Giriş
(40)

Nihal Candan hikayesinden çıkardığınız ders

sekizdokuzon
Öncelikle inanılmaz üzüldüm. Eksideki şu entry hislerimi aşağı yukarı özetliyor: https://eksisozluk.com/entry/176214509Özellikle kadınların ve kız çocuğu sahibi yazarların düşüncelerini merak ediyorum. Esasında bu duyuruyu açmak konusunda çekincelerim var çünkü altına "Bize ne?, "Su testisi şu yolun
Öncelikle inanılmaz üzüldüm. Eksideki şu entry hislerimi aşağı yukarı özetliyor: eksisozluk.com

Özellikle kadınların ve kız çocuğu sahibi yazarların düşüncelerini merak ediyorum. Esasında bu duyuruyu açmak konusunda çekincelerim var çünkü altına "Bize ne?, "Su testisi şu yolunda kırılır!", "O kadar asker şehit olurken aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz", *Eskortun ölümüne üzülecek kadar boş vaktim yok." tarzı şeyler yapılacağını biliyorum. Fakat bu kızın hayatını elinden alan toplum normları hangimizin kimlik ve değer algısını carpitmiyor? Bu yüzden özellikle kadınların bu konuda ne düşündüğünü çok merak ediyorum.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.06.25)
Sosyal devlet güçlenmeli, kadınlar, dezavantajlılar, çocuklar, yaşlılar

insanların kaderi başkalarının, mafyanın, p*zvenklerin eline kalmamalı, bunlar herkesin kendi seçimi denip geçilecek bir olay değil toplumsal bir sorun güvencesizlik var
0
grimavi
(21.06.25)
Ben tam konuyu anlamadığım için merak ettim tek gördüğüm anoreksiya olduğu.
Kızın hayatın elinden kum almış, nasıl almış bu kısmı anlayamadım. Bir özet var mı toplumun kendisinin vefatı ile alakası açıklayan?
0
logisticsmanager
(21.06.25)
Toplumsal bi sorun oldugu muhakkak, keskin sinirlar cizilerek konusulacak bir konu oldugunu dusunmuyorum. Herkesin hayat dinamigi farkli fakat neticede insanlar secimlerinin sonuclarindan da sorumlu.
0
sey mi dostum
(21.06.25)
Ben de @ logisticsmanager gibi toplumun sorumluluğunun ne olduğunu anlamadım. Toplum ne yapmalıydı da yapmadı ya da fazladan ne yaptı yapmaması gereken?

Bir de o ekşideki şahıs erkekler kullandı attı demiş. Yolu bir şekilde kesişmiş erkekler katolik nikahı mı kıymalıydı?
0
Mirket
(21.06.25)
durumumuz vardı, okumadım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.06.25)
Ben konuyu hiç bilmiyorum ve merak ediyorum. Sözlükte çok fazla tanım var, hangi birini okuyayım şaşırdım.

Bilen biri özet geçse ne güzel olur...

Şahsen aşırı kilolu bir kadınım, ömrüm bu kilolarımı giderememekle ve gideremediğim için ağlamakla geçti. Kilomun sebepleri sadece çok yeme ve hareketsizlik değil, tıbbî ve genetik sebepler de var. Son yıllarda nefes almakta zorlanıyorum vs. Sözlükte her gördüğüm şeyle ilgilenmediğim için Gülnihal Candan veya Nihal Candan başlıklarını da önemsememiştim ama nereden gözüme çarptıysa bir şekilde kilo sebepli ölüm olduğunu öğrendim.

Lütfen biriniz özet geçin hiç anlamadım bunu.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer, kocasi terk etmis, bunalima girmis.
0
Kahvedesu
(21.06.25)
@Kahvedesu

Bu kadarla sınırlı olduğunu sanmıyorum. Anoreksiya yaşadığını belirtmişler. Çok ciddi bir aşırı zayıflık olduğu belli, konunun toplumla elbette çok fazla ilgisi var bence.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Kadın 18 ini hatta 20 sini çoktan gecmiş. Kendi seçimini yapmış. 1 ya da 2 yıllık bi hata değil. 10 yıla yakın süren bir gönüllü tercih.

Ne murat boz kalmış ne şırnaklı iş adamı. Ailesi yardımcı olmaya çalışmış ama o hülya avşar olma yolunda inat etmiş.

Liseli bi kızdan bahsetmiyoruz. Bu işi kariyer olan seçen biri.

Kadınlar her zaman edilgen değildir. Şehirli az çok eğitimli biri nihal.

Elbette üzücü ama kendi tercihiydi.
Allah rahmet eylesin.
0
luluki
(21.06.25)
Bence mesele tek bir insanın hayatı yaşayış şekli, seçimlerine, özgür iradesine indirgenemeyecek ayrıntılar içeriyor. Nihal'i övmek ya da hayatını kritik etmek için değil toplumun neden böyle figürler yaratıp sonra onları intihara sürüklediği üzerine konuşmak, düşünmek için açtım duyuruyu. Ve ne yapılabilir? Bireysel bir tablo yok ortada. Ha derseniz ki Nihal istisna, toplulumuzda güzellik, popülarite, sosyal medya baskısı, nefret dili gibi meselelerde bir arıza yok, ona da eyvallah diyeceğim.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
@sekizdokuzon

Yanlış öğrenmediysem bu hatun kendini göstermek istemiş, görülmek istemiş yani. Medyatik olmak, "fenomen" olmak istemiş anladığım kadarıyla. Bu bir ihtiyacın sonucu, elbette toplumu ilgilendirir. Çünkü yaygın yaşanan bir kültürün sonuçlarından biri bu oluyorsa bunda sorun vardır. Bugün pek çok kadın görülmek, beğenilmek, takdir ve sevgi toplamak ve üstün hissetme görünümlü değerli hissetmek ihtiyacında. Bunun kökleri bence toplumumuzdaki hâlâ dengelenmemiş olan kontrolcülük, eleştiricilik, kınayıcılık gibi alışkanlıklarda. Hâlâ aile apartmanı diye bir şey var. Zaten apartmanın kendisine karşıyım da, komün halinde yaşamayı da çok ağır bir güvensizlik ve savunma mekanizması olarak görüyorum.

Bir yerden tutunca çorap söküğü gibi geliyor, her şey sorun şu anda toplumda. Kadının çalışması da çalışmaması da sorun oluşturuyor. Kadın çalışmayınca kendini koruyamaz oluyor, belki evladını korumak durumunda kalabiliyor ama koruyamıyor vs vs. Kadın çalışınca evladı önünde anne göremiyor, sağlıklı bir psikoloji ve bağlanma modeli geliştiremiyor. Eşiyle arası sürekli bozuluyor Çünkü çalışma hayatından negatif yüklenerek geliyor ve eşi de negatif yüklenerek geliyor bir de evde çatışıyorlar. Vs vs vs.

Toplum erkeği sadece çalışıp kazanmasıyla ilgili eleştiriyor ama kadını her şeyiyle eleştiriyor. Mesela 43 yaşımı bitirmek üzereyim, henüz evlenmedim (bu benim için önemli bir şey), bu yaştan sonra evlenebileceğim biri çıksa ve gerçekten evlilik söz konusu olsa bu sefer "herkes bu yaştan sonra azdı diyecek" diye ödüm kopuyor mesela. Toplumun bir kadın üzerindeki etkileri. Ve ben bir kadın olarak konuları sadece kendim için değil aileme, anneme babama aile büyüklerine ne laf gelir diye de düşünüyorum, mecbur hissediyorum. Halbuki laf edecek olanların kaçı zor zamanımızda yanımızda oldu, kaçı başarılarımızı güzelliklerimizi samimiyet ve sevinçle kutladı...

Hani yukarıda "bunun toplumla ne ilgisi var" diyen arkadaşlar bunları bir okusunlar.

İnsanlar birbirlerine farkında olmadıkları birçok bağla bağlıdırlar, bunlardan biri de epifiz bezi, üçüncü göz denen şey. Dikkat edin görsel medyada neye çok maruz kalıyorsak onları yapıyoruz her birimiz. Görselliği verilen değer boşuna değil çünkü bunlar toplumları şekillendiriyor. Toplum mühendisliği denen ifade boşuna icat edilmedi.

www.instagram.com

Bilmiyorum, düşünelim. Ne yapabiliriz diye düşününce benim aklıma en temel ve en köklü çözümlerden biri olarak konuştuğumuz dil geliyor. O dilin imla kurallarından kelime kökenine, cümle kurallarından anlam derinliğine kadar her şey bizi hiç farkında olmasak da gayet güzel şekillendiriyor ve yönetiyor.

www.instagram.com

Sadece bununla bile ispat edilir...

Benim tuttuğum yol bu, dili anlamak ve anlatmak, uyandırmak. Toplum içindeki her şey anadil ile oluyor çünkü.

Daha da devam edilir konuşmaya da... bilemedim yön ver istersen.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer: bence de çok katmanlı bir konu. Ajite olmadan sakince üzerine düşünüp birbirimizi dinlediğimizde ortaya kimbilir çıkacak. O stil yarışmasındaki zorbaliklardan, kızların dış görünüşleri, giyim kuşam ve bunlara harcadıkları paralar üzerinden bilinçli olarak birbirine düşürülmesi vs korkunç seylerdi. Yaşlarıyla, kilolarıyla, telaffuzlari, kullandıkları kelimelerle, kendilerini ifade biçimleriyle kısacası kişiliklerinin hemen bütün temsilleriyle diğer yarışmacı ve jüri tarafından aylarca dalga geçildi. Bunun bir nevi komedi olduğu söylendi seyirciye. En cacaron olan en tercih edilendi. 19 yaşında böyle bir ortamda bulduğunu düşün kendini. Korkunç.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
ben yarışmayı oturup baştans ona izlemezdim ama tv açıkken kendisinin çıktığı kısımları severek izlerdim çünkü hem komik hem de verdiği cevaplarıyla bir şekilde kendisini sevmiştim. o dönemler seviyordum.

bu kıza ne olduysa kardeşi de programa katılmaya başladıktan sonra oldu. kardeşi oldukça uçlarda ve bunu rol gibi kotarıyor ve durumu idare ediyor. ama kardeşine uymaya çalışayım derken herşeyi mahfettiler, muhtemelen kardeşinin eskort gibi hareketleri yüzünden çok yüksek tekliflerle geldiler, ellerine yüzlerine bulaştırdılar, üzerine diğer dramatik olaylar silsilesi, ardından hapise girmesi. hapisteyken (yada sonradan) eşinin boşaması filan derken, aynen orada dediği gibi "adı intihar olsun istemiyorum" bu söz herşeyi özetliyor işte.

öykü serter az önce hikaye paylaşmış. "...herkesin yükünü sırtlanan dev bir kadın" demiş nihal için. yükünü sırtlandıkları, kardeşi ve ailesi.

çıkarılacak ders ne bilmiyorum. inşallah -ki bulacağına şüphem yok- gittiği yerde huzur bulacak. biz ise bir mavi haptan bir kırmızı haptan depelebip duracağız, çünkü dünya böyle bi yer. o yüzden çok açılmayın. eninde sonunda hepimiz öleceğiz. işte çıakrdığım ders bu.
0
love and trust
(21.06.25)
bir de olayın baştan sona tamamını düşününce, distopik bir film gibi ya da "black mirror" bölümü gibi. gerçekten korkunç aslında. belgesel yapılabilecek bir içeriği var. her tarafından tutabilirsiniz olayın. "aile" tarafından da tutabilirsiniz, "medyanın karanlık yönü" açısından da tutabilirsiniz. "sosyal medya linci" yani şu olaydan onlarca sağlam parametre çıkar sosyal bilimciler için.
0
love and trust
(21.06.25)
yukaridaki arkadasin asiri romantik yorumuna ithafen. hayatini instagram, fenomenlik, guzellik, popularite, gundem olma gibi suni seylere baglayan insanlar icin neden enerjimi harcayayim? kaderi ve tercihleri olumlu sekilde ilerlese belki su a n yatinda partileyip kendi hayati disindaki herseyi gormezden gelecekti. ben bu ulkeye ve insanlara dair umutlarimi coktan tukettim. sadece kalbinin guzelligine, insana hayvana dogaya sevgisinden emin oldugum kisiler icin empati yaparim.
0
buenosdias
(21.06.25)
Bence herkes yapabildiği, en iyi bildiği, en fazla hissettiği ve en samimi olduğu yerden tutsa, hepimiz bir ucundan tutmuş oluruz, iyiliğe katkımız olur en azından, karıncanın "yolunda ölürüm hiç değilse" veya "tarafım belli olsun" demesi gibi. Sessiz kalır müdahale etmezsek kötülüğe katkıda bulunmuş oluruz, ben bunu tercih etmem.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer: burada karşılaşacağım tepkileri göze alarak tam da bu yüzden açtım duyuruyu.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
İyi ettin. Konuşalım.

Biz her birimiz kendimizce yapabildiğimiz yerden tutup sadece kendimizi bile yetiştirsek kâr. Birbirimizden de öğreniriz, yapabildiğimiz kadarını hayata geçirdikçe bile faydası olur. Bir çocuk bir ergen görür örnek alır, aklında kalır, bir şekilde etkiler yani.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Ben adını yeni öğreniyorum her yerde görünce kimmiş diye baktım. Okulda da iş yaşamında da hafif versiyonuyla epey karşılaştım diyebilirim, hafif dediğim şöyle: zengin vs diye birinin peşine takılıp sonra da drama yaratıyorlar kendine. Nihal candan hikayesi de bunun kurumsal versiyonu.

Kişisel olarak ayrıca bir ders çıkarmadım. Demek ki çocuklarımıza sahip çıkmamız gerekiyor, ama bunu ben önceden de düşünüyordum çünkü, böyle bir atmosferde yaşam tarzında bulunma ihtimali olan birine (ogrenci olarak, çalışan ya da çalışma arkadaşı olarak, bir yerde karsilasilan bir genc ya da cocuk olarak bile), rastgele karsilassaniz bile farklı, insan gibi davranmak en azından "bir seçenek var" hissini bırakır.

Ha, etkisi olur olmaz bilmek mümkün değil. Ama bunun ötesinde yapılacak bir şey yok.

Daha basitlestirmeye çalışayım, "zengin koca arayan kız"ın kurumsallasmis, endustrilesmis versiyonunu okumuş gibi hissettim.

Bu da sistemsel bir sorun, kendine sahte cennetler yaratmaya uğraşan sadece cehenneme yürür, diye düşünüyorum. O halusinasyonu bozmanin da, ne yazık ki bir yolu yok.
0
encokbenisevinnolur
(21.06.25)
Entry'i okudum dönmüş dolaşmış tekrar tekrar bize patlamış konu. Sıkmadı mı artık insanların kendi seçimlerinin sonuçlarını kabul etmek yerine dönüp dolaşıp erkekleri ve toplumu suçlaması?

Kadınlar üzerindeki "güzellik" algısının büyük oranda kadın baskısı olduğunu, erkeklerin üzerinde de doğuştan gelen ve değiştirilemeyecek boy ya da 3+ sene düzenli beslenme ve spor (veya vücuda kalıcı zarar verme) ile elde edilebilecek beden beklentileri konuşuluyor aynı şekilde sosyal medyada. 180 altı erkeklere böcek muamelesi yapılan mecra için "hep erkekler suçla yhaaa uff" demek saçmalık. Şimdi kendini çok zeki sanan biri bana kuyruk acısı muhabbeti yapacak. Hayır. 180'den de güncellenmiş "erkeklik sınırı" olan 185'ten de uzunum.

Konuya dönecek olursak 2 tane büyük sıkıntı var. Birincisi sosyal medya. Özellikle filtre kullananların yarattığı gerçek dışı görünüş için parçalıyor insanlar kendilerini. Bununla birlikte bir de mental sağlık konularına halkın yaklaşımı da rezil durumda. "çünkü altına...tarzı şeyler yapılacağını biliyorum" şeklinde yazmışsın mesela. Bu tepkiler yine kötünün iyisi. İnsanlar zihinsel sorunları keyfi sorunlar sanıyorlar. OKB sahibine "abartıyorsun" depresyonda olana "sıkma canını" anoreksiye "biraz ekmek, pekmez sağlıklı şeyler ye" diyen insanlar asıl sorun. Desteğe ihtiyacı olanların "deli" gözüyle görülmesi de bu şekilde önemsenmemesi de durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Toplum ile ilgili bir sorumluluk varsa, budur.
0
nawar
(21.06.25)
"Toplum" derken hem kadından hem erkekten söz ediyoruz, hatta bence "25 yaş üstü çocukları olan anneleri ve babaları kastediyoruz bence.

Çünkü en çok eleştiriyor, en fazla müdahale, en fazla kontrol manyaklığı toplumun bu kesiminden, genç ve ergen ve çocuk kesimine yöneliyor. Yoksa toplum deyince bir alay bebek de var, cezai ehliyeti olmayan bir bölük insancağız da var mesela...

Erkeklere yükleniyoruz ki. Erkekleri yönlendirenler erkekler ve kadınlar. Kadınları yönlendirenler kadınlar erkekler. Herkes birbirini etkiliyor, bundan en fazla çocuklar ergenler gençler etkileniyor ama bence yetişkinler de gayet şekil alıyorlar.

Dinlediğimiz müziklere kadar şekil verici yahu, bir müzisyen olarak konuşuyorum. O müziklerin şekillendirme sebebi de dil mesela. İçerdiği kelimeler, anlamlar, kullanmanın tercih edildiği jargon hep algılara tepkilere yön veriyor, hep böyle.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Her seyi neden bu kadar romantize ediyorsunuz veya etmeye calisiyorsunuz? Burada oyle bir durum yok. Yok ders cikaracagimiz neler var falan. Ne alaka?!
Sayisiz sosyal medya unlusu var nedir bu sosyal medya bir hayati daha kaydirdi soylemi hic anlamiyorum.
80lerde artist olmak icin evden kacan kizlar olurmus. Oraya baglanacak neredeyse olaylar.

Bu kiz diyelim sosyal medya unlusu degildi ve avukat olmustu. Mesela bi davada beklemedigi bir sonuc alsa, muvekkilini zor durumda biraksa yine anoreksiya olurdu muhtemelen. Psikolojik bir sorun. Her olumsuzlukta ortaya cikabilir.
Evet hapis mapis kotu seyler yasadi ama hepimiz oyle ya da boyle kotu seyler yasiyoruz ve psikolojimiz bozulabilir sonunda da. Bu kizi "pariltili hayat sonu oldu" kisvesinden bi cikarin, rahat birakin insanlari ya. Komik yani.

Ders cikarilacak, les bi hayat surmus bir kiz gormuyorum ben bu olayda. Psikolojik sorunlarini cozememe talihsizligi yasamis bir kiz goruyorum sadece. Toplum moplum ne alaka ya.
Intihara suruklenmis soylemi kullanmissin bir de. Gercekten ne alaka.

Bunlari anca nasil konusabilirdik biliyo musun. Bir ara sifir beden falan vardi. Bu kiz 15 yasinda falan olsaydi ve sifir beden dayatmasindan etkilenip kendini acliga mahkum edip bu hastaliktan olseydi konusabilirdik.

Kiz hakkinda toplum, moplum, vah sosyal medya iste diye konusan herkes aslinda maalesef icten ice de "su testisi" yorumu yapiyor ama farkinda degil.
0
Kittie
(21.06.25)
Yoğun trafikte makas atarak video çekerken tırın altına giren barzo için 'doğal seleksiyon' diyoruz.

Bugüne kadar bu durumda sosyal medyayı, toplumu veya onu iyi makas attığı için kullanıp atan kadınları suçlayanı ne gördüm, ne de duydum.

Bu hayatta herkes kendine bir yol çiziyor. Kimisi çizdiği yolun ağırlığını kaldıramıyor.

Şahsı tanımıyorum. Duyuruyu görünce kimdir, nedir diye öylesine bir baktım. Bugüne kadar ne seyretmişliğim ne de 3 dakika kafa yormuşluğum vardır. Hastalığı kötü, ölüm daha da kötü. Ama oluyor böyle. Beni ilgilendiren bir durum değil.
0
Mirket
(21.06.25)
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
benim cikardigim sonuc: kendisini oldurmek isteyen birine engel olamazsin, bir yolunu bulur.
0
cooperr
(21.06.25)
@sekizdokuzon

İnstagram paylaşımındaki yazıyı okudum, katılıyorum ve eksik buluyorum.

Orada gücü sadece erkekler oluşturmuyor. Kadınların da birbirlerine yaptıkları zorbalıklar var, akran zorbalığı gibi. Kadın kadının kurdudur sözü boş değil, bunu doğrulayan çok örnek var.

Yani sadece erkek beğenisi değil mesele. Kadınlar arasında birbirini kıyasıya eleştiren inciten hırpalayan çok. Hatta sanırım Nihal Candan tahminen 1 hafta kadar önce hastaneye kaldırıldığında instagram'da bir paylaşımda "bunu sen mi söylüyorsun" "evet ben söylüyorum" tarzı bir çekişme videosu paylaşılmıştı. Ben bunları hiç tanımam etmem, aşırı zayıflıktan ilgili olmasaydı aklımda kalmazdı.

Bu videoda da gördüğümüz gibi özellikle kadınlar arasında olmak üzere toplumun geneline yayılmış dehşet verici bir linç kültürü oluştu, acı verici olan ise bu linç kültürünün ahlâkî değerleri korumak için değil son derece saçma, lüzumsuz, anlamsız şeyleri eleştirmek için kullanılması. Herif rüşvetsiz yaşamayı unutmuş ona kimse bir şey demiyor, yenidoğan çetesi, kartalkaya otelinde yangın, 6 şubat depreminden sonra o bölgelerin durumu... kimsenin umurunda değil ama birbirinin kıyafeti kilosu estetiği yaptığı yemekler yaptığı temizlik herkesin umurunda.

Rezalet tam olarak budur. Toplum toplum olduğunun farkında değil. Tam da bu sebeple toplumsal bir sorundur bu.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
"Orada gücü sadece erkekler oluşturmuyor. Kadınların da birbirlerine yaptıkları zorbalıklar var, akran zorbalığı gibi. Kadın kadının kurdudur sözü boş değil, bunu doğrulayan çok örnek var."

Erkeklesmis, tahakküme boyun eğmiş ve böylece daha az zarar göreceğini sanan, kendini bir şekilde korumaya alan hemcinslerimiz.

"Herif rüşvetsiz yaşamayı unutmuş ona kimse bir şey demiyor, yenidoğan çetesi, kartalkaya otelinde yangın, 6 şubat depreminden sonra o bölgelerin durumu... kimsenin umurunda değil ama birbirinin kıyafeti kilosu estetiği yaptığı yemekler yaptığı temizlik herkesin umurunda."
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
Erkekleri hadım edelim demiyoruz, erkeklikten ileri gelen defakto sandıkları hakların o kadar da hakları olmadığını anlatmaya çalışıyoruz ama yol uzun.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
Yol çok uzun. Çünkü o erkekleri de o hale anneleri getiriyor. Annelerin önemli bir kısmı hâlâ "erkektir" kelimesinin/görüşünün arkasından bakıyor hayata, çünkü bunlar hâlâ bilinçaltı kodlarımız. Bu hale kadınların ekonomik bağımsızlığının olmaması sebebiyle gelindi, erkeğe/kocaya/babaya mahkum yaşamak kadınları bu hale getirdi. Şimdi kadın çalışıp para kazanıyor ama mizacı çok sertleşti, çok hırçınlaştı, çünkü bu sefer para kazanmaya mahkum oldu, maalesef iş hayatında kadınlara karşı saygı da (kadın saygısı da erkek saygısı da) yeterli değil, yaygın değil...

Sadece kadınların çabasıyla yol almak çok zor. Erkeklerin de konuyu anlaması ve omuz atmaları lazım. Çok büyük çok tafsilatlı bir konu olduğu için anlaması da zor belki. Ama bir şekilde çabalamak gerek.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
İşte o nurullah'in nasıl oluştuğuna da bakmak lazım. Hemen hemen her konuda olduğu gibi burada da kadının sağduyulu, aklıselim davranması, sıfır hata oynamasi gerekiyor. Erkekten üç kadından bir çürük çıkar, kadına saldıran kadın konuşulur çünkü.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
biri "kardeşinin escort gibi davranışları" demiş de, aslında öyle değildi. bundan iki yıl önceydi sanırım, kardeşi armağan'a çıkması dolayısıyla yeniden bi gündeme gelmişti yanılmıyorsam. o zaman kardeşinin ve kendisinin instagramına bakmıştım; nihal acayip manzaralı rezidans gibi bir yerde kalıyordu (otel de olabilir) ve kardeşi ona yancı gibi takılıyordu. nihal'in sürekli çok pahalı arabalarda gider gelirken pozları vardı. hatta tam o sıra "kardeşimin artık bana yancı olmasına izin vermeyeceğim, görüşmüyorum artık" gibi açıklamaları olmuştu. yani instagramına bakıldığında escort gibi hayatı daha bariz biçimde yaşayan nihal'di. evlenmesi, boşanması, anoreksiyasının sebebi gibi kısımlarına hakim değilim. daha iyi bilen biri anlatır.
0
lil siztah
(21.06.25)
şu duyuruda gerçeklikten kopmuş feminiklerin at koşturmalarına kim ne zaman dur diyecek? hiçbir mantık, zeka kırıntısı içermeyen çirkef genellemeleri artık rahatsız etmeye başladı.
0
buenosdias
(21.06.25)
benim cikardigim ders toplumun sahip oldugu ahlaki degerler tu kaka degil. bu degerlerin olusma sebebi zaten insanlari belirli bir yola sokup onlara anlam kazandirmak. hedonizmin doruklarinda gezip de bir yol olan insan gormedim.
0
antikadimag
(22.06.25)
byung chul han, nihana ve bize neler oldugunu cok guzel anlatiyor, eserlerinde donup dolasip geldigi yer bedenimizle ve duygularimizla nasil tekrar iletisime gececegimiz meselesi bana gore. Tartismaya baslamak icin iyi bir referans noktasi olabilir.

Ben sahsen bireysel trajedilere odaklanmaktansa bu trajedilere sebep olan yapisal sorunlara bakmayi ve elestiriyi oradan kurmayi tercih ediyorum. Senin de [anlasilamayan] niyetin bu gordugum kadari ile. Bir eski cin masalinda da anlatildigi gibi herkesin delirdigi bir toplulukta bireylerin saglikli bir akla sahip olmasi mumkun degil.
0
deckard
(22.06.25)
Uzun yıllar depresyonla yaşamış biri olarak üzüldüm akıbetine.
Sözlük'te başlığına bakmıştım, anne babasının sosyal medya gönderilerine kadar takip ediyor insanlar. Sosyal medya kullanmıyorum, ama kullananları anlayabiliyorum. Ancak Nihal Candan'ın annesinin gönderilerini takip etmenin arkasındaki motivasyonu anlayamıyorum. Benzer şekilde, şu kanseri sözümona doğal yöntemlerle yendiği deneyimlerini uygulama halini getirip insanların canına kasteden kişilerin hikayesini şaşkınlıkla izledim ve okudum.
Enformasyon çöplüğünden, görsel bombardımandan korumam lazım kendimi. Benim kendi adıma çıkardığım ders bu.
0
auroraaurora
(23.06.25)
"Fakat bu kızın hayatını elinden alan toplum normları hangimizin kimlik ve değer algısını carpitmiyor"

yani ben evde oturuyor çay içiyordum, kız kendini aç bırakmış, allah rahmet eylesin.

el alem ne der diye yaşanmaz, kimsenin umrunda değilsiniz. herkes işten eve geliyor iki saat dinlenip yemek duş uyku ve sabah tekrar modunda yaşıyor. başkalarının fikirleriymiş toplummuş bunları bu kadar önemsemek tamamen bireysel akıl hastalığınız. mesela böyle insanları aslında ayırmak ve tedavi etmek gerekiyor, böyle nevrotik paranoyak kişilikler çevresine de zarar verir, biz işinde gücünde insanlar olarak böyle saldırgan tehlikeli kişilerden korunmalıyız, evet gerekirse devlet "sen duyuruya 'bu yaştan sonra evlenirsem şöyle böyle derler' yazmışsın, yürü rehabilitasyon merkezine" demeli.
0
bergamot kommando
(23.06.25)
çıkarmamız gereken çok ders var. mesela mahmakların hayatlarından ders çıkarmaya çalışanları s*klememeye başlamak bunlardan biri olabilir. yedikleri hatları yerken toplum yok, hayatlarını yaşarken toplum umurlarında değil. bu bi' yerde patlayınca suçlu toplum.
ne güzel dümen.
x.com
0
wop
(23.06.25)
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
Ben anlatınca anlamayanlar için yukarıya sektörün içinden mizojinist, kaba ve öfkeli başka bir kadının konu hakkında söylediklerini bıraktım. Oradan konuya atılmaya uğraşın bari.
0
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
yeme bozuklugunun ciddi bir rahatsizlik oldugu dersini cikardim.
0
sonsuz
(24.06.25)
(9)

Yaz kış ayrı parfüm kullanıyor musunuz?

anatomik
Ben halihazırda Dior Sauvage Elixir kullanıyorum ve gayet de seviyorum kokusunu, çevremden de bugüne kadar olumlu dönüş aldım hep. Ama kışın kullanılması daha makbulmüş bu parfümü(!).Ne yapacağız şimdi yaz geldi diye parfüm mü değiştireceğiz? Genel kullanımda kabul gören ya da uygulanan bir hareket
Ben halihazırda Dior Sauvage Elixir kullanıyorum ve gayet de seviyorum kokusunu, çevremden de bugüne kadar olumlu dönüş aldım hep. Ama kışın kullanılması daha makbulmüş bu parfümü(!).
Ne yapacağız şimdi yaz geldi diye parfüm mü değiştireceğiz? Genel kullanımda kabul gören ya da uygulanan bir hareket mi bu, onu merak ediyorum?
0
anatomik
(17.06.25)
Agir kokan parfumler bence kisin kullanilmali ozellikle şekerli olanlar. Genel kani da boyle sanirim ama ben çiçeksi parfumler kullanirim yaz kis da kullanirim yani sorun yok ama agir parfumler yazin rahatsiz edici olabiliyor.
0
matilda
(17.06.25)
Yaz kış, gündüz gece diye temel ayrım yapılır genelde.
Kokuların ön ve temel notalarının verdiği hisse göre uygunluğuna bakılır. Odunsu ve baharatlı notalar(mesela senin kullandığın) fresh olmaktan uzak, daha oturaklı ve ağır bir his verir. Kış mevsiminin getirdiği "mod" için daha uygun olur.
Yazın ise fresh ve hafif şeyler yeriz, içeriz, giyeriz; öyle düşün. Deri ve tütün kokusunun verdiği his mesela, yazla bağdaşmaz. Ortama, atmosfere uygunluk olarak bak.

Uç noktalarda gezmeyen parfümler mevsimden bağımsız kullanılabilir ama onlar da çok belirgin olmazlar. Basit, lineer kokular var, her yola gelir ama yine kıyafet olarak düşünürsen; dikkat çekiciliği azdır.

Bu ayrımların temel amacı uyum aslında. Soğuk bir Ankara gecesindeki özel bir davete giderken giydiğin kaşe paltoyu tamamlayacak bir koku ne olur ne olmaz düşünürsen mantığı anlarsın.
0
Bruce
(18.06.25)
Hocam çok güzel bi kazağın var gören herkes de beğeniyor ama gören herkes beğeniyor diye yazın da giymezsin, öyle düşün. Bazı parfümler böyle odunsu baharatlı notaları nedeniyle kış mevsiminde kullanılıyor, bunları yaz mevsiminde kullanmak senin için olmasa da çevren için sıkıntı olabilir, senin parfümün içeriği de böyle sanırım, bunlar kışın soğuk havalarda fazla yayılımı olmadığı için çok fazla nüfuz etmez çok baskın olmaz o nedenle de pek rahatsız etmez ama kışın senin çevrende yayılan parfümün molekülleri yazın 3 km falan uzaklaşabilir, bu da seni yürüyen bir nükleer silaha dönüştürür, o yüzden kışlık parfümü yazın kullanmak biraz riskli bir hareket ama her parfüm böyle değil tabii dört mevsim gideri olan parfümler de var ama onlar da biraz arada kalmış gibi oluyor çok karakteristik özellikleri olmuyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.06.25)
Abi ne yazık ki yazın çekilmeyecek bir parfüm o. Müthiş baş ağrısı yapıyor. Genel kullanımda kabul görmüş bir şey evet bu arada. Gerçi ben o parfüme genel olarak dayanamıyorum ama yazın daha kötü.
0
sanal hayvan
(18.06.25)
Evet yaz-kış parfüm ayrımı var, yazın daha fresh parfümler, kışın ise daha odunsu-baharatlı parfümler tercihimdir.

Ama bazı parfümler vardır ki yazın da kışın da gayet iyi gider.
0
blue rebel motorcycle club
(18.06.25)
yaglarin ucuculuk dereceleri vardir. hava isindikca bu essential oil denilen yaglar daha kolay ucar. bu nedenle sicak havada, yaglarin hizli buharlasacagi yerde recineli, vanilyali, odunsu agir kokular surersen milleti rahatsiz edersin. bu nedenle yazin narenciye, ciceksi kokular kullanilir.

kisin soguk havada ucuculuk bastirilacagi icin daha agir kokular kullanabilirsin. bu ayni kiyafet gibi bir mevzudur. senin parfumu oven kadar soven de vardir ama iclerinden sovdukleri icin haberin yoktur :)
0
antikadimag
(18.06.25)
Dior sauvage kıs parfümü. Yani yaza uygun ve kısa uygun giyiniyorsak parfumu de basit mantikla yazlik kislik olarak kullaniriz ve digerlerinin de dedigi gibi, gece gunduz ayrimi da olur.

Yaz parfumu olarak tum erkekler louis vuitton imagination parfumunu kullanabilir bence misss
0
sey mi dostum
(18.06.25)
Yaz, kış, hava sıcaklığı, gündüz/gece ayrımlarina göre parfüm sıkıyorum.
Izmir sıcağında kullanacagin parfüm ile kars soğuğunda kullanacagin parfüm aynı değil.
0
logisticsmanager
(18.06.25)
2 tane parfümüm var 2’si de dört mevsim kullanılabilen tarzda. Ben moduma göre sıkıyorum, insanları rahatsız edecek seviyede boca etmem asla üstüme zaten. Genelde 2 bazen 3 fıs yeter.
0
vedatchilipeppers
(18.06.25)
(20)

meslekte 9.senem ve sıkıldım

Gradient_tabanlı_mor
mobil uygulama geliştirme uzmanıyım. özel bir şirkette remote çalışıyorum. bebeğim var bir de küçük. maaşımdan memnunum ama sıkıldım sanırım. biraz da bebekle özel sektör çalışanı olmak zor. sabahları parka götürmek istiyorum mesela ama toplantı oluyor filan. sürekli izin almak durumundayım çocuğun
mobil uygulama geliştirme uzmanıyım. özel bir şirkette remote çalışıyorum. bebeğim var bir de küçük.

maaşımdan memnunum ama sıkıldım sanırım. biraz da bebekle özel sektör çalışanı olmak zor. sabahları parka götürmek istiyorum mesela ama toplantı oluyor filan. sürekli izin almak durumundayım çocuğun aşısı hastalığı vs.

mesleğimi seviyorum ama işte çalışmaktan sıkıldım galiba. emekliliğe kadar böyle çalışacağımı düşününce daralıyorum. kendi işimi yapabilsem keşke. ama ne yapacağımı bilmiyorum. benim yerimde olsanız ne yapardınız? akademisyen mi olayım, trendyolda tişört mü satayım, oyun yapıp steame mi atayım kafam karışık.
0
Gradient_tabanlı_mor
(17.06.25)
Yani ilk akla gelen zaten uzmani oldugunuz mobil uygulama gelistirme alani. Ancak bana oyun yapip oradan para kazanma fikri biraz hayal gibi geliyor. Herkesin aklinda olan birsey, sadece gelistirme emegi var, telifle alakali pek durumu yok. Hal boyle olunca buyuk rekabet oluyor. Buyuk topluluk gerektiren uygulamalarda da gene ustesinden gelinmesi zor durumlar var. Bana en guzeli kendi yan uzmanligin gibi bir konuda, emek gerektiren seylerle yapilan uygulamalar boyle tek calisacak kisiler icin mantikli geliyor. Ya da nis alanlar olabilir, mesela ben para vermem kolay kolay uygulamaya ama bulundugum ulkenin ehliyet teori sinavini gecmem icin vermem gerekti. Cok is yapacak bir alan degil ama boyle orta seviye birkac uygulamayla getiri saglanabilir, tabii biliyorsunuzdur bu aralar hic populer bir para kazanma yontemi olarak gorulmuyor.
0
mbond
(17.06.25)
@mbond uygulama yapıp para kazanma fikri de bana gerçekçi gelmiyor maalesef. yani kazanılır ama bir maaşımı çıkarmaz mesela.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(17.06.25)
Rahat batmis, olay bundan ibaret. 3 5 gun izin al ortadan kaybol, duzelirsin.
0
Shepard
(17.06.25)
remote iş mis gibi. akademisyenlik eziyet ve az maaş demek.

ha güzel bi fikrin varsa otur yap tabii ki ama yoksa da şu an iyi bi yerdesin zaten.
0
jelly bear
(17.06.25)
kendi uygulamanızı geliştirmek gibi, saatsiz çalışabileceğiniz bir iş yoksa, bebeğinizle her iş size sıkıcı gelecektir.
0
co2s2
(17.06.25)
rahatlık başa bela gerçekten.
0
koela
(17.06.25)
gören de, herkes sabah evden çıkarken bebeğini parka götürebiliyor zanneder.

arkadaşlar, ne yazık ki sabah 9 akşam 6 çalışmamız gerekiyor babadan zengin değilseniz.
0
co2s2
(17.06.25)
Rahat batmış ki olur arada.
Dünyada çalışanların yüzde 99u zaten dediğiniz şekilde yaşıyor ki siz bir de evden calisiyorsunuz.

Sizin yerinizde olsam calismaya devam ederdim. Loto falan kazanmadigim sürece de bu degismezdi.

Akademi falan gerçekten dert aramak olur. Maaşları da sizi asla tatmin etmez.
0
logisticsmanager
(17.06.25)
Cok ilginc ben de mobil gelistiriciyim (iOS) 10 yil civari bir tecrubem var ve 2.5 yasinda kizim var.

Dostum sana kotu haber verecegim eger kendi basina bir seylere atilmak istiyorsan artik gec kaldin. Cocugun olduktan sonra bu tarz seyler daha zor. En azindan onundeki 3-4 senelik kisim icin kesin oyle.

Tabi kosede yuksek miktarda seni 2 yil falan goturecek birikimin varsa orasi ayri.

Ana konuya gelirsek hayat boyle hocam yapacak bisey yok. Yine evinden calisiyorsun mesain bitince direk cocuguna kavusuyorsun. Yol cekmene gerek yok. Iyi yerden bakmak lazim.
0
nuevo
(17.06.25)
Benim de meslekte 10. yılım mobil developer olarak başlayıp product tarafında buldum kendimi. Ben de sıkılıyorum bir ara doktoraya başvursam mı dedim ama profesör bile benim kadar kazanmazken, single mom olarak kıpırdama lüksümün olmadığını düşünüyorum. Dört sene de doktoraya odaklansam çocuğa hiç vakit ayıramayacağım zaten.
İş bağlayabilecek çevreniz varsa, risk alabilecek durumda iseniz, ux tarafını da hallederim diyorsanız kendi şirketinizi kurabilirsiniz.
0
cilekli pasta
(17.06.25)
Çocuk + remote çalışma çoğu insanın hayali. Bir de böyle düşün.

Akademisyenlikten kasıt meslek yüksekokulunda bir iki gün yazılım dersi vermese olur. 2 gün gidersin şimdiki maaşının yarısı veya üçte birini alırsın ama kafan rahat olur. Yok devlet üniversitesi diyorsan torpil, vakıf üni dersen hakkınla girersin (doktora sonrası) ama 5 gün gidersin profların bile girdiği çıktığı saatlere kartları üzerinden bakılıyor takip ediliyor.
0
nhk ni youkosu
(17.06.25)
Bence mevcut sürecin rutinliği ve sıkıcılığından ötürü sorun olmuş. Maaşlı haftada 40 saat 5 gün çalışıyorsan, kendi işinde haftada 7 gün 70-80 saat çalışırsın. Kendi işini yapmak demek haftada 2-3 gün rahat ve esnek şekilde eğlenceli çalışmak demek değil ki.

- Akademisyen olmak: uzaktan çalışma imkanını tamamen çöpe atmak, her gün işe gidip gelmek, bebek için bakıcı tutmak demek. Maaşını düşürmek, ekstra birçok harcama yapmak anlamına gelir.

- Trendyolda tişört satmak: aylarca düzgün para kazanamamak, cepten harcamak; "keşke maaşlı işimi bırakmasaydım kaybım büyük oldu" demek.

Davulun sesi dışarıdan hoş gelir, insan önce elinin altındakinin kıymetini bilmeli. "Uzaktan çalışabilme" o kadar büyük bir nimet ki, parasal karşılığı yok. Hangi sektörde bu imkan var ve dünyada herhangi bir noktadan hizmet verilebiliyor. Hangi sektörde y.dışı imkanı bu kadar geniş, maddi olanaklar ülke şartlarında iyi, y.içi Linkedin tarzı platformlardan aramasan da iş önerisi geliyor vs. Hangi sektörde kendi işini kurmak iyi bir fikrin ve motivasyonun varsa bu kadar kolay; sermayen bir adet bilgisayar.

- Oyun geliştirmek: buna olumlu bakarım. İş saati dışında geliştirme yapıp maddi karşılığı alınmaya çalışılabilir. Maaş gibi olmaz, ek gelir gözüyle bakmalı. Sürekliliğinin olacağını düşünmüyorum ama belli olmaz. Bakarsın 1-2 oyunla piyasaya girer, işleri büyütürsün.

Aileden ciddi bir varlık kalmıyorsa çalışmak zorundasın/zorundayız. Senin sorunun burada. Bu fikirle barışık olmak lazım.

Soruna cevap: Yerinde olsam işime gücüme bakarım. Çocuğun da varmış gelecekteki masraflarına yönelik şimdiden nakit akışı sağlayacak yatırımlar planlarım. Yazılım sektörü motivasyon gerektirdiği için sıkılınan noktada tatile çıkmak, yenilenmek lazım. Bununla başlayabilirsin.
0
Lethe
(17.06.25)
''eskiden başkasının işini yapıyordum, cumartesi günleri bile çalışıyordum.
şimdi kendi işimi yapıyorum, artık pazarları da çalışıyorum.''

bence sıkılmışsınız biraz. sunduğunuz alternatifler bunu düşündürüyor. akademisyen olmaya çalışırken de çocuğunuzla sabah parka gidemeyeceksiniz ki... iş değiştirmeyi düşünebilirsiniz yine kendi alanınızda.
0
elorelia
(17.06.25)
yalnız değilsin hepimiz bu hayattan bıkmış durumdayız ama malesef ya komple işi bırakıp sadece çocuğunla ilgileneceksin ki o durumda para kazanamayacaksın ve işten uzaklaşacaksın ya da bu şekilde devam. birçok kadının uzaktan çalışma şansı olmadığı için kariyer hayatı bitiyor. sen şanslı olansın.
0
turuncu tonlarda
(17.06.25)
size tavsiye verebilecek konumda değilim, tek söyleyeceğim bu tip konularda bu platforma danışmamanız olur.

lafta çok akıllılar ama gerçekte buradaki çoğu tipitipin akboylardan farkı yok. bir ebeveyn olarak çocuğunuzu parka götürmek filan istemişsiniz haşa ne haddinize, onlar günde 10 saat çalışıyor, o zaman normal olan bu, siz de çoluğunuzu çocuğunuzu göremeden yaşayıp ölün. bundan şikayet ediyorsanız rahat batmış demektir. kafaları bu kadarına çalışıyor.

velhasıl ne yaparsanız yapın ama buradaki yarısı akıl sağlığı bozuk, diğer yarısı boş beleş tiplerin önerilerini dikkate almayın. istisnası muhakkak vardır herkes üstüne alınmasın ama burası böyle artık. adama "günde 12 saat çalışıp sadece aç karnını doyurabilmek adil değildir, insanca değildir" diyorsun, "sen iş hayatını bilmiyorsun yeğenim" diyor sanki bu geçerli bir argümanmış gibi.

velhasıl gidip kendi sektörünüzdeki benzer durumdaki insanlarla filan konuşmaya çalışın derim, yani en azından sizin seviyenizde ve sizi anlayabilecek insanlar olsun. buraya sorarsanız sadece sinirlendiğinizle kalırsınız.
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
sen alakaya çay demleyen işsiz 31cibaşını dinleme ablacım. evvelce de konuşmuştuk çocuğun büyüsün o zaman işi bırakmayı düşünürsün. şimdi bi şey yapacaksan ek iş olarak yap. ve tatile çık +1
0
lambırcek
(17.06.25)
-Maaşınızdan memnun musunuz, yetiyor mu, tatmin ediyor mu, düzgün yatıyor mu?

-İş yerinde yönetici, iş arkadaşı vs. sinirlerinizi zıplatan, mobbing yapan, gününüzü berbat eden var mı?

-İşinizin aşırı stresli son yetiştirme tarihleri (deadline), fazla mesaileri, seyahatleri var mı?

-İbadet, kılık kıyafet vs. temel haklarınıza yahut kişisel yaşamınıza müdahale var mı?

-Ssk, izin vs. özlük haklarınız var mı?

-İşyeri evinize çok uzak mı?

Bu sorulardaki sorunlardan herhangi biri mevcut değilse, iş değiştirmek pek mantıklı değil.

Sizin anlattığınız kadarıyla, çok da problem yok. Rutine bağlamanız sıkmış biraz. Hobi, tatil falan katın araya. Toparlarsınız kendinizi... Bahsettiğiniz alternatifler çocukla daha zor.
0
yadigar
(17.06.25)
ayy rahat batmis tatlim diyenler memur zihniyetli, azicik asim kaygisiz basim tayfa.

icindeki sikintiyi anliyorum, bende benzer seyler yasadim sektorde 10. sene itibariyle ve bazi radikal kararlar vermek zorunda kaldim. seninki buyume sancisi diyebiliriz, herkes onune koyulan kum havuzuyla yetinmek zorunda degil.

once "maas" adi altinda verilen uyusturucuyu birakman lazim. ayni isi yapmaya devam edebilirsin ama bir sirket ac, fatura kes, 8-6 duzenini kir. cashflow sagladiktan sonra ya yan sektorlere gecilir (ki ben bunu yapmaya calisiyorum) ya da bambaska sektorlere dalinabilir. orasi artik senin yeteneklerine bagli.
0
cooperr
(17.06.25)
@edmond honda,

benim nefretim çalışıp düzenini kurmuş insanlara değil, işten bunaldığını söyleyen bir anne/babaya sanki küfretmiş gibi davranıp onu aşağı çekmeye çalışanlara. bir insan DOKUZ SENE aynı işi yapıp sıkılabilir, çocuğuna ya da kendisine vakit ayıramadığını düşünebilir. senin kafan basmıyor olabilir, o senin bileceğin iş.

sen önce bir okuduğunu anla, sonra aklınca laf sokmaya çalışırsın.
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
bir sürü cevap var, söylenmiş olabilir ama remote çalışmak ilk zamanlar iyi gelse de uzun zamanda kötü bir şey bence. hiç sosyalleşmemek insanı bitiriyor.
0
ravenudon
(17.06.25)
(5)

Kol çalışmak mantıksız mı?

kizil karga
Burada ve salonda konuştuğum insanlar kol çalışanlar ve çalışmayanlar olarak ayrılıyor çok seven de var mantıksız bulan da, siz nasıl yaklaşıyorsunuz?
Burada ve salonda konuştuğum insanlar kol çalışanlar ve çalışmayanlar olarak ayrılıyor çok seven de var mantıksız bulan da, siz nasıl yaklaşıyorsunuz?
0
kizil karga
(15.06.25)
çalışıyor + çok sevenlerdenim
0
pislick0
(15.06.25)
Ben mantıksız demiyorum ama itme-çekme hareketlerinde sadece hedef bölgeler çalışmıyor itme hareketlerinde triceps çekme hareketlerinde biceps yoğun şekilde çalışıyor, bunun üstüne aynı bölgeyi bir de izole edip çalışmak mantıksız değil ama "benim için" gereksiz geliyor. Ha bana "bro triceps'in 3 ayrı bölgesi var farklı açılar farklı bir kas grubunu çalıştırıyor ben o şekilde çalışmak istiyorum" dersen sana çalışma demem ama en azından tutup da sırtına yaptığın gibi 3 set 3 set 3 set yapma her açı için, buralar totalde büyük olsa da kendi bölgelerine ayırdığında küçük kas grupları, izole edip yüksek setlerle hacmi artırmaya gerek yok bu recovery süresini ve kazancı olumsuz etkiliyor çalışma başına 1 ya da 2 set yap geç, ben çok sevmiyorum kol çalışmasını ama çalışacağım zaman düşük hacimle çalışıyorum; haftalık maks. 4-6 setten fazla yapmıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.06.25)
Kaleci +1
Compound hareketlerde belli seviyeye çıkmis birinin zaten bicepsinin tricepsinin küçük olması imkan dahilinde değil.
Ben kısıtlı olan spor zamanımı daha farklı aktivitelere kullanmayi seciyorum. Parçalı bodybuilding yapana mantıklı gelir vs herkes aynı şekilde spor yapmak zorunda değil. Misal bana sorsan farmers carry Super ama kaç kişi yapıyor?
0
logisticsmanager
(15.06.25)
Vücudu bir bütün olarak algılamak gerekiyor. Aslında üst vücut bütün hareketlerde kol bir şekilde işin içinde oluyor. Kolun bağımsız kuvveti arttıkça diğer hareketlerde kaldırdığın ağırlıkları da artırıyor.

Biceps-triceps harici ön kol - bilek çalışman bile kavrama gücüne inanılmaz katkıda bulunacak ve diğer hareketlerdeki ağırlıkların da doğrudan artacaktır.

Ama @logisticsmanager gibi mesela ben de çalışmiyorum, hem zaman hem de belli bir seviyedeysen ve vücut geliştirmeci olma amacın yoksa bana göre de lüzumsuz.

Bu spora yeni başlamışsan ama bence kesinlikle ihmal etme. Bir süre çalış ve kolların güçlensin.
0
makbur
(15.06.25)
Kaleci ve logistic'e +1, kol hacim olarak eğer küçükse spora başlarken ilk zamanlardan itibaren belli bir süre izole çalışılabilir ama ilerleyen zamanlarda kol yeterince büyüdüğünde izole çalışmak gerekmeyebilir çünkü compound hareketlerde kol zaten çalışıyor, ben de genelde kol çalışmam, kola ayıracağım vakti vücudun başka bölgelerine ayırmak benim için daha iyi gibi.
0
blue rebel motorcycle club
(15.06.25)
(2)

mytrip gotogate güvenilir mi (uçak bileti)

fistikthecat
10 bin tl lik bilet 5 bin tl ye satılıyor ajet için?
10 bin tl lik bilet 5 bin tl ye satılıyor ajet için?
0
fistikthecat
(14.06.25)
Sıkıntı bir sorun olduğu zaman başlıyor.
Çünkü ajet size değil gotogate'e satmış oluyor. Misal uçuş iptal oldu, rötar yedi falan ajet sizinle ilgilenmiyor. Buna ek olarak bilgilendirmeleri de ajetten almislar gibi hızlı almıyorsunuz.
Ek olarak iade almanız gerekirse aylarca bekletebiliyor.

Kısacası her şey sorunsuz geçerse bir sorun olmaz. Ama uçuşta bir sorun varsa keşke ajet üstünden alsaydim dersiniz.
0
logisticsmanager
(14.06.25)
ben bu meselelere hep şöyle bakarım:

1- 10 liralık şeyi 5 liraya satıyorsa neden tüm müşteriler bu siteyi kullanmıyor?
2- bunlar 10 liralık şeyi 5 liraya satabiliyorlarsa neden tüm siteler 5 liraya satmıyor?
0
co2s2
(15.06.25)
(7)

sevilen kişinin öldüğünü aniden söylemek

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
karşı tarafın drama queenlik yapmaması için yapılıyor? mesela hastaneye ölüm haberini almaya gittiniz diyelim, size hemen baban öldü diyorlar gibi gibi.
karşı tarafın drama queenlik yapmaması için yapılıyor? mesela hastaneye ölüm haberini almaya gittiniz diyelim, size hemen baban öldü diyorlar gibi gibi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.06.25)
Drama queenlik mi? :(

Ayrıca zart diye söylemiyorlar.
0
rock n roll
(14.06.25)
Baban öldü bilgisini ne şekilde verirsen ver kişinin babasıyla ilişkisi iyiyse yüzde 99un herkesin vereceği tepki aynıdır. Bu bilgiyi verin şeklinin bir etkisi yok. Bu sebepten de zaten doktorlar falan öyle dolambacli yollara girmiyorlar çünkü onlar için de zorlu bir süreç.

Drama Queen kelimesi yakışmamış buraya. Bazen soruyu sormadan birazcik düşünmek lazım seçtiğimiz kelimeleri.
0
logisticsmanager
(14.06.25)
beklenen bir vefat mı, ani bir vefat mı olduğuna göre değişir bu.

3 hafta yoğun bakımda komada kalmış, doktor tarafından artık iyileşme imkanı olmadığı söylenmiş babam için gece yarısı arayıp gayet dümdüz, hiç dolambaçlı yollara girmeden "burhan amca'yı kaybettik, hastaneye gelmeniz gerekli" diyorlar.

ama evinde sapasağlam otururken aniden fenalaşıp hastaneye kaldırılan hastanın yakınına alıştıra alıştıra söyleniyor zaten.

yakınının vefat haberini almış kişi için drama queen'lik hoş bir tabir olmamış.
0
kibritsuyu
(14.06.25)
Bence siz empati yapamadiginiz icin bir psikologla gorusun. Yakinini kaybetmis birine drama queenlik yapmamasi icin dediginizden kimsenin cevap vermemesi gerekirdi ama nezaket gosterip cevap vermisler. Ben sebebiyle ilgili cevap vermeyecegim sebebini doktor arkadaslarima sorup ogrenmistim. Ama siz bi psikologa gidip neden empati kuramadiginizi bi sorgulayin. Gecmis olsun.
0
matilda
(14.06.25)
Hesap troll hesabı muhtemelen ama cevapları okuyunca ben de bir şeyler yazmak istedim. Soru içeriğinde soru kelimesi bile olmasa da

Benim yaşadığım örneklerde, 93 yaşında 3 aydır hastanede yatan dedem için bile “şöyle oldu, böyle oldu, şu gelişti, buna müdahale ettik…” diye uzata uzata verdiler haberi. İnsan umutlanacak gibi oluyor “hadi söyle artık” diyeceği geliyor.

Drama queen sözünü arkadaşlar muhtemelen şahsi acılarından ötürü sert eleştirmişler ama ne yazık ki dünya kendi dünyamızdan ibaret değil, herkes bildiğimiz insanlar gibi değil. Çiğ insan ÇOK fazla. Ocağına ateş düşen insanlar bile şaşkın şaşkın bakınırken sırf şov olsun diye, üçkağıtçılığından, yalandan çığlık çığlığa, feryat figan ede ede göğsünü yumruklayarak, böğürerek ağlayan insan müsveddeleri var.

Bu canlılar, merhumun kağıt üstünde çok yakın akrabaları da olabiliyor.

O yüzden ölümün acısı ve ciddiyeti maalesef ki “drama queen” karaktersizlere engel olamıyor.
0
lazor
(14.06.25)
Drama queen likten ziyade oradaki doktorlar için de keyifli olmayan ama mesleki olarak yapmak zorunda oldukları bir görev neticede. Ve rutin olarak devamlı yapmak zorundalar bu tatsız işi. Pat diye söylemelerine hak verilebilir. Sonuçta onların yakını değil. Uzatmak istemeyebilirler. Söyleyip işine dönmek zorunda kalabilirler
0
iwillsee
(14.06.25)
doktorla alakası yok. bunu yapan akrabanız. duyurudan ya da ekşi'den başkalarının da başına gelmişti.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.06.25)
(5)

Avustralya çoban köpeği (ausie) apartman dairesinde

encokbenisevinnolur
Beslenir mi?Sahiplendirme ilanları arasında dolaşıyordum.Şu tatlışları çok sevdim:https://www.patibul.com/avustralya-coban-kopegi-ausie-yavrulari-48689Eskiden bahçeli evde köpeğim vardı da, tür olarak bilmem gereken ne olabilir sahiplenmeden önce, apartman dairesinde beslemek anlamında bir de?Var mı
Beslenir mi?

Sahiplendirme ilanları arasında dolaşıyordum.
Şu tatlışları çok sevdim:

www.patibul.com

Eskiden bahçeli evde köpeğim vardı da, tür olarak bilmem gereken ne olabilir sahiplenmeden önce, apartman dairesinde beslemek anlamında bir de?

Var mıdır bilgisi olan?
0
encokbenisevinnolur
(13.06.25)
bence sahiplendirme değil bu, satma ilanı.

çok tatlıymış. ama evde beslenmez, bahçe şart. yazık hayvana.
0
deartheodosia
(13.06.25)
Evde de bakılır. Ama günde en az 2 kez dolaştırmalısın. Yetersiz kalır. Hakkını vereyim dersen 4 kez dolaştır derim. En az 15-20 dakika. Yine de yetersiz kalır. Alır ormana, göle vs. götürüp 1-2 saat takılırsan ufak ufak da 2 kez dolaşırsanız süper derim.
0
Shepard
(13.06.25)
Shepard+1
Iki kere eziyet etmek olur.
Buna ek olarak yeteri kadar hareket ettirmezseniz başka davranış problemleri ortaya çıkar. Insanlar bu tarz yüzlerce yıldır iş yapan köpekleri eve kapattığı zaman sorun çıkınca, köpek sürekli havlayinca sasiriyor.
0
logisticsmanager
(13.06.25)
Herhangi bir çoban köpeğini evde beslemek bence iyi bir fikir değil. Hatta bence küçük bahçe de kurtaramaz, büyük bir bahçeye ihtiyaç var.
0
10551037
(13.06.25)
evet beslenir. kocaman köpekler bakılıyor her yerde. günde en az 2 kez çıkarılıp yetlerli ilgi vs gösterlirse dışarda sorun olmaz
0
ShadowOfMoon
(14.06.25)
(6)

Yapımcıya kalan para

kizil karga
The Dark Knight'ı izlerken bazı bilgilerine bakmıştım, filmi 185 milyon dolara çekmişler 1 milyar dolar da hasılat yapmış, sorularım şunlar: Oyuncuların alacağı ücret telif hakları ve filmin genel olarak maliyeti sanırım 185 milyonluk bütçeden karşılanıyor, bu durumda 1 milyar dolardan 185 milyon do
The Dark Knight'ı izlerken bazı bilgilerine bakmıştım, filmi 185 milyon dolara çekmişler 1 milyar dolar da hasılat yapmış, sorularım şunlar: Oyuncuların alacağı ücret telif hakları ve filmin genel olarak maliyeti sanırım 185 milyonluk bütçeden karşılanıyor, bu durumda 1 milyar dolardan 185 milyon doları çıkardıktan sonra kalan para komple yapımcıya mı kalıyor yoksa başka giderlere de buradan para gidiyor mu?
0
kizil karga
(11.06.25)
Hasılatın yarısını sinema alır.
0
gabe h coud
(11.06.25)
cok guzel soru. paranin ciddi bir kismi filmi gosteren salonlarda kaliyor. yani 1 milyar dolar gelir var ya, o gelir insanlarin sinema bileti almasi sayesinde var. sinema salonlari boyle para kazaniyor.

dijital platformlardan gelen para icin para filmi yapan studyoya ve yapimcilara kaliyor evet. cunku riski alan insanlar onlar dolayisiyla kari da onlar aliyor. bir de bazi aktorler kardan pay aliyor sadece upfront degil.
0
antikadimag
(11.06.25)
185 milyon dolarak production costtur. Ama sinema, dagitim vs yoktur içinde. Kısacası o kar değil. film çekimi sonrası maliyetler var.
Buna ek olarak oyuncular da pay alıyor. Misal matt damon galiba avatar için james cameron filmden pay vereyim demiş.
0
logisticsmanager
(11.06.25)
Evet ya sinemaları unutmuşum, ben de diyorum bu kadar para kalmaz nereye gidiyor bu paralar.
0
🌸kizil karga
(11.06.25)
Bir film sinemada yayınlandıktan sonra da kar sahiplerine epey para bırakmaya devam eder. Mesela The Dark Knight:
Toplam Non‑Theatrical ~$725 M (yaklaşık) Ev sineması + TV + dijital platform + diğer haklar toplamı para bırakmış bugüne kadar. Daha da uzun yıllar bırakmaya devam edecek :)
The Dark Knight örneği üzerinden chatgpt'ye tahmini yıllık gelir dağılımını sordum. Yanıt şu şekilde:

Müzik Bestecisi 0.1 % $725 K → /17 ≈ $42.7 K ~$43 000
Senarist 0.2 % $1.45 M → /17 ≈ $85.3 K ~$85 000
Yardımcı Oyuncu 0.5 % $3.625 M → /17 ≈ $213.2 K ~$213 000
Başrol Oyuncu 1 % $7.25 M → /17 ≈ $426.5 K ~$427 000
Yönetmen 1.5 % $10.875 M → /17 ≈ $640.0 K ~$640 000
Stüdyo / Yapımcı (Warner Bros.) ~95 % $688.75 M → /17 ≈ $40.5 M ~$40 500 000
0
fobfilm
(11.06.25)
Sözleşmesine göre değişir kime ne kalacağı.
0
sanal hayvan
(11.06.25)
(2)

işe alım sorunu

kondansator
benim koordine ettiğim bölümden işi götüren 2 3 arkadaş işten ayrıldı, bir kısmını şirket çıkarttı, bir kısmı kendi gitti diyelim. birisi de doğum gerekçesiyle temelli ayrılıyor. ilk ayrılan arkadaşın zamanından bu yana, bu da 2 seneyi bulan bir süreç, yerlerine eleman alınacak. ancak full düşük pro
benim koordine ettiğim bölümden işi götüren 2 3 arkadaş işten ayrıldı, bir kısmını şirket çıkarttı, bir kısmı kendi gitti diyelim. birisi de doğum gerekçesiyle temelli ayrılıyor. ilk ayrılan arkadaşın zamanından bu yana, bu da 2 seneyi bulan bir süreç, yerlerine eleman alınacak. ancak full düşük profil, işi götürecek değil, basit süreçlerde rol oynayacak eleman alımı yapılıyor. dolayısı ile iş bana kaldı, kendi işlerim var, o kısımın işleri var derken bir hayli birikinti oldu. işler yetişmiyor, patlıyor, ekstra mesailer, gecesi gündüzü vb koştur koştur bir durum söz konusu. bu durumda nasl ilerlersiniz? para vermemek için asgari ücretli eleman alıp yetiştirelim diyorlar ama zaten alınan arkadaşlar da bu pozisyonlarda rol oynayacak profiller değil
0
kondansator
(11.06.25)
Abi bu durumda gerçekten çok fazla yapılacak bir şey yok.
Bizde de organizasyonel sıkıntı var ama geçici. Seninki gibi olsa ben iş bakardım. Çünkü çıkış yok, eleman alıp yetistirmek çok kolay bir iş değil ve bu elemanlarin çoğu da bir iki sene içinde çıkıp bir tık fazla veren yere gidecek, sen sürekli iş altında kalıp eleman yetistiren kişi olacaksın gibi :/ ben çok severim yetistirmeyi de herkesi de yetiştirmek olmaz yani.

Bu tarz temel sıkıntılı durumlarda senin gibi kişiler işten çıkınca ancak doğru kararlar alınıyor maalesef:(
0
logisticsmanager
(11.06.25)
sakin isler yolunda intibasi verme. aa kondansator boyle de halledebiliyormus diyerekten sana kitlerler, bu kriz hali de hayatinin parcasi olur. bir koltuga 2 karpuz sigmaz. kapasiten kadar onemli seylerden biraz yapip gerisini salla.
0
buenosdias
(11.06.25)
(15)

Sevmediğiniz ama

kizil karga
Faydalı olduğu için yine de yaptığınız bir spor hareketi var mı?
Faydalı olduğu için yine de yaptığınız bir spor hareketi var mı?
0
kizil karga
(11.06.25)
Sevmediğimden değil bilakis çok seviyorum ama squat'ta yüksek ağırlıklıklara çıktığımda gözüm hep korkar ama yine de yapıyorum, sevmediğim bir hareket dünyanın en faydalı olan hareketi de olsa yapmam galiba, barbell row süper bir hareket ama hiç sevmediğim için yapmıyorum, aynı bölgeyi çalıştıran birçok alternatif var sevmediğim bir şeyde sırf yapmak için yapmanın bir anlamı yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.06.25)
Sandalye pozu
0
abuzer
(11.06.25)
deadlift
0
nahtoderfahrung
(11.06.25)
Chaturanga
0
kullanicadi
(11.06.25)
öfff kaleci barbell row diyince tetiklendim. hiç sevmem ve yap denildiğinde ağlaya ağlaya yaparım.
0
nolmus yani
(11.06.25)
Isınma
Nefret ediyorum aşırı faydasız geliyor sporu düzenli hale getirince kasılmalarım azalıyor sonra bırakıyorum zaten ısınmayı :)
*Öneri değildir.
0
mutekebbir
(11.06.25)
Benim için sportif hareketlerin neredeyse tamamı bu kategoride.
0
sekizdokuzon
(11.06.25)
Plank
0
rock n roll
(11.06.25)
karın kası çalışmayı hiç sevmiyorum ama üzerinde dolaşacak parmaklar aklıma gelince mecburen yapıyorum.
0
yurtsuz john
(11.06.25)
Face pull.
Omuz sağlığı için yapıyorum sadece.
0
logisticsmanager
(11.06.25)
Burpee
0
mor oje
(11.06.25)
wallwalk ve thruster :/
0
lüzumsuz adam
(11.06.25)
Ağırlıkla bulgarian split squat tabii ki. Bulgarları da sevmem zaten :(
0
ruhen hastayim ben
(11.06.25)
tüm aletleri, deadlifti falan çok severim. kalistenik (kendi ağırlığın ile çalışma) nefret ederim. inanılmaz yorucu bir şey. hoca zorla yaptırıyor. salonda ağlıyorum resmen :D ama işte çok faydasını da gördüm.
0
neira
(11.06.25)
sevmedigim hareketi nerdeyse hic yapmiyorum, sevmedigim ve mekaniginin bana garip geldigi hareketler. karin hareketi mesela 5 gun gidiyorum belki 1 gununde bir kac hareket onun disinda yapmam.
0
bay b
(11.06.25)
(6)

Yurt Dışına Çıkış Harcı Ödeme

yakupyaman
Merhaba,2,5 yıllık eş durumundan aldığım Aile vizesi sebebi ile İngiltere'ye giriş yapmadan önce Türkiye'ye bu vergiyi ödemem gerekiyor mu?uzun süre kalıcı yerleşim vizelerinde emin olmamak ile birlikte olmuyor diye biliyorum?Teşekkürler.
Merhaba,
2,5 yıllık eş durumundan aldığım Aile vizesi sebebi ile İngiltere'ye giriş yapmadan önce Türkiye'ye bu vergiyi ödemem gerekiyor mu?
uzun süre kalıcı yerleşim vizelerinde emin olmamak ile birlikte olmuyor diye biliyorum?

Teşekkürler.
0
yakupyaman
(11.06.25)
oturum karti var mi cebinizde?
0
wallcan
(11.06.25)
Eğer bahsettiğiniz eşiniz üzerinden alınan seyahat vizesiyse ve geri donecekseniz evet.
0
logisticsmanager
(11.06.25)
oturum izni varsa ödemiyosun.
0
buenosdias
(11.06.25)
share code (e-visa) üzerinden aldım 2,5 yıllık geçerli yaşama, çalışma, sağlık hizmetlerinden yararlanma banka hesabı oluşturma gibi hakkım olduğu evlilik Partner vizesi aldım.
0
🌸yakupyaman
(11.06.25)
sanırım fiziki brp vermiyorlar artık. normalde onu gösteriyorsunuz. yoksa online oturum vizenizi gösterin.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.06.25)
Polis ya share code ya da view prove service'teki sayfayı görmek istiyor. Bir polis bilemeyip öbür egate’e göndermişti beni ama artık alışmışlardır herhalde.
0
nhk ni youkosu
(11.06.25)
(9)

film onerisi

deckard
Mindfuck tabir ettigimiz, lan ben simdi ne seyrettim.diyebilecegimiz film.onerilerinixi alabilir miyim? Evet, fight club'i seyrettim.
Mindfuck tabir ettigimiz, lan ben simdi ne seyrettim.diyebilecegimiz film.onerilerinixi alabilir miyim? Evet, fight club'i seyrettim.
0
deckard
(11.06.25)
Donnie darko
0
logisticsmanager
(11.06.25)
bence aradığın şey değil ama mindfuck mindfucktır.

(bkz: the holy mountain)
0
nhk ni youkosu
(11.06.25)
The others
0
matilda
(11.06.25)
The Cook, the Thief, His Wife & Her Lover.
0
sekizdokuzon
(11.06.25)
köpek dişi
we need to talk about kevin
the life of david gale
piano teacher
abim evin tek çocuğu
paramparça aşklar ve köpekler
funny games (her iki versiyonu da güzeldir ama favorim 2007 versiyonu)
0
Phoebe
(11.06.25)
verilen cevapların nesini beğenmiyorsunuz da tik atmıyorsunuz anlamak mümkün değil ya.
izlemiş olabilirsiniz ama sordunuz söyledik. insanlar size 5 saniye de olsa zaman ayırıp cevap veriyor bi tik atmaya değer görmüyorsunuz. eklentiyle engelliyorum sizi bir daha karşıma çıkmayacağınız için eklentiyi yapana teşekkürlerimi sunuyorum.
0
matilda
(11.06.25)
Sevgili matilda, bu mesaji gorebilecek misin bilmiyorum. Izledigim filmlere tik atmadim, izlemediklerimi isaretledim ki sonra baktigimda takibi benim.icin kolay olabilsin. Uygun bir zamanda da yorum yazanlara tesekkur eden bir mrsaj yazacaktim ama takdir edersin ki her zaman buraya bakamiyoruz. Baska bir hayatimiz da var.

Simdi verilen yanitlara tesekkur edelim. Donnie darko yu 5-6 kez seyrettim col begendim, the others in sonuna gelemedim. Jodorowsky yi hep.merak ettim ama cesaret edemedim. Asci hirsiz ve karisini yillar once duzenledigimiz yemek filmleri festivalinde gostermistik. En son o zaman izlemistim, tekrar izlemek isterim. Phoebe'nin listesini ayrica kaydettim. Hepinize yanitlar icin tesekkur ederim.
0
🌸deckard
(11.06.25)
Tek tek film önermeyeyim de kafa açan filmler çeken birkaç yönetmen söyleyeyim. Luis Bunuel, Peter Greenaway, Yorgos Lanthimos (<3), Gaspar Noe, Michel Gondry, Radu Jude.
0
sekizdokuzon
(11.06.25)
Ve tabii ustaların ustası David Cronenberg.

David Lynch demiyorum, burnu akana selpak diye bir şey var demek gibi bir şey olur.
0
sekizdokuzon
(11.06.25)
(16)

Gününüz Nasıldı?

rock n roll
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
rock n roll
(10.06.25)
Herkesten önce ofise geldim herkesten sonra ofiste çıkıyorum.

Bir şeylere dair sorgulamalarını arttır bir gün yaşıyorum. Senin?
0
baldan kaymak
(10.06.25)
dün uzun bir yolculuk yapmistim, bugun biraz gec kalktim. oglenden bu yana da bir kafede oturdum, bilgisyar başında calisiyorum.
0
deckard
(10.06.25)
iş hayatını sevmiyorum.
0
benibulmanlazim
(10.06.25)
çok uykuluydum, işyerinde uygulayıp durdum. kendimi eve zor attım.
0
tabudeviren
(10.06.25)
*uyuklayip
0
tabudeviren
(10.06.25)
Sabahtan öğlene kadar dört dersim vardı, onları yaptım. Biraz uzandım. Kendime yiyecek bir şeyler hazırladım. Biraz uzandım. Ay sonuna kadar gündeax kac TL harcamam gerektiğini hesapladım, ağlamaklı oldum. Çünkü basacagim akbile kadar hesap kitap yapmam lazım bundan böyle. Haftada bir ancak bir şişe flora şarap icebiliyorum, öyle bir fakirlik. Çamaşır astım bu duygularla, şimdi evi süpürüyorum. Akşam sekizde iki dersim daha var. Birden yetişkin oldum, birden, aniden. Ama mücadeleyi severim. İşi iyi yapıp seneye maddi zorluk yaşamamaya bakicam.
0
sekizdokuzon
(10.06.25)
ben de maalesef çalışan gruptan olduğum için iş saatlerim hep çok basit bi suçtan yıllar yemiş makhum gibi hissederek geçiyor. kafamda hep bir nasıl kurtulurum kaçarım hissi.
0
a perfect lie
(10.06.25)
Gerek amerika gerek avrupa gerek asya'da herkesin durması sebebiyle her gün stoklari düşür, her gün aksiyon, her gün acil toplanti bıktırdı. Borsaya açık forbes 500 sirketinde çalışmanın bu dönemlerde derdi bu...
0
logisticsmanager
(10.06.25)
Covid oldum, sabahtan beri hastane, tetkikler, Bayramoğlu’ndan döner şeklinde geçiyor günüm. Rapor aldım evde dinleniyorum.
0
gabe h coud
(10.06.25)
Dun kartimi markette unutmusum alisveris sirasinda ise giderken fark ettim geri dondum marketin acilmasini bekledim ve kartima kavustum:))
Hareketli bi gundu is olarak, milletten dua ve iltifat aldigim gun oldugu icin enerjim iyi asgag
0
sey mi dostum
(10.06.25)
@baldan kaymak

Günüm çok garip bir şekilde hiçbir şey olmadan geçti :))


@gabe h coud

Geçmiş olsun.
0
🌸rock n roll
(10.06.25)
Valla kelimenin tam anlamıyla b...k gibiydi. O kadar kötüydü ki şimdi yapmam gereken şeylere odaklanamıyorum sinirden. Üstelik yarın 6 saat yolda olacağım şimdiden onun stresi var.
0
Amaranta ursula
(10.06.25)
5 gün sonra işe gitmek biraz can sıktı ama genelinde normaldı. Eve dönüp spora gidince keyfim yerinde geldi. Nedense gereksiz bir keyif ve mutluluk var üzerimde.
0
put it in your appropriate place
(10.06.25)
Bayağı iyiydi bugün. Bayram tatilinde full evde çürümeme rağmen dinlenmişim onu fark ettim; haftalardır sürüncemede bırakılan birkaç işi katladım kenara koydum, hem ekibin hem benim kafam rahatladı. Üst yönetimle samimiyet ilerliyor günden güne o çok hoşuma gidiyor. Kardeşim ve ekibiyle öğle arası bir toplantı yaptık oradaki işler de “plana sadık” bir şekilde ilerliyor. Ayrıca pre marketten nerdeyse beleşe aldığım coinler zıpladı hemen sattım aç gözlülük yapmadan. Köpüşümüz ishal olmuştu o iyileşti. 10 üzerinden 9.5 bir gün.
0
vedatchilipeppers
(10.06.25)
@vedatchilipeppers

Saydıklarının içinde en güzeli köpüşün iyileşmesi <3
0
🌸rock n roll
(10.06.25)
bugün istanbulda araba kullanmaktan aşırı keyif aldığım nadir günlerdendi. hava da aşırı güzeldi ist içi olabilecek max verimi aldigim bir gün diyebilirim alışveriş yaptigim, en sevdigim yemekler ve içkiler, zaman stresi yaşamadiğim, hem sessizliğe hem sese kolay eriştiğim. film de bitmek üzere, sigara ve yatışla noktalarim
0
ala09
(10.06.25)
(6)

Zeytin ezmesi küflenmiş mi?

0zlem
Alalı daha 2 hafta oldu dolaba atmıştım ama neden böyle oldu? Bu küf mü yoksa yağı falan mı çıkmışSkt: 2026https://ibb.co/DHg3f58Chttps://ibb.co/zhJdQy8Z
Alalı daha 2 hafta oldu dolaba atmıştım ama neden böyle oldu? Bu küf mü yoksa yağı falan mı çıkmış

Skt: 2026

ibb.co
ibb.co
0
0zlem
(10.06.25)
Sanki zeytin yağı donmuş gibi?
0
logisticsmanager
(10.06.25)
logisticsmanager +1 bence de. dışarıda on dakika beklet belli olur.
0
kisa
(10.06.25)
Dolaba koymayayım peki bunu
0
🌸0zlem
(10.06.25)
yagi donmus. bu sicakta disarda birakirsaniz kuflenir ama bence.
0
65 derece
(10.06.25)
dolaba koy ya, dışarıda o beyazlık giderse küflenmemiştir, o şekilde de tüketirsin.
0
kisa
(10.06.25)
Damla damla görünüyor, zeytinyağı donmuş gibi.
Dışarıda erirse anlaşılır. Ama dolapta saklamaya devam edin.
0
pro9it9is9
(10.06.25)
(4)

Diyette iken ağırlık azaltmalı mıyım?

we are floating in space
2 haftadır diyetteyim. Ağırlık azaltıp daha az zorlayıcı hale getirmek beni ne kadar geriye götürür?
2 haftadır diyetteyim. Ağırlık azaltıp daha az zorlayıcı hale getirmek beni ne kadar geriye götürür?
0
we are floating in space
(10.06.25)
Benim diyet-bulk rutinim değişmez, proteini biraz yüksek tutarsan (kilo başına 1,7-2) olası kayıpları tolere edersin ama mental durum kişiden kişiye değişir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.06.25)
mecburen düşüreceksin. kalkmaz çünkü. kaybın da olmaz.
0
yurtsuz john
(10.06.25)
Ağırlık değil de efor diyelim.
Misal yaptığım programın boring but big diye versiyonu var. 3 set isinma squat 3 set ağır squat totalde 30 tekrar.

Sonra 50 tekrar 5*10. Etti sana 80 tekrar squat. Bunu ciddi kalori açığı ile (100-200 kalori demiyorum) yapamazsin. Zaten adam da yapmayin diyor.

Bu noktada set ve tekrar sayisini azaltmak ve kilo ile çok oynamamak en ideali.

Tabi sorumuz misal biceps curlse onda bir etkisi olmaz yani.

Bana göre ciddi diyet dönemi yüksek ağırlık ile makul tekrarlarda compoundlar yapıp sonra yürümek ideali.
0
logisticsmanager
(10.06.25)
Logisticsmanager'ın dediği gibi ağırlık düşürmek yerine antrenman hacmini düşürebilirsin, aynı kas grubu için haftalık 20 set yapıyorsan 15 set yap 10 set yap tüm setleri 3 yapıyorsan 2 set yap, normal beslenmede de fazla hacim geri götürür diyette düşük hacim az da olsa kazanç sağlayabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.06.25)
(9)

Arkadaşa bir vefat durumunda destek olmak hakkında

seni tanıdığım güne lanet olsun
Konu ölüm cenaze olunca bana bir tutukluluk geliyor nedense, sanki aklım duruyor ve ne yapacağımı veya nasıl davranacağımı hiç bilemiyorum. Sanki ne yaparsam yapayım kaybı olana iyi gelemeyecekmişim, yeterince samimi olamayacakmışım, destek olmaya çalıştıkça sahte görünecekmişim gibi hissediyorum. G
Konu ölüm cenaze olunca bana bir tutukluluk geliyor nedense, sanki aklım duruyor ve ne yapacağımı veya nasıl davranacağımı hiç bilemiyorum. Sanki ne yaparsam yapayım kaybı olana iyi gelemeyecekmişim, yeterince samimi olamayacakmışım, destek olmaya çalıştıkça sahte görünecekmişim gibi hissediyorum. Geçmişte de böyleydi, şimdi de böyle.

Yakınlarda Türkiye'nin öbür ucundaki bir şehre ailesinin yanına taşınmış sevdiğim bir arkadaşımın babası çok hasta ve vefat etmek üzere. İş ve aile durumumdan ötürü vefat olması halinde istesem de cenazeye gelemeyeceğimi biliyor, bundan ötürü bana alınmaz. Ama sadece arayarak başın sağ olsun deme fikri de bana yetersiz geliyor. Ona uzakta da olsam nasıl destek olabilirim diye düşünüyorum, bunun endişesini hissediyorum. Böyle anlarda çok geriliyorum ben. Sizin yorumlarınızı, fikirlerinizi okumak isterim.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(09.06.25)
vefat olursa ve gidemeyecekseniz arayın, baş sağlığı dileyin. eğer aile ve biraz arkadaş çevreleri varsa cenaze zamanlarında sizlik bir durum olmaz. bundan dolayı sıkılmayın. ha hiç başka kimseleri yoksa cenazede gitmek çok büyük moral olacaktır, o ayrı.

mesela çok sevdiğiniz biri ise ve anlık gitme durumunuz yoksa bile bir hafta sonu gidin, bir ihtiyacın olup olmadığını yüz yüze sorun, bir kahve içmeye götürün vb.
0
malheiros
(09.06.25)
valla bir yorumum yok ben de senin gibiyim demeye geldim. yani yüz yüze gelmeyi bırak telefonda bile zorlanıyorum. yakın bir arkadaşımın da babası vefat etti baş sağlığı diledim ama şu an arayıp ne diyecem diye düşünüp duruyorum.
0
respect
(09.06.25)
Ayrıca ne demeniz gerekiyor ki? "İhtiyacın olduğunda buradayım, biliyorsun değil mi?"

Ayrıca bir haftasonu gitmek +1
0
encokbenisevinnolur
(09.06.25)
eve yemek gönderebilirsiniz. şoför/araba vs ayarlanabilir cenazede lazım oluyor.
0
jelly bear
(09.06.25)
Abi babam öldüğünde en yakın birkaç arkadaşım gelemedi çünkü aniden oldu falan. Aradılar, bir de sonradan geldiler eve falan.
O yüzden hiç kafana takma yani. Cenaze süreci yoğun ve yorucu ama orada bitmiyor tek.
0
logisticsmanager
(09.06.25)
Cenaze sırasında arkadaşınızın yanında olmanız iyi olurdu, olamıyorsanız arayıp başsağlığı dileyin. Minimum yapmanız gereken bu. Cenaze işleri masraflı oluyor. Maddi imkanınız varsa cenaze günü lahmacun yaptırıp eve gönderebilirsiniz. Arkadaşınızın paraya da ihtiyacı olabilir. Aradığınızda yanında olamıyorum ama bir şeye ihtiyacın olursa çekinme falan derseniz bonus olur. Tabii bunlar aranızdaki ilişkiye ve güvene bağlı. Siz gerekli gördüğünüzü yapın.
0
gnosis
(10.06.25)
Hocam ben de kayip yasayana kadar arayip 'basin sagolsun' demenin cok sacma oldugunu dusunuyordum, yani kendi adima, arayip sevdiklerimin boyle ot b.k sormadan 'basin sagolsun canim benim' demeleri gercekten cok garip bir destek hali yaratti, icimi hafifletti, sanki kendimi anlasilmis, gorulmus, duyulmus hissettim ve en temel istegimiz bu aslinda, arayin.
0
kassiopeia
(10.06.25)
Ben de sizin gibiydim ve kuru bir 'başın sağolsun' demenin önemsiz olduğunu düşünürdüm ama yas tutan taraf olunca öyle değilmiş aslında, yetersiz diye düşünmeyip arayın ve iletişimin şeklini arkadaşınıza bırakın bence, bazı insanlar tamamen uzaklaşmak istiyor 'yas' halinden, bazısı da sadece bu konuda konuşmak istiyor, hatta aynı kişide farklı ölümlerde bile değişebiliyor bu durum, bence arkadaşlara düşen yas tutan kişiye yanında olduğunu hissettirmek, o sırada neye ihtiyacı varsa o konuda yardımcı olmak, susmaksa susmak, geyikse geyik.

Cenaze yasın çok küçük bir parçası ve harala gürele bir şekil geçiyor, esas sonrasında yalnız bırakmamak (fiziksel bir yalnızlıktan bahsetmiyorum) gerekiyor, gidemediğiniz için üzülmeyin bence.
0
(10.06.25)
yeni evlenmiş eski bir üniversite arkadaşım eşini kaybetti daha evliliklerinin ilk yılında. hiç birimizin telefonlarını açmadı o dönem, açamadı. ben düzenli olarak sesli mesaj gönderdim 2-3 ay. başka şehirdeydi, hafta sonu gelebileceğimi, benimle aynı şehirdeki ailesine destek olabileceğim konular varsa mutlaka paylaşmasını, ne zaman isterse arayabileceğini söyledim. birkaç ay sonra arayıp ağlamıştı o sesli mesajlarını dönüp dönüp dinledim, çok iyi geldi o süreçte bana diye. aranızdaki iletişim düzeyini bilemiyorum ama böyle bir fikir verebilirim. biz de öyle olağanüstü yakın sayılmazdık ama sevdiğim biridir.

gerilmeniz normal, ölümü konuşmak kolay değil. kendinize de çok yüklenmeyin.
0
Phoebe
(10.06.25)
(1)

Google haberler

deepness
telefona Google haber özetlerini gelmesini iptal etme yolu var mı bilen arkadaşlar yazarsa çok teşekkür ederim sımdıden
telefona Google haber özetlerini gelmesini iptal etme yolu var mı bilen arkadaşlar yazarsa çok teşekkür ederim sımdıden
0
deepness
(09.06.25)
Notifications bölümünden google news kapatman lazım.
0
logisticsmanager
(09.06.25)
(22)

Borç isteyen arkadaş

matilda
Selamlar Geçen sene dublaj kursuna giderken tanistigim biri vardi benden cok kucuk aramizda 14-15 yas var ama ilgi alanlarimiz benzer oldugu ve geyik muhabbeti olarak kurs cikislarinda oturur topluca sohbet ederdik. Hatta esim de gelirdi hep. Hep birlikte bira icmisligimiz falan var. Ama kurs disind
Selamlar
Geçen sene dublaj kursuna giderken tanistigim biri vardi benden cok kucuk aramizda 14-15 yas var ama ilgi alanlarimiz benzer oldugu ve geyik muhabbeti olarak kurs cikislarinda oturur topluca sohbet ederdik. Hatta esim de gelirdi hep. Hep birlikte bira icmisligimiz falan var. Ama kurs disinda ozellikle hic gorusmedik. Bu arkadas ve ailesi tünel kazma isi yapiyolar, insaat isleri yani. Bu arkadasim gecenlerde bana yazdi ve benden 10.000 tl istedi borc olarak. Ben de hesabimda o kadar olmadigini ama kmh hesabimdan cekebilecegimi ve faiz odemeleri gerektigini soyledim. Aslinda param vardi ve faizdeydi ancak bozmak istemedim faizimi. O da bi odemeleri oldugunu ve bunu odemezlerse 15-16 bin tl ceza odeyeceklerini ve aciklari oldugunu soyledi. Ben de aciklama kismina "borç" yazarak gonderdim. Taahhut ettigi tarihten 2-3 gun sonra da olsa faiziyle odedi.

Aradan birkac gun gectikten sonra annesinin benle konusmak istedigini soyledi ben de tesekkur edecek sandim. Annesi aradi beni bu arada ben telefon numarami verebilirsin diye izin vermedim hatta kurye gelecekti o ariyor diye actim. Neyse annesi kucuk ogullarinin telefonunun kirildigini ve acilen ona telefon almalari gerektigini soyleyip, bayramdan sonra gondermek uzere 20.000 tl istedi ben de insanlara direkt hayir diyemeyen biri oldugumdan ben size haber vereyim dedim. Ben donus yapacagim dedigim halde yarim saat sonra hem kadin beni aramaya hem de oglu baktin mi falan diye yazmaya basladi. Bu arama ve mesajlardan sonra durum benim icin koca bir soru isaretine döndü. Bu insanlar insaat yapan insanlar hic mi kredi kartlari yok, kmh hesaplari yok hadi onu gectim hic mi borc isteyecek tanidiklari yok da ogullarinin 6-7 ay kursta tanidigi kizdan para istiyorlar. Demek ki cevrelerinde herkesten istemis odememisler bana kadar gelmis is diye dusundum. Bunun stresine girmek istemedigim icin bu sefer yardimci olamayacagim kusura bakma dedim ve vermedim ama onceden odedikleri icin de bi üzülmedim degil. İyi mi yaptim bilemedim. Bunlar boyle boyle beni dolandirmaya mi calisacaklardi desem hani verdigimi odeyip odeyip en son kaybolmak gibi ama oyle bi cocuga da benzemiyor. Ama sonuncusunu telefonda konusarak istedigi icin elimde muhtemelen yazisma da olmayacakti. Siz boyle bi durumda ne yapardiniz ve ben dogru olani mi yaptim overthink perileri geldi sormak istedim.
İyi aksamlarr
0
matilda
(09.06.25)
Aç kalsam kimseden ekmek isteyemem. Bu ne tür bir rahatlık böyle. Çok güzel yonetmissin, respect

Dolandirmaya doğru giderdi
0
abuzer
(09.06.25)
Tünel yapan adamın 10bin TL ile ne işi olur.
doğdu hareket, pismnalik yok.
Abuzer +1
0
kisa
(09.06.25)
Önceki tuzak olabilir.
Saadet zinciri, kripto, sanal bahis vs türü dolandırıcı stratejisi bu. Once geri verip güven kazanıyor, sonra tekrar daha büyük.istiyor, o arada karşıdaki de (şu an siz) içinizdeki o.hisle (ayıp mı oldu) bogusuyorsunuz.

Şöyle de düşünün. Bunu verdiniz ve geri ödediler. Sonra ne olacak, bir dahakine 50 bin istediklerinde de verecek misiniz?

Ayrıca kimse telefonsuz ölmez bu bir, 5 bine de alabilirler bu iki, çok.acilse tuşlu da alabilirler idareten bu üç. Asıl buradan bir tuhaflık olduğu anlaşılıyor.
0
encokbenisevinnolur
(09.06.25)
Klasik dolandırıcı hamlesi
0
gabe h coud
(09.06.25)
elbette doğru olan. bi keyif kahvesi içip şükredin:)
0
kel aynak kusu
(09.06.25)
Birilerini dolandırmak için 6 7 ay dublaj kursuna çocuğunu göndermez herhalde kimse. Cahil insanlar belli ki. Doğru olanı geç de olsa yapmışsın, ilk 10 bini de göndermemen gerekirdi.
0
beyfendi
(09.06.25)
@beyefendi tabii ki dublaj kursuna gondermez ama boyle network edinebilirler. Ayrica dolandiricilarin da hobileri olabilir :)
0
🌸matilda
(09.06.25)
Benzer olay başıma şöyle geldi; en yakın arkadaşım para istedi. Ama normalde yani var ya evi arabalari falan olan 5 yildizli otellerde tatil yapan biri. Ne oldu falan dedim ya alacaklar vardı falan derken kardeşin düğününe sıkıştım dedi.
O dönemde de babamın hastalik dönemi var, buna da para acil lazım. Haftasonu diye annemlerden yolladım. 1 aya öderim dedi.
Üzerinden 1 sene geçecek. Arkadaşım girtlaga kadar borç içinde, kara listede. Sonra anlatti olan bitenleri de kısacası bunlar çok zengindi falan diye aklınızda kalmasin, bazen bir gecede değişiyor hayatlar.
Iyi ki vermemissiniz.
0
logisticsmanager
(09.06.25)
Okurken parayı gönderdiniz sanıp gerildim:) Doğru olanı yapmışsınız. Anne sizi ne samimiyetle arıyor, ne hakla ısrar ediyor, aklım almıyor. Telefon için borç istenmez zaten, daha neler.
0
asteriks
(09.06.25)
Uçurumdan dönmüşsün.
Bu nedenle fakir olduğuna inandığın 200 tl ver o sevinsin.

Kurs gibi geçici bir dönem sebebiyle yan yana gelindiği zaman istenen borca şüpheyle bakarım doğrusu.
Bir de yine geçici evden uzak olarak iş/proje gibi sebeplerle bir araya gelen iş arkadaşları arasında da işin bitmesine ve çalışanların dağılmasına yakın zamanlarda borç para isteme durumları olabiliyor.
Bu da çoğunlukla geri ödenmeyecek para demektir. İş yeri, iş bittikten ve herkes dağıldıktan sonra son kalan parayı hesaba ödeyecekse çalışanların birbirinden para isteme ihtimali de artar.

Sizin durumunuza bakarsak onlar gerçek hayatta tünelden çok bir
de başkalarının kuyusunu kazma işi yürütülüyor gibi.
ikinci bir borç için araya anneyi katmak falan.
Ne desemki. çok tuhaf saçma sapan olaylar..
0
diyecevaplandı
(09.06.25)
Tabii ki de ilkini odeyip sonraki (daha buyuk paralari) odemeyeceklerdi. 20k da odenirdi belki ve sonra 50 isteyip odemezlerdi. Ponzi iste.

Les gibi aile. Anneye bak. Utanmiyorlar da.
Ben 10kyi bile vermezdim.
0
Kittie
(09.06.25)
Abo annedeki cürrete bak hele. Arkandan o ile başlayan lafları etmişlerdir. Verilmez lan o para. İyi yapmışın.
0
Shepard
(09.06.25)
Dublaj kursu ile dolandırıcılık ne alaka diyenler olmuş..

Yahu Prof dolandırıcı çeteleri insanları call center gibi aramiyorlar mi?

Bu polis hakim gibi arayan çetelerde tiyatrocular vs tespit edilmedi mi kaç kere?

Dublaj kursu gayet bu işi Prof olarak yapan dolandırıcıların faydalanabilecekleri bir alan.

Geçmiş olsun, ustaca sıyrılmışsınız valla bravo.
0
makbur
(09.06.25)
Daha en başta o parayı vermezdim, hele ki bir erkek bir kadından hiçbir yakın hukuku olmadığı halde para istiyorsa ne olursa olsun o borç verilmez.

Şimdi kaybolmaması sonradan kaybolmayacağını garanti etmez. Bitir, gerekirse telefonunu değiştir, kocanla muhatap et vs vs. O kişinin uyruğu nedir bilmiyorum ama çok ağır pislik kokuyor bu durum. Bu kadar yufka yürekliliğe gerek yok, dan dun hayır demekle dinden çıkmazsın vatan haini olmazsın, hayır deyiver. Başka harcamalarım var kusura bakma demek zor değil.
0
muhayyer divan
(09.06.25)
Hala ciddi ciddi dublaj kursu üzerinden dolandırıcılık tezgahı kurulduğuna ihtimal veriliyor, gel de hayret etme.

@matilda senin yorumun nedir? Sen gerçekten bunların profesyonel dolandırıcılar olduğuna inanıyo musun? Çocuğu dublaj kursuna göndermek gerçekten bir dümen miydi sadece?
0
beyfendi
(09.06.25)
Cok iyi niyetlisin. Asla borc verme. Asla.
0
die fetten jahre sind vorbei
(09.06.25)
@beyefendi hayir tabii ki dublaj kursuna git oraya birileriyle arkadas ol ve onlari dolandir diyerek gonderildigini dusunmuyorum zaten dublaj kursunun bitimiyle bu olay arasinda neredeyse 1 sene var. Ama kurstan bagimsiz zaten boyle bir sey yapiyorlarsa aa bizim dublaj kursundaki kadini da bi deneyelim belki olur beni sever de guvenir bana diyerek boyle bir sey yapmis olabilir. Zaten cocugun elleri gercekten insaatta calisiyor gibi nasirliydi hatta hiltiden yaralandigini falan gordum ama isleri kotu gidiyor olabilir ve boyle seylere baslamis da olabilirler.
0
🌸matilda
(09.06.25)
Ben de onu kastediyorum işte. En iyi ihtimalle cahil insanlar ama gerçekten de önüne gelene borç takmayı alışkanlık haline getirmiş haysiyetsiz insanlar da olabilirler ve belki de gerçekten niyetleri o parayı alıp geri ödememekti bunu bilemeyiz ama dublaj kursunu sanki bu tezgahın bi parçasıymış zannetmek biraz saflık olur.
0
beyfendi
(09.06.25)
@beyfendi oyle oldugunu dusunmedim zaten arkadaslik iliskimizi anlatmak icin dublaj kursu detayini verdim zaten duyuruda bunla ilintili bir sey de yazmadim kursa bunun icin mi geldi vs diye.
0
🌸matilda
(09.06.25)
sonradan uzulmemen icin benden sana tavsiye.

sadece ailen (varsa) ve cok cok yakin dostlarina (arkadas demiyorum) para gelmeyecekmis gibi dusunerek veriyorsan ver. obur turlu verecegin her borcta bu ornekteki gibi dusunup kendini uzersin.

senin de dedigin gibi baska kimsesi mi yok bunlarin? hadi kimsesi yok banka da mi yok?
0
nibba
(09.06.25)
sakın para falan gönderme. düşünmene bile gerek yok.
0
orpheus
(10.06.25)
Telefon almak için pek çok yol saymışlar. Hepsine katılıyorum. Ayrıca ben 45 yaşında 6 bin liralık telefonla bankacılık dahil tüm işlerimi halledebiliyorum. 20 bin biraz abartılı bir rakam değil mi? Gerekirse faturaya cihaz alabilirler, bu da bir seçenek.
Vermemekle çok iyi yapmışsınız. Süreci de gayet güzel yönetmişsiniz.
Ayrıca @nibba+1 babamın lafıydı birine borç verince git bir bardak su iç. Dönerse sıkıntı yok, ancak dönmeyecekmiş gibi düşün ona göre ver derdi.
0
strawberry first
(10.06.25)
(11)

Duyuru'nun geleceği

vedatchilipeppers
Merhaba, duyuru ile ilgili bir soru da benden. Sizce 10 yıl sonra nasıl bir yer olur burası? 10 yıl öncekinden inanılmaz farklı, yani kullanıcıların burayı bir platform olarak değerlendirme stili bayağı değişti gibi seziyorum. Eskiden yeni bilgiler, farklı bakış açıları, yardımlaşma vs çok iyiydi; b
Merhaba, duyuru ile ilgili bir soru da benden.

Sizce 10 yıl sonra nasıl bir yer olur burası? 10 yıl öncekinden inanılmaz farklı, yani kullanıcıların burayı bir platform olarak değerlendirme stili bayağı değişti gibi seziyorum. Eskiden yeni bilgiler, farklı bakış açıları, yardımlaşma vs çok iyiydi; besleniyordum buradan şahsen. Şimdi benzer fikirler sürekli tekrarlanıyor ve farklı sesler de filtreleniyor bi şekilde kendiliğinden. Yankı odası gibi bi şey oldu yani. İlk yıllarda sanki gizlilik daha önemliydi, şimdi aynı anonimlik kalmadı, hesap verilebilirliğe geçiş oldu gibi. Aynı kişiler farklı konularda tekrar tekrar etkileşiyor. Kutuplaşmalar arttı vs.

Ne düşünüyosunuz?
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
Devam eder, kullanıcı sayısı da artar. Aynı şeyleri görmenin sebebi her gün nefes alman, tuvalete gitmenle aynı sebepten. İnsanlar aşağı yukarı aynı şeyleri yaşıyorlar, duyurulara da yansıyor. Farklı sesler arttı, olumlu. Herkezzzz anonim, önemsiyor kullanıclar. Kutuplaşmalar artmadı, hep vardı. Aboooo.

Duyuru'yu yedirmeyiz, gayet steril bir ortam. Allah Compu'yu başımızdan eksik etmesin.
0
Shepard
(09.06.25)
Eskiden işlevsel platformdu. Kişisel tecrübelere dayalı cevaplar geliyordu ve bu çok faydalı oluyordu. Şimdi cevaplar chatgpt cevabı gibi.
0
runaway
(09.06.25)
Eski duyuruyu bu kadar yüceltmek bir tık nostaljik bir yanılgı bence. Kullanıcılar daha hevesli, daha sözlüğün ilk zamanları stilinde tez yazar gibi cevaplar verirlerdi. İnsanların online da kendini gösterebilecekleri nadir mekanlardandi, o açıdan reputasyon önemliydi. İmla hatası yapmaktan ölümüne korkardik mesela çünkü tabuydu, köylü derlerdi. O zamanın ruhu oydu ama kaliteyle, dayanışmayla, hoşgörüyle bağdaştıramadim ben. Zaten öyle olsa bugün hala ismini andığımız o kıyıcı moderasyon turemezdi.

Şimdinin duyuru kullanıcısı daha dişli, daha hayatın içinde, daha az deluzyonel bana kalırsa. Daha kaba mi evet. Daha inceliksiz mi kesinlikle. Ama ben ben bu değişimi kalıcı olmaması şartıyla olumlu buluyorum. Hani imla hatası yapsam nolur, her soruya üç paragraf giriş gelişme sonuç şeklinde cevap yazmasam ne olur? O zorakilik, gerçek halinle onlinedaki personan arasındaki kapanmaz uçurum su an çok sezilmiyor. Dedikoducu olan direkt dedikoducu, ilgi çekmek isteyen filtresiz çekiyor ilgiyi, entelektüel kaygıları olan insanlar hala usturuplu cevaplar veriyor, naif olan bu ortam benlik deyip çekiliyor. Bu hâli daha gerçeğe yakın geliyor bana.

Geleceğini bilemiyorum.
0
sekizdokuzon
(09.06.25)
Katılıyorum doğru tespit. Sürekli milleti güzin abla gibi kullanan bir grup var ve eğer sevmediği kişi bir şey yazdıysa hemen girip ona çataşıyor. Ayrıca adminler her şeyi siliyor. Kürt desen suç Türk desen suç faşist deseb suç dinci desen suç. Terim kardeşim bunlar aşağılama değil.
0
mikahakkinen
(09.06.25)
karanlık. 10 yıl sonra burasının kalacağını sanmıyorum.
0
respect
(09.06.25)
Duyuru çok bozdu, demirin tuncuna... tribündeki yazarların cevaplarını üst üste okursan zaten ağzına böyle istemsiz mukavva tadı geliyor. Seni tenzih ederim ama duyurunun eski hâlini hararetle öven kullanıcıların bir çoğu o zamanlar burada yoğun zorbalık görmüş tipler mesela. O da ilginç.
0
sekizdokuzon
(09.06.25)
Artik duyuruda 12 yasinda cocuk bile vardir. Internet herkesin elinde oncelikle. Ve bir de her gelen nesil bir oncekinden daha kotu oluyor. Onun da etkisi var. Sadece duyuru degil, her sey, her yer yillar gectikce kotulesiyor. Yani insan duygularinin vs dahil oldugu seylerden bahsediyorum. Insanlar giderek bencil, gamsiz, saygisiz oluyor ve bu devam edecek
0
Kittie
(09.06.25)
Değil 10 yıl 2 sene sonra bile kalmaz burası. Yenilenmeyen zamana ayak uydurmayan ya da öncü pozisyonu olmayan her şey yok olur.
0
luluki
(09.06.25)
Bana buranın bu kadar tenha olması ilginç geliyor aslında. Bakarsınız kalabiklasir.
0
encokbenisevinnolur
(09.06.25)
Kentsel dönüşüme girmediği sürece bu site yıkılır, gelecekte biz ölünce buralarda kovboy filmindeki çalı uçar.

Bu arada bunu istiyorum demiyorum da giden sayısı gelen sayısından katkat azdır.
0
logisticsmanager
(09.06.25)
Kalmaz o kadar burası.

Eski yeni kıyaslamasına da gerek yok ben de eskiyi özlüyorum ama eski duyurudan ziyade "o dönemi" özlüyorum. "Burası da çok bozdu" kadar net bir durum yok, herkes gibi her yer gibi zaman geçtikçe değişiyoruz yenileniyoruz.
Artık imkanlarımız daha geniş, en çok sorduğum soru tipi bir yerden bir yere nasıl gideceğimdi benim mesela, bu konu en çok sıkıntı çektiğim konuydu artık uygulama var girip bakıyorum.
Bir şeyi merak ettiğimde buraya gelene kadar internetten ya da chatgpt yardımıyla çözüyorum.
Bu yüzden buradaki konsept de artık bunlara bağlı olarak değişiyor.

Bi agresiflik var burada artık, eskiden de birbirini sevmeyen insanlar vardı cevaplarında yorumlarında anlardın bunu sadece şu an bu çok daha agresif.
Ama sokağa çık birine kolun değsin tepki 10 yıl öncekinden daha agresif olur.
Genel olarak agresif bir toplum olduk. E burası da toplumun bir parçası neticede buna göre değişmesi normal.

Kutuplaşma da her yerde var ve olması da çok normal. Belki eskiden birçok konuya daha ılımlı yaklaşırken bugün yandaş twitini gördüğüm kişiyi hay day mahallemden bile atıyorum ben.
0
mutekebbir
(09.06.25)
(19)

Uyumayı

kizil karga
Sever misiniz yoksa 2-3 saat uyuyayım bana yeter mi dersiniz?
Sever misiniz yoksa 2-3 saat uyuyayım bana yeter mi dersiniz?
0
kizil karga
(09.06.25)
Çok severim, 8-9 saat uyumadan kendime gelemem.
0
sekizdokuzon
(09.06.25)
Uyumayı severim uyumaktan daha fazla sevdiğim fazla bir şey olmayabilir, ayrıca günün herhangi bir saatinde herhangi bir ortamda ve şartta "şurada bi uyuyayım" deyip uyuyabilirim, bi keresinde evde tadilat varken sanırım hiltiyle bi yerleri kırıyorlardı o gürültüde de çok güzel uyumuştum ama uyuma konusunda tek beklentim uzanma şeklinde olmalı, uzanabildiğim her yerde uyurum ama oturarak falan uyumasını çok tercih etmiyorum, öyle de uyurum ama tercih etmiyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.06.25)
Çok severim, ayı gibi uyuyorum çok afedersiniz hafta sonları bilhassa.

Hafta içi çok uyumam; işten gelince bir iki saat uyurum, sonra kalkarım şahsi işlerime bakarım. Sonra bir iki saat daha uyku patlatırım. İş yerinde de 1-2 saat kestirebilsem komple bu düzene geçicem de öyle bi imkanım yok. Power nap cidden çalışıyor bende az uykuyla zinde hissediyorum.

Hafta sonu uyku borçlarımı ödüyorum tabi özellikle cuma ya da cumartesi 15-16 saat tek atıyorum :D
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
10 saat uyumadan kendime gelemem
0
mirty
(09.06.25)
Mutlu olduğum zaman uyuyamıyorum, mutsuzsam ve stresliysem uyku beni rahatlatıyor. Bu tip durumlarda seviyorum.
0
rock n roll
(09.06.25)
çok eskiden çok daha fazla severdim öğrenciyken filan ama on yıldır erken yatıp erken kalkıyorum. gece on ikiyi pek geçmem. uyku surem hep aynı 6 7 saat. artık fazlasını uyuyamıyorum pek. ama keşke 5 saat filan yetseydi. Öyle yaşamak isterdim.
0
a perfect lie
(09.06.25)
8-9 saat uyuyorum. Az olunca depressiya kacinilmaz oluyor.
Seviyor muyum bilmiyorum ama az uyku bana çok zarar veriyor.
0
sonsuz
(09.06.25)
8 saat uyurum. Erken yatar erken kalkarım.
0
yurtsuz john
(09.06.25)
2-3 saat uyumak bana yeter diyen yalancıdır. Eğer 24 saatte 2-3 saat uyuyup hiç sorunsuzca günlerce devam ediyorsa hemen İsviçreli bilim adamlarına email atmalı.

7.30-8 saat ideal. Yaş aldıkça daha çok ihtiyacım var gibi. Eskiden uykusuz işe giderdim ama son yıllarda uykusuz olunca iş performansini etkiledigini fark ettim. Eskiden operasyonel işler olduğu için uykusuz da olurdu ama şimdi stratejik konusmalarda uykusuz olmuyor asla.

Bu arada sicak havada esinti ile öğlen uykusu <3
0
logisticsmanager
(09.06.25)
2-3 saatlik uyku beni öyle bir salağa çevirir ki hiç uyumasam daha iyi.

Uyumayı çok seviyorum, uyumadan ne dinlenebilirim ne iyileşebilirim o kadar önemli ki benim için.
8-9 saat arası uyumaya çalışırım normal düzende.
Ekstra durumlarda uyku düzenim bozulursa kendimi bir gün boşa çıkarıp o gün komple uyur dengelerim.
0
mutekebbir
(09.06.25)
Severim :)
0
isiaha
(09.06.25)
6 gibi kalkiyorum. en gec 7. 12 gibi de yatiyorum.
0
antikadimag
(09.06.25)
Eskiden severdim artık lüks. Yapmak istediklerim için uykumdan kısıyorum yoksa gün yetmiyor
0
kullanicadi
(09.06.25)
çok severim. erken yatarım, kafamı koyar koymaz ve alarm çalana kadar deliksiz uyurum.
0
cilacı ökkeş usta
(09.06.25)
Cok severim. Erken yatmam ama uykuyu cok severim ve cok kolay uykuya dalarim. Dusuk tansiyon sorunum oldugu icin evdeyken ozellikle durup dururken hadi ben uyucam diyip uyumuslugum coktur skdkdkf
0
matilda
(09.06.25)
Uyumayı çok seviyorum ama uyumak istemiyorum. Depremden sonra iyice arttı uyumama isteği. Değerli taraftan uyuyunca bişeyler kaçıracakmışım gibi hissediyorum. Resmen offline olmak istemiyorum.
0
rodeocu
(09.06.25)
Gec yatiyorum, erken kalkiyorum. Beden cok yorgum degilse fazla uyumayi sevmiyorum. Geceyi uyumadan gecirmeyi seviyorum.
0
deckard
(10.06.25)
8 saat uyumak uyumayı sevmek değil bence. bir insan zaten 7-8 saat uyumalı.

daha az uyuyanlar uykuyu sevmediklerinden değil, daha fazla uyuyamadıkları için.
daha fazla uyuyanlar da yorgunluklarını atamadıkları için olabilir.

gün ortası uyuklama hissini, mayışmayı seven de uykuyu seviyordur diyebiliriz sanırım.
0
art cat chocolate
(10.06.25)
Yemek ve seksle beraber en haz veren 3 eylemden biri. Ve yine diğer ikisi gibi bokunu çıkarmadan yapmak gerekiyor. Hazzı ertelemeyi de sevdiğim için girift ve dalgalı bir ilişkimiz var diyebilirim.
0
Bruce
(10.06.25)
(7)

Tesla evde şarj cihazı (alınır mı?)

tchuck
garajım var, araç 25inde gelecek.garajta trifaze durumu yokmuş.https://www.amazon.com.tr/VUIUYOIESayarlanabilir/dp/B0DYY779XY/ref=sr_1_2_sspaşu ürünü almayı düşnüüyorum.bunun 7900'lük versionu da var da.https://www.amazon.com.tr/VUIUYOIES-Elektrikli-/dp/B0DBVGDLMD/ref=sr_1_2_sspasanırım 10 küsur bin
garajım var, araç 25inde gelecek.

garajta trifaze durumu yokmuş.

www.amazon.com.tr

şu ürünü almayı düşnüüyorum.
bunun 7900'lük versionu da var da.

www.amazon.com.tr

sanırım 10 küsur binliği almak daha doğru olacak. hem askı apratları cartları curtları falan diyor. çok emin de değilim gerçi.

sizce alınır mı?
alınırsa bunun opsiyonları arasında hangisini almak daha mantıklı olur?
0
tchuck
(09.06.25)
Tesla'nın orijinal Mobile Connector cihazı ve Blue Adaptor'ü 10-11.000₺'ye geliyordu. Fiyat farkı yokken orijinal ürün kullanmak daha mantıklı.

Garajdaki elektrik altyapısı blue adaptor ile 32A akımı destekleyecek şekilde mi? Standart prizler 16A oluyor ve sürekli 16A akım çekmeye pek uygun değiller. Araç şarjı gibi sürekli maksimum akımı çekecek sistemler için elektrik saatinden doğrudan özel bir hat çekilmesi öneriliyor, saat uzaksa bu da ekstra masraf demek.

Şarj hızları da blue adaptor ile 7kW, standart ev tipi priz ile maks 3kW civarında oluyor.
0
mrmlq
(09.06.25)
9 aydır elektrikli kullanıyorum. O tür alete ihtiyaç hemen hemen hiç olmadı. İş icabı günde 150-180 km'yi ard arda 4-5 gün yapınca, normal şarj kablosuyla 10 saat şarj etmek yetmeyebiliyor.
Normal kablosu ile saatte yaklaşık %3,3'ünü şarj edebilirsiniz. Akşam 15 saat evde durabilecekse %50'sini her gün şadj edebilirsiniz,bu da her gün 150-180km yapabilirsiniz demek olur.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(09.06.25)
@mrmlq,

anladım. 32 ampere uygunmuş, ama genelde 16amper ile kullanacağım elektrikçiye danıştım.

direkt teslanın cihazları da birebir aynı fiyatsa, ordan alırım öyleyse. hiçbir fiyat bilgisi paylaşmadıkları için bilemedim de.
0
🌸tchuck
(09.06.25)
@abba,

sanırım artık normal adaptör vermiyorlar bildiğim kadarıyla. haliyle mutlaka bir cihaz almak gerekiyor.
0
🌸tchuck
(09.06.25)
@tchuck

Tesla, Türkiye'de artık mobile connector vermiyor. Sadece Type-2 kablo veriyor. Mobile Connector almak için önce bir Tesla araca sahip olmak gerekiyor, sonra Tesla mobil uygulamasından servis isteği oluşturarak sipariş vermek gerekiyor. Araç henüz teslim edilmediyse Tesla sahibi bir tanıdık üzerinden sipariş vermek de diğer bir çözüm.
0
mrmlq
(09.06.25)
öyleyse tesladan mobile connecctor ve blue adaptör alacağım garajda şarj için. ve elektrikçi de gerekli şalter altyapısını kuracak garaja doğruyum demi? işin özeti budur.
0
🌸tchuck
(09.06.25)
Abi bilmem kaç milyon verdiğin arabaya üreticisi belli olmayan, satışı sadece Türkiye'de olan, ismi Google'da aratınca aksesuar, cam kavanoz falan çıkan bir firmanın üç kuruşluk ürününü mü alacaksın? Kullanilacak kaçak koruma bile no name gibi.

Çalıştığım firma araç şarj cihazı da üretiyor. Çok kompleks bir ürün değil yalan yok, üretimini fabrikada gördüm. Ama bu ürün bir arıza sebebiyle sıkıntı çıkarırsa ne yapacaksin? Bu bana arabaya billurlar petrolden benzin koymak gibi geldi.
1.5-2 milyonluk arabaya biraz daha para harcasan daha mantıklı olacak gibi.
0
logisticsmanager
(09.06.25)
(4)

İhtiyaç Kredisi Oranları

alaimisema
Arkadaşlar selamlar,Bu sıralar ihtiyaç kredisi kullanan oldu mu? Aslında ihtiyacım 12 ay vadeli 300.000 TL ama oranlar çok yüksek geldi. Kurcalarken garanti bankasında 3,39 faizle 24 ay 250.000 seçeneğini gördüm. Sizce nasıl oran şu an piyasaya göre? Forumlarda 1,99la kredi aldım diyen de var 6.60la
Arkadaşlar selamlar,
Bu sıralar ihtiyaç kredisi kullanan oldu mu? Aslında ihtiyacım 12 ay vadeli 300.000 TL ama oranlar çok yüksek geldi. Kurcalarken garanti bankasında 3,39 faizle 24 ay 250.000 seçeneğini gördüm. Sizce nasıl oran şu an piyasaya göre? Forumlarda 1,99la kredi aldım diyen de var 6.60la aldım diyen de var kafam çorba oldu.
0
alaimisema
(08.06.25)
Evet, faiz oranları çok oynuyor. Ykb mesaj atmış 750k %6.5 oranla kredim hazırmış. Komedi.

3.39 iyi bu arada.
0
gabe h coud
(08.06.25)
Sigortası, dosya parası, masrafları, ne kadarının peşin ödeneceği, yani krediden ne kadarının elinize geçeceği konularında ayrıntılı bilgi almadan o işe kalkışmayın. Özellikle sigorta, can yakıcı olabilir.
0
Mirket
(08.06.25)
Yanlış görmediysem onda geri ödeme garantili sigorta diyip 15 bin lira sigorta çıkarıyor. Normalinde ise 8 bin. Mirket'in dediği doğru, bir bakın.
0
logisticsmanager
(08.06.25)
Oran güzel. Onmobile de de güzel kampanyalar olabiliyor
0
primetime
(09.06.25)
(28)

Ülkemize giren kalitesiz turistler hk.

travisbrooker
Merhaba,Bayram nedeniyle Alanya'ya geldim. Şöyle biraz inceledim, yabancı turistlerin hepsi apart otel'lerde kalıyor. Alışverişini migrostan veya diğer bilinen marketlerden yapıyor evlerinde yemeklerini yapıyor, içeceklerini yine buralardan alıyor ve esnafa 1 kuruş para kazandırmıyor. Dolayısıyla ül
Merhaba,
Bayram nedeniyle Alanya'ya geldim. Şöyle biraz inceledim, yabancı turistlerin hepsi apart otel'lerde kalıyor. Alışverişini migrostan veya diğer bilinen marketlerden yapıyor evlerinde yemeklerini yapıyor, içeceklerini yine buralardan alıyor ve esnafa 1 kuruş para kazandırmıyor. Dolayısıyla ülkemizde tatil yapan bu turistler 1 kuruş döviz kazandırmıyor. Buna engel olunamaz mı? Veya ülkeye giriş yapan turistlerden en az şu kadar harcama yapmalısın şartı konulamaz mı?


Şahsen çok rahatsız oldum.

Sizin bu konu hakkında düşüncelerinizi merak ettim.
0
travisbrooker
(08.06.25)
Vize denilen şey tam olarak bunun için. Vize koymak ve kriterleri katılaştırmak lazım ama ekonomi o kadar kötü ki yapacak hiçbir şey yok.
0
runaway
(08.06.25)
bunlar bir insanın kalitesini gösteren detaylar değil
0
nahtoderfahrung
(08.06.25)
@nahtoderfahrung mesela ben katı atık vergisi ödüyorum. Bu ülkede yaşıyorum sorumluluklarım var. Bu turistler ise geliyor yiyor içiyor bilmem ne yapıyor gidiyor. Söylemek istediğin şeyi biraz daha açmanı rica edeceğim
0
🌸travisbrooker
(08.06.25)
çok uzun yıllar turizm sektöründeydim ve tam olarak alanya-antalya-belek bölgelerinde çalıştım. yanlış tanıtım politikaları, vizyonsuz ve liyakatsız bakanlık yetkilileri, tekele dönüşmüş tur operatörleri vesaire derken ucuz destinasyon olarak bilinen bir ülke haline getirildik elbirliğiyle. burda turistin suçu yok ki? bulmuş ucuz destinasyon gidiyor keyfine bakıyor. napacaktı, turizm mevzuatımızı mı yenilesin, liyakatlı ekip mi kursun? hatayı yanlış muhatapta arıyorsunuz. zamanında çalıştığım bir otelde ki uluslararası organizasyona zil zurna sarhoş çıkıp yabancı gazetecilere turkiş lan turkiş diyen bakan yardımcısı gördü bu gözler.

ayrıca bu apartlar ve all inclusive patlamadan önce gayet iyi bir turist profili vardı. otel dışında dolandırılanlar, büyük kuyum merkezlerinde elma çaylarına uyuşturucu madde konulup kredi kartlarından boş slip çekilenler, alanya da dolmuş şoförlerinin tecavüzüne uğrayıp uçurumdan atılanlar falan derken size zibilyon tane gerçek hikaye anlatabilirim.

ezcümle, muhatabınız yanlış.
0
Phoebe
(08.06.25)
@HellKeePer devamını bekliyorum.
0
🌸travisbrooker
(08.06.25)
neden sorusunu sormadan nasil sorusunu sormak cogu zaman yanlis sonuclar dogurur.

yani, turizm nasil kurtulur sorusunu sormadan önce, neden turistler marketten alisveris yapip esnafa para kazanadirmiyor sorusunu sormak gerekiyor. Phoebe, nedenini bir miktar anlatmis ama sizin 3 günlük Alanya gözlemlerinizden edindiginiz izlenimden fazlasina ihtiyaciniz var gibi görünüyor.
0
deckard
(08.06.25)
Alanya'da doğmuş, büyümüş,hala burada yaşayan eski turizmci yeni emlakçı olarak yazıyorum.
Aslında buranın geni bu şekilde, sehir merkezinde apart oteller ve pansiyonlar(az da olsa) bulunur, şehrin dışında da geniş arazi üzerine kurulu 5 yıldızlı her şey dahil sistemli oteller vardır.
Özellikle şehrin göbeğindeki apart oteller turizm için oldukça önemliydi. bu oteller en fazla oda+kahvaltı olarak hizmet verirdi. çoğunluğu iskandinav ve avrupalı turistler bu tarz otelleri seçer, kahvaltısını yaptıktan sonra direkt gezmeye, alışverişe giderdi. 5 yıldızlı otellerdeki gibi tıkılıp kalmazdı. odalarında da yemek yapmak için mutfak ve araç-gereçler olduğu için kendileri de yemek yaparlardı. önceleri hiç araştırma yapmadan en yakın buldukları markete girip poşet poşet alışveriş yaparlardı ancak kazıkçı insanlarımız sayesinde artık bim-şok-a101 ve migrosu en güvenilir yer olarak bilip ne kadar uzak olsa da sora sora orayı bulup sadece oradan alışveriş yapar oldular.
Aslında bu sistem Alanya ve tüm çevre için en iyisiydi. turist otelde hapsedilmiyor, dışarı çıkıyor hem geziyor hem harcama yapıyordu ama krizlerle (rus uçak krizi, darbe, corona) giderek götüleşen turizm, en sonunda savaş nedeniyle buraya akın eden rus ve ukraynalıların patlattığı emlak sektörü nedeniyle iyice bitti. apart oteller, pansiyonlar vs yıkılıp yerine 1+1 residanslar yapıldı.rus ve ukraynalılar üçer beşer ev aldı. şehirde otel kalmadı, sokaklar bomboş. bayram tatili nedeniyle 3-4 günlük yoğunluj sizi şaşırtmasın.
şimdi o 1+1 dairelere o rus daire sahiplerinin arkadaşları, ailesi, eşi, dostu, akrabası ve internetten bulup kiraladığı kişiler gelip kalıyor.
savaşta olan rusya bile buradan daha kolay yaşam sunduğu için, gelenler her şeyi doğal olarak pahalı ve gereksiz görüp, mümkün oldukça az harcamaya kaçıyorlar.
norveçli müşterilerimiz bile bundan dert yanıyor. burada bir restoranda yemek yemekle norveçte restoranda yemek yemek aynı tutarda diyorlar. giderek düşen kalitemizden bahsetmiyorum bile.

açıkçası, gördüğünüz tablo iyi bile. çok daha kötü günler bizi bekliyor.
0
MtKrt
(08.06.25)
Siz daha az görmüşsünüz
1. evlerini turistlere kiralayan Ruslar var.
2.bahcelerdeki ağaçlardan meyve toplayıp karnını doyuran turistler var
3.flörtöz takılıp kendini yedirip içtirip gezdiren yaşı geçkin rus kadınları var.
0
parka
(08.06.25)
Yani turistlere zorla kazikci, uckagitci esnaflara para yedirme zorunluluğu gelsin?

Abi şunu derken işe yaramayacagi belli değil mi? Deniz, kum, güneş olan bir sürü ülke var. Türkiye bu kalitesiz ve pahalı servis kültürünü devam ettirirse zaten senin o istediğin turistler gelmeyecek.

Konusulmasi gereken Türkiye'yi bu iğrenç insanlardan nasıl kurtarıp eskisi gibi kisilerin pansiyonlarda kalıp parasını dışarıda kaziklanmadan harcayabildigi yer yapariz. Yunanistan varken ben Türkiye'de deniz tatiline gelmem misal. Her yerini dazlak trasli tiplerin sardigi sahil kentlerine para veremem.
0
logisticsmanager
(08.06.25)
Uzun zamandır bu kadar akıl sır erdiremediğim bir başka duyuru daha olmamıştı. Esnafa para kazandırmayan ülkenin yerlisi senin ne kadar umurunda ki elin turistinden esnafı beslemesini bekleyesin? Yıldızlı otele düdükletmiyor kendini gidiyor apart otele, bize ne? Turizm bakanlığı mısın sen? Sanki adam kendi ülkesinde şatoda yaşıyor da sırf biz tasarruf olanağı sağlıyoruz diye migros otoparkında cızbız yapıyor adam. İmkanı olan zaten gidiyor yıldızlı otele. Olmayan da kendi imkanı dahilinde oradan buradan kısarak tatil yapıyor, bu da haspamı rahatsız ediyor.
0
beyfendi
(08.06.25)
"Alışverişini migrostan veya diğer bilinen marketlerden yapıyor evlerinde yemeklerini yapıyor, içeceklerini yine buralardan alıyor ve esnafa 1 kuruş para kazandırmıyor. Dolayısıyla ülkemizde tatil yapan bu turistler 1 kuruş döviz kazandırmıyor."

niye kazandırmıyor anlamadım, esnaf yerine migros kazanmış oluyor işte, o da türkiye marketi :D

maddi durumu görece iyi olan biri olarak ben bile türkiye'de tatil yapmak istemiyorum.
2023'te günlüğü 3500 lira olan otelin günlüğü geçen sene 9000, bu sene 15000 olmuş.

şimdi bu turist beş günlüğüne gelse 75.000 lira harcayacak. muhtemelen apartta kalsa beş günde bunun yarısından daha az harcar. enayi mi turist? o da türkiye'deki survivor koşullarında tatil yapmaya çalışıyor.
0
tabudeviren
(08.06.25)
x.com
boyle bir yere turist geldigi icin plaket verip, odullendirmek gerekirken kalitesiz turst, harcama yapmiyor falan demek nedir Allah askina?
0
freedonia
(08.06.25)
Ben esnaf değilim ki bana neden yükleniyorsunuz. Arkadaş o kadar elit ki maşallah akıl sır erdiremediği bir başlık olduğunu ifade etmiş. O zaman sen cevap verme arkadaşım.

Ben ülkemi seviyorum, ve boş beleş fakir turistin ülkeme para kazandırmadan gelip gitmesinden rahatsız oluyorum. Sadecr bunu ifade ettim.

Gelen cevaplar beni daha da şaşırttı.
0
🌸travisbrooker
(09.06.25)
Harcama yapmalısın şartı imkansız gibi, yapılamaz değil de mevcut durumda ve vizyonda imkansız.

Vize politikaları mesele bence. Diğer tarafı aman para gelsin de nasıl gelirse gelsin diyen ve apart isletenlerimiz, olabilir. Harcama şartı olmasa bile, belli düzeyde, yerlerde, lisanslı yerlerden rezervasyon şartı isteseler, ki tahminimce zor olmasa gerek (ucuzcu belledikleri ülkelere de yapabilirler), biraz bu mevzu azalır.

Aslında özet cevap, sizin rahatsizliginizi hissedecek bir insan ve tercih kalitesi ortalaması tutturmak gerek. O da çok yapısal bir mesele Türkiye'de.

Diyelim x konuda, alanda yüksek lisansınız var, tecrubelisiniz vs, esdegerleriniz düşük ücrete tamam dediği için siz de ya kendi kalifikasyonunuzu degersizlestirip tamam diyeceksiniz ya da işsiz kalacaksınız.

İlişkiler, evlilik vb de böyle.

Kalite talebi ortalaması çok düşük. Dolayısıyla sizin belirttiğiniz biçimde şeylerden rahatsiz olacak denli duyarsizlasmamak, marjinalize olmuş oluyor ya da anormal alana, "manyak misin" alanına taşınıyor.
0
encokbenisevinnolur
(09.06.25)
2500 liraya lahmacun satarsan öyle olur. Ömrü hayatımda böyle bir kepazeliğe maskara olmadım bundan sonra da olmam muhtemelen. Güneyde ahlak yoksunu esnaf çoğunlukta, kurunun yanında yaş da yanıyor ancak yapacak bir şey yok. Bu furya başlarken artık dernekler esnaflar vs toplanıp doğru düzgün karar alacaktı. Turist olsam aynı tarifeyi uygularım.
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
@beyfendi sen kimsin ki brni yargılıyorsun ergen herif. Sen beni ne kadar tanıyorsunda böyle ileri gidebiliyorsun? Canım ister apart otel'de kalırım, canım ister ülkenin en iyi otellerinde kalırım sanane barzo. Hadi işine bak canımı sıkma benim
0
🌸travisbrooker
(09.06.25)
otellere gelen cok fazla turist var seyahat acentelerinin getirdigi. onlar otellere kazandiriyor.

ayrica o bahsettiginiz insanlar her gun evde yemiyordur. arada 1-2 disarida yer icer hediyelik esya alirlar.

harcama sarti dunyanin hicbir yerinde duymadim. cok sacma ve onu takip edemezsin zaten. turist dogrudan veya dolayli islem yapacaktir rahat olun. bu insani rahatsiz edecek bir sey degil.
0
antikadimag
(09.06.25)
1- Migros'tan alışveriş yaptığında da para harcamış oluyor
2- Bunlar kalitesizlik göstergesi değil
3- TR'deki fahiş fiyat uygulamalarından korunmaya çalışmak küçük esnaf tarafından kazıklanmamak aşırı normal bir davranış
4- TR'yi ziyaret etti diye her yabancının nereden alışveriş yaptığına karışma hakkını kendinde görmen senin de kaliteni ortaya koyuyor
5- @runaway ekonomisi turizmden gelecek paraya bağlı bir ülke olarak vize koyar vize başvurusunda da "nereden alışveriş yapmak istiyorsunuz" diye sorarsın. Eminim "kaliteli" turistlerin tamamı da dünyada gezilecek ya da deniz tatili yapılacak onlarca yer varken illa TR'ye gideceğim deyip TR'den vize alırlar. Tebrikler harika çözüm için.
0
but that was just a dream
(09.06.25)
turizm kavramından bihaber sağcı-dinci iktidarlar olduğu sürece hiç bir şey düzelmez. var olan kazanımlar kaybolur.

2016 yılında rus uçağını düşürdük putin bi kapattı kapıları alanya esnafı sinek avladı. sahildeki 100 odalı otel kapalıydı gözümle gördüm. geldiğimiz durum bu.
0
yurtsuz john
(09.06.25)
Türkiye'de kazandığını dışarı kaçıranlar daha fena.
Kalitesiz dediğin turist en azından market veya diğer esnaf için fazladan müşteri potansiyeli demek.
0
diyecevaplandı
(09.06.25)
Asil kalitesiz turist hersey dahil otel turistidir. Otelden disariya adimini atmazlar. Ertesi sabah kahvaltiyi kaciririz diye gece hayatindan, eglenmesinden, icmesinden keseni gordu bu gozler. Apart hotel turisti bagimsizdir, parasini istedigi yere harcar, belki 7-8 yer geziyor bilemezsin. Mesela gaecen yaz Korfu'dan basladim, Kefalonia, Zakynthos, Girit yani Iyonya tarafini bitirmistim Yunanistan'in. Mutevazi yerlerde kaldim, supermarketlerden alisveris yaptim ama yeri geldi iyi restoranlarini denedim, yat turlarina katildim, kucuk esnafindan dondurmalar, simitler, gyroslar, mousakkalar da yedim. Hediyelik esyalar aldim, hatta Hanya'da deli gibi alisveris yapan Iskandinavlardan gaza gelip pahali, marka giyim alisverisi de yapmistim. Buyuk oteller disardan musteri de kabul ediyor zaten, yeri geldi parasi neyse odeyip luks otel imkanlarindan da yararlandim. Oyle cok ucuk fiyatlar da degil hani.
0
speedy
(09.06.25)
yanıtları okumadım ama alanya’yı ibiza sanmış olabilir misin :/ potansiyeli belli zaten.
0
deartheodosia
(09.06.25)
turkiye zaten hicbir zaman ust duzey turist cekmedi, bu kafayla da daha 100 sene cekemez.
orta direk ve alti, hatta buyuk oranda dar gelirli turist agirlayan bir ulkeyiz.
daha ust seviyelere cikmak icin top yekun uzun sureli bir planlama ve seferberlik lazim ama onu da becerebilecek yonetici/lider kalitesi yok zaten.
0
cooperr
(09.06.25)
apart olsun olmasın, otel olarak işletiliyorsa, sizin de ödediğiniz vergiler o turistlerden kazanılan paradan karşılanıyor zaten? ödenen vergiye ortaklar yani eğer sizin ödediğiniz vergileri ödemediklerini düşünüyorsanız. hali hazırda bir de konaklama vergimiz var, fiyatlama da ayrıca gösterilmiyor, fiyatın içerisine yediriliyor. dolayısı ile aslında sizden fazla vergilendirilmiş oluyorlar. buna airbnb'den kiralanan evlerde dahil.

tabii birde şunu düşünün, o turist gelip bilinen marketlerden alış veriş yaparken fişini alıyor, kartı ile ödeme yapıyor, dolayısı ile aldıklarının vergileri ve marketin gelir vergisi ödenmiş oluyor, esnaf'tan, pazarlardan yapılan nakit alışverişlerde vergi kaçağı oluşuyor.

yine'de bahsettiğiniz turist, her şey dahil otellerde kalanlardan daha fazla kişi ile etkileşime girip daha fazla kişiye para kazandırıyor. tek seferde harcama miktarı düşük olabilir ancak gün içerisinde 10 farklı yere ödeme yapıyor, ulaşım, gıda, hediyelik/anı türü ürünleri için.

ama şunu anlamadım tam olarak, mesela günlük bir harcama limiti belirlediniz, ülke veya bölge olarak. bu paranın nereye harcanacağını yine belirleyemezsiniz ki? devlet yada bağlı kurumlar, gidip köşede ki tekel bayisi ile anlaşma yapmaz, gider yine o bahsettiğiniz marketler ile anlaşma yapar ve turisti de oraya yönlendirir. dolayısı ile otelinden çıkmış makarna
ketçap alacak olan turist'in bakkala, tekele, dondurmacıya, köşe başı çalışan turcuya yine para kazandırmaz, kazandırma ihtimalini de komple yok etmiş olursunuz.
0
selam
(09.06.25)
parka
(14.06.25)
gelip bir yer kiralayan ve yemek yiyen herkes para harcıyor abi işte daha ne olacak? Esnaf kazıkçı olmasa eskiden kıyafet çanta bilmemne de alırlardı, müzelere giderlerdi artık onları yapmıyorlar galiba. Restoranlar aşırı kazık olduğu için ona da gitmiyorlar tabii. Ama düşün şimdi, kendi ülkende 50 pounda gayet güzel bi restoranda iki kişi yemek yiyebiliyorken Türkiye'de çok daha fazla para veriyorsun ve o kadar da kaliteli değil. Ayrıca alkolden kör olma ölme tehlikesi falan var. (olmasa bile haberler öyle mesela)

harcama şartı dediğin şeyi plajlarda yapıyorlarmış. Plaj bedava olmalıyken giriş paralı üstüne ödeme ahah çok saçma yav. Ha şezlong şemsiye vb. hizmetlerin paralı olmasına okeyim o ayrı.

Bu arada, bu yabancılar ne kadar para kazanırsa kazansın işe öğle yemeğini götürüyor ısıtıp yiyor. Restoranda artan yemeği paket yaptırıp eve götürüyor(uz). Türkiye'de bunlar ayıp karşılanıyor mesela. Sen de o açıdan bakıyorsun sanırım.

Tabii keşke çok döviz bırakan turist gelse ama onları çekecek bi ülke değil Türkiye. (90'larda falan öyleymiş galiba)

Ek olarak, döviz illa turizmle de olmuyor. Mesela Türkiye'de ucuza üretilen ürünler ebayden etsyden amazondan yurtdışına satılabilir ki yapacak bir sürü girişimci de var. Ama devlet maşallah paypal vb. ödeme yöntemlerini engelleyip, ülkeye giren çıkan malları vergiyle zorlaştırıp bu tür şeyleri engelliyor.
0
nhk ni youkosu
(14.06.25)
vaktim olmadigi icin uzun uzun yazamayacagim ama ingilizlerin kendi marketi, tur firmasi falan var. ya da cocuklari icin ayri park bile vardi. esnaf ayri bir olay. turizme ceki duzen veren biri olmadikca boyle gider.

ben de esnaftan alisveris yapmiyorum o yuzden mana bulmuyorum, yabanci bir ulkede bu konuda haklilar, ama dedigini anladim yani milletin acini doyurup gonderiyoruz.
0
Ley
(14.06.25)
turistik yerler her ülkede pahalı
bir de bizim çoğu bölge 3-4 ay turist çekiyor, bütün yılın parasını çıkartmaya çalışıyorlar doğal olarak
0
mantık
(14.06.25)
(5)

Ağırlık ayakkabısı 2

kizil karga
Ağırlık ayakkabılarının faydalı olduğunu kabul ederek almaya karar verdim ama turuncu rengini sevdiğim için şunu almaya karar verdim, bunun rengi komik mi arkamdan gülerler mi?https://www.barcin.com/nike-metcon-9-training-erkek-spor-ayakkabi-koyu-turuncu-koyu-kahverengi-siyah-2/
Ağırlık ayakkabılarının faydalı olduğunu kabul ederek almaya karar verdim ama turuncu rengini sevdiğim için şunu almaya karar verdim, bunun rengi komik mi arkamdan gülerler mi?

www.barcin.com
0
kizil karga
(08.06.25)
esaretin bedeli filminden bir replikle cevap vereyim:

''how often do you really look at a mans shoes? ''

spor salonunda en son düşüneceğin şey ayakkabı.
0
yurtsuz john
(08.06.25)
Valla brocum turuncu renginden nefret ederim ama bir şekilde ikna edilip şundan almıştım hala ara ara kullanıyorum: www.barcin.com arkamdan gülen olmuş mudur bilmiyorum muhtemelen row makinesine 5 plaka taktığım için kimse gülmüyordur ama gym'lerde senin düşündüğün gibi (çok uç bir örnek yoksa) kimin ne giydiği kimsenin skinde olmaz, turuncu ayakkabı giydin diye de kimse seni ayıplayıp kınamaz, zaten sen bacağını havaya kaldırıp göstermediğin sürece kimse fark etmez de, rahat ol.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.06.25)
kimsenin hiçbir zaman umrunda olmaz.
0
sanal hayvan
(08.06.25)
Spor salonu bence bir insanin en umursamaz, en renkli giyinebilecegi yer.
Ha ben dümdüz adamım ; şort+ siyah decathlon tshirtu ya da beyaz Decathlon tshirtu dışında hiçbir şey giymem. Ama ayakkabım mavi adidas powerlift 4
www.prodirectsport.com

Kısacası bence spor salonunda eğlenceli olani bu tarz renkler giymek ve hayatımda da kimsenin umursadigini görmedim kendim de umursamadim. Spor salonunda meme ucu gostermedigin sürece ya da pipiye kadar kısa sort giymedigin sürece kimse umursamaz.
0
logisticsmanager
(08.06.25)
Kime ne ? Ayakkabıyı onlar için almıyorsun, kendin için alıyorsun. Herkes işine baksın.
0
emirleblebikemir
(09.06.25)
(13)

Kendimi bu şehre ait hissetmiyorum

tchuck
biraz psikolog seansı gibi anlatacağım, bi sonuç çıkarmayı da ummuyorum.10 sene istanbulda yaşadıktan sonra 2 sene önce izmir'e (doğduğum şehir) taşındık. depresyonel süreçlerden geçtim ve o dönem eşimle de boşandık. ben izmirde kaldım, o istanbula geri döndü. aslında ben de istanbula geri dönmek is
biraz psikolog seansı gibi anlatacağım, bi sonuç çıkarmayı da ummuyorum.

10 sene istanbulda yaşadıktan sonra 2 sene önce izmir'e (doğduğum şehir) taşındık. depresyonel süreçlerden geçtim ve o dönem eşimle de boşandık. ben izmirde kaldım, o istanbula geri döndü. aslında ben de istanbula geri dönmek istiyordum ama, o dönemki maddi yükümlülüklerim nedeniyle dönmem mümkün olmadı.

izmirde çok fazla arkadaşım var, istesem 1 dakika boş vaktim kalmayacak kadar sosyalleşebilirim. bazen de sosyalleşiyorum.

remote çalışıyorum.

köpeğim var, iyi de bir evim var. (bu maddelerin hepsinin bir karşılığı var o yüzden yazıyorum)

neyse.
geçtiğimiz hafta 1 haftalığına istanbula gitmem gerekiyordu iş gereği. çok özlemişim, onu farkettim. zaten izmirde kendimi eğreti gibi hissediyordum, artık hepten eğreti gibi hissetmeye başladım. ben istanbula ilk taşındığımda kelimenin tam anlamıyla bir hiçtim, istanbulda iş aile sahibi falan oldum. toparlandım, yani aslında istanbulu kazandım diyebilirim. izmirdeyse hiçbir şey kazanmadım. bugün bile izmir bana hiçbir şey vermiyor, remote çalışıyorum izmirle bir alakası bile yok.

ama diğer yandan..
yarın istanbula taşınsam, istanbulda artık faal arkadaşlarım kalmadı maalesef. çok az görüşebileceğim 2-3 arkadaşım var. remoet çalıştığım için sosyalleşmem de çok zor. köpeğim şuan bahçeli bir evde, acil durumlarda falan bahçede ihtiyaçlarını da giderebiliyor, orada koşup oynaya da biliyor ve bu şekilde rahat açıkçası. istanbulda apartman dairesinde bakmak artık zorlayabilir.

ama en önemli kısmı da; izmire ait hiç hissetmiyorum.
akut kocaman deyimiyle; her çiçek her toprakta açmıyor. ben de burda soluyorum gibi hissediyorum.


ha diğer yandan da acaba zaten mutsuz olduğum için, başka yerde mutlu olabileceğime dair bir varsayımla mı böyle hissediyorum onu da bilmiyorum.

istanbula taşınmak demek;
durduk yere yeni bir maddi yüke girmek demek, arkadaş çevremin kalmaması demek. ama sevdiğim şehirde yaşamak, belki remote yerine ofisten çalşmalı bir işe girebilmek demek.

o kadar kararsız ve o kadar mutsuz bir dönemden geçiyorum ki, bunun şeyiyle 15 kilo civarı aldım 2-3 ayda.
her şey tepetaklak gidiyor gibi hissediyorum.
0
tchuck
(06.06.25)
Hocam 1>0 evrensel bir kanun, İzmir normal şartlarda senin için ideal gibi gözüküyor ama sen mutsuz olduğun için mutsuzluk kaynağı sana İzmir gibi geliyor ama sen bence İstanbul'da da mutsuz olacaksın o nedenle İzmir'de mutlu olmanın yollarını aramak daha doğru olabilir senin için, yani illa bir çiçek olmak zorunda değilsin bir kaktüs ol ya da ne bileyim bir çöl kertenkelesi ol bulunduğun ortama uyum sağla, o şekilde huzur bulabilirsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.06.25)
izmire erken taşınmışsın, arkadaşın kalmasa da istanbulun kendi harala gürelesine hala enerjin varmış

Bi benzetme yapacam, iyi gezdirilmediği için enerjisini atamamış köpek gibisin :)
0
grimavi
(06.06.25)
İzmir her bakımdan daha avantajlı.
İstanbul'da bir yaşam kurduğunuz için orası daha cazip görünüyor.
Ama orada aynı koşullar yok artık. Orada mutlu olacağınızı sanmıyorum.
İzmir'e tutunup avantajlarının tadını çıkarın.
0
pro9it9is9
(06.06.25)
Rahatlik batmis gardas
0
lapaz
(06.06.25)
Bence ya eski eşinizi ya oradaki güzel zamanlarınıza dair bir şeyleri ozlemissiniz.
0
encokbenisevinnolur
(06.06.25)
İstanbul’u ve oradaki anlarımı ben de çok özlüyorum ama bizim en güzel zamanlarımız orada geçmişti. Evliliğimizin ilk zamanlarıydı mutluyduk ben şehri yeni keşfediyordum zaten pandemi olduğu için sakindi. Şimdi gitme şansım olsa mantıken hayır derim çünkü deprem riski, hayat pahalılığı, kalabalık bunları kaldıramam. Ha ben artık küçük şehirde yaşıyorum o yüzden yoksa sizin için tabi İzmir’de de saydığım eksi faktörler mevcut. Siz de olumlu olumsuz yönleri değerlendirip karar verebilirsiniz…
0
ekimoloji
(06.06.25)
siz aslında istanbul'u özlemiyorsunuz, istanbul'da mutlu olduğunuz zamanları özlüyorsunuz.
izmir'e hiç gitmedim nasıl bir yer bilmiyorum ama istanbul'a her gün küfrediyorum.
imkanım olsa yaşamam istanbul'da. trafiği rezalet, insanlar rezalet, bir yerden bir yere metrobüsle bile olsa gitmek eziyet. iğrenç bir şehir.
izmir'de rahatınız yerindeyse bence istanbul'a gelmeyi aklınızdan bile geçirmeyin.
0
matilda
(06.06.25)
encokbenisevin ve matilda +1
0
deartheodosia
(07.06.25)
Bence dert ariyorsunuz. Zaten denmiş yani bolca ama hiçbir +si yok gibi hareketin. Ve olur da mutsuzluğun sebebi şehir değil çıkarsa bu sefer hayatınızı kötü hale getirip hala mutsuz olduğunuz ile kalirsiniz.

Özellikle köpek ve ofis; ofis isinde çalışmaya başlarsaniz bir de köpek bahcesiz olursa o hayvanin cisi vs gün içinde nasıl hallolur bilmiyorum. Yani köpek için kesinlikle daha kötü bir hayat olacak o kesin.
0
logisticsmanager
(07.06.25)
istanbulun suyunu içen
havasını koklayan
zehirlenir ve bir daha hayatı eskisi gibi olmaz.istanbul seni kabul etmiş içine almış sen çıkmak zorunda kalmışsın.ve tekrar çağırıyor.
ha bazı tipleri de istanbul kusar.ne yapsa barınamaz.
net bilgidir.
0
jamswety
(07.06.25)
Yaş ve cinsiyet belitsen daha iyi olurdu. İzmirde eşinle yaşadığın evde/semtte isen yine İzmir içinde yer değiştir. Bulunduğun yer seni eskiye götürür. İstanbul’u da eski güzel günlerini aradığın için istiyorsun. İstanbul eski güzel İstanbul değil, Ankaraya göç edince anladım. Benim de İstanbul’a dönme riskim var, kara kara düşünüyorum. Köpeğinin de seninle birlikte taşınacağını unutma. Yeri güzelse kal yerinde. Acilen bir sevgili yapmalısın. Aşk oyunu oynayarak merhem sürersin yaralarına. Son çare, 3 aylığına eşyalı ev tut İstanbul’da, baktım herşey güzel, taşın İstanbul’a.
0
rastinon
(08.06.25)
3 ila 6 ay gibi kısa dönemli bir İstanbul denemesi yapmayı değerlendir bence. İstanbul senin için anlam ve kimlik oluşturmuşken İzmir’de bunu hissetmiyor olman gayet anlaşılır. Ama unutma ki yer değişikliği de tek başına mutluluğu garanti etmeyecek.

Ben de doğup büyüdüğüm İstanbul'dan "eeeh eytere bea" diyip New York'a kaçtım vakti zamanında, ilk vakitler büyüleyici geliyor ama sonra "bu ne lan dünün aynısı" diyerek kalkmaya başlayınca yataktan birçok şey anlamını yitiriyo. Kafa nereye sen oraya oluyo. Kendine 3-5 günlük çılgın deneyimler sağla bence bi şekilde. Ne bileyim al bi uçak bileti Mauritius'a veya Madagascar'a falan git finansal problem yoksa. Eğer durum buna müsait değilse İzmir sınırları içinde de çılgın deneyimler yaşanabilir diye düşünüyorum, aklıma gelmedi bi şey ama bulunur bence :)
0
vedatchilipeppers
(08.06.25)
eski esinizle ne kadar sure birlikteydiniz bilmiyorum (iliski arti evlilik) ancak sehirden bagimsiz olarak, halen yas surecinde olmaniz cok yuksek ihtimal. sehir degistirmeye karar verseniz dahi, bu yas surecinin devam edecegini ve yasami bir sure bu pencereden degerlendirip yasayacaginizi bilerek ve kendinize bu anlamda izin vererek yasamanizi tavsiye ederim. iliskileriniz olur, eminim icten de olur ancak yas baska bir surec, onun kendi yasam formu var, icinde kendinizi bogmadan biraz teslim olmak gerekiyor. yazdiklariniz biraz onunla alakali.
0
kassiopeia
(08.06.25)
(2)

Ağırlık ayakkabısı

kizil karga
Bunlar gerçekten işe yarıyor mu yoksa pazarlama hilesi mi?
Bunlar gerçekten işe yarıyor mu yoksa pazarlama hilesi mi?
0
kizil karga
(05.06.25)
Makinelerde oturarak çalışıyorsan çok zorunlu değil ama serbest ağırlıklarla compound çalışıyorsan ayakkabının sert tabanlı stabil olması güvenlik açısından faydalı, yeni nesil ağırlık ayakkabılarının tabanları bu şekilde ama mesela Nike Romaleos gibi ayakkabılar yüksek topukları nedeniyle squat yaparken aşil tendonunun fazla gerilmesini önlüyor, ayrıca topuktan itiş gücü ürettiğin için avantaj sağlıyor; Metcon gibi ayakkabıların da hibrid yapılı tabanları var, tek bir harekete odaklı değil ama squat deadlift ve diğer compound'ları uygularken daha stabil bir duruş şansı veriyor, yani işe yarıyor mu dersen yarıyor pazarlama hilesi değil ama altı kaucuk sert tabanlı (futsal ayakkabıları genelde böyle oluyor) ya da ne bileyim Converse bile aynı mantıkla çalışıyor, bu tür ayakkabılar da denenebilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.06.25)
Compound yapiyorsan çok fark ediyor. Hayatımda harcadığım en iyi 65€ adidas powerlift mavi renk.
0
logisticsmanager
(05.06.25)
(9)

iste/home office'te ögle arasi

sonsuz
napiyorsunuz? ögle araniz ne kadar?
napiyorsunuz? ögle araniz ne kadar?
0
sonsuz
(04.06.25)
ofise gidiyosam öğle aramı öğle aram olarak kullanıyorum. yemeğe çıkıyorum 1 saatten önce dönemiyorum zaten. ama homeoffice olarak çalışırken kahvaltı hazırla/ye-kalk max yarım saat sürüyo. pc başına geri dönüyorum :')
0
chanandler bong
(04.06.25)
evde kahvaltı hazırlama, kahvaltı, sonra kahve ve diş temizliği 1 - 1.5 saat sürüyor.
ofiste de dışarı çık, yemek ye, gel, kahve ve diş temizliği aşağı yukarı aynı süre.
0
inheritance
(04.06.25)
2 saat kadar
Yemek yürüyüş kahve
0
gabe h coud
(04.06.25)
Evdeysem 1 saat 15 dk filan; günün ilk öğününü yapıyorum (kahvaltı), bazen de kitap okuyorum.
Ofisteysem 1,5 saati buluyor. Yemek, çay faslı, alışveriş derken ekipçe biraz uzun tutuyoruz
0
mor oje
(04.06.25)
2 saat.
Sabah gidemediysem spora, öğlen gidiyorum.
Uykum varsa uyuyorum.
Bazen yürüyüşe çıkıyorum.
Bazen dizi falan izliyorum.
Son aylarda çok yoğunum ondan haftada 1-2 gün anca 2 saat full rahat oluyorum.
0
logisticsmanager
(04.06.25)
Benim ogle aram yok sabah 9.30da ofise geliyorum 17.30a kadar hic mola vermeden (tuvalet haric) calisiyorum.
0
matilda
(04.06.25)
Gecen yaz arada antrenmana gidiyordum, bu sene garajdayim arabanın motorunu indiricem. Yemeği çalışma esnasında hallediyorum
0
mirty
(04.06.25)
yemek+namaz+dua
0
mantık
(04.06.25)
yemekten sonra yakindaki parkta yuruyus yapiyorum. hava cok sicak veya cok soguksa lobide boyle ottomanli arkaya yaslanan koltuklar var. onlarda uzanip sindirim suresinde telefonda takiliyorum. en az 1 saat ogle arasi yapiyorum.
0
antikadimag
(05.06.25)
(8)

After Life tadında bir dizi var mı?

HellKeePer
Hayattan alıp götürecek, akşamlarıma keyif katacak After Life tadında başka bir dizi var mıdır? Teşekkürler-fleabag izledim
Hayattan alıp götürecek, akşamlarıma keyif katacak After Life tadında başka bir dizi var mıdır? Teşekkürler


-fleabag izledim
0
HellKeePer
(02.06.25)
fleabag
0
jelly bear
(02.06.25)
Loudermilk
0
sanal hayvan
(02.06.25)
dead to me
0
buenosdias
(02.06.25)
derek olabilir.
0
elorelia
(02.06.25)
Good place
0
antihero
(02.06.25)
6 feet under var ama izlemişsindir
0
gabe h coud
(02.06.25)
Benzer mi tam emin değilim ama

All creatures great and small
Northern exposure
0
logisticsmanager
(02.06.25)
Dying for sex
0
Amaranta ursula
(02.06.25)
(8)

vfs global websitesi

logisticsmanager
Ilk olarak bu websitesinde emeği geçen herkesin yedi sülalesini tebrik ederim.Iphone denedim "üzgünüm, bir şeyler ters gitti".Pixel denedim, aynısı.Bilgisayar denedim (edge, chrome, Firefox). Sürekli aynı.Mobil deniyorum, wifi deniyorum. Cache sildim, her şeyi yaptim yok.Zaten ilk basta girmeme izin
Ilk olarak bu websitesinde emeği geçen herkesin yedi sülalesini tebrik ederim.
Iphone denedim "üzgünüm, bir şeyler ters gitti".
Pixel denedim, aynısı.
Bilgisayar denedim (edge, chrome, Firefox). Sürekli aynı.
Mobil deniyorum, wifi deniyorum. Cache sildim, her şeyi yaptim yok.

Zaten ilk basta girmeme izin verdi, girdim bu sefer de sms şifresini girince saçma salak hata verdi. Sonra komple gitti.

Bunu çözen, bilen var mi?
0
logisticsmanager
(02.06.25)
İphonedan denedim açtı.
0
sanal hayvan
(02.06.25)
Cok fazla kurcalarsan 24 saatlik erisimini kisitliyor. Cok kurcalama baktin girmiyor 1-2 saat sonra tekrar dene.
Sistemleri cok kotu. Cok fazla bot bu siteye girip otomatik randevu almaya calistigi icin kendince onlemler almaya calisiyorlar. Ama aldiklari onlemler normal kullanicilarin siteyi kullanmasini engelliyor.
0
nuevo
(02.06.25)
@sanal hayvan; abi demekki blokluyor. Beni hiçbir yerden açmıyor. Zaten actiginda da salak 4211 hatası veriyordu.

Şu firmanin ceo'suna luigi yapacak biri olsa keşke...
0
🌸logisticsmanager
(02.06.25)
@nuevo; abi vpn var, vpn yok, mobil var, wifi var. Hrr yerden ban yedim :)
0
🌸logisticsmanager
(02.06.25)
Şimdi misal hanımın pc'den Chrome+vpn ile oldu. Yeni hesap açtım risk olmasin diye.
Tabi boş randevu yok ayrı konu.
0
🌸logisticsmanager
(02.06.25)
@logisticsmanager bu arada ben de denedikten sonra ilk aşamadan sonra saniyede ban yedim. meraktan açmıştım sadece ama :D
0
sanal hayvan
(02.06.25)
bi internet kafeye git hocam
0
buenosdias
(02.06.25)
Acildi şimdi. Yaklaşık 6 saat falan sürdü galiba. O sırada açılan randevular gitti tabi...

@sanal hayvan; anladığım yurtdışı ip olursa daha da banliyorlar =d

@buenosdias; abi yurtdışından baglaniyorum, asıl sorun da bu gibi galiba. Pardondaki gibi "gel buraya, sen niye fransa vizesine Fransa'dan bağlanıyorsun?" Diyor.
0
🌸logisticsmanager
(02.06.25)
(18)

Kız arkadaşım ve alkol tartışmalarımız

birsorunumvar
1 yılı aşkın bir süredir ilişkim var. Farklı şehirlerde yaşıyoruz ancak o uzaktan çalışabildiği için genellikle bir aradayız. Bu aralar da ciddi planlar kafamızda oluşur oldu.İlişkimizin başında daha 2. dışarı çıkışımızda ikimiz de alkollüyken, o sarhoştu ama ben değildim, yan tarafımızdaki kız ark
1 yılı aşkın bir süredir ilişkim var. Farklı şehirlerde yaşıyoruz ancak o uzaktan çalışabildiği için genellikle bir aradayız. Bu aralar da ciddi planlar kafamızda oluşur oldu.

İlişkimizin başında daha 2. dışarı çıkışımızda ikimiz de alkollüyken, o sarhoştu ama ben değildim, yan tarafımızdaki kız arkadaşıyla eğlenen bir erkeğin koluna girip bir şeyler söyledi ama anlamadım ne söylediğini müziğin gürültüsünden, dibimde olmasına rağmen. Eve döndüğümüzde ben eşyalarımı alıp dönmeye karar verdim. Ancak yalvar yakar, bir sürü sözlerle ertesi gün çözdük. Biraz fazla alkol aldığında hafıza problemi yaşıyor, yani hatırlamıyor olanları.

Bunun dışında beraber alkol aldığımızda da yaklaşık yarısında aramızda tartışma yaşanıyor. Alkol eşiği biraz düşük ve sonrasında tersleştiği oluyor. Ama buna alıştım, pek sorun değil.

Biz çoğunlukla bir arada olduğumuzdan bensiz alkol alış sıklığı çok olmadı. Ancak bu 1 yılda biz uzaktayken sarhoş olacak kadar alkol aldıkça, ki cuma, cumartesi ve pazar günlerinin yaklaşık 2’sinde alkol alır. Tümünde sarhoş olmasa da yarısında o noktaya geliyor diyebilirim. Ben de daha ilişkimizin başında olanları düşününce, o dışarıda her alkol alıp sarhoş aldığında rahatsız oluyorum. Yani verdiği sözleri geçiyorum, kararında içmesinin, hafızasının da zayıflığından ötürü bize zarar verdiğini, bende adeta bir travma yarattığını söylüyorum. Söylediğim gibi çoğunlukla bir arada içinde, çok da gündeme gelmedi bu konu son 3 ayda.

5 gündür ayrı şehirlerdeyiz. 4 gün sonra da yine bir araya geleceğiz, 15 gün falan ama sonrasında da büyük oranda bir arada olacağız diye planlamıştık. Neyse cuma alkol aldı arkadaşlarıyla, çakır keyif oldu. Dert etmedim döndü eve ama saçma sapan bir nedenden dolayı tartışma çıkardı o haliyle. Neyse sabahında çözdük. Bugün de öğlen çıktı ve akşam artık yazı yazamayacak noktaya gelmiş. Yanında benim de tanıdığım bir kız arkadaşı var ama yazışırken sadece 2 bira içtiğini, sarhoş olmadığını söyledi. Ben de bunca saat içip nasıl oluyor da 2 birada kaldığını ve sarhoş olmadığını iddia ettiğini sordum. Whatsapptan yazmaya çalışıyor yazamıyor bile öyle sarhoş olmuş. Aradı açtım, kız arkadaşı onun yerine konuştu. Ona vermesini söyledim ve zil zurna sarhoş. Benim güvenimi kırması beni öyle üzdü ki. Ben zaten hayatımı güven üzerine kurgulayan biriyim. Aradığı esnada arkadaşıyla eve dönüyordu. Saatlerdir de arıyor ama açmıyorum. Güvenimi kırdığına ve artık dilediği gibi yaşayabileceğini yazdım.

Biz evlenince bir arada olunca bu problem olmuyor pek belki ama daha ilişki başındayken yanımda dahi bir şeyler olmuşken, emin de olamıyorum. O konuyu aşamadım ancak o esnada verdiği sözlerin de hiçbirini tutmadı ve bunda bana da yardımcı olmadı. Şimdi bir yol ayrımındayım. Siz yaşananları nasıl görüyorsunuz?

Not: bu arada anlattığım alkol konusu dışında oldukça güvenirim kendisine.
0
birsorunumvar
(02.06.25)
Abi benim hanım da sarhoş oluncaya kendini dağıtır,yani daha doğrusu bir şey yaptığı yok ama 3. Içkiden sonra garanti kusar, ne yaptığını hatirlamaz.

Bunu ilk başlarda bildiğimiz için benim olmadığım ya da ne bileyim tanıdık akraba ortamı falan olmayan yerde içmez fazla. Ya da kız arkadaşları ile evde değilse falan.

O yüzden dediğini kesinlikle anliyorum ve beni rahatsız etmişti ve hanım da anladı ve anlaştık yani. Maalesef anlasamayacaginiz bir durum bu eğer böyle devam ederse. Çünkü bir insanın blackout olması baya kötü bir şey ve hele bir kadının çok tehlikeli. Ve ilk örneğiniz de yardımcı olmuyor.

Bence yeteri kadar denemissiniz ama olmuyor gibi :/
0
logisticsmanager
(02.06.25)
abi yanlış anlamazsan hayatını böyle mi geçirmeyi planlıyorsun, ben okurken fenalık geldi. alkol içmesi bambaşka bir sorun zaten de bir de seni sallamamasını ekle oraya
0
nahtoderfahrung
(02.06.25)
Kurtarıcı rolüne girip hayatını başkasını düzeltmeye çalışmaya alttan almaya uğraşma

Bu arada o kişiyi de etiketlemiyorum, hayatını böyle yaşamayı seviyor, eğleniyor ya da rahatlıyor
0
grimavi
(02.06.25)
Konunun ona güvenmenle, sadakatsiz bir şeyler yapmasıyla ilgisi yok, ortada iradesiz ve sorumsuz bir kişilik var.

Tüm bunları yaşayacağını ve sonunda seninle papaz olacağını bile bile niye sarhoş olacak kadar içiyor, bunu bi düşün. İradesizlik harici, kendini sarhoşken iyi hissetmesiyle de ilgisi var muhtemelen. Özgüven problemi mi yaşıyor? Normalde fazla kontrol meraklısı ve anksiyetik ve kendini ancak o sarhoşlukta mı rahat hissediyor?

Ortada ciddi ele alınması gereken bir sorun var, kendisi bunun farkındaysa ciddi çözüm için destek olup atlatmasını sağlayabilirsin.
Durumu ciddi bulmuyorsa kendini daha fazla enayi hissetmemek için ayrılman faydalı olur.
0
Bruce
(02.06.25)
Bruce+1

Eski eşim tanıştığımızda geceleri 1 duble viski içerdi. Yalnız olmak tedirgin ediyor, hem de yorgunluğumu alıyor derdi. Dert etmezdim.
Ben içmeyi çok severim. Ama farkettim ki kendisi sürekli alkole göre plan yapıyor, içtiğini ailesinden gizliyor vb. Ve sürekli içtiği miktar arttı. Bir gün bile bana kötü bir sözü olmadı ya da bir ters davranışı yoktu ama sorumluluklarını ya yerine getirmedi ya da sorumluluk almamaya çalıştı,hep kaçtı.
Akademisyendi, ünvanını kaybetti. Durumuna dayanamadım 10 yıllık beraberlik sonunda boşandık. Ailesi biz boşandıktan sonra öğrendi herşeyi. Beni çok suçladılar ancak alkolik olmadığını kabul etmediği için tedaviyi de kabul etmemişti. Yıllar sonra (15 yıl sonra) beni aradı, haklıydın demek için. Hala sarhoştu. Aradan iki yıl daha geçti öğrendim ki alkol yüzünden işini tümden kaybetmiş.

İçmeyi sevmek başka, alkolik olmak başka.
İyi düşünmenizi tavsiye ederim. Naçizane tavsiyem bitirmemiz yönünde, çevremde de gördüm alkol batağına düşüp de çıkan olmadı henüz. Sizde bir de Kavgalar da cabası... Hayatınız hep diken üstünde geçecek, ne kadar içti, tartışacak mıyız, sapıtacak mı...
Yanımda ol tedavi olayım da sadece yalan. İyileşsin, geldiğinde sizi bulursa devam edersiniz, bulmazsa yapacak bir şey yok. Hayat seçimlerimizin sorumluluğunu üstlenmemizi gerektirir.
0
strawberry first
(02.06.25)
Sence de alkole karşı çok zayıf değil mi? Üstelik bu konuda göz göre göre yalan söyleyebilen biri diğer konularda da gayet rahat söyler.

Bence kesinlikle ayrılmalısın ve alkol bağımlısı biriyle birlikte olmamalısın. Bu kadın tam olarak bağımlı, değişim falan bekleme derim.
0
muhayyer divan
(02.06.25)
abi yanlış anlama sırf bir duyuru üzerinden hele de birlikte olduğun birisi hakkında densizce yorumlar yapmak istemem ama (ahmet çakar sesiyle okuyunuz) BURNUMA KÖTÜ KOKULAR GELİYOR.

cinsiyetçilik olarak algılanmasın, bir kadının alkol konusunda sınırını bilmemesini ve alkol problemini yaşamasını erkeğe kıyasla daha tehlikeli buluyorum. hele ki bu arkadaş ortamında, dışarıda bar-gece kulübü tarzı bir ortamda gerçekleşiyorsa. temelde kendisi de maalesef öküz gibi içen, benzer ortamlarda/kişilerle bulunmuş birisi olarak argümanım şudur: erkek genelde haddini hududunu bilmese bile mevcut ilişkisine zarar verebilecek potansiyelde şeyler yapma becerisi kısıtlı bir canlıdır eğer bir KARİZMA BOY değilse. genelde kusmak, altına sçmak, facebook'ta İKİNCİ EL ALIM SATIM GRUBU yöneticisiyle kavga etmek vb. abukluklarla yetinir. kadının ise bu tür ortamlarda erkekten daha "kötü/ahlaksız" olduğu için değil ama daha fazla ilgi göreceği için cozutma ihtimalini yüksek görüyorum şahsen ki bunu yine tecrübeme dayanarak söylüyorum, yaşayıp gördüğüm için. elbet tersi de vardır.

hepsini bir kenara bırakıyorum, en başta zaten diğer her şeyden bağımsız, partnerinin "içip saçmalayacak" noktaya gelmesinin seni rahatsız etmesi, güvenini zedelemesi çok normal... yani bu şahıs en iyi ihtimalde bile bir yerde düşüp bayılabilir, saçma bir hareket yapıp kendine ya da başkasına zarar verebilir, "GECE 2'DE İÇKİ ŞİŞELERİM BÜTÜN MAAŞIMI RULETE BASMAMI EMRETTİĞİNDE BEN" tarzı meme'lerin öznesine dönüşüp ertesi gün hatırlamayacağı bir kredi çekebilir... olur da olur.

velhasıl çok içen insanla belki olur ama sınırını bilemeyen ve çok sarhoş olan insanla olmaz, bu konuda endişelerinde sonuna kadar haklısın. bu kişi istemeyerek de olsa ilişkiye şu ya da bu yönden zarar verme potansiyeli yüksek kişidir. "çok içmiştim" ancak problemlerin yüzde 10-15'i için geçerli bir bahane olabilir zira geri kalan kısmı için insan haklı olarak "içmeseydin ulan o zaman zorla mı içirdiler" der.

şahan'ın şahan olduğu zamanlarda "30 yıllık karısını düştü diye terk etti" skeci vardı, hatırlayan var mıdır bilmem. ilişkimiz sadece arkadaşlık düzeyinde olsa da birkaç kişiden böyle soğumuşluğum vakidir. yani normalde çok düzgün, kaliteli bir insan ama iki bira içtikten sonra saçmalıyor, masanın üstüne çıkıp az daha zorlasa boynunu kıracak şekilde oradan düşmeyi başarıyor, kusuyor, tuvalete gideceğim diye kalkıp başka masayı deviriyor, yanında olup olaya şahitlik etmesen ertesi gün "bunun ağzını burnunu kırmışlar" dersin, sağlam yeri kalmıyor vs... kim böyle biriyle ilişki ister ki? bi şeye basıp düşse kolunu kırsa yerine göre aylarca yanında olup desteğini sunarsın e ama sen iki bira içip düşüyon yaa? yarın alkollü bi sosyal ortamda bulunsak "içmiyorum" diyemeyeceksen ya da sınırını bilemeyeceksen ne yapıcaz?

***

kız arkadaşın ya kontrollü bir ortamda alkol direncini arttırsın (ki bence çok saçma bir "amaç") ya da hiç uğraşma, meramını anlat ve "böyle devam edeceksen ben yokum" de. birbirinizi o kadar seviyorsanız ve o da alkol problemi olduğunu kabul ederse ona göre yeni bir yol çizersiniz belki.

dediğim gibi çok içmek ve "sarhoş saçmalaması" ayrı bir şey, sınırı bilmeyip aşırı içmek ayrı bir şey... dünyanın en iyi ve düzgün insanı olsa da ikincisini SÜREKLİ yaşayan birine güvenilmez. şöyle düşün mesela seni 4 saatliğine aptala çeviren bir hap var, sen bunu haftada en az iki gün ve kamuya açık alanda alıyorsun. partnerin "ya birader manyak mısın sen, seninle mi uğraşıcam" dese yadırgar mısın? normal bi tepki değil mi?
0
mark greg sputnik
(02.06.25)
Alkol probleminin kadin/erkek olmakla alakasi yok, kaldi ki partnerizin simdilik oncelikle alkol problemi degil baska sorunlari var bence, Bruce +1. Kadin olsun erkek olsun boyle bir insanla zamaninizi gecirmek istiyor musun soru bu. Ayrica, kadin oldugu icin pek takilinmamis, genellikle kadin alkol aldiginda ilk dert sevgilim/esim baskasiyla sevisir mi oluyor da, her ictiginde sebepsiz terslesen/tartisma cikaran biri fazlasiyla tehlikeli bir durum, genellikle bunu yapan erkekse dikkat cekiyor. Duygusal siddet, istismar ne derseniz diyin, normal degil, demek ki bastirdigi bir sey var. Kahraman olacagim diye hayatinizi mahvetmeyin, insan gibi konusmussunuz olmamis.
0
kassiopeia
(02.06.25)
Şimdi olayın başında sizi alıp başınızı gitmeye yönelten süreç bu kişinin alkollüyken başka bi adamın koluna gidip kulağına bir şeyler söylemesiymiş anladığım kadarıyla. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı alkollüyken sizi aldatma ihtimalinden endişeleniyorsunuz ama alkollü değilken güveniyorsunuz.

Şimdi öncelikle güven tanımı gereği ortası olan bir şey değil. Birisi ya güvenilirdir ya da değildir. Kimse "Biraz güvenilir" olamaz.

İnsan sarhoş olduğunda önemsemediği, detay olayları hatırlamayabilir. Ancak sarhoşluk filmlerdeki gibi bir şey değil. Kişi kritik olayları bal gibi hatırlar. Eğer bu olayı hatırlamadığına samimi olarak inandıysanız cidden önemli bir şey değildir demek ki.

Şimdi bence siz kendinize şunu sorun, burada örnek verdiğiniz bu tek olayda bu kişiyi kıskandığınız için mi o anı hiç unutmadınız yoksa o an cidden içinizi hoplatan kötü bir şüphe mi hissettiniz. Eğer ikincisiyse boşverin gitsin. Eğer ilkiyse, her halükarda bu kişi alkol sorunu yaşamaya devam ediyor, bunla uğraşıp uğraşmamak size kalmış.

Alkollüyken tersleşmesi aynı bir sorun, arkadaşlarına da yapıyor mu bunu? Samimi şekilde evet herkese böyle diyorsanız bilemem, ancak özellikle size böyleyse belki çok da uğraşmamak gerekiyordur. Anlaşamayınca anlaşamıyor insanlar. Ayıkken iyiyiz, sarhoşken kötüyüz demek sosyal mesaj vermeye çalışan filmler dışında çok gerçekçi bir bakış açısı olmaz bence. Sarhoşken ne değişiyor, sizi tersleyen kişi atıyorum hocasına falan da aynı tavrı gösterir mi sarhoşum diye? Göstermez elbette.
0
akhenaten
(02.06.25)
Ay okurken once sinirlendim, sonra uzuldum. Bu kadar emek ve zaman kaybina gerek var mi gercekten.

O gun tartistik, bugun tartistik, alkol aldi, gereksiz yere sorun cikardi tartistik. Alkol aldi, gitti ona buna salca oldu.

Ne bu. Iliskiyi bunun icin mi yasiyorsunuz. Kendisine bile saygisi yok boyle bir insanin. Zaman kaybindan baska bir sey degil benim gozumde.
0
narod
(02.06.25)
ayrıl coco demeye geldim. aynı insanla ilişkim oldu, yürümezdi yürümedi. her gittiğimiz mekanda olaylık olmuştuk neredeyse. bir keresinde tuvalete gidiyorum diye gitti dönüşte başka masaya oturdu, birinde merdivenlerden düştü falan, birilerine sataşıldı, tartışmalar yaşandı, neler neler.. ertesi gün de hatırlamazdı çoğunu seninki gibi.

yani olmuyor, oldurmaya da çalışma gerçekten olmuyor. alkolden bağımsız kişilik bozukluğu da olabilir arkadaşın.
0
Improbable
(02.06.25)
2. deytte ayni evde miydiniz? her gun icen biriyim, sarhosluga 1 gram tahammulum yok. o kadar sarhos olduklarina inanmiyorum o ayri bi sey, hem dagitmak icin icmek cok low, hem de 2 birayla agzi gozu yamuluyo he. ya kendini toparlasin ya da yoluna bak. ben burda ilgi acligi da goruyorum siz varken o kadar icmiyor da siz yokken abartiyor kendini mi kanitlamaya calisiyor kac yas grubundan bahsediyoruz baska eglencesi mi yok
0
ala09
(02.06.25)
sen yanındayken, bir erkeğe salça olmuş. kim bilir sen yokken neler yapıyordur düşüncesi geldi aklıma. belli ki alkol aldıktan sonra düzgün pek bir hareketi yok.

o kızla iyi bir birlikteliğin olsun istiyorsan, alkolü bıraktıracaksın. ya da sadece sen varken içecek o da ayarında.

alkol tüketen biriyim ama sarhoşluk hissini o bilinç kaybını sevmem. dozunda içeceksin. sizin ki çok problemli bir durum.
0
koela
(02.06.25)
Sen daha o ilk saçma hareketi sineye çekerek kendi gidişatını belirledin. Burada sana kim ne dese nafile.

Bazı durumda insana ne söylersen söyle, düşüp kafası gözü yarılmadıkça aklı başına gelmiyor. Muhtemelen sen de bu konuda onlardansın. En son üzülüp dağılan sen olacaksın. O zaman sana iyi şanslar ve sabırlar dilerim.
0
lazor
(02.06.25)
ben de 3 kadeh şarap ile sarhoş oluyorum ama hiç böyle şeyler yapmıyorum.

ben sevgi pıtırcığı olup sevdiğime aşkım yavrum seni çok seviyorum galan der öperim. kavga ne alaka?

millete de salça olmam, yavşamam.

alkol bahane gibi geldi bana. alkol korkularını kaşdırmış ve gerçek kişiliği ortaya çıkmış olabilir.

ayrıl coco
0
art cat chocolate
(02.06.25)
hayatta bir sürü sıkıntı var, başıma bile isteye yeni dertler açmak istemeyeceğim için ilişkiyi bitirirdim. şimdi böyleyse ileride neler olacak, yetişkin bir insanın sorumluluğunu almak istiyor musun? madem alkol problemleri var neden alkol almaya devam ediyor ısrarla?
0
deartheodosia
(02.06.25)
Alkol insanın kişiliğini değiştirmez +1

İçindeki seni dışa vurur, alkollüyken sağa sola yavşayan birisi zaten yavşak birisidir sadece alkolün arkasına sığınarak hareket ediyor, hatırlamıyorum dediğine de inanma bal gibi hatırlıyor senden tepki görmemek için istemsiz yaptım kozunu oynuyor sana. Bunca yıldır her gün alkol tüketirim üç birada birinin koluna girip yavşayıp hatırlamıyorum aşkım diyeni ne duydum ne gördüm. her dışarı adım attığında aklın kalacak, miden bulanacak bir şey yaptımı, yapacakmı hissiyle ömür geçmez. Sonuç olarak ayrıl coco uğraşmaya değmez.
0
IcedFlames
(02.06.25)
Buradaki yazının konusu benim. Okuduğunuz şey sadece bir kişinin, yaşananların kendi yorumunu taşıdığı tek taraflı bir anlatım.
Alkolle ilgili abartılı ve bağlamından kopuk anlatımların böyle bir kitle önüne getirilmesi beni hem şaşırttı hem de üzdü.
Ben bir insanım. Hatalarım olabilir, tartışmalarımız da oldu. Ama burada çizilmeye çalışılan “sorunlu biri” figürü, ne beni ne de bu ilişkinin gerçeğini yansıtıyor.
Yazıyı yazan kişinin beni böyle anlatmayı seçmesi kendi tercihidir. Ama tanımadığınız, sesini duymadığınız biri hakkında böylesine rahat ve küçümseyici yargılarda bulunmanız asıl mesele.
Oysa bir ilişkinin iç yüzünü, bağlamını, kalbinden geçenleri sadece yaşayan bilir.
Bu hikâyede ben ne manipülatörüm, ne alkolik, ne de “drama düşkünü” biriydim.
Ben sadece seven, açık olmaya çalışan ve sonunda beklemediği bir şekilde sessizlikle yüzleşen biriydim.
Yine de herkes kendi içeriğini dışarı taşır. Buraya yazılanlar da sanırım daha çok bunu anlatıyor.
0
Gijua
(03.06.25)
(28)

oğlum çift soyad taşıyabilir mi?

deartheodosia
4 yaşında, babasıyla boşandık. hem babasının hem benim soyismimi taşımasını istiyorum, böyle bi şey mümkün mü? tek ismi olduğu için sorun olacağını düşünmüyorum.
4 yaşında, babasıyla boşandık. hem babasının hem benim soyismimi taşımasını istiyorum, böyle bi şey mümkün mü? tek ismi olduğu için sorun olacağını düşünmüyorum.
0
deartheodosia
(01.06.25)
iki isimli olmak bile sorunken, bu durum çocuğun hayatını zorlaştırmaz mı?
0
neira
(01.06.25)
annesiyim, neden benim taşıdığım soyismi de taşımasın ki? nüfus kayıt örneği taşımadıkça hiçbir bağımız yok gibi duruyor, nasıl benim çocuğum olduğunu kanıtlayabilirim mesela bi şey olsa? anna/baba ismi de yazmıyor artık kimliklerde.

x y çocuğumun ismi soyismiyse a benim soyismimse x a y olabilir gayet. olması gereken de bu.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
dava acarak yapilabilir.

www.evrensel.net

bu artik emsal karar gibi bisi. diger mahkemeler de bu karari takip edecek yoksa istinafta düzeltilir. ama buradaki olayda baba da okay. sizin durumunuzda bunu dikkate alarak hareket etmek lazim.

haddim olmayarak kisisel görüs: baya sacma. öküz ölüp ortaklik bitince yani bosaninca degil de bastan böyle bir sey istesen sik bir hareket olurdu. su an duygusal bir karar gibi duruyor. senin soyadin da senin babanin soyadi. birak cocuk dedesinin soyadini tasiyacagina serefsiz bile olsa babasinin soyadini tasisin.
0
sonsuz
(01.06.25)
nedeni şu; çocuk yaşta zorbalamaya başlayacaklar. ergenlikte özellikte çok uğraşırlar sen evli misin niye iki soyadın var vs vs. yetişkin olduğunda da devlet dairelerinde sorun yaşayabilir. atıyorum bankaya gitti çovuğun adı fernando jose mariano altamiano fernandes muslera olsun. hangi ismini okuyacaklar? eksik okuduklarında üstüne alınacak mı? evlendiğinde bir soyad daha gelecek. brezilyalı futbolcu olacak çocuk :D
0
neira
(01.06.25)
ilkokul, ortaokul, lise'de, bu gelişim dönemlerinde diğer erkek arkadaşlarının arasında kendini farklı hissedebilir.

- senin neden iki soyadın var ?
- ...

frued yaşasa yapmayın derdi.
0
WithWorth
(01.06.25)
Çocugun küçük emrah filmlerindeki gibi olur sonra.
0
runaway
(01.06.25)
Çocuğa eziyet etmeyin. Ne gerek var?
0
mor oje
(01.06.25)
@sonsuz, doğmadan önce istiyordum zaten ama hamileyken ayrıldığımız için yine duygusal kabul edilebilir.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
İşin hukuki yönünü bilmiyorum ama bence olmalı. Hatta okulda vs. zorbalanır denmiş ama ben olsam gurur duyardım hem annemin hem de babamın soyadını da taşıyorum diye. Beni doğuran, hamilelik döneminde bütün hayatını bana göre değiştirmek zorunda kalan, hem bedensel hem ruhsal olarak zorlanan ve hatta doğum sırasında hem kendi hem de bebeğinin hayatı için endişelenen ve tabi tüm bu süreç içinde bu riski taşımak zorunda kalan anneme bu süreçte etkisiz eleman gibi davranılmadığı için.
0
rock n roll
(01.06.25)
@sonsuz, yorum yapmanız için açtım duyuruyu, dilediğiniz gibi linçleyebilirsiniz.

@neira, ne güzel işte :P

@withworth, her konuda toplumla uyuşmak zorunda değiliz, azınlıklar ne yapsın. her çocuk anne baba bir ailede büyümüyor.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
@rock n roll, <3 duygularımı yazmışsın. doğuran, büyüten benim ama kimliklerimizi yanyana koyduğumda aramızda hiçbir bağ gözükmüyor. boşanmadan önce aynı soyisim olduğu için bi sorun yaşamamıştım ama şimdi bi uçak bileti aldığımda yanımda hangi belgeleri taşımam gerekir oğlum olduğunu kanıtlamak için, onu düşünüyorum (yurtdışı).
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
Erkek kardeşiniz var ve soyadı diğerleri üzerinden devam edecekse eğer değmez. Zorbalanmak bir yana, kayıt kuyut işlerinde sürekli karşısına çıkar ileride. Örnek vereyim; önemli bir konuda bir kuruma/kuruluşa çocuğunuz gitti ve pasaportunu/kimliğini verdi. Kayıt ekranında ikinci bir soyadı için alan yoksa eğer biri yazılacak. Diyelim ki bu kayıt yapılan sistemle entegre çalışan bir başka kayıt ekranı daha olsun. Çocuğunuz bu ekrana gireceği soyadının hangisi olduğunu bilmek zorunda. Uyumsuzluk olursa eğer istenmeyen sonuçlar doğuracak, bunun düzeltilmesi gerekecek, düzeltilmesi için belki bireysel müracaat gerekecek, zaman alacak, can sıkacak.. başka kimsenin uğraşmadığı şeylerler çocuğunuz iki soyadı taşıyor diye uğraşacak. Bu verdiğim örnek yaşanması çok muhtemel bir şey. Bu durum defalarca karşısına çıkacak.

Bahsedilmiş zaten, olsun diye zorladığınız soyadı da annenize ait değil, babanızın soyadı.
0
beyfendi
(01.06.25)
Yeni kimliklerin arka sayfasında anne baba adı yazıyor yav. Bunu eklemek istedim konu hakkında bir şey demeyeceğim.
0
nhk ni youkosu
(01.06.25)
@teyze, aşırı alakasız bi yorum olmuş, öyle bi durum yok bizde.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
"anna/baba ismi de yazmıyor artık kimliklerde."

kimliğin arkasında yazıyor.

@rock n roll yazdığı düşünce olarak güzel ama çocugun bu bilince ulaşması zaman alabilir. ortaokulda lisede hunharca zorbalanabilir. "ne öyle kadın gibi iki soyadın var" gibisinden.


ileride büyüyecek, bir yere başvururken iki soyadını yazmak zorunda kalacak. sürekli bir ekstra uğraş, düzeltme, açıklama.

ailenizin soyadınızın devam etmesini istiyorsanız sizin soyadınızla olsun. iki soyadı çok angarya bir iş.
0
tabudeviren
(01.06.25)
Mahkeme ile oluyor, bence duygusal bir karar degil olmasi gerekeni yapiyorsunuz.
0
deckard
(01.06.25)
Biz de hanımla düşünmüştük amma lakin çocuğun adı portekiz adı gibi olacak diye vaz geçtik. Hele bir de belki iki ad koyarız diyorduk ama benden biliyor hanim; bütün eğitim hayatım boyunca ismim testlere sığmadı, bıktım. Ondan ötürü istemedik.

Neyse yani ben size şunu diyeyim; sizin açınızdan çok mantıklı. Kesinlikle anlarım ama çocuk açısından mantıksız olacak ve hayatına ekstra bir zorluk katacak. Hele bir de yurtdışında falan yaşasa vallaha iyice karmaşık oluyor (hintli arkadaşımdan biliyorum).

Umarım tek ismi vardır çocuğun.
0
logisticsmanager
(01.06.25)
Ortaokulda bir kız arkadaşımın iki soyadı vardı. Her sene başında bazı densiz öğretmenler sebebini sınıfın ortasında didiklerdi, kız artık bunalmıştı bu durumdan. Son karar sizin ama ben gördüğümü söylüyorum.
0
mirty
(01.06.25)
Cocugunuz sizin gibi feminist olmayacak belki?
0
baldur2
(01.06.25)
okulda zorbalayacak olanlar gözünün üstünde kaşın var der yine zorbalar? 3 iqlu ilkokul ortaokul çocukları çocuğumu zorbalayabilir belki diye kendi düşünce ve isteklerime mi ket vurmalıyım? neden insanların düşük zekalı çocuklarından korkup endişe ederek yaşamalıyız ajsjsjsjs her bir soruda “çocuğun zorbalanır”. 40 yaşında da zorbalığa uğrayan insanlar var ve bunun çözümü zorbaların dikkatini çekmeme çabası olarak yaşam sürdürmek değil.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
@baldur ayyyy feminist hamlesi de geldi :) bi sonraki çirkin, kedili ve mor saçlı olduğum mu olacak :)
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
@beyfendi, soyadım devam etsin etmesin umurumda değil ki, amaç bu değil. kutsal, ayrıcalıklı bi soydan da gelmiyorum. babamın soyismi olduğunun da farkındayım.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
Çocuğun pratikte yaşayacağı zorlukların hangi durumda rahatlıkla gözardı edilebileceğine dikkat çekmek istedim. Ailede soyadını taşıyacak başka kimse yoktur, o durumda ne uğruna olursa olsun çocuğum benim soyadımı da taşımalı denir, ben derim.

Baba piyasada yoktur, çocuğun doğumuna katılmak dışında hayatınızda hiçbir katkısı yoktur, bu durumda da ikinci soyadı makul ama "hem babasının hem benim soyadımı taşısın" söyleminizden babanın ortalıkta olduğunu anlıyoruz.
0
beyfendi
(01.06.25)
Çocuk zorbalanması muhabbeti baydı cidden. İki soyad zorluyorsa sadece sizinki olsun bence bu taleple gidin
0
ala09
(01.06.25)
Cift soyadli kadinlar surekli sorun yasiyor mu? Sorun yasama argumani biraz zorlama geldi, ilk defa bu cocugun sahip olacagi bir sey olmayacak ki bu.
0
ghilleinthemist
(01.06.25)
@ghilleinthemist, abicim çocuğun adı Ali Muhammed Yılmaz Erkanlıoğlu. Bak kısa, uzunumsu, orta, uzun isim ve soyad salladım. Lan sen çocuğuna bunu reva mı görüyorsun sırf doğurduğun için? Ali derler, Muhammed derler, Yılmaz soyadı ama onu da isim sanabilirler. Çocuk söylemekten sıkılır, sınıfta rezil olur. Uzun işte. Kime faydası var? Sırf burada anası bir şeylerin tatminini yaşamak için çocukla uğraşıyor. Keşke geleceğinin düşünse. Olan oldu. Sen evlenirken boşanabileceğini ve böylesi durumlara düşebileceğini öngörebiliyor olmalısın.
0
Shepard
(01.06.25)
oncelikle 42e, bir oglum var, evliyim.

yasal olarak mumkunse babasinin soyadini siler kendi soyadimla devam ederim.

hamileyken ayrilmak nedir ya, oha diyorum. yemisim adamin soyadini, gelmisini gecmisini..
0
cooperr
(02.06.25)
soy ismi atadan gelen bir şeydir. bu da erkek spermi üremeyi sağladığı için hep erkek soyundan devam etmiştir. tüm dünyada da bu şekildedir. daha sonrasında soy adını yada adnını beğenmeyenler mahkeme yolu ile değiştirebilmektedir.

şimdi şahis fikrime gelecek olursak, bence öncelikle babanızdan gelen soy ismini değiştirin ve çocuğunuza da aynı soy ismini verin. erkek çocuğu için çift soy adı kullanması tam bir saçmalık bana göre. kız olsaydı evlenince üç soyadı mı kullanacaktı.
0
gercekdunya
(02.06.25)
(5)

Ağırlık çalışması öncesi ısınma

kizil karga
Nasıl olmalı?
Nasıl olmalı?
0
kizil karga
(31.05.25)
Kesinlikle kardiyo şeklinde olmamalı, en önemli nokta bu. Onun dışında ilk yapacağın hareket neyse onunla kademe kademe ağırlık artırarak ısınıp sonra ana setlere geçebilirsin. Ben ilk harekette full ısınıp, yani en az 3 tane ısınma seti yapıp sonra ana setlere geçiyorum; ikinci harekette 1 tane ısınma seti yapıp sonra ana setlere geçiyorum, sonraki hareketlerde direkt ana setlere geçiyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.05.25)
Önce nabız yükseltmek için 5 dk tempolu yürüyüş yapabilirsiniz.

Sonrasında yapacağınız hareketleri çok düşük ağırlıklar ile 1 2 set yapıp eklem yerlerini çalıştırın. aktif kas grupları biraz hareket etsin

kol çevirme , bacak savurma , dizleri çekerek hafif zıplama yapabilirsiniz

düşük ağırlık ile 1 2 seti mutlaka yapın ama
0
pislick0
(31.05.25)
Çalıştıracağın kas grubunu hafif ağırlıkla 2 set yaparak ısındır.
0
yurtsuz john
(31.05.25)
3 ısınma seti+1

Yaklaşık 13 yıldır 5/3/1 yaptığımdan hep böyle ısındım.
Bir tek omuz sakatlığı sebebiyle omuzlara ekstra bir şeyler yapıyorum (misal face pull vs). goblet squatta 1 dakika kadar oturur halde duruyorum, bir de 1 dakika hanging yapıyorum. Bitti gitti.
0
logisticsmanager
(01.06.25)
Yalnız şunu eklemem lazım; wendler son kitabında kısa bir ziplama ve ağır top atma isinmalari da koyuyor. Pek yaptığım soylenemez ama yaslandikca bunlara daha çok önem veriyor, ondan olabilir.
0
logisticsmanager
(01.06.25)
(26)

Duyuruda herkes

kizil karga
Birbirinden nefret ediyorum sanırım, ben yeniyim ben bile şimdiden birkaç kişiden hoşlanmamaya başladım ama sizler uzun zamandır buradasınız hiç mi sevdiğiniz saygı duyduğunuz birileri yok hep mi kötü enerji?
Birbirinden nefret ediyorum sanırım, ben yeniyim ben bile şimdiden birkaç kişiden hoşlanmamaya başladım ama sizler uzun zamandır buradasınız hiç mi sevdiğiniz saygı duyduğunuz birileri yok hep mi kötü enerji?
0
kizil karga
(30.05.25)
Sevdiğim saygı duygudum nötr olduğum çok kişi var.
0
kisa
(30.05.25)
Sevgi ve saygı duyduklarım var ama yazarsam onlar da hedef alınır. Burası da böyle bir yer kırmızı karga efendi. İşine gelirse hahahah.
0
Shepard
(30.05.25)
Birkaç agresif kadın düşmanı var maalesef. Bunlar dışında çok iyi tavsiyeler verenler var. O yüzden daha çok olumlu enerji bence.
0
pembediken
(30.05.25)
Benim çok sevdiğim kişiler var duyuruda, nick vermeme gerek yok.

Bir de kadın düşmanı, hayvan düşmanı tipler de var, bunlardan da hiç hoşlanmıyorum. Keşke gitseler buradan.
0
rock n roll
(30.05.25)
Burada yoğun aktif hemen herkes (ben dahil) bayağı mutsuz, ondan bu negatif elektrik.
0
sekizdokuzon
(30.05.25)
Valla ben kimseden nefret etmiyorum nefret cok ağır bir duygu. Ama duyurudaki bazı yazarların zeka seviyesini görünce Amaranta ne işin var burda deyip kendime kızıyor ve ara veriyorum. Sonra birkaç yazarin hatırına sorularım olunca arada bakıyorum.
0
Amaranta ursula
(30.05.25)
nefreti anlarım da iftira atıyorlar. kendi eksikliklerini muhatabına yansıtıyorlar.
0
yurtsuz john
(30.05.25)
nefret edilecek bir şey yok aslında.
duyurudaki herkes, dışarıdaki herkes gibi. izole, elit, daha iyiler çoğunluğun gölgesinde kalıyorlar; aynı yaşam gibi.
0
adivar
(30.05.25)
Amacına göre kullanırsan burası güzel bir yer. Şu ana kadar birçok insandan pek çok konuda gerek duyuru cevaplariyla gerek özelden destek aldım burada, sağolsunlar varolsunlar.

Bu kadar sınırlarını bilen ve kimseyle muhattap olmayan beni bile yer yer zorlayan HIYARlar olmuyor değil tabii duyuruda; mesela bir örnek:

www.eksiduyuru.com

Buna verilen bazi cevaplardan sonra bir daha girmeyeyim dedim ama düşününce internet artık herkesin ulaştığı ve her tipin cirit attığı bir çöplük sonuçta. Düzgün insanların hatırı ağır bastı.
0
makbur
(30.05.25)
devamlı seksli konuşanlardan hoşlanmıyorum. onun dışında bi şey yok. neyse ki küfür edemiyorlar o da bi şey.
0
deartheodosia
(30.05.25)
burayı fazla ciddiye almaktan dolayı olabilir.. nefret büyük şeydir, öyle ekran üzerinden inşa edilmiş personalara karşı duyulamaz. sürekli duyuru ve cevap giren bazı aklı eksik tipler var, neyseki bana çok denk gelmiyor. genel olarak buraya sormaktan keyif duyuyorum
0
kel aynak kusu
(30.05.25)
Son 6 aydır psikolojisi bozuk bir grup var. Buraları terapi odası gibi kullanıyorlar. Salak saçma başlık açıp milletin zamanını çalıyorlar. Onlarla muattap olmazsan burada gayet iyi bilgiler var.
0
mikahakkinen
(30.05.25)
Çoğunluk seviliyo. Kollektif sevilmeyen birkaç kişi var, sürekli ekranda olduklari için Algida secicilik olmus
0
abuzer
(30.05.25)
Çok uzun zamandır buradayım, isimler geldi ve geçti. Burada garip bir atışma, kaos ortamı hep vardı. Bunun dışında benim tanıştığım/sevdiğim insanlar da var.
0
rakicandir
(30.05.25)
Soru soran cevap almayı geç linç yeyip çıkıyor. Bu mel’unların nesini seveceksin?

Şaka bir yana vakit ayırıp yardımcı olan insanlar var ama azınlıktalar. 2018de burada cevap yerine akıl vermeye çalışan askeri doktorla tartışmışlığım bile var.
0
filipis
(30.05.25)
Burada çok fazla gergin insan var. Yanlış anlamaya hazır. Tetikte bekliyor :) Bunlar bir duyuru altında karşılaşınca seyredin şamatayı.
Düzgün, mantıklı, akıl sağlığı yerinde kişi sayısı %10 bile yoktur.
0
gabe h coud
(30.05.25)
Herkes dük, düşes. Ekşi, Twitter da garabet yerlerdir mesela ama oralarda yine bir alışkanlık, çok seslilik vardır. Burada yıllardır aynı tipler, aynı tripler. Bir yenisemediler. Yazılım öğrendiğimde yapacağım ilk şey bu siteyi uçurmak olacak.
0
sekizdokuzon
(31.05.25)
Sevdiğim ve saygı duyduğum kişiler var ama bunların çok azı şu an duyuruda. Ben lise 1’den beri buradayım mesela ve hayatıma dokunan, minnettar olduğum insanlar var. Tanıyıp da nefret ettiğim kimse yok. Birkaç senedir biraz tırt ama napalım, gülü seven dikenine katlanacak.
0
vedatchilipeppers
(31.05.25)
Sosyal medyanın insana getirdiği garip bir durum var ki bende de birkaç kere oldu. Biraz fazla direkt oluyor insanlar, karşısında bir insan olduğunu unutuyor.
Ben açıkçası belli muhabbetlere girmemek için "bu duyuru kesin olay çıkaracak" dediğim şeylere girmiyorum ve genelde de çok soru sormamaya çalışıyorum çünkü belli mallar/troller var yani yapacak bir şey yok.

Nefret ettiğim kimse yok çünkü nefret edecek kadar hayatıma etkisi olabilecek bir insan yok. Mal olduğunu düşündüğüm insanlar var, bir de mal olmasa da bu sosyal medya ortamını agresif bir şekilde karsindakinin insan olduğunu umursamadan cevap verme şeklinde kullananlar var, bir de baya iyi insanlar da var yani.

Yalan yok; burada ne zaman olay olsa popcornlu maykil jeksin gibi takılıyorum dağımda.
0
logisticsmanager
(31.05.25)
geçmişte tanıştığım veya soruduğum sorulara verdikleri kritik cevaplarla minnettar olduğum kişiler var. belki halen buradadırlar belki de yokturlar.
0
runaway
(31.05.25)
bunun birden fazla sebebi olabilir ama en bariz olanı şu: uzun süre kapalı bir ortama tıkılmış, birbirini çok fazla tanımış insanlar bir noktadan sonra ya çok yakın arkadaş olur ya da yavaş yavaş birbirinden soğur. yani olay sadece "kötü enerji" değil, sosyal yorgunluk, iç dinamikler, kırgınlıklar, belki geçmişte yaşanmış pasif agresif atışmaların birikmiş tortusu.

yeni gelen biri olarak bu atmosferin sana böyle görünmesi çok normal. sen henüz kimsenin ‘eski sevgiliyle takipleşip takipleşmediğini’, whatsapp grubundan kimlerin sessizce çıktığını, kimin kime selam verip kime vermediğini bilmiyorsun. ama içeridekiler yıllardır aynı döngünün içinde, dolayısıyla ilişkiler artık "merhaba" ve "günaydın" seviyesini çoktan geçmiş. iş cümle altı çatmalar, toplantıdaki sessiz sabotajlar, kahve molasında göz devirmeler gibi incelikli savaşlara dönüşmüş olabilir.

ama herkes kötü mü? tabii ki hayır. muhtemelen bu ortamda da birkaç tane gerçekten iyi, düzgün, sessiz sedasız işini yapan insanlar vardır ama onlar genelde bu tür "enerji çatışmalarında" görünmez kalırlar. çünkü dikkat çeken hep yüksek sesliler, kavgacılar ya da pasif agresifler olur.

bir de şu var: insanlar genelde sevdikleri kişileri değil, sevmediklerini daha çok konuşur. bu yüzden ortam sana tamamen karanlık gelmiş olabilir. sevgi sessizdir ama nefret yüksek seslidir.

sonuç olarak, bu hissin çok doğal. ama ortamın tamamını bu ilk izlenimle etiketlemek biraz haksızlık olabilir. zamanla gri tonları fark edersin. belki de sen o küçük ama sağlam insan grubuna katılırsın.

son not: insanlar da ortamlar gibi değişir. birini sevmemek bazen kalıcı olur ama bazen de sadece kötü bir güne denk gelmektir. kendine ve insanlara biraz zaman tanımakta fayda var.
0
goodz
(31.05.25)
Btw kızıl karga sen ve ben dahil, burada en çok kavga eden grup bile yeni nikli eski kullanicilar. O yüzden eskiden ne güzeldi beee yorumları yersiz :) sadece nikler değişti ve o arada toplumsal infilak yaraticak bı olay yaşanınca biraz hareketlendi duyuru. Yoksa değişen bir şey yok
0
abuzer
(31.05.25)
Herkesin birilerine yardım etmek için ya da birilerinin kendisine yardım edeceğini bildiği için girdiği bir yerde nasıl olur da herkes birbirinden nefret eder? Nefret ettiği insana kim neden yardım etsin?

Son derece gıcık tipler de çıkabiliyor tabii. Bilgi istediğin soruya saçma sapan (ve herkesin aklına gelecek basitlikteki) tahminini yazanlar, Ahmet Mümtaz taylan triplerindeki hımhımhım kasıntı moruklar, ukala geri zrkalılar falan çıkıyor ama görmezden gelliniyor. Çünkü duyuru’yu oluşturan kitle aslında bunlar değil.
0
lazor
(31.05.25)
@sonsuz diye biri var. kimsenin sevdiğini sanmıyorum.
0
koela
(31.05.25)
Eskiden daha iyiydi ama son zamanlarda tolerans seviyesi çok düştü. Burası günlük hayatın her noktasından soruların sorulduğu ve insanların kendi perspektiflerinden cevaplar verdiği bir yer. Farklı görüşler olmak zorunda. Bu farklılıklara tahammül yeterince olmadığında da toksikleşme kaçınılmaz oluyor.
0
but that was just a dream
(31.05.25)
@koela

@but that

+1
0
yurtsuz john
(31.05.25)
(14)

2 Euro'ya ekmek

kizil karga
Bu paylaşım evet klasik yandaş gurbetçi aptallığı ona bir şey demiyorum ama ekmek için 2 Euro pahalı değil mi, bana sanki ekmek 2 Euro etmez gibi geliyor ne diyorsunuz?https://x.com/populicc/status/1926740052559937705?s=46&t=vDcUzHG6zvvcP0E_PkymRA
Bu paylaşım evet klasik yandaş gurbetçi aptallığı ona bir şey demiyorum ama ekmek için 2 Euro pahalı değil mi, bana sanki ekmek 2 Euro etmez gibi geliyor ne diyorsunuz?

x.com
0
kizil karga
(26.05.25)
Abi bunun aynısını almaya burada çalış en az 50 60 lire. Beyaz buğdaylı eppek için 50 veriyorum. Susamlısını istesem 60 70. Bunun ne ekmeği olduğunu yazarsan öğrenir yazarız Türkiye fiyatını.
0
Shepard
(26.05.25)
Yok hayır Türkiye fiyatı için sormuyorum, Hollanda'da 2 Euro'ymuş bu ekmek, Hollanda için de pahalı değil mi 2 Euro olması?
0
🌸kizil karga
(26.05.25)
Bunu Hollanda'lılara sorsana delikanlı! Şaka, ben köyden yeni geldim oraların fiyatını bilmemek.
0
Shepard
(26.05.25)
Ahraz bir de yazmış "Türkiye'de kimse ekmeğe elli lira vermez." Uno'nun "premium" ekmeği 50 TL. 50 TL'den büyük iki kağıt para var. 100, 200.
Türkiye'de makarna yanında ekmek yeniyor. Ki makarnadan başka bir şey büyük bir kesim tarafından zor yeniyor.
Fransa ve Norveç arasında kırmızı şarap fiyatlarını karşılaştırırsanız Norveç'ten Fransa'ya iltica olmalı
0
sparkle kiddle
(26.05.25)
Bu websitesine göre 35 gr porsiyonu ve 22 porsiyon var.
Kısacası 770 gr.
www.ah.nl

Hemen migros uno ekmek bakıyoruz;
www.migros.com.tr

400 gr 50 lira. 770 gr 96 lira eder.

Kısacası manipülasyon yapmaya çalışan klasik gurbetçi cahili.
Buna ek olarak bugün şehir merkezindeki ufak marketten bir şeyi 3€ alirsin, büyük marketten 2€ya. Her yerin fiyatı aynı olmuyor (en azından Fransa'da, Hollanda'da da farklı olmaz heralde).

2€ pahalı değil yani. Türkiye'de de benzer fiyatlar var işte.
0
logisticsmanager
(26.05.25)
Para zahiri bir şey. Ülke yönetiminin güvenilirliğine göre zaman içinde değer kazanabilir ya da kaybedebilir. Ayrıca adam Euronun sonundan bir sıfır attım der, ertesi günü ekmek 0,2 Euro olur. Yani paranın o anki değerinin bir anlamlılığı yoktur.

Anlamlı olan o bir ekmeği alacak adamın o ekmek parasını ne kadar çalışarak ödeyebildiğidir. Ona bakılır.

Ayrıca herşey her ülkede veya her şehirde aynı değerle nitelendirilmez. Örneğin mayoyu sahil şehrinde işportada üç kuruşa alırsın, Karşın bir ilçesinde lüks mağazada pahalıdır.
Örneğin Amerikalı çin lokantasına parası yoksa gider, İstanbulda çok para gerekir.

Ekmeğin bizimkilere ifade ettiği şey ile Alamana ifadesi farklıdır.

Bizde herşeye kafana göre zam yaparsın da ekmeğe zamma hükümet karar verir falan.
0
Mirket
(26.05.25)
o ekmek ağırşığına göre pahalı değil. albert heijn'da esas pahalı olanlar l&p olan ekmekler ama onlarında tadı çok güzel
0
biergarten
(26.05.25)
paketli ekmekler türkiyede de pahalı. unolar 50 lira hatta untad 65 lira.
0
my fault
(26.05.25)
Fotoyu çeken "sinsi" neden tamamını çekmesi acaba?

Extra lang (ekstra uzun) diyor.

Istanbul'da çük kadar tam buğday ekmegi, çavdar ekmegi 45 tl.

Klasik bildiğimiz beyaz ekmek zaten gerçek ekmek değil ki. Sağlıksız saçma sapan bir şey. İnsanlara reva görülen bu mudur yani?
0
makbur
(27.05.25)
Fotoyu çeken kişinin yapmaya çalıştığı algıyı kenara koyuyorum.

Ekmek tam tahıllı ve A besin değerine sahip. 1€’luk ekmeğe göre daha orta segment kalıyor. 4€’ya da proteinli ıvır zıvırlı ekmekler var. Onlar üst segment.
0
ruhen hastayim ben
(27.05.25)
keşke o ekmeğin içindeki zengin besin ve içeriği türkiye'de 2 euroya alabilsek.
klasik gurbetçi sinsiliği. kesinlikle avrupa tr'den ucuz. en azından yediğinin bir kalitesi var.
0
adivar
(27.05.25)
Onların Migros’uyla bizim Migrosu karşılaştıralım
www.ah.nl

0,99a bizdeki uno denge ekmeğinin karşılığı satılıyor.
2.5 Euro’ya da var. Ama yine migrosta reyonda 100liraya ekmek alabiliyoruz.

O yüzden 0,99luğu baz alalım. 770grammış paket etmek. Kilo fiyatı düz 1.2 Euro.
(Beğenmezseniz 2.5euroluk ekmeği kıyaslayalım. Onun da kilo fiyatı 3.2 falan civarı. 145 lira falan olsa gerek. )

Uno denge ise kilo fiyatı 120 civarı. 1.2euroluk ürün karşılığı bu.

asgari ücret karşılaştırması yaparsak durum daha acı. sanırım 2300euro civarında orada net.

2300/1.2 = 1900 küsür,
23000 / 120 = 190 küsür, 200 diyelim

hadi yanlış hesapladım, yukarı yuvarladım diyelim. 8 kat değil 6 kat fark olsun.
hadi ucuz değil 2.5euroluk ekmeği hesaplayalım (kg^su 3.2euro) fark 3 kat olsun.


türkiye'de insanların çoğu asgari almıyor ki, öyle gösteriliyor desek bile, aynısı hollanda için de geçerli.
ayrıca bizde asgarinin bi tık üstü diye bir şey var. asgari 1600'ken bana 1610 civarı maaş veriyorlardı -asgari verdik dememek için- ciddi kesim 30bin lira bandında kazanıyor.

velhasıl, kıyaslama bir yana.
sizin sorduğunuz soruya cevap olarak 1euro'ya da bulunuyor 2euro'ya da. ebat olarak bizdekinin neredeyse iki katı ve premium kalite.

hem ürünleri bizden ucuz ve kaliteli hem de daha fazla alabiliyorlar.
O fotoyu çeken ya kötü niyetli ya da aşırı cahil ki bu da kötü niyettir.
0
biseysorcaktim
(27.05.25)
Hollanda'da yaygin satilan siradan ekmek, pek iyi bir ekmek degil. Standart piyasa mali, bildigin dandik yani aslinda. Bu fiyatlar genelde kendi firinlarinda gunluk yapilanlar icin gecerli. Baska bir markette de 2,80 euro aynisi. Bunun disaridan geleni de var, raf omru daha uzun sanirim, bildigin ayni ekmek 1 euroya da oluyor. Firinlardaki kalitesi yuksek olan ekmekler ise 3-5 euro arasinda degisiyor.

Paylasimi yapan sayfayi biliyorum. Yari ciddi yari geyik paylasimlar yapiyor. Bu arada zaten sosyal medyadaki alginin aksine Hollanda ve benzeri ulkelerde market masraflari daha yuksek. Su boyutta ekmek icin 2 euro pahali sayilacak bir fiyat degil.
0
mbond
(27.05.25)
Paris’te la maison d’isabelle gibi ödüllü bir fırında uzun baget ekmeği €1.30 idi bir ay önce. ondan daha ufak baget ekmeğinin migros’taki fiyatı:

www.migros.com.tr

alım gücü, ekmeğin kalitesi gibi detaylar da işin içine girince algıdan başka bir şey değil.
0
phoarbix
(27.05.25)
(4)

viyana aktarmali lyon ucusunda valizi alip tekrar teslim etmek gerekiyor mu

Sour
ilk defa aktarmali ucacagim. bu is nasil oluyor? valizi otomatik bantlarla teslim etip binis karti kullanmayi dusunuyordum ama sanirim kontuara sormam gerekecek. yoksa baska bir genel gecer kurali var mi?
ilk defa aktarmali ucacagim. bu is nasil oluyor? valizi otomatik bantlarla teslim etip binis karti kullanmayi dusunuyordum ama sanirim kontuara sormam gerekecek. yoksa baska bir genel gecer kurali var mi?
0
Sour
(24.05.25)
Abi uçak biletini alırken yazar normalde. Farklı havayolu ile değilse o direkt lyon'a varir.
Kimle ucuyorsun?
0
logisticsmanager
(24.05.25)
biletle alakalı bir durum. arayıp çağrı merkezini sorun.
0
buenosdias
(24.05.25)
@logisticsmanager lufthansa, sen fransa'nin neresindeydin bu arada? tavsiyelerini alirim :D
0
🌸Sour
(24.05.25)
Abi lyon'a yakinim :)
Lyon için tavsiyem; pegasus. Yok biraz lüks olsun dersen thy.
Izmir'e gidiyorsan cenevre-izmir sunexpress ile direkt.

Lufthansa ile sadece toulouse'tan izmir'e gittim hep, onun dışında lyon alakalı asla kullanmadim.
0
logisticsmanager
(24.05.25)
(7)

Avrupa yapımı polisiye diziler

kizil karga
Hangilerini önerirsiniz?
Hangilerini önerirsiniz?
0
kizil karga
(23.05.25)
Luther (İlk siyahi James Bond)
The Pembrokeshire Murders (Mini dizi)
Slow Horses (Ajanlı majanlı ama polisiye gibi de)
Trapped (İzlandalılık dağlar tepeler kar)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.05.25)
Endeavor
Cb strike
Engrenages
Broadchurch
0
logisticsmanager
(23.05.25)
babylon berlin
0
mikahakkinen
(23.05.25)
Kastanjemanden
0
auroraaurora
(23.05.25)
Tesekkurler late viper, Kobra Takibi'ni belirten birini gormek guzel. Diger hic bir diziyi duymadigimdan basima birsey gelmesin diye belirtmemistim.
0
mbond
(23.05.25)
marcella
trapped
entrapped
0
duyulmasi gerektigi kadar
(23.05.25)
(10)

Şöyle bir şey yapılamaz mı?

respect
Kademeli çalışma sistemiEskiden çoğu şirket 9/6 çalışıyorduŞimdilerde 8/5 hatta 7/4 bile var.Meslekleri sallıyorum;Tekstille uğraşanlar 9/6Plaza çalışanları 8/5 sağlıkla uğraşanlar 7/4 vb gibi belirli mesleklere göre çalışma saati belirleyerek istanbul trafiği rahatlatılamaz mı?Sesli düşünüyorum, vu
Kademeli çalışma sistemi

Eskiden çoğu şirket 9/6 çalışıyordu
Şimdilerde 8/5 hatta 7/4 bile var.

Meslekleri sallıyorum;

Tekstille uğraşanlar 9/6
Plaza çalışanları 8/5 sağlıkla uğraşanlar 7/4 vb gibi belirli mesleklere göre çalışma saati belirleyerek istanbul trafiği rahatlatılamaz mı?

Sesli düşünüyorum, vurmayın
0
respect
(22.05.25)
Valla böyle bazı şirketler, hatta bazıları aynı yakaya 17 çıkış, karşıya 16.30 yapanlar var, sırf trafik çok diye 8-17 çalışan var gibi gibi. Bunu sistematik yapmak etkili olur mu, illaki etkisi olur ama halihazırda uygulayan şirketler var. Hibrit çalışma modunun tüm şirketlerde geçerli olması lazım özetle. Hibritten de 4-1 anlaşılmamalı, 2 veya 3 gün ofis olmalı maks.
0
mor oje
(22.05.25)
İstanbul'de çalışma saatleri düzenleyerek bir şey olmaz. İstanbul'dan insanlari başka yerlere yollayacak fikirler dışında hiçbiri işe yaramaz.
0
logisticsmanager
(22.05.25)
@mor oje

Şirketler nedense hibrite yanaşmıyor özellikle bizim şirket, buna öcü gibi bakıyor yoksa o da olabilir. Mantıklı
0
🌸respect
(22.05.25)
mantıklı ve mantıksız. bir çok firma birbirine bağdaşık yaşıyor. belirli kurumlarla bunu sınırlandırabilirsin fakat o kadar. devamı gelmez.
0
dirildimde geldim
(22.05.25)
@respect valla hiçbir mantıklı açıklaması yok gerekçenin. Ofiste görmek istiyor patronlar. Sanki ofiste daha az çalışmıyormuşuz gibi. Ben evde daha çok çalışıyorum, ofiste git gel zaten yoruluyoruz, bi de üstüne dikkat çok çabuk dağılıyor
0
mor oje
(22.05.25)
istanbul trafiğinin rahatlatılması istenilmiyor. istenilse zaten yapılırdı.
bilinçli olarak bu trafik böyle gidecek.
0
duyurukullanıcısı
(22.05.25)
Benim çalıştığım kurumsal firma Bakırköy'de 8/5 çalışıyoruz. Problem şu ki; Pendik'den, Kartal'dan gelenler var, zaten 6 olmadan kalkıyorlar. 7 iş başı olursa zor olur kendileri için.

Pandemi dönemi bir ara ikiye bölünüp 3 güne 2 gün yapmıştık. Aslında şöyle Pazartesi - Salı bir ekip, Perşembe - cuma bir ekip. Çarşamba kim müsaitse
0
put it in your appropriate place
(22.05.25)
5 gün çalışmak zaten başlı başına bir kölelik sistemi. hafta içi her personelin 1 gün izni veya haftada 2 gün yarım gün izni olmalı.
0
mikahakkinen
(23.05.25)
Ülke nüfusunun 4'de birini tek bir şehre toplayıp, üzerine hala durmaksızın inşaat yaparak yeni nüfus çekmeye çalışan bir yönetimin herhangi bir sorunu çözemeyeceği çok açık değil mi? Daha yeni merkez bankasını istanbul'a taşıdılar sanki burası yeterince kalabalık değilmiş gibi. O yüzden sorunu yaratan yerden çözüm beklemek sadece aptallık olur.

Bir diğer sorun da çalışma saatleri. Yani hala sanayi devriminden kalma çalışma günü ve saatleri ile çalışıyoruz. Yıl olmuş 2025, teknoloji almış yürümüş ama biz hala 1800'lerde fabrikada tavuk yolan işçi için belirlenmiş çalışma saatleri ile işe gidip gelmeye devam ediyoruz. Neden? çünkü sermaye örgütlenmeye izin vermediği, hükümetleri de kucağına alıp istediklerini yaptırdıkları için. Bu dünyanın genelinde böyle bu arada. Neyse ki bu dönemin de sonunu yapay zeka getirecek gibi gözüküyor.
0
thracia
(23.05.25)
Düşünce güzel, örneğin Ankara'da buna benzer uygulamalar vardı.

İstanbul için uygulanabilir ama trafikte hiçbir değişiklik olmaz. İstanbul'da trafiği rahatlatabilecek çözümler çok daha başka ve uzun vadeli.
0
Lethe
(23.05.25)
(7)

Baltik Denizi cok mu kotu ya?

speedy
Yazik Avrupalilara dibinde deniz var, kullanamiyorlar? Niye hepsi Akdeniz'e, Ege'ye akiyor bunlarin. Temmuzda, agustosta da mi soguk oluyor bu meret? Bizim Karadeniz gibi turizm acisindan ise yaramaz bir deniz sanirim bu Baltik Denizi
Yazik Avrupalilara dibinde deniz var, kullanamiyorlar? Niye hepsi Akdeniz'e, Ege'ye akiyor bunlarin. Temmuzda, agustosta da mi soguk oluyor bu meret? Bizim Karadeniz gibi turizm acisindan ise yaramaz bir deniz sanirim bu Baltik Denizi
0
speedy
(20.05.25)
jurmala var fena değil turizm açısından.

bronzlaşacak kadar güneş yok, deniz çok iyi değil.
0
kveldulv
(20.05.25)
Ağustos'ta Estonya'da denize girmeyi denedim. Su sıcaklığı 13 dereceydi, geri nasıl çıktığımı bilemedim.

Yine aynı tarihlerde biz Ege'de Akdeniz'de sıcaktan nefes alamazken orada akşam ince de olsa bir ceket/hırka giymek gerekiyordu.
0
kobuzchu kiz
(20.05.25)
kullanıyolar niye kullanmasınlar, boltenhagen plajı var nienhagen plajı var. ama almanlar daha sıcak yerlere meraklılar o yüzden mallorca'yı işgal ediyorlar. finlandiyadakiler kışın buza delik açıp giriyorlar geçen sene şubattahelsinkiye gittim 10 yaşında çocuklar fok balığı gibi yüzüyorlardı onlara hava farketmiyor.
0
nahtoderfahrung
(20.05.25)
deniz kiyisina güneslenmeye gidiyor insanlar. o da hava güzel olursa. yazin bile montla dolastigin bir yer oranin iklimi. sadece birkac hafta cidden sicak, onda da su soguk.

gecen yaz malaga'ya gittim. suya girilmiyor. okyanus akintisi oldugu icin buz gibi.
marbella'da high class futbolcularin yazligi varmis. ronaldo gibi o kadar paran var ama denize giremedigin bir yerde yazligin var...
en güzel deniz bizde bir de yunanda, italyan'da falan var. yurt disi görmüs özenti olmayan herkesin düsüncesi böyle.

akdeniz ve adriyatik disi cöp.
0
sonsuz
(20.05.25)
En güzel denizler akdeniz bence de ama enteresan şekilde okyanus çok seven insanlar var. Ben egeli olarak "bu ne la" demiştim ama millet de misal normal deniz yerine okyanus seviyor.

Onun dışında akdenize kıyı iyidir. Ispanya, fas, fransa, italya, yunanistan, Türkiye falan iyi yani.

Baltic seveni vardır da yani bir Türk için olamaz. Yoksa oralarin yerlileri yüzüyor yani.

Ya Balıkesir denizi hep soğuk misal:) benim eşim asla yapamıyor orada. Orada yapamazken baltic falan imkansız.
0
logisticsmanager
(20.05.25)
cok kuzeyde, buz gibi oluyordur. su cok soguksa eziyete donusuyor.
ege/akdeniz candir, gerisi heyecan.
0
cooperr
(21.05.25)
kuzye kutbuna yakın.. doğal olarak soğuk.. bir de sıcak su akıntılarının etkisi pek olmaz.
0
jepa
(21.05.25)
(22)

Hangi app'e projeye para ödüyorsunuz/öderdiniz?

optimistbakunin
Merhaba. Ucretli abonelikli bir app yaptim ve neredeyse kimse almadi :))) sonra baska bir sey yaptim o da nafile. Acaba para odemeye degmez seyler mi yaptim diye dusundum. Siz neye para oderdiniz/abone olurdunuz? Dating app youtube premium netflix gibi seyler disinda arkadaslar onlara ben de para od
Merhaba. Ucretli abonelikli bir app yaptim ve neredeyse kimse almadi :))) sonra baska bir sey yaptim o da nafile. Acaba para odemeye degmez seyler mi yaptim diye dusundum. Siz neye para oderdiniz/abone olurdunuz? Dating app youtube premium netflix gibi seyler disinda arkadaslar onlara ben de para oduyorum.
Ozetle fikir ariyorum fikir avina ciktim. Neler yapilabilir para odemeye deger diye
0
optimistbakunin
(19.05.25)
Çok niş bir kitleye hitap etmeniz lazim para odemeleri icin.

Applerin adreslerini verseydiniz daha rahat bir seyler soylenebilirdi.
0
brkylmz
(19.05.25)
Benim applerin sorunlarini ogrenmek icin yazmadim aslinda yeterince aciklayici olamadim sanirim. Biraz fikir avina ciktim diyebilirim hahahah
0
🌸optimistbakunin
(19.05.25)
dil öğrenimi spesifik olarak kelime ezberi içeren bir uygulamaya para veriyorum ama yıllık çok cüzi bir miktar 100 tl falan galiba.

Bir kere de öğretmenler için evrak içeren bir uygulama indirmiştim kendim hazırlamak yerine pratik geldiği için o da tek seferlik 30 40 tlydi.
0
biravekahve
(19.05.25)
Yaptigim.ise.onemli.bir katki yapacaksa, muadili yoksa ve bana para kazandiracaksa ancak o.zaman para oderim. Ofis programlari dahil hicbir uygulamaya para odemedim.
0
deckard
(19.05.25)
Datinglere ödemiyorum artık. escort veya hesap çakma derdinde olan kadınlar doluştu ve olayı bitti.
0
runaway
(19.05.25)
Blinkist
Evernote
Pocket
Busuu
Vpn
Adobe creative cloud
0
anon1m
(19.05.25)
Paraya acimadan aldığım tek şey;
Keylifts.

Tek başına, efsane bir servis sunuyor. Mail attığım an birkaç saatte cevap veriyor sorunla alakalı.
0
logisticsmanager
(19.05.25)
bu zamana kadar tek para verdiğim app deprem ağı oldu. ne spotify ne netflix internetten bulabileceğim apksını indirebileceğim hiç bir şeye para ödemem.
çok çok spesifik bir app olacak o zaman belki.
0
my fault
(19.05.25)
spotify, netflix gibiler disinda hicbir seye.
reklamlardan kazansinlar, reklam görmek istemiyorsam ben premium üyelik alirim gibi bir düsünce seklim var.

bedava trial falan olmayan seyleri de yanlislikla indirmissem de hemen siliyorum valla.
0
sonsuz
(19.05.25)
Hamile yoga
İngilizce pratik
0
abuzer
(19.05.25)
Upnote uygulamasına para bayılıyorum. Yakında takvim için de bayılabilirim.
0
put it in your appropriate place
(19.05.25)
Cok fazla uygulamaya para oduyorum ben. medyadir, office vsdir o tarz seyleri gecince:


chess.com platinum aboneligim var,
duolingo premium var (bunu nisanlim oduyor aile plani)
linkedin premium aldim ama cok ucuz diye aldim stalkerlarimi gormek icin,
bir ara 12 aylik rocksmith+ almistim,
eski telefonumda ses ve bixby tusunu tekrar programlayabilmek icin bir uygulama satin almistim.
expressvpn
gecmiste diyet uygulamalarina, spor uygulamalarina vs. para verdigim de cok oldu



size cok cilgin bir oneride bulunayim. icim en rahat odedigim abonelik senelik 3000 liraya office 365. cunku alternatifi aileme nisanlima korsan office kurup patladiginda onla ugrasmak vs.

teknolojiye yetisemeyen bireylere bir seyleri adim adim gosterebilecegimiz bir uygulama olsa alirim. mevcut alternatifler yetersiz.

edit: kibritsuyu yazmis, cubeacr son kurusuna kadar parasini hak eden bir uygulama.
bir de procreate vs tarzi bir kac uygulamayi satin aldim.
0
aguen
(19.05.25)
1) Marketing yapmadan ürün satabilmek çok zor. Öncelikle bunu aklınızda tutun.

2) Spesifik sektörlere yönelebilirsiniz. Örneğin doktorlar, avukatlar, sigortacılar, kpss kursları, ehliyet kursları vs. vs. Bu insanların dertlerini dinleyip neye ihtiyaçları olduğunu öğrenmeye çalışıp varsa bu sektörde bir boşluk onu doldurmaya çalışabilirsiniz.

3) Dürüst olun. Gerçekten bir işe yarayan şeyler yapın. Piyasada 500 tane wallpaper app varken 501. olmaya çalışmayın.
0
amortisman
(19.05.25)
cube acr.

telefon konuşmalarını kaydetme uygulamasına para ödüyorum. sıklıkla konuştuğum şeyleri sonradan dinleme ihtiyacım oluyor. kiminle, ne zaman, ne konuşmuşum.
0
kibritsuyu
(19.05.25)
Sensortower verilerine göre her 10000 app in 2 tanesi organik büyüyor,

Paid marketing olmadan kimse denemez.

Ayrıca millete 3 veya 7 gün ücretsiz deneme vermelisin

Bir de Türkiye subscription için cimri cenneti, zengin ülkelere gitmeli onların ihtiyaçlarını anlamalısın. Tr de reklam geliri entegre edebilirsin
0
fistikthecat
(19.05.25)
Paralı app kullanmıyorum. Oyun olsun, eğlence/dizi olsun, sosyal olsun vs... Elle tutamadığım neredeyse hiçbir şeye para vermiyorum. Şimdi tüm app'lerime baktım. "Ama şuna vermişim bak" gibi bir şey demek için. Telefonumda ücretli uygulama yok. Hatta ℅60'ı falan açık kaynak kodlu özgür uygulamalar.

Şu an para versem, kaliteli ses kaydı alıp mp3'e çeviren bir uygulama var hi-q isminde, bir de e-kitap okuyucu var yazılı kitabı kişiye okuyan readera adında, bunların ücretsiz versiyonları sınırlı. Pro versiyonlarını alabilirdim belki.

Yani sizin de önce çok beğenilen ücretsiz bir uygulamanız olursa, ek özellikli pro versoyonlarını alabilirler zannımca.

Ücretsiz oyun yapıp ek özellikler satmak en kârlısı... Yahut ücretsizine reklam koyup ücretlisini reklamsız yapmak...
0
yadigar
(19.05.25)
Ben sana soylim;
İşini hakkıyla yapan, tüm uygulamaların en iyi özelliklerini barındıran, ya bir kerelik ödeme ile alınabilen bir SMS uygulamasına para veririm.
Yazılımcı olsam direkt yapardım.
0
etna
(20.05.25)
Öncelikle amortisman +1 diyorum.

Ben biraz eski kafayım, uygulamalara kolay kolay para vermiyorum. Dijital birşeye para vermek garip geliyor. Nişlik konusu vurgulanmış. Bence haklılar, çok acayip teknolojik ürünlerden para kazanılıyor. Mesela Web Scraping yapan uygulamalar gördüm, mobil değil ama örnek olsun diye söylüyorum. Kabaca anlatmak gerekirse webdeki veriyi anlamlı veri haline getirip sana veriyor. Böyle bir tool olabilecegğini bile düşünmemiştim daha önce. Bunun gibi bir sürü şey var. Aaa oyun işinde para varmış gibi düşüncelerle yapılan şeylerin sonu genelde hüsran oluyor.

Bugüne kadar para ödediğim çok az şey oldu. Hollanda'da sıfırdan ehliyet sınavını geçmem gerekiyordu. Örnek sınav soruları olan bir uygulamaya para vermek zorunda kaldım. Az para da değil haftalık 12 euro civarıydı.
0
mbond
(20.05.25)
Belki appleri/siteleri/telefonu kisitlayan, zaman limiti koyan bir uygulamaya para oduyorum.
0
hot potato
(20.05.25)
Psikoloji uygulamasi
0
abuzer
(20.05.25)
Niş denmiş ya, mesela ben pattern keeper uygulamasına para verip premium aldım, cross stitch (kanaviçe) pattern'ı okumaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Ama PDF patternları üzerinde işaretlenebilir bir formata çeviriyor, kaç stitch var, ne kadar kaldı vs gösteriyor, veritabanında en bilinen ip markalarının renk kodları var, doğru kod/renk gösteriyor.
Buna benzer spesifik craft işleri için bir sürü uygulama ve pazar var. Ama ihtiyaç nedir, hangi özelliklere ağırlık vermek gerekir bilip uygulama yazmak için o craftı sizin de yapabiliyor olmanız lazım. Ya da bir bilenle beraber çalışmanız lazım.

Regl takip uygulamasına yıllık çok az bir abonelik ödüyorum.

Disciplined diye bir uygulama var, hediye geldiği için ücretli versiyonunu kullanıyorum.

Windows'ta bir timer/proje takip uygulamasını satın aldım.

Makul kullanılabilir ücretsiz versiyon ve premium özellikler için hiç olmazsa bir hafta ücretsiz deneme şart bence de.
0
kobuzchu kiz
(20.05.25)
automate (ifttt benzeri bir uygulama)
x-plore
poly bridge 2
accubattery
textra
nova launcher prime
greenify
mx player

neredeyse hepsini google ödüllü anketlerden gelen paralarla aldım.
0
inheritance
(20.05.25)
(26)

80 Bin TL Maaşı Bırakıp İtalya Roma’da Garsonluk

tahirkemalbozoglu
80 bin liraya yakin maas aliyorumYari özel yarı devlet işi ama işten çıkartılma ihtimalim yok ben istemediğim sürece, memuriyet diyebiliriz yani şuandaki işeEv ve araba var bana aitBen evet dersem eger İtalya roma da calisma izni ayarlanacak restoranda getir götür garsonluk işi var. riske değer mi U
80 bin liraya yakin maas aliyorum
Yari özel yarı devlet işi ama işten çıkartılma ihtimalim yok ben istemediğim sürece, memuriyet diyebiliriz yani şuandaki işe
Ev ve araba var bana ait
Ben evet dersem eger İtalya roma da calisma izni ayarlanacak restoranda getir götür garsonluk işi var. riske değer mi
Uzun süredir gitmek istiyorum açıkçası, insanların durumu, birbirine karşı sevgisizligi, yozlaşma, bozulma vs vs. Avrupa’da yaşayıp orada yaşlanmak istiyorum. yaş 35 yolun yarisi eder.
0
tahirkemalbozoglu
(19.05.25)
Italya için böyle bir şey yapmazdım. Alım gücü düşük. 80 bin TL maaş fena değil. Italya bana göre overrated bir ülke. Türkiye'de yakın diye bir sempati var abartı var. Yeni zelanda'ya gidemeyen yurdum insanının yurtdışı macerası.

Ev ve araba da varsa hiç değmez. Memuriyet tarzı yatış işindeysen cennettesin
0
runaway
(19.05.25)
roma'da garsonluk ne kadar getirecek? tr'de post-tax $2k is garantisiyle çok güzel bir deal. ben sanmıyorum italya'da bunun üstüne cikasiniz kolayca. bir de kira falan verilecek.

maceraperestseniz olur ama diğer turlu ben garsonluk yapmak icin garanti isimi bırakıp dilini bilmediğim ülkeye gitmeyi çok sacma buldum.
0
antikadimag
(19.05.25)
Attan inip eşeğe binmekse mesele yurt dışına yerleşmek makul değil
0
vedatchilipeppers
(19.05.25)
Havaalanında,
İtalya bir garson kazandı..

diye paylaşım yapamayacaksan boşver.
Aşırı rahatlığın battığını gösteren maceralara hiç girme .
0
diyecevaplandı
(19.05.25)
sen düzenini bozma beni yolla :)
0
anon1m
(19.05.25)
Türkiye mevcut haliyle leş olsa da benefitleri yok değil. Özellikle sağlık sistemi bu kadar suriyeliye falan rağmen halen işleyebiliyor.
0
runaway
(19.05.25)
Boş düşünceler. İşine devam plz.
0
Shepard
(19.05.25)
35ten sonra milletin ağız kokusunu çekemezsin. Düşün arap turist sana atar gider yapıyor.
0
mikahakkinen
(19.05.25)
sacmalama ne garsonlugu. o kadar da degil.
ev ve araban seninmis daha ne istiyorsun. avrupa'da büyük sehirlerde ev alamazsin. vizesiz gezme hayallerine da kapilma derim o maaslarla.

20 yasinda yapsaydin cok güzel hayatin olurdu ama 35 gec.
0
sonsuz
(19.05.25)
Hani avrupanin gelismis bir kosesine gidiyor olsan neyse de Italya hele Roma turkiyeden hallice. Pislik gibi muamele gordugunle, yedigin irkcilikla falan kalirsin.
0
hot potato
(19.05.25)
Mevcut kosullarin vs karsina sunulan kosullar yapinca bir mantığı yok. Hele italya'nin yani.

Aynı hayat kosullarini hayatta yakalayamazsin. Avrupa su kararı verecek kadar da güzel değil, o kadar da değil yani.
0
logisticsmanager
(19.05.25)
Okuyunca "daha neler?" dedim ben. Bahsettiğiniz yer İtalya bir de.

Tamam, Türkiye'de de bir sürü sorun var ama Avrupa da cennet değil. Attan inip eşeğe binilmez şu koşullarda. Bir sene sonra üzülerek geri dönersiniz.
0
fraise
(19.05.25)
Yurtdışında garsonluk guzel is. Bos falan toplamiyorlar. Müşteri goturuyor. Calisma izni olayina inanmadim. Garsonluk icin tr den adam getiremezler. Muhendis olarak gitmeniz daha mumkun.
0
Kahvedesu
(19.05.25)
Attan inip eşşeğe binilmez
0
Rondak
(19.05.25)
oncelikle agir konuscam bastan kusura bakma ama inan senin iyiligin icin. kimseyi tanimiyacaksin, maasin dusecek, statun dusecek, pozisyonun dusecek, devlet memurlugun bitecek, hizmet edilen iken hizmet eden olacaksin vs.. bu sartlarda gitmek icin katiksiz bir gerizekali olmak lazim. ayrica sevgisizlik, yozlasma, bozulma da gecersiz sebepler. cunku orda garson parcasi bir gocmen olarak gorecegin muamele inan bana burda statu sahibi bir devlet memurlugundan cok daha beter olur.
0
buenosdias
(19.05.25)
Çok benzer koşulları bırakıp işsiz olarak yurt dışına gidiyorum, çünkü bey burada iş arıyorken oradan teklif aldı. Yaşlar 38-40. Çok mantıksız bir karar olduğunun farkındayım. Burada masrafımız yoktu, benim gayet oturmuş bir hayatım, gül gibi işim vardı. Şimdi iş bulana kadar tazminatımla geçinmeye gidiyorum ki bulacağım iş vardiyalı olabilir ve geçinmeme ucu ucuna yetecek kadar maaş verebilirler. Bey burada iş bulabilseydi kalmaya ikna ederdim. Yani bence mantıklı değil. Ancak çok sevdiğin biri için yapılabilecek bir fedakarlık. Tek başına sürünmeye hiç gidilmez.
0
cilacı ökkeş usta
(19.05.25)
buradaki konforu orada bulamazsın. orada 2. sınıf insan muamelesi göreceksin. rahat battı galiba, garsonluk dünyanın en zor mesleklerinden biridir. madem iyi para kazanıyorsun ev araba sorunun yok, sürekli yurt dışına tatillere giderek bu özlemini giderebilirsin. hem gezersin, hem eğlenirsin. yaşama fikri her şey güzelken bana saçma geldi.

düzenin yoksa işsiz avare olsaydın neyse de düzen bozmaya değmez.
0
koela
(19.05.25)
git abi. seni buraya bağlayan extra bişey yoksa git. biraz girişken biriysen zaten garsonluktan başka yerlere de atlarsın. ama avrupa için çok çok büyük beklentilere girme.
0
scudman1
(19.05.25)
Anca ilerde pasaportu kesin alacaksan bir ihtimal gidilir.
0
hububrad
(19.05.25)
Senin maaşını alan beyaz yakaların %80'i fıldır fıldır avrupada geziyor senin garsonluk için düşündüğün yerde para eziyor üstelik çoğunun evi de yok.

Avrupaya yerleşme niyetiniz varsa kendi mesleğinizle ilgili şeyler bakın.
0
Mcfly
(19.05.25)
İtalya ücretlerin yüksek olduğu bir ülke değil. Başka bir yer olsa düşünebilirsin belki diyeceğim ama 1800 euro maaş bırakılıp İtalya'da garsonluk yapılmaz. Zaten alacağın para en fazla o kadar olur orda.
0
synesthesia
(19.05.25)
Git, hiç durma. Çoğunluğa göre oldukça net bir durumda kafan "uzun zamandır gitmek istiyorum" kafasıysa seni gitmek paklar.
0
prole
(19.05.25)
Bu arada aklıma şey geldi. Kanada'ya göç programındaki kız. Aselsan'daki işini bırakıp Kanada'ya y.lisans yapmaya gitti. Garsonluk yapıyordu.

Bu arada bir işveren sizi Tr'den getiriyorsa, ilk çalışma izniniz ona bağlı oluyor. Yani Roma'ya garson olarak giderseniz, ilk yıl Roma'da garson olarak çalışabilirsiniz. Ne başka şehre ne de başka alana geçebilirsiniz.
0
Kahvedesu
(19.05.25)
Ben italyanların okumuşlarına bile katlanamıyorum, sen git 1-2 hafta çalış, italyanları tanı, dene. bir daha belki adımını bile atmak istemezsin.
0
spherical
(19.05.25)
1800 euro'nun türkiye'deki alım gücü muhtemelen roma'da yapacağın garsonluğun alım gücünden daha iyidir ki ev de benim diyorsun.
20'li yaşlar sonrası türkiye'de 1500 euro ve üstü kazanan birinin yurtdışında birebir aynı işi yapmayacaksa yurt dışına gitmesi çok saçma.
0
denizgonen
(19.05.25)
Avrupa göç konusunda iyi, ama kime iyi?

Türkiye'de mavi yakalıysan eğer asgari ücretin biraz üzerinde kazanırsın.
Ama bu mavi yakalılar avrupa'ya gittiklerinde sınıf atlıyorlar.

Aynı şey beyaz yakalı ya da memur için geçerli değil.
35 yaşına kadar burada yakaladığınız yaşam standartları Avrupa'da bulamazsınız.

Eviniz arabanız var. Türkiye'de bunlara sahipseniz ortalamanın çok üstünde bir yaşamınız olacak.

İtalya'da buradaki konforunuzu garsonluk geliriyle sağlayamazsınız.
Muhtemelen göçmen yoğunluklu bir mahallede, göçmen yoğunluklu ufak bir dairede yaşayacaksınız.

Eğer mavi yakalı az kazanan biri olsanız hemen gidin derdim.
Ama beyaz yaka olarak hele 35 yaşında çok zorlanmanız olası.

İtalya diğer avrupa ülkeleri kadar kozmopolit bir yer de değil.

Yani dil bariyeri de olacak.

Bir de garsonluk işinin garantisi var mı?

Mesela daha farklı bir avrupa ülkesini konuşsak, atıyorum İngiltere, Fransa, Hollanda gibi biraz daha kozmopolitleşmiş ülkeleri konuşsak birçok fırsat bulabilirsiniz. Ama italya için bu risk tartışılır.

İtalyan gençleri bile italya'da durmuyor. İmkan azlığı, ağır bürokrasi ötürü. İtalya AB içinde en çok göç veren ülkelerde ilk 5 içinde. Romanya, Polonya, Bulgaristan ve Yunanistan'la yarışıyor bu konuda.

Mevzu paraysa italya'dan başka seçeneklere bakın. Para kazanmak için gidilecek ülke değil. Sizin koşullarınızda yani.
0
anten
(19.05.25)
(5)

Kız arkaadaşla oynamalık pc oyun önerisi

Acil kan
pc'ye bağlarız tv'den beraber oyun oynarız diye iki tane joystick aldım. oyunlardan hiç anlamayan kız arkadaşımla onun da eşlik etmekte zorlanmayacağı, joystick ile oynanacak oyun önerilerinizi bekliyorum.
pc'ye bağlarız tv'den beraber oyun oynarız diye iki tane joystick aldım. oyunlardan hiç anlamayan kız arkadaşımla onun da eşlik etmekte zorlanmayacağı, joystick ile oynanacak oyun önerilerinizi bekliyorum.
0
Acil kan
(17.05.25)
İt takes two
A way out
0
duster
(17.05.25)
1. It Takes Two

2. Overcooked! 2

3. Unravel Two

4. Phasmophobia
0
kiminromeosu
(17.05.25)
unravel two çok uygun, bir kişi diğerine destek atabililiyor oyun içinde. it takes two'da azıcık beceri gerekiyor ama gerekirse bazı yerleri siz geçersiniz, çok keyifli bir oyun.
0
matlii
(17.05.25)
Denilenlerin üstüne trine serisi de olur.
0
logisticsmanager
(17.05.25)
Overcooked
0
jülsezar
(17.05.25)
(5)

1.2 puretech motor triger kayışi problemi hakkinda

dedeminhirkasi
Kullanan var mı bu motora sahip aracı. Pişman mısınız? Yoksa kayışı değiştirip devam mı ettinizAbartılacak bir problem mi?
Kullanan var mı bu motora sahip aracı.
Pişman mısınız? Yoksa kayışı değiştirip devam mı ettiniz
Abartılacak bir problem mi?
0
dedeminhirkasi
(16.05.25)
2015 model 208 aracım vardı. motor sarsıntısı, yağ eksilmesi,şanzıman sorunları çok uğraştım 1.2 puretech çok iyi bir motor değil bence. 1.5dci ve 1.0 ecotsi araçlarımda daha memnun kaldım.
0
alp9900
(16.05.25)
bu eger yagin icinde calisan kayisa sahip motorsa, ben hayatimda duydugum en dandik motor sistemlerinden biri, sikinti cikarmama olasiligi yok.

hidrokarbonlarin birbirini yok ettigi muhendislikte ilk ogretilen seylerden biridir herhalde. yag icinde kayisin olmayacagini bilmek icin einstein olmaya gerek yok.
0
cooperr
(16.05.25)
Motorun hangi yıldan olduğuna göre bu sorunun cevabı farklı.
Misal bu soruyu 2023 modele sorarsaniz cevap farklı olur 2015e sorsaniz farklı. Çünkü o süreçte degisiklikler oldu ve en son mild hybrid ile komple zincir oldu.

Neyse, kısacası problem var. Ama öyle büyüdü ki dünyada sıkıntılı motor tek buymus gibi. Misal 1.2 tce, 1.0 ecoboostun ilk halleri falan acayip sorunlar çıkardı. 1.2 tce'nin de Fransa'da davası vardi. Onun dışında vw motorlarinda da sorunlar var misal 1.5 tsilar hala sogukta sıkıntı çıkarıyor ilk başlangıçta.

Ha Fransa'da yaşayan biri olarak ben almam. Gider 1.2 mild hybrid alırım. Bir de Peugeot 10 sene motor garantisine de çıkarmıştı en son bu sebepten ama Türkiye'de nasıl olur bilmiyorum.
0
logisticsmanager
(16.05.25)
2024 model var bende. şu ana kadar sorun yok.
0
inheritance
(17.05.25)
youtu.be
ne diyorlar tam izlemedim ama Puretech için dava vs. sonuçlanmış galiba Avrupada'da 2024 sonuna kadar bozulanlara vs. tamir mi tazminat mı bişeyler olacakmış. Bi bakın.

Zamanında ben 1.0 ecoboost Fiesta bakmıştım, bu sebepten almayın diyorlardı almamıştım. Anca sıfır alıp çok iyi bakarsan sorun 'olmayabilir' diyorlardı ama ikinci el alacaksan piyango, asla alma diyorlardı.
0
nhk ni youkosu
(18.05.25)
(5)

Kariyer planlaması

pislick0
Merhaba,Üretim yapan bir firmada 5 yıldır üretim planlama mühendisi olarak çalışıyorum ( mezuniyet kimya mühendisliği) , pozisyonum müdürden sonraki kişi gibi ama resmiyette öyle değil. Firmada maliyet muhasebesine bakan arkadaş işi bıraktı ve CFO onun yerine benim geçmemi teklif etti, ERP , Excel v
Merhaba,

Üretim yapan bir firmada 5 yıldır üretim planlama mühendisi olarak çalışıyorum ( mezuniyet kimya mühendisliği) , pozisyonum müdürden sonraki kişi gibi ama resmiyette öyle değil. Firmada maliyet muhasebesine bakan arkadaş işi bıraktı ve CFO onun yerine benim geçmemi teklif etti, ERP , Excel ve üretimi biliyorum diye. Benim yöneticilik planlarım var ileriki dönemler için ancak bu kariyer değişikliği bana avantaj mı sağlar dezavantaj mı emin değilim. Fikrinizi alabilir miyim


ChatGPT böyle diyor:
GETİRİLERİ

1. Finansal Yetkinlik Kazanımı

Üretimi bilen birinin finansal boyutları öğrenmesi, onu çok yönlü bir yönetici adayı yapar.

Maliyet muhasebesi, bütçeleme, kârlılık analizi, ürün maliyetlendirme gibi konularda tecrübe edinmek, ileride operasyonel liderlik ya da genel müdürlük pozisyonları için büyük avantaj sağlar.


2. Üst Yönetimle Yakın Temas

Maliyet muhasebesi doğrudan CFO veya finans direktörlüğüne bağlıdır. Bu da daha görünür bir rolde olmayı sağlar.

Stratejik kararlar için veri sağlayan kişi konumuna gelinir.


3. Sektör İçinde Rekabet Avantajı

Hem sahayı hem maliyeti bilen mühendis sayısı azdır.

Gelecekte fabrika müdürlüğü, teknik direktörlük veya COO gibi rollerde tercih edilme ihtimali artar.


4. Kariyer Esnekliği

Sadece üretim değil, finans veya ERP danışmanlığı, veri analitiği, maliyet mühendisliği gibi alanlara da geçiş şansı doğar.



---

GÖTÜRÜLERİ

1. Uzmanlık Alanından Uzaklaşma

Kimya mühendisliği eğitimi ve üretim tecrübesi, teknik kariyer isteyen biri için daha ideal bir zemin sunar.

Maliyet muhasebesine geçmek teknik bilgiyi törpüleyebilir.


2. Rutin ve Masa Bağımlılığı

Üretim dinamik, sahaya yakın, sürekli çözüm gerektiren bir iştir.

Maliyet muhasebesi ise daha durağan, Excel-ERP odaklı ve genelde masa başıdır. Bu geçiş kişisel tatmin düzeyini etkileyebilir.


3. İmaj ve Algı Değişikliği

Üretimde karar alan biri, muhasebede raporlayan konuma geçebilir.

Organizasyon içindeki "operasyonel adam" imajı, “finans destekçisi”ne dönüşebilir.



---

KARİYER PLANLAMASI AÇISINDAN NE YAPMALI?

Geçmeli Eğer:

Orta/uzun vadede yöneticilik, çok yönlü liderlik, stratejik roller hedefleniyorsa.

Finansal analiz, bütçeleme gibi konulara ilgi duyuluyorsa.

Sahadan uzaklaşmak, daha planlı-analitik çalışmak cazip geliyorsa.


Kalmalı Eğer:

Teknik uzmanlıkta derinleşmek, örneğin proses mühendisi, üretim müdürü gibi unvanlara yükselmek hedefleniyorsa.

Sahada bulunmaktan, canlı operasyonlardan keyif alınıyorsa.

Mühendislik bilgisinin kullanılacağı bir kariyer daha fazla motive ediyorsa.
0
pislick0
(15.05.25)
Firma borsaya açık mi bilmiyorum ama borsaya açık firmalarda finans bilmek çok önemli. Çünkü bir şey üretim/tedarik açısından mantıklı olsa da finansal açıdan olmayabiliyor ve bunu finans kısmını öğrenmeden düşünemez kişi.

Bence iyi fırsat gibi. 5 yil zaten üretim planlama için yeter artar, başka bir pozisyon size ideal olur.
5 yıl planlama 2-3 yıl finans ile bir sonraki aksiyon operations manager tarzi pozisyonlara gidiş olabilir.
0
logisticsmanager
(15.05.25)
logisticsmanager'ın her söylediğine katılıyorum.

Ben de iyi bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Üretim planlama için 5 yıl gereğinden fazla bile. "Finans bilmek çok önemli" +1000

Üretime hakim, finans bilen birini bulmak asıl mesele zaten. Ayrıca finans departmanları "bal tutan parmağını yalar" hesabı genelde daha yüksek maaşlı departmanlar oluyor. Genelde en çok Ar-Ge (hele bir de katma değeri yüksek bir ürünün ar-gesiyse epey fazla) sonra da satış/finans departmanları yüksek alır. Üretim, kalite çok önemli gibi görünen ama aslında günümüzde pek bir niteliği kalmayan departmanlar. Haliyle çok çalışıp az kazandığın bölümler oluyor.

İmza: 10 yıl üretim + proje yönetimi sonrası 5 yıl finans departmanında çalışan (ve hala devam eden) bir mühendis.
0
himmet dayi
(15.05.25)
Abi kabul et işe yarar daha kıymetli olursun, yükselirsin de. Ama beraber çalıştığım birisi olsaydin chatgpt'ye sorduğun ve cevap aradigin için teklifi geri çekerdim.
0
Shepard
(15.05.25)
maliyet muhasebesi özelinde geçme. finans değil o, muhasebenin en amele işlerinden. oradan başka yere geçmek de, yönetici olmak da zordur. geçeceksen raporlamaya, finansal kontrole geç.
0
gabe h coud
(15.05.25)
@logisticsmanager Bizim firma borsaya bağlı değil ama bağlı olduğumuz holding borsaya açık ve oldukça büyük

@himmet dayı teşekkür ederim, bağlı olacağım yönetici biraz fazla zor birisi, buraya geçip yapamayınca iş bırakma durumu da canımı sıkıyor biraz

@shepard yorumlarda chatgptye Sor yorumu gelecektir diye hazırda bulunsun diye ekledim onu öncesinde 4 5 yönetici ve bir ik ile görüştüm

@gabe h coud , o pozisyonlar daha yetkin , işin uzmanı kişiler tarafından yapılıyor bir daha böyle bir fırsat geleneğini düşünmüyorum açıkçası
0
🌸pislick0
(15.05.25)
(17)

Favori filminiz hangisi?

kizil karga
Sadece bir tane seçecek olsanız hangi filmi seçerdiniz, bir tane ama 1?
Sadece bir tane seçecek olsanız hangi filmi seçerdiniz, bir tane ama 1?
0
kizil karga
(10.05.25)
Mirket
(10.05.25)
12 Angry Men bugüne kadar yapılmış en güzel film olup bu filmi geçebilecek hiçbir film yok benim için.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.05.25)
The Silence of the Lambs
0
yurtsuz john
(10.05.25)
Süper über bir film değil ama zamanında kafamda şimşekler çaktırdığı için Being John Malkovich diyeyim. Hem sinemaya hem hayata bakışımı değiştirmişti, muazzam bir kırılma yaşatmıştı.
0
sekizdokuzon
(10.05.25)
Shrek
0
sonsuz
(10.05.25)
Naked
0
vedatchilipeppers
(10.05.25)
Leon
0
abuzer
(10.05.25)
Saving Private Ryan
0
gabe h coud
(10.05.25)
Leon
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(10.05.25)
The man from earth olur heralde
0
akhenaten
(10.05.25)
Yani belki de çok etkilendiğim filmler daha fazla, misal babanın birinci filmi, matrix 1, 12 angry men falan evet çok daha etkiledi.

Ama once upon a time in Hollywood filmini 4 kere falan izledim. O yüzden galiba bu film. Gene olsa gene izlerim.
0
logisticsmanager
(10.05.25)
schindler's list
0
nothing in my way
(10.05.25)
blade runner
0
orpheus
(10.05.25)
Blade.runner demeyeni allah carpar.
0
deckard
(10.05.25)
The Godfather.

Çok klasik evet ama gerçek bir efsane.
0
soft
(10.05.25)
İklimler... Sade, sakin, dolu dolu. Hayat gibi.
0
luluki
(10.05.25)
the gentleman
0
baldan kaymak
(11.05.25)
(11)

Kira artışı

don’t panic
Arkadaşlar selam; Öncelikle şu bilgiyi vermek isterim: Ev sahiplerimizle (50’li yaşlarda bir çift) inanılmaz iyi bir ilişkimiz var. Aynı sitedeyiz. Doğum günlerini kutlarız, arada ufak tefek sürprizler yapıp kapılarını çalarız; onlar da aynı şekilde bizim çocuğumuza küçük sürprizler yaparlar; birlik
Arkadaşlar selam;

Öncelikle şu bilgiyi vermek isterim: Ev sahiplerimizle (50’li yaşlarda bir çift) inanılmaz iyi bir ilişkimiz var. Aynı sitedeyiz. Doğum günlerini kutlarız, arada ufak tefek sürprizler yapıp kapılarını çalarız; onlar da aynı şekilde bizim çocuğumuza küçük sürprizler yaparlar; birlikte yemekler yer, kahvaltılar yaparız. Her daim değil tabi ki ama en azından 1-2 ayda bir olur bu dediğim şeyler.

Bu hafta 2. senemiz doluyor ve bugün aradım kira artışı için. Evi ilk tuttuğumuzda 21.000 idi ve geçen sene tüfe artışıyla 35.000 yapmıştık. Ben hiç yüzde 25 olaylarına girmemiştim. Bu seneki artış için bugün aradık; yine hiç pazarlığa girmeden direkt tüfe artışı ile 52.000’den devam ederiz diye düşünüyordum ki ev sahibimiz sitede evlerin 70-75’e gittiğini söyledi ve 60.000’den devam etmeyi düşündük biz dedi. Ya arkadaşlar o kadar koydu ki bu bana anlatamam, 5 saattir moralim bozuk dolaşıyorum. Eşimle aklımızdan geçen düşünce “biz geçen sene yüzde 25’i mevzu bahis ile yapmamıştık, 52 yerine düz 50’den devam edelim derler herhalde” iken bu şekil olması sarstı ikimizi de. Maddi kısmından çok manevi yara almış gibi hissediyorum. Ben de orta yol bulalım madem, biz bir konuşalım eşimle deyip 1-2 gün süre istedim.

Sizce ne yapmalıyız? Teşekkürler…
0
don’t panic
(09.05.25)
Simdi oncelikle sunu soyleyeyim gecen sene %25 olayina girmemis olmaniz sadece sizin insafli insanlar oldugunuzu gosterir, zammin normalde %25 olmasi gerektigini ancak sizin fazla yaptiginizi gostermez. Cunku Enflasyonun %60 oldugu bir ortamda kiraya %25 sinir koymak gercekten cok sacmaydi. Her zaman soyluyorum her ev sahibi zengin degil.

Gelelim bu seneki duruma. Bir ev sahibinin evine Tufe kadar zam beklemesi gerekiyor. Turkiyede hem ev sahipleri hem de kiracilar genel anlamda cok kotuler. Herkes birbirini enayi yerine koymaya calisiyor. Dolayisiyla bir ev sahibinin evinin kirasinin yeni verilen kiralara gore her zaman dusecegini ongormesi gerekiyor. TUFE bence gayet ideal bir rakam bu konuda.

Olay yasal cerceveye tasinirsa kiraci olarak buyuk ihtimalle korunursunuz. Kiraci tahliye etmek zor is. Tahliye taahhutnameniz bile olsa en az 1-1.5 yil yine rahatsiniz (tabi noter onayli taahhutname yoksa) Hele bir de taahhutname yoksa sizi cikarmasi imkansiz. Ama bunu istiyor musunuz bunu da dusunun. Yani ev sahibiyle kotu olmak da zor is. Keyfin kaciyor bostan yere. O yuzden yapici olmaya calismanizi oneririm. Mesela siz bu sene yuzde kac zam aldiniz. Al ev sahibini koy karsina anlat abi ben bu kadar zam aldim bu kadar odeyebilirim de mesela.

Mumkunse olayi yapici bir sekilde cozmenizi oneririm. Ayni anda hem ev sahibi hem de kiraci olan birisi olarak yaziyorum bunlari.
0
nuevo
(09.05.25)
Geçmiş olsun. Tanımış oldunuz. Uzun süre kalmayı düşünüyorsanız 60bin yapın geçin. Bundan sonra görüşseniz de ev sahibi-kiracı ilişkisini korumaya çalışın. Evin eksiklerini tamamlayıp kiradan düşün, Sitedeki demirbaş aidatlarını ödemeyin vs.

Zaten çıkarız diyorsanız da yasal olan neyse onu yapıp geçin. Hatta 21'in yüzde yirmi beşinin tüfe artışını yapın. Uğraşsın dursun. Beni de kızdırdılar.
0
nickini vermek istemeyen uye
(09.05.25)
Sizin beklenti kiranız ile ev sahibinin beklenti kirası arasında aman aman bir fark yok.

Bence durumunuzu, düşündüklerinizi anlatıp ara bir yol bulmaya çalışın. Taşınması, ev bulması falan çok daha fazla masraf çıkarır gibi.

Ha ben burada her türlü sorun, anlık sıkıntılara rağmen yaşarım derseniz o da ayrı bir bakış açısı. O zaman yasal zammı yapıp ev sahibi ile iletişimi kesip devam edebilirsiniz.
0
en bi orijinal
(09.05.25)
60 yaparsaniz seneye 100 olunca üzülmeyin.
Burada vardı böyle ev sahibi ne derse he diyip sonra çevredeki evlerden bile pahaliya oturmak zorunda kalanlar.
Bunu aklinizda tutun yani, sonuçta diyelim seneye de aynı Tüfe oldu. 90 oluyor kira. Ve ev sahibi yasal olarak haklı oluyor.
Yüzde 25 ne kadar haksizsa kontratta yazandan fazlasini isteyen de haksız.
0
logisticsmanager
(09.05.25)
öncelikle duygusal olarak takılmayın. bunlar normal şeyler, ülkede bütün fiyatlamalar zıvanadan çıktı herkes en az zarar görecek şekilde yol bulmak istiyor. nezaket içinde görüşülüyorsa gayet olağan, akışında işler. geçen sene %25 yapmamak da gayet doğal. zaten aklı selim bütün insanlar bir noktada uzlaşmaya çalıştı.

yerinizde olsam tüfe'de ısrar ederdim. zaten daha 2. sene dolmuş, kira eşitlemek için çok erken. eski kiracının bir avantajı olmak zorunda. en kötü ihtimalle 55 bin tl'yi de geçmezdim. hala 60 istiyoruz derlerse 52 bin atar geçerdim.

not: kiracıyım.
0
awlmi
(09.05.25)
Ağa yol verin yeni eve çıkın. Boyun egmeyin
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(09.05.25)
Acıma yetime döner koyar g*tune.
0
Mcfly
(09.05.25)
biz de ev sahibiyle öyleydik, bir gün gelip mümkün olduğunca erken çıkın bilmem kim taşınacak diye baskı yapmaya başladılar. kanuni haklarımızı kullansak sittin sene çıkaramazlar ama yapamıyoruz işte.
0
parka
(09.05.25)
52binden bir kuruş fazla vermeyin.

normal şartlarda geçen sene 26,25 yapacaktınız. bu sene de 39bin lira gibi bir şey olacaktı. ev sahibi 60 demiş. 21 bin lira fark var. bir asgari ücret yapar. uğraşsın dursun sizi çıkartmak için. ne yapabilir ki? hiç dert etmeyin. milletin enayisi siz misiniz?
0
co2s2
(10.05.25)
İlk önce ne yaparsanız yapın muhabbetiniz bitecek, dediği kiraya ok derseniz siz ilişkiyi koparacaksınız, hatta bu saatten sonra 52 dese bile ayıp etmiş, gene sonuç değişmez. pazarlık yaparsanız veya hakkınızı ararsanız karşı taraf aynısını yapacak


Evler gerçekten o fiyattan gidiyorsa mevcut rakamı kabul etmek veya tam ortasında buluşmak mantıklı.

Ben kendimi tutamaz gidip %25 arkasına sığınıp kimseyi mağdur etmedim, bana kalkmış bunu yapıyorsunuz, evinizi her sene yeni kiracı parasına kiralamak istiyorsanız mahkemeye taşıyalım derdim. Yeniden değerleme için 5 sene geçmesi lazım.

Benzer senaryoda geçen sene 100k masraf edip evi taşıdım, kiram 2 katına çıktı ama kafam pamuk gibi.

Önümüzdeki ay kiram artacak, ev sahibini aradım, ben de kiracıyım, ev sahibim Tüfe'den yaptı biz de o şekilde yapalım dedi anlaştık, hatta küsüratı vardı onu da düz hesap aşağı yuvarlattım.
0
kimlanbu
(10.05.25)
ben 55 teklif eder orta yolu bulalım derdim. zaten kafanızdakine çok yakın.

moraliniz bozulmamalı iş başka-arkadaşlık başka gibi düşünün. onlar sizin aileniz-akrabanız değiller. iyi insanlar olabilirler ama sizi kayırma zorunlulukları yok.
0
orpheus
(10.05.25)
(12)

Dünyanın en zor spor dalı hangisi?

mikahakkinen
https://www.espn.com/espn/page2/sportSkillsEspn bir araştırma yapmış, bence taraflı. Amerikan sporlarını daha zor olarak sıralamış. bir triatlon, bisiklet veya bazı dayanıklılık gerektiren sporlar boxtan daha zor bence.https://strawpoll.com/PbZqb1Xw0yN
www.espn.com
Espn bir araştırma yapmış, bence taraflı. Amerikan sporlarını daha zor olarak sıralamış. bir triatlon, bisiklet veya bazı dayanıklılık gerektiren sporlar boxtan daha zor bence.



strawpoll.com
0
mikahakkinen
(09.05.25)
bunu tartışmak bile abes. triatlon.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.05.25)
Buz hokeyi, 330km'yi 150 saat içinde koşman gereken Tor des Géants yarışından daha zor olabilir mi?

Elbette tüm sporların kendi içinde zorluğu vardır da triatlon, ultra trail gibi hem fiziksel hem de mental dayanıklılığın sınırlarını zorlayan sporlar varken hokeye futbola falan zor demek komik oluyor.
0
thracia
(09.05.25)
Rugby (bence).
0
logisticsmanager
(09.05.25)
10 tane kategori seçmişler, dayanıklılık bunlardan biri. Evet Triatlon, uzun mesafe koşu/bisiklet endurance açısından en yüksek puanı almış zaten ama diğer kategorilerde o kadar da yüksek olmamasını anlıyorum. Yani kendi yaptıkları sıralama kriterlerine göre boks'un bir olmasına itiraz etmem bence de zor bir spor. Belki sadece beyzbol'un o kadar yüksek olmasına itirazım olabilir.

Mesela teknik olarak en zor spor bence sırıkla yüksek atlama. Zaten bildiğim kadarıyla en çok bileşik teknik barındıran da oydu. Ya da atletizmde kısa mesafe ile uzun mesafenin arasında kalan branşlar da bence zor.

Ayrıca youtube'a falan bakarsanız triatlon yetmeyen kişilerin kendilerine challenge'lar koyup yaptığını görebilirsiniz. Demek ki o kadar da zorlayıcı değil ki millet bunun iki üç katını youtube içeriği olsun diye yapıyor :d
0
nundu
(09.05.25)
Bisiklet ilk üçte olmalı.

İnanmayan olursa oturun bir günlük olmayan bir turu izleyin ne dediğimi anlarsınız.
0
chicha_v2
(09.05.25)
Bisiklet +1
Tourlar cok kafa vücut direnc ve müthis bir disiplin gerektiriyor.
0
sonsuz
(09.05.25)
bence de bisiklet. 5 saat bir seleye oturup hiç kalkmadan aynı pozisyonda kalmak ayrıca herhangi düşme durumunda en az bir kemiğini kırmak. vb....
0
🌸mikahakkinen
(09.05.25)
alanya triatlonuna katıldım. kondisyon açısından triatlon ya da irom man en zoru olabilir.
0
yurtsuz john
(09.05.25)
Prof olan sporların hepsi insan vücudunun limitlerine oynuyor. Sporculara yüklenen kondisyon, antreman programı, beslenmeleri; hepsi birer genetik canavara dönüşüyor.

Yani hangi kafalarla buz Hokeyi, beyzbol gibi sporlar kucumsenmis anlayamadım. Bu sporları ne kadar izlediniz, ne kadar yapmaya çalıştiniz. En kötüsü buz pistine hiç çıktınız mi?

Triatlon yazanlara tek diyeceğim, triatlon eğer futbol basketbol kadar popüler bir spor olsaydı şu anki yapılan dereceler muhtemelen amatör seviyelerde kalırdı.
0
makbur
(09.05.25)
tartışmak bile saçma, açık ara boks.

farkı az bile vermişler espn'de, kategorilerde hız ve çevikliğe 6.30 civarı verilmiş boks için yine de düşük. herhangi bir kategoride en ufak zayıflığı kabul etmeyen bir spor.
0
gule gule
(09.05.25)
@makbur

Hangi kafalarla beyzbol küçümseniyor falan demişsin. Elbette rekabet edilen her spor kendi içinde zorluk taşır. zirveye çıkmak tüm sporlar için büyük fedakarlıklar gerektirir. Bu bağlamda bilardo da beyzbol kadar zor bir spor.

Hangi kafalarla diye sormuşsun. Aşağıda triatlon müsabakaları sırasında içinde limitler aşıldığı için ölen insanların da bulunduğu uzun bir listede görebilirsin. Ben beyzbol sahasında yıldırım düşmesi ölenler haricinde fiziksel olarak zorlandığı için ölen birini görmedim.

Hiçbir sporu küçümsediğimiz yok. Ama fiziki zorlama yüzünden ölen insanların olduğu bir spor dalını da zorluk açısından beyzbolla karşılaştırmayalım bence.

en.wikipedia.org
0
thracia
(09.05.25)
@makbur beyzbolda salakta bekleyebilirsin, buz hockeyinde çok bilgim olmasa da maç boyu kasmazsan bir sorun olmaz. bisiklette duramazsın limitler var. triatlonda da duramazsın tek hatan öldürür. veya f1 de tek kazada yanıp ölebilirsin, her yarış en az 2 kg kaybın var.
0
🌸mikahakkinen
(09.05.25)
(12)

İtalya'dan spagetti getirtmek

muhayyer divan
İstesem ne yapmam gerekir, İtalyanların kendileri için ürettikleri spagettiden bahsediyorum ama, Türkiye için ürettikleri değil.Yiyip yiyip hiç şişmemek uykusu gelmemek kilo almamak ne demek arkadaş. Biri bana bunu açıklasın. Neler yapılıyor getirmek için?
İstesem ne yapmam gerekir, İtalyanların kendileri için ürettikleri spagettiden bahsediyorum ama, Türkiye için ürettikleri değil.

Yiyip yiyip hiç şişmemek uykusu gelmemek kilo almamak ne demek arkadaş. Biri bana bunu açıklasın. Neler yapılıyor getirmek için?
0
muhayyer divan
(09.05.25)
rummo'nun orada satılani ile burada satılani farklı değil. Böyle spesifik ürün üretmek zaten basit bir süreç değil ki bu kadar ufak bir market için yapasin. Basit bir ürün makarna.

Kısacası italyan makarnasindan biraz fazla şey bekliyorsunuz. Ki bunu da eve İtalyan makarnasindan başka bir şey sokmayan bir eşe sahip olan biri olarak söylüyorum. Bir farkını görmüyorum açıkçası düz insan olarak.
0
logisticsmanager
(09.05.25)
@logisticsmanager

Yediğin zaman şişkinlik yapmıyorsa, gluten alerjisi yapmıyorsa, uyku getirmiyorsa ve kilo aldırmıyorsa bence gayet farklıdır.

Bizim unların ve hatta buğdayların dışarıdakinden çok daha bozuk, genetiğiyle çok oynanmış olduğu bilgisi var aklımda, bu ara çok denk geldi. Madem öyle makarna zevkimden niye olayım, ayda bir yerim ama yerim diye düşündüğüm için, bir de spagetti denen şey İtalya ile mehur diye bildiğim için böyle dedim. Yoksa tek derdim nispeten çok daha sağlıklı üretilmiş spagetti yemek.
0
🌸muhayyer divan
(09.05.25)
@arbre

Artık her şeyi kendim yapmaktan bıktım, mutfakta yaşamak istemiyorum arkadaş. Ben eskiden sanatçıydım ya, bi sanat hayatım bi sanat atmosferim vardı, ev kadını oldum çıktım be. Sağlıklı makarna istiyorum!
0
🌸muhayyer divan
(09.05.25)
Gıda maddesi getirtemezsin. Yasaktır. Gümrükten geçmez.

İthal edilmiş, satılanı varsa onu arayıp bulman gerek.

Ya da gelen bir tanıdığa ricacı olacaksın, valizinde bir iki paket getirecek.
0
Mirket
(09.05.25)
@muhayyer; demek istediğim şu. Italyan makarnası çok kaliteli. Ama sismiyorsun, uykun gelmiyor falan bunlar hikaye. Bir de kilo aldirmiyorsa diye bir şey de yok. Bütün makarnaların 100gr kalorisi yüzde 99 aynı. Nuh 357 kalori, rummo 357. Ha protein falan biraz farklı da bunların kiloya etkisi minimal. Yani kafanda kurduğun bu italyan pasta hayali gerçekçi değil.

Illa italyan makarnası istiyorsan gidip al işte marketlerden. Bunlar da Türkiye'ye özel yapılıyor falan diyorsan da diyecek bir şeyim yok tabi.
0
logisticsmanager
(09.05.25)
@teyze

Çocukluğumdan beri bir alışkanlığım vardır, makarnayı mutlaka yoğurtla yerim. Neden bilmem, canım hep öyle çeker. Çok sonradan bunun çok sağlıklı bir yeme olduğunu öğrenmiştim, ne kadar doğru bilmiyorum. Güya unun kan şekerini fırlatmasını önlüyormuş, daha sakin daha dengeli yükseliyordu kan şekeri. Doktorlar bilir.

Benim oldum bittim stres seviyem çok yüksektir, stres bağımlısı olduğumu düşünüyorum. Ve evet bizde stres yeme ile atılıyor. Doğru.

@logisticsmanager

Valla bu ara sıklıkla işitiyorum, Avrupa'daki işte uzak doğudaki tahılların bizdekinden çok daha sağlıklı olduklarını, zaten şu yemek yeme videolarına üst üste bu kadar çok makarna kızartma vs yiyip hiç kilo almamalarını sadece yiyip istifra etmekle açıklayamıyorum, mide kası dayanmaz ona, kusmak çok acı verici bir şey. Neyse aman. Yemeyeceksek yemeyiz napalım. Sonuçta ölecez zaten.
0
🌸muhayyer divan
(09.05.25)
Bunun makarna ile alakası yok. Bir de sosyal medyada görüp bunları gerçek sanmaniz da biraz saçma yani. Sosyal medya bu, millet uçak kiralayıp uçak benim diyor.

Misal et deseniz tavuk deseniz anlarım. Kalitesi aynı değil. Ama makarna Çok basit bir ürün. Dünyanın çoğu yerinde yüzde 90 aynı.

Neyse, Avrupa'da yaşayan biri olarak kilo alan da gördüm kilolu da gördüm. Fark; bizim kadar yemiyorlar. Bizden daha fazla spor yapıp yürüyorlar. Belli ürünlerin kalitesinde fark var ama bu farkı yapacak bir şey yok.
Türkiye fakir bir ülke olduğu için çok karbonhidratli çok yağlı beslenen bir ülke bundan ötürü kilolu fazla.
0
logisticsmanager
(09.05.25)
Bu konuda bir video izlemiştim youtube'da, şimdi bulamadım ama italyanlar makarnayı tartarak pişiriyor. Kişi başı 80 gr bilemedin 100 gr haşlayıp yiyorlar ve yanında bir şey yemiyorlar genelde. Sadece sos ve makarna. Bir de al dente yapıyorlar, az haşlıyorlar, bunun şekeri az zıplattığını iddia ediyordu video, çok haşlayınca glisemik endeksi yükseliyormuş. Bizde hamur gibi yiyen çok gerçekten. Ben de dişe gelecek şekilde severim bu arada rahatsız etmiyor sanki öyle yiyince. Yiyip yiyip kilo almamalarının nedeni porsiyon kontrolü, pişirme tekniği, yağ kullanımı vs olabilir yani

Ayrıca sosyal medya konusuna gelirsek, yeme içmeye meraklı birisi olarak bu konuda çok paylaşım yaparım. Zaman zaman insanlar bana ya sen bu kadar yiyorsun da neden zayıfsın diye sorar. O gün özel bir yere gideceksem, bir gün öncesinden kısmaya başlarım.İtalyan restoranına gideceksem o gün o makarna harici hiçbir carb almam mesela bünyeye. Akşam abartacağımı biliyorsam sabah sadece geç kahvaltı yaparım o kahvaltı da sadece yumurtadan oluşur. Demem o ki sosyal medyada görünen sadece bir an, o mukbang videoları çeken insanlar falan da belki günde tek öğün yiyor, her yere bisiklet sürerek gidiyor vs bilemeyiz yani. Bir de metabolizma meselesi, kimi insanın bünyesi hızlı çalışıyor yapacak bir şey yok.
0
kullanicadi
(09.05.25)
istanbul'da yaşıyorsan Zorlu avm'de eataly mağazasına giderek bakabilirsin ya da internet sitesinden seçebilirsin .
ben değişik soslarını seviyorum .

www.eataly.com.tr
0
devilone
(09.05.25)
@kullanicadi hakli. Benim hanım annem/babam yemek yaptıginda koyduklari yağa sasirirdi. Misal makarnaya yağ koyulmaz. Bizim ailede koyuluyor.
Pilava koyduklari yağ ile 3 pilav yaparsın.
Yağın kalorisi hesaba katılmıyor pek Türkiye'de ama yemekler çok yağlı, her şey yağlı. Bir de bol karbonhidratli (benim babam pilav/makarna olmadan doyamazdi) haliyle çok kilolu var.
Ve dediğin gibi bizim evde de misal eşim sorar 100 gr mi 125 gr mi diye. Ailemde babam 500 gr yapardı 3 kişi yerdik.

Zavallı makarna suçlu olmuş hep.
0
logisticsmanager
(09.05.25)
Yiyip yiyip kilo almamak şişman fantezisinden başka bir şey değil. Acı yoksa başarı da yok. (acı derken süs biber olanı değil)

Buna inanan terleten eşofmanla kilo verip slim fit olacağına, elektrik veren kemerle baklava karın kası yapacağına falan da inanır.
0
thracia
(09.05.25)
Son 10 yıldır pastavilla ve barilla dışında kesinlikle makarna yemiyorum.Diğerleri bildiğin samandan hallice barilla çeşitleri bolca varken buna gerek yok diye düsünüyorum

Ama şimdi onların getirttikleri ne derece şişirmiyor onu bilemiyorum
0
smokee
(09.05.25)
(2)

fransa'da ev kiralamak icin guarantor ariyorum, bu isi bilen var mi?

Sour
bildiginiz bir firma, organizasyon vs. var mi? olabilecek en ucuz yolu ariyorum. malesef ki calistigim yer kabul etmiyor. sozlesmem vs. var. tesekkurler.
bildiginiz bir firma, organizasyon vs. var mi? olabilecek en ucuz yolu ariyorum. malesef ki calistigim yer kabul etmiyor. sozlesmem vs. var. tesekkurler.
0
Sour
(07.05.25)
Action logement visale olmuyor mu?
Genelde bu işlerde çalışılan yerlerin çalıştığı firmalar falan olur. Özellikle şehir dışından gelenlerde falan.
0
logisticsmanager
(07.05.25)
Garantme
0
funl
(07.05.25)
(5)

Pegasus uçak bileti

1837837
Mayıs 16 avrupaya uygun fiyatlı 2 kişi gidiş dönüş bilet almıştık. Vize alamadık. Bu bilet yandı mı? Esnek vs değil düz bilet.
Mayıs 16 avrupaya uygun fiyatlı 2 kişi gidiş dönüş bilet almıştık. Vize alamadık. Bu bilet yandı mı? Esnek vs değil düz bilet.
0
1837837
(07.05.25)
büyük ihtimal yandı evet çok küçük miktarını iade alabilirsiniz. havayolunu arayıp açığa alabilir miyim diye sorabilirsiniz
0
jelly bear
(07.05.25)
O tür biletlerin büyük kısmı vergi oluyor. Muhtemelen çoğunu iade alırsınız
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(07.05.25)
Bir kismi geri alinir, ne kadar olacagina sizin bakmaniz lazim. Bilet islemlerinden online yapilabiliyor. Iade yapilan zamana gore iade edilecek tutar degisebiliyor. Kesin bilgim yok ama erken iade edilmesinde fayda var.

www.flypgs.com
0
mbond
(07.05.25)
Pegasusun sitesinden bilet iptal seçeneğine tiklayinca sana kaç para iade edilecegini tahmini hesapliyor.
Çok bir şey beklemeyin.
0
logisticsmanager
(07.05.25)
ucuz biletin yüzdesel olarak çoğu vergi olduğu için yarısından fazlasını geri alırsınız. web sitesinden iade deyip son aşamaya gelince gösteriyor ne kadar iade olacağını
0
brkylmz
(07.05.25)
(9)

Sürekli ufak tefek krediler çekmek

tahirkemalbozoglu
Sağdan soldan 25 bin, 50 bin faizsiz taksitli kredi, yok nakit avans vs her bankadan bu şekilde kredi veya nakit avans çekip gününde ödemek şartıyla bankalar nezdinde herhangi bir sorunlu müşteri olarak görülür muyum?Esasında örneğin konut kredisi çekeceğim zaman bu ne lan dilenci gibi her yerden kr
Sağdan soldan 25 bin, 50 bin faizsiz taksitli kredi, yok nakit avans vs her bankadan bu şekilde kredi veya nakit avans çekip gününde ödemek şartıyla bankalar nezdinde herhangi bir sorunlu müşteri olarak görülür muyum?
Esasında örneğin konut kredisi çekeceğim zaman bu ne lan dilenci gibi her yerden kredi çekmişsin derler mi?
0
tahirkemalbozoglu
(06.05.25)
hayır aksine kredini notunu arttırır uzun vadede.
0
jelly bear
(06.05.25)
Kısa vadede zararlı, orta ve uzun vadede yararlı olur. Mantık şu bankalardan çok fazla kredi çekiyorsan bir süre banka seni paraya ihtiyacı olan biri olarak etiketleyecek. Ta ki 4-5 ay ödeme yapana kadar. Ancak kredini başarılı bir şekilde ödersen kkb puanın artar risk oranın düşer.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(06.05.25)
hayatımda krediye ihtiyacım olmadı. 2020 yılında bir araba alayım dedim, krediye başvurdum vermediler. dalga geçer gibi 10 bin lira falan çıktı. niye? çünkü daha önce hiç kredi çekmemişim, bankalar beni tanımıyormuş. bankacı özellikle "ihtiyacın olmasa da kredi çekip çekip öde ki bankalar seni tanısın" dedi.

yani tam tersine "kredi çekiyor ama düzenli ödüyor" şeklinde tanınırsın. büyük kredi çekeceğin zaman puanın artar.
0
kibritsuyu
(06.05.25)
Çok çok faydalı okur bu hareketin.
0
michael_knight
(06.05.25)
Hemen babamdan örnek;
Sürekli kredi ile kredi döndürmüş. Findeks notu annemden de yüksekti ve 1 milyon max bütçesi vardi aylik 20 bin lira gelirle. Sebebi de kredi ile kredi ödemesi yıllarca.

Kısacası amacınız sadece kredi notu falan yükseltmekse işe yarar.
0
logisticsmanager
(06.05.25)
Yukarıdaki cevaplara baktığımda bu hususta ilk akla gelen:
Dünyada borçlandırmaya dayalı ekonomi düzeni var ve onun çarkını döndürüyorsunuz diye biz de notunuzu yükseltiyoruz. Çevrenize de anlatın onların da bu çark içine girmesine vesile olun.

Saadet zincirlerinin başka bir versiyonu değil mi bu?

Böyle kredi notu yükseltme için canla başla çalışmayı, okul veya üniversitedeki sınavlarımız için bile yapmamışızdır.
Yanılgımız şu ki, hayatımızın her zaman aynı çizgide devam edeceğini sanıyoruz ve yine hayat gösteriyorki ani iniş ve çıkışlarımız olabiliyor.

Kıyıdan uzaklaşıp denize(borca) açıldıkça bize destek veren neden bankalar da kendi yakınlarımız değil?
Az önce bir video izledim.
konunun uzmanıyla yapılan bir görüşmede intihar vakalarında antidepresan ilaçların konuşulmayan etkisinden de bahsediyordu.
Bu meselede olduğu gibi
İntihar vakaları içerisinde sebep olarak kredi borcu olanlar da var.
Ve neden burada bankaların etkisi hiç konuşulmuyor.

Hoca : merhumu nasıl bilirsiniz?
Cemaat: kredi notu çok iyiydi

sevinelim o halde..

Şu an lüks olan şey, her şeyi ihtiyaç olarak görmeyip borçsuz yaşayabilmektir.
0
diyecevaplandı
(06.05.25)
dolandırıcıların taktiğidir aynı zamanda. hep tutar. en sonunda 2-3 milyon kredi çekip ödemezsin. bunun bir de çek versiyonu var. 1 yıl falan sürekli boş çekler yazıp öderler. yani ayda 1 milyon parça parça çek yazarlar. 50-100 biinl lira ile de günü gününe öderler. en onunda piyasaya 30-40-50 milyon çek yazıp karşılığında mal alaıp kaçarlar.
0
ground
(06.05.25)
diyecevapladı adlı arkadaşa hep katılmasam da söylediği doğru.
doğru olsa da, ne çare. bankadan borç almadan çoğumuz bir şey sahibi olamıyor.

soruya cevap;
krediyi 10'a alıyor 12 veriyorsun en iyi ihtimalle. borç satıp para kazanıyor banka. eğer ödeyebiliyorsan evet kredi notunu yükseltmek için kredi çekip ödemek lazım

ama ödemek lazım. yoksa düşer.

ödenmiş krediler konut kredisini olumsuz etkilemez. aktif krediniz varsa az da olsa, evet etkileyebilir.
0
biseysorcaktim
(06.05.25)
bankaya KâR bırakıyorsan iyi müşterisindir. o mantıkla bak.
0
jamswety
(06.05.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.