Giriş
(9)

Başka sektörlerin toyota sı nedir?

Lh12
Uzun ömürlü, kullanışlı, sempatik ve lüks olmayan markalar neler? Giyimde, beyaz eşyada, mobilyada, elektronikte....
Uzun ömürlü, kullanışlı, sempatik ve lüks olmayan markalar neler? Giyimde, beyaz eşyada, mobilyada, elektronikte....
0
Lh12
(20 saat)
Apple
Daikin
Başka aklıma gelmedi
-2
artıküyeolmakistiyorum
(19 saat)
Sony
-1
duster
(18 saat)
izeltaş
0
antihero
(18 saat)
Decathlon
-1
hububrad
(17 saat)
(bkz: muji) (giyim, kirtasiye)
(bkz: uniqlo) (giyim)
0
Sour
(17 saat)
Saat casio
0
grimavi
(14 saat)
Bilgisayar thinkpad lenovo.
0
logisticsmanager
(9 saat)
ben bilgisayarda asus diyorum.
2005'ten beri asus bilgisayar kullanıyorum.
3 tane oldu şimdiye kadar ve hepsi aslında bir şekilde çalışıyor.
telefonda da iphone.
2016'da alınmış se çalışıyor.
pilini değiştirsem 4s de çalışır ama çalışınca ne olur bilemem gerçi :D
0
rain when i die
(8 saat)
mars hydro
barneys farm
canapuff
0
birdirbir
(3 saat)
(13)

Canım çok sıkkın, büyük hakkım yeniyor

cometome
Ben bir kız çocuğuyum. Ailemin durumu iyi, orta ya da ortanın bir tık üstü diyebilirim. Babam vefat etti.Abim, kalan miras kendisininmiş gibi sahiplendi.Hayatında hiç çalışmamış olmasına rağmen bu yaz evleniyor ve tabi ki mirastan yiyor. Hiç bir şeyden sakınmadılar her şeyin en pahalısını aldılar. B
Ben bir kız çocuğuyum. Ailemin durumu iyi, orta ya da ortanın bir tık üstü diyebilirim. Babam vefat etti.
Abim, kalan miras kendisininmiş gibi sahiplendi.
Hayatında hiç çalışmamış olmasına rağmen bu yaz evleniyor ve tabi ki mirastan yiyor. Hiç bir şeyden sakınmadılar her şeyin en pahalısını aldılar. Babam rahmetli olmadan önce altına arabasını da çekmişti.
Bense asgari ücretle çalışıyorum ve hayatta
kalmaya çalışıyorum. Kazandığım zaten yol, yemek ve temel ihtiyaçlarla bitiyor kenara hiç bir şey atamıyorum. Bende evlenmek istiyorum ama erkek arkadaşımla ekonomik nedenlerden dolayı evlenemiyoruz.kendimi çok büyük haksızlığa uğramış ve hakkım yeniyor gibi hissediyorum ve elimden hiç bir şey gelmiyor.
+1
cometome
(21.06.26)
talep ettiniz mi? mirasın şu kadarı benim dediniz mi?
istemeyene kimse bir şey vermiyor.
+7
co2s2
(21.06.26)
miras davası açabilirsin. hakkın korunuyor aslında yasal olarak.
+5
hknty
(21.06.26)
geriye dönük de olacak şekilde mirastan bütün hakkınızı alabilirsiniz. tabi ki mahkeme yoluyla. ispatlayabildiğiniz her şeydeki hakkınızı mahkeme size verecektir.
0
bravoteam
(21.06.26)
Miras konusunda uzman hukukçu ile bu işi çözersin. Babanın kanından olduğun sürece (en yakın arkadaşım hukukçu, böyle miras hikayesinde kızın kapıda bulunması ortaya çıktığını anlattığı meşhur davası var ondan dedim) hakkın yasayla korunuyor.
Size değer vermeyenlere özel olarak değer vermeye gerek yok. Siz kendinizi kurtarın.
0
logisticsmanager
(21.06.26)
Mirasini hemen al. Talep et.
Bana verilmedi sorulmadi diye düsünme. Kendin alicaksin.
Bir avukat bul güvenebilecegin otur konus haklarini ögren. Internetten kendin de arastirabilirsin.

Haklarina sahip cik. Iki kardese esit paylastirilmali.
0
Purple life
(21.06.26)
Önce konuşun. İnat ediyorsa verin mahkemeye mirastan hakkınız olan şeylerden sattığı /tükettiği varsa onlardan da pay isteyin. Arsa varsa ona çek, senet taksit vs. ile de satmayın, kalsın kenarda.
Oldu ki bir zaruret varsa peşin olarak başkasına satın . Başkalarıyla komşu olmasına tanışmasına vesile olmuş olursunuz :) kız kardeşinin değerini anlaması gerek bir yerde .

Biraz aklı olan, bu durumda olan kız kardeşinin evliliği için de destek verir ama toplumda genel olarak maalesef özellikle miras konusunda o zihin seviyesi yok.
Sorsan herkes kredi çekmiş, herkes borçlu ama çoğu yalan .
Gerçek olan şey, belamızı asla bırakmak istemediğimiz yine o mal mülk ile bulduğumuz.
Öyle ki başkasının o maldaki hakkı bile umrumuzda değil
+4
diyecevaplandı
(21.06.26)
Maalesef hukuki olarak talep edemiyorum vefatından önce abimin üzerine yapıldı her şey ama bazı karışık durumlardan dolayı mal kaçırma kapsamına da girmiyor. tamemen karşı tarafın vicdanına kalmış durumdayım. Konu sadece para mal mülkte değil, aynı anne babanın iki evladı olarak benim dışlanmam
-2
🌸cometome
(21.06.26)
kendini yiyip bitirmektense bir eylem planı yapıp uygulamalısın. ilk adım bir avukata danışmak. mal kaçırmaya girmeyebilir ama bilmediğimiz-fark etmediğimiz bir açık kanun olabilir. belki de sadece bu baskı ile hakkının tamamını olmasa da bir kısmını alabilirsin.

uğraşların hiçbir sonuç vermezse de gene kendi canını sıkmama amacı ile herşeyi silip yoluna devam etmelisin.
0
orpheus
(21.06.26)
hukuki olarak tenkis davası açabilirsiniz.

dışlanmanız için maalesef yapabilecek bir şey yok. mahkeme kararıyla kendinizi sevdiremezsiniz
+1
bravoteam
(21.06.26)
Ailenin kafa yapısı belli. İnsanlıktan anlayacak gibi değiller. Hukuk yoluna gideceksin. Ve mutlaka yap bunu. Ayrıca sosyal medyada kamuoyu oluştur. Tv'de kadın kuşağı programlarına dahi başvuru yap.

Ömrünü hayıflanarak, pişmanlıkla geçirme.
0
yurtsuz john
(21.06.26)
Benimde bildigim geriye donuk hakkin korunuyor.


Zamaninda dedemin vefati uzerine dayim olumunden once mali mulku vekalet araciligi ile uzerine gecirmisti. Annem dava araciligi ile aldi hakkini.

Ne insanlar var dunyada. Kolay gelsin umarim mutlu olursunuz
0
inte17
(21.06.26)
eğer tüm mal abinize resmen verilmediyse resmen, bölünmek zorunda.

talep edin.

verilmiyorsa dava açın.
0
gurur
(21.06.26)
(3)

Bu video yapay zeka değil mi

yakalayamadığın.ışıklar
https://www.instagram.com/reel/DZGiH43gCsh/?igsh=Ve öyleyse 12 milyon beğeni ve 16 milyon iletim yapılması daha da kötüsü değil mi
www.instagram.com

Ve öyleyse 12 milyon beğeni ve 16 milyon iletim yapılması daha da kötüsü değil mi
0
yakalayamadığın.ışıklar
(20.06.26)
Yoo değil
0
msb
(20.06.26)
Yapay zeka.
Geçen buradaki papağan videosu gibi; bir tane yarayan şey bulup milyon tane yapıyorlar. Köpeği olan insanlar diğer videolara sadece mantıken bile baksa imkansız olduğunu bilir ki videolardan da belli.
Ve bunların bu kadar iş yapmasından öte bunlari takip edip yorum yapanlar falan üzülüyorum yani. Bu insanlar yarın brad pitt'le konuştuğuna da inanacak.
0
logisticsmanager
(20.06.26)
yapay zeka
0
sadegazoz
(21.06.26)
(6)

Ağırlık artışı konusu

arbre
Hip abduction makinesinde en son kiloya ulaştım. 60 kg. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerekiyor? Başka makine varsa onlara mı bakacağım, bara ağırlık takıp deadlift gibi hareketler mi çalışacağım?
Hip abduction makinesinde en son kiloya ulaştım. 60 kg. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerekiyor? Başka makine varsa onlara mı bakacağım, bara ağırlık takıp deadlift gibi hareketler mi çalışacağım?
-10
arbre
(19.06.26)
Yurtsuz john gibi çıplak fotolarını yayınlayabilirsin. Yok aman sakın yapma.
+5
Lh12
(19.06.26)
Izlemen gereken yol internette olan milyonlarlarca antrenman programindan haftalık gün, günlük dakika/saat ve salonda bulunan ekipmana göre uygun olanını yapıp geçmek.
Hayatımda hip abductionda sona ulaştım, deadlift mi sonraki level diye bir soruyu hiç beklememistim. Ikisi biraz kel alaka yani, biri makinede kontrollu biri compound.
Bak redditi aç, fitness wikiye gir oradan program seç. Zaten program takip ediyor olsan bu soruların hiç olmayacak.
0
logisticsmanager
(19.06.26)
logisticsmanager, ben kendi programımı oluşturdum, okuyunca biraz mantıksız geliyor, şunu demek istiyorum, hip abduction glute geliştirmek için yapıyordum, sonuçta deadlift de glute çalıştıran bir hareket, bu yolla mı devam edebilirim
-5
🌸arbre
(19.06.26)
Lh12, korkmayın güvendesiniz
-5
🌸arbre
(19.06.26)
Makine üzerindeki ağırlıkların üzerine de ağırlık takabilirsiniz.

Örnek
youtube.com
0
tadartatmaztadantatar
(19.06.26)
tadartatmaztadantatar, oha bu çok iyiymiş zekice
-5
🌸arbre
(19.06.26)
(14)

Teknik Olarak Başarılı Adamdan/Kadından Yönetici Olmaz

lapetitemort
Ne diyorsunuz bu görüşe?
Ne diyorsunuz bu görüşe?
0
lapetitemort
(16.06.26)
virgülü nereye koyuyoruz
+3
anon1m
(16.06.26)
Yanlis diyoruz, oyle sacmalik olmaz. Teknik alanlarda teknik basari iyi yoneticilik icin yeter sart degildir ama gerek sarttir.
0
ghilleinthemist
(16.06.26)
Acayip yanlış.
0
logisticsmanager
(16.06.26)
ben şunu kullanırım hep. bunu kastettiysen katılıyorum:

iyi bir askere cephede ihtiyaç vardır. karargahta değil.
+2
buenosdias
(17.06.26)
teknik olarak başarılı adamı yönetici yapmazlar kolay kolay zaten inek gibi sağarlar olduğu konumda, yöneticiler bi üstteki yöneticiye iyi dil darbeleriyle yönetici olurlar
+6
nahtoderfahrung
(17.06.26)
teknik olarak başarılı olmak iyi bir yönetici olmanın tek şartı değildir.
-1
co2s2
(17.06.26)
Peter Principle denilen bir kavram var, kabaca çalışanların şu anki performanslarına göre değerlendirilip terfi ettirilmeleri neticesinde bir noktada terfi aldıkları pozisyonun gerektirdiği niteliklere sahip olmadıkları için başarısız olacakları ile alakalı.

Bu tür "Sen X teknik işi iyi yapıyorsun, hadi seni X teknik işini yapan insanların yöneticisi yapalım" düreçlerinde Peter Principle daha çabuk yaşanıyor çünkü bir teknik işi iyi yapmakla o işe dair iyi bir yönetici olmak için gereken nitelikler birbirinden çok farklı olabiliyor.

Özetle "Teknik olarak başarılı kişiden yönetici olmaz" geçerli bir önerme olmasa da "Sırf teknik olarak başarılı diye birini yönetici yapmak" çok mantıklı değil.
Genelde bu durum şirket organizasyonun başarılı çalışanı hem maddi, hem de ünvan olarak tatmin edemediği şirketlerde sık yaşanır. Yönetici olma arzusu olmayan, işinde başarılı teknik çalışan bir noktada yönetici olmaktan başka bir yol bulamaz; sevdiği işten uzak kalır, iş delege etme konusunda sorunlar yaşar, hatta altında çalışan kişilerle teknik konularda rekabete girer vb.
Sonuçta herkes mutsuz olur.
+2
salihdt
(17.06.26)
var tabi boyle bir sey. teknik mevzulara yatkin insanlar genelde insan iliskilerini yonetemezler. yoneticilik biraz yavsaklik gerektiren bir istir. politikada da, is hayatinda da basarili olmanin yolu budur maalesef.
+1
antikadimag
(17.06.26)
Benim bu. Muhtemelen son iş görüşmemden de bu nedenle elendim. Yaklaşık 8 yıl yöneticilik yaptım. Fakat mutlaka her gün insan yönetimi ile ilgili bir nasihat veya serzeniş duydum. Biraz zor oluyor bu süreçte baskı günden güne artıyor. Lanet olsun keşke düz mühendis olsam o zaman dediğinde de doğal bir lidersin ama diyip üstünü örtüyorlar. Teknik yeterlilik yöneticiliğe yetmez maalesef. Yetse de çok zorlanılır ve küçük firmalarda yönetici olmaya devam edilir. Şans faktörünü göz ardı edersek tabii.
0
kablelvuku
(17.06.26)
yönetici olmanın koşulu ağzının iş yapması, teknik bilip bilmemekle alakalı değil. bilirse artı puan tabi.
+2
duyuruuser
(17.06.26)
Sektöre göre değişir.
Bazı sektörlerde, teknik olarak başarısız insanlardan iyi yönetici olamıyor.
0
burfak
(17.06.26)
Bu da dahil tüm genellemeler yanlıştır diyorum.

Öte yandan bazı insanlar teknik olarak çok iyi olsalar da yönetici olmaya uygun değiller ve teknik bilgileri bu yetersizliğin üstünü örtemiyor. Yöneticilik bence çok zor bir iş ve ayrı bir beceri istiyor ama gözlemlediğim kadarıyla bazı teknik kişilerde bir ego oluyor yöneticilik de ne ki yapılır o gibi. Ama yapılamıyor işte. Kendi patronumdan biliyorum. Benim asla yönetici olmamam gerektiğinden emin olmamın en büyük nedeni onun beceriksizliğidir.
0
peki madem
(17.06.26)
Teknik anlamda iyi olmak ve yönetebilmek birbirine ters korele özellikler değil. Teknik anlamda çok iyi biri aynı zamanda çok iyi bir yönetici de olabilir. Tam tersi de mümkün elbette. Yani böyle bir genelleme çok yanlış. Benim yöneticilerimi düşünüyorum; teknik anlamda çok iyi olan ve aynı zamanda çok iyi yönetici olan insanlar vardı aralarında. Halihazırdaki yöneticim de öyle. Teknik pozisyondan geliyor, hala o alanda çok iyi ve yönetici olarak da çalıştığım en iyi yöneticilerden biri. Hatta en iyisi diyebilirim.
0
himmet dayi
(17.06.26)
Teknik elemanlarin insan ilislilerinde zayif oldugunu Kabul eden bir yaklasim bu.

Ama kariyeri boyunca yatay veya dikey olarak teknik ve yonetici rolleri arasinda gecis yapan bir suru ornek biliyorum.
0
parcxerox
(17.06.26)
(4)

Kredi çekerken yapılan hayat sigortası iptal edilir mi?

avatar is back
Özete bakıyorum rakam çok yüksek. İptali mümkün müdür? İptal edersem krediyi de iptal ederler mi? Nasıl iptal edilir? Çelişkili bilgiler var internette. Banka akbank
Özete bakıyorum rakam çok yüksek. İptali mümkün müdür? İptal edersem krediyi de iptal ederler mi? Nasıl iptal edilir? Çelişkili bilgiler var internette. Banka akbank
0
avatar is back
(16.06.26)
sigorta şirketini arayıp iptal edebilirsin. bazıları direkt mobilden iptal ediliyordu.
krediye bi şey olmaz. defalarca yaptım. akbankta da yaptım
0
jelly bear
(16.06.26)
Ya edilir mi tam net bilmiyorum da benim babamın bir sürü kredi borcu varmış(tahmin ediyorduk ama bu kadar demiyorduk. 20 bin falan emekli maaşı olan adamda 500 bin lira kredi borcu vardi 2024te), hiçbir hayat sigortasını da iptal etmemiş rahmetli. Bütün borçlar kapandı, üstüne para bile geldi. Biz ilk gördüğümüzde şok olmuştuk tabi, neyi satarız falan diyorduk.
Demek istediğim arka planda bu borç size bir şey olursa birine kalacaksa ve bu kişiler için yüksek bir mebla olacaksa bunu yapmanızı önermem.
Onun dışında benim bildiğim özel hayat sigortalı teklifler değilse ediliyor olmalı çünkü zamanında çok okudum sikayetvarda bunun parasını geri iade şikayet edenleri.
+2
logisticsmanager
(16.06.26)
önce dışarıdan bir kredili hayat poliçesi kestirin, sonra da iptal edebilirsiniz. banka dışında aynı teminatlarla daha uyguna poliçe kesebilirsiniz kredili hayat için.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.06.26)
Akbank, Enpara, YKB bildiğim kadarı ile iptal ediyor. Garanti bankası sorun çıkarıyor bir arkadaşım epey uğraştı iptal edemedi. Ama bu ihtiyaç kredileri için geçerli. Konut kredisi vs. mümkün değil.
0
creepy
(17.06.26)
(7)

Kabin Bagajı Hakkında

Lubb
Arkadaşlar selamlar,Thy ile bir uçuşum olacak (dış hatlar) 1x8kg kabin bagajı hakkı tanımışlar kabin valizim var bu hakkımı onla kullanacağım.Bu kabin valizinin haricinde bir de sırtımda sırt çantası (bildiğimiz normal backpack) ile kabine girebilir miyim? Kişisel eşya hakkı var bir de sanırım çünkü
Arkadaşlar selamlar,

Thy ile bir uçuşum olacak (dış hatlar) 1x8kg kabin bagajı hakkı tanımışlar kabin valizim var bu hakkımı onla kullanacağım.

Bu kabin valizinin haricinde bir de sırtımda sırt çantası (bildiğimiz normal backpack) ile kabine girebilir miyim? Kişisel eşya hakkı var bir de sanırım çünkü.

Yani kabin valizi + sırt çantası kombinasyonu kabinde sorun olur mu? Siz yaptınız mı?

Sırt çantasının ağırlığını kontrol ediyorlar mı?
0
Lubb
(16.06.26)
Sirt cantasi kisisel esyaya girmiyor gozukuyor: cdn.turkishairlines.com

Eger el cantasi kadar kucukse olabilir, yoksa zaten sirt cantasi kabin valizi yerine gecer.
-1
sertac akin
(16.06.26)
"1 adet kişisel eşyanızı taşıyabilirsiniz. Kişisel eşyanız olarak çantanız maksimum 40x30x15 cm ebatında olmalıdır. Kişisel eşyanın ağırlığı maksimum 4 kg’ı geçmemelidir."

www.turkishairlines.com

ustteki linkte bay/bayan el cantasi secenegine girer bence. onemli olan boyut ve agirlik. ben pegasus ile ucuyorum genellikle, thy ile ucmadim cok uzun zamandir. ama pegasus bile kontrol etmiyor sirt cantalarini, thy'nin kontrol ettigini hic sanmam. ben en son pegasus'a biraz daha buyuk (28 litre) ve daha agir (5-6kg vardir) sirt cantasi ile bindim, kabin bagajim (10.5kg) da vardi, kimse bir sey demedi. ama cok buyuk bir canta olursa sikinti olabilir.
0
lemmiwinks
(16.06.26)
Normal boy sırt çantası ise sorun olmaz binebilirsiniz. Ağırlığına bakarlar mi belirsiz, bazen etiket yapıştırmak icin istiyorlar bazen kimse sormuyor.
0
a perfect lie
(16.06.26)
Ben neredeyse tüm yolculuklarıma bu şekilde gidiyorum kabin + sırt çantası şeklinde. Şimdiye kadar hiç sorun çıkarılmadı.
+2
himmet dayi
(16.06.26)
Bu sene iki kere thy ile Türkiye'ye geldim, ikisinde de bir kabin valizi bir de sırt çantası (15inch laptop vs alan bir canta) geldim. Kimse bakmadı bile. Normal yani bu, çok dolu böyle büyük decathlon canta olmadığı sürece.
+1
logisticsmanager
(16.06.26)
girebilirsin. ağırlığa bakmazlar check in bankosuna uğramazsan. uğrarsan nadiren bakıyorlar.
0
jelly bear
(16.06.26)
sırt çantasından kastınız günlük kullanabildiğiniz, içine bir laptop, iki şarj aleti, belki bir iki defter girecek sırt çantasıysa kimse laf etmez bence ama seyahat amaçlı sırt çantasıysa, aşağıdaki gibi, laf edebilirler.

thumbs.dreamstime.com
+1
co2s2
(16.06.26)
(6)

sporda 45 dk yurumek

aloneinthedark
bu kadar yurumek cok mu sonrasinda diger aletlere geciyorum ne oneririsiniz
bu kadar yurumek cok mu sonrasinda diger aletlere geciyorum
ne oneririsiniz
0
aloneinthedark
(15.06.26)
Öncelikli amacın neyse ilk onu yapmak gerekiyor derler, yani amacın ağırlık çalışmaksa ilk ağırlık çalışıp sonra yürüyüş vs; yok amacın kardiyoysa önce kardiyo sonra ağırlık. Amacın ağırlıksa ama öncesinde 45 dakika yürüyorsan hem zamandan hem enerjiden çaldığın gereksiz bir planlama yapmış olabilirsin. Bunun yerine önce aletlerle çalışmak sonra yürümek bence daha iyi. Isınmak için yürüyorsan bence o da gereksiz ama sen öylesini tercih ediyorsan 5-10 dk yeterli.
+3
kizil karga
(15.06.26)
Kardiyoyu idmandan sonra yap. Yürüyüş, koşu değil eliptik bisiklet kullan. Süresi sana kalmış.
+3
yurtsuz john
(15.06.26)
Amaca bağlı. Yağ yakımı, kardiyo için ok. Ağırlık için çok fazla. Düz yürüyüş verimsiz. Eğimli yürüyüş etkili. O da 45 değil 30 dakika. Hız 4 4,5.
-6
arbre
(15.06.26)
Hani belirli bir zamandan sonra dersin bir faydası yok deyip öğrenciyi tenefüse çıkarıyorlar ya, bunda da var öyle bir şey.
Spora başladın ile bıraktın arası 60 dakika, bilemedin 70 dakikayı aşmamalı.
O süreye kardiyosu, ağırlığı, ısınması soğuması dahil.
+1
Mirket
(15.06.26)
Çok değil. Amacının ne olduğunu bilmiyorum. Ama yürümek vs ağırlık antrenmanı sonrası yapılmalı. Hatta zone 2 şekilde yaparsan ideali olur.
Vücudumuz bu kadar zayıf değil. 20 dakika yerine 45 yürüsün diye patlamazsin ama bu birazcık yaptığı antrenmana, yeme içmeye vs de bağlı. Ben 20-25 dakika yürürüm genelde. Bazen de 10 dakika kadar assault bike olabilir yerine.
Biraz yoğun ağırlık antrenmanı sonrası zone 2 cardio diye arastirabilirsin bilgilenmek için. Ağırlık çalıştığın günlerde antrenman sonrasi 20-25 dakika. Diğer günlerde daha uzun yapabilir hatta daha yukarı Zonelara gidebilirsin.
0
logisticsmanager
(15.06.26)
bence başka günler spor salonu dışı yürü açık havada
spora ısınarak başla
gerçek hareketlere enerji kalsın
0
mantık
(15.06.26)
(5)

Bir yazarı arıyorum

sucvecezve
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o ünivers
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o üniversiye girdi şükür ve kendisine çok teşekkür etmek istiyorum.
Mesajlar otomatik silinmiş (neden?) ve Nickini hatırlayamıyorum. Sözlük yazarıydı ve burada konuşmuştuk. nickinde konuşmak fiili geçiyordu tam çıkaramadığım biçimde. Okuyorsa burayı çok sağolsun.
0
sucvecezve
(14.06.26)
Konusmakistiyorum ?
0
logisticsmanager
(14.06.26)
@logisticsmanager hocam Dediğiniz gibi bir yazar bulamadım.
0
🌸sucvecezve
(14.06.26)
Konusmabenkonusuyorumdahabitirmedim
+4
üğpoıuy
(14.06.26)
Konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim

Türkçe karakter olmayabilir.

Mesajlar kısmından yeni mesaj açın. Orada konuşma yazınca çıkıyor öneriler bu arada.
-2
elorelia
(14.06.26)
Evet -konusma ben konusuyorum daha bitirmedim-miş ama galiba şu an aktif değil. Teşekkürler herkese.
0
🌸sucvecezve
(15.06.26)
(9)

mutlaka okunmasi gereken kitaplar

lemmiwinks
kurgu olmayan mutlaka okunmali dediginiz kitaplar?
kurgu olmayan mutlaka okunmali dediginiz kitaplar?
0
lemmiwinks
(13.06.26)
İlgi alanların nedir ?
0
diyecevaplandı
(13.06.26)
Sağa sola saldırmayı övenlere;
Band of brothers
Generation kill

Viktor Frankl - man's search for meaning
0
logisticsmanager
(13.06.26)
@diyecevaplandı: benim ilgi alanimla ilgili degil soru, sizin mutlaka okunmali dediginiz kitaplari soruyorum. kurgu olmamasi disinda daraltmak istemiyorum, benim ilgi alanim olmayan konuda ilgimi ceken kitaplar onerirsiniz belki. :)
0
🌸lemmiwinks
(13.06.26)
Babil Kulesi Kitabı, daha yeni okudum, çok beğendim.
Tembellik Hakkı
Tutsak Edilmiş Akıl
0
kobuzchu kiz
(13.06.26)
sümerli ludingirra
0
cooperr
(13.06.26)
insanlar arasindaki esitsizligin kaynagi - rousseau
hayvanlara nicin bakariz - john berger
kreutzer sonata - tolstoy
0
herzan
(14.06.26)
Burada yazılan entryler seni konuyla ilgili bir bir kaç kitaba yönlendirir sanırım :

eksisozluk.com
-1
diyecevaplandı
(14.06.26)
sapiens - harari
tüfek mikrop çelik - jared diamond
malcolm x otobiyografi
0
lament
(14.06.26)
Kreutzer Sonat için +1 diyorum.

Tarihe ilgin varsa ben de Türk Günlükleri diyeyim.
0
Mirket
(14.06.26)
(7)

Meyveyle yemek yenir mi

liberalhippi
Mesela et yemeklerini kivi ile tüketiyorum kivi enzimleri eti güzel eritiyor. Sindirimi çok iyi oluyor. Hamur işi yemeklerini de kayısı hoşafıyla tüketirim. Yanında liften zengin salata da yesek uzun vadede sıkıntı yaratır mı meyve yemek.
Mesela et yemeklerini kivi ile tüketiyorum kivi enzimleri eti güzel eritiyor. Sindirimi çok iyi oluyor. Hamur işi yemeklerini de kayısı hoşafıyla tüketirim. Yanında liften zengin salata da yesek uzun vadede sıkıntı yaratır mı meyve yemek.
0
liberalhippi
(13.06.26)
Yok abi ne olacak niye zararı olsun meyve meyvedir işte.
+4
kizil karga
(13.06.26)
Meyvenin zararı olmaz da her şeyi bu kadar ince düşünmenin zararı olabilir
+2
yenibirgüzelnick
(13.06.26)
Biraz fazla düşünüyorsunuz gibi.
Sanmıyorum ki böyle bilimsel bir çalışma olsun, o olmadan da bir şey demek zor. Çok lif yemenin zararları var tabi (özellikle çok tuvalete gitmek) ama onun dışında bu kadar ince düşünmenin hayata etkisinden emin değilim.
0
logisticsmanager
(13.06.26)
Kankalar epeydir makat çatlağından kaynaklı sindirim problemi yaşıyordum :d bu düşünceler sonradan ortaya çıktı :d
0
🌸liberalhippi
(13.06.26)
meyve yemek ile alındığında fermante olduğu için sıkıntı yaratabilir diye biliyorum ben. amaç sindirim rahatlatmaksa akasya reçinesi, kitre zamkı, akgünlük reçinesi gibi reçineler bağırsak duvarının onarımı, iltihap kurutma ve probiyotik etkiyi artırmak için meyveden daha uygun. araştırmanızı tavsiye ederim.
+1
janderzel zartanyan
(13.06.26)
meyveden ziyade hoşaf falan iyidir heral.
0
designer
(13.06.26)
ben, uzman olmamakla birlikte, kan şekerine etkisi bakımından cevap vermek istiyorum. normalde şekerli meyveleri öğün dışı yemek kan şekerini ayrıca yükselteceğinden pek tercih edilmez; bu sebeple öğünle yemeniz daha tercih edilesi. ancak hamur işi gibi kan şekerini hızla yükselten bişeyin yanında, şekerli meyveye şeker eklenerek yapılmış olan hoşaf, kan şekerini tavanlara zıplatacağından hiç mantıklı değil.
0
lil siztah
(14.06.26)
(15)

Annem aşırı bağlılık düşkünlük

darkwizard
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
-1
darkwizard
(13.06.26)
Yaratır. Kadınlar anneye bağlı erkeği sevmez sürekli de başının etini yer
0
yakalayamadığın.ışıklar
(13.06.26)
En sıkıntılı erkek profillerinden biri annesine bağlı erkektir. Tabii ki sıkıntı yaratır.
+3
mutekebbir
(13.06.26)
34 yaşında bir erkeğim annesine bağlı erkek profili beni bile rahatsız ediyor eşi nasıl rahatsız etmesin.
evliliklerde genel olarak zaten çocuk haricinde düşkünlük her zaman bir sıkıntıdır. Hollywood farklı pazarlıyor ancak kadınlar kendilerine düşkün erkekleri de sevmezler, bağımsızlık ayakta durabilmek, sorunları çözebilmek ve karar alabilmek daha önemlidir.
+3
denizgonen
(13.06.26)
bağlı olmak var, bağlı olmak var.
- annesine danışmadan, sormadan bir şey yapamayan, kendi başına yaşayamayan -bence birey olmayı becerememiş- çocuklar var. bunlar arkasının toplanması konforuna alıştığı ve annesini de buna alıştırdığı için ayrı eve çıkınca o bağı koparmaları zor oluyor.
- annesi tarafından kullanılan, annesinin biraz şımardığı çocuklar var. bunlar herhangi bir sağlık sorunu olmamasına rağmen her işe çocuğunu koşturan anneler.
- ailesinden ayrılmaktan ötürü suçluluk duyup, elini ailesinden çekemeyen çocuklar var.
- yalnız yaşayan, hatta belki sağlık sorunları olan annesine destek olan çocuklar var...

hepsi için bağlılık, düşkünlük diyebilirsiniz. ki bunlar sadece benim aklıma gelenler. birinci ve ikinci anlattığım tip anne-çocuk ilişkisi "bence" sorunlu. diğerleri ise zamanla ya da dışarıdan destekle aşılır.

fark ettiyseniz "bence" dedim çoğunda. çünkü bu durum karşınıza çıkacak insana göre değişir. herkesin tercihi farklı. yani anneme çok bağlıyım, evlenirsem eşimle sorun yaşarız, o zaman evlenmeyeyim kimseyle birlikte olmayayım gibi düşüncelere şartlanmayın.
0
tnz
(13.06.26)
erkeğin annesine düşkünlüğünü sorun haline getiren kadın, toksiğin önde gidenidir. içsel olarak olgunlaşmamış, özgüven eksikliği olan, ilişkiyi sizin tapunuza sahip olmak olarak gören, empati yoksunu, psikolojik olarak sorunlu bir kadınla ömür geçmez. koşarak uzaklaşın.
-6
co2s2
(13.06.26)
Kadinlar annelerine bagli erkegi o kadini kendilerine rakip gordukleri icin sevmezler. Baska da bir aciklamasi yok aslinda.
-3
baldur2
(13.06.26)
Yaratir.

Sen evlenme. Bu kadar bagimli olmanin bir nedeni de annen. Size cok sorun cikarir.

youtu.be
0
Purple life
(13.06.26)
Ben anneme bağlı biriyim, özellikle babam vefat ettikten sonra. Neredeyse her gün ararım, 5-10 dakika konuşuruz vs.
Ama hanımla birbirlerini çok severler ki burada da birçok kez dedim. Akşam 5te kokteyl saati yaparlar, hanım yarım yamalak anlasa da müge anlı falan izlerler. Neyse yani benim hanım aksine hoşuna bile gidiyor ailesine bağlı bir erkek görmek olarak ama burada kültürel farktan olabilir. Ben çocuk seven, ailesine düşkün bir erkeğim ve bunu seven bir kadınla evlendim.
Ama ben galiba 20-21 yaşımdan beri neredeyse yalnız ya da kız arkadaşlarımla yaşadım. Haliyle aileme bir bağım olmadı o konuda. Sen biraz bokunu çıkarmışsin işin.
+3
logisticsmanager
(13.06.26)
Hayatta seni gerçekten sevecek tek kadın annendir. Bir kadını da hayatta gerçekten sevecek tek erkek babasıdır. Ha bu şu demek değil her anne veya baba çocuğunu sever. hayır. Bazı ebeveynler çocuklarını sevmezler ama seni gerçekten seven bir annen veya baban varsa hayatta koşulsuz sevgi sana nasip olmuş bir şeydir bu herkese nasip olur bir nimet değil. Bu yüzden eş ile arandaki sevgi bağı hiçbir zaman seni seven bir ebeveyn ile arandaki bağın yanından dahi geçemez. Çünkü doğası itibarı ile eş ile arandaki sevgi koşulsuz olamaz.
Ben böyle düşünüyorum.


Evlenmek bir aile kurma işi. Aile anlayışınız aynı olmayan biriyle evlenmek akıllı iş değil. Bu nedenle de kendim gibi düşünmeyen biriyle evlenmezdim. O yüzden de eşimin anne babasının benden önce gelmesini sorun etmemek bir yana zaten böyle yapmasını beklerim. Yalnız bu bizim alacağımız kararlar ile ilgili değil. Onlara karşı sorumluluğu onlara zaman ve ilgi ayırması konusunda önce onlar. Haftanın iki günü ailesinin evinde mi kalmak istiyor, her gün mü görüşmek istiyor. Gönlü nasıl isterse. Birlikte aldığımız kararları kalkıp da annesine babasına nihai sonuç belirleyecek şekilde sormadığı sürece beni hiç bağlamaz.

Sen ebeveynlerine duyduğun sevgi sorun çıkarır mı diyorsan zaten kadınlara baktığında sorun çıkacağını gördüğün için soruyorsun. Yani zaten biliyorsun. Ona göre kararını verirsin artık.
-2
Batuhanolabilir
(13.06.26)
tnz'nin de anlattığı şekilde bağlı olmak ve bağımlı olmak arasındaki fark anlaşıldığı sürece diğer kadınlar bik bik bik genellemelerine kulak asmaman gerektiğini farkedersin. Bir kadın olarak erkeğin annesine/ailesine bağlı olması tercihimdir ama bağımlı olması red flag.
+1
beetlejuice
(13.06.26)
Hocam bu bağlılık olayını buraya yazacak kadar hissettiğine göre bağlılıktan ziyade anneye bağımlılık var sende şahsi gorusum. Yanlış anlama kötü niyetle soylemiyorum ama Evliliğe uygun biri değilsin bence.
+1
wilhelmwasmuss
(13.06.26)
Yaratır. Hiçbir kadın kaynanasıyla evli olmak istemez.
+3
yaren
(13.06.26)
Ennnnn sıkıntılı erkek tipi. Geçmiş olsun
-2
Hallegadola
(14.06.26)
Anneye bağlılıkta sorun yok ama işi duygusal enseste vardıran ana oğullar var hayatta. Kimse öyle bir ilişki içerisinde dış kapının mandalı olmak istemez.
+1
inawen
(18.06.26)
(6)

kızın bu hareketlerinin sebebi nedir?

skr1292
ilgimi belli ettim bir süre sonra farklı davranmaya başladı. normalde soğuktu.; - onunla konuşurken ağzını eliyle kapatıyor (başta sebebini anlamadım ama sonradan sürekli gülümsediğini farkettim)- laf sokmaya başladı, laf atıp tepkimi bekliyor. sert davrandığı oluyor. örneğin bir soru soruyorum evet
ilgimi belli ettim bir süre sonra farklı davranmaya başladı. normalde soğuktu.;

- onunla konuşurken ağzını eliyle kapatıyor (başta sebebini anlamadım ama sonradan sürekli gülümsediğini farkettim)

- laf sokmaya başladı, laf atıp tepkimi bekliyor. sert davrandığı oluyor. örneğin bir soru soruyorum evet hayır diyebilecekken "şu şu sebepten böyle olabilir mi sence" diyor , ben de gülümseyerek tamam kızma diyorum o da gülüyor bu sefer.

- söylediğim şeylere bazen gereksiz gülüyor, yani ortada komik bir şey yok ama ağzı kulaklarına varıyor ve gözlerini kaçırıyor.

- bir keresinde ne oldu bilmiyorum yanına gittim 1-2 soru sordum kovdu resmen işim var şu an dikkatim dağılıyor dedi. normalde kibar biri ilk defa böyle davrandı
-3
skr1292
(12.06.26)
Elini ağzıyla değil de ağzını eliyle kapatıyor olabilir mi?

Kız sana ilgisini belli ediyor, Haberin olsun.
+1
Mirket
(12.06.26)
@Mirket

Ahahahaha düzelttim teşekkürler.
0
🌸skr1292
(12.06.26)
Bence seninle dalga geçiyor. İçinden neler diyordur gülerken.
0
gabe h coud
(13.06.26)
kiz senin idrak eksikligine guluyor. hani bi ortama girersin tuhaf biri vardir uzaktan napiyo bu diye kis kis gulersin ya. ama bu senin problemin degil. kadin beyni biraz farkli calisiyor bizim sallamadigimiz bir cok detaya fazla anlam yuklemelerinden oluyor.
0
buenosdias
(13.06.26)
sana saygısı yok. kaç kurtul.
0
yurtsuz john
(13.06.26)
Paspas olmuşsun, saygısı kalmamış kişinin sana.
0
logisticsmanager
(13.06.26)
(13)

aile kurma istegi

inspired by a true story
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobileri
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.

yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobilerim var. yani sorun ayni dar sosyal cevrenin icine sikismak degil. ben sanirim yabanci biriyle birlikte olmak istemiyorum. birinden hoslansam bile ciddi bir iliski yasamayi isteyecek kadar ileri gitmiyor duygularim, bir seyler eksik kaliyor, bir sure sonra soguyorum (gelenekci ya da muhafazakar bir insan degilim, oyle bir sey degil bahsettigim). ama ben artik asik olmak, aile kurmak istiyorum. sirf bu yuzden turkiye'ye geri donmeyi dusunuyorum. bu dusuncem sacma mi?
0
inspired by a true story
(12.06.26)
Değil. Gel bence
0
benaslindayohum
(12.06.26)
kesinlikle saçma değil. bu hayatı istediğiniz gibi yaşamak istemenizden daha doğal bişey yok. bunun yolu dönmenizse, neden olmasın; artısını eksisini siz hesap etmişsinizdir zaten. yaşınız geçip de aklınız başınıza gelm.. pardon, evlilik fikrinden uzaklaşmadan :) dönün derim.
0
lil siztah
(12.06.26)
Cok mantikli ama tr malesef kötü bir yere gitti.
Ayrica su an piyasadan uzakta yillarin gecmis. Ne is yapacaksin tr‘de?
Belli bir yastan sonra yurt disina dönmek nasil zorlasiyorda aynisi tr‘ye dönme kismi icin de gecerli.

Bence türklerle date yap diycem. Ama türkler de bi garip salak salak ben türkü napiyim yurt disinda yabanci bulurum diyorlar.
-3
Purple life
(12.06.26)
Bence de gel. Böyle yapan tanıdıklarım var.
0
gabe h coud
(12.06.26)
yaş kaç?
0
co2s2
(12.06.26)
Bayansan gel burada seni biraz harcasınlar sonra görürsün ilişki istiyorum aile kurmak istiyorumu
-7
artıküyeolmakistiyorum
(12.06.26)
yaşlandıkça vucuttaki testesteron azaldığı için erkek yumuşar, gelecek kaygısı ortaya çıkar. yoksa evlenmenin hiçbir mantıklı açıklaması yok.
-6
plastic_angel
(12.06.26)
sayin cumhurbaskanimizin da dedigi gibi: kapiyi kapatma
0
Purple life
(12.06.26)
amac hatunu alip yurtdisina cikartmak mi yoksa kesin donus mu? ona gore cevaplar degisir.

alip cikartma isine bakarsak, cevremde her sene yazlari oralara gelip hatun arayan cocuklar var, ama cogun husranla geri donuyor.

akli basinda isi gucu olanlari alip yurtdisina cikartman cok zor, ki bence haklilar.
gelmek isteyenlerde agirliginca altin isteyen cingene tayfa. bir sekilde zorla birini bulup getirip bosananlar da cok.

ozetle: eger yurtdisinda yasamaya devam edeceksen, bulasma. yok eger kesin donus yapicam diyorsan zaten donup biraz zaman gecirdikten sonra birini bulursun, zor degil..
0
cooperr
(12.06.26)
eğer hayatınızdan memnunsanız saçma. zira türk biriyle tanışıp birlikte olmayı, aile kurmayı türkiye dışındaki bir ülkede de başarabilirsiniz. ama türkiye'ye dönme isteğiniz türkiye'de yaşamayı özlemek ise saçma değil.
0
tnz
(13.06.26)
Abi hayat senin hayatın ama şu ana kadar yaşadığın ülkeden şikayet etmedin, olayın aile kurmak.
Sen şimdi aile kurmak diye Türkiye'ye gelip orada kendine uygun olmayan birini bulup aile kurarsan (ki çok büyük risk çünkü anladığım bayadir böyle bir ilişkin yok) + Türkiye'ye dönmenin getirdiği diğer riskler hayatını çöp edebilirsin.
O yüzden kararını kendin ver. Türkiye iyi durumda değil. Ama bu demek değil ki sen istediğin hayatı yaşama. Eğer isteğin Türkiye'de Türk kadınla aile kurmaksa yap, kararı kendin ver. Sonra bize ağlama "lan yav.aklar beni döndürdünüz şu an beter haldeyim" diye:)
0
logisticsmanager
(13.06.26)
düşünceniz saçma değil.

kız bakmaya gelin zira buradan yurtdışında yaşamak için birçok kişi gönüllü olacaktır ancak bu gönüllülük arasından gerçek sevgiyi bulmanız biraz zorlayıcı olabilir.
aşık olmak bir istek olduğu için bunun gerçekleşmesi kesin değildir. aşk hiç beklemezken gelir.

görücü usulü evlenen tanıdıklarım oldu. yurtdışına kız götürdüler. her ne kadar outdated görünse de, bu en güvenli yöntem görücü usulü ama elbette karar öncesi görüşmeniz, birbirinizi tanımanız şart. ülkede yozlaşma epey yüksek seviyede çünkü belki haberiniz yoktur :s
-1
janderzel zartanyan
(13.06.26)
Abicim,

25 senedir yurt disinda yasayan Guzin Amca olarak birkac tavsiye birakayim.

Oncelikle coook dikkatli ol. Hayatinin en onemli kararlarindan biri olacak bu aile kurma karari. Hata yaparsan donusu de cok zahmetli oluyor. Yanlis evlilik yapip birikimlerinin buyuk cogunlugunu kaybeden birkac kisi oldu cevremde. Tr'de nafaka kanunlari falan erkeklerin hayatini mahvediyor... Birkac ay evli kaldigin birine hayatin boyunca para odemek zorunda kalabilirsin. Olmaz deme, olur. Bunun icin onlemini alman gerek.

Yurt disinda olmana istinaden de sunu paylasayim: Benim ayrilip bosanan tum arkadaslarimin yeni esleri ya da kiz arkadaslari asyali. Bu arkadaslar asyali kadinlara kiyasla batili kadinlarin cok maskulenlestigini, nerdeyse erkek gibi olduklarini dusunuyorlar...

Bak bu kisim cok onemli cunku Turk kadinlarinda da yayiliyor bu. Trafikte kavga, eden kufur eden, baskin fikirleri ile tum konusmalari domine eden, duygusunu belli etmeyen, rekabetci... Boyle kadinlar var. Onlari suclamiyorum, hayat onlari bu sekilde sekillendiriyor ama bu tur kadinlar bir cok erkek icin turnoff. Kadinlar nasil herseyden sikayet eden, bir seyi beceremeyen prenses erkek istemiyoruz diyorsa, erkekler de bu tur erkeksi kadin istemiyor artik. Bence bu yuzden Asyali kadinlari goz onunde bulundurmalisin.

Ben olsam oldurtmaya calismam. Ozellikle ugrasinca, zorlayinca, akisina birakmayinca olmuyor bu isler. Sen isine gucune bak. Senin icin en iyi yer neresiyse orda kal...
0
thetruenorthstrongandfree2
(13.06.26)
(23)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
umurumda olmaz ama iş yerindeki kadınlar tarafından bu düşüncem yüzünden alaya alınmışlığım da var.
0
aloha snackbar 3
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(10)

protein tozu agir spor yapmayan birisi icin

aloneinthedark
zararli mi?
zararli mi?
0
aloneinthedark
(11.06.26)
Et yemek ağır spor yapmayan biri için zararlı mı sorusunun cevabına göre sen karar ver.
+3
kizil karga
(11.06.26)
Sağlıklı bir insansan ve spor yapmıyorsan kilonu 0,8 ile çarp. Çıkan sonuç kadar gram proteini günlük olarak alman uygun. Bunu ister biftekten, kıymadan, ister balıktan tavuktan istersen protein tozundan al. Günde toplam o kadar olacak. İçtiğin sütlü kahvede bile yaklaşık 3 gram protein, bir yumurtada 6 g protein var.

Sporcuysan 0,8 değil, 1,2, ağır sporcuysan da 1,5 falan oluyor o katsayı.

Fazlasını alırsan ne olur. Vücut onu yağa çevirir, şişmanlarsın. Böbreklerin süzeceğim diye zorlanır. Kanında üre yükselir. Üre eklemlerde kristalize olur Gut hastalığına yakalanırsın, anandan emdiğin süt burnundan gelir. Böbreklerin bozulmaya başlar falan filan Uzar gider bu.

Yani protein tozunun bir olayı yok. Eksiğin kalıyorsa tamamla. Fazlası zarar.
+1
Mirket
(11.06.26)
gut veya böbrek hastalığın gibi bir hastalığın yoksa zararlı değil. zararlı olan bilinmeyen markaları kullanmak ve fazla kullanmak. yurtdışında insanlar kurabiye yaparken içine protein tozu atıp yapıp yiyorlar mesela.
0
false pretension
(11.06.26)
Değil.
0
logisticsmanager
(11.06.26)
evet zararlı. kana çok çabuk karışıyor, karaciğer ve böbreklere zarar veriyor. spor yapmayan birisinin kana bu kadar çabuk karışan yüksek protein içeren bir besine hiç ihtiyacı yok. bir kaç sene içerisinde eGFR düşer, yaşlanınca diyaliz makinesine bağımlı yaşarsın. kurabiye vs içerisine konuyorsa bir nebze zararı azalır çünkü liflerle beraber almış olursun ancak su ile shake yapıp içiyorsan kesinlikle zararlı diyebilirim.
0
abelardo
(11.06.26)
içindekilere bak. zararlı bir şey varsa zararlıdır.

protein öğünü diye bir şey çıkarmışlar. yarısı kimyasal mesela. protein tozu katkısız olursa neden zararlı olsun.
0
gabe h coud
(11.06.26)
Bu arada bu tarz bilimsel cevabı olan soruları böyle forum tarzı yerlerde sormaya gerek yok. Işte 10 tane cevap aldin.
www.health.harvard.edu

Kendi fikrini kendin oluştur. Eğer çok iyi beslenen, asla işlenmiş gıda tüketmeyen, organik beslenen biriysen bazı riskleri önemli olabilir. Ama bu riskler spor yapan vs yapmayan diye ayrılmıyor, herkeste aynı.
Broscience seviyorsan sor tabi. De aldığın cevapların bazılarının bilimsel desteği yok.
+1
logisticsmanager
(11.06.26)
bence zararlı çünkü protein tozu dünyanın en salakça işi. eğer sağlıklı bir ağız mide ve bağırsak floranız varsa zaten proteini fasülyeden bile alırsınız ki bence en ideal protein kaynağıdır. tabii fasülye deyince tek tip fasülye değil beans legumes diye anlamak daha doğrusu.
-8
mavicorap
(11.06.26)
Bence hayvansal ürünlerdeki tam aminoasit profiline sahip ve bunun tamamı kullanılabılabilen protein tozuyla fasulye gibi eksik aminoasit profiline sahip ve kullanılma oranı neredeyse yarısı kadar olan bitkisel proteinleri eş tutmak daha salak işi.
+3
kizil karga
(11.06.26)
abdde satılan protein gibi supplement destek ürünleri tam anlamıyla oradaki sağlık bakanlığı onayından geçmiyor. abd gibi hukuk gücünün yüksek olduğu bir ülkede dahi denetim yokken türkiyede satılan ürünlerin ne kadar sağlıklı olduğu sizin takdirinize kalmış.

ben 17 senedir aktif ağırlık sporcusuyum. 17 yıl boyunca 1 kg protein tozu ya tüketmişim ya da tüketmemişimdir.
0
yurtsuz john
(11.06.26)
(10)

Balıkesir'de nerede tatil yapılır? 3 yetişkin 1 çocuk

xu
annemlerle birlikte 3-4 kişi ( 1 erkek çocuk 7 yaşında ) buraya tatile gidelim diyoruz ama nerede kalınır burada? amaç kalabalık olmayan yerlerde denize girip güneşlenmek birazda gezmek.. otel, pansiyon, ya da ev önerisi verme şansınız var mı? akçay ve edremit belirledim ben ama yanlış yerler mi? de
annemlerle birlikte 3-4 kişi ( 1 erkek çocuk 7 yaşında ) buraya tatile gidelim diyoruz ama nerede kalınır burada? amaç kalabalık olmayan yerlerde denize girip güneşlenmek birazda gezmek.. otel, pansiyon, ya da ev önerisi verme şansınız var mı? akçay ve edremit belirledim ben ama yanlış yerler mi? denizde 34905 kişinin olduğu bir yer istemiyoruz rahat 1 hafta geçirmek istiyoruz
0
xu
(09.06.26)
Akçay ve Edremit'in denizini ben pek beğenmem. Ayvalık ya da Assos taraflarına bakmanızı öneririm.
+2
co2s2
(09.06.26)
34905 kişinin olmadığı ama denizine de girilebilir bir plaj arıyorsan Yunan Adalarına bakacaksın. Türkiye kalabalık bir ülke.

Sarımsaklı Plajına bak. Kalabalıktır ama güzeldir.
+1
Mirket
(09.06.26)
korfez tatil devremülk
0
mantık
(09.06.26)
Edremit akçay çok pis, kokuyor resmen. Assos ve ya ayvalık
0
antihero
(09.06.26)
balıeksir-bandırma-erdek e varın feribotla AVŞA adasına gidin güzel bir tatil yapın çocukla.
0
jamswety
(09.06.26)
Geçen yaz eylül başı sarımsaklıya gittim hayet güzeldi kalabalık değildi. Tabi suyu akdenize göre bir tık soğuk.
0
Sadece soruyorum
(09.06.26)
Akçay iyi bir tercih değil deniz için. Daha çanakkale'ye doğru gidin. Altınoluk olur, Assos olur... Ya da assos yolunda sahildeki beachler olur. Hatta Bozcaada olur.

Veya tam tersi rotaya Ayvalık'a doğru gidin. Artur sitesi harikadır. Ya da Cunda Ortunç olabilir. Sarımsaklı olabilir.

akçay ve edremit, ancak bir günlük geçiş rotanızda uğrayacağınız dondurma yeme ve yemek yeme molalarınız olsun.

imza: akçay'a 10 dk mesafede 40 yıldır yazlığı olan adam.

haa, eğer güzel gününe denk gelirse, akçay'a 15 dk mesafede ÖREN var burhaniye'ye bağlı. Orada pansiyonlar ucuzdur ve denizi de mavi bayraklı. hem halk plajı var, hem beachleri. ama üstte yazdıklarımı öncelikli tercih edin derim.
+1
la traviata
(09.06.26)
Ören/burhaniye.
+1
logisticsmanager
(10.06.26)
Çok afedersiniz ama "Akçay'ın denizi insan dışkısı dolu. Kanalizasyon denize akıyor, arıtma cihazı yok." diye bir haber vardı geçtiğimiz yıllarda. Hatta resimler falan da vardı. Ben kendim yazları Akçay'da yaşıyorum ama denizine girmem.
+1
anaphylacticshock
(10.06.26)
edremitli birisi olarak, altınoluk veya küçükkuyu tarafları diyorum. ören de olabilir ama ören'in denizi soğuk ve çabuk derinleşiyor, çocuk için iyi olmayabilir.
0
inheritance
(10.06.26)
(3)

Ayakta durarak harcanan kalori

truf
Ortalama benzer sonuçlar çıkarıyor diğer sitelerde de, mesela şuradaki gibi https://captaincalculator.com/health/calorie/calories-burned-standing-calculator/.Ben genede min 6 saat labda ayakta çalışıyorum, sonrası aşırı yorgun hissediyorum ama sadece ayakta durduğum ve kısıtlı alanda git gel yaptığı
Ortalama benzer sonuçlar çıkarıyor diğer sitelerde de, mesela şuradaki gibi captaincalculator.com

Ben genede min 6 saat labda ayakta çalışıyorum, sonrası aşırı yorgun hissediyorum ama sadece ayakta durduğum ve kısıtlı alanda git gel yaptığım için düşünüyordum. Bu tablolara göre harcadığım kalori bayağı fazla çıkıyor. Bunlar ne kadar güvenilir?
0
truf
(08.06.26)
Kalori hesaplayan akıllı saat alırsan takip edebilirsin. Sadece oturunca en az 100 harcıyorsun 8 saatte.
-5
arbre
(08.06.26)
Akıllı saat almayı düşünmüyorum :)
0
🌸truf
(08.06.26)
Buradaki olay şu; çoğu site bunları hesaplarken aslında vücudun metabolizmasinin yaktığı kaloriyi de hesaba alıyor.
Sizin yapmaniz gereken bunu çıkartmak. Çünkü siz evde sadece nefes alıp hareket etmeseniz gene kalori yakacaksiniz zaten.
0
logisticsmanager
(08.06.26)
(14)

prove me wrong

duyurukullanıcısı
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelme
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

yukarıdaki önermeyi çürütelim pls.
-3
duyurukullanıcısı
(08.06.26)
Hayattaki çoğu şey öyle değil mi? Dil öğrenme, hobi vs. bir hevesle başlanıyor ve genelde ilerlemiyor. Amaç biraz da zaman geçirmek bence.

Onun yerine başla şeyle uğraş demekle de olmuyor, siz söyleyin yönelsinler mesela. Ayrıca, zaten yapacağım spor çok etkisiz diye evde oturup pazartesiyi mi beklesinler?
+1
substituent
(08.06.26)
çürütemeyiz doğru bu. vaktiyle doktor devam etmeyeceğin spora başlama demişti. her zaman yapabileceğin, yer, ekipman cart curt dertleri olmayan sporları seçmek lazım. yürü koş hopla zıpla dans et yazın da yüz işte bitti gitti
0
neira
(08.06.26)
Sporu hayatımız boyunca yapmalıyız sadece görüntü olarak düşünmeyin. Ben neredeyse 2 yıldır ağırlık çalışıyorum, o kadar kas falan da yapmadım. Ama market alışverişini taşımak daha kolay, merdiven çıkmak daha kolay. Evde dolap kurdum rahatlıkla yaptım, o kadar ağır gelmedi kaldırması falan. Onun dışında kadın olarak kemik erimesine karşı önemli. Düşüp bir yerimi kırmamak için mesela. Ben spor salonunda değil evde yapıyorum benim işimi görüyor.
+2
peki madem
(08.06.26)
Yanlış çünkü evrende entropi var, her şey bozulmaya doğru gider. Göbeğin çıkar, yürürken nefesin yetmez, spor buna karşı gösterilmiş bir direnç ve uzun süreli kazanımlar 2 ayda kaybolmaz. Bugün 25 metre rahat yüzebilen bir insan 2 ay sonra da rahat yüzer. Bir de vücudun yapısı şekil aldıysa o da geri gitmez. 24 ay da çok. 6 ayda sonuç alabilirsin. Atom fiziğiyle ilgilenmiyorsan zamanın boşa gitmiyor.
-6
arbre
(08.06.26)
katiliyorum. spor salonlari sehir insani icin degil daha cok koy, kasaba gibi dogal ortamlara (orman, dag vs.) gibi yakin yerlerde yasayanlar icin. mesela bu insanlar dogada yurumek, kosman yerine spor salonuna gidip kosu bandinda kosmalilar! :) saka bir yana saglikli olmak icin spor yapmak zorundayiz. saglik soz konusu oldugunda spor yapiyor olmak iyi bir diyet yapmaktan daha onemli. yani siz kotu besleniyorsaniz bile spor yaptiginizda iyi beslenip spor yapmayandan daha saglikli oluyorsunuz. spor salonu zaten sehir insani icin icat edilmis bir sey. cunku bizim icin baska alternatif yok. zaman acisindan da onemli cunku spor yapacaksaniz genelde size zaman kazandiriyor. cunku spor salonu tercihleri genelde eve, ise, okula yakin yapilir. boylelikle bir saatte isinizi bitirirsiniz. sehir icinde ben su omana gideyim de kosayim deseniz zaten oraya gidene kadar iki saat gecer. bunun bir de yazi var kisi var. yani deneyiminizi etkileyebilecek cok fazla faktor var.

bu arada girdiginiz entry aslinda spor salonu ozelinde degil sanki sporun kendisinde gibi geldi. bunu mu diyorsunuz? yani spor salonunun alternatifi baska bir sekilde spor yapmak mi, yoksa spordan tamamen bagimsiz bir sey yapmak mi? alternatif de onermemissiniz. eger baska bir sekilde spor yapmaktan bahsediyorsaniz yukarida saydigim nedenlere bakin. siz diyorsaniz ki ben isten ciktiktan veya gitmeden once giderim x ormanina kosarim veya gidis gelisi bisikletle yaparim, o zaman azminize hayran kalirim.
+3
Sour
(08.06.26)
kafayı kırmak konusunda evet. 6 ay kas, temel at sonra ufak çalışmalarla kas hafızana dön. bundan fazlası olmamalı. qanqa yaz geliyo gidip de kol basak > hocam kreatini antrenman öncesi mi sonrası mı almalıyız

ronnie coleman'a bak mesela. sürünüyor adam. ne için koca bir hiç. şampiyonlukmuş falan hadi git ya
www.youtube.com
0
deranzo1
(08.06.26)
Çok haklisin abi.
(Değerli zamanımı böyle konularda laf anlatmak ile harcamak istemem. He diyip geçiyorum. Merak eden ve bu konuda bilgilenmek isteyen zaten okur, araştırır eksiduyuru'da bence böyl, hadi beni yanlış çıkarın diye değerli zamanını harcamaz.)
-1
logisticsmanager
(08.06.26)
Şöyle belki çürütülür. Bi salonda yazı vardı: bu salonda hava değil ter atılır.
Sağlık sebebiyle gidersin eyvallah. Yapayalnız ya da amaçsız insanlar gidiyor çoğunlukla ve bu sıkıntılarını salonmuş spormuş gibi bahanelerle gizliyorlar. Spor idealizmi. Yersen.
Ve ya hoşuna mı gidiyor. Ona da okey. Ee peki olur olmaz yerde niye anlatırsın?
-1
Lh12
(08.06.26)
Amaç kas yapmaksa belki haklı, ama daha sağlıklı olmaksa yanlış.
O iki sene içerisinde kendini daha zinde, aktif, güçlü ve iyi hissediyorsan yeterli. İlla ki iki sene sonra sporu bırakınca ne olacağım diye düşünmene gerek yok.
Hiçbir zevk almıyorsan, hatta sana stres oluyorsa, belki de faydalı değildir.

Bir çok kişi spor salonuna gitmediği senaryoda neredeyse hiç hareket etmiyor. Bu kadar hareketsizlik de birike birike ileride sağlıksız bir vücuda dönüşüyor.
0
burfak
(08.06.26)
gymde spor yapanlarin farkli motivasyonlari var. hizli degisim icin (kas yapanlar, zayiflayanlar vs..)yada hayat tarzi olarak spor yapanlar. ilki icin dogru. ikincisi icin yanlis.
0
buenosdias
(08.06.26)
> gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur.

Yanlış. Normal şehir insanı için asıl fayda “kaslı görünmek” değil, kuvvet, postür, eklem sağlığı, insülin duyarlılığı, kemik yoğunluğu, sakatlanma direnci ve yaşlanınca bağımsız kalabilmektir.

> en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın

Bu da yanlış. Ölçülebilir kuvvet artışı haftalar içinde başlar. Görünür fiziksel değişim çoğu kişide 2–4 ayda başlar. 24 ay ciddi dönüşüm için makul olabilir, ama fayda görmek için bekleme süresi değildir.

> ve 2 ayda eriyecek kasların için

Kas 2 ayda tamamen “erimez”. Bırakırsan bir miktar güç ve hacim kaybı olur, ama kas hafızası sayesinde geri kazanım ilk seferden çok daha hızlıdır. Ayrıca bakım dozu düşüktür: haftada 1–2 kısa kuvvet antrenmanı bile kazanımların büyük kısmını koruyabilir.

> değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır

Genelleme hatası. Haftada 3 gün 45–60 dakika toplamda 2–3 saat eder. Birçok insanın telefonda boşa harcadığından az.

> zaman kaybıdır.

Zaman kaybı değildir, yüksek getirili bir sağlık yatırımıdır. Özellikle masa başı çalışan biri için kuvvet antrenmanı “opsiyonel estetik hobi” değil, vücudu kullanılabilir tutma aracıdır.

> onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

Yanlış ikilem. Gym’e gitmek diğer şeyleri dışlamaz. Haftada birkaç saat kuvvet antrenmanıyla berabrr sosyal hayat, iş ve hobiler sürdürülebilir. Hatta kuvvet antrenmanı bunların çoğunu destekler.
+7
ghilleinthemist
(08.06.26)
Ghilleinthemist cok guzel aciklamis.

Spor yapmayi ve kas calismayi yalnizca iyi gorunmek sebebiyle ve bir yerden sonra birakilacak bir aktivite olarak gormek, bu konu hakkinda hicbir sey bilmemektir.

Yukarida saydiklarim bu aktivitenin sadece yan faydalaridir. Insanlar icin kas kutlesini korumak daha saglikli ve daha fit bir birey olarak hayatina devam etmek icin elzemdir. Internette sinirsiz kaynak var bu konularda acip okumak, kaynaksiz iskembeden bilgileri akil suzgecinden gecirebilmek ayrica oldukca muhim.

Ben sahsen daha iyi ve fit bir yaslilik, kimseye muhtac olmadan, huzur evlerine dusmeden o donemleri gecirebilmek icin bu yasimda agirlik ve kardiyo antremanlari yapiyorum. Guclenen kaslar daha az agriya ve daha fazla mobilitiye imkan verir ve bu omur boyu surmesi gereken bir aktivitedir. Kimse size arnold gibi gezin demiyor haftada 3 gun evde, sokakta, fitness salonunda yaptiginiz bu tarz aktiviteler butun omrunuz boyunca hayat kalitenizi arttiracak, doktor doktor gezmenizi azaltacak ve sizi baskalarina muhtac etmeyecektir.

Kisacasi, kimse spor yapmaya zorunlu degil, ancak benim icin kendine saygi gostermenin bir yoludur spor yapmak.
0
bosver nicki
(08.06.26)
şehir insanı olmanın konuyla alakası ne? zaten köyde olsan sabah 5de kalkar, hayvanın önüne saman atar, sonra tarlaya gider bağ bellerdin falan spor olurdu. onların yapmadığın için evde akşama kadar dizi izleyip gt büyütmemek için haftada 3-4 saat spor yapacaksın alt tarafı. kimse de sana hulk hogan ol demiyor. ya sabır ya.
0
bay b
(09.06.26)
fiziksel aktivite yapmadığın bir işin varsa haftada 1 spora gidip postürü düzeltmek lazım
ama evde de temel egzersizlerle güne başlamak önemli

prof. sporcu gibi antreman yapmanın yemek yemenin anlamı yok
0
mantık
(09.06.26)
(13)

Kişisel duruşunuza ters düşen fikirleriniz

sekizdokuzon
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım. Sizin böyle feminis
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım.

Sizin böyle feministim ama Kadir İnanır la çıkıyorum gibi çelişkilerinizi merak ediyorum.

Teşekkürler.
-7
sekizdokuzon
(08.06.26)
Niye,feministin canı can değil mi,kadir inanır ın canı can değil mi?
0
denizciman
(08.06.26)
Özgürlükçü biriyim ancak neticede Orta Doğulu olduğum için çook açık, ölçüsüz dekolte giyinen veya çok kapalı giyinen birini yadırgıyorum. Uç noktalar beni rahatsız ediyor.

Elbette rahatsız edici şekilde gözümü dikip bakmam veya dedikodusunu yapmam ancak içimden eleştiririm.
+4
ekimoloji
(08.06.26)
sol görüşlü bir insanım. malum partiye bir tek kere oy vermedim, vermem teklif dahi edilemez.

son seçimde bizi kk belasından kurtaran sağ seçmenin ellerini öpesim var.
-7
babilfish
(08.06.26)
Din ve tanrı inancım yok ama şu yerel kilise, yerel kiliseden insan tanımak/çevre yapmak, birbirine yardım etmek, bir community olması hoşuma gidiyor keşke benim de kilise dışı böyle bir yer olsa diyorum.

Ekimoloji +1. Çok açık ya da çok kapalı görünce yargılıyorum.
+1
logisticsmanager
(08.06.26)
Secimlerde asiri sol a oy veriyorum ama hisse senedim falan var.
Kapitalist sosyalizm fjfkfk
+3
Purple life
(08.06.26)
tesettürlü hiçbir sorunum yok, annem de kapalıdır işte teyze kapalısı klasik.

sunroofa asla dayanamıyorum ama görünce sinirim bozuluyor ya tam aç ya da tam kapat
+1
Hallegadola
(08.06.26)
Teorik olarak düşüncelerime göre yaşıyor olsam vegan olmam gerekirdi ama maalesef ki yapamıyorum, buna bazen üzülüyorum bazen de çok sinirleniyorum.

Bunun dışında;
ekimoloji +1
Bu konuda aynı şekilde tavır alıyorum bunun derinlerine inince de vardığım sonuç: yerine göre giyinememek.
Kimsenin dekoltesiyle, kapalılığıyla bireysel olarak bir derdim yok ama bulunduğu yere göre içimden geçirdiğim "yargılama" değişebiliyor.
0
mutekebbir
(08.06.26)
ırkçılık ve ayrımcılığın çok ilkel ve modern toplumda asla yeri olmayan bir görüş olduğu fikrindeyim ama senelerce sultanahmet'te çalışmış biri olarak, bazı insan topluluklardan hiç haz etmiyorum.
+1
lil siztah
(08.06.26)
Irkçılığın ahlaksızlık olduğunu düşünüyorum ama Türkiye’deki bir kaç etnik gruba karşı çok ırkçı düşüncelerim var. Bazen sesli dile getiriyorum bazen içimden sövüp geçiyorum.
0
yenibirgüzelnick
(08.06.26)
veganlık +1
0
aloha snackbar 3
(08.06.26)
İnanç özgürlüğüne inanıyorum ama çok dindar insanlara karşı yıkılamaz önyargılarım var.

Cevap verdim ama bana güven olmaz güçlünün yanında duran çıkarcı biriyimdir ben ne de olsa.
+3
peki madem
(08.06.26)
Hocam insan güvenmediği kişi grup vs için niye canını versin. Çok mantıklı değil bence. Tüm ibnelikler de bu gaylerde gibi bi genellemeye varmışsın, değil sanki.
0
bumbum
(08.06.26)
memelileri kesip yeme olayi maalesef dogru degil. etik olarak sikintili bir mevzu. ama yiyorum. eve almiyorum ama disarida yapildigi zaman veya turkiyeye dondugum zaman kebap yiyorum.

balik ve tavugu bir yere kadar anlayabilirim ama bir kuzuyla vakit geciren birinin sonra onu yeme fikrine sicak bakmasi mumkun degil. baliklarin zaten dunyadan haberi yok o problem degil. tavuklar da sanki cok duyguya sahip degilmis gibi. ama kuzular, danalar bildigin kompleks duygulara sahip canlilar.
0
antikadimag
(09.06.26)
(15)

Paris'i abartılmış bulmak ve önyargılar. (ve Louvre Müzesi)

put it in your appropriate place
İmkanlarım sayesinde iyi gezdiğimi düşünüyorum ve böyle giderse baya da gezmiş olacağım.Neyse o kadar geziye rağmen henüz Paris'e gitmedim. Anlamsızca Paris'e ön yargım var. Öyle merak da etmiyorum açıkçası. Yine de hazır imkanım varken belki Eylül ayında gidebilirim. Gideyim de aradan çıksın diye.B
İmkanlarım sayesinde iyi gezdiğimi düşünüyorum ve böyle giderse baya da gezmiş olacağım.

Neyse o kadar geziye rağmen henüz Paris'e gitmedim. Anlamsızca Paris'e ön yargım var. Öyle merak da etmiyorum açıkçası. Yine de hazır imkanım varken belki Eylül ayında gidebilirim. Gideyim de aradan çıksın diye.

Birde millet Louvre Müzesine ölüyor bitiyor. Benim hiç ilgimi çekmiyor. Bir arkadaşım diyor Paris'e git ve illa Louvre müzesine de ziyaret et. Dedim ilgimi çekmiyor ya, gitmem. Adam öfkelendi lan. Ne demek gitmem. Hayır ilgimi çekmiyor, meraklısı değilim kral. asdhjksahdk

Yani Mona Lisa, iyi güzel hoş. Tamam başyapıt ama gideceğim şimdi Mona Lisa ve diğer resimlere bakacağım, diyeceğim oo güzel yapmış. Öyle devam edeceğim. Hiçbir şey anlamadan bakmış olacağım.

Kendimi geliştirmiş biriyim ama resim konusunda düz adamım. Karikatür karakteri (bkz: Düz Adam Sami)'den farkım yok resimde. Dolasıyla Louvre Müzesi ve diğer sanat müzelerine gitmek pek anlamlı olmuyor benim için.

Bir arkadaşım gitmişti birkaç sene önce. Çok pis diyordu. Hafif hayal kırıklığına uğramıştı.

Çevrenizde var mı Paris'e gitmeyip ön yargılı olan veya gidip ne biçim şehir lan burası diyen?
0
put it in your appropriate place
(07.06.26)
paris sanat sepet sevmiyorsan seveceğin bi şehir değil.
binaları sokakları güzel. bazı metroları ve sokakları pis cidden.
ama avrupada çoğu yer böyle ki zaten. müze, bina, saray, güzel sokaklar falan.
e bunları sevmiyosan parisi de sevmezsin.
disneyland güzel ilgin varsa.
ben gittim ama müzeler ilgimi çekmiyor. aklımda müzelerle ilgili ne kaldı dersen sıfır. resim-heykel-tarihe pek ilgim yok.
müzik-tiyatro severim daha çok.
ama ortam, güzel binalar, sokaklar parklar vs görmek istiyosan gidebilirsin. ha bi de eyfel.
0
jelly bear
(07.06.26)
ben. paris ve fransa asla ilgimi cekmiyor.

cok fazla zengin turist ülkesi ve sehri. fransiz mutfagi da bok gibi bence. sacma sapan seyler. baget dümdüz ekmek nedir allasen...

fransizca duymayi da görmeyi de sevmiyorum. fransiz sinemasi da cogu zaman cok sapikca geliyor. fransiz ressamlar da benim tarzim degil.

fransa'da strasburg'da gittim hic begenmedim. cannes bildigin konyaalti sahili gibi bir sey var. nedir bu tatava yani..
louvre ve bir tane daha büyük müze var orada. koleksiyon olarak iyidirler diye düsünüyorum.

baya biased büyük ihtimalle ama fransa sevmiyorum. atatürk'e de kemal diyip duruyorlar. bi düstur cekin siz önce dlfkjg
-2
Purple life
(07.06.26)
Görev gibi seyahat etmek benim aklımın almadığı bir şey. Aradan çıksın nedir, marketten yoğurt alır gibi. Hitap etmiyorsa gitme, yapma.
+5
sekizdokuzon
(07.06.26)
@sekizdokuzon, doğru diyorsunuz. Merak ettiğim başka şehirler var. Bir tanesine direkt uçuş yok.
-1
🌸put it in your appropriate place
(07.06.26)
Paris eyidir hojtur ama benena.

Paris turist olarak güzel eyvallah ama sana katılıyorum aman aman bir albenisi bende de yok.

Kendini kasmadan gideyim notre dame göreyim louvre göreyim şanzelizede bi turlayıp geleyim dersen tamam.

Ama anlam yüklenecek vizyon katacak rüya yaşatacak vs saçmalıkları barındıran bir yer değil.
Heryer çöp pislik+1
-1
basond
(07.06.26)
ben de özellikle avrupayı epey bir gezdim. Fransa'nın güneyine filan da gittim ama hiç Paris merakım yok. bir de hep nasılsa bir gün iş güç vs bi sebepten yolum düşer diye hiç öncelik vermedim, yaş 40 oldu yolum da düşmedi yani:) Eyfel falan hiç ilgimi çekmiyor. Louvre yine de görmek isterim tabi ama maksat müzeyse adres Londra olmalı.
0
awlmi
(07.06.26)
Bunun sendromu var: tr.wikipedia.org

Ben 10 küsur yıl önce gitmiştim.(10 yıl önceye göre şimdi sokaklar daha pis ve tehlikelidir tahminen.) Görülmesi gereken bir yer derim ama ilk 5 şehrime girmeyebilir. Mesela ben Edinburgh'tan çok daha fazla etkilendim. Londra'yı da daha üste yazarım.

Louvre güzel ama ben Orsay müzesini daha çok sevmiştim, daha bildiğim sevdiğim resimlerin orijinallerini görmüştüm mesela.

gitmek istemiyorsan gitme yav. İlla tik atıcam diyorsan da birkaç gün git oradan ya yukarı Belçika Hollandaya geç, ya da Cannes Nice vs. güneyde takılıp İtalyaya geç fıstık gibi İtalyayı dolaşırsın.
+1
nhk ni youkosu
(07.06.26)
Ben paris'e iki kere gittim. Fransa'da yaşayan biri olarak hiçbir güç beni orada yasatamaz amma lakin turist olarak (Fransızca konuşan biri olarak) ben severim. Tabi yemeğini yemeği, kültürel şeyleri falan. Kişi bunlardan hoşlanmıyorsa olmayabilir (bu arada louvre gitmedim.)
Biraz ne istendiğine bağlı. Bence görülmesi gereken bir yer ama Fransa'da görülmesi gereken çok yer var.
Açıkçasi kutsal kitapta yazıyor gibi tatil yeri yapmamak lazım:) nereyi istiyorsaniz oraya gidin. misal millet barcelona çok seviyor ama beni de hiç etkilememis yerlerden biriydi. Kişiye bağlı yani. Zorla tatil yapmaya gerek yok.
Bu arada Türkiye'de tabiki Fransa/Paris önyargısı var.
Biraz gidip eksi'de new york, londra, los angeles vs her yeri okuyun. Bir sürü sevmeyen çıkacak. Yani her yeri sevmeyen kişi var. Fransa'ya karşı ekstra olabilir bilmiyorum (misal Fransa Irak savaşına katılmadığı ve onaylamadığı için Amerikalılar ekstra sevmezlerdi bir dönem). Dediğim gibi redditte okursanız çok seven de var, o yüzden fikrinizi bence kendiniz verin, kimin ne dediğine çok bakmayın.
+2
logisticsmanager
(08.06.26)
dunyanin en onemli sehirlerinden, hatta xiv louis zamanindan napoleon'a kadar dunyanin en onemli sehri olmus bir yerden bahsediyoruz. dolayisiyla ben herkesin bir kere gitmesi gerektigini dusunuyorum. tayland degil ki bu istemiyorsan gitme diyelim.

istanbul, roma, paris, londra, amsterdam, new york, tokyo, petersburg, pekin. bu sehirlere herkes gitmeli.

louvre'da sadece tablo yok. 10 bin yillik heykel falan da var orada. cok zengin bir koleksiyon. paris'i ben de cok sevmemistim. cografi olarak bir esprisi yok. tekrar gitmek icin bir istek yok icimde. ama onemli bir yer ve gitmeden rahat edemezdim.
+1
antikadimag
(08.06.26)
Zevkler,renkler...
Hoşuna gitmiyorsa,aramıyorsan boşver.
+1
denizciman
(08.06.26)
pariste 1 sene kadar yaşadım. yaşamak için zor bir şehir. müze ve şehir yapısı olarak güzel. evet abartılıyor olabilir ama dünyada paris gibi bozulmamış kaç şehir var? 2. dünya savaşında bile zarar verilmemiş bir şehir. başkent anlamında bakarsan dünyanın en tarihi ve en sanatsal şehri olabilir. ayrıca 1 haftada falan gezemezsin tamamanı bitirmek çok zor. turistik yerleri 1 hafta olabilir ancak detaylı gezmek zaman alır.
ayrıca arkadaşlar parisi boklayana kadar ne gördünüz allahını severseniz ya.
0
mikahakkinen
(08.06.26)
Ben de geçen yıl ön yargılı gittim. Fakat gayet güzel bir şehir. Mutlu ayrıldım.
0
adivar
(08.06.26)
Istanbulda yasamiyorum ama istanbul paristen güzeldir. Bogaz var bi kere.
-1
Purple life
(08.06.26)
Pesin not: Fransa'da yasiyorum. Bu yasadiginiz sadece Paris icin degil hemen hemen pek cok Avrupa sehiri icin gecerli. Yani bir sehri turist gozusyle geziyorsaniz o sehrin size sunduklarini tam olarak anlayamiyorsunuz. Yani asil Paris Louvre, Luksemburg Parki, Notre Dame, Eiffel falan degil. Bu Istanbul'a gelip Ayasofya, Sultanahmet, Topkapi Sarayi'ni gezmek gibi bir sey. Istanbul biraz Yeni Raki reklamlarindaki gibi aslinda. Gezdiginiz sehirlerden zevk almak istiyorsaniz o ruhu yakalamaniz lazim, bu da aslinda zor, anlatilabilir bir sey degil ama oradan birilerini taniyor olmak kolaylastiriyor (belki de bunsuz mumkun degil). Bundan 3, 4 sene once bir karikatur gormustum, bir ulkeye/sehre tasinmis olmak demek x muzesi, y katedrali neyse yaninizda olmasina ragmen nasil olsa bir ara giderim diye hic ugramamis olmak demektir diyordu (bu minvalde bir seydi). Cunku o turist kafasindan cikinca gercek hayata karisiyorsunuz ve bir sehrin size gercekten (iyi, kotu) sunabileceklerini deneyimlemeye basliyorsunuz. Eger turist olarak bunu kirmak istiyorsaniz size tavsiyem farkli bir yere gitmeniz. Avrupa'da belki Reykjavik olabilir, hem de kisin. Bosverin, kardan hicbir yeri gezemeyin. Iste o zaman gercek Izlanda ruhunu yasamis olursunuz. Bati'da belki New York City olabilir. Kuba olabilir. Asya'nin cok buyuk bir kismidir zaten. Imkan varsa Cin'e veya Japonya'ya gidin. Bu arada sunun da etkisi var: Biz zaten yari Avrupaliyiz. Istanbul mesela diger Avrupa sehirlerinden cok da farkli degil. Dolayisiyla bildigimiz, gordugumuz seyler. Ben Avrupa'da yasadigim icin is harici Avrupa'da seyahat etmiyorum. Zaten her sehir birbirine benziyor. Hatta bunun da bir karikaturu var: Every European City diye: keenbeanstudio.myshopify.com

Objektif degerlendirmelere bakarsak yazan herkese katiliyorum. Mimari acidan korunmus, bakimli, fakat bazi yerler pis ve tekinsiz. Acikcasi tehlikeli bir sehir olarak goruyorum. Bazi bolgeler komple bizim eski Esenler Otogar'i gibi, tipler falan. Istanbul gibi kaotik buluyorum. Guzel restoranlar var fakat bu da eger cok zengin degilseniz ciddi bir ayirt edici ozellik degil.
+4
Sour
(08.06.26)
Paris benim de hiç ilgimi çekmiyor. İş seyahatinde aktarma yapmıştım birkaç saat geçirdim. Bir daha gidesim gelmedi. Tüm Fransa'ya karşı bir önyargım var aslında. Dünyada görülecek o kadar çok yer var ki bir tanesi eksik kalabilir bence.
0
peki madem
(08.06.26)
(17)

Ayakları labvaboya sokup abdest almak normal mi?

Kahvedesu
Ben Türkiye'de iş yerinde bile ayaklarını lavaboya sokup abdest alan görmedim. Avrupa'da bunu yapma inanç özgürlüğü mü? İş arkadaşlarım diyor ki biz niye başkasının ayaklarını görüyoruz. Türkiye'de herkes böyle mi yapıyor diyorlar.
Ben Türkiye'de iş yerinde bile ayaklarını lavaboya sokup abdest alan görmedim. Avrupa'da bunu yapma inanç özgürlüğü mü? İş arkadaşlarım diyor ki biz niye başkasının ayaklarını görüyoruz. Türkiye'de herkes böyle mi yapıyor diyorlar.
0
Kahvedesu
(07.06.26)
türkiyede birçok yerde yasak. bizim kurumda da yasak ama millet yine de alıyor. ayrı saçma bi olay zaten. temizlenmek için abdest alırken milletin balgam, sümük attığı yere ayak değdiriyorlar.
+1
glamdr1ng
(07.06.26)
Hayatımda görmedim ve hayatımda ayak yıkamaya izin verecek bir yerde de çalışmadım.
Sen çok spesifik bir yerde çalışıyorsun gibi sorularına bakınca:/
0
logisticsmanager
(07.06.26)
Türkiye'de ayaklarını lavaboya sokup abdest alan çok gördüm. bazı daha "modern" plazalarda ya da kurumlarda, diğerlerine ayıp olmasın diye, görünen yerlerde böyle abdest almıyorlardır. ama bıraksanız alırlar. bir çeşit takiyye.
0
co2s2
(07.06.26)
Birkaç kişi şikayet etmiş, şef de demiş ki, kültürel bu, onların kültürlerinde var.
-2
🌸Kahvedesu
(07.06.26)
ayaklar, taharet alınan elin sabunla yıkandığı lavabolardan daha temiz
bence içerisine sokmamak gerekir
havada tutmaya da kasları yetmiyor bazı insanların

abdest ile ilgili ayet, maide/6.
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı ve topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı meshedin
(arapça olarak doğru tercümesi budur, çoğu çeviride ayakları yıkayın şeklinde geçer
el teması olmadan yıkamak meshi kapsar mı bilmiyorum
..وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ
sağdan ilk kelime mesh etmek fiili, diğer iki kelime sırasıyla baş ve ayaklar
... (ayetin sonu)
Allah size herhangi bir güçlük (çıkarmak) istemez fakat sizi tertemiz kılmak ve size (verdiği) nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.
www.kuranokuyan.com

---
mesela teyemmümde (su bulunamayan durumlarda, toprakla)
abdestte yıkanan yüz ve el mesh edilir, baş ve ayaklara işlem yapılmaz
---

konuyu bağlarsam elini ıslatıp ayağını lavaboya sokmadan ayağı topuklara kadar mesh ederek de abdest alınabilir
+1
mantık
(07.06.26)
Türkiye’de toplu alanalarda abdesthane olduğu için lavaboda ayak yıkayan göremezsiniz. Otobanda lavabolarda abdest almak yasaktır yazar hatta sebebi abdesthane ve mescid olmasıdır.
Çalışan müslüman inancı gereği namaz kılacağı için mecburen tuvalette abdest alıyordur.
+1
cilekli pasta
(07.06.26)
Bana göre normal değil. Lavabo ayak yıkamak için değil. Abdest için ayrı bir yer yapılır, orada abdest alır insanlar. Ayrı bir yer yoksa yapılmaması lazım.
-1
runaway
(07.06.26)
her tuvaletinde son derece temiz abdest alma yerleri bulunan bir yerde bulunuyorum. burada bile -anlamadığım şekilde- insanların bazıları ayağını lavaboya sokarak abdest almayı tercih ediyor.

hatta bir kadın, temizlikçi kadına, bu sebeple etrafın çok ıslandığından, temizlik işini zorlaştırdığından falan söz ederken temizlikçi kadının hiç yorum yapmaması dikkatimi çekmişti. sonra baktım ki, temizlikçi kadın da öyle abdest alıyor..
valla bilen sebebini yazsa iyi olur, ben de aydınlanırım.
0
lil siztah
(07.06.26)
Adam dininin gereğini yapıyor, ya yer göster ya saygı duy.
Türkiye'de pek göremezsin. Her yerde ya cami var ya mescid.
Kuranda nasıl yazdığı anlatılmış da, birebir uygular fazlasını yapamazsın diyemezsin ki. Sünneti var, mezhebi var.

Ek: Pisuvar arasına perde konmayan, saunaya duşa üryan girilen ülkede ayak görmekten rahatsızlık duyulması da efsanevi bir ironi olmuş :)
-3
Mirket
(07.06.26)
@Mirket, insanlar el yıkarken yanı başında çıplak ayak görmek zorunda mı?
-1
🌸Kahvedesu
(07.06.26)
İşerken birbirinizinkini görmek normal namaz kılmak için abdest alan adamın ayağını görmek mi abes? Çevir kafanı bakma o zaman. Burası avrupa herkes dinini yaşamakta özgür. Abdest alacak alan sağlanmıyorsa tuvalette alacak mutfakta mı alsın? ayak gördün diye ölmezsin.
0
Aydan Dustum
(07.06.26)
İşenen yere işenir, lavaboda el, yüz yıkanır. O zaman lavaboya da işesin. Burası Avrupa herkes özgür.
0
🌸Kahvedesu
(07.06.26)
Hayvanlık. O kadar dinine sadıksa abdestini bozmasın. Bozdu mu, gitsin en uygun yerde alsın abdestini.
-5
gobekliraki
(07.06.26)
Turkiye'de de bunu yapan cok. Siz nerede yasiyorsunuz?
-1
baldur2
(07.06.26)
25 yila yakin suredir yurtdisindayim. Hic lavaboda ayak yikandigini gormedim. Is yerinin tuvaletinde ne yapilip ne yapilamayacagi ile ilgili sabit bir fikrim de yok.

Ayak yikayan birini gorsem bir tepki vermem. Isimi halleder cikarim. Bu arada bizim lavabolara ayak kaldirabilmeleri icin yogaci olmalari lazim :)
+1
thetruenorthstrongandfree2
(07.06.26)
Lavabo İngiliz usulü tapalı olanlardan değilse sıkıntı değil bence şahsen.
Abdest almaya oturmalı yer ya da alçak ayrı bir lavabomsu mevcut mu,var da kişi ısrarla normal lavaboya ayağını sokuyorsa bana da tuhaf gelirdi.
Yer olmayınca ben de mecbur lavaboda yapıyorum hoşuma gitmese de
-1
denizciman
(08.06.26)
İğrenç, dini özgürlük diye diye tepemize sicacaklar
-2
mirty
(08.06.26)
(9)

Asya'ya ucak biletleri cok pahali degil mi?

tantamount_to_equivalent
Gidenler nasil gidiyor? Yani demek istedigim ucak biletlerine baktigim an zaten ben Asya'yi silmis oluyorum kafamdan. Ucaga gidis donus 700-800 euro verecegime ben zaten yapacagim tatilin kralini Avrupa'da yaparim. Barcelona'da tatil yapabilecekken ben niye Bali'ye gideyim mesela.
Gidenler nasil gidiyor? Yani demek istedigim ucak biletlerine baktigim an zaten ben Asya'yi silmis oluyorum kafamdan. Ucaga gidis donus 700-800 euro verecegime ben zaten yapacagim tatilin kralini Avrupa'da yaparim. Barcelona'da tatil yapabilecekken ben niye Bali'ye gideyim mesela.
-1
tantamount_to_equivalent
(06.06.26)
cogu uzak doguya giden tanidigim zaten artik barcelonaymis romaymis parismis yeterince gidip gordukleri icin ve degisiklik aradiklari icin gidiyor.

ya da vize ile ugrasmak istemeyenler de var. gidis donus 35-40k fena da gelmedi bu arada. ama ben o paraya asya yerine amerikayi gezerdim.
0
gitdaddy
(06.06.26)
Cok ama cok pahali. Iran savasi öncesinde de petrol cok ucmustu sonra bu krizle iyice fiyatlari etkiledi.

Bence tatile icin degil de seyahat icin gidiliyor. Özellikle de kisin gitmek cok uygun cünkü kisin ortasinda yaz tatilini de ekleyebiliyorsun.

Ek olarak da yeme içme orada cok uygun. Alisveris de keza öyle. Ucak büyük bir kalem oluyor ama onun üstüne cok da eklenmiyor.
Barcelona‘ya bilet daha uygun olsa da yeme icme cok daha pahali oluyor.
0
Purple life
(06.06.26)
Tercih meselesi. Kimisi vize alamadığı için kimisi alabilecekken uğraşmamak için kimisi Avrupa’nın hemen her yeri birbirine benzediğinden farklılık olsun diye. Birçok sebep var. Barcelona elma, Bali armut. Bali’de 7 yıldızlı otelde alınacak hizmeti Avrupa’da almaya kalksan 3 katı falan olur herhalde. Fiyat farkının bir sürü sebebi var, uçuş azdır uçak bileti pahalı olur, işçilik ucuzdur yeme içme otel ucuzdur gibi gibi.
+1
orient blue
(06.06.26)
Söylenenlere ek olarak Uçuş mesafesi + uçan havayolu firması.
Bugün Fransa Türkiye arasında;
Thy
Pegasus
Ajet
Sunexpress
Airfrance
Transavia

Bu kadar seçenek varken haliyle rekabet var.
+1
logisticsmanager
(06.06.26)
Pahali degil, asya uzak, ona gore de fiyatlar.
-4
baldur2
(06.06.26)
Barselona ile Bali çok farklı konseptler. Avrupa benim için bol metro kullanmalı, bol yürümeli, bazen tarihin bazen sanatın izini sürdüğüm anlardan ibaret. Bali ise tam bir huzur ve dinlenme tatili.
Bali’de özel havuzu olan villa konseptli bir otelde sabah&akşam sınırsız efsane lezzetlerin olduğu bir otelde Türkiye’ye göre çok komik bir rakama kalmıştık. Şöförlü araba tutup geziyorduk her gün, yaptırdığımız masajlar efsaneydi. Konsepti kenara koyup bütçeye bakarsak bunları herhangi bir avrupa ülkesinde yapmaya kalksa insan çok deli paralar harcar.
0
cilekli pasta
(06.06.26)
Maliyet açısından bakıyorsak, Barcelona'da otele vereceğin para uzakdoğu uçak biletini karşılar, üste para da artar.
+3
mikro patlama
(06.06.26)
baldur2'yi neden eksilediniz anlamadim. Dogru soyluyor adam. Ucak biletlerinde mesafeye gore fiyatlandirma var.

Istanbul'dan 3.5 saatte Ispanya'ya ucarsiniz.
Istanbul'dan Bali'ye direkt ucus bile yok. Once tek gidis 12 saat Jakarta'ya ordan da tekrar ucus bulup Bali'ye ucmaniz gerek. Bir de aktarmali ucarsaniz ilk ucusunuzda muhtemelen 15-20 saatiniz ucakta gecer.

Gidenler nasil gidiyor? cevap paralari var....
-2
thetruenorthstrongandfree2
(07.06.26)
Çok önceden alıyoruz biletleri, 1 sene kadar, bir de aktarmalı gidiyoruz daha uygun oluyor. Kore, japonya, çin, endonezya, 3 kez de taylanda gittik bu şekilde.
0
mavibalık
(07.06.26)
(5)

Araba model yılı

arbre
Model yılları arasında önemli bir fark oluyor mu?Opel Corsa 1.2 Twinport için 2008, 2009, 2020 model arasında çok fark var mı?
Model yılları arasında önemli bir fark oluyor mu?

Opel Corsa 1.2 Twinport için 2008, 2009, 2020 model arasında çok fark var mı?
-6
arbre
(06.06.26)
2008 modelin motoru,general motors,
2020 de fransiz oldu.
0
designer
(06.06.26)
Abi mühendis adamsın 12 senede fark olmama imkanı var mı herhangi bir şeyde?
Genelde motorundan içine, her şeyi neredeyse değişiyor arabaların.
Ya iki sene fark bile apayrı araba demek bazen.
+3
logisticsmanager
(06.06.26)
Yanlış yazmışım 2010 yazacaktım, 1 2 yıl arasında dikkat etmeyi gerektirecek kadar fark var mı demek istedim
-5
🌸arbre
(06.06.26)
2010'dakiler 85 beygir, ona kadar olanlar 80 galiba.
Beygirleri aynıysa temelde bir farkları olmasa gerek. Her şey ayniysa o zaman çok fark olmaz.
0
logisticsmanager
(06.06.26)
Sen araba falan alamayacaksın, anlaşıldı
+5
antihero
(07.06.26)
(4)

kreatin ve protein tozu

kojonotsuki
Hangi ürünü kullanıyorsunuz?
Hangi ürünü kullanıyorsunuz?
0
kojonotsuki
(05.06.26)
İkisinde de supplementler.com'un kendi ürünlerini kullanıyorum.
0
kizil karga
(05.06.26)
Decathlon.
0
logisticsmanager
(05.06.26)
sadece creatin kullanıyorum marka olarak da elimdeki bittiğinde hangisi ucuzsa o, kreatin markası farketmiyor.
0
nahtoderfahrung
(05.06.26)
ikisinde de optimum kullanıyorum.
0
false pretension
(05.06.26)
(19)

aracın trafikten men edilmesi

kibritsuyu
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil."şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.aracın ne kabahati va
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.

bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil.

"şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.

aracın ne kabahati var ki? alkollü yakalanan sürücüye ceza kes, ehliyetini de al, bunlar tamam. aracın kabahati ne? arabayı bıraksanız da başkası kullansa olmuyor mu?

hayatımda alkollü direksiyon başına geçmedim, park cezası dışında ceza yemişliğim de yok. başıma geldiği için değil, sırf merakımdan soruyorum.
-1
kibritsuyu
(04.06.26)
Ceza dediğimiz şey, suçlunun canını acıtmak değil mi?
Bilmiyordum öyle bir ceza olduğunu. Hoşuma gitti. Caydırıcılığı yüksek.
+2
Mirket
(05.06.26)
olay daha çok aracın alıkonulması olarak algılıyorum ben. yani sen desen ki bu aracı başkası kullanabilir, araca el koymuyoruz gelsin alsın diye... o ehliyetine el konan kişi o aracı yine kullanır. her gün çevirmeye girmiyor sonuçta, her gün ehliyet sorulmuyor. araç elindeyse kullanabilir.
+6
konetsu
(05.06.26)
çevirmeyi yapanlara da bağlı olarak, o sırada limitin altında çıkmayan kimse yoksa arabada birilerini çağırıp arabayı bağlatmadan devam edebiliyorsunuz yola. Polis çevirme noktasında beklemeni istemezse çekiciyi hemen çağırıyor
0
klassno
(05.06.26)
suçlunun canını acıtalım. yüksek para cezası keselim, suçluya ait ehliyete el koyup araç kullanma yetkisini elinden alalım.

soru da bu zaten, arabanın suçu ne? arabayı cezalandırdığın zaman hiç suçu olmayan, konuyla alakası bile olmayan, o arabayı kullanabilecek başka bir aile ferdini de cezalandırmış oluyorsun. alkollünün ehliyetini aldın zaten o kullanamaz. başkası niye kullanamasın?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Alkollüye arabasını verenin, kullandıranın da canı yanıyor böylece.
Babasının ya da şirketin arabasıyla aleme akan kişi, alkol almama konusunda daha büyük baskı hissetmez mi?
+3
Mirket
(05.06.26)
iyi de suçun şahsiliği diye bir şey var.

düşün mesela adam ailesiyle oturduğu evin bir odasında illegal madde üretiyor.

polis gelsin, adamı götürsün tamam, mahkeme tutuklasın, para cezası versin tamam. ama ailesini de sokağa atıp eve el koysa, "burada imal etti, evini kullandıranın da canı yansın" dese olur mu?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Yeterince izah edilmiş ama idrak etmemek için direniyorsun. Verdiğin örnek de alakasız.
+1
kullaniciadimvar
(05.06.26)
yeterince izah edilmemiş, verdiğim örnek de bire bir aynısı. ortada suç var, suçlu var, suçla alakası olmayan kişiler var ve içinde suç işlenmiş bir mekan var. daha nasıl alakalı olabilir?

idrak ediyorum ama ikna olmuyorum. demek ki ikna edebilmek için daha mantıklı argümanlara ihtiyacınız var.

varsa söyleyin, yoksa "anlatılmış ama anlamıyon" diye salak muamelesi yapmanın alemi yok.

hadi sizin güzel hatırınız için ruhsat sahibi başkası ise ona da ceza verelim, arabasını sarhoşa verdi diye.

hala ikna olmuyorum. ARABANIN, o içinde motor ve koltuklar olan tekerlekli teneke parçasının suçu ne?

"canını yakmak için malına el koymak", "baskı hissettirmek için alakasız kişileri de mağdur etmek" şeklinde bir cezanın mantığı nedir?

direksiyon başında telefonla konuşurken yakalanan adamın da telefonunu alalım. hatta herhangi bir trafik cezası yiyen adamın malına mülküne de çökelim, böylece bunun korkusuyla baskı hissetsin.

böyle ceza mı olur?
-1
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
doğru mesela evde o arabayı iki kişi kullanıyorsa fena bi durum. Ama devlet insanların ehliyetsiz de o arabayı kullanacağını öyle kanıksamış ki arabaya el koyuyor demek ki.

youtu.be
Burada anlatılan Almanlar gibi olmadıkça bu böyle devam eder. :D
+2
nhk ni youkosu
(05.06.26)
Merak ettim, biraz baktım, anladığım kadarıyla ikinci kez alkollü araç kullanırken yakalanmak ya da aracın sigortasız olması gibi durumlarda araca da ceza geliyor. İlk kez ceza yazıldığında araç trafikten men edilmiyor.

Bizim başımıza daha saçması geldi. Eşime alkollü araç kullanmaktan ceza yazıldı. (Limit altında olduğuna emindi, hastaneye gidip kan verdi, itiraz davası açtı, ceza iptal edildi. Bu da 3,5 ay sürdü ama o ayrı mesele.)

Yanında yabancı bir arkadaşımız vardı, onun ehliyetini kabul edip arabayı ona teslim ettiler. Ama itiraz davası sürerken arabanın muayene vakti geldi, ruhsat eşimin üstüne, eşimin ehliyeti alınmış, biz bu ceza gözüktüğü için araca muayene randevusu alamadık. Bu sefer ben çevirmeye girsem muayenesiz araç diye ceza yiyeceğim. Arabayı trafikten men etmeseler de bir saçmalık çıkarmayı beceriyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(05.06.26)
belirli şartlarda oluyor zaten ama amaç caydırıcılık. akp nin belki de tek düzgün uygulaması. bana kalsa aracın anahtarla boydan boya çizilmesi, çamurla sıvanması, arka cama tehlikeli sürücü yazılması gibi şeyler bile yaparım. yokssa gçmen kaçakçılığında kullanılan araçlar, sahibinin haberi yoksa yüzlerce kilo uyuşturucu yakalanan araçlar bile trafikten men edilmiyor.
+1
ground
(05.06.26)
alkollü araç kullanan adamın malını 2 aylığına müsadere ediyor işte. ceza gibi ceza. daha ne yapsın!?
+3
babilfish
(05.06.26)
birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler.

aracın trafikten men edilmesi de aynı şekilde. araç sahibi aracıyla işlenen kabahatlerden sorumlu. aracının düzgün kullanılmasını tesis etmek durumunda. ufak tefek kabahatlerde sadece para cezası varken, bazı daha büyük kabahatlerde araç trafikten men edilerek araç sahibine "bilader buna neden izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" denilmiş oluyor. aracın trafikten men edilmesi için de, ehliyetsiz kullanmak, alkollü kullanmak ya da aracın suça falan karışması gerekiyor sanırım.

olayın ölçeğini küçültelim. sen bana arabanı verdin. ben de gittim olmadık bir yere park ettim, park cezası yazdılar. ceza plakaya yazılıyor, benim ehliyetime gelmiyor, sen ödemek zorunda kalıyorsun. "ben kullanmıyordum, co2s2 kullanıyordu" desen bile, devlet "bilader neden buna izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" demiş oluyor. işlediğim kabahatin ölçeğini büyütünce, devlet de sana daha ağır cezalar kesiyor, çok çok büyütünce de aracı trafikten men ediyor.
+3
co2s2
(05.06.26)
Fransa'da bu tarz haberlere bakarken karşıma çıkıyor; ehliyeti önceden kaptirmis zaten, ehliyet olmadan kullanıyor arabayı.
O sebepten mantıklı çünkü bu mallar hiç umursamadan devam edecek, altından arabasını da alıyorsun ki gene yollara düşemesin.
Bir kere alkollu yakalanır da ikincisi artık salaklik kategorisinde olur ve bu kişinin arabasi olmamali.
+3
logisticsmanager
(05.06.26)
"birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler."

ya işte tam olarak onu soruyorum zaten abi. biri benim telefonumu alıp yasadışı iş yaparsa BENİM başım belaya girer, TELEFONUMA bir şey olmaz. alırlarsa en fazla incelemek için alırlar, telefonsuz kalsın da aklı başına gelsin diye değil.

benim internetimden girip yasadışı iş yaparlarsa BENİ alır götürürler, İNTERNETİMİN başına bir şey gelmez, modemimi söküp el koymazlar internete bundan girilmiş diye.

arabanın sigortası yoksa, uygunsuz egzozu varsa, muayenesi yoksa, şasi numarası tutmuyorsa, ne bileyim arabayla ilgili bir sıkıntı varsa al götür parka çek arabayı. şoförü suç işledi diye altındaki arabayı niye alıyorsun?
+2
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Asıl saçma olan ehliyete el konulması. Çünkü ülkenin yarısı ehliyetsiz araç kullanıyor. Ehliyetinin olmaması, el konması veya iptal edilmesi araba kullanmasına engel değil.
Arabanın bağlanma olayı araba kullanmasını engellemenin tek yolu tabi tek arabası varsa. Araba başkasının ise o zaman sahibi böyle birine araba vermemeli. Verdiyse sonuçlarına katlanmalı.
Ayrıca drift cezası, abartı egzost, modifiye gibi cezalarda araç bağlama en etkili yöntem. Çünkü araba bunu yapan tipler için en değerli şey. Bu elinden alınarak cezalandırılması kadar doğal birşey yok. Bu bile yetersiz bana kalirsa trafikten men bir daha o aracı geri alamama olmalı.
Aynı durum taksi sahipleri için de geçerli. Şoför yolcuyu dolandırıyor, yolcu seçiyor cezası sadece ehliyete el koyma, taşıma belgesi iptali olamaz. Ona bu aracı verenede ceza kesiliyor.

Veya Alkollü araç kullanmanın cezası doğrudan hapis olmalı. Öyle yok ilk sefer 6 ay yok ikinci sefer şu kadar ehliyete el koyma, arabaya el koyma saçmalıkları olmamalı.
+1
my fault
(05.06.26)
cezayla canını acıtmak için değil.

adam zaten kurallara uymadığı için ceza alıyor.
arabayı bağlamazsan ertesi gün yine kullanacak.

2 ay arabasız kalınca cezanın caydırıcılığı yükseliyor.
+3
duyuruuser
(05.06.26)
@kibritsuyu : devlet "arabanı ona buna verme, senin de başına belaya girer" diyor. kaldı ki pratikte işler böyle yürümüyor. mesela araç sahibi olmayan şöför alkollüyse, aracı hemen bağlamıyorlar, araçta başkası varsa kullanmasına izin veriyorlar ya da araç sahibi yakında bir yerdeyse gelip aracını almasına izin veriyorlar.
+3
co2s2
(05.06.26)
araba suç mekanı değil, suç aleti. söylediğin örnekte, o illegal maddeleri üretmekte kullandığı aletlere de el koyarlar zaten. mesela benim tenceremdi bırakın diyemezsin.

arabayı evde başkalarının kullanacak olmasının bir önemi yok. mal sahibi kimse cezayı o çekmiş oluyor arabasız kalarak.

arabasız bırakmak hem caydırıcı ceza, hem o suçun tekrar işlenmesini önlemek demek.

yani arabasız bırakmak bir ceza yöntemi. araba cansız bir varlık sonuçta, arabaya verilen bir ceza değil bu.

tam doğru bir örnek mi şu an emin olamadım ama mesela küçük bir iş yeri düşün. patron, o şirketiyle bi haltlar çevirse o şirket kapatılır. çalışanlar da işsiz kalır suçları olmamasına rağmen. şirketi bırakın biz çalışalım diyemezler.

telefonu da incelemek için aldıklarında, o kadar da kısa bir süre sonra vermiyorlar. o da temkinli olman için bir ceza işte.

ayrıca evde işlenen suça bağlı olarak, suç mahali olduğu için gerektiği kadar süre kullanım yasağı koyabilirler, mekanları mühürleyebilirler.
+2
art cat chocolate
(05.06.26)
(21)

Hala süt içen var mı

liberalhippi
Gaz yapıyor diye 3 senedir içmiyorum çok nadir de olsa içmek gerekir mi?
Gaz yapıyor diye 3 senedir içmiyorum çok nadir de olsa içmek gerekir mi?
0
liberalhippi
(04.06.26)
içmek gerekmiyor diyorlar , ben sevdiğim için arada içiyorum yanında petibör ile güzel oluyor
+4
devilone
(04.06.26)
ben de icmiyorum ve aramiyorum.
0
baldur2
(04.06.26)
Soğuk süt severim
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.06.26)
İneğin, yavrusu için salgıladığı süt sadece ineğin yavrusuna aittir.

Bu arada insanlar hiç ihtiyaçları olmamasına rağmen süt tuketebilsinler diye hayvanlara yaşatılan sıkıntı ve eziyetler keşke biraz arastirilsa fakat yine de süt tüketmeye devam edenler ne yazık ki olacak eksileyenlerden gördüğüm kadarıyla.

Bu arada kazık kadar insanlar hala süt peşinde koşmasın. Zaten yaşam boyu süte ihtiyacımız olsa annemiz ömür boyu salgilardi bizi beslemek için. Her canlının sütü kendi yavrusu içindir.
-23
rock n roll
(04.06.26)
Içiyorum arada. Severim yani. Ama yoğurt, peynir vs olarak tüketmeyi tercih ederim.
Ama içmek gerekli değil yani. Isteğe bağlı.
0
logisticsmanager
(04.06.26)
Hafta içi her gün 1 kutu, Nesquik kakaolu
-3
arbre
(04.06.26)
onun yerine kefir tüketmek çok faydalı
+1
my fault
(04.06.26)
Şimdiye kadar çalıştığım bütün diyetisyenler süt konusunda aynı şeyi söyledi "belli bir yaştan sonra herhangi bir faydası yok".

Tatlılarda kullanmak dışında almıyoruz biz de.
Bazen kahvaltı yapamayacaksam kahveme bir şey eklemek istiyorum erken acıkmamak için yulaf sütü, badem sütü işimi görüyor.
0
mutekebbir
(04.06.26)
rock n roll +1

süt içmek midemi bulandırıyor çocukluğumdan beri. sıcak olursa hele daha fena oluyorum.

kahve alırken badem sütü vs. istiyorum unutmazsam.

evde de yılda 1-2 kez kek yaparsam içine koyuyorum. badem sütüyle denemeye korktum, sık yapmadığım için. müsait bir zamanda onu da denerim ve iyi olursa onun için de süt almam.

ne yazık ki bazı şeylerin içinde mecburen süt oluyor. vejetaryenim ama elimden geldiğince vegan olabilmeye çalışıyorum.
-5
art cat chocolate
(04.06.26)
içmemek gerekiyor
0
jelly bear
(04.06.26)
Laktoz toleransı orta ve kuzey Asya halklarına Tanrının bir lütfudur. Bu sayede büyük göçler ve büyük fetihler gerçekleşmiştir. Bu sayede batıda halklar açlıktan kıtlıktan kırılırken Cengiz Han, Atilla Avrupa içlerinde at koşturmuş, tohum saçmıştır.

Tanrı bazı halklara bu toleransı evrim olarak bahşettiyse ve siz de bu şanslı gruptansanız bunu değerlendirin. buzağı hakkı safsatalarına kulak asmayın.
0
Mirket
(04.06.26)
Soğuk kahveyle içiyorum.
0
ekimoloji
(04.06.26)
Rock n roll +1000
Süt bebekler icin büyüme hormonu salgilatiyor. Yetiskinlerin ömrünü kisaltiyor.
0
Purple life
(04.06.26)
Yurt dışında nasıl, bilemem. Abim süt sığırcılığı yapıyor. Hayvanlara eziyet'in e"si yapılmıyor. Gezebildikleri geniş yaşam alanları var. Sağım saati geldiğinde kendi kendilerine sıraya girip sağıma geliyor, bitince de çıkıyorlar. Paşalar gibi yaşıyorlar. Ne bir şiddet, ne bir eziyet uygulanıyor. Antibiyotik ve ilaç sadece enfeksiyon geçiren hayvana veriliyor. İlaç verilen hayvanın sütü sağılıyor ama ürüne eklenmiyor. Dökülüyor. (Aslında dökmeyip evlerine götürüyor çalışanlar. Ses etmiyoruz)

Küf ve aflatoksin analizleri düzenli yapılan taze yonca, mısır slacı ve endüstriyel yemin ideal ölçülerde karışımı ile besleniyorlar. Tuz yalıyorlar. Sırtlarını kaşıyorlar. Altları düzenli temizleniyor. Vücutları tertemiz. Her türlü sağlık sorunlarıyla da veteriner ilgileniyor. Mutlular bildiğin. (Zaten stres olursa sütten kesilirler) Revirdeki hastalara manevi destek olan kedimiz var.

Bir de sosyal varlıklar inekler. Benzer zamanlarda doğanlar kendi aralarında akran grupları ile takılıyorlar genelde.

İşin içini görene kadar ben de tavukçuluktaki gibi hayvanlara eziyet ediliyor sanıyordum. Süt sığırcılığı gayet düzgün yapılabiliyor. İsteyen olursa gelip gezebilir...

Süt tüketimi kısmına gelirsek, allerjisi ve intoleransı olmayanlar için sğt ve süt ürünlerinin muazzam şeyler olduğunu düşünüyorum.
+10
dilemma of subscribtionability
(04.06.26)
arada bir tadımlık içerim, onun haricinde ayran ve kefir olarak tüketirim sağlık açısından
0
suicmeyenadam
(04.06.26)
Dondurma yapıyorum, sayılır mı? Süd zehri aldığı için içiyorum arada.
+1
gabe h coud
(04.06.26)
Arada içiyorum (kahveme hergün koyuyorum), yağlı yağlı çok seviyorum ama içmemem gerektiğini düşünüyorum aslında. Hem etik nedenlerden (insanları niye o kadar eksilediniz anlamadım) hem de zararının yararından daha çok olduğuna inanıyorum. Artık çocuklara da pek önerilmiyor mesela, yoğurt peynir kefir gibi fermente halleri öneriliyor.
0
mezzosprite
(05.06.26)
sut icmiyorum ve hic aramiyorum. sadece kahveme koyuyorum. sut sekeri hazimsizlik yapiyor insanda. bu nedenle fermente edilmis peynir halini tuketmek daha saglikli geliyor.
0
antikadimag
(05.06.26)
içiyorum. çocuklar da içiyor.

gerekiyor mu, fikrim yok. çok da umrumda değil.
0
babilfish
(05.06.26)
çok severim ama içmiyorum uzun zamandır.
0
sinematikcrop
(05.06.26)
(7)

bu fitness programı sizce nasıl?

istististist
Fitness geçmişi olmayan biri için uygun mu sizce? Oturduğum lokasyona yakın bölgede salon olmadığı için bu programı evde uygulamayı düşünüyorum. Evde bu programı uygulayabilmem için alabileceğim en mantıklı alet seçimi nasıl olur? PazartesiSquat 5x5Bench Press 5x5Ağırlıklı Barfiks 5x5ÇarşambaSquat 5
Fitness geçmişi olmayan biri için uygun mu sizce?

Oturduğum lokasyona yakın bölgede salon olmadığı için bu programı evde uygulamayı düşünüyorum.

Evde bu programı uygulayabilmem için alabileceğim en mantıklı alet seçimi nasıl olur?

Pazartesi

Squat 5x5
Bench Press 5x5
Ağırlıklı Barfiks 5x5

Çarşamba

Squat 5x5
Overhead Press 5x5
Deadlift 1x5
Ağırlıklı Dips 5x5

Cuma

Squat 5x5
Bench Press 5x5
Bent Over Row 5x5
-1
istististist
(02.06.26)
Kötü. Dumbbell al. 5 kg ve 10 kg. Lyfta sitesinden hareketlere bak. Bunlarla gelişim sağlayamazsın.
-6
arbre
(02.06.26)
Begginer için iyi değil. Hele evde zaten olmaz. İntermediate olunca yap.
Ağırsağlamı takip etmek iyidir. Yeni başlayan programları da vardı onların diye hatırlıyorum.

Ek: Evde yeni başlayanlar için şu ikisi yeterli bence

www.decathlon.com.tr
www.decathlon.com.tr
0
Mirket
(02.06.26)
Abi acikca soyleyeyim yeni başlayan biri evde 5*5 yapamaz ya. 5*5 stronglifts programi, evde 5*5 ile sana gerekli etkiyi yapacak ağırlık ilk başta az olsa da 6 ay sonra o ağırlığı gececeksin ve bu is iyice maliyetli ve zor olacak.
Buna ek olarak program da kötü. Kendin yazdiysan sana tavsiyem hayatın boyunca kendine program yazma. Ben 16 yıldır yapıyorum, daha yeni yeni belki biraz mix isler yapmaya başladım.
5*5 yapacaksan o zaman direkt stronglifts yap. Ne bileyim rippetoe'nin starting strength yap.
Ama dediğim gibi evde diyorsun, hadi bugün 60 kg setle başladın. Düzgün yaparsan 6 aya ikiye katlaman gerekirse ve para olmazsa/evde yer olmazsa/gürültü yapacak olursa o set elde patlar.
Bizden başka program tavsiyesi falan istemediğin için başka yorum yapmıyorum.
0
logisticsmanager
(03.06.26)
@logisticsmanager;

yanıt için teşekkür ederim.

program tavsiyesi alabilirim hocam, hatta program tavsiyesinde bulunursanız memnun olurum.
0
🌸istististist
(03.06.26)
Ilave olarak, salon tecrübesi olmadan ben de sıfırdan evde kendi başına başlamayı hiç tavsiye etmiyorum.

Salon pratiği hem hareketleri öğrenmede hem de hangi antremanlara hangi agirliklarla girilebilecegi tecrübesini de getiriyor.

Evde kendi kendine başlayip göğüs Dumbbell press'te 10 kg + 10 kg kaldırıp "ağır giriyirum" diyen gördüm çünkü :) ya da lateral raise i de yine 10 kg 10 kg ile yapan adam :)

Mesela en zayıf adam bile göğüs dambil da bir yerden sonra 20 kg + 20 kg çok rahat kaldırır. Ama lateral raise çok teknik bir hareket, en iri adamlar bile 10 kg ile yapmıyor bazen, gibi gibi..
0
makbur
(03.06.26)
Bu arada, bence şınav barfiks vs gibi hareketler de çok faydalı bunları yapabiliyorsaniz yapın (ama şınavı da mesela pek çok kişi yanlış çekiyor push up videoları vs izleyin) calisthenicsle gayet fit kaslı bir vücudunuz olur (irilesmezsiniz o ayri)
0
makbur
(03.06.26)
Bu biraz ne istediğinize bağlı. Misal bu programı yaparken kafanıza güç antrenmanı mı yapmak vardı yoksa sadece sağlıklı, fit olmak mi?
Burada birçok kere yazdim;
Sağlıkli, fit olmak için fantastik şeylere gerek yok.
Iki adet kettlebell
Barfiks bari
Ab wheel
Ağırlık yeleği

Şu 4u ile oldukça iyi ilerleyebilirsiniz. Benim misal kb'ler 24 kg. Arada evde armor building complex yapiyorum;
2 tane kettlebell clean
1 kb press
3 kb front squat
Her 1 dakikada 1 kere yapıyorum, 15 kere civari.
Ardından yürüyüşe çıkıyorum.

Bunun gibi bir sürü teknik var.
Reddit fitness wiki'de bu konuda birçok şey bulabilirsiniz ama dediğim gibi amaca bağlı biraz. Ben misal hayatta evde çalışamam çünkü çok ağırlık lazım powerlifting sebebiyle. Ama ben hanıma spor yaptırıyorum ve sadece gerekli olanlar yazdiklarima ek bir de hip thrust için bant, yoga mati.
Hatta kettlebelli iki farklı kg da alabilirsiniz bütçe için. Set başına el değiştirerek falan.
0
logisticsmanager
(03.06.26)
(7)

l'carnitine konusunda tecrübesi olan var mı?

istististist
aramızda kullanan arkadaşlar varsa rica etsem tecrübelerini paylaşabilirler mi? bir de çok fazla marka var, hangisini tavsiye edersiniz?
aramızda kullanan arkadaşlar varsa rica etsem tecrübelerini paylaşabilirler mi?

bir de çok fazla marka var, hangisini tavsiye edersiniz?
-1
istististist
(02.06.26)
Aldım, kullandım gençliğimde. Kullanan onlarca kişinin deneyimini dinledim.

Tek kelimelik bir yorumum var: ÇÖP

Markadan bağımsız olarak çöp.

Epeydir buradaysan, bu işlerin uzmanı bir arkadaş vardı. Kaleci saçlı diye. Sözü üzerine kimse konuşmazdı. O da 'çöp' demişti.
0
Mirket
(02.06.26)
Ben koşudan 45 dk önce bir tane, koşu başladığında da bir tane içiyorum. Performansı ciddi bir şekilde artırıyor.

Zero shot markasını küçük şişelerde almak mantıklı olur.
0
gabe h coud
(02.06.26)
@gabe h coud;

yanıt için teşekkür ederim. kaç mg olanlarından kullanıyorsunuz?
0
🌸istististist
(02.06.26)
Var; ufacık bir etkisi var ve fiyatına oranlarsak çöp evet.

examine.com

Paran çoksa, harcayasin varsa zarari yok. Yüzde 1 yararı var belki.
0
logisticsmanager
(03.06.26)
3000 mg kullanıyorum.

www.supplementler.com
0
gabe h coud
(03.06.26)
supplementlerin %95'i gibi bu da çöp.

bunun yerine kafein hapı tavsiye ederim.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.06.26)
En kalitelisini aldım ve maalesef çöp
0
Teran
(03.06.26)
(8)

Fransaya gidecek oğlum

marketing_enjoyer
Oğlum Fransa’ya gidecek okumaya – bu yıl oğlum Paris Sorbonne Matematik kazandı. Bu konuda tecrübesi olan var mı? Yurt işini çözmek için birkaç tane danışmanlık firmasıyla konuştuk (bkz:sektoulouse.com) ama ekstra para harcamadan bu işi halledebilir miyiz, bilen var mı?
Oğlum Fransa’ya gidecek okumaya – bu yıl oğlum Paris Sorbonne Matematik kazandı. Bu konuda tecrübesi olan var mı? Yurt işini çözmek için birkaç tane danışmanlık firmasıyla konuştuk (bkz: sektoulouse.com) ama ekstra para harcamadan bu işi halledebilir miyiz, bilen var mı?
+5
marketing_enjoyer
(01.06.26)
soruya cevap degil; tebrik etmek istedim. sorbonne matematik cok iyi! keyifli ve verimli gecer umarim. bol sans!
+5
banach
(02.06.26)
tebrikler!!

üniversitenin web sitesindeki accommodation kısımlarından başlayabilirsiniz, yurt vs varsa fiyatı ne kadar, şartları neler belirtmişlerdir. onlara ek olarak genelde öğrencilerin hangi mahallelerden ev tutuklarından da bahsetmiş olabilir. ilk sene varsa ve mümkünse yurtta kalması daha iyi gibi, sonra ortami cozunce kendisi yolunu bulur zaten.
0
taurina
(02.06.26)
en gec temmuz ortasi bavulu hazirlayip yola ciksin.
gidip orda kendi cozer, acentaya falan gerek yok.
+3
cooperr
(02.06.26)
Abi hayırlı olsun.
Yani neden halledilmesin bence hallolur.
Tavsiyem kesinlikle şimdiden insanlara ulaşmaya calissin. Misal facebooktan grup bulsun ki bu işin en iyi yapılış böyledir. Ben Fransız vatandaşlığı, pasaport, oturma izni bile böyle gruplarda sorarak hallettim.
Redditte de bence bulur bilgi sonuçta paris.
Oraya önceden gitmeden halletmeye çalışsın, yurt vs öyle hadi geldim ben, bana oda ile olmuyor. Önceden çalışma gerektiriyor.
Denildiği gibi zaten ilk sene yurt yapar sonra yavaştan eve çıkar falan.
Neyse kısacası tavsiyem resmi siteler dışında (taurina bahsettiği) facebook grupları ve reddit. Ben baktım reddit bir sürü aynı şekil soru var yurt ile alakali.
+1
logisticsmanager
(02.06.26)
tebrik ederim :)

cooperr +1, daha önce verim aldığım aklınıza gelebilecek herhangi bir soruya cevap bulabileceğiniz en iyi subreddit:
www.reddit.com
0
nyist_
(02.06.26)
@nyist_ abi o conseil juridique yani yasal konular. Oraya yurt vs gibi şeyler sorulmaz.
Herhangi bir soruya cevap, yasal konular değilse;
www.reddit.com
0
logisticsmanager
(02.06.26)
@logisticsmanager doğru yahu, danışmanlık dediği için aklım gitti işte :)
0
nyist_
(02.06.26)
Ekstra para harcamaya gerek yok. Facebook'tan guncel Erasmus gruplarina uye olsun. Orada ev arayanlar oluyor. Onlarla iletisime gecebilir. Kiralik ogrenci evi gibi gruplara da baksin. Onun disinda Fransa'da ogrenci residansi denen yurtlar var. Su an goz ucuyla baktigimda eger paylasimli olursa 600 euroya kadar bulunabiliyor, studyo ise 850 euro'dan basliyor. Asagida linkini veriyorum.

www.studapart.com
+1
Sour
(02.06.26)
(4)

Fransa'da hangi e-sim?

evrim halkasi
selamlar, 15 Haziran'dan itibaren bir ay Paris'te olacağım. E-sim alayım diyorum ama daha önce hiç kullanmadım. Şu an en f/p firma hangisi? not: Paris'teki arkadaşlar Türkiye'den çok ağır olmayan istekleriniz varsa yeşillendiriniz.
selamlar,

15 Haziran'dan itibaren bir ay Paris'te olacağım. E-sim alayım diyorum ama daha önce hiç kullanmadım. Şu an en f/p firma hangisi?

not: Paris'teki arkadaşlar Türkiye'den çok ağır olmayan istekleriniz varsa yeşillendiriniz.
0
evrim halkasi
(31.05.26)
Çekya'da bnesim sorunsuzdu, fiyatı da makul. Gitmeden almak isterseniz sitesi Opera vpn'le açılıyor.
0
kobuzchu kiz
(31.05.26)
Fiyatı Uygun mu bilmiyorum da reddit biraz okudum ve orange övülmüş. Orange buranın türk telekomu. Genelde fiyat olarak olmasa da servis olarak en iyisi denilebilir.

Airalo da çok övülmüş. Ama bildiğim bir şey değil.
Bu ikisi dışına çıkmazsaniz sorun yasamazsiniz gibi.
0
logisticsmanager
(01.06.26)
holafly'ın bir aylık paketleri oluyor sınırsız internetli. düşünebilirsiniz. aktifleştirmeyi fransa'da havaalanı wifisi ile yaparsınız qr kod sayesinde.
0
rain when i die
(01.06.26)
Geleceğe not: Reddit'te Yesim önerisi vardı, onu denedim. Ekşideki referanslardan birini girince 5 euro veriyor. Yükleme yaparken de 5 euro verdi. Ben de 15 euro yükledim. Kullandığını öde sistemi var. Gayet iyi/hızlı çalışıyor ve dünden beri telefon sürekli elimde olmasına ve arada bilgisayara hotspot açmama rağmen 1 euro bile harcamadım daha. Ayarları Türkiye'deyken yaptım. Fransa'da uçaktan daha inmeden ve wifi'ye bağlanmadan aktif hale gelmişti. Ekstra 5 euro için ref kodunu ihtiyacı olana gönderirim. Yalnız en az 15 euro yüklemeden o 5 euro'yu kullanamıyorsunuz, bilginiz olsun. Kısa süreli kalışlar için paketler daha avantajlı o yüzden. O 5 euro paket için kullanılıyor mu bilmiyorum.
0
🌸evrim halkasi
(16.06.26)
(3)

Instagram öneri

arbre
Önerilerde bir kız dikkatimi çekmişti. Ortak arkadaş olmamasına rağmen çıkıyordu. Sonra hoşlandığım kızın takipçilerine bakınca bu kızı gördüm. O kız beni aramış olabilir mi? O kız değil ama hoşlandığım kız o kıza bahsetmiş ve o kız aramış olabilir mi? Mantıksız geliyor düşününce ilginç bir tesadüf
Önerilerde bir kız dikkatimi çekmişti. Ortak arkadaş olmamasına rağmen çıkıyordu. Sonra hoşlandığım kızın takipçilerine bakınca bu kızı gördüm. O kız beni aramış olabilir mi? O kız değil ama hoşlandığım kız o kıza bahsetmiş ve o kız aramış olabilir mi? Mantıksız geliyor düşününce ilginç bir tesadüf ve bağlantı yok.
-14
arbre
(27.05.26)
Belki de o kız hoşlandığın kızdan hoşlanıyor ve Instagram "ikiniz de bu kızdan hoslaniyorsunuz. O zaman siz eklesin" diye algoritma calistirmistir
+10
logisticsmanager
(27.05.26)
logisticsmanager, başka bir evrende olabilir bana bu evren lazım
-10
🌸arbre
(27.05.26)
O zaman milyon tane olasılık var ama dediğin olasılık da bunlardan biri de açıkçası sana bunu söyleyip senin alevli platonik aşk hayatına kerosen atmak istemiyorum.
Buna gelene kadar o kişi ve senin birkaç insanda telefon numaran olması ve Instagram bunu bağlaması, aynı şeyleri begenmeniz ya da aynı şeylere bakmaniz, senin sürekli aynı kiza Instagramdan bakman ve onun arkadaşlarından önerilmesi gibi gibi seçenekler de var.
Çok ilginç değil yani, bana da bir sürü insan öneriliyor. Algortma işleri bunlar. Buradan ekmek çıkmaz.
+13
logisticsmanager
(27.05.26)
(11)

Ideal kahvalti aliskanliginiz nedir?

Sour
Ideal dedim cunku yaptiginiz degil yapilmasini dogru buldugunuzu merak ediyorum. Secenek ekleyebilirsiniz.
Ideal dedim cunku yaptiginiz degil yapilmasini dogru buldugunuzu merak ediyorum. Secenek ekleyebilirsiniz.
📊 Ideal kahvalti aliskanligi nasil olmali?

Bu anket sona erdi. 50 oy kullanıldı.

+1
Sour
(27.05.26)
Sabah kalkar kalkmaz iştahım hiç olmaz. En azından 1 ya da 2 saat geçmesi lazım. Ne çok az ne de çok yerim.

Bazen hiç açlık hissetmediğim de oluyor o zaman direkt öğlen yemeği de yiyebiliyorum bazen direkt akşam yemeği şeklinde de olabiliyor.
0
rock n roll
(27.05.26)
Atlanması da, hafifi de, dolu dolusu da zamane uydurmaları.
Yüzyıllardır '3 öğün yemek' diyen ataların bir bildiği vardır.
Kahvaltı da diğerleri gibi normal bir öğündür.

Tahlil için kan vermeyeceksem kahvaltısız evden çıkmam.
-3
Mirket
(27.05.26)
protein ağırlıklı, tuzlu bir kahvaltının en iyisi olduğunu düşünüyorum.
0
black holes in the sky
(27.05.26)
Bayram seyran, aile ile özel vakit geçirmek harici normal günde hiç kahvaltı yapmam.
0
gabe h coud
(27.05.26)
Yumurta ve zeytinyağı dökülmüş peynir zeytin domates yeşillik.
0
kizil karga
(27.05.26)
Her sabah kahvenin içeriğinden bağımsız çünkü hangisi olursa olsun iki kupa kahve içmeden bir şeyler yemek aklıma gelmez. Bu da en az 3-4 saat yapıyor. Çünkü o kahveleri içerken adeta keyifle, zaman zaman orgazm hissiyle doluyorum. Şimdi bir de kahve içerken bir tane de teanin atıyorum aman yarabbi. Deneyiniz.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(27.05.26)
kahvaltının nasıl yapılması veya yapılıp yapılmaması gerektiğine dair güçlü bir fikrim yok açıkçası. sağlık konusunda beslenme düzeni, uyku, stres, fiziksel aktivite, besin kalitesi çok önemli. kahvaltının konsept olarak kendisi bunların yanında bence ihmal edilebilir düzeyde önemsiz sayılır.

benim kişisel olarak kahvaltı alışkanlığım yok, sadece pazar kahvaltısı gibi özel yeri olan ve "etkinlik" olarak gördüğüm kahvaltıları severim. tok uyanıyorum zaten gün başlangıcı telaşesinde aklıma da pek gelmiyor. 8'de uyandım diyelim zehir gibi şekersiz filtre kahveyle cuvaret içince 12'ye kadar acıkmam ben. genelde öğlen ve akşam yemeyi tercih ediyorum.

ha ama ben rafine şeker bağımlısı, sigara ve alkolü sıkça tüketen, sağlıklı yaşama tepki olarak doğmuş biriyim mesela. yiyince de öküz gibi yerim. haliyle kahvaltıyı atlamanın bir faydasını görmedim. ama zaten dediğim gibi sağlık için filan yapmıyorum benim nezdimde gereksiz, anlamsız bir öğün. yeni uyandım zaten niye yiyeyim diyorum. acıkan, canı çeken, isteyen de yesin ben izin veriyorum nfjdkdkd
-1
der meister
(27.05.26)
Kalktiktan sonra hemen degil, 1-2 saat sonra yumurtali sebzeli bir kahvalti. Fresh ve doyurucu oluyor
-2
mor oje
(27.05.26)
Kişiden kişiye değişen bir şey. Yıllardır kahvaltı yapmadım (özel bir gün vs dışında).
Bu işin doğrusu bu diyemem, gerçekten umrumda olan bir konu değil ve hayatıma etkisi sıfır. ama kahvaltı yapılmalı diye kafa ütülenmesi güldürüyor.
+1
logisticsmanager
(27.05.26)
evden calisiyorum ve son 6 yildir ayni kahvaltiyi yapiyorum.

7.30ta basliyorum mesaiye.
10:00 - 11:00 gibi kahvalti/ogle yemegi yiyorum, ve istikrarli olarak 2 yumurta, 1 dilim tam tahilli ekmek, peynir, zeytin, domates, salatalik, humus, fistik ezmesi ve recel yiyorum. bazen domates salatalik yerine roka yedigim oluyor. yumurta da nasil denk gelirse, bazen peynirli, soganli, biberli, ispanakli filan. o saate kadar acikmamis oluyorum, kahvaltiyi da daha cok gunun geri kalaninda acikmamak icin yapiyorum,

aksam 6-7 gibi de aksam yemegi, bazen corba salata, bazen tenere yemegi, bazen pizza makarna, bazen zeytinyagli biseyler, bazen kofte/tavuk pilav fln ne denk gelirse. genelde acikmamis oluyorum, oylesine yiyorum. ama spor yapacaksam daha erken yiyip yapmaya calisiyorum, ozellikle kardiyoda nefes nefese kalmamami sagliyor. fiziksel olarak aclik hissetmesem de spor performansim kotu oluyor yemeyince.

arada nadiren meyve yedigim oluyor, bi de kahvaltidan 1-2 saat sonra kahve iciyorum. aksam yemegi sonrasi bisey yemiyourm.

uzun yillardir hep ayni kilodaydim, bence sagligim yerinde, beyin sisi vs gibi durumlarim olmuyor, yemek yediken sonra surda bir kestireyim gibi dertlerim de olmuyor. son 1 senede 3 kilo aldim ama, hep o fistik ezmesiyle recelin sucu bence.
0
taurina
(28.05.26)
Uzun zamandır muz+ kahve+ varsa ceviz veya hurma şeklinde yapıyorum. Hızlı, pratik, pek de kötü bir beslenme şekli olduğunu düşünmüyorum. Tok tutuyor ve zahmetsiz

Bildiğimiz, sağlam bir kahvaltı masasına bir tek aile evine gittiğimde oturuyorum. Onun dışında aramam
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
(13)

Türkiye'nin En Popüler Yerleri web sitesi

beyinter
şöyle bir site yaptım.https://mycity.yds.today/görüşlerinizi alabilir miyiz?
şöyle bir site yaptım.
mycity.yds.today

görüşlerinizi alabilir miyiz?
-1
beyinter
(24.05.26)
another ai slop.
migros çıkıyor bir şehrin en popüler yeri olarak.
biraz benchmarking yap.
0
plastic_angel
(24.05.26)
hangi şehir için migros çıkıyor acaba, elimden geldiğince manuel güncellemeye çalıştım.
0
🌸beyinter
(24.05.26)
Otobüs terminali, avm, havalimanı.
Görüşüm negatif yani. Kullandığı dataya bence değmiyor.
0
logisticsmanager
(24.05.26)
uygulama en turistik mekanlardan ziyade en popüler mekanları listeliyor.
milletimiz için en popüler yerler avm veya otobüs terminali :)
-1
🌸beyinter
(24.05.26)
Ben beğendim. Eline sağlık.
0
Mirket
(24.05.26)
beğendim
0
herzan
(24.05.26)
Küçük bir fotoğraf da eklenebilir mi o yerle ilgili?
Amaca uygun olur mu bilmiyorum ama ufak bir fikir edinir listeye bakan kişi.
0
egerbiryolcu
(24.05.26)
Manisa bakıyorum İzmir çıkıyor sonuçlarda bir sürü. Gene karşımıza otobüs terminali geliyor. Kaçamiyoruz terminalden.
0
logisticsmanager
(24.05.26)
fikir super, ama pratikte cok daha gelistirilmesi lazim iyi bir arac olmasi icin. kataloglamakla baslanabilir.
0
gule gule
(25.05.26)
Çok iyi bildiğim birkaç küçük şehir için arama yaptım güzel sonuçlar verdi.
0
kizil karga
(25.05.26)
kütahya için baktım 88 km uzaktaki afyon avm dedi. pek doğru olmayan sonuçlar verdi.
biraz geliştirme gerekiyor ama beğendim, fikri ve siteyide
0
basond
(25.05.26)
pratik güzel
mycity.yds.today
burada yemek doğa vs. filtresi çalışmadı
bir de google puanına göre sıralama yaptırırsan daha pratik olur
0
mantık
(25.05.26)
arama sıralamasında ilin isminin yanında plakası yazıyor. ama arama yerine sayıyı yazdığımda şehri bulmuyor. bence eklenebilir
0
hakmut
(25.05.26)
(9)

Hangi kongre üyeliği sistemi daha iyi?

kizil karga
Bu hafta Galatasaray'ın seçimi oldu, önümüzdeki günlerde de Fenerbahçe'nin olacak. Fenerbahçe'nin 60 bin küsur kongre üyesi var, 45 bini oy kullanabiliyor; Dursun Özbek ise bugün 1780 oyla tekrar başkan seçildi. Ben tam karar veremiyorum, Fenerbahçeli olduğum için önce "çokluk iyidir demokrası vs di
Bu hafta Galatasaray'ın seçimi oldu, önümüzdeki günlerde de Fenerbahçe'nin olacak. Fenerbahçe'nin 60 bin küsur kongre üyesi var, 45 bini oy kullanabiliyor; Dursun Özbek ise bugün 1780 oyla tekrar başkan seçildi. Ben tam karar veremiyorum, Fenerbahçeli olduğum için önce "çokluk iyidir demokrası vs diye kendimi avutuyorum ama sonra 60 bin üye ne birader iti köpeği herkes üye olur biraz da seçicilik olsun" diyorum; sonra Galatasaray'ın sistemine bakıyorum yıllardır aynı insanlar oy kullanıyor küçük bir zümreyi bağlarsan başkanlık garanti gibi eleştiresim geliyor ama sonra "lan bunları da kendine nasıl bağlayacaksın yılların kurdu olsa olsa onlar başkan adayını kendilerine bağlar, az olsun öz olsun daha iyi bi sistem" diyorum, ben tam karar veremedim sizce nasıl olur?
0
kizil karga
(24.05.26)
Galatasaray'da kongre yok. Genel kurul var.
Bence sonuca bakarak soruyu cevaplayabiliriz. Maalesef Türkiye gibi ülkede her gelenin girebilmesi iyi bir şey değil, sonra işte Fenerbahçe gibi bir sürü garip adam doluyor ve kulüp sosyal medyadan yönetiliyor. Galatasaray'da Türkiye'de normal halkın (benim de dahil olduğum) giremediği bir yapı var. Arada çıksa da geneli belli bir kültür almış, belli seviyede insanlar oluyor. Haliyle Türkiye'deki genel düşen insan seviyesinden daha az etkileniyorlar.
Kendim de dahil olmak üzere genel halkın Galatasaray yönetiminde söz sahibi olamaması bence dünyanın en iyi olayı.
Başkanlık garanti gibi falan demişsiniz de acaba son 20 yılda kaç Galatasaray başkanı olmuş kaç Fenerbahçe başkanı olmuş bir bakarsanız sonuç öyle olmuyor :) dursun Özbek şu an tabiki rakipsiz başkan olur da en ufak hatada adamı aşağı alıyor sistem (zamanında aldı). Neyse yani aldığı oyun sebebi buranın şu an Norveç falan gibi rahat bir yer olması. Finansal sıkıntı yok, 4 sene şampiyonluk var, projeler var, yeni tesis açıldı. Adamın karşısına kim çıkacak da 1 oy alacak. Millet gitmemiş bile ki normal yani.

Galatasaray Türkiye'de ender görülen bir yapıya sahip, ne kadar eleştirdiğim yanları olsa da elitlik olsa da sonuç olarak başarı var, biat kültürü yok, ne kadar başarılı olursan ol bir eleştiri geliyor. Türkiye'de herkes genel halktan kaçmaya çalışırken ben bu sistemi eleştiremem. Burası batı avrupa değil, elimizdeki kitle belli. Kapıyı bir kere açarsan ertesi gün bunlar Galatasaray adasında kurban keserler.
+1
logisticsmanager
(24.05.26)
Fenerbahceliyim, iki takimin basarilarina bakarsan anlarsan zaten hangisinin daha iyi bir sistem oldugunu.
+3
baldur2
(24.05.26)
Ben iki kulübün (aslında dernek demek daha doğru) de dinamiklerine çok hakim değilim, bu nedenle sonuçlara bakarak yorum yapacağım.

Fenerbahçe'nin bu kadar çok üyesi yoktu, Aziz Yıldırım cezaevinden çıktıktan sonra "Hedef 1 milyon üye" diye bir kampanya başlattı ve üye sayısı çok arttı. O zamanın dinamikleri belki de bunu gerektiriyordu ancak an itibarıyla Fenerbahçe de sanırım bu durumdan çok memnun değil çünkü üye alımını durdurdular.

Galatasaray'da ise durum çok farklı. Üye olmak imkansız gibi bir şey eğer Galatasaray Lisesi ya da Üniversitesi bağlantınız yoksa. Az üye sayısı sandık demokrasisi için kötü bir şey gibi görünse de sonuçları GS özelinde kötü değil, aksine iyi oluyor. Hele başkanın az sayıda üyeyi bağlayıp seçilmeye devam edebilmesi diye bir şey mümkün değil çünkü GS sürekli içten kaynar ve başarısız başkanı inanılmaz bir hızla değiştirir ancak bu kaynama, FB'de olduğu gibi uluorta değil kulislerde gerçekleşiyor. Ben 39 yaşındayım, Alp Yalman öncesini bilmiyorum. Belki Alp Yalman öncesi farklı durumlar yaşanmıştır ancak Alp Yalman'dan bu yana FB'deki gibi bir durumun olduğunu hiç hatırlamıyorum GS'de. En son Burak Elmas başarısız kabul edildi ve apar topar indirildi başkanlıktan.

GS'de başkanlığın hızı ve süresini anlamak için hayattaki başkanların listesini incelemek yeterli: Alp Yalman, Faruk Süren, Mehmet Cansun, Adnan Polat, Ünal Aysal ve Burak Elmas.

Yakın zaman önce vefat eden isimlerden ise yaşlı olarak nitelendirilebilecek tek Duygun Yarsuvat (84) var. Özhan Canaydın (67) ve Mustafa Cengiz (71) çok yaşlı olmamalarına karşın rahatsızlıkları nedeniyle vefat ettiler.

Fenerbahçe'de hayatta olan başkanlar ise Ali Şen (87 yaşında ve hasta olduğu ifade ediliyor, kendisine acil şifa dilerim), Aziz Yıldırım, Ali Koç ve Sadettin Saran.
0
10551037
(24.05.26)
@10551037; Galatasaray üniversitesi'nin bir olayı yok genel kurulu üyeliğinde. Lise var sadece.
A Grubu- Galatasaray Lisesi'nde en az iki yıl okumuş olanlar.

B Grubu- Kulüp Başkanının önerisi ile takvim yılı başına en fazla 15 (on beş) kişi, başka bir kayıt aranmaksızın üye olabilir.

C Grubu- En az 5 (beş) yıl süre ile amatör veya profesyonel olarak Kulüp adına yarışmalara katılmış, spor yaşamını

D Grubu- En az 5 (beş) yıllık üyelerin çocukları ve eşleri.

E Grubu- Yukarıdaki grupların dışında kalanlar.
0
logisticsmanager
(24.05.26)
Yazdığımı dikkatli okumanızı tavsiye ederim.

"Üye olmak imkansız gibi bir şey eğer Galatasaray Lisesi ya da Üniversitesi bağlantınız yoksa."
0
10551037
(24.05.26)
Zaten okudum da Galatasaray üniversitesinde birini tanımak ile lisede birini tanımak çok uzak diyarlar diyorum. Birinin tüzükte özel yeri var yani. Tabiki bugün sokaktan geçen birinin en azından Galatasaray üniversitesi'nden tanıdığı olması daha iyi de senede totalde 400 kişi alinabiliyor, hadi 100 üye kalsın e'ye. Galatasaray üniversitesinden kendisine bu konuda yardımcı olacak gs en az 5 yıllık üye iki kişi bulmak çok çok zor iş.
Kısacası birinin etkisi yüzde 99'ken (çünkü mezun olanlar neredeyse otomatik üye oluyor) diğeri yüzde 1. Bahsetmek istediğim bu.
Kendimden örnek verirsem istersem olabilirim de Türkiye'de yaşamıyorum, İstanbullu değilim, kullanamam, maçlara/genel kurullara gelmem zor olur. Üç kişilik grubuz, birimizin babası eski başkan yardımcısı. Diğer arkadaş İstanbul'da yaşadığı için ona babasıyla referans oldular, işte 2.5-3 yıl oldu hala devam ediyor. Ve etrafımda üye olan ya da referanslardan hiç gs üniversitesi yoluyla yok. Hep lise oluyor.
0
logisticsmanager
(24.05.26)
Keske GS uyesi olabilsem

Maalesef fenerin bi firin ekmek yemesi lazim
0
baldan kaymak
(25.05.26)
Turkiye gibi ulkelerde seckin bir sinifin karar almasi ve avamin karar alma mekanizmasina cok karistirilmamasi en dogrusudur. Bu yuzden GS'nin yaptigi Turkiye'nin gerceklerine daha uygun. Demokratlik falan diye diye sacma sapan ayak takimini adam yerine koyarsan yonetime Tayyip gibi demagoglar gelir.Eski Yunandan beri bilinen ve tartisilan seyler bunlar.
0
turkuaz
(26.05.26)
Oncelikle biri halkin takimi, digeri lisenin takimi. Aradaki fark normal. En elit taraftar profili an itibariyle FB'de oldugundan uye sayisi 500bin'e de ciksa FB icin sorun olmaz. Ama GS tabani cok sikinti, uye artiriminda karaparaci, bahisci, mafyaci, AKPci cikar gruplari aninda kulubu ele gecirebilir ki bu haliyle bile durum ortada
0
freedonia
(26.05.26)
(10)

Arkadaslarla para yatirim konusulmali mi

Purple life
Sizce?Yani borsada suraya su kadar yatirdim. Su kadar param var diye miktar söyleyerek konusulmali mi? Ya da su evden su kadar kira gelirim var.Yoksa bu konu sizin icin tabu ve öyle mi kalmali?
Sizce?

Yani borsada suraya su kadar yatirdim. Su kadar param var diye miktar söyleyerek konusulmali mi? Ya da su evden su kadar kira gelirim var.
Yoksa bu konu sizin icin tabu ve öyle mi kalmali?
-1
Purple life
(18.05.26)
ne olursa olsun paylaşmayın. en beklemediğiniz şekilde aranıza girebilir para mevzuları.
+1
shadowfollower
(18.05.26)
Arkadaşlarla yatırım stratejisi konuşulmalı. Birbirimizi egitmeliyiz birçok konuda olduğu gibi.
Genel olarak kimseyle ne kadar paran olduğu çok konuşulmamalı.
+3
logisticsmanager
(18.05.26)
Para ve yatırım işleri konuşulmalı, miktardan bahsedilmemeli.
Borç istemeye teşvik gibi oluyor. Paraya sıkışıldığında ilk akla gelen kişi oluyorsunuz. Sonrası sıkıntılı oluyor ki hiç gerek yok.
Bir de olanın olmayana hava atması görüntüsü verebilmesinin yanında olmayanda varsa bir kıskançlık damarı, tam o noktayı uyarmak, tahrik etmek gibi de sonuçlar doğuruyor.
Gerek yok bence.
+1
Mirket
(18.05.26)
tutar konuşulmamalı +1
+1
awlmi
(18.05.26)
çok yakın arkadaşsa ve ekonomik olarak aynı standartlardaysanız olabilir. Ancak bir süre sonra tek muhabbetin para konularına döndüğü ince bir eşik var oradan kaçınmak lazım. O noktadan sonra adamla artık paradan başka birşey konuşmuyorsun.
0
nuevo
(18.05.26)
Konuşulmamalı.
Çevremizdeki insanlarla uzun zamandır
iç içe olduğumuzdan bazılarının bu gibi hususlarda menfaatimize olduğunu bildikleri hususta adeta içten yanmalı motor gibi kendilerini tükettiklerini ve zamanı geldiğinde aleyhimize hareket edebilecekleri gerçeğini bilmemiz lazım.

Bunu o an belli etmeyebilirler ama zamanla kendi davranışlarına yansır.

- Onun nasibinde , kaderinde kazanmak varmış beni ilgilendirmez... demezler.

Bunun fakir olmakla da çok ilgisi yok. Kalbi bir şeydir.
Zamanında fabrika, şirket yönetimi ortamlarında bulunan biri benzeri şeyler söylemişti :
- Şirket patronlarının buluştuğu ortamlarda bile bu içten içe sezilir.
Onunki (şirket) büyük , benimki küçük.. düşünceleri kafalarında gezinir durur.

Ne de olsa aynı mekanda bir arada bulunmaları konusunda tek etken maddi varlıklardır. Sevgi, empati , misafirperverlikleri değil .

Böyle insanları tanımanın bir yolu,
sürekli zengin, makam sahibi insanların yakınında olma istekleriyle öne çıkarlar.
Ne kadar yakınlıkları varsa o kadar adam satma ihtimalinin fazlalığı söz konusu.

Aslında en zor durumlardan biri de çalışan eşlerin birbirlerinin maaş farklarını dert etmesidir.
Evet , maalesef dile getirilmesi de kimilerinde bu zaaf vardır.
Bu maddiyatla sınırlı zihniyet için " bir aileyiz" kavramı çok anlam ifade etmiyor.
...
Bir de misafirliklerde kadınlar arasında o çok geçen eşlerinin kazancı, imkanları hakkındaki konuşmalar.
Akşam vakti diğer evlerde sorun olur .
Dedik ya üstte içten yanmalı motor, yakıyor işte...
0
diyecevaplandı
(18.05.26)
bilmesinler bence de, yüzde oranlı yüzeysel belirtilebilir belki
0
gadlemler
(18.05.26)
No.
Buradan yaz ama hisse tavsiyesi. Sen yetkili bir abiye benziyorsun
0
benaslindayohum
(19.05.26)
“Malın iyisi, sahibinin gizlisidir.”
“Sırrını açma dostuna, dostunun dostu vardır o da söyler dostuna.”
Yüzyıllar önce hep cevaplanmış bu tür sorular.
+3
dawsonscreek
(19.05.26)
bu bir tabu degil ama neden konusuldugunu anlamis degilim. amac hava atmak mi? tavsiye vermek mi? yoksa bos muhabbet, dedikodu mu?
0
Sour
(19.05.26)
(4)

Protein alımı 2

arbre
Geçen sormuştum. Şimdi kg başına 1,5 g protein öneriliyor. 85 kg için 127,5 g protein gerekiyor. Bu çok büyük ve gerçekçi olmayan bir şey bence. Saf tavuk 30 40 g protein zaten. Bu noktada 20 g protein alan biri için kas kaybı mı oluyor, kas gelişimi oluyor ama daha az mı oluyor? Bunu merak ediyorum
Geçen sormuştum. Şimdi kg başına 1,5 g protein öneriliyor. 85 kg için 127,5 g protein gerekiyor. Bu çok büyük ve gerçekçi olmayan bir şey bence. Saf tavuk 30 40 g protein zaten. Bu noktada 20 g protein alan biri için kas kaybı mı oluyor, kas gelişimi oluyor ama daha az mı oluyor? Bunu merak ediyorum. Çünkü ben o kadar protein almamama rağmen kas gelişimi olduğunu hissediyorum, görüyorum.
-8
arbre
(18.05.26)
1,5 gr nerden çıktı. 1 gr bile fazla diyenler var. ama genelde kilo karşılığı gram kadar protein tüketimi önerilir. sizin versiyonunuzda 85 gr yani.
0
rentts
(19.05.26)
Bilimsel verilere inanacaksan bu konuda yeterince araştırma var.
Inanmayacaksan da bize sormana çok gerek yok. Tartışmaya açık bir konu değil yani duygusal konular vs gibi
examine.com

Senin gibi evde bir dumbella falan çalışan biri için çok acayip önemli bir konu değil. 1-1.2 gr alsan yeter. 1.5 gr gerçekçi olmayan bir şey demen için gerçekten spor dünyasına çok uzak olman lazım.
+2
logisticsmanager
(19.05.26)
logisticsmanager, cable ve makine de kullanmaya başladım. Sadece dumbbell değil. Bunun dışında ağırlıksız çalışmalarım da var.
-4
🌸arbre
(19.05.26)
Sen gene en az 1-1.2 tut. Baktın ki yeteri kadar gelismiyorsun o zaman protein artırırsin. Dediğim gibi bilmem kaç tane araştırma var ve kişinin amacina, cinsiyetine, yasina göre değişiyor da senin durumunda çok 1.5 gerekmez.
0
logisticsmanager
(19.05.26)
(4)

Bu papağan gerçek mi?

makbur
https://www.youtube.com/shorts/vpYf1q6QUYghttps://www.youtube.com/shorts/OfNJhtGXo-Ihttps://www.youtube.com/shorts/YH-0D9jXxKU(kanaldaki diğer videoları da hem çok komik hem de insana bir "nasıl ya" dedirtiyor)
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com

(kanaldaki diğer videoları da hem çok komik hem de insana bir "nasıl ya" dedirtiyor)
0
makbur
(16.05.26)
%100 yapay zeka.

edit:
papağan zeki olabilir, öğretince yapabiliyor da olabilir belki.

ama videolar, özellikle güvenlik kamerası gibi olanlar yapay zekanın tillahı. nerede görsem tanırım.
+1
kibritsuyu
(16.05.26)
Diğer videoları görmedim de bu üçünde bir fevkaladelik yok. Yapıyorlar bunları.
O kapıyı vurma kısmı tamam da, kaçma olayı öyle rastlamış, bilinçli değil gibi. Ama bilinçli de olsa şaşmam.

O müzik eşliğinde yaptığı hareketleri müzikten bağımsız olarak hep yaparlar. Fonda müzik açarsan dans ediyormuş gibi bir görüntü çıkıyor. Konuşabiliyorlar. Muhabbet kuşuna kırktan fazla kelime öğretmiştim. 6 kelimelik cümle de öğretmiştim ama konuşmaları anlayarak değil yani. Sesi taklit edip ezberliyorlar. Kapı zilini birebir taklit ederdi. Defalarca kapı çaldı sanıp kapı açtığım olmuştur.
0
Mirket
(16.05.26)
bu papağanlar 3-4 yaş çocuk zekasına sahip. yıldız-kare-üçgen parçaları doğru deliklere yerleştirme gibi puzzleları çözebiliyorlar.
0
orpheus
(16.05.26)
Yapay zeka.
0
logisticsmanager
(16.05.26)
(7)

Spor programınız

arbre
Neler çalışıyorsunuz? Programınızı kol, bacak... şeklinde günlere bölüyor musunuz?Ben pazartesi, çarşamba, cuma yapıyorum. Bir gün spor, bir gün dinlenme. Hafta sonu gitmiyorum. Her gün spor yapmanın yapıcı değil, yıkıcı olduğunu düşünüyorum. Yanlış mı?
Neler çalışıyorsunuz? Programınızı kol, bacak... şeklinde günlere bölüyor musunuz?

Ben pazartesi, çarşamba, cuma yapıyorum. Bir gün spor, bir gün dinlenme. Hafta sonu gitmiyorum. Her gün spor yapmanın yapıcı değil, yıkıcı olduğunu düşünüyorum. Yanlış mı?
-5
arbre
(15.05.26)
Arbreciğim ben spor yapamayan tayfadanım. Hatta spora bu kadar bağlanan insanlara çok şaşırıyorum, çok da imreniyorum, resmen zevk alıyorsunuz spordan ama bana acıdan başka şey ifade etmiyor. Ayaklarım çok acıyor çünkü :( umarım senin gibi olabilirim ne diyeyim (cevapsız kalma diye yazıyorum)
0
muhayyer divan
(15.05.26)
muhayyer divan, sağ ol canım, bir gün beraber yaparız istersen
-4
🌸arbre
(15.05.26)
Sana uyabileceğimi hiç ama hiç sanmıyorum Arbreciğim 🩷
0
muhayyer divan
(15.05.26)
full body yapiyorum 2 günde bir. her gittigimde yürüyen bantta 20 dk kardiyo yürüyüsü yapiyorum kalp atisimi 150'ye sabitlemeye calisip.
0
arkadakiadam
(15.05.26)
Bu kisiden kisiye, amaca gore degisir. Ama ben de her gun spor yapmamanin kaslari dinlendirmenin iyi oldugunu biliyorum. 3. Gun olarak yapiyorum. 1 upper, 1 lower ,1gun de full body ayrica uzerine de kardiyo ekliyorum yarim saat.
0
acelaacedebela
(15.05.26)
Bu sorunun tek cevabı yok. Ama genel geçer olarak 3-4 kere yapmak ideal, split olursa 5de olur. Ppl ile 6 yapan da var. Bu biraz antrenman yüküne, yaşa, yeme/içmeye bağlı.
Kendim için konuşursam iki gün powerlifting, bir gün kettlebell ile 15-20 dakika süren bir antrenman, bir gün 30 dakika mobility, diğer günler de 1 saat yürüyorum.
Zamanim olsa iki günün yorgunluğunu düşürüp 4 gün powerlifting yaparım ama yok bir iki senedir.
0
logisticsmanager
(15.05.26)
Fitness Blender üyeliğim var oradaki programları yapıyorum, bazen kendi kendime seçiyorum. Haftada 4 günüm müsait ama her seferinde ağırlık yapmıyorum genelde. Bazen hoplayıp zıplayasım oluyor bazen yoga falan öyle karışık. Amacım daha sağlıklı olmak, daha kaslı fit olmak değil yani zaten ona göre yemek yemiyorum. Benim de bildiğim kadarıyla yetişkin insan için haftada 2-3 kere 45 dakika-1 saatlik ağırlık antrenmanı yeterli. Ağırlık antrenmanı sırasında kaslarda küçük yırtılmalar oluyor onların iyileşmesi için zaman ayırmak lazım. O nedenle zaten ağrısı da hemen olmaz 1-2 güne çıkar sizin de fark etmiş olacağınız gibi.
0
peki madem
(16.05.26)
(10)

Evlilikte zamanla yıllar geçtikçe eşle samimiyet azalıp, kopuklaşılıyor mu? (5+yıl evlilere soru)

psmstc
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir? Çok Teşekkürler...
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir?

Çok Teşekkürler...
0
psmstc
(14.05.26)
Abi işte evde falan denk gelince merhaba-merhaba.
+1
kizil karga
(14.05.26)
çevremdeki evlilikler öyle herkes kendi hayatına bakmaya başlıyor. seks eskisi kadar zevk vermiyor. kendi evliliğimde ise daha çok yakınlaştık. artık her şeyi beraber yapmak istiyoruz.
+1
gercekdunya
(14.05.26)
İnsanların birbirine tahammülü azalıyor, saygı azalınca sevgi de azalıyor. Özellikle kadınların çocuk olunca yalnız bırakılması, erkeğin ev işlerine yeterince katkı sağlamaması vb.
-1
ekimoloji
(14.05.26)
+35 yaş sonrası evlilikler daha sağlam ilerliyor.
+4
HellKeePer
(14.05.26)
kopuklaşmadan çok artık alışıyorsun. er kişi çocuk olunca eşinin uzaklaştığını sanıyor ancak durum öyle değil. anne çocuğuna bakım veriyor. evlilik zaten birbirini idare etmek. bunu en iyi idare etme işi kafanın uyduğu insanla yaşamak.
+1
mikahakkinen
(14.05.26)
Çocuğun bakımına erkek katılmıyorsa ortada evlilik filan kalmıyor.
Erkek de sorumluluk alıyorsa yıllar geçtikçe daha çok bağlanıyorsun alışıyorsun birbirine.
+2
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Çözüm çok basit sosyal medyayı başta olmak üzere diğer unsurları dışarda bırakmak. 2 taraf da gördükleri, duydukları sebebiyle karşı tarafa bileniyor. Evliliğin modası geçti.
O yüzden sürekli bi yerlerden evliliğin bitmesi pompalanıyor. Yani zenginler hizmetçileriyle, metresleriyle videolar çekiyor. Biz de bakıp kendi hayatımızı sorguluyoruz, evliysek eşimize; değilsek aileye, coğrafyaya, kadere suç atıyoruz.

Yukarda da yazılmış erkeğin çocuğa bakmaması, yardım etmemesi vs. diye.
Bunların hepsi ince bi çizgide. Göre göre; en çok yardım eden kocaya bile bir süre sonra "benim kocam yardım etmiyor" demeye başlıyor.
Aynı şekilde erkek tarafı seks bitti diyor, sanki bütün millet her dk. sevişiyor gibi.

Çözüm çok basit boşanmak. Koca koca insanlar bunu göremiyorsa zaten yaşamasınlar.
-2
nickini vermek istemeyen uye
(14.05.26)
Biz farklı mıyız bilmiyorum da ben şahsen eşimi öncesinden daha çok seviyorum bence.
Benim genel tanımım şu video olabilir (ağırlık da kaldıran biri olarak)
www.instagram.com

Genç evlendik biz, ben 25 o 23tu. Seneye 10 sene olacak.bu soru sonrası konuştuk; bize hiç 10 sene olmuş gibi gelmiyor açıkçası. Bence ilişkinin ilk yılları şu anki yıllarından çok daha zordu.
Etrafımda evli insanlardan sorun yasayanlarin çoğu beraber yasamadan evlenmiş oluyor diyebilirim. Bence onun bir etkisi var. Biz iki sene beraber yasamistik.

Açıkçası neden nedir bilmiyorum da benim çevremde eşiyle ciddi sorun yaşamayan bir ben varım galiba. Ve sebebini gerçekten bilmiyorum, sansliyiz heralde. Bir de benim annemle hanım çok iyi anlaşıyor birbirlerini cat pat anlasalar da. O hayatı gerçekten kolaylastiriyor. Ben de kendisinin ailesiyle çok iyi anlasirim.
0
logisticsmanager
(14.05.26)
@kizil karga, ahahhaha :D

logistics +1.

9 yil olacak bu sene eveleneli, oncesinde de 2 seneye yakin beraber yasamistik. her gecen gun daha cok seviyorum esimi, bence o da beni. cocuk yok ama, belki onemli bir ayrintidir.

ayni yerde calistik, farkli yerlerde calistik, evden calisiyoruz, surekli dib dibeyiz vs ama hala gunun en sevdigim saatleri birlikte kahvalti yaptigimiz, birlikte kahve ictigimiz, birlikte yemek yapip yedigimiz saatler. evde olmayinca ozluyorum, gun icinde ziyaretine gidiyorum filan.

hayatin kendisi rutin ya da sikici olabiliyor bazen, bunu ilisikinin sikicilasmasindan ayrimak gerek. is-toplanti ekseninde gecen sacma sapan gunlerin sonunda simsiki sarilabilmek, yanaklarini fln isirabilmek bence cok keyifli. bir noktadan sonra o gun icinde olanlar disinda cok konusacak konu cikmayabiliyor ama bunu samimiyetin azalmasi olarak dusunmemek lazim, hayatin dogal akisi o.
+2
taurina
(15.05.26)
5.yıla birkaç ay kaldı, 7yıldır birlikteyiz daha bi samimi olduk. bence hayır.
0
gadlemler
(16.05.26)
(3)

Gs-bjk ilişkileri

deniz kiyisi ve papatyalar
Bu iki takım ya da takım taraftarı birbirini seviyor mu? (Futbolla alakam yok, meraktan soruyorum).
Bu iki takım ya da takım taraftarı birbirini seviyor mu? (Futbolla alakam yok, meraktan soruyorum).
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(12.05.26)
Herhangi bir üç büyükler taraftarın grup olarak (bireyselde demiyorum) birbirini sevme ihtimali yok. Yani ts bile katabiliriz bunun içine. Kimse birbirini sevmiyor.
0
logisticsmanager
(12.05.26)
fb-gs arasindaki gerilim gs-bjk arasinda yok kesinlikle, gs'ye sempati duyan birsuru bjkli ekran yuzu var. hatta bazen islerken ulan bu adam bjkli degilmiydi yaw diye insan sasiriyor. ts'nin gs ile arasi pek kotu degildir zaten ki adamlarin kaptanini aldik, adamlara ciddi para verdik ihya oldular.
0
cooperr
(12.05.26)
Taraftarlar birbirini ne seviyor, ne de arada bir husumet var. Beşiktaş son yıllarda lige 3.-4. hafta civarında havlu attığı için de hiçbir münakaşa yok bir süredir camialar arası. Seneye örneğin beşiktaşla şampiyonluk mücadelesi verse galatasaray, saçma sapan geyikler döner yine.
0
cay koy geliyorum
(14.05.26)
(24)

"kaynak yapmak" konusunda linç yemeyi göze aldım da geldim

momento
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüy
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüyorsun.
Bazen gerçekten de insan kendini kaynak yapmaya mecbur bırakılmış gibi hissetmiyor mu?

Şimdi mutlaka biri çıkıp "sen önden kaynak yaptığın için arkadaki trafiği bozuyorsun" diyecektir. ama hayır. bunu defalarca gözlemledim. sorun sadece kaynak yapanlar değil. sürücüler ilerlemiyor, akışı takip etmiyor, boşluğu değerlendirmiyor. trafik akmıyor çünkü insanlar akışı yönetemiyor.

Ehliyet almak sadece trafiğe çıkma hakkı kazanmak değildir. asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.

yanılıyor muyum?

edit:
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-50
momento
(06.05.26)
Yanılıyorsun.
Öncelikle hiçbir yol önü bomboş olduğu halde kilitlenmez. Aradaki ufak tefek boşluklar insanların dur kalk, takip mesafesi gibi trafikte doğal olan boşluklar.
Götümüzü düşünelim. Arada doğal bi boşluk var. Götümüzü sımsıkı sıktığımızda aradaki boşluk kapanıyor ama götümüz bi yere gitmiyor. Sadece daha çok sıkışıyor.
İşte trafik de öyle.
+15
benim bir gizli bildiğim var
(06.05.26)
önü boş olduğu halde ilerlemiyorlar diyorsun. herkes mal sen akıllısın di mi? böyle boş bir düşünceyi savunuyorsun birde?
+14
scudman1
(06.05.26)
Önündeki ilerlemiyorsa o da suçludur. Ama siz kendi kafanıza göre adaleti sağlayamazsınız. Ayrıca öndeki belki o an sağlık sorunu yaşıyor, başka bir şey oldu, nereden bileceksiniz? Siz gerekli yerlere bildirirsiniz, onlar değerlendirmeyi yapar.

Öndeki kurallara uymuyor, o zaman bende uymam diye bir şey yok!

Kural ihlali varsa gerekli yerlere şikayet edersiniz.

Trafikte sizin yola geçiş önceliğiniz, haklarınız var. Ama bu hak yanında sorumluluk da getiriyor. Hakkınızı istiyorsanız siz de kurallara uyacaksınız.
+4
substituent
(06.05.26)
yaniliyorsun tabii ki. baskasinin hakkini gasp edemezsin.
önündeki yavas da gitse saygi göstereceksin.
+3
Purple life
(06.05.26)
onu bossa trafigin sebebi kesinlikle kaynak yapanlardir. bilerek kaynak yapanlar kadar kizdigim cok az sey vardir trafikte.
+3
lemmiwinks
(06.05.26)
Önü boş olduğu için ilerlemeyenler trafiği oluşturmuyor, zaten trafik düzgün akmadığı için kimi arabanın önü boş.

Araçlar tren değil, aynı anda kalkıp hızlanmıyor. Bu durum bazen sürücüden bazense araçlardan kaynaklanıyor.

Bir iki aracı örneklendirerek trafiğin sebebi gitmeyen sürücüler diyemeyiz. Trafiğin en büyük iki sebebi, bir, kaynakçılar. İki, sabit hızla gitmektense birden hızlanıp yavaşlayan sürücüler
+3
biseysorcaktim
(06.05.26)
trafiğin ne olduğunu siz de bilmiyorsunuz belli ki. ehliyetinizi iade etmenizi rica edeceğim. trafik sıkışıklığı bazen öylesine de olur.

youtu.be
+2
klassno
(06.05.26)
Yanılıyorsun

hergün trafikte bu kaynakçılardan dolayı değişik fantazilerim gelişti şu şerite/taralı alana çivi dökülsede tüm lastikleri patlasa kaynak yapıp vakit kazanacam diye tüm günü burada geçirse falan gibi
+4
basond
(07.05.26)
banach
(07.05.26)
'asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.' sözünüz zaten bizim toplumumuzun genel sıkıntısı. daha iyisi yok düzen bozulmasın bunlarla devam edelim diye diye şebnem ferah konserine saldıracak duruma getirdiler insanları.
asıl mesele artık bir yerden başlayıp kuralları eşit şekilde uygulayabilmektir. sen önce kendine sonra topluma karşı sorumlusun. ya ben araya gireversem ne olur dersen, sen gibi herkes bunu der. sen kendini düzelticen gerisi topluma kalsın.

banach +1
+1
mikahakkinen
(07.05.26)
Annemi sevmiyorum demenin alternatif yolları.
+5
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
Birlik beraberliğe ihtiyacimiz olan şu günlerde efsane yanilman bizi birlik yaptı.
+4
logisticsmanager
(07.05.26)
Kaynak yaparken arkadaki trafiğin düzeninin bozulmadığını nasıl gözlemledin merak ediyorum.
Yanından geçtiğin arabalar hala duruyordu ve değişiklik hissetmediğin için sorun olmayacağını mı düşündün.

Kaynakçılar yüzünden arkadaki araçlar daha fazla orada bekliyor, bekledikçe arkaya doğru kuyruk uzuyor.

Fakat artık kaynak yapanlara kızmayı, kornaya abanmayı bıraktım, benim yol vermemek için savaştığım kaynakçıya öndeki araç buyur gel önüme gir diye yol açtığı için gereksiz strese girdiğimi fark ettim.
+2
duyuruuser
(07.05.26)
Kaynak olarak algılanan ama tam anlamıyla kaynak olmayan tek şey bağlantı ayrılan yollarının mesafesinin çok kısa olduğu yerler. Örneğin sağ bağlantıdan çıktın en sola gireceksin, orda da sıra varsa mecbur sıranın önüne çıkıyorsun. Ama arkadakiler de anlıyor bunu bence, yoksa diğer türlü kaynakçıların hiçbiri haklı değil.
+1
titanic kemancısı
(07.05.26)
sizin gibi düşünenler yüzünden takip mesafesi koyamaz olduk, her boşluğu kendinize hak görüp girmeye çalışıyorsunuz
+1
mezzosprite
(07.05.26)
milletimizin kaynak yapanın nasıl hakkını avcuna koyduğunu, tüp geçitte sık sık gözlemliyorum. yanılıyorsunuz ve böyle böyle öğreneceksiniz. bedava eğitim :)
0
lil siztah
(07.05.26)
Laf sokmadan yazmaya çalışacağım ama emin değilim.

Yonca kavşaklardan bazıları tek şerit, zorlasan iki araç da sığıyor, senin gibi zeki sürücüler oraya ikinci sırayı da yapıyor. Peki ne oluyor ? Tek şerit olsa fermuar gibi ince ince akacak olan trafik iyice felç oluyor, solda kalan adam hızlanma şeridine çıkmak yerine bir şeridi daha taciz ediyor, sağda kalan adamın önüne kırıyor.


Başka bir senaryo, 3 şerit, sol iki şerit düz gidecek, sağ şerit dönüş, senin gibi mükemmel düşünceye sahip sürücüler orta şeritten sağ şeride geçiş için düz çizgi olsa da oradan dönmeye çalışıyor, hem düz gidecek adamın yolunu kapatıyorsun, hem orada bekleyen adamların hakkına giriyorsun, hem de sonrasında yukarıda bahsettiğim sıkıntı tekrar yaşanıyor.

Daha çok örnek vereceğim ama son bir tane daha. Sol 3 şerit düz gidiyor, sağ şerit yan yola bağlanacak, yan yol boş, haliyle sağ şerit güzel akıyor, ufak kesik çizgiler var, yani dönecek olan adamın gireceği şerit, senin gibi örnek sürücüler ne yapıyor ? Hemen sağ şeride geçiyor, dönüşe geldiğinde hem sağa dönecek olanların yolunu kapatıyor, hem de gidip düz gidecek adamların şeridine kaynak yapmaya çalışıyor.

En edepli bu kadar yazabiliyorum.
+1
kimlanbu
(07.05.26)
tüm duyuruyu tek yumruk yapmışsın. en son duyuru ilk kurulduğunda vardı böyle bi ortam.
+1
brkylmz
(07.05.26)
tabi ki yanılıyorsun.

kaynak işinde iki suçlu var.
birincisi, malum kaynak yapanlar.
ikincisi, şeridin içine yanaşacak şekilde sürüp kaynakçılara fırsat verenler.
her iki grup da sağlam dayağı hakkediyor.
0
lazpalle
(07.05.26)
yanlış herkes yapsa da yanlıştır. doğru bir kişi yapsa da doğrudur.

ehliyet almak kanuni çerçevesi belirlenmiş olan trafik kurallarına uymayı gerektirir. o akış kurallara aykırıysa o akışa uymak yasal kuralları çiğnemektir. günümüzde ki yozlaşmanın en önemli nedenlerinden birisi insanların kuralları kendi çıkarları doğrultusunda esnetmeyi kendisine hak görmesi, sizin argümanınız gibi söylemlerle rasyonalize etmeye çalışması, kendisini de buna inandırması.
+2
Phoebe
(07.05.26)
"bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor."dan gerisini okumadım.
net haksızsın.
0
late viper
(07.05.26)
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-7
🌸momento
(08.05.26)
öyle bir kaynak yapıyorsunuz ki, sizin arkanızdaki araçlardan bir tanesi bile bir saniyeliğine de olsa frene basmıyor, bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmiyor.

üstteki cümleyi %100 garanti edebiliyor musunuz?

trafiğin akmamasının sebebi önüne kaynak yaptığınız arabanın bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmesi. o araba 1 saniye ayağını gazdan çekiyor, arkasındaki araba 2 saniye ayağını gazdan çekiyor, onun arkasındaki araba ayağını gazdan da çekiyor, frene de basıyor.

yani trafiğin akmamasının sebebi sizsiniz.
+2
co2s2
(08.05.26)
demek ki ya yapılan yorumları tek tek okumamışsın, ya da onlarca cevap içinde gerçekten mantıklı argümanla karşına çıkanlar sırf senin fikrini desteklemiyor diye mantıksız buluyorsun. ya da anlatmak istediğini doğru ifade edemiyorsun. zira onlarca cevap içinde sildiğim 1-2 tane küfürbaz dışında herkes gayet mantıklı argümanlarla neden yanılıyor olduğunu nazikçe ifade etmiş. milletin dertli olduğu bir konuda biraz sitemkar konuşmasını da bir zahmet sineye çekeceksin.
+11
kibritsuyu
(08.05.26)
(9)

doktora ne hediye alınır

Sadece soruyorum
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer. gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer.

gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
-1
Sadece soruyorum
(06.05.26)
lokum/baklava diyorum.
+1
elorelia
(06.05.26)
Şahsen tanımadığınız kişiye kıyafet gibi kişisel şeyler almak hem risk hem de gereksiz. Güzel bir kutu çikolata yaptırırsanız daha hoş olur. Kendisi yemese bile ikram edeceği kişiler vardır.
+3
ekimoloji
(06.05.26)
Biz ameliyat sonrası yapmıştık. Bölümdeki çalışan doktorlar ve hemşireler için ağam'dan baklava, doktor için de divan'dan çikolata almıştık.
-1
logisticsmanager
(06.05.26)
son model crocs aldım ben geçen hafta 4500 tlye.
değiştirme kartı da koydum.
0
plastic_angel
(06.05.26)
gabe h coud
(06.05.26)
annem ve babam doktor. babam çok gömlek “tükettiğinden” eve gelen en kullanışlı hediyeler hep vakko gömleklerdi. değiştirme kartıyla beden değişikliği de yapılabiliyor gayet. uğraşmak istemiyorsanız çikolata, baklava alın geçin derim. Düşünmeniz yeterli.
0
eileengray
(06.05.26)
Olm ne çeşit insansınız birisi aldığı yerin adını yazmış bak pahalıdan aldım demek için diğeri ben daha zenginim diye link vermiş.
Doktora ne hediyesi onu da anlamadım da a101-bim hediye çeki diyorum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(06.05.26)
doktor eşiyim.

dövmeyin veya küfür etmeyin yeterli. onların işi o, güler yüzle teşekkür ve allah razı olsun yeterli oluyor.
0
galahad reloaded
(06.05.26)
Değişim kartı ile birlikte erkek ise gömlek kadın ise ipek fular. Beğenmezse hoşuna giden başka ürün alır.
0
Aydan Dustum
(06.05.26)
(6)

Kardiyolog akıllı saati dikkate alır mı?

yenibirgüzelnick
Daha önce doktora akıllı saat verisi sunduğunuz oldu mu? Ben kalbimde ağrı, çarpıntı vs hissettiğim için daha önce holter taktırmıştım ama onun yeterince sağlıklı ölçüm olduğunu düşünmüyorum. Çünkü orda 150 oluyor ritim ve bu efor altında olan ritim zannediliyor. Ama akıllı saat verisi gösterebilirs
Daha önce doktora akıllı saat verisi sunduğunuz oldu mu?

Ben kalbimde ağrı, çarpıntı vs hissettiğim için daha önce holter taktırmıştım ama onun yeterince sağlıklı ölçüm olduğunu düşünmüyorum. Çünkü orda 150 oluyor ritim ve bu efor altında olan ritim zannediliyor.

Ama akıllı saat verisi gösterebilirsem; uyurken 80, uzanırken 110, kıyafet değiştirirken 157 hatta makineye çamaşır atarken 180 ritim olduğunu gösterebilirim. Sonuçta orda dinlenirken uyurken diye ayrım oluyor.

Ne diyorsunuz? Akıllı saat verisi gösterebiliyor muyuz?
0
yenibirgüzelnick
(06.05.26)
Çarpıntım var deyince dikkate alacaktır, niye ayrıca kanıt sunman gereksin ki.
Ayrıca, tetkik sonucuymuş gibi değilse de dikkate alıyorlar.
Yalnız ben antrenmanlarda akıllı saati ve göğüs bandını birlikte kullanıyorum. Arada 20-25 atım falan fark olabiliyor. Akıllı saati tam referans almamanda fayda var.
0
Mirket
(06.05.26)
Bende ayakta olusan sebepsiz damar tıkanması sonucu damar doktorundan kalp doktoruna vs her yeri gezdim. Kalp doktoru holter vs taktı ve saati görünce hiç saat size yüksek kalp atışı bilgisi verdi mi vs diye sordu, yok diyince ok genel olarak su formülü kafanizda tutun, bu noktalara gelirse bakmak gerekebilir dedi.
Spor yaparken kaça çıktığım falan saatten söyledim.
0
logisticsmanager
(06.05.26)
doktorun holterde nabız 150 olduğu her zaman efor altında oldugunu düşündüğünü zannetmiyorum.
siz yine de anlatın kendi gözleminizi ve gösterin tabi ki akıllı saat verilerini. dikkate alacaktır.
+1
abelardo
(06.05.26)
Mirket, daha önce bir iki kez gittim doktora ve doktor heyecanıdır, yoğun bir gündü sanırım filan dediler yani dikkate alınmadı.
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.05.26)
kafası milattan öncesinde kalmadıysa evet akıllı saatlerden gelen veriyi dikkate alıyorlar. elbette %100 güvenilmemeli ama soruna ilişkin referans değerler veriyor ve doktor buna göre dikkate alıyor.

1,5 yıldır hipertiroide bağlı çarpıntı sorunum var. apple watch kullanıyorum. çarpıntıyla birlikte coşan anksiyete sorunum için saatin çok faydasını gördüm.
+2
scudman1
(06.05.26)
Bir dönem çok çarpıntım vardı, ama ne hikmetse egk çekilirken hiçbir şey olmuyordu. Haliyle doktor göremiyordu.

Ben de saatle birkaç farklı zamanda ekg aldım. Tam çarpıntımın olduğu saniyeleri de işaretledim. Bunların çıktılarını aldım, ekgyi göstereceğim zaman bunlar da saatten, ekgde çarpıntım olmamıştı, belki faydası olur diye önüne koydum. İyi yapmışsın bakalım dedi, evet çarpıntın var dedi, türünü tipini falan söyledi şimdi hatırlamıyorum. olur arada sorun değil dedi bitirdik. En azından rahatladım :D

Ama doktora göre değişir heralde. Kafamdan EKG'de bir türlü görünmeyen şeyi silmiş oldum.

Ama sizin durumunuzda holter varmış ve holterin sağlıklı ölçüm yapmadığını neye dayanarak söylediğinizi biraz somutlaştırmanız gerekebilir, çünkü normal şartlarda insan saatin holtere uyduğunu görmek ister, holterin saate değil. Holter ölçümleri için de gününüzü anlatabilirsiniz sonuçta. Ayrıca saatte anlık sapmaların payı daha yüksek olur, kordon bilekte sabit kalmayabiliyor.
0
akhenaten
(06.05.26)
(8)

Yapay zekaya bakış açınız

darkwizard
Arkadaşlar ben ressamım hem yağlıboya hem dijital çalışıyorum evet ekmeğimin kısmen elinden aldı ama sizce de pratik ve hayatı kolaylaştıran bir şey seğil mi. O yapay zeka ile hazırlanan absürd videolardeğik. Tarihi figürleri fotoğraflaştırması ve kolayca renklendirmesi ya da fotoğraflara Photoshop
Arkadaşlar ben ressamım hem yağlıboya hem dijital çalışıyorum evet ekmeğimin kısmen elinden aldı ama sizce de pratik ve hayatı kolaylaştıran bir şey seğil mi. O yapay zeka ile hazırlanan absürd videolardeğik. Tarihi figürleri fotoğraflaştırması ve kolayca renklendirmesi ya da fotoğraflara Photoshop yapması iyi değil mi? Ben memnunum aslında .
📊 Ai sizce iyi mi

Bu anket sona erdi. 39 oy kullanıldı.

0
darkwizard
(02.05.26)
Excel'de çok ciddi işime yarıyor. Normalde 3-4 saatimi alacak formülleri, 1 saatte hallediyorum sayesinde.

Tabii Yapay Zekaya Excel formülünü tam doğru alabilmek için ne ve nasıl yazılması gerektiğini iyi idrak gerekiyor.

Kısaca Yapay Zekayı kullanmayı iyi bilmek gerekiyor.
+1
put it in your appropriate place
(02.05.26)
Antrenman ve beslenme programı hazırlamada ve takipte gerçekten ufuk açıcı oluyor. Ama konuya vakıf olmanız gerek. Bilinçli sorularla ancak verimli cevaplar alınabiliyor.

@put it in your appropriate place'ın söylediği çok doğru. Ben excell konusunda beklediğim verimi hiç alamadım mesela.
0
Mirket
(02.05.26)
Birçok konuda aslında kişiyle beraber olursa işi hizlandiran bir şey.
Ama kapitalist bazı manyaklar tarafından herkesi kovalim, herkesin emeğini çalalım tarzi kullanilacagi kısmı sıkıntılı.
Yoksa tedarik zincirinde çalışan biri olarak oldukça memnunum.
0
logisticsmanager
(02.05.26)
Dijital sanat, AI art olarak update edilecek. AI bir araç yani. Korkmaya gerek yok
0
runaway
(02.05.26)
İşin big data ve özel hayat gizliliği ihlali boyutu olmasa, tech devlerini dünyanın yegane sahibi ve bizi de köleler haline getirmese, savaşlar vb. tonla kötü şey için kullanılmasa ve her kullanımdaki her veriyi kaydetmese güzel diyeceğim. Tuvalete gidip gitmemeyi bile yapay zeka’ya soran ve her cevaba inanıp mutlak kabul eden şuursuzları bir kenara koyarsak; günler, haftalar süren işleri saatlere, dakikalara indiren bir teknoloji için hiç kimse “kullanışsız” diyemez.

Büyük devrim. Ben “keşke olmasaydı” diyenlerdenim.
0
yadigar
(02.05.26)
Insani biraz yalnizlastiriyor ve tembellestiriyor. En buyuk dezavantaji bu benim gordugum simdilik.
0
baldur2
(02.05.26)
AI ek bir alet sonuçta. Kötü yanı, sağladığı kolaylıkla çöp içeriğin artması. İyi yanı, profesyonel çalışan insanların hamallığını hafifletmesi.

İyi işler nitelik olarak daha iyi, kötü işler nicelik olarak daha fazla sayıda oldu, olan daha çok bu sanırım.
0
akhenaten
(02.05.26)
iyi yanı çok ama kötü yanları da buna yaklaşır ölçüde.

ai, araç olarak kaldığı takdirde iyi ama bir çok zaman insanların kullandığı bir nesneden ziyade, kendi başına bir özne oldu. burası sıkıntılı.

ai'in söylediği şeyin doğru olma zorunluluğu yok. o doğruyu yanlışı bilmiyor, sadece matematiksel bir işlem sonucuyla çıktı veriyor. o hissetmiyor, algılamıyor, güzel-çirkin konusunda fikir sahibi değil. düşündüğümüzden daha fazla hata yapıyor, halüsinasyonları ve manipülasyonları hala fazla ve asla sıfır olmayacak.

kötü kişilerin başrolde olduğu filmlerde; insani ve sosyal yeteneği olmayan çok zeki olan o kişi aslında ai. iyi ya da kötü demiyorum ama insani yeteneği yok, her şeyi yapabilir. insan yerine koymamak lazım kendisini.
0
biseysorcaktim
(02.05.26)
(2)

En sevdiğiniz spor aletleri

arbre
Hangileri? Macfit gibi spor salonları için soruyorum.Seated row ve chest press sevdim.
Hangileri? Macfit gibi spor salonları için soruyorum.

Seated row ve chest press sevdim.
-9
arbre
(01.05.26)
Squat rack.
0
logisticsmanager
(01.05.26)
genelde bacak hareketleri leg press, leg extension gibi. çünkü diğer çoğu hareketi evde-tatilde vs bir çift dumbell ile de yapabilirsin ama bu bacak hareketlerinin tam alternatifleri yok.
0
orpheus
(01.05.26)
(16)

20 dakikalık komedi dizisi

elorelia
beğenilenlermodern familybrooklyn 99friendscommunityabbott elementarybeğenilmeyenler himym (fazla karikatürize karakterler)the office (bu tarzı sevmiyorum)life in pieces (modern family gibi ama nedense sarmadı)30 rock izledik bi bölüm ama gülmedik. amazon, netflix, hbo üyelikleri var. bu platformlar
beğenilenler
modern family
brooklyn 99
friends
community
abbott elementary

beğenilmeyenler
himym (fazla karikatürize karakterler)
the office (bu tarzı sevmiyorum)
life in pieces (modern family gibi ama nedense sarmadı)
30 rock izledik bi bölüm ama gülmedik.

amazon, netflix, hbo üyelikleri var. bu platformlarda olan benzer dizi önerisi istiyorum. karakterlerle bağ kurulabilen, duygusal bi yanı da olan dizi istiyoruz sanırım.

eklemeyi unutmuşum. scrubs, the good place izlendi beğenildi.
-1
elorelia
(30.04.26)
friends hariç sevdiklerimiz ortak gibi. Scrubs tam sizlik hem feel good tarzı komik hem de duygu yoğunluğu da yer yer yüksek tavsiye ederim ama disney'de var şu an sanırım. Ki yıllar sonra yeni sezonu da çıktı.

Onun dışında yine Ted Lasso da güzel bence ama o da apple tv'de ülkemizde yok anca malum yollardan izlenir. Onun da bu yaz yeni sezonu çıkacak birkaç sene sonra.

Bi de Derry Girls'ü tavsiye edebilirim, tipik sitcom gibi değil ama izlerken çok eğlenmiştim. Netflix'te var bu. Bu diğerleri kadar feel good mu tam emin değilim ama Troubles dönemi Kuzey İrlanda'da geçen dönem dizisi tadında bile izlenir. Onun dışında mizahı da bi Office kadar insanı geren bir mizah değil (office, its always sunny in philadelphia tarzı komedileri izleyemiyorum ben maalesef başkaları adına utanmaktan asjdsjd)
0
nundu
(30.04.26)
coupling. platformlarda var mi bilmiyorum.
+4
lemmiwinks
(30.04.26)
Thats 70s show?
0
eja
(30.04.26)
Tabii ki THE GOOD PLACE, komik, duygusal ve bag kurduran her sey var. Basi sonu belli ve cok guzel baglayarak bitirdiler, boslukta kalmadi.

Ted Lasso'yu komedi sinifina koymazdim ben ama Nundu bahsedince fikir belirteyim dedim, cok duygusal ve derinligi olan bir oyku bazen mizahi de olabilen anlarla anlatilmis. Yeni sezon gelmeyecek diye son sezonun iki bolumunu seyretmedim bitmesini istemiyorum cunku o kadar guzel.
+3
warrior princess
(30.04.26)
the office sevmemeniz üzücü olmuş izlediğim en iyi komedi dizisi. ilk sezonu izleyip cringe bulduysanız vazgeçmeyiniz.

zamanında ben de böyle bi soru sormuştum:
www.eksiduyuru.com
+1
jelly bear
(30.04.26)
The Big bang theory? Modern family'den sonra en sevdiğim sitcom dizisidir.

The good place +1

Bir de tam komedi sayılmaz ama iyi hissettiren bir dizi: nobody wants this
+2
fraise
(30.04.26)
lillyhammer netflix.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
Seinfeld
+1
nothing in my way
(30.04.26)
Happy Endings
0
peki madem
(30.04.26)
Hacks ve Two Broke Girls ekleyebilirim gönül rahatlığı ile.
+2
denizmaniaherif
(30.04.26)
Schitt's Creek ve Louie
+2
devilone
(30.04.26)
curb your enthusiasm.
fleabag.
it's always sunny in philadelphia.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Schitt's creek +994848382
Ara ara dönüp izliyorum kesitleri.
The office ve 30 Rock nasıl sevmediniz anlamadım. Bence 30 rock biraz daha zaman verin, gelmiş geçmiş en iyi dizilerden birine bir bölüm biraz az olmuş.
Onun dışında biz de hanımla izliyoruz böyle bizim sevdiklerimiz;
Raising hope
Ghosts ama ingiliz versiyonu
Parks and rec
What do we do in the shadows
The it crowd
Black books

Animasyon olursa;
Bob's burgers
King of the hill
0
logisticsmanager
(30.04.26)
The Good Place +3
Seinfeld +2


Animasyon olursa;
Family Guy
0
put it in your appropriate place
(30.04.26)
Coupling yazmaya geldim ama zaten yazılmış direkt +1 vereyim.
0
kimlanbu
(01.05.26)
it crowd
0
renegade
(01.05.26)
(11)

Erkek bakış açısı

sessizce aglayan sanat
SelamGönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten
Selam

Gönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.

Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten başka bir ley düşünemiyorum" dercesine bir davranış tarzı varsa bu erkek ruh hastası mıdır değil midir? Görüşlerinizi merak ediyorum.

Ayrıntı isteyenler için söyleyeyim, kadının cilveli davetkar falan davrandığı yok, kadın aslında güzel de sayılmaz ama erkek kadını çok fazla dişil buluyor ve bunu ona birkaç kez de söylemiş.
-4
sessizce aglayan sanat
(27.04.26)
Gonul isi yok zaten ortada. Amacini belli etmis. Ruh hastasi demezdim ben sadece seks disinda bir iliski beklemeyin.

Karsilik vermediginiz halde boyleyse ruh hastasidir sapiktir tacizcidir tabii
+3
aguen
(27.04.26)
burada tek mesele rıza kavramı. kadının rızası var mı? istiyor mu? istiyorsa ne ruh hastalığı yahu. canımın çektiği kadına kur yapmıycam da kime yapıcam. ayrıca kadın beni istiyorsa niye ipe un seriyor?
+1
yurtsuz john
(27.04.26)
eğer bu kişi cinselliği tabu haline getirmiş, cinselliği ulaşılmaz görmesinden dolayı bu olayı bayağı büyütmüş biriyse evet sıkıntılı bir durum olduğunu düşünürüm. kadının beklentisi aşk + sevgi + cinsellik ise ama erkeğin tek beklentiisi cinsellikse bu ilişki iyi bir yere gitmez. ama erkek cinsellik konusunda zaten cool biri ise o kadını sevdiği ve bu aşk + sevginin peşinden gelen bir arzusu varsa normal hatta çok güzel bi durum.
0
Sadece soruyorum
(27.04.26)
Sürekli yapıyorsa abazanlıktan başka bir şey değil. Bir de yaşlar kaç 30+ ise daha vahim bu abilerin bazıları afedersiniz ağır *mcı oluyor. Dillerine vuruyor ancak icraat genelde sıkıntılı oluyor.
+1
ekimoloji
(27.04.26)
Bir nevi Saldıray Abi yani.

www.youtube.com
+1
Mirket
(27.04.26)
cinsel cekimi sapiklik, abazalik, tabu olarak gormeyen normal bir insan da olabilir. cinsel cekim de bir nevi duygularin dile gelmesi cunku. yani cok asik oldugu icin cinsel cekim sarhosu da olabilir.
-3
buenosdias
(27.04.26)
O kadınla evlenmeyi düşünmüyordur.
Orgazm olup anlık hazlar peşindedir.
-1
HellKeePer
(27.04.26)
sadece seks kovalıyor.
karşı tarafın ağızını arıyor.
0
duyuruuser
(27.04.26)
Arkadaş şu hale gelmiş;
youtu.be
0
logisticsmanager
(27.04.26)
Değildir. Ama hanzodur. Diğer erkekler de onun gibi abazayız ama belli etmeyiz
+1
Cezcez
(27.04.26)
Sen burda 3. Kişi mi oluyorsun acaba,meselenin hangi tarafısın ya da.ona göre yorum yapardım. Genel olarak konuşacak olursam,olabilir,normaldir.şahsen ben de benzer bir duruma girdim yakın zamanda ,hiç de her kadına salça olan biri değilim.mesele tamamen hormonal bence.detay da verecek olursam yatağa atayım bi kere kafasında değildim ama evlenecek olsam baya renkli bir hayat yaşardık yani,hoş iş o raddeye gelmedi,neyse.
0
denizciman
(27.04.26)
(9)

Yurtdışında Çin restoranına gittiniz mi hiç?

yenibirgüzelnick
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı? Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı?
Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
-2
yenibirgüzelnick
(25.04.26)
Gittim defalarca, catal istemek sorun olmadi hic.
+2
baldur2
(25.04.26)
Çin'de ve galiba Floransa'da gittim. Dükkanda çatal cidden olmayabilir. Çin restoranlarına genelde Çinliler gidiyor (hakiki Çin lokantası, öyle uzakdoğu ortaya karışık değil). Çatal olsa verirlerdi, Çinliler gıcık insanlar değiller. Demek ki gerçekten yok. Ama neden koymamışlar dükkana onu bilmiyorum.
+1
prole
(25.04.26)
genelde olur ama cok geleneksel bir yere gidildiyse olmayadabilir.
asya mutfagini seven birisi olarak, catal yok derslerse cok sasirmam.
+1
cooperr
(25.04.26)
Alman is arkadaslarimla almanyada gitmistik, masada hem catal bicak hem de stick vardi. Ben Stick kullandim diye bana asyada mi yasadin daha önce dediler.
-1
Purple life
(25.04.26)
Londra'da gitmiştim kendileri sormuştu çatal ister misiniz diye. Belki Asyalıların yoğun olarak yaşadığı bir mahallede olabilir ama Viyana gibi bir yerde çok nadirdir bence çatal olmayan bir restoran olması.
0
frankfurt skyliners
(26.04.26)
hic hatirlamiyorum ya. en cinlilerin oldugu, sadece cince konusulan yerlere cinli arkadaslarin goturmesiyle de gittim.
0
antikadimag
(26.04.26)
Viyana'da hangi restoranmis cok merak ettim, anneniz adini hatirliyor mu?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.04.26)
Daha yeni gittim ve bu sefer annemi de götürdük. Hiç de öyle bir şey yoktu. Ama şehir merkezine yakın yerde bir çok Fransızın gittiği bir yer.
0
logisticsmanager
(26.04.26)
Ankara’da bir pideci var. Çorba aldıysan kaşık veriyorlar. Ama pide aldıysan çatal bıçak vermiyorlar. Menüye filan da yazmışlar. İlla elle yenilecekmiş pide. Öyle bir konsept olabilir, bilemedim. Ama çatal olsa verirlerdi heralde
0
elorelia
(26.04.26)
(3)

En gerçekçi mafya dizisi hangisi?

mikahakkinen
GomorrahThe SopranosPeaky BlindersNarcos
Gomorrah
The Sopranos
Peaky Blinders
Narcos
0
mikahakkinen
(24.04.26)
Sopranos.
Hiçbirinin bir onuru vs yok. Öyle delikanlı mafyalik gibi kavramlar yok. Kanim canım dediği adamları soyan, döven adamlar sonuçta. Ve çoğunun da sonu kötü yani.
Gomorrah da bugünlere uyarlanabilir evet. Ama gene sopranos gibi yansittigina emin değilim.
0
logisticsmanager
(24.04.26)
Yes Prime Minister / Çünkü Tunceli valisi olayında görüleceği gibi en büyük mafya bürokrasidir. Diğerleri bürokrat çetelerin kırıntılarıyla geçinen haşereler
0
mesuta
(25.04.26)
hepsi iyi ama bence en iyisi Gomorrah. son sezon ve filmi hariç.
0
scudman1
(25.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.