?
0
condom kurşunu
(22.03.22)
kesinlikle çekebildiğin kadar kredi çek (oranı görece olarak uygunsa) elindeki para sende kalsın.
Bayinin sunduğu krediyi kullanmak zorunda değilsin, istediğin krediyi çekebilirsin. Yakın zamanda taşır kredilerinde uygulamaya gidildi hem oranlar ihtiyaç kredisine göre daha uygun hem de daha uzun vadeli, b istediğin krediyi kullanabilirsin.
0
j000ker
(22.03.22)
Ben ihtiyaç kredisiyle almıştım faizi daha iyi gelmişti, ama o zaman vadeler uzundu, araç fiyatları da uygundu.
0
anten
(22.03.22)
(4)

Temettü kavramının son günlerde shillenmesi üzerine

biseysorcaktim
son günlerde her yerde temettü kavramından çok sık bahsediliyor. ünlü bir borsacının bir sözü vardı "sokaktaki halk bir hissenin adını söylüyorsa, artık onu satmanın zamanı gelmiştir" şeklinde. temettüyü makul ve mantıklı bulur, o yönde bir gelecek planı çiziyordum bir süredir ancak herkes tarafında
son günlerde her yerde temettü kavramından çok sık bahsediliyor. ünlü bir borsacının bir sözü vardı "sokaktaki halk bir hissenin adını söylüyorsa, artık onu satmanın zamanı gelmiştir" şeklinde. temettüyü makul ve mantıklı bulur, o yönde bir gelecek planı çiziyordum bir süredir ancak herkes tarafından isminin zikredilmesi ve sürekli aynı firmaların isimlerinin geçmesi biraz şüphemi arttırdı.

temettü deyince akla gelen bazı hisseler shilleniyor mu? yükseltip yükseltip tepeden mi satacaklar? dolar arttı diye grafikler çok cafcaflı görünüyor ve halk buna mı kanıyor.


* shillemek diye saçma sapan bir sözcük kullandığım için özür dilerim, türkçesi aklıma gelmedi. gelince editlerim. buradan linçlemeyin, teşekkürler.
0
biseysorcaktim
(22.03.22)
çoğu büyük hisse bu aralar temettü verdiği için gündem oldu. bir de bu memlekette altın, dolar, kripto, hisse vs. muhabbeti bitmez çünkü kimse kazandığı ile bir eve araba alamadığı gibi tl'de kaldığı sürece zarar ediyor.

shill mevzusuna gelince. genelde hisse piyasasında gel gel yapmak diye bir tabir kullanılır.
0
lazpalle
(22.03.22)
Aynısını düşündüm, ama eğer temettü yatırımcılığı niyetiyle bir hisseye girildiyse genelde insanlar kısa vadeli iniş çıkışları çok umursamıyorlar. Bahsi geçen büyük hisselerin uzun vadeli grafiklerine bakınca aralarda sert inişler görülse de hisse değeri olarak kendini bir şekilde toparlamış.

Hatta temettü yatırımcılarından şunu çok duydum, fiyat düşüşünü aynı fiyata daha fazla hisse alabilme şansı olarak görüyorlar.

Ben şöyle düşünüyorum, temettü hissesini düzenli bir gelir sağladığı için tercih ediyoruz. Kira geliri için bir ev almak, ya da bir dükkana ortak olmak gibi.

Aldığımız evin fiyatı düştüğünde ya da çıktığında satıyor muyuz hemen? Kira getirdiği sürece tutuyoruz.

Ama bu tabii benim kişisel görüşüm bir yatırım tavsiyesi niteliği yok:)

Bu arada şirketlerin mali tabloları sitelerinde yayınlanıyor. Şirketin değerinin doğru olup olmadığını anlamak istiyorsanız bu tablolardan analizler çıkarabilirsiniz.
0
anten
(22.03.22)
son 3 senedir shilleniyor katılıyorum. benim de bu konuda daha önceden haberim vardı hatta hali hazırda az biraz temettü alan birisiydim fakat ben de rahatsızım bu konuda. çünkü bunu bilen patronlar bu konuyu suistimal ediyor.

shillenme konusunua gelirsek bunun en büyük nedeni sosyal medya. twitter ve ekşi sözlük sayesinde çok popüler oldu. twitter'da birkaç tane temettü emekliliği hesapları var. onu gören masum vatandaş gaza gelip ben de yatırım yapacağım diyor.
0
false pretension
(22.03.22)
parasının değeri kalmayan vatandaş böyle böyle yatırım uzmanı oldu :) ama bizim millet uzun vadeli düşünemiyor ben o yüzden emin olamıyorum. Temettü dediğini 10-15-20 yıl düzenli alıp biriktireceksin ki yıllar sonra çok iyi kazanmış ol ve aylık getirisi de iyi hale gelsin, değil mi? Bunu herkes yapamayacak arada satıp çıkan çok olacak bence. Fakat dendiği gibi, her ay düzenli alan falan olursa çok düşmesini de engeller bir direnç oluşturabilir.

bence bu biraz emekliliğe güvenemeyen kesimin yatırımı. Parasının değerini korumak isteyen bir şey alıyor (ev, altın, dolar vs.), gelecekte aç kalmamak isteyen bireysel emeklilik yerine temettü bakmaya çalışıyor.
0
nhk ni youkosu
(22.03.22)
(11)

Citroen C3 mü, toyota yaris mi?

balpolen
Boyle sorunca sorunun cevabi cok belli gibi duruyor ama yine de sormak istedim. Ayirdigim butce 300 bin tl, aradigim ozellikler otomatik vites, maximum 50 bin km de falan, basit hasar kayitlari gibi.Baktigim C3 ler, 2020 ve sonrasi trafige cikisli, km si 20 binlerde, cogunun hic hasar kaydi yok. Su
Boyle sorunca sorunun cevabi cok belli gibi duruyor ama yine de sormak istedim. Ayirdigim butce 300 bin tl, aradigim ozellikler otomatik vites, maximum 50 bin km de falan, basit hasar kayitlari gibi.

Baktigim C3 ler, 2020 ve sonrasi trafige cikisli, km si 20 binlerde, cogunun hic hasar kaydi yok. Su son kasa olup, tosbige benzeyenlerden bahsdiyorum. Biraz da irice duruyor, kullandim bir sure ve icinde kendimi cok iyi hissediyorum. Zaten icini de begendim aracin, ekranli falan. Gayet konforlu. Ama cok da az yakmiyor, geneli 1.2 motor civari
Fakat abidik kubidik hatalar verebiliyor. 2 farkli C3 kullandim, ikisinde de farkli hatalara karsilastim. Dusunduruyor acikcasi ama arabayi cok sevdim


Toyota yaris ise genellikle 2015 ve sonrasi trafige cikisli, ortalama 5o bin kmlerde. Basit hasar kayitlari var ya da yok. Ici standart, ekran cok minik. Hic kullanmadim ama citroene gore bir tik az yakiyor sanirim. Motor hacmi citroenle benzer. Kime sorsam hic ugrastirmadigini, hata vermedigini soyluyor. Citroen 300 bin altina yok, bu bahsettigim 270 bine bile var suan.

Siz ne dusunursunuz? Baska arac da onerebilirsiniz? Clio da kullandim cokxa ama ona isinamadim mesela. Tosbige baya isindim, oneri ve yorumlarinizi bekliyorum.
0
balpolen
(21.03.22)
sorunsuz güvenli bir araç istiyorsanız toyota.
0
jelly bear
(21.03.22)
Temiz bir toyota bul bas geç:)

Bence hyundai i20 de bakılır bu fiyata. Hatta 316 bin TL'ye su an 2021 model yetkili bayide satış fiyatı var.

2020 modelini falan da bulursunuz az kullanılmış.
0
anten
(21.03.22)
Toyota +1

Fransız araçların özellikle elektronik aksamları çok dayanıksız maalesef. Toyota konforlu değildir belki ama sağlamlık konusunda çok çok iyi gerçekten.
0
himmet dayi
(21.03.22)
clio 5 joy paket otomatiğe yeter. al satı ikisinden de daha kolay. citroen f/p aracı, yaris sıkıntısız bir araç ama çok tek düze.

b segmentte 3. aracım olacak. al sat olarak bakarsanız. polo clio. sağlamlık seçeneği varsa alman grubu. f/p clio. konforsa skoda fabia. 330 bandına kadar temizini bulabilirsiniz. ben 2021 clio aldım al satı kolay diye.
0
mikahakkinen
(21.03.22)
Sadece başlığı okudum ve cevap veriyorum; kesinlikle yaris. Alması kolay satması kolay, bilinen, bulunan, tanınan bir araç.

Edit: Duyuruyu da okudum, tekrar cevap veriyorum yine Yaris :)
0
John Bloor
(21.03.22)
toyota gerçekten farklı bir klasman. geçenlerde ağır kar yağdığında 1.8 hybrid corolla aracımda zerre sorun yaşamadım. koca koca cipler rampada göbek çatlatıyordu yanlarından geçerken. konforu malzemesi de gayet başarılı. öte yandan citroene elektronik aksamından ötürü pek güvenmiyorum çok sorun çıkardığını duyuyorum hep
0
KidLazer
(21.03.22)
aynı segmentteki fransız ve japon arabalarının olduğu bir karşılaştırmada koşulsuz şartsız japondur tercihim. hatta gördüğün gibi herkesin tercihi aynı.
0
duster
(21.03.22)
Ben de herkesten farklı şekilde bakacağım;
Citroen motoru iyi. Yaris hangi motor bilmiyorum baktığınız. Yaris tabiki daha sağlam vs ama aralarinda ortalama 5 yıl fark var. Bu öyle kenara atilabilir bir fark değil. Araba 5 yil daha fazla kullanilmis, her şeyiyle daha eski.
Ekran yok demissiniz, haliyle android auto falan da yoktur. Ekransiz sıkar o araba.

Citroen bagaji daha büyük, ic ve dis dizayni çok daha güzel. Arabayi da sevmissiniz, bu da önemli.

Bana siz yaris alirsaniz sonra satmak isteyeceksiniz gibi geliyor. Arabadan bahsetme sebebiniz tamamen kalitesi. Bence yapmayin, citroeni alin. Arabayi 10 sene kullanmayacaksaniz cok ciddi sorun olmaz.
0
logisticsmanager
(21.03.22)
4 yıldır citroen kullanıyorum. hiç öyle elektroniktir - türlü türlü arıza çıkarır durumu olmadı. citroen markasının türkiyede yerleşmiş hatalı bir elektronik arıza algısı var. sebebi de 90'larda bir ucu şaseye bağlı lamba dışında elektriksel ölçme bilmeyen ustalardır. o yıllarda citroende muadillerine kıyasla çok elektronik donanım vardı ve murat131 ve toros dışında araç görmemiş ustalara aşırı karışık geliyordu. ne yapacağını bilemeyen ustalarda o kabloyu buraya sağa-sola kısa devre ettirerek düz yöntem arıza bulmaya çalışırken araçları daha beter ediyordu.

C3 veya yaris ikisi de B sınıfı güzel araçlar. citroen her zaman için parasına kıyasla daha yüksek donanım ve daha düşük işletme maliyeti sunar.

özet olarak hangi aracı iç hacim-konfor-iç tasarım olarak beğeniyorsan onu al. citroen arıza yapar, ocağın söner sözlerini de pek dikkate alma.
0
orpheus
(21.03.22)
ikisi de aynı yaşta olsalar, Yaris.

arada çok yaş farkı olduğu için, C3.
0
kaptankedi
(21.03.22)
abi yapmayın gözünüzü seveyim. nasıl yaris?

hepsi b segmenti ufak tefek araçlar. aralarında illa ki farklar var ama bu farklar 5 yıllık farkı kapatabilecek seviyede midir? değildir.

yeni araç al dostum. bir de citroen alıyorsanız mümkünse dolu paketlerinden birini alın ki iyice tadını çıkarın. fransız arabalarının malzeme kalitesi vs. muadillerine göre bir tık kötüdür ama doludur. sürerken keyif verir içi.
0
syozkn
(21.03.22)
(9)

debe

black mamba
dün 2000'e yakın fav alan bir entry vardı. debe'de değil. neden olabilir?
dün 2000'e yakın fav alan bir entry vardı. debe'de değil. neden olabilir?
0
black mamba
(21.03.22)
debe seçimi fav'a göre yapılmıyor. daha önce birçok yazar debe'ye girebilmek için saçma sapan entry yazıyordu her gün. o yüzden alogirtması değişti. 3-4 fav alan entry bile debe olabiliyor. algoritması nasıl belli değil. ama müdahale ediliyor debe'ye. o gün debe olan bir entry ilerleyen saatlarde çıkartılabiliyor. daha önce yaşandı.
0
himmet dayi
(21.03.22)
Yazıldığı gün debe uygulaması yoktur. Ya da yazıldığı gün içinde değil zaman içinde almıştır favları.
0
baal
(21.03.22)
Hic suku ve eksi almayan entry debe olabiliyor, mesela almanya,amerika hakkinda bir sey yaz direkt debe.
cok delicesine suku almis entry eger moderasyonun isine gelmiyorsa debe'ye konmuyor.

Tepki cekecek seyleri ozelikle listeden siliyorlar.
Klasik reddit sansuru gibi.
0
divit
(21.03.22)
Ekşi sözlük politik doğruculuğun zirvesi oldu. Farklı görüşlere yer veren değil, geneli yansıtan ve beğenilen içerikler bu listeye alınıyor. Ve moderasyon müdahalesi var elbette.
0
anten
(21.03.22)
Ben müdahale olduğunu çok düşünmüyorum. Yani bir entry'nin yüksek fav. alması onun yüksek şukela aldığı anlamına gelmez, ayrıca sözlüğün debe'si kategorilere göre listeleme yapar. Atıyorum spor konusunda aynı anda 3 entry debe'ye girmez mesela ya da sinema veya politikada. Sen dikkat çeken bir entry girersin bu 2000 fav. alır ama yeterli şukelayı almazsa, aynı kategoride daha az fav. alıp daha çok genel beğeniye hitap eden bi entry daha çok şuku alırsa o entry debe'ye girebilir.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(21.03.22)
@Kaleci Saçlı Forvet

Müdahale var. 'Geçen haftanın en beğenilen entry'leri' listesine girip debe'ye giremeyen entry'ler oluyor. Matematiksel olarak mümkün değil böyle bir şey senin söylediğin mantığa göre.

GHEBE'de şükelaya bakılıyor. Önceki hafta en çok şuku almış 20 entry bu listeye otomatik olarak giriyor. AMA DEBE öyle değil. Farklı bir algoritması var ve moderasyonun işine gelmeyenler DEBE'den çıkarılıyor.

Hemen örnek vereyim. (bkz: #135122593) bu entry geçen hafta en beğenilen 20. entry olmuş. eksisozluk.com

Yazıldığı tarih 19 Mart'ın DEBE listesinde yok:
sozlock.com
0
himmet dayi
(21.03.22)
Geçen haftanın en beğenilen entrylerine girip Debe'ye girmemesi normal değil mi abi bu paralel bir şey değil ki. Ben bugün bi entry girerim aksiyon almaz debe'ye girmez sonra bi şey olur bir yerde paylaşılır çok fazla geridönüş alır ghebe'ye girer, bu normal yani benim 3-4 entry'im böyle olmuştu zamanında, bunun altında ben artniyet aramam şahsen.

Ha ama şunu söyleyeyim, insanlar bunu kabul etmiyor etmek istemiyor ama Ekşi Sözlük özel bir şirket, kendisine zarar vereceğini düşündüğü bir içeriği listeye almayabilir, ben olsam ben de almam. Sizin mesela bir şirketiniz olsa şirket içinde yatırımınıza zarar vereceğini düşündüğünüz bir gelişme olsa buna müdahale etmez misiniz? Bu bana çok mantıksız gelmiyor açıkçası, hatta çok da umurumda olan bir şey değil bir kullanıcı olarak onu listeye almışlar bunu almamışlar. Ben açıkçası bu tip minör konularda müdahale olduğunu çok düşünmüyorum ama olursa da garipsemem.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(21.03.22)
Ben zaten moderasyon müdahalesini eleştirmiyorum. Konu o değil. Eski hali çok kötüydü. DEBE'nin yarısı saçma sapan inci sözlük bakınızlarından oluşuyordu. Millet sadece DEBE'ye girmek için uğraşıyordu. Etkileşim almayan entry'leri silip bi daha yazıyorlardı falan.

Asıl konuya dönecek olursak senin söylediğin şey olası evet ama 'çok normal' değil. Çok düşük ihtimalli. GHEBE listesi ile DEBE'yi kıyasla örneğin. Belki de hiçbiri eşleşmiyordur. Algoritmaları farklı çünkü en başta dediğim gibi. DEBE'ye girmek için fav sayısı kriter değil. Şükela sayısı da tek başına bir kriter değil. O yüzden 2000 fav alan ya da o günün en çok şukusunu alan bir entry'nin DEBE'de olmaması çok normal.

Son olarak fav sayısı ile şükela sayısı arasında bir bağlantı yok ama pozitif korealsyon var. Çünkü insanlarda beğendiği entry'yi favlamak gibi bir eğilim var sosyal medya paltformlarındaki alışkanlık nedeniyle. Twitter'de bu fonksiyona 'yer işaretlerine ekle' deniyor ve ulaşımı beğenme butonuna nazaran daha zor. Bu benzerlik yüzünden insanlar beğendiği entry'yi favoriliyor. "Ben buna dönüp sonra bakarım" diye düşünen kişiler azınlıkta. O yüzden fav sayısı bir entry'nin beğenilme sayısı için bir gösterge olabiliyor.
0
himmet dayi
(21.03.22)
Bu arada sozluk yonetimi zaten mudahale oldugunu kendisi soylemisti.
Yani boyle oldugunu dusunmuyorum argumani bosa cikiyor.

Mesela kanzuk'a laf sokuyordun hosuna gitmiyordu silemiyordu da debeyi kaldirdi geri getirirken de sansurlu getirecegini soyledi.
Ama sonra sansur isini abarttilar.

Sira bos kalmasin diye hergun almanya entry'si koyuyor adam :)
0
divit
(21.03.22)
(1)

polonya - iş görüşmesi

taha1907
selamlar, ptesi günü polonyada bir fabrikanın İk ve arge yöneticisiyle görüşmem var. fakat hiç yurt dışı mülakat deneyimim yok. görüşeceğim kişiler polonyalı. acaba nelere dikkat etmem gerekiyor, polonyanın görüşme kültürü nasıldır yardımcı olabilir misiniz ?bir de ücret beklentisi nasıl olmalı ? ya
selamlar, ptesi günü polonyada bir fabrikanın İk ve arge yöneticisiyle görüşmem var. fakat hiç yurt dışı mülakat deneyimim yok.
görüşeceğim kişiler polonyalı. acaba nelere dikkat etmem gerekiyor, polonyanın görüşme kültürü nasıldır yardımcı olabilir misiniz ?

bir de ücret beklentisi nasıl olmalı ? yaşam ne kadar pahalıdır ? burda 1 yıllık tecrübeliyim ? kaç demeliyim
bir de replace contract ne demek oluyor ?

teşekkürler
0
taha1907
(19.03.22)
Bence firmaya sorun bu kontratın olayı nedir diye, bunun ayıbı olmaz.
her ülkede farklı manaya gelebilir. Tahminimce proje bazlı ya da süreli kontratlara benzer bir şey olabilir. Ama sorun mutlaka.

Ülkede euro değil zloty geçerli. O yüzden vereceklerli teklif zloty olacaktır büyük ihtimal. Ülkedeki aylık ücret Euro cinsinden 700-800 euro gibi bir şey. Bunun üzerinden görüştüğünüz işin niteliğine göre bir hesaba gidersiniz.

Şimdi ne olarak görüşeceğinizi bilemediğimden net ne kadar ücret alacağınızı bilemiyorum.

ama iş deneyiminiz ve mesleğinize göre glassdoor benzeri siteler üstünden ilanlara ve teklif edilen ücretlere bakarak bir rakam belirleyin. (zloty-euro farkına dikkat edin mutlaka) Siz euro düşünerek bir rakam söylersiniz adam onu zloty anlar aman diyeyim.

TAbii ki büyük şehirlerde yaşam ve kiralar yüksekken, küçük şehirlerde oldukça uygun.

Dediğim gibi hangi meslektesiniz?
Polonya'nın hangi şehrinde bu iş?
Sizin iş deneyiminiz ne düzeyde?

bunlar ücreti belirleyecek unsurlar.
0
anten
(19.03.22)
(4)

Ziraat bankasında telefon numaram var

adwokat
Daha önce bu bankaya işim düşmedi. Bi şey sormak için aradım. Kadın bana TUNÇ BEY dedi. O kim dedim. Sizsiniz diyo. Yoo ben değilim dedim. Öyle kayıtlı bu numara diyo. Başka da bilgi vermedi asla.Sizce numaramın başkası adına kayıtlı olmasının arkasında kötü bir sebep olabilir mi?
Daha önce bu bankaya işim düşmedi. Bi şey sormak için aradım. Kadın bana TUNÇ BEY dedi. O kim dedim. Sizsiniz diyo. Yoo ben değilim dedim. Öyle kayıtlı bu numara diyo. Başka da bilgi vermedi asla.

Sizce numaramın başkası adına kayıtlı olmasının arkasında kötü bir sebep olabilir mi?
0
adwokat
(18.03.22)
Olabilir. Bu soruları avukat olduğun için bizim sormamız lazım aslında :)
0
Kaleci Saçlı Forvet
(18.03.22)
Numarayı sizden önce kullanan biri kayıtlı olabilir +1

Ayrıca biri numarasını verirken rakam hatası yapılmış da olabilir.
0
John Bloor
(18.03.22)
rakam hatası yapmıştır birisi verirken.

iys.org.tr'den vatandaş girişi yaparak Ziraat Bankası'ndan kendinizi kaldırtmayı deneyin isterseniz (arama ve mesaj olarak)
0
la traviata
(18.03.22)
Şöyle bir olay anlatayım. Bir arkadaşımın adına arkadaşımın kimliğiyle banka hesabı açılmış. Telefonuna kadar kayıtlı sistemde.

ama hesabı açan o değil. Sahibinden.com'da dolandırıcılık yapan birileri, bir şekilde ele geçirdikleri kimlik bilgileriyle çeşitli bankalarda hesap açıyor. Sonra dolandırdıkları insanlardan gelen paraları bu hesap numaralarına aktarıyor. Sonra bankamatikten çekiyorlar.

Bi sorun derim.

İşin komiği arkadaşım itiraz dilekçesi verdikten sonra bankaya gidiyor ve hesaba erişmek ve kartı bloke etmek istediğini söylüyor. Ama güvenlik sebebiyle kendi adına açılmış hesaba erişimine izin vermiyorlar:D
0
anten
(18.03.22)
(8)

Netflix mi Mubi mi, neden?

harmanyeri
Kısa da olsa gerekçelendirirseniz mesut olurum. İyi günler :)
Kısa da olsa gerekçelendirirseniz mesut olurum. İyi günler :)
0
harmanyeri
(14.03.22)
Fularım olmadığı için Netflix. Sanırım Mubi harici hepsine de üyeliğim var, Disney gelince hepsini iptal ederim ama.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(14.03.22)
mubi sanat sepet festival filmleri değil mi?
yani fark ortada?
0
neira
(14.03.22)
Netflix eğlencelik mubi iç karartmalık, moduna göre değişir
0
freebird5406_2
(14.03.22)
Akıcı, anlık olarak kafamı dağıtıp beynimi asla yormayacak şeyler için Netflix.
0
megalomaniac
(14.03.22)
ikisi birbirinin muadili değil. Netflix filmleri ve dizileri daha formül. Mubi ise daha iyi filmler sunuyor. Bu arada hiç öyle ağır filmler değil çok eğlenceli keyifli filmer de bulabilirsiniz.

Denemek için bir bakın.
0
anten
(14.03.22)
Netflix yemek yerken mubi kahve içerken
0
olaylar olaylar
(14.03.22)
Netflix lunapark gibi mubi müze gezmek gibi :p
0
freebird5406_2
(14.03.22)
İkisini de kullanıyorum, Netflix'teki içeriklerin çoğu çöp ama arada çok iyi filmler ya da diziler de olabiliyor, Mubi daha çok arthouse içerik sunuyor, sinema sanatı ile ilgileniyorsanız Mubi daha uygun gibi, vakit geçirmek için film izlemek istiyorsanız Netflix daha çok seçenek sunuyor.

Ben tercih etmek durumunda kalsam Mubi'yi tercih ederim ama baktım 2022 yılında seyrettiğim filmlerin yüzde 20sini Netflix'te izlemişim, bu da azımsanamaz.
0
(14.03.22)
(8)

Atatürk'ün Selanik'teki Evi

Kaleci Saçlı Forvet
Bu soruyu kesinlikle herhangi bir artniyet duyguları olmadan sadece merak ettiğim için soruyorum. Yönetim sıkıntılı bulurlarsa kendileri de silebilir ben de silebilirim. Birkaç sene önce ziyaret ettiğimde aklıma takılmıştı, empati yaptım. Yunanların misal kendisi için Ata kabul ettiği İstanbul ya d
Bu soruyu kesinlikle herhangi bir artniyet duyguları olmadan sadece merak ettiğim için soruyorum. Yönetim sıkıntılı bulurlarsa kendileri de silebilir ben de silebilirim.

Birkaç sene önce ziyaret ettiğimde aklıma takılmıştı, empati yaptım. Yunanların misal kendisi için Ata kabul ettiği İstanbul ya da ne bileyim İzmir doğumlu bir komutanın ya da siyasinin doğduğu ev olsa biz ona bir şekilde bi şeyler yapardık muhtamelen, yani bunu üzülerek söylüyorum ama yapardık yani, Yunanlar niye yapmamış? Yani faşistse Yunanistan'da da var gericiyse o da var, yani öyle çok saygı duyduklarını sevdiklerini de zannetmiyorum niye "yav gidip şurayı da yakalım" dememişler mesela size enteresan gelmiyor mu bence çok garip. Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(14.03.22)
Türk konsolosluğu da orda. Böyle bi şey yapılması uluslararası suç teşkil eder. Bi de bi şekilde müze işte turizm falan her şekilde halka zararı olmayan faydası olan bir bina Yunanistan halkı için bakarsan. En en en faşist %0.01lik kısım da cesaret edemiyodur dediğim nedenlerden dolayı.
0
nundu
(14.03.22)
Bizde benzeri cok yapi var, medyada adi gecmiyor bunlarin.
Genelde tapulari konsolosluklara ait olur.

O ev ise zaten yunanlilarin kendi jestleri.
Arayi duzeltme cabasi olarak akil edilmis. Tutup kendi hediyelerine bilenmeleri sacma yani.

tr.m.wikipedia.org(Selanik)
0
divit
(14.03.22)
Yanlış anlamayın cevaplarınız çok değerli ama siz mantık çerçevesinde cevap veriyorsunuz, ben bunu sormuyorum. Ben Yunanistan'daki gerici yobaz aşırı sağcı aşırı milliyetçi daha da abartırsak Türk düşmanı, burası turizm kapısı bize para getiriyor ya da zaten biz hediye ettik kendi malımıza neden zarar verelim diye düşünecek kapasitesi olmayan aşırılardan bahsediyorum, onlar da bi şey yapmamış, bunu merak ettim sadece. Kendi ülkemizdeki "çıkar telefonunu göster" diyen arkadaşları düşünün işte, o kısımdan bahsediyorum.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(14.03.22)
birebir muadili olmasa bile bizde de halihazırda benzer bir çok mekan ve tarif ettiğiniz sığırlardan var ama hiçbirine öyle her gün saldırı olmuyor. nadiren yaşanan olaylar, belki bazen de duyulmadan önlenen girişimler falan var sadece. orada da aynı şekilde işte. sonuçta o ülkenin güvenlik güçleri de koruyor buraları.

mesela gugıllayınca çıkan bir haber: www.odatv4.com
0
hadsafhada
(14.03.22)
İnanın yunanistan'da Türkiye'dekilerden daha fanatik bir kitle var. Bu tarz yerlere her daim saygı duyulur.

Türkiye içinde de yunanlılar için "kutsal" kabul edilen yığınla yer var. Kimse dokunmadı. Dokunmaz dokunmamalı da...

Bu arada arada çeşitli girişimler oldu Selanik'teki eve.

Her ülkede aşırı fanatikler vardır ve benzer taşkınlıklar denerler. Ama insanların geneli bu saygıyı aşmaz.
0
anten
(14.03.22)
Tabii Yunanlar için kutsal olabilecek pek çok yapı var fakat Atatürk sembolik olarak çok farklı bir noktada bizim için takdir edersiniz ki, o nedenle sordum aslında, teşekkür ederim cevaplarınız için :)
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(14.03.22)
"turkkila" soyismini kullanan bir milletten bahsediyoruz. bizde "yunankatili" diye bir soyisim göremezsin. yani faşistlik konusunda onlar birkaç adım daha öndeler. buna rağmen hiçbir gariplik göremedim.
nundu +1
0
Improbable
(14.03.22)
Sonuçta yunanların bize saldırması iç siyasetleri ama bizim yaptığımız tamamen vatan savunması. Başarılı olamayınca onlarda bir karışıklık oluyor tam hatırlamıyorum. Bir de atamıza bütün dünyada bir saygı oluşmuş o dönemde ve sonrasında. Yabancıların yazdığı biyografilerden anlayabiliyoruz bunu.

Anzakların çanakkale'de anma yapması gibi. Kimse sizin ne işiniz var burada demiyor.
0
oyokbuyoknevar
(14.03.22)
(9)

araç tercihi

invaderbrain
Eşime şehir içinde rahat bir sürüş olması adına bir araç bakıyorum. Aradığımız temel özellikler hb olması ve tam otomatik olması. Alternatiflerin çok olması ve bu alternatiflerin fiyat olarak birbirine yakın olması tercihi zorlaştırıyor. Ayrıca piyasada da araç sayısının az olması nedeniyle zor bir
Eşime şehir içinde rahat bir sürüş olması adına bir araç bakıyorum. Aradığımız temel özellikler hb olması ve tam otomatik olması. Alternatiflerin çok olması ve bu alternatiflerin fiyat olarak birbirine yakın olması tercihi zorlaştırıyor. Ayrıca piyasada da araç sayısının az olması nedeniyle zor bir seçim olacak.
Bütçem 100-140k arası

Araştırmalarım neticesinde aşağıdaki marka ve modellere ağırlık verdim;
1. 2000-2001 Opel Corsa 1,4
2- 2002-2005 Toyota Yaris 1,3 (1,0 olmasın)
3- 2001-2006 Honda Jazz
4. 2003-2005 Hyundai Getz 1,3

Çok temizini bulmak için Suzuki Swift veya Mitsubishi Colt lara da göz ucuyla bakıyorum.

***Kullanıcı tercihlerini göz önünde bulundurursak bu bütçe kısıtında alınabilecek tercih edilecek en optimal seçim nedir?
0
invaderbrain
(14.03.22)
Jazz
Swift de güzel bu arada ama bagaj vs sıkıntı.
0
logisticsmanager
(14.03.22)
Doğru mu bilmem ama duyduğum/okuduğum kadarıyla Getz otomatik fena benzin harcıyormuş.
0
John Bloor
(14.03.22)
honda jazz bu listedeki en başarılı araba.
0
teritori
(14.03.22)
jazz bunların içinde en iyisi ama bütçenin üst dilimi 140k ya ya ağır hasarlı ya da önden kazalı araçlar düşüyor. Düşük km li önden kazasız olan bir jazz bulsam hemen atlayacağım.
0
🌸invaderbrain
(14.03.22)
aynı mantıkla geçen sene yola çıkıp 148k ya 80.000 km de 2012 jazz aldım 2. nesil olanlardan.

eşim kullanıyor arada bende biniyorum, bizi hiç üzmedi ve gerçekten parasını hak eden bir araç

eminim 1. nesiller de öyledir. Hem jazzların sürücü koltuğu biraz daha yüksek diğer modellere göre. yani oturuş pozisyonu itibariyle kadınlara daha uygun bence.
0
al basmadan donu var
(14.03.22)
140bine bu araçların 2005 sonrası modellerini alabilmeniz lazım aslında bu kadar eskiye gitmeye gerek yok.

Honda jazz ya da yaris seçilir bu listeden. Ama dediğim gibi 2009 falan zorlayın en azından
0
anten
(14.03.22)
listeye nissan micra 1.2 tekna (2002-2006) modellerini de ekledim ama fiyat olarak honda jazz ile yarışıyor.
0
🌸invaderbrain
(14.03.22)
o yaş için toyota yaris derim. en azından arıza çıkartma olasılığı daha düşük. yokuşta geri kaçırır ama baştan söyleyeyim.
0
delidir yakalayin
(14.03.22)
bu dördü arasında kesinlikle honda jazz. ilave olarak hepsinden daha küçük ve motor bakımından daha performanslı olması nedeniyle peugeot 206 otomatik 4 vites 1.6 (benzinli) 110 beygirlik versiyona da bakabilirsin. otomatik klima+otomatik far+silecek hız sensörü+tek basışta otomatik cam açma gibi o yıllarda bu segmentte az bulunan özellikler mevcut. bir de sakın ama sakın yarı otomatik almayın, mutlaka tork konvertörlü ya da cvt şanzıman seçin.
0
reproach
(14.03.22)
(6)

Topraksız Tarim ve Ic pazarda alici bulma hakkında

kaiserr76
MerhabalarBuyuk market zincirlerinin yas sebze alimlarini nasıl yaptigini ogrenme konusunda.Topraksiz tarim ile 2 donum arazide cherry domates, salatalik, biber vb urunleri uretmeyi planliyorum.Tesis kurulumu ve üretim aşamaları konusunda oldukca yol kat ettim. Uretecegim urunlerin satisi konusunda
Merhabalar

Buyuk market zincirlerinin yas sebze alimlarini nasıl yaptigini ogrenme konusunda.

Topraksiz tarim ile 2 donum arazide cherry domates, salatalik, biber vb urunleri uretmeyi planliyorum.

Tesis kurulumu ve üretim aşamaları konusunda oldukca yol kat ettim. Uretecegim urunlerin satisi konusunda bilgiye ihtiyacım var.

Buyuk market zincirleri satin alma departmanlarinin calisma sekli konusunda tercubesi olan var mi?
0
kaiserr76
(11.03.22)
Market zincirleri genelde doğrudan üreticiden alım yapmıyor artık bildiğim kadarıyla. Hal sistemi değişti, artık mecburen toptancıya, komisyoncuya vb satmanız gerekiyor.

Bir de işinize karışmak gibi olmasın ama, bu denli büyük yatırımlara girişmeden önce, ilk yapılması gereken şey, iş planlaması. Bunun içine de ürünü kime satacağınızı bulmak ve hatta bağlantıları kurlmak da dahil.

Şundan söylüyorum çevremde gördüğüm bir iki kişi benzer bir hevesle bu işe girdi, ama ürünleri elinde kaldı satacak adam bulamadı vs.
0
anten
(11.03.22)
Bulunduğunuz ile ve o ildeki market sahipleri ile olan dialoğunuza bağlı. ürünününüzü rafa almak için para vermenizi isteyen marketler var (nakit yada iskonto şeklinde). özellikle büyük zincir ve büyük şehirlerde olan marketler bunu yapıyor.

daha ufak market zincirleri kimi şubelerinde satışını yapmak üzere malınızı alabilir veya konsinye olarak bırakabilirsiniz (parasını satış sonrası alacaksınız)
markete fatura kesebilmeniz önemli.

instagram üzerinden online satış konusuna da bakabilirsiniz. araştırma için bildiğiniz üreticilerden sipariş verebilirsiniz, nasıl kutulamışlar naapmışlar vs. diye
0
selam
(11.03.22)
2 donumden alacaginiz urunu ancak 2 3 subeli markete verirsiniz, o da olu fiyattan. zaten buyuk markete sakin bulasmayin, 180 gune yakin vadeyle calisanlari var. yazarkasalari degistirip tedarikcilere bolusturup fatura edeni var. raf parasi, iskonto, zaiyat derken ayakta kalamazsiniz.

urunu uretmeden once alici bulunur hocam.
0
oscar
(11.03.22)
Arkadaslar cevaplaalriniz icin teşekkürler.


Peki once alici nasil bulunur?
0
🌸kaiserr76
(11.03.22)
Buradan sormak çok doğru yönlendirmeyebilir sizi. Bu işi yapan insanlarla iletişime geçip bilgi almak ya da bizzat çevredeki muhtemel satış yerleri ile görüşmek daha mantıklı.
0
biravekahve
(11.03.22)
@sivrisinek

Söylediklerin son kullanıcıya satış ilgili durum. Benim gibi yeni bir işletme için
çok gerçekci bir yaklaşım değil bahsettiğin.

Öncelikle ürettiğim ürünü piyasada var olan alıcılara satışı gerçekleştirip üretim ve işletme sürekliliği sağlayıp sonrasında bahsettiğin yeni pazarlara açılmak daha doğru olacaktır.

@birakahve bu konuda henuz net bilgiler edinemedim. Benim açımdan içi boş olan alıcılar seni buluyor diye söylem var.

Şu an için projem araştırma sürecinde olduğunu için konuyla ilgili ilgisiz herkese soruyorum. Henüz bu işi yapan insanlar ile direk temasım olmadı. Belki bu bağlantıyı sağlayınca alıcı bulma aşaması da netlik kazanacaktır.

Teşekkürler bilgilerini paylaşan herkese
0
🌸kaiserr76
(11.03.22)
(6)

Şu araba alınır mı sizce? Pajero

Fusha
https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-arazi-suv-pickup-mitsubishi-pajero-sport-2.5-td-4x4-120-982220819/detay/Bu alınmaz diyelim ki. O zaman bu fiyat aralığında bu tarz bir araba alamaz mıyız? Ömrü hayatımızda bu tarz bir arabaya binemeyecek mıyız Türk evladı olarak?
www.sahibinden.com

Bu alınmaz diyelim ki. O zaman bu fiyat aralığında bu tarz bir araba alamaz mıyız? Ömrü hayatımızda bu tarz bir arabaya binemeyecek mıyız Türk evladı olarak?
0
Fusha
(09.03.22)
Valla öneri vermiyim ama facebooktaki pajero gruplarına üye ol bak derim. Ben bi ara pajero pinin bakıyordum. Gaz kelebeği sorunu oluyormus gibi duymustum en buyuk sorun olaraktan. Buarada benzini içer sanırım bu:)
0
solenkol
(09.03.22)
alınır ama bence kesinlikle çevrenizde bu araçlardan anlayan, kullanan birilerinin bulunması gerek. yirmi yaşında araç, japon da olsa illa ki küçük veya büyük sorunlar çıkaracaktır.
rutin bakımlar harici bir sorun olduğunda parçasını bulmak kolay olmayabilir veya pahalı olabilir, yakıt tüketimi de yüksek olur binek araçlara göre.
0
gkhncnzdgn
(09.03.22)
yani bu araç icin deliriyorsaniz alınır, bu mantıkla her araç alınır alınmasına ama ben olsam 21 yaşında, 14-15 litre/100 km yakıt harcayan, 0-100 km/s hızlanması 20 saniye olan araca ben olsam değil 260 bin, 60 bin lira bile vermezdim.

usta bulmak şart +1.
0
orient blue
(09.03.22)
Bu araç ancak bir otomobiliniz varsa keyif için alınır. Şu ortamda özellikle bu benzin fiyatlarıyla günlük kullanımda mahvolursunuz. Bu yaşta bir 4 çeker baktığınıza göre bütçe kısıtı var diye düşünüyorum. Otogaz falan da denemeyin yazıktır:) Zaten otogaz da olsa bu araçlar çok yakıt tüketir.

Ne kadar uzakdoğu aracı da olsa 2001 model bir araçta sorunlar olacaktır zaten bu arabaları genelde uğraşmayı seven adamlar alıyor. Orasını söksün burasını değiştirsin motoru modifiye etsin...

Özellikle bütçeyi düşünen bir sürücü için Günlük kullanıma çok uygun olmaz.

Güvendiğiniz bir ustanız olmalı böyle bir araç kullanmak için.
0
anten
(09.03.22)
Eğer oto sanayici değilseniz, ya da hafta sonu dükkanını açıp istediğiniz gibi aracı kurcalayacağınız tamirci bir arkadaşınız yoksa bu yaşlarda bu tür nadir araçlar dert sahibi yapar insanı.
0
John Bloor
(09.03.22)
11 yaşında büyük dizel motorlu araç sahibiyim, çok büyük sorunlar çıkarmıyor. 1.6 dizele göre elbette çok yakıyor ama her gün kullanmadığım için de pek dert etmiyorum.
0
kaptankedi
(09.03.22)
(4)

şu boşluğu nasıl kapatalım

roket adam
solda kitaplık ile duvar - cam arasında pis bi boşluk var ve milyonlarca kablodan ötürü orayı süpürmek de imkansız gibi bir şey. orayı kapatacak dekoratif bir fikri olan var mıdır? Acaba iki tane bambu mu diksem diye düşündüm ama bilemedim.
solda kitaplık ile duvar - cam arasında pis bi boşluk var ve milyonlarca kablodan ötürü orayı süpürmek de imkansız gibi bir şey. orayı kapatacak dekoratif bir fikri olan var mıdır? Acaba iki tane bambu mu diksem diye düşündüm ama bilemedim.
0
roket adam
(09.03.22)
Kitaplığın arkasına ufak bir delik aç ve önden geçirdiğin kabloları ve solda birikmiş kabloları o raflardan birine toplayıp koy, sonra da önlerine kitap vs de koyup kapat, kitaplığı sola ittir o boşluğu kapat.
0
denizgonen
(09.03.22)
Kallax ise zaten arkası açık olması lazım. Değilse @denizgonen +1. Arkasına bir delik açın. Tüm kabloları tek raftan sokun. O hasır sepeti veya yine ondan aynısından alacağınız bir tanesi o delik açtığınız rafa koyun. İçine atın kabloları. Benim de bir kallax var, aynı şekilde bir raf full modem vs. diğer rafta tarif ettiğim gibi kabloları kutuda topladım. Kallax arkası açık diye tüm kabloları arkadan diğer rafa atlatıyorum. Bu sayede görünürde hiç bişi kalmıyor.
0
ManikD
(09.03.22)
Kablolar için derleyiciler var bi kere orayı öyle bi derlemek lazım:)
0
anten
(09.03.22)
Dostum kablolara girmem imkansız, eve ilk taşınırken taktım 4 tane falan 10'lu priz takılı, oraya taşınana kadar girmeyi düşünmüyorum :p
0
🌸roket adam
(07.04.22)
(17)

400-450ktl ye kadar alinabilecek en iyi sifir araba

mhmtt
Hatchback kucuk bir sey dusunuyorum. Otomatik olmasi gerek bir de. Tuboymus hizmis oyle dertlerim yok. Ne almak mantikli?
Hatchback kucuk bir sey dusunuyorum. Otomatik olmasi gerek bir de.
Tuboymus hizmis oyle dertlerim yok. Ne almak mantikli?
0
mhmtt
(08.03.22)
Golf olabilir alırken satarken kolay araç
0
alp9900
(08.03.22)
Sıfır, otomatik, sorun cikarmayacak, küçük;
Suzuki swift
0
logisticsmanager
(09.03.22)
Golf
0
jamiro
(09.03.22)
@jamiro @alp9900 abi ben mi yapamiyorum; bana 400-450 bine sıfır otomatik golf bulur musunuz? Harbiden ben mi bulamıyorum :/
0
logisticsmanager
(09.03.22)
Pardon hocam haklısın. Sıfır ibaresi gözden kaçmış. Kusura bakmayın.
0
jamiro
(09.03.22)
Kriterim yok hb araba ariyorum sorusunun cevabi her zaman clio'dur.
0
divit
(09.03.22)
sıfır otomatik sorun çıkarmayacak 450'k'ya kadar ve çok kolay satılabilecek çok az yakan parçası ucuz ve her anlamda şampiyon bir otomobil --> reno clio.
0
roket adam
(09.03.22)
Polo
0
goodyes
(09.03.22)
bineceğim, sürerken keyif alacam dersen polo ya da ibiza. 2 seneye max satarım dersen clio.
0
bisorumvargaliba
(09.03.22)
skoda fabia olabilir. eskisi de yenisi de oldukça başarılı, mk3 kasasını kullanıyorum.

fabia küçükse scala'ya da bakabilirsiniz. gerçi emin değilim fiyatlardan, her hafta zamlandığı için.
0
avianthem
(09.03.22)
Yaris 2021 in en iyi araci secildi. Google dan bulabilirsin
0
halk
(09.03.22)
yaris hybrid
0
celebi efendi
(09.03.22)
Yeni peugeot 208ler de o fiyatlara olabilir bakın isterseniz.
0
bigcaptain
(09.03.22)
Seat ibiza 1.0 EcoTSI 110 HP DSG Style

gerçekten dolu bir araç ve iyi bir pazarlık ile ek paket falan 450'ye kapatırsınız.

aslında yeni fabia güzel ama mayıs ayında türkiye'de satışa sunulacak.
0
delidir yakalayin
(09.03.22)
450bine kadar alınabilecek 0 araç çok kısıtlı. b segment suv ve b segmentler. en iyi değişken bir seçenek al satı kolay olsun derseniz. vw grubu skoda seat ibiza. fabianın yeni kasaı 2022 2.çeyrekte gelicek ve iddaalı gelicek. vw grup türkiye gibi ülkelerde alt firmalarını iddaalı yapıyor. yani türkiye pazarı artık skodanın eline geçicek. alabilecekleriniz şöyle kia stonic, hyundai bayon, seat ibiza dsg, honda city, toyota yaris, opel corsa, peugeout 208, citroen vb.. seçenek var güvenlik derseniz vw grubu özellik vb. psa grup. clio iconun full artı fullüde 450yi buluyor. ancak çip krizinden dolayı üretim az.
0
mikahakkinen
(09.03.22)
Maalesef fiyatlar çok oynadığı için golf falan hayal bu fiyata:)

Yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla ayağımı yerden kessin,
sağlam olsun,
güvenli olsun,
sorun çıkarmasın,
ve tabii konforlu olsun düşüncesindenisiniz.

şu an bu şartlara uyan 450 bin tl'ye alabileceğiniz sıfır araçların başında herkesin aşina olduğu VW Polo geliyor.

Life donanım seçeneğiyle DSG şanzımanla 450 bin'e alabilirsiniz. Ama tabii servis ve bakımı maliyetli araçlar. Bir de dsg şanzıman sorunlu olabiliyor. Yine de 2. el avantajı, yaygın servis usta olayı avantaj.

Bir diğer seçenek aynı marka grubundan seat ibiza. yukarda yazdığım meseleler bunun için de geçerli. ama satmak daha zor bunu.

Bayilerde bulunmuyor ama skoda'nın de muadili araçları aradığınızı karşılar.

Skoda'nın fabiası geliyor. muhtemelen benzer fiyatlarda olur. Ama maalesef skoda da fiyat olarak eskisi kadar uygun değil biraz önce de baktım.

Ben bu fiyat aralığında hyundai i20'yi kesinlikle bir incelerdim. Sıfır olarak ödediğiniz fiyatın karşılığını fazlasıyla verir. Hyundai'ye önyargılar mevcut ama son yıllarda özellikle ABD'de edindiği tecrübeyle o eski günlerinden çok yukarıda. Şu an 390'e full donanımla alabilirsiniz.

Bir diğer alternatif toyota yaris. Eğer bu arayışa 2 ay önce girseydiniz hiç tartışmadan yaris hybrid alın derdim. Bu fiyata sıfır yaris hybrid alabilirdiniz. Hem dayanıklı, hem donanımlı hem de hybrid bir araç bu fiyata bulmak çok kolay değil. Ki yılın aracı seçildi bu sınıfta. Hybrid motor seçeneği inanılmaz bir yakıt tasarrufu sağlıyor ama su an 500bin civarında. Eğer siz normal motorla almak isterseniz 450 bine donanımlı bir yaris alabilirsiniz. Hatta bayiden 2021 modellerden kaldıysa 460'a 2021 full halini almak mümkün.

Bir diğer seçenek toyota corolla. Evet sizin beklentinizin dışında sınıf olarak ama 380binden başlıyor bayi satış fiyatı. 450'ye sizi tatmin edecek seçeneklerle bir corolla da fena olmayabilir.

Son olarak clio. Renault, türkiye'yi ve ekonomiyi iyi tanıdığı için donanım seçeneklerini oldukça geniş tutuyor. O yüzden Clio'yu boş haliyle 290bin'e alabilirsiniz. Ama değer mi? Aracı diğer araçlarda olan seçeneklerle almak istediğinizde her şey için ek ödeme gerekiyor. Sis farı için bile:) Açıkcası 290bin'e donanımsız bir clio almaktansa makul bir otomobilin 2. elini tercih ederim.

Bir diğer fransız seçeneği citroenler. Fiyat olarak hyundai seviyesinde c3'ler. ama buraya citroen alayım mı dediğiniz anda aman diyen çok olur:)

Bence siz önceliklerinize ve ihtiyaçlarınıza bakın. Ona uygun bir araç seçin. Biraz bayi gezin. Ama bayi gezerken hemen karar vermeyin. Bayide satışçılar çok ikna edici olur. Bir anda anahtarla çıkarsınız.

Bu sınıfta aracın gücünden çok dayanıklılık ve sunduğu konfor önemli. Aşağı yukarı araçların motor güçleri yakın. O yüzden daha dayanıklı, daha az sorun çıkaran ve aynı fiyata daha fazla donanım sunan aracı seçin.
0
anten
(09.03.22)
hatchback olsun istemezseniz, o paraya corolla alınır, mis gibi de binilir...
0
babilfish
(09.03.22)
(3)

Clio 5i nasıl bilirsiniz?

mikahakkinen
sb.
sb.
0
mikahakkinen
(08.03.22)
2 günlüğüne 1.0 litre otomatik olanını kiralamıştım. Performansından memnun kalmamıştım. 1.3TCe olanında kullanmıştım 1 günlüğüne, o iyiydi. Onun dışında Clio4 üzerine epey iyileştirmeler yapılmış, güzel araç. Yerli olması bir avantaj.
0
kaptankedi
(08.03.22)
1.5 dci gibi mazot fiyatının delirdiği şu dönemde dünyayı gezecek bir motora sahip. bu bile tercih etmek için sebep olabilir.
0
roket adam
(08.03.22)
B sınıfı bir otomobil olarak değerlendirildiğinde bu sınıftaki araçlar arasında fena bir yerde değil.

Öncelikle tasarım olarak şık duruyor bana göre.

Kısa bir süre kullandım otomobili. Sürüş olarak keyif verdi.
perfmoransı memnun edici.
Güvenlik donanımları yeterli görünüyor.

Boş donanımla alınca araç oldukça ucuz.
Birkaç aması var. Konfor donanımları bakımından bence ucuz bir araç değil. Full donanım seçeneğiyle alınmadığı sürece çok bir seçenek sunmuyor. Sis farı bile tercihe bağlı. Full donanımlı hali de ciddi yükseliyor fiyatı. Aynı sınıfta, aynı fiyata daha donanımlı araçlar alınabilir. Mesela Toyota Yaris, Hyundai i20 ya da vag grubundan muadilleri. Volkswagenler yüksek kaçabilir ama seat, skoda düşünülebilir.

Bu aracın en büyük avantajlarından biri çok kolay nakite çevirebilirsiniz.

Bir de b sınıfı bir araç nihayetinde. O yüzden hız göstergesine kanarak, tasarımının sertliğine aldanarak çok performanslı sürüş beklentisine girmemek aracı efendi efendi kullanmak lazım.

Yerli üretim yani daha ucuza gelir bakım maliyetleri. Bir de hemen her yerde dilinden anlayan bir usta bulunur.

Bence bugün ayağımı yerden kessin diye alınabilecek bir araç bu fiyatlarla. Boş hali gerçekten ucuz. ama biraz daha konfor arıyorsanız, o zaman diğer muadillerine yaklaşıyor. O zaman da ben diğer seçeneklere yönelirim.

Şurada oldukça objektif bir kıyas var:
www.youtube.com

bu kıyası 0 alacağınızı varsayarak yazdım. Yoksa clio'ya bu fiyatları vermek yerine, zor biliyorum ama, düzgün kullanılmış, güvenilir bir üst segmenti ikinci el almak da düşünülebilir.
0
anten
(08.03.22)
(6)

Bu sene oteller batacak mı?

Fusha
Yerli turist ucuza tatil yapabilecek mi? Ben kamp yapıyorum, kendim için merak etmiyorum açıkçası.
Yerli turist ucuza tatil yapabilecek mi? Ben kamp yapıyorum, kendim için merak etmiyorum açıkçası.
0
Fusha
(07.03.22)
Çok ucuz değil evet ama çevremdeki arkadaşlarım rezervasyonlarını yaptırdı hep. Biz de birkaç yer arasında karar vermeye çalışıyoruz. İnsanlarda fiyat algısı kayboldu cidden; bakarken ucuz mu pahalı mı bir sey diyemiyoruz.

Komple tüm Türkiye tatile gitmeyecek değil ama savaş, ekonomik kriz derken turizmcilerin zorlanacaklari aşikar. 6 milyar dolarlık kayıp bekliyorlar deniliyordu geçen gün bir programda.
0
fraise
(07.03.22)
Alt gelir grubuna hitap eden yerlerde sıkıntı yaşanabilir ama güzel yerlerdeki orta üst gelir grubunda hiç bir şey olmaz diye düşünüyorum.
0
roket adam
(07.03.22)
gelmeyen yabancı turistten dolayı oluşacak mali boşluğu telafi etmeye çalışırlar. bunu da fiyat kırarak yapacaklarını hiç sanmıyorum.
0
zgrydn
(07.03.22)
Muhtemelen oteller batmayacak, bu sene begenmedigin otele seneye, seneye begenmedigin otele bir sonraki sene gidecek şekilde hayatımızı revize edecegiz.
yerliler için tatil malesef ucuz olmayacak.
0
liberal
(07.03.22)
Bir önceki sene tamamen kapalıydı oteller. Batmadılar. Bu sene açıklar.
0
etna
(07.03.22)
Türkiye'de beyaz yakalılar konformisttir.
Yani herhangi bir konuda tepki veremezler rahatları bozulmasın diye.
O yüzden geceliği kaç lira olursa olsun, beyaz yakalı tayfa harıl harıl rezervasyonlarını yapıyor.

Bu yaz bodrum'a / alaçatı'ya gittim storysi atamazsa çatlayacak çok insan var.
0
anten
(07.03.22)
(4)

haftasonu adalar vapuru çalışır mı?

Olric
normalde bu cumartesi için adalara gidip bir gün kalma planımız vardı ama çok kötü kar yağacak, fırtına olacak haberlerinden sonra iptal mi etsek diye düşünüyoruz. daha önceki kar yağışlarında vs adalar vapuru durdurulmuş muydu hatırlayamadığım için sizin öngörünüz ne olur sorayım dedim.
normalde bu cumartesi için adalara gidip bir gün kalma planımız vardı ama çok kötü kar yağacak, fırtına olacak haberlerinden sonra iptal mi etsek diye düşünüyoruz. daha önceki kar yağışlarında vs adalar vapuru durdurulmuş muydu hatırlayamadığım için sizin öngörünüz ne olur sorayım dedim.
0
Olric
(07.03.22)
Söylemesi zor, karın durduğu bir zaman dilimine denk gelirseniz çalışır, görüş alanını sınırlayan bir yağış dönemine denk gelirseniz iptal olur.
0
gmzo
(07.03.22)
karın durumu net değil.
dün 2-3 siteye baktığımda sulu kar gösteriyordu.
bugün iphone'un hava tahmin uygulaması kar veriyor, hava da baya soğuk görünüyor. ama genel olarak hava konusunda ilk tercihim olan windguru şu an yoğun bi kar yağışı vermemiş. gece ile sabaha karşı yağacak gösteriyor; ama öyle yoğun yoğun bi yağış da değil.
bence 1-2 gün daha 3-4 ayrı kaynaktan hava tahminlerini takip edin. ona göre plan yaparsınız.
0
barankovan
(07.03.22)
Ada vapuru, daha çok kar değil de lodos ya da poyraz rüzgarları fırtına seviyesine ulaştığında iptal ediliyor.

Kar yağışıyla iptal olması için korkunç yoğunlukta göz gözü görmez bir yağış olması gerekir ki bu da Marmara üzerinde pek olan şey değil.

Bir de Kadıköy gibi uzak noktalardan iptal edilse bile Bostancı'dan çalışıyor olabilir. Şehir Hatları dışında mavimarmara.net bu arkadaşlar da tarifeli sefer yapıyor.
0
kaptankedi
(07.03.22)
kartal motorları çok çok ekstrem bir durum olmadığı sürece çalışır. En kötü öyle geçilir. Ben karda bile kartal'dan adaya geçtiğimi hatırlıyorum.
0
anten
(07.03.22)
(9)

Rusya çuvalladı mı yoksa Putin bunu düşünmüş müdür(!)

Fusha
Sb teşekkürler.
Sb teşekkürler.
0
Fusha
(06.03.22)
tv de gösterilen bu kanıya varmamız ama işin gerçek boyutunu maalesef henüz göremiyoruz bence.
0
basond
(06.03.22)
batı tarafından rusya'ya karşı görülmemiş bir karşı propaganda uygulanıyor. piyasada çok büyük bilgi dezenformasyonu var bu savaşa karşı. o sebeple sorunun cevabını bulmak pek kolay değil.

yine de bu kadar köşeye sıkıştırılacağını bence putin bile düşünemezdi. bütün dünya ekonomik sisteminden afaroz edilmek çok ciddi bir yaptırım.
0
kent sakini
(06.03.22)
Rusya bir yerde patlayacaktı. O da şimdi oldu. Bence çok fena çuvalladı.
0
dissendium
(06.03.22)
Bunu düşünmüş olması imkansiz. Dusunmusse de demekki halkı, ekonomi umrunda değil.

Abi yoldaki 500 bin euroluk konteynerlerin yönünü değiştirdik Rusya'ya vermemek için, para ödeyemezler diye. Bizim gibi kaç şirket var kim bilir, biz enerji için elektronik parça veriyoruz, önemli şeyler şeker/boncuk değil. Kendi de üretemez kolay kolay.

Yani bu kadar ciddi olacağını düşünmesi imkansiz.
0
logisticsmanager
(07.03.22)
Net bir şekilde çuvalladı ve gitgide bataklığa saplanıyor.
0
halitkin
(07.03.22)
Ekonomik olarak:

Rusya hazırdı yaptırımların simülasyonunu 2014 de yaptı, rezervi biriktirdi, Swift'e alternatif geliştirdi vs.

Askeri olarak:

Çok fazla bilgi kirliliği var. Ama haritaya baktığımız vakit iyi kötü Rusya istediğine ulaşıyor. Ukrayna’nın Karadeniz bağlantısı kesildi sayılır. Zelensky de düşer yakında.
0
hepbiarayisicinde
(07.03.22)
Şu an hem batı medyasında hem rus medyasında aşırı bilgi kirliliği mevcut. Yani kimin aantajlı durumda olduğu, kimin istediğini aldığını kestirmek zor. Eminim bizim duymadığımız ne detaylar dönüyordur. Bu tarz mücadeleler de tek bir muharebeyle net sonuç vermez. Yani rusya kiev'i alır belki. Ama bu ambargolarla uzun vadede kazandığından fazlasını kaybedebilir.

Bir de askeri harekatların hedefi şurayı alayım ooooh şeklinde olmaz. Askeri harekatlar siyasi hedefler için yapılır. Askeri operasyon başarılı olsa bile, siyasi hedefe ulaşamayabilir.

Bence rusya bir tepki bekliyordu, ama bu kadarını beklemiyordu. 2014'ten sonra bir para stokladılar. Ama 1 haftada eldeki rezervin yarısını harcadılar. O yüzden askeri olarak başarılı olsa bile siyasi olarak istediğini elde edemeyecek gibi duruyor.

Rusya kiev'e adım atacak gibi. Ama kiev yönetimini düşürmek uğruna, ülkenin milli serveti gidiyor. Yıllarca sürecek bir ambargodan bahsediliyor ki batı rusya'ya diz çöktürme fırsatı yakalamışken kolay kolay bırakmaz. O yüzden kimin kazandığını bir haftada anlamamız mümkün değil.

Birçok kanalda analistler bu işin en az 1-2 sene sürecek etkileri olduğunu söylüyor. Çatışmaların da 1 seneye kadar uzayabileceğini konuşuyorlardı dün TV'de.

Mesela benim çalıştığım şirket İngiliz ortaklı. rusya'daki ayağını bir gecede kapattı. Yani batı dünyası bu kadar net bir tavırda. 2 ay sonra dönecek adam temelli durduruyoruz çalışmalarımızı demez. Rusya askerleri kievden evlerine döndüklerinde ülkelerinin ekonomik olarak bitmiş olacağını görebilir.

Şu anda mastercard visa bile çalışmıyor. Yani ATM'den nakit bile çekemeyebilirsin. Amerikan sermayesi rus şirketlerini bu kadar değer kaybetmişken ele geçirecektir yok fiyatına satın alacaktır. Yani rusya'yı çok sıkıntı bekliyor gibi.
0
anten
(07.03.22)
askeri harekat tarafında işlerin o kadar Ukrayna tarafında olduğunu düşünmüyorum. rusya götüm götüm ilerliyor. biraz uzadı iş ama sonuç olarak rusya dayanabilir ise alacak.

diğer taraftan rusya kırım gibi çok bir tepki gelmeyeceğini, yaptırımların kısıtlı olacağını düşündü ve bu işe girişti ama gelinen noktada düşünülenin - beklenenin çok çok ötesinde bir tepki ve yaptırım var. (bunu ben değil rusya'da ki fabrikadamızda ki rus arkadaşlarım söylüyor) şuan misal iş yapamaz duruma gelmiş durumda bizim fabrika. çalışan yabancı personel memleketlerine geri dönüyor. öte yandan yerel personel acayip de rus hükümetinden - putin'den korkuyorlar, bu konuları konuşmak bile istemiyorlar.
0
delidir yakalayin
(07.03.22)
Valla su an bati tarafindan muazz bir dezenformasyon yapiliyor, o yuzden direkt medyadan goruneni dikkate almak gereksiz.

Putin'in sanıldığı kadar kotu durumda oldugunu sanmıyorum.
Bunu düşünmüş olmaso imkansiz falan değil. Bu adamlar okuz falan değil, senin benim düşündüğümuzu onlar da dusunebiliyor.

Bir savasa girdiginde kazansan da kaybetsen de agir bedelleri olur. Devletleri yoneten insanlar da bunun bilincinde. Ote yandan bu savasa girmese ne olacakti ona bakmak lazım Rusya açısından. Savas kolay bir karar değildir, hiçbir lider keyfinden savasa girmez, masada çözebilecegi is icin "dur savaşalım aksiyon olsun havamiz olsun" mantigiyla gitmez. Bu karar verildiyse - cikarlar doğrultusunda - baska secenek kalmamistir. Yani Putin'in aptallik yaptı demek oturdugumuz yerde bu sinirli bilgimizle bu kadar kolay olmamalı.

Putin'in cuvalladigini soyluyor herkes ama eger bu savasa girmeseydi ve NATO tarafından cevrelenmeyo bekleseydo sonuçlari ne olacaktı sorusunu hic sormuyoruz.

Bakin İran yaptırıma bogulmus bir ülke, bugun hala izole bir sekilde de olsa varligini surduren bagimsiz bir devlet ve bir nükleer guc.

Ne biz ne de ekrana cikan stratejistler ve askeri uzmanlar Putin cuvalladi mi cuvallamadi mi su an kesin olarak soyleyemeyiz, uzun vadede gorulecek sonuclsri.

3 gunde Kiev duser bu is biter dedik 12guj oldu hala belirsizlik suruyor Putin cikmaza girdi vs deniyor.
3gunde kiev duser bu is biter diye bir plani oldugunu falan soyledi mi Putin savastan once? 3 gun muhabbeti yapan da bati medyasi zaten ve bunun üzerinden Putin batirdi argümanları donuyor anlatabildim mi?

11bin Rus asker olduruldu diyen Ukrayna hukumetinin hiçbir kaniti yok. Ortada doğru durust bir catisma goruntusu bile yok yahu, nerede oldu bu kadar asker? 11bin az buz bor rakam değil. Bugünün teknolojisinde internette yuzlerce ama yüzlerce sıcak catisma ve cephe goruntusu dolasmasi lazımdı internette ama çok da fazla bir sey yok.

Ukrayna müthiş direnis gosterdi, Rusya ukraybadan beklemedigi direnci gorsu, bilmem kac ucak helikopter düşürüldü Ruslar muhtis kayıplar veriyor deniyor.
Bu kadar saglam direniyorsa Ukrayna ordusu, 64km lik konvoy kiev kapisinda babasinin evindeymis gibi takılıyor, bunlara neden bir sey yapilamiyor? Açık hedef bu konvoy, şehre girmesini bekliyorlar.
Yine ruslar sehir merkezlerine tamamen girmis değiller, kenar mahallelereyiginak yaptılar. Sehir merkezine girilmemişken bu soylenen rakamlarda kayip nerede verildi bu sorunun cevabu yok.


Tum bilgi kirliligi ve "yalan" haberler bir tarafa, baktigin zaman Rusya ukraynanin ciddi bir kismini kontrol altina aldi ve Karadeniz'e kapaisini da kapatmak uzere. Rusya cuvalladi Putin batirdi iddaasini bir kez daha dusunurdum ben. Bakın Putin basardi, Putin sorusunuz ilerliyor diye bir iddaam yok ama bunun aksini de iddaa edemeyiz bu bir gercek.

Bugun Rusya kiev sehir merkezine gitmiyorda bu kesinlille Ukrayna'nın cok kuvvetli direnci oldugundan değil. Oturup soyle bir dusunursen Ukrayna'nın başkentine dalmanin cok da akillics bir hareket olmayacağı asiksr zaten. Halep değil orasi. Ayrica Rusya tarafından bakarsan orasi Rusya toprağı bunu da hatırlayalım.

Yaptırımlar, kara propoganda ve diger her dey bir tarafa, su an ukryaba topraklsrinda Rusya'nın binlerce asker ve zirhlidan olusan ezici bir gucu var, orada bekliyor. Ayrica hava ustunlugu var ve karadenizden de kaoatmak üzere. Haritada baktığında da adim adim ilerliyor.


Bu yaptirimlar oyuncak değil, bunlar Rusya'yi mutlaka sikintiya sokacaktir. Ama Rusya'yı alasagi mi edecek yoksa Rusya bunu göze aldi ve bir sekilde sancili da olsa altindan kalkacak mi zsman gosterecek. Putin cuvalladi, Putin yanlis hesap yapti, Putin ters kose oldu demek için erken oldugunu düşünüyorum.
0
stavro
(07.03.22)
(6)

Selçuklu İmparatorluğu

Kaleci Saçlı Forvet
Biliyorsunuz Dandanakan Muharebesi sonrası Selçuklu Devleti fiilen kurulmuş oldu, bunun neticesinde de Tuğrul Bey abisi Çağrı Bey'in ilanı ile Sultan oldu. Burada merak ettiğim konu şu: Çağrı Bey istese kendisi de Sultan olabilirdi, kimse de neden oldun demezdi, peki neden kardeşini Sultan ilan edip
Biliyorsunuz Dandanakan Muharebesi sonrası Selçuklu Devleti fiilen kurulmuş oldu, bunun neticesinde de Tuğrul Bey abisi Çağrı Bey'in ilanı ile Sultan oldu. Burada merak ettiğim konu şu: Çağrı Bey istese kendisi de Sultan olabilirdi, kimse de neden oldun demezdi, peki neden kardeşini Sultan ilan edip kendi de idare ettiği bölgenin valisi oldu? Benim aklıma gelen ilk teori evvela Çağrı Bey'in gerçekten haktan adaletten yana olduğu yönünde. Yani kendini Sultan ilan etse ölünce de oğlu Sultan olacaktı, kardeşini Sultan ilan etti ki Tuğrul Bey'in çocuğu olmadığı için o ölünce kendi oğullarından biri Sultan olacaktı, yani taht üstünde adil bir paylaşım yapmış oluyor bu şekilde, haksız mıyım? Sizin düşünceniz nedir? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(04.03.22)
Sorunuzun cevabini bilmiyorum. Ben kendimce yorumlayacagim. Donemin dinamiklerini bilen arkadaslar daha dogru yorumlayacaklardir.
Oncelikle Selcuklu Imparatorluk degil, devlet. Ikinci olarak da tahtin diger kardese birakilmasinin sebebi bu kisinin oglu olmasi, "Hanimis simdi tahta o ciksin nasil olsa benim oglum cikacak, hak gecmesin." dusuncesi de degil. Devletler boyle yonetilmiyor cunku, esas olan devletin bekasi. Simdi sira onda, sonra da bende mantigi degil.
Bu benim yorumum tabi.
0
balpolen
(04.03.22)
Abi zaten soruyu sorarken Selçuklu Devleti yazdım, ikinci olarak ne dediğinizi tam anlamadım ama tahta geçen Tugrul Bey'in oğlu yok, daha doğrusu çocuğu yok. Kendisini tahta çıkaran kişi de babası değil abisi. Yani sorum çok basit aslında; Cağrı Bey önce kendini Sultan ilan edebilirdi kendi ölmeden önce de çocuklarından birini varis atayabilirdi ama yapmamış çocuğu olmayan kardeşi Tuğrul Bey'i Sultan ilan etmiş. Bu neden olabilir?
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(04.03.22)
Hasta ve yorgun muydu acaba? Zaten öldükten sonra Tuğrul, abisinin karısıyla evlenmiş.

Yani ha o ha ben, farkımız yok anlayışı mı vardı acaba? Oğlum onun oğlu, ölürsem karım onun karısı!
0
John Bloor
(04.03.22)
Yok abi Tugrul Bey Çağrı Bey'in karısıyla evlenmiyor Çağrı Bey'in karısı zaten gençken ölüyor. Tuğrul Bey Şah Melik diye bi eleman var Çağrı Bey onu öldürüyor onun eşiyle de (Altuncan Hatun) Tuğrul Bey evleniyor. Kardeşin eşiyle evlenme olayı biraz farklı. Kendi babaları ölünce annesi amcaları Yusuf Bey'le evlendiriliyor. Bu evlilikten de İbrahim Bey doğuyor o da anne tarafından kardeş baba tarafından kuzenleri oluyor. O da aslında baya iyi bir asker o dönem baya toprak kazandırıyor ama sonra gaza gelip isyan falan edince öldürülüyor. Bi hastalığı da yok bilinen zaten 3 sene arayla ölüyorlar ama yorgun olabilir tabii ya da en basitinden gözü olmayabilir.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(04.03.22)
Devlet ve hanedanlar ayrı şeylerdir. Devlet bir organizasyondur, hanedan o organizasyonu yöneten hatta "sahibi olan" ailedir. Haliyle birçok hanedan önce aile çıkarlarını sonra devlet çıkarlarını gözetir.

Yani devletin bekası için böyle ilerlemiyorlar, tam tersi güç kendi ailelerinde kalsın diye oğlu olmayan Çağrı Bey, hanedanı devam ettirebilecek kardeşine tacı vermiştir.

Aslında hanedanları dönemin siyasi oluşumları gibi düşünebiliriz. Mesela o devlet organizasyonunun başında selçuklu hanedanı varken tahta çıkabilecek erkek kalmasaydı, askerler ve diğer soylu aileler başka bir güçlü türk ailesinin etrafında buluşacak ve onu tahta çıkaracaktı. Ya da 2-3 aile güç savaşına tutuşacak güçlü olan başa geçecekti ya da devlet organizasyonu bu aileler arasında bölüşülecekti.

Selçukoğulları bir ailedir. Osmanoğulları bir ailedir. Oturdukları taht ya da aldıkları unvanlar ise sabittir ve el değiştirebilir. Bir şirket gibi düşünün. Mesela şirketin bir ceo ünvanı var. Ve şirketin hisselerinin çoğu o unvan da sizde. Diğer hissedarlar ise yönetim kurulunda. ONlar da diğer soylular. Ama sizin çocuğunuz yok. Siz ölünce şirket hisselerinizin başkalarına devrolmaması, yönetim kurulunun yani diğer soyluların şirketi üstlerine almamaları için diyorsunuz ki "kardeşim senin çocuğun var, bu hisseleri al. Ceo da sen ol. Şirket ailemizde kalsın. Ben de sana genel müdür olarak destek vereyim"

Bizde devlet organizasyonları ve hanedanlar çok iç içe olduğu için kafalar karışıyor. Mesela Bizans'ın başına bir sürü farklı aile geçmiştir. ama devletin ve bizans imparatoru unvanı aynı kalmıştır. Çağrı Bey de tahtın başka bir türk ailesine geçmemesi için bu önlemi almıştır.

Osmanlı'da da aslında sultanlar kendilerini osmanlı sultan'ı diye tanıtmaz. Mesela kanuni yönettiği bölgelerin ve o bölgelerdeki krallıkların unvanlarını sayar. Dulkadir vilayetinin sultanı, kayzer-i rum, arabistan vilayetlerinin emiri vs diye gider.
0
anten
(04.03.22)
Abi iki defa söyledim ama üçüncü defa söyleyeyim: Çağrı Bey tarafından Sultan ilan edilen Tuğrul Bey'in çocuğu yok, Çağrı Bey'in çocuğu var. Misal Roma İmparatoru Romen Diyojen'e karşı Malazgirt Meydan Muhaberesini kazanan Alp Aslan, Çağrı Bey'in çocuğu. Çağrı Bey'in kendisinin birçok çocuğu var ama hiç çocuğu olmayan küçük kardeşi Tuğrul Bey'i Sultan ilan ediyor. Yani hanedanı devam ettirebilecek kişi zaten Çağrı Bey, dediğim gibi Sultan ilan ettiği kardeşi Tuğrul Bey'in çocuğu yok, Tuğrul Bey ölünce Çağrı Bey'in oğlu Alp Aslan Sultan oluyor.

Bu bilgiler ışığında sorum da şuydu: Çağrı Bey istese kendini Sultan, kendinden sonra da oğlu Alp Aslan'ı tahtın varisi ilan edebilecek gücü varken neden çocuğu olmayan kendinden küçük kardeşi Tuğrul Bey'i Sultan ilan etmiş olabilir?
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(04.03.22)
(4)

Canvada billboard

bahçedekisandal
Canvada billboard yapma seçeneği yok galiba.Boyutunu 350x200 cm nasıl ayarlayabilirim?
Canvada billboard yapma seçeneği yok galiba.
Boyutunu 350x200 cm nasıl ayarlayabilirim?
0
bahçedekisandal
(03.03.22)
sağ köşede tasarım oluşturun tıklanınca alt kısımda özel boyut oluşturdan ölçü giriliyor.
0
scudman1
(03.03.22)
@scudman1
350x200 cm ölçü giriyorum ancak otomatik olarak şu şekilde ayarlıyor:
www.hizliresim.com
0
🌸bahçedekisandal
(04.03.22)
Billboard bildiğimiz billboardsa canvada sıkıntı olabilir. Canva dijital materyallerin tasarımı için bir uygulama ve kaydettiğiniz dosyalar 96 dpi oluyor. Baskı alacaksanız 300 dpi olması lazım. Belki yeni özelliklerle gelmiştir bu ama, en son hatırladığım yüksek baskı almak zordu
0
anten
(04.03.22)
@anten
Baskı için PDF'i seçtiğinizde, tasarımınız baskı için ideal ve en yüksek kalitedeki dosya formatı olan 300 DPI olarak hazırlanır.

Bu özellik var şu an
0
🌸bahçedekisandal
(04.03.22)
(14)

hangi telefonu alırdınız?

kimwexler
diyelim ki para sıkıntınız yok ama sırf bu yüzden bi telefona binlerce lira vermeyi de anlamsız buluyorsunuz. öyle ki, en en iyi telefonu alayım, en son modelini alayım, en pahalısını alayım diye düşünmüyorsunuz ama idareten bi şey de almak istemiyorsunuz. bu koşullarda, özellikleri fena olmayan han
diyelim ki para sıkıntınız yok ama sırf bu yüzden bi telefona binlerce lira vermeyi de anlamsız buluyorsunuz. öyle ki, en en iyi telefonu alayım, en son modelini alayım, en pahalısını alayım diye düşünmüyorsunuz ama idareten bi şey de almak istemiyorsunuz. bu koşullarda,

özellikleri fena olmayan hangi telefonu almak istersiniz?

özellikleri fena olmayan hangi iPhone modelini almak istersiniz?
0
kimwexler
(03.03.22)
Aynı senin gibi düşünüyorum. Telefonum beşinci yılında.
Samsung s22+ bekliyorum. 15 güne kadar çıkacak.
iPhone'a para vermem.
0
etna
(03.03.22)
@etna

Duyuru açan arkadaş binlerce lira vermeyi anlamsız buluyorum demiş ve Iphone'a para vermem demişsiniz ama sizin dediğiniz Samsung 22+ 19-20 bin TL :)

Samsung A52s 5g modeli olabilir. 7bin TL.

Edit: bir Samsung kullanıcısı olarak söylüyorum 20 bin TL verilecekse o telefon kesinlikle iPhone olmalı..

İPhone olacaksa şahsen 12'den aşağısını almazdım. Düz iPhone 12 de 14bin TL.
0
Cesario
(03.03.22)
iPhone 12 mini alır geçerim.
0
halitkin
(03.03.22)
Benzer düşüncedeyim, bu nedenle androidsever olarak şunları söyleyebilirim.

Samsung'a para vermem, Xiaomi denen garabete asla para vermem. BBK Electronics alt markalarını öneririm. Özellikle Oppo ve OnePlus

Birinci tavsiyem OnePlus olur, yakın zamana kadar Türkiye'de bulmak pek mümkün değildi, fakat şuan Media Markt'ta yeni çıkardığı orta segment telefonlar satılıyor. (5t modelini 4 yıldır kullanıyorum)

İkinci tavsiyem Oppo olur, orta segment telefonları iyidir. (reno 4 modelini 1 yıldır kullanıyorum)
0
uvcray
(03.03.22)
iphone 11 veya 12
çok uzun süre götürür hocam
0
neoluyokardesimnebutantantana
(04.03.22)
para sıkıntısı yoksa bir telefona binlerce lira vermeyi anlamsız bulmak bana anlamsız geldi. hiç önemsemiyorsan tuşlu telefon kullan, ha yok kullanıyorsan git en iyisini al.

benim telefona ihtiyacım olsa ve para sıkıntım olmasa apple'ın en son modelini alır geçerim.
0
bohr atom modeli
(04.03.22)
iPhone'un en yenisini veya bir öncekini alıp geç madem.

Telefonun fiyatını , telefonu kullanacağın tahmini yıla bölmeyi de unutma derim.
10 bin liralık bir Android'i 3 yıl, 15 bin liralık iPhone'u 5 yıl kullanacaksan iPhone daha ucuz oluyor.
0
michael_knight
(04.03.22)
%67,2 umursuyorum, var mı ona göre öneriniz? yoksa yanıt yazmak zorunda değilsiniz, akıl vericem diye kasmayın @bohr
0
🌸kimwexler
(04.03.22)
para sıkıntım yoksa hiç uğraşmam iphone'un son modelinin standartını ya da mini'sini alır geçerim ben.
0
teritori
(04.03.22)
S20 fe.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.03.22)
Son kullanıcı için telefon sosyal medya, internette dolaşmak ve casual games indirmek dışında bir işe yaramıyor. Belki merakı varsa fotoğraf çekmek. Bunları da her telefonla yapmak mümkün. Fotoğraf için belki biraz daha iyi bir telefon.

Binlerce şükürler olsun ki iphone 13'ü nakit alsam üstüne cebimde geçinebileceğim miktar kalıyor. Ama samsung a51 kullanıyorum. Gayet de memnunum. Gereksiz buluyorum çünkü aynı işlevi görecek bir cihaza fazladan ödemeyi.

Sizin yerinizde olsam özellikleri fena olmayan bir iphone almam. Özellikleri fena olmayan bir samsung alırım. Çin üretimi telefonlar her zaman dert olmaya müsait. Özellikle dünyanın bu kadar gerildiği bir durumda her an google tarafından banlanabilirler. Nokia, Samsung, Motorola gibi şirketlerin ortalama modelleri gayet iş görür. Özellikle yeni nokialar fena durmuyor.

Samsung a52, a72 serilerine bir bakın.
0
anten
(04.03.22)
Burada herkes 50 bin maaş alıyor sanırım. Adam binlerce lira vermek istemiyorum yazmış, millet iphone önermiş, 20 bin liralık Samsung önermiş.

Kardeş senin tarif ettiğin telefon xiaomi.
Ben redmi note 9 kullanıyorum, 128gb, gayet kullanışlı ve güzel, fiyatı da 3700 civarı.
0
el conquerador
(04.03.22)
Hocam senin ilacın iPhoneSE.

Son çıkan iPhone modeliyle aynı işlemci, ya da bir altını bulunduruyor ama yüz tanıma, 3 kamera gibi gibi seksi özelikleri yok. Yıllarca götürür.

Bu ay içinde onun da yeni modeli çıkacak bu arada.
0
kaptankedi
(04.03.22)
Bence de son model iphone ama pro degil. Proya ihtiyacin varsa olur ama yoksa normal son model iphone iyidir. Ben 11 ciktiginda almistim, memnunum. Esim 13 pro aldi, bence gereksiz.
0
lemmiwinks
(05.03.22)
(23)

Ukraynali mülteciler - cikisim gereksiz miydi?

polopan
Is yerinden Polonyali bir arkadasla ayaküstü Ukrayna'daki savasi konusurken bir ara lafi Polonyalilarin yüzbinlerce Ukraynaliyi sinirdan iceri aldigina getirdi. Bundan dolayi cok duygulandigini ve Polonyalilarla gurur duydugunu falan söyledi. Ben de cevaben bunun degerli oldugunu ama daha birkac yil
Is yerinden Polonyali bir arkadasla ayaküstü Ukrayna'daki savasi konusurken bir ara lafi Polonyalilarin yüzbinlerce Ukraynaliyi sinirdan iceri aldigina getirdi. Bundan dolayi cok duygulandigini ve Polonyalilarla gurur duydugunu falan söyledi. Ben de cevaben bunun degerli oldugunu ama daha birkac yil önce ayni Polonyalilarin ortadogulu mülteciler konusunda en kati ve düsmanca tavir takinan halklardan biri oldugunu, dolayisiyla bu konulari herhangi bir milletle gurur duyma ekseninde tartismamamiz gerektigini söyledim. Kem küm etti, bozuldu ve uzaklasti. Sevdigim de bir arkadasim, acaba gereksiz bir cikis mi yaptim diye düsündüm. Siz ne düsünüyorsunuz?
0
polopan
(01.03.22)
Gereksiz olmuş abi hoşuna gitmediyse yav he he gibi yüzeysel takılıp geçiştirebilirdin adamı bir anda ırkçılıkla suçlamışsın, ayıp bence.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.03.22)
Yoo. Gayet iyi bir çıkış.
0
dissendium
(01.03.22)
İyi yapmışsın bence.

Kaç yaşında adam, konuşurken lafın nereye gideceğini düşünsün bi zahmet.
0
plutongezegendegilmi
(01.03.22)
o da sana "sana sorsalar peki alır mıydın mültecileri?" diyebilirdi. o zaman da sen kemküm ederdin. gereksiz bir çıkış olmuş o yüzden. herkes kendince haklı olabilir bu konuda. he he deyip geçmek gerekirdi. bence de gurur duyulacak bir şey yok ortada ama çıkış yapmak da gurur duymak kadar yersiz bana kalırsa.
0
floydian
(01.03.22)
Haklısın.
Adaletse, fırsat eşitliği ise böyle hayati durumlarda herkes için söz konusu olmalı.
Ama tabi insanın kendi yakın ya da sınır komşularıyla empati kurması daha kolay oluyor.
0
Erva
(01.03.22)
iyi bir çıkış. insanların başına ne geliyorsa tarihi okuyamamaktan, boş milliyetçilik kasmaktan geliyor. dünyanın gerçekleriyle yüzleşiversin.
0
lesmiserables
(01.03.22)
Bence yine bir nasıl söylediğin ne söylediğinden daha önemli durumu

Bir de o şu anki haliyle duruma daha duygusal ve minnet yerinden bakarken sen de kendi durumundan dolayı daha gerçekçi bakıyorsun
0
freebird5406_2
(01.03.22)
Sordugun soru dogru ancak haklı mısın? Çünkü bu işin entegre olma açısı da var. Müslümanların avrupada kurulan düzene saygı duymadıklarını herkes biliyor ve haliyle coğrafyasında bu insanları istemiyorlar.
0
monicapp
(01.03.22)
söylediğin şeyde tamamen haklısın. ancak bunu kendine de saklayabilirdin.
ben de çok böbürlenerek birşeyler anlattıklarında almanlara laf sokmaktan hoşlanan biri olarak;

- eğer iş arkadaşımsa böyle konulara girmiyorum. olabildiğince sığ konular tartışmak lazım.
- yakın arkadaşımsa hiç çekinmem, lafı yapıştırırım.
0
yonge and bloor
(01.03.22)
kendi inancin o ise gereksiz olmayabilir ama bence gercekci olmayan bir utopyanin gercek olabilirmis gibi itelenmesinden ibaret.

her insan her insana esit degildir, bu insanin temel dogasi.

ben evime yardima ihtiyac duyan tanidigim huyunu suyunu bildigim birini alabilirim mesela, ama sokaktan rastgele birini almam. bu ikiyuzluluk mu?

yasadigin mahallenin gobeginde bomba patladi 10 kisi öldü diyelim. ertesi gun de uganda'da bomba patladi 10 kisi öldü. ikisini de esit derecede mi umursarsin, kafana takarsin? ikisine de esit derecede mi uzulursun, hayatini etkiler?

kulturu, yasayis sekli, degeleri, dunyaya bakis sekli sana yakin olan kisi uzaktan da olsa ailen gibidir. boyle durumlarda o kisilere daha cok empati beslersin, bu gayet dogal bir sey. bir insan icin yapabilecegin fedakarlik limiti de o kisiye ne kadar yakin hissettiginle alakalidir. bu da insan olmanin en temel gerceklerinden biri. bir arkadasin hasta olsa caresiz olsa hastanede gidip refakatci olursun. hatta yeri gelir alakan olmayan komsun icin bile goz goze gelmis olmanin hatrina fedakarlik yaparsin, halbuki ayni apartmanda yasiyor olmaniz haricinde rastgele bir insandan hic bir farki yok. ama bos gununde gidip hastanede refakatci olacak rastgele birini aramazsin di mi? cunku tanimadigin sana uzak olan insanlari daha az umursarsin.

insanin temel dogasinin sucluluk hissetmesi gereken bir seymis gibi kafasina kakilmasina karsiyim bu yuzden. evet, bence polonyali biri ukraynali birine karsi daha fazla empati besler, daha fazla uzulur, ve acilarini paylasmak icin daha fazla fedakarliga razi olur. bu gayet dogaldir, suclu hissedilmesi gerekilen bir sey de degildir. benzer sekilde ortadoguda zorluk yasayan birileri icin kulturel olarak yakin oldugu, onlarla benzer mucadeleler veren kisiler daha iyi empati kurar ve daha cok fedakarlik gosterir, o da dogaldir. insanlari boyle hissettigi icin suclamayin. kendi komsunuz, tanidiginiz biri, arkadasinizin problemi / acısı sizin icin sokakta rastgele birinin acısından onemliyse siz de boyle birisiniz, insanlari bununla suclamayin bence.
0
robokot
(01.03.22)
bence de gayet güzel bir çıkış olmuş. eğer iş ilişkinde birbirinize sıkıntı çıkaracak bir durum yoksa yapıştır gitsin, ağzına sağlık. buradaki tek sıkıntı iş ilişkin olacaksa ve bu işini negatif etkileyecekse bu bir sıkıntı, çünkü belli ki türkiye'de değilsin, deplasmandasın, ve avrupalı kimse seninle empati yapmayacak buna emin olabilirsin.
0
roket adam
(01.03.22)
Robokot+1
Cikisinizda haklisiniz, yani isteyen istediği düşünceyi söyleyebilir. Bu dediğinizde hatali bir şey yok. Ha bana göre is ortamında gereksiz. Evet burada "allahim ne kadar süper bir ülke Polonya" diyecek bir olay yok.

Benim de kendi fikrim;
bir insanın orta doğu vatandaşını ülkesine alırken korkmasi ama Ukraynalı alirken daha rahat olması kadar normal bir olay yok. Hele Avrupalıysa. Aramızda harbiden "pakistanlilar gelsin, afganlar gelsin, suriyeliler gelsin sinerji yaratalim" diyen var olduğunu sanmam. Bütün ülke aylardir multecilere karşı konuşuyor. Bazi mahalleler mülteci mahallesi oldu Ülkenin geldiği hal belli.

Hic politik dogruculuk oynamayacagim. Hicbir bilgim olmasa bana ülkeye pakistanli mi gelsin ukraynali mi gelsin deseler Ukraynalı seçerim. Onyargi vs zerre umrunda değil. Eksisozlukte sabah aksam "hindistanlilar denize kaka yapiyor", "bangladeste sokakta yapılan iğrenç yemek" paylaşımı yapılan yerde "abi gelsin bangladesli canimiz ya yaşasın bizle" diyecek insan sayısı 0.


Buna ek olarak Türkiye'nin bunu yapmasinin sebebi hastası olmasından değil zaten. Ucuz is gücü, Avrupa'ya karşı "bak salarim haaa" gücü.
Rusya'nın gazi varsa Türkiye'nin mültecisi var. Türkiye'de halk multeciler yüzünden kötü halde ama hükümetin umrunda değil.
0
logisticsmanager
(01.03.22)
gayet haklısın. entegrasyon problemi gerekçesi ile mültecileri reddetmelerinde bir mantık olabilir ancak şu anki politikalarının değişmesi kesinlikle bir gurur gerekçesi olamaz.
0
zgrydn
(01.03.22)
böyle konular hakkındaki fikirlerinizi sadece twitter'da boşluğa yazamayacağınıza göre e tabii yeri gelince sohbet içinde de söyleyeceksiniz ki bi anlamı olsun. nihayetinde arkadaşınızın paylaşımı ne kadar gereksizse sizin çıkışınız da o kadar gereksiz olabilir ancak. bozulmak istemiyorsa açmasaymış muhabbetini. illa hoş tutacak haliniz yok. bi de o açıdan düşünsün yani niye bozulmasın ki. madem o kadar düşünüyor mültecileri, farklı ırktan olanlara yapılan muameleye de ses çıkarabilir, bozulması saçma. he biraz whataboutism dedikleri şeyden olmuş gibi ama sevdiğiniz arkadaşınızla da düşüncelerinizi paylaşamayacaksanız ohooo yani.
0
kimwexler
(01.03.22)
Senin cikisin gereksizden ziyade utopik. Polonya'nin Suriyeliler yerine Ukraynalilari kendilerine cok daha yakin hissetmesi ve onlara kucak acmasi gayet normal. Ayni sekilde bizimde azeriler ile ukraynalilar arasinda secim yapmamiz gerekse, gidip ukraynalilari secersek bu hayatin normal akisina aykiri olur.
0
cooperr
(01.03.22)
konusu sanmıyorum ama tekrar açılırsa çok değerli hümanist polonya vatandaşı arkadaşınıza şu twitter.com videoyu izletirsiniz.

çıkışınız yersiz değil, söylediğiniz şey yanlış değil.
0
coldegezenkutupayisi
(01.03.22)
Gayet yerinde bir çıkış. Polonya'da yabancı karşıtlığı oldukça yüksek seviyelerde.

Mülteci konusundaki tutumlarını da gördük. Hatta bu savaşta bile mülteci ayırıyorlar.

O yüzden gurur duyulası bir durum yok. İnsanlık namına kapıları açmaya karar vermişler ama övünülecek bir şey yok.

Ha ama şu var ukrayna ve polonyalılar akraba gibidir. Bizim kıbrıs türklerine ya da azerileri kapıları açmamız gibi düşünebilirsin. O yüzden adam kendi içinde bir coşku yaşamış sen de boğazına tıkmışsın:D
0
anten
(01.03.22)
az bile demişsin. işim gereği çok avrupa'lıyla konuşuyorum. yüzde 99u maalesef böyle. işine geldi mi humanist, işine gelmedi mi ırkçı.
0
buenosdias
(01.03.22)
Bence haklısın. Durduk yere yükselmişsn diyebilmemiz için adamla hiç konuşmazken masasına çöküp “sizinkiler bunu bunu yapmış!” demen gerekirdi.

Durup dururken ülkesiyle gurur duyan o, illa ki bir menfaat uğruna yardım ediyolar asla saf iyiniyetli değiller bizi aptal yerine koymasınlar, bu yüzden çok yerinde bir konuşma olmuş.
0
megalomaniac
(01.03.22)
bence haklı değilsin. kimse kendi ülkesine zeval getirecek insanlardan binlercesini ülkesine almak zorunda değil. ki ukrayna ile polonya tarih ve kültür olarak birbirlerine yakın milletler. birbirlerini kardeş millet olarak görüyorlar gibi.

biz nasıl boşnakları, bulgarları kabul edip bundan rahatsızlık duymadıysak ancak suriyelilerden genel olarak aynı şekilde bahsedemiyorsak aynı durum geçerli.

ilave bir bilgi. zaten 2014'ten sonra ukraynadan eğitim, iş vs amaçlı bir çok ukraynalı polonyaya göç etmişti. ukraynalılar suriyeliler veyahut diğer orta doğulalar gibi genel olarak entegrasyondan kaçınan, gittiği yerin düzenini bozan kişiler olmuyor genelde.

sende azerbaycan rusya tarafından işgal edilse, savaştan kaçan azeri kardeşlerine sahip çıkmaktan mutlu olurdun diye düşünüyorum, ki bizim ülkemizde binlerce kırgız, kazak, türkmen göçmen de var ve onlardan çoğunluk olarak rahatsız değiliz.
0
NightBringer
(01.03.22)
haklı - haksız olman çok afaki.

"evet haklısın, çok özür dilerim, ben polonya adına yarın 2 milyon suriyeliyi ülkeme alıyorum" mu desin istedin mesela

veya
"siz türkler ne harika insanlarsınız aferim size, bravo şak şak şak" mı bekledin.

Yani haklı da olsan haksız da olsan
nasıl bir sonuç bekliyorsun?

Söylediklerinin içeriği doğru yanlış olabilir de
ikiniz de ülkenizin politikası, siyasetinde söz sahibi olmayan düz ofis çalışanlarısınız.
"peki eeeeee yani?" dese ne diyeceksin.
0
Corc
(02.03.22)
haksız da olsan yerinde bir çıkış
hepimiz düşmanız ve ötekiyiz, bunu da temellendirmişler tekrara gerek yok
çoktandır skorbordlar şeffaf değil görünürleşti, leşmedi mi
0
comp
(02.03.22)
türki cumhuriyetlerden gelenlerden rahatsız olmuyoruz çünkü göremiyoruz,
selefiler ve hapisteler (bkz: reina)
0
comp
(02.03.22)
(13)

Sıfır araba alma paranoyası

levent bilgen
Mevcut piyasada sıfır bir araba yaklaşık 300 bin fiyat bandından başlıyor. Söz gelimi VW Passat, Opel Insignia ayarında bir araç aldınız. 800 bin civarı bir maliyet. Trafiğe bir çıktınız. Işıklarda beklerken pat arkadan biri çarptı. Park yerindeyken biri sürtüp gitti ya da Allah muhafaza bir kaza ya
Mevcut piyasada sıfır bir araba yaklaşık 300 bin fiyat bandından başlıyor. Söz gelimi VW Passat, Opel Insignia ayarında bir araç aldınız. 800 bin civarı bir maliyet.

Trafiğe bir çıktınız. Işıklarda beklerken pat arkadan biri çarptı. Park yerindeyken biri sürtüp gitti ya da Allah muhafaza bir kaza yaşadınız. Ki çok olası ihtimaller hepsi.

Sizin o güzelim sıfır arabınızın tüm jantiliği, parıltısı bir anda yok olup gitmedi mi şimdi? İyi bir ikinci el alıp maliyeti hayli aşağı çekmek varken?

Paranoya mı yapıyorum gerçekten? Ama o kadar para verdiğim bir arabayı şöyle gönül rahatlığıyla en az 1-2 sene kullanmadıktan sonra neyleyim sıfır arabayı?
0
levent bilgen
(01.03.22)
Abi bu mantıkla sokakta yürürken kafamıza saksı düşüp tüm jantiliğimiz gidebilir, sokağa çıkmayalım mı yani? Bence gereksiz bi paranoya param varsa sıfır alır kullanırım bunları düşünüp sıkıntı yapmam kendime. Ayrıca arabaya takla attırmadığın sürece değerinde de öyle agresif düşüşler olmaz.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.03.22)
ikinci eller de sıfır kadar pahalı ki artık. onu düşüneceğine 2022de sıradan bir arabaya 800 bin lira vermenin ne kadar mantıklı olup olmadığını düşün. bugün 800 bin liraya s&p500 alsan 2 yıl sonra en az %50 almış olacaksın.
0
tabii lan manyak mısın
(01.03.22)
maalesef paranoya yapıyorsun. ayrıca bunlar ufak tefek problemler arabanın degerini o kadar asagı cekmez. sürtünmeler bir pasta cilaya bakar. öbürleri de boyasız göcük düzeltme işlemleri var. ayrıca arabanın alt kısmı plastik oluyor onun degisimi arabanın degerini asagı cekmez.
ayrıca araba fiyatları su an sürekli artıyor 2021 sene basında sıfır aldıgım 300 bin arabanın sıfır hali su an 550 bin.
0
sizofren06
(01.03.22)
sıfır araç galeriden çıktığı an %10 değer kaybediyor zaten.
2-3 yaşında 50k km geçmemiş bir ikinci el almak her zaman maliyet olarak en avantajlısı.

ama soruna yanıt olacaksa kasko ve yeni araçlar için değer kaybı bu dediğin durumları karşılıyor.
0
orpheus
(01.03.22)
bayide 650 bin lira olan araba 2021 araba sahibindende 3-4 yaşında 620-630 bin lira

pazarlıkla bile 600 e alamıyorsun. parası varsa niye 2.el alır ki bir insan ?
6-7 yaşında olanı bile 550 bin


birde eskisi gibi değil araba şuan değer koruma aracı galeriden çıktığı an değer kaybetmiyor.
0
patron38
(01.03.22)
arkadaşların söylediklerine ek olarak iyi bir ikinci el bulmak zahmetli/zor bir iş. çıtır hasarlı diye taklalı araba almamak bile başlı başına mesele.
0
giovanne
(01.03.22)
mantıksız bir düşünce değil. zor para kazanan biri için normal bir düşünce. bu dönemde en iyi yatırım aracı ne yazık ki araba. çok saçma bir ülke çok saçma bir piyasa, arabaya bu kadar değer yüklemek anlamsız ancak sıkıntısız bir araç almak için o da 2. el 350 500 bin aralığında. ben arabaya bu kadar değer yükleme yanlısı değilim. 2. el az km ortalama bir araç bu ekonomik sıkıntıda ideal. sıfır alan adamın para sıkıntısı olmaması lazım. alt tarafı 4 tekerlek ya.
0
mikahakkinen
(01.03.22)
zaten o kadar hassassan, almaya çalıştığın o otomobil senin için pahalı ve fazla demektir. sürekli stres altında yaşayıp kendini harab edeceksen, kullanmaya korkacaksan vs o zaman kendini sıkıntıya sokmanın ne anlamı var? babam mesela böyle, araba alıyor arabası 4. senede bile 20 bin km'de duruyor, tam kapalı garaj arabası. bana çok acıklı geliyor bu tarz hayatlar, ömrünü verdiğin şeylerin tadını çıkaramıyorsan bu acıklı bi durum cidden. tadını çıkaracaksın kullanacaksın eskiteceksin, anca o zaman parasını hak ediyor, bir sonraki sahibine değil şu anki sahibine çalışacak araç.

bi örnek vereyim, 2018'de 0 km audi a3 almıştım canavar gibi bi otomobildi o zamanın en yeni ve en yüksek kasası (şu an 0'ı 800-900 bin falan işte öyle düşün) tabii kredi, borç harç anca öyle alabildim. daha 10 bin küsür km'ye gelmeden jipin biri dan diye çarptı, %100 suçlu. arka bagaj kapağı, stoplar vs değişti, hatta şaseyi çektirmek boyatmak zorunda kaldık. değer kaybından da aldığım para 2 bin dolar değildi o zaman. ama napayım yani bunu kafaya takıp ya olursa diye arabayı garajda mı bekleteceğim? tam aksine, dağa bayıra araziye bile sürdüm arabayı, anı biriktirdim, hayatın tadını çıkardım. parasını kafaya takacaksam da o modeli almazdım bu kadar basit.
0
roket adam
(01.03.22)
Diğer arkadaşların dediği gibi tüm birikimini ve onun da yetmeyip borçlanarak böyle bir yükün altına giriyorsan çıldırırsın tabi.

O sokakta passat bırakanlar falan ya şirket aracı kullanıyor ya da bir tane daha alacak rahatlıkta oluyor.

Ben de ilk arabamı geçen yaz aldım. İkinci el ama birkaç aylık bir araçtı. Aldığımın ertesi günü feribot sırasında arkadan çarptı dayının biri pek bir şey olmadı ama canım sıkılmıştı. Sonra park halindeyken sürttüler aynı gün hem de iki kere. Biri ön tamponu diğeri arka tamponu sağ olsunlar. Başta çok üzüldüm sonra ulan dışarıda duran bir "şey" bu ne yapayım gidip yaptırsam bir daha olacak daha beter canım sıkılacak dedim yaptırmadım da öyle kullanıyorum.

Kısacası sıfır araba alıp da bunlara bu kadar takılacaksanız almayın ikinci el bakın. Hele de büyük şehirde kullanacaksanız illa bir şey oluyor yani başkası sürtmese siz sürtersiniz sakınılan göze çöp batıyor hakikaten.
0
chicha_v2
(01.03.22)
iki tane ekol var ikinci el alırken.

Biri "yeni gibi" alıyor. Yani ciddi kazası vs. olmayan. Dediğin ışıklarda hasarlanma vakası bu araçlarda da oluyor. Bir fark yok yani sıfır ile ikinci el arasında.

Diğer ekol, halihazırda arkadan çarpılmış alıyor. Kafa rahat oluyor. Ama bir daha arkadan çarparlarsa araba ne hale gelir onu bilemiyorum (güvenlik vs.).
0
burfak
(01.03.22)
Abi senin dediğin yurtdışında oluyor.
Çünkü iki sene kullanılmis sıfır gibi araba yüzde 25-30 değer kaybi ile satılır.
Ama Türkiye'de öyle değil hatta tedarik sıkıntısı varsa daha pahalı bile satarlar.
O yüzden Türkiye için mantıklı değil. Sıfır ile ikinci el arasında çok ciddi fark olsa düşünülebilirdi bu mantık.
0
logisticsmanager
(01.03.22)
Otomobil bir yatırım aracı değildir. Gider kalemidir. Otomobilin fiyatı enflasyona bağlı artabilir. ama değeri, yani o fiyata satın alabilecekleri kolay kolay artmaz.

Atıyorum 2020'de 250 bin TL'ye bir araç aldınız. Şu anda fiyatı tahminen 350 bin TL. Ama 2020'de 250 bin TL'ye mutevazı bir daire alabilirdiniz. bugün 350 bine daire bulmanız çok zor.

Ya da aracı aldığınız günkü dolar kuruna göre kaç dolara aldığınızın hesabına bakın. Sonra bugünkü satış fiyatının kura göre durumuna bakın.

Sıfır araçta bu farkların daha fazla olduğunu düşünüyorum, hesabıma göre de öyle oluyor. O yüzden tercihimi tertemiz, 50bin km altı bir ikinci elden yana kullanırım ben. ama herkesin kendi birikimi:) kendi harcaması
0
anten
(01.03.22)
Umarım yaşamazsın ama 0 araçta olası bir kazada uğrayacağın değer kaybının, 2. el araç alırsan satıcının söylemediği veya söylediği bakım/tamir masraflarının yanında esamesi bile okunmaz. Değer kazancı konusunda da şöyle bir örnek vereyim. 2020 başında aldığım 0 aracın fiyatı şu an aldığım fiyatın 3 katı :)
0
iwasbornonamountainside
(01.03.22)
(8)

Birer birer hisse senedi almak

celebi efendi
Merhaba.Bu konularda hiç bilgim yok. Bir arkadaşım hesabında kalan ne kadar küsüratlı para varsa. 2-3 tl dahil hisse senedi alıp atıyor kenara.Param oldukça yüksek de alırım ama şu an yatırım birikim yapacak param yok. Elime geçen her 20-30-50-100 tl ile 5-10 sene boyunca hisse senedi alacağım diyor
Merhaba.

Bu konularda hiç bilgim yok. Bir arkadaşım hesabında kalan ne kadar küsüratlı para varsa. 2-3 tl dahil hisse senedi alıp atıyor kenara.

Param oldukça yüksek de alırım ama şu an yatırım birikim yapacak param yok. Elime geçen her 20-30-50-100 tl ile 5-10 sene boyunca hisse senedi alacağım diyor. Sanıyorum temettü veren hisse bunlar.

Bunu bu şekliyle devam ettirebilse 5-10 yıl sonra dişe dokunur bir şey çıkar mı ortaya?
0
celebi efendi
(01.03.22)
yani hiçbir şey yapmamaktan iyidir ama 100 lirayla uğraştığına, takip ettiğine değmez. dişe dokunur bir şey de çıkmaz.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(01.03.22)
2 sene öncesinden bugüne her ayın 1'inde fiyatına bakmadan 500 liralık btc alsaydım 40k paran oluyordu. ethereum alsaydın 100k'yı geçiyordu. ben her ay fiyatına bakmadan 1 gram altın alıyorum. 100'er liralık 5 farklı coinden alıyorum. hisselerden pek anlamadığım için o tarafa girmedim henüz ama oraya da el atacam yakında.
0
birmilyonunvarmi
(01.03.22)
İki sene önce 4 liraya alınan DOAS bu sene 4 lira temettü veriyor.

Ama pandeminin başından bu yana, insanların para harcama imkanlarının zorlaşması onları tasarrufa itti. Pandemi nedeniyle ülkeler para basmak zorunda kaldı ve bu paranın bir kısmı da tasarrufa ayrıldı. Dolayısıyla yatırım araçlarının hepsinde talep patlaması sonucu inanılmaz fiyat artışları oldu.

Pandeminin etkileri ortadan kalkıp piyasadaki fazla paralar da çekildikçe yatırım araçlarındaki fiyat seyri normale dönecektir.

Antalya'ya tatile gelemediği için BTC'ye abanan Alman, BTC'sini satıp Maldiv Adaları'na tatile giderse yatırım araçlarındaki son iki senelik pozitif seyit baş aşağı da dönebilir.

Ama ben böyle bir iki senelik düşünmüyorum. Atayım bir köşeye 10-15 yıl sonrasına kadar unutayım diyorsan Temettü 25 endeksi hisselerinden alabildiğin kadarını alıp unutmanda çok büyük fayda var.
0
oguz altun
(01.03.22)
Alınabilir. ben bazen hesabımda kalan 50 60 lirayla falan bile alıyorum. Ufak miktarların getirisi de ufak olur ama harcanacağına dursun böyle değerlensin diyorum
0
anten
(01.03.22)
Ben bizim cocugun hesabına hergün üşenmeden birer ikişer lot aksa aldım, baya bi kayda değer oldu. Sigara yerine bunu yaptım
0
primetime
(01.03.22)
@oguz altun görüşünüze saygı duyuyorum fakat hiç kimse tatil yapmak için yatırımını satmaz. tatil yapmak için kullanılacak miktarlar ile piyasa seyri ne yukarı ne aşağı gider. nispi kıyasla bakıldığında çok minör tutarlar bunlar.
0
kosun lan mevzu var
(01.03.22)
düşük miktarda komisyon da çok öder

"İki sene önce 4 liraya alınan DOAS bu sene 4 lira temettü veriyor."

mart 2020'de dolar 6 TL şu an 14
0
bir soru sorcam
(01.03.22)
@kosun lan mevzu var, minik bir örnekti o. Hisse senedi riskli bir yatırım aracıdır. Kazandırması da kaybettirmesi de olasıdır diye örnek verdim onu.
Başka bir örnek vereyim.
AYCES, Eylül 2019da 3,29 Lira, Eylül 2020de 124,70 Lira, Bugün 56,40 Lira. Eylül 2019da alanın bugünkü karı ile Eylül 2020de alanın bugünkü zararı düşünülürse riskin ne olduğuna güzel bir örnek oluyor.

@bir soru sorcam DOAS örneğimi Dolar ile kıyaslamışsın. Doların 6 lira olduğu Mart 2020de DOAS 4,57 Lira. Doların 14 lira olduğu şu an DOAS 46,20 Lira.
Ben hissenin fiyat değişimini yazmayıp sadece temettüsünden bahsetmiştim.
0
oguz altun
(01.03.22)
(4)

karavan içinde satış yapmak

hooiken
belediyeden ne gibi bir izin almak gerekiyor acaba bunun için? google'da her kafadan bir ses çıkıyor, pek güvenemedim.karavan alıp, şehirde bir yerde yiyecek içecek satışı yapmak istiyoruz.
belediyeden ne gibi bir izin almak gerekiyor acaba bunun için? google'da her kafadan bir ses çıkıyor, pek güvenemedim.

karavan alıp, şehirde bir yerde yiyecek içecek satışı yapmak istiyoruz.
0
hooiken
(20.02.22)
istanbul'da şuan birkaç şubesi olan bir burgerci var, ilk işlerini karavanda satış yaparak başlamışlardı. özel bir üniversite içinde ve rektörlükten izinli olmalarına rağmen bir süre sonra sağlık ve zabıta denetimleri sebebiyle işi bırakmak zorunda kalmışlardı. onlarla sohbetimden hatırladığım kadarıyla türkiye'de bu tip karavan satışının hiç mümkün olmadığı, buna uygun yasal düzenleme olmadığı için belediyelerin izin vermediği ve sorumluluk almaktan kaçındıklarını söylemişti. başları ağrımasın diye direkt engelliyorlarmış bu satışları.

bu işi yapan kokoreççiler vs. genelde kaçak yapıyor, rüşvetle falan idare ediyorlar birkaç sene. ama ben karavan açayım, restoran gibi legal şekilde satış yapayım, yerim yurdum da belli olsun derseniz o pek mümkün değil sanırım.

daha detaylı bilgisi olan birisi yazar belki, takipteyim.
0
kent sakini
(20.02.22)
türkiye'de çok zor bu iş. Türkiye'de genel olarak herhangi bir şekilde girişimcilik zor zaten kimse yönetmelikleri tam bilmiyor. Yetkililer bile:D

Yol kenarında gördüğünüz örneklerin birçoğu kaçak satış yapıyor.

Belediye kısmından bahsedilmiş yukarda. Bu işin bir de sokak kısmı var. Türkiye'de sokakta satış yapmak için sadece belediye onayı yetmiyor maalesef. Mutlaka darlayan birileri çıkacaktır. en iyi ihtimalle o civarda satış yapan birileri varsa onlar darlayacaktır noluyor diye.

Türkiye bu tarz romantik girişim planları için fazla sert bir ülke maalesef
0
anten
(20.02.22)
www.hurriyet.com.tr

İzmirde bunu deneyen biri ve karşılaştığı bürokrasiyi anlatmıştı, halihazırda satış yapanlar vardı onlar da muhtemelen resmi bir izin olmadan ve olayın bu yönünün riskini alarak yapıyorlar
0
freebird5406_2
(20.02.22)
Geçen yıla kadar linkte verildiği üzereydi, zor bu işler.

Belediyede tanıdığınız varsa, belki bunun mantıklı, hijyenik ve düzgün bir iş olduğuna ikna edebilirseniz izin çıkar belki.
0
kaptankedi
(20.02.22)
(12)

Getir ne ara dünya markası oldu?

asaf
21 yıllık Yemeksepeti bile dünyaya doğru dürüst açılamamışken 5-6 yıllık Getir ne ara dünya markası olabilecek ölçekte agresif ilerleyebiliyor?Nazım Salur bu kaynağa hangi ara ulaştı ya da edindi? Tottenham forma sponsoru da olmuş. Premier League’de reklam veriyor. Avrupa’nın en önemli başkentlerind
21 yıllık Yemeksepeti bile dünyaya doğru dürüst açılamamışken 5-6 yıllık Getir ne ara dünya markası olabilecek ölçekte agresif ilerleyebiliyor?

Nazım Salur bu kaynağa hangi ara ulaştı ya da edindi? Tottenham forma sponsoru da olmuş. Premier League’de reklam veriyor. Avrupa’nın en önemli başkentlerinde vs.

Hangi parayla?
0
asaf
(19.02.22)
spesifik bilgim yok, belki başka kirli veya temiz bağlantılar vardır ama bir gözlemci olarak safça;
1.çok iyi bir zamana denk geldiler ancak bu noktada öngörülü olmanın ve yatırımın da önemi var. pandemiyi tahmin edemeyebilirlerdi ama yatırımlar ve imkanlar bu tip bir senaryoda zaten hazırdı.
2.neredeyse ilk defa ciddi, istikrarlı ve profesyonel pr izleyen bir firmayla karşılaşıyoruz türkiyede. reklama ayırdıkları bütçe kadar vizyonları da önemli bu bağlamda. daha önce de yazmıştım, getir sadece kendilerine yönelik reklam yapmadı. dijital alışverişi yaygınlaştıran, bir alışkanlık ve "ihtiyaç" haline getiren bir reklam politikası izledi. aynı şeyi trendyol da yaptı, yapıyor mesela. bir ara markafoni vardı mesela ne biçim bir olay olmuştu falan ama uzun vadeli plan, yatırım yapıp sürdürebilir olmak çok önemli bu konuda.

ha bir de yemeksepeti ile kıyaslanamaz bence. zira getir önce hızlı market alışverişi gibi yeni bir konseptle girdi pazara. ayrıca yemeksepetinin aynı dönemlerde üstüste gelen kötü gidişi, hackelenen hesaplar ve defalarca sızdırılan bilgilerle lekelenen şöhreti bitişe sürüklüyor onu. ve yine altını çiziyorum yemek sepeti sadece yemek satmayı pazarladı. insanlara internette herhangi bişey (mesela yemek) sipariş etmelerini pazarlamadı, bunun reklamını yapmadı. bana sorarsanız en büyük hatası bu.

bir de "büyüyen" her firmada olması gerektiği gibi kazancın büyük kısmını reklam ve tanıtıma ayırıyorlar. ooo bu sene daha çok kazandık büyüme hızını sabitleyelim, üstünü cebe atalım demiyorlar şark kurnazı gibi. ivme yüksek olunca kar da artıyor diye düşünüyorum.

ama dediğim gibi başka mafyöz işler, fonlar var mıdır bilemem.
0
rewlack
(19.02.22)
getir son iki senede son derece ciddi yatırımlar aldı yurtdışından. nazım salur ve diğer ortaklar (5 kişi) toplam %60 hisseye sahip. kalan hisse yatırımcı şirketlerin. aşağıdaki haber geçen seneden:

www.ntv.com.tr
0
uuth
(19.02.22)
bilgim yok hatta sifir ama kaynagim saglam. Muhafazakar sermayenin destegi varmis arkasinda, kaynak: Londra'nin en buyuk Turk gida toptanci patronlarindan biri, bos yapacak biri degil kesinlikle, gidip de bana soylemedi tabi onun calisani arkadasimdan duydum bizzat
0
speedy
(19.02.22)
Getir türkiye tarihinde "markaya" yatırım yapan nadir şirketlerden. Bakın çok fazla şirketimiz var ama marka ve pazarlama iletişimini ciddiye alan 10'u bulmaz. Getir bunlardan biri. Bir sürü dedikodu var arkasında şunlar var bunlar var diye.

Şöyle diyeyim. türkiye'de arkasında çok buyuk sermayesi olan çok şirket var. Ama mevzu biraz da o sermayeyi nasıl yönettiğinle alakalı. Getir sermayesini iyi yönetti.


Aslında getir çok iyi bir başlangıç yakalayamadı. İlk başta oldukça yavaş büyüdüler. Ama pandemi inanılmaz bir ivme kazandırdı.

Gelelim yemek sepeti nasıl yerinde saydı, getir 1-2 yılda dünyaya açıldı.

-Yemeksepeti dünyada var olan bir konseptin türkiye uyarlamasıydı. Getir dünyada da örnekleri olan ama henüz yeni bir konsept. Bunu iyi kullandı.

-Yemeksepeti bir internet girişiminden beklenmeyecek kadar yavaş gelişen bir şirket. Yıllarca web sitesi üzerinden yürümeye çalıştılar. Mobil uygulamaları bile kullanım kolaylığı açısından getirle yarışamaz.

-Getir'in çok iyi bir ux (kullanıcı deneyimi) ekibi olduğu belli. Buna bayaa kafa yoruyorlar. UX dediğin şey sadece arayüz tasarımı değil. Kullanıcının siparişi tamamlanana kadar attığı tüm adımlar çok iyi planlanmış. Mesela annem getir'in uygulamasını çok rahat kullanırken yemeksepetinde kafası karışıyor.

Yemeksepeti'nin özensizliğini şöyle anlatayım. Mesela yemeksepetini açtınız. Size önce hangi şehirdensin diye soruyor. şehrini seçene kadar 10 saniye kaybettin. Sonra sana kullanıcı adı ve şifreni soruyor. Yahu zaten direkt login ekranına atsan başta bana şehir seçtirtmene gerek kalmayacak. Bir siparişin 10 adımı var mesela. Her seferinde bu şekilde 5-10 saniye kaybedince getir'de 2 dakika süren iş bunda 4 dakika sürer.

-Getir sürekli ve hızlı şekilde yeni özellikler ve servisler ekliyor. Adam küçük bir market olarak başladı. Getir yemek ekledi yemeksepetine rakip oldu. Getir büyük ekledi migros sanal markete rakip oldu. Getir mahalle'yi açtı esnafı işin içine kattı. Mesela getir yemek tesliminde sana restoran kruyesi mi getirsin yoksa getir kuryesi mi diye soruyor bazı bölgelerde. Yemek sepeti de bu hizmeti vale olarak sunmuştu yıllar önce. Ama arada ux tasarımı olarak o kadar fark var ki ben o vale hizmetini çok sonra fark ettim. Çoğu kullanıcı da görmemiştir eminim ya da ne kadar avantajlı olduğunu bilmiyordur.

-İki şirket arasındaki en büyük fark kurumsallaşma. Yemeksepetinden sipariş verdik yıllarca. Yemeğin ne şekilde, kim tarafından kaç dakikada geleceğinin bilgisi yok. Getir o kadar profesyonel çalışılmış ki motorundan kuryesinin tulumuna kurumsal bir firmadan hizmet aldığını hissettiriyor.

-Getir inanılmaz bir reklam yatırımı yaptı. yemeksepeti nasılsa tekelim diye hiç reklama para harcamadı. Oysa büyük olmak için de büyük kalmak için de reklama çok para harcamak gerekiyor. Coca cola dünyanın en büyük içecek üreticisi. Birçok pazarda lider hatta rakibi yok çoğu yerde. Ama hala dünyanın en çok reklam harcaması yapan şirketi.

-Getir'in yönetimi oldukça profesyonel hareket etti. Şirkete çok yatırımcı aldılar. Türkiye'den ve dünyadan yatırım fonlarının yatırımları var getir'de. haliyle onların networkü ve know-how'ı da bu hızlı büyümede oldukça büyük katkılar sağladı.
0
anten
(19.02.22)
yemeksepeti nevzat aydın ve trabzonluluğu sebebiyle alternatifleri çıktığı anda bir hate brand haline geldi. sadık bir ys ve banabi üyesi olarak ben bile sipariş vermiyorum artık, logosu markası falan tiksinti getiriyor. getir çok daha sempatik bir brand recognition uyandırıyor nedense, pazarlamanın gücü işte. uygulama olarak da çok hantallar, imaj olarak da kötüler.
0
roket adam
(19.02.22)
ortaklık yapısı gizli saklı olmadığı için, o ona fısıldamış bu buna çıtlatmışa gerek yok
5 kurucu ortağın hissesi yüzde 60. kalanlar:
Sequoia Capital amerikan
Tiger Global Management amerikan
Türkiye'den Fiba(hüsnü özyeğin) ile Esas Holding(sabancı)
0
comp
(19.02.22)
dünyaya açılma açısından karşılaştıracak olursak biraz alakasız iki örnek aslında. yemeskepeti delivery hero'ya satıldığından beri dünyaya açılma gibi bir durumu yok zaten. çünkü delivery hero'nun her ülkede farklı brand stratejisi var. yemeksepetinin kendi ülkesindeki sipariş hacmi ve karlılığına odaklanmı durumda. getir ise yemeksepeti gibi satılabilirlerdi ama bunu yapmayıp markalaşmayı tercih etti. bence burda çok farklı sebepler vardı. yemeksepeti 2015'te satıldığında ülkede kaos vs de vardı. nevzat aydın direkt söylüyor zaten erken sattık diye.
0
la mort heureuse
(19.02.22)
nevzat hem trabzonlu hem boğaziçili...

getir kurucularında itülüler var odtülüler var.
nazım salur boğaziçili olsa da bayburtlu, oradan kurtarıyor.
0
comp
(19.02.22)
yemeksepeti zaten dünyada hali hazırda olan bir iş modelinin türkiye versiyonuydu. türkiye'deki pazarda tekel olması sayesinde kolayca büyüdü ve dünyada yemek siparişi konusunda önemli pazar payına sahip olan delivery hero'ya satıldı. bırakın dünyaya açılmak kuzey kıbrıs'ta dahi daha yeni yeni faaliyet göstermeye başladı. azerbaycan da bile faaliyeti yok. pazara ilk girmek gibi bir avantajı olmasına rağmen oldukça hantal bir hale geldi zamanla yemeksepeti.

oysa getir'in durumu oldukça farklıydı. dünyayla eş zamanlı bir şekilde hızlı market teslimatı hizmeti ile giriş yaptı ülkemizde. o da bu konuda rakipsizdi bizde ilk zamanlar. ve sürekli işine markasına yatırım yaptı.
öyleki sırasıyla getir büyük - getir yemek - getir çarşı - su - taksi gibi hizmetler sunan bir platform haline geldi. şuan ülke pazarında yemeksepeti ve trendyol'dan önde. ama yarış artık çok keskin. bunu indirimler ve promosyonlardan bile anlamak mümkün.
ancak getir sadece bunlarla dansınırlı kalmadı. önce başka ülkelerde (ingiltere-abd) aynı iş modelini sundu. ve kabul gördü. bu kabulle oldukça ciddi yatırımlar aldı. almaya da devam ediyor. herkes bahsetmiş branding oldukça etkili zaten ama sadece branding ile açıklamak da haksızlık. bütüncül bir iş modeli ve yönetim vizyonu getir'i en iyi tanımlayan ifadeler bana göre.

yakın zamanda n11'e ortak oldu getir. (hatta bazı haberlerde satın aldığı-çoğunluk hissesine sahip olduğu-ifade edildi) yakın zamanda çok daha farklı ve katmanlı bir iş modelleri görebiliriz diye düşünüyorum.
düşünsenize n11'den sizinle aynı şehirdeki bir satıcıdan laptop aldınız ve aynı gün saatler içinde getir kuryesi size teslim etti?
0
debian
(20.02.22)
Yemeksepeti vir dunya markasi olamaz cunku ingilitere de 50 yildir paket servis var. Bir pizzada ne olur kaca gelir? 50senedir biliyorlar. Benim babam bilmez ben ogrendim peki nasil yemek sepeti ile. Cunku bizim nesil paket servis ile ilk tanisan ama pizza nin neli olacagini bilmeyen bir nesildi.

Yemek sepeti zamaninda iuk ye gitti ama millete cok sacma geldi cunku herkes pizzacinin telefonunu hangi pizza yi isteyecegini biliyordu

Biz bilmiyorduk.

Getir ise baska bir model sundu. Eve servis. Bu aslinda daha masrafli olmasindan ziyade zarar yazan bir is ama soyle bir model var.

Eger getir 5 yillik zararini karsilayacak yayirimi bulursa market zincirlerinin 2/5 ini siler yani

bim migros sok a101 carrefour

Yerine

Bim migros carrefour getir

Oldugunu dusun

Boylelikle pazarin 2/5 ini ele gecirebilor

Bu sebeple yatirim aliyor aslinda. 6-7 sene dayanmasi lazim rakiplerini de yenmesi lazim

Founderlarinin amaci ise bidaz daha parlatip firmayi amazon wallmart veya ebay e satmak

Ben zamaninda yapmistim fizibilitesini
0
duyurukullanıcısı
(20.02.22)
Yemek sepeti arayuzu kullanissiz +1

Getir yemek trendyol yemek gibi alternatifler ciktigi gibi yemek sepeti kullanmayi bıraktım ben sahsen.

Yukarıda da dedikleri gibi getir deli gibi reklam yaptı ve deli gibi kampanyalar yaptı surekli. Boyle böyle milletin gözüne gozune soktu uygulamayi. Hiç intenrentten yemek siparişi vermeye kalkismayacsk insanlsr bile getir indirip yemek söyledi cunku cok kıyak kampanyalar vardi.

Ben yemek sepetinde boyle kiyak kampanyalar falan görmedim. Yaptıysa da hic haberim olmadi, demek ki pazarlamasini yapamamis.

Millette soyle bir anlayis var bizde; ben bu şekilde güzel kazaniyorum zaten, o zaman daha iyisini yapmaya calismanin ekstra para harcamanin alemi yok zaten satıyorum ben hizmetimi/urunumu. Boyle düşününce surdurulebilirligi olmuyor. Yemek sepetinin o uyuz arayuzu hicbir zaman duzelmedi. Getir kadar da reklam-kampanya olmadı.

Tum bunların disinda bir de su var yemek sepeti getir ile doğrudan kiyaslanacak bir marka değil. Verdikleri hizmet farkli. Yemek sepeti kebabcidan hamburgerciden sana yemek getiriyordu, getir cikti abuk subuk bir saatte restoranın kebabcinin sana getiremeyecegi, seve seve kalkıp kendin marketten kuruyemisciden falan kendin almak zorunda oldugun hatta saat gecse kalkıp gitsen de alamsyacagin seyleri getirmeye basladi. Sonra getir yemek de isin icine girince zaten getir ayni zamanda bir yemek sepeti ve cok daha fazlasi oldu. Hem de pratik mobil uygulamasıyla.
Yani marka yuzu, logosu rengi bile ayri bir olay getir'in. Gordugun anda seciyorsun mor renkli getiri. Yemek sepetinin bir rengi bile yok. Pazarlama ve marka yönetimi cok geride kalmış getir ile kiyaslayinca. Bu işlerden cok anlayan biri degilim de buradan bakınca bana gözükeni söylüyorum.
0
stavro
(20.02.22)
airbnb ya da uber niye olduysa bu da o yüzden oldu diye düşünüyorum. (ukalaca bir niyetle yazmadım, bir beyin fırtınası tetikler umarım diye düşünüyorum)
0
vital
(20.02.22)
(4)

Çevre Edinilebilecek Yerler - İstanbul

adwokat
Herkese merhaba. Bir avukat olarak yakın zamanda nihayet ofisimi açtım. Ufak tefek işlerim dışında bol bol zamanım var. Bu vakti adliyede ve ofiste geçirmek yerine çevre kazanabileceğim insan tanıyabileceğim ortamlarda geçirmek istiyorum.Her türlü mekan ve etkinlik önerilerinize açığım.
Herkese merhaba. Bir avukat olarak yakın zamanda nihayet ofisimi açtım. Ufak tefek işlerim dışında bol bol zamanım var. Bu vakti adliyede ve ofiste geçirmek yerine çevre kazanabileceğim insan tanıyabileceğim ortamlarda geçirmek istiyorum.

Her türlü mekan ve etkinlik önerilerinize açığım.
0
adwokat
(17.02.22)
İzmir'deki avukat arkadaş rotaract takılıyor.
0
logisticsmanager
(17.02.22)
dernekler, klüpler, internet grupları... filan.
0
ankarakecisi
(18.02.22)
Bunu ileriye dönük bir iş yatırımı olarak düşünüyorsanız, alanınızı bilmiyorum ama, ticaret odalarının vs. seminerlerinde yer almak ço kfayda sağlayabilir. Esnaf ve kobilere yönelik birçok seminer ve eğitim düzenliyor ito, belediyeler, girişimci dernekleri falan. Onların işine yarayacak hukuki konularla ilgili bir sunum vs hazırlayarak buralarda görünürseniz, bir şekilde çevreniz genişler.

Bunun yanında girişimcilere yönelik dernekler, eğitim vakıfları hem faal olabileceğiniz hem de çevre edinebileceğiniz yerler.

www.siviltoplum.gov.tr

Buradan istediğiniz alanda dernekler bulabilirsiniz. sadece belli bir siyasi görüşe ya da zümreye bağlı derneklere çok dikkat edin derim. Üye olmadan iyi araştırın. Hem o derneğin ilerde kimlerle yanyana anılacağı belli olmaz durduk yere tadınız kaçar. Bir de sınırlı bir siyasi çevreyle anılırsanız, başka görüşlerden insanları iter bu durum. Ticaret odaları vs daha güvenilir limanlar gibi.
0
anten
(18.02.22)
(bkz: bni) isimli bir iş networkü var. belli bir para ödeyerek giriyorsun haftalık online toplantıları oluyor vs. benim sektörüm için pek mantıklı değildi bu yüzden ilgilenmedim. ama avukat-doktor-muhasebeci gibi daha genele hitap eden mesleklere katkısı olabilir.
0
orpheus
(18.02.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.