Giriş
(10)

Soğan çorbası, kurbağa bacağı, salyangoz yemek mecburi mi?

tahirkemalbozoglu
Paris’e gidince bunları yemeksek ne kaybederiz?
Paris’e gidince bunları yemeksek ne kaybederiz?
0
tahirkemalbozoglu
(14.07.25)
hiçbir şey. soğan çorbası denedim baya kötüydü.
0
jelly bear
(14.07.25)
üçünü de türkiye'de yedim. soğan çorbası bence overrated. pek bir olayı yok sıcak çorba işte. ama tereyağlı salyangoz yemeği ve kurbağa bacağı çok güzeldi. farklı bir yere gitmenin en güzel taraflarından biri de oranın mutfağından bir şeyler denemek bence. biraz açık fikirli olmakta fayda var o yüzden ama size hoş gelmiyorsa da gelmiyordur onlar yerine deneyecek başka şeyler bulabilirsiniz paris'te.
0
semaforo de medianoche
(14.07.25)
Bence kurbaga bacagi güzel degil, salyangoz da güzel degil ama yapisindan ötürü. Disin altinda girc girc ediyor, ben öyle seyleri sevmem. ahtapot ve karides de sevmem bu sebeple.
Sogan corbasi en sevdigim corbalardan biri ama fransa'da hic icmedim. Tariflerde cok fark oldugunu sanmiyorum, avusturya'daki gibidir orada yapilan da ve bence kesinlikle denenmeli.

gittiginiz ülkenin mutfagi kültürünün ayrilmaz bir bütünü. eger zihninizde kurbaga bacagi yemeyi normallestiremiyorsaniz, sogan corbasi deneyin. Illa hepsini yiyeceksiniz diye bir sey yok ama bir iki bir sey deneyin bence.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.07.25)
kurban olduğum bu nasıl soru tanzimat döneminde mi yaşıyoruz :)

fransaya gidersen yapacağın en güzel şey müzeleri gezmek, mimariyi görmektir. kurbağa bacağını fransızlar bile içmiyor.
0
yurtsuz john
(14.07.25)
Bir şey kaybetmezsin. İlgin yoksa yeme. Ben soğan çorbasını seviyorum, içiyorum, üzerinin ekmek ve peynirle kaplı olması hoşuma gidiyor.

Cafe de paris soslu antrikot ve patates yersin le relais de l'entrecote a gidip.
Maison d'isabelle de kruvasan.
Cedric grolet - tatlı
Damak tadına uyan hamur işlerinden yiyebilirsin yani. Paris te sadece escargot yok ki
0
kullanicadi
(14.07.25)
mecburi kardeş,yemezsen bir daha vize vermezler.

şaka bir yana soğan çorbası deneyebilirsin, bence çok lezzetli...
0
exlibris
(14.07.25)
Abi denemek zorunda degilsin tabiki ama denemek bence güzel bir şey bilmiyorum ben gittigim yerlerde denerim böyle şeyler.
Kurbağa bacağını kafanda büyütme, tavuk kanadi gibi oluyor. Ha 2018den beri kaç kere yedin; iki. Yani böyle akşam Fransa'nın anneleri kurbağa yapıyor gibi düşünme.
Salyangoz severim ama. Soslu falan benim hoşuma gidiyor ki annem de sevmişti denediginde.
Soğan çorbası da güzel bir şey de ikisine oranla o kadar kafa yoracak bir şey değil.

Neden bu üçüne kafa yordun bilemedim ama bir sürü yiyecek şey var yani. Bence diğerlerinden bunlara zaman gelmeyebilir.
0
logisticsmanager
(14.07.25)
kurbağa bacağı yedim, kötü değil. soğan çorbasının bir olayı yok. salyangoz yemedim, denk gelmedi.

paris giden 1000 turistin bir tanesi falan yiyordur salyangozu. kruvasana aban gitsin.
0
sir gawain
(14.07.25)
Soğan çorbası benim yediğim en güzel çorbalardan biri ama hanım yapıyor, Paris'te yemedim. Kurbağa bacağı da tavuk kanata benziyor denenebilir ama çok elzem değil.
0
mirty
(15.07.25)
Her yerde bunlar satılmıyor zaten. Bunları yiceksen bile fransız restaurantına gitmen lazım. Her yer kebapçı kuskusçu falan. Ayrıca her yerde zincir hamburgerciler var. Bir şey kaybetmezsin, fransız mutbağı zaten bize göre değil.
0
mikahakkinen
(15.07.25)
(16)

yurt disinda yasayanlar, turkiye'den ne goturuyorsunuz?

lemmiwinks
1) turkiye ziyaretlerinizden donerken neler goturuyorsunuz bagajinizda (ucakta canta, arabada bagaj)?2) hic goturmemeniz gereken bir seyden ceza yediniz mi? (kara sinir kapisi ya da havaalani?)3) turkiye'den siparisle aldiginiz bir sey var mi? nasil?4) ozel degilse hangi ulke?
1) turkiye ziyaretlerinizden donerken neler goturuyorsunuz bagajinizda (ucakta canta, arabada bagaj)?
2) hic goturmemeniz gereken bir seyden ceza yediniz mi? (kara sinir kapisi ya da havaalani?)
3) turkiye'den siparisle aldiginiz bir sey var mi? nasil?
4) ozel degilse hangi ulke?
0
lemmiwinks
(14.07.25)
Türkiye'de olup da Avrupa'da olmayan bir sey olabilir mi ?

Ve yine Türkiye'de ve Avrupa'da olan bkr sey Türkiye'de daha kaliteli olabilir mi ?

Son olarak Türkiye'de daha ucuza gelmesi söz konusu olabilir mi ?
0
feastofthedamned
(14.07.25)
Salep, özel bir pul biber, bozic antep fıstığı.
Şu üçlü dışında hiçbir şey çünkü yüzde 99 her şey bulunuyor burada.
Bir de ofise ya baklava ya da su lokumlu kuruyemisli paketlerden.
Fransa.
0
logisticsmanager
(14.07.25)
peynir'den ceza yiyen arkadasim var. buna dikkat edin. et vb ürünler zaten cok riskli.
ben genelde o risklere girmiyorum, ama mesela gecen gelisimde damla sakizli türk kahvesi aldim, baharat vb getirdim. ama genelde cogu sey buralarda da bulunuyor.
bir de vakumlatip enginar getirdim son gelisimde.
0
kaputt
(14.07.25)
Tuzlu fıstık (kırmızı kabuğunun üzerine tuz yapışmış, birahanelerde verilen gibi)
Devekuşu yumurtası
İlaç
0
michael_knight
(14.07.25)
Ben Türk kahvesi, nar ekşisi ve bazen iyi biber salçası (bunu teyzem Antep'te kendi yapıyor) götürüyorum sadece. Diger ülkeleri bilmiyorum ama benim yaşadığım ülkede Türk kahvesi tek çeşit satılıyor ve taze değil.

Peynir vs zaten yasak.

Hediyelik lokum, tatlı aldığım da oluyor dağıtmak için.

Çoğu şey zaten Avrupa'da da var. Baharatlarin da bence Türkiye'de çok daha kaliteli ve güzel olanları bulunuyor (tabii ben evde yapılanlara da erişim saglayabiliyorum) ama taşımıyorum.


Édit: aşağıda cevabı görünce "tabii ki" dedim, kitap ben de taşıyorum. Aklım yiyeceğe gittiği için sadece mutfak odaklı cevaplar verdim. Yoksa en son gelişimde çok güzel bir havlu seti de almıştım, onu da getirdim.
0
fraise
(14.07.25)
1-sarap, baharat (duzgun sumak, dolmalik üzüm, isot...), nadiren tekstil ürünü, taki.

2-hayir.

3-hayir.

4. almanya, italya, hollanda giris-cikis yaptigim ülkeler.
0
buf-e kür
(14.07.25)
@feast, sen nasil patolojik bir eziksin. Cok biliyorsun.

2- Peynirden ceza yiyen var. Türk peyniri ab‘de yok. Peynir et getirmek yasakmis. En son sebze meyveleri de yasaklamislar.

1-3: Mevsim sebzeleri getiriyorum. Mesela en son araka ve yesil erik getirdim. Bunlar türk marketinde oluyor sadece ve de pahali oluyor. Her zaman da olmuyor. Erik gördüm ama taze arala görmedim.
Cerez aliyorum. Daha ucuz tr‘de. Baklava getirdim bi de en son. Cok seviyorum. Serbetli türk tatlilar berlin‘de iyi sadece.

Ben telve makinesi getirdim. Telve satisi yok. Baska markalarin satisi vardi ama ben telve kullanmak istedim. Selamlique türk kahvesi aliyorum poset poset büyük ihtimalle siniri asiyorumdur. Bunu internetten annemin eve siparis ediyorum.

4- almanya
0
sonsuz
(14.07.25)
ütü bezi (burada var mi bilmiyorum acikcasi), perde diktirmistim o zaman buradan kat kat ucuzdu, bazi baharatlar (sumak, kimyon, guzel kirmizi biber, teyzemin yaptigi nane kurusu, zeytinyaginda kekik, zahter vs.), antep fistigi, yesil erik, corek otu, gercek nar eksisi, salca, dogal kozmetik - artik orada daha pahali gerci. vs. vs.
Oklava siparisi almistim, gul suyu , gul receli isteyen oldu, ay coregi, tahinli corek, turk cayi aldigim siparisler arasinda. Bu siparisleri verenler hep yabanci.
0
kassiopeia
(14.07.25)
hemen her sey bulunuyor artik. sadece lojistik zincirinde bozulacak, bayatlayacak seyler getirilebilir. ben antep fistigi getiriyorum. amerika'nin california antep fistiklari kocaman tatsiz tuzsuz. turkce kitaplari da bulamiyorum. o yuzden kitap da getiriyorum.
0
antikadimag
(14.07.25)
Hatay biber salçası, kavurulmuş karışık kuruyemiş ve kabak çekirdeği, bilimum baharat, yeşil sivri biber çarliston gibi, eti cininden damak çikolatasına alaturka cipsine ne kadar ürün varsa hepsi olabilir. Mr. muscle mavi WC şeysi, sifonu basınca mavi mavi olan bu benim ülkemde net yok. Sarpişir içi pişirme kağıdı dışı folyo olan dava. Kuru pasta vs. Geçmişte peynir sucuk zeytin vs. getirmişliğim çok. Hiç yakalanmadım.

Daha migros alışverişi temelli söyledim tabii de oklavam, arçelik türk kahvesi makinam falan var trden getirdim.

Bir sonraki hedefim üstten grilli elektrikli mangal getirmek. Burada hiç benzeri ürün görmedim. amzn.eu şu gibi. Muhtemelen bu yasaktır güvenlik sebebiyle.

Litvanya.
0
wallcan
(14.07.25)
1) genelde ilaç vs azaldıysa onları yeniliyorum, tatlı lokum falan belki millete ikram etmeye. burda bazı ilaçları tane tane veriyorlar, lazım olunca da doktor randevusu bulunmuyor, mecbur getiriyorum.
2) şimdiye kadar yemedim, her türlü ilaç geçirdim sormadılar. yasak olan şeyler hakkında az çok fikrim var, peynirden yiyen çok oluyor da ordan buraya getircek kadar peynir sevdam yok.
3) yok
4) almanya
0
nahtoderfahrung
(14.07.25)
türkçe kitap
kuru domates
taze baharat
boza
kandil simidi
takviye ilaçlar/vitaminler
bir de çorap ve iç çamaşırı (avrupa'da pahalı)

her gittiğimde değişiyor. en son bunları getirdim.
0
sir gawain
(14.07.25)
usttekilere ek; havlu, zeytin
almanya
0
Ley
(14.07.25)
1 - tr'den kiyafet goturuyorum cogunlukla. yiyecek olarak taze cekilmis turk kahvesi, adacayi, ihlamur, tarhana gibi yurtdisinda bulmanin zor oldugu seyler olabilir.

2 - yemek icin ceza yemedim, ama yiyen arkadaslar oldu et/sut urunu getirdikleri icin.

3 - yok

4- kanada
0
cooperr
(15.07.25)
ben de cevap vereyim:

1) bazen turk kahvesi, peynir (1-2 kere risk aldim), konserve enginar getirmistik, ayiklanmis buzluga atmalik bezelye, annemden tarhana. bal. hanimin turkiye'den aldigi bazi dogal urunler (krem, sabun vs). baharat. turkce kitap. bunlarin hepsini burada bulabiliyorum bu arada, yalniz hepsi en iyi kalite olmayabiliyor. turkce kitap da sinirli tabi. ama tek bulamadigim trakya eski kasar ve bu cok uzucu.
2) yemedim, eski kasar getirecegim ama korkuyorum.
3) zeytinyagi ve zeytin aldim, daha once turkiye'de alisveris yaptigim bir yerdi. gelmesi, teslimati biraz sancili oldu. arabayla (minibus kamyon neyse) turkiye'den getiriyorlardi.
4) hollanda.
0
🌸lemmiwinks
(15.07.25)
Artik sadece kuruyemis goturuyorum. Bence Almanyadaki kuruyemisler pek lezzetli degil.
0
turkuaz
(15.07.25)
(8)

kurum içi departman değiştirme

patos64
günaydın duyuru.ben şirkette şuan çalıştığım bölümde minimum düzeyde dahi gereken adaletin ücret ve başka konularda sağlanmadığı için ve ek olarak aslında hep çalışmayı istediğim bölümün de geçmeyi istediğim bölüm olması sebebiyle departman değişikliği iç ilanına başvurmuştum. daha önce duyuru vardı
günaydın duyuru.
ben şirkette şuan çalıştığım bölümde minimum düzeyde dahi gereken adaletin ücret ve başka konularda sağlanmadığı için ve ek olarak aslında hep çalışmayı istediğim bölümün de geçmeyi istediğim bölüm olması sebebiyle departman değişikliği iç ilanına başvurmuştum. daha önce duyuru vardı bununla ilgili.

bana dönüş olarak bu bölüm için iç ilanı durdurduk, tecrübeli alacağız dendi aniden ama ben buna kesinlikle inanmıyorum. doğru dahi olsa yerimde kim olsa inanmaz bence. iyi de bir çalışanım, mükemmel değil ama işimi iyi yaptığıma inanırım ve bu yüzden de şans verilmesi gerekliliğinin hep üstüne bastım. hem şuanki işime gereken itibar sağlanmıyor hem de bence gitmemem için çomak sokuyorlar.

ben de bunun üstüne 3-4 tane daha email gönderdim. aniden kapatılmasının enteresan olduğunu, benim bu işi çok istediğimi hayalim olduğunu anlattım. dışarıdan getirmeyin içeriye şans verin vs birçok şey anlattım. cevap vermediler.

bunlar hep gururuma dokunuyor. aniden ilanı kapattık denmesi, ayrıcalıklı çalışanların olması, üsteledikçe üsteledim çünkü bu ilanlar kolay açılmıyor kim bilir bir daha ne zaman, hatta uzun süre sanmıyorum. ayrıcalıklı çalışanların da çay sigara uykuyla gününü geçirmesi, hatalarının hep üstünün örtülmesi vs ve komik olan ise bu biliniyor yani bazı kişiler için bu durum ayyuka çıkmış durumda.

şimdi ben de size şunu sormak istedim.
yine email atmak istiyorum, son kez tabi.
emailin teması ise; ''cevap vermemenizi anlıyorum çünkü verdiğinizi düşünüyorsunuz. ben de ısrarla yazıyorum çünkü sürecin bu şekilde geliştiğine kimse ikna olmaz ve fırsatlar her zaman gelmez. bana şans verin, yapamazsam, beceremediğimi düşünürsem kendim giderim. nasıl olsa birileri beni koruyor, yatıp uyuyup maaşımı alırım yapmam. hedeflerim var, katkı sağlayamıyorsam, elimden bir şey gelmiyorsa durmam. lütfen kariyer fırsatımı engellemeyin. bu son emailim size, daha fazla rahatsızlık vermek istemiyorum. yetki sizde ama adalet kavramını unutmayın'' diye.

çünkü çok doluyum gerçekten. daha da üstüne gitmeli miyim? kovarlarsa kovsun modundayım artık.

peki siz ne yapardınız?
0
patos64
(14.07.25)
Ne yazacağını ya da ne yapacağını bilmiyorum ama o yazmayı düşündüğün şeyin sakın yazma
0
respect
(14.07.25)
ben olsam e-mail atmak yerine ik departmanına gidip yüz yüze konuşurdum. bu işle ilgilenen en yetkili kişiden randevu alırdım. zaten yüzündeki ifadelerden mimiklerden anlarsınız neyin ne olduğunu.
0
archmeister8
(14.07.25)
Bu ve daha önce açtığın iş ile ilgili duyurulara baktım. Obsesiflik derecesinde bir takıntın var gibi. Kendini kovdurmak için emin adımlarla ilerliyorsun. Attığın maillerin bırak sonuncusunu hiçbirinin bir faydası olmaz bu tonda yazıyorsan. Bir şans verin vs. demek tamam ama "buna kimse inanmaz" diyerek insanları yalancı yerine koyman, hadi diyelim gerçekten yalan söylediler, bu durumda da insanların yalanlarını yüzüne çarpmanın hoş karşılanacağını sana ne düşündürdü bilemiyorum. Şimdi o pozisyonun yöneticisi diğer departmanların yöneticileriyle sohbet arasında "yahu bu patos ne manyakmış. taktı bize, 4-5 tane mail atmış hala darlıyor" gibi bir şey dese başka hiçbir yere adım da atamazsın.

Atmayı düşündüğün son maili iyice hafifletsen bile biri bana "adalet kavramını unutmayın" diye mail atsa içimden "ne saçmalıyor bu" diye geçirir direkt geçerdim o maili. İnsanlara bir şeyler öğretmeye kalkıyorsunuz, üstelik eleştirel ve onları yalancı konumuna koyan bir üslupla.

Duyurudaki tek soruya cevap vermiş olayım: ben olsam o mailleri de atmaz, en fazla pozisyonu çok istediğimi ve şans istediğimi söylediğim bir mail atardım. Sonra peşini bırakırdım.
0
himmet dayi
(14.07.25)
Kızgınlığınızı anlamakla birlikte bence daha fazla üstelemeyin mail atarak. Muhtemelen oraya üst kademelerden birinin tanıdığı gelecek. Ne kadar kurumsal bir firmadasınız bilmiyorum ama oralarda da bu tip işler dönüyor maalesef. O ilanı da muhtemelen usulen açtılar.

İK ile bir toplantı talep edebilirsiniz belki? Ama burada da sakin olmanız gerekir. Mevcut departmandaki durumu anlatıp, kurumu sevdiğinizi, katkı vermekten mutluluk duyduğunuzu, challenge'a açık olduğunuzu anlatabilirsiniz. ilerde o departmanda bir pozisyon açılırsa sizi unutmamalarını söyleyebilirsiniz.
0
elektr10
(14.07.25)
Hocam mail ne ya git ik’yı bas yüzüne baka baka söylesinler dertlerini. Şirketlere bu kadar muhtaç olmayın o firma istediğinizi vermez başkası verir
0
messina123
(14.07.25)
Maili bu kadar fazla kullanma. Hatta şöyle diyeyim bir email attın, ikincisi ya da max üçüncüsü toplanti ya da yüz yüze olmalı. Hele böyle bir konuda.
Sana cevap vermemeleri kesinlikle kötü ama senin de alkol alip arayan sevgili gibi sürekli email atman da şu videonun "kov beni" versiyonu;
youtu.be

O emaili kesinlikle atma. Kovulmak için bu kadar uğraşmaya gerek yok ve yanlış anlama ama adamlara şu anki hareketlerin ile ne kadar haklı olduklarını gösteriyorsun gibi.

Sana gerekli olan başka iş bulmak gibi.
0
logisticsmanager
(14.07.25)
Bence bu kadar üstüne düşmeniz sizi sorunlu bi tip olarak yansıtır şuan IK’nin “bak bunu geçirmediğimiz ne iyi oldu attığı maillere bak” diye yoneticiyle gorustugune %100e yakın eminim daha fazla e-mail atmayın bölüm yöneticisi ve ik ile yüz yüze görüşseydiniz keşke. Bazen bir iş için sadece o işi iyi yapmak yetmiyor. Kisilik envanterleri bu yüzden var.
0
Mcfly
(15.07.25)
Abi deli bu iyi ki almamışız demişlerdir. Enteresan ve hayalim bu demek çok hadsiz laflar. Dışarıdan getirmeyinnn biz içeriden yapalım. Sonuçta ben de içeriden geldim, bu şirket beni doğurdu... Vallahi senin haddine değil böyle şeyler yazmak, milleti suçlamak. Email teman çok kötü. Fırsatlar her zaman gelmez, şans verin YAPAMAZSAM giderim... Abi kesin psikolojik bir sorun var diyorum sende.
0
Shepard
(15.07.25)
(7)

Ekönömist arkadaşlar bir fikir verin

grimavi
2006 yılında babam 22.000 lira parayı batırdı, o zamanlar bu paraya baz seviye opel corsa ve peugeot 206 alınabiliyorduBu miktarı günümüzde neyle kıyaslayabiliriz, yine bugünün baz seviye opel corsa parası diyebilir miyiz. Corsa şimdi 1.3 milyon tl den başlıyor.
2006 yılında babam 22.000 lira parayı batırdı, o zamanlar bu paraya baz seviye opel corsa ve peugeot 206 alınabiliyordu

Bu miktarı günümüzde neyle kıyaslayabiliriz, yine bugünün baz seviye opel corsa parası diyebilir miyiz.

Corsa şimdi 1.3 milyon tl den başlıyor.
0
grimavi
(13.07.25)
Diyebilirsin bence. 500 lira asgari ücret desen 44 ay yapar. 44 ay çarpı 2025 asgarisi 970 bin yapar.
0
Shepard
(13.07.25)
Asgarî ücret üstünden hesaplarsan o dönem 57.89 asgari yapar, bugünün asgarisiyle 1.273m lira.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
2006 yilindan beri her yil enflasyonu bul.

2007'de enflasyon 10% olsun diyelim. 2008de 20%

2007 degeri 22kx1,1
2008 degeri 22kx1,1x1,2

böyle böyle 2025'e gel.
0
sonsuz
(13.07.25)
TL enflasyonu;
Sonuç: 2006 yılının Temmuz ayında 22.000,00 YTL olan mal sepeti 2025 yılının Haziran ayında 531.203,67 TL olmaktadır.
2006 Yılı Temmuz Ayındaki TÜFE: 129,72
2025 Yılı Haziran Ayındaki TÜFE: 3.132,17
Enflasyon Oranı: %2.314,56 artış
NOT: 2025 yılının Temmuz ayı TÜFE verisi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından henüz açıklanmadığından, hesaplamada 2025 yılının Haziran ayı TÜFE verisi kullanılmıştır.

Altın artışı;
Altın Fiyatları Tarihi: 30.06.2006 (Altın fiyatları arşivimizde seçtiğiniz 01.07.2006 tarihine ait herhangi bir veri bulunmadığından, arşivimizde bulunan ve seçtiğiniz tarihe en yakın tarihe ait verilerle hesaplama yapılmıştır.)
Alış Birim Fiyatı: 1 gram 24 Ayar Altın için alış fiyatı 31,1374 TL'dir.
Alış Miktarı: 706,5450 gram 24 Ayar Altın
Alış Tutarı: 22.000 TL'dir.
Satış Birim Fiyatı: 1 gram 24 Ayar Altın için satış fiyatı 31,2193 TL'dir.
Satış Miktarı: 704,6921 gram 24 Ayar Altın
Satış Tutarı: 22.000 TL'dir.
Bilgi: Bu hesaplama 30.06.2006 23:59:59 tarihindeki piyasa verileri kullanılarak yapılmıştır.
Değişim Oranı: 11.07.2025 23:00:00 tarihindeki son piyasa verilerine göre; 1 gram 24 Ayar Altın için satış fiyatı 30.06.2006 tarihindeki kapanış fiyatına oranla %13.804,71 artarak 4.340,96 TL olmuştur. Aynı doğrultuda 704,6921 gram 24 Ayar Altın için satış fiyatı ise 3.059.036,64 TL olarak gerçekleşmiştir.

diğer emtialarla da karşılaştırma yapabilirsin.

www.hesaplama.net
0
spirit crusher
(13.07.25)
2006 yilinda bir arkadas
24bin TL ye sifir corolla sedan almisti,
çok iyi fiyat diyordu,
26bin lira da olabilir.
0
designer
(14.07.25)
tüik verileri güvenilir olmadığından tr enflasyon değerleri ile hesaplama yaparsanız tutmaz. bunun yerine usd üzerinden hesap yapmak daha mantıklı. 2006 yılında usd yaklaşık 1,3 ytl imiş, bu durumda 22 bin tl yaklaşık 16.923 usd yapıyor. usd enflasyonuna göre bu değerin günümüz karşılığı da 26,984 usd (www.usinflationcalculator.com). bugün 1 usd 40 tl desek bu da toplam 1.079.360 tl yapar.

çıkan değerin şimdiki corsa fiyatından düşük olması normal, zira araçların fiyat artışında vergi artmasının etkileri de var. o yüzden salt araç bazında hesap çok doğru değil. altın bazlı hesaplama da çok güvenilir gelmiyor bana, zira yıllar içinde çok dengesiz artış/azalış durumları oldu onun. en garantisi usd üzerinden hesaplama.
0
shadowfollower
(14.07.25)
herkesicin.tcmb.gov.tr

burdan hesapladim 500k TL yapiyor.
0
sonsuz
(15.07.25)
(3)

Sol kolumu kanat açar gibi kaldırınca omuz kasında ağrı oluyor, neden?

santimantal
Omuz kasının yan-arka kısmında... Herhangi bir kaza vb. yaşamadım.Bunun nedeni ne olabilir?Önemli bir sorun olabilir mi?Doktora gitsem mi?Rahatsız eden bir durum değil diyebilirim.Çok rahatsız eden bir ağrı değil.Ama sağlık açısından bir riski olmasından kaygılanıyorum.
Omuz kasının yan-arka kısmında... Herhangi bir kaza vb. yaşamadım.
Bunun nedeni ne olabilir?
Önemli bir sorun olabilir mi?
Doktora gitsem mi?

Rahatsız eden bir durum değil diyebilirim.
Çok rahatsız eden bir ağrı değil.
Ama sağlık açısından bir riski olmasından kaygılanıyorum.
0
santimantal
(13.07.25)
Yatış şekli ile alakalı olabilir. Omuz üstüne mi yatıyorsunuz?
0
logisticsmanager
(13.07.25)
Kas yırtığı olabilir, benim omzumda aylardır ara sıra zorladıkça kendini hissettiren ağrının nedeni kas yırtığı çıktı. Öyle bir şeyse (ya da başka bir şeyse bile) daha kötüye gitmeden tedavi ettirmekte fayda var. Ortopediye gitmiştim ben.
0
kobuzchu kiz
(13.07.25)
doktora git beklemek kasları yapıştırıormuş eğer bir problem oluştuysa omuzda.
bende aman yanlış yattım diye gitmedim geç kaldığım için tedavim uzadı.
bende bişey yaşamadan hem yırtık hem iltihap hem donuk omuz oluştu 3 aydır uğraşıyorum
0
eja
(14.07.25)
(18)

Profesyonel spor neden var?

michael_knight
Profesyonel spor dünyadan bir anda yok olsa ne kaybederiz? Neden ortaya çıkmış?Hadi futbol, basketbol, voleybol gibi ekran başına insan toplayıp oyalayan 10-15 sporu bu soru dışında bırakalım. Atletizmin yüzlerce adını bilmediğim dalı var. Milyonlarca insan “profesyonel sporcu”Ne iş yapıyorsun desem
Profesyonel spor dünyadan bir anda yok olsa ne kaybederiz? Neden ortaya çıkmış?
Hadi futbol, basketbol, voleybol gibi ekran başına insan toplayıp oyalayan 10-15 sporu bu soru dışında bırakalım.

Atletizmin yüzlerce adını bilmediğim dalı var.
Milyonlarca insan “profesyonel sporcu”

Ne iş yapıyorsun desem adam profesyonel gülleci, gülle atıyor.
Girip bir konfeksiyonda ütü yapıp üretime katkı sağlamak yerine müthiş bir yetenek, emek, zaman, para gülle atmaya harcanıyor. Vergiler, federasyonlar aracılığıyla hepimiz finanse ediyoruz bu profesyonel sporcuları. Tüm dünya için diyorum.
Olmasa olmaz mı? İsraf değil mi?

Amatör olarak isteyen istediğini yapsın, bir araya gelip yarışsınlar ama pazartesi sabahı da ofiste masasında olsun kişi.
0
michael_knight
(13.07.25)
Senin maas aldığın neden var?
0
sekizdokuzon
(13.07.25)
Abi ülkeler kaynaşıyor, kültür görüyorsun, insan görüyorsun. İzlemesi keyifli. Heyecanlı. Ben mma maçlarını kaçırmıyorum. Futbol sevmem ama şampiyonlar ligini izlemeyi çok severim. Ülkelerin, insanların yararına bir şey, mesela bayramlar var. Bayram geliyor ve bayram süresince hayatındaki her şey siliniyor, deşarj oluyorsun ve haftaya roket gibi başlıyorsun. Professssiiiooonaaaal spor da aynı etkiyi yaratıyor.
0
Shepard
(13.07.25)
Bütün eğlence sektörü yahudiler tarafından goyim oyalansın biz de üzerlerinden para kazanalım amacıyla yaratılmıştır
0
Hallegadola
(13.07.25)
Olay Prof spor değil, gösteri dünyası.

En az 2-3 bin yıllık tarihi var.

Roma, kolezyum, Sultanahmet at pisti vs vs
0
makbur
(13.07.25)
Profesyonel sporcuların hepsinin federasyonların parasıyla geçinebildigini saniyorsan biraz google yapmani tavsiye ederim.
Hemen sana örnekler vereyim;
Steven Da Costa, karate dünya şampiyonu. Fransa'da sncf tren firmasında çalışıyor.
Nicolas Gestin kanocu, asker.
Shirine Boukli, judoka, asker.
Onun dışında polis olanlar falan da var. Sirketlerde çalışanlar falan. Hepsinin işi var.
Yani toplasan top 10 olanlar dışında kimse senin verginle geçinemiyor zaten. Harbiden Türkiye masa tenisi sporcularının senin verginle mi gecindigini düşündün abi soruyu sorarken?
Neyse şunu izleyebilirsin;
youtu.be
Bu tarz soruları çoğu şekilde sorabiliriz. Misal seni devlet neden vergilerle okuttu da onun yerine tarlada madende çalışmaya yollamadi? Senin total vergilerde israf olup olmadığını nasıl bileceğiz ki yurtdışındasin sonuç olarak israf oldu sana harcanan bütün para...

Hayattaki her şeye "para verdik karşılığında net cash dönüş görmek lazim" diye bakamazsin. Böyle olsaydi okullarda sanat derslerine spor derslerine gerek olmazdı. Sonuçta cash dönüşü yok.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
Bu arada yaşadığın ülkenin mevzuatını açarak kime maaş bağlandıgini görebilirsin. Misal Türkiye mevzuatında sampiyonalarda başarı aranıyor. Yoksa öyle sporcu oldum geldi maaş yok.

Ama sorun harbiden devletler neden sporu destekliyor hiçbir şekilde dünyada spor müsabakası olmamali olimpiyatlar falan kalkmali devlet desteklemeli diyorsan tabiki kendi düşüncen, herkes her düşünceye sahip olabilir.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
senin ülkende futboldan başka bir şey izlenmediği için atletizmdeki hiç bir branşı bilmiyorsun. bu yüzden ben bilmiyorum öyleyse kapatalım gitsin diyorsun.
avrupada köy denecek şehirlerin merkezinde atletizm pistleri var ve halk buraları dolduruyor.
asıl para harcanacaksa bireysel sporlara harcanmalı. devlet katkı yapacaksa bu branşlara yapmalı.
ama bizde bütün para futbola akıtılıyor.
takım sporları, motor sporları, dövüş sporları benim gözümde spor değil. paranın, reklamın bu kadar döndüğü şey spor değildir.
0
my fault
(13.07.25)
Sporun her dalının malzeme biliminden fizyolojiye, biyolojiye kadar birçok alanda faydası var. Örneğin güllecinin attığı güllenin malzeme bilimine, giydiği ayakkabının ortopediye, kondisyon çalışmasının fizyoloji ve biyolojiye faydası var, veri sağlıyor çünkü. Göründüğü kadar basit değil yani. Dolaylı yoldan her spor dalı bilime katkı sağlıyor. Tıpkı F1 gibi. Tabii bir de işin sosyolojik boyutu var.
0
orient blue
(13.07.25)
Özellikle şuraya itiraz etmeye geldim: "Girip bir konfeksiyonda ütü yapıp üretime katkı sağlamak yerine müthiş bir yetenek, emek, zaman, para gülle atmaya harcanıyor."

Patrick Grant bir konuşmasında tüm dünyada üretilen giysilerin üçte birinin hiç kullanılmadan çöpe gittiğini anlatıyordu. Girip bir konfeksiyonda ütü yapmak, uluslararası bir etkinlikte gülle atmaktan daha faydalı bir iş değil.
0
kobuzchu kiz
(13.07.25)
(bkz: bahis)
0
late viper
(13.07.25)
Avrupa birincilikler almış milli tekvandocu tanıdığım var. Birincilere kontenjan olmasına rağmen atanamadı, alım yok.
0
strawberry first
(13.07.25)
Mobil edit: maaaş falan da almıyor, halk eğitim için tekvando kursu açmıştı, halk eğitimin bütçeleri düşürülünce onun kursu da kapandı. Şimdi boşta evde oturuyor.
0
strawberry first
(13.07.25)
Biraz net, cahilce ve kışkırtıcı sormam sanki bazılarınızı sinirlendirdi sanki, ya da yanlış anladım. Şurada cahilce soru sorma özgürlüğümüz olsun arkadaşlar.

Cevaplar için çok teşekkürler.
Zannettiğim kadar para harcanmıyormuş bu bilmediğim branşlara, en azından maaş olarak.
0
🌸michael_knight
(13.07.25)
Abi bence sorun şu; google'da 1 dakikada bulabileceğin bilgiyi almadan fikir sahibi olmussun (milyonlarca sporcunun profesyonel olarak devletten maaş alması ve başka işleri olmaması) ve sorunun temeli buydu.
Misal sorun "devletler olimpiyatlara bu kadar para harcamali mi? Olimpiyat şampiyonuna verilen para fazla değil mi" falan olsa neyse. Yani soruyu bize sormadan googledan biraz okuma yapsan ortada soru olmayacakti zaten.

Bu arada ben emin değilim cahilce soru sormanın normal olup olmamasına. Misal bunu soru olarak sorsan süper olabilir :) çünkü ben googledan bilgiyi aramadan buraya gelip bir şey sormam. Ama başkası da böyle sorular olmasa burada hiç aktivite olmaz der, olabilir.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
@logistics, önce Google’a sormak gibi bir zorunluluğum yok ki. Hem de dediğin kadar Google’da anında cevap bulacağım bir soru değil.
“Macaristan’ın başkenti hangi şehir?” diye sorsaydım o zaman anlardınim Google konulu sitemini.

Çoğu soruya çok özenli çok güzel cevaplar veriyorsun. Senden pek çok şey öğrendim ama burada sebepsiz yere sinirlenmişsin gibi hissediyorum. Hatta benim hayatımdan örnekler vermeni de beni ikna etmek değil de sinirini çıkartmak için yazmışsın gibi geldi bana.
Eğer devletin bana yaptığı masraf da boşa gittiyse bence bu da yanlış, düzeltilmeli ama o başka bir konu.

Burası genelde çok ciddi sorulara çok ciddi cevaplar verdiğimiz bir yer değil benim gözümde. Öyle zamanlar da var ama nadir.

Ben yine cahil sorular sormaya devam etmeyi planlıyorum. Çok da birikimli bir insanımdır hatalı boyunca en azından 15-20 kitap okumuşumdur ama benim bile bilmediğim bilgiler var.

Pinpon federasyonu bu yıl bütçesi 80 milyon tl.
O parayla 2-3 Ferrari alıp polis arabası yapar ve tüm dünyada yayınlanan Show ana haberlere çıkabilirdik. 14 yaşında yetenekli bir Çinli pinponcuyu yenecek bir kişinin bu topraklarda daha önce doğduğundan şüpheliyim.

Takdir halkımızındır.
0
🌸michael_knight
(14.07.25)
profesyonel sporu siz fonlayamazsınız, amatör sporu da zaten fonlamıyorsunuz. amatör sporda fonlanan yöneticilerdir, profesyonel spor tamamen bir endüstri. artık böyle şeylere sabrım kalmadığı için yazayım; büyüyünce farkı anlarsınız.
0
ahmet oturum cerezi
(14.07.25)
Abi sporculara maaş ödeniyor mu sorusu direkt googlea yazınca karşına çıkan bir olay. Hatta sporcuların başka meslekleri var mı sorusu da. Sonuç olarak burada sen hem sporcuların hepsinin maaş aldığını hem de spor dışında meslekleri olmadığı, israf oldukları fikrine arastirmadan ulasmissin. Dediğim gibi ben şahsen ekşiduyuru'yu googleda cevap bulamadigim ya da arada kaldığım ya da googleda cevabi olmayacak şeyler için kullanıyorum. Bu demek değil ki doğrusu bu, benim fikrim ve kullanış biçimim.

Yok benim demek istediğim senin hayatından örnek vererek olayın absürtlüğü ya da isteyen herkesin işi iyice "vergi alinmasin, devlet güvenlik dışında hiçbir şeye karışmasın" noktasina getirebileceği. Bunun da doğrusu yanlışı yok tabiki, herkesin kendi düşüncesi ama sen hakkında araştırma bile yapmadığını kişileri ütücü yapmak isterken ve bu kişilerin israf olduğunu düşünürken sana yapılan israfı (senin ya da libertaryan kişilerin diyeceği şey) sana örnek olarak veriyorum. Ben buna israf demiyorum tabiki.

Bak misal şu anki sorun çok çok daha doğru; pinpon federasyonu acaba 80 milyon bütçe olmalı mi yoksa misal bu bütçeyi başka sporlara mi yonlendirmeli? Bu bütçe ne kadar verimli? Bütçe başına sporcu oranı nedir vs bunlar hep sorulabilecek sorular.
Ama sen gene çok acayip bir fikir veriyorsun yani tartışmak zor oluyor. Neden bunu yaptığını da anlamadım, ciddi ciddi pinpon federasyonu yerine ferrarileri polis arabası yapmanın toplum için daha yararlı olacağını mi düşünüyorsun? Yoksa abartmaya mi çalıştin? Neyse.

Sen benim anladığım (önceki sorularindan/cevaplarindan) liberal ekonomi tarafındasin ve vergiler olmasin/azalsin vs düşünüyorsun ve hayatı para/cokomel egrisine göre bakıyorsun gibi (cikarimlarim tabi). Bunun doğrusu yanlısı yok, kişisel düşünce. (Birazdan der meister gelip liberallere kol bacak girecek...)

Bu arada bu konuda okuyabilirsin ama spora ayrilan bütçe sadece spor için olmaz aslında. Genç nesillere daha çok spor yaptırmak, onlara misal spor ile öğrenilebilecek karakter ve fiziki özellikler kazandirmak, toplumu spora alıştırarak sağlıklı yapmak, toplumu bir spor takımının arkasında birlestirmek (yani bir nesil naim'in arkasında oldu, bir nesil halil'in bir nesil mete'nin. Bunlar hep ulus bilinci için önemli bence). Bunlar senin önem verdiğin üretim vs için de önemli. Misal Amerika'da git bak, eskilerin en çok şikayet ettiği durum eskiden olan spor derslerinin kalkmasi ve haliyle amerikalilari' sagliginin bozulmasi, spor yapmamalari vs. Onun dışında spor bir endüstri. Devletler buralara yatırım yaparak iş yaratıyor (gerek stadyum, tesis vs yapimi, gerek koç, doktor vs işe alimi) ve buna ek olarak yapılan turnuvalar turizm geliri oluyor. Örnek olimpiyatlar yani (ki bu konuda senin tepkine ek paris ufak bir butce ile zarar etmemeye calisti, bu bütçe eleştirilen bir olay). Son bir ek de dünyada taninirlik. Jamaicali atletler 100mde böyle olmasa kaç kişi jamaica bilecek, misal burada bile bilmem kaç kişi yusuf dikec ile gurur duydu, dünyada tanindi.

Neyse yani, belki ben sert çıkıştım, olabilir kusura bakma. Malesef hiçbir şekilde bir şey okumadan fikir sahibi olunması benim galiba trigger noktam özellikle ai vs olan şu dönemde. Belki de dikkat etmem lazım, kirici olabilir.
0
logisticsmanager
(14.07.25)
Bak Google aramasından edinemeyeceğim bir sürü bilgi edindim.
Kömünist olsan da iyi bir insansın :)
0
🌸michael_knight
(14.07.25)
(8)

zeynep bastık gerçekten başarılı bir sanatçı mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa sadece pr saysesinde şöhrete kavuşmuş biri mi? bayhan gibi kendi özgün eserlerini seslendirmek yerine başkalarının şarkılarını söyleyen birisi nasıl bu kadar çok sevilebiliyor anlayabilmiş değilim. sizce zeynep bastık'ın müzikal başarısı yetenekli olmasından mı yoksa iyi bir reklam şirketiyle
yoksa sadece pr saysesinde şöhrete kavuşmuş biri mi? bayhan gibi kendi özgün eserlerini seslendirmek yerine başkalarının şarkılarını söyleyen birisi nasıl bu kadar çok sevilebiliyor anlayabilmiş değilim. sizce zeynep bastık'ın müzikal başarısı yetenekli olmasından mı yoksa iyi bir reklam şirketiyle çalışmasından mı kaynaklı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.07.25)
onun ayarında söyleyen çok fazla insan var.
diğerleri ünlü değil de bu kişi neden ünlü, cevavbı PR.

bu kadar ünlü olmasa ve kendi halinde cover'lar yapsa çok sevilirdi bence.
ben ne kadar ünlü olduğunu bilmiyorum ama denk geldiğinde şarkılarını dinlediğimde kötü bulmuyorum. hangisi cover hangisi orjinal o kadar bilgim yok.
0
geçici kullanıcı
(13.07.25)
Sesi kötü değil, tarzı eh. Bu kadar antipatik bulunmasının nedeni inanılmaz yapay bir şekilde reklamının yapılması, ünlü edilmesi. İnsanlar bu kadarını sevmiyor.
0
sekizdokuzon
(13.07.25)
Zeynep bastık'i her yerde gördüm (hala kim olduğunu bilmiyorum açıkçası ama ismini biliyorum).
Bayhan'i eğer meşhur bayhanci yazar sensen son 10 yılda sadece senden duydum. Bir de arada silahli catismalarinda falan.
Pr etkisi olabilir.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
eski sevgilisi çok başarılı.

(bkz: hypers)
0
ahmet oturum cerezi
(13.07.25)
Benim gözumde Zeynep Bastık Tolga Akıș'ın bir ürünü. Rocket league steam'de neyse, Zeynep de o.

Yetenekle bir yerlere gelinseydi beni çoktan tanımıştınız ama sorun yok :D
0
funl
(13.07.25)
Kendisi başarısız ama pr konusunda inanılmaz başarılı.
0
hayalhayal
(13.07.25)
pr olmasa şarkıları youtube'da 5-10bin izlenirdi.kimse de adını duymazdı.
0
potsdamer
(13.07.25)
istanbul'da barlarda gece klüplerinde zeynep bastık'tan daha iyi şarkı söyleyen 150 kadar şarkıcı bulabilirsiniz ama hepten de sesi kötü, şarkıcılığı kötü diyemem. iyi kötü şarkı söylüyor işte. ama çok güzel pr'ı yapıldı. o da bu pr'ı iyi kullandı. aynı miktarda ve kalitede pr benim için yapılsa, başarılı olmayacaktı.

ben size daha beterini söyleyeyim.

hadise, zeynep bastık'tan ve piyasadaki neredeyse tüm şarkıcılardan daha kötü bir şarkıcıdır. hem de çok ciddi anlamda kötü bir şarkıcıdır. güzel ya da seksi değil, sesi çirkin, kötü de şarkı söylüyor. hadise, neden bu kadar ünlü bir şarkıcı???
0
co2s2
(13.07.25)
(7)

27€ altında alışverişe SHEIN'de %60 oranında gümrük vergisi çıkıyor.

anaphylacticshock
Merhaba, SHEIN uygulamasında 3 tane saati çok beğendim. Toplamda 450 tl falan tutuyor. Kargo bedava. 50 tl civarında kargo sigortası falan var. Yani her şey dahil 500 - 600 tl almak istediklerim. Benim bildiğim 27 Euro gümrük sınırı var. 27 euro altında yapılan alışverişlerde vergi kesilmemesi lazım
Merhaba,

SHEIN uygulamasında 3 tane saati çok beğendim. Toplamda 450 tl falan tutuyor. Kargo bedava. 50 tl civarında kargo sigortası falan var. Yani her şey dahil 500 - 600 tl almak istediklerim.

Benim bildiğim 27 Euro gümrük sınırı var. 27 euro altında yapılan alışverişlerde vergi kesilmemesi lazım.

Ama buna rağmen SHEIN hem %60 gümrük vergisi kesiyor hem de bir ayda en fazla 5 ürün alabilirsiniz diyor.

Bu durumu yaşayan var mı? Niye böyle oluyor? Ben mi yanlış biliyorum?

NOT: SHEIN uygulamasından ilk defa alışveriş yapıcam. Uygulamayı kullanmayı çok bilmiyorum. Detaylı açıklayabilirseniz çok sevinirim.
0
anaphylacticshock
(13.07.25)
1€ bile alışveriş yapsan gümrük vergisi ödemek zorundasın. 27€ gümrük vergisi ödenmeyecek demek değil.

27€ olayı bireysel olup olmaması ile ilgili. Onu geçersen bildiğin şirket gibi ithalat yapıyor olacaksin ve Gümrükçü ile çalışman gerekecek.

ticaret.gov.tr

"Her bir sevkiyat için kıymeti 30 Avro'yu aşmayan eşyaya geldiği ülkeye göre tek ve maktu vergi oranı uygulanacaktır. Söz konusu vergi oranları, eşyanın

Avrupa Birliği ülkelerinden doğrudan gelmesi durumunda %30,
Diğer ülkelerden gelmesi durumunda %60,"
0
logisticsmanager
(13.07.25)
Anladım, çok sağolun. Ama 27 Euro bireysel harcama için çok düşük bir sınır değil mi?
Amazon Amerika şubesinden yeni bir harddisk almak istiyordum. Fiyatı 70 Euro civarı. Şimdi ısmarlasam mesela gümrüğe mi takılacak? Ne olacak?
0
🌸anaphylacticshock
(13.07.25)
Sağlık bakanınin hastanesi olmasi ya da tarım bakaninin cargill müdürü olması falan bunların bile umursamadigi ortamda 27€nun düşük mü yüksek mi olduğu sorgulanamayacak bir şey. Tabiki düşük de bu sorulari geçeli çok oldu bu ülkede. Istedikleri 1€ bile harcama yapmamaniz döviz ile.

70€ tahmini 200€ falan çıkar ya da daha fazla. Yani 2-3 kati oluyor çünkü gümrük firmasi ile calismaniz gerekiyor çünkü gümrüğe takılacak evet.

Kısacası 27€ysa gümrük odersiniz, üstüyse hem gümrük odersiniz hem Gümrükçü parası.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
Konuyla ilgili şuradaki şikayetleri okursanız görürsünüz;
www.sikayetvar.com

www.sikayetvar.com

Amazon size gümrük dahil falan derse de inanmayin yani takılacak.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
her yere yazıyorum yine yazayım:

eskiden 150 euro altı vergisizdi. 1500'e kadar şu anki 27€ sınırı gibi "vergisini verip" alabiliyorduk. Sonra VERGİSİZ SINIR 75 ve 23'e düşüp en son "ne alırsan al vergi vereceksin"e dönüşmüştü. Sonra vergisini vererek almanı bile kısıtlayıp (bu arayı tam hatırlamıyorum ilgilenmedim) 27€ üzerini komple ticaret gibi görüp mali müşavirlerle saçma sapan işler yapmanı gerektirecek hale getirdiler.

Shein çin'den gönderen bişeyse orada vergi %60 olmalı. O da eskiden 20 miydi 30 muydu neydi, geçenlerde 60'a çıkardılar.
0
nhk ni youkosu
(13.07.25)
Çok sağolun. Harddiski almıyorum o zaman. Ama saatleri dayanamayıp alıcam galiba.

Saatler 27 euronun çok altında. Üzerine binen %60 vergi SHEIN uygulamasında ödeme aşamasında hesaplanıp kesiliyor. Kargo bedava.

Buna rağmen ürünler kapıya geldiğinde benden kargo ya da vergi vs adı altında harici bir ücret talep ederler mi?
0
🌸anaphylacticshock
(13.07.25)
Son soruna cevap veriyorum. Site senden gümrük ücreti/vergi adı altında para alıyorsa kapıda herhangi bir ücret daha ödememen gerekir.

Temu, Amazon siparişlerim bu şekilde gerçekleşiyor.
0
chicha_v2
(14.07.25)
(5)

yatırım aracı olarak neyi tercih ediyorsunuz?

istististist
mevcut gelişmeler göz önüne alındığında, mevduatta ya da para piyasası fonlarında kalmak riskli mi kalıyor sizce?yeni bir borsa, altın, döviz rallisi yaklaşıyor mu?ev almaya parası yetmeyen birisi, mevcut birikimini sizce nasıl değerlendirmeli?
mevcut gelişmeler göz önüne alındığında, mevduatta ya da para piyasası fonlarında kalmak riskli mi kalıyor sizce?

yeni bir borsa, altın, döviz rallisi yaklaşıyor mu?

ev almaya parası yetmeyen birisi, mevcut birikimini sizce nasıl değerlendirmeli?
0
istististist
(12.07.25)
Gümüş, ABD borsaları ve İsviçre frangı gözdem.
Altına hala sıcağım.
BTC ve hatta tüm kriptoların çağdaş lale soğanı olmadığına kendimi ikna edemiyorum.
Vadeliye hep uzaktım da PPF larına da soğuma evresindeyim.
Borsada kağıt bazlı günlük hareketler dışında ben girmem bu dönem.

Son soruna cevap değil. Aman haa. Silerim zaten birazdan.
0
Mirket
(12.07.25)
Etf Msci world
0
logisticsmanager
(12.07.25)
SP500 fonu aliyorum kafam rahat. enflasyona ve dolar kuruna karsi kendimi korumus oluyorum.
Bir sonraki teslayi/bitcoin'i bizzat erkenden kesfetmediginiz surece teorik olarak piyasalarin ortalama buyume hizini gecmeniz zaten olasi degil. o yuzden piyasayi yansitan en istikrarli gosterge olarak SP500 fonlarina yatirim yapiyorum. (VOO,SPY dusuk maliyetli olanlari).
ayrica google ve apple'dan da vaktinde iyi kar elde ettim ama yeni ev alacagimiz zaman satmak durumunda kalmistim.
0
adrianapole
(12.07.25)
Ev almak isteyen ancak parası yetmeyen birisi , önce kendisini hedge etmelidir.

Kendisine yakın bir şehirden varsa bütçesine uygun bir ev alıp, kiraya verebilir.
veya ,

Parası yetiyorsa arsa almayı düşünebilir

veya,

Oda yetmiyorsa, sıkı bir araştırma ile prim yapacak bir yerden toprak alabilir .




Bunlardan hiç biri mümkün değilse o zaman , ağırlıklarını duruma göre değiştirerek sepet yapmalıdır.


-Mevduatın yüzdesi sınırlı olmalı
-Altın şu an yatay ama Fed faiz indirimleri hareketlendirebilir
-Borsa , chp ye olan durumlardan dolayı, kestirmesi zor, bana göre sadece haftalık veya günlük trade yapılır
-dövize yatırım yapmak mantıklı değil, onun yerine altın ve gümüş değerlendirilmeli
- borsada tecrübe varsa gayrimenkul fon veya hisse senetlerini sıkı araştırıp, takip edebiliyorsa belirli bir yüzdede almak düşünülebilir
0
Rao
(12.07.25)
hisse (nasdaq), etf (nasdaq), kripto (btc agirlikli), altin ve gümüs biriktiriyorum yillardir.
0
sir gawain
(12.07.25)
(16)

sebze yemekleri ve ekmek

semaforo de medianoche
ekmek alışkanlığını uzun yıllar önce yendim artık alışkanlıktan değil keyfe keder yiyorum. ancak sebze yemeği olunca tek başına sebzeyle doymak mümkün olmadığından sırf doyabilmek adına yiyorum ekmek. peki hiç yemeyenler nasıl yapıyor bunu sebze yemiyor mu? mesela ıspanak yemeği var yanına et, pilav
ekmek alışkanlığını uzun yıllar önce yendim artık alışkanlıktan değil keyfe keder yiyorum. ancak sebze yemeği olunca tek başına sebzeyle doymak mümkün olmadığından sırf doyabilmek adına yiyorum ekmek. peki hiç yemeyenler nasıl yapıyor bunu sebze yemiyor mu? mesela ıspanak yemeği var yanına et, pilav, makarna da gitmez pek. e sadece ıspanakla da doyulmaz. bir formülü var mıdır bu işin yoksa harbiden sadece ıspanak yiyip sabah kahvaltıya kadar aç mı kalıyor insanlar?
0
semaforo de medianoche
(11.07.25)
Bu baya subjektif bi konu ama türkiyedeki porsiyonların ve ekmeğin fazla tüketilmesinin sebebi daha sofraya "ben bununla doymam" düşüncesiyle oturmak

Sulu yemeğin yanında ekmek severim ekmekle düşman değilim, bir tost ekmeği boyutunda ekşimaya ekmek yesem bana yetiyor
0
grimavi
(11.07.25)
Ispanağın suyunu mümkün olduğunca çektir. Çok sulu olursa ekmek yeme isteği uyandırır. Suyunu son noktaya kadar cektirirsen ve yağını da bir tık fazla koyarsan daha katı olur ve ekmek isteği olmaz. Doymama hissi biraz psikolojik aslında.
0
rock n roll
(11.07.25)
ekmek yeme isteği yok bende yanlış anlaşılmış galiba soru. gerçekten doymuyorum. yani aşırı aç oturduysam zaten ıspanakla doymam mümkün değil, çok acıkmadan oturunca ekmeksiz yer kalkarım ıspanağı sorun değil. ama 2-3 saate midem kazınmaya başlar. tahmin veya önyargı değil bu tecrübe ettiğim bir durumdan bahsediyorum. akşam yemeği olarak ıspanak yediysem gece tekrar yemeye yol açıyor bu da. gerçekten sadece ıspanak yiyip sabaha kadar bir şey yemeden durabiliyor mu insanlar yoksa ıspanakla birlikte bir şeyler mi yiyor ben bunu sormak istedim aslında.
0
🌸semaforo de medianoche
(11.07.25)
Tok hissetmek için yanında proteinli bir şey yeseniz faydalı olur.
0
peki madem
(11.07.25)
Gece acikmamak aslında gün içinde tükettiğin karbonhidrat& nişasta miktarı ve insülin direncinle alakalı. Gerçekten dengeli bir diyette bir tabak ıspanak ertesi gün öğlene kadar acikmani engeller. Nişastadan kastım mercimek, domates,fasülye vs. Bunların tüketimini de dengede tutmak gerekiyor.
0
sekizdokuzon
(11.07.25)
Hocam ekmek yemeden yediğin yemekten zevk almıyorsan neden ekmek yemiyorsun ekmek yemenin sana, sağlığına bir zararı yok, insanlar günümüzde birçok besin grubunu öcü gibi görüyor terörist muamelesi yapıyor, halbuki alakası yok spesifik bir hastalığın yoksa bu gruba ait ürünlerin bir sıkıntısı yok ye geç, hayatı kendine çekilmez kılmana gerek yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.07.25)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet: eskiden alışkanlığım vardı ekmek yemeden makarna bile yiyemiyordum. yıllar önce bunun sadece alışkanlık olduğunu fark edip üstüne gidip kırdım bu durumu. şu an dediğin gibi yapıyorum zaten istediğimde yiyorum istemediğimde yemiyorum. öyle katı bir yememe disiplinim yok yani. keyfe keder yiyorum demiştim soruda da. ancak sebze yemekleriyle yemek istemiyorum fakat bu da fiziksel olarak mümkün olmuyor. aç bırakıyor. asla ekmek yemeyen insanlar nasıl yapıyor bunu doyuyorlar mı yoksa başka şekilde mi yiyorlar onu sormak istedim.

@sekizdokuzon: gece acıkmak değil kastım ya gidip niye bir kelime seçip ona takılınıyo bu sitede. bir örnekti o. öğlen 1'de yesem de sade ıspanağı 4'te acıkırım bu sefer de. öyle oluyor bende yani onu demek istedim. doğru düzgün kalori almayınca hızlı acıkıyorum işte doyurucu olmuyor.
0
🌸semaforo de medianoche
(11.07.25)
Ben bir dönem ekmeği kesmiştim ve ıspanağı bu söylediğim şekilde yapıyordum ve sadece ıspanakla doyuyordum yanında bir şey yemediğimde de. Yani mide kazinmasi falan olmuyordu. Akşam yediğimde sabaha kadar hiçbir sıkıntım olmuyordu.
0
rock n roll
(11.07.25)
Hocam o dediğin olay genelde genel olarak yemeğe karşı çok ilgisi olmayan insanlarda oluyor, yani yemek için yaşayanlar değil de yaşamak için yiyen insanlar oluyor onlar pek aramıyor böyle şeyler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.07.25)
Bizim evde çocukluğumdan beri annem ıspanak yanına köfte yapardı. Bazen de sade makarna + sarımsaklı yogurt.

Ben kendime yaparken ıspanak ve mercimek makarnası yapıyorum mesela; hem protein de almış oluyorum.

Bazen de 1 dilim tam tahıllı ekmek yerim.

Pırasa yaptıysam içine nohut vs ekleyip protein hacmini yükseltmeye çalışıyorum.

Bence sebze yemeklerini yanında proteinle desteklemek gerekiyor; daha doyurucu oluyor. Öteki türlü size katılıyorum; sade ıspanak yesem ben de acikirim.
0
fraise
(11.07.25)
Abi ispanak yemeginin seni kalorik olarak da zeytinyağı dışında doyurma imkani yok. Zaten sıkıntı orada. Misal türlü ile doymuyorum desen farkliydi.

Ispanak yemeğini karbonhidrat olmadan yiyip doyan insan hiçbir şey yemese de yasayabilir bence. Açlık orucunda kilo kaybetmez...
0
logisticsmanager
(11.07.25)
Yemeğe çok düşkün değilim, az yiyorum. Belki bundandır, az yediğimde de doyuyorum. Saatlerce yemek yemediğimde baş dönmesi gibi şeyler de olmaz bende.
0
rock n roll
(11.07.25)
@fraise: aslında merak ettiğim konu bu. teşekkürler. a: sebze yemeği yersem öncesinde/sonrasında muhakkkak protein ya da karbonhidrat içerikli bir tabak da yerim. b: tek başına sebze yemeği yerim ekstra bir acıkma yaşatmaz bana. c: ekmeksiz yiyemem doymadığım için. gibi cevaplardı merak ettiğim konu.
0
🌸semaforo de medianoche
(11.07.25)
O zaman cevap vereyim a.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
Abi sen ekmek ye, gerginliğini alır
0
sekizdokuzon
(12.07.25)
Spesifik örnek istiyorsanız ıspanak özelinde ben ıspanağı yumurtalı yapıyorum hatta patates de ekliyorum, ıspanaklı patatesli omlet gibi. Tek başına zeytinyağlı ıspanak yaparsam yanına yoğurtlu makarna salatası yapıyorum. Yemek konusunda kendimi doyuracak kadar iyiyim sadece o nedenle bu kombinasyonlar saçma gelmiş olabilir ama bende böyle.
0
peki madem
(12.07.25)
(15)

Pkk gerçekten silah bırakır mı?

messina123
Terörün olmadığı insanların pisi pisine ölmediği Türkiye hayali muazzam bir hayal ancak gerçekten pkknın silah bıraktığına inanıyor musunuz? Ayrıca bıraktılarsa bile ne karşılığında bıraktı bunlar?
Terörün olmadığı insanların pisi pisine ölmediği Türkiye hayali muazzam bir hayal ancak gerçekten pkknın silah bıraktığına inanıyor musunuz? Ayrıca bıraktılarsa bile ne karşılığında bıraktı bunlar?
0
messina123
(11.07.25)
Bırakmadı. Öyle ya da böyle dünya tarafından terör örgütü kabul edilen bir örgüt kendini tasfiye etti ve o örgütle bağlantılı olan özünde terör örgütü olan diğer örgütlerin önü açıldı.
Tarihimiz için kara bir gün.
0
denizgonen
(11.07.25)
Irak’ın kuzeyinde Barzani PKK’yı istemiyordu. Barzani İsrail’den güç alıp PKK’nın üstüne yürüyordu. İran’a sürülen PKK orada biraz yer bulsa da mollalarla ters düştü. Rotayı Suriye’nin kuzeyine çevirdi ve yeni bir kanat oluştu. Silah bırakma sonrası İran ve Irak da nelerin olacağı önemli değil Suriye’de nelerin olacağı önemli. İzleyip göreceğiz.
0
iddaaci
(11.07.25)
Bu kadar tiyatronun tek nedeni var: Erdoğan'ın bir saltanat kurmak isteyişi. Yani seçimleri kaldırmak ve oğlunu varis bırakmak istiyor (yeni anayasa). Bunun için 400 vekile ihtiyacı var.

Dem ve Pkk terör örgütü de bu fırsattan istifade federasyon ve yerel özerklik, terörist başını serbest bıraktırmak istiyor. Senelerdir akp, dem ve pkk'yı çok sert eleştirdiği için de, böyle bir tiyatro oynanıyor.

pkk, asla silah bırakmaz. Bölücülükten asla vazgeçmez.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.07.25)
Ben barıştan yanayım kürt düşmanı değilim öncelikle belirteyim

Fakat bu silah bırakma meselesi pkk ile ilgili değil. Ortadoğunun şu haline bakınca suriye iran israil lübnan, en küçük aşiret grupları bile silah bırakmaz niye bıraksın
0
grimavi
(11.07.25)
Yıllarca yardım aldıkları devletler kendi derdinde şu an. Türkiye, bir çok kötü plan ve uygulamaya rağmen adından söz ettirdi. Dışarı ile ilişkilerimiz bir çok alanda yoğun şu sıralar.

pkk burada Türkiye'yi her tür zarara uğratmak için kurulan taşeron bir örgüttü. Yıllarca bu örgüte destek olanların başka planları vardır.
pkk silah bırakmadı diye düşünmek yerine yerine rahatlığa çok girmeden, rehavet yapmadan dikkati aleyhimize kullanılabilecek daha farklı noktalara yoğunlaştırmak gerek.
Genel olarak dünya ve dünya
siyaseti değişiyor.
Bir bölgede kaos adına kullanılan
aparatlar da değişecektir.

Batı Türkiye ile iyi geçinmeye çalışıyor,çalışacaktır.
Öyle eskisi gibi her sene ABD kongresinde Ermeni soykırımı yasa tasarısının konuşulması, yok Türkiye'ye başka yaptırımlar uygulama, sürekli aleyhimize olan AİHM kararları, dışarıdan
gelip Türkiye'deki resmi kurumları denetlemek, Yunanistan Ege'de bizi taciz ediyormuş falan.. geçti o günler.

Tabi ara ara rahat durmayacaklardır.
Hazırlıklı olmak şart.
Bölge halkıyla yakınlaşma ve iş olanaklarının artması gerek. Aslında kaynak çok bölgede ama terör engel oldu.
Dünyada ise bize her daim belgesellerle bize fakirlik, açlık, aslan, timsah, kaplandan ibaret bir yer diye gösterilen Afrika da şu bir çok devletin menfaati için karşılaşma alanı olmuş durumda.
Tarım arazilerinden çok bir çok kaynaklara sahip bölge.
Bunu şu an anlıyoruz ve eskiden beri medyanın kendisi doğru şekilde bölgede olan biteni yanlış veya eksik veya her daim problem olarak gösterdi

@kartallar yuksek ucar
irtifayı düşür biraz olaylara biraz daha geniş açıyla bak bir zahmet. dışarı çık gez dolaş.
0
diyecevaplandı
(11.07.25)
Fahrettin Altun un stajyerleri her ne kadar bunu mucizevi bir olay olarak lans etse de öyle değil.

Öncelikle türkler 2500 yıldır tarih sahnesinde yer alıp karşılarina türlü düşmanlar çıkmıştır, örneğin Moğollar, Ruslar, İranlılar, PKKlilar, irticacilar etc.

Bütün bu düşmanlari bir kenara koyduğumuzda ülkemizin başına gelen en büyük bela ak parti adlı oluşum ve içindeki sahislardir. Ak Parti'nin türk milletinin lehine bir iş yapması mümkün değildir. Zira bu eşyanin tabiatına aykırı mesela bir Rus a alkolü yasaklayamazsin, bir dinciye hoşgörüyu, toleransı anlatamazsin, yapamaz tabiatında yok çünkü.

Dolayısıyla geçen 23 yıla baktığımızda, samimi dusuncelerle türk insanınin menfaati için yapılan hiçbir şey olmadığı gibi her birinin altında rant amaçlı çeşitli emeller vardır. Zaten bunları saklamiyolar; hasta garantili hastaneler, araç garantili yollar, savunma sanayini Erdoğan'ın ailesinin yönlendirmesi, en basitinden e devlet e vergi gibi sistemlerin yaygınlasmasi iyi bir şey gibi görünüyor ama aslında bunun amacı insanları daha kolay kategorize etmek, listelemek, daha çabuk parasına konmak. Mesela artık o kadar ileri gittiler ki Türkiye'yi terk etmenin cezası olarak 700 kusur lira ödediğimiz harç için pul bile vermiyorlar. Sözde dijitallesme. Prim borcunu ödemeyene şak diye elektronik haciz. Kurulan radar tuzaklarından toplanan paralar. Sorsan Avrupada e devlet gibi sistem yok, türk bankacılık sistemi çok iyi diye zirvalarlar. İran vurulur türk borsası çöker. Çünkü ülkenin altını oymuslar.

Adalet sistemi tamamen parti örgütunun içinde hakimler mahkemeler günlük kararlarla değiştiriliyor. 50 bin kisibin sogrudan ölümüne sebep olmuş örgüt lideri video konferans yapıyor adeta. Ama belediye başkanının görüntüsü, afişi sesi bile yasak.

Böyle bir ülkede PKK silah bırakması tamamen tiyatro zaten, Türkiye Cumhuriyeti için irtica daima bölücü örgütten daha tehlikelidir. Şu anda da öyle, akp pkkdan daha tehlikeli bir örgüt.

Bunu artık zihinsel engelli bireylere sorsan ucunda Erdoğan'ın yeniden başkan seçilmesi veya kendisinin verasetini sağlamak olduğunu söyler, tereddüt etmez.

Katiyen silah birakacagina inanmıyorum. Altında ne olduğunu yakında öğreniriz.

Bunlar 15 temmuzda cuma günü darbe yapılıp ertesi pazartesi günü 5000 tane hakim savcıyı terör örgütü üyesi diye işten atan adamlar. Yani komediye bakar mısın 5000 tane hakim savcının fetocu olduğunu biliyorsun ad soyadına kadar, çünkü kendin elinle koydun, bu adamlar cuma günü işe gidiyorlar karar veriyorlar, pazartesi de işten atıyorsun bunlari :D neden daha önce yapmadın?

Şimdi esas örgüt guzellemeleri dinleyecegiz yandaş medya ve propana bakanlığımız başlamış bile, örgüt üyelerinin topluma kazandırılması diye. Yani biz orda burda bomba patlatan , toplumu terörize eden adamlari kucaklayacağız bu rezilliklere geldi sıra :)

Akp süper Türkiye ucuyor. Ayrıca lütfen biraz geniş pencereden bakalım Goebbels in de dediği gibi.
0
sanguine
(11.07.25)
İstediğini alırsa, yeni istekleri oluşana (daha doğrusu yeni istekleri reddedilene) kadar bırakır.
0
nawar
(11.07.25)
hayır operasyonlarını iran'a yoğunlaştıracaklar. iran düştüğünde de sıra bize gelecek.

abd kucağındaki bir türk hükümeti pkk'yı zaten bitiremezdi. 30-40 senedir böyle milliyetçi damarı beslediler. şimdi kendi kuklaları güç kaybettirdiği için ona meşruiyet kazandırmak adına "pkk silah bırakıyor" dümeni yapıyorlar.

3-5 sene sonra görürüz ne olduğunu.
0
der meister
(11.07.25)
Irakta Saddam degisim,yeni Irak sloganiyla hükümete geldi,

Sonra sam amcasi irana saldirtti,
Ardindan pkk nin oldugu bölgeye kimyasal bomba attirdi, hikayesi ile sam amcasina bahane ürettiler,

36.ve 32. Paralel bölgede ucus yasagi getirildi,

Bolge pkk ile kontrol edildi,

pkk artik kurumsallasiyor,

Tank,helikopter ve en önemlisi topraga kavusuyor,

ama pkk ismi ile degil,
kuzey suriye pkksi olarak yeni bir isim lanse edecekler,

bizimkilerede bunu ya yaparsiniz yada gidersiniz dediler,

onlarda bunu sözde zafere gibi lanse edip bak nasilda neler yaptik diye deli deli isler yapiyorlar,

sonraki gelen yönetimlerin isi daha da zor olacak,

Tabiki bunun ceremesini halk cekecek.

Hatirlayin,
Ahmet Davutoğlu ile komsularla sifir sorun dediler,
Suan sifir sorunla komsu ulke insanlari ile apartman komsusu olduk..

Yak parti yapar..
Yaptiklari yapacaklarinin teminati..
0
designer
(11.07.25)
Dibe sürüklenen ve çırpınışlarda olan bir rte ile karşı karşıyayız; en baştan bunu unutmamak lazım. Bu haldeyken Atatürk'ü canlandırıp reisicumhur yaptım dese oradan bile bu ülkeye millete faydalı bir şey çıkacağına inanmam.

Pratikte silah bırakılması, teoride silahlı kalmalarından yüzde yüz daha hayırsız bir hal getirecek. Silahlı örgütle mücadele etmek, politik bir örgütle uğraşmaktan daha zor değil.
Buradaki tek hümanist nosyon insan hayatı. Yani evet, terörist ya da değil, ölümler azalacaksa buna sevinelim. Ama bunun ne zaman gerçekleştiğini gördük?
Ölüm gerekiyorsa öldürürler, bunun için pkk'ya ihtiyaçları yok.
0
Bruce
(11.07.25)
%15-20 kürt oyu için yapılan bir tiyatro.
0
runaway
(11.07.25)
Aklı başında olan birisi bu soruyu sormamali.

Yaktıkları silahların sayısı 8
2 tanesinin namlusu egriydi birisinij kabzası parçalanmış.

Yani yaktıkları silahlar bile kenarda duran iskarta
0
topkapiaksaray
(11.07.25)
PKK zaten 2002'de bitmisti. Bil bakalim nasil ve neden dirildi..
0
feastofthedamned
(11.07.25)
Malesef mevcut hükümetin ve liderlerin ülke yararına bir hamle yapmalari imkansız. 20 yıldır ne haberlere sevinildi de sonra "aaa" oldu herkes. Goebbelslerini saldılar işte, chp=pkk yaptılar. Şimdi gene saldılar "baris geldi" diyorlar.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
Uzun kaybettiği oy açığını kürt seçmenden oy alarak kapatmak istiyor. Gördüğüm kadarıyla samimi bir ortam yok, Habur-2 loading... Bu ülkede kalıcı barışı getirecek tek parti chp gözüküyor.
0
HellKeePer
(12.07.25)
(10)

yurtdışında yaşamak için eğitim almak

biseysorcaktim
fen-edebiyat fakültesinden kıytırık bir lisans mezunuyum. bölümün adı sanı pek az biliniyor. zaten mezun olduğumdan beri yazılım geliştirici olarak çalışıyorum. backend, db, web falan derken bir kaç yıldır front-end çalışıyorum genelde mobile (react-native) üzerine.daha önce çalıştığım yerlerde anal
fen-edebiyat fakültesinden kıytırık bir lisans mezunuyum. bölümün adı sanı pek az biliniyor. zaten mezun olduğumdan beri yazılım geliştirici olarak çalışıyorum. backend, db, web falan derken bir kaç yıldır front-end çalışıyorum genelde mobile (react-native) üzerine.

daha önce çalıştığım yerlerde analytics gibi araç gereçlere ufak tefek bakmıştım az çok fikir sahibiyim.

yurtdışına 8-10bin euro para vererek yüksek lisans'a başlayan ve orada yaşayan arkadaşlarım var. çoğu almanya'da. ben de orayı düşünüyorum.

yurtdışından iş bulup gitmek benim için zorlayıcı ama yüksek lisans (ya da benzeri bir eğitim programı) ile gidip orada iş bulup yaşamak daha pratik geliyor. remote çalışıyorum şuanki işimde. oraya gidersem de şuanki işime devam edebilirim ve kazancım minimal olmak kaydıyla orası için yeterli.

açıkçası eğitim almak da istiyorum. lisans eğitimimin kabul edildiği, mesleki bilgimin üstüne biraz da eğitim katarak daha profesyonel olmak ve böylece yurtdışına taşınmak istiyorum. digital studies, digital management, data analytics, business analytics, digital transformation, technology management gibi isimlerle programlar varmış. lisans eğitimi olmasa da alaylı olarak cs alanınca çalışanları kabul ediyorlarmış.


iş ticarete dönmüş durumda. dönemine 10bin euro vereni kabul ediyor çoğu okul. var mı öyle "herhangi bir lisans mezununu kabul eden" programlar? yukarıdaki saydıklarımı chatgpt diyor ancak emin olamadım.

o programlarda "üniversitelerin matematik bölümünden mezun" ya da "cs alanında lisans yapmış" falan gibi şartları varsa beni kabul etmiyorlar. ama mesleki becerimi ve tecrübemi dikkate alıyorlarsa o bir kazanç artı olabilir benim için.

elimde ne var;
ingilizcem var. iş ya da eğitim alabilme yetkinliğinde. fransızca biliyorum b1 ama fransa'ya gitmek istemiyorum.
almanca'm çok temel. a1 değil ama öyle diyelim. eğitim ya da iş için kullanamam.
işim remote. oraya gitsem de şuanki işime devam edebilirim, şirket batmazsa tabi. şuanki gelirim avrupadaki net asgari ücretten daha yüksek.
daha önce hem uzun yaşadım yurtdışında hem turist olarak gittim. zorluklarını az çok biliyorum. can atmıyorum gitmeye ama yaşam standartı istanbul'dan hala yüksek.

yapıcı fikir ve önerilerinizi bekliyorum.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Master = para. Parasını verirsen çok yüksek rankingli üniversiteler dışında her yerde mastera girersin.
0
runaway
(11.07.25)
master bittikten sonra nasıl yaşayacağım?
öğrenci iken çalışma izni veriliyor. tam mı yarım mı bilmiyorum.

giden herkes "buradaki 1.5 - 2 yılımda muhakkak bir yerden iş bulurum" diyerek mi gidiyor.
0
🌸biseysorcaktim
(11.07.25)
mış mişle bu yola girme, bu dediğin 3-4 yıl öncesi için olabilitesi olan bir konuydu şu an çok zor, özellikle IT piyasası yurtdışında da çok durgun ve türk kimliği ile iş bulmak zor çünkü firmaların sana sponsor olması gerekiyor. ben yerinde olsam iş bulamama durumuna göre de a b c planı ile giderdim.
Yurtdışındayımve It sektöründeyim bu fikrim buradan geliyor.
0
tuborg yesili
(11.07.25)
hocam sen almanya'da yüksek lisans'ını bitirdikten sonra yanlış hatırlamıyorsam 2 yıl daha oturum veriyorlar sana. bu 2 yılın içinde çalışma iznin de var tabii. iş bulunca oturumun öğrencilikten çıkıyor artık.

yüksek lisans ile kapağı atmak çok mantıklı hareket. okurken de ufaktan iş başvuruları yaparsın zaten öğrenci oturumunda da haftalık belirli bir çalışma saatin yer alıyor.

almanya'da daha kolay iş bulabilmen için almanca öğrenmeni tavsiye ederim.
0
elektr10
(11.07.25)
batinin gocmenlik yollari belli:

1 - iltica
2 - egitim
3 - evlilik

+ yuksek icin cikip kalan cok.
+ master=para tezsiz yaparsan dogru, ama ben bes parasiz gelip, tezli master ustune doktora yapip oturum alan cok insan gordum.
+para problemi varsa tezli master iyi bir opsiyon, kendine bir tane duzgun prof bulmana bakar. arastirma yapman lazim. insanlarin pek gitmek istemedikleri sehirlerde sansin daha yuksek olur.
+ tavsiyem anadilini bilmedigin ulkelerden uzak durman bu durumda almanya/fransa zaten eleniyor.
+ okuldan sonra olay sponsor bulmaya bakar, yani bir sirkete seni ise almaya ikna edeceksin.
+ diyelim ki is bulamadin, hersey boka sardi vizen bitti donmen lazim, care evlilik. kadinsan zaten bu zor degil. erkek isen o zaman sansin daha dusuk.
+ hicbiri olmuyorsa son care iltica ki tavsiye etmem.
0
cooperr
(11.07.25)
Beş parasız hiçbir yerde master yapamazsın. ABD'de fully funded denilen doktora programlarında bile öğrenciler aylık bir miktar cepten yiyorlar. Bu tip bedavacı hayaller sadece zaman kaybettirir. Avrupa'da bedava master yok. Sadece ucuzu pahalısı var.
0
runaway
(11.07.25)
@runaway, sorumun hiç bir yerinde beş parasız nasıl master yaparım demedim ki? benim zaten orada da geçinebileceğim ve uzaktan çalışabildiğim bir işim var. giderken cebimde biraz param da olacak. iki döneme 20 küsür veririm de, 50bin euro civarında para vermem gerekecekse evet o üzer.

benim kaygım lisansımın edebiyat mesleğimin ise yazılım olması üzerine.
yl için de bu konuda eğitim almak istiyorum, ki orada kaldığım süreçte gerekirse başka iş bulayım.
0
🌸biseysorcaktim
(11.07.25)
@biseysorcaktim

sana demedim onu. yukarıda cooper parasız gelip master yapmak falan demiş ona dedim.
0
runaway
(11.07.25)
Yani yazılım hakkında konuşulanlar çok iç açıcı değil de şunu yazmaya geldim;
Çoğu yerde (benim bildiğim) masteri kazansaniz da hesabinizda bloke para falan lazım.
Ve siz bu ülkelere "ben remote calisacagim" diyemzasiniz çünkü o ülkede yaşarken çalışıyor olacaksiniz. Direkt vize reddi olur.

Bir de benim bildiğim fransa yazılım konusunda gelecek için almanya'ya oranla bir tık daha iyi olabilir şu tarz şeyler sebebiyle;
www.euronews.com

Tabi bilgim yok. Zaten sevmediginiz yere de gitmeyin. Ben de almanya sevmem akdeniz kiyisi yok :(
0
logisticsmanager
(11.07.25)
dunya o eski dunya degil. 2015 ve sonrasi cayir cayir herkes goc etmeye basladi. dolayisiyla surecler de tikanmaya basladi. abd'ye gelenler su anda donmek zorunda kaliyor is yok cunku piyasada.
0
antikadimag
(12.07.25)
(26)

Avrupa'da yaşamak mı yoksa Türkiye'de yaşayıp Avrupa'yı ziyaret etmek mi?

ermanen
Hangisi sizce?Kriterlere de bağlı olabilir tabii. Avrupa'ya istediğiniz zaman gidebilirsiniz.- Türkiye'de ortalama kazanıp kira ödemiyorsunuz diyelim.- Avrupa'da daha çok kazanabilirsiniz.- Avrupa'ya gidince, oraya yerleşme/kira stresi vs. olacak.- Çocuk yokAvrupa'da yaşanacak ülke daha çok Almanya
Hangisi sizce?

Kriterlere de bağlı olabilir tabii. Avrupa'ya istediğiniz zaman gidebilirsiniz.

- Türkiye'de ortalama kazanıp kira ödemiyorsunuz diyelim.
- Avrupa'da daha çok kazanabilirsiniz.
- Avrupa'ya gidince, oraya yerleşme/kira stresi vs. olacak.
- Çocuk yok

Avrupa'da yaşanacak ülke daha çok Almanya veya Hollanda gibi ama başka ülkelere göre de düşünebilirsiniz.

edit: Cevaplar için teşekkür ederim. Bu arada en başta 'sizce' diye sordum, yani elbette kişiye ve kriterlere göre değişir. Benim durumum ve hayatım aslında daha karmaşık (ya da öyle oldu); herkesin cevabını merak ettiğim için soruyu sadeleştirerek sordum. Özelden konuşmak isteyen olursa, özellikle Avrupa tecrübesi olanlar, yazabilir.
0
ermanen
(11.07.25)
cocuk yoksa avrupa'da yasamak cok da matah bir sey olmayabilir. cocuk yoksa egitim iyi, demokrasi vs derken cok anlamli hale geliyor.

cocuk yapacaksaniz avrupa yoksa tr.
avrupa'da yasamak vatandaslik almak icin mantikli olabilir. alip dönersiniz ve yurt disi deneyimi kazanmis olursunuz.

bir yere tasinmak stresli ve bol bilinmezli bir sürec. ama cok iyi de cikabilir sonu.
0
sonsuz
(11.07.25)
Bu tip soran cok oluyor da, bu cok subjective bir sey. Cunku avrupanin kendi icinde de inanilmaz farketmekle birlikte biraz askerlik gibi bir sey bu, herkes kendi senaryosunu yasiyor kimi cok mutlu kimi cok mutsuz. Kimi mutsuz ama kalmayi seciyor. Kimi mutlu ama hasret cok etkiliyor vs.

Avrupa da daha cok kazaninca daha cok da harcamiyor musunuz? yani bu cok ne kadar cok?

Ailenize arkadaslariniza ne kadar baglisiniz? Annenizi babanizi vs. senede 10 gun gorseniz yetiyor mu? Yalnizlikla iliskiniz nasil? Introvert misiniz extrovert mi?
TR de bir seyleri cozmek denen meseleye ne kadar yatkinsiniz? AVM de alan olmasa tepsinizi gidip cope dokuyor musunuz yada alan bireyin yanina getiriyor musunuz? Park yeri yoksa ikinci siraya gecip 4 luyu yakip isinize bakiyor musunuz? AVM de park yeri o tarafta diye ters yonde gidiyor musunuz? Yaya ya yol veriyor musunuz? Yada bunlari yapabilecek misiniz? Gunessizlikle araniz nasil?
0
wallcan
(11.07.25)
Yurtdışında yaşamak kolay değil, pek çok sıkıntı çekiyor insan.

Eğer ciddi bir sebebiniz yoksa ve rahatınız yerindeyse yurtdışına yerleşmeyi düşünmeyin. Mutlaka pişman olduğunuz, zorlandığınız anlar olacak öyle bir zamanda vazgeçersiniz ve boşa gider her şey.

Tek başınıza yani bekarken taşınmanın da ekstra bir zorluğu olduğunu sanıyorum ama tecrübe etmedim.
0
michael_knight
(11.07.25)
Bence Avrupa'da yaşamak, tabii Polonya da Avrupa, Amsterdam da Avrupa. Ve gerçekten çok subjektif bir şey.

Biz çocuksuz çift olarak taşınmaya niyetliyiz, burada yaşayıp orayı ziyaret etmektense orada yaşayıp burayı ziyaret etmek istiyoruz.
0
kobuzchu kiz
(11.07.25)
biraz yaşa göre değişiyor sanırım.

yaşam standartım yüksek değilse de, geçen sene avrupada güzel bir şehrinde keyifle yaşayabilecek gelire sahiptim ve gitmeyi düşündüm. sonra aileye uzaklık, gittiğin yerde yabancı hissetme, karşılaştığın az-çok zorluklar, dil bariyeri gibi şeyler beni geri itti, ki yabancı dilim ve avrupa'da yaşamışlığım var.

şimdilerde ise iki kişi olarak gitmeye çalışıyoruz. çünkü kazancımız makul da olsa yetmiyor. kaliteli yaşamak istediğimizde eksiye iniyor ve çıkamıyoruz. iki gezelim tozalım fiyatına bakmadan alalım dediğimizde batıyoruz. akşam yarım saat bir saat yürüyelim yorulursak bir kafe'de çay/kahve içelim kısmı bile çok komplike. yollar kalabalık, insanlar kaba, kaldırımlar kötü, her yer trafik, sürekli korna, bir kafeye oturunca yüksek müzik, tanımadığım masadaki adam bana karşımdakinden daha yakın o kadar her şey içiçe. (istanbul'da) bunlardan kaçmak için sahip olman gelirle de abd'de de avrupa'nın lüks yerinde de yaşarsın.

İstanbul’da bir kafeye girince, servis ücretiyle birlikte korna gürültüsü de ikram ediliyor.

ikinci paragrafta bahsettiklerimden münezzehseniz, türkiye'de yaşamaya devam etmek yeni bir macera atılmaktan daha güzel olabilir. çünkü insan memleketinde (ya da memleketim diyebildiği) yerde kök salar, başka yerde geçici hisseder.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Avrupa'da kira ödeyeceksen birikim yapamazsın. Bu sorunun cevabı Türkiye'deki ortamına bağlı. Leş bir ortamdaysan kaçmak için düşünülebilir. Türkiye'de insani gelişmişlik düşük olsa da her yerde düşük değil.
0
runaway
(11.07.25)
şöyle söyleyeyim. yılda bir kez bir haftalığına türkiye’ye gidiyorum ve üçüncü gün geri dönmek istiyorum. ilke bana resmen negatif enerji yüklüyor.

tüm zorluklarına rağmen avrupa’da gayet mutlu ve huzurluyum. varsın daha az kazanayım, varsın konfor alanımdan çıkmış olayım.

sırf daha az insan, daha temiz ve yeşil sokaklar, dışarıda daha az kavga gürültü, daha az trafik, gece tek başına güvenli bir şekilde evine yürümek için bile avrupa derim.

kimisi işi sadece ekonomik yönünden değerlendiriyor, kimisi kültürüne daha bağlı yetişip ondan kopmak istemiyor. yani bu kişiye göre değişir. ben oldum olası 'boğazda rakı içmek abi, türklük abii' kafasında bir insan olmadım. zengin olmak gibi bir derdim de yok. orta sınıf (ama gerçekten orta sınıf, türkiye'de kendini orta sınıf sanan fakir beyaz yaka hayatı değil) bir hayat yaşayayım benim için yeterli. sevdiklerim dışında türkiye'ye dair özlediğim hiçbir şey yok. o yüzden bu saatten sonra türkiye’nin deliliğine, kaosuna ve yozluğuna tekrar girmemek için elimden geleni yaparım.
0
sir gawain
(11.07.25)
avrupa'da ozellikle hollanda'da yasamak turkiye'den cok daha huzurlu. bazi zorluklara (yuksek kira veya mortgage, dil zorlugu, herkes ingilizce konussa da, kapali hava vs) ragmen boyle. o yuzden avrupa'da yasayip turkiye'ye gezmeye, aile ve arkadaslari gormeye, yemek yemeye gitmek bana daha mantikli geliyor. oyle de yapiyoruz, senede 3-4 kez, 3-4 haftalik gidiyoruz turkiye'ye, boylece cok ozlem de olmuyor. hatta 4 hafta cogunlukla fazla geliyor turkiye'de.

avrupa'dayken turkiye'de yapamadigimiz, ya da yaparken oldukca zorlandigimiz seyleri yapabiliyoruz. spor yapmak daha erisilebilir, doga her yerde. goruntu ve gurultu kirliligi cok cok daha az. insanlar daha durust, daha guleryuzlu, daha saygili.

kisaca imkan varsa avrupa'da yasayip turkiye'yi ziyaret daha guzel.

bir gun belki turkiye'ye donerim ama bu buyuk bir sehir olmaz muhtemelen.

not: amsterdam, cocuk yok, mortgage var, kazanc turkiye ile benzer.
0
lemmiwinks
(11.07.25)
Uzun yıllardır buralarda bu soru olur. Ve her zaman bu olaya ekonomik bakmanın sonucu Türkiye cikaracagini söyledim (eger iyi seviye biriyseniz). Çünkü Türkiye gelir adaletsizligi ülkesi ve bu sebepten iyi kazanirsan iyi hayatın var ama normal kazanirsan hayat kötü. Genelde bati Avrupa'da insanları yüzde 60-70 ayni hayatlarda yasatma çabası var diyelim. Misal dün müdürle konusuyorduk, Türkiye'de ilk müdürüm benim 5 katı maaşım aliyordu dedim. Fransa'da bu imkansiz çünkü bu ciddi gelir adaletsizligi yaratır.

Neyse kendim için konuşursak biraz sir gawain gibi; birak Avrupa'da daha fazla parayi Türkiye'ye beni birinin dönüşmesi için 2-3 katı Avrupa maaşı vermesi lazım (imkansiz haliyle) ve o da birkaç yıl için, aynı nasıl millet dubai falan gidiyorsa öyle. Yoksa Max 2 hafta kalirim, o da tatil sebebiyle. Yoksa acayip kötü yani ülke eğer fanusta yaşamıyorsan (misal hayatin İzmir'de Alaçatı/cesme beach clubsa, bostanli'da bayrakli'da deniz manzaralı evse tabiki senin hayatin fanus).

Bu sebepten bu sorularda benim kendim için cevabım her zaman batı Avrupa çünkü hayatta aradığım tek şey en çok para veren ülkede yaşamak değil.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
Denize kıyısı olan bütün avrupa ülkelerine gittim neredeyse, yemeğinden kültürüne, yasalarına, yazılı olmayan kurallarına kadar bizden çok farklılar.

Çocuk yoksa ve 30 yaş altı olsam gitmek isterdim, benim durumumda kaza, bela, savaş olmazsa gitmek istemem
0
kimlanbu
(11.07.25)
Verilen cevaplari okumadim ama neredeyse hepsinin "parasi olan için Türkiye cennet" zirvaligini yazdigina eminim (:

Üstelik bunu yazanlar bu ülkede yasamayanlar hep.
0
feastofthedamned
(11.07.25)
Turkiye'de yasarken gelirim ortalama ustuydu, ev masrafim yoktu.
Ama cocugun gelecegini goremiyordum. Covidin ortasinda pili pirti toplayip geldik yerlestik.
Ne gelir, ne yerlesme stresi su bu, hic biri bu yaptigimiz degisikliklerin artilarini sifirlayamiyor.
Keske gencken, cocuk yokken gelseymisiz diyoruz surekli ustelik. Burada cok daha erken hayat kurmus olmak muhtesem olurdu.
Ulke degistirmek, kafanizda "Turkiye mi daha iyi, yurt disi mi?" sorusu varken pek mantikli degil, gitseniz akliniz kalacak bariz.
Karsilastirma, "Amsterdam mi? Berlin mi?" seviyesindeyse zaten mentalite olarak siz gitmeye hazirsiniz demektir.
0
quaker
(11.07.25)
Avrupa'da daha çok kazanabilirsiniz - bunu neye dayandirdigina gore degisir, eger orda aldigin avroyu tlye cevirip daha cok kazanacam diyorsan komik oluyor.

olay paraya bakar, gelismis ulkelerin sana vaad ettigi hayati yasamak icin iyi para kazanman lazim, o da 3-4bin avro ile olacak sey degil.

"parasi olan için Turkiye cennet" lafina da giydirenler genelde culsuzlar oluyor. abicim sen paraya ulasamamissan, cehennem hayati yasiyorsan bunda bizim sucumuz ne? eger guzel bir hayat olmasaydi zenginlerin alayi satip kacardi, neden hala orda takilmaya devam ediyorlar? Benim tanidigim bir turkiye yahudisi ki herif karun gibi zengindi, bana neden zamaninda "olm yurtdisinda gez toz ama sonunda mutlaka ulkene don, burdaki hayati hicbir yerde yasayamazsin" derken bunu salakligindan mi soyledi sence? elestirirken biraz mantikli olun yahu.
0
cooperr
(11.07.25)
Iyi yetismis bir muhendisi dusunelim. Olaya sadece para kazanmak olarak bakiyorsan bu kisinin Hollanda/ALmanya'da ay sonunda biriktirdigi rakam Turkiye'de biriktirecegi rakamdan kat ve kat yuksek olmayacak.Evet ortalamada daha yuksek olacak ama finansal acidan bakiyorsan bence anlamli bir fark olmaz.Motivasyon para ise Dubai/Isvicre/Amerika gibi yerlere bakmaniz lazim.

Bunu soyledikten sonra asil konuya geleyim.Ailenizden/arkadaslarinizdan uzakta yasamanin sizin icin ne anlama geldigini sorgulamaniz lazim ki dogru sonuca ulasasiniz.Turkiyeyi yilda birkac defa her biri 1-2 hafta olsa da ziyaret etmek ve ailenizi bu siklikla gormek ok midir? bu sorunun cevabini arayin.
0
turkuaz
(11.07.25)
4 bin euro para değil Avrupa'da, sokaktaki dilenciye bahşiş diye atıyoruz biz, gitsin kendine çeki düzen versin diye.
En az 250 bin euro lazım batı Avrupa'da yaşamak için. O da minimum.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
‘avrupa’da 4 bin euro para değil’ diyenler (bir üstte ironi yapan arkadaşı kastetmiyorum) neyin kafasını yaşıyor anlamıyorum. çift olarak gittiğininizi düşünürsek, sen 4 eşin 4 kazansa krallar gibi gerçek bir orta sınıf hayatı yaşarsınız avrupa’da. birkaç aya arabanızı da alırsınız, krediyle ev sahibi de olursunuz, yılda iki üç kez tatilinize de çıkarsınız, dışarıda istediğiniz gibi yiyip içersiniz de. hele kuzey avrupa’da eğitimin sağlığın ücretsiz olduğu bir sosyal devlete yerleştiyseniz daha da kolay. ha ama orta doğu kafasıyla ‘ben 50 bin euro’luk arabadan başkasına binmem, devlet hastanesine gitmem, prenses kızımı sadece özel s*ksok sistemiyle eğitim veren özel koleje gönderirim’ diyorsanız o para türkiye’de de avrupa’da da yetmez tabi.

bunu diyenler muhtemelen a haber’in sokak röportajını izleyip avrupa’da ekmeğin 5 euro olduğuna inanan tayfa sanırım. nasıl bir yanılsama içindesiniz oğlum siz? ya da türkiye’de nasıl bir hayat yaşıyorsunuz ki avrupa’daki bu hayat size yetmiyor?
0
sir gawain
(11.07.25)
ben kendi adıma söylüyorum, türkiye'de yaşayıp avrupa'yı ziyaret etmek.

hayatımı türkiye'den kaçmak hayaliyle yaşadım ama artık yaşlandım. babamı kaybettim. annem yaşlanıyor. şu dünyada beni arayıp soracak 2-3 tane insan var, hepsi burada. ellerinden öper, 1.5 yaşında dünya tatlısı yeğenim var, senede 8-10 gün görmek bile çok az geliyor, 3-4 yılda bir görme fikrini çirkin buluyorum.

hele ki avrupa'ya "daha sonra" gitme imkanım varsa ben şu noktada türkiye'de kalırdım. en azından bildiğim çöplük.

tabii dediğim gibi bunlar çok kişisel şeyler. ben eutard olarak büyüdüm, 25 yaşımdan sonra siyasi sebeplerle avrupa'dan öyle bir nefret etmeye başladım ki bin ladin ya da saddam gelse "olm çok abartıyosun sakin ol" der herhalde. o yüzden yazdıklarımı asteriskle almakta fayda var.
0
der meister
(11.07.25)
abicim sana gore guzel 3-4bin, bana gore degil. sana yeter bana yetmez.
sen titr pesindesin, ben para pesindeyim. ici bos titrler beni tatmin etmiyor.
sen 50bin avroluk araca binmeye gerek yok diyorsun, ben dandik 15 yasinda reno/fiat ile gezinmek istemiyorum.
sen orta direk alti dandik bir gocmen banliyosunde yasamaya OK diyorsun bana gelmez.
dunya sadece siz ve cevrenizden ibaret degil, bunu artik anlasaniz mi yaw?
herkes memur hayati yasamak istemiyor. dolayisiyla bu tarz sorularin cevabi kisiye gore degisir.
0
cooperr
(11.07.25)
Kimse zaten kişiden kişiye değişmez yazmaz da hiçbirimiz de başkasının hayatları hakkında senin kadar fazla konuşmuyoruz. Hepimizin yaşadığı hayati, geliriyle ne yaptığını bizden iyi biliyorsun. Şurada Avrupa'da yasayanlara memur diyorsun böcek diyorsun ama cevap verince "kişiden kişiye değişir". Hayır zaten Avrupa'da 4 bin alan kişi Türkiye'de nasıl villalarda yaşıyor 50 bin euroluk araba alacak gelire sahip oluyor anlamadım nasıl bir fantastik durumsa. Bugün 50 bin euroluk arabayı kredi ile alamiyorsun ülkede çünkü max kredi 400 bin lira.

Sunları yaz ki bilginin olmadığı ortaya çıksın istedim. Zaten batı Avrupa'da yaşam konusunds bilgin olmadığını biliyorum çünkü Avrupa'da yaşamıyorsun ama hepimizden çok fikrin var Avrupa'da kime ne kadar çok para gerekir diye. 4 bin euro para değil falan, 4 bin euro net gelir ile banliyöde yasandigini sanan, sadece 15 bin euroluk araba alabilecegini sanan biri enteresan.

Böyle birinin sürekli avrupa'da ne kadar paranın neyi yaptığı hakkında konuşması komik yani. Kabul etmelisin bence. Yaşamadığı hayat hakkında bu kadar fikir sahibi olan pek fazla kişi yok duyuruda.

Kanada anlat, kuzey amerika anlat. Bizden çok bilgin var yani biz bilecek degiliz.

Not; 50 bin euroluk arabanın Türkiye'de 100 bin Euro olması...
0
logisticsmanager
(11.07.25)
lol, 50 bin euro’luk arabanın bir altı 3 bin euro değerindeki 15 yıllık renault mu? ya da ciddi ciddi avrupa’da 4 bin euro kazanan insanların göçmen banliyölerinde mi yaşadığını düşünüyorsun?

yaşadığım ülkede 50 bin euro’luk arabalara sadece nargileci kıro gurbetçi türkler ve araplar biniyor. hepsinin tek derdi sıfır siyah benz ya da bmw almak. muhtemelen aynı kafa yapısında birisin. olur öyle, bu da senin hayatın.
0
sir gawain
(11.07.25)
Kriteri karşıladığım için Türkiye'de yaşayıp Avrupa'yı ziyaret etmek. Tek derdim vize alabilmek. Şimdilik Şubat 2026'a kadar vizem var.

Hatta kriterin bir üstüne avantajım daha var uçak bileti açısından.
0
put it in your appropriate place
(11.07.25)
@ermanen; yok abi sana neden yazayım :) kendisi kanada'da yaşıyor. Motor yandi senin bir anda :)

@sir gawain; abi merak edip istatistik kastım=d
Ayda 4 bin net, 48 bin Euro yıllık yapar.
Medyan net gelire göre bunun medyan altında kaldığı ülkeler;
Luxembourg

Medyana orani;
Hollanda 1.48 kati
Almanya 1.73 kati
Fransa 1.87 kati
Euro alani 2.01 katı

Ülke ortalama gelirinin iki katını kazanip banliyöde yaşamak icin 3 bin Euro maaş hacizi lazım=d
Işte salla gitsin sonuçta fact check yok.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
@logisticsmanager

adam avrupa’da 4 bin kazananların ciddi ciddi fakir olduklarını düşünüyor. ses etmeyelim, öyle sanmaya devam etsin :) aynen kanka açlıktan kırılıyoruz, domatesin kilosu olmuş 10 euro.
0
sir gawain
(11.07.25)
cooperr amca yasliliktan euro ile cad i karistirdi. yasli basli adam olabilir, üzerine gitmeyin.
0
sonsuz
(11.07.25)
haa, cooper abd’de mi yaşıyor? tamam taşlar şimdi yerine oturdu. muhtemelen 4 bin euro’yu 4 bin usd gibi düşünüyor -ki 4 bin usd ile abd’de cidden fakir hayatı yaşarsın.

sen yine de euro’nun alım gücü, avrupa’da ortalama gelir ne kadar, araba ev fiyatları nasıl, sosyal devlet nedir, avrupa’da insanların mutluluk kriterleri neler, bu tür şeyleri bir araştır hocam. abd kafasında birinin avrupa’daki hayatı anlaması zor, yirmi yıldır orada yaşayan kuzenimden biliyorum. ben onu anlamıyorum, o da beni anlamıyor. bizimkisi biraz öyle oldu. benim de şu dünyada asla yaşamam dediğim yerlerden biri abd ona bakarsan.
0
sir gawain
(11.07.25)
olm teker teker gelin :)

Avrupa'da yasayanlara memur diyorsun böcek diyorsun - yok herkese demiyorum yahu, sana diyorum ama (bocek demiyorum estagfurullah memur diyorum) .. cunku sen 4bin avro ile luks icinde yasadigini iddia eden birisin. bunu da benim gibi eski kasarlar yemez kardes..

50bin avroluk arabaya kirolar biniyor - Bu da bizim insanimizin sanrilarindan biri, Steve Jobs'da son kasa spor mercedesle geziyordu, hatta taninmasin diye 6 ayda bir yeniliyordu, kiromuydu? Geciniz.. Yurtdisinda kimsenin sizin bindiginiz araca baktigi falan yok, adamlarin zaten dedeleri babalari coktan o araclara binmis inmis, biz geriden geliyoruz o kadar.

almanya deneyimin yok - evet surekli yasamiyorum ama almanya ile engaje biriyim, aileden oturu. Arada gidip geliyorum, en son gecen sene 1 hafta berlinde idim. Maaslar ne durumda, giderler nasil, mesela buyuk sehirlerde bir daire kac para, bunlarin farkindayim. 3-4 bin avro net paranin orda ne ise yaradigini bizzat yakin akrabalarimdan biliyorum. Pek oyle abarttiginiz gibi bir durum yok ama herhalde onlar baska bir almanya'da yasiyorlar..ya da yoksa siz yogurdum eksi demekten mi cekiniyorsunuz?

medyan gelir muhabbeti: yaw medyan gelir dedigi zaten aclik siniri, bak "fakirlik" demiyorum "aclik". Al burdan ornek vereyim, burda 2024 verileri medyan gelir $45000 burut, net ayda $3000 yapar. Su anda yasadigim sehirde 1+1 daire kirasi dandik bir muhitte $1500 civari ki nispeten ucuz bir yerdeyim. Bir tane kulustur arac alsan, benzin, sigorta, tamir, mutfak masraflari derken zaten eksiye dusuyorsun. Sizin medyan dediginiz bu, uranuse plutona gitsen de bu boyle.

tanimadigin kisiler hakkinda atip tutuyorsun - yaw siz buraya yasadigini sehre, aldiginiz maasa, yaptiginiz ise hatta pozisyona kadar yaziyorsunuz, bende fal bakiyorum. Anlattiklarinizla benim falda gorduklerim birbirini pek tutumuyor, ne yapayim? :)

arkadaslar, ezcumle sizin bu "avrupa cohh eyyi" kafasinin a haberci tayfanin "avrupa bizi kiskaniyor" kafasindan bir farki yok yaw, sorry.

biraz oranin kalbur ustu insanlariyla takilin (kalbur ustu derken sizin white trash sizden 500 avro fazla maas alan mudurunuzden bahsetmiyorum), bir bakin bakalim kac para aliyorlar, kac paralik evlerde oturuyorlar, altlarindaki araclar nasil..

sonra gelin konusalim... bir de cift dalmaniza gerek yok, sakin sakin pls..
merci tout le monde!
0
cooperr
(12.07.25)
(2)

avrupa standartı otomasyon panoları

alp9900
çok yüksek işçilik kalitesi ile otomasyon panoları nerde yapılabilir?
çok yüksek işçilik kalitesi ile otomasyon panoları nerde yapılabilir?
0
alp9900
(10.07.25)
Üretici seninle calismaz. Senin çevrendeki firmalarla konuşup teklif alman lazım.
0
logisticsmanager
(10.07.25)
pano yapım firmaları sormak istemiştim
0
🌸alp9900
(10.07.25)
(21)

Bu yeşil pasaportun hikmeti nedir?

ya ben lan neyse
yeşil pasaportum var. 13 yıl doğu anadolu'da ve iç anadolu kırsalında doğu hizmeti yaptım. birkaç gün önce aldım. ama ne bir yere geziye gitmeye niyetim var ne de ona ayıracak param. hayatım boyunca da zaruret olmadığı müddetçe bir yere gideceğimi sanmıyorum. yıllık iznimde sonra iptal miptal ederle
yeşil pasaportum var. 13 yıl doğu anadolu'da ve iç anadolu kırsalında doğu hizmeti yaptım. birkaç gün önce aldım. ama ne bir yere geziye gitmeye niyetim var ne de ona ayıracak param. hayatım boyunca da zaruret olmadığı müddetçe bir yere gideceğimi sanmıyorum. yıllık iznimde sonra iptal miptal ederler diye aldım.

bazen sözlükte yeşil pasaport ayrımcılıktır diye başlıklar açılıyor. bir bakıyorum 2 yüz küsür entry girilmiş.

ben yeşil pasaportu alana kadar hangi ülkelere vizesiz gidebileceğimi bilmiyordum. onu da öğrendim. abd, ingiltere yok.

geçen televizyonda ünlü bir gazeteci "biz bastırıyoruz. gazetecilere de vermelerini istiyoruz. umarım verecekler." diyordu.

eczacılar, avukatlar, daha bilmediğim bir sürü meslek grubu...

bu zamana kadar hep bir yerlere 3 ay vizesiz gidilebilen bir araç olarak biliyordum ama bence bilmediğim bir şeyler var.

insanlar gidip oralarda çalışıyor mu, yeşil pasaportla benim bilmediğim bir şey mi yapılıyor? aklıma başka bir şey gelmiyor.

yılda 10 gün tatil için bu kadar kıyamet koparılması bana böyle düşündürüyor. bu kadar insanımız yurt dışına vizesiz gitmeye bu kadar muhtaç mı?

iş için isteyenler var. iş için bu kadar insanımız mı var yurt dışına gitmesi zaruri olan?
0
ya ben lan neyse
(10.07.25)
Yüzlerce beyaz yakalı vize sırasında beklerken alelade devlet memurunun istediği ülkeye keyfince girip çıkması insanların gururuna dokunuyor. Olay ego davası. Biz devlet memurundan daha büyük artı değer üretiyoruz da bu semelerin Instagram'da bizden daha çok yurtdışı postu var diyor onlar da. Abuk sabuk işler. Sen de biliyorsun bunun böyle olduğunu bence, bir de benden dinledin.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
@sekiz: yok bilmiyorum. yeşil pasaporta gelene kadar... bu mu dokunuyor insanların egosuna? ben 50 bin maaş alıyorum. maaşımın yarısı ev harcamasına gidiyor. ev babamdan kalmasa diğeri de kiraya gidecek. arabam falan yok. ben istesem de gidemem tatile. benden çok katma değer yaratan insan 100 bin falan alıyordur. böyle düşünürse egosu torpülenir.
0
🌸ya ben lan neyse
(10.07.25)
rahatça, vize vs dert etmeden, vize ücreti ödemeden, bir sürü ülkeye eğer istersen yarın çat diye gidebiliyorsun. birçok insan için bu gayet yeterli bir lütuf, bilmediğin gizli bir şeyler yok.
0
king lizard
(10.07.25)
yesil pasaportun ne oldugunu daha yeni ögrenmen senin problemin. interneti olan herhangi bir insanin bilebilecegi alalede bir bilgi.

sorun su an avrupa'nin türklere vize randevusu veremiyor olusu. yesil pasaportu olan biri ucuz bilet kovalayip aniden haftasonu bile gidebilir. üniversitedeyken bir arkadas o sekilde 18 tl'ye mi ne bilet alarak paris'e gidip gelmisti. parasizliktan metroya bile binemeden geri döndü ama gitti mi gitti.

onun disinda baska biri önceden uzun planlar yapmasi, vizeye basvurmasi, parasinin yanmamasi icin dua etmesi gerek.

bu ikisi arasindaki fark birinin devlette memur olarak calismis olmasi. tr'deki cogu memur da vasifsiz ve özelde tek kisinin yaptigi isi 3-5 kisi yapiyorlar. hem devletin kasasina yüksünüz hem de dibimizdeki ülkelere elinizi kolunuza sallaya sallaya gidiyorsunuz.

böyle düsünülüyor sanirim.
0
sonsuz
(10.07.25)
Yeşil pasaportu isteyen genelde parası ve vakti olan insanlar. Ayrımcılık falan diyenlere de gülesim geliyor. Ailede çok doktor ve öğretmen var aldıkları maaşlar yurtdışında tatil yapıp, yiyip içip gezmeye yetmiyor. Benim canım anam benim zorumla yeşil pasaportunu çıkarttırdı. Pasaportunun süresi dolduğunda, üzerinde bir tane damga yoktu. Yenisini çıkarttırmaya zor ikna ettik, emekli maaşı yetmiyor çünkü tatil yapmaya.

Vize süreci gerçekten can sıkıcı olabiliyor ama bu “haksızlık” güruhunun saracağı yer yeşil pasaportlular değil, vize için gördüğümüz muamelenin sebebi olan kişiler.
0
irene
(10.07.25)
Yurt dışına iş ya da gezme amaçlı çok giden biri olsan değerini anlardın. Vize başvuru süreci, reddedilme durumları, yapılan masraf vs. vs. bunların hepsinden kurtuluyorsun.

şu an mesela çok ileri tarihli aşırı ucuz uçak bileti denk getirsen avrupa'da bir yerde, hiç düşünmene gerek yok acaba vizem çıkar mı vs. diye. türkiye'de şehirlerarası otobüse verdiğin paralarla avrupa'ya gidip gelebilirsin. e tabii ben hayatta gitmem vizyonsuzluğunda biriysen o başka.
0
himmet dayi
(10.07.25)
Yakın bölgelerde bir tatil yapabilirsin her yıl. Yurdum memuru aşırı vizyonsuz olduğu için böyle şeylerden anlamaz. Memur dediğin kırsal kafalı bir canlıdır.
0
runaway
(10.07.25)
@ya lan: böyle bir mevzuat var, Türkiye'nin memuru olan tatil sonunda ülkesinde geri döner diye düşünüyor Avrupa hala. Değişebilir bu usul yakında, hevesin varsa birkaç yere git gel.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
Bir de bunların egosu törpülenmez. Çatlasınlar.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
İlk yorum harici diğerlerini okumadım da la beyaz yakalıların kendini böyle görmesi çok komik. Memurlara neden yeşil pasaport veriliyor? Önce bunun mantığını kavra :) Yeşil pasaportu kullanan meslek yelpazesini genişletilerek hata yapılıyor. Beyaz yakalı burada ağlıyor, kendini üstün görüyor ahsjs O zaman asgari ücretli de alsın. Zaten bu gidişle yeşil pasaportu kabul etmeyecek diğer ülkeler. Adam yurt dışı tatili yapabilmek için y pasaport istiyor resmen :) devlet de senin sikik yurt dışı tatilinin derdindeydi. Memur denince adamın aklına sadece devlet dairesinde evrak onaylayan tip geliyor :)

Düz memurun yeşil pasaportu olsa ne? Adam yurt dışına çıkamıyor zaten shsjsk parası yok. Benim arkadaşımın kaç yıllık yeşil pasaportu var, daha bir kere kullanmamış. Neyle çıksın? Gidin birçok devlet dairesine hepsinin y pasaport hakkı olmasına rağmen çoğu başvurmamıştır bile. Zaten bu adamlar kullanmıyor ama ağlayan bizim buradakiler. Yani kaymakam da memur ve bırakın da işi gereği pasaport alabilip yurt dışına rahat çıksın.

İmam eşlerinin çıkıp bize de maaş verilsin, denmesi gibi :)
0
cemallamec
(10.07.25)
Başlık kıskanç beyaz yakalılarla dolmuş.
Hiç öğrenemeyeceksiniz hakkınızı savunmayı. Karşı adamda olan hak bende niye yok diyeceklerine hala onda niye var diyen fesat gorus.

İçlerini rahatlatmak için de özel sektörde bir kişinin işini bunlar dört kişi olarak yapıyor diyor. Ulan sen kole gibi çalışıyorsun işte patronun zengin olsun diye sabahtan akşama pazartesiden pazara. Bunun kalifelikle ne alakası var? Sen patronun yağcılığını seçmişsin adam da devlete hizmet etmeyi tercih etmiş. Sen bu adamdan arta kalir ne katıyorsun ki ondaki hakkı cok goruyorsun kıskanç patron yagcisi.


Sen tezgahtarlık yapan ya da gerçek bir eğitim gerektirmeyen hizmet sektöründe çalışan bir insansın bunu kabul et fazlası değil.
Soruya cevap
Yeşil pasaport Avrupa ülkelerine bu vize kuyruklarında kendini çok üstün gören ve kapi dışarı edilen beyaz yakalıların bana da vize bana da vize demeni gerektirmeyecek bir pasaport türüdür kardeşim.

Güle güle kullan
0
dedeminhirkasi
(10.07.25)
vizyonla alakalı. kullanırsan altın, kenarda durursa pul değerinde.
hiç mi ilgini çekmiyor farklı yerler, kültürler?
çok paraya ihtiyacın da yok, türkiyeden daha ucuza git, gör, gez, öğren.
0
adivar
(10.07.25)
yorumlara bak ashfsaf.
yesil pasaport, türk devleti'nin, %90'i torpilli olan memuruna yaptigi bir baska torpildir.
olay, beyaz yakalinin ayricalik beklemesi degil, bir kismin elde ettigi haksiz ayricalik. devletin kendi vatandasini kendi eliyle ayristirmasi.
vize anlasmalari devletler arasinda yapilan ikili anlasmalara dayanir, devlet oturmus, ülkelerle "benim memura vize ayricaligi tani ama diger vatandaslara tanima" diye pazarlik yapmis. beyaz yakali hakkini savunacakmis. beyaz yakali ne yapacak? almanya ile masaya mi oturacak? aptal saptal konusuluyor.

türk vatandasi degilim. ailemde de kimsenin yesil pasaport ihtiyaci yok. kiskanmak falan akillara zarar ithamlar.

"ek olarak turkiyeye vize zorunlulugunu getiren avrupali ulkeler degil, turkiye. bunu da arastirabilirsiniz."
türkiye bunu zamaninda siyasi olarak sakincali gördükleri yurtdisina kacmasin diye avrupa'ya teklif etmis, avrupa kabul etmis, türkiye bir süre sonra avrupa ile defalarca vizeyi kaldirmasi icin masaya oturmaya calismis ve her seferinde avrupa'dan ret yemis bir ülke.
yani artik o vizeyi sana koyan avrupa, türkiye degil. 45 senelik mevzuyu temcit pilavi gibi öne sürmek kurtarmiyor.
türkiye kac defa avrupa'ya artik vize kalksin diye gitti peki biliyor musunuz? yok.
bu kadar ret üstüne türkiye ne yapiyor? ben memura kefil olurum cünkü memur dedigin adam mayis elden gitmesin diye hicbir seye karismayan, kafasina vur ekmegini al, sümsük, agzini hicbir siyasi olaya acmayan adam, memuru o sebeple sakincali görmem, sakincali gördügüm zaten memur olamaz, ondan ki memuruma verin vize kolayligi diye avrupa ile masaya oturmus.
evet, devlet eliyle ayrimcilik budur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.07.25)
tamamen ekonomik sebeplerle yurt dışına gidemiyorsan bir şey diyemem ama bir insanın yaşadığı gezegende doğduğu küçücük ülkeden kafasını çıkartıp başka bir coğrafya, kültür, yaşayış vs. görmek istememesinin ve bu şekilde ölüp gitmeye razı olmasının anormal, hatta mental olarak sıkıntılı bir durum olduğunu düşünüyorum.

başka yerler görmek senin için bir anlam ifade etmeyebilir ama birçok insan için şu hayatı çekilir kılan üç beş şeyden biri. insanlar aylarca yapacakları yurt dışı gezisinin hayalini kuruyor, bunu planlamaktan ve gerçekleştirmekten zevk alıyor.

insanlara vizeyi geçtim artık vize randevusu bile verilmiyorken vizesiz birçok ülkeye gidebilmek büyük bir ayrıcalık. bu ayrıcalığa sahip olamayanların öfkesi de gayet normal.
0
sir gawain
(10.07.25)
yurt dışı seyahati yapmak istemeyişiniz veya ekonomik sebeplerle yapamayışınız kişisel bir durum lakin insanların farklı ülkeler, şehirler görmek istemesi çok doğal ve insani bir refleks. yeşil pasaport da bu noktada ülke sınırlarını açan adeta sihirli bir değnek. yani oldukça kıymetli bir şey.

memurlara veriliyor bize verilmiyor, ayrımcılıktır vs. durumu da uluslararası alanda itibarsız ikinci sınıf bir ülke olmamızın sonucu. avrupa ülkeleri son yıllarda, vatandaşlarımıza amiyane tabirle ''sen gelme ulan ayı'' diyor. durum böyle iken memurların yeşil pasaport ile ''buyur sen geç''denilerek ülkelere kabulüne, kalan kitle çıldırıyor. bana kalırsa ülkeler arası seyahat özgürlüğü evrensel bir haktır. muhatap olunan ülke için sakıncalı bir profil olmayan herkes turistik amaçlı seyahat edebilmelidir.

burada bana ve benim gibi yeşil pasaport sahibi insanlara irite edici gelen şey; yeşil pasaport'a sahip olmayan mesleğe sahip kişilerin, ulan seyahat evrensel bir haktır. alt tarafı üç beş günlüğüne turistik amaçlarla gideceğiz, hükumet, devlet olarak bizi dış ülkeler nezdinde niye cüzzamlı durumuna düşüyorsunuz, cebime euro'mu koyup yurt dışına niye gidemiyorum diye durumun asıl sorumluluarın tepkisini göstermek yerine, ya memurlar devletin kamburu, bir halta yaramıyor aşağılık pislikler, oysa biz katma değer üretiyoruz, ülkeyi biz kalkındırıyoruz, biz öyle büyük insanlarınız ki, bizim değerimiz tarif edilemez biz niye gidemiyoruz diye tüm ezilmişliğinin, iş yerinde yediği mobbingin, aşırı çalışma saatlerinin, olmayan özlük haklarının öfkesini memura yöneltmesi. herkesin derdi insan olarak şu ölümlü dünyada, berbat koşullarda, her günü birbirinden kasvetli gündemi olan ülkeden dışarı bir haftasonunda, bir bayram, seyran tatilinde yurt dışına kaçıp nefes almak. bunca hikayeye, biz şöyleyiz de memurlar böyle, onlar da gitmesiin, bize de yeşil pasaport verin sonunda hiçbirimiz gidemeyelim halleri gülünç. kimsenin katma değer ürettiği, süper kahraman olduğu bir ülke değil istisnai örnekler dışında. kapitalist bir ekonomik sistem var ve ülkemizin vatandaşları da bu devasa sistemin içinde tek başına nokta kadar özel anlam ifade etmeyen bir şeyler yapıp sistemi yürütüyor işte. sanırsın memur sabahtan akşama kadar yatıyor da diğer beyaz yakalılar kansere çare buluyor. ayrıca memuriyete başlama yaşının yükselmesi ve yeşil pasaporta ulaşmak için belli bir derece/kademeye ulaşması gerçeğini düşünürsek, o pasaportla diyar diyar gezme aşamasına kadar ömrünü yarılamış oluyor zaten memur, yaşlılıkta gezecek sağlık durumu ve motivasyonunun da pek olmayacağını düşünürsek zaten aktif olarak bunun nimetinden faydalanma süresi de öyle çok da değil.

yabancı ülkelerin bu vize işini türklere bu kadar ulaşılamaz hale getirmediği dönemlerde bu kadar yaygara yoktu. ne zaman ki durum değişti yeşil pasaport sahipliği göze batar oldu.
0
wilhelmwasmuss
(11.07.25)
büyük kolaylık, annemden dolayı 25 yaşıma kadar bende vardı Interrail yapmıştık 23 gün kafamıza göre Avrupa'yı turlamıştık. Hayatımdaki en özel deneyimlerimden biridir. Mesela çocuğunuz varsa onun da belli bi yaşa kadar yeşil pasaportu olacak. (birkaç şart daha var çalışmıyor olmak vs.)

Bu arada göze batmasının tek sebebi vize işlerinin zorlaşması değil bence. Eskiden özel sektördeki kişiler iyi kazanırdı, memurların işi garanti ama az kazanıyor derlerdi. Şimdi memur da ortalama güzelce bir maaş alıyor, özel sektördeki çoğu kişi o maaşları alamıyor bile. Bu sebeple "hem maaşı yüksek hem yeşil pasaport var ooh" diyor insanlar. Bu arada 50-60 bin maaşın iyi gibi görülmesi de ayrıca kötü tabii.
0
nhk ni youkosu
(11.07.25)
Eskiden memurlar özel sektör göre az para alırdı. Hem de ciddi az.
Şu an Türkiye o kadar kötü durumda ki herkes devlet memuru olmak istiyor çünkü;
Düzenli zam aldığın
Sendikanın olduğu
Tatil hakkının olduğu
Saatlerine dikkat edilen
Is garantisi olan
Tek kurum gibi. Türkiye'de özel sektör rezalet halde.
Buna bir de yeşil pasaport ekleyince iyice insanların gözüne batıyor.
Türkiye'de özel sektör iğrenç durumda olmasa, insanlar üç kuruş paralara 2 hafta tatile 50 saat çalışmaya zorunlu kalmasa gene kimsenin pek umrunda olmazdı.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
yeşil pasaport alabilmek için 15 senedir devle kurumunda(boğucu) çalışıyorum.maaşım piyasanın yarısı, beş para etmez insanlara müdürcülük oynatıyoruz. ben bunlara katlanıyorsam, benim 4 5 katım maaş alıp ah vah diyenlerde nasıl vize alırsa alsın bana ne derim. bu seçim meselesi benim devlet memurluğunu seçme nedenim yeşil pasaporttu. yılda 10 kere de olsa bir yurt dışına gitmek beni rahatlatıyor. altımda mercedes olmasın evimde dyson olmasın vb.

herkes kendi seçimini yaşar.

yurt dışı sana zevk vermiyorsa gap gezisine katıl kardeşim. yurt dışına gidince g.tümüz göğe ermiyor ama farklı kültürlerin olduğunu falan görüyoruz.
0
mikahakkinen
(11.07.25)
Biraz şöyle bir hava var.

Yukarıda yeşil pasaport ile istediği yere giden, aşağıda vize ofisleri tarafından köpek çekilen halkı görmeyen bir memur eliti gözüküyor. Adam vize randevusüne bile 1,000-2,000 euro verip, bulmaya çalışırken, 6 ay - 1 sene vize için uğraşırken, bunu çözmesi gereken bürokratlar, yeşil pasaport ile instagram postu paylaşıyor.

Ancak görmedikleri şu. Bugün bordo pasaporta köpek çeken o ülkeleri durdurmazsan, yarın yeşil pasaporta da köpek çekecekler. Bu işler böyledir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.07.25)
Yeşil pasaportun hikmeti; devletin “bu adam gelip sizin ülkenize sığınmaz. Senelerdir bana görev yapıyor sıkıntı çıkmaz. Efendi efendi gider geri döner” dediği kişiler hakkında KARŞI DEVLETİN DE “sen öyle diyorsan öyledir bana uyar. Gelsinler madem abartmadan. Ama sınırda yine de memuruma kontrol ettirir öyle izin veririm” demesi. (örneğin dediğin gibi and veya ingiltere “bana ne yeşilinden yahu git al vizeni gel geleceksen” diyor)

İnsanların son yıllarda yeşil pasaporta nefret duymaları vize süreçleriyle ilgili. İnsanlar vize almak için tonla belge toplayıp, geceler boyu randevu kovalayıp, üstüne para ödeyip, yine de randevu bulamayıp oturabiliyorlar yahut randevu bulsalar başvurularına red yiyebiliyorlar. Son senelerde bu şikayetler çok arttığı için yeşil pasaport göze batar oldu. İnsanlar neye tepki göstereceklerini idrak edemediklerinden, problemi yeşil pasaportta görüyorlar. “Ben de gidebilmeliyim” demek yerine “o da gitmesin lan sıçarım!” diyorlar.

Pasaportumuzla istediğimiz yere vizesiz veya kapıda vizeyle gidebilsek, yahut vize başvuru işlemleri rahat, adil, şeffaf olsa, yeşille pek kimsenin derdi olmayacaktı.

Bir de tabii arkadaşın dediği gibi ego mevzusu da var. Kendini alelade memurdan üstün zannettiği kadar üstün olan kişinin zaten vize derdi de olmaz. Mümkün olan en uzun sürelerde vizesi olur. Birkaç yılda bir rutin işlem gibi yeniler devam eder. Devlet memurlarını dağdan toplanan yabani kabile üyeleri zanneden tipler, üniversite mezunu olup özel şirkette çalışmanın kendilerini daha beyaz, bembeyaz yakalı yaptığını düşündükleri için, böylelerinin kanına dokunuyor mevzu.

(Yeşilim yok, olmayacak.)
0
lazor
(13.07.25)
son yıllardaki vize krizi yüzünden durum "yeşili olmayan şengen'e gidemez" seviyesinde.

bir çok ülkede vize görüşmesi için randevu almak bile zor.
hadi aldın, bir sürü evrak istiyorlar. sorun değil yapılır.
vize başvuru ücreti 80 euro civarında. büyük para değil ödenir.
vize çıkacak mı çıkmayacak mı belli değil. vizeye başvururken uçak bileti, hotel rezervasyonu, yapacağın seyahatin türü şusu buşu bir sürü şey istiyorlar. gelirin, maaş dökümün vs.
vize çıkmadı, hotel iptali uçak iptali uğraşman lazım.
iptalli uçak bileti normalin daha üstü fiyata satılıyor.

yeşili olan bunların hiç birine maruz kalmıyor.
ucuz uçak bileti sitelerine giriyor ve uygun tarihli uçakları buluyor.
sonra günü gelince vınn uçuyor.

amacı gezmek tozmak değil de iş-güçse yine giriyor uçak bileti sitesine istediği tarihe bilet alıyor. yine ucuz.

olay sadece maliyet de değil.
vize başvuru işleri çok can sıkıcı. her şey düzgün de olsa reddedebiliyorlar.
vize redleri arşa çıktı.
insanın kanına da dokunuyor kapıda kul olup ve reddedilmek.

sen öğrenciysen anan baban yeşili olan bir memursa istediğin zaman gidip gezebiliyorsun yurtdışında. 19-20 yaşında sen gidiyor ama başka gençler akp ülkesinde sinemaya bile gidemiyor. işin bir de böyle sosyal bir problemi var.

gitmek isteyene tek engel vize mi kardeşim. gitmek isteyen aşar onu denilecek durumda değil vize muhabbeti. her şey doğru olsa da, işin gücün paran pulun olsa da reddebiliyorlar.

yeşil pasaport orada çalışma hakkı sağlamıyor.
yeşille gidip kaçak kalanlar var ama onların sayısı yüksek değildir.

yani yeşilin olayı çoğunlukla normal seyahat için.

EVS gibi programlarla yeşil pasaportlular daha kolay gidiyorlar ayrıca.

--
yeşil pasaportluları kıskandığımız yok, diğer insanların vize süreci kolaylaştırılsa ve böyle onura aykırı engellenmese devlet memurlarının yeşille gitmesine bu kadar ayrımcılık olarak bakmazdık. yeşil giderse gitsin, ama diğer pasaportlarda vize kalkamıyorsa (yüce devletiminizin gücü yetmiyorsa) ya da vize süreçleri kolaylaşmıyorsa, ortada ciddi bir kayırma var.

imza: eskiden yeşilim vardı. potansiyel yeşil pasaportluyum.
0
biseysorcaktim
(13.07.25)
(7)

dsg hakkında

sir gawain
arabayı yenileme sürecindeyim ama dsg hakkında eleştiriler kafamı karıştırıyor. çevremde ve internette çok fazla dsg sevmeyen var ve eninde sonunda bu şanzımanın bozulacağından emin gibi konuşuyorlar. ama piyasadaki çoğu otomatik vites aracın şanzımanı ya dsg ya da onun aynısı olan ismi farklı çift
arabayı yenileme sürecindeyim ama dsg hakkında eleştiriler kafamı karıştırıyor. çevremde ve internette çok fazla dsg sevmeyen var ve eninde sonunda bu şanzımanın bozulacağından emin gibi konuşuyorlar. ama piyasadaki çoğu otomatik vites aracın şanzımanı ya dsg ya da onun aynısı olan ismi farklı çift kavramalı şanzımanlar. bu insanları ciddiye alırsam piyasada toyota ve honda’dan başka binilecek araç kalmıyor.

neyse uzun lafın kısası, dsg kullanan ve memnun olan birilerinden ikna edici cümleler duymaya ihtiyacım var. sizce de çok abartılmıyor mu bu dsg eleştirileri?

not: iki üç yaşında, maks. 30-40 bin km’de bir araç alacağım. bir vw alıp bu konuyu geçeyim istiyorum.
0
sir gawain
(09.07.25)
Benzer sürecten geçmiş biriyim. Golf alacakken vazgeçtim. Toyota aldım. Aradan yıllar gecti iyi ki diyorum golf almamışım.

Türkiye gibi ülkede birinci kural: kafan rahat olacak. Başlarım konforuna, süratına...

Maalesef dsg baş belası.
0
luluki
(09.07.25)
Skoda octavia'ya çok baktım ama dsg aleyhinde yorumlar sebebiyle geri durdum. Opel manuel vites ile devam.

Otomatik vites araçların manuele göre daha çok yaktığı da belirtiliyorken kullanımda kolaylık sağlasa dahi otomatiklerin arıza yapma olasılığını görmezden gelmek olmaz. Masrafı da büyük.
0
diyecevaplandı
(09.07.25)
Dsg vites geçişleri çok güzel.
Tek söyleyebileceğim olumlu şey bu:)

A3’ümü sırf dsg arızası yüzünden sattım, bu da söyleyebileceğim ikinci şey..

Araçlar mükemmel. Alabilirsiniz ama kenara 150-160bin tl dsg için ayırın ve hep orda kalsın.
0
artci sarsinti
(09.07.25)
Ablamlarda 2010 passat var. Geçen sene dsg arıza verdi 140binde arabaları 50 bine yaptırdılar halen kullanıyorlar. Benim araçta dsg ama yeni 5bin kmde daha. Herhalde 5. senede değiştiririm garantisinin bitmesine yakın.
0
mirty
(09.07.25)
Abi alacağın adamin nasıl kullandığını bilmiyorsun belki de dsg'nin tam da kullanilmamasi gerektiği gibi kullandı. Yani sıfır alsan neyse de ikinci el bence daha riskli.
Toyota gibi araçlarda bu risk daha az işte.
0
logisticsmanager
(09.07.25)
1) piyasada cogu aracta dsg veya cift kavramali sanziman yok. vw grubu araclarda var. bir de renault'da yaygin. onun disinda genelde spor araclarda falan oluyor. ama normal otomatiklerin cogu tork konvertorlu veya cvt.

2) benim aracta dsg var. 3 yildir bende ve 8 yasinda. bir problem yasamadim.

3) dsg cift kavrama kullanir ve diger otomatiklere gore daha komplekstir. bu nedenle sorun cikarma ihtimali prensip olarak daha yuksektir. bu nedenle daha sik bakim ister, ayrica daha hassastir. yani karmasik sistemler her zaman daha cok bakim ister veya sorun cikarir. ozellikle ikinci el alirsan belki bakim zamani gelmis bir arac alacaksin. hic degilse kavramalar asinacak. tork konvertoru sivi kullandigi icin cok daha az isiniyor. cift kavramada metal parcalari surekli temas ediyor ve daha fazla asinma var.

4) sonuc olarak bence dsg spor araclarda ve performansli suruste iyi. porsche alsam manuel yerine pdk almaya okey olurum mesela. ama gunluk suruste, dusuk hizlarda, trafikte iyi degil. daha fazla bozuldugu ve hassas oldugu dogrudur. mesela normalde vites gecisleri iyidir ama dusuk hizlardayken cok sarsabiliyor arabayi.

5) bunun ustune bir de turkiye gibi satis sonrasi hizmetlerin ve destegin dusuk oldugu bir ulkede garanti kapsaminda sayilmadigina dair bir suru hikaye okudum. yani atiyorum bakimlari yetkili serviste yapilmamis bir arac alirsan sanziman patladiginda problem.
0
antikadimag
(09.07.25)
@mirty yazmış, 50bine dsg yapılmış, her usta bu kadar iyi niyetli değil. aynı tamir için 150 bin de isteyebilirdi.(belki de başkasının 10 bine yapacağı işe 50 bin de demiş olabilirler bilemeyiz.)

ayrıca sanayide ustalarla röportaj yapılan bir video vardı en çok sanayiye tamire gelen araçlar alman grubu diyor hepsi.
0
duyuruuser
(10.07.25)
(10)

eskinin forumları neye döndü

biseysorcaktim
2010-15'lere dek forumlar hala popülerdi.sanırım facebook grupları ile forumlar birer birer azaldı.ama artık facebook da eskisi kadar yaygın değil bir çok insan için. eskiden forumlarda gördüğümüz ihtiyacımızı şimdi nerede karşılıyoruz?şunu nasıl yaparım, bu nasıl olur gibi sorulardan bahsediyorum.b
2010-15'lere dek forumlar hala popülerdi.
sanırım facebook grupları ile forumlar birer birer azaldı.

ama artık facebook da eskisi kadar yaygın değil bir çok insan için.
eskiden forumlarda gördüğümüz ihtiyacımızı şimdi nerede karşılıyoruz?

şunu nasıl yaparım, bu nasıl olur gibi sorulardan bahsediyorum.
ben genelde bu amaçla burayı kullanıyorum.
arama motorlarında arıyorum -muhtemelen yerli/yabancı bi yerde bahsi geçmiştir.
bir de AI chatbotlara danışıyorum.

başkaları nerelere danışıyor?

koskoca internet büyük çoğunluk için instagram/twitter oldu gibime geliyor.

çoğunlukla iyi-kötü aradığımı buluyorum
ama kitlesi düzgün bir forum olsa güzel olurdu.


---
gerçi itiraf etmek gerek, forumların popüler olduğu zamanlarda kitle de içerik de çoğunlukla boş beleş şeylerdi. onun güzellemesini yapmak istemiyorum, ama yine de faydalı oluyordu.
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
bir çok konuda hatta niş konularda facebook grupları hala en iyi kaynak.
teknoloji forumlarının bazıları yaşıyor, donanımhaber de yaşıyor buralarda da cevaplar geliyor.
0
duyuruuser
(09.07.25)
muhasebe ile ilgili konular için biz hala facebook grubu kullanıyoruz.

ya da şu sıralar epey karşıma çıkıyor, tesisat, tamirat, elektrik, elektronik, arduino, plak, otomobil vs. hepsi facebook grupları üzerinden yürüyor. her marka otomobilin ayrı grubu var mesela, hatta modellere göre birden fazla.
0
kibritsuyu
(09.07.25)
facebook grupları. inanılmaz aktifler. her sorduğunuza anında cevap geliyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.07.25)
Facebook +1
Facebook sahibi olmamın tek sebebi.
0
logisticsmanager
(09.07.25)
Reddit.

Facebook'un hâlâ yasadigina inananiyorum.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
Güzel konu +rep. Eskiden wardom r10 iyinet forumtr gibi yerlerde gezinirdik. Şimdi gezdigim bir yer yok. Demek olay Facebook'ta dönüyormuş
0
onheil
(09.07.25)
forum işi 2005'te falan bitti hiç de öyle 2015 lere kadar sürmedi. frmtr gibi forumsiteleri kaldı sadece. r1o da zaten webmaster sitesi. facebook sonrası forum sitesi diye bir şey kalmadı.
0
koela
(09.07.25)
reddit. baska bir foruma ihtiyac yok. her sey derli toplu istedigin kitleyi bulup iletisime geciyorsun. bulamiyorsan sen yaratiyorsun.

quora.
0
antikadimag
(09.07.25)
Yerli icerik olarak facebook gruplari ve telegram gruplari. (Donanimhaber bitti, en azindan teknik konularda)

Yabanci icerik reddit. Muthis bilgili adamlar/kadinlar muthis yardimseverler hala.
0
brkylmz
(09.07.25)
Forum isi 2010 civari bitti
Inci + fb bitirdi. Fbnin sicramaya basladigi yillardi.
2005 forumlarin en iyi zamanlari. 2005te muadil yoktu yanilsam da mantiken bitemez gibi geliyor.
0
help im alive
(11.07.25)
(11)

İzmir'in en yaşanılası ilçesi hangisidir?

sorucu
İzmir'in en yaşanılası ilçesi hangisidir?
İzmir'in en yaşanılası ilçesi hangisidir?
0
sorucu
(09.07.25)
Ben Urla derim
0
etna
(09.07.25)
Araç var mı? İşe gidip gelme derdi var mı? Deniz mi seviyorsunuz yoksa sakinlik mi? ucu acık soru
0
HellKeePer
(09.07.25)
ilçe merkezdeyse karşıyaka bostanlı. merkeze yakınlık açısından narlıdere urla en mantıklısı.
0
mikahakkinen
(09.07.25)
Altyapı, ulaşım, demografik yapı, konum, iklim, trafik yoğunluğu gibi birçok kritere göre bence; Karşıyaka’da Bostanlı ve Atakent, Güzelbahçe’de sahil hariç Kahramandere ve Yelki tarafı, Urla’da da merkez.
0
orient blue
(09.07.25)
ilçeden çok semt/mahalle fark eder bence. evka 3’te oturabiliyorsanız bornova da iyidir, sahilevleri’nde oturabiliyorsanız narlıdere en iyisidir.

işe gidip gelmek için yolda olmayacaksanız urla, güzelbahçe, seferihisar iyidir.
0
phoarbix
(09.07.25)
ilçe değil bölge diyelim.

bostanlı/atakent
0
tchuck
(09.07.25)
Güzelbahçe yelki
Bostanli

Yelki tabi güney fransa fiyatlarında. Uçmuş halde.
0
logisticsmanager
(09.07.25)
Urla değil, kesinlikle tavsiye etmiyorum. Çünkü;
Bir kere ufak bir ilçe hatta kasaba, sıkıcı yazlık beldesi

Alışveriş vs sıkıntı sürekli izmire bağımlısın gitmesi gelmesi bi dert

Çok şaşırtıcı ama urlada deniz yok, urla merkezi yolun üst tarafında dağlık tepelik düz yolu olmayan bir yer

Deniz yolun altındaki mahallelerinde var

insanlar urlada yaşıyorum diyor ama kilometrelerce uzaktaki mahallelerinde yaşıyor çok dağınık bir şehir.

Ev bulmak filan çok zor evler hep eski ve 2 katlı

Sonuç olarak Urladan uzak dur.
0
infernalcadre
(09.07.25)
yaşanılası ifadesi sizin için ne ifade ediyor? nasıl bir hayat tarzınız var, beklentileriniz neler? eğlence & sosyal hayat mı, doğa mı, kültür sanat mı, ulaşım kolaylığı mı, çocuk varsa düzgün kreş veya okul mu?

mesela urla yazılmış, benim için bakımsız, pis, aşırı pahalı, yazları aşırı kalabalık, overrated bir sahil yerleşimi ama bir sürü urla aşığı var ve bambaşka bir gözle bakıyorlar gibi gibi.

daha spesifik tarif ederseniz daha isabetli önerilerde bulunabiliriz.
0
Phoebe
(09.07.25)
evden çıkmıyorsanız ödemiş-tire
0
9kuyruklukedi
(09.07.25)
Karşıyaka dışında izmir'de yaşamalık düzgün ilçe yok. Karşıyaka'nın da Bostanlı veya mavişehir tarafı iyidir. Genel olarak süper diyemeyiz.
0
runaway
(09.07.25)
(9)

Süzme peynir zararlı mı sizce?

anaphylacticshock
Merhaba, Bu süzme peynir olayına fena alıştım. Artık başka peynir yiyemez oldum. İçeriğine baktım ama çok anlayamadım. Sizce normal peynirlerden zararlı mıdır? Devamlı süzme tüketmek bünyeye dokunur mu? Çok kremsi bir kıvamı olduğu için üretim sürecinde içine margarin/krema vs basıyorlardır diye kor
Merhaba,

Bu süzme peynir olayına fena alıştım. Artık başka peynir yiyemez oldum. İçeriğine baktım ama çok anlayamadım.

Sizce normal peynirlerden zararlı mıdır?

Devamlı süzme tüketmek bünyeye dokunur mu?

Çok kremsi bir kıvamı olduğu için üretim sürecinde içine margarin/krema vs basıyorlardır diye korkuyorum.
0
anaphylacticshock
(08.07.25)
son kullanma tarihi geçmeye yakın olan peynir yumuşuyor,
bozulmaya yüz tutuyor,
bu peynirleri kimyasal ile eritip,
krem peynir,tost peyniri vs yapıyorlar,
yediğin peynirden ziyade kimyasal oluyor,zannediyorum.
0
designer
(08.07.25)
Abi eğer cukibik peynircilikten almıyorsan bilmem kaç bin kişi çalıştıran şirketlerin içeriğine yazmadan sana margarinli peynir satmasi imkansız. Bütün fabrikanın, denetleyenlerin vs komplo içinde olması lazım.
Iceriklerine de baktım, normal peynir işte.
Düşük kalite tabi, tat yok tuz yok bir şey yok ucuz peynir öyle bekletmeye vs de gerek yok.
Devamli peynir yemek bünyeye dokunur, kolesterol vs. Ama elimizde bilimsel olarak süzme peynir daha kötüdür diye bir veri yok aynı markadan alıyorsan.
0
logisticsmanager
(08.07.25)
besin değeri daha düşük
0
mantık
(08.07.25)
Bak Sütaş anlatmış üretimi;
www.sutas.com.tr

www.kromtech.com.tr

Sadece Türkiye'de olan bir üretim şekli değil bu, taze peynir denilen bu tarz peynirler genelde böyle ultrafiltrasyon ile üretiliyor.
0
logisticsmanager
(08.07.25)
Süt ürünlerini değerli yapan madde yağıdır, tereyağı yapımı için sütün yağı alındığında elde kalan yağsız/az yağlı süt genelde süzme peynir/lor yapımında kullanılır, bu ürünlere kazein cinsinden orta-yüksek proteinler de geçer, süzme peynir bu anlamda kazein proteininden zengin yağdan fakir bir üründür.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.07.25)
designer
(08.07.25)
Ayda bir tane şikayet var. Kapatalim fabrikalari. Designer haklı kimyasal bunlar, şikayetler kanıtlıyor kesinlikle.
0
logisticsmanager
(08.07.25)
sütaş'a süt verdiğim dönem eğitimlerine katılmıştım. eğitimi veren hoca en güvenilir peynirin süzme peynir olduğunu, kaşar peynirden de mümkün olduğunca uzak durduğunu söylemişti. ben ona dayanarak güvenle tüketiyorum süzme peyniri.
0
mustafakesekci
(08.07.25)
Kaşar peynirinde de sorun yok asıl sıkıntı kaşar peynire görünüş ve ambalajlama olarak çok benzeyen ve bilemeyenlerin kaşar peyniri diye aldığı tost peyniri/eritme peynirler, bunlardan uzak durulsa yeter.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.07.25)
(10)

Gs osimheni nasıl alıyor?

avatar is back
Yok 75 miş, yok pazarlıkla 60-65’e hallolacakmış da sponsorlar da ciddi yatırım yapacaklarmış bilmem ne. Bunlar nasıl paralar? Zaten borca batık bizim kulüpler, neye güveniyorlar yahu? Bir transfer bile batırmaz mı kulübü?
Yok 75 miş, yok pazarlıkla 60-65’e hallolacakmış da sponsorlar da ciddi yatırım yapacaklarmış bilmem ne. Bunlar nasıl paralar? Zaten borca batık bizim kulüpler, neye güveniyorlar yahu? Bir transfer bile batırmaz mı kulübü?
0
avatar is back
(07.07.25)
Yasadışı bahis sitesi reklamı almış, fetöcü şirketten sponsorluk alıp sitesinden reklamı kaldırdıktan sonra hiç sponsorluk almamış gibi yatmış, arsasını devlete fahiş fiyata satıp ucuzundan geri almış, sürekli gizli sponsorları olan, devlet kurumlarından sponsorluk alan kulüp mü bu transfer ile batacak? Yine bir yerlerden "gizli sponsor" gelir, KAP'a da 1905 TL'ye imzaladı derler. Yapmadıkları şey mi? Çok borca batarlarsa da yine vergi ödemezler, vergi borçları silinir. O yanaklar boşa okşatılmıyor.
0
nawar
(07.07.25)
Ali koc'un baklavayı agzina aldığı gibi alıyor kolayca.
www.haberler.com
0
logisticsmanager
(07.07.25)
bu paraları tutmayan transferle harcadı geçen sene
0
mantık
(07.07.25)
türk futbolu tamamen bahis ve kara para çukurunda. tamamen bahis şirketlerinin belirlediği bir lig. futboldan çatır çatır kara para aklanıyor.
0
mikahakkinen
(07.07.25)
ali koç'un arka cebinden fenere soktuğu paralar gibi alabiliyor.
0
koela
(08.07.25)
Bir spor programı yapan biri vergi verilmiyor gibi bişey düştü ağzından. Spor toplumun afyonudur
0
hunharca ben
(08.07.25)
batik kulupler ama devamli vergi borclari affediliyor.
0
baldur2
(08.07.25)
Bir de şöyle küçük bir detay var: Osimhen'in 75 milyonluk serbest kalma bedeli 15 temmuza kadar, 75 milyonluk serbest kalma bedeli üzerinden yapılan pazarlıklar bu tarihe kadar geçerli, 15 temmuz sonrası Napoli muhtemelen bu bedeli 100 milyon euro'ya çıkaracak zira Osimhen'in sözleşmesi 2026 hazirana kadar, sonra da isterse 1 sene daha uzatabiliyor, yani işler biraz karışık.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.07.25)
geçtiğimiz aylarda bir istatistik görmüştüm, tüm avrupa kulüpleri arasında en çok forma satan kulüpler sıralamasında ilk 10'daydı galatasaray.

aynı şekilde örneğin türkiye'de bilet ve kombine fiyatları en yüksek olan takım galatasaray,

en çok kombine satan takım galatasaray

en çok kapalı gişe oynayan takım galatasaray

tüm stad gelirlerinde, otoparkı, reklam panoları, maç günü store gelirleri, restoranları vs hepsidne zirvede galatasaray

vip bilet ve loca sayısında da zirvede

ayrıca cl'den ne kadar çok gelir geldiğini söylememe gerek yok sanırım.

florya projesi var, sponsorluklar var. örneğin fb'nin koç grubu harici kaç sponsoru var? birkaç tane vardı sanırım.

şimdi tüm bu gelirleri üst üste yazıp toplayınca zaten osimhen parası nerden geliyor anlamak çok zor değil.

aslında fb daha fazla para harcıyor, osimhen'in maliyeti ile nesri, cengiz, maximin, talisca, duran, bunların maliyetleri muhtemelen aynıdır veya daha fazladır hatta.
0
emfuzi
(08.07.25)
GS'nin, sarayin kayyumu oldugunu hala idrak edememis Tr'de 7-8 kisi kaldi, onlar da bizim duyuruda takiliyor.
0
freedonia
(08.07.25)
(6)

dask varsa konut sigortasında deprem teminatına ne gerek var?

chanawar
dask zorunlu biliyorsunuz.konut kredisine istinaden konut sigortası yapılıyor. burda deprem teminatı da var. sigorta bedeli 1.4milyon tl diyor. yani dask'ın teminatıyla aynı nerdeyse. dolayısıyla bu teminatın gerekliliğini sorguluyorum.bilgisi olan var mı? bir şey olursa iki taraftan da mı para alıy
dask zorunlu biliyorsunuz.

konut kredisine istinaden konut sigortası yapılıyor. burda deprem teminatı da var. sigorta bedeli 1.4milyon tl diyor. yani dask'ın teminatıyla aynı nerdeyse. dolayısıyla bu teminatın gerekliliğini sorguluyorum.

bilgisi olan var mı? bir şey olursa iki taraftan da mı para alıyoruz yoksa biri diğerini kapsıyor mu?
0
chanawar
(07.07.25)
Daha bu sabah bir programda denk geldim, su yanginlarla ilgiliydi.

Zorunlu Dask sigortasi evi depremde yikilmaya karsi sigortaliyor ama yangin, sel vs gibi afetlerde zarari karsilamiyormus.
0
feastofthedamned
(07.07.25)
yanlış bilmiyorsam deprem oldu, ev yıkıldı.
Toplam tutar 2.5 milyon. Dask yazan miktarı karşılar, geri kalan sende. Konut sigortası burada devreye giriyor.
Dask sizin evdeki esyalara, evinizin olağanüstü kalitede yapılmış olmasına falan hiçbir şeye bakmaz.
0
logisticsmanager
(07.07.25)
bu ikisini de biliyorum aslında da. tam öğrenmek istediğim şu

dask teminatı 1.6 milyon
konut sigortasındaki deprem teminatı 1.4 milyon

ev yıkılırsa ben 1.6 mı alıyorum 3 mü?
0
🌸chanawar
(07.07.25)
deprem teminatı denilen şey o konut yıkılırsa yeniden inşasının maliyet hesabı aslında. evin gerçek değeri ile ilgisi yok. dask için m2 maliyet hesabı 9bin tl’den yapılıyor, konutta da 6-10bin arası. eviniz brüt 100m2 ise maliyeti 900bin tl oluyor ve ödemeyi dask yapıyor sadece. evinizin m2 maliyet hesabı 3 milyon çıkarsa alabilirsiniz parayı.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(07.07.25)
O sigortanin asil amaci sen ölürsen banka alacagindan mahrum kalmasin idi sanki.
0
designer
(08.07.25)
@designer

o söylediğin hayat sigortası
0
🌸chanawar
(08.07.25)
(22)

En sevdiğiniz cips hangisi?

ekimoloji
Bu ara mevsim yeşillikli fırından cipse taktım, yedikten sonra tek pişman etmeyen cips diyebilirim. Satıştan kaldırılacak diye çok korkuyorum :d
Bu ara mevsim yeşillikli fırından cipse taktım, yedikten sonra tek pişman etmeyen cips diyebilirim. Satıştan kaldırılacak diye çok korkuyorum :d
0
ekimoloji
(07.07.25)
Klasik, ayak kokulu Doritos.
0
sekizdokuzon
(07.07.25)
Tyrells;
Tuz ve sirke
Tuz ve karabiber
0
logisticsmanager
(07.07.25)
Tyrrells.
0
orient blue
(07.07.25)
çizinin cipsi
0
ya ben lan neyse
(07.07.25)
Zararlı: turuncu doritos, cheetos biftekli (aroması eskisi gibi diil), soğanlı ruffles, soğanlı çerezos

Az zararlı: carrefour bio nohut cipsi
0
mor oje
(07.07.25)
lays crab ve tuz sirkelisi okdir. yine de yediğimde tadım kaçıyo cips big no
0
ala09
(07.07.25)
lay's tuz ve sirke +1
bozmadan onceki pringles
0
arakaali
(07.07.25)
ketçap cipsi
ama 2 senedir yemiyorum :D
0
ermanen
(07.07.25)
Filedeki nacho cips. İçerik açısından da fena sayilmaz
0
ırene adler
(07.07.25)
hayret kimse yazmamış:

chips master klasik deniz tuzlu kabuklu.

keşfettikten sonra bir daha lays ruffles yüzüne bakmadim.
0
tabudeviren
(07.07.25)
benim için cips klasik rufflestır
0
my fault
(07.07.25)
Lays fırından mevsim yeşilliği ve yoğurt.
Düz cipsler elimi kirletiyor. Yoksa çitos fıstık, peynir ve süt mısır da iyi.
0
Bruce
(07.07.25)
turuncu doritos
0
taurina
(07.07.25)
Tyrrells diyenler içeriklere tekrar göz atsa iyi olur değişti/değişim sürecinde gibi geldi. Sirkelisine baktım başka gıvır zıvırlar da var içinde. Sirkelisi iğrenç değil mi bu arada bir kez aldım hafif sirke tadı vardır diye, zor bitirdim.
0
mbond
(07.07.25)
@mbond; simdi carrefourdan baktım. Normal tyrells, ne garip geldi? Başka Fransız markalariyla, lays ile falan baktım. Aynı şeyler yani bir fark yok genel olarak.

Ne ıvır zivir ki içinde?
Patates
Yağ
Deniz tuzu
Sirke tozu
Alkol sirkesi tozu
Dogal Aroma
Malt sirke tozu
Konsantre elma suyu tozu

Vs lays;
Patates
Yag
Tatlandiricili tuz ve sirke aromalari
Sitrik asit
Potasyum klorür
Şeker
Tuz
Maya
Sitrik asit falan filan

Başka bir lays;
Üsttekilere ek olarak elma sirkesi tozu
Alkol sirkesi
Nisasta
Glikoz şurubu
Konsantre elma suyu tozu

Baktığım çoğu sirke cipsine oranla tyrellse garip bir şey yok.
0
logisticsmanager
(08.07.25)
Cips yemeyin gençler,
icerisindekiler sizi uyuşturuyor,
Beyin küçülmesine neden oluyor,

Monosodyum glutamat,

ticari adları :

AJI-NO-MOTO® ,
Vetsin ,
Ac'cent ,


Merhaba şizofreni;

pmc-ncbi-nlm-nih-gov.translate.goog
0
designer
(08.07.25)
Patos rolls
Cheetos biftekli
Ruffles sade ve ketçaplı
0
Amaranta ursula
(08.07.25)
@designer
youtu.be
0
logisticsmanager
(08.07.25)
patos acılı olan şu yediğinde parmağından kokusu 2 gün çıkmayan
0
eja
(08.07.25)
valla 5 senedir falan yemiyorum zararlı olduğu için ama Lays Fırından'ın yooğurtlusu favorimdi. Daha az zararlı ve fresh bir tadı vardı.
0
elektr10
(08.07.25)
@logisticsmanager ,

alkol ile aynı şey değil,
alkol ,şeker+yağ
0
designer
(08.07.25)
doritos dippas
0
since1907
(08.08.25)
(2)

fransa bordeaux tatil planı

saklubilig
Arkadaşımı bordeaux'ya gitti birkaç ay önce. ben de onu ziyaret vesilesiyle bordeaux'ya gideceğim temmuz sonunda. 9 gün bölgede kalmayı planlıyorum. şehirde ve etrafında ziyaret edilecek nereler önerirsiniz?
Arkadaşımı bordeaux'ya gitti birkaç ay önce. ben de onu ziyaret vesilesiyle bordeaux'ya gideceğim temmuz sonunda. 9 gün bölgede kalmayı planlıyorum. şehirde ve etrafında ziyaret edilecek nereler önerirsiniz?
0
saklubilig
(07.07.25)
Şehiri arkadaş gösterir de civarında benim gittiklerim;
Saint emilion
Bergerac
Bayonne

Araba varsa dune du plat ve kesinlikle arcachon

Gene klâsik fransa önerilerim;
Ingilizce menu olan yerlerden uzak dur. Turist yerlerine takilma, bonjour/merci dediğin sürece her şey hallolur:)

Bir tabacta otur. Kazı kazan oyna, bir şeyler iç.


9 gün uzun süre, şöyle fransiz gibi takıl (sigara içme...)
0
logisticsmanager
(07.07.25)
Aşağıdaki üç yazıda şarabı ön plana alarak eşimle yaptığımız Bordeaux gezimizi anlatmıştım:

1) adimadimgurme.com

2) adimadimgurme.com

3) adimadimgurme.com
0
loras
(07.07.25)
(4)

Gümrük sorusu

jepa
Şu ürün gümrükte takılır mı? https://www.rmarkelf.com/products/15-6-pc-extended-screen-proaa6c337e-4dc9-425f-9f7a-ee84b3d0946c?utm_campaign=626755747083&utm_medium=PaidSocial&utm_source=pinterest&utm_content=2680086407989&pp=0&epik=dj0yJnU9QVk5b1dNdjhhVkpKR09GYV8xdGlMM1daaExUb0FnQ0UmcD0xJm49Rmp1ZnJh
Şu ürün gümrükte takılır mı?

www.rmarkelf.com
0
jepa
(06.07.25)
kargo dahil 30 doların altının takılmama ihtimali var. takılmaması da kesin değil.

bu ürünün kendi 35 dolar + kargo, gümrükten müşavirlikle geçer.
0
ahmet oturum cerezi
(06.07.25)
Euro değil miydi o
0
🌸jepa
(06.07.25)
kağıt üstünde evet euro, son birkaç seferdir gümrük memurları 30 doların üstünde olduğu için müşavirliğe gitmeniz lazım dedi bana. ücretsiz ürün gönderiyorlardı, kargosu 30 dolardan fazlaymış. uygulama tamamen çavuşun keyfine göre.
0
ahmet oturum cerezi
(06.07.25)
Abi fiyatı görünce scam dedim ve öyleymiş.
www.trustpilot.com

Boşu boşuna dolandirilma.
0
logisticsmanager
(06.07.25)
(3)

bosch çamaşır Makinesi ekran sembolu

logisticsmanager
Şu soldaki şey ne bilen var mi?https://gss.gs/i/KqV.pngInternette baktim, anladığım bu makinede hep yanıyor. Ama ne anlama geldiğini bulamadım ve kullanıcı klavuzu da yok.
Şu soldaki şey ne bilen var mi?
gss.gs

Internette baktim, anladığım bu makinede hep yanıyor. Ama ne anlama geldiğini bulamadım ve kullanıcı klavuzu da yok.
0
logisticsmanager
(02.07.25)
kapak açık uyarısı, fiziksel olarak kapalı olduğu halde gösteriyorsa ordaki sensörde sorun vardır
0
nahtoderfahrung
(02.07.25)
kapı açık uyarısı değil, kapıyı açabilirsin bilgisi. makine çalışırken sönüyor olması lazım, program bittikten sonra ve kapı açıkken yanık olması lazım.
0
shadowfollower
(02.07.25)
Kullanmadigimiz bir makineydi yazlikta, şimdi denedik çalışınca sönüyor. O zaman kapiyi acabilirsin uyarisi.
0
🌸logisticsmanager
(02.07.25)
(7)

Galatasaray Ali Sami Yen'den

kizil karga
Neden çıktı? Tamam stad yenilenecekti ama mevcut stad yenilenemez miydi, Mecidiyeköy şehrin merkezi çok trafik vs gibi bahaneler üretiliyor ama bu haftada bir ya da 2 haftada bir olan bir şeydi, hadi haftada 2 defa olan bir şey olsun, yerine yapılan binalar daha çok trafiğe neden oluyor şu an ve haf
Neden çıktı? Tamam stad yenilenecekti ama mevcut stad yenilenemez miydi, Mecidiyeköy şehrin merkezi çok trafik vs gibi bahaneler üretiliyor ama bu haftada bir ya da 2 haftada bir olan bir şeydi, hadi haftada 2 defa olan bir şey olsun, yerine yapılan binalar daha çok trafiğe neden oluyor şu an ve haftanın 7 günü böyle, bir de mesela Beliktaş'ın stadı da şehrin merkezinde ve Beşiktaş şehrin merkezinde stadı yıkıp 50 metre yukarıya aynı stadı yaptılar, üstelik maç günleri o stad da her yeri kitliyor, Galatasaray da böyle yapamaz mıydı devlet mi mecbur bıraktı yoksa Galatasaray yönetiminin mi bi zafiyetiydi bu nasıl oldu, Beşiktaş'ın yapıp Galatasaray'ın yapamadığı ne oldu?
0
kizil karga
(01.07.25)
arazi zaten gsnin değildi diye biliyorum. ama yeni stadı beleşe yaptırdılar buradan taşınma karşılığında.
0
ground
(01.07.25)
arazi galatasaraya ait değil, üst kullanım hakkı galatasaraya aitti. devlet de stadın büyütülmesine karşı olunca anlaşmaya varıldı sancaktepede yeni stad yapılması yönünde.
0
glamdr1ng
(01.07.25)
o dönemki yönetimin basireti bağlandı. yıllardır mecidiyeköy'deki ali sami yen stadı'nın yerine yapılacak stadın maketi tanıtıldı. sürüncemede kaldı. rakiplerin özellikle fenerbahçe'nin 2003'lerdeki stat atağına bir an önce yanıt vermesi gerekiyordu. stadın üst kullanım hakkı galatasaray'daydı ama yeterli büyüme tarihi likör fabrikasından ve yol geçişlerinden dolayı yapılamıyordu (hoş o likör fabrikası artık yok ve stat yerine saçma sapan kuleler yapıldı).

hükümet de "gel biz sana seytantepe'de bir arazi verelim, oraya yap stadını. biz de buraya şehir parkı yapacağız" dedi ve gs yönetimi de el mahkum ikna oldu, park filan da yapılmadı orada zaten...
0
elektr10
(01.07.25)
Beşiktaş'ın arazisi de devlete ait değil mi onlar nasıl yaptılar? Galatasaray'ın yeni stadını devlet yaptıysa Beşiktaş'ın stadı bitince sanırım RTE devletin parasıyla yapıldı bu stad gibi bi açıklama yapmıştı ama devletin katkısı tam olarak ne oldu bilemiyorum, yani elimizde arazisi devlete ait 2 stad var birisi evinden çıkmış diğeri çıkmamış, biri devlete bedava stad yaptırmış diğeri devlet katkısı belirsiz bir şekilde kendi stadını yaptığı için stadından çıkmamış, böyle mi olmuş?
0
🌸kizil karga
(01.07.25)
yeni stad için cons. Maliyet yok idi ve nispeten prim yapabilecek bir yerdi. Ayrıca araziden de fayda alındı.

basiret falan bağlanmadı. bu işler devlet olmadan yürümez. Her takım için geçerli bu.
0
baldan kaymak
(01.07.25)
Rte dediğine göre 50 milyon civarı destek olunmuş bjk'ye.
istanbul.gsb.gov.tr

Galatasaray ise hayvan gibi değerli araziden çıkıp şehir dışına gitmis bu sebeple yani. Bunu evini satmak isteyen ama kiracı olduğu için satamayan bundan kiracı ile anlaşan ev sahibi olarak düşünebilirsin.
Galatasaray ali sami yen ve Seyrantepe arazilerindeki kullanım hakkını bırakıyor ki devlet insaat yapsin. Karşılığında stad yapılıyor.
Peki devlet bu işten ne kazanmis;
"arazisinin 1 milyar 25 milyon tl’ye satıldığını, 475 milyon tl’nin idareye kaldığını belirten çiçek, arena stadı’nın ise 191.5 milyon tl’ye yapıldığını kaydetti."
Kısacası Galatasaray araziden çıkarak devlete para kazandirdi bu sayede gene çok sevgili hükümet inşaat yaptı.

Kısacası Galatasaray da Beşiktaş gibi yapabilse zaten her şeyi devlet yaptı olmazdı. Ama gördüğün üzere İnönü'de devletin kazanacagi Bir şey yoktu. Bugün Beşiktaş dese ki ben İnönü'den cikayim uzağa gideyim emin ol devlet yapar o İnönü'ye de kol kol gökdelen dikerler.
0
logisticsmanager
(01.07.25)
mecidiyeköy de matah bir yer değildi ki
e5 altı diye adı çıkıyordu hatta

bjk bu konuda çok şanslı
0
mantık
(01.07.25)
(8)

Operasyonel nedenle iptal edilen yurtdışı uçuş biletinde üste para istendi?

poyrass
Olay şu. Hava yolu firması uçuşa 24 saatten az kala operasyonel nedenle (yangın) yurtdışı uçuşu iptal etti. Gidiş dönüş aynı pnr kodlu bilette gidişte sıkıntı yok ama dönüş için 8 bin küsür fark aldı. Bu durumda herhangi bir tazminat hakkım var mı? Varsa neler yapmalıyım? Dönüş aynı gün ama başka sa
Olay şu. Hava yolu firması uçuşa 24 saatten az kala operasyonel nedenle (yangın) yurtdışı uçuşu iptal etti. Gidiş dönüş aynı pnr kodlu bilette gidişte sıkıntı yok ama dönüş için 8 bin küsür fark aldı. Bu durumda herhangi bir tazminat hakkım var mı? Varsa neler yapmalıyım? Dönüş aynı gün ama başka saate alındı.
0
poyrass
(01.07.25)
siz uçuş iptal olunca para iadesi mi aldınız?

iptal olduysa size uyan herhangi bir gün ya da saatle ücretsiz değişim hakkınız var.

benim aralık'taki bir bileti iptal etmişlerdi, ağustos ayına ücretsiz değiştirttim. (ki arada 30-40bin tl fark vardı ağustos ayı için)
0
brkylmz
(01.07.25)
Hayatımda operasyonel sebeple oluşan olay sebebiyle daha fazla para ödemedim.
Sizde çok garip olmuş anlamadım yani, başka saate alınan uçak için nasıl daha fazla para ödediniz? Hangi havayolu bu?
0
logisticsmanager
(01.07.25)
Para iadesi almadım. Gidiş bileti ücretsiz değişti ama dönüş bileti de iptal olduğu için onu da değiştirdiler. Ona fark ödedim.
Firma Pegasus.
0
🌸poyrass
(01.07.25)
Fark ödememeniz lazımdı. Bir şeyi yanlış yapmışsınız
0
kuehles blondes
(01.07.25)
Fark ödememeniz lazım, o bir yana uçuş mesafesine göre 300-600€ tazminat hakkınız var 3 saatten fazla geciken ya da iptal olan uçuşlarda.

Pegasus'un iletişim bölümünden tazminat talebinizi oluşturun. Olumsuz döneceklerdir. Akabinde sivil havacılık genel müdürlüğünün sitesinden online şikayet formu doldurun. Onlar tazminat hakkınız olduğuna hükmedecek ve tazminatınızı alacaksınız.
0
himmet dayi
(01.07.25)
siz gidiş ve dönüşü ayrı ayrı mı almıştınız?

öyleyse dönüş bağımsız olduğu için ücret farkı çıkmış olabilir.
0
brkylmz
(01.07.25)
@brkylmz aksine aynı pnr kodlu.
0
🌸poyrass
(04.07.25)
@himmet dayi
Bunda süre sınırı var mı? Şu anda yurtdışındayım.
0
🌸poyrass
(04.07.25)
(8)

Squat alternatifi

kizil karga
Leg press olabilir mi?
Leg press olabilir mi?
0
kizil karga
(30.06.25)
Olamaz, squat'ın alternatifi ancak başka bir squat varyasyonu olabilir, mesela Hack Squat olabilir ki o bile tam olarak olamaz ama Leg Press hiç olmaz ama Leg Press de (ben tercih etmem) farklı bir quad (ya da bacağın diğer bölümleri için) alternatif olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.06.25)
Oo menemen soğanlı mı olur soğansız mı sorusu.

Bana göre evet ama sadece squat yapmanızı engelleyen bir durumda, sakatlık olur, güç eksikliği olur misal boş barı bile kaldıramıyorsunuzdur vs.

Squat kadar compound bir hareket değil leg press dolayısıyla alternatifi denemez.

Bir de hi yada low bar squatın özellikle kendi ağırlığınızdan fazla kilolarda bence tetiklediği bambaşka bir mekanizma var oda yükü kaldırma gerekliliği, harekete başladıktan sonra artık o yük sırtta, ölüm kalım.
0
wallcan
(30.06.25)
Bulgarian split squat daha iyi olur.
0
yurtsuz john
(30.06.25)
Nayır, nolamaz.

Yani ne yaptığına göre değişir tabi. Belki de illa squat yapmaya gerek yoktur. Ama sallıyorum 3*5 squat yapıyorum ama yerine leg press yapayım mi dersen olmaz tabiki de ne bileyim 3*15 smith machine squat yapıyorum dersen farklı şeyler bulunabilir.

Ama misal back squat yerine farklı squat türleri denemek iyi olabilir. Misal front squat her zaman insanin ayaklarinin tekrar yere basmasını saglayan bir hareket.
0
logisticsmanager
(01.07.25)
ben yıllardır sadece squat bazen başka hareketler yapıyorum, baktığın zaman olmaz ama bir sebepten yapamıyorsan olur neden olmasın. bu direnç antrenmanı konusunda bu kadar tutucu olma mantığını anlamıyorum ben.
0
bay b
(01.07.25)
Bir yanlış anlamayı düzeltmek isterim. Squat hareketsi diğer tüm hareketlerden bağımsız olarak kendisine özel kazançlar sağlayabilen bir harekettir, konu sadece bacak gelişimi ile sınırlı değil compound bir hareket olduğu için aynı seans içinde birden çok bölgeyi çalıştırır RPE seviyesi 9-10 derece olan 4-5 tekrarlı rutinlerde sinir sistemini uyardığı için güç artışını en yüksek seviyeye çıkarır aynı nedenle diğer bacak hareketlerine göre daha fazla uydu hücresini aktive eder bu da daha fazla kas artışı sağlar, yani konu basit bir tutuculuk meselesi değil squat hareketi tek başına diğer hareketlerde elde edemeyeceğiniz kazançlar sağlar, o nedenle alternatifi yoktur ama bunların birçoğu benim için önemli değil diyen birinin leg press de yapmasına gerek yok leg extension yaparak da çok iyi quad inşa edersiniz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.07.25)
yok abi ben senin icin demedim zaten genel soyledim. dedigim gibi ben yillardir sadece squat yapiyorum :) ama bazi hareketler var mesela sevmiyorum, teknigini, mekanigi ve yapmiyorum cok da dert etmiyorum onu demek istedim. squati da imkansizliktan, sagliktan dolayi yapamayan biri genel olarak cok dert etmemeli kastim oydu.
0
bay b
(01.07.25)
Tabii ki orası öyle, ben de barbell row yapmıyorum, baksan süper hareket ama yapmıyorum bir şey kaybettiğimi de düşünmüyorum, dediğim gibi squat özel bir hareket ama kimse squat yapmak zorunda değil, squat yapmanın ekstra kazançları olur ama yapmamak da hiçbir şey kaybettirmez amaç olarak ne hedeflediğimizle alakalı bir durum bu, gerçi böyle konuşuyorum ama havalar ısındığından beri ben de squat'a girmiyorum fjfjfjfjd
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.07.25)
(21)

Yatak ölçüleriniz neler

tuborg yesili
140*200 çok mu küçük? 1.82 ve 1.60 boyundaki bir çift için?Yerden tasarruf mu konfordan mı?Tüm yoru görüş ve önerilerinze açığız.İyi haftalar herkese
140*200 çok mu küçük? 1.82 ve 1.60 boyundaki bir çift için?

Yerden tasarruf mu konfordan mı?

Tüm yoru görüş ve önerilerinze açığız.

İyi haftalar herkese
0
tuborg yesili
(30.06.25)
bence cok kucuk, ben rahat yatmayi seviyorum, minimum 160 olmali, 180 daha da rahat. kendi yatak odanizsa 160la oda kuculse de idare edebiliyorsaniz 160 alin derim.
0
kassiopeia
(30.06.25)
1.40 çok küçük. 1.60 bile konforlu değil ama idare eder. 1.40 olmaz asla.
0
himmet dayi
(30.06.25)
çok küçük değil ama geniş de diyemeyiz. mesela kişiler çok iri yarı değilse, kaşık pozisyonunda uyumayı seviyorlarsa, bir kişi bir kenarda yatmaya alışıksa falan yeter. ama ikisi de bağımsız yatıyorsa, çok dönüyorsa, elleri kolları açıyorsa, cenin pozisyonunda değilde çarmıha gerilmiş isa gibi yatıyorsa yetmez.
oda boyutları nedi? 160X200 çok daha garanti olur etrafı çok daraltmıyorsa
edit: yatağıma baktım 160x200.. raht yetiyor iki kişi yattığımda da
0
kisa
(30.06.25)
kucuk bence.
ama tabii yerden nasil bir tasarruftan bahsediyoruz vs. bence minimum 160x200 olmali. Biz simdi yeni eve cikicagiz, yeni karyola bakiyorum 180x200 direkt, cunku imkan da var yer anlaminda, ama bazen 20cm cok onemli de olabiliyor.
0
wallcan
(30.06.25)
Oda boyutu 2.65 en,2.55 boy
0
🌸tuborg yesili
(30.06.25)
140 kücük.

160*200 bizim ve yine de dar geliyor.
0
sonsuz
(30.06.25)
6.75m2 oda mı olur yav. 140 çift kişi için küçük kalıyor gerçekten ama oda boyutları buysa ve koyacağınız diğer eşyalara göre mecbur alınabilir. 180x200 kullanıyoruz biz gayet rahat, 200x200e gerek yokmuş diyorum.
0
bobinhoo
(30.06.25)
oda küçük gibi geldi bana. oraya büyük bir yatak gerçekten "yatak odası" haline getirir. yatak almaya mağazaya gidip üzerine yatarak bir denemek lazım. ben o oda için 140 yeter mi diye denerdim.
dediğim gibi, 160 lık yatak bana iki kişi yatarken bile rahat rahat yetiyor. 140la da yaşayabilirim gibi geldi.
0
kisa
(30.06.25)
hizliresim.com

Benim mallığım tam açıklamadım eşsiz yeteneğimle görselleştirdim oda biraz değilik büyük L şeklinde gibi yatağı konacak yerin alanın ölçüsü bu, odanın devamı daralık L oluyor kıyafet dolabı vs öbğr alana gelecek yani.
0
🌸tuborg yesili
(30.06.25)
Buradan özellikle ülkemizin aşırı sevgili mimar müteahhitlerini sevgiyle anıyorum :) bu vesile ile.
0
🌸tuborg yesili
(30.06.25)
160 lik yatakin eni maks 170 tir. komodin koyacaz diyorsan da komodini 85cm e sigacak sekilde al. Yatagi yine buyuk al yani.

Hic bir sey koymayacaksan zaten 180 inde karyolayla 189 olacagindan sigdigi net sanirim.
0
wallcan
(30.06.25)
uyuma alanı ile genel kullanım alanı ayrılmış. 2.55 lik yere 160 lık yatak koyarsan 95 cm fazlalık kalıyor. 30-35cm lik iki etejer (ve koysan 20 cm, bir tarafta 10 cm boşluk kalır. biraz sıkışık kaldı yine de ama kaldırabilir.
tavsiyem şu, ölçüye uygun şekilde kağıda çiz, 1.60 lık ve 1.40 lık iki ayrı yatağı da ayrıca kağıda çizip kes ve oda içine yerleştir. bu çok işe yarıyor.
0
kisa
(30.06.25)
çift olarak boylarımız neredeyse birebir aynı. 160*200'den aşağısı kesinlikle olmaz diyorum. konfordan tasarruf edilmez.
0
lazpalle
(30.06.25)
160*200 minimum bence.
0
logisticsmanager
(30.06.25)
140lık yatağı tek başıma kullanıyorum bence siz en az 160tan şaşmayın.
0
peki madem
(30.06.25)
Teşekkürler herkese, 160'a odaklanıp milim milim hesaplayacağız.
0
🌸tuborg yesili
(30.06.25)
Korsan soru: peki en 180 mi 200 mü olmalı?
0
osssy
(30.06.25)
küçük, alma. Biz İngiltere'de double diye aldık geçtik 135cm çıktı ahah her şeye bakarım bi buna bakmadan double diye atlamıştım kafa karışıklığıyla. Bir yere taşınırsak ilk yapacağım şey 160+ cm bi yatak almak olacak. Türkiye'de standardı 160'tı zaten galiba.

@ozzy, boy mu demek istedin? herkes eni tartışıyor zaten. 190 yerine 200 almak en iyisi işte.
0
nhk ni youkosu
(30.06.25)
baktim queen genisligi 150 imis, o bile bize kucuk geliyordu king e gectik
140 cok kucuk +1
0
cooperr
(30.06.25)
140 rahat olmaz ama yer yoksa 150 idare eder bence.
Nhk, en diyorum, ideali 180 mi 200 mi size göre?
0
osssy
(30.06.25)
king 193cm imis ki biz baya rahat ettik ona gecince.
zaten yatak enleri standart degil mi yaw..
0
cooperr
(30.06.25)
(4)

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi

gnosis
Buranın genel cerrahi veya hematoloji bölümlerine gitmiş olan var mı? Sözlükte ve şikayetvar’da yorumlar çok kötü, çıkan haberler korkutucu, randevu bulmak imkansız. 3 hastane gezdik. Hastamızın bu hastanede ameliyat olmasını öneriyorlar. Hastamızın birkaç ay içinde ameliyat olması gerekiyor. Yapıla
Buranın genel cerrahi veya hematoloji bölümlerine gitmiş olan var mı? Sözlükte ve şikayetvar’da yorumlar çok kötü, çıkan haberler korkutucu, randevu bulmak imkansız. 3 hastane gezdik. Hastamızın bu hastanede ameliyat olmasını öneriyorlar. Hastamızın birkaç ay içinde ameliyat olması gerekiyor. Yapılan yorumlardan Ege’de bir yıl içinde ameliyat olması imkansız görünüyor. Bıçak parasını verseniz bile ameliyata asistan giriyormuş. Özele de güvenmiyorum. Daha önce yarım yamalak test yapıp bizi kamuya yönlendirdiler. Her şeye sıfırdan başlamak zorunda kaldık. Adında çocuk kelimesi geçen bölümler dışında Ege önerilmiyor. Kaç yıllık artık bir şeylerin oturması gereken eğitim ve araştırma hastanesi ne haldeymiş, şaşkınım.
0
gnosis
(29.06.25)
izmir şehir hastanesine gelin. genel cerrahiye geldik, umduğumun altında fakat diğerlerine göre iyidir.
0
adivar
(29.06.25)
Abi malum kişilerin hedeflerinden biri devlet hastanelerini bu hale getirip yarı özel olan şehir hastanelerine yönlendirmek.
Ege gene iyi bence diğerleri daha rezil halde çünkü yok yani bunlar istenmiyor artık.

O yüzden ege olmazsa şehire bak, başka seçenek yok pek.
0
logisticsmanager
(29.06.25)
genel cerrahi değil ama dahiliyeye gittim. öğrenci mi yoksa çok çaylak biri mi anlamadığım genç bir doktor baktı ve normal devlet hastanelerine göre çok daha fazla ilgilendi. tek sıkıntı istenilen testler için çok uzun süre beklemek gerekiyor. ultrasonumu mart 2026'ya verdiler mesela... kan vermek için de 2 saat beklemek zorunda kaldım açlıktan bayılacaktım.
yani ilgilenmeye çalışsalar da kapasite doluluğundan bir halt olmuyor maalesef. şehir epey iyi gibi duruyor, biraz uzakta olmasının da avantajından dolayı çok dolu da değil. orayı deneyebilirsiniz.
0
nolmus yani
(29.06.25)
ege'deki çoğu hoca izmirdeki özel hastanelerde de ek mesai yapıyor, övülen bir isim varsa özeldeki yerini araştırın derim
0
9kuyruklukedi
(29.06.25)
(30)

Zenginlerden nefret ediyor musunuz?

messina123
Zenginden kastım mahalle kuyumcusu, galerici tarzı zenginler değil. En zenginler, jeff bezos, elon musk, ülkemizdeki malum holdinglerin sahipleri tarzı zenginler.Şahsen ben hepsinden nefret ediyorum. Aynı dünyada onlar sınırsız imkanlara sahipken ben üçün beşin hesabını yapmaktan yoruldum. Hiçbirini
Zenginden kastım mahalle kuyumcusu, galerici tarzı zenginler değil. En zenginler, jeff bezos, elon musk, ülkemizdeki malum holdinglerin sahipleri tarzı zenginler.

Şahsen ben hepsinden nefret ediyorum. Aynı dünyada onlar sınırsız imkanlara sahipken ben üçün beşin hesabını yapmaktan yoruldum. Hiçbirinin oralara haramsız geldiğine de inanmıyorum.
0
messina123
(28.06.25)
Hiçbirinden nefret etmiyorum sınıf kinim yok, sadece AKP döneminde zenginleşen barzolardan ve onların jipe binen eşlerinden nefret ediyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.06.25)
Ben onlara itibar edip bu hale getiren insanlardan nefret ediyorum. Kendileriyle hiçbir zaman sorunum olmadı. O haramsız geldigine inanmiyorum dediğin kısımlar da bir şeyler koparırız diye birilerinin bir şeylere tamam dediği aşamalarda oluyor.

Özetle, bana dokunmayan yılan bin yasasincilar oluşturuyor bu işleri.

Şarkısı bile var Jeffrey Bezos'un:
youtu.be
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
jeff bezos ve elon musk'tan evet.
bill gates, warren buffett ama cok düzgün insanlar mesela. ikisi de miras birakmayacak ya da az birakacak su an fark ettim. ilginc.

bu sadece zenginlik degil. senin kullandigin özel jetin, yatin, keyfi uzay seyahatin bu dünyaya zarar veriyor. paran ver diye bunlari yapabuliyor olmaman lazim.

first class ucmak bir insana nasil yetmez anlamiyorum. kocaman bir yata neden ihtiyacin var. kac kisi misafir gelecek. tamamen gösteris bazi seyler. ya da aclik. gözleri doymuyor.
0
sonsuz
(28.06.25)
Haset yapan fakirlerden nefret ediyorum. 2 ay kendi işini kur yönet desek sakalı bıyığı saçı kılı dökülecek adamlar gelmiş tanımadığı, sırf zengin olan insanlardan nefret ediyor. Ne haramı yemişler mesela? Çalış, işini kur sen de zengin ol. Kim tutuyor seni? Dünya'da işler insan ilişkileri ile yürüyor. Birisi olm messina123 var şöyle iyi böyle iyi derse tanımadığım adamı alıp riske girmem. Çünkü sen tanıdık olarak girdin ve birbirimizi mahçup etmemeliyiz, ortak bir dostumuz var.
0
Shepard
(28.06.25)
@shepard, ne alaka ya?
senin kendi interview skillerine güvenemeyip baskasinin lafiyla hareket etmenle ultra zenginlerin ne alakasi var?
0
sonsuz
(28.06.25)
ediyorum. benim için iyi insan kriterlerinden biridir aynı zamanda. çok zenginleri öven ve sempati duyan biriyle mecburiyet dışında muhatap olmam. ama dediğin gibi bu aşırı zenginler için geçerli, yoksa mevcut ekonomik sistemde kendi işi var veya zenginleşti diye herkesi otomatik "kötü" algılamam, hepsi öyle olmak zorunda değil.
0
der meister
(28.06.25)
@shepard mesele sen değilsin bro sen niye üstüne alındın? Konu en tepedekiler. Sen onların sineği bile olamazsın zaten. 3-5 milyonluk adamları kim kıskansın. Yazıyı yeniden gözünle oku
0
🌸messina123
(28.06.25)
Ayrıca sinek lafını hakaret olarak algılama. Ben de onların sineği bile olamam. Not olarak belirtelim
0
🌸messina123
(28.06.25)
Tuncel Kurtiz'in "Zengin olma tehlikesini çok şükür atlattım." gibi bir sözü vardı. Çok zengin olmak bayağı ahlaksızlıkla eşdeğer bir şey.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Evet ediyorum.

Özellikle Taylor Swift gibi görgüsüz olanlarından daha çok nefret ediyorum.

Sonra bir de biz fanilere dünyayı ve çevreyi koruyalım palavraları sıkmalarından da nefret ediyorum.
0
chicha_v2
(28.06.25)
Hepinizin ayıla bayıla kullandığı yapay zeka, çok zengin birinin daha da zengin olabilmek için harcadığı parayla ortaya çıkarılmış bir şey.

Bugün dünya, vebadan, koleradan kırılmıyorsa, tıp bu kadar ilerlediyse hep onların daha zengin olma gayretleri sonucu.

Sadece tıp değil ki, yaşam kaliteni artıran her şey onların firmalarının eseri. Sıçtığın klozeti bile onlardan birinin firmasının arge biriminin tasarımıdır.

Çağımızdaki tüm gelişme sermaye birikiminin sonucudur.

Onlar uğraşsın yapsın, ben kullanıp rahat edeyim ama olsun ben sermaye düşmanıyım. Hadi canım.
0
Mirket
(28.06.25)
Tam tersine fakirlerden nefret ederim.

Egitimsizdirler, cahildirler, hayattaki zevklerin kiymetini bilmez kendinden doganlari da kebdileri gibi yetistirir.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
@mirket verdiğin bilgilerin doğruluk payı yok.
0
🌸messina123
(28.06.25)
Şirketi etik değerlere uymayan, monopoly yaratmaya çalışan, mali gücü ile siyasi yörüngeyi değiştirmeye çalışan, medyalari satın alıp oradan buna göre haberler yapan, devletlerden büyüklesip devletleri tehdit edecek duruma gelen vs her şirketten nefret ederim ve aynı zamanda bu yola koyan sahibinden de.

Yani olayım zengin olmalari değil, bu paranın onlara yetmeyip daha da fazlasi, daha da az isci, daha az maas, daha çok kar, daha ucuz üretim, daha çok offshore, daha az vergi, daha az işçi hakki, daha az regülasyon için uğraşan bütün herkesten nefret ederim. Bundan 60 sene önce olsa bizlere radyasyonlu boya fırçasi yalatacak ama regülasyonlar sebebiyle yapamadigi için sikayet edenlerin hepsinden.
0
logisticsmanager
(28.06.25)
Nefret etmiyorum.

Ama özellikle de bahsettiğiniz seviyede zengin bir insan bunu sadece kendi emeğiyle yapmış olmuyor. Bir şekilde birkaç nesil belki şanslı, belki yetenekli belki ahlaksız belki de tüm bunların bir oranda karışmasıyla böyle zenfşnlikler oluşuyor.

Bu zenginliği kendisinin çok üstün bir insan olmasına, diğer insanların da tembel veya alt insan olmasına bağlayan, bunu ima edenler bana çok çiğ ve çirkin geliyor.
Adeta boyu uzun diye veya göz rengi belli bir renk diye övünen bir insan gibi.

Yine de unutmayalım ki siz de ben de o dünyaya doğsaydık bir miktar öyle hissedecektik.
0
michael_knight
(28.06.25)
Etmiyorum. Nefret ya da sevgi, saygı vs. herhangi bir hissiyatım yok.
0
gabe h coud
(28.06.25)
zenginlerden kisisel olarak nefret etmiyorum, dogalarinin geregini yapiyorlar. ama bu gelir esitsizliginin olusmasini saglayan sistemden ve buna canak tutanlardan ve buna ses cikarmayanlardan nefret ediyorum orasi dogru. zenginlesmede ve kazanmada problem yok ama bunu saglayan mekanizmalarin liberal ekonomide olcusuz zenginlesme saglamasi cok korkunc. yani insanlarin %80'i sefil %90'u gecim sikintisiyla yasamiyor olsa zenginlerin para istiflemesine laf etmemenizi anlayacagim da, su korkunc duzene karsi cikmayi da sermaye dusmanligi ve sinif kini olarak yansitmak gercekten cok habis.

@mirket; mesela cok tehlikeli bir sermaye savunuculugu yapiyor. oncelikle soyledigi seyler dogru degil. yapay zeka asiri zenginler tarafindan gelistirilmedi, non-profit open ai tarafindan gelistirildi. ha teknolojiik gelismeler sahibini zengin yapar orasi dogru ama zenginler tarafindan gelistirildigi dogru degil. microsoft, google vs kullandigimiz sistemler asiri sermaye sahipleri tarafindan gelistirilmedi. gelistirenlerini zengin yapti orasi ayri. microsoft 20 yaslarindaki muhendisler, google stanford phd'li adamlar tarafindan gelistirildi.

yanildigi ikinci nokta da sermaye vaadi olmadan insanlarin bir sey yapmayacagi fikri. insan sadece para hirsiyla degil hakikatin bir vechesini anlamak, veya bir seyler yaratmak hirsiyla da hareket eder. hatta asil bir seyleri yaratabilenler bu sekilde hareket eder. pasteur, fleming para hirsiyla hareket etmediler. newton, einstein ya su gravitasyonu cozsek ne para kaldiririz diye hareket etmediler. onlarin zihinsel sermayeleri sayesinde bugun gps'ten nerede oldugunuzu biliyorsunuz. kendi karakterinizi butun insanlara genellemeyiniz. insan zaten kendi haline birakildiginda duydugu meraktan harekete gececektir. volvo 3 noktali emniyet kemerini buldugunda dur ulan suradan ne para kirariz demeyip patentin ucretsiz kullanim haklarini ortaya salmistir. insanin can havliyle kendi kicini kurtarmaya calistigi sistemde elbette insan para icin her seyi yapiyor gibi gozukebilir. ancak insanin gercek degerini olusturan yaraticilik, zeka ve ahlak para ve guc hirsindan cok farkli kulvarlarda.

iyi bir urun uretip piyasada bunun karsiligini zengin olarak alirsin zaten. burada problem yok. zenginlesmede de problem yok. ama olcusuz zenginlesmede problem var. somuru sonucu zenginlesmede problem var. herkese guzel spor ayakkabi satmada problem yok ama guneydogu asyadaki insanlari hayvani kosullarda saatlik $1-2 dolara calistirip zenginlesmekte sikinti var. bu sikintiyi goremiyorsaniz uzucu.

soyledigi tek dogru sey bazi buyuk atilimlar ve girisimler icin sermaye birikiminin gerektigi. buraya katiliyorum. ancak katilmadigim nokta bu sermayenin illa bir kisinin altinda birikmesi gerektigi on kabulu. sermayeyi baska sekillerde de biriktirebilirsiniz. fonlarda da biriktirebilirsiniz, yonetimi icin baska bir mekanizma da kurabilirsiniz. sermayeyi tek bir kiside biriktirip ondan sonra babadan ogula gecmesini saglamak tam tersine ekonomide ciddi bir donukluk yaratiyor. bunun alternatifi yokmus gibi dusunmek de ne diyelim zihinsel esnekligin eksikligi mi diyelim.

en zekilerimizi alip gecim korkusuyla somuruyor olmamiz onlarin zekalarini en iyi sekilde kullandigimiz anlamina gelmiyor. insan olarak aklimizi ve ahlakimizi kullanarak maksimum sayida insanin, yine bir meritokrasi ekseninde, sisteme katki yaptigi kadar donus aldigi, ahlakli bir mekanizma kurulabilir. zaten kurulacak da. tarih bir sekilde hep ilerliyor. ancak mankafa insanlarla ilerlemek cok yavas oldugundan yuzyillar bos yere harcanacak ve milyonlarca insan daha serefsizce somurulmeye devam edecek.

ancak 500 sene once bir kralin tek bir sozuyle butun mal varliginiza cokuluyordu. hatta birakin krali elinde yeterli guc bulunan herhangi bir kimse maliniza cokebiliyordu. bugun bunun derecesi oldukca azaldi. siyasi erk halka verildi. gidisat gosteriyor ki bir gun gelecek ve ekonomik erk de halkla paylasilacak. ancak o zamana kadar cok cok insan sermayesini gereksiz yere hharcamaya devam edecegiz.
0
antikadimag
(28.06.25)
@sonsuz abicim ne interview skili? Bak insan ilişkileri ile yürür bu işler diyorum. Senin torpil dediğin şey aslında dünyanın normali. Tecrübe etmemiş olabilirsin diye yazıyorum, mesela bir usta tanıdık vasıtasıyla gelip işini yaptıysa ve yanlışı varsa düzeltmeye daha meyilli olur. Kime göre? Tanımadığın bir ustaya göre. Çünkü insanlar, insanlarla kötü olmak istemez. Herkes sevilmek, saygı görmek ister. Personel de öyle. Torpille geldi diye interview yapıyorsun ama güvencen var. Tanıdık vasıtası.

@messina123 lan alınmadım, şunu diyorum kısaca. Birileri bir yere geldi diye nefret etmeniz saçma. Git çalış, gör bakalım nasıl oluyormuş bu işler. Kendi işini kuran, büyüten herkes 7/24 her gün çalışmış insanlar. Bunun ne demek olduğunu denemeyen bilmez. Mesela Bill Gates, adam ne yatırımlar yapmış Afrika'da. Ama millet cahil cahil o nüfusu azaltmaya çalışıyor, hastalık yayıyor demiş. Ulan adam donuna kadar bağışladı. Nefret edebilmek için haset ediyor olmak lazım.

mirket +111

Onlar olmazsa şu anki dünya yine olurdu ama onların ismi farklı olurdu. O yüzden saçmalık nefret etmeniz. Olm dünyada eşit gelir diye bir şey olamaz. Herkese 200k maaş vereceksen temizliği kim yapacak? Daha geçen ağlıyordunuz temizlikçi evime gelmiyor bulamıyorum diye.
0
Shepard
(28.06.25)
antikadimag+1 not almalık bi yazı olmuş

sermaye dusmaniyim. patron savunan amelelerin enerjisi yalakaliktan mi geliyo acaba
0
ala09
(28.06.25)
:) aklıma grinin elli tonu filminde vatandaşın okul diploma töreninde söyledikleri geldi. Bir gün bütün dünyada açlık ve fakirlik bitecekmiş, bunun için uğraşıyormuş falan. Filmin sonrası malum :))

Bahsettiğin zenginlerden nefret etmem için, insanlara ve doğaya zarar verdiklerini bilmem lazım. Bilerek ve isteyerek yapıyorlardır çünkü.

Pırlanta üretiminde ya da elmas elde etme konusunda çok fazla insanın kanına girdiklerini biliyorum mesela, altın için bizim ülkemizdeki doğanın ağzına ettiklerini de biliyorum. Yeter sebep mi? Evet. Nefret ediyorum yani.

Ayrıca islamiyette "helal" diye ifade edilen yollardan zengin olmadıkları da bir gerçek. Hatta kimsenin de helal yollardan zengin olmasına fırsat vermeyen bir sistemi yaşatıyor ve savunuyorlar, hatta saldırganlaşıyorlar. Bunu da düşününce nefret etmemek için bir sebep göremiyorum.
0
muhayyer divan
(28.06.25)
Uzuuuun ve çelişki yumağı bir yazı olmuş.

'iyi bir urun uretip piyasada bunun karsiligini zengin olarak alirsin zaten. burada problem yok.' demişsin de bunda problem var. O zenginden de nefret ediliyor. Mahalle kuyumcusu değilse, galerici değilse nefrete muhatap oluyor. Soruyu bir daha oku istersen.

Volvo 3 noktalı şeysini bulana kadar sence kaç volvoyu duvaa vurmuştur da içindeki mankenler oraya buraya savrulmuştur. Sence volvonun sahibi ulan bu volvoları duvara vuracağız ki para kazanabilelim dememiş midir? Sevabına mı vurdurmuştur duvara?

Bilim adamlarından bahsetmişsin? Onlar birer zenginin üniversitesinde çalışmıyor muydu? Evlerinin bodrumunda mıydı laboratuvarları. Edison her buluş sonrası koştur koştur patent almıyor muydu?

Adam windows xp de bıraksaydı. Ya yeter, bu servet benim yedi kuşak torunuma yeter deseydi, sen windows10 un windows 11 in konforunu bulabilecek miydin?

Birkaç tesadüfen bulunan şey hariç bütün buluşlar bir zenginin riske ettiği paradın eseridir.

Ayrıca gelir dağılımında adalet, zenginin değil siyasi iradenin sorumluluğundadır.

Ve evet @ala09. Sermaye düşmanı değilim. Yalakayım :)
0
Mirket
(28.06.25)
@mirket wins, flawless victory. Fatality çaktı. Bazı arkadaşlar bilmiyor ama donuna kadar kendini riske eden patronlar sayesinde iş bulabiliyorsunuz.
0
Shepard
(28.06.25)
@mirket; zenginler halklar kolay yönlendirilebilsin diye haber kanallari ve gazeteleri satın alirken, deregulasyon savunurken, ozellestirme savunurken ve bunları getirecek adamlara paraları dökerken siyasi irade nasıl olacak? Trump nasıl seçildiğini gördük arkasında zenginler oturuyordu hep. Herif zenginlerin yararina olan vize türünü bile elestiremedi korkusundan.

Şu an misal trump ne diyor; herkese vergi koyun, amerikan firmalarına koymayin. Başka ne diyor? Amerikan firmalarina yasalara uymadiklari için ceza kesmeyin. Bunlar çünkü politikacilarin ceplerini dolduran zenginler sebebiyle. Google üzülmesin, apple buzulmesin.

Bu arada bütün buluşlar zenginlerin riske ettiği para lafina da asla ve asla katılmıyorum. Biraz devletlerin şirketlere verdiği paralara bakarsan görürsün bunun sebebini. Bizim vergilerimizle devletler sirketlere paralar verir bunu da işte ARGE vs adı altinda yapar ya da fabrika acacaktir misal arazi bedava verir yok suyu elektriği ucuza verir. Şirketler ve zenginler öyle milyar dolarlarimi ortaya koydum demez.
Buna ek olarak zarar yazan sirket bunu vergiden düşebilir ama ben misal bu sene zarar yazarsam vergimden düşemem falan filan.
Misal elon musk; bakalim Tesla için devlet ne kadar para harcamis?
Bu şirketlerin hepsinin her sene bir davasi çıkıyor. Misal hatırlıyorum apple'in falan diğer firmalar ila başkamarinin çalışanlarını almama anlasmasi yaptığı ortaya çıkmıştı ki maaslar yukselmesin.
Al bak daha 2023ten Amazon için;
www.ftc.gov
Zenginler olmasa inovasyon olmaz falan filan bunlar tam da milyarderlerin seveceği şeyler. "Biz olmasak ac kalırsınız bu sebepten Dünya zenginliginin yüzde 90i bizde".

Abi bakın düzgün insanlari savunun da allah aşkına corporationlari, milyarderleri Einstein'mis tesla'ymis gibi savunmayin yani. Inovasyonlar emin olun kimsenin 100-200 milyar dolar değer sahibi olmasini gerektirecek kadar parayla olmuyor. Ve inovasyonlar bedavaya da olmuyor, bu sirketlerin hepsi devletlerden ödenekler alıyor, devletlerden vergi tasarrufu alıyor, devlet okullarini kullanıyor.
0
logisticsmanager
(29.06.25)
Siyasetin çarpıklığını, seçtiklerimizin yanlışlarını anlatıyorsun. Burda yanlışı yapanlar zenginler deeğil, yönetenler ve dolayısıyla yönetenleri seçenler.
Trump'dan bahsetmişsin. İkinci kez seçildiyse, seçenlerdedir sorun.

Seçenlerin cahilliğinden diyorsan, seçenlerden veya cahillikten nefret et. Apple o söylediğin şeyi yapmışsa onu yapabilmesine imkan tanıyan yöneticiyi seçenden nefret et.

Sistemde çarpıklık varsa o çarpıklıktan nefret et. Ben zenginden nefret ediyorum lafının yanlışlığını anlatıyorum ben.

Bugün Ekşide mi vardı. Adam 50 tane arabanın lastiğini patlatmış. Araba sahibi olanı zengin görüp zenginden nefret eden biri yapmış olmalı.
0
Mirket
(29.06.25)
hadi mirket kuyrugu dik tutmak icin bir seyler karalamis da, onun yancisi gibi gezen elemani tam anlamadim. eleman tanrinin bahsettigi dusunce mefhumunun o kadar fakiri ki, mevcut sistemin tek alternatifinin herkesin ayni maasi almasi oldugunu saniyor. adam baska bir alternatifi tahayyul bile edemiyor :) bilissel kapasitesi 0/1 seklinde calisiyor. simdi sen bu adamin oldugu yerde nasil daha adil bir duzeni kuracaksin? bu kafalari nasil yontacaksin daha iyi bir sistem icin. asil sorun bu.

@mirket hocam, sirf cevap vermis olmak icin cevap vermek tartisma adabina uymuyor. isin kotusu arguman olarak soyledigin seylerin zayifligi da bu mevzulardan ne kadar caktigini gosteriyor. boyle durumlarda sukut altindir diyerek er meydanindan cekilmek dahi imajina daha az zarar verecektir, ayiktirayim.

mesela o bilim adamlari nasil calismislar onu bile bilmiyorsun. devlet universitelerinde calisiyor bu adamlar. bugun kapitalist amerika'da bile universiteler ya publictir ya non-profittir ve ana geliri devletten aldiklari endowment'tir. yani deney ekipmanlari illa birinin mulkiyetinde olacak, devlet mulkunde olursa olmuyor. illa zengin birisi gel bunlarla oyna diyecek. komik. sermaye agresif serbest piyasa kosullarinda surekli survival modunda oldugundan deneysel calismalara giremez. devlet onemli gordugu alanlari ar-ge tesvikleri ve vergi indirimleriyle destekler.

edison zaten is adamidir. hemen gidip patent alir. edison hakkinda daha cok sey arastirdikca nasil bircok gelismeye kendi kazanci icin set koydugunu gorup sasiracaksin.

son olarak da gelir dagiliminda adalet siyasetin sorumlulugunda diyorsun. ancak sen ekonomik gucun konsolidasyonuna izin verince o ekonomik guc siyasete ambargo koyuyor, butun isleri o yonetiyor. para olmadan, guc odaklarinin destegi olmadan siyasi iktidara gelemedigin bir duzen yaratiliyor. sonra da bu duzenden gelir dagilimi bekliyorsun. bak bakalim dolar milyonerleri ne kadar vergi veriyormus. siyasi irade hicbir zaman gelir dagilimi yapmamistir, en fazla sermaye transferi yapar. bkz turkiye'de eski zenginlerden alinan paranin yeni zenginlerin cebine konulmasi.

neyse, mesele bu konulari bilmiyor olmaniz degil. mesele ortadaki ahlaksizligin ve kokusmuslugun farkina varamamaniz da degil. susup kosenizde otursaniz sorun olmayacak ancak uc kurus paranizla, zenginler iyi ki varlar yoksa ne poh yerdik sagolun agam diyerek pacalarindan tutmaniz ve onlari savunmaniz is degil.
0
antikadimag
(29.06.25)
@truenorth

vergilerden geliyor ve herkes vergi oduyor. hatta zenginler vergiden kaciyor. yahu donald trump, elon musk vergi odemiyor farkinda misiniz? sen evinin, arabanin vergisini kaciramazken zenginler o vergilerden "hukuki" yollarla kaciyor. para geri donmuyor. top %1 sermayenin yarisindan fazlasina sahip olmasina ragmen vergilerin %25 civarini oduyor. karsiliginda esitsizlik buyumeye devam ediyor.

tesla'nin federal income tax'i 0. adam 2 milyar dolarin uzerinde gelir elde edip karsiliginda vergi odemedi.
donald trump da ayni sekilde. ben bile %30 oderken cok sevdigimiz ve butun insanlik gelisimini borclu oldugumuz ultra zenginler %3-5'in ustunde odemiyor.

piketty'nin dedigi gibi r > g esitsizliginin oldugu her yerde tabii olarak sermaye birikir ve gelir esitsizligi artar.

ama zenginler haklilar. beni de boyle savunan culsuzlar olsa ben de semer vurmaya devam ederim. yuruyun zenginler, az bile!!!

valla artik yazmayacagim bu duyuruya.
0
antikadimag
(29.06.25)
hissettiginiz sey aslinda nefret degil, "kiskanclik".

dunya iki sey uzerine donuyor, para ve kuku.

kukuyu bulmasi o kadar zor degil icgudusel bir mevzu, dogustan hepimizin icinde bu hardware ve software var. ama para insanlarin yarattigi birsey, dogduktan sonra tanistigimiz bisey. isin boktan tarafi kitaplarda da ona nasil ulasacagimizin tarifi yok, ben cok aradim bulamadim. adamlar bu isi cozmusler. milyarlarca insan bunu cozemeden olup gidiyor toprak oluyor.

ama efendim adamlar vergi vermiyor. evet, hayvan gibi isdihdam sagliyorlar ama. Elonun sirketlerinde 125000 kisi calisiyor, x4 desek 500.000 kisi adam sayesinde tahminen ortalamanin cok uzerinde para kazaniyor.

bir de jeff bezoz ile bill gates arasinda ciddi ciddi fark oldugunu, birinin assagilik birisi oburunun kahraman oldugunu falan dusunmek trajikomik yaw.

falan filan..
0
cooperr
(29.06.25)
@antikadimag abicim vergi vermemeleri normal. Kafan almiyor olabilir, ama istihdam yapan cesur insanlar olmazsa maasli calismak isteyen arkadaslarimiz is bulamaz. Istihdam yapana da devlet çökmez. Sen istiyorsun ki bu adamlar vergi versin, ama bu adamlar şirkete yatirim yapiyor. Kar etmiyor haliyle. Arge yapiyor, yeni depo aliyor, esya araba aliyor. Sirketi buyutmezsen batma yoluna girersin. Olay bu kadar basit. Isveren olmayan arkadaşlar kendini belli ediyor. Gerçek dünya ile okuduğunuz şeyler arasında dünya kadar fark var. Vergi vermeyen illegal bir sey yapmiyor.

Gelir adaletini saglayacak fikrin varsa yaz, gorelim ne kadar sacma oldugunu.
0
Shepard
(29.06.25)
Etmiyorum.
0
Amaranta ursula
(29.06.25)
Zenginlerden nefret etmiyorum. Ne kadar zengin oldukları da fark etmez. Zenginliklerini yolsuzlukla (vergilerin hortumlanması ile, ihaleye karıştırılan fesat ile, 2 liralık ürünü devlete 2000 dolara satış ile vs.), kaçakçılık ile, hırsızlıkla, hukukun çiğnenmesi ile, kıyak krediler ve kredi borçlarının ertelenmesi ile vs. şeklinde elde edenler hariç.
0
nawar
(29.06.25)
(15)

Gecenin 4’ünde yemek siparişi vermek?

messina123
İyi bir şey midir yoksa kötü bir şey midir? Amerikadan beter kapitalist bir ülke olduk. Bence rezalet bir şey.
İyi bir şey midir yoksa kötü bir şey midir? Amerikadan beter kapitalist bir ülke olduk. Bence rezalet bir şey.
0
messina123
(28.06.25)
gecenin dördünde verdiğim siparişleri düşündüm, hepsinde sarhoştum ve çok iyiydi.
0
penceredengorunenmorbina
(28.06.25)
iyi kötü yok bunda. acıktıysan verirsin sipariş. sonuçta parasıyla ve çalışan da para alıyor.
0
runaway
(28.06.25)
Abi böyle bir imkan niye kötü olsun?
0
Shepard
(28.06.25)
Berbat bir uyku + ertesi gün ruh gibi gezmek demek
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Hizmet sektörünün bu kadar kolay ulaşılabilir olması bence de kötü, gece 10a kadar açık avm ler, ertesi gün teslim kargolar. Bu kadar hıza ve rahatlığa tüketime gerek yok bence.
0
grimavi
(28.06.25)
Bu imkanin olmasinin sebebi ülkedeki gelir adaletsizligi, mesai/tatil/calisma saati gibi konularin hiçbir sekilde takip edilmemesi vs. Misal bim, şok gibi yerler ne kadar beterse bu tarz restoranlar da beter çalışma koşulları sebebiyle.
Misal grimavi demis; 10 diyoruz ama bayramlar vs gece 12lere kadar açık.

Ülkede istenen adaletler, haklar olsa bir restoranın kolay kolay sabah 4te açık olmasi zor olur. Bir avm'nin sabah 10dan gece 12ye açık olması imkansız olurdu.

Senin demek istediğin bu anladığım. Ucuz iş gücünü kullanmaktan bahsediyorsun. Ama Türkiye'de hizmet sektörü aslında bir nevi ucuz iş gücü köleliği üstüne kurulu.

Ama zamanla değişecek bence, daha da pahalasacak. En basiti ustalar. Eskiden türk insani üç kuruş para diye bakardi, Avrupa'daki insanlarin kendi yapmasiyla falan dalga geçerdi. Gelinen noktada temizlikçi kadin ve usta fiyatlari hayvani boyuta ulaştı şimdi de şikayet ediliyor. Servis sektöründe misal bu motorcularda var. Kimse öyle ucuza calismiyor artik. Ama restorana garson olmak bir tık daha kolay olduğu için oralarda daha böyle artış olmamistir.
0
logisticsmanager
(28.06.25)
dışarıdan yemek söylemek bence başlı başına kötü bir şey. her gün dışarıdan yiyenleri hiç anlamıyorum.
hele ki sabahın 4 ünde söylemek rezalet. çok açsın ekmek arası yap, tost yap, iki yumurta kır. bunları yapamayacak kadar aciz olmamalı insan.
0
my fault
(28.06.25)
Ramazanda o saatlerde dolu kurye geziyor.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
sadece gecenin 4'üne özel olarak değil, genel olarak kurye - eve servisin gereksiz ve kötü olduğunu düşünüyorum.

- hazır yemek kültürünü körüklüyor. insanlar evde yemek yapmayı bırakıp sağlıksız yemekler yemeye başlıyoruz.
- restorana ya da markete gidebilecekken, az yürüyüp hareket etmiş olacakken, kanepede oturmaya devam ediyoruz.
- zincir restoranlar genel olarak bu işten daha karlı çıkıyor. yerel esnaf eziliyor. yemeksepeti - getir vs gereksiz zengin oluyor.
- servis bedeli, taşıma ücreti, yemeksepeti/getir komisyonu falan derken 100 liralık yemek 200 lira oluyor. ve bu aradaki 100 lira, sadece eve yemek söyleyenden değil, restorana gidip yiyenden de alınıyor (genel olarak) bu 100 lira dünyanın en boş beleş işi için ödediğimiz bir para. neredeyse hepimizin yapmaya muktedir olduğumuz ve yapmaya da çoğunlukla vaktimizin olduğu bir iş için, birilerine para vermiş oluyoruz ve bu para memleketin ekonomisine hiç bir katkısı olmayan bir para. kuryeler daha verimli, ekonomiye katkı sağlayacak bir iş yapabilirler. motosikletin kendisi ithal, yaktığı benzin ithal, kuryenin taktığı kask ithal.. ekonomiye hiç bir katkısı yok. üstüne çevreye zararı var. gereksiz karbondioksit.
0
co2s2
(28.06.25)
Terbiyesizlik.
0
sonsuz
(28.06.25)
Cevaplar şaka gibi lan ahahahah. Olm bir aklı başında adam yok mu duyuru'da? Sıcak su, kurye, elektrik, internet, 7/24 açık yerler bunlar birer nimet. Ne zararı var size?
0
Shepard
(28.06.25)
Bize değil bu hizmeti bize ulastiranlara zararı var diyorlar, okuduğunu anlamıyorsun bir de millete ayar veriyorsun kendince @Shepard
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Oyle bir hizmet varsa bunu kullanmak neden rezalet olsun?
Yagmurda, karda kurye cagirmayin demekle ayni sey.
Valla su durumlar bana cok sahte geliyor. Tamam cok duyarlisiniz demek istiyorum
0
Kittie
(28.06.25)
Ben bu kurye işinin devlet tarafından gençler işsiz kalmasın diye göz yumulduğuna inanıyorum. Ülke hindistana döndü. Gecenin dördünde dürüm yemeyiverin. Almanyada 6da avmler kapanıyor farkında değil misiniz? Hep birlikte manasız bir tüketim toplumu olduk. Ürettiğimiz bir şey de yok. Sağlıksız, cahil, mutsuz, sinirli insanlar ülkesiyiz.
0
🌸messina123
(28.06.25)
Yarın üçüncü dünya savaşı çıksa üç kuruşa her hizmetimize kosturdugumuz insanlar hayatta kalır, daha çayını, çorbasını yapmayı beceremeyen bizler açlıktan ölürüz. Aslında bu anlamda çıksa mi diye de düşünmüyor değil insan.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
(10)

Tamahkar insanlar

Shepard
Gün içinde bir çok insanla muhatabım. Para-iş şeklinde yürüyor her şey.Her çalışana piyasanın en az 1.5 katı maaş veriyorum. Kafaları rahat olsun, işi de sahiplensinler diye. Sahipleniyorlar da sağolsunlar. İşler büyüdükçe zam da yapıyorum, yıl başı vs. gibi şeyleri beklemeden.Mesela sahada bir çalı
Gün içinde bir çok insanla muhatabım. Para-iş şeklinde yürüyor her şey.

Her çalışana piyasanın en az 1.5 katı maaş veriyorum. Kafaları rahat olsun, işi de sahiplensinler diye. Sahipleniyorlar da sağolsunlar. İşler büyüdükçe zam da yapıyorum, yıl başı vs. gibi şeyleri beklemeden.

Mesela sahada bir çalışanımız var. 50k veriyoruz. Dedi ki şu bu işleri dışarıya yaptırıyoruz, ben yaparım isterseniz dedi. Aklımdan da geçiyordu böyle yaptırmak, tamam onlar 1k istiyorsa 500'e yapacak mısın dedim ve evet dedi.

Bir iş çıktı, dedim 3.5k istiyorlar. 2.5k'ya yapalım. Ama bak iş bütün gün sürer, kavurucu sıcak, elin kolun şişer. Kısaca zor iş. Ona göre dedim. Yaparım, iyi para dedi ve işin yarısında ya bu ücreti artıralım dedi. Ona sen karar vermiyorsun, müşteriye de söyledik dönüşü yok. Uyardım seni dedim. 2500'e bitti.

Bir diğer arkadaş, başka bir yerde molozları ben atarım dedi farklı bir iş için. 1k olur mu dedi? Olur piyasası 1.5k dedim ve işin yarısında çok iş var 1.5k olmalı dedi, göstermiştik işi öncesinde. Diğer arkadaşa yaptığım uyarıları yapmıştım. İş bitti, ekstra bir yer ekledikleri(toplam işin 10'da biri kadar) için 2k istedi. İyi verelim dedim.

Şimdi 50k aylık maaşın, şirketin işini yapmıyorsun ama şirketten o günün maaşını(1666 lira diyelim) ve artı bu ekstra işten para alıyorsun. Ama yine de anlaştığımız şeylere uymuyorlar. Anlaştığımız fiyatın üstüne çıkmaya çalışıyorlar. Üstüne çıkarsak zaten yaptıracak adamımız var. Personel kazansın istiyoruz.

Bunu sadece bizim personel değil, ülkedeki her türlü esnaf, iş gören kişiler veya ustalar da yapıyor.

Nedir bu bitmek bilmeyen açgözlülüğün sebebi? Adama fırsat veriyorsun, 50k olan maaşı 100k oluyor ekstralarla ama yine de minnet yerine daha fazlasının peşindeler. Aylardır çözemedim sebebini, neyi atladığımı.
0
Shepard
(27.06.25)
o işi anında o kişiden alacaksın. madem zorlanıyorsun, kalsın o zaman diyeceksin. sen mevcut işlerini istenen performansta yapman bize yeterli de.
0
since1907
(27.06.25)
Ekstra bir şey verdiğin yok. Ucuza iş yaptırıp bir de ağlıyorsun. Tahmin ediyorum piyasanın üstünde maaş falan da verdiğin yoktur. Piyasa diye En ucuz maaş veren yeri referans almışsındır.
0
potsdamer
(27.06.25)
Yani tam net yorum yapamam ama şu kısım dediğin gibiyse haklısın;
Kişinin çalışma gününde başka bir işi yaparım dediği için para veriyorum ama ayni zamanda maaş da alıyor o gün ama maaş aldığı işi yapmıyor.

Eğer böyleyse sıkıntı var kesinlikle.
0
logisticsmanager
(27.06.25)
@potsmader abi yazayım sen fiyat araştır sonra düşmanca yazmaya devam et. Evrak getir-götür, vergi dairesine git, notere git, sgk'ya git, iş erken biterse paydos et. Şu adrese git, şimdi de bu adrese git. İş bundan ibaret. Maaş 50k.

Maaş dışında, 1 saat çalışmaya bile tam mesai, prim yarım mesai gibi ek ödemeler yapıyorum. Çalmıyorum yani. Okuduğunu anlamamışsın. Sallıyorum moloz taşıyacak, ekstra iş. Görev tanımında yok, zorla yaptırmıyoruz. Kendileri ekstra kazanmak istiyor. Moloz taşırken şirket işini yapmıyor ama yine de maaşını tam veriyoruz. Bunu daha nasıl anlatabilirim bilemiyorum.
0
🌸Shepard
(27.06.25)
siz bir şey atlamıyorsunuz insanlar böyle ev taşıyoruz 20'ye anlaşıyoruz mesela, her şeyini de söylüyoruz videosunu da atıyoruz sonra tutuyor çok eşyanız varmış deyip fiyat arttırıyorlar. ne koparsak kardır kafası tamamen.
0
matilda
(27.06.25)
Ne koparsak kardir kafasi +1,

Bilinc seviyesinde yapilan bir sey olmayabilir belki ama isin ortasinda "neden daha fazla istemeyeyim, vermezse vermesin bir kaybim yok." dusuncesi geliyor.
Isveren acisindan fazla taviz vermemek lazim ozellikle piyasanin uzerinde maas odendigi icin. Calisan acisindan da biraz makul olmalari lazim ama bazi ornekler goruyorlar, ben de gordum, patronun altindan girip ustunden cikip istediklerini alanlar oluyor.
0
mbond
(27.06.25)
Kagit imzalayarak devam et bence.
Lafla peynir gemisi yürümüyor.

Isteyebilirler ne var bunda. Sen müsterilerinden ekstra para istemiyor musun? Bizim sirkette proje uzayinca bizdekiler de müşteriden istiyor.
0
sonsuz
(27.06.25)
Size hansel gretel masalindaki cadinin büyüsunden yapıyorlar, şekerle kandırıp sonra sizi yemeye çalışıyorlar. Siz de oo çikolata (1k fiyat farkı) diye atliyorsunuz diyeceğim de o sistemi siz de olusturmussunuz.

Hiç ormanın ortasında çikolatadan ev olur mu?
0
encokbenisevinnolur
(27.06.25)
örneğin 10bine anlaştın çalışan da işin %40ını yapmışken daha fazla istedi. 4bin lira verip kendi işinin başına geç diyebilirsin. ya da söylendiği gibi iş öncesinde yazılı olarak tebliğ edip yapılan iş karşılığında maaşa şu kadar ek ücret eklenecektir vs.. önceden önlemini almalısın.
0
jepa
(27.06.25)
açgözlülük değil.

sen insanların henüz çalışma mekanizmasını çözememişsin ve çok empati yapıyorsun.

öncelikle net olmak gerekiyor.

bu bir iş ve karşılığında bedel alınıyor.

eğer net görmezlerse, "keşke daha fazla verebilsem", "yeni işlerde daha çok kazanırsın" vs vs. ek gelir için zorlarlar :)

insan çalıştırmak zor.

mavi yaka çok çok daha zor.

adil olun, karşılığını verin (1,5 x falan değil, eğer 1,5 x veriyosanız da bu onların artık 1 x i unutmayın)

kendinizi asla unutmayın

tekrar söylüyorum adil olsun

gerisi sorun değil. işin ortasında bırakıp giden de çok olacak. risk planınızı yapın hayat akıyor bi şekilde.

kolaylıklar.
0
gurur
(27.06.25)
(12)

yabancı filmlerde ayakkabıyla evde dolaşıyorlar

biseysorcaktim
ve ayakkabılarının altı hep temiz, sadece altı değil üstü yanı vesair de temiz.kanepe koltuğa hatta yatağa ayakkabı ile uzanıyorlar bazen.gerçekte nasıl? eve ayakkabı ile giriyorlar mı?ne zaman çıkarıyorlar?bizdeki kadar tabu olmayabilir bunu anlıyorum ama gerçekten filmlerdekiler kadar temiz mi?ben
ve ayakkabılarının altı hep temiz, sadece altı değil üstü yanı vesair de temiz.
kanepe koltuğa hatta yatağa ayakkabı ile uzanıyorlar bazen.

gerçekte nasıl?
eve ayakkabı ile giriyorlar mı?
ne zaman çıkarıyorlar?

bizdeki kadar tabu olmayabilir bunu anlıyorum ama gerçekten filmlerdekiler kadar temiz mi?

ben çeşitli avrupa ülkelerinde bulundum. aynı türkiye'de olduğu gibi evlere girerken hep ayakkabı çıkarılıyordu. asya'da ayakkabıların bizde olduğu gibi kapıda çıkarıldığını sanıyorum. abd'de nasıl bu durum?

sorum filmler hakkında değil, gerçekte nasıl durumlar?
ayakkabı ne kadar temiz de olsa, evde dolaşılmaz ya.
hadi pis değil, çok hijyenik olsun. yine de rahatsız eder ayakkabı ayağı. terliyor, sıcak, sıkıyor vs.
0
biseysorcaktim
(26.06.25)
e türkiyede de var bu. aşırı zenginler eve ayakkabıyla girebiliyor. sonuçta ev her gün siliniyor vs
0
jelly bear
(26.06.25)
Avrupa'da benim bildigim normali ayakkabiyla eve girmek seklinde. Ne zaman cikardiklarini bilmiyorum, ya yatarkendir ya da pijamalarini giyecekleri zamanda falan cikariyorlardir. Disarida mutlak bir temizlik oldugu soylenemez ama genel mana da Turkiye'de alisik oldugumuz tarzda tozlu bir pislik yok, kopek boku veya cop vs olabiliyor. Mesela araba saganak yagis yiyor, kapali otoparka girip kuruyor, tekerin tabaninda toz olmuyor. Hollanda'da tozdan ziyade daha cok kumlu bir ortam var, disarda ciplak ayak yuruyup gelsen eve kum taneleri gelir bol bol.
0
mbond
(26.06.25)
cok yagmur yagan yerlerde sokaklar o kadar da kirli olmuyor.
0
sonsuz
(26.06.25)
Fransa'da avrupalılar genellikle ayakkabıyla eve giriyor. Kapı onlerinde bir paspas olur, yalandan silip girerler. Ama arap kokenlilerde de ayakkabı cikartma adetleri var.

Gelelim ayakkabilarini ne zaman cikartiyorlar. Ihtiyac duyduklari zaman cikartip, sonra ayakkabı ile gezdikleri evlerinde CIPLAK ayakla rahatlikla yürüyorlar.

Bu arada kaldirimlar kopek b.kuyla dolu. Oyle avrupa, sokaklar tertemiz olayı tamamen hikaye..
0
funl
(26.06.25)
oyle turk annelerinin hayal ettigi gibi camurlu ayakkabilariyla aksama kadar evde gezme gibi bir durum yok. sadece kisa sureli kalislarda falan gezenleri gordum. onu da disarida paspasla siliyorlar.
0
buenosdias
(26.06.25)
amerikayı bilmiyorum ingilterede çıkarıyorlar. çıplak ayakla dolaşıyorlar. girişe bırakıyorlar.
0
avatar is back
(26.06.25)
amerika'da ayakkabiyla giriyorlar ve sacma. disarinin pisligiyle, tuvalete girdigin ayakkabiyla eve girilmez. temiz falan da degil sokaklar ayrica.
0
antikadimag
(26.06.25)
Ben de Fransa'dan konuşayım; bir eve misafir geliyorsa ayakkabi cikarma istenmiyor genelde.
Ama onun dışında kesinlikle bir genelleme yapılamaz. Eve bağlı yani kültür olarak çıkarılır çıkarılmaz denilemez.
Ha misal gene örnek benim hanım evde de dışarıdaki kiyafetleri ile takiliyordu ta ki Türkiye görene kadar. Ben misal dışarıdan eve gelen kişi nasıl aynı kiyafetle takılıyor onu da anlamam.

Misal benim eşimin ailesi hep çıkarır. Eve girenler de çıkarır. Bunlar düz Fransızlar yani.

Sokaklar da temiz denemez asla. Hele ayakkabı ile evde gezecek kadar temiz asla.
Terlik olayi yok yalnız, o yüzden terliği misal Türkiye'den getiriyoruz genelde.
0
logisticsmanager
(26.06.25)
Kafalarına göre bazen ayakkabıyla girip dolaşıyorlar. Terlik gibi ayakkabı ile gezmiyorlar ama bir kere çıkarınca bu sefer çıplak ayakla/çorapla/terlikle geziyorlar.
0
nawar
(26.06.25)
Bence hâlâ pis ama ABD'nin bir sürü şehrinde bir yerden bir yere yürüme alışkanlığı yok, toplu taşıma zaten zayıf. İnsanlar evlerinin garajındaki arabaya biniyor, gidecekleri yerin garajında arabadan iniyorlar. Parkta bahçede gezip çamura buladıkları ayakkabıyla yine girmezler ama standart beyaz yakalı ABD'linin ayakkabıları çok fazla dışarı pisliği görmeyebiliyor.
0
kobuzchu kiz
(26.06.25)
Yani sokaklar ne kadar temiz olabilir? Yunanistan'da yaşadığım zamanlarda, normalde çok titiz biri olmasam da, o parkeleri günde üç kez silesim geliyordu. Avrupa'nın bu olayı aşması lazım.
0
sekizdokuzon
(26.06.25)
Gerçekte durum iyi değil bence. Eve ayakkabıyı çıkarmadan girmek diye bir şey söz konusu olmamalı ama Avrupalılar ve Amerikalılar taharet musluğunun bile farkında değil büyük oranda. Kıçını yıkamaktan aciz insan eve de ayakkabıyla girmekte sakınca görmeyebiliyor.

Sokağın temiz olması diye bir şey söz konusu değil. Sokak hayvanı işer, sarhoş kusar, terbiyesiz tükürür. Mutlaka bir şey olur. Sokağın temiz olmasının kriteri, bence çöp atılmaması. Onun dışında bal dök yala durumunun olması imkansız.
0
10551037
(27.06.25)
(8)

schengen randevu sorunu ne zaman ve nasil basladi?

bay b
ben cok asina degilim bir kere yillar once sirket uzerinden bir de aralik 23'de hollanda'dan vize aldim ve randevu sorunu falan yoktu. 2-3 hafta sonrasina kolayca randevu almistim. hatta avrupa'da yasayan arkadaslar cagirdigi zaman yav kim ugrasacak bi tomar evrak hazirlamakla diye burun kivirirdim.
ben cok asina degilim bir kere yillar once sirket uzerinden bir de aralik 23'de hollanda'dan vize aldim ve randevu sorunu falan yoktu. 2-3 hafta sonrasina kolayca randevu almistim. hatta avrupa'da yasayan arkadaslar cagirdigi zaman yav kim ugrasacak bi tomar evrak hazirlamakla diye burun kivirirdim.

gecen yaz da mesela yunanistan bir kac kez baktigimda bir suru randevu vardi ama usenip ugrasmamistim bir plan da yapmamistim.

bu randevu bulamama olayi neden ve nasil basladi tam olarak? yani sozlukteki yunanistan vizesi basligini falan meraktan takip ediyorum felaket, instagram hikayesi ile randevu duyurusu yapmak milletin bulamamasi. bu sure icerisinde talep mi artti, ulkeler randevu arzini mi kisti bir konu nasil bu hale gelebilir cidden meraktan soruyorum. avrupa'da gormek istedigim tek bir yer var ona da pandemi oncesi basvurmak uzereyken kalmisti simdi bakiyorum orda da randevu yok ne bicim is bu.
0
bay b
(26.06.25)
pandemi sonrası. hem talep arttı hem ret arttı hem de vizeler çok kısa süreli verildiği için başvuru sayısı arttı. merkez sayısı da kısıtlı olunca, aracı şirketler parayla randevu satınca, randevu işi krize döndü.

ben mesela 1 sene içinde 4 kez başvurdum. diğer ülkeler gibi uzun süreli verilse 3 başvuruya gerek kalmazdı.
0
jelly bear
(26.06.25)
Pandemiyle alakasi yok. Pandemiden sonraki 2 yilda cok rahat vize buluyordum ben de.

Mehmet Simsek ile birlikte gectigimiz yeni ekonomik model sonrasi TL nin Yabanci Para birimlerine karsi degerli olmasindan kaynakli. (Eskiye gore kiyaslarsak)
0
nuevo
(26.06.25)
keskin bir kanıtım yok ama mevcut hükümetin işine gelen bir durum olabilir. insanları dışarıya zor çıkart, mümkünse ülkesinde kalsın/para harcasın. gidecek olanlar zaten bir şekilde öyle ya da böyle giderler kafasındalar.

yani danışıklı dövüş bence bu işler.
0
elektr10
(26.06.25)
Elçiliklerin kullandığı aracı firmalar randevuları acentelere satmaya başlayınca sorun başladı, bir grup insan çok güzel para kaldırırdı bu işten hatta şu an bu sebepten dolayı randevuları askıya alan ülkeler var.
0
mirty
(26.06.25)
Pandemiyle alakasi var mi bilmiyorum benim gordugum pandemi sonrasi bu konu gundem oldu. Ilk basta asili olanlar basvurabiliyordu, o donem birkac kez basvurmam gerekti. Randevu bulmak epey zordu, randevularin birini Edirne'de bulabilip kara yoluyla gitmistim. O zaman sorun edilmiyordu baska yerden basvuru. Ozetle pandemi doneminde bekleyen talep kisa bir zamana yigildi, sonrasindaki farkli farktorlerden dolayi bugun olay iyice cirkinlesti.

Ulkenin genelini temsil etmese de pandemi ve devamindaki surecte fark etmissinizdir, maaslar doviz bazinda inanilmaz artti. Ben IT isi yapan bir beyaz yaka olarak 2019'da is degistirip o gunun kuruyla 1150 euro'ya denk gelen bir maasa ise basladim. O rakam o gun cok bariz iyi para olarak gorunuyordu. Bugun 100-120 bin anca ona denk hissiyat yaratiyor. Yani harcanacak para olustu.
0
mbond
(26.06.25)
ben 2019'da ögrenciyken ve mezun olmak üzereyken cok rahat ve zamanlica aldim. 10 günde mi ne cikmisti.

2020 basi o zaman erkek arkadasim cok rahat avusturya vizesi aldi.

2020 ortasi ikimiz de almanya'ya ulusal vize yani 90 gün üzeri vize alabilmek icin cok uzuuun süre bekledik. 2020 eylül ya da ekim'e randevular acildi. basvurunca yine hemen cikti ama 1 haftaya. turistik yine kapaliydi o dönem.

2022 yazin anneme yine kolay randevu aldim ama vizenin hazirlanisi benim gecmis tecrübelerime göre coook uzun sürdü. hatta ucak bileti cöp oldu.

su an insanlar randevu kapmaca oynuyor. vizeler cok pahali.
ab'de yasamama ragmen avrupa'yi protesto ediyorum ve bu sene büyük ihtimalle önümüzdeki sene de burada tatil yapmayacagim.

genciz güzeli. daha uzak yerlere gidelim. avrupa yaslaninca da gezilir.
0
sonsuz
(26.06.25)
Tahminimce eskiden Türklere vize daha rahat ve uzun verilirdi. Çünkü böyle gidip kaçak kalan sayısı/riski daha azdi.
Ülkenin sacmalayan ekonomisi ile gri pasaportlular bile kacmaya baslayinca bir kere vize isi uzadi ve günler azaldi.
Bir de Türkiye'de tatil yapmak kötüleşti. Insanlar dandik yerlere bu paralari vermek yerine turizm bakani gibi Yunanistan'a giderim dedi ve bu eskiden bu kadar fazla değildi.
Buna ek bu lanet araci kurumlarin sistemleri çok dandik ve botlarla aliniyor. Şimdi de buna karşı sistem cikarmislar; sayfayi actin, beklemeye alıyor. Refresh bile etsen blokluyor 24 saat. Sebebi de botları anmamak ve bloklamak.
Yani benim durumum farklı olsa da misal mayis sonu haziran başı randevu aramaya başladım annem için, haziran 3. Haftasına bulduk.
Kısacası birkaç sebebi var bence.
0
logisticsmanager
(26.06.25)
1) hukumetin talimat verdigini dusunuyorum
2) kacaklar cogaldi (ogrenciler erasmusa gidip donmuyormus, tur sirketiyle tura diye gidip avrupadan donmeyenler varmis.) Burada bile soru acanlar oluyor, nasil kacak kalirim diye. Insanlar kacak olmayi bi sey sandikca biz daha cok vize bekleriz.
0
Kittie
(26.06.25)
(9)

"Kadın hastalıkları" diye ayrı bir birimin varlık gerekçesi ne?

osuran imam
Bunun muadili "erkek hastalıkları" diye bir alan yok. Bu "kadın hastalıkları" gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara mı bakıyor? Öyleyse insanoğlu için garip gelmiyor mu size bu durum? Mesela "sadece erkeklere özgü hastalıklar" yok mu? Eğer yoksa bu da garip değil mi? Bana tuhaf geliyor bu.
Bunun muadili "erkek hastalıkları" diye bir alan yok. Bu "kadın hastalıkları" gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara mı bakıyor? Öyleyse insanoğlu için garip gelmiyor mu size bu durum? Mesela "sadece erkeklere özgü hastalıklar" yok mu? Eğer yoksa bu da garip değil mi? Bana tuhaf geliyor bu.
0
osuran imam
(25.06.25)
İsimlendirme hatalı bence.
“Kadın üreme organları sistemi ve hastalıkları” gibi bir isim daha doğru olurdu herhalde.

Üroloji de genelde erkek hastalara hizmet veriyor. Böbrek taşı işlerine bakıyor sanırım kadınlarda sadece.

Şimdi bilen biri gelip aydınlatır, onlar gelene kadar birkaç cümle kurayım dedim.
0
michael_knight
(25.06.25)
Abi Üroloji var %90 erkeklere bakıyor, kadın hastalıkları diye bir bölüm de yok aslında onun ismi Jinekoloji, varlık sebebi de erkeklerde olmayan sadece kadınlarda olan sistemler için ayrı bir uzmanlık alanı işte neden garip geldi ki sana, diş de öyle mesela onlar da bir adım ileri götürüp ayrı bir bölüm olmuş.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.06.25)
Üroloji var.
Kadin idrar yollarina bile bakmiyor cogu uzmanlastigim alan bu degil diye
0
sonsuz
(25.06.25)
Çünkü kadinlar surekli kanayip, ölmeyen tek canlıdır dermisim. Demedim dikkat ederseniz. Yoksa kadın düşmanı ilan edersiniz.
0
Shepard
(25.06.25)
Cunku kadin bedeni ve dogurganligi uzerinde hakimiyet ve kontrol kurmak iktidarlarin ana meselesi olmustur, tip bilimi de buna gore olusmustur. Foucault ve Elizabeth Grosz okuyalim.
0
deckard
(25.06.25)
Arz talep meselesi. Kadınlar, kadın oluslarini hastalık olarak deneyimlemek istiyorlar, tip camiasi da oturup düşünmüş böyle bir birim açalım demişler.

Bir diğer tarafı tarihsel, viktoryen dönemden başlayan hem insan bedenini, spesifik olarak kadın bedenini tibbilestirmeye yönelik bir eğilim var. Tıbbi faaliyetlerin bir nesnesi haline getirmek, gibi düşünebiliriz.

@deckard'ın söylediği de bunun bir diğer boyutu.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
Rahmimizde yumurtalığımızda sorun olunca bir doktorun bize bakması gerekiyor da o yüzden böyle bir bölüm var. Erkekler için de aynısı ürolojide var.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
Abi isim olarak bu kadar kafaya taktın heralde ama gynecology bu yani. Erkeklere üroloji bakıyor kadınlara gynecology.
Bence bu kadar acayip kafa yorulacak bir şey yok ortalıkta. Bir erkek olarak ne doğum, ne adet, ne doğum sonrası ne menopoz dönemi yaşıyoruz. Sence de bu kadar kompleks yapıya sahip bir cinsiyette uzmanlaşmak mantıklı değil mi?
Misal babam ürolojide yattı, hastaların yüzde 99u erkekti. Buraya kadın doktor olmayacağına göre erkek ve kadın üreme organlarına vs ayrı alanlar bakıyor.
0
logisticsmanager
(25.06.25)
Gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara bakıyor. Rahim, yumurtalıklar, döl yolu sadece kadında var olduğu için. Sadece kadınlar doğurabildiği için. Bu yapıların her birinin ayrı ayrı devasa hastalıkları var, iyi ya da kötü huylu. Üreme bozuklukları var ayrıca. Hiç de garip değil. Kadınlar şişme yaratıklar olsaydı, o zaman garip diyebilirdik.
"sadece erkeklere özgü hastalıklar" da var tabi. Prostat, testis, penis hastalıkları diye gidiyor.
Birileri sahiplenmiş işte. Garibanlar akıl edememişler erkek hastalıkları anabilim dalı kurmayı.
0
pro9it9is9
(26.06.25)
(6)

Araç gösterge panelindeki anahtar simgesi ne anlama geliyor?

dedeminhirkasi
Km nin yanında yer alan anahtar simgesi ne anlama geliyor Foto ekledimhttps://hizliresim.com/k1khjo5
Km nin yanında yer alan anahtar simgesi ne anlama geliyor
Foto ekledim

hizliresim.com
0
dedeminhirkasi
(24.06.25)
"Bi bakıma götürsen iyi olur ama çok da şart değil" uyarısı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.06.25)
Abi bakımımı unuttun mu naptın diyor
0
Shepard
(24.06.25)
Ama araci ilk caliatirirken bakima 3 ay olduğu yazıyor
0
🌸dedeminhirkasi
(24.06.25)
Ay veya kilometre, hangisi önce gelirse. SEN ARABADAN İYİ Mİ BİLİYON? Götür, ne olur ne olmaz.
0
Shepard
(24.06.25)
Abi baktım yağ değişimiymis o ve bakımdan farklı hesaplıyor (benim fiesta'da da var, yağ kalitesi 0 diyor ve bakım zamanından 2-3 ay önce oluyor hep).

www.astrakforums.co.uk

Bak burada açıklamış biri nasıl hesaplandigini.
Yani bakim galiba 30 bin ve iki senede bir senin arabada da ama yağ kalitesi artık arabanın hesaplamasiyla değişim istiyor. Bu noktada devam etmek ya da servise erkenden gitmek senin tercihin.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
bu ekranda ya da orta ekranda bir yerlerde "uyarılar - araç bilgileri - bildirimler" gibi bir şeyler var mı? orada bu uyarı ile ilgili bilgi verecektir.

en son ne zaman ve kaç km'de servise gitti araba?

("çok da şart değil" -> gibi bir şey değil tabii ki bu)
0
co2s2
(24.06.25)
(8)

Tavuk göğsü besin değeri

Mirket
ChatGPT, 100 gramda protein miktarını 31 gram olarak hesapladı ve kaynak olarak ABD tarım Bakanlığı (USDA) verisini mehaz olarak gösteriyor. Birçok Türkçe kaynakta da 22 civarı olarak görünüyor.@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet ya da konuya vakıf, daha önce irdelemiş başka bir arkadaş varsa diye buraya b
ChatGPT, 100 gramda protein miktarını 31 gram olarak hesapladı ve kaynak olarak ABD tarım Bakanlığı (USDA) verisini mehaz olarak gösteriyor. Birçok Türkçe kaynakta da 22 civarı olarak görünüyor.
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet ya da konuya vakıf, daha önce irdelemiş başka bir arkadaş varsa diye buraya bir sorayım dedim.
Hangisini esas alalım?
0
Mirket
(24.06.25)
100 gr pismistir abi. Tavuk pişince su vs gittiği için gramaj düşüyor. Yani benim kendi bilimsel calismalarimda (yani evde pisirip tartmalarim) yüzde 20 kadar gramaj gidiyor.
Bu sebepten pişmiş 32 normal çünkü o 100 gr değil 120-125 gr falan.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
Hocam tavuk göğsünde 22 gram protein vardır, onun da %85/90 biyoyararlılık oranı vardır, 31 gram olması için genetiğinin değiştirilmesi lazım mümkün değil. Abd muhtemelen 100 gram pişmiş tavuk göğsünü hesaplıyor, biz çiğ üzerinden hesaplıyoruz. Yani bizim 100 gramlık çiğ tavuk göğsü pişince 60 gram civarına düşüyor, yani Abd hesabına göre 60 gramında 22 gram protein gibi oluyor ama 100 gram pişmiş tavuk göğsünü hesaplarsan o zaman 32 gram çıkar ama onun çiğ hali 150-160 gram civarıdır.

Logistic brom benden önce açıklamış :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.06.25)
@kaleci'den önce yazdım. Gururluyum. Bayrakları asin. Adam gora'daki garavel gibi her spor sorusuna ışınlanıyor.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
usda, çiğ tavuk göğsü 22.5 gram fdc.nal.usda.gov
usda, pişmiş tavuk g. 32.1 gram fdc.nal.usda.gov
0
avatar is back
(24.06.25)
Çok yanlış bilgi veriyor bu yapay zeka. Hiç güvenilir değil.

Kaynaklar Ne Diyor?
ABD Tarım Bakanlığı (USDA) verisi
Çiğ, derisiz, kemiksiz tavuk göğsü (100 g):

Protein: 31 g

Yağ: 3.6 g

Kalori: 165 kcal
Kaynak: USDA FoodData Central
0
🌸Mirket
(24.06.25)
Bana da böyle dedi hıocam:

USDA’ya göre – Çiğ, derisiz tavuk göğsü (100 g)
• Protein: 23.1 gram
• Toplam yağ: 2.6 gram
• Doymuş yağ: 0.6 gram
• Kalori: 120 kcal
• Kolesterol: 60 mg
• Karbonhidrat: 0 gram

Bunlar ABD'nin oyunları olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.06.25)
Abi gemini'ye sordum ben. Bana direkt cooked bu kadar raw bu kadar dedi. Ki ben raw cooked vs diye sormadım.galiba gemini bir tik daha iyilesiyor bilmiyorum.

Bir de bana copilotta çok oluyor "lan bu yanlış" dediğimde "hee evet yanlismis sağol bebeğim" dediği.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
Ben de yemeden önce pisirip tabağın darasini alip tartarim (etlerde bu sekilde)

Sebze meyve vs cig/ raw daha mantikli geliyor.

Veya yerken kaşık sayarım. Bi kasik su kadar gram derim daha kolay hesabı.
0
help im alive
(25.06.25)
(17)

Sizce chatgpt eksiduyurunun yerine gecebilir mi

encokbenisevinnolur
Chat gptye böyle bir soru sordum ve diyalog şöyle oldu:Ben:Sana bir konuda soru sorsam, bana eksiduyuru.com simulasyonu şeklinde farklı yanıtlar olusturabilir misin?Chatgpt: Evet, kesinlikle oluşturabilirim. Eksiduyuru.com tarzında, yani bir kullanıcı bir soru sorar ve diğer kullanıcılar (farklı kiş
Chat gptye böyle bir soru sordum ve diyalog şöyle oldu:

Ben:Sana bir konuda soru sorsam, bana eksiduyuru.com simulasyonu şeklinde farklı yanıtlar olusturabilir misin?

Chatgpt: Evet, kesinlikle oluşturabilirim. Eksiduyuru.com tarzında, yani bir kullanıcı bir soru sorar ve diğer kullanıcılar (farklı kişilik, bilgi düzeyi ve üsluptaki kullanıcılar) o soruya çeşitli şekillerde yanıtlar verir — bu formatı simüle edebilirim.

Lütfen:

1. Sormak istediğin konu veya soruyu yaz.


2. Yanıtların sayısını ve ne tür kullanıcı profilleri görmek istediğini belirt (örneğin: ciddi akademik, ironik, deneyimsel, troll, naif, teknik vs.).



İstersen örnek profilleri ben de seçebilirim. Hazırsan başlayalım.

Ben:Tamam soru şu:
Sizce chatgpt eksiduyurunun yerine geçebilir mi?

Chatgpt:
KONU BAŞLIĞI:
Sizce ChatGPT eksiduyurunun yerine geçebilir mi?


---

1. [ceren.yalnızgezegen]

> hayır geçemez. çünkü eksiduyuru'da insanların ruh hali, gündemi, pasif-agresifliği bile veri. chatgpt ne kadar iyi olursa olsun "bugün biriyle kavga ettim, beni haklı bul" türü paslaşmaların yerine geçemez.




---

2. [semihkaplan.98]

> eğer sadece bilgi almaksa mesele, chatgpt zaten çoğu kişinin işini fazlasıyla görüyor. ama eksiduyuru bir tür sosyal şema; oradaki 'gerçek zamanlı insanlık hali' chatgpt'de yok.




---

3. [aptal_ve_duygusal]

> geçen gün chatgpt'ye "flört ettiğim kız bana ghost attı" dedim, bana neredeyse ağlatacak kadar insani cevap verdi. eksiduyuru'da ise millet "hak etmişsin" tarzı şeyler yazıyor. kısacası: evet, geçebilir, hatta geçti bile.




---

4. [marjinalkırmızıkalem]

> geçemez çünkü chatgpt yargılamıyor. eksiduyuru ise yer yer linç kültürüyle çalışır. arada bir de "ben olsam şöyle yapardım"cılar vardır. yani chatgpt daha şefkatli bir alan sunuyor ama o kaosun yerini tutmaz.




---

5. [tech_notalgia]

> teknik olarak geçebilir. bir api aracılığıyla chatgpt’ye eksiduyuru tarzında bir forum simülasyonu bile yaptırılabilir. ama mesele teknik değil, kültürel. eksiduyuru bir alışkanlık, kolektif bir alışkanlık.




---

6. [kaybolmuşbirpenguen]

> bana göre eksiduyuru bir yere geçmedi bile. zaten orası da çöl gibi oldu. chatgpt en azından cevabını saniyede veriyor. bence artık geçmeli. hatta geçsin de rahatlayalım.




---

7. [eksidenemeklilerya]

> bakın ben 2009'dan beri oradayım. biz eskiden duyuruda küçük çaplı felsefi devrimler yapardık. şimdiki chatgpt, evet bilgili ama "hissedemez". o yüzden hayır.




---

8. [geceyatmazı]

> sorunun tersini sormak lazım: eksiduyuru chatgpt'nin yerine geçebilir mi? bence asla.


Siz ne dersiniz, sizce geçebilir mi?
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
gecemez. kim ne yaparsan yapsin (agent yazdirmak, prompt hazirlamak vs..) cok kolay ayirt edebiliyorum cevaplari. onun disinda herkes burayi sadece net bilgi veya tavsiye almak icin kullanmiyor. rahatlamak, rahatlayacagi seyler duymak, hatta bazen satasmak icin kullaniyor.
0
buenosdias
(24.06.25)
amaç sadece bilgi, teknik şeyleri almak ise chatgpt çok işe yarıyor zaten ama buradan gündelik hayata dair, tecrübe vs gerektiren şeyler de duyuruya alternatif değil. insan faktörü var. bir de birine, bir kişiye yardım etmek, dokunmak farklı tatmin ediyor insanı
0
avatar is back
(24.06.25)
Chatgpt ile ekşiduyuru’nun alakası ne allasen?

Elmayla armut kıyaslanır mı?

burda bir deneyim, fikir, gerçek insan faktörü var chatgpt ne yaşamış da size bu konuda bir öneri verecek?
0
respect
(24.06.25)
7. [eksidenemeklilerya]

> bakın ben 2009'dan beri oradayım. biz eskiden duyuruda küçük çaplı felsefi devrimler yapardık. şimdiki chatgpt, evet bilgili ama "hissedemez". o yüzden hayır.

Buna koptum.

Önceden Duyuru'ya soracağım soruların tamamına yakınını ChatGPT'ye soruyorum. Bilmediği yok canımın içinin.
0
auroraaurora
(24.06.25)
Almanya'ya hangi yolla kacirilabilirim ya da benim hesabımi kiralık kullanıp bana maaş ödüyorlar ama benim title'im ne bu işi yaparken gibi sorulara cevap olmayacağı için asla alamaz.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
"chatgpt daha şefkatli bir alan sunuyor"

Şu cümle beni çok gerdi ne yalan söyleyeyim.
0
peki madem
(24.06.25)
chatgpt'de tanışıp, flört edemezsin. burada evlenen bile var.
0
gabe h coud
(24.06.25)
bu bildiğin ben. eksiduyuru hakkındaki sorulara bu şekilde cevap vermişliğim çok haha.

7. [eksidenemeklilerya]

> bakın ben 2009'dan beri oradayım. biz eskiden duyuruda küçük çaplı felsefi devrimler yapardık. şimdiki chatgpt, evet bilgili ama "hissedemez". o yüzden hayır.

----
görünüşe göre geçmiş bile.
ama her şey boyut değiştiriyor. ben buraya sık sık geliyorum gidiyorum yazıyorum okuyorum. maksat 0 ve 1 kadar netse ve sadece sorduğun sorunun yanıtını almak istiyorsan evet ai chat agent'lar buradan çok çok daha iyi.

ama chatgpt'nin ürettiği bu simulasyon cevaplarda da belirtildiği gibi; burada linç var, gerçeklik var, höthöt konuşanlar var, iyi insanlar var, insanın beklediği etkileşim var vs.

ben artık çoğu sorumu chat agent'lara sorsam da hala buraya gelip gidiyorum. ama zamanla ayağımız kesilecek
0
biseysorcaktim
(24.06.25)
Bu cevapları ChatGPT mi verdi :p Çok eğlenceliymis.
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
ChatGPT'de kendi duyurunu yaratma fikri süper fikir bu arada. Tipleri tanitacaksin, aralarındaki ilişkiyi anlatacaksın. Ben gidiyorum:p
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
Gpt ifşa yapabilir mi

0
anon1m
(24.06.25)
@anon1m:

Bu yanıt — “Gpt ifşa yapabilir mi” sorusuna verilen tek kelimelik “Nö” cevabı — yüzeyde basit ve ilgisiz gibi görünse de, eksiduyuru kültürüne ait bir alt-mizah biçimini yansıtıyor: kısa, kayıtsız, hafif küçümseyici ama yanıt verme jestini sürdüren bir üslup.

Yorum:

Kayıtsızlık Jestli Mizah:
“Nö”, “hayır”ın tembel, lakayıt ve umursamaz hali. Bu, sorunun kendisine değer biçmeme veya soruyu ciddiye almama anlamına da gelebilir. Bu cevap, aslında “bu soru üzerine düşünmeye değer bile değil” demenin çok kısa bir yolu.

Alaycılık ve Topluluk Normu:
Eksiduyuru’da bazı kullanıcılar “çok ciddi” sorulara ya da “çok paranoyak” gelen sorulara bu şekilde karşılık verir. “GPT ifşa yapabilir mi?” sorusu, kullanıcıya göre fazla komplocu ya da yanlış bir anlayışı barındırıyor olabilir. Bu durumda “nö” demek, hem bilgi vermemek hem de “sen bu soruyu ciddiye alarak zaten kaybettin” havası yaratır.

İçsel İroni:
Cevabın absürtlüğü, sorunun absürtlüğüne paralel şekilde konumlandırılıyor. Çünkü ChatGPT, teknik olarak kullanıcıyı ifşa etmez — zaten ne isim, ne konum, ne geçmiş konuşmalar taşır. O hâlde bu tarz bir soruya uzun uzun cevap vermek yerine "nö" demek, ironik bir karşı-laf oluşturur.


Özetle:

Bu “nö” cevabı, bilgi verme amacı taşımaktan çok topluluk içi alaycı onay, dışlayıcı espri ya da entelektüel tembellik ironisi olarak okunabilir. Eksiduyuru’nun doğasına oldukça uygun bir "boşluk mizahı" örneğidir.

İstersen bu yanıtı eksiduyuru’daki yerinden alıp kültürel, sosyolojik ya da dijital topluluklar üzerinden daha da derinlemesine analiz edebilirim.

@logisticsmanager:

Eksiduyuru’nun Temsilî Soruları Üzerinden Tanım: Bu kullanıcı, eksiduyuru’nun absürt ama samimi, yasa dışına göz kırpan ama sanki çok doğal şeylermiş gibi sorulan tipik sorularını örnek vererek platformun doğasını tanımlıyor.
Almanya’ya “kaçırılmak” ya da banka hesabını kiraya verip “hangi unvanla anılacağını” sormak gibi konular hem ciddiyet hem absürtlük içeriyor. Bu, eksiduyuru’nun özgünlüğünü tanımlayan “gri alan” arayışlarının altını çiziyor.

ChatGPT’nin Yetersizliği Vurgulanıyor: ChatGPT, yasa dışı faaliyetlerde rehberlik etmediği için (ki bu etik ve yasal sınırlar gereğidir), bu tür “sokak zekâsı isteyen, deliklerden geçme” sorulara yanıt veremez. Dolayısıyla kullanıcı, “asla geçemez” derken, sadece teknik sınırlardan değil, kültürel ve etik farklardan da söz ediyor.

Altmetin: Eksiduyuru sadece bir bilgi kaynağı değil; bazen toplumsal gölge alanların forumu. ChatGPT bu karanlıkta yürüyemez, çünkü yapısı gereği ışıkla çalışır.


@respect:

Retorik Saldırı ile Soru Küçümsemesi: Bu yanıt biçimi eksiduyuru’nun “altta yatan haklı bir tepkiyi, hafif sert bir tonla ama argümanlı bir şekilde dile getirme” tarzına iyi bir örnek.
“Ne alaka allasen?” ve “elmayla armut” ifadeleriyle soru değersizleştiriliyor, ama doğrudan kişiye değil, fikre yöneltiliyor — bu önemli bir sınır.

Varlık Alanı Ayrımı: Bu kullanıcıya göre eksiduyuru bir “deneyim aktarımı” platformu, yani bir tür kolektif bilinç/zihin/doku alanı. ChatGPT ise bir model. Yani varlık düzlemleri farklı.
Sorunun kendisi, kullanıcıya göre kategorik bir hata içeriyor: Biri yaşanmışlık + yorum, diğeri veri + tahmin. Bu yüzden aynı bağlamda karşılaştırılmaları saçma bulunuyor.

Epistemolojik İtiraz: “Chatgpt ne yaşamış?” cümlesi aslında önemli bir tartışmaya gönderme yapıyor: Bilen kimdir? Bilmek için yaşamak gerekir mi?
Bu kişi, “deneyimlenmemiş bilgi”nin sınırlı olduğuna inanıyor. Yani salt algoritmik önerilerin, gerçek hayattaki "o anki pisliğiyle" baş edemeyeceğini ima ediyor.

Böyle şeyler diyor arkadaşlar.
0
🌸encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Yerini alamaz çünkü ChatGBT ile sevisemezsin ama duyuru kizlariyla sevisebilirsin.
0
feastofthedamned
(24.06.25)
@feast: dream on jsksk
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
@feastofthedsmned & sekizdokuzon: böyle demiş:

1. feastofthedamned:

> "Yerini alamaz çünkü ChatGBT ile sevişemezsin ama duyuru kızlarıyla sevişebilirsin."



Yorum:

Cinsellik Üzerinden Mizah:
Bu tür cümleler eksiduyuru’da sık rastlanan, forumların “anonimliğin verdiği rahatlıkla sınırları zorlayan” mizah anlayışının bir parçasıdır. Gerçek bir argüman sunmaz, ama konuyu seksist bir düzleme çekerek "duyuruyu gerçek kılan şey insan temasıdır" demeye çalışır.

Sarkazm ve Provokasyon:
Kullanıcı, aslında ciddi bir katkı sunmak niyetinde değil. Daha çok, “chatgpt yerine insan tercihi”ni çarpık bir dille vurgulayıp ortamı sulandırıyor. Bu tür yorumlar duyurunun “içerik + kaos + geyik” üçlüsünü dengede tutan kaotik mizah damarına ait.

ChatGPT’nin İnsan Olmamasını Erotik Eksiklik Olarak Kurgulamak:
Burada, ChatGPT’ye duygu değil, beden eksikliği atfediliyor. Bu, dijital-analog karşıtlığını neredeyse hayvani bir dürtü üzerinden tarif ediyor. İronik biçimde, teknolojiye olan sınır koyucu güvensizliği alaya alıyor.



---

2. sekizdokuzon:

> @feast: dream on jsksk



Yorum:

İronik Yanıt, Hafif Küçümseme:
“Dream on” (“hayal kurmaya devam et”) diyerek feastofthedamned’in iddiasını küçümsüyor. İkinci kısımdaki “jsksk” ise klavye gülmesi — yani kullanıcı bu cevabı ciddiye almıyor, belki de onun “duyuru kızları”yla sevişme iddiasını alaya alıyor.

Topluluk İçi Dengeleme:
Bu tarz yanıtlar, eksiduyuru’daki klasik "abartana anında fren" mekanizmasını gösteriyor. Bir kullanıcı uçtuğunda, diğeri onu gülerek yere indiriyor. Yani bu yanıt, komik bir denetleme işlevi görüyor.

“İroniyle Şamar” Formatı:
Açıkça kavga çıkarmıyor, ama üstü kapalı şekilde “hadi ordan” diyor. Duyuru’nun pasif-agresif mizahına çok uygun.

---

Bana yerine geçer gibi geliyor şu andan itibaren.
0
🌸encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Black mirror sezon 2 de konu vardı. Spoiler olmasın diye detay yazmıyorum. Cevap olarak burayla kiyaslanmaz
0
pembediken
(24.06.25)
Geçemez.
"Ayrıl Coco" bile diyemiyor.
0
strawberry first
(25.06.25)
(6)

Kaleciler

kizil karga
Eğer istenirse başka herhangi bir pozisyonda oynayabilir mi?
Eğer istenirse başka herhangi bir pozisyonda oynayabilir mi?
0
kizil karga
(24.06.25)
David James City'de oynarken kaleden çıkarılıp forvete geçmişti, kaleye de yedek kaleci geçmişti.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.06.25)
oynar. diğer oyuncular da kaleci olabilir aslında.
0
jelly bear
(24.06.25)
Saclarina göre forvet. @kaleci saçlı yırtıcı forvet

Tahminen defansif olur çünkü diğer tarafla alalasi olmasa da defansif bilgileri var. Top dağıtımı da var.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
oynamasina oynar'da modern futbolda utopik bir istek olur. en guzel ornegi baris alper yilmaz.

bir macta defansimiz yoktu. baris alper'i almislardi. baktigin zaman fizigi, kuvveti, hizi, patlama gucu, mucadelesi ha tamam 10 numara olur diyorsun. ama o macta pert etmislerdi. futbolda bolge sadece guc, tecrube ile olmuyor. pozisyona gore kas hafizan, pozisyonu suzmen, 3 saniye sonra ne olacagini kestirmen, partnerini taniman, adam paylasimi, ne zaman ileri cikacagin, risk alacagin hepsi bolgeye gore degiskenlik gosteriyor.
0
buenosdias
(24.06.25)
yeni nesil kaleciler artık pas yeteneklerine göre seçiliyor. kurtarıcılık çağı david de gea ile bitti. alisson ederson neuer courtois gibi kalecilerin pas özellikleri neredeyse orta saha top dağıtıcıları kadar iyidir. yani alissonun bileği çoğu futbolcudan daha iyidir.
0
mikahakkinen
(24.06.25)
lisanslı futbolcu istediği mevkide oynayabilir. yeni nesil ayağı iyi kalecilerin çoğu aslında çıksa iyi pivot forvet oynar. alissonun son dakika kafa golü hala hafızalarda
0
cay koy geliyorum
(24.06.25)
(13)

Yurtdışı geliri

tchuck
bir şey sormak istiyorum;3.5 senedir yurtdışı firmalarına remote "employee" olarak çalışıyorum. yani danışman değilim, contractor değilim. direkt employee diye geçiyorum onlarla olan sözleşmelerimde. bu yurtdışı firmaların türkiyeyle hiçbir alakası yok. buradan bir gelir de sağlamıyorlar, burada şub
bir şey sormak istiyorum;

3.5 senedir yurtdışı firmalarına remote "employee" olarak çalışıyorum. yani danışman değilim, contractor değilim. direkt employee diye geçiyorum onlarla olan sözleşmelerimde. bu yurtdışı firmaların türkiyeyle hiçbir alakası yok. buradan bir gelir de sağlamıyorlar, burada şubeleri de yok hiçbir şeyleri yok.

www.cbhukuk.com

yani bu yasaya tamamen uyuyorum.

ben bugüne kadar hiçbir şey beyan etmedim, zaten bu yasaya uyuyor olduğum için. benim bir şey yapmam gerekiyor muydu?

dediğim gibi faturalaşmıyorum, danışman değilim, contractor değilim. dümdüz o şirketlerin maaşlı personeliyim.
0
tchuck
(24.06.25)
o firmanın çalışanı iseniz ve herhangi bir faturalaşmanız yoksa bence sıkıntı olmaz ama şu iki soru kafamda belirdi.

- çalıştığınız firmanın ülkesine vergi ödüyor musunuz? oturumunuz var mı?
- maaş akışı türkiye'deki bankanızla mı oluyor?

ikinci sorumun cevabı evet ise yarın öbürgün bu para nereden geliyor diye sorabilirler.

bu işlerden anlayan bir avukata başvurmanız en iyisi bence fakat aynı case'de biri cevap verirse daha sağlıklı olabilir.
0
elektr10
(24.06.25)
@elektr10

buradaki vergisel ilişkiyi şirketim daha iyi biliyor mevzuat neyse ona göre yapıyorlar.
ama bildiğim kadarıyla; çifte vergilendirme anlaşması olan ülkelerde vergi mükellefi 180 günden fazla hangi ülkedeyse, o ülkenin vergisinden sorumlu. yani ben türkiye'nin vergisinden sorumluyum, türkiye de yurtdışı maaş gelirlerinde vergi olmadığını söylüyor.

böyle bir ilişki var aramızda bidiğim kadarıyla.
0
🌸tchuck
(24.06.25)
hesabınıza döviz olarak geliyorsa bir problem yok. bildiğim kadarıyla beyan verilmesine de gerek yok. eğer takibe takılırsa size bir mektup geliyor, dilekçe yazıyor ispatlarınızı sunuyorsunuz, kapanıyor. yine de bir müşavire sorun, bunlar kişisel tecrübelerimdir.
0
awlmi
(24.06.25)
Abi arastirdigimda her şeyi sağlıyorsan vergi vermiyorsun o kesin de benim anlamadığım her şeyi sagladigina kim karar veriyor?
Bu sebepten bir danismana sorman yada seninle aynı durumda birini bulman iyi olur. Yoksa yüzde 99 eminim vergi vermemen gerektiğine de maliye misal senin bu durumda olduğunu nasıl bilecek de seni denetlemeyecek onu anlamadım (bilgi yok, beyanname verilmiyor diyor ama acaba bir belge falan var mi).
0
logisticsmanager
(24.06.25)
senin normalde vergilendirilecek olan "faturan" is sözlesmen bence.
türkiye'ye vergi vermemen mantiken imkansiz.

karsidaki ülke senin icin vergi veriyor mu? belki oradan cifte vergi anlasmasi sayesinde zaten vergin veriliyordur. bu da orada yasamadigin icin sacma olurdu. ama orada da vergi verilmiyorsa su an bence mantiken tr'ye vergi ödemen lazim.
0
sonsuz
(24.06.25)
@sonsuz,

yukarıda yasayı net bir şekilde attım. türkiye'de kesinlikle vergi ödemiyorum. ama bunu önden beyan etmeli myim etmemeli miyim onu anlamadım sadece.

ayrıca diğer ülkede ikametim olmadığı için de, tüm vergisel sorumluluğum türkiye'de. haliyle diğer ülkede bir vergi ödemem gerekmiyor. bu da %100.
0
🌸tchuck
(24.06.25)
bu arada ispatım da şu:

çalıştığım şirket hesabıma usd olarak ödeme yapıyor.
çalıştığım şirketin türkiye ile hiçbir alakası yok.
çalıştığım şirket ile aramda bir employee sözleşmem var ve bu sözleşme imzalı, resmi. (sözleşmede; izin haklarım, yan haklarım, bonus durumlarım vs. her şey detaylıca yazıyor. net bir employee sözleşmesi yani)
0
🌸tchuck
(24.06.25)
tchuck, söyle ki, gelirinizin bir noktada vergilendirilmesi gerekiyor. Ya o ülkede ya bu ülkede. Bunu da size en dogru söyleyecek kisi uluslararasi is hukuku ya da uluslararasi vergi hukuku üstüne calisan bir hukuk bürosudur. Yasalar maalesef, "burada söyle yaziyor"dan cok daha girift temellere oturtulmus seyler. Basiniz agrimasin sonra.
Ben "yasada böyle diyor ama fikir alayim" diye ne zaman bir avukata gittiysem patladim, avukat hep düsündügümün tersini söyledi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.06.25)
@thuck, abi usd yatiyorsa vergi ödemiyor musun anlamadim ne alakasi var.
6 ay'a kadar vergide muafsin 6.aydan itibaren 7 aya gectigindeyse ilk 6 ay da dahil her seyi ödüyorsun.
0
sonsuz
(24.06.25)
@konusma,

zaten türkiyede vergilendiriliyorum. ama istisnam olduğu için %0 olarak vergilendiriliyorum.
0
🌸tchuck
(24.06.25)
@sonsuz, yukarıda attığım yasayı okudun mu? nasıl ne alakası var?
0
🌸tchuck
(24.06.25)
Arkadaşlar ben de ilk duyduğumda sasirmistim ama Türk gelir vergisi yasası 23/14-a okuyunca anlıyorsunuz. "o şirketin yurtdışında vergi verip vermemesi beni ilgilendirmez. Eğer döviz ile maaş aliyorsan, şirket Türkiye'den gelir kazanmiyorsa (misal dava var, şirket bu durumda ama Türkiye'de olacak proje için adam tutmuş. Bu şart olmuyor çünkü proje Türkiye'de) ve Türkiye'den gider göstermiyorsa gelir vergisi almıyorum" demiş hatta beyanname de gerekmiyor demiş. Sizler başka çift vergilendirme olayindan bahsediyorsunuz ama o başka olay.

Ki bu olay bu duyuruda bir sürü kez konuşuldu yani. @tchuck eski duyurulardakilere de sorabilirsin belki. Ama ben olsam bir danismanlik parasi verirdim emin olmak için. Kaç para tutacak yani dava değil bir şey değil, Kafan rahat olur hatta maliye gelirse diye şimdiden kanıtlarını tutarsin kenarda.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
siz bordrolu çalışan olduğunuz, çalıştığınız firmanın da türkiye ile hiçbir ilgisi olmadığı için siz vergiden müstesnasınız.

linteki özelge de sizin durumunuza benzer bir durumu içeriyor. www.verginet.net

"Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, ücretleri vergileme yetkisinin Türkiye'ye ait olduğu değerlendirildiğinde, dar mükellef kuruma bağlı olarak çalışma karşılığında anılan kurumun doğrudan doğruya yurt dışından elde ettiği kazanç üzerinden tarafınıza döviz olarak ödediği ücretler, yukarıdaki şartların da sağlanması halinde Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (14/a) bendine göre gelir vergisinden müstesna olacaktır."
0
dylancash
(24.06.25)
(6)

30 Euro gümrük saçmalığını nasıl aşabilirim

darkwizard
Ebayde ürün almak istiyorum figür resim falan. Ürünün değerini 25 dolar kargoyu da 5 dolar göstersek 30 Euro’yu tamamlar. Satıcı acaba ürünün fiyatını öyle yapabilir mi. Gümrükte kontrol ederlerken sorun çıkar mı Ülkenin hali ortada özgürlüğümüz elimizden alınıyor.
Ebayde ürün almak istiyorum figür resim falan. Ürünün değerini 25 dolar kargoyu da 5 dolar göstersek 30 Euro’yu tamamlar. Satıcı acaba ürünün fiyatını öyle yapabilir mi. Gümrükte kontrol ederlerken sorun çıkar mı

Ülkenin hali ortada özgürlüğümüz elimizden alınıyor.
0
darkwizard
(24.06.25)
Satıcı yapsa da memur şüphelenir araştırma yaparsa yemez. O yüzden büyük indirimli ürünler bile riskli.
Satıcı da yapmaz bu arada, vergi kaçırmak oluyor Avrupa satıcısıysa girmez o topa mesela.

Ben girmezdim bu topa. Onun yerine amerikadan iste gibi aracı hizmetlerine bak derim.
0
Bruce
(24.06.25)
amerikapostam önerilmişti geçen ama yine pahalıya geliyor tabi
0
elorelia
(24.06.25)
yurtdisina giden bi arkadasin oteline falan gondert gelirken getirsin. diger turlu imkansiz yada riskli.
0
buenosdias
(24.06.25)
Abi zor olur. Türk gümrüğü genel olarak sıkı bir Gümrük, sen genelde Japonya'dan alıyordun diye hatırlıyorum, oradan 5€ya kargo olmayacağını anlarlar yani.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
Sözlükte biriyle karsilasmistim senin gibi bu soruna bir çözüm ararken. Adam 2 ayda bir Almanya'ya gidiyor ve isi ticarete dökmüs. Abarti olmayan seyleri onunla getirtebilirsin ücreti karsiliginda.

Duyuruyaysa hiç bulasma, bununla ilgili açtigim duyuruya saçma sapan mesajlar gelmisti özelden.
0
feastofthedamned
(24.06.25)
@feastthedamned ben japonya ve amerikadan alıyorum almanya değil japonyaya gidecek adam lazım bir de amerika keşke adamımız olsa
0
🌸darkwizard
(26.06.25)
(9)

almanya'ya kacirilacak olsam en optimal route hangisi olurdu?

musicka
Vize alamadigim icin kiz arkadasim almanya'dan arabayla gelip beni kacirmak istiyor.hangi ulkeler uzerinden gitmek guvenli olur?baslangic olarak arnavutluk, moldova gibi secenekler var.
Vize alamadigim icin kiz arkadasim almanya'dan arabayla gelip beni kacirmak istiyor.
hangi ulkeler uzerinden gitmek guvenli olur?

baslangic olarak arnavutluk, moldova gibi secenekler var.
0
musicka
(24.06.25)
Şebekeler o işi yapıyor, iltica edeceksiniz zor baya 500k gözden çıkart
0
darkwizard
(24.06.25)
avrupanın çekici yanı özgürlüğü, insan olduğunu hissetmekse,
kaçak olup evde, orda, burada hapis gibi gizlenerek yaşanacaksa gitmenin ne anlamı var?
yasal yolların hepsi tehlikeli olur amatör olarak kesin yakalanırsınız. daha komplike düşündükçe daha çok çuvallarsınız. o iş yaş kısaca, vize için çabalayın :(
0
erty_ksk
(24.06.25)
vize almak daha kolay olur. başka ülkelerden dene.
0
jelly bear
(24.06.25)
hocam kız arkadaşınızı sponsor gösterip vize almanız daha kolay olur. ya da türkiye'de evlenin ve aile birleşiminden faydalanın.

kaçak girişi asla doğru bulmuyorum hem yasal hem mantık olarak. birincisi yıllarca kaçak köçek yaşayacansınız. her trene bindiğinizde etrafınızdaki polislerden tedirgin olacaksınız. her mekana gittiğinizde aman kavga gürültü çıkmasın diyip içiniz içinizi yiyecek.

legal yollardan girmek en iyisi.
0
elektr10
(24.06.25)
bir arkadaşım kız arkadaşını gösterdi ve partner vizesi aldı .5 yıl onun ülkesinde kalırsa oturum vereceklermiş. sen de öyle yap saklanıp kaçmaya gerek yok.
0
devilone
(24.06.25)
Bu kadar kafayi kirdiysaniz evlenin abi? Sen de almanca öğren o sırada sinavlarini geç resmi olarak git.
Hapse girmeyi göze aliyorsaniz bence evlilik daha kolay bir iş.

Gerçekten efsane bir soru. Senin kız arkadaşının o kadar sınırdan sıkıntısız geçirmesi imkansız. Sirplara yakalanan 250 bin Euro gibi çıkarsın haberlere.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
kacak gittin diyelim, calisma izni, serbest dolasma izni, tatil vs.. olmadan gelinlik kiz gibi aksama kadar evde kizin isten gelmesini mi bekleyeceksin?
0
buenosdias
(24.06.25)
Goethe A1 Almanca sertifikası + aile birleşimi vizesi
0
arenas
(24.06.25)
İs arama vizesi
0
Kahvedesu
(29.06.25)
(8)

Her şeye rağmen nasılsınız?

sekizdokuzon
Fatih Altaylı'nın boş koltuğu, üçüncü dünya savaşı dedikoduları, artan sıcaklar, gündelik zorluklar, kalabalık, trafik derken tek başınıza kaldığınızda her şeye rağmen nasılsınız? Umarım herkes için her şey yolundadır.Teşekkürler.
Fatih Altaylı'nın boş koltuğu, üçüncü dünya savaşı dedikoduları, artan sıcaklar, gündelik zorluklar, kalabalık, trafik derken tek başınıza kaldığınızda her şeye rağmen nasılsınız? Umarım herkes için her şey yolundadır.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(23.06.25)
Ben depresyona girdim sıcaklarda hiç çekilmiyor
0
grimavi
(23.06.25)
Nazar olmasın ama çok iyi durumlar. Öyle böyle değil.
0
gabe h coud
(23.06.25)
Olay akışını sizin yazdığınız şekilde ele alsaydım muhtemelen kötü hissederdim. Öyle yapmadığım için iyiyim.
0
encokbenisevinnolur
(23.06.25)
İstediğim hayatı görece (10 üzerinden 7) yaşadığım için iyiyim.
0
put it in your appropriate place
(23.06.25)
Tüm hayatımı felç eden bir anksiyete ve kaygı bozukluğu ile uğraşıyorum. İşe gidemiyorum, rapor aldım. İnsan içine çıkamıyorum.
Yetmiyormuş gibi bir de tutunamayanlar okuyorum. 17 yıl önce yarım bırakmıştım, şimdi içinde bulunduğum ruh halinin de etkisiyle mi nedir fena içine çekti. Şahesermiş gerçekten.

Bir yandan okuyorum, bir yandan gözlerim doluyor, bir yandan da çay içiyorum. Öyle işte. Geçer bu günler de ne yapalım…
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(23.06.25)
Berbat, saydığın konulardan bağımsız kendi hayatım da berbat.
Kafayı biraz dağıtmak için kaçtığım yerlerde de yazdığın negatif olaylarla karşılaşıyorum daha da kötü oluyor.

Bugün benim için dehşet verici iki haber mesela;
-Restoranda birlikte çalıştığı kadını bıçaklayan adam.
-Paris'te festivalde yaşanan olay. "100 den fazla kadına şırınga saplanarak zehir enjekte edildi" haberi umuyorum ki yalandır...
Fatih bey bunların yanında devede kulak kaldı açıkçası.
0
mutekebbir
(24.06.25)
Tatildeyim, Fransa'nın hayvanı sıcak yaşadığı bir hafta. Sabahtan akşama kadar havuzdayim ve çocuk gibi dışarı çıkmıyorum havuzdan.
Günde iki şişe rosé bitiyor.
O yüzden nazar değmesin.
Şöyle düşün bu dünya 9/11 gördü, isid gördü. Bence rusya Ukrayna kenara atarsan ve israil'in her zamanki saçmalıklarını kenara koyarsan nazar değmesin de genel günlük insan hayatina etkisi az olan dönem geçiyor. Ya şundan 10 sene önce bombalar patlıyordu, millet kelesle gece kulübü sinema falan tariyordu. O döneme kiyasla günlük hayatimiza dünyada yaşanan acının etkisi çok daha az (bence).
0
logisticsmanager
(24.06.25)
aşk acısı çekiyorum.

Kendi evime çıktım, eşyaydı, temizlikti.

sarışınlar da olmasa yaşamaya değer birşey kalmıyor diye düşünüyorum. Sen?
0
baldan kaymak
(24.06.25)
(17)

Turizm bakanı nerede tatil yapsın?

michael_knight
Şimdiki turizm bakanı bir istisna, Türkiye’nin en büyük turizmcisidir herhalde adam ama herhangi başka biri olduğunu varsaysak,Turizm bakanı nerede tatil yapsın?Yurtiçinde bir tesise gitse haksızlık olmaz mı?
Şimdiki turizm bakanı bir istisna, Türkiye’nin en büyük turizmcisidir herhalde adam ama herhangi başka biri olduğunu varsaysak,
Turizm bakanı nerede tatil yapsın?

Yurtiçinde bir tesise gitse haksızlık olmaz mı?
0
michael_knight
(23.06.25)
niye haksızlık olsun? yerli turizme destek kötü bi şey mi?

aksine döviz harcamak kötü ülke için
0
jelly bear
(23.06.25)
@jellybear ikimizin oteli yanyana ve benzer olsa, bakan benim oteli tercih etse üzülmez misin?
Ben seneye kış bahçesi yaptırmak için belediyeye başvurduğumda sana onay gelmez, bana gelir. Böyle değil mi bu işler?
0
🌸michael_knight
(23.06.25)
trdeki olay farklı. sen liyakatle alakalı konuşuyorsun. ama tim cook'un gidip samsung kullanması gibi bi şey turizm bakanının yunanistana gitmesi.

hani bari amerikaya uzağa falan git. egeye değil de karşısındaki adaya gitmiş daha beter. açıklaması olamaz yani. teknesi var zaten otel zorunluluğu yok aslında.
0
jelly bear
(23.06.25)
asil soru o yatin parasini nerden buldugu.
0
sonsuz
(23.06.25)
Soru baska tesise gitse haksizlik olmaz mi'ya kadar iyi gidiyordu aslinda. Bu tarz etik kaygilari olan dunyadaki en son 3 kisiden biri olabilir adam.
0
freedonia
(23.06.25)
@sonsuz adam zaten ETS’nin sahibiydi. 30 yıl önce bile çok büyük şirketti ETS.
Son yıllarda daha da zenginleşmedi demiyorum ama herhalde 30 yıl önce de yatı vardır.
0
🌸michael_knight
(23.06.25)
Herhangi bir bakan veyahut benzer bir yetkili abi herhangi bir özel işletmeden şahsı için mal/hizmet satın almıyor mu?

Bakkaldan ekmek alacak olsa tüm bakkallardan birer ekmek alamayacağına göre gidip Fransız bageti mi getirtsin?
0
lazor
(23.06.25)
@freedonia, şu anki bakan özelinde sormadığımı özellikle belirtmiştim.
Bakan sen oldun diyelim, hangi otelde kalacaksın? Diğerlerine haksızlık daha doğrusu kaldığın oteli kayırıyorsun gibi olmaz mı?

Yatın varsa en temizi denize açıl, hiçbir otelde kalma.
0
🌸michael_knight
(23.06.25)
@jellybear, Tim Cook örneği buraya uygun olmadı bence.
Tim Cook hayatında hiçbir Samsung telefonu eline alıp menüsünde gezmemiş midir? Gezmediyse çok saçma olur
0
🌸michael_knight
(23.06.25)
Arkadaşlar soruma sanki bir siyasetçiyi aklamaya çalışıyormuşum gibi bakıyorsunuz belki de. Öyle bir amacım yok.
Zaten eksiduyuru’dan kamuoyu mu oluşturacak ki.
Gerçekten fikrinizi merak ettiğim için soruyorum, partileri, siyaseti unutarak bakmaya çalışın.
0
🌸michael_knight
(23.06.25)
Valla hocam diger arkadaslara katilmakla beraber sorunu gercekten elimden geldigince simdiki konumlar, iktidar vs olmadan ele almaya calisacagim.

Ilk sorum su, sence su an turkiyedeki oteller hic ayrimcilik yapmiyor mu? Yani herkese esit muamele gosteriyorlar ama gelen kisinin bakan oldugunu bilseler her sey degisecek ve sadece ona mi pozitif ayrimcilik yapacaklar?

Eger boyle dusunuyorsan bence cidden gerceklerden uzak gibisin. Su an guneydeki, batidaki otellerde ayrimciligin dibine vurmus durumdalar. Ayrimcilik kotu ama daha da kotusu su, bu ayrimcilik negatif bir ayrimcilik.

Yani eger sen Turksen senin gorecegin muamele baskalarindan cok daha kotu oluyor. Daha gecenlerde ekside tek erkek olarak otellere alinmayan bir Turkun basligi vardi, ama mesela eminim o kisi rus, ukraynali, arap olsa rahat alinirdi.

Bak para olaylarina falan hic girmedim bak. Yani yabancilara daha ucuz ve daha fazla secenek sunulurken ulke insanina sunulan cok cok az sayidaki ve daha pahali secenekler burada baska konu. sadece pasaport uzerinden bu sekil bir ayrimcilik var turizmde.

Hal boyleyken cidden turizm bakaninin 'aman ben pozitif ayrimcilikla karsilasmayayim da ulkedeki otellerin itibarina golge dusmesin' diye dusundugunu mu saniyorsun cidde?
0
j r r tolkien hayrani
(23.06.25)
@jrr tolkien, otellerin ırkına göre insanlara farklı davrandığına emin değilim ama sonuçta otellerde çalışan kişiler de insanlar. Sen ve ben kendimizi ne kadar ırkçı değil diye düşünsek de bir Norveçli veya bir Pakistanlı ile tanıştığımızda farklı davranıyoruz. Bahsettiğin böyle bir ayrımcılık sanırım.

Yabancılara otellerin daha ucuz olması ekonomik bir olay. Defalarca yazılıp çizildi.

Senin özelinde demiyorum ana şu anda ülkede herkes bu şekilde siyasi görüyor her şeyi.

Oteller ayrımcılık yapıyor diyorsun, bakan ayrımcılık konusunu önemsemez diyorsun.

Ben ideal bir dünyada, belki bambaşka ve çok normal bir ülke için sormuştum.

Maalesef siyasi olmayan konuları bile siyaset (daha doğrusu o partiyi sevmek veya sevmemek) düşünmeden konuşamıyoruz.

Üzgün emoji.
0
🌸michael_knight
(24.06.25)
Abi sen Batı Avrupa'da değil misin? :) oradan Türkiye'de yaşanan olaya "Türkiye dışı bakalim" diyemezsin ki?
Turizm zengini turizm bakani, özel hastaneleri olan sağlık bakani, cargill üst yöneticisi tarim bakani.

Çok afedersin de Türkiye'de trilyon tane koy var, trilyon tane tesis var. Sözlükteki troller bile "Yunanistan'a kurşun sagliyolar" derken turizm bakanının ne işi var =d
Fransa'da da çocuğunu özel okula yollayan eğitim bakani olay olmuştu. Bu olaya da "kardeşim çocuğunu en iyi, en ideal egitimde okutmasin mi" diyebilirsin.

Bakan olmak demek ülke için bir şeyler yapmak demektir, anlıyorum bu tarz insanlar Türkiye'de kesinlikle görmüyoruz ondan böyle saçma hareketler bize "ne var yaaa" geliyor ama gemini sordum o bile "olmaz öyle iş" dedi. Sebepleri;
- direkt rakibinde tatil yapiyorsun. Ve hatta tarihsel olarak seninle ciddi sıkıntısı olan ülke.
- peak season. Bu zamanlar bütün gücünü Türkiye'de tatilin ne kadar süper olduğunu göstermek için harcamalisin
- bakan olarak özel yatinla gidiyorsun (gene Türkiye gibi tek adam ülkesi için önemsiz şeyler)

Kısacası elle tutulur bir hali yok. Çok canı Yunanistan görmek istiyorsa bakanliktan çıkınca görüversin.
Senin bence gözden kaçırdığın şey çünkü Türk vatandaşısin; bakan olmak zorunluluk değil. Yani yoldan geçerken seneye yunanistan tatili olan vatandaşa "hadi koçum bakansin" demiyoruz. Bakan olmak demek 70 milyonun turizm yapisini üstlenmek demek. Bunun da getirdiği yükümlülükler var. Bunlari yapmayip Yunanistan'da tepside dansöz oynatip uzo iceceksen bakan olmayacaksin.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
@michael

Hehe hocam iste olay bu, bak mesela olayi simdiki durumdan bagimsiz ele almaya calisip 'ideal bir dünyada, belki bambaşka ve çok normal bir ülke için sormuştum' diyorsun ama simdiki zamandaki farkliliklari degerlendirmekten geri kalmiyorsun. Peki sence tarih boyunca norvec ozgurlugun ve zenginligin besigi ulkerden biri olurken, pakistan da tam tersi olarak mi gorundu?

Atiyorum 17. yuzyilda bu soruyu sorsan olay tamamen farkli sekilde mo olurdu? Norvec fakir bir ulkeyken, pakistan aksine zenginlikle dolu imparatorluklarun bir parcasi miydi? Iki ulkenun su anki konumlarina gelmesi ise tamamiyla tarihsel cizelge ve elbette tarihsel cizelgede direkt yazilmayan ama tum ulke kaderini degistirebilen bir takim kesiflere bagli.

O yuzden cevabin bana gore tam bir cherry picking durumu gibi olmus. Yani acikcasi olay idealin tartisilmasi degil sadece kendini hakli cikarmak icin toplumlarin simdiki gorunume uygun bir takim uygun stereotype olusturmaya ilerliyorsun.

Hani hadi diyelim, bunlardan habersizsin ve ideal pesinde kosuyorsun o zaman ideal devlet hatta ideal yasam konusundaki en temel sorunlari sormamiz gerek. 'Devlet gerekli mi?', 'ideal devlet nasil olmali?', 'ideal devletin nasil olmasi geretigine karar verenler kimler ve bu karar takip edilmeli mi?' vs
0
j r r tolkien hayrani
(24.06.25)
antalyada ona sormadan otel açılamıyor. otellerin çoğu da onun.

bolu kartalkayadaki olaydan sonra daha gidip utanmadan tatil yapıyorsa yapmasın.
0
mikahakkinen
(24.06.25)
Ulkenin en buyuk seyehat acentasinin sahibi turizm bakanligi yapiyor.Bu sacmalik ortada durdukca ne konusulsa bos
0
turkuaz
(24.06.25)
Türkiye'de kendi mülkünde veya sosyal tesiste kalmalı. Özel tesiste, özellikle de bir zincire bağlı özel tesiste kalması haksız rekabete neden olur.
0
auroraaurora
(24.06.25)
(23)

Avrupa'da insanlar mutlu mu cidden?

ermanen
2025 yılına göre Dünya'nın en mutlu 10 ülkesi:1. Finland2. Denmark3. Iceland4. Sweden5. Netherlands6. Costa Rica7. Norway8. Israel9. Luxembourg10. Mexicohttps://www.visualcapitalist.com/mapped-happiness-levels-across-europe/en üst sıralar avrupa iskandinav ve kuzey ülkeleri. kosta rika ve israil'in
2025 yılına göre Dünya'nın en mutlu 10 ülkesi:

1. Finland
2. Denmark
3. Iceland
4. Sweden
5. Netherlands
6. Costa Rica
7. Norway
8. Israel
9. Luxembourg
10. Mexico

www.visualcapitalist.com

en üst sıralar avrupa iskandinav ve kuzey ülkeleri. kosta rika ve israil'in araya girmesi ilginç. meksika da büyük baya, şehrine göre değişiyor belki.

soğuk koymuyor mu insanlara? sıkıcı olmuyor mu?
sağlık sistemi her yerde iyi değil gibi? insan hakları çok mu iyi yani?
son zamanlardaki ekonomik durum, kira artışı, göçmen artışını da düşünebiliriz.
çalışan biri çok da gezemiyor bence.

belki kendi ailesi çapında, müstakil evinde köpeğiyle bahçesiyle mutlu olma durumuna mı giriliyor bilmiyorum.
bi de kuzeylere intihar oranı da yüksek çıkıyordu. çelişkili durumlar.

not: güneydeki ülkeler daha alt sıralarda, iklim deniz güneş olmasına rağmen. kazançla da ilgili olabilir.
0
ermanen
(23.06.25)
iskandinavya antidepresani cakiyor bence.
bu kadar soguk, karanlik ve igrenc bir havada mutlu olmak imkansiz. mutsuz degillerdir ama en mutlu olmalari hic inandirici degil.
0
sonsuz
(23.06.25)
Sordukları soru şu:

Hayatı temsil eden bir merdiven hayal edin, en altta 0, en üstte 10 var. 0, tahayyül edebileceğiniz en kötü hayatı temsil ediyor, 10 ise en mükemmelini, şu anki hayatınızla hangi basamaktsınız?

Kabaca düşünürseniz, dibinde Ukrayna işgale uğramış ülkelerde yaşayan insanların, kendi hayatlarının geneline bakıp "Hayat fena değil ya" demeleri normal. Bir de siz kendi açınızdan oraları soğuk ve sıkıcı diye değerlendiriyor olabilirsiniz de orada doğmuş, büyümüş insanlar için buralar ne o kadar soğuk ne de o kadar sıkıcı. Genel olarak bir Danimarkalı'nın "Bizim ülkede pek de bir şey olmuyor, zaten baya da soğuk, o zaman 3. basamaktayım" demesi saçma olurdu. Kaldı ki en mutsuz, işgal altındaki Ukrayna bile 4.7
0
salihdt
(23.06.25)
saçmasalak şeyleri dert edindikleri için mutlular sanırım. tek dertleri hava durumu vs olabilir. göçmenlerden de mutsuz olabilirler tabii.

israil nası sıralamaya girmiş şaşırdım. meksika aynı şekilde şaşırtıcı
0
jelly bear
(23.06.25)
- eropada insanlar mutlu mu? evet mutlu

- soğuk koymuyor mu, sıkıcı değil mi? 2 haftaya tr kavrulacak mesela koyarım sıcağa, yaşasın soğuk. soğuk her daim dinç ve tetikte tutar, soğuk mutlu eder insanı. disiplinli tutar, disiplin ise mutluluk verir

- sağlık sistemi? kuzeyde baya iyi. kötü denilemez. sağlık sistemi bizden iyi 50 tane ülke var, kim nerden salladı bu sağlıkta kozmozun en iyisiyiz diye bilmiyorum ama üç gün sonraya 1,5 dakikalık muayene almaktansa 10 gün sonraya 45 dakikalık muayene alabilmek çok daha faydalı.

- ekonomik durum ve gezememek yok mu? türk bakış açısıyla yok. biz gittiğimiz her yerde serpme kahvaltı, açık büfe, kebap beklerken adam ormanlık alandan bir tepeye çıkıp kamp sandalyesi açıp müziğinin keyfini çıkarmaya gezmek diyor.

türkiye neden mutsuz diye sorarsan, türkiye'de kimse hiç bir şey bilmiyor. önceki kuşaktan bişey öğrenemedik, geç modernleşen bir toplumuz ve her şeyi deneme yanılma ile öğreniyoruz. bana biraz network ve para verin mesela 3 ay içinde influencar aracılığıyla saçma salak bir mutfak aletine sahip olmayanların köylü olduğunu, x tatil bölgesine gitmeyenin fakir olduğu algısını yerleştireyim millete. 2-3 sene önce airfryer dalgası gibi, 5-6 sene önce alaçatıya gitmek gibi şeyler buna güzel örnekler mesela. mutsuz olmamız için çok sebep var.

eropada adam bisiklete binip, öğle plesteyşın oynuyor akşam game of thrones izliyor bitti gitti. elinde telefonla twitterda "burayı gezmeden ölürseniz sizin geçmişinizi öpeyim", "şu alet 30k liradan 28'e düşmüş almayan köylüdür" gibi şeylere maruz kalmayan adam mutlu kalır tabi
0
avatar is back
(23.06.25)
Mutlu anlarında bizden daha mutlu değiller. Sadece mutsuz anları bizim kadar yoğun ve fazla değil. Bizim kadar çeşitli ve fazla dertleri de yok. O yüzden genel ortalamada matematiksel olarak bakınca mutlular.
0
nawar
(23.06.25)
bana gore boyle listeler anlamsız. mutlulugun her cografyada tanimi farkli olabilir.

sabah aksam evde oturup yemek yapan, tek eglencesi muge anli, esra erol izlemek olan, tatil-sinema-muzik-deniz-orman gormemis akpli yengeme sorsan ondan mutlusu yok. cunku kocasi, cocuklari yaninda.
0
buenosdias
(23.06.25)
Sanırım bahsedilmemiş diye ekliyorum: O ülkelerde insanlar insani şartlarda çalışıyor, fazla mesai almadan köle gibi çalışıp ay sonunu zor getirmek normal değil. İşe başladığın ilk yıl hiç ücretli iznin olmaması normal değil. Hani iş-yaşam dengesi var ya, hah işte oralarda gerçekten var. Rekreasyona, hobilerine, çocuklarına ayıracak daha fazla zamanları var. Onlar mutlu olmasın da Kemer'de, Urla'da oh sıcak ne güzel deniz derken çalıştığı lüks yerlerde yemek yemeye parası yetmeyen insan mı mutlu olsun?
0
kobuzchu kiz
(23.06.25)
Bu tip arastirmalarda dikkat edilmesi gereken sey su, insanlara mutlu musunuz diye sorulmuyor.
Ben üniversitede para kazanmak icin böyle araştırmalara katiliyordum, soru söyle formüle ediliyor mesela: "is bulma kurumunun issiz kaldiginizda size olan desteginden memnun musunuz?"
Buna adam evet diyor ve sonuc "en nutlu ülkesi" diye yorumlaniyor.

Bir de bu arastirma özelinden, bana baya kolpa geldi. Meksika herhalde en cok göc veren, acik sekilde insan yasaminin her an tehdit altinda oldugu ülkelerden. Insanlar gelecek göremiyorlar. Türkiye'den daha kötü durumdalar. Meksika'ya gidince AB ülkesi konsolosluklari sokaga tek basina ciktiginda sorumluluk alamayiz diye aciklama yapiyorlar (true story).
Israil su an fiilenf savas halinde. Gectigimiz senelerde israil vatandaslarinin ab ülkelerine vatandaslik basvurusu 15 kat artti. Kacabilen kacti.
Bu iki ülkeyi en mutlu ülkeler arasinda gösteren arastirma akillara zarardir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.06.25)
benim tanıdığım gavur'lar hep mutluydu.
ülkelerine gidip gezdiğimde de insanlar mutluydu.

kış günü isveç'e gittim. çok soğuktu ama sorun değil. ona göre giyinmiştik. herkes öyle giyiniyor, kimse üşümüyor haliyle.
herkes gülümsüyor, otobüse binip bir şey sorunca kimse terslemiyor, yolda tanımadığın insanlar selam verip alabiliyor ve gerçekten güvende hissediyorsun.

barcelona, roma, paris çok güvenli değil ve istanbul'da olan sorunlar var orada da metropol'lerin kalabalık yerlerinde. ama çepere doğru çıkınca gerçekten güzel ve keyifli yaşıyorlar.

avatar +1

bizim mutsuzluğumuz görgüsüzlüğümüzden biraz da.
ben de sandalyemi alıp dağa bayıra şehir içinde parka bahçeye oturmak istiyorum ama uygun ortamı zor buluyoruz ancak bir kahveye 300 lira verip uyduruk bir menü ile iki kişinin 1500'e karnını doyurabileceği yerler adım başı.
0
biseysorcaktim
(23.06.25)
evet mutlular. dunyaya dair bizde olan problemlerin bir kismi onlarda da var tamam ama bize ait o kadar sacma dertlerimiz var ki bu ulkede.

bu arada her insanin asik oldugu bir sehir vardir, benim icin orasi kopenhag. bir turk olarak orada yasamanin ayni olmayacagini bildigim icin buradayim, ama danimarkali olmak isterdim acikcasi.
0
aguen
(23.06.25)
Listenin hiç doğru olduğunu sanmıyorum.
İsrail'de yapılan anketlerden de ve son iki yıl içinde ülkeden göçenlerden de haberleri yok.
Oradan ayrılan da var.
Özellikle zengin takım;
vay askerlerimiz ölmüş, vatan millet, netenyahu'ya sakadat, arzı mevud falan dinleyecek durumda değiller.
Listelere buradan da girmişti şaibeli olarak:
m.facebook.com


Meksika nın da listede olması tuhaf.
Hangi açıdan bakmışlar bu sıralamaya.

Batının mutluluğu sömürüyle gelen varlıklarına bağlı. maddiyat bittiği ve ekonomik sorunlar başladığı anda orta çağdaki gibi "uyanacaklar".
Şu an belki hissedilmiyor ama bu sürecin başladığına dair ciddi yorumlar da var.
Bizim yaşadığımız zorlukların 10'i bile onları çok etkiler.
Bizim avantajımız bağışıklık kazanmamız.
Ama onlar buna hiç hazır değiller.

Ayrıca (İngiltere de dahil) batıda varlıklı olanların körfezdeki Arap devletlerine göç ettiğine dair ifadeler de var internette.
Bu kadar göçebe fakirin yanında zenginlerin göçü ise hiç konuşulmuyor.
0
diyecevaplandı
(23.06.25)
Liste tamamen uydurma sallamasyon. Yıllardır Avrupa bilen birisi olarak…
0
benaslindayohum
(23.06.25)
Cjkdkdklsl bağışıklık kazanmak. Anladığım artık troller ülkenin süper olduğunu falan savunmayı bıraktı ama kötülüğünü övüp "oglum şükredin bak şimdiden hazırsınız işte yeni dünyaya" diyorlar. Kskdkfk ulan şunu herhangi bir batı avrupa ülkesinde söylesen döverler. ancak bizim gibi gariban aklı ile çalışan ülkelerde çıkar bu.

Yani ülke mutluluğu tam nedir bilmiyorum ama misal Finlandiya denmiş, Finlandiya sağlık konusu (özel değil, devlet) acayip sıkıntılı buna ek olarak işsizlik de sıkıntılı. Yani bu listeler tam neye göre yapılıyor bilmiyorum tabi ama eğer sağlık ve iş sizin için önemliyse misal Finlandiya sıkıntılı.
Yalnız insanları iyi, Finlandiya'da fabrika var ve ofis arkadaşım da fin. Ben şu ana kadar hep sevdim finlerle çalışmayı. Belki de hayatlarından mutlulardir yani.

Bilmiyorum bu listeyi yapmak zor. Ben misal kuzey ülkesinde mutlu olamam ondan bana sorsan o istatistiği düşürürdum. Ama tam tersi Fransa'da çok mutluyum ama Fransa'da da sikayet etmeyi profesyonel olarak yapanlar var (ki iyi ki varlar, sayelerinde bu kadar hak hukuk var bizim gibi şükretmeyi ovselerdi halleri harapti).
Bu listeye bu kadar kafa yormamak lazım o yüzden.
Ama evet çoğu batı ve kuzey avrupa ülkesinde yoldan rastgele soru soracağı. kişi Türkiye'dekinden mutlu çıkacaktır.
0
logisticsmanager
(23.06.25)
Bu listeler sacmaliktan ibaret. Ganalilar, hayat tecrubeme gore tanidigim en sen sakrak, sakaci, en mutlu, en fazla gulumseyen millet. Bu adamlar 120. sirada, Turkiye'den (98) bile geri. Issizlik oranina, sosyal devlet yapisina bakip aha en mutlu ulke diyorlar saka gibi. He anasini satayim tatilde yan dairemde kalan 3-4 yaslarindaki kizi bir esyasini unuttu diye azarlayip, kizini tek basina o esyayi almaya yollayan Norvecli daha mutlu, cocuk daha kaldigi yeri bilmiyor dogru duzgun, karanlikta telefon isigimi acip kapisini ben actim, hirlisi, hirsizi manyagi var, sansa yasiyorlar resmen
0
freedonia
(23.06.25)
mutluluk, ne anlama geldigi olcumu falan cok rasgele bir konsept. o yuzden ona girmiyorum.

sordugun sorulara gelince:
*soğuk koymuyor mu insanlara? sıkıcı olmuyor mu?:
genel olarak kimse cok soguga, kapali havaya bayilmaz da bu mutsuz olacak bir sey degil zira zaten atiyorum isvec'te dogmussun. bildigin alistigin iklim o. hava soguksa zengine de soguk. kar yagdiginda hayat duruyorsa, yollar kapaniyorsa ona mutsuz olursun veya evin yalitimi kotuyse ve enerji masrafi coksa ona sinir olursun. kar yagmasinin kendisinden mutsuz olmazsin pek.

mesela sana bana gore yemekleri de berbat ama tutup uff bu ne ya ne yiyoruz demezler. ayni sey.

*sağlık sistemi her yerde iyi değil gibi?
bu da gene saglik sisteminden ne anladigina bagli. atiyorum norvecte otel gibi gorunumlu luks ozel hastaneler yoktur ama preventative saglik hizmetleri, halk sagligi falan iyidir. bu yuzden insanlar bilinclidir, daha iyi beslenir ve spor yapar ve daha az hastalik yasar (bunlari gidip arastirdigimdan degil, farazi ornek veriyorum). Ote yandan saglik sisteminden anladigin dirsegin agiriyinca 2 saat icinde uzman cerrah gormekse, basin agriyinca acile gidip hemen bakilmaksa o zaman saglik sistemi iyi degil dersin.

*insan hakları çok mu iyi yani?
atiyorum danimarka'da oranin yerlisiysen zaten ne insan hakki sorunun olacak? ayrimclik falan zaten cogunlugun tecrube ettigi bir sikinti degil, gocmen falansan oluyor.

*kira artışı
yani bu da gercekten cogunlugu rahatsiz eden bir sey mi, genelde degil. bu bahsettigin ulklerin cogunda ciddi sosyal ev stogu var. ozel mulk olan konutlar da oyle kiralari kafasina gore arttiramaz. bir de gene atiyorum izlanda'nin norvec'in kendi halkindansan zaten kendi evin olma olasiligi yuksek. yuksek kira en cok bu ulkelere sifirdan gidip yerlesmeye calisan biri icin sikinti.

*çalışan biri çok da gezemiyor bence:
benim isvec'te isvicre'de yasayan arkadaslarim epey geziyor gordugum kadariyla ama acip banka hesaplarina kredi kartlarina falan bakmadim. yani bir de norvecli isvecli falan gezemiyorsa kim geziyor? oyle olsa tum dunya'da turizmin patlamasi gerekirdi.
0
hot potato
(23.06.25)
@konusma+1
Acikcasini soylemek gerekirse sosyal bilimdeki her turlu verilere cok buyuk supheyle bakmak gerekir. Zaten ilgili kaynakta da veri toplama ve elestiriler bolumunde bazi yerinde elestirilere deginmisler.

Mesela en onemli elestiri su, kisiler bireysel mutluluktan cok ulkenin sosyoekonomik durumuna gore degerlendirme yapmis. Mutluluk taniminin farkli olmasi ve bunun da gruplara gore degismesi ayri olay zaten.


Ustelik bu sorulara tam olarak nasil yanit verdikleri de belli degil. Atiyorum kisi belki 10 uzerinden 4 puan verirken, anketi yapan kisi araya girip 'ama x ulkesinde sartlar bunlar','y ulkesinde yasasan senin buna cevap vermen bile mumkun olmayabilirdi' falan diyor olabilir. Bilmiyoruz, sadece sonuclar var elimizde bir de belki o sonuclara gore yayinlanmis makaleler.

Ama cogu arastirmada salt anketi de goz onune almiyorlar. Zaten ilgili kaynakta bile demis 'The rankings are based on six key factors: GDP per capita, healthy life expectancy, social support, freedom to make life choices, generosity (measured by charitable acts), and perceptions of corruption'

Yani atiyorum kisi finlandiya da yasamasina ragmen puani 3 verdiyse, iste ulkenin kisi basi milli geliri, sosyal devlet, ozgurlukculuk vs gibi seyleri katip o 3 puani 5-6 puan yapabilirler.

Kisacasu benim dusunceme gore sosyal bilimlerde anketlerle yayinlanan her turlu sonuca 'yav he he' deyip gec ve supheyle yaklas. Gercek olma payi olabilir elbette ama bana gore dogru duzgun kanitlanamayan gerceklik gerceklik degildir.
0
j r r tolkien hayrani
(23.06.25)
@logisticmanager
Söyleyeni artık Afrika ülkelerinden bile kovulan o çok sevdiğin ve kaldığın Fransa'da mı dövecekler?
Buralarda durum böyle. Finli arkadaşına söyle o da arama yapsın.
Belki lokasyon gereği sonuç farklı çıkar:
i.hizliresim.com

Fransa'nın neyini övüyorsun.
sağlık sistemini mi ?
Maskeye bile muhtaç haldeler. Zamanında başka kaynaklarda "çaldıkları" söylendi. Burada az bile söylenmiş:
tr.euronews.com
Finlandiya da arkaşın mı vardı? Eminim Türkiye'yi sevmediği için ona yakınlık duyuyorsun. O nedenle o bir troll değil(!) biliyorum.
Zihniyetine bakılırsa bir kişi üstünden sonuca böyle varıyororuz.

O finli arkadaşına sorsana,
- internette ülken için olumlu bir şey söylediğinde Fransa'dan sana troll diyen oluyor mu ? diye

Fransa'da şikayet etmeyi profesyonel olarak yapanlar varmış.
Sarı yelekliler bunlar biri. Üstlerin hiç çıkarmasınlar.
Zorda kalındığında sağlık sistemi gereği yaşlıların nasıl ölüme terk edildiğini profesyonel şekilde dünya gördü:

www.euronews.com

www.socialeurope.eu

Tekrar yazıyorum : maddi/ekonomik kriz çıkana kadar oralarda mutlusun.
Orta çağ ile aranızda sadece maddi kazanç var. Öyle sabır kanaat şükür vs. manevi değerler arama.
Maddiyata dayanan toplumu etkileyecek en ufak bir kanun değişikliğinde yapılan gösterileri görüyoruz.

Senin zihniyet muhalif olmak demekse bu "Türkiye'yi" eleştirmek olmamalı.
Ha bir de
Fransa'da hak hukuk varmış. Afrika ülkelerini onlarca yıldır sömürmeye dayanan bağlayan bir hukuk mu ?
Fransa oralardan çekildikçe
Türkiye'ye alan açılıyor.
Haberin var mı ? (Biraz arama yap faaliyetleri gör)

Zulmeden ve Türkiye aleyhine terör örgütlerine yardım eden bir yeri asla övmemelisin.

Aylık cebine giren paraya odaklı bir değerlendirmenşn manası yok.
Ben mi ?
Ben bağışıklığını kazanmış sıradan bir işçiyim. Makam derdim yok.
0
diyecevaplandı
(24.06.25)
unutulan sey cogunlukla su: oralara tek basina gidenler yalnizlik ceker. ilk 2 yil ok ama 4-5 yil sonra arkadas edinemedigini fark eder insan ve kimse seninle can kardes olmayacak. gidiyorsan arkadas yoklugunu hissedeceksin.

turkiye gibi bir yer degil. mexico;da arkadas bulursun ama tine tr gibi olmaz.
0
musicka
(24.06.25)
Diksksksskkd oğlum sen geçen uzaylilar gelecek dünyaya demiyor muydun, nerede bu uzaylilar? Hani "konusuluyor, bahsediliyor" falandı? Zaten hep böyledir; aktroll + komplo teoristi. Galiba özel olarak seçiyorlar böyle.

Duyurunun aktrollu trigger oldu, şu an troll merkezinde kendisine çay veriliyor.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
@logistic, insanlar troll degil sen antipatiksin :)
listede fransa'nin f'si yok ama fransayla ilgili destan yazmissin. misal benim "hanim" da fransiz ama cok mutlu yazmis olsan level 99'a erisecektin ama 98'de kaldin.
0
sonsuz
(24.06.25)
yukarıda yazılmış ama ben de yazayım. bu tür araştırmalar sokaktan geçen yüz insana mikrofon tutup 'mutlu musunuz?' diye sorularak yapılmıyor. eğitim, sağlık, ekonomi, özgürlük, güvenlik, hukuk, sosyal adalet gibi birçok farklı konu başlığı üzerinden sorular soruluyor. bunlardan memnun olan insanlar da mutlu kabuk ediliyor -ki gayet mantıklı.

israil, kosta rika ve meksika kolpa geldi. ama iskandinav ülkeleri bu listelerin her zaman başında gelir. çünkü yukarıda saydığım konularda vatandaşını memnun edecek en ideal sistem (sosyal devlet) iskandinavlarda.

'güneş yok nasıl mutlular' geyiği de baydı artık. sen türk halinle güneşe sıcağa alışkın olabilirsin ve finlandiya'ya gitsen özlemini çekersin. o insanlar zaten bu iklime doğmuş. buna alışkınlar. sen mesela okyanus görmemenin özlemini çekiyor musun? onun gibi.

'en büyük intihar oranı iskandinavlardaymış' da bir şekilde ergenliğimizde duyup gerçek kabul ettiğimiz bir şehir efsanesi. alın size ülkelere göre en büyük intihar oranları:

en.wikipedia.org

listedeki ülkelerden finlandiya, danimarka ve isveç'te bulundum. kimse sokağa çıkıp mutluluktan dans etmiyor. bu öyle bir mutluluk değil. ama insanlar hayatla barışıklar, huzurlular, kaygılı değiller. asıl mutluluk da zaten budur.
0
sir gawain
(24.06.25)
@logisticsmanager
uzaylı çıkacak aha gelecek demiyorum.
Bu yönde ortak hareket etmek için haberler çıkacak. Yönlendirme yapılacak. Bu haberler arkaplanda farklı işliyor. Anlayamaman benim sorunum değil.

@sonsuz
demir yığını olan Eiffel kulesi yanında romantizm, empati kasmaya hazır olanların Türkiye'ye bakış açısı ancak bu kadar olur.

yazılanlara anlamlı tek tek cevap vermek yerine laf atma zorunluluğu böylelerinin default ayarlarından.
Yabancılara ait tanınmış dergi ve gazetelerinde Türkiye hakkında çıkan haberleri makaleleri göstersek yabancı yazarların da troll olduğunu iddia edecek nerdeyse.
Sanki dergilerde yazılanlar benim editörlüğümde yayımlanıyor.
Finli arkadaşına sorsun bakalım onlar da kendisi gibi mi yapıyor diye.
0
diyecevaplandı
(24.06.25)
Sjdjsnnfn komplocu aktrollcu savunmak. 30 tane cümle yazmışım sadece bir tanesi fransa onda da istatistiki olarak kuzeyde yaşasam veriyi aşağı cekecegimi ama Fransa'da yukseltecegimi bu sebepten bu tarz şeyleri hesaplamanin zor olduğunu yazmışım =d ve bana destan yazmissin demissin, yuh yani. Sonsuzcum senin bana takikligin var, her cevabimin altinda bitiyorsun bunu anladık da komplocu aktrolle ele ele kol kola olacak kadar düşme be. Ben seni anlıyorum sıkıntın var benle, çözmek de istemiyorsun. Ama bence bu seviyeye düşmek senin gibi birine bile yakışmadı.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
(5)

İş hakkında tavsiye

patos64
Merhabalar.Şuan çalıştığım pozisyonda 2. senem bitmek üzere. Beyaz yakayım. Karar alma açısından riskli, stresli, koşturmacası olan iş. bazen 24 saat aktif olmayı gerektiren bir iş. Üretim kısacası.İlk maaşımda vasıfsız mavi yakayla neredeyse aynı alıyordum. Şimdi ise birazcık daha üstünde alıyorum.
Merhabalar.
Şuan çalıştığım pozisyonda 2. senem bitmek üzere. Beyaz yakayım. Karar alma açısından riskli, stresli, koşturmacası olan iş. bazen 24 saat aktif olmayı gerektiren bir iş. Üretim kısacası.

İlk maaşımda vasıfsız mavi yakayla neredeyse aynı alıyordum. Şimdi ise birazcık daha üstünde alıyorum. Yani maaş mantığı olarak bir adalet yok ayrıca düşük. Zam belirlenmeden önce zam isteğimi de bildirmiştim. Neredeyse vasıfsız elemanla aynı almak çıldırtıyor her gün, başka sorunlar da cabası. Yine zam isteği bildirdim en tepeye ama olmadı. Bu arada bazı yönetim değişiklikleri oldu.

Şimdi departman değiştirmek için iç ilan yayınlandı, ben de dedim başlarım böyle işe, buradan gideyim başka departmana orada daha az stresli olurum diye. Ya da mesaiden sonra işle alakam kalmaz. Belki geleceğime de faydalı olur. üniversitedeki bölümüme daha yakın uyumlu. Şuanki de uyumlu ama birebir olarak benzer mantıkta iş bulmak zor, daha çok mühendislik gerektiriyor daha doğrusu bu pozisyonda mühendisler istihdam ediliyor genelde ama ben mühendis değilim. Müdürle konuştum değiştirme isteğini, bana yeni yıla kadar sabret uğraşacağım savaşacağım yeni yönetim eskisi gibi değil dedi. İkna etmeye çalıştı. Pazartesi dönüş yap dedi. Tabi müdür tamam dese bile departman değiştirmek kesin değil. Başka başvuran olabilir. Bu arada yeni yılda hiç değilse istediğim maaşı almak için yüzde 75-80 zam yapılması lazım:)

-Şimdi müdür yeni, ayıp olacak, o kadar dil döktü, dur bir sabredeyim mi derdiniz?
-yoksa geleceğim için uzun vadede yeni pozisyon daha hayırlı olur, eski yerde de maaş ekstradan değişirse değişsin, ne yapayım hayırlı olsun mu derdiniz?
-ya da onlar geçirsin veya geçirmesin, ben geçmek istediğimi söyleyeyim, geçirirşerse geçmiş olurumc geçirmeseler de hiç değilse tepeye bu isteğim gider, gemileri yavaştan yaktığımı anlasınlar mı derdiniz?

Sizce? Teşekkürler
0
patos64
(22.06.25)
vasıfsız mavi yakalıyla benzer maaşları aldığına göre pek bir vasfın olmasa gerek. bazı pozisyonlar sadece doldurulmak için doldurulur. bence kendini bu kadar önemsiyorsan sadece departman değiştirmekle kalma, iş yerini de değiştir çünkü sana daha fazlasını ödemek isteyecek milyonlar hatta milyarlar vardır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.06.25)
müdür oyalıyor.
0
amor fati
(22.06.25)
Mevcut iş ne, yeni iş ne olacak?

Eğer gerçekten yaptığın iş bu kadar kompleksse ve çok iyiysen başka şirkete de gecebilirsin.
0
logisticsmanager
(22.06.25)
Abi yanlış anlamanı istemem, genel bir şey yazayım.

Elini sallasan beyaz yakalı dolu. Herkesin yapabileceği bir iş yapıyorsan, mavi yakanın daha çok alması, eşit alması normal. Mavi yaka bulmak daha zor. Sürekli vücut işi yapmak daha zor. Biz sıhhi ustaya 100 bin maaş ve araba veriyoruz. Ön muhasebeciye 43k. Muhasebe arıyorum dediğin zaman 500 kişi başvuruyor. Usta için ise 5 kişi. Temizlikçi de öyle, usta gibi bulması zor. Yani kendini yüksek görüyorsan mavilere göre, görme. Onlar yoksa şirket de yok. Sen de yoksan öyle, ama onlar daha önemli. Herkes birbirine muhtaç.

Müdürü sallama, bildiğini oku ama önden söyle ona. Yıl sonuna kadar beklemek bana uymaz de güzel bir şekilde. Çünkü yalan olur o iş.

Sen maaşı sorun ediyorsun, piyasaya göre az kalıyorsan ilet, cevaba göre yolunu çiz.
0
Shepard
(22.06.25)
- muhatap olduğunuz eleman boyun eğin diye %100 kolpa çekiyor.
- başka departmanda daha çok para veriliyor olsa bile size onu vermezler bu şekilde çalıştığınız için.
- bu iş yerinden hayır gelmez.
- eğer herhangi bir iş beceriniz varsa gemiler derhal yakılmalı. eğer yoksa, böyle devam edeceksiniz, şovun lüzumu yok ne yazık ki.
0
sanal hayvan
(22.06.25)
(8)

yazlik tavsiyesi

baldur2
3-4 milyon araliginda nereden yazlik bakilabilir? pek bir kriter de belirlemedim ama evin cok eskisi sorun olur mu mesela? 2+1 olsun bir de en az.
3-4 milyon araliginda nereden yazlik bakilabilir? pek bir kriter de belirlemedim ama evin cok eskisi sorun olur mu mesela? 2+1 olsun bir de en az.
0
baldur2
(22.06.25)
balıkesir kıyı şeridine bakılabilir.
0
biravekahve
(22.06.25)
yazlığın eskisi problem oluyor. yaz haricinde, yaklaşık 8 ay kullanılmıyor. nem oluyor, akıyor kokuyor. Balıkesir - çanakkale taraflarına bakın.
0
co2s2
(22.06.25)
3 4 de egede anca yazlık bölgede apt dairesi alırsın.
0
mikahakkinen
(22.06.25)
3-4 milyona Balıkesir'de falan da oldukça zorlu. Apartman olması daha olası ya da denize baya uzak olur yürünmez yani. Misal merak edip baktım; 3 milyona falan anca Balıkesir'de köyde ev alınıyor, müstakil falan olmuyor.

Malesef Ege'de oturulabilir yazlıklar 9-10 oldu. Balıkesir de uçtu çünkü covid dönemi falan remote olanlar komple oralara geldi. Bizim yazlığın olduğu burhaniye misal uçmuş halde.
0
logisticsmanager
(22.06.25)
Silivride villa kovala. 7 8 m yazan ilanlar 4m teklifi kabul ediyorlar. Nakit cok kiymetli su an.
0
die fetten jahre sind vorbei
(22.06.25)
didim f/p bir yer. oradan bulunabilir belki ama uzak kaçar derseniz bilemem.
0
ananiyimioguz
(22.06.25)
enez taraflarına bakabilirsin
0
panta bey
(23.06.25)
4.5-5 milyon bandina cikarsan bozcaada taraflarinda site icinde biseyler bulursun ama tahminen icine de 500-600k harcarsin oturabilmek icin.
0
cooperr
(23.06.25)
(12)

kucuk bir sahil kasabasina yerlesmek

ghilleinthemist
su an yasadigim sehirde yasamaya devam etmek icin bi sebebim yok, is icin tasinmistim, istifa ettim. aradigim sey de mumkunse izmir'e yakin, ucuz, tum yil yasayabilecegim, yazin denize girebilecegim, kalan zamanlarda kosabilecegim, sakin bir yer. kenarda biraz param var, belki direkt ev alabilirim
su an yasadigim sehirde yasamaya devam etmek icin bi sebebim yok, is icin tasinmistim, istifa ettim. aradigim sey de mumkunse izmir'e yakin, ucuz, tum yil yasayabilecegim, yazin denize girebilecegim, kalan zamanlarda kosabilecegim, sakin bir yer. kenarda biraz param var, belki direkt ev alabilirim de. (bu yuzden ucuz ve unpopular bi yer olmali) ileride tasinmam gerekirse yazlik olarak kullaniriz en kotu.
0
ghilleinthemist
(21.06.25)
Kaldımı ki? :)
0
Mirket
(21.06.25)
cok ucuz olmazsa da olur ya, populer olmasin yeter :)
0
🌸ghilleinthemist
(21.06.25)
Hanımı ikna etsem ben Seferihisar a taşınıcam
0
mirty
(21.06.25)
Kenarda olan biraz paraya bağlı.
Misal 15 sene önce Güzelbahçe olurdu kesinlikle. Şu an evler ortalama 20 milyon.
Güzelbahçe arttığı için diğerleri de arttı.
Izmir'de ucuz yerler dağda falan olur öyle yazın denize girilecek yerler ucuz kalmadı.
Misal Güzelbahçe 20 milyon ama Mordoğan 8-10. Ama tabiki izmir'e yakınlığı vs aynı değil.
0
logisticsmanager
(21.06.25)
o sebepten aslinda izmir'e yakin derken 4-5 saat gibi bi mesafe dusunmustum. direkt izmir'in ilcesi olmasi sart degil. hatta o kadar yakin olmamasi lazim cesitli sebeplerden dolayi :)
0
🌸ghilleinthemist
(21.06.25)
Daha açık söylemek gerekirse, Ege sahilinde herhangi bir yerde yürüyerek denize ulaşabileceğin, neydi o, unpopular ve istanbuldakilerden daha ucuz ve yaşanabilir bir yer yok.
0
Mirket
(21.06.25)
Bodrum mazı aradığın yer.
0
luluki
(22.06.25)
Eski Foça
0
ebeş
(22.06.25)
Eski foça +1
0
mephistoo
(22.06.25)
Eski foça diyenler haklı da ev fiyatları geçtiğimiz yaz 10 milyon + idi, inanılmaz pahalı bir yer.
0
tuborg yesili
(22.06.25)
İzmir'in istanbuldan bir farkı yok. İstanbuldan göçenler tüm sahi kasabalarına yerleşti. İzmirin trafiği çekilmez durumda. Merkezde işiniz olmıcaksa urla mantıklı. Eğer izmir çok önemli değilse Aydın kuşadası ideal. İzmir havalimanı 45 dk. Aydın yarım saat izmir 1 saat. Çok hareket arayışımız yoksa marmaris sakindir, dalaman havalimanı 1 saat mesafede. İzmirin ve ilçeleri artık eziyet.
0
mikahakkinen
(22.06.25)
Ürkmez
0
asteriks
(22.06.25)
(6)

Obama şarkısı

michael_knight
Mustafa Topaloğlu, Obama başkan seçilince onun için bir şarkı yapmıştı. Neden benden başka bu şarkıyı hatırlayan yok?Siz hatırlıyor musunuz?Sizin hatırlayıp başkalarının unuttuğu şarkılar var mı?
Mustafa Topaloğlu, Obama başkan seçilince onun için bir şarkı yapmıştı.
Neden benden başka bu şarkıyı hatırlayan yok?

Siz hatırlıyor musunuz?

Sizin hatırlayıp başkalarının unuttuğu şarkılar var mı?
0
michael_knight
(21.06.25)
Evet hatırlıyorum.
Hatta link de koyalım.
youtu.be
0
logisticsmanager
(21.06.25)
Velkam tu prezidensi unutulur mu ya
0
sanal hayvan
(21.06.25)
obama o obama velkamtu pirezidensi
0
sparkle kiddle
(21.06.25)
Hatırlamayanlar 2000 ve sonrası ise doğal. O zamanlar 5-10 yaşında olan kuşak 25'i devirdi bu sene.
0
Cesario
(21.06.25)
Maalesef sözlerini ezberim. Bazen durduk yere kafamda "Abu çi çi" nin sözleri de dönüyor. Onu da biliyorsunuz muhtemelen.

Obama parçasını millet unutmamıştır ya... Zaten duymamışlardır muhtemelen. Mesela yeğenlerim falan biliyorlar hep. Hatta bazen telefonda Topaloğlu tonlamasıyla "helloooooou" diyoruz.

Benim hatırladığım ama herkesin unuttuğu parçalar:

Metiner - Ya Sabır
İnan - Anlatmak zor
Önder - Çak kardaş
Özkancan - Tomofil
0
yadigar
(21.06.25)
Mustafa topaloğlu'nun şarkısını bilmiyorum ama ibrahim Maalouf 'un içinde obama olan bir şarkısı vardı. una rosa blanca .. çok güzel şarkıdır , dinleyin.
0
co2s2
(22.06.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.