Giriş
(2)

Müzisyenler teliften ne kadar kazanıyor?

michael_knight
MESAM gibi meslek birliği ve Spotify vs gibi yerlerden müzisyenler ne kadar kazanıyor?Bu bilgi pek açıktan paylaşılmıyor sanırım ama daha önce belki kendisi açıklayan belki mahkemede söylemek zorunda kalan bir sanatçı var mı bildiğiniz?Ne bileyim mesela Serdar Ortaç hiçbir şey yapmasa da ayda 1 mily
MESAM gibi meslek birliği ve Spotify vs gibi yerlerden müzisyenler ne kadar kazanıyor?
Bu bilgi pek açıktan paylaşılmıyor sanırım ama daha önce belki kendisi açıklayan belki mahkemede söylemek zorunda kalan bir sanatçı var mı bildiğiniz?

Ne bileyim mesela Serdar Ortaç hiçbir şey yapmasa da ayda 1 milyon tl gelir mi teliften?
0
michael_knight
(10.08.25)
Spotify'da bütün dinlenmesi türk olan biri için tahminen 1 milyon dinlemeye 1500-2000 falan gelir herhalde.
Google yaptığımızda günde 1.2 milyon Stream demiş. Bu da ayda total gelir 3.2 yapar. Ama tabiki bütün gelir ona kalmaz, müziği yapan yapimci, plak şirketi vs tahminen yüzde 50 alıyordur (çoğunda böyle). Bir de vergiyle falan evet tahminen 1 milyon spotifydan gelir kendisine.

Tabi google ile yaptığım hesaplamalar. Bilgim yok.
0
logisticsmanager
(10.08.25)
Serdar ortaç telif kiralarını kiralamış. Belli bir süre boyunca gelir elde etmeyecekmiş.

Ama sorunuzu o örnek değil daha genel alırsak, sanırım o kadar gelir elde etmeyebilir. Stream kazançları çok düşük. Ülkeye göre değişmekle kalmıyor sadece, dinleyicinin üyelik türüne göre bile değişiyor.

1m stream 1000dolardan az bir ödeme alıyor, dinleyicilerin tümü Türkiye’den diye düşünürsek. Bir de payın yüzde kaçı sanatçıya, ne kadarı yapımcıya ne kadar vergiye diye düşünmek lazım.

Spotifyda 5milyondan fazla aylık aktif dinleyicisi var. Hepsi yalnızca bir kez dinlese bile sadece buradan elde ettiği gelirle teknesini döndürür.
Bir de bunun Apple Music, YouTube gibi başka sağlayıcıları var.

Bir de sadece Avrupa’da çok dinleyeni var. Onların ödemesi daha yüksek.
0
biseysorcaktim
(10.08.25)
(6)

indüksiyon ocak ve termosifon kullananlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
memnun musunuz? doğal gaza nazaran nasıl farklılıklar var?
memnun musunuz? doğal gaza nazaran nasıl farklılıklar var?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.08.25)
indüksiyon ocak çok pratik, fakat ocağın olduğu yerde normal ocağın 2 katı gibi düşünebileceğiniz bir elektrik tesisatı olması gerekli. yoksa ocağı verimli çalıştıramazsınız. çok güç çekiyor. doğalgaz ocağınız varsa indüksiyona geçilir mi? bence geçilmez, ama doğalgaz yok ise, tüp falan uydurmak yerine indüksiyon kesinlikle alınır.

termosifon ise kombinin yanında lafı bile edilmeyecek bir cihaz. çok sık arıza yapar. kartı yanar, termostatı yanar vb. evde tek başınıza yaşıyorsanız idare eder, ama 4 kişilik evde sık banyo işleri varsa 1 termosifon iş görmez.
0
malheiros
(10.08.25)
Termosifonlar muhtelif büyüklükte olur. 50 litrelik termosifon alırsan, tek kişinin kullanımı için gayet yeterlidir, ancak iki kişi peşpeşe banyo yapmaya kalkarsa ikinci kişiye sıcak su yetişmeyebilir. Daha büyük hacimli bir termosifon ya da peşpeşe kullanmama seçenekleri denenebilir.

Su yoğun kireçliyse bir beş senede bir rezistans yenileme ve hazne içini kireçten arındırma işlemi gerekebilir.

Onun dışında pek arıza yapan bir cihaz değildir. Kombide olması gereken yıllık bakım, bunda yoktur mesela.
0
Mirket
(10.08.25)
doğal gaz gibisi yok.

ayrıca indüksiyon ocağa her tencere tava uyumlu değil. ona özel tencere tavalar var. ayrıca doğal gaza göre daha masraflı.

termosifon da aynı şekil. hem verimsiz hem daha pahalıya gelir.
0
jelly bear
(10.08.25)
Termosifon çok kötü bir şey. Mecbur değilsen kullanma.
Tek çözüm elektrikse ihlas gibi anında su ısıtanların büyüklerine bir bak. Kombi veya termosifon gibi merkezi yere takıyorsun, su geçerken ısıtıyor.

Elektrikle ısınan suyla duş almanın güzelliği tam istediğin sıcaklığı ayarlayıp sadece sıcak suyu açarak duş almak, muslukta ayar yapmamak. Onu çok seviyordum.
0
michael_knight
(10.08.25)
Indüksiyon ben acayip memnunum hatta ileride anneme gerekise indüksiyon alacağım kesinlikle daha güvenli (üstünde bir şey yoksa kendi kendine kapanıyor, çok cosarsa kendi kendine kapatiyor, üstüne koydugun saçma sapan şeyleri yakmiyor vs).

Evet tavasi farklı. Özelikle ucuz tavalar olmuyor.

Çok hızlı kaynama noktasına getirebiliyor.
Ek olarak moduler versiyonlari var. Misal iki tane ayrı ayrı ya da ikisini bir yapıp genis alan şeklinde kullanabiliyorsun ocaklari. Özellikle büyük tavalar, dökumler için falan ideal.
0
logisticsmanager
(11.08.25)
Ben pek sevemedim, belki bizimki dandiktir, boyle sorunlar yasamadigini soyleyenler de var. Problem su, 3 seviye var, 2 yaptin koydun tavayi, sogani attin, 3-4 dk suruyor ilk citirdamalarin gelmesi. Hizli olsun istiyorsan mecbur ilk cizirtilar gelene kadar kokluyorsun, sonra dusunuyorsun, o arada biraz oyalansan kismakta, direk yanmaya dogru gidiyor.
Sogumak bilmiyor, pilavda mesela biraz suyunu cekmis gibiyse ama tam olmamissa kapatiyorum. Kapattiktan sonra 5 dk daha pisiyor. Ozetle gazli gibi istedigin tempoda ayarlayamiyorsun.
0
mbond
(11.08.25)
(10)

Amazon Germany ürün sorunsuz gelir mi?

goodz
AMAZON.COM.TR den almak istedigim bir ürünün satıcısı amazon germany görünüyor, 12000 tl civarı bir tutarı var ve İthalat Ücreti Depozitosu Dahil.Son düzenlemelerle birlikte gümrüğe takılır mı ne dersiniz?
AMAZON.COM.TR den almak istedigim bir ürünün satıcısı amazon germany görünüyor, 12000 tl civarı bir tutarı var ve İthalat Ücreti Depozitosu Dahil.

Son düzenlemelerle birlikte gümrüğe takılır mı ne dersiniz?
0
goodz
(09.08.25)
Gümrük mevzuatına uygun vergisi vs fazlasıyla alınıyor zaten. Özellikle satıcı amazonsa sorunsuz gelir
0
primetime
(09.08.25)
Ürünün fiyatı 27 eur altında ve toplam 12 bin lira gösteriyorsa gelir muhtemelen. Tabii 27 Euro’dan ucuz şeye 10 bin liradan fazla vergi odemeyi kabul ederseniz.
0
orient blue
(09.08.25)
gelmez takılır

30 euro üstü takılır direkt kitap değilse.
0
jelly bear
(09.08.25)
www.sikayetvar.com

Sikayet vara bakarsaniz sizin gibi "amazon ithalat ücreti yazdı gene de Türkiye'de başka şey de odettiler" diyen insan çok. Bahsettiğiniz ürünün misal değeri 2 bin liraysa ama ithalat ile 12 bin oluyorsa belki. Yoksa şu anki gümrük süreci aynen böyle işliyor 2 binlik ürün için 10 bin odetiyorlar.
0
logisticsmanager
(09.08.25)
ürün 250 euro falan aldım bakalım, meraklısına geldi gelmedi diye bilgi geçerim.
0
🌸goodz
(09.08.25)
müthiş bir deney olacak, lütfen gelişmeleri detaylıca buraya yaz :)
0
nhk ni youkosu
(10.08.25)
ilginç çünkü amazon 27 euro üzeri ürünleri artık listelemiyor bile. sınır 150 euro iken almaya niyetlendiğim bir takım seti vardı. limit değişiminin ardından türkiyeden girdiğimde artık ürün çıkmıyor vpn ile girersen çıkıyor sadece.
0
orpheus
(10.08.25)
Basit ithalat ile çekilemeyeceği için muhtemelen siparişinizi iptal edecekler.
0
nop
(10.08.25)
Bu son düzenlemeler ne zaman oldu bilmiyorum ama bende bir philips kahve makinasi aldim buradan 200 euro üzeri. Vergilerini vs hepsini odedim ve ürün de geldi
0
primetime
(10.08.25)
Teslimat tarihine 3 gün kala iptal mesajı geldi.
0
🌸goodz
(02.09.25)
(9)

Şirkette birim değiştirmek

0zlem
Bazen böyle bir şey mi yapsam acaba diyorum ve meramımı kime anlatsam “birim şefin seni vermek istemez” diye bir cevap geliyor. (Adı ayşe olsun)Böyle bir durumda; “ayşe benim sahibim mi kim ki o beni vermek istemiyormuş” demek istiyorum. Yanlış mı düşünüyorum?
Bazen böyle bir şey mi yapsam acaba diyorum ve meramımı kime anlatsam “birim şefin seni vermek istemez” diye bir cevap geliyor. (Adı ayşe olsun)

Böyle bir durumda; “ayşe benim sahibim mi kim ki o beni vermek istemiyormuş” demek istiyorum. Yanlış mı düşünüyorum?
0
0zlem
(07.08.25)
Yanlış düşünmüyorsunuz.
Tabiki sefinizin ne düşündüğü önemli ama lider olan kişi calisanlarinin mutluluğu ve gelisimini de önemsemeli.
Ek olarak birim değişikliği genelde şirketlere çok iyi gelen bir şey.
0
logisticsmanager
(07.08.25)
@logistic

Ne demeliyim böyle cevap gelirse? Ne daha uygun olur?
0
🌸0zlem
(07.08.25)
Ayşe senle diğer birimler arasındaki kurumsal bağlantı, yok sayamazsın. Onun yerine neden gitmek istediğini ayşeye anlatıp, öbür yandan gideceğin birimin ayşesinin de seni istemesini sağlaman lazım.

Ayşeler birbirileri arasında anlaşmadığı sürece sorun çıkar. Çatışma durumunda hangi birimin ayşesi güçlüyse o senin sahibin olur.

Tüm bunlardan bağımsız, Ayşeler ve sen haricindekilere bok yemek düşer, onlara bişey demek zorunda niye hissediyorsun?
0
Bruce
(07.08.25)
Bruce +10
Gidecegin birimin aysesinin seni istemesini saglaman lazim ve hangi birimin aysesi gucluyse o senin sahibin olur.
Dogru dusunuyorsun. Su anki aysenin diger birimler arasinda baglantisi yoksa bi sey demek zorunda degilsin bana kalirsa.
0
sey mi dostum
(07.08.25)
Fikir belirtebilir. Ötesi mobbing olur, ya da şu olabilir ötesi kısmında o birimde sana ihtiyaç vardır, şimdi bekle bakarız der.

Bir de böyle konularda onun bunun lafıyla da hareket edilmez ya da hareketsiz kalınmaz, kaldı ki Ayşe bunu birinden duysa ve arkasından iş çevirdiğini/cevirecegini düşünse haksız olmaz.
0
encokbenisevinnolur
(07.08.25)
Birim değişikliği sebebini şu anda bulunduğun yerde yapamıyormuşsun gibi yansıtma.

Farklı bir birimde daha tecrübe kazanmak istiyorum de.

Tıp öğrencilerinin rotasyon sistemi gibi.
0
anaphylacticshock
(07.08.25)
birisi böyle derse, "demek ki ortaya koyduğum iş beğenilmiş" dersiniz ve gülümsersiniz.
0
co2s2
(08.08.25)
Birim değiştirmeyi istemek, özellikle benzer fonksiyonları barındıran birimlerse genellikle olumsuz algılanan bir durum. Arkandan "zaten uyumsuz, ayrılmak istiyor, bahane üretiyor" gibi konuşulur. Senin için negatif olur.

Öncelikle hangi birime geçeceksin ve neden/hedefin nedir bu kafanda net olmalı. Hangi sektördesin bilmiyorum ama diyelim ki yazılım analisti pozisyonundasın. Mevcut pozisyonunda başarılısın kendini ispatladın, üzerine kendi çabanla gittin yazılım geliştirme eğitimleri aldın ve konuyu sevdin. Kariyerini uzun vadede bu yönde ilerletme hedefin var. Bu durumda örneğin performans görüşmesinde konuyu açabilirsin. Hatta önden yemekte veya molalarda bu tip bir kursa başladığını, yazılım geliştirme işini de çok sevdiğini söylersin, yöneticini hazırlarsın o da bilir. Bu gayet doğal. Yazılım geliştirme alanında ilerlemek ve şirketine bu tarafta katkı sağlamak istiyorsun.

Başarılı bir çalışansan yöneticin seni bırakmak istemeyebilir ancak kimse kimseyi zorla çalıştıramaz. Örneğin anlaştınız, yerine birisi alınana ve sen ona işleri aktarana dek mevcut ekibinde çalışmaya devam edersin, sonra yeni yere geçersin. Bana göre en ideali bu.

"Ben Y birimine geçmek istiyorum" diye bir anda pat diye ortaya çıkmamanı öneririm. Bir de bunlar şirketin ihtiyacı ve biraz da gönüllülük esaslı. Agresif ifadeler süreci baltalar.

Bir de "meramını" fazla kimseye anlatma. İş ortamında kimseye güven olmaz, biri gider anlatır. Yarın zam/terfi dönemi geldiğinde "nasılsa gitmek istiyor" diyip senden keserler, niye düşük zam aldığına anlam veremezsin.
0
Lethe
(08.08.25)
Ayşe'nin seni bırakmak istememesi kadar doğal bir şey yok. Ayşe'nin yerinde sen olsan sen de aynı şekilde davranırsın emin ol. Çünkü işleyen bir süreç var ve senin gidişin ile o çark sekteye uğrayacak ve bunun sonuçları Ayşe'yi direkt etkileyecek.

Yapman gereken şey basit; ama şirket içinden ama dışından kendi yerine birini bul ve Ayşe'ye birim değiştirmek istediğini söyleyerek alternatifinin de hazır ve yeterli olduğuna ikna et. Bunu yaparsan işler çok hızlı hallolur. Yok bu benim işim değil, niye ben uğraşıyorum vs dersen işin zor.
0
thracia
(08.08.25)
(8)

kapitalist sistemde şirketler sürekli büyümek zorunda mı?

biseysorcaktim
"grow or die" hala geçerli bir argüman mı?tüm şirketlerin sürekli büyüme karını arttırma hırslarını bir türlü anlamıyorum."biz büyüdük yeter artık" kapitalist sistemin doğasına mı aykırı yoksa basitçe insanların hırsı mı bu? ya da borsaya açılan şirketlerin kaçınılmaz sonu mu?küçük-büyük bütün şirke
"grow or die" hala geçerli bir argüman mı?
tüm şirketlerin sürekli büyüme karını arttırma hırslarını bir türlü anlamıyorum.

"biz büyüdük yeter artık" kapitalist sistemin doğasına mı aykırı yoksa basitçe insanların hırsı mı bu? ya da borsaya açılan şirketlerin kaçınılmaz sonu mu?

küçük-büyük bütün şirketler büyümek, rakiplerini yoketmek, tek olmak, sürekli büyümek istiyorlar. sebeplerini anlamıyorum.

edit: enflasyondaki değişikliklere ve yeni teknik gelişmelere karşı dirençli olmaktan bahsetmiyorum.
0
biseysorcaktim
(07.08.25)
Değil. BCG Matrix ya da growth share matrix bunun güzelce analizini yapmış. Şirketin ya da ürün/hizmetlerin hangi evrede olduğuna göre değişiyor bu durum.

en.wikipedia.org

Büyümek yatırım gerektiriyor. Bu yatırımın karşılığını vermeyecekse, şirket büyümeyi tercih etmez.
0
gabe h coud
(07.08.25)
eğer piyasada tek olursan fiyatları sen belirlersin. yeri geldiğinde çok kar edersin, yeri geldiğinde hiç kar etmezsin rakibini batırırsın. sen büyüyüp rakiplerini yok etmek istemezsen, rakiplerin büyür seni yok eder. büyüyen şirket, yatırım yapar, daha verimli olabilir, çeşitliliği arttırıp daha cazip hale gelebilir vs vs vs vs

işlerin daha büyük olduğu bir senaryolarda ise, yatırımcılar/hissedarlar sürekli daha fazla kar beklerler. şirketin değeri sadece mevcut operasyonu ile değil, gelecekteki büyüme potansiyeli ile de ölçülür.
0
co2s2
(07.08.25)
"Biz büyüdük yeter artık" birkaç farklı açıdan mantıklı değil;
Öncelikle ortada bir monopol yoksa "Size bu kadarı yeter, alın ürettiğimiz kadar kullanın" demek çok mümkün değil. Rakipler var, bunlar boş durmuyorlar, haliyle de ortada sürekli bir pazar payı kapma telaşı var. Bu rekabet süreci de ister istemez büyümek demek.

Diğer taraftan da sistemin yapıtaşları, başarı ölçütü hep bir şeylerin artmasına yönelik; hisse fiyatı, kâr, ciro, müşteri sayısı... Bir şeyler artacak ki birileri bonus alsın, şirket yeni yatırımcı çeksin, finansman bulsun.
0
salihdt
(07.08.25)
osssy
(07.08.25)
bir örnek vereyim.

ispanyol marka caf tren üreticisinin ürettiği trenler, vagon başı 1.8m dolar.

Koreli marka Hyundai Rotem ise 800k dolar.

Hyundai'ın trenleri, caf'ın trenlerden çok çok çok daha konforlu ve teknolojik.


İstanbul'da yeni açılacak metroların hepsinde neredeyse hyundai rotem kullanılıyor. Veya çin marka crrc trenler. ikisi de avrupa trenlerden kat ve kat daha ucuz, daha konforlu ve teknolojik.

Kendini geliştirmekle uğraşmasa bile maliyet diye bir şey var. teknoloji gelişiyor her dakika, eski teknolojilerin maliyeti azalıyor. sen ne uğraşıcam dersen gelir başkası uğraşır. senden daha iyisiini ucuza satar.

Bugün caf maliyeti düşürmeye çabalamıyor. sonuç: rakipleri tarafından kaybolunduruluyor. İstanbul gibi metro ağı agresif büyüyen bir şehiri kaybediyor.
0
substituent
(07.08.25)
Bence growth tartışılabilir olsa da ben borsaya açık olmanın ciddi sorunlarini görüyorum.
Misal borsada iyi gözükmek için isten cikarma yapıp operating profit yapmak falan. Yani bazı şirketlerde ki bizde de bu var; hisse fiyatı her şeyden önemli. Bu bence ciddi sorun çünkü hisseye yatırım yapan daha az maliyet daha çok profit istiyor. Bu da belli bir noktada daha çok offshoring ile calisan maliyeti düşürme, daha az calisanla aynı işi yapmaya calismak ve bunu genelde overworking ile yapmak falan, fabrikaları daha ucuz ülkelere taşımak falan yani hep böyle.

Ben Amerika'nın en eski corporationlarindan birindeyim ve şirket kötü yönetilmiyor ama borsaya açık olmayan bizim gibi büyük sirketlerde çalışan arkadaşların benim gibi ay sonu envanter+ intransit, ay sonu satış, ay sonu excess obsolescence dertleri yok. Bu borsaya açık olmanin getirdiği çok fazla iş ve stres var.
0
logisticsmanager
(07.08.25)
Sirketin türü ne? Hangi sektör?

Günlük tüketilen ürünleri üreten firmalar için farklı bu sorunun cevabı, yaşam boyu birkaç kere alınan/alınabilen ürün ve hizmetler için farklı.


Benim gördüğüm, şu an belirttiğiniz tarafından ziyade "musteri üretimi"ne oynuyor bütün firmalar, neredeyse birçok sektörde.
0
encokbenisevinnolur
(07.08.25)
bir nevi agar.io oynaniyor surekli olarak.

her sektorde her ulkenin bir "big 3-4-5" olayi vardir.

kucuk sirketler bu devlerin dikkatini cekip satin alinmak icin kicini yirtar, mumkun oldugunca hizli bir sekilde buyumeye calisir. amac sirketi satip biran once koseyi donmek ve erken emeklilik.

cok buyuk sirketlerin de bir noktadan sonra her ay birkac kisi ekleyerek buyume olanaklari olmuyor, en temizi komple bir sirketi yutmak.

devler etrafta dolanan ve onlardan is tirtiklayan ayakbagi istemiyor diyebiliriz.
0
cooperr
(07.08.25)
(10)

Ağırlık antrenmanlarınız

kizil karga
Ne kadar sürüyor, ne kadar salonda kalıyorsunuz?
Ne kadar sürüyor, ne kadar salonda kalıyorsunuz?
0
kizil karga
(06.08.25)
Tüm vücut çalışıyorsam tam bir saat sürüyor.
0
yurtsuz john
(06.08.25)
Ortalama 2 saat, Push ve Legs seansları biraz daha uzayabiliyor ama benim çalışma hacmim düşük sayılır bir bölge için 3 ya da 4 hareket onların bazılarını da 2 set yapıyorum fakat yoğunluğum maksimuma yakın setlerin tamamı tükeniş/tükeniş çevresinde, haliyle rest'ler 3-4 dakika sürüyor, bacak günleri daha da uzayabiliyor, o nedenle süre de uzuyor. Orta seviye yoğunlukta çalışsam çok daha kısa sürede bitirirdim ama böylesini daha çok seviyorum.


Ben erken saatlerde antrenman yaptığım için salon genelde boş oluyor o nedenle makineleri kitlemiyorum ama geç bi saatte salona gitsem bu şekilde çalışmamın imkanı olmazdı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.08.25)
genelde her gittiğimde iki bölge çalışırım, ısınma dahil 1 saat gibi sürer. ortalama 8-10 hareket.
0
awlmi
(06.08.25)
1.5 saat civarında sürüyor. Bölge bölge çalışıyorum.
0
onyx
(06.08.25)
4 gün gittiğimde ortalama 50 dakika.
Şu siralar iki gün yaptığım için 1.5 saat. Bu tabi spora başladığım anla bittiği an. Total salonda kaldığım süre değil.
0
logisticsmanager
(06.08.25)
1.5 saat
0
gabe h coud
(07.08.25)
Max 70-80 dakika. Bu süreleri asarsam overtraining oluyorum.

10-15 sene önce ben de 2 saat civarı çalışırdım ve hep uyku problemlerim olurdu. Sonra anladım ki (biraz geç anladım :)) overtraining sendromu yaşıyormusum.

Uyku problemi yaşıyorsanız buna dikkat edin derim.

İyi forumlar :)
0
makbur
(07.08.25)
tam 1 saat, evde isinip salona geciyorum direkt harekete basliyorum isinma setleriyle.
tam 1 dedim ama kimisi 50 kimisi 65 olabiliyor.
0
bay b
(07.08.25)
dümenden çalışıyorum. gün gün bölge bölge gidiyorum. milletle sohbete dalmazsam 1 saat kadar sürüyor.
0
dre mithatoğlu
(07.08.25)
Evde çalışan birisi olarak (makine yok, squat rack+halter+ayarlanabilir 2 dumbbell+muhtelif ağırlıklarda kettlebelller ile) ısınma +antrenman+soğuma hareketler arası ortalama 3-4 dakika boşlukla toplamda 60-70 dakika.
0
candanag
(07.08.25)
(21)

"ah" almak

gobekliraki
böyle bir şeye inanıyor musunuz? birine ah etmek veya birinden ah almak gibi?
böyle bir şeye inanıyor musunuz? birine ah etmek veya birinden ah almak gibi?
0
gobekliraki
(06.08.25)
Boş iş, fakir avuntusu
0
Shepard
(06.08.25)
Tabiki hayır.
Kenan evren 500 yaşında resim yapa yapa öldü.
Diğerlerini de görüyoruz işte mutlu mesut yaşıyorlar.
0
logisticsmanager
(06.08.25)
evet inanıyorum. benim ahım tutar mesela o yüzden çok nadir birine ah ederim.
tabii başımıza gelen her kötü şeyde birinin ahını aldık demek saçma ama mutlaka birinin ahını aldığımız için de başımıza gelen şeyler vardır.
0
matilda
(06.08.25)
eskiden inanıyordum, artık inanmıyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.08.25)
inanmıyorum.
0
gabe h coud
(06.08.25)
Keske olsa ama yok oyle bi sey
0
Kittie
(06.08.25)
bence bu psikolojik bir savunma mekanizması. insan kendi kontrol alanında olmayan, değiştiremeyceği ve müdahale edemeyeceği bir nedenle haksızlık, eziyet vb. yaşayınca psikolojik olarak aktif dosyalardan birini kapatmak, çarpıştığı cephe sayısını azaltmak, o konudaki şalteri indirip enery save edebilmek için allahından bulsun, ah ettim fasa fiso diyor. kendi iç mekanizmanı rahatlatan bişi o kadar. ha ben hiç inanmam, o nedenle de ah ettim, beddua ettim, allahından bulsun falan demem, karşılığı yok çünkü reel hayatta.
0
Phoebe
(06.08.25)
dünyaya rasyonel bakmayı öğreneli çok oldu. bunların hepsi fasa fiso.
0
lazpalle
(06.08.25)
hem evet hem hayır.
ah almak üzerine bir sürü hikaye var, herkesin bir yakını vardır "şunun ahını aldı böyle oldu" ya da "şuna ah etti o kişi böyle oldu" diye. tutarlı bir hikaye de sunabiliyorlar.

ama dünya tek boyutlu değil, her gün başımıza iyi kötü bir sürü şey geliyor. sanırım ah almak dediğimiz şey de biraz algıda seçicilik ile ilgili.

ben inanmıyorum tarafına, inanıyorum tarafına göre bir cm daha yakınım.
0
biseysorcaktim
(06.08.25)
Ben inaniyorum ve aldigim 'ah'lari biriktiriyorum. Biriktirdigim 'ah'larla da 'ahahaha' diye guluyorum.
0
sey mi dostum
(06.08.25)
Gençken üzdüğüm kızların ahını aldım. 37 yaşındayım bekarım, evde kaldım.
0
HellKeePer
(06.08.25)
İnanıyorum, hatta ah eden kişi ah etmemiş bile olsa ona yaşattıklarını yaşamadan ölmeyecek kişi. Bunu çok gördüm.
0
muhayyer divan
(06.08.25)
Beni satan arkadaşım iki ayda patladı.
0
Kahvedesu
(06.08.25)
İnanıyorum.
0
Kahvedesu
(06.08.25)
Inaniyorum.

Ah aldigim da oldu ah verdiğim de. It works.
0
sonsuz
(06.08.25)
inanıyorum. ve bizzat ahımın çıktığını da gördüm, bana yaptığı şeyin aynısı başına geldi ve bayağı imkansız bi şeydi. kimsenin ahını da almak istemem, çok dikkat ediyorum. dini öğretilerde bu dünyada yaptıklarının karşılığını çekiyorsa bir insan şanslı oluyo.
0
deartheodosia
(06.08.25)
Bildiğim iki kere ah aldım, ikisi de çıktı.
0
cilacı ökkeş usta
(06.08.25)
bana bir "ah" versenize, bakalım çalışıyor mu?
0
gabe h coud
(06.08.25)
@gabe, öyle haksız yere ah olmaz ajdjdj birisinin canını yakmış olman gerekiyor.
0
deartheodosia
(06.08.25)
aaa sapık!
0
gabe h coud
(06.08.25)
Hayır.
0
sanal hayvan
(07.08.25)
(13)

çöp poşetiniz kaç litre

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ve nasıl bir çöp kutusu kullanıyorsunuz? akıtma problemine çare arıyoruz.
ve nasıl bir çöp kutusu kullanıyorsunuz? akıtma problemine çare arıyoruz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.08.25)
15 litre. Ben iki tane çöp poşeti koyuyorum iç içe. En kalitelisi alınsa bile bazen delinmekten bazen defodan akıtabiliyor.
0
fildirfildir
(05.08.25)
Adamım duyuruların sile sile ne raddeye getirdiniz
0
sekizdokuzon
(05.08.25)
Bir önce kılıç soruyordu şimdi çöp poşeti soruyor
0
sekizdokuzon
(05.08.25)
Eldeki kağıtları kartonları koyuyorum poşetin dibine, bir de asla ıslak halde çöp atmıyorum. Poşetlerin dibi delinmiş olabiliyor ona dikkat ediyorum filan.

Eskiden çöpleri poşetle mi atıyorduk? Poşet yokken, yaygınlaşmamışken neyle atıyorduk?

Çöp ayrıştırma hareketi başlatsak ya kendi aramızda?
0
muhayyer divan
(05.08.25)
litresini bilmiyorum. migrosun orta boy (55*60 cm) çöp torbası. dolap kapağına bağlı (kapağı açınca açılan) çöp kutusu kullanıyorum. %99.99 akıtma yapmıyor. geçen ne olduysa dibinde baya bir su birikmiş, hiç akmadı. ne olur ne olmaz diye çöp kutusunun dibine kağıt havlu seriyorum yine de.
0
inheritance
(05.08.25)
Sıvı bir şey koymuyorum. Hiç akıtma derdim olmadı.

30 litreymiş ama çöp kutusu herhalde 20-25 litre civarı.
0
gabe h coud
(05.08.25)
Uzun aramalar sonucu, eviye altı çekmeceye birebir uyan çöp kutusunu ikea'da bulmuştum. Çöp kutum odur.

Market poşeti kullanırım. Sulu bir şey hiç atmam. Akıtma diye bir problemim hiç olmadı.
0
Mirket
(05.08.25)
jumbo boy alıyorum ben vırt zırt çöp atmayı sevmiyorum
0
Batuhanolabilir
(06.08.25)
Rossmanndaki çöp poşetleri baya iyi bence. Çöp kutusu tabanına atık kağıt/karton döşeme +1
0
ansya
(06.08.25)
www.ikea.com.tr
Ikea knockla 50 lt

Bunu kullanıyorum ve öneririm. Geniş ağzı, basit pedal mekanizmasıyla işini iyi yapıyor.

Koroplast ekstra güçlü poşet de aldın mı dertler bitecek.

Ben de çöp poşeti konusunda hafif takıntılıyım koroplast ekstra güçlü alırım hep.
0
michael_knight
(06.08.25)
50lt.
0
logisticsmanager
(06.08.25)
15 lt. tek taraflı oynar baslıklı kapaklı olanlardan. çöpümden cok memnunum. akıtma olayına engel olmak için iyi çöp poşeti ve çöpü bekletmemek gerekiyor.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.08.25)
küçük bir çöp kutusu gerekiyor ben bunu anladım. bizimki 40 lt. dolana kadar poşetler mahvoluyor ve sürekli akıtma problemi yaşıyoruz. ya az da olsa her gün çıkaracaksınız çöpü ya da çöp kutunuz küçük olacak istemeseniz de çabuk dolacak.
0
suyin
(08.08.25)
(4)

aöf lojistik okunur mu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
safi kendini geliştirme maksatlı, sırf neymiş ne değilmiş öğrenmek için aöf'e yazılınır hatta sınavlarına katılınır mı? lojistik okudum hem de uluslar olanını okudum demek cabası tabi.
safi kendini geliştirme maksatlı, sırf neymiş ne değilmiş öğrenmek için aöf'e yazılınır hatta sınavlarına katılınır mı? lojistik okudum hem de uluslar olanını okudum demek cabası tabi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.08.25)
hiçbi şey okunmaz.
0
deartheodosia
(04.08.25)
Lojistikte neymis ne değilmiş demek için okumaya gerek yok pek. Yani caniniz çok istiyorsa tabi de fizik değil matematik değil yani.
0
logisticsmanager
(04.08.25)
Ben okumaya çalıştım ilgim olduğu için ama sarmadı, ne kitaplara baktım ne de sınavlara girdim öylece kaldı. İş ile alakalı bir bağlantınız varsa olabilir tabi ama diğer türlü çok verimli sonuçlar alacağınıza pek ihtimal vermiyorum. Tabi bir de size kalmış bunun planlamasının ne sonuca evrileceği.
0
va
(04.08.25)
uluslararası lojistik değil de uluslararası ilişkiler bitirdim anadolu aöf'ten. Benim sevdiğim alanlar olduğu için okurken keyif aldım. Boş zamanlarımda podcast dinler gibi ilgimi çeken derslerin kayıtlarını dinliyordum mesela. Ha ama çok bi işe yaradı mı dersen ehh bi iki ortamlarda satmalık bilgi dışında hayır. Pişman da değilim ama, bir iki sene sonra başka bir bölüm okumak için tekrar kaydolabilirim. Öğrencilik hissi hoşuma gidiyor.
0
nundu
(04.08.25)
(4)

iranlıların parfümleri

kojonotsuki
Bu arkadaşlar parfüm olarak ne kullanıyor? Bu adamların parfümleri geçtikleri yeri full kaplıyor, oturdukları odada kokusunu bırakıyor. Nedir bunlarım sırrı?
Bu arkadaşlar parfüm olarak ne kullanıyor? Bu adamların parfümleri geçtikleri yeri full kaplıyor, oturdukları odada kokusunu bırakıyor. Nedir bunlarım sırrı?
0
kojonotsuki
(03.08.25)
Yağ bazlı parfüm yapıyorlar, normalde alkol ciltte daha kısa sürede uçarken yağ bazlı parfümler uzun süre kalıyor, tercih ettikleri ağır notalara birleşimce böyle oluyor. Tabii bu İranlılara özgü değil Orta Doğu genel olarak böyle.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.08.25)
İranlı değil ama azeri bir arkadaşım böyleydi. Parfüm insan haline bürünmüş sınıfta yanima oturmus gibiydi. Sordum, parfümün adı sheikh'ti.
Tahminen bu tarzdir, ağır ve yoğunluğu yüksektir. Bir de sicakta kullanilinca iyice bozuyordur.
designershaik.com
0
logisticsmanager
(03.08.25)
@kaleci yag orani yuksek demek istedi sanirim cunku butun parfumler yagdan yapiliyor. muhtelen yag orani yuksek parfumlerdir. bir de sentetik olabilir cunku sentetikler dogal kokulara gore daha iyi performans gosteriyor genelde.

yag oranina gore edc, edt, edp, parfum extrait olarak gider. en dusugunde %3-5 yag varken, parfum extrait'te bu %30-35'e kadar cikar.
0
antikadimag
(04.08.25)
Hayır abi neden yağ oranı yüksek demek isteyeyim öyle olsa öyle derim zaten, yağ bazlı parfüm farklı bir parfüm alkol bazlı parfüm farklı bir parfüm. Yağ bazlı parfümde alkol kullanılmaz onun yerine yağ kullanılır, esans taşıyıcısı olan madde yağdır, alkol bazlı parfümde esans taşıyıcısı etil alkoldür, ikisi farklı şeyler yani. Yağ bazlı parfümde baz olarak kullanılan yağın haricinde parfüm yağı da bulunur, Arap klonu parfüm diye aratıp içeriklerine bakın bunlarda Jojoba yağı Hindistan cevizi yağı vs kullanılır, bunlar taşıyıcı yağlardır kokuyu cilde sabitler; koku için de doğal uçucu yağlar ya da sentetik yağlar kullanılır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.08.25)
(11)

Abd'de uber şoförlük yapıp Türkiye'den 4-5 daire almak mümkün mü?

Cesario
Arkadaşımın arkadaşı work and travel ile gidip yıllarca kalmış. Yaşı 30.Sadece uber ile çalışmış. Hatta işi aplikasyondan göstermiş bak binlerce yolcu taşıdım, 2 saat uyuyup her gün it gibi çalıştım, direksiyon salladım falan demiş.Türkiye'ye temelli dönmüş. Döndüğü gibi 2 tane Muğla'dan daire alıp
Arkadaşımın arkadaşı work and travel ile gidip yıllarca kalmış. Yaşı 30.

Sadece uber ile çalışmış. Hatta işi aplikasyondan göstermiş bak binlerce yolcu taşıdım, 2 saat uyuyup her gün it gibi çalıştım, direksiyon salladım falan demiş.

Türkiye'ye temelli dönmüş. Döndüğü gibi 2 tane Muğla'dan daire alıp kiraya vermiş. 1 tane Audi alacağım diyormuş. Ticarete girmek istiyorum falan demiş. Dükkan açmak, hatta arkadaşa teklif etmiş.

Uber şoförlük yapıp Türkiye'ye 300-500 bin dolar birikimle dönmek mümkün mü?

Ben dedim başka işler yapmış olmasın illegal, benim mantığım almadı o kadar parayı şoförlükle kazanmak. Yok dedi arkadaşım uberden gösterdi gerçekten binlerce müşteri taşımış dedi.

Mümkün mü böyle bir şey? O zaman herkes abd'ye gidip uber taksi yapsın zengin dönsün Türkiye'ye?
0
Cesario
(03.08.25)
Eyalet farketmeksizin eyalet asgari ücreti veya birkaç dolar fazlasını kazandırıyor. Bazen eyalet asgari ücretinin altına düşebiliyor.

5-6 senede 300k yapılabilir durmadan çalışırsa. Pandemide kazançlar biraz daha iyidi. Arada pandemi süreciyle 3-4 yılda olabilir belki.

Herkes yapabilir mi? Hayır. O yapanlar sınırdan girip iltica başvurusu ile sosyal güvenlik no alarak yaptılar. Bu şuan da mümkün değil.

Ek olarak bu işi düzenli yapan biri vergi ödemeli. Hesaplara girip çıkan para takip ediliyor. Vergi ödeyen biri o birikimi yapamaz.
0
runaway
(03.08.25)
mümkün mü? bal gibi de mümkün. abd'de inanılmaz harcama kalemleri oluyor. eğer bunlardan kısarsa, herkes deli gibi kazanıyor. aylık net 6k$ kazanan arkadaşım var mesela, 2 katlı bahçeli müstakil eve 2400 kira veriyor, şu spor araçlardan almış adını unuttum aylık 1100$ taksit ödüyor. başka şeylerde var. bunları toplayınca havadan yıllık 1,5 milyon lira fazla harcaması var mesela. bunlardan kimse bahsetmez genelde.

soruna döneceksek, saatlik iyi bir eyalette 50$'ları görmek mümkün. hadi 35-40 diyelim. günde 10 saat bile bu ortalamadan çalışsa günlük 500$, aylık 15k$ yıllık 600k$ yapıyor. giderler vs düşünce 450k$, konaklama yemek de düşersen 350-400k$ rahat kazanır.

tabi çok ekstrem bu. günde 2 saat uyudum it gibi çalıştım falan bilemiyorum pek de inandırıcı olmayabilir. dediği gibiyse dediğimden fazlası da olabilir. bu eleman mesela www.youtube.com 10,5 saat çalışarak günlük 377$ kazanmış. senin eleman bunu 2'ye bile katlamış olabilir :)

"herkes gitsin uber yapsın zengin dönsün" öyle olmuyor işte. abd'de para harcamanın ucu bucağı yok. kimse 3-4 sene kıçımı sıkayım motelimsi yerde ayda 400$'a oturayım demiyor, diyemiyor
0
avatar is back
(04.08.25)
haha serin hikaye. yok oyle bir olay, seni yiyorlar. en iyi ihtimali hesaplayalim.

uber'de saatlik $20, sehir pahaliysa en iyi ihtimal $25 diyelim ortalama. gunde 12 saat surekli calisamazsin. zaten o yuksek saatlik ucretler sadece belirli donem oluyor. ortalamasi $18-25 diyor internet. 2-3 ay dayandin diyelim o tempoya sonra devam edemezsin. yani 5 sene boyunca 12 saat araba kullandim olmuyor. bunlar genelde gunluk max kazanclarini soyluyorlar. hadi cok caliskaniz diyelim gunde 10 saat, haftada 6 gun ortalama yaptik. olmaz ya hadi yaptik diyelim. gunde $250, haftada $1500, ayda $6k yaptik diyelim.

%25 vergiye gitti diyelim kaldi $4.5k bu kadar kullanilan arabanin benzin, bakim, sigorta masraflari olacak. sonra uber de kesinti yapiyor. amerika'da cok kazanilir, ama cok da harcanir ister istemez. sistem boyle kurulmus. $2k arabanin benzin, uber fee, insurance, depreciation, maintenance'ina falan gidecek en iyi ihtimalle. bak bunu da iyi ihtimalle hesapladim. kaldi $2.5k.

sonra bu arkadas kirada yasayacak. hadi diyelim oda paylasimli tuttu. mal gibi yasiyoruz ya, her seyi costco'dan ucuza alalim. bak sigir gibi yasiyoruz, multeci sartlarinda. en iyi ihtimalle $1.5k'ya yasiyoruz diyelim. ben ogrenciyken oyle yasiyordum. ayda kenara ne kadar attik? $1k attik uzun vadede. yilda $12k attik. 5 yilda $60k attik. geldik turkiye'ye. mugla'da evlere bakiyoruz? piyasayi bilmiyorum ama bence 1 ev bile alamazsin. hatta birak onu audi bile alamazsin.

burada uber yapanlar ancak kirayi oduyor, kenara para atamiyor, insan gibi yasayanlari varsayarsak. gecinmek icin uber yapan arkadaslarim var. kenara en iyi ayda $1-2k attiklarini soyluyorlar. bunlar para kasanlar bu arada. ama bu bazi uzun vadeli harcamalari kapsamiyor ve surdurulebilir degil. yani aslinda $2k atamiyor kenara uzun vadede.

bir diger ornek olarak da sunu soyleyeyim. 3 senedir dunyanin en buyuk tech sirketlerinde calisiyorum. turkiye'ye donsem 3 yilda kazandigimla mugla'dan 2 ev alamam. 1 ev alirim ama muhtemelen. ha ben baya harciyorum tabi o da var. ama cok palavra sikiyor millet. instagram'da olsun, arkadaslarina hava atmak olsun. niye yapiyorlar bunu bilmiyorum.
0
antikadimag
(04.08.25)
tech şirketinde çalışan biriyle bu kekoların farkı şu: tech şirketinde sağlık sigortası ödersin, vergi ödersin vb. Bunlar vergi falan ödemiyor zaten abd'de geçici olduklarını bildiğinden sağlık borçlarını bile ödemiyorlar. sağlık harcamaları şirket destek olsa bile iyi bir sigorta için 700 USD yi görür.

Uber'le çok zor ama tırcılar güzel para yapıyor
0
runaway
(04.08.25)
Abi ben Amerika'da yaşamıyorum, bilgim de çok yok ama redditte denk gelirim. Hayatımda uber'den kenara 300 bin 500 bin koydum diyene denk gelmedim. Yani sosyal mecralarda genelde "parayi vurdum" diyen kisiler çıkar ama ben daha hiç görmedim.
Birkaç reddit postu;
www.reddit.com

www.reddit.com

www.reddit.com

Zaten misal 5 yilda 300 bin yapmak için hiçbir masrafın olmadan (benzin, araba bakim, vergi, gelir vergisi, yeme içme, barinma vs) günde 165 dolar kazanman lazım, non stop. Ve bak hiçbir masraf yok yani. Bahsedilen para genel olarak günde 8-10 saat uber yapanlar için deniliyor. Senin bahsettiğin kişinin bu parayı komple kenara koyabilmesi imkansız.

Günde iki saat uyuyup araba kullanmak bana acayip serin hikaye geldi. Hayatında iki gün üst üste iki saat uyumuş herkes bunun imkansizligini bilir.
0
logisticsmanager
(04.08.25)
300-500bin doları sen söylüyorsun. adam belki o kadar para ile gelmedi.
belki aldığı 2 tane dairenin toplamı 150bin bile yoktu, 1+1 hatta 1+0 evler aldı.

para parayı çekiyor. kazandıklarıyla yatırım yapmıştır belki. geçen yıllarda borsa iyi kazandırdı.
0
biseysorcaktim
(04.08.25)
abd'de herkes uber şoförü olsun o zaman.

benim de kaçak abd'ye gidip yerleşen arkadaşım var, dışarıdan görünen american dream ama yansıttıkları o, tr'de her şeyi kaybedip gitmişlerdi ve yalan söylüyorlar.
0
deartheodosia
(04.08.25)
Bahsedilen "Düzenli yüksek kazanç" Uber'in iş modeline ters. Adamların bütün olayı sürücü havuzunu olabildiğince geniş tutup kendi aldıkları komisyonu maksimize etmek. Zira sattıkları şey konfor olduğu için müşterilerin ödemek isteyecekleri paranın bir sınırı var. "Binlerce müşteri taşımak" bir ölçüt değil, 12 saatlik mesaide 10-15 müşteri taşısan bir senede "Binlerce" oluyor zaten de kazandığın paradan tüm masrafları ve vergiyi çıktıktan sonra 5 yılda elinde 500 bin dolar kalması imkansıza yakın.
0
salihdt
(04.08.25)
Mümkün. Yoğun çalışmay ve asgari harcama ile günde 200 dolar kazançla senede 50bin dolar kenara konabilir. 10 senede 500bin dolar yapar.
0
osssy
(04.08.25)
covid zamanı amerikada uber soforlugu yapıp yolcu muhabbeti video atan adamları izlerdim hepsi tek tek bıraktı uber fiyatları inanılmaz düşürmüş eskisi kadar kazandırmadığından falan bahsediyorlar, çalışanda uzun süre çalışıp az müşteri çıktğından bahsediyordu. arada sırada denk geliyor hala youtubeda zibilyon tane şu kadar saat uber yaptım şu kadar kazandım diyen yayıncı var
0
eja
(04.08.25)
Uygulamadan gösterdiyse hesabını başkalarına kiralamıştır. Work and travella gidip kalanların bir çoğu, kendisinden sonra gelenlerden para kazanmaya çalışıyor.

Normal fiyatla ev kiralayıp öğrenciye yatak başına kiralamak,
Uber, doordash, Lyft vs. hesap açıp onları kiralamak,
Dükkan işletip, work and travella gelen (kaçak 2. veya 3. iş isteyenleri) ucuza çalıştırmak,
Kaçak turlarla öğrenci gezdirmek veya havaalanı transferi.

Kısaca bu kişi, milleti kandırdım onların kazandığı paranın bir kısmını aldım demiyor da it gibi çalıştım diyor.
0
nickini vermek istemeyen uye
(04.08.25)
(4)

Etihad airways tavsiye eder misiniz? Hangi havayolu?

ezkaza
Önümüzdeki hafta için Tokyo’ya bilet bakıyorum. Thy veya qatar bütçemi aşıyor. Direkt uçuşta gidiş dönüş 11-13 saat ve fiyatlar tuzlu.Bütçeme uygun etihad ve china southern firmalarının biletler var.Etihad gidiş dönüş 16-18 saat. Ve bir aktarma (abu dabi)Çin havayolunca ise gidiş dönüş 20 saat ve bi
Önümüzdeki hafta için Tokyo’ya bilet bakıyorum. Thy veya qatar bütçemi aşıyor. Direkt uçuşta gidiş dönüş 11-13 saat ve fiyatlar tuzlu.
Bütçeme uygun etihad ve china southern firmalarının biletler var.
Etihad gidiş dönüş 16-18 saat. Ve bir aktarma (abu dabi)
Çin havayolunca ise gidiş dönüş 20 saat ve bir aktarma (pekin)

Çin havayolu için ekstra indirimim var ekstra bagajlı 20bin liraya geliyor gidiş dönüş.
Etihad ise 35bin küsür lira.

Aradaki farka değer mi sizce? Etihad daha konforludur diye düşünüyorum doğal olarak ama hiç denemiş değilim.
Tavsiye eder misiniz?
0
ezkaza
(03.08.25)
Benzer soru olmus ve herkes etihad demis.
www.reddit.com

China southern herkes en kötü noktaya koymus.
Benim geçen sene arkadaslarim sizin gibi pahali diye china southern ile gittiler baya rezil oldulardi açıkçası. Çok süper bir yolculuk olmamisti.

Ben şahsen bu kadar saatlik yolculukta konfor ararim ve her hafta da gitmeyecegim için paraya kiyarim. Bu sene us gittim gidişte premium economy ile dönüşte economy ile. O bile ciddi farkti yani o kadar uzun yolculukta.
0
logisticsmanager
(03.08.25)
qatar'dan gidiş dönüş 45'e bilet almış arkadaşım etihad'la pek fark yok. gerçi o baya sonraya almış yakın zamana değil ama. daha önce böyle uzun uçuş tecrübeniz oldu mu? ben de tokyo'ya gitmiştim açıkçası bu uzun yolculukta zaman ve konfor farkı paradan çok daha önemli olabiliyor. gidiş amacınız ve orada geçireceğiniz süre hakkında fikrim yok ama ekonomide 10 saat uçmak bile zorlayıcı. 20 saatlik bir uçuş cinnet geçirtebilir çoğu kişiye. illa seçenekler bu ikisiyse kesinlikle etihad
0
semaforo de medianoche
(03.08.25)
daha dün etihad ile uçtum, iyi ama normal iyi işte. fiyat farkı: yemek veriyorlar, bagaj alıyorlar. çin hiç uçmadım. 15bin tl fark da az değilmiş.
0
deartheodosia
(04.08.25)
Geçen yıl China Southern ile gidiş dönüş uçtuk, gidiş Seul'e, Dönüş Tokyo'dan. Hiç bir sorun yaşamadık, gayet konforlu bir yolculuktu.
0
tss
(04.08.25)
(8)

Nissan Micra 1.3 gx türü arabalar

muhayyer divan
SelamBaşlıkta yazmış olduğum model minicik, cep boy bir araba ama mesela tiptronik (yoksa triptonik mi ne acaba) ve gayet yeterli teknolojiye sahip. Küçük minik olması ve teknolojisi bana çok cazip geliyor. Citroën ami ve benzerleri hiç hoş gelmiyor mesela görsel olarak, elektrikli olmaları da hiç h
Selam

Başlıkta yazmış olduğum model minicik, cep boy bir araba ama mesela tiptronik (yoksa triptonik mi ne acaba) ve gayet yeterli teknolojiye sahip.

Küçük minik olması ve teknolojisi bana çok cazip geliyor. Citroën ami ve benzerleri hiç hoş gelmiyor mesela görsel olarak, elektrikli olmaları da hiç huzur vermiyor.

Bu bahsettiğim modellerden ve kasalardan üretilmez mi artık? Hiç mi üretmezler? Nerden bulunur bu tarz arabalar? Sıfır olacak ama.
0
muhayyer divan
(03.08.25)
Kar getirmeyen, satmayan araba uretilmez. Malesef ben de suv sevmiyorum ama yer gök suv. Çünkü daha karli ve yaşlanan kesim bunu istiyor.
Nissan Türkiye'ye micra getirmiyor artık. Yeni Micra da elektrikli.
Suzuki swift var ufak. Nissan'dan kat kat iyidir.
Kia picanto var.
Hyundai i10/i20 var.
Renault clio var.

Nissan ne teknolojisi cazip geldi orayı hiç anlamadım.
0
logisticsmanager
(03.08.25)
a ve b segmenti otomobillere bakacaksınız. a segmentinde kuzen olan hyundai i10 ve kia picanto var. b segmentinde ise renault clio ve hyunda i20 var. bunlar arasından benim tavsiyem i20 olur.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.08.25)
Bu arada ben de yerli üretim sebebiyle falan da hyundai i20 derim. Bir de clio derim çünkü clio yani ha çeyrek altın ha clio, ikisi de aynı hızla alınır satılır.
0
logisticsmanager
(03.08.25)
Micra B segmenti bir araba. Bu segmentte otomobil üretmeyen marka sayısı çok az.

Jazz, Polo, Clio, i20, Rio, Fabia, Ibiza, 208, Corsa, Fiesta vs hep bu segmentte üretilen arabalar. Bunlara bakabilirsiniz.
0
10551037
(03.08.25)
fiat 500'ler çok güzel. fakat onların da sıfır olarak elektriklisi mevcut sanırım. tipleri çok hoş. yılların arabasıdır kendisi.
0
ruhlardan esinlenen karga
(04.08.25)
fiat 500 ve Smart'a bakabilirsin
0
duyuruuser
(04.08.25)
fiat 500 ve Smart'a bakabilirsin
0
duyuruuser
(04.08.25)
fiat 500 ve Smart'a bakabilirsin
0
duyuruuser
(04.08.25)
(6)

vedat milor vs masterchef'teki sefler

bohr atom modeli
sizce dunya mutfagini hangisi/hangileri daha iyi biliyor? turkiye'deykrn annemlerle bayagi izledik ama masterchef'tekiler biraz kasinti gibi geldi. bir de danilo bayagi kolpa gibi mesela. vedat milor'u cok severim videolarini da bayagi izliyorum ama boyle bir kiyasi merak ettim.siz ne dusunuyorsunuz
sizce dunya mutfagini hangisi/hangileri daha iyi biliyor? turkiye'deykrn annemlerle bayagi izledik ama masterchef'tekiler biraz kasinti gibi geldi. bir de danilo bayagi kolpa gibi mesela.
vedat milor'u cok severim videolarini da bayagi izliyorum ama boyle bir kiyasi merak ettim.

siz ne dusunuyorsunuz?
0
bohr atom modeli
(03.08.25)
Milor bilgi olarak üçünü de alır
0
grimavi
(03.08.25)
Konuyla alakalı sıfır bilgiyle yalnızca hissettirdikleri üzerinden yorum yapicam çünkü hem cahil hem cesurum. Içlerinde en çok şeyi Somer biliyor gibi geliyor, müdür yardımcısı kılıklı olan sıfırdan kendini var edecek kadar çalışkan, disiplinli, rigit, Danilo hiçbir şey bilmiyor değil, gayet de biliyor ama sempatik, insancıl olduğu icin hakir görülüyor, Vedat Milor da old money, Kirk kuşak İstanbullu olmanın gorgusunun bilgisinin ekmeğini yiyor.
0
sekizdokuzon
(03.08.25)
Chef olmak ile yemek eleştirmeni olmak farklı şeyler. Vedat milor misal neyin kaç derecede pişecegini falan bilmez. Ama bunun aynısını yapan birçok kişi var; sarap gurmesi, kokteyl gurmesi vs. Misal fransa'da da francois simon var. Aynı havayi alıyorsunuz.
Şöyle düşün; bir şeyin üretimini bilmeden sadece sonuçla ilgilenebilirsin. Yani saraptan anlamak için illa yapmayı bilmeye gerek yok.
Misal vedat milor sana Fransa'da İspanya'da ne yenilecegi, hangi sarapla gidecegi, hangi restoranda yeneceği, hangi sezonda yeneceği falan gösterir. Diğerleri yapamaz. Ama vedat milor'da sana tarif yazamaz ya da gel sana göstereyim diyemez. Hangisi daha bilgili tartışılır çünkü iki farklı processe hitap ediyorlar.
Danilo acayip kolpa. Türkiye'de yabanci şef diye öyle yoksa bir taninirligi vs yok dünyada. Magazin sefi.
Somer'in kitabini hanıma aldık zamanında türk mutfağı için. Çok iyi diyemem. Ama en azindan musa dagdeviren'in kitabindan iyi. Neyse bence danilo'dan falan daha şef.
0
logisticsmanager
(03.08.25)
Sanatçı olamayan (yazar, yönetmek, ressam) sanat eleştirmeni olur derler. Bu yemek konusunda da geçerli bence ancak öte yandan bildiğim kadarıyla Vedat MILOR kendini "Ben gurme değil gurmanım" diye tanımlamıştı. Ben bunu "Bu işin sonu yok, ne kadar bilsem benden daha çok bilenler olacaktır" diye yorumluyorum. Adam bundan 50 sene önce, daha 20 yaşındayken ailesinin seyahat hediyesini Avrupa'da gastro tura çıkarak değerlendirmiş. Bu mentalide olan birisinin bilgisinin yüksek olacağını rahatlıkla varsayabiliriz ki zaten yıllardır yaptıkları, projeleri, çalışmaları ortada, uzağa bakmaya gerek yok. Ben onun bilgisini diğer şefler ile değerlendirecek konumda hiç değilim, nacizane görüşümü söylüyorum.

Bir de işin mutfak tarafı var, orası apayrı bir dünya. Bunun da elbette bir yeme&içme yazarına kıyasla çok büyük farkı olacaktır. Yemeği tatmak, değerlendirmek ile bizzat hazırlamak arasında dağlar kadar fark var; aynı kategoride bile değiller. Sizin sorunuz dünya mutfağı üzerineydi, bu noktada Vedat MILOR belki gene imkanları, yaş farkı sebebiyle öne çıkabilir ama gene de net bir yanıt vermek zor.

Danilo konusunda ise katılıyorum, klasik yabancı sempatikliği kadrosundan bir yer bulmuş birisi. Bizim millet eşşeğin bile yabancısını över, Danilo da bunun örneği işte.
0
burka
(03.08.25)
milor şef değil gurme de değil. masterchefteki ustalar bu işin teknik alanında. vedat milor daha bizden yana.
0
mikahakkinen
(03.08.25)
farkli kulvardalar ya. biri yaratim tarafi, digeri gurman-bilgi tarafi. cok yemek yiyen mi bilir cok yemek pisiren mi?

danilo tam bir uc kagitci da, somer ve ozellikle mehmet sef denen adam tam asci. yapan tarafta olduklarindan turk mutfagini milor'dan daha iyi bildiklerini dusunuyorum. ama dunya mutfaginda milor'la yarisamazlar.
0
antikadimag
(03.08.25)
(15)

satanistler nasıl iş buluyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
o kadar gotiklik yapıp, pankçı olup, sürme sürüp, dövme yaptırıp diline jilet çektirdikten sonra nerede geçimini sağlıyorlar?
o kadar gotiklik yapıp, pankçı olup, sürme sürüp, dövme yaptırıp diline jilet çektirdikten sonra nerede geçimini sağlıyorlar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.07.25)
Onların kendi sendikaları var, sendika is buluyor onlara
0
sekizdokuzon
(30.07.25)
Onların ayrı kadroları var 657 sayılı devlet memuru kanunu yerine 66-6 sayılı devlet memurları kanununa göre alımları yapılıyor
0
grimavi
(30.07.25)
Çorbacıda calisabiliyorlar bildiğim kadarıyla. Her şeyin çorbasını yapıyorlar.
0
encokbenisevinnolur
(30.07.25)
Devlette yapilasmalari sebebiyle torpille ise giriyorlar.
"Selam ve antichrist ile" diye bitiriyorlar topril emaillarini.
0
logisticsmanager
(30.07.25)
Şeytan düzenli ödeme yapıyor.
0
parka
(30.07.25)
linkedin, kariyer.net, eleman online gibi platformlarda satanik işverenler diye bir filtre var. oradan uygun ilanları filtreliyorlar.

"satanist elemanlar aranıyor, yemek (3 kap yemek), yol, ssk mevcuttur, anadolu yakasında oturanlar tercih edilecektir" tarzı ilanlar var.
0
exlibris
(30.07.25)
satan tarikatının iş yerlerinde mürid olarak çalışıyorlar.
0
mikahakkinen
(31.07.25)
Esprileri gerçek sandım. Devlet de böyle kadro mu var diyorum.
0
Kahvedesu
(31.07.25)
kripto satanistler iş buluyor. dilini çıkartmıyor iş görüşmesinde.
0
gabe h coud
(31.07.25)
sadece satanistlerin çalıstıgı klinik ve pastahanelerde çalısıyolar. birbirlerini kolladıkları için sadece satanistlere iş veriyorlar.
0
koela
(31.07.25)
sahsim adina konusayim. emekli maasiyla geciniyorum. 3 yil once babannemi ayin'de kurban ettim. o gunden beri carsafi giyip emekli maasini cekiyorum. ama enflasyon belimizi bukuyor. devlet sesimizi duysun
0
buenosdias
(31.07.25)
italyada ve norveçte kilise restorasyonlarına gizli taşeron üzerinden alıyorlar.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(31.07.25)
@sekizdokuzon: satan-iş miydi sendikanin ismi?
0
supergirl
(31.07.25)
@super: SAT-SEN
0
sekizdokuzon
(01.08.25)
satan-is sarı sendika
0
sekizdokuzon
(01.08.25)
(13)

yerli yabancı en iyi vokaller kimler sizce?

semaforo de medianoche
şarkılarından ve tarzından bağımsız sadece saf vokal kalitesi açısından ayrı bir seviyede bulduğunuz şarkıcıları soruyorum. bir de sadece ses gücüyle öne çıkanlar (mesela adele, mariah carey) değil de daha kendine has bir ses rengi olanlar, sesi büyülü hissettirenleri kast ediyorum. çok düşünmedim a
şarkılarından ve tarzından bağımsız sadece saf vokal kalitesi açısından ayrı bir seviyede bulduğunuz şarkıcıları soruyorum. bir de sadece ses gücüyle öne çıkanlar (mesela adele, mariah carey) değil de daha kendine has bir ses rengi olanlar, sesi büyülü hissettirenleri kast ediyorum. çok düşünmedim ama benim ilk aklıma gelenler şöyle

yabancı: morissey, shakira, rihanna, liam gallagher, amy winehouse, charles aznavour, edith piaf
yerli: selda bağcan, levent yüksel, erkin koray, cem karaca, mazhar alanson, şebnem ferah
0
semaforo de medianoche
(30.07.25)
yerli: nilufer, funda arar
yabanci: kurt ville, catie le bon
0
buenosdias
(30.07.25)
yerli olarak çok ünlü olmasa da ben feride hilal akın'ı beğeniyorum ses rengi farklı geliyo
0
turuncu tonlarda
(30.07.25)
Sizinkilerden Amy Winehouse, Selda Bağcan, Cem Karaca'ya +1

Garou, Slimane, Freddie Mercury, Tom Waits, Johnny Cash, Elvis Costello, Israel Kamakawiwo'ole, Debbie Harry, Bonnie Tyler, Naya Rivera. En çok Garou <3
0
kobuzchu kiz
(30.07.25)
Zack de la rocha
0
thesomberlain
(30.07.25)
mikael akerfeldt

Türk aklıma gelince editlerim
0
koela
(30.07.25)
yerli: sebnem ferah, tarkan edit: sibel can'a bayiliyorum
yabanci: sade, corey taylor
yabanci, soruya cevap olmasa da: eric clapton, john mayer ruhumu dinlendiriyor. :))
0
arakaali
(30.07.25)
Henning May
0
matilda
(30.07.25)
yerli kadin: sertap erener, yildiz tilbe.
yerli erkek: tarkan, ibrahim tatlises, muslum gurses, cem karaca.

yabanci erkek: freddie mercury, tom waits, leonard cohen.
yabanci kadin: amy winehouse, ariana grande (youtu.be
0
antikadimag
(30.07.25)
dimash kuadaibergen.
bu adamin ustune bir ses bir daha cok zor gelir.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(30.07.25)
Cevaplarda hızlıca Bayhan aramak...
0
logisticsmanager
(30.07.25)
yerli: emin igus, birsen tezer
yabancı: eva cassidy, florence welch, elliott smith, roisin murphy, johnny cash

sesi ve yorumu şarkıya karakter katan vokallerden bazıları. freddie mercury’ler morrissey’ler de tabii ki çok özeldir ama en popüler 10 cevap olmasın dedim.
0
phoarbix
(31.07.25)
Bruce Dickinson, Rob Halford, Robert Plant, müteveffa Ozzy Osbourne, yine müteveffa Dolores O'Riordan, Mick Jagger

Jim Morrison, Freddie Mercury +1
0
auroraaurora
(31.07.25)
@logisticsmanager: bayhan aklıma geldi aslında da troll sanılır diye eklemedim ama harbiden özel bir vokal...

müslüm gürses de girer unutmuşum, yıldız tilbe de olur. cem adrian yazılmamış hiç ayıp olmuş ona da. göksel de belki girer.

johnny cash, bob dylan, freddie mercury de eklerim.
0
🌸semaforo de medianoche
(31.07.25)
(5)

Evde sunu yapmak için(fitness sorusu)

feastofthedamned
Ne tarz bir seyler almaliyim ve nasil bir "set-up" kurmaliyim ?https://youtube.com/shorts/GVZ6zte8Aeo?si=HppU7zzb_w0lOnnO
Ne tarz bir seyler almaliyim ve nasil bir "set-up" kurmaliyim ?

youtube.com
0
feastofthedamned
(29.07.25)
Mirket
(29.07.25)
Adı trx. Decathlon falan her yerden alabilirsin.
Mirket'in attığı olmaz gibi çünkü gördüğüm esnek. Illa bunu yapacağım diyorsan sağlam olması lazım çünkü bütün vücut ağırlığını neredeyse koyacaksin. Esnememesi lazım.
0
logisticsmanager
(29.07.25)
Trx bana hep keriz silkeleme gibi gelmiştir :)

Nalburdan serçe parmak kalınlığında halatla (tutma yeri kadar Minik pvc boru) sağlam bir barfiks demirine asarsan süper sistem.

Diy trx vs gibi videolar var.

Önemli Uyarı, asla bu tarz işleri ev kapılarına sikistirarak yapma. Bir de kapının sadece dil tarafından tuttuğu yerlere baglayanlar var ki.. şansa yaşıyorlar bu zeka ile.

Bu tarz işler için 1. Öncelik sağlam bir barfiks demiri.
0
makbur
(29.07.25)
Pardon. Yanlış link

www.temu.com
0
Mirket
(29.07.25)
@mirket

Son gonderdiginin 7. resmindeki "safety" yazan resimdeki Karabina plastik.

İnanılmaz.
0
makbur
(29.07.25)
(3)

yeni gümrük yasası hakkında yurtdışı alışveriş merakı

semenderr
yahu ben artık amazon almanyadan ürün alamayacak mıyım? ps4 alacağım oğlana, orada fiyat 170 euro kargo ile birlikte. burada da 200 euro fiyatı. eskiden vergiyle falan 180 euro ederdi. şimdi durum ne?
yahu ben artık amazon almanyadan ürün alamayacak mıyım? ps4 alacağım oğlana, orada fiyat 170 euro kargo ile birlikte. burada da 200 euro fiyatı. eskiden vergiyle falan 180 euro ederdi. şimdi durum ne?
0
semenderr
(28.07.25)
Maalesef alamayacaksınız, bireyler için sınır 30 Euro ancak devlet "Ücretsiz kargo mu, o da neymiş, en az 3 eurodur o" dediği için efektif olarak 27 Euro sınırı var. Bunun üzerindeki her şey özel gümrük prosedürlerine tabi olduğu için astarı yüzünden pahalıya çıkıyor çünkü bir aracıyla çalışmak ve bir sürü prosedürü yerine getirmek zorundasınız.
0
salihdt
(28.07.25)
Şu an onu sokmaya kalksan 300 falan olur heralde. 27 Euro üstü ürünleri kafamizda tahmini olarak iki kati düşünebiliriz olusacak fiyatı (sikayetvar'a bakarsaniz daha çok bilgi sahibi olabilirsiniz).
0
logisticsmanager
(28.07.25)
artik alamayacak miyim dediginiz 3 senelik falan bir olay. gunaydin.
0
aguen
(28.07.25)
(21)

Duyuruda en çok kimi seviyorsunuz

encokbenisevinnolur
Ben kedileri en çok sevenler başta olmak üzere herkesi seviyorum.Sizde durumlar nasıl?
Ben kedileri en çok sevenler başta olmak üzere herkesi seviyorum.
Sizde durumlar nasıl?
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
Duyuru nick uyumu.

En çok seni seviyoruz.
0
sekizdokuzon
(27.07.25)
Kendimi seviyorum encokbenisevinnolur.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
@sonsuz ona bayılıyorum
0
koela
(27.07.25)
Shepard, sikizdokuzon
0
Shepard
(27.07.25)
Nick ile çok israr ettiğin için seni. Israra dayanamayiz.
0
logisticsmanager
(27.07.25)
Kaleci süper adam bence. Net.
0
gobekliraki
(27.07.25)
koela disinda herkese eser miktarda da olsa bir sevgim ve saygim var.

en cok sevdigim ise ifsa atanlar.
0
sonsuz
(27.07.25)
Tabii ki seni şapşal :P
0
respect
(27.07.25)
Hiçbirinin yaralı parmağa işeyesi yok yine de çoğu görece ok. Çok ciddiye almazsan.
0
sekizdokuzon
(27.07.25)
Yine bizi seven çıkmadı be tüh.
0
olaylar olaylar
(27.07.25)
Lan lun diye konuşan bi soytarı var. Onun dışında iyi insanlar.
0
luluki
(27.07.25)
bana sabırla dinleyen herkesi.
0
Kahvedesu
(27.07.25)
eskiden sevdiğim sevmediğim insanlar vardı, şimdi aradan o kadar uzun zaman geçti ki sevdiğimi niye sevdiğimi sevmediğimi niye sevmediğimi hatırlamıyorum. Bi kaç istisna dışında. Onlardan biri parsons’lı mimar, diğeri de nickinde tuborg olan biri.
0
rentts
(27.07.25)
hayvanları sevenler onlar için taş üstine taş koyanları seviyorum bunu da eklemeden geçmek istemedim.
0
rentts
(27.07.25)
bugün seni sevelim ama yarın mutlaka beni sevmelisiniz. yarın çok yalnız hissedeceğim.
0
semenderr
(28.07.25)
arbre, çünkü isterse sevgili olabiliyor.

başka yok.
0
gabe h coud
(28.07.25)
Gönül işi duyurusunda görüyorum, kadınlara karşı rezil bakış açısı olanlar var. Onlar dışında herkesi seviyorum.
0
Kediyi üzdün
(30.07.25)
valla 18 sene oldu ama kimseyi tanımıyorum. kendimi seviyorum.
0
ya ben lan neyse
(30.07.25)
Şu anki aktif kadın duyurucular hariç herkesi.
Mevcut kadın duyurucular kadar mıymıy çakma feminist bir kitle hiç olmamıştı.
0
Cezcez
(30.07.25)
gabe h coud sempatizaniyim.

parasi olana yakin duracaksin aga..
0
cooperr
(31.07.25)
(8)

meslek sahibi yapacak ön lisans bölümleri

okinawalı taş kağıt makas ustası
iyi pazarlar,bir genç için ailesi tercih aşamasında fakat biraz geri kafalılar sanırım işletme, kamu yönetimi vs.. çevresinde dolanıyorlar, genç bilgisayar destekli bir bölüm okumak istiyor fakat puanı lisans'lara yetmiyor, ön lisans da ise basit bilgi teknoloji bölümlerinin yapay zeka'dan sonra art
iyi pazarlar,

bir genç için ailesi tercih aşamasında fakat biraz geri kafalılar sanırım işletme, kamu yönetimi vs.. çevresinde dolanıyorlar, genç bilgisayar destekli bir bölüm okumak istiyor fakat puanı lisans'lara yetmiyor, ön lisans da ise basit bilgi teknoloji bölümlerinin yapay zeka'dan sonra artık piyasada çok da iş yapabileceğini düşünmüyorum.

iyi bir tavsiye vermek istiyorum en azından ülkede bir gencin geleceğine faydamız olsun, fakat ben de çok uzağım bu işlere. şöyle bir baktım yökatlas'a; drone operatörü, uçak teknikeri, kaynakçılık, pastacılık gibi bölümler var, benim zamanımda yoktu bunlar, bilmediğim bir sürü bölüm çıkmış.

mezuniyet sonrası bir altın bilezik sahibi yapacak bölümler önerebilirseniz çok iyi olur, en azından araştırma alanı daralır. bu arada kesinlikle teknoloji olacak diye bir kaide yok, sektörde kendini yetiştirip ilerleme imkanı olan her bölüm tavsiyesine açığız.

teşekkür ediyorum şimdiden destekleriniz için.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(27.07.25)
Kendi işyerini açabilecek işler buna en iyi örnekler. İklimlendirme ve sogutma düşünülebilir gibi.
0
liberal
(27.07.25)
Bunu yazacagim hiç aklima gelmezdi ama tesisatçilik.

Boktan bir kaloriferci bile dünyanin parasini kaldiriyor.
0
feastofthedamned
(27.07.25)
Her türlü teknisyenlik tercih edilebilir. Bir yandan da çalışıp iş deneyimi edinirse güzel yerlere gelir.
0
runaway
(27.07.25)
en iyisi 2 yıllık bilgi belge yönetimi gibi sözel bölüm okuyup memur olsun.
0
nothing in my way
(27.07.25)
Seçerken mesleki ortamla da ilgili bir şeyler öğrenmeye çalışın. Verilen örneklerden bazılarının is ortamı çekilecek dert değil tanidiklarimdan biliyorum.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
Enconbenisevinnolur +1
Benzer tavsiyeleri ben de veririm ama Türkiye'de ilk çalışacağı min 5 yıl falan tesisat, araba tamiri vs gibi şeylerde baya kötü olacak. bu işlerin ortami öyle yurtdışı gibi sendikali falan değil yani. Biz daha yeni banyo yaptirdik, vallaha haftada 7 gün calistilar.
Bence ilk yıllarını sendikali bir ortamda geçireceği bir iş iyi olabilir. Onun dışında bence de istediği işin ortamıni görmesi iyi olabilir.
0
logisticsmanager
(27.07.25)
Mimari restorasyon.
0
jepa
(27.07.25)
Ben geçen sene devlet destekli bir özel meslek lisesinde öğretmenlik yaptım iki ay, mühendisim. Biz mühendislere asgari +1860 ödüyordu okul. Branş öğretmenlerine düz asgari ve onlara yazın maaş da ödemiyordu. 12. Sınıfta staj yaptığı firmada diplomayı alır almaz 45.000'e başlayan çocuk vardı.

Benim şimdiki aklım olsa deniz ulaştırma işletme okurdum. Dolarla maaş, gemide takılıyosun mis gibi. Bir süre sürünürsün roro tanker sonra cruise a bi geçtin mi kral sensin.

velhasıl gemi işinin iki yıllığı varsa onu seçerim ben. yoksa piyasadaki şirketler de biliyor 2 yılda myoda hiçbir şey öğrenmediğini çocukların. o yüzden myodansa meslek lisesi bence daha doğru hiç değilse 12 ay stajın var

şimdi yüksekokullar çıktı o da güzel bilişim alanında 4 yıllık. fakülte değil. 3 yıl üni 1 yıl staj.

bunlar biz gençken yoktu.

zaten bu devletin de gezegenin de garezi biz y kuşağına
0
Batuhanolabilir
(27.07.25)
(17)

Bu nasıl fiyatlandırma

messina123
File markette 125 gram böğürtlen 100 lira. 1 litre cam şişese %100 böğürtlen suyu (koruyucu vs hiçbir şey yok gözüküyor sadece böğürtlen suyu) 80 lira. Mantık nedir?
File markette 125 gram böğürtlen 100 lira. 1 litre cam şişese %100 böğürtlen suyu (koruyucu vs hiçbir şey yok gözüküyor sadece böğürtlen suyu) 80 lira.

Mantık nedir?
0
messina123
(26.07.25)
Şişedeki su çöpün çöpü. Yüzde yüz her türlü içeceği denemeye çalışıyorum 300-500 vermiyorsan hepsi çöp. İçmesi güzel, ama en kalitesiz, fiziksel olarak manava koyulsa satılmayacak ürünün suyunu yapıp şişeye koyuyorlar.
0
Shepard
(26.07.25)
@shepard tadı bayağı lezzetli ama fiyatı işkillendiriyor gerçekten
0
🌸messina123
(26.07.25)
Ben sonunu içmiyorum. Yani şişe tabanına yakın olan kısmı bırakıyorum. Çok tozlu, posalı mı artık ne dersen ondan var. Tadı berbat, oraya çökmüş bir tabaka olabiliyor. İçiliyor yani geneli tadı da harika.
0
Shepard
(26.07.25)
youtu.be
4.44u ac. Sana bu ürünü satan da yüzde yüz et diyecek. Sonuçta içine et koyuyor da kimse sana hangi proseslerden geçti falan açıklamıyor tabiki. Kalitesini açıklayan yok.
0
logisticsmanager
(26.07.25)
Şişedeki böğürtlen suyunun bir yerlerinde konsantreden üretilmiştir şeklinde bir ibare olduğunu tahmin ediyorum. Şişelemesi Türkiye'de yapılmış dahi olsa konsantre ürün menşei muhtemelen Çin.

Böğürtlen ise Türkiye üretimlidir ve raf ömrü inanılmaz kısa, rafa gelene kadar geçirdiği evre haddinden fazla meşakkatli bir üründür.
0
Mirket
(26.07.25)
@mirket yazmıyor her tarafına baktım.

Ürün bu

www.ancora.com.tr
0
🌸messina123
(26.07.25)
Ben görmeyeli kodeksi değiştirmişler.

Türk Gıda kodeksi meyve suyu tebliği madde 5, konsantreden elde edilebileceğini söylerken, madde 13.d ile konsantreden elde edilen meyve sularında bunun etikette belirtilme zorunluluğu ortadan kaldırılmış. (Ben bunu şimdi öğrendim :P )

Yani ilk sözümün arkasındayım. Yabancı menşeili konsantreden elde edildiğini iddia ederim ama kanıtlayamam.
0
Mirket
(26.07.25)
Bu marka beni de işkillendiriyor, bu kadar ucuz %100 çok garip

içindekiler kısmında Meyve Oranı %100 yazıyor,

%20 bögürtlen
%80 elma karışımı benzeri birşey mi yapıyorlar acaba, şişe üzerinde de %100 bögürtlen değilde %100 meyve yazıyor

Ekleme : Kontrol ettim internet sitesindeki açıklamalarda %100 bögürtlen yazıyor , şişede %100 meyve yazıyor
0
pislick0
(26.07.25)
Meyve suları tezgaha giremeyecek durumdaki (pörsümüş, rengi kötü, ezilmiş vs) meyvelerden yapılıyor. Yani hurda olacak bi şeyden su çıkarıyorsun, mantık bu.
0
Mcfly
(26.07.25)
bu firmanın ürünleri gerçekten çok ucuz, bilgisi olan var mi ? saglam ve guvenilir mi ? 1 lt cam sise urunu bazen 69 tl filan goruyorum, o sisenin maliyeti zaten kac tl, ustune bir de son satis fiyati nasil o kadar uygun oluyor anlamiyorum
0
sweetoffice
(26.07.25)
içeriğine bakmak lazım ama %100 böğürtlen suyu, %100 hepsi böğürtlen anlamına gelmiyor olabilir. Mesela protein tozlarında %100 whey proteini yazar, ve evet içindeki protein full öyledir ama içinde bir sürü başka madde de vardır.

Yani içindeki meyve %100 böğürtlen olabilir ama su şeker vs. eklemiş olabilirler ve yine %100 yazabilirler galiba.

mesela rasgele baktım üstünde %100 portakal yazıyor:
www.migros.com.tr
içindekiler: SU, PORTAKAL SUYU KONSANTRESİ, ANTİOKSİDAN (askorbik asit)
0
nhk ni youkosu
(26.07.25)
@logisticsmanager 4.44'te bir şey yok ki et, yağ ve baharat direkt atıldığı için garip görüntü olmuş. normalde tüm baharatlı kıyma üretimleri bu şekilde oluyor zaten.
0
synthetic a priori
(26.07.25)
@synthetic; proses başında "et ve hayvansal yağ" diyor. Baharat bahsetmiyor.
devaminda başka prosese alınırken "elde edilen kıyma su ve baharatlarla karistirilacagi makineye alınıyor" diyor.
Şimdi dediğin belki doğru ama duydugumuza göre baharat yok orada.
Buna ek olarak zaten bu tarz köftelerde kalite böyle oluyor da yani yüzde yüz dana eti demek misal yüzde yüz dananin en güzel yeri demek olmuyor. Genelde elde kalan parcalarin kullanıldığı bir ürün oluyor. Aslında demek istediğim de o; bir şeyin yüzde yüz olması kalitesini belirtmez.
0
logisticsmanager
(26.07.25)
koruması çok zor. yarısı bozulup gidiyodur. maliyet yüksek doğal olarak.
0
gurur
(26.07.25)
Bir marka var. Her yere yayıldı. İçerikte sadece “yüzde yüz portakal suyu” diyor. Teknik olarak bunu görünce, adamlar portakalı presleyip suyunu koyup şişeliyor diyor insan. İçinde normal içme suyu bile olmamalı. Eğer su koysalar, su ve portakal suyu yazmaları lazım içeriğe. Ama bunlar sadece meyve yazıyor. Böyle bir şeyin de olmasına olanak yok.

Bir litre içecek kilolarca meyveden zor çıkar, rafta da öyle uzun uzadıya duramaz. Bunlar net kolpa sıkıyor ama maalesef bunu ortya koyacak bir makam da yok.
0
dre mithatoğlu
(27.07.25)
Meyve suyu yapılacak meyveler çürük değildir fakat daha ezik şekli bozulmuş olanlardan seçilir bu yüzden fiyatları daha uygundur, tane böğürtlen dut blueberry gibi meyveler ise hem tat hem görünüş olarak a+ kalitede elle seçmece paketlenir fiyat farkı olur
0
grimavi
(27.07.25)
Meyve yemek ve suyunu içmek arasında majör farklar var, araştırınız.
0
thesomberlain
(27.07.25)
(8)

ev almamak mantıklı mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
kirada yaşarım diyenler neden böyle düşünüyorlar?
kirada yaşarım diyenler neden böyle düşünüyorlar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.07.25)
Ev büyük bir promise. Borcunu yillarca ödüyorsun ya da yillarca biriktirdigin parayi veriyorsun.

Bunun üstüne bir de is degisikligi falan derken tasinma ihitmalin de var.

Baska yatirim da yapabiliyorsan (borsa mesela) ev almak cazibesini kaybediyor.

Ben tr gibi bir yerde ev sahibi olmak isterim. Kiracisin diye komsularin mobbing yaptigi yerler var… komsu sikayet eder diye rahat oturamiyorsun.
0
sonsuz
(25.07.25)
Ne kadar mobilize biri olduğuna bağlı. Sonsuz'un dediği doğru, bunu abuk subuk şeyler için bile baskı unsuruna dönüştüren manyaklar var, sırf bunlarla muhatap olmamak için ev alınabilir.
0
encokbenisevinnolur
(25.07.25)
Yaşadığın yere bağlı bir de hayatına.
Misal benim yaşadığım yerde vergiler ve noter ücreti sebebiyle en az 5-6 yıl kalmayacaksan ev almak mantıklı değil.
Kısacası mobilsen, is hayatın expatimsiysa o zaman mantığı yok.
Yani benim birkaç iş arkadaşım son 15 yılda 5. Ülkedeler. Bu adamlar sürekli ev alamaz, sürekli evi kirala, evde sorun olursa onunla uğraşacak birini bul falan oldukça yorucu iş.
0
logisticsmanager
(25.07.25)
çoğu insan yaşamak istediği yerden ev alamıyor, ama zorlarsa orada kirada yaşayabiliyor. Bu en büyük sebeplerden biri. İkincisi de eskiden kira böyle büyük problem değildi o yüzden kira okey derlerdi/derdik. Şimdi kira/maaş oranı çok yükseldi gibi görünüyor.
0
nhk ni youkosu
(25.07.25)
İstediği yerde alamiyor çünkü.

Gücü Bahçelievler’de 1+1 almaya yetiyor ama Beşiktaş’ta oturmak istiyor.

Son dönemde bunun farkına varanlar vicdanını da rahatlatmak için oturmayacağı yerden ev alıp kiraya veriyor üstünü tamamlıyor.
0
Mcfly
(25.07.25)
7 yıl kadar 4 ayrı evde kirada oturdum. 4 farklı ev sahibim oldu. 15 yıla yakındır kendi evimde oturuyorum. İki kez de ofis kiraladım. İnsanın oturduğu yerde mutlak söz sahibi olması kadar güzel bir şey yok. Bencemali gücü yetene mantıklı iki seçenek var:
Ya ev alıp istediği gibi döşeyecek, kullanacak. Ya da eşyalı kiralık evlerde hiçbir detaya karışmadan yaşayacak. Yani kök salan vs. bağlanmayı sevmeyen. Öteki türlü, maddi gücü yetip de ev almamayı akla mantığa sığdıramıyorum. Tabii sermayeyi eve gömmek istemeyenler de var. Mesela bir kiracımız var, adam benim en az 4-5 katım kazanıyordur. Ama kazancını kendisine sermaye yapıyor. Kirasını da düzenli olarak ödüyor. Eğer işine karışmayan, uyumlu bir ev sahibi varsa ve kira da kendisini yormayan miktardaysa kendi eviymiş gibi kirada yaşıyor. Ben anlayamıyorum mesela bu tarz insanları. Evinde gönlünce oturmayacaksa ne yapacak o kadar parayı?
0
yadigar
(26.07.25)
18 yaşından beri kiradayım yaklaşık 15 yıldır.
Hep öğrenci bekar evlerinde yaşadım. Ne konfor vardı ne huzur. Şunu düzelteyim bunu değiştireyim dedim ama seneye çıkarım bu evden diye diye ortalama beş yıl yaşadım aynı evde.

Geçen sene ev aldım, orada oturmuyorum ama kiraya da vermedim. Buradan bunalıp ehh yeter be dersem ya da kiram ocaktan sonra ödeyemeyeceğim hale gelirse ya da eski binaların sorunlarından ya da güvenliğinden bunalırsam, gideceğim bir yer olması bile rahatlatıyor.

Yok olmadı orada yaşayamam dersem de evin taksitleri bir kaç sene içinde bitecek. O zaman satar başkasına peşinat yaparım.

Oturmak içinse kesin alın
Elimde param var eriyor durumundaysanız yine alın
Biraz dişimizi sıksak ev sahibi oluruz. En fazla iki sene zorluk çekeriz diyorsanız yine alın.

Kredim 20bin, seneye kiraya veririm 25 olur ohhh krediyi kiracı öder bana da para gelir ama ben orada yaşamam diyorsanız almayın. Bu önerilen bir biçim değil
0
biseysorcaktim
(26.07.25)
Çocuğun var ya da düşünüyorsun. O ev ona kalacak. Sadece bu sebepten bile ev alınır.
0
luluki
(26.07.25)
(9)

Günde kaç adım atmak iyidir?

michael_knight
Günde ortalama kaç adım atıyorsunuz?Az, çok veya normal mi sizce?
Günde ortalama kaç adım atıyorsunuz?
Az, çok veya normal mi sizce?
0
michael_knight
(25.07.25)
ortalamama baktım telefondan. 8.500 civarı. 10 bin kulağa tok ve sağlam geliyor ama bir bilgim yok.
0
gitdaddy
(25.07.25)
Çok enteresan ki daha yeni bugün 10bin adım olayının yanlışlığı ile alakalı yazı gördüm.
www.bbc.com

Ben de 6-7k atarim hep. 10 k ekstra aktiviteler yaparsam falan anca olur.

Bilimsel olarak illa 10 k yapmaniza gerek yok denmiş ki 10k olayını çıkaran da adım sayar şirketi.
0
logisticsmanager
(25.07.25)
Bu 10 bin adım olayı geçmişte bir ürün reklamı ile ortaya çıkmış bir konu özel olarak bir faydası yok, Logistic'in dediği gibi daha düşük adımlar da kardiyovasküler sistem için çalışan bir miktar, bir de insanların bu tür aktiviteleri kişisel olmalı kadın erkek genç yaşlı zayıf şişman herkesin aynı standart adım sayısına ulaşmaya çalışması biraz saçma bir konu, mesela 100 kilo birinin 10 bin adım atmasıyla 50 kilo birinin 10 bin adım atması aynı derece sağlıklı olur mu biraz şüpheli bence, bana göre bu işin katı sınırları yok 6000-8000 arası güzel bir skor, onun dışında miktar arttıkça fayda da paralel şekilde artar diye bir gerçeklik yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.07.25)
üsttekilere ek asıl önemli olan bu adımları atarken belli bir nabızın üstüne çıkmak. avm gezmekle tempolu yürüyüş arasında fark var.
bu 10bin adıma tempolu ve nabzı yükselten aktiviteler ile ulaşmak önemli.
0
my fault
(25.07.25)
Temmuz ortalamam 7100.

Seviyorum yürümeyi. Haftada 3-4 gün 6 km yürüyüs yapiyorum. Resting heart rateim 72‘den 53e indi bu sayede.

3-4 gün yürümesem geri 65 e falan cikiyor.
0
sonsuz
(25.07.25)
5-10 bin arasi degisiyor. evden calisiyorum. her gün ise gitsem 10 bin rahat yaparim. bana da nedense ideali 10 binmis gibi geliyor.
0
sir gawain
(25.07.25)
2000? 1000? 500?
Ölçmüyorum ama korkunç hareketsizim. Asansörden arabaya 30 adım falan… Balinaya dönmüş bir insanım.
0
yadigar
(26.07.25)
Yeni yayınlanan araştırmaya göre günlük 7 bin ideal denmiş

www.bbc.co.uk

Beni rahatlattı çünkü her gün 10 bini tutturmak ya da ara vermek yerine düzenli 7 bin daha iyi hissettirir diye umuyorum.
0
kaset
(26.07.25)
Geçen yıllara göre inanılmaz düştü ve alışkanlıklarım, karakterim, fiziğim olumsuz manada etkilendi. Yürümek ve düzenli spor şart.

Ama 10bin adım kampanyası yerini 7-8binlere bıraktı. Adım sayar cihazlar da o şekilde öntanımşı geliyor günlük hedef noktasında.

Ben şunu öerak ediyorum. Evde yürüyüş bandında yürümek ile dışarıda yürümenin mental ve fiziksel sağlık açısından farkı var mı.

Dışarısı daha iyidir muhtemelen ama kaldırım, trafik, kalabalık gibi unsurlar da alınan keyfi azaltıyor.
0
biseysorcaktim
(26.07.25)
(15)

kuryeler neden elektrikli motosiklet kullanmıyor?

messina123
şimdi neyimiz doğru ki bu doğru olsun demeyin. çok basit bir şey aslında. avrupa'da kuryeler elektrikli motor, scooter ya da bisiklet kullanmak zorunda. normal motosiklet yasak çünkü gürültü kirliliği çok yüksek seviyede motorlarda. zor bir şey değil yani cumhurbaşkanının tek imzasına bakar. bence c
şimdi neyimiz doğru ki bu doğru olsun demeyin. çok basit bir şey aslında. avrupa'da kuryeler elektrikli motor, scooter ya da bisiklet kullanmak zorunda. normal motosiklet yasak çünkü gürültü kirliliği çok yüksek seviyede motorlarda. zor bir şey değil yani cumhurbaşkanının tek imzasına bakar. bence cumhurbaşkanının veya danışmanlarının bu gürültü kirliliğinden haberleri dahi yok. ülke son yıllarda hindistan, pakistan gibi gürültülü bir hale geldi ve en büyük sebebi kuryeler. ayrıca gece 10'dan sonra komple şunların yemek dağıtımı yasaklanmalı. amerikadan beter kapitalizmi yaşıyoruz.
0
messina123
(25.07.25)
Sorunun kaynağından çözüm dilenmek. Yurdum insanı hiç şaşırtmaz. Evet paşam aynen, reyisi cumhurun ve danışman hazretlerinin haberi olmadığı için. Yoksa iki dudağın arasında çözüm. Biz sorunlarımızı böyle çözmeliyiz haklısın.
0
thracia
(25.07.25)
@thracia sabah sabah ne diyosun kma
0
🌸messina123
(25.07.25)
bunun en büyük çözümü otomobiller gibi motorların da ötv'si vergisi o'su busunu otomobiller kadar yapmak. çünkü otomobil alamayan direkt motor almaya başladı. vergisini artır, denetimleri sıklaştır bak bakalım nasıl azalıyorlar.

elektrikli scooter& bisiklet avrupa'da var evet ama farkı onlar mahalle arası taşımacılık yapıyor, ana yollara çıkmıyorlar e-5 gibi. bizde çoğu kurye ana yollardan gidiyor dolayısıyla elektrikli scooter kullanmaları riskli ve yasak. bir düzenleme yapacak devlet mahalle mahalle ana yola çıkmadan kuryeler işlerini yapacak anca ama onu düşünen birileri olur mu muamma.
0
elektr10
(25.07.25)
@messina123

Ülkenin pakistan gibi olmasının sebebi olan kişi ve kurumlardan çözüm beklemek bu ülkede yaygın olan bir aptallık çeşididir diyorum güzel karşim. Senin anlayabileceğin şekilde daha net nasıl yazarım bilemedim.
0
thracia
(25.07.25)
kullanmaları için iki tane motorsiklet olması lazım, biri şarjdayken diğerini kullanıcak.
0
duyuruuser
(25.07.25)
Keşke dediğiniz gibi olsa da geceleri rahat uyuyabilsem. Gençler arasında moped trendi var.Sabaha kadar sinek vızıltısı gibi egzozlarla uyutmuyırlar insanı.
Motorsikleklet 50cc,125cc) kullanılıyor yemek teslimatı için.
Ham almanya hem de isviçre için lieferendo,uber eats gibi şirketler hem de yerel pizzacılar motosiklet kabul ediyor maalesef.
0
arenas
(25.07.25)
@thracia +1 siyasetçilerden ahlak bekleyip işini yaptırmak için torpil arayan türk insanı gibi konuşmuşsunuz.
ilk olarak genelde firmaların kendi kuryeleri yok, yani bazı paket servis firmalarından servis alıyorlar. (paketle, şutla vb.) bu firmaların bazılarında moto kuryeler firmaya kendi özel motorları ile bağlılar. ikincisi ise zaten sipariş firmaları restaurantlardan para kesiyor, sipariş firmalarından da paket firmaları pay alıyor. yani senin istediğin istek fiyatları yükseltir.

motokuyelerden daha büyük sorunlarımız var bence.
0
mikahakkinen
(25.07.25)
Hükümetin bir tanıdığı elektrikli motor işine girerse olabilir.
Yasa bile çıkar hatta.
0
logisticsmanager
(25.07.25)
aynen cumhurbaşkanının haberi yoktur olsa zaten saniyesinde düzeltir bu durumu.
0
scudman1
(25.07.25)
Gündelik yaşamda böyle bir sürü basit ve yaşamı çevreyi güzelleştirecek çözüm var. Ama geniş çaplı bakılınca bu tür degisiklikler, hep birilerini karşına almak, sermayenin el değiştirmesi, olası işsizlik vb bağlamında durumlara tekabül ediyor. Diğer tarafı, reklamını yapmanın getirisi olmayacak şeyleri öyle kolay kolay yapmıyorlar bence.
0
encokbenisevinnolur
(25.07.25)
Bir imzayla yüzbinlerce motoru çöpe atıp, herkese yeni motor alın demek mi çok basit bir şey? Bu tür dönüşümler kademeli olarak yıllara, on yıllara yapılarak yapılıyor.
Avrupa'da toptan bir yasak yok, eski ve güncel standartlara uymayan motorları 2035 ve sonrasına uzanan bir süreç içinde kademeli olarak yasaklıyorlar. Eğer benzinli motorların tümüyle yasak olduğu bir bölge varsa linkini verin, bakmak isterim.
Bunun dışında, bir noktada mutlaka elektrikliye geçilecek ve çok iyi olacak, ama birkaç yıla olması zor görünüyor.
0
mikro patlama
(25.07.25)
Bir sorun karşısında ilk refleks yasaklansın diye çözüm öneriliyor ve bu birilerinin iki dudağının arasında aranıyor, bir diğeri çıkıp yok asıl vergileri arttırmak lazım diye yumurtluyor, buna cevap verilince "adam gibi soru sorulmuş hasta mısınız oğlum siz" oluyor.

Hastayız birader, bu ülke ve bu kafalar bizi hasta etti. Üslubu beğenmeyen beyaz şov izlesin.
0
thracia
(25.07.25)
Türkiye’de ince zeka, detaylı düşünülmüş vay be bu olay çok avrupai diyebileceğimiz hiçbir şey yok olmaz da. Belki bazı yerel yönetimler (yere çöp attırmamaya dönük cezalar) deniyor ama bence bu bir Ortadoğululuk göstergesi,ç. O yüzden beklentilerinden uzak şehirden kalabalıktan uzak yaşamaya bakmak lazım. Mesela adam şehir içinde güzel gözüksün diye peyzaj yapıyor ama asla araçların görüş açısını kapattığını düşünmüyor. Benim bahsettiğim ince zeka aracın görüş açısını kapatmayacak bir peyzaj yapmayı akıl edebilecek bir zeka. E ama kim işleri işinin ehline yaptırıyor ki
0
olaylar olaylar
(25.07.25)
thracia +1

ayrıca bisikletli kurye de var scooterlı da türkiyede.
0
aguen
(25.07.25)
@herzan soru var soru var adam saçma sapan yazmış ne diyeceklerdi ya. bu kafalar yüzünden bu halde değilmiyiz zaten. kimisi de geliyor basit bir google araması yapmak yerine buraya yazıyor onlara da ayrı ayar oluyorum.
0
gercekdunya
(25.07.25)
(8)

Tümünü reddet

nano mercy
Bazı sitelerde çerezlerin hepsini kabul et / reddet opsiyonu varken bazılarında hepsini kabul et / çerez ayarları var. Ben ayarları görünce uğraşmamak için hepsini kabul ediyorum mecbur. Bunu yaparken de reddet seçeneği olanlar için küçük bir vicdan azabı yaşıyorum. Sizde durumlar nasıl?
Bazı sitelerde çerezlerin hepsini kabul et / reddet opsiyonu varken bazılarında hepsini kabul et / çerez ayarları var. Ben ayarları görünce uğraşmamak için hepsini kabul ediyorum mecbur. Bunu yaparken de reddet seçeneği olanlar için küçük bir vicdan azabı yaşıyorum. Sizde durumlar nasıl?
0
nano mercy
(23.07.25)
Varsa tümünü reddet seçeneğini işaretliyorum.
Yoksa 'Başlarım çerezine' deyip, o linki kapatıyorum.
0
Mirket
(23.07.25)
Siteye bağlı.
Corporationsa reddediyorum. Zaten para kazanıyorsunuz bir de benim cookieme gerek yok.
Blog falansa yani birinin sitesiyse kabul ediyorum çünkü benim hanim da bu işte ve onları anlıyorum.
0
logisticsmanager
(23.07.25)
extention var hepsini kabul ediyor.
0
sonsuz
(23.07.25)
aslında son duruma göre tümünü reddet seçeneğini tek tıkla ya da kolay bir şekilde sunması gerekiyor sitenin.

çakal ekşi sözlük (kanzuk) eskiden reddetmek isteyince 150 tane firmayı tek tek pasife çekmeni istiyordu, şimdi tümünü reddet koymuşlar.
0
brkylmz
(23.07.25)
@Mirket +1, "kurnazlık" sevmiyorum. Bu tarz sitelerde bulabileceğim bir şeyi illa ki başka yerde de bulabiliyorum. Alternatifsiz kaldığımı hatırlamıyorum hiç.

Aynı şeyi reklam engelleyiciyi kapatmaya zorlayan yerlerde de yapıyorum.
0
akhenaten
(23.07.25)
Sitelerin çalışması için zorunlu çerezler ve zorunlu olmayan çerezler var. Reddete bastığınızda sadece zorunlu olmayanları kabul etmemiş oluyorsunuz fakat zorunlu çerezlerde de sizinle alakalı bir sürü veri tutulabilir kimse de bir şey diyemez. O siteyi kullanırsanız zaten kanunen kabul etmiş sayılıyorsunuz.

ben reddet varsa ona yoksa tamama basıp geçerim kvkk için yapılan önemsiz bir ayrıntı
0
duyuruuser
(23.07.25)
Çerezden kaçanlar tum edevlet verilerinin 100-200 tlye satıldığının farkındalar, değil mi?
0
🌸nano mercy
(23.07.25)
"Tümünü reddet" varsa o. Yoksa "sadece zorunlu olanları kabul et" varsa o. Yoksa teker teker seçip reddederim her şeyi. Ayrıca ad-blocker'ı kapat diyen sitelerden %99'undan çıkıyorum. Birkaç site için muafiyet ayarladım gerisi ise siteye bağlı.
0
nawar
(23.07.25)
(8)

Ağırlık çalışmanın

Mirket
Kalp damar sağlığına olumsuz etkisi var mıdır ya da olabilir mi?Varsa minimize etmek için yol yöntem var mı?
Kalp damar sağlığına olumsuz etkisi var mıdır ya da olabilir mi?
Varsa minimize etmek için yol yöntem var mı?
0
Mirket
(21.07.25)
Agirlik çalismak kan sekerini bile regüle edebiliyorken kalbe neden zarar versin.

Ama kas yaktigin için de beslenmene extra dikkat etmen gerekir.
0
feastofthedamned
(21.07.25)
Eğer Ray williams gibi 490 kg squat yapmayacaksan elimizde kalp sağlığına ters etkisi olduğunu söyleyen bir şey yok.
Buradaki olay aslında kendini ne kadar zorladığın. Hatta normal bir şekilde ağırlık kaldırmanın kalbe iyi geldiği çıkıyor arastirmalarda.
www.heartfoundation.org.au

"Increased strength has been shown to reduce your risk of cardiovascular disease. Specifically, a reduced risk of heart attack, stroke and heart disease-related death"

Yöntem belli yani; civkini cikarmamak.
Kaleci yalnız bizden önce giderse misal soru isaretleri ortaya çıkar.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
Doğal çalışma ve normal beslenme çerçevesinde olan insanlar için ağırlık çalışmak vücuda kas eklemek ölümsüzlük iksirinin bir tık altı sayılır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.25)
Yıllar önce burada 'diğerlerinde bir sorun yok ama biceps çalışırken göğsümde bir ağrı, sıkışma hissediyorum.' diye bir soru sorulmuştu. Bugün bugün çelimsiz bir çocuk, salonda gelip aynı soruyu sordu. Dumbbell curlü biraz kendini aşan bir ağırlıkla ve her seferinde valsalva manevrası ile yapıyordu. Kalp sağlığından emin olunmayan birinin nefes tekniğini kullanmadan o manevrayı öyle hoyrat kullanması risk yaratır diye düşünüyorum. Sonuçta göğüs sıkışıyor, kalbe ani ve yoğun kuvvet biniyor. Yeni başlayanların nefesi çok iyi kullanması gerektiğini düşünüyorum. Ve yıllarca ve hep hızlı tempo çalışanlarda da sürekli tekrarlanan o hareketin kalp damar yapısında bozucu etkisi olacaktır.
0
🌸Mirket
(21.07.25)
youtu.be

Abartan birisinin başına gelenler.
0
inheritance
(21.07.25)
Hocam kalp krizinden ölenler arasında bir araştırma yapılsa kaç tanesi hareketsiz yaşam ve kötü beslenme kaç tanesi ağırlık çalışması nedeniyle gerçekleştirmiştir bilemiyorum, gerçeğe en yakın hangisi olabilir emin değilim ama ben valsalva manevrası yaptı diye ölen kimseyi görmedim en fazla götte basur olabiliyor onun da çözümü var, yani yanlış anlama ama valsalva manevrası supraventriküler taşikardi gibi kalp rahatsızlıklarında ritmi düzeltmek için hastaya uygulanan standart bir prosedür, kalbe o denli bir zararı yok, ha nefesini uzun süre tutarsan beynine oksijen gitmez bayılırsın, bu birçok kişinin başına gelir altına işeyenler de oluyor burnu kanayanlar da ama bu valsalva manevrası nedeniyle değil nefesini uzun süre tuttuğun için oluyor, valsalva manevrası böyle bir şey değil; valsalva manevrasını böyle zannedip yapanların başına geliyor bu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.25)
Bu arada valsalva manevrası da ağırlık çalışmanın olmazsa olmazı kesin bir zorunluluğu değil istemeyen yapmaz, sorunun içeriğini valsalva manevrası etrafında konuşmak çok anlamlı değil valsalva manevrasının ne olduğunu bilmeyen yapmayan birçok insan var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.25)
duzenli yapilacak ise oncesinde bir kardiyologa görünmenin en ufak zararı olmaz
0
oscar
(22.07.25)
(2)

protein tozu ve kreatin almak

antikadimag
bu protein tozu ve kreatin ne kadar etkiliyor vucut gelistirmeyi? yeterince protein aldigimi dusunuyorum surekli et, yumurta yiyorum zira. ama daha fazla desteklesem veya kreatin alsam cok fark eder mi? bu kazanclar bu urunleri kullanmayi biraktigimda yerinde kalacak mi? sonucta disaridan bir destek
bu protein tozu ve kreatin ne kadar etkiliyor vucut gelistirmeyi? yeterince protein aldigimi dusunuyorum surekli et, yumurta yiyorum zira. ama daha fazla desteklesem veya kreatin alsam cok fark eder mi?

bu kazanclar bu urunleri kullanmayi biraktigimda yerinde kalacak mi? sonucta disaridan bir destekle vucut gelistirince sonra o urunu biraktigimda vucut normal seviyesine gerilemez mi?
0
antikadimag
(21.07.25)
Protein tozunun bir numarası yok adı üstünde protein, yemeklerden yeterli protein alıyorsan gerek yok; kreatin yedek kreafosfat miktarını arttırıyor patlatıcı hareketlerde son tekrarlarına 1-2 ekstra tekrar ekler, etkinliği bilimsel olarak ispatlanmış tek supp. ama bunları kullandığın dönemde kıllanmadığın dömeme göre ekstra kas eklemezsin dolaylı olarak kas miktarını etkiler, o nedenle bırakıp bırakmama durumun kazanç durumunu çok etkilemez, steroid gibi bir şey değil bu, misal bench press'te 7 tekrar yapıyorsan 8-9 tekrar yaptırır, etkisi o seviyede ama "o seviye" aslında doğal çalışan biri için önemli bir nokta.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.25)
Kreatin ek olarak zihinsel olarak da etkisi var diye birkaç makale vardı.
www.bbc.com

Dünyada şunun kadar ucuz olup her işe koşan amele bir supplement yok.
Kelligi durdurma, sımsıkı taş gibi yapma, yağ yakma falan da çıkarsa şaşırmam icinden yakında.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
(6)

calisthenics yapanlar var mi

antikadimag
gym'e gitmeyi sevmedigim icin evde calismaya basladim. sonuclar cok guzel omuz ve gogus kaslarim ortaya cikti 2-3 ayda. ama kilomun fazla olmamasindan dolayi hareketler artik yeterince zorlamiyor. setlerimi 2 dk arayla tukenene kadar yapiyorum. squat'i split squat'a cevirdim. bu tamam ama sinavda ne
gym'e gitmeyi sevmedigim icin evde calismaya basladim. sonuclar cok guzel omuz ve gogus kaslarim ortaya cikti 2-3 ayda. ama kilomun fazla olmamasindan dolayi hareketler artik yeterince zorlamiyor. setlerimi 2 dk arayla tukenene kadar yapiyorum.

squat'i split squat'a cevirdim. bu tamam ama sinavda ne yapmam gerekiyor bilmiyorum.

gunde 100 sinava ulasinca decline push up yani ayaklarin yukarida oldugu sinava cevirdim. bunda su anda 40 - 25 - 25 yapiyorum ve sanki yine hypertrophy'nin cok ustunde setlerim. yeterince zorlamiyor gibi yani. tek kol sinav yapamiyorum. dolayisiyla hareketleri nasil gelistirmeliyim onu arastiriyorum.

sonuc olarak
squat > bulgarian split > pistol
push up > decline push up > archer > one arm
pull up zaten yeterince zor ve kolay gelismiyor. gunde 30 zor yapiyorum hala dusuk replerdeyim.
plank. sonrasini bilmiyorum.

bu gidisat dogru mu? arada baska hareketler var mi yapmam gereken? karin kaslarimi ayri calistiriyorum. ne eksik bu programda.
0
antikadimag
(21.07.25)
Kas kazanımının bir tane yolu var; Progressive overload. Bu da sinir sistemi yüke adapte oldukça yoğunluğu/ağırlık miktarını artırarak gerçekleşir onda da tükeniş yaşaman lazım ama bu tekrar sayısını yükselterek olmaz tekrar sayısını belli bir noktayı geçtiğinde sadece kondisyonun gelişir uydu kaslarının uyarılıp aktive olmasını sağlamaz, o zaman da kas kütlen artmaz, yani beni yanlış anlama 1 her zaman 0'dan büyüktür ama ağırlık yükseltmenin olmadığı bir programın kas gelişimine uzun vadede çok etkisi olmaz, ha benim de calisthenics yapıp video paylaşan arkadaşlarım var vücutları da güzel bilmeyen biri salt calisthenicsle o vücudu inşa etti zanneder ama benimle aynı antrenmanı yapıyor adamlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.25)
@kaleci ben buna okeyim. yani vucut agirligimla nereye kadar gelisiyorsa oraya kadar gelissin. daha fazla kas gelistirmek icin haftada 3 gun gym'e gitmen gerekiyor dedigin anda benim kumarim biter. en en fazla agirlik kullanarak calisthenics yaparim.

bir yandan futbol oynuyorum. o kadar kasi zaten yapamam gibi geliyor agresif kardiyo ile. amacim atletik ve kasli bir vucuda sahip olmak, yag oranini dusurup ableri ortaya cikarmak. gogusler ve omuzlar da soyle sekillensin yeter.

sanirim vucudun tek tarafiyla butun agirligi calismak olabilecek en ust seviye calisthenics ile.
0
🌸antikadimag
(21.07.25)
Abi bak sana tavsiyem iki adet kettlebell al, seviyene göre ama iki tanr 20kg oldukça yeterli (bende iki 24 var).
Armor building complex ve armor building formula.
Calisthenics sıkılırsan bir bak.
Kalecinin dediği olacak. Yanlış anlama ama "amacim atletik ve kasli bir vucuda sahip olmak, yag oranini dusurup ableri ortaya cikarmak. gogusler ve omuzlar da soyle sekillensin yeter." Bu baya zor olay yani ve genel olarak calisthenics ile çok da kolay olmayan bir olay.

Bir tavsiyem de kendine ağırlık yeleği al Decathlon.
Yani hareket yapmak tamam, farklı hareketi yapmak da tamam ama duracaksin bir noktada. Bu nokta senin istediklerini verecek nokta olmayabilir.

Eğer ben hayatta spora gitmem diyorsan bodyweight ile kombine kettlebell ve ağırlık yeleği bence herkes için ideal. Bir tavsiyem pullup dikkat etmen, çok dirsek sakatlığı yasayan var. Çok pullup gerçekten riskli.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
@logistics; agirlik yelegi guzelmis. abi gym'e gitmeyecegim cok net. cunku o kadar zamanim yok. is guc, kendi projelerim, hobilerim, yemek temizlik falan derken bir de gym ekleyemem. gecmiste sporun sadece gym'de yapilacagini dusunup hicbir sey yapmiyordum. o cok kotuydu.

simdi 100 tane sinavi, 30 barfiksi 5 dakikada basip gunume devam ediyorum. ve hic zaman kaybi olmadan vucut calismayi gunumun icine yedirmis durumdayim. yani beni gym'e gitmeye ikna edemeyeceksiniz :D demek istedigim ben su andaki kas seviyemden de memnunum. elbette daha fazlasini yapmak istiyorum ama bu sekilde kalmak da tatmin edici benim icin. ben sadece calisthenics'in sinirlarini gormek istiyorum.
0
🌸antikadimag
(21.07.25)
Abi daha geçen hafta kaleci ile konustuk; çok yoğunum ve bu sebepten gittim daha ağır kbleri aldım.
Normalde haftada 4 gidiyordum, ortalama 50 dk.
Iki güne böldüm, daha yoğun, 1.5 saat falan sürüyor.
Buna ek iki gün kettlebell ile armor building complex ya da humane burpee yapıyorum.
Iki gün de yorgunluğa göre ya normal yürüme ya da yelek ile yürüme.

Ben de senin durumdayim, çareyi gyme cuma akşamı ve pazar giderek buldum. Başka zamanım yok. Ondan diyorum kettlebell, ağırlık yeleği, bir barfiks bari seni çözer bu dönemde.

Calisthenics yap tabi ama sinirinda yap çünkü bodyweight diye girip yüzlerce yapınca sıkıntı çıkabiliyor.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
İnstagram'da learn_calisthenics hesabını takip edebilirsin. Pek çok farklı hareketi farklı zorluk seviyelerinde gösteriyorlar. Push up'ları çeşitlendirebilirsin. Hindu, pike, explosive push up gibi varyasyonları ekleyebilirsin. Ayrıca basit bir direnç bandı ile push up'ların yoğunluğunu arttırabilirsin.

Ayrıca calisthenics sadece kendi vücut ağırlığınla çalışmaktan ibaret değil. mobilite, esneklik kısmına da ağırlık verebilirsin.
0
thracia
(22.07.25)
(16)

Sizce hangi araba? Mazda vs VW etc.

mry gc
Selamlar,Önümüzdeki aylarda ilk arabamı almayı planlıyorum. Seçeneklerim ile direkt bir tecrübem olmadığı için siz duyuru ahalisinin tecrübelerine kulak vereyim dedim.Tüm araçlar aşağı yukarı aynı yıllar arasında (2019-2022).Seçeneklere gelelim:1- Mazda 3 (Skyactiv-G 17-18k Euro, Skyactiv-X 19-20k E
Selamlar,

Önümüzdeki aylarda ilk arabamı almayı planlıyorum. Seçeneklerim ile direkt bir tecrübem olmadığı için siz duyuru ahalisinin tecrübelerine kulak vereyim dedim.

Tüm araçlar aşağı yukarı aynı yıllar arasında (2019-2022).

Seçeneklere gelelim:
1- Mazda 3 (Skyactiv-G 17-18k Euro, Skyactiv-X 19-20k Euro)
2- Mazda CX-30 (fiyatlar hemen hemen Mazda 3 modeli ile aynı)
3- VW Golf (2-3k daha uygun)
4- Skoda Scala (Düşünülebilir ama üzerinde fazla durmadım)
5- Kia, Hyundai tarzı daha uygun fiyatlı seçenekler
6- digerleri (Ford, opel, renault vs)

Aklımda açıkçası Mazda 3 var (şu anda gözüme takılan bir ilan var: 2019 model Skyactiv-X 180 bg versiyonu, 25.000 km’de ve 19k Euro). Tasarımı aşırı derecede hoşuma gidiyor. Ancak yukarıdaki seçeneklerden hiçbirini alıp da kullanmışlığım yok. Sizlerin fikri nedir?
0
mry gc
(21.07.25)
ben her daim vw golf seçerim. ama yeni pejo 308 kasa olarak şu an piyasanın en yakışıklısı. japon araçları sıkıntısızlığı ile meşhur ben almancıyım.
0
mikahakkinen
(21.07.25)
Konum neresi? Resale değerine bakın derim. Bir de araçları denemeden almayın. Hepsini deneyin hangisi iyi hissettirirse oradan ilerlersiniz. İlk 3 seçenek ideal görünüyor. VW golf yerine mazda daha sıcak geliyor bana eski bir golf kullanıcısı olarak. Mazda hem donanımsal açıdan hem de güvenilirlik açısından kafa rahat bir şekilde gidilebilecek bir seçenek.
0
but that was just a dream
(21.07.25)
en önemli kriteri yazmamışsın. otomatik mi manuel mi?

otomatiğe göre cevap vereyim.

sana tavsiyem vw grubu ve dsg’den uzak dur. skoda da aynı grubun arabası, onu da ele. dsg'nin kötü şöhretinden haberdar değilsen internette ya da sözlükte dsg'yi ve genel olarak dct'yi biraz araştır derim.

saydığın markalar arasında en iyisi açık ara mazda ama türkiye’de değilsin sanırım. çünkü mazda türkiye’den çekildi diye biliyorum. yurt dışındaysan ve yaşadığın ülkede mazda'nın ikinci el piyasası varsa cevap kesinlikle mazda. şanzımanı cvt olan herhangi bir modeli olabilir.

toyota ve honda'ya da bak.
0
sir gawain
(21.07.25)
Belirtmeyi unuttuklarim:
1- Yurtdisinda yasiyorum (Prag)
2- Tercihim Manuel vites
3- limitim 20k euro ve daha yukari cikmayi dusunmuyorum. O yuzden yeni kasa 308 biraz ihtimal disi. Ancak dusuk km 2022 modelleri 20k civarina mevcut. Yine de fransiz arabalarina karsi bir antipatim var, memleketlerinden oturu de olabilir, bilemedim.

VW golf her zaman gideri olan guvenilir bir arac. Bagaj hacmi ve arka koltuk alani da mazda'lardan daha iyi ancak benim icin belirleyici kriter degiller cunku tek yasiyorum ve arada 1-2 arkadasla beraber kisa yolculuklara cikiyorum.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
Toyota tasarim konusunda biraz kaybediyor gozumde. Honda arac pek gormuyorum burada, ikinci el sayfalarinda da fazla ilan yok. O yuzden degerlendirmeye hic almadim.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
manuelse vw de olur mazda da olur. ama vw hem servis ağı hem ikinci el pazarının büyüklüğü ile daha avantajlı.

hangisi daha çok hoşuna gidiyorsa onu al. ama manuelde benim birinci tercihim golf olurdu sanki.
0
sir gawain
(21.07.25)
Avrupada fiesta çok tutuyordu onun yerini opel corsa aldı herhalde
0
grimavi
(21.07.25)
Fiesta, focus araclarina biraz temkinli yaklasiyorum. Sehir icinde uygun olsalar da 1.0 ecoboost motorundan zevk alamadim. Tamam, oldukca ekonomikler sehir icerisinde ama uzun yollarda yada yokusta tam bir iskence.

Ayni aralikta opel mokka ve astra secenekleri var ancak Opel'den ziyade tercihimi VW'den yana kullanirim.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
Abi mazda'da yanında servis var mı bak, misal Fransa'da mazda servisleri bana uzak vs ford dedigimde şehirde 3 tane resmi ford servisi var misal.
Bu içlerinde en sorunsuzu mazdalar olacak her seyiyle. Yalnız mazda 3 için arka cam görüşü kötü diye çok duydum aklında olsun.

Mazda ben hastasiyim. Iç kalitesi, minimalist dizayn ve motor/vites sorunsuzlugu çok önemli. Ama servis olayına gerçekten bak, sonra 1 saat araba kullanmak zorunda kalma :( ama Prag demissin, vardir heralde büyük şehir.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
Servis konusu sorun degil prag icerisinde. O konuda hangi araci alirsam alayim sorun yasamam. Mazda servisi de yaklasik 10 dk mesafede evime.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
O zaman mazda'yi kendisi de isteyen biri olarak mazda al :( golf belediye dağıtılan bir araba ama mazda has irkek arabası.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
cx-30 test surusu yapmistik almak icin, arkasi cok dar, suv gibi bir havasi olsa da mazda 3 ten daha basik ve bogucu.
Bende su an 2015 mazda 3 var, tasarimi her ne kadar guzel gorunse de biraz iceriye ses aliyor ve ic malzemesi reno-fiat kalitesinde. Distan guzel, mekanik saglam, ama konfor vw e gore daha dusuk olacaktir. Surus zevki iyi ama sanirim golf un daha iyidir. Masraf yapmasin konfor cok onemli degil diyorsaniz mazda olabilir, zaten dusuk kilometre alacaksiniz sanirim, golf de iyi secenek, dusunulebilir. Ikisine de gidin bakin kullanin test surusunden sonra birisi on plana cikacaktir.
0
The_Lollok
(21.07.25)
avrupa'dasin belli ki. mazda yapistir gec. cok guzel arabadir.
0
antikadimag
(21.07.25)
prag'da isem mazda 3 veya cx 30 alırdım.
0
gurur
(22.07.25)
Golf ve mazdalar için bir test sürüşü ayarlayacağım. niyetim en başından bu şekildeydi, sayenizde yaklaşımımı doğrulamış oldum. Gönlüm mazda’dan yana ama deneyip göreyim bakalım. Teşekkürler
0
🌸mry gc
(22.07.25)
mazdayi severim, tek negatifi cabuk paslanmasi.
tuz kullanilan bir ulkede almamak lazim, orda yollara tuz atiyorlar mi bilmiyorum.
atmiyorlarsa mazda 3 bence golf'u gecer.
golf alinacaksa bence gti olmali, gti imkani varsa o zaman golf derim.
butce problemi yoksa hyundai/kia bunlara bulasilmaz.
0
cooperr
(22.07.25)
(9)

avrupadaki hindistanlilarin genel ozellikleri

ala09
hintli(?) mi deniyor bilmiyorum. baharat muhabbeti disinda genel yasayis tarzi için fikir var mi? gerci avrupada ne kadar ozgun olunur tartisilir da illa ki ilginizi ceken kulturel davranislar vardir. nelerdir?
hintli(?) mi deniyor bilmiyorum. baharat muhabbeti disinda genel yasayis tarzi için fikir var mi? gerci avrupada ne kadar ozgun olunur tartisilir da illa ki ilginizi ceken kulturel davranislar vardir. nelerdir?
0
ala09
(21.07.25)
En az 3 nesildir EU'da yasamiyorlarsa adamlar pisliklerini oraya da tasimis oluyorlar(buna konusamadiklari dil de dahil).
0
feastofthedamned
(21.07.25)
Genelleme yapmak ne kadar mümkün bilmiyorum ama benim tanıştıklarım genelde yardımsever ve açık fikirli insanlardı. Irkçılıklarını görmedim pek.

Hepsi pis değil aslında. Kadınlarından falan çok güzel olanları çıkıyor. Hindistan geniş bir coğrafya ve nufusları çok fazla. Genellemeler zor Hindistan hakkında.
0
runaway
(21.07.25)
Yakın arkadaşım hintli (hatta bugün evini taşıdık beraber).
Ilgimi çeken, bak bu garip dediğim bir tane hareketi yok. Anladığım hindistan'in hangi bölgesinden geldiğine göre acayip değişiyor karşılaşacağın kişi (ha sanki Türkiye'de böyle değilmiş gibi davranmak da komik.).
Yani kendi hindistan'daki evlerindeki kültür farklı. Misal işte inandiklari tanriya bir köşe hazirlamislar, oraya taze meyve sebze koyuyorlar. Ondan sonra evlendikleri zaman yaşadıkları köye ziyafet veriyorlar.
Bu arada ona da sormustum bu meşhur yemek videolarini ki üç mülteci (ben, hintli, fasli) grubumuzda birbirimize irkci davranmak günlük aktivitemiz, abi oralarda yasayanlar alışkın ama evet kötü demişti. Ve tuvalet olmayan yerleri falan da söyledi yani ama biz galiba hindistan'i hayal edemiyoruz da adamlar bizim 10 katimizdan da fazla. Türkiye'de de böyle yiyenler var, Türkiye'de de tuvaleti olmayanlar var. Bunu 10* yap işte.

Benim arkadaştan şikayet edeceksem tek diyeceğim dil. Bir öğrenmedi fransizca, vatandaşlık sinavinda sıkıntı yaşayacak.
Onun dışında karşılaştığım, muhatap olduğum her hintli ile iyiydim. Ekibimde de varlar ve ben seviyorum baya.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
Hintliler iyi ya, sadece cok azindan politik giciklik aldim o kadar.
Erkeklerinin bir kismi yuruyor ama pas vermezsen duruyor. Ben bize benzetiyorum gicigi da var, salagi da, cana yakin olani da.
Genelde kendi arkadas gruplariyla takiliyorlar ama disariya aciklar. Bizi andiriyorlar, yardim olsun, yemezsin ama paylasimcilar.
Kulturel bir yanlarini pek gormedim, instagramda ozel gunlerini falan paylasmalari disinda.
Kotu yanlari o yedikleri yemekler yuzunden kokuyorlar. Arkadasim manken gibi ama terlesin yaninda duramazsin.
0
Ley
(21.07.25)
Ben otelde çalışırken çokçası ile karşılaştım. Sub-human diyeceğim olmayacak. Hiç bir kurala uymazlar, pisler, kokarlar, bağırırlar, İngilizce konuşmaları anlaşılmaz. Çok basit bir konuyu bile anlamazlar(wifiye bağlanmak), 1 kuruşun hesabını yaparlar, sözlerinde durmazlar, odaya kahvaltı salonundan tabak üstüne piramit yapar çıkarırlar, ırkçılar, kendi ülkelerini çok güçlü sanıyorlar, yazılım sektöründe süper olduklarını iddia ediyorlar, farkındalıkları düşük, çocukları da kendileri gibi kural tanımaz ve bağırmadan konuşamayan primatlar. Yukarıda yazanlara bakma sen, yüzde 99.9'u dediğim gibi. Gerisi ise ülkeden kendisini kurtarmış kafası biraz çalışan kişiler. Yukarıda yazanlar Hindistan'ı temsil etmiyor, azınlık.
0
Shepard
(21.07.25)
Benim tanıdıklarım yemeklerinden dolayı evleri ve kendilerinde koku olması ve kendi milletini sektörde kayırmaya çalışmaları.
0
mirty
(21.07.25)
benim tanıdıklarımda bölgesel farklılıklardan kaynaklı kültür ve davranış farkları vardı. mesela bazısı çok güleç, yardımsever ve sosyal pıtırcıklar, bazısı da pasif agresif, dalavereci tiplerdi.

yemek davranışı olarak bazısı sadece elleriyle yemek yiyor (pilav var mesela pilavı parmaklarıyla sıyırıp emcüklüyorlar), bazısı da bildiğin çatal bıçak kullannıyor.
0
elektr10
(21.07.25)
Kiraladıkları evlerin önünden geçerken dahi baharat kokusu geliyor, bu nedenle ev bulmakta zorlanıyorlar. Son yıllarda tüm sülale beraber yaşayıp, mortgage benzeri ödeme sistemleriyle kendi evlerini yaptırıyorlar.
Çok tutumlular, para harcamıyorlar ve iyi birikim yapıyorlar.
Önceleri diğer ırkları üstün ırk görecek derecede çekingen ve aşırı gereksiz saygılılardı, şimdilerde ise kendini beğenmişlik ve saygısızlık ön planda. Dengeleri yok bu adamların.
0
VIPCH
(21.07.25)
kapı komşularımız sri lankalı, yani bir nevi hintli sayılırlar. işyerinden ve gittiğim kurslardan da birçok hintli arkadaşım oldu.

diğer göçmen topluluklarıyla kıyasladığımda sıcakkanlı, yardımsever, mizah anlayışları olan, kimseye zararı dokunmayan insanlar.

yemek yapmayı severler, size de bol bol getirirler. avrupalı soğukluğunun aksine samimilerdir, derdinizi anlatsanız ilgilenirler. yalnız hindistan içinde bizdekinden çok daha keskin bir kültür çeşitliliği ve medeniyet uçurumu var. ben genellikle okumuş etmiş tiplerle muhattap oldum.

pencabiler (sikh'ler) apayrı bir kültür mesela. tamil'ler de öyle. bizim kulağımıza hepsi aynı geliyor ama bu etnik grupların sadece kültürleri değil, dilleri bile farklı. o yüzden tüm hintlileri tek bir tip gibi değerlendirmek doğru değil.
0
sir gawain
(21.07.25)
(12)

Uefada son 24 u gecemeyen gs

lapaz
Osimhen i almis temelli. Para israfi degil mi sizce de?
Osimhen i almis temelli. Para israfi degil mi sizce de?
0
lapaz
(20.07.25)
Kendi evinin ekonomisini bu kadar ince dusunmuyordur millet.

Cebinden mi cikiyor hocam? Izle gec iste, keyfini cikar.

(Dolayli yoldan cebimizden cikiyorsa, ahmet'i mehmet'i getirince de cikacak zaten)
0
brkylmz
(20.07.25)
israf. benzer bir başlık açıp sordum. klasik türk yorumlarından başka bişey gelmedi. ben aşağı gelecek yorumları şimdiden yazayım;

- fener x'e daha çok para ödedi
- morinyo ve solkeya 3 katını kazanıyor
- gs karapara aklıyor
- ali koç gibi arka kapıdan kulübe para sokuyoruz var mı itirazın.

böyle 3 iq'lu fanatikleri kenara bırakırsak, gs 1-2 sene oynatıp 60'lara satamazsa büyük batağa girer. zaten çok borçlu bir takım ama geriye dönülemez. adamın 4 yıllık maliyeti 120 milyon euro. 6-7 milyar tl para yapıyor.
0
avatar is back
(20.07.25)
15 yıldır şampiyon olamayanlar nasıl galatasaraydan daha fazla para harcayabiliyor peki?
ya da tesislerinde parasızlıktan menemen yiyenler nasıl 30 m'ye adam alabiliyor?

bunlar israf değil mi?
0
koela
(20.07.25)
lan şimdiye kadar bu ülkede yapılan en pahalı transfer 30 milyon euro. o da daha yeni oldu. birden 80 milyon euroluk transferi kimse sorgulamıyor mu arkadaş.
0
nothing in my way
(20.07.25)
E tamam işte son 24'ü geçebilmek gibi bir hedef belirlemiş demek ki?

Edit: Avrupanın 3. kupası ile 1. kupasının aynı avrupa puanlarını kazandırıyor olması üzerinden FB'nin avrupada daha başarılı olduğu algısına kapılan taraftara Ali Koç müstehak.
0
armagan abanuz
(20.07.25)
Para cebinden çıksa dert eder "batacak mıyım?" diye. Hal böyle değilken neden takılsın? Yani normal şartlarda bu paralar israf. Bizde de bir isimler ve paralar konuşuluyor gs kadar olmasa da ama o da israf. En temizini Beşiktaş yapıyor. Fiyat arttırılınca çekilip yoluna devam edeceksin.

@avatar is back medya tam olarak öyle yazıyor çünkü. Fenerbahçe 10 milyon maaş ödese "Korkunç maaşlar ile büyük risk" GS 20 milyon maaş ödese "Avrupa'ya meydan okudu" yazıyorlar. Kaos yaratıp çıkan etkileşim ile para kazanıyorlar.

Bir savcı çıkıp son 30 yılda dönenleri sorgulayamıyorsa bile son 10 seneye baksa çok fena canlar yanar ama işte kimlerin ne kazançları varsa hepsi takipsizlik.

"Fenerbahçe gibi dandik rakip" karşısında kucaklarda Şampiyonlar Ligi'ne gidenler: ibb.co :)
0
nawar
(21.07.25)
israf. Fenerbahçe gibi dandik rakiplerle maç yapmak için böyle starlara gerek yok bence de.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
böyle bir oyuncu fırsatı bir daha gelmez düşüncesiyle yapılmış bir transfer olarak değerlendiriyorum ben. yani 5-10 sene sonra yine kuş taşa çarpar bir adam kiralık gelse bile daha sonra "ben burada kalmak istiyorum"u dedirtebilir misin o muamma.

osimhen de arabistandan gelen teklifleri bile reddedince bence almak zorunluluk oldu. israf olup olmadığını şu an söyleyemeyiz ama bence olması gerekeni yaptı galatasaray ve bu fırsatı değerlendirdi.

öte yandan gomis'ten sonra ne kadar para harcandığını bir hesaplayın. dursun özbek bu hatasını öğrenmiş olacak ki yeni maceralara girmek istemedi. ligi biliyor, takımı biliyor, potansiyelini biliyor. neden başka forvet için risk alınsın?
0
elektr10
(21.07.25)
Ben osimhen özelinde değil de, sektöre harcanan paraların çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Bir kişinin top oynaması için 80 milyon euro vermek çok ilginç gerçekten.

Diğer taraftan sektörde başarılı olduğunuzda bu paraları da çıakrtıyorsunuz. Sponsorlar, Şampiyonlar ligi gelirleri filan acayip yüksek seviyelerde.

Bunun dışında UEFA'da başarılı olmak sadece parayla ilgili olmasa gerek. PSG yıllardır para harcıyor, milyar euroları buldu, bu zamana kadar çeyrek finalden öteye gidememişti. Ancak geçen sene kazandılar, bu işler bence üst üste 6-7 yıl istikrar ile oluşacak başarılar. GS'den bu sene de ciddi bir başarı beklemiyorum, ilerleyen yıllarda belki..
0
xephyr
(21.07.25)
ben israf olarak görmüyorum. 3 yıl üste üste şampiyonluk, başarıyla artan gelirler (özellikle kombine, bilet ve store gelirleri eskiye oranla ciddi arttı), şampiyonlar ligi katılım ücreti ve tabi en önemlisi florya'nın satışından gelen sıcak parayla üst seviyeye çıkmak için bir risk aldı aslında galatasaray.

bu riske hiç girmeyip türkiye ligi'nde şampiyon olacak kadro yine kurulurdu ama camia bütünüyle avrupa'da başarı istiyor artık, alınan riski tamamen bu isteğin karşılığı olarak görüyorum. osimhen, sane ve şu an adı geçen diğer isimlerin hepsi şampiyonlar ligi'nde başarı hedefi için isteniyor.

türk futbolu için orkun ve osimhen transferleri bir kırılma oldu, ama bu kırılma şu an bizi avrupa'nın suudi arabistan'ı yaptı sadece. bu algıyı değiştirmek için verilen paralar dışında avrupa'da düzenli olarak adımızdan söz ettirmemiz de çok önemli.
0
dylancash
(21.07.25)
Neyse hadi ben de ciddi cevap vereyim çünkü duyurudaki her sene ötenlerden bıktım ve ciddi cevap vermeyi bıraktım.

Benim futbola bakış açımdan fazla para. Ama bana icardi de fazlaydı, sara da fazlaydi. Ne oldu? Iyi transfer çıktılar. Bana biraksan ben daha altyapi, daha genç yetenek, daha az başarı odakli adamim ama genel kitleye hitap etmiyorum.
Buna ek olarak zaten denilmiş ama Galatasaray zaten bu paraları (ayni Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi ne kadar buradaki belli kişiler böyle değilmiş gibi davransa bile) saçma sapan futbolculara yedirdi. Galatasaray diagne+mitroglou+falcao bile zaten harcadi ve karsiliginda 0 aldi. Yani sanki Galatasaray ilk defa bu kadar para harcayacakmis gibi davranmaya gerek yok çünkü saçma transferler ile zaten çok harcadik.

Buna ek olarak gene diğer takim taraftarlari anlamak istemese de ülkeni top takımı gs. Şu an kombine 100 bin lira dese de o stad dolacak. Daha gelecek nesiller de var. Yani Galatasaray'i ülke gibi düşünürsek para harcayarak büyüme olarak düşünürsün. Şu an Galata gdp büyütüyor ve 75 milyon karşılığı daha çok forma, fiyatlara daha çok yükleme, kombine ve biletleri daha pahalı yapma vs vs diye gidiyor. Ve ülkede nasıl sürekli "lan bu fiyara restorana nasıl gidiyorlar" deniliyorsa benzer kitle de futbol için soylenebilir.

Açık konuşayım; ben bu fiyatlara futbolu sevemiyorum. Misal mevcut türk futbol yapısı Avrupa'da yapamazdi (üç büyükler) çünkü ne kadar pahali yaparsan yap gelecekler mantığı olmazdi. Ama Türkiye'de var ve işliyor gibi. Millet kredi çekip kombine alıyor, kredi çekip stad park ücreti ödüyor falan.

Neyse yani, bu kadar kafa yormaniza gerek yok. Galatasaray diğer takımları zayıf bulduğu ortamda gelecek yılları garantilemeye çalıştığı riskli hareket yapıyor (sebebi de genelde başarı odaklı bir yapilanma olması). Ama osimhen evinde havai fişek patlatip kör olmazsa elinde kalmaz. 75 verirsin 45e gider. Daha 26 yaşında adama 32 yaşında davranmaya gerek yok. Biz bu parayi falcao'ya verdik elimizde sıfır kaldı. Osimhen karakter olarak da potansiyel olarak da böyle biri değil.

Buna ek olarak denildiği gibi artık Türk ligi yeterli değil. Biraz risk alıp avrupa bakiliyor.

Ha bak bu tarz olaylar taraftara kol gibi forma, kombine, store ürünü fiyatları olarak dönecek. Bunun kaçari yok ve buna ek olarak stad büyümez ama localar artar. Daha zenginlere hitap eden bir yapı oluşur. Manchester city de zamaninda böyle oldu, fiyatlar kol gibi arttı yani. Sen istiyor yildiz, verecek avrupa fiyati formaya.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
kluplerin derdi beni mi gerdi diyorum bazen ama bence evet israf.
sadece gs degil butun kluplerin harcadigi paralar israf.
federasyonun harcadigi da israf.
harcanan paranin karsiliginda gelen basari orani cok cok dusuk.
0
bay b
(21.07.25)
(8)

Şu an neredesiniz? Lokasyon olarak

sekizdokuzon
Ben İstanbul Levent'teyim. Hayırlı forumlar, Pazar neşesi!
Ben İstanbul Levent'teyim.

Hayırlı forumlar, Pazar neşesi!
0
sekizdokuzon
(20.07.25)
maps.app.goo.gl

:) 9 da dönüş
0
kisa
(20.07.25)
Rondak
(20.07.25)
logisticsmanager
(20.07.25)
Kozak yaylasında dağın başında, hiçliğin ortasındayım. Yanımdan akrepler koşarak geçiyo.
0
beetlejuice
(20.07.25)
Bu da manzara: ibb.co
0
🌸sekizdokuzon
(20.07.25)
Bodrum.
0
lebaron
(20.07.25)
Basra - Irak
0
onyx
(20.07.25)
Central park
0
oscar
(21.07.25)
(5)

Yurtdışından dönerken cialis getirebilir miyiz?

tahirkemalbozoglu
Fiyat ne kadardırEczaneden alıp getirebilir miyim?
Fiyat ne kadardır
Eczaneden alıp getirebilir miyim?
0
tahirkemalbozoglu
(19.07.25)
Türkiyeden al?
0
sehpa fx350
(19.07.25)
*fransa
0
🌸tahirkemalbozoglu
(19.07.25)
Fiyat acisindan değecek bir fark var mı yani?
0
🌸tahirkemalbozoglu
(19.07.25)
Doktor raporu olmadan alamazsın cialis.
base-donnees-publique.medicaments.gouv.fr
"Sur ordonnance uniquement" yani rapor ile demek.
0
logisticsmanager
(20.07.25)
Lifta vb. Muadilleri gayet uygun fiyatlı
0
yadigar
(20.07.25)
(3)

yurtdışı seyahat sağlık sigortası

inveniam viam
yaptırdığınızda ingilizce poliçe vermişler miydi? online mıydı ve hangi firmaydı?
yaptırdığınızda ingilizce poliçe vermişler miydi? online mıydı ve hangi firmaydı?
0
inveniam viam
(19.07.25)
İngilizce verirler
Online yapılıyor.
Tek bir firma yok, bir sürü firma var. Sigorta şirketleri yapıyor. Allianz'dan yapıyorum şahsen.
0
put it in your appropriate place
(19.07.25)
Evet. Ben hepiyi'den yaptırmıştım genelde kampanyaları oluyor. 6 aylık 5 -10 euro arası değişiyor kampanya olunca
0
incelikler yüzünden
(19.07.25)
Annem haziranda yaptırdı yolda gördüğü axa'ya. Ingilizce poliçe.
0
logisticsmanager
(20.07.25)
(2)

avrupada en uygun fiyatlı pc hangi ülkeden alınır?

iwillsee
İngiltere ile kore fiyatlarını karşılaştırdığımda mac özelinde ingiltere çok daha pahalı geldi. avrupa genel olarak böyle mi? fiyatlar asya ve orta doğuya göre pahalı mı?avrupadan nereden ucuz pc alınır?
İngiltere ile kore fiyatlarını karşılaştırdığımda mac özelinde ingiltere çok daha pahalı geldi. avrupa genel olarak böyle mi? fiyatlar asya ve orta doğuya göre pahalı mı?

avrupadan nereden ucuz pc alınır?
0
iwillsee
(19.07.25)
En ucuz mu bilmiyorum ama misal almanya Fransa'ya göre daha ucuz ve fiyatlarını hep iyi buldum. Ben olsam Almanya bakardım.
Birkaç websitesi;
Csl computer
Dubaro
Memorypc
0
logisticsmanager
(19.07.25)
dediğin gibi abd'de 1000 dolar olan şey Avrupada 1000 euro veya pound olabiliyor. Vergi dahil/hariç muhabbeti bile bunu dengelemiyor.

Geçen hafta Amazon prime days'te mac'ler %10-15 indirime girmişti tam alınacak zamandı ama bitti galiba. İndirim takip edersen black fridayde falan bişeyler olur.(acelesi yoksa)

edit: çevrende öğrenci varsa onun adına öğrenci indirimiyle almak da bir seçenek. O her zaman oluyor. Hatta Apple Türkiye websitesi kimlik bile sormuyordu değişmediyse.
0
nhk ni youkosu
(19.07.25)
(8)

amazon prime video da ne izleyelim?

respect
kargo parası yerine bunu aldım hazır almışken izliyim :)dizi olur, film olur, belgesel varsa o da olur.
kargo parası yerine bunu aldım hazır almışken izliyim :)

dizi olur, film olur, belgesel varsa o da olur.
0
respect
(16.07.25)
fallout
the grand tour
upload
clarkson's farm
hazbin hotel
murder drones
james may: our man in japan
invincible
the boys
good omens
the tick
city the animation
0
inheritance
(16.07.25)
Bilim kurgu seviyorsanız:
Battle star galactica
Ex machina
Undone
0
Amaranta ursula
(16.07.25)
reacher
fleabag
0
jelly bear
(16.07.25)
önce the boys'u izle sonra diğerlerine bakarsın :))
0
false pretension
(16.07.25)
Bosch.
Clarkson's farm +1
Reacher +1
Fallout+1
0
logisticsmanager
(16.07.25)
homeland
the terminal list
cross
jack ryan
bosch
citadel diana
bones
0
duyulmasi gerektigi kadar
(16.07.25)
upload +3
0
put it in your appropriate place
(16.07.25)
upload +3
0
put it in your appropriate place
(16.07.25)
(5)

covid sonrası IT ve offshore işler

xportant
sizin çalıştığınız yerlerde durum nedir? covid sonrası artan ve bitmeyen bir şekilde hindistan vb. ülkelere işleriniz taşındı mı? veyahut bu geçiş azaldı, hatta hiç olmamıştı mı dersiniz? aranızda avrupa’da ve kuzey amerika’da çalışanlar ne söyleyebilir? belki türkiye’ye de yurt dışından taşınmış iş
sizin çalıştığınız yerlerde durum nedir? covid sonrası artan ve bitmeyen bir şekilde hindistan vb. ülkelere işleriniz taşındı mı? veyahut bu geçiş azaldı, hatta hiç olmamıştı mı dersiniz? aranızda avrupa’da ve kuzey amerika’da çalışanlar ne söyleyebilir? belki türkiye’ye de yurt dışından taşınmış işler olabilir. Türkiye’de çalışanlar bu konuda bir fırsat görüyor mu?

Hindistan’da tamamlanan işlerın kalitesi ile ilgli ne söyleyebilirsiniz? avrupa’nın ve abd’nin IT alanında yeni Çin’i oldu mu bu ülke? yani Çin artık her şeyin kalitesini yapabiliyor. Hindistan, IT alanında kendi düşük maliyetine göre yeterli bir performans verebiliyor mu?

kabataslak olarak IT’nin covid, yapa zeka ve bu alana yönelmiş bir dolu insan kaynağıyla beraber yeni dünyada bu alanda çalışan insanlar açısından gitmekte olduğu yol hakkında ne söyleyebilirsiniz?
0
xportant
(16.07.25)
Sap IT komple outsource oldu.
Tedarik zinciri (Bu arada bu böyle tam covid değil belli süredir olan bir şeydi, hatta rakipler falan da aynisini bizden önce yapmıştı) operasyonel işler, IT isleri, dijitalizasyon hindistan oldu. Benim misal sorumlulugum bir ürün grubunun bütün emea'da operasyonu (komponent stoğunda aylık faturalanan siparişe kadar) ve ekibimde bir sürü Hintli var operasyonel (satin almaci, stok uzmani vs).

Neyse yani, hindistan dediğin gibi çoğu işi aliyor ve yalan yok; adamlar Baya iyi. Kültürleri de iş açısından oldukça iyi. Ben kendileri ile çalışmaktan memnunum ve insan gibi davranirsan oldukça iyi bir ilişki ortaya çıkıyor.
Açıkçası ana fabrikam cin'de, operasyonel calisanlar hindistan'da ve ben ikisinden de acayip mutluyum. Cin'deki fabrikayi her ortamda savunurum böyle efsane çalışan fabrika yok.
0
logisticsmanager
(16.07.25)
abd'deyim. sirkete ve isin niteligine gore degisiyor. ama gittikce daha fazla isin outsource edildigi bir gercek. ezilenler ve pozisyonu iptal edilenler surpriz olmayacak sekilde giris seviyesi elemanlar yani en az guce sahip olanlar. ai ve outsource yeni mezun marketini tabiri caizse bicti.

direktor ve ustu rahat. adamlar personel cikarinca veya outsource edince annually $x milyon kurtardik diye bunu basari olarak anlatiyorlar. ozellikle amerika'da ortalama yillik bir yazilimcinin sirkete maliyeti 0.5 milyondan fazla oluyor. dolayisiyla 100 kisi cikardiginda 50 milyon tasarruf oluyor yillik ve hicbir yoneticinin gormezden gelemeyecegi bir durum bu. cunku direktor ve vp'ler de ustlerine karsi sorumlu. hic gozlerinin yasina bakmadan komple takimlari ucuruyorlar.

aslinda kapitalizmin dogal sonucu olarak herkesin gucu gucune yetene sapladigi bir durum var. yazilimcilar da az degil. gunluk 2 saatlik is alip, bunu ben ancak 8 saatte kodlarim diyorlar. haftada 2 gunde isi bitirdikten sonra yatis yapiyorlar. bu sekilde yilda yarim milyon indirenler var. e sirket de bakti ayni hizmetin fazlasini hindistan'dan daha ucuza alabiliyor, oraya pasliyorlar.

hintliler ise tam kole zihniyetli bir millet. baslarina biraz sert bir yonetici koydun mu cok iyi is aliyorsun. ama savsaklamaya cok musaitler. isin kalitesi olarak da cikardiklari isin abd'de calisan birinden hic farki yok. zaten amerika'da da ayni hintlilerin okul okuyup gelmis versiyonlari calisiyor. bizim takimin cogu hintli/paki. 2-3 tane beyaz aldilar hicbiri tutunamadi kacti.
0
antikadimag
(16.07.25)
bir projemiz vardı. hindistan'a devredildi bütçe yüzünden. adamlar bizden bile az maaş oluyor. bizim projede yaptıkları işler çok kaliteli değildi. diğerlerini bilmiyorum.
0
jelly bear
(16.07.25)
Hindistan IBM'e ucuza yaptırmayı denediler ortalık bombok oldu davalık oldular, şimdi yine içerde takım kuruyorlar. 2 haftalığına hindistana gittim başlarında durayım iş yapsınlar diye
0
nahtoderfahrung
(16.07.25)
Benim alanımda (elektronik haberleşme, altyapı) Türkiye içindeki işler için outsource durumu olmadı ancak Hollanda, Almanya ve Cekya da çalışan arkadaşlarımın söylediği departmanlarin Hindistan veya Çinlilere devredildiği. İş ilanları bile kalmadı denilecek kadar az artık
0
mirty
(16.07.25)
(8)

Yemeğin buzdolabına konması.

Mirket
Soğumamakta ısrar eden tencereyi 'Ama yatacağız artık.' deyip sıcak sıcak buzdolabına koyabiliyor muyuz? Koyamıyorsak neden?
Soğumamakta ısrar eden tencereyi 'Ama yatacağız artık.' deyip sıcak sıcak buzdolabına koyabiliyor muyuz? Koyamıyorsak neden?
0
Mirket
(16.07.25)
Koyuyoruz.
Gerçekten ömrü hayatım boyunca umursamadım. Sogumamakta israr eden tencerenin köpeği olmaya karşı birlik beraberlik çağrısı yapıyorum.
0
logisticsmanager
(16.07.25)
koymayın deme sebepleri şuymuş,
1. buzdolabı onu soğutmak için daha çok enerji harcıyormuş galiba
2. onun ısısı çevredeki diğer yiyecekleri biraz ısıtabiliyor (bakteri üreyebilir vs)

ben bu olaylardan çekindiğim için benmari usülü denen şeyle soğutuyorum hep. Büyük plastik bi kap var(borcam falan varsa o da olur sanki), ona biraz soğuk su koyup üstüne tencereyi oturtuyorum. veya tenceredekini birkaç plastik kaba bölüp onları bu şekilde soğutuyorum ev kimya laboratuvarına dönüyor ahah sulu kap içinde kap. Ama böyle gerçekten hızlı soğuyor.

Bu arada o tencere soğumuyor ya hani, açıkta oda sıcaklığında 2-3-4 saat durması da iyi değil diyorlar. (bakteri vs.)
0
nhk ni youkosu
(16.07.25)
raflar camsa rafı çatlatabilir. onun dışında bi sıkıntı yok.
0
asap raki
(16.07.25)
soyle birsey anlatayim,
Kurban bayrami,
Danaya girdik,
kasap olan vatandas etin saklama usülunu anlatti,

Yazin agustos ayi idi,
Kurban eti cok sicak,
Eti direk bu sicakligi ile dondurucuya koyunca,
Dış tarafi soguyor,ici sicak kaliyor ve etin icinde yesillenme vs bakteri ürüyormuş,
yani homojen sekilde sogumayinca iyi olmuyor,

Klimali odanin zeminine temiz örtü vs serdik ve etleri zemine yaydik,bir kac saat etleride birkac defa cevirdik,
Sonra dondurucuya koyduk.

Yemeklerde icerisinde et ve hayvan yağı varsa muhtemel bakteri fermantesi hizli olur,sanirim,galiba.
0
designer
(16.07.25)
hem direk rafa temas etmesin hem de daha hızlı soğusun diye altına buzlukta bekletilmiş ıslak bezle koyuyorum.
0
merhum
(16.07.25)
Yukarıda arkadaşlar sebebini açıkca yazmışlar. Ama dolaba köylü gibi tencereyle yemek konmaz. Yemek sıcak soguk farketmez Saklama kabına aktarılır. Tencere bulaşık makinesine koyulur.
0
limonlu eksi
(16.07.25)
@limonlu eksi

Saklama kabı plastikse olmaz. Sıcaklık yemeğe mikroplastik bulaşmasına hatta yüklenmesine sebep olur.

Buz aküsü / buz kaseti denen şeyleri böyle zamanlarda soğutma için kullanmak da mümkün belki.
0
muhayyer divan
(16.07.25)
@ limonlu eksi'ye katılmadım. Sebebini @ muhayyer divan söylemiş.

Diğer cevapların tamamı çok mantıklı. Bir dahaki seferler için aklıma yazdım.

@ asap raki'nin söylediği, cam rafın ısı farkına kırılarak tepki vermesi ihtimali tencereyi koyarken aklıma geldi ve korkuttu.
0
🌸Mirket
(16.07.25)
(10)

Soğan çorbası, kurbağa bacağı, salyangoz yemek mecburi mi?

tahirkemalbozoglu
Paris’e gidince bunları yemeksek ne kaybederiz?
Paris’e gidince bunları yemeksek ne kaybederiz?
0
tahirkemalbozoglu
(14.07.25)
hiçbir şey. soğan çorbası denedim baya kötüydü.
0
jelly bear
(14.07.25)
üçünü de türkiye'de yedim. soğan çorbası bence overrated. pek bir olayı yok sıcak çorba işte. ama tereyağlı salyangoz yemeği ve kurbağa bacağı çok güzeldi. farklı bir yere gitmenin en güzel taraflarından biri de oranın mutfağından bir şeyler denemek bence. biraz açık fikirli olmakta fayda var o yüzden ama size hoş gelmiyorsa da gelmiyordur onlar yerine deneyecek başka şeyler bulabilirsiniz paris'te.
0
semaforo de medianoche
(14.07.25)
Bence kurbaga bacagi güzel degil, salyangoz da güzel degil ama yapisindan ötürü. Disin altinda girc girc ediyor, ben öyle seyleri sevmem. ahtapot ve karides de sevmem bu sebeple.
Sogan corbasi en sevdigim corbalardan biri ama fransa'da hic icmedim. Tariflerde cok fark oldugunu sanmiyorum, avusturya'daki gibidir orada yapilan da ve bence kesinlikle denenmeli.

gittiginiz ülkenin mutfagi kültürünün ayrilmaz bir bütünü. eger zihninizde kurbaga bacagi yemeyi normallestiremiyorsaniz, sogan corbasi deneyin. Illa hepsini yiyeceksiniz diye bir sey yok ama bir iki bir sey deneyin bence.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.07.25)
kurban olduğum bu nasıl soru tanzimat döneminde mi yaşıyoruz :)

fransaya gidersen yapacağın en güzel şey müzeleri gezmek, mimariyi görmektir. kurbağa bacağını fransızlar bile içmiyor.
0
yurtsuz john
(14.07.25)
Bir şey kaybetmezsin. İlgin yoksa yeme. Ben soğan çorbasını seviyorum, içiyorum, üzerinin ekmek ve peynirle kaplı olması hoşuma gidiyor.

Cafe de paris soslu antrikot ve patates yersin le relais de l'entrecote a gidip.
Maison d'isabelle de kruvasan.
Cedric grolet - tatlı
Damak tadına uyan hamur işlerinden yiyebilirsin yani. Paris te sadece escargot yok ki
0
kullanicadi
(14.07.25)
mecburi kardeş,yemezsen bir daha vize vermezler.

şaka bir yana soğan çorbası deneyebilirsin, bence çok lezzetli...
0
exlibris
(14.07.25)
Abi denemek zorunda degilsin tabiki ama denemek bence güzel bir şey bilmiyorum ben gittigim yerlerde denerim böyle şeyler.
Kurbağa bacağını kafanda büyütme, tavuk kanadi gibi oluyor. Ha 2018den beri kaç kere yedin; iki. Yani böyle akşam Fransa'nın anneleri kurbağa yapıyor gibi düşünme.
Salyangoz severim ama. Soslu falan benim hoşuma gidiyor ki annem de sevmişti denediginde.
Soğan çorbası da güzel bir şey de ikisine oranla o kadar kafa yoracak bir şey değil.

Neden bu üçüne kafa yordun bilemedim ama bir sürü yiyecek şey var yani. Bence diğerlerinden bunlara zaman gelmeyebilir.
0
logisticsmanager
(14.07.25)
kurbağa bacağı yedim, kötü değil. soğan çorbasının bir olayı yok. salyangoz yemedim, denk gelmedi.

paris giden 1000 turistin bir tanesi falan yiyordur salyangozu. kruvasana aban gitsin.
0
sir gawain
(14.07.25)
Soğan çorbası benim yediğim en güzel çorbalardan biri ama hanım yapıyor, Paris'te yemedim. Kurbağa bacağı da tavuk kanata benziyor denenebilir ama çok elzem değil.
0
mirty
(15.07.25)
Her yerde bunlar satılmıyor zaten. Bunları yiceksen bile fransız restaurantına gitmen lazım. Her yer kebapçı kuskusçu falan. Ayrıca her yerde zincir hamburgerciler var. Bir şey kaybetmezsin, fransız mutbağı zaten bize göre değil.
0
mikahakkinen
(15.07.25)
(16)

yurt disinda yasayanlar, turkiye'den ne goturuyorsunuz?

lemmiwinks
1) turkiye ziyaretlerinizden donerken neler goturuyorsunuz bagajinizda (ucakta canta, arabada bagaj)?2) hic goturmemeniz gereken bir seyden ceza yediniz mi? (kara sinir kapisi ya da havaalani?)3) turkiye'den siparisle aldiginiz bir sey var mi? nasil?4) ozel degilse hangi ulke?
1) turkiye ziyaretlerinizden donerken neler goturuyorsunuz bagajinizda (ucakta canta, arabada bagaj)?
2) hic goturmemeniz gereken bir seyden ceza yediniz mi? (kara sinir kapisi ya da havaalani?)
3) turkiye'den siparisle aldiginiz bir sey var mi? nasil?
4) ozel degilse hangi ulke?
0
lemmiwinks
(14.07.25)
Türkiye'de olup da Avrupa'da olmayan bir sey olabilir mi ?

Ve yine Türkiye'de ve Avrupa'da olan bkr sey Türkiye'de daha kaliteli olabilir mi ?

Son olarak Türkiye'de daha ucuza gelmesi söz konusu olabilir mi ?
0
feastofthedamned
(14.07.25)
Salep, özel bir pul biber, bozic antep fıstığı.
Şu üçlü dışında hiçbir şey çünkü yüzde 99 her şey bulunuyor burada.
Bir de ofise ya baklava ya da su lokumlu kuruyemisli paketlerden.
Fransa.
0
logisticsmanager
(14.07.25)
peynir'den ceza yiyen arkadasim var. buna dikkat edin. et vb ürünler zaten cok riskli.
ben genelde o risklere girmiyorum, ama mesela gecen gelisimde damla sakizli türk kahvesi aldim, baharat vb getirdim. ama genelde cogu sey buralarda da bulunuyor.
bir de vakumlatip enginar getirdim son gelisimde.
0
kaputt
(14.07.25)
Tuzlu fıstık (kırmızı kabuğunun üzerine tuz yapışmış, birahanelerde verilen gibi)
Devekuşu yumurtası
İlaç
0
michael_knight
(14.07.25)
Ben Türk kahvesi, nar ekşisi ve bazen iyi biber salçası (bunu teyzem Antep'te kendi yapıyor) götürüyorum sadece. Diger ülkeleri bilmiyorum ama benim yaşadığım ülkede Türk kahvesi tek çeşit satılıyor ve taze değil.

Peynir vs zaten yasak.

Hediyelik lokum, tatlı aldığım da oluyor dağıtmak için.

Çoğu şey zaten Avrupa'da da var. Baharatlarin da bence Türkiye'de çok daha kaliteli ve güzel olanları bulunuyor (tabii ben evde yapılanlara da erişim saglayabiliyorum) ama taşımıyorum.


Édit: aşağıda cevabı görünce "tabii ki" dedim, kitap ben de taşıyorum. Aklım yiyeceğe gittiği için sadece mutfak odaklı cevaplar verdim. Yoksa en son gelişimde çok güzel bir havlu seti de almıştım, onu da getirdim.
0
fraise
(14.07.25)
1-sarap, baharat (duzgun sumak, dolmalik üzüm, isot...), nadiren tekstil ürünü, taki.

2-hayir.

3-hayir.

4. almanya, italya, hollanda giris-cikis yaptigim ülkeler.
0
buf-e kür
(14.07.25)
@feast, sen nasil patolojik bir eziksin. Cok biliyorsun.

2- Peynirden ceza yiyen var. Türk peyniri ab‘de yok. Peynir et getirmek yasakmis. En son sebze meyveleri de yasaklamislar.

1-3: Mevsim sebzeleri getiriyorum. Mesela en son araka ve yesil erik getirdim. Bunlar türk marketinde oluyor sadece ve de pahali oluyor. Her zaman da olmuyor. Erik gördüm ama taze arala görmedim.
Cerez aliyorum. Daha ucuz tr‘de. Baklava getirdim bi de en son. Cok seviyorum. Serbetli türk tatlilar berlin‘de iyi sadece.

Ben telve makinesi getirdim. Telve satisi yok. Baska markalarin satisi vardi ama ben telve kullanmak istedim. Selamlique türk kahvesi aliyorum poset poset büyük ihtimalle siniri asiyorumdur. Bunu internetten annemin eve siparis ediyorum.

4- almanya
0
sonsuz
(14.07.25)
ütü bezi (burada var mi bilmiyorum acikcasi), perde diktirmistim o zaman buradan kat kat ucuzdu, bazi baharatlar (sumak, kimyon, guzel kirmizi biber, teyzemin yaptigi nane kurusu, zeytinyaginda kekik, zahter vs.), antep fistigi, yesil erik, corek otu, gercek nar eksisi, salca, dogal kozmetik - artik orada daha pahali gerci. vs. vs.
Oklava siparisi almistim, gul suyu , gul receli isteyen oldu, ay coregi, tahinli corek, turk cayi aldigim siparisler arasinda. Bu siparisleri verenler hep yabanci.
0
kassiopeia
(14.07.25)
hemen her sey bulunuyor artik. sadece lojistik zincirinde bozulacak, bayatlayacak seyler getirilebilir. ben antep fistigi getiriyorum. amerika'nin california antep fistiklari kocaman tatsiz tuzsuz. turkce kitaplari da bulamiyorum. o yuzden kitap da getiriyorum.
0
antikadimag
(14.07.25)
Hatay biber salçası, kavurulmuş karışık kuruyemiş ve kabak çekirdeği, bilimum baharat, yeşil sivri biber çarliston gibi, eti cininden damak çikolatasına alaturka cipsine ne kadar ürün varsa hepsi olabilir. Mr. muscle mavi WC şeysi, sifonu basınca mavi mavi olan bu benim ülkemde net yok. Sarpişir içi pişirme kağıdı dışı folyo olan dava. Kuru pasta vs. Geçmişte peynir sucuk zeytin vs. getirmişliğim çok. Hiç yakalanmadım.

Daha migros alışverişi temelli söyledim tabii de oklavam, arçelik türk kahvesi makinam falan var trden getirdim.

Bir sonraki hedefim üstten grilli elektrikli mangal getirmek. Burada hiç benzeri ürün görmedim. amzn.eu şu gibi. Muhtemelen bu yasaktır güvenlik sebebiyle.

Litvanya.
0
wallcan
(14.07.25)
1) genelde ilaç vs azaldıysa onları yeniliyorum, tatlı lokum falan belki millete ikram etmeye. burda bazı ilaçları tane tane veriyorlar, lazım olunca da doktor randevusu bulunmuyor, mecbur getiriyorum.
2) şimdiye kadar yemedim, her türlü ilaç geçirdim sormadılar. yasak olan şeyler hakkında az çok fikrim var, peynirden yiyen çok oluyor da ordan buraya getircek kadar peynir sevdam yok.
3) yok
4) almanya
0
nahtoderfahrung
(14.07.25)
türkçe kitap
kuru domates
taze baharat
boza
kandil simidi
takviye ilaçlar/vitaminler
bir de çorap ve iç çamaşırı (avrupa'da pahalı)

her gittiğimde değişiyor. en son bunları getirdim.
0
sir gawain
(14.07.25)
usttekilere ek; havlu, zeytin
almanya
0
Ley
(14.07.25)
1 - tr'den kiyafet goturuyorum cogunlukla. yiyecek olarak taze cekilmis turk kahvesi, adacayi, ihlamur, tarhana gibi yurtdisinda bulmanin zor oldugu seyler olabilir.

2 - yemek icin ceza yemedim, ama yiyen arkadaslar oldu et/sut urunu getirdikleri icin.

3 - yok

4- kanada
0
cooperr
(15.07.25)
ben de cevap vereyim:

1) bazen turk kahvesi, peynir (1-2 kere risk aldim), konserve enginar getirmistik, ayiklanmis buzluga atmalik bezelye, annemden tarhana. bal. hanimin turkiye'den aldigi bazi dogal urunler (krem, sabun vs). baharat. turkce kitap. bunlarin hepsini burada bulabiliyorum bu arada, yalniz hepsi en iyi kalite olmayabiliyor. turkce kitap da sinirli tabi. ama tek bulamadigim trakya eski kasar ve bu cok uzucu.
2) yemedim, eski kasar getirecegim ama korkuyorum.
3) zeytinyagi ve zeytin aldim, daha once turkiye'de alisveris yaptigim bir yerdi. gelmesi, teslimati biraz sancili oldu. arabayla (minibus kamyon neyse) turkiye'den getiriyorlardi.
4) hollanda.
0
🌸lemmiwinks
(15.07.25)
Artik sadece kuruyemis goturuyorum. Bence Almanyadaki kuruyemisler pek lezzetli degil.
0
turkuaz
(15.07.25)
(8)

kurum içi departman değiştirme

patos64
günaydın duyuru.ben şirkette şuan çalıştığım bölümde minimum düzeyde dahi gereken adaletin ücret ve başka konularda sağlanmadığı için ve ek olarak aslında hep çalışmayı istediğim bölümün de geçmeyi istediğim bölüm olması sebebiyle departman değişikliği iç ilanına başvurmuştum. daha önce duyuru vardı
günaydın duyuru.
ben şirkette şuan çalıştığım bölümde minimum düzeyde dahi gereken adaletin ücret ve başka konularda sağlanmadığı için ve ek olarak aslında hep çalışmayı istediğim bölümün de geçmeyi istediğim bölüm olması sebebiyle departman değişikliği iç ilanına başvurmuştum. daha önce duyuru vardı bununla ilgili.

bana dönüş olarak bu bölüm için iç ilanı durdurduk, tecrübeli alacağız dendi aniden ama ben buna kesinlikle inanmıyorum. doğru dahi olsa yerimde kim olsa inanmaz bence. iyi de bir çalışanım, mükemmel değil ama işimi iyi yaptığıma inanırım ve bu yüzden de şans verilmesi gerekliliğinin hep üstüne bastım. hem şuanki işime gereken itibar sağlanmıyor hem de bence gitmemem için çomak sokuyorlar.

ben de bunun üstüne 3-4 tane daha email gönderdim. aniden kapatılmasının enteresan olduğunu, benim bu işi çok istediğimi hayalim olduğunu anlattım. dışarıdan getirmeyin içeriye şans verin vs birçok şey anlattım. cevap vermediler.

bunlar hep gururuma dokunuyor. aniden ilanı kapattık denmesi, ayrıcalıklı çalışanların olması, üsteledikçe üsteledim çünkü bu ilanlar kolay açılmıyor kim bilir bir daha ne zaman, hatta uzun süre sanmıyorum. ayrıcalıklı çalışanların da çay sigara uykuyla gününü geçirmesi, hatalarının hep üstünün örtülmesi vs ve komik olan ise bu biliniyor yani bazı kişiler için bu durum ayyuka çıkmış durumda.

şimdi ben de size şunu sormak istedim.
yine email atmak istiyorum, son kez tabi.
emailin teması ise; ''cevap vermemenizi anlıyorum çünkü verdiğinizi düşünüyorsunuz. ben de ısrarla yazıyorum çünkü sürecin bu şekilde geliştiğine kimse ikna olmaz ve fırsatlar her zaman gelmez. bana şans verin, yapamazsam, beceremediğimi düşünürsem kendim giderim. nasıl olsa birileri beni koruyor, yatıp uyuyup maaşımı alırım yapmam. hedeflerim var, katkı sağlayamıyorsam, elimden bir şey gelmiyorsa durmam. lütfen kariyer fırsatımı engellemeyin. bu son emailim size, daha fazla rahatsızlık vermek istemiyorum. yetki sizde ama adalet kavramını unutmayın'' diye.

çünkü çok doluyum gerçekten. daha da üstüne gitmeli miyim? kovarlarsa kovsun modundayım artık.

peki siz ne yapardınız?
0
patos64
(14.07.25)
Ne yazacağını ya da ne yapacağını bilmiyorum ama o yazmayı düşündüğün şeyin sakın yazma
0
respect
(14.07.25)
ben olsam e-mail atmak yerine ik departmanına gidip yüz yüze konuşurdum. bu işle ilgilenen en yetkili kişiden randevu alırdım. zaten yüzündeki ifadelerden mimiklerden anlarsınız neyin ne olduğunu.
0
archmeister8
(14.07.25)
Bu ve daha önce açtığın iş ile ilgili duyurulara baktım. Obsesiflik derecesinde bir takıntın var gibi. Kendini kovdurmak için emin adımlarla ilerliyorsun. Attığın maillerin bırak sonuncusunu hiçbirinin bir faydası olmaz bu tonda yazıyorsan. Bir şans verin vs. demek tamam ama "buna kimse inanmaz" diyerek insanları yalancı yerine koyman, hadi diyelim gerçekten yalan söylediler, bu durumda da insanların yalanlarını yüzüne çarpmanın hoş karşılanacağını sana ne düşündürdü bilemiyorum. Şimdi o pozisyonun yöneticisi diğer departmanların yöneticileriyle sohbet arasında "yahu bu patos ne manyakmış. taktı bize, 4-5 tane mail atmış hala darlıyor" gibi bir şey dese başka hiçbir yere adım da atamazsın.

Atmayı düşündüğün son maili iyice hafifletsen bile biri bana "adalet kavramını unutmayın" diye mail atsa içimden "ne saçmalıyor bu" diye geçirir direkt geçerdim o maili. İnsanlara bir şeyler öğretmeye kalkıyorsunuz, üstelik eleştirel ve onları yalancı konumuna koyan bir üslupla.

Duyurudaki tek soruya cevap vermiş olayım: ben olsam o mailleri de atmaz, en fazla pozisyonu çok istediğimi ve şans istediğimi söylediğim bir mail atardım. Sonra peşini bırakırdım.
0
himmet dayi
(14.07.25)
Kızgınlığınızı anlamakla birlikte bence daha fazla üstelemeyin mail atarak. Muhtemelen oraya üst kademelerden birinin tanıdığı gelecek. Ne kadar kurumsal bir firmadasınız bilmiyorum ama oralarda da bu tip işler dönüyor maalesef. O ilanı da muhtemelen usulen açtılar.

İK ile bir toplantı talep edebilirsiniz belki? Ama burada da sakin olmanız gerekir. Mevcut departmandaki durumu anlatıp, kurumu sevdiğinizi, katkı vermekten mutluluk duyduğunuzu, challenge'a açık olduğunuzu anlatabilirsiniz. ilerde o departmanda bir pozisyon açılırsa sizi unutmamalarını söyleyebilirsiniz.
0
elektr10
(14.07.25)
Hocam mail ne ya git ik’yı bas yüzüne baka baka söylesinler dertlerini. Şirketlere bu kadar muhtaç olmayın o firma istediğinizi vermez başkası verir
0
messina123
(14.07.25)
Maili bu kadar fazla kullanma. Hatta şöyle diyeyim bir email attın, ikincisi ya da max üçüncüsü toplanti ya da yüz yüze olmalı. Hele böyle bir konuda.
Sana cevap vermemeleri kesinlikle kötü ama senin de alkol alip arayan sevgili gibi sürekli email atman da şu videonun "kov beni" versiyonu;
youtu.be

O emaili kesinlikle atma. Kovulmak için bu kadar uğraşmaya gerek yok ve yanlış anlama ama adamlara şu anki hareketlerin ile ne kadar haklı olduklarını gösteriyorsun gibi.

Sana gerekli olan başka iş bulmak gibi.
0
logisticsmanager
(14.07.25)
Bence bu kadar üstüne düşmeniz sizi sorunlu bi tip olarak yansıtır şuan IK’nin “bak bunu geçirmediğimiz ne iyi oldu attığı maillere bak” diye yoneticiyle gorustugune %100e yakın eminim daha fazla e-mail atmayın bölüm yöneticisi ve ik ile yüz yüze görüşseydiniz keşke. Bazen bir iş için sadece o işi iyi yapmak yetmiyor. Kisilik envanterleri bu yüzden var.
0
Mcfly
(15.07.25)
Abi deli bu iyi ki almamışız demişlerdir. Enteresan ve hayalim bu demek çok hadsiz laflar. Dışarıdan getirmeyinnn biz içeriden yapalım. Sonuçta ben de içeriden geldim, bu şirket beni doğurdu... Vallahi senin haddine değil böyle şeyler yazmak, milleti suçlamak. Email teman çok kötü. Fırsatlar her zaman gelmez, şans verin YAPAMAZSAM giderim... Abi kesin psikolojik bir sorun var diyorum sende.
0
Shepard
(15.07.25)
(7)

Ekönömist arkadaşlar bir fikir verin

grimavi
2006 yılında babam 22.000 lira parayı batırdı, o zamanlar bu paraya baz seviye opel corsa ve peugeot 206 alınabiliyorduBu miktarı günümüzde neyle kıyaslayabiliriz, yine bugünün baz seviye opel corsa parası diyebilir miyiz. Corsa şimdi 1.3 milyon tl den başlıyor.
2006 yılında babam 22.000 lira parayı batırdı, o zamanlar bu paraya baz seviye opel corsa ve peugeot 206 alınabiliyordu

Bu miktarı günümüzde neyle kıyaslayabiliriz, yine bugünün baz seviye opel corsa parası diyebilir miyiz.

Corsa şimdi 1.3 milyon tl den başlıyor.
0
grimavi
(13.07.25)
Diyebilirsin bence. 500 lira asgari ücret desen 44 ay yapar. 44 ay çarpı 2025 asgarisi 970 bin yapar.
0
Shepard
(13.07.25)
Asgarî ücret üstünden hesaplarsan o dönem 57.89 asgari yapar, bugünün asgarisiyle 1.273m lira.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
2006 yilindan beri her yil enflasyonu bul.

2007'de enflasyon 10% olsun diyelim. 2008de 20%

2007 degeri 22kx1,1
2008 degeri 22kx1,1x1,2

böyle böyle 2025'e gel.
0
sonsuz
(13.07.25)
TL enflasyonu;
Sonuç: 2006 yılının Temmuz ayında 22.000,00 YTL olan mal sepeti 2025 yılının Haziran ayında 531.203,67 TL olmaktadır.
2006 Yılı Temmuz Ayındaki TÜFE: 129,72
2025 Yılı Haziran Ayındaki TÜFE: 3.132,17
Enflasyon Oranı: %2.314,56 artış
NOT: 2025 yılının Temmuz ayı TÜFE verisi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından henüz açıklanmadığından, hesaplamada 2025 yılının Haziran ayı TÜFE verisi kullanılmıştır.

Altın artışı;
Altın Fiyatları Tarihi: 30.06.2006 (Altın fiyatları arşivimizde seçtiğiniz 01.07.2006 tarihine ait herhangi bir veri bulunmadığından, arşivimizde bulunan ve seçtiğiniz tarihe en yakın tarihe ait verilerle hesaplama yapılmıştır.)
Alış Birim Fiyatı: 1 gram 24 Ayar Altın için alış fiyatı 31,1374 TL'dir.
Alış Miktarı: 706,5450 gram 24 Ayar Altın
Alış Tutarı: 22.000 TL'dir.
Satış Birim Fiyatı: 1 gram 24 Ayar Altın için satış fiyatı 31,2193 TL'dir.
Satış Miktarı: 704,6921 gram 24 Ayar Altın
Satış Tutarı: 22.000 TL'dir.
Bilgi: Bu hesaplama 30.06.2006 23:59:59 tarihindeki piyasa verileri kullanılarak yapılmıştır.
Değişim Oranı: 11.07.2025 23:00:00 tarihindeki son piyasa verilerine göre; 1 gram 24 Ayar Altın için satış fiyatı 30.06.2006 tarihindeki kapanış fiyatına oranla %13.804,71 artarak 4.340,96 TL olmuştur. Aynı doğrultuda 704,6921 gram 24 Ayar Altın için satış fiyatı ise 3.059.036,64 TL olarak gerçekleşmiştir.

diğer emtialarla da karşılaştırma yapabilirsin.

www.hesaplama.net
0
spirit crusher
(13.07.25)
2006 yilinda bir arkadas
24bin TL ye sifir corolla sedan almisti,
çok iyi fiyat diyordu,
26bin lira da olabilir.
0
designer
(14.07.25)
tüik verileri güvenilir olmadığından tr enflasyon değerleri ile hesaplama yaparsanız tutmaz. bunun yerine usd üzerinden hesap yapmak daha mantıklı. 2006 yılında usd yaklaşık 1,3 ytl imiş, bu durumda 22 bin tl yaklaşık 16.923 usd yapıyor. usd enflasyonuna göre bu değerin günümüz karşılığı da 26,984 usd (www.usinflationcalculator.com). bugün 1 usd 40 tl desek bu da toplam 1.079.360 tl yapar.

çıkan değerin şimdiki corsa fiyatından düşük olması normal, zira araçların fiyat artışında vergi artmasının etkileri de var. o yüzden salt araç bazında hesap çok doğru değil. altın bazlı hesaplama da çok güvenilir gelmiyor bana, zira yıllar içinde çok dengesiz artış/azalış durumları oldu onun. en garantisi usd üzerinden hesaplama.
0
shadowfollower
(14.07.25)
herkesicin.tcmb.gov.tr

burdan hesapladim 500k TL yapiyor.
0
sonsuz
(15.07.25)
(3)

Sol kolumu kanat açar gibi kaldırınca omuz kasında ağrı oluyor, neden?

santimantal
Omuz kasının yan-arka kısmında... Herhangi bir kaza vb. yaşamadım.Bunun nedeni ne olabilir?Önemli bir sorun olabilir mi?Doktora gitsem mi?Rahatsız eden bir durum değil diyebilirim.Çok rahatsız eden bir ağrı değil.Ama sağlık açısından bir riski olmasından kaygılanıyorum.
Omuz kasının yan-arka kısmında... Herhangi bir kaza vb. yaşamadım.
Bunun nedeni ne olabilir?
Önemli bir sorun olabilir mi?
Doktora gitsem mi?

Rahatsız eden bir durum değil diyebilirim.
Çok rahatsız eden bir ağrı değil.
Ama sağlık açısından bir riski olmasından kaygılanıyorum.
0
santimantal
(13.07.25)
Yatış şekli ile alakalı olabilir. Omuz üstüne mi yatıyorsunuz?
0
logisticsmanager
(13.07.25)
Kas yırtığı olabilir, benim omzumda aylardır ara sıra zorladıkça kendini hissettiren ağrının nedeni kas yırtığı çıktı. Öyle bir şeyse (ya da başka bir şeyse bile) daha kötüye gitmeden tedavi ettirmekte fayda var. Ortopediye gitmiştim ben.
0
kobuzchu kiz
(13.07.25)
doktora git beklemek kasları yapıştırıormuş eğer bir problem oluştuysa omuzda.
bende aman yanlış yattım diye gitmedim geç kaldığım için tedavim uzadı.
bende bişey yaşamadan hem yırtık hem iltihap hem donuk omuz oluştu 3 aydır uğraşıyorum
0
eja
(14.07.25)
(18)

Profesyonel spor neden var?

michael_knight
Profesyonel spor dünyadan bir anda yok olsa ne kaybederiz? Neden ortaya çıkmış?Hadi futbol, basketbol, voleybol gibi ekran başına insan toplayıp oyalayan 10-15 sporu bu soru dışında bırakalım. Atletizmin yüzlerce adını bilmediğim dalı var. Milyonlarca insan “profesyonel sporcu”Ne iş yapıyorsun desem
Profesyonel spor dünyadan bir anda yok olsa ne kaybederiz? Neden ortaya çıkmış?
Hadi futbol, basketbol, voleybol gibi ekran başına insan toplayıp oyalayan 10-15 sporu bu soru dışında bırakalım.

Atletizmin yüzlerce adını bilmediğim dalı var.
Milyonlarca insan “profesyonel sporcu”

Ne iş yapıyorsun desem adam profesyonel gülleci, gülle atıyor.
Girip bir konfeksiyonda ütü yapıp üretime katkı sağlamak yerine müthiş bir yetenek, emek, zaman, para gülle atmaya harcanıyor. Vergiler, federasyonlar aracılığıyla hepimiz finanse ediyoruz bu profesyonel sporcuları. Tüm dünya için diyorum.
Olmasa olmaz mı? İsraf değil mi?

Amatör olarak isteyen istediğini yapsın, bir araya gelip yarışsınlar ama pazartesi sabahı da ofiste masasında olsun kişi.
0
michael_knight
(13.07.25)
Senin maas aldığın neden var?
0
sekizdokuzon
(13.07.25)
Abi ülkeler kaynaşıyor, kültür görüyorsun, insan görüyorsun. İzlemesi keyifli. Heyecanlı. Ben mma maçlarını kaçırmıyorum. Futbol sevmem ama şampiyonlar ligini izlemeyi çok severim. Ülkelerin, insanların yararına bir şey, mesela bayramlar var. Bayram geliyor ve bayram süresince hayatındaki her şey siliniyor, deşarj oluyorsun ve haftaya roket gibi başlıyorsun. Professssiiiooonaaaal spor da aynı etkiyi yaratıyor.
0
Shepard
(13.07.25)
Bütün eğlence sektörü yahudiler tarafından goyim oyalansın biz de üzerlerinden para kazanalım amacıyla yaratılmıştır
0
Hallegadola
(13.07.25)
Olay Prof spor değil, gösteri dünyası.

En az 2-3 bin yıllık tarihi var.

Roma, kolezyum, Sultanahmet at pisti vs vs
0
makbur
(13.07.25)
Profesyonel sporcuların hepsinin federasyonların parasıyla geçinebildigini saniyorsan biraz google yapmani tavsiye ederim.
Hemen sana örnekler vereyim;
Steven Da Costa, karate dünya şampiyonu. Fransa'da sncf tren firmasında çalışıyor.
Nicolas Gestin kanocu, asker.
Shirine Boukli, judoka, asker.
Onun dışında polis olanlar falan da var. Sirketlerde çalışanlar falan. Hepsinin işi var.
Yani toplasan top 10 olanlar dışında kimse senin verginle geçinemiyor zaten. Harbiden Türkiye masa tenisi sporcularının senin verginle mi gecindigini düşündün abi soruyu sorarken?
Neyse şunu izleyebilirsin;
youtu.be
Bu tarz soruları çoğu şekilde sorabiliriz. Misal seni devlet neden vergilerle okuttu da onun yerine tarlada madende çalışmaya yollamadi? Senin total vergilerde israf olup olmadığını nasıl bileceğiz ki yurtdışındasin sonuç olarak israf oldu sana harcanan bütün para...

Hayattaki her şeye "para verdik karşılığında net cash dönüş görmek lazim" diye bakamazsin. Böyle olsaydi okullarda sanat derslerine spor derslerine gerek olmazdı. Sonuçta cash dönüşü yok.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
Bu arada yaşadığın ülkenin mevzuatını açarak kime maaş bağlandıgini görebilirsin. Misal Türkiye mevzuatında sampiyonalarda başarı aranıyor. Yoksa öyle sporcu oldum geldi maaş yok.

Ama sorun harbiden devletler neden sporu destekliyor hiçbir şekilde dünyada spor müsabakası olmamali olimpiyatlar falan kalkmali devlet desteklemeli diyorsan tabiki kendi düşüncen, herkes her düşünceye sahip olabilir.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
senin ülkende futboldan başka bir şey izlenmediği için atletizmdeki hiç bir branşı bilmiyorsun. bu yüzden ben bilmiyorum öyleyse kapatalım gitsin diyorsun.
avrupada köy denecek şehirlerin merkezinde atletizm pistleri var ve halk buraları dolduruyor.
asıl para harcanacaksa bireysel sporlara harcanmalı. devlet katkı yapacaksa bu branşlara yapmalı.
ama bizde bütün para futbola akıtılıyor.
takım sporları, motor sporları, dövüş sporları benim gözümde spor değil. paranın, reklamın bu kadar döndüğü şey spor değildir.
0
my fault
(13.07.25)
Sporun her dalının malzeme biliminden fizyolojiye, biyolojiye kadar birçok alanda faydası var. Örneğin güllecinin attığı güllenin malzeme bilimine, giydiği ayakkabının ortopediye, kondisyon çalışmasının fizyoloji ve biyolojiye faydası var, veri sağlıyor çünkü. Göründüğü kadar basit değil yani. Dolaylı yoldan her spor dalı bilime katkı sağlıyor. Tıpkı F1 gibi. Tabii bir de işin sosyolojik boyutu var.
0
orient blue
(13.07.25)
Özellikle şuraya itiraz etmeye geldim: "Girip bir konfeksiyonda ütü yapıp üretime katkı sağlamak yerine müthiş bir yetenek, emek, zaman, para gülle atmaya harcanıyor."

Patrick Grant bir konuşmasında tüm dünyada üretilen giysilerin üçte birinin hiç kullanılmadan çöpe gittiğini anlatıyordu. Girip bir konfeksiyonda ütü yapmak, uluslararası bir etkinlikte gülle atmaktan daha faydalı bir iş değil.
0
kobuzchu kiz
(13.07.25)
(bkz: bahis)
0
late viper
(13.07.25)
Avrupa birincilikler almış milli tekvandocu tanıdığım var. Birincilere kontenjan olmasına rağmen atanamadı, alım yok.
0
strawberry first
(13.07.25)
Mobil edit: maaaş falan da almıyor, halk eğitim için tekvando kursu açmıştı, halk eğitimin bütçeleri düşürülünce onun kursu da kapandı. Şimdi boşta evde oturuyor.
0
strawberry first
(13.07.25)
Biraz net, cahilce ve kışkırtıcı sormam sanki bazılarınızı sinirlendirdi sanki, ya da yanlış anladım. Şurada cahilce soru sorma özgürlüğümüz olsun arkadaşlar.

Cevaplar için çok teşekkürler.
Zannettiğim kadar para harcanmıyormuş bu bilmediğim branşlara, en azından maaş olarak.
0
🌸michael_knight
(13.07.25)
Abi bence sorun şu; google'da 1 dakikada bulabileceğin bilgiyi almadan fikir sahibi olmussun (milyonlarca sporcunun profesyonel olarak devletten maaş alması ve başka işleri olmaması) ve sorunun temeli buydu.
Misal sorun "devletler olimpiyatlara bu kadar para harcamali mi? Olimpiyat şampiyonuna verilen para fazla değil mi" falan olsa neyse. Yani soruyu bize sormadan googledan biraz okuma yapsan ortada soru olmayacakti zaten.

Bu arada ben emin değilim cahilce soru sormanın normal olup olmamasına. Misal bunu soru olarak sorsan süper olabilir :) çünkü ben googledan bilgiyi aramadan buraya gelip bir şey sormam. Ama başkası da böyle sorular olmasa burada hiç aktivite olmaz der, olabilir.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
@logistics, önce Google’a sormak gibi bir zorunluluğum yok ki. Hem de dediğin kadar Google’da anında cevap bulacağım bir soru değil.
“Macaristan’ın başkenti hangi şehir?” diye sorsaydım o zaman anlardınim Google konulu sitemini.

Çoğu soruya çok özenli çok güzel cevaplar veriyorsun. Senden pek çok şey öğrendim ama burada sebepsiz yere sinirlenmişsin gibi hissediyorum. Hatta benim hayatımdan örnekler vermeni de beni ikna etmek değil de sinirini çıkartmak için yazmışsın gibi geldi bana.
Eğer devletin bana yaptığı masraf da boşa gittiyse bence bu da yanlış, düzeltilmeli ama o başka bir konu.

Burası genelde çok ciddi sorulara çok ciddi cevaplar verdiğimiz bir yer değil benim gözümde. Öyle zamanlar da var ama nadir.

Ben yine cahil sorular sormaya devam etmeyi planlıyorum. Çok da birikimli bir insanımdır hatalı boyunca en azından 15-20 kitap okumuşumdur ama benim bile bilmediğim bilgiler var.

Pinpon federasyonu bu yıl bütçesi 80 milyon tl.
O parayla 2-3 Ferrari alıp polis arabası yapar ve tüm dünyada yayınlanan Show ana haberlere çıkabilirdik. 14 yaşında yetenekli bir Çinli pinponcuyu yenecek bir kişinin bu topraklarda daha önce doğduğundan şüpheliyim.

Takdir halkımızındır.
0
🌸michael_knight
(14.07.25)
profesyonel sporu siz fonlayamazsınız, amatör sporu da zaten fonlamıyorsunuz. amatör sporda fonlanan yöneticilerdir, profesyonel spor tamamen bir endüstri. artık böyle şeylere sabrım kalmadığı için yazayım; büyüyünce farkı anlarsınız.
0
ahmet oturum cerezi
(14.07.25)
Abi sporculara maaş ödeniyor mu sorusu direkt googlea yazınca karşına çıkan bir olay. Hatta sporcuların başka meslekleri var mı sorusu da. Sonuç olarak burada sen hem sporcuların hepsinin maaş aldığını hem de spor dışında meslekleri olmadığı, israf oldukları fikrine arastirmadan ulasmissin. Dediğim gibi ben şahsen ekşiduyuru'yu googleda cevap bulamadigim ya da arada kaldığım ya da googleda cevabi olmayacak şeyler için kullanıyorum. Bu demek değil ki doğrusu bu, benim fikrim ve kullanış biçimim.

Yok benim demek istediğim senin hayatından örnek vererek olayın absürtlüğü ya da isteyen herkesin işi iyice "vergi alinmasin, devlet güvenlik dışında hiçbir şeye karışmasın" noktasina getirebileceği. Bunun da doğrusu yanlışı yok tabiki, herkesin kendi düşüncesi ama sen hakkında araştırma bile yapmadığını kişileri ütücü yapmak isterken ve bu kişilerin israf olduğunu düşünürken sana yapılan israfı (senin ya da libertaryan kişilerin diyeceği şey) sana örnek olarak veriyorum. Ben buna israf demiyorum tabiki.

Bak misal şu anki sorun çok çok daha doğru; pinpon federasyonu acaba 80 milyon bütçe olmalı mi yoksa misal bu bütçeyi başka sporlara mi yonlendirmeli? Bu bütçe ne kadar verimli? Bütçe başına sporcu oranı nedir vs bunlar hep sorulabilecek sorular.
Ama sen gene çok acayip bir fikir veriyorsun yani tartışmak zor oluyor. Neden bunu yaptığını da anlamadım, ciddi ciddi pinpon federasyonu yerine ferrarileri polis arabası yapmanın toplum için daha yararlı olacağını mi düşünüyorsun? Yoksa abartmaya mi çalıştin? Neyse.

Sen benim anladığım (önceki sorularindan/cevaplarindan) liberal ekonomi tarafındasin ve vergiler olmasin/azalsin vs düşünüyorsun ve hayatı para/cokomel egrisine göre bakıyorsun gibi (cikarimlarim tabi). Bunun doğrusu yanlısı yok, kişisel düşünce. (Birazdan der meister gelip liberallere kol bacak girecek...)

Bu arada bu konuda okuyabilirsin ama spora ayrilan bütçe sadece spor için olmaz aslında. Genç nesillere daha çok spor yaptırmak, onlara misal spor ile öğrenilebilecek karakter ve fiziki özellikler kazandirmak, toplumu spora alıştırarak sağlıklı yapmak, toplumu bir spor takımının arkasında birlestirmek (yani bir nesil naim'in arkasında oldu, bir nesil halil'in bir nesil mete'nin. Bunlar hep ulus bilinci için önemli bence). Bunlar senin önem verdiğin üretim vs için de önemli. Misal Amerika'da git bak, eskilerin en çok şikayet ettiği durum eskiden olan spor derslerinin kalkmasi ve haliyle amerikalilari' sagliginin bozulmasi, spor yapmamalari vs. Onun dışında spor bir endüstri. Devletler buralara yatırım yaparak iş yaratıyor (gerek stadyum, tesis vs yapimi, gerek koç, doktor vs işe alimi) ve buna ek olarak yapılan turnuvalar turizm geliri oluyor. Örnek olimpiyatlar yani (ki bu konuda senin tepkine ek paris ufak bir butce ile zarar etmemeye calisti, bu bütçe eleştirilen bir olay). Son bir ek de dünyada taninirlik. Jamaicali atletler 100mde böyle olmasa kaç kişi jamaica bilecek, misal burada bile bilmem kaç kişi yusuf dikec ile gurur duydu, dünyada tanindi.

Neyse yani, belki ben sert çıkıştım, olabilir kusura bakma. Malesef hiçbir şekilde bir şey okumadan fikir sahibi olunması benim galiba trigger noktam özellikle ai vs olan şu dönemde. Belki de dikkat etmem lazım, kirici olabilir.
0
logisticsmanager
(14.07.25)
Bak Google aramasından edinemeyeceğim bir sürü bilgi edindim.
Kömünist olsan da iyi bir insansın :)
0
🌸michael_knight
(14.07.25)
(8)

zeynep bastık gerçekten başarılı bir sanatçı mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa sadece pr saysesinde şöhrete kavuşmuş biri mi? bayhan gibi kendi özgün eserlerini seslendirmek yerine başkalarının şarkılarını söyleyen birisi nasıl bu kadar çok sevilebiliyor anlayabilmiş değilim. sizce zeynep bastık'ın müzikal başarısı yetenekli olmasından mı yoksa iyi bir reklam şirketiyle
yoksa sadece pr saysesinde şöhrete kavuşmuş biri mi? bayhan gibi kendi özgün eserlerini seslendirmek yerine başkalarının şarkılarını söyleyen birisi nasıl bu kadar çok sevilebiliyor anlayabilmiş değilim. sizce zeynep bastık'ın müzikal başarısı yetenekli olmasından mı yoksa iyi bir reklam şirketiyle çalışmasından mı kaynaklı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.07.25)
onun ayarında söyleyen çok fazla insan var.
diğerleri ünlü değil de bu kişi neden ünlü, cevavbı PR.

bu kadar ünlü olmasa ve kendi halinde cover'lar yapsa çok sevilirdi bence.
ben ne kadar ünlü olduğunu bilmiyorum ama denk geldiğinde şarkılarını dinlediğimde kötü bulmuyorum. hangisi cover hangisi orjinal o kadar bilgim yok.
0
geçici kullanıcı
(13.07.25)
Sesi kötü değil, tarzı eh. Bu kadar antipatik bulunmasının nedeni inanılmaz yapay bir şekilde reklamının yapılması, ünlü edilmesi. İnsanlar bu kadarını sevmiyor.
0
sekizdokuzon
(13.07.25)
Zeynep bastık'i her yerde gördüm (hala kim olduğunu bilmiyorum açıkçası ama ismini biliyorum).
Bayhan'i eğer meşhur bayhanci yazar sensen son 10 yılda sadece senden duydum. Bir de arada silahli catismalarinda falan.
Pr etkisi olabilir.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
eski sevgilisi çok başarılı.

(bkz: hypers)
0
ahmet oturum cerezi
(13.07.25)
Benim gözumde Zeynep Bastık Tolga Akıș'ın bir ürünü. Rocket league steam'de neyse, Zeynep de o.

Yetenekle bir yerlere gelinseydi beni çoktan tanımıştınız ama sorun yok :D
0
funl
(13.07.25)
Kendisi başarısız ama pr konusunda inanılmaz başarılı.
0
hayalhayal
(13.07.25)
pr olmasa şarkıları youtube'da 5-10bin izlenirdi.kimse de adını duymazdı.
0
potsdamer
(13.07.25)
istanbul'da barlarda gece klüplerinde zeynep bastık'tan daha iyi şarkı söyleyen 150 kadar şarkıcı bulabilirsiniz ama hepten de sesi kötü, şarkıcılığı kötü diyemem. iyi kötü şarkı söylüyor işte. ama çok güzel pr'ı yapıldı. o da bu pr'ı iyi kullandı. aynı miktarda ve kalitede pr benim için yapılsa, başarılı olmayacaktı.

ben size daha beterini söyleyeyim.

hadise, zeynep bastık'tan ve piyasadaki neredeyse tüm şarkıcılardan daha kötü bir şarkıcıdır. hem de çok ciddi anlamda kötü bir şarkıcıdır. güzel ya da seksi değil, sesi çirkin, kötü de şarkı söylüyor. hadise, neden bu kadar ünlü bir şarkıcı???
0
co2s2
(13.07.25)
(7)

27€ altında alışverişe SHEIN'de %60 oranında gümrük vergisi çıkıyor.

anaphylacticshock
Merhaba, SHEIN uygulamasında 3 tane saati çok beğendim. Toplamda 450 tl falan tutuyor. Kargo bedava. 50 tl civarında kargo sigortası falan var. Yani her şey dahil 500 - 600 tl almak istediklerim. Benim bildiğim 27 Euro gümrük sınırı var. 27 euro altında yapılan alışverişlerde vergi kesilmemesi lazım
Merhaba,

SHEIN uygulamasında 3 tane saati çok beğendim. Toplamda 450 tl falan tutuyor. Kargo bedava. 50 tl civarında kargo sigortası falan var. Yani her şey dahil 500 - 600 tl almak istediklerim.

Benim bildiğim 27 Euro gümrük sınırı var. 27 euro altında yapılan alışverişlerde vergi kesilmemesi lazım.

Ama buna rağmen SHEIN hem %60 gümrük vergisi kesiyor hem de bir ayda en fazla 5 ürün alabilirsiniz diyor.

Bu durumu yaşayan var mı? Niye böyle oluyor? Ben mi yanlış biliyorum?

NOT: SHEIN uygulamasından ilk defa alışveriş yapıcam. Uygulamayı kullanmayı çok bilmiyorum. Detaylı açıklayabilirseniz çok sevinirim.
0
anaphylacticshock
(13.07.25)
1€ bile alışveriş yapsan gümrük vergisi ödemek zorundasın. 27€ gümrük vergisi ödenmeyecek demek değil.

27€ olayı bireysel olup olmaması ile ilgili. Onu geçersen bildiğin şirket gibi ithalat yapıyor olacaksin ve Gümrükçü ile çalışman gerekecek.

ticaret.gov.tr

"Her bir sevkiyat için kıymeti 30 Avro'yu aşmayan eşyaya geldiği ülkeye göre tek ve maktu vergi oranı uygulanacaktır. Söz konusu vergi oranları, eşyanın

Avrupa Birliği ülkelerinden doğrudan gelmesi durumunda %30,
Diğer ülkelerden gelmesi durumunda %60,"
0
logisticsmanager
(13.07.25)
Anladım, çok sağolun. Ama 27 Euro bireysel harcama için çok düşük bir sınır değil mi?
Amazon Amerika şubesinden yeni bir harddisk almak istiyordum. Fiyatı 70 Euro civarı. Şimdi ısmarlasam mesela gümrüğe mi takılacak? Ne olacak?
0
🌸anaphylacticshock
(13.07.25)
Sağlık bakanınin hastanesi olmasi ya da tarım bakaninin cargill müdürü olması falan bunların bile umursamadigi ortamda 27€nun düşük mü yüksek mi olduğu sorgulanamayacak bir şey. Tabiki düşük de bu sorulari geçeli çok oldu bu ülkede. Istedikleri 1€ bile harcama yapmamaniz döviz ile.

70€ tahmini 200€ falan çıkar ya da daha fazla. Yani 2-3 kati oluyor çünkü gümrük firmasi ile calismaniz gerekiyor çünkü gümrüğe takılacak evet.

Kısacası 27€ysa gümrük odersiniz, üstüyse hem gümrük odersiniz hem Gümrükçü parası.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
Konuyla ilgili şuradaki şikayetleri okursanız görürsünüz;
www.sikayetvar.com

www.sikayetvar.com

Amazon size gümrük dahil falan derse de inanmayin yani takılacak.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
her yere yazıyorum yine yazayım:

eskiden 150 euro altı vergisizdi. 1500'e kadar şu anki 27€ sınırı gibi "vergisini verip" alabiliyorduk. Sonra VERGİSİZ SINIR 75 ve 23'e düşüp en son "ne alırsan al vergi vereceksin"e dönüşmüştü. Sonra vergisini vererek almanı bile kısıtlayıp (bu arayı tam hatırlamıyorum ilgilenmedim) 27€ üzerini komple ticaret gibi görüp mali müşavirlerle saçma sapan işler yapmanı gerektirecek hale getirdiler.

Shein çin'den gönderen bişeyse orada vergi %60 olmalı. O da eskiden 20 miydi 30 muydu neydi, geçenlerde 60'a çıkardılar.
0
nhk ni youkosu
(13.07.25)
Çok sağolun. Harddiski almıyorum o zaman. Ama saatleri dayanamayıp alıcam galiba.

Saatler 27 euronun çok altında. Üzerine binen %60 vergi SHEIN uygulamasında ödeme aşamasında hesaplanıp kesiliyor. Kargo bedava.

Buna rağmen ürünler kapıya geldiğinde benden kargo ya da vergi vs adı altında harici bir ücret talep ederler mi?
0
🌸anaphylacticshock
(13.07.25)
Son soruna cevap veriyorum. Site senden gümrük ücreti/vergi adı altında para alıyorsa kapıda herhangi bir ücret daha ödememen gerekir.

Temu, Amazon siparişlerim bu şekilde gerçekleşiyor.
0
chicha_v2
(14.07.25)
(5)

yatırım aracı olarak neyi tercih ediyorsunuz?

istististist
mevcut gelişmeler göz önüne alındığında, mevduatta ya da para piyasası fonlarında kalmak riskli mi kalıyor sizce?yeni bir borsa, altın, döviz rallisi yaklaşıyor mu?ev almaya parası yetmeyen birisi, mevcut birikimini sizce nasıl değerlendirmeli?
mevcut gelişmeler göz önüne alındığında, mevduatta ya da para piyasası fonlarında kalmak riskli mi kalıyor sizce?

yeni bir borsa, altın, döviz rallisi yaklaşıyor mu?

ev almaya parası yetmeyen birisi, mevcut birikimini sizce nasıl değerlendirmeli?
0
istististist
(12.07.25)
Gümüş, ABD borsaları ve İsviçre frangı gözdem.
Altına hala sıcağım.
BTC ve hatta tüm kriptoların çağdaş lale soğanı olmadığına kendimi ikna edemiyorum.
Vadeliye hep uzaktım da PPF larına da soğuma evresindeyim.
Borsada kağıt bazlı günlük hareketler dışında ben girmem bu dönem.

Son soruna cevap değil. Aman haa. Silerim zaten birazdan.
0
Mirket
(12.07.25)
Etf Msci world
0
logisticsmanager
(12.07.25)
SP500 fonu aliyorum kafam rahat. enflasyona ve dolar kuruna karsi kendimi korumus oluyorum.
Bir sonraki teslayi/bitcoin'i bizzat erkenden kesfetmediginiz surece teorik olarak piyasalarin ortalama buyume hizini gecmeniz zaten olasi degil. o yuzden piyasayi yansitan en istikrarli gosterge olarak SP500 fonlarina yatirim yapiyorum. (VOO,SPY dusuk maliyetli olanlari).
ayrica google ve apple'dan da vaktinde iyi kar elde ettim ama yeni ev alacagimiz zaman satmak durumunda kalmistim.
0
adrianapole
(12.07.25)
Ev almak isteyen ancak parası yetmeyen birisi , önce kendisini hedge etmelidir.

Kendisine yakın bir şehirden varsa bütçesine uygun bir ev alıp, kiraya verebilir.
veya ,

Parası yetiyorsa arsa almayı düşünebilir

veya,

Oda yetmiyorsa, sıkı bir araştırma ile prim yapacak bir yerden toprak alabilir .




Bunlardan hiç biri mümkün değilse o zaman , ağırlıklarını duruma göre değiştirerek sepet yapmalıdır.


-Mevduatın yüzdesi sınırlı olmalı
-Altın şu an yatay ama Fed faiz indirimleri hareketlendirebilir
-Borsa , chp ye olan durumlardan dolayı, kestirmesi zor, bana göre sadece haftalık veya günlük trade yapılır
-dövize yatırım yapmak mantıklı değil, onun yerine altın ve gümüş değerlendirilmeli
- borsada tecrübe varsa gayrimenkul fon veya hisse senetlerini sıkı araştırıp, takip edebiliyorsa belirli bir yüzdede almak düşünülebilir
0
Rao
(12.07.25)
hisse (nasdaq), etf (nasdaq), kripto (btc agirlikli), altin ve gümüs biriktiriyorum yillardir.
0
sir gawain
(12.07.25)
(16)

sebze yemekleri ve ekmek

semaforo de medianoche
ekmek alışkanlığını uzun yıllar önce yendim artık alışkanlıktan değil keyfe keder yiyorum. ancak sebze yemeği olunca tek başına sebzeyle doymak mümkün olmadığından sırf doyabilmek adına yiyorum ekmek. peki hiç yemeyenler nasıl yapıyor bunu sebze yemiyor mu? mesela ıspanak yemeği var yanına et, pilav
ekmek alışkanlığını uzun yıllar önce yendim artık alışkanlıktan değil keyfe keder yiyorum. ancak sebze yemeği olunca tek başına sebzeyle doymak mümkün olmadığından sırf doyabilmek adına yiyorum ekmek. peki hiç yemeyenler nasıl yapıyor bunu sebze yemiyor mu? mesela ıspanak yemeği var yanına et, pilav, makarna da gitmez pek. e sadece ıspanakla da doyulmaz. bir formülü var mıdır bu işin yoksa harbiden sadece ıspanak yiyip sabah kahvaltıya kadar aç mı kalıyor insanlar?
0
semaforo de medianoche
(11.07.25)
Bu baya subjektif bi konu ama türkiyedeki porsiyonların ve ekmeğin fazla tüketilmesinin sebebi daha sofraya "ben bununla doymam" düşüncesiyle oturmak

Sulu yemeğin yanında ekmek severim ekmekle düşman değilim, bir tost ekmeği boyutunda ekşimaya ekmek yesem bana yetiyor
0
grimavi
(11.07.25)
Ispanağın suyunu mümkün olduğunca çektir. Çok sulu olursa ekmek yeme isteği uyandırır. Suyunu son noktaya kadar cektirirsen ve yağını da bir tık fazla koyarsan daha katı olur ve ekmek isteği olmaz. Doymama hissi biraz psikolojik aslında.
0
rock n roll
(11.07.25)
ekmek yeme isteği yok bende yanlış anlaşılmış galiba soru. gerçekten doymuyorum. yani aşırı aç oturduysam zaten ıspanakla doymam mümkün değil, çok acıkmadan oturunca ekmeksiz yer kalkarım ıspanağı sorun değil. ama 2-3 saate midem kazınmaya başlar. tahmin veya önyargı değil bu tecrübe ettiğim bir durumdan bahsediyorum. akşam yemeği olarak ıspanak yediysem gece tekrar yemeye yol açıyor bu da. gerçekten sadece ıspanak yiyip sabaha kadar bir şey yemeden durabiliyor mu insanlar yoksa ıspanakla birlikte bir şeyler mi yiyor ben bunu sormak istedim aslında.
0
🌸semaforo de medianoche
(11.07.25)
Tok hissetmek için yanında proteinli bir şey yeseniz faydalı olur.
0
peki madem
(11.07.25)
Gece acikmamak aslında gün içinde tükettiğin karbonhidrat& nişasta miktarı ve insülin direncinle alakalı. Gerçekten dengeli bir diyette bir tabak ıspanak ertesi gün öğlene kadar acikmani engeller. Nişastadan kastım mercimek, domates,fasülye vs. Bunların tüketimini de dengede tutmak gerekiyor.
0
sekizdokuzon
(11.07.25)
Hocam ekmek yemeden yediğin yemekten zevk almıyorsan neden ekmek yemiyorsun ekmek yemenin sana, sağlığına bir zararı yok, insanlar günümüzde birçok besin grubunu öcü gibi görüyor terörist muamelesi yapıyor, halbuki alakası yok spesifik bir hastalığın yoksa bu gruba ait ürünlerin bir sıkıntısı yok ye geç, hayatı kendine çekilmez kılmana gerek yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.07.25)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet: eskiden alışkanlığım vardı ekmek yemeden makarna bile yiyemiyordum. yıllar önce bunun sadece alışkanlık olduğunu fark edip üstüne gidip kırdım bu durumu. şu an dediğin gibi yapıyorum zaten istediğimde yiyorum istemediğimde yemiyorum. öyle katı bir yememe disiplinim yok yani. keyfe keder yiyorum demiştim soruda da. ancak sebze yemekleriyle yemek istemiyorum fakat bu da fiziksel olarak mümkün olmuyor. aç bırakıyor. asla ekmek yemeyen insanlar nasıl yapıyor bunu doyuyorlar mı yoksa başka şekilde mi yiyorlar onu sormak istedim.

@sekizdokuzon: gece acıkmak değil kastım ya gidip niye bir kelime seçip ona takılınıyo bu sitede. bir örnekti o. öğlen 1'de yesem de sade ıspanağı 4'te acıkırım bu sefer de. öyle oluyor bende yani onu demek istedim. doğru düzgün kalori almayınca hızlı acıkıyorum işte doyurucu olmuyor.
0
🌸semaforo de medianoche
(11.07.25)
Ben bir dönem ekmeği kesmiştim ve ıspanağı bu söylediğim şekilde yapıyordum ve sadece ıspanakla doyuyordum yanında bir şey yemediğimde de. Yani mide kazinmasi falan olmuyordu. Akşam yediğimde sabaha kadar hiçbir sıkıntım olmuyordu.
0
rock n roll
(11.07.25)
Hocam o dediğin olay genelde genel olarak yemeğe karşı çok ilgisi olmayan insanlarda oluyor, yani yemek için yaşayanlar değil de yaşamak için yiyen insanlar oluyor onlar pek aramıyor böyle şeyler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.07.25)
Bizim evde çocukluğumdan beri annem ıspanak yanına köfte yapardı. Bazen de sade makarna + sarımsaklı yogurt.

Ben kendime yaparken ıspanak ve mercimek makarnası yapıyorum mesela; hem protein de almış oluyorum.

Bazen de 1 dilim tam tahıllı ekmek yerim.

Pırasa yaptıysam içine nohut vs ekleyip protein hacmini yükseltmeye çalışıyorum.

Bence sebze yemeklerini yanında proteinle desteklemek gerekiyor; daha doyurucu oluyor. Öteki türlü size katılıyorum; sade ıspanak yesem ben de acikirim.
0
fraise
(11.07.25)
Abi ispanak yemeginin seni kalorik olarak da zeytinyağı dışında doyurma imkani yok. Zaten sıkıntı orada. Misal türlü ile doymuyorum desen farkliydi.

Ispanak yemeğini karbonhidrat olmadan yiyip doyan insan hiçbir şey yemese de yasayabilir bence. Açlık orucunda kilo kaybetmez...
0
logisticsmanager
(11.07.25)
Yemeğe çok düşkün değilim, az yiyorum. Belki bundandır, az yediğimde de doyuyorum. Saatlerce yemek yemediğimde baş dönmesi gibi şeyler de olmaz bende.
0
rock n roll
(11.07.25)
@fraise: aslında merak ettiğim konu bu. teşekkürler. a: sebze yemeği yersem öncesinde/sonrasında muhakkkak protein ya da karbonhidrat içerikli bir tabak da yerim. b: tek başına sebze yemeği yerim ekstra bir acıkma yaşatmaz bana. c: ekmeksiz yiyemem doymadığım için. gibi cevaplardı merak ettiğim konu.
0
🌸semaforo de medianoche
(11.07.25)
O zaman cevap vereyim a.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
Abi sen ekmek ye, gerginliğini alır
0
sekizdokuzon
(12.07.25)
Spesifik örnek istiyorsanız ıspanak özelinde ben ıspanağı yumurtalı yapıyorum hatta patates de ekliyorum, ıspanaklı patatesli omlet gibi. Tek başına zeytinyağlı ıspanak yaparsam yanına yoğurtlu makarna salatası yapıyorum. Yemek konusunda kendimi doyuracak kadar iyiyim sadece o nedenle bu kombinasyonlar saçma gelmiş olabilir ama bende böyle.
0
peki madem
(12.07.25)
(15)

Pkk gerçekten silah bırakır mı?

messina123
Terörün olmadığı insanların pisi pisine ölmediği Türkiye hayali muazzam bir hayal ancak gerçekten pkknın silah bıraktığına inanıyor musunuz? Ayrıca bıraktılarsa bile ne karşılığında bıraktı bunlar?
Terörün olmadığı insanların pisi pisine ölmediği Türkiye hayali muazzam bir hayal ancak gerçekten pkknın silah bıraktığına inanıyor musunuz? Ayrıca bıraktılarsa bile ne karşılığında bıraktı bunlar?
0
messina123
(11.07.25)
Bırakmadı. Öyle ya da böyle dünya tarafından terör örgütü kabul edilen bir örgüt kendini tasfiye etti ve o örgütle bağlantılı olan özünde terör örgütü olan diğer örgütlerin önü açıldı.
Tarihimiz için kara bir gün.
0
denizgonen
(11.07.25)
Irak’ın kuzeyinde Barzani PKK’yı istemiyordu. Barzani İsrail’den güç alıp PKK’nın üstüne yürüyordu. İran’a sürülen PKK orada biraz yer bulsa da mollalarla ters düştü. Rotayı Suriye’nin kuzeyine çevirdi ve yeni bir kanat oluştu. Silah bırakma sonrası İran ve Irak da nelerin olacağı önemli değil Suriye’de nelerin olacağı önemli. İzleyip göreceğiz.
0
iddaaci
(11.07.25)
Bu kadar tiyatronun tek nedeni var: Erdoğan'ın bir saltanat kurmak isteyişi. Yani seçimleri kaldırmak ve oğlunu varis bırakmak istiyor (yeni anayasa). Bunun için 400 vekile ihtiyacı var.

Dem ve Pkk terör örgütü de bu fırsattan istifade federasyon ve yerel özerklik, terörist başını serbest bıraktırmak istiyor. Senelerdir akp, dem ve pkk'yı çok sert eleştirdiği için de, böyle bir tiyatro oynanıyor.

pkk, asla silah bırakmaz. Bölücülükten asla vazgeçmez.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.07.25)
Ben barıştan yanayım kürt düşmanı değilim öncelikle belirteyim

Fakat bu silah bırakma meselesi pkk ile ilgili değil. Ortadoğunun şu haline bakınca suriye iran israil lübnan, en küçük aşiret grupları bile silah bırakmaz niye bıraksın
0
grimavi
(11.07.25)
Yıllarca yardım aldıkları devletler kendi derdinde şu an. Türkiye, bir çok kötü plan ve uygulamaya rağmen adından söz ettirdi. Dışarı ile ilişkilerimiz bir çok alanda yoğun şu sıralar.

pkk burada Türkiye'yi her tür zarara uğratmak için kurulan taşeron bir örgüttü. Yıllarca bu örgüte destek olanların başka planları vardır.
pkk silah bırakmadı diye düşünmek yerine yerine rahatlığa çok girmeden, rehavet yapmadan dikkati aleyhimize kullanılabilecek daha farklı noktalara yoğunlaştırmak gerek.
Genel olarak dünya ve dünya
siyaseti değişiyor.
Bir bölgede kaos adına kullanılan
aparatlar da değişecektir.

Batı Türkiye ile iyi geçinmeye çalışıyor,çalışacaktır.
Öyle eskisi gibi her sene ABD kongresinde Ermeni soykırımı yasa tasarısının konuşulması, yok Türkiye'ye başka yaptırımlar uygulama, sürekli aleyhimize olan AİHM kararları, dışarıdan
gelip Türkiye'deki resmi kurumları denetlemek, Yunanistan Ege'de bizi taciz ediyormuş falan.. geçti o günler.

Tabi ara ara rahat durmayacaklardır.
Hazırlıklı olmak şart.
Bölge halkıyla yakınlaşma ve iş olanaklarının artması gerek. Aslında kaynak çok bölgede ama terör engel oldu.
Dünyada ise bize her daim belgesellerle bize fakirlik, açlık, aslan, timsah, kaplandan ibaret bir yer diye gösterilen Afrika da şu bir çok devletin menfaati için karşılaşma alanı olmuş durumda.
Tarım arazilerinden çok bir çok kaynaklara sahip bölge.
Bunu şu an anlıyoruz ve eskiden beri medyanın kendisi doğru şekilde bölgede olan biteni yanlış veya eksik veya her daim problem olarak gösterdi

@kartallar yuksek ucar
irtifayı düşür biraz olaylara biraz daha geniş açıyla bak bir zahmet. dışarı çık gez dolaş.
0
diyecevaplandı
(11.07.25)
Fahrettin Altun un stajyerleri her ne kadar bunu mucizevi bir olay olarak lans etse de öyle değil.

Öncelikle türkler 2500 yıldır tarih sahnesinde yer alıp karşılarina türlü düşmanlar çıkmıştır, örneğin Moğollar, Ruslar, İranlılar, PKKlilar, irticacilar etc.

Bütün bu düşmanlari bir kenara koyduğumuzda ülkemizin başına gelen en büyük bela ak parti adlı oluşum ve içindeki sahislardir. Ak Parti'nin türk milletinin lehine bir iş yapması mümkün değildir. Zira bu eşyanin tabiatına aykırı mesela bir Rus a alkolü yasaklayamazsin, bir dinciye hoşgörüyu, toleransı anlatamazsin, yapamaz tabiatında yok çünkü.

Dolayısıyla geçen 23 yıla baktığımızda, samimi dusuncelerle türk insanınin menfaati için yapılan hiçbir şey olmadığı gibi her birinin altında rant amaçlı çeşitli emeller vardır. Zaten bunları saklamiyolar; hasta garantili hastaneler, araç garantili yollar, savunma sanayini Erdoğan'ın ailesinin yönlendirmesi, en basitinden e devlet e vergi gibi sistemlerin yaygınlasmasi iyi bir şey gibi görünüyor ama aslında bunun amacı insanları daha kolay kategorize etmek, listelemek, daha çabuk parasına konmak. Mesela artık o kadar ileri gittiler ki Türkiye'yi terk etmenin cezası olarak 700 kusur lira ödediğimiz harç için pul bile vermiyorlar. Sözde dijitallesme. Prim borcunu ödemeyene şak diye elektronik haciz. Kurulan radar tuzaklarından toplanan paralar. Sorsan Avrupada e devlet gibi sistem yok, türk bankacılık sistemi çok iyi diye zirvalarlar. İran vurulur türk borsası çöker. Çünkü ülkenin altını oymuslar.

Adalet sistemi tamamen parti örgütunun içinde hakimler mahkemeler günlük kararlarla değiştiriliyor. 50 bin kisibin sogrudan ölümüne sebep olmuş örgüt lideri video konferans yapıyor adeta. Ama belediye başkanının görüntüsü, afişi sesi bile yasak.

Böyle bir ülkede PKK silah bırakması tamamen tiyatro zaten, Türkiye Cumhuriyeti için irtica daima bölücü örgütten daha tehlikelidir. Şu anda da öyle, akp pkkdan daha tehlikeli bir örgüt.

Bunu artık zihinsel engelli bireylere sorsan ucunda Erdoğan'ın yeniden başkan seçilmesi veya kendisinin verasetini sağlamak olduğunu söyler, tereddüt etmez.

Katiyen silah birakacagina inanmıyorum. Altında ne olduğunu yakında öğreniriz.

Bunlar 15 temmuzda cuma günü darbe yapılıp ertesi pazartesi günü 5000 tane hakim savcıyı terör örgütü üyesi diye işten atan adamlar. Yani komediye bakar mısın 5000 tane hakim savcının fetocu olduğunu biliyorsun ad soyadına kadar, çünkü kendin elinle koydun, bu adamlar cuma günü işe gidiyorlar karar veriyorlar, pazartesi de işten atıyorsun bunlari :D neden daha önce yapmadın?

Şimdi esas örgüt guzellemeleri dinleyecegiz yandaş medya ve propana bakanlığımız başlamış bile, örgüt üyelerinin topluma kazandırılması diye. Yani biz orda burda bomba patlatan , toplumu terörize eden adamlari kucaklayacağız bu rezilliklere geldi sıra :)

Akp süper Türkiye ucuyor. Ayrıca lütfen biraz geniş pencereden bakalım Goebbels in de dediği gibi.
0
sanguine
(11.07.25)
İstediğini alırsa, yeni istekleri oluşana (daha doğrusu yeni istekleri reddedilene) kadar bırakır.
0
nawar
(11.07.25)
hayır operasyonlarını iran'a yoğunlaştıracaklar. iran düştüğünde de sıra bize gelecek.

abd kucağındaki bir türk hükümeti pkk'yı zaten bitiremezdi. 30-40 senedir böyle milliyetçi damarı beslediler. şimdi kendi kuklaları güç kaybettirdiği için ona meşruiyet kazandırmak adına "pkk silah bırakıyor" dümeni yapıyorlar.

3-5 sene sonra görürüz ne olduğunu.
0
der meister
(11.07.25)
Irakta Saddam degisim,yeni Irak sloganiyla hükümete geldi,

Sonra sam amcasi irana saldirtti,
Ardindan pkk nin oldugu bölgeye kimyasal bomba attirdi, hikayesi ile sam amcasina bahane ürettiler,

36.ve 32. Paralel bölgede ucus yasagi getirildi,

Bolge pkk ile kontrol edildi,

pkk artik kurumsallasiyor,

Tank,helikopter ve en önemlisi topraga kavusuyor,

ama pkk ismi ile degil,
kuzey suriye pkksi olarak yeni bir isim lanse edecekler,

bizimkilerede bunu ya yaparsiniz yada gidersiniz dediler,

onlarda bunu sözde zafere gibi lanse edip bak nasilda neler yaptik diye deli deli isler yapiyorlar,

sonraki gelen yönetimlerin isi daha da zor olacak,

Tabiki bunun ceremesini halk cekecek.

Hatirlayin,
Ahmet Davutoğlu ile komsularla sifir sorun dediler,
Suan sifir sorunla komsu ulke insanlari ile apartman komsusu olduk..

Yak parti yapar..
Yaptiklari yapacaklarinin teminati..
0
designer
(11.07.25)
Dibe sürüklenen ve çırpınışlarda olan bir rte ile karşı karşıyayız; en baştan bunu unutmamak lazım. Bu haldeyken Atatürk'ü canlandırıp reisicumhur yaptım dese oradan bile bu ülkeye millete faydalı bir şey çıkacağına inanmam.

Pratikte silah bırakılması, teoride silahlı kalmalarından yüzde yüz daha hayırsız bir hal getirecek. Silahlı örgütle mücadele etmek, politik bir örgütle uğraşmaktan daha zor değil.
Buradaki tek hümanist nosyon insan hayatı. Yani evet, terörist ya da değil, ölümler azalacaksa buna sevinelim. Ama bunun ne zaman gerçekleştiğini gördük?
Ölüm gerekiyorsa öldürürler, bunun için pkk'ya ihtiyaçları yok.
0
Bruce
(11.07.25)
%15-20 kürt oyu için yapılan bir tiyatro.
0
runaway
(11.07.25)
Aklı başında olan birisi bu soruyu sormamali.

Yaktıkları silahların sayısı 8
2 tanesinin namlusu egriydi birisinij kabzası parçalanmış.

Yani yaktıkları silahlar bile kenarda duran iskarta
0
topkapiaksaray
(11.07.25)
PKK zaten 2002'de bitmisti. Bil bakalim nasil ve neden dirildi..
0
feastofthedamned
(11.07.25)
Malesef mevcut hükümetin ve liderlerin ülke yararına bir hamle yapmalari imkansız. 20 yıldır ne haberlere sevinildi de sonra "aaa" oldu herkes. Goebbelslerini saldılar işte, chp=pkk yaptılar. Şimdi gene saldılar "baris geldi" diyorlar.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
Uzun kaybettiği oy açığını kürt seçmenden oy alarak kapatmak istiyor. Gördüğüm kadarıyla samimi bir ortam yok, Habur-2 loading... Bu ülkede kalıcı barışı getirecek tek parti chp gözüküyor.
0
HellKeePer
(12.07.25)
(10)

yurtdışında yaşamak için eğitim almak

biseysorcaktim
fen-edebiyat fakültesinden kıytırık bir lisans mezunuyum. bölümün adı sanı pek az biliniyor. zaten mezun olduğumdan beri yazılım geliştirici olarak çalışıyorum. backend, db, web falan derken bir kaç yıldır front-end çalışıyorum genelde mobile (react-native) üzerine.daha önce çalıştığım yerlerde anal
fen-edebiyat fakültesinden kıytırık bir lisans mezunuyum. bölümün adı sanı pek az biliniyor. zaten mezun olduğumdan beri yazılım geliştirici olarak çalışıyorum. backend, db, web falan derken bir kaç yıldır front-end çalışıyorum genelde mobile (react-native) üzerine.

daha önce çalıştığım yerlerde analytics gibi araç gereçlere ufak tefek bakmıştım az çok fikir sahibiyim.

yurtdışına 8-10bin euro para vererek yüksek lisans'a başlayan ve orada yaşayan arkadaşlarım var. çoğu almanya'da. ben de orayı düşünüyorum.

yurtdışından iş bulup gitmek benim için zorlayıcı ama yüksek lisans (ya da benzeri bir eğitim programı) ile gidip orada iş bulup yaşamak daha pratik geliyor. remote çalışıyorum şuanki işimde. oraya gidersem de şuanki işime devam edebilirim ve kazancım minimal olmak kaydıyla orası için yeterli.

açıkçası eğitim almak da istiyorum. lisans eğitimimin kabul edildiği, mesleki bilgimin üstüne biraz da eğitim katarak daha profesyonel olmak ve böylece yurtdışına taşınmak istiyorum. digital studies, digital management, data analytics, business analytics, digital transformation, technology management gibi isimlerle programlar varmış. lisans eğitimi olmasa da alaylı olarak cs alanınca çalışanları kabul ediyorlarmış.


iş ticarete dönmüş durumda. dönemine 10bin euro vereni kabul ediyor çoğu okul. var mı öyle "herhangi bir lisans mezununu kabul eden" programlar? yukarıdaki saydıklarımı chatgpt diyor ancak emin olamadım.

o programlarda "üniversitelerin matematik bölümünden mezun" ya da "cs alanında lisans yapmış" falan gibi şartları varsa beni kabul etmiyorlar. ama mesleki becerimi ve tecrübemi dikkate alıyorlarsa o bir kazanç artı olabilir benim için.

elimde ne var;
ingilizcem var. iş ya da eğitim alabilme yetkinliğinde. fransızca biliyorum b1 ama fransa'ya gitmek istemiyorum.
almanca'm çok temel. a1 değil ama öyle diyelim. eğitim ya da iş için kullanamam.
işim remote. oraya gitsem de şuanki işime devam edebilirim, şirket batmazsa tabi. şuanki gelirim avrupadaki net asgari ücretten daha yüksek.
daha önce hem uzun yaşadım yurtdışında hem turist olarak gittim. zorluklarını az çok biliyorum. can atmıyorum gitmeye ama yaşam standartı istanbul'dan hala yüksek.

yapıcı fikir ve önerilerinizi bekliyorum.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Master = para. Parasını verirsen çok yüksek rankingli üniversiteler dışında her yerde mastera girersin.
0
runaway
(11.07.25)
master bittikten sonra nasıl yaşayacağım?
öğrenci iken çalışma izni veriliyor. tam mı yarım mı bilmiyorum.

giden herkes "buradaki 1.5 - 2 yılımda muhakkak bir yerden iş bulurum" diyerek mi gidiyor.
0
🌸biseysorcaktim
(11.07.25)
mış mişle bu yola girme, bu dediğin 3-4 yıl öncesi için olabilitesi olan bir konuydu şu an çok zor, özellikle IT piyasası yurtdışında da çok durgun ve türk kimliği ile iş bulmak zor çünkü firmaların sana sponsor olması gerekiyor. ben yerinde olsam iş bulamama durumuna göre de a b c planı ile giderdim.
Yurtdışındayımve It sektöründeyim bu fikrim buradan geliyor.
0
tuborg yesili
(11.07.25)
hocam sen almanya'da yüksek lisans'ını bitirdikten sonra yanlış hatırlamıyorsam 2 yıl daha oturum veriyorlar sana. bu 2 yılın içinde çalışma iznin de var tabii. iş bulunca oturumun öğrencilikten çıkıyor artık.

yüksek lisans ile kapağı atmak çok mantıklı hareket. okurken de ufaktan iş başvuruları yaparsın zaten öğrenci oturumunda da haftalık belirli bir çalışma saatin yer alıyor.

almanya'da daha kolay iş bulabilmen için almanca öğrenmeni tavsiye ederim.
0
elektr10
(11.07.25)
batinin gocmenlik yollari belli:

1 - iltica
2 - egitim
3 - evlilik

+ yuksek icin cikip kalan cok.
+ master=para tezsiz yaparsan dogru, ama ben bes parasiz gelip, tezli master ustune doktora yapip oturum alan cok insan gordum.
+para problemi varsa tezli master iyi bir opsiyon, kendine bir tane duzgun prof bulmana bakar. arastirma yapman lazim. insanlarin pek gitmek istemedikleri sehirlerde sansin daha yuksek olur.
+ tavsiyem anadilini bilmedigin ulkelerden uzak durman bu durumda almanya/fransa zaten eleniyor.
+ okuldan sonra olay sponsor bulmaya bakar, yani bir sirkete seni ise almaya ikna edeceksin.
+ diyelim ki is bulamadin, hersey boka sardi vizen bitti donmen lazim, care evlilik. kadinsan zaten bu zor degil. erkek isen o zaman sansin daha dusuk.
+ hicbiri olmuyorsa son care iltica ki tavsiye etmem.
0
cooperr
(11.07.25)
Beş parasız hiçbir yerde master yapamazsın. ABD'de fully funded denilen doktora programlarında bile öğrenciler aylık bir miktar cepten yiyorlar. Bu tip bedavacı hayaller sadece zaman kaybettirir. Avrupa'da bedava master yok. Sadece ucuzu pahalısı var.
0
runaway
(11.07.25)
@runaway, sorumun hiç bir yerinde beş parasız nasıl master yaparım demedim ki? benim zaten orada da geçinebileceğim ve uzaktan çalışabildiğim bir işim var. giderken cebimde biraz param da olacak. iki döneme 20 küsür veririm de, 50bin euro civarında para vermem gerekecekse evet o üzer.

benim kaygım lisansımın edebiyat mesleğimin ise yazılım olması üzerine.
yl için de bu konuda eğitim almak istiyorum, ki orada kaldığım süreçte gerekirse başka iş bulayım.
0
🌸biseysorcaktim
(11.07.25)
@biseysorcaktim

sana demedim onu. yukarıda cooper parasız gelip master yapmak falan demiş ona dedim.
0
runaway
(11.07.25)
Yani yazılım hakkında konuşulanlar çok iç açıcı değil de şunu yazmaya geldim;
Çoğu yerde (benim bildiğim) masteri kazansaniz da hesabinizda bloke para falan lazım.
Ve siz bu ülkelere "ben remote calisacagim" diyemzasiniz çünkü o ülkede yaşarken çalışıyor olacaksiniz. Direkt vize reddi olur.

Bir de benim bildiğim fransa yazılım konusunda gelecek için almanya'ya oranla bir tık daha iyi olabilir şu tarz şeyler sebebiyle;
www.euronews.com

Tabi bilgim yok. Zaten sevmediginiz yere de gitmeyin. Ben de almanya sevmem akdeniz kiyisi yok :(
0
logisticsmanager
(11.07.25)
dunya o eski dunya degil. 2015 ve sonrasi cayir cayir herkes goc etmeye basladi. dolayisiyla surecler de tikanmaya basladi. abd'ye gelenler su anda donmek zorunda kaliyor is yok cunku piyasada.
0
antikadimag
(12.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.