Giriş
(8)

Arda Turan

etna
Bu adam bana çok itici geliyor. Yurumesinden koşmasına kadar.Ama teknik direktörlük kariyeri kişiliğinden çok da farklı gitmiyor mu sizce? Hakikaten çok başarılı. Acaba çok zeki de, çalıştığı teknik direktörlerin çalışmalarını iyi mi kapmış acaba? Yoksa ekibi mi çok iyi bilemedim.
Bu adam bana çok itici geliyor. Yurumesinden koşmasına kadar.
Ama teknik direktörlük kariyeri kişiliğinden çok da farklı gitmiyor mu sizce? Hakikaten çok başarılı.
Acaba çok zeki de, çalıştığı teknik direktörlerin çalışmalarını iyi mi kapmış acaba? Yoksa ekibi mi çok iyi bilemedim.
0
etna
(05.01.25)
T.direktör oldugunu simdi ilk kez senden ögrendim.

Ne vakit oraya yükseldi ki bu herif.
0
feastofthedamned
(05.01.25)
Futbolcu iken de başarılı idi. Teknik direktör iken de başarılı

Sana itici gelmesi ile kariyerinin ve başarılarının ne ilişkisi var anlamadım. Bana itici gelmiyor mesela

Yürümesi koşması sana itici geliyor diye başarıli olmasına şaşırman çok tuhaf
0
abelardo
(05.01.25)
adamın farkında olmadığı bir yeteneği var orası kesin ama fazlası yok. 2024 model sergen.

arda turan gibi kişiler geldikleri klübe para ve network ile gelir dolayısı ile normalde o klübe gelmeyecek para ve oyuncular artık oraya gelir. bu küçük klüplerde işe yarar. bunun teknik direktörlükle alakası yok. küçük klübe 3-5 gömlek büyük oyuncu getirirsen fark yapar. olay bu.

nejat işler de sanırım bir ara klüp işletiyordu. veriyormuş parayı getiriyormuş oyuncuyu. klüp lig atlıyormuş. yükseltikçe nejat'ın parası yetmemeye başlamış vs.
durum bu.

arda'da beyin olmadığı 5km'den anlaşılıyor zaten. haklı olarak biraz network ve parası var.
0
duyurukullanıcısı
(05.01.25)
@duyurukullanıcısı saçmalamışsın, adam süperligde başarılı mahalle takımlarının olduğu ligde değil. Ali koçta para yok mu o niye getirip başarılı olmuyor o zaman?

Herif büyük takımların nerdeyse hepsinden puan aldı ilk 5 te sen hala parayla oyuncu getirdi başka bişey yapmadı diyorsun.
0
bu yolun yolcusu
(05.01.25)
Evet videosu ceken de babamdi zaten. Kopeklik eden, yanak oksatanlar onleri aciliyor karsiligini aliyor bir sekilde.
0
freedonia
(05.01.25)
kişiliğiyle teknik direktörlük kariyerini pek eşleştiremedim :D futbolculuk kariyeri desek yakın tarihte türkiyeden çıkmış en büyük yetenek, en iyi kariyerlerden birine sahip. simeone ve terimle yıllarca çalıştı. zeki bir sporcu her türlü ikisinden bir şeyler kapar. kendisi de bu ikisinin karması bir oyun denediğini belirtiyor.
0
glamdr1ng
(05.01.25)
Kendisini hiç sevmem. Ama futbol bilgisi ile karakter doğru orantılı olacak diye bir şey yok. Bir kişi futbolda çok zeki olup gerçek hayatta mal olabilir.
Arda turan da kariyer olarak da hocalık kariyeri olarak da bazı takım taraftarlarının bazı yerlerini yakıyor belli. Gene sevmiyorum ama bu korkularını izlemek sevindiriyor.
0
logisticsmanager
(05.01.25)
kendisini cok severim. hem karakterini hem futbolculugunu hem de teknik adamligini. her kulvarda basarili bence.
0
buenosdias
(05.01.25)
(9)

Karşı cinsten arkadaşlarınızla gün içinde birbirinize fotoğrafınızı...

morca
...gönderiyor musunuz? Bir erkeğin kanka dediği kadına günde öyle alakasız anlarda 4-5 fotoğrafını yollaması normal mi mesela? Nasıl görünüyorum, şu yakışmış mı vs. de sormuyor. Bak şu an bunu yapıyorum, bak şu an şuradayım, bak şu an içiyorum, bak biraz üzgünüm, bak az önce çok sevineceğim bir şey
...gönderiyor musunuz?

Bir erkeğin kanka dediği kadına günde öyle alakasız anlarda 4-5 fotoğrafını yollaması normal mi mesela?

Nasıl görünüyorum, şu yakışmış mı vs. de sormuyor. Bak şu an bunu yapıyorum, bak şu an şuradayım, bak şu an içiyorum, bak biraz üzgünüm, bak az önce çok sevineceğim bir şey oldu falan diyerek fotoğraf gönderiyor.

Karşı cins arkadaşları olan herkes mi birbirine böyle, yoksa garip bulmakta haksız mıyım?
0
morca
(04.01.25)
Yapmam, yürümek bu.
0
basond
(04.01.25)
yürümek:D
0
theseachange
(04.01.25)
Yürümek olabilir. Sevdiğim gadin arkadaşlarım oldu, böyle şeyler yapmadım. Hele her gün...
0
logisticsmanager
(04.01.25)
koşmak bu
0
Mossy
(04.01.25)
Gereksiz başka arkadaş mı kalmamış. Art niyet ararım. Tşk.
0
wild honey suckle
(04.01.25)
Yürüdüğüne de yapmazsın bunu, niyetten ziyade bir tuhaflık.
0
Bruce
(04.01.25)
El yükseltiyorum yürümek bu değil, bu gaylik alameti.
0
olaylar olaylar
(04.01.25)
çok saçma, birileri kanka ayağına "götürmeye" çalışıyor anlaşılan. :)
0
tabudeviren
(05.01.25)
@olaylar olaylar +1

Eleman muhtemelen gay. Hangi erkek flörtüne bile günde 4-5 foto atar? Kaldı ki normal arkadaşına hiç atmaz.
0
dre mithatoğlu
(05.01.25)
(15)

Kuafore 1500 verdim

WithWorth
Er kişi olarak, saç ve sakal.Bakim yağı falan bir şeyler yaptı özel olarak.Çok mu verdim ?ilk kez bu kadar verdim, muhit biraz zengin muhiti
Er kişi olarak, saç ve sakal.

Bakim yağı falan bir şeyler yaptı özel olarak.
Çok mu verdim ?

ilk kez bu kadar verdim, muhit biraz zengin muhiti
0
WithWorth
(04.01.25)
Antalya Muratpaşa'da kısmen mahalle berberi denecek yerde saç+sakal 500 veriyorum. Sürekli müşteriyim.

Sizinki azıcık çok olmuş gibi.
0
en bi orijinal
(04.01.25)
1000 veriyorum saç ve sakaldaki kesim nitelikliyse normal
0
Smithsonian
(04.01.25)
New york soho‘da falansa normal.
0
sonsuz
(04.01.25)
Zengin muhitinde bu tutarı verip dışarı çıktığında derin düşüncelere daldıysan ve buraya duyuru açtıysan maaşın asgari ücret üstünde de olsa çok vermişsin her türlü.
0
diyecevaplandı
(04.01.25)
700 veriyorum, yeni zamla. Lüks bir yer.
0
gabe h coud
(04.01.25)
Batı Avrupa üst seviye berber ücreti vermişsin. Benim berber buradaki okullarda ders veriyor, organik saç bakım ürünleri falan kullanıyor. Saç sakal 37€. Ona göre hesapla.
0
logisticsmanager
(04.01.25)
bence aşırı pahalı ya.

bilmiyorum belki ben fakirimdir ama bölgede isim yapmış, burun kılından saç stiline kadar her şeyi cidden çok iyi yapan USTA sayılabilecek bir abiye her şey dahil 300'e gidiyordum ben. hadi yeni yılda zam yapmış olsun 500 olur. ankara'nın merkezi bu arada konum.

ha paran varsa ve memnunsan hiç sorun değil ama ben saç sakala 1500 lira versem kendimi asardım abi açıkçası o ne yav.
0
mark greg sputnik
(04.01.25)
@logistic'in dedigi yerlerde islem yapilirken sarap falan da getiriyorlar.
sen de adama bir sampanya patlattirsaydin keske. enerjiniz yükselirdi
0
sonsuz
(04.01.25)
Ben 200 veriyorum saç sakal:)
0
nothing in my way
(04.01.25)
sac sakal + yolma olmus 1500 nedir yav
0
bay b
(04.01.25)
- Bi kaz gondersem yolar misin?
- Hem de ciyaklatmadan.

Hikayesi gibi bi durum olmus maalesef.
0
krmzbvl
(04.01.25)
150 lira verdim, yıkama dahil.

1500 veren adam az vermiştir benim gözümde, umarım bi dahakine 15000 verirsin.
0
zeleno
(04.01.25)
zengin yerine normal olabilir. ferrari-egea farkı gibi düşün. ben bugün 200 verdim.
0
jelly bear
(05.01.25)
bakım derken saç ve cilt bakımı işin içindeyse normal istanbul için.
0
ezkaza
(06.01.25)
saç, sakal (inekkaydu ustura tıraşı), kil maskesi, yıkama, sıcak havlu, krem 200 lira.

ankara'da sıradan bir berber dükkanı.
0
kibritsuyu
(06.01.25)
(15)

Kiracıların ev sahiplerine olan düşmanlığı hakkında

tahirkemalbozoglu
Adam yemiş içmiş gezmiş tozmus o sahil senin bu bar benim kıçı yere değmemiş sonra 0.60 dan kredi çekip ev alan ve borcunu ödeyip ev sahibi olan adamin evine çöküp "bu kadar kira veriririm canın isterse çıkart" diyerek leşlik yapıyor. Suçlu olan ev sahipleri yok mu? Var elbet ama bu tarafta kiracıla
Adam yemiş içmiş gezmiş tozmus o sahil senin bu bar benim kıçı yere değmemiş sonra 0.60 dan kredi çekip ev alan ve borcunu ödeyip ev sahibi olan adamin evine çöküp "bu kadar kira veriririm canın isterse çıkart" diyerek leşlik yapıyor. Suçlu olan ev sahipleri yok mu? Var elbet ama bu tarafta kiracılar daha acımasız geliyor bana. Bi düşmanlık var ev sahiplerine karşı. Hani öğretmenlere olan kkn gibi bir kin var.
0
tahirkemalbozoglu
(03.01.25)
Biraz daha somut olsanız daha kolay olurdu, birçok ev sahibi kiracının baya doğrudan dümdüz yasal haklarını kullanmasını ev sahibinin evine çökmek olarak tanımlıyor.
0
akhenaten
(03.01.25)
kardeşim adamın yemesi içmesi adamı ilgilendirir, seni değil. sen kiracıyla bir anlaşma yapıyorsun, kontrat imzalıyorsun ve diyorsun ki bu ev karşılığında her ay bana x lira vereceksin. seneye bu zaman da x+enflasyon vereceksin. yani sen bir yatırım kararı aldın ve bunu uyguladın. bu kararın sonrasındaki ekonomik faktörlerin kimin lehine çalıştığının bir önemi yok. devletin %25 sınır koyması da bu faktörlerden biri. eğer bu anlaşmayı etkileyen ve kiracı lehine olan bir gelişme yaşandıysa kiracı sana acıyıp kendi aleyhine bir adım atmak durumunda değil. atmaması da onu kötü birisi yapmıyor.

borsada hisse alınca yemedim içmedim hisse aldım ama hisse düştü ya da az temettü verdi diyip birilerini suçlayıp zararını tazmin etmesini bekliyor musun? hayır. ev yatırımında da bunu bekleyemezsin.

ülkede ev yatırımı o kadar farklı bir noktada görülüyor ki. herkes ev alacağım ve bana ömür boyu mükemmel bir getiri sağlamak zorunda modunda takılıyor.

herhangi bir yatırım sana mükemmel getiri garanti etmiyor. ev yatırımı da buna dahil. enflasyon ya da devletin belirlediği oranda zam yapan kiracının da haksız bir durumu yok.
0
asap raki
(03.01.25)
TBK'ya bağlı olarak sözleşmede 12 aylık tefe-üfe ortalaması maddesini gördüğü halde her sene pazarlık yapmaya çalışan ama %25 saçmalığı geldiği anda 25'in üstüne ağzını açtırmayan köylü kurnazlarına karşı ev sahiplerinin rahatsız olması normal bir şey. Bu durumda %25'in uygulanmasını isteyen kiracı eve çökmüş sayılmıyor. Neticede devlet kendini kurtarmak için ev sahiplerini ateşe attı, kiracı değil. Bu noktada ağlanacak duvar sandıktı, anayasa mahkemesi yoluydu ama ülke hukuk devleti olmadığı için bu hukuksuz uygulama devam etti ve bir yere varılmadı. Aynı şekilde yasal şekilde kiracı evden çıkarıldığında ya da 5 sene dolduğunda emsal dava açtığında da kiracı ağlamayacak demek bu. Adamlar kiracı ile ev sahibini birbirine kırdırıp bütün kötü ekonomi yönetimini halkın omzuna yıktılar.

Bu arada enflasyon, deprem, binada oluşacak hasar gibi şeyler ev sahibinin göze aldığı/alması gereken risklerdir elbette ama %25 sınırı değil. O, olağanüstü bir durum. Bunu yatırım riski diye itelemeye çalışmamak lazım.

Bunun dışında evet, çökmeye çalışanlar var. Kirasını ödemeyen, eve hasar veren vs. insanlar var. Konunun genelinde Türk halkının fakir fetişi ve servet düşmanlığı var. Çok zengine tapar, parası olana düşman olurlar. Garip memleketiz.
0
nawar
(03.01.25)
Kendine şu soruyu sor evvela;

"Neden 2022 öncesine kadar her insan kendi bütçesine uygun evlere kiracı olarak yerleşip, sorunsuz bir şekilde de oradan ayrılabiliyorken şimdi her 3 ev sahibinden birisi kiracısıyla davalık oluyor hatta öldürülebiliyor ?"

Cevabı okurken bile verdin değil mi ? Bingo !
0
feastofthedamned
(03.01.25)
Hocam ölene kadar ev almakla mı övüneceksiniz siz ev sahipleri. Başka hedefiniz yok mu sizin bu hayatta? Ekşi sözlükte de canları sıkıldıkça bununla övünüyorlar. Çalıştın da bana mı çalıştın derler adama. Benim ev almak gibi bir derdim yok. Siz ev almak için feda ettiğiniz gençliğinize yanın.
0
nothing in my way
(03.01.25)
@nothing, işte bende onu diyorum çalıştım da sana mı çalıştım. Gelip benim evime tünüyorsun. Kendi malinmis gibi oturup öldü fiyatına yaşıyorsun, diyorum. Ha benim kiracim yok o ayrı, ben var olan bir durumu anlatıyorum. Kendi özelimde değil konu.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(03.01.25)
böyle bir şey yok hocam. yasa dahilinde artış yapıyorsa yapcağın bir şey yok, razı edebilirsen artıracaksın. ama bu ticaret işte, evi ucuza alırken kar etmişsin, kiralayınca zarar edince de ağlamayacaksın. yazar arkadaşım var, kiralık evleri var, her hafta sohbet ediyoruz, bir kiracısı şu an çok komik bir rakama oturuyor ve adamın ağzından kiracısı hakkında bir tane kötü söz duymadım, avukata ver diyorum, ona bile yanaşmıyor, hukuken zamanın gelmesini bekliyor. eğer bunlara katlanmaya gücünüz yoksa kiraya vermeyeceksiniz, bu kadar basit.
0
malheiros
(03.01.25)
Ev sahibi ile kiracının yasal ilişkisi mantık dışı kanunlara dayandığı için iki taraf birbirinden nefret ediyor.
Kiracı dediğin şak diye çıkartılabilmeli.
0
nickini vermek istemeyen uye
(03.01.25)
@asap raki noktasına virgülüne kadar doğru açıklama.

yaptığınız yatırım size ömür boyu aynı oranda getiri sağlamak zorunda değil. imzalanan kontrat belli. bunun aksine bir durum geliştiyse çıkıp hükümete laf edebilirsiniz.

Herkesi yemiş içmiş sıçmış götünü gezdirmiş diye yaftalamanız da ayrı bir boyut. Siz kimin hangi koşullarda ne kazanıp ne harcadığını, insanların hayat koşullarını nerden biliyorsunuz? Parası olan adam 0.69 ile kredi çekip ev almayı bilmiyor muydu? Ben de istiyordum o dönem, ama peşinatım yoktu ve kredi çeksem ödemesi maaşımdan fazla oluyordu. Herkesin dilinde bir kredi çek, üç beş seneye ödemeler eriyor zaten lafı. O borç eriyip makul seviyeye gelene kadar ne yiyecek millet? 3 sene boyunca kazandığından fazlasını nasıl ödeyecek insanlar? Boş boş laflar. Geçmişi unutup şu anki vaziyet üstünden yorum yapıyorsunuz.
0
synesthesia
(03.01.25)
Bu yüzden kiracını iyi seçeceksin. Öyle emlakçıya ev verip de kiracı bul dersen başın çok ağrır. Olması gereken yıllık kontrattır. 12 ay ev kiralanır. Malesef ki türkiye'de saçma sapan bir kiracıyı koruma sistemi var. Bu yüzden kendi önleminizi alın.

Evli, memur kiracı genelde sorunsuz olur. Yurtdışı gezecem diye perişan olan beyaz yakaya çattın mı yandın. 100 yere borcu oluyor onların.

Dediğim gibi yakınmak yerine önlemini alacaksın. Yoksa bedava yaşamak isteyen şark kurnazı çok. Türk insanının kalite belli. 30 sene de 100 yıl geriye gitmiş cahil bir toplum var. Full dolandırıcılık, full yolsuzluk
0
wd40
(03.01.25)
var böyle bir şey. benim gözümde iyi kiracı diye bir şey yoktur. beter olsunlar diyorum :)
0
zeleno
(03.01.25)
Yüzde 25 dışında herhangi bir şekilde "civardaki evler x oldu" muhabbetini umursamam, haksiz çünkü. Dünyanın hiçbir yerinde civardaki ev muhabbeti olmaz (özellikle sosyal devlet olan yerlerde).

Kısacası yüzde 25 kenara atarsak kontratta yazanları yapan kiraci iyi kiracıdır. Bunun üstünde sürekli civardaki evleri konuşan kendini derebeyi zanneden ev sahibidir.
Misal tahliye taahhüdü ile her sene civardaki ev kiraları kadar istemeye kalkanlara çok güzel küfürüm de var ya neyse. Bunların içinde tabi emlakcilar da var. bu salaklara gaz veriyorlar çevredeki evler x oldu diye, hop yeni birini sokuyorlar alıyorlar emlakçı parası.

Neyse banane tabi de dünyanın her yerinde kendini Warren Buffett gibi tanıtan ev sahibinden nefret edilir. Her yerinde yasalara uymayandan nefret edilir. Yasalara uyan adam (gene diyorum bana göre yüzde 25 yasal olmamaliydi, kontrat imzalandıgi zaman olmayan bir şeydi) hakkında şikayet eden de umarım en lanet, ev yakan tipte kiraciya denk gelir.
0
logisticsmanager
(03.01.25)
ev sahibi olmak landlord, toprak agasi olmak gibi bir sey.

topraga dayali zenginligi bitirmedikce bu insanliktan bir yol olmaz. adamin 5 tane evi var mesela. neden, ne gerek var? ev aliyor, parayi stock markete de sokmuyor. oyle kati, kohnemis bir ekonomi olusuyor. sonra is de bulamiyorsun, ev sahibine muhtac kaliyorsun. tam somuru duzeni.

ilk evden sonra varlik vergisi odenmeli. ikinci evde makul, ucuncu evde vs exponential artan bir vergi sistemi olmali. milyon dolarlar degerinde varligi cimentoya ve tugluya donusturup bina dikmisler, ankara'da oylece duruyor. o parayla ekonomiye hareket verilmesi lazim.
0
antikadimag
(04.01.25)
Kiralama yasaları çok sıkıntılı. %100 haklı bile olsanız, kiracıyı çıkartmanız 4-5 seneden aşağı sürmüyor.

Adamın kiracısı 1 kira ödemiş, sonra tek kuruş ödememiş. Çıkartması 2 küsur sene sürmüş. Mahkeme kararı yanlış yazdığı için, yine çıkartamıyor. istinafa gidince min. 3-4 sene atıyor.

Bunun sonucu yine kiracılara patlar. Bu piyasadan, "3 kuruş ek kira gelirim olsun" diyen düzgün insanlar çekilir. Çıkmıyorum deyince, boğazını sıkan, bacağına sıkan hırtların eline geçer piyasa.

Bu işi çözmesi gereken ne ev sahibi, ne de kiracı. Hükümetin adam gibi kiralama yaslarını düzeltmesi lazım.


.
0
kartallar yuksek ucar
(04.01.25)
kurunun yanında yaş da yanıyor. hukuk sistemimiz çok yavaş olduğu için kötü niyetli kiracılara gün doğuyor. ev sahiplerinin de kötü niyetli kiracılara karşı korunması lazım.

mesela şöyle bir şey olabilir : 2 kira ödemeyen kiracıyı şikayet edersen, otomatik olarak süreç başlar. kiracı eğer 10 gün içerisinde yatırdığı kiraların dekontlarını gerekli mercilere sunmazsa, derhal tahliye edilir. bu ödemelerin açık bir şekilde o daireye ait olması, ve "kira ödemesi" seçeneği ile yapılmış olması gerekir. böylelikle vergi kaybı önlenir.

bunun yanında 2030'dan itibaren kira gelirinden alınan vergiler can acıtacak şekilde arttırılmalı. "kira geliri" ile yaşamak gibi ülkeye hiç bir faydası olmayan bir şeyin olmaması gerekiyor.
0
co2s2
(04.01.25)
(7)

Aynı kilo başka bir yerde daha hafif

Bir ben var benden şurada
Dün farklı bir spor salonuna gittim, istasyon makinelerinde çalışırken normalde kullandığım ağırlıklar çok hafif geldi bayağı ağırlık arttırdım, birkaç günde bu kadar güçlenmiş olamam neden böyle olmuş olabilir?
Dün farklı bir spor salonuna gittim, istasyon makinelerinde çalışırken normalde kullandığım ağırlıklar çok hafif geldi bayağı ağırlık arttırdım, birkaç günde bu kadar güçlenmiş olamam neden böyle olmuş olabilir?
0
Bir ben var benden şurada
(03.01.25)
Makara sistemi nedeniyle öyle oluyor. İstasyonların kablo-makara sistemini kontrol et eğer kablo direkt plakaya bağlıysa ve yukarıdaki tek bir makarayla yükü çekiyorsan ağırlık miktarı birebir aynıdır, yani 40 kilo çekiyorsan 40 kilo çekiyorsundur; yok eğer yukarıda bir tane sabit aşağıda da plakaların üstünde hareketli ekstra bir makara varsa ve kablo buna bağlıysa o zaman çektiğin yükün yarısını çekiyorsundur, yani plakada 80 kilo varsa aslında 40 kilo çekiyorsundur. Yani sen nicelik olarak plaka sayısını/ağırlık miktarını artırmış olsan bile nitelik olarak aslında diğer salondakiyle aynı ağırlığı çekiyorsun. Bunu salonlarda "tek makara-çift makara farkı" derler ama aslında ortaokul fen dersinde gösterilen "sabit makara-hareketli makara farkı" nedeniyle oluyor.

Hazır salona gelmişken örnekle göstereyim; ilk makine sabit makara, diğeri çift makara.

ibb.co
ibb.co
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.01.25)
@forvet valla guzel bilgiymis. bizim salona da yeni bir kablolu istasyon geldi eskinin 10 kilosu bunda 15 sanki demek ki o sebebpten, neyse ki eski makine de duruyor sadece yeri degisti :)
0
bay b
(03.01.25)
Bir de hareketli makara+az plakalı istasyonlar var onlar daha kötü, son plakaya girip 30 tekrar yapmak zorunda kalıyorsun :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.01.25)
kg-lbs farkı da olabilir. bazı istasyonlarda ağırlık kg olarak değil de lbs olarak yazar.
1 lbs = 0.45 kg.
0
orpheus
(03.01.25)
Kaleci bize spor salonu ifsasi yapti soru sayesinde.

Bu sorunun daha fenası iki plaka arasında kg farkı olması misal...
0
logisticsmanager
(03.01.25)
Abi Türkiye'de salonların çoğu başlangıç seviyesiyle birkaç senelik kullanıcılar için iyi, yani farklı plaka ağırlığı ya da makara sistemi bu seviyedeki kullanıcılar için çok etki eden faktörler değil ama açıkçası merdivenaltı salonlardaki plaka sistemi de hiçbir yerde yok. Mesela bu makine tek makara ama plakası acayip yetersiz; en altın bir üstüyle ısındım son sıradaki plakayla da tükenişe gittim ama 13-14 tekrar yaptım, normalde benim tükeniş aralığım 8-10 tekrar, merdiven altı salonlarda bile istasyonda 150 kilo plaka olur burası 98 kiloda bırakmış, çoğu salon da böyle. Macfit'e gidiyorum bütün istasyonlar hareketli makara kullanıyor adama bakıyorum "100 kilo basıyorum aga" diyor bana, olm orada 50 kilo var diyorum nasıl 50 kilo var abi baksana 100'e taktım diyor bana, sırf bu yüzden çekiş için Hammer Strength tipi makine kullanan yerlere gitmeye çalışıyorum ama o da çok yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.01.25)
Daha yeni basima geldi

Evet bazi salonlarda ayni agirligi secsende daha agir yada hafif olabiliyor
0
Zetnikov
(04.01.25)
(9)

Ev kirası arttırımı

biseysorcaktim
Ev sahibi iki kara yakın zam istedi. Her sene aynı muhabbeti yapıyor, piyasanın çok altında kaldı diyor. Yıllara göre şöyle. Geçen sene 15 istemişti. Enag ve (enflasyonlu) dolar kuruna 11bin yapıyordu. Öyle gönderdim. Sonra 13te orta yolu bulduk. Bu yıl da son açıklanmış tüfe oranına göre 65 civarı
Ev sahibi iki kara yakın zam istedi. Her sene aynı muhabbeti yapıyor, piyasanın çok altında kaldı diyor.
Yıllara göre şöyle. Geçen sene 15 istemişti. Enag ve (enflasyonlu) dolar kuruna 11bin yapıyordu. Öyle gönderdim. Sonra 13te orta yolu bulduk.

Bu yıl da son açıklanmış tüfe oranına göre 65 civarı zam yapmam lazım. Bi kaç saat sonra açıklanacak tutar da aşağı yukarı böyle olacak. Ev sahibi mesaj atmış. Aşağıda kaldı 25bin olsun rica ediyorum demiş.

Kontratımız var. Ölü fiyata oturmuyorum. Yeni evler daha pahalı ama bu da bedava değil. Zam dışında hiç konuşmuyoruz. Evle ilgili sorun olsa kendim onarıyorum ufak tefek. Ne yapayım sizce?

2021 - 2100
2022 - 2650
2023 - 5000
2024 - 13000
2025 - 13000 * 1.65 = 21000 düşünüyorum, ev sahibi 25 istiyor.
0
biseysorcaktim
(03.01.25)
şuan bu ay için %58 açıklandı. yasal oran bu. eğer ev sahibinden çekinmiyorsanız bu şekilde devam, sorun çıkabilir kafam ağrımasın diyorsan orta yolu bul geç.
0
biravekahve
(03.01.25)
%58’den fazlasını zaten istemeye hakkı yok. 13’ten 25’e gibi bir dünyada yok. 5’ten 13’e 13’ten 25’e diye bir şey saçmalık.

Kiracı bir yatırım enstrümanı değildir vazgeçsinler bunlardan. Enflasyon %80 iken 0,69’dan kredi çekip ev alırken enflasyon kelimesini hiç duymamış gibi yapanlar nedense şu an literatürünü hatmettiler :) normal biri olsa 17-18 teklif ederdim max. Ama böyle bi tiple uğraşmamak için yasalı yapıp da geçerdim stres olmamak için
0
avatar is back
(03.01.25)
Bence de orta yolu bulun. Ekonominin vaziyeti hem kiracilari hem ev sahiplerini zorluyor.

Bu arada seneye 5. yiliniz dolacak ve muhtemelen kirayi piyasaya cekmek isteyecek boyle bir hakki var cunku.
0
nuevo
(03.01.25)
Eski kiracinin mevcut piyasadan dusuk fiyata oturmasi olmayacak is degil. Bence yasali yapin, 5 yil dolacak zaten, kirayi rayic bedele cektirsin.
0
mbond
(03.01.25)
Mbond+1
Dünyanın çoğu ülkesine mevcut kiracı yeni kiralardan ucuza oturur. Ev sahibi olmak borsada hisse almak değildir. O yüzden yasal + çok canı istiyorsa dava açsın rayiç buldursun ama gideceği avukat zaten saçma olduğunu söyler.
0
logisticsmanager
(03.01.25)
hocam yasal orandan fazla artıracaksanız kesinlikle yeniden sözleşme yapın. aksi durumda 1+5 sene dolduğu gibi yeniden değerleme davası açar ev sahibiniz. "ben iyi niyetle fazla artırdım, böyle bir şey yapmaz" diye dşünmeyin. "yasal orandan fazla zam yapacaksak yeni sözleşme yapmamız gerekir" deyin.
0
shadowfollower
(03.01.25)
Yasal oran ne ise onu yatırın. Konuşmanızda evle ilgili onarılması gereken bir durum varsa araya sıkıştırarak söyleyin.

Piyasanın altında kalması doğal bir durum olduğu için 5. yılda kirayı yeniden belirleme hakkı tanınıyor ev sahiplerine. Seneye de kiranın yeniden belirlenmesi için mahkemeye gitmesi gerektiğini, aksi durumda yasal oranda arttıracağınızı söyleyin.

2022-2024 arasındaki fiyat hareketleri artık yok. Tanıdığım bir arkadaşımın evinin olduğu bir sitede geçen sene 25-26bine verilen daireler bu sene 29-31 aralığında tutuluyor. neredeyse 6 aydır(%25 kararı kaldırıldığından beri) kira endeksleri sabit.
0
iustitia omnibus
(03.01.25)
21 yatırıp geçin.
0
nuisance2
(03.01.25)
13'den 25'e artis %92'ye tekabul ediyor.Boyle bir artis yok.%58 yapip 20.500TL yapin.
0
turkuaz
(03.01.25)
(1)

almanya'da amazon'da alınanan ürünlere tax-free nasıl oluyor?

helios
selamlar.almanya'dayım şu an. amazon.de üzerinden mağazalara göre daha ucuz olduğu için birkaç elektronik ürün aldım. ülkeden çıkışta bunların vergisini geri nasıl alabilirim? mağazadan alınca bir belge alınıyormuş ancak amazon'dan alınca nasıl olduğun anlayamadım. bilgilendirebilecek arkadaşlar olu
selamlar.
almanya'dayım şu an. amazon.de üzerinden mağazalara göre daha ucuz olduğu için birkaç elektronik ürün aldım. ülkeden çıkışta bunların vergisini geri nasıl alabilirim? mağazadan alınca bir belge alınıyormuş ancak amazon'dan alınca nasıl olduğun anlayamadım. bilgilendirebilecek arkadaşlar olursa çok sevinirim. hoşça kalın.
0
helios
(03.01.25)
www.amazon.de

Burada anlatılmış gibi
0
logisticsmanager
(03.01.25)
(3)

sporcular hangi kulaklik kullaniyorsunuz?

ala09
airpods pronun ses kalitesinden memnunum ama surejli kulagimdan cikiyor her boyutunu denedim olduramadim. airpods maxe cok yukseldim alternatif baska neler var?
airpods pronun ses kalitesinden memnunum ama surejli kulagimdan cikiyor her boyutunu denedim olduramadim. airpods maxe cok yukseldim alternatif baska neler var?
0
ala09
(02.01.25)
Beats overear var. Water resistant. Kullandıktan sonra kolonya döksen yeter.
AirPods Pro var. En iyisi bu ama kulağına soktuğun için iyi temizlemen lazım.
0
gabe h coud
(02.01.25)
Overear çin işi bir ürün. 2 sene oldu galiba, oldukça memnunum.
Airpods gibi şeyler kullanmam çünkü ne anda düşeceği belli olmaz, spor yaparken böyle bir riski alamam. Ağır squat yaparken kulaklık düşerse aklım ona gider falan gerekdiz
0
logisticsmanager
(02.01.25)
yeni airpods kulaktan hiç düşmüyor.
0
gabe h coud
(03.01.25)
(6)

1000 Km Bakımı Hakkında

depresif çocuk
Merhaba.Yeni aldığım aracın 1 yılı dolmak üzere ancak ben henüz 500 km falan yaptım. Bunu yine de 1000 km bakımına götürebiliyor muyum? Bir de aracı fazla kullanmadıysam götürmeme gerek var mı?
Merhaba.

Yeni aldığım aracın 1 yılı dolmak üzere ancak ben henüz 500 km falan yaptım. Bunu yine de 1000 km bakımına götürebiliyor muyum? Bir de aracı fazla kullanmadıysam götürmeme gerek var mı?
0
depresif çocuk
(02.01.25)
10.000 km bakimi olabilir mi? Garantisinin devam etmesi icin vaktinde goturmek gerekiyor diye biliyorum. Zaten 1 yil dolunca kilometre gelmese de yag degisimi falan yapilmali. Nasil oldu da bu kadar az kullandiniz? Bu arada bu 500 km de sirf sehir ici yapildiysa aracin uzun vadeli sagligi icin iyi degil. Arada otobanda bir sure stabil gitmesi yaglanmasi icin iyi oluyor.
0
mbond
(02.01.25)
Ya 1 yıl ya 10.000 km diyorlar. Km dolmazsa yıla bakıyorlar. 1 yıl dolduysa götüreceksin mecbur. Yağ, yağ filtresi değişecek. İşçilik vs volkswagen servisi yılbaşından önce 7500 tl alıyordu.

Yağ değişmesinin sebebi alışkanlık özelliğini zamanla kaybeder, bayatlar yani. Arabayı kullanmadım her şey sapasağlam diye düşünmeyin. Aksine köşede yatan arabalar daha fazla masraf çıkarır. Sahibinden.com'da Garaj arabası, hiç kullanılmadı, yepyeni tarzı ilanlardan da uzak dururum bir yılda ortalama 10bin km üzeri yol yapmış arabalardan da uzak dururum şahsen ben.

Edit: 1 yıl dolunca servis bakımı ışığı yanar muhtemelen zaten servise götürün diye.
0
Cesario
(02.01.25)
öncelikle baya şaşırdım. senede 500 km yapmak için mi araç aldınız kötü olmuş.

bakım her 1 yılda veya arabaya göre değişmekle beraber 10-15-20 bin kmde bir yapılır. sizin 1 yıl dolmuş bu durumda km önemsiz. araba 1 yıl yatsa bile bakım yapılmalıdır. hatta 1 yıl yatması 1 yıl çalışmasından daha zararlı olabilir.

götürmenize gerek var aracın sağlığı için. ayrıca götürmezseniz de garantisi bozulur varsa.
0
jelly bear
(02.01.25)
1000 km bakımı denilen şey esasında genel bir kontrolden ibaret, bir bakım yapılmıyor yani. araçta ters giden bir şey var mı, yağ ya da su eksiltiyor mu, beyinde herhangi bir arıza kodu vermiş mi gibi yarım saatlik bir check up gibi düşünebilirsiniz. 1 yıl bakımında ise aracınızın motor yağı ve ıslak/kuru filtreleri değişecek. dolayısıyla direkt 1 yıl bakımına götürüp henüz 1000 km olmadığı için kontrole getirmediğinizi söylemeniz yeterli.
0
robin crusoe
(02.01.25)
Götürmenize gerek var mi; arac garantideyse ve bakım süresini kaçırırsaniz garantiden çıkıyor diye biliyorum. Bakim sadece km ile alakalı olsa sırf km yazarlardi.

500km için araç almak kötü olmuş+1. Kullanmamak iyi değil araba için, lastikler için.
0
logisticsmanager
(02.01.25)
1000 km bakımı diye bir şey yok. Bizde volkswagen var mesela, bir yıl veya 15.000 km dolunca getirin dediler. 500 km de olsa bir yıl olduysa götürmeniz gerekir. Götürmezseniz ileride olası bir arızada garanti kapsamıyla ilgili sıkıntı yaşarsınız.
0
messor
(02.01.25)
(9)

Evde spor yapmak ve üzerine düşünceler

seni tanıdığım güne lanet olsun
Biraz detaylı yazacağım.- Maddi olarak ''yaşamıyor ama ölmüyor da'' seviyesindeyim, uzunca bir müddet daha muhtemelen böyle olacak. Dolayısıyla ne spor salonuna gitmek için ne de özel bir beslenme programı ve takviye besinler için ayıracak bütçem yok. Elimden geldiğince çeşitli beslenmeye gayret gös
Biraz detaylı yazacağım.

- Maddi olarak ''yaşamıyor ama ölmüyor da'' seviyesindeyim, uzunca bir müddet daha muhtemelen böyle olacak. Dolayısıyla ne spor salonuna gitmek için ne de özel bir beslenme programı ve takviye besinler için ayıracak bütçem yok.

Elimden geldiğince çeşitli beslenmeye gayret gösteriyorum ama genelde karnımı doyurmak üzere tükettiklerim. Bu her gün hamburgerle beslenip günde dört öğün kola içiyorum veya sadece makarna tüketiyorum demek değil fakat durumumu az çok anladınız sanıyorum.

- Profesyonel olarak 5 yıl yoga yaptım, gerçi üzerinden 7-8 yıl geçti ama vücudum esnektir. Kilo fazlam yok, hatta normale göre zayıf sayılırım. Göbeğim yok, sarkmam yok. Kas yapmak da istemiyorum.

Esas olarak vücudum sıkılaşsın, karnım kaslı olmasa da daha gergin olsun, bacaklar daha fit görünsün, selülit oluşumu mümkün olduğunca engellensin istiyorum.

Başlangıç seviyesinde skolyozum var ve bazen ağrı yapıyor, biraz sırt çalışıp o bölgeyi rahatlatmak da iyi olur benim için. Ağırlık pek kullanamıyorum, genetik olarak varis sahibiyim ve bacaklarım çabuk etkileniyor.

- Evde haftada 4 veya 5 gün, 2-3 saat, kendi ağırlığımla spor yapmak istiyorum. Dediğim gibi özel bir beslenme ve takviye programım olamayacak, ağırlık da kullanamam.

Karar verirsem epey zaman düzenli olarak bunu sürdürebilirim fakat Ekşi'de ve forumlarda konuşulanlara bakınca biraz umutsuzluğa kapıldım açıkçası. Boşuna zaman harcamış olursunuz, asla faydası olmaz, boşuna bu işe girişip hayal kırıklığına uğramayın, hiç yapmayın daha iyi bile diyen çok.

Bu şekilde yapılan spor gerçekten hiç işe yaramaz mı? Daha fazlasına gücüm yetmiyor en azından bu dönemde ama bir şeyler yapayım istiyorum.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.01.25)
dostum az yoktan iyidir. eksi sözlüktekilere ne bakiyorsun. üfürmek bedava...

tüm gün evde oturana 1 saat yürüyüs bile cok iyidir. kendi agirliginla calis tabii ki. saglikli ve fit olmak icin 3 unsur var. esneklik, kardiyo ve kas. evde yapacaklarinla esneklik ve kas gelisimi yapabilirsin. kardiyoyu da yürüyüs, bisiklet, kosu bir sekilde halledersen daha ne olsun zaten.
0
sonsuz
(01.01.25)
Buraya bir dan john müridi olarak yazıyorum;
What is better than nothing? Anything!

Şu kısmı izlerseniz bu saçma düşüncelere doğru bakış açısını anlarsınız;
youtu.be

Dünyada böyle saçma sapan adamlar var; onu yapma ise yaramaz, bunu yapma calismaz. Misal kaleci bana derse bunu olur çünkü ben zaten spor yapıyorum, onu daha iyileştirmek için olur. Koltukta oturan birine günde 5 dakika spor ne işe yarayacak dersek salak oluruz.

Ama sunda hem fikir olmak lazim; kötü besleniyorum. Ağırlık kullanmam. Kas yapmak istemiyorum. Sıkılaşma nasıl olacak? Yağ yerine kas koyacaksiniz yani. Kötü beslenme de spor ile çözülebilen bir şey değil.
Haftada 5 gün, günde 1 saat. 30 dakika resistance training, 30 dakika yürümek. Bitti gitti.

Benim tavsiyem kendinize bir adet kettlebell almanız olurdu. Tavsiye edeceğim de şu olurdu;
www.independent.co.uk

Basit, tek kettlebell, totalde iki üç set yapsaniz 20 dakika falan sürer. Sonra çıkın yürüyün, mis gibi.

Kendi agirliniz ile çalışmak çok kolay bir şey değil. Yani rep sayısı çok artar, çünkü ağırlık daha az. Bir de hareketler yeteri olmuyor 0 equipment ile. Olur da misal jim wendler yapıyor ama yüzlerce binlerce rep yapıyor günde. Bunu yapmak kolay değil.

Neyse yani, bu saçma salak "x yapmiyorsan başka şey ise yaramaz" düşünceleri ile hareketsiz bir toplum var.

Bu arada bir adet kettlebell alacak bile param yok diyorsaniz o zaman bir adet hesap acarak deneme olarak dan john workout generator kullanıp hiçbir ekipman olmadığını söyleyerek bir program yaratabilirsiniz;
danjohnuniversity.com
0
logisticsmanager
(01.01.25)
@logisticsmanager, teşekkür ederim uzun cevabınız için. :) Ağırlık kullanmam demiyorum aslında, ameliyat olduğum için marketten aldığım birkaç kiloluk poşeti bile taşıyamıyorum çünkü damarlarım anında çatlıyor. Zorunluluk benim için bir nevi, günlük hayatımda da bu konudan ötürü birkaç yıldır büyük sıkıntı yaşıyorum. Öte yandan kötü veya sağlıksız beslendiğimi düşünmüyorum ama protein alımı yapamam, bunu kastetmiştim. Dediklerinizi göz önüne alacağım, tekrar teşekkürler.
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.01.25)
Protein alımını artirmaniz (supplement ile ya da değil) sizin genel sağlık için de iyi olur.

Onun dışında eğer bu kadar hassas ise zaten bodyweight de yapamazsiniz çünkü bodyweight hareketler de vücuda bir yük bindiriyor, stres yaratıyor belli bölgelerde. Bunu doktora falan sormak iyi olur çünkü bir pushup yapsaniz da squat yapsaniz da aynı sorun ortaya çıkar.
0
logisticsmanager
(01.01.25)
1>0... hareket etmek her zaman bana iyi gelmiştir. YouTubeda vücut ağırlığı ile yapılan şahane antrenmanlar var. Bir yerden sonra bunları araştırmak bile çok zevk veriyor insana. Ben haftanın iki günü salona gidiyorsam iki gün de evde çalışıyorum. Kulaklarını tıka ve başla
0
Sakinolmamlazim
(01.01.25)
@logisticsmanager, doktor tavsiyesiyle başlamak istiyorum zaten. :) Birlikte listeden işaretledik, set sayısına kadar belirledik. Split squat, plank vb. haricinde birçok hareketi yapabiliyorum. Özellikle sırt bölgesi için daha çok seçeneğim var tabii ki, belki öncelikli olarak oraya yoğunlaşsam daha iyi olur.
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.01.25)
Çok güzel, peki yürüyüş sorun mu?
Çünkü ben olsam doktorla belirlenen program + her gün 30 dk max 1saat yürüyüş yaparim bitti gitti. Yani tabiki ideal değil ama sizin durumunuzda olacağı budur yani. Gün gelir ağırlık olur ya da spor salonu fırsatı olur o zaman misal serbest ağırlık gene varislerde sorun yaratirsa en azından makineler ile yapılır.
0
logisticsmanager
(01.01.25)
en ucuz başlangıç seti kapıya takılan barfiks çubuğu ve 5-10-15 kg direnç bantları. bu set ile birçok üst vucut hareketini yapabilirsin.
0
orpheus
(01.01.25)
"Ameliyat olduğum için bir kaç kg lık poşette be damarlarim catliyor"

Kesinlikle doktor kontrolü ve bilgisi dahilinde çalışmanız lazım, yani kas yaparken göz çıkarayim olmasın olay.

(Arkadaşların dediği gibi bir çok bodyweight hareket aslında yoğun efor - güç - kas yapısı gerektiriyor)
0
makbur
(01.01.25)
(4)

35 yaşından sonra piyano çalmak öğrenilir mi?

tchuck
özel bir ders almadan, youtube vs. üzerinden diyeyim.öğrenilir mi sizce?çok matah bir müzik kulağım yok, ama çalmak istediğim, dinlerken çok keyif aldığım bir şeyleri çalmak isterim.ne bileyim haftada 5-6 saat ayırarak birkaç ayda bişeyler çalabilir hale gelebilir miyim?
özel bir ders almadan, youtube vs. üzerinden diyeyim.

öğrenilir mi sizce?
çok matah bir müzik kulağım yok, ama çalmak istediğim, dinlerken çok keyif aldığım bir şeyleri çalmak isterim.

ne bileyim haftada 5-6 saat ayırarak birkaç ayda bişeyler çalabilir hale gelebilir miyim?
0
tchuck
(31.12.24)
Zaman ayirmakla alakali bir durum. iyi çalanlarin sirri dogru tuslara binlerce defa basmalarindan geliyor mesela.
0
feastofthedamned
(31.12.24)
40 yaşında başlamış biri olarak söyleyebilirim ki evet öğrenilir ama sabırla çalışmanız lazım.
0
clones
(31.12.24)
haci ogrenilir de bu soruyu soruyorsan motivasyon dusuk gibi. yani ilgi duyan kisi direkt dalardi, ogrenilmezse hic bulasmayayim tarzinda sormazdi gibime geliyor. en buyuk etken istek.
0
hot potato
(31.12.24)
Abi 70 yaşında da öğrenilir. Bunlar saçma düşünceler. Bir şey öğrenmenin yaşı yok.

youtu.be
0
logisticsmanager
(31.12.24)
(9)

satın alma/ithalat sorumlusu olarak kaç almalıyım sizce?

m e b
selamlar.satın almacı/ithalat sorumlusu olarak maaşımın yeni zamla ne kadar olması gerektiğine dair soru sorabileceğim ve bu alanda çalışan tanıdıklarım yok.eğer bu alanda uzmansanız veya bu alandaki maaşlar hakkında bilginiz varsa bana kılavuz olması açısından yardımcı olabilir misiniz?normalde yak
selamlar.

satın almacı/ithalat sorumlusu olarak maaşımın yeni zamla ne kadar olması gerektiğine dair soru sorabileceğim ve bu alanda çalışan tanıdıklarım yok.

eğer bu alanda uzmansanız veya bu alandaki maaşlar hakkında bilginiz varsa bana kılavuz olması açısından yardımcı olabilir misiniz?

normalde yaklaşık 5 senedir lojistik alanındaydım ama bazı firmalar resmen beni ithalat sorumluları gibi kullanıyordu ve deneyimimi o şekilde kazanmıştım. son iki senedir ise başka bir firmada doğrudan bu işi yapıyorum. unvanım satın alma sorumlusu olsa da aslında stok kontrolü-gerekli durumda sipariş oluşturup proforma talebi-bu proforma doğrultusunda ödeme yapma-gümrükçe gerekli evrakların oluşturulmasını sağlama/yönlendirme-uluslararası nakliyeyi ayarlama-gümrükçüyşe mal çekimine kadar süreci takip etme görevim var.

yabancı dil, bildiğiniz üzere elzem ve ingilizceyi aktif olarak yazılı gerekiyora sözlü olarak kullanıyorum. öyle aman aman bir yoğunluk yok ama maaşım da yaklaşık 31 bin. asgari ücrete gelen zam oranı kadar zam alırsam zannedersem 40 alacağım, en iyi ihtimalle 45 yapar burası.

bu bilgiler ışığında ne kadar zam talep edersem uçmamış ve piyasayı da bilerek hareket etmiş olurum?
0
m e b
(30.12.24)
Stok kontrolünün İngilizcesi stock controller. Bu işin sorumluluğu depo değildir, material planner ya da buyer yapar. Hemen örnek vereyim; eskiden çalıştığım amerikan firmasında material planner hem sipariş geçer hem de stock controlling yapardı. Böyle binlerce yüzlerce firma var. Misal şu an çalıştığım yerde de genelde satın alma yapan aynı zamanda stock controlling yapar.
Gümrük evrakları da aynı şekilde yapiyordum. Gümrük evragi dediğiniz heralde tedarikçi belgelerini vermek vs. Misal siparis yola çıkacağı zaman bu belgeleri gümrükcüye atardim. Yok ne bileyim atr doldurmak b/l doldurmak falansa bence iyiki yapmissiniz, bunlari bilmek güzel.
Gene lojistiği biz yapardık ki şu an çalıştığım 100 bin kişilik firmada da aynı şekilde.

Kısacası böyle o bunu yapmaz şu bunu yapmaz diye bir şey yoktur. Organizasyonel olarak yapılmaması gereken şeyler değil tabiki. Misal bana gidip bankadan tedarikçiye havale falan yapıyorum deseydiniz oeah derdim. Ama baktığım zaman misal sox analizi yapsak sıkıntı çıkmaz. Aman aman yoğunluk yok demişsiniz, buradan anladığım acayip büyük olmayan, fazla sku bulundurmayan haliyle bir kişinin genelde birçok farklı şeyi yaptığı bir yer. Böyle herkesin spesifik şeyleri yaptığı yerler çok büyük, çok fazla is olan yerlerde olur.
Ha bana kalsa 5 senelik deneyim ile 50 falan istemek normal. Hatta bana kalırsa 2 sene calistiginiz için biraz piyasaya göz atabilirsiniz. Çünkü zaten 5 senelik deneyim ile 31 biraz az, 50 vermemeleri olası geldi. Şirketin işleri nasıl?

Bence iyi ki yapmışsınız çoğu şeyi. Uzmanlasma kariyerin sonrasında gerekli, başında böyle işler Çok daha iyi.

Neyse, ben olsam hemen birkaç iş başvurusu yapar, piyasası öğrenirdim en azından. Piyasada yerim var mi bugün issiz kalsam is bulur muyum sorusuna cevap bulurdum.
0
logisticsmanager
(30.12.24)
Maaşın patlak
0
Yılmaz920
(30.12.24)
Buradaki arkadaşlar bence maaşlardan biraz uzaklar, çünkü büyük firmada çalıştıkları için galiba. Büyük bir firmada evet bence de maaşın az deriz ama sıradan bir firma için 40k alırsan iyidir derim. İşin çok zor değil gibi. İngilizce bilen sıradan birisi 3 ayda öğrenip yapabiliyorsa maaşın normal.
0
Shepard
(30.12.24)
@logisticsmanager: zaten bu sömürülme düzeninde öğrendiğim ve katkısını gördüğüm tek şey, tabiri caizse isviçre çakısına dönüşmek. şu an tabii ki atr/menşe belgesi/phyto gibi evrakları düzenletip, gerekiyorsa ex-1'e bile müdahalede bulunacak kadar bilgi sahibiyim.

ama işte lojistik + ithalat/satın almacı olarak toplamda 7 sene yapıyor. galiba bu konuda kendimi pazarlamam gerekiyor. ücretleri bilemediğim için sordum zaten bu soruyu. gerekiyorsa yeni bir işe başvuracağım çünkü.

@Shepard: zaten bir yandan da bu durum var ama her işin inceliği var, öyle 6 ayda öğrenilecek bir şey de değil gibi.
0
🌸m e b
(30.12.24)
Abi 7 sene deneyim için 31 bin az. Yani bunu tabi sadece bildiğin şeylere ve deneyime bakarak söylüyorum. Ama 7 sene gerçekten asgari ücretin 1.5 katı almak için fazla. Ha tabiki misal ahmet ltd sti adlı firmada lokma makinesi satarken normal olabilir o kadar düşük yerlerle bilgim yok pek shepard dediği gibi. Ama bugün 7 sene tedarik zinciri olan birinin çok çok büyük firma olmasa da Türk holding firmasında bile 50 bin alması bence az olur.

Şehir neresi? Biraz da işle ilgili bilgi verirsen daha iyi olabilir sektör vs gibi. Misal erp var mı vs ya da ne satın alıyorsun.
0
logisticsmanager
(30.12.24)
Yılbaşı zammını al,sonra o rakamın yuzde 30 üzerinde iş başvuruları yap.bahsettiğin tecrübeyle 30 lar şu an için çok düşük.
0
duptıs
(31.12.24)
@logisticsmanager: istanbul ve sektör de hobi tarımcılığı üzerine, alanında türkiye'deki lider firmalardan.
0
🌸m e b
(31.12.24)
ithalat ihracat operasyon departmanına sıfır tecrübeli yeni mezun personel 30bin tl maaş ile yakın zamanda başladı. (yılbaşı zammı hariç)

tecrübenize göre istanbul'da yaşadığınızı da göz önüne alarak güncelde 45bin tl altı düşük kalır.
0
tantunisultansuleyman
(31.12.24)
50k talep edersen uçmamış olursun
0
PoscheN
(31.12.24)
(6)

Tedaviye heyet mi karar veriyor

abelardo
Babamda endoskopi ve biyopsi sonucu midesinde adenokarsinom infiltrasyonu görüldü. Yani midesinde kanser var. Metastaz var mı diye Tomografi çekildi. Bugün genel cerrah görüntüye baktı ve dedi ki heyet karar verecek, midenin tamamı alınıp ayrıca kemoterapi görebilir.Tedavinin ne olacağına heyet mi k
Babamda endoskopi ve biyopsi sonucu midesinde adenokarsinom infiltrasyonu görüldü. Yani midesinde kanser var. Metastaz var mı diye Tomografi çekildi. Bugün genel cerrah görüntüye baktı ve dedi ki heyet karar verecek, midenin tamamı alınıp ayrıca kemoterapi görebilir.
Tedavinin ne olacağına heyet mi karar veriyor yani? Heyet Perşembe olacakmış.
Devlet hastanesi.
0
abelardo
(30.12.24)
evet
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(30.12.24)
Evet.
0
logisticsmanager
(30.12.24)
Geçmiş olsun hocam,
İlk başta onkoloji doktoru değerlendiriyor yiyip içebiliyor mu sağlığı yerinde mi diye ona göre kemoterapi düzenleniyor
Fakat yiyip içemiyorsa ameliyata yönlendiriyorlar.
Bizim sürecimiz 2.durumdaki gibi gelişmişti
0
kararsızataletfilozofu
(30.12.24)
Geçmiş olsun. Bizde tedaviye onkolog tek başına karar vermişti. Önce kemoterapi sonra tüm mide alındı sonra yine kemoterapi verildi. Kanser durmuş vaziyette. 3 ayda bir kontrole gidiyoruz.
0
bakur basur rojava rojhilat
(30.12.24)
Ben de daha fazla bilgi vereyim; bizde ilk onkoloji baktı. Ama emin olamadilar, heyete çıktılar. Heyet 10 gün falan sürdü ve sonunda akıllı ilaç demislerdi.
Biraz sıkıntılı bir kararsa anladığım heyet ile beraber veriyorlar.
0
logisticsmanager
(30.12.24)
Komitede farklı uzmanlıklardan hekimler vakayı beraber değerlendiriyorlar.
0
efx
(30.12.24)
(9)

Squid Game gerçek hayatta oynanamaz mı, gerçek ölümler olacak?

Cesario
Her gün intihar vakaları var. Çoğu bence fakirlikten. Mesela ötenazi var. Genç kız depresyon yüzünden ötenaziye başvuruyor ve kabul görüyor. Sakat değil, felç değil.. https://tr.euronews.com/2022/10/08/isid-saldirisindan-kurtulan-genc-kadin-travma-sonrasi-23-yasinda-otanazi-ile-yasamina-son-Saçma sa
Her gün intihar vakaları var. Çoğu bence fakirlikten.

Mesela ötenazi var. Genç kız depresyon yüzünden ötenaziye başvuruyor ve kabul görüyor. Sakat değil, felç değil.. tr.euronews.com

Saçma sapan suçlar, adli vakalar, toplu ölümler, işkenceler vs..

Diş çektirirken bile imzalar atıyoruz, ölürsek suçlu doktor ya da hastane değil diye.

İnsanların ölüme razı gelebileceği gerçek bir squid game nasıl olur?

Dünyada kaç milyon insan izler ya da siz izler misiniz?

Öldürme işlemlerini de robotlar ve yapay zeka yapar. İnsanlar zaten imza atacak yasal prosedür de tamam..

Uçuk gibi gelse de izlediğimiz şeylerden mi ülkede gördüğümüz adli vakalardan mı bilmiyorum ama böyle bir olay olsa bir tek bana mı normal geliyor?

Hangi ülkede/kıtada buna yasal zemin en kolay şekilde hayata geçirebilir? Afrika ülkeleri mi, Asya mı, Amerika mı, Avrupa mı?

Son Sorum: Tamam kabul uçuk bir ihtimal ama böyle bir şeyin gerçek olabilmesi adına gereken yozlaşmayı tüm Dünya yaşamadı mı yoksa daha var mı mesafe?
0
Cesario
(30.12.24)
Dünyada milyonlar izlenir, para basar.
izlemem.

Bu yozlasmanin yaşanmadığını düşünüyorum ve yasamasini da bizim gorecegimizi sanmam. Olursa "abi devlet karışmasın, insan istediğini yapar" fikrini yüzde yüz savunan ülkelerde olur bence.

Ötenazi ile bu farklı şeyler tabi.
0
logisticsmanager
(30.12.24)
başvuru sayısında rekor kırar.
0
alt4y
(30.12.24)
Hem dünya o seviyede değil, biz negatifi daha çok gördüğümüz ve aklımızda kaldığı için öyle düşünüyoruz hem de böyle hayatına önem vermeyen yoksul insanları tv şovu için birbirine kırdırmaktan daha verimli işler vardır yani illegal alemlerde. Orada kullanırlar.

Bi de hukuk sistemi falan yediremezsin yani benzerini. Bu squid game ya da hunger games gibi olaylar şimdilik sadece distopik fikirler.

Bi de biz hep negatif görüyoruz ama aslında teknik olarak insanlık olarak en az açlık, yoksulluk çektiğimiz dönemlerdeyiz. Ha ne olur mesela, neoliberal politikalar ve ai gibi teknolojilerin ölümcül kombinasyonu sonrası işler çok ters gider ve gerçekten bir avuç zengin dışında herkes açlık sınırında olursa belki olabilir
0
nundu
(30.12.24)
Tersten bakarsak dünya zaten bir squid game bence gerek yok
0
olaylar olaylar
(30.12.24)
Ben katilirdim. Acim sona ererdi
0
lapaz
(30.12.24)
Bence sosyal medyayı fazla kaçırmışsınız. Elbette ki böyle bir şey yapmaya kalkarsanız bütün dünya ayağa kalkar. Yani buna olumlu bakacak milyonlarca kişi de bulabilirsiniz ama mesele bu değil ki? Dünyada insanların öldüğü bir squid game'den daha fazlasını yapabilecek de çok fazla insan var, hep vardı. Ancak buna tepki gösterecek daha fazla insan var, aksini düşünmüyor olmalısınız.

Bir veya birkaç ülke çeşitli davalar ve uzman görüşleri eşliğinde tartışmalı bir ötenazi kararı veriyor diye bu onlarca kişinin şakır şakır öldüğü bir oyunu nasıl mümkün kılabilir ki hocam :D En başta o ötenazi kararının verildiği ülkelerdeki insanlar ayağa kalkar.

Bir durup düşünün.
0
akhenaten
(30.12.24)
dünya yozlaşmıyor. insan hep yozdu, artık sadece görünür oldu, hepsi bu. insan hakları, sosyal farkındalık, vs. konusunda da en ileri ve medeni yılları yaşıyoruz. ister kabul edin ister etmeyin. değil gerçek squid game, yarışmacıların tırnağına zarar gelecek bir yarışmayı bile yapmak zor günümüz dünyasında.
0
sir gawain
(31.12.24)
Özellikle araştırmadım ama mutlaka vardır böyle yarışmalar. Yüzlerce kişi olmasa bile, onlarca kişinin katıldığı yarışmalar düzenleniyor ve belli bir gruba yayınlanıyordur.

Topluma açık olması mümkün değil. Yasal olarak bundan yırtamazlar. Çok zengin ve nüfuzlu kişiler olsalar bile, hapis yatarlar. Dilan polat vakası olur. Sessiz sakin yeseydi, instagram'da afişe etmeseydi, 1 gün bile hapis yatmazlardı. Ayrıca her yer Türkiye değil, 9 ay yatıp çıkamazsın...


.
0
kartallar yuksek ucar
(31.12.24)
Gerçek hayatta olmadığını nerden biliyoruz. Dizide bir avuç zengine sunulan bir eğlence olarak yansıtılıyor. Darkwebde yeterli tutarı yatıranların canlı yayında izlediği suçlarla ilgili başka yapımlar da var.

İzlemezdim. X ünlünün sızdırılan bilmemne konulu videosu çıktığında da izlemiyorum.
0
zihua
(31.12.24)
(7)

Bu ahlaksizlik mi ?

WithWorth
https://eksisozluk.com/entry/171430790?debe=trueBen evimi 3000tl raiç bedelden kiraya koyuyorum.Deprem oluyor.10.000 tane depremzede olusuyor bir anda.Bu depremzedelerin 1000 tanesi üst seviye gelir gurubuna mensub!Ben de evimi üst gelir seviyesine sahip bu 1000 depremzedeye vermek istiyorum!Pazarda
eksisozluk.com

Ben evimi 3000tl raiç bedelden kiraya koyuyorum.
Deprem oluyor.
10.000 tane depremzede olusuyor bir anda.
Bu depremzedelerin 1000 tanesi üst seviye gelir gurubuna mensub!
Ben de evimi üst gelir seviyesine sahip bu 1000 depremzedeye vermek istiyorum!
Pazarda diğer ev sahipleri ile beraber önce o 1000 kişiyi kapışacağız!
Sonra pazar yine dengesini bula bula diğerlerine inecek.
Zenginin fakirden önce ev bulması ise dünyanın tabiatında her zaman varolmuş olan bir sıkıntı.
Benlik bir şey yok.

halk ne bekliyor ?
devletten, kizilaydan, yardim kuruluşundan beklenecek şeyi vatandaştan beklemek degil mi bu ?
0
WithWorth
(30.12.24)
Ahlaksızlık
0
gabe h coud
(30.12.24)
Sen piyasanın dengeye gelmesini kendi çıkarına olacak şekilde yorumlamışsın. Serbest piyasada zamanla oluşur fiyatlar. Talep gelir, mevcut evler biter sonrasında bir miktar yükselen fiyatları gören ev sahipleri taşınır veya diğer evine geçip mevcut evlerini yüksekten kiraya verir. Böylece piyasada denge oluşur kendi fiyatını oluşturur. Yani 1 günde max fiyata çıksın sonra zamanla düşer dengesini bulur, türkiye iran lübnan gibi şark kurnazı işleridir. Ama daha depremde millet enkazdan çıkarılmamışken “oo millet evsiz kaldı kiralar uçar 3binlik ilanı yap bakalım 10bin” demek ahlaksızlığın dik alasıdır.

Zamanında ingilterede yaşadığım dönemde 3 arkadaş müstakil 2 katlı bir evi tutacaktık 700£’a emlakçı bizle beraber 2 kişiyi daha randevuya çağırdı gezdirdi vs çok beğendik. Alabilmek için kendi aramızda konuşup “olm 800 verelim biz alalım kaçırmayalım” deyip adama teklif ettik, “iyi de ev 700£ herkes bu fiyat için geldi neden 800’e vereyim” dedi. Bu örnekle türkiye’deki örnekleri kıyaslarsanız, ahlak, şark kurnazlığı, çıkarcılık gibi kavramları çok net anlarsınız.

İnsanlar kendi çıkarlarına göre hareket ettikçe bunların olması normal. Arkadaşımın da kiracısı yapacağı %60 civarı zammı kabul etmedi mesela “sen enflasyon %80’ken 0,69’dan kredi çektin diye kimse bişey demedi de şimdi mi enflasyona bakmak aklınıza geldi” deyip yarı fiyata anlaştılar :) haksız mı? Siz kiracı olsanız siz de böyle demez misiniz? Ev sahibi olsanız buna sinirlenmez misiniz? Toplumsal ahlak yerine kendi çıkarlarımıza göre hareket ediyoruz maalesef
0
avatar is back
(30.12.24)
Gemi batmış, adamlar denize dökülmüş, motorla olay yerine gidip denizdeki adamlara can yeleği satıyorsun.
0
Mirket
(30.12.24)
ahlak toplumda oluşur. toplum ahlaksız diye sen de ahlaksız olmak zorunda değilsin. @mirket +1
0
mikahakkinen
(30.12.24)
mirket +1

biz galiba bu yüzden kaybediyoruz
0
gilbeys
(30.12.24)
Klasik bir fırsatçılık örneği ancak kapitalist sistemin farklı farklı süreçlerine bakarsanız bir sürü işlemde belki daha küçük ölçekte ama buna benzer durum yaşandığını görürsünüz.

Açıkçası ortada bir X birey açısından etik bir problem olsa da ortaya çıkan barınma sorununa "Ahlaksızlık" kaynaklı demek istemiyorum zira bu direkt olarak ortadaki sorunu bir grup insana atıp, sanki sorunun nedeni o gruba özel bir şeymiş izlenimi yaratıyor. Bu tür "Bir grup insan ortada bir örgütlenme yokken, birbirlerinden bağımsız bir şekilde şahsi çıkarlarına aykırı davransınlar ve toplumsal bir sorun bu şekilde çözülsün" sık sık karşımıza çıkan çok çocuksu bir düşünce bence. Sizin örnekte belki bazı ev sahipleri kendilerince doğru yolu seçip fiyatlarını değiştirmeyebilirler ancak işin içinde başka bir şey olmadan (Mesela devlet müdahalesi) kiralar yine basit arz-talep sürecine uygun olacak yükselecektir.
0
salihdt
(30.12.24)
Mirket +1

Annen/baban hasta, kan lazım. Kan verecek kişi senden para istiyor.
Sular kesildi, bakkal suyu 5 katı fiyatına satiyor.
Deprem bölgesine yardım olarak yollanabilecek şeyleri fiyatlarini artiriyorsun, sonuçta talep artacak.

Böyle şeyler bir sürü bulunur. Bunlara tenezzül edecek insanlardan olup olmamak kişinin kendi seçimi. Her şey paraysa misal insülin ilacı yapan firmayı alip sonra fiyatini 13$dan 750$ cikaran abi de serbest piyasa. Sonuçta insanlar ölsün banane...
0
logisticsmanager
(30.12.24)
(2)

günlük spor rutini

kondansator
haftada 3 gün akşam spor salonuna gitmeye çalışıyorum. bunun dışında sabahları bir hareket içinde olma gayretim var ama rutinleştiremedim. Sabah kalkıp koşu ya da uyguladığınız egzersizler var mı?
haftada 3 gün akşam spor salonuna gitmeye çalışıyorum. bunun dışında sabahları bir hareket içinde olma gayretim var ama rutinleştiremedim. Sabah kalkıp koşu ya da uyguladığınız egzersizler var mı?
0
kondansator
(30.12.24)
yakınlarda koruluk varsa sabahları hafif koşu veya tempolu yürüyüş yapılabilir. arada deparlar da atılır vo2max seviyesini yükseltmek amaçlı. dönüşte de market alışverişi ve kahvaltı. akşama doğruda spor salonu.
0
archmeister8
(30.12.24)
Bir gün 15 dk falan mobility yapmak.
3-4 gün ağırlık yelekli veya normal yürüyüş.
3-4 gün de ağırlık işte
0
logisticsmanager
(30.12.24)
(29)

Konfor alanından çıkamayan erkek arkadaş

beyaztenlikiz
Merhaba. Erkek arkadaşım iyi biri ama konfor alanından çıkmıyor. 40 yaşında ama ehliyetini bile almamış. Araba sürmeyi de bilmiyor. Tam 1 yıl önce onu ehliyet kursuna yazdırdım. Yazın gidicem, kışın gidicem diyerek 1 yıldır beni oyalıyor. Spora başla diyorum. Ona yeni başladı. Bunları yapmak zorunda
Merhaba. Erkek arkadaşım iyi biri ama konfor alanından çıkmıyor. 40 yaşında ama ehliyetini bile almamış. Araba sürmeyi de bilmiyor. Tam 1 yıl önce onu ehliyet kursuna yazdırdım. Yazın gidicem, kışın gidicem diyerek 1 yıldır beni oyalıyor. Spora başla diyorum. Ona yeni başladı. Bunları yapmak zorunda değil. Yapıcam diyip beni oyalaması sinirlendiriyor. Ev alalım birlikte dedim. Sen alırsan otururuz dedi. Evi ben alacaksam, arabayla olan her işi ben halledeceksem, arabamı sanayiye ben götürüceksem, her şeyi kendim halledeceksem hayatımda bu adama ne gerek var? Yoruldum artık. Sanki çocuğumu sürekli bir şeylere zorluyormuşum gibi hissediyorum.
Bu konuları konuştum. Seni üzmücem, her şeyi düzelticem diyor.
En basit konularda takılırsak, nasıl ilerleyeceğiz?
0
beyaztenlikiz
(28.12.24)
Gorçarov onun kitabını yazdı.
Oblomov.
Kız terkeder bence onu.
0
Mirket
(28.12.24)
Abla loser bu abi. Parks and recreation'da andy vardi onun da ilk hali böyle loserdi. Bunlari tekmelemeden düzelmiyor, belki sana düzelmez ama başkasına düzelir.

Bu abiden ayrilinca rahatlayacaksin, üzerinden yük kalkacak. Kendi hayatına bakacaksin, karar alacaksin. Şu an pranga işte ağırlık yapıyor.
0
logisticsmanager
(28.12.24)
Anne rolünden çıkman lazım. Sen onun annesi değilsin.

Evini sen alacaksın, arabayla olan her işini sen halledeceksin, arabanı sanayiye sen götüreceksin, her şeyini sen halledeceksin. Kendi hayatını sen tek başına yönetebilirsin, bunun için kimseye ihtiyacın yok. Erkek arkadaşın 40 yaşında ama o yaştaki bir insan gibi davranmıyor. Yetişkin olamamış. Yetişkin bir insanla olacaksın.
0
rock n roll
(28.12.24)
İlerlemeyeceksiniz +1

Hiçbir konuda artısı yoksa neden bu kişiyi düzeltme gibi gayeniz var ki.
Karşımızdaki illa çok kötü bir insansa mı ayrılmayı düşünmeliyiz sadece, belki iyi bir insandır sevdiğimiz özellikleri vardır ama karakter olarak bize göre değildir neden bunu kabullenip ayrılmayı yolumuza bakmayı hiç düşünmeyiz anlamıyorum.
Annesi gibi her konuda böyle yönlendirecekseniz ki bir de bunlarda da başarısız olacaksanız nasıl mutlu olacaksınız?
(Bunu sizin başarısızlığınız olarak görmüyorum bu arada belli ki istediğiniz kişi ile yol almaya çalıştığınız kişi bambaşka)

Hadi diyelim dediğiniz her şeyi siz istiyorsunuz diye yaptı mutlu olacak mısınız mesela?
Hiç sanmıyorum.
Kadınlardaki "karşımdakini değiştireceğim" inancı ne garip ya. Üzerinize böyle sorumluluklar almayı bırakıp kendi hayatınıza bakın.
Yalnızlık şu durumdan bin kat daha iyidir.

Geçmiş olsun.
0
mutekebbir
(28.12.24)
İlerlemeyeceksiniz. +1

Adam konfor alanında mutlu, siz onun orada durmasından mutlu değilsiniz. Annelik yapıp adamı istediğiniz sevgiliye dönüşmesi için, sizin istediğiniz hayatı yaşaması için eğitmeye çalışmak yerine yalnız olun daha iyi.
0
kobuzchu kiz
(28.12.24)
Man child deniyor bunlara. Reddit tabiriyle “drop his ass”
0
gabe h coud
(28.12.24)
İlerlemeyeceksiniz +1

Bu adam 40 yaşında gece çocuğu hastalansa acile yetiştirebilecek kapasitede değil. Ben daha fazla zorlamazdım.
0
cilekli pasta
(28.12.24)
nerede yasiyor? belki ehliyete ihtiyac duymadi simdiye kadar?

jan marsalek de 40 yasinda ehliyeti olmadan tüm almanya'yi dolandirip belarus'a uctu oradan da karayoluyla rusya'ya gecti. her sey ehliyet demek degil dklgj

ama plani ne mesela? deadline koysun kendine. erteleme durumu var adamda sanki.
bir de kariyeri nasil? belki kariyeriyle ugrasmaktan böyle seylere zaman kalmamistir?
ev alacak parasi vardir yani ama secmek zor geliyordur.
0
sonsuz
(28.12.24)
Herkes o kadar dogru yorumlamış o kadar dogru yazmış ki bana hiç bir şey kalmamış.
40 yaşındaki adama siz ilişkide anne rolünü almışssınız. ilerlemez ilerleyeni de hiç görmedim. Ha bu durumdan keyif alan kadınlar da var. devamlı erkege annelik yapan yönlendiren peşinden koşan. böyle bir rolü kendinize tanımlayamıyorsanız size arkasından güle güle demek düşer
Bu tip adamlar bir de söz verir düzelecegim der. sonra dönüp dolaşıp bunu da erteler. tam bir kısır döngü
0
limonlu eksi
(28.12.24)
Ehliyeti olmamasi neden bu kadar sorun? Iliskiye baslamadan once araba kullanmayi bilmediginden haberiniz yok muydu? Arabanizi sanayiye neden baskasinin goturmesini bekliyorsunuz? Spora baslamasini istemenizin sebebi bir saglik sorunu oldugunu dusunmeniz mi yoksa rahat rahat oturmasi sizi rahatsiz mi ediyor? Siz bu adama gercekten asik oldugunuzdan emin misiniz?
0
chickentown
(28.12.24)
Bunları yapmaması değil ama net olmaması sorun. 40 yaşında adam ben böyleyim ve bunları yapmak istemiyorum diyebilmeli. O zaman da herkes yoluna gider işte.
0
nhk ni youkosu
(28.12.24)
bahsi geçen arkadaş üşengeç/tembel artık adına her ne diyorsak.
geçiştirmek için yapası yoksa da he he diyor işte. çok da kurcalamamak gerek. uymuyorsa, bu tembellik çekilmez durumdaysa uzatmanın manası yok kesin atın.

bana asıl tuhaf gelen, ev-araba ihtiyacı olmasa bir erkek arkadaşa da ihtiyacınız yokmuş :) erkek arkadaş ihtiyacı karşısındaki gerekçeler bunlarsa zaten hiç uğramayın salın gitsin. ayrıca kadınlar neden illa ki birisine ihtiyaç duyuyor bu konuda?
0
yazar yazmaz yazan cakmak
(28.12.24)
merhaba, 40 yaşında ehliyetsizim, araba kullanmayı da bilmiyorum. hiç heves etmedim 0.

Çok terk edildim, ben muhtemelen erkek arkadaşından daha sorumsuzumdur ama hiç bir kız arkadaşım beni kendi kafasına göre spora yazdırmaya kalkıp gitmemek için ileriye atıyorum diye, kendi arabasını kendi sanayiye götürmek zorunda diye beni terk etmedi.

Tamam herkes arabası olmadığından ev almak istemediğinden spora gitmemek istememesinden gömmüş adamı ama istemiyor olamaz mı?

Hiç bi kız arkadaşıma hadi bi spora gitsene sen desem tamam giderim diyerek ileriye atsa demek ki istemiyor derim.

"Sana araba kullanmayı öğretelim dediğimde içten içe amacım sanayiye kendi arabamı kendim götürmemek olsa, kendime "lan ne çıkarcı insanım" derim.

Ayrıl bence. Sizin arabanızı sizin için sanayiye götürmek isteyen, siz istiyosun diye spora gidecek birini bulursunuz.
0
libertine
(28.12.24)
ehliyet üzerinden çok giydirmişsiniz adama ama belki bu adamın hiç araba alacak durumu olmadı ya da ailesinde hiç araba olmadı. ben öyle olduğum için 31 yaşında yeni yazıldım kursa:( açıkçası hiç alasım yok çünkü araba alma ihtimalim sıfır. böyle bir durum da olabilir.
0
nothing in my way
(28.12.24)
Pardon siz annesi misiniz bu çocuğun?
0
Zetnikov
(28.12.24)
ona annelik yapmayı bırakırsan ilerlersiniz belki.
0
mathilda.may
(28.12.24)
ilerleyecek bir şey yok. içinde varsa vardır yoksa yoktur
sen EVİNİN DİREĞİNİ/REİS'ini arıyorsun gel itiraf et.
0
deranzo1
(28.12.24)
ne araba merakıymış.
benim ehliyetim var ama hiç araba kullanmadım. araba kullanmaktanda haz etmem. pederde araba var ama bir kere bile alıp kullanmadım. sevgilimin arabası vardı o gelir beni alırdı. devamlı sağ koltukta oturdum. ne var bunda.
bence ayrıl en azından adam kurtulsun senden.
0
my fault
(28.12.24)
terk et
0
Yılmaz920
(28.12.24)
"40 yaşında ama ehliyetini bile almamış. Araba sürmeyi de bilmiyor."

Bunda ne var ki ? Benim durumum da aynı, konfor alanıyla vs ne alakası var ?
0
feastofthedamned
(28.12.24)
kendi istemedikçe bu durum değişmez. annesiyle olan ilişkisini gözden geçirmesi gerekiyor.
0
orpheus
(29.12.24)
"Evi ben alacaksam, arabayla olan her işi ben halledeceksem, arabamı sanayiye ben götürüceksem, her şeyi kendim halledeceksem hayatımda bu adama ne gerek var?"

Şu cümlenin çirkinliğine bak. Bence sen kendine bir köle ya da hizmetçi bul.
0
dedeminhirkasi
(29.12.24)
anladığım kadarı ile araba sizin, o halde sorumluluğu da sizin, kendi arabanı kendin sanayiye götüremeyeceksen, o arabaya sahip olmayacaksın. keyfini ben çıkartayım ama sorumluluğu başkasında olsun, o iş öyle olmaz.

yardımcı olsun istiyorsan da o iş ehliyet sahibi olmakla olmaz.

ev konusun da adam haklı, daha hukuki bir bağlayıcılığınız yok, ortak ev aldınız daha sonra allah korusun birinize bişi oldu, vefat etti, miras konusu nasıl olacak?

ayrıldınız, biriniz çirkefleşti (sen yada karşı taraf) birbirinizden nasıl korunacaksınız? geldi seni tehdit etti, dövdü sövdü elinden almaya, çökmeye kalktı nasıl olacak?

ev alabilecek kendine ait bir miktar para varsa mutlaka kendi evini kendin al, hatta evlenmeden al, olurda ayrılırsanız yıllarca verdiğin emek hiç olmasın. evlilikten sonra edinilen mallar ortaktır hikayesi ile. yarın öbürgün evlenirsin, adam sattırmaya kalkar falan sakın satma, senin geleceğin o ev. adama bişi olsa ne yapacaksın?

romantizm bir hayal ürünüdür, adı üstünde roman, hikaye masal, birilerinin kağıt kalem ile uydurduğu şeyler, gerçekler acıtır.
0
selam
(29.12.24)
Uyumlu değilsiniz. Birbirinizi çok üzmeden herkesin kendi yoluna bakmasını öneririm.

Soruya yanıt:ilerlemeyecek
0
Dudarmon
(29.12.24)
sevgiliyle ortak ev almak, hele böyle anlaşamadığınız biriyle, çok yanlış.
0
parka
(29.12.24)
adam halinden memnun. sen onun halinden memnun değilsen ayrılırsın. adamı kötülemeyi bırak. belki de konfor alanından çıkamayan sensin. şikayet ederek kendini rahatlatıyorsun, suçu başkasına atıyorsun.
0
abelardo
(29.12.24)
Adamda pek bir anormallik göremedim ama siz kesinlikle normal gibi görünmüyorsunuz. Açalım;

- Herkes araba kullanmak zorunda değil, dolayısıyla ehliyet almak zorunda da olunmuyor. Araba kullanma hadisesinden zerre hoşlanmıyor olabilir, ölüm korkusu kaynaklı (kazada kendinin ölümü veya birini öldürme korkusu) araba kullanma fobisi olabilir. Kime ne? 40 yaşında bir adamı anası gibi ehliyet kursuna YAZDIRIYORSUNUZ, saçmalık.

- "Spora başla diyorum" - Sebep? Niye diyorsunuz? Yine adamın kendisinin gerekli görmediği bir şeyi ona yaptırmaya çalışmanız, bunu talep etmeniz saçma.

- Evli falan olmadığınız, hele de belli ki burada bu duyuruyu açacak kadar şikayetçi olduğunuz türde bir insanla birlikte ev alma projesi de aşırı alakasız bir şey.

- "arabamı sanayiye ben götürüceksem" diye dertlenmeniz ise ayrı bir bozukluk türü. Tabii ki kendi arabanı sanayiye kendin götüreceksin, sevgili değil de getir götürcü aranıyorsa o başka mesela tabii.

Kısacası ben adamı Allah kurtarsın diyorum, salın bence. Sunduğunuz küçük resim, büyük resmi görmeye yetti.
0
jonas
(29.12.24)
Bence evlat edin bu abiyi. Kendisine annelik yapasın var çünkü o belli.
0
burnley
(30.12.24)
ehliyet almanın arabayla ve maddi durumla alakası yok ki?

ben üniversite öğrencisiyken almıştım.

ileride araba alırım diye değil, bir gün araç kullanmamı gerektiren bir işe başvurmam gerekirse ve ilan şartları arasında ehliyet gerekliliği varsa önden hazır olması için.

bunun dışında bir gün acil araç kullanmayı gerektirecek bir durum olabilir. sırf bunun için bile alınır.

erkeğin ehliyetsiz oluşu bir red flag bence. mesele araba almak değil.
0
tabudeviren
(03.01.25)
(5)

bist

hknty
şurada bist 100'ün grafiği var. 3 gün önce 25 aralık'ta gap'lı olarak yüksek bir noktadan açılmış. ertesi gün de mb faiz kararını açıkladı. sanırım onun etkisiyle oldu. nasıl önceden bu şekilde tepki veriyor? çünkü karar açıklandıktan sonra çok artmadı. ya da 25 aralık'taki artışın sebebi başka mı?
şurada bist 100'ün grafiği var. 3 gün önce 25 aralık'ta gap'lı olarak yüksek bir noktadan açılmış. ertesi gün de mb faiz kararını açıkladı. sanırım onun etkisiyle oldu. nasıl önceden bu şekilde tepki veriyor? çünkü karar açıklandıktan sonra çok artmadı. ya da 25 aralık'taki artışın sebebi başka mı?

imgur.com
0
hknty
(27.12.24)
Faiz kararindan bir gun once asgari ucret aciklandi, piyasa karari begendi.
0
sertac akin
(27.12.24)
Borsalar genelde olani değil olacağını düşündüğü şeyi fiyatlar.

Siz asgari yükselmiş haberini alınca piyasa zaten fiyatlanmis oluyor misal.

Kaç günlerdir piyasalar faiz kararini böyle bekliyordu, ondan fiyatlanmisti yani.
0
logisticsmanager
(27.12.24)
İnsider trading diye bir kavram var.

Yani öyle oldu demiyorum tabii de :)

Yani başka bir ülkede olsa öyle düşünürdüm. Bizim güzel ülkemizde olmaz öyle şeyler.
0
Mirket
(27.12.24)
peki insider trading olmadan bu piyasanın fiyatlayacağı bilgiye nasıl ulaşıyor insanlar? nasıl doğru tahminde bulunabiliyor? herkes iyi mi analiz yapıyor? çünkü bir şirket ya da borsanın geneli için konuşulan şeyler gerçekleştikten sonra değil önceleri yükselmiş ya da düşmüş olabiliyor. e duyunca da geç kalınmış olunuyor.
0
🌸hknty
(27.12.24)
@hknty kamuya açıklanan haberler artık haber zincirinin son noktası öyle düşünün.

Piyasada fiyatlama öngörüler yoluyla başlıyor, birçok şirket ellerindeki ilgili uzmanlarca bir öngörüde bulunma derdinde her zaman için. Keza birçok yayın organında ekonomistler sürekli olarak bugünden sonrası üzerine düzenli olarak tahminlerini aktarıyor. Devlet organları, bankalar vs. aynı şekilde bu tahminleri yapıyor. Devlet, iş dünyası, bağımsız ekonomistler arasında sürekli olarak geleceğe dönük şekillenen bir beklenti var. Bütün taraflar az ya da çok hem bu beklentiyi yaratıyor, hem besliyor hem de bu beklentilerce gelecek işleri yönleniyor. Bu kompleks bir örüntü.

Neticede birilerinin tahminleri diğerlerine göre daha doğru ve yanlış olabiliyor ancak bu olaylar olmadan önce piyasaların şekillenmesine engel olmuyor. Zaten piyasaya yön verici güçlerin hiçbirisi ani kararlarla al-sat pozisyonu seçmiyorlar, her zaman bir beklenti dahilinde önceden hareket ediyorlar. Dolayısıyla bir karar açıklandığında o kararın fiyatlaması çoktan yapılmış oluyor. Bazen kararlar sürpriz oluyor, işte o zaman kısa süreli bir panik ortamı oluşabiliyor.

Piyasanın "fiyatlayacağı" bilgi diye bir şey de yok aslında bu açıdan. Olay tamamen doğal bir süreçte gelişiyor. Eğer sizin elinizde piyasaya yön verecek kadar büyük bir şirket ya da kapital olsa veya karar alıcı olsanız siz de bu sürecin içinde yer alabilirdiniz istemeden bile olsa. Ancak sıradan vatandaşın, tek başına, piyasaya hiçbir etkisi olmadığı için biraz sihirli gibi görünüyor olan biten şeyler. Halbuki işin aslı size bize soran yok, bu yüzden sihirli gibi. Bu açıdan geç kalmak büyük oranda kaderimiz :D bunun önüne geçmek için uzun vadeli haberleri takip edebilir, aylık, yıllık yatırım rapolarına abone olabilir, yerli ve yabancı merkez bankaları tarafından hergün açıklanan verileri takip edip kendi öngörülerinizi oluşturabilirsiniz.
0
akhenaten
(28.12.24)
(11)

tam otomatik kahve makinesi

logisticsmanager
Çok kahve içen insanlarız ama hep filtre. Hanım da sütlü çok sever normalde.Dedim bir tane tam otomatik alayim (evet manualler falan daha iyi ama ugrasamayiz).Şimdi bakmaya başladım ama delonghi magnifica ideal gibi ama bunun da trilyon modeli var.Bizim için önemli olan;Doppio yapsa iyi olur gibi bi
Çok kahve içen insanlarız ama hep filtre. Hanım da sütlü çok sever normalde.
Dedim bir tane tam otomatik alayim (evet manualler falan daha iyi ama ugrasamayiz).
Şimdi bakmaya başladım ama delonghi magnifica ideal gibi ama bunun da trilyon modeli var.
Bizim için önemli olan;
Doppio yapsa iyi olur gibi bir de long
Latte ve cappuccino olsun (illa dokunmatik ekrandan latte vs seçmeye gerek yok hatta tuşlu espresso yapıp sütü kendimiz de katabiliriz, hatta tuşlu tercih sebebi bence dayanıklılık olarak)

Onun dışında temizliği, bakımı kolay olsun.
Bu noktada magnifica s var, en basic hali gibi. Iyi midir sizce?
0
logisticsmanager
(27.12.24)
2 arkadaşımda var. Makinenin yıllık bakımı vs. Var. Temiz kullanmak lazım. Hassas alet, o kadar para verip bozulursa üzülünür. Size kapsül makine lazım.
0
mikahakkinen
(27.12.24)
Abi yanlış anlama ama hep filtre içiyorum diyorsun, ama yazdığın makineler espresso makinesi. Tam otomatik olsun uğraşmayalım diyorsun, ama latte-kapuçino manuel olabilir diyorsun...
0
malheiros
(27.12.24)
@mika; abi kapsül sevmiyorum. Hep konsept olarak sevmiyorum hem de tad olarak. Çok iciyoruz zaten, bize kapsül dayanmaz.
0
🌸logisticsmanager
(27.12.24)
@malherios; yok ya manual dediğim tuşlu:) yanlış anlaşılma olmuş. Dokunmatik modeller çıkmış çok ama güvenemiyorum pek onlara. Ondan tuslu daha iyi olur diye dedim ama manual demeseymisim iyiymis.
0
🌸logisticsmanager
(27.12.24)
Philips ep2220/10 aldım oldukça memnunum.

kendi süt haznesi olmaması, otomatik kahveyi çekirdekten alıp bardağa koyması, süt köpürtücüsü olması hepsi benim için artı şeyler.

süt haznesi ilerde sütten dolayı kokma yapıyor o yüzden bu şekilde bir seçim yapmadım. makine seçerken aklınızda olsun. daha iyi makineler var ama bu fiyat performans olarak benim için yeterli.
0
ruhlardan esinlenen karga
(27.12.24)
Biz ofis alırken çok araştırdık gezdik baktık ve temizliği en kolay olan (suda yıkanıyor tüm parçaları bazı modeller yağla çalışıyormuş bakımı zormuş) tchibo otomatik espresso makinesini 13k fiyata aldık geçen sene. Genel olarak memnunuz ama süt köpürtmesinde ayar maks olmasına rağmen son zamanlarda fazla köpürtmüyor nedenini henüz sorgulamadım sütü az kullanıyoruz. Bir bakın derim.
0
Kediyi üzdün
(27.12.24)
süt kabı temizliği zahmetli
gerek lezzet olarak gerek üşengeçlikten türk kahvesi içer gibi fincanda zift gibi espersso içmek daha makul hala geliyor tadı da güzel üstelik

şimdi tam otomatik alınca da yine temizlik çilesi var

o yüzden manuel + öğütücü almak daha mantıklı hale geliyor

ya da madem paraya kıyacaksan şöyle bi şey
www.hepsiburada.com

bana sorarsan delonghi manuel al geç şunlardan daha kolay temizlemesi zaten kahve yapması içmek kadar keyifli
0
bir soru sorcam
(27.12.24)
@bir soru sorcam; abi arastirdim. 14 kahvede bir falan makineyi temizlemek lazım. Bunun temizliği ile her yaptığında temizlemek gereken makine aynı değil ki daha kahve ayarlaması falan var. Ben kahve yapmakla uğraşmak istemiyorum ya.

@kediyi üzdün ; Fransa'da yokmus Tchibo:/

Delonghi magnifica s smart alicam gibi, cappuccino yapicisi sebebiyle.
0
🌸logisticsmanager
(27.12.24)
iç üniteyi haftada 1 temizliyorsun, yıkıyorsun ama posa kabı filan temizlemen gerekiyor
plastik parçalar zaten mekanizması huylanıyorsun sağlık açısından

Philips ep2220/10 evet pratik ama kullandıkça anlarsın ne demek istediğimi
bu işin sonu yok zaten ben sattım kurtuldum manuel de vardı otomatik de

dediğin gibi manuel uğraştırıyor ona katılırım yere dökülüyor kahve filan
öğütücüden alıp basmak gerekiyor
0
bir soru sorcam
(27.12.24)
Abi temizlemeden olmuyor zaten. Filtre makinesi de bu makine de hepsi temizleniyor. Ama her kahvede temizlemek var, günde ya da iki günde bir temizlemek var. Biz çünkü günde iki tane icmeyecegiz, tahminen günde kişi başı 4 espresso gider rahat ki daha fazla da olabilir. Bir de zaten espresso makinesi alsam, kahve öğütücü alicam, yanına süt köpurtme alicam, öğütücüye gramla koyucam oradan diğerine koyucam falan uzun. Ondan otomatik bakıyorum.
0
🌸logisticsmanager
(27.12.24)
temizliği minimuma indirmek için yarı-otomatik makinelere bakabilirsin. süt haznesi olmayanı söylemiş zaten arkadaşlar. bence değirmeni de olmasın makinenin. sen ayrıca değirmende çek kahveyi. sonra porta filtreye koy yap espressonu. bu sayede posa mosa derdiyle makinenin temizliğiyle uğraşmassın.

birde bu philips delonghi arçelik falan hepsi aynı üreticilerden alıyor pompayı parçaları. gerisi tasarım işi. o yüzden ben sana grundig f/p önereceğim. senin geçtiğin yollardan 5 ay önce geçmiş birisi olarak. çok daha pahalı pro makineler var ama baslangıç için bu yeterli.

www.grundig.com.tr
0
archmeister8
(28.12.24)
(17)

Nedir bu çok yoğunum, çok işim var muabbeti?

mikahakkinen
38 yaşında bir y kuşağıyım. Ne zaman kardeşimi,benden küçük kuzenimi arasam abi çok yoğunum, çok yorgunum vb. Ulan akşama kadar kendini kesen, uyuşturucu için her türlü zirzopla uğraşan ben. Bir kere bile ağlanmadım.Kardeşim 90lı kuzen 93lü. Ben 90 2000 arası doğan y kuşağının pragmatist ve çıkarcı
38 yaşında bir y kuşağıyım. Ne zaman kardeşimi,benden küçük kuzenimi arasam abi çok yoğunum, çok yorgunum vb. Ulan akşama kadar kendini kesen, uyuşturucu için her türlü zirzopla uğraşan ben. Bir kere bile ağlanmadım.
Kardeşim 90lı kuzen 93lü. Ben 90 2000 arası doğan y kuşağının pragmatist ve çıkarcı olduğunu düşünüyorum.
Fazla etiketlemeli ve önyargılı oldu ama azcık doğru değil mi?
0
mikahakkinen
(27.12.24)
Yazdığınız kadarıyla buradan bakınca siz de onlar gibi duruyorsunuz aslında, yani iş hayatınızdan şikayetçi gibisiniz. Sadece bunu çevrenize çok açık etmiyormuşsunuz.

Olay ne bilmiyorum ancak birinin iş hayatından çok da mutlu olmadığını, yorulduğunu söylemesi çıkarcılık ve pragmatizmle çok ilgili durmuyor. Bir şeyler anlatmak istemişsiniz ama tam açıklayamamışsınız gibi.
0
akhenaten
(27.12.24)
Yakın geçmişte 23 yıldır kanka dediğim şahıs bana kaç defadır attığım mesajlara en ufak bir etkileşim dahi vermemesini bahsettiğin yoğunluk, mobbing ve hastalık ile açıkladı.

Tuvalete giderken eline telefonu alamazmış, iki satır mesaj yazamazmış, çok yoruluyormuş mesaj yazmaktan. Sesli mesaj da gönderemezmiş, yoğunmuş. Bu 81'li.

Yoğunlarmış baksana. Ülkeyi kurtarıyorlar, her biri birer Salih Bozok, birer Kazım Karabekir.
0
muhayyer divan
(27.12.24)
@akhnaten çok detaylı yazmak istesem yazardım benim işle alakalı bir sorunum yok, olsa verirdim. Siz de 90 sonrası doğumlusunuz galiba. Anlatmak istediğim @muhayyer divanın anlattığı herhangi bir durumda her şeye bir mazeret bulmaları.
0
🌸mikahakkinen
(27.12.24)
yoğun/yorgun diye şikayet etmekle pragmatist/çıkarcı olmak çok korele gelmedi bana. Keyif pezevengi, tembel, rahatına düşkün diye şikayet etseniz haklılığınız tartışılabilirdi de bu iki olgu arasında bir ilişki göremedim.

Bu tarz şeyleri nesle bağlamak da bana çok makul gelmiyor. Herkes benzer oranda çıkarcı bana kalırsa.

Ayrıca insanları niye durduk yere sohbet için arıyorsunuz? Öncesinde mesaj atıp müsait misin diyor musunuz? Aile üyesi de olsa birini sohbet/muhabbet için aramadan önce mesaj atmak lazım bence müsait mi değil mi diye? Ha arayıp bi şey rica ediyorsanız da o sırada gerçekten yoğunlardır yapamıyorlardır belki sizin ricanızı. Bağlamı bu açıdan da anlamadım.
0
nundu
(27.12.24)
Abi jenerasyon eleştirisi dünyanın her ülkesinde her jenerasyon tarafından yapilir. Yüzde yüz eminim ki senden önceki jenerasyon da seninki için aynısını dedi.

Ahanda taa milattan önce hesiod;
I see no hope for the future of our people if they are dependent on frivolous youth of today, for certainly all youth are reckless beyond words.

Kısacası böyle düşünen ne ilk ne sonsun abi. Senin üst jenerasyon da aynısını seninki için dedi, ondan önceki de onlar için.
0
logisticsmanager
(27.12.24)
Bu arada şunu da ekleyeceğim; isinizin zorluğunu söyleyip ben hiç sikayet etmem diyorsunuz.

Abi bu muhabbete girersen zaten kimse şikayet edemez. Misal maden işçisi edebilir mi? Itfaiyeci? Peki misal bim'de çalışan asgari ücretli? Yani kimin neye göre şikayet edip, yorgun olup olmayacağını kim belirliyor?

Ayni anda hem jenerasyon eleştirisi hem de kişilerin işinin aslında o kadar şikayet edilmeyi gerektirmeyen işler olduğu belirtmissiniz. Bu muhabbeti sosyal medyada falan trilyon kere görüyoruz.

Misal benim işimi söylesem ona da şikayet etmeye hakkın yok dersiniz kesin. Jenerasyon olarak da sizin bahsettiğiniz jenerasyondanim.

Bu arada Türkiye'de çalışan gençlerin hakki var +1. Üç kuruş paraya hiçbir gelecek umudu olmadan, bir konsol almak için 1 aylık maaş verecek hale gelmiş kişilerin, tazminatlari falan üç kuruş olmuş kişilerin hakkı var yani.

Anneme de misal yorgunum diyemem çünkü anlamıyor. Aksine buradaki neredeyse annem yaşındaki çalışma arkadaslarimsa çok çalışıyorsun bak dikkat falan şeyinde. Çünkü yetiştikleri ortam, ülke farklı. Yani bu tam jenerasyon işi de değil yetişme olayı. Türkiye'nin güzel zamanını görüp şimdi yetişkin olanlar "bu ne lan" diyor. Türkiye'nin rezil zamanını görüp sonra iyi zamanında kendine ev, araba alanlar "şikayet etmeyin lan tembeller" diyor.
0
logisticsmanager
(27.12.24)
Erkek arkadasım komiser ama allahtan halden anlayan insanmıs diyorum simdi.

Herkesin işi, hayatı kendine göre yoğun ve stresli. Bunu bir şeye göre mukayese edemezsiniz.
0
jazzabel
(27.12.24)
Ben de bağlamı anlamadım. Aradığınızda nasıl bir konuşma geçiyor ki aranızda? Niye onların aramadığını mı soruyorsunuz? Birlikte bir şey yapmak mı istiyorunuz? Ben telefonda laklak sevmem mesela. Topla çantanı İstanbul'dan Kars'a yürüyeceğiz deseniz tamam derim; ama telefonda niye arayıp sormuyorsun muhabbetini hiç çekemem. Sohbet etmek isteyen zaman ayırıp yüz yüze görüşmek için fırsat yaratsın bir zahmet.
Sizden 'yaşlıyım.'
0
auroraaurora
(27.12.24)
Sana katılıyorum.

Öncelikleri başka olan insanların kıçından uydurduğu bahane
0
gilbeys
(27.12.24)
Çoğu kişiyle yan yana olsakta gerçekte onlarla bir iletişimimiz kalmamıştır.

Evet, bir nesil var ki nefslerinin istediği her şeyi tatlı/hoş sanıyorlar. Alış verişlerindeki dengesizlikler, israf, günlük yaşama, - bana ne yaae gibi sözler ...
onları en iyi anlatan örneklerden .
0
diyecevaplandı
(27.12.24)
Yoğunum diyorsa aklına başka bahane gelmemiştir.
Sizinle görüşmek istemiyorlardır.
hele mesaja cevap yazamayacak kadar yoğunum diyorsa, görüşmemeyi yüzünüze söylemek istemediği için diyordur.
0
durbidakka
(27.12.24)
genc onlar ya :)
0
sonsuz
(27.12.24)
İnsanları bu şekilde değerlendirmemeliyiz bence.
Bana göre 5 birimlik bir iş basit hemen çözülüp devam edilebilecek bir işken başka biri bu 5 birimlik işi çok yoğun yaşayabilir, üzerindeki etkisi daha farklı olabilir.
Bize daha basit gelen şeyler başkalarına ağır gelebilir.
Bir işle uğraşırken sadece ona konsantre olmak isteyebilirler.
Belki de o an sizinle konuşmak için havasında değildir ve yoğunum deyip geçiştiriyordur bu da olabilir.

Bir de insanlarda maalesef "en yoğun benim", "benim işim en zor" gibi bir algı var. Böyle bir şey yok size öyle geliyor sadece.
Bana da sorsan ben olmasam dükkan batar öyle önemli iş yapıyorum :) Ama gerçeğe bakarsan benden önce de var olan ben gitsem de bir şekilde var olabilecek bir şirketteyim yani yok öyle bir dünya.
0
mutekebbir
(27.12.24)
92liyim ve dün bütün işlerimin yanı sıra, bir butonun rengini 70 kere değiştirten bir patronun hem istediklerini yapmakla, hem de kendisine laf anlatmaya çalışmakla geçti bütün günüm. Mesai bittiğinde fiziksel bir iş yapmış olmamama rağmen pertim çıkmış durumdaydı.
Aldığım maaşın yarısından fazlası, beni istediği zaman evden çıkarabilecek ya da en azından bunun için uğraşabilecek bir başka insanın evine kira ödemeye gidiyor. Para biriktirip ev, araba almak gibi bir şansım yok.
Tırto bir yıllık izne çıkmak için bile yasal hakkımı kullanmak istediğimde "5 gün üstüste izin yapmak biraz fazla ama ne yapalım ya neyse :s" diye trip vari bir karşılık alıyorum. Bir tatile çıkarsam önümüzdeki 3 ay boyunca ekonomik olarak düzelemeyeceğimi bildiğim için bu beş günü evde geçireceğim.

Ne yapacağım mesela biliyor musun? Evde boş boş yatacağım. Tavanı izleyeceğim. Ekran görmek istemiyorum, telefon dahi almayacağım elime. Boş beleş mevzular için arayanlara da yoğunum, çok yorgunum diye ağlanacağım. Ve bu beni çıkarcı ya da pragmatist yapmayacak. Emekli olduğunda alacağı maaşla hayatta kalamayacağını bilen, hayata karşı umudunu çoktan kaybetmiş depresif, mutsuz, anlaşılmayan bir insan yapacak.
0
nolmus yani
(27.12.24)
biriyle konusmak veya bulusmak konusunda cok istekli olmadiginda soylenecek en mantikli sey cok mesgulum zamanim yok falandir. bunu drama queen'lige baglamaya gerek yok. hele ki kusaklarla hicbir ilgisi yok.
0
bohr atom modeli
(27.12.24)
Yaw yalan inanma 24 saat ellerinde telefon var. Benimde cevremde boyle tip cok hatta en son bi arkadasim vardi cok yogunum falan diyen sana suprizim var dedim kamera ac meraktan acti bi baktim oyun oynuyor yalanini s....ktigim.

Inanma yalanci hepsi bu tipler isi dusmeden de aramazlar.

Sor bakalim wc ye gitmiyor mu tv izlemiyor mu yemek yemiyor mu ne yogunuymus seninle gorusmek istemiyorlar iste
0
Zetnikov
(27.12.24)
sorun yoğunluk oladabilir olmayadabilir ama asıl sorun sosyal pil. hem de telefonla iletişim aşırı zor. diyalog kurmak yerine reels linki atma iletişimini tercih ediyoruz
0
ala09
(28.12.24)
(8)

Saglik sigortasi yaptirmak

tuborg yesili
mantikli mi mantiksiz mi? Ben kendime yaptiriyorum ayakta degil yatarak simdi esime de yaptirayim mi diye dusundum yatarak, ikimize de 20 bine yakin fiyat cikti. Sizce mantikli mi?
mantikli mi mantiksiz mi? Ben kendime yaptiriyorum ayakta degil yatarak simdi esime de yaptirayim mi diye dusundum yatarak, ikimize de 20 bine yakin fiyat cikti. Sizce mantikli mi?
0
tuborg yesili
(26.12.24)
Ben tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırdım. Bu, 3. oldu. Devlete gidip sıra bekleme ya da özelde tonla para harcama derdine girmiyorum en azından. 10 ayakta + sınırsız yatış veriyorlar zaten.
0
cemallamec
(26.12.24)
Sağlık durumunuz kötüyse, düzenli gittiğiniz bir bölüm, kontrol varsa mantıksız. Çünkü, mevcut kronik rahatsızlıkları kapsayan bir sistem değil.

İnsanın ne zaman başına ne geleceği belli değil, her an bir kaza veya tedavi süreci çok uzun ve maliyetli bir hastalıkla karşılaşmamız olası. Bu durumlarda ve Devlet hastanelerinin de durumu malumken, sağlık açısından kendinizi güvende hissedebilmek için mantıklıdan öte, zorunlu bir şey.

Ancak ömür boyu yenileme güvencesi konusunun detayı beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Yaş ilerledikçe ve kronik hastalıklar çıktıkça yıllık primler ödenemez boyutlara gelmekte.
0
Mirket
(26.12.24)
Ben mantıksız buluyorum. İnsanın başına durduk yere var olmayan hastalık çıkarıp bol bol kesip biçebiliyorlar. Gerek yok.
0
muhayyer divan
(26.12.24)
imkanınız varsa yaptırın dünyanın binbir türlü hali var.
0
awlmi
(26.12.24)
Yatarak 20bin imkansız çok pahalı. Bir yanlış var.
0
erty_ksk
(26.12.24)
Tek dogru hareket.arkadasima gel yaptır parasını ben ödeyeyim dedim,meeh gerenk yonk yaptı.15 gun evvel bogurerek hastaneye gitti,mini ameliyat,bir gün yatış 400 temiz.bu sefer git doktorla konuş,hastaneyle konuş,ödedik 240 birde seviniyoruz ucuza hallettik diye.yaptır mutlaka.
0
duptıs
(26.12.24)
Mantıklı mantıksızi öncesinde geçirdiğiniz hastalıklara bağlı çünkü onlarla alakalı ya da alakalı olabilecek şeyler ödenmeyecek.
Örnek annem ve rahmetli babama yapiyorduk. Babaminku annemden daha ucuzdu çünkü kalp, şeker, tansiyon her şey vardı ve bunlarla alakalı hiçbir şey ödenemeyecekti, annemde hiçbir şey yoktu.

Bir de sigorta policesini indirip okuyun. Biri bir şeyi 10 bin lira karsilar diğeri 20 bin. Her poliçe aynı değil.
Bilindik firmalardan sasmayin.
Yatarak mantıklı genelde.
0
logisticsmanager
(26.12.24)
20şer bin fiyat? kişi başı? sadece yatarak? ayaktası neden yok? bir de bu tamamlayıcı mı? özel mi? (ya da modüler)

bugün eli yüzü düzgün bir hastanede doktor muayenesi + bir iki tahlil tetkik dediğinizde 10bin lirayı bulabiliyor. yatarak tedavi, yani ameliyat, bir kaç yüz binden başlıyor. biraz kapsamlı bir ameliyat milyon oluyor.

ben kesinlikle ama kesinlikle sigorta yaptırılması gerektiğini düşünüyorum. evet, köşebaşındaki özel hastanede ya da bir devlet hastanesinde herhangi bir doktora tedavi/ameliyat olabilirsiniz. şansınız/tanıdığınız iyi bir doktor da bulabilirsiniz ama şuna emin olabilirsiniz iyi doktorların çoğunluğu sigortasız kapısından girmek istemeyeceğiniz özel hastanelere transfer olmuş/oluyor.
0
co2s2
(27.12.24)
(5)

Günlük gibi kalori/yemek izleme uygulaması

sanguine
Olarak neler kullanıyorsunuzHem ne yediğimi içtiğimi (kaloriye cevirirse daha iyi) takip etmek istiyorum hem de o güne dair notlar alabilecegim, kısaca önemli gördüğüm şeyleri yazabilecegim bir uygulama arıyorum. Uzun süredir samsungsun notes uygulamasına kafama estiği gibi not alıyorum ama bu çok a
Olarak neler kullanıyorsunuz

Hem ne yediğimi içtiğimi (kaloriye cevirirse daha iyi) takip etmek istiyorum hem de o güne dair notlar alabilecegim, kısaca önemli gördüğüm şeyleri yazabilecegim bir uygulama arıyorum. Uzun süredir samsungsun notes uygulamasına kafama estiği gibi not alıyorum ama bu çok arızi oluyor. Direkt bu amaçlı bir uygulama kulllanip kendimi oraya bilgi girmeye mecbur hissetmek istiyorum.
0
sanguine
(26.12.24)
fat secret
0
buenosdias
(26.12.24)
Ben chatgpt'ye kaydediyorum. Yemek tarifi verip kalorisini de hesaplatabiliyorsunuz. size günlük yemek planı da yapabiliyor. Örnek veriyorum "akşama iki kadeh şarap içmek istiyorum, telafi için diğer öğünleri nasıl planlayabilirim?" Diye sorduğumda kalori ihtiyacimi ve daha önce yediklerimi de göz onune alarak bir plan yapıyor. Yani siz hiç avokado tuketmiyorsaniz listeye bir anda avokado yazmıyor. Geçmişi baz alıyor.

O gün protein alimim düşükse "son öğününde şunları ekleyebilirsin" diyor. Yediğim yoğurt vs gibi şeylerin fotoğraflarıni atıyorum. Onları da kaydedebiliyor, kalorisini hesaplayabiliyor. Hafta sonu, gün sonu değerlendirmeleri de yapiyor.

Ben bayağı severek kullanıyorum.
0
fraise
(26.12.24)
MyFitnessPal.
0
logisticsmanager
(26.12.24)
Fatsecret +1
0
mor oje
(26.12.24)
yazıo ama yıllık ücret ödemiştim. baktım şimdi 131 liraymış yazın aldığımda.
0
red g
(26.12.24)
(18)

Elinde silah dövmesi olan biri hakkında ne düşünürsünüz?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Benim şahsen garip bulduğum bir seçim ama internette araştırınca vücuduna bundan yaptıranın çok olduğunu gördüm. Siz tedirgin edici mi bulurdunuz ya da kişinin tekinsiz biri olduğunu mu düşünürsünüz? Belki sadece beğenmiş yaptırmış, karakteri hakkında hiçbir fikir vermez dersiniz. Dövmenin daha net
Benim şahsen garip bulduğum bir seçim ama internette araştırınca vücuduna bundan yaptıranın çok olduğunu gördüm.

Siz tedirgin edici mi bulurdunuz ya da kişinin tekinsiz biri olduğunu mu düşünürsünüz?

Belki sadece beğenmiş yaptırmış, karakteri hakkında hiçbir fikir vermez dersiniz.

Dövmenin daha net göründüğü foto bulamadım. Bu kişi bir nörolog.

ibb.co

ibb.co

Edit: Bir kullanıcı doğrusunu yazınca başlığı biraz değiştirdim. :)

Fotoğraftaki kişi sevgilim ya da birlikte olmayı düşündüğüm biri değil. Sadece sorduğum soruya cevap verirseniz sevinirim. Saçma çıkarımlara ihtiyaç yok.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(25.12.24)
Dragunov svd, ak47 değil.

Çok üzerinde durmam. Bir fikir vermez bana. Misal "aşkım" yazsaydi ya da "anam" o zaman farklı olabilirdi.
0
logisticsmanager
(25.12.24)
Serseri it kopuk, partnerini dövmeye hazır biri izlenimi verir. Eline koluna aptalca resimler çizdiren düşüncesiz biri derim. Darp raporu nasıl alırım diye yeni duyuru bekliyoruz.
0
Shepard
(25.12.24)
doğrusu hiç bu tarz dövmesi olan bir doktor görmemiştim. bana keko işi geldi. doktor da olsan zihniyet olarak keko olabiliyorsun sonuçta.
0
duygusalatasi
(25.12.24)
Aynı çevrede bile bulunmak istemem.
0
rock n roll
(25.12.24)
Bana da malca geldi
0
grimavi
(25.12.24)
Hafiften önyargı oluşur ama çok bilmeden konuşmamak der tanımaya çalışırım.
0
put it in your appropriate place
(25.12.24)
Günlerce randevu peşinde koşup randevu alabildiğim doktorda böyle bir dövme olduğunu öğrensem, randevumu iptal ederdim. Net.
0
Mirket
(25.12.24)
Mirket +1
0
respect
(25.12.24)
keko, olgunlaşmamış.
0
orpheus
(25.12.24)
Benim kafamda canlanan üç imaj var.

1- Apaçi.

2- Prezentabl coco boy, tercihen yazı yazma becerileri zayıf.

3- Kısa parliament abi.

Fotoğraftan aldığım izlenim nargileci kısa parliament abiyi çağrıştırdı. Alınmak yok. Swh.
0
akhenaten
(25.12.24)
Şiddet eğilimi olan biri diye düşünürüm
0
wd40
(25.12.24)
"Siz tedirgin edici mi bulurdunuz ya da kişinin tekinsiz biri olduğunu mu düşünürsünüz?"

Evet ve evet. Dahası, bu kişi, hakkında tam da böyle düşünmemizi istiyor ki el gibi dövmenin en çok görüleceği bölgelerden birine bunu yaptırmış.
0
visnebahcesi
(25.12.24)
Elinde yüzünde boğazında kafa derisinde dövme bulunan insanlar genel olarak rahatsız edici benim için, yani silah olması önemli değil silah değil de genel olarak kabul görebilecek herhangi bir motif de sıkıntı benim için.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.12.24)
Hiç iyi düşünmem. Hatta eli kolu komple boydan boya dövme ile kapatma işi de hoşuma gitmiyor. minimal dövme severim ama.
0
kullanicadi
(25.12.24)
Keko ve rahatsız edici. @Mirket'in aksine o kadar beklediğim hastane randevum için gerekli işlemleri yapar sonra e-Nabız'dan puan bile vermeden hayatımdan silerim.
0
nawar
(26.12.24)
Bana ilginç gelir, istemeden söylediklerine karşı önyargılı olurum ama diğer doktorlar gibi tatmin edici şeyler söylerse bu da böyle bir kafaymış der geçerim. Kendi özel hayatı çok farklı olup profesyonel hayatta gayet iyi olabilir.
0
jazzabel
(26.12.24)
el ve boyun dövmeleri hiç güven vermiyor
0
9kuyruklukedi
(26.12.24)
ben erkek oldugum halde muhabbeti kisa keser uzaklasirim. bu dovmeyi yaptiran biriyle paylasacak pek bir seyim olmadigina eminim.
0
bohr atom modeli
(26.12.24)
(2)

Elektrikli araç kullanıcıları

firemanjonny
Mokka-e almayı düşünüyorum çevremde elektrikli araçların pilleri eskiyince verimi düşüyor ve değer kaybı da çok oluyor diye bir görüş duydum, gerçekten de böyle mi birde 136 hp değeri var yeterli mi performans olarak gidişi çekişi tatmin eder mi teşekkürler.
Mokka-e almayı düşünüyorum çevremde elektrikli araçların pilleri eskiyince verimi düşüyor ve değer kaybı da çok oluyor diye bir görüş duydum, gerçekten de böyle mi birde 136 hp değeri var yeterli mi performans olarak gidişi çekişi tatmin eder mi teşekkürler.
0
firemanjonny
(24.12.24)
MG 7 yıl pil garantisi veriyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(24.12.24)
Bence elektrikli araçlardaki tek risk yeni teknoloji olması sebebiyle iki üç sene sonra bir anda çok ciddi aşama kaybetmis modeller çıkarsa elde patlar.

Şimdi misal benzinli, dizel bunlar bilmem kaç yıllık motorlar. Kimse 2024 yılında benzinli araçta depo ile kaç gider vs umursamıyor. yani bugün alinan aracın 10 sene sonra elde kalması olmuyor.

Yalniz elektriklide farklı. Misal 5 sene önceki Teknoloji ile bugünkü bile ayrı. Bu noktada kimse size birkaç sene sonra sizin arabanin değerini dusurecek bir teknoloji çıkmayacağı garantisini veremez. Bu daha çok mesafe de olur daha hızlı şarj da olur. Ikisinde de gidilecek yol var.
Kısacası riski buradz görüyorum. Denildiği gibi pillerde zaten ek garanti var.
0
logisticsmanager
(24.12.24)
(4)

Kerem Aktürkoğlu Topuk Pası

nickini vermek istemeyen uye
https://mobile.x.com/akturkogluu_7/status/1871280786160156790Şöyle bir topuk pası denemiş. Topa normal dokunup kontrol etse faul çalınır. Sarı kart gelir. Çevreyi de kontrol ediyor aslında. sarılı oyuncuların geldiğini görüyor olmalı. Yine yanlış karar vermemiş mi?
mobile.x.com

Şöyle bir topuk pası denemiş. Topa normal dokunup kontrol etse faul çalınır. Sarı kart gelir.

Çevreyi de kontrol ediyor aslında. sarılı oyuncuların geldiğini görüyor olmalı. Yine yanlış karar vermemiş mi?
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.12.24)
Vermemiş. Kendisine rakibine sarı kart almaya çalışmadan klas hareket ile bizlere futbolun robotik bir şey olmadığını hatırlattığı için teşekkür ederim.
0
logisticsmanager
(24.12.24)
Olay cok hizli gelisiyor. Defansin dalacagini bilemez sonucta. Futbolcularin fizik kondisyonu hakkinda bilgim yok ama muhtemelen kovalayan adama karsi fiziki olarak ustun gelemeyecegi belliydi, boyle ilginc bir pasla ciddi bir pozisyon yakalanabilidi. Cok iyi yapmis gibi geldi bana.
0
mbond
(24.12.24)
topun gittigi yöndeki oyuncu topa yetisememis asil.
0
sonsuz
(24.12.24)
Adamın derdi gol attırmak. Faul almak değil.
0
prole
(24.12.24)
(6)

Şu mama kedilerde kabızlığa iyi gelir mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Kedim kronik kabız. Çok şükür megakolon yok. 3 aydır Royal Canin Gastrointestinal Fibre response mama kullanıyorum ama çok işe yaramadı. Trendyol üzerinden farmina firmasının VETLIFE Gastrointestinal mamasını aldım. Satıcıların bazıları bu mamanın sadece ishale iyi geleceğini söylüyor. Bazı
Merhaba,

Kedim kronik kabız. Çok şükür megakolon yok.

3 aydır Royal Canin Gastrointestinal Fibre response mama kullanıyorum ama çok işe yaramadı.

Trendyol üzerinden farmina firmasının VETLIFE Gastrointestinal mamasını aldım.

Satıcıların bazıları bu mamanın sadece ishale iyi geleceğini söylüyor. Bazılsrı ise kabızlığa da iyi gelir diyorlar.

Bu mama (Farmina VETLIFE Gastrointestinal) kabızlığa iyi gelir mi?
0
anaphylacticshock
(24.12.24)
Fransızca baktığımda royal canin özellikle kabızlık diye yazmış, diğeri hakkında hiçbir websitesi kabızlık diye yazmamış.
Her gastrointestinal aynı şey olmuyor, misal benim köpeğim de hassas. Gaz oluyor. Bu da gastrointestinal.
0
logisticsmanager
(24.12.24)
bu ürünleri bilmiyorum ama hill's iyi geliyor ve veteriner ürünleri çok iyi.
edit: vetlife kötü bu arada, dönüşler hep olumsuz.

www.hillspet.com.tr
0
veritaslibertas
(24.12.24)
İkinize de çok teşekkür ederim.

Vetlife mama kargoya verildiği için iptal edemedim. Elime geçince bir petshopa götürüp yerine macun vs almaya çalışacağım.

Bir adet de hills gastrointestinal mama söyledim önerdiğiniz gibi.

İnşallah işe yarar.

Tekrar çok sağolun.
0
🌸anaphylacticshock
(24.12.24)
virbac markası da iyidir ama fiyatı biraz tuzlu diğerlerine oranla sanırım. Karbonhidrat oranı en düşük mama o diye biliyorum (Digestive Support olan) bir de mamanın üstüne biraz karnıyarık otu tozu eklerseniz iyi gelecektir
0
mordan
(24.12.24)
şimdi baktım da mamanın içinde zaten karnıyarık otu varmış
0
mordan
(24.12.24)
Royal Canin fibre ile kedimin kabızlığını çözmüştük. Aslında çok etkili bir mama, diğer çeşitleri gibi kalitesiz değil.
Virbac gastro var, bu da çok iyidir ama benim kedime domuz eti kabız yapıyor, bu yüzden Virbac sorunumuzu daha da arttırmıştı.
Su tüketimini arttırmanız lazım her şeyden önce, Wero'dan su kabı bakabilirsiniz.
0
aynabugusu
(25.12.24)
(3)

kas dengesizliği

sorucu
Lunge denilen hareketten yapıyordum. Sağ dizimi arkaya kırıp sol dizimi öne attım bir şey olmadı. Sol dizimi arkaya kırıp sağ sizimi öne atınca ise kuyruk sokumumda inanılmaz bir ağrı hissettim.Bunun kas dengesizliğinden, zayıflığından kaynaklandığını düşünüyorum.Kalça kası? Dolayısıyla lunge a geç
Lunge denilen hareketten yapıyordum. Sağ dizimi arkaya kırıp sol dizimi öne attım bir şey olmadı. Sol dizimi arkaya kırıp sağ sizimi öne atınca ise kuyruk sokumumda inanılmaz bir ağrı hissettim.

Bunun kas dengesizliğinden, zayıflığından kaynaklandığını düşünüyorum.Kalça kası? Dolayısıyla lunge a geçmeden önce plank, clamshell, bridge falan yapmam gerektiğini zannediyorum. siz ne diyorsunuz?
0
sorucu
(22.12.24)
Lunge benim en sevmediğim hareket olabilir hareket formunu uzmanlık seviyesinde öğrenemezsen dizlerini L4-L5'i ve siyatik sinirlerini bozman çok olası, ben kas dengesizliği gibi bir şey olduğunu sanmıyorum muhtemelen formun iyi değildir ya da ağırlıkla yapıyorsan kullandığın ağırlık fazla gelmiş olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.12.24)
Kaleci +1
Hayatımda kendimi iki kere sakatladim; biri lunge. Diğeri de ağır benchten. Lunge bence yapmayın, gereksiz populer olmuş bir hareket.
Kas dengesizliği ile alakası yoktur bunun. Mekanik olarak da sıkıntılı bir hareket.
0
logisticsmanager
(22.12.24)
Yukarıdaki cevaplara harfiyyen katılıyorum. Ergonomiye uygun bir hareket değil.

Ancak hareketin kuyruk sokumuna ani ve 'dayanılmaz' ağrı vermesi konusu çok değişik geldi bana.
Bir anlam veremedim açıkcası.
0
Mirket
(23.12.24)
(3)

spotify'den dinlenebilecek ingilizce podcast tavsiyesi

tabudeviren
tercihen british english.tercihen 30-40 dk arası. 5-6 dk olmasın.yürüyüş yaparken dinleyeceğim. içerik hiç fark etmez.
tercihen british english.
tercihen 30-40 dk arası. 5-6 dk olmasın.

yürüyüş yaparken dinleyeceğim. içerik hiç fark etmez.
0
tabudeviren
(22.12.24)
British english değil ama neil degrasse tyson ın startalk programı astronomiye ilgin de varsa güzel

Bu da eğlenceli program
open.spotify.com
0
grimavi
(22.12.24)
No such thing as a fish
in our time

british icin.
0
logisticsmanager
(22.12.24)
Scottish karışık olur mu? David Tennant does a podcast with... var. Neil Gaiman, Ian McKellen, Whoopi Goldberg gibi bir dolu insanla sohbet ediyor.
0
kobuzchu kiz
(22.12.24)
(7)

27 Euro + 3 Euro kargo ücreti düzenlemesi hakkında

akhenaten
Ben kargo ücretiyle 3 euroluk kesinti arasındaki ilişkiyi tam açıklayan bir yer görmedim. Belki de ben anlamadım. Şimdi hangi senaryo doğru?Senaryo 1: Kargo bedeli 3 euro ve aşağısındaysa 27 euroluk alışveriş hakkınız var. Kargo bedeli 3 euro üzerine çıkıyorsa 27 euroluk hakkınızdan düşmeye başlıyor
Ben kargo ücretiyle 3 euroluk kesinti arasındaki ilişkiyi tam açıklayan bir yer görmedim. Belki de ben anlamadım.

Şimdi hangi senaryo doğru?

Senaryo 1: Kargo bedeli 3 euro ve aşağısındaysa 27 euroluk alışveriş hakkınız var. Kargo bedeli 3 euro üzerine çıkıyorsa 27 euroluk hakkınızdan düşmeye başlıyor, örneğin;

Kargo ücretsiz; alışveriş hakkı 27 euro.
Kargo 1 euro; alışveriş hakkı 27 euro
Kargo 3 euro; alışveriş hakkı 27 euro
Kargo 4 euro; alışveriş hakkı 26 euro.

Senaryo 2: Kargo bedeli ne olursa olsun "kargo dahil 27 euroluk" alışveriş hakkı var. Örneğin;

Kargo ücretsiz; alışveriş hakkı 27 euro.
Kargo 1 euro; alışveriş hakkı 26 euro.

Mantıken senaryo 1 doğru olmalı gibi ancak insan her şeyi bekliyor.
0
akhenaten
(22.12.24)
grimavi
(22.12.24)
Galiba kargo 1 euro olsa 5 euro da olsa 27den düşecek. 3 euro kargoya eklenecek. Rezil bir hükumet kararı kisaca
0
darkwizard
(22.12.24)
@grimavi böyleydi evet, ama bugün konuşulan hali kafamı karıştırdı.

eksisozluk.com

Şimdi burada anlatılmak istenen kargo bedeli ne olursa olsun biz 3 euroyu alacağız ve ayrıca kargo bedelini alışveriş limitinden düşeceğiz mi? Yoksa kargo bedeli 3 euronun üzerinde olursa onu alışveriş limitinden düşeceğiz ama altındaysa 3 euroluk kesintiden karşılanacak mı?
0
🌸akhenaten
(22.12.24)
Benim anladığım;
Kargo bedeli <= 3 ==>27€
Kargo bedeli >3 ==> 27- kargo bedeli
0
logisticsmanager
(22.12.24)
youtu.be
herhalde doğru anlatmıştır.
0
nhk ni youkosu
(22.12.24)
@nhk ni youkosu, olay tahmin ettiğimden de tuhafmış haha. sıkıntı gerçekten ya.
0
🌸akhenaten
(22.12.24)
Ülkenin hızına yetişemiyorum, ben de murat gamsız ın bugün çektiği videoyu yazmaya gelmiştim verilmiş
0
grimavi
(22.12.24)
(12)

Zenginlerin yediği tereyağindan ben de yemek istiyorum

tahirkemalbozoglu
Hasbelkader hemhal olduğum bir zengin dayı var. Bodrum’dan gelirken yol üzerinde bir çiftlikten tereyağı almış. Bana da bir kilo verdi. Hayatımda böyle güzel bir tereyağı yediğimi hatırlamıyorum. “Ulan,” dedim, “para sen nelere kadirsin!” Bu zenginlik ne menem bir şeymiş böyle…“Tereyağı için zengin
Hasbelkader hemhal olduğum bir zengin dayı var. Bodrum’dan gelirken yol üzerinde bir çiftlikten tereyağı almış. Bana da bir kilo verdi. Hayatımda böyle güzel bir tereyağı yediğimi hatırlamıyorum. “Ulan,” dedim, “para sen nelere kadirsin!” Bu zenginlik ne menem bir şeymiş böyle…

“Tereyağı için zengin mi olmak lazım?” demeyin, aynen öyle zengin olmak lazım. Neden mi? Çünkü bir kere genetik olarak fakirsiniz. Standart market ürünlerinden başka bir şey yememişsiniz ki… Nerede kaliteli tereyağı var, nereden ulaşılır, o lezzeti bilmiyorsunuz. Fakirseniz, zaten o zenginlerin ulaştığı ürünlere “parasıyla değil mi kardeşim?” diyerek ulaşamıyorsunuz.

Parayı bastım, piyasaya göre yüksek ücretler verdim, ama o Bodrumcu dayının verdiği tereyağının lezzetini yine de bulamadım. Fakirseniz bu hayatta paranızla bile bazen bir kilo tereyağı alamıyorsunuz.

Sorum şu: Bodrum ya da Muğla’dan Ankara’ya gelecek olan varsa, bana haber verir misiniz?
0
tahirkemalbozoglu
(22.12.24)
Biraz psikolojik olmasın? Ben bunu anlamadığım için merak ediyorum hocam, belki bilen birisi anlatır. Belki siz de biliyorsunuzdur.

Tereyağı dediğimiz şey sütün yağı değil mi? Sütü sallıyorsunuz ve yağı çıkıyor. Süt laboratuvarda üretilen bir şey değil, sığırlar üretiyor. Temel anlamda tadına etki eden tek faktör de bu anlamda hayvanın cinsi olabilir. Neyi kaçırıyorum ben? Türkiye'de köylüler tarafından kullanılan kaç çeşit sığır türü var ki? Yani bodrumdaki üretici de sanmıyorum ki egzotik bir sığırdan yağ üretiyor olsun. Ayrıca hayvanın türünün yağın tadına etkisini gerçekten bu kadar net anlayabiliyor muyuz? Bilemiyorum.

Daha minimal etkiler de yağın sıcaklığı olabilir. Düşük sıcaklıklarda daha az yoğun tat alınıyor. Yüksek sıcaklıklarda yağ yumuşak haldeyken daha yoğun bir tat geliyor.

Bir de tereyağı süt veya yoğurt kaymağından yapılabiliyor. Ben evde biriktirdiğim yoğurt kaymağından yapıyorum bazen. Belki bu da tadı etkiler. Ama bunlardan hiçbiri de zenginlikle ilgili değil gibi sanki :D ne bileyim.

Sizin yağ hangi açılardan farklıydı ki mesela?
0
akhenaten
(22.12.24)
Abi tereyağı farklı olabilir çok rahat şekilde. Tereyağı çok basit, hepsi aynı olan bir ürün değil.

Hemen bir video atayim;
youtu.be

Ben de bu ülkeye gelince anladım. En ucuz tereyağı ile noelde servis edeceğin tereyağı kesinlikle aynı şey değil.

Neyse yani ben yağın tadını kesinlikle anlıyorum.
0
logisticsmanager
(22.12.24)
aynı ineği Muğla'da ve Erzurum'da yetiştirsen alacağın sütün ve dolayısıyla tereyağının lezzeti farklı olur. yediği ot farklı içtiği su farklı.

aldığınız tereyağı demek ki güzel bir kombinasyon sonucu oluşmuş.

bla bla car uygulamasında o taraftan gelecek bir insan bulabilirsiniz.
0
tabudeviren
(22.12.24)
Terayağının markasını veya nerede satıldığını da bizimle paylaşır mısınız :)
0
tss
(22.12.24)
Bodrum yolunda nerdeymis?
Yerini söylersen yılbaşından sonra ki hafta gelcem
0
etna
(22.12.24)
A101'de satılan Karlıdağ ve Kebir marka tereyağları da çok iyidir.

orta düzey gurmeler indirimleri takip eder. denemek istersen.

bir de dayı ile ilgili olarak da bazı çiftlikler vardır, meşhurdurlar. onların sütü için sabah 7'de sıraya girerler vs.

Gömeç'te Tülohan Çiftliği var mesela.

öyle bir yerden almıştır. bunun zenginlikten ziyade bilmek ve ulaşımla alakası var bence.
0
mathilda.may
(22.12.24)
@etna, hocam aşağıya linkini bıraktım. Eğer getirebilirsen çok sevinirim gerçekten.

maps.app.goo.gl
0
🌸tahirkemalbozoglu
(22.12.24)
Sut urunleri her turlu farkeder +1 Ayni ciftlikten sut aliyorum 3-4 yildir. Ayni ciftlik ayni inekler oldugu halde kisin en soguk donemlerinde sutun tadi bir garip oluyor, hafif tezekimsi bir kokusu oluyor. Muhtemelen daha fazla kapali alanda kalmaktan ve yediklerinden kaynaklaniyordur. Diger zamanlarda asiri guzel.

Paylasilan mekana da sasirdim, yolumuz duserse iceri girip, kendi uretimleri olan tereyagindan mi istiyoruz?
0
mbond
(23.12.24)
Verdiğiniz yeri araştırınca yörükler köyünden alıyormuş tereyağı öyle anladım, kendi yaptıkları bir şey değil gibi.
Ve Yörükoğlu da bu bölgeden. Yani tereyağı bildiğimiz Yörükoğlu çıkarsa gülerim:)

Neyse oradan şöyle bir yer de buldum;
yoruklersuturunleri.com
0
logisticsmanager
(23.12.24)
51 yaşındayım. 40 sene önce memlekette kapalı pazar yerinde yaz aylarında esnaflar yoğun bir şekilde patatesi haşlayıp tereyağı ile karıştırırlardı. çünkü gurbetçiler o tarihlerde giderlerken bol bol yöresel ürünleri arabalarına doldurup giderlerdi. bu arada gerçek tereyağını çok fazla tükettim. inanki markettekiler daha leziz. yani daha lezzetli diye daha doğal veya daha kaliteli anlamına kesinlikle gelmiyor. hatta sizin yediğiniz muhtemelen tereyağı aroması basılmış bir ürün olması kuvvetle muhtemel.
0
ground
(23.12.24)
İyi tereyağ nasıl anlaşılır bilmiyorum ama bunu ağzına attığınız anda saniyesinde eriyip gidiyor, aroması lezzeti çok güzel. Diğer hususları bilemem tabi.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(23.12.24)
@mbond evet hocam, kahvaltı yeri zaten. Tadım yapabilirsiniz ayrıca satıyorlar da.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(23.12.24)
(7)

Tesla nasıl en değerli araba markası olabiliyor?

birmilyonunvarmi
Tesla 1.4 trilyon dolarToyota 231 milyar dolarByd 107 milyar dolarMercedes 63 milyar dolarFord 41 milyar dolarhttps://hizliresim.com/i11r078Yukarıya birkaç markayı yazdım örnek olsun diye. Etrafta doğru düzgün tesla, byd yokken bu nasıl mümkün olabiliyor? Aklıma gelen tek mantıklı cevap 30 bin dolar
Tesla 1.4 trilyon dolar
Toyota 231 milyar dolar
Byd 107 milyar dolar
Mercedes 63 milyar dolar
Ford 41 milyar dolar

hizliresim.com

Yukarıya birkaç markayı yazdım örnek olsun diye. Etrafta doğru düzgün tesla, byd yokken bu nasıl mümkün olabiliyor?

Aklıma gelen tek mantıklı cevap 30 bin dolarlık tesla'nın üretim maliyeti 1000 dolar, 30 bin dolarlık mercedes'in üretim maliyeti 25 bin dolar.
0
birmilyonunvarmi
(19.12.24)
hem karlılığı, hem de kar beklentisi çok yüksek.
0
babilfish
(19.12.24)
Abi borsa değeri ile satislarin, elindeki varlığın falan aynı gitmesi diye bir mantık yok.
Piyasada böyle bakarsan bir sürü değeri düşük ya da yüksek sirket var. Borsa değerine bu kadar kafa yormaya gerek yok. Borsa değerini yapan sen ben diğerleri.
0
logisticsmanager
(19.12.24)
tesla borsa değeri yüksek. satışları çok fazla. kar oranı da yüksek.

ama o gördüğün 1.4 trilyon hisse değerinden geliyor.
0
jelly bear
(19.12.24)
etrafta tesla nasıl doğru düzgün yok, dünyada inanılmaz bir tesla satışı var. türkiye çok küçük bir pazar. tr üzerinden çıkarım yapmak doğru değil. aynı şekilde byd'de öyle. çin'de inanılmaz satışları var.
0
biergarten
(19.12.24)
bi şirket kurar, 10 trilyonda 1 hissesini sana 1 dolara satarsam şirketim 10 trilyon dolar değerinde olur teslaya da gol atar
0
lambırcek
(19.12.24)
bildiğim kadarıyla Suzuki'nin dünya çapındaki toplam satışı Tesla'dan daha fazla. size, bu iki şirketten birinin tüm hisselerini vereceğiz. Tesla'yı mı istersiniz? Suzuki'yi mi?

ben Tesla'yı isterim, geleceğinin daha parlak olduğunu düşünüyorum, herkesin aynı şekilde düşüneceğine eminim.

bu mantıkla Tesla'nın Suzuki'den daha değerli olduğunu söylemek gayet doğru olur.
0
co2s2
(19.12.24)
Norveç’te sokakta gördüğüm neredeyse 2 arabadan biri tesla’ydı. Hadi %50 abartı olsun %40 rahat var. Taksilerin falan neredeyse tamamı tesla. O açıdan sokakta az görünüyor olması, ülkedeki elektrikli araç teşvikinin az olması, dolum istasyonu yaygınlığının azlığı, dağıtım ve servis ağının zayıflığıyla alakalı. Batı avrupa’da oldukça yaygın.

Tabii bu durum piyasa değerini doğrudan etkilemiyor ama oradaki tesla’nın yaygınlaşma hızı doğrudan piyasa değeriyle alakalı.
0
phoarbix
(19.12.24)
(10)

2024 sizin icin nasil gecti?

Mor ve berisi
Yeni yila girmeye 2 haftadan az bir sure kalmisken 2024 hakkindaki dusunceleriniz merak ettim. Nasil bir yil gecirdiniz ve yeni yildan beklentileriniz neler?Kendi adima cevap verirsem eger benim icin 2024 gocebe gibi bir oradan bir oraya savruldugum yil old. Umarim yeni yilda yerlesik hayata gecebil
Yeni yila girmeye 2 haftadan az bir sure kalmisken 2024 hakkindaki dusunceleriniz merak ettim. Nasil bir yil gecirdiniz ve yeni yildan beklentileriniz neler?


Kendi adima cevap verirsem eger benim icin 2024 gocebe gibi bir oradan bir oraya savruldugum yil old. Umarim yeni yilda yerlesik hayata gecebilirim.
0
Mor ve berisi
(18.12.24)
pozitif yönleri:

hayatımda ilk kez ev sahibi oldum
güzel bir tatil yaptım
birikim yapabildim

negatif yönleri:

sevmediğim bir yerde yaşamaya devam ettim.
Gereksiz bir şekilde birikimimin bir kısmını harcamak zorunda bırakıldım.

yani

1-10 arası: 6.5-7 diyelim.
0
biravekahve
(18.12.24)
Dolu dolu geçti. Maddi olarak çok iyiydi. Hayatı yaşadığımı hissettiğim bir yıldı
0
gabe h coud
(18.12.24)
Duyuruda buna "olumlu" cevap verebilenler sadece yurt disinda yasayanlar olacaktir.
0
feastofthedamned
(18.12.24)
Hem güzel hem kötü diyebilirim.

Çok yakın bir arkadaşım doğum yaptı, teyze oldum :)

Uzun zamandır istediğim diş tedavime başladım, çok güzel gidiyor.

İşten ayrıldım, mesleğime aşık birisiyim o açıdan kötü oldu ama olması gereken buydu.

Kedilerimden birinin sağlık sorunları var onunla uğraşıyorum ama iyi olacağına inanmak istiyorum.

Bir de özellikle beni çok etkileyen hayvanlara yönelik şiddette yaşanan artış, barınak haberleri beni kahretti. 2024 yılının özeti bu. Umarım yeni yıl her canlının yaşam hakkına saygı duymak gerektiğinin idrak edildiği, empati ve sevginin çoğaldığı bir yıl olur.
0
rock n roll
(18.12.24)
6 ayı bok gibi geçti, son 6 ay eh diyeyim. Güzel gelişmeler var. Genel olarak son 2 senem biraz depresif geçmişti bundan sonra o yönden rahatlıyorum 2025 iyi geçecek en azından ona seviniyorum
0
kullanicadi
(18.12.24)
iş çalkantılı geçti. Reorg derken islerimiz olur mu olmaz mi derken bugün itibari ile maaşım deli gibi arttı. Kısacası garip başladık ama fantastik bitirdik.

Geri kalanı ise malesef babam ile kötü. Mayis ayından itibaren bir kaos içinde ameliyat, akıllı ilaç davası, ilaç kullanimi, zayifladi vs derken Mayıs'ta başlayan hikaye ekim sonu bitti. Arada kötü yapıyor aklıma geliyor, özledim yani. Bugün maaş/terfi haberinde annemle konuştum, keşke babamla da konuşabilseydim. Sevindir, hatta yüzde 99 "oooo babacim süper haber tebrik ederim" derdi. Neyse artık.
0
logisticsmanager
(18.12.24)
Yurtdışı gezilerimin eksik olmadığı güzel bir sene geçti. Deneyimler ve tecrübeler yaşadım, edindim.

Gezilerden dolayı spor biraz aksadı. Git gel iki gün kendimi toplarlayım derken bir gittim, bir geldim. Gezilerden eğlenirken spordan taviz verdim ama olsun, gözüm arkada kalmadı.

İşyerinde saçma sapan birkaç süreç yaşadım tatsız tuzsuz. İnsanlara hayret ettim, çok ilginç. Halen hayret ediyorum.

Bu sene biraz daha sürdürülebilir ve oturaklı bir rutin oluşturmak istiyorum. Yurtdışı gezisi olarak Bungee Jumping yaparsam, müthiş. Planladım genel olarak, geliştirmeyi bekliyor. Bu da sene içerisinde belli olacak.

Edit müdüt; Yaş 35ten 36. Vay anasına zaman geçiyor klişesine kapıldım, hafiften yaşlanıyorum tribi var.
0
put it in your appropriate place
(18.12.24)
Durağandı. Hiçbir şey katmadı, hiçbir şey eksiltmedi.
Olmasa da olurdu.
0
norek
(19.12.24)
Bi tek bende kötü geçmiç sanırım.

Galatasaray'ın şampiyonluğu ve galatasaray'ın şu an ki hali dışında bok gibi geçti. Ne aşk, ne sağlık iyi değildi. Tanışma ve date kısmı ise skandal.
0
baldan kaymak
(19.12.24)
hayatımın objektif olarak en kötü yılı olabilir ya.

maddi olarak hiç çökmediğim kadar çöktüm. durumum zaten iyi değildi ama işte yaş gençti, öyle ya da böyle idare edebiliyordum. akademik açıdan ilerleme sağlayamadım, gelirim azaldı, üstüne çok lazımmış gibi alkol tüketimim arttı vs. her taraftan sıkıştım.

abartısız söylüyorum bunun bir tık ötesi ya çok ciddi bir hastalık/felç gibi bir durum ya da evsiz bir alkoliğe dönüşmek olur. o açıdan mental olarak iyi bile idare ettiğimi düşünüyorum ufak tefek sorunlara rağmen.

dayı olmam, en azından çevremdeki insanların dışarıdan göründüğü kadarıyla daha güzel bir sene geçirmiş olması, kendi adıma ise "daha ölmedik, göreceeeğz kimin taştaşı daha büyükmüş" diyebilecek noktada yer almam herhalde olumlu sayabileceğim tek şeyler benim adıma.
0
mark greg sputnik
(20.12.24)
(4)

iadesini aldığım kargo bugün teslim edildi ama?

deartheodosia
kayıp bi kargom vardı, bulunmuş ve bugün teslim edildi. iadesi bana yapılmıştı. kargo görevlisi kendisinden kesileceğini söyledi. eğer öyle bi durum varsa iban’ına göndereceğim ücreti ama var mı?
kayıp bi kargom vardı, bulunmuş ve bugün teslim edildi. iadesi bana yapılmıştı. kargo görevlisi kendisinden kesileceğini söyledi. eğer öyle bi durum varsa iban’ına göndereceğim ücreti ama var mı?
0
deartheodosia
(18.12.24)
Kargo görevlisinden kesilmemesi/kesilmesi değil ki mesele ürünü iade edin olsun bitsin, ya da firmayı arayın bulundu diye bildirin. Kargoların sigortası oluyor bu tip durumlarda ama kargo firmalarının da sağı soğu belli olmuyor kargocu haklı olmasa bile bir yanılma payı bırakmalı. Teknik olarak size teslim edince kod vs alıp meshuliyetinden düşmeli, dolandırıcılık yöntemi kokuyor iban işi.
0
kullanıcıadımbuolsun
(18.12.24)
Abi saçmalama kargocuya neden para gönderiyorsun, seninle ne alakası var.
Ideal olani fazla geleni iade etmektir. Kargocu ile muhatap olma.
0
logisticsmanager
(18.12.24)
anlatamadım sanırım, kargo kayıp olarak işaretlendi ve kapatıldı, geri gönderilir mi bilmiyorum. ve iadesi yapıldı. bunlardan sonra getirdi görevli. neyse arayıp soracağım.
0
🌸deartheodosia
(18.12.24)
Sizin muhattabınız şirket, kargo elemanı değil. ne biliyorsunuz doğruyu söylediğini?
0
montreal
(19.12.24)
(2)

Şu filmin adı ne?

Mirket
https://x.com/srkntnyldz/status/1869329260470759548
0
Mirket
(18.12.24)
La palma.
0
logisticsmanager
(18.12.24)
nawar
(18.12.24)
(3)

hastalık gecmisi olanları kabul eden sigorta

monicapp
hasta olan kisileri yapabildiğimiz özel bir sigorta var mi medikal parkelerde gecen Nippon disinda? 300.000 tl istemişler bana çok geldi
hasta olan kisileri yapabildiğimiz özel bir sigorta var mi medikal parkelerde gecen Nippon disinda? 300.000 tl istemişler bana çok geldi
0
monicapp
(18.12.24)
Abi anneniz içinse yani kanser demissiniz, babamın misal kanser ilaçları 1 yıllık kullanım maliyeti 2 kusur milyon liraydi (sgk davali ayrı konu). Genel olarak sgk ödediği ilaclarin bile bedelleri bunlar. Yani sigorta acisindan bakarsak bir nevi maliyet olarak "gelmeyin" demişler.
0
logisticsmanager
(18.12.24)
Kanser tipine ve iyilesmesi üstünden gecen yila göre degisir. Lenf kanseri, akciger kanseri, lösemi gibi kanser türlerinde mümkün degil bir daha herhangi bir sigorta almaniz.
Tiroit kanseri gibi bir kanserde sayet tedavinin bitimi üstünden 10 sene gectiyse kabul eden yerler olabilir. Genelde 5 sene derler, ona inanmayin. 5 senede alan yoktur. Red verirler. Yazik olur, cünkü baska bir sigortaya basvurmaniz gerekirse aldiginiz redleri yasal olarak bildirmek zorundasiniz. Basvuru yapacaksaniz önce deneme basvurusu yapmanizi israrla öneririm. Burada evraklar incelenir ve resmi bir basvuru yapmaniz durumunda kabul edilip edilmeyeceginiz size bildirilir. Kabul edilmeyecegi bildirilirse bile resmi basvuru olmadigindan sicile islenmedigi icin bir baska firmaya basvuruda bunu bildirmek zorunda kalmazsiniz.
0
alice in potatoland
(18.12.24)
Kanser ilaçlarını zatne karşılamıyor bu sigorta ancak bir özel hastanede yatış mr vs karşılıyor.
0
🌸monicapp
(19.12.24)
(8)

Son 1-2 senede borca sıkışan var mı

coner
Ödemesi kredi faturalara giden, ayı zor kapatan var mıdır?
Ödemesi kredi faturalara giden, ayı zor kapatan var mıdır?
0
coner
(18.12.24)
Yakınımın bir iki ay kredi kartı borcunu ödememiş ya da ödeyememiş. Bankalarla problem yaşadı. Faizi ile beraber iki katına çıkmış borcu. Toplamda ni yıllık maaşına yakın bir borç. Dışarıdan sipariş ve kıyafet çoğunlukla.

Ama bu kişi bir ekonomik gösterge örneği değil. Daha önce de başına gelmiş böyle bir şey.
0
biseysorcaktim
(18.12.24)
Karı koca kendi işimizi yapıyoruz ve hiç bu kadar kötü zamanlar yaşamamıştık, ekstrem hiçbir harcamamız yok, dışarda kahve bile içmeyi bıraktık sayılır, tüm yemek evde pişer, trend satın alma alışkanlığımız yoktur, ama iki senedir asgarileri ödeyerek yaşıyoruz, piyasa gerçekten kötü. Tüm yatırımlarımız kenarda bekliyor satılmıyor ki kapatalım, yani ne yapacağız şaşırdık. Eve iki haftada bir gelen temizlikçiyi bile bıraktık uzun zaman oldu. İki yaşında da çocuğumuz var. Cidden savurganlığın ötesinde de yaşanan zorluklar var maaşla yaşamıyorsanız.
0
kullanıcıadımbuolsun
(18.12.24)
maaşını alamayan, aynı zamanda eşinin maaşı ile aşırı harcama yapan bir arkadaş bu duruma düşmüştü.
0
kondansator
(18.12.24)
iki arkadaşım var. Biri ekonomi ile alakasız darbe yediği için zor duruma girdi, sonra ekonomi kötü olunca da ona borcu olanlar ödemiyor. Totalde piyasada birkaç milyonu var ödenmesi gereken.

Bir arkadaş emlakçı. Geçen sene sıkıntıya girince (evlilik vs) kredi çekti. Şimdi daha iyi ama geçen sene normal sekilde ayi cikartamiyordu.
0
logisticsmanager
(18.12.24)
döviz bazında bile olsa eski geliriyle aynı yaşam standartlarını sürdürmeye çalışan herkes dibe gidiyor. örneğin 2020-2022 arası aylık 3k usd ile ortalama bir yaşam süren ailenin şu an minimum 6-7k harcaması var. gelirler bu kadar artmadığı ve kimse de kolay kolay yaşam standartlarını düşürmek istemediği için kredi kartları-avans hesaplar patlıyor.
0
orpheus
(18.12.24)
Ben. 3-4 aydır baya sıkışık durumdayım. İlk kez kredi kartlarımın asgarisini odeyebiliyorum yalnızca. Baya bir masraf yapmak durumunda kaldım 2-3 aya toparlarım diye düşünüyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(18.12.24)
Soru şu olmalıydı: son 1-2 senedir ayı zor kapatmayan, ödemesi kredilere gitmeyen var mı?
0
Lethe
(18.12.24)
Para biriktiremediğim için ekstra masraf çıkınca borçsuz harçsız iş göremiyorum. Bu yıl diş hekimi belimi büktü. Sonra da çok az nakitle araba aldım; daha doğrusu almak zorunda kaldım. Üç ayrı kredi borcum var. Bu sene dişimi sıkmam gerekecek.
0
auroraaurora
(18.12.24)
(21)

yurtdisina gocmek

baldur2
bir aile var. 2 cocuklari var, ingilizceleri var, ikisi de ogretmen. 5 milyon tl gibi de bu ugurda harcayabilecekleri varliklari mevcut. gelismis bir ulke olarak, nereye goc edebilirler? en gercekci olasilik nedir? var mi bir sekilde bir yol onerebilecek olan? yeni meslek ogrenmeye ve yapmaya da aci
bir aile var. 2 cocuklari var, ingilizceleri var, ikisi de ogretmen. 5 milyon tl gibi de bu ugurda harcayabilecekleri varliklari mevcut.

gelismis bir ulke olarak, nereye goc edebilirler? en gercekci olasilik nedir? var mi bir sekilde bir yol onerebilecek olan? yeni meslek ogrenmeye ve yapmaya da aciklar.
0
baldur2
(17.12.24)
Unskilled mesleklerle göç edemezler. Eğitim gelişmiş ülkelerde pahalı olduğu için üniversite eğitimi alamayıp unskılled çalışan çok var. Türkiye'de kamuda çalışıyorlarsa ben hiçbir yere kıpırdamalarını tavsiye etmem.

En gerçekçi olasılık gidecekleri ülkede bir eğitim sürecine girmeleri.
0
wd40
(17.12.24)
wd40 + 1

Önceden iş bulmak kaydıyla Almanya olabilir belki, Türkiye'den öğretmen olarak gidip iş bulanlar var MEB ile. Ama torpil filan veya yeterlilik nedir bilemiyorum.

Bir de yurtdışında en önemli harcama maddesi sağlıktır. Sakın sağlık konusunu araştırmadan karar vermeyin, sağlık sözkonusu olduğunda sizin 5 milyon 1-2 ayda bitebilir.
0
alfired
(17.12.24)
almanya olmaz. almanya'da türk ögrencilere meb tarafindan ders verilebiliyor ama o cok az. o da göc degil hem diplomat gibi görev itibariyla gidiyorsun.

almanya'da sadece ingilizceyle ögretmenlik de olmaz. denklik cok zor ve uzun sürüyor. ögretmenlik, yabanci dil ögretmenligi degilse zor malesef.
kamuda ögetmenseler bence de kalsinlar.

illa göc edicez diyorlarsa meslek degisimi gerekebilir o da bu yastan sonra zor.
0
sonsuz
(17.12.24)
öğretmen olarak tr'de 5 milyon biriktirmişlerse bereket versin deyip ellerini ovuşturup kalmaları gerekir. "gelişmiş ülkelerde" tr'deki öğretmenliğin hiç bir karşılığı yok zira. kafe falan açabilirler yahut kebapçı da olur. usta vs hazırsa 5 milyona çok rahat halledilir.

2 çocuklu bilmem kaç yaşında insanlara "eğitim sürecine gir" denilmesi bağırtarak güldürdü. Avrupada bile üniversiteler ciddi tartışma konusuyken, millet alanında iş bulamazken napacaklar okul okuyup merak ettim. "yurtdışında en önemli harcama gideri sağlıktır, 5 milyon 1-2 ayda bitebilir" kısmı da büyük bağırttı. ingilterede nhs temel sağlık hizmetlerini beleşe veriyor :d almanyada ise brüt maaşının %7'si falan gidiyor sigortaya sadece. arkadaşlar abd'yi tüm dünya sanmış maalesef.

her şeyden önce kendilerini ne yapmak nereye varmak istiyorlar onu netleştirmeleri lazım. bu yaştan sonra eğitim falan olmaz öyle zırvalıklara girmesinler. el yatkınlıkları varsa kafe restoran oto tamir işlerinde güzel paralar dönebiliyor. genç ve bekar olsalardı herhangi bir ülkede mutlaka house repair'e baksınlar derdim
0
avatar is back
(17.12.24)
degil 5 milyon 20 milyonum olsa bile sadece birikim ve ogretmenligime guvenerek birsey yapmazdim. maalesef sizin gibi arada kalan ve yurtdisina cikmaliyiz stresinde olan cok fazla orta halli kucuk aile var. herkesin derdi cocuguna iyi bir gelecek hazirlamak; anliyorum ama eger stratejik ve ciddi bir kalkinma planiniz yoksa hic bulasmayin. cok gitmek istiyorsaniz stratejik bir planlama yapmaniz(pasif gelir, is kurma, is arama vs..) sart onun da altyapisini hazirlamak ortalama 2 yil.
0
buenosdias
(17.12.24)
otursunlar oturdukları yerde zebil etmesinler çocukları.
0
deranzo1
(17.12.24)
Öncelikle branşlarına göre yurtdışı öğretmen görevlendirmelerine bi baksınlar. Belki istedikleri bi ülke vardır içlerinde. Sınava girerler, kazanırlarsa hem o ülkede maaş alırlar, hem türkiyedeki maaşları birikir. Görevlendirmeler 5 yıl. 5 yıl içinde de işlerini güçleri ayarlayıp süre sonunda istifa ederler.

Meslek olarak aklıma ağır vasıta şoförlüğü ve iş makinesi operatörlüğü geliyor. Türkiyede ehliyet alırlar. O ehliyetle iş arayabilirler. En baştan üniversite falan okumak çok zor olur. Ya da esnaf olmanın yollarına bakacaklar, al sat yapacaklar bi dükkanda.

Bence en güzeli ana baba çocuklarına ön ayak olsun, kendileri kalsın çocuklarını göndersinler yaşları geldiğinde. Dikiş tutturmalarını sağlasınlar.
0
antihero
(17.12.24)
Antihero+1
Hani yurtdışında işe yarayacak şeyler olsa neyse de şu an "ne yapsak da yurtdışına gitsek" gibi şeyler genelde ancak parayı yiyip dönmek ile bitiyor. Hele bir de iki çocuk var.

Batı avrupa tabiki genel olarak Türkiye'den çok daha iyi de yurtdışında pek aranmayan meslekleri olan çocuklu aile için daha iyi olmaz.
0
logisticsmanager
(17.12.24)
alfired +1

önceki duyurularımda ben de sizinkine benzer bir duyuru açmıştım.

Ben vazgeçtim.Unskilled çekirdek aile için şu an hiçbir yere kıpırdamamak bana en mantıklı tercih olarak geldi.
0
digits
(17.12.24)
logisticsmanager'a katılıyorum. "ne yapsak da yurtdışına gitsek" gibi şeyler genelde ancak parayı yiyip dönmek ile bitiyor" aynen olan bu çoğunlukla.

çünkü sorun lokasyonla birlikte kişinin kendisinde. gidilecek ülkede herkes zengin değil. mükkemmel bir insani gelişmişlik bulmak da herkes için mümkün değil.

en temiz yollar evlilik, bir iş bularak gitmek, şartlar uygunsa bir eğitim sürecine girmek. ama eğitim de garanti bir yol değil. Abd ve avustralya'da kalıcı olabilen uluslararası öğrenci oranı %15-20 bandında
0
wd40
(17.12.24)
10 arkadaşımın 8 i amerikada idi döndüler. 2 si eli kulağında.
güvenlik had safahda problem bakmayın toz pembe amerikan rüyalarına diyor hepsi ağız birliği etmişcesine.
0
jamswety
(17.12.24)
Herkes oraya gittiklerinde ne yapmalari gerektigini veya ne yapmamalari gerektigini yazmis fakat asil yazilacak seyi unutmuslar ki o da "nasil kabul alacaklari".

Yilda 3-4 defa Avrupa'ya çikan adamlar vize reddi yemeye basladi son iki yildir, bu aile skilled worker bile olsalar isleri allaha kalmis derdim.
0
feastofthedamned
(17.12.24)
Aslinda 5 milyon tl universite sonrasinda kalici oturum/vatandaslik verecek bir ulkede okuyup kalmak icin fazlasiyla yeterli... Ama -genellemek gerekirse- ortalama bir Turk ailesi bunu kotaramaz. Hem canlari cok tatli oluyor, hem ingilizceleri sandiklari kadar iyi olmuyor, cocuklarin varligi ayri bir mesele vs vs.
0
hot potato
(17.12.24)
En kolay ve ucuz kaçış Almanya olur.İkisi de öğretmense,pedagojik formasyonları varsa Almanyada kreşlerde Erzieher/in(anaokulu öğretmeni) olarak çalışabilirler .
B1 almanca ile yarı denklik,B2 almanca ile tam denklik alınıyor(biz aldık).
Kamuda çalışıyorlarsa daha da kolay,1 yıl ücretsiz izin alır,yapamazsa geri dönerler kamuya.İngilizce ile çok dilli kreşlerde de iş imkanları olur.İlla öğretmen olucaz daha aşağısı pozisyonda çalışamayız derlerse ilerde C1 Almanca sertifikasıyla öğretmenlik yolunu da deneyebilirler.
0
arenas
(18.12.24)
amerikaya tasinip e-2 yatirimci vizesi alırlar çok çok rahat.
0
oscar
(18.12.24)
+Öncelikle branşlarına göre yurtdışı öğretmen görevlendirmelerine bi baksınlar.

buna kesinlikle katılıyorum. yurtdışında 5 sene yaşadıklarında, zaten çevreyi, belki çevredeki ülkeleri görüp tanıyacak ve bir sürü bilgiye sahip olacaklar. hem yol gösterici olur, hem de gitmek istiyorlar mı gerçekten bunun üzerine düşünme şansları olur. maddiyatı düşünerek plan yapmak çok stresli olur aksi takdirde.
0
damba
(18.12.24)
yurtdisi memur adamin yiyecegi nane degil, madara olurlar +23535

millet bu isi basit bir aktivite saniyor da, adamin biryerinden kan alirlar baldurcum, bunu sen de gayet iyi biliyorsun.
0
cooperr
(18.12.24)
@cooperr,

Gocmenlik insanin bir gun her sey cok guzel olacak hayaliyle hayatini ziyan etmesi ya, baska bir sey degil.
0
🌸baldur2
(18.12.24)
ben de bu durumda bi yere gitmezdim fakat şu motivasyonu kaçırmamak lazım, gitmek isteyen aileler kendilerini feda edip çocukları için gitmek istiyorlar.
0
nuisance2
(18.12.24)
türkiye'de öğretmen = dünya'da işsiz.
0
xu
(18.12.24)
en oluru amerikaya yatırımcı vizesiyle gidip küçük bir yemek işletmesini devralmak.
0
inawen
(21.12.24)
(4)

1.2 301

patronaj1
selamlar. 13-14 model 150 bin km civarında bi 1.2 301 çok mu kıytırık?şehir dışına çıkmayacak, alacak arkadaşın evi çok dik yokuşta fulya'da. o dert.onun dışında anca şehir içi hafta sonları az kullanılacak.yine de 450 bin nakitle ayağını yerden keser diyoruz.
selamlar. 13-14 model 150 bin km civarında bi 1.2 301 çok mu kıytırık?
şehir dışına çıkmayacak, alacak arkadaşın evi çok dik yokuşta fulya'da. o dert.
onun dışında anca şehir içi hafta sonları az kullanılacak.
yine de 450 bin nakitle ayağını yerden keser diyoruz.
0
patronaj1
(16.12.24)
1.2 dizel mi? Bilmiyorum benzinlisi de var miydi bu modelin. Bu aracla ilgili genel sikayetler kabaca kotu izolasyon, genel olarak dusuk kalite vs gibi seylerdi. Bir de filo arabasi olma ihtimali var, yani kilometrede oynama var mi falan dikkat etmek, anlamaya calismak lazim.

Iyi yonler olarak da az yakiyor ve bagaji cok buyuk diyorlar. Kuzenim kullandi bir sure, bir sikinti yasamadi.
0
mbond
(16.12.24)
1.2 puretech motor ise uzak durun triger vs problemli
0
mirty
(16.12.24)
1.2 puretech motor bu arabalar. Trigeri yağın içinde motoru sıkıntı diyorlar.
0
slm ben yalnız komando yasin
(16.12.24)
Simdi 2021 sonrası deseniz neyse de hiçbir sartlar altında 150 binde 2013-2014 almam. Tam sıkıntılı dönemleri.

O yıllardan alinacaksa 1.6 olanlar olmalı.
0
logisticsmanager
(16.12.24)
(29)

Ehliyetinizi kaç yaşınızda aldınız?

hain kostokk
SbEdit: B sınıfı dışında ehliyetiniz var mı?
Sb
Edit: B sınıfı dışında ehliyetiniz var mı?
0
hain kostokk
(15.12.24)
19
0
jelly bear
(15.12.24)
19
0
kullanicadi
(15.12.24)
18
0
false pretension
(15.12.24)
23
0
sonsuz
(15.12.24)
21
0
sey mi dostum
(15.12.24)
26.
0
Cesario
(15.12.24)
25. e sınıfı almıştım.
0
tabudeviren
(15.12.24)
18
0
king lizard
(15.12.24)
26 A
36 B
0
hedep
(15.12.24)
34
0
mark greg sputnik
(15.12.24)
18 girer girmez.
0
benibulmanlazim
(15.12.24)
30
0
Amaranta ursula
(15.12.24)
18.
0
logisticsmanager
(15.12.24)
32 yaeşında aldım 40 yaşında aktif olarak kullanmaya başladım :/
0
strawberry first
(15.12.24)
27. Ama 18de alinmali. Araba olmasa da bilmek lazim
0
Kittie
(16.12.24)
31 yaşındayım, daha yeni kursa yazıldım:)
0
nothing in my way
(16.12.24)
24
yok ama a almayı düşünüyorum.
0
belkider
(16.12.24)
26
kahrolsun patriyarka
başka ehliyetim yok almayı da düşünmüyorum
0
titanyum22
(16.12.24)
18 girer girmez aldım

Bir de motosiklet (a sınıfı) var
0
baldan kaymak
(16.12.24)
19 yaşında aldım. B sınıfı, başka yok. 26 yıldır aktif olarak kullanıyorum.
0
kibritsuyu
(16.12.24)
27, aktif kullanıyorum.
0
dejame
(16.12.24)
18 yaşında B sinifi aldım. 28 yaşında A almak için kursa başvurdum, kadın olduğum ve henüz motor kullanmayi bilmediğim için bu hizmeti veremeyeceklerini soylediler :)))) çok tatlı değil mi...

Şimdi aklıma geldi şikayet etmeliydim aslında di mi? Sürücü kursuysa nasıl "ben ogretemem" diyebilir -_-
0
abuzer
(16.12.24)
18
0
mikahakkinen
(16.12.24)
21 yaşında ailemin git al artık zorlamasıyla aldım. Direksiyon sınavından sonra da elimi sürmedim
0
nundu
(16.12.24)
29 yaşında B sınıfı aldım, araba kullanmayı bilmiyorum. Arabalar ve araba kullanmak zerre ilgimi çekmiyor. Kullanmayı öğrenmem lazım.
0
kumandanim
(16.12.24)
18 b
30 a

kamyon, tır falan sürmek istiyorum. sırf meraktan, eğer karşılanabilir bir tutarsa, bu ehliyetleri de almak istiyorum.
0
biseysorcaktim
(16.12.24)
18 b
20 a2

20 yıldır aktif araç ve motosiklet kullanıyorum, yaşlanmışım :')
0
mirty
(16.12.24)
18
0
isiaha
(16.12.24)
Ben cok acele etmedim evin dibinde metro vardi. Arabamiz da vardi ama istanbul trafiginde eziyetten baska bisey değil.

Araba ehliyetini 21 yasimda aldim, motoru 28
0
ananiyimioguz
(16.12.24)
(3)

Vefat Sonrası İşlemler

isiaha
Babam vefat etti. Eski duyurulardan baktım ama tarihi epey eskiydi güncellemek adına tekrar sormak istedim. Yapmamız gereken hukuki iş ve işlemler nelerdir? Nereye müracaat edeceğiz? Teşekkürler.
Babam vefat etti. Eski duyurulardan baktım ama tarihi epey eskiydi güncellemek adına tekrar sormak istedim. Yapmamız gereken hukuki iş ve işlemler nelerdir? Nereye müracaat edeceğiz? Teşekkürler.
0
isiaha
(15.12.24)
1. notere gidip veraset belgesi çıkartın.
2. mal varsa belediyeden rayiç bedel listesini çıkartın. bankalarda para varsa ne kadar para olduğuna dair yazı alın. araba varsa kasko değerini internetten öğrenip çıktı alın.
3. vergi dairesine gidip tüm bu malları beyan edip çıkan veraset ve intikal vergisini ödeyin.
4. bu vergiyi ödedikten sonra tapudan malları üstünüze alabilirsiniz. noterden arabayı üstünüze alabilirsiniz. bankalardan paraları çekebilirsiniz. bunların hepsi hisseli olarak paylaştırılır kaça bölünürse artık.
5. üzerine kayıtlı mobil hat varsa bunları iptal edin. ya da üzerinize alın. tüm mirasçıların imzası gerekir üzerine almak için.
6. elektrik-su-doğalgaz aboneliklerini herhangi bir mirasçı üzerine alabilir. ayrıca tapudaki veraset intikalini de tek bir kişi yapabilir.
7(ekleme). emekli maaşı varsa anne-çocuk maaş kime kalacaksa sgkya başvurun. ölüm belgesi ile birlikte.

allah rahmet eylesin. başınız sağolsun.
0
jelly bear
(15.12.24)
Kesinlikle önce çevrenize,
borcu var mıydı diye sorun. Babanıza da
borcu olanlardan borcu isteyin.
Bunların ayıbı olmaz.

Akrabalık arkadaşlık sebepli ailenizle birlikte borçlu olana helal etmek ise ayrı bir konu.

Babanızın geçmişte bankalar, telefon operatörleri, ticari işletme vs ile ilgisi olduğu bir husus varsa işi şimdiden sağlama alın ki 10-15 sene sonra vefat edenin söyle bir borcu var diye bir yerlerden haber gelmesin. Örnek:
eksisozluk.com

Miras işlerinde de (babanıza kendi ailesinden kalan dahil) ailece ortak hızlı hareket edin. Anlaşmazlık söz konusu olursa ve artık mahkeme gerekiyorsa onu da hızlıca halledin.
başınız sağolsun.
0
diyecevaplandı
(15.12.24)
Basiniz sağolsun. Iki hafta önce falan aynı şekilde cevap verdim, benim de babam ekim sonu vefat etti.

Genelde hiçbir yerde okumadığım; babanizin kredi borçları varsa bu borçlar için hayat sigortalarına basvurulacak (bunları iptal etmediyse). Sigortalar kabul ederse tazminat ödemesi olacak. Ama burada çakallık başlıyor;
Borc 50 bin, teminat 60 bin. 10 bin alacaginiz var sigortadan. Bizde qnb anında bunu söyledi, belgeleri yolladi, bunlari doldurun 10 bin verelim dedi.
Ziraat "yok öyle ya" dedi, sonra bakinca falan "aa varmış " dedi ödedi.
Yapı kredi para havuza düştü, iki hafta bulamadilar. En sonunda bulup ödediler.
Ing "kredi borcunuz kapandi" diyip geçti. Qnb'den gelen email sonrası bunlara ulaştık "aa evet" dedi, 5 sigortadan 3u için belge yolladi. 5 tane var diyince "aa evet" dedi hepsini yolladi.

Kısacası siz peşinden kosmazsaniz ve ciddi takip yapmazsaniz paranın üstüne yatma pesindeler.

Bu arada telefonları üzerinize alma falan bunlarda bize orada çok akil verdiler, taahhüt daha yüksek olur, şimdilik ödeyin sonra ya iptal edin ya da taahhüt bitimi üzerinize alın falan dedi. İnternet sorun olmadi.

Ailede yabanci birey varsa veraset noterden çıkmıyor, dava acmak gerekiyor. Aklınızda olsun.

E-devlet üstünden veraset çıkınca üstüne olan banka hesaplari, tapu, araba, su vs abonelikleri, hayat sigortalari hzr şey çıkıyor. Tek tek bakın.

Şu an telefonlarda mobil bankacılık varsa ya da edevlet risk raporu çekip simdiden kredi borcu var mi falan bakabilirsiniz.

Tekrar basiniz sağolsun.
0
logisticsmanager
(15.12.24)
(3)

Spor salonunda geçirdiğim zamanı azaltmak istiyorum

dejame
Yıllardır düzensiz spor yapan biriyim. Son zamanlarda düzenli olarak salona gidiyorum ama push günleri 1 saat 50 dakika, pull günleri 1:40, karın & bacak günleri ise 1 buçuk saat sürüyor.Programdan memnunum, bunu yıllar boyunca deneyerek kendime en uygun olduğunu düşündüğüm için yapıyordum ama biraz
Yıllardır düzensiz spor yapan biriyim. Son zamanlarda düzenli olarak salona gidiyorum ama push günleri 1 saat 50 dakika, pull günleri 1:40, karın & bacak günleri ise 1 buçuk saat sürüyor.

Programdan memnunum, bunu yıllar boyunca deneyerek kendime en uygun olduğunu düşündüğüm için yapıyordum ama biraz fazla zamanımı alıyor.

Her birini bir saate çekmek istiyorum. Eski program şu şekildeydi:

* her biri 3'er set.
* ilk iki set ağır, genelde 6-8 tekrar, son set %30-40 daha hafif, tükenişe kadar.

Day 1: Push (Chest, Shoulders, Triceps)

- [x] Bench Press
- [x] Shoulder Press
- [x] Incline Dumbbell Press
- [x] Cable Chest Fly
- [x] Butterfly (Pec Deck)
- [x] Lateral Raises
- [x] Front Raises

- [x] Tricep Bar Pushdown
- [x] Overhead Cable Extensions
- [x] Cable Triceps Kickbacks

Day 2: Pull (Back, Biceps)

- [x] Lat Pulldowns
- [x] Seated Cable Rows
- [x] Bent Over Rows
- [x] Close Grip Lat Pulldowns
- [x] Reverse Peck Dec Fly

- [x] EZ Bar Preacher Curls
- [x] Cable Bicep Curls
- [x] Cable Hammer Curls

Day 3: Legs & Abs

- [x] Leg Extensions
- [x] Leg Curls
- [x] Leg Press
- [x] Smith Machine Squats
- [x] Abductors
- [x] Adductors
- [x] Calf Raises

- [x] Crunches
- [x] Back Extensions
- [x] Side Bend Hyperextension (Side Oblique Extension on Roman Chair)
- [x] Hanging Knee Raises

***

Yeni programı şöyle düşündüm;

Day 1: Push (Chest, Shoulders, Triceps)

- [x] Bench Press
- [x] Cable Chest Fly

- [x] Shoulder Press
- [x] Lateral Raises

- [x] Tricep Bar Pushdown
- [x] Cable Triceps Kickbacks

Day 2: Pull (Back, Biceps)

- [x] Lat Pulldowns
- [x] Seated Cable Rows
- [x] Bent Over Rows
- [x] Reverse Peck Dec Fly

- [x] EZ Bar Preacher Curls
- [x] Cable Bicep Curls
- [x] Cable Hammer Curls

Day 3: Legs & Abs

- [x] Leg Extensions
- [x] Leg Curls
- [x] Leg Press
- [x] Calf Raises

- [x] Crunches
- [x] Back Extensions
- [x] Hanging Knee Raises

Sayın gym guruları, ne dersiniz?
0
dejame
(14.12.24)
Yeni programın fena değil, yanlış anlama ama eskisi baya saçma bir program bacak için 3 tane quad hareketi koymuşsun 2 tane fly var göğüs için, ayrıca yüksek bir hacim var bunun recovery'si de zor olur, hiçbir anlamı yok.

Yeni programın nispeten iyi ama üst göğüs hareketi yoksa boşuna göğüs çalışırsın incline hareketini kesinlikle geri getir, onun dışında fly çok elzem bir hareket değil ama alt göğüs ihmal edilmemeli bence en azından 2. çalışma gününde dönüşümlü olarak koyabilirsin. Biceps için 3 hareket gereksiz ez bar'ı çıkar ama preacher sehpasını ben severim kendi adıma, cable curls yerine preacher sehpasında dumbbell curls yapılırsa daha iyi olur, zamandan kazanmak istiyorum dersen 3 set yerine 2 set de yapabilirsin, kol için 2+2 set bazen daha iyi olabiliyor. Quad için Leg ext. ya da leg press arasında seçim yap.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.12.24)
Uyku sıkıntısı çekiyorsan sebebi bu 1 saat 50 dakikalık uzun program olabilir.

Bir ara ben de böyle çalışıyordum bazı geceler çok zor uyuyordum meğer "overtraining"mis sorunum.

Sayıyı azaltman = süreyi azaltmak verimini de arttırır.

Göğüse bence dumbbell press de eklemelisin, fazla olacak dersen 1 tane triceps cikarabilirsin (@kaleci dediği gibi ya dumbbell ya da bench press biri incline olsun)
0
makbur
(15.12.24)
Crunch yerine başka bir şeyler yapardım o kesin. Ab wheel, hanging knee raises hatta leg raise yani. Bir de suitcase carry öneririm oblik için. Hepsi 6-8 demissiniz bunlar için geçerli degildir diye düşünüyorum.

Kollar için myoreps bakabilirsiniz bu şekilde zamandan tasarruf olur ve çok daha iyi olur bence.

Açıkçası göğüse iki hareket varken, iki hareket triceps ya da 4 hareket pull ile 3 hareket curls tabiki kulağa garip geliyor. Belki pull tamam ama push bence çok iyi değil.

Bu arada her hareketi 6-8 agir son set hafif kismi da bana göre ideal değil. Ideal olan büyük hareketlerde ya da barbell hareketlerinde 6-8 gibi yapip üstüne 8-12 yapmak olur. Misal 6-8 latpulldown kulaga saçma geliyor ama 6-8 barbell row normal.

Bence ppl yapacaksaniz greyskull ppl'e göz atip ona göre optimize edebilirsiniz. Bana göre gerçekten her şeyi 6-8 yapıyorsanız optimal değil, iki benche karşılık iki triceps gene değil.
0
logisticsmanager
(15.12.24)
(14)

Gönül işleri konularında hangi ülkenin erkekleri iyi ?

pembediken
Gözlemleriniz nedir? Özellikle karakter, yaşam tarzı, huy vb. açısından. Maddi durumları önemli değil.
Gözlemleriniz nedir? Özellikle karakter, yaşam tarzı, huy vb. açısından. Maddi durumları önemli değil.
0
pembediken
(11.12.24)
ispanyol erkekleri epey iyi diye biliyorum.

Fransizlarin çogu zaten ya arap ya zenci.

Italyanlar da oldukça fakir.
0
feastofthedamned
(11.12.24)
İspanyol erkekleri sevişme hariç iyi

Müslüman erkekler dışında tüm erkekler iyi bence.
0
Kahvedesu
(11.12.24)
bence almanlar

esitlikci ve sana cok saygili.
basta soguk gibi olsa da isininca cok sicak. hindistan cevizi gibi disi sert, ici tatli ve yumusak :)
stabiliteye cok önem veriyorlar. duygu inis cikislari yok. duygular daha makul yasaniyor.
alman bir erkegin bebegi olunca 4 ay babalik iznine cikmasi cok normal. parklarda, sokakta kücücük bebekle gezen bir sürü baba var. bu türkiye'de hatta abd'de falan da cok daha azdir eminim.
tatili, yürüyüsü, aktivite yapmayi cok seviyorlar.
0
sonsuz
(11.12.24)
Gözlemlerim genel olarak böyle net bir cevabın asla olmayacağı (pakistan vs konusmuyorsak)

Bahsedilen ülkelerin hepsinden mal ve iyi örnekler çıkar. Kendi erasmuslu arkadaslarimdan biliyorum. Misal alman denmis, vallaha kizlara obje gibi davranan bir alman ile o kiza aşık olan bir alman kapışması gördü bu gözler. Ikisi de aynı ülke.

Fransizlarin çoğu arap ya da zenci demek için de paris'te bir adet quartier dışında hayatında Fransa görmemiş olmak lazım. En son siyahi ne zaman gördüm hatırlamıyorum, 3. Şehrim. Maghrebiler de ülkenin yüzde 90u. Bütün Türkiye Kürt demek gibi.

Neyse türk erkekleri benim çevremdeki baya iyi (ben de bunlarin içindeyim sonuçta). O yüzden türk erkeği o zaman.
0
logisticsmanager
(11.12.24)
Türk kültüründe yetişmiş bir kadın için ortadoğu dışı pek uymaz.

-Hesap ödemezler
-Arabayla almazlar, evine bırakmazlar
-Seks için beklemezler
-Yaşam tarzları bireyseldir
-Boşanma durumunda çocuklarına sahip çıkmazlar
-Nafaka mafaka zaten yok
-Pinti olurlar. Parasını sadece kendi zevklerine harcarlar

Bu saydıklarım kadınlar için de geçerli. Ama böyle kadınla ilişki Türk erkeği için süper oluyor.

Almanlar övülmüş mesela. Gerçekten komik. Bir Alman adama sen erkeksin bu senin görevin diretmesini kesinlikle yapamazsın. "Gönül işinde iyi olmak" gibi bir yükleme başlıca yanlış, öyle bir çabaya girmez
0
wd40
(11.12.24)
Türkler gömülüyor da iyi karakterli türk erkeği ve iyi karakterli türk kadının yabancılardan eksiği yok fazlası var, bulduysanız değerini bilin
0
grimavi
(12.12.24)
Şu ülke iyi, şu ülke kötü denmez ki. Her yerden düzgün insan da çıkar, saçma sapan bir tip de çıkar.

Sen, kötü ile iyiyi ayiracaksın.
0
rock n roll
(12.12.24)
+1 wd40
0
lapaz
(12.12.24)
araplar dünyanın en kötü erkekleri o konuda hemfikir olabiliriz; iyiyi bilmiyorum.
0
deartheodosia
(12.12.24)
turk erkeklerini turk kadinlari haric herkes seviyor dunyada.
0
baldur2
(12.12.24)
wd40 para önemli değil. Cidden değil.
Karakter, kişisel bakım ve temizlik önemli.
Türkiyede yetişmiş erkekle kadın arkadaş olamıyor. Erkegin bir noktadan sonra aklı kayıyor. Çoğunu böyle gördüm. Ama Avrupalı, Amerikalı yapmıyor bunu onlar için arkadaşlığın cinsiyeti yok. Asya , Afrika bilemiyorum.
Türk erkeklerini Endonezyalilar seviyormuş.Peki Almanlar nerede Türkiye'de
0
🌸pembediken
(12.12.24)
Bu, oldukça kişisel gözlemlere ve bireysel deneyimlere bağlı bir konu. Ancak genel kültürel özellikler üzerinden bazı yorumlar yapılabilir. İşte farklı ülkelerden erkeklerin genel olarak öne çıkan özellikleri hakkında fikir verebilecek bazı noktalar:

1. İtalyan Erkekleri
Karakter: Romantik ve tutkulu olarak bilinirler. Aşkı büyük bir coşkuyla yaşarlar ve genellikle duygularını göstermekten çekinmezler.
Yaşam Tarzı: Aile bağlarına çok önem verirler ve sosyal yaşamları oldukça aktiftir. Yemek ve güzel yaşam onlar için önemlidir.
Huy: İlgili ve nazik olma eğilimindedirler, ancak bazen fazla sahiplenici olabilirler.
2. Fransız Erkekleri
Karakter: Zarif, entelektüel ve ince düşünceli olmalarıyla tanınırlar. Kültür ve sanata düşkün olmaları, onları romantik bir aura ile bağdaştırır.
Yaşam Tarzı: Yaşamın keyfini çıkarma felsefesine sahiptirler, küçük şeylerden mutluluk duyarlar.
Huy: Çekingen bir ilk izlenim bırakabilirler ama duygusal olarak derindirler.
3. Türk Erkekleri
Karakter: Sıcak kanlı ve misafirperver olarak bilinirler. Aileye düşkünlükleri ve koruyucu yapılarıyla öne çıkarlar.
Yaşam Tarzı: Geleneksel değerlere bağlı olabilirler, ancak modern bireyselliği benimseyenler de vardır.
Huy: Genellikle dürüst ve samimi olmaya çalışırlar, ancak bazen fazla kıskançlık gösterebilirler.
4. İskandinav Erkekleri (İsveç, Norveç, Danimarka)
Karakter: Daha sakin, bağımsız ve özgürlükçü bir yapıya sahiptirler. Kadın-erkek eşitliğine verdikleri önemle bilinirler.
Yaşam Tarzı: Minimalist ve sade bir yaşam sürerler. Doğayla iç içe olmayı severler.
Huy: Soğukkanlı ve mesafeli bir izlenim verebilirler, ancak tanıdıkça güvenilir ve sadık oldukları anlaşılır.
5. Latin Amerikalı Erkekler (Brezilya, Arjantin, Meksika)
Karakter: Tutkulu, enerjik ve eğlenceye düşkün olmalarıyla tanınırlar.
Yaşam Tarzı: Dans, müzik ve sosyal hayatın önemli olduğu bir yaşam tarzı sürerler. Aile bağlarına da çok önem verirler.
Huy: İlgili ve romantik olabilirler, ancak bazen aşırı duygusal veya dramatik olabilirler.
6. Amerikan Erkekleri
Karakter: Genellikle özgüvenli ve açık sözlüdürler. Kendi bireyselliklerini ve bağımsızlıklarını ifade etmeyi önemserler.
Yaşam Tarzı: Çeşitlilik gösterir; rahat ve pragmatik bir yaşam tarzına sahiptirler.
Huy: İlgiyi üzerlerinde tutmayı severler, ancak aynı zamanda bağımsızlıklarına düşkündürler.
7. Alman Erkekleri
Karakter: Düzenli, disiplinli ve kararlı olarak bilinirler. Ciddiyetleriyle öne çıkarlar, ancak tanıdıkça esprili bir yanlarını da gösterebilirler.
Yaşam Tarzı: Planlı ve organize bir yaşam sürerler. Kültürel etkinliklere ve spora ilgi duyarlar.
Huy: Sadık ve güvenilir bir yapıya sahiptirler, ancak bazen fazla katı veya soğuk görünebilirler.
8. Orta Doğu Erkekleri
Karakter: Aileye ve geleneklere bağlı olmalarıyla tanınırlar. Duygularını yoğun bir şekilde ifade edebilirler.
Yaşam Tarzı: Toplumsal değerler ve dinin etkisi, yaşam tarzlarında belirgin bir rol oynayabilir.
Huy: İlgili ve koruyucu olabilirler, ancak bazen sahiplenici veya kıskanç olarak algılanabilirler.
Genel Değerlendirme:
Bu tür özellikler, bireylerin kişiliği ve karakterine göre çok değişkenlik gösterebilir. Klişelerin ötesinde, bireyin kişisel değerleri, ilgi alanları ve iletişim tarzı daha önemlidir.
Her kültürde iyi ve kötü özellikler bulunabilir, bu nedenle insanlar arasındaki bağ genellikle kültürden daha çok uyum ve iletişimle ilgilidir.
0
mantık
(12.12.24)
Chatgpt'nin bir buraya dahil edilmemişliği kalmıştı, o da oldu.
0
potasyum bebek
(12.12.24)
Almanlar iyi mi?
disaridan baktim yesil turbe icine girdim estafurullah tovbe :D
Alman erkek arkadasim cok nazik, yakisikli, egitimli vs, vs.. hesabi da bazen oduyordu ama nasil anlatayim bir problemim oluyor mesela cozmek icin hicbir sey yapmiyor, yani hic sevgilim gibi hissedemedim.
Bircok alman kadinin yabanci sevgilisi var, erkegin de var ama erkekleri kendilerine asyali bakici ariyor gibi geliyor bana.
ama yine de almanin iyisi Turkun iyisinden bence iyidir, cunku ispanyol kiz arkadasi icin ispanyolca ogrenmeye calisan arkadasim vardi. Brezilyali kiz arkadasini ailesi istemedigi icin ailesini karsisina alan da vardi. Bunlari Tr'de gormedim.

pakistan, banglades, hindi, bunlar gorduklari her beyaz tenliye yaziyorlar. Ustune birde muslumansan (paki ve banglades, afgan icin) durmak bilmiyorlar.

fransizlar dicem ama asiri flortozler.

ben oyumu amerikalilara veriyorum.
0
Ley
(12.12.24)
(4)

Exceli daha kısa sürede öğreneceğim bir program yok mu?

Kahvedesu
Videoları izle izle bitmiyor.
Videoları izle izle bitmiyor.
0
Kahvedesu
(11.12.24)
Vallaha ben video izleyerek ancak spesifik şeylerini öğrendim (vba vs).

Onun dışında harbiden elimdeki bir örnek üzerinde çalışan çalışa (aynı yazilimcinin kod yazarak öğrenemesi gibi).

Bence böyle bir şey bakın.
0
logisticsmanager
(11.12.24)
chat gpt'den size basit bir veri seti hazirlamasini isteyin, sonra da bu veriyle neler yapabileceginizi sorun ve onlari yapmaya calisin. oncesinde chat gpt ye excel ogrenme amacli biseyler yapmak istediginizden bahsedin.
0
taurina
(11.12.24)
Hocam video izleyerek olmuyor. Elinizde bir data olsun onun üzerinde her gün bir şey deneyin. Bir gün pivot tablo, bir gün vlookup bir gün xlookup vs. Pratik olmadan havada kalıyor.
0
Amaranta ursula
(11.12.24)
video izleyerek veya kursa giderek olmuyor, elindeki iş için kendin yol bulacaksın, kursa gittim video izledim ama anca %40 ı benim işime yarıyor. neden çünkü mesela düşeyara öğretiyorar tamam ama ben eşleşmeyen şeyleri düşeyara ile nasıl getirebileceğim lazım onun içinde google da derdimi yazarak aynı dertli insanların sordukları sorulara gelen cevaplara bakıyorum.
mesela ben grafik kullanmıyorum ama kursun %50si grafik üzerineydi.
0
eja
(12.12.24)
(20)

Liberalizm

michael_knight
Liberalizm fikrine ne kadar yakın veya uzaksınız? Neden?
Liberalizm fikrine ne kadar yakın veya uzaksınız? Neden?
0
michael_knight
(11.12.24)
Önce tanımını yapmamız lazım. Çünkü Türkiye'de ne kadar ülke düşmanı varsa liberalim diyor halk bunu yanlış veya o taraftan biliyor.

Düşünce özgürlüğü açısından yüzde yüz liberalim.

Ekonomik serbestlik açısından çok emin değilim. Bir de Türkiye'de liberalizmi işletsen ahbap çavuş kapitalizmine gider 5li çete tüm işleri alır. Komünizmi işletsen bu sefer devlet her şeye karışır devlet birkaç partinin kontrolünde olur. Yani Türkiye şu an ikisini de parça parça yaşıyor bence :D bundan iyisi de olmaz.

İdeal bir dünyada yakınım ama. Mesela liberal bi dünyada taksici lobisi biterdi martıcı adam direkt rekabete girebilirdi, biz bile şurada bi şirket kurup o işe atılabilirdik.
0
nhk ni youkosu
(11.12.24)
power is corrupt, absolute power is absolutely corrupt.
gücü dagitma kisminda varim. checks and balances zaten demokrasi icin cok önemli.

ama bu demek degil ki her seyi salalim, market kendini ayarlar zaten. isci haklari, azinlik haklari, hayvan haklari, kadin cocuk cocuklari, basin özgürlügü benim önem verdigim degerler. devletin bu konularda müdahalesi olmasi gerek.

+++
güvenlik icin özgürlükten vazgecilmesine karsiyim. bu da beni daha liberal yapiyor. muhafazakar görüste biri icin güvenlik önce gelir. benim icin özgürlük cok daha önemli.
0
sonsuz
(11.12.24)
Liberteyen Sosyalizm'deki liberal görüşe OK.
Liberalizm altında her türlü zulmü yapmaya hayır.
0
bartholomew87
(11.12.24)
Şimdi liberalizm denince farklı ülkelerde farklı konseptler algılanıyor. ABD'de liberal denince algılanan (ve ironik şekilde sol görüş sanılan), kadın/erkek eşitliği, ırk eşitliği, lgbt hakları vs gibi konularda liberalim. Burada zaten sjw diye laf yiyen biriyim yani genel olarak insanların bireysel özgürlüğü ve sosyal grupların eşitliğine önem veriyorum.

Ekonomik olarak sosyalist diyemem kendime ama sosyal demokratım. Serbest girişim teşvik edilmeli ama işçi hakları, halkın yararı korunmalı; sağlık ve eğitim gibi temel kamu hizmetleri olabildiğince devlet güdümünde kalmalı gibi.

Yani sosyal medyada dalga geçilen left lib bir görüşüm var. Evet kendine left lib diyip saçma fikirler sunan çok kişi var ama bu demek değildir ki tüm ideoloji safsata :D
0
nundu
(11.12.24)
Bazı liberal ilkelerin şu anda teraziyi dengeleyebileceğine inandığımdan liberal fikirlerin toplumda daha yaygın hale gelmesine sıcak bakıyorum.

Yönetimde kontrol arttıkça sorun ve hatalar çoğalıyor. Günümüzde nüfus çok fazla ve devletler çok büyük. Haliyle her şeye merkezden ince ayar çekmeye çalışmak sürdürülebilir değil. Günümüzde ortalama bir devlet bir kişi veya dar bir grubun kontrol edebileceğinden çok daha kompleks bir yapı. Kontrolcü bir yönetim bir noktada 250 tuşa aynı anda basmaya çalışırken her yerinden ter akan karikatürize bir tipe dönüyor. Kurumsallaşma ve kendi kendine işlevini sürdürebilen yapılar oluşturmak önemli. Ülkeye aile çay bahçesi gibi davranmamak lazım; hem ekonomik hem de kültürel anlamda.

Ancak yönetim şekli olarak liberalizm sağlıklı sürmek için diğer ideolojilerden çok daha fazla eğitimli bir kitleye veya iyi niyetli yöneticilere ihtiyaç duyuyor. Bu iki bileşenden en az birisi yoksa ortalık kim vurduya gidiyor. Somut bir örnek olarak ülkede kendini liberal sanan ancak insanların marketle pazarlık yapma hakkı olmadığına inanan çok geniş bir kitle var. Görünmez el kuramını çok yanlış anlayıp gerçekten hikmetinden sual olunmaz ilahi bir varlık yaratmışlar kafalarında. Herhangi birisi ağzını açınca kafir muamelesi görüyor.
0
akhenaten
(11.12.24)
Liberalizm, günümüzde en çok tanıma sahip ve birbirine zıt görüşleri olan insanların kendilerini ait hissettiği bir kavram haline geldi. Bu yüzden "liberalizm" kelimesini kullanmak yerine, insanların ne demek istediklerini birkaç cümleyle açıklamaları daha doğru olur bence.

"Liberal" kelimesi artık herkes için farklı anlamlar taşıyor. Kimileri duyar duymaz "sjw" ya da "woke" etiketini yapıştırıyor. Bazıları için sadece özelleştirme savunuculuğu anlamına geliyor. Kimileri için terör destekçiliğiyle eş anlamlı. Hem aşırı sağcı hem liberal olanlar var, bir yandan da kendini solcu olarak görenler... Ya da sağ görüşe yakın olduğunu söyleyip aslında sol görüşün savunduğu fikirleri destekleyenler... Bazı kesimler için liberal olmak veya liberalizmi savunmak adeta bir hakaret. Liberal ekonomiden bahsedince hemen patron savunucusu damgası yiyenler de var. Bu örnekler daha da çoğaltılabilir.

Ben şöyle düşünüyorum: Devlet kurumlarının çoğu özelleştirilmeli, ama devlet bu alanları denetlemeye devam etmeli. Telekom, elektrik, su, sağlık, eğitim, altyapı, ulaşım gibi konularda devlet tamamen çekilmek yerine, firmalara belli bir çerçevede özerklik tanımalı ve halkın refahını etkileyecek noktalarda sınırlar koymalı. Serbest piyasaya müdahale etmemeli ama gerektiğinde rekabeti artırmak için yeni aktörler oluşturmalı. Devlet, halkı ne patronların insafına bırakmalı ne de sosyal yardımları artırıp insanları tembelliğe alıştırmalı ya da popülizm uğruna sadaka ekonomisi yaratmalı.

Kavramları kitaplardaki tanımlarıyla ele alsak bile, "liberal" kelimesi insanların zihninde bambaşka şeyler çağrıştırıyor. Bu yüzden kendimi bu kavrama ne yakın ne de uzak görüyorum.
0
biseysorcaktim
(11.12.24)
Tam bir liberalim.

Ama özde sjw ve libos olanlardan degilim. Pure liberalistim.
0
feastofthedamned
(11.12.24)
Liberalizmin ön şartı eğitim. Belirli bir eğitim olgunluğuna ulaşmamış bireyler, doğruyu yanlışı ayırt edemediğinden, paranın hükmettiği toplum mühendisliğinin kurbanı oluyorlar. O eğitim düzeyine ulaşmanın ön şartı da Devlet zenginliği.
Dolayısıyla bunu, sadece Avrupalılar, dünyayı sömürerek becerebildiler.

Ayrıca nasıl ki komünizm yaşayabilmek için komünist olmayan ülkelerle arasına bir demir perde örmek zorundaysa tam liberal ülkeler de böyle bir demir perde örmek zorundalardı. Ancak, örmediler. Farkına vardıklarında da çok geç kalmış oldular. Sömürülenler haklarını almak için o sınırdan geçtiler. Bu durum Liberalizmin ütopikliğini ortaya koydu ve terkedilmeye mahkum.
0
Mirket
(11.12.24)
tanım olarak çok değiştiğine inanıyorum ama kendi anlayışıma göre liberalizme tamamen karşıyım. benim için zehir gibi bir şey.

ironiktir ki komünizmin "insan doğasına uygun olmadığını" söyleyen liberaller nedense konu insan doğası ve denge olunca liberalizmi çok severler.

liberalizm itliktir, serseriliktir. liberalizmde güç senin elindeyse milyonlarca insanı süründürebilirsin. bunda ahlaki ya da ekonomik olarak bir problem görülmez. adapte olman beklenir.

dediğim gibi liberalizm anlayışı da kişiden kişiye çok değişebiliyor ama ben genel olarak liberal biriyle mecburi selamlaşmanın dışında iletişim bile kurmam ya. benim gözümde yamyamdan, canavardan farkları yok.
0
mark greg sputnik
(11.12.24)
Yani tam nasıl bir liberallikten bahsediliyor bilmiyorum. Misal sosyal konularda Amerika'nın liberali bile Avrupa'da merkezci olur. Ama ekonomi konusunda ise amerikan solcusu belki Avrupa liberalinden daha liberal olabilir. bu biraz ülkeye göre değişiyor.

Açıkçası yüzde yüz açık olduğum bir şey değil, biraz cherry picking olarak yaklaşıyorum. Aynısını sosyalistlik için de yapıyorum. Genel olarak sosyal demokrat, merkezci bir yapidayim denebilir ama enteresan şekilde Fransa için olan "hangi siyasi partiye yakinim" zimbirtilarinda macron partisi ile Cumhuriyetci ardından da sosyalist çıkıyor. Yani resmen fadimenin düğünü olmuş bir yaklasima sahibim, ondan ideal parti de bulamıyorum.

Neyse yani. Kesinlikle komünizm gibi alakasiz düşünceler sahip olmasam da asla "bırakalım yapsinlar market bulur duzeni" gibi şeylere de inanmam. Marketi serbest bırakılan radyasyonlu fırça yalatiyorlar.
0
logisticsmanager
(12.12.24)
Yakın hissediyorum.
0
liberal
(12.12.24)
once liberalizmi tanimlayalim. insan toplumlari bir arada yasamak icin belirli kurallar gelistirdiler. bu kurallarin bazilari subconscious ile gelisti ve kulturel kodlar olarak yerlesti. her yeni birey bu kurallara gore hareket etmesi adina egitildi. ornegin buyuklerin elini opmek, onlarin yaninda bacak bacak ustune atmamak, dini kurallar gibi. bunun yaninda bir de conscious olarak gelistirilen ve yaziya dokulerek kalici hale getirilen mutabakat vardir. bu da anayasa ve kanunlardir. bu da yine kuraldir ancak yazili ve bilincli olarak kabul edilir ve tartismalarla degistirilebilir.

simdi bu kurallara karsi bir ucu liberalizm, bir ucu muhafazakarlik olan continuous bir spektrum bulunur. buradaki ideal uclardan liberalizm subconscious veya conscious kurallarin tamamina karsi protest bir tavir benimser. bu minvalde bu kurallarin esnetilmesini, yeni kurallar koyulmamasini ve insan bilincinin tamamen serbest birakilmasini isterler. birey bu kulturlerde toplumun onundedir.

spektrumun diger ucunda ise muhafazakarlik bulunur. muhafazakarlik subconscious veya conscious butun kurallari savunur. kurallarin topluma sekil verdigini ve kurallar olmadan insanin dogal durumuna donup hayvanlasacagini iddia eder. bu nedenle din kultur gibi subconscious konulari da savunur. bunun yaninda ekonomik yani guc dagitimini da belirli kurallara gore yapmak ister. bu tarz sosyetelerde de toplum bireyin onundedir. subconscious yerine din/kultur, conscious yerine devlet diyecegim ingilizce olmasin diye.

simdi bazi toplumlara ornek;
kulturde liberal, devlette liberal : abd
kulturde liberal, devlette muhafazakar : avrupa
kulturde muhafazakar, devlette liberal : turkiye
kulturde muhafazakar, devlette muhafazakar : cin

bana sorarsaniz bati kulturunun gelismesi bu din/kultur kurallarini budayarak kendilerini ozgur birakmalari oldu. protestanlikla baslayan dini degerlerden uzaklasma liberallesmeyi ve bireyi one cikardi. bu anlamda hardcore muhafazakarligin kimseyi bir yere goturmedigi ortada. diger yandan komple liberal anlayis da abd gibi ucube toplumlar yaratiyor.

politika biliminin yapmasi gereken de bu iki uc spektrum arasinda guzel bir denge bulmaktir. bence ekonomide liberallik korkunc bir sey. dunya uzerindeki insanlarin %80'i sefalet, %15'i gelecek kaygisi %5'i rahat, %0.01'i de sulalesinin 100 sene harcasa bitiremeyecegi bir zenginlige sahip. bence devlette liberalizm insanlarin cogunun ayricalikli bir azinlik tarafindan somurulmesi anlamina geliyor. dolayisiyla kapitalin ne kadar birikmesine izin verilecegi, miras hakki, bireye asgari seviyede saglanmasi gereken haklar konusunda liberal degilim. devlet bireylerin somurulmesini engellemek uzerine kurulmustur. dolayisiyla devlet tanimli, kurallari belli ve kurallara uygun yonetilen bir yapi olmalidir. ancak fazla ve akilsizca getirilmis kural da sekillendirmek yerine kisitlayici oluyor ve gelisimi engelliyor. bu cok hassas bir denge.

din/kultur gibi mevzular zaten subconscious olarak gelistikleri icin bunlara yonelik kisitlamalara ve kurallara karsiyim. ataturk'un dile mudahelesi, turkiye'de bireyi baskilayan bogucu kultur gibi. bu konularda liberalim. benim anlayisim bu sekilde. kafama en yakin durum da avrupa'dir. ancak soyle bir durum var.

tam liberal toplumlar ciddi guclenip digerlerinin ustune basiyorlar bu gunlerde. cunku gucun cok buyuk bir bolumunun cok kucuk bir azinlikta bulunmasini sagliyorlar. bu gucu ele geciren de ya kendi vatandaslarini somurerek ya da abd orneginde oldugu gibi dunyayi da somurerek buyuyor. buyuk guc sinirli bir sinifta oldugundan yonlendirilmesi cok kolay oluyor.

sonuc olarak insanligin onundeki en buyuk engelin gucun ve kaynaklarin kucuk bir ayricalikli kesimde toplanmasi oldugunu dusunuyorum. milyonlarca akilli insan hic olup gidiyor. zengin cocuklari ozel okullar, titrler falan derken sadece ayricalikli olduklari icin buyuk sirketlerde takiliyorlar. bu bir nevi nepotizm toplumun verimliligini dusunuyor. bu konunun kisitlanip, her bireye kendini gerceklestirme firsati verilmesine inaniyorum. bu da beni ozellikle ekonomik mevzularda siki bir liberalizm karsiti yapiyor. cunku laissez passer dedigin zaman birilerinin ustune basip passer oluyor mevzu hemen.
0
antikadimag
(12.12.24)
@antika, protestanlik dini degerlerden uzaklasma degil aksina core degerlere dönüstür.
0
sonsuz
(12.12.24)
Ekonomik gelişimi sağladığı çok açık.
Sosyal tarafta çöküşe sebep olduğu da öyle.

Dolayısıyla bir kısmını alıp uygulamamız gerektiğini düşünüyorum. Ama sosyal işleri; eğitimi, sağlığı, güvenliği, adaleti ve benzeri konuları devletin düzenlemesi şart.
0
babilfish
(12.12.24)
@sonsuz; protestan toplumlarin hicbiri dindar degildir. zaten adi ustunde kiliseyi "protest" ettikleri icin kendilerine protestan denir.

us, uk, commonwealth, almanya, iskandinavya hepsi protestandir. bu ulkelerin ortak noktasi dinin hayatta yeri cok kisitlidir. toplumsal kurallar din dahil geriye atilmistir. yine ayni sekilde hepsi ozgurlukcu toplumlardir. ingiliz imparatorlugunun kalintilari bu ozgurlugu ekonomik alana da tasirlar.

bu mevzudan bahsediyorum.
0
antikadimag
(12.12.24)
protestan toplumlar dindar degildir demek? güzel kafalarmis. kimse 1600-1700lerdeki gibi yasamiyor tabi.
protestan ülke olarak almanya demissin. almanya'nin güneyi katoliktir. bavyera'nin avusturya sinirindaki köylerinde doktorlar cinayet diye kürtaj yapmiyor.

sen biraz salliyorsun :)

tanriyla direkt konusamazsin saintlere git önce demek dindarlik, tanriyla direkt konusabilirsin kilisenin de bu kadar altina ihtiyaci yok demek protesto etmek, dinsizlik ok.
0
sonsuz
(12.12.24)
yahu gercek hiristiyanlik nedir tartismasina girmeye gerek yok. protestan toplumlarin hicbirinde din hayatin icinde degildir. bunu soyluyorum. yahu koskoca reform hareketi ne demek? dinin sinirlarinin geriye itilmesi. son olarak da eger protestan toplumlarinin dindar oldugunu dusunuyorsan ingiltere ve italya'da dinin toplumdaki yerine bakmani tavsiye ederim. protestan olan toplumlarin tamami dinden uzaktir. din sadece soyut bir tanri ve bireyin bu tanriyla iliskisine indirgenmistir ve hayatin tamamindan cekilmistir. su basit gercegi daha fazla tartismayacagim.

almanya'nin guneyi katolik evet. bunun konuyla ilgisi ne anlamadim. bunu bilmedigimi ne dusundurdu onu da anlamadim. prusya protestandir, martin luther'in yasadigi ve ciktigi yerdir. o yuzden almanya'yi da saydim. istisnalara bakacaksak turkiye de devlette tam liberal degil 80 oncesi kalan kurumlar yuzunden.

bence nitpicking yerine insanlarin ne demeye calistigini anlamaya calisirsan daha guzel bir hayatin olur etraftakiler de rahat eder.
0
antikadimag
(12.12.24)
su basit gercek dedigin sey senin görüsün. evanjelik birine sorsan din hayatin merkezine alindi, dikkat dagitici seylerden uzaklasildi, asil dini degerlere daha yakinlasildi der. katolik kilisenin sömürüsü bitti der.

avrupa'da dinin kisitlandigi ülkeler fransa ve eski sovyet ülkeleri. onlarin da protestanlikla degil, sekülerlik ve komünizmle ilgisi var.
almanya'da kiliseinin kresleri falan var. iceri girdigin an kocaman hac görüyorsun.

bakis acin cok öznel, bilgilerinde de yanlis seyler var gibi geldi.
0
sonsuz
(12.12.24)
@antikadimag protestan reformu cidden avrupadaki özgürlük anlayışıyla çok bağlantılı değil.

Esasen protestan reform katolikliğe göre çok daha sert dini kurallar getirdi. Protestanlar katolik kilisesini din dışı gördüğü için zaten bu işe kalkışıyor. ABD'yi kuran asli unsurlardan birisi Avrupa'dan sürülen protestan gruplar zaten. ABD köktendinciliğin en sert olduğu bölgelerden biriydi uzun zaman. Bugün Hristiyanlık oldukça güç kaybetmiş olmasına rağmen en çok öne çıktığı devletlerden birisi (belki de ilki) ABD. ABD sadece üniversitelerinden ve bilim merkezlerinden ibaret bir ülke değil, kozmopolit yapısından ötürü çok görülmese de oldukça muhafazakar bir yapıda Avrupa ülkelerine kıyasla.

Örneğin tarihsel anlamda katolik bir ülke olarak Fransa ABD'nin yanında tamamen dinsiz kalıyor.

Yani bu konunun yukarda anlattığınız şeyle çok bir ilgisi yok aslında, ancak konu açılmışken katılmak istedim ben de.

Reform'un liberalizm anlamında yol açtığı ve gelecekte (aydınlanma çağı ile beraber) dini yumuşama ortamını başlatan en önemli şey insanların bireyselleşmesinin önünü açmasıydı. Reform kilise gibi merkez otoritelerin dini yönetimindense küçüklü büyüklü toplulukların kendi dini işlerini yürütmesine olanak tanıdı. Dinden uzaklaşma ise Aydınlanma çağının bir özelliği daha çok. Reform burada dolaylı bir etkiye sahip.
0
akhenaten
(12.12.24)
"Protestan iş ahlakı" veya buna benzer isimlerle tanımlanan, protestanların çalışmayı hayatın önemli bir kısmı olarak görmesini tarif eden kavramdan bahsetmemiz gerekiyor sanırım.
Bu protestanları ne aşırı dinci ne de aşırı dinsiz yapıyor. Çalışma hayatına farklı bir yaklaşımları var.
0
🌸michael_knight
(13.12.24)
(9)

Tamamlayıcı sağlık sigortası

gakgul
Geçen sene 14 bin civarı ödediğim tamamlayıcı sağlık sigortam bu sene 47 bin civarı çıkıyor. On kullanımlık olandan almıştım ve altı sefer kullandım. Bu kadar yükselmesi normal mi? Bu yıl extra bir tanı hastalık vs durumu da olmadı. Sizler ne kadar ödediniz? Axa bu arada benimki.
Geçen sene 14 bin civarı ödediğim tamamlayıcı sağlık sigortam bu sene 47 bin civarı çıkıyor. On kullanımlık olandan almıştım ve altı sefer kullandım. Bu kadar yükselmesi normal mi? Bu yıl extra bir tanı hastalık vs durumu da olmadı. Sizler ne kadar ödediniz? Axa bu arada benimki.
0
gakgul
(11.12.24)
Başka sigorta şirketlerinden de teklif al. Çok makul bir fiyat gibi gelmedi bana.
60+ yaşında değilsen tabii.
Ya da kadın kişisiysen doğum paketi falan mı var onda?
0
Mirket
(11.12.24)
çok büyük bi artış, normal değil bence.
hatta 2024 ortası gibi duyuruda hesaplamıştık geçen seneye göre artış yüzde 2,22 gibi bir şey çıkmıştı. hadi şimdi 2,5 kat olsa yine tutmuyor.
diğer firmalardan teklif alın. muhtemelen daha düşük vereceklerdir.
0
elorelia
(11.12.24)
2023 ağustosta 8bin, 2024 ağusostosta 14bin (%19 hasarsızlık indirimi ve 8 taksit) ödedim. Ayakta 10 muayene hakkı var. Allianz. %19
0
jülsezar
(11.12.24)
Axayı değiştiremem maalesef çünkü çölyak tanısı aldım sigortadan sonra değiştirirsem bunla ilgili hiçbirşeyi ödemeyecek sigorta.36 yaşındayım extra hiç bi paket yok doğum vs.
0
🌸gakgul
(11.12.24)
Abi ben yanlış bilmiyorsam tum haklarinla transfer ediyorsun, yani sıfırdan başlamış gibi olmuyor. Bunu bir araştır çünkü bahsedilen para çok ciddi bir yükseliş.
0
logisticsmanager
(11.12.24)
Çölyak tanısı aldığın için artmış olabilir. Artış oranı normal değil çünkü.
0
prole
(11.12.24)
axanın ödeyeceğinden misin misiniz? onlar da kısıtlamış olabilir.
0
elorelia
(11.12.24)
para vererek gitsen daha az ödersin
0
jelly bear
(11.12.24)
Hastalık tanısı nedeniyle yükselmiş anlattiginiza göre. Eşim ve çocuğum için toplam 48 bin ödedim geçen ay allianz sigortadan. Cocuk 10 hakkın tamamını kullanmıştı geçen sene.
0
alibaba06
(12.12.24)
(9)

İ20 vs ford puma

ceann deas
İ20 artilari Sifir km bayiden cikacakcam tavan5 yil garantiSorunsuzluk 1.0 turbo dct sanziman ile yakit tuketimi ve agirlik sorunlarinin cozulmus olmasiEksileriHb yerine crossover suv tarzi istiyordumTasarimini begenmiyorum + icime sinmiyorPuma artilariTasarimini begeniyorumFord hyundaiden iyidir di
İ20 artilari
Sifir km bayiden cikacak
cam tavan
5 yil garanti
Sorunsuzluk
1.0 turbo dct sanziman ile yakit tuketimi ve agirlik sorunlarinin cozulmus olmasi

Eksileri

Hb yerine crossover suv tarzi istiyordum
Tasarimini begenmiyorum + icime sinmiyor

Puma artilari

Tasarimini begeniyorum
Ford hyundaiden iyidir diye dusunuyorum
Crossover

Eksileri

2.el 2023 model 11.000 kmde
2 yil garantisi kalmis
0
ceann deas
(11.12.24)
ford'un garantisi de 4 yıl fakat yeni programla otomatik olarak bakımlar zamanında y.serviste yapılırsa 5 yıla uzuyor. çok yakışıklı bir araç, otomatik şanzımanı fena değil; turbo ecoboost motoru da oldukça iyi. fakat onun da eksileri var. romanya'da kadın işçiler tarafından üretilmiş bir araç. basit ufak tefek fakat sinir bozan kronik problemleri var. direksiyon mili problemi, tavanda sarı lekeler oluşması, fitillerin-çıtaların çok zayıf olup kendi kendine çıkması/düşmesi, arka stoplar içinde su damlacıkları oluşması ilk aklıma gelenler. bunlar garanti sürecinde garantiden yapılabiliyor, zaman/sabır gerektiriyor. i20 kullabnmadığımdan bilmiyorum, illaki vardır onun da bir şeyleri.
0
adivar
(11.12.24)
i20'yi 1 günde satarsın ford puma bekletir. Puma ancak "suv-cuk" olabilir ayrıca iç kalitesi falan da vasat hatta vasatın altında. i20 elite paket sanırım baktığınız, bu aralar bayiiler iyi fiyat veriyor.

alternatif olarak Bayon'da bakabilirsiniz.
0
eisberg
(11.12.24)
Al-sat'çı değilsem aracın 2-3 ay daha geç satılması umrumda olmazdı. Baktığın Puma sıfır ayarında. Rengi beyaz değilse kesinlikle Puma diyorum.
0
HellKeePer
(11.12.24)
Ford puma sevmem. Ama al satci degilsem, iki üç senede bir araba değiştirmeyeceksem ne kadar hızlı satılır vs hayatta bakmazdim. Gidip begenmedigim arabayi almazdim.
0
logisticsmanager
(11.12.24)
Al satci degilim ama onceki arabamdan dilim cok yandi garanti suresince kullanip sonra degistirmek istiyorum. Garantisiz araba isi cok zor. Puma lacivert rengi tipi cok tatli ama icini vs hic gormedigim bir araba. Bildigim kadariyla ford amerikan mali dayanikli oluyorlar ama hyundai sorunsuzlugu da var. Bilemedim cokup aglayacagim.
0
🌸ceann deas
(11.12.24)
Araçları kullandın mı? cam tavan ön camı inanılmaz daraltıyor, fiestanın bile ön camı daha geniş. şimdiki aklım olsa cam tavan almam birde sunroofa sürekli bakım yaptırmak/temzletmek gerek mekanizmasını araya pislik kaçıyor açılmıyor tutukluk yapıyor
0
eja
(11.12.24)
al sat kolay olsun dersen i20. ford her türlü kalite olarak hyundaiden iyidir.
0
mikahakkinen
(11.12.24)
Babam 16 i20 satıp 24 i20 aldı 2016 model de fena araba değildi ama 4vites otomatik mevzusundan deli gibi yakıyordu. Gerçek anlamda 1 günde satıldı araba (az araba değiştiren insanlarız kıstas değil bizim için ama şok olduk bu kadar hızlı gitmesine)

2024 ise gerçekten fena yapmamışlar şanzıman benzin mevzusu çözülmüş hyundai zaten donanımı kepçeyle koyuyor

İçinize sinmeyen araba almak gerçekten olacak iş değil ama sıfır araç rahatlığı da başka bir şey. Diğer yandan puma ne kadar crossover hissi verecek daracık bişey. Böyle vay babam fark yaratacak bi araç olsa ikinci el daha mantıklı diyelim de.
0
hedep
(11.12.24)
İ20 yerine bayon düşünebilirsiniz, bende aldım. Gayet güzel yapmışlar
0
mirty
(11.12.24)
(11)

Ev alma sorunsali

tuborg yesili
derdini sey yapayimlik bir soru gibi duruyor ama degil, bizim evimiz yok, bu zamana kadar bir sekilde paea biriktirdik derken su an ancak orta halli bir ev alacak duruma geldik.Ancak ben asla ev asla ev begenemiyorum, evlerin isciligi mimarisi berbat, azicik eli yuzu duzgun olana da aninda 3,4 kat f
derdini sey yapayimlik bir soru gibi duruyor ama degil, bizim evimiz yok, bu zamana kadar bir sekilde paea biriktirdik derken su an ancak orta halli bir ev alacak duruma geldik.

Ancak ben asla ev asla ev begenemiyorum, evlerin isciligi mimarisi berbat, azicik eli yuzu duzgun olana da aninda 3,4 kat fiyat bicildiginden yanina yaklasamiyoruz.

Cok buyuk beklentilerimiz yok ama yani oyle evler var ki ruhum cekiliyor, sahibini arayip sen kafayi mi yedin bu evin hali ne ve sen bu parayi istiyorsun demek istiyorum. Sahibinden fobim oldu resmen, bakinca moralim bozuluyor.

Nasil bulunuyor az cok eli yuzu duzgun, normal fiyatli ev?

Valla isim olmasa tek tek ev sahiplerine ulasip sovesim var, mutfak fayanslari kirik dokuk eve 6 mio isteyen var, hele esya olan evlerdeki o zevksizlik o her seyin dandikliginin taaa fotolardan belli olmasi.

Lutfen uzerime oneri atin, ev nasil bakilir, bulunur?
0
tuborg yesili
(10.12.24)
öncelikle şunu kabullenmek gerek: dört dörtlük ev bulmak dört yapraklı yonca bulmak gibi bir şey. ona yakın olanlar da muhtemelen bütçenize uymuyor.

kriterlerinizi biraz esnetmeniz gerekecek. lokasyon olabilir, banyonun durumu olabilir, m2 ölçüleri olabilir. tadilat, dekorasyon vb. ile biraz idare etmek gerekebilir.

kolay gelsin, bol şans.
0
zakk
(10.12.24)
Evin fiyatını büyük ölçüde muhit belirliyor. Kiralık dairelerde durum daha kötü. 40 yıllık binadaki, 40 yıldır ne tadilat ne bakım görmüş dairelere servet isteniyor. Nasıl ev bulunur? Çemberi genişletmek lazım; ama yine de içinize sinen bir ev bulamayabilirsiniz. Benim ilk evim kötüydü. Şimdiki bir tık daha iyi. Bir sonraki daha iyi olur inşallah. :)
0
auroraaurora
(10.12.24)
ev kültürümüz gelişmemiş. aslımız göçebe, yerleştikten sonra da fakirlik...
0
parka
(10.12.24)
@ sanemkk+1

Bence evin içinden çok muhit önemli, apartman komşuları çok çok önemli. Kapı önlerinde ayakkabı hatta vestiyer varsa kaç. Çamaşır asılmışsa balkona böyle ipe asılanlardan kaç. Çocuk parkı varsa da kaç. Kediler ve köpekler için mama ve su kabı yoksa ve en önemlisi bu hayvanlar insan gördüğünde kaçıyorsa , topukların vura vura kaç.
0
rock n roll
(10.12.24)
Kesinlikle katılıyorum. Mevcut türk yapıları içi de dışı da iğrenç. Annemin dairesini değiştirmek istiyorum gerçekten her yerde ışıktan, çakma mermerden, her yere bir şey koymaktan kusacagim. Bu kadar zevksiz adamların eline verilmiş bu sektör.

Ama yapacak bir şey yok. Yapısına, firmasina, komsusuna falan bakıp alacaksiniz.
0
logisticsmanager
(10.12.24)
İnsanlar tadilata 500 bin harcıyorsa bunu ev fiyatına en az + 2 milyon olarak ekliyorlar.

Tabi söz konusu istanbul ise bu paraları bir de eski evlere istiyorlar, dediğiniz gibi deprem sebebiyle malzemesi, temeli vs hep soru işareti.

Yeni yapılan evler de muamma bu arada. Celiginden cimentosundan çalamiyorlar belki ama zemin etüdünü düzgün yapmiyorlar, 5 metre örneği 20 metre diye laboratuardan geçirip oldu bittiye getiriyorlar. Depremde Lego gibi devrilen evleri ya da olduğu yerin göçüp içine girip yıkılan evleri hatırlayın. Bunlar hep zemin etüdü düzgün yapılmamış binalar.
0
makbur
(10.12.24)
Bugün bir arkadaşla bahsi geçti. Benzer bir süreçten sonra ev almayıp, fiyatlar uçup gidince de, ev alamadığından bahsetti.

Sağına soluna, kapısına vs. bakarsanız, evsiz kalırsınız. Fiyatlar tekrar yükselişe geçerse, alamazsınız. Satın aldıktan sonra 250-300 bin gibi bir bütçe ayırıp, bazı şeyleri tadilat yaptırabilirsiniz.

Kimse geleceği bilemez ama çok beklemeyin. 2-3 ay içinde bir anda tepetaklak olabilir her şey.

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.24)
ben de taze aldım evi. tam 3 senedir beklemedeydim. ben deprem yönetmeliği ferah olması ve muhite bakarak aldım. antalya 3.4 1+1 konyaaltında yeni gibi olan evler yani 10 yaşına kadar olan evler 3.5 milyon liradan başlıyor.
0
denizmaniaherif
(10.12.24)
Genel bir ic boguculuk ve zevsizlik problemi var evet. Alamadığın için satıcıya küfretmene gerek yok ama. Eski evler daha genis ve ferah genel olarak.
0
osssy
(10.12.24)
Hocam türkiye'de düzgün işçilikli ev bulmak çok zor.

Altyapı anlamında en düzgün projeler gördüğüm bugüne kadar soyak grubunun evleriydi.

Bence fayansa mayansa takılmayın. Onlar zaman içinde yapılır. Millet dışı döküntü evlerin içlerini ne hale getiriyor. Dışından bakıyorsun gece kondu, daireye bakıyorsun new york'ta penthouse...

Türkiye'de en önemli konu evin altyapısı kesinlikle. Boyasını mutfağını banyosunu düzeltirsin. Ama bozuk altyapı büyük dert.

Nedir o?

Mesela çatısı akıtıyor mu? İstanbul'da bağdat caddesine 2-3 sokak mesafede 3-4 senelik binanın çatısı su akıtıyor mesela? Yalıtım düzgün değil, giderleri yanlış yapmış...

Ya da su tesisatı dandik.

gibi gibi...

Bunlar daha büyük sorun.
0
anten
(10.12.24)
millet fayansına, kapısına bakma filan demiş ama yapısız evde mutsuz mutsuz oturmak da büyük mutsuzluk sebebi. bilmemkaç milyon verilen evin de eli yüzü az düzgün olsun istiyor insan. ve cepte 300-400 yoksa büyük tadilat işlerine de girişemiyorsunuz, çok pahalı. 110 m2 evin boyasına 16bin tl verdik bir sene önce. şimdi 50bin isterler kesin.

arayacaksınız ve önünüze çıkacak başka çaresi yok da bu arada bazı kriterlerden vazgeçilecek.

ben mesela asansört şart diyordum, asansörsüz 1. katta oturuyoruz şu an. ama eski döküm petekli evi direkt eliyordum önceki evden çok ses yaptığını bildiğim için. banyo ve tuvalet yüzüne bakılmayacak gibiyse direkt eliyordum. çünkü parke kötü ise üstüne halı serebiliyorsunuz ama banyo leş gibi ise iyi bi masraf yapmadan düzelmiyor. örnekler çoğaltılabilir.

bir sene önce benzer yollardan geçmiş biri olarak kolaylıklar diliyorum.

benim örneklerim de dahil olmak üzere verilen örneklerin hepsi aslında kişiye göre değişiyor. mama kabı varsa kaç demiş bi arkadaş, bizim sitede her yer mama kabı ama tutup kediyi binanın içine alıyolar, kaka kokusu çekiyorsun. evin bir cephesi site içindeki parka bakıyor. gürültü oluyor mu, kesinlikle. ama ben de kızımı parka kolayca götürebiliyorum, işime yarıyor. gibi gibi.
0
elorelia
(11.12.24)
(12)

Bu donemde krediyle ev alinir mi?

screwedup2
Merhabalar, Elimde 3 milyon kadar para var. Oturdugum yerde 6 milyona orta bir ev alabiliyorum. Su an kiram 32 bin. 3 milyona ev kredisi cekip rahat bir sekilde odeyebiliyorum. Sizce faizler yuksekken evin maliyetini arttiracak olsa da ev almali miyim? Yoksa faizin dusmesini mi bekleyeyim. O zaman d
Merhabalar,

Elimde 3 milyon kadar para var. Oturdugum yerde 6 milyona orta bir ev alabiliyorum. Su an kiram 32 bin. 3 milyona ev kredisi cekip rahat bir sekilde odeyebiliyorum. Sizce faizler yuksekken evin maliyetini arttiracak olsa da ev almali miyim? Yoksa faizin dusmesini mi bekleyeyim. O zaman da ev fiyatlari yukselir mi? Siz olsaydiniz ne yapardiniz?
0
screwedup2
(10.12.24)
3 m kredi çıkıyor mu? alırdım.
0
gabe h coud
(10.12.24)
konut fiyatlari zaten dolar bazinda gerilemis durumda oturacagin evi alacagin ve su anda kirada oldugun icin alman cok mantikli odeme guclugu de olmadigina gore bence dusunecek cok bir sey yok bu denklemde
0
tahtakafa
(10.12.24)
Ben olsam alırdım, faizler düştüğünde krediyi yapılandırırım
0
hoot
(10.12.24)
Faizler düşse de muhtemelen eskisi gibi herkese beleş kredi çıkmayacak dolayısıyla ev fiyatları aşırı yükselmeyecek. ben olsam beklerim.
0
parka
(10.12.24)
Oturacaginiz ev her donemde alinir. Agresif degerlendirmediginiz parayla ki ev alacaginiz parayi agresif bir sekilde degerlendirmeye calismayin, ev fiyatlarina yetisemezsiniz, siz alacak olursunuz fiyati artar vs. dolaysiyla icinize sinen bir ev bulduysaniz alin. Onun karsiligi yok fiyatsal acidan dolayisiyla dogrusu yanlisi yok.
0
wallcan
(10.12.24)
ben olsam alırdım,
şuan tam ev alma zamanı.
0
durbidakka
(10.12.24)
Alınır. Benim su an gördüğüm evlerin çoğu aylardir satılmıyor ve satilmadigi halde enflasyon falan diyerek fiyat artiyor. Bazı evlerde hayvanı bir pazarlik payı var bence. Çünkü annemin apartmanda 6 aydir satilmayan daire var. Ve fiyati 250 bin artirmis hala satilmiyor.

Oturulacak evse ve kredi çıkıyorsa alin. Krediler düşerse yapilandurma falan yaparsiniz.
0
logisticsmanager
(10.12.24)
şimdi değil 6 ay sonra alsan, her şey aynı kalsa bile 6 ay boyunca 6*32 = ~200bin kira vermiş olacaksın. elimde para var, 6 ay faizde kalsa zaten değeri artacak diye de düşünebilirsin ancak değer artışından ziyade enflasyona karşı sabit kalacağı için o seçeneği elemek lazım.

yüzde elli kredi çıkacak mı? çıkacaksa kaç ay olacak? mesela 48 ay alırsan kabaca 3 alıp 6 ödeyeceksin gibi duruyor.

ama dediğin gibi, X zaman sonra alacak olsan faizlerin düşüp düşmeyeceğini, düşerse evlerin yükselmeyeceğini bilmiyoruz.

alabiliyorsan al.

velevki yüksek faizle aldın ve bir süre sonra başka bir banka ciddi bi kampanya yaptı. kendi bankan ise yapılandırmaya yanaşmadı. bu durumda kredini A bankasından B bankasına taşıma imkanın var.

ben almayı düşünürdüm. şartlar uygunsa ve o krediyi ödeyebileceğimi düşünüyorsam alırdım (şuanki durumda 3milyonluk kredi ödeyemem ben, ödeyebilsem alırdım)
0
biseysorcaktim
(10.12.24)
Oturmak içinse kaçırmayın. Her zaman alınır.

Yatırımlık kesinlikle almayın!

Kimse geleceği bilemez ama şapkadan yeni bir tavşan çıkarmazlarsa (süper bono vs.) 3-4 aya mevcut sistem patlar, ev fiyatları uçar.

Yatırım tavsiyesi değildir tabii ki, ev fiyatları bu sene olduğu gibi, fazla artmayabilir de.


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.24)
Dönem iyi fakat kredilerde limit var kardeş epeydir.
0
osssy
(10.12.24)
Aradığın, beğendiğin evi buluyorsan hiç bekleme. Faizler indiğinde kredilerin yapılandırılma imkanı var.

Eksper bedeli 6M olan konutlarda eğer üzerinizde başka bir konut yoksa konutun sıfır veya ikinci el olmasına göre, enerji sınıfına göre değişken oranlarda kredi kullanılıyor.

Sıfır konutlarda değerin %60'ı, ikinci elde enerji sınıfına göre 2,5-3M bandında kredi imkanı var. Kredi kullandırım konusu karmaşıklaştı ve dallandı. Bir banka şubesinden bilgi almakta fayda var. Konut fiyatları değişkenlik gösterebilir ama enflasyonun altında olsa da artıyor. "Reel olarak düşüyor, döviz bazlı şöyle oldu" söylemlerini dikkate almamak lazım. Bunlar sabit gelirli, başını sokacak bir ev almaya çalışan, tek atımlık kurşunu olan insanları ilgilendiren söylemler değil.

Her yerde söylerim; ev alıp pişman olanı hiç görmedim, ev almayıp pişmanlık yaşayan ise başta kendim olmak üzere çooooook...
0
Lethe
(11.12.24)
3m kredi hangi banka veriyor söyle ben de hemen çekip alacağım ev
0
Hallegadola
(11.12.24)
(9)

Dovmeci vergi kaciriyor saniyorum

tuborg yesili
Yani parayi illa eft yerine elden istiyorsa vergi odemiyor diye dusunuyorum, bu normal mi? Artik beyaz yaka disinda kimse vergi odemiyor mu? Evet eskiden de ne kuyumcular vergi odemiyor elden al sat yapiyordu da dovmecinin bile hic de nakit tasinmasi az olmayan bir parayi elden istemesi garip geldi.
Yani parayi illa eft yerine elden istiyorsa vergi odemiyor diye dusunuyorum, bu normal mi? Artik beyaz yaka disinda kimse vergi odemiyor mu? Evet eskiden de ne kuyumcular vergi odemiyor elden al sat yapiyordu da dovmecinin bile hic de nakit tasinmasi az olmayan bir parayi elden istemesi garip geldi.

Bu durumda salla gec mi dersiniz yoksa yaptirmayayim mi? Bana sadece beyaz yakalilarin vergi odemesi dokunuyor, bir beyaz yaka olarak.
0
tuborg yesili
(10.12.24)
Seneler önce okulda birine plaket yaptiracaktik. Fiyat almaya gittigimde adam faturali faturasiz diye iki fiyat sunmustu fkfkfk

Dogru olan fatura istiyorum ve kartla ödemek istiyorum demek. Eger kartla ödemek istiyorsan.
0
sonsuz
(10.12.24)
Bu en ufağı.

Vize randevuları kara borsaya düşmüş durumda. Euro ile randevu satıyorlar acentalar. Vermezsen ve acil işin varsa gidemezsin. Mecbursun.

Vize işinde sağlam usulsüzlük dönüyor. Orayı nasıl keşfedemedi henüz Mehmet Şimşek şaşırıyorum. :)

Edit: yazılım bulmuşlar. anında randevu alıp satıyorlar. konsolosluklar önüne geçemiyor şu an.
0
Cesario
(10.12.24)
Türkiye'de vergiyi sadece maaslilar ödüyor, bu hep böyleydi. Bundan ötürü de bu ülkede kendi işini yapmak daha iyi. Ülkede düzgün vergi takibi olsa zaten böyle olmazdi durum.

Ben şahsen vergi kaçıran yerle muhatap olmamaya çalışırim da ülkenin çoğu böyle.
0
logisticsmanager
(10.12.24)
E dövmeci de esnaf ? Diş hekimleri de sağlam kaçırıyor
0
grimavi
(10.12.24)
bu sene Aralık ayı ile birlikte ödeyeceğim bordro üzerinden gelir vergisi 4.3 milyon lira + ssk 270 bin lira. esnaflara bakıyorsun, matrahsız seneler, 100 bin lira gelir göstermiş, 20 bin vergi. çok dokunuyor.
istihdam yaratıyorlar, tek savunmaları bu, devletin de buna göz yumma sebebi istihdam yükünü özel sektörle paylaşması.
ama salla geç derim. uğraşılacak iş değil. sana bir artısı yok.
0
gabe h coud
(10.12.24)
Bu konuda duyuruda bu seviyede konsensus olmasina sasirdim acikcasi :). Genel olarak benim vergisiz/faturasi is yapmamak gibi bir prensibim yok. Hele ki bulundugum ulkede zaten inanilmaz seviyelerde vergi verdigim icin, kimin ne yaptigini umursamiyorum. Tek takildigim nokta vergi vermeyenin verene kiyasla bariz avantaj saglamasi, hem gelir vergisinden kaciyor, hem de KDV de olmadigi icin haksiz bir rekabet avantaji saglamis oluyor.

Dovmeci, berber, sanayideki usta falan bunu yapinca ben pek garipsemiyorum, nedendir bilinmez fahis fiyatli psikologlarin bunu yapmasi rahatsiz ediyor.

Sorunuza cevap vermek gerekirse, fiyattan memnunsaniz salla gec derim. Beyaz yaka degilde sigortali iscilerin vergisi odenmis oluyor, iscilik gerektiren islerse kisinin kendisine ve musterisine kaliyor. Yalniz "Artik beyaz yaka disinda kimse vergi odemiyor mu?" diye belirtmissiniz ama bu yeni bir sey degil. Dunya genelinde gayet yaygin bir durum. Gumrukte para yakalatanlarin da cogu boyle.
0
mbond
(10.12.24)
Ben elimden geldigince dikkat etmeye calisiyorum buna, sanayideki usta da nakit istiyor mecbur baska secenegimiz yok hadi ondan ona veriyoruz da dovmecinin bile vergi kacirmasi beni biraz dusundurdu, evet bu hep boyleydi de bu yanlistan ne zaman donecegiz yahu? Bordrolu calisan esek mi her gecen semeri vuruyor? Dunya genelinde bu kadar yaygin mi emin degilim ya, italyada sokak saticisindan aldigim yemek icin bile fis kesiyor adam mesela.

kararsizim, cok istedigim dovmeden sogudum :(
0
🌸tuborg yesili
(10.12.24)
Ben bütün esnafa nakit veriyorum fiş istemiyorum.
0
alimcgraw
(10.12.24)
Vergi harcamalarını denetlemek lazım.
0
osssy
(10.12.24)
(12)

Kadının erkeğin tabağından yemesi

potasyum bebek
Sözlükteki başlığa istinaden yazıyorum. Ne çok rahatsız olan erkek varmış. Sözlükteki beyler söz konusu eylem hakkında ''kadının asıl amacı erkeğin sınırını ihlal edip ondan üstün olduğunu göstermek, kadın yemeğinden bir çatal alınca erkek kusmak ister, kadın seviştiği erkeği tanrı olarak gördüğü iç
Sözlükteki başlığa istinaden yazıyorum. Ne çok rahatsız olan erkek varmış.

Sözlükteki beyler söz konusu eylem hakkında ''kadının asıl amacı erkeğin sınırını ihlal edip ondan üstün olduğunu göstermek, kadın yemeğinden bir çatal alınca erkek kusmak ister, kadın seviştiği erkeği tanrı olarak gördüğü için onun yemeğinden yemek istiyor'' gibi müthiş incelikli analizler yapmış.

Tüm tabağı götürmekten bahsetmiyorum tabii ki ama bu tatlı bir eylem değil mi yahu? Flörtle, sevgiliyle, eşle birbirimizin tabağından tatmayacaksak ne anlamı var ki bu müessesenin? Siz yemeğinizden alınan bir çataldan, bir kaşıktan rahatsız olur musunuz?
0
potasyum bebek
(09.12.24)
www.youtube.com

tam olarak bu.
0
gabe h coud
(09.12.24)
Kendi tabağımdaki yemeklerden sevmediklerimi onun tabağına koyarım, onun tabağından sevdiklerimi de kendi tabağıma. Ayrıca komple tabakları degiştirebilirim bile. İçecek için de aynı şey geçerli.
0
rock n roll
(09.12.24)
Ben olmam. Hatta benim hanimin biraz mesleği oldugu için restoranda onun yemek istediği şeyler varsa onlardan seçerim ki farklı farkli deneyelim.
da bizde tam tersi; benim hanım bitiremez ve ben namnamnam yerim yemediklerini.
0
logisticsmanager
(09.12.24)
"kadının asıl amacı erkeğin sınırını ihlal edip ondan üstün olduğunu göstermek, kadın yemeğinden bir çatal alınca erkek kusmak ister, kadın seviştiği erkeği tanrı olarak gördüğü için onun yemeğinden yemek istiyor"

incellerdeki latent eşcinsellik göz yaşartıcı gerçekten, antik yunan kalk predecessorun gelmiş

soruya cevap : ağzına soktuğu çatalla yemeğime dalarsa kızarım. kenarından keserim, o parçayı alabilir
0
titanyum22
(10.12.24)
Ben rahatsız olurum. Kendi çatalımı, kaşığımı, kirli ellerimi de başkasınınkine sokmam. Bunun adı köylülük. Pisliğin alemi yok.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(10.12.24)
bu neden boylesine buyuk bir sorun olarak goruldu anlamiyorum? kadin erkegin parasini yemek istese zaten kendine de yemek soylemez mi?
datelerimde genelde siparis verecegimiz yemegi paylasmayi teklif ediyorum ve hayir diyen nadir cikiyor.
0
baldur2
(10.12.24)
Genelde merak ettiğimiz şey çok olduğu için iki porsiyon söyleriz ama beraber yeriz. Hiç de rahatsız olmam
0
kullanicadi
(10.12.24)
ben rahatsız olurum. tatlı bir eylem hiç değil.
çünkü yemeğimi paylaşmayı sevmiyorum.
www.youtube.com
0
abelardo
(10.12.24)
sözlük yazarlarinin en az yarisi ilgi budalasi, %20'si cocukken hic sevilmemis, rahat %15'i klinik vaka, geri kalanin %50'si de özgüvensiz, redpillci loser.
sözlükte kadinlar hede hödö basliklarini ciddiye alacaksan insan iliskilerini cok yanlis anlarsin.
0
alice in potatoland
(10.12.24)
sadece çatalın ve kaşığın temas ettiği şeyi alıp götürebiliyorsa olur. çorba, pilav vb gibi kaşığın yemeğe komple girdiği durumlarda biraz iğrenç oluyor. kendim de yapmam başkasına.
0
tabudeviren
(10.12.24)
bahsettikleri sey kiz arkadasim ac degil tabagi mi? manitanin agzindan bile yerim de tabagindan almak ayri bi sey ya. acgozluluk gibi geliyo bana:'( tadim degil zaten ordaki bi "onunde tabak senin degil ortanindir" hareketleri uncomfortable. hele bi de karsi taraf senden hizli yiyosa oehhhh
0
ala09
(10.12.24)
Yiyebilir, benim çatalımı da kullanabilir, yarısını ısırıp kopardığı patatesi sosisi bana da ikram edebilir, pilavıma, çorbama da dalabilir.
İçeceğimden fırt da alabilir.

Bir sıkıntı yok.
0
Mirket
(10.12.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.