Giriş
(5)

devlet hastanesi doktoruna hediye verilir mi?

matilda
merhaba, annem yakın bir zamanda ameliyat olacak. doktoru çok iyi, çok ilgili biri. bi hediye vermek istiyoruz böyle kahve fincanı gibi falan, orada da kullanabileceği bir şey olsun. şık bi fincan takımı, kaliteli de bi türk kahvesi alırız diye düşündüm. bu yasak mı? rüşvete falan girer mi? yasak de
merhaba,
annem yakın bir zamanda ameliyat olacak. doktoru çok iyi, çok ilgili biri.
bi hediye vermek istiyoruz böyle kahve fincanı gibi falan, orada da kullanabileceği bir şey olsun. şık bi fincan takımı, kaliteli de bi türk kahvesi alırız diye düşündüm.
bu yasak mı? rüşvete falan girer mi? yasak değilse kaliteli türk kahvesi istanbul'da nereden alınır?
teşekkür ederim.
0
matilda
(28.10.25)
girmez cok yaygin bir sey zaten. mandabatmaz turk kahvesi beyoglunda
0
ala09
(28.10.25)
Biz divan'dan kaliteli çikolata yaptırmıştık. Ekibe de ağam'dan baklava.
0
logisticsmanager
(28.10.25)
yasak değil verebilirsin.
0
jelly bear
(28.10.25)
Kahve için Eminönü'ne gidersen Kurukahveci Mehmet Efendi'nin taze çekilmişi güzel oluyor.

Bir de online sipariş için Selamlique önerebilirim isimlerinden nefret etsem de kahveleri oldukça kaliteli.
0
chicha_v2
(28.10.25)
Yaygın bir şey. rüşvet olacağını sanmıyorum. nacizane tavsiyem doktorunuz hediyeyi kabul etmezse ve siz de hala emeğini ödüllendirmek isterseniz cimerden teşekkür yazabilirsiniz. üstlerine karşı onun için iyi ve ona da moral olacaktır. annenize şimdiden geçmiş olsun.
0
bogurtlenliporsuk
(28.10.25)
(13)

Chemtrail olayı

messina123
Uçaklar sprey sıkıyormuş yağmur yağmıyormuş. Ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında
Uçaklar sprey sıkıyormuş yağmur yağmıyormuş. Ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında
-12
messina123
(24.10.25)
duz dunyacilarin dandik palavralarindan biri
+3
cooperr
(24.10.25)
Buna inanan kitleyle "aşıya çip taküyürler" diyen kitle aynı.
Mesela 2 yıl kadar önce chemtrail olayına inanan bir tanıdık dayı "3 ay içinde vampir virüsünü salacaklar gençler dikkatli olun, virüs bulaşan kafayı yiyecek çevresindekilere saldırmaya başlayacak, mesela bir polise bulaştı diyelim çekip tarayacak milleti" falan diyordu. Aradan 2 sene geçti şimdi de "farklı pazarlıklar yaptılar, rafa kaldırdılar ama yapacaklar" diyor.
+3
anatomik
(24.10.25)
Kayınvalidem bu.
Maalesef hanım çok üzülüyor annesinin kafayı yemesine. Gerçekten çok iyi kadın ama tv falan açıksa ya da ağzından buna yorulacak şeyler çıkarsa chemtrail'den covid kısır yapıyora, oradan her şeyi bigpharma yönetiyora, abd'de seçimler çalındıya, Avrupa'da seçimler çalınıyora falan filan peheey kafa açıyor.
Bu tarz şeyleri diyenlerin olayi misal bunu yazıp altına bu olmazsa beni cümle alem öpsün diyemiyorlar, tutmayinca bahaneleri hep var. Bizim kayınvalidenin de tutmadığı ici sürekli bahanesi var.

Kısacası kafayı yemiş ve komplonun ne kadar zor olduğunu anlamamis kitlenin ürünü. Chemtrail ile zehirliyorlar. Peki kendi tanıdıkları? Yok onlara hap verip sağlıklı tutuyorlar. Peki bu uçağı yapan üretici, uçağı uçuran pilot, uçak firması, uçak firması teknisyeni ve bunlarin aileleri hep bu işin içinde mi? O noktada kafa yanıyor.
+3
logisticsmanager
(24.10.25)
Komplo teorilerinin en dandik olanlarından biri. Neyse ki yakın çevremde bu zırvalara inanan kimse yok.

Laf anlatmaya çalışmakla kendinizi yormayın, hem boşa zaman harcarsınız hem de dalaşma riskiniz var.
+2
10551037
(24.10.25)
Önerme o kadar saçma ki (üstüne alınma) soruyu anlamadım ilk okuduğumda 😅
+1
truf
(24.10.25)
düz dünyacılarla kanki bunlar. gerçekten çevremde ne kadar zar zor okul bitiren adam varsa bunlara inanıyor. amk 3 harfli marketlerden her türlü hazır şeyi alıp corona aşıları bizi kısır etti diyen adamların çoğu chemtrailci. her türlü kanserojen gıdayı ye sonra bizi havadan gazlıyolar.
+1
mikahakkinen
(24.10.25)
uçağın arkasından çıkan beyaz dumanı gören fizik bilmez, bilim bilmez, aklında sürekli bir komplo ya uğradığı teorisiyle gezen adamların yakıştırması işte.

biri uydurdu uçaklar bizi spreyliyor diye, biri de chemtrail diye isim taktı. sen istediğin kadar bilimsel açıklamasını yap inandıramazsın kimseyi. "haaa demek öyleymiş" demezler.
+2
kibritsuyu
(25.10.25)
Komplo teorisi doğru orada atılan kimyasal bizzat arkadaşım.

Sadece yağmuru değil beyin gelişiminide engelliyor insanların bunu komplo teorisi olduğuna inandırıyorjfncmmdöf

Palavradan ibaret sadece insanlar nasıl kolayca inanır kanıtı için uydurulmuş bir goygoy bile olabilir
+2
basond
(25.10.25)
böyle bir şey yapmak yerine şehrin su şebekesine 2 gram civa damlatmaları daha az maliyetli olmaz mı?
+1
duster
(25.10.25)
Komplo teorilerini çok severim okurum bazılarına da inanırım da bu chemtrail kadar sikko bir şey yok.
0
Hallegadola
(25.10.25)
merhaba. birds aren't real a kadar giden bir delilik hali bu. keşke ülkemize de gelse. biz büyük oyun yeğen ile cin, evliya, hızır mızır oralara sıkıştık kaldık.
0
libertine
(25.10.25)
@libertine

Öyle deme, son 23 senede Türkiye çok gelişti ve komplo teorisinin her türlüsü ülkemize geldi.

Aşı karşıtlığı pandemiden önce de vardı, sadece bu kadar bilinen ve yaygın bir şey değildi. Ben aşı karşıtlığı denen zırvayı ilk kez 2015 sonu gibi Zeynep Casalini'den duymuştum. O tarihte pek önemsememiştim elbette.

Anti psikiyatri diye bir şey var, bunların kendilerince platformları bir araya geldikleri mecralar YouTube kanalları falan var.

Meşhur ufolog Haktan Akdoğan'ımız var yıllardır.

Düz dünyacı var mıdır bilmiyorum, birini gösteremem ama olmaması imkansız.

Bilimden uzaklaşılan alanı komplo teorileri ve üfürükçülük akıl almaz bir hızla doldurur. Komplo teoriler ve üfürükçülük ayrılmaz bir ikili ve birbirlerini çok iyi tamamlayan bir saçmalıklar bütünüdür. Bu nedenle ben üfürükçülüğü, komplo teorilerinden ayırmıyorum kavramsal olarak. Bu nedenle şehirli beyaz yakanın itibar ettiği bir dünya postmodern cinci hocaların cinci hocacılık (spiritüel tatavalar, enerjiler, kuantumlar, aile dizimleri, her gün yeni adlarla karşımıza çıkan sikko terapileri, bilinç altı temizlikleri vs) faaliyetlerinin tamamı chemtrails gibi komplo teorilerinin mütemmim cüzüdür.
+2
10551037
(25.10.25)
düzdünya, aşı karşıtlığı, topuk kanı karşıtlığı, chemtrails'ler, q-anon, aya inilmedi, 5g'ler zararlı, reptilianlar, kanserin tedavisi var ama saklanıyor....

böyle bir sürü komplo teorisi var.
hepsi için demiyorum ama komplo teorilerinin bazılarında haklılık payı var.
var olan bir gerçeği örtmeye çalışmak yerine içine onlarca saçmalık eklenir, artık onda bir'lik o doğruyu bile görmezden gelirsin. bknz: "bir gerçeği yok etmek istiyorsan iyi saldırma, kötü savun" meselesi.

bazı komplo teorileri eğlence amaçlı ortaya koyulurken (q-anon mesela) bazıları da gerçekleri aptallıkla örtmek için üretilir.

neyin zırvalık olduğunu, neyin az da olsa haklılık payı var olduğunu kaçırdık artık.
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
(4)

Aynı site içerisinde krediye uygun olmayan ev nasıl oluyor?

Cesario
Fiyatı ucuz yazıyor zaten diğer ilanlara göre.Krediye uygun kısmında da hayır yazıyor.Aynı sitede diğer ilanlar krediye uygun yazmış. Fotoğraflardan anladığım kadarıyla dairede yapılan bir değişim de farkedemedim.Yarın ilan sahibini aramayı düşünüyorum. Krediye uygun değilse gerçekten sebepleri ne o
Fiyatı ucuz yazıyor zaten diğer ilanlara göre.

Krediye uygun kısmında da hayır yazıyor.

Aynı sitede diğer ilanlar krediye uygun yazmış. Fotoğraflardan anladığım kadarıyla dairede yapılan bir değişim de farkedemedim.

Yarın ilan sahibini aramayı düşünüyorum. Krediye uygun değilse gerçekten sebepleri ne olabilir?

Not: kiracılı daire bu arada.
0
Cesario
(24.10.25)
Abi hemen söyleyeyim;
Bizim site eski kooperatif. 5 bina var. Bunlardan 2si ya da üçü imar affinda tapu aldı.
Iki tanesi almadi, saçma geldi onlara.
Şimdi bu üçünden ev alacaklar kredi alabiliyor ama diğer ikisinde alamıyor. Ama hepsi aynı site.

Bir de tabi aynı binada olup kredi olur/olmaz diyenler var. Emlakçı hatası olabilir.
0
logisticsmanager
(24.10.25)
yukarıdaki arkadaşa ek olarak; yönetim planında konut olarak görünmeyen veya ortak alan olan yerleri konuta çevirebiliyorlar. bunlara da doğal olarak kredi çıkmaz.
0
ground
(24.10.25)
Bambaşka bir durum da büyük sitelerde büyükinşaat firmaları 1.500 ev için kredi ile banka ile anlaşıyor. Zaten inşaat sürecinde sadece bir bankanın bir şubesi ile anlaşılıyor genelde.

Bina bitince krediyi erken ödeyenler evlerinin tapusunu alabiliyor. Bazı kişiler evlerin kredisi bitmiş olsa bile bankadan ipotek kaldırma yazısını alamıyordu.

Bunun nedeni de İnşaat firması kendi kredi çekmiş ve kredi için de bu inşaatı ipotek göstermiş.

İstanbul'da böyle evler var biliyorum. Tapu bile devredilmiyor ya da inşaat firmasında devrediliyor gibi saçma durumlar olaibliyor.
0
liberal
(24.10.25)
Bazı ev sahipleri, satışta evi değerinde göstermek istemediği için krediye uygun değil yazıyor. Gelir vergisinden veya tapu harcından kaçmak için öyle yazmış olabilir.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.10.25)
(13)

mizahta ve komidede ifade özgürlüğü

put it in your appropriate place
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.Birde mizah ve komedi
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?

Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.

Birde mizah ve komedi yaparken amaç dalga geçmek, alay etmek ve küçük düşürmek olmamalıdır. Olduğunda o mizah ve komedi olmuyor, aşağılamak oluyor.
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Eylemin bir 'dalga geçme, alay etme, küçük düşürme' mi olduğu, eğer öyle ise tolere edilir dozda mı olduğu konularına bir 'sansür kurulu' mu karar verecek peki?
+4
Mirket
(23.10.25)
insanın ağzından her şey tereddüt etmeden çıkabilmeli ve bu hukuki olarak koruma altında olmalıdır.

bak mesela sen daha sorduğun soruda bile kendinle çelişiyorsun.

bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var.
+5
yurtsuz john
(23.10.25)
@yurtsuz john;

tam olarak çeliştiğim kısım neresi? Anlamak için soruyorum. Müslüman salyangoz ikilem mi? Bundan bağımsız bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var görüşüne hak veriyorum.

@mirket;

sansür kurulu ve benzeri kavramlar asla olmayacak. zira sansür kurulunu kim seçecek? neye göre karar verecek? (bkz: quis custodiet ipsos custodes?)
0
🌸put it in your appropriate place
(23.10.25)
insanların duyguları kaale alınmaksızın her şey her yerde söylenebilmeli. amerika bunun uygulanışına güzel bir örnek. düşünsene istediğin herkese saydırıyorsun ve sabah uyandığında hala işinden atılmamışsın, kelepçelenmemişsin. rüya gibi.

bir de,
"benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır"
"ama"
aması yok işte. "sınırsız" ve "ama" aynı yerde olmuyor. "insanları incitmeyecek ölçüde insanlar kendini ifade edebilmeli" diyebilirsiniz, aksi takdirde post-modern bir anlayışta olduğunuz hâlde kendini çağdaş ve ilerici göstermeye çalışan sıradan bir anadolu insanı izlenimi veriyorsunuz.
+2
herzan
(23.10.25)
Bence bu konuda sınır şu, atıyorum biri sizi hiç alakadar etmeyen bir hassasiyet (LGBT) hakkında şaka yaptı ve güldünüz veya sorun etmediniz, o zaman sizin de hassasiyetinize şaka yapılabilir.
+2
olaylar olaylar
(23.10.25)
senin için sınırsız değilmiş.

Ben South Park ile büyüdüm. Orada söylenebilen her şeyin söylenebilmesi ve şakasının yapılabilmesinden yanayım. Küçük düşürmek olmamalı diyorsun da, mesela Saddam şeytan ile gay ilişki yaşıyordu. Bir grup insan için bi lideri küçük düşürmüş sayılabilir. Geçenlerde (izlemedim ama) Trump'ı gömmüşler bayağı. Bu olmamalı mı mesela? Zamanında tacizci rahiplerle aşırı dalga geçmişlerdi. (rahipler, çocuk taciz etmeyeni garipsiyordu) Komple dini aşağılıyor gibi bişey...
+5
nhk ni youkosu
(24.10.25)
İnsanların duyguları kâle alınmaksızın konuşulmamalı. Mizah da seviyeleri olan bir kavram, herkes her mizahı anlamaz, süt bebesine pastırma yedirmenin âlemi yok. Halbuki bu bilerek isteyerek yapılıyorsa orada kötü niyet vardır, kesin ve net. Kaos oluştuğunda suçunu kesinlikle kabul etmez bu kötülüğü yapanlar.

Mizah bir izah çeşididir ve kaliteleri, seviyeleri vardır. Zekâ gibi. Her zekâ ve her kültür her mizahı anlayacak diye bir kaide yoktur. İnsanların hassasiyetlerine saygı göstermemek kavga doğurur. Amaç buysa dilinizin kemiği olmayabilir evet.
-5
muhayyer divan
(24.10.25)
Sorun aslında kime göre neye göre sınır.
Misal biri der din kutsalim, sınır. Biri der millet kutsalim sınır, biri der futbol takımım sınır, biri der cinsel tercihim sınır ohooo.

Yani sizin güldüğünüz bir şeye başkası bu soylenmemeli diyebiliyor.
+2
logisticsmanager
(24.10.25)
"her şeyin mizahı olur ama hakaret olmaması lazım" gibi bir ifade ile kanun yapmaya çalışırsanız, şunlara benzeyen bir şey yaşarsınız:

1- her çalışanın sorgusuz sualsiz grev hakkı vardır ancak kamu düzeni, devletin güvenliği gibi sebeplerle, devletin grevleri iptal etme hakkı vardır. kimse grev yapamaz hale gelir.

2- anayasada "herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" yazıyordur ama devlet kamu düzenini falan öne sürerek hoşuna gitmeyen gösterileri iptal ediyordur.

mizah da böyle olur. devlete yetki verdiğin anda, nasrettin hoca fıkrası bile anlatamaz hale gelirsin.
+5
co2s2
(24.10.25)
Mizahı muğlak belirsiz tanımların içine hapsederseniz o mizah falan olmaz. " Toplumun değer yargılarına zarar veren" gibi bir tanımı her yerde görürsünüz. Kimdir bu toplum, kim belirlemiştir bu değer yargılarını, herkes bu değer yargılarını kabul etmiş midir gibi soruların ise yanıtını hiçbir yerde göremezsiniz.

"İnanmasan da saygı duymalısın" bu cümleyi de duyarsınız, belki siz de aynı fikirdesinizdir. Buradaki sorun "saygı duymalısın" beklentisinin yanlışlığından kaynaklanıyor. Öncelikle inanmadığım şeye neden saygı duyayım? zaten saygı duysam o fikre, görüşe yakın olurdum/inanırdım. Dünyanın düz olduğuna inanan, uçaklardan bizi spreylediklerini düşünen adamın fikrine neden saygı duyayım? Bu fikrin aptalca olduğunu söylediğimde alınıyorsan bu senin problemin?

Evet bu fikirlere saygı duymuyorum ve yeri geldiğinde en ofansif şakaları da yapıyorum. Ama mesela gidip bu fikre sahip insanları yakarak öldürmeye çalışmıyorum, yolda gördüğümde nasıl böyle düşünürsün diyerek saldırmaya, dövmeye çalışmıyorum. Çünkü saygı duyduğum şey, isteyenin istediğine inanma ve söyleme özgürlüğü; fikirlerinin kendisi değil. Ancak beklenen şey kendi fikrini bile söylememen, çeneni kapatıp sanki sen de öyle düşünüyormuş gibi davranman. Üzgünüm ama bunun adı saygı duymak falan değil.
+3
thracia
(24.10.25)
doğru içerikte her şeyin şakası yapılır benim için mahsuru yok. ricky gervais'in bi gösterisinde kanser üzerinden çok güzel açıkladığı bir örnek vardı bununla ilgili onu bulamadım ama şuna sonuna kadar katılıyorum: www.youtube.com
+1
bay b
(24.10.25)
@nhk ni youkosu Ben de gençliğimi South Parkla geçirdim. Haziran 2022ten beri Family Guy izledim Mizaha bakış açıma etkileri çoktur.

@thetruenorthstrongandfree1 Söylediklerinizde dalga konusu göremedim açıkçası. Sanırım dalga geçmek alay etmekle düşündüklerimiz aynı değil. Orada olsaydım ben de gülerdim muhtemelen.

Düşüncelerime gelen eleştirileri hak veriyorum. Sanırım kendimi yanlış ifade etmiş olabilirim. Dalga geçmek, alay etmek ifadeleriyle aklımıza gelenler aynı değil sanırım. Şöyle ifade edeyim; ego tatmini sağlamak ve prim sağlamak amacıyla küçük düşürmeye çalışmaya karşı olduğumu söyleyim.

hassasiyet, değer ve kutsal hakkında yapılan mizahlara ve komedilere güldüğüm çok oldu, oluyor ve olmaya devam edecek. Bundan dolayı benim hassasiyetime, değerime ve kutsalıma yapılan mizahlara ve komedilere de gülüyorum. Başkasına yapılırken iyiydi, bana mı yapılınca mı kötü oldu?!?!?11

Yoksa gelen cevaplardan hemen hemen aynı fikirde olduğumuza kanaat getiriyorum. Her şeyin mizahı vardır.
0
🌸put it in your appropriate place
(24.10.25)
İnsanlar saldırganlıklarını mizah adı altında gizlemediği ya da benzeri kendine yapıldığında "foşik" diye ağlamadığı sürece her konuda mizah yapılabilir. Kişiye yönelik olanlarda ise karşıdaki kişiye doğrudan yapılan mizah, karşıdakine bağlı. Rahatsız oluyorsa uzatmamak lazım ama dolaylı yoldan yapılan için ise sınırlar biraz bulanık.

Örneğin bir arkadaşınızın yüzüne karşı yaptığınız espri onun izin verdiği kadar ağır olacakken, internette yapılan bir paylaşıma ya da internette ünlü olmuş birine yönelik espri sınırları daha esnek olmalıdır. Paylaşım sahibinin sınırları aşılabilir.
0
nawar
(24.10.25)
(7)

gümüş almak mantıklı mı? nereden alalım.

mikahakkinen
yatırım için?
yatırım için?
0
mikahakkinen
(21.10.25)
Gümüş ons şu anda gün itibariyle %7,23 düşmüş durumda ve göstergeler düşüşün devam edeceği yönünde. Kısa vade için alınabilir zaman değil gibi duruyor. Uzun vade için diyorsan alınabilir tabi. Fiziki gümüşte alım satım arasındaki makas altındaki gibi değildir çok daha fazladır. Hava ile teması zaman içinde kararmasına neden olur.
Gümüş hesabı açan bir banka veya aracı kurumdan kaydi gümüş almanı veya borsada işlem gören GMSTRf adlı borsa yatırım fonunu öneririm.
0
Mirket
(21.10.25)
2021de 7 lira civarıydı gramı. ufak ufak almıştım. şimdi baktım 2023 ekimde 19 liradan bozmuşum. şu an gramı 70 tl. düz mantıkla uzun vadede kazandırıyor demek ki.
0
elorelia
(22.10.25)
Şu anda fiyat yüksek doğal olarak, öncesinde senin de aklında yokken şimdi almayı düşünüyorsan bil ki çoğunluk böyle düşünüyor, Altına nazaran çıkışı da iniişi de daha serttir gümüşün. Saklama imkanın varsa daima fiziki önceliklidir.
0
kumandanim
(22.10.25)
Kardeşim ve öğretmen sevgilisi yapabildiklerinde ya altın ya da gümüş alıyorlar. Demek ki mantıklı. Gelir çok kısıtlı çünkü.
0
muhayyer divan
(22.10.25)
değil tabii ki de. son dönemde çok fazla arttı.
0
biravekahve
(22.10.25)
Altın ve gümüş türk lirası ile değerlendirirsen çok süper diyebilirsin belki.
Dolar olarak bakarsan 2011 yılında gümüş almış olsaydın aynı değere yeni ulaşıyor olacaktın. Kısacası 14 sene boyunca paran ölü durumda olacaktı.
2020 yılında alsan aynı fiyata gene 2025te gelecekti.
2000 öncesine hiç girmiyorum çünkü orası resmen katliam.
Daha dolar enflasyonu falan katmadik işin içine.

Böyle sağdan soldan duyulan şeylerle girip sonra 2020-2025 arası ya da 2011 2025 arası yaşayıp psikolojik olarak normal olacaksaniz alın. Yok ters dönerse kafayı yiyecekseniz tabiki girmeyin.
www.macrotrends.net
0
logisticsmanager
(22.10.25)
yazın düşükken ben de aldım. ama şu anda düşüşe geçtiği için şu an almak mantıklı değil. yutubdan yorumlarını takip edip en dibe geldiği zaman almak mantıklı. şu an alma bir iki hafta boyunca düşer ve zarar edersin.
0
Sadece soruyorum
(22.10.25)
(11)

Türkiye'de en yaşanılır yer neresi?

biergarten
Merhaba, sizce Türkiye'de neresi yaşamak için en iyi yerdir?Yaşamaktan kastım, çevredeki insanların insan olması, altyapının düzgün olması, dışarıya çıktığında en azından ihtiyacını karşılayacak kadar market, kafe vs. yer bulunması, ulaşımın rahat olması, havanın genel itibariyle iyi olması vs.
Merhaba, sizce Türkiye'de neresi yaşamak için en iyi yerdir?

Yaşamaktan kastım, çevredeki insanların insan olması, altyapının düzgün olması, dışarıya çıktığında en azından ihtiyacını karşılayacak kadar market, kafe vs. yer bulunması, ulaşımın rahat olması, havanın genel itibariyle iyi olması vs.
+1
biergarten
(21.10.25)
datça

daha büyük yer/ulaşım için: dalaman, marmaris, fethiye

turist yazın olur genelde. turist ve kalabalık sorun edilecekse oralarda daha az turistik bir yer olabilir. merkez dışında da yaşanabilir tabii ve merkeze istediğin zaman gidersin

büyük şehir olarak çanakkale olabilir ama dezavantajları var tabii

not: istanbul ve izmir diyen de çıkar. ama genel düşünürsek son zamanlarda insan ve demografi yüzünden kaybediyor. insanlara çok maruz kalmadan, iyi bir semtinde veya şehir dışında da yaşayabilirsin. kişinin durumuna göre değişir.

ya da daha mütevazi ve doğaya yakın yaşam da düşünen olur. onun için karadeniz'de bir yer diyen de çıkabilir mesela
0
ermanen
(21.10.25)
İl, ilçe, kasaba olması fark etmez. Mahalle bile olur.
0
🌸biergarten
(21.10.25)
Antalya, Samsun
-1
arbre
(21.10.25)
İzmir'de Karşıyaka Anadolu Caddesi sınır olacak şekilde sahil kesimi, Alsancakta sınırları tam belirleyemedim ama tüm semt diyebilirim. Sonra Varyant sınır, İnönü caddesi sınır olacak şekilde Fahrettin Altay'a kadar sahil.
Bu sınırlar dışında da bölgeler var ama sınır çizemedim onlara şimdi.
Saydığım yerlerde özellikle Karşıyaka depreme karşı çok duyarlı, evler eski ve taban suyu çok yüksektir. Onun için büyük bütçe gerektirir ama Bostanlı mahallesine bakılabilir. Ama orada da eski İzmir insanı atmosferini alamazsın.
0
Mirket
(21.10.25)
İzmir için @mirket +1

Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe ve Bornova'nın bazı mahalleleri de buraya eklenebilir. Ama tam sınır çizmek zor evet.

Eskişehir'de Vişnelik, Sümer, Akarbaşı mahalleleri civarı da bence çok yaşanabilir semtler.
0
nundu
(21.10.25)
Kastamonu/Cide
0
antihero
(21.10.25)
İzmir Narlıdere'de son durağa doğru olan yerler. Hala yeşil, deniz görüyor ve denize ulaşım da kolay. Otobana giriş kolay. Insani da eskiden ben çocukken süperdi, şu an bilmiyorum tabi. Ama evlerin yaşları baya yüksek.
0
logisticsmanager
(21.10.25)
zengin muhitlerin alayı yaşanılabilir.
+2
mikahakkinen
(21.10.25)
İzmir için mirket +1

İstanbul'da Bağdat Caddesi'nin güneyinde, Yoğurtçu Parkı ile Göztepe 60. Yıl Parkı arasında kalan bölge birinci öncelik, yine iki park arasında kalan, hatta Suadiye'nin doğu sınırına kadar uzanan ve kuzeyde minibüs caddesine kadar olan bölge de ikinci öncelik olarak en yaşanılası bölge bence. Migros'un oradaki Beltur ve etrafı hariç tabii.

Özellikle Fenerbahçe Dalyan sahili civarı bence açık ara diğer her yerden iyi.
0
himmet dayi
(21.10.25)
kesinlikle çanakkale

trafik yok. bu sadece işe gidip gelirken işinize yaramıyor, dışarı çıkmak istediğinizde şak diye istediğiniz yere gitmiş oluyorsunuz. her gün fazladan 1-2 saatiniz oluyor. istanbul 3 saat, izmir 4 saat.

genel olarak güvenli bir şehir. öğrencileri saymazsanız çok fazla göç almıyor. bu yüzden de kendi içinde istikrarlı ve samimi bir nüfusu var. kimse kimseye laf etmez, herkes kendi derdindedir.

temiz hava, muazzam manzara. denize girmek için merkezden 10 dk yol gitseniz muhteşem plajlar var. biraz daha giderseniz assos'tasınız, Kazdağları'ndasınız. Bozcaada var, Gökçeada var. Truva'da ve Gelibolu yarımadası'nda inanılmaz bir tarih var.

istanbul'la izmir'le karşılaştırmak mümkün değil tabii ki ama çoğu şehirden daha canlı bir sosyal hayatı var. mutfak kültürü olmasa da, taze ürünler var. balık var.

daha anlatırdım ama sonuç olarak çanakkale süper bir yer. iş imkanım olsa saniye durmam.
0
co2s2
(21.10.25)
oncelikle turkiyenin hicbir yerinde altyapi iyi degil, 3. dunya ulkesinin bunun imkani yok.
onu gecersek senin aradigin yer ege sahili..
0
cooperr
(21.10.25)
(7)

Hayatınızda en dibi gördünüz mü?

messina123
Üniversite sonrası istanbula taşınıp işe başladığım ilk 2-3 aylık dönem hayatımın en dibiydi. Evimde 1 tane eşya yoktu. Bodrum katında bir evdi. Çamaşırlarımı valize doldurup 1 saat yürüyerek yıkamacıya götürür yıkatırdım. Ev 1+0’dı. Sadece pencereye yakın yerinde telefon çekerdi. Doğalgazı geçtim ş
Üniversite sonrası istanbula taşınıp işe başladığım ilk 2-3 aylık dönem hayatımın en dibiydi. Evimde 1 tane eşya yoktu. Bodrum katında bir evdi. Çamaşırlarımı valize doldurup 1 saat yürüyerek yıkamacıya götürür yıkatırdım. Ev 1+0’dı. Sadece pencereye yakın yerinde telefon çekerdi. Doğalgazı geçtim şofbenim bile yoktu o yaz tamamen soğuk suyla duş aldım. İstanbul’a ilk kez geldiğim için 1 tane arkadaşım yoktu. Ailem 1000 küsür km uzaktaydı. Aksi gibi bilgisayarım üninin son günlerinde anakartı yanmıştı. Bilgisayarım, buzdolabım falan hiçbir şey yoktu evde. Sadece ikinci el yayları belime batan bir yatak vardı. İlk maaşımla a101’de o dönem bayağı ucıza xbox gelmişti xbox almıştım. Bir de ufak bir tv. Sonra internet bağlattım. Buzdolabım yoktu ama xboxum vardı. Böyle de vizyonerdik işte. İlk koltuğumu 1.5 sene sonra almıştım mesela. Aklıma gelince yazmak istedim. Bodrum kattaki evi bir kez su basmıştı. 1 sene sonra kaçtım oradan çatı katına gittim. Orada da çatıdan su basmıştı evi :d

O günlerden şimdiye 6.5 sene oldu. Arabam bile var artık. Aklıma gelince yazmak istedim. Karı kız işlerini beceremedim ama biz de bir şeyler başardık hayatta.

Sizin var mı böyle dibi gördüğünüz bir hikayeniz?
+2
messina123
(20.10.25)
sizinki kadar kötü olmasa da istanbul'a ilk geldiğim dönem. ev eşyalarını ailem almıştı. maaşın yarısı kiraya gidiyordu. o sırada alınan eşyaların bazılarını 15 yıl geçti halen kullanıyorum.
0
inheritance
(20.10.25)
Var, 5-6 yıl kadar sürdü.
En dip noktası şuydu sanırım. Hafta sonu paraya sıkışmıştım. Ama öyle böyle değil. Marmaray'la Üsküdar'a gittim. Annemin bir arkadaşı Beşiktaş'tan oraya geçip elden para verecek bana. Kadın beni vapur tutacak gibi, karşıya geçemiyorum demez mi. Orada kaldım; ne karşıya geçebiliyorum, ne eve dönebiliyorum. Kimseden benim için Akbil basmasını da isteyemedim. Bir arkadaşımdan rica etmiştim gel beni al buradan diye. Çok kötü zamanlardı.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Konu çok ilgi çekici, tebrik ederim :)

İlaveten herkesin bir istanbula geliş hikayesi var evet, benimkini de paylaşayım.

En dip olduğum dönem üniversite tezini tek derse bırakmam ve sürecin uzamasıyla dibe vurduğum dönem diye düşünüyordum ki askerliğin daha sarsıcı dibiyle yüzleştim. 5 kuruşum yoktu diyebilirim, hala aileme kızgın olduğum dönemlerden biridir bu. Arkadaşlarımla çarşı iznine çıktığımda bahane yapar işim var der onlardan kopardım, onlar yerken, eğlenirken ben ücra köşelerde bekleşirdim askerliğin son dönemlerinde.

İstanbula gelişim dudullu otogarında inişimle başladı. Bir arkadaşım konaklamamda yardımcı oldu onun yanında kaldım sağolsun 2-3 ay kadar. Askerlik sonrası da devam etti yani dip durumu. Sonra bir iş bulup ufaktan çarkı döndürdük falan...

Özetle sanırım askerlik sonları hatırladığım en dip dönemdi, çok oldu ama aklımda kalan o sanırım askerliğin ilave sıkıntılı atmosferi ile birleşince.
0
va
(20.10.25)
Evet lise döneminde sadece ben değil ailem ile birlikte dibi görmüştük. Babam ödenmeyen çekler nedeniyle batmıştı ve bir sürü yerden icralık olmuştuk. Şirketi de yoktu tüm borcu malı mülkü satarak anca ödedik. O ara tabi ki haciz için gelindi gidildi. Şuanki gibi de değildi durum çatır çatır malları kaldırıyorlardı.

Neyse ben de öncesinde babamın işleri iyi olduğundan özel bir lisede okuyordum. Tabi ki yarı dönemde okulu değiştirmek zorunda kaldım ve üniversite sınavlarına o şekilde hazırlandım. Test kitabı masrafı olmasın diye iddia oynayarak kitap aldığımı bilirim. Bambaşka bir ortamdı lise o yüzden halen hiç sevmiyorum ve hatırlamak istemiyorum lise yıllarını.

Sonunda babamın borçlar bitti tabi babasından kalan mallar da gitti. Ben üni okudum evlendim ve kendimize göre düzen de kurduk. Ama o yılları hatırlamak istemiyorum halen.
0
drako
(20.10.25)
herkesin en dibi kendine tabii ki ama ben sanırım şu aralar kendi dibimi yaşıyorum. işimden kovuldum, maddi sıkıntılarım var. babam 2 haftadır hastanede. boşandım bir kaç ay önce, oğlumu 2-3 haftada bir görebiliyorum başka şehirde olduğu için.
0
co2s2
(20.10.25)
Herkesin dibi kendine sanırım. Hayat dipsiz bir kuyu gibi, kovanın ne kadar düştüğüne ve çıktığına bağlı. İçinin ne kadar dolduğu, yaşadığın tecrübelerle alakalı. Kimisi savaşın ortasında hayatta kalmaya çalışıyor, kimisi yatalak/felç kalıyor, kimisi ölümcül bir hastalıkla boğuşuyor. ve bir bakmışsın, ölmüşsün, toprağın dibindesin. en dip burası.

bu arada hikaye çok var da (hem maddi hem manevi), ben mutlu olanları inşa etmeye çalışıyorum, diptekileri dibe gömmek için.
0
ermanen
(20.10.25)
Tahminen Fransa'ya ilk geldiğimde bulduğum ilk işe "başka iş bulamam" diye atlamam ve Fransa'nın kuzeyinde kendimi bulmam. Bu noktada geçici kontrat sebebiyle ancak 1+0 bir ev bulabilmem, banyo giderinin sürekli tıkanması, bulaşık makinesi olmadığı için elle döndürülen bir makine almak ve evde görsel olarak bırakılan eski bir taş duvarda nemden siyah küf cikmasi, onlari temizlemek falan vs vs 4 ay sürdü toplam macera. Düşündüğüm zaman gerçekten daha düşük olmadı. Isin stresi sebebiyle uyuyamamak da vardi. Gerçekten orada isi bırakıp kendime yeni is arama karari almak yaptığım en mantıklı şeydi.
0
logisticsmanager
(20.10.25)
(9)

Havuzdan sonra

Lubb
Spor olarak havuza gidiyorsunuz. Havuzdan sonra güne devam edeceksiniz havuzdan çıkınca duş alıyor musunuz? Öncesini değil sonrasınu soruyorum?
Spor olarak havuza gidiyorsunuz. Havuzdan sonra güne devam edeceksiniz havuzdan çıkınca duş alıyor musunuz? Öncesini değil sonrasınu soruyorum?
0
Lubb
(18.10.25)
Havuz kimyasallarından kurtulmak için, saç, göz ve cilt sağlığınızı düşünüyorsanız mutlaka alın.
+4
Mirket
(18.10.25)
Tabii ki. Havuz suyu aslında iğrenç. Milletin kılı, tükürüğü var. Havuzda ve evde iki kez duş alırım.
+1
arbre
(18.10.25)
evet alıyorum
0
yurtsuz john
(18.10.25)
Tabiki.
0
logisticsmanager
(18.10.25)
Havuzdan çıkar çıkmaz sadece su ile duş alıp saunaya giriyorum. Eve girince ayrıca duş alıyorum.
0
inheritance
(18.10.25)
tabi ki. havuzdan sonra duş almadan olmaz.
0
abelardo
(18.10.25)
Havuza girmeden önce üstüme su tutmadan, ciktiktan sonra da dus almadan asla hayatima devam edemem. Klor kokusu vs cok kötü. Bir de tüm gün onl gezmek? Tüm vücudumu o kimyasalla tüm günp gecirtemem.
0
kuehles blondes
(18.10.25)
havuzdan sonra duş alırım. denizden sonra almasam da oluyor.
0
co2s2
(18.10.25)
Kesinlikle, hatta ozellikle sacimi yikayacagim gunlere denk getiriyorum havuza gitmeyi ki sacimi ust uste iki gun yikamayim. Siz de mutlaka yikanin, klor zararli bir sey.
0
kassiopeia
(18.10.25)
(3)

altının ani yükselişi ev ve araba fiyatlarını artırır mı?

steve rogers
ne düşünüyorsunuz? bu etki tepki doğurur mu piyasalarda
ne düşünüyorsunuz? bu etki tepki doğurur mu piyasalarda
0
steve rogers
(18.10.25)
Döviz olsa, petrol olsa falan anlarım ama ne ev ne arabada altınla alakalı bir şey yok.
Misal çin'in abd ve Avrupa'ya yollanan ürünlere kontrol uygulaması bundan kat kat daha ciddi olay.

Altın bilmem kaç aydır artıyor, piyasanın bir tepkisi yok çünkü günlük hayatımızda altın ile yaptığımız bir işlem yok.
0
logisticsmanager
(18.10.25)
Tl'den çıkmaya başlayan yatırımcı ilk altına uğrar genelde, bu da kısa vadede emlak piyasasına kaymasını engeller; haliyle pozitif etkisi beklenmez, negatif başlar. Sonra altın doyar, emlağa kayar.

Tabii çok etmen var, krediler daha uygun hale gelirse altından çıkıp emlağa da kaymalar olabilir; o durumda yükselme beklenir.
0
Bruce
(18.10.25)
ev ve araç fiyatlarının artması için ya düşük krediler yada yatırım açısından alternatifsizlik olması gerekiyor.

Soru şu ?
Kar almak isteyen altın yatırımcısı parayı nereye yatırır ?

Her yatırımcı borsaya girmeyeceğine , mevduatta enflasyon altın bir getiri verdiğine göre.

Muhtemelen, altından çıkan para daha çok, 5 min. altın evlere özellikle 1 artı 1 şeklindeki evlere gidecektir.
0
Rao
(18.10.25)
(9)

Evden çalışma ve verimsizlik

ırene adler
Selamlar , 5 yıla yakın süredir evden çalışıyorum. Son zamanlarda verimim biraz düştü. Deadlinelar uyuyorum. Performansimda bariz bir düşüs yok ama ek araştırma gereken işlerden kaçıyorum.Sıklıkla kendimi koltuğa atıyorum. Bazen koltukta, yatakta bakıyorum. Böyle çalışmanın cok etkili olmadığını his
Selamlar , 5 yıla yakın süredir evden çalışıyorum. Son zamanlarda verimim biraz düştü. Deadlinelar uyuyorum. Performansimda bariz bir düşüs yok ama ek araştırma gereken işlerden kaçıyorum.

Sıklıkla kendimi koltuğa atıyorum. Bazen koltukta, yatakta bakıyorum. Böyle çalışmanın cok etkili olmadığını hissediyorum ama yine de yapıyorum. Bel fitigi teşhisin vardi iki yıl önce. Laptopu göz hizama aldım. Sandalyeye yastık vs aldim. Ama Çalışma sandalyesine oturunca sanki dikkatim ekstra dağılıyor gibi bu aralar.

Çalışma sandalyem cok iyi ve rahat değil. Üzerinde pek rahat hissettiğim söylenemez. O yüzden dağılıyor olabilir miyim? Çalışma sandalyesi önerilerini alabilirim.

Starbucksa gidiyorum mesela oradaki sandalyeleri koltukları vs seviyorum. Orda calistigimda sanki seri seri işleri kapatıyorum ve üzerime ciddiyet geliyor gibi.

Nasil yorumlarınız? Evde odağı arttırmak için neler yapıyorsunuz? Biraz modum da düşük gibi. Ondan da olabilir belki.
0
ırene adler
(17.10.25)
bu dediklerinizden yola çıkarak ilk iş evde kullandığınız sandalyeyi değiştirmek olmalı gibi duruyor.
0
biravekahve
(17.10.25)
5 yılda biraz mı düştü?
Benim 3 yılda neredeyse bitti. Artık güncel konuları araştırmıyorum, 5-6 aydır hiçbir şeyin üzerine koymuyorum. Çok lüzumlu değilse yeni geliştirme veya ekstra bir şey ortaya koymuyorum. Bu durumu da öz disiplin eksikliği olarak yorumluyorum.
Çaresi? Bence kalkıp erkenden işe gider gibi kafelerde çalışmak. Deftere notlar yazarak üzerini karalamak. Yeni fikirler için video izlemek, projeleri dolaşmak.

Bunu da 2 aydır düşünüyorum bakalım ne zaman yapacağım.
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.10.25)
Aynı ben. Ama bu verim düşmesi değil. Ofiste olsam lak lak yapardım koltuğa uzanmak yerine.
0
Cezcez
(17.10.25)
Ben evden çalıştığım dönemlerde verimim düştüğünde ya da sırf habiattımı değiştirmek için bile kafeler, starbucks'a kütüphaneye vs gidiyordum. Evde odağı arttırmak için de ben pijamalarla çalışmamaya dikkat ediyordum. Pijamayla olunca sanki o ciddiyet baştan kopuyor gibi geliyor.
0
Amaranta ursula
(17.10.25)
@cezcez +1

Evet evde acayip şekillerde çalışıyoruz, toplantıları savsaklıyoruz da ofiste de yok sigaraya inelim, yok kahve içelim, yemeğe nereye gidelim gidiyoruz geri gelmiyoruz falan derken öğleden sonra da yine mola, çay, sigara, laklak derken bir bakmışsın günün yarısını yemişsin yine.

Evden çalışma çok büyük bir lüks ve bunu kaybetmemeliyiz :D

Arada ofisine git, arada kafeye falan ama evden çalışmak istediğinde çalışma özgürlüğümüzün olması müthiş bir şey.

Ofiste yalandan klavye tıkırdatanları görmek isteyen patronlara çok büyük laflar hazırladım.
0
chicha_v2
(17.10.25)
@chicha_v2 +98956
Ofise gittiğim zaman sigara içenlerle tüm gün kahve içiyorum. Uzaktan çalışma benim pozisyonuma özel bir durum şirkette yani ne zaman istersem gidebilirim. Fakat ne zaman gitsem normal işimi yapamıyorum. Beraber gitmesen o da olmuyor çok saçma bir hal alıyor durum. Birkaç gün üst üste gidersem ben gelmiyorum diyebiliyorum ama sırıtıyor işte. O yüzden kafe, kütüphaneye gidiyorum.
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.10.25)
öncelikle iyi bir masa ve iyi bir sandalye şart. ikea markus kullanıyorum ben öneririm. bir üst modeli de iyidir. paraya kıy iyi bir sandalye al günde en az 6 saat oturacaksın sonuçta. mümkünse çalışma odasında kanepe tv olmasın. ben kendime ayrı bir çalışma odası yaptım dikkatim daha az dağılıyor.
fıtık için de fizik tedavi öneririm.
0
jelly bear
(17.10.25)
Sandalye +1
Ofise gittiğim dönemlerde muhabbet vs derken gene zaman gidiyor.
Yalnız sandalye olayı bende de var. Benimki fena değil ama ofisteki 1000€luk. Ondaki oturma pozisyonu ve rahatlık kesinlikle yok ve şu an full remote dönme isteğim var ve bunu yaparsam kesinlikle paraya kıyıp alacağım.
Bence paraya kıyıp iyi bir şey alın. Oturma pozisyonu çok etkiliyor.
0
logisticsmanager
(17.10.25)
anormal değil.

önerim çalışma odanızda evle alakalı hiç bir şey olmaması, tamamen izole olmanız. ve bu odaya girerken pijamayla aşortmanla girmemeniz. kot tişört bari olsun. ev kıyafeti olmayan bir şey giyin.

kendinize mesai belirleyin, o saatlerde oturup iş yapmaya çalışın. mesela çamaşır yıkamayın bu saatlerde, tam iş yaparken işin ortasında kalkıp makineden çamaşırları alıp asmaya falan çalışmayın. işiniz bölünmesin. işinize konsantre olun.
0
co2s2
(18.10.25)
(3)

Pc oyunculuğu geri mi dönüyor?

webbrowser
Selamlar, uzun zamandır pc oyunculuğundan uzağım, bu sürede xbox series s kullanıyordum ama son zamlardan sonra dikkatimi çeken bir pc oyunculuğu artışı var. Siz bu konuda ne taraftasınız? Şöyle 45 bin civarı bir kasa toplasak nasıl olur? Uzun yıllar oyun problemini çözer mi?
Selamlar, uzun zamandır pc oyunculuğundan uzağım, bu sürede xbox series s kullanıyordum ama son zamlardan sonra dikkatimi çeken bir pc oyunculuğu artışı var. Siz bu konuda ne taraftasınız? Şöyle 45 bin civarı bir kasa toplasak nasıl olur? Uzun yıllar oyun problemini çözer mi?
0
webbrowser
(14.10.25)
pc oyunculuğu hiç gitmemişti ki veya hiç azalmadı. koca bir endüstrisi bile var. steam'de bir çok pc oyuncusu var. pc çok daha rahat ve çok daha fazla oyun oynayabiliyorsun. malum ortamlarda bulma durumu da rahat.

aşağıdaki linklerde istatistiklere bakabilirsin. konsol ve pc oyuncu sayıları yakın gibi. pc oyuncu sayıları her sene artıyor ve developer'lar daha çok pc oyunları yapıyor.
explodingtopics.com
explodingtopics.com

iyi bir pc kasa toplamak uzun yıllar oyun oynatır evet. belki çok sonraları grafik kart değiştirme gerekebilir. belki işlemci. belki ram arttırma vs.
+1
ermanen
(14.10.25)
Efsane şarkıcı resul balay gibi; ölmemişti zaten.
Sadece eskiden konsollar ucuzdu. Konsollar kafayı yedi, konsol firmaları oyunlardan para götürmeye başladı çünkü monopoli çünkü rakip yok.
Bu noktada pc daha da arttı tabi.
+1
logisticsmanager
(14.10.25)
Konsollara az oyun çıktığı için pc oyunlarına rağbet arttı.
Zaten oyun dediğin bilgisayarda oynanır.
0
duyuruuser
(15.10.25)
(14)

En sevdiginiz film

abuzer
Evet cok genel oldu. Tür olarak ayirmadan, butun kategorilerde, oyunculuguyla senaryosuyla, ozgunluguyle, hissettirdikleriyle... kriter olarak ne belirlerseniz artik, totalde birinci sirayi alan filminiz hangisi?
Evet cok genel oldu. Tür olarak ayirmadan, butun kategorilerde, oyunculuguyla senaryosuyla, ozgunluguyle, hissettirdikleriyle... kriter olarak ne belirlerseniz artik, totalde birinci sirayi alan filminiz hangisi?
+2
abuzer
(14.10.25)
Tek cevap çok zor ama

The fall.
0
a perfect lie
(14.10.25)
Yüzüklerin efendisi serisinden kralın dönüşü
0
basond
(14.10.25)
The Shawshank Redemption
0
himmet dayi
(14.10.25)
ilk aklıma gelen 12 angry men oldu
+1
pide
(14.10.25)
en sevdiğim film midir bilemem ama "hissettirdikleriyle" kısmına odaklanırsak özellikle tek bir sahnedeki duygu yoğunluğu nedeniyle the truman show derim, fena sarsmıştı.
0
hrskrs
(14.10.25)
tek film seçmek zor, hele benim gibi çok film izleyen biri için. büyük yapımlar akla gelebiliyor tabii, LOTR (Yüzüklerin Efendisi), Dune, Star Wars, Marvel/Avengers filmleri vs., ama bunlarda duygu eksikliği oluyor. Daha çok epik bir hikayeyi izliyorsun. İçine serpiştirilmiş duygulu anlar oluyor tabii.

her şeyiyle "The Others" olabilir. ilk izlediğimde çok etkilemişti.
duygu, özgünlük, oyunculuk, sahne ve ışık kullanımı, gerilim dozu, ve film tarihinin en şok sonlarından biri.
+1
ermanen
(14.10.25)
Sürekli izlemem sebebiyle;
Once upon a time in Hollywood - bilmiyorum acayip iyi buluyorum filmi. Yani o dönemi anlatisi, pitt ve di caprio uyumu falan.
Lotr üçlüsü - buna diyecek bir şey yok yani. Her şeyi ile bir şölen.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
Cevap vermesi zor ama illa zorlasalar bir şey söyleyeceksin diye, Los Lunes Al Sol ve Baran ilk aklıma gelenler olur. Uyandırdığı duygular açısından ağırlıklı olarak. Teknik yönden çok daha yetkin işler çıkar tabi. Gelmişken çok bilinmeyen Ningen No Joken trilogysini de önereyim, harika filmlerdir her biri.
+1
krang
(14.10.25)
Sürekli kim Leon yazicak diye bakiyorum, yeniliyorum :(
0
🌸abuzer
(14.10.25)
@krang

Javier Bardem'in oyuncu olduğu filmler genelde iyi oluyor ya. Benim de onun filmlerinden seçmem olası ama seçmek çok zor. kategorilere ayırmak lazım :)

Mar Adentro
Biutiful
Dune: Part Two
No Country for Old Men
+1
ermanen
(14.10.25)
Tek cevap zor aslında ama bu soruya genelde Wristcutters: A Love Story diyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.10.25)
Amelie
Gone with the wind
0
tabudeviren
(14.10.25)
cramer cramer e karşı
0
jamswety
(14.10.25)
lotr ve alien serisi.
0
deartheodosia
(14.10.25)
(5)

Bu kadar insan nasıl verimli kullanılabilir?

Limonlimon
Artık kimse eskisi gibi çalışmıyor. Mesailer rahatladı. Su çeşmede, çamaşır makinede, soba neydi unuttuk...Tamam insan çalışmasın da boşta durunca da saatlerce internet ve yeme içmeyle geçiyor.İnsan sahiden boş durmasın da ne yapsın?Bu kadar boş insan...her gün işten sonra hatta iş esnasında saatler
Artık kimse eskisi gibi çalışmıyor. Mesailer rahatladı. Su çeşmede, çamaşır makinede, soba neydi unuttuk...

Tamam insan çalışmasın da boşta durunca da saatlerce internet ve yeme içmeyle geçiyor.
İnsan sahiden boş durmasın da ne yapsın?

Bu kadar boş insan...her gün işten sonra hatta iş esnasında saatlerce boşluk...
Ne yapmalı bu insanlık?
Kurtuluş ne?
Hobi demeyin. Çevresel toplumsal faydadan bahsediyorum.
-10
Limonlimon
(13.10.25)
2. iş
0
duyuruuser
(14.10.25)
Umarım dalga geçiyorsunuzdur. Ya da uzak bir diyarda filan yaşıyorsunuz ama elinizin altında burası var, diliniz bizimle ortak diye bizim fikrinizi almak istediniz.

Çalışan insanların sizin gibi boş vakti yok maalesef.

Sizin bu kadar boş vaktiniz varsa mesela bu sorunuza bizden çok daha iyi cevap bulabilirsiniz.
+1
a perfect lie
(14.10.25)
A perfect lie +1
Abi böyle kendi hayatınıza bakıp sosyal çıkarımlara gerek yok. Boş değiliz biz.
Sizin derdiniz kendinize, çok merak ediyorsaniz insanlar boş kalıyor mu falan diye, fabrikada işe girin.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
a perfect lie +1

kıstas olarak ekşisözlüğü almışsınız sanırım. malum orada herkes memur gibi çalışıyor:)
0
nothing in my way
(14.10.25)
Boşuna eksilenmişsiniz, yanlış anlaşılmaya ya da yanlış anlatmaya kurban gitmişsiniz.

Bunca insan eskiden yapılan o işleri yapmıyor ama yerine yeni yeni işler çıkıyor.

Mesela eskiden akşamları tv izlenirdi, bir iki saat sonra o dizi biterdi. Şimdi ise Binge watch yapıyor insanlar.

Ama zaten çok da boş kalmıyorlar. Günde 2-3 saat yolda geçiriyor istanbulda yaşayan biri. Günün 11-12 saati işte geçmiş oluyor yani.

İş esnasında ufak bir molada telefonla oynuyor insanlar. Verimlilik düşük, mesailer uzun. Çoğu insan için özellikle evden çalışıyorsa mesai ve yaşam karışmış durumda. Günün 20 saati iş gibi oluyor.

Bireysel yapılacak bir şey yok.
İnsan kaynağını geliştirmek diye bir kavram yok ülkemizde.
0
biseysorcaktim
(14.10.25)
(28)

Mesainiz kaçtan kaça?

hadi ya la
Soru başlıkta :)
Soru başlıkta :)
0
hadi ya la
(13.10.25)
07.00 15.00 6 gün
0
arbre
(13.10.25)
07:30 - 17:00
0
a perfect lie
(13.10.25)
08:15
11:30 gayriresmi
17:00 resmi
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.10.25)
8.30-17.30
0
pembediken
(13.10.25)
09:00 - 17:30
bazen müşteriye göre 15-20dk veya 30dk oynadığı oluyor
0
MtKrt
(13.10.25)
Ders saatine göre değişiyor. Bugün 19:00-23:00 dü, yarın tek dersim var. Para-cokomel eğrisi, ne kadar çok çalışırsam o kadar çok kazanıyorum.

Sabahları gidip bir dershanede mi çalışsam diyorum ama dünyanın en ağır emek sömürüsü dönüyor oralarda da
0
sekizdokuzon
(13.10.25)
istediğim saatte başlayıp bitiriyorum.

genelde 9-5 arası.
0
sir gawain
(13.10.25)
9-6 çalışılıyor şirkette ama ben 10-6 arası ofisteyim genelde. Evdeyken daha erken açıyorum laptop'ı, daha erken kapatıyorum.
0
Bruce
(13.10.25)
09.00-17.00
Ama sevdiğim için uyanık kaldığım saatler boyunca çalışıyorum.
0
rakicandir
(13.10.25)
08.00 - 17.30
Hafta sonu off
0
kafa koparan manyak
(13.10.25)
15:00-22:00
0
ghilleinthemist
(13.10.25)
09.00-18.00
daily 10'da olduğu için çoğu zaman başlangıç 10
0
kornisch
(14.10.25)
günlük mesai sürem normalde 8 saatti ama ekonomik krizden dolayı 7 saate düşürüldü. 45 dk. da öğle arası var. haftada 5 gün.

ne zaman olduğu ise çok ekstrem saatler olmadığı sürece flexible.

eğer uyarsa 07:00-14:45 de yapabilirim, 11:00-18:45 de.

ama toplantılar filan varsa genelde 09:00-16:45 arası.
+1
king lizard
(14.10.25)
Bu kısım ofisin kurallari;
Resmi olarak sabah 9 civarı işte olmam lazım.
12-2 arası öğle arası
Akşam da gene resmi olarak 4 mu 4.30mu ne isteyen çıkabilir. Ha ben 6-7 gibi çıkarim genelde.

Amma lakin harbici esnek çalışma saati var. Isini yaptığın sürece kimse kimsenin ne zaman geldigine gittigine bakmıyor. Misal doktor randevum varsa çıkıp gidiyorum. Sadece sigorta sebebiyle is yerinde olmayacaksam müdüre yazıyorum o kadar. Kart sistemi falan yok.
Onun dışında sözleşme gereği resmi çalışma saatim yok. Günde 20 saat de çalışsam 3 saat de çalışsam aynı parayı alıyorum ve yasal olarak ikisini de yapabilirim.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
1. gün 08:00/20:00
2. gün 20:00/00:00>
3. gün <00:00/08:00
4. gün off

5. gün başa dönmüş oluyor. kısaca 12/24/12/48 düzeni diyoruz. sektör havacılık.
0
phoarbix
(14.10.25)
8-17. 8 de işe mi gelinir ............
0
mikahakkinen
(14.10.25)
7:45-17:45
5 gün
0
messina123
(14.10.25)
09.00-18.00 maalesef bıktım artık bu hayattan ag hayatı
0
Hallegadola
(14.10.25)
08.45- 18,45
haftada 5 gün.
0
kumandanim
(14.10.25)
8:30-18:30
cumartesi pazar yok.
0
duyuruuser
(14.10.25)
7-5, 5 Gün.
ev mesaisi var tabi
0
eja
(14.10.25)
Resmiyette 8-5 herhalde ama bölümde kimse 8'de gelmiyor (belki personel hariç). Genelde 9 gibi gelinip 16.30 gibi çıkılıyor. 10'da gelip 16'da çıksan da kimse bi şey demez ki arada yapıyorum. Haftasonu deney falan yoksa gelmiyoruz, nöbet de yok bizim bölümde.
0
nundu
(14.10.25)
hafta içi sadece
10:00
18:00
0
devilone
(14.10.25)
08-16
0
cancoskn
(14.10.25)
Saha görevi yoksa sabah uyanınca başlar, akşam sıkılınca biter :)

Saha görevlerinde uçağa yetişmek için gece 3'te de başlar, akşam 8'de de başlar. Bitişi de genellikle belirsiz.
0
kimlanbu
(14.10.25)
10:00 - 14:00 arasını kapsayacak şekilde istediğim zaman başlayıp bitirebiliyorum. Haftalık 40 saat çalışma süresine göre aylık toplam çalışma saatini tamamlamam yetiyor. Her gün 8 saat çalışmak zorunda değilim ama bir gün 7 çalıştıysam aradaki 1 saat eksiği diğer gün(ler) tamamlamam bekleniyor.

Rutinim 08:00 - 16:30.
Ama toplantım ve işim yoksa 14'ten sonra bilgisayarı kapatsam ve 16:30'a kadar çalıştım desem kimse sorgulamaz.
0
himmet dayi
(14.10.25)
11-19 haftasonu yok. sabah geç gelmek çok güzel, uzun uyumak istersem uyuyabiliyorum. banka - hastane gibi işlerimi halledebiliyorum. gece erken yatmak zorunda kalmıyorum vs.
0
zozjotejmnk
(14.10.25)
7/24

acil durumlarla ilgili bir iş yapıyorum:

1- telefonum 24 saat açık, sesi de açık.
2- ara ara beklenmedik yolculuklar yapıyorum, ne zaman döneceğim belli olmuyor. rekorum 35 gün. plansız bir şekilde evden çıktım, 35 gün sonra eve geri döndüm.
0
co2s2
(14.10.25)
(14)

Kadınlarla çalışmanın zor olması?

mikahakkinen
Er kişiyim. Üniversitede okuduğum bölümde genelde 1 veya 2 erkek mevcudu vardı. Ders aralarında diğer bölümlerdeki er arkadaşlarımla takılırdım. Yaklaşık 15 senelik iş hayatımda da çoğunlukla odada tek erkektim. Farklı farklı kadınlarla çalıştım. Genel olarak dürtüsel tepkisel bir kişiliğim var. Ama
Er kişiyim. Üniversitede okuduğum bölümde genelde 1 veya 2 erkek mevcudu vardı. Ders aralarında diğer bölümlerdeki er arkadaşlarımla takılırdım. Yaklaşık 15 senelik iş hayatımda da çoğunlukla odada tek erkektim. Farklı farklı kadınlarla çalıştım. Genel olarak dürtüsel tepkisel bir kişiliğim var. Ama her gün öfleyen püfleyen, triplenen, aşırı duygusal ve değişken bir cinsiyetle çalışmak beni aşırı sıktı. Eşimden bu tarz şeyleri görmedim.

İş değiştirme şansım yok ama sıkıldım. Yani 4 tane erkeğin bulunduğu bir odada çalışmak tercihimdir.
-10
mikahakkinen
(13.10.25)
bence kadınlar zor, erkekler kolay gibi bir genelleme yapmak saçma. zor insan olur, zor kadın olmaz.

ünide tıpkı senin gibi %95’ini kızların oluşturduğu bir bölümde okudum. ofis hayatında da çoğunlukla etrafımda kadınlarla çalıştım. çalışması zor kadınlar olduğu gibi erkekler de gördüm. tek bir cinsiyet üzerinden genelleme yapamam. ünide ve iş hayatında en yakın arkadaşlarım da genelde kadınlardı.
+4
sir gawain
(13.10.25)
şu anki iş yerimde 5 yıldır erkeklerin içinde çalışıyorum. bu sürenin çoğunda tek kadın çalışandım hatta. erkeklerin öfleyip püflemeyen, triplenmeyen canlılar olduğunu size düşündüren nedir, çok merak ettim. genellemeleri yanlış bulmakla beraber son 5 yıllık tecrübeme dayanarak erkeklerle çalışmak zor diyorum.
+3
elorelia
(13.10.25)
bence de genelleme yapılmaz ya kişi ile ilgili.
mesela ben kadınım ve benimle çalışmak zor bence çünkü hemen sinirlenen biriyim. tahammülüm düşük.
ama bence ofiste erkek bi çalışan var onunla da çalışmak zor. hiç öfleyip pöflemiyor ama iq seviyesi çok düşük. ona bir işim düştüğünde sinilenmeden sakince anlatmaya çalışmak, böyle defalarca anlatmaya çalışmak inanılmaz zor.
+1
Sadece soruyorum
(13.10.25)
Çalıştığım errrkek gibi errkeklerden bazı örnekler:
Eskiden çalıştığım yerde bir patronum, eşi yan odadayken (veya iş yerindeyken), bir kadın çalışanla sürekli odasının kapısını kapatarak öğle yemeği yiyordu. Kadın çalışanlara "arkadaşlar biraz daha güzel giyinelim, makyajımıza dikkat edelim" diyordu. Kızı yaşındaki çalışanlara sarkıyordu, gecenin yarısında mesajlar atıyordu.
Başka örnek errkek çalışan yine gecenin bir yarısında kadın çalışanlara mesaj atıyordu, sadece kadın çalışanlara sürekli biçimde "gülüm, canım, birtanem" diye sesleniyordu ve tepki gösterince "alınmıyorsun değil mi, samimiyetten eheeheh" diyordu.
Bir başkasının bizzat bana sabahın 04.30'unda mesaj atmışlığı var.
Bir öteki, yine erkekti. Torun torba sahibi ama müdürle kırıştırıyordu ve bütün iş yeri bunu biliyordu. Bu adam bir de hayvan gibi vergi kaçırıyordu, çalışanlara bağırıyordu, izin istediğinde yalvar yakar veriyordu, suratımıza bakmıyordu. Hatta bir kere kızı ameliyat olan bir çalışana izin vermemişti çünkü "bakacak kimse mi yok?" diye çıkışmıştı. Aynı errkek gibi erkek adam, üç ay boyunca maaşını vermediği (ve zaten kayıt dışı çalıştırdığı) temizlik görevlisi en son ağlayınca "sen de amma paragözsün" demişti.

Kadınlarla neler yaşadım? Parada anlaşamayıp efendi efendi yolları ayrıldık. Bu kadar. Taciz edilmedim, hakkım yenmedi, hakaret edilmedi, zorla bir şeyler imzalatmaya çalışılmadı.

Ama aynen, kadınlarla çalışmak zor çok haklısınız.
+6
mor bembombom
(13.10.25)
Benim kendi deneyimim, kadınlarda sayıca daha çok ufak tartışmalar çıksa da genelde art niyetli olmuyorlar. Erkekler her türlü sinsi pislikliği yapıyor. (Erkeğim)
+2
aguen
(13.10.25)
Benim için hep tam aksi oldu bu zamana kadar. Kadınların kendi arasında durum nasıl bilemiyorum ama erkekler bir arada olunca sınırları çok kolay kaldırıyor. Erkek muhabbeti de beni bayıyor. Bizim millette genel olarak yaparız abi, hallederiz hocam kafası hakim. Erkekler bir aradayken bu damar iyice kabarıyor. Kadınlarla çalışırken işe daha iyi yoğunlaşıyorum, daha sistemli gidiyor.

Çalıştığım yöneticiler açısından da kadınlar daha iyiydi. Örneğin erkek yöneticiler genel olarak olmazdan anlamıyor. Yan yatırın, çamura batırın, kenarından kırpın diye yan çiziyor, iş gerçekten olmayınca alelacele iki ayağı bir pabuca sokuyorlar. Kadın yönetici olmazdan anlıyor. İş adım adım ve tek seferde gidiyor.

Ayrıca erkek yöneticilerin odağı çok kolay dağılıyor. Yok hafta sonu şöyle yapalım, yok gidip bilmem ne gömelim, şuraya şunu alalım yolumuzu bulalım.... bir ton şey. Hariçten bir sürü şey çıkarıyor. Kadınlar bu tarz atraksiyonlara girmiyor pek.

En azından benim deneyimim bu yönde oldu hep.
+1
akhenaten
(13.10.25)
Ben bir kadın olarak kadınların tepkiselliğinden ve çok konuşanlarından gerçekten çok rahatsız oluyorum, bunlardan ikisi benim annemle teyzem. Öf pöf etmek zaten en zıddıma giden şeyler, çekilecek dert değil. Haklısın.
-2
muhayyer divan
(13.10.25)
Gerçekten zor bu arada.

Otu boku yanlış anlamalar, yokuşa sürmeler. Sıkıntılı.

Erkekler daha çok görev adamı, yapalım, bitirelim, gidelim.
-1
baldan kaymak
(13.10.25)
Tedarik zinciri kadın daha fazla olan bir sektör ve genel olarak kadınlarla çalışmaktan memnunum. Özellikle onlarla olan farkı görmek enteresan (örnek verirsem ben işe alım yaparken çok daha analitik şeylere bakıyorum, benim müdürümse daha duygusal, karaktersel şeylere. O sebepten iyi bir takım oluyoruz).

Misal mevcut organizasyonda erkeklerin karakter kalitesi kadınlara oranla çok daha düşük. Yalnız yalan olmasın çalışanlarımın erkek olanları ile daha direkt olurken kadınlara bir tık daha indirekt yaklaşıyorum. Gene açık konuşmak gerekirse emekli olan eski müdürle futbol, rugby, araba konuşmayı baya özledim. Galiba kadınlarla çalışmadaki tek sorun bu benim için çünkü ilgi alanlarımız farklı.
0
logisticsmanager
(13.10.25)
şirketlerdeki kadın yönetici azlığının, kadın bürokrat azlığının vs. genel sebebi tam olarak budur. kadınlarla çalışmak çok zor, çünkü kadınlar pazarlığa açık kişiler değil. bunları idare edemiyorlar.

en basiti benim gözlemim olan site grupları.
bir sorun karşısında site grubundaki erkekler "şöyle şöyle bir durumla karşılaştık, bu konuda böyle böyle aksiyon alınması çok iyi olacaktır" tarzında temiz bir üslupla yaklaşırken, aynı konuyu kadınlar kavgaya, sataşmaya ve çekişmeye çekiyorlar anında.

hatta bu diyalogları gösterdiğim kadın çevrem de genelde "adam niye böyle yazmış ki" diye topa giriyorlar, daha sert, daha pazarlıksız daha tahammülsüz yaklaşılması gerektiğini söylüyorlar.

özet geçmek gerekirse;
tartışmaya kapalı bir şekilde kadınlarla çalışmak çok zordur. çünkü her olaya fazlasıyla tek boyutlu bakarlar. pazarlığa kapalıdırlar. bu genetik bir şeydir, buna kimsenin yapabileceği bir şey yoktur. erkeklerin testosteronunun fazla olması gibi bir şeydir yani.
0
tchuck
(13.10.25)
Nacizane hayat tecrubem:
kadinlar cok fazla stres yapiyor, herhangi bir meseleyi cok buyutuyor, raporu nasil yetistirecegiz iki gun kaldi, o musteri niye hala donus yapmadi bilmemne cok fazla sinir, stres, gerginlik yayiyorlar cevreye. Erkeklerse "hallederiz, bir sekilde aradan cikartiriz, dunyanin sonu degil" kafasinda.

Kadinlarda dedikodu,ikiyuzluluk ve yapmaciklik da cok fazla. Kiskancliktan, fitneden birbirlerini bogazlayacak iki insan yuz yuze gelince bluzun, etegin cok yakismis diye yalandan gulumserler, muhabbet ederler, vicik vicik birbirlerini overler. Erkekler kimse bana bulasmasin, dertsiz basim agrisiz asim mantalitesinde genel olarak.

Kadinlarin ilgi acligi diye bilimsel bir olay da var sanirim,cogu erkek sadece yuzunu yikayip geliyor, kadinlar bir suru kombin, makyaj vs. Orasi benim ekmek yedigim yer ya, ben cinsiyetsiz takilmak herkesi ana baci kardes gibi gormek istiyorum ekmek yedigim yerde. Benim dikkatimi niye parfumunle, dekoltenle, suh kahkahalarinla, dagitiyorsun.
+1
neck_and_neck
(13.10.25)
herkesin yorumuna saygılıyım sadece ben bireysel tecrübemi ilettim. erkeklerle çalışmadığım için kadınlarla olanı yazdım. kesinlikle amacım cinsiyetçilik değil.
0
🌸mikahakkinen
(13.10.25)
ben feminist bir insan olarak yazıyorum:
çalıştığım bir devlet kurumunda kadınlar yüzünden ruh hastası oldum. çoğusu kafadan rahatsızdı. narsistler, dalkavuklar, neler neler...
0
gijilti
(13.10.25)
2018'den beri %90'ı kadınlardan oluşan ekiplerle, yöneticilerle çalışan biri olarak şunu diyebilirim ki, kadınlarla çalışırken onlara adapte olmak gerekiyor. Buna adapte olmuş bir erkek olarak, erkek çoğunluklu ekiplerle çalışmaya başlasam bu sefer oraya adapte olmam gerekecek.

Neticede kadın ve erkeklerin belirli farkları var ve uyumlu olmaya çalışmak işleri kolaylaştırıyor.

Senin için demiyorum ama kadınlarla çalışmak zordur demek; normal olan erkeklerle ve onların atmosferinde çalışmaktır, kadınlar bundan farklı olduğu için anormal olan onlardır, anlamı taşıyor. Bu da erkek-merkezci bir bakış açısı.
+3
Bruce
(13.10.25)
(15)

Üzülünce veya strese girince

gobekliraki
Bu vücudunuza yansıyor mu? Nasıl etkileri oluyor? Bende bikaç sene önce başladı bu durum, 35imden sonra. Direkt sırtım ve mideme vuruyor. Hiçbişey tüketmesem de istifra edip duruyorum, etmesem de sanki her an edecek gibi hissediyorum.
Bu vücudunuza yansıyor mu? Nasıl etkileri oluyor? Bende bikaç sene önce başladı bu durum, 35imden sonra. Direkt sırtım ve mideme vuruyor. Hiçbişey tüketmesem de istifra edip duruyorum, etmesem de sanki her an edecek gibi hissediyorum.
0
gobekliraki
(12.10.25)
Dişlerim karıncalanıp titremeye başlıyor, midem ağrıyor daha sonra tansiyonum düşüyor. Panik atak gibi bir şey yaşıyorum stres durumlarında. Ama bu stres bir kavga vbden değil de mesela 15dk sonra misafir gelecek ve ben 5 çeşit yemek yetiştirmeye çalışıyorum gibi ekstrem durumlarda oluyor.
Mutfakta çalışırken staj dönemimde olmuştu bir kaç kez :(
0
neira
(12.10.25)
Saçta beyaz çıkıyor.
0
runaway
(12.10.25)
@bir sıcak el istifra çok sorun değil de, sırt ağrısından geberiyorum.
0
🌸gobekliraki
(12.10.25)
Valla tam kürek kemiklerimin oraları kulunç dedikleri şey çıkıyor bi anda.
0
🌸gobekliraki
(12.10.25)
belimden omurilik boyunca değişik duygular yukarıya hücum ediyor. bunu "elektrik" gibi tarif edebilirim. şimşek hızıyla bir kroşe vursam sanki rahatlayacakmış gibi oluyorum. kendime engel olmasam joker soğuk kanlılığıyla doom müziği açar, mortal kombat gibi fatality yaparım. bir nevi berserker rage ama daha sistemli, daha metodolojik. insanları sinematik bir şekilde duvarın önünden sokup arkasından çıkartsam, "first blood, double kill, triple kill, monster kill" seslerini kendi kulaklarımla şaşırmam.
üzüldüğümdeyse karım junior vücudumun parçası değilmiş gibi oluyor. bundan gizliden gizliye zevk alıyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.10.25)
Seboreik dermatit coşuyor. Onun dışında pek bir şey yok.
0
logisticsmanager
(12.10.25)
Üzülünce ya da sinirlenince nedenine bakılmaksızın sistem kortizol salgılar, kana kortizol salındığında fizyolojik olarak bazı tepkimeler meydana gelir mesela damarlar genişler kan akışı/debisi ve sıvı hacmi artıp tansiyonun yükselmesine ve buna bağlı semptomlar yaşanmasına neden olur ya da kortizol sonrası salgılanan adrenalin sinir sistemini yoğun şekilde uyardığı için anksiyeteye neden olur, bir sendroma bağlı olarak böyle bir problem yaşanıyorsa uzun vadede bağışıklık baskılanması nedeniyle bağışıklığa bağlı hastalık yaşanır ya da kortizol proteinlerden enerji ürettiği için kas kaybı ve kas kaybına bağlı olarak yine bağışıklığın zatıflamasına bağlı problemler yaşanır, bunlar hep sinir stres kaynaklı kortizol salınımına bağlı gerçekleşen olaylar, akut ya da kronik duruma göre sorun az ya da çok kendisini hissettirir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.10.25)
@logsitic o ne hocam?
0
🌸gobekliraki
(12.10.25)
Daha çok bilindik düz baş ağrısı oluyor.
bazen deride kaşıntı olabiliyor. (yani logisticsmanager'ın teknik olarak dediği gibi)
+1
ermanen
(12.10.25)
Aşırı stres yükü migrenimi tetikliyor.
0
Phoebe
(12.10.25)
Uykusuzluk çekiyorum genelde. Son üç aydır saat 3-4 gibi uyanıyorum sebepsiz yere, sonra da uyuyabilirsem kendimi şanslı hissediyorum. Nereye kadar yürüyeceğiz bu yolu onu da bilmiyorum.
0
rakicandir
(12.10.25)
Anlımda egzama. Anlım kızarıyor, kabarıyor.

Üşüme, hava çok iyi bile olsa üşmeye başlıyorum.

İştahsızlık/ mide bulantısı. Hiçbir şey yiyemiyorum, yesem de kusmaya başlıyorum.

Hepsi olmuyor tabii. Ne kadar stres yaptığıma göre. Üşümeyi hep yaşarım, diğer ikisi ağır strese girdiğimde genelde. Özellikle egzama. Hatta bir ara o kadar ileriydi ki bacağımda sivilceler çıkmıştı bir sürü. Bunu bir kere yaşadım.

Zor
0
substituent
(12.10.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim+1
Uykularım kaçıyor.
0
Amaranta ursula
(12.10.25)
Direkt midem kilitleniyor. Korkunç bir yaz geçirdim ve 1 ayda 6 kilo verdim. Sporcuyum, zaten kilom yoktu, bildiğin eridim. Şimdi o yağ kaybetme durumunu avantaja çeviriyorum antrenmanla.

@bir sıcak el... Bu arada mutluyken de midem kilitlenir. Kitaba göre Bunun sebebi nedir?
0
mslny
(12.10.25)
@gobekliraki; cilt hastalığı. Özellikle stresle beraber coşuyor. Dermatolog bir şampuan, bir lityumlu krem verdi bir de zen olacaksin, tatile falan çık git Türkiye'ye stresi bırak dedi. Öyle garip bir hastalık.
0
logisticsmanager
(12.10.25)
(8)

Bu borçlar nasıl ödenecek yardım?

tahirkemalbozoglu
Merhaba,Aylık 110 bin TL maaş alıyorum.Kasim ayında başlayan bir kredim var: • Tutar: 340 bin TL • Taksit: 12 ay boyunca ortalama 37 bin TLBu krediden 100 bin TL’yi acil borca ödedim, elimde şu anda 240 bin TL nakit kaldı.Başka bir birikimim yok.Ayrıca: • Aralık ayında 270 bin TL borç ödemem gerekiy
Merhaba,
Aylık 110 bin TL maaş alıyorum.

Kasim ayında başlayan bir kredim var:
• Tutar: 340 bin TL
• Taksit: 12 ay boyunca ortalama 37 bin TL

Bu krediden 100 bin TL’yi acil borca ödedim, elimde şu anda 240 bin TL nakit kaldı.
Başka bir birikimim yok.

Ayrıca:
• Aralık ayında 270 bin TL borç ödemem gerekiyor.
• Ocak ayında 170 bin TL ödemem gerekiyor.
Bu iki borcu mutlaka ödemem lazım.

Bunlara ek olarak 11.000 dolar elden aldığım bir borcum var.
Ne zaman istersen öde denildi ama kur artmadan ödemek istiyorum.

Kredi kartı harcamam da aylık ortalama 25 bin TL civarında.
Bunların dışında başka bir borcum yok.

Bu tabloya göre sizce nasıl bir yol izlemeliyim, nasıl planlama yapmalıyım?
Teşekkürler.
0
tahirkemalbozoglu
(11.10.25)
Kredi ve kredi kartlarinizi 1 veya 2 ay gecikmeli odeyin. Biraz zaman kazanirsiniz. Kredi skorunuz etkilenir, bankalar taciz eder ve faiz odersiniz ama 3. ayda basiniz daha cok ciddi belaya giriyor bankalarla.
Dert etmeyin, borc illa ki odenir.
+1
jnlbnnn
(11.10.25)
* Kasim ayinda elinizde kalan ne varsa (maasinizdan ve hazir paradan) hepsini dolara cevirin. hem harcayamazsiniz hem de kuculmez odeme gunune kadar.

* onumuzdeki uc ay kredi kartinin asgarisini odeyin. %40 olsa 10b odemeniz gerekecek sadece. asgari odeyerek kredi skorunuz da tehlikeye girmez ama dikkat, bagimlilik yapar. odeyebildiginiz ilk seferde hepsini odemeye baslamaya calisin.

eger maasinizdan kalan parayi tutablirseniz ocak ayina -10b gibi bir seyle giriyorsunuz aralik ve ocak borclarini odeyerek.

110bin dolar borcu hic hesaba katmadim yalniz. ama bu sistemde subat hatta mart'a kadar odemeyi unutun bence.

dert etmeyin +1. geliriniz oldugu surece odenmeyecek borclar degil.
0
supergirl
(11.10.25)
borç almayı alışkanlık yapmışsınız. öncelikle yeni borç almayın.

eğer aldığınız parayı yatırıma çevirip kısa sürede çok daha fazla kazanmıyorsanız hiç bir anlamı yok.

ödeme için de sabit giderleri olabildiğince azaltmanız lazım. 25 sabit gider varsa 15 veya 20 ye çekmelisiniz. gerçekten bu pahalılıkta zor ama gideri düşürmezseniz yapılabilecek bir şey yok.

ikincisi geliri artırmanız lazım. 110 bin, ne zaman artacak, ocakta zam var mı örneğin?

toplam borç yükünüz, yaklaşık 900 bin tl. bugünkü kurla, elinizde 240 bin tl var.

aylık ödeme 37 bin, aylık gider 25 bin, yani aylık 62 bin tl sabit gideriniz var. kalan para 58 bin tl.

aralıkta 270, ocakta 170 bin tl gideriniz olacak.

aralığa kadar geliriniz ekim maaşını almadıysanız 220 bin tl, aldıysanız 110 bin tl.

bu da maaştan kalan 58 buraya gitse (bu ay maal almadıysanız henüz 116), eldekini 240'dan 270-58=212 bin tl buraya gideceğini gösteriyor. eldekini para piyasası fonuna koyarsanız 2 ayda kabaca %7 getirir, o da 240*0,07=16 bin falan eder. o da parada kar olarak kalır. yani elde 240-212+16 = 44 bin tl kalır.

gelelim ocak ayına.

ocakta da 170 bin tl gider var.

elinizde 44 bin tl kaldı, o da para piyasası fonu ile %3 desek 1,2 bin tl bırakır. 45 bin tl birikim, 110-25-37=58 bin tl paranız var.

bu da totalde elinizde 45+58 = 103 bin tl paranız olduğunu gösterir.

yanı bu borçta sıçtınız. ödeyemiyorsunuz.

ne yapmak lazım. sadece aradaki fark + dolar borcu için tl kredi çekeceksiniz. buradaki nüans şu, zaten geliriniz düşük. ve sabit giderleriniz var, fazlası için değil, sadece giderleri kapatmak için para lazım.

11 bin dolar, şu an 41.83, ocak ayında her ay %3-3,5 değer artışı ile 4 ay sonra %13 civarı yukarıda olacak, yani 47 lira civarı. 11 bin dolar eder size 500 bin. kalan fark neydi, 67 bin tl. yani 600 bin civarı krediye ihtiyacınız var.

bu da 12 ayda ödeseniz aylık 65 bin gibi bir ödemeye denk gelir.

yani 65+37 =112 bin tl gibi bir gideriniz oluyor.

yani cevap, hayır siz bu yeni borcu 12 ayda kapatamayacaksınız. 18 ay diyelim vadeye...

neyse, çok uzadı.

yapmanız gereken bu.

ve bir daha borç almamak.

insanları kredi kartı faizi az bilmem ne diye gazladılar, şimdi ödemesi böyle oluyor.

geçmiş olsun.
+1
gurur
(11.10.25)
* kredi kartı asgari ödeyin, ve olabildiğince az harcama yapın. sadece asgari ödendiğinde, yapılan her yeni harcama sanki zamanında ödenmemiş gibi faiz yazıyor. bunu çok kişi bilmez, asgari ödemenin en kötü yanı budur.

* 110bin geliriniz var, 25civarı kredi kartları ödemesi. fatura/kira/mutfak gibi diğer şeylerle beraber toplam 30 ve geriye 80 kalıyor diyebilir miyiz? kredi kartının tümünü ödemezseniz elinizde kalan para biraz daha yüksek olabilir.

* 170 ve 270'lerin tamamı mı ödemek zorundasınız? 200 ve 100 gibi ödeyip kalanlarını sonraki aylara sarkıtabilir misiniz?

* tamamı ödenecekse bile, kasımı elinizdeki 240 ve maaştan kalanla ödeyebiliyorsunuz. kredi ödemeniz (37) ve kredi kart borcunun bir kısmıyla birlikte 50 bin daha gidecek maaştan. 110 - 37 - 13 (düz olsun diye kredi kartı) 60 kaldı, kasım ayının tümünü öderseniz elinizde 30 kalır.

* sonraki maaştan da 60 arttırabilirsiniz, eder 90. ocak ayında 80bin kadar açıktasınız. ama ocak maaşından da aynı yöntemle 60 gelirse, açık azalır.

* elinizdeki kredinin vadesini uzatabilir ve en azından bir tanesini atlayabilirseniz ocak borcunu kapatabilirsiniz.

* kira/fatura/ıvır zıvır için 30bin gider yazdık. eğer daha fazlaysa hesap tutmayabilir.
* bu üç ay gerekirse sadece makarna yemek lazım, sonraki altı ay da sıkışmaya devam edersiniz ama tahammül edilebilir ve ödenir bir borcunuz kalır.
* ekstra bir şey çıkmadığı sürece 6 ay sonra nefes alabilirsiniz.

* ocak borcunu da ödedikten sonra 11bin dolar dışında kredi kartı ve kredi borcunuz kalıyor. kredi kartları asgari ödendiği için ve orası da epey arttı. şubat maaşıyla kredi + kredi kartı borcunu ödemeniz lazım. muhtemelen kart borcu 60 belki 70e ulaşmış olacak. mart gibi kredi kartı yangınını da söndürürsünüz, kontrol edilebilir olur.

* marttan sonra dolar borcuna bakarsınız. çok yoksunluk çekmeden bir senede, yoksunluk çekerek 8 ay gibi bir sürede ödeyebilirsiniz. acil bir şey olmadığı sürece, bir kısmını ödedikçe bu kişiye karşı biraz daha esnek davranmaya başlayabilirsiniz.

* kazancınız artabilir ama giderler de benzer oranda artacağı için onu saymadım.
+1
biseysorcaktim
(11.10.25)
Abi senin evin vardı, ve yeni de sıfır araba almıştın bu sene.
Bu kadar borca battiysan arabayi satip daha düşük modele geçip borçları kapatabilirsin.
0
logisticsmanager
(11.10.25)
Arabanın borcunu kapattım.
Bu borçta esasında kötü bir borç değil.
Yatirim amacıyla iyi bir yerden arsa aldım ve inşaat başladı oradan daire gelecek onun borcu.

Arabayı inan satmak istemiyorum. Artık işin içinden çıkamazsan son çare olarak satacağım.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(11.10.25)
Bu ara epey dinledigim icin ondan ornek vermek istedim; Dave Ramsey orta sinif birinin hep orta sinif kalacagini evlerinin onundeki yeni ve sifir arabalardan anlarsiniz diyor. Hatta en temel kurallarindan biri tum borclarini kapatana kadar ve net degerin 1mio usd ulasana kadar (borcu tamamen kapanmis ev de dahil) motorlu hicbir tasita yatirim yapmamak ve yeni ve sifir araba almamak. Dolayisiyla size ogut verecek olsaydi ilk soyleyecegi sey arabanizi satip borclarinizi kapatip ikinci el araba aldirmak olurdu. Ayrica borc odeme sirasi olarak en dusuk borctan baslayip yemeyip icmeyip tum borclari kucukten buyuge dogru kapattiriyor. Stratejisi mumkun olan en kisa surede borcsuz bir yasama gecip (kredi karti da dahil), borc ve kredi notu sisteminden cikip parayi biriktirme ve daha akilli yatirimlarla buyutme uzerine kurulu.
0
kassiopeia
(11.10.25)
eğer yatırım kaynaklı bir borçsa,
1- harcamaları düşürüp
2- kartı minimumda ödemek makul olabilir.

şubata kadar 4 ay var. 25 masraf 22- 20 ye çekilebilse, minimumu da 8 falan olur. 8*4 32 bin. 25*4 100 - 32 = 68 bin bankaya borca dönüşebilir.

kolaylıklar.
0
gurur
(11.10.25)
(3)

Volkswagen, SEAT, Audi, Skoda vs Geri Çağırma Hk.

b30wu7f
Merhaba duyuru halkı,2015 model SEAT Ibiza aracımız var. Araç pederin üzerine, Doğuş Oto da arayıp hala aracın güncel sahibi olup olmadığını sormuşlar, sonra da hava yastığı ile ilgili bir şeyler söylemişler. Peder beni arayıp olayı anlattıktan sonra ben arayıp sordum durumu.Aracı ücretsiz servise d
Merhaba duyuru halkı,

2015 model SEAT Ibiza aracımız var. Araç pederin üzerine, Doğuş Oto da arayıp hala aracın güncel sahibi olup olmadığını sormuşlar, sonra da hava yastığı ile ilgili bir şeyler söylemişler. Peder beni arayıp olayı anlattıktan sonra ben arayıp sordum durumu.

Aracı ücretsiz servise davet ettiklerini, hava yastığını incelemek istediklerini söylediler. Hava yastığında bir sorun mu var değişim için mi geri çağırılıyor diye sorduğumda da telefondaki kişi bir panikledi, başkasıyla mı konuştunuz önceden diye sordu. Açıkçası pek bir şey anlatamadılar bana da telefonda ve ben de kendim araştırdım. 2014 - 2019 arası üretilmiş bazı araçların sürücü hava yastıklarının değişimi için uluslararası bir geri çağırma varmış.

Benzer şekilde aranan veya konunun aslını bilen var mıdır? Arabayı götürmeli miyim bu hava yastığı değişimi için?
0
b30wu7f
(10.10.25)
Takata diye bir firmanın ürettiği hava yastıkları aniden çarpışma vs. olmadan açılabiliyormuş. Bu yüzden ölenler olmuş. Çağırmışlar hazır götürün değiştirsinler.
+2
inheritance
(10.10.25)
arabanın vin numarası ile geri cagirmadan etkilenip etkilenmedigini görüyorsun.
Bu airbag bu sene Fransa'da birini öldürdü yani degistirmemis. Tabiki degisime götür.
Fransizca siteyi buldum, ülke ve vin ile bakabilirsin ya da Türkçe ararsin;
www.seat.fr
0
logisticsmanager
(10.10.25)
Evet, takata airbag geri çağırma aksiyonu. Mecburen değiştirteceksiniz hava yastığını, yoksa airbag açılırken aşırı basınçtan patlayabiliyor yahut onlarca plastik parça kırılıp şarapnel gibi saplanıp sürücüyü öldürebiliyor. Youtube'a "takata airbag" yazıp izleyebilirsiniz.

İş emri kağıdını da saklayın. İleride satın alacak kişi kıl birisi çıkıp da problem yapmak isterse "bak kardeşim, araç airbag açmamış, garantiden ücretsiz değişmiş, bu modellerin hepsi böyle" dersiniz.

Mutlaka götürün servise. Çok ciddi bir problem.
0
yadigar
(11.10.25)
(11)

Nasıl deşarj oluyorsunuz

arbre
Neler yapıyorsunuz? Ben 6 gün çalışıyorum. Şikâyetçi değilim. Spor her gün yaptığım bir şey. Sevgili zaten yok. Sosyalliği çok sevmiyorum. Özellikle hafta sonları enerjinizi attığınız, sizi yenileyen neler var? Sağ olun.
Neler yapıyorsunuz? Ben 6 gün çalışıyorum. Şikâyetçi değilim. Spor her gün yaptığım bir şey. Sevgili zaten yok. Sosyalliği çok sevmiyorum. Özellikle hafta sonları enerjinizi attığınız, sizi yenileyen neler var? Sağ olun.
-3
arbre
(10.10.25)
Bu konuda tüm türkiye tek yüreğiz. 30 una kadar erkekler oyun ve maç muhabbeti, kadınlar dizi , saç ve kıyafet muhabbeti.
30 dan sonra çoluk çocuk çarşı pazar kurs kıl tüy. Hava iyi olursa kır yürüyüşü ve piknik. Hobi zart zurt hepsi bitiyor. Heves kalmıyor.
0
luluki
(10.10.25)
Olmuyoruz. Bütün günün kinini, kırgınlığını, öfkesini gece yatmadan önce "unutma, o bunu yaptı" diye diye uyuyoruz.
0
rakicandir
(10.10.25)
en çok spor ile. ağırlık kaldırma. yaparken müzik dinleme.

onun dışında gezmeler/seyahatler ve seyahatlerdeki deneyimlerim.

bazen gaming.
+1
ermanen
(10.10.25)
Eşimle dizi izlemek,arkadaşlarla online oyun oynamak. maç da izliyorum fakat beni deşarj etmiyor.
0
biravekahve
(10.10.25)
Yorgunluktan erkenden uyumak ve alarmsız kalkmak
0
basond
(10.10.25)
Ben deşarj olabilen biri değilim maalesef, üzüntümü öfkemi dibine kadar kanırta kanırta yaşarım, içimden şöyle fırçalaya fırçalaya geçmeden bırakmaz.

Arkadaş bulursam belki müzik yaparım, yoksa yemek yerim evde iş yaparım şu bu. Çoğunlukla yalnız kalmayı tercih ederim, çünkü dışımdan belli olur olumsuz enerjim, bulaştırmak istemem.
-1
muhayyer divan
(10.10.25)
Eskiden benim deşarj alanlarım festivallerdi, film festivali, tiyatro, bienaller… hepsini deli gibi takip ederdim excel listeleri hazırlardım o bile beni motive ederdi.
Artık keyif alabileceğim hiçbir şey kalmadı.
Bomboş bir hayat yaşıyorum bomboş…
Belki kitap diyebilirim buna o da eskisi gibi zaman ayırabildiğim bir şey değil maalesef.
Bir de müzik dinleyerek yürüyüş yapmak iyi geliyor.
0
mutekebbir
(10.10.25)
Yürüyerek.
+1
Amaranta ursula
(10.10.25)
Çocuk olduğundan evde deşarj olma şansı olmuyor. İşim rahat işte dizi izliyorum, kitap okuyorum. Öğle araları yürüyorum. Haftasonları da evde premier lig ve F1 izleyerek deşarj olurum. Ayda bir arkadaşlarımla içerim.
+1
mikahakkinen
(10.10.25)
Spor.
Is arkadaşlarım ile üst düzey yönetimlerin giybetini yapmak.
Northern exposure, mortimer and Whitehouse gone fishing, clarksons farm falan izlemek.
0
logisticsmanager
(10.10.25)
Pegasus' un en ucuz kampanyaları ile 2-3 günlük yurtdışı gezileri. cuma-pazar.

günlük hayatta da inanılmaz cringe şeyler izlemek beni çok rahatlatıyor. esra erol, müge anlı filan. bir de yemek yapmak.
0
galahad reloaded
(11.10.25)
(3)

Specialist pozisyonu

arbre
Şimdiki pozisyonunuzu seviyorsunuz. Ama pozisyonunuz uzman değil. Specialist pozisyonu açılıyor. Uygunluğunuz çok yüksek. Maaş artışı olacak. Şimdiki pozisyonunuz tamamen ofis. Specialist olunca dışarı çıkmak gerekecek. Başvurur muydunuz? Specialist olmanın bir sonraki noktası nedir? Sağ olun.
Şimdiki pozisyonunuzu seviyorsunuz. Ama pozisyonunuz uzman değil. Specialist pozisyonu açılıyor. Uygunluğunuz çok yüksek. Maaş artışı olacak. Şimdiki pozisyonunuz tamamen ofis. Specialist olunca dışarı çıkmak gerekecek. Başvurur muydunuz? Specialist olmanın bir sonraki noktası nedir? Sağ olun.
-3
arbre
(10.10.25)
Hala 7 gün çalışman gerekecek mi?
Çünkü hem normal sartlarda çalışıp hem maaş artışı çok iyi olur sana.
Specialist şirkete bagli, bizde normal operasyonel herkesin leveli specialist. Müdür olmayip fonksiyonel müdürlük subject matter expert oluyor misal.
0
logisticsmanager
(10.10.25)
logisticsmanager, hehe, 5'e düşme ihtimali var.
-1
🌸arbre
(10.10.25)
O zaman tabiki dene. 5 gün çalışmak sana psikolojik olarak da daha iyi gelecek.
0
logisticsmanager
(10.10.25)
(11)

Ev almak hayal mi değil mi

arbre
Düzenli para biriktirerek, çok para harcamayarak yarım milyon TL nakite ulaşabiliyorum 1 yılda. Benim baktığım daireler 2+1, 3+1 bile var yaşadığım yerde 2 3 milyon TL. 3 4 yıl düzenli birikimle ve yatırımla 5 yılda ev alınabilir gibi geliyor. Yanlış mı düşünüyorum? 50, 60 yaşında insanların evlerin
Düzenli para biriktirerek, çok para harcamayarak yarım milyon TL nakite ulaşabiliyorum 1 yılda. Benim baktığım daireler 2+1, 3+1 bile var yaşadığım yerde 2 3 milyon TL. 3 4 yıl düzenli birikimle ve yatırımla 5 yılda ev alınabilir gibi geliyor. Yanlış mı düşünüyorum? 50, 60 yaşında insanların evlerinin olmaması çok ilginç geliyor. O kadar uçuk bir şey değil sanki ev sahibi olmak? Ne diyorsunuz?
-1
arbre
(07.10.25)
Eskiden emekli ikramiyesi ile ev alınabiliyordu. Şimdi emekli olunca verilen para 2.el araba almaya yetmiyor. Ev almak hayal değil ancak artık çok zor. Tatil yapmazsan, lüks yaşamazsan kısacası ot gibi yaşarsan düzenli birikim yaparak ev sahibi olabilirsin.

Miras durumları vs ayrı.
0
HellKeePer
(07.10.25)
Ev almak parası olmayana hayal, parası olana neden hayal olsun ki?

Asgari ücret veya onun bir tık üstü alıp hem kira ödeyip hem aileyi geçindiren adam için para biriktirip ev almak hayal.
Ha alıyorsundur 100 bin lira maaş.Bekar adamsındır aielenin yanında takılıyorsundur. kira derdin yok. aldıgın maaşın 20 bin lirasını yiyip geri kalan 80 lirasını kenara atarsan tabiki birikir o para
0
limonlu eksi
(07.10.25)
soru bence şaka.

ayda kenara kırk bin tl koyabiliyorsun. ama mevcut maaşı 40 bin bile olmayan insanlar var.

bu mantıkla bakarsak uçak almak da hayal değil mesela.
0
elorelia
(07.10.25)
50 60 yaşında insanların evinin olmaması neden garip olsun. bu ülkede bir sürü fakir insan var. günlük ekmeğini zor alıyorken nasıl ev alsın?
0
mikahakkinen
(07.10.25)
Kime göre, neye göre, nereye göre. Bence hiçbir şey hayal değil, herşeyin illaki bir limiti ulaşılabilitesi var, yeter ki iste ve ona göre finansal kontrolünü yap.
0
va
(07.10.25)
2-3 milyon tl’ye nerede güzel daire var?
0
deartheodosia
(07.10.25)
Ev almak hayal değil ama standartlar dahilinde. Bazı metaların değeri artık toplumun büyük bir kısmının ulaşamayacağı noktada. Bir çok şey menzilden çıktı, hayallerin çapını biraz sınırlı tutmak gerektiğini düşünüyorum.
0
lambader
(07.10.25)
2013'te bedava kredi verilmişti. Takvimler 2016 sonunu gösterdiğinde ev almak artık hayal deniyordu, alan aldı gerisi kiracı olacak deniyordu. Haziran 2020 hem evler çok ucuzda kaldı hem de yine bedava kredi dağıtıldı. 3 sene olur, 5 sene olur, yine böyle imkanlar gelecek, önemli olan bu imkan geldiğinde senin durumun, hazırlıklı yakalanmak önemli.
0
iustitia omnibus
(07.10.25)
Kaçırdığın nokta şu... yılda yarım milyon biriktiriyorsun da 3 milyonluk evi 5/6 yılda alana kadar o evler 10 milyon oluyor. Bankalar kredi vermiyor.

Kısaca senede yarım milyon miriktiren bile ev alamıyor.

Taktik: önce döküntü ev alınır. O değer kazanırken üstüne konup 1+1 alınır sonra...

Bu yolla 5 yılda evet alabilirsin ancak.
0
luluki
(07.10.25)
Arbre abi sen ailenle yaşamıyor musun? Ailenle yaşarken "ev almak kolay değil mi ya" demek biraz garip durmuyor mu?
Ben misal şu an ailemle yaşasam 1000-1200€ ekstra param olurdu. Bu şekilde senede 50 bin euro kenara koyduğumu ve 5 senede rahatça ev alacağımı derdim.
40 yaşına kadar ailenin yanında yaşayıp sonra ev alacaksan belki de luluki dediği gibi o evler de yerinde saymıyor.
0
logisticsmanager
(07.10.25)
hayat herkese farklı imkanlar sunuyor, 4-6 yılda ev alabilmek senin orta halli olduğunu gösterir ve kesinlikle sana tavsiyem bu süre boyunca biriktir paranı evini al. ama dediğim gibi hayat herkese farklı imkanlar sunuyor, ben ticaretle uğraşıyorum bir sene 3 ev satın alıyorum ertesi sene hayatta kalmak icin birini satıyorum. babamsa profesör adam 50 yaşında evini aldı o evde ölecek umrunda değil dünya.
0
dirildimde geldim
(07.10.25)
(5)

bu site niye bu kadar

deranzo1
geniş? şöyle oldum sağa sola bakmaktan https://www.gifsme.com/post/130086123092/cat-side-eyehayır fena olmamış onun dışında yani. bir de şu yuvarlak yeşil içindeki soru işaretlerine kalplere falan renk dökelim. pembe falan olsun. her yer yeşil askeriye gibi.
geniş? şöyle oldum sağa sola bakmaktan
www.gifsme.com

hayır fena olmamış onun dışında yani. bir de şu yuvarlak yeşil içindeki soru işaretlerine kalplere falan renk dökelim. pembe falan olsun. her yer yeşil askeriye gibi.
0
deranzo1
(06.10.25)
havalar biraz daha soğuyunca ufalacak
0
nahtoderfahrung
(06.10.25)
geniş derken neresi geniş ben anlamadım. ekran kadar site işte, hatta yanlarda boşluğu bile var, kenarlara sıfır değil. bildirim sekmesini saymazak, duyuruların olduğu alan, toplam ekranın %60'ı genişliğinde.

koskoca ekran dururken yanları boş, ortada düdük gibi mi kalmalıydı?
0
kibritsuyu
(06.10.25)
itibardan tasarruf olmaz, şöyle geniş geniş bir sitemiz olsun.
0
logisticsmanager
(06.10.25)
duyuruların açılmamış halleri öyle evet. aşırı kaotik duruyor, fontlar renkler birbirini öldürüyor. bir şeye odaklanmak imkansız
0
topkapiaksaray
(06.10.25)
Yaşlılar büyütüyor ya telefonların fontunu öyle hissediyorum kendimi. Çok büyük çok yorucu. Direkt mesaj atabilmek, favoriye eklemek gibi beklenen özellikler gelmiş güzel olmuş ama görsel eskisi gibi kalsa çok iyi olacakmış.
0
mutekebbir
(06.10.25)
(8)

3 Yaşını dolduran arabayı satmak

va
Verimli olur mu satıp yeni bir tane 0 araç almak finansal açıdan? Garanti uzatayım demiştim ancak 30 ay öncesi başvurmak gerekiyormuş. Bu ayın 21'inde garantisi doluyor. Yıllık bakımına da 21 bin istediler. İlaveten kasko, sigorta ve muayene de yaptırmak gerekiyor. Bildiğiniz kampanya vs var mı, so
Verimli olur mu satıp yeni bir tane 0 araç almak finansal açıdan? Garanti uzatayım demiştim ancak 30 ay öncesi başvurmak gerekiyormuş.
Bu ayın 21'inde garantisi doluyor. Yıllık bakımına da 21 bin istediler. İlaveten kasko, sigorta ve muayene de yaptırmak gerekiyor. Bildiğiniz kampanya vs var mı, soru içinde soru oldu inception gibi.
0
va
(06.10.25)
Finansal olarak verimli olma ihtimali dusuk. Turkiye'deki deger kaybi egrisi biraz farkli olsa da temel gercekler degismiyor. 3 yilda ciddi bir deger kaybi olacaktir. Mesela sizin arac 1,7 milyona gider diyelim, ayni model benzer ozelliklerde arac da sifir 2 milyona satilsin. Aradaki 300 binlik fark yillik 100 bin deger kaybi yapar. Bu deger kaybi araba yaslandikca yavaslayacak.

2021-2022 civari yasanan arzdaki yavaslama ve sacma sapan faizli kredilerden dolayi hayatin olagan akisina uymayan kazanclar saglandi ama boyle bir durum su an bildigim kadariyla yok.

Genel anlamda bakacaksak, garantili araca biniyorsunuz, araciniz her zaman yeni, bunun verdigi faydalar yasanan deger kaybina sizin acinizdan degiyorsa sikinti yok.
0
mbond
(06.10.25)
boşuna masraf. arabayı uzun yıllar kullanmak daha mantıklı.
0
jelly bear
(06.10.25)
"tren kaçacak" korkusuyla bir çok kişi senin gibi düşüyor ve 2-3 yılı dolduran aracını satıp yeni araç alıyor. ülkenin bu hale gelmesi çok korkunç.
0
HellKeePer
(06.10.25)
Tabiki değil.
Dünyanın hiçbir yerinde 3 yaşındaki arabayı satıp yeni araba almanın finansal mantıklı tarafı olmaz.
0
logisticsmanager
(06.10.25)
ben bunu yapıyorum son 3 araçtır, biraz zorlasa da ben gayet memnunum durumdan
0
bepicolombo
(06.10.25)
Ben de oyle yapmayi planliyorum. Ne kadar mantikli bilmiyorum fakat icime sinen bi kampanya olsa da aklimdaki arabayi alsam diye bekliyorum
0
narod
(06.10.25)
Mevcut aracin ;Yürütme maliyeti,gelecek olan arizalar
VS
yeni arac maliyeti

maliyetleri alt altta yaz ,cevap sende..
0
designer
(07.10.25)
finansal açıdan zorlayıcı olsa da bence en güzeli bir kaç sene kullanıp sıfırı almak. maddi durumu yeten bunu yapmalı. finansal açıdan verimli olmasından ziyade finansal açıdan buna gücün var mı bu önemli. eminim ki finansal açıdan bunu kaldırabilecek olanlar bir arabayı uzun süre kullanmaz (hele de türkiye şartlarında)
0
abelardo
(07.10.25)
(18)

ekşi duyuru v5'e hoş geldiniz

compumaster
bir sure sorunlar olacak, ama 10 yil once baslayan bu yolcuga sonunda variyoruz.
bir sure sorunlar olacak, ama 10 yil once baslayan bu yolcuga sonunda variyoruz.
0
compumaster
(06.10.25)
Vay beta geçti demek.
Tebrikler.
0
kisa
(06.10.25)
6-7 yıldır, yılda bir giriyorum denk geldiğim olaya bak.
0
sarper361
(06.10.25)
Hayırlı olsun, cok bekledik bu günü. Ama eski siteciler gelir birazdan "alisamadik cart curt" demeye.

Duzenle seceneginin mobilde gelmesi beni şaşırttı, bildigin uzay teknolojisi.
0
duster
(06.10.25)
hayırlı olsun, özellikle responsive olması, mobile geç olayının bitmesi harika oldu
0
hoot
(06.10.25)
güzel olmuş @compu. daha kolay okunuyor. çok yadırgamadım. bence daha güzel. eline sağlık...
0
exlibris
(06.10.25)
Computer master, neredeyse 10 seneye yakındır buradayım. Güzel yolculuk. Emeğine sağlık.
0
baldan kaymak
(06.10.25)
Duyuru benim için bitmiştir
0
Rondak
(06.10.25)
yeni UI’dan emin olamadım ama eline sağlık. bu arada başkalarının duyurularındaki cevaplara tik atıp tik kaldırabiliyoruz. bu bir hata mı yoksa bir sebebi mi var?
0
sir gawain
(06.10.25)
hayırlı olsun fakat cogu yer calısmıyor
0
koela
(06.10.25)
benim tek beğenmediğim yanı logolar çok parlak ve iri ve neden her şeyin puntosu bu kadar büyük :D?
0
truf
(06.10.25)
Malum kişi ve eksi duyuru'nun eski hali. Bunlar hep hayatımda olacakmış gibi hissediyordum, vallaha birincisinin degismesini daha olasi bulurdum.
Sağolasın. Umut verdin.
0
logisticsmanager
(06.10.25)
mutlaka söyleyen olmuştur fakat her şeyin(logolar,harflervb) puntosu çok büyük geliyor.
0
biravekahve
(06.10.25)
Güzel olmuş, eline sağlık. Mobil dostu bir arayüz.
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
eline sağlık geliştirme önerileri verebilecekmiyiz compu ilerde?
0
eja
(06.10.25)
@compu her yanıta tik verebiliyorum.

+menşın sistemi gelse ne güzel olur. misal bu yanıtta @author yazsam oti'ye bildirim gitse falan..?
0
duster
(06.10.25)
alismak zaman alacak :)
0
sweetoffice
(06.10.25)
eskisine sağdık kalınarak modern bir görünüm sağlanmış. hoş, çok fazla birşey değişmemiş. gözüme çarpanlar şunlar;

-istatistiklerim sayfası iyi olmuş ama diğer kullanıcıların istatistiklerini artık göremiyoruz.

-ayarlar sayfası boş.
0
false pretension
(06.10.25)
öncelikle ellerine, emeklerine sağlık.

eski versiyonunu çok seviyordum ben, ne güzeldi. ama duyuru bu haliyle de epey işlevsellik kazanmış bazı açıdan.

bu yenilikler üzerine bazı detayları kaçırmış olabilirim ama "son cevaplananlar" ve "bildirimler" kutusunda yer alan yenileme butonu sadece ikon olarak yer alıyor, tıklanmıyor ve haliyle de yenileme yapmıyor. bu, farkında olduğun bir sorun mu yoksa başka bir durum mu var?
0
m e b
(13.10.25)
(6)

ABD'den bagajda Zippo ve jilet getiren oldu mu?

malheiros
Ne alaka, değil mi?TSA’nın sitesine baktığımda bagajda gazı veya benzini olmayan çakmak taşınabiliyor diyor. Aynı şekilde jilet de bagajda serbest görünüyor. Fakat THY’nin sitesinde sanki ikisine de izin verilmiyor gibi anladım. Hoş sayfaları TSA kadar ayrıntılı değil.Daha önce sıfır çakmak ya da pa
Ne alaka, değil mi?

TSA’nın sitesine baktığımda bagajda gazı veya benzini olmayan çakmak taşınabiliyor diyor. Aynı şekilde jilet de bagajda serbest görünüyor. Fakat THY’nin sitesinde sanki ikisine de izin verilmiyor gibi anladım. Hoş sayfaları TSA kadar ayrıntılı değil.

Daha önce sıfır çakmak ya da paketi açılmamış yaprak jilet getiren oldu mu? Eğer orada kalacaksa gelecek kişiyi uğraştırmayacağım.

Teşekkürler.
0
malheiros
(05.10.25)
uçak altı bagajda bi çok kez zippo ve çakmak taşı getirdim sorun olmadı. benzin koymayın içine her ihtimale karşı.

gerçi sürekli cebimde uçuyorum, şimdiye kadar ona da bir şey diyen olmadı.
0
brkylmz
(05.10.25)
Ben Almanya’da cebimdeki Zippo’yu güvenlikte çöpe atmak zorunda kalmıştım. Uçak altına giden bagajda sorun olmaz ama üzerinizde taşımayın.
0
himmet dayi
(05.10.25)
Ben abd den zippo getirmiştim
0
gadlemler
(05.10.25)
Birçok kez jiletle uçtum. Bir kere kabul etmediler, neye göre sorun çıktığını hala anlamıyorum...
0
logisticsmanager
(05.10.25)
kabine alamazsin (carry on)
ama bagaja vereceksen ben hep jilet getiriyorum, sikinti yok.
zippo denemedim zira sigara icmiyorum, ama tahminim bos ise o da rahat gelir.
0
cooperr
(05.10.25)
Alt bagajda zippo hand warmer getirmiştim. Çakmak hatırlamıyorum. Ama envai çeşit jilet, bıçak, makas, satır, maket bıçağı vs. sorunsuz getirdim hep.

Kabinde ise dünyanın her yerinde yasak.
0
yadigar
(05.10.25)
(7)

Havalimani ulasimi en kisa/ kolay

narod
Avrupa sehri sizce neresi?Biraz ekonomik de olursa harika olur tabi
Avrupa sehri sizce neresi?
Biraz ekonomik de olursa harika olur tabi
0
narod
(05.10.25)
Malta Valetta Airport merkeze 15 dk.
0
Bruce
(05.10.25)
Benim için;

Amsterdam Schiphol airport; 20 dakika sürüyor trenle.

Malta Valetta Airport; +1. Havalimanındaki taksi 15 euro tutmuştu.
0
put it in your appropriate place
(05.10.25)
Havalimanında metro/tren olan her yer. Lizbon havalimanı yakın epey mesela şehir merkezine. Brüksel ve Amsterdam’da da 10 dakikada şehir merkezinde oluyorsunuz trenle. Krakow diğer bir örnek. Örnekler çoğaltılabilir.
0
but that was just a dream
(05.10.25)
Cenevre acayip fazla kolay. Şehir merkezinden havalimanina trenle 7, bisikletle 20 dakika falan ama ucuz kesinlikle değil :)

Toulouse gene çok yakın malum airbus sebebiyle. Otobüsle 20 dakika.

Barcelona da yakin trenle baya 20 dakika falandi.
Bence Barcelona oldukça ekonomik seçenek.
0
logisticsmanager
(05.10.25)
tallinn.

şehrin oldtown'ı havalimanına 4 km uzakta.
taksi 6.5 euro yazıyor :) 10 dk sürmüyor.
0
gitdaddy
(05.10.25)
euroairtport'ta fransa ve basel çıkışları var. basel'de otel rezervasyonunuz varsa shuttle otobüs ücretsiz. 15-20 dakikada merkezdesiniz.
0
brkylmz
(05.10.25)
Zürih'te de 14 dakikaydı yanlış hatırlamıyorsam havalimanı metrosuna biniş ve iniş arası. Ama havalimanı içerisinde biraz oyalandırıyor.
0
silverleaf
(06.10.25)
(11)

Makarna

Mirket
Şu marka iyidir olayı var mı, hepsi aynı mı?
Şu marka iyidir olayı var mı, hepsi aynı mı?
0
Mirket
(04.10.25)
Hepsi aynı değil tabii ki. Barilla Tortellini yediğim en iyi paket makarna. Migros'ta satılıyor bazen.
0
arbre
(04.10.25)
Bence var, rummo ve barilla'nin glutensiz penne makarnasi en begendiklerim. Filizin yumurtalisini denedim cok hizli pisiyor ve cok hafif geldi tadi onu da begendim.
0
sey mi dostum
(04.10.25)
en iyi makarna macrocenter ve karfurda satılan "De Cecco" marka olanı.
0
nahtoderfahrung
(04.10.25)
De cecco da yedim mesela ama bana gore rummo>de cecco.
Tamamen damak tadi, demek ki fark varmis :D
0
sey mi dostum
(04.10.25)
macrodan arrighi alıyoruz orjinal italyan makarnası.
0
orpheus
(04.10.25)
Ya hepsi aynı. Tek fark restaurantlarda adamlar daha güzel yapıyorlar.
0
Shepard
(04.10.25)
Rummo ve de cecco.
Benim hanım eve başka makarna zor sokuyor.
0
logisticsmanager
(04.10.25)
Rummo ve la molisana
0
Bruce
(04.10.25)
hepsi aynı değil, içinde kullanılan yumurta oranı, buğdayın türü vs tadını değiştiriyor. tabii ki de zevkler ve renkler farklı olur da, soruyu soran iyi olanı sormuş, yoksa sosla falan tadını ayırt edeni bulmak zor olur.
0
nahtoderfahrung
(04.10.25)
TR’de marketlerde satılanların hepsi birbirine yakın. Makro’ya falan gidip bir ton para vermeye gerek yok. Barilla demişler mesela İtalyanların genel olarak tercih etmediği, sıradan be global bir marka (örn: www.reddit.com). De Cecco da öyle açıkçası. Belki biraz daha iyidir ama indirime girdiğinde 1 euroya satılan bir makarna ne kadar farklı olabilir?

İtalya’da satılan yerel makarnalarda o farkı ben deneyimleyerek gördüm ama TR’de satılanların hemen hepsi aynı bence.
0
but that was just a dream
(05.10.25)
Ben Mutlu makarnayi cok seviyorum. Tadi bana daha lezzetli geliyor
0
narod
(05.10.25)
(2)

Araç kapısının içindeki bu buton ne işe yarıyor?

ground
Audi a5[https://hizliresim.com/paa06rf görsel]
Audi a5
görsel
0
ground
(04.10.25)
Redditte sorulmus, araba içinde hareket sensörü alarmı varmış. Onu kapatmak içinmiş.
0
logisticsmanager
(04.10.25)
Bir Facebook sayfasından çeviri

i.hizliresim.com
0
diyecevaplandı
(04.10.25)
(10)

"Akıllı İlaç" ile şifasını bulan tanıdığınız var mı?

yadigar
Bu son vaka ile 7 oldu. Kanser hastaları doktorlarının yönlendirmeleriyle "akıllı ilaç" tabir edilen, yurt dışı kaynaklı pahalı ilaçlarla deva arıyorlar. Şu ana kadar bana duyumu gelen tüm vakalarda hasta vefat etti. Kimisi 3. Dozu beklerken, kimisi 3. dozun akabinde, kimisi akıllı ilaç tedavisinden
Bu son vaka ile 7 oldu. Kanser hastaları doktorlarının yönlendirmeleriyle "akıllı ilaç" tabir edilen, yurt dışı kaynaklı pahalı ilaçlarla deva arıyorlar. Şu ana kadar bana duyumu gelen tüm vakalarda hasta vefat etti. Kimisi 3. Dozu beklerken, kimisi 3. dozun akabinde, kimisi akıllı ilaç tedavisinden fayda görmeyip sonrasında kemoterapiyle... Hepsi de savaşı kaybetti.

Benim aklımda da haliyle soru işareti belirdi. Belki de bana hep bu şekil denk geldi. Hiçbirinin etken maddesi yahut ticari ismini bilmiyorum. Sorum şu:

Birinci elden tanıdığınız, kansere yakalanıp da "akıllı ilaç" tedavisi ile kanseri yenmiş, 5 yıl içinde de tekrar etmemiş vaka var mı? Olumlu, olumsuz deneyim paylaşırsanız sevinirim. Sağlıklı günler...
0
yadigar
(04.10.25)
Şimdi benim babam 3. Dozdan sonra vefat etti.
Yalnız şunu eklemek lazım; kendisi daha kanser oldu, böbrek alınacak derken çok ciddi kalp sorunu olduğu görüldü. Ameliyat otelendi falan çünkü 5 yıl önce kalp krizi geçirmiş biri olarak kalp doktoruna en son 4 sene önce gitmisti. Günde 3 paket uzun kırmızı Marlboro içerdi.
Akıllı ilaç ile çok kilo verdi, zayifladi. Kalpi de zaten kötüydu, ablasyon gerekiyordu. Sigara icmeyi de birakmadi. Kalpten gitti.

Bunun aksine bizimle aynı dönem aynı ilacı kullanan kişi almaya devam ediyor. Bir sorunu yok.
Gene biz babama ilac baslayacakken aynı ilaci hastanede kullanan başka bir doktorla konusmustuk, o da bitirmisti bütün kürleri hatta.

Kısacası gördüğün üzere şifa bulan var.
Biraz akıllı ilaca da bağlı. Misal böbrek kanserinde aslında tekrar yapmamasi için kullanılıyor. Bazı kanserlerde ameliyat edilemeyecek kansere karşı. Yani bütün akıllı ilaç ve kullanım türü aynı değil.

Ben redditte bu ilaç için çok arastirmistim, çoğu insan mutluydu. Ama sana zaten onayi 5 sene önce falan verilmiş bir ürün için 5 yıllık vaka bulamam. Akıllı ilaclar çok yeni şeyler.
0
logisticsmanager
(04.10.25)
Şu anda irtibatım yok, kendisiyle konuşmuyorum ama 56 yaşında bir arkadaşım 8-10 sene önce (zamandan da emin değilim) meme kanseri oldu ve yanlış hatırlamıyorsam akıllı ilaç kullanmış, sonradan nüksetmedi, iyileşti. Bu var.
0
muhayyer divan
(04.10.25)
Bu arada şunu da yazmam lazım; ben bu ilacı hayvan gibi araştırdım. Ve fransizca/İngilizce kaynaklarda tiroide sıkıntı çıkardığını gördüm.
Babama bakan doktor tiroid değerlerini istememisti hiç. Ben özellikle dışarıdan yaptirdim ve değerler kötüydü. Sonra doktor he evet diyip tiroid için de doktora yolladı. Kısacası ilacin yan etkisini ben doktordan fazla takip ettim.
Bazen kendime bu doktor belki işini 1 ay önce yapmış olsa değişik olur muydu diyorum. Ilacin her yerinde tiroid değerleri takip edilmeli derken takip etmemek salaklık heralde. Neyse, yani tek olay ilaç da olmayabiliyor, doktor kalitesi düşük denk geldiyse de sıkıntı olabilir.
0
logisticsmanager
(04.10.25)
yakin zamanda almanya'da akilli ilaca gecip vefat eden tanidigim var.
akilli ilac ile yirtan tanidik yok malesef.

anladigim kadariyla konvansiyonel ilaclar artik tesir etmeyince ya tutarsa diye buna geciliyor, koca kari ilaci tarzi bisey gibi.
0
cooperr
(04.10.25)
rahmetli babamda kullanılmıştı yaklaşık bir ay kadar kullanıldı (hap şeklinde)ama akciğerlerinde ödem yaptığı için kesildi. ödem yapan o ilaç mıydı bilmiyorum ama doktor sonrasında kesti. biz pozitif bir etkisini görmedik. 2-3 ay sonra da babamı kaybettik. umarım sizin (hasta yakınınız var mı, sorudan öyle anladım) için faydalı olur.
0
exlibris
(04.10.25)
@logistics +1

Bahsettiğim arkadaşım tiroid tedavisi görüyor. Tiroid yan etkisi doğru olabilir.
0
muhayyer divan
(04.10.25)
@logistics

Ben doktorlarda da sanatçılarda olduğu gibi memur kafası olduğunu düşünüyorum, özelde bile çalışsa. Sadece salla başı al maaşı kafasıyla yaşayan, verilen direktifleri sorgulamadan, uyguladığı şeyi irdelemeden basıp geçen çok doktor var. Tam da bu yüzden güvenmiyorum modern tıbba.
0
muhayyer divan
(04.10.25)
Babamın 2021'de son evre akciğer kanseri olduğu tespit edildi. O zamanlar yeni yeni türeyen birşeydi, istatistiki olarak uyumlu çıkma ihtimali düşüktü ama uyumlu çıktı. Bu arada o dönem için 1,5-2 sene max ömür beklentisi vardı. Neyse bu ilaçları 3 sene kadar kullandı, durumu stabil devam etti. Sonrasında biraz kötüleşti, akıllı ilaç daha işe yaramıyormuş dediler ve kemoterapiye başlandı. Şimdilik çok şükür bir sıkıntı yok.

Babamdan önce bizim tanıdığımız başka bir kadın bu ilacı kullandı. 2020 civarındadır tahminim. "Artık gidici" gözüyle bakılırken bu ilaçları aldıktan sonra toparladı. kabaca 3-4 sene daha yaşadıktan sonra vefat etti. Bu kişiyle ilgili başka bir detay bilmiyorum.

Bu arada kür, doz vs denmiş ama bizimki bildiğin günde 3 kere yemek arasında alınan haplardı.
0
mbond
(04.10.25)
babam 75 yaşında, 4. evre akciğer kanseri. mart sonu sol akciğerde 5 cm'lik ana kitle, sırtında 5 cm'lik, sol karın kasında 3 cm'lik, sağ akciğer, lenfler ve vücüdunun türlü yerlerinde irili ufaklı bir sürü metastaz.. doktor arkadaşım pet raporunu gördü ve kesin bir dille olumsuz konuştu.

tabii burada kanserin türü çok önemli. akciğer kanseri 2 ana türe ayrılıyor; küçük hücreli ve küçük hücreli dışı. tür "küçük hücreli dışı" ise patolojide tekrar bir genetik teste giriyorsunuz ve kanser türünüzün yeni tedavilerle (akıllı ilaç) ne kadar uyumlu olduğu araştırılıyor.

eğer "akıllı hap" çıkacak kadar şanslıysanız bütün kanser sürecinizi her gün hap içerek kemoterapi almadan ve kemoterapi yan etkileri olmadan geçiriyorsunuz. (genelde çok az kişiye çıkıyor akıllı hap uyumu, piyango gibi. tabii ilacı bırakmanızı gerektirecek yan etkiler de çıkabiliyor bazen)

"akıllı ilaç" denilen koldan serumla verilen immünoterapi ilaçları var bir de. benim babam %35 uyumlu çıktı bu ilaçla. %1-49 arası uyum çıkarsa ilk etapta kemoterapi + immünoterapi tedavisi, %50 ve üzeri çıkarsa sadece immünoterapi şeklinde alıyorsunuz.

tabii önemli olan bu ilaçları aldıktan sonra çekilen ilk pet sonuçları. vücut nasıl tepki vermiş. (bu bahsettiğim test önemli ölçüde belirleyici oluyor, ama kesin olmuyor. bazen %50 üzeri uyumlu çıkanlarda işe yaramıyor, bazen de %50'nin altında çıkanlarda full uyuma doğru gidiyor.)

ancak hiç ümit kalmadığında bile, %0 ve hatta kanser türü "küçük hücreli" bile olsa, doktorlar bir umut bu ilaçları deneyebiliyorlar. çünkü bazen gerçekten bu halde bile işe yarayabiliyorlar.

benim babamda ise mucizevi bir şey oldu; akciğer'deki ana tümör ve vücuttaki bütün metastazlar sıfırlandı. sadece lenf nodlarında 4 mm'lik çok ufak bir şey kaldı. (bu şu anlama geliyor, çok yüksek ihtimalle immünoterapi %35'ten çok daha fazla bir uyum yakaladı babamın bağışıklık sistemi ile)

ayrıca denildiği gibi bu tedavi çok yeni bir yöntem. 5 sene öncesine kadar ömür boyu verilmesi gerektiği düşünülüyordu, artık 2 sene verilmesinin kafi olduğu görüşü var. (babam 1,5 sene daha alacak)

babam ilk pet çekimine kadar (her hafta) 9 kemoterapi ve (3 haftada 1) 3 immünoterapi aldı. kemoterapi baya yordu, kemoterapiyi bırakalı üç ay olmasına rağmen hala daha hafif etkileri mevcut. ama saçları vs çıktı, her gün yürüyüşünü yapıyor, morali vs yerinde. yazlığa getirdik mesela devam immünoterapi'lerini buradaki hastanede aldı. (toplamda da 7 oldu, gelecek hafta bir tane daha alıp 15 gün sonra tekrar pet'e girecek)

ayrıca yakın bir aile dostumuz da (akciğer değil ama ne olduğunu ben debilmiyrum) 3-4 yıldır yoğun savaş verdi ve bu akıllı ilaçlar sayesinde iyileşti.

yukarıda bahsettiğim gibi, hiç ümit kalmayan hastalarda da bir umut deneniyor. onlardaki düşük oran bu ilaçları kesinlikle başarısız yapmıyor.

ekleme: herkese geçmiş olsun diliyorum. kaybettiğiniz yakınlar için de sabır. çok zorlu bir süreç. hiç kimse böyle bir süreçle sınanmasın. ancak bilime, tıbba olan inancınızı sürdürün. bu tarz konular -bazen haklı sebeplerle de olsa- çok kolay manipüle edilebiliyor. işin aslını, astarını öğrenmeyi araştırmayı asla bırakmayın. hepinize kolay gelsin..
0
makbur
(05.10.25)
arkadaşımın babası ve annem akıllı ilaç kullandı aynı marka ve doz verilmişti , ikisini de 10 günlük yoğun bakım sonrası kaybettik malesef .
annem içerken ben de çok araştırmıştım ilaç henüz deneme aşamasında ve sadece yaşlı kanser hastalarında kullanılıyor diye duymuştum. Tabi insan o çaresizlik içinde bir umuda tutunuyor , ya iyi gelirse diye kullanıyor .
0
devilone
(07.10.25)
(3)

Şu ürünün fiyatı sitesine göre 1350 TL - 5667 TL. En ucuz olan sahte midir?

santimantal
https://www.akakce.com/erkek-bakim-seti/en-ucuz-remington-pg6130-fiyati,6016455.html?_gl=1*c5jrut*_up*MQ..*_gs*MQ..&gclid=CjwKCAjwi4PHBhA-EiwAnjTHubBwuuVsAAYEZljWFf5hlzEQNZYRhvl-Cq3wh1mViUOKeHA6n4vl0RoCcc8QAvD_BwE&gbraid=0AAAAADsWTCwUlmiGyOqGyNPMOQmRcIGYoBöyle bir durumda, ürünü almadan önce en ucuz
www.akakce.com

Böyle bir durumda, ürünü almadan önce en ucuz olan ürünün sahte olup olmadığını anlamak için ne yapabiliriz?

Ne gibi kontroller yapabiliriz? Mesela maliyetini nasıl anlayabiliriz. Mesela eğer maliyetin 1500 TL olduğunu anlarsak 1350 fiyatlı olanın sahte olduğunu söyleyebilir miyiz? Yoksa zararına satış diyebilir miyiz?

Ürün elimize ulaşınca orijinalliğini nasıl sınayabiliriz?
0
santimantal
(04.10.25)
En ucuz olanla en pahalı olanı kıyaslayarak bu sonuca varamazsınız. ortalama değer kullanın. mesela ürüne bakıyorum amazon,hb,media Markt,pazaramada ortalama 1500 lira. 1350'ye de satılabilir gayet doğal.

Kime maliyetini anlamak istiyorsunuz ? Üreticiye mi distribütöre mi ? Bunları fiyatlara bakarak anlayamazsınız bunları anlamak da size yardımcı olmaz.
0
billythefridge
(04.10.25)
Amazon 1500 liraya satiyorsa 1350 falan sahte olmaz.
Amazon kendi 3 bin satarken 1350 olsa o zaman düşünürdüm.
0
logisticsmanager
(04.10.25)
genel olarak fiyatlar 1300-2000 bandında. iki tane saçma sapan yüksek fiyat var, onları ciddiye almayın.
0
co2s2
(05.10.25)
(8)

Servis periyodik bakim ucreti normal mi?

belirsizlik
Hadi marka ismi vermeyelim. Fransiz bi marka, 3 yasinda araba, 3. Periodik bakim olacak. 12.500 TL civari dediler. Gecen sene 6-7bin'e halletmistik. 10 gun sonra garantisi bitiyor bu arada. Serviste bakim yaptirmaya deger mi?
Hadi marka ismi vermeyelim. Fransiz bi marka, 3 yasinda araba, 3. Periodik bakim olacak. 12.500 TL civari dediler. Gecen sene 6-7bin'e halletmistik. 10 gun sonra garantisi bitiyor bu arada. Serviste bakim yaptirmaya deger mi?
0
belirsizlik
(03.10.25)
10 gün garanti demek garanti bitmiş demek, dışarda yaptır geç.
0
adivar
(04.10.25)
garanti bitecekse gerek yok yarı fiyatına yaparsın dışarda. google yorumlardan puanı yüksek ve tercih edilen bir yer seç ya da çevrenden tavsiye al.
0
biravekahve
(04.10.25)
ocakta fiat fiorioya sadece yağ ve yağ filtresi bakımı serviste 9500 çıktı. 12 bin normal. garanti bittiyse bosch car servise gidebilirsin.
0
mikahakkinen
(04.10.25)
Böyle bilinmez. Hangi marka model? Renault ve peugeot arasında fark var sonuçta. Bakımda neler yapılacak? Çok fazla değişken var. Sadece filtreler ve yağsa çok fazla.
0
glamdr1ng
(04.10.25)
Glamdr1ng +1
Misal Peugeot puretech motorsa ben garantiyi bozmam çünkü normalde Peugeot bunların motor garantilerini 8 yıl yaptı galiba.
Bunu bozarsan ve motor elde kalırsa Peugeot üstlenmez sorumluluk.
Renault'ysa zaten Türkiye'de üretilen bir ürün, dışarıda düzgün usta bulmak da kolay.
0
logisticsmanager
(04.10.25)
@glandr1ng reno clio. Ya servisi arayinca 7 8 kalem bisey saydi. Boyle arabaya bakmadan fazladan biseylerin degisimini ekledi gibi hissettim. Musteri temsilcisi bi kadindi konustugum cunku usta degil. Ne diyosunuz bu hususta simdi? Disarida yaptirmak daha mantikli sanirim. Arabada herhangi bi sorun yok.
0
🌸belirsizlik
(04.10.25)
@logisticsmanager. Reno. 3 yil.
0
🌸belirsizlik
(04.10.25)
Abi renault clio belki de hiçbir şekilde resmi servisle ugrasilmamasi gereken top 3 arabadan. Clio asla ugrasmazdim servisle. Misal hybrid astral falan desen daha kompleks vs derdim de clio kesinlikle dışarıdaki düzgün bir servis yeterli olur.
Türkiye'de bir de açıkçası resmi servis kaliteleri de çok iyi değil.
0
logisticsmanager
(04.10.25)
(4)

QQQM'in vergi konusu nedir?

santimantal
Tunç Şatıroğlu yatırım tavsiyelerinde " Vergi konusunu biliyorsanız QQQM alın, bilmiyorsanız AFT fonu alın." diyor.Midas uygulamasından QQQM alırsak orada vergi için bir şey mi yapmamız gerekiyor. Biz sadece alıp satsak olmuyor mu?QQQM için vergi konusunda bilmemiz gereken ne?Ben bilmeden 3000 dola
Tunç Şatıroğlu yatırım tavsiyelerinde " Vergi konusunu biliyorsanız QQQM alın, bilmiyorsanız AFT fonu alın." diyor.

Midas uygulamasından QQQM alırsak orada vergi için bir şey mi yapmamız gerekiyor. Biz sadece alıp satsak olmuyor mu?

QQQM için vergi konusunda bilmemiz gereken ne?

Ben bilmeden 3000 dolarlık QQQM aldım. Şimdi vergi olayı ne olacak? Ne yapmalıyım?
0
santimantal
(03.10.25)
Yanlış hatırlamıyorsam 1 kuruş bile kazansan beyanname ile vergisini vermen gerekiyor. Türk lirası bazında kar etmezsen vergi yok ama beyanname var.
Buna ek olarak misal 1000 dolar yatirdin. Sattin eline 1000 dolar geçti. Ama Türk lirası olarak daha fazla. Gene vergi çıkıyor.
Misal iki gün sonra satarsan ve Türk lirasi olarak eline bir kuruş daha fazla geçerse beyanname veriyorsun.
0
logisticsmanager
(03.10.25)
türkiye’de uygulama nasıl pek bilmiyorum ama normalde borsadan kazandığın para bir gelir olduğu için vergiye tabidir. bazı uygulamalarda satış sırasında bu vergi otomatik kesilir ve uygulama devlete bu parayı gönderir. yani senin bir şey yapmana gerek kalmaz. ama böyle bir özellik yoksa vergiyi senin ödemen gerekir. bunun için de mali yıl sonunda bu geliri beyan etmelisin.

türkiye’de var mı bilmiyorum ama başka ülkelerde yıllık vergiden muafiyet limiti var. örneğin almanya’da 1000 eur. yani 1000 euro’ya kadar ki vergisiz kazançların vergiden muaf kalıyor. bunu kullandığın borsa uygulamasında ayarlarsan vergilerin ona göre düzenlenir. türkiye’de bu konuda vergi uygulamaları nasıl emin değilim, bakmak lazım. i

özetle, QQQM’de vergi çıkar demek istemiş.
0
sir gawain
(03.10.25)
Kira geliri olanların yıllık beyanname verip vergi ödemesi gibi, yabancı borsa gelirleri, temettü gelirleri ve eurobond kupon gelirleri beyanname verip vergi ödemeyi gerektiriyor.

Nasıl yapıldığını anlatan bir videosu da vardı Şatıroğlu'nun.
0
Mirket
(03.10.25)
tespiti nasıl oluyor kazancın
0
mantık
(03.10.25)
(3)

Youtube'da walkthrough baştan sona oyun oynayan yayıncılar?

grimavi
Yerli yabancı takip ettiğiniz kimler var ? Yerli olanlar mümkünse noktalama işareti olarak küfür kullanmasın ve her şeye abartılı tepkiler vermesin :)
Yerli yabancı takip ettiğiniz kimler var ? Yerli olanlar mümkünse noktalama işareti olarak küfür kullanmasın ve her şeye abartılı tepkiler vermesin :)
0
grimavi
(02.10.25)
Tek Oğuz sasi yi takip ediyorum ama o da dediğiniz kriterlerin tam tersi :)
0
substituent
(02.10.25)
Tek kişi sayarim;
The radbrad
0
logisticsmanager
(02.10.25)
ChristopherOdd
0
hububrad
(03.10.25)
(6)

araba lastiği yeniden dönüşüm

panamera
Günaydın herkese,7 yaşında bir kışlık lastik setim var. Nihayet yeni lastikler aldım, eskileri değiştireceğim. Bu eski lastiklerin bir ekonomik değeri olur mu? Yani servise bırakmak mı mantıklı olur, yoksa evin önüne bıraksam kağıt toplayıcılarının işine yarar mı? İkincisi biraz iş olacak aslında.
Günaydın herkese,
7 yaşında bir kışlık lastik setim var. Nihayet yeni lastikler aldım, eskileri değiştireceğim. Bu eski lastiklerin bir ekonomik değeri olur mu? Yani servise bırakmak mı mantıklı olur, yoksa evin önüne bıraksam kağıt toplayıcılarının işine yarar mı? İkincisi biraz iş olacak aslında.

Bunu şundan da merak ettim: Geçen yıl yeni yazlık lastik alırken başka bir lastikçide değişimden sonra eskileri ne yapacaksın diye hiç sormadılar bile, ben sorunca da bizde kalsın karanbolüne geldi. Yani servislerin genel uygulaması ne, eski lastikler zaten çöp ve onlara da dert mi, yoksa bir şekilde değerlendiriliyor mu?
0
panamera
(02.10.25)
eğer çok eski değil ve fazla çatlağı yarığı vs yoksa ikinci el lastik şeklinde satılıyor bazı lastikçilerde. siz de lastik kötü değilse birkaç yere sorabilirsiniz montaj parasını çıkarır belki.
0
biravekahve
(02.10.25)
Lastikçiler toplayıp geri dönüşüme fabrikaya veriyor. Hurdacılar almıyor. Ver kurtul.
0
luluki
(02.10.25)
hiçbir değeri yok. çok araştırdım kaç yere sordum kimse almıyor. ben de çöp konteynerinin yanına bıraktım. sabahleyin hiçbirisi yoktu ortalıkta.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.10.25)
Normalde bu lastikler geri dönüşüm oluyor. Yaşadığım yerde değiştirirken alıyorlar.
Fransızca ama surada geri dönüşüm zincirlerini anlatmislar;
www.profilplus.fr
0
logisticsmanager
(02.10.25)
Burada da Türkçe var, ben olsam lastik markasina sorardim;
www.michelin.com.tr
0
logisticsmanager
(02.10.25)
Valla İstanbulda uğraşmıyor olabilirler ama Afyonda babam 5 lastiği 2500'e vermiş. (En az 7-8 yıllık) Onlar da köyde vs yaşayan ucuz teker arayanlara satıyormuş herhalde.
0
nhk ni youkosu
(02.10.25)
(12)

isten cikarildim:( avukat tutmali miyim?

dokunmakalbime
hersey çok ani oldu. aksam 5de apar topar isten cikatildin dediler. 10 yildir calisiyordum. ihbarsiz ve sebepsiz isten cikarildim. yarın sirket avukati ve uzlasmaci ile gorusecegim..insan kaynaklari bütün haklarimi verecegini söyledi. ise geri dönmeyi kesinlikle istemiyorum. tek arzum haklarimi sonu
hersey çok ani oldu. aksam 5de apar topar isten cikatildin dediler. 10 yildir calisiyordum. ihbarsiz ve sebepsiz isten cikarildim. yarın sirket avukati ve uzlasmaci ile gorusecegim..insan kaynaklari bütün haklarimi verecegini söyledi. ise geri dönmeyi kesinlikle istemiyorum. tek arzum haklarimi sonuna kadar almak. sizce avukat tutmali miyim? gerek var mi? tesekkurler
0
dokunmakalbime
(30.09.25)
Haklarınızı biliyorsanız ve de bildiklerinizden eminseniz şart olmayabilir, yarın görüşmede size tuhaf, şüpheli gelen bir şey teklif edilirse "ben bir avukatımla gorusecegim" der avukat bulursunuz.

Gitmeden tazminat vb haklarınızı da hesaplayıp hazırlıklı gidin.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
Arabulucu görüşmesinin ilk oturumunda anlaşmak zorunda değilsin, ne teklif ediyorlar bak, kafana yatmayan bir durum için ikinci oturumu bekletebilirsin. Geçmiş olsun, desteğe ihtiyacın olursa yazabilirsin.
0
Bruce
(30.09.25)
Bu durumda haklarınızı bu konudaki uzman web sitelerden hesaplayın, eksik bir şey kalmasın, uzlaşmacı zaten bir tarafı temsil etmiyor, verilen paraya basın eksik yoksa imza atıp ücreti alacaksınız hepsi bu maalesef. Tabi imza sonrası hukuki başkaca bir hakkınız olmuyor doğrusu pek avukatlık bir durum yok bunun dışında.
0
Teran
(30.09.25)
işe iade davası da açın. dava sonunda (karar sizin lehinize çıkacağı için) işe almamak için ekstra tazminat ödeyen şirketler var.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(01.10.25)
- işe iade davası açarsanız ve ortada gerçekten nedensiz bir işten çıkarma varsa mahkeme sizi haklı bulur ve 8 maaşa kadar tazminat hakkınız olur. ama tabii davalar uzun sürüyor. birkaç yılı bile bulabilir.
- arabulucuda imza atıp anlaşırsanız işe iade açamazsınız, arabuluculuk anlaşması mahkeme sonucu yerine geçiyor gibi bir kural var. parayı da hemen alırsınız.
- arabulucuda anlaşırsanız kıdem tazminatı + izin bakiyeniz + maaş bakiyesi + ihbar tazminatı ödenir. başka hak edilmiş prim vs. varsa onlar da dahil olur tabii. bunun üstü de ödenebilir ama o kısmı pazarlığa tabidir.
- sizi hangi koddan işten çıkaracakları önemli. haklı nedenle mi, geçerli nedenle mi ve hangi sgk kodundan? işten çıkarma kodu hem sgk kayıtlarınızda görünür hem de işsizlik maaşı alıp alamayacağınızı belirler.
- size açıklama yapmamış olsalar da hiç aklınıza gelen bir konu yok mu? bazen bir olay olur, onun hemen akabinde çıkarma yapılmaz da olayın soğuması beklenir. yöneticiyle, bir iş arkadaşıyla tartışma, yazışma, dönemsel bir performans düşüklüğü, fazla izin alma vs.
0
la lykia
(01.10.25)
10 senenin tazminatı da ne olur be :D

ben sevinirdim açıkcası ne yalan söyleyeyim. ben tazminatsız kendi isteğimle defalarca iş değiştirdim keşke beni de arada kovsalar da tazminat alıp iş değiştirsem.
0
Gradient_tabanlı_mor
(01.10.25)
geçmiş olsun. mahkemeye git dava aç itibari iade iste falan boş ver. yıllarını alır. koparabildiğin kadar para kopar. alacağından fazlasını almaya çalış avukatın tek faydası bu olur. büyük ihtimal sana dava açamaz alacakları yoktur kağıdı imzalatacaklar. ona göre gardını al.
0
koela
(01.10.25)
Koparabildigin kadar kopar +1
Benim arkadaş arabuluculuk da yapıyor ve dediği eğer orta nokta varsa en iyisi onu bulmak. Yoksa dava uzun sürüyor ve paranın değeri de kalmıyor.
0
logisticsmanager
(01.10.25)
@gradient tabanli mor
10 senenin tazminatı hiçbir şey olmuyor artık. Tazminat tavanı aylık 53 bin.
0
benaslindayohum
(01.10.25)
brut kidem tazminati oldugunu unutmayin, o sirada haklariniza bakin.
ise iade davasi kazanildiginda verilecek parayi 1/1 olmasa da yakinsayan bir rakama anlasmaya calismak daha mantikli olur bence.

su blogda 3 tane yazi var ben ayrilirken baya isime yaramisti.

birazhayalet.blogspot.com
0
bay b
(01.10.25)
Davaya gitmeden halletmeye bak. Paket alırsan ne ala.
0
gabe h coud
(01.10.25)
Geçmiş olsun, bu arada.
0
gabe h coud
(01.10.25)
(9)

Bu 3 ayakkabıdan hangisi? (VEJA)

makarnavodka
günaydın dostlar, bu 3 ayakkabıyı gözüme kestirdim birini alacağım. sizce hangisi?https://www.beymen.com/tr/p_veja-v-10-beyaz-yesil-erkek-deri-sneaker_1740967https://www.beymen.com/tr/p_veja-v-82-grained-haki-beyaz-erkek-deri-sneaker_1760540https://www.beymen.com/tr/p_veja-v-82-grained-beyaz-erkek-d
günaydın dostlar, bu 3 ayakkabıyı gözüme kestirdim birini alacağım. sizce hangisi?

www.beymen.com

www.beymen.com

www.beymen.com

teşekkürler,

profil: 30/e
0
makarnavodka
(30.09.25)
Bunlar arasinda en guzel renk uyumu 3 numara diye dusunuyorum.
0
mbond
(30.09.25)
1, 3, 2 siralamam
0
sey mi dostum
(30.09.25)
3
0
deartheodosia
(30.09.25)
VEJA hastası olarak 3 diyorum.
0
elektr10
(30.09.25)
3>2>1
0
Bruce
(30.09.25)
3
0
logisticsmanager
(30.09.25)
veja çok rahatsız değil mi ya 1 kere denedim inanılmaz rahatsızdı
en uygunu krem gibi herşeyle giyilir ama biraz erkek modeline uymuyor 3
0
eja
(30.09.25)
2 kötü
0
ala09
(30.09.25)
belki 1.
0
co2s2
(30.09.25)
(9)

Neden sadece 2 tane yolcu uçağı üreticisi var?

messina123
Boeing ve airbus dışında neden başka bir üretici yok. Ve neden türkiye bilmem kaç yüz uçak almak yerine o paraya kendi yolcu uçağını üretmeye çalışmıyor. 20 sene içinde meyvesini yersin
Boeing ve airbus dışında neden başka bir üretici yok. Ve neden türkiye bilmem kaç yüz uçak almak yerine o paraya kendi yolcu uçağını üretmeye çalışmıyor. 20 sene içinde meyvesini yersin
0
messina123
(29.09.25)
temel iş metrikleri

yeni bir firma çıktığında eski firmalar o firmayı batırmak için fiyat kırarlar.
0
duyurukullanıcısı
(29.09.25)
Sıfırdan üretelim dersek üretiriz ama verimli olmaz. Olay şu ki, yeni yaptığın uçağı kullanmazsın, hele ki 100-200 kişi taşımak için. Böyle bir kullanım için yıllar boyu uçağı test etmen gerek, durmaksızın. Çünkü bir sürü problem çıkacak. Bi problemi çözeceksin, tüm teste yeniden başlayacaksın mesela. Uçak kendini kanıtlayana kadar kullanmak intihar olur.

Boeing 1910lardq bu işe girmiş, zaten yüz yıldan fazladır ekipmanlarını test etmiş, her şeyi sıfırdan yapmamış, yeni bir teknoloji gelince sadece ona odaklanmış; çünkü diğer sistemler tamamdı. Böyle böyle gelişmiş. Keza airbus’ta öyle.

Hadi bi çılgınlık yapıp 20 yıl sürecek bir proje başlatıldı. Bunca yıl zararına çalışacak. Başarılı olacağının garantisi var mı? Başka ülkeler, daha doğru düzgün yoldu taşımamış bir uçağı alır mı?

Ayrıca THY’nin 2024 geliri 3.6milyar dolarmış.
Airbus 4.23 milyar avro.

Uçak yapmaya gerek yok yani, Thy sadece hizmet satarak airbus kadar kazanıyor.

Ne zaman mantıklı olur? Türkiye’de yeni bir teknoloji geliştirilir, sadece bu topraklardan çıkar, bunu kullanarak pazarlanır.
0
substituent
(29.09.25)
Bilgi yanlış.
Embraer, comac, bombardier, atr var aklima gelen. Ama tabiki boeing ve airbus gibi değiller.

Çünkü onu yapacak iş gücü ve bilgi yok. Olay sırf para değil. Bu tarz kararlar öyle "yapalim" ile olmuyor. Örnek verirsek Arjantin'in telefon yapmaya çalışması ya da Brezilya'nin bilgisayar yapmaya çalışması gibi kaynaklara bakabilirsin. Bir de bu olaylar drone vs gibi şeyler değil, drone misal 50 kere düşsün 51. Yap. Uçak bir kere düşerse ikinciye şirket kapanabilir.
0
logisticsmanager
(29.09.25)
Boeing ya da Airbus, tarihsel olarak bütün uçak yolcu taşımacılığı krizlerini, hukuki surecleri vb atlattı. Alternatifsiz oldukları için yine de seçildiler.

Şimdi biri çıkıp yeni firma kurdugunda, hepsini olmasa da aynı kriz ve hukuki süreçlerin bazılarıni yasayacak. Ama daha çok göze batabilir bu, diğerinde "Boeing bu hallediyordur" denilebilen şey, yeni bir firma için "beceremiyorlar bunlar galiba pek ya" olarak bakılabilir, çünkü dönüp Boeing kullanırsın yine.

Medyanın bu algıyı beslemeyeceginin garantisi yok.

Maliyet, gereken teknoloji ve altyapıyı geçtim, sırf bu tarafı yüzünden epey riskli iş.
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
sabanci sene 93' de
TOYOTA ile ortaklık yapti
ve güneydoğuya fabrika acacagini soylemisti,

kardaşını öldürdüler..

Otomotivde fransiz ve almanin somurgesiyiz,

Sam amca olmaz öyle dedi,
artik amerikadan da dusuk vergili arac gelecek.

hükümeti özgür iradenle sen seçtigin gün ,o zaman olabilir.
0
designer
(29.09.25)
Niye Devrim arabaları kötülendi dışlandı yok sayıldı alay edildi aşağılandı ve yok edildi ise ondan.
0
muhayyer divan
(29.09.25)
Çünkü tek başına yapmak kolay değil. Boeing, Mc Douglas firması ile birleşti zamanında. Airbus da Avrupa devletlerinin ortak girişimi. Yani iki firmada tek bir üreticinin veya ülkenin elinde değil.
0
hububrad
(29.09.25)
Öncelikle teknolojik ve lojistik olarak çok zor bir üretim prosesi. Hadi onu hallettin diyelim gizli ve açık ambargolar var. AB ve ABD lisans vermezse o uçakları sadece yurtiçinde uçurabilirsin.

uçağı bırak airbus veya boeing uçaklarına onların onaylamadığı tuvalet kapısı kolu bile takamazsın.
0
merhum
(30.09.25)
uçak sanayisi en kaliteli parçaları, en kalitesi mühendisleri ve argenin önemli olduğu bir sektör. formula 1 araçları da aynı çerçevede üretiliyor. yani sağlam bir bütçe ve sağlam beyinlerin olduğu bir sektör. yani hadi çıkalım togg yapalım kaan yapalım iha yapalım değil bu iş. ayrıca türkiye herhangi bir uçağının motorunu kendi yapmıyor bakınız kaan.

belli sektörler ekonomik gücü yüksek ülkelerde bunun sebebide en iyi mühendisleri ve bütçeleri.

devrim arabayalarıyla ne alakası var ya?=
0
mikahakkinen
(30.09.25)
(9)

Yeni kararlar almak

kararsızataletfilozofu
Uzun ilişkimin bitmesi, iş değişiklikleri, babamı kaybetmem, yaşın ilerlemesi gibi olaylardan sonra az konuşkan bir insandım, daha sabırlıydım artık daha konuşkan, daha sabırsız biri oldum.Para biriktireyim derdim eskiden şimdi ise bir şeylere harcayım ömür geçiyor diyorumGeçen günlerde duyuruyu 7-8
Uzun ilişkimin bitmesi, iş değişiklikleri, babamı kaybetmem, yaşın ilerlemesi gibi olaylardan sonra az konuşkan bir insandım, daha sabırlıydım artık daha konuşkan, daha sabırsız biri oldum.
Para biriktireyim derdim eskiden şimdi ise bir şeylere harcayım ömür geçiyor diyorum

Geçen günlerde duyuruyu 7-8 duyuru açarak meşgul ettiğim içimi kıpır kıpır eden bir flört durumu vardı red gibi bir şey yemiş oldum sonucunda hissizleştim içimdeki hisler anlamsızlaştı üzülüyorum arada bu vesileylede saç ektireyim dedim 3-4 ayda görmem belkide görüşmem bir daha dedim.
Zaten uygun biri değil benim için belki flörtüyle ciddiye binerler.

Ondan sonra telefonum idare ederken 16pro yada 17pro mu alsam diyorum aslında ayda yılda bir fotoğraf çekiyorum oyun oynamıyorum sadece reels kaydırıyorum çok mu gereksiz ?
16pro yeter mi yada 18bin ekleyip 17pro mu alayım ?
Birikimim çok yok ama 75civarı maaşım var.

Esas büyük soru burada şuan arabam eski ama idare ediyor.
Kredi kartına 12taksit yapıyorlarmış 2.ellerde 1,5m lik araba alsam mı eskiyi satıp üstünü kredikartıyla ödeyip.
Çok mu dara girerim bilmiyorum gerek var mı bilmiyorum

Bunaldım diye mi bunlar aklıma girdi diye düşünüyorum bazen, yoksa bunlar olmadan da idare ediyorum sadece sosyal anlamda eksiklik hissediyorum
0
kararsızataletfilozofu
(28.09.25)
Saç ektirmek gerekiyorsa ektir. Bu ciddi bir yatırım özellikle psikolojik vs olarak.
Telefonun değiştirme.
Araba ise kenarda param cok yok diyorsun. Maaşın 75. Bugün bir motor arızası neredeyse o maaşı götürebiliyor. Araban ne kadar eski?

Bence bunalim sebebiyle bundan çıkışı böyle şeylerde arıyorsun gibi.
0
logisticsmanager
(28.09.25)
Daha çok tüketerek anlık iyi hissedersin fakat işin sonu borç batagi ve daha büyük bir buhran.
0
sekizdokuzon
(28.09.25)
Araba baya eski ama içi dışı pırıl pırıl km 100 bin bile yok.değeri 350bin.
Yeni arabadada çıkmaz herhalde motor arızası ?

Geceleri uyumak zor oluyor düşünmekten, bunları düşünüyorum bazen kafamı dağıtıyorum filan,

Yurtdışına filan da çıkasım var ama öyle bir enerji bulamıyorum.
0
🌸kararsızataletfilozofu
(28.09.25)
önce bi sakinleşmen lazım. biraz sal gitsin. ne olacaksa zaten olacak gibi düşün.
75K maaş bu günün şartlarında büyük para değil. borca girip neden kendini sıkıntıya sokacaksın. araba alacak kadar para arttırabiliyorsan bunun yerine ileride kendine pasif gelir oluşturacak birikim yap.

kredi kartına araba işi senin düşündüğün gibi değil. karttan 1 milyon çekiyorsa sen onu 12 ayda 1.5 milyon olarak ödüyorsun. değmez açıkçası.

flört sevgililik vs. işleri de saçla başla çok alakalı değil. bunu neden söylüyorum saç ektirdiğinde hayat bir anda bambaşka olmayacak. ya da yürümeyen flörtün seni bir anda beğenmeye başlamayacak. bu daha büyük hayal kırıklığı yaratabilir. onun dışında kendin için, daha iyi hissettireceğine inanıyorsan bu başka.

iphone, yeni araba bunlar almadan önce çok çekici gelir. aldıktan sonra ise çok kısa sürede sıradanlaşır. bunun yerine çok düşük bütçelerle deneyim kazanacağın aktivitelere vakit ayırmayı dene. trekkinge git, bisiklet sür, yelken yapmayı öğren, denizde kürek çekmeyi öğren, spora başla vs. vs. sana keyif veren deneyimler bul.
0
orpheus
(28.09.25)
birinin bunu söylemesi lazım. 16 pro 17 pro bir dertse ben o derdin mk.
0
mikahakkinen
(29.09.25)
bi hobiye yönelmek daha mantıklı geldi.
0
elorelia
(29.09.25)
Bu karmaşa halinde saç ektirme. 4-5 ay kafan istediğin şekilde olmayacak daha fazla bunalıma girme. 10 ay önce isim yapmış bir klinikte saç ektirdim aklına takılan sorular olursa yazabilirsin
0
HellKeePer
(29.09.25)
daha fazla tuketmek size uzun vadede hicbir mutluluk getirmeyecek, her turlu calisma da bunu soyluyor zaten. insana surdurulebilir mutluluk getiren seyler yeni deneyimler, hobiler, anlamli faaliyetler yapmak (gonulluluk, doga ile ilgili seyler vs.) ve insan iliskilerine yatirim yapmak, ozellikle anlamli ve derin iliskiler kurmak.

sosyal anlamda nasil bir eksiklik hissediyorsunuz ve daha fazla borclanmak bunu nasil duzeltecek bilemiyorum ama sizin yerinizde olsam once kendime yatirim yapar sonra da yukarida saydigim konularda eyleme gecerdim muhtemelen.
0
kassiopeia
(29.09.25)
17 pro al cok onemli bir eksik
0
koela
(29.09.25)
(5)

Tadilat Masrafı

thin capitalization
Evin banyo ve mutfagi kirilip sıfırdan ve iyi kalitede yapilacak, tahminen ne kadara patlar?
Evin banyo ve mutfagi kirilip sıfırdan ve iyi kalitede yapilacak, tahminen ne kadara patlar?
0
thin capitalization
(28.09.25)
500K tutar.
0
administ
(28.09.25)
Abi ayıp değil mi metrekare söylemeden, il belirtmeden soru sormak?
0
Shepard
(28.09.25)
Min 400-500k
0
sacrilegious
(28.09.25)
Biz 10 m2 civarı banyo için tesisattan elektriğe her şeye 150-160 oldu, Balıkesir.
0
logisticsmanager
(28.09.25)
100 milyona kadar yolu var.

Siz hayal edin. Örnekler bulun öyle fiyat konuşalım

Not: hayalinizi gerçekleştirebiliyoruz
0
topkapiaksaray
(28.09.25)
(10)

Pazar günü işe gider misiniz

arbre
6 gün çalıştığınızı düşünün. Ay sonuna rapor yetiştirmeniz gerekiyor. (key performance indicators) Tüm şirketi ilgilendiren bir rapor. Sorumluluk hissedip gider misiniz? Şirkette personel eksikliği var. Herkes biliyor. Personel alınmıyor. Ama rapor o gün isteniyor.
6 gün çalıştığınızı düşünün. Ay sonuna rapor yetiştirmeniz gerekiyor. (key performance indicators) Tüm şirketi ilgilendiren bir rapor. Sorumluluk hissedip gider misiniz? Şirkette personel eksikliği var. Herkes biliyor. Personel alınmıyor. Ama rapor o gün isteniyor.
-1
arbre
(26.09.25)
Nadir yasanacak bir durumsa ve bu tarz fedakarliklarin karsiligi veriliyorsa veya gecmiste ekstra kiyaklar yapilmissa giderim. Boyle bir talep yoksa, yetismiyorsa yetismiyor dunyanin sonu degil gozuyle bakiliyorsa gitmem.

Yukaridaki durumlar olsa bile, isyeriyle papaz olmayi goze alamayacak maddi/manevi durumdaysam giderim.
0
mbond
(26.09.25)
Şov amaçlı giderdim ama içimden gelerek ve benimseyerek gitmezdim. Tabii bunun için uygun şov ortamı olması lazım.
0
encokbenisevinnolur
(26.09.25)
Giderim, lazım olunca var olduğunu göstermek önemli. Personel eksikmiş, alınmıyormuş demem, benim işim değil o konular. Gider makinelerimi yağlarım, raporumu yazarım. Temizi bu.
0
Shepard
(26.09.25)
gittim ne ne oldu? madalya mı verdiler?

6 yıl reklam ajanslarında ücreti 1 kere bile ödenmemiş fazla mesailere kaldım. ömrümden ömür gitti. psikoloji ve enerji denen bir şey kalmadı.

artık kıymetimin farkındayım, yeni bir sektörde (aynı meslekle), yeni bir art cat chocolate'ım.

cevabım: gitmem. hak etmiyor patronlar. nadiren ihtiyaç olursa tamam ama her işe koşunca eksik personelin yerini sen doldurmuş oluyorsun ve asla ek personel alınmıyor.
0
art cat chocolate
(26.09.25)
@Shepard kıymetimin farkındayım dedim diye kendimi övmüş mü oldum? sen git raporunu yaz, benim cevaplarımı okuma
0
art cat chocolate
(26.09.25)
Shepard kapının önüne konan damacana gibi. Yine de tepiniyor. Beni ciddiye alın diye.
Ciddiye alınmayacaksın bu halinle...
0
luluki
(26.09.25)
Ya abi aynı soruyu gene soruyorsun, kusura bakma da üç kuruş paraya 7 gün iş yapiyorsun yani.
Senin olayın bunu her ay her ay bazen her hafta yapıyor olman.
Yapmazdim, anca böyle yılda bir falan olsa olurdu ki normal ama senin gibi her ay falan hayatta.Zaten böyle olan şirkette de calismazdim.
Tüm şirketi ilgilendiren rapor demissin sanmıyorum ki hissenin kap açıklamasını yazmıyorsun, hepimiz milyon tane rapor yapıyoruz, bu raporu bu kadar buyutup anlam yüklemene gerek yok. Sen evet dediğin için senin köle olarak calistirildigin sistem kurulmuş iste, sen devam ettiğin sürece böyle gider.
0
logisticsmanager
(26.09.25)
@art cat chocolate soru pazar günü işe gider misiniz? Cevap: Ben benben ben benBEN BEn. ahahahah, rapor yok benim işte. Cevaplarınızı da tek tek okuyacağım ahahha

@luluki ahahhaahha, lan sen niye çıldırdın?
0
Shepard
(26.09.25)
Şov için değil, görev için giderdim. Madalya vermeyeceklerini bile bile giderdim. Çok da gittim zaten.
0
etna
(27.09.25)
Görev benimse giderim
0
basond
(27.09.25)
(6)

Köpek sahiplenmek konusunda yardım

strawberry first
45 yaşındayım, neredeyse 7 yaşından beri kedi besliyorum. (arada akerjimşn çıktığı dönem hariç)elimden yüzlerce kedi geçti(kalıcı olanlar, geçici yuva vb olarak) zaman zaman köpek beslediğim dönemler de oldu ancak çok kısa süreliydi ve evde değildi. Tarlada, bahçede. Kısacası hayvanlara aşinayım.Yen
45 yaşındayım, neredeyse 7 yaşından beri kedi besliyorum. (arada akerjimşn çıktığı dönem hariç)elimden yüzlerce kedi geçti(kalıcı olanlar, geçici yuva vb olarak) zaman zaman köpek beslediğim dönemler de oldu ancak çok kısa süreliydi ve evde değildi. Tarlada, bahçede. Kısacası hayvanlara aşinayım.


Yeni evim kuzey güney cephe, 1.kat,150 m2 ve bu cephe boyunca oldukça büyük sadece bana ait bir terası var. Köpek sahiplenmek istiyorum. Terasta vakit geçirir ancak eve alırım, bırakamam orada. İşsizim, Yaşadığım yer deniz kenarı olduğu için hergün sahile götürme şansım, dağda yürüyüşe götürme şansım var oğlum saat 2de okuldan gelen kadar gün bizim ama akşamları ancak 1 saat çıkarabilirim.

Evde kedim de var. Eve de gireceği için kısa tüylü bir ırk düşünüyorum. Aklıma tazı geldi. Avcı arkadaşlarım var, bulmak kolay olur sanırım. yavru alacağım, evde 9 yaşında oğlum olduğu için bebeklikten ben büyütmek istiyorum. Yetişkin köpekler ne kadar sakin tabiatı olsa da kendim gözleme şansım olmadığı için güvenemem. Barınaklar, ücretsiz sahiplendirme grupları vb bakacağım. Safkan olması gibi bir beklentim zaten yok, tüyleri uzamaya melez de olur. Küçük ırk kesinlikle istemiyorum. (Terrier, kaniş vb)

Uzun açıklamadan sonra sorular:
1.arkadaşlarım köpekli ev ne olursa olsun kokuyor diyor. Yağmurda gezip geldikten sonra, salyası vb. Evde köpek bakılmaz diyorlar.
2.sizin tavsiyeleriniz nelerdir?

Not: akbaş, alman/Belçika kurdu gönlümden geçenler ama evet onlar evde olmaz. Biliyorum.
Danuaya aşığım ama hem çok büyük hem de eğitilmiyor. Aklı çocuk gibi, danua dalmaçyalı vb de olmaz.
0
strawberry first
(25.09.25)
Ya paran yoksa girme bu işlere. Aşısını yaptıramazsın. Pire şeyini alamazsın. Hastalığını şey edemezsin. Bildiğin kedilerle kafayı bozmuş kadın havası var sende. Girme bu işlere. Köpek kediye benzemez, sürekli ilgi, dolaşma yani zaman ister. Kendi kendine 1-2 saat takılır sonra bütün gün yatar sana dert olur ilgilenmiyorsun diye. Teras, bahçe vs tehlikeli işler, ilginç biri sırf öyle istedi diye zehirli bir şey atabilir.

1-Ev kokmaz temizliğini yaparsın eve girişlerde.
2-Alma
0
Shepard
(25.09.25)
Sırf kısa tüylü diye tazı almak çok yanlış bir tercih olur. Tamamen hızlı koşmak, koku almak ve avlanmak odaklı bir hayvanı günde birkaç kere dolaşmaya çıkarmak ve evde yetiştirmek hem ona hem kendinize büyük haksızlık olur. Çok yüksek enerjisi olacak ve siz ne yaparsanız yapın o enerjiye evde bakarak karşılık veremeyeceksiniz.

Köpek almadan önce eğer belli bir tür alacaksanız o türün özelliklerini iyice araştırmanızı tavsiye ederim. Her cins köpek, ilk beslenen köpek olamaz. Bazı türler tecrübe ister. Örneğin doberman sürekli sahibinin dominasyonunu test eden çok hareketli bir köpektir. Ona patronun siz olduğunu göstermediğiniz an ipleri eline alır. Bunu bilmeden, bu tecrübeye sahip olmadan beslemeye kalktığınızda zapt edemediğiniz, sözünüzü dinletemediğiniz bir hayvanla baş başa kalırsınız. O yüzden hangi tür alacağınız ve türün özelliği çok çok önemli. Kedileri biliyorsunuz, her kedinin insan gibi kendine has özellikleri vardır. Ancak köpekler öyle değil, cinsinin özellikleri çok baskın ve ortaktır.

Size tavsiyem bi golden retriver olurdu. Muhtemelen tüyleri sebebiyle istemeyeceksiniz ama en ideal ilk köpek türü budur.
0
thracia
(25.09.25)
İlk tecrübeniz ise ben de golden tavsiye ederim. Ev ortamı daha uygun hem ona.

Ben de ilk tecrübe diye yavru bir cane corso aldım ama çok zorlanıyorum. Sürekli video izleyerek geçiriyorum geceleri nerede hata yapıyorum diye. Ben yaptım siz yapmayın derim. Golden iyidir.
0
drako
(25.09.25)
Sakın yapma.
Köpek evde apartman dairesinde beslenmez. Öğrenin şunu ya!
Git bahçeli ev al orada besle.
0
benaslindayohum
(25.09.25)
Ben de böyle Çok minnak düşünceler ile başladım ama bu köpekten sonra bir daha almam.
1- bir kere yaninizda falan siz yokken bakacak biri yoksa hayatı Çok etkiliyor. Kedi gibi değil. Misal kedisi olan arkadaşlar çok kolay ufak tatillere çıkarken biz 6-7 saatten fazla yalnız bırakmıyoruz malum cisi kakası vs.
2- tazi falan demişsin gerçekten başına dert ariyorsun. Büyük atletik köpek demek her gün birkaç saat spor yaptirmak demek. Misal eve border collie alıp sonra köpek evde sağı solu kemirince şikayet edenler de bundan. Iş köpeğini eve sokarsan böyle oluyor.
3- ishal oluyor, 15 kere dışarı çıkariyorsun.
4-para. Vallaha galiba Fransa'da Türkiye'den daha ucuz yani hayvan bakmak. Misal köpeğe kaliteli bakacaksan kaliteli mama vereceksin. Bizimkinin midesi hassas diye virbac gastrointestinal yiyor. Tr fiyati 5700 lira kısacası ayda 3.350 lira mama. Parazit için nexgard Spectra alıyor, aylık 20€. Türkiye'de 25 olsa ayda 1250de buradan olur.
Daha oyuncaklari, dış temizleyen yiyecekleri falan saymadim.
Ha bir de spor yapan köpeğin sakatlığı vs de olur. Öyle evde koşturan kedi gibi düşünme.

Bizim başka sıkıntılar da oldu ama yaptığımız en mantıklı iş bahçeli eve taşınmak oldu. Vallaha yaklaşık iki sene gece uykuya dalmak ne bilemedim çünkü yatmadan çıkarmak gerekiyordu. Şimdi kapıyı açıyoruz, yapıyor ve kapatıyoruz. Bitti gitti.

Neyse yani ben bir daha istemem. Max kedi. Parasal olarak da hayati kisitlama olarak da sıkıntılı.
Sizinle zamanında konuştuk. Çok sıkıntılı bir hayatınız var tek ebeveyn olarak ve buna ek sorun eklemeye çalışıyorsunuz. Yapmayın.
0
logisticsmanager
(25.09.25)
bahçeli ev bile yetmiyor köpeğe. günde 2 km alan falan taraması gerekiyor bazılarının.

gerçekten ilgilenemeyecekseniz almayın gerçekten.
0
gurur
(25.09.25)
(6)

Ford Fiesta 1.1 motor hakkında

fatihdr
Bu motor hakkında hiç bilgim yok, şu an araç alma aşamasındayım, 2022-2023 modellerde gördüm. Kullananlar aydınlatabilir mi? Kronik sorunu vs var mıdır?
Bu motor hakkında hiç bilgim yok, şu an araç alma aşamasındayım, 2022-2023 modellerde gördüm. Kullananlar aydınlatabilir mi? Kronik sorunu vs var mıdır?
0
fatihdr
(24.09.25)
Sorunu var mıdır bilmiyorum ama 1.1 75hp motor hafif yokuşta klima kapattırır. İşkence gibi motor.
0
himmet dayi
(24.09.25)
Kronik sorunu var mı bilmiyorum da motoruna baktım atmosferikmiş, 1.1 atmosferik motor işe yaramaz hp'si düşük torku düşük bassan gitmez yokuş çıkmaya çalışsan çıkmaz, atmosferik motor kötü demiyorum ama en az bi 1.5 motor lazım ona o da kötünün iyisi. Bunun hp'si 75 torku 105nm turbosu olsaydı en kötü 90hp 140nm torku olurdu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.09.25)
Bende 1.1 85 var 75 değil.
Ben açıkçası çok seviyorum ve araba dolu olmadığı sürece günlük hayatımda bir sıkıntı görmüyorum. Kronik vs sorunu hiç okumadım duymadım. Bakimlar 2 senede bir, 65 oldu. Ford'da yaptırıyorum hep, bir sorun yok. Zaten çok basit bir motor olduğu için almıştım ki 85 olanı hakkında çok iyi yorumlar vardı.

Yalnız şunu söylemem lazım; Türkiye'de özellikle yokuşlu illerde misal izmir, hayatta olmaz. Yani misal yazlık alanda falan hiçbir sorun olmaz da İstanbul izmir gibi yokuş da yokuş sabah akşam yokuş yerlerde olmaz.

O yüzden yaşadığınız yer önemli. Onun dışında 1.0 ecoboostlara göre daha sıkıntısız. Ve daha ucuz ki ben de zamanında 3-4 bin euro daha ucuz halde almıştım.
0
logisticsmanager
(24.09.25)
Ecoboost motor 2024 öncesi problemli. Çözülemiyor.
0
luluki
(25.09.25)
@luluki

1.1 ecoboost değil.
0
himmet dayi
(25.09.25)
Ecoboost zaten turbo motor bu atmosferik.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.09.25)
(3)

almanya schengen vizesi

martini girl
annemler 1 mayis'ta idata'dan basvurularini yaptilar. hala randevu atanmasini bekliyorlar. ortalama bekleme suresi ne kadar? prosedur cidden bu kadar yavas mi yani ne kadar daha bekleyecekler? araciyla basvursalar surec daha mi hizli islerdi?
annemler 1 mayis'ta idata'dan basvurularini yaptilar. hala randevu atanmasini bekliyorlar. ortalama bekleme suresi ne kadar? prosedur cidden bu kadar yavas mi yani ne kadar daha bekleyecekler? araciyla basvursalar surec daha mi hizli islerdi?
0
martini girl
(23.09.25)
6-7 ay diye duydum basvuranlardan. Bir arkadaş gitti Danimarka'dan aldı sonra.
0
logisticsmanager
(23.09.25)
Şehre göre değişiyor. Ankara 8-9 ay İstanbul 6-7 aydı en son. Beklemekten vazgeçip ben de Hollandaya başvurdum.
0
nuevo
(23.09.25)
evet almanya için uzun sürüyor. şanslı ise min. 3 ay yoksa 1 seneye kadar çıkıyor.
0
gercekdunya
(24.09.25)
(6)

Denizlerin ticaret için önemi nereden kaynaklanıyor?

ya ben lan neyse
aynı anda çok fazla mal taşındığı için mi?denize çıkışı olmayan ülkeler gelişmez falan diyorlar. tek sebep çok mal taşımak mı?
aynı anda çok fazla mal taşındığı için mi?

denize çıkışı olmayan ülkeler gelişmez falan diyorlar. tek sebep çok mal taşımak mı?
0
ya ben lan neyse
(22.09.25)
kısmen evet. benim bu konuda eğitimim filan yok ama tırları çok seven birisi olarak lisede aydınlanma yaşamıştım resmen. düşün hocam, tırlar bir veya iki konteyner çekiyor. bir tane gemide ise bunlardan en az 300-400 tane getirebiliyorsun. yani tek bir gemiyle 400 tırlık hacim söz konusu. sadece bu yüzden bile denizler çok önemli. çünkü dünyanın büyük kısmı zaten deniz. kıyısı olan ülke sayısı çok fazla. buradan çıkacak malın yine kıyısı olan bir yere aktarılması daha kolay. içerilere gittikçe zorlaşır.

dediğim gibi eğitimim yok, o yüzden maliyetler konusunda da bilgim yok ama bir gemi = 400-500 tır denkleminden yola çıkarsak denizin her türlü daha ucuza geldiğinden de neredeyse eminim...
0
der meister
(22.09.25)
ticaret = para

deniz ticareti de toplam ticaretin çok çok büyük bi kısmını karşılıyor.

mesele mal taşımak değil, para kazanmak. taşınması sadece para kazanmak için bi gerek.

ps tek gemi 400 tır denklemi doğru değil. yeni büyük gemiler 400 metreyi geçti. karşılığı da 23 küsür bin teu.

uzun tır 2 teu, kısa tır 1 teu. ortalama 1,5 desek, yaklaşık bir gemi 15-20 bin tır.

bunlar tek limandan yük alıp tek limana bırakmıyor.

vs.vs.
0
gurur
(22.09.25)
Gurur +1
Daha buna kara yoluyla ya da hava ile tasinmayacak yükler de ekleyebiliriz.
Misal gemi taşıyan gemi var :) bir de deniz yolu gene rahat. Karada kazasi var, şoförün uykusu var, gece hırsızlığı var, şoförün alkollü gelmesi var vs vs. Bir de karayolunda bilmem kaç tane ülke geçiyor bazen. Ama deniz öyle mi, Çin'den yükle Rotterdam'da indir. Mis gibi.

Bir de tabi globalleşme sebebiyle bu. Lojistik bu seviyeye gelmemis olsa globalleşme calismazdi. Misal bugün Çin'den Avrupa'ya deniz yolu 15 hafta olsa başka şey konuşurduk. Forbes 500 şirketinde resmen yarım haftalari konuşuyoruz çünkü finansal tablolarda birkaç milyon Euro yapıyor.
0
logisticsmanager
(22.09.25)
Üstte konuya yeterli derecede cevap verilmiş.

Dikkat edersen Yemen'deki husiler Kızıldeniz de İsrail için yük taşıyan gemileri hedef alıyordu.
Bu sadece İsrail değil, Avrupa için de rahatsızlık veren durum.
ABD,İsrail'e yardım için bölgeye savaş gemilerini gönderdi.
biri şüpheli şekilde olmak üzere 2 uçağını da kaybederek savaş maliyetini arttırdığından baktı ki (trumpın ifadesiyle) gemideki mallar kendisinden çok Avrupa'ya gidiyor oradan uzaklaştı.
Tabi bir de sualtı silahlı araçlarının savaş gemileri için oluşturacağı tehlikeyi de göz ardı etmemişleridr.
Rusya'nın Karadeniz'de başına gelenler ortada.
0
diyecevaplandı
(22.09.25)
Dunyada karanin kapladigi alan 1/4; suyun kapladigi alan 3/4
Yine Dunya Ticaretinin %90'ı denizyolu marifetiyle.
0
isiaha
(23.09.25)
En basiti hammadde taşımacılığını başka hiçbir ulaşım aracıyla bu kadar efektif yapamazsın.

Brezilya'dan 148bin ton demir cevheri (iron ore) yükleyip Çin'e tahliye ediyorduk, yada 170bin ton kömürü Güney Afrika'dan Hollanda'ya götürüyorduk. Bu sadece bir geminin taşıdığı yük, bunu bu kadar efektif olarak tek bir araçla gemi dışında taşıması imkansız.
0
Northern Mariner
(23.09.25)
(3)

yurtdışı hisse trade için platform

Rao
Merhabalar, Normalde midas kullanıyorum ancak , ancak sürekli sık trade yapınca 1.5 usd işlem ücreti ve usd exchange yaptığımda toplamda komisyon bayağı tutuyor ve çin ve diğer borsalara direk yapıtım yapamıyorum. Tüm dünya borsalarında düşük komisyon ile trade edebileceğim tavsiye edebilceğini
Merhabalar,

Normalde midas kullanıyorum ancak , ancak sürekli sık trade yapınca 1.5 usd işlem ücreti ve usd exchange
yaptığımda toplamda komisyon bayağı tutuyor ve çin ve diğer borsalara direk yapıtım yapamıyorum.

Tüm dünya borsalarında düşük komisyon ile trade edebileceğim tavsiye edebilceğiniz bir platform var mı ?

çok Teşekkürler şimdiden.
0
Rao
(22.09.25)
IBKR
0
gabe h coud
(22.09.25)
IBKR tabiki. dunyanin en buyuk ve en dusuk komisyonlu broker'i. amerika, londra, avrupa, honkkong ve daha bir suru borsada islem yapabilirsin. degerli madenler, emtialar ve diger para birimleriyle isle yapabilirsin. futures, options, kaldricali islem yapabilirsin. soyle yuzsuzce referral da birakayim, ister kullan ister kullanma :)

ibkr.com
0
crucio
(22.09.25)
Ibkr +1. Gerçekten pek rakibi yok.
0
logisticsmanager
(22.09.25)
(26)

Kredi kartı borcu icra takibi

sekizdokuzon
80 binlik bir kredi kartım borcum vardı, yaz başında taksitlendirmistim. Son iki taksidini ödeyemedim. Az önce bir hukuk bürosundan aradılar, borç 170 bin olmuş ama yarına kadar 70 bin ödeyebilirseniz dosyayı bir ay daha bekletiriz,. borcu da 140-150 ye düşürürüz diyorlar. Öteki türlü icra işlemleri
80 binlik bir kredi kartım borcum vardı, yaz başında taksitlendirmistim. Son iki taksidini ödeyemedim. Az önce bir hukuk bürosundan aradılar, borç 170 bin olmuş ama yarına kadar 70 bin ödeyebilirseniz dosyayı bir ay daha bekletiriz,. borcu da 140-150 ye düşürürüz diyorlar. Öteki türlü icra işlemleri başlayacakmis yarın. Adıma kayıtlı bir taşınmazım yok, adresim aile evi görünüyor. Banka Vakıfbank. Ne yapmalıyım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(22.09.25)
Öde geç bir şekilde, pazarlik et 70k yerine daha azını verebilirim diyebilirsin. Bankalarla arani bozmamaya çalış. Orta yol için pazarlık. Sabir. Is daha da ilerlerse 3 5 sene bankalar yüzüne tükürmez.
0
Shepard
(22.09.25)
Ne yaparsan yap, ödeme taahhüdü verme.
0
gabe h coud
(22.09.25)
@gabe milyorluk adam olduğuna emin misin? Bankayla mi savassin diyorsun?
0
Shepard
(22.09.25)
Bu işlerden hiç anlamıyorum, başıma ilk kez geliyor. Ay başı 50000 vereyim dosyayı bir ay bekletin geri kalan borcumu da iki taksitte vereyim desem kabul ederler mi?
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
Türk İcra ve İflas Kanunu 340. maddesine göre borçlu “ödeme taahhüdü” verirse ve bu taahhüdü yerine getirmezse, bu sadece borcun tahsiliyle ilgili bir mesele olmaktan çıkıyor. Çünkü o anda taahhüdü ihlal suçu oluşuyor. Alacaklının şikayeti üzerine savcılık soruşturma açar ve 3 aya kadar tazyik hapsi, borç ödenene kadar hapis cezası söz konusu olabiliyor. Para cezasına çevrilmez, ertelenmez.
0
gabe h coud
(22.09.25)
Ödeyemeyeceğin paranın asla taahhüdünü verme. Onun dışında gerçekten ödeyebileceğin paraları hesapla ona göre konuş.
0
logisticsmanager
(22.09.25)
Hukuk bürosu bu şekilde taksit vs önererek senden ödeme taahhüdü almaya çalışır. Ucunda hapis ihtimali olunca tahsilatı da garantilemiş gibi olur. Bu yüzden indirim de yapabilirler. İndirimi ya da taksit sayısını zorla derim.
0
gabe h coud
(22.09.25)
taahhüt verme. ödemezsen borç azalır. bu borçları ucuza satıyorlar çünkü. ama kredi notun leş olur tabii.
0
jelly bear
(22.09.25)
Avukata yarına kadar 70 bin ödeyemiyorum, aybaşında ödesem olur mu dedim. Yarın en az 40 bin öde ki ödemeye niyetli olduğun anlaşılsın diyor. Hadi diyelim onu yarın olmasa da bu hafta ödedim diyelim. Kalan borcu Ekim ortasına kadar ödemem gerekiyormuş. Bunu da yine avukatla konuşa konuşa iki taksitte Kasım sonuna kadar ödeyebilir miyim sizce? Gerçekten bu işlerin cahiliyim ve aşırı panikledim.
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
Lan ödersin, söyle iste nasıl ödeyeceğini. Kabul etmisler zaten. Dahasini da kabul ederler. Icra şans işi, herkesi icra etmek faydalı değil.
0
Shepard
(22.09.25)
Kadın bayağı asariz keseriz konuştu, ne bileyim ben sıradan vatandaşım. İcra, haciz denince ödüm kopuyor. İcra başlamış da haczi durdurmak için borcu bir an önce ödemem gerekiyormuş. Valla aybaşı 40 bin vericem, her ay Max bu kadar ödeyebilirim yoksa da haciz işlemleri başlasın seklinde blöf yapicam. Yerse artık napayım.
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
Bir de bu süreçleri başlatmadan önce bana hiçbir şekilde ulaşılmadi, celb vs gelmedi. Kadın şimdi arıyor yarına şu kadar parayı hazır et diyor ay sonunda. İşler karmaşıklasirsa bankayı buradan dava edeyim mi mesela? Ya da yarın avukatla konuşurken söyleyeyim mi, gerçi laf anlayan birine benzemiyor. Zitlasmamak daha iyi onunla. He odiycem deyip tatlı dille işi hafif sundursem daha iyi gibi. Kredi notum da düşsün artık napayım, başka çare yok.

Üç ay daha taş kemiricez, alıştık ona da neyse. Herkese çok teşekkür ederim.
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
Yanlış biliyor olabilirim ama anladığım kadarıyla sizin borç banka tarafından varlık yönetim şirketine devrolmuş durumda.

Yani konu artık bankanın konusu değil ve kredi notu falan tarih olmuş durumda. Artık muhatap banka değil yani.
0
Mirket
(22.09.25)
Kredi notu kaç yıla düzeliyor? Bir de en hızlı nasıl düzelir, nasıl bir profil çizmem gerekir?
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
Az da olsa kredili ürünler alıp zamanında ödeyerek yükseltirsin.

Başka kredi kartın varsa onu zamanında öde. Yoksa yeni kart için ne alabilirsen, onu al. Bin liralık da olsa kart yani limit alıp onunla alışveriş yapıp öde. Limiti git gide artırarak ilerlersin, yükselir. Öyle abartılacak bir şey değil.
Kart/kredi verilmesi için kefil olacak ailenden biri olursa hızlanır süreç.

En az bir sene.
0
gabe h coud
(22.09.25)
Findekse gir yillik, danismanli paketi al. Danismanla randevu olustur. Akil veriyor. Uygularsan duzelir. Benim 10 yıllık 200 liralık bir borç vardi. Ödedim. Odendi kagidini aldim. Her bankaya goturdum verdim evragim meyil attim hepsine. Ne derse bankalar veya varlik firmasi yaptim. Findekse sey ettim ya 200 borc var dedim. Olm dur duzelteyim dedi, yarina yansir bye. Duzeldi...
0
Shepard
(22.09.25)
ödeme taahhüdü denilince kafamda canlanan video :)

x.com
0
nobody
(22.09.25)
ödeme taahhüdü verme + 1 çünkü bunu gerçekleştirmediğinde artık suça giriyor ve hapis cezası var.

bir de dolandırıcılık olmadığına emin ol. borcun var tamam ama bu arayan gerçekten onları temsil ediyor mu. bunlar bilgilerini icra dairesinden öğrenerek seni arayan bir dolandırıcı da olabilir. en temizi ödemelerini icra dairesindeki dosyaya yapmandır.

80 bin borç nasıl son 2 taksidi nedeniyle 170 bine çıkıyor onu anlamadım. avukatdan bu konuda bir hesap iste. ya da e-devletinden kendin girip dosyaya bakabilirsin. avukatlar seni korkutmak için rakamları şişiriyor olabilir. ayrıca gene e-devletden dosyadaki avukat veya hukuk bürosunu da doğrulayabilirsin.
0
orpheus
(22.09.25)
@nobody: aşırı rahatladım. Ben bankaya değil de avukata ödemeye çalışırım dedim telefonda, hapis yatar mıyım? :p Neyse kadınla kanka olucaz başka yolu yok.
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
@orpheus: kredi kartı borcumu iki ay ödemeyince ihtarsiz yasal takibe aldılar, yine başka bir avukat aradı borcun yüzde elli faizli halı üzerinden taksitlendirdi. Son iki taksidi ödemeyince de tablo bu.
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
80K borcu , 120K olarak 1 yıl taksitlendirdiler buraya kadar tamam. ayda 10K -12 ay diyelim. kaç taksit ödemiştin ? son iki taksit dediğinde 10 taksit ödemişsin gibi anlaşılıyor. bu durumda kalan borcun bu kadar olmamalı.
0
orpheus
(22.09.25)
Bir taksit ödedim.
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
Oha.! O nasıl matematik? 70.000 borcun vardı. Bunu taksitlendirdin. Son iki taksidi ödeyemedin. Güncel borç 170.000 doğru mu? Ya dolandırıcı ile muhatap oluyorsun, ya da arayanlar rakamları şişirip seni daha düşük bir rakama ikna etmeye çalışıyorlar. Muhtemelen dosyanız avukatta belki ama icraya bile verilmemiştir. Sallamasyon rakamları çalışan yasa dışı risk alıp bir ton yalan söylemiş size. Eğer verdiğiniz bilgiler doğru ise. Belirtmeden edemeyeceğim avukatım
0
ground
(22.09.25)
amatör fakirim, öncelikle geçmiş olsun diyorum. sadece kredi notu konusunda veri sunmaya geldim.

8 ağustos'ta kredi notum 950'ydi. bugün 956. findeks'in şeysi bu. ikisi de çok riskli müşteri sınıfında, banka selam versen almıyor.

bu süreçte ben de aynı sen gibi icralık oldum, bütün borçları kapattım. yani tek başına borçların kapanması 1900 küsür puanlık skalada sadece 6 puanlık etki etti.

gabe'in dediği gibi kredi notunu yükseltmek için bankaya "bakın ben sizin ürünlerinizi kullanıyor ve vaktinde ödüyorum" demen lazım. işini nakitle gördüğün sürece milyoner olsan bile bankalar nezdinde sıfırsın.

kredi çekeceksin, kredi kartı kullanıp vaktinde ödeyeceksin vs... öyle öyle yükselir. tabii geliri arttırmak da önemli ama o şu an çok gerçekçi değildir diye düşünüyorum. sıradan vatandaş için genelde en geçer yol günlük harcamalar için VAKTİNDE ÖDEMEK ŞARTIYLA kredi kartını kullanmaktır.

ha bu arada sırf icralık oldun diye ömürlük aforoz olduğunu düşünme. türkiye'de çok fazla insan zaten ödeme zorluğu yaşıyor. yasalarla problem yaşamadığın, acil 100-150 bin nakit ihtiyacın vs. olmadığı sürece kredi notunun düşük olması kısa vadede problem değil. onu toparlarsın.

benim annem, babamın katakullileri yüzünden senelerce maaşını tam alamadı. kendi adına hiçbir şey yapamıyordu kadıncağız. öyle bir noktadaydık yani. şimdi kredi skoru hepimizden iyi. ama tabii burada hacim de önemli. annemin kredi notu çok iyi evet ama krediye başvursa 200 binden fazla vereceklerini sanmam, geliri az çünkü.

bankaların vur emri verdiği kişi olman için asgari ücretle çalışıp 1-2 milyon borç yapman, bütün bankaları peşine takman, senelerce borcunu ödememen filan lazım. o kısmını dert etme. başına ekstra çorap örmeden temizlemeye bak. işin gücün varsa ödedikçe kredi notun yükselir zamanla.
0
der meister
(22.09.25)
öncelikle geçmiş olsun. panik yapmayın zaten panik yapın diye asarım keserim diyorlar.
sonuçta sizin bu parayı ödemenizi istiyorlar. ödemeye niyetli olduğunuzu belli edin. kesin net şu tarihte şu kadar ödeyebilecekseniz onu söyleyin onun dışında hiçbir şey söylemeyin ama %100 ödemeniz lazım o tarihte de başınızın belaya girmemesi için.
0
matilda
(22.09.25)
@matilda: öyle bir panik oldum ki pijama terlikle bankaya koştum. Çingene sandılar şubede yüzüme bakmadılar. Francala ekmeğiyle kahvaltı ettiğim bir gün böyle devam etmemeliydi
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
(2)

Ülkede Dengeyi yakalamak için ideal oran

Rao
Merhaba herkese, Finans bilgisi geliştirme, yatırım , aileye zaman ayırmak, kitap okumak, sosyal ilişkiler geliştirme. Mesleki konularda gelişim, Saglık ve spor gibi konuların ile hayatta bir denge oluşturmak gerekiyor. Kişiye göre değişmekle birlikte, size göre türkiye şartlarında ideal denged
Merhaba herkese,

Finans bilgisi geliştirme, yatırım , aileye zaman ayırmak, kitap okumak, sosyal ilişkiler geliştirme.
Mesleki konularda gelişim, Saglık ve spor gibi konuların ile hayatta bir denge oluşturmak gerekiyor.

Kişiye göre değişmekle birlikte, size göre türkiye şartlarında ideal dengede kalmak için bu oran ne olmalı.
Ben mevcut ülke şartlarından dolayı finans ve yatırım konusunu %70 gibi yaparak dengeyi aştığımı düşünüyorum.

Bu Dengeyi yakalamak için neler yapıyorsunuz ? ve size göre ideal oran ne olmalı ?

Yatırıma %10 zaman ayırmak
aileye %20 gibi vs.


çok Teşekkürler.
0
Rao
(21.09.25)
Şahsen gelişmis ülkelerde çoğu insan gelirini ya da kenara ayırdığı parayı artırarak daha çok para sahibi oluyor. Yatırım ile daha çok para sahibi oranların oranı belki yüzde 3-5.
Bu noktada değerli zamanımı yatırım ve finans üzerine sürekli yoğunlaşmak yerine iş vs yoğunlaşıyorum ki gelirim artsin. Yatırımim da dollar cost averaging ile msci world. O yüzden bugün ne olmuş yarın ne olacak savaş mi var Trump mi var umrumda değil ve kafam çok rahat. Yatırım hesabima ayda 1 belki bakiyorum.

Bu sebepten spor, sağlık, ailem, iş falan yüzde 99.99. yatırım ise belki 0.01.

Ama maalesef Türkiye'de mevcut ekonomik durumdan ötürü insanlarin hayatının yüzde 70i ekonomi olmuş yapacak bir şey yok. Ama ben sizin yerinizde olsam ve isim traderlik değilse biraz azaltirim. Yarın size bir şey olsa daha fazla trade yapamadiginiz için mi üzulursunuz yoksa yüzde 30luk alanda kalanlar için mi?
Şu an harcadiginiz zamanı da yatirimin maliyeti içine alın.
0
logisticsmanager
(21.09.25)
Birikim oranını %70 yapmaktan bahsediyorsun sanırım, net bir ifade olmamış.

Pasif gelirlerimin tamamı yatırıma gidiyor.
Ücret gelirimin %60’ı. Aileyle vakit geçirmek için ve tatil için de üç yazlık aldığımdan itibaren birikim hızlandı. Airbnb ve kira alıyorum. Kredilerini rahatlıkla ödüyorum. Tatil de bedavaya geliyor.
0
gabe h coud
(21.09.25)
(27)

Gs avrupada neden bu kadar kötü?

avatar is back
Süper ligde 2-3 senedir yenildikleri bir maç var heralde o da ismail kartallı samiyendeki maçtı. Pek izlemiyorum futbol, derbiden derbiye bir de avrupa maçları. Ama gs avrupada o kadar çok maçta o kadar çok gol yiyor ki artık bunun mantıklı bir açıklaması olmalı. Neden böyle? Türkiye’de hakemler vs
Süper ligde 2-3 senedir yenildikleri bir maç var heralde o da ismail kartallı samiyendeki maçtı. Pek izlemiyorum futbol, derbiden derbiye bir de avrupa maçları. Ama gs avrupada o kadar çok maçta o kadar çok gol yiyor ki artık bunun mantıklı bir açıklaması olmalı. Neden böyle?

Türkiye’de hakemler vs demeyin lütfen.
0
avatar is back
(18.09.25)
Ama hakemler :( Yoksa tokatlanıp tokatlanıp göndermezler avrupadan, okan buruk teknik bilmez taktik bilmez oyun bilgisi sıfır, türkiyede hakem camiası ve okan hocanın malum geçmişi ortak bir bağlantı, bu sayede her sene şampiyon oluyorlar ama avrupaya çıkınca böyle oluyor.
0
kizil karga
(18.09.25)
pbs.twimg.com

Gs türkiyede neden bu kadar iyi diye soralım o zaman, neredeyse maç başı 3 puan ortalamayla oynayacak
0
grimavi
(18.09.25)
türkiye liginin kalitesi çok ama çok kötü. bir kaç takım dışında zor gecebilir denebilir maç bile olmuyor. avrupada da şampiyonlar liginde düzgün, kaliteli top oynayan takımlar olduğu için lastik patlıyor.

fener vs diğer takımlarda şl de oynasa, gene aynı şey olur. uefa ve konferans liginde defolar bu kadar ortaya çıkmadığı için gs nin avrupa başarısızlığı daha göz önüne çıkıyor.

işte, olabilecek en en en pahalı kadro bile frankfurt gibi şl için üst seviye olmayan bir takımdan şu an 5 yedi. maalesef şampiyonlar ligi türk takımları için yarışılabilir bir alan değil.
0
wilhelmwasmuss
(18.09.25)
Çünkü bizim insanımız hiç bir işte iyi değil. Disiplin yok. Geleni de bozuyoruz. Bugün bildiğin dünkü bizim halısaha maçında oynayanları gördüm. Düzensiz, ayakta top tutamıyorlar, allaha emanet paslar vs.
0
Shepard
(18.09.25)
gs normalde kötü zaten, ama tr'deki takımlar daha kötü. sonuçta lokalde gs iyi illüzyonu, avrupa'da da bunun içyüzü...
0
kesmekes laleler
(19.09.25)
Onlarin koruyup kollayan hakemleri olmadigi icin :(((
0
sonsuz
(19.09.25)
Okan buruk yerel bir teknik direktör, tr futbolunun anahtar noktalarını buldu ve fb gibi psikozlu bir rakibi olduğu için sorun yaşamıyor.

Avrupada Sorun yaşadığı maçlarda ise eli ayağına dolanıyor, düşmeyi bilmiyor çünkü takım.
Ligler arası seviye farkı çok ama hasbelkader 3-1 geri düştüğün maçı ölüm kalım maçı gibi kumara çevirip ya herru ya merru dersen ölürsün.
0
Bruce
(19.09.25)
Haftalardır yorumcular diyor ki frankfurt tarzı takımlara topu bırakmak gerekir. topu alıp yüzde 62yle oynarsan adamlara istediğin ortamı yaratırsın. Sen türkiyedeki oynadığın gibi oynarsan frankfurt gibi takımlar gelir seni beşler. Gs defans hattının yaptığı hataları azerbeycan takımları bile yapmıyor. Problem tamamen okan hocada. Kesinlikle oyun planından taviz vermiyor. Okan avrupada nasıl oynanacağını bilmiyor bu çok net. Aynı hataya montellada düştü, çıkarım ispanyaya ben oyunumu kabul ettiririm dedi. Al sonuç. Ayrıca 2 maçta 11 gol yiyen uğurcanın hatası yoktu ama fark yaratan kurtarışıda yoktu. Açıkcası avrupada langır lungur oynamakla maç kazanılmaz.
0
mikahakkinen
(19.09.25)
Türkiye ligi ve rakipleri Çok dandik. Oyuncu ile maç kolay kazanabiliyor çünkü dandik işte. Dandik olmasa zaten takımlar sürekli ön elemelerde elenmez. Sonuçta bilmem kaç yıldır sl'ne ayak basmamis bir ikinci büyük var.

Avrupa'da neden; çünkü Okan hoca yetmiyor. Kutsal kitapta yazıyor gibi yenik duruma düşünce orta saha bosaltiyor. Zamanında mancini ceyhun Gülselam'i avrupa maçında orta sahaya aldığında gelen eleştirilere "sahaya hücumcu atmak hücum futbolu oynamak değildir" demişti. Okan hoca bilmem kaç yıldır bunu öğrenemedi.
Malesef türk liginin dandikligi ile gelen başarı sebebiyle kendisine camia ve genel taraftardan tepki yok ama gs'yi klasik türk takımı haline getirdi.

Türk futbolundaki kafayi yemişler biraz azalirsa rekabet artacaktir ama şu anki dandik rakipler ile gelişme ihtiyacı Görmüyorlar gibi.
0
logisticsmanager
(19.09.25)
Sadece hakemler demeyelim Gsye yatan Türk takımlarını es geçemeyiz.
0
olaylar olaylar
(19.09.25)
Mental oldugunu dusunuyorum. Gol yedi mi, geriye dustu mu hemen komple dagiliyoruz. Gecen yil da aynisi olmustu. Maalesef hocanin da bu mentali yonetemedigini dusunuyorum, duygusal milletiz, hoca araciligiyla takima da yansiyor.
0
lallala
(19.09.25)
Esas sorulması gereken soru Türkiye'de nasıl bu kadar iyiler? Yandaş oldukları için saray tarafından korunuyorlar. ToRreira mertens rüzgar esse düşüyorlardi, saniyesinde düdük hazır, barış alper diye bir oyuncuları var tam bir komedi, adam tekme tokat dirsek girişiyor herkese, ağzını açıp bir şey diyen bile yok, normalde gerginlik olur, kavga olur, tüm lig bu adamı biliyor, kimse bulaşmıyor, kemal sunal filmindeki mazlum gibi dayak yiyip oturuyor koca adamlar
0
freedonia
(19.09.25)
Lallala+1
0
gobekliraki
(19.09.25)
Uğurcan cakira siyasi nedenlerle 30 milyon verirsen sadece turkiyede is yaparsın.özet bu
0
essoist
(19.09.25)
okan rezalet bir td. adam ligi çözmüş diyorlar neyi çözmüş pardon. önde basıp gol atalım diye taktik mi olur? gol yesek de bir o kadar gol de atıyoruz yeniyoruz olayı tr'de olur sadece. frankfurt alkmaar genç oğlanlar gibi sistem takımları elekten geçirir böyle.

montella da aynısını yaptı demişler doğru. her maça ayrı bir taktik çıkacaksın haddini yerini bileceksin

ama asıl sorun ülkede her yere sirayet eden yolsuzluk, ahlaki çöküntü ve torpilin futbolun tam ortasında olması. altyapıda adam yok, haksızlık hak getire. yetenekli çocuklara yazık oluyor. ozan tufan barı malper bunlar topçu mu
0
Hallegadola
(19.09.25)
bütün takımlar avrupa ortalamasının çok çok altında. gs ye özel bir durum yok ortada. lise 1 i ıslahiyede okudum. yan sınıfta bir çocuk ıslahiyesporda oynuyordu. lise sınıfları futbol turnuvasında hep o çocuğun sınıfı şampiyon oluyordu. ama ıslahiye amatör kümede bile sonuncu oluyordu.
0
ground
(19.09.25)
Tr'de kollaniyorlar cunku. Sumudica gibi sovmen, dusuk karakterli bir t.direktor vardi, mesela takimi GS stadinda takimi gol atti, yuzunde 5 karis surat, "sevinmeyin iceri gecin" diye yedek kulubesindeki oyunculara bagiriyordu. Ayni adam Fener'in maclarinda tac icin itiraz ederken eroinman gibi sinir krizi geciriyor mesela:) bunun gibi binlerce olay var. Az cok birazcik takip eden biliyor zaten neler dondugunu uzun uzun yazmaya gerek yok GalataSARAY'i:)
0
speedy
(19.09.25)
sadece hakemler ya da teknik direktörlükten anlamayan bücür falan değil mesele. mesele çok basit. ülkede adalet yok.

çok alakasız gelecek ama galatasaray yasa dışı bahis sitesi reklamı aldı. ceza almadı. kara borsa yaptılar, belki hala yapıyorlar. ceza almadılar.

eğer galatasaray bu hikayelerden ceza almış olsaydı, avrupa'da bu kadar kötü olmayacaktı çünkü avrupa'da olmayacaktı.
0
co2s2
(19.09.25)
ligin seviyesi yüzünden. hakem siyaset bahis reklamı diyen beyni olmayan fenerlidir o yüzden o yorumlara takılma.
0
koela
(19.09.25)
Ligin seviyesi çok düşük ama bu sadece gese şampiyon oluyor demek ahahahah geseyi dün gece 5'ledikleri maç türkiye liginde olsaydı frankfurtun attığı ilk 2 golden önce faul verilir barışın attığı gol de verilirdi gese en kötü 3-1 alırdı maçı ama avrupada fetöcü hakemler olmadığı için fetöcü takımları 5'leyip gönderiyorlar :)
0
kizil karga
(19.09.25)
yorumları okudum varsa yoksa tr ligi kötü, gs tr de kayrılıyor, doğru düzgün teknik analiz yok.

okanın taktik bilgisi maalesef kısıtlı.
aslında şu anki kadro 3lü için çok daha uygun fakat yıllardır 4 lü oynayan ve sezona bu şekilde hazırlanan takım ve çalıştırıcılar sisteme alışık değiller, sistemi geriden değiştirince ileride de etkileri oluyor.

günümüz futbolunda artık topa sahip olmak, ileride oynamak bunların bi anlamı yok. bir çok teknik adam rakip takımı üzerine çekip orta sahada boşluk yaratarak pozisyon bulmaya oynuyor, bizim Okan'da tam da onları istediğini yapıyor ileride bi sağ kanada bi sol kanada top yuvarlatıyor. burada kaptırdığın her top potansiyel gol oluyor.

Maç sonunda top yüzdesi tabelada yüksek çıkması senin daha iyi oynadığın anlamına gelmiyor. Kendisini hiç sevmesemde mourinho'nun bir sözü var "isterse topu eve götürsünler maçı biz kazandık"
0
duyuruuser
(19.09.25)
sebebi: OKAN BURUK
0
baldan kaymak
(19.09.25)
okan buruk'un avrupa hocası olmaması etkisi ile birlikte ligin çöp takımlardan oluşması da etkili.

en baştaki çöp takım fb mesela. kendi elleriyle beceremediklerini el şeyine sarılıp gariban anadolu takımlarından beklerler. düşün şut çekemedikleri benfica kendi sahasında 2-0'dan azeri takımına maç verdi.

ligde de en baba ikinci takım çöp fb olduğu için ve rekabet de olmadığı için test yok. gs yine bu çöp takımları ezmeye devam eder ama avrupa için başka hoca lazım
0
deranzo1
(19.09.25)
lig kalitesizmis:) Yatin kalkin ligin kalitesiz olduguna sukredin siz. Lig zor olsa atiyorum pazar gunu saglam bir rakiple oynamis olacaksin, ustune Frankfurt deplasmanina git bakalim, 10 falan yiyin de akillanin:)
0
tantamount_to_equivalent
(19.09.25)
ha bu arada op ligin leşliğini şuradan anla, herhangi bir adama 99 puan toplattırılıyor bunu bildikleri için bu adamı kovuyorlar. sonra bu adam iran'a falan gidiyor oradan da kovuluyor. süper lig'den iş dahi bulamıyor.

güncelde ise bir tanesi avrupanın üçüncü sınıf kupasında lozan diye bir takıma daha eleme aşamasında eleniyor. ki bunlar iki oyuncuya 45 milyon bonservis bağlamışlar.

diğerini söylemeye gerek yok. her sezon kendi sahasında bok attıkları rakibe karşı ikişer üçer şeklinde kaydıraktan kayıyor. her maç sonunda 5 6 yemedik diye dualar eşliğinde bitiyor. sonra da mesela rizespor'un falan taş koymasını bekliyorlar :) ulan senin yapamadığını o garip nasıl yapsın :)
0
deranzo1
(19.09.25)
Macin özetini ve golleri izledim. Hayal ettigimden de kötü.
Rakiplere laf sokmaya calisacaginiza biz bu performansla nasil her sene birinci oluyoruz diyin bence. Yata yata sampiyonluk alinca böyle rezil oluyorsunuz disarida.
0
sonsuz
(19.09.25)
Orası şampiyonlar ligi, şampiyon yapılanlar ligi değil.
0
onheil
(21.09.25)
(11)

Özel Sektör Torpil Yüzdesi

Batuhanolabilir
Sizce özel sektörde işe giren her 100 kişiden kaçı birinin referansı veya torpiliyle giriyor Türkiye'de?X kişisinin Y firmasına Z kişisi çok kalifiye elemandır şuradan tanırım demesini de torpil sayarak konuşalım.Yani bir ebeveynin çocuğunu, akrabanın akrabasını, arkadaşın arkadaşını, akademisyenin
Sizce özel sektörde işe giren her 100 kişiden kaçı birinin referansı veya torpiliyle giriyor Türkiye'de?

X kişisinin Y firmasına Z kişisi çok kalifiye elemandır şuradan tanırım demesini de torpil sayarak konuşalım.

Yani bir ebeveynin çocuğunu, akrabanın akrabasını, arkadaşın arkadaşını, akademisyenin öğrencisini İŞE SOKMASI da torpil diyeceksek

yüzde kaç


Edit: Torpille işe girenler alınmış sanırım. Evet bu dediklerim de torpil sayılıyor çünkü o işe başvuranlar arasında birinin bir şeysi olmak vasfı dışında diğer tüm nitelikleri eşdeğer bir kişi varsa ve bu iki kişiden birini birinin bir şeyi olmak öne geçirdiyse bu torpildir. Hatta geçiniz eşdeğeri daha niteliklinin de önüne geçirmesi söz konusu olabilir. Referans kelimesi eskort kelimesi gibi biraz.
0
Batuhanolabilir
(18.09.25)
%30-40 arasındadır. Büyük şirketlerde oran daha düşük.

"X kişisinin Y firmasına Z kişisi çok kalifiye elemandır" demek torpil değil referanstır. Söylenen kişinin verdiği güven katsayısı ile çarpılır ve her zaman iyi bir şey değildir. Kötü performanslı birinin önerdiği bir insan direkt ret edilir.

Özellikle kurumsal şirketlerde öyle milletvekili, ceo vs tanıdığı olmadığın sürece birinin tanıdığı olmak en fazla seni ik mülakatından geçirir.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(18.09.25)
Her işe girini torpilli sayalım da oran yüzde yüz olsun.

Bazı kademelerde bu düşünce ile zaten 100%
Önemli olan liyakat, işi yapabilme becerisinin olup olmaması (ki aslında işin tanımı basitçe işin etiketinin karşılığı bile değildir)

ofise temizlikçi alacağım, birisi derse ki "abi, ayşe abla var, çalıştığı iş yeri kapandı, namuslu dürüsüt işini düzgün yapan biri" alırsın denersin devam edersin, bu torpille girdi mi sayılmalı işe şimdi?

Bilmemne holding CFO alacak, kariyer.net e ilan mı veriyor? zaten sektör içerisindeki tanışıklıklar, tavsiyeler ile görüşmeler yapılıyor.

Temizlikçi ile CFO (hatta CEO) örneğini neden verdim, yelpazeyi geniş tutmak için. en alttan en üste kadar referans sistemi çok çok önemli ama torpil bu değil.

Torpil şu, personel müdürüyümdür, şirketin hesabını kimse kontrol etmiyordur, kuzeni işe alıp yüksek maaş bağlamışımdır, iş yapmıyordur, yapamıyordur. Bunu da her kademeye uygularsınız.
0
kisa
(18.09.25)
Benim çalıştığım şirkette içeriden birini tanıyor musun diye zarf atarlar. Torpil iyi bir şey gibi geldiği için çoğu insana, onlar da varsa dökülür. İçeriden tanıdığı, yakını olan birini ne kadar işinde iyi de olsa almıyorlar ki doğrusu da bu.

Kurumsal firmalarda müdür altı pozisyonlarda ve işi doğrudan etkilemeyecek pozisyonlarda, örneğin idari işler sorumlusu gibi, %20 olabilir. Diğer pozisyonlar için %5 bile değildir.

Kurumsal olmayan birmalarda %30-40 ve %20 olabilir.
0
gabe h coud
(18.09.25)
torpille referansı bir tutarsan bu oran %50'lere kadar çıkabilir ama bir değil.

çalıştığım 5. şirket, hiçbirisine referansla girmedim. dümdüz linkedin'den başvurup sürecin doğal akışında ilerlemesiyle girdim ama torpil ve referans aynı şey değil.

çok matematiksel düşünüyorsun. yani diyorsun ki bir iş ilanı var, 100 kişi başvurdu. bu 100 kişinin vasıfları var, işte matlab biliyor +5, ingilizce biliyor +3 falan gibi, ve birisi referansla girdiğinde; ondan daha vasıflı birisine haksızlık olmuş haliyle "torpil" yapılmış gibi değerlendiriyorsun.

oysa beyaz yaka dünyasında (çoğu mühendislik de dahil), aşırı teknik bazı işler dışında, nerdeyse bütün işler averaj bilgi sahibi birisinin işe girip 3-5 ay içerisinde öğrenip yapabileceği ve uyum sağlayabileceği şeyler.

o yüzden referans o matematiksel vasıf hesaplarından çok daha kıymetli oluyor. benim çalışkanlığına güvendiğim bir takım arkadaşımın "bizim x şirketinde ahmet/ayşe vardı, çok azimli çalışkandı çok memnunduk bak o da iş arıyormuş onu da düşünelim bu pozisyona" demesi çok kıymetli bir şey. çünkü bu güvendiğim arkadaş, halihazırda nasıl bir iş yaptığımızı ve refere ettiği kişiyi tanıyor ve kafasında eşleyebilmiş. burdan çıkan başarılı işe alım oranı inanılmaz yüksek oluyor.
0
gitdaddy
(18.09.25)
Bugüne kadar iş çevresinden tanıdığım 500 kişi varsa tamamen torpili olmayan kişi 30'u geçmez. Gururla söyleyebileceğim konulardan biri de budur benim hiç torpilim olmadı ama bazen keşke olsaydı diyorum çünkü bir noktadan sonra tıkanıp kaldım.
0
mirty
(18.09.25)
eğer o işi iyi yapıyor diye önerilmesi de torpil olarak sayılıyorsa rahat %80'ler vardır. Özel sektörde alt kademelerde daha az torpil olduğunu bizzat gördüm ben.

onun haricinde en basitinden 3-4 yıl o alanda deneyimi biri başvurduğunda sektör içi herkes birbirini öyle ya da böyle tanıyor illa bir telefon ediliyor neden başvurduğu ve halihazırda/ eski çalıştığı yerde performansı hakkında bilgi alınıyor.
0
denizgonen
(18.09.25)
100 bin kişilik amerikan forbes 500 şirketi. Şirketin kendi referans sistemi var, bu şekilde biri işe alinirsa sirket sana para değerinde puan vs veriyor (bazı pozisyonlar için birkaç bin euro bile). Bana ik'nin dediği bir ilana yüzlerce başvuru geliyor, bunun yerine bana logistics'in "bak bu eleman bizim şirketin değerlerine uygun biri demesi benim en azından o etabi dusunmememi sağlıyor" demişti.

Sen de kendi kafanda kurmussun bu torpil diye.
0
logisticsmanager
(18.09.25)
çok daha iyi adaylar varken, işi yapamayacak birisinin işe alınmasına torpil denmesi lazım bence. aynı seviyedeki iki adaydan tanıdık olanının işe alınması torpil olmamalı.
0
co2s2
(18.09.25)
Birini işe alma olayını tecrübe etmediysen böyle düşünmen normal.

Alacağın kişi kalır mı gider mi, öylesine mi girdi yoksa gerçekten burada kariyer yapmaya mı girdi, hırlı mı hırsız mı, sorumluluk sahibi mi vs gibi şeyleri işe alırken anlayamıyorsun çünkü herkes gibi en iyi hallerini sunuyorlar.

Ama biri şu kişi olur derse onunla çalışmak en azından bu saydıklarımı ve fazlasını düşünme derdini yok ediyor. Aynı zamanda referans olan kişiyi de biraz zan altında bırakacak bir durum. Kendisini zor duruma düşürecek adamı refere etmez kimse. Buradaki güven büyüktür dışarıdan sıfır bilinen kumar ile alınan.

Buradan sonrası kişisel tecrübelerim.

Ama ben şöyle yapıyorum işe alım sürecinde. Tanıdık mesela, refere edene abi şöyle ederim böyle ederim bak şu olursa bu olur diye göz korkutuyorum. Süreci uzatıyorum. Abi noldu diye arıyorlar ve bazen bir şeyler söylüyorlar. Mesela ya abi bu kızın çocuğu var ona bakmalı dul. Para lazım, her gün çocuğu okula götür getir yapıyor. Hızlıca halledelim. Abi işe girince nasıl halledecek okulu? Zaten uzaktan çalışma, o kadardan bir şey olmaz. Okulu 15 dakika uzaklıkta. Bunu başta da söyleyebilirdi. Veya abi haftada 3 gün hastaneye gidiyorum para lazım. Veya abi midye satıyorum bu işe ihtiyacım var.

Başka örnek, süreç 3-5 gün bile uzasa hemen arayan noldu niye cevap alamıyorum neyi bekliyoruz diye darlayanlar oluyor. Tanıdık biri var arada ama bu yüzsüzlük.

Benim bu kişi aracılığı ile sizi aradığımı biliyorsunuz değil mi?

Tanıdıklardan da deliler çıksa da büyük konforu yok sayamam.
0
Shepard
(18.09.25)
Patron şirketi diye tabir edilen küçük şirketlerde çok fazla.
0
runaway
(18.09.25)
yukarida yazilanlara ek olarak: torpilden kastin ne oldugu da onemli. mesela referans sistemi sadece ozel sektorde degil her sektorde var. sadece turkiye'de degil dunyanin her yerinde var. referans=torpilse oran %99 falandir. sizin soylediginizi ben torpil olarak gormuyorum. su an avrupa'nin en onemli kurumlarindan birinde calisiyorum, torpille girdim o zaman cunku daha once calistigim kisilerden referans aldim. iki kisinin ayni oldugu durum hemen hemen hic yasanmiyor. herkesin bazi artilari var, bazi eksileri var. bu durumda elbette tanidik olani seciyorlar. mesela burada karakter var. cok daha kalifiye biri olabilir ama bu kisiyle calismak nasil olur bunu hic degerlendirmiyorsunuz. bu cok cok onemli bir faktor. sadece kalifiye olmaya odaklanirsaniz calisma sureciyle ilgili olan kismi, karakter, sosyal yonleri kacirirsiniz. mesela calistigim kuruma cok kalifiye olan biri geldi, cok iyi okullar, sirketler ama referanssiz. is verildiginde ofleyip pofluyordu, bunu acikca belli ediyordu, bu nedenle kurumdan bazilari hastalik izni aldi. sonra da kovuldu zaten. bu kisiyle nasil calisabilirsin ki? insan iliskileri gelismemis, sosyal yonu gelismemis, takim calismasi yok, sabir yok, ogrenme istegi yok, iste bunlari veren genelde referanslar oluyor, cv degil.
0
Sour
(18.09.25)
(6)

Duyuruya girip biraz gezinince sizin de soru sorasiniz geliyor mu

encokbenisevinnolur
Böyle büyülü bir trans hali gibi. Bir girmiş oluyorum biraz geziniyorum sonra oo diyorum ne güzel çözümler bulunmuş, sonra benim de soru sorma ve cevap alma iştahım kabarıyor.Size de oluyor mu böyle şeyler?
Böyle büyülü bir trans hali gibi. Bir girmiş oluyorum biraz geziniyorum sonra oo diyorum ne güzel çözümler bulunmuş, sonra benim de soru sorma ve cevap alma iştahım kabarıyor.

Size de oluyor mu böyle şeyler?
0
encokbenisevinnolur
(16.09.25)
olmuyor. chatgpt'ye soruyorum artik daha cok.
0
lemmiwinks
(16.09.25)
Yok, çok spesifik bir şey degilse sorasim gelmiyor pek.
Cevap vermeyi seviyorum ama.
0
logisticsmanager
(16.09.25)
soracak sorum çok ama linçleniyorum devamlı. trollüyorum sanıyorlar. silmek zorunda kalıyorum.
0
yurtsuz john
(16.09.25)
Her gece
0
sekizdokuzon
(16.09.25)
Olmuyor. Daha çok cevap verebilecek soru arıyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(16.09.25)
soru kasanlara anlam veremiyorum
ama basketçi sorusu sordum zorlayıp kınadığım için
0
mantık
(16.09.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.