Giriş
(16)

herkesin whatsapp kullanmak zorunda olduğu algısı

inheritance
`düzce turgut özal anadolu lisesi skandalı`nda her sınıf için bir whatsapp grubu kurulmuş, grupların takibi zorunluymuş, görmedim duymadım denilmeyecekmiş. herkes whatsapp kullanmak zorunda mı? bir devlet kurumu neden başka bir ülkeye ait bir yazılımın kullanılmasını neden zorunlu tutar ki? hele ki
düzce turgut özal anadolu lisesi skandalında her sınıf için bir whatsapp grubu kurulmuş, grupların takibi zorunluymuş, görmedim duymadım denilmeyecekmiş. herkes whatsapp kullanmak zorunda mı? bir devlet kurumu neden başka bir ülkeye ait bir yazılımın kullanılmasını neden zorunlu tutar ki? hele ki muhtemelen 18 yaşından küçüklerin kişisel bilgilerin paylaşılacağı bir yerde.

aynı durum oturduğum sitede var. duyuruları whatsapp üzerinden yapıyorlarmış. bir durum için yönetime gittim, bunu whatsapptan duyurduk dediler. ben whatsapp kullanmak zorunda mıyım? sms paralıymış, o zaman e-mail at. son ödeme tarihine 20 gün kala borcun var, gecikme faizi yansımaması için hemen öde diye sms atmasını biliyorsun ama.
0
inheritance
(25.08.25)
Değil. Uygulamaya yönelik uydurma işler. Ama herkes orda olunca sen olmayınca derdini anlatmak zor. Resmi şeyleri resmi yolla tebliğ etmek gerekiyor onun dışındaki şeylerin resmiyeti yok zaten resmiyeti olmayınca da kafasına göre işte.

O zaman atıyorum icra dairesi de whatsapptan durum paylaşarak ilam yapsın. Vatandaşa baksaydın desin

Ha verdiğim örneğin uyap edevlet vs benzeri olur ama orda karşılıklı onay verme durumu var.
0
Lubb
(25.08.25)
Teknik olarak mail kullanmak da zorunda değiliz Telefon sahibi olmak da zorunda değiliz WhatsApp Sadece çok yaygın olduğu için nasıl daha önce mail herkesin kullandığı bir şey olarak varsayılıyorsa şu anda da WhatsApp O durumda bir kanun kuralla değil de genel geçer bir kabul sadece haftalık payınız var tabii ki onu da söylersiniz Ben de WhatsApp yok ya da kullanmıyorum Siz bildirim yükümüzü yasal iletişim yöntemleriyle sağlayın diye ama değer mi bu kavga etmeye siz bilirsiniz
0
kisa
(25.08.25)
Valla ben kullanmayanlara sinir oluyorum. En kolay ulasim araci neyin kavgasini yapiyorsunuz anlayamiyorum
0
Kittie
(25.08.25)
Mobil edit: Aman iste iletisim
0
Kittie
(25.08.25)
bana da evrak atıyorlar neymiş efendim word. sonra bir hesap tablosu gönderiyorlar haydaa excel. ben başka bir şey kullanmak istiyorum belki. özel bir şirketin programı ne alaka? geçende bir dostum video atmış. linke baktım youtube. açmadım açmayacağım.(ironnica)
0
ground
(25.08.25)
Allah aşkına neyin karşıtlıgı bu. ne yapsınlar dumanla mı haberleşşin insanlar??????


sms desen orda gruplar yok. dosya gönderip alamıyorsun. whatapp'a alternatif bir tek telegram var. orası da p.rno warez cenneti..
başka ne olacak? nasıl haberleşecek insanlar?

geçen resmi bir kurumda bir memur bir adama buraya kadar yorulmanıza gerek yoktu. bu işlemi e-devletten 10 saniyede yapabilirdiniz diyince adam, memura ben e-devlet kullanmak zorunda mıyım diye çemkirmişti.
madem bir karın agrın var. ona çözüm sunacaksın. çözüm sunamıyorsan zorundasın
0
limonlu eksi
(25.08.25)
Ya boş işler peşindesiniz. Sen mail atılsa onu da bahane ederdin, kim sürekli meyil kontrol ediyor yhaa diye. Bırakın şimdi bahane yaratmayı, yokuş yapmayı. Usa'da olsan hak verirdim, ne whatsabı meyil atın olm derdim. Çünkü oranın whatsapp'ı=mail.
0
Shepard
(25.08.25)
aynı fikirdeyim, google ve meta gibi şirketlere bildiğin zorunlu gibi davranmaya başladı insanlar. yabancı üniversitelerde microsoft'un authenticator uygulamasını mahremiyet kaygılarından dolayı kullanmayı reddeden öğrenciler var mesela, ayak diretip açık kaynak bir doğrulama uygulaması kullanmaya ikna etmeye çalışıyorlar yönetimi. bizde bu bilinç 100 yılda gelemez çünkü konformistiz.

lafa gelince teknolojik bilinçliyiz ama mahremiyetimizi korumak için signal indirmek gibi basit bir geçiş yapmak bile istemiyoruz.

ha bu arada mail whatsapp'tan çok çok daha kötü güvenlik açısından. wp'de hiç yoktan e2ee var mail'de her şey kabak gibi açık ve sızılması zor değil.
0
herzan
(25.08.25)
whatsapp, IM yani anında mesajlaşma uygulaması.
zaten böyle gruplarda sadece tek yönlü bir paylaşım yapılıyor, karşılıklı mesajlaşmaya çoğu zaman izin verilmiyor.

duyuru yapılacaksa mail ile yapılsın, sms ile yapılsın, gerekirse posta ile yapılsın. kime ne.

zaten kararların anında alınmasına da gerek yok.
bu duyuru amaçlı whatsapp gruplarının çoğunun olmasına bile gerek aslında.

ayrıca, isteyen kursun grubunu. ben istemiyorum kardeşim.
sen wp'da duyurunu paylaş sonra o grupta olmayanlara da ayrı olarak mail at, sms at. banane. kural koymasını biliyorsan, kuralı yaymasını da bileceksin.

bunu anlamıyoruz işte.

whatsapp kullanmak zorunda değilim, youtube kullanmak zorunda değilim, google hesabına sahip olmak zorunda değilim. bir şeyi dayatamazsın. buna hakkın yok.
özgürlük bir şey yapmak değil, yapmak istemediğin yapmamak imkanına sahip olmak.
0
biseysorcaktim
(25.08.25)
whatsapp kullanmak zorunda değilsin. internet kullanmak, cep telefonu, bilgisayar sahibi olmak zorunda da değilsin. burada whatsapp sadece günümüz şartlarında en kolay ilan/duyuru yapma yöntemi olduğu için kullanılıyor.

bu gibi durumlarda resmi ilan yöntemi "panoya asmak"tır. ben kullanmıyorum, "eski usul duyurun" dersen de yapmazlarsa o zaman itiraz edebilirsin. ama bilmen gereken her şey için de bizzat ayaklarına gidip panoyu okuman lazım. mesela oturduğun sitede ilgili duyuruları panoya asmalarını isteyebilirsin. ama her duyuru için panoyu okuman lazım, o zaman görmedim duymadım diyemezsin, ilan ettik derler, sen zorda kalırsın. sms atmak zorunda da değil. borç listesini asar, ödemeyene gecikme zammı, daha ödemeyene icra diye yazar, bitti gitti. görüp görmemiş olmak o saatten sonra senin sorumluluğunda.

mesela 2000'lerin ilk çeyreği bitti, hala seçmen listeleri muhtarda askıya çıkıyor. e-devlet'ten bakabilirsin ama internetin, bilgisayarın, telefonun yoktur, kullanmayacaksındır, kalkar gider muhtarlıktaki listeden bakarsın. kimse de sana e-devlet kullanmak zorundasın demez.
0
kibritsuyu
(25.08.25)
Aynısını dün sözlükte yazdım:

eksisozluk.com

Konu whatsapp değil konu dayatma yapılması.
Bir de kutuya koymazsanız bir hafta alikoyariz demişler, bu da şey demek oluyor herhalde seni sınavlardan haberdar etmeyeceğiz.

Ekside başlığı açan arkadaş yanlış yere takılmış. Asıl konu bu.
0
encokbenisevinnolur
(25.08.25)
Bana dayatma yapılamaz diyenler, kesin bu zencili asyalı lotr'u ve yeni got'u destekleyen tayfadan. Narin ve ileriyi göremeyen, elfleri zencilere oynatmakta sorun görmeyenlerden ahahahaha.

Gerçeklerden uzak bu arkadaşlar lütfen ne olmasını istiyorlar söyleyebilirler mi? Bizim köyde mesela biz artık iletişim için alfabe oluşturduk, adına latin diyoruz ve kullanıyoruz. E sen istemiyorsan başka köye git ve maruz kalma. Bunu kullananlar ile ortak paydan olmasın. O kadar özelsiniz ki size göre çözüm yok dünyada. Genele göre var. Bu kolaylıklardan rahatsız olanlar çobanlık yapsın, amaa yok sıcak su var bırakamazlar burayı anca laf.
-1
Shepard
(25.08.25)
Prensip olarak katılıyorum. Yani bunu ben yapmazdım ama misal telefon numaramin böyle her önüne gelen grupta olmasını istemezdim ve bu sebepten email tercih ederdim.
Ama dediğim gibi prensip olarak doğru buluyorum.
0
logisticsmanager
(25.08.25)
insanlar icin grup olarak konusabilecekleri ve herhani bir profil acmaya gerek kalmadan kullanilabilen en kolay anlik iletisim yolu whatsapp.
günümüzde iletisim kültürü degisti. email ve hatta internet kullanmak zorunda da degilsiniz ama kisisel tercihleriniz sebebiyle olusacak aksakliklar baskalarini baglamaz bu noktada artik cünkü -üstünüze alinmayin ama- her delinin isteklerine uyacak bir model gelistirmek zor. siz bugün, whatsapp kullanmak zorunda degilim ki email atin, dersiniz; bir deli yarin cikar, ne emaili ya, bu ne dayatmadir, telgraf cekin, der. bu böyle dumanlasmaya kadar gider, bir sonu yok.
25-30 sene önce insanlar da "herkesin cep telefonu kullanmasi gerektigi algisi" diyorlardi, ben yasim geregi hatirliyorum. eminim 50 sene önce de "herkesin evine telefon baglatmasi gerektigi algisi" diyenler vardi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.08.25)
O kadar hakli ve yerinde bir sitem ki bu! Yuzde bir milyon katiliyorum size.
Bu aslinda bir dayatma ve sirf gunumuz cagi icin whatsapp kullaniyor olmak bir sart. Ve bu sartin geregi de; boyle antin kuntin salak sacma seylerle ugrasmak falan.
Sitelerin gruplari ve is yeri grubu yuzunden her sabah whatsapp uygulamasini sildigimi hayal ediyorum. Oylesine bikmislik ve herkesin hemen birilerine ulasmak 'zorunda'ymis gibi davranmasi hâli mevcut ki gercekten cildirtici.
0
sey mi dostum
(25.08.25)
Ūniversitelerde bile isler maalesef bu sekilde isliyor, tanimadigin ve haz etmedigin onlarca insanla ayni ortama girdigin toksik Whatsap gruplari var.
0
feastofthedamned
(26.08.25)
(7)

Et beni aparatı

kizil karga
Nasıl bi zararı olur alıp kullansak en kötü ihtimalle?https://cleartag.store/products/cleartag%E2%84%A2
Nasıl bi zararı olur alıp kullansak en kötü ihtimalle?

cleartag.store
0
kizil karga
(24.08.25)
Yani zararini bilmiyorum ama aliexpress'te 2$a satilan ürünü 27-28 dolara almak bana koyardi.

www.alibaba.com

Amazon uk fiyati bile 9 pound. Yorumlar biraz ortaya karışık;
www.amazon.co.uk
0
logisticsmanager
(24.08.25)
herhangi bir doktor muayenesi olmadan herhangi bir et benine müdehale etmenizi önermem. Boynumdaki bir et beni için önce dermatolojiye gittim ışıklı mintatür teleskop gibi bir aletle (adını bilmiyorum doktorlar kızmasın :D) kötü huylu bir şey olup olmadığını kontol ettikten sonra soğutma işlemi uyguladı. bazı et benleri sıkıntılı şeyler olabiliyor.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(24.08.25)
doktora git+1

ben nerede, altında damar mı var vs. bilemezsin. ayrıca böyle durumlarda standart prosedür olarak patoloji alınan beni kontrol eder.
0
orpheus
(24.08.25)
En kötü ihtimalle, aslında patolojik olarak kötü huylu bir et benidir. Gözden kaçacağı içi. Erken kanser teşhisi konulamaz acılar içinde ölürsün. Tabi bu en kötü ihtimallerden biri
0
kisa
(24.08.25)
kisa +1
0
pislick0
(24.08.25)
kisa + 1111
0
oscar
(25.08.25)
Arkadaşlar beyaz renkli et benlerinin kanserleşme özelliğinin olmadığı uzun yıllardır bilinen bir şey o konuda korkunuz olmasın.
0
🌸kizil karga
(25.08.25)
(9)

Resepsiyonistlerin musteri her gecerken selam vermesi falan mi gerekiyormus

tantamount_to_equivalent
Bir Fransizin booking yorumunda gordum de: "The reception staff are not pleasant. No hello, no smile, sometimes not even looking up when customers pass by."Ben hic sallamam resepsiyonisti, selam vermis, vermemis, gulmus, somurtmus, istedigi gibi takilsin bilgisayarda masasinin basinda. Benle de gere
Bir Fransizin booking yorumunda gordum de: "The reception staff are not pleasant. No hello, no smile, sometimes not even looking up when customers pass by."

Ben hic sallamam resepsiyonisti, selam vermis, vermemis, gulmus, somurtmus, istedigi gibi takilsin bilgisayarda masasinin basinda. Benle de gereksiz muhatap olmasin. Girisimi, cikisimi kayit altina aliyormus gibi hissedip rahatsiz bile olurum.

Normali nedir bunun, bu yorum hakli mi? Bu arkadaslar otele girene cikana selam verip, goz temasinda mi bulunmali? Ustune de guler yuz?
0
tantamount_to_equivalent
(24.08.25)
Tipik fransız uyuzlugu bence. Eğer turkiyedeki bir otele yapıldıysa bu yorum, tipik şımarık turist diye de ekleyebiliriz.

Normalini bilmiyorum da, şu ana kadar değil bundan şikayetlenmek bunu düşünmek bile aklıma gelmemişti.
0
encokbenisevinnolur
(24.08.25)
Hizmet bağımlılığı. Ben aksine senin gibi rahatsız oluyorum üç kuruşa çalışan insanın bana sürekli feyk feyk gülümsemesinden, efendim demesinden. Beni doğru odaya yerleştirsin yeter. İnsanların tatildeyken kendini dük, düşes sanması da ayrıca gıcık ediyor.
0
sekizdokuzon
(24.08.25)
"kural" nedir bilmiyorum ama sıradan vatandaş perspektifiyle ben sana katılıyorum.

birincisi o insan İŞ İÇİN orada. işinin gerektirdiği ölçüde belli standartları sağlamasını beklerim ama fazlasına gerek yok. yorgun olabilir, canı sıkkın olabilir, o an daha fazla dikkat gerektiren başka bir göreviyle uğraşıyor olabilir vs... 8-10 saat boyunca her girip çıkana selam mı verilir? karşısındakini robot belleyen, "ONUN İÇİN PARA VERİYORLAR KARDEŞİM" deyip insanlardan aralıksız güleryüz-hizmet bekleyen tiplere uyuz oluyorum. satın aldıkları şeyin belli bir hizmet, karşılarındakinin de insan olduğunu veya gördükleri biçimiyle bir "palyaço" olmadığını idrak edemiyorlar.

rahatsızlık konusunda zaten katılıyorum, girip çıktığım yerde sürekli birilerine selam verme veya onların gözü önünde olma hissini açıkçası sevmem. göz göze gelince nezaketen selam veren birine "niye veriyo" demem tabii ki ama bunun benim veya karşı taraf için gereklilikmiş gibi algılanması mental olarak yorucu ve gereksiz bir şey.

bana katılmayanlar olacaktır, hem kim girdiği ortamda güleryüzlü ve sevimli insanlar görmek istemez ama ben bunun gerçekçi olduğunu düşünmüyorum. öyle bir toplumda yaşamıyoruz. keşke herkes keyifli, mutlu olup gülümsese ama ben resepsiyondan da kasiyerden de böyle bir beklenti içerisinde olmam. yapıyorsa ayrıca memnun olurum. onun dışında işini belli standartlarda, insanca, bana saygısızlık-hakaret etmeden yaptığı sürece hiç sorun etmem.
0
der meister
(24.08.25)
Şimdi mal bir Fransız olma ihtimali yüksek olsa da Fransa'da şu selamlama olayı Türkiye'de yok ve bir Fransıza bu çok garip geliyor ilk başta. Misal Fransa'da kasiyer, yürürken denk geldiğin kişi vs sürekli bonjour/bonsoir diyorsun. Misal az önce alışveriş yaptım, kasiyerle birbirimize iyi günler diyerek başladık, iyi pazarlar diye bitirdik.
Benim eşim Türkiye'ye ilk geldiği zaman hiç kimse demedigi için acaba yabancı mi falan diye böyle sanmisti. Sonra anlamış kimsenin birbirine merhaba demedigini. Ve bana da şu an Türkiye'ye geldiğimde kasiyerlerin surata bile bakmamasi ya da yolda göz göze geldiğim kişinin merhaba dememesi garip geliyor çünkü benim içimden merhaba demek geliyor kültürel olarak alıştığım için.

Misal bir insan kesinlikle servis olarak Türkiye'de daha fazla servis alir Fransa'ya odakla bunu tartismal ben ama bu merhaba/iyi akşamlar kültürü bizde yok ve cins bir insansa bunun kültürel farkını anlamak yerine "bu ne lan" demiştir. Bana birkaç kere denk geldi cins Fransız misal Türklerin Fransa'ya vizesiz gelebildigini sanan, ülkede fransızca konuştuğumuzu düşünen falan. Hatta biri Amerika'ya ingilizce bilmeden gidip "banane onlar Fransızca öğrensin" demişti. Bu dediğim insanlar tabi hep 70 yaşında şu an.
0
logisticsmanager
(24.08.25)
Bu arada bunu her zaman da söylerim; Fransa'da ki carrefour kasiyerinin mutlu olması normal. 35 saat çalışır, kar payi alir, 5 hafta tatile çıkar.
Bim'de çalışan kişi günde 10 küsur saat çalışır, zor izin alır. Bu insan merhaba diyemez yani, sokayim merhabana der. Bunun aynısı Türkiye'ye hizmet sektöründe çalışanlar için geçerli, sömürü sektörü. O resepsiyonistin düzgün bir hayat yaşadığını sanmıyorum ve biraz sosyal beyni olan, biraz geldiği ülkenin durumu hakkında fikir sahibi olan böyle yorumlar yazmaz bence.
0
logisticsmanager
(24.08.25)
Luks otellerde yapiyorlar bu dedigini. Sanirim oyle egitim veriliyor. Millet de demek onu bekliyormus.

Ben geriliyorum valla. Mumkunse gormezden gelinmek istiyorum hatta fjfj
Bir yerde kalmistim. Sigara icilmeyen oda almistim. Aksam kapinin onune sigaraya cikiyor selam, sigaradan 5 dakikaya donuyorum selam fjfj
Bana gore degil. Ben sikayetci olmaz, cok begenirdim o fransiz yerinde olsam ama iste insandan insana degisiyor
0
Kittie
(24.08.25)
resepsiyondakiler dünyanin her yerinde selam veriyor... ama kalabalik bir otelse ve resepsiyonla giris arasinda cok mesafe varsa selam vermeyebilir tabii...

bunu bookinge yazan maldir.
0
sonsuz
(24.08.25)
Fransa'da bu selamlaşma meselesinde inanılmaz bir kibarlık var. Bu ritüele uymazsan da seni hanzo belliyorlar.

Ben benimsedim açıkçası. Olması gereken budur.
0
adivar
(24.08.25)
Elimden geldiğince Resepsiyonistlerle göz göze gelmeye çalışıp selam vermeye çalışırım ama göz göre gelemezsem umurumda olmaz. Zira personelin işi vardır, bir şeyle ilgileniyordur. İşi gücü yok bana selam vermek mi uğraşacak!!!
0
put it in your appropriate place
(24.08.25)
(11)

Balkonsuz ev satın alınır mı?

pembediken
Ev kiraya verilmeyecek. dezavantajları ne olabilir?
Ev kiraya verilmeyecek. dezavantajları ne olabilir?
0
pembediken
(23.08.25)
Avrupa'da çoğu evde yok ve çoğu insana dert değil çünkü böyle bir kültürleri yok.
Benim bir arkadaşım var; evde ilk balkona bakarım diyor. Benim için de balkon vs olmayan ev harbiden sıkıntı çünkü kültürel yani.
Ben özel olarak balkonda yiyen, içen biri değilseniz bir dezavantaj düşünemedim. Belki satarken gene sizin gibi soru soranlar olur.
0
logisticsmanager
(23.08.25)
Çamaşır kurutma bazı eşyaları havalandırma açısından balkon iyi aslında. Onun dışında bilemiyorum
0
🌸pembediken
(23.08.25)
Benim için hiç önemli değil yalnız yaşıyorum ve balkona çıkıp oturduğumu bile hatırlamıyorum 3 yıldır. ama annemler vs. ne zaman ziyarete gelse hemen akşam balkonda çay vs. yaparlar yani onlar için çok önemli. kişiye göre değişir senin fikrin alışkanlıkların önemli
0
f02561
(23.08.25)
Benim için olmazsa olmaz. Alınmaz
0
messina123
(23.08.25)
aklima gelen iki dezavantaj var:

-istedigin kadar klima taktiramamak. Bazi yeni evlerde sadece bir veya iki klimalik yer oluyo, baska yere de klima taktiramiyorsun. ama balkon olunca istedigin kadar (veya istedigin boyutta) koy, borulari iceriden gecir hic sorun olmuyo.

-sigara icmek

acikcasi ben sigara icmek disinda balkonu hic kullanmiyorum. camasirlari da iceride / kurutmada kurutuyorum.
0
lamartin
(23.08.25)
Bir senedir ilk defa balkonsuz evde yaşıyorum beni daraltıyor. Çıkabileceğim bir bahçenin olmaması cabası. Sigara içmiyorum bir yıldır ama hala çay kahve içerken bir hava alayım isteği var. Yemekleri yalnız yememe rağmen hava güzelse hafta sonları muhakkak balkonda kahvaltı yapmaya gayret ederdim. Canım isteyince akşam yemeklerini de balkonda yerdim. Siz böyle değilseniz ya da evde kalacağınız süre boyunca çok da dert etmem diye öngörüyorsanız almasanız da olur. Balkon küçüktü bu sebeple küçük birkaç parça şey hariç çamaşır kurutmadım ama o evin içinde de yapılabildiği ve kurutma makineleri yaygınlaştığı için bu açıdan elzem olduğunu düşünmüyorum.
0
black holes in the sky
(23.08.25)
hep balkonluydu yaşadığım evler önceleri.
yaklaşık 4 sene balkonsuz evde yaşadım, evin bir çok şartı iyiydi ama balkonsuzluk zor geldi.
yakın zamanda taşındım balkonlu bir yere, tek sandalye koyacak kadar olsun, yine olsun. en olmadı fransız balkon gibi bir adımlık olsun.

---

evin yeri ile de ilgili ama.
bazı evlerin balkonlarına hiç çıkılmıyor. sürekli toz oluyor. evin ters bir odasında oluyor. varlığı yokluğu bir anlam ifade etmiyor o durumda.

--

balkonsuz evin dezavantajı sıkıldığında, hava almak istediğinde, evden dışarı çıkmak yerine balkona çıkamamak. balkon bir kaçış. sokağa çıkmak her zaman pratik değil.
sigara içiliyorsa odada içilmez politikasının uygulanmaması.
0
biseysorcaktim
(23.08.25)
Kişiyle göre değişiyor, ben asla almazdım arkadaşım yaklaşık 15 milyona Ataköy'de balkonsuz daire aldı.
0
yercekimini kendine ceken adam
(23.08.25)
Ben olsam almam. gerçi balkonun nasıl bir balkon olduğu, nereye baktığı da önemli.

ufak bir masa da olsa atıp 2 kişi oturamayacağın kadar küçük ya da başka bir apartmana, pis kötü bir yere vs. bakıyorsa da bir anlamı yok. çamaşır önemli değil artık makinelerin kurutması var ayrı kurutma makinesi olmasa bile ya da evin içinde asmak/kurutmak daha iyi zaten bence.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(23.08.25)
kişiye göre değişir. benim için balkonsuz ev yarım evdir. isterse 200 metrekare ve dünyanın en güzel evi olsun. bir evde dış alan kesinlikle olmalı.

kişisel nedenlerden bağımsız, tek gerçek dezavantaj çamaşır kurutma olabilir. evin içinde çamaşır hem geç kuruyor hem de tekstil tozu havanın kalitesini bozuyor. kurutma makinesi alacak olsan hem ona yer ayarlamak bir dert, hem de giysileri eskitiyor.
0
sir gawain
(23.08.25)
balkon artıdır ama eksikliği eksi değildir. en azından yeni evlerde eski bildiğimiz balkonlardan olmuyor.
0
co2s2
(24.08.25)
(24)

Ne yemek yiyorsunuz?

ermanen
soru başlıkta.evde ne yemek yapıyorsunuz? yapılıyor?dışarda ne yemek yiyorsunuz? ne tür mekan/restoran? fast food? esnaf? fine dining?eve ne yemek sipariş ediyorsunuz?evde yeme/dışarda yeme oranı?vs.
soru başlıkta.

evde ne yemek yapıyorsunuz? yapılıyor?
dışarda ne yemek yiyorsunuz? ne tür mekan/restoran? fast food? esnaf? fine dining?
eve ne yemek sipariş ediyorsunuz?
evde yeme/dışarda yeme oranı?
vs.
0
ermanen
(22.08.25)
evde: köfte, pilav, makarnalar, tavuklu yemekler, fasulye, patates, mantı, karnıyarık, alinazik, pizza, fırın yemekleri vb.
her sabah kahvaltı.

dışarda: kebap, hamburger, pizza, lahmacun; döner. bazen açık büfe ev yemeği

eve asla yemek sipariş etmem.

%90 evde %10 dışarda yerim. max %20ye çıkar bu. sadece akşam yemekleri o da.
0
jelly bear
(22.08.25)
Sabah;

çavdar ekmegi+omlet+peynir+çay

ikindi;
biraz kuruyemis ve (varsa) elma

aksam;
tencere yemegi, eger o yoksa çavdar ekmegi arasi domates peynir+sade soda.
0
feastofthedamned
(22.08.25)
Evde mevsim sebzelerinden zeytinyağlı tencere yemekleri
youtube.com

Örneğin bu hem pratik az malzemeli ve lezzetli

Dışarıda yeme olayını azalttım
0
grimavi
(22.08.25)
Bilumum ev yemekleri yapıyorum kisir, taze fasulye, köfte, güveç etc.
Disarda evde yapamayacağım şeyleri yiyorum mangal kebap, pizza (bunu aile evinde yapabiliyorum kendi evimde fırınım yok), baklava, kunefe, katmer vs
Dışarıdan eve hic sipariş vermedim.
%85 evde, %15 arkadaşlarla buluşunca ya da misafir gelince
0
Amaranta ursula
(22.08.25)
Son bi iki ayda evde neredeyse hiç yemek yapmadım hep dışardan söyledim. Ondan önce de makarna, ızgara tavuk bonfile falan yapıyodum.

Kahvaltı yapmıyorum, öğle yemeklerini hastane yemekhanesinden yiyorum haftaiçi. Yemeği beğenmezsem hastane içinde kafeterya var oradan ev yemeği, mantı, döner vs bi şeyler yiyorum.

Akşam yemeklerinde dışarıdan tavuk pilav, makarna, tost, sandviç, bowl, hamburger, lahmacun, döner, noodle sıklık sıralamasında söylüyorum. Biraz evde yemek yapmaya dönmem lazım yine ama. Son 3 ayda evde yapıp yediğim gün sayısı 1 sanırım. %99 dışarıdan oluyor lol. Ondan önceki bir yılı düşünürsek %60 dışarıdan %40 evde olabilir
0
nundu
(22.08.25)
ev yemekleri yapıyorum. türlü, patates oturtma, patlıcan oturtma, tas kebabı, orman kebabı, hindi sote, mantarlı hindi ya da tavuk sote, kuru fasulye, taze fasulye, barbunya, ıspanak, pırasa, tavuk haşlama vs. vs.
dışarda ben mantı ve makarna çok severim o tarz şeyler ya da iskender, kebap, lahmacun gibi şeyler. arada da canım ev yemeği çekerse ve dışardaysam ev yemeği yerim.
eve haftada 1 bazen 2, bazen 2 haftada bir sipariş veriyorum. eve %80 mantı gelir eğer teksem.
çoğunlukla evde yiyorum. eve sipariş de dediğim oranda işte.
0
matilda
(22.08.25)
evde istediğim her yemeği yapıyorum.
zorunda kalmadıkça dışarıda yemiyorum. yersemde basit o anlık açlık ihtiyacımı ucuz şekilde karşılayacak şeyler.
hiç eve sipariş etmiyorum.

%99,99 ev %0,01 dışarısı
0
my fault
(22.08.25)
Protein olacaksa Kıyma kavurma, köfte, tavuk sote, bazen fırında somon, bazen nadiren kavurma filan pişiriyorum. Kışın düdüklü yemeği yaptığım oluyor. Yanına sebze tencere yemeği ya da fırında ızgara sebze, bazen salata, bazen pilav oluyor. Arada bir gimbap yapıyorum evde keyifli oluyor. Dışarıda yemem çok az 2 ayda bir filan o da sosyal amaçlı yoksa hiç yemem. Evde yemek yapmak kaliteli malzemeyle bile daha ucuz. Mesela 2 kişilik döner yeseniz düzgün yerde 1600 tl o parayla rahat 2 kilo kıyma alınıyor zaten. 1 gün önceden ne yemek yapacağımı planlar ona göre buzluktan eti vs çıkarıyorum ya da iş çıkışı markete gidiyorum, son ana bırakılırsa yorucu oluyor. Önceden planlayınca çok pratik oluyor her şey.
0
titanic kemancısı
(22.08.25)
Nadiren iki öğün genelde tek öğün yiyorum.
İki öğün;
Evde standart kahvaltı tabağı hazırlıyorum.
İş yerinde uyguladığım diyete uygun bir yemek yapıyor aşçı benim için genelde sebze ve et grubundan oluşan doyurucu bir yemek oluyor bu.

İzin günlerimde de evde kahvaltı dışında sebze sote, köfte, yoğurt vs böyle basit pratik şeyler hazırlıyorum.

Programım yoksa dışarıda yemeyi bıraktım, sipariş vermeyi zaten aylar öncesinden bırakmış durumdayım.
0
mutekebbir
(22.08.25)
Dönem dönem değişiyor.

2 yıl kadar akşam yemeği yapmayı bırakmıştım. Bu aralar salata (sadece soslu), meyve veya kendi yaptığım kekten yiyorum. Evden çalışıyorsam öğlen ve akşam makarna veya hazır vegan döner/köfte vb. yapıyorum.

Öğlenleri işteysem genelde ev yemekleri yapan bir yere gidip baklagillerden bir şeylerle salata yerim. Uzun zamandır evde tencere yemeği yapmadığım için iyi oluyor. Pizza, noodle ve vegan/vejetaryen bowl da seviyorum.
0
auroraaurora
(22.08.25)
Benim hanımın mesleği yemek. Bu sebepten her gün her gün farklı yemek yiyoruz. Şunu diyebilirim; senede 300 farkli tarif yapıyor. O yüzden sürekli farklı dünya mutfakları falan, evin her yeri kitap, dergi doldu.

Bense düz adamım, öğle yemekleri bende. Sebze, karbonhidrat ve protein yapıp geçiyorum. Genelde somon köftesi, tavuk, dondurulmuş karışık sebzeler falan. Ya da konserve sardalya tavada pisirip salata falan.
0
logisticsmanager
(22.08.25)
@grimavi

guzelmis o kabak yemegi. pratik ve saglikli. arada ben de daha sade kabak yemegi yapiyorum.

zeytinyagli soyle bir versiyonu da var:
www.nefisyemektarifleri.com
0
🌸ermanen
(22.08.25)
@titanic kemancısı

gimbap bi kere yillar once Kore restoraninda yemistim heralde. adini unutmusum. susiye benziyor zaten. Kore'de misin yoksa? ya da Kore yemekleri seviyorsun. Kore restoranina gitmeyeli cok uzun zaman oldu.
0
🌸ermanen
(22.08.25)
@logisticsmanager

hanimin yemek meslegi olmasi guzelmis ve dunyanin cogu mutfagini denemek guzel ayricalik. ben de gezdigim yerlerde denemeye calistim.

yalniz 300 kusur cesit yemek de fazla gelmiyor mu ya? hepsini begenebiliyor musun? belki hanim yaptigi icin mecburiyetten de begendiklerin oluyordur :D
0
🌸ermanen
(22.08.25)
@ermanen metro marketlerde nori yosunu satılıyor, pirinci farklı sadece bizim pirinçten o da suşi pirinci diye satılıyor. ton balıklı, turşulu, mayonezli, sebzeli filan yapıyorum orijinal şeklinde susam yağı filan var onlar yok bende, olan malzemeyle yapıyorum daha çok :D. Kendi damak tadıma göre uyarladım biraz internette çok çeşitli videolar var tavuklu filan yapan da oluyor doyurucu bayağı. Sarmak için bambusu da 50 tl ye filan satılıyor, Kore’de yemiştim orijinalini ama arada bir evde de yemek güzel oluyor. Tek nori yaprağı ile yapıyorum pakette bayağı var alınca, buzdolabında saklıyorum uzun süre malzemesi oluyor böylece. Normalde gimbaba pirinç sirkesi katılmazmış, suşiye katılırmış sadece ben bilmeden onu da almıştım metro marketten bir iki damla pirince ekliyorum boşa gitmesin diye güzel oluyor. İyi sarmak için sebzeleri vs çok ince kesmek lazım birkaç video izlediktan sonra kolay oluyor yapması :d
0
titanic kemancısı
(22.08.25)
Egeliyiz. Taze fasülye börülce bamya semiz otu çorbası.
Et olarak pirzola köfte.
Dışarıda kebepçıdan başka yemekçi yok. Farklı dünya mutfağı olursa deniyoruz.
Bölgemizde pide ünlü ve riskli olmadığı için ayda bir dışarıda yiyoruz. Eve de sadece pide söylüyoruz. Otlu peynirli kapalı pide ve kuşbaşı pide söylüyoruz.
0
mikahakkinen
(22.08.25)
@ermanen; abi canin kuru fasulye istese sipariş vermen lazım yoksa hayatta aklina gelmez =d bir de o kadar fazla yapıyor ki birkaç tarif oluyor, hastası oluyorum. Ama 2 hafta sonra ne olduklarıni unutmuyorum. Bana diyor hangisi soyle tekrar yapayim, diyorum nasıl hatırlayayim 300 tariften =d

Onun dışında yüzde 95i çok güzel. Yiyemedigim belki iki kere falan yılda.
0
logisticsmanager
(22.08.25)
evde pilav çeşitleri, nadiren makarna, farklı patates yemekleri, patlıcan, nohut tava, tavuk, köfte, ali nazik, hazır mantı, hindi, kabak ama genelde kıymalı kabak sandal gibi, kabak graten, pırasa graten falan.. sebze yemeklerini çok fazla tek başına yiyemem o yüzden kıyma koyuyorum genelde içine. eskiden hazır dondurulmuş çok yerdim şu an yemiyorum şinitzel falan da uzun süredir yemedim pratikliğine rağmen. bakliyatları hazır alıyorum konserve ya da paketli yayla'nınkiler gibi. ya haşlanmış şekilde ya yemek.

dışarıda ağırlıklık olarak pide, lahmacun, köfte. fast food genelde pizza butik burgercilerden hamburger. fine dining gitmem. güzel bir esnaf lokantası bulsam ağırlıklı olarak oradan yerim aslında.

eve sipariş edeceksem eskiden çok tavuk döner dürüm söylerdim artık söylemiyorum. söyleyeceksem dürümle'nden. yine genelde pizza lahmacun. güzel bir işkembeci var et yemekleri ve pide, lahmacun falan da yapıyor son zamanlarda oradan söylüyorum. porsiyonu bol ve doyurucu çok aç olmayınca oradan bir çorba söyleyip yanında gönderdikleriyle doyuyorum genelde.

dışarıda yeme oranı daha fazla maalesef.
0
black holes in the sky
(22.08.25)
şu sıralar hafta içi kahvaltı yapmıyorum. öğle yemeğini şirkette yiyorum. akşam bir kase yoğurt içine protein tozu. hafta sonu programa göre, davetler vs. çok değişiyor.
0
gabe h coud
(22.08.25)
Büryan yiyorum.
0
runaway
(22.08.25)
dışarıdan yemeyi çok çok azalttım. hemen her tür yemeği yaparım ama kısa sürede yapılanları tercih ediyorum. bir de el işçiliği olanları hiç yapmıorun sarma içli köfte gibi. o kadar uğraşıp kısa sürede bitmesi mantıksız geliyor.
0
ground
(22.08.25)
Evde: Sulu sebze/bakliyat yemekleri, başta somon olmak üzere balık çeşitleri, ev köftesi, küşleme/pirzola/kuzu şiş tarzı etler, zeytinyağlı çeşitleri, makarna üstü ton balığı/hindi, basmati pilavı (çok severim).

Dışarıda: Genellikle balık/kırmızı et çeşitleri. Rutin gittiğim yerler var; Rota Balık, Kavak Doğanay, Fevzi Hoca, Trabzon Kültür Derneği, Marmara Et, Nusret Burger, Günaydın gibi. Saray İşkembe'de sakatat çorbaları içerim.

Eve sipariş verirsem: Genelde döner oluyor, bazen de Adile Sultan ev yemekleri.

Haftaiçi günde üç öğün, haftasonu 2 öğün yiyoruz. Haftalık toplam 19 öğün yemeğin 2 veya 3'ü dışarıdandır. Haftasonu gezmeye çıkınca mecburen dışarıda yiyoruz.
0
Lethe
(22.08.25)
%80 evde yerim.

bitkisel beslenme uyguluyorum ama işlenmemiş olanlar mümkün olduğunca ya da minimal işlenmiş olanlar.
0
elite crew
(22.08.25)
Sabah küp peynir %0.03 yağlı

Öğleden sonra mercimek çorba 1 kase
Pancar, kuru fasulye, nohut, yoğurtlu roka; içeren bowl minik

Akşam ise bi avuç karışık yemiş 2 adet muz
0
baldan kaymak
(22.08.25)
(5)

Bu spor ayakkabı gündelik için giyilir mi?

filipis
Tenis ayakkabısı normalde ama kot pantolon altına gider mi sizce?https://www.decathlon.ie/p/998868583-274487-men-s-clay-court-tennis-shoes-courtjam-control-3-black-white.html
Tenis ayakkabısı normalde ama kot pantolon altına gider mi sizce?

www.decathlon.ie
0
filipis
(22.08.25)
Kot altına en iyi tenis ayakkabısı olur. Diğer spor ayakkabıları biraz eğreti duruyor kanımca.
0
Mirket
(22.08.25)
olmaz. anca eşofman altına giyersin
0
koela
(22.08.25)
gitmez ne yazik ki
0
bay b
(22.08.25)
Spor ayakkabi kot altına olur ama bu olmaz.
Herhangi bir pantalon altina gidecek ayakkabı ya full beyaz olmalı ya full siyah ya da new balance vs tarzi belki. Bunlar olmaz ama.
0
logisticsmanager
(22.08.25)
Aynı kategoriden bu örnek olsun;
www.decathlon.ie
0
logisticsmanager
(22.08.25)
(19)

Kağıt gazete alıyor musunuz?

michael_knight
Ne kadar uzun zamandır kağıt gazete almadığımız, hatta başka bir yerde rastlayıp elimize bile değmediğini konuşalım mı?Kağıt gazeteyi kimler neden alıyor?Ev taşırken veya bir eşyayı kırılmaması için sarmak için yıllarca gazete kullanmaya alışmıştık, ilk yıllarda bu iş için halen gazete bulmaya çalış
Ne kadar uzun zamandır kağıt gazete almadığımız, hatta başka bir yerde rastlayıp elimize bile değmediğini konuşalım mı?
Kağıt gazeteyi kimler neden alıyor?

Ev taşırken veya bir eşyayı kırılmaması için sarmak için yıllarca gazete kullanmaya alışmıştık, ilk yıllarda bu iş için halen gazete bulmaya çalışıyordum evde ama artık o da aklıma gelmiyor.
0
michael_knight
(21.08.25)
Almıyorum, 15 seneyi geçmiştir, keza dergi de öyle. Ailem her gün olmasa da sıklıkla alıyor, eski alışkanlıklar. Gözlemlediğim kadarıyla 60 yaş üstü seyrek de olsa alıyor, 45 ve altı almıyor.

Edit: ailem okuyor (magazine falan değil de siyaset, ekonomi kısımlarını, köşe yazılarını), bulmacasını da çözüyor. Yaşları ileri olduğu için internet erişimleri kısıtlı, herhalde o yüzden.
0
orient blue
(21.08.25)
@orient_blue
Aileniz okumak için mi alıyor yoksa tamamen alışkanlık, alınıyor ve yüzüne bakılmıyor mu?
Bulmaca, köşe yazısı, spor haberi veya aklıma gelmeyen ve özellikle ilgilendikleri bölümler var mı gazetede?
Özel değilse hangi gazete veya gazeteler olduğunu da sormak isterim ama buna cevap vermek istemeyebilirsiniz
0
🌸michael_knight
(21.08.25)
son 10 senedir benimde elime gazete değmedi. gazeteyi artık sadece 75-80 yaş üstü alıyor. 60 yaş üstü facebooktan takip ediyor.
2000lerin başında lisedeyken her gün sınıfa en az 5-6 gazete alırdık. hocalar bizden otlanırdı. üniversiteye giderken arada vapurda okumak için alırdım. üniversiteden sonra hiç para verip almadım.
bir ara otobüs duraklarında bedava dağıtılan gazetelerde vardı.
hey gidi günler.
0
my fault
(21.08.25)
her hafta sonu aliyorum. hem okumak hem bulmaca cozmek icin
0
buenosdias
(21.08.25)
Geçtiğimiz haftasonu Caddebostan Nero'da bir amcanın yerine oturmuştum, o gazetesini bırakıp kalkmıştı. Görevli alıp atmak isteyince aklıma tam olarak bu dediğiniz geldi, bırakabilir misiniz bakayım dedim, baştan sona okudum nostalji olsun diye. Ama bomboştu :) Gerçekten nostaljik o ince kağıt ve dokunma hissi dışında çok anlamsız geldi. Bir de eskiden gazetede yazanlara bir saygı duyuluyordu sanırım, köşe yazarlığı değerli bir şeydi. O da tamamen yok olmuş onu fark ettim. Genel olarak sosyal medya sayesinde saygı duyduğumuz herhangi bir meslek dalı neredeyse kalmamış gibi bir şey.
0
silverleaf
(21.08.25)
yılda birkaç defa (kışın) ve hafta sonları bulmaca çözmek için alıyorum.

kış aylarında genelde misafir gelmiyor, ben de bazı hafta sonları plan yapmıyorum ve ful evde takılıyorum, o hafta sonları alıyorum kahvaltıdan sonra çay kahve eşliğinde vakit geçiriyorum öyle.
0
Sadece soruyorum
(21.08.25)
20 senedir gazete almıyorum. hatta dergi de almıyorum. çocukluğumda bizim evimiz hafta içi 2 haftasonu 3 gazete alınan bir evdi. hatta bir de düzenli bilim teknik gibi dergiler alınırdı. elimde bilim tekniğin ilk sayısından 2010-2012 yılına kadar nerdeyse tüm dergileri var. demek ki 2012 den sonra bilim teknik almayı da bırakmışım.

68 yaşındaki annem de benim bildiğim 10 yıldır gazete almıyor. tableti var telefonu var, twitter, fbook, instagram en çok da youtube gündemi buradan takip ediyor.

karaköy vapurunda insanların gazete alıp okuduktan sonra bir başkası da okusun diye koltuğa bıraktığı günleri hatırlıyorum. tahmini 2010'dan sonra bu alışkanlığı hiç görmedim.

ev taşırken paket kağıdı lazım olunca toptancıya gidip baloncuklu naylon ve koli satın aldım. artık taşınma işleri eski gazete kağıdı ile yapılmıyor.
0
orpheus
(21.08.25)
bazen bulmaca için posta gazetesi alıyoruz.
0
biravekahve
(21.08.25)
bir yerlere sermek ya da üzerinde tırnak kesmek için alıyorm bazen.
0
bay b
(21.08.25)
annem haftasonu aliyor bulmaca filan icin, 70 ustu yas.
0
kassiopeia
(21.08.25)
Ara sıra alışveriş yaptığımız bir site (tasarım tişört, ev tekstili vs satıyor) ürünleri gönderirken 3-4 yapraklık bir gazete ekliyor pakete; gazete tasarımlı katalog gibi bir şey yapmışlar, gazete kâğıdına bastırmışlar. Yıllardır ondan başka gazete girmiyor eve.

Boya, zımpara vs yaparken masaya sermek için de o gazeteyi kullanıyoruz, çabucak bitiyor. Sırf o yüzden ara sıra gazete alıp kenara koysam olurmuş aslında, aklıma geldikçe alayım bundan sonra.
0
kobuzchu kiz
(21.08.25)
Gazete değil ama dergi alıyorum.
Günlük olarak haber takip etmeyi bıraktım. Haberleri aylık olarak takip ediyorum genelde.
0
logisticsmanager
(21.08.25)
traş olurken lavabonun üstüne ve yerlere sermek, tırnak kesmek için. onları da tekrar kullanıyorum çöpe döküp. ıslanmadıkça, yırtılmadıkça yenisini almıyorum.
0
inheritance
(21.08.25)
en son 4 yıl önce boya yaparken almıştım, türk basını aşırı kalitesiz para vermeye değecek tek bir gazete ve fikir grubu görmüyorum. ülkenin her kesiminden kalitesizlik akıyor bence
0
i wanna go back
(21.08.25)
en az on senedir almadım, hatta tanıdıklarım arasında alanı da görmedim desem yalan olmaz.

büyük marketlerde gazete dergi stantları var.
dergilere bakıyorum. senede 1-2 aldığım oluyor ilgimi çeken bir şey.
gazetelere de şöyle bir bakıyorum ama ilgimi çekmiyor hiç.

evde kağıt lazım oluyor. kargolardan çıkan kağıtları saklıyorum bazen.
ya da yazıcıdan hatalı çıkardığım genelde tek yüzü yazılmış, arka yüzünü müsvette olarak kullanacağım kağıtları kullanıyorum gazete yerine.
0
biseysorcaktim
(21.08.25)
en az 15 senedir almadım. Zaten türkiyede gazeteleri oldum olası sevmemişimdir gereksiz büyük bir boyutta, içerik desen zaten :) internet varken de aşırı gereksiz.

basılı yayının pek çok alanda çok uzun bir ömrü kalmadı zaten.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(21.08.25)
3 sene önceye kadar bulmaca için alıyordum.
0
black holes in the sky
(21.08.25)
haftanın 3 4 günü evrensel alıyorum. çocukken de alır köşe yazılarına kadar okurdum. sosyal medyadan veya internetten haber okuduğumda anlamıyorum, gazete okumanın da hala önemli olduğunu düşünüyorum.
0
zemberek
(21.08.25)
Düzenli olmasa da alıyorum.

Düzgün medyaya ekonomik destek olması açısından da yapıyorum bunu. Bugün bir Cumhuriyet aldım mesela. Kitap eki vardı. Yeni çıkmış kitapları gördüm.
0
yurtsuz john
(21.08.25)
(10)

30'dan sonra zihinin görece hantallaşması normal mi erken mi?

AlsterWasser
Selamlar 30+ olan arkadaşlara bir şeyler soracağım.Arkadaşlar benim otuzumdan sonra her yıl git gide zihinsel kıvraklığım azaldı sanki. yani mesela çalışıp kafama yerleştirdiğim hususlar eskiden aylarca yıllarca aklımda kalıyorsa artık çok zor kalıyor. sanki kısa süreli hafıza ile çalışıyorum artık.
Selamlar 30+ olan arkadaşlara bir şeyler soracağım.

Arkadaşlar benim otuzumdan sonra her yıl git gide zihinsel kıvraklığım azaldı sanki. yani mesela çalışıp kafama yerleştirdiğim hususlar eskiden aylarca yıllarca aklımda kalıyorsa artık çok zor kalıyor. sanki kısa süreli hafıza ile çalışıyorum artık. kapsamlı bir hususta genel hat kalsa da detaylar kesinlikle silikleşiyor ertesi günden itibaren.

yani cidden zihinsel fonksiyonlarımda gerileme gibi bir şey hissediyorum. daha hantal çalışan ve depolama kapasitesi azalmış yıllanmış bir laptop gibiyim. ha sanmayın ki beyinini öldüren kullanmayan biriyim. tam tersi bir hayatım var. hala üzerine gidiyorum, araştırma, okuma, merak devam ama performans grafiği düşmeye başladı. en azından stabile çekmek lazım..

şimdi sorum şu 30'dan sonra 40lara yaklaştıkça siz de böyle şeyler deneyimliyor musunuz? Lütfen deneyimleyin siz de yoksa yeme içme vs başka alışkanlıklarımı suçlamak istemiyorum. sorun bana özelse ciddi suçlayacağım özel durumlar var ama sorun genelse en azından kabullenirim gerçeği.

40dan sonra beklerdim erken oluyor sanki
0
AlsterWasser
(20.08.25)
kavrama gucunde sorun yok, ama daha yavaslamaya basladi sanki. yani 0'dan 100'e yine cikiyor ama bazi konularda daha yavas cikiyor artik. beyin de biyolojik bedenin bir parcasi oldugundan onunla yaslanmaya baslamasi olasi. schopenhauer de bu konuda yazmis. 30-35 yasindan sonra zayifliyor zihin diye.

onun disinda zihnimin yapisinin degistigini hissediyorum. daha sezgisel ve derinden bir kavramaya gidiyorum gibi. bu ne kadar yasliliktan, ne kadar yillarca bilgiyle doldurulan ve dusunen zihnin daha oruntusel cikarimlar yapmasindan bilmiyorum. ama ilginctir bircok toplumda 30'lu yaslar 40'a kadar "aydinlanma" yasidir.

yani benim tecrube ettigim kimi mevzularda zayiflama olsa da, kimi konularda guclenme oluyor. farkli noron baglari olusturmayi zihnin yeni fikirlere/bilgilere ulasmasi dersek bunun kesinlikle zayifladigini dusunuyorum. ancak gittikce daha fazla bag kuran, ve daha cok sey ogrenen zihin - daha sezgisel bir kavrama moduna geciyor. ayni bir ise cok fazla zaman ayirinca sezgisel bir kavrayis gelistirmek gibi. bunun daha genis capta olan bir hali.

ama yeterince calistirilmis (dusunmus) ve beslenmis (okumus, izlemis) bir zihin bunu yapmayanlara gore daha zinde kalacaktir.
0
antikadimag
(20.08.25)
20 yaş ve öncesinde çok alkol alıyor muydun?
0
gabe h coud
(20.08.25)
@gabe

20 yaş öncesinde hayır. 20lerimde de hayatımda var ama aşırılık yok. bir iki dönemsel anıda çok olduğu gece olmuş olabilir ama onun dışında herkes kadar herkes gibi denk geldikçe diyebilirim.

Sence anormal mi yani sende hiç mi olmadı?
0
🌸AlsterWasser
(20.08.25)
Bende doğrudan zihinsel değil de bedenselin zihinsele yansıması var diyebilirim. Masabaşında uzun süre odaklanamıyorum mesela.
0
runaway
(20.08.25)
anormal abi. ben zehir gibiyim. odaklanma sorunum da yok. hatta daha da iyi odaklanabiliyorum yaş aldıkça. yaş 40.
0
gabe h coud
(20.08.25)
Yeteri kadar uyuyor musunuz?
Ben şunu fark ettim; 20li yaslarda 5 saat uykuyla geçerken su an 5 saat uyursam beyin fonksiyonlarım çöküyor ve yaşı 50lerde falan kimle konussam en dikkat ettikleri şey uyku misal.
0
logisticsmanager
(20.08.25)
process yavaşlar çok normal.
0
gule gule
(20.08.25)
Oluyor ama uyku yeme içme çok etkiliyor bence. Daha doğrusu 20lerde etkilemeyen şeylere şimdi dikkat etmen gerekiyor vücut artık geriye gittiğini belli ediyor. Cahit sıtkı tarancı şiir yazarken neden yaş 35 diye belirtmiş artık çok daha iyi anlıyorum ben :D
0
nhk ni youkosu
(20.08.25)
Geçici durum da olabilir.
Sürekli internet kullanımı, gıdaların bozulması vs.
30-40 yıl kadar öncesinin yakın temasta veya meşgul olduğu bir çok doğal çevresel etkenlerden uzağız.

Bir de "beyin sisi" kavramını araştırabilirsin
0
diyecevaplandı
(20.08.25)
Ben de benzer durumdayım. Yaşın ilerlemesinin etkisi vardır ama bu durumu daha kötü hale getiren şeyin edmond honda'nın belirttiği şey olduğunu düşünüyorum. Telefona bakmayı alışkanlık haline getirdikten sonra çoğu şey kötüye gitti. Birçok insan da böyle, beyinlerimiz hoşafa döndü.
0
mbond
(20.08.25)
(4)

hava yolu lojistikçilerine bir soru

1195
kanada ve Hong Kong gibi uzak yerlere perishable (taze meyve) ihracatı için önerebileceğiniz brokerlar kimlerdir? bu tür destinasyonlar için yerel brokerlarla mı ya da kühne nagel vs gibi kişilerle mi çalışmak daha faydalı olur? navlunlarda çok bir fark olur mu? bu arada havaalanı teslimlerini kendi
kanada ve Hong Kong gibi uzak yerlere perishable (taze meyve) ihracatı için önerebileceğiniz brokerlar kimlerdir? bu tür destinasyonlar için yerel brokerlarla mı ya da kühne nagel vs gibi kişilerle mi çalışmak daha faydalı olur? navlunlarda çok bir fark olur mu? bu arada havaalanı teslimlerini kendimiz yapıyoruz, iç transfere gerek yok.

navlunlar çok yüksek ve rekabetçiliğimiz ciddi anlamda azaldı ve bu yüzden iyi bir broker'a ihtiyacım var .
0
1195
(20.08.25)
Yani ne kadar hacim var? Çünkü alacağınız fiyat ona göre değişecek ve calisabileceginiz şirket de. Brokerlarin/forwarderlarin olma sebebi dhl, ups vs firmaların öyle herkesle çalışacak iş gücü olmamasi. Misal biz ups, dhl ve fedexle çalışıyoruz sadece ve brokerla çalışmıyoruz.

Navlunda fark olma olayi gene şöyle olur; misal siz salliyorum haftada 10 pallet yolluyorsunuz. Size kg fiyati sallıyorum 8 dolar dediler. Broker sizle beraber belki 100 palet yolluyor, ona 6 dolar verirler o size 7 dolar der, siz 1 dolar kazanirsiniz.

Ama bunu size önceden söylemek zor. Navlunlar yüksek (ben Asya'dan Almanya'ya ürün getiriyorum, geçen seneye oranla artti).
Havalanı teslimleri fiyatta çok değişiklik yapmaz yani, yerel para birimi ile olduğu için onlar ve vergi vs de olmaz.

Yani ben olsam birçok şirkete email atardim ve gelen fiyatlara bakardım. Ve benim kendi iş hayatımda tercihim her siparişi başkası ile yollamak yerine belli bir ilişki kurmak, çünkü öyle bir zaman gelir ki navlunlar yükselir, uçuş olmaz ve herkesin mali yola çıkamaz. Bir ilişki kurulmamissa önce baskalarinin mali yola çıkar sizinki bekler falan.

Soru; deniz + hava yolu var misal. Bu tarz işe yaramaz mi? Fiyatı konteynera göre yüksek ama hava kargoya göre düşük. Süre konteynera göre düşük havaya göre yüksek.
0
logisticsmanager
(20.08.25)
@logisticsmanager

çok teşekkür ederim. ürün taze incir, raf ömrü 2-3 hafta arası. o nedenle kanada ve Hong Kong, Singapur'a (ki benim şu an navlun fiyatı aradığım destinasyonlar) deniz kara kesinlikle mümkün değil.

ikincisi yine özel bir durum: şimdi incir alış piyasası günde 30-40 lira (mesela dün ile bugün arasında 50tl fark var) yukarı aşağıya oynaması, kısa raf ömrü ve fiyat duyarlılığının çok yüksek olması sebebi ile; ne daha sonra satılmak üzere yollanabilir, ne de ileri tarihli satışlar mümkün olabiliyor. sadece anlık anlaşmalarla ilerliyoruz. stok ürün alışı + bir iki günlük fiyat tahmini + navlun fiyatı, satış fiyatımızı belirliyor. hasatlar günlük, stoklar 1-2 günlük, alımlar günlük, kısacası ileri tarihe satsak ya çok para kazanacağız ya da çok zarar edeceğiz.

hacim konusu: örneğin Kanada'da yunan ve Kaliforniya incirleri ile rekabetteyiz, kalitede çok çok iyi olmamıza rağmen, fiyatta 1-1,5 dolarlık aralık hiç sipariş alamamıza sebep oluyor. bu da hacimin siyah-beyaz aralıkta olmasına sebep oluyor. ya 1 iki palet ya da haftada bir destinasyona 50-100 palet arası (1 palet 100x120, 155cm yükseklik ve 350kg brüt ağırlık). diğer destinasyonlar da bu şekilde.

türkiye'de hemen hemen herkesin alış fiyatı aynı, navlunda küçük fark yaratan ciddi sipariş alıyor, öyle söyleyim. benim arayışta olma sebebim bu.
0
🌸1195
(20.08.25)
Nereyle çalışacağınızın kesin bir cevabı yok.bazen brokerlar size uygun verecekler bazende büyük kurye firmaları.bu destinasyonla,kapasiteyle alakalı,elimizdeki sezonluk bir ürün toplam çalışacağımız süre hasat zamanı kadar bu yüzden kurye firmalarıyla uzun dönem anlaşması sözkonusu değil.bir kaç brokerdan teklif almak mantıklı ya da güvendiğiniz bir broker sizin adınıza bu işlemi yapacak.

Anlatımınızdan anladığım port to port bir işlem yapılacak.öncelikle ihtiyacımız bu ürün için belli bir ısı aralığı mecburiyeti var mı.misal şu an halihazırda yaptığımız bir taze et operayonu var.buna 1200 kiloluk bir hacimle basladık -8 +2 strafor kutularla başladık,sonrasında 5 tona çıktık taşıyıcı bize konteynerler temin etti.şimdi kefenlere sarılı konteyner yuklemesi yapıyoruz.

Bu detayı vermemin sebebi şu.siz bir palet gönderdiğinizde size kolilerle gönderin veya palette 80*120*150 yolcu uçağı için,kargo uçağı için farklı bir ölçü verebilir.burada paletin,ambalajın ağırlığı bile maliyetinize eklenir.350 kiloluk palette 30 kilo palet payı fazlaca bir rakam.

Bu iş uçakla 50-100 palete çıktığında şse olay bambaşka bir boyuta geçiyor.öncelikle taşıyıcı firma daha evvel bu tür işlemleri olmayan bir firmadan böyle bir fiyat istenise hadi canım ordan diye yaklaşıyor.siz en ucuzu bulayim diye birden fazla aracıya bunu sorarsanız,onlarca kanaldan o destinasyon firmalarına bu talepler yağmaya başlıyor.kendi kendinize gol atıyorsunuz.50-100 palet uçak kargosu bu sektör için ciddi bir iş.

Bu karayolu olsaydı benim çözmem bir kaç dakikamı alırdı ama hava yolu olunca benimde bu işlerimi halleden,istanbul üniversitesinde bunun dersini veren uzman bir arkadaşım var,dilerseniz ozelden numarasını paylaşırım sizinle.
0
duptıs
(20.08.25)
kanada'da inciri herhalde arap marketlerinde satarsin ancak, ortalama bir kanadali inciri gorse el bombasi sanip kacabilir :P

arada ayva almak icin gittigim bir arap market var, ayvayi baska yerde bulamiyorum cunku.
belki onlar ilgilenir, istersen isim atarim.

bir de costco var arada turkiyeden birkac palet mal getiriyor ama hepsi paketli urun.
en son kuru domatesi ordan aldim. bir de bal getirmislerdi gecenlerde guzeldi. ama costcoya mal satmak baya zormus diye duymustum, gerceklik payi var mi bilmem.
0
cooperr
(20.08.25)
(13)

Birini işten çıkarmadan önce yenisini almak

squidward
Merhabalar,Belli bir pozisyona birini aldınız birkaç ay eğitip işi öğrettiniz. Fakat bu kişide bir şeylerden memnun olmasanız da işten çıkarmadınız başka birini daha aldınız.Aslında bu ikisi rakip gibi bir şey.Yeni olan kişinin altyapısı çok daha güçlü. Fakat başlangıçta orada işlerin nasıl yürüdüğü
Merhabalar,

Belli bir pozisyona birini aldınız birkaç ay eğitip işi öğrettiniz. Fakat bu kişide bir şeylerden memnun olmasanız da işten çıkarmadınız başka birini daha aldınız.
Aslında bu ikisi rakip gibi bir şey.
Yeni olan kişinin altyapısı çok daha güçlü. Fakat başlangıçta orada işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmesi gerek. Yeni alınana birkaç aylık kişinin işi öğretmesi bekleniyor.
Bu ne kadar mantıklı?
İşveren burada neyi amaçlıyor?

edit:
işveren bana: ilk hafta x ile beraber olursun sonra bakarız, dedi.
ilk hafta ne iş verdilerse yaptım, işçi gibi de çalıştım. Fazla fazla çalıştırıp mesai bile vermiyorlarmış.
Cahile cahil denir, kusura bakmasın kimse. Bir şey öğrenmeye çalıştığını görmedim, patronu yelpazeleyen, sürekli hata yapan veletten iş öğrenecekmişim. İşverene: ben burada ancak size bağlı olabilirim, o benim üstüm olamaz, dedim
x ise fazla bir şey bilmeyen konuya sadece yüzeysel olarak hakim alakasız bir eğitim almış bir insan.
Patron bana benimle çalışmakla ilgili "sürdürülebilir olmaz" dedi.
Öyleyse beni neden aldınız, dedim. Oldukça zeki birisin, meraklısın, eğitimin uygun.. dedi. Sanki bu iyi yönlerim yok mu oldu 1 haftada?
0
squidward
(19.08.25)
Yani bunu yüzde yüz bilemeyiz bu kadar az bilgiden ama, burda yazandan anlaşılan çıkaracağı çalışanı kullanıp atmayı amaçlıyor cikarsamasi yapılabilir.
0
encokbenisevinnolur
(19.08.25)
İşveren burada sorunsuz bir geçişi amaçlıyor gibi görünüyor. Bu uğurda bir pozisyon için aynı anda iki kişiye maaş vermeyi de göze almış.
İşveren açısından çok mantıklı görünüyor.

Gönderilme ihtimali olan çalışan ben olsam pek hoşuma gitmez, bunu çok yanlış bulurdum. Ancak üçüncü bir kişi olarak bakınca yanlış, çirkin bir durum da yok gibi.

Gönderilme ihtimalini hisseden çalışan bunu işverene net bir şekilde sorsun bence.
0
michael_knight
(19.08.25)
* mevcut kişi yeni kişiye işi öğretsin, sonra göndeririz diye bakıyor. bu bence küçük bir ihtimal. çünkü genelde böyle durumlarda mevcut çalışan ya işleri salıyor, ya eksik öğretiyor ya da kimisi bir şeyleri bozup çıkıyor

* mevcut çalışanı göndermek istemiyorlar, başka bir pozisyona kaydırmak ve elde tutmak istiyorlar ama uygun pozisyon yok ya da bir kaç ay sonra başka pozisyona verecekler.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
Aynı değil ancak benzer bir durumda kalmıştım.

1 2 aylık olan arkadaşın diğer arkadaşa yaptığı tüm işleri anlatmasını istedim. bu esnada ekran görüntüleri aldırttım. totalde 7 8 saatlik . Bu süreç bir hafta sürdü. 1-2 aylık arkadaşın yaptığı tüm işleri zaten ona ben öğretmiştim. Yeni alınan arkadaşa da videolar üzerinde çalışmasını ve takıldığı yerde bana danışmasını istedim. Bir süre yaptığı işleri kontrol ederek ilerledim. Sonra yalnız başına bırakıp takıldığında danıştığı bir düzene geçtik.

Göndereceğiniz kişi gönderileceğini biliyorsa çok da yararlı olmayabilir bu iş öğretme aşamasında
0
pislick0
(19.08.25)
Burada sonradan işe alınan kişi benim. Güya o işi öğretecek kişi bana biraz kötü davrandı üstelik fazla bilgisi de yoktu, yüzeysel olarak bir şeyler biliyordu.
Hem cahildi hem de beni zorbaladı.

İşverenle konuşup durumu anlattım sonra beni işten çıkardı
Bu nasıl bir şey?
0
🌸squidward
(19.08.25)
Böyle bir yerden kurtulduğum için dua et.
0
Kahvedesu
(20.08.25)
Deneme sürecinde olan bir personelin, başka bir personeli şikayete gelmesi patron açısından bakınca çok da kabul edilebilir bir şey gibi görünmüyor.

O personelin yerine işe alındığınızın, siz işi öğrenince o personelin işten çıkarılacağının size söylenmesi durumunda, gerekirse kafayı gözü yarıp o personelden son kırıntısına her bilgiyi sağmanız beklenirken siz acze düşüp patrondan imdat istemişsiniz.

O personelin yerine işe alındığınız, siz işi öğrenince o personelin işten çıkarılacağı size söylenmediyse de siz kendiliğinizden böyle bir çıkarım yaptıysanız o da apayrı bir konu zaten.
0
Mirket
(20.08.25)
Abi kusura bakma ama senin diğer hikayeyi de hatırladım patrona ters cevap verip iki günde yollanmistin. Şimdi de hiçbir deneyimin yokken sana is öğreten kisinin cahil olduğunu, bir şey bilmedigini soylemissin, gidip patrona sikayet etmissin ve gene kovulmuşsun.

Eğer buysa senin bundan sonra ilk 6 ay patronlarla hiçbir sekilde konusmaman lazım. Psikolojik bazı sıkıntılar yasiyorsun diye yazmışsın, etkisi olabilir bilemem de yani sorun biraz sende bence. Yıllardır işsiz ve iki iş yerinden hızlıca yollanan kişi içe bakmalı, dış etkenlere değil.
0
logisticsmanager
(20.08.25)
@Mirket
O personel dediğiniz kişiyi şikayet etmeye çalışmadım.
"Bana iş öğretecek" kişi ben işe başlayınca tripten tribe girdi. Benimle bağırarak konuştu, çirkinleşti.
Ben deneme süresindeysem onun nitelikli ve beraber çalışılabilir biri olduğu anlamına gelmiyor maalesef
0
🌸squidward
(20.08.25)
Ben seni yargılamadım. Yanlış anlama.
Olayın çok dışındayım. Kimseyi yargılamak haddim değil.
Olaya patronun gözünden bakınca böyle bir şekil çıkıyor.
Onu dile getirdim.
0
Mirket
(20.08.25)
@logisticsmanager
Önceki hikaye patron egosu ile ilgiliydi, o 73 yaşında yalakalık bekleyen bir bunaktı

Deneyimimin olmaması bana iş öğretecek kişinin şerefsiz olmasını gerektirmiyor. Eminim genel anlamda onun benden öğrenebileceği çok daha fazla şey vardı. Düzgün anlatılsa hemen anlayabileceğim ve geliştirebileceğim şeyler.

Şikayet etmedim.
Durumu bilmek işverenin hakkı, bu arada işveren ve yönetici aynı kişi.
Ben de içe bakmaya çalışıyorum. Bu konuda sizlerden yardım istiyorum.
Özel sektör çok iyi, ben kötüyüm ama ne kötülük yaptım?
0
🌸squidward
(20.08.25)
Abi özel sektör leş, buna lafım yok da yanlış anlama ama Türkiye'de özel sektörün geneli bu zaten. Şanslıysan insan gibi davranan yere bir gün girersin ama oraya gelmek için belli süre belli şeyleri cekmek gerekiyor. Şimdi bana sorsan bağıran müdür olmaz derim sana kaç yıldır aldığım etik kültürü ile. Ama ilk iki senelik iş hayatım her sabah fabrika müdürünün oturup herkesi ayakta diktiği ve bağırdığı toplantilar ile geçti.
Neyse yani, ilk is yerinden 3 günde ikincisinden 1 hafta sonra atildin. Tamam özel sektör kötü tamam bu iş yerlerinde calisilmaz da sen yillardir is arayan biri olarak nereye kadar devam edebileceksin? Yani iş yerlerinin hepsine sokayim, sorunumuz sensin. Yoksa ben de isterim senin hakkını aramani, tepkini koymani da sonra kemal Sunal gibi tavuk vitrinine ekmek banmani istemem.
0
logisticsmanager
(20.08.25)
@logisticsmanager
Beni düşünmektense işe yarar bir bakış açısı lazım.
Esas olarak bir yönetici/patron birini işe almış ve sadece yapmasını beklediği işleri öğretmiş. Fakat bu yatırım yaptığı kişi beni görünce korktu ve beni küçük düşürmeye çalıştı. Üstelik totalde benden daha fazla bilme ihtimali olmayan bir kişi.
NE YAPMALIYDIM MESELA BEN?
BU ORTAMDA ben de mi patronu yelpaze ile serinletmeliydim?
0
🌸squidward
(20.08.25)
(10)

Golf Çok İyi Bir Araç mı?

eisberg
Arkadaşlar 1 haftadır 8.5 golf kullanıyorum. Başlangıç paket. Araç çok hoşuma gitti. Yalıtımı, yol tutuşu, otomatik sürüş özelliği, yakıtı... Geçmişte opel, pejo araçlarım olduğundan mı nedir sanki premium bir araca biniyor muşum hissiyatı oluştu.Aracımı da değişme planım vardı şimdi Golf'e yöneldim
Arkadaşlar 1 haftadır 8.5 golf kullanıyorum. Başlangıç paket. Araç çok hoşuma gitti. Yalıtımı, yol tutuşu, otomatik sürüş özelliği, yakıtı... Geçmişte opel, pejo araçlarım olduğundan mı nedir sanki premium bir araca biniyor muşum hissiyatı oluştu.

Aracımı da değişme planım vardı şimdi Golf'e yöneldim, fiyatı da hiç F/P durmuyor o yüzden bi sorayım dedim değer mi sizce? Siz ne düşünüyorsunuz Golf hakkında?
0
eisberg
(19.08.25)
Maliyet düşürmelerden önce rahat bir şekilde ancak belki de hala VW semi-premium segment bir marka denilebilir zaten..opelle pöjo ile kıyaslanmaz.

VW'nin lokomotifi modeli vitrini golf. Ama biraz gereksiz pahalı o kesin.
0
AlsterWasser
(19.08.25)
Golf tr de gereksiz overrated bir araba. Orta segmentin en konforlu aracı vw serisi. C serisi bir mercedes kullanıp karşılaltırırsan golfün daha konforsuz olduğunu anlarsın. Ama tr de orta segmentte bence rakipsiz model.
0
mikahakkinen
(19.08.25)
Tr'de gereksiz abartılan, fazla anlam yüklenen bir araba. Yani yılların tok kapı sesi goygoyu var.
Onun dışında tabiki kendini diğer markalara oranla yüksek seviyeye koyan ve bunu yapmak için de seat ve skoda markalarina da sahip bir marka yani. Parana göre aynı arabanın farklı markalardaki hallerinden alabilirdin (vw polo, skoda fabia, seat ibiza). Ben severim ama böyle digerlerine 10 basar diyemem asla.

Misal bana Göre iyi bir rakibi focustu ve focus golf'e göre daha sportif, sürüşü daha iyi bir araba. Zaten incelemelerde de böyle çıkardı.

Kısacası sevdiyseniz alın da işte acayip kaliteli, hiç sorun çıkarmaz falan gibi beklentiyle almayın yani.
0
logisticsmanager
(19.08.25)
mk4'u sifir olarak 90larda bir arkadas almisti, zamaninin cok cok otesindeydi.
sonra audi gibi daha ust segment araclari satabilmek icin kalite dusurmeye basladilar.
o yuzden golf'lerin artik ayni kalitede oldugunu dusunmuyorum.

bir de motor onemli.. golf alinacaksa bence gti olmali ama ona da 4 milyon fiyat koymuslar, delilik..
0
cooperr
(19.08.25)
ben "türkiye özelinde abartılan bir araç" olduğunu düşünmüyorum. B-SUV'ların piyasaya sürülmesi ve elektiriklilerin gelmesine kadar son 50 yılda avrupada en uzun süre en çok satılan marka-model vw golf.

segmentinin en iyisi ama diğer arkadaşların dediği gibi neyle neyi kıyasladığın ile alakalı bir durum bu tabii.

www.motor1.com
0
AlsterWasser
(19.08.25)
Golf bence cok iyi bir arac. Volkswagen in das auto nun karsiliginda gosterdigi araba bu. Firsatiniz varsa alin. Benim param olsa dusunmeden alirim fakat mild hybrid olarak gecen golf 8 lerde kronik bir alternator problemi var anladigim kadariyla. 40 binde bile yolda kalanlari cok duydum. Bunu arastirin. Temiz bir golf 7 bulsaniz tadindan yenmez.
0
narod
(19.08.25)
golf'ün ilk üretim tarihi 1974. o zamandan bu yana yaklaşık 40 milyon satmış. c hatchback sınıfında normları belirleyen bir araç. avrupa'da yıllarca en çok satan araç oldu. özellik 4 ve 7 kasaları efsanedir. ister alıp uzun yıllar binersin istersen pek değer kaybı olmadan satarsın, 2.eli de çok hızlıdır.
0
mutlu yillar sana
(19.08.25)
Ben eski bir golf kullanıcısıyım. Golf satıp segment muadili olan bmw 1 serisine geçiş yaptım. Bmw daha premium, bu kesin ama inanılmaz bir fark var da diyemiyorum. Problemleriyle meşhur dsg kullanmama rağmen Golf 3 yılda beni hiç üzmedi.
0
but that was just a dream
(20.08.25)
sinifinin lideri. bu yuzden dunyanin her yerinde bu sinifta hep cok satiliyor, ve tutuluyor. bmw, mercedes gibi markalarin c segmenti araclari maalesef iyi olmuyor.

negatif ozellikleri var, yok degil.

tasarimi basit, ama kutu gibi olmasi kullanilabilir ic hacmi arttiriyor.
sanzimani problem cikarabiliyor.

ancak bu sinifta arac alacak olsam muhtemelen ben de golf alirim. bir de turkiye gibi araclarin pahali oldugu, premium araclarin ruya oldugu, park sorununun cok yasandigi bir ulkede c segmenti cok makul.
0
antikadimag
(20.08.25)
Negatif yönlerini duyunca dengeye geliyorsunuz merak etmeyin :)

Ama evet kalite konusunda liderdir. Yeni polo'lara da bakmanızı tavsiye ediyorum.
0
baldan kaymak
(20.08.25)
(3)

Ebay’den ilaç almak

Unde bach canim
Lamisil adlı bir krem ilaç aldım ebayden. ama chatgpt 3.97 euro fiyatı bulunduğum ülkeyle kıyaslayıp ucuz, sahte olabilir dedi. Türkiyede aynı krem 81 tl yani 2 euro bile değil. Kaldı ki çinde ilaç fiyatları türkiyeden daha ucuzdur diye düşünüyorum.İlla sahte midir şimdi bu? Atayım mı çöpe geldiği z
Lamisil adlı bir krem ilaç aldım ebayden. ama chatgpt 3.97 euro fiyatı bulunduğum ülkeyle kıyaslayıp ucuz, sahte olabilir dedi. Türkiyede aynı krem 81 tl yani 2 euro bile değil. Kaldı ki çinde ilaç fiyatları türkiyeden daha ucuzdur diye düşünüyorum.

İlla sahte midir şimdi bu? Atayım mı çöpe geldiği zaman?

Not: bulunduğum ülkede bu ilaç yok
0
Unde bach canim
(17.08.25)
Ürünü Türkiye'de bulamadım ben. Ilac indeksleyen sitelerde üç yıldır fiyat yok. O baktiginiz fiyati 2022 fiyatlamasi ile veriyor googledaki siteler.

Genel fiyatlara baktığımda neredeyse bütün Avrupa'ya göre ucuz duruyor. Ortalama 10-15€ falan gibi.
Satin aldığınız kişinin yorumlari falan çok iyi miydi? Çünku zaten tanimadiginiz insandan bir şey almak sıkıntı bir de ilaç almak bir tık daha sıkıntı.
0
logisticsmanager
(17.08.25)
Atma da zaten muhtemelen gelmez
0
primetime
(18.08.25)
Türkiye'de bu şekilde ilaç getirtmek sıkıntılı. Gümrüğe davet edip reçete soruluyor. Reçete göstermeden alınamıyor (idi, değişmediyse)

Orda böyle bir sorun yoktur umarım.
0
Mirket
(18.08.25)
(17)

maden suyunu çok seviyorum çok

Lubb
günde minimum 3 bazen ama bazen 4 maden suyu içmek çok mu? (20cl)yazın aşırı terliyorum ve canım çekiyor. aşırı terliyorum dediğim de ciddili yani öyle hafif değil.
günde minimum 3 bazen ama bazen 4 maden suyu içmek çok mu? (20cl)

yazın aşırı terliyorum ve canım çekiyor. aşırı terliyorum dediğim de ciddili yani öyle hafif değil.
0
Lubb
(16.08.25)
Günde en fazla 1 şişe ve sade olmalı. Su gibi içilebilen bişey değil bu.
0
luluki
(16.08.25)
Bişey olmaz arka arkaya içmiyorsan.
0
gobekliraki
(16.08.25)
Her şeyin fazlası zarar. Günde dört çok
0
Cezcez
(16.08.25)
maks 2 tane fazlası zarar. ayrıca düşük sodyum değerli olmalı. ve sade olmalı
0
my fault
(16.08.25)
Hiçbir şey olmaz istiyorsan su yerine maden suyu iç ama sodyum oranı düşük olanı iç.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.08.25)
ben 6-7 ay her akşam 1 beypazarı içtim. bırakınca sindirimde baya zorlanmıştım. çook cahil yorumu olacak ama günde 3-4 taneyle mideni delebilirsin.
0
potsdamer
(16.08.25)
Türkiye'de maden suları biraz fazla sert. Acaba ondan mı bilmiyorum ama yabancı kaynaklara bakarsan kimse günde bir bardak maden suyu falan demiyor. Hipertansiyon vs durumunda düşük sodyumlu olanlardan içmek kaydi ile günde 1-1.5lt içsen de bir şey yok deniliyor.
Google yaptığımda ne ingilizce ne Fransızca Türkiye'deki gibi "aman sakin şundan fazla içmeyin" kaynağı yok ve bilimsel bir çalışma da bulamadım.

O yüzden seni rahatsiz etmiyorsa iç. Çok merak ediyorsan aldığın toplam mineral değerlerini çarp, googllea fazla aliyor musun ama cevap yüzde 99 hayır çıkacak.
0
logisticsmanager
(16.08.25)
Gastroenterolojiden şimdiden randevu al. Bazen dolu oluyor.
0
nawar
(16.08.25)
Piyasadaki bilinen markalardan en düşük sodyum olanı hangisi? Ben beypazarı içiyordum ama ?
0
🌸Lubb
(16.08.25)
Günde 1-2 adet icmek faydali ama fazla alkali besinlerle böbreği zorlamamali.

Yerinde olsam birkaç cesit farklı marka alirim,hergun baska icerik tüketmek iyidir.
0
designer
(16.08.25)
Seneleeer önce günde 5-6 şişe maden suyu içerken bir doktor yakınım "aromalılardan içmiyorsan hiçbir şey olmaz, istediğin kadar iç" demişti. Uzun süre çok fazla maden suyu içtim, bir şey olmadı. YTD.
0
kobuzchu kiz
(17.08.25)
İnişdibi var, üzerinde sodyum diyetine uygundur yazıyordu. Değerler internetten bulunur. Eskiden Çaldağ da vardı, hafif içimli, kaynağındaki haline baya benziyordu. Uludağ premium gibi bir tadı vardı. Piyasadan kayboldu gitti, hakkaten kaliteli ürünler ülkemizde genelde cezalandırılıyor.
0
mbond
(17.08.25)
ben de ya. hele ki gaz sancısı dendiği zaten kahramanım oluyor. icat edenden allah katbekat razı olsun.
0
VenomBoss
(17.08.25)
beypazarı (200 ml)

sodyum: ~27.6 mg (günlük sınır: 2000 mg)
kalsiyum: ~41.2 mg (günlük ihtiyaç: 1000 mg)
magnezyum: ~24.9 mg (günlük ihtiyaç: 400 mg)
potasyum: ~5.2 mg (günlük ihtiyaç: 3500 mg)
bikarbonat: ~287 mg (üst limit yok, sindirime faydalı)
florür: ~0.13 mg (üst sınır: 5 mg)
sülfat: ~35 mg (üst sınır yok, 500 mg’ın üstünde laksatif etki olabilir)

sodyum düşük → 10 şişe içsen bile günlük sodyumun %14’ü ancak.
kalsiyum ve magnezyum katkısı var ama zararlı değil, faydalı.
florür çok düşük, sorun yok.
bikarbonat mideyi rahatlatır, “gastroenterolojiye koşarsın” lafı şehir efsanesi.

sağlıklı bir yetişkin için günde 1–3 şişe ideal, 5–10 şişe (1–2 litre) bile güvenli sınırda.

kısa laf: fazlası gaz yapar, zarar değil.
0
hadi ya la
(17.08.25)
Yıllardır gunde 5-6 tane içerim. Gastroenteroloji uzmanı arkadaşım da var. Ona da danistim. Bir problem de yaşamadım.
0
primetime
(17.08.25)
Bundan yıllaaar önce, yapılan denetimlerde bazı maden sularında nitrite bazılarında da amonyağa rastlanmıştı. Ekşi'de de epey bir konusu olmuştu, başlığı da vardır.

Bugünün denetimleri hakkında yorum yapmayacağım da, "içinde olanların bir zararı var mı" nın yanında "içinde olmaması gerekenler var mı"yı da düşünmek gerekir mi acaba?

Ek : Başlığı da buldum. (bkz: maden suyu analiz sonuçları)
0
Mirket
(17.08.25)
İç ya ne olacak bildiğin su yok şu var yok bu var diye felaket tellallığı yapma sırası maden suyunu kadar geldiyse işimiz var valla para verip damacana su alıyoruz ondandan da kim bilir neler çıkıyordur analiz yapılsa, su da içmeyelim o zaman.
0
kizil karga
(17.08.25)
(7)

Schengen'e nereden basvursam?

Kittie
Issizim.Sigortasizim.Duzenli para girisim var hesabima (freelance projelerim)Baska bir hesaptada iyi bir birikimim var yillardir dokunmadigim.Bekarim.Bu kosullarda hangi ulke en kolay vize verir?Macaristan diye duydum dogru mu?Vizecilerle is yapmak zorunlu olmus galiba artik randevu acisindan?375 eu
Issizim.
Sigortasizim.
Duzenli para girisim var hesabima (freelance projelerim)
Baska bir hesaptada iyi bir birikimim var yillardir dokunmadigim.
Bekarim.
Bu kosullarda hangi ulke en kolay vize verir?
Macaristan diye duydum dogru mu?
Vizecilerle is yapmak zorunlu olmus galiba artik randevu acisindan?
375 euro ucret isteyen var sirf makineyle randevuyu hemen alabiliyorlar diye.
Normal mi bu ucret? Guvenilirim bir yer bu dedigim.
Ama randevu icin de bu ucreti vermek istemiyorum.
Ama artik randevu yakalamaniz cok zor dediler yazilim olmadan. Bu dogru mu?
0
Kittie
(16.08.25)
Vizeciler ile is yapmana gerek yok. Acil bir işinin olmamasi yeter. Örnek veriyorum Fransa için bana 1.5 ay sonraya uçuş var dersen olmaz derim. 3 ay sonra dersen olur büyük ihtimal derim.
Buna ek olarak benim bildiğim vize takip botu vardı ve çalışmıyor artık, vfs değişiklikler yapiyordu işte siteye çok girmeye çalışırsan ip blokluyor falan.

Almanya zor çünkü liste süreci var aylarca listeden adinin gelmesi bekliyorsun.
Ama yazılım olmadan olmaz kismi acayip yalan. Mayis sonu anneme baktim tarih haziran sonuna alabildim.
Ama takip etmek lazım falan da 375 € vizeye verecegime direkt dolandirilmayi tercih ederim.
0
logisticsmanager
(16.08.25)
Macaristani da 375 isteyen vizeci soyledi. Issiz olsan da verirler. Birikimine bakarlar onlar direkt dedi. Ordan basvuralim dedi ama 375 euro da yani vermem. Mesela fransa icin sigortali isin olmali dedi ayni vizeci.
0
🌸Kittie
(16.08.25)
375 euro öhhh. verme şunlara para. acelen yoksa bulursun randevu. işsizken zor hepsi. fransa ispanya portekiz denenebilir
0
jelly bear
(16.08.25)
Jelly bear: fransada aslinda bir arkadasim var. Turk ama fr vatandasi. Bana davetiye falan yollasa isim kolaylasir sanmistim ama 375 isteyen vizeci, isin olmadigi surece fr imkansiz dedi. Ne kadar dogru bilemiyorum tabii.
0
🌸Kittie
(16.08.25)
schengen için kimse öyle net konuşamaz. iki uç taraftan da örnekler var
0
jelly bear
(16.08.25)
Nordik ülkeleri randevu konusunda daha rahat. norveç, finlandiya gibi ülkelere önümüzdeki hafta için bile randevu bulabilirsiniz. tek sıkıntı ret oranının en yüksek olduğu ülkeler olmaları. fakat cascade kuralını en net uygulayanlar da yine onlar.
0
phoarbix
(16.08.25)
arkadaştan davetiye almak tam tersi şu an büyük risk olabilir. orada kalacağını düşünebiliyorlar işin içine tanıdık girince.
0
der meister
(17.08.25)
(19)

Duyuruda en sevmediginiz kişi kim

encokbenisevinnolur
Ben kedileri sevmeyenler dışında herkesi seviyorum.Sizde durumlar nasıl?
Ben kedileri sevmeyenler dışında herkesi seviyorum.
Sizde durumlar nasıl?
0
encokbenisevinnolur
(15.08.25)
Ben profesyonel duyurucuyum. Bu işe duygularımı karıştırmam.
Bir soruya cevap vermek yerine soruyu sorana laf sokmaya çalışanlar dışında sevmediğim kimse yok.
0
michael_knight
(15.08.25)
Bu anket soru soruldukca aklima su video geliyo ya adgsga
youtube.com
0
sey mi dostum
(15.08.25)
Kaos başlatma sorusu.
youtu.be

Kaleci. Musclewiki botu aslında ama bize insan diye yedirmeye çalışıyor.
0
logisticsmanager
(15.08.25)
SEN SEN ve SEn evet sen de, bunu okuyan herkeZZZ.
0
Shepard
(15.08.25)
Aktroller
0
gabe h coud
(15.08.25)
Duyuruyu güzin abla gibi kullanan abla grubu. Salak salak duygusal sorular sorup özelden yazıp sana akıl verirler.
0
mikahakkinen
(15.08.25)
Net isim vermek yerine hayvan sevmeyenler gibi kiminisaret ettiği belli olmayan yuvarlak laflar kullananlar.
0
kisa
(15.08.25)
Runaway
Feast ile baslayan bir nick

Ve tüm kadin düsmanlari
0
sonsuz
(16.08.25)
Sayfalarca detay verenler
0
olaylar olaylar
(16.08.25)
Duyurudaki laf sokmaları eleştirileri kişiselleştirip ciddiye alanlar
0
benaslindayohum
(16.08.25)
Adam yerine konmayan, her soruya inatla cevap veren, adam yerine konmadıkça iyice deliren saygısız bi çoban var. Değişmemekte, adam olmamakta inat ediyot.

Yok oluşunu izliyoruz.
0
luluki
(16.08.25)
sonsuz
8-9
kahveci
muhayyer vs..duyurudaki tüm di$iler desem oluyor zaten.
0
feastofthedamned
(16.08.25)
Kadın düşmanı operasyon çocukları
0
ekimoloji
(16.08.25)
Şahıs olarak bir kişi var, ismini paylaşmayacağım tabii.
Genelde üslubu bozuk olan yahut cevap verip yardımcı olmak yerine alay eden kullanıcılardan rahatsız oluyorum ama bunu nicklerine bakıp da bir kan davasına dönüştürmüyorum.
0
yadigar
(16.08.25)
İrrite oldugum bir iki kişi var. Hani bu kadar da olmaz, bu da söylenmez denen her şeyi söyleyip yapıyorlar. Gerçekten şok olduğum zamanlar oluyor.
0
sekizdokuzon
(16.08.25)
kurgucular
0
mantık
(16.08.25)
beni kadın sanan herkes asdasdasfgh

Galatasaray düşmanlarının a..
0
baldan kaymak
(16.08.25)
Kadın düşmanları hayvan düşmanları bir de ilkel beyinli leş futbol fanatiği kullanıcılar, bunlar tuvaletteki inatçı küçük bok parçası gibi sifonu çekiyorsun çekiyorsun hala ben buradayım ki diye sana bakıyorlar.
0
kizil karga
(16.08.25)
ben duyuruyu açanların ismine bakmıyorum. içeriğe göre cevap veriyorum. o cevaptan sonra acaba bu kimmiş diye hiç ilgilenmem.

ama genelde işine geldiği cevabı beğenen işine gelmedi mi cevap verene atar gider yapan kişilerden haz etmiyorum.

birde duyuruda tüm özeline kadar anlatıp. bunun üstünden yorum yapana sen benim hayatım hakkında yorum yapamazsın diye söylenenlerden haz etmiyorum.
0
my fault
(16.08.25)
(11)

türk okullarında bully var mı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa abd'ye has bir şey mi?
yoksa abd'ye has bir şey mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.08.25)
Olmaz mı var tabi.
0
gobekliraki
(15.08.25)
Tabiki var.
Bizim zamanimizda alt sinifi çöpe atmaca vardi.
0
logisticsmanager
(15.08.25)
40 yaşına girdim bully'in ne olduğunu google aramasından gördüm.

bully dediğin eylem veya bebe durumu ilkokullara kadar girdi. en korkutucusu liselerde. şu anki eğitim sisteminin en büyük sorunu akp sonra işe yaramaz meb bakanı 3.olarakta bully ve akran zorbalığı. bizim zamanımızda da bullylerden vardı. şimdikiler daha görünür. hocaları bile bullyliyor arkadaşlar. özellikle lisede bayan hocaları bullyleyen erkek grupları ve erkek hocaları bullyleyen kız ve grupları var.
0
mikahakkinen
(15.08.25)
eskiden de vardı şuan hala var özellikle alt düzey okullarda.
0
biravekahve
(15.08.25)
hep vakıf okullarında okudum, dolu vardı (alt düzey okulları yazmış da biri). insan doğası.
0
deartheodosia
(15.08.25)
Olmayan yer gormedim

8-9 il gezdim spor
0
duyurukullanıcısı
(15.08.25)
kreşte bile var.
0
adivar
(15.08.25)
Allahı var hem de
0
nothing in my way
(15.08.25)
kızlarda daha çok var bizim ülkede
0
Hallegadola
(15.08.25)
Hayatınızda hiç herhangi bir eğitim kurumunda eğitim aldınız mı?
0
sanal hayvan
(15.08.25)
beyfendi
(15.08.25)
(12)

Özellikle evlilere bir soru

encokbenisevinnolur
Birkaç ihaleye fesat karıştırma vs haberi okurken aklıma geldi.Şöyle şimdi bu işleri yapanlardan evli barklı olanı da var.Mesela yapan kadınsa kocası, erkekse karısı nasıl oluyor da "hayirdir nereden geliyor bu değirmenin suyu" demiyor eşine, sonuçta aniden mantıksız bir zenginleşme olarak görünür m
Birkaç ihaleye fesat karıştırma vs haberi okurken aklıma geldi.

Şöyle şimdi bu işleri yapanlardan evli barklı olanı da var.

Mesela yapan kadınsa kocası, erkekse karısı nasıl oluyor da "hayirdir nereden geliyor bu değirmenin suyu" demiyor eşine, sonuçta aniden mantıksız bir zenginleşme olarak görünür muhtemelen bu dışarıdan.

Diğer türlüsünü da aklım almıyor, bu işlerin içindeki insanlar evde oturup "hahah nasıl s*ktk ama, şrank, şerefe" yapan karikatür tipler de olamaz gibi geliyor yani.

Bir de insan tedirgin de olmaz mı, yani bu eve gelen para kirli paraysa, yarın bir gün hapsi boylamayalim diye?

Neyse soru şu:
Eşiniz aniden, maaşlı çalışıyor olsun kendi işi olsun, birden ve açıklanamaz bir biçimde çok para kazanır olursa, hayırdır nereden geliyor noluyor demez misiniz?
0
encokbenisevinnolur
(14.08.25)
Haberlerden bağımsız olarak yazacağım tamamen. Kendi tahmini yazacağım; illegal işlere bulaşanların büyük kısmı ''ben bi b*k yedim'' diye direkt aynı gecenin akşamına söylemiyordur bence. Yani filanca iş anlaşması yaptım, biraz kazanacağız gibi hep yumuşatarak ve kendini legalize ederek anlatıyorlardır. İnsanoğlunun doğasında var bu, yanlış yaptığını bilse bile her zaman kendisini haklı çıkaracak bir rasyonelleştirme içindedir, insan beyni kendi yanlışıyla bir kez yüzleşti mi kabullenmekte zorlanır çünkü sorgulamamak ya da legalize etmek bu sürecin ön koşullarından birisi diyebiliriz sanırım.
Herkes ''bedel ödendi'' diye geziyor zaten :D
Çok çalıştım, kazandım bile diyebilir sgfahgd. Eşlerine de birden yansıtmıyorlardır bir gecede villaya taşınalım demiyordur, yavaş yavaş işte akıtıyordur parayı. İnsanoğlu lükse çabuk alışır, e hanımlar da nereden geliyor demek yerine daha çok gelsin diyorsa bir bakmış DP gibi gecekondudan çıkmaların, havuzlu villa rutinlerine dönmüştür hayat :)

Kısacası büyük kısmı sormuyordur, üzümünü ye bağını sorma misali.
0
titanic kemancısı
(14.08.25)
bu isleri yapanlar da esleri de ayni ahlakta muhtemelen. bence direkt umursamiyorlar, zaten herkes yapiyor, biz niye yapmayalim diye bi ahlaki cöküs var bence.
0
mamu
(14.08.25)
Parayla goze batacak birsey almiyorsa gizli tutulabilir. Ben gizli tutuldugunu sanmiyorum da detay verilmemis olabilir tabii. Burada atlanan nokta su, ihaleye fesat karistiranlar, ya da torpille ise girenler falan kendilerine "ne kadar kotu bir insanim haksiz yere para kazandim" demiyor ki. Cevresinin sayesinde kazandigini dusunuyordur, gayet normal goruyordur, gormeyen adam yapmaz zaten. Es icin de olay cok detaylari bilinmeyecek sekilde "is" yapilarak iyi para kazaniyor seklinde gorulebilir.
0
mbond
(14.08.25)
Abi ben şimdi insaatciyim. Sonuçta is yapiyorum.
Hanima diyorum ki efsane bir ihale aldık belediyeden. Hanim diyor Nasil oldu, diyorum işte iş planıni begendiler vs.
Nereden bilecek yani para yedirdigimi falan.

Ya da misal ticaret yapıyorum. Bir anda diyorum çok iyi satış yaptık. Ama naylon fatura çıkıyor ileride.

Bu tarz şeyleri eşin bilmesi imkansiz yani.

Senin dediğin ben bugün belediyede memurken bir anda insaat şirketi sahibi olmamda olur. Yoksa bu isteyken bir anda cosanlarin eşinin anlaması kolay değil. Ve böyle olunca sormayanlar tabiki suça yataklik ediyor biliyoruz. Hiç kimse bugün bulgur yerken yarın havyar yiyip sormamazlik yapmaz.
0
logisticsmanager
(14.08.25)
yukardakilere ek olarak, ortalama bir turk ailesinde, ozellikle ic anadoluda ya da kucuk yerlerde kadinin yerini, bilgisini ve farkindaligini oldugundan iyi degerlendiriyorsunuz bence. eve giren paradan calismayan bir kadinin yuksek ihtimalle hic haberi yok zaten, mutfak harcamasi ve harclikla yasamini surduren cok ya da maas kartini esine veren. aileler oyle sandiginiz gibi ortak hesaplarla, bu ayki gelirimiz ne kadar neye ne kadar harciyoruz gibi bir muhabbet icinde degiller. benim kuzenlerim ve etraflarindaki insanlar filan mesela esleri kiralarini oduyor, harclik veriyorlar, ama para nereden geliyor neler oluyor bitiyor filan pek haberleri yok, mesela bir dugun falan varsa iste suna altin takilacak, kiyafet alsak iyi olurdan oteye gecmeyebiliyor muhabbet. sozlukte falan atip tutulanlara bakmamak lazim.
0
kassiopeia
(14.08.25)
Bunun homojen cevabı yok. Öylesi de vardır, öbür türlüsü de.
Türk aile yapısının genelinde kadın, erkeğin işinin detayını bilmez, ilgilenmez. Kafa yormaz.
Ayrıca eşlerin kumaşı genelde aynıdır.
Hayatımda bir defa eşin rüşvet aldığını öğrenince valizini hazırlayıp kapının önüne koyanı gördüm.
0
Mirket
(14.08.25)
Bu işleri yapanların eşleri de ahlaksız +1

Para geldiği için sorgulamıyorlar. Aksine ihale alamayan eşine dırdır ediyorlardır.
0
nawar
(14.08.25)
Bu konular helal haramı bilmek anlamak benimsemek ve ahlakla ilgili hususlar.

Genelde tencere kapak misali birbirini buluyor bu kimseler.
Bir de yakın tanıdık ve kimselere kıyasla durumlarının iyi olması işlerine geliyor olsa da kesinlikle ilerleyen zamanda bu tür haksız kazançlar yanlarına kâr kalmaz.
0
diyecevaplandı
(14.08.25)
demezler cunku:

1- tencere kapak
2- kulturumuzde erkeklerin isine pek karisilmaz.
0
cooperr
(14.08.25)
Yazılanlar çok doğru. Bu illegal işleri yapanlar eşleriyle üniversite kütüphanesinde tanışıp evlenmiyor herhalde. Karıları da aynı çevrelerde yaşayan, aynı ahlaksızlığa sahip onların kadın versiyonu olan kişiler. Kocalarının yaptığı işlerle gurur duyar bunlar. Mesela bazen twitter'da kader mahkumlarına af diye sürekli yazan kadınlar görürsünüz. Bunlar işte onların karıları. O yüzden saklamalarına veya bir açıklama yapmalarına pek gerek yok.
0
messor
(14.08.25)
bizim toplum olarak ya da insanlik olarak uzlasmis oldugumuz ortak bir ahlak normu yok ki. ortada tek bir dogru olmayinca esler arasinda uzlasma cok da zor degil.

kendi normunuza gore ihaleye fesat karistirma ahlaksizlik olabilir (bana gore de boyle) ama bunu yapan biri kendini cok basit sekilde rasyonelize eder, "herkes yapiyor", "isler boyle donuyor", "yapiyorum ama bir amac ugruna yapiyorum", "biz yapmayalimda baskalari mi yapsin" "bir sekilde biri bu ihaleyi ayni sekilde alacakti, biz aldik cok mu" "ihaleyi oyle aldim ama kazandigim para ile kac yetime yardim ediyorum biliyor musun" "yaptim allah affetsin" "biz ne acilar cektik, biraz da biz kaymagini yiyelim" "yaptigim ihaleye fesat karistirmak sayilmaz" ... bu cumlelerden herhangi birini kendine, ailene soylediginde temize cikmak cok da zor degil. hele para isin icine girince ahlaksizlik degil, tam tersine taktir bile edilirsin.

bir diger konuda da kendi ahlakimizi mutlak ve herseyden ustun gormek cok buyuk hata. her insanin zaafi var ve o zaaflar uzerinden ahlakimiz test edildiginde ne yapacagimiz, ne hissedecegimiz buyuk bir muamma. cok ahlakli olabilirim ama bunun nedeni cok erdemli olmam da olabilir, ama diger taraftan ahlakim bu gune kadar yeterince test edilmemis de olabilir. bunu zaman gosterir.
0
emrahday
(14.08.25)
genelde geleneksel aile yapısına sahip kişiler bunlar. kadın ekonomik olarak pasif, evi erkek geçindiriyor. hesaplar ayrı, kadın ne kadar paraları olduğunu bilmiyor vs.

ben bir ay normalden %20 fazla kazansam eşim anlar ve bana sorar. ben de aynı şekilde. şeffaf ve ortak hesap kültürü, kadın ve erkeğin eşit ekonomik güce sahip olduğu daha modern ailelerde oluyor.

geleneksel bir aileden geliyorum. benim babam da evi geçindiren kişiydi. ticaretle uğraşırdı ve onlarca banka hesabı ve kredi kartı vardı. ne kadar parası olduğunu ölünce öğrendik.
0
sir gawain
(14.08.25)
(9)

ben neden iş bulamıyorum? deneyim +10 yıl.

stay with me
uluslararası ticarette +10 yılı aşan iş tecrübem var.satın alma ve satış olarak masanın her iki tarafında bulundum. ve ithalat, ihracat operasyonları yönettim.ki bu insanlarda nadir özelliktir. ekipler yönettim vs.iş değiştirme ve şartlarımı iyileştirme zamanının geldiğini düşünüyorum fakat; başvurd
uluslararası ticarette +10 yılı aşan iş tecrübem var.
satın alma ve satış olarak masanın her iki tarafında bulundum. ve ithalat, ihracat operasyonları yönettim.
ki bu insanlarda nadir özelliktir. ekipler yönettim vs.

iş değiştirme ve şartlarımı iyileştirme zamanının geldiğini düşünüyorum fakat; başvurduğum ilanlara dönüş alamıyorum.

ilanlara yetersiz gelmem mümkün değil.
kurumsal firma geçmişim olmaması etken olabilir mi?
bu kadar iş tecrübesi ile dönüş bile almaman bana garip geliyor.
0
stay with me
(14.08.25)
uluslararası ticaret çok kısır bir alan. açık pozisyon az, aday çok ve bir çok farklı alandan buraya başvuran var.

kurumsal firma geçmişin yok ve kurumsal firmaya başvuruyorsan bu da bir eksi.
0
gabe h coud
(14.08.25)
Sektörünüzü bilmiyorum ama yazılım tarafında 42 yaşında işini çok iyi yapan bir arkadaşım da sizin gibi iş bulamıyor. Bir başvurusu için sebebini içeriden öğrendiğimize göre o yaştaki insana iş buyurmak daha zor oluyor, yönetici olarak görüşülebilir ona da yöneticilik tecbrübesi yok dönüşünü almıştık.
0
cilekli pasta
(14.08.25)
Şirket geçmişi nedir? Yani ne tarz şirketler?
Yani bir etken olabilir çünkü 100 bin kişilik bir şirkette çalışan biri olarak süreçler acayip değişiyor. Genel kültür farklı.

Bir de yıl sonu yaklaştı. Genelde büyük borsaya açık şirketler ise alimlari bu dönemlerde durdurur ki operating profit düşmesin falan filan. Kendi sirketimden bilmiyorum terfileri de ise alimlari da son 2-3 ayda 1 ocak itibariyle planliyoruz hep.
0
logisticsmanager
(14.08.25)
Yetersiz değil fazla geliyorsunuzdur.
0
encokbenisevinnolur
(14.08.25)
Bu dönem çoğu şirket küçülmeye gidiyor onunla ilgili de olabilir
0
mirty
(14.08.25)
10 küsür yıldır işveren olarak bir dolu cv inceledim. bir süreden sonra, cv yazarken tevazu gösteren ve göstermeyen kişileri ayırt etmeye başlıyorsunuz ve tevazu ile yazılmamış cv'leri göz ardı ediyorsunuz. size önerim budur.
0
co2s2
(14.08.25)
@co2s2 ufff, +1 ben de İŞVERENİM ben de patronum xd, bir de psikolojik deli olduğunu gösterir emareler de var tabii. İmla kuralları da önemli. Satık alma yazan adam eleniyor hızlıca.
0
Shepard
(14.08.25)
Yapay zekadan mutlaka yardım alın.
CV'nizi büyük şirketlerin CV'leri taradığı programlara, anahtar kelimelere göre düzenlediniz mi?

Sektörünüzde size CV'niz konusunda yorum yapacak birini bulmaya çalışın.
0
michael_knight
(14.08.25)
Şu an aslında Türkiye piyasasında tüm sektörlerde genel olarak nitelikli personel talebi yok yani şöyle açıklayayım; şirketler genelde düşük maaşla ve mecbur hissettikleri için kolayca manipüle edeceği yeni mezun, az tecrübeli kişileri istiyor ve işe giriş-çıkış turn-over oranı yüksek olsun sorun değil daha kar marjımız yüksek diyor. Halbuki normalde bunun tersi olması beklenir ama ekonomik modelimiz bu yönde. Bu durumda yüksek nitelikli kişilerin oturacağı koltuk sayısı çok çok daha azalıyor, yani şirkette herkes uzman olmasın, çalıştıracak kişiler çok olsun yürütürüz mantığı var. Bu durumda da yüksek nitelikli kişilerin çoğu bir yerden sonra kendi işini kurmaya zorlandıkları bir iş ortamı oluyor. Türkiye'de yeni iş modeli buna evrildi artık, kaliteyi arayan çok az. Tecrübeli olup pozisyonu koruyanlar ya da bulanlar bağlantıları (network) ile tutunuyorlar daha çok.
0
titanic kemancısı
(14.08.25)
(37)

Gerçekten Şekerli ve Gazlı İçecek İçmiyor musunuz?

elektr10
Geçenlerde bir duyuru görmüştüm. Ne kadar sıklıkla kola içiyorsunuz diye. Duyuru ahalisinin %95'i neredeyse hiç içmiyorum demişti ve bu durum beni en az haftada bir kola içen biri olarak düşündürdü. Yaklaşık 3 haftadır da içmiyorum.Gerçekten de siz içmiyor musunuz? Neden? Bir tanesi barsakları mahve
Geçenlerde bir duyuru görmüştüm. Ne kadar sıklıkla kola içiyorsunuz diye. Duyuru ahalisinin %95'i neredeyse hiç içmiyorum demişti ve bu durum beni en az haftada bir kola içen biri olarak düşündürdü. Yaklaşık 3 haftadır da içmiyorum.

Gerçekten de siz içmiyor musunuz? Neden? Bir tanesi barsakları mahvediyor deyince hakikaten tiksinti geldi ve içmemeye karar verdim.
0
elektr10
(14.08.25)
hiç içmiyor değilim kola çok az içiyorum. asitli olarak cola-schweppes-maden suyu harici içtiğim içecek yok. colayı da çok nadiren içiyorum.

en çok ayran içerim. onun dışında evde yaptığım limonata. onda da şeker var. haftada bir kola çok değil ya. her gün içenler var.

cola her açıdan zararlı hem içeriği hem asidi yüzünden.
0
jelly bear
(14.08.25)
cola zero o da haftada bir kere.
0
administ
(14.08.25)
Yılda 1 tane belki. Şekerli geliyor, ayrıca hiç de güzel değil.
0
mor oje
(14.08.25)
Kalorisiz olanları her gün içiyorum. Ayrıca ben haftanın 5 günü ağırlık çalışıyorum haftanın 7 günü proteini karbonhidratı yağı ölçülüp tartışmış aynı yemekleri yiyorum sigara kullanmıyorum içki içmiyorum, pastayı böreği doğumgününden doğumgününe yiyorum, buna rağmen kola içiyorum diye bağırsaklarım bozulcaksa bozulsun artık ne yapalım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.08.25)
hiç içmiyorum öyle bir alışkanlığım oluşmadı küçükken eve alınan bişey değildi, galiba en son 7-8 sene önce 1 kere içmiştim kola, ömrü hayatımda toplasan 5i geçmez içmişliğim. gazlı içecek sevmiyorumda en fazla ice tea şeftali o da nadiren, su en iyisi.
0
eja
(14.08.25)
Senede 1 falan heralde, o da kola değil de Fanta. Çok bira içiyorum, haftanın 4-5 günü günde 6 tane fln. O yüxden kola vb. içmiyorum. Bira yoksa ayran, maden suyundan devam.
0
kumandanim
(14.08.25)
Coca cola yıllardır hiç içmedim. Nadiren Niğde gazozu tarzı ürünler tüketirim. 2 hafta önce 1 kutu sprite içmiştim.

Benim hikayem şu şekilde, lise-üniversite civarında günde en az 1 lt kola içerdim. Bir gün midemde aşırı bir ağrı ve yanma hissettim, bu iş böyle olmaz dedim kolayı bıraktım. Bıraktım diyorum çünkü bağımlılık yapan birşey.

Artık asitli olarak sadece sade maden suyu içiyorum. Tek bir marka tüketmemeye özen gösteririm, hepsinin mineral değeri farklı. Beypazarı, Kınık, Sarıkız, Uludağ vs. içiyorum. Özellikle yazın ve bazı yemeklerle iyi gidiyor.
0
Lethe
(14.08.25)
Senede 3-4 kez içiyorumdur, onda da 330ml kutuyu bitiremiyorum. Eskiden ice tea içerdim, aşırı şekerli tadı hoşuma gitmediği için en az 10 yıldır onu da bıraktım. Ayran da çok nadir içiyorum. İçecekleri sağlıklı/sağlıksız olduğu için değil, tadını sevmediğim için içmiyorum :)

Soğuk soft içecek olarak sade maden suyu, buzlu kahve, ara sıra evde yaptığım ice tea/limonata, ara sıra portakal suyundan başka bir şey içmiyorum galiba.
0
kobuzchu kiz
(14.08.25)
Zero olanları içiyorum.
0
gobekliraki
(14.08.25)
haftada 1-2 cola zero
0
gabe h coud
(14.08.25)
Zero olanları neredeyse her gün içerim. Sadece kola bayiyor. O sebepten 1 hafta içsem ikinci hafta başka bir şey içmem lazım.
0
logisticsmanager
(14.08.25)
Gerçekten içmiyorum.
0
Amaranta ursula
(14.08.25)
Yaklaşık 3 aydan fazla süredir içmiyorum.
Kola yada gazlı içecekler yerine;

Ayran, maden suyu yada kefir içiyorum.
En güzeli kefir.
0
stay with me
(14.08.25)
Arada içiyorum. Uzun süre ara verip bir bardak içince tadı çok şekerli ve ağır geliyor bu sayede tekrar uzun süre içmeye ara verebiliyorum.
0
grimavi
(14.08.25)
Her gün içiyorum.cola light,hastasıyım.günde 4-5 kutu tüketiyorum.
0
duptıs
(14.08.25)
kutu kola, sprite vb atıyorum dolaba. 2 günde 1 kutu kola civarı içebiliyorum çok sıcaklarda
0
kondansator
(14.08.25)
evet içmiyorum ayda yılda 1 içerim.
0
sizofren06
(14.08.25)
30 yaşıma kadar neredeyse her gün içiyordum. Su niyetine icetea içiyordum. Tartıda 100 kiloyu görünce bir sabah kalkıp bütün şekerli gazlı yiyecek,içecekleri kestim. Son 5-6 yıldır hiç birini içmiyorum. Sadece su içiyorum. Tek içtiğim gazlı içecek maden suyu.
0
my fault
(14.08.25)
ortalama ayda 1 litre içiyorum kola/gazoz ya da sarı kola
bazen aylarca almadığım içmediğim oluyor. aramıyorum da.
bazen canım istiyor bir iki bardak.

not: bir şekilde ara verip içmezseniz, sonra hiç aramıyor ve canınız istemiyor.
şekeri çok fazla. uzun süre içmedikten sonra tekrar içince gerçekten nefret ettiriyor kendinden, mide bulandırıcı.
0
biseysorcaktim
(14.08.25)
icmiyorum cunku bos kalori ve sagliksiz. sagliksizligi gazdan oldugunu dusunmuyorum, icindeki katki koruyucu, dandik sekerler vs problem bence. yilda 1 ya da daha seyrek cok canim isteyip gazoz ictigim oluyor.

bira ve soda iciyorum. bir de nadir de olsa sikma portakal suyu vs tarzi seyler.
0
lemmiwinks
(14.08.25)
gerçekten içmiyorum, çocukken çok içerdim ama ne yazık ki.
sonra bir ara uzun süre içmedim, 4-5 ay tekrar düştüm batağa.
ondan sonra hiç içmedim 2012 yıl başından beri olması lazım.
binde bir şekersiz redbull falan içtim, bir ara yine şekersiz monster batağına düştüm. yani şekersiz de olsa bin tür tatlandırıcı vs.
monster batağındayken yine şekersiz mountain dew gördüm çok sıcaktı hava bir kaç kez de ondan içtim. bunların hepsi son 4-5 ay içinde oluyor. sonra dedim bunları içen zero falan da içer kendine gel sonra tekrar kestim. su ve maden suyu içmeye çalışıyorum.
hava ısınınca da limonata eksik olmaz dolapta, yine şekersiz.
0
bay b
(14.08.25)
çocukluğum ve gençliğimin bir dönemi gazlı içecekler, bisküviler, atıştırmalıklar ile geçti. uzun zamandır içmiyorum, çünkü gerçekten hiç bir faydası yok, normal ve sağlıklık beslenmeye alışınca tatları filan da çok kötü geliyor. gerçekten yılda 1 ya da daha az içiyorumdur artık
0
sweetoffice
(14.08.25)
Hiç içmiyorum. Gelmiş geçmiş en saçma içecek olabilir kola gazoz falan, ikamesi olabilecek envai çeşit içecek var gayet lezzetli.
0
encokbenisevinnolur
(14.08.25)
Hiç içmiyorum, en son 4-5 sene içmişimdir tahminim. İçecek olarak şekerli bir şeyi sevmiyorum zaten, onun yerine çikolata/güzel tatlı yerim illa şeker yiyeceksem. içecek için alınan şeker ve kalori boşa bana harcanmış bir kalori hakkı gibi geliyor sfdsd. Kola sevmiyorum, maden suyu içiyorum.
0
titanic kemancısı
(14.08.25)
Hamburger, patates, pizza falan yanında içiyorum. Bunun dışında içmiyorum. Hatta ne canım çekiyor, ne de aklıma geliyor. O da Diet/Zero/Max gibi şekersiz olanlarından.
0
nawar
(14.08.25)
Evet, yıllardır içmiyoruz almıyoruz.
Daha dün markalı olan limonatalardan ikram edildi. aşırı sıcak sebebiyle soğuk olduğu için mecburen bir bardak aldım.
İçeriğindeki kimyasal katkı koruyucu maddelerin (adı her neyse artık) rahatsızlık veren tadı hemen belli oldu.
0
diyecevaplandı
(14.08.25)
yemeğin yanında kola yoksa dünyası kararan iğrenç bir bağımlı olarak hem duyuruyu hem de cevapları acı bir tebessümle okudum. gazlı içeceklere hiç ilgisi olmayan, bir şey içecekse maden suyu ya da ayran vs. tercih edip gazlıları/şekerlileri hiç aramayan insanlara öyle imreniyorum ki...

ben küçük yaştan beri alışığım. bir noktadan sonra zaten "duygusal bağlanma"ya döndü olay. buzdolabımda her zaman kola olmalıdır. mümkünse küçük şişelerde/teneke kutuda veya ağzı çok iyi kapatılmış şişelerde olmalıdır hem de çünkü asidi kaçtığında sevmem. bu konuda hassasiyet geliştirdim, "gurme" de denmez ama "kola keşi" oldum.

zamanında o dönemki sevgilim, verdiğimiz siparişin yanında kola gelince gerçekten oturup ağlamıştı. gidip lavaboya dökmüştüm ama o an çektiğim acıyı ben bilirim. ona söz verdiğim için tam 40 gün (saymıştım) hiç şekerli içecek tüketmedim. sonra kendi aramızda sessiz bir anlaşma oldu bir nevi, "bundan bir bok olmaz" dedi, ben ona "senden geçerim guladan geçmem" dedim, devam ettim.

bak ben iki sene sigara içmedim. daha kısa süreli olsa da farklı denemelerim, "başarılarım" oldu. alkolik oldum - içme şansımın olmadığı günlerde günlük sorumluluklarımı minimum eforla aradan çıkarıp sadece uyurdum. onu da kestim. şimdi ayda sadece belki bir akşam 2-3 tane bira içiyorum, "oturmuşken 9 tane daha içeyim" diye hissetmiyorum.

ama bu kolayı hayatımda sadece KIRK GÜNLÜĞÜNE, o da köpek gibi aşık olduğum kişi hüngür hüngür ağladığı için bırakabildim.

bu kolanın bağımlılık düzeyinden ziyade benim gerizekalılığımın bir göstergesi bence ama yine de kamu spotu şeysi yapmış olayım: içmen guzum. iç organlarım kuru üzüme döndü, ağzımda diş kalmadı, tartılacağım zaman tırlarla beraber en yakın kantara giriyorum ama yok akşam yemeğinin yanında veya bilgisayar başında çalışırken kola içmeyeceksin desen tarlası yanmış emmi gibi çökerim bi duvarın dibine ağlamaya başlarım.
0
der meister
(14.08.25)
Yaz aylarında bazen içiyorum.
0
runaway
(14.08.25)
20 senedir filan
0
mantık
(14.08.25)
Herkesin bu kadar rafine zevklerinin olması çok ilginç yobaz tayfa İsrail malı diye içmiyor buradaki aydınlık tayfa sağlıksız diye içmiyor o zaman kim içiyor bu kadar kolayı üretilen kola belli satılan kola belli hepsini ben içiyorum olamam.
0
kizil karga
(14.08.25)
Çok aramam ama tatile gidince ve konsept herşey dahil olunca aşırı bir tüketim farkettim ki ben de çoğu zaman kendimi içerken buldum.
Bu durum kola tüketiminin oteller sayesinde top yaptığı izlenimini oluşturdu bende.
0
va
(14.08.25)
üretilen kola belli satılan kola belli hepsini ben içiyorum olamam.

geçen seneyle aynı satışı yapmış ciro olarak
enflasyonu hesaba katarsak en az %60 düşüş var
0
mantık
(14.08.25)
hayatim boyunca hic icmedim hazli icecek. 5-6 yasindayken kola denemistim ve o gazliligin agzimda yarattigi histen nefret etmistim. fanta, sprite vs hepsi ayni oldugu icin kendimi bildim bileli icmedim.

bu sebeple cok uzun bi sure bira da icmedim, 22-23 yasindan sonra fln icmeye basladim :D

ice tea ictim ama alternatif olarak ara sira, fast food yerken fln. simdilerde hic icmiyorum denebilir, en son ne zaman ictim hatirlamiyorum. fast food yemeyince onu da icmemis oluyorum.
0
taurina
(14.08.25)
Ayran, su, kefir, elimle sıktığım limon dışında tüketmiyorum

Çay kahve dahil
0
baldan kaymak
(14.08.25)
ben içmiyorum, belki 15 yıl oldu. sıfır diyemem ama ancak bir restorana gidilir içecek birşey olmaz vs. toplamda yılda 2-3 kutu kola. evde zaten bulunmaz. bu arada içince de aşırı şekerli şerbet içer gibi geliyor, zaten içemiyorsun.

dışarıda yemeklerde soda veya bira tercih ediyorum.
0
orpheus
(14.08.25)
Arada içiyorum ben, bazen et yemeklerinin yanında kola içmeyi severim.
0
ekimoloji
(14.08.25)
icmiyorum. les gibi bir seyi zorla, reklamla, algi yonetimiyle hayatimizin icine soktular. ne idugu belirsiz tuhaf bir icecek.

dogal seyler yiyip iciyorum. limonata yapiyorum, ayran, salgam iciyorum.
0
antikadimag
(15.08.25)
(8)

Ketçaplar çok tatlı değil mi??

muhayyer divan
SelamGeçenlerde çooooookkk uzuuuuuuunn zamandan sonra eve ketçap mayonez almıştım, ketçap acaip şekerli geldi bana. Öteden beri biraz tatlımsı olur ama bu epey tatlı geldi bana. Ne diyosunuz?
Selam

Geçenlerde çooooookkk uzuuuuuuunn zamandan sonra eve ketçap mayonez almıştım, ketçap acaip şekerli geldi bana. Öteden beri biraz tatlımsı olur ama bu epey tatlı geldi bana. Ne diyosunuz?
0
muhayyer divan
(14.08.25)
Yıllardır almıyorum.
Hamaratlığına güvenen için elde yapmak veya bazı döner dükkanları da kendileri yapar. onlardan satın almak daha mantıklı.
Üstünde acılı yazan bazı ketçaplar bile yeterli derecede acılı değil.
Ketçap çok tatlı derken büyükleri kandıramadıkları için çocuklara alışkanlık kazandırmak istiyor da olabilirler.

Bir çok üründe içerik, formül yerinde durmuyor sürekli değişiyor.
Bu konuda şampuanlara da anlam veremiyorum. Bazı reklamlarda "yeni, geliştirilmiş formül" ifadesi geçer.
Oysa önceki reklamlarında da parlak, güçlü,kepeksiz saçlar vaad ediliyordu. Şampuanın testleri ve deneyleri yapılmıştı.
Saç aynı saç, insan da aynı insanken içeriği geliştirmeye(!) değiştirmeye gerek var mı?
(Diğer markalarla rekabet konusunu hariç tutarsak) hiç sanmıyorum.
Güven de vermiyorlar.
Ayrıca zararları bazı kaynaklarda geçiyor.
Defne sabunu bizim için yeterli.

Bu çoooook uuzuuuuun arada ketçap & mayonez tarifini öğrenmeniz lazımdı.
0
diyecevaplandı
(14.08.25)
hangi markayı kullandın? genelde karışım yaptığım için farketmedim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(14.08.25)
Markaya göre değişir
0
koela
(14.08.25)
Heinz ın tadı çok şekerli, bunların güven verecek bir yanı yok, dümdüz endüstriyel şeyler
0
grimavi
(14.08.25)
Marka sebebi de şu; şimdi ketçapi sekersiz yapamazsin çünkü şeker belli kısmı domatesten gelir. Üstüne de ek şeker konulur.
Kaliteden kalitesiz markalara inmeye başladığında 100 gr için 160gr domatesten 120gr kadar iniyorsun. Ama şeker aynı. Bu noktada işte ek şeker koyuyorlar. Böyle olunca da domatesi az, fiberi daha az ama şekeri daha fazla yani kalitesiz, ucuz ürün oluyor. Hatta baktım Fransa'da en dandik üründe domates değil domates püresi var diyor.
Edit: enteresan çünkü çoğunda domates diyor bazısında püresi diyor. Proses ile alakalı heralde. Ama misal organik ketçapta 180 gr domates var. Bununla 100 gra 120 gr domates koyani karşılaştırinca anlıyor insan.
0
logisticsmanager
(14.08.25)
@diyecevaplandı

Yemek istememiştik. Belki 10 yıldır almadık, arada annem yapmak istedi ama başka şeylerden ona fırsat olmadı. Kusura bakma bir daha almayız. :)

@ruhlardan

Tat aldım, indirimdeydi. Mayonez tam hatırladığım mayonez lezzeti ama ketçap acaip tatlı.

@grimavi

Güvenmekten değil de o an çok canım çekmişti ama ketçabı resmen tadından yiyemiyorum, çok fazla tatlı geliyor. Tekrar almayacam.

@logistic

Evet çok mantıklı, öyle tatlı ki, yerkn gözünü kapasan baklavayı glikoz şurubuyla yapmışlar sanırsın. Demek ondanmış.
0
🌸muhayyer divan
(14.08.25)
Tat Ketçap mı aldın? Şekere domates düşmüş gibi onlar. Bazılarında daha düşük ama evet, çoğunda rahatsız edici.

Ekleme: Cevapların tamamını okumadan yazmıştım. Evet Tat'mış. Olağan şüpheli :)
0
nawar
(14.08.25)
heinz'in az tuzlu az şekerli ketçabı var. dene istersen.
0
tabudeviren
(14.08.25)
(9)

All in one for men

kartonpiyer
Arkadaslar soyle bir urun fikrim var:- Sampuan- Dus jeli- Dis macunu- Arac sampuani- Gicirdayan yerlerdeki gicirtiyi giderici (Kapi mentesesi, aractaki trim sesleri filan)- Tiras kopuguBu sekil 6 in 1 bi urun olsa alir miydiniz? Boyle jel kivaminda, guzel kalici erkeksi bir kokuya sahip bir urun.Bu
Arkadaslar soyle bir urun fikrim var:
- Sampuan
- Dus jeli
- Dis macunu
- Arac sampuani
- Gicirdayan yerlerdeki gicirtiyi giderici (Kapi mentesesi, aractaki trim sesleri filan)
- Tiras kopugu

Bu sekil 6 in 1 bi urun olsa alir miydiniz? Boyle jel kivaminda, guzel kalici erkeksi bir kokuya sahip bir urun.
Buna baska ne ekleyebilirim?
0
kartonpiyer
(12.08.25)
3ü bi arada olunca bile dermatolojik olarak uygun olmuyor. saçı kurutuyor mesela ya da alerji yapıyor vs. böyle bir şey mümkün değil alınsa da meraktan 1 kere alınır uygun olmadığı anlaşılınca bi daha alınmaz.
0
matilda
(12.08.25)
gicirdayan kapi mentesesinin axe gibi old spice gibi kokmasini istemedigim icin almam.
0
hot potato
(12.08.25)
bay b
(12.08.25)
almam herşeyi yapan birşey genelde vasat performans gösteriyor.

diş macununda çok seçiciyim çünkü direkt ağız mukozasından fırçalama esnasında oluşan mikro çatlaklardan emiliyor. diş macunum kumlu hafif aşındırıcı kıvamda olsun isterim.

araç şampuanı fikri de pahalıya gelir. yani isteyen arabasını dalin ile yıkasın ama insan cildi ve insan yağları üzerine üretilmiş bir ürün aracın balata tozunu, kaportadaki farklı yağları o kadar güçlü çözemez.
0
orpheus
(12.08.25)
@hot potato menteseyi niye kokluyosun arkadas :)))

Yani urunun ozelliginde mentese gicirtisi giderme opsionu var ama hani istersen sen o is icin kullanmayabilirsin.

@bay b nin gonderdigi gorsel sebebiyle urune 2 yeni ozellikle ekleyelim
- bulasik deterjani
- hali sampuani

oldu 8 in 1

hatta
- wc, lavabo temizleyicisi (cok pis degilse)

9 in 1 yeter bence. Daha fazlasi abarti olur gibi geldi.
0
🌸kartonpiyer
(12.08.25)
Kayganlastirici da yap 10 in 1 olsun.
0
logisticsmanager
(12.08.25)
Neyi kayganlastiracagina bagli tabi ama kopurmesi sikinti olabilir.

Yani tabi milleti zaptu rapt altina alacak degiliz isteyen istedigi alanda degerlendirebilir mamulu. Fakat ambalaja bu ozelligi yazmayi planlamiyorum.
0
🌸kartonpiyer
(12.08.25)
"Gicirdayan yerlerdeki gicirtiyi giderici" bu kayganlaştırıcı değil mi zaten? Köpürme problemi buradan başlıyor.
0
peki madem
(12.08.25)
@peki madem evet kuru yerlerde kullanima uygun olacagindan kopurmez o durumda aslinda ne diyecegimi bilemedim. galiba o ozelligi kaldiracagim en cok ona itiraz geldi.

8 in 1 e dusurdum
0
🌸kartonpiyer
(12.08.25)
(4)

Bi şarkı vardı

avatar is back
Hup hup asasandarapoliis gibi bişeydi neydi o
Hup hup asasandarapoliis gibi bişeydi neydi o
0
avatar is back
(12.08.25)
Dnnssllddl

Bu abi;
youtu.be

Bence efsane bir duyuru.
0
logisticsmanager
(12.08.25)
Ajfjjaj logistic+1
0
gobekliraki
(12.08.25)
dalga geçmeyin yahu ihtiyar bir garibanım.

yalnız duyuru da şöyle bişey olmuş hakkaten www.youtube.com

teşekkürler bu arada evet buymuş :D
0
🌸avatar is back
(12.08.25)
Bana da şunun yamaha yamaso diye sorulmasını getirdi =d
youtu.be
0
logisticsmanager
(12.08.25)
(5)

Araba konusunda yardımcı olur musunuz?

m e b
Merhaba, iyi pazarlar.Depremden etkilenenler varsa çok geçmiş olsun.Şükürler olsun ki dün otomatik ehliyet sınavından geçtim.Bunu bilerek söylüyorum ki sizden daha isabetli fikirler alabileyim.Şu an birikmişim 250-300 bin arasında ve nasipse ilk aracım olacak, daha önce hiç deneyimim de yok. Önümde
Merhaba, iyi pazarlar.
Depremden etkilenenler varsa çok geçmiş olsun.

Şükürler olsun ki dün otomatik ehliyet sınavından geçtim.
Bunu bilerek söylüyorum ki sizden daha isabetli fikirler alabileyim.

Şu an birikmişim 250-300 bin arasında ve nasipse ilk aracım olacak, daha önce hiç deneyimim de yok. Önümde iki seçenek var:

A. 15-20 yaş aralığında ve maalesef yüksek km'li araç almak ve daha düşük kredi çekmek.
B. En fazla 10 yaşında ve mümkün mertebede düşük km'li araç almak ve biraz daha fazla kredi çekmek.
C. "İkisi de değil, ben olsam şöyle bir yol izlerdim"
0
m e b
(10.08.25)
B.
Ama burada b'nin sizi ne kadar etkileyecegini bilmiyoruz ekonomik olarak da 20 sene baya uzun zaman yani düzgün araba bulmak zorlu o noktada. Buna ek bir de otomatik arıyorsunuz.
0
logisticsmanager
(10.08.25)
Otomatik alınacaksa eğer 700 bin tl üstüne çıkılamıyorsa uzak doğu araçlarına yönelmek lazım. B seçeneği mantıklı ama ötv indirimi muabbetine 2. El piyasası hareketlendi. Benzinli otomatik hyundai i10, nissan micra. Toyota yaris alınabilinir.
0
mikahakkinen
(10.08.25)
B

B sınıfı, turbosuz ve japon grubundan olursa seni üzmez. yaklaşık 700-800K ayırman gerekebilir.
0
orpheus
(11.08.25)
iyi bir gelirin yoksa borçla araç alma, ayrica aracin masrafi olacak..
0
designer
(11.08.25)
otomatik dedin ve A şıkkı elendi. O zaman B.
0
nhk ni youkosu
(11.08.25)
(2)

Müzisyenler teliften ne kadar kazanıyor?

michael_knight
MESAM gibi meslek birliği ve Spotify vs gibi yerlerden müzisyenler ne kadar kazanıyor?Bu bilgi pek açıktan paylaşılmıyor sanırım ama daha önce belki kendisi açıklayan belki mahkemede söylemek zorunda kalan bir sanatçı var mı bildiğiniz?Ne bileyim mesela Serdar Ortaç hiçbir şey yapmasa da ayda 1 mily
MESAM gibi meslek birliği ve Spotify vs gibi yerlerden müzisyenler ne kadar kazanıyor?
Bu bilgi pek açıktan paylaşılmıyor sanırım ama daha önce belki kendisi açıklayan belki mahkemede söylemek zorunda kalan bir sanatçı var mı bildiğiniz?

Ne bileyim mesela Serdar Ortaç hiçbir şey yapmasa da ayda 1 milyon tl gelir mi teliften?
0
michael_knight
(10.08.25)
Spotify'da bütün dinlenmesi türk olan biri için tahminen 1 milyon dinlemeye 1500-2000 falan gelir herhalde.
Google yaptığımızda günde 1.2 milyon Stream demiş. Bu da ayda total gelir 3.2 yapar. Ama tabiki bütün gelir ona kalmaz, müziği yapan yapimci, plak şirketi vs tahminen yüzde 50 alıyordur (çoğunda böyle). Bir de vergiyle falan evet tahminen 1 milyon spotifydan gelir kendisine.

Tabi google ile yaptığım hesaplamalar. Bilgim yok.
0
logisticsmanager
(10.08.25)
Serdar ortaç telif kiralarını kiralamış. Belli bir süre boyunca gelir elde etmeyecekmiş.

Ama sorunuzu o örnek değil daha genel alırsak, sanırım o kadar gelir elde etmeyebilir. Stream kazançları çok düşük. Ülkeye göre değişmekle kalmıyor sadece, dinleyicinin üyelik türüne göre bile değişiyor.

1m stream 1000dolardan az bir ödeme alıyor, dinleyicilerin tümü Türkiye’den diye düşünürsek. Bir de payın yüzde kaçı sanatçıya, ne kadarı yapımcıya ne kadar vergiye diye düşünmek lazım.

Spotifyda 5milyondan fazla aylık aktif dinleyicisi var. Hepsi yalnızca bir kez dinlese bile sadece buradan elde ettiği gelirle teknesini döndürür.
Bir de bunun Apple Music, YouTube gibi başka sağlayıcıları var.

Bir de sadece Avrupa’da çok dinleyeni var. Onların ödemesi daha yüksek.
0
biseysorcaktim
(10.08.25)
(6)

indüksiyon ocak ve termosifon kullananlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
memnun musunuz? doğal gaza nazaran nasıl farklılıklar var?
memnun musunuz? doğal gaza nazaran nasıl farklılıklar var?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.08.25)
indüksiyon ocak çok pratik, fakat ocağın olduğu yerde normal ocağın 2 katı gibi düşünebileceğiniz bir elektrik tesisatı olması gerekli. yoksa ocağı verimli çalıştıramazsınız. çok güç çekiyor. doğalgaz ocağınız varsa indüksiyona geçilir mi? bence geçilmez, ama doğalgaz yok ise, tüp falan uydurmak yerine indüksiyon kesinlikle alınır.

termosifon ise kombinin yanında lafı bile edilmeyecek bir cihaz. çok sık arıza yapar. kartı yanar, termostatı yanar vb. evde tek başınıza yaşıyorsanız idare eder, ama 4 kişilik evde sık banyo işleri varsa 1 termosifon iş görmez.
0
malheiros
(10.08.25)
Termosifonlar muhtelif büyüklükte olur. 50 litrelik termosifon alırsan, tek kişinin kullanımı için gayet yeterlidir, ancak iki kişi peşpeşe banyo yapmaya kalkarsa ikinci kişiye sıcak su yetişmeyebilir. Daha büyük hacimli bir termosifon ya da peşpeşe kullanmama seçenekleri denenebilir.

Su yoğun kireçliyse bir beş senede bir rezistans yenileme ve hazne içini kireçten arındırma işlemi gerekebilir.

Onun dışında pek arıza yapan bir cihaz değildir. Kombide olması gereken yıllık bakım, bunda yoktur mesela.
0
Mirket
(10.08.25)
doğal gaz gibisi yok.

ayrıca indüksiyon ocağa her tencere tava uyumlu değil. ona özel tencere tavalar var. ayrıca doğal gaza göre daha masraflı.

termosifon da aynı şekil. hem verimsiz hem daha pahalıya gelir.
0
jelly bear
(10.08.25)
Termosifon çok kötü bir şey. Mecbur değilsen kullanma.
Tek çözüm elektrikse ihlas gibi anında su ısıtanların büyüklerine bir bak. Kombi veya termosifon gibi merkezi yere takıyorsun, su geçerken ısıtıyor.

Elektrikle ısınan suyla duş almanın güzelliği tam istediğin sıcaklığı ayarlayıp sadece sıcak suyu açarak duş almak, muslukta ayar yapmamak. Onu çok seviyordum.
0
michael_knight
(10.08.25)
Indüksiyon ben acayip memnunum hatta ileride anneme gerekise indüksiyon alacağım kesinlikle daha güvenli (üstünde bir şey yoksa kendi kendine kapanıyor, çok cosarsa kendi kendine kapatiyor, üstüne koydugun saçma sapan şeyleri yakmiyor vs).

Evet tavasi farklı. Özelikle ucuz tavalar olmuyor.

Çok hızlı kaynama noktasına getirebiliyor.
Ek olarak moduler versiyonlari var. Misal iki tane ayrı ayrı ya da ikisini bir yapıp genis alan şeklinde kullanabiliyorsun ocaklari. Özellikle büyük tavalar, dökumler için falan ideal.
0
logisticsmanager
(11.08.25)
Ben pek sevemedim, belki bizimki dandiktir, boyle sorunlar yasamadigini soyleyenler de var. Problem su, 3 seviye var, 2 yaptin koydun tavayi, sogani attin, 3-4 dk suruyor ilk citirdamalarin gelmesi. Hizli olsun istiyorsan mecbur ilk cizirtilar gelene kadar kokluyorsun, sonra dusunuyorsun, o arada biraz oyalansan kismakta, direk yanmaya dogru gidiyor.
Sogumak bilmiyor, pilavda mesela biraz suyunu cekmis gibiyse ama tam olmamissa kapatiyorum. Kapattiktan sonra 5 dk daha pisiyor. Ozetle gazli gibi istedigin tempoda ayarlayamiyorsun.
0
mbond
(11.08.25)
(10)

Amazon Germany ürün sorunsuz gelir mi?

goodz
AMAZON.COM.TR den almak istedigim bir ürünün satıcısı amazon germany görünüyor, 12000 tl civarı bir tutarı var ve İthalat Ücreti Depozitosu Dahil.Son düzenlemelerle birlikte gümrüğe takılır mı ne dersiniz?
AMAZON.COM.TR den almak istedigim bir ürünün satıcısı amazon germany görünüyor, 12000 tl civarı bir tutarı var ve İthalat Ücreti Depozitosu Dahil.

Son düzenlemelerle birlikte gümrüğe takılır mı ne dersiniz?
0
goodz
(09.08.25)
Gümrük mevzuatına uygun vergisi vs fazlasıyla alınıyor zaten. Özellikle satıcı amazonsa sorunsuz gelir
0
primetime
(09.08.25)
Ürünün fiyatı 27 eur altında ve toplam 12 bin lira gösteriyorsa gelir muhtemelen. Tabii 27 Euro’dan ucuz şeye 10 bin liradan fazla vergi odemeyi kabul ederseniz.
0
orient blue
(09.08.25)
gelmez takılır

30 euro üstü takılır direkt kitap değilse.
0
jelly bear
(09.08.25)
www.sikayetvar.com

Sikayet vara bakarsaniz sizin gibi "amazon ithalat ücreti yazdı gene de Türkiye'de başka şey de odettiler" diyen insan çok. Bahsettiğiniz ürünün misal değeri 2 bin liraysa ama ithalat ile 12 bin oluyorsa belki. Yoksa şu anki gümrük süreci aynen böyle işliyor 2 binlik ürün için 10 bin odetiyorlar.
0
logisticsmanager
(09.08.25)
ürün 250 euro falan aldım bakalım, meraklısına geldi gelmedi diye bilgi geçerim.
0
🌸goodz
(09.08.25)
müthiş bir deney olacak, lütfen gelişmeleri detaylıca buraya yaz :)
0
nhk ni youkosu
(10.08.25)
ilginç çünkü amazon 27 euro üzeri ürünleri artık listelemiyor bile. sınır 150 euro iken almaya niyetlendiğim bir takım seti vardı. limit değişiminin ardından türkiyeden girdiğimde artık ürün çıkmıyor vpn ile girersen çıkıyor sadece.
0
orpheus
(10.08.25)
Basit ithalat ile çekilemeyeceği için muhtemelen siparişinizi iptal edecekler.
0
nop
(10.08.25)
Bu son düzenlemeler ne zaman oldu bilmiyorum ama bende bir philips kahve makinasi aldim buradan 200 euro üzeri. Vergilerini vs hepsini odedim ve ürün de geldi
0
primetime
(10.08.25)
Teslimat tarihine 3 gün kala iptal mesajı geldi.
0
🌸goodz
(02.09.25)
(9)

Şirkette birim değiştirmek

0zlem
Bazen böyle bir şey mi yapsam acaba diyorum ve meramımı kime anlatsam “birim şefin seni vermek istemez” diye bir cevap geliyor. (Adı ayşe olsun)Böyle bir durumda; “ayşe benim sahibim mi kim ki o beni vermek istemiyormuş” demek istiyorum. Yanlış mı düşünüyorum?
Bazen böyle bir şey mi yapsam acaba diyorum ve meramımı kime anlatsam “birim şefin seni vermek istemez” diye bir cevap geliyor. (Adı ayşe olsun)

Böyle bir durumda; “ayşe benim sahibim mi kim ki o beni vermek istemiyormuş” demek istiyorum. Yanlış mı düşünüyorum?
0
0zlem
(07.08.25)
Yanlış düşünmüyorsunuz.
Tabiki sefinizin ne düşündüğü önemli ama lider olan kişi calisanlarinin mutluluğu ve gelisimini de önemsemeli.
Ek olarak birim değişikliği genelde şirketlere çok iyi gelen bir şey.
0
logisticsmanager
(07.08.25)
@logistic

Ne demeliyim böyle cevap gelirse? Ne daha uygun olur?
0
🌸0zlem
(07.08.25)
Ayşe senle diğer birimler arasındaki kurumsal bağlantı, yok sayamazsın. Onun yerine neden gitmek istediğini ayşeye anlatıp, öbür yandan gideceğin birimin ayşesinin de seni istemesini sağlaman lazım.

Ayşeler birbirileri arasında anlaşmadığı sürece sorun çıkar. Çatışma durumunda hangi birimin ayşesi güçlüyse o senin sahibin olur.

Tüm bunlardan bağımsız, Ayşeler ve sen haricindekilere bok yemek düşer, onlara bişey demek zorunda niye hissediyorsun?
0
Bruce
(07.08.25)
Bruce +10
Gidecegin birimin aysesinin seni istemesini saglaman lazim ve hangi birimin aysesi gucluyse o senin sahibin olur.
Dogru dusunuyorsun. Su anki aysenin diger birimler arasinda baglantisi yoksa bi sey demek zorunda degilsin bana kalirsa.
0
sey mi dostum
(07.08.25)
Fikir belirtebilir. Ötesi mobbing olur, ya da şu olabilir ötesi kısmında o birimde sana ihtiyaç vardır, şimdi bekle bakarız der.

Bir de böyle konularda onun bunun lafıyla da hareket edilmez ya da hareketsiz kalınmaz, kaldı ki Ayşe bunu birinden duysa ve arkasından iş çevirdiğini/cevirecegini düşünse haksız olmaz.
0
encokbenisevinnolur
(07.08.25)
Birim değişikliği sebebini şu anda bulunduğun yerde yapamıyormuşsun gibi yansıtma.

Farklı bir birimde daha tecrübe kazanmak istiyorum de.

Tıp öğrencilerinin rotasyon sistemi gibi.
0
anaphylacticshock
(07.08.25)
birisi böyle derse, "demek ki ortaya koyduğum iş beğenilmiş" dersiniz ve gülümsersiniz.
0
co2s2
(08.08.25)
Birim değiştirmeyi istemek, özellikle benzer fonksiyonları barındıran birimlerse genellikle olumsuz algılanan bir durum. Arkandan "zaten uyumsuz, ayrılmak istiyor, bahane üretiyor" gibi konuşulur. Senin için negatif olur.

Öncelikle hangi birime geçeceksin ve neden/hedefin nedir bu kafanda net olmalı. Hangi sektördesin bilmiyorum ama diyelim ki yazılım analisti pozisyonundasın. Mevcut pozisyonunda başarılısın kendini ispatladın, üzerine kendi çabanla gittin yazılım geliştirme eğitimleri aldın ve konuyu sevdin. Kariyerini uzun vadede bu yönde ilerletme hedefin var. Bu durumda örneğin performans görüşmesinde konuyu açabilirsin. Hatta önden yemekte veya molalarda bu tip bir kursa başladığını, yazılım geliştirme işini de çok sevdiğini söylersin, yöneticini hazırlarsın o da bilir. Bu gayet doğal. Yazılım geliştirme alanında ilerlemek ve şirketine bu tarafta katkı sağlamak istiyorsun.

Başarılı bir çalışansan yöneticin seni bırakmak istemeyebilir ancak kimse kimseyi zorla çalıştıramaz. Örneğin anlaştınız, yerine birisi alınana ve sen ona işleri aktarana dek mevcut ekibinde çalışmaya devam edersin, sonra yeni yere geçersin. Bana göre en ideali bu.

"Ben Y birimine geçmek istiyorum" diye bir anda pat diye ortaya çıkmamanı öneririm. Bir de bunlar şirketin ihtiyacı ve biraz da gönüllülük esaslı. Agresif ifadeler süreci baltalar.

Bir de "meramını" fazla kimseye anlatma. İş ortamında kimseye güven olmaz, biri gider anlatır. Yarın zam/terfi dönemi geldiğinde "nasılsa gitmek istiyor" diyip senden keserler, niye düşük zam aldığına anlam veremezsin.
0
Lethe
(08.08.25)
Ayşe'nin seni bırakmak istememesi kadar doğal bir şey yok. Ayşe'nin yerinde sen olsan sen de aynı şekilde davranırsın emin ol. Çünkü işleyen bir süreç var ve senin gidişin ile o çark sekteye uğrayacak ve bunun sonuçları Ayşe'yi direkt etkileyecek.

Yapman gereken şey basit; ama şirket içinden ama dışından kendi yerine birini bul ve Ayşe'ye birim değiştirmek istediğini söyleyerek alternatifinin de hazır ve yeterli olduğuna ikna et. Bunu yaparsan işler çok hızlı hallolur. Yok bu benim işim değil, niye ben uğraşıyorum vs dersen işin zor.
0
thracia
(08.08.25)
(8)

kapitalist sistemde şirketler sürekli büyümek zorunda mı?

biseysorcaktim
"grow or die" hala geçerli bir argüman mı?tüm şirketlerin sürekli büyüme karını arttırma hırslarını bir türlü anlamıyorum."biz büyüdük yeter artık" kapitalist sistemin doğasına mı aykırı yoksa basitçe insanların hırsı mı bu? ya da borsaya açılan şirketlerin kaçınılmaz sonu mu?küçük-büyük bütün şirke
"grow or die" hala geçerli bir argüman mı?
tüm şirketlerin sürekli büyüme karını arttırma hırslarını bir türlü anlamıyorum.

"biz büyüdük yeter artık" kapitalist sistemin doğasına mı aykırı yoksa basitçe insanların hırsı mı bu? ya da borsaya açılan şirketlerin kaçınılmaz sonu mu?

küçük-büyük bütün şirketler büyümek, rakiplerini yoketmek, tek olmak, sürekli büyümek istiyorlar. sebeplerini anlamıyorum.

edit: enflasyondaki değişikliklere ve yeni teknik gelişmelere karşı dirençli olmaktan bahsetmiyorum.
0
biseysorcaktim
(07.08.25)
Değil. BCG Matrix ya da growth share matrix bunun güzelce analizini yapmış. Şirketin ya da ürün/hizmetlerin hangi evrede olduğuna göre değişiyor bu durum.

en.wikipedia.org

Büyümek yatırım gerektiriyor. Bu yatırımın karşılığını vermeyecekse, şirket büyümeyi tercih etmez.
0
gabe h coud
(07.08.25)
eğer piyasada tek olursan fiyatları sen belirlersin. yeri geldiğinde çok kar edersin, yeri geldiğinde hiç kar etmezsin rakibini batırırsın. sen büyüyüp rakiplerini yok etmek istemezsen, rakiplerin büyür seni yok eder. büyüyen şirket, yatırım yapar, daha verimli olabilir, çeşitliliği arttırıp daha cazip hale gelebilir vs vs vs vs

işlerin daha büyük olduğu bir senaryolarda ise, yatırımcılar/hissedarlar sürekli daha fazla kar beklerler. şirketin değeri sadece mevcut operasyonu ile değil, gelecekteki büyüme potansiyeli ile de ölçülür.
0
co2s2
(07.08.25)
"Biz büyüdük yeter artık" birkaç farklı açıdan mantıklı değil;
Öncelikle ortada bir monopol yoksa "Size bu kadarı yeter, alın ürettiğimiz kadar kullanın" demek çok mümkün değil. Rakipler var, bunlar boş durmuyorlar, haliyle de ortada sürekli bir pazar payı kapma telaşı var. Bu rekabet süreci de ister istemez büyümek demek.

Diğer taraftan da sistemin yapıtaşları, başarı ölçütü hep bir şeylerin artmasına yönelik; hisse fiyatı, kâr, ciro, müşteri sayısı... Bir şeyler artacak ki birileri bonus alsın, şirket yeni yatırımcı çeksin, finansman bulsun.
0
salihdt
(07.08.25)
osssy
(07.08.25)
bir örnek vereyim.

ispanyol marka caf tren üreticisinin ürettiği trenler, vagon başı 1.8m dolar.

Koreli marka Hyundai Rotem ise 800k dolar.

Hyundai'ın trenleri, caf'ın trenlerden çok çok çok daha konforlu ve teknolojik.


İstanbul'da yeni açılacak metroların hepsinde neredeyse hyundai rotem kullanılıyor. Veya çin marka crrc trenler. ikisi de avrupa trenlerden kat ve kat daha ucuz, daha konforlu ve teknolojik.

Kendini geliştirmekle uğraşmasa bile maliyet diye bir şey var. teknoloji gelişiyor her dakika, eski teknolojilerin maliyeti azalıyor. sen ne uğraşıcam dersen gelir başkası uğraşır. senden daha iyisiini ucuza satar.

Bugün caf maliyeti düşürmeye çabalamıyor. sonuç: rakipleri tarafından kaybolunduruluyor. İstanbul gibi metro ağı agresif büyüyen bir şehiri kaybediyor.
0
substituent
(07.08.25)
Bence growth tartışılabilir olsa da ben borsaya açık olmanın ciddi sorunlarini görüyorum.
Misal borsada iyi gözükmek için isten cikarma yapıp operating profit yapmak falan. Yani bazı şirketlerde ki bizde de bu var; hisse fiyatı her şeyden önemli. Bu bence ciddi sorun çünkü hisseye yatırım yapan daha az maliyet daha çok profit istiyor. Bu da belli bir noktada daha çok offshoring ile calisan maliyeti düşürme, daha az calisanla aynı işi yapmaya calismak ve bunu genelde overworking ile yapmak falan, fabrikaları daha ucuz ülkelere taşımak falan yani hep böyle.

Ben Amerika'nın en eski corporationlarindan birindeyim ve şirket kötü yönetilmiyor ama borsaya açık olmayan bizim gibi büyük sirketlerde çalışan arkadaşların benim gibi ay sonu envanter+ intransit, ay sonu satış, ay sonu excess obsolescence dertleri yok. Bu borsaya açık olmanin getirdiği çok fazla iş ve stres var.
0
logisticsmanager
(07.08.25)
Sirketin türü ne? Hangi sektör?

Günlük tüketilen ürünleri üreten firmalar için farklı bu sorunun cevabı, yaşam boyu birkaç kere alınan/alınabilen ürün ve hizmetler için farklı.


Benim gördüğüm, şu an belirttiğiniz tarafından ziyade "musteri üretimi"ne oynuyor bütün firmalar, neredeyse birçok sektörde.
0
encokbenisevinnolur
(07.08.25)
bir nevi agar.io oynaniyor surekli olarak.

her sektorde her ulkenin bir "big 3-4-5" olayi vardir.

kucuk sirketler bu devlerin dikkatini cekip satin alinmak icin kicini yirtar, mumkun oldugunca hizli bir sekilde buyumeye calisir. amac sirketi satip biran once koseyi donmek ve erken emeklilik.

cok buyuk sirketlerin de bir noktadan sonra her ay birkac kisi ekleyerek buyume olanaklari olmuyor, en temizi komple bir sirketi yutmak.

devler etrafta dolanan ve onlardan is tirtiklayan ayakbagi istemiyor diyebiliriz.
0
cooperr
(07.08.25)
(10)

Ağırlık antrenmanlarınız

kizil karga
Ne kadar sürüyor, ne kadar salonda kalıyorsunuz?
Ne kadar sürüyor, ne kadar salonda kalıyorsunuz?
0
kizil karga
(06.08.25)
Tüm vücut çalışıyorsam tam bir saat sürüyor.
0
yurtsuz john
(06.08.25)
Ortalama 2 saat, Push ve Legs seansları biraz daha uzayabiliyor ama benim çalışma hacmim düşük sayılır bir bölge için 3 ya da 4 hareket onların bazılarını da 2 set yapıyorum fakat yoğunluğum maksimuma yakın setlerin tamamı tükeniş/tükeniş çevresinde, haliyle rest'ler 3-4 dakika sürüyor, bacak günleri daha da uzayabiliyor, o nedenle süre de uzuyor. Orta seviye yoğunlukta çalışsam çok daha kısa sürede bitirirdim ama böylesini daha çok seviyorum.


Ben erken saatlerde antrenman yaptığım için salon genelde boş oluyor o nedenle makineleri kitlemiyorum ama geç bi saatte salona gitsem bu şekilde çalışmamın imkanı olmazdı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.08.25)
genelde her gittiğimde iki bölge çalışırım, ısınma dahil 1 saat gibi sürer. ortalama 8-10 hareket.
0
awlmi
(06.08.25)
1.5 saat civarında sürüyor. Bölge bölge çalışıyorum.
0
onyx
(06.08.25)
4 gün gittiğimde ortalama 50 dakika.
Şu siralar iki gün yaptığım için 1.5 saat. Bu tabi spora başladığım anla bittiği an. Total salonda kaldığım süre değil.
0
logisticsmanager
(06.08.25)
1.5 saat
0
gabe h coud
(07.08.25)
Max 70-80 dakika. Bu süreleri asarsam overtraining oluyorum.

10-15 sene önce ben de 2 saat civarı çalışırdım ve hep uyku problemlerim olurdu. Sonra anladım ki (biraz geç anladım :)) overtraining sendromu yaşıyormusum.

Uyku problemi yaşıyorsanız buna dikkat edin derim.

İyi forumlar :)
0
makbur
(07.08.25)
tam 1 saat, evde isinip salona geciyorum direkt harekete basliyorum isinma setleriyle.
tam 1 dedim ama kimisi 50 kimisi 65 olabiliyor.
0
bay b
(07.08.25)
dümenden çalışıyorum. gün gün bölge bölge gidiyorum. milletle sohbete dalmazsam 1 saat kadar sürüyor.
0
dre mithatoğlu
(07.08.25)
Evde çalışan birisi olarak (makine yok, squat rack+halter+ayarlanabilir 2 dumbbell+muhtelif ağırlıklarda kettlebelller ile) ısınma +antrenman+soğuma hareketler arası ortalama 3-4 dakika boşlukla toplamda 60-70 dakika.
0
candanag
(07.08.25)
(12)

çöp poşetiniz kaç litre

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ve nasıl bir çöp kutusu kullanıyorsunuz? akıtma problemine çare arıyoruz.
ve nasıl bir çöp kutusu kullanıyorsunuz? akıtma problemine çare arıyoruz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.08.25)
15 litre. Ben iki tane çöp poşeti koyuyorum iç içe. En kalitelisi alınsa bile bazen delinmekten bazen defodan akıtabiliyor.
0
fildirfildir
(05.08.25)
Adamım duyuruların sile sile ne raddeye getirdiniz
0
sekizdokuzon
(05.08.25)
Bir önce kılıç soruyordu şimdi çöp poşeti soruyor
0
sekizdokuzon
(05.08.25)
Eldeki kağıtları kartonları koyuyorum poşetin dibine, bir de asla ıslak halde çöp atmıyorum. Poşetlerin dibi delinmiş olabiliyor ona dikkat ediyorum filan.

Eskiden çöpleri poşetle mi atıyorduk? Poşet yokken, yaygınlaşmamışken neyle atıyorduk?

Çöp ayrıştırma hareketi başlatsak ya kendi aramızda?
0
muhayyer divan
(05.08.25)
litresini bilmiyorum. migrosun orta boy (55*60 cm) çöp torbası. dolap kapağına bağlı (kapağı açınca açılan) çöp kutusu kullanıyorum. %99.99 akıtma yapmıyor. geçen ne olduysa dibinde baya bir su birikmiş, hiç akmadı. ne olur ne olmaz diye çöp kutusunun dibine kağıt havlu seriyorum yine de.
0
inheritance
(05.08.25)
Sıvı bir şey koymuyorum. Hiç akıtma derdim olmadı.

30 litreymiş ama çöp kutusu herhalde 20-25 litre civarı.
0
gabe h coud
(05.08.25)
Uzun aramalar sonucu, eviye altı çekmeceye birebir uyan çöp kutusunu ikea'da bulmuştum. Çöp kutum odur.

Market poşeti kullanırım. Sulu bir şey hiç atmam. Akıtma diye bir problemim hiç olmadı.
0
Mirket
(05.08.25)
Rossmanndaki çöp poşetleri baya iyi bence. Çöp kutusu tabanına atık kağıt/karton döşeme +1
0
ansya
(06.08.25)
www.ikea.com.tr
Ikea knockla 50 lt

Bunu kullanıyorum ve öneririm. Geniş ağzı, basit pedal mekanizmasıyla işini iyi yapıyor.

Koroplast ekstra güçlü poşet de aldın mı dertler bitecek.

Ben de çöp poşeti konusunda hafif takıntılıyım koroplast ekstra güçlü alırım hep.
0
michael_knight
(06.08.25)
50lt.
0
logisticsmanager
(06.08.25)
15 lt. tek taraflı oynar baslıklı kapaklı olanlardan. çöpümden cok memnunum. akıtma olayına engel olmak için iyi çöp poşeti ve çöpü bekletmemek gerekiyor.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.08.25)
küçük bir çöp kutusu gerekiyor ben bunu anladım. bizimki 40 lt. dolana kadar poşetler mahvoluyor ve sürekli akıtma problemi yaşıyoruz. ya az da olsa her gün çıkaracaksınız çöpü ya da çöp kutunuz küçük olacak istemeseniz de çabuk dolacak.
0
suyin
(08.08.25)
(4)

aöf lojistik okunur mu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
safi kendini geliştirme maksatlı, sırf neymiş ne değilmiş öğrenmek için aöf'e yazılınır hatta sınavlarına katılınır mı? lojistik okudum hem de uluslar olanını okudum demek cabası tabi.
safi kendini geliştirme maksatlı, sırf neymiş ne değilmiş öğrenmek için aöf'e yazılınır hatta sınavlarına katılınır mı? lojistik okudum hem de uluslar olanını okudum demek cabası tabi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.08.25)
hiçbi şey okunmaz.
0
deartheodosia
(04.08.25)
Lojistikte neymis ne değilmiş demek için okumaya gerek yok pek. Yani caniniz çok istiyorsa tabi de fizik değil matematik değil yani.
0
logisticsmanager
(04.08.25)
Ben okumaya çalıştım ilgim olduğu için ama sarmadı, ne kitaplara baktım ne de sınavlara girdim öylece kaldı. İş ile alakalı bir bağlantınız varsa olabilir tabi ama diğer türlü çok verimli sonuçlar alacağınıza pek ihtimal vermiyorum. Tabi bir de size kalmış bunun planlamasının ne sonuca evrileceği.
0
va
(04.08.25)
uluslararası lojistik değil de uluslararası ilişkiler bitirdim anadolu aöf'ten. Benim sevdiğim alanlar olduğu için okurken keyif aldım. Boş zamanlarımda podcast dinler gibi ilgimi çeken derslerin kayıtlarını dinliyordum mesela. Ha ama çok bi işe yaradı mı dersen ehh bi iki ortamlarda satmalık bilgi dışında hayır. Pişman da değilim ama, bir iki sene sonra başka bir bölüm okumak için tekrar kaydolabilirim. Öğrencilik hissi hoşuma gidiyor.
0
nundu
(04.08.25)
(4)

iranlıların parfümleri

kojonotsuki
Bu arkadaşlar parfüm olarak ne kullanıyor? Bu adamların parfümleri geçtikleri yeri full kaplıyor, oturdukları odada kokusunu bırakıyor. Nedir bunlarım sırrı?
Bu arkadaşlar parfüm olarak ne kullanıyor? Bu adamların parfümleri geçtikleri yeri full kaplıyor, oturdukları odada kokusunu bırakıyor. Nedir bunlarım sırrı?
0
kojonotsuki
(03.08.25)
Yağ bazlı parfüm yapıyorlar, normalde alkol ciltte daha kısa sürede uçarken yağ bazlı parfümler uzun süre kalıyor, tercih ettikleri ağır notalara birleşimce böyle oluyor. Tabii bu İranlılara özgü değil Orta Doğu genel olarak böyle.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.08.25)
İranlı değil ama azeri bir arkadaşım böyleydi. Parfüm insan haline bürünmüş sınıfta yanima oturmus gibiydi. Sordum, parfümün adı sheikh'ti.
Tahminen bu tarzdir, ağır ve yoğunluğu yüksektir. Bir de sicakta kullanilinca iyice bozuyordur.
designershaik.com
0
logisticsmanager
(03.08.25)
@kaleci yag orani yuksek demek istedi sanirim cunku butun parfumler yagdan yapiliyor. muhtelen yag orani yuksek parfumlerdir. bir de sentetik olabilir cunku sentetikler dogal kokulara gore daha iyi performans gosteriyor genelde.

yag oranina gore edc, edt, edp, parfum extrait olarak gider. en dusugunde %3-5 yag varken, parfum extrait'te bu %30-35'e kadar cikar.
0
antikadimag
(04.08.25)
Hayır abi neden yağ oranı yüksek demek isteyeyim öyle olsa öyle derim zaten, yağ bazlı parfüm farklı bir parfüm alkol bazlı parfüm farklı bir parfüm. Yağ bazlı parfümde alkol kullanılmaz onun yerine yağ kullanılır, esans taşıyıcısı olan madde yağdır, alkol bazlı parfümde esans taşıyıcısı etil alkoldür, ikisi farklı şeyler yani. Yağ bazlı parfümde baz olarak kullanılan yağın haricinde parfüm yağı da bulunur, Arap klonu parfüm diye aratıp içeriklerine bakın bunlarda Jojoba yağı Hindistan cevizi yağı vs kullanılır, bunlar taşıyıcı yağlardır kokuyu cilde sabitler; koku için de doğal uçucu yağlar ya da sentetik yağlar kullanılır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.08.25)
(11)

Abd'de uber şoförlük yapıp Türkiye'den 4-5 daire almak mümkün mü?

Cesario
Arkadaşımın arkadaşı work and travel ile gidip yıllarca kalmış. Yaşı 30.Sadece uber ile çalışmış. Hatta işi aplikasyondan göstermiş bak binlerce yolcu taşıdım, 2 saat uyuyup her gün it gibi çalıştım, direksiyon salladım falan demiş.Türkiye'ye temelli dönmüş. Döndüğü gibi 2 tane Muğla'dan daire alıp
Arkadaşımın arkadaşı work and travel ile gidip yıllarca kalmış. Yaşı 30.

Sadece uber ile çalışmış. Hatta işi aplikasyondan göstermiş bak binlerce yolcu taşıdım, 2 saat uyuyup her gün it gibi çalıştım, direksiyon salladım falan demiş.

Türkiye'ye temelli dönmüş. Döndüğü gibi 2 tane Muğla'dan daire alıp kiraya vermiş. 1 tane Audi alacağım diyormuş. Ticarete girmek istiyorum falan demiş. Dükkan açmak, hatta arkadaşa teklif etmiş.

Uber şoförlük yapıp Türkiye'ye 300-500 bin dolar birikimle dönmek mümkün mü?

Ben dedim başka işler yapmış olmasın illegal, benim mantığım almadı o kadar parayı şoförlükle kazanmak. Yok dedi arkadaşım uberden gösterdi gerçekten binlerce müşteri taşımış dedi.

Mümkün mü böyle bir şey? O zaman herkes abd'ye gidip uber taksi yapsın zengin dönsün Türkiye'ye?
0
Cesario
(03.08.25)
Eyalet farketmeksizin eyalet asgari ücreti veya birkaç dolar fazlasını kazandırıyor. Bazen eyalet asgari ücretinin altına düşebiliyor.

5-6 senede 300k yapılabilir durmadan çalışırsa. Pandemide kazançlar biraz daha iyidi. Arada pandemi süreciyle 3-4 yılda olabilir belki.

Herkes yapabilir mi? Hayır. O yapanlar sınırdan girip iltica başvurusu ile sosyal güvenlik no alarak yaptılar. Bu şuan da mümkün değil.

Ek olarak bu işi düzenli yapan biri vergi ödemeli. Hesaplara girip çıkan para takip ediliyor. Vergi ödeyen biri o birikimi yapamaz.
0
runaway
(03.08.25)
mümkün mü? bal gibi de mümkün. abd'de inanılmaz harcama kalemleri oluyor. eğer bunlardan kısarsa, herkes deli gibi kazanıyor. aylık net 6k$ kazanan arkadaşım var mesela, 2 katlı bahçeli müstakil eve 2400 kira veriyor, şu spor araçlardan almış adını unuttum aylık 1100$ taksit ödüyor. başka şeylerde var. bunları toplayınca havadan yıllık 1,5 milyon lira fazla harcaması var mesela. bunlardan kimse bahsetmez genelde.

soruna döneceksek, saatlik iyi bir eyalette 50$'ları görmek mümkün. hadi 35-40 diyelim. günde 10 saat bile bu ortalamadan çalışsa günlük 500$, aylık 15k$ yıllık 600k$ yapıyor. giderler vs düşünce 450k$, konaklama yemek de düşersen 350-400k$ rahat kazanır.

tabi çok ekstrem bu. günde 2 saat uyudum it gibi çalıştım falan bilemiyorum pek de inandırıcı olmayabilir. dediği gibiyse dediğimden fazlası da olabilir. bu eleman mesela www.youtube.com 10,5 saat çalışarak günlük 377$ kazanmış. senin eleman bunu 2'ye bile katlamış olabilir :)

"herkes gitsin uber yapsın zengin dönsün" öyle olmuyor işte. abd'de para harcamanın ucu bucağı yok. kimse 3-4 sene kıçımı sıkayım motelimsi yerde ayda 400$'a oturayım demiyor, diyemiyor
0
avatar is back
(04.08.25)
haha serin hikaye. yok oyle bir olay, seni yiyorlar. en iyi ihtimali hesaplayalim.

uber'de saatlik $20, sehir pahaliysa en iyi ihtimal $25 diyelim ortalama. gunde 12 saat surekli calisamazsin. zaten o yuksek saatlik ucretler sadece belirli donem oluyor. ortalamasi $18-25 diyor internet. 2-3 ay dayandin diyelim o tempoya sonra devam edemezsin. yani 5 sene boyunca 12 saat araba kullandim olmuyor. bunlar genelde gunluk max kazanclarini soyluyorlar. hadi cok caliskaniz diyelim gunde 10 saat, haftada 6 gun ortalama yaptik. olmaz ya hadi yaptik diyelim. gunde $250, haftada $1500, ayda $6k yaptik diyelim.

%25 vergiye gitti diyelim kaldi $4.5k bu kadar kullanilan arabanin benzin, bakim, sigorta masraflari olacak. sonra uber de kesinti yapiyor. amerika'da cok kazanilir, ama cok da harcanir ister istemez. sistem boyle kurulmus. $2k arabanin benzin, uber fee, insurance, depreciation, maintenance'ina falan gidecek en iyi ihtimalle. bak bunu da iyi ihtimalle hesapladim. kaldi $2.5k.

sonra bu arkadas kirada yasayacak. hadi diyelim oda paylasimli tuttu. mal gibi yasiyoruz ya, her seyi costco'dan ucuza alalim. bak sigir gibi yasiyoruz, multeci sartlarinda. en iyi ihtimalle $1.5k'ya yasiyoruz diyelim. ben ogrenciyken oyle yasiyordum. ayda kenara ne kadar attik? $1k attik uzun vadede. yilda $12k attik. 5 yilda $60k attik. geldik turkiye'ye. mugla'da evlere bakiyoruz? piyasayi bilmiyorum ama bence 1 ev bile alamazsin. hatta birak onu audi bile alamazsin.

burada uber yapanlar ancak kirayi oduyor, kenara para atamiyor, insan gibi yasayanlari varsayarsak. gecinmek icin uber yapan arkadaslarim var. kenara en iyi ayda $1-2k attiklarini soyluyorlar. bunlar para kasanlar bu arada. ama bu bazi uzun vadeli harcamalari kapsamiyor ve surdurulebilir degil. yani aslinda $2k atamiyor kenara uzun vadede.

bir diger ornek olarak da sunu soyleyeyim. 3 senedir dunyanin en buyuk tech sirketlerinde calisiyorum. turkiye'ye donsem 3 yilda kazandigimla mugla'dan 2 ev alamam. 1 ev alirim ama muhtemelen. ha ben baya harciyorum tabi o da var. ama cok palavra sikiyor millet. instagram'da olsun, arkadaslarina hava atmak olsun. niye yapiyorlar bunu bilmiyorum.
0
antikadimag
(04.08.25)
tech şirketinde çalışan biriyle bu kekoların farkı şu: tech şirketinde sağlık sigortası ödersin, vergi ödersin vb. Bunlar vergi falan ödemiyor zaten abd'de geçici olduklarını bildiğinden sağlık borçlarını bile ödemiyorlar. sağlık harcamaları şirket destek olsa bile iyi bir sigorta için 700 USD yi görür.

Uber'le çok zor ama tırcılar güzel para yapıyor
0
runaway
(04.08.25)
Abi ben Amerika'da yaşamıyorum, bilgim de çok yok ama redditte denk gelirim. Hayatımda uber'den kenara 300 bin 500 bin koydum diyene denk gelmedim. Yani sosyal mecralarda genelde "parayi vurdum" diyen kisiler çıkar ama ben daha hiç görmedim.
Birkaç reddit postu;
www.reddit.com

www.reddit.com

www.reddit.com

Zaten misal 5 yilda 300 bin yapmak için hiçbir masrafın olmadan (benzin, araba bakim, vergi, gelir vergisi, yeme içme, barinma vs) günde 165 dolar kazanman lazım, non stop. Ve bak hiçbir masraf yok yani. Bahsedilen para genel olarak günde 8-10 saat uber yapanlar için deniliyor. Senin bahsettiğin kişinin bu parayı komple kenara koyabilmesi imkansız.

Günde iki saat uyuyup araba kullanmak bana acayip serin hikaye geldi. Hayatında iki gün üst üste iki saat uyumuş herkes bunun imkansizligini bilir.
0
logisticsmanager
(04.08.25)
300-500bin doları sen söylüyorsun. adam belki o kadar para ile gelmedi.
belki aldığı 2 tane dairenin toplamı 150bin bile yoktu, 1+1 hatta 1+0 evler aldı.

para parayı çekiyor. kazandıklarıyla yatırım yapmıştır belki. geçen yıllarda borsa iyi kazandırdı.
0
biseysorcaktim
(04.08.25)
abd'de herkes uber şoförü olsun o zaman.

benim de kaçak abd'ye gidip yerleşen arkadaşım var, dışarıdan görünen american dream ama yansıttıkları o, tr'de her şeyi kaybedip gitmişlerdi ve yalan söylüyorlar.
0
deartheodosia
(04.08.25)
Bahsedilen "Düzenli yüksek kazanç" Uber'in iş modeline ters. Adamların bütün olayı sürücü havuzunu olabildiğince geniş tutup kendi aldıkları komisyonu maksimize etmek. Zira sattıkları şey konfor olduğu için müşterilerin ödemek isteyecekleri paranın bir sınırı var. "Binlerce müşteri taşımak" bir ölçüt değil, 12 saatlik mesaide 10-15 müşteri taşısan bir senede "Binlerce" oluyor zaten de kazandığın paradan tüm masrafları ve vergiyi çıktıktan sonra 5 yılda elinde 500 bin dolar kalması imkansıza yakın.
0
salihdt
(04.08.25)
Mümkün. Yoğun çalışmay ve asgari harcama ile günde 200 dolar kazançla senede 50bin dolar kenara konabilir. 10 senede 500bin dolar yapar.
0
osssy
(04.08.25)
covid zamanı amerikada uber soforlugu yapıp yolcu muhabbeti video atan adamları izlerdim hepsi tek tek bıraktı uber fiyatları inanılmaz düşürmüş eskisi kadar kazandırmadığından falan bahsediyorlar, çalışanda uzun süre çalışıp az müşteri çıktğından bahsediyordu. arada sırada denk geliyor hala youtubeda zibilyon tane şu kadar saat uber yaptım şu kadar kazandım diyen yayıncı var
0
eja
(04.08.25)
Uygulamadan gösterdiyse hesabını başkalarına kiralamıştır. Work and travella gidip kalanların bir çoğu, kendisinden sonra gelenlerden para kazanmaya çalışıyor.

Normal fiyatla ev kiralayıp öğrenciye yatak başına kiralamak,
Uber, doordash, Lyft vs. hesap açıp onları kiralamak,
Dükkan işletip, work and travella gelen (kaçak 2. veya 3. iş isteyenleri) ucuza çalıştırmak,
Kaçak turlarla öğrenci gezdirmek veya havaalanı transferi.

Kısaca bu kişi, milleti kandırdım onların kazandığı paranın bir kısmını aldım demiyor da it gibi çalıştım diyor.
0
nickini vermek istemeyen uye
(04.08.25)
(4)

Etihad airways tavsiye eder misiniz? Hangi havayolu?

ezkaza
Önümüzdeki hafta için Tokyo’ya bilet bakıyorum. Thy veya qatar bütçemi aşıyor. Direkt uçuşta gidiş dönüş 11-13 saat ve fiyatlar tuzlu.Bütçeme uygun etihad ve china southern firmalarının biletler var.Etihad gidiş dönüş 16-18 saat. Ve bir aktarma (abu dabi)Çin havayolunca ise gidiş dönüş 20 saat ve bi
Önümüzdeki hafta için Tokyo’ya bilet bakıyorum. Thy veya qatar bütçemi aşıyor. Direkt uçuşta gidiş dönüş 11-13 saat ve fiyatlar tuzlu.
Bütçeme uygun etihad ve china southern firmalarının biletler var.
Etihad gidiş dönüş 16-18 saat. Ve bir aktarma (abu dabi)
Çin havayolunca ise gidiş dönüş 20 saat ve bir aktarma (pekin)

Çin havayolu için ekstra indirimim var ekstra bagajlı 20bin liraya geliyor gidiş dönüş.
Etihad ise 35bin küsür lira.

Aradaki farka değer mi sizce? Etihad daha konforludur diye düşünüyorum doğal olarak ama hiç denemiş değilim.
Tavsiye eder misiniz?
0
ezkaza
(03.08.25)
Benzer soru olmus ve herkes etihad demis.
www.reddit.com

China southern herkes en kötü noktaya koymus.
Benim geçen sene arkadaslarim sizin gibi pahali diye china southern ile gittiler baya rezil oldulardi açıkçası. Çok süper bir yolculuk olmamisti.

Ben şahsen bu kadar saatlik yolculukta konfor ararim ve her hafta da gitmeyecegim için paraya kiyarim. Bu sene us gittim gidişte premium economy ile dönüşte economy ile. O bile ciddi farkti yani o kadar uzun yolculukta.
0
logisticsmanager
(03.08.25)
qatar'dan gidiş dönüş 45'e bilet almış arkadaşım etihad'la pek fark yok. gerçi o baya sonraya almış yakın zamana değil ama. daha önce böyle uzun uçuş tecrübeniz oldu mu? ben de tokyo'ya gitmiştim açıkçası bu uzun yolculukta zaman ve konfor farkı paradan çok daha önemli olabiliyor. gidiş amacınız ve orada geçireceğiniz süre hakkında fikrim yok ama ekonomide 10 saat uçmak bile zorlayıcı. 20 saatlik bir uçuş cinnet geçirtebilir çoğu kişiye. illa seçenekler bu ikisiyse kesinlikle etihad
0
semaforo de medianoche
(03.08.25)
daha dün etihad ile uçtum, iyi ama normal iyi işte. fiyat farkı: yemek veriyorlar, bagaj alıyorlar. çin hiç uçmadım. 15bin tl fark da az değilmiş.
0
deartheodosia
(04.08.25)
Geçen yıl China Southern ile gidiş dönüş uçtuk, gidiş Seul'e, Dönüş Tokyo'dan. Hiç bir sorun yaşamadık, gayet konforlu bir yolculuktu.
0
tss
(04.08.25)
(8)

Nissan Micra 1.3 gx türü arabalar

muhayyer divan
SelamBaşlıkta yazmış olduğum model minicik, cep boy bir araba ama mesela tiptronik (yoksa triptonik mi ne acaba) ve gayet yeterli teknolojiye sahip. Küçük minik olması ve teknolojisi bana çok cazip geliyor. Citroën ami ve benzerleri hiç hoş gelmiyor mesela görsel olarak, elektrikli olmaları da hiç h
Selam

Başlıkta yazmış olduğum model minicik, cep boy bir araba ama mesela tiptronik (yoksa triptonik mi ne acaba) ve gayet yeterli teknolojiye sahip.

Küçük minik olması ve teknolojisi bana çok cazip geliyor. Citroën ami ve benzerleri hiç hoş gelmiyor mesela görsel olarak, elektrikli olmaları da hiç huzur vermiyor.

Bu bahsettiğim modellerden ve kasalardan üretilmez mi artık? Hiç mi üretmezler? Nerden bulunur bu tarz arabalar? Sıfır olacak ama.
0
muhayyer divan
(03.08.25)
Kar getirmeyen, satmayan araba uretilmez. Malesef ben de suv sevmiyorum ama yer gök suv. Çünkü daha karli ve yaşlanan kesim bunu istiyor.
Nissan Türkiye'ye micra getirmiyor artık. Yeni Micra da elektrikli.
Suzuki swift var ufak. Nissan'dan kat kat iyidir.
Kia picanto var.
Hyundai i10/i20 var.
Renault clio var.

Nissan ne teknolojisi cazip geldi orayı hiç anlamadım.
0
logisticsmanager
(03.08.25)
a ve b segmenti otomobillere bakacaksınız. a segmentinde kuzen olan hyundai i10 ve kia picanto var. b segmentinde ise renault clio ve hyunda i20 var. bunlar arasından benim tavsiyem i20 olur.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.08.25)
Bu arada ben de yerli üretim sebebiyle falan da hyundai i20 derim. Bir de clio derim çünkü clio yani ha çeyrek altın ha clio, ikisi de aynı hızla alınır satılır.
0
logisticsmanager
(03.08.25)
Micra B segmenti bir araba. Bu segmentte otomobil üretmeyen marka sayısı çok az.

Jazz, Polo, Clio, i20, Rio, Fabia, Ibiza, 208, Corsa, Fiesta vs hep bu segmentte üretilen arabalar. Bunlara bakabilirsiniz.
0
10551037
(03.08.25)
fiat 500'ler çok güzel. fakat onların da sıfır olarak elektriklisi mevcut sanırım. tipleri çok hoş. yılların arabasıdır kendisi.
0
ruhlardan esinlenen karga
(04.08.25)
fiat 500 ve Smart'a bakabilirsin
0
duyuruuser
(04.08.25)
fiat 500 ve Smart'a bakabilirsin
0
duyuruuser
(04.08.25)
fiat 500 ve Smart'a bakabilirsin
0
duyuruuser
(04.08.25)
(6)

vedat milor vs masterchef'teki sefler

bohr atom modeli
sizce dunya mutfagini hangisi/hangileri daha iyi biliyor? turkiye'deykrn annemlerle bayagi izledik ama masterchef'tekiler biraz kasinti gibi geldi. bir de danilo bayagi kolpa gibi mesela. vedat milor'u cok severim videolarini da bayagi izliyorum ama boyle bir kiyasi merak ettim.siz ne dusunuyorsunuz
sizce dunya mutfagini hangisi/hangileri daha iyi biliyor? turkiye'deykrn annemlerle bayagi izledik ama masterchef'tekiler biraz kasinti gibi geldi. bir de danilo bayagi kolpa gibi mesela.
vedat milor'u cok severim videolarini da bayagi izliyorum ama boyle bir kiyasi merak ettim.

siz ne dusunuyorsunuz?
0
bohr atom modeli
(03.08.25)
Milor bilgi olarak üçünü de alır
0
grimavi
(03.08.25)
Konuyla alakalı sıfır bilgiyle yalnızca hissettirdikleri üzerinden yorum yapicam çünkü hem cahil hem cesurum. Içlerinde en çok şeyi Somer biliyor gibi geliyor, müdür yardımcısı kılıklı olan sıfırdan kendini var edecek kadar çalışkan, disiplinli, rigit, Danilo hiçbir şey bilmiyor değil, gayet de biliyor ama sempatik, insancıl olduğu icin hakir görülüyor, Vedat Milor da old money, Kirk kuşak İstanbullu olmanın gorgusunun bilgisinin ekmeğini yiyor.
0
sekizdokuzon
(03.08.25)
Chef olmak ile yemek eleştirmeni olmak farklı şeyler. Vedat milor misal neyin kaç derecede pişecegini falan bilmez. Ama bunun aynısını yapan birçok kişi var; sarap gurmesi, kokteyl gurmesi vs. Misal fransa'da da francois simon var. Aynı havayi alıyorsunuz.
Şöyle düşün; bir şeyin üretimini bilmeden sadece sonuçla ilgilenebilirsin. Yani saraptan anlamak için illa yapmayı bilmeye gerek yok.
Misal vedat milor sana Fransa'da İspanya'da ne yenilecegi, hangi sarapla gidecegi, hangi restoranda yeneceği, hangi sezonda yeneceği falan gösterir. Diğerleri yapamaz. Ama vedat milor'da sana tarif yazamaz ya da gel sana göstereyim diyemez. Hangisi daha bilgili tartışılır çünkü iki farklı processe hitap ediyorlar.
Danilo acayip kolpa. Türkiye'de yabanci şef diye öyle yoksa bir taninirligi vs yok dünyada. Magazin sefi.
Somer'in kitabini hanıma aldık zamanında türk mutfağı için. Çok iyi diyemem. Ama en azindan musa dagdeviren'in kitabindan iyi. Neyse bence danilo'dan falan daha şef.
0
logisticsmanager
(03.08.25)
Sanatçı olamayan (yazar, yönetmek, ressam) sanat eleştirmeni olur derler. Bu yemek konusunda da geçerli bence ancak öte yandan bildiğim kadarıyla Vedat MILOR kendini "Ben gurme değil gurmanım" diye tanımlamıştı. Ben bunu "Bu işin sonu yok, ne kadar bilsem benden daha çok bilenler olacaktır" diye yorumluyorum. Adam bundan 50 sene önce, daha 20 yaşındayken ailesinin seyahat hediyesini Avrupa'da gastro tura çıkarak değerlendirmiş. Bu mentalide olan birisinin bilgisinin yüksek olacağını rahatlıkla varsayabiliriz ki zaten yıllardır yaptıkları, projeleri, çalışmaları ortada, uzağa bakmaya gerek yok. Ben onun bilgisini diğer şefler ile değerlendirecek konumda hiç değilim, nacizane görüşümü söylüyorum.

Bir de işin mutfak tarafı var, orası apayrı bir dünya. Bunun da elbette bir yeme&içme yazarına kıyasla çok büyük farkı olacaktır. Yemeği tatmak, değerlendirmek ile bizzat hazırlamak arasında dağlar kadar fark var; aynı kategoride bile değiller. Sizin sorunuz dünya mutfağı üzerineydi, bu noktada Vedat MILOR belki gene imkanları, yaş farkı sebebiyle öne çıkabilir ama gene de net bir yanıt vermek zor.

Danilo konusunda ise katılıyorum, klasik yabancı sempatikliği kadrosundan bir yer bulmuş birisi. Bizim millet eşşeğin bile yabancısını över, Danilo da bunun örneği işte.
0
burka
(03.08.25)
milor şef değil gurme de değil. masterchefteki ustalar bu işin teknik alanında. vedat milor daha bizden yana.
0
mikahakkinen
(03.08.25)
farkli kulvardalar ya. biri yaratim tarafi, digeri gurman-bilgi tarafi. cok yemek yiyen mi bilir cok yemek pisiren mi?

danilo tam bir uc kagitci da, somer ve ozellikle mehmet sef denen adam tam asci. yapan tarafta olduklarindan turk mutfagini milor'dan daha iyi bildiklerini dusunuyorum. ama dunya mutfaginda milor'la yarisamazlar.
0
antikadimag
(03.08.25)
(15)

satanistler nasıl iş buluyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
o kadar gotiklik yapıp, pankçı olup, sürme sürüp, dövme yaptırıp diline jilet çektirdikten sonra nerede geçimini sağlıyorlar?
o kadar gotiklik yapıp, pankçı olup, sürme sürüp, dövme yaptırıp diline jilet çektirdikten sonra nerede geçimini sağlıyorlar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.07.25)
Onların kendi sendikaları var, sendika is buluyor onlara
0
sekizdokuzon
(30.07.25)
Onların ayrı kadroları var 657 sayılı devlet memuru kanunu yerine 66-6 sayılı devlet memurları kanununa göre alımları yapılıyor
0
grimavi
(30.07.25)
Çorbacıda calisabiliyorlar bildiğim kadarıyla. Her şeyin çorbasını yapıyorlar.
0
encokbenisevinnolur
(30.07.25)
Devlette yapilasmalari sebebiyle torpille ise giriyorlar.
"Selam ve antichrist ile" diye bitiriyorlar topril emaillarini.
0
logisticsmanager
(30.07.25)
Şeytan düzenli ödeme yapıyor.
0
parka
(30.07.25)
linkedin, kariyer.net, eleman online gibi platformlarda satanik işverenler diye bir filtre var. oradan uygun ilanları filtreliyorlar.

"satanist elemanlar aranıyor, yemek (3 kap yemek), yol, ssk mevcuttur, anadolu yakasında oturanlar tercih edilecektir" tarzı ilanlar var.
0
exlibris
(30.07.25)
satan tarikatının iş yerlerinde mürid olarak çalışıyorlar.
0
mikahakkinen
(31.07.25)
Esprileri gerçek sandım. Devlet de böyle kadro mu var diyorum.
0
Kahvedesu
(31.07.25)
kripto satanistler iş buluyor. dilini çıkartmıyor iş görüşmesinde.
0
gabe h coud
(31.07.25)
sadece satanistlerin çalıstıgı klinik ve pastahanelerde çalısıyolar. birbirlerini kolladıkları için sadece satanistlere iş veriyorlar.
0
koela
(31.07.25)
sahsim adina konusayim. emekli maasiyla geciniyorum. 3 yil once babannemi ayin'de kurban ettim. o gunden beri carsafi giyip emekli maasini cekiyorum. ama enflasyon belimizi bukuyor. devlet sesimizi duysun
0
buenosdias
(31.07.25)
italyada ve norveçte kilise restorasyonlarına gizli taşeron üzerinden alıyorlar.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(31.07.25)
@sekizdokuzon: satan-iş miydi sendikanin ismi?
0
supergirl
(31.07.25)
@super: SAT-SEN
0
sekizdokuzon
(01.08.25)
satan-is sarı sendika
0
sekizdokuzon
(01.08.25)
(13)

yerli yabancı en iyi vokaller kimler sizce?

semaforo de medianoche
şarkılarından ve tarzından bağımsız sadece saf vokal kalitesi açısından ayrı bir seviyede bulduğunuz şarkıcıları soruyorum. bir de sadece ses gücüyle öne çıkanlar (mesela adele, mariah carey) değil de daha kendine has bir ses rengi olanlar, sesi büyülü hissettirenleri kast ediyorum. çok düşünmedim a
şarkılarından ve tarzından bağımsız sadece saf vokal kalitesi açısından ayrı bir seviyede bulduğunuz şarkıcıları soruyorum. bir de sadece ses gücüyle öne çıkanlar (mesela adele, mariah carey) değil de daha kendine has bir ses rengi olanlar, sesi büyülü hissettirenleri kast ediyorum. çok düşünmedim ama benim ilk aklıma gelenler şöyle

yabancı: morissey, shakira, rihanna, liam gallagher, amy winehouse, charles aznavour, edith piaf
yerli: selda bağcan, levent yüksel, erkin koray, cem karaca, mazhar alanson, şebnem ferah
0
semaforo de medianoche
(30.07.25)
yerli: nilufer, funda arar
yabanci: kurt ville, catie le bon
0
buenosdias
(30.07.25)
yerli olarak çok ünlü olmasa da ben feride hilal akın'ı beğeniyorum ses rengi farklı geliyo
0
turuncu tonlarda
(30.07.25)
Sizinkilerden Amy Winehouse, Selda Bağcan, Cem Karaca'ya +1

Garou, Slimane, Freddie Mercury, Tom Waits, Johnny Cash, Elvis Costello, Israel Kamakawiwo'ole, Debbie Harry, Bonnie Tyler, Naya Rivera. En çok Garou <3
0
kobuzchu kiz
(30.07.25)
Zack de la rocha
0
thesomberlain
(30.07.25)
mikael akerfeldt

Türk aklıma gelince editlerim
0
koela
(30.07.25)
yerli: sebnem ferah, tarkan edit: sibel can'a bayiliyorum
yabanci: sade, corey taylor
yabanci, soruya cevap olmasa da: eric clapton, john mayer ruhumu dinlendiriyor. :))
0
arakaali
(30.07.25)
Henning May
0
matilda
(30.07.25)
yerli kadin: sertap erener, yildiz tilbe.
yerli erkek: tarkan, ibrahim tatlises, muslum gurses, cem karaca.

yabanci erkek: freddie mercury, tom waits, leonard cohen.
yabanci kadin: amy winehouse, ariana grande (youtu.be
0
antikadimag
(30.07.25)
dimash kuadaibergen.
bu adamin ustune bir ses bir daha cok zor gelir.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(30.07.25)
Cevaplarda hızlıca Bayhan aramak...
0
logisticsmanager
(30.07.25)
yerli: emin igus, birsen tezer
yabancı: eva cassidy, florence welch, elliott smith, roisin murphy, johnny cash

sesi ve yorumu şarkıya karakter katan vokallerden bazıları. freddie mercury’ler morrissey’ler de tabii ki çok özeldir ama en popüler 10 cevap olmasın dedim.
0
phoarbix
(31.07.25)
Bruce Dickinson, Rob Halford, Robert Plant, müteveffa Ozzy Osbourne, yine müteveffa Dolores O'Riordan, Mick Jagger

Jim Morrison, Freddie Mercury +1
0
auroraaurora
(31.07.25)
@logisticsmanager: bayhan aklıma geldi aslında da troll sanılır diye eklemedim ama harbiden özel bir vokal...

müslüm gürses de girer unutmuşum, yıldız tilbe de olur. cem adrian yazılmamış hiç ayıp olmuş ona da. göksel de belki girer.

johnny cash, bob dylan, freddie mercury de eklerim.
0
🌸semaforo de medianoche
(31.07.25)
(5)

Evde sunu yapmak için(fitness sorusu)

feastofthedamned
Ne tarz bir seyler almaliyim ve nasil bir "set-up" kurmaliyim ?https://youtube.com/shorts/GVZ6zte8Aeo?si=HppU7zzb_w0lOnnO
Ne tarz bir seyler almaliyim ve nasil bir "set-up" kurmaliyim ?

youtube.com
0
feastofthedamned
(29.07.25)
Mirket
(29.07.25)
Adı trx. Decathlon falan her yerden alabilirsin.
Mirket'in attığı olmaz gibi çünkü gördüğüm esnek. Illa bunu yapacağım diyorsan sağlam olması lazım çünkü bütün vücut ağırlığını neredeyse koyacaksin. Esnememesi lazım.
0
logisticsmanager
(29.07.25)
Trx bana hep keriz silkeleme gibi gelmiştir :)

Nalburdan serçe parmak kalınlığında halatla (tutma yeri kadar Minik pvc boru) sağlam bir barfiks demirine asarsan süper sistem.

Diy trx vs gibi videolar var.

Önemli Uyarı, asla bu tarz işleri ev kapılarına sikistirarak yapma. Bir de kapının sadece dil tarafından tuttuğu yerlere baglayanlar var ki.. şansa yaşıyorlar bu zeka ile.

Bu tarz işler için 1. Öncelik sağlam bir barfiks demiri.
0
makbur
(29.07.25)
Pardon. Yanlış link

www.temu.com
0
Mirket
(29.07.25)
@mirket

Son gonderdiginin 7. resmindeki "safety" yazan resimdeki Karabina plastik.

İnanılmaz.
0
makbur
(29.07.25)
(3)

yeni gümrük yasası hakkında yurtdışı alışveriş merakı

semenderr
yahu ben artık amazon almanyadan ürün alamayacak mıyım? ps4 alacağım oğlana, orada fiyat 170 euro kargo ile birlikte. burada da 200 euro fiyatı. eskiden vergiyle falan 180 euro ederdi. şimdi durum ne?
yahu ben artık amazon almanyadan ürün alamayacak mıyım? ps4 alacağım oğlana, orada fiyat 170 euro kargo ile birlikte. burada da 200 euro fiyatı. eskiden vergiyle falan 180 euro ederdi. şimdi durum ne?
0
semenderr
(28.07.25)
Maalesef alamayacaksınız, bireyler için sınır 30 Euro ancak devlet "Ücretsiz kargo mu, o da neymiş, en az 3 eurodur o" dediği için efektif olarak 27 Euro sınırı var. Bunun üzerindeki her şey özel gümrük prosedürlerine tabi olduğu için astarı yüzünden pahalıya çıkıyor çünkü bir aracıyla çalışmak ve bir sürü prosedürü yerine getirmek zorundasınız.
0
salihdt
(28.07.25)
Şu an onu sokmaya kalksan 300 falan olur heralde. 27 Euro üstü ürünleri kafamizda tahmini olarak iki kati düşünebiliriz olusacak fiyatı (sikayetvar'a bakarsaniz daha çok bilgi sahibi olabilirsiniz).
0
logisticsmanager
(28.07.25)
artik alamayacak miyim dediginiz 3 senelik falan bir olay. gunaydin.
0
aguen
(28.07.25)
(21)

Duyuruda en çok kimi seviyorsunuz

encokbenisevinnolur
Ben kedileri en çok sevenler başta olmak üzere herkesi seviyorum.Sizde durumlar nasıl?
Ben kedileri en çok sevenler başta olmak üzere herkesi seviyorum.
Sizde durumlar nasıl?
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
Duyuru nick uyumu.

En çok seni seviyoruz.
0
sekizdokuzon
(27.07.25)
Kendimi seviyorum encokbenisevinnolur.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
@sonsuz ona bayılıyorum
0
koela
(27.07.25)
Shepard, sikizdokuzon
0
Shepard
(27.07.25)
Nick ile çok israr ettiğin için seni. Israra dayanamayiz.
0
logisticsmanager
(27.07.25)
Kaleci süper adam bence. Net.
0
gobekliraki
(27.07.25)
koela disinda herkese eser miktarda da olsa bir sevgim ve saygim var.

en cok sevdigim ise ifsa atanlar.
0
sonsuz
(27.07.25)
Tabii ki seni şapşal :P
0
respect
(27.07.25)
Hiçbirinin yaralı parmağa işeyesi yok yine de çoğu görece ok. Çok ciddiye almazsan.
0
sekizdokuzon
(27.07.25)
Yine bizi seven çıkmadı be tüh.
0
olaylar olaylar
(27.07.25)
Lan lun diye konuşan bi soytarı var. Onun dışında iyi insanlar.
0
luluki
(27.07.25)
bana sabırla dinleyen herkesi.
0
Kahvedesu
(27.07.25)
eskiden sevdiğim sevmediğim insanlar vardı, şimdi aradan o kadar uzun zaman geçti ki sevdiğimi niye sevdiğimi sevmediğimi niye sevmediğimi hatırlamıyorum. Bi kaç istisna dışında. Onlardan biri parsons’lı mimar, diğeri de nickinde tuborg olan biri.
0
rentts
(27.07.25)
hayvanları sevenler onlar için taş üstine taş koyanları seviyorum bunu da eklemeden geçmek istemedim.
0
rentts
(27.07.25)
bugün seni sevelim ama yarın mutlaka beni sevmelisiniz. yarın çok yalnız hissedeceğim.
0
semenderr
(28.07.25)
arbre, çünkü isterse sevgili olabiliyor.

başka yok.
0
gabe h coud
(28.07.25)
Gönül işi duyurusunda görüyorum, kadınlara karşı rezil bakış açısı olanlar var. Onlar dışında herkesi seviyorum.
0
Kediyi üzdün
(30.07.25)
valla 18 sene oldu ama kimseyi tanımıyorum. kendimi seviyorum.
0
ya ben lan neyse
(30.07.25)
Şu anki aktif kadın duyurucular hariç herkesi.
Mevcut kadın duyurucular kadar mıymıy çakma feminist bir kitle hiç olmamıştı.
0
Cezcez
(30.07.25)
gabe h coud sempatizaniyim.

parasi olana yakin duracaksin aga..
0
cooperr
(31.07.25)
(7)

meslek sahibi yapacak ön lisans bölümleri

okinawalı taş kağıt makas ustası
iyi pazarlar,bir genç için ailesi tercih aşamasında fakat biraz geri kafalılar sanırım işletme, kamu yönetimi vs.. çevresinde dolanıyorlar, genç bilgisayar destekli bir bölüm okumak istiyor fakat puanı lisans'lara yetmiyor, ön lisans da ise basit bilgi teknoloji bölümlerinin yapay zeka'dan sonra art
iyi pazarlar,

bir genç için ailesi tercih aşamasında fakat biraz geri kafalılar sanırım işletme, kamu yönetimi vs.. çevresinde dolanıyorlar, genç bilgisayar destekli bir bölüm okumak istiyor fakat puanı lisans'lara yetmiyor, ön lisans da ise basit bilgi teknoloji bölümlerinin yapay zeka'dan sonra artık piyasada çok da iş yapabileceğini düşünmüyorum.

iyi bir tavsiye vermek istiyorum en azından ülkede bir gencin geleceğine faydamız olsun, fakat ben de çok uzağım bu işlere. şöyle bir baktım yökatlas'a; drone operatörü, uçak teknikeri, kaynakçılık, pastacılık gibi bölümler var, benim zamanımda yoktu bunlar, bilmediğim bir sürü bölüm çıkmış.

mezuniyet sonrası bir altın bilezik sahibi yapacak bölümler önerebilirseniz çok iyi olur, en azından araştırma alanı daralır. bu arada kesinlikle teknoloji olacak diye bir kaide yok, sektörde kendini yetiştirip ilerleme imkanı olan her bölüm tavsiyesine açığız.

teşekkür ediyorum şimdiden destekleriniz için.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(27.07.25)
Kendi işyerini açabilecek işler buna en iyi örnekler. İklimlendirme ve sogutma düşünülebilir gibi.
0
liberal
(27.07.25)
Bunu yazacagim hiç aklima gelmezdi ama tesisatçilik.

Boktan bir kaloriferci bile dünyanin parasini kaldiriyor.
0
feastofthedamned
(27.07.25)
Her türlü teknisyenlik tercih edilebilir. Bir yandan da çalışıp iş deneyimi edinirse güzel yerlere gelir.
0
runaway
(27.07.25)
en iyisi 2 yıllık bilgi belge yönetimi gibi sözel bölüm okuyup memur olsun.
0
nothing in my way
(27.07.25)
Seçerken mesleki ortamla da ilgili bir şeyler öğrenmeye çalışın. Verilen örneklerden bazılarının is ortamı çekilecek dert değil tanidiklarimdan biliyorum.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
Enconbenisevinnolur +1
Benzer tavsiyeleri ben de veririm ama Türkiye'de ilk çalışacağı min 5 yıl falan tesisat, araba tamiri vs gibi şeylerde baya kötü olacak. bu işlerin ortami öyle yurtdışı gibi sendikali falan değil yani. Biz daha yeni banyo yaptirdik, vallaha haftada 7 gün calistilar.
Bence ilk yıllarını sendikali bir ortamda geçireceği bir iş iyi olabilir. Onun dışında bence de istediği işin ortamıni görmesi iyi olabilir.
0
logisticsmanager
(27.07.25)
Mimari restorasyon.
0
jepa
(27.07.25)
(17)

Bu nasıl fiyatlandırma

messina123
File markette 125 gram böğürtlen 100 lira. 1 litre cam şişese %100 böğürtlen suyu (koruyucu vs hiçbir şey yok gözüküyor sadece böğürtlen suyu) 80 lira. Mantık nedir?
File markette 125 gram böğürtlen 100 lira. 1 litre cam şişese %100 böğürtlen suyu (koruyucu vs hiçbir şey yok gözüküyor sadece böğürtlen suyu) 80 lira.

Mantık nedir?
0
messina123
(26.07.25)
Şişedeki su çöpün çöpü. Yüzde yüz her türlü içeceği denemeye çalışıyorum 300-500 vermiyorsan hepsi çöp. İçmesi güzel, ama en kalitesiz, fiziksel olarak manava koyulsa satılmayacak ürünün suyunu yapıp şişeye koyuyorlar.
0
Shepard
(26.07.25)
@shepard tadı bayağı lezzetli ama fiyatı işkillendiriyor gerçekten
0
🌸messina123
(26.07.25)
Ben sonunu içmiyorum. Yani şişe tabanına yakın olan kısmı bırakıyorum. Çok tozlu, posalı mı artık ne dersen ondan var. Tadı berbat, oraya çökmüş bir tabaka olabiliyor. İçiliyor yani geneli tadı da harika.
0
Shepard
(26.07.25)
youtu.be
4.44u ac. Sana bu ürünü satan da yüzde yüz et diyecek. Sonuçta içine et koyuyor da kimse sana hangi proseslerden geçti falan açıklamıyor tabiki. Kalitesini açıklayan yok.
0
logisticsmanager
(26.07.25)
Şişedeki böğürtlen suyunun bir yerlerinde konsantreden üretilmiştir şeklinde bir ibare olduğunu tahmin ediyorum. Şişelemesi Türkiye'de yapılmış dahi olsa konsantre ürün menşei muhtemelen Çin.

Böğürtlen ise Türkiye üretimlidir ve raf ömrü inanılmaz kısa, rafa gelene kadar geçirdiği evre haddinden fazla meşakkatli bir üründür.
0
Mirket
(26.07.25)
@mirket yazmıyor her tarafına baktım.

Ürün bu

www.ancora.com.tr
0
🌸messina123
(26.07.25)
Ben görmeyeli kodeksi değiştirmişler.

Türk Gıda kodeksi meyve suyu tebliği madde 5, konsantreden elde edilebileceğini söylerken, madde 13.d ile konsantreden elde edilen meyve sularında bunun etikette belirtilme zorunluluğu ortadan kaldırılmış. (Ben bunu şimdi öğrendim :P )

Yani ilk sözümün arkasındayım. Yabancı menşeili konsantreden elde edildiğini iddia ederim ama kanıtlayamam.
0
Mirket
(26.07.25)
Bu marka beni de işkillendiriyor, bu kadar ucuz %100 çok garip

içindekiler kısmında Meyve Oranı %100 yazıyor,

%20 bögürtlen
%80 elma karışımı benzeri birşey mi yapıyorlar acaba, şişe üzerinde de %100 bögürtlen değilde %100 meyve yazıyor

Ekleme : Kontrol ettim internet sitesindeki açıklamalarda %100 bögürtlen yazıyor , şişede %100 meyve yazıyor
0
pislick0
(26.07.25)
Meyve suları tezgaha giremeyecek durumdaki (pörsümüş, rengi kötü, ezilmiş vs) meyvelerden yapılıyor. Yani hurda olacak bi şeyden su çıkarıyorsun, mantık bu.
0
Mcfly
(26.07.25)
bu firmanın ürünleri gerçekten çok ucuz, bilgisi olan var mi ? saglam ve guvenilir mi ? 1 lt cam sise urunu bazen 69 tl filan goruyorum, o sisenin maliyeti zaten kac tl, ustune bir de son satis fiyati nasil o kadar uygun oluyor anlamiyorum
0
sweetoffice
(26.07.25)
içeriğine bakmak lazım ama %100 böğürtlen suyu, %100 hepsi böğürtlen anlamına gelmiyor olabilir. Mesela protein tozlarında %100 whey proteini yazar, ve evet içindeki protein full öyledir ama içinde bir sürü başka madde de vardır.

Yani içindeki meyve %100 böğürtlen olabilir ama su şeker vs. eklemiş olabilirler ve yine %100 yazabilirler galiba.

mesela rasgele baktım üstünde %100 portakal yazıyor:
www.migros.com.tr
içindekiler: SU, PORTAKAL SUYU KONSANTRESİ, ANTİOKSİDAN (askorbik asit)
0
nhk ni youkosu
(26.07.25)
@logisticsmanager 4.44'te bir şey yok ki et, yağ ve baharat direkt atıldığı için garip görüntü olmuş. normalde tüm baharatlı kıyma üretimleri bu şekilde oluyor zaten.
0
synthetic a priori
(26.07.25)
@synthetic; proses başında "et ve hayvansal yağ" diyor. Baharat bahsetmiyor.
devaminda başka prosese alınırken "elde edilen kıyma su ve baharatlarla karistirilacagi makineye alınıyor" diyor.
Şimdi dediğin belki doğru ama duydugumuza göre baharat yok orada.
Buna ek olarak zaten bu tarz köftelerde kalite böyle oluyor da yani yüzde yüz dana eti demek misal yüzde yüz dananin en güzel yeri demek olmuyor. Genelde elde kalan parcalarin kullanıldığı bir ürün oluyor. Aslında demek istediğim de o; bir şeyin yüzde yüz olması kalitesini belirtmez.
0
logisticsmanager
(26.07.25)
koruması çok zor. yarısı bozulup gidiyodur. maliyet yüksek doğal olarak.
0
gurur
(26.07.25)
Bir marka var. Her yere yayıldı. İçerikte sadece “yüzde yüz portakal suyu” diyor. Teknik olarak bunu görünce, adamlar portakalı presleyip suyunu koyup şişeliyor diyor insan. İçinde normal içme suyu bile olmamalı. Eğer su koysalar, su ve portakal suyu yazmaları lazım içeriğe. Ama bunlar sadece meyve yazıyor. Böyle bir şeyin de olmasına olanak yok.

Bir litre içecek kilolarca meyveden zor çıkar, rafta da öyle uzun uzadıya duramaz. Bunlar net kolpa sıkıyor ama maalesef bunu ortya koyacak bir makam da yok.
0
dre mithatoğlu
(27.07.25)
Meyve suyu yapılacak meyveler çürük değildir fakat daha ezik şekli bozulmuş olanlardan seçilir bu yüzden fiyatları daha uygundur, tane böğürtlen dut blueberry gibi meyveler ise hem tat hem görünüş olarak a+ kalitede elle seçmece paketlenir fiyat farkı olur
0
grimavi
(27.07.25)
Meyve yemek ve suyunu içmek arasında majör farklar var, araştırınız.
0
thesomberlain
(27.07.25)
(8)

ev almamak mantıklı mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
kirada yaşarım diyenler neden böyle düşünüyorlar?
kirada yaşarım diyenler neden böyle düşünüyorlar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.07.25)
Ev büyük bir promise. Borcunu yillarca ödüyorsun ya da yillarca biriktirdigin parayi veriyorsun.

Bunun üstüne bir de is degisikligi falan derken tasinma ihitmalin de var.

Baska yatirim da yapabiliyorsan (borsa mesela) ev almak cazibesini kaybediyor.

Ben tr gibi bir yerde ev sahibi olmak isterim. Kiracisin diye komsularin mobbing yaptigi yerler var… komsu sikayet eder diye rahat oturamiyorsun.
0
sonsuz
(25.07.25)
Ne kadar mobilize biri olduğuna bağlı. Sonsuz'un dediği doğru, bunu abuk subuk şeyler için bile baskı unsuruna dönüştüren manyaklar var, sırf bunlarla muhatap olmamak için ev alınabilir.
0
encokbenisevinnolur
(25.07.25)
Yaşadığın yere bağlı bir de hayatına.
Misal benim yaşadığım yerde vergiler ve noter ücreti sebebiyle en az 5-6 yıl kalmayacaksan ev almak mantıklı değil.
Kısacası mobilsen, is hayatın expatimsiysa o zaman mantığı yok.
Yani benim birkaç iş arkadaşım son 15 yılda 5. Ülkedeler. Bu adamlar sürekli ev alamaz, sürekli evi kirala, evde sorun olursa onunla uğraşacak birini bul falan oldukça yorucu iş.
0
logisticsmanager
(25.07.25)
çoğu insan yaşamak istediği yerden ev alamıyor, ama zorlarsa orada kirada yaşayabiliyor. Bu en büyük sebeplerden biri. İkincisi de eskiden kira böyle büyük problem değildi o yüzden kira okey derlerdi/derdik. Şimdi kira/maaş oranı çok yükseldi gibi görünüyor.
0
nhk ni youkosu
(25.07.25)
İstediği yerde alamiyor çünkü.

Gücü Bahçelievler’de 1+1 almaya yetiyor ama Beşiktaş’ta oturmak istiyor.

Son dönemde bunun farkına varanlar vicdanını da rahatlatmak için oturmayacağı yerden ev alıp kiraya veriyor üstünü tamamlıyor.
0
Mcfly
(25.07.25)
7 yıl kadar 4 ayrı evde kirada oturdum. 4 farklı ev sahibim oldu. 15 yıla yakındır kendi evimde oturuyorum. İki kez de ofis kiraladım. İnsanın oturduğu yerde mutlak söz sahibi olması kadar güzel bir şey yok. Bencemali gücü yetene mantıklı iki seçenek var:
Ya ev alıp istediği gibi döşeyecek, kullanacak. Ya da eşyalı kiralık evlerde hiçbir detaya karışmadan yaşayacak. Yani kök salan vs. bağlanmayı sevmeyen. Öteki türlü, maddi gücü yetip de ev almamayı akla mantığa sığdıramıyorum. Tabii sermayeyi eve gömmek istemeyenler de var. Mesela bir kiracımız var, adam benim en az 4-5 katım kazanıyordur. Ama kazancını kendisine sermaye yapıyor. Kirasını da düzenli olarak ödüyor. Eğer işine karışmayan, uyumlu bir ev sahibi varsa ve kira da kendisini yormayan miktardaysa kendi eviymiş gibi kirada yaşıyor. Ben anlayamıyorum mesela bu tarz insanları. Evinde gönlünce oturmayacaksa ne yapacak o kadar parayı?
0
yadigar
(26.07.25)
18 yaşından beri kiradayım yaklaşık 15 yıldır.
Hep öğrenci bekar evlerinde yaşadım. Ne konfor vardı ne huzur. Şunu düzelteyim bunu değiştireyim dedim ama seneye çıkarım bu evden diye diye ortalama beş yıl yaşadım aynı evde.

Geçen sene ev aldım, orada oturmuyorum ama kiraya da vermedim. Buradan bunalıp ehh yeter be dersem ya da kiram ocaktan sonra ödeyemeyeceğim hale gelirse ya da eski binaların sorunlarından ya da güvenliğinden bunalırsam, gideceğim bir yer olması bile rahatlatıyor.

Yok olmadı orada yaşayamam dersem de evin taksitleri bir kaç sene içinde bitecek. O zaman satar başkasına peşinat yaparım.

Oturmak içinse kesin alın
Elimde param var eriyor durumundaysanız yine alın
Biraz dişimizi sıksak ev sahibi oluruz. En fazla iki sene zorluk çekeriz diyorsanız yine alın.

Kredim 20bin, seneye kiraya veririm 25 olur ohhh krediyi kiracı öder bana da para gelir ama ben orada yaşamam diyorsanız almayın. Bu önerilen bir biçim değil
0
biseysorcaktim
(26.07.25)
Çocuğun var ya da düşünüyorsun. O ev ona kalacak. Sadece bu sebepten bile ev alınır.
0
luluki
(26.07.25)
(9)

Günde kaç adım atmak iyidir?

michael_knight
Günde ortalama kaç adım atıyorsunuz?Az, çok veya normal mi sizce?
Günde ortalama kaç adım atıyorsunuz?
Az, çok veya normal mi sizce?
0
michael_knight
(25.07.25)
ortalamama baktım telefondan. 8.500 civarı. 10 bin kulağa tok ve sağlam geliyor ama bir bilgim yok.
0
gitdaddy
(25.07.25)
Çok enteresan ki daha yeni bugün 10bin adım olayının yanlışlığı ile alakalı yazı gördüm.
www.bbc.com

Ben de 6-7k atarim hep. 10 k ekstra aktiviteler yaparsam falan anca olur.

Bilimsel olarak illa 10 k yapmaniza gerek yok denmiş ki 10k olayını çıkaran da adım sayar şirketi.
0
logisticsmanager
(25.07.25)
Bu 10 bin adım olayı geçmişte bir ürün reklamı ile ortaya çıkmış bir konu özel olarak bir faydası yok, Logistic'in dediği gibi daha düşük adımlar da kardiyovasküler sistem için çalışan bir miktar, bir de insanların bu tür aktiviteleri kişisel olmalı kadın erkek genç yaşlı zayıf şişman herkesin aynı standart adım sayısına ulaşmaya çalışması biraz saçma bir konu, mesela 100 kilo birinin 10 bin adım atmasıyla 50 kilo birinin 10 bin adım atması aynı derece sağlıklı olur mu biraz şüpheli bence, bana göre bu işin katı sınırları yok 6000-8000 arası güzel bir skor, onun dışında miktar arttıkça fayda da paralel şekilde artar diye bir gerçeklik yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.07.25)
üsttekilere ek asıl önemli olan bu adımları atarken belli bir nabızın üstüne çıkmak. avm gezmekle tempolu yürüyüş arasında fark var.
bu 10bin adıma tempolu ve nabzı yükselten aktiviteler ile ulaşmak önemli.
0
my fault
(25.07.25)
Temmuz ortalamam 7100.

Seviyorum yürümeyi. Haftada 3-4 gün 6 km yürüyüs yapiyorum. Resting heart rateim 72‘den 53e indi bu sayede.

3-4 gün yürümesem geri 65 e falan cikiyor.
0
sonsuz
(25.07.25)
5-10 bin arasi degisiyor. evden calisiyorum. her gün ise gitsem 10 bin rahat yaparim. bana da nedense ideali 10 binmis gibi geliyor.
0
sir gawain
(25.07.25)
2000? 1000? 500?
Ölçmüyorum ama korkunç hareketsizim. Asansörden arabaya 30 adım falan… Balinaya dönmüş bir insanım.
0
yadigar
(26.07.25)
Yeni yayınlanan araştırmaya göre günlük 7 bin ideal denmiş

www.bbc.co.uk

Beni rahatlattı çünkü her gün 10 bini tutturmak ya da ara vermek yerine düzenli 7 bin daha iyi hissettirir diye umuyorum.
0
kaset
(26.07.25)
Geçen yıllara göre inanılmaz düştü ve alışkanlıklarım, karakterim, fiziğim olumsuz manada etkilendi. Yürümek ve düzenli spor şart.

Ama 10bin adım kampanyası yerini 7-8binlere bıraktı. Adım sayar cihazlar da o şekilde öntanımşı geliyor günlük hedef noktasında.

Ben şunu öerak ediyorum. Evde yürüyüş bandında yürümek ile dışarıda yürümenin mental ve fiziksel sağlık açısından farkı var mı.

Dışarısı daha iyidir muhtemelen ama kaldırım, trafik, kalabalık gibi unsurlar da alınan keyfi azaltıyor.
0
biseysorcaktim
(26.07.25)
(15)

kuryeler neden elektrikli motosiklet kullanmıyor?

messina123
şimdi neyimiz doğru ki bu doğru olsun demeyin. çok basit bir şey aslında. avrupa'da kuryeler elektrikli motor, scooter ya da bisiklet kullanmak zorunda. normal motosiklet yasak çünkü gürültü kirliliği çok yüksek seviyede motorlarda. zor bir şey değil yani cumhurbaşkanının tek imzasına bakar. bence c
şimdi neyimiz doğru ki bu doğru olsun demeyin. çok basit bir şey aslında. avrupa'da kuryeler elektrikli motor, scooter ya da bisiklet kullanmak zorunda. normal motosiklet yasak çünkü gürültü kirliliği çok yüksek seviyede motorlarda. zor bir şey değil yani cumhurbaşkanının tek imzasına bakar. bence cumhurbaşkanının veya danışmanlarının bu gürültü kirliliğinden haberleri dahi yok. ülke son yıllarda hindistan, pakistan gibi gürültülü bir hale geldi ve en büyük sebebi kuryeler. ayrıca gece 10'dan sonra komple şunların yemek dağıtımı yasaklanmalı. amerikadan beter kapitalizmi yaşıyoruz.
0
messina123
(25.07.25)
Sorunun kaynağından çözüm dilenmek. Yurdum insanı hiç şaşırtmaz. Evet paşam aynen, reyisi cumhurun ve danışman hazretlerinin haberi olmadığı için. Yoksa iki dudağın arasında çözüm. Biz sorunlarımızı böyle çözmeliyiz haklısın.
0
thracia
(25.07.25)
@thracia sabah sabah ne diyosun kma
0
🌸messina123
(25.07.25)
bunun en büyük çözümü otomobiller gibi motorların da ötv'si vergisi o'su busunu otomobiller kadar yapmak. çünkü otomobil alamayan direkt motor almaya başladı. vergisini artır, denetimleri sıklaştır bak bakalım nasıl azalıyorlar.

elektrikli scooter& bisiklet avrupa'da var evet ama farkı onlar mahalle arası taşımacılık yapıyor, ana yollara çıkmıyorlar e-5 gibi. bizde çoğu kurye ana yollardan gidiyor dolayısıyla elektrikli scooter kullanmaları riskli ve yasak. bir düzenleme yapacak devlet mahalle mahalle ana yola çıkmadan kuryeler işlerini yapacak anca ama onu düşünen birileri olur mu muamma.
0
elektr10
(25.07.25)
@messina123

Ülkenin pakistan gibi olmasının sebebi olan kişi ve kurumlardan çözüm beklemek bu ülkede yaygın olan bir aptallık çeşididir diyorum güzel karşim. Senin anlayabileceğin şekilde daha net nasıl yazarım bilemedim.
0
thracia
(25.07.25)
kullanmaları için iki tane motorsiklet olması lazım, biri şarjdayken diğerini kullanıcak.
0
duyuruuser
(25.07.25)
Keşke dediğiniz gibi olsa da geceleri rahat uyuyabilsem. Gençler arasında moped trendi var.Sabaha kadar sinek vızıltısı gibi egzozlarla uyutmuyırlar insanı.
Motorsikleklet 50cc,125cc) kullanılıyor yemek teslimatı için.
Ham almanya hem de isviçre için lieferendo,uber eats gibi şirketler hem de yerel pizzacılar motosiklet kabul ediyor maalesef.
0
arenas
(25.07.25)
@thracia +1 siyasetçilerden ahlak bekleyip işini yaptırmak için torpil arayan türk insanı gibi konuşmuşsunuz.
ilk olarak genelde firmaların kendi kuryeleri yok, yani bazı paket servis firmalarından servis alıyorlar. (paketle, şutla vb.) bu firmaların bazılarında moto kuryeler firmaya kendi özel motorları ile bağlılar. ikincisi ise zaten sipariş firmaları restaurantlardan para kesiyor, sipariş firmalarından da paket firmaları pay alıyor. yani senin istediğin istek fiyatları yükseltir.

motokuyelerden daha büyük sorunlarımız var bence.
0
mikahakkinen
(25.07.25)
Hükümetin bir tanıdığı elektrikli motor işine girerse olabilir.
Yasa bile çıkar hatta.
0
logisticsmanager
(25.07.25)
aynen cumhurbaşkanının haberi yoktur olsa zaten saniyesinde düzeltir bu durumu.
0
scudman1
(25.07.25)
Gündelik yaşamda böyle bir sürü basit ve yaşamı çevreyi güzelleştirecek çözüm var. Ama geniş çaplı bakılınca bu tür degisiklikler, hep birilerini karşına almak, sermayenin el değiştirmesi, olası işsizlik vb bağlamında durumlara tekabül ediyor. Diğer tarafı, reklamını yapmanın getirisi olmayacak şeyleri öyle kolay kolay yapmıyorlar bence.
0
encokbenisevinnolur
(25.07.25)
Bir imzayla yüzbinlerce motoru çöpe atıp, herkese yeni motor alın demek mi çok basit bir şey? Bu tür dönüşümler kademeli olarak yıllara, on yıllara yapılarak yapılıyor.
Avrupa'da toptan bir yasak yok, eski ve güncel standartlara uymayan motorları 2035 ve sonrasına uzanan bir süreç içinde kademeli olarak yasaklıyorlar. Eğer benzinli motorların tümüyle yasak olduğu bir bölge varsa linkini verin, bakmak isterim.
Bunun dışında, bir noktada mutlaka elektrikliye geçilecek ve çok iyi olacak, ama birkaç yıla olması zor görünüyor.
0
mikro patlama
(25.07.25)
Bir sorun karşısında ilk refleks yasaklansın diye çözüm öneriliyor ve bu birilerinin iki dudağının arasında aranıyor, bir diğeri çıkıp yok asıl vergileri arttırmak lazım diye yumurtluyor, buna cevap verilince "adam gibi soru sorulmuş hasta mısınız oğlum siz" oluyor.

Hastayız birader, bu ülke ve bu kafalar bizi hasta etti. Üslubu beğenmeyen beyaz şov izlesin.
0
thracia
(25.07.25)
Türkiye’de ince zeka, detaylı düşünülmüş vay be bu olay çok avrupai diyebileceğimiz hiçbir şey yok olmaz da. Belki bazı yerel yönetimler (yere çöp attırmamaya dönük cezalar) deniyor ama bence bu bir Ortadoğululuk göstergesi,ç. O yüzden beklentilerinden uzak şehirden kalabalıktan uzak yaşamaya bakmak lazım. Mesela adam şehir içinde güzel gözüksün diye peyzaj yapıyor ama asla araçların görüş açısını kapattığını düşünmüyor. Benim bahsettiğim ince zeka aracın görüş açısını kapatmayacak bir peyzaj yapmayı akıl edebilecek bir zeka. E ama kim işleri işinin ehline yaptırıyor ki
0
olaylar olaylar
(25.07.25)
thracia +1

ayrıca bisikletli kurye de var scooterlı da türkiyede.
0
aguen
(25.07.25)
@herzan soru var soru var adam saçma sapan yazmış ne diyeceklerdi ya. bu kafalar yüzünden bu halde değilmiyiz zaten. kimisi de geliyor basit bir google araması yapmak yerine buraya yazıyor onlara da ayrı ayar oluyorum.
0
gercekdunya
(25.07.25)
(8)

Tümünü reddet

nano mercy
Bazı sitelerde çerezlerin hepsini kabul et / reddet opsiyonu varken bazılarında hepsini kabul et / çerez ayarları var. Ben ayarları görünce uğraşmamak için hepsini kabul ediyorum mecbur. Bunu yaparken de reddet seçeneği olanlar için küçük bir vicdan azabı yaşıyorum. Sizde durumlar nasıl?
Bazı sitelerde çerezlerin hepsini kabul et / reddet opsiyonu varken bazılarında hepsini kabul et / çerez ayarları var. Ben ayarları görünce uğraşmamak için hepsini kabul ediyorum mecbur. Bunu yaparken de reddet seçeneği olanlar için küçük bir vicdan azabı yaşıyorum. Sizde durumlar nasıl?
0
nano mercy
(23.07.25)
Varsa tümünü reddet seçeneğini işaretliyorum.
Yoksa 'Başlarım çerezine' deyip, o linki kapatıyorum.
0
Mirket
(23.07.25)
Siteye bağlı.
Corporationsa reddediyorum. Zaten para kazanıyorsunuz bir de benim cookieme gerek yok.
Blog falansa yani birinin sitesiyse kabul ediyorum çünkü benim hanim da bu işte ve onları anlıyorum.
0
logisticsmanager
(23.07.25)
extention var hepsini kabul ediyor.
0
sonsuz
(23.07.25)
aslında son duruma göre tümünü reddet seçeneğini tek tıkla ya da kolay bir şekilde sunması gerekiyor sitenin.

çakal ekşi sözlük (kanzuk) eskiden reddetmek isteyince 150 tane firmayı tek tek pasife çekmeni istiyordu, şimdi tümünü reddet koymuşlar.
0
brkylmz
(23.07.25)
@Mirket +1, "kurnazlık" sevmiyorum. Bu tarz sitelerde bulabileceğim bir şeyi illa ki başka yerde de bulabiliyorum. Alternatifsiz kaldığımı hatırlamıyorum hiç.

Aynı şeyi reklam engelleyiciyi kapatmaya zorlayan yerlerde de yapıyorum.
0
akhenaten
(23.07.25)
Sitelerin çalışması için zorunlu çerezler ve zorunlu olmayan çerezler var. Reddete bastığınızda sadece zorunlu olmayanları kabul etmemiş oluyorsunuz fakat zorunlu çerezlerde de sizinle alakalı bir sürü veri tutulabilir kimse de bir şey diyemez. O siteyi kullanırsanız zaten kanunen kabul etmiş sayılıyorsunuz.

ben reddet varsa ona yoksa tamama basıp geçerim kvkk için yapılan önemsiz bir ayrıntı
0
duyuruuser
(23.07.25)
Çerezden kaçanlar tum edevlet verilerinin 100-200 tlye satıldığının farkındalar, değil mi?
0
🌸nano mercy
(23.07.25)
"Tümünü reddet" varsa o. Yoksa "sadece zorunlu olanları kabul et" varsa o. Yoksa teker teker seçip reddederim her şeyi. Ayrıca ad-blocker'ı kapat diyen sitelerden %99'undan çıkıyorum. Birkaç site için muafiyet ayarladım gerisi ise siteye bağlı.
0
nawar
(23.07.25)
(8)

Ağırlık çalışmanın

Mirket
Kalp damar sağlığına olumsuz etkisi var mıdır ya da olabilir mi?Varsa minimize etmek için yol yöntem var mı?
Kalp damar sağlığına olumsuz etkisi var mıdır ya da olabilir mi?
Varsa minimize etmek için yol yöntem var mı?
0
Mirket
(21.07.25)
Agirlik çalismak kan sekerini bile regüle edebiliyorken kalbe neden zarar versin.

Ama kas yaktigin için de beslenmene extra dikkat etmen gerekir.
0
feastofthedamned
(21.07.25)
Eğer Ray williams gibi 490 kg squat yapmayacaksan elimizde kalp sağlığına ters etkisi olduğunu söyleyen bir şey yok.
Buradaki olay aslında kendini ne kadar zorladığın. Hatta normal bir şekilde ağırlık kaldırmanın kalbe iyi geldiği çıkıyor arastirmalarda.
www.heartfoundation.org.au

"Increased strength has been shown to reduce your risk of cardiovascular disease. Specifically, a reduced risk of heart attack, stroke and heart disease-related death"

Yöntem belli yani; civkini cikarmamak.
Kaleci yalnız bizden önce giderse misal soru isaretleri ortaya çıkar.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
Doğal çalışma ve normal beslenme çerçevesinde olan insanlar için ağırlık çalışmak vücuda kas eklemek ölümsüzlük iksirinin bir tık altı sayılır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.25)
Yıllar önce burada 'diğerlerinde bir sorun yok ama biceps çalışırken göğsümde bir ağrı, sıkışma hissediyorum.' diye bir soru sorulmuştu. Bugün bugün çelimsiz bir çocuk, salonda gelip aynı soruyu sordu. Dumbbell curlü biraz kendini aşan bir ağırlıkla ve her seferinde valsalva manevrası ile yapıyordu. Kalp sağlığından emin olunmayan birinin nefes tekniğini kullanmadan o manevrayı öyle hoyrat kullanması risk yaratır diye düşünüyorum. Sonuçta göğüs sıkışıyor, kalbe ani ve yoğun kuvvet biniyor. Yeni başlayanların nefesi çok iyi kullanması gerektiğini düşünüyorum. Ve yıllarca ve hep hızlı tempo çalışanlarda da sürekli tekrarlanan o hareketin kalp damar yapısında bozucu etkisi olacaktır.
0
🌸Mirket
(21.07.25)
youtu.be

Abartan birisinin başına gelenler.
0
inheritance
(21.07.25)
Hocam kalp krizinden ölenler arasında bir araştırma yapılsa kaç tanesi hareketsiz yaşam ve kötü beslenme kaç tanesi ağırlık çalışması nedeniyle gerçekleştirmiştir bilemiyorum, gerçeğe en yakın hangisi olabilir emin değilim ama ben valsalva manevrası yaptı diye ölen kimseyi görmedim en fazla götte basur olabiliyor onun da çözümü var, yani yanlış anlama ama valsalva manevrası supraventriküler taşikardi gibi kalp rahatsızlıklarında ritmi düzeltmek için hastaya uygulanan standart bir prosedür, kalbe o denli bir zararı yok, ha nefesini uzun süre tutarsan beynine oksijen gitmez bayılırsın, bu birçok kişinin başına gelir altına işeyenler de oluyor burnu kanayanlar da ama bu valsalva manevrası nedeniyle değil nefesini uzun süre tuttuğun için oluyor, valsalva manevrası böyle bir şey değil; valsalva manevrasını böyle zannedip yapanların başına geliyor bu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.25)
Bu arada valsalva manevrası da ağırlık çalışmanın olmazsa olmazı kesin bir zorunluluğu değil istemeyen yapmaz, sorunun içeriğini valsalva manevrası etrafında konuşmak çok anlamlı değil valsalva manevrasının ne olduğunu bilmeyen yapmayan birçok insan var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.25)
duzenli yapilacak ise oncesinde bir kardiyologa görünmenin en ufak zararı olmaz
0
oscar
(22.07.25)
(2)

protein tozu ve kreatin almak

antikadimag
bu protein tozu ve kreatin ne kadar etkiliyor vucut gelistirmeyi? yeterince protein aldigimi dusunuyorum surekli et, yumurta yiyorum zira. ama daha fazla desteklesem veya kreatin alsam cok fark eder mi? bu kazanclar bu urunleri kullanmayi biraktigimda yerinde kalacak mi? sonucta disaridan bir destek
bu protein tozu ve kreatin ne kadar etkiliyor vucut gelistirmeyi? yeterince protein aldigimi dusunuyorum surekli et, yumurta yiyorum zira. ama daha fazla desteklesem veya kreatin alsam cok fark eder mi?

bu kazanclar bu urunleri kullanmayi biraktigimda yerinde kalacak mi? sonucta disaridan bir destekle vucut gelistirince sonra o urunu biraktigimda vucut normal seviyesine gerilemez mi?
0
antikadimag
(21.07.25)
Protein tozunun bir numarası yok adı üstünde protein, yemeklerden yeterli protein alıyorsan gerek yok; kreatin yedek kreafosfat miktarını arttırıyor patlatıcı hareketlerde son tekrarlarına 1-2 ekstra tekrar ekler, etkinliği bilimsel olarak ispatlanmış tek supp. ama bunları kullandığın dönemde kıllanmadığın dömeme göre ekstra kas eklemezsin dolaylı olarak kas miktarını etkiler, o nedenle bırakıp bırakmama durumun kazanç durumunu çok etkilemez, steroid gibi bir şey değil bu, misal bench press'te 7 tekrar yapıyorsan 8-9 tekrar yaptırır, etkisi o seviyede ama "o seviye" aslında doğal çalışan biri için önemli bir nokta.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.25)
Kreatin ek olarak zihinsel olarak da etkisi var diye birkaç makale vardı.
www.bbc.com

Dünyada şunun kadar ucuz olup her işe koşan amele bir supplement yok.
Kelligi durdurma, sımsıkı taş gibi yapma, yağ yakma falan da çıkarsa şaşırmam icinden yakında.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
(6)

calisthenics yapanlar var mi

antikadimag
gym'e gitmeyi sevmedigim icin evde calismaya basladim. sonuclar cok guzel omuz ve gogus kaslarim ortaya cikti 2-3 ayda. ama kilomun fazla olmamasindan dolayi hareketler artik yeterince zorlamiyor. setlerimi 2 dk arayla tukenene kadar yapiyorum. squat'i split squat'a cevirdim. bu tamam ama sinavda ne
gym'e gitmeyi sevmedigim icin evde calismaya basladim. sonuclar cok guzel omuz ve gogus kaslarim ortaya cikti 2-3 ayda. ama kilomun fazla olmamasindan dolayi hareketler artik yeterince zorlamiyor. setlerimi 2 dk arayla tukenene kadar yapiyorum.

squat'i split squat'a cevirdim. bu tamam ama sinavda ne yapmam gerekiyor bilmiyorum.

gunde 100 sinava ulasinca decline push up yani ayaklarin yukarida oldugu sinava cevirdim. bunda su anda 40 - 25 - 25 yapiyorum ve sanki yine hypertrophy'nin cok ustunde setlerim. yeterince zorlamiyor gibi yani. tek kol sinav yapamiyorum. dolayisiyla hareketleri nasil gelistirmeliyim onu arastiriyorum.

sonuc olarak
squat > bulgarian split > pistol
push up > decline push up > archer > one arm
pull up zaten yeterince zor ve kolay gelismiyor. gunde 30 zor yapiyorum hala dusuk replerdeyim.
plank. sonrasini bilmiyorum.

bu gidisat dogru mu? arada baska hareketler var mi yapmam gereken? karin kaslarimi ayri calistiriyorum. ne eksik bu programda.
0
antikadimag
(21.07.25)
Kas kazanımının bir tane yolu var; Progressive overload. Bu da sinir sistemi yüke adapte oldukça yoğunluğu/ağırlık miktarını artırarak gerçekleşir onda da tükeniş yaşaman lazım ama bu tekrar sayısını yükselterek olmaz tekrar sayısını belli bir noktayı geçtiğinde sadece kondisyonun gelişir uydu kaslarının uyarılıp aktive olmasını sağlamaz, o zaman da kas kütlen artmaz, yani beni yanlış anlama 1 her zaman 0'dan büyüktür ama ağırlık yükseltmenin olmadığı bir programın kas gelişimine uzun vadede çok etkisi olmaz, ha benim de calisthenics yapıp video paylaşan arkadaşlarım var vücutları da güzel bilmeyen biri salt calisthenicsle o vücudu inşa etti zanneder ama benimle aynı antrenmanı yapıyor adamlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.25)
@kaleci ben buna okeyim. yani vucut agirligimla nereye kadar gelisiyorsa oraya kadar gelissin. daha fazla kas gelistirmek icin haftada 3 gun gym'e gitmen gerekiyor dedigin anda benim kumarim biter. en en fazla agirlik kullanarak calisthenics yaparim.

bir yandan futbol oynuyorum. o kadar kasi zaten yapamam gibi geliyor agresif kardiyo ile. amacim atletik ve kasli bir vucuda sahip olmak, yag oranini dusurup ableri ortaya cikarmak. gogusler ve omuzlar da soyle sekillensin yeter.

sanirim vucudun tek tarafiyla butun agirligi calismak olabilecek en ust seviye calisthenics ile.
0
🌸antikadimag
(21.07.25)
Abi bak sana tavsiyem iki adet kettlebell al, seviyene göre ama iki tanr 20kg oldukça yeterli (bende iki 24 var).
Armor building complex ve armor building formula.
Calisthenics sıkılırsan bir bak.
Kalecinin dediği olacak. Yanlış anlama ama "amacim atletik ve kasli bir vucuda sahip olmak, yag oranini dusurup ableri ortaya cikarmak. gogusler ve omuzlar da soyle sekillensin yeter." Bu baya zor olay yani ve genel olarak calisthenics ile çok da kolay olmayan bir olay.

Bir tavsiyem de kendine ağırlık yeleği al Decathlon.
Yani hareket yapmak tamam, farklı hareketi yapmak da tamam ama duracaksin bir noktada. Bu nokta senin istediklerini verecek nokta olmayabilir.

Eğer ben hayatta spora gitmem diyorsan bodyweight ile kombine kettlebell ve ağırlık yeleği bence herkes için ideal. Bir tavsiyem pullup dikkat etmen, çok dirsek sakatlığı yasayan var. Çok pullup gerçekten riskli.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
@logistics; agirlik yelegi guzelmis. abi gym'e gitmeyecegim cok net. cunku o kadar zamanim yok. is guc, kendi projelerim, hobilerim, yemek temizlik falan derken bir de gym ekleyemem. gecmiste sporun sadece gym'de yapilacagini dusunup hicbir sey yapmiyordum. o cok kotuydu.

simdi 100 tane sinavi, 30 barfiksi 5 dakikada basip gunume devam ediyorum. ve hic zaman kaybi olmadan vucut calismayi gunumun icine yedirmis durumdayim. yani beni gym'e gitmeye ikna edemeyeceksiniz :D demek istedigim ben su andaki kas seviyemden de memnunum. elbette daha fazlasini yapmak istiyorum ama bu sekilde kalmak da tatmin edici benim icin. ben sadece calisthenics'in sinirlarini gormek istiyorum.
0
🌸antikadimag
(21.07.25)
Abi daha geçen hafta kaleci ile konustuk; çok yoğunum ve bu sebepten gittim daha ağır kbleri aldım.
Normalde haftada 4 gidiyordum, ortalama 50 dk.
Iki güne böldüm, daha yoğun, 1.5 saat falan sürüyor.
Buna ek iki gün kettlebell ile armor building complex ya da humane burpee yapıyorum.
Iki gün de yorgunluğa göre ya normal yürüme ya da yelek ile yürüme.

Ben de senin durumdayim, çareyi gyme cuma akşamı ve pazar giderek buldum. Başka zamanım yok. Ondan diyorum kettlebell, ağırlık yeleği, bir barfiks bari seni çözer bu dönemde.

Calisthenics yap tabi ama sinirinda yap çünkü bodyweight diye girip yüzlerce yapınca sıkıntı çıkabiliyor.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
İnstagram'da learn_calisthenics hesabını takip edebilirsin. Pek çok farklı hareketi farklı zorluk seviyelerinde gösteriyorlar. Push up'ları çeşitlendirebilirsin. Hindu, pike, explosive push up gibi varyasyonları ekleyebilirsin. Ayrıca basit bir direnç bandı ile push up'ların yoğunluğunu arttırabilirsin.

Ayrıca calisthenics sadece kendi vücut ağırlığınla çalışmaktan ibaret değil. mobilite, esneklik kısmına da ağırlık verebilirsin.
0
thracia
(22.07.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.