Giriş
(8)

Schengen sorusu

selenophile
1. Yunanistan’dan alıp, verdiği saçmasapan vizeye itiraz edip sonucu değiştirebilen oldu mu?2. Yunan Cascade uygulamıyor mu kesinlikle? Daha önce yine kendisinden ve başka ülkelerden en az 6 aylık vizeleri olan ve kurallara uygun kullanmış birine nasıl 20 günlük tek giriş vize verir, trajikomik deği
1. Yunanistan’dan alıp, verdiği saçmasapan vizeye itiraz edip sonucu değiştirebilen oldu mu?

2. Yunan Cascade uygulamıyor mu kesinlikle? Daha önce yine kendisinden ve başka ülkelerden en az 6 aylık vizeleri olan ve kurallara uygun kullanmış birine nasıl 20 günlük tek giriş vize verir, trajikomik değil mi? Ülkede kalınacak gün sayısı da 8.
Şaka gibi, bu neyin kini, öfkesi acaba asdfglfjs

3. Hadi tek girişi de, avuç içi kadar vizeyi de bağrımıza basıp kabul ettik. Tek giriş yaptıktan sonra Yunan adaları arası gönlümüzce tur atsak ve çıkışı girdiğimiz ada dışında herhangi başka bir adadan yapsak oluyor mu?

Mesela kapı vizesinde anca tek adaya gidebiliyorsun, schengen alınca da öyle değildir umarım. Hay bin kunduz, bilsem kapı vizesi alıp geçerdim.

Bonus soru: Şu ülkeden başvurular açık, aylarca bekletmeden randevu ve vizeyi veriyor, hem de uzun uzun vize veriyor, diyeceğiniz bi yer var mı?
0
selenophile
(06.08.26)
1. Bana da ilk seferinde 15 gün tek girişli vermişlerdi itiraz etmedim. Bir daha başvurdum 6 ay verdiler bir daha başvurdum bir sene verdiler şimdi. İtiraz eden arkadaşlar oldu kabul edilmedi.
2. Cascade diye bir şey yok. Daha doğrusu var da sadece kağıt üstünde. Bu, senin benim kızabileceğim Bir şey değil, ülke ister uygular ister uygulamaz. Herkesin ağzında bir cascade. Bunu bizim ülkedeki yaya geçidine benzetiyorum, kural var ama kimse durup da yayalara yol vermiyor.
3. Ben ilk seferinde tek giriş aldığımda rodos'tan girip Kos'dan çıkmıştım. Bu konuda sıkıntı yok.
Ayrıca schengen vizesi almak kapı vizesi almaktan daha iyi, en azından ikinci seferde uzatırlar 3. seferde daha da uzun verirler.
Bence hayıflanmak yerine keyfini çıkar
İyi tatiller
+2
etna
(06.08.26)
2. kural var ama her ülke net bir biçimde uygulamıyor. her zaman uygulamıyor. bi de önceki vize ne zamandı? 1 yılı geçtiyse cascade olmuyor mesela.

3. olur istersen italyadan çık farketmez.

hem randevusu açık olup hem uzun vize veren yok. ama isveç danimarka vs olabilir aslında. bunlar cascade'e uyuyor. önceden 2-3 vizen varsa şansın var. danimarka pasaport teslim süresi 3 aylara falan çıktı ama.
+1
jelly bear
(06.08.26)
@etna Teşekkürler, keyfini çıkarmaya bakalım artık dediğin gibi, umarım değer bu 8 günlük tatil, o kadar uğraşmaya.
Cascade i kutsal kitap gibi uygulayan ülkeler var ya, iki farklı arkadaşa Almanya ve Hollanda takır takır 1 yıl-2 yıl ve 5 yıl verdi sırasıyla. Böyle olacağını bilsem Almanya vizemden devam ettirirdim..

Son vizeyi yine Yunan’dan almıştım ve 6 ay vermişti. Aradan 3 yıl geçti gerçi tekrar vizeye başvurmadım herhangi bi ülkeden.
Adeta cezalandırmış, yıllardır nerelerdesin, al bakalım bu vize kırıntısıyla idare et o zaman diye:(
Hayatımın ilk- tek giriş vizesi, algılayamadım görünce, kör şeytan diyor ülkeye bi gir bi daha da çıkma al sana tek giriş asskdjsh
0
🌸selenophile
(07.08.26)
yeni kurallara göre 6 aylık vize üzerinden 2 yıl geçince cascade dışına çıkıyorsun.

"for a validity period of one year, provided that the applicant applied for the visa
within two years from the date of expiry of a lawfully used previous visa that
was valid for six months"

home-affairs.ec.europa.eu

şimdi mesela single vize aldın. 1 yıl geçmeden tekrar başvurmalısın. öyle ben de 10 sene önce schengen almıştım cascade uygulansın gibi bi durum yok.

cascadei en çok uygulayan üleker
x.com

şahsen fransa hollanda isviçre falan öneririm. ama sonraki vizenizin 6 ay olması çok olası.
+1
jelly bear
(07.08.26)
Yanlış anlamadiysam son üç senedir vizeniz yok.
Son vizenizin üzerinden 3 yıl geçtiyse cascade kuralı yok. Cascade için son iki senede vize lazım. Hatta son bir senede lazim galiba 6 ay için.
0
logisticsmanager
(07.08.26)
Evet 3 yıldır hiç schengene başvurmadım.
2 yıl kuralını bilseydim iyiydi.
Darısı bundan sonrakilerin başına artık, sağolun.
Ben şimdiden başvurayım yenisine, anca sıra gelir..

En bekletmeden veren ülke hangisi acaba?
Danimarka vardı kafamda, jelly bear 3 ay diyince eledim sayılır..
0
🌸selenophile
(07.08.26)
fransa çok hızlı dönüyor. en son 6 günde aldım vizeyi. yunan da hızlı dönüyor ama tavsiye etmem onu. holllanda da bana çok kısa sürede dönmüştü ama şu an en az 1 ay bekletiyormuş heralde.
0
jelly bear
(07.08.26)
cascade diye bir şey yok.
zaten ülkeler arası bir entegrasyon da yok bunun için uğraşıyorlar ancak olmaz her ülkenin kvkk teknoloji yapısı farklı. Arkadaşlar ab'yi bürokraside 1980 türkiye'si gibi düşünün.
Yunan vizesi ile almanya'da giriş çıkış yapmışsın bunu kontrol edebilecekleri bir yer yok. Pasaportta bununla uğraşacak memur da yok.

5. yunanistan vizem bir önceki 6 ay idi ondan önce de hep 6 ay aldım. Son vizemde yunanistana hiç girmedim. 1 sene aldım.
0
croswell
(17 saat)
(4)

beyaz yakanın standing deskini deneyen var mı

plastic_angel
Yeterince zaman geçti bu hype hakkında feedback almak için. Standing desk ile çalışan var mı? Yorumlarınızı dinlemek isterim.
Yeterince zaman geçti bu hype hakkında feedback almak için. Standing desk ile çalışan var mı? Yorumlarınızı dinlemek isterim.
0
plastic_angel
(04.08.26)
15 sene önce Almanya'da staj yaparken kullandım.
Günde 1-2 saat bile ayakta olmanız çok rahatlatıyor.
Bir de iki kişi bir ekrana bakarak görüşme yapmayı çok kolaylaştırıyor.
+1
burfak
(04.08.26)
manuel olanlardan almayin. ben zor geldiginden hic yukseltmiyorum.
0
lemmiwinks
(04.08.26)
Günde bir iki saat yapmak iyi gelebiliyor. Bizim ofiste birkaç tane var, ortak ofis olarak.
Özellikle bel sorunu olan arkadaşların masası direkt böyle ayarlanabilir olanlardan.
0
logisticsmanager
(04.08.26)
Bizim ofisteki masalar 15 yildan fazladir "standing desk" (elektrikli, hafizali vb).

Eger klavye mouse kullanacaksam oturarak daha rahat oluyor. Ama bir sey okuyacaksam, izleyeceksem, toplantida dinleyiciysem ayakta olmak iyi oluyor.

Bazi insanlar masanin altina bir de treadmill (yurume bandi?) koyuyor, yani ayakta durmak yerine bir de masayi kaldirip yuruyorlar.
+1
sertac akin
(04.08.26)
(12)

o paraya corolla mi alinir?

ghilleinthemist
max 2.5 milyona 0 otomobil alacagim. idealde 2 milyona alsam daha iyi. o civarda da corolla vs mantikli geliyor bana. ikinci el almama sebebim hem ikinci eldeki fiyatlarin yeterince dusuk olmamasi hem de guven problemi. neyse internette bakinca herkes o paraya corolla mi alinir falan diyor da, anlam
max 2.5 milyona 0 otomobil alacagim. idealde 2 milyona alsam daha iyi. o civarda da corolla vs mantikli geliyor bana. ikinci el almama sebebim hem ikinci eldeki fiyatlarin yeterince dusuk olmamasi hem de guven problemi.

neyse internette bakinca herkes o paraya corolla mi alinir falan diyor da, anlamiyorum o paraya atiyorum audi var da ben corolla alayim demiyorum ki? ya da 2 milyonluk aracin alternatifi 3.5 milyonluk bir otomobil degil ki? neyse sonuc olarak, o butceye alinabilecek sedan ya da b-suv ne onerirsiniz?
+1
ghilleinthemist
(04.08.26)
cunku corolla ve civic daha cok sifir alacak parasi olmayanlarin ikinci el alirken sigindiklari guvenli liman. sifir alacaksan toyotaya gerek yok, zaten aracin 3-4 sene garantisi olacak. mantik bu.

ha sen araci sadece a'dan b'ye gitmek icin kullaniyorsan, aracin gidisi, tasarimi, vs cok da onemli degilse, yani bir petrolhead degilsen, basimi agritmasin beni sanayiden uzak tutsun yeter alacam 15 sene binecem diyorsan, al gitsin.

honda'ya da bakmani tavsiye ederim. fiyat konusunda hiccc fikrim yok.
0
cooperr
(04.08.26)
Kia sportage
Nissan kaşkayi
Honda HRV
Ford KUGA
VW T-Roc

Suv seviyorsan elindeki bütçeye göre daha gösterişli araçlar mevcut
+1
HellKeePer
(04.08.26)
Corolla;
Otomatik olarak hiçbir şekilde sorunu olmayacak (dizayn sebebiyle)
Hybrid motoru bilmem kaç yıldır var ve dünyadaki en iyi hybrid platform
Araçlarına teknolojiyi ilk sokmuyor, biraz oturduktan sonra sokuyor

Arabadan istediğin bu arabanın verdiğinden ne kadar fazla bilmiyorum. Sonuç olarak 140 beygir araba.

Toyota Türkiye'de ne kadar piyasa var bilmiyorum tabi. Bence önemli kısmı o.
Bir de sana "Toyota mi alinir" hikayesi anlatayim. Bundan iki sene önce aynı durumda arkadaşım aynı şekilde 1 kasa BMW aldı. O dönemden beri sanayi ile arkadaş oldu. Şu an tek dediği "bunu satıp toyota alıyorum, bıktım".
Bir de unutma; sana pahali araba önerenlerin aklina;
Kol gibi sigorta ve kasko
Kol gibi servis maliyeti
Bunların hiçbiri gelmiyor. Yani arabayi satin almak ile yürütmek farklı.
Bana göre dünyanın en mantıklı arabalarından biridir corolla hybrid, ondan önce elektrikli araç gelir.

Ps: Türkiye'de yalniz altı yüksek araç gereği var. Ben misal hiç sevmem suv vs ama Türkiye'de yollar kötü, her yerde tümsek var, kasisler mantıksız. Haliyle altı yüksek araç daha iyi olabilir.
+1
logisticsmanager
(04.08.26)
Bir de internetin yüzde 99'u iki tip insandan oluşuyor;
Corolla, civic ve lexus dışında arabaların hepsini sıkıntılı bulanlar (bu reddit north amerika tayfasi)
Ne araba söylersen söyle "o fiyata o mu alınır" diyip giriş fiyatı daha pahalı, yürütmesi daha pahalı, daha riskli araç söyleyenler (türk sosyal medyası)

Bu adamlara kalsa benim ford Fiesta şu ana kadar patlamaliydi. Polo almalıydim ya da yaris almaliydim falan filan.
0
logisticsmanager
(04.08.26)
cuma günü corollayı 1.8'e aldılar sen neden 2.5'a alıyorsun? corolla suvsa al.
artık araçlar birbirine çok yakın. senin beklentine bağlı bir süreç.
eğer sıkıntısızlık ve standart istiyorsan toyota honda. daha az fiyata konfro diyorsan psa grup ve koreliler önde. kalite arıyorsan almanlara yönelmen gerekiyor.
@logicmaster +1 suv sevmem ama türkiye için mantıklı. yollar kötü.
0
mikahakkinen
(04.08.26)
Ben olsam elektrikli dışında bakmazdım. Eğer elektrikli size uyuyorsa (ucuzdan pahalıya) güzel alternatifler var; 1.5-2 milyon aralığında e-c3, frontera ya da e-2008 alınabilir. Hatta e-208 ya da corsa bile alınabilir. Özellikle bunların 1-2 yaşında ikinci elleri inanılmaz kelepir. Paranız cebinizde kalır.
0
orient blue
(04.08.26)
BMW'ye gecersin, ocagina incir agaci diker.
sundan bir kurtulayim gidecem corolla/civic alacam dersin.
bir sekilde kurtulursun, gidersin toyota'ya. bir tane az kullanilmis cakayim bitsin bu eziyet kafasindasindir, bir tane araba verirler test surusu icin, cikarsin anayola.
110 gibi kaput meksika dalgasi yapmaya baslar.
120 ye dayanirsin, yan aynalar titresimden koptu gidecek.
130 a cikinca zaten yol ve ruzgar sesinden dandik hoparlorlerden gelen muzik sesini duyamazsin.
araci geri goturursun, ben yine almanlara bakayim diyip yeni bir incir agaci arayisina baslarsin. :D

bir kere almana bulasinca pek donus yok malesef.
japon tatmin etmez, lexus/infiniti dahil.
0
cooperr
(04.08.26)
elektrikli, elektrikli, elektrikli...

cereyanlı araba alın.
lütfen.
ofisteki dizelleri satıp kia ev3 aldık, neden daha önce elektrikli araç almadık diye kafamızı yerlere vuruyoruz.
aralıktan beri 9.500Km yol yaptık, bakım - sanayi vs hiç derdi yok.

ancak...
elektriklilerde de sağlam markaları seçin.
+1
MtKrt
(04.08.26)
0 ioniq6'nın 2.5 civarına çıkma ihtimali var. çıkarsa kesinlikle tercih o (elektrikli)

çıkmazsa

0 qashqai 2.2 civarına bayiden alınabiliyor şuan.

hayırlı olsun.
0
a darkness coming
(04.08.26)
corolla'nın seneye kasası değişecek. 2,5 milyon bütçeniz varsa skoda kamiq, vw t-roc veya illa toyota suv tarzı bir şey arıyorsanız yeni kasa ch-r tavsiye ederim. toyota gerçekten satarken üzmüyor, 5-6 yıl sonra aracınızı yenilemek isterseniz satması daha kolay.

arkadaşlar çok elektrikli demiş ama benim özellikle türkiye'de hala bir önyargım var. uzun yolda şarjı bitti bitecek diye düşünmek istemediğimden dolayı böyle belki bilemiyorum.
0
elektr10
(04.08.26)
kroniklere bakmadan almayın. e-c3 yokuş çıkamıyor örneğin.

ben corolla yerine ioniq 5 almak isterdim sanırım. 2.5 corolla için çok çok fazla geliyor kulağa.
0
gurur
(05.08.26)
Benzinli corolla 1.8-2 civarinda pakete gore ama hybrid icin 2.5 gerekiyor yine :/
0
🌸ghilleinthemist
(05.08.26)
(3)

"on a Android device"

tantamount_to_equivalent
Gmail'ime farkli bir cihazdan girdim, google guvenlik maili yollamis, bu sen misin: "We've noticed a new sign-in to your Google Account on a Android device. If this was you bla bla" diye. on an Android device demesi lazim bunu 10 yasinda cocuk biliyor artik, bu seviyede bu hata nasil oluyor?
Gmail'ime farkli bir cihazdan girdim, google guvenlik maili yollamis, bu sen misin: "We've noticed a new sign-in to your Google Account on a Android device. If this was you bla bla" diye. on an Android device demesi lazim bunu 10 yasinda cocuk biliyor artik, bu seviyede bu hata nasil oluyor?
0
tantamount_to_equivalent
(03.08.26)
Sebebi büyük ihtimal orada otomatik bir template var, hata vs bakmadan a "device" diyor. Android olur, apple olur, windows olur vs vs.
Kısacası a device üzerinden var ve önüne ne gelirse otomatik yolluyor.
Yani bunun için ciddi bir kod değişikliği falan gerekiyorsa umursamamislardir. Ingilizce hatası değildir, teknik bir karardır.
+1
logisticsmanager
(03.08.26)
@logisticsmanager

Yani aslında o kadar basit ki bu kod.

Mesela orada "a" yazan yere article diye bir değişken koyacak ve aşağıdaki kodu ekleyecek.

article = "an" if text[0].lower() in ['a', 'e', 'i', 'o', 'u'] else "a"

Bu kodla sorunun büyük bölümü ortadan kalkar. Telaffuza göre ayarlamak lazım ama o kadar abartmaya gerek yok (mesela "a university" ifadesinde olduğu gibi istisnalar olabilir.) Ama adamlar şu kadarcık işle bile uğraşmamış. Bence gmail için kabul edilemez bir durum.
-2
himmet dayi
(03.08.26)
@himmet; abi ben hiç bilmiyorum=d da bana göre Google'da o kadar ciddi sorunlar var ki şuna 5 dakika bile ayiracaklarini sanmam. Son birkaç yıldır ne değişiklik yaptılarsa kötü oldu (search engine kısmı ). If it ain't broken, dont fix it diyorlardir.
0
logisticsmanager
(03.08.26)
(4)

Giyim sorusu

arbre
Erkek beach giyim için (Fethiye falan) hangi markalar önerirsiniz?
Erkek beach giyim için (Fethiye falan) hangi markalar önerirsiniz?
-17
arbre
(02.08.26)
Abi beach giyim markası diye bir şey yok. Beach'e giyilecek kiyafet tipleri var. Keten gömlek/tshirt, polo tshirt falan.
Şekil yapacağım diyorsan heralde fred perry, polo, lacoste falan olur.
0
logisticsmanager
(03.08.26)
Çalış, aksazlar ve katrancı koyu için beyaz atlet, diz altı şort, gezer terlik ve mavi 10 litrelik su termosu.

Abi fethiye ye gidiyosun. Kasma bu kadar.
+5
Lh12
(03.08.26)
Fethiye oldugunu belirtmeniz iyi olmus. Fethiye'de giyim icin tavsiyem yok. Ama isterseniz Cesme icin verebilirim. Cok rahat etmemekle birlikte Cesme icin aldiklarinizi Foca'da da giyebileceginizi dusunuyorum. Yine de risk sizin.
0
Sour
(03.08.26)
fethiye’yi vilebrequin’dan aşağısı kurtarmaz.
0
eileengray
(03.08.26)
(49)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-1
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Haha. Kirayı sadece erkek ödüyor ve zorlandığı/adaletsiz bulduğu için eşinden katkı istiyor sandım ama kadın Kayserili çıktı. Bence boşansınlar. Normal değil.
-4
arbre
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
kapora, depozito, kira sozlesmesi falan konusmadan o ise girmesin hanim kizimiz. icerde parasi kalabilir. mahkemelerde surunur mazallah.
0
banach
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bugüne kadar bütçeleri ayrı mıymış?
+2
hacirotti
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+3
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+4
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-5
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(5)

iPhone almalı mıyım

arbre
Merhaba. Samsung S serisi telefon kullanıyorum. Kamerasını beğeniyorum. Ama beni çok mutlu etmiyor. Bana iPhone yakışacağını düşünüyorum. Hiç kullanmadım. Tavsiye eder misiniz?
Merhaba. Samsung S serisi telefon kullanıyorum. Kamerasını beğeniyorum. Ama beni çok mutlu etmiyor. Bana iPhone yakışacağını düşünüyorum. Hiç kullanmadım. Tavsiye eder misiniz?
-10
arbre
(02.08.26)
Samsung S serisi gayet iyi bir telefon. Standart kullanıcı için iphone ve samsung s serisi farkı tamamen alışkanlıkla alakalı.

"masaya samsung mu koyacağım" gibi konular sizin için bir meseleyse değiştirin. Günün sonunda ikisi de iyi fotoğraf çekiyor, iyi video çekiyor. Geri kalan zaten mesajlaşma sosyal medya oyun vb...
0
anten
(02.08.26)
1. android ile yapabileceklerin daha fazla, ios telefon alınca bir anda müthiş özelliklerle uygulamalarla karşılaşmıyorsun. geçtiğimiz hafta bir arkadaşım ilk defa iphone kullanmaya başladı, "görüştüğüm kişinin ses kaydını alamıyorum" vs diyor, apple hiçbir zaman bunu vadetmedi ki, eğer böyle bir sebeple geçiyorsan geçme.

2. telefonu aldın diyelim. zone'da olmaya devam ettikçe (aldığın telefonu apple watch, mac, ipod gibi diğer ürünlerle destekledikçe) çıkman zorlaşıyor. bu kadar kişinin apple kullanmasındaki temel gerekçelerden biri budur.

3. benim açımdan apple'ın en büyük artısı stabilite diyebilirim. aldığım android telefonlar 1-2 senede çöp oluyordu. apple kullanmaya iphone 6 ile başladım (2014), iphone 6'dan iphone 13 pro max'e geçtim (2022). Bir telefonu sorunsuz şekilde 8 sene kullandırabilmek bence ciddi başarı. 13 pro max'ten de 20'ye falan geçerim diye düşünüyorum.

4. ikinci elde daha az zarar ediyorsun, android telefonların modelini kullanıcıları haricinde bilen yok.

5. ios veri güvenliği yönünden daha güvenilir geliyor.
+1
yap desem yapmazsin he
(02.08.26)
3:
aslinda android'den kaynakli degil firmanin kendi arayuzu ve bloatware nedeniyle sisme yavaslama sorunu oluyor. saf android deneyimine yakin lineageos denerseniz ios ile pek farki olmadigini gorursunuz. haftada 1 de guncelleme aliyor.

4. android telefonlari genelde ikinci el aliyorum dip fiyattan o nedenle zarar etmiyorum.


1,2'ye katiliyorum. 5 tartismali biraz.
0
elite crew
(02.08.26)
"bana iPhone yakisacak" kısmını açıklarsan iyi olur.
Kendi telefonum pixel, is telefonum iphone. Galaxy s serisi de sevdiğim telefon ve yakışma kısmını bir türlü anlamadım. Şekil olur masaya koyduğumda mı diyorsun?
Yani galaxy seni ne mutlu etmiyor da iphone edecek?
Bir de tabi iphone'a para gomecegine arabayı alsan?
+1
logisticsmanager
(03.08.26)
Telefonun kendisiyle ilgilenmeyi seviyorsan, her şeyi kendime göre ayarlayayım diyorsan android daha güzel telefon.
Ama araç olarak görüyorsan iPhone daha basit ve kolay.
0
burfak
(04.08.26)
(5)

Yurt disi oturumlu biri trde banka hesabi acabilir mi

Purple life
Özellikle ing bank icin soruyorum.Kredi karti olmadan vadesiz try ve eur hesabi acmak istiyorum. Vatandasligim var ama ikametgah yurt disi.Mümkün mü?
Özellikle ing bank icin soruyorum.
Kredi karti olmadan vadesiz try ve eur hesabi acmak istiyorum. Vatandasligim var ama ikametgah yurt disi.

Mümkün mü?
-1
Purple life
(02.08.26)
Mumkun. E-devlet'ten ikametgah aldiginizda yurt disindaki adresiniz cikiyor. Onu veriyorsunuz.
0
Sour
(02.08.26)
Evet açılıyor. Hatta Ziraat özelinde direkt mobil uygulamasından açabiliyorsunuz evrakla vb. uğraşmadan.
0
salihdt
(02.08.26)
Chipli yeni TC kimlik kartiniz ve NFC ozellikli cep telefonunuz varsa pek cok banka uzaktan video konferans yoluyla hesap aciyor.
0
sertac akin
(02.08.26)
Gecen sene ikametim yurtdışında diye kredi kartı limitimi artırmadılar :)
0
jülsezar
(02.08.26)
Zamanında ing'de annemle ortak hesap yapmak istedik, ing yurtdışında yaşadığım için olmaz demişti.
Ing son yıllarda zor bir banka malum şube kalmadı. Sormanız mantıklı olur çünkü normal değiller.
0
logisticsmanager
(03.08.26)
(8)

Uçak mı otobüs mü

arbre
Uçağa ilk bindiğimde gerilmiştim çok. Ama keyif de almıştım. Fotoğraf çekmiştim. Kocaeli'den Sabiha Gökçen'e gitmem 1 saat. Giriş ve uçağı bekleme 1 saat. Yolculuk ve çıkış 1 saat. Antalya Havalimanı'ndan otogar 1 saat. En az 4 saatim gidiyor. Geçen yıl otobüsle dönmüştüm uçak bileti bulamadığım içi
Uçağa ilk bindiğimde gerilmiştim çok. Ama keyif de almıştım. Fotoğraf çekmiştim. Kocaeli'den Sabiha Gökçen'e gitmem 1 saat. Giriş ve uçağı bekleme 1 saat. Yolculuk ve çıkış 1 saat. Antalya Havalimanı'ndan otogar 1 saat. En az 4 saatim gidiyor. Geçen yıl otobüsle dönmüştüm uçak bileti bulamadığım için ve hiç gerilmemiştim. Otogardan otogara çok iyi olmuştu. Sadece son saat sıkılmıştım ama geçiyor bir şekilde. Sizce hangisi mantıklı?
-9
arbre
(30.07.26)
Uçak tabiiki
0
primetime
(30.07.26)
Uçak tabiiki +1 Özellikle uzun mesafede.

Biraz geçmişe gidiyorum sene 2011 veya 2012. İstanbul - Rize arası 16-18 saat sürmüştü. İnerken nah dedim bir daha binersem. 2022 senesinde Edirne'ye gittiğimde binmiştim otobüse.
0
put it in your appropriate place
(30.07.26)
Uçak yolculuğundan pek hoşlanmıyorum ama yakın zamanda otobüsle hiç uzun yolculuk yapmadım. Yakında 14 saatlik bir yolculuğum olacak. Biraz korktuğumdan, biraz nostalji olsun diye, biraz da yolda çalışırım diye böyle yaptım.
0
mbond
(30.07.26)
Konudan bağımsız olarak senin açtığın her duyurunun topluca eksilenmesi çok saçma gelmeye başladı

Konuyla bağımlı olarak ise uçak yolculuğunun konforu için öncesi ve sonrasındaki karmaşa bir şekilde çekilebiliyor ama uçaktan sonraki araç değiştirmeler gerçekten yorucu evet. Ha ben ona rağmen uçak yolculuğunu tercih edip mümkün olduğunca valiz ağırlığını düşürüyorum ki aktarma yapacaksam veya indiğimde otobüse bineceksem vs sırt çantamla hemen geçiyorum veya el valizim hafif oluyor beni yormuyor. 3 senedir istisna yakın mesafeler harici otobüsü tercih etmedim.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.07.26)
mbond, 14 saat otobüs sıkıyor, tavsiye etmem

yakalayamadığın.ışıklar, eksileyenlerin problemi :)
-5
🌸arbre
(30.07.26)
ucak mi araba mi diye sorsaydin araba 6 saatten az suruyorsa arabayla giderim. ucaga hazirlan, havalimanina git, guvenlikten gec, ucagi bekle, ucaga bin, ucakta bekle, uc, in bekle, in sehir disinda bir yere, gidecegin yere var zaten en asagi 4-5 saat suruyor. stresine degmez. araba surmeyi seviyorum zaten 6 saatlik yolu 5 saatte aliyorum. hem de kafam rahat oluyor.
0
antikadimag
(31.07.26)
Hızlı tren>uçak>araba>otobüs>yavaş tren

Ayda yaklaşık 2 kere 8 saatlik otobüs yolculuğu yapan biri olarak, gitmek istediğim güzergâhlarda hızlı tren ya da uçak olsa saniye düşünmezdim. Kara yolu çok verimsiz ve sıkıcı bir kere. Ayrıca ben otobüse bindiğimde daha çok geriliyorum, uçağa göre kaza riski çok daha yüksek otobüste.
0
nundu
(31.07.26)
Tren > uçak > araba > otobüs
0
logisticsmanager
(01.08.26)
(17)

10 ya da 20 yıl geriye alsak zamanı....

Lh12
Avrupa ya göç etme çabasına girer miydin? Yoksa iyi ki cennet vatanımda kaldım mı diyorsun?
Avrupa ya göç etme çabasına girer miydin? Yoksa iyi ki cennet vatanımda kaldım mı diyorsun?
-3
Lh12
(30.07.26)
Ağa sen yapay zeka olabilir misin ne zaman şuraya girsem senin kafa açıcı duyurularına denk geliyorum.

Yurtdışı demek sadece kaçtım kurtuldum demek olmuyor. Türkiye’de suriyeli neyse başka memlekette de o oluyor. CEO bile gitsen kendi kültürünü ararsın, kendi dilini kullanmak istersin. İklimi bile çok şeyi değiştirir ki Avrupa bu konuda sınıfta kalıyor. Yani yok öyle gittim kurtuldum artık cennetteyim.
Duyuruya cevabım:

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Fırsat vardı uk ye gitmedim. Yıllar gecti kafamı duvarlara vuruyorum.
-1
🌸Lh12
(30.07.26)
Uk kaldırmış gocmen bekliyor zaten kendi insanlarıyla olmayacsgini anladı. Şimdi de zorlasan gidersin
-1
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Çocuğun okulundan evin kredilerine, iş güç kıl tüy ... 4 koldan yakalandım, çakılıp kaldım.
0
🌸Lh12
(30.07.26)
Ne dovunuyorsun o zaman aga evlenmiş çocuk yapmışsın şimdi uka gidecektim. Bu ne pehriz bu ne lahana ikramlığı. Kariyi boşarsın da çocukla zor
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Merak ettim 20li yaşlardaki nesil hangi kafada? Bu tür düşünceler/planlar var mı? Yoksa pes te kariyer ya da dudak dolgusu peşindeler mi diye.
0
🌸Lh12
(30.07.26)
15 sene geriye alma imkanim olsa zamani pasaportu aldigim gun geri donerim.
ayni gune bilet keserdim hic tereddut etmeden.
yurtdisi iyi bir deneyim ama bokunu cikartmamak lazim.
gocmenlik denen nane cocuk oyuncagi degil
0
cooperr
(30.07.26)
Gidebilirdim
0
cccbehzatccc
(30.07.26)
duranı sevsinler. koşarak giderdim.
+1
mikahakkinen
(30.07.26)
Hayatımda aldığım en iyi karar Türkiye'de daha euro dolar 2 falanken kesinlikle daha kötüye gideceğini görüp hanımla taşınmak.
9 sene olacak, bir saniye bile Türkiye'de yaşama fikri aklıma gelmiyor.
Bu işin doğrusu yanlışı yok, sonuçta Amerika'dan Avrupa'ya göçen ya da Avrupa'dan Amerika'ya göçen de var. Herkese uygun bir hayat değil doğduğun ülkeden başka yerde yaşamak da Türkiye'de yaşamak da herkese göre değil. Tatilde güzel o kadar benim için.
0
logisticsmanager
(30.07.26)
Maalesef on yıl önce gitmem derdim salaktım, şimdi akıllandım giderim.
0
ekimoloji
(30.07.26)
6.5 yıl önce tam da covid zamanı yurt dışına taşındım, hem de 28 yaşında.
şimdiki aklım olsa lisansı bile yurt dışında okurdum.
çoktan vatandaşlık almıştım.
bence yurt dışına taşınma olayını 2020'den önce halletmiş olanların durumu daha iyi.
ne kadar geç yaparsan o kadar çok sıkıntılı sürecin oluyor bence.
0
rain when i die
(30.07.26)
10 yil önce almanyaya tasinmayi istiyordum. 6 sene önce tasindim. Hayatimda verdigim en iyi karar.
Maddiyat ve kafa olarak bambaska bir yere gittim. Trde bunlari yapacak hustle kafam yoktu.keyfine düskün rahat biriyim, depresyona girebilirdim. Burasi icin yetiyor.
0
Purple life
(30.07.26)
10 yıl ya da 20 yıl önce hiç göçme gibi bi istediğim olmadı, hala da yok. Sanırım siyasi ve ekonomik durumlar haricinde kendi hayatınla, ailenle, sevdiklerinle, işinde gücünde, oturduğun yerde mutluysan öyle bir arayışa çok da girmiyorsun.
0
su olsam ates olsam
(30.07.26)
İngiltere, Riyadh, Dubai, Katar, Münih'e göçme şansım oldu. Gitmezdim.
0
gabe h coud
(31.07.26)
10 yil once gitmekte istekliydim ama daha eski donemlerde ne dusunuyordum pek hatirlamiyorum. 2021 sonlarinda Hollanda'ya tasindim, iyi hos ama omur gecer mi burada bilmiyorum. Turkiye'yi veya baska bir az gelismis ulkeyi denemeye niyetliyiz. Sonra olmazsa gene geri doneriz tabii. Soruda bahsi gecmese de ekonomik anlamda soylenenlere pek katilmiyorum. Maddi olarak neredeyse surekli bir darbogaz halindeyim.
0
mbond
(31.07.26)
20 li yaşlarımda cok istemiştim ama 40 ima yaklaştım iyi ki gitmemişim diyorum. Eşim dostum yanımda haftada 2-3 görüşüyoruz, yat kat alamasam da durumum fena değil.
+1
mirty
(01.08.26)
(8)

Tıp Fakülteleri hasta için diğer hastanelere göre riskli mi?

ya ben lan neyse
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?teşekkürler.
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?

teşekkürler.
-2
ya ben lan neyse
(29.07.26)
Son teknolojinin, son bilginin, herhangi bir şey ters giderse diye konunun en iyi bileninin olduğu yerden mi bahsediyoruz?
+5
Mirket
(29.07.26)
en kaliteli doktorlar fakültede olur ama öğretim üyelerine ulaşmak randevu almak zor genelde.
asistanlar tabii ki acemi ama onlar da hoca kontrolünde genelde.
+2
jelly bear
(29.07.26)
onun sebebi şudur: tıp faküktelerindeki öğrencilerinde tedavi sürecine dahil olmasıdır. eğer ücreti ödenirse prof. doçent tarzı kişilerden tedavi alırsınız. yani özel hastanelerdeki hizmeti satın almak gibi. özel hastanelerde çok iyi değil, sektörde çalışan hemşirelerin anlattıklarını dinlediğimde özel devlet farketmez vicdansız insanlara denk gelirseniz işiniz tamamen şansa kalmış olur.
olay biçmek değil intermlerin müdahalede bulunması. diğer hastanelere göre isimleri daha fazla çıkmış durumda.
0
mikahakkinen
(30.07.26)
öğrencilere bir şey öğretmek için gelen hastanın acemi çalışanlara bırakılacağına, gereksiz yere biçileceğine inanabiliyor musunuz? ödeyecekleri tazminatın haddi hesabı olmaz.
+2
co2s2
(30.07.26)
Türkiye'de böyle hastaneler kötülene kötülene özeller patladı ama özelinde sadece girişini ve dışını görüyorlar da içinde olanları bilmiyorlar.
Dünyada sağlıkta devlet destekli olandan daha iyi olmasının imkanı yok. Birinde kar amacı var, diğerinde toplum sağlığı var.
Benim ailem sağlıkta çalıştılar hep, özelde. Özelden nefret ederler. Devlet hastanelerinin kötü duruma düşme sebebi asıl hükümetlerdir, kendi hastaneleri olan sağlık bakanı olan ülkede devlet hastanelerini iyileştirme politikası olmaz.
+2
logisticsmanager
(30.07.26)
tercihim tıp fakülteleri oluyor benim eğer ulaşılabilir mesafedeyse.
çoğunda özele göre daha iyi sağlık hizmeti alınıyor. hastanenin fiziki şartları, odasının tv'sinin çalışmaması gibi durumlardan bahsetmiyorum özele göre iyi derken, yapılan tedavinin özeninden bahsediyorum.

asistanların ameliyatlara girdiği doğru ama o kesen biçen kişi hocasının ve ekibinin yanında ve zaten yıllardır tıp eğitimi almış kişi.
0
biseysorcaktim
(30.07.26)
aksine üniversite hastanelerinde ve eğitim hastanelerinde gereksiz işlem yapılmaz. şu tetkiki de isteyelim demezler veya hastaya etkisi kısıtlı olmayacak işlemi yapmazlar.
ama şöyle bir durumda var kasık fıtığı gibi kapalı cerrahinin artık standart tedavi olduğu durumda eğitim hastanesi olduğu için eğitim amaçlı açık cerrahi tercih edilebiliyor.
ameliyatları asistanların yaptığı doğru ama çoğu kıdemli asistan oluyor. bir sıkıntı olduğunda hocalarına başvuruluyor. yeni gelmiş çömezleri ayak işlerinde kullanıyorlar.
zaten en başta bu durumları kabul ederek oraya gidiliyor.
0
my fault
(30.07.26)
Ilk muayeneyi tip fakültesinde, ikinci muayeneyi, ameliyati ve kontrolleri özelde olurum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.07.26)
(16)

yatılı misafiri geri çevirme

yenibirgüzelnick
yatılı gelmek isteyen misafire (kayınvalide) şu an müsait değiliz müsait olunca çağıralım deyip 1.5 ay sonra davet etmek ayıp mı? müsait değiliz dedim ve gerçekten değiliz (şehir dışında olacağız) ama ilk kez reddettim normalde hemen buyur gel diyordum. vicdan yaptım. siz olsanız darılır mıydınız bu
yatılı gelmek isteyen misafire (kayınvalide) şu an müsait değiliz müsait olunca çağıralım deyip 1.5 ay sonra davet etmek ayıp mı?
müsait değiliz dedim ve gerçekten değiliz (şehir dışında olacağız) ama ilk kez reddettim normalde hemen buyur gel diyordum. vicdan yaptım. siz olsanız darılır mıydınız buna?
-1
yenibirgüzelnick
(29.07.26)
Bu soruya bir kayınvalide ile empati kurup cevap verebilecek biri var mı burada bilmiyorum genelde belli bir yaşa gelen insanlarda ekstra alınganlık olabiliyor.
Birine yatılı bir misafir için o dönem müsait olmadığını söylemek ve daha sonrası için davet etmek ayıp bir şey değil, müsait olmadığın halde çağırıp layığıyla ağırlamamak daha ayıp olurdu herhalde.
Ben böyle bir şeye darılmazdım ama yaşlanınca darılır mıyım bunu bilemem...
+1
mutekebbir
(29.07.26)
Aile büyüklerine saygı konusundaki düşüncelerim, bu site sakinlerinin geneliyle çok ayrı noktalarda.

Benim asla yapmayacağım bir şey. Bence o misafir değil baş tacıdır. Ne zaman isterse gelir.
-12
Mirket
(29.07.26)
Ben darılmam. Ben zaten yatılı kalmayı istemezdim, evimde her zaman daha rahat olurum.

Kabul etmemen için zaten gerekçen var kaldı ki gerekçe bazen gerçekten istememek de olabilir bu da çok normal. İnsanın bazen kafası kaldırmayabilir. Yorgun olabilirsin, canın sıkkın olabilir kendi içinde zor bir dönemde olabilirsin. Evde sadece eşini ve çocuğunu görmek isteyebilirsin.
0
rock n roll
(29.07.26)
Abi şehir dışında olacaksaniz zaten ne yapacaksiniz yani; ya anahtari vereceksiniz kendisi gelecek ya da gelemeyecek.
Sanırsın çok yorgunum diye reddettin. Evde insan olmayacaksa nasıl olacak yani kayınvalide gelecek diye de bütün hayat değiştirilmez.
+1
logisticsmanager
(29.07.26)
yani sehir disinda olacaksaniz zaten nasil bir cozum bekleniyor ki, anahtari verin o zaman? O da ok bence. ama yani burada sizden beklenen planinizi degistirip kayinvalideyi agirlamak mi?

ben kendi aileme de 'musait degilim su zaman gelin' diyebildigim icin bir sorun gormuyorum acikcasi. onceden haber vermenin amaci da bu degilmidir zaten? boyle durumlarda genellikle sorun, ciftler arasinda, kendi ailemize yapmadigimiz/yapamadigimiz seyi baskasina yapinca cikiyor.
+1
kassiopeia
(29.07.26)
Bence ayıp , 1.5 ay çok uzun bir süre. 1 hafta , 2 hafta falan da değil.
0
drako
(29.07.26)
1,5 ay boyunca şehir dışında mı olacaksınız?
0
elorelia
(29.07.26)
bir iki hafta arayla 3 farklı şehire gitmemiz gerekiyor sürekli bavul topla yerleştir filan misafir ağırlamak mümkün olmayacak
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.07.26)
anne sen gel otur değişiklik olsun sana ama bizim program var de sıyrıl .
0
jamswety
(29.07.26)
müsait değilsen değilsindir de 1.5 aylık ara nedir? vandan istanbula mı gelecekler?
0
mikahakkinen
(29.07.26)
Bu durumda ayıp olacak bir şey göremedim. Kafaya takmaya değmez
0
elorelia
(29.07.26)
yatılı misafir başka bir şey, kayınvalide başka bir şey. evliyken, kayınvalidem geleceğini söylediğinde hiç geri çevirmedim.
+1
co2s2
(29.07.26)
Net ayıp
+1
Cezcez
(29.07.26)
vicdan yaptıysanız bu size yanlış geliyor demektir. ancak cevaplarda verdiğiniz açıklama ile bunda üzülecek bir durum yok. yarım yamalak ağırlamak kadına daha ayıp olurdu. açıklama yaptıktan sonra sıkıntı olmamalı. artık büyükler de değişti. kendisi hakkında bilgimiz yok. vereceği tepkiyi siz biliyorsunuz. ezilmeden açıklamanızı yaparsanız bu duygulara gerek kalmaz.
0
janderzel zartanyan
(29.07.26)
Buzdan yapamacagin bir durum yok ki. Gerçek manada müsait değilsin.
Ama sanıyorum ki agirlayabilecekken yok dedin.. ama böyle bir hakkimiz da olabilmeli hayatta
0
hacirotti
(30.07.26)
@ hacirotti
Aslında evet tatilimi erteleme şansım vardı ama ertelemek istemedim. Ya tatil erteleyecektim ya da çok kalmadan 1 hafta sonra gitmesini isteyecektim ikincisi ayıp geldi.
Gelince 15-20 gün kalır çünkü.
0
🌸yenibirgüzelnick
(30.07.26)
(10)

Neden hiç kimse kazanamıyor?

Lh12
Herkesin aynı anda parayı eritmesi nasıl mümkün oluyor? Altın borsa döviz... hepsi cartayı çekmiş. Adam ev almış o da zararda. Altın alsam 5 yıl ellemesem onda bile ufuk yok artık.Benim gibi ilkokul terk, kara cahil, hububat genetikli dayının 5 yıllık en temiz planı ne olmalı?Öyle sepet yapmadan, d
Herkesin aynı anda parayı eritmesi nasıl mümkün oluyor? Altın borsa döviz... hepsi cartayı çekmiş. Adam ev almış o da zararda.

Altın alsam 5 yıl ellemesem onda bile ufuk yok artık.

Benim gibi ilkokul terk, kara cahil, hububat genetikli dayının 5 yıllık en temiz planı ne olmalı?

Öyle sepet yapmadan, daldan dala atlamadan... Ne alıp 5 yıl hiç kurcalamadan yoluma bakayım?

Patatese kışın büyük zam gelecekmiş. 2 çuval alıp ağıra istifledim.
+1
Lh12
(28.07.26)
5 yıl hiç kurcalamadan öylece duracak bir yatırım modeli yok. mutlaka ara sıra 6 ayda bir bile olsa değişiklikler gerekiyor. öyle "alacaksın, unutacaksın" diye bir şey yok yani. yok ben hiç bakmak istemiyorum hiç uğraşmayayım demek için 100 milyon lira para lazım. atarsın ppf'ye bakmana bile gerek yok.

senin durumunda olsam yine de ppf yapardım. en az 1 yıl daha fena sayılmayacak faiz alırdım. seçim yaklaştığında döviz bazlı yatırıma kayardım.
-3
televole0
(28.07.26)
Sen yine de bir önceki arkadaşın dediğini yapmadan önce, PPF'larının getirisinin vergiden arındırılmış hali ile ülkedeki yıllık enflasyonu bir kıyaslasan iyi edersin.
Ayrıca pahalı TL politikasından vazgeçilme ihtimalini de gözetmek gerekir tabii.
0
Mirket
(28.07.26)
Çünkü ne tam kapitalist ya da serbest piyasa ekonomisi ne de tam sosyalist devletçi bir ekonomi yok. Gündelik olarak reaksiyoner kararlar alınıyor, suni müdahalaler yapılıyor ve bu müdahale nadiren sade vatandaşın çıkarı için yapılıyor. Ben de yakında elime toplu bir meblağ geçmesini bekliyorum fakat elime geçince ne yapabilirim bilmiyorum.
0
redlinetheturk
(28.07.26)
Msci world etf atıp geçiyorum. Hiçbir şekilde ayarlama falan da yapmıyorum. Bu işin güzelliği basitliğinde.

Yatırımda 5 sene çok da uzun bir süre değil. Ama anlıyorum Türkiye'de uzun süreli yatırım düşünecek bir ortam yok.
0
logisticsmanager
(28.07.26)
Bist'e gel
-5
gabe h coud
(28.07.26)
BİST’te 3 yıldır milim kazanmıyorum. Kazandığım anca enflasyon karşısında paramı koruyordur, düzeleceği de yok gibi iki gün iyi olsa kalan üç gün verdiğini geri alıyor.
+1
ekimoloji
(28.07.26)
kimse kazanamıyor diye bir şey yok.

gayet ekonomiyi aktif takip edenler artıda.

en en kötü ppf'ye geçin. enflasyondan fazla veriyor.

altının bi yerde duracağı, gayrımenkul'ün şiştiği veya vasıtanın çok da matah bişey olmadığı görünüyordu esasında.
0
gurur
(28.07.26)
Cogunluk 6 ayda, 1 yilda zengin olayim kafasinda oldugu icin boyle oluyor. Altin yukseliyor altin aliyor, dolar yukseliyor hemen dolar aliyor, borsa harika hemen borsaya giriyor, sonra bilmemne coin cikmis ona sariyor... Altin, dolar, borsa daha da yukselince seviniyor ama enflasyon daha cok yukseldigi icin kagit uzerinde kazaniyor gibi gorunse deama alim gucu gene dusuyor...

Bu adam sadece s&p 500 alip, duzenli yatirim yapmaya devam etse, 7 senede parasini ikiye katlar ama ya bilgisi yok ya da boyle bir disipline ve sabira sahip degil...
-1
ContextualizedChaos
(28.07.26)
ilkokul terk, kara cahil, hububat genetikli dayının 5 yıllık en temiz plan sorusuna " Bist " tavsiyesi de geldiğine göre dağılabiliriz :)
+1
kumandanim
(29.07.26)
Faizci rantçilar olarak son 2 yilda iyi kazandik...portfoyu ekime kadar full usd yapacaz..ordan da bi%30 yapip 2027 basinda Biste girecez:))
0
Altana
(30.07.26)
(12)

avrupa şehirleri haricinde en beğendiğiniz şehir

eileengray
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.

türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
0
eileengray
(26.07.26)
Saint Petersbourg.
0
logisticsmanager
(26.07.26)
Sydney
0
baldur2
(26.07.26)
Büyük şehir değil ama omatepe Nicaragua - bence dünyadaki cennet burası
0
euteamo
(26.07.26)
İsfahan
0
dedim ben sana
(26.07.26)
şangay
busan
ny tabi
0
gurur
(26.07.26)
Santa barbara
0
gadlemler
(27.07.26)
Vancouver, BC.
kanada'nin acik ara en guzel sehri.
0
cooperr
(27.07.26)
long beach'i çok sevdim ben.
büyük şehir.
deniz kıyısı.
orange county'e de yakın.
fırsatım olsa zevkle yaşardım.
aşırı zengin olsaydım laguna beach de cennet.
0
rain when i die
(27.07.26)
Tiflis
0
devilone
(27.07.26)
St. Petersburg, Marakeş, Cusco
0
plastic_angel
(27.07.26)
st. petersburg ve sydney
0
soylulardanbus
(27.07.26)
Rio de Janeiro, Sydney, Cape Town, Mexico City, Osaka.
Kücük sehir cok var da bunlar büyük sehir olarak asiri eglenip mukemmel vakit gecirdigim yerlerden bir secki
0
kuehles blondes
(27.07.26)
(9)

Saç kestirme sıklığı

arbre
Erkeklere soruyorum ama kadınlar da kadın olduklarını belirterek yazabilir. Ayda 1 saç kestirmek normal mi? Uzayınca bana kötü geliyor. 3 haftada 1 abartı mı olur? Ayda 1 iyi mi?
Erkeklere soruyorum ama kadınlar da kadın olduklarını belirterek yazabilir. Ayda 1 saç kestirmek normal mi? Uzayınca bana kötü geliyor. 3 haftada 1 abartı mı olur? Ayda 1 iyi mi?
-6
arbre
(26.07.26)
Herkesin uzama hızı baska
0
Sattva
(26.07.26)
Ayda bir normal. Ben evde kesiyorum genelde 40 günde bir oluyor galiba
0
Topalordek
(26.07.26)
Herkesin uzama hızı farklı.
Ben 3 haftada bir yapmaya çalışıyorum ama max 4 hafta.
Kısacası bu saçının tipine, kesim şekline ve genel hıza bağlı.
0
logisticsmanager
(26.07.26)
3. haftadan sonra yanlar basıklaşıyor o görüntüyü sevmediğim için 3. haftaya gelince kestiriyorum ama ayda 1 de olabilir size kalmış
0
anlamsiz geliyor
(26.07.26)
6-8 haftada bir.
0
put it in your appropriate place
(26.07.26)
ben 3 ayda 1 kestiriyorum bu ara. yakin zamana kadar uzundu, uzattigim zamanlar birkac senede bir kestiriyordum, sonra yine uzatiyordum.

benim sacimin modeli cok sik kestirmeyi gerektirmiyor bence, ama kisa ve sekilli kullaniyor olsam ayda bir falan kestirirdim herhalde.
0
lemmiwinks
(26.07.26)
maaş gününü opsiyonladığım bir süreçteyim. beni bu süre idare ediyor ama denilenlere hak veriyorum. eğer makina vurmuyorsanız saçınıza sık kesime gidersiniz. saç uzama hızı da değişkenlik gösterir.
0
kurmalifare
(27.07.26)
Ayda bir cok bence. Sac kesimi duzenli gider olmamali. Duzenli gider oluyorsa o vakit kariyer degistirmenin vakti gelmistir bence. Gider berber olur daha fazla gelir elde ederim.
-1
j r r tolkien hayrani
(27.07.26)
Ayda bir.
0
kumandanim
(28.07.26)
(11)

Ulan, bu turkiyede son 20 25 yildir yapilan dizilerin hepsi neden bu kadar igrenc ve boktan

eddiee
Hepiniz agziniz acik ayran budalasi gibi izliyosunuz o boktan dizileri bana hikaye anlatmayin. Her dizide iki tane genc kici basi duzgun manken bozuntusu oyunculugun o sundan anlamayan tipler iki tane manken bozuntusu yuzu duzgun erkek tip rol yapmanin r sini dahi bilmeyen kamera onunde bon bon dola
Hepiniz agziniz acik ayran budalasi gibi izliyosunuz o boktan dizileri bana hikaye anlatmayin. Her dizide iki tane genc kici basi duzgun manken bozuntusu oyunculugun o sundan anlamayan tipler iki tane manken bozuntusu yuzu duzgun erkek tip rol yapmanin r sini dahi bilmeyen kamera onunde bon bon dolanan mallar . Boktan boktan senaryolar. Zengin kiz fakir mal fakir kavgaci kadin zengin adam ilk goruste bi gerilim sonra buyuk ask hepsi birbirinin kopyasi bitti boktan boktan senaryolar. Her dizide surekli kavga gerilim bagrisma.
3 saat suren dizi mi olur lan . 3 saat ne . ne olucak sirf 30 dakka arkadan verilen boktan gerilim muzigiyle birbirine bakis atan hic konusmayan iki mal cekilirse, yok 40 dakka araliksiz birbirine silah ceken baskw hic bisey yapmayan kabadayi bozuntusu tipler cekilirse tabii ki 3 saat suren boktan diziler olur. Daya cahal halka izlesin gecsin. Yuzuklerin efendisini mi cekiyorsun lan 3 saat ne.
Hele burdaki duyurunun kadinlari kizlari aman cok bilgiliyim ben izlemem havalarina yatan siz kadinlar erkekler boyle egitimliyiz hi biz izlemeyiz cart curt ayagina yatmayin hepiniz izliyonuz o sacmaliklari sonra aptal aptal hayallere daliyosunuz. Kadinlar, ah bende boyle holding sahibi zengin bi erkekler tanissam , erkekler, ah ben de boyle guzel seksi bi kadinla beraber olsam
Diyceksiniz sen izlemiyosan sen nerden biliyosun hiyar. ailemin evine geldim turkiyeye tatile yasli basli aile uyeleri izliyor bende zorla maruz kaliyorum bes dakka da olsa. Izlemeyin diyorum ses olsun diye kalsin diyolar.
Ulan ben 34 yasindayim bizimkiler ve yazlikcilar dizileri vardi full tiyatro sanatcilarindan olusan kucucuk cocukken hayal meyal hatirliyodum izlerken. simdi youtube tan izliyorum butun bolumlerini arada sirada sahaser gibi geliyor her bolum. Ulan bu sizin hayran oldugunuz simdiki boktan diziler yaninda copun etrafinda dolanan sinek kadar bile degeri yok be.
Bu arada turkiyede yapilmis en son ve en kaliteli dizi 2000 li yillarin basinda cekilen,
yine full tiyatro oyuncularindan olusan
yedi tepe istanbul dur.
Ondan sonra yapilan butun diziler sinema filmlerinin tamami hepsi boktandir. Cem yilmazin hokkabaz filmi haric.
Sizin simdiki izlediginiz birbirinin kopyasi boktan mal diziler, yok gibi dizisiymis mal mal kendini komik sanan agzini yayarak konusan tiplerin cektikleri hepsi hikaye sacma sapan.
cok doluyum bu konuda buraya yazdim hadi gule gule
-14
eddiee
(26.07.26)
You know, it is just your opinion man.

Allah kimseyi böyle mutsuz ve sinirli yapmasin amin. O begenmedigin dizilerden bir sürü insan ekmek yiyor ve bacasiz sanayi gibi ihracat yapiliyor.

Tr‘deki travma dolu aile evinde iyi tatiller.
-4
Purple life
(26.07.26)
Aile evinde 5-10 dakika maruz kalmakla bütün olayı çözmüş, büyük resmi görmüş, zaman içinde zevkin değiştiği için de tüm toplumu aşağılama gücünü kendinde bulmuşsun. Aferin sana. Türk kültüründe sınıf ayrımı yoktur. Avrupada Avamı beğenmeyen ortaçağ soylu sınıfının mı etkisinde kaldın iki gün Avrupada bulunmakla?

Ayrıca, Türkiye dizi film ihracatında şu an bildiğim kadarıyla Dünya üçüncüsü.

Bu arada, benim evde anten sistemine bağlı bir TV yok. Sayende dizilerin konularının öğrenmiş oldum. Zengin erkek, fakir ama güzel kız şablonu Ediz Hunlu, Hülya Koçyiğitli Yeşilçam zamanından bu yana devam ediyormuş yani.

'Benim gibi düşünmüyorsa cahildir. Benim zevkimi paylaşmıyorsa zevksizdir.' kafasına nasıl ulaşılıyor acaba?
-1
Mirket
(26.07.26)
Kadinlar, ah bende boyle holding sahibi zengin bi erkekler tanissam ,

Hayatının özeti bu işte. Sen git fransalara almanyalara.... bi tane evlenecek kız bulamamayı başar. Sonra gel türk kızlarına laf et.

Sorun sende tatlım. Maden ocağında mı çalışıyosun. Paris sokaklarında zürih te berlin parklarında harika kızlar var.

Ben neden bulamıyorum demiyosun da son şansın olan türk kızları bile sana bakmayınca sinirden çatlıyorsun.

Pazar neşem oldun.

Doğru yazdığın, kendini doğru ifade edebildiğin tek cümlen yok.

Sorun seni kabul eden avrupa ülkesinde.
-1
Lh12
(26.07.26)
Abi kemik yaşın 34 olabilir de beyin yaşın liseli ergen.
Gerçekten 4 cilt kitap yazmışsın kendi kendine. bu kadar boş ve işsiz misin de buna bu kadar kafa yordun, hakaretler dizdin.
Bu arada ben de yurtdışındayım, kadınlar bayılıyor türk dizilerine. Yarın ilk işin gittiğin yerde meydana çıkıp böyle herkese hakaret etmek olsun. Delikanlı adam nick arkasına saklanmaz.
+5
logisticsmanager
(26.07.26)
Ahraz herif, üsluba bak. 34 yaşına gelmişsin hakaretvari konuşmadan derdini anlatamıyorsun, izlediklerin ne katmış ki izlemediklerin senden ne götürecek. Duyuru kadınlarına sallayacağına evindekilere kaliteli içerik izlemeyi öğret.
+7
ekimoloji
(26.07.26)
Hocam ben izlemiyorum, en son lisedeyken ciddi ciddi oturup televizyon izledim. Yıllar geçti.

Ancak çok absürt, karikatürize bir tavır sergilemişsiniz. Dizilerin kalitesi dünyada en iyisi değil, bu malum. Ama bunun üstünden böyle bir sinir harbi yaşamak da dünyanın en makul ve sağlıklı insanının yapacağı bir iş olmasa gerek. Bu tür dizilerden keyif alacak bir yapınız var gibi aslında. Belki ön yargılarınızı bir kenara bırakıp izlerseniz seversiniz. Biraz kendini kabullenemeyiş sezdim ben swh.
+6
akhenaten
(26.07.26)
Konu ve işleyiş olarak çok tekrar var ve boktan bazıları evet.
Demin tv de kanalları gezerken atv de bir dizi gördüm,veletler audi jiple gelip başka bir veleti bayıltıp kaçırdı. Hani çocukları kötü etkiliyordu bunlar,hala niye yenisi çekiliyor bilmiyorum
+2
denizciman
(26.07.26)
Boktan üslubunla haklı olduğun halde haksız olmuş ve linci hak etmişsin.

Evet dizilerde hep aynı konular, berbat oyunculuklar, ağır çekimler, bağırış çağırışlar beni de rahatsız ediyor lakin tıpkı sizin evde olduğu gibi sıradan çinko karbon insanlar Tarkovski, Bergman değil böyle şeyler izliyor. Ve bu sadece Türkiye'de değil dünyanın birçok yerinde böyle. İtalya'da Türk dizisinin boktan finaline hüngür hüngür ağlıyor kadınlar hahhah

Beğenmiyorsan sen izleme, gittiğin yerde de biraz ayak uydur, papatya çayı iç, tanımadığın insanlara kötü davranma, selametle kal.
+4
chicha_v2
(26.07.26)
Sana laf atanlarin usd karsisindaki durumunu goruyoruz. Takilma kardesim %90 is crap yasasi. İnsanlarda da dizilerde de
-7
lapaz
(26.07.26)
Ne anlatiyosun birader cok biliyosan koylu anana babana soyle bunlari hasbinallah.
+6
ghilleinthemist
(27.07.26)
bunu dile getirmek için bile kullandığınız kelimeler ortada; o yüzden fazlasına gerek yok !!!
+1
sweetoffice
(27.07.26)
(5)

"Tell me what is your name." cümlesi doğru bir cümle mi?

santimantal
Yoksa gramer hatası var mı?Noun clause'larda böyle bir yapı olmaz diyorsanız belli bir dil bilgisi kaynağı ile kanıtlayarak söyleyebilir misiniz?Diğer Hint-Avr. dillerinden de örnek verebilirseniz sevinirim.
Yoksa gramer hatası var mı?
Noun clause'larda böyle bir yapı olmaz diyorsanız belli bir dil bilgisi kaynağı ile kanıtlayarak söyleyebilir misiniz?

Diğer Hint-Avr. dillerinden de örnek verebilirseniz sevinirim.
0
santimantal
(25.07.26)
Tell me what your name is.

Indirect question olduğu için subject+verb oluyor.
+4
logisticsmanager
(25.07.26)
I know who you are, kim olduğunu biliyorum, are en sonda, bundan aklında kalabilir
-4
arbre
(25.07.26)
Almanca da

Sag mir, was dein Name ist.
+1
Purple life
(25.07.26)
come ti chiami?
how (do) you call yourself?

dimmi come ti chiami.
tell me how you call yourself.

dimmelo!
tell it (how you call yourself) to me
tellmeit gibi

kısaca İtalyanca’da farklı olsa da sorduğunuz öbek cümlede objeye dönüşüyor.
0
eileengray
(25.07.26)
Tell me, what is your name?

Tell me what your name is.

Ikisi de dogru, yazi dilinde virgulle, konusma dilinde tonlama ile ayirt edilir.
+5
baldur2
(25.07.26)
(14)

Eski sevgilinizi merak ediyor musunuz?

darthvader
sb. illa ki hala sevmek yada duygusal bir meraktan veya özlemden söz etmiyorum, o şekilde merak eden yada takip edenler de vardır illa ki ama hani nasıldır , şu an nerede ne yapıyordur gibi akla düşünce insani bir merak, taşınmış mıdır, sağlıklı mıdır, bir zamanlar sevdiğiniz her gün haber aldığını
sb. illa ki hala sevmek yada duygusal bir meraktan veya özlemden söz etmiyorum, o şekilde merak eden yada takip edenler de vardır illa ki ama hani nasıldır , şu an nerede ne yapıyordur gibi akla düşünce insani bir merak, taşınmış mıdır, sağlıklı mıdır, bir zamanlar sevdiğiniz her gün haber aldığınız insan hk. şu an hiçbir bilginizin olmaması , insana nereden nereye gibi hissettiriyor mu?
0
darthvader
(23.07.26)
bir tanesi haricinde hiç birini merak etmiyorum.
-1
co2s2
(23.07.26)
Sadece en sonki sevgilimi merak ediyorum. Avm'de karşılaşmıştık en son. İlginç olan kız kardeşi avm'de çalışıyor. Onunla çok karşılaşıyorum.
-7
arbre
(23.07.26)
Hala hayatta olduğunu hissediyorum, that's enough for me.
-1
sekizdokuzon
(23.07.26)
Merak etymiyorum ama bezen anlamsız bir saatte aklıma geliyor. Bazen de sosyal medyada tanıdıkların tanıdıklarının hikayelerinde rastlıyorum. Allah yolunu açık etsin.
0
kendimefotograflarim
(23.07.26)
Bir tanesi hariç diğerleri pek umrumda değil.
O bir tanesi de bölümden arkadaşımdı, birbirimize değer verdiğimiz bir ilişkiydi, evlendi ve boşandı. Biraz ona üzgünüm çünkü o da benim gibi mutlu olsun isterdim.
0
logisticsmanager
(23.07.26)
aklima gelirse sosyal medya profiline bakarim.

gecen liseden bir arkadas da aklima geldi baktim. yani sen de artik herkes gibisin :P
0
Purple life
(23.07.26)
Valla merak etmiyorum. Çünkü uzun zaman oldu ve iz bırakamamış bende. Geçmişte olan geçmişte kalır.
0
mikahakkinen
(23.07.26)
evet. kötü anlamda değil. iyi olsunlar, umarım iyilerdir, mutlulardır, her neredeyseler.
0
gabe h coud
(23.07.26)
Züğürt tüccar eski defterleri karıştırır.
Ondan sonra başka birisi olmuşsa umrumda olmaz çünkü yeni hikaye yazılıyordur
Üzerinden zaman geçmişse ve başkası yoksa merak ederim çünkü üzerine yazılmış başka bir veri yoktur
0
yakalayamadığın.ışıklar
(24.07.26)
Nadiren merak ederim, 2 yılda 1 falab
+1
gadlemler
(24.07.26)
Arada merak ediyorum
0
euteamo
(24.07.26)
Halihazırda görüşmediğim, hayatımda olmayan kimseyi merak etmiyorum.
0
mutekebbir
(24.07.26)
birini sadece. arkadas kalmistik uzun sureler, hatta su anki esimle falan bile tanisti. sanirim baska niyeti varmis cunku birden konusmayi kesti.

ben romantik hicbir his beslemesem de hayatimi emanet edebilecegim kadar guvendigim nadir kisilerdendi, birden kaybolunca cok etkiledi beni. umarim mutludur basarilidir.
0
aguen
(24.07.26)
Ediyorum, dün aradı, sağolsun, bugün de aradı.
0
baldan kaymak
(24.07.26)
(10)

Instagram'da ilişki durumunu saklamaya çalışmak

boreas
Yakın zamanda birkaç kez karşılaştığım bir durumu buradan sormak istedim, sizin görüşleriniz nasıl merak ettim.Instagram'ın keşfet kısmına arada sırada bakıyorum; geçenlerde bir ablamız dikkatimi çekti. Profiline bir bakayım dedim, bütün fotoğraflarda kendisi var, tatilde vesaire hep solo takılıyor.
Yakın zamanda birkaç kez karşılaştığım bir durumu buradan sormak istedim, sizin görüşleriniz nasıl merak ettim.

Instagram'ın keşfet kısmına arada sırada bakıyorum; geçenlerde bir ablamız dikkatimi çekti. Profiline bir bakayım dedim, bütün fotoğraflarda kendisi var, tatilde vesaire hep solo takılıyor. Aşağı doğru inince bir erkekle fotoğrafını gördüm. İlk akla gelen sevgilisi olduğu yönünde oluyor ama mesela "kuzenim" dese o kadar bir samimiyet var fotoğrafta, garipsenmez.

Neyse, abimiz de fotoğrafta etiketlenmiş, meraktan profiline bir bakayım dedim ve sürpriz! Abimizin sabitlenmiş gönderilerinde, kendisiyle, yani bu ablamızla gelinlikli-damatlıklı düğün fotoğrafları var. Ablamızın kendi profilini baktığımda evli olduğuna ihtimal verecek tek bir işaret yok; ama abimizin profilinden evli ve mutlu olduğu bariz belli.

Açıkçası biraz garip geldi. Ablamızda hafiften bir takipçi kasma, "gel gel" havası var gibi hissettim. Abimizin yerine kendimi koyup düşündüm de, hani "sinek küçüktür ama mide bulandırır" derler ya, öyle hissettirdi.

Siz başınızdan geçti mi, denk geldiniz mi, ne düşünüyorsunuz bu konuda?
+2
boreas
(23.07.26)
Kısmeti kapatmak istemiyor. Yüzüğü takana kadar yollu.
0
HellKeePer
(23.07.26)
Bundan ilk erkegin rahatsiz olmasi lazim. Olmuyorsa kadin da istedigini yapar.
+3
baldur2
(23.07.26)
hiç hoş bir davranış olmamakla birlikte takipçi sayısı artırma amaçlı davranış. evli olduğu ortaya çıkarsa simpler takip etmez zira.
+2
shadowfollower
(23.07.26)
Saklamamış ki evli olduğunu, eşini etiketlemiş. Boy boy nikah, düğün fotoğrafı koymak zorunda mı? Eşiyle sürekli fotoğraf paylaşmak zorunda da değil. Tatile de belki yalnız gitmeyi seviyordur ya da kendi fotoğrafını koymak istiyordur.
-1
rock n roll
(23.07.26)
kadının tinderıda varsa @cosmicstring +1
+1
mikahakkinen
(23.07.26)
Benim anladığım Instagram'dan takipçi kasan biri. Haliyle oraya evde çay içerken dizi izlerken koymuyor ki takipçiler "evli bu" demesin, onun yerine işte belki bir ihtimal uğruna takip etsin, like atsın falan.
Benim tahminim bu.
Eşi memnunsa bize ne tabi.
+2
logisticsmanager
(23.07.26)
ben bu yüzden evlilik düşündüğüm bir kadından ayrıldım. ilişlisi olduğu halde kendini bekar ve yalnız gösteren bir partnere güvenmemek gerekir. planları, ajandası olan bir tiptir. her şeyi yapabilir ve yapıyordur da.
+3
loch ness
(23.07.26)
bu bir strateji, ünlüler de çoğu zaman bu işleri gizli tutar. istatistiksel olarak karşı cins fan sayısını ciddi azaltıyor.
-1
orpheus
(23.07.26)
Gizli tutmakla bir alakası olmayabilir. Ben kendimden örnek vereyim, kendi hesabımda ya da yakınlarımın hesabında (eşim, kardeşim, annem, babam vs.) fotoğrafımın paylaşılması çok hoşuma gitmiyor. Kendi hesabımda bile benim olduğum paylaşım sayısı 10-15 civarıdır (15 yıldaki toplam sayı bu). Story falan da 100 yılda bir atarım o da kendi fotoğrafım olmaz. Haliyle söz konusu kadının eşi sosyal medyada çok fazla paylaşım yapan biriyse eşi ona "beni o kadar paylaşma" demiş olabilir.

Olayı illa birinin birini aldatması, sevmemesi gibi absürt bir yere bağlamaya gerek yok.
-1
himmet dayi
(23.07.26)
var böyle tipler, evet. bizzat tanıdıklarım da var. şahsen rahatsız olurdum. ayrıca benim karım kadınlığını kullanarak neden takipçi kasmaya çalışsın? (evliyim). bu bile başlı başına bir sorun bence. demiyorum ki sürekli mıç mıç karı koca fotoğrafları olsun ama bu durumu normal karşılamam imkansız.
+2
motosiklet burclu adam
(24.07.26)
(2)

Fransiz Polinezyasi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
günaydin, 28 sene sonra tekrar fransiz polinezyasi'na gitmek istiyorum. önümüzdeki mart-nisan ayinda, yagisli sezon bitmesine yakin. hic oralarda yasayan, belki gitmis, belki takip ettigi bir kanalda görmüs olanlar (ama top 10 places to visit icinden secilmis gibi durmayan kanallar, youtube'da en az
günaydin, 28 sene sonra tekrar fransiz polinezyasi'na gitmek istiyorum. önümüzdeki mart-nisan ayinda, yagisli sezon bitmesine yakin. hic oralarda yasayan, belki gitmis, belki takip ettigi bir kanalda görmüs olanlar (ama top 10 places to visit icinden secilmis gibi durmayan kanallar, youtube'da en azindan benim gördügüm tüm videolar bu ayardaydi maalesef. bulamadim yani burasi icin bald and bankrupt ayarinda bir kanal) varsa bora bora disinda hangi adalarin tavsiyesini verebilir?
sunu ariyorum: ben, viyana'ya gelen kisiye figlmüller tavsiye etmem cünkü orijinal bir deneyim degildir 200 tane baska turistle beraber yemek yemek. onun yeirne heuriger'e götürürüm. aradigim tavsiyeler de bu ayarda. cok merci <3
-2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.07.26)
Abi redditte var direkt subi;
www.reddit.com
Bu tarz sorular sorulmus gibi, yeni sormak yerine eskilerden bulabilirsin (belki de yaptın zaten bilmiyorum)
Komik olanı daha dün akşam belgesel izlerken buralara baktim, Fransa'dan biletlere falan baktım. Sabah sen soru sordun.

Martinik'e falan gitsen öneri olurdu da buraya gitmedik :)
0
logisticsmanager
(20.07.26)
reddit sub'ina baktim manager bey ama cok tirtti. zaten baksaniza dogru düzgün yanitlar da gelmemis. seyahat yaklasirken orada da sormayi planliyorum gene de, umudum yok ama. hilton mi conrad hotel mi sorusuna 8 cevap aliyorsun ancak biraz alisilmisin disina cikinca cevaplar kesiliyor. bir subreddit'te fransiz bir kadinin "irlanda'da 2 hafta icin 5000 dolar yeter mi" sorusuna "asla yetmez, castle hoteller'in gecesi 700 dolar" diye cevap veren amerikalilarla dolu artik reddit.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.07.26)
(9)

sakaldaki seboreik dermatit

sorucu
bu yaşıma kadar bin tane ürün denemişimdir herhalde seboreik dermatit konusunda. doktorlardan, internette yazılıp çizilenlerden. kel olduğum için saçım için bir şey aramıyorum artık. ama sakalım için arıyorum. bir top sakal bırakıyorum onda da başlıyor kırmızılık, dökülme falan. faydasını gördüğünüz
bu yaşıma kadar bin tane ürün denemişimdir herhalde seboreik dermatit konusunda. doktorlardan, internette yazılıp çizilenlerden. kel olduğum için saçım için bir şey aramıyorum artık. ama sakalım için arıyorum. bir top sakal bırakıyorum onda da başlıyor kırmızılık, dökülme falan. faydasını gördüğünüz bir ürün var mı? tavsiye edebilir misiniz? yani elidel önerildi bir yerde.
0
sorucu
(17.07.26)
yeşil vichy derkos kullanmışsınızdır sanırım, o bana çok iyi geliyordu.

kesin çözümü beslenme şeklimi değiştirerek aldım, şeker ve karbonhidratı sıfıra yakın bir yere çektiğinizde siz de fark edebilirsiniz. geçmiş olsun.
0
benaslinda
(17.07.26)
Zalain %2 30ml çözelti
Psovate 25 ml losyon

Benim saçlı deride vardı ve kaşıyarak artık kanatmaya başladığım bir dönemde doktora gidip teşhis aldığımda bu ilaçları yazmıştı. Bir iki hafta sanıyorum, kullandım ve geçti.

Ama doktor bunun kesin tedavi olmadığını söylemişti. Stres, uykusuzluk, kötü beslenme vs sebep olur dedi ama bu ilaçlar da yine aşırı tetiklenme dönemleri için elinin altında bulunaun deyip kontrol muayenesinde yeniden reçete etmişti.
0
elorelia
(17.07.26)
Ben izmirde eski bir dermatolog abiye Majistral ilaç yaptırarak bu illetti ciddi şekilde yatıştırdım özel bir nemlendirici karışım hazırlıyordu ama bu kişi geçen ay vefat etti 50 ml lik şişe halinde yaptırmıştım 15 ml kadar kaldı bitince ne bok yicem bilemiyorum. Şimdi yardımcısı yapıyormuş ama abinin 4 katı fiyat çekiyor fırsatçı ibneler.
-1
apocalipy
(17.07.26)
Abi sakalda çözümü yok.
Bu iş için milyonlarca farklı fikir var ama yok yani çözen bir şey yok. Şekeri birak, alkol alma falan da bazı insanlarda işe yarıyor bazılarında yaramıyor.

Ben misal 2 günde bir tras olursam sorun yok. 3-4 gün sonrasında başlıyor dermatit. Maalesef sakallar ter vs yaptıkça orada mantar yapıyor (seboreik dermatit).
0
logisticsmanager
(17.07.26)
Elidel'i iyi iken, atak arasında atağı geciktirmek için kullanacaksın. Kızarma, pullanma aşamasında pek bir işe yarayacağını sanmıyorum.
Haftada iki kez yukarda söylenen şampuanla yıka. Daha sık kullanma, zarar verir. Kullanırken köpürt, 5 dakika köpüklü bekle sonra durula.
Kola kahve, baharat, basit karbonhidrattan uzak dur.
En önemli konu bence temizlik ve kuruluk. Yüzünü falan yıkadığında mutlaka çok iyi kurula, mümkünse saç kurutma makinesiyle falan, terleme, terlersen hemen yıka ve kurula.
Kortizonlu ilaçlar iyi geliyor ama 5 günden fazla kullanırsan cildi zayıflatıp daha kötü yapıyor.
Doktorun söyledikleri ve tecrübelerim böyle.
+1
Mirket
(17.07.26)
bioderma atoderm duş jeli.
0
Murat1407
(17.07.26)
Sakala çözüm var. O da şu: Ectopix S Çözelti
i.ibb.co

Not: Seboreik dermatitin tedavisi yok. Önerilen ilaçlar (benim önerdiğim dahil) sadece baskılamak için işe yarıyor. Ectopix S ise sakal bıyık bölgesine kesin çözüm. Saç için ise kesin çözüm Head & Shoulders Clinical Strength (sadece internetten bulabilirsin). Yüz için kortizonsuz ilaçlardan Elidel en işe yarayanı. Ancak sabah akşam ya da günde bir kez de olsa her gün kullanmak gerekiyor. Kortizonlulardan m-furo merhem var 2-3 haftada bir kullanınca bile baskılıyor.

Bu bahsettiğim ilaçlar sayesinde bir 10 yıldır hiç sorun yaşamıyorum (unutup merhem kullanmadığım zamanlar hariç).
+1
himmet dayi
(17.07.26)
Dışarıdan değil, içeriden çözmeye çalış. Şekeri, paketli gıdaları bir müddet bırak mesela.
+1
Caletti
(18.07.26)
bende de yoğun seboreik dermatit var, aynı zamanda demodex de var. birini tedavi etmek öbürünü harlıyor. iyi bir doktorun bakması lazım, egzama tanımı çok geniş. her bir kırmızılık başka birşeyi ifade ediyor olabilir
0
monicapp
(18.07.26)
(15)

Neyin özlemini yaşıyorsun?

Lh12
Kendi adına, ülke adına?
Kendi adına, ülke adına?
-1
Lh12
(14.07.26)
Bir haftadır sağlık, iki aydır düzenli gelirin özlemi içerisindeyim.
0
sekizdokuzon
(14.07.26)
kafa rahatlığı, yarın ne olacak diye düşünmeme...
+1
co2s2
(14.07.26)
Kadıköy'ün hareketliğini ve Haldun Taner Tiyatro Sahnesini.

Gene hareketli ama kendimi de dahil ederek sanki NPC'e dönüşmüş gibi. Haldun Taner Tiyatro Sahnesini kalmadı zaten.
0
put it in your appropriate place
(14.07.26)
Eski neşemi çok özlüyorum
0
liynet62
(14.07.26)
Dört mevsim.
Hep yaz insanıyım derim ama aslında bahar insanıymışım, sonbaharı olsun ilkbaharı olsun, ne kadar güzel günlermiş yaşarken hep yaz yolu gözlediğim için kıymetini bilememişim.
0
mutekebbir
(14.07.26)
Kendimi çok özlüyorum.
0
apocalipy
(14.07.26)
uzun vadeli plan yapabilme
0
bartholomew87
(14.07.26)
kesinlikle eski kendimi...
0
sweetoffice
(14.07.26)
Pek çok şeyin özlemini yaşıyorum ama şu an en baskın olan kış özlemim, bahar da olur, ülke adına birşeylere özlem duyamayacak kadar karamsarmışım bu soru ile farkına vardım.
0
(14.07.26)
2000'lerdeki interneti özlüyorum ben. Sadece biz çoluk çocuklar, arkadaş çevreleri ve arada da çevresinden farklı entel dantel yetişkinler vardı. Baya nezih ve güzel bir ortamdı. Artık iyice kamusal alana döndü. Her yer reklam, her şey ücretli, botlar ve kalitesiz ai içerikler her yerde. Üzücü bir şey.
+3
akhenaten
(14.07.26)
bayramlardaki boş ve sakin istanbul'u
+2
alester
(14.07.26)
Subat ayindaki vietnam gezim :(

Keske böyle bazi seylerin cok güzel olacagini o ani yasamadan bilsek :)
0
Purple life
(14.07.26)
Eski internet olabilir. Bize sürekli bir şeyler satmak üzerine olmayan. Bir de hayatımızda telefonun yeri keşke bu kadar olmasa diyorum.
+1
logisticsmanager
(14.07.26)
19 yıl önce kaybettiğim canım dostumu ve yakın zamanda kaybettiğim muhabbet kuşumu çok özlüyorum. Keşke ikiside hayatta olsalardı.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(15.07.26)
(bkz: paypal)
0
halitkin
(15.07.26)
(8)

Spor salonu seçerken ilk nelere dikkat ediyorsunuz?

msb
Üyelik aidatını saymazsak. Hangi kriterler önemli sizin için?
Üyelik aidatını saymazsak. Hangi kriterler önemli sizin için?
0
msb
(12.07.26)
Yakınlık,
Alet, alan ve oksijen yeterliliği
Temizlik,
Popülasyon kalitesi (Aslında bu en önemlisi)
+1
Mirket
(12.07.26)
Macfit için konuşursam avm olduğu için. Çıkınca yemek yemek kolay oluyor. Ulaşım kolay. Temizlik önemli. O konuda çok iyi.

Ama benden sana tavsiye. Önce git gez. Macfit makineleri, dumbbell'ları çok eski. Parçalanmış, paslanmış. İş çıkışı çok dolu. Bunun yerine yeni açılmış, beklemeden spor yapabileceğin yer seçmen daha iyi.
-7
arbre
(12.07.26)
Squat rack var mi, güvenlik barlı mi
En az iki üç kişinin aynı anda 150-200 kg çalışabileceği ağırlık var mı
Benchte güvenlik bari var mi
0
logisticsmanager
(13.07.26)
evine yakın olsun. maks yürüme mesafesi 5-10 dakika. aksi halde bir süre sonra üşenir ve gitmeyi aksatırsın.
0
orpheus
(13.07.26)
Tek kriterim yakın olması.
0
kizil karga
(13.07.26)
Kekolayzır tayfa geliyor mu
0
gabe h coud
(13.07.26)
1. Kesinlikle yakınlık. Yürüme mesafesinde olmalı.
2. Alet çeşitliliği.
3. Genişlik, ferahlık.
0
Buddrick
(13.07.26)
yakınlık ve kalabalıklık.

akşam 18-21 arası tüm salonlar dolu olur. en yoğun olduğu gün pazartesidir. diğer günler gitgide azalır. bunlar her salonun ortak pattern'leri. bunun bilincinde olarak kalabalığı göz önünde bulundururum.

yakınlık demiştik. ama tekrar demek lazım.

eğer "otoparkı varmış, arabaya atlar giderim. 10-15 dk nolcak, avm'ye park ederim arabayı" diye düşünüyorsanız, muhtemelen yıllık üyelik alıp senede 10 gün giderlerden olursunuz.
0
biseysorcaktim
(13.07.26)
(13)

Özel sağlık sigortası mı?

benimkibu
annem için yaptırmak istiyorum ama bu konuda HİÇ fikrim ve bilgim yok. normalde çok ucuza halledebilecekmişim ama hiç anlamadığım bir iş olduğu için kesin kazıklanacakmışım gibi bir his var içimde.Nereye bakmamı önerirsiniz?Poliçeleri karşılaştırdığımda nelere dikkat etmem gerekir? Özel sağlık sigor
annem için yaptırmak istiyorum ama bu konuda HİÇ fikrim ve bilgim yok. normalde çok ucuza halledebilecekmişim ama hiç anlamadığım bir iş olduğu için kesin kazıklanacakmışım gibi bir his var içimde.

Nereye bakmamı önerirsiniz?

Poliçeleri karşılaştırdığımda nelere dikkat etmem gerekir?

Özel sağlık sigortası için ne kadar öderim?

İmdat.
0
benimkibu
(10.07.26)
Şirketim Bupa Acıbadem yaptırıyor. Fiyat bilmiyorum ama çoğu hastanede geçerli. Tavsiye ederim.
-7
arbre
(10.07.26)
Anneninizin yaşına bağlı olarak yapmayabilirler, belli bir yaşın üzerinde yapmıyorlar. Öncelikle bunu öğrenip kafa yormanızı öneririm
0
gadlemler
(10.07.26)
nippon tamamlayıcı var sağlık sorunu olsa da yapıyorlar daha pahalı tabi normale göre, belli hastanelerde geçiyor
0
monicapp
(10.07.26)
Tamamlayıcı sağlık sigortası var, SGK varsa yapılabiliyor ancak geçmişten gelen rahatsızlıklara bağlı durumları ödemiyor. Geçmiş hastalıkları da kapsayan sağlık sigortaları için 70-80k gözden çıkartmak lazım. Belli bir yaşın üzerine de yapılmayabiliyor 75 ya da 80 yaş üzeri poliçeden poliçeye değişebiliyor.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.07.26)
Teyzemin SGK sı varsa tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırın.
Öncelikle hangi hastanelere gideceğinize bakın. O hastanelere telefon edip hangi sigorta şirketleriyle anlaşmalı olduklarını öğrenin.
Bir yılda Yatarak tedavilere ek olarak kaç ayakta muayene düşündüğünüze karar verin. 3 ayakta tedavili poliçe ile 10 ayakta tedavili poliçe farklı fiyatlıdır.
Eskiden beri var olan hastalıkların kapsam dışı olduğunu bilin.
Sigortam.net vs benzeri yerlerden teklif alın, o teklife uygun yürüyün.

Ayrıca Ekşi Duyuruda Sigorta ve Reasürans adlı bir grup var. Grubun kurucusu @erty_ksk bu konunun profesyonelidir ve çok yardımcıdır. Ona ulaş bence.
+1
Mirket
(10.07.26)
Sgk varsa tamamlayici ama onun da yaşı var.
Bu arada genelde çok şikayet görüyorum; özel ve tamamlayicida önceden olan hiçbir hastalık, ameliyatla alakalı komplikasyonlar vs hiçbiri karşılanmaz.
Kısacası bir olay oldu da sigorta yapalım diyorsanız malesef çok geç. Galiba bir tane var (nippon) geçmiş hastalıkları karşılıyor da tahminen çok çok yüksek bir para çıkar.
Ben anneme (0 hastalik) 61 yasinda 13 bin lira ödüyorum, sadece yatarak, axa sigorta.
0
logisticsmanager
(10.07.26)
@logistic benimki de 60 yaşında ve ciddi bir hastalığı yok çok şükür. Sadece 10 yıl kadar önce bir kere bi kitleden şüphelenildi ama temiz çıktı.
0
🌸benimkibu
(10.07.26)
Firma tavsiyesi bir işe yaramaz. Çünkü herkes kendi sigortasına göre yorum yapıyor. Ama herkesin hastalık geçmişi yaş gibi biyolojik özellikleri farklı. Dolayısıyla siz sigorta yaptıracağınız kişinin yaşı hastalıkları ve ihtiyaçları ile birlikte firmalarla konuşup fiyat almalısınız. Şu iyi bu iyidense tek tek araştırmanız daha doğrusu sonuç verir.
+1
mor oje
(10.07.26)
Eğer arzu edersen benim sigortacımın numarasını gönderiyim. Bizler hala mahalle insanıyız, kazıklama diye bişey yok.
-4
gobekliraki
(10.07.26)
Önemli olan poliçenin içeriği.
Bir çok yerden fiyat alıp karşılaştırma işini yapay zekaya yaptırabilirsiniz.
Sigortacılara ulaşıp fiyat teklifi isteyin, onlar size ihtiyac duyduklari bilgileri soracaklar zaten. Yaş ilerledikçe hastalık riski de artar. Kesinlikle yatarak tedavi de olsa yaptırın. Annem kanser tedavisi görürken çok masraf oldu ama özel sağlık sigortası hepsini karşıladı. Hastalık iste bir anda çıkabiliyor.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(10.07.26)
yıllık 100bin lira ve üstünde bir şey ödeyebilirsiniz. yaptırın.
0
co2s2
(11.07.26)
Önceden yazılmış, birkac kisi doğruyu anlatmiş, belki aklınıza yatmadi diyerek dikkate almanizi tavsiye edeyim.

Eskiden kalma bilinen tetkikleri tespitleri varsa sigortadan faydalandirmazlar. Hatta ilk sigorta yapar yapmaz ileri derece bir tedavi gerekirse sigortanızı iptal bile ederler. Çok yuksek meblağlarla belki sigorta edilir ve sigorta imkanlarindan faydalanilabilir ama başımıza cok geldi, ya hic sigorta yapmazlar, yahalihazirdaki hastaliklar ya da sigorta peşinden oluşan gelismelerde fayda saglamazlar, sigorta iptal bile edilir
0
covered
(12.07.26)
onceden olan hastaliklar konusunda dgru yazilmis.
ablam Allianz acentesi isterseniz telefonunu verebilirim, sizi yonlendirir.
0
65 derece
(12.07.26)
(6)

Haftada kaç gün spor yapıyorsunuz

arbre
Ben 3 gün yapıyorum. Bir gün spor, bir gün dinlenme şeklinde. İşlerim nedeniyle 2'ye düştüğüm haftada 3 gün gitmediğim için kötü hissediyorum. Gerilemiş hissediyorum. Psikolojik mi bu? Bir de haftada 2 gün kabul edilebilir mi?
Ben 3 gün yapıyorum. Bir gün spor, bir gün dinlenme şeklinde. İşlerim nedeniyle 2'ye düştüğüm haftada 3 gün gitmediğim için kötü hissediyorum. Gerilemiş hissediyorum. Psikolojik mi bu? Bir de haftada 2 gün kabul edilebilir mi?
-4
arbre
(06.07.26)
Sıfır (0). Spor yapmayı hiç sevemedim bana işkence gibi geliyor. Fırsatım varsa yüzerim yoksa sporla işim olmaz.
Bence iki sıfırdan iyidir.
-1
matilda
(06.07.26)
pzt perş cumartesi şeklinde 3 gün gidiyorum.
kalan boş günlerimde de evde calf çalışıyorum. barfiks ve hang yapıyorum.

ayrıca haftada 2 gün gittiğiniz zaman gerileme hissi muhtemelen gerçektir.
işin uzmanı değilim fakat haftalık belirli bir frekans aralığı yakalamak gerekiyor.
kas gruplarına göre bu aralık değişiyor. haftada minimum 3 gün gitmek önemli.
iyi antrenmanlar.
0
eurhka
(06.07.26)
matilda, idolümsün :D
-4
🌸arbre
(06.07.26)
teveccühünüz efenim :D
0
matilda
(06.07.26)
Tabiki edilebilir. 1 gün bile edilebilir. 1>0
2 gün spor salonu powerlifting
1-2 gün evde kettlebell ve 30 dakika falan mobility

Zamanım olsa 4 gün spora giderim. 3 gün strength training idealidir.

Her şey yaptığına bağlı tabi. Gidip bodybuilding yapıyorsan 2 gün çok yetmez ama gene de sıfırdan iyidir.
0
logisticsmanager
(06.07.26)
Haftada 2 ya da 3 kez yapıyorum.

Düzenli olduğu sürece haftada 1 kez de olur.
Haftada 1 kez düzenli spor yapınca yılda ortalama 50 kez spor yapmış oluyorsun. 0 olmasından çok daha iyi. Mükemmeliyetçi olmaya gerek yok.
0
internet explorer
(07.07.26)
(13)

Villa vs apartman

teknik_er
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
+1
teknik_er
(29.06.26)
Apartman vs Ahır desen neyse de villa ne alaka?
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.06.26)
Villa veya müstakil normal ev .

Park sorunu olmaz.
Depremde apartmana kıyasla daha az hasar /kayıp olasılığı .

Aidat yok .
Aidat paralarının cukka edilmesi yok.
Aidat paralarının apartman giderlerine dair işletmesi olan eş dost tanıdığa havale edilmesi derdi yok .
Apartman toplantılarındaki gereksiz kimseler yok.
Üstkatta gürültücü komşu derdi gibi bir mesele olmaz.
Özgürce mangal .
Bazen arıza bahanesi ile fahiş ücrete sansör bakım parası derdi yok .
+1
diyecevaplandı
(29.06.26)
satın aldıktan sonra paranız kalmayacaksa apartman tabii ki. villanın gideri çoktur. altı da üstü de yanı da sana aittir ve sürekli masraf, tadilat ısıtma ve soğutma ile uğraşırsınız. bahçe ise bambaşka sorun ve masraf kapısıdır. hele havuzu da varsa aman diyim. bunun haricinde börtü böcek, yılan akrep fare için korunaksızdır. düşünün apartmanların en sorunlu yerleri giriş bodrum ve çatı katıdır. villada hepsi vardır. keyfi de vardır ama derdini de çekmek kolay değildir.
+3
ground
(29.06.26)
Geçen bizim oğlana bir hediye geldi. Oyuncak bir müzik aleti. Acayip gürültü çıkarıyor. Onunla oynarken ben de tam bunu düşündüm. Apartman dairesinde kesinlikle oynayamazsınız oyuncağı. İyi ki müstakil ev evde oturuyorum dedim.
35 sene apartmanda oturan biri olarak söylüyorum bunu.
Müstakil olsun da isterse villa olsun isterse şato olsun.
+2
etna
(29.06.26)
villa ama müstakil olacak. site içinde villada oturmak apartman dairesinden farksız ve hatta daha sıkıntılı olabiliyor. köpeğin geldi bahçeme kaka yaptı, ağacın manzaramı kapattı, arabanı evimin önüne park ettin vb. komşularınız arızalı ise bunlarla uğraşıyorsunuz ve işin kötüsü çözümü de kolay olmuyor.
+1
malheiros
(29.06.26)
Müstakil ev.
2023'ten beri müstakil evde yaşıyorum (300m2 bahçeli)
Bundan sonra apartmana zor dönerim. Müstakil eve çok alıştım. Hatta bundan sonraki evi 100-2000 m2 bahçe ile arıyorum şu an.

Komşu derdi yok, istediğin gibi sebze ek, mangal yap, köpekle oyna.
Arabayı temizlemek kolay.
Kışın arabayı calistiriyorum, içeri girip kahve yapıyorum çekiyorum araba buz/kar gitmiş, içerisi sıcak.
0
logisticsmanager
(29.06.26)
Apartman tercih ederim. Şehrin tam merkezi olmayan ama raylı sistemle her yere kolaylıkla gidilebilecek temiz bir muhitte, bitişik nizam olmayan, şehir içi tek blok site tarzı ve yeni bir binada, en üst ya da üstün bir iki kat altında (6. kat civarı) bir ev idealimdir. Tabii binanın ısı ve ses yalıtımları da iyiyse değme keyfine.

Müstakil ev bana çok zulüm geliyor. Bahçe işi sevmem, börtü böcek sevmem, şehirden uzak olmayı sevmem. Komşuluk ilişkisi arayan biri değilim ama mesela şimdi yaşadığım evdeki tüm komşularım ihtiyar ve hepsi seviyor beni apartmanın evladı gibi oldum ve hiç beklemediğim bir keyif aldım yani bu durumdan :D
+1
nundu
(29.06.26)
Bir çok insan için bu da laf mı şimdi tabi ki villa cevabını alacağınızdan şüphe yok ancak bazı sorulara cevap vererek karar vermelisiniz.

1. Çiyan, Akrep ve bilimum börtü böcekle mücadele edebilecek misiniz? ya da düzenli olarak ilaçlama vb süreçleri organize edebilecek misiniz?
2. Güvenlik endişeleri bazen estetik beklentilerinin önüne geçecek buna razı mısınız? örneğin camlarınıza parmaklık yaptırmak zorunda kalabilirsiniz.
3. Villaların olmazsa olmazı en az 1 ya da 2 köpek besleme ihtiyacıdır, güvenlik unsurunun vazgeçilmezidir iyi tür bir köpek. Bu köpek ya da köpeklerin bakımını üstlenebilecek misiniz?
4. Villanız havuzlu ise bu havuzun bakımı vb işleri ile düzenli olarak uğraşmak ve masraf yapmak zorunda kalacaksınız, havuz pompa ve filtre ekipman kuyusunun içi hamam böcekleri ile dolu olacak çoğunlukla, oraya girip çıkabilecek cesaretiniz olacak mı mesela? yoksa çağırırım havuz bakım servisi onlar uğraşsın mı diyeceksiniz (ekstra gider)
5. düzenli olaral lambiri, ıvır zıvır bakımları gerekecek aksi halde bunlar nem ve ısının etkisiyle çürümeye başlar, bunlar masraflı ve zahmetli işlerdir.
6. Eğer kendi araziniz üzerinde bir villaysa sıkıntı yok ama site içinde dublex villa vb ise komşunuzun cins, sapık, hırlı, hırsız çıkma ihtimalini göze alabilecek misiniz?

Eğer tüm bu sorulara evet/tabi cevabını verebiliyorsanız villa candır.
+1
solo
(29.06.26)
Apartman dairesi forever.

Bahceli evin isi bitmez. Ben de bahcedeki aptal saptal otlarla uğraşmak vs istemem.
İçinde merdiven var. Gün icinde ayagin kaysa düşse ölsen kimsenin haberi olmaz. Apartman dairesinde alt komşu düşme sesi duyar falan.


Bonus bilgi bu izole yasamdan dolayi müstakil evde islenen cinqyetler daha zor cözülüyor cünkü gören duyan bakan olmuyor.

Müstakil evde sadece yaliysa oturmak isterim fkffkfkf
Benim delusionallik seviyem de böyle iste.
0
Purple life
(29.06.26)
ben 4-5 yıl villada yaşadım. çıkabildiğim her gün bahçede oturdum, çimlere bastım, misafirlerimle mangal yaptım. açık havada kitap okudum, çiçeklerle ilgilendim, çim biçtim, dalından meyve yedim.

ama tabii apartman dairesi de seçilebilir. salonda tv'nin yanında kaktüs yetiştirirsiniz. fazla ilgilenmek de gerekmiyor.
+1
co2s2
(29.06.26)
Kesinlikle villa.

Apartman diyen hayatında bir villanın içine bile girmemiştir. Villanın konforu saymakla bitmez. Çocuk veya evcil hayvan varsa kesinlikle villa.
-1
michael harddd
(29.06.26)
ikisinin de avantajlari dezavantajlari var.

mustakil ev insan yasamina daha uygun cunku bence insanlar agaclarla ayni seviyede yasamali, yerden 50-60 metre yukarida degil cunku ku$ degiliz. ayagimiz topraga basmali. cok buyuk bir bahceye gerek yok 10m2 bir toprak bile yetiyor.
0
cooperr
(29.06.26)
İkisini de deneyimlemiş olarak, villa.
Misafir çağırıp takılmak için çok daha keyifli, relax, daha az yorucu.
Bahçe bakımı, dış cehpe ve çatı kontrolü gibi ekstra yükümlülükler çıkıyor ama yılda max 1-2 kez uğraşılacak şeyler bunlar.
Uyanınca pijamayla bahçeye adım atmak muhteşem.
Isınma sorunu olan bir villa sağlığınızdan edebilir sizi, devamlı ayaklarınız üşürse böbrek hastalıklarına kadar yolu var.
Üst kat, yan daire vb. gürültüsü hayatınızdan tamamen çıkmış oluyor muhteşem bişey.
0
megalomaniac
(30.06.26)
(6)

Gününüz nasıl geçti

arbre
Benim berbattı. Simülasyon yaşadım resmen. Sizin nasıl?
Benim berbattı. Simülasyon yaşadım resmen. Sizin nasıl?
-2
arbre
(26.06.26)
Normal. Ekstra bir durum yaşanmadı. İyi veya kötü olmadı. Dümdüz yaşandı bitti.
0
put it in your appropriate place
(26.06.26)
Çalkantılı derinden...Ama üstesinden geldim
0
gadlemler
(26.06.26)
Sıkıcıydı, gün bittikten sonra atraksiyon olsun diye birşeyler yapayım dedim daha da kötü oldu herşey. Moraller bozuk özetle
+1
pislick0
(26.06.26)
Berbat
0
euteamo
(26.06.26)
Nazar değmesin güzeldi. Tatil iyidir.
0
logisticsmanager
(26.06.26)
Bütün gün fazla işim olmadığından boş boş internette takılarak geçti.
0
naksidil
(26.06.26)
(18)

Arabanız ne renk

arbre
Anket sorusu. Siyah, beyaz, gri beğeniyor musunuz?
Anket sorusu. Siyah, beyaz, gri beğeniyor musunuz?
-4
arbre
(24.06.26)
mavi, siyah tavan. kir göstermesi dışında güzel.
0
inheritance
(24.06.26)
arabam yok ama peugeot 3008in rengine hastayım
0
neira
(24.06.26)
su an arabam yok. varken beyazdi. ben beyaz seviyorum ama sikildim. yeni araba alacak olsam guzel bir kirmizi secenegi varsa kirmizi alabilirim. yoksa mavi veya gri tonlari olabilir. siyah sevmiyorum.
0
lemmiwinks
(24.06.26)
alıcak olsam gri, ya da çok açık renkler alırdım.

Yaz gününde, siyah arabalar 65 dereceye kadar çıkıyor, beyazlar ise 45 dereceye kadar.

Soğutma performansı, yakıt tüketimini ciddi etkiliyor.
0
substituent
(24.06.26)
substituent, gri siyahtan iyi o zaman
-5
🌸arbre
(24.06.26)
beyaz :-)
0
euteamo
(24.06.26)
yukarida arkadaslarin bahsettigi gibi
renklerin isiyi sogurmasi ;

m.youtube.com
0
designer
(24.06.26)
gümüş. silky silver metallic diye geçiyor.
0
rain when i die
(24.06.26)
Gri
0
logisticsmanager
(24.06.26)
Yeşil :)
0
gadlemler
(24.06.26)
evet beğenirim, önceki aracım füme şimdiki beyaz ama füme daha güzeldi
0
kestane gürgen palamut
(24.06.26)
@arbre

Kesinlikle. Siyah ve beyaz en uç durumlar olarak düşünebiliriz.

Açık renkler ışığı daha çok yansıtır, kapalı renkler çok soğurur.

Tam beyaz en iyisi ama o da çok beyaz eşya gibi duruyor. Gri renkler, açık mavi gayet kabul edilebilir bence.
0
substituent
(24.06.26)
Gri beğendim bir tane ama gönül siyah ya da beyaz istiyor, sıcaklık konusunu düşününce beyaz mantıklı geldi
-5
🌸arbre
(24.06.26)
Gri
0
umutt
(24.06.26)
koyu gri
0
benimkibu
(24.06.26)
yaygın renkleri görsel olarak sevmiyorum ben, renkli hatta rengarenk olsun isterdim kaplamalı anime stickerlı tarzda olanlar mesela yurt dışında daha yaygın onlar çok güzel olabiliyor. mavili yeşilli pembeli kırmızılı filan güzel tasarımlı sevdiğim bi animenin karakterleriyle olsun isterdim, rally aracı tarzı tasarımlar da çok güzel çocukken sokakta bi lacivert impreza vardı öyle :) ama benimki düz beyaz :(

düz renk olacaksa da mavi isterdim ama şu var ki beyaz cidden en garantisi... daha az ısınır güneş yanığı vernik atması çizik vs. daha az belli olur. o yüzden beğenmesem de memnunum beyaz olmasından.
0
konetsu
(24.06.26)
Beyaz.
0
ekimoloji
(24.06.26)
Parlak gümüş gri.
Başta pek istemiyordum başka seçenek olmadığı için mecbur kaldım ama kullandıkça çok sevdim. Kirlenmeme açısından da iyi.
0
megalomaniac
(25.06.26)
(13)

Futbolu pek bilmeyen biri olarak soru: Messi mi Ronaldo mu?

gadlemler
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri be
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.
Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri bertaraf edecek olmanın sevinci diye yorumladım.
Sizce hangisi daha efsane olacak?
-2
gadlemler
(23.06.26)
İkisi de efsane ve ikisi de muhtemelen ömrümüz boyunca konuşulacak, örnek olarak gösterilecek.
Fakat objektif bir gerçek olarak messi dünya kupası aldığı için bir adım öne geçti.
Ben ronaldocuyum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
nasıl michael jordan'dan çok daha iyileri gelmesine rağmen onun efsanesi bambaşka bişeyse messi de aynı şekilde. Belki messi'den çok daha hızlısı, yeteneklisi vs gelecek ama messi gibisi gelmeyecek
+1
mutantking
(23.06.26)
Messi.

Artık dünya genelinde efsane eski futbolcu, teknik direktörler, yorumcular vs bile en iyisi Messi diyorlar.
+1
Cesario
(23.06.26)
Messi
-5
arbre
(23.06.26)
ikisi de goat. kişiden kişiye değişir efsanelikleri. birbirlerini de çok yukarıya çektiler. tıpkı nadal federer djokovic'in bir daha gelmeyeceği gibi bunlar gibisi de gelmeyecek
+1
deranzo1
(23.06.26)
Ronaldo'yu yalan makinesine bağlayıp sen mi Messi mi diye sorsak, kendi ismini söylediğinde makine uyarı verirdi.
+2
kizil karga
(23.06.26)
cok guzel turnusol bu, ciddi ciddi ronaldo diyen kimseleri direkt bloklamak gerek
-1
gule gule
(23.06.26)
Messi = Michael Jordan ve Roger federer

Ronaldo = lebron james, djokovic.
0
baldur2
(24.06.26)
olaya sadece saf yetenek, kişisel ödüller ve takım başarısı olarak bakarsanız messi çok azıcık önde.

ama disiplin, azim, çalışma prensipleri, insanlık, iyilikseverlik gibi konularda ronaldo fersah fersah önde. messi'nin antreman sevmediği, insan olarak ağır bir orospu çocuğu olduğu herkes tarafından kabul edilen gerçekler.
0
co2s2
(24.06.26)
İkisi de büyük efsane. Messinin dünya kupası var, olmasa da bence ronaldodan daha iyi.
Şansızlıklı mı şans mı bilinmez ama ikisinin aynı zamana denk gelmesi de önemli. Messi belkide gelmiş geçmiş en iyi olabilir.
0
mikahakkinen
(24.06.26)
Ankara Messi.
+2
gabe h coud
(24.06.26)
Messi.
0
logisticsmanager
(24.06.26)
ikisi de iyi oyuncu biri önde biri geride demek haksızlık olur. ikisininde farklı özellikleri var.
messi saf yetenek. ronaldonun çalışma azmi tarafı öne basıyor. ronaldo bir profesyonel sporcu nasıl olmalı. nasıl kendine bakmalı, idmanından sağlık kısmına yemeğinden işin psikolojik kısmına çok iyi bir örnek. keza messi de disiplini olmasa bunları yapamazdı.

ikisi de bu yaşına göre neler yapıyor demekte doğru olmaz. ikisi de ikinci sınıf liglerde top koşturuyor. avrupada bu yaşta bu seviyede oynayamazlar. ikisini de takımı taşıyor. arjantine bakıyorsun topu alan herkes messiyi arıyor. kısmen portekizde benzer ama ronaldo top almak için daha çok çabalıyor.
ayrıca ikisi de bu seviyelere gelmesini oynadıkları takımlara ve oradaki üst kalite oyunculara borçlu. bunu da unutmamak lazım. ne kadar yetenekli, kaliteli olursan ol güçlü takımlarda yetenekli oyuncularla oynamadıkça kendini dahada geliştiremezsin.
biri iyi biri kötü diye ayrım yapılamaz. ikisi de 2010 sonrasının en iyi futbolcuları.
0
my fault
(24.06.26)
(9)

Başka sektörlerin toyota sı nedir?

Lh12
Uzun ömürlü, kullanışlı, sempatik ve lüks olmayan markalar neler? Giyimde, beyaz eşyada, mobilyada, elektronikte....
Uzun ömürlü, kullanışlı, sempatik ve lüks olmayan markalar neler? Giyimde, beyaz eşyada, mobilyada, elektronikte....
0
Lh12
(23.06.26)
Apple
Daikin
Başka aklıma gelmedi
-2
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
Sony
+1
duster
(23.06.26)
izeltaş
0
antihero
(23.06.26)
Decathlon
0
hububrad
(23.06.26)
(bkz: muji) (giyim, kirtasiye)
(bkz: uniqlo) (giyim)
0
Sour
(23.06.26)
Saat casio
0
grimavi
(23.06.26)
Bilgisayar thinkpad lenovo.
0
logisticsmanager
(23.06.26)
ben bilgisayarda asus diyorum.
2005'ten beri asus bilgisayar kullanıyorum.
3 tane oldu şimdiye kadar ve hepsi aslında bir şekilde çalışıyor.
telefonda da iphone.
2016'da alınmış se çalışıyor.
pilini değiştirsem 4s de çalışır ama çalışınca ne olur bilemem gerçi :D
0
rain when i die
(23.06.26)
mars hydro
barneys farm
canapuff
0
birdirbir
(23.06.26)
(6)

Ağırlık artışı konusu

arbre
Hip abduction makinesinde en son kiloya ulaştım. 60 kg. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerekiyor? Başka makine varsa onlara mı bakacağım, bara ağırlık takıp deadlift gibi hareketler mi çalışacağım?
Hip abduction makinesinde en son kiloya ulaştım. 60 kg. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerekiyor? Başka makine varsa onlara mı bakacağım, bara ağırlık takıp deadlift gibi hareketler mi çalışacağım?
-11
arbre
(19.06.26)
Yurtsuz john gibi çıplak fotolarını yayınlayabilirsin. Yok aman sakın yapma.
+5
Lh12
(19.06.26)
Izlemen gereken yol internette olan milyonlarlarca antrenman programindan haftalık gün, günlük dakika/saat ve salonda bulunan ekipmana göre uygun olanını yapıp geçmek.
Hayatımda hip abductionda sona ulaştım, deadlift mi sonraki level diye bir soruyu hiç beklememistim. Ikisi biraz kel alaka yani, biri makinede kontrollu biri compound.
Bak redditi aç, fitness wikiye gir oradan program seç. Zaten program takip ediyor olsan bu soruların hiç olmayacak.
0
logisticsmanager
(19.06.26)
logisticsmanager, ben kendi programımı oluşturdum, okuyunca biraz mantıksız geliyor, şunu demek istiyorum, hip abduction glute geliştirmek için yapıyordum, sonuçta deadlift de glute çalıştıran bir hareket, bu yolla mı devam edebilirim
-5
🌸arbre
(19.06.26)
Lh12, korkmayın güvendesiniz
-6
🌸arbre
(19.06.26)
Makine üzerindeki ağırlıkların üzerine de ağırlık takabilirsiniz.

Örnek
youtube.com
0
tadartatmaztadantatar
(19.06.26)
tadartatmaztadantatar, oha bu çok iyiymiş zekice
-6
🌸arbre
(19.06.26)
(14)

Teknik Olarak Başarılı Adamdan/Kadından Yönetici Olmaz

lapetitemort
Ne diyorsunuz bu görüşe?
Ne diyorsunuz bu görüşe?
0
lapetitemort
(16.06.26)
virgülü nereye koyuyoruz
+3
anon1m
(16.06.26)
Yanlis diyoruz, oyle sacmalik olmaz. Teknik alanlarda teknik basari iyi yoneticilik icin yeter sart degildir ama gerek sarttir.
0
ghilleinthemist
(16.06.26)
Acayip yanlış.
0
logisticsmanager
(16.06.26)
ben şunu kullanırım hep. bunu kastettiysen katılıyorum:

iyi bir askere cephede ihtiyaç vardır. karargahta değil.
+2
buenosdias
(17.06.26)
teknik olarak başarılı adamı yönetici yapmazlar kolay kolay zaten inek gibi sağarlar olduğu konumda, yöneticiler bi üstteki yöneticiye iyi dil darbeleriyle yönetici olurlar
+6
nahtoderfahrung
(17.06.26)
teknik olarak başarılı olmak iyi bir yönetici olmanın tek şartı değildir.
-1
co2s2
(17.06.26)
Peter Principle denilen bir kavram var, kabaca çalışanların şu anki performanslarına göre değerlendirilip terfi ettirilmeleri neticesinde bir noktada terfi aldıkları pozisyonun gerektirdiği niteliklere sahip olmadıkları için başarısız olacakları ile alakalı.

Bu tür "Sen X teknik işi iyi yapıyorsun, hadi seni X teknik işini yapan insanların yöneticisi yapalım" düreçlerinde Peter Principle daha çabuk yaşanıyor çünkü bir teknik işi iyi yapmakla o işe dair iyi bir yönetici olmak için gereken nitelikler birbirinden çok farklı olabiliyor.

Özetle "Teknik olarak başarılı kişiden yönetici olmaz" geçerli bir önerme olmasa da "Sırf teknik olarak başarılı diye birini yönetici yapmak" çok mantıklı değil.
Genelde bu durum şirket organizasyonun başarılı çalışanı hem maddi, hem de ünvan olarak tatmin edemediği şirketlerde sık yaşanır. Yönetici olma arzusu olmayan, işinde başarılı teknik çalışan bir noktada yönetici olmaktan başka bir yol bulamaz; sevdiği işten uzak kalır, iş delege etme konusunda sorunlar yaşar, hatta altında çalışan kişilerle teknik konularda rekabete girer vb.
Sonuçta herkes mutsuz olur.
+2
salihdt
(17.06.26)
var tabi boyle bir sey. teknik mevzulara yatkin insanlar genelde insan iliskilerini yonetemezler. yoneticilik biraz yavsaklik gerektiren bir istir. politikada da, is hayatinda da basarili olmanin yolu budur maalesef.
+1
antikadimag
(17.06.26)
Benim bu. Muhtemelen son iş görüşmemden de bu nedenle elendim. Yaklaşık 8 yıl yöneticilik yaptım. Fakat mutlaka her gün insan yönetimi ile ilgili bir nasihat veya serzeniş duydum. Biraz zor oluyor bu süreçte baskı günden güne artıyor. Lanet olsun keşke düz mühendis olsam o zaman dediğinde de doğal bir lidersin ama diyip üstünü örtüyorlar. Teknik yeterlilik yöneticiliğe yetmez maalesef. Yetse de çok zorlanılır ve küçük firmalarda yönetici olmaya devam edilir. Şans faktörünü göz ardı edersek tabii.
0
kablelvuku
(17.06.26)
yönetici olmanın koşulu ağzının iş yapması, teknik bilip bilmemekle alakalı değil. bilirse artı puan tabi.
+2
duyuruuser
(17.06.26)
Sektöre göre değişir.
Bazı sektörlerde, teknik olarak başarısız insanlardan iyi yönetici olamıyor.
0
burfak
(17.06.26)
Bu da dahil tüm genellemeler yanlıştır diyorum.

Öte yandan bazı insanlar teknik olarak çok iyi olsalar da yönetici olmaya uygun değiller ve teknik bilgileri bu yetersizliğin üstünü örtemiyor. Yöneticilik bence çok zor bir iş ve ayrı bir beceri istiyor ama gözlemlediğim kadarıyla bazı teknik kişilerde bir ego oluyor yöneticilik de ne ki yapılır o gibi. Ama yapılamıyor işte. Kendi patronumdan biliyorum. Benim asla yönetici olmamam gerektiğinden emin olmamın en büyük nedeni onun beceriksizliğidir.
0
peki madem
(17.06.26)
Teknik anlamda iyi olmak ve yönetebilmek birbirine ters korele özellikler değil. Teknik anlamda çok iyi biri aynı zamanda çok iyi bir yönetici de olabilir. Tam tersi de mümkün elbette. Yani böyle bir genelleme çok yanlış. Benim yöneticilerimi düşünüyorum; teknik anlamda çok iyi olan ve aynı zamanda çok iyi yönetici olan insanlar vardı aralarında. Halihazırdaki yöneticim de öyle. Teknik pozisyondan geliyor, hala o alanda çok iyi ve yönetici olarak da çalıştığım en iyi yöneticilerden biri. Hatta en iyisi diyebilirim.
0
himmet dayi
(17.06.26)
Teknik elemanlarin insan ilislilerinde zayif oldugunu Kabul eden bir yaklasim bu.

Ama kariyeri boyunca yatay veya dikey olarak teknik ve yonetici rolleri arasinda gecis yapan bir suru ornek biliyorum.
0
parcxerox
(17.06.26)
(4)

Kredi çekerken yapılan hayat sigortası iptal edilir mi?

avatar is back
Özete bakıyorum rakam çok yüksek. İptali mümkün müdür? İptal edersem krediyi de iptal ederler mi? Nasıl iptal edilir? Çelişkili bilgiler var internette. Banka akbank
Özete bakıyorum rakam çok yüksek. İptali mümkün müdür? İptal edersem krediyi de iptal ederler mi? Nasıl iptal edilir? Çelişkili bilgiler var internette. Banka akbank
0
avatar is back
(16.06.26)
sigorta şirketini arayıp iptal edebilirsin. bazıları direkt mobilden iptal ediliyordu.
krediye bi şey olmaz. defalarca yaptım. akbankta da yaptım
0
jelly bear
(16.06.26)
Ya edilir mi tam net bilmiyorum da benim babamın bir sürü kredi borcu varmış(tahmin ediyorduk ama bu kadar demiyorduk. 20 bin falan emekli maaşı olan adamda 500 bin lira kredi borcu vardi 2024te), hiçbir hayat sigortasını da iptal etmemiş rahmetli. Bütün borçlar kapandı, üstüne para bile geldi. Biz ilk gördüğümüzde şok olmuştuk tabi, neyi satarız falan diyorduk.
Demek istediğim arka planda bu borç size bir şey olursa birine kalacaksa ve bu kişiler için yüksek bir mebla olacaksa bunu yapmanızı önermem.
Onun dışında benim bildiğim özel hayat sigortalı teklifler değilse ediliyor olmalı çünkü zamanında çok okudum sikayetvarda bunun parasını geri iade şikayet edenleri.
+2
logisticsmanager
(16.06.26)
önce dışarıdan bir kredili hayat poliçesi kestirin, sonra da iptal edebilirsiniz. banka dışında aynı teminatlarla daha uyguna poliçe kesebilirsiniz kredili hayat için.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.06.26)
Akbank, Enpara, YKB bildiğim kadarı ile iptal ediyor. Garanti bankası sorun çıkarıyor bir arkadaşım epey uğraştı iptal edemedi. Ama bu ihtiyaç kredileri için geçerli. Konut kredisi vs. mümkün değil.
0
creepy
(17.06.26)
(7)

Kabin Bagajı Hakkında

Lubb
Arkadaşlar selamlar,Thy ile bir uçuşum olacak (dış hatlar) 1x8kg kabin bagajı hakkı tanımışlar kabin valizim var bu hakkımı onla kullanacağım.Bu kabin valizinin haricinde bir de sırtımda sırt çantası (bildiğimiz normal backpack) ile kabine girebilir miyim? Kişisel eşya hakkı var bir de sanırım çünkü
Arkadaşlar selamlar,

Thy ile bir uçuşum olacak (dış hatlar) 1x8kg kabin bagajı hakkı tanımışlar kabin valizim var bu hakkımı onla kullanacağım.

Bu kabin valizinin haricinde bir de sırtımda sırt çantası (bildiğimiz normal backpack) ile kabine girebilir miyim? Kişisel eşya hakkı var bir de sanırım çünkü.

Yani kabin valizi + sırt çantası kombinasyonu kabinde sorun olur mu? Siz yaptınız mı?

Sırt çantasının ağırlığını kontrol ediyorlar mı?
0
Lubb
(16.06.26)
Sirt cantasi kisisel esyaya girmiyor gozukuyor: cdn.turkishairlines.com

Eger el cantasi kadar kucukse olabilir, yoksa zaten sirt cantasi kabin valizi yerine gecer.
-1
sertac akin
(16.06.26)
"1 adet kişisel eşyanızı taşıyabilirsiniz. Kişisel eşyanız olarak çantanız maksimum 40x30x15 cm ebatında olmalıdır. Kişisel eşyanın ağırlığı maksimum 4 kg’ı geçmemelidir."

www.turkishairlines.com

ustteki linkte bay/bayan el cantasi secenegine girer bence. onemli olan boyut ve agirlik. ben pegasus ile ucuyorum genellikle, thy ile ucmadim cok uzun zamandir. ama pegasus bile kontrol etmiyor sirt cantalarini, thy'nin kontrol ettigini hic sanmam. ben en son pegasus'a biraz daha buyuk (28 litre) ve daha agir (5-6kg vardir) sirt cantasi ile bindim, kabin bagajim (10.5kg) da vardi, kimse bir sey demedi. ama cok buyuk bir canta olursa sikinti olabilir.
0
lemmiwinks
(16.06.26)
Normal boy sırt çantası ise sorun olmaz binebilirsiniz. Ağırlığına bakarlar mi belirsiz, bazen etiket yapıştırmak icin istiyorlar bazen kimse sormuyor.
0
a perfect lie
(16.06.26)
Ben neredeyse tüm yolculuklarıma bu şekilde gidiyorum kabin + sırt çantası şeklinde. Şimdiye kadar hiç sorun çıkarılmadı.
+2
himmet dayi
(16.06.26)
Bu sene iki kere thy ile Türkiye'ye geldim, ikisinde de bir kabin valizi bir de sırt çantası (15inch laptop vs alan bir canta) geldim. Kimse bakmadı bile. Normal yani bu, çok dolu böyle büyük decathlon canta olmadığı sürece.
+1
logisticsmanager
(16.06.26)
girebilirsin. ağırlığa bakmazlar check in bankosuna uğramazsan. uğrarsan nadiren bakıyorlar.
0
jelly bear
(16.06.26)
sırt çantasından kastınız günlük kullanabildiğiniz, içine bir laptop, iki şarj aleti, belki bir iki defter girecek sırt çantasıysa kimse laf etmez bence ama seyahat amaçlı sırt çantasıysa, aşağıdaki gibi, laf edebilirler.

thumbs.dreamstime.com
+1
co2s2
(16.06.26)
(6)

sporda 45 dk yurumek

aloneinthedark
bu kadar yurumek cok mu sonrasinda diger aletlere geciyorum ne oneririsiniz
bu kadar yurumek cok mu sonrasinda diger aletlere geciyorum
ne oneririsiniz
0
aloneinthedark
(15.06.26)
Öncelikli amacın neyse ilk onu yapmak gerekiyor derler, yani amacın ağırlık çalışmaksa ilk ağırlık çalışıp sonra yürüyüş vs; yok amacın kardiyoysa önce kardiyo sonra ağırlık. Amacın ağırlıksa ama öncesinde 45 dakika yürüyorsan hem zamandan hem enerjiden çaldığın gereksiz bir planlama yapmış olabilirsin. Bunun yerine önce aletlerle çalışmak sonra yürümek bence daha iyi. Isınmak için yürüyorsan bence o da gereksiz ama sen öylesini tercih ediyorsan 5-10 dk yeterli.
+3
kizil karga
(15.06.26)
Kardiyoyu idmandan sonra yap. Yürüyüş, koşu değil eliptik bisiklet kullan. Süresi sana kalmış.
+3
yurtsuz john
(15.06.26)
Amaca bağlı. Yağ yakımı, kardiyo için ok. Ağırlık için çok fazla. Düz yürüyüş verimsiz. Eğimli yürüyüş etkili. O da 45 değil 30 dakika. Hız 4 4,5.
-6
arbre
(15.06.26)
Hani belirli bir zamandan sonra dersin bir faydası yok deyip öğrenciyi tenefüse çıkarıyorlar ya, bunda da var öyle bir şey.
Spora başladın ile bıraktın arası 60 dakika, bilemedin 70 dakikayı aşmamalı.
O süreye kardiyosu, ağırlığı, ısınması soğuması dahil.
+1
Mirket
(15.06.26)
Çok değil. Amacının ne olduğunu bilmiyorum. Ama yürümek vs ağırlık antrenmanı sonrası yapılmalı. Hatta zone 2 şekilde yaparsan ideali olur.
Vücudumuz bu kadar zayıf değil. 20 dakika yerine 45 yürüsün diye patlamazsin ama bu birazcık yaptığı antrenmana, yeme içmeye vs de bağlı. Ben 20-25 dakika yürürüm genelde. Bazen de 10 dakika kadar assault bike olabilir yerine.
Biraz yoğun ağırlık antrenmanı sonrası zone 2 cardio diye arastirabilirsin bilgilenmek için. Ağırlık çalıştığın günlerde antrenman sonrasi 20-25 dakika. Diğer günlerde daha uzun yapabilir hatta daha yukarı Zonelara gidebilirsin.
0
logisticsmanager
(15.06.26)
bence başka günler spor salonu dışı yürü açık havada
spora ısınarak başla
gerçek hareketlere enerji kalsın
0
mantık
(15.06.26)
(5)

Bir yazarı arıyorum

sucvecezve
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o ünivers
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o üniversiye girdi şükür ve kendisine çok teşekkür etmek istiyorum.
Mesajlar otomatik silinmiş (neden?) ve Nickini hatırlayamıyorum. Sözlük yazarıydı ve burada konuşmuştuk. nickinde konuşmak fiili geçiyordu tam çıkaramadığım biçimde. Okuyorsa burayı çok sağolsun.
0
sucvecezve
(14.06.26)
Konusmakistiyorum ?
0
logisticsmanager
(14.06.26)
@logisticsmanager hocam Dediğiniz gibi bir yazar bulamadım.
0
🌸sucvecezve
(14.06.26)
Konusmabenkonusuyorumdahabitirmedim
+4
üğpoıuy
(14.06.26)
Konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim

Türkçe karakter olmayabilir.

Mesajlar kısmından yeni mesaj açın. Orada konuşma yazınca çıkıyor öneriler bu arada.
-2
elorelia
(14.06.26)
Evet -konusma ben konusuyorum daha bitirmedim-miş ama galiba şu an aktif değil. Teşekkürler herkese.
0
🌸sucvecezve
(15.06.26)
(9)

mutlaka okunmasi gereken kitaplar

lemmiwinks
kurgu olmayan mutlaka okunmali dediginiz kitaplar?
kurgu olmayan mutlaka okunmali dediginiz kitaplar?
0
lemmiwinks
(13.06.26)
İlgi alanların nedir ?
0
diyecevaplandı
(13.06.26)
Sağa sola saldırmayı övenlere;
Band of brothers
Generation kill

Viktor Frankl - man's search for meaning
0
logisticsmanager
(13.06.26)
@diyecevaplandı: benim ilgi alanimla ilgili degil soru, sizin mutlaka okunmali dediginiz kitaplari soruyorum. kurgu olmamasi disinda daraltmak istemiyorum, benim ilgi alanim olmayan konuda ilgimi ceken kitaplar onerirsiniz belki. :)
+1
🌸lemmiwinks
(13.06.26)
Babil Kulesi Kitabı, daha yeni okudum, çok beğendim.
Tembellik Hakkı
Tutsak Edilmiş Akıl
0
kobuzchu kiz
(13.06.26)
sümerli ludingirra
0
cooperr
(13.06.26)
insanlar arasindaki esitsizligin kaynagi - rousseau
hayvanlara nicin bakariz - john berger
kreutzer sonata - tolstoy
0
herzan
(14.06.26)
Burada yazılan entryler seni konuyla ilgili bir bir kaç kitaba yönlendirir sanırım :

eksisozluk.com
-1
diyecevaplandı
(14.06.26)
sapiens - harari
tüfek mikrop çelik - jared diamond
malcolm x otobiyografi
0
lament
(14.06.26)
Kreutzer Sonat için +1 diyorum.

Tarihe ilgin varsa ben de Türk Günlükleri diyeyim.
0
Mirket
(14.06.26)
(15)

Annem aşırı bağlılık düşkünlük

darkwizard
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
-1
darkwizard
(13.06.26)
Yaratır. Kadınlar anneye bağlı erkeği sevmez sürekli de başının etini yer
0
yakalayamadığın.ışıklar
(13.06.26)
En sıkıntılı erkek profillerinden biri annesine bağlı erkektir. Tabii ki sıkıntı yaratır.
+3
mutekebbir
(13.06.26)
34 yaşında bir erkeğim annesine bağlı erkek profili beni bile rahatsız ediyor eşi nasıl rahatsız etmesin.
evliliklerde genel olarak zaten çocuk haricinde düşkünlük her zaman bir sıkıntıdır. Hollywood farklı pazarlıyor ancak kadınlar kendilerine düşkün erkekleri de sevmezler, bağımsızlık ayakta durabilmek, sorunları çözebilmek ve karar alabilmek daha önemlidir.
+3
denizgonen
(13.06.26)
bağlı olmak var, bağlı olmak var.
- annesine danışmadan, sormadan bir şey yapamayan, kendi başına yaşayamayan -bence birey olmayı becerememiş- çocuklar var. bunlar arkasının toplanması konforuna alıştığı ve annesini de buna alıştırdığı için ayrı eve çıkınca o bağı koparmaları zor oluyor.
- annesi tarafından kullanılan, annesinin biraz şımardığı çocuklar var. bunlar herhangi bir sağlık sorunu olmamasına rağmen her işe çocuğunu koşturan anneler.
- ailesinden ayrılmaktan ötürü suçluluk duyup, elini ailesinden çekemeyen çocuklar var.
- yalnız yaşayan, hatta belki sağlık sorunları olan annesine destek olan çocuklar var...

hepsi için bağlılık, düşkünlük diyebilirsiniz. ki bunlar sadece benim aklıma gelenler. birinci ve ikinci anlattığım tip anne-çocuk ilişkisi "bence" sorunlu. diğerleri ise zamanla ya da dışarıdan destekle aşılır.

fark ettiyseniz "bence" dedim çoğunda. çünkü bu durum karşınıza çıkacak insana göre değişir. herkesin tercihi farklı. yani anneme çok bağlıyım, evlenirsem eşimle sorun yaşarız, o zaman evlenmeyeyim kimseyle birlikte olmayayım gibi düşüncelere şartlanmayın.
0
tnz
(13.06.26)
erkeğin annesine düşkünlüğünü sorun haline getiren kadın, toksiğin önde gidenidir. içsel olarak olgunlaşmamış, özgüven eksikliği olan, ilişkiyi sizin tapunuza sahip olmak olarak gören, empati yoksunu, psikolojik olarak sorunlu bir kadınla ömür geçmez. koşarak uzaklaşın.
-6
co2s2
(13.06.26)
Kadinlar annelerine bagli erkegi o kadini kendilerine rakip gordukleri icin sevmezler. Baska da bir aciklamasi yok aslinda.
-3
baldur2
(13.06.26)
Yaratir.

Sen evlenme. Bu kadar bagimli olmanin bir nedeni de annen. Size cok sorun cikarir.

youtu.be
0
Purple life
(13.06.26)
Ben anneme bağlı biriyim, özellikle babam vefat ettikten sonra. Neredeyse her gün ararım, 5-10 dakika konuşuruz vs.
Ama hanımla birbirlerini çok severler ki burada da birçok kez dedim. Akşam 5te kokteyl saati yaparlar, hanım yarım yamalak anlasa da müge anlı falan izlerler. Neyse yani benim hanım aksine hoşuna bile gidiyor ailesine bağlı bir erkek görmek olarak ama burada kültürel farktan olabilir. Ben çocuk seven, ailesine düşkün bir erkeğim ve bunu seven bir kadınla evlendim.
Ama ben galiba 20-21 yaşımdan beri neredeyse yalnız ya da kız arkadaşlarımla yaşadım. Haliyle aileme bir bağım olmadı o konuda. Sen biraz bokunu çıkarmışsin işin.
+3
logisticsmanager
(13.06.26)
Hayatta seni gerçekten sevecek tek kadın annendir. Bir kadını da hayatta gerçekten sevecek tek erkek babasıdır. Ha bu şu demek değil her anne veya baba çocuğunu sever. hayır. Bazı ebeveynler çocuklarını sevmezler ama seni gerçekten seven bir annen veya baban varsa hayatta koşulsuz sevgi sana nasip olmuş bir şeydir bu herkese nasip olur bir nimet değil. Bu yüzden eş ile arandaki sevgi bağı hiçbir zaman seni seven bir ebeveyn ile arandaki bağın yanından dahi geçemez. Çünkü doğası itibarı ile eş ile arandaki sevgi koşulsuz olamaz.
Ben böyle düşünüyorum.


Evlenmek bir aile kurma işi. Aile anlayışınız aynı olmayan biriyle evlenmek akıllı iş değil. Bu nedenle de kendim gibi düşünmeyen biriyle evlenmezdim. O yüzden de eşimin anne babasının benden önce gelmesini sorun etmemek bir yana zaten böyle yapmasını beklerim. Yalnız bu bizim alacağımız kararlar ile ilgili değil. Onlara karşı sorumluluğu onlara zaman ve ilgi ayırması konusunda önce onlar. Haftanın iki günü ailesinin evinde mi kalmak istiyor, her gün mü görüşmek istiyor. Gönlü nasıl isterse. Birlikte aldığımız kararları kalkıp da annesine babasına nihai sonuç belirleyecek şekilde sormadığı sürece beni hiç bağlamaz.

Sen ebeveynlerine duyduğun sevgi sorun çıkarır mı diyorsan zaten kadınlara baktığında sorun çıkacağını gördüğün için soruyorsun. Yani zaten biliyorsun. Ona göre kararını verirsin artık.
-2
Batuhanolabilir
(13.06.26)
tnz'nin de anlattığı şekilde bağlı olmak ve bağımlı olmak arasındaki fark anlaşıldığı sürece diğer kadınlar bik bik bik genellemelerine kulak asmaman gerektiğini farkedersin. Bir kadın olarak erkeğin annesine/ailesine bağlı olması tercihimdir ama bağımlı olması red flag.
+1
beetlejuice
(13.06.26)
Hocam bu bağlılık olayını buraya yazacak kadar hissettiğine göre bağlılıktan ziyade anneye bağımlılık var sende şahsi gorusum. Yanlış anlama kötü niyetle soylemiyorum ama Evliliğe uygun biri değilsin bence.
+1
wilhelmwasmuss
(13.06.26)
Yaratır. Hiçbir kadın kaynanasıyla evli olmak istemez.
+3
yaren
(13.06.26)
Ennnnn sıkıntılı erkek tipi. Geçmiş olsun
-2
Hallegadola
(14.06.26)
anneyle evlat arasına giren yılandır. diyeceklerim bu kadar. şimdi konuşan yeni yetme kadınları anne olunca görürüm, tabi babaları belli olursa.
0
sabahkahvesi
(14.06.26)
Anneye bağlılıkta sorun yok ama işi duygusal enseste vardıran ana oğullar var hayatta. Kimse öyle bir ilişki içerisinde dış kapının mandalı olmak istemez.
+1
inawen
(18.06.26)
(12)

aile kurma istegi

inspired by a true story
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobileri
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.

yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobilerim var. yani sorun ayni dar sosyal cevrenin icine sikismak degil. ben sanirim yabanci biriyle birlikte olmak istemiyorum. birinden hoslansam bile ciddi bir iliski yasamayi isteyecek kadar ileri gitmiyor duygularim, bir seyler eksik kaliyor, bir sure sonra soguyorum (gelenekci ya da muhafazakar bir insan degilim, oyle bir sey degil bahsettigim). ama ben artik asik olmak, aile kurmak istiyorum. sirf bu yuzden turkiye'ye geri donmeyi dusunuyorum. bu dusuncem sacma mi?
0
inspired by a true story
(12.06.26)
Değil. Gel bence
0
benaslindayohum
(12.06.26)
kesinlikle saçma değil. bu hayatı istediğiniz gibi yaşamak istemenizden daha doğal bişey yok. bunun yolu dönmenizse, neden olmasın; artısını eksisini siz hesap etmişsinizdir zaten. yaşınız geçip de aklınız başınıza gelm.. pardon, evlilik fikrinden uzaklaşmadan :) dönün derim.
0
lil siztah
(12.06.26)
Cok mantikli ama tr malesef kötü bir yere gitti.
Ayrica su an piyasadan uzakta yillarin gecmis. Ne is yapacaksin tr‘de?
Belli bir yastan sonra yurt disina dönmek nasil zorlasiyorda aynisi tr‘ye dönme kismi icin de gecerli.

Bence türklerle date yap diycem. Ama türkler de bi garip salak salak ben türkü napiyim yurt disinda yabanci bulurum diyorlar.
-3
Purple life
(12.06.26)
Bence de gel. Böyle yapan tanıdıklarım var.
0
gabe h coud
(12.06.26)
yaş kaç?
0
co2s2
(12.06.26)
Bayansan gel burada seni biraz harcasınlar sonra görürsün ilişki istiyorum aile kurmak istiyorumu
-7
artıküyeolmakistiyorum
(12.06.26)
yaşlandıkça vucuttaki testesteron azaldığı için erkek yumuşar, gelecek kaygısı ortaya çıkar. yoksa evlenmenin hiçbir mantıklı açıklaması yok.
-6
plastic_angel
(12.06.26)
sayin cumhurbaskanimizin da dedigi gibi: kapiyi kapatma
0
Purple life
(12.06.26)
amac hatunu alip yurtdisina cikartmak mi yoksa kesin donus mu? ona gore cevaplar degisir.

alip cikartma isine bakarsak, cevremde her sene yazlari oralara gelip hatun arayan cocuklar var, ama cogun husranla geri donuyor.

akli basinda isi gucu olanlari alip yurtdisina cikartman cok zor, ki bence haklilar.
gelmek isteyenlerde agirliginca altin isteyen cingene tayfa. bir sekilde zorla birini bulup getirip bosananlar da cok.

ozetle: eger yurtdisinda yasamaya devam edeceksen, bulasma. yok eger kesin donus yapicam diyorsan zaten donup biraz zaman gecirdikten sonra birini bulursun, zor degil..
0
cooperr
(12.06.26)
eğer hayatınızdan memnunsanız saçma. zira türk biriyle tanışıp birlikte olmayı, aile kurmayı türkiye dışındaki bir ülkede de başarabilirsiniz. ama türkiye'ye dönme isteğiniz türkiye'de yaşamayı özlemek ise saçma değil.
0
tnz
(13.06.26)
Abi hayat senin hayatın ama şu ana kadar yaşadığın ülkeden şikayet etmedin, olayın aile kurmak.
Sen şimdi aile kurmak diye Türkiye'ye gelip orada kendine uygun olmayan birini bulup aile kurarsan (ki çok büyük risk çünkü anladığım bayadir böyle bir ilişkin yok) + Türkiye'ye dönmenin getirdiği diğer riskler hayatını çöp edebilirsin.
O yüzden kararını kendin ver. Türkiye iyi durumda değil. Ama bu demek değil ki sen istediğin hayatı yaşama. Eğer isteğin Türkiye'de Türk kadınla aile kurmaksa yap, kararı kendin ver. Sonra bize ağlama "lan yav.aklar beni döndürdünüz şu an beter haldeyim" diye:)
0
logisticsmanager
(13.06.26)
düşünceniz saçma değil.

kız bakmaya gelin zira buradan yurtdışında yaşamak için birçok kişi gönüllü olacaktır ancak bu gönüllülük arasından gerçek sevgiyi bulmanız biraz zorlayıcı olabilir.
aşık olmak bir istek olduğu için bunun gerçekleşmesi kesin değildir. aşk hiç beklemezken gelir.

görücü usulü evlenen tanıdıklarım oldu. yurtdışına kız götürdüler. her ne kadar outdated görünse de, bu en güvenli yöntem görücü usulü ama elbette karar öncesi görüşmeniz, birbirinizi tanımanız şart. ülkede yozlaşma epey yüksek seviyede çünkü belki haberiniz yoktur :s
-1
janderzel zartanyan
(13.06.26)
(22)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(10)

protein tozu agir spor yapmayan birisi icin

aloneinthedark
zararli mi?
zararli mi?
0
aloneinthedark
(11.06.26)
Et yemek ağır spor yapmayan biri için zararlı mı sorusunun cevabına göre sen karar ver.
+3
kizil karga
(11.06.26)
Sağlıklı bir insansan ve spor yapmıyorsan kilonu 0,8 ile çarp. Çıkan sonuç kadar gram proteini günlük olarak alman uygun. Bunu ister biftekten, kıymadan, ister balıktan tavuktan istersen protein tozundan al. Günde toplam o kadar olacak. İçtiğin sütlü kahvede bile yaklaşık 3 gram protein, bir yumurtada 6 g protein var.

Sporcuysan 0,8 değil, 1,2, ağır sporcuysan da 1,5 falan oluyor o katsayı.

Fazlasını alırsan ne olur. Vücut onu yağa çevirir, şişmanlarsın. Böbreklerin süzeceğim diye zorlanır. Kanında üre yükselir. Üre eklemlerde kristalize olur Gut hastalığına yakalanırsın, anandan emdiğin süt burnundan gelir. Böbreklerin bozulmaya başlar falan filan Uzar gider bu.

Yani protein tozunun bir olayı yok. Eksiğin kalıyorsa tamamla. Fazlası zarar.
+1
Mirket
(11.06.26)
gut veya böbrek hastalığın gibi bir hastalığın yoksa zararlı değil. zararlı olan bilinmeyen markaları kullanmak ve fazla kullanmak. yurtdışında insanlar kurabiye yaparken içine protein tozu atıp yapıp yiyorlar mesela.
0
false pretension
(11.06.26)
Değil.
0
logisticsmanager
(11.06.26)
evet zararlı. kana çok çabuk karışıyor, karaciğer ve böbreklere zarar veriyor. spor yapmayan birisinin kana bu kadar çabuk karışan yüksek protein içeren bir besine hiç ihtiyacı yok. bir kaç sene içerisinde eGFR düşer, yaşlanınca diyaliz makinesine bağımlı yaşarsın. kurabiye vs içerisine konuyorsa bir nebze zararı azalır çünkü liflerle beraber almış olursun ancak su ile shake yapıp içiyorsan kesinlikle zararlı diyebilirim.
0
abelardo
(11.06.26)
içindekilere bak. zararlı bir şey varsa zararlıdır.

protein öğünü diye bir şey çıkarmışlar. yarısı kimyasal mesela. protein tozu katkısız olursa neden zararlı olsun.
0
gabe h coud
(11.06.26)
Bu arada bu tarz bilimsel cevabı olan soruları böyle forum tarzı yerlerde sormaya gerek yok. Işte 10 tane cevap aldin.
www.health.harvard.edu

Kendi fikrini kendin oluştur. Eğer çok iyi beslenen, asla işlenmiş gıda tüketmeyen, organik beslenen biriysen bazı riskleri önemli olabilir. Ama bu riskler spor yapan vs yapmayan diye ayrılmıyor, herkeste aynı.
Broscience seviyorsan sor tabi. De aldığın cevapların bazılarının bilimsel desteği yok.
+1
logisticsmanager
(11.06.26)
bence zararlı çünkü protein tozu dünyanın en salakça işi. eğer sağlıklı bir ağız mide ve bağırsak floranız varsa zaten proteini fasülyeden bile alırsınız ki bence en ideal protein kaynağıdır. tabii fasülye deyince tek tip fasülye değil beans legumes diye anlamak daha doğrusu.
-8
mavicorap
(11.06.26)
Bence hayvansal ürünlerdeki tam aminoasit profiline sahip ve bunun tamamı kullanılabılabilen protein tozuyla fasulye gibi eksik aminoasit profiline sahip ve kullanılma oranı neredeyse yarısı kadar olan bitkisel proteinleri eş tutmak daha salak işi.
+3
kizil karga
(11.06.26)
abdde satılan protein gibi supplement destek ürünleri tam anlamıyla oradaki sağlık bakanlığı onayından geçmiyor. abd gibi hukuk gücünün yüksek olduğu bir ülkede dahi denetim yokken türkiyede satılan ürünlerin ne kadar sağlıklı olduğu sizin takdirinize kalmış.

ben 17 senedir aktif ağırlık sporcusuyum. 17 yıl boyunca 1 kg protein tozu ya tüketmişim ya da tüketmemişimdir.
0
yurtsuz john
(11.06.26)
(10)

Balıkesir'de nerede tatil yapılır? 3 yetişkin 1 çocuk

xu
annemlerle birlikte 3-4 kişi ( 1 erkek çocuk 7 yaşında ) buraya tatile gidelim diyoruz ama nerede kalınır burada? amaç kalabalık olmayan yerlerde denize girip güneşlenmek birazda gezmek.. otel, pansiyon, ya da ev önerisi verme şansınız var mı? akçay ve edremit belirledim ben ama yanlış yerler mi? de
annemlerle birlikte 3-4 kişi ( 1 erkek çocuk 7 yaşında ) buraya tatile gidelim diyoruz ama nerede kalınır burada? amaç kalabalık olmayan yerlerde denize girip güneşlenmek birazda gezmek.. otel, pansiyon, ya da ev önerisi verme şansınız var mı? akçay ve edremit belirledim ben ama yanlış yerler mi? denizde 34905 kişinin olduğu bir yer istemiyoruz rahat 1 hafta geçirmek istiyoruz
0
xu
(09.06.26)
Akçay ve Edremit'in denizini ben pek beğenmem. Ayvalık ya da Assos taraflarına bakmanızı öneririm.
+2
co2s2
(09.06.26)
34905 kişinin olmadığı ama denizine de girilebilir bir plaj arıyorsan Yunan Adalarına bakacaksın. Türkiye kalabalık bir ülke.

Sarımsaklı Plajına bak. Kalabalıktır ama güzeldir.
+1
Mirket
(09.06.26)
korfez tatil devremülk
0
mantık
(09.06.26)
Edremit akçay çok pis, kokuyor resmen. Assos ve ya ayvalık
0
antihero
(09.06.26)
balıeksir-bandırma-erdek e varın feribotla AVŞA adasına gidin güzel bir tatil yapın çocukla.
0
jamswety
(09.06.26)
Geçen yaz eylül başı sarımsaklıya gittim hayet güzeldi kalabalık değildi. Tabi suyu akdenize göre bir tık soğuk.
0
Sadece soruyorum
(09.06.26)
Akçay iyi bir tercih değil deniz için. Daha çanakkale'ye doğru gidin. Altınoluk olur, Assos olur... Ya da assos yolunda sahildeki beachler olur. Hatta Bozcaada olur.

Veya tam tersi rotaya Ayvalık'a doğru gidin. Artur sitesi harikadır. Ya da Cunda Ortunç olabilir. Sarımsaklı olabilir.

akçay ve edremit, ancak bir günlük geçiş rotanızda uğrayacağınız dondurma yeme ve yemek yeme molalarınız olsun.

imza: akçay'a 10 dk mesafede 40 yıldır yazlığı olan adam.

haa, eğer güzel gününe denk gelirse, akçay'a 15 dk mesafede ÖREN var burhaniye'ye bağlı. Orada pansiyonlar ucuzdur ve denizi de mavi bayraklı. hem halk plajı var, hem beachleri. ama üstte yazdıklarımı öncelikli tercih edin derim.
+1
la traviata
(09.06.26)
Ören/burhaniye.
+1
logisticsmanager
(10.06.26)
Çok afedersiniz ama "Akçay'ın denizi insan dışkısı dolu. Kanalizasyon denize akıyor, arıtma cihazı yok." diye bir haber vardı geçtiğimiz yıllarda. Hatta resimler falan da vardı. Ben kendim yazları Akçay'da yaşıyorum ama denizine girmem.
+1
anaphylacticshock
(10.06.26)
edremitli birisi olarak, altınoluk veya küçükkuyu tarafları diyorum. ören de olabilir ama ören'in denizi soğuk ve çabuk derinleşiyor, çocuk için iyi olmayabilir.
0
inheritance
(10.06.26)
(14)

prove me wrong

duyurukullanıcısı
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelme
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

yukarıdaki önermeyi çürütelim pls.
-3
duyurukullanıcısı
(08.06.26)
Hayattaki çoğu şey öyle değil mi? Dil öğrenme, hobi vs. bir hevesle başlanıyor ve genelde ilerlemiyor. Amaç biraz da zaman geçirmek bence.

Onun yerine başla şeyle uğraş demekle de olmuyor, siz söyleyin yönelsinler mesela. Ayrıca, zaten yapacağım spor çok etkisiz diye evde oturup pazartesiyi mi beklesinler?
+1
substituent
(08.06.26)
çürütemeyiz doğru bu. vaktiyle doktor devam etmeyeceğin spora başlama demişti. her zaman yapabileceğin, yer, ekipman cart curt dertleri olmayan sporları seçmek lazım. yürü koş hopla zıpla dans et yazın da yüz işte bitti gitti
0
neira
(08.06.26)
Sporu hayatımız boyunca yapmalıyız sadece görüntü olarak düşünmeyin. Ben neredeyse 2 yıldır ağırlık çalışıyorum, o kadar kas falan da yapmadım. Ama market alışverişini taşımak daha kolay, merdiven çıkmak daha kolay. Evde dolap kurdum rahatlıkla yaptım, o kadar ağır gelmedi kaldırması falan. Onun dışında kadın olarak kemik erimesine karşı önemli. Düşüp bir yerimi kırmamak için mesela. Ben spor salonunda değil evde yapıyorum benim işimi görüyor.
+2
peki madem
(08.06.26)
Yanlış çünkü evrende entropi var, her şey bozulmaya doğru gider. Göbeğin çıkar, yürürken nefesin yetmez, spor buna karşı gösterilmiş bir direnç ve uzun süreli kazanımlar 2 ayda kaybolmaz. Bugün 25 metre rahat yüzebilen bir insan 2 ay sonra da rahat yüzer. Bir de vücudun yapısı şekil aldıysa o da geri gitmez. 24 ay da çok. 6 ayda sonuç alabilirsin. Atom fiziğiyle ilgilenmiyorsan zamanın boşa gitmiyor.
-6
arbre
(08.06.26)
katiliyorum. spor salonlari sehir insani icin degil daha cok koy, kasaba gibi dogal ortamlara (orman, dag vs.) gibi yakin yerlerde yasayanlar icin. mesela bu insanlar dogada yurumek, kosman yerine spor salonuna gidip kosu bandinda kosmalilar! :) saka bir yana saglikli olmak icin spor yapmak zorundayiz. saglik soz konusu oldugunda spor yapiyor olmak iyi bir diyet yapmaktan daha onemli. yani siz kotu besleniyorsaniz bile spor yaptiginizda iyi beslenip spor yapmayandan daha saglikli oluyorsunuz. spor salonu zaten sehir insani icin icat edilmis bir sey. cunku bizim icin baska alternatif yok. zaman acisindan da onemli cunku spor yapacaksaniz genelde size zaman kazandiriyor. cunku spor salonu tercihleri genelde eve, ise, okula yakin yapilir. boylelikle bir saatte isinizi bitirirsiniz. sehir icinde ben su omana gideyim de kosayim deseniz zaten oraya gidene kadar iki saat gecer. bunun bir de yazi var kisi var. yani deneyiminizi etkileyebilecek cok fazla faktor var.

bu arada girdiginiz entry aslinda spor salonu ozelinde degil sanki sporun kendisinde gibi geldi. bunu mu diyorsunuz? yani spor salonunun alternatifi baska bir sekilde spor yapmak mi, yoksa spordan tamamen bagimsiz bir sey yapmak mi? alternatif de onermemissiniz. eger baska bir sekilde spor yapmaktan bahsediyorsaniz yukarida saydigim nedenlere bakin. siz diyorsaniz ki ben isten ciktiktan veya gitmeden once giderim x ormanina kosarim veya gidis gelisi bisikletle yaparim, o zaman azminize hayran kalirim.
+3
Sour
(08.06.26)
kafayı kırmak konusunda evet. 6 ay kas, temel at sonra ufak çalışmalarla kas hafızana dön. bundan fazlası olmamalı. qanqa yaz geliyo gidip de kol basak > hocam kreatini antrenman öncesi mi sonrası mı almalıyız

ronnie coleman'a bak mesela. sürünüyor adam. ne için koca bir hiç. şampiyonlukmuş falan hadi git ya
www.youtube.com
0
deranzo1
(08.06.26)
Çok haklisin abi.
(Değerli zamanımı böyle konularda laf anlatmak ile harcamak istemem. He diyip geçiyorum. Merak eden ve bu konuda bilgilenmek isteyen zaten okur, araştırır eksiduyuru'da bence böyl, hadi beni yanlış çıkarın diye değerli zamanını harcamaz.)
-1
logisticsmanager
(08.06.26)
Şöyle belki çürütülür. Bi salonda yazı vardı: bu salonda hava değil ter atılır.
Sağlık sebebiyle gidersin eyvallah. Yapayalnız ya da amaçsız insanlar gidiyor çoğunlukla ve bu sıkıntılarını salonmuş spormuş gibi bahanelerle gizliyorlar. Spor idealizmi. Yersen.
Ve ya hoşuna mı gidiyor. Ona da okey. Ee peki olur olmaz yerde niye anlatırsın?
-1
Lh12
(08.06.26)
Amaç kas yapmaksa belki haklı, ama daha sağlıklı olmaksa yanlış.
O iki sene içerisinde kendini daha zinde, aktif, güçlü ve iyi hissediyorsan yeterli. İlla ki iki sene sonra sporu bırakınca ne olacağım diye düşünmene gerek yok.
Hiçbir zevk almıyorsan, hatta sana stres oluyorsa, belki de faydalı değildir.

Bir çok kişi spor salonuna gitmediği senaryoda neredeyse hiç hareket etmiyor. Bu kadar hareketsizlik de birike birike ileride sağlıksız bir vücuda dönüşüyor.
0
burfak
(08.06.26)
gymde spor yapanlarin farkli motivasyonlari var. hizli degisim icin (kas yapanlar, zayiflayanlar vs..)yada hayat tarzi olarak spor yapanlar. ilki icin dogru. ikincisi icin yanlis.
0
buenosdias
(08.06.26)
> gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur.

Yanlış. Normal şehir insanı için asıl fayda “kaslı görünmek” değil, kuvvet, postür, eklem sağlığı, insülin duyarlılığı, kemik yoğunluğu, sakatlanma direnci ve yaşlanınca bağımsız kalabilmektir.

> en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın

Bu da yanlış. Ölçülebilir kuvvet artışı haftalar içinde başlar. Görünür fiziksel değişim çoğu kişide 2–4 ayda başlar. 24 ay ciddi dönüşüm için makul olabilir, ama fayda görmek için bekleme süresi değildir.

> ve 2 ayda eriyecek kasların için

Kas 2 ayda tamamen “erimez”. Bırakırsan bir miktar güç ve hacim kaybı olur, ama kas hafızası sayesinde geri kazanım ilk seferden çok daha hızlıdır. Ayrıca bakım dozu düşüktür: haftada 1–2 kısa kuvvet antrenmanı bile kazanımların büyük kısmını koruyabilir.

> değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır

Genelleme hatası. Haftada 3 gün 45–60 dakika toplamda 2–3 saat eder. Birçok insanın telefonda boşa harcadığından az.

> zaman kaybıdır.

Zaman kaybı değildir, yüksek getirili bir sağlık yatırımıdır. Özellikle masa başı çalışan biri için kuvvet antrenmanı “opsiyonel estetik hobi” değil, vücudu kullanılabilir tutma aracıdır.

> onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

Yanlış ikilem. Gym’e gitmek diğer şeyleri dışlamaz. Haftada birkaç saat kuvvet antrenmanıyla berabrr sosyal hayat, iş ve hobiler sürdürülebilir. Hatta kuvvet antrenmanı bunların çoğunu destekler.
+7
ghilleinthemist
(08.06.26)
Ghilleinthemist cok guzel aciklamis.

Spor yapmayi ve kas calismayi yalnizca iyi gorunmek sebebiyle ve bir yerden sonra birakilacak bir aktivite olarak gormek, bu konu hakkinda hicbir sey bilmemektir.

Yukarida saydiklarim bu aktivitenin sadece yan faydalaridir. Insanlar icin kas kutlesini korumak daha saglikli ve daha fit bir birey olarak hayatina devam etmek icin elzemdir. Internette sinirsiz kaynak var bu konularda acip okumak, kaynaksiz iskembeden bilgileri akil suzgecinden gecirebilmek ayrica oldukca muhim.

Ben sahsen daha iyi ve fit bir yaslilik, kimseye muhtac olmadan, huzur evlerine dusmeden o donemleri gecirebilmek icin bu yasimda agirlik ve kardiyo antremanlari yapiyorum. Guclenen kaslar daha az agriya ve daha fazla mobilitiye imkan verir ve bu omur boyu surmesi gereken bir aktivitedir. Kimse size arnold gibi gezin demiyor haftada 3 gun evde, sokakta, fitness salonunda yaptiginiz bu tarz aktiviteler butun omrunuz boyunca hayat kalitenizi arttiracak, doktor doktor gezmenizi azaltacak ve sizi baskalarina muhtac etmeyecektir.

Kisacasi, kimse spor yapmaya zorunlu degil, ancak benim icin kendine saygi gostermenin bir yoludur spor yapmak.
0
bosver nicki
(08.06.26)
şehir insanı olmanın konuyla alakası ne? zaten köyde olsan sabah 5de kalkar, hayvanın önüne saman atar, sonra tarlaya gider bağ bellerdin falan spor olurdu. onların yapmadığın için evde akşama kadar dizi izleyip gt büyütmemek için haftada 3-4 saat spor yapacaksın alt tarafı. kimse de sana hulk hogan ol demiyor. ya sabır ya.
0
bay b
(09.06.26)
fiziksel aktivite yapmadığın bir işin varsa haftada 1 spora gidip postürü düzeltmek lazım
ama evde de temel egzersizlerle güne başlamak önemli

prof. sporcu gibi antreman yapmanın yemek yemenin anlamı yok
0
mantık
(09.06.26)
(12)

Kişisel duruşunuza ters düşen fikirleriniz

sekizdokuzon
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım. Sizin böyle feminis
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım.

Sizin böyle feministim ama Kadir İnanır la çıkıyorum gibi çelişkilerinizi merak ediyorum.

Teşekkürler.
-7
sekizdokuzon
(08.06.26)
Niye,feministin canı can değil mi,kadir inanır ın canı can değil mi?
0
denizciman
(08.06.26)
Özgürlükçü biriyim ancak neticede Orta Doğulu olduğum için çook açık, ölçüsüz dekolte giyinen veya çok kapalı giyinen birini yadırgıyorum. Uç noktalar beni rahatsız ediyor.

Elbette rahatsız edici şekilde gözümü dikip bakmam veya dedikodusunu yapmam ancak içimden eleştiririm.
+4
ekimoloji
(08.06.26)
sol görüşlü bir insanım. malum partiye bir tek kere oy vermedim, vermem teklif dahi edilemez.

son seçimde bizi kk belasından kurtaran sağ seçmenin ellerini öpesim var.
-7
babilfish
(08.06.26)
Din ve tanrı inancım yok ama şu yerel kilise, yerel kiliseden insan tanımak/çevre yapmak, birbirine yardım etmek, bir community olması hoşuma gidiyor keşke benim de kilise dışı böyle bir yer olsa diyorum.

Ekimoloji +1. Çok açık ya da çok kapalı görünce yargılıyorum.
+1
logisticsmanager
(08.06.26)
Secimlerde asiri sol a oy veriyorum ama hisse senedim falan var.
Kapitalist sosyalizm fjfkfk
+3
Purple life
(08.06.26)
tesettürlü hiçbir sorunum yok, annem de kapalıdır işte teyze kapalısı klasik.

sunroofa asla dayanamıyorum ama görünce sinirim bozuluyor ya tam aç ya da tam kapat
+1
Hallegadola
(08.06.26)
Teorik olarak düşüncelerime göre yaşıyor olsam vegan olmam gerekirdi ama maalesef ki yapamıyorum, buna bazen üzülüyorum bazen de çok sinirleniyorum.

Bunun dışında;
ekimoloji +1
Bu konuda aynı şekilde tavır alıyorum bunun derinlerine inince de vardığım sonuç: yerine göre giyinememek.
Kimsenin dekoltesiyle, kapalılığıyla bireysel olarak bir derdim yok ama bulunduğu yere göre içimden geçirdiğim "yargılama" değişebiliyor.
0
mutekebbir
(08.06.26)
ırkçılık ve ayrımcılığın çok ilkel ve modern toplumda asla yeri olmayan bir görüş olduğu fikrindeyim ama senelerce sultanahmet'te çalışmış biri olarak, bazı insan topluluklardan hiç haz etmiyorum.
+1
lil siztah
(08.06.26)
Irkçılığın ahlaksızlık olduğunu düşünüyorum ama Türkiye’deki bir kaç etnik gruba karşı çok ırkçı düşüncelerim var. Bazen sesli dile getiriyorum bazen içimden sövüp geçiyorum.
0
yenibirgüzelnick
(08.06.26)
İnanç özgürlüğüne inanıyorum ama çok dindar insanlara karşı yıkılamaz önyargılarım var.

Cevap verdim ama bana güven olmaz güçlünün yanında duran çıkarcı biriyimdir ben ne de olsa.
+3
peki madem
(08.06.26)
Hocam insan güvenmediği kişi grup vs için niye canını versin. Çok mantıklı değil bence. Tüm ibnelikler de bu gaylerde gibi bi genellemeye varmışsın, değil sanki.
0
bumbum
(08.06.26)
memelileri kesip yeme olayi maalesef dogru degil. etik olarak sikintili bir mevzu. ama yiyorum. eve almiyorum ama disarida yapildigi zaman veya turkiyeye dondugum zaman kebap yiyorum.

balik ve tavugu bir yere kadar anlayabilirim ama bir kuzuyla vakit geciren birinin sonra onu yeme fikrine sicak bakmasi mumkun degil. baliklarin zaten dunyadan haberi yok o problem degil. tavuklar da sanki cok duyguya sahip degilmis gibi. ama kuzular, danalar bildigin kompleks duygulara sahip canlilar.
0
antikadimag
(09.06.26)
(15)

Paris'i abartılmış bulmak ve önyargılar. (ve Louvre Müzesi)

put it in your appropriate place
İmkanlarım sayesinde iyi gezdiğimi düşünüyorum ve böyle giderse baya da gezmiş olacağım.Neyse o kadar geziye rağmen henüz Paris'e gitmedim. Anlamsızca Paris'e ön yargım var. Öyle merak da etmiyorum açıkçası. Yine de hazır imkanım varken belki Eylül ayında gidebilirim. Gideyim de aradan çıksın diye.B
İmkanlarım sayesinde iyi gezdiğimi düşünüyorum ve böyle giderse baya da gezmiş olacağım.

Neyse o kadar geziye rağmen henüz Paris'e gitmedim. Anlamsızca Paris'e ön yargım var. Öyle merak da etmiyorum açıkçası. Yine de hazır imkanım varken belki Eylül ayında gidebilirim. Gideyim de aradan çıksın diye.

Birde millet Louvre Müzesine ölüyor bitiyor. Benim hiç ilgimi çekmiyor. Bir arkadaşım diyor Paris'e git ve illa Louvre müzesine de ziyaret et. Dedim ilgimi çekmiyor ya, gitmem. Adam öfkelendi lan. Ne demek gitmem. Hayır ilgimi çekmiyor, meraklısı değilim kral. asdhjksahdk

Yani Mona Lisa, iyi güzel hoş. Tamam başyapıt ama gideceğim şimdi Mona Lisa ve diğer resimlere bakacağım, diyeceğim oo güzel yapmış. Öyle devam edeceğim. Hiçbir şey anlamadan bakmış olacağım.

Kendimi geliştirmiş biriyim ama resim konusunda düz adamım. Karikatür karakteri (bkz: Düz Adam Sami)'den farkım yok resimde. Dolasıyla Louvre Müzesi ve diğer sanat müzelerine gitmek pek anlamlı olmuyor benim için.

Bir arkadaşım gitmişti birkaç sene önce. Çok pis diyordu. Hafif hayal kırıklığına uğramıştı.

Çevrenizde var mı Paris'e gitmeyip ön yargılı olan veya gidip ne biçim şehir lan burası diyen?
0
put it in your appropriate place
(07.06.26)
paris sanat sepet sevmiyorsan seveceğin bi şehir değil.
binaları sokakları güzel. bazı metroları ve sokakları pis cidden.
ama avrupada çoğu yer böyle ki zaten. müze, bina, saray, güzel sokaklar falan.
e bunları sevmiyosan parisi de sevmezsin.
disneyland güzel ilgin varsa.
ben gittim ama müzeler ilgimi çekmiyor. aklımda müzelerle ilgili ne kaldı dersen sıfır. resim-heykel-tarihe pek ilgim yok.
müzik-tiyatro severim daha çok.
ama ortam, güzel binalar, sokaklar parklar vs görmek istiyosan gidebilirsin. ha bi de eyfel.
0
jelly bear
(07.06.26)
ben. paris ve fransa asla ilgimi cekmiyor.

cok fazla zengin turist ülkesi ve sehri. fransiz mutfagi da bok gibi bence. sacma sapan seyler. baget dümdüz ekmek nedir allasen...

fransizca duymayi da görmeyi de sevmiyorum. fransiz sinemasi da cogu zaman cok sapikca geliyor. fransiz ressamlar da benim tarzim degil.

fransa'da strasburg'da gittim hic begenmedim. cannes bildigin konyaalti sahili gibi bir sey var. nedir bu tatava yani..
louvre ve bir tane daha büyük müze var orada. koleksiyon olarak iyidirler diye düsünüyorum.

baya biased büyük ihtimalle ama fransa sevmiyorum. atatürk'e de kemal diyip duruyorlar. bi düstur cekin siz önce dlfkjg
-2
Purple life
(07.06.26)
Görev gibi seyahat etmek benim aklımın almadığı bir şey. Aradan çıksın nedir, marketten yoğurt alır gibi. Hitap etmiyorsa gitme, yapma.
+5
sekizdokuzon
(07.06.26)
@sekizdokuzon, doğru diyorsunuz. Merak ettiğim başka şehirler var. Bir tanesine direkt uçuş yok.
-1
🌸put it in your appropriate place
(07.06.26)
Paris eyidir hojtur ama benena.

Paris turist olarak güzel eyvallah ama sana katılıyorum aman aman bir albenisi bende de yok.

Kendini kasmadan gideyim notre dame göreyim louvre göreyim şanzelizede bi turlayıp geleyim dersen tamam.

Ama anlam yüklenecek vizyon katacak rüya yaşatacak vs saçmalıkları barındıran bir yer değil.
Heryer çöp pislik+1
-1
basond
(07.06.26)
ben de özellikle avrupayı epey bir gezdim. Fransa'nın güneyine filan da gittim ama hiç Paris merakım yok. bir de hep nasılsa bir gün iş güç vs bi sebepten yolum düşer diye hiç öncelik vermedim, yaş 40 oldu yolum da düşmedi yani:) Eyfel falan hiç ilgimi çekmiyor. Louvre yine de görmek isterim tabi ama maksat müzeyse adres Londra olmalı.
0
awlmi
(07.06.26)
Bunun sendromu var: tr.wikipedia.org

Ben 10 küsur yıl önce gitmiştim.(10 yıl önceye göre şimdi sokaklar daha pis ve tehlikelidir tahminen.) Görülmesi gereken bir yer derim ama ilk 5 şehrime girmeyebilir. Mesela ben Edinburgh'tan çok daha fazla etkilendim. Londra'yı da daha üste yazarım.

Louvre güzel ama ben Orsay müzesini daha çok sevmiştim, daha bildiğim sevdiğim resimlerin orijinallerini görmüştüm mesela.

gitmek istemiyorsan gitme yav. İlla tik atıcam diyorsan da birkaç gün git oradan ya yukarı Belçika Hollandaya geç, ya da Cannes Nice vs. güneyde takılıp İtalyaya geç fıstık gibi İtalyayı dolaşırsın.
+1
nhk ni youkosu
(07.06.26)
Ben paris'e iki kere gittim. Fransa'da yaşayan biri olarak hiçbir güç beni orada yasatamaz amma lakin turist olarak (Fransızca konuşan biri olarak) ben severim. Tabi yemeğini yemeği, kültürel şeyleri falan. Kişi bunlardan hoşlanmıyorsa olmayabilir (bu arada louvre gitmedim.)
Biraz ne istendiğine bağlı. Bence görülmesi gereken bir yer ama Fransa'da görülmesi gereken çok yer var.
Açıkçasi kutsal kitapta yazıyor gibi tatil yeri yapmamak lazım:) nereyi istiyorsaniz oraya gidin. misal millet barcelona çok seviyor ama beni de hiç etkilememis yerlerden biriydi. Kişiye bağlı yani. Zorla tatil yapmaya gerek yok.
Bu arada Türkiye'de tabiki Fransa/Paris önyargısı var.
Biraz gidip eksi'de new york, londra, los angeles vs her yeri okuyun. Bir sürü sevmeyen çıkacak. Yani her yeri sevmeyen kişi var. Fransa'ya karşı ekstra olabilir bilmiyorum (misal Fransa Irak savaşına katılmadığı ve onaylamadığı için Amerikalılar ekstra sevmezlerdi bir dönem). Dediğim gibi redditte okursanız çok seven de var, o yüzden fikrinizi bence kendiniz verin, kimin ne dediğine çok bakmayın.
+2
logisticsmanager
(08.06.26)
dunyanin en onemli sehirlerinden, hatta xiv louis zamanindan napoleon'a kadar dunyanin en onemli sehri olmus bir yerden bahsediyoruz. dolayisiyla ben herkesin bir kere gitmesi gerektigini dusunuyorum. tayland degil ki bu istemiyorsan gitme diyelim.

istanbul, roma, paris, londra, amsterdam, new york, tokyo, petersburg, pekin. bu sehirlere herkes gitmeli.

louvre'da sadece tablo yok. 10 bin yillik heykel falan da var orada. cok zengin bir koleksiyon. paris'i ben de cok sevmemistim. cografi olarak bir esprisi yok. tekrar gitmek icin bir istek yok icimde. ama onemli bir yer ve gitmeden rahat edemezdim.
+1
antikadimag
(08.06.26)
Zevkler,renkler...
Hoşuna gitmiyorsa,aramıyorsan boşver.
+1
denizciman
(08.06.26)
pariste 1 sene kadar yaşadım. yaşamak için zor bir şehir. müze ve şehir yapısı olarak güzel. evet abartılıyor olabilir ama dünyada paris gibi bozulmamış kaç şehir var? 2. dünya savaşında bile zarar verilmemiş bir şehir. başkent anlamında bakarsan dünyanın en tarihi ve en sanatsal şehri olabilir. ayrıca 1 haftada falan gezemezsin tamamanı bitirmek çok zor. turistik yerleri 1 hafta olabilir ancak detaylı gezmek zaman alır.
ayrıca arkadaşlar parisi boklayana kadar ne gördünüz allahını severseniz ya.
0
mikahakkinen
(08.06.26)
Ben de geçen yıl ön yargılı gittim. Fakat gayet güzel bir şehir. Mutlu ayrıldım.
0
adivar
(08.06.26)
Istanbulda yasamiyorum ama istanbul paristen güzeldir. Bogaz var bi kere.
-1
Purple life
(08.06.26)
Pesin not: Fransa'da yasiyorum. Bu yasadiginiz sadece Paris icin degil hemen hemen pek cok Avrupa sehiri icin gecerli. Yani bir sehri turist gozusyle geziyorsaniz o sehrin size sunduklarini tam olarak anlayamiyorsunuz. Yani asil Paris Louvre, Luksemburg Parki, Notre Dame, Eiffel falan degil. Bu Istanbul'a gelip Ayasofya, Sultanahmet, Topkapi Sarayi'ni gezmek gibi bir sey. Istanbul biraz Yeni Raki reklamlarindaki gibi aslinda. Gezdiginiz sehirlerden zevk almak istiyorsaniz o ruhu yakalamaniz lazim, bu da aslinda zor, anlatilabilir bir sey degil ama oradan birilerini taniyor olmak kolaylastiriyor (belki de bunsuz mumkun degil). Bundan 3, 4 sene once bir karikatur gormustum, bir ulkeye/sehre tasinmis olmak demek x muzesi, y katedrali neyse yaninizda olmasina ragmen nasil olsa bir ara giderim diye hic ugramamis olmak demektir diyordu (bu minvalde bir seydi). Cunku o turist kafasindan cikinca gercek hayata karisiyorsunuz ve bir sehrin size gercekten (iyi, kotu) sunabileceklerini deneyimlemeye basliyorsunuz. Eger turist olarak bunu kirmak istiyorsaniz size tavsiyem farkli bir yere gitmeniz. Avrupa'da belki Reykjavik olabilir, hem de kisin. Bosverin, kardan hicbir yeri gezemeyin. Iste o zaman gercek Izlanda ruhunu yasamis olursunuz. Bati'da belki New York City olabilir. Kuba olabilir. Asya'nin cok buyuk bir kismidir zaten. Imkan varsa Cin'e veya Japonya'ya gidin. Bu arada sunun da etkisi var: Biz zaten yari Avrupaliyiz. Istanbul mesela diger Avrupa sehirlerinden cok da farkli degil. Dolayisiyla bildigimiz, gordugumuz seyler. Ben Avrupa'da yasadigim icin is harici Avrupa'da seyahat etmiyorum. Zaten her sehir birbirine benziyor. Hatta bunun da bir karikaturu var: Every European City diye: keenbeanstudio.myshopify.com

Objektif degerlendirmelere bakarsak yazan herkese katiliyorum. Mimari acidan korunmus, bakimli, fakat bazi yerler pis ve tekinsiz. Acikcasi tehlikeli bir sehir olarak goruyorum. Bazi bolgeler komple bizim eski Esenler Otogar'i gibi, tipler falan. Istanbul gibi kaotik buluyorum. Guzel restoranlar var fakat bu da eger cok zengin degilseniz ciddi bir ayirt edici ozellik degil.
+4
Sour
(08.06.26)
Paris benim de hiç ilgimi çekmiyor. İş seyahatinde aktarma yapmıştım birkaç saat geçirdim. Bir daha gidesim gelmedi. Tüm Fransa'ya karşı bir önyargım var aslında. Dünyada görülecek o kadar çok yer var ki bir tanesi eksik kalabilir bence.
0
peki madem
(08.06.26)
(8)

Asya'ya ucak biletleri cok pahali degil mi?

tantamount_to_equivalent
Gidenler nasil gidiyor? Yani demek istedigim ucak biletlerine baktigim an zaten ben Asya'yi silmis oluyorum kafamdan. Ucaga gidis donus 700-800 euro verecegime ben zaten yapacagim tatilin kralini Avrupa'da yaparim. Barcelona'da tatil yapabilecekken ben niye Bali'ye gideyim mesela.
Gidenler nasil gidiyor? Yani demek istedigim ucak biletlerine baktigim an zaten ben Asya'yi silmis oluyorum kafamdan. Ucaga gidis donus 700-800 euro verecegime ben zaten yapacagim tatilin kralini Avrupa'da yaparim. Barcelona'da tatil yapabilecekken ben niye Bali'ye gideyim mesela.
-1
tantamount_to_equivalent
(06.06.26)
cogu uzak doguya giden tanidigim zaten artik barcelonaymis romaymis parismis yeterince gidip gordukleri icin ve degisiklik aradiklari icin gidiyor.

ya da vize ile ugrasmak istemeyenler de var. gidis donus 35-40k fena da gelmedi bu arada. ama ben o paraya asya yerine amerikayi gezerdim.
0
gitdaddy
(06.06.26)
Cok ama cok pahali. Iran savasi öncesinde de petrol cok ucmustu sonra bu krizle iyice fiyatlari etkiledi.

Bence tatile icin degil de seyahat icin gidiliyor. Özellikle de kisin gitmek cok uygun cünkü kisin ortasinda yaz tatilini de ekleyebiliyorsun.

Ek olarak da yeme içme orada cok uygun. Alisveris de keza öyle. Ucak büyük bir kalem oluyor ama onun üstüne cok da eklenmiyor.
Barcelona‘ya bilet daha uygun olsa da yeme icme cok daha pahali oluyor.
0
Purple life
(06.06.26)
Tercih meselesi. Kimisi vize alamadığı için kimisi alabilecekken uğraşmamak için kimisi Avrupa’nın hemen her yeri birbirine benzediğinden farklılık olsun diye. Birçok sebep var. Barcelona elma, Bali armut. Bali’de 7 yıldızlı otelde alınacak hizmeti Avrupa’da almaya kalksan 3 katı falan olur herhalde. Fiyat farkının bir sürü sebebi var, uçuş azdır uçak bileti pahalı olur, işçilik ucuzdur yeme içme otel ucuzdur gibi gibi.
+1
orient blue
(06.06.26)
Söylenenlere ek olarak Uçuş mesafesi + uçan havayolu firması.
Bugün Fransa Türkiye arasında;
Thy
Pegasus
Ajet
Sunexpress
Airfrance
Transavia

Bu kadar seçenek varken haliyle rekabet var.
+1
logisticsmanager
(06.06.26)
Pahali degil, asya uzak, ona gore de fiyatlar.
-4
baldur2
(06.06.26)
Barselona ile Bali çok farklı konseptler. Avrupa benim için bol metro kullanmalı, bol yürümeli, bazen tarihin bazen sanatın izini sürdüğüm anlardan ibaret. Bali ise tam bir huzur ve dinlenme tatili.
Bali’de özel havuzu olan villa konseptli bir otelde sabah&akşam sınırsız efsane lezzetlerin olduğu bir otelde Türkiye’ye göre çok komik bir rakama kalmıştık. Şöförlü araba tutup geziyorduk her gün, yaptırdığımız masajlar efsaneydi. Konsepti kenara koyup bütçeye bakarsak bunları herhangi bir avrupa ülkesinde yapmaya kalksa insan çok deli paralar harcar.
0
cilekli pasta
(06.06.26)
Maliyet açısından bakıyorsak, Barcelona'da otele vereceğin para uzakdoğu uçak biletini karşılar, üste para da artar.
+3
mikro patlama
(06.06.26)
Çok önceden alıyoruz biletleri, 1 sene kadar, bir de aktarmalı gidiyoruz daha uygun oluyor. Kore, japonya, çin, endonezya, 3 kez de taylanda gittik bu şekilde.
0
mavibalık
(07.06.26)
(5)

Araba model yılı

arbre
Model yılları arasında önemli bir fark oluyor mu?Opel Corsa 1.2 Twinport için 2008, 2009, 2020 model arasında çok fark var mı?
Model yılları arasında önemli bir fark oluyor mu?

Opel Corsa 1.2 Twinport için 2008, 2009, 2020 model arasında çok fark var mı?
-6
arbre
(06.06.26)
2008 modelin motoru,general motors,
2020 de fransiz oldu.
0
designer
(06.06.26)
Abi mühendis adamsın 12 senede fark olmama imkanı var mı herhangi bir şeyde?
Genelde motorundan içine, her şeyi neredeyse değişiyor arabaların.
Ya iki sene fark bile apayrı araba demek bazen.
+3
logisticsmanager
(06.06.26)
Yanlış yazmışım 2010 yazacaktım, 1 2 yıl arasında dikkat etmeyi gerektirecek kadar fark var mı demek istedim
-5
🌸arbre
(06.06.26)
2010'dakiler 85 beygir, ona kadar olanlar 80 galiba.
Beygirleri aynıysa temelde bir farkları olmasa gerek. Her şey ayniysa o zaman çok fark olmaz.
0
logisticsmanager
(06.06.26)
Sen araba falan alamayacaksın, anlaşıldı
+5
antihero
(07.06.26)
(4)

kreatin ve protein tozu

kojonotsuki
Hangi ürünü kullanıyorsunuz?
Hangi ürünü kullanıyorsunuz?
0
kojonotsuki
(05.06.26)
İkisinde de supplementler.com'un kendi ürünlerini kullanıyorum.
0
kizil karga
(05.06.26)
Decathlon.
0
logisticsmanager
(05.06.26)
sadece creatin kullanıyorum marka olarak da elimdeki bittiğinde hangisi ucuzsa o, kreatin markası farketmiyor.
0
nahtoderfahrung
(05.06.26)
ikisinde de optimum kullanıyorum.
0
false pretension
(05.06.26)
(19)

aracın trafikten men edilmesi

kibritsuyu
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil."şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.aracın ne kabahati va
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.

bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil.

"şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.

aracın ne kabahati var ki? alkollü yakalanan sürücüye ceza kes, ehliyetini de al, bunlar tamam. aracın kabahati ne? arabayı bıraksanız da başkası kullansa olmuyor mu?

hayatımda alkollü direksiyon başına geçmedim, park cezası dışında ceza yemişliğim de yok. başıma geldiği için değil, sırf merakımdan soruyorum.
-1
kibritsuyu
(04.06.26)
Ceza dediğimiz şey, suçlunun canını acıtmak değil mi?
Bilmiyordum öyle bir ceza olduğunu. Hoşuma gitti. Caydırıcılığı yüksek.
+2
Mirket
(05.06.26)
olay daha çok aracın alıkonulması olarak algılıyorum ben. yani sen desen ki bu aracı başkası kullanabilir, araca el koymuyoruz gelsin alsın diye... o ehliyetine el konan kişi o aracı yine kullanır. her gün çevirmeye girmiyor sonuçta, her gün ehliyet sorulmuyor. araç elindeyse kullanabilir.
+6
konetsu
(05.06.26)
çevirmeyi yapanlara da bağlı olarak, o sırada limitin altında çıkmayan kimse yoksa arabada birilerini çağırıp arabayı bağlatmadan devam edebiliyorsunuz yola. Polis çevirme noktasında beklemeni istemezse çekiciyi hemen çağırıyor
0
klassno
(05.06.26)
suçlunun canını acıtalım. yüksek para cezası keselim, suçluya ait ehliyete el koyup araç kullanma yetkisini elinden alalım.

soru da bu zaten, arabanın suçu ne? arabayı cezalandırdığın zaman hiç suçu olmayan, konuyla alakası bile olmayan, o arabayı kullanabilecek başka bir aile ferdini de cezalandırmış oluyorsun. alkollünün ehliyetini aldın zaten o kullanamaz. başkası niye kullanamasın?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Alkollüye arabasını verenin, kullandıranın da canı yanıyor böylece.
Babasının ya da şirketin arabasıyla aleme akan kişi, alkol almama konusunda daha büyük baskı hissetmez mi?
+3
Mirket
(05.06.26)
iyi de suçun şahsiliği diye bir şey var.

düşün mesela adam ailesiyle oturduğu evin bir odasında illegal madde üretiyor.

polis gelsin, adamı götürsün tamam, mahkeme tutuklasın, para cezası versin tamam. ama ailesini de sokağa atıp eve el koysa, "burada imal etti, evini kullandıranın da canı yansın" dese olur mu?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Yeterince izah edilmiş ama idrak etmemek için direniyorsun. Verdiğin örnek de alakasız.
+1
kullaniciadimvar
(05.06.26)
yeterince izah edilmemiş, verdiğim örnek de bire bir aynısı. ortada suç var, suçlu var, suçla alakası olmayan kişiler var ve içinde suç işlenmiş bir mekan var. daha nasıl alakalı olabilir?

idrak ediyorum ama ikna olmuyorum. demek ki ikna edebilmek için daha mantıklı argümanlara ihtiyacınız var.

varsa söyleyin, yoksa "anlatılmış ama anlamıyon" diye salak muamelesi yapmanın alemi yok.

hadi sizin güzel hatırınız için ruhsat sahibi başkası ise ona da ceza verelim, arabasını sarhoşa verdi diye.

hala ikna olmuyorum. ARABANIN, o içinde motor ve koltuklar olan tekerlekli teneke parçasının suçu ne?

"canını yakmak için malına el koymak", "baskı hissettirmek için alakasız kişileri de mağdur etmek" şeklinde bir cezanın mantığı nedir?

direksiyon başında telefonla konuşurken yakalanan adamın da telefonunu alalım. hatta herhangi bir trafik cezası yiyen adamın malına mülküne de çökelim, böylece bunun korkusuyla baskı hissetsin.

böyle ceza mı olur?
-1
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
doğru mesela evde o arabayı iki kişi kullanıyorsa fena bi durum. Ama devlet insanların ehliyetsiz de o arabayı kullanacağını öyle kanıksamış ki arabaya el koyuyor demek ki.

youtu.be
Burada anlatılan Almanlar gibi olmadıkça bu böyle devam eder. :D
+2
nhk ni youkosu
(05.06.26)
Merak ettim, biraz baktım, anladığım kadarıyla ikinci kez alkollü araç kullanırken yakalanmak ya da aracın sigortasız olması gibi durumlarda araca da ceza geliyor. İlk kez ceza yazıldığında araç trafikten men edilmiyor.

Bizim başımıza daha saçması geldi. Eşime alkollü araç kullanmaktan ceza yazıldı. (Limit altında olduğuna emindi, hastaneye gidip kan verdi, itiraz davası açtı, ceza iptal edildi. Bu da 3,5 ay sürdü ama o ayrı mesele.)

Yanında yabancı bir arkadaşımız vardı, onun ehliyetini kabul edip arabayı ona teslim ettiler. Ama itiraz davası sürerken arabanın muayene vakti geldi, ruhsat eşimin üstüne, eşimin ehliyeti alınmış, biz bu ceza gözüktüğü için araca muayene randevusu alamadık. Bu sefer ben çevirmeye girsem muayenesiz araç diye ceza yiyeceğim. Arabayı trafikten men etmeseler de bir saçmalık çıkarmayı beceriyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(05.06.26)
belirli şartlarda oluyor zaten ama amaç caydırıcılık. akp nin belki de tek düzgün uygulaması. bana kalsa aracın anahtarla boydan boya çizilmesi, çamurla sıvanması, arka cama tehlikeli sürücü yazılması gibi şeyler bile yaparım. yokssa gçmen kaçakçılığında kullanılan araçlar, sahibinin haberi yoksa yüzlerce kilo uyuşturucu yakalanan araçlar bile trafikten men edilmiyor.
+1
ground
(05.06.26)
alkollü araç kullanan adamın malını 2 aylığına müsadere ediyor işte. ceza gibi ceza. daha ne yapsın!?
+3
babilfish
(05.06.26)
birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler.

aracın trafikten men edilmesi de aynı şekilde. araç sahibi aracıyla işlenen kabahatlerden sorumlu. aracının düzgün kullanılmasını tesis etmek durumunda. ufak tefek kabahatlerde sadece para cezası varken, bazı daha büyük kabahatlerde araç trafikten men edilerek araç sahibine "bilader buna neden izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" denilmiş oluyor. aracın trafikten men edilmesi için de, ehliyetsiz kullanmak, alkollü kullanmak ya da aracın suça falan karışması gerekiyor sanırım.

olayın ölçeğini küçültelim. sen bana arabanı verdin. ben de gittim olmadık bir yere park ettim, park cezası yazdılar. ceza plakaya yazılıyor, benim ehliyetime gelmiyor, sen ödemek zorunda kalıyorsun. "ben kullanmıyordum, co2s2 kullanıyordu" desen bile, devlet "bilader neden buna izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" demiş oluyor. işlediğim kabahatin ölçeğini büyütünce, devlet de sana daha ağır cezalar kesiyor, çok çok büyütünce de aracı trafikten men ediyor.
+3
co2s2
(05.06.26)
Fransa'da bu tarz haberlere bakarken karşıma çıkıyor; ehliyeti önceden kaptirmis zaten, ehliyet olmadan kullanıyor arabayı.
O sebepten mantıklı çünkü bu mallar hiç umursamadan devam edecek, altından arabasını da alıyorsun ki gene yollara düşemesin.
Bir kere alkollu yakalanır da ikincisi artık salaklik kategorisinde olur ve bu kişinin arabasi olmamali.
+3
logisticsmanager
(05.06.26)
"birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler."

ya işte tam olarak onu soruyorum zaten abi. biri benim telefonumu alıp yasadışı iş yaparsa BENİM başım belaya girer, TELEFONUMA bir şey olmaz. alırlarsa en fazla incelemek için alırlar, telefonsuz kalsın da aklı başına gelsin diye değil.

benim internetimden girip yasadışı iş yaparlarsa BENİ alır götürürler, İNTERNETİMİN başına bir şey gelmez, modemimi söküp el koymazlar internete bundan girilmiş diye.

arabanın sigortası yoksa, uygunsuz egzozu varsa, muayenesi yoksa, şasi numarası tutmuyorsa, ne bileyim arabayla ilgili bir sıkıntı varsa al götür parka çek arabayı. şoförü suç işledi diye altındaki arabayı niye alıyorsun?
+2
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Asıl saçma olan ehliyete el konulması. Çünkü ülkenin yarısı ehliyetsiz araç kullanıyor. Ehliyetinin olmaması, el konması veya iptal edilmesi araba kullanmasına engel değil.
Arabanın bağlanma olayı araba kullanmasını engellemenin tek yolu tabi tek arabası varsa. Araba başkasının ise o zaman sahibi böyle birine araba vermemeli. Verdiyse sonuçlarına katlanmalı.
Ayrıca drift cezası, abartı egzost, modifiye gibi cezalarda araç bağlama en etkili yöntem. Çünkü araba bunu yapan tipler için en değerli şey. Bu elinden alınarak cezalandırılması kadar doğal birşey yok. Bu bile yetersiz bana kalirsa trafikten men bir daha o aracı geri alamama olmalı.
Aynı durum taksi sahipleri için de geçerli. Şoför yolcuyu dolandırıyor, yolcu seçiyor cezası sadece ehliyete el koyma, taşıma belgesi iptali olamaz. Ona bu aracı verenede ceza kesiliyor.

Veya Alkollü araç kullanmanın cezası doğrudan hapis olmalı. Öyle yok ilk sefer 6 ay yok ikinci sefer şu kadar ehliyete el koyma, arabaya el koyma saçmalıkları olmamalı.
+1
my fault
(05.06.26)
cezayla canını acıtmak için değil.

adam zaten kurallara uymadığı için ceza alıyor.
arabayı bağlamazsan ertesi gün yine kullanacak.

2 ay arabasız kalınca cezanın caydırıcılığı yükseliyor.
+3
duyuruuser
(05.06.26)
@kibritsuyu : devlet "arabanı ona buna verme, senin de başına belaya girer" diyor. kaldı ki pratikte işler böyle yürümüyor. mesela araç sahibi olmayan şöför alkollüyse, aracı hemen bağlamıyorlar, araçta başkası varsa kullanmasına izin veriyorlar ya da araç sahibi yakında bir yerdeyse gelip aracını almasına izin veriyorlar.
+3
co2s2
(05.06.26)
araba suç mekanı değil, suç aleti. söylediğin örnekte, o illegal maddeleri üretmekte kullandığı aletlere de el koyarlar zaten. mesela benim tenceremdi bırakın diyemezsin.

arabayı evde başkalarının kullanacak olmasının bir önemi yok. mal sahibi kimse cezayı o çekmiş oluyor arabasız kalarak.

arabasız bırakmak hem caydırıcı ceza, hem o suçun tekrar işlenmesini önlemek demek.

yani arabasız bırakmak bir ceza yöntemi. araba cansız bir varlık sonuçta, arabaya verilen bir ceza değil bu.

tam doğru bir örnek mi şu an emin olamadım ama mesela küçük bir iş yeri düşün. patron, o şirketiyle bi haltlar çevirse o şirket kapatılır. çalışanlar da işsiz kalır suçları olmamasına rağmen. şirketi bırakın biz çalışalım diyemezler.

telefonu da incelemek için aldıklarında, o kadar da kısa bir süre sonra vermiyorlar. o da temkinli olman için bir ceza işte.

ayrıca evde işlenen suça bağlı olarak, suç mahali olduğu için gerektiği kadar süre kullanım yasağı koyabilirler, mekanları mühürleyebilirler.
+2
art cat chocolate
(05.06.26)
(7)

bu fitness programı sizce nasıl?

istististist
Fitness geçmişi olmayan biri için uygun mu sizce? Oturduğum lokasyona yakın bölgede salon olmadığı için bu programı evde uygulamayı düşünüyorum. Evde bu programı uygulayabilmem için alabileceğim en mantıklı alet seçimi nasıl olur? PazartesiSquat 5x5Bench Press 5x5Ağırlıklı Barfiks 5x5ÇarşambaSquat 5
Fitness geçmişi olmayan biri için uygun mu sizce?

Oturduğum lokasyona yakın bölgede salon olmadığı için bu programı evde uygulamayı düşünüyorum.

Evde bu programı uygulayabilmem için alabileceğim en mantıklı alet seçimi nasıl olur?

Pazartesi

Squat 5x5
Bench Press 5x5
Ağırlıklı Barfiks 5x5

Çarşamba

Squat 5x5
Overhead Press 5x5
Deadlift 1x5
Ağırlıklı Dips 5x5

Cuma

Squat 5x5
Bench Press 5x5
Bent Over Row 5x5
-1
istististist
(02.06.26)
Kötü. Dumbbell al. 5 kg ve 10 kg. Lyfta sitesinden hareketlere bak. Bunlarla gelişim sağlayamazsın.
-6
arbre
(02.06.26)
Begginer için iyi değil. Hele evde zaten olmaz. İntermediate olunca yap.
Ağırsağlamı takip etmek iyidir. Yeni başlayan programları da vardı onların diye hatırlıyorum.

Ek: Evde yeni başlayanlar için şu ikisi yeterli bence

www.decathlon.com.tr
www.decathlon.com.tr
0
Mirket
(02.06.26)
Abi acikca soyleyeyim yeni başlayan biri evde 5*5 yapamaz ya. 5*5 stronglifts programi, evde 5*5 ile sana gerekli etkiyi yapacak ağırlık ilk başta az olsa da 6 ay sonra o ağırlığı gececeksin ve bu is iyice maliyetli ve zor olacak.
Buna ek olarak program da kötü. Kendin yazdiysan sana tavsiyem hayatın boyunca kendine program yazma. Ben 16 yıldır yapıyorum, daha yeni yeni belki biraz mix isler yapmaya başladım.
5*5 yapacaksan o zaman direkt stronglifts yap. Ne bileyim rippetoe'nin starting strength yap.
Ama dediğim gibi evde diyorsun, hadi bugün 60 kg setle başladın. Düzgün yaparsan 6 aya ikiye katlaman gerekirse ve para olmazsa/evde yer olmazsa/gürültü yapacak olursa o set elde patlar.
Bizden başka program tavsiyesi falan istemediğin için başka yorum yapmıyorum.
0
logisticsmanager
(03.06.26)
@logisticsmanager;

yanıt için teşekkür ederim.

program tavsiyesi alabilirim hocam, hatta program tavsiyesinde bulunursanız memnun olurum.
0
🌸istististist
(03.06.26)
Ilave olarak, salon tecrübesi olmadan ben de sıfırdan evde kendi başına başlamayı hiç tavsiye etmiyorum.

Salon pratiği hem hareketleri öğrenmede hem de hangi antremanlara hangi agirliklarla girilebilecegi tecrübesini de getiriyor.

Evde kendi kendine başlayip göğüs Dumbbell press'te 10 kg + 10 kg kaldırıp "ağır giriyirum" diyen gördüm çünkü :) ya da lateral raise i de yine 10 kg 10 kg ile yapan adam :)

Mesela en zayıf adam bile göğüs dambil da bir yerden sonra 20 kg + 20 kg çok rahat kaldırır. Ama lateral raise çok teknik bir hareket, en iri adamlar bile 10 kg ile yapmıyor bazen, gibi gibi..
0
makbur
(03.06.26)
Bu arada, bence şınav barfiks vs gibi hareketler de çok faydalı bunları yapabiliyorsaniz yapın (ama şınavı da mesela pek çok kişi yanlış çekiyor push up videoları vs izleyin) calisthenicsle gayet fit kaslı bir vücudunuz olur (irilesmezsiniz o ayri)
0
makbur
(03.06.26)
Bu biraz ne istediğinize bağlı. Misal bu programı yaparken kafanıza güç antrenmanı mı yapmak vardı yoksa sadece sağlıklı, fit olmak mi?
Burada birçok kere yazdim;
Sağlıkli, fit olmak için fantastik şeylere gerek yok.
Iki adet kettlebell
Barfiks bari
Ab wheel
Ağırlık yeleği

Şu 4u ile oldukça iyi ilerleyebilirsiniz. Benim misal kb'ler 24 kg. Arada evde armor building complex yapiyorum;
2 tane kettlebell clean
1 kb press
3 kb front squat
Her 1 dakikada 1 kere yapıyorum, 15 kere civari.
Ardından yürüyüşe çıkıyorum.

Bunun gibi bir sürü teknik var.
Reddit fitness wiki'de bu konuda birçok şey bulabilirsiniz ama dediğim gibi amaca bağlı biraz. Ben misal hayatta evde çalışamam çünkü çok ağırlık lazım powerlifting sebebiyle. Ama ben hanıma spor yaptırıyorum ve sadece gerekli olanlar yazdiklarima ek bir de hip thrust için bant, yoga mati.
Hatta kettlebelli iki farklı kg da alabilirsiniz bütçe için. Set başına el değiştirerek falan.
0
logisticsmanager
(03.06.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.