Giriş
(10)

Giyim firmasına gidip bana kombin yapsanıza demek.

put it in your appropriate place
Niyet iş yerinde ama sokakta giyebileceğim tarzda alacağım. Altı üstü iki gömlek ve iki pantolon alacağım ama hangi renk hangisiyle gider tam kestiremiyorum. Gerçi pantolon siyah gri ekseninde olur.Bir giyim firmasına gidip sar oradan iki gömlek ve pantol, görüşürüz tarzı bir yaklaşımı düşünüyorum.
Niyet iş yerinde ama sokakta giyebileceğim tarzda alacağım. Altı üstü iki gömlek ve iki pantolon alacağım ama hangi renk hangisiyle gider tam kestiremiyorum. Gerçi pantolon siyah gri ekseninde olur.

Bir giyim firmasına gidip sar oradan iki gömlek ve pantol, görüşürüz tarzı bir yaklaşımı düşünüyorum. Ne tavsiye edersiniz konu hakkında?

Ne kadar gerekli bilmiyorum bilgisi: Öyle mark takıntım yok ama kaliteli olan firmaları tercih ederim tabii.
0
put it in your appropriate place
(16.10.22)
Bence çalışanına iyi maaş veren ve yüksek fiyata ürün satan yerlerde bunu yapabilirsiniz.

Sebebiyse çalışanına iyi maaş vermeyen yer anca lcw falan gibi öğrenci, yeni mezun vs çalıştıran yerler olur. Buralarda tabiki servis alamazsiniz.

Bence mantıksız değil.
Buna ek olarak Türkiye'de var mi bilmiyorum ama yurtdışında giyim tarzını ve vermek istediğiniz fiyati söyleyip size aylık kombinler yollayan firmalar var.
0
logisticsmanager
(16.10.22)
ben zamanında satış danışmanı olarak çalışmıştım, böyle biri gelse yardımcı olurdum hem zaten satış yaptığım için prim alırım hem de iyi niyetimden

fakat ilk bilgileri sizin vermeniz gerek nerede giyeceksiniz açık tonlar mı koyu tonlar mı olsun istersiniz

böylece 2 pantolon 3 gömlek ile birbiriyle giyilebilecek kombinler önerebilir
0
freebird5406_2
(16.10.22)
Altınyıldız'da yapmıstım bunu. Bir guzel giydirip gondermislerdi beni bayram cocugu gibi.
0
dr doofenshmirtz
(16.10.22)
bunu yaparsanız ellerinde kalan en kofti şeyleri size çok güzel oldu diye satacaklardır.
0
duyurukullanıcısı
(16.10.22)
@logisticsmanager Lcw değil. Aklıma gelen Gant misal

@freebird5406_2 genel olarak koyu ama gömlek açık ton olabilir. fakat pantolon için özellikle koyu

@dr doofenshmirtz, Altınyıldız mantıklı.

@duyurukullancısı ihtimal dahilinde tabii
0
🌸put it in your appropriate place
(16.10.22)
Yok ben zaten lcw demiyorum örnek verdim, çok fazla insana hızlı tüketim giysi satmaya çalışan yerden böyle servis alamazsiniz diye.
Gant pek giymedigim icin cok bilmiyorum, banana republic misal severdim. Misal Massimo dutti verebilir bu servisi bence.
Yani bulmaniz gereken; yüzlerce insana hizmet vermeye calismayan, fiyatlari haliyle yüksek olan ve calisanlarini "is bulamayan" kisilerden değil deneyimli kisilerden seçen bir yer olmalı. Bence soruyu böyle sorarsaniz daha net bilgi gelebilir.

Bu arada kigili, network, massimo dutti, beymen gibi yerler olabilir. Özellikle outlet olmayan yer seçerseniz sanki hizmet bir tık daha iyi olabilir.
0
logisticsmanager
(16.10.22)
Mağazaların çoğu ürünlerini kombinler aslında, yani askı düzeni bu şekilde olur. Kazak yanında ona uygun pantolon, gömlek, hatta ayakkabısı durur altta. Mağazaya gittiğinizde biraz dikkat edin fark edersiniz. Görevliye bu kazağı/ pantolonu başka hangi parça ile giyebilirim diye sorarsanız bir iki şey önerir.
0
ya volna
(16.10.22)
@logisticsmanager'in bahsettigi sistem turkiye'de de var ama ben kullanmadim, kullanan hic duymadim. ama belki kullanislidir, bir inceleyin isterseniz.

clotie.com
0
in vino veritas
(16.10.22)
damat tween’in iyi bir mağazasına giderseniz tam dediğiniz gibi stil danışmanlığını verirler. ama fiyatları ciddi manada pahalı şu an.
0
roket adam
(17.10.22)
İnstegramda kombin sayfaları var, göz atabilirsiniz.
0
el conquerador
(17.10.22)
(9)

İş hayatında rol yapıyor musunuz?

abelardo
Ben kendisi ile barışık, samimi bir insanım. İş hayatında samimi davrandıkça bazı insanların saygı düzeyinin azaldığını, kasıntı ve mesafeli davrandikca daha çok saygı duyduklarını gözlemliyorum. Herkes değil ama bazi insanlar böyle. Peki ya siz ne derece rol yapıyorsunuz?
Ben kendisi ile barışık, samimi bir insanım. İş hayatında samimi davrandıkça bazı insanların saygı düzeyinin azaldığını, kasıntı ve mesafeli davrandikca daha çok saygı duyduklarını gözlemliyorum. Herkes değil ama bazi insanlar böyle. Peki ya siz ne derece rol yapıyorsunuz?
0
abelardo
(16.10.22)
Ben rol yapamayanlardanim. Bazılarının saygısı zamanla azalıyor ben de bir müddet görmezden geliyorum sonra devam ediyorsa hala aynı durum, hak ettikleri gibi davranıyorum önce bir şaşırıyorlar ana kendilerine geliyorlar neticede.
0
dlendam
(16.10.22)
Yapabilirdim ama gerek yok. Bulunduğum calisma ortami çok güzel ve kendi calisanlarimla birbirimize şaka yapan dalga gecen (ki ben kendi müdürlerime de diyebiliyorum böyle seyler). Daha bir kere saygı konusunda sorun olduğunu görmedim. Bu sebepten oldukça mutluyum.

Ama başka bir yerde daha ciddiydim çünkü ortam böyle degildi. Ortama çok bağlı.
0
logisticsmanager
(16.10.22)
hocam hayatta her ortamda farklı kimlikte oluruz bu rol yapmak değildir

örneğin ailemizle birlikteyken yaptığımız espriler ile arkadaşlarımızla yaptığımız espriler farklıdır, işte de evdeki gibi davranmayız

ya da iş yerinde 10 kişilik ekibe işi öğrenmeleri için görevler ve eğitim verirken işten çıktıktan sonra gittiğimiz resim kursunda farklı davranırız

her yerin kendine göre bir dinamiği mesafesi var
0
freebird5406_2
(16.10.22)
Eski işyerimde rol yapmaya gerek duymazdım. Herkes olduğu gibiydi ve hepimiz birbirimizin iyi niyetine güvendiğimiz için olduğumuz gibi davranıldık.

Yeni iş yerimde maalesef insanlar birbirlerine üstten bakıyorlar ve hep ezmeye çalışıyorlar. İlk 6 ayda insanlar iyi niyetli yaklaştığım için çok başım yandı. Bir süredir bende en düzgün kıyafetlerimi giyip, insanlar soğuk ilişkiler kuruyorum. Eskisi gibi ezmeye çalışmıyorlar artık. Daha saygı duyuyorlar.
0
you are my lethe
(16.10.22)
Benim altımdakilere hiç yapmam. Samimi konuşamadığım insanlarla çalışmam. Peerlarıma bazen, gerektiğinde. Onlar yapıyorsa. Üstümdekilerle çok daha fazla, genellikle. Belli bir yönetici var kafalarında. Onu oynuyorum.
0
gabe h coud
(16.10.22)
Is icinde ve is disinda iki farki insanim kendim gibi olunca cocuksusun kariyerini etkiler dediler. Bende bir maske gelistirdim faydasini da gordum
0
kuzey li
(16.10.22)
Beyaz yaka, özellikle de plaza çalışanı beyaz yaka inanılmaz kalitesiz, manipülatif ve yalancı insanlardan oluşuyor. Hayatta kalmak için rol yapmak gerekiyor.
0
nawar
(16.10.22)
Kritik roldekilerle (yöneticilerle) ikili ilişkilerde samimi, dürüst ve destekleyici bir tavırda olmak size kazandırır.

Bu samimi olmak aile ortamındaki gibi olmak demek değil tabi ki. Belli bir ciddiyet nezaket aynı zamanda samimiyet ve yeri geldikçe Güleryüz olmalı.

Ortamına göre de davranılır. Gırgır yapılıyorsa ayak uydurursunuz. Fakat özgüvensiz olmayın. Bir ortamda insanlar özgüvensiz davranışlar gösterince sizi ciddiye almaz. Bunun rol yapmayla bir ilgisi olmaz.
0
psmstc
(16.10.22)
yapıyorum tabii ki bu da oyunun bir parçası. herkesle samimi olmanız da size faydadan çok zarar getirir.
0
roket adam
(17.10.22)
(23)

kiracı sorusu

nick bulamadim
bir ev sahibi kiracı konusuyla daha beraberiz. bir kiracımız var. 850 lira kira ödüyordu. ben yoktum. bizimkilere vermiş kirayı ve 900 lira yapmış zam ile birlikte. henüz daha zammı konuşmadık.ev sahiplerine sövenler duruma şu şekilde baksın. ben 2 yıl önce evin kirası ile başka bir yerdeki yurt ücr
bir ev sahibi kiracı konusuyla daha beraberiz. bir kiracımız var. 850 lira kira ödüyordu. ben yoktum. bizimkilere vermiş kirayı ve 900 lira yapmış zam ile birlikte. henüz daha zammı konuşmadık.

ev sahiplerine sövenler duruma şu şekilde baksın. ben 2 yıl önce evin kirası ile başka bir yerdeki yurt ücretini ödüyordum. kira 700 liraydı, yurt da 700 liraydı. (ki kiraya piyasanın altında verdik) şu an aynı yurdun ücreti 1700 lira falan ancak kiranın durumu ortada. ve aynı semtteki evler minimum 3000 lira. ev arkadaşı arayanlar bile 1500 lira istiyor. ben ailemin evinde kalıyorum. ne yapayım?

kiracı çıkmazsa ve kirayı arttırmazsa 900 lirayı kabul etmem mümkün değil. er ya da geç çıkmasını isteyeceğim. kalacak başka yer yok. dediğim gibi yurt ücreti ödüyordum, öğrenciyim ve evet bu yüzden okuduğum şehirde değilim.

1- sahibinden.com'dan baktım ama bu çevrede çok fazla o site kullanılmıyor. bir emlakçıya gitsem ev için aşağı yukarı fiyat danışsam fikir verirler mi?

2- şu an mı zam yapayım yoksa ocak ayını mı bekleyim? asgari ücretin %35'i gibi bir orandı en başta. ocak'ta zam ile birlikte %15'i gibi bir oran olacak. bu oranda zaten anlamı yok kiraya vermenin. eve benim geçip oturmam daha mantıklı. kiracı uzlaşırsa ikimiz için de avantajlı olacak. ama sorun çıkarırsa uzun vadede çıkartıp kendim geçicem. 900 lira kira alıp aynı semtte başka bir eve 3500 lira ödemek aptallık sonuçta.

3- kendim oturma amacıyla tahliye davası açsam ne kadar sürer? dava açan var mı? 3 yıl sürse bile açarım. sonuçta 900 lira kira alırken kendim 3500 lira ödemem.

not: kendim oturmazsan tazminat ödersin diyecekler için yeni kira ile ödeyeceğimiz tazminatı 3-4 ayda çıkarırız.

derdim sineğin yağını çıkarmak değil. piyasa 3000-3500 ise 2500'e anlaşırım. ama 3 büyük şehirden birinde 900 lira kiraya ev kiralayacağıma evi boş tutarım. zaten eve yapılacak tamirat vs. belki daha fazla tutacak.
0
nick bulamadim
(16.10.22)
Madem tazminat ödemek sorun değil kiracı ile anlasin? Tasinma, emlakci masrafları falan ödeyip anlasmaya calisin.
0
logisticsmanager
(16.10.22)
uzlaşmak ikimiz için de daha karlı. neden işi yokuşa sürelim? hem o daha ucuza oturacak. 3000-3500 lira yerine d2500 lira ödeyecek hem de ben oturmak istediğim başka yerde oturacağım. ama bunu göremiyor kiracılar. günü kurtarmalık hesaplar yapıyor.
0
🌸nick bulamadim
(16.10.22)
Anladığım kadarıyla kirayı elden alıyorsunuz. Vergi konusuna girmiyorum. Bu yasal değil. Kiracı bu konuda kendi de şuçlu olsa dahi inatlaşma durumunda size sıkıntı yaşatabilir.

Kira artışı kontrat tarihinde yıldan yıla yapılır. Siz anladığım kadarıyla değişik değişik tarihlerde yapıyorsunuz ki bu da sorunlu.

Kira-yurt parası argümanınız sorunlu. Şöyle ki, Ben geçen sene paramın faiziyle jelibon alıp yiyordum. Devlet faizleri düşürüp duruyor, aynı miktar jelibon alamıyorum. O zaman jeliboncuyu dövme hakkım mı var benim?

Emlakçıdan bilgi alabilirsiniz ama karşılığında ücret talep edebilir.

Diğer sorularınıza, bugün bir başka duyuruda cevap verildi zaten.
0
Mirket
(16.10.22)
yahu yapmayın. biliyorum kafanızda bütün ev sahipleri kötü. ancak kafanızda çizdiğiniz gibi değil her şey. vergiden falan kaçtığımız yok. vergi konusunda ne var? bana kalsa banka hesabı vereyim oraya yatırsın kiracı. kirayı ödemeye geldiği zaman evde olmuyorum çünkü. hatta bu aydan sonra onu söylicem bankaya yatırsın. zaten yıllık 10 bin lira kira alıyoruz. 7 bin liraya kadar vergiden muaf. şurada ödeyeceğim yıllık 500 lira bile olmayan vergiden mi kaçıcam? kafanızda öyle bir portre çiziyorsunuz ki tüm ev sahipleri paragöz.

kira - yurt argümanı sorunlu değil. mantık basit. ben aldığım kira ile kira ödüyorum. bugün aldığım kira ile evin aynısını karşı sokakta 1 hafta kiralayamıyorum. ancak aldığım kira ödediğim kiraya denk olmazsa çıkıp kendi evime geçerim. ancak kendi evime geçmem kiracı için de benim için de maliyetli olacak. uzlaşmak ikimiz için de avantajlı. bunu görebilmek zor değildir bence.
0
🌸nick bulamadim
(16.10.22)
Yasal olarak %25'ten fazla zam talep edemezsiniz.
0
zekicalik
(16.10.22)
Anladığım kadarıyla eviniz Anadolu'nun ücra bir bölgesinde. Haberlerde çıkanlara çok kanmayın. "Yok bizim burada 3 bin lira ben 900 tl alıyorum" gibi bir ruh haline girmeyiniz.
Mevzubahis konu İstanbul -ki yakın bir tarihe kadar kiracı-ev sahibi kültüründe eski kiracı her zaman piyasanın çok çok altında öderdi-

İstanbul'un değişen demografisi, gurbetçilerin istanbul'daki evleri bir yatırım aracı haline dönüştürmesi ve kültürel yozlaşma bu hale getirdi.

Ben şu an Ankara'nın gayet güzel bir bölgesinde 1600 TL'ye oturuyorum. 3+1 evde. Çünkü burası Anadolu, daha henüz demografisi değişmedi ve daha yozlaşılmadı.

Bu bakımdan siz olayın çok dışındasınız. Evimde ucuza oturuyorlar algısına kapılmayın.
0
juan pablo pino
(16.10.22)
@zekicalik gerçekten okuyor musunuz yazılanları? tamam %25'ten fazla yapmayalım. 900 lira kira alırken neden ben 3500 lira kira ödeyim? o zaman kiracıyı çıkartır (geç de olsa bir şey değişmez) eve ben geçerim. bu mudur çözüm? adam 2500 lira ödemek varken neden 3500 lira ödesin? böyle olunca hem benim için hem onlar için maliyetli olacak.

ben yalnız yaşayacağım. 2+1 yerine 1+1'e geçerim zaten. hem de onlar rayiç bedelin altında oturmuş olur. ama bunun da bir sınırı olmalı. 900 liraya izmir'de oda kiralayamıyorsunuz.

@juan haberlerle bir ilgisi yok. aynı sokakta bir ev kiralamak istesem 3000 liraya ev yok. nasıl ucuza oturmamış oluyor? ev arkadaşına 2000 lira istiyorlar. anadolu'nun ücra bir bölgesi değil. izmir'de.
0
🌸nick bulamadim
(16.10.22)
Ben ev sahipleri kötüdür demiyorum, ev sahibiyim zaten.

Ben karşılaşacağın sorunlara değindim. Mahkemeye gideceksin, şu kadar kira veriyor diyeceksin, o kadar kira verdiğine dair bir belge koyamayacaksın ortaya. Hakim 'Yaz Kızım. Vergi Dairesine diyecek, nur topu gibi yeni bir sorunun olacak. Ona değindim ben.

Kira artışı konusunda haksızsın.Ve anlaşma, uzlaşma olmadığı taktirde @zekicalik'in dediği doğru.

Ve tam da @juan pablo pino'nun dediği gibi, geçmiş yıllarda da, sırf eski kiracı olduğu için karşı daireden %50 ucuza oturan dünya kadar kiracı bilirim ben. Kira olayı böyle bir şey ve ilk defa böyle sorun yapıldığını görüyorum ben.
0
Mirket
(16.10.22)
Nick bulamadım; bu arada bunun sonu yok biliyorsunuz değil mi?
Ben izmirliyim, emlakçı arkadaşım var. Gecen sene geldiğimde 9 bin lira suranin kirasi dedi. Bu sene geldim 16 dedi. Siz zaten yarın kiraya verseniz seneye gene ucuz kalacak ya da ondan sonraki sene. Bunun sonu yok. Sizin yurdunuz kaç olmus vs kiracının sorunu değil. Yurdunuz kiraya oranla ucuz kalsa kirayi azaltmayacaksiniz sonuçta.

Ev sahibi olarak dava acabilirsiniz ki avukat arkadaşlarımdan duyduğum yer gök bu davalarin olduğu ve baya uzun sürdüğü. Ki hakkınız olan bir durum gibi.
Diğer türlü kiraciya 1 senelik kirayı vermeyi teklif edin.
Ha ben kiracı olsam dava açın derdim, sonrasında 3 sene boyunca size vermediğim kirayı kenara koyardım hazirlanirdim.

Malesef ülkenin dandik yönetilmesi ne sizin ne kiracinizin sorunu. Bu noktada yasal haklarinizi yapip gececeksiniz, onun parasi artti vs kimsenin umrunda değil. Her şeyin parası arttı. Ha bana kalsa yüzde 25 adil degil, önceki gibi olmalı ve şu an olsa 1500 civarına falan geliyor galiba.

Çünkü ben de kiracı olsam şunu derim; bugün 2 versem seneye tekrar gelip "burada kiralar 5 oldu, benim yurdum 4 oldu gel 3.5 yapalim" diyecek. Ülkenin kötü gidisatinin sonu yok.
0
logisticsmanager
(16.10.22)
farketmez vergi dairesine gidilebilir. geçmiş yıllardaki kiralar vergi sınırına bile girmiyor. 10 yıllık vergi borcu 5 bin lira tutmayacak. bundan mı kaçıcam?

kira artış konusunda nasıl haksızım? ben kira ile kira ödeyeceğim. aldığım kira ile aynı sokaktaki benzer evi 1 hafta kiralayamıyorum. kiracıyı çıkartıp neden kendi evime geçmeyim? kiracı uzlaşmazsa bu olacak. ama başka yerde oturmayı düşünüyorum. belki kiranın üstüne ekleyeceğim. belki 2+1 yerine 1+1'e geçeceğim. o yüzden bana zararı olacak. kiracı da 2500 yerine 3500 lira ödeyecek. ona da zararı olacak. anlamsız şekilde kiracılar sineğin yağını çıkarmaya çalışıyor. tamam dediğiniz gibi olsun. o zaman kiracıyı çıkartayım. (oturacağım başka ev yok. geçici olarak ailemle kalıyorum) bu mu mantıklı olan? tamam kiracı 2500 lirayı kabul etmesin aynı evi 3500'e kiralasın. benim için sorun yok. güzel çözümmüş.

hükümet yıllardır enflasyonla oynuyor zaten. o yüzden ödenen kira rayiç bedelin altında kalıyor. eski kiracıların daha düşüğe oturmasının sebebi bu. ama son 2-3 yılda dolar 8 liradan 18 liraya geldiği için enflasyon fırladı. bunu maskelemeye çalışıyor. ama mızrak çuvala sığmıyor. daha önce ev sahipleri bir miktar düşük kiraya ses etmiyordu. ama rayiç bedelin %30'una kimse evini kiralamak istemez. adam evi boş tutar daha iyi. bu 2 yılda sorun olmasının sebebi enflasyonun aşırı yükselmesi.
0
🌸nick bulamadim
(16.10.22)
@logistics evet bunun sonu yok. bu tartışmalar her yıl yaşanacak enflasyon maskelendiği sürece. ama bunun için yoğurt fiyatları artıyor diye markete kızmaktan farkı yok. yüksek kira için ev sahibine kızılamaz.

yurt ya da diğer kiraların artması kiracıyı gayet ilgilendirir. şunu neden anlamıyorsunuz? ben aldığım kira ile başka bir yerde kira ödeyemiyor muyum? tamam istediğim gibi zam yapmayalım. ben kiracıyı çıkartayım o zaman eve kendim geçeyim. o da anlaşıp 2500 lira ödemektense 3500 liraya benzer bir evi kiralasın. benim için sorun yok. bu mudur çözümünüz? ev sahiplerinin teklifi kiracılar için her türlü daha karlı. resmen kiracıların avantajına olan şey için dil döküyorlar.
0
🌸nick bulamadim
(16.10.22)
kötü olan kiracılar ya da ev sahipleri değil ekonomi. bunu bilerek hareket edersen kendini yok yere strese sokmamış olursun. kiracı diyelim ki şimdi 2500 ödemeyi kabul etti. bu ekonomik gidişle senin yurt seneye yine %100 zamlanacak, aynı sokaktaki diğer kiralar bu sefer 6-7 bin olacak. ee seneye yine mi anlaşmaya zorlayacaksın kiracıyı?

olaya tek taraflı baktığın için kendi savların sana sorunsuz geliyor. oysa yurt ücretiyle kiranın hiçbir alakası yok. şu an herkes gibi sen de alım gücünde kayıp yaşıyorsun olay bu. evi kiraya verirken yazılı veya sözlü olarak bir sözleşmeye imza atmış oldunuz ve bu sözleşmenin kuralları kanunlarla belirlenmiş durumda. zamanında kabul ettiğiniz sözleşmeden şimdi kendi lehinize caymaya çalışıyorsunuz. böyle bir şey karşılıklı rıza olmadan tabi ki mümkün değil.

örneğin ben sizin kiracınızım. sen beni aradın zam için ben de dedim ki hakikaten %25 zam bu ekonomide hak değil. ben de evden gayet memnunum düzenim yerinde sözleşmede kabul ettiğimiz oran olan %60 kadar yapalım. sen bunu kabul etmeyeceksin anladığım kadarıyla. tamam dedim hadi bütçem uygun %100 zam yapayım. bunu kabul ettin ettin, etmedin ben derim ki kardeşim kanun zaten %25 diyor o zaman ben yasal oranda zamlı ödüyorum git mahkemeye ver. çalışanların yarsının asgari ücret aldığı ülkede geliri %100 artan kaç kişi var? üstelik davanın uzun sürecek olmasını geçtim başka eviniz varsa, eve ihtiyacınız olduğu iddiasında samimi olduğunuzu ispatlayamazsanız falan davayı kazanma şansınız da yok. kiracı evde 5. yılını doldurduysa emsal kira bedeli talep etmek için dava açabilirsiniz.

özetle kiracıyı kafanıza göre evden çıkartamazsınız.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(16.10.22)
Bana okuduğumu anlamıyorum diye sinirlenmeşsiniz ama asıl siz bu kadar yazılmış cevapları anlamıyor ya da işinize gelmediği için anlamak istemiyorsunuz. Buradaki herkes size yasal durumları ısrarla yinelemekte siz ise bunları kabul etmemekte ısrar ediyorsunu. Valla ister kabul edin ister etmeyin yasalar mahkemeler kiracıdan yana. Gidin kiracınız ile bir şekilde orta yolu bulun aksi halde mahkemelerde zaman ve para israf edersiniz seçim sizin.
0
zekicalik
(16.10.22)
@kanatlı haklısınız hepiniz. sözleşme neyse uymak gerekir. kiracıya söyleceğim. eve ben geçeceğim. 900 lira kira alıp 3500 lira ödemektense o evde oturmak daha mantıklı. ne kadar sürdüğünün bir önemli yok. dava açmazsam 5 yıl oturacak dava açarsam max. 2 yıl oturacak. kiracı da 2500 lira ödemek yerine 3500 lira ev bakabilir. dediğiniz gibi olacak. benim için sorun yok.
0
🌸nick bulamadim
(16.10.22)
@nick bulamadim; bence anlamadiginiz ya da yillarca Türkiye'de "ev güzel yatirim" goygoyu sonucu bu fikre vardığınız bir durum var. Ev bir yatirimdir ve yatirimin riskleri vardır. Ben hayatimda "borsaya para yatirdim, buradan gelen temettü ile kira ödüyordum" diyen birini duymadim ama nedense sanki kisinin kira geliri ödediği kira bedeline esit olmali diye bir yasa varmis gibi konuşuyorsunuz. Kira kontratı sizin kira ya da yurt bedelinize endekslenmedi. Siz bir risk aldiniz ve su an terste kaldınız.

Evet ev sahibine kizilmaz. Vermiyor diye de kiraciya kizilmaz. Herkesin kendi derdi var, siz kendi tarafınızdan bakıyorsunuz onlar da kendi taraflarindan. Belki @mcfly arkadasimiz birazdan buraya da yazar ama az once başka konuda yazdigini gördum, oradan buraya koyuyorum;
-
"Bu kiracıyı çıkartıp kendin oturmazsan ve eski kiracı dava açarsa kaybedersin. Kanunda 1 yıllık kira diyor ama eski/yeni yazmıyor. Yeni kiradan da belirleyebilir mahkeme. Üstelik sıkı bir avukat tutarsa sana “ yalan söyleyip beni evden çıkardı ev bulamadım aile düzenim bozuldu “diyip manevi tazminat da isteyebilir. Orneklerini duydum. Üstüne avukat mahkeme masraflarını da ödersin.

Mahkemeler bu tip durumlarda sosyal aile yapısını önemser.
"

Yani siz simdi sanki dava acarsaniz kiraci cok zor durumda kalacak, ben kiraciyi da düşünüyorum diye davraniyorsunuz ama öyle bir durum yok. Ben kiracı olsam su an ancak dediğim Tüfe zammini yapar gecerdim. Dava acacaksa da hemen yüzde 25 cekerdim. Kendi zammimi bunlar ile alıyorsam neden kirami daha fazla artırayim.

Bu arada o sizinle anlasmazsa kârı daha fazla. Siz dava acarsaniz 1.5-2 sene sürer. O süre zarfinda kenara 3500-900 atar. Dava sonunda taşınır ve yeni kirada da 5 sene vs rahat olur. Sizin evde yasarken kenara atacağı para zaten yeni evin kirasina, tasinmasina kolay kolay yeter. Dediğim gibi, sizin isteklerinizin bitmeyecegi belli. Seneye de ayni şekilde geleceksiniz, ondan sonraki seneye de.

Siz galiba dava açınca hizlica çözüleceğini saniyorsunuz ama harbiden yer gök bu davalarla dolu. Bu dava çözüldüğü dönem sizin yurt 3 bin lira falan da olabilir.

Su an en mantıklı görünen kiraci sizin Tüfe üstündeki zammi kabul etmezse kendisine para vermeniz. Diğer türlü kiracinin zararda çıkacağı bir durum yok.
0
logisticsmanager
(16.10.22)
@logistics ev bir yatırım olabilir. ancak sorunun sebebi risk değildir. ortada risk sonucu olan bir şey yok. hükümetin kurnazlığı var. risk aldım da yatırım değer mi kaybetti? hayır. bu risk sonucu bir zarar yok.

o bahsettiğiniz şeyler hep üst sınırdan. şu ana kadar bu süreçten geçen kimseye de pek denk gelmedim. kaç kişi dava sürecini yaşadı? genel geçer olarak 2 yıl sürer deniyor. belki 1 yıl sürecek? neyse sorun bu değil. zaten insanlarla uğraşmamak için kendim oturmazsam da boş tutucam evi. kiracı çıkınca belki 10 bin lira tadilat yapmam gerekecek. kendim oturmasam bile boş kalsın. kimseyle uğraşmak istemiyorum.

hayır kiracıların uzlaşması daha karlı. 3500-900=2600 lira. 2600x24=62.400 lira. taşınma, emlakçı vs. derken 10 bin lira maliyet olsa 52.000 lira karda.

eğer uzlaşırsa ayda 1000 lira, yılda 12 bin lira karda. 5 yılda 62 bin lira kar elde edecek. ilk senaryoda 52 bin lira kar etmişti ama 2 yıl sonra 3500 lira ödeyecek ve 3 yıldan 36 bin lira daha fazla kira ödemiş olacak. net elde ettiği kar 16 bin lira olacak. hesap ortada. uzun vadede daha karlı olacak kiracı. ancak bunlar kuruş hesabı. bu kadar ufak hesaplar yapmak da ne bileyim.

abi yapmayın. mantık çok basit. bir ev sahibi kirasıyla kira ödüyorsa ve aldığı kira ödediği kiranın yanında kuş kadarsa kendi evine geçer. kiracı da sizin gibi düşünürse yapabileceğim bir şey yok. istemesem de 2 yıl da sürse çıkartıp kendim geçicem. 900 lira kira alıp neden aynı sokaktaki eve 3500 lira ödeyim? oturmazsam da boş kalsın. aidatı olan bir yer olsa kiracılara kalsa kira aidatın da altında kalsa bunu savunacaklar.
0
🌸nick bulamadim
(16.10.22)
"dava açarsam max. 2 yıl oturacak" diye kesin bir şey yok onu anlatmaya çalışıyoruz. farklı bir şehirde öğrenci olduğun için kiracıyı çıkartamazsın. başka bir gerekçeye ihtiyacın var.

burada farazi konuşuyoruz tabi. pek sanmam ama kiracıya söylesen biraz süre falan isteyip çıkabilir de kendisi. fakat bir garantisi yok. en mantıklısı @logisticsmanager'ın yazdığı gibi masraflara katılıp evden taşınması için ikna etmek olur. diğer alternatiflerde sen zararlı çıkıyorsun her şekilde.

edit: hesabın yanlış ama uzun uzun hesap yapıp anlatmakla uğraşmayacağım çünkü kabul etmeyeceksin yine. sadece şu kısmını söyleyeyim; şimdi 2500'ü kabul etse sen seneye yine çevre kiralar şöyle böyle oldu demeye başlayacaksın. eğer gerçekten kiracının tahliyesini sağlayabilecek bir gerekçeye sahipsen kafası çalışan biri 900 ödemeye devam edip kalanı kenara atarak bu süreçte huzurla oturmaya devam edebileceği bütçesine uygun bir yer ayarlar. yok gerekçe gösteremiyorsan zaten dava süreci tamamen sana zarar yazacak.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(16.10.22)
@kanatlı hayır o şehirde ikamet de ediyorum. şu an idareten ailemle kalıyorum. hesap yukarıda. sistem zaten sorunlu. herkes zararlı çıkıyor. şu an ev sahibinin zararlı çıkmadığı hiçbir durum durum yok. 900 liraya tamam demek mi zararsız durum? ancak uzlaşmak kiracı için daha az maliyetli bir durum. ben de onu anlatmaya çalışıyorum. tamam ben yasal sınırın üstüne çıkmayım. o zaman kendim geçerim. kiracı da 2500 lira yerine 3500 lira öder.
0
🌸nick bulamadim
(16.10.22)
@nick bulamadim; hesabiniz dogru değil çünkü o hesaba göre kisi yeni bulduğu evde de sizin gibi bir ev sahibi buluyor (her sene Tüfe zammi üstünde zam isteyip, almazsa "o zaman ben geceyim" diyecek biri). Ama herkes bu şekilde olmadığı için o bahsettiginiz hesap iki sene sonra tutmaz çünkü yüzde 25 devam ederse kisi yüzde 25 verir geçer, olmazsa Tüfe verir. Ama siz sürekli cevredeki kiralara bakip Tüfe vs takmadan x olsun diyeceksiniz. Buna ek olarak 5. Yil dolma riski varsa rayic bedel diye geleceksiniz. Misal seneye çevre kiralar 4500 olsun siz gelip 4000 diyeceksiniz, sonu yok çünkü. Kısacası tahminen 2 yil sonunda size vereceği kira ile sonradan kiralayacagi yerin kirası aynı olacak (eğer ikinci evde de sizin gibi eve ben geçerim diyebilecek biri olmazsa). Kısacası yaptığınız hesaplamada herkes kirayi sizin gibi artirabiliyor ama öyle değil iste.

Bu arada üst tarafta yazdim, tazminat ödemeyi göze aldim dediniz ama gene siz zararli çıkarsınız kendiniz oturmazsaniz.
biyik.av.tr
"Tahliye edilen kiracı, haksız tahliye ile uygun illiyet bağı içerisinde olan, kanıtlayabildiği her türlü zararını kiralayandan talep edebilir. Bu zarar talebi, taşınmazı tahliye eden kiracının ödemek zorunda kaldığı taşınma ve komisyoncu giderleri, kâr yoksunluğu, eski ve yeni kiraladığı yerler arasındaki kira farkı ve yeni kiraladığı taşınmaz için yaptığı tadilat giderleri gibi masrafların hepsini içine alır."

Kısacası kiraci size acayip güzel bir tazminat davasi acar, o 3-5 yıllık kira farki buraya gidebilir.
0
logisticsmanager
(16.10.22)
hesap doğru. yeni ev sahibiyle alakalı bir durum yok ki? yeni eve geçtiği zaman rayiç bedelden ödeyeceği için kar ettim sanarken o karı yeni kirayla yitirecek zaten.

5 yıl sonra tabii ki rayiç bedel diye gelicem. bunda ne var? ev sahibinin evin ederini istemesi mi suç?

ayrıca kiracı lehine ve taraflı bakıyorsun. her şeyi kiracı lehine üst baremden hesaplıyorsun. mesela 6 ay mühlet sonrası kiracı uğraşır durur zorlaya zorlaya 2 yılda oturur. 6 ayda çıkma ihtimali de var. ya da o paylaştığın yasa da öyle. en üst barem olacak diye bir şey yok. ve bütün bunların olması için kiracının fazlasıyla koşturması gerekir. hayır bu şekilde uğraşıp durmaktansa ev sahibiyle anlaşmak daha kolay. düşman mı var karşınızda? nedir bu sürekli işleri yokuşa sürme isteği?

ucuza oturmanın da bir sınırı vardır. daha önceki yıllar sorun olmadı. çünkü rayiç bedelin %80'iydi belki. bu tolere ediliyordu. ama rayiç bedelin %30'una kimse tamam demez. sorun değli 3 yıl evi boş bırakayım. ev sahibini sıkıştırıp kiracı rayiç bedelin altına otursun diye sürekli bir açık arıyorsunuz. tamam kiracı çıksın ve 3 yıl boş kalsın. 3 yıl sonra kiraya veririm. aklımda da o var zaten. geçtiğimiz 3 yıl boyunca aldığım kira 36x1000 lira desek 36 bin lira olacak. onun yerine bu enflasyonist ortamda evi 3 yıl boş bırakıp sonra 1 yıl kiraya versem 3 yılda almadığım parayı 1 yılda alıcam. (3500*12=42000) bu ortamda evi 3 yıl boş bırakmak daha karlı. üstelik ev daha az kullanılmış olacak. her seçenek zararlı olsa da kiracının 900 lira vermesinden daha karlı. sorun değil. ya kendim geçerim ya da evi boş tutarım. kiracı düşünsün.
0
🌸nick bulamadim
(16.10.22)
Bu kadar kisi zaman ayırıp soruna yanit veriyor ama sen her söylenene aksini cevap vererek itiraz ediyorsun. Bu duyuruyu sen soru sormak icin değil confirmation bias için açmışsın.

Postala kiraciyi haklısın, aslansin kralsın.
0
Mcfly
(16.10.22)
hayır o kadar soru en temel soruya cevap değil :) konu başka yere sürüklendi. sorudan koptu. hayır aslan da değilim kaplan da :)
0
🌸nick bulamadim
(16.10.22)
Ev üç büyük şehirden birindeyse 900 kira demek bedava demek. Kiracı çıktıktan sonra eve bakım yaptırsanız zaten 10 000 TL çıkar cebinizden. Her şeye zam gelen ülkede kiraya zam gelmeyecek, millet bunu istiyor. 900 liraya düzgün ayakkabı yok artık. Bir poşet alışveriş 200 lira tutuyor.

İşin diğer tarafı da sen çık demedikçe çıkmayacak. Sen kirayı piyasaya göre ayarlayalım desen illa bir arıza çıkacak. Bu durumda kendin oturacağını söyleyip çıkarırsın. Ceza neyse ödeyip kurtulursun. 900 lira gibi komik bir kira almaktansa -ve bunun da sonu belli değil- cezayı öder kurtulursun.

Ben hakkımı yedirmem %25 yapar geçerim diyen de evden çıktı mı kira-emlakçı parası-çift depozit derken ne yaparsa yapar artık. Sjw ekseninden bakarsak zam yapan kötüdür. Ama sen markete gidince olan zamlar olabilir onlar normaldir. Bu kişi ne iş yapıyor bilmiyorum ama en kötü maaşı 5500 TL. Maaşın %20 sine büyük şehirde kira ödüyor asgari ücretli olsa bile. Tam bir ölücülük
0
OrangeYellow
(16.10.22)
(10)

Bu karamsarlığın sonum olmasından korkuyorum

darkwizard
Arkadaşlar özellikle son 2 3 senedir akp iktidarının ve zihniyetinin kalıcı olmasından ve bu baskı faşizan rejimin kalıcı olmasından çok korkuyorum aydınlar hilerici insanlar Avrupaya gidiyor azınlık olarak kalıyoruz adamlar her dediklerini yapıyorlar İran ve Afganistan ya da bir Pakistan olacağımız
Arkadaşlar özellikle son 2 3 senedir akp iktidarının ve zihniyetinin kalıcı olmasından ve bu baskı faşizan rejimin kalıcı olmasından çok korkuyorum aydınlar hilerici insanlar Avrupaya gidiyor azınlık olarak kalıyoruz adamlar her dediklerini yapıyorlar İran ve Afganistan ya da bir Pakistan olacağımız korkusu var bırakıp gidemiyorum buraları ama kalmak da istemiyorum en sonunda Stefan Zweig gibi intihar etmekten korkuyorum.
0
darkwizard
(15.10.22)
Yeni nesil Atatürk'ü falan bilmiyor. Kim bilir ilkokulda neler anlatıyorlar bunlara.
0
OrangeYellow
(15.10.22)
soruna değil çözüme odaklanmanız gerek, bu durumun her kes farkında ama karamsar ve negatif olmanın hiç bir faydası yok, gitmiyorsak burada kalıp her şeye rağmen mücadele edeceğiz demektir.

Karamsarlıktan da kurtulmak istiyorsanız, negatif aktarım yapan her türlü medyadan uzak durmanızı tavsiye ederim. Medya etkisindeki bakış açısı ile 1000 de 1 olumlu bir şey varsa onuda görmemizi engelliyor.
0
mrctrk
(15.10.22)
benim ülkeye aidiyetim öyle bir sarsıldı ki iktidar değişse bile burada yaşamak istemiyorum. gerçekten türkiye ilerlemiş, gerilemiş artık hiç umrumda değil. şunun şurasında kim bilir kaç sene daha yaşayacağım. gelgelelim annemi bırakamıyorum : (
0
sec guard
(15.10.22)
aydınlar ilerici insanların hepsi avrupa’ya gitmiyor, avrupa’ya giden insan sayısı bu insanların %1’i bile değil. sadece sabah akşam sosyal medyada kaldık ooh iyi ki de kaldık diye propaganda yapmadığımız için sayı daha az görünüyor.

standart insan için bir baskı ve faşizan rejim yok. ben şahsen istediğimi söylüyorum çevremde. görüşümden dolayı şu ana kadar tek bir problem yaşamadım (ama hayatımı da buna göre kurdum yani memuriyet kovalamadım mesela)

adamlar her dediklerini yapıyor evet. meclis çoğunluğu kimdeyse istediğini yapabiliyor. önceden de aklına hayaline gelmeyecek saçmalıkta kanunlar meclisten hep geçti. bu türkiye’nin bir gerçeği.

iran ya da pakistan olmamız imkan ve ihtimal dahilinde değil. iki ülkenin de çok farklı dinamikleri var. türkiye’de en şeriatçı adam bile şeriat hükümleri uygulandığında en iyi ihtimalle ailesinden birkaç kişiyi kaybeder. bunu kim göze alır? bizdeki klasik türk islam sentezi işte.

depresyona girecek bir durum yok. yaşadığın ülkeyi tanıyacak bilecek ona göre hayatını planlayacaksın. her halükarda yurtdışına gidebilecek gibi kendini geliştir, iyi okullarda oku yabancı dil öğren. doğru kalifikasyonlara sahipsen canın sıkılırsa istediğin zaman gidersin emin olabilirsin buna, canın istemezse de kalır ve iyi bir hayat yaşarsın. ama arabesk düşüncelere kapılırsan bu psikolojiden hiç çıkamazsın, kötü ve umutsuz bir hayatın olur. sürekli akpyi suçlayan insanların %99’unun loser olmasının sebebi bizzat kendisi. akpnin de etkisi var ama olay kişinin kendinde bitiyor.

türkiye aynı vasatlıkta devam eder ve biz buna şükrederiz bu şekilde. finlandiya’nın bile dibinde ayı bağırıyor şu an. dünyanın durumu ortada maalesef. ileri gitmek için ancak bireysel olarak kendimizi ileri götürmek gibi bir çözümümüz var devletten hiç bir şey beklemiyorum.
0
roket adam
(15.10.22)
80 doğumluyum kendimi bildim bileli buranın ılımlı islamla yönetilen bir yer haline getirileceği konuşulur. bu öyle ya da böyle oluyor işte. kaçış yok. karşıdaki ekip çok uzun yıllar emek verdi çok insan yetiştirdi. önemli mevkilere geldi. şimdi de çarkları tersine çeviriyor yavaştan. biz de eylem yapmaktan başka bir eylem yapmadık. birbirimize destek olmadık. organize olmadık. fraksiyonlar fraksiyonlara bölündü un ufak kaldık. ama evet depresyonluk bir durum yok. iran da olsak hayat devam ediyor. geçiş süreci mutlaka sancılı olacaktır. çok ortalıkta görünmemek lazım. hatta bugün şunu düşündüm, bazen adam kazandı diyebilmek bir adım geriye geçip nerede yanlış yaptığını düşünebilmek gerekir. bağırıp çağırıp direniş adı altında kendini yakmak zaten az bulunan değerli insanların da kaybı ile sonuçlanır. bu yüzden düzgün plan yapmalı ve çabalamalıyız. ama bu bir senede değil en az bi 80 senede olacak bir şey belki biz göremeyeceğiz. telaşlanmaktansa bazı ön kabuller yapıp. evet tamam bu olacak ama ben yine de ufak ufak istediğimi yapmaya çalışacağım diye düşünüp bir hedef koyup oraya yönelinebilir. ben böyle baş ediyorum. ve gerçekten de merak etme iran da olsak herkes her istediğini bir şekilde yapıyor. belki daha iyi bile olur. böyle yarım yamalak oturmamış anlaşılmamış bir laiklik ve modernliktense.. ve roketadam+1
0
sipsiyah
(15.10.22)
Bence sizin sorununuz çok fazla sosyal medyada falan takilmaniz. Tatil günlerimde eksiye Twitter'a falan uzun süre takilirsam ben de böyle şeyler düşünmeye başlıyorum. Çıkınca geçiyor.
0
encokbenisevinnolur
(15.10.22)
Cevapların hepsini okuyamadım ama bu depresif durumun yeni neslin uzak/yakın geçmişe dair hiç bilgisi olmadığından ve aşırı korumacı büyütüldüğü için mücadele edebilme duygularının gelişmediğinden kaynaklandığı düşünüyorum.

Duyuruda benzer sorulara bir kaç kez rastladığım için söylüyorum, sadece soruyu soran arkadaşı kastetmiyorum, bu açıklamam genel.

Neyse lafı uzatmadan bir link bırakıp gideceğim.
Burası Türkiye yüzyıllardır ve neler neler yaşandı bu coğrafyada...
Yakın tarihten örnek veriyorum; doksanlarda başörtü nedeniyle idamla yargılanan, küçük kızlarıyla tutuklanan, sonrasında birini kaybeden, şimdi ise bambaşka bir kulvarda siyaset yapan üstelik milletvekili olmuş bir kadın...

www.bbc.com

Burası Türkiye, benim de çok canımı sıkan, üzüldüğüm kabullenemediğim şeyler var, bazen umudumun kırıldığı, güvenlik endişelerimin olduğu, çekip gitmek istediğim şeyler... Ancak çözüm olarak intihar bunların en aptalcası, en bencilcesi, en saçma sapanı. Çünkü ne bir çözüm, ne bir kurtuluş, ne kimseye faydalı, ne ne ne... Tamamıyla anlamsız bişey.
0
epitaf
(16.10.22)
Haber okumayın ve sosyal medyayı azaltın +1

Çünkü hocam söylediğiniz şey aşırı mantıksız. AKP dediğin parti 20 yıldır iktidarda, ilk zamanlarıyla son zamanlarının alakası bile yok mesela. Hatta RTE ve 3-5 kişi hariç o zamandan kalmış kimse yok, fetöyle ortaklardı şimdi kanlı bıçaklılar, neredeyse bütün kadrosu, politikası, refleksleri vs değişti. Hani şikayetçi olduğun şey ile şikayetçi olduğunu düşündüğün şey aynı değil muhtemelen.

Yazılımcıyım, neredeyse bütün arkadaş çevrem yurtdışına taşındı. Aralarında politik anlamda bilinçli, kafası çalışan 3-5 kişi ya vardır ya yoktur. Aydın & ilerici dediğin insanlar çoğunlukla internetten okuduğu sloganları papağan gibi tekrarlayan kişiler genelde, zaten bi işe yaradıkları yoktu yani (ki düz vatandaşın etkisi her halükarda sıfıra yakın), ciddi bir vergi geliri hariç çok büyük bir kayıp değil. Zaten AB / ABD siyasetini biraz takip edersen işler oralarda da (bizimkine ters istikamette olmakla birlikte) yine leş.

Dolayısıyla @roket adam +1. Burada ekonomi kötü ama baskı veya özgürlükler açısından ölüp bitmiyoruz. Haberleri izleyip sızlanmak yerine kendine odaklanmak lazım. Kendini geliştir ki yarın öbür gün etrafındaki insanların da hayatlarını iyileştirebilecek gücün olsun.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.22)
yorumlara bak. türkiye ne kadar da süpermiş haberimiz yok:)
0
nothing in my way
(16.10.22)
Epitaf +1
Ben 80-90'lari siyasi olarak görüp bilecek yasta degilim ama cocuklugumu babamin girgir ciltlerini okuyarak gecirdim. Belki de bu sebepten "bu ülkeden bir şey olmaz" diyebildim ki dediğim zaman ülkede daha bu kadar ciddi olay yoktu, euro 2.8 mi neymis ben karar verdiğim dönem. Ben de giderken "abi ülke iyi ya, ben gitmem" muhabbeti dönerdi. Gittim, simdi "abi iyi ki gitmissin, biz de bakıyoruz" diyorlar çünkü ülke her geçen gün kötüye gitti. Avrupa/abd ile aynı cümlede kullanilamayacak kadar kötü gidiş.
Bunun sebeplerinden biri malum üç harfli olsa da genel sebebi türk halki. Türk halki zaten genel olarak sagci ve eğitim seviyesi düşüktü. Eh iste gelinen durumda da bunun etkisi var. Yani bu ülkeden genel olarak bir şey olması zor çünkü çok temele inen bir sıkıntı var ve son 20 yılda bu daha da gelistirildi ve "bize okumamis adam" lazım diyen bakanların eline bırakıldı ülke.

Bu noktada intihar etmek saçma çünkü bence son dönemleri artık. Ekonomik sorunlar olmasa belki derdim ama malum türk halkının tek canını yakan para. Genelde zaten ülkenin ovuldugu seyler de hep kendi isini yapınca olusan vergi(bordrolu calisan gg wp, o noktada hem hayvan gibi vergi alınıyor hem bir karşılığı yok), paran varsa istediğini yapabilmen. Çünkü başka ovulecek tarafi yok. Bunun aynısını redditte de görüyorum, Avrupa'da para kazananlar "hangi ülkede en az vergi veririm" diye soruyor. Cevaplar romanya ve Bulgaristan. Kimse ülkenin hayat kalitesine, insanına vs bakmıyor. Eğer hayata bakış açısı az vergi çok paraysa, evet Türkiye güzel yer.

Benim sizin gibi bir kuzenim var, o da böyle yapardi (intihar haric) yillarca calismadi etmedi, ne yapicam bu ülkede diye dolasti. Neyse sonunda bir Türk internet alisveris firmasının outsource müşteri hizmetlerine girdi.
Bu noktayi "kendini gelistir" önerisi için yazıyorum. Bence güzel oneri ama genel türk halkının sıkıntılarindan çıkmasına sıfır katkısı var.
Kuzenim şu an haftada çoğu zaman 6 gün günde 11 saat çalışıyor. Aldığı maaş asgarinin bir tık üstü. Fazla mesai falan yok.
Şimdi bu adama kendini gelistir denilirse size güzel cevap vermez. Adamin cise gidecek vakti yok, parasi da yok zaten.

Yani bu tavsiyeler anca belli bir cvsi/potansiyeli olana verilir. Ama sallıyorum bim'de çalışan kasiyer hayatı birazcık insanı sartta olsun, köle gibi calistirilmasin, mobbing olmasın diyince bu insana kendini gelistir dersek zaten sikinti var.

O yüzden siz de bir potansiyeli olan biriyseniz, evet kendinizi gelistirin. Yok degilseniz, o noktada sosyal medyadan uzak durup ve ülkenin genel insanının böyle olduğunu kabul edip geçmek lazım.

Bu dusunceleriniz karamsar. Ülke benim tahminim öyle olmaz çünkü Avrupa'ya fazla yakın ve Türkiye'de çok fazla yurtdışı fabrikası var. Bu durumda yurtdışından kimse Türkiye'ye gelmez kolay kolay. Belki de aynı zamanında bir bakanimizin "turiste serbest, türk pasaportla" dediği yerler gibi bölgeler açılır. Oralarda insanlar "eskisi" gibi yasar, geri kalan bölgeler yeni Türkiye olur. Bilmiyorum. Ben o noktalara gideceğini sanmam. Ama ülkenin güzel gitmediğini söylemek için kahin olmaya da gerek yok. Siz de beklentilerinizi ona göre ayarlayip, sosyal medyadan uzaklaşıp kendi hayatinizi düzeltecek ne yapabilirsiniz bakın.
0
logisticsmanager
(16.10.22)
(3)

Sansür yasasında entylerimiz de güme gidebilir mi

regina phalange
Mesela bartındaki olayla ilgili bir şeyşer yazmak istiyorum ama korkmuyor da değilim başıma iş almayayım siye. Artık hep çiçek böcek dizi şarkı türkü ile ilgili mi entry girmek lazım bu yasa bize uğramasın diye.
Mesela bartındaki olayla ilgili bir şeyşer yazmak istiyorum ama korkmuyor da değilim başıma iş almayayım siye. Artık hep çiçek böcek dizi şarkı türkü ile ilgili mi entry girmek lazım bu yasa bize uğramasın diye.
0
regina phalange
(15.10.22)
Evet. Yasa amacına ulaşmış işte.

Edit: henüz resmi gazetede yayınlanıp yürürlüğe girmemiş olabilir. O konudaki bilgi için teyit.org
0
anon1m
(15.10.22)
Yasa yürürlüğe girdikten sonra tahminen aynı sizin korkunuzu daha baskalarina yayip sosyal medyayı kontrol altina almak için belli süre birçok kişiye dava acacaklardir. Amaç zaten aynı bütün "ama batılı ülkelerde de var" yalanini (sosyal medyada ırkçı şeyler yazan adam ile sosyal medyada hükümet karşıtı bilgi yazdığı için dava açılan adam aynı şey değil) söyleyen ülkelere bakarsanız olan siyasi krizler (rüşvet, rant vs vs) sonrası hemen bunu getirmeye çalışmışlar.

Şu an yasa resmi gazetede yok ama olduktan sonra olacak belli.
Burada "ülkemiz çok süper, dünyanın en özgür ülkesi, döviz düşecek, cok zenginiz" diyen adamlar konuşacak.
0
logisticsmanager
(15.10.22)
Temel hak ve özgürlükler kısıtlanamaz, anayasal temel haklara karşı olan her şey kanunsuz ve geçersizdir. Korku baskı iklimine karşı durmak temel haklarımızı korumak bizlerin elindedir. Devleti var eden vatandaştır. Gerçek hukukçu savcı ve hakimlerde bu yasanın anayasaya aykırı olduğunu bilmektedir. Asla boyun eğmeyin
0
zekicalik
(16.10.22)
(2)

Ev köpeğinin tırnağının çizmesi

soruuuu
Kardeşim komşunun küçük ev köpeğini seviyordu. Köpeğin tırnakları da uzundu, köpek patisini hareket ettirirken tırnağı kardeşimin kolunu çizdi. Kanamadı ama pembemsi bir çizik oluştu. Bu köpeği de iki hafta kadar önce bir sokak kedisi tırmıkladı mı, ısırdı mı tam net bilmiyorum öyle bir şeyden bahse
Kardeşim komşunun küçük ev köpeğini seviyordu. Köpeğin tırnakları da uzundu, köpek patisini hareket ettirirken tırnağı kardeşimin kolunu çizdi. Kanamadı ama pembemsi bir çizik oluştu. Bu köpeği de iki hafta kadar önce bir sokak kedisi tırmıkladı mı, ısırdı mı tam net bilmiyorum öyle bir şeyden bahsetmişlerdi. Köpeğin aşıları tam. Kardeşimin herhangi bir aşı olmasına gerek var mı?
0
soruuuu
(15.10.22)
Yani sağlık çalışanı değilim de kendi köpeğim tarafından çok cizildim. Bir şey olmadi ama daha saçma şeyler çok alakasiz şekilde olabilir. Ben hayatımda köpek çizdiği için aşı olunduğu bir şey ne okudum ne duydum.
0
logisticsmanager
(15.10.22)
Hayır yok
0
glamdr1ng
(16.10.22)
(11)

En iyi laptop markası

pek iyi degilim bugunlerde
Oyun bilgisayarı değil de kişisel bilgisayar için en iyi dizüstü bilgisayar markası sizce nedir? Apple dışında (çok pahalı).
Oyun bilgisayarı değil de kişisel bilgisayar için en iyi dizüstü bilgisayar markası sizce nedir? Apple dışında (çok pahalı).
0
pek iyi degilim bugunlerde
(15.10.22)
dell
lenovo
asus

iyidir.

bende dell var, 8 yıldır kullanıyorum.
0
sir gawain
(15.10.22)
msi kullanıyorum 10 yıldan uzun süredir. bir de ssd taktım canavar gibi çalışıyor windows 10 ile. msi oyun serilerini tavsiye edebilirim. ayrıca mat ekran olmazsa olmaz bence.
0
tukenmez adam
(15.10.22)
sadece marka bazında düşünmek hata olur. tüm bilindik markaların iyi serileri var.
mesela lenovo thinkpad ya da HP probook, dell alienware gibi. ama aynı zamanda bu markaların çok uyduruk alınca pişman edecek modelleri de var.

üstüne amaç nedir ? ihtiyaç mobile workstation da olabilir, pili 8 saat gidecek bir ultrabook da. hepsi için bakılması gereken kriterler farklı.
0
orpheus
(15.10.22)
model seçin marka değil.

Asus iyidir ama her modeli değildir. Dell iyidir ama her modeli öyle olmayabilir. Gibi.
0
nhk ni youkosu
(15.10.22)
Marka değil model+1

Misal dell oyun serilerinde ciddi bir ısı problemi vardı ben alırken hiçbir inceleme onermezdi. Bu soruya kimse hp demezken oyun laptoplarinda hp omen oldukça iyi.
0
logisticsmanager
(15.10.22)
marka model tavsiyesi olmayacak pek ama cok sayida bilgisayar kullanmis biri olarak tecrubelerimi yazayim. "teknoloji sans isi biraz" diyelim tabi her seyden once.

2007'de ikinci el aldigim Acer hala calisiyor (kullanmiyorum ama evet yasiyor, yavas da olsa)
2011'de sifir aldigim Dell sayisiz sorun cikardi, (isinma vb) anakart degisti, en son 2 senenin sonunda nallari dikmisti. klavyesindeki jelatini dahi duruyor ama artik can yok. yani belki model sorunluydu, belki de bendeki ama bir daha dell asla almam. hep acer kotulenirdi ama cidden acer bana hic sorun cikarmadi.

su an 2013 Macbook Air kullaniyorum. (hatta ondan yaziyorum) sadece pili degisti, hayvan gibi calisiyor.

yani su an bu macbook'a bir sey olsa lenovo bilgisayarim da var ama yine de baska bir macbook alirim. evet pahali, cok pahali. yillarca kullaniyorsun, parasini da cikariyor ama butun parayi bastan vermek zorunda oldugun icin zorluyor.
o yuzden buna bir sey olsa ikinci el alirim yine bir nebze de ucuz olur.

sadece kisisel bilgisayar olacaksa guvenilir birinden ikinci el de dusunebilirsiniz.
0
supergirl
(15.10.22)
lenovo kullanıyorum bir senedir memnunum
0
bahçedekisandal
(15.10.22)
hocam ben 2 seferdir tatava yapmayıp elmaya basıp geçiyorum.

gayet memnunum.

onun dışında thinkpadlerin ve dell markasının iyi olduğunu duymuştum.
0
AlsterWasser
(15.10.22)
Kişisel kullanım için hp elitebook kesinlikle
0
efruz
(15.10.22)
uzun süre asus kullandım, biri çok iyi biri orta biri berbattı. şimdi huawei matebook d15 var gayet memnunum, işçilik kalitesi daha düşük olsa da malzeme ve konfor macbook air seviyesinde. benimki hayli başlangıç seviyesi çok daha iyi matebook modelleri de var.
0
kaichi
(15.10.22)
Bir bilgisayar teknisyeni olarak, Hp Elitebook serisi. 5 adet Elitebook sahibiyim. Gerçi bu model de pahalı. Ultrabook olarak geçen kasası zayıf bilgisayarları almayın. Laptop kasası kimsenin önemsemediği önemli bir parçadır.
0
dokuzeylul
(15.10.22)
(9)

Amerikan fıstıkları nasıl?

mirafiori
Bir kere lidl'dan aldım california pistachios diye, tadı tuzu yoktu. Dünyanın en büyük üreticisi ABD imiş, neredeyse türkiye'nin iki katı. İtalya'da mesela Pistacchio di Bronte diye pazarlanan fıstıklar lezzetli ama ne bir siirt fıstığı ne bir antep fıstığı... Hepsi acaba böyle tatsız tuzsuz mudur y
Bir kere lidl'dan aldım california pistachios diye, tadı tuzu yoktu. Dünyanın en büyük üreticisi ABD imiş, neredeyse türkiye'nin iki katı. İtalya'da mesela Pistacchio di Bronte diye pazarlanan fıstıklar lezzetli ama ne bir siirt fıstığı ne bir antep fıstığı... Hepsi acaba böyle tatsız tuzsuz mudur yoksa kendi pazarlarında lezzetli fıstık da var mıdır merak ettim.
0
mirafiori
(14.10.22)
ben de lidl'dan alıyorum. daha önce başka marketlerden de aldım. bizim siirt fıstığının aynısı gibi geliyor bana, o yüzden daha iyisini aramıyorum. siirt fıstığı antep'e göre daha yağsız ve aromasız olur zaten. kaliforniya fıstığı da öyle.
0
sir gawain
(14.10.22)
Bana siirt fıstığı da aromalı geliyor. Antep'e göre daha zayıf olduğuna katılıyorum ama california fıstığı yerken bir tat gelmiyor bana, en azından benim denediklerimde.
0
🌸mirafiori
(14.10.22)
tatlari antep fistiklara gore daha eksi bence. antep fistigi daha tuzlumsu daha yagli.
0
taurina
(14.10.22)
ben de almanya'da kuruyemisleri genel olarak begenmedim, Türk marketinden tadim almistim bariz citirlik farki vardi ama alistim sonra.
antep fistigi da hic antep fistigi gibi gelmemisti sanki taklit markalar gibi düsnmüstüm.
0
wishmaythşngs
(14.10.22)
ben de ilk antep fistigi aldigimda bayat sanmistim :D
0
durgunfoton
(14.10.22)
www.amazon.com

Şunlar wonderful hocam. Çeşit çeşit seviyor bu adamlar. Büyük ihtimalle sana no salt denk gelmiştir. roasted&salted olan bizim alışkın olduğumuza çok yakın.
0
nickini vermek istemeyen uye
(14.10.22)
Lidl’dan almıştım, çok beğendim. Tavsiye ederim.
0
but that was just a dream
(15.10.22)
amerikadayim ve bence baya kotu buranin antep fistiklari. Bizimkilerle alakasi yok. En buyuk uretici amerika olabilir ama kaliteli oldugunu gostermez. Sanirim bizdeki en kaliteli cinsi oluyor.
0
oscar
(15.10.22)
Normal çünkü dünyanın en iyi Antep fıstıkları yunanistan, Türkiye ve italya diye söyleniyor.

Bir şeyin çok satılması en iyisi olduğunu göstermiyor ki Türkiye'de de acayip dandikleri var.

Bu arada ben gene güzel fistiklar yedim ya Avrupa'da amerika menseili. Bence alınan markaya bağlı biraz
0
logisticsmanager
(15.10.22)
(5)

Mülakata hazırlan deyip aramamak ayıp değil mi ?

sassot
Kendi alanımda bir iş gördüm kariyer.net'de. Başvuruda cv'ye yazdım, istenilen şartları taşımıyorum ama kendimi geliştirmek için çalışmak istiyorum diye. Benim alanım ama bilgi sahibi olduğum konular değil.Başvurdum 1 hafta sonra aradılar şaşırdım çünkü doğru düzgün hiçbir şey bilmiyorum.Neyse görüş
Kendi alanımda bir iş gördüm kariyer.net'de. Başvuruda cv'ye yazdım, istenilen şartları taşımıyorum ama kendimi geliştirmek için çalışmak istiyorum diye. Benim alanım ama bilgi sahibi olduğum konular değil.

Başvurdum 1 hafta sonra aradılar şaşırdım çünkü doğru düzgün hiçbir şey bilmiyorum.

Neyse görüşmeye gittim bu pazartesi günü , ik personeli ile bölüm şefi vardı. Sordular, anlattım falan. Orda da söyledim ben hiçbir şey bilmiyorum, amacım kendimi geliştirmek diye. Maaş beklentimi sordular bir beklentim yok dedim. İş yeri ile alakalı sorular sordular önceden araştırmıştım, hoşlarına gitti falan.

İk bana dedi ki cuma gününe kadar görüşmeler devam edecek cuma günü, olumlu geçenlerle 2.gorusmeyi yapacağız mülakat olacak.

Sonra bölüm şefi dedi ki "sen belirttiğim konulara çalış, cuma gününe hazırlıklı gel." Ben buradan görüşmenin olumlu geçtiğini anladım ki zaten ik'nın tavrı da olumluydu.

Tamam deyip gittim. Ne arayan var ne soran. 4 gündür bölüm şefinin söylediği şeylere çalışıyorum ben de tabi ama en azından olumsuz diye geri dönün. Benim 4 günümü yediniz hiç yoktan, madem olumsuz neden beni umutlandırıyorsun. Yaptıklarının ayıp olduğunu düşünüyorum.
0
sassot
(14.10.22)
Ayip ama olagan. Mulakati yapacak kisinin acil isi cikmistir ik unutmustur. Ik yi arayip ikinci mulakat icin aranacaktim ama haber gelmedi bilgi alabilir miyim diyebilirsin.
0
kuzey li
(14.10.22)
Bir tık ayıp ama olagan.

Harbiden misal su an o kadar çok operasyonel isim var ki bu tarz ik tarzi isleri unutuyorum.
Bu kadar ters algilamayin yani. Ben zamanında 4 saat yol yapip airbnb yapip görüşmeye gittim. 1.5 saat görüştük, sonra 2.5 ay attığım maillara bile cevap vermediler. Ben iş bulduktan sonra dönüş yaptılar. Aha bu ayıp işte.

Haftaya hafta ortası gibi bir mail atabilirsin. Ama pasif agresif şekilde ya da agresif sekilde atma tabiki.
0
logisticsmanager
(14.10.22)
Ohoo, bu ne ki. Ben Kore şirketinden olumlu dönüş aldım, sonra işe alımlar durduruldu dediler. Yersen... İş görüşmesi olumluysa yüzde 80 ya o an söylerler ya da çok yakın zamanda arayıp haber verirler. Aynı gün ya da ertesi gün ararlar. Bu da bir not olsun. Soruya cevap olarak biraz ayıp ama takılmamak lazım.
0
dissendium
(14.10.22)
Az önce cv'ye tekrar bakmışlar. Anlamadım amaçları ne.
0
🌸sassot
(15.10.22)
pazartesi arasana hocam, kafaya bu kadar takma
oluyor böyle durumlar
tek kişiye bağlı bi süreç değil sonuçta
0
megacracker
(15.10.22)
(7)

Is görüşmesi

FreSh
Kariyerimde ilerlemek istediğim bir pozisyon için bir işe basvurdum görüşmeye çağırdilar ama başvurmakla yanlış mı yaptım diye düşünüyorum.Firma su an çalıştığım yer ile aynı büyüklükte servis var ama evime çok uzak bir yerden geçiyor(Su an sabah 7 de uyanıyorum o ise geçersem 05.30da uyanacagim )Su
Kariyerimde ilerlemek istediğim bir pozisyon için bir işe basvurdum görüşmeye çağırdilar ama başvurmakla yanlış mı yaptım diye düşünüyorum.

Firma su an çalıştığım yer ile aynı büyüklükte
servis var ama evime çok uzak bir yerden geçiyor(Su an sabah 7 de uyanıyorum o ise geçersem 05.30da uyanacagim )

Su an calıştığım yerde daha fazla öğreneceğim bir şey yok ama evime asiri yakın, işyerinde de rahatım işimi yapiyorum karışan eden yok, ortam huzurlu sayılır.

Ya tabiki görüşmeye gidince direkt beni almayacaklar onu biliyorum ama emin olmadan giderek ne kendimi ne onları yormak istiyorum. Siz ne yapardınız? Bunu bosverip daha büyük ve yakın firmalara başvurmaya devam mı etsem?
0
FreSh
(13.10.22)
Ben olsam isi yapmazdim. Günde 1.5 saat oldukça ciddi süre ki akşam da dönüş daha uzun surecektir.

Buna ek olarak yapilacak geçişler öylesine değil, üste olmali. Özellikle bir sıkıntınız yoksa is yerinde.

Sirket daha büyük degil, içerisi nasıl belirsiz ve size günde tahminen 2-3 saat ekstra yolu takmayacak bir para vereceklerini dusunmuyorsunuz.

Ama ben olsam görüşmeye giderim. Kafamda bu iki üç saatin karşılığıni saatlik ücret hesaplayip istediğim maaşa eklerim. Verirlerse ciddi dusunursunuz, vermezlerse gelecek maclara bakarsiniz. Hem de is gorusmesi deneyimi olur. Ben misal bu hafta sirf 5 yıldır iş görüşmesi yapmadım diye ve piyasanın nasıl olduğunu öğrenmek için bana ulasan bir firma ile görüştüm. Insan unutuyor nasil oldugunu (yok sizin için ideal is nedir, ideal is yeri nedir, sizi siz yapan özellikler vs.). Misal bir soruya cevap verdim, çok net ve güzel bir cevap verdiniz. 10-15 yil deneyimli olanlar bile bu soruda tam bir şey söyleyemiyor dedi. Bence sebebi iste görüşme konusunda paslanmis olmalari.
0
logisticsmanager
(13.10.22)
Bunun işten dönüşü de var. Ben gitmezdim. Her şey para değil. 7'de uyanmak bile berbatken 05.30 çok kötü. Ben askerde bile 05.45'te uyanıyordum hatırladığım kadarıyla.
0
dissendium
(13.10.22)
görüşmeye git, teklif bile etmeyecekler belki içinde kalmasın. onlar sana teklif verene kdr düşünme böyle şeyleri, sonra değerlendirirsin. her iş görüşmesi ayrı bi tecrübe, değerlendir mutlaka.
- ben de o yolu çekmezdim bu arada- ama belli de olmaz, bişey konuşursunuz aklın çelinir, görüşmeye git mutlaka.
0
sirkelimon
(14.10.22)
Görüşmeye mutlaka git, istersen aradaki farka değecek bir maaş artışı ister. Verirlerse ne ala.
0
burfak
(14.10.22)
taşınma imkanın varsa görüşmeye git

şu an yazdığın şekilde gitmen mantıksız
0
bir soru sorcam
(14.10.22)
o trafiği çekmek için 2 katı ve üstü maaş alman lazım. Arkadaşım x brüt alırken 2,5x net aldığı yerden her gün 2+2 4 saat araç kullanmak zorunda kaldığı için ayrılmak üzere.
0
gabe h coud
(14.10.22)
zamanında aynı hataya düşüp iş değiştirmiştim. hergün 30-45 dk yürürüm ya noolcak dediydim de, bir yılın sonunda zor attım kendimi başka yere.
0
eskimo
(14.10.22)
(7)

Şirket ünü

dissendium
Merhabalar. Şirket ünü sayesinde iş bulan ya da daha iyi işlere geçen var mı? İyi bir yerde 2 ay bile olsa çalışıp bunun faydasını gören oldu mu?
Merhabalar. Şirket ünü sayesinde iş bulan ya da daha iyi işlere geçen var mı? İyi bir yerde 2 ay bile olsa çalışıp bunun faydasını gören oldu mu?
0
dissendium
(13.10.22)
Cok eskiden dior'da calismistim. Satis temsilcisi olarak. Cartier'e gecis yapmamda cok faydasi olmustu.
Luks markalarin degisik bir referans sistemi var.

Belirli markalar birbirleri arasinda cok kolay eleman alirken bazi markalar birbirlerinden asla eleman almiyorlar.
0
Bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte
(13.10.22)
Summer timetable iş yeri ve pozisyonunu görünce düz adam olarak benim bile gözlerim kamaştı, iş sahibi olsam içeride bir audit yürütsün bakalım hevesi oluşmuşken kesinlikle var.

İkinci konu da şu; örnek veriyorum büyük bir fmcg şirketinde çalışıyorsanız benzer bir pozisyon - farklı bir firmaya çok rahat geçersiniz. Yaklaşım şu şekilde oluyor çünkü; bu adamı bunlar almış ve bu adam burada şu kadar çalışmış. Ben de Hr süreçlerini daha esnek yürütebilirim… gibi gibi
0
zoque
(13.10.22)
Acıbadem'de çalışmanın ekmeğini hep yedim. Sağlık sektöründe özellikle iş yapıyor.
0
aids rakun
(13.10.22)
junior iken tesadüf ve bal sonucu çok büyük global bir IT firmasında çalışmıştım. bu saate kadar hep onun ekmeğini yedim :) sen x'te çalışmısın zaten referans sormak ayıp olur diye yüzüme bile söylendi görüşmede.
0
delidir yakalayin
(13.10.22)
Big four'un birkacinda çalışmış bir tanıdığım var. Çok dandik kişiliğe sahip, her şirket ile sıkıntılı ayrılıyor ama hep is buluyor çünkü hem kafa zehir hem cv. Her ayrıldığı sirketten ciddi tazminat alarak da ayrılıyor.

Onun dışında izmir'de yaşar holding bunyesinden cikar iyidir havasi var. Birbirlerini de iyi korurlar, is paslarlar zaten.

Koc holding için de böyle bir piyasa var. Oradan çıkan iyidir diye.
0
logisticsmanager
(13.10.22)
Ha kendim de en ünlü fmcglerden birinde 4 ay çalıştım. Ise yaradi çünkü şirkete girerken sinavlar falan oluyor. Cv'de de güzel duruyor.
0
logisticsmanager
(13.10.22)
Gördüm. Big4 ve sonrasında top şirketler hep.
0
gabe h coud
(13.10.22)
(11)

Turkiye geri gidiyor diyen tiplerle ulke eskiden daha iyiydi diyen tipler?

erwachsene
https://eksisozluk.com/entry/143843909Bunlarin bir ortak yili var midir? 40 yil onceye gidilse mesela o zaman iyi mi oluyor?
eksisozluk.com

Bunlarin bir ortak yili var midir? 40 yil onceye gidilse mesela o zaman iyi mi oluyor?
0
erwachsene
(13.10.22)
Nereye varmak istiyorsun anlamadim Cuneyt manipulasyonu gibi geldi sorun, bu ulke hic bir zaman toz pembe degildi. Ama bu sefer rejim tehlikede. Vatandaslik almis 10 milyon multeciyle gelecek secimlerde recm gelsin mi diye onu oylarsiniz artik:) Rusyadaki gibi onunuze yalandan sandik koyarlar, benim gibi yorum yapani da hapse tikarlar.
0
freedonia
(13.10.22)
30 yıl geriye gitmek 30 yıl öncesine gitmek değildir, senin gelişmeye çalışan bir ülkeyken ekstra 30 yıl daha emek vermen gerekiyor anlamında kullanılır bu deyimler, yani 90ları aklınıza getirmek yerine ileriye gitmeye çalışırken neden gelişmemiş bir ülkeye dönüşmeye çalışıyoruz sorunudur bu. sayılar fuzulidir, başka bir yönetim gelir, 1 gecede bu yasayı değiştirir, bir anda 30 yıl ileriye gitmiş olmayız ama di mi
0
atom karincanin torunu
(13.10.22)
Atom karıncanin tohumu+1

Gelişmiş ülke olmaya giderken şimdi üçüncü dünya ülkesi olma yolundayiz hatta olduk.

Birazdan balyapan arkadaş da gelir, voltran olusturursunuz bunlara karşı tipler olarak.
0
logisticsmanager
(13.10.22)
Turkiye hic bir zaman iyi olmadi. 90 lar sadece cinselligin medya yoluyla ilk kez pompalandigi yillardi. Hepsi bu. 90 lar enflasyon, terör, jitem, koalisyon ve ekonomik kriz yillariydi.

Tansu ciller erbakan mesut yilmaz demirel... simdi de degisen bisey yok.

90 lar turkiye nin ergenligidir. Memlekete ilk kez cinsellik pompalanmistir. Internetin olmadigi, iki ozel tv kanalinin ve gazetenin tek haber kaynagi oldugu yilar.

Simdi 90 lar yasansa bu muymus ne kadar kotu denir.

Yanlis anlasilmasin, simdi de harika bi hayat yok.
0
halk
(13.10.22)
logisticsmanager +1

aktrollümüz daha damlamamış:)
0
nothing in my way
(13.10.22)
Ben entry'deki tepkiyi cidden anlamadım ya.

Almanya'da, Amerika'da, Kanada'da ve Yeni Zelanda'da bu tip dezenformasyon yasaları yaklaşık 5 yıldır falan var.

E şimdi bu "gelişmiş" ülkeleri takip edip, aynı/benzer yasaları çıkarıyorsak nasıl geriye gidiyor oluyoruz? :)
0
plutongezegendegilmi
(13.10.22)
@pluton; burada birileri her ülkenin her karari doğrudur dememis heralde. Ki sosyal medya firmalarina yaziyi kaldirmalarini istiyoruz diyorlar, hapis göremedim en azindan Almanya'da. Türkiye'de yalan haber yazdigi söylenen (artık türk yetkilileri ne yalan ne değil karar verir...)yazan kisiye hapis var :)

Bu arada yazdığın cevap aynı Malezya hükümeti gibi olmus, onlar da siyasi fiyaskolar sonrası "aaa bak Avrupalılar yapmis" diyip böyle yasa getirmeye calismislar. Nedense bu tarz hukumetlerin canina esince Avrupa çok iyi olur, canlari isteyince çok kötü oluyor.
www.google.com

Gelismis ülkeleri takip etmek ne yaparlarsa yapsinlar demek değil. Ha onu yapsak şu anki durumdan (595949 yil geriye gitmek) daha iyi olurduk.
0
logisticsmanager
(13.10.22)
@lojistik, burada "her türlü karar ve kanunla" ilgili bir ifade yok ki. Sosyal medya yasalarını konuşuyoruz. Entry'i açıp tekrar okumak isteyebilirsin, o da bu konuyla ilgili.

Ayrıca maalesef senin denk gelmemen Almanya'da böyle şeylerin olmadığı anlamına gelmiyor :) 2018'den beri sadece resmi rakamlarda 8500 kişi soruşturma geçirmiş: www.nytimes.com
0
plutongezegendegilmi
(13.10.22)
@pluton; online hate speech vs fake news.

Bana göre apayrı konular. Yolladığın kaynakta hate speech deniyor. Eğer elinde fake news yayınladığı için olan bir kaynak varsa yollarsan sevinirim. Yoksa hate speech günlük hayatta da yasal değil zaten.
0
logisticsmanager
(13.10.22)
Baştan söyleyeyim yasayı hiç incelemedim de içerik neymiş vs ne doğrudan ne dolaylı bir şey de okumadım.

Yürütme ve hukukun uygulamaları ile ilgili bir güvensizlik çıkacak bir yasa üzerinden tartışılıyor galiba ilgilenmemeye çalıştığım halde rastladığım/maruz kaldığım şeylerden anladığım.

O güvensizlik de bu yasanın çıkmaması ile giderilecek bir şey değil. Çıkması ile değişecek bir şey de değil. Aynı şeyleri yıllardır yürürlükte olan yasalar için de söyleyebiliriz. Çünkü konu "güvensizlik".

Bu yaygın güvensizlik halinde de ileri ya da geri gitme olmaz. Çünkü hep geridesindir. Birbirine ve kendi kurumlarına güvenmeyen, guvenemeyen insanların ve de kendi vatandaşlarına güven veremeyen kurum ve kuruluşların kabul görüp varlığını sürdürdüğü yerlerde bu böyle olur. İlerleme falan yok olur yani tedavulden kalkar.
0
encokbenisevinnolur
(13.10.22)
@lojistik, alakası yok maalesef. Ülkenin göçmen politikasını eleştiriyor adam, mülteci karşıtı "hate speech" diye içeri atıyorlar. TR'de hükümeti eleştiren adamın "fake news" diye içeri atılmasından hiçbir farkı yok.

Kaldı ki bunu bile anlayabiliyor olmaya gerek yok, haberde verilen ilk örnek direkt "yanlış haber / misinformation" yüzünden hapse atılan adamın hikayesi.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.22)
(7)

Faizler düştü kurlar neden aynı yerde sayıyor

regina phalange
Normalde fırlaması gerekmez mi?
Normalde fırlaması gerekmez mi?
0
regina phalange
(12.10.22)
Bu sorunun cevabını Google'da 'kaynağı belirsiz para girişi' diye aratabilirsin.
0
Mirket
(12.10.22)
mobile.twitter.com

Yapılan çoğu şey zaten kur firlamasin diye ama eninde sonunda kaçış olmayacak.
0
logisticsmanager
(12.10.22)
Duzenli satis var devlet tarafindan
0
duyurukullanıcısı
(12.10.22)
üstteki herkes +1
seçimlerden sonra takke düşüp kel görünecek.
0
lazpalle
(12.10.22)
Hayır. Döviz kuru zaten değerinin çok üzerinde dünyada dedolarizasyon yaşanıyor bizde ise geleneksel olarak USD güvenilir liman yanılgısı var. Büyük ihtimal USD çok büyük düşüş yaşayacak veya değerinin bir önemi kalmayacak hükümetin ve merkez bankasının izlediği politika bu siyasete paralel şekilde ilerliyor maalesef iç siyasette bu konu hiç konuşulmuyor bu arada ABD'de önümüzdeki bir kaç ayda yüksek enflasyona ilave olarak resesyon bekleniyor.
0
beemaker
(12.10.22)
Ekonomi uzmanı değilim ama faiz artık çok aşırı düşük olduğu için kur üzerinde etkisi kalmadı herhalde.

Parayı faiz ile mi değerlendirsem yoksa başka yatırımlara mı yöneltsem diye şüphede kalan bankalar, kurumlar için etkili sanırım bu bahsedilen politika faizi.
E zaten inanılmaz düşük olduğu için %13 olmasıyla %3 olması arasında bir fark yok diye anlıyorum ben.

Yanlış biliyorsam birisi düzeltsin lütfen,
0
michael_knight
(12.10.22)
kurlar Ekim sonu, Kasım başı gibi fırlayacak.

(bkz: ytd)
0
gabe h coud
(12.10.22)
(12)

Bölüm tavsiyesi

dissendium
Merhabalar. Bir üniversitede ikinci öğretim olarak iki yıllık muhasebe okumayı düşünüyorum. Amaç hem ikinci bir meslek kazanmak hem de satın alma, satış gibi işlere ilgimin olması nedeniyle bölümün faydasını göreceğimi düşünmem.İkinci seçenek ise iş güvenliği uzmanı olmak.Makine mühendisiyim. Amacım
Merhabalar. Bir üniversitede ikinci öğretim olarak iki yıllık muhasebe okumayı düşünüyorum. Amaç hem ikinci bir meslek kazanmak hem de satın alma, satış gibi işlere ilgimin olması nedeniyle bölümün faydasını göreceğimi düşünmem.

İkinci seçenek ise iş güvenliği uzmanı olmak.

Makine mühendisiyim. Amacım lisans sonrası kendime bir şeyler katmak. Yüksek lisans şu an uygun değil. Gündüz okula gidemem. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(11.10.22)
Mba senin isine daha cok yarar.
0
kuzey li
(11.10.22)
Tezsiz yüksek lisans programları akşam oluyor galiba. Araştırabilirsiniz.
0
sevilen progressive türkücü
(11.10.22)
Bana çok mantıksız geldi. Muhasebe öyle bir şey değil.
0
ruhen hastayim ben
(11.10.22)
Mantıksız geldi+1
Ne Türkiye'de ne Avrupa'da muhasebe bilgisine ihtiyaç duyulduğunu görmedim. Finans bilgisi tamam ama muhasebe denk gelmedim.
0
logisticsmanager
(11.10.22)
@ruhen hastayim ben, nasıl bir şey?
0
🌸dissendium
(11.10.22)
Muhasebe konusunu her şeyden bağımsız bir meslek olarak söyledim.
0
🌸dissendium
(11.10.22)
Satın alma ve satış teknik konular, muhasebe bunlarla alakalı değil çünkü.
0
ruhen hastayim ben
(11.10.22)
Tezsiz yüksek lisans+1
0
silver apple
(11.10.22)
@KnoxOverstreet, ciddiyse bilgi alabilirim.
0
🌸dissendium
(11.10.22)
Ayrıca benim de bildiğim kadarıyla muhasebe satın almayla çok alakasız. Teknik şartname falan filan var ama muhasebeyle uğraşmazlar.
0
sevilen progressive türkücü
(11.10.22)
Açıkçası ciddi satın alma kasacaksaniz sözleşme nasıl hazırlanır, incotermler, rfq prosesleri, tedarikçi bulma/degerlendirme gibi bilgiler çok daha önemlidir.

Misal şunun gibi bir şey;
buyem.boun.edu.tr


Içinde lojistik yönetimi olan herhangi bir program da olur. Içinde satın alma dersleri de oluyor genelde.
0
logisticsmanager
(12.10.22)
mba
0
sert siyah krom
(12.10.22)
(17)

Türkiye'nin övülen sağlık sisteminde benim kaçırdığım ne?

logisticsmanager
Şimdi sürekli bunu duyarım "Türkiye'nin sağlık sistemi Avrupa'dan iyi".Son zamanlarda Fransa'nın sistemi ile haşır neşir olmak zorundz kalınca ben bu "Türkiye'nin iyi olmasını" çözemedim.Kişi başına düşen doktor sayısında rezil haldeyiz;https://data.worldbank.org/indicator/SH.MED.PHYS.ZS?most_recent
Şimdi sürekli bunu duyarım "Türkiye'nin sağlık sistemi Avrupa'dan iyi".

Son zamanlarda Fransa'nın sistemi ile haşır neşir olmak zorundz kalınca ben bu "Türkiye'nin iyi olmasını" çözemedim.

Kişi başına düşen doktor sayısında rezil haldeyiz;
data.worldbank.org

Ülkenin dünyanın en iyi hastaneleri arasına giren bir tane bile hastanesi yok. Internette aratınca anca memorial Şişli çıkıyor duyulmuş o da memorial gruptan.

Ne devlet ne tamamlayıcı sigorta gözlük, lens, diş ödemiyor.
Tamamlayıcı sigorta önceden olan hastalık ödemiyor.
issizsen para vermen lazım.
Özele gidip para bayılmadığın sürece aylarca randevu bulmakta zorlanılan bölümler Türkiye'de de var. Harbiden bu konuda avrupa ile ne farkı var hala çözemedim.
Her ilacin ucuzunu oduyorlar, diğerine katkı payı var. Tamamlayıcı sigorta ilaca da karışmıyor.

Benim anladığım sağlık iyi denmesinin tek tarafı parayı bastırınca hizmet alabilme ihtimali. Yani bugün bunu ortadan kaldırsak kimse sağlığı övmez gibi.

Benim görmediğim başka bir şey var mi yoksa harbiden tek olay ülkedeki sağlık sektörünün hizmet degil endüstri hale gelmesinden ötürü parası olana hizmet verebilme ihtimali mi övülen?
Hayır özel Hastanesi olan sağlık bakanı olunca normal geliyor.
0
logisticsmanager
(10.10.22)
Türkiye'nin sağlık sistemi görece iyiydi çünkü bizde sağlık hizmeti siyaseten en güzel malzemelerden biri. Yani nasıl ki "Yol yaptılar" varsa "Hastane açtılar" da var. Haliyle bir sürü hastanemiz vardı. Gelişmiş ülkelerde, özellikle de bir eğitim ve araştırma hastanesinde uzman doktorla muhattap olmak kolay bir şey değildir. Bizde insanlar ellerini kollarını sallayarak uzman doktorlara gidip MR falan çektirebiliyordu. Doktorlarımız da kaliteliydi. Ancak tıp pahalı bir alan; ekonominin sallanmasıyla hem bu sallantıya girdi, hem de doktorluk mesleği ayaklar altına alındığı için bu nitelikli iş gücünden olduk... Dolayısıyla karşılaştırmanın tarafları önemli; ABD ile Türkiye karşılaştırılırsa düşük gelirlilerin sağlık hizmetlerine ulaşması konusunda Türkiye muhtemelen hala avantajlıdır ancak sosyal devletin güçlü olduğu bir Avrupa ülkesi ile karşılaştırılacak bir tarafı kaldığını sanmıyorum.
0
salihdt
(10.10.22)
zamaninda iyi yatirim yapilmis. mesela kisi basina dusen yogun bakim unitesinde zirvedeydik corona basladiginda.

sistem cok pratik ve hizli isliyor turkiye'de. bir doktor haftada catir catir yuzlerce hastaya bakabiliyor. bu doktorlar icin yogun ve somurucu bir sistem olsa da iyi yetismelerini sagliyor cunku cok vaka goruyorlar. semptoma bakip sak diye cozum uretebiliyorlar cogu durumda. hasta da hizlica tedaviye ulasabiliyor. amerika'da bir acil doktorunun basit olmayan bir durumda seni dogru yere yonlendirme sansi dusuk. bir sey bulamadik diyip cikiyorlar isin icinden eger hayatin tehlikede degilse.

devlet hastanelerine ulasim da gayet kolaydi ben turkiyedeyken. gidip uzman doktordan randevu alip bedava gorunebiliyordum bir sonraki hafta. amerika'da aynisini yapmaya kalksam daha once gordugum tanidik doktor degilse 1-2 aydan onceye randevu veremiyorlar.
0
antikadimag
(10.10.22)
hiç bir zaman iyi olmadı medya pompalaması

sadece 2005-2015 arası 10yıllık dönemde hastahaneler bilgisayarlı sisteme geçti. yani eskiden röntgen,tahliller fiziksel olarak doktorun odasına gitmesi bekleniyordu şimdi bilgisayardan okunuyor

bu doğal olarak işleri hızlandırdı, bizimkilerde

wow, waw, wühüüüü sağlık sistemi nasıl iyi oldu falan demeye başladı

sağlık sistemi iyi olsa hastahaneler, pastahane kadar olur zaten

küçük ve butik olur.
0
duyurukullanıcısı
(10.10.22)
Yazdıklarınız doğru
Sağlık sistemimiz maalesef kötü durumda, aşırı yoğunluk ve kötü çalışma şartları nedeniyle sistem gerçek hastaları rezil ediyor. Top gibi sekip duruyorlar. Gerçekten hasta olmayıp tırt sebeplerle hastaneye gelenleri ise memnun eden bir sistem maalesef, kolaylıkla uzman doktora görünüyorlar (muayene oluyorlar diyemiyorum) e bir de eski hastanelere göre yeni hastaneler çok daha konforlu olunca görece sağlık sistemimiz gelişti algısı mevcut.

Halbuki makyajlı bı gelisme bu, nitelikte gerileme mevcut, içini boşalttılar
0
mey17
(10.10.22)
bence de iyi değil. bu goygoyun bence 2 sebebi var.

1- doktorların sürekli kendilerini yüksekten satması. sorsan dünyadaki en iyi sistem, en iyi doktorlar burada.

2- yine hükümet yanlılarının algı operasyonu. bir de abd ile çok karşılaştırılır. "bak orada pansumana kaç bin dolar ödüyorsun burada bedava" gibisinden saçma kıyaslar yapıyorlar. halbuki orası liberal bir ülke, burası sosyal devlet.

temelinde hep aynı şey var. insanlar yaptıkları işleri daha iyi göstermek için algı kasıyor. ülkenin büyük bir kısmı da yurtdışını bilmediği için inanıyor.
0
blackkmamba
(10.10.22)
çoğu ülkede türkiye'den çok daha efektif çalışan bir sevk zinciri ve birinci basamak sağlık hizmetleri var. pek çok ülkenin aile hekimleri veya general practitioner'ları, türkiye'de hasta bakan bir akademisyen hekimin pek çok gördüğü hastayı rahatlıkla tedavi edebiliyor. daha spesifikleşmiş hekimler de daha uzmanlık gerektirecek, daha nadir hastalıkları görüyor - tedavi ediyorlar.

türkiye'nin sağlık sisteminin iyi olarak algılanmasının önemli bir sebebi, insanların, hastalığının niteliği hakkında bilgi sahibi olmaksızın, istediği akademik titre sahip birine görece yakın sürelerde ulaşabiliyor olmasıyla alakalı diye düşünüyorum. söz gelimi kanada'da bir profesör görüşmesi bazen 1-2 yıl sürebiliyor. türkiye'de böyle bir şey olduğunu düşünebiliyor musunuz? isyan çıkar valla.

ikinci bir sebebi de hekimlerin çoğunlukla iyi yetişmiş olmasıyla alakalı diye düşünüyorum. türkiye'nin çoğunda tıp eğitimi nitelikli idi, özellikle tus'ta iyi bir derece yapabilen pek çok ülkede -dil bariyeri hariç- gerekli kalifikasyonları sağlayabilerek çalışabilir. örneğin amerika başta olmak üzere pek çok ülkedeki değerlendirme sınavı olan usmle, tus'tan daha zor değil. bunun üzerine, hekimler, ortalama bir batılı meslektaşından kat kat daha fazla hasta görüyor. verilen hizmetin kalitesini azaltmakla birlikte hekimin tecrübesini ciddi artıran bir durum bu.

bu dediklerimin tümü son senelerde değişmekte. göçmen politikası nedeniyle hekimlerin önemli bir mesaisi doğru dürüst anlaşmayı bile sağlayamadığı hastalarla geçmeye başladı. batılı meslektaşlarından kat kat daha fazla iş ve stres yüküne sahip olup dolar bazında çok daha düşük kazanıyor olmak pek çok hekimin ayrılarak yurt dışına gitmesine yol açtı, bu da randevu bulma zorluğunu daha da artırdı. son yıllarda bir sürü niteliksiz tıp fakültesi açıldı ve herhangi bir akreditasyon, kalifikasyon vs. aranmaksızın piyasaya sadece sayı artsın diye doktor sürülmeye başlandı. ben tus'a çalışırken başka bir şehirde yaşayan ve hastanelerinde pediatri uzmanı olmadığı için pediatri stajını görememiş bir hekim vardı. çocuk hasta göremeden hekim olan doktorlar var yani bu ülkede.

özetle, insanların sağlık sisteminin iyi olduğunu düşünmelerinin en büyük sebebi nitelikten ziyade nicelikti sizin dediğiniz gibi. önümüzdeki senelerde bu algının değişeceğini düşünüyorum.
0
gibicibicis
(10.10.22)
"Depresyonunu çözemedik, o zaman seni öldürelim" diyen doktorlarımız yok:

www.wionews.com

Yaşlıları "zaten öleceksiniz siz" diye evlerine göndermek yerine tedavi etmeye çalışıyorlar:

www.aljazeera.com

"Parayı bastırıp hizmet alabilme" opsiyonu çok önemli ve iyi bir şey aslında, yoksa bu haberlerdeki doktorların eline kalma ihtimalin var. Kaldı ki TR'de hastane işleri cidden ucuz, öyle olmasa her yıl yarım milyon Avrupalı sağlık hizmeti için TR'ye gelmezdi, kendi ülkesinde tedavi olurdu.

Kaldı ki "parayı bastırmadan" sağlık hizmeti alabilme dünyanın hiçbir yerinde yok, her ay maaşının yarısını hasta olmasan bile bastırıyorsun zaten :)
0
plutongezegendegilmi
(10.10.22)
@pluton; Türkiye'ye gelen Avrupalıları tanıyorum çünkü bu işi yapan arkadaşım var. Gelenler estetik (saç, dis, estetik, mide küçültme, penis buyutme vs) geliyor.

Belçika'daki kişi kendi istemis, kendisini öldürmeyi de denemis. Size göre yanlış olabilir, o sizin kendi dusunceniz.

Doğrudur kendi fikirleriniz. Ben genel halka göre bakıyorum, zengin kişi dünyasından değil.
Bu arada ben de zaten diğer ülkelerde bedava demiyorum. Ama zengin insana özel hizmet yok diyorum. Türkiye'de zengin ile fakir farklı hastahanelelerde artık çünkü parayı bastirabilen istediği hizmeti alıyor. Size göre iyi olabilir, benim dünya görüşüme göre değil.
0
🌸logisticsmanager
(10.10.22)
türk milletinin sağlık sisteminden anladığı randevu alabilmek sanırım. açıkçası neden böyle bir algı oluşturuldu anlamadım.
0
nothing in my way
(10.10.22)
Özel hastaneler. Bazı ülkelerde özel hastane açılması yasak sanırım, sigortayla/paranla gidememek kötü bence de. Devlette yer bulamasam ucuzca bir özel hastanede bu akşamüstüne yer bulabilirim bunu biliyorum.

Ayrıca İstanbul gibi 18m kişilik şehirde bile acil ve gerekli radyoloji işlemleri çok hızlı ilerliyor.(devlette de) Tabii bu doktorların acayip hızlı ve çok saatler çalışması sebebiyle oluyor sanırım yani insan gibi çalışsalar bizde de olmaz.
0
nhk ni youkosu
(10.10.22)
Gözlüğü geçtim önce bir göz muayenesi olabiliyor musun devlet hastanesinde ona bakmak lazım.
0
OrangeYellow
(10.10.22)
@orangeyellow; cok okuyor ve duyuyorum. Çok ciddi sikinti varmis harbiden çoğu alanda.
Garip şekilde Türkiye'nin dalga geçtiği ne varsa oluyor. Millet 3-4 kişi aynı yerde yasiyor denilirdi, aynısı şu an oluyor. Millet aylarca randevu bekler denilirdi, gene aynısı oluyor.
0
🌸logisticsmanager
(10.10.22)
Ücretsiz sağlık sistemi yüzünden canı sıkılan hastaneye gidiyor. Bir şey bedava olursa kalite kalmaz onda.

Eğitim bedava diye herkes diploma aldı. Piyasa diplomalı işsiz dolu.
Sağlık bedava diye canı sıkılan doktora gider oldu. Gerçek hastalar gidemiyor. Ayrıca doktora şiddet falan hepsi bedava sağlık sisteminin ürünüdür. Bu masraflar ülkeye ciddi bir yük.

Artık bu bedavacı anlayış bitmeli. Makarna, para yardımı gibi sosyal yardımlar bitmeli. Bunlar çalışanın cebinden çıkıyor.
0
OrangeYellow
(10.10.22)
benim cikarimim nufus yogunlugu sebebiyle isvec vs. gibi kucuk nufuslu ulkelerde bir doktorun belki 1 ayda gordugu hastayi bizim doktor 1 gunde goruyor. bi de bizim halk seviyor sıkılınca doktora gitmeyi. oyle olunca hem pratiklesiyor hem de pisiyor. doktoru da somuren bir sistemimiz var yani ama randevu alma suresi kisaliyor bekleme suresi azaliyor boyle olunca. isvec'te yasarken yillarca mide problemiyle ugrasip gitmedigi doktor kalmayan bir arkadasimdan turkiye'ye geldiginde gittigi hastanede bunca zaman hicbir doktorun aklina bile gelmeyen bir tahlil isteniyor ve alakasiz bir problemi oldugu kesfediliyor. sonra hizlica tedavi vs. derken mide problemini cozebildi mesela.

nufusu bize yakin avrupa ulkelerinde ise doktorlar insani sartlarda calistiklarindan (bu sefer de kalabaliktan herhalde) insanlar randevu bulamiyor.

yani doktoru somurmek uzerine kurulu sistem doktorlarin ozverisiyle ayakta durabiliyordu. artik "giden gitsin yerinizi doldururuz" diyen bi agiz var, biyikli. bizim doktorlar patir patir yurt disina gocuyorlar. bu gidisle doktorlarla anlasmak icin bizim arapca ogrenmemiz gerekecek sanirim.
0
in vino veritas
(10.10.22)
Sağlık sistemi bir zamanlar iyiydi. Şu an iyi değil. Randevu alabilmek mümkün değil. Ben üniversitedeyken diş için randevu alabiliyordum. Sadece temizlik için bu arada. Diş ağrısı falan değil. Özelde temizlik için yüzlerce TL ödüyorsun. Devlet sana bu lüksü veriyordu. Çok eskiye gidersek çok kötüleşiyor. Ben gözlük alabilmek için 5'te uyandığımı biliyorum. Salgın, göç öncesi normal Türkiye söz konusuyken bir 10 yıllık iyi bir dönem var. Başka yok. Ama yine de iyi diyebilirim. Çünkü bizim hastanelerimiz gerçekten modern. Ünlü bir şarkıcı Romanya'da bir hastane paylaşmıştı. O hastane Türkiye'nin 40 yıl önceki hâlinden bile kötüydü. Dünyanın en iyi hastaneleri kriteri doğru değil. O hastaneler yurt dışından doktor getirip çalıştırabiliyor. Ona bakarsan yurt dışından bir sürü insan diş tedavisi için buraya geliyor.
0
dissendium
(10.10.22)
Milyonlarca göçmenin ülkeye doldurulması ve şehir icindeki hastanelerin kapatılması sistemi çökertti. normalde bilgisayarın icadı ve doktorlarımızın köle gibi çalışması nedeniyle sağlık sistemi iyi sayılırdı.
0
vizivozo
(10.10.22)
Bence temelde şu çarpık algidan kaynaklanıyor: "sağlık hizmetleri bedava" böyle bir şey yok. Devlet ben nasıl bir statüde çalışırsam çalışayım gelirimden/maaşımdan bir miktari bana sormadan alıyor, ve onun karşılığında bana ayrıca ödeme gerektiren durumlar dışında bilhassa ödeme yapmadan bazı sağlık hizmetlerini alabileceğimi söylüyor. Durum bu. Ama bu "bedava lan" olarak algılandığı için o da bir aşamada "iyiymiş ya süper"e dönüşüyor.

Halbuki bedava bir şey yok ortada. Belki sübvanse ediliyordur bazı şeyler ama onu da bana sormuyorlar.

Bunun dışında iyi dememiz için o iyinin bazı kıstasları olması gerekir. Bunu sadece Türkiye için de demiyorum. O "iyi"yi birileri belirleyip bazı endeksler oluşturuyorlar ama pekala ben sağlık hizmeti alırken bundan memnun kalmayabilirim ya da işin ehlinin de "iyi olarak şu durum da kıstas olmalı ama yer verilmemis" diyeceği şeyler illa ki vardır.
0
encokbenisevinnolur
(10.10.22)
(4)

Enflasyonu az göstermek devlete zarar değil mi?

Mehmet Ersoz
Devlet alacaklarını sanırım enflasyon oranında faizle geri alıyor. Açıklanan resmi enflasyon oranı %80ken gerçekte olan %160. Gerçek rakam olan %160 yerine %80 ile borçlarını geri almaya çalışınca devlet aslında zarara girmiş olmuyor mu? Sonuçta alması gerekenden daha azını geri almış oluyor.Neden g
Devlet alacaklarını sanırım enflasyon oranında faizle geri alıyor. Açıklanan resmi enflasyon oranı %80ken gerçekte olan %160.

Gerçek rakam olan %160 yerine %80 ile borçlarını geri almaya çalışınca devlet aslında zarara girmiş olmuyor mu? Sonuçta alması gerekenden daha azını geri almış oluyor.

Neden gerçek rakamı göz göre göre açıklamak istemiyorlar? Özellikle şu dönemde paraya ihtiyaç duyuyorlarken neden enflasyonu az açıklayarak kendi ayaklarına sıkıyorlar?
0
Mehmet Ersoz
(09.10.22)
Memur ve emekli zammı enflasyona göre belirlenir. Ayrıca alacaklar enflasyon değil devletin ilan ettiği gecikme zammı üzerinden alınır. Devlet burda kazanç sağlıyor.
0
karabela
(09.10.22)
Karabela +1. Buna ek asgari ücret zammı ve beyaz yaka zamları da böyle.
Bugün gerçek enflasyonu aciklarlarsa is yeri sahipleri açlık sinirinda çalıştıracak adam bulamaz. Ülkenin yüzde 40-50si asgari ücret alır halde zaten. Bu şekilde oradan kazaniyorlar.

Buna ek olarak soruda zaten hata var. Mevcut hükümetin aklina takilan bir olay değil devlete zarar olup olmamasi. Bunun cevabi her sene yüzlerce örnek ile alınıyor.
0
logisticsmanager
(09.10.22)
devlet harçlar ve para cezalarındaki artışı da "yeniden değerleme oranı" diye bir şey uydurup ona göre yükseltiyor o da enflasyon oranından çok daha yüksek. enflasyon oranı sadece devletten çıkacak olan paraları belirlemede kullanılıyor yani ne kadar düşük o kadar iyi.
0
sanguine
(09.10.22)
@beemaker; başkan yorma kendini bu kadar. Sizin iste prim olduğunu sanmıyorum ben. Düz maaş verip geçerler.

Bu arada avrupa ülkesinde suç falan filan. Gene a haber mi izledin feridun abi?
0
logisticsmanager
(10.10.22)
(10)

ev satin alma parasi

Kittie
3 milyonluk bi daire icin nasil krediye basvurulur. bazi dairelere daha az kredi cikiyormus falan bu kredi olayini bi anlatir misiniz?ne kadar birikmis olmali. ona gore hangikrediden falan bakicam.hayalimdeki evler 3 milyondan basliyor. bu da hem de mutevazi semt fiyatlari. ikinci sorum ist disindan
3 milyonluk bi daire icin nasil krediye basvurulur. bazi dairelere daha az kredi cikiyormus falan bu kredi olayini bi anlatir misiniz?
ne kadar birikmis olmali. ona gore hangikrediden falan bakicam.

hayalimdeki evler 3 milyondan basliyor. bu da hem de mutevazi semt fiyatlari.

ikinci sorum ist disindan bi eve mi girmeli cunku fiyatlar cok yuksek gercekten. ote yandan o da bi piyango. bilmedik yerden ev mi alinirmis.

bir de babam aklimi fena karistirdi. koyu muhalif babam tokiye basvur diye darliyor :D
kendisi okumus kesimden ayrica. taksitler artimliymis diyorum. cok guzel bi firsat diyor baska sey demiyor. yani gercekten firsat oldugunu dusunuyor... cunku babam ev alma devri bitti diyor :(

ben hala sabit taksit pesindeyim. ist 3 milyon ne kadar zorlanir, kredisi ne cikar ve ist disina gidip sabit taksite mi baglanmali sorulari arasindayim.

en mantiklisi ne sizce?
0
Kittie
(09.10.22)
3 milyonluk kredi çıkmaz sevgili kittie. Ki cikan kredinin aylık kredisini odeyebilmek için üst düzey yönetici falan olmak lazım (ayda 50-60 bin lira).

Eger geliri kit kanaat olmayan biriysen TOKİ mantıklı. Çok ucu ucuna yetişiyorsa zor çünkü onlar yapilana kadar kira odeyeceksin ve yanlış gormediysem ödemeler ev teslim edilmeden imzalandığı an başlayacak bu sefer. Yani hem toki hem kirayi yurutebilecek güçte olman lazım belli süre.

Bir de tabi bu tokilerde okudugumuz sorunlara hazır olman lazım (evin kalitesi, site yönetiminin fahiş fiyatları ve kafalarina göre yaptığı şeyler vs)

Babanin dediğine katılıyorum. Bu saatten sonra kenarda ciddi parası olmayan kimse ev alamaz.

Gel seni izmir'e taşıyalım:/ orasi da pahalı ama en azindan ev bulursun daha ucuzuna.
0
logisticsmanager
(09.10.22)
evet 3 milyon direkt cikmaz en azindan o konuya hakimim :) ama kenarda ne kadar olmali. 2 milyon mu mesela :)
babam da oyle diyor ust duzeyi birak direkt hatri sayilir kisili sirketin sahibi olman gerekiyor dedi ama bi kontrol etmek istedim lol
0
🌸Kittie
(09.10.22)
En son, Devlet bankalarının 300 000 kredi verdiğini duydum.
Özel bankaların da faizlerinin yüksek olduğunu.
Şuradan bir bak istersen

www.enuygun.com

Toki şu an için maalesef en mantıklısı
0
Mirket
(09.10.22)
Babanız haklı,

Bu ev fiyatları ve faiz oranlarıyla sabit taksitle ev almak maaşlı çalışıyorsanız baya zor.

Devlet bankasından düşük faizli kredi alacağım diyorsanız 300.000 tl’ye kadar veriyorlar. Özellerden kullanabilirsiniz %80ine kadar (müteahhit fatura kesmemek için tamamına kullandıramam demiyorsa). Özellerde oranlar ise 2,5 civarında.
0
okumakserbestbegenmeksart
(09.10.22)
Ne kadar birikmiş olmalı sorusunu:
Alacağınız evin değerine göre örneğin 1 milyon aylık odeyebileceğiniz taksit tutarından yola çıkarak çekebileceğiniz maksimum krediyi evin değerinden çıkararak ulaşabilirsiniz. Matematiksel olarak böyle.
Uygulamada ise kredi verilmemeye çalışılan verilse de yüksek faizle az kredi verilen bir dönemden geçiyoruz. Uzun zamandır çevremde kredi çekerek ev alan kimseye rastlamadım.

2 milyondan daha fazla peşinat olmadan 3 milyonluk ev almanız biraz zor gibi. Benim tavsiyem gerçekten 1-2 milyon peşinat çıkarabilecek durumdaysanız daha cüzi bir kredi çekip daha ucuz bir ev almanız. Oturabilir ya da kiraya verebilirsiniz. Belki birkaç ay sonra kredi şartları daha iyi olursa evi satıp hayalinizdeki evi alabilirsiniz. Bu sayede istediğiniz krediyi çekmediğiniz durumda konut piyasasındaki olumlu olumsuz değişimlerden etkilenmemiş olursunuz. Hem de ev sahibi olarak krediye başvurmuş olursunuz.
0
tum haklari saklidir
(09.10.22)
Öncelikle 3 milyon liralık kredi çıkmaz. Üzerinde 10 milyonluk mal olacak ki o zaman çıkar. 3 milyonluk kredinin 120 vadeli aylık taksiti 50 60 bin olur. Ona da gücün yetmez. Ya 3 milyonluk ev hayalini daha gerçekci rakamlara indireceksin. Ya da toki. Başka çareniz yok. Bana sorarsanız babanız haklı
0
limonlu eksi
(09.10.22)
300-500 binden fazla kredi vermiyor bankalar.
0
uvcray
(09.10.22)
Babanız haklı zaten 3 milyonluk ev için 900 bin TL pesinatınız olması lazım aylık taksitleride çok yüksek meblağda gelir. Bu TOKİ'ye karşı çıkanlar genelde 20li yaşlardaki z kuşağı gerçekten bilgi sahibi olmadıkları için karşı çıkıyorlar toki taksitleri her açından mortgagedan avantajlı proje zaten alırken maliyetinin %40 altına alınıyor TOKİ projesi yüzyılda bir gelen gözü kapalı girilecek bir fırsat bir de bunun muhalif olmakla veya olmamakla alakası nedir? Bu muhalif kesim herşeyi particiliğe çekmeye ne kadar meraklı!
0
beemaker
(10.10.22)
Bu toki'ye düşman kesilen arkadaşlar ne biliyorda yada yaşamışta böyle konuşuyor ben anlamış değilim. Banka kredilerini ödemeyi kolay yada taksitleri bedava filan zannediyorlar sanırım. Bak çok net söylüyorum şu devirde bakın alt demiyorum orta gelirli bir vatandaşın bile toki haricinde ev alabilme şansı yok. Toki'ye başvurunca bi anda muhalif oluyoruz filan zannediyorlar herhalde. Devletin sağladığı bir imkan tabikide başvuracaksın yani bundan doğal bir durum yok.
Sen toki'ye kesin başvur hocam, çıkarsa o zaman ne dediğimizi daha iyi anlarsın.
0
gencfb
(10.10.22)
Bazi dairwlere daha dusuk kredi cikiyormus sorunun cevabi olarak;

İsin sirri tapu tarihinde. Taph tariji 5 yil ve uzeri ise "full kredi" tanimina uygun.

Degilse ; 3 milyonluk ev tapuda ne kadar gosterilmis ve kac sene once alinmis.

Hesap kurdu sitesinden gayrimenkul deger artis kazanc hesaplama kismi vardir ordan bilgileri girerek "ne kadar krediye uygun " hesaplanabilir.

Yani turkiye gercekleri burda devreye giriyor. Tapu 2020 tarihli evin su anki ilan fiyati vs 3 milyon tl; ancak bu ev sahibi diyelim ki 20202 temmuz ayinda bu evi aldiginda aldigi fiyat yerine 300bin tl gostermis evi ve bu meblag uzerinden vergilerini odemis.

Bu evi ekim 2022 de 3milyona satmak istediginde alan kisi sayet evi 3milyon gosterirse satici 640bin tl vergi odemek durumunda. Kimse de bu vergiyi odemez. Bu durumda ne oluyor

1) bu ev tamami nakit 3 milyon olarak alinir ve yine o tabloda duzeltilmis alis bedeli olarak gecen rakamdan dusuk istenilen bir bedel satis fiyati olarak gosterilir; saticiya hic vergi cikmaz aliciya da hangi bedeli gosterirsw onun yuzde 4'u tapu harc bedeli cikar. Kimse cok yuksek tapu harci odemek istemeyecegi icin alici da 300 binden bikac tik ustube 400 -450 gibi satia gosyerir gecer. 400 den 16bin tapu harcu cikar.bazi yerkerde alici saticinortak oder ama bicok yerde alici oder bunu.

2. Olarak bu ornwkten gidersek duzeltilmis alia bedeli 1.150.000 tl olarak gozuknekte.

Bu ev 1150.000 tl ye kadar krediye uygundur. "Kismen krediye uygun" da burdan gelmektedir.

Yani 3milyon ev 1150.000 olarak krediye basvuruyorsun; swnib kredi notun, exper sureci vs gecildi ve kredib onaylandi. Su an yanilmiyorsan yuzde 80; 1150.000nin yuzde 80'i eline gwcer ve 4-5000 tl dosya masrafi ve ek birkac bisi odersin bankaya.

920bin eline gecti krediden

46bin tapu doner sermaye vs.

5-6bin dosay masrafi + exper ucewti 2-3bin toolam 10bin desek

46+10 = 56 bin.

3milyon - 920bin +56 bin

Asagi yukari 2.150.000 elinde olmasi gerekecek.

Mobilden bu kadar oldu ama detayli olarak kredi isini ozu mantigi bu.
0
jugador
(10.10.22)
(1)

oyuncu koltukları

hlt1985
Evde 10 saatimi bilgisayar başında geçiriyorum ve zamanında aldığım dandik bürosit sandalye belimi vs ağrıtmaya başladı. Oyuncu koltuklarından alayım diyorum ama gerçekten o kadar fayda ediyor mu yoksa para tuzağı mı? Kullanan ve tavsiye eden var mıdır? Alacaksam eğer nelere dikkat etmeliyim, marka
Evde 10 saatimi bilgisayar başında geçiriyorum ve zamanında aldığım dandik bürosit sandalye belimi vs ağrıtmaya başladı. Oyuncu koltuklarından alayım diyorum ama gerçekten o kadar fayda ediyor mu yoksa para tuzağı mı? Kullanan ve tavsiye eden var mıdır? Alacaksam eğer nelere dikkat etmeliyim, marka model öneren olabilir.

1.67cm boy, 72 kg
0
hlt1985
(09.10.22)
Benim arastirmalarima göre evet öyleler. Çoğunda belli bir ortopedik destek yok.

Ben bu sebepten ortopedik ofis koltuğu aldım.
0
logisticsmanager
(09.10.22)
(10)

şarjla çalışan cihazlar? -akla son gelenler-

eurhka
öreğin telefon, bilgisayar ilk verilen cevaplar olur.ben en son verilecek cevapları arıyorum aslında.drone, otomobil, diş fırçası aklıma gelen örnekler.teşekkürler <3
öreğin telefon, bilgisayar ilk verilen cevaplar olur.
ben en son verilecek cevapları arıyorum aslında.

drone, otomobil, diş fırçası aklıma gelen örnekler.
teşekkürler <3
0
eurhka
(09.10.22)
vibratör.
0
candide
(09.10.22)
çok zor örnekler değil belki yazılmadığı için yazdım.
akıllı saat, kamera, oyun kolu
0
sedolima
(09.10.22)
Kulaklık, mouse, klavye, Bluetooth speaker, scooter, bisiklet, yeni smart gözlükler, oyun konsolu (switch), tras makineleri.
0
logisticsmanager
(09.10.22)
Tartı
0
sanguine
(09.10.22)
Süpürge, power bank, scooter
recharged piller sayesinde pille çalışan her şey. Duvar saatleri, uzaktan kumandalar, el fenerleri, portatif radyolar
0
Mirket
(09.10.22)
e kitap okuyucu
0
pide
(09.10.22)
- Elektrikli araba (Tesla vb)
- Robot supurge
- Kablosuz supurge (Dyson vb)
- Akilli kapi zili
0
sertac akin
(09.10.22)
Akıllı bileklik,
Akıllı saat
Işıldak
0
balik kraker
(09.10.22)
şarjlı damacana pompası
şarjlı tirbuşon
matkap, tornavida
0
benim bir gizli bildiğim var
(09.10.22)
telsiz
0
orpheus
(10.10.22)
(5)

Çizme ve botla araba kullanmak

regina phalange
Zor mudur? Ben yeni kullanmaya başladım birkaç ay oldu. Kışın bottur çizmedir giyince nası kullanıyoruz arabda düz ayakkabı mı bulundurmak lazım kışın?
Zor mudur? Ben yeni kullanmaya başladım birkaç ay oldu. Kışın bottur çizmedir giyince nası kullanıyoruz arabda düz ayakkabı mı bulundurmak lazım kışın?
0
regina phalange
(08.10.22)
Insan alisiyor +1
Ilk basta ben de zorluk cektim botla.
0
logisticsmanager
(08.10.22)
On yildir araba kullanirim gala cizmeye alisamadim. Arabada duz ayakkabim var sorun olmuyor.
0
kuzey li
(08.10.22)
Ayağına çok bol gelen, çok kalın tabanlı bir ayakkabıyla sürme acemiysen. Pedal hassasiyeti olmuyor.
0
glamdr1ng
(08.10.22)
Kendimi gordum bu soruda :)
Merak etme kullan gitsin bosuna ayakkabi degistirmisim ben de ilk başlarda. Bi gun üşendim botla kullandim ondan sonra değiştirmedim.
0
ruby elixir
(08.10.22)
bot ağır olduğu için kullanmak zor oluyor. normal ayakkabıda gaza-frene ne kadar bastığını anlamaya alışmışsındır, botla alışması ayrı bir zaman gerektiriyor. ben botları çıkarıp spor ayakkabı giyerek kullanırım bu yüzden.
0
lovemyself
(09.10.22)
(14)

türkler iyi dublaj yapıyor (mu) ?

jepa
yıllardır türkler çok iyi dublaj yapıyor diye söylenir ama farklı dillere hakim olanlar varsa onların da yorumunu öğrenmek isterim. dublajını sevdiğim filmlere baktığımda birçoğunu çocukken dublajlı izlediğim için sonraki yıllarda orjinal dil ile izlediğimde aynı zevki alamadığım filmler olduğunu gö
yıllardır türkler çok iyi dublaj yapıyor diye söylenir ama farklı dillere hakim olanlar varsa onların da yorumunu öğrenmek isterim. dublajını sevdiğim filmlere baktığımda birçoğunu çocukken dublajlı izlediğim için sonraki yıllarda orjinal dil ile izlediğimde aynı zevki alamadığım filmler olduğunu görmüştüm. (geleceğe dönüş vb. ) ama bu filmi ilk kez orjinal dilinde izleseydim marty mcfly'i yekta kopan seslendirse bile sevebilir miydim bilmiyorum. bunların dışında gerçekten önem verilen büyük bütçeli filmler (lotr serisi gibi) haricinde herhangi bir dublajlı filmi izleyemiyorum.

gerçekten bu bizim milletin bir abartması mı yoksa örneğin almanlar kendi dillerinde film izlerken "üff ne biçim dublaj yapıyoruz ya keşke türkler gibi olsak" falan mı diyor? o derece yani :)
0
jepa
(08.10.22)
bildiğim dilde bir film/dizi ise dublajlı izlemiyorum ama almanların falan dublajlarını duyunca dedim ki türkler bu işi daha iyi yapıyor.
0
AlsterWasser
(08.10.22)
çoğu ülkede dublaj işi birebir diyalog çevirisi değil de sesli betimleme şeklinde yapılıyor. türkiye'de dublajın iyi yapıldığını söylebilirim ben de. çocukluğum haricinde dublajlı film/dizi izlemişliğim yok. orjinal sesin bastırılmasına dayanamıyorum.
0
coldegezenkutupayisi
(08.10.22)
İyi dublajlar var ama hepsi iyi değil açıkçası. Filme uydurmaya çalışıyorlar ama gerçek dışı bir konuşma tarzı ortaya çıkıyor. Harry Potter'da Severus Snape çok yavaş konuşuyor. Türkçe böyle bir dil değil. Sungun Babacan'ın dublajlarını biraz kulak tırmalayıcı buluyorum. Farklı dillerde çok kötü dublajlar duydum.
0
dissendium
(08.10.22)
Eğer değişmediyse rusların dublajını bi görün. Tek bir kişi hiç vurgusuz duygusuz şekilde herkesin repliğini okuyor.

İddia ediyorum, bizimkiler dublajda dünyada bir numara.
0
kibritsuyu
(08.10.22)
Bazen farklı dillerde dublajlı filmlere denk geliyorum klip şeklinde. Çok tekdüze geliyor. Sanki tüm ülkede 2 kadın 2 erkek ses aktörü varmış da hepsini onlar yapıyormuş gibi. Mesela İtalyan'lar dünyanın en iyi dublajın kendilerinde olduğunu söylerler, az denmeyecek kadar italyanca dublaj izledim, bence berbat. Türkçe dublajlı bir film izlemeyeli çok uzun zaman oldu ama eskiden tv'de denk gelince rahatsız etmiyordu. Tabi ne kadar başarılı olurlarsa olsun ağız hareketleriyle çıkan sesin aynı olmamasına beynim bir türlü alışamadığı için hangi dil olursa olsun orjinal tercihimdir.
0
mirafiori
(08.10.22)
Vallaha ben de bunu derdim ama misal hanima dinlettim, birkaç farklı yabanciya dinlettim. Meh dediler. Bana sanki bize süper geliyormuş gibi geldi, bilemiyorum.
0
logisticsmanager
(08.10.22)
Animasyonların farklı dillerde dublajları var YouTubeda karşılaştırmalı. En iyilerdeniz diyebilirim. Japonlar da iyi
0
glamdr1ng
(08.10.22)
Normalde dublajli film izlemem ama animasyonlari sirf kalitesinden dolayi tirkce dublajli izliyorum. Bence cok kaliteli. Hatta oyun dublajlari da cok iyi uncharted en iyi ornek.
0
kuzey li
(08.10.22)
ana dil etkisi diye dusunuyorum. aliskin olmadigimizdan yani atiyorum ispanyolca bilsen bile ana dilin degilse garipsersin. bizim cok iyi oldugumuz dusuncesi de bunun yansimasi.
bazi dublajlar iyi olabilir ama bazisi cok garip geliyor.

gecen bi dublaj sanatcisi instaya kucuk bir bolum koymustu yaptigi dublajdan. acayip ovguler almisti ama bana asiri yapay geldi ses tonu. ozellikle cocuk oyuncu dublajlari cok itici geliyor bana. tam ifade edemedim ama cok yapay iste.
0
Kittie
(08.10.22)
hepinize teşekkürler.. bir türke almanca veya fransızca dublajı yapay gelebilir ama benim merak ettiğim örneğin bir ispanyol kendi dilinde film izlerken rahatsız mı oluyor yoksa işte ne güzel dublaj olmuş hiç altyazı okumakla uğraşamam mı diyor? bunu öğrenmek için çift ana dili olan biri olmak lazım galiba. ben de kaliteli ses sanatçılarının yer aldığı dublajlı filmleri seviyorum ama biraz da alışkanlığın etkisi var. game of thrones'un dublajı çok kötüyken, yüzüklerin efendisi serisi gayet güzel bir şekilde izlenebiliyor.
0
🌸jepa
(08.10.22)
Dünyanın en iyi dublajı bizde. Sinemacılıkta dünyanın en iyi ilk üçündeyiz dizilerde de öyle.
0
beemaker
(09.10.22)
Merak edip reddit baktim; türk diyen yok.

Herkes kendi ülkesininkini beğenmis (bir finli begenmemis). Demek ki bunun genel gecer bir bilgisi, sıralaması yok. Bize bizimkisi iyi geliyor Fransıza Fransız versiyonu japona japonca.

Dediğim gibi zaten dinlettiğim yabancılar takmadı hiç. Kendi dilimiz diye böyle.
0
logisticsmanager
(09.10.22)
2022 yılında hollywood netflix vb. filmlerine yapılan dublajlar herkeste iyi kötü belli bir seviyede. ama eski filmlere yapılan dublajlarda farklar çok bariz. ya da güncel eserlere daha yerel daha küçük firmaların yaptığı dublajlarda. çok iyiyiz çünkü halkımız altyazı okuyamıyor ve başka türlü izletemeyiz.
0
sert siyah krom
(09.10.22)
İki gün geçmiş ama cevap yazmadan geçemeyeceğim, çünkü çok sevdiğim bir konu.

Dünyada 1 numarayız diyebilir miyim bilmiyorum, ama çok iyi bir seviyede olduğumuz kesin. Belki de dijital yayınlar ve yapımları gelişmeden önce dünya lideriydik diyebiliriz. Ama dijital platformlar bölgesel yayınlara ve dublaja çok önem verdiler ve çıta yükseldi.

Ama biz bu sektörde 50-60 yıldır çok iyiyiz, en büyük nedeni de Yeşilçam'ın çok hızlı ve çok fazla film ürettiği zamanlarda oyuncuların dublaja vakti olmadığı için (bir çoğunun da sesi iyi olmadığı için) seslendirme sektörümüz çok gelişmiş.

Filmin orjinal dilindeki senaryonun yani oyuncunun ağzından çıkan orjinal repliklerin çevirisindeki hatalar veya anlatım eksikleri değil konumuz bana göre. Konumuz bu işin teknik kısmındaki başarımız aslında.

Repliklerde Kullanılan kelime sayısı çeviri ile tam tutmadığında aynı anlatımı yapmak için zorlanıldığı kısımlar elbette olur.

2000'li yıllarda Hotbird uydusunda yabancı (çoğu avrupa) kanallarında holywood filmlerine denk gelirdim, neredeyse tamamı yukarıda denildiği gibi sesli betimleme şeklindeydi.

Yani filmin orjinal sesi, konuşmalarla birlikte tüm ses biraz kısılmış ve üstüne dublaj dilindeki adam/kadın simultane çeviri yapıyor gibi.

Bu arada aklıma geldi anlatayım, ya Mehmet Ali Erbil ya da Okan Bayülgen, ya da ikisi de birden. Bir programda bir anı anlatıyorlar seslendirmeyle ilgili.

Zamanında uzakdoğudan bir şekilde yurda giren filmlere dublaj yapıyolarmış, ama tabi ki senaryo yok çeviri yok. Filmin gidişatına göre kafalarına göre konuşup o an hikaye uydurarak dublaj yapıyorlar.

Bir filmde kadını ve erkeği seslendirirken aşkım sevgilim diye filmi aşk filmi gibi çeviriyolar, ama filmin sonalrına doğru anlaşılıyor ki bu kadın erkek kardeşlermiş :)
0
John Bloor
(10.10.22)
(16)

İstanbul'da nasıl yaşıyorlar

NeinClein1
Buraya yeni geldim hayat gerçekten çok zor. Kendi başıma bir evde kalamıyorum fiyatlar çok pahalı. Amerika'ya gelmedim ki para kazanmak değerli olsun da milletle aynı evde odaları paylaşarak kalayım. Nasıl ev bulacağım burada tek yaşayanların min geliri 13 bin olması lazım. Bana ev lazım ve bulamıyo
Buraya yeni geldim hayat gerçekten çok zor. Kendi başıma bir evde kalamıyorum fiyatlar çok pahalı. Amerika'ya gelmedim ki para kazanmak değerli olsun da milletle aynı evde odaları paylaşarak kalayım.
Nasıl ev bulacağım burada tek yaşayanların min geliri 13 bin olması lazım. Bana ev lazım ve bulamıyorum.
0
NeinClein1
(08.10.22)
eskiden yaşadığı yerde devam edebilenler tek yaşamaya da devam ediyor. örnek ben. ancak evden çıkartılanların büyük çoğunluğunun artık tek yaşamaya gücü yetmediği çok açık. ya ücra köşelere taşınıyorlar ya da birkaç kişi kalıyor. ev sahibim olur da çık derse, tek yaşamam artık mümkün değil. daha bugün karşımdaki emlakçıya altı kişilik bir grubun geldiğini ve hep birlikte 20 bin tl'ye kiralık ilanı olan 3+1 bir eve bakmaya doğru gittiklerini gördüm. tek yaşayanlar için de yaşamayı isteyenler için de durum gerçekten iç açıcı değil.
0
the man with no name
(08.10.22)
Şimdi buraya gelip bunun çok normal oldugu, İstanbul dünya metropolu vs goygoyu yapanlar olacak. Değil abi, iki senede kiraların 4-5 kat artması normal değil. Bunu ancak tuzu kuru adam çok güzel, çok normal karsilar.

Nasıl yaşıyor? Ya 5-10 senesi dolmadigindan simdilik rahat, ya 3-4 kisi beraber yaşıyor ya da günde 3-4 saat ulaşım çekiyor. Ya da digerleri(iyi para kazananlar).

Ya paris'te bile gider kötü yerlerden saint denis'de yasarsin ama sehir merkezine 30dk varirsin. Buna ek bir de devlet kira desteği verir, ne bileyim az gelirlilere verilen evlerde yasarsin falan ama olur. İstanbul'da sehir merkezine 30 dkda varabilecegin ucuz bir yer kalmadi, devlet desteği vs zaten yok.

Hadi zengin falan etkilenmedi, bu adamlarin yemegini servis eden, tuvalet temizleyen adam nasıl kalacak İstanbul'da bilmiyorum.
0
logisticsmanager
(08.10.22)
Haklısınız. Şu an tek başına yaşamanın masrafı 15 bin. O da eski kiracıysanız. Daha altına nasıl yaşayıp bir de aile geçindiriyorlar onlara sormak lazım. İmkansız gibi bir şey.
0
ruhen hastayim ben
(08.10.22)
Bu yaşamak değil ki hayatta kalmak :) evet dünya genelinde metropoller bu şekilde. Beşiktaş'ta Kadıköy'de yaşamak istersen maliyet bu ama Esenyurt'ta Bağcılar'da Sultanbeyli'de yaşamak istersen farklı dünya genelinde metropollerde iyi yerler değerlidir.
0
beemaker
(08.10.22)
Eski kiraci oldugumdan yasiyorum diyebilirim. simdi ev tutmam gerekseydi nolurdu acaba gercekten cok kotu olurdu ya. Belki tutamazdim, baskasiyla yasamak zorunda kalabilirdim. O zaman da asiri mutsuz olurdum, neyse sonu iyi degil o senaryonun. umarim olmaz boyle bi sey.
0
summer timetable
(08.10.22)
Aslında İstanbul'da mevcut şartlarda M2 fiyatları hala cazip ve değerinin altında. Sorun şurada kiraları pahalı bulanlar (ki kendilerince haklılar) kira ücreti uygun olan yerlerde yaşamak istemiyorlar. Asgari ücretle maaş alan biri veya bir memur / maaşlı çalışan Beşiktaş'ta Kadıköy'de yaşayamaz. Eskidende değerli yerler vardı ama artık dahada değerleniyor çünkü talep görüyor bir de buradan ekonominin kötüye gittiği yorumunu çıkaranlar bile var talep olmasa bu fiyatlaraa kira olur mu hiç
0
beemaker
(08.10.22)
istanbul'da 2013-2020 arasında yaşanan arz bolluğu insanların algısını bozdu.
90lar ikibinlerde de kiralar yüksekti istanbulda, kadıköy, beşiktaş gibi merkezlerde oturmak memur, beyaz yakalı, hele öğrenci için hayal bile değildi.

fakat bahsettiğim o dönem özellikle kentsel dönüşümden gelen arz fazlalığından dolayı şehir merkezinde ev kiralamak nispeten çok uygun kaldı. şöyle biraz eli para gören beyaz yakalı erenköyden, caddebostandan ev kiralar olmuştu. kendi evini satıp kiraya geçenler bile oldu o dönem. meşhur "ev alan enayidir" döneminden bahsediyorum.

şimdi o arz bolluğu geride kaldı, üstüne milyonlarca mültecisi, ev alana vatandaşlık verilmesi ve rusyadan gelenler üzerine tuz biber ekti.

şu an evet kira fiyatları çok yüksek, mültecilerin ve rusların gitmesi ile rahatlama olur fakat bir daha o bahsettiğim çok uygun dönem gelmez, ona göre plan program yapılmalı.

sonucu şuraya bağlayacağım, hala bir çok kişide o dönemin getirdiği yanılsama var, kiralar bu kadar olmamalı algısı, ama maalesef gecici bir dönemdi.
0
nuisance
(08.10.22)
logistics manager guzel aciklamis.

metropoller oyle... gelmis gene. bakin burada kac kisi soyledi bi kere daha soyliyelim. istanbulla diger metropolleri bir tutamayiz. bi yer ulkenin en yogun sehri diye orasi gelismis bir metropol olmuyor. tipki paris 30 dk ornegindeki gibi hadi sultanbeyli de esenyurt da insan gibi yasamaya deger yerler olsun, hadi yolu da gectik tasinalim. istanbul o dediginizden degil yani. yok m2 cok dusukmus degerine gore. yok oyle bir sey. firsatcilikla fahis zamlar yapildi. cevap kisacasi tek yasanamaz artik. gecti o devir. ya ev arkadasLARI bulacak insanlar ya da istanbuldan gidecek. zaten istanbuldan tek yasayan yani aile kavramina uymayanlar(!) da basta olmak uzere belli bi kesim gitsin isteniyor. o yuzden bu hale geldik. emlakcilarin gaziyla ev sahiplerinin firsatciligi ekmege yag surdu...
bi de tabii siginmaci sorunun getirdigi nufus patlamasi da isi daha da berbat etti kiracilar acisindan
0
Kittie
(08.10.22)
Nuisance yazdıklarınıza katılıyorum ev fiyatları kısa bir dönem hariç hel yüksekti hatta şu an ki M2 fiyatları İstanbul için hala düşük fakat burada bir yanlışınız var yabancıların bu fiyatlanmadaki payı %2 civarında. Asıl mesele arz düşüklüğü.

Paristeki newyorkta ki o gettolari görseniz Sultanbeyliyi Esenyurt'u mumla ararsınız hep suç mahalleleri

Kittie evet İstanbul metropol ve dünyanın her metropolunde sistem bu şekilde Moskova'da da newyorkta da yeni delhide de aynı sistem o Türklerin Paris'te yaşadığı gettolar zaten güzel bir hayat süren elit parislilerin yaşamadığı burun kivirdigi yerler burada böyle yazmalarına bakmayın. İstanbul'un avantaji şu insanların burun kivirdigi yerler çok kısa sürede değişiyor 2-3 yılda bambaşka gelişmiş yerler oluyor. Geçmişte Kadıköy'ün bir çok yeri insanların gitmeye çekindiği yerlerdi bugün apayrı yerler mesela.

Kittie fırsatçılık tam zam yapılması diye bir şey yok fiyati piyasa belirler talep varsa fiyat oluşur
0
beemaker
(09.10.22)
Şu an bir memur sultanbeyli'de en ucuz evi tutsa (3000-3500 civarı) 1000 TL fatura ve aidat ek masrafı olur en az. 4000 TL de kişisel masraflar tutar. 500 yol desek en survival şekilde yaklaşık 9000 TL gerekiyor ki bu en low level hayat. Asgari ücretli bunu bile yaşayamıyor.

Ekonomi iyi kötü diye yorum yapmaya gerek yok. Kamudaki maaşlar belli. Özel sektör de hemen hemen benzer. Yüksek kiraları ödeyenler aileden zengin ya da döviz bazında geliri var veya Türk değil yabancı.

Şu ortama pahalı değil diyenin bir yerlerden menfaati vardır. İngiliz arkadaş siz bu pahalılıkta nasıl yaşıyorsunuz diyor. Bunu diyen kişinin sterlin geliri var. Onlara bile pahalı geliyor.

Soruya cevap olarak da; çok kötü yaşıyorlar diyebilirim. Bir asgari ücret zammı daha olunca birçok işletme kapanacak. Öğrenci ve işsiz artık yaşayamayacak. %25 zam olayı bittikten sonra istanbul'da 10 bin TL den aşağı ev olmayacak. İstanbul'dan birçok kişi ayrılmak zorunda kalacak. Hizmet sektörü arap, suriyeli, afgan vb kişilere kalacak
0
OrangeYellow
(09.10.22)
@beemaker; abi tamam her şeyi iyi bilirsin de fransa'yı da bize anlatma. Güzelce trolluk yap, al maaşı geç kenara. Bana gelmissin Türkleri yaşadığı yerleri anlatiyorsun. Hayatında ucakla Avrupa üstünden bile geçtiğini sanmam.

Benim yaşadığım yerde milletin kötü diye bahsettikleri mahalleleri Türkiye'de lüks yer diye satarlar. Milletin oturmadigi, kaçtığı yerler benim doğup büyüdüğüm yerlerinde yaninda monaco kalir. Sen insanlara gelmiş Avrupa'nın gettolari kötü diyorsun.

Neyse iyi ki duyuruya çok bütçe ayirmamislar da bir tane yollamislar. Sözlük gibi yüksek bütçeli olsaydi sabah akşam hayat görüşü a haber olanlari okur dururduk.
0
logisticsmanager
(09.10.22)
Çok merak edip baktım, bir asgari ücretli kişinin mantıken sehrin merkezlerine doğru bir yerde yaptığı is icin resmen bahçeşehir gibi yerlerde içinde insanın yaşaması imkansiz olan evler buldum. Bu evler de 2.5 falan. 2.5'a normal yerde ancak oda kalmis zaten. Daha yeme içme ısınma elektrik var. (Ne oda ne bir şey filtre koydum. Sadece kira filtresi ve istanbul. O kadar)

Anladığım asgari ücret birinin İstanbul'da çalışması için artık sabah 6'da evden çıkıp 8'de ise varmasi, aksam 6'da işten çıkıp 8'de eve varıp bir yemek yiyip 10'da yatıp tekrar kalkması lazım. Kısacası kişinin 24 saati 10 saati iste, 4 saati yolda, 8 saati uykuda geçecek. Geriye iki saat iste kalacak.

Bunu da normal buluyorlar iste. Biz tuzu kuru halimiz ile insanlara üzülüyoruz, millet dip dibe yaşadığı insanlara, emekli maasli yaslilara, ogrencilere Avrupa'da köpeği bağlamanın yasal olmayacağı yerleri "normal" görüyor, oralara gitsinler diyor. Sonra ağızlarından avrupa dusurmeyip tek dertleri avrupa/abd elestirmek oluyor.

Ülkenin yüzde 40'i asgari ücret alıyor, almayanlarin çoğu zaten bir tik üst alıyor. Sonra İstanbul çok ucuz. Tahminen şehrin yarısı asgari ücret kazaniyor. Daha bunun emeklileri vs var.

Neyse. Çok güzel ülkemiz. İstanbul çok ucuz. Multecilerin etkisi sıfır. En modern ve özgür dönemimiz. Avrupa/ABD olmuş bitmis, ic savaş cikacak. Ülkede pahalilik yok. Her şey ucuz, herkes mutlu.

Ps: bak ikinci kez yapiyorum, bu benden bedava. Ama digeri için ibani yolladim, ay sonu odemelerinde unutmasinlar.
0
logisticsmanager
(09.10.22)
Sanırım dünyanın hiçbir yerinde "asgari ücretli" müreffeh bir şekilde yasayamaz burada asgari ücreti baz almak doğru değildir. Asi üstünde asgari ücret ILO'nun standartlarına göre oluşturulmuş bir ücretlendirme şekli. Bu ücretle çalışanlarda Kadıköy, Beşiktaş gibi yerlerde değilde daha kırsal yerlerde yaşıyorlar benzer şekilde dünyanın heryerinde metropollerde durum bu. Ayrıca gayrimenkul sektörü gayet canlı insanlarda para var satın alıyorlar lüks konutları ozellikle yerli yatırımcı tercih ediyor. 20 milyon TL üzeri konutlarin hemen hepsi yerli yatırımcıya satılıyor yabancılar ise Esenyurt'ta 1-2 milyonluk ucuz çakma rezidans satın alıyor.
0
beemaker
(09.10.22)
Asgari ücretli dünyanın hiçbir yerinde rahat olmasa da sonu çta yaşayabildiği yerler var. Çalışan bir insanın kirasını ödemesi ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi gerekir. Bunları yapamıyorsa çalışmasına gerek yok. Olması gereken istanbul gibi pahalı bir yere öğretmenin memurun asgari ücretlinin gelmek ve çalışmak istememesi. Zaten yaşayamıyorsun bir de birilerini zengin ediyorsun ya da rahat ettiriyorsun
0
OrangeYellow
(09.10.22)
Ben şu kiraları gördükten sonra net olarak söyleyebilirim ki evde birileri kalanlar fakirdir. Net fakirdir yani istediği kadar Instagram foto atsın. Fakir oğlu fakirdir.
Bugün İstanbul merkezde tek yaşamayan çoğu kişi benim gözümde böyle.
Ama bu sehirde en az 1 yıl yasamam lazım. Amacım para biriktirmek değil ama en az 1 yıl yaşamam lazım. Sonraşina bakarım ama ev lazım. Birileri ile yaşayamam. Çünkü zaten bir amacım var ve onun için 1 yıl lazım. Birde özel hayatımı stres altına sokamam. O 1 yıl sonunda bir şey olmazsa evet ben de 3 oda 1 salon eve 3. Ev arkadaşı olarak giderim.
0
🌸NeinClein1
(09.10.22)
Umarım ev bulurum çok zor ama hala ufak bir umut var.
0
🌸NeinClein1
(09.10.22)
(3)

Avrupa'da ABD'de insanlar ev bulamıyorlarsa neden karavanlarda kalmıyor?

gezegen olan pluton
Merak ettiğim konu, hadi TR'de araçlar pahalı ama iyi-kötü bir karavan alıp sadece yaşamak için neden kullanmıyorlar bunun yerine aylık 1000-1500 euro-dolarla ev kiralıyorlar ya da o paraya bile ev bulamıyorlar?
Merak ettiğim konu, hadi TR'de araçlar pahalı ama iyi-kötü bir karavan alıp sadece yaşamak için neden kullanmıyorlar bunun yerine aylık 1000-1500 euro-dolarla ev kiralıyorlar ya da o paraya bile ev bulamıyorlar?
0
gezegen olan pluton
(08.10.22)
Kalıyorlar hatta arabada bile yatıyorlar kim demiş kalmadiklarini ?
0
beemaker
(08.10.22)
Yasayanlar var. Bunlara özel yerler var.

Avrupa'da baya az bu kitle tabi. En azından Fransa'da sosyal yardım evleri ya da kirasi belli seviyede korunan evler var. Haliyle ciddi para sıkıntısı çeken oralara yönelir ya da iki üç kişi beraber yaşar.

Bu arada en azından Fransa'da 1000-1500 euro kira yüksek para. Birkaç şehir dışında bir insanın o paralara çıkmasına gerek yok kira vermek için. Ben yaşadığım yerde 1500 euroya havuzlu villa kiralarim.
0
logisticsmanager
(08.10.22)
trailer park denen yerler var, direkt karavan, prefabrik evlerin kiralandığı
hatta bunu zenginler yatırım fırsatı olarak bile görüyorlarmış

www.theguardian.com
0
senolll
(08.10.22)
(5)

Avrupa'nın kara kışı

beemaker
Malum ekonomik kriz,pandemi, lojistik krizi, tedarik krizi,mikroçip krizi, Rusya Ukrayna savaşı, hububat krizi, yüksek enflasyon derken kış kapıya dayandı. Avrupa'da korkunç bir enerji krizi var öyle ki geçmişte nükleer enerjiden vazgeçmeyi düşünen, kömürü yasaklayan Avrupa ülkeleri biçare durumda g
Malum ekonomik kriz,pandemi, lojistik krizi, tedarik krizi,mikroçip krizi, Rusya Ukrayna savaşı, hububat krizi, yüksek enflasyon derken kış kapıya dayandı. Avrupa'da korkunç bir enerji krizi var öyle ki geçmişte nükleer enerjiden vazgeçmeyi düşünen, kömürü yasaklayan Avrupa ülkeleri biçare durumda geri adım atmaya başladılar. Avrupa ülkelerinde çift hane açıklanan enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığı yapılan enerji zamlarının açıklanan enflasyon oranlarının çok üzerinde olduğu bir gerçek. Artık mızrak çuvala sığmıyor. En son kuzey akım boru hatlarında da sızıntı tespit edildi bu kadar talihsizlik ancak kadersellikle açıklanabilir önümüz kara kış ve Avrupa ülkeleri çaresizce bekliyorlar Avrupa'da elektrik kesimleri ve iflaslar başlamış durumda. Almanya vatandaşlarıni kişi geçirmeleri için Türkiye'ye gönderiyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Şahsi görüşüm bir ay sonra Avrupa ülkelerinde sokaklar hareketlenmeye başlar hatta bu konu sonu gelmez ciddi çatışmalara iç savaşa kadar gidecektir. Avrupa Birliği çatırdıyor.
0
beemaker
(08.10.22)
Avrupa'da yasiyorum, dediginiz gibi bir enflasyon var ama gundelik hayati cok etkiledigini soyleyemem. Alt gelir sinifinda olan az bir kesim daha cok etkileniyor tabi ama onun disinda tuketim aliskanliklari pek degismedi, hatta tatil, gezme, seyahat harcamalari milletin pandemide cani sikildigi icin artti. Hukumet de bu kis icin vergileri dusurdu, ssyal yardimlari artirdi ve her haneye enerji faturalarini odemesi icin neredeyse 6 aylik fatura bedeli kadar hibe yapti.

Gecenlerde burada yasam maliyetlerinin artmasi ile ilgili bariscil bir yuruyus yapildi (www.youtube.com ama oyle ic savas, Avrupa Birliginin catirdamasi gibi seyler pek gercekci gelmedi bana.
0
sertac akin
(08.10.22)
Ortada bahsettiginiz gibi bir enerji krizi yok, planlar yapildi ve eger ongorulenin isinda seyler olmazsa bu kis geride kaldi bile, duruma gore onumuzdeki kis zorlanmalar olabilir, dunyanin haline bagli... enflasyon artisi var, yasadigim ulkede yuzde 5 resmi olarak ama bana yansimasi yuzde 10-15 gibi, yasam tarzlarina gore yansimayan veya cok hafif etkileyenler de var cevremde... Avrupa'da dunyanin her yerinde oldugu gibi politik calkantilar var ve insanlari sokaga inmesi yeni degil, bundan sonra da devam edecektir. ortada yasaklanan komure geri donus de yok, zaten hizmette olan bazi santraller bir yil icinde kapanmasi gerekirken sureleri ne olur ne olmaz diye 2 sene civari uzatildi... onun disinda almanya aralikta kapatacagi 2 adet nukleer reaktoru yine kapatacak, ancak ne olur ne olmaz diye sikinti olursa calisabilir durumda bekletecek.


kis gecerken gorecegiz, neler olacagi belli olmaz, fransa nukleer ulkesi ancak nukleer guvenilir bir kaynak degil ne zaman sorun cikacagi belli olmuyor.

enerjiyle ilgili yapilan felaket senaryolarini gercekmis gibi cebe atiyorsunuz sanirim, devletlerin gorevi iyi senaryoyu, normal senaryoyu, kotu senaryoyu ve en kotu senaryoyu planlayip en kotusune hazirlanmaktir, turkiye'de pek olmayan bir sey.
0
hewit
(08.10.22)
Dusundugun su:
Bira7 tarafsiz 've yabanci basin takip edin... ekim ayinda 5 gunlugune tail icin gelen turist almak hukumeti kisi burada gecirsin diye mi gonderiyor sizce.
0
parcxerox
(08.10.22)
Kendi ülkesini süper olağanüstü fantastik diye yazıp avrupa bitti diye yangın yapmak. Umarım bir maaş prim yatar, süper performans.

Avrupa'dan bildiriyorum; bunun aynısını covid dönemi yazan gençler de vardı burada. Onlar sonra o güzel atlarına binip gittiler, utanclarindan yazamiyorlar heralde. Şimdi de Avrupa'da enerji krizi var, Avrupa bitticiler geldi.
Bitmedi abi avrupa falan. Anlıyorum bilgilerinizi böyle a haberden falan alıyorsunuz ama komik duruyor.

Alin bilgi olsun; elektriğe 2020'de 0.09 euro/kwh oduyormusum. Son faturam 0.13. iki senede yüzde 44 artmış.
Gene bilgi olsun tam 1 sene önce 12li bu a kalite yumurta 2.65 euro, su an 2.99.
Siz çok objektif insansiniz, bir bakin bakalim iki senede yüzde kaç artmış elektrik ve 1 sene yumurta kac artmis Türkiye'de.

Tamam abi catirdadik tamam, Türkiye Süper olağanüstü yer. Bütün ekonomik göstergeler süper diyor Türkiye, hatta en modern en özgür çağını yaşıyor.

Maaşı euro yollarsiniz bana, ibani malum kisilerin iletişim merkezi emailine atarim.
0
logisticsmanager
(08.10.22)
Tekel çip makinası fabrikası Hollanda’da, adamlar 1 yıllık doğalgaz stokladıklarını ve bu sene gazla ilgili sorun olmayacağını açıkladı. Çıkarmayı tercih etmedikleri doğalgaz da var. Bence biz kendi derdimize yanalım.
0
marla is in my head
(09.10.22)
(5)

Köpek kısırlaştırılmalı mı?

tchuck
8 aylık erkek bir labradorumuz var. bu sıralar yavaş yavaş erkekleşmeye başlayınca veterinere götürdük "ne zaman doğru olur kısırlaştırmak" vs diye sormak için. veteriner ise şaşırttı. bizi; "kısırlaştırmayın? niye kısırlaştıracaksınız ki, erkek köpeklerde mecburiyet de yok zaten" vs. gibi konuştu.e
8 aylık erkek bir labradorumuz var. bu sıralar yavaş yavaş erkekleşmeye başlayınca veterinere götürdük "ne zaman doğru olur kısırlaştırmak" vs diye sormak için. veteriner ise şaşırttı. bizi; "kısırlaştırmayın? niye kısırlaştıracaksınız ki, erkek köpeklerde mecburiyet de yok zaten" vs. gibi konuştu.

eğer huyu kötüleşmeye başlamıyorsa, agresifleşmiyorsa, kaçmaya çalışmıyorsa vs. hayvanı kısırlaştırmayın. bi anda tüm fizyolojisi bozulacak, 60 yaşında gibi yaşamaya başlayacak dedi.

hiç beklemiyordum bunu, böyle olunca ben de üzülmeye başladım.
köpeğimizin hiçbir kötü huyu yok, son derece hareketli, aşırı iyi niyetli, eğlenceli bir tip. diğer köpeklerle hiçbir problemi yok, hiçbir agresif hali yok. pamuk gibi şuan. kısırlaştırmayıp testosteronu yiyince bu huyları bozulur diye de korkuyorum bir yandan.

siz ne önerirsiniz? ve ne diyorsunuz? biraz fikir almak istedim.
0
tchuck
(08.10.22)
Bir anda bütün fizyolojisi neden bozuluyor anlamadım. Ben köpeği barinaktan aldım ve zorunlu olarak her hayvan kısırlaştırırılıyor ve size köpeğimin 60 yaşında gibi davranmadiginin garantisini verebilirim (labrador border collie kırması).

Evet dedikleri de haklı. Bir zorunluluk yok. Ama bana sanki ikinci bir uzman görüşü alsanız iyi olur gibi geldi. Bir de reddit'te de sorabilirsiniz soruyu.

Bu arada köpekte sorun olsa da çözülecek sorun var cozulemeyecek sorun var. Misal agresifligi çözmek zor ya da korkuyu. Ama onun dışında çoğu şeyin çözümü var, zaman/para/sabır olduğu sürece.
0
logisticsmanager
(08.10.22)
dişi kokusu aldığında zapt edemezsiniz, kaçmaya yeltenir belki kaçar gider bulamazsınız. sırf bunun için bile kısırlaştırın. genelde kısırlaştırmayı önerirler şaşırdım açıkçası veterinerinize. 60 yaşında gibi de yaşamıyor yav. iki erkek köpeğim de kısır. daha sakin oluyorlar evet ama yine hareketlilerdi yaşamları boyunca. şimdi yaşlandılar farkı daha iyi görebiliyorum o yüzden.
0
pide
(08.10.22)
kısırlaştırmanız yönünde olacak tavsiyem.
ama yavrusunu alacağız. saf labradorumuz var, arkadaşımın köpeğiyle düzenli yavru alacağız satacağız ya da bakacağız gibi bir planınınız yoksa kısırlaştırmak en doğrusu.

şu anda yavru. 12ay hatta 16-18 ay'ı geçecesiye kadar da yavru olarak hayatına devam edecek. ama bu 10. ay sonrası dişi kokusuna hassaslaşacak. diğer erkek köpeklerle hiyerarşik tartışmalara girmeye başlayacak.
kısırlaştırdığınız taktirde emekli amca olmayacak, o biraz ayarsız bir yorum olmuş bence.

burdaki tek kriteriniz yavru alacak mısınız? yetiştiricilik yapacak mısınız?
yavru beklentiniz yoksa daha stabil bir evcil hayvan için kısırlaştırma doğru tercih olacaktır.
0
tenyalar bagirsakta yasar bagirmasakta
(08.10.22)
"erkek kopekte mecburiyet yok" derken? buna anlam veremedim. erkek kopekte cok daha kolay yapilabilen bir islem. sosyal olarak da sorunu erkek kopekler cikartiyor. her gün bir ton kopegin ozgurce kostugu kopek alanlarina gidiyoruz. Kavga hep kisirlastirilmamis erkek kopekler arasinda...

Hicbir kopekte, fiziki ya da davranissal sorunlarla karsilasilmadiysa kisirlastirma yapilmak zorunda degil. Boyle bir planlama yapacaksaniz, yine de 2 yasina kadar bekleyin, buyuk irktaki fiziki buyume tamamlansin. Ben 4 yasindaki disi kopegimi kisirlastirma karari aldim, cünkü ilk kez bu yil medikal bir sorunla karsilastik ve bunu cozmenin en kesin yolu kisirlastirma.

Kisirlastirilmamis erkek kopek diger erkek kopekler icin sorun demek. Kopek parkinda vs. dalasirlar, orasi kesin. Eglenceli, enerjisi dusuk kopegin kisirlastirarak enerjisini bitiremezsiniz. Enerjisi bitecek. Bunu kisirlastirmaya baglamayin.

Lablar zaten tembellige ve fazla yemege yatkin hayvanlar, belli bir yastan sonra oyuncu kalanini gormedim. Duzgun ve duzenli olarak hareket etmesini saglar ve fazla beslemezseniz yine fit kalir.

Ne kadar sosyallesiyor bilmiyorum ama kisirlastirilmamis erkek kopek disi kopekleri de cok bunaltabiliyor. Bir "kaza"nin gerceklesmesi bir anlik dalginliga bakar. Bu dertlerle ugrasmaya hic gerek yok.
0
buf-e kür
(08.10.22)
Biz köpeğimizi iki yıl önce 2 yaşındayken kısırlaştırdık fizyolojisinde herhangi bir bozulma olmadı. Dişi, golden. Farklı veterinere danışın derim.
0
mirty
(08.10.22)
(4)

Bu nedir? Yenilir mi?

avatar is back
Rafta kiraz taneciklerini görünce inanılmaz canım çekti maraschino falan yazıyor ama hiç anlamadım, nedir ne işe yarıyor hiç bir fikrim yok. direkt aldım eve geldim yemekten sonra yerim dedim de kapağını açtım şimdi çok sert ve bence kötü kokuyor. Löp löp ağzıma atar yerim dedim de öyle bişey değil
Rafta kiraz taneciklerini görünce inanılmaz canım çekti maraschino falan yazıyor ama hiç anlamadım, nedir ne işe yarıyor hiç bir fikrim yok. direkt aldım eve geldim yemekten sonra yerim dedim de kapağını açtım şimdi çok sert ve bence kötü kokuyor.

Löp löp ağzıma atar yerim dedim de öyle bişey değil heralde dimi? İçinde alkol falan yok ama alkole mi katılıyor ayrıca?

www.hizliresim.com
0
avatar is back
(08.10.22)
Frenk üzümü olabilir.
Edit:
Maraska kiraziymis.
0
Amaranta ursula
(08.10.22)
Abi bu koktely vs için yapılmış vişne/kiraz. Yemek için değil.
0
logisticsmanager
(08.10.22)
hiç mi yenilmez? cocktail cherry olduğunu gördüm tabi de direkt ağza atılır yenir sandım. hay allahım ya hem çöplük ürün almışım hem asıl almam gereken kornişonu unutmuşum bunu görünce
0
🌸avatar is back
(08.10.22)
yenir. bu pastaları falan süslerken kullandıkları kirazlar da bunlar. aslında şekerli bir şerbette bekletilen kiraz gibi düşünebilirsin direkt. çok tatlı olur genelde, o yüzden kavanozun başına oturup yiyemezsin belki ama dondurma falan yerken üstüne birer birer koysan gider yani.
0
knight of cydonia
(08.10.22)
(13)

Para lazım ama herhangi bir işim yok.

aretwoane
Askerlik yapmadım bu yüzden iş yerleri almıyor a101 falan, garsonluk da yapmam borçlarım var ve elimde bir tek sanatım var para edecek. Ona da talep yok, tablo vb satılmıyor. Ya da portre çizdiren yok, ne önerirsiniz iş başvurusu yaptım olumsuz geçici iş bile olsa ama garsonluk falan yapmam.
Askerlik yapmadım bu yüzden iş yerleri almıyor a101 falan, garsonluk da yapmam borçlarım var ve elimde bir tek sanatım var para edecek. Ona da talep yok, tablo vb satılmıyor. Ya da portre çizdiren yok, ne önerirsiniz iş başvurusu yaptım olumsuz geçici iş bile olsa ama garsonluk falan yapmam.
0
aretwoane
(07.10.22)
Sacma gelecek yazdigim ama askerligini yap once yoksa kasiyerlik garsonluk disinda zor.

Ha vaktim var emek veririm dersen ulkenin yarisi yazilimci oldu ikinci hindistan oluyoruz ac kalmazsin dil ogren yardir.
0
kuzey li
(07.10.22)
Askerlik zaten başlı başına zor. Bir de para yoksa daha da zor olur. Yediğin bir tost, içtiğin bir kola bile mutluluk sebebi olabiliyor. Sigara kullanan birinin masrafı çok fazla oluyor.
0
OrangeYellow
(07.10.22)
askere gitmek için en doğru zaman. dönünce bir çok şey çözülmüş olur fırtınayı atlatmış oluruz.
0
roket adam
(07.10.22)
Askere gitmek en mantıklısı. kaosu atlatmış, dinlenmiş olursunuz.

Bunun dışında da sanatınızı paraya çevirmenin yolunu bulun. Gerekirse kısıtlı bütçeyle bile bir ajansla çalışın. Kendimize yatırımları yapacak bütçeyi ayırmanız gerekiyor. Bütçeniz yok ise amatör ya da kar payı karşılığında hizmet arayayın.
0
yercekimini kendine ceken adam
(07.10.22)
Tablolarınızı paylaşın, belki almak isteyen çıkar.
0
ruhen hastayim ben
(07.10.22)
Rehberinde ki herkese mesaj at kara kalem portreniz özenle çizim yapılır fiyat şu diye, sonra çalıştığın kişilere söyle onlarda rehberindekilere paylaşsın sana müşteri getirene ekstra 20 30 lira para ver. Atıyorum çizimin 80 lira diyelim komisyon olarak 20 ver yine fotoğrafı 100 e sat
0
yirmibesonbes
(08.10.22)
Tablo demişsiniz aklıma geldi, geçenlerde sözlükte biri başlık açmıştı, xyzbubble (xyz neydi hatırlamıyorum ondan öyle yazdım) isimli bir sitede tişört tasarımlarını satarak epey para kazandığını anlatıyordu. Bulursanız bir inceleyin isterseniz.

Kısa vadede Türkiye'de yaşamaya devam edecekseniz askere gitmek en mantıklısı ama bence. Çünkü her şeye engel oluyor.
0
encokbenisevinnolur
(08.10.22)
Benim kuzen sizin gibiydi. Is yapasi da yoktu. Sonra bir müşteri destek vs isine girdi derken su an herif deli gibi seviyor çalışmayı falan. Onun da deneyimi sifirdi, okulu da alakasız bir şeydi ki bitmedi galiba.
0
logisticsmanager
(08.10.22)
Üniversite bitirdiysen yedek subaylığa başvur. Çıkarsa maaşlı şekilde askerlik yaparsın.
0
dissendium
(08.10.22)
sanatçıysan 3d modelleme öğrenip oyun şirketlerinde de yoluna bakabilirsin. youtube'da pratik tutorial'lar var. kafan biraz 3 boyutlu düşünmeye basıyorsa eğer temelleri oturtman sandığından çok daha kısa sürecektir.
0
knight of cydonia
(08.10.22)
Uzman cavus ol.
0
baldur2
(08.10.22)
Geçici iş diye baktığını anlayam hiçbir işveren sana şans vermez. Onu yapmam bunu yapmam diyen adamın da vasıfsız işlerde sürekliliği olmayacağı için ordan da kaybediyorsun. Geçici iş = kasiyerlik, garsonluktur çoğunlukla. Orda bile işi en az hatayla yapmaya başlaman için 1 ay süre gerekir en az. O süre sonunda ayrılması durumu olan birine şans verilir mi? İşveren açısından da düşünürsen olayı bence iş bulma şansın artar.
0
baal
(08.10.22)
Yapılacak çok fazla iş var özellikle gıda sektöründe. Bunların haricinde tablolarınızı etsy üzerinden satmayı deneyebilirsiniz stand açabilirsiniz, kermeslerde veya panayırlarda satabilirsiniz. KOSGEB ücretsiz girişimcilik eğitimi alabilirsiniz online olarak.

Borçlarım var diyorsunuz ama iş seçiyorsunuz o da garip. Biraz çarşıya pazara çıkın herkes eleman çalışan arıyor iş var hemde çok ama çalışacak adam yok.

Geçici olarak Trendyol, getir, Yemeksepeti gibi şirketlerde çalışabilirsiniz.
0
beemaker
(08.10.22)
(5)

Aynı pozisyona alınan kişi maaş

meraklitursucu
Sizinle aynı pozisyona sahip bir kişi alınacak ekibe Siz en son Temmuzda zam aldınız. Yeni başlayan kişi maaş aralığı size göre nasil olmalıdır sizce? Ben daha düşük verirler diye beklerken aynı ücreti teklif etmişler.. Sizin fikriniz nedir?
Sizinle aynı pozisyona sahip bir kişi alınacak ekibe
Siz en son Temmuzda zam aldınız. Yeni başlayan kişi maaş aralığı size göre nasil olmalıdır sizce? Ben daha düşük verirler diye beklerken aynı ücreti teklif etmişler.. Sizin fikriniz nedir?
0
meraklitursucu
(07.10.22)
yeni gelen daha yüksek maaşla bile girebilir. Bu olay adil değil ama içeride kalan güdük zamlar ala ala piyasanın altında kalıyor bu hep böyle.
0
nhk ni youkosu
(07.10.22)
dışarıdan gelenin maaşı piyasa koşullarına daha çok adapte olacağı için daha yüksek olmasını beklerim
0
ted
(07.10.22)
Aynı pozisyonda çalışan iki kişinin aynı maaşı alıyor olması makul.
0
pispinti
(07.10.22)
Ayni maas almali. Daha fazla da alabilir, bu noktada firmanin iki seçeneği var;
Ya isci almayacak.
Ya daha fazla isteyen kisiye daha fazla verecek.

Bu noktada bundan rahatsiz olan calisanin iki secenegi var;
Zam istemek ve almak.
Zam istemek, alamamak ve yeni is bulmak.

Bana göre kişi yeni mezun deneyimsiz vs degilse ve diger kisinin ek görevleri yoksa (erp key user, process owner, ek bir görev yapmak vs) fark olmamali.
0
logisticsmanager
(07.10.22)
Ayni almali ama duysek baslamasi normal. Yilbasinda dengeleme yapilir. Eger yapilmadiysa performansinla ilgili hir sorun vardir. Kendini incelemen lazim.
0
kuzey li
(07.10.22)
(31)

Cips yiyor musunuz?

norules
Daha genç yaşlarımda cips çok yerdim ve aşırı severdim ama 30'lu yaşlara gelince çok azalttım, artık hiç yemiyorum. Bol yağlı, bol tuzlu, sağlıklı olmayan bir şey neticede. Yesem yine yerim, sevgim baki ama kolesterol falan dikkat ettiğim için bulaşmıyorum.Siz boşverdim yağını, tuzunu deyip girişiyo
Daha genç yaşlarımda cips çok yerdim ve aşırı severdim ama 30'lu yaşlara gelince çok azalttım, artık hiç yemiyorum. Bol yağlı, bol tuzlu, sağlıklı olmayan bir şey neticede. Yesem yine yerim, sevgim baki ama kolesterol falan dikkat ettiğim için bulaşmıyorum.

Siz boşverdim yağını, tuzunu deyip girişiyor musunuz cipse? Aslında şu son günlerde aklıma düşüyor ama başlarsam yine fena olacağını ve ucunu kaçıracağımı da biliyorum :/
0
norules
(07.10.22)
Ben de 40'dan sonra bıraktım. İyi oldu. Kuruyemiş yiyorum onun yerine.
0
pispinti
(07.10.22)
yemiyorum. eskiden de yemezdim. yani yerdim de kırk yılda bir. o da az.

cipsler ağır kanserojendir. zaten her şey kanser yapıyor. bir de bonus eklemeye gerek yok. illa yiyeceksen yağsız tuzsuz pirinç patlakları var. onları kemir. :)
0
motosiklet burclu adam
(07.10.22)
bu yaz bir ara iyice abarttım. sonra kilo alınca bıraktım.
0
inheritance
(07.10.22)
Gençken de az yerdim, yine az yiyorum. Lays fırından ya da Pringles klasik alıyorum çok canım isterse. Diğer patates cipsleri çok yağlı, sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(07.10.22)
şanslı gruptanım. cipsleri hiç sevemedim. biz çocukken tombi falan vardı onları da sevmezdim. yalnız dondurma ve çikolataya özellikle bitter çikolataya karşı koyamıyorum.
0
lazpalle
(07.10.22)
cips benim icin tam bi guilty pleasure ya. patos aciliyi ben bilmezdim bi arkadas dedi ki nasil bilmezsin cok iyi cips falan canimi cektirdi. merak ettim gittim aldim hakkaten guzelmis. nadiren kafama esiyor gidip aliyorum sonra 2-3 gun yiyip sikilinca birakiyorum tekrar :D

ama onun disinda artik fiyati 70-80 lira olmus malesef hakiki misir cipsi var macro'da falan bazen alip nacho falan yapiyorum evde ya da duz yiyorum ama cok sik alma sansim olmadigi icin ayda yilda bir. 38/E
0
bay b
(07.10.22)
ruffles, lays falan degilde daha boyle kalin kesim, tuzlu, yag cekmekten saydamlasmamis bulursam aliyorum. yiyeceksem guzelini yiyeyim bari dusunuyorum sanirim.
0
65 derece
(07.10.22)
genel olarak korkunç beslenmeme ve doktorların "sen daha ölmedin mi" demesine yol açacak kadar rafine şeker tüketmeme rağmen ilginç bir şekilde cips merakım yoktur. neredeyse hiç yemem. ayda belki bir paket, güzel dizi filan izliyorsam canım çekmişse.
0
der meister
(07.10.22)
yaş: 38
eskiden biranın yanındaki bir numaralı atıştırmalığımdı.
şimdi 2 ayda bir belki alıyorum. eşim zaten yemiyor. benim de canım çok çekmiyor. kızım da çok sevmediği için hayatımızdan neredeyse tamamen çıktı artık.
0
teritori
(07.10.22)
Sivilce sorunum olmasa yerim sürekli. Çok nadir yerim. Küçükken en sevdiğim şeylerdendi
0
glamdr1ng
(07.10.22)
başlama sakin. Gerçekten Bi gün yiyince gene istiyo insan. Ben yiyorum ama keşke yemesem.
0
faredenkorkankedi
(07.10.22)
Abur cubur tuketme aliskanligim yok, aklima gelmiyor. Denk gelirsem belki 1-2 tirtiklarim ama genelde o da olmaz. Karnim toksa bir seyler yemeyi dusunmem, canim cekmez.
0
summer timetable
(07.10.22)
Ortaokuldan sonra çok ilgim olmadı cipslere, lisede fakültede arkadaş ortamında bira falan varken alan olursa yerdim kendim gidip aldığım mega nadirdi. 25 yaşından sonra ortamda olsa da pek sürmedim ağzıma.
0
hedep
(07.10.22)
Doritos Turca ve yeşilikli Chips Master seviyorum. Haftada bir kez ya da iki haftada bir kez film izlerken bu cipslerden birini yeme alışkanlığım var.

Klişe olacak ama bunları yiyen de ölüyor yemeyen de ölüyor. Her gün yemek sağlıksız ve kötü tabii ki ama canımız isteyince istediğimiz cipsi yiyemeyeceksek o hayatın ne anlamı var. Ucunu kaçırmaktan korkmuşsunuz. Hayatta bazen ucunu kaçırmak da var. Bir kere kaçırırsanız bir daha bir iki ay hiç yemezsiniz.
0
dissendium
(07.10.22)
haftada bir yerim. eskiden daha az yerdim bu aralar saldım biraz yiyorum. yaş 29
0
sabenburak
(07.10.22)
Çok severimmmm. Pringles yiyince çoraplarımı yiyormuşum gibi hissediyorum. Onun dışında her türlü yiyorum. Orta boy lays ya da ruffles ama bir anda hepsini bitirmiyorum.
0
Kahvedesu
(07.10.22)
kendi patlattığım patlamış mısır ve kuruyemiş, çok nadir pringles
0
elvan abeyiylegezse
(07.10.22)
canım isteyince 100 gramlık pakedi bitiririm 2 ya da 3 ayda bir
0
freebird5406_2
(07.10.22)
Arada yiyorum bazen yedikçe yiyesim geliyor. Özellikle geceleri.

kim ne kadar yiyor peki kimse onu yazmamış. Yerim dediğinizde 110 gr'lık paketi tek başınıza bitiriyor musunuz? Benim öyle oluyor :/

edit: tam ben bunu yazarken freebird5406_2 cevap vermiş sağolsun :D
0
nhk ni youkosu
(07.10.22)
Fiyatları bu kadar uçuk olmasa her gün yerim. Ben 30 K, eşim 35 E acayip seviyoruz. Haftada birkaç gün yiyoruz mutlaka. Bir tane 169 ya da 218 gr doritos, yanına da 117 gr falan olan çerezza ya da lays falan. İki cips bir kola alsan en az 50 TL. O yüzden her gün almıyoruz.
0
hrvl
(07.10.22)
ara sıra canım çekerse hiç sorgulamadan alıp yiyorum doyasıya.
0
another satisfied lover
(07.10.22)
almam, yemem. çok nadir barda, bir mekanda, misafirlikte vs. önüme konursa 1-2 tane alırım.
0
gabe h coud
(07.10.22)
Öyle arada bir canım çektiğinde biraz yiyorum. 1 paket cips alırsam 2-3 hafta sürünüyor. Cipsi de zaten 3-4 ayda bir alıyorum.
0
nawar
(07.10.22)
Yeşil pringles ve turuncu doritos hariç yemiyordum, 1 yıldır hiç yemedim ama canım çok istiyor.
0
norek
(07.10.22)
10 liralık badem alıyorum.

bir avuçtan azıcık daha fazla oluyor. iyi oluyor.
0
edgenabby
(07.10.22)
yağ ve tuz
ve patatesin nişasta şekeri
muazzam lezzet
keşke evde birebir yapılabilse
0
comp
(07.10.22)
ayda yılda bir yiyorum. gerçekten aşırı zararlı bir şey. gereksiz bir kimyasal.
0
roket adam
(07.10.22)
Ayda bir kadar. Canım nadir çekiyor çekince de ilk aşamada yememek için alternatiflere yöneliyorum genelde. Arkadaşlarla toplanınca yerim ya da çok nadir film izleyince ararım.
0
Amaranta ursula
(07.10.22)
cok cok nadir pringles yerim birkac ayda bir onun disinda hic cips yemem. hastalik yapma ihtimali cok yuksek kanser, kalp krizi...
0
zalbarath
(07.10.22)
Çok nadir. Gidip kendim almam, anca ortamlarda olduğunda.
0
put it in your appropriate place
(07.10.22)
Tyrells ve pringles dışında hayır. Bir de enteresan farkli cipsler olursa.

Onlar da ayda bir kere belki ya da uzun yolculuk yaparken.
0
logisticsmanager
(08.10.22)
(11)

Sağ muhafazakarların elinde neden sanata dair bir şey yok

aretwoane
Rahmetli grup yorum emekçisi diyordu yiyorsa bize sanatla cevap verin ama yapamazsınız elinizde sanata dair hiçbir şey yok. Şimdi düşünüyorum da akp başta olmak üzere muhafazakar kesimin hiçbir sanatsal bilimsel etkinliği yok neden tüm sanatçılar soldan çıkıyor, örneğin pir sultan adam aşmış bir Oza
Rahmetli grup yorum emekçisi diyordu yiyorsa bize sanatla cevap verin ama yapamazsınız elinizde sanata dair hiçbir şey yok. Şimdi düşünüyorum da akp başta olmak üzere muhafazakar kesimin hiçbir sanatsal bilimsel etkinliği yok neden tüm sanatçılar soldan çıkıyor, örneğin pir sultan adam aşmış bir Ozan ve aydın. Osmanlı tarafından katledildi.
0
aretwoane
(07.10.22)
sanata dair çoğu şey tu kaka da ondan. sanatsal faaliyetlerin çoğu şiir, hattatlık ve mimari ile sınırlı ki onlarda belli bir dairenin içinde yapılmak kaydıyla.
0
lazpalle
(07.10.22)
Bu tür provokatif başlıklar prim yapıyor heralde ;) grup yorum gibi protest müzikler sosyalist başkaldırı kökenli olduğu için olmasın ? Ama bu sosyalist olmayanların elinde sanata dair bir şey olmadığı anlamına gelmez sadece tarz, üslup farkı olabilir. Katledildi dediğin kişiler isyan çıkardılar ve cezalarını gördüler tıpkı Atatürk'ün iç isyanları bastırması ve isyancıları cezalandırması gibi lütfen mezhepçilik yapmayın.
0
beemaker
(07.10.22)
Pir Sultan Abdal'ın solcu olduğunu nereden çıkardınız:)
Pir sultan abdal 1400'lerde yaşamış.
"solculuk" kavramı 19. yüzyılda çıkmış.

Sanat uygarlık tarihinden beri var. Sağ-sol ideolojisi ise sanayi devrimiyle gelmiş, belki de bir süre sonra unutulacak kavramlar. Yani sanat ideolojilerin üstündedir.
Sanat her zaman politik olmak zorunda da değildir. Bizde öyle bir yanılgı var.

Ha neden birçok sanatçı düzene muhalefet eder diye sorabilirsiniz? Sanatçı, bilim adamı, düşünce adamları genelde toplumun birkaç adım önünde yürür. Bu yüzden bazen toplumun kabullenmeyeceği, henüz hazır olmadığı fikirler ortaya sunar.
Haliyle mevcut düzene muhalif bir duruma düşer.

Ha bazen de sanatçılar siyasi kavgalara dahil olur. O da sanatlarından bağımsız bir durum bence. Muhafazakarlık ya da aydın olmalarıyla alakası yok bu siyasetin.

Bu yüzden sanatçıların ya da sanatın hep muhalif olması gerekiyormuş gibi düşünür birçok insan.

Ama dünya tarihinde tam tersi aşırı muhafazakar sanatçılar da var. Mesela Finlandiyalı besteci Jean Sibelius ciddi manada milliyetçi muhafazakar bir çizgidedir hatta sanatı da bu yönde ilerlemiştir.

Hatta romantik dönem ve barok dönem bestecilerin çoğu Bach vs milliyetçi ve dindar muhafazakarlardı.

Bugün bile global manada sol görüşlü ya da sağ görüşlü sanatçılar mevcut. ABD'de, ingiltere'de, Türkiye'de bu hep böyle.

Bence sanatçıları sağcı&solcu diye sınırlamak çok dar bir bakış açısına götürür bizi. Özellikle de sağ sol kavramlarını sadece bugünkü ideolojilerle değerlendirmek.

Genel olarak bizde ideolojik körlük mevcut. Yani sol görüşlü, özellikle de bunu yaşam tarzı haline getirdiyse, kitle sağ görüşlü kitleyi aşağı görüyor. O yüzden sadece kendi fikrine uyan sanatçıları dinliyor, izliyor. Ama dinlemiyorsunuz ya da beğenmiyorsunuz diye eserler yok sayılamaz.

Aynı hatayı sağ görüşlüler de yapıyor.

Sanat ideolojiler üstüdür ve sanat eseri kişisel beğeniyle değil, kendi bağlamı içinde değerlendirilir.

Örneğin en bilinen örnekle başlayalım. tüm Türkiye'nin bağrına bastığı barış manço koyu bir ülkücüdür. Üstelik bunu saklamadı da. Adamın mehter marşlarını söylediği albümleri var. Şimdi bu onun eserlerini, "modern bir ozan" olduğu gerçeğini değiştiriyor mu?

Ya da ömer seyfettin muhafazakar bir karakterdi. İstiklal marşı'nın yazarı mehmet akif ersoy muhafazakardı hatta cumhuriyet devrimlerinin bazılarını da çok kabullenmediği söylenir.

Ama bunlar kalemi, sesi, edebiyatı kuvvetli isimler. Şimdi Ömer Seyfettin'in edebiyatına gölge mi düşüyor? Aziz Nesin'in ateist olmasının onun eserlerinin değerini düşürmeyeceği gibi.

Ama işte Türkiye'deki sorun bu. Bir taraf ateist diye Aziz'i okumuyor.
Bir taraf dindar oldu diye Necip Fazıl'a küsüyor.

Bence ideolojik körlükten kurtulmak lazım. Dünya artık çok evrensel bir noktada
ve biz evrensel kültürden kendimizi koparttık kendi günlük siyasetimiz etrafında konuşuyoruz.

Prof. Dr. Ahmet Arslan'ın Yunan Felsefesi üzerine podcastini dinlemenizi öneririm.
O zaman bizim günlük sağcı solcu, muhafazakar-modernist kavgamızın anlamsızlığını görebilirsiniz.

Açıkcası grup yorumun bu yorumunu da biraz ideolojik körlüğe bağlıyorum.

Dünya siyah ve beyaz olamaz. Yani bir insan sanatçıysa solcu olmalıdır, solcuysa şöyle bir ideolojisi olmalıdır gibi beklentiler komik ve güncel değil. Dünya çok hızlı değişiyor. Bizdeki solculuk ve sağcılığın bile karşılığı yok aslında günümüzde.
0
anten
(07.10.22)
Anten tebrik ederim keşke herkes sizin gibi objektif bakış açısına sahip olabilse herşey daha güzel olurdu. Bu arada Mehmet Akif Ersoy "siyasal İslamcı" düşünceye sahipti.
0
beemaker
(07.10.22)
Hazir sözlük trolu objektiflik kasmaya calisirken söyleyeyim;
Mevcut hükümet ve maaşlılarına bakmayin. Sağcı olup çok iyi olan sanatçı da dolu. Bunun sagcilik solculuk ile alakasi yok. Kısacası mevcut hükümet adamlari dışında grup yorum ile aynı şeyi düşünmeyip onlara cevap verecek hatta onlarla aynı cümlede kullanilmayacak kadar değerli insanlar var.

Bir insanin sanat yapıp yapmamasi zekaya bile bakmiyor zaten. O yüzden siyasi ya da dünya görüşlerinin mantıkli ya da modern olup olmamasini beklemek sacma.
0
logisticsmanager
(07.10.22)
Hangi açıdan baktığınıza bağlı. Sağ muhafazakarlar daha ziyade hat ve kaligrafiyle ilgileniyor, en azından günümüzde geniş bir çevre tarafından ilgi gören alan bu. Geçmişte şiir, edebiyat, ebru ve minyatür gibi dönemin sanatları da yaygındı ancak bugün ele avuca gelir bir şey yok bunla ilgili. Olanlar neredeyse sadece nostaljik "tarihi yaşatalım" kafasıyla yapılan şeyler.

Resim, heykel gibi klasik sanatlarda sağ muhafazakar olmalarından ötürü uzaklık var.

Gününüzdeki moda, fotoğrafçılık, modern tiyatro, dans gibi alanlara sağ muhafazakarların çok ilgisi yok haliyle sanatçı da çıkarmıyorlar. Modern edebiyat ve şiir alanında bulunanlar var ancak onlar da dar çevrelerce takip ediliyor. Sinema konusunda üretim var ancak bunlar daha ziyade tüketime yönelik televizyon yapımları. "Sinema sanatı" içinde ele alınacak aklıma gelen bir şey yok.

Müzik konusunda hareket var. Daha çok ney, kanun gibi enstrumanlara yöneliyorlar ancak yine bestecilikten çok eski eserleri yeniden ve yeniden çalmaya yönelik işler çıkıyor.

Bunun sebebi sanırım sağ muhafazakarların sanata olan ilgisizliği en başta. Ben kitlesel olarak; şiir okuyayım, bir sergi gezeyim, akşam müzik dinletisine gideyim yönünde bir talep göremiyorum zaten muahafazakar kesimde. Talep yokken üretim olması da garip olurdu zaten.
0
akhenaten
(07.10.22)
sanatı sol keşfetti çünki
bi pir sultan abdal'a bakın
muzikonair.com
bi de dönüp sağcılara...
0
comp
(07.10.22)
sadece mesajımı bırakmak için yazıyorum, sorunuzu direkt olarak yanıtlamayacağım.
ideolojik çatışma, bir fikri savunma ya da herhangi mesaj kaygısı içeren eserleri sanat saymıyoruz. sanatçılardan da bunu beklemesek daha iyi. yanılıyor olabilirim. çok az düşünüp konuşuyorum. ancak böyle inanıyorum. topluma propoganda ya da eğitimle anlatılamayan şeyleri anlatacak kapasitede şahıslar mevcuttur. evet sanatsız da bunu yapamazlar, (diğer metodların başarısız olması da sanatsızlığındandır) ancak zaten bunu sanatla yapmaya çalışırlarsa da yaptıkları şey ''ruha dokunan propoganda'' olarak adlandırılır. sanatın definition'ı ile çelişir, bence.
//hakikaten çok az düşünüyorum, dilerim kızmazsınız.
0
Etanglement
(07.10.22)
biat kültürü ile alakalı, sanat özgür bir zihinle sınırları kaldırarak geliştirilir, bilim de keza öyle; biat kültürünü bırakmadan sanat ve bilimde başarılı olunamaz.
0
gezegen olan pluton
(07.10.22)
sanatin gelismesi icin

a- özgür düsünce,
b- cemaat (dini cemaati kastetmiyorum) merkezli degil insan merkezli düsünce,
c- deneme, yanilma, yeniden deneme icin özel alan ve kisiye ait boş zaman,
d- kutsalın yerle bir edilmesi, geleneğin sorgulanması ve ötesine gecilmesi gerekiyor.

muhafazakar düsüncenin (sol ya da sag muhafazakarlık fark etmez) ruhuna ters bunlar. ayrica
a) pir sultan solcu degil.
b)türkiyede islamcilar arasinda cok iyi sairler var, sezai karakoc, ismet özel gibi, cemil meric ve rasim özdenöeren gibi düsünür ve yazarlari var, murat menteş ve hakan albayrak gibi nevi sahsina münhasir yazarlar var. ama dikkat ederseniz bunlarin büyük cogunlugu yüzü batiya dönük, batidan beslenen müslümanlardır, türkiyedeki müslüman kitlenin bu müslüman aydınlardan haberi bile yoktur, ya da kendilerinden kabul etmezler. türkiyede islamcilik ve islamci aydinlarla ilgili giris babında tanıl bora'nın "cereyanlar" kitabina bir göz atabilirsiniz, libgen'de bulunuyor.
0
tadellesever
(07.10.22)
Tüm sanatçılar soldan çıkmıyor, kendini sol içinde konumlandıran bazıları sol olmayanları sanattan ve sanatciliktan aforoz etme yetkisini her nasılsa kendinde görüyor.

Sanat hep intellect ile çatışti ve öyle yaşadı. Dante de caravaggio da Baudelaire de Nedim de Orhan Veli de böyle yaptı.

Kayda değer bulmasam da sorunuza doğrudan cevap olan bir şeyler de yazmaya çalışacağım:
0
encokbenisevinnolur
(08.10.22)
(15)

İşe alımların askıya alınması

dissendium
Merhabalar. Bir iş görüşmesinden sonra arandım ve aynı gün ikinci görüşmeye çağrıldım. Uzak olduğu için bugün gelemem, yarın gelirim dedim. Sonra bunu sormak için kapattılar. Sonra tekrar arandım. Bunda da "sizinle çalışmaya karar verdik, maaş konusunu konuşmamız gerekiyor" dediler. Bu konuşma yaşan
Merhabalar. Bir iş görüşmesinden sonra arandım ve aynı gün ikinci görüşmeye çağrıldım. Uzak olduğu için bugün gelemem, yarın gelirim dedim. Sonra bunu sormak için kapattılar. Sonra tekrar arandım. Bunda da "sizinle çalışmaya karar verdik, maaş konusunu konuşmamız gerekiyor" dediler. Bu konuşma yaşanırken başka bir telefon görüşmesi yapmaları gerekti ve görüşmeyi sonlandırdık. Sonra tekrar arandım ve işe alımların askıya alındığı ve tekrar dönüş yapılacağı söylendi. Şimdi bu ne oluyor tam olarak? Ben hayatımda böyle bir şey duymadım. Yabancı bir şirket. Haber güya yurt dışından gelmiş. Bana inandırıcı gelmedi. Böyle bir şey olabilir mi gerçekten? Teşekkür ederim.
0
dissendium
(06.10.22)
denk gelmesi normal mi bilemiyorum ama bazi sirketler su aralar ise alimlari durdurmaya basladi resesyondan dolayi. ise alimin durdurulmasi normal.
0
fakyoras
(06.10.22)
Fakyoras +1
Sirket ne piyasasında bilmiyorum ama krizden ciddi etkilenenler var. Ben misal elektrik ve enerji işinde olduğum için bazi ürünlere talep bir tik düşse de is var, alim var. Ama bazi firmalar cok daha ciddi etkilenebilir.

Ha bu arada o sira birinin "ben begenmedim" demesi de olabilir. Bunu bilmek zor.
0
logisticsmanager
(06.10.22)
Evet, daha önce başıma geldi. Sonrasında haberini medyada falan da gördüğüm için doğruluğundan eminim.

İşe alıp 1 ay sonra çıkarsalar daha kötü olurdu. Hayırlısı olmuş.
0
plutongezegendegilmi
(06.10.22)
Bizde mesela yeni ust duzey bir yonetici geldi. x muhendisliginden kimse alinmayacak demis. Anlastigimiz biri vardi. O yuzden su an alamiyoruz. Yani olabiliyor.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(06.10.22)
O zaman neden tekrar dönüş yapacağız dediler? Ne diyecekler? Bu mantık olarak kısa süreli bir şey değil.
0
🌸dissendium
(06.10.22)
@dissendium; büyük firmalarda o kadar kolay değil. Bize dd "stoklar dussun" emri geldi en tepeden. Biz de aciklayarak gösterdik ettik, tamam o kadar düşmesin kivamina geldi.

Aynisi ise alimda var. Ise alimlar durdu derler ve business critical bir is olduğu gosterilebilirse onay ile alinabilir.

O yüzden "o film yatti Faruk" demek için erken.
0
logisticsmanager
(06.10.22)
Evet, olabilir. Ekonominin gidisatindan dolayi degil ozel sirket, devlet memurlugu ise alimlarinin bile durduruldugu oluyor. Sizinki gecici birsey de olabilir. Insan kaymaklarini arayip bilgi almaya calisin. Genelde biz sizi arariz derler. O yuzden baska ise basvurmaya devam edin bu arada
0
parcxerox
(06.10.22)
@parcxerox, kendileri zaten dönüş yapacağız dedi. Ben zaten bu işe takılmıyorum da önce olumlu deyip sonra bunu demeleri ilginç geldi. Yoksa zaten ilk defa olumsuz dönüş almıyorum. Hayırlısı deyip devam ederim.
0
🌸dissendium
(06.10.22)
yılsonu geliyor. giden birisinin yerini doldurmak kolay ama bu dönemlerde yeni açılan poziyonsa yani sıfırdan yaratılan pozisyon, yeni yılı bekliyorlardır. özellikle global firmalarda bu çok olur, bütçe ayarlamaları vs, yılsonunu görelim, onayları alalım öyle ilerleyelim kararı çıkmıştır şirket içerisinde, olabilir.
0
sirkelimon
(06.10.22)
Böyle durumlar olabiliyor. Sürecim olumlu ilerlerken işe alımlar durduruldu diye dönüş yapılmıştı bana da. Ve aynı işyeri aylar sonra tekrar ulaşmıştı, sürece devam etmek istemişlerdi
0
mya
(07.10.22)
İstanbul'da bir holdingle başıma geldi. El sıkıştık, hayırlı olsun dediler. Eve geldim, işe alımlar durdurulmuştur diye bir mail gelmişti:) Ben bu tarz şirketlerin profesyonelliğine inanmıyorum. Biz o kadar yolu giderken alımların durdurulacağını bilmiyorlar mıydı?
0
Kahvedesu
(07.10.22)
bana hiç inandırıcı gelmedi.
teklif aşamasına gelindiyse maaş bütçesi vs.. hepsinin üst yönetimden onayları alınmıştır. eğer böyle bir karar alınacak olsaydı ufak da olsa bilgisi olurdu herkesin ve süreci bu noktaya getirmezlerdi. o yüzden farklı bir durum var burada diyorum ben. ya haber beklenen birisinden haber geldi ya da bölüm yöneticisi "kendini naza çekiyorsa hiç gelmesin" şeklinde fevri ve yersiz bir geri bildirimde bulundu.
0
teritori
(07.10.22)
Amatör bir şirket demektir boşverin iyi olmuş
0
anten
(07.10.22)
Başka duyurudan aklıma geldi. Geri döndüler mi?
0
Kahvedesu
(19.10.22)
Ben aramıştım. Başlayınca dönüş yapacağız dediler ama dönmediler. Artık dönseler de kabul etmem çünkü başka işi kabul ettim.
0
🌸dissendium
(19.10.22)
(2)

Fransa Vize Sorusu

mustafakesekci
Vfs'nin başvuru sorgulama ekranında aşağıdaki mesaj çıkıyor. Bu vizenin onaylandığı anlamına gelir mi? Reddedildi ise de aynı mesaj mı çıkar? Acente yarın alacağız pasaportları dedi ama merak ettim şimdi. Turkish:FRAK..... referans numarasına sahip işlemi tamamlanmış vize başvurunuz 06/10/2022 tarih
Vfs'nin başvuru sorgulama ekranında aşağıdaki mesaj çıkıyor. Bu vizenin onaylandığı anlamına gelir mi? Reddedildi ise de aynı mesaj mı çıkar? Acente yarın alacağız pasaportları dedi ama merak ettim şimdi.

Turkish:FRAK..... referans numarasına sahip işlemi tamamlanmış vize başvurunuz 06/10/2022 tarihinde Vize Başvuru Merkezi'nden teslim alınmıştır.
0
mustafakesekci
(06.10.22)
Vize red ya da onay bilgisi o şekilde gelmiyor, sadece başvurunuz yanıtlandı diyor. Pasaportu aldığınızda görürsünüz red mi onay mı olduğunu.
0
orient blue
(06.10.22)
Orient blue +1
0
logisticsmanager
(06.10.22)
(6)

İş görüşmesi sorusu

dissendium
Sizi X ilanına yaptığınız başvurudan buluyorlar ama Y ilanı için görüşmek istiyorlar. X ilanında bilginiz var, Y ilanında bilginiz yok. CV'nizde de bu durum belli. Gideceğiniz yer çok uzak. İki otobüs ve yürüme. Çok uluslu bir şirket. Açıkçası işe alınma ihtimaliniz düşük. Yine de gidilmeli mi? Nede
Sizi X ilanına yaptığınız başvurudan buluyorlar ama Y ilanı için görüşmek istiyorlar. X ilanında bilginiz var, Y ilanında bilginiz yok. CV'nizde de bu durum belli. Gideceğiniz yer çok uzak. İki otobüs ve yürüme. Çok uluslu bir şirket. Açıkçası işe alınma ihtimaliniz düşük. Yine de gidilmeli mi? Neden çağırmış olabilirler?
0
dissendium
(05.10.22)
mayış <3

başka alternatifler yoksa veya şimdilik ufukta yoksa, işsizlikten iyidir.
0
tabudeviren
(05.10.22)
Ben olsam giderdim. Hem Y isi ile ilgili yer/lojistik ogrenmis olurdum hem de mulakat tecrubesi olurdu. Her ihtimale karsi neden (hangi pozisyon vs) cagirdiklarini da aradim teyit ederdim. Insan kaynaklari bolumleri cogu isi cv vs detayina bakmadan yaptigi icin insanlari magdur etmekle meshurdur.
0
parcxerox
(05.10.22)
Gidilmelidir
0
beemaker
(05.10.22)
Hocam ben zamanında bir ilana basvurdum. Araci kurum üzerinden. Kadın beni aradi ben sizin cvyi su erp key user isine de yollamak istiyorum dedi. Ya ben o kadar bilmiyorum erp 1 sene tecrübem var dedim. Olsun dedi. Ben olmaz diye şey yaptim, oldu. Şu an firmada hayvan gibi ilerledim, 4 sene içinde ilk isimdeki paranin 2 katına yakin kazanir olacağım gibi.

Yani "olmaz olmaz demeyin" demek istiyorum. Gidin.
0
logisticsmanager
(06.10.22)
Benim başıma da benzeri gelmişti. Baya adı bilinen bir hazır giyim firması ulaştı. Kendi alanım da satış, pazarlama, tekstil gibi şeylerle tamamen alakasız bambaşka bir dünya. Yardımcı müdür pozisyonu için çağırdılar, müdürlükle falan da hiçbir alakam yok. Sosyal bilimciyim.

Sırf meraktan gittim :D Bir kahve içtim, biraz antropoloji konuştuk falan alakasızca. Sonra üst beden ölçünüz nedir dedi, dedim bilmiyorum ne bileyim ceket falan giymem gerekmiyor bile... Olmadı tabi :D

Ama hatırladıkça gülüyorum. Bence o yolu gitmeye değer.
0
akhenaten
(06.10.22)
Şimdiki işime bu şekilde girdim.
Meğersem benim pozisyon için yalnızca iç ilan varmış, IK'da görevli kişi uygun olabileceğimi düşünerek dahili ilanı bana yollayıp, bir de böyle bir pozisyon var, ilginizi çeker mi demişti.
Sonuç, geçtiğimiz ay 9 yıl doldu.
0
burfak
(06.10.22)
(11)

Dezenformasyonla Mücadele Kanunu

beemaker
Malum sosyal medyada yer alan on bilgiden dokuzu gerçekdışı hatta yalan geri kalanıda şüpheli bilgi bu paylaşımlar o kadar kontrolsüz ve tehlikeli boyuta ulaştı ki sosyal medyada her kişi kurum karalanabiliyor hedef gösterilebiliyor KİŞİLİK HAKLARINA saldırılabiliyor sosyal medyada katiller "kahrama
Malum sosyal medyada yer alan on bilgiden dokuzu gerçekdışı hatta yalan geri kalanıda şüpheli bilgi bu paylaşımlar o kadar kontrolsüz ve tehlikeli boyuta ulaştı ki sosyal medyada her kişi kurum karalanabiliyor hedef gösterilebiliyor KİŞİLİK HAKLARINA saldırılabiliyor sosyal medyada katiller "kahraman" masumlar ise "cani" ilan edilebiliyor işte bunların önüne geçebilmek özel ve tüzel kişilik haklarını korumak ve toplumu yalan haberden korumak için yakında "dezenformasyonla mücadele kanunu" çıkıyor ben bu konuda çok geç kaldığımızı düşünüyorum. Siz ne dersiniz? Düşüncelerinizi bekliyorum.
0
beemaker
(05.10.22)
ted+1
0
pide
(05.10.22)
dezenformasyonla mücadele, serbest olan kanalları da kısıtlama altına alarak değil, eldeki tüm kanallardan isabetli ve doğru bilgi yayarak gerçekleşir. şu an trt, bizlerden elde ettiği vergilerle tam olarak doğru yayın yapıyor olsaydı, sosyal medyada duyduğumuz her saçma haberin ardından trt'yi açıp doğrusu neymiş diye öğrenmeye çalışırdık. dezenformasyonu yapan devletin kendisi olduğu için trt'de gördüğümüz şeyi sosyal medyada güvenilir bulduğumuz kişiler üzerinden doğrulamaya çalışıyoruz. şimdi bu düzenleme ile beraber sosyal medyada güvenilir bulduğumuz kişiler de bir daha bu konularda fikir belirtme riskine girmeyecek. dolayısıyla türk sosyal medyası, çoğunluğu fetöcü falan olan, yurtdışında olduğu için ceza alma kaygısı olmayan saçma sapan etki ajanlarının etkisi altına girecek tamamen.

belki de yapılmak istenen budur tabii, onu da bilemiyoruz.
0
roket adam
(05.10.22)
ted'in cevabi silinmis sanirim moderasyon tarafindan. ben de yazayim da benimki de silinsin. bu aktroll arkadasin gecmis duyurularina bakarak hangi maksatla yazdigini gorebilirsiniz, cevap verip itibar vermeyin kendisine.
0
bay b
(05.10.22)
Boş yapma lan lale. Duyuruyu kendi saçmalıklarınla doldurdun.
0
mahone
(05.10.22)
Gora'dan bir şey paylasmak isterim;
"Fazla dikkat çekiyorsun, yapma."

Hayır troll olduğun ortaya çıkınca maaş kesilir, yazık olur. Bu hayatta böyle onurlu, şerefli is bulmak zor.
0
logisticsmanager
(05.10.22)
maaşlı mı çalışıyorsun, haftalık mı alıyorsun?
0
nothing in my way
(05.10.22)
ted+1

bay b +1

aman üstüme geliyorlar +1

mahone +100


sana ekmek yok, boşa keyif kaçırma güzel kardeşim. cidden inanıyorsan bu dediklerine, gidin teşkilatta beraber masturbasyona devam.
0
bir ileti paylastim
(05.10.22)
Bu yasa çok sıkıntılı bir yasa. Olay tamamen seçim öncesi, muhaliflerin sesini kısmak üzerine.

Cumhurbaşkanı çıkacak "camide içki içildi" demeye devam edecek.
Bakan çıkıp, gözümüze baka baka yalan söyleyecek.
Milletvekili yalan haberi görüp, retweet edecek vs vs.

Bunlara hiçbir şey olmayacak. Ancak ENAG çıkıp, enflasyon %180 deyince, "TÜİK rakamları bu, dezenformasyon yapıyorsun" diyecekler. Zaten herkese dava açmalarına gerek yok. 100-150 kişiyi yıldırsalar yeter. Enflasyon hesabı yapan kaç kişi var örneğin. Herkes ENAG'tan, İTO'dan alıp paylaşıyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(05.10.22)
toplumu yalan haberlerden korumak istiyorsak komple yönetimin/sistemin değişmesi gerekiyor zira hepimizin özel ve tüzel kişilik haklarına yönetim tarafından saldırı, manipülasyon ve iftira var.
0
Phoebe
(05.10.22)
roket adam, Avrupa ülkelerinin tamamında bu yasa var bizdeki gibi "muhalif" anlayış Avrupa'nın hiçbir yerinde yok. Evet bu kanun muhalif olduğunu iddia eden ama gerçekte muhalifliğin ticaretini yapan yayın organları ve muhalifliğin pr'ını yapan yayıncılar için tehdittir zira bundan sonra delilsiz, ispatsız, mesnetsiz bir şekilde bir kurumu, şahsı veya şirketi karalama devri bitiyor bu kanun gerçek muhalifler için tehdit değildir aksine muhalefetede standart getiriyor ve muhalefetin kalitesini artıracaktır ve hatta muhalefet hakkında gerçekdışı haber yanlarında önünü kesecek tır.

Sosyal medyada güvenilir gördüğünüz kişiler? Neye göre güvenilir? Güven yoktur metod vardır.metod bilirseniz dogrularsiniz zaten kişilerle işiniz olmaz.

Türk sosyal medyası halihazırda fetoculerin, pkklilarin, ermeni lobicilerinin, türk ve Atatürk düşmanlarının elinde zaten. Bir profil açıp adini gerçek Atatürkçü koyup iki üç Atatürk resmi paylaşıp kamuoyu olusturabiliyorsunuz ve yazdıklarınızdan dolayı hukuki bir yaptırım yok! İşte bunlar bitecek artık.


kartallar yuksek ucar, yasa kesinlikle muhaliflerin sesini kısmaya yönelik değil aksine muhalefetin kalitesini artıracak sözcü manşetleri gibi gerçekdışı abartı olduğunu dusundugum bilgilerle yayıncılık bitecek. Sizin iddia ettiğiniz şeyin mumkunati yok zaten.

Siyasetçilerin her dediğini doğru kabul ederseniz işiniz zor chp'ninde "fazilet durağı vakası" var mesela ve buna benzer çok şey var.

İstatistik konusunda az çok bilgi sahibi olan biri olarak ifade edeyim ki TÜİK'in verileri Türkiye'de en sağlıklı verilerdir bu veriler dogrulanabilir ayrıca her istatistiğinde metodolojisi yazar herşeyi şeffaftır bunlara ek olarak AB ile akreditedir ve her ay gerek. An gerekse yerli denetimlerden geçer TÜİK dışında eurostat, wb, IMF gibi yabancı kuruluşların verileride TÜİK ile paraleldir. Sizin belirttiğiniz grubun verilerinin ise metodolojik olarak ciddiye alınacak tarafı yoktur maalesef ayrıca halk arasında TÜİK hakkında konuşulan iddialar cehaletten başka birşey değildir.


Phoebe, sıkıntının yönetim kaynaklı olduğunu düşünüyorsanız ve bu yönetim degisirse yerine gelecek yönetimin sıkıntılı olmayacağı ne malum? Malum giden geleni aratır demek ki sıkıntı yönetimde değil sistemde. Sistem izin verdiği için yeni yönetimde de bu sıkıntılar yaşanacak. manipülasyonuna gelirsek siyaset zaten manipülasyondan ibarettir
0
🌸beemaker
(05.10.22)
rusya benzeri bir polis devletine dönüşmemiz yolundaki aşamalardan biri. yalan bilgiden ziyade mevcut iktidarın çıkarına aykırı herhangi bir gerçek bilginin yayılmasını engellemek, muhalifler üzerinde baskı oluşturmak için halihazırda yapılan hukuksuz hamleleri meşrulaştırmak ve bunları norm haline getirmek amacıyla dizayn edilmiş bir yasadır. yakın vadede amaçlanan; belli kamu görevlileri ve siyasilerin bulaştığı yolsuzlukların ifşasının engellenmesi (ör: sedat peker vakası), korku ikliminin oluşması, seçim döneminde iktidar organları tarafından dizayn edilecek dezenformasyonların önünün açılmasıdır.

dünyada bunu deneyen devletler oldu. dezenformasyon azalmak yerine arttı. biz de muhtemelen twitter yerine discord ve telegram benzeri ortamlardan haber almaya çalışacağız. halktan yurtdışı kaynaklı fetöcü kanalların kucağına düşenler olacak bu yasa yüzünden.
0
zgrydn
(06.10.22)
(5)

KYK borçları

beemaker
Malum cumhuriyetimizin yüzüncü yılına yaklaştığımız şu günlerde acaba KYK borçları öğrenci kardeşlerimize yüzüncü yıl hediyesi olarak hibe edilir mi ne dersiniz?
Malum cumhuriyetimizin yüzüncü yılına yaklaştığımız şu günlerde acaba KYK borçları öğrenci kardeşlerimize yüzüncü yıl hediyesi olarak hibe edilir mi ne dersiniz?
0
beemaker
(04.10.22)
faizler silindi zaten. tamamı silinmez
0
avatar is back
(04.10.22)
Başka türlü öğrencilerden oy alamayacaklari için belki denerler.
Ama oraya da para harcarlarsa trol maaşları akışında sorun olmasın.
0
logisticsmanager
(04.10.22)
Faizler daha silinmedi ama bence de silinmez borçlar.
0
zor azizim zor
(04.10.22)
ben tamamen silineceğini düşünüyorum. 2018de bedelli askerlik içinde aynısı oldu. önce bedelli askerlik artık yok dendi sonra öncekiler 30 bin verdi ondan aşağı olamaz dendi. 15 bin yaptılar. 30 bin verenler itiraz etti aradaki farkı geri istedi falan.

eyt için bile kesinlikle yok öyle birşey diyorlardı geldiği nokta ortada. ikisini birden seçimden önce halledeceklerdir.
0
astronom bey
(04.10.22)
silinmesi için bir gerekçe yok ki.
evet faizlerin silinmesi çok geç oldu ama olması gerekendi...

aldığın kredinin silinmesini beklemek garip geliyor bana.
0
tenyalar bagirsakta yasar bagirmasakta
(04.10.22)
(14)

Türkiye'de neden sanata değer veren, sanatçıyı destekleyen yok

darkwizard
güzel sanatlar fakültesi mezunuyum işsizim tablolar yapıyorum başta dedem olmak üzere kimse sanatımı anlamıyor ve destek çıkmıyor. ressamlık da meslektir ve durumun iyi ise sanatçıya bir jest yapılır ve destek çıkılır, mesela dedem durumu iyi ama ona göre çöpçü olmam gerekiyor bana hep öyle diyor ra
güzel sanatlar fakültesi mezunuyum işsizim tablolar yapıyorum başta dedem olmak üzere kimse sanatımı anlamıyor ve destek çıkmıyor. ressamlık da meslektir ve durumun iyi ise sanatçıya bir jest yapılır ve destek çıkılır, mesela dedem durumu iyi ama ona göre çöpçü olmam gerekiyor bana hep öyle diyor rahat meslek belediye bir de kadro alırsan diyor oysa ben sanatçıyım ama onun yerine atölye açayım sana alet erdavat alayım heykel seramik yap yağlıboya kursu ver falan demiyor. üzücü.
0
darkwizard
(03.10.22)
Rönesans yaşamamış, daha 2 kuşak kent soylu olanı bile az olan, eğitim seviyesi düşük bir toplum için beklenebilir bir durum.

Dedenizle olan özel durumunuz içinse karşınıza alıp konuşmayı deneyin. Dede böyle böyle ben bir yola girdim, eğitimini aldım atölye açmak gibi de bir planım var vs diye...
0
anon1m
(03.10.22)
mesleğinizin ne olduğundan bağımsız kimsenin, dede baba amca dayı hala dahil kimsenin, size jest yapmak ve destek çıkmak gibi bir zorunluluğu yok.

bir şekilde para biriktirin ve atölyenizi kurun.
0
sert siyah krom
(03.10.22)
@sert siyah krom

Bir şeyler vaat etmediğin veya iyi bir gelecek için yardımcı olmadığın çocuğu dünyaya getirme daha iyi ona babasından tarla kaldı mesela bize ne kaldı bir bok kalmadı her şeyi satıp yemek istiyor bence çocuk yapıyorsan ona iyi gelecek bırakma zorunluluğun vardır.
0
🌸darkwizard
(03.10.22)
jest olayını bilemem ama rönesans ressamları bile parayla kiliseye veya zenginlere iş yapmıyor muydu? Bu dönem atıyorum çocuk kitabına resim satarak hayatını geçindirebiliyorsan onu yapıp kazandığın parayla "sanatını" gerçekleştirip yaymaya çalışman gerek bence. Sanat olabilmesi için de kitleler tarafından değer görüp beğenilmesi lazım. Senin çok 'başarılı' resmin beğenilmeyip bir çocuğun Minecraft'ta yaptığı kolaj beğeniliyorsa onunki daha sanat sayılır bu arada. Post modern sanatta işler çok değişti, siz klasik kafada kalmışsınız gibi geldi bana -ki zevkiniz eseriniz buysa sorun değil ama kimseye "buyur sanat yap" denmiyor aileden zenginlik gelmedikçe.

Çocuk yapma ve iyi gelecek bırakma kısmına katılıyorum ama bu son birkaç jenerasyonun düşünce şekli olabilir. Öncekiler bolca çocuk yapıp yaşayanlarıyla devam etmişler. Eminim birkaç nesil öncenizde "6 çocuktu ama 4'ü yaşadı diğerleri bilmemne hastalığından bebekken öldü" gibi hikayeler vardır. Dünya o zaman öyle bir yerdi.
0
nhk ni youkosu
(03.10.22)
Söz konusu sanatlar dünyanın bir kaç ülkesi haricinde hiçbir ülkede değer görmüyor bunun bir çok sebebi olabilir.
0
beemaker
(03.10.22)
Hocam belki kotusunuzdur? Her okul okuyan muthis eserler cikarmiyor ki. Kaldi ki ulkedeki sanat egitiminin pek parlak oldugunu da sanmiyorum diger alanlari dusununce. Parlak olsa da siz yine de kotu olabilirsiniz. Yoktur belki yeteneginiz, bu da mumkun. Ama soyle dusunun, yeteneginiz olsaydi da turkiye'de deger gormeyecektiniz. Sanirim siz de bu yuzden meseleyi kendinizden soyutlayip turkiye'nin sanattan anlamamasina bagladiniz. Ama cevap bu olmayabilir yani. Dedeniz de begenmiyorsa destek cikmamasi normal ya ben de begenmiyorsam destek cikmazdim valla umrumda olmazdi. Uzucu ama gercek bu, yapacak bir sey yok. Para kazanmak icin baska alanlari deneyip resim ilginizi ayrica degerlendirebilirsiniz. Yani atalariniza size gelecek vadetmedikleri icin sitem etmissiniz ama turkiye'de sanata yonelerek siz de kendinize bi gelecek vadetmemissiniz -_-
0
summer timetable
(03.10.22)
Sizin sanatınızın karşılığında para verecek insan grubu oluşursa o zaman iyi sanat yapıyorsunuz demektir.
Hiç bir ebeveynin güzel sanatlar bitirmiş bir insanı besleme zorunluluğu yoktur. İsterse tabii ki ayrı ama zorunlu değil.
0
en bi orijinal
(03.10.22)
bahsettiğin sanatlarda ortalama bir sanatçı, artık dünyanın en medeni ülkelerinde bile yaşamını sürdürebilecek para kazanamıyor, hatta sanatçıyı geçtim yıllarını pozitif bilimlere adamış insanlar bile enflasyondan, yaşam maliyetinden bunalmış durumda. Türkiye gibi sanat anlayışı olmayan bir göçebe bir toplumu zaten hiç işin içine katmıyorum. bunlar biraz çevre işi, çevre de parayla oluyor maalesef.

onun dışında anne babanın çocuğa iyi bir gelecek hazırlama gibi bir zorunluluğu yok bence. reşit olmuş bir insan kendi isteği ve arzusuyla Türkiye'de ben ressam olacağım diye 4 sene üniversite okuduysa sonuçlarına da düşünmüş olmalı. bu konuda aileni suçlaman garip geldi.
0
roket adam
(03.10.22)
Türkiye'de sanata değer verilmiyor değil. Resimde çıta çok yüksekte. En bilgisiz insana bile Mona Lisa'yı gösterseniz tanıyabilir. Rönesans'ta bu işin zirvesi yaşanmış. Yapılara bile devasa çizimler yapılmış. Durum böyleyken farklılık yaratmadıkça para kazanmak zor. Dedenize sadece şu konuda katılıyorum. Resim öğretmenliği gibi bir seçeneğiniz varsa mutlaka değerlendirin. Direkt mesleğinizi yapmak zorunda değilsiniz. Mesleğinizle bağlantılı şeyler de yapabilirsiniz.
0
dissendium
(04.10.22)
yüzyıllarca cahil bırakılıp savaştan savaşa koşturulmuş, karnını zor doyurabilmiş bir toplum için normal değil mi?
0
vizivozo
(04.10.22)
öncelikle sanat dalları ile ilgilenen herkes sanatçı olmuyor. sanatçı ünvanını toplum dediğimiz içinde yaşadığımız yığın veriyor kişiye.

ek olarak yaptıklarınızın niteliği kadar onu sunuş biçiminizde önemli. yaptığınız işi pazarlamadan ondan para kazanamazsınız. kimse sizi arayıp bulmaz. siz kendinizi arayanlara hissedilir ölçüde göstermek zorundasınız.

evet bizim toplulumuz sanat konusunda oldukça ilgisiz. bunun sebebi maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde gizli. temel seviyedeki ihtiyaçları karşılamadan piramitteki bir sonraki aşamaya geçemezsiniz. sanat bizim toplulumuzun çoğunluğu için ulaşılması zor bir hedef gibi. çünkü temel ihtiyaçları karşılama konusunda sorun yaşıyoız.

özetle karnı aç olan bir insana sanattan bahsetmeniz bu bir anlam ifade etmez. önce karnı doymuş barınma güvenlik ihtiyaçlarını karşılamış olmalı. ek olarak bir de kültürel normlar söz konusu. bu bahsettiğim yaşamsal kaygıları aşmış olupta tamamen kültürel düzenden ötürü sanata uzak kalmış insanlar da yok değil.
0
pardus
(04.10.22)
Fransa'dan bildiriyorum; burada da sanat okuyan takılsın, biz ona yardım oluruz diye bir mantık yok.
Türkiye'nin durumu vs farklı bir konu ama genel olarak böyle bir olay yok zaten. Tarih sanati anlanmayip fakirlik içinde yaşayan insan dolu. Bazılarının sanati sonra anlandi bazılarının hiçbir zaman.
0
logisticsmanager
(04.10.22)
sanattan para kazanamayabilirsin ama bu yeteneğini başka alanlarda kullanabilirsin. zaten tam mesaili sanatçılık diye bir şey yok. mesela resim yapabilen biri reklam sektöründe çalışabilir, fotoğrafçı olabilir, görüntü yönetmeni bile olabilir. tabii hepsi için ayrı emek vermek gerekir. resme verdiğin emek kadar en az. ancak hem bu yeteneğini kullanırsın hem de para kazanırsın. yoksa direkt istediğin şeyi yapıp para kazanmak birçok insan için zor.
0
blackkmamba
(25.03.23)
yaş 13 filan değilse bence senin düşünce yapın üzücü.

senin sanat yapmanın şu an kimseye faydası yok, kimin neden seni destekleme yükümlülüğü olsun ki? ortaya bir ürün/eser çıkarırsın, o beğenilir, oradan destek alırsın belki. ben mesela roman yazmak istiyorsam insanların her ay hesabıma 8-10 bin lira atmasını, beni çalışmaktan kurtarıp romana odaklanmamı sağlamalarını mı beklemeliyim?

kapitalizm sevici bir insan değilim ama insanlık tarihinin her döneminde, her türlü ekonomik sistemde kâr-zarar-fayda ilişkisi esas olmuştur. çoğu sanatçı zaten sanatını içten gelen istekle, kendini gerçekleştirme ve ifade etme dürtüsüyle yapar; dedesi atölye kurmasına yardımcı olsun diye değil.

kısacası kimsenin seni takdir etme veya sana destek olma sorumluluğu yok. gerekiyorsa gün içinde çalışıp dişinden tırnağından arttırıp para biriktirecek ve öyle yapacaksın. imkanın yoksa daha az vakit ayıracaksın. gerçek bu. bulursan ne ala ama senin resim çizmen için kimsenin kaynak ayıracağını sanmıyorum, böyle bir dünya yok. onu sen yapacaksın, yapamıyorsan da yapamazsın, istediği şeyi yapamayan tek kişi değilsin.

yani başta da dediğim gibi yanlış anlama ama yetişkin bir insanın bunları yazmasını çok tuhaf buldum, olgunluktan ne kadar uzak olabilirse o kadar uzak bir bakış açısı. dostoyevski'nin, picasso'nun filan dedeleri sayesinde "sanatçı" olduğunu mu düşünüyorsun mesela? sanat tarihi okumuşsun, bu insanların genelde ne kadar zorluk çektiğini ve cehennem gibi hayatlar yaşadığını senin daha iyi bilmen lazım.

sanat ayrı, para kazanmak ayrı şeydir. dünyanın en bilgili, en dolu, en müthiş sanatçısı olabilirsin. buna para vermek isteyen yoksa yaptığın işin MADDİ KARŞILIĞI sıfırdır.

sen para mı istiyorsun sanatçı olmak mı önce? sanatın para garantisi kimse için yok. dünyanın en meşhur yazarı bile 3-5 yıl yazmadığında, sosyal medya maymunu filan değilse unutulabiliyor.
0
mark greg sputnik
(25.03.23)
(16)

Kadınların bir şiddete karşı durup başka bir şiddeti kullanmaları

ananiyimioguz
Şiddetin hiç bir türlüsünü savunmuyorum ancak sizin de bildiğiniz gibi erkek egemen bir dünyadan, kadınların çalışma hayatına dahil olması ile birlikte daha eşitlikçi bir dünyaya doğru evrilerek gidiyoruz.Bu serüvende zaman zaman kadınların erkekleştiğini, erkeklerin de kadınlaştığını görüyorsunuzdu
Şiddetin hiç bir türlüsünü savunmuyorum ancak sizin de bildiğiniz gibi erkek egemen bir dünyadan, kadınların çalışma hayatına dahil olması ile birlikte daha eşitlikçi bir dünyaya doğru evrilerek gidiyoruz.

Bu serüvende zaman zaman kadınların erkekleştiğini, erkeklerin de kadınlaştığını görüyorsunuzdur. Dengeler biraz değişiyor. Sanki kadınların hızlarını alamayıp erkekleri fazla istedikleri gibi evirdiklerini ve hatta zaman zaman ilkel dürtülerine yenik düşüp yine bir önceki versiyon erkek tiplemelerinden hoşlandıkların da görüyorsunuzdur. Henüz tam oturmuş sayılmaz değişiklik.

Beni en çok rahatsız eden konu ise şu;

Kadınlar dedi ki fiziksel şiddete karşıyız. Dayak yiyoruz. Gücünüz bize mi yetiyor dediler. Haklılardı da. Fiziksel olarak daha güçsüz bir canlıya bu denli bir üstünlük ve baskı kurmak yanlıştı.

Tamam dedik biz de savunuyoruz, kadına şiddete karşıyız.

E peki bizim bu anlayışlığımızın mükafatı olarak biz ne görüyoruz?

Trip, surat, laf sokma, aşağılama, aşırı kıskançlık, aşırı denetim, ses yükseltme, çevreye zarar verme ve hatta bazen alanı boş bulup da şiddet uygulama.

Şimdi soruyorum size elinizi vicdanınıza koyun, şu üstte yazdıklarımın her biri insanı yavaş yavaş öldürür. Bazen öyle çileden çıkartır ki dayak yesem daha iyiydi dersiniz (fiziksel şiddeti savunmuyorum).

Kadın erkek eşitliği derken erkeklerin sesinin daha az çıktığı, kadın egemen bir topluma gittiğimizi söyleyebilir miyiz?

Sizce de bu durumda eşitlik savunucularında bir iki yüzlülük söz konusu değil midir? Duygusal şiddetin tillahını uygulamak da bir şiddet değil midir? Öyle görülmüyor mu yoksa? Kendi güçlü oldukları alanlarına çekildik diyebilir miyiz :)

*Dikkat edenleri tenzih ediyorum.
0
ananiyimioguz
(03.10.22)
Algida seçicilik mi yapiyorsunuz acaba diyorum. Etrafımda ne siddet gören kişi oldu ne de böyle bahsettiginiz eslere sahip kisiler.
Bu insanlar kadina şiddet normal kabul edilirken de böyleydi simdi de böyle. Dayak yemedi diye bir insan trip atar hale gelmez.

Yani öyle bir genellemissiniz ki anlaşılan şu;
Eskiden dayak vardi kadinlar usluydu. Simdi dayak yok kadinlar tepemize çıktı. Ben 30 yaşımda bahsedilen teoriyi destekleyecek hiçbir araştırma ya da kendi deneyimim görmedim. Hayatimda çok saçma kadın oldu, bıraktım gittiler. Bu kadar basit. Duygusal siddet olayını da gördüğüm an bastım gitti. Basitti.

Bu arada erkeğin de duygusal siddetini yapanlar çok meşhur. Bu gene tek tarafli değil. Kadinin da "kadin" diye fiziksel siddet yapanı da var.
Duygusal siddet bana göre boşanma sebebiyken fiziksel siddet hapis sebebi. Bir insan fiziksel siddet yapıyorsa yaralama ya da öldürme de yapabilir. Zaten sıkıntı olan burası. Bu sebepten Türkiye gibi ülkelerde "ailesiniz barisin" diye diye kadin cinayeti tavan yapıyor. En basta devreye girilmesi lazım.
0
logisticsmanager
(03.10.22)
Kisaca: Kadinlara fiziksel siddet uygulamiyoruz, ee mukafati psikolojik siddet mi?

Inanilmaz bir kafa. Inanilmaz tehlikeli. Araya bir iki tane de hakli makli eklenmis ki tepki frenlensin. Laftan anlayacaginiz konusunda insani muthis supheye dusuren bi kafa.

Psikolojik siddetin onemini/vehametini anlatmak icin sectiginiz yol hem haksiz hem cirkin. Psikolojik siddet vardir ve kimseye uygulanmamalidir zaten. Bu bir seyin mukafati da cezasi da degil. Buna maruz kaldiginizi dusundugunuz yerden cikabilirsiniz. Kararlarinizin yanlisligini buyuk mucadeleler sonucu edinilmis kazanimlari kotuleyerek, bunlari sacma karsilastirmalara malzeme ederek gizleyemezsiniz. Hele hele genelleyerek hicbir yere varamazsiniz. Varsa hayatinizdaki kadinlarla bir derdiniz hayatinizi, hayatinizdaki kadinlari degistirin. Daha da iyisi yalniz kalin. Siddetin hicbir turlusunun gunluk hayatta, ikili iliskilerde yeri yok, olmamali. Bunu siz de cevrenizdekiler de ogrenememis gibi duruyor.
0
summer timetable
(03.10.22)
bahsettiğiniz konu cinsiyetlerde enerji kayması. erilde dişil enerji geçişi, dişide de eril enerji yükselmesi. zaten olay, dengede kalabilmek. bunun için farkındalık, empati, duyarlı olmak gerekiyor. bu bahsettiklerim de tek bir yerde değil, her yerde geçerli olması gerekenler.
0
evimin paspasi
(03.10.22)
Anlayış dediğiniz şey kadınlara şiddet uygulamamaksa bu bir lütuf değil. Doğal olarak bunun karşılığında bir ödül olamaz. Fiziksel şiddet zaten hiç olmaması gereken bir şey.

Psikolojik şiddet de olmaması gereken bir şey.

Trip, surat, laf sokma ile aşağılama, çevreye zarar verme çok farklı şeyler.

Duygusal şiddet uygulamak da bir şiddettir. Kadınların ya da erkeklerin bu konuya da dikkat etmesi gerekir. Duygusal şiddeti savunan biri ikiyüzlülük yapıyordur.
0
dissendium
(03.10.22)
Konuya girişim yanlış olmuş olabilir ama ben demiyorum ki kendimi zor tutuyorum şiddet uyguluycam bakın engel oluyorum onlar da engel olsun.. gibi bir yaklaşımım yok ben oldum olası şiddeye meyilli değilim.

Biz dövmuyoruz onlar da x yapmasın da demek istemedim. Sadece hemcinslerimiz tarafından sebep olunan bir eşitsizliğe bizler de destek verdik ve yanlışın düzeltilmesine destek olduk. Fakat amaç yanlışı düzeltmek ise diğer yanlış olan psikolojik şiddet neden gündem olmuyor? Onun için neden bizim yaptığımız gibi kadınlar tarafında bir birlik oluşumu yaratılmıyor? Hatrı sayılır bir sayıda değil mi yapılmakta olan?

Yani sadece fizikseli ile mücadele edilirken psikolojik olanı ile edilmiyor hatta fazlasıyla uygulanıyor gibi geldi oraya parmak basmak istedim.

Bu saydıklarımın da bazilarini sadece gordum, bazilarini gecmiste yasadim bazilariyla da halen yuzlesiyorum.

Ben de bazen bilgisizlikten duygusal siddete maruz birakmisimdir fakat ustte saydiklarim sanki kara bir bulut gibi erkeklerin uzerine cokmus gibi geliyor bilmiyorum yanlis miyim..
0
🌸ananiyimioguz
(03.10.22)
psikolojik kısmı elle tutulur, somut bir şey olmadığı için özellikle ülkemizde görmezden gelinen veya önem verilmeyen bir konu. realistik bakış açısının az olduğu yerlerde somut olmayan durumlara değer verilmez, konusu veya tartışılması gerek görülmez. mobbing ve buna bağlı durumlar bile kaç sene sonra kabul görmeye başlanıldı siz düşünün.
0
evimin paspasi
(03.10.22)
Erkekler fiziksel, kadınlar duygusal şiddet uygular diye bir kural mı varmış? Çünkü sistematik psikolojik şiddet uygulayıp sen de müsaade etmeseydin diye kendini savunan, sonra ortamlarda fiziksel şiddet uygulamamış olduğu için şiddete meyilli olmadığını iddia eden erkekler de var. Mış yani öyle duydum.
0
anneboleyn
(03.10.22)
İnsan bazen kendini, bir şeyleri veya insanları harcadıktan sonra ve geri dönülemez hatalar yaptıktan sonra tanıyabiliyor. Bir öğrenilmişlik ve düzelme söz konusu ise şiddet de çoğu şey gibi yok olur gider zaten. Ha bazen etkisi sürebilir tabi o da beynin zaaflarından.

Fakat ben burada kendilerinde bir hakmış gibi görülen ve istisnasız hayatlarındaki her insana benzer şekilde uygulanan psikolojik veya fiziksel şiddetten bahsediyorum burada bir şey anlatmakta çok zorlanıyorum herkes ayrı bir yere çekiyor maaşallah
0
🌸ananiyimioguz
(03.10.22)
Yazdıklarınıza katılıyorum. Ayrıca şunu eklemek isterim hukuk sistemimizde ne yazık ki kadın erkek eşitliği yok aksine hukuk sistemimiz kadından yana. (Süresiz nafaka, kadının beyanının esas alınması, dul ve yetim aylığı, zorunlu askerliğin yalnızca erkeklere olması gibi) aslında bu konuda yazacak çok şey var. Medya (yazılı, görsel, sosyal) eliyle insanlara feminizm pompalandı ve hala pompalamaya devam ediyor hatta öyle bir durum var ki bu konuları tartışmaya açanlar bile (size yapıldığı gibi) mobbing görüyor mahalle baskısı görüyor kadın her konuda yüzde yüz haklı olamaz. "Kadın cinayeti" "kadına şiddet" gibi uyduruk tanımlar medyanın uydurduğu tanımlardır hukuken bir karşılığı yoktur doğrusu insan cinayeti, insana yönelik cinayettir. Evet iki yüzlülük, riyakarlik çünkü kadın kadını öldürürse, sığınmacı kadın öldürülürse, doğulu kadın öldürülürse, başörtülü kadın öldürülürse bunun adı "kadın cinayeti" olmuyor. Medyanın pompaladığı bu algı artık öyle bir yere geldi ki sokakta erkek kadın sözlü kavga ettiği zaman üçüncü kişiler kendilerine vazife çıkarıp müdahale eder oldular ayrıca kadınlar bu ayrımcılığı bir güzel kullanip sınırlarını istedikleri gibi genisletiyorlar özellikle "cinsel taciz" ve "cinsel istismar" sanıklarının büyük kısmı ne yazık ki iftira mağduru erkeklerden oluşuyor.

Bu konuyla ilgili bir başlık açmıştım www.eksiduyuru.com
0
beemaker
(03.10.22)
Açıkçası kadınların tarih sahnesinde uzun yıllar ezilmesi ve eziyet görmesi sonrası şimdi yasaların kadınları savunma ağırlıklı hatta eşitlikten çıkmış olması durumu beni o kadar da rahatsız etmiyor ne yalan söyleyeyim.

Ama işin suistimal edilmesi kısımına ve bir eşitlik olmaması kısımına katılıyorum. Özellikle de ülkemizde ve dünyada "kadın erkek rolleri" diye bir ayrım yapılmasına, eşitliği çoğu insanın sözde savunup ama iş pratiğe geldiğinde beklenti içerisine girmesine ve bazı sorumlulukları üzerinden atmasına karşıyım.

Sizin dediğiniz yakın ama benim değindiğim noktanın biraz dışında kalıyor.

Yasalar ve adalet ile ilgili sanrım bir sonraki evre de tekrardan bir rayına oturtmak ile geçecek.

Ben şu an işin ilişkilerdeki dengeler boyutundayım ^^
0
🌸ananiyimioguz
(03.10.22)
Duygusal şiddet ve istismar fiziksel şiddetten daha acı verici ve etkisi kalıcı sıkıntı şurada fiziksel şiddet gözle görülebilen bir şey ve medyada (yazılı, görsel, sosyal) "kadına şiddet" adı altında kamuoyu bu yönde manipüle ediliyor. Aslında burada pr'ın maşa olarak kullanılan kurbanı kadınlar.
0
beemaker
(03.10.22)
Siz bence sistematik baskı ile kişisel baskıyı karıştırıyorsunuz. Kadınların gördüğü sistematik baskı (ki bu düzen erkekleri de negatif etkiliyor). Sizin anlattığınız iki insan arasında olan bireysel ilişkiler. Bu demek değil ki kadınlar da baskı/şiddet uygulayamaz. Kadınlar da insan ve insanın da iyisi de olur kötüsü de. Siz sadece erkek olduğunuz için psikolojik şiddet görmüyorsunuz (belki erkek olarak güçlü olmanız gerektiği topluma pompalandığı için karşınızdaki insanlar buna katlanabilmenizi bekliyor olabilir ama bu yine aynı sistemin ürünü). Ama kadınlar sadece kadın olduğu için şiddet görüyor, tecavüze uğruyor, öldürülüyor. Aradaki farkın bu olduğunu düşünüyorum.
0
peki madem
(03.10.22)
Bahsettiğin şeyler tırı vırı hocam asıl pozitif ayrım unsurlarının içinde. Trip yapmayanı, kafeslemeyeni, surat asmayanı bulabilirsin, veya buna maruz kalmamayı tercih edebilirsin, ayrıca bak biz dövmüyoruz siz de psikolojik şiddete başvurmayın argümanı da nasıl bir karşı argüman ilişki kuramadım (insana şiddet direk hukuki bir suç, mükafatlandırılması gereken bir ödül değil), biri diğerinin varlığını/yokluğunu gerekçelendiremez.
Asıl problem yukarıdaki arkadaşın özetinde ve çok çok daha kritik. "Süresiz nafaka, kadının beyanının esas alınması, dul ve yetim aylığı, zorunlu askerliğin yalnızca erkeklere olması".. yetmez, üstüne hayat "birleştirirken" min 300 bin tl masrafın erkeğe yıkılması (takısı, düğünü, tatili vs).. Maddi konfor unsurlarının temininin "erkek"likle bağdaştırılması (ev, araba vs.), uzatırım da hepimiz biliyoruz işte. Hayat zor, kimi kadınlara daha zor, çoğu erkeğe en zor.
0
wiekannich
(03.10.22)
Bir insana siddet uygulamamayi neden baskasina karsiliginda size minnet gosterilmesi gereken bir iyilik olarak goruyorsunuz ki? Oyle gormuyorsaniz da yazdiginizdan oyle anlasiliyor.

Yazdiklarinizi olusturan dusunme seklinde o kadar cok hata var ki, ben kadin haklari/insan haklari konusunda saatlerce ders anlatabilecek enerjiye sahip oldugum halde su an tek tek duzeltme dusuncesinden boguldum. O yuzden umarim daha cok kritik dusunceye tesvik eden seyler okuyup bakis acinizi gelistirirsiniz bu konuda.
0
sopiro
(04.10.22)
Konuya oradan girmiş olabilirim şiddet e karşıyız e onlar da böyle davranmasın demek biraz sığ oldu ama aslında ana fikir, "biz mevcut geçmiş düzene karşı duruyoruz her iki taraf için de.. fakat kadınlar kendi psikolojik şiddetleri için de benzer bir gayret ve örgütlenme gösteriyor mu?" idi.

Yani şu an 100 göstergeli bir tepki metreye bakıyor olsak,

Erkek kadına fiziksel şiddet uyguladığında ibre 100 ü,
Kadın erkeğe fiziksel şiddet uyguladığında 40 ı,
Erkek kadına psikolojik şiddet uyguladığında 25 i,
Kadınların erkeklere uyguladığı psikolojik şiddetin tepkisi de toplunda 10 u gösteriyor gibi geliyor.

Bunun karşısında arkadaşlar biz ne yapıyoruz diyen çıkmıyor gibi geliyor.

Bilmiyorum daha net anlatabiliyor muyum kendimi? Diğer yasalar konularında olan taraflı sessizlik de cabası tabii ki.

Yani kadınlar kendi yaptıklarının farkında mı bilmiyorum ama her ne kadar darp, yaralama ve öldürme gibi bir problem doğurmasa da, o şiddetin altında kalıyor olsa da önem olarak, hatrı sayılır sayıda karşı tarafı bir psikolojik şiddete maruz bırakma söz konusu. Bir yaslanıp çevrenizdeki ilişkilere bir bakın. Dışarıdaki ilişkilere bir bakın. Burada nasıl oluyorsa herkes 4/4 lük yaşıyor anlamıyorum ben marsta yaşıyorum her halde. Anadolusundan metropolüne, eğitimsizinden eğitimlisine herkesi gözlemlemeye çalışıyorum. Var böyle bir şey yani.
0
🌸ananiyimioguz
(04.10.22)
Eger gercekten siddetten bahsediyorsaniz, fiziksel siddet yani, (kadindan erkege uygulanan fiziksel siddet) dunyanin bircok ulkesinde bu istatistik yaklasik yuzde iki civarinda ve neredeyse her zaman oz savunma veya yetiskin kadindan erkek bebek/cocuga uygulanan siddet seklinde.
Aile ici siddette tabii ki esine siddet gosteren kadinlar var ve erkeklerin bu konuda destek alabilmesini saglayan hem sosyal hem sistemsel gelismeler olmasi gerekiyor suphesiz ama istatistiksel olarak digerine kiyasla cok kucuk bir yuzde olan bir seye dayanarak 'kadin egemen' bir topluma gittigimizi iddia etmek cok yanlis bir dusunme sekli.
Bu bana biraz, tv'de herhangi bir escinsel cift gorunce 'escinsel iliskileri gozumuze sokuyorlar' diyen insanlari hatirlatti sanki dunyadaki film ve dizilerin yuzde doksandokuzu heteroseksuel iliskiler hakkinda degilmis gibi.

Bahsettiginiz ibrenin daha yuksek bir deger gostermesi olayi biraz su yukarida bahsettigim sebepten olabilir. Bir erkegin kadina siddet gostermesi neredeyse her zaman "sokakta yuruyen kadini kacirip, tecavuz edip, kafasini kesmek" gibi herhangi bir sebeple aciklanamaz vahset sebebiyle oluyor. Kadinin erkege siddeti haberi, "kendisine tecavuz eden kayinbiraderini yedi kez bicakladi" seklinde oluyor. Yani onaylamasak da siddeti, sebebi herhangi bir kiskirtmayla, travmayla vs aciklanabiliyor. Durup dururken Muge Anli'da falan gordugumuz "sevgilisiyle kacmak icin bes yasindaki oglunu oldurdu" haberlerindeki kadinlar da zaten gayet tepki goruyor.

Jason Katz - Macho Paradox ve genel olarak Laura Bates'in kitaplarini okumanizi veya arastirmanizi tavsiye ederim eger siddet olaylarinin istatistiksel, vakasal, ve diger yansimalarini daha detayli ogrenmek isterseniz.

Not: editinizi simdi gordum. "Erkek dedigin soyle boyle olur" tarzi psikolojik siddet dogrudur, o bir toplumsal yara. Onun da uzerine calismak gerek tabii.
0
sopiro
(04.10.22)
(5)

Borsada bankalar niye coştu yine

condom kurşunu
Ralli tekrar mı başlıyor?
Ralli tekrar mı başlıyor?
0
condom kurşunu
(03.10.22)
bence alakası pek yok fakat Halkbank'ın Amerika'daki durumu ile ilgili gelişmeler olmuş. 1 hafta daha böyle artar ondan sonra her şeyini kaybeder millet.
0
sparkle kiddle
(03.10.22)
Yere düşen tenis topunun sıçraması.
+
genel trende uygun hareket
0
Mirket
(03.10.22)
ülkemizin süper yonetilmesi, dünyadaki sayılı ekonomiler olmamiz, halkımızın elinde çok fazla miktarda nakit bulunmasi sebebiyle bu yükselişler normal.

Ulkemize yatırım yagiyor. Sagolsun Düşük faiz ile ulkemiz sahlandi. Neymiş o ekonomistler falan yillarca köle etmisler bizi.

Halk da fakirlik sebebiyle ekmek bulamiyorsa düşük faiz yesin.
0
logisticsmanager
(03.10.22)
insider bilgi böyle bir şey işte. MIR'den çekilme karşılığında Halkbank'ın ceza almaması yönünde anlaşıldı
0
croswell
(04.10.22)
İnsider bilgi çok da işe yaramamış gibi görünüyor ki coşamadılar.
0
Mirket
(04.10.22)
(6)

torpil meselesi

arkadakiadam
çevrenizden duyduğunuz devlete torpille girme hikayeleri var mıdır? mesela benim kuzenim mühendis bir memur ve teyzemin anneme anlattığına göre bir komşularından torpil bulmuşlar. tabii o tanıdık soruyu sorduktan sonra: "namaz kılıyor mu?"...
çevrenizden duyduğunuz devlete torpille girme hikayeleri var mıdır? mesela benim kuzenim mühendis bir memur ve teyzemin anneme anlattığına göre bir komşularından torpil bulmuşlar. tabii o tanıdık soruyu sorduktan sonra: "namaz kılıyor mu?"...
0
arkadakiadam
(03.10.22)
torpilsiz olmaz bu işler,

torpil dediğin şey aslında adam kendi iş-çemberini networkünü kuruyor. yani sen o adama hayat boyu bağlı duruma geliyorsun.

o sebeple torpili yapan kişi daha avantajlı aslında işi alandan. ne kadar sana bağımlı ise o kadar iyi tabi.

bu sebeple tr'de torpil bitmez.
0
duyurukullanıcısı
(03.10.22)
Thy'ye pilot alımına giren iki arkadaşımdan da referans istendi. Biri girdi pilot oldu, diğeri covid döneminde patladı durdurulunca.

Hakim/savci sınavına giren arkadaşıma sınavın vs süper, seni de sevdik ama referans yok. Kendine referans bul tekrar gel dendi.

Daha böyle bitmez. Bu noktada Türkiye gibi ülkelerde ne kadar az devlet işi o kadar iyi. Su heriflerin maaşının vergilerden verilmesi yerine vergilerin 1e 2 maçtan iddaaya yatırilmasini tercih ederim.
0
logisticsmanager
(03.10.22)
Üniversiteden sınıf arkadaşım 2018'de YSK' test sınavını geçtikten sonra sözlü mülakata gelene kadar yaklaşık 10-15 bin lirayı sırf malum partinin vekillerini makamları da ziyaretler için aldığı hediyelere harcadığını demişti. İşte çikolata, bal, takım elbise, kol düğmesi vs. Sonuç: adalarda seçim müdürü oldu. Hep yatıyor.
0
Amaranta ursula
(03.10.22)
Arkadaşım bir işe girmek için 30 bine yakın para verdi ve hala beklemede.

Başka çok hikaye var da. Bu torpili itiraf eden tek örnek.
0
Kahvedesu
(03.10.22)
Evet lise arkadaşım öyle ama çocuğun tüm ailesi siyasette tanınıyor. Beni de çalıştığı yerde mülakata alacaktı hatta sonra çok utandım ve ortamda çalışmak istemedim. İlerletmedim süreci.
0
jazzabel
(03.10.22)
O torpil bir yere kadar liyakat isteyen kadrolarda torpil yok denecek kadar az mesela. KPSS'de olay şöyle oluyor mesela İzmir'den KPSS'de Şırnak kazanan biri tercih etmiyor onun yerine oradaki boşluğu ilgili kurumdan birini tayin ediyorlar. Genelde en fazla torpil belediyelerde oluyor ayrıca belediyelerle iş yapanlar bilirler en fazla torpil ve adam kayırma eşitlikten, adaletten, özgürlükten dem vuran kesimin belediyelerinde maalesef.
0
beemaker
(04.10.22)
(3)

Yeni yasama yılı

beemaker
Gazi meclisimiz 1 Ekim itibariyle yeni yasama yılına başladı cumhuriyetimizin 100. Yılına girerken vatandaş olarak talepleriniz nelerdir?
Gazi meclisimiz 1 Ekim itibariyle yeni yasama yılına başladı cumhuriyetimizin 100. Yılına girerken vatandaş olarak talepleriniz nelerdir?
0
beemaker
(03.10.22)
vergilerimin trollere gitmemesi.
0
pide
(03.10.22)
siz kimsiniz acaba?
0
ankarakecisi
(03.10.22)
Trol maaşlarında düzenlemeye gidilmesi. Hayır bu ekonomik düzende doktorlar bir, onlar iki. Yurtdışına falan kaptirmamamiz lazım bu kişileri. Bugün bir troll kac sene egitimsizlik ile yetişiyor kimsenin haberi yok. Ilk okuldan itibaren bir insanı sıfır olarak yetistirip hayata sunmak uzun bir süreç. Dünyada sürekli ileri giden, her yerde etkisi duyulan şanlı devletimizin bu kişileri mağdur etmemesi lazım.
0
logisticsmanager
(04.10.22)
(6)

Borsaların düşüş ve yükselişleri

akhenaten
Bir süredir Türkiye'deki ve dünyadaki borsalara bakıyorum, öncesini bilmiyorum bu arada çok takip etmem normalde. Bir şeyi fark ettim; genelde bir borsaya ait bileşenlerin ezici çoğunluğu aynı anda yükselip düşüyor. Ya sayfa yemyeşil görünüyor ya da kıpkırmızı. Hep mi böyleydi bu yoksa mevcut ekonom
Bir süredir Türkiye'deki ve dünyadaki borsalara bakıyorum, öncesini bilmiyorum bu arada çok takip etmem normalde. Bir şeyi fark ettim; genelde bir borsaya ait bileşenlerin ezici çoğunluğu aynı anda yükselip düşüyor. Ya sayfa yemyeşil görünüyor ya da kıpkırmızı. Hep mi böyleydi bu yoksa mevcut ekonomik durumlardan dolayı mı böyle? Neden böyle oluyor?
0
akhenaten
(03.10.22)
Senin söylediğin borsanın genel trendi, piyasanın oynaklık zamanlarında da günlük öyle olaylar olur.
Bir de kağıt bazında hareketler vardır. Trende bakmaz. Kafasına göre takılır.

Dönemsel olarak yukarı çıkışlar vardır. Ayı piyasası
Aşağı inişler vardır. Boğa piyasası

Borsada ağırlığı olan kağıtlar vardır. Düşerse borsayı aşağı çeker. Çıkarsa yukarı sürükler.

Karışık işler.

Ekleme : Boğa yukarı, Ayı aşağı olacak. Ters yazmışım :)
0
Mirket
(03.10.22)
Uygulanan düşük faiz ve iktisat politikası sayesinde borsa günden güne rekor üstüne rekor kırıyor hem üretim hem de ihracat patlama yapmış durumda. Bu politika sayesinde borsa şimdiye kadar kırılmamış rekorlarını kırarak 1500 puan yükseldi.

Faiz düşerse üretim artar yatırım artar istihdam artar yabancı yatırımcı gelir şirketlerin kağıtları patlar kabaca kural bu.
0
beemaker
(03.10.22)
Türkiye Borsası aşırı kırılgan. Yunanistan ile açıklama bile olunca hemen tepki veriyor. Hep böyleydı artı olarak bu pandemi sonrası daha agresif ekonomik politikalar uygulandığı için daha oynak.
0
evimin paspasi
(03.10.22)
@beemaker Bu kadar absürt bir iddia okumamıştım uzun süredir. Enflasyonun %100 üstü olduğu ortamda tabiki borsa da %100 yükselecek.

@akhenaten Borsanın gidişatını dövizdeki oynaklıktan bağımsız olarak daha sağlıklı değerlendirmek için dolar bazında endekse bakmayı deneyebilirsiniz:
tr.tradingview.com
0
mikro patlama
(03.10.22)
türkiyede hiçbir kişiye ve kuruma güvenmediğim için borsayada güvenmiyorum.
garanti yatırım ile abd borsası üzerinden sp&500 hisseleri aldım değişik sektörlerden.
42 trilyonluk abd borsası batarsa bende batayım canım yanmaz.
ayrıca garanti yatırım hisse senedi alım satım tavsiyeleri veriyor mail bülteni üzerinden.
son 2 senede abd borsasında verdikjleri tüm tavsiyeleri excele aktarıp toplamda ne kadar kazanırdım diye baktım. 2 sene sonunda sıfıra sıfır aynı parayla çıkıyorum.
demekki işi borsa senetlerini takip etmek olan kişiler bile kazandırma garantisi veremiyor.
bende aldım sağlık ve tüketici ürünleri sp&500 sektör hisselerini beklemedeyim.
2-3 sene en az satma ihtiyacı duymam.
0
aslindasorunumpsikolojik
(03.10.22)
Beemaker kardeş çok güzel söylemiş. Ülkemiz uçarken borsamizin ucmamasina sasirilirdi.
Hayır yillarca bu faiz, enflasyon, teoriler falan bomboş islermis. Düşük faiz yapistir gitsin. Bana kalsa bu avrupa merkez bankasi vs topunu kovarim, bir tane adam iki adet tuşa basar "faizi indir", "faizi yükselt".

Yükselen ekonomimizin, zenginlesen halkimizin, ülkeye yağan yatirimlarin karşısında borsa adeta bir kartal gibi yükseliyor.
:)
0
logisticsmanager
(03.10.22)
(2)

İstanbul'da ev aramak için alternatif siteler

NeinClein1
Sahibinden com dışında nasıl ev arayabilirim genelde ilanı nerelere koyarlar?
Sahibinden com dışında nasıl ev arayabilirim genelde ilanı nerelere koyarlar?
0
NeinClein1
(02.10.22)
Bazı kırsal yerlerde internete koyulmuyor el altından veya eve ilan asılarak pazarlanıyor. Bunun dışında sarı renkli ilan sitesinin ücreti yüksek olduğu için emlakjet veya hepsiemlak sitesi kullanılıyor. Bunların dışında emlakçıların kendi siteleri var remax'in turyap'ın kendi ağı var
0
beemaker
(02.10.22)
Vallaha kendi emlakçı arkadaşımdan biliyorum; yapılacak en mantıklı iş bölgede düzgün emlakçı bulup derdini anlatıp onlardan haber beklemek.

Ama 10 bin kira olan yerde 5-6 bin arıyorsanız olmaz zaten. Ama paraniz varsa en mantıklısı bu gibi.
0
logisticsmanager
(02.10.22)
(15)

Gözden kacirdigim iyi polisiye dizi?

deer hunter
Bulalım mi bana?Bayildiklarim;The missingBron broenForbrydelsenThe fallThe chesnut ManBroadchurchThe killingNight ofThe sinner ilk bölümTrue detectiveFargoDarkBlack spotHannibalFena olmayanlarCardinalvalhalla murdersMarcellaSarmayanlar;The MentalistCsi
Bulalım mi bana?

Bayildiklarim;

The missing
Bron broen
Forbrydelsen
The fall
The chesnut Man
Broadchurch
The killing
Night of
The sinner ilk bölüm
True detective
Fargo
Dark
Black spot
Hannibal


Fena olmayanlar

Cardinal

valhalla murders

Marcella

Sarmayanlar;
The Mentalist

Csi
0
deer hunter
(02.10.22)
Bosch
Mindhunter
Real detective
Endeavour
0
logisticsmanager
(02.10.22)
Line of duty +1
Sherlock klişe ama göremediğim için yazmak istedim.
0
anneboleyn
(02.10.22)
Happy Valley
0
peki madem
(02.10.22)
The Investigation
Den Som Dræber
Criminal (özellikle UK)
0
heritage
(02.10.22)
Line of Duty ve Mindhunter+1
Eğer dili rahatsız etmezse Kore dizisi var "Signal" bu da iyidir.
0
hayalhayal
(02.10.22)
Bosch
0
nhk ni youkosu
(02.10.22)
Bu kadar cevap içinde The Wire olmaması çok ilginç.
0
Amaranta ursula
(02.10.22)
the shield
24
0
nothing in my way
(02.10.22)
En iyi listen hayli kabarıkmış. Top 3 desem ve senin anketinden kendime ekmek çıkarsam?
0
shadra
(02.10.22)
@shadra
The missing özellikle ikinci sezon
The fall
Bron broen

Ama en iyiler kısmında sıradan bir dizi yok..
0
🌸deer hunter
(02.10.22)
The wire +1
0
kaiserr76
(02.10.22)
Agatha christie's poirot. David suchet'in oldugu.
0
marcelorios
(03.10.22)
Midnight sun (dizi)
0
curukturpkokusu
(03.10.22)
columbo
0
cekcekli
(03.10.22)
Narcos'un yazılmamasına şaşırdım. Hem 3 sezonluk asıl Escobar'ı anlatan dizisi, hem de 3 sezonluk Meksika kartellerini işleyen devam dizisi harikaydı.
0
iwasbornonamountainside
(03.10.22)
(11)

araba sorusu

emfuzi
Arkadaşlar merhabaaraç konusunda tecrübeli birilerinden fikir almak istiyorum.hali hazırda 2017 model 3008 kullanıyorum, kullandığım aracı satmak için girişimlere başladım ve yeni araba arayışındayım.seçenekler;1) tiguan 1.5 benzinli elegance dsg:yakıt tüketimi biraz fazla, ama çok da zorlayacak gib
Arkadaşlar merhaba

araç konusunda tecrübeli birilerinden fikir almak istiyorum.

hali hazırda 2017 model 3008 kullanıyorum, kullandığım aracı satmak için girişimlere başladım ve yeni araba arayışındayım.

seçenekler;

1) tiguan 1.5 benzinli elegance dsg:

yakıt tüketimi biraz fazla, ama çok da zorlayacak gibi değil. hali hazırdaki aracım dizel ve 100 km ortalaması 2-3 litre kadar daha düşük. fakat dizel yakıt yaklaşık 3-4 tl daha pahalı, ilave olarak bakım masraflarını, ilk alımdaki fiyat farkını falan düşününce benzin zorlamaz gibi, tiguanda bu rakam yaklaşık 10 lt/ 100 km.

0 km almayı düşünüyorum bu arada, liste fiyatı 1137 tl. doğuş'ta yönetici bir arkadaşım var tedarik ve fiyat konusunda yardımcı olacak gibi.

artıları:
konfor, satmak istediğimde satış hızı, değer kaybetmemesi vs.
eksileri:
dsg şanzıman. fakat birçok kişi artık yeni nesillerde bu sorunun çözüldüğünü iletiyor.
güvenlik paketi (kör nokta, şeritte tutma, otomatik ani fren, adaptive hız kontrol vs olmaması. beni en çok düşündüren şey bu, 1 milyondan fazla para verecğeim ve güncel teknolojiye sahip olsun istiyorum arabam. bu özellikleri ekstra olarak ekletmem mümkün değil zira sipariş üzerine araba gelmiyor, ne gelirse şansına.

2) hyundai tuscon:
elite plus paketinin 2. eli (6 bin km vs civarı) tiguan'ın elegance paketinin sıfırı ile neredeyse aynı.

artıları:
4x4 ama kilitli diferansiyel yol. 4x4 olması bir şey ifade etmiyor.
gırtlak dolu: ön koltuk soğutması, arka koltuk ısıtması ve tiguan'da eksik olan güvenlik donanumlarının hepsine sahip. bu özellikleri de test ettim bu arada gerçekten etkileyici.
genişlik ve iç hacim olarak beklentilerimi karşılayacak.

eksileri:
2-3 yıla kalmadan yıpranacak, sağından solundan ses gelmeye başlayacak, o kadar çok elektronik aksam sıkıntı vermeye başlayacak. ayrıca sıfırına bütçem yetmiyor, 2. el alacağım mecbur.
yakıt tüketimi konusunda fikrim yok.

2) subaru xv:

artıları:
sürekli 4x4, diferansiyel kilidi vs, hem yol tutuş, hem arazi, hem kar yağmur çamur falan bana mısın demez.
bahsettiğim otonom güvenlik unsurlarının tamamına hatta muhteşemine sahip.
sıfırı dahi oldukça ucuz. bütçem rahatlıkla karşılayacak.

eksileri:
arabanın motoru yeterli değil, haliyle hızlanması vs kötü.
hacim oldukça küçük.
servis ağı yetersiz, satarken elden çıkarmak zor.
ses yalıtımı yeterince iyi değil.

3) qashqai, kuga, sportage,
hiç beğenmiyorum.

4) 3008: hali hazırda kullandığım için hem farklı marka kullanmak istiyorum hem de uzun süreli kullanımda yıpranmasından dolayı memnun değilim.

5) arteca: tipini pek beğenmediğim için özelliklerine bakmadım. eğer dediğim güvenlik unsurları varsa ve fiyat tiguan civarıysa düşünebilirim. bi ara bakacağım.

6) yukardakilerden daha küçük araçlar, 2008, trock, hrv gibi araçlar boyuttan dolayı seçenek dışı.

7) yüksek km ve eski model araç premium marka olsa dahi istemiyorum.

tahmin edeceğiniz üzere sadece suv düşünüyorum. 3 kişilik ve +1 köpekli aile olduğum için, ilave olarak karavan falan da almayı düşünüyorum. daha küçük araba istemiyorum. bagaj ve arka diz mesafesi, yükseklik vs çok önemli.

bütçem de maksimum 1.100.000 tl.

aslında en çok hybrid araba istiyorum, hatta volvo xc40 plug in hybrid efsane istiyorum ama bütçem malesef uygun değil.

tüm bu bilgilere göre bana fikir verir misiniz. olumlu olumsuz her türlü fikre açığım.

teşekkürler.
0
emfuzi
(02.10.22)
Cupra Formentor ile kafanı karıştırayım hocam. Benim de son dönemde kafamı karıştırıyor çünkü :)
0
armagan abanuz
(02.10.22)
@armagan abanuz: cupra malesef çok küçük gelecek bize.
0
🌸emfuzi
(02.10.22)
Selam, Subaru Forester ve Citroen C5 Aircross da var.
0
devorgilla the gunslinger
(02.10.22)
@devorgilla forester bütçeden dolayı uymuyor malesef. c5 de psa grubu olmasından dolayı istemiyorum, 3008 den ağızım yandı bir kez.
0
🌸emfuzi
(02.10.22)
Honda HR-V Hibrit e bir bakmanı öneririm.
0
ankarakecisi
(02.10.22)
@ankara kecisi Yazmıştım yukarıda, çok küçük
0
🌸emfuzi
(02.10.22)
Hyundai'a neden bu kadar karşı olduğunuzu anlamadım. Hyundai ve kia araclar son yılların en iyi araçları bence. Misal Avrupa'da kia 7 hyundai 5 yil garanti veriyor. Bunu veren adamlar zaten bunun iki senede dagilacagini bilse vermez. Ki consumer report gibi raporlarda da üst siralarda.

Tucson sizin fiyat aralığında sıfır da gözüküyor emin misiniz?

Bu arada skoda ve seat'in suvlarina da bakılabilir (kodiaq vs)
0
logisticsmanager
(02.10.22)
suv kullanmadım ama çok sayıda markanın çok sayıda modelini uzun süreler tecrübe ettim. bence en mantıklı araçlar vw grubunun araçları. uzun süre bir önceki kasa leon'u kullandım, şehir için nefis bir araçtı. birkaç ay da kia cerato kullandım, o daha da nefisti hatta passat ayarındaydı ama şanzımanı dsg kadar konforlu değildi ve tdi/hdi/mj/dci gibi avrupalılardan çok yakıyordu. çok kısa kuga kullandım bence kötüydü. opel araçları da sevemedim, j kasa astra daraltıcı ve görüşü kötü geldi bana.

arkadaşın fiyatta da yardımcı olacaksa, dsg problemi de kalmadıysa tiguan diyorum.
0
soft
(02.10.22)
2020 sportage sahibyim son yıllarda yaptığım en iyi yatırım.
istanbul-bodrum arası 3008 li arkadaşla 2 aile yola çıktık bekleyip durduk gelebilsinler diye.
ve çok daha fazla yakıtla.
0
jamswety
(02.10.22)
@jamswety hızlı kullanan sürücü örneği ile neyi açıklamaya çalıştınız tam olarak emin olmadım ama kia’nın tipini beğenmiyorum. Yine de teşekkürler
0
🌸emfuzi
(02.10.22)
tiguan iyidir, satarken rahat ettirir.
tuscon ve 3008'de tutuluyor piyasada.

eğer boyut çok önemliyle, tiguan allspace ve kodiaq alternatif olabilir.
0
nuisance
(02.10.22)
(1)

Konsoloslukta verilen pasaport

volkann
Merhaba ahali,Konsolosluklardan alınan pasaport yurtiçinde alınana fonksiyonel olarak tamamen denk midir?Şöyle açayım: Bir defasında ülkeye girerken pasaport-yüz tanıma makinelerini kullanmıştım ve yine TR pasaportlu bir gurbetçi kullanamamıştı, görevli de yurtdışından alınan pasaportları okumaz dem
Merhaba ahali,

Konsolosluklardan alınan pasaport yurtiçinde alınana fonksiyonel olarak tamamen denk midir?

Şöyle açayım: Bir defasında ülkeye girerken pasaport-yüz tanıma makinelerini kullanmıştım ve yine TR pasaportlu bir gurbetçi kullanamamıştı, görevli de yurtdışından alınan pasaportları okumaz demişti.

Eski bir uygulama mıdır, yoksa hala bir fark var mı konsolosluk ve TR'den alınmış pasaportlar arasında, bileniniz var mı?
0
volkann
(01.10.22)
Mantıken olmaması lazım. Ailemdekiler Türkiye'den benimkisi konsolosluk, hicbir fark görmedim. Geçen lufthansanin kioskuna okuttum, onda da sorun olmadı.
0
logisticsmanager
(02.10.22)
(6)

iş teklifi geldi ama değiştirmek istemiyorum

logisticsmanager
Kendi firmamdan başka bir ürün grubunda daha az operasyonel daha çok stratejik, full remote, daha iyi maaş (yani maaş banti artışı var) teklif geldi.Ama istemiyorum. Is stratejik olsa da bana şu anki isime oranla önü daha kapali geldi. Altında ekip yok, benim şu an 3 ülkede 8 kişilik satın alma ekib
Kendi firmamdan başka bir ürün grubunda daha az operasyonel daha çok stratejik, full remote, daha iyi maaş (yani maaş banti artışı var) teklif geldi.
Ama istemiyorum. Is stratejik olsa da bana şu anki isime oranla önü daha kapali geldi. Altında ekip yok, benim şu an 3 ülkede 8 kişilik satın alma ekibim var.

Ben teklifi mudurlerime söyledim, onlar da ik ile konuştu ve bu hafta karsi teklif getirecekler. Ik dediğine göre aynı maaş bantina gelmem zor ama olabilir (karari onlar vermiyor, daha üst yönetim veriyor). Ik piyasadan maaş teklifi bekliyor (hani benim gibi birini almaya kalksa kaca patlar diye).

Burada önüm açık. Bir sene önce üç kişi ekibim vardi. Su an üç ülkede 8 oldu. Yeni satın alinan firmanin da tedarik zinciri geldi. Üstüne erp geçiş projesi de var. Yani sürekli gelisiyorum, öğreniyorum.
N+1 mudurum 2025'te emekli ve yıllardır yerine gecmem istendiği hem müdürlerim hem ik tarafından söyleniyor ve plan da 2024 itibariyle geçişin başlaması.

Ben şu an çalıştigim yer bir tık az da verse burada kalayim diyorum çünkü daha 2 senelik müdürüm ve altımda adam olmayan bir pozisyona geçmem bence iyi değil ki kendi ekibimi de kurdum ve artık yönetim isinde cok daha rahatim. Iki sene beklersem ve beklenildiği gibi olursa iki belki üç müdür+15 kişilik çalışan ekibi olacak.
Buna ek olarak diğer yerin insanlarini bilmiyorum. Başka ürün gruplarında çok sıkıntı müdürler olduğunu biliyorum ve kendi müdürlerim süper insanlar. Az fark için (200 euro falan olur aylık aralarinda tahmini, cok ucmaz) alınması saçma risk geliyor.

Ne diyorsunuz?
0
logisticsmanager
(01.10.22)
görüşlerine %100 katılıyorum, bence kıpırdama. hele ki erp geçiş süreçleri çok ciddi tecrübe kazandırır. 200 euronun ne kadar fark ettiğini şimdiki maaşına oranlayarak sen değerlendireceksin tabi ama müdür pozisyonunda birinin maaşında %5-10 arasıdır diye tahmin ediyorum. özetle; otur oturduğun yerde bence :)
0
mustafakesekci
(01.10.22)
Yani şöyle diyim;
Bana bugün zam gelmese tahminen yüzde 15-20 civarı artış olurdu bu teklif ile
Ama ben zaten karşı teklif ile yüzde 10 civarı artış bekliyorum(belki daha fazla) Arada yüzde 5-10 belki oynar oynamaz. Bu da 200-300 Euro arası para yapar.

Bana da öyle geliyor. Acil para ihtiyacim yok, zam alırsam zaten beni iki sene tutar o zaman müdür yerine geçince iyice rahatlarim düşüncem var.
0
🌸logisticsmanager
(01.10.22)
hocam öyle bir anlatmışsın ki sanki aradaki fark 200 değil, 2000 euro. 1200 bile değil bak.
0
edgenabby
(01.10.22)
@edgenabby; aslında emin değilim çünkü teklifler yazılı gelmedi. maaş banti tahminen konusuyorum.
Bu arada bahsettiğim fark benim şirketin vereceği karşı teklif sonrası olur diye düşünüyorum. Yani su anki maaşım ile fark tahminen 700 euro falan olur. Bu da mantiken benim misal yarin sıfır full Peugeot 5008 kredisine girmem demek (hani etkiyi anlamak için) ya da ayda iki kere Türkiye'ye gidip gelmek demek.

Bu arada bahsettiğiniz parayi fark olarak almak Avrupa'da imkansiz. O kadar fark olmaz hiçbir yerde. ben kendi calisanlarimdan 600-700 euro fazla alıyorum. Benim müdür de benden 1.5k euro fazla alıyor olsun (63 yaşında adam)
0
🌸logisticsmanager
(01.10.22)
ayda 2 kez Türkiye'ye gelmek istiyorsanız (bunu istediğinize emin misiniz :p) yeni iş veya hemen yarın sıfır Peugeot alacaksanız. yani böyle ekstra paraya değecek ve hemen/çok yakında olmasını beklediğiniz istekleriniz/hedefleriniz yoksa yeni işe geçmeniz için hiçbir tanecik bile sebep göremedim.
0
summer timetable
(01.10.22)
@summer: :) ya iste beklediğim maasa cikarsa ben de geçmem de sanki bu soruyu sorma amacım (ben de tam emin degilim) böyle bir değişim yapmam için ne kadar farklı olmalı gibi. çünkü firma karşı teklif vermese belki derdim ama vereceği için yüzde 99 kalma tarafindayim ama sacma karar vermek de istemem.

Galiba bir tam anlatilamayan sorum da müdürlüğe daha devam etmemin kariyer açısından mantıklı olup olmamasi. Çünkü diğer role geçersem ne zaman insan yonetecegim belirsiz ve bence çok deneyim isteyen bir olay.

Misal diger is gene insan yönetim olan ama daha üst pozisyon olsa o zaman daha zor seçim olurdu gibi.
0
🌸logisticsmanager
(01.10.22)
(2)

Fransa'da internet

mustafakesekci
İş için 5 günlüğüne fransaya gideceğim. bu sürede de telefondan internete girme ihtiyacım çok olacak. hem whatsapp üzerinden telefon görüşmeleri, hem navigasyon vs. turkcell yurtdışı internet paketleri çok mu tuzlu olur? ya da havaalanında böyle turistler için faturasız internetli sim kartlar falan
İş için 5 günlüğüne fransaya gideceğim. bu sürede de telefondan internete girme ihtiyacım çok olacak. hem whatsapp üzerinden telefon görüşmeleri, hem navigasyon vs.
turkcell yurtdışı internet paketleri çok mu tuzlu olur? ya da havaalanında böyle turistler için faturasız internetli sim kartlar falan oluyor mu?
0
mustafakesekci
(01.10.22)
Relay magazalari var havalimaninda, onlarda prepaid sim var.
0
logisticsmanager
(01.10.22)
türkiyeden bi e simli turkcell kontürlü hat alırsan rahat yurtdışı paketi ile; bir aylık 2 gb ve 100 dakika görüşme veriyorlar her yöne, her işini görür hem de sanırım daha ucuza gelir fransadan
0
sipsiyah
(01.10.22)
(5)

National Geographic Türkiye'de neden bitti

darkwizard
Ortaçağ dönemini yaşadığımız bu çağda bir bitmeyen bu vardı bu da bitti. Akp döneminde ve kriz ortamında bir güzelliğin daha sonu geldi. Ne düşünüyorsunuz bu konuda
Ortaçağ dönemini yaşadığımız bu çağda bir bitmeyen bu vardı bu da bitti. Akp döneminde ve kriz ortamında bir güzelliğin daha sonu geldi. Ne düşünüyorsunuz bu konuda
0
darkwizard
(30.09.22)
turkiye'de fakirlik cok, okuma sifir ama zaten butun dunyada dergi ve gazete satislari dususte internet sayesinde.

ornek: www.statista.com
0
hot potato
(30.09.22)
www.youtube.com

youtube kanalları muazzam bu arada.

keşke nt türkçe kanalı da olsa.
0
edgenabby
(30.09.22)
Bittiğini sizden öğrendim. İnternette bu konuyla ilgili bir şey bulamadım.

Dergi fiyatları çok yükseldi. İçerikleri zayıfladı.

Bilim ve Teknik dergisini ilkokulda takip etmeye başlamıştım. Akp sonrası dergi çok bozuldu. Elimde 1999 sayıları var. Her sayfası bilgi dolu.

National Geographic gibi dergiler de bilim magazin dergilerine dönüştü. Önceden bir konuyu çok ayrıntılı şekilde inceleyen yazılar olurdu.

En önemli sebep de internet.

Basılı her şey yok oluyor. Ansiklopediler bile bitti. Dergi ne...
0
dissendium
(30.09.22)
Olağanüstü fantastik süper güçlü ülkemizin ilerlemesine dayanamayan bunun gibi yabancılar bitiyor iste.

Her geçen gün daha iyiye giden ülkemiz kendi topunu tankını yapmayı öğrendiği gibi neysinim ceografigini de yapar.

:)
0
logisticsmanager
(01.10.22)
dergicilik bitti gibi.
0
paintov
(01.10.22)
(7)

kiralik evler hakkinda ne dusunuyorsunuz

Kittie
eskiden kira sokaga atilan bi paradir diyip biraz daha az vermek icin eski pusku bakimsiz evlerde oturan arkadaslarima hayret ederdim.simdi onlardan oldum. cunku ara kapandi.aklim almiyor. 8k altina duzgun semtlerde ev yok avrupa yakasinda. cogu da eski pusku. duzgun dedigim de luks bile degil.sorum
eskiden kira sokaga atilan bi paradir diyip biraz daha az vermek icin eski pusku bakimsiz evlerde oturan arkadaslarima hayret ederdim.
simdi onlardan oldum. cunku ara kapandi.

aklim almiyor. 8k altina duzgun semtlerde ev yok avrupa yakasinda. cogu da eski pusku. duzgun dedigim de luks bile degil.

sorum su. birini rahat yasatmak icin ben zora giriyorum su etmez daire icin hissi gelmiyor mu.

ve asil sorum bunun sonu ne olacak sizce? yavas yavas eski kiraci statusunden cikan insanlar duyuyorum. mevcut evden cikmamak icin mucadele ediyorlar. nereye gidiyor bu durum? homeless kulturu mu gelecek bize de. zaten sokakta yatan insanlarimiz vardi tabii de yayginlasir mi. ya da oda kulturu mu gelecek. benim bizzat bi tanidigim var mesela. akibetlerini merak ediyorum. ikisi de asgari ucretli. kimseyi dinlemediler evlendiler. kiralari yenilenir seneye. bu tur insanlar napicaklar, odaya da cikamazlar.
0
Kittie
(29.09.22)
mantığa uygun hareket edilirse önce istanbul vs. büyük şehirlerin balonu patlar insanlar sadece buralarda yaşamak için eziyet çekmez ilk depremde çökecek harabe binalara maaşlarının büyük kısmını ayırmaz, sonra da bu büyük şehirlerdeki nufüs azalacağı için zaten pandemiyle bi test edilmiş olan uzaktan çalışma işi uygun sektörlerde yaygınlaşır. kira asgari ücrete göre bakarsak her yerde yüksek evet ama bunun temel sebebi asgari ücretin düşüklüğü, ekonominin kötü olması. büyük şehirlerdeki anlamsız yüksekliğin sebebi nüfus fazlalığı, talebin fazla olması. 5k etmeyecek eve 10k kira istesin adam yine kiracı bulacak, talep var çünkü. ülkenin yarısı tek şehirde toplanmış kiracı bulmaktan kolay ne var? istanbulda uzun süre kiracı bulamayan varsa tek sebebi ederinin iki katına değil de üç katına filan kiralamaya çalışmasıdır. biraz beklerse o da bulur.
nüfus biraz daha düzgün dağılsa ülke genelinde bakarsan yer bol, uzaktan çalışabilecek olsa adam anadoludan istanbula niye gelsin, masraflarını niye katlasın? ha iyi maaş alacak adam daha fazla imkan sunduğundan yine gelir büyük şehirde yaşar tabi ama asgari ücret civarına çalışan adam büyük şehirlerin sunduğu o fırsatlardan zaten yararlanamıyor ki, varlığını sürdürmeye çalışıyor ancak...
0
konetsu
(29.09.22)
büyük şehirlerden küçük şehirlere göç artacak
ıvır zıvır üni bölümlerini tercih eden kişi sayısı azalacak
ev arkadaşlığı kültürü artacak gelişecek
herkesin istanbul’a kapağı atma hevesi bitecek

o dairenin fiyatı o kadar etmez diye bir şey yok maalesef. veren varsa o dairenin fiyatı tam olarak odur.
0
roket adam
(29.09.22)
İstanbul'dan Anadolu'ya göçün mantığı yok. Çünkü Anadolu'da iş yok. Ben sanayi şehrinde bile istediğim gibi iş bulamıyorum. İstanbul'dan göç doğru adımlarla 50 yıl sonra başlayabilir ancak.

Bu sorunun temel sebebi doların ve euronun yüksek olması. TL değer kaybedince yabancılar için cennete dönüştü ülke. Türklere ev kiralamak varken yabancılara ev kiralamaya başladılar. Bu bir sürü şey için böyle. İstanbul'da turistlerin olduğu bir mekâna gidince Türk olduğunuzu anladıklarında fazla ilgilenmiyorlar bile. Koskoca kısıtlama döneminde denize bile gidemedik. Bu devam ettikçe hiçbir şey düzelmez. Türkiye'nin yabancılar için çekiciliği azalınca, kısaca zenginler için buranın bir avantajı kalmayınca kiralar da düşecek.

Daha hızlı nasıl düşebilir? Deprem olunca milyonluk evlerin fiyatı 100 bin liraya düşebilir. 1999 yılındaki depremde böyle olmuştu.

Bir de sadece kiralarda sorun yok. Tişörtten çikolataya, otobüs biniş ücretinden su faturasına kadar her şey pahalı. Okumuş etmiş insanlar araba bile alamıyor. Bu saçmalık bir noktada son bulacak.
0
dissendium
(29.09.22)
Dünyanın tüm büyük şehirlerinde merkezde kiralar çok yüksektir. Orta gelirin altındaki grup şehre uzak yerlerde oturur, orta gelir grubu da ya biraz uzak ya da bütçesinden biraz fazla harcayarak ve daha kötü/küçük bir eve razı olarak şehir merkezine yakın oturur.

İstanbul'un ortasında pek çok uygun fiyatlı mahalle vardı, bunlar yavaş yavaş silindi, siliniyor.
Bu değişimi yaşayan diğer şehirlere göre önemli bir farkımız çok ani bir göç dalgası almamız ve ev alana vatandaşlık satılması nedeniyle bu değişimin çok hızlı yaşanmış olması.

Örneğinizdeki asgari ücretle çalışan kişiler artık şehir merkezine daha uzak bir eve taşınmak zorunda kalacaklar. Belki de eskiden Kasımpaşa'nın uygun fiyatlı bir kısmında yaşıyorlardı ama artık şehrin içinde uygun fiyatlı yerler kalmadı ve Başakşehir veya Sultanbeyli gibi bir semte taşınmak zorunda kalacaklar.

"Birini rahat yaşatmak için" şeklindeki düşüncenize katılmıyorum. Evlerin satış fiyatlarına göre kiralar pek de yüksek değil genelde.


Emlak piyasasının uzun süre böyle gidebileceğini sanmıyorum. Bir noktada patlama olacak.
Ekonomi sendelediği anda 15-20 bin liraya kirada oturan insanların bazıları işlerini kaybedecek ve kiraları ödeyemeyecek. O ödenemeyen kiralar banka kredisi ödeyen ev sahiplerinin ödemelerini aksatacak ve bu etki büyüyecek. Hem ev hem de kira fiyatlarının bu sendeleme sırasında çok ciddi düşeceğini tahmin ediyorum. (Düşme dediğim TL bazında değil de Dolar bazında bir düşüş)
0
michael_knight
(29.09.22)
Evlenme yaşı yükselecek
Boşanmalar artacak.
Çekirdek aileler baba evine göçecek.
İhtiyarlar, evlerini kiraya verip çocuklarının evlerine göçecek.
Emekliler büyük şehirleri terkedip memleketlerine dönecek.
Yazlıklarda yaz kış oturanların sayısı artacak.
Geçinemeyenler küçük şehirlere göçecek.
Büyük şehirlerde üniversiteli sayısı azalacak.
vs.
0
Mirket
(29.09.22)
Simdi Türkiye iş bakımından çok salakça dizayn edilmiş bir yer. Ülkede resmen 2-3 yer dışında doğru düzgün bir kariyer yapılabilecek şehir yok.

Misal paris; aynı durum. Kiralar deli gibi fazla. Orada da benim yaşadığım yerde de asgari ücret aynı. Kimse paris'te yaşamıyor zaten, dışında yaşayıp 1.5 saat yol çekiyor. Ben de orada yasayanlara kafayı yemis gözüyle bakıyorum çünkü başka birçok şehirde iş var.

Iste istanbul da bu olacak. Yillarca o "abi Avrupa'da kutu gibi evde yasiyorlar/3 kisi bir evde yasiyorlar/2 saat yol gidiyorlar" diyenler aynısını İstanbul vs için diyecek. Kiralar zaten öyle cok alakasız kalmamış avrupa ile. Ülkenin asgari ücreti resmen dalga geçilir halde ama kuraları avrupalasmis.

Iste bunun sebebi sadece mevcut emlak krizi değil yıllardır ülkenin kötü yönetilmesi. Her şeyi istanbul ve cevresine yaparsan olacak budur. Her üniversite mezunu is yapmaya İstanbul'a geldi iste.

Bu noktada mirket dediği gibi olacak. Çok yüksek maaş almayip kirada olanlar, özellikle çok üzüldüğüm emekliler falan, artık bilmem kaç yıl sonra başka sehirlere göç etmek zorunda kalacak.

Yani en basiti benim ailemin evi var İzmir'de. Ama kira olsa su an kiralar 7 bin lira. Ya ikisinin aylık toplam emekli maaşı 11-12 zaten. Etrafımizda emekliler vardi, onlar ne yapar bilmiyorum hiç.
0
logisticsmanager
(30.09.22)
Aslında kira ücretleri yüksek değil hatta şu an M2 kira ücretleri İstanbul'da hala cazip mesele kiracının ısrarla aynı semtte aynı fiyata oturmak istemesi. Malum dünyada nüfus artıyor toprak her geçen gün kiymetleniyor ayrıca pandemi döneminde yeni inşaat yapılamadı arz talebi karşılamadığı için fiyatlar yükseliyor uygun fiyata kirada oturmak isteyen semtini değiştirebilir zaten İstanbul'da 3-5 yıla butun semtler gelişiyor.

Konutun değerini belirleyen temel etken lokasyondur konut çok eski olabilir ama lokasyon kıymetlidir

Kimseyi rahat yasatmiyorsunuz başkasının malını kullanıyorsunuz karşılığında kullanım ücreti ödüyorsunuz isteseniz daha uygun fiyata başka semtlerde ev kiralayabilirsiniz ama ona yanaşmıyorsunuzda kıtalardan şikayet ediyorsunuz malum İstanbul günden güne değerlenen bir şehir.

Oda kiralama kültürü yaygınlaştı bile.

Asgari ücretle çalışanlar oturduğu semtide ona göre seçiyor asgari ücretli çalışan Beşiktaş'ta veya Kadıköy'de ev kiralamak
0
beemaker
(30.09.22)
(1)

Fransa erasmus stajı

logisticsmanager
Bir öğrenci erasmus staji için geliyor.Aramızda erasmus staj belgelerini yaptik. (Convention de stage/agreement)Kız konsolosluktan vizeyi de aldı "staj" diye yazılan.Bu noktada ik fransa sisteminden staj belgesi yapmaya çalışıyor ve orada bu belgenin kişi gelmeden iki ay önce yapılması gerektiği ve
Bir öğrenci erasmus staji için geliyor.
Aramızda erasmus staj belgelerini yaptik. (Convention de stage/agreement)
Kız konsolosluktan vizeyi de aldı "staj" diye yazılan.
Bu noktada ik fransa sisteminden staj belgesi yapmaya çalışıyor ve orada bu belgenin kişi gelmeden iki ay önce yapılması gerektiği ve vize almak için gerektiği yazıyor. Bizim de ilk erasmus stajyerimiz olacak hiçbir sey bilmiyoruz.

Şimdi aklıma takildi (IK ofis dışında); aranızda Avrupa'da staj yapan oldu mu? Bu erasmus belgesi staj belgesi dışında belgeye gerek oldu mu?

Hayır şurada bir hafta kaldı gelmesine hiç sevmem son dakika sorunu. Vizeyi almış insana sıkıntı çıkmasın diye her yeri arastiriyorum ama net bir şey bulamadım resmen.
0
logisticsmanager
(29.09.22)
Evet, ben Fransa'dayim öğrenci buraya gelecek.

Yani biz tam olarak ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz çünkü kişinin staj agreementi yapildi. Bu vizede sunuldu ve kisi stajyer vizesi aldi.

Simdi bir yerde bize işte staja baslamadan ve vize almadan bilmem ne sitesinden o staj anlasmasi yapılması lazımdı diye bir bilgi geldi ama kisinin zaten artık vizesi var, bunun ne alakası var anlamadık.

Yani mantiken bir kişi stajyer vizesine sahip olduktan sonra bir sorun olmasa gerek diyorum ama içime kurt düştü şimdi.
0
🌸logisticsmanager
(29.09.22)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.