Giriş
(14)

Hangi jiletle tras oluyorsunuz

optimistbakunin
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
0
optimistbakunin
(21.12.25)
Edwin Jagger çift taraflı, jiletleri de bir yada max iki kere kullanıyorum.
Bic marka jiletim var ama onu seyahat vs için aldım sadece. Memnunum.
Gillette vs kullanmayali yıllar oldu bir kere normal jilete başlayınca farki görüyor insan. 11 yıl olmuş.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
@logistics ahahha abi simdi marketten gidip alacagim bir sey yok mu tr icin
0
🌸optimistbakunin
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette al geç
0
arbre
(21.12.25)
Abi o zaman gillette yani zaten marketlerde çok bir marka yok malesef :)
Ama bic ben sevdim aklında olsun. Fiyatı da daha uygun gibi.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
Gillette sensor 3 fiyat performans
0
mephistoo
(21.12.25)
jiletim yok. hiç kullanmadım. elde ne varsa onu kullandım. 3 bıçaklı, random markalı tek bir jilet 3-6 ay arası götürebilir. sürekli kullanımda 2 hafta götürür.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
Tek bıçaklı permatiğin önündeki plastik koruyucuyu kırıp kullanıyorum.

İki üç bıçaklıları kullanamıyorum.
0
yurtsuz john
(21.12.25)
BIC Hybrid 3 Flex'i kullanıyorum. İş görüyor.
0
put it in your appropriate place
(21.12.25)
güzel bir yaprak jiletle bol köpükle geleneksel traş en güzeli ama o da çok zaman alıyor.
genelde gillette sensör veya mach3 olanını kullanıyorum. öyle 5 bıçaklı sağa sola hareketli olanları sevmiyorum.
eskiden bir jileti 7-8 kere kullanırdım hala keserdi şimdi 3 ten sonra kesmemeye başlıyor. o yüzden gratiste, migrosta indirim yakaladımmı stokluyorum.
0
my fault
(21.12.25)
Evde Ali Bıyıklı ustura ve yarım jilet kullanıyorum.

Seyahatlerde Rossmann'da satılan Isana 3 bıçaklı kullan at tıraş bıçağı kullanıyorum.
0
yadigar
(21.12.25)
Bazen Gilette Sensör bazen de Philips One Blade. One Blade jilet kadar yakından almadığı için ciltte yarattığı tahriş daha az oluyor, üst üste birkaç gün jiletle tıraş olup yüzümün haşlandığını hissedersem One Blade'e geçiyorum. One Blade'in bıçağını bugüne dek hiç değiştirmedim, Sensör'ün başlıklarını ise üstündeki kayganlaştırıcı şerit düşene kadar kullanıyorum.
+1
huçi kuçi
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette
ayda bir degistiriyorum ucunu.
0
cooperr
(21.12.25)
sensor3/blue3 bu ikisinin kartuşu aynı zaten. hangisinin birim fiyatı ucuza gelirse onu alıp geçiyorum.
eksisozluk.com mach3'e filan da tercih ederim.

safety razor da denedim ama bunlar daha iyi geliyor. kişiden kişiye cildine göre değişiyor işte, normalde mach3 daha pahalı üst model ama benim cildimi mahvediyor.
0
konetsu
(22.12.25)
Gillette Fusion 5
0
liberal
(22.12.25)
(7)

Polo vs. Clio

umutt
Sıfır alınacak, İstanbul içi günlük kullanılacak, yılda max 10 kez uzun yolculuk yapılacak. Eleye eleye bu ikisine düşebildik ama son kararı henüz veremedik. Artık körlükte oluştu, siz hangisini neden tercih ederdiniz?
Sıfır alınacak, İstanbul içi günlük kullanılacak, yılda max 10 kez uzun yolculuk yapılacak. Eleye eleye bu ikisine düşebildik ama son kararı henüz veremedik. Artık körlükte oluştu, siz hangisini neden tercih ederdiniz?
0
umutt
(20.12.25)
Clio çünkü Türkiye'de üretiliyor, türk ekonomisine katkısı var.
Servisi vs her türlü daha ucuz.
Hiçbir derdi vs yok arabanın benim bildiğim.
+1
logisticsmanager
(20.12.25)
ben 2016-2021 arasinda 90bin km kadar polo kullandim. clio da cok kiraladim. bence kalite, konfor olarak polo daha iyi. ufak tefek masraf cikarmisti ama oyle buyuk bir sikintisi olmadi. yine olsa yine polo alirim. hatta uzun yol olmayacak olsa yeni elektrikli id. polo’dan alirdim. turkiye’ye ne zaman gelir bilmiyorum ama.
+1
lemmiwinks
(20.12.25)
clio 5 3 senedir kullanıyorum.
artıları çok seri, parça ucuz, clio 5'te trim sesi çözülmüş, türkiyede al satı en kolay b segment.
eksileri içeri ses alıyor, arka kapı daha 20 binde gacır gucur ötüyor, malzeme kalitesi düşük.
polo malzeme kalitesi ve güvenlik olarak clionun önündedir. polo da tek düşündürecek şey otomatik şanzıman.
öncelik masrafsızlık ve ekonomiyse clio. öncelik sürüş zevki, güvenlik ve kaliteyse polo. eğer ikisi aynı fiyatsa polo ancak arada 200 bin fark varsa clio.
+1
mikahakkinen
(20.12.25)
10 uzun yol az değil yav. clio uzun yolda yorar epey. polo da farklı değil. o da yorar.

ikisi arasında polo az bişey daha konforlu. ama artık üretimi bitiyor.

clio bakımı daha ucuz, parçası daha ucuz. ustası bol. ikisi arası clio.

ama uzun yol bu kadar olacaksa sedan daha iyi olabilir.
+1
gurur
(21.12.25)
gurur +1.

yilda 10 uzun yol ciddi bir miktar. bu kadar uzun yol yapilacaksa bu siniftan bir arac cok tercih etmem. clio benzeri araclar metropollerde, sehirlerde bir mahalleden digerine gitmek icin iyidir, ancak uzun yola cok gelmezler. hafiftirler, wheelbase kisadir vs.
0
antikadimag
(21.12.25)
Otomatik vites clio. Piyasada çeyrek altın gibidir.
+1
antihero
(21.12.25)
İkisi de kendi arabam değil ama düzenli olarak 2004 polo ve 2015 clio kullanıyorum, ikisi de benzinli otomatik. Polo daha tok hissettiriyor o kadar yıl farkına rağmen. 2017 Polo kullandım inanılmaz iyiydi. Halen 2017’de çıkan aynı kasa üretiliyor zaten. Yeni kasa Clio kullanmadım ama böyle bir ikilemde tereddütsüz Polo seçerdim.
0
duguit
(21.12.25)
(2)

Türkiye için son 10 yılda değer değişimi

dunyatuhaf
Siz olsanız nasıl hesaplardınız arkadaş mesela , 2015 de 100 tl olan her hangi bir şeyin bu gün satıp fiyatı ne olmalı .Ben tl enflasyonuna baktım , Sonra konut endeksine baktım ( 32 kat diyor mesela )Altın çok şaşırtıcı olmuş , ( 2015 de 100 tl şimdi 6000 tl yani 60 kat artmış.Veya 100 tl ye ev ald
Siz olsanız nasıl hesaplardınız arkadaş mesela ,
2015 de 100 tl olan her hangi bir şeyin bu gün satıp fiyatı ne olmalı .

Ben tl enflasyonuna baktım ,
Sonra konut endeksine baktım ( 32 kat diyor mesela )
Altın çok şaşırtıcı olmuş , ( 2015 de 100 tl şimdi 6000 tl yani 60 kat artmış.
Veya 100 tl ye ev aldık veya mülk kiraya verdik yarısı amorti etti diyelim .
Ben mesela bir kaç ürüne baktım sabit değerli , 5 tl 225 tl ye çıkmış 45 kat artmış .
Hadi altın son sene çok ciddi arttı diyelim ,etrafında son sene veya son 10 sene için altından karlı bir yatırım yapan görmedim ,
Yani 10 sene önce altın almak hepsinden karlı şuan .
Sizce gayrimenkuldeki 2015 deki 100 birim be olmuştur .
Teşekkürler.
+1
dunyatuhaf
(19.12.25)
Bu soruyu 2012-2022 diye sorsan altın hepsinden karlı cikmayacakti. Hatta son 2025 komple atarsan altın dolar bazında 15-20 yıldır yerinde sayiyor.
goldprice.org

Ben ciddi yatırım yapıp son 1 senede olanlara bakıp aksiyon alan etrafımda görmedi. 2019'dan beri sadece msci world yatırım yapıyorum.
curvo.eu
www.justetf.com
Altının son 5 senede msci world, ki oldukça kalabalık risk dağılımı yapılmış bir etf, son 1 sene geçiyor. Max bakarsan zaten msci world katlamış altını.

Ben döviz olarak hesaplarım çünkü hiçbir şeyi altınla alip satmiyoruz ama çoğu seyimizi dövizle alıp dövizle satıyoruz.
+2
logisticsmanager
(19.12.25)
Evet altı hesabını o yüzden 2025 sonrası için önemsemedim , bana tahmin edilebilir gibi gelmedi .
0
🌸dunyatuhaf
(19.12.25)
(2)

kedinin çekirdekli zeytin yemesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ölümüne sebep olur mu? endişelenmeli miyim?
ölümüne sebep olur mu? endişelenmeli miyim?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.12.25)
Büyük köpek olsa neyse de kedinin bağırsakları çekirdekten küçüktür sıkıntı olma ihtimali var.
+1
logisticsmanager
(17.12.25)
yoğurt ve yaş mama yedirip kumunu kontrol edebilirsin , 25 yıldır kedi besleyen biri olarak zeytin çekirdeği beni korkutmaz . ip yemesi bağırsaklarda büyük sıkıntı yaratıyor ipten korkarım ben.
+2
devilone
(17.12.25)
(4)

Kış lastiği

etna
İşim gereği uzun yol yapıyorum. Ayda 4000 km.205 55 16 ölçülerinde kış lastiğini önerirsiniz? Araç 2023 Opel Astra dizel Continental 5000 lira, Michelin 5500 lira gibi. değer mi yoksa bu fiyat farkına değmez mi diğer markalarla?
İşim gereği uzun yol yapıyorum. Ayda 4000 km.
205 55 16 ölçülerinde kış lastiğini önerirsiniz? Araç 2023 Opel Astra dizel
Continental 5000 lira, Michelin 5500 lira gibi. değer mi yoksa bu fiyat farkına değmez mi diğer markalarla?
0
etna
(15.12.25)
kis lastiginde 1 numara NOKIAN
ondan sonra digerleri.

nerden biliyorsun diyeceksin, sabah kalktigimda hava -20c, ise giderken de yol buz kapliydi. araba ustunde nokian takili.
0
cooperr
(15.12.25)
bridgestone blizzak al güzel.
0
jelly bear
(15.12.25)
blizzak +
0
designer
(15.12.25)
www.tyrereviews.com

Bende üçüncüsü var, dağdayim. Şu ana kadar bir sorun yaşamadım, genelde kışın birkaç gün kalan 20 cm falan kar oluyor.
Kış lastiği her işte en iyisi demek olmuyor, bazısı buzda daha iyi, bazısı karda, bazısı yağmurda. Bu sebepten kullanacaginiz koşullara bakmak lazım.
0
logisticsmanager
(15.12.25)
(6)

instagram'dan flört

duyurukullanıcısı
inanılmaz bilmiyorum instagramıhatun kişisinin 7k takipçisi var. biraz konuşalım istiyorum ama cevap atmıyor.mesajı mı görüpde mi atmıyor? spam'a mı düşüyorum? yoksa beni ignore etti hiçbir mesajım ona gitmiyor mu?eski postlarının altına emoji falan da atıyorum görsün diye ama karşılık vermiyor.net
inanılmaz bilmiyorum instagramı

hatun kişisinin 7k takipçisi var. biraz konuşalım istiyorum ama cevap atmıyor.

mesajı mı görüpde mi atmıyor? spam'a mı düşüyorum? yoksa beni ignore etti hiçbir mesajım ona gitmiyor mu?

eski postlarının altına emoji falan da atıyorum görsün diye ama karşılık vermiyor.

net bir şekilde mesajımı görebildiğini nasıl anlayabilirim?

meta verified falan olsam fark eder mi?
-3
duyurukullanıcısı
(14.12.25)
Yol yakınken bırak peşini, senin gibi binlercesi yazıyordur, rekabet yüksek sosyal medyada, daha organik çözümlere yönel.
+4
devorgilla the gunslinger
(14.12.25)
Sen mesaj attığında ona gider ve görür ama eğer istemezse sen onun mesajı gördüğünün farkına varmazsın. Bana mesaj atan, konuşmak istemediğim insanlara ben de aynısını yapıyorum. Mesaja görüldü atıp cevap vermeme pozisyonuna düşmemek için daha güvenli bir yöntem.
0
fobfilm
(14.12.25)
yeterince ısrarlı yazarsan elbet görür ve değerlendirmeye alır. burada senin kim olduğun da önemli.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
Hikâyeye bir şey yazacaksın. Ama yürümek değil, güzel bir espri, doğal bir konuşma. Cevap verirse verir. Benim 10 bin takipçili influencer bana anlık atacak kadar tanıyordu ama bir gün kızdırınca engelledi. O egoyu aşmak zor.
-4
arbre
(14.12.25)
Abi bundan birkaç ay/hafta önce sorduğun sorudaki aynı kişiyse olmuyor yani sal bence çünkü sürekli aynı şeyleri soruyorsun ve seni iplemeyen kişi degistiremezsin. aynı kişiyse ve sürekli mesaj atıp umursanmiyorsan dalga konusu olmussundur.
Okudukça resmen şu twitch yayıncilariyla yemek yemek için 10 bin dolar veren adamlar aklıma geldi, bu kadar ezdirme.
+4
logisticsmanager
(14.12.25)
50k+ takipçili kendisi de epey dikkat çekici olan bir arkadaşım var. mesajları görüyor çünkü ig onlar için önemli bir platform oradan besleniyor. ama hem çok mesaj geliyor hem de başına birilerini sardırmak istemiyor. genellikle daha önce tanımadıkları insana cevap yazınca ve bir yerde diyalog kopunca stalkerlık-tehdit, takip, ısrar başlamış.
0
orpheus
(14.12.25)
(9)

Araba soruları

arbre
Hangi seçenekler iyi?1. Otomatik dizel2. Otomatik benzin3. Manuel dizel4. Manuel benzinTeşekkür.
Hangi seçenekler iyi?

1. Otomatik dizel
2. Otomatik benzin
3. Manuel dizel
4. Manuel benzin

Teşekkür.
-1
arbre
(14.12.25)
Otomatik benzin.
+4
kizil karga
(14.12.25)
Benzin kesinlikle dizelden daha iyidir. Otomatik ve manuel ise tercihtir.
+1
prole
(14.12.25)
prole, ama şimdi bakıyorum, 460 bine manuel dizel Toyota bulabilirken aynı paraya Peugeot ya da Opel otomatik benzinli bulabiliyorum. Bu noktada karşılaştırma Toyota ve Opel karşılaştırmasına dönmüyor mu?
-1
🌸arbre
(14.12.25)
Dönmüyor çünkü bir araba markasını her modeli, modelinin her yılı, her yılın her motoru iyidir diye bir şey yok.
Her markanın alınmaması gereken ürünleri var.toyota'nin 2.2 dizel d-cat misal sıkıntı

Senin fiyat aralığında otomatik dizel risk yani. Ama sen sürekli soruyorsun aylardır ve bence canının istediğini al, bu şekilde mutlu da olursan mutsuz da olursan seçimi sen yapmış olursun.
+1
logisticsmanager
(14.12.25)
logisticsmanager, bana en mantıklısı otomatik benzinli geliyor
-1
🌸arbre
(14.12.25)
Abi eğer olay riskse en mantıklısı manuel benzinli.
Sonraki mantıklı otomatik benzinli ya da manuel dizel.

Bence sen git al ne istiyorsan. Biraz şans işi yani, bütün paranı harcama çünkü masraf her türlü çıkacak.
0
logisticsmanager
(14.12.25)
en az sorun ve en düşük masraf için manual/benzin. hatta atmosferik benzinli, turbo da olmayacak.
lpg varsa yakıt tüketiminde de maliyeti düşürüyor benzinli. ama bütçem olsa sorunsuz cvt şanzımanlı japon bi otomatik vs. düşünürdüm. muhtemelen corolla vs.

sistem ne kadar basitse o kadar ucuz ve sorunsuz oluyor işte. manual otomatikten basit, cvt diğer otomatiklerden basit, benzinli dizelden basit, atmosferik turbodan basit sistem vs...
+1
konetsu
(14.12.25)
motora bağlı.

manuel kalmadı zaten.

sorunsuz olan hangisiyse o.

genelde benzin daha sorunsuzdur.
0
gurur
(14.12.25)
anladığım kadarıyla eski araç bakıyorsunuz. örneğinizden yola çıkarak anladım. eğer 150 bin km altında araç alacaksanız manuel dizel iyidir. ama 150 bin km üstü alıyorsanız benzin manuel daha iyidir. japon ve kore'lerde benzin + manuel çoğuzaman üzmez. illa otomatik lazımsa otomatiği de iyidir.
0
cisimcik golgi
(15.12.25)
(16)

Domuz yemeyen inançsız var mı?

michael_knight
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı? Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum. Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı?
Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum.
Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
0
michael_knight
(11.12.25)
dünyada adım atmadığım bir kıta kalmadı. at eti bile yedim ama pembe domuz yemedim. acayip iğreniyorum pembe domuzdan. bu benim inancımla alakalı bişey değil.
0
Fodera
(11.12.25)
Var tabi niye olmasın.

Domuz pis bir hayvan eti de kokuyor çoğu yemekte. Hele kızartmalarda falan yağlı da genel olarak herkese hitap etmeyebilir.
0
chicha_v2
(11.12.25)
Koku iğrenç geliyor bana
0
basond
(11.12.25)
Kokusu igrenç geldigi için yemeyen hristiyan tanıdıklarım vardı. Sıgır eti yiyorlardı sadece. bana sorarsan ne gerek var tecrübe varken
0
limonlu eksi
(11.12.25)
ben yemem. tadını sevmiyorum ve tenya konusu tedirgin ediyor.
0
gabe h coud
(11.12.25)
koyun kuzu ve domuz yemezler bir çok (müslüman ve yahudi olmayan) insanlar. çünkü farklı bir kokusu var, biraz ağır ve yağlı hepsi de. et diye sadece sığır, dana eti yiyorlar.
+1
ground
(11.12.25)
20 yıllık ateistim, çok yurtdışında bulundum ve bir çok kez domuz eti denedim-yedim ama bana hiç lezzetli gelmedi, kırmızı et varken domuz eti yemek bana göre absürt bir durum.
0
say something loving
(11.12.25)
Ben denk gelmedim.
Bu arada domuz etinin hastası olmasam bile domuz şarküterisi, sosisleri vs efsane ürünler. Yoksa hayatımda kimsenin dana biftek ile domuz eti karşılaştırdığını görmedim, fiyat olarak bile aynı yerde değiller. Bana göre domuzun efsane olduğu yer şarküteri. Misal bir jambon de bayonne, porchetta, speck delle alpi.
0
logisticsmanager
(11.12.25)
logisticse katılıyorum. italya'da parma ham yerim, almanya'da sosis yerim, hamburger içinde bacon yerim ama gidip de az pişmiş domuz eti ya da steak tarzı bir ürünü dana eti varken yemem.
0
awlmi
(11.12.25)
Şarküteri domuzu benim için de bir numara +1. istanbul’dakilere eataly’nin mortadellasını öneririm. tiftik pulled pork (özellikle bbqda) ya da japon mutfağında ramenlerde kullanılan chashuyu da seviyorum.

rosto için vs. domuz eti sevmem. baby back ribs de çok sevmem. gerçi ben kurban etini de yemem.

edit: aslında normal bir et türü, "yiyecek kadar düşmek" vb yorumlar bu konunun nasıl bir social construct olduğunu çok iyi ele veriyor. bunun soru olması bile inançsızlar arasında nasıl bir tabu olduğunu gösteriyor. kimse keçi eti için yemese bile böyle yorumlarda bulunmaz. "inançsızların" domuz eti için de aynı nötrlükte olması gerekmez mi?
0
eileengray
(11.12.25)
kuzu yemeyen inançlıda var.
0
duyuruuser
(11.12.25)
"yetismek"ten kasit nedir bilmiyorum ama 20'li yaslarimdan beri yurt disinda yasiyorum. su an 40'a yaklasiyorum. ateistim. domuz eti yemiyorum. sadece sevmiyorum. tadini sevmeme veya saglik nedeniyle yemeyen cok insan vardir diye dusunuyorum. alkol de kullanmiyorum mesela. ustelik alkol kullanmadigimi soyledigimde turkler hemen sizi bir sinifa sokuyor, yobaz, akp'li, bilmem ne. halbuki ben saglikli olmadigi icin icmiyorum. halbuki konustugumuzda inancli olduklarini ama alkol kullandiklarini soyluyorlar. bu daha tuhaf bir durum degil mi? :) ateist olmanin sartlarindan biri alkol (veya domuz) tuketmek degil ama musluman olmanin kurallarindan biri bunlari tuketmemek.
0
Sour
(11.12.25)
inanç hassasiyetim yok ben de de domuz + alkol tüketmiyorum. domuz 1 kere yedim mideme çok ağır geldi sindirmekte epey zorlandığımı hatırlıyorum, o yüzden dana varken neden domuz yiyeyim +1 diyorum. bu arada koyun etini de sindiremem bu yüzden koyun da yemiyorum. alkol de mideme iyi gelmiyor alkol de alamıyorum :)
0
Sadece soruyorum
(11.12.25)
Hocam domuz etine türkiye'de çok acayip bir önem yükleniyor. Hem muhafazakar kesimde, hem daha modern beyaz yakalı tayfada çok acayip bir konu türkiye'de bu.

muhafazakarlar yalandan bile bu kadar korkmuyor.
kendini modern görenler de domuz yemeyi çok önemsiyor, özellikle beyaz yakada bununla övünenler falan var çok komik.

İşin özü batı ülkelerinde de domuz eti tüketmeyen bir kitle var.

Çünkü domuz düşük kalite bir et. Elbette şarküteri anlamında iyi ürünler yapılıyor. Ama Premium et yemeklerinin çoğu sığır etinden yapılır.

Domuz eti biraz daha fast food, orta- orta alt sınıfın, mavi yakalının sevdiği bir lezzet. Ha elbette tüketen var, elbette lüks restoranlarda da servis ediliyor.

Ama şey gibi düşünün, et döner vs tavuk döner. Tavuk döner daha ucuz, daha öğrenci işi, daha zayıf bir lezzet.
+1
anten
(11.12.25)
Çiftlik domuzu değil ama yaban domuzu özellikle pistikten sonra sığır etine baya benziyormus.

Tr'nin yarısına bence dışarda kebap döner hamburger yiyorum diye bunu yedirmislerdir :) hele büyükbaş krizi vs varken affetmemistir Yurdum anadolu irfanina sahip esnafı :))

Kişisel olarak kültürel bir alışkanlık, koku, damak tadı, önyargı vs sebeplerle yemem. (Çünkü hakikatten les gibi kokuyor piserken çiftlik domuzu)
0
makbur
(11.12.25)
duz domuz eti bizim damak tadimiza ters, ayrica kalite olarak da dandik bir et.
bir islemden gecirilmesi lazim yiyebilmemiz icin, ya tutsulenecek, ya marine edilecek, vs.

dini bir kaygim sifir derecesinde ama tadi ters geldigi icin jambon/sosis karisimlari haricinde almam/yemem.
0
cooperr
(11.12.25)
(22)

Eski Partner İle Fotoğraflar

Aydan Dustum
Dün bir konuşmada geçti sizlerin de fikrini merak ettim. Eski partnerinizin fotoğraflarını saklar mısınız? Eşinizin galerisinde sizle tanışmadan önce onlarca yüzlerce eski sevgilisi ile fotoğraflarını görseniz ne tepki verirsiniz? Ben başka bir ilişkiye yelken açtı isem geçmişe dair ne var ne yok te
Dün bir konuşmada geçti sizlerin de fikrini merak ettim. Eski partnerinizin fotoğraflarını saklar mısınız? Eşinizin galerisinde sizle tanışmadan önce onlarca yüzlerce eski sevgilisi ile fotoğraflarını görseniz ne tepki verirsiniz? Ben başka bir ilişkiye yelken açtı isem geçmişe dair ne var ne yok temizlerim şahsen. Ya sizler?
-1
Aydan Dustum
(09.12.25)
Unuttuğu işin hala fotolar duruyorsa sorun yapmam biraz dalga geçip silerim.
Bilinçli şekilde tutuyorsa benimle olan fotolarını silerim. sonraki kadına sorun olmasın shflsjsj.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(09.12.25)
Kskdkd geçen sene eski fotolarimda bir tane gördüm kalmış ki uzaktan tarihi bir yerin fotosunda yani, direkt profil falan değil. Tabiki saklamıyorum, gereksiz yer kaplamasina gerek yok fotolarin zaten eğer kişinin dönüp baktığı yoksa ki o zaman daha sıkıntı.
0
logisticsmanager
(09.12.25)
saklarım. onlar benim kendi fotoğraflarım. benim eşimin benden önce sevgilisi olamaz ama oldu diyelim, o zaman bir şey diyemem. hatta birlikte bakarım.
-12
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.12.25)
Biri hayatımıza girince geçmişi öyle yokmuş gibi silinmiyor elbette ama kalmasına da ne gerek var?
+1
Amaranta ursula
(09.12.25)
Yıllar önce bir flörtum olmuştu. Bana sevgili olduğu kızların tüm fotolgraflarını sırayla göstermişti. İlk defa böyle bir şeye şahit olunca çok gatipsemistim. Ama sonra düşününce geçmişe takıntılı biri değildi belki sadece yasadigi her şey bir hatıra olarak görüp öyle saklama gereği duyuyordu diye düşündüm. En çok merak ettiğim evlendikten sonra sildi mi acaba:)
+1
egerbiryolcu
(09.12.25)
Fotoğraflar Google photosda duruyor, ne saklayayım diye çabam oldu ne de sileyim diye.
Mutfak robotu değil ki tezgahta yer kaplasın da bana engel olsun.
+1
kisa
(09.12.25)
Saklamam.
Sakladığını görürsem hiçbir şey söylemeden ilişkiyi bitiririm.
0
rock n roll
(09.12.25)
kisa +1

tek tek bir de onu mu ayıklayacağız google photosdan ?
0
jülsezar
(09.12.25)
Telefona kızarım. Onun da sürekli bakmayacağı bir yerde kalabilir.
-1
arbre
(09.12.25)
Saklıyorum, şu an hayatımda biri yok; varken eskilerinki hdd’de duruyordu. Geçen gün niyeyse aklıma düştü; saklamanın çok anlamsız olduğuna karar verdim. Elimin boş olduğu bir zaman sileceğim.
Eşim varsa, tozunu bile bırakmam şahsen.
0
lil siztah
(09.12.25)
silmem ama samimi fotoğrafları, videoları gizlerim ve sonradan dönüp bakmam.
0
gabe h coud
(09.12.25)
ben bir süre saklıyorum, ara sıra fotoğraf denk geldiğinde eski partnere ne kadar da hissizleştiğimi görüp seviniyorum. bu bana unutabilme, ilerleyebilme kabiliyetimi kanıtlıyor.
0
loch ness
(09.12.25)
Gecmisteki bi iliskinin izlerinden bu kadar korkmak garip. Silmem, yeni partnerim de bunu sorun ederse garip bulurum. Sonucta o seyler fotograf silinse de silinmese de yasandi, gecmiste o iliski yasanmamis gibi yapmiyoruz. Fotograflari tutmakla o doneme ozlem duymayi insanlar belki ayni saniyor ya da o iliskiyi unutulmasi gereken bir hata/pismanlik olarak goruyorlar ama dogru degil bence bu bakis.
+1
ghilleinthemist
(09.12.25)
telefonda saklanmaz ya da durup durup bakılmaz. arşiv yapacaksa yapılır ama o fotoğraflarla hayat devam etmemeli.
-1
Başka
(09.12.25)
Yedek arşivlerde kalan unutulmuş fotoğrafları sorun etmem. Elinin altında galeride duran fotoğrafları sorun ederim.

Eşimle tanışma, flört, nişanlılık vs. derken hala nasıl galerisinde durabiliyor zaten o da ayrı konu swh.
0
akhenaten
(09.12.25)
Silerim, geçmişe dair hiçbir şey tutmam
+1
kestane gürgen palamut
(09.12.25)
20 li yaşlarımın başında sorun ederdim bunu. Azıcık kıskançtım. Düşündüm de şimdi umrumda olmaz böyle bir şey. Sürekli açıp açıp özlemle bakmıyorsa, benimle olan ilişkisi hakkında kafamda soru işareti yoksa gerisi önemli değil. Kaç yaşında insanlarız elbette herkesin yaşanmışlıkları olacak
+1
kullanicadi
(09.12.25)
Saklamam. Bitmiş bitmiştir ne yapacağım benim için artık elin herifi olmuş adamların fotoğrafını.
0
suicides underground
(09.12.25)
muhtemelen galerimde 10000 fotosu falan duruyordur silmeye üşenirim ama benim huylandigim şey numarasını silmemek olur foto çok uzun iş.
+1
ala09
(10.12.25)
evlenene kadar arkadas kontenjanindan sakladigim basilmis fotolar vardi, evlenince hepsini yokettim.
0
cooperr
(10.12.25)
2020'den öncesindeki flört veya sevgililerin fotoğrafları yok. diğerlerinin var. ciddi bir ilişkide bulunmadıkça silmem.
0
rain when i die
(10.12.25)
silerim, silinmesini beklerim. insan eski sevgilisi ile olan fotoğrafları niye saklar ki? anlamsız.
+2
elorelia
(10.12.25)
(9)

Dyson 3 yılda öldü. Normal mi?

Gradient_tabanlı_mor
Dyson dikey süpürge almıştım 3.5 sene önce. Geçen sene bozuldu dönmüyordu yaptırdım servise. Şimdi yine bozulmuş şarjı 5dk gidiyor çekmiyor filan. Ya 3.5 sene bozulmak için erken değil mi yoksa biz mi Dyson diye fazla beklentideyiz? Bu kez yaptırmayacağım başka bir marka alacağım.
Dyson dikey süpürge almıştım 3.5 sene önce.
Geçen sene bozuldu dönmüyordu yaptırdım servise.
Şimdi yine bozulmuş şarjı 5dk gidiyor çekmiyor filan.

Ya 3.5 sene bozulmak için erken değil mi yoksa biz mi Dyson diye fazla beklentideyiz?

Bu kez yaptırmayacağım başka bir marka alacağım.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.12.25)
Açıkçası Dyson benim yurtdışı araştırmalarımda çok dayanıklı olmadığı bilgisi varken Türkiye'de çok seviliyor.
Ben de zamanında araştırdığım zaman miele almistim ama Türkiye'de onun servisi kötü diye biliyorum.
Açıkçası pil konusu herkesin sikayet ettiği konu.
0
logisticsmanager
(09.12.25)
iyi bile dayanmış.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.12.25)
bir temizleme rutini var o dikey süpürgelerin onu yaptınız mı? 6 ayda 1 temizlemek gerekiyor baya yıkamalı vs ama motoru yıkamamanız gerekiyor tabii. bununla ilgili videolar var aslında ondan olmuş olabilir.
0
elektr10
(09.12.25)
Batarya ömrü muabbeti çözülene kadar robot süpürgelerde, şarjlılarda ölü yatırım. Orta sınıfı kerizleme ayağına dyson, airfry, buhar makinesi, hava makinesi vb. Gibi şeyleri süper diye pazarlıyorlar, 2 seneye pert. Dyson saç düzleştiriciye 25bin tl veren arkadaşım var. Çocuğa yatak karyola aldım 23 bin tl tuttu. Kesinlikle keriz.avi.
0
mikahakkinen
(09.12.25)
Normalde böyle üstdüzey bir alet için çok normal değil tabi neden benim kıçı kırık Xiaominin beşinci yılında anca bataryası zıbarmaya başladı ama ben tembel bir insan olduğum için haftada bir veya iki defa süpürtüyorum onla alakası olsa gerek.
0
krank milli
(09.12.25)
orjinal pil 4-5 sene dayaniyor, sonra degismesi lazim. yan sanayi pil alirsan 2 sene kadar gidiyor.

evde 2 tane pilli var, biri 10 yasini digeri 5 yasini gecti, hala ilk gunku gibi cekiyorlar. ikisi de henuz servise gitmedi, ikisinin de pilini yan sanayi ile degistirdim.

motor bozuklugu biraz sansizlik olmus gibi.
0
cooperr
(10.12.25)
Bosch ve einhell marka dikey süpürgelerde batarya dışarda. Matkaplarda vb aletlerlerde de bu bataryalar kullanıldığından çok mantıklı. Yedek de bulundurabiliyorsun, ömrü bitince kolayca yenisini de alabiliyorsun. Bi değerlendirin derim.
+1
antihero
(10.12.25)
aynısını yaşadım. benim süpürge daha eski. orijinal bataryayla değiltirdikten bir süre sonra aynı şekilde kendini kapatmaya başladı. 5 dk'da bitmesi bataryanın ölmesinden değil, ince tozlar yüzünden motorun hava alamayıp aşırı ısınmasından ve kendini kapatmasından oluyor. eskiden pc kasasından toz atmakta kullandığım bir el kompresörüm var, dysonun konik filtresini çıkarıp onunla içine dışına hava verdim, hayvan gibi toz çıktı içinden. filtreyi de yıkayıp kurutup taktım. 1.5 senedir sorun yok.
+1
engelbert humperdinck
(10.12.25)
Bizim evde 4 senelik bir makine var, parça değiştirmekten Theseus'un gemisine döndü.
Açıkçası yoğun kullanılıyor, ama şarjı ile ilgili bir sorun yaşamadık. Bir de motoru ile ilgili.

Çabuk durma konusunda ben de makine içi tozlar kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Tanıdıklarımızın başına geldi. Özellikle bazı modeller (toz algılamalı filan olanlar) fazlaca hassas ve nazlı.
0
burfak
(02.01.26)
(4)

set sayısı ve tekrar

wop
örnek üzerinden gidelim.leg press yapıyoruz diyelim. 100kg 8 tekrar 3 set.bunu bir süre yapıyorum.zorlanmamaya başlayınca 10 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum.sonra 12 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum. o da tamam olunca 10 kg arttırıp 8 tekrar 3 setten baştan başlıyorum.ancak bir grup arkadaş 4 ya da 6 t
örnek üzerinden gidelim.
leg press yapıyoruz diyelim.
100kg 8 tekrar 3 set.
bunu bir süre yapıyorum.
zorlanmamaya başlayınca 10 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum.
sonra 12 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum.
o da tamam olunca 10 kg arttırıp 8 tekrar 3 setten baştan başlıyorum.
ancak bir grup arkadaş 4 ya da 6 tekrar 3 ya da 4 set yapıp kolay gelmeye başlayınca ağırlık arttırmayı öneriyor.
ancak 4 tekrar ya da 6 tekrar yaptığım bir ağırlığın beni nasıl zorlayıp gelişmeye zorlayacağını bir türlü oturtamadım.
bu işin doğrusu yanlışı nedir?
0
wop
(08.12.25)
Her seferinde 3 set 12 tekrar yapıp, üçüncü sette de 12 tekrarı yapabiliyorsan bir sonraki antrenmanda ağırlık artırırsan,
Ağırlığı arttırdığında üçüncü sette 8 tekrarın altına düşersen de ağırlık eksiltirsen,
ve her antrenmanda 1 kilo dahi olsa ağırlık arttırmayı amaç edinirsen
sanki daha bir iyi olacak gibi.
0
Mirket
(08.12.25)
Bu konuda benim de kafam çok karışıktı, sonra Kaleci hocamla yaptığım bir konuşmada şunu söylemişti mesajı aynen kopyalıyorum:

"Doğru seçilen bir ağırlıkla tek tekrarla da kas kazanabilirsin, kas kazanımı 1 ila sonsuz tekrar aralığında gerçekleşebilir önemli olan doğru ağırlık seçimi ile tükeniş çevresine yaklaşmak ama ben her zaman düşük tekrar aralığında çalışıp tükenişe gitmeyi doğru kabul ediyorum çünkü tekrar aralığı yükseldikçe tükenişe mi gidiyorum yoksa yoruluyor muyum anlamak güçleşiyor, ha ben anlarım ama sen anlar mısın aradaki farkı o kadar tecrüben var mı bilmiyorum, o nedenle sen yeni seçtiğin ağırlıkta 6 tekrarın altına düşme, düşüyorsan ağırlığı biraz düşür, düşmüyorsan eğer 6. tekrar senin tükeniş tekrarındır zaten gelişim o noktada başlar çünkü kasların gelişim için mekanik gerilimi tükeniş tekrarında alır ve hücre uydularını devreye sokup anabolik süreci başlatır, o noktaya gelene kadar yapılan tekrarlar zaten hazırlık aşamasıdır, önemli olan o son 1-2 tekrardır, ha 5 tekrarda gelişim olmaz mı, tabii ki olur ama her hareketi 5 tekrarlı yaparsan o zaman da antrenman hacmi çok düşmeye başlar onu da çok düşürmemek lazım 6 tekrar alt sınır için ideal, üst limitte de 8 tekrar iyidir, ha 10 tekrarda gelişim olmaz mı, tabii ki olur ama 6-8 aralığında gelişim almak varken tekrar sayılarını yükseltip kendini gereksiz yorman da kerizlik olur, keriz antrenmanı yapmana gerek yok, ne dedim yukarıda zaten önemli olan tükenişteki son birkaç tekrardır, seçtiğin ağırlık sana 6-7 tekrarda tükenişe gidecek bir mekanik gerilim veriyorsa kazanç başlamış demektir, bunu neden 10 ya da daha üstü tekrarda yapmak isteyesin ki bunun bir mantığı yok, ayrıca yine dediğim gibi 1 tekrarla da kazanç sağlarsın ama onu bi 10 sene sonra yaparsın şimdi 6-8 aralığında çalışıp tükenişe git, 8. tekrar rahat çıktığında ağırlık yükselt, hepsi bu."

Ben bu mesajın çıktısını alıp salona asmak istedim ama izin vermediler.

Set sayısıyla ilgili de şuraya yönlendirme yapmak isterim: www.eksiduyuru.com
0
kizil karga
(08.12.25)
Abi bu işin doğrusu yanlışı yok. Bilimsel vücut geliştirme işine girmezsek yani.
Ha ama bu tarz tek bir bölgeye yüklenen hareketlerde (sonuçta bir squat gibi compound değil) 8-12 tekrar ideal genelde. 4-6 leg press için benim kendi görüşüme göre saçma olur. Ki ben bütün spor hayatını 1-5 tekrar arası geçiren biriyim.

Yaptığın harekette güçlendiğini bilmenin birkaç yolu var;
Kg artirmak
Tekrar artirmak ya da set artirmak
Daha kısa sürede yapmak

Bir de geçen arnold dinliyordum; bir kişi az tekrarla takilirmis biri çok tekrarla ikisi de hayvan gibiydi bu kadar kafa yormaya gerek yok sana ne uygunsa onu yap diyor. Koskoca arnold yani.
0
logisticsmanager
(09.12.25)
ben de senin gibi yapıyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.12.25)
(8)

Neye/ kime/ nasıl/ hayır dersiniz?

egerbiryolcu
Günlük hayatınızda iş yaşamınızda eş dost akraba aile ortamlarında hangi durumlarda hayır diyorsunuz, ısrarcı insanlara tutumunuz nasıl, hayır deyince karşıdaki kişinin tutumu ne oluyor somut örnekler var mı hayatinizdan?Mesela;Arkadaşınız şunu yemeye gidelim dedi siz hayır ben sevmiyorum şuraya gid
Günlük hayatınızda iş yaşamınızda eş dost akraba aile ortamlarında hangi durumlarda hayır diyorsunuz, ısrarcı insanlara tutumunuz nasıl, hayır deyince karşıdaki kişinin tutumu ne oluyor somut örnekler var mı hayatinizdan?

Mesela;
Arkadaşınız şunu yemeye gidelim dedi siz hayır ben sevmiyorum şuraya gidelim.
İş yerinde müdür işiniz olmayan bir şey yaptırdı. Hayır dediniz. Bu benim görevim değil.
Toplu taşımada otururken kadının biri geldi ben ters oturamiyorum midem bulaniyor yer degiselim mi/ hayır dediniz.
Çok emek verdiğiniz bir ödevi yakın arkadaşıniz rica etti seneye kendi odevi diye kullanmak için. Ben çok emek verdim. Hazira konulsun istemem dediniz.

Bunun gibi somut şeyler. Çok basit bir şey de olabilir çok büyük bir şey de. Fark etmiyor.
0
egerbiryolcu
(08.12.25)
iş yerinde yasal olmayan durumlara hayır derim. rüşvet, kayıt dışı işler, vergiden kaçmak gibi. onun dışında işim değil diye hayır hiç demedim.

uzun bir sıra varsa önüme geçmek isteyen birine hayır derim. market değil de konser sırası gibi ya da devlet dairesi sırası gibi. herkesin zamanı önemli, benden sonrakilerin hakkına girmem. (trafik kuyruğu hariç. orada ciddi bir boşluk varken önüne geçilmesine kızmam, diğer insanların hayatında bir değişiklik yaratmadıysa)

yakın arkadaşlarımla emek verdiğim bir şeyi paylaşırım, istemese bile paylaşmaya açık olduğumu belirtirim.

dedikoduya hayır derim. bir başkasını bana çekiştireni kibarca uzaklaştırırım.
+1
gabe h coud
(08.12.25)
Merhametli ve ters tarafım var. Hangisine denk gelirse. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
-1
arbre
(08.12.25)
İşte de özel hayatımda da eskiye nazaran çok daha rahat hayır diyorum. İçime sinmeden, kendimden ödün vererek dediğim her evet iç huzurumu kaçırıyor. Varsın uyumsuz, geçimsiz, bencil desinler. Ben kendimden memnunsam ötesine pek fazla kafa yormuyorum. Bu demek değil ki nezaketi, yardımseverliği elden bırakacağım. Ama bu tercihi kendim yapmak istiyorum. Başkalarını hoşnut etmeye çalışmıyorum ve bol keseden 'iyi niyet' dağıtmıyorum. Zaten daha çok saygı gördüğümü fark ediyorum her şeye evet demedikçe.
+1
auroraaurora
(08.12.25)
hafta içi akşam buluşmalar bana uygun değil. buna hep hayır derim.

o ödev olayına da hayır demiştim zamanında.

iş konusunda... benim işim olmayan 3-5 iş geldi yaptım, baktım daha da geliyor yöneticimle konuştum o da bu işleri kabul etme dedi. artık kabul etmiyorum. yardımcı olayım deyip birkaç kez yapınca işler üstüne kalıyor.

sevgilimle hep evde buluşmuşsak son zamanlarda, yine eve çağırırsa hayır derim.

annemin benden istediği bir şey bana uymuyorsa ona da hayır derim.

birisi bir filmin veya şarkının güzel olduğunu söyleyip ısrar ediyorsa, ben sevmemişsem bence değil derim.
+1
art cat chocolate
(08.12.25)
iş hayatında çılgın fikirlere genel yaklaşımım;
youtu.be

Ne zaman bir satışçı falan böyle fantastik lojistik fikirleri ile geldiğinde "olmaz canım çünkü şu bu" ya da birinin fantastik bir SAP fikri olduğunda "olmaz çünkü şu bu" demenin hastasıyım. iş hayatında anladığım gate keeping yapmazsan millet kafayi yiyor.

Onun dışında günlük hayatımda böyle biri değilim.
0
logisticsmanager
(08.12.25)
borç isteyen herkese hayır derim. kefil olmamı isteyenlere, arabamı isteyenlere, sinsi sinsi sohbete başlayıp bir şey satmaya çalışan herkese, son anda çağrıldığım her yere ya da sana geliyoruz yoldayız vs diyenlere hayır diyorum. bir de kendince bir şeyler anlatırken ikide bir bana dönüp "değil mi" diye onay isteyenlere de hayır derim.
0
ground
(08.12.25)
eskiden 20 30 yaş arasında hayır demekte zorlanan, bana fark etmez diyen bir insandım. insanları kırmamaya çalışıyordum. ancak bunun beni yorduğunu ve strese soktuğunu fark ettim. en sevdiğim insanlara, aileme, dostlarıma da gayet hayır diyorum. iyi insan olmasam da olur, bana bir katkısı olmadı.
ısrarcı insanlara ne kadar ısrar ederlerse etsin, hayır derim devam ederse geçiştirir ve kaçınırım. iş arkadaşım ve arkadaşlarımla da net olarak sınırlarımı belirlerim. bazen gerçekten gereksiz bir sertlik olsa da hayır derim.
+1
mikahakkinen
(08.12.25)
- bir arkadas bana yalandan referans ol dedi, 10 sene once beraber calismisiz, ben onun ekip lideriy misim falan gibi bir hikaye salladi, red - eleman bana kustu hahaha.
- hanim yilbasinda tatile gidelim dedi, para yok dedim, red.
- patron "cam mukavemeti" uzerine ders al dedi, isim olmaz ugrasamam dedim, red.
0
cooperr
(08.12.25)
(1)

Leboncoin

dunyatuhaf
Leboncoin den alışveriş yapan var mı ? Satıcı davranışı ile ilgili bişey sormak istiyorum .Bazı ürünler var almak istediğim benim için uygun fiyatlı ama satıcı dönüş yapmıyor, acaba platforma yüksek komisyon ödememek için düşük fiyat yazıyor olabilirler mi ?
Leboncoin den alışveriş yapan var mı ?
Satıcı davranışı ile ilgili bişey sormak istiyorum .
Bazı ürünler var almak istediğim benim için uygun fiyatlı ama satıcı dönüş yapmıyor, acaba platforma yüksek komisyon ödememek için düşük fiyat yazıyor olabilirler mi ?
-1
dunyatuhaf
(05.12.25)
Abi leboncoin redditte bile meşhur Fransız sub'i var;
www.reddit.com
Lemauvaiscoin

Ben alışveriş yaptım; kar küreği aldım, lastik sattım vs. Her şeye platforma ödemek zorunda değilsin ki komisyonu da çok değil. Ama bazen insanlar bakmıyor olabiliyor ya da uğraşmıyordur. Ben birkaç kere ulaştım, satıldı bile demeden iptal ettiler ilanı falan.
0
logisticsmanager
(05.12.25)
(1)

Ucuza GamePass abonelik dönemi bitti mi?

ulukayin
Son gelen zamla birlikte GamePass olayının hiçbir mantıklı ve makul bir olayı kalmadığı için üyeliğimi gözlerim dolarak sonlandırdım. Ara ara yıllık-2 yıllık-3 yıllık abonelik yaptırınca çok makul fiyatlara geldiği dönemler oluyordu. Şimdilerde sizce böyle bir olay denk gelir mi? Bir de aylık bin li
Son gelen zamla birlikte GamePass olayının hiçbir mantıklı ve makul bir olayı kalmadığı için üyeliğimi gözlerim dolarak sonlandırdım. Ara ara yıllık-2 yıllık-3 yıllık abonelik yaptırınca çok makul fiyatlara geldiği dönemler oluyordu. Şimdilerde sizce böyle bir olay denk gelir mi? Bir de aylık bin liraya yakın abonelik ücreti yerine şuradan abonelik al, paket al daha ucuza gelir dediğiniz yol, yöntem var mı?
0
ulukayin
(03.12.25)
Abi gamepass zaten kar yapan bir yer değildi.
Amaç olabildiği kadar insanı çekip alıştırmak ve zamanla fiyatı yükseltmek, segmentlere ayırmak ve datalarini kullanmakti.
Kısacası gamepass'in ucuzlamasi mümkün değil, sadece daha pahalıya çıkabilir.
0
logisticsmanager
(03.12.25)
(5)

Luksemburgda yasam ve fazlasi

wallcan
Dear Luxembourgers, sorularla geldim eger cevap lutfederseniz.bir is teklifi aldim, promotion diyelim hatta tekliften ote. kabul etmemem zor, yuksek ihtimalle yeniyilda luksemburg a tasinacagim. Suan Vilnius ta yasiyorum. Aslinda keyfim cok yerinde. Mortgage imi oduyorum, oglan anaokuluna gidiyor fa
Dear Luxembourgers, sorularla geldim eger cevap lutfederseniz.
bir is teklifi aldim, promotion diyelim hatta tekliften ote. kabul etmemem zor, yuksek ihtimalle yeniyilda luksemburg a tasinacagim. Suan Vilnius ta yasiyorum. Aslinda keyfim cok yerinde. Mortgage imi oduyorum, oglan anaokuluna gidiyor falan duzen kurulu bayagi o yuzden bir parca huzursuzluk var lan hata mi yapacagiz diye. Esim de litvan tabii.

Yasam nasil? Hava kotu, trafik cok, kiralar pahali bilgisi internette heryerde , pek cok acidan dogru olduguna da vakifim ve genel pahalilik zaten biliniyor evet de genel olarak yasam nasil? Mutlu musunuz? Hangi sehir de yasamali?ve cok farkeder mi yani bel-air mi strassen mi? Kabul edersem tasinma suresince beni en cok sasirtacak sey ne olur? Fransizca ve almanca miz hic yok, yipranir miyiz cesitli kosullarda?
0
wallcan
(02.12.25)
hocam burada lüksemburg'da yaşayan bir duyuru sakini yoktur ama bir arkadaşım 5 yıl para biriktirdi ve geri döndü. o da polonya'da çalışıyordu ve yaşıyordu sonra tekrar polonya'ya geri döndü.

söylediği şey "çok sıkıcı bir yer, yapacak hiçbir şey yok ve böylece otomatikman para biriktiriyorsun" oldu. eşi de polonyalıydı ve memleketlerine geri döndüler kısaca.
0
elektr10
(02.12.25)
Sondan başlayayım, bir kere herkes ingilizce biliyor dil konusunda herhangi bir sıkıntınız olmaz.

Yüksek kira ve hayat şartlarından ötürü çalışanların bir çoğu çevre ülkelerden geliyorlar günü birlik gidip geliyorlar. Tek başına vs olur ama aile ile pek olacak bir şey değil bu bence.

Litvanya'da yaşayan birisi için Lüksemburg'un havası çok fark etmez açıkçası.

Eğer hayatınızı burada idame ettirebilecek geliriniz varsa, Lüksemburg bence yabancı birinin avrupada çocuk yetistirebilecegi en doğru ülke, nedenlerini anlatayim..

Lüksemburg'ta 2 okul tipi var: devletin okulu ve international school. Çocuğunu devletin okuluna vermeye kimsenin maçası yetmiyor çünkü devlet okulundaki Ortaöğretimden mezun olabilmeniz için İngilizce, Almanca, Fransızca ve Lüksemburgça yetkinliginizin olmasi lazim. (Yabancıların çoğu çocuğu bu yük altına sokmak istemiyor)

Haliyle burada çalışan expatlar vs hepsi çocuğunu international school'a gönderiyor. Ülkedeki yabancı sayısı zaten yerliden nerdeyse fazla. Özetle ülkede herkes yabancı; ırkçılık ayrımcılık vs yok. Bütün dünya çocukları bir arada gibi bir nevi :)

mesela biz tarih dersinde Hunlar Osmanlı vs görüyorduk, bunlar İnternational school'da insanın evrimi homo sapiens ler vs görüyorlar :))

İtalyan rus fransız belcikali Dutch Meksika vs her milletten insan var ve sizin gibi ayrı ülkelerden çiftler çok fazla. Ortam baya uluslararası yani.

Kişisel olarak tavsiyem, Türkler burada da Çoklar, geneli iyi ama aralarda fetocular var onlara yine de dikkat edin ve fazla samimi olmamaya çalışın.
+1
makbur
(02.12.25)
merkezde kiralar yüksek olsa da, biraz dışarılarda fiyatlar daha iyi. bu yaz yakın bir arkadaşım taşındı. birçok konuda refah var. küçük bir yer zaten, şehir içinde toplu taşıma ücretsiz. Kışlar sert geçiyor ama bahar ve yazları güzel. marketlerde bile 4 dil konuşan kasiyerler olabiliyor, ingilizce, almanca ve fransızca sıklıkla kullanılıyor. Fırsatınız varsa hiç kaçırmayın derim.
0
vampir akrep
(02.12.25)
Michael_knight Lüksemburg yaşıyor olması lazım.
Onun dışında reddit Lüksemburg bu konu için ideal yer.
0
logisticsmanager
(02.12.25)
"Fransizca ve almanca miz hic yok, yipranir miyiz cesitli kosullarda?"

Abi tahminimce litvanyacan da yok sonucta. Ingilizce Luksemburg'da Litvanya'da oldugundan daha efektiftir diye dusunuyorum. Cocuk zaten ogrenir butun dilleri. Vilnius hakkinda hicbir bilgim yok ama Luksemburg enternasyonel bir yer dolayisiyla arkadas edinmen cevre yapman falan daha rahat olur tahminim.

"Hangi sehir de yasamali?ve cok farkeder mi yani bel-air mi strassen mi?" belair diyorum, merkezi yer daha az izole hissettirir.

Esinin Vilnius'ta isi gucu var mi onu gormedim duyuruda. Yani orada calisiyorsa ama Luksemburg'da is bulamayacaksa o bir faktor olabilir.
0
hot potato
(02.12.25)
(13)

Yapay zeka işleri bitiriyomuş, işsiz kalacakmışız

xephyr
Selamlar, Bizim beyaz yakaları böyle bi stres bastı. Yazılımcılar filan eskisi kadar ordan oraya zıplayamıyor. Neyse böyle bir görüş var, genel olarak 2025-2035 arası birçok kişinin işsiz kalacağı öngörüsü işte.Hp, amazon, google gibi şirketler de baya işten çıkarma yaptılar. Piyasa destekliyor bu s
Selamlar,

Bizim beyaz yakaları böyle bi stres bastı. Yazılımcılar filan eskisi kadar ordan oraya zıplayamıyor. Neyse böyle bir görüş var, genel olarak 2025-2035 arası birçok kişinin işsiz kalacağı öngörüsü işte.

Hp, amazon, google gibi şirketler de baya işten çıkarma yaptılar. Piyasa destekliyor bu söylemleri yani.

Lakin anlamadığım şey şu, nüfus belli, bu adamların işsiz kalması aslında tüketim tarafının kısılması demek. Herkes verimlilik için kelle kopartıyor ama o adam artık amazondan alışveriş yapmayacak. Hp laptop almayacak. Youtube premium almayacak vs.

Bu durumda kısır bir döngüye giriyor gibi oluyoruz. Tüketim yoksa bu sefer üretimin anlamı kalmayacak. O yapay zeka sunucuları yapacak iş bulamayacak.

Dünyayı yöneten aileler ne düşünüyor acep bu gidişatta? Herkesi asker yapıp, kuru fasulyeyi dayayıp, kavga mı ettirecekler? Ya da 3 kuruş işsizlik maaşı ile texas arazilerinde ırgatlık mı yapacaz?

Teşekkürler.
+1
xephyr
(30.11.25)
www.weforum.org

www.ebsco.com


Bu iki kavramı iyice anlarsan sorduğun soru da netleşir senin için. 70’lerde tek maaşlı fabrika işçisinin ev araba aldığı dünyadan buraya geldiğimiz gibi, ev arabanın sadece lease edildiği ve şirketler için yaşayacağımız bir evrene gidiyoruz. Ars forums vs zamanında 2000’lerde bunları çok konuşurdu
+3
avatar is back
(30.11.25)
Şahsi görüşüm ve şirketin de yaptığı yatırımları kullanmaktan öğrendiklerim (copilot entegre, palantir, kinaxis vs bir sürü şey);
Şimdi benim yeni bir ürün grubum var. Bu ürün grubunda eskiden reorder point denilen bir lanet ile yaklaşık 3000 tane komponent yönetiliyor, MRP yok. Her hafta raporla shortage hesaplanıyor.
Kinaxis ile bu tamamen ortadan kalkiyor, machine learning ile son iki senede ortalama bu komponentler ne kadar kullanilmis vs yeni forecast var mi derken bana resmen gelecek iki sene tahmini ne kullanacagimi çıkarıyor.
Önceden bunu supply chain manager yapiyormus. Satin almaci da takip ediyormus. Su an bu görev tamamen gitti.
Yapay zeka; bunu daha çok palantirde görüyorum. Bana "su itemler x zamandir satılmıyor, karlari da düşük. Bunlari öldür diyor product managera misal.

Yani benim şu an gördüğüm tedarik zincirinde bizim işimizi daha iyi yapmamizi sagliyor.
Yalnız normal islerde ben sıkıntıyı yapay zekada değil offshoreda görüyorum. Bizde bütün operasyon işleri hindistan'a gitti. Benim misal direkt satın alma, sourcing, indirekt satın alma, lojistik hepsi hindistan. Kısacası daha yapay zeka gelmeden bu kısım tamamen yok oldu.

Açıkçası ben tedarik zincirinde şu son 1 senede gördüğüm sorunlardan sonra 10 senede yerimin yapay zeka ile dolmasina şaşarım çünkü benim sirketim full yapay zeka olsa da tedarikciler, forwarderlar değil. Çok afedersin 10 kişilik Japonya'daki tedarikçiyi gel yapay zeka ile yönet yani ya da Fas'ta İngilizce maillera Fransızca yazan amcayi yönet.

Benim gördüğüm etki belli bir çerçeve içinde hareket eden ya da işi okumak, analiz etmek olan sektörlerde falan sıkıntı olabilir. Misal yazılım çok normal sıkıntı olmasi, sonuçta ortada işin alfabesi var. Milyon kaynak var.
Gene diğer sorun misal consulting. Bu consultinglerde işi analiz etmek, araştırma yapmak olan juniorlar olurdu. Onlarin yarisina gerek kalmıyor.

Onun dışında bugün bir tane kartonun eksikliği sebebiyle 6 tane kişiden değişim onayi isteği oldu üretim durmaması için. Bunun için bile 6 tane kişinin onayı istenen yerde sektörleri komple yapay zeka dönüştürmenin riskini alacak babayiğit yok şimdilik. Misal yapay zeka hatası sebebiyle kontrat yanlış çıktı ya da yapay zeka hatası sebebiyle 1 yerine 1 milyon alındı vs. Bunlarin riski kimde sorusunun cevaplanmasina daha var.
Ben açıkçası offshore'dan daha çok korkuyorum. Çünkü hindistan'da zehir gibi insanlar var, çok iyi çalışıyorlar ve elini sallasan binlercesini buluyorsun bir anda.
+1
logisticsmanager
(30.11.25)
Doğru, Türkiye'nin önde gelen yazılım şirketlerinden birindeydim. Geçtiğimiz haftalarda işten çıkardılar. Zannımca her 6 ayda bir en düşük performans gösterenleri çıkartıp yavaş yavaş eleman sayısında küçülmeye gidilecek. Artık herkese AI ile iş yaptırıyorlar ve gerçekten muhteşem sonuç çıkardığını ve verimliliğimizi %70'ye yakın arttırdığına bizzat şahidim. Artık sadece en iyilerin kalabileceği bir döneme girdik. Bir sonrakinde de en iyilerin en iyileri kalacak ve böylece az sayıda maksimum verime ulaşana kadar devam edeceğini düşünüyorum.
0
duyurunun bug'ı
(30.11.25)
Buna ek olarak çoğu firmanın geleceği düşündüğünü düşünmüyorum. Çoğu şu an productivity yükseltip revenue peşinde. Zuckerberg, musk falan 20 sene sonra ne olacağını umursamiyor. O sonraki jenerasyon sorunu onlara göre.
Gene de dediğim gibi herkesin işsiz kaldığı senaryoyu utopik görüyorum. Şahsi görüşüm tabi.
-2
logisticsmanager
(30.11.25)
Bu kadar uzun vadeli öngörülerde bulunmak kolay değil.

Ama bahsettiğiniz senaryo doğru.

yine de iktisatta en temel konulardan biri şu:
Bir ülkede ne bolsa o ucuzdur. Avrupa'da, ABD'de, Çin'de teknoloji bol, o yüzden teknoloji ucuz. Bazı ülkelerde insan bol, o yüzden insan emeği ucuz. Yani burada ekonomik tercihler devreye girecek. Bazı alanlarda ai daha ucuz olunca ona gidilecek, bazı yerlerde insan daha ucuz olduğu için o devam edecek.

Hindistan'da otomatik kapının tamiri daha pahalıya geliyor diye, vardiyayla kapıyı açıp kapatsın diye insan çalıştırıyorlar mesela. Otomatik kapı yine ama insan açıyor.

Şimdi biraz daha derine inelim.

Çok uluslu bir şirkette pazarlama alanında çalışıyorum.

Bu konuda çok ciddi yatırımlar yapan bir şirket.
Ve bu yıl şirketin global inovasyondan sorumlu yöneticisi şirketin geliştirdiği ai projesini anlatmak için geldi. Proje muhteşem. Birçok departmanın, bakın kişinin demiyorum departmanlardan bahsediyorum, işinin önemli bir bölümünü dakikalar içinde yapabiliyor. 2-3 gün süren bir işi 2-3 saate indirebiliyor. Ama tabii ki bu işlerin %40'ını yapabiliyor. Ama bu şu demek, o departmanda çalışan 10 kişiden 4'üne gerek yok gibi.

Öte yandan adam çok kritik bir şey söyledi, ai şu anda fikir üretemiyor, şimdilik. Yani hayal gücü yok. Senin ona çizdiğin sınırlar içinde analiz yapıyor, senin ona çizdiğin yol haritasını uyguluyor vs vs. Otomasyon konularında muhteşem bu arada.

İşte burada diyor ki, fikir üreten insanlar bu işten şimdilik en az etkilenenler olacak beyaz yaka dünyasında. Tabii ki rol değiştirerek. Fikir üreticisi değil, fikir küratörü olacaksınız. Yani terzi değil, gardrop için en ideal parçayı seçen küratörler. Bu ai'ın yapamayacağı bir şey. Ai'a nasıl fikir aradığını öğrettiğinde senin için denemeler yapabilir. Ama en doğrusunu yine sen seçiyor olacaksın.

Yazılımcılardaki durum da bu. AI sana sıfırdan bir proje geliştiremez. Ama sen bir projenin mimarisini oluşturursan ne yapacağını biliyorsan parça parça o projeyi inşa edebilirsin. Ama ai'ın sana üreteceği parçalar yine lego blokları olacak. O lego bloklarını kullanarak sen inşa edeceksin yine.

O yüzden istihdam azalacak bu da doğru. Otomasyona dayalı işler, robotikle de birleştiğinde daha az insana ihtiyaç duyulacak. Fabrikalar vs.

Şu da var, 21. yüzyıl fikri mülkiyet ve patent yüzyılı. Bu devrin ekonomik değeri bu. Üretim gücü değil. Patentin varsa, ürünü nerede ürettiğinin kimin ürettiğinin önemi yok. iPhone'u sen tasarladıysan ister çin'de ürettirirsin, ister abd'de. Üreticinin önemi azaldı artık. Ama o patent sende olduğu sürece para eden şey de o.

Avrupa, ABD, Japonya, Güney Kore zaten bunu uyguluyor yaklaşık 60 yıldır.
Gelişmiş ülkelere bakın, çoğunun patent gücü üretim gücünün üstündedir.
Çin de son anda bu treni yakaladı.

Bu ülkeler ve bölgeler dışında kalan bütün ülkeler, bu ülkelerde geliştirilen fikirleri ucuz iş gücüyle üreterek para kazanmaya çalışıyor. Montaj sanayisi, ucuz işçilikli tekstil atölyeleri, ucuz hizmet sektörü (tasarım hizmetleri vs. de dahil)...

Şimdi ipin ucunun koptuğu yer de burası.
Patenti bulan adam eskiden kendi ülkesinde üretemiyordu, çünkü pahalı ve maliyetliydi.
O yüzden gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde ucuza malediyordu.

Şimdi ai ve robotik teknolojileri sayesinde belki bu üretimi de çoooook daha ucuza halledecek. Ai orijinal fikir bulamıyor demiştik ya, ama var olan fikirleri çok iyi uygulayabiliyor, üretim yapabiliyor, otomasyon yönetebiliyor.

Şimdi olası senaryolara bakalım: Avrupa için
Yani hani "nüfusu yaşlanıyor, nüfusu azalıyor avrupa batacak" diyorduk ya mesela, tam tersi azalan nüfus işlerine geliyor artık. Az sayıda nitelikli nüfus, o nitelikli nüfusun altyapı işlerini görecek ai ve robotik teknolojileri, onlar için üretim yapacak, onlar için sokakları temizleyecek, onlar için asfalt dökecek, çöp toplayacak vs. (Çin'de tamamen robotlar kullanarak yol inşaatı falan yapıyorlar artık). Yani bu işler için tuttuğu göçmen nüfusu da yavaştan ülkelerine gönderecek. Zaten mecbur gidecekler çünkü iş bulamayacaklar. Ha avrupa'nın bir handikapı şu, ağır sanayiye çok yaslandı ama teknoloji devrimini kaçırıyor. Onlar da çin ya da abd'ye bağımlılar şu anda ai konusunda.

ABD:
Nüfusun nitelikli kısmı refah içinde yaşarken, niteliksiz nüfusu ya göç edecek ya da bu varlıklı kesimin güdümünde çalışacak hayatını idame ettirecek. Avrupa'yla benzer senaryolar. Zaten artık mülk sahipliği giderek zorlaşıyor. Leasing sistemi, kiralama seçenekleri gündemde. Beyaz eşya firmaları bile spotify gibi abonelik sistemine geçiyor bazı bölgelerde. Servet sahibi değilsen, evini, arabanı, eşyalarını, kullandığın tüm hizmetleri kiralayacaksın, belki hatta şirketler sana iş yaptırmak için maaş yerine bu ödemeyi yapacaklar sadece. Bir de eline cüzi bir miktar kalıyor olacak. Dediğim gibi ai yüzünden işlerin tamamı kaybolmayacak ama işsizlik oranları artacak. Sistemin içinde kalmak isteyenler sermayeleri yoksa şirketlerin dayattığı koşullara razı olacak, uyumsuzlar da dışarıda kalacak. Şu anda da böyle zaten. Sadece daha görünür olacak bu netlik.

Japonya&Kore:
Bunlar zaten patent manyağı memleketler. Inovasyon konusunda çok ciddi seviyelerdeler. Kore hyundai sayesinde boston dynamics gibi bir devi satın aldı. yakın zamanda bu konuda çok ciddi atılımlar yapacaklar. Benzer senaryolar bunlarda da geçerli. Zaten dışa kapalı toplumlar çok göçmenleri yok nüfus nitelikli buralar şu ankinden çok farklı olmaz.

Çin
Ucuz iş gücüyken dünyanın bir diğer inovasyon merkezi olma yolunda ilerliyor. Çılgınlar gibi teknoloji geliştiriyorlar, patentler alıyorlar. Robotikte ve ai konusunda çok hızlı ilerliyorlar. Özellikle ai konusunda batılılara göre daha az regülasyonla uğraştıkları için etik metik yok bam bam geçiyorlar. Çin'de zaten nitelikli biriysen önün açık sistemde. Nitelikli değilsen bir şirketin bünyesinde ucuz işçisin. Hayatı fabrikalarda geçen insanlar var. Fabrikada yaşıyor, orada konaklıyor, orada yemek yiyor, orada çalışıyor. AI sebebiyle bu tip yapılar daha fazlalaşacaktır.

Geri kalan ülkeler:
Bu treni yakalayamayan ülkeleri zorluklar bekliyor gibi bir durum var. Mesela Türkiye tarım ülkesi diyoruz değil mi? Ama tarım ve hayvancılık ağırlıklı olarak insan gücüne dayalı. Çünkü insan emeği türkiye'de daha ucuz. Türkiye'de teknoloji yoğun bir çiftlik kurmak istediğinizde hem kurulum maliyeti yüksek, hem beşeri sermaye dediğimiz arge zayıf yani bunu da dışardan alacaksınız onun da maliyeti yüksek, hem de yatırımın geri dönüşü uzun.

Ama hollanda'da teknoloji ucuz. O yüzden adam insansız tarım yapıyor neredeyse.

Şimdi Türkiye bu aşamada rekabet ediyor. Maliyetler yakın birbirine. Ama bir noktada insanın kapasitesi sınırlı. Robotik teknolojileri hem daha da ucuzladığında, hem de verimliliği arttığında aradaki fark açılacak.

Mesela türkiye'de marul yetiştiriciliği nasıl yapılıyor? Topraktan.
Hollanda'da nasıl yapılıyor? fabrikada.

Senin 1 dönüm arazin var. 1 ton atıyorum mahsül alıyorsun. Tanesi marulun 10 cent diyelim.

Hollandalının da 1 dönüm arazisi var. Ama adam dikey topraksız tarım sistemi kurmuş. 10 kat çıkmış. Yani 1 dönümden 10 ton ürün alıyor. İlk fark burada.

Sen tarımda doğa koşullarına bağlısın.
Adam kapalı yerde yaptığı için otomasyonu yani yapay zekayı bağlamış iklimi kontrol ediyor. Hastalık var mı yok mu bin tane kamerayla ürünleri izliyor.

Sen insan işçiliği kullanıyorsun.
Adam tarım için uygun robotlarla çalışıyor. Saksıları robotlar ekiyor, saksıları robotlar suluyor, yetişen ürünleri robotlar topluyor, kasalıyor paketliyor.

Youtube'da belgeselleri var. 10 ton ürün veren marul çiftliğini 2 kardeş idare ediyor robotlarla. Bugün o da 10 sen de 10 cente üretiyorsun.

Ama yarın onun teknolojisi gelişince onun maliyeti 8 cente inecek belki. Üstelik sen 1 dönümde 1 ton üretmeye devam ederken, o belki 1 dönümde 20 ton üretmeye başlayacak. İşte o zaman fark açılacak. Onlar daha zenginleşirken sen yerinde sayacaksın.

Yani gelişmiş ülkeler ai'dan nasıl etkilenir bilmiyorum ama az gelişmişler özellikle ucuz iş gücüne yatırım yapanlar bazı riskleri görmeliler.
+7
anten
(30.11.25)
@logisticsmanager'e bir yere kadar katılıyorum ama biz hep şöyle düşünüyoruz; yapay zeka yanlış yaparsa sorumlusu "kim" (hangi insan)? burada kaçırdığımız olay şu; biliyorsunuz geçmişte yapay zekanın dil modeli geliştirip kendi aralarında bir bağ kurduğundan falan bahsedilmişti. yani şunu demeye çalışıyorum yapay zekayı da yapay zeka denetleyecek. mesela şu an yapılan "müzik devrimi" bu müziklerin iyi ya da kötü olduğuna kim karar verecek. yine yapay zeka verecek :)
+1
Rondak
(01.12.25)
Ben demek istediğinizi anladım ancak kurduğunuz mantık düşündüğünüz sonucu doğurmuyor aslında. Amazonun kendi personeli tarafından yapılan alışveriş amazonun yıllık hasılatının herhangi bir bindesine bile tekabül ediyor mu ki? Diyelim bu konuda hassasiyet gösteren insanlar bu şirketleri boykot ettiler, bu işten çıkarmalar artınca, şirketler çeşitlenince ve hatta genele yayılınca ne olacak? Hangi biri boykot edilecek?

Sizi amazon işten çıkardı ve siz de amazon kullanmamaya başladınız X şirketinden alışveriş yapmaya başladınız diyelim, kullandığınız X şirketi de kendisi için karlı olan bu yola eninde sonunda girdiğinde ne olacak?

Kafanızı kurcalayan nokta sadece bu temel üstüne kuruluysa sorunuzun cevabı net aslında. İşten çıkarmalar bu şirletleri zora sokmayacak.
0
akhenaten
(01.12.25)
@akhenaten; sanirim arkadas bu tarz isten cikartmalar sonucu coken orta sinifin keyfi harcamalara pay ayiramayacagini, ve dolayisiyla isten cikarma yapan firmalarin dolayli olarak mal ve hizmetlerini satin alacak insanlari bulamayacagini soyluyor. boykottan bahsetmiyor yani, orta sinifin cokusunden bahsediyor.

dedigi elbette olacak. late stage capitalisme kafa ustu cakiliyoruz hayirlisi olsun. ai gibi, otomasyon gibi verimlilik arttirici sistemlerin sefasini surecegimiz yeni bir dunya duzenine elbette gecilecek, ancak o vakte kadar yani muhtemelen onumuzdeki 10-20 sene bizi cok sikintili donemler bekliyor. sinif gecislerinin askiya alindigi, cok kisitli bir elit sinifin kendi varoluslarini milyarlarin sefaleti pahasina devam ettirmeye calisacagi bir doneme giriyoruz.

benim tahminlerim su sekilde.

1) varlik sahibi insanlar su ana kadar hep yaptiklari sekilde kendi guclerini daha da arttirmaya calisacaklar, ve dunya uzerinde siyaset ve medya mevkilerine yakinliklarindan dolayi bunda ilk once basarili da olacaklar. (bence su anda bu asamadayiz. amerika'da yoksul muhafazakar kesimin kendi elleriyle trump'i secmesi, ve trump'in onlarin ulasabilecegi egitim ve saglik hizmetlerini budamasi, kendilerini hukumet islerinden kovmasi dunyanin en komik fikrasi olabilir)
2) ancak durum oyle bir noktaya gelecek ki insanlarin ezici cogunlugunun hayattan bir beklentisi kalmayacak. kaybedecek seyi kalmayan insanlar ciddi bir sosyal calkanti yaratacak.
3) ic savaslar, veya dupeduz savaslar sonucunda toplumlar uzerinde biriken gerilim bosalacak. bu bosalma sonucunda bir 100 sene daha gidecek yeni bir toplumsal duzen olusacak. bu duzende insanlar verimliligin tavan yaptigi bir gerceklikte, daha guzel bir dunyada yasayacaklar. gelismis ulkelerde cokmekte olan nufus ciddi bir bolluk yaratacak kisi basina dusen varliklarin artmasindan dolayi.

velhasil uzun vadede ne olacagini kestirmek guc, ancak ayni gectigimiz 10 senede yasadigimiz gibi kisa vadede onumuzdeki yillar da hep bir oncekinden daha kotu olacak maalesef.
+1
antikadimag
(01.12.25)
yazılımcılar işsiz kalınca tüm işliler işsiz mi kalıyor? onun için mi aşağıdakini yazdın?

Lakin anlamadığım şey şu, nüfus belli, bu adamların işsiz kalması aslında tüketim tarafının kısılması demek.

yazılımcılar işsiz kalınca yazılımcıların işsiz kalmaları öncesi ve sonrasında buldukları işten elde ettikleri gelir ile arasındaki fark kadar ekonomide (kısır bir bakış açısıyla) eksilme olur. kira yiyen yine kira yiyecek. pazarda don satan yine kafasına geçirmeye devam edecek. dönüşüm her zaman vardı, her zaman olacak. bu taksiciler ne yesinden farkı yok dediğinizin. ne yerlerse yesinler. who cares. yazılımcıların toplam işgücündeki oranı nedir? aşağıya yuvarlarsak sıfır.
0
gabe h coud
(01.12.25)
@antikadimag demek istediğimi özetlemiş. yazılımcı, beyaz yaka birer örnekti aslında. konu orta sınıfta işlerini kaybedecek kişilerin harcamalarını kısacağı, verimliliği arttıran firmaların ise mal/hizmetini satacak müşteri bulamaması. kısır bir döngü olacak sanki.
0
🌸xephyr
(01.12.25)
yazilim bundan 50 yil once sirketlerin ar-ge departmanlarinda deneysel calisan, daha cok bilim alanina yakin bir isti. o nedenle sirketlerde elle sayilacak kadar az sayida yazilimci calisirdi. daha sonra yazilim problemlerine kitlesel cozumler bulundukca herkesin yapabilecegi ve ogrenebilecegi bir alan oldu. bu sayede sirketlerde cok buyuk oranda yazilimci calismaya, yazilimci talebi artmaya, ve bu is populer olmaya basladi. simdi yazilim yine eski haline donuste, yani daha cok bilim ve arastirma alanina kayacak gibi gozukuyor. hala cozulmemis yazilim problemleri var, yapay zeka ile dogrudan cozulemeyecek problemler de olacak. yazilimcilar bu dar alanda yapay zeka yardimi ile bu tarz problemlere cozum arayacaklar. bu nedenle de sirketlerde daha az yazilimci ihtiyaci olacak, bircok sirket icin gereksiz olacak. yani iyi olanlar kalacak, digerleri baska alanlara yonelecek.

ama veri bilimi, devops gibi alanlar yapay zeka ile gelisim yasar, yani yine iyi yazilimcilar bu alanlarda verimli olurlar.

insanlik tarihinde de ekonomik donusumler hep var, hala bunun icindeyiz. hatta su anda dunyada hem bundan 100 yil oncesini yasayan hem de 100 yil sonrasini yasayan bolgeler var. bunlara bakarak cikarim yapabiliriz. ornegin teknolojik gelisimin tamamlanmamis oldugu yerlerde is gucu, emek on planda. ornegin tarim ile gecinen bir toplulukta iyi kazma kullanan, agir kaldiran degerli. makina tamir edebilmek, demir uzerinde calismak yuksek nitelik. simdi bu toplumlarda yonetim, strateji, planlama gibi isler yok denecek kadar az.

modern toplumlarda ise kaba kuvvet yerine, yoneticiler ve stratejistler degerli ve yogun calisan kesimi olusturuyor. yuksek degerli isler ise daha cok sanat ve eglence ile yer degistiriyor. gunumzde bakin ekonomik olarak rahat, yasamak icin kosturmak zorunda olmayan kesimim deger verdigi seyler guzel bir tablo, nadir bir saat, iyi tasarim bir yat.

yani tahmin ettiginiz uzak gelecekte, beslenme, saglik, barinma gibi temel seyler herkes icin rahat ulasilabiir olursa, insanlar temel olarak rahat bir hayat yasar, bol zamanlari olur, bu sayede farkli isler populer olur. ornegin bundan 30 yil once eglence sektorunde youtuber olmak gibi bir is yoktu, simdi insanlarin daha cok bos zamani oludugu icin bu bos zaman youtube uzerinden eglence ile doldurulma ihtiyaci dogudu, artik bu tarz eglence isleri artti. spor gibi alanlar da populer olur, cunku kisisel zaman artinca insanlarin spor takip etmeye, spor uzerinden eglenceye, ve ek olarak spor yapmaya daha cok zamani olur. tarim toplumunda spor alaninda "personal trainer" ihtiyaci yok, ama yeni modern hayatta bu isi yapan cok.

kisaca babalarimizin, dedelerimizin bos beles isler dedigi isler ilerde populer profesyonel isler olur. ekonomi bu isler uzerinden doner, direkt kaba isleri ise makinalar yapar, yapay zeka planlar.
+2
emrahday
(01.12.25)
Bu şekilde uzun vadeli öngörülerde bulunmak zor çünkü modellemeyi etkileyen parametreler değişebilir ve genellikle mevcut koşulları düşünerek bir öngörü oluşturmaya çalışıyoruz.

Öncelikle yapay zekada henüz zannedildiği gibi bir gelişme yok. Hala daha eski algoritmalar kullanılıyor. Son birkaç senedir bu algoritmaları çalıştıran işlemciler geliştirildi, elimizdeki veri arttı ve bu veriyi işlemeyi daha verimli hale getiren bazı düzeltmeler yapıldı. Yani ortada bir yenilik yok, sadece daha hızlıyız. Bundan 30 yıl önce de benzer çıktıları alırdık ama cevabı almamız belki 1 gün sürerdi.

Yeni algoritmalar ortaya çıkmadan yapabileceklerimiz bu kadar. Mevcut durumda devrimsel gelişmeler yaşanmayacak, sadece veriyi daha iyi kullanacağız ve sistemler biraz daha hızlanacak. Yapay zekayı eğitip kendi sektörüne, kendi işine adapte edenlerin maliyetleri düşebilir.

Yapay zekadan asıl beklenen fikir üretme, daha önce hiç yaşanmamış deneyimlerle karşılaştığında yorum getirebilme, çözüm üretebilme, gerektiğinde çözüm sunabilme, kendi kendine öğrenme gibi konulara şimdiki durumla ulaşılamaz. Yarın yeni bir algoritma geliştirilirse, yeni durumun sınırlarına bakarak yeniden yorum yaparız.

Hal böyleyken nasıl bir ekonomik düzene geçeceğimizi kestirmek zor.
0
iustitia omnibus
(01.12.25)
Cevaplara hızlıca göz gezdirdim. Allahtan : "Yapay zeka işimizi almayacak, işimizi kolaylaştıracak" diyen arkadaşlar gelmemiş. Muhtemelen kendileri issiz kaldı. O yüzden gelip burda yazmaya utanıyorlar. Sürecin nasıl olacagı belli işini kaybeden arkadaşlar beden gücü gerektiren işlere yönecek. Tabi o tarafta da yıgılma olunca ne olacagı muamma
0
limonlu eksi
(01.12.25)
(8)

siz de yapay zeka ile tartısıyormusunuz?

abelardo
bak şimdi çok kızdım lavuga ya. buraya gelip içimi dökeyim bari hhahahaabuk subuk konusuyor. niye öyle dedin diyorum, yoo öyle demedim diyor.
bak şimdi çok kızdım lavuga ya. buraya gelip içimi dökeyim bari hhahaha
abuk subuk konusuyor. niye öyle dedin diyorum, yoo öyle demedim diyor.
-4
abelardo
(29.11.25)
Görsellerde çok büyük rezilliklere imza attığı için tartışıyoruz.
En çok kızdığım daha önce yapabildiği şeyi yapamaması, delirtiyor beni.
0
mutekebbir
(29.11.25)
Bence ayrıl
0
benim bir gizli bildiğim var
(29.11.25)
Köpeğim biraz hasta. Veterinerden daha sıkı, şunu yapma bunu yapma vs. Gestapo gibi vallaha. Bir de saçmalıyor misal ilacı 6 saatte bir veriyorsun, saçma bir şekilde üçüncü ile dördüncü doz arasında 3 saat kalacak ya da benim gece 2de 3te uyanmam gerekecek şekilde plan yapabiliyor.
Bir de yeni chatta sorduğum soruya farklı önceki chatte sorduğum soruya farklı cevap verebiliyor. böyle olunca geriliyoruz...
0
logisticsmanager
(29.11.25)
Bazen laubalilik yapınca haddini bildiriyorum, seviyeli moda geri dönüyor.
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
Bugüne kadar sorduğum hiçbir soruya yanlış, çelişkili, saçma cevap vermedi.

Çeşitli platformlarda okuduklarım beni şaşırtıyor açıkcası.
0
Mirket
(29.11.25)
ChatGPT son zamanlarda hacking ile ilgili ne sorsam etik guguk deyip sıyrılmaya çalışıyor. Perplexity'ye geçtim rahatladım.
(bkz: perplexity)
0
rakicandir
(30.11.25)
evet, çünkü chat gpt benim kullanım alanıma göre tam bir gerizekalı gibi davranıyor. hatta geçenlerde aboneliğim yenilendiği gün öyle bir manyaklık yaptı ki, bir sürü saydırıp paramı iade alacağım dedim; çok haklısın, ben de yardımcı olurum dedi :D
0
lil siztah
(30.11.25)
ana avrat sövüyorum bazen. o kadar aptallık ediyor ki, göz göre göre yapma dediğim şeyi yapıyor sonra sövünce de haklısın iyi bir noktaya parmak bastın diyor.
+1
neira
(30.11.25)
(14)

Gerçekçi bi dizi arıyorum. Hayatta olan biteni anlatan.

luluki
Mesela how i met, breaking bad tarzı şeyler kurmaca. Normal hayatta böyle şeyler yok.Behzat gibi. İşinde gücünde adamlar, cinayet oluyor, gidip buluyorlar. Sıradışı şeyler yok. Hayatın kendisi. Eskilerden ikinci bahar gibi.Aşk olur, polisiye olur, komşuluk olur.
Mesela how i met, breaking bad tarzı şeyler kurmaca. Normal hayatta böyle şeyler yok.
Behzat gibi. İşinde gücünde adamlar, cinayet oluyor, gidip buluyorlar. Sıradışı şeyler yok. Hayatın kendisi. Eskilerden ikinci bahar gibi.
Aşk olur, polisiye olur, komşuluk olur.
0
luluki
(29.11.25)
İlk aklıma gelen ‘this is us’ oldu.
+2
pop art
(29.11.25)
this is us +1
virgin river küçük bir kasabada herkesin birbirini tanıdığı bir yerde geçiyor ama ufaktan pembe dizi gibi de.
shrinking olabilir belki ama o da psikologlara realist gelmiyordur :D
ted lasso'nun eh yok artık dedirten tarafları var ama insan ilişkilerini gerçekçi yansıttığını düşünüyorum dizinin.
0
black holes in the sky
(29.11.25)
When They See Us
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
Line of duty
0
mikahakkinen
(29.11.25)
the bear
0
eileengray
(29.11.25)
mymister
0
Rondak
(29.11.25)
Üvey Baba
+4
yurtsuz john
(29.11.25)
eskilerden baba evi süper baba

bazı yerleri kurmaca ama gerçek hayata çok da uzak değil ekmek teknesi

ikinci bahar'ı söylemişsiniz zaten
0
exlibris
(29.11.25)
Sopranos
The Wire
Better Call Saul

Üçünü de izledim. Hepsi birbirinden gerçekçi diziler. Bu dizilerde olan olayların son derece benzerlerini kimi zaman bizzat yaşadım, kimi zaman sözüne itibar ettiğim insanlardan dinledim. Üç dizideki karakterlere son derece benzeyen insanlarla tanıştım, iş yaptım.
0
10551037
(29.11.25)
çernobil
+1
hold the door
(29.11.25)
Northern exposure.
0
logisticsmanager
(29.11.25)
Narcos. Evet narcos serileri. Gayet de gerçek yaşamla aynı şeyler. Dizinin tadı da buradan geliyor.
0
ground
(30.11.25)
Six feet under
0
egerbiryolcu
(30.11.25)
1) borgen - danimarkali politikacilarin hayatlari, mutevazi bir yasam.
2) downton abbey - ingiliz soylularinin hayatlari, gundelik yasamlari, sorunlari.
3) ricky gervais'in after life'i - karisini kaybeden bir adamin gundelik hayati.
4) skam - norvecli ergenlerin hayatlari, cok az aksiyon var ama partiledikleri icin, aykiri bir sey yok.
0
Sour
(02.12.25)
(2)

bu komedyen kimdi

make a wish
instagram'da kisa bir videosuna denk geldim. yabanci bir erkek komedyen. izleyicilerden biriyle arasinda soyle bir diyalog geciyordu. kadin iki bilet satin almis ama yanindaki koltuk bos duruyor. komedyen sorunca "onu babam icin aldim ama babam hayatta degil" diyor. komedyen de bu durumu sakaya vura
instagram'da kisa bir videosuna denk geldim. yabanci bir erkek komedyen. izleyicilerden biriyle arasinda soyle bir diyalog geciyordu. kadin iki bilet satin almis ama yanindaki koltuk bos duruyor. komedyen sorunca "onu babam icin aldim ama babam hayatta degil" diyor. komedyen de bu durumu sakaya vurarak "baban su anda 'neden parani boyle aptalca harciyorsun, ben sana boyle mi ogrettim?! cennette harika vakit geciriyordum, neden beni bu berbat gosteriye getirdin' diye sikayet ediyor olabilir" gibi bir seyler diyor. bana o videoyu bi buldurun be dostlar :)
0
make a wish
(18.11.25)
www.tiktok.com

Max amini'ymis adı hiç duymadim.
+3
logisticsmanager
(18.11.25)
Max <3
0
abuzer
(18.11.25)
(19)

Hamile eşim

camlicagazoz
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detay
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.

İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?

Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detayli ultrasonu 22 haftada yaptirdik. Onda da her sey normaldi.

Morallerinizi bekliyorum.
+2
camlicagazoz
(17.11.25)
benim kız 2.650 doğmuştu. bir biftek gbi bir şey verdiler elime.dedim bu nasıl büyüyecek yahu.
şimdi 10 yaşında dünya güzeli bir kızım var.
minyon olacak.annesinin boyu kaç mesela.
+13
jamswety
(17.11.25)
Doktorunuzu değiştirin. Nasıl bir hasta bilgilendirmek o öyle.
+6
Mirket
(17.11.25)
Ben minyonun. Benim annem babam kardeşim minyon. Eşim de kendi ailesinin en minyonu. Yani birde down sendromlu falan olur mu ki diye düsündüm. Internette öyle şeyler de yaziyor. Eşimin boyu 1.63. Ben 1.70
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
Merhaba inşallah sağlıkla kucağınıza alırsınız. 2750 o hafta için bence de iyi. Detaylı ultrasonda bir sorun çıkmadıysa ve bu haftaya kadar da her şey normal geldiyse sorun yoktur bence. Kilo ölçümü bile yüksek doğrulukta yapılamazken bacak ölçüsü almak da ne bileyim:). Down sendromu da ultrasonda çok belirti veriyor, birinden biri illa ki hekimin gözüne çarpardı bence o konuda da rahat olmak lazım.
+1
eisberg
(17.11.25)
Bu arada ense kalinligi da 1.6 çıkmıştı.
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
bizim doktor kız demişti erkek çıktı, pembe bir sürü kıyafetle takıldı 6 ay. bacak dediği pipi olmasın :)))
0
yeahbutso
(17.11.25)
Abi benim anneme de doktor senin oğlanın kafası büyük demiş.
Annem de tabi uzaylı gibi kabuslar görüyor yani koca kafa diyince. Doktor sonra "ya kocanın kafasına bak, böyle heriften ufak kafalı çocuk mu çıkar" demiş.

Yani komple minyon aileden shaq çıkacak değil.
Şimdiden sağlıklı büyüsün, mutlu olsun.
+3
logisticsmanager
(17.11.25)
37+4 zaten her an doğabilir bu saatten sonra ne değişebilir ki.. canınızın sıkılmasını anlıyorum ama bir şey olsa belli olurdu önceden.

Bu arada oğluma hidrosefali teşhisiyle 32. Haftada gebeliğe son verme kararı almıştı meşhur pahalı özel hastane.. 36+3de doğdu sapasağlam çocuğum çok şükür.

Bebeğiniz sapasağlam doğacak merak etmeyin.. bir an önce sağlıkla kavuşmanızı dilerim.
-1
suicides underground
(18.11.25)
bize de kordon kisa normal dogum cok zor denmisti, cocuk normal dogdu, kordon da baku ceyhan boru hatti gibiydi, hatta ben keserken zorlandim.

ozetle salla gitsin, hayirli olsun..
0
cooperr
(18.11.25)
@mirket +1. sağlıklıca doğacak bir sıkıntı var ise de doğduğu gibi müdahale edilir.
0
mikahakkinen
(18.11.25)
cihazlar ortalama sonuç veriyor. yarın farklı bir hastanede farklı bi cihaza girseniz farklı sonuçlar alırsınız.
bence doktorla arada bi iletişim kopukluğu olmuş. yani doktor o an bacakları uzun gibi de diyebilirdi. boyuna dair bi yorumda bulunmuş. kısa : kötü olarak algılayacağınızı düşünmemiş.

bebek de minyon doğacak gibi görünüyor. 41. haftada doğup da 3 kilo altında olan bebek biliyorum. zaten 2500-4000 arası normal kilo aralığı kabul ediliyor. hatta bi doktor videosu izlemiştim. 2500 gr doğan bebek ile 4000 gr doğan bebeğin doktor açısından hiçbir farkı yoktur, ikisi de sağlıklı doğum kilosu olarak kabul edilir diyordu.

hah buldum işte. bu adamın videolarını izleyerek geçirmiştim hamileliği ya.
www.youtube.com
0
elorelia
(18.11.25)
bizimki de öyleydi şimdi tosun gibi oldu maşallah. ilk başta öyle olan çocuklar sonra daha hızlı toparlıyor tontiş oluyorlar. hiç endişe etmeyin.

düzenli doktor konrollerinizi ihmal etmeyin yeterli. endişe edecek birşey yok.
0
psmstc
(18.11.25)
Bizim dana 2.450 doğmuştu. 24 yaşında gayet sağlıklı.
+1
ground
(18.11.25)
benim doktor 2 kg doğacağını öngörüp 8 ayda acil sezaryene aldı, bebe 3.2 kg doğdu. başka bi doktor da aynı şeyi söylemişti, yok kg almıyo, karnında gelişmiyo bu bebek falan. hamile görünmüyordum, problem oydu bence (neremde saklayabildim ben de bilmiyorum) ve bebeğin gelişmediğine yordular halbuki çok sağlıklıymış.

özetle oluyor böyle şeyler.
0
deartheodosia
(18.11.25)
internet okumayın böyle konularda. sağlıkla kucağınıza alın.
0
summerjam0306
(18.11.25)
%99.9 hiç bir şey çıkmıyor o ultrasonda görüp kaygılandığınız şeylerden. gerçekten kaygılandıracak şeyleri gebelik bu kadar ilerlemeden doktorlar söylüyor zaten. siz istemeseniz de söylüyorlar.
0
kaptan maydanoz
(18.11.25)
anne karnında basküle koyup tartacak hali yok. birkaç temel ölçü var, baş çevresi, karın çevresi, femur uzunluğu. bu ölçüleri girince alet hesaplayıp ortalama bir ağırlık veriyor. muhtemelen pozisyonundan ya da el becerisinden femur uzunluğunu kısa ölçtü, ağırlığı da düşük çıktı. açıklamak için de bacakları kısa dedi.

26. hafta olmuş, endişelendiğiniz anomaliler daha gebeliğin başında tespit ediliyor günümüzde. hele ayrıntılı ultrasona da girdiyseniz down sendromu gibi durumlardan endişe etmenize gerek yok.

öyle anası kısa babası kısa diye kısa boylu olacak diye de bir şey yok. o da belli olmaz.

hiç merak etmeyin. sağlıkla kucağınıza alın.
0
kibritsuyu
(18.11.25)
Herşey normal bizimkide küçük doğdu Allah sağlıklı bir ömür versin tebrik ederim şşmdiden
0
basond
(18.11.25)
Gebeliğimin 34.haftasında (son kontrolde 2200 gr ölçülmüştü) bebekte gelişim geriliği var, muhtemelen engelli denildi. Yapılan ölçümde 1800den başlayıp 1600e kadar indiler. 3 ayrı hastane 5 ayrı doktor gördü. En son 39. haftada apartopar yoğun bakım ve küvöz olan bir hastaneye acil sezeryan denilerek sevkim yapıldı. Saat 1de 2400 ölçülldü, 2100 doğarsa küvözden yırtabilir ama engeline bir şey diyemeyiz dediler. Saat 4te yapılan sezeryan sonrası 2780 gr ile sapasağlam doğdu bebeğim ve o gün o hastanede doğan en tombul(!) bebekti. Yaklaşık 1 ay yaşadığım şoku, acıyı, endişeyi bir ben bilirim. O kadar doktor cihaza rağmen yanlış ölçüm. Şimdi 9 yaşında oğlum. Dehb teşhisi hariç sapasağlam. Onun da doğumla bir ilgisi yok malum.

Sağlıkla alın kucağınıza.
0
strawberry first
(19.11.25)
(5)

Schengen vizesi bitmeden ileri tarihli vize başvurusu yapmak

put it in your appropriate place
Bir schengen vizesi sorusu da benden.Şimdi var olan mevcut Malta vizem 23 şubat 2026 tarihinde bitecek. Atıyorum 17 şubat 2026 tarihine başvuru yapsam sehayat tarihini 30 Mart - 02 Nisan olarak gösterebilir miyim?Bunu tecrübe ettiniz mi?
Bir schengen vizesi sorusu da benden.

Şimdi var olan mevcut Malta vizem 23 şubat 2026 tarihinde bitecek. Atıyorum 17 şubat 2026 tarihine başvuru yapsam sehayat tarihini 30 Mart - 02 Nisan olarak gösterebilir miyim?

Bunu tecrübe ettiniz mi?
0
put it in your appropriate place
(17.11.25)
evet gösterebilirsin. ama başvuru tarihiyle seyahat tarihi arasında en az 1 ay olsun bence.
+1
jelly bear
(17.11.25)
Genelde 5 hafta sonrasına gösteriyorum.
+1
🌸put it in your appropriate place
(17.11.25)
Yani anneminki eu vatandaşı ailesi vizesi ama bu sene vizesi Eylül 13 bitecekti, Haziran'da Eylül 16 için vize başvurduk. Hiç kimse bir şey demedi (eğer sorunuzu doğru anladıysam).
+1
logisticsmanager
(17.11.25)
Yaptım aynısını.(Almanya).
Temmuzun 15inde bitecek vizeye 16-26 Temmuz şeklinde yeni bir vize daha başvurusu yaptım,aslında planım uzun (6ay-1 yılın üzerine 2 yıl bekliyordum) tarihli vize almaktı.Ancak seyahat süresi kadar verdiler.Hatta Cascade ‘ye göre itiraz maili attım,”istediğiniz seyahat süresi kadar verildi” cevabı aldım.
0
arenas
(17.11.25)
Evet, 9 aralikta bitecek vize icin eylülde randevuya gidildi.
Yeni schengen belirtilen yeni seyahat tarihinden itibaren verildi (12 aralik)

Arada 3 günlük bosluk var hahah. Ülke Avusturya. Cascade kuralina göre verildi.
0
kuehles blondes
(18.11.25)
(9)

Emlak alım satım piyasası çöktü mü

yeahbutso
İstanbul Çekmeköy satılık bir evimiz var çatı dubleks sitede, fiyat üç aydır artırmadım ilk ay gelen oldu, pazarlık yapan olduAma şimdi gelen giden yok. Aşırı nakit acil değil ama olsa daha rahat olacağım harcamalarda. Kriz mi var, fiyatım mı yüksektir
İstanbul Çekmeköy satılık bir evimiz var çatı dubleks sitede, fiyat üç aydır artırmadım ilk ay gelen oldu, pazarlık yapan oldu
Ama şimdi gelen giden yok. Aşırı nakit acil değil ama olsa daha rahat olacağım harcamalarda. Kriz mi var, fiyatım mı yüksektir
-1
yeahbutso
(17.11.25)
Arayan yoksa fiyat piyasa ile uyusmuyodur. 50 bin dusur. Piyasada su an tum fiyatlar sisirme. İlan fiyatlari gercegi yansitmiyor. Kademeli sekilde ufak ufak asagi indir, piyasa ile inatlasma mutlaka saticaksaniz tabi
+1
die fetten jahre sind vorbei
(17.11.25)
Ucuza gitmesini istemiyorsaniz beklemekten başka çareniz yok. Kimsede de para yok zaten
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.11.25)
Abi kredi çıkmıyor, genelde para da yok.
Benim emlakçı arkadaştan anladığım;
Ya pahalı, zenginlere yönelik evler gidiyor çünkü krediye ihtiyaçları yok.
Ya da ucuz 1+1 falan gidiyor çünkü kredi çıkıyor.
Ortası şu an sıkıntılı.
0
logisticsmanager
(17.11.25)
7m yeni ev satildi karsi sitemde 2 ay anca kaldi ilanda orta ust bi fiyat koymustu bu bolge icin
2 sene önce de piyasa öyle diyorlardı ama emlakçılarda randevu bulamıyorduk
0
eja
(17.11.25)
Kiracı var mı içinde. O da önemli bir faktör. Caydırıcı olabiliyor.
0
benim bir gizli bildiğim var
(18.11.25)
emlak piyasası aşırı durgun, yıl sonu ve yılbaşı belirsizlik var.
0
mikahakkinen
(18.11.25)
emlak piyasası durgun ama ne hikmetse fiyatlar devamlı artıyor.
takip ettiğim evler 150-200k devamlı artışta. bir ev var 6 aydır satılmadığı halde sürekli farklı ilanlarla fiyat arttırıyor.
+1
my fault
(18.11.25)
evi satsa parasını nereye koyacak bilinmezliği ve riski devam ettiği sürece evin değerini yükseltip satmaz insanlar. bu çok normal. koca koca gyo'lar bile aynısını yapıyor. satış diplerde ama portföy değerleri sürekli artıyor. sattığım fiyata yenisini yapamam diyor bir de.
+1
gabe h coud
(18.11.25)
Bizim de aynı 4. levent emniyetevlerinde 4+1 çatı katı teraslı 10 yıllık binada dubleks dairemiz var, 1 yıldır 7-8 milyona satılmıyor. Kaça satalım 6 ya mı satalım anlamadım ki.
0
ananiyimioguz
(18.11.25)
(3)

65 yaşındaki anam için yaşlılık karşıtı gece gündüz kremi önerir misiniz?

kanasla intihar eden adam
65 yaşındaki anam için yaşlılık karşıtı gece gündüz kremi önerir misiniz?
65 yaşındaki anam için yaşlılık karşıtı gece gündüz kremi önerir misiniz?
0
kanasla intihar eden adam
(11.11.25)
Benim annem q10 hastasiydi. Şimdi yaşadığım yerden daha kaliteli şeyler alıyor olsak da oldukça seviyordu nivea q10'i.
0
logisticsmanager
(11.11.25)
geceleri tretinoin (eczaneden acnelyse bile olur) ya da medik8 retinal kullanıp üstüne nemlendirici. Sabah da güneş kremi.
kısaca yüz temizleme + retinol türevi + nemlendirme + spf

olgun bir cilt için en basit rutin budur. ek olarak şikayetlere göre başka içerikler de eklenebilir (c vit, niacinamide, growth factors gibi)

en üstteki komboyu içeren tek krem (ornek: lancôme renergie crx triple) var ama ayrı ayrı kullanmak kadar etkili olmayabilir. 65 yaşinda birisi bu konuyla ilgileniyorsa birkaç ürün kullanabilir.
+1
eileengray
(11.11.25)
Hakiki gül suyuna hakiki tatlı badem yağı ekleyip sıkıca çalkaladıktan sonra pamukla cildini silmek, her gece yatmadan önce. Bu da çok eski bir doğal yöntem.
0
muhayyer divan
(12.11.25)
(4)

Evleneceğiniz kişiyi çekirdek aile dışında özellikle tanıştırdığınız kimse oldu mu?

egerbiryolcu
Yoksa anam babam tanışsın yeter gerisi düğünde nişanda tanışır mı dediniz?
Yoksa anam babam tanışsın yeter gerisi düğünde nişanda tanışır mı dediniz?
0
egerbiryolcu
(10.11.25)
Yani annem babam bile arkadaşlarımdan çok sonra tanışır.

Biraz gevezelik yapacam. Sevgiliyi aile dışında biriyle tanıştırıp onun onayını alınca içi rahatlayan insanın karakteri olgunlaşmamış demektir. Bu insan hayatta başka konularda da insanlardan onay alma ihtiyacı duyar, kararlarının sorumluluğunu kendi başına alamaz.

Sonra burda duyurular açılıyor bir değil iki değil. Evlenmiş aile kurmuş fakat anne babasının sözünden çıkamayan ya da onların isteklerine karşı gelemeyen hikayeler.
+1
grimavi
(11.11.25)
Eşim daha sevgiliyken butun sulalemle nerdeyse (gorustuklerimizle) tanisti ve iyi ki öyle olmus.
0
matilda
(11.11.25)
Kuzenlerim, teyzelerim, halalarim, anneannem ve babannem.
0
logisticsmanager
(11.11.25)
aynen öyle dedim. nişanlanana kadar kardeşim hariç kimseyle tanıştırmadım, akrabalık zorunlu gereksiz bir bağ zaten.
+3
mikahakkinen
(11.11.25)
(7)

Şarap önerisi

mermaidd
Ben şaraptan pek anlamam desem yeridir. Arkadaşlarım da pek anlamaz. Hem kendime, hemde arkadaşlarıma almak üzere yurtdışında lidl gibi marketlerden bulabileceğim içimi güzel şarap önerilerinize açığım.
Ben şaraptan pek anlamam desem yeridir. Arkadaşlarım da pek anlamaz. Hem kendime, hemde arkadaşlarıma almak üzere yurtdışında lidl gibi marketlerden bulabileceğim içimi güzel şarap önerilerinize açığım.
0
mermaidd
(10.11.25)
blush iyidir hocam
0
ihsanlı
(10.11.25)
Markete gittiğin zaman şarap bul, vivono'dan notuna bak. 3.8 ve üstü iyidir genelde.
Lidl'da bunu bulmak kolay değil tabi de çoğu markette rahatça bulursun.
+1
logisticsmanager
(10.11.25)
@logisticsmanager bunu söylediğiniz çok iyi oldu. Teşekkür ederim. Ben nedense iyiler seviyesinden başlıyor diye düşünüyordum. Bu şekilde daha rahat şarap bulabilirim.
0
🌸mermaidd
(10.11.25)
Hazır sıcak şaraplar da vardır, havalar soğudu mevsimi de geldi. Glühwein ya da mulled wine diye geçer, sadece bir cezve ya da tencerede kaynatmadan ısıtıyorsun, baharatlı tarçınlı aromatik tatlı bir şarap oluyor, içimi kolay
+1
grimavi
(10.11.25)
@konusma ben konusuyorum yakın tarihte Belgrad'a gitmeyi düşünüyorum. Bir kaç yere gitme olasılığım da var. Önerileri not edip gittiğim ülkelerde bulduklarımı almayı düşünüyorum.
0
🌸mermaidd
(11.11.25)
primitivo şarap tipini aşırı öneririm. hem uygun fiyat hem lezzetli (eğer kırmızı seviyorsanız)
0
elektr10
(11.11.25)
riesling beyaz sarap, icmesi inanilmaz rahat
+1
monicapp
(11.11.25)
(11)

Kiracı ev sahibi sorunsalı nasıl çözüm bulabiliriz?

Geceler
Merhaba, babamın kiracısı ile ben ilgileniyorum emsalleri aylık 50 bin olan daire kirasına 15 binden 25 bin istedik “ben tefe tüfe dışındaki zamı kabul etmiyorum” diyip 20 bin atmış. Bu büyük haksızlık 25 bin mevcut piyasaya göre hakkaniyetli bir kira iki ay sonraki zamlarla bu para iyice eriyecek d
Merhaba, babamın kiracısı ile ben ilgileniyorum emsalleri aylık 50 bin olan daire kirasına 15 binden 25 bin istedik “ben tefe tüfe dışındaki zamı kabul etmiyorum” diyip 20 bin atmış. Bu büyük haksızlık 25 bin mevcut piyasaya göre hakkaniyetli bir kira iki ay sonraki zamlarla bu para iyice eriyecek dememe rağmen kabul etmedi.

Kira tahliye davası açsak süreç ne kadar sürer sizce mantıklı mı? Tefe tüfeye göre kira zamanla komik kalacak ve babamın tek kiracısı. Kiracının 3. Yılı bu arada
-7
Geceler
(10.11.25)
öncelikle açgözlü olmayı bırakın. çevrede ki kiralar sizi ilgilendirmiyor. ve ayrıca 3 yıllık kiracıya hiç bir şey yapamazsınız. o zaman evi kiraya vermeyecektiniz. 5. yıl dolunca kira tespit davası açabilirsiniz. o zamana kadar tefe-tüfe ne derse o.
+6
gercekdunya
(10.11.25)
aslında en güzeli orta noktayı bulmak. ama 5.yıl dolmadan bir şey yapamazsınız şu durumda. ayrıca benzer bir durumda ev sahibimin isteklerine makul ölçüde tamam dedim ama doymak bilmedi, 3.yılın sonunda da ben satıyorum dedi, hiç zorluk çıkarmadım. anlaşmalı tanıdık birine sattı, yine bir şey demedim. yasal süre dolmadan da çıktım, depozitomu eksik verdi filan. yine bir şey demedim, yeni alan ama eski ev sahibim şu an benzer fiyatların da bir tık üstüne yazıp ilana çıktı, istesem dava da açar uğraşırdım ama uğraşmadım. bir yerlerden çıkacağını biliyordum çünkü. bugün 5.ayı filan hala kiraya veremedi, her ay fiyar düşürüyor yine de veremiyor.
+4
sweetoffice
(10.11.25)
istediginiz cevap bu degil ama anlattiginiz olcude kanunen hic bir sey yapamazsiniz. Tahliye davasini neyi esas alarak acmayi planliyorsunuz? Kirasini oduyor, eve bildiginiz bir zarar vs. vermiyorsa dava acacak bir husus gozukmuyor. Kanunda bana gore bu ucuz kaldi gibi bir madde yok ne yazik ki.
+3
wallcan
(10.11.25)
babanızın tek kiracısı olmasının konu ile hiç bir ilgisi yok, hakime gidip "babamın tek kira geliri bu" diyerek tahliye davası açamazsınız.
+3
co2s2
(10.11.25)
merak ettiğim şey 3 yıl önce girerken anlaştığınız fiyat dolar olarak ne kadar ediyordu şuan $475 mesela 20000tl. $500'dan bariz fazla bir miktar mıydı o dönem?

emsallere bakarak hep daha fazlasını istiyor ev sahipleri eski kiracılarından, ama 3 yıl önce $500'a kiralarken o evden o getiriyi yeterli bulup bugün yetmiyor daha da ver, bak millet kiracısını kazıklıyor ben de seni kazıklamalıyım diyor.

ben de emsallerden biraz ucuza kalıyorum ama dolar bazında baktığımda 6 yıl önce tutarken anlaştığımız kiranın 2 katından fazla ödüyorum şuan, kim haklı bu durumda? kiralar anlamsız fazla yükseldi... enflasyonla şunla bunla açıklanacak gibi değil...

emsallerin artmasının sebebi de hep yeni kiracıya geçirebildiğimi geçireyim zaten sonra 5 yıl düzgün zam yapamayacağım olayı. özellikle sözde kiracıyı korumak için 25% zam sınırı konan dönemin etkisiyle millet açılışı tepeden yapayım da ileride yapamayacağım zamlara sayayım der gibi şişirdi fiyatları. onu takmayıp zorla zam alanlar oldu, kendi insiyatifiyle daha fazla zam yapanlar oldu(ki biz de daha yüksek yaptık) zaten 25% zam yapan kesim azınlık. şimdi o karar yüzünden yeni taşınırken tahliye taahhütnamesi dayatmaya çalışan mı ararsın kirayı anlamsız yüksek isteyen mi...

yasal olarak bişey yapamazsınız, düzgün bi insansanız zaten bişey yapmaz hatanızı anlarsınız...
+8
konetsu
(10.11.25)
Kira, her sene emsal kiralara bakarak, pazarlık ederek belirlenen bir şey değil.
İlk girişte pazarlık edilip bir kira belirlenir. Sonraki 5 yıl ne kadar artırılacağına Devlet karar verir.
Kiracınızın yaptığı doğru.
Kirayı gerekçe gösterip tahliye davası açamazsınız.
+4
Mirket
(10.11.25)
Bizimde kiracının 5. Yılı.
5 yıl önce böyle uçmadığı için kiralar normal fiyattan tutmuştu. Sonra uçtu fiyatlar bizimki çok komik bir fiyatta kaldı.
Rayiç 35-40 arası. Şu anda 25 veriyor.
Bende bugün avukata verdim tahliye için.
30'a kadar indim kabul etmedi.

Maalesef başımızdaki iş bilmez haram yiyiciler yüzünden böyle şeylerle uğraşıyoruz.
-2
les yeux blanches
(10.11.25)
Kira önemli değil ,daha önemli olan siz konuşmak istemişsiniz ama kiracınız tamamen kanunlara atıfla diyalog yolunu kapatmış. Bu durumda siz de konuşma ya da uzlaşma yerine kanunlardan yararlanın. Kiracı sizi muhatap bile almıyor. En azından bir açıklama yapabilirdi. İleride daha fazla sorunlar çıkmadan bir avukatla görüşün.
-2
hebanon
(10.11.25)
Dava yoluyla hiçbir şey çözemezsiniz. Elinizde sağlam bir tahliye taahhütnamesi yoksa, uğraşmayın. Daha kötü olur. Min 5-6 sene sürer.

Evinizi kiraya vermeyin. Hükümet kiracıları ev sahiplerinin cebinden finanse ediyor.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.11.25)
kiracı haklı. emsallerinin ne oldugunun bir önemi yok. kira tahliye davası açsan ne diyerek açacaksın? emsallerine göre az veriyor dersen hakim güler, kaybedersin davayı. kiracının elinde sözleşme var. sözleşme 5 yıl, 5 yıl bitmeden bir şey yapamazsın.
+1
abelardo
(10.11.25)
Zamanında x fiyata anlaşılmış.
Kiracı kirasını zamanında ödemiş, yasal zamları yapmış. Imzaladığı sözleşmede yazan her şeyi yerine getirmiş.
Bu noktada kiracının haksız olabileceği hiçbir şey yok.
Bence insanlar sıkıntılı kiracılara denk gelmedikleri için ev kiralama işinin ne kadar riskli olduğunu anlamıyor. Yanlış bir kişinin eve çöküp kira ödemeyip aidat ve borçları bırakıp evi de dağıtmasına bakar iş.
Ileride tahliye taahhüdü falan da alsanız bu riski ortadan kaldırmaz.

Çok istiyorsanız böyle sıkıntılı insanlarla çalışıp evden çıkaranlar var. Ama bazen karşınıza sizden de fenası denk gelirse ters de tepebilir.
Şu an davalık bir olayınız yok. Mahkemeye karşı binanın sahibinden linkini yollayacak değilsiniz.
+2
logisticsmanager
(10.11.25)
(2)

Aksiyon Film/dizi çıkmazı

Legerohn
Selam millet, bir film/dizi arıyorum- hangisi olduğunu hatırlamıyorum gerçekten.bir tane kızın arkadaşının öldürülmesiyle başlıyordu sanırım ,bir fotoğraf rulosu ya da video kaydından dolayı öldürülüyordu bu kızın arkadaşı ve aslında kızdaymış .kötü adamlar kızın peşine düşüyor bizim aksiyon adamımı
Selam millet,
bir film/dizi arıyorum- hangisi olduğunu hatırlamıyorum gerçekten.
bir tane kızın arkadaşının öldürülmesiyle başlıyordu sanırım ,bir fotoğraf rulosu ya da video kaydından dolayı öldürülüyordu bu kızın arkadaşı ve aslında kızdaymış .
kötü adamlar kızın peşine düşüyor
bizim aksiyon adamımız bir şekilde kıza yardım etmeye çalışıyor ama kız sanki adam onu kaçırıyormuş gibi ergen triplerinde kendi başımın çaresine bakarım gibi takılıyor ,hatta bir ya da bir kaç kez bizim arkadaşın yanından kaçıyor falan.

bunlar otellerde falan kalıyorlar kötü karakterli adamlar otel odasına kadar giriyor ama bu arkadaş iki oda kiralayıp arka arkaya bunlar gelince yan odadan öldürüyordu falan .

daha sonrasında kız ile adamı bir polis çeviriyor gibi bişey oluyor adamı direk tutukluyorlar polis karakolunda, kız da kaçırıldım adam tarafından falan diyor ve sonlarında kötü adamlar polis istasyonunu basıp direk sıkıyorler içeriye bir zamandan sonra , kızı bize verin gidelim falan diyorlar.
sonra bizim adamı serbest bırakıyorlar ve adam tek başına ormana dalıp hepsini öldürüyor .

valla bu kadar aklıma geldi ,yakın zamanda yayınlanmış bir filmdi.
hatırlayan çıkar mı adını ?
0
Legerohn
(10.11.25)
Punisher sezon iki galiba.
+1
logisticsmanager
(10.11.25)
Dostum evet ,Allah senden razı olsun valla bir türlü hatırlayamamıştım .
0
🌸Legerohn
(10.11.25)
(19)

Erkek parfümü önerisi

mermaidd
Özellikle kullanıp sevdiğiniz ve kalıcılığına güvendiğiniz parfümler neler? Duyuru kadınları sizde "ya şu koku erkeklere çok yakışıyor." dedikleriniz varsa önerebilirsiniz. Hediye almak için soruyorum, bütçe sınırım max 6-7k
Özellikle kullanıp sevdiğiniz ve kalıcılığına güvendiğiniz parfümler neler? Duyuru kadınları sizde "ya şu koku erkeklere çok yakışıyor." dedikleriniz varsa önerebilirsiniz. Hediye almak için soruyorum, bütçe sınırım max 6-7k
0
mermaidd
(09.11.25)
(bkz: acqua di gio)
0
chicha_v2
(09.11.25)
Edt pişmanlıktır onu söyleyeyim. Dior kullanıyorum ama kalıcı değil Edt aldığım için. Kalıcılık istiyorsanız kesinlikle Edp ya da Elixir olmalı.
-1
arbre
(09.11.25)
Givenchy Gentlemen Boisee Edp
0
Cesario
(09.11.25)
terre d'hermes ya da grey flanel
0
co2s2
(09.11.25)
@arbre haklısın, kendime alırken de kesinlikle edt parfüm tercih etmiyorum.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Abi yanlış anlama ama parfüm seçerken kriterinin "kalıcı" olması çok anlamsız, yani sen kişisel olarak paçuli mi seversin ambroksan mı seversin vetiver mi seversin ozonik kokuları mı seversin bunlar önemli çünkü parfümün ana karakterini bunlar belirliyor; terre d'hermes vetiver kökenli ve kalıcı dior sauvage da ambroksan kaynaklı o da kalıcı ama birbiriyle alakası olmayan kokular, yani kalıcılıktan ziyade sen ne seviyorsun o önemli. Vetiver böyle kuru toprak gibi kokar paçuli ıslak toprak gibi kokar ambroksan tuhaf bir nota temiz bir ten kokusu gibi kokar ozanik kokular diğer içeriklere bağlı olarak deniz gibi de kokar yosun gibi de tutar, araştırmanı buna göre yapsan bence daha net yol alırsın.
+1
kizil karga
(09.11.25)
@kizil karga ben kadınım ve bi erkek arkadaşıma doğum günü için almak istiyorum parfümü yani kendim kullanmak için sormadım bu soruyu. Eğer öyle sormuş olsaydım dediğinde haklısın sevmiş olduğum notaları belirtmem gerekirdi.
Ayrıca kalıcı olmasını istemem bana anlamlı geliyor bazı parfümler var ki 1-2 saate uçup gidiyor.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Arkadaşına seçiyorsan daha kötü, yani yine sen bilirsin ben tartışıyormış gibi olmayayım ama arkadaşının zevklerini bilmeden parfüm seçmek gerçekten büyük risk.
0
kizil karga
(09.11.25)
@kizil karga hayır neden tartışıyor gibi olalım. Daha önceden kendisine parfüm almıştım bu arada, çok parfümden anlayan biri değil genelde watsons gibi yerlerden alır. Aldığımı severek kullanmıştı. Şimdi yeniden almak istedim ama farklı bi parfüm olsun istedim ondan sordum. Önerilenleri sephora'da deneyip tarzına uyacağını düşündüğümü alacağım.
Bu arada sephora'dan hediye alırken yanına bi sample koyduruyorum. Deneyip, beğenmezse değiştirme şansı olsun diye.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Cartier Declaration
0
lüzumsuz adam
(09.11.25)
O zaman ben sana genel beğeniye uygun kimsenin "lan bu neymiş" demeyeceği parfümlere yönelmeni öneririm, yani parfümlerle biraz zaman geçirmiş biri pek tercih etmeyebilir ama parfümden çok anlamıyorsa bleu de chanel, dior sauvage, stronger with you (bu zaten dünyanın en çok kullanılan erkek parfümü olabilir) versace eros, le male gibi parfümler herkes tarafından beğenilen çok uç özellikleri olmayan her mevsim kullanılabilen parfümlerdir.
0
kizil karga
(09.11.25)
Her koku herkese olmuyor, bunu hep söylüyorum parfüm duyurularında. Bir insanın görünüşü ve tarzıyla kokusu birbirini tutmalı. Kıyafet almaktan farksız aslında.

Örneğin minyon, yumuşak huylu güleç biri ağır baharatlı parfümle ortalıkta dolaşırsa olmaz, başka yerden üstüne bulaşmış gibi kokar.

Örneğin iri yarı, insan azmanı, sert mizaçlı birisi buram buram vanilya koksa uymaz. Birisi şaka yapmak için üstüne fısfıslamış gibi kokar.

Bence siz gidin arkadaşınızın görüntüsünü kafanızdan çıkarmadan testerları birer birer deneyin. Bu olur dediğinizi alın. En güzeli, en doğrusu bu.
0
akhenaten
(09.11.25)
Fragrantica'nin direkt listesi var bunun için;
www.fragrantica.com

Bu arada edt, edp vs bunlar kişinin tenine bağlı şeyler. Her edt kötüdür her edp iyidir oldukça basit bir yaklaşım. Buna bakarak parfüm almayin.

Neyse illa tek ama tek bir parfüm seçecek olsam Terre d'Hermès olurdu. Ama iyi ki tek parfüme kalmak zorunda değilim.
0
logisticsmanager
(09.11.25)
@akhenaten Haklısınız, buradakilerle birlikte benim de aklımda olan bir kaç koku var. Hepsini gidip koklayacağım ondan sonra bi karar vereceğim.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Bu arada sevgiliniz değilse bu kadar para vermenize gerek yok, pahalı olması=güzel olması değil kesinlikle. Siz bilirsiniz ama çok yazılan parfümlerin büyük bir kısmı vayy dedirtmiyor. Zara'dan daha ucuz iki parfüm almak da bir seçenek.
-1
arbre
(09.11.25)
@arbre haklısınız, sevgilim değil ama o da doğum günümde pahaca yüksek bir şey almıştı. Mahçup olmamak adına böyle bi tercihte bulunayım dedim aklıma alacak pek bir şey gelmedi. İhtiyacı olan bir şey yok çünkü laf arasında ağzını aramıştım.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
tom ford noir. kokusu bilemem de kalici
0
ala09
(09.11.25)
Armani eau de cedre'yi bi bakın sephora'da derim. Süper kalıcı değil ve süper yayılmıyor; diğer yandan sedir, çay, limon karışık notaları. Kimseyi rahatsız etmiyor ve beğeniliyor.

ya da ikinci opsiyon olarak Tom Ford Beau de Jour. Denemeden almayın ama.

***BÜTÇEYİ AŞAN ÖNERİ***
He derseniz ki benim sevdiğim kendini vladimir putin gibi hissetsin ortamlarda. Yani büyüleyici bir enerji yayılsın hani, bu imajın parfüm haline getirilip şişeye koyulmuş hali bence şudur: www.beymen.com
***BÜTÇEYİ AŞAN ÖNERİ***
0
vedatchilipeppers
(09.11.25)
@vedatchilipeppers Tabii ki denemeden almam. Bu arada almayacak olsam bile bütçeyi açan kokuyu da aşırı merak ettim gidip onu da deneyeceğim sanırım. Çok teşekkür ederim tavsiyeleriniz için.
+1
🌸mermaidd
(09.11.25)
(3)

Bizde bu muhabbet yok di mi

lapaz
Su sicak su gelene kadar tap water i akitmak?His prior dishwasher videos rescued my parents' 30-ish year old dishwasher -- one they had previously been advised to avoid replacing as long as possible, as modern units don't have the same construction quality.Following his cleaning instructions and, su
Su sicak su gelene kadar tap water i akitmak?


His prior dishwasher videos rescued my parents' 30-ish year old dishwasher -- one they had previously been advised to avoid replacing as long as possible, as modern units don't have the same construction quality.
Following his cleaning instructions and, subsequently, his usage advice, did the trick.

Regarding the latter, notably adding the recommended prewash dose of detergent in addition to the main dose, and running the kitchen sink's hot tap until the water is fully hot before starting the dishwasher. Here in the US with our lower power capacity, resulting in dishwasher heating elements being restricted to lower power to avoid circuit breaker trips, when the dishwasher is correctly connected to the hot water line (typically, of the kitchen sink), doing this results in a hotter prewash and often also wash.

This all really does make a substantial difference.

Take the time to watch his dishwasher videos. If you struggle at all with the performance of yours, you won't regret doing so.
-1
lapaz
(08.11.25)
yok
0
king lizard
(08.11.25)
Yok. Bunu hep Amerika'da görüyorum/duyuyorum ben.
0
logisticsmanager
(08.11.25)
Bizde sıcak su girişli/çift musluk girişli bulaşık makinesine rastlamadım hiç. Çamaşır makinelerinde eskiden sıcak/soğuk musluklar olurdu. Uzun zamandır yeni binalarda ve yeni makinelerde hep tek musluk (soğuk) var. Bizde yapmanın bir anlamı yok.
0
yadigar
(09.11.25)
(8)

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet nerede, artık cevaplarda görünmüyor kendisi?

i'm gonna start a revolution from my bed
tanıyan varmıydı acaba?
tanıyan varmıydı acaba?
-2
i'm gonna start a revolution from my bed
(05.11.25)
Fitness veya Gym ile ilgili bi duyuru açmak lazım oralarda bitiveriyordu 😂
+2
olaylar olaylar
(05.11.25)
Benim de dikkatimi çekti ama son zamanlarda pek spor/diyet sorusu sorulmadığını fark ettim:d belki ondan gelmiyodur

Zaten gerçek hayatta tanımamama rağmen sevdiğim 5 6 kişi var şurada, onlardan birisiydi. Görüyorsa geri gelsin🥲 bazen özelden bişi sorardım da hiç üşenmeden uzun uzun açıklardı🫶
+2
kullanicadi
(05.11.25)
Evet çok yardımsever bir arkadaş
+2
Sadece soruyorum
(05.11.25)
engellediğim için göremiyorum sanmıştım.
-7
gabe h coud
(05.11.25)
Benim de her spor soruma bıkmadan uzun uzun detaylı cevaplar veriyordu sağolsun ama belki de bot ya da AI bir bireydi kendisi update oluyordur :)
+1
kizil karga
(05.11.25)
Vallaha biz normalde mesajlasirdik ama bayadir yok, mesaj attim ben de.
Yalan olmasın arada yapıyor detox gibi gene ondan yapıyor olabilir.
Gelsin çok komik sakatlık hikayem var, anlatmayı bekliyorum.
Dur hadi; az tekrar çok kg kas yaparsin, çok tekrar az kg yağ yakarsin.
Protein tozu zararlı.
Yağ yakmak için l-carnitine al.

Şu an marmara bölgesinde gökyüzüne Batman ışığı tutmak gibi şu yazdığım. Bakalım gelecek mi?
+4
logisticsmanager
(06.11.25)
3 önceki sporla ilgili soruya verdiğim cevapta

Kaleci saçlı burada olsa daha güzel açıklardı. Nerede o, ya da burada da beni mi engelledi?

diye yazmıştım ki ardından bu soru geldi. Engellenmediğimi anladım. Bu sitede kendisinden çok şey öğrendiğim az sayıda insandan biridir. Sözünün üstüne söz söylenmeyecek güzellikte cevapları vardır. Bir an önce aramıza döner umudundayım.
+5
Mirket
(06.11.25)
Belki de hepimizi engelledi ve kendisi daha güzel sorular bulup yine kendisi cevapliyordur

(Adamın cevapları o kadar kusursuz ki sanki önce onun tarafından cevap yazılmış da insanlar da soruyu o cevabın üzerine uydurmuslar gibi :))
+1
makbur
(06.11.25)
(9)

ayakta damar tıkanması

logisticsmanager
Bundan iki hafta önce beni geceleri uyutmayan bir ayak ağrısı yaşadım. 1 haftadir falan normaldi ve şişlik de baya inmişti ama hala biraz vardi. Ben zaten spor sakatlanması vs diye hemen doktora gitmedim, aliskiniz sonuçta.Doktor hiçbir şey bulamadı çünkü basınca acımıyor, mobilite sorunu yok ve gün
Bundan iki hafta önce beni geceleri uyutmayan bir ayak ağrısı yaşadım. 1 haftadir falan normaldi ve şişlik de baya inmişti ama hala biraz vardi. Ben zaten spor sakatlanması vs diye hemen doktora gitmedim, aliskiniz sonuçta.
Doktor hiçbir şey bulamadı çünkü basınca acımıyor, mobilite sorunu yok ve gün içinde sorun yok falan.
Bugün ekografide ayagimda bilek altında üç damardan birinin tıklandığıni şansa gördük (hatta ekografi yapan doktor çok orijinal bir sorununuz var görmedim böyle dedi).

Sigara içiyor musunuz falan dedi de belki senede 2-3 paket anca iciyorumdur o da Türkiye'de tatilde.
Tek şey kolesterol (ailede genetik kolesterol var, iki aydır statin kullaniyordum baba ve dedenin genç yaşta ölmesi ile doktor risk grubunda buldu beni).
Bir de tabi powerlifting ayakkabisi var da bundan damar tıkanıklığı olursa heralde makaleye falan konu olurum.

Yaşayan var mı bunu? Bu hafta doktora gidip konuşacağım da gerçekten tendonit, kas yırtılması, kırık vs beklerken damar tıkanmasıni hiç beklemedigim şey geldi.
0
logisticsmanager
(04.11.25)
Usg çeken doktor ne dedi? Kalp damar cerrahı değil miydi? Aynı şeyden bahsediyorsak hemen müdahale gerekir ona?
0
Mirket
(04.11.25)
Yok ya, radiolog. Ayağa ekografide baktı.
Bir acım yok, ayağımda bir sorun yok. Şu an eldeki tek sorun orada şişlik var. Onun da sebebi bir damar tikanmis. Diğer iki damar hala çalışıyor.
0
🌸logisticsmanager
(04.11.25)
Bir kalp damar cerrahına görün bence.
0
Mirket
(04.11.25)
Gidicem ya. Perşembe aile hekimi, haftaya da damar cerrahı. Allahtan üç tane damar varmis, diğer ikisinde sorun yok biri tıkanmis.
0
🌸logisticsmanager
(04.11.25)
Kalpte de 4 damar var da biri tıkanınca ne olduğunu biliyorsun.
Şu iki linki oku Abi. İhmal etme konuyu.

www.memorial.com.tr:~:text=Kangren%2C%20enfeksiyon%2C%20yan%C4%B1k%20veya%20ciddi,ak%C4%B1%C5%9F%C4%B1n%C4%B1n%20kesilmesine%20ba%C4%9Fl%C4%B1%20olarak%20ger%C3%A7ekle%C5%9Fir.

tkd.org.tr:~:text=Periferik%20arter%20hastal%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20nedir%3F,b%C3%B6lgeye%20yeterince%20kan%20gidememesi%20durumudur.
0
Mirket
(04.11.25)
aman abi ihmal etme, iyiyim bir şeyim yok yanılgısına da düşme. damar tıkanıklığı her daim ciddiye alınması gereken bir durum.

avrupadaydın hatırladığım kadarıyla, acile vs git biraz da ağla zırla abart :) damar tıkanıklığı için söktürücü ilaçlar var en azından bir an önce onlara başla, onlarla hallolabilecek bir durumsa daha fazla gecikmesin.

çok gemiş olsun, aman ihmal etme.
0
makbur
(05.11.25)
DVT mi acaba? bacak kısmında mı yoksa tam ayak mı?
0
renegade
(05.11.25)
Renegade; kalpten ayağa giden (yani ayaktan kalbe giden değil) damarlardan birinde. Tam ayak bileği altında damar ikiye ayrılıyor biri saga biri sola. Bu soldaki tıkalı. Ama genel akista sorun yok ondan ayağımda bir sorun yok.
@makbur; abi yarın doktor zaten gel diyecek ona yazınca. Acile gidecek durumum da yok çünkü iki hafta önce gece uyuyamazken iki haftadir orada ufak sislik dışında tek bir olayım yok. Yarın doktor zaten diyeceğini der.
Yani bundan iki hafta önce olsa "lan ayağım kopacak" diye korkardim ama şu an "ulan çok garip yani yaşadığım" diye bakıyorum.
0
🌸logisticsmanager
(06.11.25)
Dostum noldu bu olay? Vallahi aklıma geldi merak ettim.

Geçmiş olsun tekrar.
+1
makbur
(12.11.25)
(12)

İşyerine bağlılık hissediyor musunuz?

Sadece soruyorum
Beni bugün işten atsalar sanki hiç üzülmezmişim gibime geliyo, oh bana da değişiklik oldu derim, 1 ay boş durup sonra yine iş bulurum gibi hissediyorum. siz de böyle misiniz yoksa işimi kaybedersem üzülürüm zira zaten zor elde ettim, gibi mi düşünüyorsunuz?
Beni bugün işten atsalar sanki hiç üzülmezmişim gibime geliyo, oh bana da değişiklik oldu derim, 1 ay boş durup sonra yine iş bulurum gibi hissediyorum.

siz de böyle misiniz yoksa işimi kaybedersem üzülürüm zira zaten zor elde ettim, gibi mi düşünüyorsunuz?
0
Sadece soruyorum
(04.11.25)
inanılmaz niş bir iş yapıyorum. türkiye'de bu işi yapan 2 firma var. birinden çıktım, şimdi diğerindeyim. buradan çıkarsam işsiz kalırım.
0
co2s2
(04.11.25)
baglilik hissetmiyorum ama isten cikarilsam uzulurum. hem yeni is bulmam zor olur, hem vizemin devam etmesi icin is bulmam gerektiginden baski olur (turkiye'ye zorunlu donus riski), hem de istenmedigim icin zaten uzulurum.
0
lemmiwinks
(04.11.25)
Pek baglilik hissetmiyorum. Isten cikarilsam finansal olarak sikinti olur ve hayat degistirecek tarzda degisikliklere mecbur kalabilirim. Ancak bir yandan da icten ice "oh bana da değişiklik oldu" da derim.

Gecmiste farkli sirketlerde kismen daha fazla baglilik hissettim. Bana verilen degerin durumuna bagli olarak degisti bu hisler. Su an calistigim yeri ozellikle sevmedigim icin boyle biraz.
0
mbond
(04.11.25)
bulunduğum yerlere, yanında vakit geçirdiğim kişilere aptalca insani bir aidiyet duygusu besliyorum, buna çalıştığım yerler de dahil. ama işimi/iş yerini çok sevdiğimden değil bu. bundan önceki iki yerde de ayrılıyorum diye üzülmüşlerdi ama sebebi "semer vuracak başka birini zor bulacağız, keşke gitmesen"di muhtemelen. beni çıkarsalar "oh be, buradan ayrılmam kolaylaştı" derim ve ayrılık öncesi konuşmalar, ikna edilme gibi psikolojik manipülatif sahnelere yaşanmadığı için sevinirim bile.
0
m e b
(04.11.25)
Evet. Şirketle ilişkim win-win oldu, çalıştığım ofisteki insanlar oldukça iyi. Ek olarak sektörü seviyorum (data centerlar ile alakali).
Ama bazen canım yeni üretim, yeni sektör, yeni şirket kültürü görmek istiyor.
0
logisticsmanager
(04.11.25)
Normalde işine bağlı bir tipim ama şu an çalıştığım yere bağlılık duyuyor muyum çıktığımda üzüntüden çok rahatlama mı hissederim bilmiyorum.
Bazen kovun beni diye ayrı ayrı tüm ortakları darlıyorum ama hiçbir konuda anlaşamayan üç ortağın anlaştığı tek nokta benim burada olmam gerektiği.
İki tanesine istifa da sundum onu da görmemezlikten geldiler böyle de profesyonel bir ortam :)
0
mutekebbir
(04.11.25)
1 aydir issizim. 11 yildir ayni yerde iyi paraya iyi bir sirkette calisiyordum. ama su an o gunlere baktigimda kusasim geliyor. birdaha hicbir isyerinde hicbir guc beni calistiramaz. biz aileyiz, dostuz vs.. hepsi hikaye insan cikinca anliyor nasil sacmaliklara katlandigini.
0
buenosdias
(04.11.25)
Bağlılık hissetmek istiyorum.

İlk kez çalıştığım firma ve sene sonunda 11.senem bitecek. Çok iyi ve güzel insanlar tanıdım. Bugün geldiğim, evirildiğim ve gelişimimde katkıları çoktur. Kendilerine vefa borcumu ödemeyemem.

Diğer taraftan pandemi sonrası şirketteki personel kalitesi çok düştü. O kadar kafasızlar ki simülasyondayım sanıyorum ara ara.

Sırf pandemi öncesinindeki halin hatrına bağlılık hissetmek istiyorum.
0
put it in your appropriate place
(04.11.25)
Bağlılık hissi yok. Doğrudan bir mesleğim olmadığından yani bir şey olursa kolay iş bulamam. Farklı birçok etkeni göz önünde bulundurarak işimi devam ettiriyorum.
0
pembediken
(05.11.25)
zorunlu bir bağlılık. iş bulmak zor ve maaşsız kalmak zor. zengin değilim. ailem de değil.
0
art cat chocolate
(05.11.25)
işyerine değil de ekip arkadaşlarıma bağlılık hissediyorum, toksik bir ortamımız yok çok, 5 yıl oldu birlikte işe girdik neredeyse o zamandan beri birlikte çalışıyoruz muhtemelen aramızdaki kimse işten ayrılmaya da pek bu sebeple cesaret edemiyor, aslında buna müdürümüz de dahildi severdik kendisini ama kovuldu maalesef (alkol sorunu vardı bilmediğimiz bir ortamda işe yansıtmış), şimdi yeni müdürümüz biraz kalas biri o sebeple ortam soğudu yalan yok. yani şimdi kovulsam yeni başlayacağım yerde mobbing yer miyim, zorlarlar mı gibi konular baş ağrıtıcı. işimi de yıllardır öğrendiğim için gözüm kapalı yapıyorum mesela.
0
barisa
(05.11.25)
10-15 senelik elemanlari gozumun onunde 10dk icinde kapi disina koyduklarini gordum.
aidiyet sifir o yuzden..
0
cooperr
(05.11.25)
(5)

Gümrük sorusu

kizil karga
Bir süredir gümrüklerle ilgili yayınlanan reality programları izliyorum, aklıma bir şey takıldı. Mesela yolcu uçakla İngiltere'den geliyor yanında 2 bavul elektronik sigara var, bununla Türkiye'ye giriş yapmaya çalışıyor ama bu yolcu İngiltere'den çıkarken nasıl fark edilemiyor, yani tamam dünyanın
Bir süredir gümrüklerle ilgili yayınlanan reality programları izliyorum, aklıma bir şey takıldı. Mesela yolcu uçakla İngiltere'den geliyor yanında 2 bavul elektronik sigara var, bununla Türkiye'ye giriş yapmaya çalışıyor ama bu yolcu İngiltere'den çıkarken nasıl fark edilemiyor, yani tamam dünyanın dört bir yanına yolcu gidiyor gelen kısmında yakalanması daha kolay ama kendi ülkesinden çıkarken de kimse ya bi dur birader bu neymiş demiyor mu xray cihazından falan geçerken, tabii ülkelere göre yasaklı ürünler farklılık gösterebilir ama bunun gibi başka örnekler de var, nasıl oluyor bu gittiği yerde yakalansın amunike mi diyorlar?
0
kizil karga
(04.11.25)
ülkeden çıkarılan mal zaten her türlü yasal süreçten geçerek iç pazarda satışa sunulmuştur. o yönde bir denetim yapılmasına gerek yok. çünkü bundan elde edeceği bir gelir yok.
+2
tnz
(04.11.25)
ulkeden cikarken check-in bagajini x-ray'den gecirme uygulamasi hemen hemen hic bir avrupa ulkesinde yok. havaalanina giriste kontrol yok, girip bavulu verip ondan sonra ucaga giderken kontrolden geciliyor.
0
vudin
(04.11.25)
Check-in bagajinda kontrol olmali. Yani gumrukle ilgili konulara, ayni urunden cok fazla tasinmasina falan bakmiyorlardir da, sonucta bina girisinde kontrol yok. Check-in bagaji kontrol edilmiyorsa tehlikeli malzemeler de konabilir.
0
mbond
(04.11.25)
Evet gittiği yerde yakalansın diyorlar. Çünkü ülkeden ülkeye kurallar değişiyor. Çıkarken baksalar, hangi ülkeye gideceğine göre tek tek kontrol edilmesi gerekecek.
0
nickini vermek istemeyen uye
(04.11.25)
Misal ben Türkiye'ye sigara sokmaya calissam cantada kimse umursamaz. Ama 4 şişe alkol dersen riski var.
Tam tersi Fransa'da 6 şişe alkol koysam kimse umursamaz ama 3 karton sigara koysam riski var.
Bu sebepten çıkarken kimse umursamaz. Tek umursayacaklari para vs olur onun için de köpekler var (para, uyuşturucu).
0
logisticsmanager
(04.11.25)
(15)

Pencerenizin manzarası

a perfect lie
Evde (varsa böyle bir pencere) en çok dışarıyı izlediğiniz pencerenizin manzarası nasıl? Bakınca ne görüyorsunuz? Uzun uzun bakıyor musunuz? Sizi mutlu ediyor mu? Ne düşündürüyor?
Evde (varsa böyle bir pencere) en çok dışarıyı izlediğiniz pencerenizin manzarası nasıl? Bakınca ne görüyorsunuz? Uzun uzun bakıyor musunuz? Sizi mutlu ediyor mu? Ne düşündürüyor?
0
a perfect lie
(02.11.25)
İstanbul'da yaşadığım evde betondan başka bişi görünmüyor ne yazık ki.
Ama köy evimde salon manzarası şu, sık gidiyorum her seferinde uzun uzun izliyorum.
ibb.co
+1
Bruce
(02.11.25)
Karsi sitenin havuzu, bi de bayagi blokluk site yapmalik, neden bos oldugunu anlamadigim kocaman bir yesillik alan.
0
matilda
(02.11.25)
denize bakıyor. balıkçı teknelerini görüyorum. bazen uzun uzun dalıyorum. mutlu da ediyor ama bazen düşüncelere dalıyorum manzaradan dolayı.
+2
false pretension
(02.11.25)
Deniz manzarasi var şu an
0
artıküyeolmakistiyorum
(02.11.25)
salonda dışa bakan duvar enine boyuna komple fransız balkon. en çok buradan bakıyorum dışarıya.

aşağıya doğru yeşillikler ve havuz.
solda otoban. ortada tek katlı bir avm. avm'nin arkasında ve sağda solda alçağıyla yükseğiyle binalar ama genel olarak çok açık.
denize kuş uçuşu yaklaşık 3-4 km mesafede olmama rağmen bir dolu deniz. (ev tepede gibi)
uzaklarda da yalova sahil.

uzun uzun bakıyorum. içim daraldığı zaman ferahlatıyor.
+1
co2s2
(02.11.25)
soz.lk

evet uzun bakiyorum arada. geleni geceni izliyorum, kuslari izliyorum. mutlu ediyor, huzur veriyor ama bazen de ozlem duygumu tetikliyor, guzel ama keske sevdiklerime yakin olsam diye de dusunebiliyorum.
+1
lemmiwinks
(02.11.25)
hizliresim.com
Tam önünde dalları uzanan kavuşan ağaçlar var. Yaprakların yeşilden sararmasına şimdilerde dökülmesine tanık olmak buruk ama tatlı bir his veriyor. Arada uzun uzun bakıyorum bilhassa gece yarıları ya da gün doğarken.
+1
Amaranta ursula
(02.11.25)
millette ne pencereler manzaralar var.
www.window-swap.com

bizim manzara bağcılar!
0
exlibris
(02.11.25)
bir pencere doğrudan karşı binaya bakıyor çoğu zaman perdeyi açmıyorum bile.
diğeri binanın önündeki küçük yeşillik alana ve parka bakıyor. güneybatı cephe olduğu için ara ara gün batımına bakıyorum ama nadiren.
0
black holes in the sky
(02.11.25)
Karlı dağ, orman.
+1
logisticsmanager
(02.11.25)
sazlık ve uzun zeytin ağaçları. ileride dağlar var. beni mutlu ediyor.
0
mikahakkinen
(02.11.25)
Benim balkonum sokağa bakıyor karşıda apartmanlar var balkonda otururken karşı binadaki insanlarla denk gelme durumunu hiç sevmiyorum bu yüzden oturduğum tarafın camını açmam.

Salondaki küçük balkonun önü açık parka bakıyor arkasında avm olduğu için açıklık devam ediyor orada oturmak daha keyifli bu yüzden, parkta biraz ağaç olsa daha da keyifli olabilirdi.
+1
mutekebbir
(02.11.25)
<a href="hizliresim.com"><img src="i.hizliresim.com " alt="ff"></a>
hizliresim.com
Trdeki evimizin manzarası baya iyiydi her sabah uzun uzun boğazı izlerdim ve güneşin batışları çok güzel olurdu izlemek çok mutlu ederdi. şimdi ise sovyet bloklarına bakıyor hayatı sorguluyorum.
0
suicides underground
(02.11.25)
pencere değil de balkonda oturmayı severim arka bahçemde avokado ağacı var 4. kata kadar boyu var her yer yemyeşil(di) inşaatlar da olmasa
0
neira
(03.11.25)
(5)

Goyard vs Loewe

Bruce
Marka algısı olarak hangisi daha premium?Kalite olarak hangisi daha kaliteli?Nasıl karşılaştırırsınız bu iki markayı?
Marka algısı olarak hangisi daha premium?
Kalite olarak hangisi daha kaliteli?
Nasıl karşılaştırırsınız bu iki markayı?
-1
Bruce
(02.11.25)
İkisi de premium çünkü ikisini de ilk kez görüyorum.
Şehirde yaşayan bir köylüyüm, üzerimde tapulu tarla vs var.
0
artıküyeolmakistiyorum
(02.11.25)
Goyard hayatımda duymadim. Loewe duydum.
Goyard okuduğum öyle çok marketing vs yapmayan, az öz is yapan firma gibi.
0
logisticsmanager
(02.11.25)
tabii ki loewe daha kaliteli. goyard çantalarıyla meşhur oldu ama overhyped aslında. bir kere ürünlerin ana malzemesi canvas. goyard’dan daha eski ve aynı tarz üreten moynat var mesela. moynat daha quiet luxury.

edit: aklıma gelmişken loewe de zamanla kalitesini biraz bozdu. puzzle bag’in ilk çıktığı zamanki haliyle update gelmiş şekli arasında bayağı bir işçilik farkı var.
+1
eileengray
(03.11.25)
Erkek gözüyle bakınca ikisi de birbirinden kötü bence.

Goyard anormal pahalı bir marka ve satın almak bile dert. Herkese ürün satmıyorlar. Alabilen insanlar kendilerini "şanslı" sayıyorlar. Büyük konuşmak zorundayım, bence ürünleri beş para etmez zira gerçek deri ürünler üretmiyorlar. Yaptıkları şey, tıpkı LV'nin monogram ürünlerinde olduğu gibi kanvas üzerine PVC kaplamak, yani benim tarzımla ifade etmek gerekirse, Dockers pantolon üzerine sıvılaştırılmış tuvalet terliği püskürtmek.

Loewe ise son 5-10 yıldır çantalarını insanların kollarında gördüğüm bir marka. Ben 38 yaşındayım ve Loewe benim jenerasyonumdaki erkekler için en pahalı 2 TV markasından biridir (diğeri Bang Olufsen). Hatta ilk başta çantaların üzerinde Loewe yazısını görünce şaşırmıştım, TV'yi bırakıp çantaya mı girdiler diye merak etmiştim.

Loewe'nin sitesine girip erkek çanta ve cüzdanlarına baktım. Çizgilerini sevmedim. Cüzdanlar idare eder ama çantalarını beğenmedim.

Benim gözümde ikisinin de marka algısı düşük Loewe'de çoğu modelde marka yazısı çok büyük. Goyard ise neredeyse sadece monogram desen yapıyor. Çantaya baktıkça "Goyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyard" görüyorum ve şaşı bak şaşır bir durum meydana geliyor benim adıma (Monogram sevmiyorum).

Bu tip ürünlerin kalitelerini konuşmak bence çok anlamlı değil zira kaliteyi tanımlamak lazım. Kaliteden ne anlayacağız? Uzun ömür ve dayanım ise, Goyard'ın iyi iş çıkaracağını düşünmüyorum. Komple deri olan Loewe'ler fena olmayabilir. Kaliteyle kusursuza yakın işçilik anlatılmak isteniyorsa, hiç fikrim yok açıkçası. İkisini de canlı görmek lazım. Bu tip lüks ürünleri kesip biçerek inceleyen bir Türk var, tavsiye ederim: www.youtube.com

Bu uzun mesajımı şöyle bitireyim: Deri ürünlerin ben de hastasıyım. Özellikle bifold cüzdan ve postacı çanta delisiyim. Alamayacağım kadar pahalı olup da bildiğim pek çok markanın internet sitesini (LV, Bottega, Hermes vs) 1-2 yılda bir gezerim ve çoğunlukla "ulan param olsa bunu kesin alırdım" diyeceğim bir şey bile bulamam çoğu zaman. Instagram'da dolanırken tesadüfen şu butik üreticiyi buldum, sonra buna benzer başka butik üreticiler de buldum ve şunu anladım: Çok param olursa asla büyük markalardan değil, daima ufak butik üreticilerden alışveriş yapacağım. Bu üreticinin tarzı çok klasik, farklı şeyler arayanlara çok hitap etmeyebilir ancak her şeyin kişiselleştirilebilir olması beni benden alıyor: chestermox.com Biraz zengin olursam olunca bu vatandaştan dikişinden malzemesine kadar istediğim gibi olan bir horween deri cüzdan alacağım. Hatta biraz daha fazla zengin olursam bir de postacı tipte evrak çantası yaptırırım. Şu anda sitesinde böyle bir çanta yok ama eskiden vardı.

Ülkemizden de çok beğendiğim bir üretici göstermek isterim. Evet fiyatlar ucuz değil ancak LV monogram cüzdan yerine bu adamlardan el boyaması bir cüzdanı düşünmeden tercih ederim: www.atolyede.com
+1
10551037
(03.11.25)
ikisi arasında loewe.
goyard çantalarıyla ünlü ama türkiye’de pek bilinmiyor, kaliteli bulmuyorum. goyard yerine lv alırım.
0
deartheodosia
(03.11.25)
(5)

Fast food ve protein alımı

arbre
Şimdi ben 84 kg olduğumu öğrendiğimde yemek uygulamasını silip fast food siparişi vermeyi bıraktım. Sivilce yapmıştı. Bırakınca geçti. Sürekli 300 500 gidiyordu. Ondan da kurtuldum. Ama şimdi de şöyle bir problem var. Spor yapıyorum ve protein almam gerekiyor. Hamburger alınca protein alıyordum. Bu
Şimdi ben 84 kg olduğumu öğrendiğimde yemek uygulamasını silip fast food siparişi vermeyi bıraktım. Sivilce yapmıştı. Bırakınca geçti. Sürekli 300 500 gidiyordu. Ondan da kurtuldum. Ama şimdi de şöyle bir problem var. Spor yapıyorum ve protein almam gerekiyor. Hamburger alınca protein alıyordum. Bu tamamen kesildi şu an. Kendim hazırlayacak zamanım, olmuyor. Fast food haftada 1 olsa kilo konusunu olumsuz etkiler mi? Ve yeterli protein almış olur muyum haftalık? Sağ olun.
0
arbre
(28.10.25)
Kabataslak hesaplandığında günde almanız gereken protein miktarı kilonuz başına 0.8 gram sizi de 84 kilo sayarsak 67 gram protein almanız gerek hadi 60 olsun. 100 gram köftesi olan bir hamburgerden 18-19 gram protein alırsınız haliyle 40 gram protein açığınız oluşmuş olur.
Zaten proteini tek öğünde almanızı da önermem 3 öğünde her öğünde 20 gram olmak kaydıyla protein alırsanız yeterli olacaktır. Tavuk göğüsünden çok daha fazla protein alırsınız ve fazla da yağlı olmadığından dolayı spor için ideal besin.
Haftada 1 fast food tüketmek çok kötü değil ama protein açığınızı yine kapatamamış olursunuz.
+1
mermaidd
(28.10.25)
Spor yapıyorum diyorsun, yanlış bilmiyorsam iki tane dumbell ile kol calisiyorsun sadece. Eğer bahsettiğin buysa kafanı yormana çok gerek yok.

Hamburger var hamburger var. Ne yediğini, kalorisini, yağını, proteinini bilmiyoruz. Kafanda hamburger fast food demene gerek yok. Içinde ekmek var (karbonhidrat), et var (protein ve yağ), peynir var (hepsinden) ve yeşillik var (lif). Yani burada bunu yemek kötüdür diyemeyiz. Nerede kim tarafından yapılan bir hamburger olduğunu bilmiyoruz.

Kilo konusunu hamburger yemek yada bir şey yemek etkilemez. Kilo konusunu yaktığın kaloriden fazlasını almak etkiler. Bu kadar.

Haftalık ne kadar protein alman gerektiğini ne kadar aldığını da yediğin Hamburger üzerinden hesaplamamizi bekleme yani.
+3
logisticsmanager
(28.10.25)
Full et yerine öğünlerdeki makroları takip edip aldığınız protein miktarını kontrol edebilirsiniz. Kahvaltıya lor , haşlanmış yumurta eklemek , öğlen ve ya akşam tavuk hindi gögüs gibi etler ekmek de yeterli. Hacim kazanmak istiyorsanız kilonuzun 1.5 - 2 katı kadar protein almanız lazım ( sırf hamburger ile olacak iş değil ) ilave whey ile katkı sağlayabiliriniz.

84 kg iseniz yaklaşık 120 gram protein almanız lazım günlük
+1
pislick0
(28.10.25)
logisticsmanager, bilerek yavaş yavaş keşfediyorum. Lat pulldown çalıştım. Karın, bacak da ekleyeceğim.
0
🌸arbre
(28.10.25)
Yavaş yavaş keşfetmek yerine HEVY diye bir app var, hangi bölgeyi çalışmak istiyorsanız oraya özel hareketler gösteriyor. Set ve ağırlık takibi yapmak için de çok başarılı ve ücretsiz , tavsiye ederim
+1
pislick0
(28.10.25)
(6)

Mantarları kim yiyor?

michael_knight
Doğadaki mantarları yiyen hayvanlar var mı?Zehirliyi, zehirsizi ayırt edebiliyorlar mı?
Doğadaki mantarları yiyen hayvanlar var mı?
Zehirliyi, zehirsizi ayırt edebiliyorlar mı?
0
michael_knight
(28.10.25)
Bizim buralarda sezonu gelince topluyorlar. Hatt ev sahibim topluyor, bize de getiriyor.
0
logisticsmanager
(28.10.25)
İnsanların yediği mantarlar toplam mantarların ufak bir kısmı. Zehirsiz olsa bile çoğu mantar lezzetli de değil. Diğer mantarları böcekler yiyordur ya da bakteriler çürütüyordur. Memeli hayvanlar pek tercih etmiyor bildiğim kadarıyla.

Bi de mantarlar besin değeri açısından da çok fakir. Yemek için pek sebep de yok hayvanlar için
0
nundu
(28.10.25)
Yiyen hayvanlar var, sincap, geyik, tilki, karga ve bazı ismini hatırlamadığım tür kuşlar ve bazı böcekler. Hatta bazıları insanlar için zehirli olanları da yiyebiliyor diye biliyorum.
0
truf
(28.10.25)
hayvanlar da mantar yer.
hatta mantarların yayılımı için önemli. hayvanların dışkıları ile sporlar da yayılabiliyor.
sincap ve benzeri bir çok hayvan mantar yer. türkiye'de insanların güvenle tüketebileceği mantar sayısı çok az. tam sayısını bilmiyorum 20 civarı olsa gerek.
hayvanlar için bu sayı daha yüksek.
0
biseysorcaktim
(28.10.25)
Memeliler içinde bir örnek olarak domuzlar var. Hatta trüfler gibi toprağa gömülü mantarlar domuzlarla aranabiliyor, bu hayvanların diyetinde mevcut.

Zehirli zehirsiz ayrımı yapmıyorlar elbette, ancak farklı türlerin farklı diyetleri var. Görünüşünden, kokusundan belli gıdalara içgüdüsel olarak yöneliyorlar. Bu da türün gelişimi boyunca yerleşen kompleks bir süreç.

Böcekler açısından daha zengin tabi, örneğin sadece belirli karınca türü tarafından "tarımı yapılan" bir tür mantar da var. Doğada kendi başına bulunmuyor sadece bu karıncalarca yetiştiriliyor. Jeolojik süreçte doğal yaşam alanı yok olmuş, ancak bu karıncaların oluşturduğu ortama adapte olmuş, karşılıklı fayda içinde yaşıyorlar.

Birçok şey var cidden, ama yeniyor yani. Tabi esasen mantarlar bir şeyleri yiyorlar. Mantarlar ölü organizmaları ayrıştıran grupların en önde gelenlerinden.
+2
akhenaten
(29.10.25)
Domuzlar meşelerin dibine yer yer 1 metre çukur açarlar mantar yemek için. Bazen gelir bakarsınız, ağaçlarınızın dibi çapalanmış, bellenmiş. Anlarsınız domuz mantar aramış.
+1
yadigar
(29.10.25)
(6)

Beyaz ekmeğin kalorisini nasıl düşürebiliriz?

santimantal
Kurutmak, bayatlatmak, dondurup açamk, tost makinesinde kızartmak vb. yöntemlerle kalorisini düşürebilir miyiz?Oran olarak ne kadar düşürebiliriz?Ekmek, malum, kilo aldırıyor. Beşki kalorisini düşürerek kısmi bir önlem alabiliriz.
Kurutmak, bayatlatmak, dondurup açamk, tost makinesinde kızartmak vb. yöntemlerle kalorisini düşürebilir miyiz?

Oran olarak ne kadar düşürebiliriz?

Ekmek, malum, kilo aldırıyor. Beşki kalorisini düşürerek kısmi bir önlem alabiliriz.
0
santimantal
(28.10.25)
Abi yöntemini bulursan milyar dolarlık kişi olabilirsin.
Tek çözüm daha az yemek, başka türlü kaloriyi azaltamazsın.
Içine x gram un, x gram tuz koyduğun, x litre su koyduğun ürünü daha az kalorili hale getiremezsin.
0
logisticsmanager
(28.10.25)
kalorisini düşürme değil de glisemik indeksini azaltacak yöntemler uygulanabilir. bunlar arasında da ekmeğe ısıl işlem uygulamak yok, aksine glisemik indeksi daha da artırır.

yanında tüketeceğiniz protein kaynakları veya ayran, süt gibi indeksi düşürecek içecekler olabilir.

tabi en iyisi beyaz ekmekten vazgeçmek. onun dışında ekşi mayalı seçenekler, alternatif olarak tam buğday, farklı tahıllardan yapılan veya kepek ekmeği gibi ekmekler olabilir.
0
joooper
(28.10.25)
Hiçbiri işe yaramaz. Kalori miktarı olarak minik farklar olabilir belki ama kayda değer, dramatik bir farklılık olamaz. Beslenme alışkanlıklarını kalıcı olarak değiştirmek fayda sağlayabilir. Beyaz ekmek lif fakiri. Bomboş bir kalori. Çavdar ekmeği her türlü daha güzel. Sindirimi daha yavaş, insülini zıplatmıyor

Ya da miktar olarak kısacaksın. Yine beyaz ekmek ye ama kısıtla
0
kullanicadi
(28.10.25)
web sitesinde sorun olduğu için link veremiyorum

Kahvaltı tartışması: Sebzenin yeri' 🥗

Araştırmacılar son zamanlarda, nişastalı olmayan sebzeler gibi bazı yiyecekleri karbonhidrattan önce yemenin, karbonhidrattan sonra yemeye kıyasla daha düşük ve daha sağlıklı kan şekerine yol açabileceğini keşfetti. Özellikle kahvaltıda sebze yemek, açlığa neden olan hormonları gün boyunca bastırır.

Yazının tamamı bugünkü Kapsül Pazar'da.

Pandemiden önce ABD’nin Kuzey Carolina eyaletinde yaşayan Barbara Senich'e prediyabet teşhisi konmuştu, yani kanındaki şeker seviyeleri onu Tip 2 diyabet geliştirme riskiyle karşı karşıya bırakıyordu. Bu kan şekerinin kaynağı tatlı yiyecekler, tahıllar ve diğer karbonhidratlardı. Her 30 saniyede bir bu yiyecekleri düşündüğünü ve sürekli atıştırdığını söylüyordu.

Senich, yeme şeklini değiştirerek aşermelerini ve kan şekerini kısmen düşürdü. Ama karbonhidratlardan vazgeçerek değil, onları yeme sırasını değiştirerek.

Araştırmacılar son zamanlarda, nişastalı olmayan sebzeler gibi bazı yiyecekleri karbonhidrattan önce yemenin, karbonhidrattan sonra yemeye kıyasla daha düşük ve daha sağlıklı kan şekerine yol açabileceğini keşfetti. Özellikle kahvaltıda sebze yemek, açlığa neden olan hormonları gün boyunca bastırır.



İllüstrasyon: TIME
Karbonhidratlar doğaları gereği kötü değildir. Sinir sistemi için ana enerji kaynağı olmakla birlikte sindirime yardımcı olan ve kolesterol seviyelerini düşüren lifleri tedarik ederler. Karbonhidratlar bazı sağlıksız yiyeceklerde (patates kızartmasını düşünün) bulunsa da, beyni ve kasları besleyen işlenmemiş meyveler, mercimek ve fasulye gibi sağlıklı seçeneklerde de bol miktarda bulunur. Ancak bazı yüksek karbonhidratlı gıdalar, özellikle tek başına ve aşırı tüketildiklerinde glikoz olarak da bilinen kan şekeri seviyeleri ideal aralığın üzerine çıkabilir. Bu artış yıllar içinde sık meydana gelirse, hücrelerimiz normalde hücrelere enerji kullanımı için glikoz alma sinyali veren hormon olan insüline yanıt vermeyi bırakır. İnsülin direnci olarak adlandırılan bu sorun, diyabetin tanımlayıcı bir özelliği olarak, kanda şeker birikmesine neden olur.

Yaklaşık her üç ABD’liden biri, yani 98 milyon kişi prediyabet hastası ve yüzde 80'inden fazlası bunun farkında değil. Birçoğu Tip 2 diyabetle karşı karşıya kalırken, bu da potansiyel olarak sinir hasarı, görme kaybı ve daha kısa yaşama sebep oluyor.

Ancak yemek yeme düzeninizi değiştirerek hem karbonhidrat tüketip hem de sağlıklı kan şekerine sahip olmanız mümkün. Senich, bunun ücretsiz olduğunu ve “insanüstü bir irade gerektirmediğini” söylüyor.

Neden işe yarıyor?

Sebzeyi önce yediğimizde, lifleri bağırsaklarda bir filtre oluşturur. Karbonhidratlar sahneye çıktığında, tıpkı kumun sel suyunu tutması gibi, filtre onları yavaşlatır; böylece glikoz kan dolaşımına fışkırmak yerine sadece damlayarak girer. Hücrelerimizin bu damlaları emmesi için daha az insüline ihtiyaç duyulur ve pankreasa daha az yük biner. Weill Cornell Medicine'de yeme düzeni üzerine çalışan Dr. Alpana Shukla, “Araştırmalar, yemek sıralamasının yemekten sonra glikoz artışını azalttığı fikrini güçlü bir şekilde destekliyor” diyor.

Bu strateji, daha yüksek glikoz seviyelerine sahip oldukları için prediyabet ve diyabet hastalarına en büyük faydayı sağlayabilir. Ancak kan şekeri normal olanlar da yeme sırası uygulamasından oldukça fayda görüyor. Çalışmalardan biri, sağlıklı insanların glikoz seviyelerinin pirinci en son yediklerinde, et ve sebzeden önce pirinç yemelerine göre önemli ölçüde düşük olduğunu tespit etti. Daha istikrarlı bir glikoz seviyesi ciddi hastalıkların önlenmesine yardımcı olabilir.



Sebzeli Quesadilla
Bir başka artı da, önce sebze yediğinizde, yeşillik yemeden önce karbonhidratla doymadığınız için daha fazla yeme eğiliminde olmanız. Birçok ABD’li vitamin eksikliği yaşıyor ve atalarımız yaklaşık 100 gram lif alırken biz günde ortalama 10 ila 15 gram lif alıyoruz. Shukla, sıralamayı değiştirmenin “Daha besleyici gıdaları tercih etme olduğunu” söylüyor ve ekliyor: “Hâlihazırda sağlık sorunlarınız varsa ya da sadece bunlar için önlem almak istiyorsanız, iki şekilde de sıralamayı değiştirme iyi bir şey.”

Sebzeli başlangıçlar nasıl yapılır?

Shukla, karbonhidrat yemeden 10 dakika önce sebze yemenin iyi olacağını ancak bu ara verilmese de fayda görülebileceğini söylüyor.

Karbonhidrattan önce sebze ve proteini bir arada tüketmek, prediyabet hastalarında karbonhidrattan önce tüketmeye kıyasla yüzde 46 oranında daha düşük glikoz seviyelerine yol açıyor. Shukla'ya göre bu kombinasyon tek başına sebze yemekten bile daha iyi sonuç verebilir.

Bir başka fayda da yemekten sonra üç saat boyunca tok hissetmek oluyor, çünkü sebzeli ve proteinli başlangıçlar, ‘grelin’ adı verilen ve açlığa neden olan hormonu baskılıyor. Sonuç olarak daha az kalori tüketebiliyoruz. İnsanlar aynı yemeği ters sırayla, yani önce karbonhidratla yediklerinde, bu grelin hormonu üç saatlik sürede çok daha fazla yükseliyor.Karbonhidratları en son yemek, midenizin bağırsaklara yiyecek gönderme hızını yavaşlatan ve insülin sistemleri üzerindeki yükü daha da hafifleten başka bir hormonu, GLP-1'i ortaya çıkarıyor.

Yemek sırası özellikle kahvaltıda faydalı olabilir. Shukla, gece boyunca yemek yemedikten sonra, öğün zamanı geldiğinde glikoz seviyenizin öğle veya akşam yemeğinden daha yüksek olabileceğini söylüyor. Kahvaltıya sebzeli omletle başlamanızı öneriyor. Kahvaltıyı çok tahıllı tost ile bitirmeden önce yumurta proteini ile bol miktarda sebze karıştırın.



Yumurtalı kahvaltı salatası
King's College London'da beslenme bilimleri profesörü Sarah Berry, “Öğün sıralamasının gün boyunca devam eden bir etkisi olduğunu biliyoruz” diyor. Berry, öğle yemeğinden sonraki sağlıksız glikoz seviyelerinin, kısmen kahvaltıda glikozun yükselip yükselmediğine göre şekillendiğini ve kişisel kahvaltı menülerimizde karbonhidrat ağırlıklı tahıllar ve simitlerin hakim olduğunu tespit etti.

Shukla, “En iyi sonuçlar için tabağınızın yarısının sebze, yüzde 25'inin protein ve yüzde 25'inin karbonhidratla kaplı olduğunu düşünün” diyor. “Ancak daha küçük bir başlangıç kan şekerini düzenlemeye de yardımcı olabilir” diye ekliyor.

Proteinli bir atıştırmalık

Glikoz seviyelerini düzenlediği gösterilen bir başka seçenek: sebze olmayan bir protein başlangıcı. Karbonhidratlardan önce tek başına protein almak, glikoz artışlarını önleyebilir ve tokluğu artırabilir. Senich, yulaf ezmesinden önce, her ikisi de iyi birer protein kaynağı olan şekersiz süzme yoğurt ya da kuruyemiş tüketmeyi tercih ediyor. ‘Bademli bir atıştırmalık’, yemek sonrası glikozu yüzde 15 oranında azaltıyor

Nispeten düşük şekerli meyveler de ön yükleme olarak bir miktar fayda sağlayabilir. Bazı çalışmalar, çilek gibi bazı meyvelerdeki yüksek lif nedeniyle, diğer karbonhidrat türlerinden önce bunları yemenin GLP-1 hormonunu artırabileceğini ve meyveyi en son yemeye kıyasla iştahı bastırmaya yardımcı olabileceğini belirledi. Bu etki kilo kaybını destekleyebilir, ancak önce meyve tüketmenin kan glikoz seviyelerini kontrol etmeye yardımcı olup olmadığı konusunda araştırmalar tartışmalı.

Orijinal metin: Matt Fuchs/TIME
0
hoot
(28.10.25)
Kalorisini düşüremezsiniz ama kızartırsanız glisemik indeksini düşürmüş olursunuz bu da vücutta daha rahat öğütülmesini sağlar. Yani diyette de olsa ekmek yiyecekseniz kızarmış ekmek ilk tercihiniz olmalı.
0
mermaidd
(28.10.25)
Dondurup oda sıcaklığında çöz ve ye (nişasta retrogradasyonu).
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(29.10.25)
(5)

devlet hastanesi doktoruna hediye verilir mi?

matilda
merhaba, annem yakın bir zamanda ameliyat olacak. doktoru çok iyi, çok ilgili biri. bi hediye vermek istiyoruz böyle kahve fincanı gibi falan, orada da kullanabileceği bir şey olsun. şık bi fincan takımı, kaliteli de bi türk kahvesi alırız diye düşündüm. bu yasak mı? rüşvete falan girer mi? yasak de
merhaba,
annem yakın bir zamanda ameliyat olacak. doktoru çok iyi, çok ilgili biri.
bi hediye vermek istiyoruz böyle kahve fincanı gibi falan, orada da kullanabileceği bir şey olsun. şık bi fincan takımı, kaliteli de bi türk kahvesi alırız diye düşündüm.
bu yasak mı? rüşvete falan girer mi? yasak değilse kaliteli türk kahvesi istanbul'da nereden alınır?
teşekkür ederim.
0
matilda
(28.10.25)
girmez cok yaygin bir sey zaten. mandabatmaz turk kahvesi beyoglunda
0
ala09
(28.10.25)
Biz divan'dan kaliteli çikolata yaptırmıştık. Ekibe de ağam'dan baklava.
0
logisticsmanager
(28.10.25)
yasak değil verebilirsin.
0
jelly bear
(28.10.25)
Kahve için Eminönü'ne gidersen Kurukahveci Mehmet Efendi'nin taze çekilmişi güzel oluyor.

Bir de online sipariş için Selamlique önerebilirim isimlerinden nefret etsem de kahveleri oldukça kaliteli.
0
chicha_v2
(28.10.25)
Yaygın bir şey. rüşvet olacağını sanmıyorum. nacizane tavsiyem doktorunuz hediyeyi kabul etmezse ve siz de hala emeğini ödüllendirmek isterseniz cimerden teşekkür yazabilirsiniz. üstlerine karşı onun için iyi ve ona da moral olacaktır. annenize şimdiden geçmiş olsun.
0
bogurtlenliporsuk
(28.10.25)
(13)

Chemtrail olayı

messina123
Uçaklar sprey sıkıyormuş yağmur yağmıyormuş. Ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında
Uçaklar sprey sıkıyormuş yağmur yağmıyormuş. Ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında
-12
messina123
(24.10.25)
duz dunyacilarin dandik palavralarindan biri
+3
cooperr
(24.10.25)
Buna inanan kitleyle "aşıya çip taküyürler" diyen kitle aynı.
Mesela 2 yıl kadar önce chemtrail olayına inanan bir tanıdık dayı "3 ay içinde vampir virüsünü salacaklar gençler dikkatli olun, virüs bulaşan kafayı yiyecek çevresindekilere saldırmaya başlayacak, mesela bir polise bulaştı diyelim çekip tarayacak milleti" falan diyordu. Aradan 2 sene geçti şimdi de "farklı pazarlıklar yaptılar, rafa kaldırdılar ama yapacaklar" diyor.
+3
anatomik
(24.10.25)
Kayınvalidem bu.
Maalesef hanım çok üzülüyor annesinin kafayı yemesine. Gerçekten çok iyi kadın ama tv falan açıksa ya da ağzından buna yorulacak şeyler çıkarsa chemtrail'den covid kısır yapıyora, oradan her şeyi bigpharma yönetiyora, abd'de seçimler çalındıya, Avrupa'da seçimler çalınıyora falan filan peheey kafa açıyor.
Bu tarz şeyleri diyenlerin olayi misal bunu yazıp altına bu olmazsa beni cümle alem öpsün diyemiyorlar, tutmayinca bahaneleri hep var. Bizim kayınvalidenin de tutmadığı ici sürekli bahanesi var.

Kısacası kafayı yemiş ve komplonun ne kadar zor olduğunu anlamamis kitlenin ürünü. Chemtrail ile zehirliyorlar. Peki kendi tanıdıkları? Yok onlara hap verip sağlıklı tutuyorlar. Peki bu uçağı yapan üretici, uçağı uçuran pilot, uçak firması, uçak firması teknisyeni ve bunlarin aileleri hep bu işin içinde mi? O noktada kafa yanıyor.
+3
logisticsmanager
(24.10.25)
Komplo teorilerinin en dandik olanlarından biri. Neyse ki yakın çevremde bu zırvalara inanan kimse yok.

Laf anlatmaya çalışmakla kendinizi yormayın, hem boşa zaman harcarsınız hem de dalaşma riskiniz var.
+2
10551037
(24.10.25)
Önerme o kadar saçma ki (üstüne alınma) soruyu anlamadım ilk okuduğumda 😅
+1
truf
(24.10.25)
düz dünyacılarla kanki bunlar. gerçekten çevremde ne kadar zar zor okul bitiren adam varsa bunlara inanıyor. amk 3 harfli marketlerden her türlü hazır şeyi alıp corona aşıları bizi kısır etti diyen adamların çoğu chemtrailci. her türlü kanserojen gıdayı ye sonra bizi havadan gazlıyolar.
+1
mikahakkinen
(24.10.25)
uçağın arkasından çıkan beyaz dumanı gören fizik bilmez, bilim bilmez, aklında sürekli bir komplo ya uğradığı teorisiyle gezen adamların yakıştırması işte.

biri uydurdu uçaklar bizi spreyliyor diye, biri de chemtrail diye isim taktı. sen istediğin kadar bilimsel açıklamasını yap inandıramazsın kimseyi. "haaa demek öyleymiş" demezler.
+2
kibritsuyu
(25.10.25)
Komplo teorisi doğru orada atılan kimyasal bizzat arkadaşım.

Sadece yağmuru değil beyin gelişiminide engelliyor insanların bunu komplo teorisi olduğuna inandırıyorjfncmmdöf

Palavradan ibaret sadece insanlar nasıl kolayca inanır kanıtı için uydurulmuş bir goygoy bile olabilir
+2
basond
(25.10.25)
böyle bir şey yapmak yerine şehrin su şebekesine 2 gram civa damlatmaları daha az maliyetli olmaz mı?
+1
duster
(25.10.25)
Komplo teorilerini çok severim okurum bazılarına da inanırım da bu chemtrail kadar sikko bir şey yok.
0
Hallegadola
(25.10.25)
merhaba. birds aren't real a kadar giden bir delilik hali bu. keşke ülkemize de gelse. biz büyük oyun yeğen ile cin, evliya, hızır mızır oralara sıkıştık kaldık.
0
libertine
(25.10.25)
@libertine

Öyle deme, son 23 senede Türkiye çok gelişti ve komplo teorisinin her türlüsü ülkemize geldi.

Aşı karşıtlığı pandemiden önce de vardı, sadece bu kadar bilinen ve yaygın bir şey değildi. Ben aşı karşıtlığı denen zırvayı ilk kez 2015 sonu gibi Zeynep Casalini'den duymuştum. O tarihte pek önemsememiştim elbette.

Anti psikiyatri diye bir şey var, bunların kendilerince platformları bir araya geldikleri mecralar YouTube kanalları falan var.

Meşhur ufolog Haktan Akdoğan'ımız var yıllardır.

Düz dünyacı var mıdır bilmiyorum, birini gösteremem ama olmaması imkansız.

Bilimden uzaklaşılan alanı komplo teorileri ve üfürükçülük akıl almaz bir hızla doldurur. Komplo teoriler ve üfürükçülük ayrılmaz bir ikili ve birbirlerini çok iyi tamamlayan bir saçmalıklar bütünüdür. Bu nedenle ben üfürükçülüğü, komplo teorilerinden ayırmıyorum kavramsal olarak. Bu nedenle şehirli beyaz yakanın itibar ettiği bir dünya postmodern cinci hocaların cinci hocacılık (spiritüel tatavalar, enerjiler, kuantumlar, aile dizimleri, her gün yeni adlarla karşımıza çıkan sikko terapileri, bilinç altı temizlikleri vs) faaliyetlerinin tamamı chemtrails gibi komplo teorilerinin mütemmim cüzüdür.
+2
10551037
(25.10.25)
düzdünya, aşı karşıtlığı, topuk kanı karşıtlığı, chemtrails'ler, q-anon, aya inilmedi, 5g'ler zararlı, reptilianlar, kanserin tedavisi var ama saklanıyor....

böyle bir sürü komplo teorisi var.
hepsi için demiyorum ama komplo teorilerinin bazılarında haklılık payı var.
var olan bir gerçeği örtmeye çalışmak yerine içine onlarca saçmalık eklenir, artık onda bir'lik o doğruyu bile görmezden gelirsin. bknz: "bir gerçeği yok etmek istiyorsan iyi saldırma, kötü savun" meselesi.

bazı komplo teorileri eğlence amaçlı ortaya koyulurken (q-anon mesela) bazıları da gerçekleri aptallıkla örtmek için üretilir.

neyin zırvalık olduğunu, neyin az da olsa haklılık payı var olduğunu kaçırdık artık.
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
(4)

Aynı site içerisinde krediye uygun olmayan ev nasıl oluyor?

Cesario
Fiyatı ucuz yazıyor zaten diğer ilanlara göre.Krediye uygun kısmında da hayır yazıyor.Aynı sitede diğer ilanlar krediye uygun yazmış. Fotoğraflardan anladığım kadarıyla dairede yapılan bir değişim de farkedemedim.Yarın ilan sahibini aramayı düşünüyorum. Krediye uygun değilse gerçekten sebepleri ne o
Fiyatı ucuz yazıyor zaten diğer ilanlara göre.

Krediye uygun kısmında da hayır yazıyor.

Aynı sitede diğer ilanlar krediye uygun yazmış. Fotoğraflardan anladığım kadarıyla dairede yapılan bir değişim de farkedemedim.

Yarın ilan sahibini aramayı düşünüyorum. Krediye uygun değilse gerçekten sebepleri ne olabilir?

Not: kiracılı daire bu arada.
0
Cesario
(24.10.25)
Abi hemen söyleyeyim;
Bizim site eski kooperatif. 5 bina var. Bunlardan 2si ya da üçü imar affinda tapu aldı.
Iki tanesi almadi, saçma geldi onlara.
Şimdi bu üçünden ev alacaklar kredi alabiliyor ama diğer ikisinde alamıyor. Ama hepsi aynı site.

Bir de tabi aynı binada olup kredi olur/olmaz diyenler var. Emlakçı hatası olabilir.
0
logisticsmanager
(24.10.25)
yukarıdaki arkadaşa ek olarak; yönetim planında konut olarak görünmeyen veya ortak alan olan yerleri konuta çevirebiliyorlar. bunlara da doğal olarak kredi çıkmaz.
0
ground
(24.10.25)
Bambaşka bir durum da büyük sitelerde büyükinşaat firmaları 1.500 ev için kredi ile banka ile anlaşıyor. Zaten inşaat sürecinde sadece bir bankanın bir şubesi ile anlaşılıyor genelde.

Bina bitince krediyi erken ödeyenler evlerinin tapusunu alabiliyor. Bazı kişiler evlerin kredisi bitmiş olsa bile bankadan ipotek kaldırma yazısını alamıyordu.

Bunun nedeni de İnşaat firması kendi kredi çekmiş ve kredi için de bu inşaatı ipotek göstermiş.

İstanbul'da böyle evler var biliyorum. Tapu bile devredilmiyor ya da inşaat firmasında devrediliyor gibi saçma durumlar olaibliyor.
0
liberal
(24.10.25)
Bazı ev sahipleri, satışta evi değerinde göstermek istemediği için krediye uygun değil yazıyor. Gelir vergisinden veya tapu harcından kaçmak için öyle yazmış olabilir.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.10.25)
(13)

mizahta ve komidede ifade özgürlüğü

put it in your appropriate place
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.Birde mizah ve komedi
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?

Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.

Birde mizah ve komedi yaparken amaç dalga geçmek, alay etmek ve küçük düşürmek olmamalıdır. Olduğunda o mizah ve komedi olmuyor, aşağılamak oluyor.
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Eylemin bir 'dalga geçme, alay etme, küçük düşürme' mi olduğu, eğer öyle ise tolere edilir dozda mı olduğu konularına bir 'sansür kurulu' mu karar verecek peki?
+4
Mirket
(23.10.25)
insanın ağzından her şey tereddüt etmeden çıkabilmeli ve bu hukuki olarak koruma altında olmalıdır.

bak mesela sen daha sorduğun soruda bile kendinle çelişiyorsun.

bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var.
+5
yurtsuz john
(23.10.25)
@yurtsuz john;

tam olarak çeliştiğim kısım neresi? Anlamak için soruyorum. Müslüman salyangoz ikilem mi? Bundan bağımsız bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var görüşüne hak veriyorum.

@mirket;

sansür kurulu ve benzeri kavramlar asla olmayacak. zira sansür kurulunu kim seçecek? neye göre karar verecek? (bkz: quis custodiet ipsos custodes?)
0
🌸put it in your appropriate place
(23.10.25)
insanların duyguları kaale alınmaksızın her şey her yerde söylenebilmeli. amerika bunun uygulanışına güzel bir örnek. düşünsene istediğin herkese saydırıyorsun ve sabah uyandığında hala işinden atılmamışsın, kelepçelenmemişsin. rüya gibi.

bir de,
"benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır"
"ama"
aması yok işte. "sınırsız" ve "ama" aynı yerde olmuyor. "insanları incitmeyecek ölçüde insanlar kendini ifade edebilmeli" diyebilirsiniz, aksi takdirde post-modern bir anlayışta olduğunuz hâlde kendini çağdaş ve ilerici göstermeye çalışan sıradan bir anadolu insanı izlenimi veriyorsunuz.
+2
herzan
(23.10.25)
Bence bu konuda sınır şu, atıyorum biri sizi hiç alakadar etmeyen bir hassasiyet (LGBT) hakkında şaka yaptı ve güldünüz veya sorun etmediniz, o zaman sizin de hassasiyetinize şaka yapılabilir.
+2
olaylar olaylar
(23.10.25)
senin için sınırsız değilmiş.

Ben South Park ile büyüdüm. Orada söylenebilen her şeyin söylenebilmesi ve şakasının yapılabilmesinden yanayım. Küçük düşürmek olmamalı diyorsun da, mesela Saddam şeytan ile gay ilişki yaşıyordu. Bir grup insan için bi lideri küçük düşürmüş sayılabilir. Geçenlerde (izlemedim ama) Trump'ı gömmüşler bayağı. Bu olmamalı mı mesela? Zamanında tacizci rahiplerle aşırı dalga geçmişlerdi. (rahipler, çocuk taciz etmeyeni garipsiyordu) Komple dini aşağılıyor gibi bişey...
+5
nhk ni youkosu
(24.10.25)
İnsanların duyguları kâle alınmaksızın konuşulmamalı. Mizah da seviyeleri olan bir kavram, herkes her mizahı anlamaz, süt bebesine pastırma yedirmenin âlemi yok. Halbuki bu bilerek isteyerek yapılıyorsa orada kötü niyet vardır, kesin ve net. Kaos oluştuğunda suçunu kesinlikle kabul etmez bu kötülüğü yapanlar.

Mizah bir izah çeşididir ve kaliteleri, seviyeleri vardır. Zekâ gibi. Her zekâ ve her kültür her mizahı anlayacak diye bir kaide yoktur. İnsanların hassasiyetlerine saygı göstermemek kavga doğurur. Amaç buysa dilinizin kemiği olmayabilir evet.
-5
muhayyer divan
(24.10.25)
Sorun aslında kime göre neye göre sınır.
Misal biri der din kutsalim, sınır. Biri der millet kutsalim sınır, biri der futbol takımım sınır, biri der cinsel tercihim sınır ohooo.

Yani sizin güldüğünüz bir şeye başkası bu soylenmemeli diyebiliyor.
+2
logisticsmanager
(24.10.25)
"her şeyin mizahı olur ama hakaret olmaması lazım" gibi bir ifade ile kanun yapmaya çalışırsanız, şunlara benzeyen bir şey yaşarsınız:

1- her çalışanın sorgusuz sualsiz grev hakkı vardır ancak kamu düzeni, devletin güvenliği gibi sebeplerle, devletin grevleri iptal etme hakkı vardır. kimse grev yapamaz hale gelir.

2- anayasada "herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" yazıyordur ama devlet kamu düzenini falan öne sürerek hoşuna gitmeyen gösterileri iptal ediyordur.

mizah da böyle olur. devlete yetki verdiğin anda, nasrettin hoca fıkrası bile anlatamaz hale gelirsin.
+5
co2s2
(24.10.25)
Mizahı muğlak belirsiz tanımların içine hapsederseniz o mizah falan olmaz. " Toplumun değer yargılarına zarar veren" gibi bir tanımı her yerde görürsünüz. Kimdir bu toplum, kim belirlemiştir bu değer yargılarını, herkes bu değer yargılarını kabul etmiş midir gibi soruların ise yanıtını hiçbir yerde göremezsiniz.

"İnanmasan da saygı duymalısın" bu cümleyi de duyarsınız, belki siz de aynı fikirdesinizdir. Buradaki sorun "saygı duymalısın" beklentisinin yanlışlığından kaynaklanıyor. Öncelikle inanmadığım şeye neden saygı duyayım? zaten saygı duysam o fikre, görüşe yakın olurdum/inanırdım. Dünyanın düz olduğuna inanan, uçaklardan bizi spreylediklerini düşünen adamın fikrine neden saygı duyayım? Bu fikrin aptalca olduğunu söylediğimde alınıyorsan bu senin problemin?

Evet bu fikirlere saygı duymuyorum ve yeri geldiğinde en ofansif şakaları da yapıyorum. Ama mesela gidip bu fikre sahip insanları yakarak öldürmeye çalışmıyorum, yolda gördüğümde nasıl böyle düşünürsün diyerek saldırmaya, dövmeye çalışmıyorum. Çünkü saygı duyduğum şey, isteyenin istediğine inanma ve söyleme özgürlüğü; fikirlerinin kendisi değil. Ancak beklenen şey kendi fikrini bile söylememen, çeneni kapatıp sanki sen de öyle düşünüyormuş gibi davranman. Üzgünüm ama bunun adı saygı duymak falan değil.
+3
thracia
(24.10.25)
doğru içerikte her şeyin şakası yapılır benim için mahsuru yok. ricky gervais'in bi gösterisinde kanser üzerinden çok güzel açıkladığı bir örnek vardı bununla ilgili onu bulamadım ama şuna sonuna kadar katılıyorum: www.youtube.com
+1
bay b
(24.10.25)
@nhk ni youkosu Ben de gençliğimi South Parkla geçirdim. Haziran 2022ten beri Family Guy izledim Mizaha bakış açıma etkileri çoktur.

@thetruenorthstrongandfree1 Söylediklerinizde dalga konusu göremedim açıkçası. Sanırım dalga geçmek alay etmekle düşündüklerimiz aynı değil. Orada olsaydım ben de gülerdim muhtemelen.

Düşüncelerime gelen eleştirileri hak veriyorum. Sanırım kendimi yanlış ifade etmiş olabilirim. Dalga geçmek, alay etmek ifadeleriyle aklımıza gelenler aynı değil sanırım. Şöyle ifade edeyim; ego tatmini sağlamak ve prim sağlamak amacıyla küçük düşürmeye çalışmaya karşı olduğumu söyleyim.

hassasiyet, değer ve kutsal hakkında yapılan mizahlara ve komedilere güldüğüm çok oldu, oluyor ve olmaya devam edecek. Bundan dolayı benim hassasiyetime, değerime ve kutsalıma yapılan mizahlara ve komedilere de gülüyorum. Başkasına yapılırken iyiydi, bana mı yapılınca mı kötü oldu?!?!?11

Yoksa gelen cevaplardan hemen hemen aynı fikirde olduğumuza kanaat getiriyorum. Her şeyin mizahı vardır.
0
🌸put it in your appropriate place
(24.10.25)
İnsanlar saldırganlıklarını mizah adı altında gizlemediği ya da benzeri kendine yapıldığında "foşik" diye ağlamadığı sürece her konuda mizah yapılabilir. Kişiye yönelik olanlarda ise karşıdaki kişiye doğrudan yapılan mizah, karşıdakine bağlı. Rahatsız oluyorsa uzatmamak lazım ama dolaylı yoldan yapılan için ise sınırlar biraz bulanık.

Örneğin bir arkadaşınızın yüzüne karşı yaptığınız espri onun izin verdiği kadar ağır olacakken, internette yapılan bir paylaşıma ya da internette ünlü olmuş birine yönelik espri sınırları daha esnek olmalıdır. Paylaşım sahibinin sınırları aşılabilir.
0
nawar
(24.10.25)
(7)

gümüş almak mantıklı mı? nereden alalım.

mikahakkinen
yatırım için?
yatırım için?
0
mikahakkinen
(21.10.25)
Gümüş ons şu anda gün itibariyle %7,23 düşmüş durumda ve göstergeler düşüşün devam edeceği yönünde. Kısa vade için alınabilir zaman değil gibi duruyor. Uzun vade için diyorsan alınabilir tabi. Fiziki gümüşte alım satım arasındaki makas altındaki gibi değildir çok daha fazladır. Hava ile teması zaman içinde kararmasına neden olur.
Gümüş hesabı açan bir banka veya aracı kurumdan kaydi gümüş almanı veya borsada işlem gören GMSTRf adlı borsa yatırım fonunu öneririm.
0
Mirket
(21.10.25)
2021de 7 lira civarıydı gramı. ufak ufak almıştım. şimdi baktım 2023 ekimde 19 liradan bozmuşum. şu an gramı 70 tl. düz mantıkla uzun vadede kazandırıyor demek ki.
0
elorelia
(22.10.25)
Şu anda fiyat yüksek doğal olarak, öncesinde senin de aklında yokken şimdi almayı düşünüyorsan bil ki çoğunluk böyle düşünüyor, Altına nazaran çıkışı da iniişi de daha serttir gümüşün. Saklama imkanın varsa daima fiziki önceliklidir.
0
kumandanim
(22.10.25)
Kardeşim ve öğretmen sevgilisi yapabildiklerinde ya altın ya da gümüş alıyorlar. Demek ki mantıklı. Gelir çok kısıtlı çünkü.
0
muhayyer divan
(22.10.25)
değil tabii ki de. son dönemde çok fazla arttı.
0
biravekahve
(22.10.25)
Altın ve gümüş türk lirası ile değerlendirirsen çok süper diyebilirsin belki.
Dolar olarak bakarsan 2011 yılında gümüş almış olsaydın aynı değere yeni ulaşıyor olacaktın. Kısacası 14 sene boyunca paran ölü durumda olacaktı.
2020 yılında alsan aynı fiyata gene 2025te gelecekti.
2000 öncesine hiç girmiyorum çünkü orası resmen katliam.
Daha dolar enflasyonu falan katmadik işin içine.

Böyle sağdan soldan duyulan şeylerle girip sonra 2020-2025 arası ya da 2011 2025 arası yaşayıp psikolojik olarak normal olacaksaniz alın. Yok ters dönerse kafayı yiyecekseniz tabiki girmeyin.
www.macrotrends.net
0
logisticsmanager
(22.10.25)
yazın düşükken ben de aldım. ama şu anda düşüşe geçtiği için şu an almak mantıklı değil. yutubdan yorumlarını takip edip en dibe geldiği zaman almak mantıklı. şu an alma bir iki hafta boyunca düşer ve zarar edersin.
0
Sadece soruyorum
(22.10.25)
(11)

Türkiye'de en yaşanılır yer neresi?

biergarten
Merhaba, sizce Türkiye'de neresi yaşamak için en iyi yerdir?Yaşamaktan kastım, çevredeki insanların insan olması, altyapının düzgün olması, dışarıya çıktığında en azından ihtiyacını karşılayacak kadar market, kafe vs. yer bulunması, ulaşımın rahat olması, havanın genel itibariyle iyi olması vs.
Merhaba, sizce Türkiye'de neresi yaşamak için en iyi yerdir?

Yaşamaktan kastım, çevredeki insanların insan olması, altyapının düzgün olması, dışarıya çıktığında en azından ihtiyacını karşılayacak kadar market, kafe vs. yer bulunması, ulaşımın rahat olması, havanın genel itibariyle iyi olması vs.
+1
biergarten
(21.10.25)
datça

daha büyük yer/ulaşım için: dalaman, marmaris, fethiye

turist yazın olur genelde. turist ve kalabalık sorun edilecekse oralarda daha az turistik bir yer olabilir. merkez dışında da yaşanabilir tabii ve merkeze istediğin zaman gidersin

büyük şehir olarak çanakkale olabilir ama dezavantajları var tabii

not: istanbul ve izmir diyen de çıkar. ama genel düşünürsek son zamanlarda insan ve demografi yüzünden kaybediyor. insanlara çok maruz kalmadan, iyi bir semtinde veya şehir dışında da yaşayabilirsin. kişinin durumuna göre değişir.

ya da daha mütevazi ve doğaya yakın yaşam da düşünen olur. onun için karadeniz'de bir yer diyen de çıkabilir mesela
0
ermanen
(21.10.25)
İl, ilçe, kasaba olması fark etmez. Mahalle bile olur.
0
🌸biergarten
(21.10.25)
Antalya, Samsun
-1
arbre
(21.10.25)
İzmir'de Karşıyaka Anadolu Caddesi sınır olacak şekilde sahil kesimi, Alsancakta sınırları tam belirleyemedim ama tüm semt diyebilirim. Sonra Varyant sınır, İnönü caddesi sınır olacak şekilde Fahrettin Altay'a kadar sahil.
Bu sınırlar dışında da bölgeler var ama sınır çizemedim onlara şimdi.
Saydığım yerlerde özellikle Karşıyaka depreme karşı çok duyarlı, evler eski ve taban suyu çok yüksektir. Onun için büyük bütçe gerektirir ama Bostanlı mahallesine bakılabilir. Ama orada da eski İzmir insanı atmosferini alamazsın.
0
Mirket
(21.10.25)
İzmir için @mirket +1

Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe ve Bornova'nın bazı mahalleleri de buraya eklenebilir. Ama tam sınır çizmek zor evet.

Eskişehir'de Vişnelik, Sümer, Akarbaşı mahalleleri civarı da bence çok yaşanabilir semtler.
0
nundu
(21.10.25)
Kastamonu/Cide
0
antihero
(21.10.25)
İzmir Narlıdere'de son durağa doğru olan yerler. Hala yeşil, deniz görüyor ve denize ulaşım da kolay. Otobana giriş kolay. Insani da eskiden ben çocukken süperdi, şu an bilmiyorum tabi. Ama evlerin yaşları baya yüksek.
0
logisticsmanager
(21.10.25)
zengin muhitlerin alayı yaşanılabilir.
+2
mikahakkinen
(21.10.25)
İzmir için mirket +1

İstanbul'da Bağdat Caddesi'nin güneyinde, Yoğurtçu Parkı ile Göztepe 60. Yıl Parkı arasında kalan bölge birinci öncelik, yine iki park arasında kalan, hatta Suadiye'nin doğu sınırına kadar uzanan ve kuzeyde minibüs caddesine kadar olan bölge de ikinci öncelik olarak en yaşanılası bölge bence. Migros'un oradaki Beltur ve etrafı hariç tabii.

Özellikle Fenerbahçe Dalyan sahili civarı bence açık ara diğer her yerden iyi.
0
himmet dayi
(21.10.25)
kesinlikle çanakkale

trafik yok. bu sadece işe gidip gelirken işinize yaramıyor, dışarı çıkmak istediğinizde şak diye istediğiniz yere gitmiş oluyorsunuz. her gün fazladan 1-2 saatiniz oluyor. istanbul 3 saat, izmir 4 saat.

genel olarak güvenli bir şehir. öğrencileri saymazsanız çok fazla göç almıyor. bu yüzden de kendi içinde istikrarlı ve samimi bir nüfusu var. kimse kimseye laf etmez, herkes kendi derdindedir.

temiz hava, muazzam manzara. denize girmek için merkezden 10 dk yol gitseniz muhteşem plajlar var. biraz daha giderseniz assos'tasınız, Kazdağları'ndasınız. Bozcaada var, Gökçeada var. Truva'da ve Gelibolu yarımadası'nda inanılmaz bir tarih var.

istanbul'la izmir'le karşılaştırmak mümkün değil tabii ki ama çoğu şehirden daha canlı bir sosyal hayatı var. mutfak kültürü olmasa da, taze ürünler var. balık var.

daha anlatırdım ama sonuç olarak çanakkale süper bir yer. iş imkanım olsa saniye durmam.
0
co2s2
(21.10.25)
oncelikle turkiyenin hicbir yerinde altyapi iyi degil, 3. dunya ulkesinin bunun imkani yok.
onu gecersek senin aradigin yer ege sahili..
0
cooperr
(21.10.25)
(7)

Hayatınızda en dibi gördünüz mü?

messina123
Üniversite sonrası istanbula taşınıp işe başladığım ilk 2-3 aylık dönem hayatımın en dibiydi. Evimde 1 tane eşya yoktu. Bodrum katında bir evdi. Çamaşırlarımı valize doldurup 1 saat yürüyerek yıkamacıya götürür yıkatırdım. Ev 1+0’dı. Sadece pencereye yakın yerinde telefon çekerdi. Doğalgazı geçtim ş
Üniversite sonrası istanbula taşınıp işe başladığım ilk 2-3 aylık dönem hayatımın en dibiydi. Evimde 1 tane eşya yoktu. Bodrum katında bir evdi. Çamaşırlarımı valize doldurup 1 saat yürüyerek yıkamacıya götürür yıkatırdım. Ev 1+0’dı. Sadece pencereye yakın yerinde telefon çekerdi. Doğalgazı geçtim şofbenim bile yoktu o yaz tamamen soğuk suyla duş aldım. İstanbul’a ilk kez geldiğim için 1 tane arkadaşım yoktu. Ailem 1000 küsür km uzaktaydı. Aksi gibi bilgisayarım üninin son günlerinde anakartı yanmıştı. Bilgisayarım, buzdolabım falan hiçbir şey yoktu evde. Sadece ikinci el yayları belime batan bir yatak vardı. İlk maaşımla a101’de o dönem bayağı ucıza xbox gelmişti xbox almıştım. Bir de ufak bir tv. Sonra internet bağlattım. Buzdolabım yoktu ama xboxum vardı. Böyle de vizyonerdik işte. İlk koltuğumu 1.5 sene sonra almıştım mesela. Aklıma gelince yazmak istedim. Bodrum kattaki evi bir kez su basmıştı. 1 sene sonra kaçtım oradan çatı katına gittim. Orada da çatıdan su basmıştı evi :d

O günlerden şimdiye 6.5 sene oldu. Arabam bile var artık. Aklıma gelince yazmak istedim. Karı kız işlerini beceremedim ama biz de bir şeyler başardık hayatta.

Sizin var mı böyle dibi gördüğünüz bir hikayeniz?
+2
messina123
(20.10.25)
sizinki kadar kötü olmasa da istanbul'a ilk geldiğim dönem. ev eşyalarını ailem almıştı. maaşın yarısı kiraya gidiyordu. o sırada alınan eşyaların bazılarını 15 yıl geçti halen kullanıyorum.
0
inheritance
(20.10.25)
Var, 5-6 yıl kadar sürdü.
En dip noktası şuydu sanırım. Hafta sonu paraya sıkışmıştım. Ama öyle böyle değil. Marmaray'la Üsküdar'a gittim. Annemin bir arkadaşı Beşiktaş'tan oraya geçip elden para verecek bana. Kadın beni vapur tutacak gibi, karşıya geçemiyorum demez mi. Orada kaldım; ne karşıya geçebiliyorum, ne eve dönebiliyorum. Kimseden benim için Akbil basmasını da isteyemedim. Bir arkadaşımdan rica etmiştim gel beni al buradan diye. Çok kötü zamanlardı.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Konu çok ilgi çekici, tebrik ederim :)

İlaveten herkesin bir istanbula geliş hikayesi var evet, benimkini de paylaşayım.

En dip olduğum dönem üniversite tezini tek derse bırakmam ve sürecin uzamasıyla dibe vurduğum dönem diye düşünüyordum ki askerliğin daha sarsıcı dibiyle yüzleştim. 5 kuruşum yoktu diyebilirim, hala aileme kızgın olduğum dönemlerden biridir bu. Arkadaşlarımla çarşı iznine çıktığımda bahane yapar işim var der onlardan kopardım, onlar yerken, eğlenirken ben ücra köşelerde bekleşirdim askerliğin son dönemlerinde.

İstanbula gelişim dudullu otogarında inişimle başladı. Bir arkadaşım konaklamamda yardımcı oldu onun yanında kaldım sağolsun 2-3 ay kadar. Askerlik sonrası da devam etti yani dip durumu. Sonra bir iş bulup ufaktan çarkı döndürdük falan...

Özetle sanırım askerlik sonları hatırladığım en dip dönemdi, çok oldu ama aklımda kalan o sanırım askerliğin ilave sıkıntılı atmosferi ile birleşince.
0
va
(20.10.25)
Evet lise döneminde sadece ben değil ailem ile birlikte dibi görmüştük. Babam ödenmeyen çekler nedeniyle batmıştı ve bir sürü yerden icralık olmuştuk. Şirketi de yoktu tüm borcu malı mülkü satarak anca ödedik. O ara tabi ki haciz için gelindi gidildi. Şuanki gibi de değildi durum çatır çatır malları kaldırıyorlardı.

Neyse ben de öncesinde babamın işleri iyi olduğundan özel bir lisede okuyordum. Tabi ki yarı dönemde okulu değiştirmek zorunda kaldım ve üniversite sınavlarına o şekilde hazırlandım. Test kitabı masrafı olmasın diye iddia oynayarak kitap aldığımı bilirim. Bambaşka bir ortamdı lise o yüzden halen hiç sevmiyorum ve hatırlamak istemiyorum lise yıllarını.

Sonunda babamın borçlar bitti tabi babasından kalan mallar da gitti. Ben üni okudum evlendim ve kendimize göre düzen de kurduk. Ama o yılları hatırlamak istemiyorum halen.
0
drako
(20.10.25)
herkesin en dibi kendine tabii ki ama ben sanırım şu aralar kendi dibimi yaşıyorum. işimden kovuldum, maddi sıkıntılarım var. babam 2 haftadır hastanede. boşandım bir kaç ay önce, oğlumu 2-3 haftada bir görebiliyorum başka şehirde olduğu için.
0
co2s2
(20.10.25)
Herkesin dibi kendine sanırım. Hayat dipsiz bir kuyu gibi, kovanın ne kadar düştüğüne ve çıktığına bağlı. İçinin ne kadar dolduğu, yaşadığın tecrübelerle alakalı. Kimisi savaşın ortasında hayatta kalmaya çalışıyor, kimisi yatalak/felç kalıyor, kimisi ölümcül bir hastalıkla boğuşuyor. ve bir bakmışsın, ölmüşsün, toprağın dibindesin. en dip burası.

bu arada hikaye çok var da (hem maddi hem manevi), ben mutlu olanları inşa etmeye çalışıyorum, diptekileri dibe gömmek için.
0
ermanen
(20.10.25)
Tahminen Fransa'ya ilk geldiğimde bulduğum ilk işe "başka iş bulamam" diye atlamam ve Fransa'nın kuzeyinde kendimi bulmam. Bu noktada geçici kontrat sebebiyle ancak 1+0 bir ev bulabilmem, banyo giderinin sürekli tıkanması, bulaşık makinesi olmadığı için elle döndürülen bir makine almak ve evde görsel olarak bırakılan eski bir taş duvarda nemden siyah küf cikmasi, onlari temizlemek falan vs vs 4 ay sürdü toplam macera. Düşündüğüm zaman gerçekten daha düşük olmadı. Isin stresi sebebiyle uyuyamamak da vardi. Gerçekten orada isi bırakıp kendime yeni is arama karari almak yaptığım en mantıklı şeydi.
0
logisticsmanager
(20.10.25)
(9)

Havuzdan sonra

Lubb
Spor olarak havuza gidiyorsunuz. Havuzdan sonra güne devam edeceksiniz havuzdan çıkınca duş alıyor musunuz? Öncesini değil sonrasınu soruyorum?
Spor olarak havuza gidiyorsunuz. Havuzdan sonra güne devam edeceksiniz havuzdan çıkınca duş alıyor musunuz? Öncesini değil sonrasınu soruyorum?
0
Lubb
(18.10.25)
Havuz kimyasallarından kurtulmak için, saç, göz ve cilt sağlığınızı düşünüyorsanız mutlaka alın.
+4
Mirket
(18.10.25)
Tabii ki. Havuz suyu aslında iğrenç. Milletin kılı, tükürüğü var. Havuzda ve evde iki kez duş alırım.
+1
arbre
(18.10.25)
evet alıyorum
0
yurtsuz john
(18.10.25)
Tabiki.
0
logisticsmanager
(18.10.25)
Havuzdan çıkar çıkmaz sadece su ile duş alıp saunaya giriyorum. Eve girince ayrıca duş alıyorum.
0
inheritance
(18.10.25)
tabi ki. havuzdan sonra duş almadan olmaz.
0
abelardo
(18.10.25)
Havuza girmeden önce üstüme su tutmadan, ciktiktan sonra da dus almadan asla hayatima devam edemem. Klor kokusu vs cok kötü. Bir de tüm gün onl gezmek? Tüm vücudumu o kimyasalla tüm günp gecirtemem.
0
kuehles blondes
(18.10.25)
havuzdan sonra duş alırım. denizden sonra almasam da oluyor.
0
co2s2
(18.10.25)
Kesinlikle, hatta ozellikle sacimi yikayacagim gunlere denk getiriyorum havuza gitmeyi ki sacimi ust uste iki gun yikamayim. Siz de mutlaka yikanin, klor zararli bir sey.
0
kassiopeia
(18.10.25)
(3)

altının ani yükselişi ev ve araba fiyatlarını artırır mı?

steve rogers
ne düşünüyorsunuz? bu etki tepki doğurur mu piyasalarda
ne düşünüyorsunuz? bu etki tepki doğurur mu piyasalarda
0
steve rogers
(18.10.25)
Döviz olsa, petrol olsa falan anlarım ama ne ev ne arabada altınla alakalı bir şey yok.
Misal çin'in abd ve Avrupa'ya yollanan ürünlere kontrol uygulaması bundan kat kat daha ciddi olay.

Altın bilmem kaç aydır artıyor, piyasanın bir tepkisi yok çünkü günlük hayatımızda altın ile yaptığımız bir işlem yok.
0
logisticsmanager
(18.10.25)
Tl'den çıkmaya başlayan yatırımcı ilk altına uğrar genelde, bu da kısa vadede emlak piyasasına kaymasını engeller; haliyle pozitif etkisi beklenmez, negatif başlar. Sonra altın doyar, emlağa kayar.

Tabii çok etmen var, krediler daha uygun hale gelirse altından çıkıp emlağa da kaymalar olabilir; o durumda yükselme beklenir.
0
Bruce
(18.10.25)
ev ve araç fiyatlarının artması için ya düşük krediler yada yatırım açısından alternatifsizlik olması gerekiyor.

Soru şu ?
Kar almak isteyen altın yatırımcısı parayı nereye yatırır ?

Her yatırımcı borsaya girmeyeceğine , mevduatta enflasyon altın bir getiri verdiğine göre.

Muhtemelen, altından çıkan para daha çok, 5 min. altın evlere özellikle 1 artı 1 şeklindeki evlere gidecektir.
0
Rao
(18.10.25)
(9)

Evden çalışma ve verimsizlik

ırene adler
Selamlar , 5 yıla yakın süredir evden çalışıyorum. Son zamanlarda verimim biraz düştü. Deadlinelar uyuyorum. Performansimda bariz bir düşüs yok ama ek araştırma gereken işlerden kaçıyorum.Sıklıkla kendimi koltuğa atıyorum. Bazen koltukta, yatakta bakıyorum. Böyle çalışmanın cok etkili olmadığını his
Selamlar , 5 yıla yakın süredir evden çalışıyorum. Son zamanlarda verimim biraz düştü. Deadlinelar uyuyorum. Performansimda bariz bir düşüs yok ama ek araştırma gereken işlerden kaçıyorum.

Sıklıkla kendimi koltuğa atıyorum. Bazen koltukta, yatakta bakıyorum. Böyle çalışmanın cok etkili olmadığını hissediyorum ama yine de yapıyorum. Bel fitigi teşhisin vardi iki yıl önce. Laptopu göz hizama aldım. Sandalyeye yastık vs aldim. Ama Çalışma sandalyesine oturunca sanki dikkatim ekstra dağılıyor gibi bu aralar.

Çalışma sandalyem cok iyi ve rahat değil. Üzerinde pek rahat hissettiğim söylenemez. O yüzden dağılıyor olabilir miyim? Çalışma sandalyesi önerilerini alabilirim.

Starbucksa gidiyorum mesela oradaki sandalyeleri koltukları vs seviyorum. Orda calistigimda sanki seri seri işleri kapatıyorum ve üzerime ciddiyet geliyor gibi.

Nasil yorumlarınız? Evde odağı arttırmak için neler yapıyorsunuz? Biraz modum da düşük gibi. Ondan da olabilir belki.
0
ırene adler
(17.10.25)
bu dediklerinizden yola çıkarak ilk iş evde kullandığınız sandalyeyi değiştirmek olmalı gibi duruyor.
0
biravekahve
(17.10.25)
5 yılda biraz mı düştü?
Benim 3 yılda neredeyse bitti. Artık güncel konuları araştırmıyorum, 5-6 aydır hiçbir şeyin üzerine koymuyorum. Çok lüzumlu değilse yeni geliştirme veya ekstra bir şey ortaya koymuyorum. Bu durumu da öz disiplin eksikliği olarak yorumluyorum.
Çaresi? Bence kalkıp erkenden işe gider gibi kafelerde çalışmak. Deftere notlar yazarak üzerini karalamak. Yeni fikirler için video izlemek, projeleri dolaşmak.

Bunu da 2 aydır düşünüyorum bakalım ne zaman yapacağım.
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.10.25)
Aynı ben. Ama bu verim düşmesi değil. Ofiste olsam lak lak yapardım koltuğa uzanmak yerine.
0
Cezcez
(17.10.25)
Ben evden çalıştığım dönemlerde verimim düştüğünde ya da sırf habiattımı değiştirmek için bile kafeler, starbucks'a kütüphaneye vs gidiyordum. Evde odağı arttırmak için de ben pijamalarla çalışmamaya dikkat ediyordum. Pijamayla olunca sanki o ciddiyet baştan kopuyor gibi geliyor.
0
Amaranta ursula
(17.10.25)
@cezcez +1

Evet evde acayip şekillerde çalışıyoruz, toplantıları savsaklıyoruz da ofiste de yok sigaraya inelim, yok kahve içelim, yemeğe nereye gidelim gidiyoruz geri gelmiyoruz falan derken öğleden sonra da yine mola, çay, sigara, laklak derken bir bakmışsın günün yarısını yemişsin yine.

Evden çalışma çok büyük bir lüks ve bunu kaybetmemeliyiz :D

Arada ofisine git, arada kafeye falan ama evden çalışmak istediğinde çalışma özgürlüğümüzün olması müthiş bir şey.

Ofiste yalandan klavye tıkırdatanları görmek isteyen patronlara çok büyük laflar hazırladım.
0
chicha_v2
(17.10.25)
@chicha_v2 +98956
Ofise gittiğim zaman sigara içenlerle tüm gün kahve içiyorum. Uzaktan çalışma benim pozisyonuma özel bir durum şirkette yani ne zaman istersem gidebilirim. Fakat ne zaman gitsem normal işimi yapamıyorum. Beraber gitmesen o da olmuyor çok saçma bir hal alıyor durum. Birkaç gün üst üste gidersem ben gelmiyorum diyebiliyorum ama sırıtıyor işte. O yüzden kafe, kütüphaneye gidiyorum.
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.10.25)
öncelikle iyi bir masa ve iyi bir sandalye şart. ikea markus kullanıyorum ben öneririm. bir üst modeli de iyidir. paraya kıy iyi bir sandalye al günde en az 6 saat oturacaksın sonuçta. mümkünse çalışma odasında kanepe tv olmasın. ben kendime ayrı bir çalışma odası yaptım dikkatim daha az dağılıyor.
fıtık için de fizik tedavi öneririm.
0
jelly bear
(17.10.25)
Sandalye +1
Ofise gittiğim dönemlerde muhabbet vs derken gene zaman gidiyor.
Yalnız sandalye olayı bende de var. Benimki fena değil ama ofisteki 1000€luk. Ondaki oturma pozisyonu ve rahatlık kesinlikle yok ve şu an full remote dönme isteğim var ve bunu yaparsam kesinlikle paraya kıyıp alacağım.
Bence paraya kıyıp iyi bir şey alın. Oturma pozisyonu çok etkiliyor.
0
logisticsmanager
(17.10.25)
anormal değil.

önerim çalışma odanızda evle alakalı hiç bir şey olmaması, tamamen izole olmanız. ve bu odaya girerken pijamayla aşortmanla girmemeniz. kot tişört bari olsun. ev kıyafeti olmayan bir şey giyin.

kendinize mesai belirleyin, o saatlerde oturup iş yapmaya çalışın. mesela çamaşır yıkamayın bu saatlerde, tam iş yaparken işin ortasında kalkıp makineden çamaşırları alıp asmaya falan çalışmayın. işiniz bölünmesin. işinize konsantre olun.
0
co2s2
(18.10.25)
(3)

Pc oyunculuğu geri mi dönüyor?

webbrowser
Selamlar, uzun zamandır pc oyunculuğundan uzağım, bu sürede xbox series s kullanıyordum ama son zamlardan sonra dikkatimi çeken bir pc oyunculuğu artışı var. Siz bu konuda ne taraftasınız? Şöyle 45 bin civarı bir kasa toplasak nasıl olur? Uzun yıllar oyun problemini çözer mi?
Selamlar, uzun zamandır pc oyunculuğundan uzağım, bu sürede xbox series s kullanıyordum ama son zamlardan sonra dikkatimi çeken bir pc oyunculuğu artışı var. Siz bu konuda ne taraftasınız? Şöyle 45 bin civarı bir kasa toplasak nasıl olur? Uzun yıllar oyun problemini çözer mi?
0
webbrowser
(14.10.25)
pc oyunculuğu hiç gitmemişti ki veya hiç azalmadı. koca bir endüstrisi bile var. steam'de bir çok pc oyuncusu var. pc çok daha rahat ve çok daha fazla oyun oynayabiliyorsun. malum ortamlarda bulma durumu da rahat.

aşağıdaki linklerde istatistiklere bakabilirsin. konsol ve pc oyuncu sayıları yakın gibi. pc oyuncu sayıları her sene artıyor ve developer'lar daha çok pc oyunları yapıyor.
explodingtopics.com
explodingtopics.com

iyi bir pc kasa toplamak uzun yıllar oyun oynatır evet. belki çok sonraları grafik kart değiştirme gerekebilir. belki işlemci. belki ram arttırma vs.
+1
ermanen
(14.10.25)
Efsane şarkıcı resul balay gibi; ölmemişti zaten.
Sadece eskiden konsollar ucuzdu. Konsollar kafayı yedi, konsol firmaları oyunlardan para götürmeye başladı çünkü monopoli çünkü rakip yok.
Bu noktada pc daha da arttı tabi.
+1
logisticsmanager
(14.10.25)
Konsollara az oyun çıktığı için pc oyunlarına rağbet arttı.
Zaten oyun dediğin bilgisayarda oynanır.
0
duyuruuser
(15.10.25)
(14)

En sevdiginiz film

abuzer
Evet cok genel oldu. Tür olarak ayirmadan, butun kategorilerde, oyunculuguyla senaryosuyla, ozgunluguyle, hissettirdikleriyle... kriter olarak ne belirlerseniz artik, totalde birinci sirayi alan filminiz hangisi?
Evet cok genel oldu. Tür olarak ayirmadan, butun kategorilerde, oyunculuguyla senaryosuyla, ozgunluguyle, hissettirdikleriyle... kriter olarak ne belirlerseniz artik, totalde birinci sirayi alan filminiz hangisi?
+2
abuzer
(14.10.25)
Tek cevap çok zor ama

The fall.
0
a perfect lie
(14.10.25)
Yüzüklerin efendisi serisinden kralın dönüşü
0
basond
(14.10.25)
The Shawshank Redemption
0
himmet dayi
(14.10.25)
ilk aklıma gelen 12 angry men oldu
+1
pide
(14.10.25)
en sevdiğim film midir bilemem ama "hissettirdikleriyle" kısmına odaklanırsak özellikle tek bir sahnedeki duygu yoğunluğu nedeniyle the truman show derim, fena sarsmıştı.
0
hrskrs
(14.10.25)
tek film seçmek zor, hele benim gibi çok film izleyen biri için. büyük yapımlar akla gelebiliyor tabii, LOTR (Yüzüklerin Efendisi), Dune, Star Wars, Marvel/Avengers filmleri vs., ama bunlarda duygu eksikliği oluyor. Daha çok epik bir hikayeyi izliyorsun. İçine serpiştirilmiş duygulu anlar oluyor tabii.

her şeyiyle "The Others" olabilir. ilk izlediğimde çok etkilemişti.
duygu, özgünlük, oyunculuk, sahne ve ışık kullanımı, gerilim dozu, ve film tarihinin en şok sonlarından biri.
+1
ermanen
(14.10.25)
Sürekli izlemem sebebiyle;
Once upon a time in Hollywood - bilmiyorum acayip iyi buluyorum filmi. Yani o dönemi anlatisi, pitt ve di caprio uyumu falan.
Lotr üçlüsü - buna diyecek bir şey yok yani. Her şeyi ile bir şölen.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
Cevap vermesi zor ama illa zorlasalar bir şey söyleyeceksin diye, Los Lunes Al Sol ve Baran ilk aklıma gelenler olur. Uyandırdığı duygular açısından ağırlıklı olarak. Teknik yönden çok daha yetkin işler çıkar tabi. Gelmişken çok bilinmeyen Ningen No Joken trilogysini de önereyim, harika filmlerdir her biri.
+1
krang
(14.10.25)
Sürekli kim Leon yazicak diye bakiyorum, yeniliyorum :(
0
🌸abuzer
(14.10.25)
@krang

Javier Bardem'in oyuncu olduğu filmler genelde iyi oluyor ya. Benim de onun filmlerinden seçmem olası ama seçmek çok zor. kategorilere ayırmak lazım :)

Mar Adentro
Biutiful
Dune: Part Two
No Country for Old Men
+1
ermanen
(14.10.25)
Tek cevap zor aslında ama bu soruya genelde Wristcutters: A Love Story diyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.10.25)
Amelie
Gone with the wind
0
tabudeviren
(14.10.25)
cramer cramer e karşı
0
jamswety
(14.10.25)
lotr ve alien serisi.
0
deartheodosia
(14.10.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.