Giriş
(5)

Yetkili servis ücretleri abes ancak yediğim kazık abartı gibi değil mi?

mikahakkinen
Araç fiat fiorino 1.3 multijet. 1. Yıl bakımı. İşçiliği 3500 tl yazmışlar klima ozon bakımı yapcaz demediler ama yapmışlar bin tl o. Diğer ücretler yıllık bakımda değişenler. 11.800 tl bir ticari araç için fazla değil mi? Renault cliom var ne renaultta ne opelde ne de citroen yetkili servisinde bu s
Araç fiat fiorino 1.3 multijet. 1. Yıl bakımı. İşçiliği 3500 tl yazmışlar klima ozon bakımı yapcaz demediler ama yapmışlar bin tl o. Diğer ücretler yıllık bakımda değişenler. 11.800 tl bir ticari araç için fazla değil mi? Renault cliom var ne renaultta ne opelde ne de citroen yetkili servisinde bu seviye kazık yemedim bence?

Fiyat normal mi?
0
mikahakkinen
(19.01.25)
Hiç normal değil.
Klima ozon bakımı hem de birinci yılında?
Sıfır alınan 8 yıllık araca klima bakımı yapmadığımı bilirim.
Daha birinci yılında araç az km yapmasına rağmen fren balataları değiştiren servis bile oluyor.
0
diyecevaplandı
(19.01.25)
Fransa'da bu arabanın ortalama bakımı 250€ falan diyor. Evet bir kazık geçirilmiş.
0
logisticsmanager
(19.01.25)
hangi fiat servisi bu? yanlışlıkla gitmeyelim.
0
adivar
(19.01.25)
Denizli yön otomotiv. Zaten aşırı acemiler küçücük garaj, posları çalışmıyor diyip bir de mail orderla para çektiler.
0
🌸mikahakkinen
(19.01.25)
saplamışlar. özel servise gidin.
0
zeleno
(19.01.25)
(11)

GSS prim borcu

muhayyer divan
SelamEylül 1996 doğumlu erkek kişisinin şahsen başvurusu üzerine SGK biriminde 2024 yılı Aralık ayı sonunda sorgulandığı zaman 20.000 TL borcu çıkıyor. Bu borç ödenmeden devletten hiçbir şekilde sağlık hizmeti alamayacağı söyleniyor. Bir şahıs da diyor ki o borç size tebliğ edilmediği sürece istediğ
Selam

Eylül 1996 doğumlu erkek kişisinin şahsen başvurusu üzerine SGK biriminde 2024 yılı Aralık ayı sonunda sorgulandığı zaman 20.000 TL borcu çıkıyor. Bu borç ödenmeden devletten hiçbir şekilde sağlık hizmeti alamayacağı söyleniyor.

Bir şahıs da diyor ki o borç size tebliğ edilmediği sürece istediği kadar e-devlette görünsün, borcunuz falan olamaz, ödememe hakkına sahipsiniz.

Bunu nasıl öğreniriz, bilginiz var mıdır aydınlatır mısınız, başvuru öncesinde tebliğ için eve bir kağıt gelmedi, başvurudan sonra zannediyorum geldi. Bunlar normal mi anormal mi, şahsen kafam basmıyor ama her şey benden bekleniyor, sıkışıp kaldım lütfen yardım edin.
0
muhayyer divan
(18.01.25)
Bir kanuna dayalı olarak tahakkuk eden borcun ayrıca tebliğine gerek niye duymuş arkadaş, mesnedi nedir, anlamadım. Bana mantıksız geldi.
Motorlu taşıtlar vergisi tahakkuk edince, ya da gecikme zammı da üstüne binince, Bana ne, Tebligat isterim denebiliyor mu?
Bu borcunuz var sizin. Ödemediğiniz sürece de üzerine gecikme faizi binecek. Devlet bunu sizden, karıncanın belini incitmeden nasıl alacağını çözemediği için, tahsil etmeyip, borç orada duruyor.

Sağlık hizmetinden borçluların istifadesi her sene kararnameyle uzatılıyor ve bu sene de 31 Aralığa kadar uzatıldı. İstifade edebilirsiniz.

Geçen burada bir arkadaş, ilaç alınamıyor demişti. O konuyu bilmiyorum.
0
Mirket
(18.01.25)
gss borcun olsa bile hastanelerde tedavi olunabiliyor. hatta tahlil, tetkik ve ameliyatta olunuyor. sadece ilaçları alırken ücretli alıyorsun. muayenede ise hastaneye 8-10 lira bir katılım payı ücreti ödeniyor.
0
my fault
(18.01.25)
6 tl olan muayene ücreti 300 tl oldu:(
0
nothing in my way
(18.01.25)
Bu hastayı özel doktor olan bir albay hekim askeri hastaneye çağırdığı zaman GSS olmadığını söylediğinde "o zaman kesinlikle baktırmazlar asla kabul etmezler önce onu halledin" dedi. O dakikaya kadar da hastaneye yolu düşmemişti hastanın. En azından 25 yaşından beri düşmemişti. Yani hiçbir işlem yapılmadı borç oluşturacak.

Bu işin matematiği nedir Allah aşkına ya hiçbir şey anlamıyorum.
0
🌸muhayyer divan
(19.01.25)
@muhayyer; Türkiye'de borç oluşması için bir şey yapmasına gerek yok.
Gss başladığından beri işsiz olan kişi otomatik borç yazıyor. O yüzden bahsedilen 25 bin çok normal. Hiç gidip gelir hesaplaması falan yapmadiysa hele.

Yalnız yanlış gormediysem yeni karar ile bu sene de hizmet alabiliyorlar gibi.
0
logisticsmanager
(19.01.25)
@logistics

İşte o askerî hastanede hasta bakabilen özel doktor albayın demesiyle gittik GSS yaptıralım dedik. Bilseydik bu sene ödemezdik borcu. Neyse.

Şimdi tebliğe gerek yok mu diyorsunuz, ödemekle iyi mi etmişiz, resmen isotlu papara yedim ya durduk yere.
0
🌸muhayyer divan
(19.01.25)
Şimdi olayı şöyle anlatayım.

Herhangi bir şahış, 18 yaşına geçip, öğrenci falan değilse ve SGK primi ödeyen bir şahıs değilse, yani sigortalı bir işte çalışmıyorsa, GSS (genel sağlık sigortası) kapsamına alınıyor. ve bu kanun çıktığı günden bu yana her ay kendisine GSS prim borcu tahakkuk ediyor.

Şahıs bu borcu ödeyemeyecek durumdaysa kaymakamlığa gidip gelir tespiti yaptırıp borçlarını sildiriyor.

Ya da her ay primini düzenli ödüyor.

Ya da ödemeyip faiziyle beraber borç biriktiriyor ve bir gün sağlık işi düşerse sizin örnekteki gibi borç karşısına çıkıyor.

Borcu olan normalde sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor. Ama her senenin başında Sayın Büyüğümüz bir kararname ile bir seneliğine borçluların sağlık hizmetinden yararlanmasına müsaade ediyor.

Bu sene bu müsaade ediş biraz aksadı. Geçikti yani. Sizin bu hastane işi tam o geciken ana denk gelmiş olmalı. Yoksa ödeyin demez, bakarlardı.

Ödemekle iyi etmişsiniz. Öyle ya da böyle faiziyle ödetecekler.

Ama ya o arada bir seçim öncesi falan tüm GSS prim borçlarına af geliverirse.

Bu arada GSS prim borçları için bir e haciz konusu gündemde. Yani borçlulara her an haciz gelebilir. Ama hökümet cesaret edemiyor çok tepki alırız diye.

Ve borçları defaten ödediniz ama her ay yeni GSS prim borcu tahakkuk ediyor. Haberiniz olsun.

Bilmiyorum konuyu özetleyebildim mi?
0
Mirket
(19.01.25)
Çok teşekkürler @Mirket

Nihayet bu her türlü ödenecek yani. Teşekkür ederim.
0
🌸muhayyer divan
(19.01.25)
Bu her türlü ödenecek ama normal ülkelerde. Biliyorsunuz ki Türkiye'de vergi borcu ve bu tarz şeylerde ödeyip salak durumuna düşme ihtimaliniz var, malum seçim yatırımı olarak af falan çıkabiliyor.

Ha buna ek olarak gss olmaması gerekirdi. Ama zamanında yeterince sesimiz çıkmadı.
0
logisticsmanager
(19.01.25)
@logistics

Salak durumuna düştük bile bence. Ödedik gitti, bir yığın borç harç varken üstelik. Ama bunları Tanrıya ısmarlıyorum, bütün bu ödediklerimiz, bizden haksızca alınanlar ve çalınanlar hem vatan toprağı hem ülke halkı hem de devletteki varlık hissesi olarak bizim payımızı oluştursun. Bu hakların hürmetine bize ait kalsın ülkemiz, halkımız ve devletimiz. Bu ödediklerimiz bizim bunlardaki hakkımız olsun.

Adım kadar da eminim ki öyle olacak. Bizim varlığımızın diyeti yine bizim varlığımız ve dirlik düzenimiz olacak. Eminim bundan.
0
🌸muhayyer divan
(19.01.25)
GSS de mantığa ve hukuka aykırı nokta çok.İlerde AİHM'den dönme ihtimali yüksek. Bunlar çoğu yerde yazıldı, tekrara gerek yok.
Ayrıca sınırı geçen kaçağa bedava verilen haklar için, işsiz vatandaştan faiziyle para istenmesi beni çok rahatsız ediyor. Evime haciz gelene kadar bunu ödemeyi düşünmüyorum. Zaten gelecek ilk seçimde bu borçları seve seve iptal edecekler.
0
parka
(19.01.25)
(9)

Coin de 4 milyon kaybetmek

tahirkemalbozoglu
Coinde 3 milyonu bir günde kaybeden, kaybettiğini kazanmak için de 1 milyon ihtiyaç kredisi çeken ve onu da kaybeden bir akraba var. Henüz ailesine söyleyememiş. Durumu çok kötü. Ağlıyor gülüyor psikolojisi iyi değil. Buna nasıl yardım edilir. Kaybettiği parayla ev alacaklarmış. Eşi durumdan haberi
Coinde 3 milyonu bir günde kaybeden, kaybettiğini kazanmak için de 1 milyon ihtiyaç kredisi çeken ve onu da kaybeden bir akraba var. Henüz ailesine söyleyememiş. Durumu çok kötü. Ağlıyor gülüyor psikolojisi iyi değil. Buna nasıl yardım edilir. Kaybettiği parayla ev alacaklarmış. Eşi durumdan haberi yok. Öğrense neler olur tahmin edemiyorum. Fakat adamın durumu hiç iyi değil. Kendisine eşine birsey bile yapabilir. Bunalımda yani.
0
tahirkemalbozoglu
(18.01.25)
psikologa gitmesi lazim.
ayrica ailesinin de bu durumu bilmesi gerek. esinin de akli verse hemen bosanir ve borctan nasibini almamaya bakar. kumar oynayip düzelen biri yok.
0
sonsuz
(18.01.25)
Niye yardım edeceksiniz ki? Varsa 4 milyonunuz verirsiniz, ama onu da coine yatırır kaybeder.
Hem bu tiplerin böyle iyi olmama durumları falan hep numara.
Eşinin aklı varsa boşanır. Sonra hayat devam..

Sorunuzun kısa cevabı, 4 milyon veremezseniz yardım edemezsiniz maalesef…
0
artci sarsinti
(18.01.25)
Geçmiş olsun. İki hafta bunalımdan çıkamaz bu süreçte destek olmaya çalışın ve sürekli kumarın zararlarını anlatmayın. Profesyonel destek alsın.
Çok yakının değilse kendisine ya da eşine birşey yapma eşiğini atlattıktan sonra uzaklaşmanı tavsiye ederim.

Bir arkadaşım dört yıl oldu aynı durumda iki aydır uzaklaşmaya çalışıyorum ve geçmişte şunu fark ettim ki kaybedince onları tek teselli eden şey başka kaybedenlerin hikayeleri. Bu onların hayata tutunmalarını sağlıyor. Bu yazdıklarım iddaa ve sanal kumar için coin de benzer midir bilmiyorum

Geçmiş olsun
0
hebanon
(18.01.25)
bu kumar bağımlılığı. Psikiyatr (ilaç vs. sebebiyle) daha iyi olabilir bence.

Bu arada kripto kumar değil onu yazmışım gibi anlaşılmasın. Ama en en tepeden bişeyler alsaydı bile şu an maks. %70 falan düşmüştü, hala 900 bini cebinde kalırdı. Komple kaybedip üstüne bi daha kaybettiyse, kaldıraçlı işlem yapıyor veya pumpfun denen yerdeki saçma memecoinlere girip anlık pump bekliyor. Bunlar kumar.
0
nhk ni youkosu
(18.01.25)
Coin/kumar piyasasında olup coin'e/Kumara para yatırıp, o yatırdığı parayı toparlamak için kredi çekip onu da kaybedenler zaten Türkiye'deki piyasasının %90'ını oluşturuyor. Yüksek enflasyon döneminin sonuçlarından biri de bu kolay yoldan zengin olma hayali olanların oranının artması. Bulaşmayan için aşırı saçma geliyor doğal olarak. Yapacak bir şey yok. Yardım için 3 kuruş verseniz, borcunu kapatmak için çıktığı yolda onu da kaybedecek.

Sanırım bu noktada eşekten düşenin halinden eşekten düşenin anlaması konusuna girmek lazım. Çevrede bu hataya düşen ama akıllanan biri(leri) varsa öncelikli olarak daha faydalı olabilir. Onun ya da profesyonel bir desteğin dışındaki herhangi bir geri bildirimin pek işe yarayacağını sanmıyorum. Sonrasında da soğuk sularını içip kredilerini ödeyecek ya da ödemek için ellerindekini satarak daha geriden devam edecekler hayatlarına.
0
nawar
(18.01.25)
Kadına üzüldüm inşallah zararsız kurtarır kendisini
Adama nasıl yardım edersiniz bilmiyorum
0
basond
(18.01.25)
Kadına üzüldüm. Umarım onun parası yanmamistir.
0
logisticsmanager
(18.01.25)
kotu gunde es, dostun yaninda olmak adamligin fitratinda vardir; ama burda kayislar kopmus. kumar, uyusturucu ve alkol 3 asamali bir surectir.

1. keyif, merakla dahil olmak
2. bagimli olup kendine zarar vermek
3. bagimli olup hem kendine hem baskalarina zarar vermek.

1. ve 2. evrede yardim edilir; ama bir insan son evreye gelmisse 1. derece yakin disinda el uzatilmaz. su asamada olayalara dahil olmak kendine yapabilecegin en buyuk kotuluktur. ha vicdanin rahatsiz ediyorsa kadina, ailenin diger uyelerine yardim et.
0
buenosdias
(19.01.25)
Sadece alınacak olan ev kaybedildiyse bu yine olumlu. Tek eksilen ev alma şansı olsun.

Ancak böyle giderse evden çok daha fazlasını kaybetmesi de mümkün. Bu kişinin yardım alması lazım.

Bir insanın kenara ayırdığı 3 milyonu kaybetmesi kendi içinde bir sürü hata barındırıyor olsa da bu kişinin 1 milyon kredi çekip aynı şeyi yapması kadar problemli değil. Sorunu sorun yapan bu ikinci kısım. Bu kişinin "denedim olmadı" diye düşünmemesi, "çok bozuk bir iş yaptım, bundan kazançlı da çıksaydım başka şekilde bu işi batırırdım, sonuçtan bağımsız olarak bu yaptığım yanlıştı" diye düşünerek yardım alması şart.

Eşiyle ilgili kısmı eşinin bileceği iş, buna yapacak çok bir şey yok sanırım.

Sizin yapabileceğiniz en iyi şey de bu kişinin "şanssız" değil "hatalı" olduğunu anlamasını sağlayarak kendi bozuk karar alma şekilleriyle daha fazla kararlar almaktan vazgeçip yardım almaya yönlenmesini sağlamak olur sanırım.
0
akhenaten
(19.01.25)
(4)

Doğru ağırlığı nasıl bulacağız?

Bir ben var benden şurada
Sporda ağırlık çalışırken bizim için faydalı olacak doğru ağırlığı nasıl bulacağız nasıl anlayabiliriz bunu?
Sporda ağırlık çalışırken bizim için faydalı olacak doğru ağırlığı nasıl bulacağız nasıl anlayabiliriz bunu?
0
Bir ben var benden şurada
(18.01.25)
Bu sorunun cevabı kaç tekrar kaç set vs diye değişir.
Misal benim smith machinede yapacağım ağırlık ile serbest squatta yapacağım ağırlık aynı olmaz. 3 tekrar ile 12 tekrar da.

Nasıl bulacaksınız? Benim kendi güvendiğim yöntem eğer hypertrophy değilse (8-12 tekrar 3 set falan) 3-5 tekrar arası çok sağlam denemek. Ama ben az çok kac yapacağımı bilirim, istatistik takip ettiğim programdan bakarım.

Sıfır olsaydim heralde iki üç tekrar deneyip üstüne koyardim. Bulduğum rakamın yüzde 90i ile calisirdim.

Neyse yani faydali doğru ağırlık tek değil. Sakatliktan uzak olmak için en ideali hafif başlayıp progressive overload ile artirmak. Bugün 60 kg baslayin. Hafif gelirse iki hafta sonra 70 yapin. Hafif gelirse 4. Haftada 80 yapin. Ama ilk haftadan 80 ile baslarsaniz risk daha fazla.
0
logisticsmanager
(18.01.25)
Bunun iki yolu var; ilk olarak deneye deneye bulacaksın, yani makineye oturup ağırlıkları gözkararı sırayla deneyeceksin, 3 set boyunca ortalama 8-10 tekrar yapacağın ağırlık hangisiyse onu bulup çalışacaksın ama bu yöntem biraz risklidir zira senin "tamam lan bu ağırlık benim ağırlığım" dediğin ağırlık aslında senin ağırlığın olmayabilir, çünkü bulunması gereken ağırlık tükenişe yakın ağırlık olmalı ama bazen bulduğunu zanneden ve kendisini tükenişe götüreceğini düşündüğü ağırlıkla "hadi lan!!" deyince ekstra 4-5 tekrar yapan insanlar da oluyor, o nedenle doğru karar vermek gerekiyor zira ekstra 4-5 tekrar yapabildiğin ama senin tükeniş çevresi zannettiğin ağırlıkla çalıştığında pek verim alamıyorsun çünkü kaslar itiş/çekiş yaparken son tekrarlarda "istemsiz" olarak yavaşladığın, yani tükenişe/tükeniş çevresine yaklaştığın tekrarlarda o ağırlığa adapte olabilmek yeni kas hücreleri oluşturmaya başlıyor. İkinci olarak da, daha basit bir yöntem olarak, çalışacağın alette 1 rep. max. ağırlığını bulursun, sonra internette hesaplayıcılar var 1 rep. max. yaptığın ağırlığa göre sana 8-10 tekrar yapacağın yaklaşık ağırlığı söyler, o ağırlığa göre yine deneme yanılma ile test ederek gerçek ağırlığını bulmuş olursun, bazen hesaplayıcı sana 50 kilo der ama bakarsın sana 50 12-13 tekrar yaptırıyordur ağırlığı biraz arttırrısın, böyle böyle zamanla tecrübe kazanırsın. Ben daha önce hiç çalışmadığım bi aleti ilk kez kullandığımda gözkararı plakaları ya da pimi ayarladıktan sonra tek tekrar yapınca o ağırlıkla yaklaşık kaç tekrar yapacağımı anlayabiliyorum, ayrıca 100 gramdan 500 grama kadar tavuk göğsünün ve pirincin ağırlığını da anlayabiliyorum ona göre azaltıyorum ya da artırıyorum miktarını :) Bunlar zamanla oluşacak beceriler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.01.25)
@kaleci; son dediğin kısım bende de var iyi mi kötü mu bilemedim :(
images.app.goo.gl
0
logisticsmanager
(18.01.25)
Abi 3 aydır ben de böyle bakıyorum pilava :(
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.01.25)
(12)

fransa beni içeri alır mı?

violetsky
fransa’dan şengen vizesi aldım ve başlangıç tarihi 18.01.2025. benim uçağım 17.01.2025’te 22:25’te iniyor. gece 00:00 olana kadar bekletirler mi yoksa alırlar mı acaba? direkt sıraya gireyim mi?aslında beklerim ancak toplu taşımanın son seferlerini kaçırırım diye tedirginim.
fransa’dan şengen vizesi aldım ve başlangıç tarihi 18.01.2025. benim uçağım 17.01.2025’te 22:25’te iniyor. gece 00:00 olana kadar bekletirler mi yoksa alırlar mı acaba? direkt sıraya gireyim mi?

aslında beklerim ancak toplu taşımanın son seferlerini kaçırırım diye tedirginim.
0
violetsky
(17.01.25)
valla bence önce beni uçuşa alırlar mı diye sorman lazım sanki. ince bir çizgi ama vizen henüz geçerli olmadığı için uçuşa da kabul etmeyebilirler.
0
yeninesiltupcu
(17.01.25)
Ben yerinde olsam bekler oyle geçiş yapardım, bunun nedeni de şu. bir arkadaşım londradan 6 ay kalmıştı, son gün çıkış yaparken bir sebepten geç çıkış yaptı ve oradaki memur imza falan bir şey vermiş. Şimdi abisinin yanına gidecek vize red yedi, ikincisinde de yedi. bir daha başvurup red yersen mahkemeye vermen lazım gibi bir şey dediler. seni şimdi alsalar bile kayıtlarda erken giriş yaptı derler zorluk çıkarabilirler. saçma evet ama vizesiz ülkeye giriyorsun, ha belki almayacaklar ama alsalar bile girme derim.
0
liberal
(17.01.25)
Ucusa alinir miyim sorusu daha kritik +1

Indikten sonra 1 saat oyalanip gun donunce gidin.
0
brkylmz
(17.01.25)
rezillik yaşamak istemiyorsan son derdin toplu taşıma olsun istemiyorsan uçağını değştir. kesinlikle içeri alınmayacaksın.
0
denizmaniaherif
(17.01.25)
Uçağa alinmamak +1
Siz check-in yaparken pasaport istenecek, vize bakilacak. Buyuk ihtimal de olmaz denilecek.
0
logisticsmanager
(17.01.25)
Bu arada Fransa'da ab dışı ucuslarda daha pasaport kontrolü olmadan iki tane polis pasaportlara falan bakıyor, direkt orada da sorun yasaman olası.
0
logisticsmanager
(17.01.25)
çok benzerini yaşadım almanya'da.

vizem 18.01 günü aktif hale geliyorken Türkiye'den 17.01 de ucaga binip inişim 18.01 saat 00.30 falandı. problem yaşamadım ama bana söylenen şuydu fransaya indiğinde oranın yerel saatinde vizen geçerli değil ise uçağa almıyordu pegasus. çok büyük ihtimal uçağa binemezsin.
0
t joe
(17.01.25)
ucaga binemezsiniz evet.

Gumrukten de giremezsiniz de, once o ucaga binemezsiniz. Yapabiliyorsaniz ucusu ertesi gune alin.
0
wallcan
(17.01.25)
teşekkürler herkese. uçuşumu değiştirebilirim, sıkıntı yok. öyle yapacağım artık.

ama bilgiler ve tecrübeler güzel. yeni okuyacak olanların da tecrübelerini duymak isterim :)
0
🌸violetsky
(17.01.25)
Reyis uçağa alınmayacaksın hala toplu taşımaya yetişme derdindesin ahahhahaa.

Şaka bi yana direkt uçuşu değiştir hocam illa gece 2-3 civarı ya da sabaha karşı uçuş vardır at kendini ona
0
avatar is back
(17.01.25)
bu hali ile ucaga alinmayacaksiniz, indiginiz zaman oranin saati ile vizeniz gecerli ise alinirsiniz.
0
kassiopeia
(17.01.25)
kusura bakmayin ama epey guldum. vize alir almaz 00:01'de kapida bitmek komik bir durum.

soruya cevap: ucaga alinip alinmayacaginiz supheli, fakat bunu sanirim havalimanindan ogrenebilirsiniz.
0
Sour
(17.01.25)
(31)

bir insan konsere neden gider?

messina123
bildiğin eziyet. aylık 20-30 liraya en kaliteli seslerle kulaklığını takıp sınırsız müzik dinleyebiliyorsun zaten.hadi eskiden spotify yok, youtube yok anlıyorum da 2025 senesinde insan neden konser dinlemeye gider ki?
bildiğin eziyet. aylık 20-30 liraya en kaliteli seslerle kulaklığını takıp sınırsız müzik dinleyebiliyorsun zaten.

hadi eskiden spotify yok, youtube yok anlıyorum da 2025 senesinde insan neden konser dinlemeye gider ki?
0
messina123
(16.01.25)
Başka insanlarla birlikte eğlenmek çok güzel bir his. Ne kadar kalabalık olursa o kadar eğleniyorsun.
0
amortisman
(16.01.25)
Mantık olarak sana katılıyorum. Konserde playback yapmak da kınanan bir şey olmamalı bence. Birkaç istisnayı dışarıda bırakırsak, zaten stüdyo kaydı demek o şarkının ulaşabileceği en mükemmel performans demek. Konsere gidip canlıda detone olma ihtimali olan birini dinlemek beni geriyor sdjdsj verin stüdyo kaydını işte ezberlediğimiz tondan dinleyelim :d

Ama işte insanlar evde yatarak maç izleyebilirken niye tribüne gidip soğukta maç izliyor? Çünkü toplu etkinlikler insanların ilkel duygularına hitap ediyor. Konser ile tarikat zikri arasında teknik olarak fark yok. Kalabalıkta ritmik sesler ve hareketler ile coşan insanlar. Sosyal olarak bu tarz ortamlar insanın ilkel atalarından kalan bir ihtiyaç. Kimi maça gider, kimi konsere, kimi zikre vs.
0
nundu
(16.01.25)
bastan soyliyim verilen hicbir cevap seni tatmin etmeyecek. ben de senin gibiyim cunku:)

benim anlamadigim diger konu da dandik barlarda gitar calip sarki soyleyen tipler. hobi olarak gitar calan havali bir tipin 394923908. bin kere soylenmis sarkilari soylemesi bir insani nasil cezbeder?
0
buenosdias
(16.01.25)
Gençliğini festival festival dolaşarak geçirmiş biriyim. Hatta ctesi de coldplay konserindeydim. Yani bahsettiğin uyduruk şeylerse bilmem ama sahne görsel şovu, sanatçıyla birebir iletişim, çok çok güçlü bir ses sistemi, içine işleyen yani gövdene nüfuz eden bass, farklı altyapılarla çalınan şarkılar, hep birlikte dans eden yüzlerce insan, bağıra bağıra eşlik edebildiğin ve enerjini tamamen değiştirdiğin bir atmosferle kulaklıktan müzik dinlemeyi kıyaslamak on dönemde duyduğum en absürd şeylerden biri oldu ne yalan söyliyim.
0
awlmi
(16.01.25)
Eylem her ikisinde de aynı (Müzik dinlemek) gibi gözükse de biri deneyime, diğeri tüketime odaklanıyor, ona göre optimize edilmişler, haliyle de aslında birbirlerinden baya uzaklar.
0
salihdt
(16.01.25)
Amaç karnını doyurmaksa evde çorba da içebilirsin veya evde pişirirsin. Ancak güzel bir restorana gidersen arkadaşların ile birlikte, güzel bir ambiyansta farklı sunumlarda ve elinin lezzeti farklı insanların yaptığı yemeği yersin.
Karnın her türlü doyar ama hissettiğin farklıdır. Aynı mantıkta düşünüyorum.
0
cilekli pasta
(16.01.25)
@tiredofwaiting konuyla ilgili yüzlerce karşı argüman sunabilecekken en saçmasını sunmuşsun. ayrıca en ön sırada değilsen havaya kalkan telefonlardan sanatçıyı görebiliyorsan boyun 5 metre falan olmalı.

@sanemkk amortisman'la aynı noktada olduğun için sana da aynı şeyleri diyorum.

@amortisman en geçerli neden seninki olabilir.

@nundu stadyum ile konseri bir tuttuğun için seni kınıyorum

@buenosdias aynı fikirdeyim :d

@awlmi üzgünüm ancak kendini kandırmaktan başka bir şey değil söylediklerin.

@salihdt meselenin özü insanlar konsere para harcamak için gidiyor. para batıyor çünkü
0
🌸messina123
(16.01.25)
"Para batıyor" bakış açısıyla bakarsak, daha ucuzu ya da basitiyle ikame edilebilecek bir şey varken bundan başka ve daha pahalı her şey kullanan insana "Para Batıyor" demiş oluruz. Yani "Mis gibi evde oturup videosunu izlemek ya da Google Earth'ten sokak sokak PC başında gezmek varken Roma'ya gitmek" de böyle olur, "Evde tost yapıp yemek varken Michelin yıldızlı bir restoran rezervasyonu kovalamak" da...

Geliri belli seviyeyi aşan insanların bir kısmı bu parayı biriktiriyor, bir kısmı materyal şeylere (Ziynet eşyası, kıyafet, araba vb.) harcıyor, diğer bir kısmı da deneyime. Bırakınız yapsınlar, bırakınız (konsere) gitsinler.
0
salihdt
(16.01.25)
@salihdt verdiğin örnekler çok alakasız :)
0
🌸messina123
(16.01.25)
@messina

hocam işte biri sana ileride "insanlar evde maç izlemek yerine niye tribüne gidiyor ya" derse bu örneği verirsin ödeşmiş olursunuz :d konfor olarak evde maç izlemek daha mantıklı sonuçta, tribünde ne zaman maç izlesem golü kaçırıyorum, evde öyle bir sorun yok dsjsdj tribündeki tezahürat deneyimini yaşamak için maça gidiyorsun, konsere de toplu aktivite olarak gidiyorlar. Ben ikisine de çok sık gitmiyorum yine kişisel olarak sevmediğim için ama mantıklarını anlıyorum
0
nundu
(16.01.25)
cevapları okuyunca ciddiye alıp trole cevap verdiğim zamana üzüldüm.
0
awlmi
(16.01.25)
@messina123, verdigin cevaplar saygisizca. soru soruyorsun insanlar vakit harcayip cevap veriyor. gecimsiz biriysen buna da polemik baslatici bir cevap vereceksin. hic yorma kendini.
0
buenosdias
(16.01.25)
eller havaya yapmak icin gidiyorum.
bi de sanatcilarin canli performanslarini degerlendirmek icin.

kütüphanede ders calismak gibi. cevreden dolayi daha iyi konsantre oluyorsun.
0
sonsuz
(16.01.25)
argumanlar beğenilmemiş. Belki aşağıdakileri beğenirsin;

-insanlar neden bu devirde seyahat ederler ki. google street view diye bişey var. hangi şehri gezmek istiyorsan sokak sokak dolan oturduğun yerden. Ne diye bi dünya otel, bilet parası verip gidilir ki, mallık işte.

-İnsanlar neden bu devirde neden bin sayfa kitap okur ki. zaten filmi de var. yani filmi olmasa neyse, 2 saatte izleyip bitirmek varken ne diye günlerce okunur hiç anlamıyorum, mallık işte.

-Abi bu millet niye mal gibi maçlara gidiyor ki, zaten televizyondan tüm açılardan izleyebiliyorsun. Ne gerek var abi maça falan gitmeye hiç anlamıyorum, mallık işte.

-Abi bu tiyatro ne saçma iş. Yani canlandırma falan ne alaka, bak adamlar filmini yapmış, niye tiyatrosuna gideyim ki. efekt yok bişey yok. ne saçma, mallık işte.

Çok büyük bir keriz silkeleme dönüyor. Tüm bu insanlar da gönüllü kerizler. ama neyse ki ben kimsenin farkedemediği bu gerçeği fark ederek paramı kurtardım.
0
thracia
(16.01.25)
Eskiden spotify yok muydu? 15 yildir online platformlardan, applerden müzik dinliyor insanlar.

Aldigim keyif, odaklanma, bir salon dolusu insanla keyifli vakit gecirme deliligi, iyi müzik, canlida performansi cok farkli olan sanatcilari izlemek; spotify gibi ses kalitesi eh-iste´nin alti bir platformdan kulakligi takip sarki dinlemekle ayni degil.

Canli performans cok ayri bir sey. Djler pandemide canli yayin yapiyorlardi.

Yal yiyip de doyabiliyorsun ama gönül zeytinyagli sarma cekiyor. Belki de cekmiyor. Benimki cekiyor.
0
buf-e kür
(16.01.25)
sinerji
kültür
sosyalleşme

bunları ayrı ayrı ve birbiriyle kombine edilmiş şekilde sebep olarak alabilirsin aslında.
0
kisa
(16.01.25)
Duz konser alani bence de sacma. Ama los angelestaki kure gibi bi durumda isler degisir
0
lapaz
(16.01.25)
Playback yapanların, keko rapçilerin ve auto-tune olmadan yaşayamayanların konserlerine gidenler için ben de böyle düşünüyorum. Konserler aşırı pahalı, bunda berbat ekonomimizin katkısı çok büyük. Hal böyle olunca biraz koyabiliyor insana. Konserde, katılanlar ile birlikte bir sinerji var bir de. Tribünde maç izlemede de benzer konu var. İnsan doğasındaki ilksel dürtüleri tetikliyor. Maçlar ve rekabet kabileler arası savaşın, çekişmenin; konserler de ayinlerin ve törenlerin/törelerin "modernlenmiş" halidir belki de.

Bir de yaş aldıkça mosh pit içine koşmuyorsun ama yine de bir konseri, konser alanında ve canlı tecrübe etmek ile evde YouTube'a yüklenmiş MP3 arasındaki büyük farkı hissediyorsun.
0
nawar
(16.01.25)
Apaçık ortada olan bir şeyi açıklamaya çalışmak kadar zor az şey vardır heralde (gülücük)

Konsere sadece müzik dinleme amaçlı gidilmiyor elbette, heralde bunun siz de farkındasınız. Ama farkında değilmişsiniz gibi cevaplamak gerekirse;

Evde kulaklıkla müzik dinlemek düşük enerjili bir iş. Eğer miskinlik yapmaya ihtiyacınız varsa bunu yaparsınız. Eğer daha enerjik hissediyorsanız, evden dışarı çıkmak çıkmışken de belki arkadaşlarla vs. bir yere gidip kafa dağıtmak istiyorsanız konser bunu yapmak için çeşitli yollardan bir tanesi.

Ne oldu şimdi?

Müzik dinlemek tema oldu.

Konsere gitmek veya kulaklık takıp müzik dinlemekse bu temayı kullanarak kendinizi iyi hissettirecek şeyi yapmanızın yöntemlerinden ikisi haline geldi. Bunların birini yaparak diğerinden elde edeceğiniz şeyi elde edemezsiniz. Bitti mi? Hayır! :D Müzik dinleme temasıyla çok daha fazla şey de yapabilirsiniz, bunlar sadece iki tanesi.

O halde "kulaklık takıp müzik dinleyerek" arkadaşlarla dışarda sürtmek vesilesiyle sosyal ihtiyaçlarımızı tatmin edemeyeceğimizi, bunu yapmak için örneğin; "konsere gidebileceğimizi" söyleyebiliriz heralde.
0
akhenaten
(16.01.25)
Normal bir cevap vermek isterdim ama genel cevap şekline bakıp değiştirdim;
Canımız istediği için. Paramiz var.

Buraya kapalı bir kafayla gelmissin, herkese cevap yetiştirmek dışında bir şey yaptığını yok. Tarzın da bu soruyu bu şekilde soracak kişi tarzi zaten.
0
logisticsmanager
(16.01.25)
konsere giderken acayip hevesleniyorum yarim saat sonra aynen boyle oluyorum ben de allahim neden geldim diye.

soruna cevap:
- evden cikmak ve sosyallesmek.
- o konser kafada bir hatira oluyor.
- adamlar yaslaninca ya da olunce lan sunlari da bi canli dinlemedik demek istemiyorum.
- kulaklikla bilmem ne ile dinlemeyle canli ve bangir bangir dinlemek ayni sey degil yani onu karsilastirmak abesle istigal olmus.

ama bir yastan sonra zor geliyor ne yalan soyleyim, en sonda gittigim konserlerden birinde adam o kadar minnostu ki uzattikca uzatti ben de saate bakiyodum hadi bitir de gidelim diye ama o ayri konu.
0
bay b
(16.01.25)
Öncelikle sağlam bir müzik dinleyicisi olduğum bilgisini vereyim.

Ben de son 4-5 senedir bu kafaya geldim. Gidip konser izlemek bana hiç keyif vermemeye başladı. Ölümüne dinlediğim grubun konserine gittiğimde konserde esnediğim falan oluyordu artık. Ayakta konserler falan hele hiç çekilmiyor, hakikaten eziyet. Onun dışında bir de gidiyorsun, bazen rezil çalıyorlar, ses kötü oluyor, albümdeki gitar soloyu canlı gümbür gümbür dinleyeyim diyorsun, saçma sapan bir doğaçlama yapıyor eleman... Tadım kaçıyor. O yüzden senin de dediğin gibi düzgün bir ses sistemiyle evde keyfimce dinliyorum ve nerdeyse her zaman daha fazla keyif alıyorum.

Şu an dışarı müzik için çıkarsam sadece elektronik müzik yapan ufak ya da orta ölçekteki mekanlara gidiyorum. Tamamen alkol alıp sosyalleşmek için. Yoksa elektronik müzik hiç de değer verdiğim bir şey değil.

Şu an konserini denk getirmeyi beklediğim tek grup ise Animals As Leaders. Onu da sadece fiziksel performanslarını görmek için bekliyorum.
0
synesthesia
(16.01.25)
içine ben kaçmış yeni nesil. sosyalleşmeye, aidiyet hissetmeye ve canlı dinlemeye diye cevaplıyorum.

rock'n coke 2005'te ceza'nın sagopaya geçirdiği alandaydım. iğrençti. leş. gerçekten de çamur falan. benden 3 yaş büyük maden müh ablanın evinde kalmıştık, gidip geldik. çadırda falan da kalmadım yani. yani 20 yaş da gençtim. haklısın.
0
mathilda.may
(16.01.25)
sevdiğin grubu yakından görmenin ve izlemenin verdiği ayrı bir zevk var.

ayrıca depeche mode gibi konserleri ayrı muhteşem olan, şarkılarının konser versiyonları da orijinalleri kadar çok dinlenen gruplar da var.

yüzlerce insanla birlikte sevdiğiniz şarkıları söylemek falan da çok güzel ve eğlenceli zaten.

yani grubu kulaklıktan dinlemekle, adamlar karşındayken izlemek tamamen ayrı iki şey.
bambaşka ortamlar.
0
blatta hiberna
(16.01.25)
gerçekten anlamı yok, katılıyorum.

sırf sevdiğim şarkıcıyla resmim olsun diye sap gittiğim ve aftera da kalmadan döndüğüm 2 konsere katıldım.

o da sahnede şarkı söylerken selfie çekmiştim. kulise falan da yaklaşamadım bile.

kopmalı konserse kocaman tv önünde sabaha kadar içki kokteylleri ile takılabilir insan.
0
baldan kaymak
(16.01.25)
bende anlamakta zorlaniyorum, konsere gitmek beni sevdigim sarkicidan sogutuyor acikcasi cunku benim deneyimim sahne performanslarinin berbat oldugu. candan ercetin'e gitmistim ve berbatti mesela.

o yuzden konsere gitmeyi birakali cok oldu.
0
cooperr
(16.01.25)
eğlenmek için, sosyalleşmek için.
0
wd40
(16.01.25)
Bazı insanların soruma cevaplarına fazlasıyla şaşırdım çünkü çok egoistçe cevaplar vermişler. Tek tek nick yazmak istemiyorum çünkü o zaman da herkese cevap verdiğim kapalı bir kafada olduğum gibi komik şeyler söylemişsiniz. Arkadaşlar para sizin paranız. İnstagram diye bir şey hayatınızda olmasa, spotify'in, youtube'un olduğu 2025 senesinde hiçbiriniz konsere gitmez. Kendinizi kandırıyorsunuz ve birinin çıkıp gerçekleri söylemesi zorunuza gidiyor.

3 günlük dünyada günlerce emek harcayıp kazandığınız paraları autotone/playback yapan birisine kaptırıyorsunuz diyorum ve siz bunu sadece story atmak için yapıyorsunuz diyorum. Bu sizin zorunuza gidiyorsa yapabileceğim bir şey yok.

Sizin adınıza üzgünüm
0
🌸messina123
(16.01.25)
Oğlum bize ne ya senin ne düşündüğünden =d biz mi gelip sana fikrini sorduk.
Sayende iyi güldüm, kendini böyle önemli sanan tiplerin hastasiyim.
0
logisticsmanager
(16.01.25)
Hahaha @messina son yazdığına baya güldüm ben de tanımadığın insanları temelsiz boş düşüncelerinle yargılama, tek tavsiyem bu. instagramda paylaşmak için konsere gitmek ney hahaha. İnsanların kaç para kazandığını da nerden biliyorsun ayrıca. Cevap aramadığın soruları sorup insanların zamanını alma
0
awlmi
(17.01.25)
bazi insanlar da konser sirasinda car car konusup arkadaki dinleyicinin keyfini bozmak icin gidiyor diye düsünüyorum.
0
sonsuz
(17.01.25)
(4)

lojistik eğitimi

kondansator
selamlar, iş/departman icabı depo tarafına odaklandım. eğitimim bu konuda değil elbet ancak depolama-lojistik tarafı ile alakalı kendimi geliştirme odaklı nasıl bir eğitim alabilirim? lisans/yüksek lisans gibi değil de sertifika, online eğitim tarzı bir şeyler arayışındayım
selamlar, iş/departman icabı depo tarafına odaklandım. eğitimim bu konuda değil elbet ancak depolama-lojistik tarafı ile alakalı kendimi geliştirme odaklı nasıl bir eğitim alabilirim? lisans/yüksek lisans gibi değil de sertifika, online eğitim tarzı bir şeyler arayışındayım
0
kondansator
(16.01.25)
udemy'de deniz lojistiği ile ilgili bir kurs vardı, sektörün uzmanı anlatıyordu o bile tecrübe kadar faydalı olmamıştı. mümkünse bir mentör bulun değişik hikayeler ve senaryolar ile olayların şirkette oluşturduğu durum, olayın nasıl çözüldüğü, nasıl aksiyon alındığı vb.. konularda mülakat-sohbet havasında olabildiğince fazla konuşun.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(16.01.25)
auzef veya benzer bir üniversitede lojistik yönetimini düşünebilirsiniz.
kayıtlı dersleri dinleyip şahsen gidip vize finallere girmek gerekiyor tabi. amacınız belgelemekse işe yarayabilir.
0
nop
(16.01.25)
Biraz bilgi verirseniz şirket ile alakalı daha iyi bilgi verilebilir.

Çünkü amazon dağıtım merkezinde çalışmak ile ahmet nakliyatta calismak ya da tehlikeli madde depolayan yerde çalışmak vs bunlar hep farklı şeyler.
0
logisticsmanager
(16.01.25)
E-ticaret sektöründeyim. Daha çok depolama, lojistik Sevkiyat konularında arayıştayım
0
🌸kondansator
(17.01.25)
(9)

600 kaloriyi geçen besin

help im alive
2 sene önce 2 ayda 13 kilo verdim. İdeal kiloma ulaştım. O zamandan beri kiloma dikkat ediyorum.Hâla kalori sayıyorum. 2150 veya 1800 alıyorum günlük spora göre. Şunu merak ettim. 600 kaloriyi geçen besin yok.Besinlerin kalorisi neye göre belirleniyorEn kalorili besinler neler?Teşekkürler.
2 sene önce 2 ayda 13 kilo verdim. İdeal kiloma ulaştım. O zamandan beri kiloma dikkat ediyorum.

Hâla kalori sayıyorum. 2150 veya 1800 alıyorum günlük spora göre.

Şunu merak ettim. 600 kaloriyi geçen besin yok.

Besinlerin kalorisi neye göre belirleniyor
En kalorili besinler neler?

Teşekkürler.
0
help im alive
(16.01.25)
600 kaloriyi geçen besin yoktan kasıt nedir tam olarak? o besin her ne ise 2 katını yersen 1200 olmuyor mu mesela?
0
neira
(16.01.25)
Açık yazmamışım sanırım 100 gramda.
0
🌸help im alive
(16.01.25)
Besinlerin kalorisi taşıdıkları enerji miktarına göre belirleniyor, bu enerji miktarını ölçen bazı kimyasal işlemler var bunlar uygulanarak ürünün kalori değeri bulunur.

Yağ içeren gıdalar en yüksek kaloriye sahiptir zira yağın 1 gramı 9 kalori, tohum kuruyemişler bu açıdan zengindir yer fıstığının 100 gramı ortalama 600 kalori, 600 kaloriyi geçen ürün yok derken sanırım 100 gram üstünden yok diyorsun, yağın kendisi hariç neden olmadığının cevabını da bu şekilde vermiş olayım.

Ekleme yapayım: Kalorimetre, Kalorimetre Bombası, Bomba Kalorimetre.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.01.25)
100 gram için mi diyorsun? 100 gram yağ 900 kalori. 600'den yüksek olması için yarısından fazlasının yağ olması lazım neredeyse. O da zor yani yenebilir bir besin için
0
nundu
(16.01.25)
Yağlı beyaz peynir hacmine göre oldukça kalorili
0
grimavi
(16.01.25)
Bir gram uranyum-235 tam bölünmeye uğradığında yaklaşık 8,22 × 10¹⁰ joule (~20 milyar kalori) enerji çıkarır. 100 gramında 2 bin-milyar kalori olur!
0
compumaster
(16.01.25)
Tereyağı, zeytinyağı vs gibi yağlar.
0
logisticsmanager
(16.01.25)
kuruyemişler 600ü geçiyor, kavrulmuş fındık, ceviz filan
daha yüksek kalorili şeyler de vardır kesin
0
red g
(16.01.25)
test
0
compumaster
(25.09.25)
(5)

Reçeteli ilacın tedavülden kalkması ve alternatifi hakkında

taking fire need assistance
Merhaba. Annem kalp hastası kalbinde stent takılı ve 5 yıldır her gün 5 ayrı ilaç kullanıyor. Her yıl doktoruna reçete yazdırıyoruz fakat bu sefer ilaçlardan biri yakın zamanda tedavülden kalkmış hiçbir eczanede yok. İlacın adı Vastarel. Sağlık ocağından ilacı yazdırdığım doktora sorduğumda eczaneye
Merhaba. Annem kalp hastası kalbinde stent takılı ve 5 yıldır her gün 5 ayrı ilaç kullanıyor. Her yıl doktoruna reçete yazdırıyoruz fakat bu sefer ilaçlardan biri yakın zamanda tedavülden kalkmış hiçbir eczanede yok. İlacın adı Vastarel. Sağlık ocağından ilacı yazdırdığım doktora sorduğumda eczaneye veya doktora danışın dedi ama sorun şu ki; reçete yenileme tarihi nisan ayında. Ayrıca ameliyat olduğu doktor başka şehirde ve randevu almak imkansız. Bulsanız bile haftalar sonra.

Bu gibi durumda ne yapmak gereklidir? Sağlık ocağındaki doktor çok da önemli ilaç değil gibi bir şeyler söyledi ama sonuçta kalp hekimi değil ne kadar güvenilir? Kendi bulunduğum bölgedeki kalp doktorunda randevu alsam ilgilenir mi?
0
taking fire need assistance
(15.01.25)
x.com

Fransa'da da baktım malum servier; burada da sadece 20 ve 35mg var. Başka yok.

Yani kalp ile alakalı olduğu için ilgilenebilirler. En kötü daha düşük mg olandan alınır.
0
logisticsmanager
(15.01.25)
ilgilenirler tabiki. epikriz vs yaninizda goturun.

Devlet hastanelerinde bazen randevu bulmak zor olabiliyor bu durumda SGK anlasmali olan ozel hastaneden de isinizi halledebilirsiniz sadece muayene randevusuyla. Ama gitmeden once doktorun SGK anlasmasi var mi ogrenin. Bazi ozel hastanelerde bazi doktorlarin anlasmasi olmuyor.

Bu arada herhangi bir eczaciya danistiniz mi belki %100 ayni icerige sahip muadili vardir.
0
nuevo
(15.01.25)
Eczaneci arkadaşıma sordum ellerinde 20mg ve 35mg varmış, ulaşırsanız yardımcı olurum (istanbul avrupa yakasında)

ayrıca not düştü eczaneye gidip depoda var mı diye sorarsa bulur diyo
0
nahtoderfahrung
(15.01.25)
Tr de dort farkli sirketin ilaci var buna muadil. Bunu fransaya zaten abdi ibrahim fason uretiyormus. Eczane size yardimci olur diye dusunuyorum.
0
a perfect lie
(15.01.25)
Her eczane her depoyla çalışmıyor.
Bir depoda olmayan ilaç başka bir depoda bulunabiliyor.
Eczacınız depoda yok derse hangi depolarda olmadığını öğrenin ve farklı depolarla çalışan eczaneler bulun.
Hiçbir depoda kalmamış ilacı ana merkezlerden uzak, sokak arası, ücra eczanelerde arayın.
Şehrinizdeki kardiyoloğa gidin. Farklı bir ilaç yazdırın. Eşdeğeri mutlaka vardır.
0
Mirket
(15.01.25)
(10)

Sizce de cok guzel degil mi?

krmzbvl
Gene icimizin yaglari eridihttps://www.instagram.com/reel/DENI3yUMrNU/?igsh=a3YxbmEzY3pkcjhj
Gene icimizin yaglari eridi

www.instagram.com
0
krmzbvl
(15.01.25)
videoya çekilmeseydi, evet.
0
the guy from batman
(15.01.25)
Dünya'yı güzelleştirmek ne kadar kolay. Değil mi?
Minicik bir dokunuş yetiyor.
0
Mirket
(15.01.25)
Batmandaki dayı+1
Yani video işin içine girince ben biraz soğuyorum:/ çünkü amacı sosyal medya olan bir sürü kurum ve insan var.
0
logisticsmanager
(15.01.25)
Bu aralar bunlar popüler oldu, yurt dışında da yurt içinde de hep benzer temada videolar görmeye başladık. Tabii ki münferit olarak tatlı ama özünde samimi bulamıyorum.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(15.01.25)
Videonun ilk saniyesinde yine öğrencilerini kullanarak prim kasan bi öğretmen diye düşünmüştüm, baya alanen emekçi insanı da kullanmış prim için. Çok ayıp ve yanlış. Güzel değil çünkü asıl nedeni iyilik değil
0
nundu
(15.01.25)
from batman+1 primciler
0
ala09
(15.01.25)
değil.

çünkü o yaşta çocuklar kimi sevip kimi sevmeyeceklerini bilmedikleri için sürüdeki kuzular gibi davranır.

öğretmen dedi diye yapılmış sarılmalar ama tabi adamın sevinci tatlı da, biz bilmesek de olurdu.
0
mathilda.may
(15.01.25)
güzel bi video, benim hoşuma gitti. mutlu oldum.

ama söylenen eleştirilere de hak veriyorum.
her şey prim için, her şey reklam için. bilemiyorum sosyal medyada paylaşmak olmasa idi, yine yapılır mıydı böyle jestler.
yine de iyi yanından bakıyorum olaya, ufak dokunuşlar mutlu ediyor.
0
biseysorcaktim
(15.01.25)
Hizmetli, mutlu oldu mu? Oldu. Bundan sonra işine gücüne, öğretmene, öğrenciye daha bir sıkı sarılır mı? Sarılır.

Öğrencilere bir faydası oldu mu? Oldu. Bundan sonra, insanları böyle küçük sürprizlerle mutlu edebileceklerini öğrendiler.

Okul için bir kazanım oldu mu? Oldu. Düşük bütçeli, öğretici bir etkinlik oldu ve personeli birbirine bağladı.

İnsanlık kazandı mı? Kazandı. Seyreden iki kişi 'Yaa şu şahsa ben de böyle bir sürpriz yapayım.' dediyse, Ne mutlu onlara.

Beğenmeyenler daha ne istiyor, Ben anlamadım.
0
Mirket
(15.01.25)
mirket +1

ogretmenler bir sey organize etmis ve 1000 takipcisi olan - ki takipciler okulla ilgisi olan ogrencilerdir, velilerdir - okulun instagram hesabindan paylasmislar. hemen prim su bu hesaplarina gerek yok. batman'daki devlet okulu prim yapip influencer olup istanbul besiktas'ta yasayan ogrencileri mi cekecek kendine. ogretmen prim yapip st. joseph'e mi gidecek? insanlar kendilerince bir guzellik yaratip bunu kayda almislar. sen nasil arkadasina dogum gunu pastasi surprizi yapip instagrama cekip koyuyorsun o iste.

o kadar genis dusuneceksek uzerimize aldigimiz marka kiyafet de, ortamda yaptigimiz espri de prim icin. adim atamayiz prim olmayacaksa. konsere gidince video cekip atmayacagiz o zaman, o da prim cunku. ya da kendince gordugun bir guzelligi insanlarla paylasmak olarak da bakabiliriz. ben ikincisini tercih ediyorum.

guzel hareket. oyna devam.
0
antikadimag
(16.01.25)
(17)

Eşten ayrı tatile gitmek?

bobinhoo
Selamlar herkese, bir konuda görüşlerinizi merak ediyorum.İşimin doğası gereği uzun vadeli planlar yapamıyorum pek. Yani bundan 1 ay sonrası için haftasonuna bir plan yapayım desem müsait olup olamayacağımı kestirmek mümkün değil, o yüzden planları genelde maks 3-5 gün öncesinden yapıyorum.Eşimle bi
Selamlar herkese, bir konuda görüşlerinizi merak ediyorum.

İşimin doğası gereği uzun vadeli planlar yapamıyorum pek. Yani bundan 1 ay sonrası için haftasonuna bir plan yapayım desem müsait olup olamayacağımı kestirmek mümkün değil, o yüzden planları genelde maks 3-5 gün öncesinden yapıyorum.

Eşimle birlikte kayağa merak saldık son yıllarda, sezonda 2-3 kere 3-4 günlük organizasyonlar yapıyoruz. Eşim dün 1 ay sonrasına arkadaşıyla gitmek için konser bileti bakıyordu, ben de ona o hafta müsait olursak kayağa gitmek istediğimi, eğer kendisi konser sebebiyle gelemeyecekse tek başıma gideceğimi söyledim. Daha öncesinde de benzer tartışmalar yapmıştık, o benim onsuz da olsa tatile gitmeye hevesli olmamdan hoşnut değil. Kendisinin asla bensiz gitmeyeceğini söylüyor. Ama mesela tek başıma değil de başka bir arkadaşımla gitsem bunda sıkıntı yokmuş ama tek başıma gitmem hoş değilmiş.

Bana saçma geldi açıkçası X kişisiyle gitmemle tek başıma gitmem arasında onun açısından değişen hiç bir şey yok bence.

Yani o da gelmek istiyor ama ben onu götürmüyorum gibi bir durum yok ortada, müsait olmadığı için kendisi gelemiyor. Yani onun hoşuna gitmeyen kısım anladığım kadarıyla benim onsuz da o tatilden keyif alabilmem, onla gitmişim onsuz gitmişim umrumda değilmiş gibi düşünüp, kendini değersiz hissediyor sanırım.

Halbuki o gelebilse tabiki onunla gitmek isterim ama sonuçta aktivitenin kendisi keyifli benim için, o gelemedi diye zehir olmaz tatil bana.

Ha tabi benim o haftasonu gitmiş olmam diğer haftasonlarını etkileyecek bir şey değil, hani sadece 1 hakkımız vardı da onu tek başıma harcadım gibi düşünülmesin.

Sizin bu konudaki görüşünüz nedir? Eşinizin/sevgilinizin tek başına şehir dışındaki bir kaç günlük bir tatil/organizasyona gitmesi konusunda?

Not: Cevap verirken yaş ve cinsiyet belirtirseniz sevinirim.
0
bobinhoo
(15.01.25)
Gidebilir.

Ben de tek başıma gidebilirim. Ayrıca arkadaşlarıyla da gidebilir, ben de arkadaşlarımla da gidebilirim. Evliyiz diye yapışık yaşamak zorunda değiliz. İnsanlar bazen yalnız kalmak da isteyebilir. Evli olsam eşimle ayrı evde yaşamak isterim mesela.

40- k

Herkesin bir alanı olması lazım. Evlilik, gerçekten de yapışık yaşamayı gerektirmez.
0
rock n roll
(15.01.25)
29K

bence okay. bundan sonra ben de planlarimi kendime göre, istedigim seye göre yaparim. karsi taraf uygunluk olursa eslik eder.

fikir olarak güzel gelse de birbirinden uzaklasmaya acilan bir gate adeta.
0
sonsuz
(15.01.25)
32 irkek.

Kendi başıma tatile gitmem, hanım da gitmez zaten.
0
logisticsmanager
(15.01.25)
Bence burada sen haksizsin.Kayak sezonda 2-3 kere yapilan bir organizasyonsa yaptigin baz plan esinin musait olmadigi bir haftasonunda olmamali.Ya o haftasonunu kayak icin bosaltin yada esin musait degilse baska bir haftasonunu kapatin kayak icin.

Esler birbirinden ayri plan yapabilir ama sezonda 2-3 defa yapilan bir haftasonu kayak tatilini esinden bagimsiz planlayamazsin
0
turkuaz
(15.01.25)
37, E, Bekar.

Ben eşlerin eş zamanlı olarak farklı kişilerle ya da yanlız bir şekilde aktiviteler yapmasını kıymetli buluyorum. O arkadaşıyla konserdeyken siz de tatilde olacaksınız. Eğer eşiniz evde oturuyorken ya da başka bir şey yapmıyorken siz tatile gitseydiniz absürt olurdu ama anlattığınız hikayede bir problem göremedim ben.

Ancak tabii burada bir orta yol bulmak gerekecek. Bu durumda da fedakarlık yapan siz olacaksınız gibi duruyor. Tatil yerine başka bir aktivite düşünebilirsiniz.

Bir de eşinizin tam olarak bu işin neresinden rahatsız olduğunu öğrenebilirseniz ileride benzer problemleri yaşama ihtimaliniz azalır. Açık açık sormakta fayda var.

Kolaylıklar.
0
shatskikh
(15.01.25)
tutarsizlik.

konser vs kayak: neden eslerden biri konsere gidebilirken digeri kayaga gidemesin. ikisinin birbirinden ne farki var.

arkadasla vs tek: neden arkadasla gidilebilirken tek gidilemesin, arkadasla gitmenin tek gitmeye gore daha guvenilir olmasinin nedeni ne.

bence iki durumda ayni, tam tersi olsaydi muhtemelen konsere arkadasla gitmenin yanlis, kayak ve tek gitmenin normal oldugunu gerekcelendiren argumanlarla gelecekti.

bence eslerin birbirinden ayri zamanlarini, ilgi alanlarinin olmasi guzel birsey, ama bunu eslerden biri kendisi icin hak, ama karsi tarafa lutuf olarak gormesi tutarsizlik. cunku asil istedigi sey kendi arkadasiyla konsere gittiginde sizin evde oturmaniz ve ondan ayri plan yapmamaniz.

insanlarin farkli gorusleri olabilir, buna saygi duyulur ama burada bencillik ve tutarsizlik var.
0
emrahday
(15.01.25)
@turkuaz

soruda da belirttiğim gibi o haftasonu gitmiş olmam diğer haftasonlarını etkilemiyor kesinlikle, bir hafta sonra müsait olsak yine gideriz problem yok o konuda.


@shatskikh

Eşimin rahatsız olduğu konu dediğim gibi onsuz da tatilden keyif alıyor olmamın onu değersiz hissettirmesi çünkü ona göre kendisi bensiz gitse keyif almazmış hiç. Ayrıca tamamen keyfi bir nedenden ötürü ondan 3 gün ayrı kalmayı kolayca göze alıyor olmamın yine aynı şekilde onu değersiz hissettirmesi. özetin özeti "sen beni benim seni sevdiğim kadar sevmiyorsun" hissiyatı.


@emrahday

kayakla konserin farkı birinde 3 saat gidip geri dönecekken diğerinin 3 günlük bir ayrılık yaratacak olması. konsere giden ben olsam sıkıntı çıkarmazdı. zaten şehirdışında olmadığım cumartesi akşamlarının çoğunu masa tenisi oynayarak geçiriyorum.
0
🌸bobinhoo
(15.01.25)
@tiredofwaiting

Öncelikle hikayedeki erkek tarafı benim. Tam detaylı anlatamamış olabilirim ama durum şöyle, bu yıl için şöyle bir plan vardı kafamızda müsaitlik durumu olan tüm haftasonlarını kayakta geçirmek. Ama sadece haftasonu için gitmiyoruz cumadan birleştirip (mümkünse perşembeden) öyle gidiyoruz. Sadece haftasonu için o kadar yol gitmek falan zor oluyor, bir de haftasonu daha kalabalık olduğu için daha az keyifli.

Ama işimin yoğunluğu, şehir dışı görevler gerektirmesi, özel hayatımızdaki başka olaylar vb sebeplerle sezonda maks 4-5 kereye tekabül ediyor bu müsaitlik durumu. Zaten kayak için de öncesinden plan yapmak pek mümkün değil 2-3 gün öncesinden hava durumuna bakmak gerekli, rüzgarlı havalarda olmuyor.

Daha öncesinde de benim kayağa tek başıma gitmemle ilgili sorun yaşadığımız için o bilet alırken ben belirtme ihtiyacı hissettim, bak eğer o hafta işim müsait olursa havada iyiyse vb. ben kayağa giderim haberin olsun problem çıkarma gibisinden. Konu buradan açıldı.

Arkadaş muhabetti de güvensizlikten değil de ona tuhaf gelmesinden, kendisi asla yapmayacağı için başkası niye böyle bir şey yapar empati kuramıyor. Dediğim gibi zaten sık sık şehir dışı görevlerim oluyor, bir bok yiyecek olsam oralarda da yerim zaten.

Konser cmtsi akşam olacağı için öncesinde veya sonrasında gelmesi mantıklı olmuyor zaten.
0
🌸bobinhoo
(15.01.25)
manitasini tek basina taylanda gitsin diye havaalanina birakanspor .d

degersizlik hissi tatilden bagimsizdir diyorum. ya sende birazcik romantizm kirintisi olsaydi soyle lanse ederdin; son dakika gelirdi, o konsere gitmeyi cok isterken sen uzulme sikilma tribine girerdin, napim kayaga mi gitsem ama tek basima da zevk almam ki baska yapcak bi seyim de yok(?) boyle boyle sanki onla gitsen super olurdu onsuz buruk gecer ama vaktini de kullanmak istersin gibi gosterirdin. su an sanki onsuz gitmek icin firsat olmus gibi gosteriyosun
0
ala09
(15.01.25)
@ala09

güzel tespit gerçekten, iyi bir manipülatör olsam davul zurnayla yollardı belki beni:) zaten yüzde 15-20lik gidebilme ihtimalim konuyu şimdiden açmama gerek bile yoktu belki ama düz adamım ben aklıma gelince söyledim direkt :)
0
🌸bobinhoo
(15.01.25)
Tek başınıza gidince sorun olacak ama bir arkadaşınızla gidince sorun olmayacaksa ve bunun sebebi onsuz tatile gitmeye hevesli olmanızsa arkadaşınızla gitmek nasıl daha farklı oluyor ki? Yine hevesli şekilde gitmeyecek misiniz?

Tek başına iş amaçlı da yolculuk yapıyormuşsunuz ama iş için olan şeylerde kırmızı çizgi çekmek zor. Buna ses çıkarmıyor olması sizin iş seyahatlerine çıkmanızdan memnun olduğunu veya dert etmediğini göstermez bence.

Bana güvensizlik daha olası geliyor, en azından tek başına gitmek ve arkadaşla gitmek arasındaki çelişki bu senaryoda cevaplanıyor.

Bir de madem sizin için çok da önemli değil, ben olsam meseleyi derinleştirmemek adına başka bir haftaya ertelerdim planı. O hafta gittim diye diğer haftalar da kapanacak diye bir şey yok demişsiniz. Anladığım kadarıyla uzun vadeli plan yapamıyor olmanız kısa vadede birden fazla kere plan yapmanıza engel olmuyor. Böyle yaparsanız gelecekte zorunlu olarak planları denkleştiremediğiniz bir senaryoda bir iyi niyet göstergesi olarak da kalır.

Benim için (kendi sevgilim özelinde) sorun olmazdı, ama bu tarz anketler çok da sonuca ulaştırmıyor. Çünkü aynı ben eğer güven sorunu hissetseydim bunu sorun ederdim. Ya da çevremde buna bağlı kötü bir olaya şahit olsam "aman canım ne olacak" demezdim bunu atlatana kadar. Bu tarz şeylerle alakalı her iki zıt fikri savunacak insan bulmak da mümkün her zaman.
0
akhenaten
(15.01.25)
peki siz de ayni degersizlik hissinden muzdarip olsaydiniz ne olacakti? ikiniz de kimsesiz bir yere gitmeyecek miydiniz?
yani tatil ile degersizlik hissi bagimsiz bir sey bence de, eger gercek nedeni bu ise, bunun uzerinde calismasi gereken kisi oncelikle esiniz ve elbette birlikte calismak. zaten fark etmek isin onemli kismi.
ben giderdim, gidiyorum, partnerimin de gitmesinde hic bir sorun yok. en basitinden kendisi sorf yapiyor, sorf yapabildigi bir yerde baska bir tasinmazimiz var, tam anlattiginiz gibi eger ruzgar izin veriyorsa son anda atlayip gidebiliyor 2-3 gunlugune, dilerse arkadaslari ile dilerse tek. gidebilirsem ben de gider kendisine katilirim, ancak benim o kadar sorf yapma derdim yok. bunda herhangi bir sorun goremiyorum, yetiskin insanlariz, hobilerimiz ve bedensel kapasitelerimiz, zamanimizi alan seyler farkli olabiliyor.

zaten uzmanlar da iki kisinin kendi deneyimlerinin olmasini ve bu deneyimleri yasayip birbiriyle paylasmanin ciftleri guclendirdigi konusunda hemfikir. elbettte saglikli iliskilerden bahsediyoruz. bu demek degil ki ciftler birlikte bir sey yapmayacak ancak ayri ayri deneyimler yasamalari esit derecede onemli.
0
kassiopeia
(15.01.25)
birlikte yaşadigim insanin ben olmadan da mutlu olabiliyor olmasi, onun bir kisilik sahibi oldugunun göstergesidir ve mümkünse benden ayri da bir hayati olabilen kişilik sahibi bir insanla birlikte olmaya gayret ederim.
0
deckard
(15.01.25)
31-K
Gidilebilir durumlar onu gerektiriyorsa bence hiçbir sakınca yok. Bence bu ayrı takılma işlerini kafada büyütüp mesele haline getirmenin bir anlamı yok. öbür türlüsü boğucu gerçekten.
Ama mesela bir keresinde ben bir yurtdışı şehrine gitmek istemiştim, yıllık iznimdeydim, eşimin de o dönem programı müsaitti, birlikte gidelim dedim, "ben çok yorgunum bu hafta dinlenmek istiyorum sen istiyorsan git" demişti, gıcık olmuştum :D
Onun dışında tek veya arkadaşlarımızla seyahate gideriz. Örneğin bir seferinde birlikte bilet aldığımız yere o programı sıkıştığı için gelemedi ben tek gittim.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(15.01.25)
normalde henüz evlenmediğim için toplumsal baskıların da verdiği baskıyla üzülüyordum, gerçekten yapılması/halledilmesi gereken en önemli bir şeyi yapamamışım gibi ama neyse ki böyle duyuruları veya evli arkadaşlarımın başından geçen buna benzer olayları görünce "oh, iyi ki böyle dertlerim yok" diyorum :))


bu bir tek bizim ülkemizde mi böyle acaba? ne hikmetse mantık şu şekilde:
kadının boş vakti varsa ister tek ister kendi arkadaşlarıyla istediğini yapabilir ama erkeğin boş vakti varsa bile, eşinin boş vaktiyle uymadığı için istediğini yapamaz.

bu bana saçma geliyor. evlilik yapınca hayat madem müşterek, hayattan alınacak zevkler de müşterek olmalı ve o zaman kocasının vakitsizliğine uymuyor diye kadın tek/arkadaşlarıyla eğlenecek işler yapamaz. bu müştereklik nedense bir tek kadının lehine olunca hatırlanıyor bu ülkede.

kısaca soruya cevap: hiç dert etmez, kendi başına da tatile çıkmasına hiçbir şey demezdim ama benim de tek başıma tatil yapmama karışmazsa.

erkek, 34.
0
m e b
(15.01.25)
gitmem, eşim de gitmez. 31 k.

yalnız şimdi konser ne konseri Türkiye'ye yüzyılda bir gelen bir grubun konseri mi yoksa ayda bir konser veren eski ünlü popçu konseri mi? ertelenecek konser var kaçırılmaması gerekn konser var. eşler birbirine bu konuda uyum sağlamalı.
0
Hallegadola
(16.01.25)
Ben gitmem, eşim de gitmez.
Zaten kısıtlı vaktimizi birbirimizle geçirmeyi hala seviyoruz. Her ilişkinin dinamiği farklı, o sebeple bizim ilişkimizde doğru olan başkalarında olmayabilir, bunun bilincindeyim.
+40 kadın
0
SiyamkedisiZorro
(19.01.25)
(27)

Yurtdisina Gitmeli Miyim Sorusu (Finlandiya, doktor kız arkadaş)

aguen
Merhaba duyuru. Bu sene evleneceğim kız arkadaşım doktor. Ben (29e) mühendisim. Kendisi Finlandiya'ya taşınmak konusunda kararlıydı, sürece hazırlanıyordu ama ben çok sıcak bakmadığım için seçimi bana bıraktı.Onun açısından TR net daha kötü tabii, ben de destek olmak istiyorum ama bir yandan da kend
Merhaba duyuru. Bu sene evleneceğim kız arkadaşım doktor. Ben (29e) mühendisim. Kendisi Finlandiya'ya taşınmak konusunda kararlıydı, sürece hazırlanıyordu ama ben çok sıcak bakmadığım için seçimi bana bıraktı.

Onun açısından TR net daha kötü tabii, ben de destek olmak istiyorum ama bir yandan da kendi kariyerimi düşününce hiç emin olamıyorum. Kendimce artıları eksileri düşündüm:

+ Medeniyet, kültür, kibar insanlar vs.
+ Sokakta random bıçaklanmama, köprüden geçerken rastgele yıkılma şansının çok daha düşük olması.

- Şu an işyerinde memur değilim ama benzer şekilde disiplin suçu dışında atılamıyorum. 5 yıllık bir çalışan olarak 200.000/ay brüt maaş alıyorum. Finlandiya'ya gidersem maaşım büyük ihtimalle düşecek.
- İşyerinde kendi projelerimde çalışabiliyorum.
- İşimin mental yükü çok az. Evet saat olarak mesai saatleri yüksek, cuma geceleri genelde iş oluyor. Ama iş arkadaşlarımdan daha yetenekli olduğum için bazen evde oyun oynuyorum gün içinde, sonra 2 saatte hallediyorum; onların yapamadıklarını da topluyorum.

+ Online yurtdışından sipariş verebilme.
- Yemeksepeti vs. şeylerin olmaması.
+ Çocuk işlerine girilirse eğitim, güvenlik.
- Random bir dilleri var. Dil konusunda yetenekli biriyim ama işin içinden çıkılabilir durmuyor.
+ Türkiye 10 sene sonra çok daha kötü olur mu?

Siz ne yapardınız. Dener miydiniz?
0
aguen
(14.01.25)
bu soruyu buraya sorarsan herkes git der düşüncesiyle geldim. ben gitmezdim.
0
deartheodosia
(14.01.25)
kız arkadaşını önden yolla, sensiz pişman olacak ve orayı beğenmeyecek bence ve geri dönecek, bi süre pusuya yatardım :) Finlandiya onun için de çok zor bi seçenek değil mi?
0
damba
(14.01.25)
Finlandiya neden?
Saydigin seyler daha cok sosyal devlet yani diger eu ülkelerinde de olan seyler.
200k brüt demissin.
65k€ yapiyor yillik. Öyle bir maas finlandiya‘da da bulursun merak etme.
0
sonsuz
(14.01.25)
O kadar imkansahibi ve maasi ben alsam finlandiyayi turkiyeye getiririm kardeş neden gideyim
0
Zetnikov
(14.01.25)
finlandiya'nın neresi, turkiye'nin neresi? helsinki tabii ki çok kötü bir opsiyon değil ama diğer şehirleri soğukla birleşince istanbulla filan kıyaslanacak yerler değil. geberirisiniz sıkıntıdan ki helsinki bile yani eh. hayattan ne beklediğinizle, burda ne yaptığınızla alakalı. hoş oyun oynayıp yemek siparişi veriyorsanız sürekli nerde olduğunuzun pek bir önemi yok.

sosyallik açısından fin toplumu biraz kendi arasında kapalıdır da ayrıca. ciddi göçmen de var.

müstakbel eş uzmanlığını yaptıysa ve özel sektörde devam edebiliyorsa ben kalmayı seçerdim. fince filan da dünyada işe yaramaz uğraşılmaz diller.
0
awlmi
(14.01.25)
galiba bi ben gidermişim :d
0
baldan kaymak
(14.01.25)
Neden Finlandiya sorusunun cevabı şey, orada denklik almadan önce bi staj aşaması oluyor ve temel bir maaş veriyorlar. Bir de anlamsız bir dil olduğundan, C1 olanı kabul ediyorlar direkt anladığım kadarıyla. Diğer ülkelere doktor olarak gitmek daha zor sanırım.
0
🌸aguen
(15.01.25)
Abi biraz zor soru. Finlanda olmasaydi daha kolaydi.

Benim finli çalışma arkadaşım var. Oralar sessiz sakin de süper değil. Özellikle iş olanaklari, sağlık vs. Benim arkadaş çok sikayetci oralardan, fransa bile Çok çok daha iyi yani (ki ondan da şikayetçi olan çok).

Harbiden neden illa orası? Hanım oralı mi? Değilse yani trilyon tane ülke var.

Bir de kişiye çok bağlı. Ben hayatta yapamam ne fin insanıyla ne de Finlandiya ile. Kötü olduklarindan değil de akdeniz insanı benim olayim.
0
logisticsmanager
(15.01.25)
“Bir de anlamsız bir dil olduğundan(?) C1 (gayet yüksek bir seviye) olanı kabul ediyorlar direkt anladığım kadarıyla.”
Şu dil konusunu bir gözden geçirin.
0
sibertenik
(15.01.25)
finlandiya'ya hiç gittin mi? nasıl bir hayat var, gördün mü?

ben helsinki'ye gittim, yaşanmaz orada. hayatımda bu kadar sıkıcı, yapacak hiçbir şeyin olmadığı bir şehir görmedim. ki bu bir de başkent. diğer şehirleri hayal bile edemiyorum. yazın bile sokakta hayat yoktu. finler iklimden dolayı evlerinde sosyalleşiyorlar ve kendi küçük dünyalarında, hele hele evlerinde bir göçmeni kabul etmeleri çok zor. enternasyonel bir ülke de olmadığından, minicik bir sosyal çevrenin içine hapsolmaya hazır olun.

oraya arkadaşlarımız göçtü. onların yanına gitmiştik. finlandiya'ya gelmekle büyük hata yaptıklarını söylüyorlardı. sosyal devlet ve iş açısından da iyi bir ülke değilmiş. bir sürü detay anlatmışlardı ama unuttum açıkçası.

çocuk telekom mühendisi gibi bir şey. nokia'da çalışıyordu. iki sene önce işten çıkarıldı. en son belediye şoförü olmaya çalışıyordu. o denli bir kıtlık var, iş bulma konusunda.

işin fince tarafına değinmek dahi istemiyorum. 5-6 yılda hala öğrenememişlerdi ve aşırı zor olduğunu söylüyorlardı.

doktor olarak yurt dışına gidilecek çok daha iyi avrupa ülkeleri var. zorsa zor, çabalayın upğraşın, başka bir ülkeye göçün.
0
sir gawain
(15.01.25)
hocam aynı sekilde ingiltereye tasındık. finlandiya dilden ve izole olmasından ötürü biraz daha zorlayıcı. özelden yazın detaylı konusalım.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(15.01.25)
Oradan biriyle evlilik yapma veya ilişki ihtimali yoksa izole bir hayat yaşarsın. Finlandiya'da bir Türk olarak Türk gibi yaşamak birçok yönden sorunlu. İleride çocukların daha da ciddi sorun yaşar.

Finlandiya'da parayı da bulamayacaksın.

Ne için gidilir? İnsani gelişmişlik ve sosyal ilişkiler. Türk bir aile olarak sosyal açıdan izole olunacağı için şahsi fikrim bu durumda gidilmez
0
wd40
(15.01.25)
koş.
0
kimlanbu
(15.01.25)
Turkiyede ic savas cikcak fps oyunlarinda iyiysen kal
0
lapaz
(15.01.25)
Kiz arkadasinin Finlandiya'ya kabul edilecek kadar donanimli olmasina mi sasirayim yoksa senin ayda 200k kazanmana mi..

Sahsen ben olsam kizdan ayrilir, Amerika'ya göçerdim.
0
feastofthedamned
(15.01.25)
Hanımlar beyler, neden ayrılayım evlenmeyi planladığım insandan biraz mantık ya :D

Bir de amerika'ya asla gitmem. Beni hiç çekmiyor, kültürel olarak da uyumlu olduğum bir ülke değil.

Danimarka vs. ya da ingiltere olsa mesela daha sıcak bakardım ama ingiltere'de IT sektörü içler acısı. Çok ileri seviye bir kurumdaki arkadaşım bile 8 aydır iş arıyor maaş düşürmeden başka yer bulamadı.
0
🌸aguen
(15.01.25)
Ben de herkes kesin git demistir diye geldim ama buyuk yanildim. Birkac yillik gecici birsey olmadiktan sonra bence gidilmez. Finlandiya'ya romantik dusuncelerle cok olumlu bakiyordum. Finlandiya olmasa da Hollanda'ya geldim. Az cok tanidigim, akrabam da var, ona ragmen patladim. Geldigime pisman degilim ama uzun sure kalacagimi sanmiyorum.
0
mbond
(15.01.25)
yazdigin kriterler tuhaf. bence ulkeden ziyade kafayi degistirmen lazim. cunku insan gittigi yere kendisini de goturuyor. bu evhamlarla gidersen mutsuz olup geri donme ihtimalin %99 diyorum. bir turk icin ispanya'da yasama zorluk seviyesi 4 ise finlandiya 9'dur. kultur, iklim, adaptasyon hayvan gibi problemler varken yemeksepetini, amazonu falan dusunmeni kastediyorum.
0
buenosdias
(15.01.25)
@mbond, göcün modasi gecti.
0
sonsuz
(15.01.25)
6 yildir Almanyada yasayan benim icin bile cevaplamasi zor bir soru cunku asiri kisisel.
SIzin durumunuzda Turkiyeden ayrilmak icin cok guclu bir neden olmasi lazim.Ben mesajinizda o nedeni goremedim. Kuzey Avrupa iklimi olsun, insani olsun dili olsun adapte olmasi diger Avrupa ulkelerine gore daha zordur diyebilirim.Cevre ile iliskin nasildir bilmiyorum ama yasam coskunu bile kaybetme riskin var eger gitme nedenini kafanda tam oturtamadiysan.Oncelikle maddi olarak daha iyi olmayacaksiniz bence.

Yerinizde olsam 1 ay izin alir Finlandiyada etrafi gezerdim.
0
turkuaz
(15.01.25)
Ülke değiştirmek sanılanın 10 katı zor bir iş. Hele bir de bizim gibi kaostan nordic,baltic vs. güneşsiz ülkelere gelmek daha bir fantastik değişim istiyor. Ancak bu kişiye bağlı bir geçiş.

Dolayısıyla bu kişinin kendi tercihi olmalı, eş sebebiyle istemeyerek gidersen kız arkadaşı zaten geçtim, orada mutsuz olursan ki başta dünyanın en güzel yerinde de olursun malum kuş ve altın kafes, ilişkiniz bundan çok etkilenir. Bu kolay bir yük değil. ancak abi yemeksepetini negatif yazmak nedir allahısen yada yurtdışı siparişi pozitiflemek ne.
wolt.com yani al yemeksepeti hatta iyisi kim yok diyor. Çok basitten bakıyorsun bu işe.
0
wallcan
(15.01.25)
Bence giden insanların YouTube videolarını izleyin ve tartın. Gittikten sonra sorun etmem dediğiniz şeyleri sorun edebiliyorsunuz. Bu kesin sorun olur dedikleriniz sorun olmayabiliyor. Erkek arkadasım yanıma gelmek konusunda %100 eminken sonradan baska ulkeye gecemez misin ben o dili ögrenemem demeye basladı ben de ona da uygun olabilecek ulkelere bakmaya basladım. Yazan herkes haklı, gorundugunden daha zor ve kotu hava psikolojiyi cok etkiliyor.

Kız arkadası onden yollamak da mantıklı. Ben erkek arkadasımdan once onden gittim ama ona hic uymayacagını gorunce alternatiflere bakmaya basladık.
0
jazzabel
(15.01.25)
yemeksepeti konusunda linç yemişim :D onunla anlatmaya çalıştığım, türkiye'de yemek diyoruz geliyor, evim temiz olsun diyoruz temizlikçi geliyor; özel hastanelerde vip hizmet görüp işimizi hallediyoruz vs.

bunların olmayacağının farkındayım. ve böyle bakınca bence gerçekçi bir eksi.

finlandiya'ya hiç gitmedim ama beni çekmiyor. belki de gidip görmek lazım ama verdiğim örnek ülkeler danimarka veya ingiltere gibi multicultural değilmiş gibi geliyor. giden insanların "bura çok güzel" diye anlattıkları şeyler çok basit çok küçük geliyor.

öte yandan kendi arkadaşlarımın 80%i falan hollanda/ingiltere dağıldılar. bir ikisi hariç mevcut yaşam kalitem daha yüksek olduğu için gitmedim.
0
🌸aguen
(15.01.25)
turkiye'de rahatim yerinde diye daha bu yasta yurtdisina tasinmamazlik etmezdim, daha cok genc oldugumu dusunur turkiye'nin toparlanmasi icin en iyi ihtimalle 10-15 yil gerektigini goz onune alirdim. bununla beraber, yasamdan ne beklediginiz cok onemli, su anda sizi rahatsiz eden bir durum yoksa muhtemelen zaten yurtdisina gidip gitmemek sizi pek degistirecek bir sey degil. ben 10 yil once bile turkiye'nin geldigi halden epey rahatsizdim.

bununla birlikte ikinizin de anladigim kadariyla daha ayak basmadigi, sevip sevmeyeceginizi bilmediginiz bir ulkeye gemileri yakip gitmek sacma. C1 cok ciddi bir dil duzeyi bu arada. Almanca mesela b2 sinavi ile c1 sinavi arasinda daglar kadar fark var, oyle b2yi biraz gelistirdim c1 aldim denecek bir fark degil - bence - . arkadasinizin fincesi hangi seviyede su anda? gidip biraz gormek, belki 1-2 ay kalmak daha mantikli bir secenek. ve bu 1-2 ay yazin ortasinda degil kis aylarinin ortasinda olmali.

yillik 65kEuro brut isinizde iyiyseniz alinmayacak bir sey degil +1
0
kassiopeia
(15.01.25)
Uemeksepeti/Amazon siparisi konusunda linc yemekten ziyade, benim anladigim kadariyla arkadaslarin dedigi, "baska ulkeye tasinmak veya tasinmamak icin bunlardan daha buyuk nedenlerinin olmasi lazim yoksa pisman olursun" seklinde. Ya bir sebepten Turkiye'den kesin gitmek istemen, veya yeni ulkeye bir sebepten asiri ilgi duyman falan lazim ki sende bunlar yok.

Bircok kisi Finlandiya'nin kulturel icedonuklugunu yazmis ki bu ne kadar yazilsa az. Avrupa standartlarinda bile son derece dislayici bir toplum olmasiyla meshur, Almanlari akdeniz insani gibi gosterir kiyasla o derece.

C1 konusu da bahsedilmis. Vatandaslik icin sinav yapiyorlarsa o C1 ciddi bir C1'dir, eksi sozlukte herkesin yersen C1 ingilizce bilmesi gibi bir sey degildir. Zorlugu da Ingilizce'yle Ispanyolca'yla falan kiyaslanamaz. Bir de mesela bir yabanci Turkiye'ye yerlesse herkes onunla habire Turkce konusur, iste konusur, asansorde konusur, pazarda konusur vs istemsiz olarak pratik yaptirir. Finlandiya'da bu olmayacak ve kafayi kirip her gun saatlerce ugrasmadikca kayda deger bir Fince ogrenemeyeceksin. Bu abartiliyor gibi gorunse de gercek.
0
hot potato
(15.01.25)
yurtdisina cikmayi dusunen arkadaslara iki tavsiyem var

1 - gideceginiz ulkenin dilini iyi bilmeniz lazim, cok iyi. yoksa zir cahil muamelesi gorursunuz, bocek kontenjanindan disari cikmanin manasi yok.

2 - alacaginiz maasin ortalamanin ustunde olmasi lazim, yoksa surunursunuz.

bu ikisini de finlandiya'da yapabilecegini sanmiyorum, o yuzden benim cevabim net olarak GITME.

Turkiye'de senelik 2.5milyon maasi birakacak adamin yurtdisinda senede bunun 4-5 katini yapmasi lazim ki degsin. o da 300-350bin dolar maas demek. bunu da sana verebilecek tek ulke var, USA.

"kosarak git", "buyuk firsat", "gitmezsen salaklik edersin" falan romantik cevaplar, romantizm de karin doyurmuyor.
0
cooperr
(15.01.25)
Tekrar yorum yapiyorum bilet al git gez insanlarla selamlas bi kahvesini fln icin oranin bakalim

Ama uzun kalmaya calis 1 hafta dayanamayacaksin yada asik olcan bilemeyiz bence en mantiklisi bu

Cunku sen hevesli gozukuyorsun bizi dinlemezsin sincik
0
Zetnikov
(22.01.25)
(12)

iş hk

baldan kaymak
1) günün kaç saati dolu geçiyor?2) haftada kaç gün mesai saatinde çıkabiliyorsunuz?3) stres seviyesi nedir? Ayda 1-2 gün ya da yılda 1 hafta gibi.ben başlayayım:1) neredeyse tamamı böyle geçiyor.2) belki 1-2 gün, yaklaşık 6-8 aydır mesaili.3) ne olacak diye kriz geçiyor. Koşuşturmaca bitmiyor. Bi iş
1) günün kaç saati dolu geçiyor?
2) haftada kaç gün mesai saatinde çıkabiliyorsunuz?
3) stres seviyesi nedir? Ayda 1-2 gün ya da yılda 1 hafta gibi.

ben başlayayım:
1) neredeyse tamamı böyle geçiyor.
2) belki 1-2 gün, yaklaşık 6-8 aydır mesaili.
3) ne olacak diye kriz geçiyor. Koşuşturmaca bitmiyor. Bi işin ortasındayken "onu bırak bunu önceliklendirelim" diye daha büyük bir iş geliyor. Haliyle takvimler atlıyor.

Açıkçası zamanla yığıldı birşeyler gibi geliyor. Konuştum da ama birşey değişmedi. Şu saat oldu mesaiye kalınca iş mi değiştirsem diye düşünmeye başladım. Yaşıtım bir arkadaşım da "ben youtube yayınına giriyorum, gelirsin sende" diyince "ne yapıyorum lan ben" dedim kendime. Dolayısıyla ortalamayı merak ettim. Biraz iç döker gibi oldu. Cevaplar için teşekkürler.
0
baldan kaymak
(14.01.25)
Yeni işimde 12. günüm, normali bu değildir umarım.
1- 7-8 saat
2- 12 günde bir kere akşam kaldım.
3- Stres sıfır.
0
gabe h coud
(14.01.25)
son saate enerji kalmıyor geri kalanı dolu (toplam net çalışma süresi 7,5 saat)
ya seve seve ya da işsizlik
0
bir soru sorcam
(14.01.25)
Sektöre çok bağlı sanırım ben daha temel bilimler alanındayım, yakın bir arkadaşım finans alanında ikimizin programı komple zıt. Onun programı sizinki gibi. Benim doluluğum projelerin gidişatına göre değişiyor. Bazen tam gün dolu bazen neredeyse hiçbir şey yok, bu döngü her ay yaşanıyor. Mesaim yok, stres seviyesi de ne az ne fazla.
0
akhenaten
(14.01.25)
Öğle arası, tuvalet, iki dk kalkıp çay kahve alma dışında tamamen dolu geçiyor.
Mesai saatinde çıksam bile haftada en az 1-2 gün PC ile eve gelip aksam çalışıyorum yoksa yetişmiyor. Fazla mesai ücreti yok üstelik:(
Stres düzeyi 7/10.
0
Amaranta ursula
(14.01.25)
şu anda çalışmıyorum ama çalıştığım son dönemlerdeki ortalamamı ve yorumlarımı aktarayım.

1- 4 saat kadar. yönetici olduğum için geri kalanı da ofis içi toplantı ve konuşmalarla geçiyordu.
2- neredeyse her gün istediğim saatte çıkabiliyordum ama eve gittiğimde de iş bir yandan devam ediyordu. ayda 1-2 kere de kalmalı iş seyahati oluyordu. yılda 2-3 kere de gece gece evden fırlayıp ofise gitmeli krizler oluyordu.
3- sektör gereği, stresi sıfırlamak mümkün değildi. hatta biraz stres olmazsa, rehavet sizi geriye götürüyordu. yine sektör gereği, iş kazaları ve iş yerindeki işle alakasız kazalar sıfırlanabilir değildi. 4 yılda 2 kişi beyin kanaması geçirdi (kesinlikle iş yeri kaynaklı değil) bunlardan birisi vefat etti. bu ve benzeri durumlar inanılmaz stres yaratıyor.
0
co2s2
(14.01.25)
1) 3-4
2) Her gün (sahada çalışıyorum)
3) Üç ayda iki hafta.
0
soft
(15.01.25)
Bazen 3-4 bazen 8. Bazen saatlerce toplanti oluyor normal is yapamıyorum bile.

Bilmem. Mesai saatim yok pek. Gün içinde işim varsa 1 saat gidip yapabilirim falan, önemsiz yani.

Sürekli ama yani böyle hani beni etkileyen bir stres değil. Yani calismaktan çok mutluyum, tedarik zincirini çok seviyorum ama kesinlikle herkese göre değil. Misal bundan önceki işimde gece zor uyurdum stresten. Ondan mutluyum yani.
0
logisticsmanager
(15.01.25)
abd'de big five denilen tech sirketlerinden birindeyim.

1) 10 gibi gidip 3 gibi cikiyorum. arada 1 saatlik ogle arasi oluyor. ben proje yoneticisi olarak calisiyorum ama bircok yazilimci gunde 2-3 saat calisiyor.
2) her gun.
3) ben burada yeni basladigim icin su an cok yuksek degil ama gecen vp'lerin de oldugu toplantida 100'den fazla kisiye sunum yaptim. o stresliydi.
0
antikadimag
(15.01.25)
bazı haftalar ekstrem zorlu geçse de genelde şöyle;

1-günde 3 4 saat doluluk.
2-mesaiye 2 senedir en fazla 15 gün kalmışımdır hepsinde de kendi isteğimle kaldım.
3-stres yok sayılır.
0
yenibirgüzelnick
(15.01.25)
1- günde 1 saat
2- istediğim saatte çıkabilirim
3- stres sıfır gibi
benden önceki yönetici ablamız iyi çalıştığı için işler tıkırında
0
rahmi pinkfloydoglu
(15.01.25)
1) Ortalama 2-3 saat (maalesef)
2) Neredeyse her zaman, hatta normalden bir tik erken cikiyorum bazen.
3) Gorece yuksek ama isin coklugundan degil, azligindan, vicdan muhasebesi, faydali olamama hissi vs stres yaratiyor.
0
mbond
(15.01.25)
patrona son 2 saat çalışmayorum, gözüm başım ağrıyor maaşımdan kes erken çıkayım desem kovulur muyum
0
bir soru sorcam
(25.01.25)
(21)

Seçme imkanınız olsa hangi ülkede yaşamak isterdiniz?

a man alone
Ve seçme nedeniniz nedir?Amerika ve Kanada hariç.
Ve seçme nedeniniz nedir?
Amerika ve Kanada hariç.
0
a man alone
(13.01.25)
Iskocya.
0
Amaranta ursula
(13.01.25)
Arjantin.
Insani güzel, dili güzel, cografyasi güzel
Para ve yasam sartlarindan bagimsiz tabii

Bunlar isin icine girerse de almanya
Trye yakin, cok türk var, ona bağli olarak yemek, ülkeler arasi anlasma falan iyi, isci haklari iyi, maaslar iyi
0
sonsuz
(13.01.25)
Finlandiya.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabını okuduktan sonra daha çok istedim. Bir de dünyanın en mutlu ülkesiymiş. Soğuk sevmem ama katlanılamayacak bir şey değil.
0
rock n roll
(13.01.25)
İspanya
0
kisa
(13.01.25)
Londra, İngiltere

On güncük kalmıştım gerçi ama çok ait hissetmiştim. Kuzenim yerleşti daha sonra Ankara Anlaşmasıyla, onun anlattıklarının da etkisi var.
0
kullanicadi
(13.01.25)
Barcelona
0
gabe h coud
(13.01.25)
yurtdışına hiç çıkmadım ama en çok ingiltere beni çekiyor ya. birine söylesem "manyak mısın havası kapalı, sıkıcı" falan der:) ama adamlar her alanda çok iyiler be. özellikle müzik konusunda hayranım.
0
nothing in my way
(13.01.25)
Ülke değil, doğrudan şehir olarak Barcelona. İklim, mimari, yemek, deniz. İspanyolca biliyor olsaydım şansımı denerdim.
0
asteriks
(13.01.25)
berlin, almanya. hayattan bekledigim hersey ve fazlasi var.
0
deckard
(13.01.25)
UK, Londra. Çünkü sektörümden çokça arkadaşım gitti ve gayet huzurlu yaşıyorlar. İkisi vatandaşlığını almanın eşiğinde. O birikim ve güçlü pasaportla buraya dönseler bile rahatlar ki hala sektörde ismini bolca duyduğum arkadaşlar bunlar. Gidebilsem işim şimdiden hazır ama işte olmuyor öyle napalım. :(
0
guitarissimo
(13.01.25)
İspanya. İnsanları medeni, sıcakkanlı,eğlenmeyi seviyor , yemekler iyi.
0
Mistyimage
(13.01.25)
İzlanda.

-Aşırı izole. Göçmen mülteci savaş vs çok uzak gündemdir onlar için.
-Soğuk. Soğuğu severim. Soğukta yaşayan insanların verimsiz işlerle uğraştıklarını görmedim. Sıcak iklim insanı bozuyor. (Bence)
-küresel ısınma belki olumlu anlamda etkiler.
-diğer ada ülkeleri gibi kendine yetebilir. Japonya uk vs. Bağımlı olabileceği ne var savaş vs durumlarda.

Ben hep apokaliptik durumları düşündüm.

İnsan sevmiyorum.

Lüzumsuz iş yoksa mutluluk vardır.
0
help im alive
(13.01.25)
İngiltere. Çünkü futbolu çok seviyorum her hafta maça giderim.
0
mikahakkinen
(13.01.25)
turkiye'de yaşamaktan memnunum. ama yurtdışı olacaksa ispanya'nın güney sahil kentlerini seçerdim. yemek güzel, insanlar eğlenceli ve pozitif, sokaklar canlı, hava güzel, şehirler yaşanası, denizcilik ve yelken kültürü var.
0
awlmi
(13.01.25)
Akdeniz'e kıyısı olan ülkeler. Fransa'dan memnunum.
0
logisticsmanager
(13.01.25)
Secenekler arasindan, lafi bile olmaz, diger ingilizce konusan ulkelerden birini tercih ederdim. Ingiltere, Avustralya, Yeni Zelanda, Irlanda vb. Hem merkezi ve hem buyuk olmasi acisindan Ingiltere ilk tercihim olurdu.
0
hot potato
(13.01.25)
Kimse soylememis tabikide taywan

Çince konusuyorlar sende ogrenir kafadan ber ulkede cok rahat is bulur yada kurarsin bu dili bilirsen

Çin japon kore karmasi gibi bi ülke

insanlari cok iyi yardımsever
Teknolojisi cok iyi sehir japonya ve cin karmasi gibi

Cogu sey ucuz sadece evler asiri pahali

Sahilleri parklari sehrin tasarimi trafikteki davranislar falan harika

Deniz urunler ve bu tarz yemekler guzel

Benim hayalim taywan abi
0
Zetnikov
(14.01.25)
Danimarka. Her şeyi güzel valla her gidişimde aşık bir şekilde dönüyorum.
0
aguen
(14.01.25)
Güney Fransa. Sağlıklı hayat, köy hayatı, refah, medeniyet.
0
twelfth
(14.01.25)
Buyuk sehirler haric Turkiye, ama problemli toplumsal iliskilerden dolayi cok tercih edemiyorum.

Bosna-Hersek, guzel ama dil ogrenmek lazim, gelismemisligin dezavantajlari var, yer yer havasi kirli vs. daha da onemlisi bulundugu cografya sikintili, yarin dunya genelinde bir catisma ciksa direk birbirlerine girerler gibi geliyor.

Yunanistan, Bati Trakya, belki kuzeyde pomaklarin yasadigi daglik kesimler daha iyi olabilir. Normalde asiri sevecegim bir yer degil ama Turk nufusu var, ve muhtemelen Turkiye'deki toplumsal sorunlar daha azdir. Ayrica eskiden kasvetli hava sorun olmaz diye dusunsem de, oyle bir yerde yasayinca sorun oldugunu anladim. Yilin cogu kasvetli olan yerlerde yasamak insan biyolojisine iyi gelmiyor. Bu secenekte cocuk olunca Yunanistanin sistemine tamamen dahil olmak zorunda olmasi dusunduruyor.
0
mbond
(14.01.25)
Portekiz ya da Kanada isterdim
0
mirty
(14.01.25)
(5)

giyim markası soruyorum

exlibris
toplu taşımada birinin üzerinde kapşonlu bir mont gördüm. manşetlerinde Fn gibi bir logo vardı. Fr de olabilir. çizmeye çalıştım yaklaşık şöyle bir şey https://prnt.sc/DfX57O1_T5S5bu markayı tanıyan bilen var mı?
toplu taşımada birinin üzerinde kapşonlu bir mont gördüm. manşetlerinde Fn gibi bir logo vardı. Fr de olabilir. çizmeye çalıştım yaklaşık şöyle bir şey prnt.sc

bu markayı tanıyan bilen var mı?
0
exlibris
(13.01.25)
Valla the north face geldi aklıma.
0
Amaranta ursula
(13.01.25)
yok north face değil. çok bilinen bir marka değil gibiydi. ama güzel monttu tam istediğim gibi bir şeydi.
0
🌸exlibris
(13.01.25)
Defacto nun spor ürünlerinde, spor montlarında kullandığı logo
0
grimavi
(13.01.25)
Defactofit +1
0
logisticsmanager
(13.01.25)
evet defactofit miş. teşekkürler
0
🌸exlibris
(14.01.25)
(7)

Ev kredisi çekmişler yardım lütfen?

bobinhoo
Merhabalar,Geçen sene şubat ayında bir ev kredisi çekmiştim, bir yılı dolmak üzere. Çekerken ev sigortası gibi bir şey yaptırmışlardı zorunlu olarak ve bunu kredi süresi boyunca yenilemem gerektiğini söylemişlerdi.Şimdi sigortanın süresi dolacak, banka bana bunu yenilemem için ulaşır mı? Ulaşmaz ise
Merhabalar,

Geçen sene şubat ayında bir ev kredisi çekmiştim, bir yılı dolmak üzere. Çekerken ev sigortası gibi bir şey yaptırmışlardı zorunlu olarak ve bunu kredi süresi boyunca yenilemem gerektiğini söylemişlerdi.

Şimdi sigortanın süresi dolacak, banka bana bunu yenilemem için ulaşır mı? Ulaşmaz ise ben de yenilemesem ne olur?

Bu konuda tecrübeli biri varsa cevap verebilirse sevinirim. Teşekkürler...

Not: Kredi çektiğim banka Akbank.
0
bobinhoo
(13.01.25)
Banka sana ulaşır da, bence ulaşmasını bekleme. Bir ay kala gel yenileyelim tadında bir SMS gönderir. Git konuş. Taksit yaptır, falan.

Yenilemezsen olur mu? Olmuyor maalesef. Kredi sözleşmesini okursan, var bununla ilgili bir madde.
0
Mirket
(13.01.25)
hocam farklı bir sigorta şirkeninden fiyat alın. bankaların anlaşmalı olduğu yerler genelde geçirirler bu sigorta işinden. ben geçen sene bankanın istediğinin yarı fiyatına farklı bir sigortadan yaptırdım, hem de kredi kartına 8-9 taksit falan yaptılar. bankadan sms/mail gelmeyebilir, krediyi çektiğiniz şubedeki müşteri temsilcinizle konuşun. onlar size fiyatını söylesinler, farklı yerlerden teklif isteyin.

bu arada bu dediğim ek sigorta için geçerli, dask'ta fiyat her yerde aynı oluyor. ama banka yine bunun parasını peşin isterken başka sigortacıdan karta taksitle yaptırabiliyorsunuz.
0
shadowfollower
(13.01.25)
Yaptırmak zorunlu, aynı bankadan yaptırmak zorunlu değil. Yaptırın bu arada. Dünyanın bin türlü hali var.
0
SiyamkedisiZorro
(13.01.25)
Siyamkedisi +1
Daha yeni bankalar ve hayat sigortaları ile uğraşmış biri olarak Eğer bir şey olursa ailenizin evden olması falan sorun değilse yaptırmayın tabi.
0
logisticsmanager
(13.01.25)
Büyük ihtimal silinecek bu ama başlığınızın inanılmaz bir clickbait olduğunu söylemek istedim.
0
peki madem
(13.01.25)
kredi süresince yaptırmanız gerekiyor bunu. her sene fiyatı artıyor enflasyon sebebi ile ama alım gücü olarak aynı miktara geliyor.

neden bu sigorta zaruri? çünkü krediniz bitene kadar ev size değil bankaya ait.
0
biseysorcaktim
(13.01.25)
Konut kredisinde dask haric hiçbir police zorunlu değildir. Hakem heyeti ve tüketici mahkemesi kararlarıyla bankalara karşı açtığım davaları kazandım. Ha konut sigortası bence de gerekli o ayrı bir konu.
Banka sizi sigorta policesiyle daha düşük faizden faydalandırdıysa ve bu sözleşmede bu durum yaziliysa banka haklı olabilir.
0
karacigerim vur kadehlere
(13.01.25)
(3)

rayiç bedel??

sir gawain
bir forma, üzerimdeki taşınmazların rayiç bedellerini yazmam gerekiyor. kesin doğru olmak zorunda değiller, kabaca bir rakam belirtsem de olur. ancak internetten bu işi nasıl hallederim, çözemedim. e-devletten belediyeye giriş yaptığımda sadece arsa rayiç bedeli öğrenebiliyorum, konut yok. sorularım
bir forma, üzerimdeki taşınmazların rayiç bedellerini yazmam gerekiyor. kesin doğru olmak zorunda değiller, kabaca bir rakam belirtsem de olur. ancak internetten bu işi nasıl hallederim, çözemedim. e-devletten belediyeye giriş yaptığımda sadece arsa rayiç bedeli öğrenebiliyorum, konut yok. sorularımın cevabını da hiçbir kaynakta bulamadım.

1. konut rayiç bedeli, arsa rayiç bedelinin genellikle kaç katı olur? arsa bedelini çarparak belki tahmini bir fiyat çıkarabilirim.
2. referans olması için bir belediyedeki birkaç konutun rayiç bedelini nasıl öğrenebilirim? ya da ortalamasını? onu yazsam da olur.
3. rayiç bedel, gerçek satış değerinden genelde ne kadar düşük oluyor? bu bilgi de işime yarar.
0
sir gawain
(13.01.25)
Rayiç bedel için belediyeye tapu ile gittiğiniz zaman size söyleniyor, belge veriliyor. En azından veraset ilaminda bizde böyleydi, belediyeden topladık belgeleri.
0
logisticsmanager
(13.01.25)
gidip direkt belediyeden alabilirsiniz
0
turuncu tonlarda
(13.01.25)
Belediye'ye gitme imkanınız yoksa dilekçe + tapu fotokopisi PTT ile yolluyorsunuz çok kısa sürede arıyorlar sizi, isterseniz belge de gönderiyorlar.
0
makbur
(13.01.25)
(3)

Yurt dışı alışverişte gümrük sınırları

prole
200 dolarlık bir sipariş versem takılır mı yoksa vergisiyle gelir mi? Bir de en son yuzde kaç oldu bu vergi?
200 dolarlık bir sipariş versem takılır mı yoksa vergisiyle gelir mi? Bir de en son yuzde kaç oldu bu vergi?
0
prole
(12.01.25)
Posta ücreti dahil 30 Euro limit var; bunun için geldiği ülkeye göre ayrıca vergi ödüyorsunuz, bu arada posta ücretsiz de olsa devlet "Bedava olur mu, en az 3 Eurodur o" diyor. Yani bedava kargolu bir şey bile alsanız 27 Euroyu geçmemesi lazım.

200 dolarlık bir şey alırsanız onu ticari amaçlarla ithal ediyormuşsunuz gibi oluyor, Bir müşavirlik şirketiyle çalışıp bir sürü vergi, ardiye ücreti, komisyon vb. ödemeniz gerekiyor; haliyle de astarı yüzünden pahalıya çıkıyor.
0
salihdt
(12.01.25)
200 dolarlık şey tahminen 1000 dolara falan patlar.
0
logisticsmanager
(12.01.25)
dün 290 dolarlık bir ürün bakmıştım. vergiler vs. dahil 65-68.000 tl tuttuğunu gördüm. niyetlenmeye bile değmez artık.
0
evimin paspasi
(12.01.25)
(4)

Hafta Sonu Avrupa

tss
Duyurunun seyahat guruları,Bir haftasonu Avrupa’ya gitmek istiyoruz, herhangi bir yer olabilir ancak izin problemimiz var. Uçuş cuma mesai sonrası olmalı ve pazartesi sabah mesaiye yetişebilmeliyiz. Ne kadar baktıysam bir türlü denk getiremedim, gidiş uysa dönüş çok erken oluyor. İzmir veya Sabiha G
Duyurunun seyahat guruları,
Bir haftasonu Avrupa’ya gitmek istiyoruz, herhangi bir yer olabilir ancak izin problemimiz var. Uçuş cuma mesai sonrası olmalı ve pazartesi sabah mesaiye yetişebilmeliyiz. Ne kadar baktıysam bir türlü denk getiremedim, gidiş uysa dönüş çok erken oluyor. İzmir veya Sabiha Gökçen çıkışlı öneriniz var mı?
0
tss
(11.01.25)
Seyahat gurusu değilim. Trip.com’dan bakıyorum:

17si gece (18’i) saat 00.55 ist-budapeşte 37euro

19u saat 18.10 budapeşte-ist 29euro
0
artci sarsinti
(12.01.25)
O bahsettiğiniz uçuş İstanbul havalimanından. Ne yazık ki +2 saat demek benim için, SAW veya ADB olması lazım
0
🌸tss
(12.01.25)
hocam en temizi otobüsle kavala ya da dedeağaç bu sıkışık programda.
0
anten
(12.01.25)
Izmir atina.
Cuma akşam 7de ucak.
Pazar aksam 5.20de dönüş uçağı.

Çok güzel geçmez tabi sadece 1.5 gün ama bu yani.
0
logisticsmanager
(12.01.25)
(6)

Los Angeles yangınının sebebi nedir? Neden çıktı?

mikahakkinen
Sb.
Sb.
0
mikahakkinen
(11.01.25)
ABD'de artık iki parti arası mücadele değil, derin ideolojik ayrım var.
Trump'ın seçilmesinden önce başladı ve devam ediyor.
Bu yangın gibi başka ifşaların da olacağını düşünüyorum.
Kötü olaylar diğer tarafa mesaj niteliğinde.
0
diyecevaplandı
(11.01.25)
"Investigations into what initially sparked the fires are continuing." Henüz bilinmiyor ama kurak bir dönemde oldu. Kaynak BBC.
0
prole
(11.01.25)
Uzaylilar.
0
logisticsmanager
(11.01.25)
guney california amerika'nin en kurak yerlerinden. kisin havadaki nem de dusuyor. kuru havada, uzun suredir su alamamis bitki ortusu cira gibi yaniyor. bir mercek etkisinden, sondurulmeden atilmis bir sigaradan normalde tutusmayacak otlar tutusuyor.

ancak bircok yerde yangin var ve haberlerde cesitli mahallelerde yangin cikartmaya calisan insanlar goruldu deniyor.
0
antikadimag
(11.01.25)
Bu olaylar oncesi california'da çok ciddi bir uzaylı, pizzagate, big pharma kanitlari olduğu söyleniyordu, konuşuluyordu. Bu yangın onları yok etmek için diye konuşuluyor. Yakında kokusu çıkar. Bir tık da reptilian olan joe biden yaptirmis olabilir, onunda kanıtları california'da yanan bir evdeymis deniliyordu.
Bakalım, oyun büyük. Ben gene konuşuluyor, bahsedildi, anlatildi haberciliği ile gelir bilgi veririm. Fransa'da da olay olursa o zaman beni de buldular.
0
logisticsmanager
(11.01.25)
Yavaş yavaş ifşa tadında bir şeyler geliyor :

WhatsApp’ın sahibi Mark Zuckerberg:
"CIA, WhatsApp mesajlarınızı okuyabilir."
Yine covid döneminde beyaz sarayın kendilerine, aşıların yan etkisi hakkındaki paylaşımların faceden silşnmesine6yönelik baskı geldiğini de yeni bir videosunda belirtiyor.

Bu CEO, patron ya da sermaye sahipleri güç kimdeyse (yanlış kimseler de olsa) görünürde ondan yana olmak zorundalar. Bir kaç sene de bidena yanaştıkları gibi Trumpçı olurlar.
Zamanında fetöye de kazanç kapısı olarak bakıp bu nedenle yanaşan çok kimse olmuştu.

Sıradaki ifşalar arasında bazı siyasetçilerin yolsuzlukları veya satın alınmaları ve yine epstein olayına benzer söylerin ortaya dökülmesi gibi haberler çıkabilir.
0
diyecevaplandı
(12.01.25)
(6)

Amerika’daki yangın konusunu anlayamadım

michael_knight
Selamlar,Los Angeles’taki yangın ve sigorta şirketlerinin 4 ay önce sigorta yapmayı bırakmış olması olayını tam anlayamadım. O konuyu kabaca anlatmak isteyen olur mu?İngilizce Türkçe link de olur.
Selamlar,
Los Angeles’taki yangın ve sigorta şirketlerinin 4 ay önce sigorta yapmayı bırakmış olması olayını tam anlayamadım.
O konuyu kabaca anlatmak isteyen olur mu?
İngilizce Türkçe link de olur.
0
michael_knight
(09.01.25)
O mevzuyu net bilmiyorum da ben 15 sene once Los Angeles'a gittigimde Hollywood/Beverly Hills Celebrity Homes diye ufak ustu acik bir minibuste bir turist turuna katilmistim. Rehberimiz (kendisi de eski bir oyuncuydu) surekli buralarda sikca yangin oluyor, sigorta sirketleri su evleri sigortalamiyor, cunku bitki ortusu ve col iklimi yangina asiri yatkin falan diye sik sik bahsediyordu. Bunlarin hicbiri yeni degil yani, sadece bu sefer yangin biraz daha buyuk. Hala o bolgelerden ev alanlarin da cogu riskin farkindadir ya da maddi kaygisi yoktur.
0
hot potato
(09.01.25)
Abi Amerika'da yangın ve sel konusunda, tam bir vahşi kapitalizm ülkesi olduğu için, sigorta şirketleri canının istediğini yapıyor. Misal sürekli sel olan yerlerde ya yapmıyorlar sel sigortası ya da kol gibi para istiyorlar.
Burada da yangın var. Bir sigorta şirketi yazın demiş ki ben artık bu bölgede yangın sigortası yapmıyorum çünkü sürekli yangın var. Bundan 3-4 yıl önce başlamışlar zaten çoğu yapmamaya. Ben bill burr'den biliyorum California'da sürekli olur los Angeles'da yaşadığı için sürekli yanıyor.

Neyse yani, klasik risk gören sigorta şirketlerinin kafasına göre at kosturabildigi ülkede "bana müsade kendi basinizin caresine bakin" demesi olay.

www.newsweek.com
0
logisticsmanager
(10.01.25)
ben de merak ettim bu olayı da twitter'da bi kaç twit'e denk geldim. özetle; şuanki yönetim kol gibi vergi alım cücük gibi karşılık vermiş. eşitlik, özgürlük, azınlık derken yangınların sık yaşandığı bu yerlerde gerekli önlemleri almamışlar. aylar öncesinden trump bile bu konuda bir sürü söylenmiş "sizin en başat sorununuz yangınlar ve siz önlem almıyorsunuz bu konuda" demiş. ilgililer ve yetkililer pek ilgisiz davranmış bu konuda.

bu politik gelişmeler ışığında sigorta şirketleri poliçeleri yenilememeye başlamış.

nasılki istanbul için bir deprem öngörüsü var ve önlem alınması gerektiği söyleniyorsa, orası için de yangın öngörüsü varmış yani.


nypost.com
(haberin en sonunda trump'un bahsi geçen twit'i var, 2019 tarihli)
0
biseysorcaktim
(10.01.25)
Linkler ve açıklamalar için teşekkürler arkadaşlar.

Sigortacıların yaptığı çok doğru göründü bana. Hem siz hem de Amerikan halkı neden garipsemiş bu durumu?

Orada yangın riski çok fazla olduğu için, gerekli önlemler alınmadığı için sigorta yapmak istemiyorlar işte. Suçlu sigorta şirketleri değil önlem almayan, devlet, belediye, itfaiye, şerif vs. diye düşünüyorum.

Kaçak elektriği herkesin ödemesi gibi sonuçta bu riskli yerlere sigorta şirketleri tazminat ödedikçe her yerdeki sigortalıların parasından çıkacak o masraflar bir şekilde.

Ben aşırı ötesi liberal mi bakıyorum konuya?
0
🌸michael_knight
(10.01.25)
Yani eğer Türkiye'de de depremin, selin sigortadan çıkması gibi şeyleri de savunuyorsan bakış açında sorun yok.

Neden garipsiyoruz? Zamanında insanlara radyasyonlu fırça yalatanları neden garipsiyorsam ondan. Tek işi daha çok para düşünmek olan, paradan başka hiçbir şeyi umursamayan corporation savunacak değilim. Sen intihar etme diye çalıştığın yere cam koymayacak sirketlere "free economy baby" dersen yarın "geçen sene bir bira icmissin, alkol sağlığa zararlı. Ondan sağlık sigortani yüzde 200 artırıyoruz" derler, "liberal economy <3" dersin.

Dünyanı geldiği noktada bizleri köle haline getirememelerinin sebepleri herkesin liberal olmaması.

Neyse konu sapmasın. Sigorta sirketi savunamam hayatta.
0
logisticsmanager
(10.01.25)
michael_knight'ın dediği sigorta işinin özü itibariyle doğru. Sigorta işinde nihayetinde belli bir tutar karşılığında insanların risklerini satın alıyorsun. Bu bedelin satın alınabilir olması için riskin de görece küçük olması, hatta mümkünse de aynı riske sahip sigortalıların çok olması lazım, zira sigorta bedeli riskle doğru orantılı. Riskin çok yüksek olduğu durumlarda sigorta mantıksız hale geliyor çünkü şirketin

a) Sigorta bedelini çok yüksek tutması lazım: Mesela 5 milyon dolarlık ev için 2 milyon dolar. Ki bu bile riskin çok çok yüksek olduğu durumlarda sorunlu çünkü riskin yüksek olması demek bir noktada o söz konusu olay yaşandığında sigorta şirketinin batması demek.(Mesela sen o bölgedeki evlerin 1 yıl içinde yangından zarar göreceğini düşünüp %80 premiumla sigorta yapmayı kabul etsen bile o olay yaşandığında ödeyeceğin %20'lik fark seni batırmaya yeter)
b) Sigorta şirketinin zararına risk alması lazım: Bu da özel şirket için mantıklı değil, ancak devlet bir sosyal hizmet olarak yaparsa yapar.
0
salihdt
(10.01.25)
(6)

köpek dışarı çıkarma rutini

a7x
1,5 yıl önce küçük ırk (dachshund melezi olsa gerek -bi sosislik var çünkü) yetişkin bir köpek sahiplendik. yaşını her veteriner farklı söyledi o dönem, 5-6-7 yaş arası olduğu tahmin edildi. şimdi işte 7-8 oldu diyelim. kendisine bayılıyoruz tabii onu söylemeden edemicem. biz bu arkadaşla şöyle bi r
1,5 yıl önce küçük ırk (dachshund melezi olsa gerek -bi sosislik var çünkü) yetişkin bir köpek sahiplendik. yaşını her veteriner farklı söyledi o dönem, 5-6-7 yaş arası olduğu tahmin edildi. şimdi işte 7-8 oldu diyelim. kendisine bayılıyoruz tabii onu söylemeden edemicem.

biz bu arkadaşla şöyle bi rutin geliştirdik, günde 3-4 yürüyüş yapıyoruz. sabah günün aydınlanma saatlerinde yarım saatlik bi tur, öğlen 12.30'da yarım saatlik bir tur, akşam gün kararmadan önce yarım saatlik bi tur. günde 3 kere kesin bu saat aralıklarında yarımşar saat yürüyoruz. eğer müsait olursak öğleden sonra küçük 10 dk'lık bi yürüyüş de bazen oluyor.

sabah ve akşam yürüyüşü saati yaz ve kış değişiyor tabii. yazın sabah 7.30 gibi gezdirirken, akşam 19.30 gibi gezdiriyoruz. kışın sabah 8'de çıkartıp akşam 17 gibi çıkarıyoruz. sabahları çok erken uyandığımız ve evden çalıştığımız için bu rutin bizi bozmuyor/üzmüyor. keşke pati silmek daha zahmetsiz olsaydı derim tek söylenebilecğeim kısım bu :)

daha önce hiç köpeğimiz olmadığı için acaba bu rutinde bi yanlışlık/eksiklik/anormallik var mı merak ediyorum. atıyorum gece yatmadan önce bi 5 dk'lık çiş yürüyüşü yapmalı mı, ya da sabah biz erken uyanınca bi 5 dklık kısa bi yürüyüş lazım mı kaka yürüyüşüne kadar?

biraz uzun oldu, cevap verecekler olursa şimdiden teşekkürler.
0
a7x
(09.01.25)
Normalde köpeklerin her 6-8 saatte dışarı çıkması lazım, ben iki kere acı tecrübe ile öğrendim :)
17:30 ile sabah 8 arası çok saat fark var. Bence akşam yatmadan cikarirsaniz iyi olur. Çünkü misal benim yaşadığım çok su içtiği bir gün dışarı cikartacakken dayanamadi saldi :)
0
logisticsmanager
(09.01.25)
2,5 yaşındayken sahiplendiğim 12 yaşında bir terrier ile yaşıyorum, ilk günden bu yana 12 saatte bir dışarı çıkarıyorum ve hiç problem olmadı. kendisi de uzun zaman önce çıkış saatlerini öğrendi. ona göre bana kaş göz yapıyor çıkma zamanından hemen önce.
0
amour fou
(09.01.25)
Bizde de gunde 2 yeterli oluyordu, sadece tuvalet icin gunde 4 fazla bile ama enerji atmasi icin az diyebilirdim sure olarak ama yasini da goz onunde bulundurunca gayet uygun.

Logisticsin dedigi gibi fazla su icip olagandan farkli olarak ihtiyac hissederse belli etmiyor mu?
0
(09.01.25)
aslında bu yazdığımız rutine çok rahat adapte oldu. sadece bi kere evin kapısını tırmalama durumu oldu onda da garibim ishal olmuş meğersem çıkınca hemencecik yapıverdi. hiiç eve çiş kaka yaptığı olmadı. yani aslında bi durumu olursa belli ediyor diyebiliriz.

bizden önce bilmediğimiz bi yaşantısı olduğu için, bizim de ondan başka köpek deneyimimiz olmadığı için bi genel durumu sormak istedik. :)
0
🌸a7x
(09.01.25)
4 ay kadar önce barınaktan köpek sahiplendik. Sabah 10 civarı akşam da 7 civarı çıkarıyoruz, ne kadar rahat bi' köpekmiş şimdi farkediyorum:)

Haftasonları da hava müsaitse uzun yürüyüşler yapıyoruz.
0
kumandanim
(09.01.25)
ben sizinkilere ek olarak akşam yatmadan önce de çıkarıyorum.
0
euteamo
(09.01.25)
(3)

twitter'da abone olduğunuz hesaplar var mı?

duyurukullanıcısı
para ödeyip karşılığını aldığınız hesap var mı?özgür demirtaş'a verdim bir kaç ay sonra kapattım ben mesela.
para ödeyip karşılığını aldığınız hesap var mı?

özgür demirtaş'a verdim bir kaç ay sonra kapattım ben mesela.
0
duyurukullanıcısı
(07.01.25)
tabii ki hayir
0
fevzi123
(08.01.25)
Tabii ki hayır+1. Hatta kafayı yemiş abi aldığından beri iki üç haftada bir giriyorum.

Özgür Demirtaş bile aboneliğe düşmüş, gariban ekonomist vay be.
0
logisticsmanager
(08.01.25)
hayir. benim icin de elon aldigindan benden para cikmasi icin oldurup calmalari lazim.
0
hot potato
(08.01.25)
(21)

Kaçıncı birliktelikten sonra çocuk oldu?

tahirkemalbozoglu
Genelde ilk birkaç denemede karavana olduğu söyleniyor. Sb
Genelde ilk birkaç denemede karavana olduğu söyleniyor. Sb
0
tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
Nokta atisi yapabilmek için yumurtlama zamanlarini seçmelisin.
0
feastofthedamned
(06.01.25)
Daha önce cocuk olmadiysa bunu bilemezsin. Belki hic olmayacak?

Bildigim 2 tane ilk denemede.
Bir arkadas 1 yilda falan ama onun polikistik overi vardi.
Deneyip deneyip olmayanlar ama söylemek istemeyenler de vardir kesin.
0
sonsuz
(06.01.25)
@sanem, kac yasindasin ayiptir sormasi?
0
sonsuz
(06.01.25)
Biz 33 uz. Geç kaldığımız söyleniyor ve yavaş yavaş korku duymaya başladık, ilk denemerdeyiz.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
Abi 33 yaş geç diyen kimse biraz okusun, araştırsın Allah aşkına ya. Geç değil abi 33 falan. Google yaparsan zamanlaması, sperm kalitesini artırmak için yapılması gerekenler falan bulursun.

Yaptığınız stres bile etkiler. Fransa'da etrafımda bir sürü çocuğu 35+ yapanlar var, kimse de "35 geç kalmış" demiyor. Türkiye'nin baskısı biraz o. Kulak asmayın, 33 güzel yaş.

Baktınız her şeyi yaptiniz, olmuyor. O zaman bir sperm kalitesi vs baktırirsin.
0
logisticsmanager
(06.01.25)
2-3 ay tavsan modu on olarak calismak gerekebiliyor.
bir de erkekler bir ise yaramiyor derler :)
33 gec falan degil..
0
cooperr
(06.01.25)
Ben 23’te evlenmiştim, 29’da tüp bebek ile oldu.
0
deartheodosia
(06.01.25)
Geç veya erken derdine düşmeyin. Tıbben '6 ay korunmasız ilişkiye rağmen' gebelik olmuyorsa kısırlık düşünülmeye başlanır.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(06.01.25)
bir kadının hamile kalma günü ayda 4 gündür.

boşalma sonrasında kadın bir süre yatar konumda kalsın. kalkmasın. bu çok klasik bir yöntemdir.

ovülasyonu takip eden uygulamaları kullanmıyorsanız tavsiye.

ek olarak sperm sayı ve kalitesi artırıcı ile kadının folik asit oranının yükseltilmesi için bitkisel yardımcılar araştırabilirsiniz.

Allah'ın adını veriyorum, yok bilimsel yok tıbbi vs gelmeyin. ilaçlar zaten bitkileri temele alarak üretiliyordu ve şu an sadece semptom tedavisinde kullanılıyor.
farma lobisi bir gerçek.
neyse.

para varsa bol bol istiridye, mavi yengeç, mavi midye vs yiyebileceğiniz bir boracay tatili tavsiye ediyorum.


ek:
sevişme amacınız yavrulama olmasın. o biraz hedef şaşırtır. amaç o olsa da bunu hedef yapmayın yani.
0
mathilda.may
(06.01.25)
olayı akışına bırakmazsanız inadına olmaz.
normal korunmasız o meseleyi "gerçekten" hiç düşünmeden devam etmeniz lazım.
insan psikolojisi biyolojiyi çok etkiliyor.

tabi şu var; yumurtlama dönemleri daha aktif olmaya bakın, genellikle adetin 10-14. günleri.
mesela adete yakınken yaptıklarınız bir işe yaramaz.
0
nuisance2
(06.01.25)
Tek attik ;)

Modern tıbba laf edenleri ömür boyu modern tıp hizmetinden mahrum bırakma sisteminin de gelmesi lazim
0
abuzer
(06.01.25)
@ Abuzer, sen her alanda müstesnasin hustad.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
yaş konusunda erken veya geç diye bir şey yok arkadaşlar. Her bünye farklı. Kimi için 25 geç, kimi için 45 erkendir. Panik yapmayın.

Döllenme olasılığını arttırmak için teknik takip ve araçlar var, onları önermişler. Bunları deneyebilirsiniz.

Bunun dışında isterseniz sperm sayımı, sperm kalitesi incelemesi, yumurta kalitesi incelemesi gibi tıbbi araştırmalar da yaptırabilir, doktorlardan tavsiye alabilirsiniz.

Bir arkadaşımın yaptığı model de şu, bir yıl boyunca kadın hemen hemen her ay yumurtlama döneminde, yumurtasını aldırıp, dondurdu. Erkek de toplamda 5-10 kere falan sperm verdi ve dondurdu. Sonra laboratuvarda bunların her birinin kalitesini incelediler. En kaliteli yumurtayı ve en kaliteli spermi seçip, onları tüp bebek yöntemiyle rahme yerleştirdiler. Sonuçta da güzel ve sağlıklı bir çocukları oldu. Ama tabi zenginlerdi toplamda 15.000 dolar falan harcamışlardı sırf bu işe.

Hatta bence döllenme öncesinde doktora gidip, biyolojik durumlarınızı incelettirmek daha da faydalı olabilir. Alkol, sigara kalıntısı, kanserli hücre olasılığı, kalıtsal hastalıklar, bulaşıcı hastalıklar... gibi bir çok olasılığa karşı ortada çocuk yokken hazırlık yapmak veya önlem almak belki de çocuğunuzun hayatını kurtarır.
0
sinematematikci
(07.01.25)
çevremdeki çoğu kişi ben dahil 2-3 ay zamanları takip ederek çocuk sahibi oldu.

Zamanında sevgilimiz hamile kalacak diye kafayı yiyorduk, meğer zor olan şey hamile kalmasıymış.
0
kimlanbu
(07.01.25)
ilk denemede de olabilir, 1 yıl sonra da olabilir. erken yaşlarda bir yıldan önce araştırmaya bile gerek görmüyor sanırım doktorlar. çünkü sebepsiz de olabiliyor. ama 33 yaş için o kadar beklenmez. ben olsam 6 ay sonra doktorun kapısını çalmıştım. 33 geç bi yaş değil ama erken de değil.
0
elorelia
(07.01.25)
bu o kadar nasip işi ki yani matematiği filan yok bence. boşuna kendinizi strese sokmayın olacağı varsa olur zaten.

32 yaşındayım, tek yumurtalığım yok, diğerinde de kist vardı. gittiğim her doktor çocuğun olmaz böyle tüp bebek şart diyordu. amh düşüktü. hormonlar kötüydü. yumurtlama günü haricinde bir günde, doğum kontrol hapına rağmen bebişim oldu.
bebeğimin gelesi vardı geldi, allah isteyen herkese versin inşallah.

o yüzden bir şeyleri eksik mi yapıyoruz stresine giren herkese bunu diyorum tamamen salın yani olacağı varsa böyle de oluyor.
0
yenibirgüzelnick
(07.01.25)
33 yaş artık "gecikmeye başladın" yaşı bence. işi sıkı tutmakta fayda var. 3 denemede çocuk olmadıysa sıkıntı var demektir. en yakın laboratuvara sperm testine gidersin. değerlerine göre hareket edersin.

eksisozluk.com

direkt bu yazımı oku hatta.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.01.25)
ya ek yapmak istiyorum, bizde başka durumlarda sıkıntı vardı; doktor takibinde elverişli günleri söylerdim, bugün annemde konuşkan değildin diyerek cezalandırırdı falan. yani olmuyor gibi bir durum yoktu.
0
deartheodosia
(07.01.25)
periyod takibi yapmadan 6 ay falan oldu, daha fazla hatta.
0
kondansator
(07.01.25)
Biz akışına bıraktık 4 ay içinde oldu yaşlar 35 idi.

Ablamlar yillarca denedi, 9 kez tüp bebek denediler, alternatif tedavilere gittiler neredeyse denemedikleri şey kalmadı sonra İngiltere'ye taşındılar 2 ay içinde oldu, yaşı 40 bu arada. Kafa rahatlığı çok önemli.
0
mirty
(07.01.25)
1

sigara içenlerin işi zor.
0
jamswety
(07.01.25)
(28)

Sevgiliden şöyle bir mesajla ayrılmak

potasyum bebek
Mesajı yorumlayalım, üzerine konuşalım.Kişi derdini gayet net ifade etmiş mi, yoksa "Ne saçmalıyor bu?"luk bir mesaj mı?Gerçekten ben değil, bir arkadaşım. :d"Karanlık cisimler ışığı absorbe ettikleri için, ışıma yapmadıkları için siyah ya da karanlık olarak adlandırılıyor. Gökkuşağına ulaşabilmek i
Mesajı yorumlayalım, üzerine konuşalım.

Kişi derdini gayet net ifade etmiş mi, yoksa "Ne saçmalıyor bu?"luk bir mesaj mı?

Gerçekten ben değil, bir arkadaşım. :d

"Karanlık cisimler ışığı absorbe ettikleri için, ışıma yapmadıkları için siyah ya da karanlık olarak adlandırılıyor. Gökkuşağına ulaşabilmek için bir ışığın kendi yoğunlunda bir cisimle kırılması ve renk portföyüne ayrılması gerekiyor. Demem o ki ilerleme mevcut oldukça karanlıklar aydınlığa çıkıyor ya da belki aydınlıklar sönebiliyor. Bu yüzden ilerlemem lazım. Hoşça kal."
0
potasyum bebek
(06.01.25)
ghostlasa daha iyiymis. millet ne yasiyor ya.

ghostlanmayi aratan bir mesaj.
0
sonsuz
(06.01.25)
Allahım yarabbim gördüğüm en kötü ayrılık mesajı. Ben ki kendini ifade eden, duygusal mesajlara önem veren biriyim... Daha saçma bir mesaj görmedim. Yani “arkadaşının” böyle minicik kendine saygısı varsa, şöyle bir mesaj atmayı düşündüğü için kendinden utansın. Yani mesaj o kadar kötü ki, ne kadar kötü olduğunu yeterince ifade edebildiğimden şüpheliyim.
0
irene
(06.01.25)
of bu da ne kafa açıyor ya neyse ki ayrıldık da bitti güle güle trt 2 gibi kadın
0
Hallegadola
(06.01.25)
Eğer bir kişi bunu yazıp senden ayrıldı ise, şükretmelisin.
0
sorularimicinfeykhesap
(06.01.25)
Arkadaşım dün gece bu mesajı alan taraf. Şükür namazı kılacakmış. :)
0
🌸potasyum bebek
(06.01.25)
yazmış tamam ama sor bi niye yazmış :) ilk yazdığı ile devamı tutarlı değil. karanlık cisimler ışığı absorbe etmiyorlar, bunun ilerlemekle ne alakası var.

ilerleme mevcut oldukça nedir, "mevcut" kelimesi anlatım bozukluğu. ilerledikçe karanlıklar aydınlığa çıkıyor, tüm yazıdaki en saçma ifade bu. sonra da bu yüzden ilerlemem lazım demiş, ışığı absorbe mi ediyorsun ilerleyince? olmamış. 1 verdim.
0
gabe h coud
(06.01.25)
Bu mesajı yazan kadın mı erkek mi?
0
irene
(06.01.25)
ben lgbt bireyim mi demek istemiş acaba inceden :)
0
denizmaniaherif
(06.01.25)
Mesajı yazan, erkek. Mühendis olduğu için sayısalcı kafası herhalde, Türkçeden de bihaber olarak yorumladım.
0
🌸potasyum bebek
(06.01.25)
Offf okurken yüzüm buruştu, benim buna cevabım "ne anlatıyon birader tamam hadi ayrıl ulan 2 kelimelik şeyi dandanakan destanı olarak yazmışsın " olurdu.

Ne insanlar var vallaha. Arkadaşın çok şanslı.
0
logisticsmanager
(06.01.25)
yargıdan kaçarım ancak bu manyakça olmuş.

kopyalayıp taslaklara kaydedeyim. geri dönmesinden ürktüğüm ekslerime yazarım asejrkejre
0
mathilda.may
(06.01.25)
Şahıs bu mesajı yazacak kafaya anlık ulaşmış olamaz.

Arkadaşın böyle bir elemanda bir şeyler bulup 'ayrılık' lafı edilecek kıvama kadar ilerleyebildiyse bence sen arkadaşınla arkadaşlığını bir sorgula.

Düşünsene. Bu mesajı yazan biri hakkında 'Ama çok normal biri gibi görünüyordu.' diyen birine kim inanır? terkedilene kadar da durumun farkında olmayan birine kim itibar eder?
0
Mirket
(06.01.25)
Ay çok güldüm Allah affetsin. Arkadaşın bir çocuk sevindirsin bundan kurtulduğu için. Eğer 16 yaşında filan değilse bu kişi (ki o yaştaki bile yapmaz bunu da neyse) karşısındakinin aklıyla dalga geçiyor demektir ya da salaktır. Ikisinden biri.
0
old possum
(06.01.25)
Umarım bundan sonra hayatına girenler de aynı bu kafayla ilerlerler desin uzatmasın mal mk
0
ananiyimioguz
(06.01.25)
Ne diyo ya bu.
0
grimavi
(06.01.25)
Ben okurken çok utandım valla ne yalan söyleyeyim :D Birisi benden böyle ayrılsa kolay atlatırdım, o açıdan olumlu.
0
akhenaten
(06.01.25)
Şu mesajı okuduktan sonra insan sadece karşı taraf için üzülür. Ayrılık falan umrunda olmaz sdfgsdf

Ghostlasa bu kadar konuşulmazdı ama. Şu "şey" bizim arkadaş grubundan birine atılsa sağlam dalga geçilir yüzyılın geyiği olurdu
0
kullanicadi
(06.01.25)
komik :) yani rezil ayrılık mesajları içinde utanılacak ya da kaçılacak, şükredilecek bir durum görmedim ben, çocuksu kalmış. alay ediyor da olabilir.
0
deartheodosia
(06.01.25)
cevap olarak ya bi git çay koy derim, hatta görüldü atarım.
0
kimlanbu
(06.01.25)
Türkçesi kötü ama bence temel fizik bilgisinde de sıkıntı var.

"Ulan ne mesaj yazdım be" diye düşünüyodur şimdi o daha da komik ahdhsh
0
nundu
(06.01.25)
Bence bu duyuruyu silmeyin, arada birileri "birini kırmadan ondan nasıl ayrılırım" falan diye sorunca bunu yollarız.
0
akhenaten
(06.01.25)
sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.. şeklinde bitecek sandım. Ayrılık mesajı çıktı.
0
Kahvedesu
(06.01.25)
Baya kötü ya. Karşı taraf kolay atlatır +1
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(06.01.25)
yazın bence.

karşı taraf kolay atlatır +1
0
yenibirgüzelnick
(07.01.25)
Ayrılınan kişi yatsın kalksın dua etsin bence
0
mirty
(07.01.25)
"Işığımı söndürüyordun" demek istemiş, ama düzgün anlatamamış. Şükür namazı iyi fikir.
0
SiyamkedisiZorro
(07.01.25)
Konu erkek gömmece olunca elinde tuzlukla gelmiş bazıları. Adam kendince meramını anlatmaya çalışmış. Ha saçma mı bence de saçma. Ama ülkedeki kezbanların ayrılık triplerini bilmesek elitliklerine belki inanırız.
0
sir william jones
(08.01.25)
Hayatımda gördüğüm en bilim gibi başlayıp öyle devam etmeyen cümle. Sonu da hoşça kal... alakaya çay demleyelim.

Çok kötü çok.
0
loch ness
(09.01.25)
(11)

“Türkiye’de yaşanan hakem rezaleti”

irene
Selamlar, Başlığı direkt Acun Ilıcalı’nın konuşmasından aldım. Uzun bir süredir nereye baksam bu konu karşıma çıkıyor. Sürekli Acun Ilıcalı’nın bir basın açıklaması var. Belki hepsi bir basın açıklamasının parçalarıdır bilmiyorum ancak konu hep aynı: Hakemler. Şimdi ben bu soruyu futboldan pek de an
Selamlar,
Başlığı direkt Acun Ilıcalı’nın konuşmasından aldım. Uzun bir süredir nereye baksam bu konu karşıma çıkıyor. Sürekli Acun Ilıcalı’nın bir basın açıklaması var. Belki hepsi bir basın açıklamasının parçalarıdır bilmiyorum ancak konu hep aynı: Hakemler.
Şimdi ben bu soruyu futboldan pek de anlamayan, maçları keyif için izleyen; yendiğimizde “e iyi süper”, yenildiğimizde “neyse tamam oyun bu yenmek de var yenilmek de” diyen biri olarak soruyorum. Konunun nereye varacağını bilmediğim için baştan söyleyim nolur cevaplarda dövüşmesin kimse :(

“Futbol 101” seviyesinde cevaplar bekliyorum.

İlk sorum, bu bahsedilen “yapı” tam olarak ne? Çünkü her maçtan sonra takım fark etmeksizin taraftarlar birbirlerine “HANİ YAPI NERDE??!?” diyorlar. O yüzden bu yapıyı ve yapının kime çalıştığını anlayamadım.

İkinci sorum ise hakemlerle alakalı. Şimdi her maçta bu kadar ciddi bir hakem rezaleti varsa, bu meslek grubunun şikayet edilebildiği ulusal veya uluslar arası bir meslek kuruluşu yok mu? Varsa, nasıl çözüm bulunamıyor?
En son geçen sene İskoç bir amca gelmişti galiba, haberlere çıkmıştı Zoom toplantı kayıtları. Hakemlere hesap soruyordu falan. O sistem bitti mi mesela bir defalık bir şey miydi?
Diyelim ki ilgili kuruluşlardan çözüm bulunamadı. Ortada çok büyük bir yapı var ve belli ki Acun Ilıcalının da elinde kanıtlar var. Kendisinin Cumhurbaşkanımız ile “naber Acun” seviyesinde samimiyetinin olduğu da biliniyor, hiç bu yapıyı çökertmek için bu kanıtları kendisine sunmamış mıdır?

Yoksa ben komple yanlış anladığım için bu sorular da çok mu saçma oldu?

Cevap verecek olanlara şimdiden teşekkür ederim. Bir de özel değilse cevap verenler tuttukları takımı da paylaşabilir mi?
0
irene
(06.01.25)
kılavuzu acun olanın burnu pislikten kurtulamaz ki. tamamen kedi ciğer ilişkisi. ulaşamadıkları ciğeri mundar etmek için o kadar insanın emeğine saygısızlık yapıyorlar. yapı mapı yok, varsa da kendi yapılarıdır. çünkü bu kadar ittirme ve kollanma olmasa puan farkının en az 15 olması gerekirdi.

hakemler hakemler.. yabancı hakemler gelsin vs. geçen sene gördük yabancı hakemler geldiğinde fenere verilen anlamsız alakasız penaltılar bıçak gibi kesildi. avrupa liginde de yabancı hakemler var, bizim ligden 3 takım var. ligin lideri neredeyse orada da lider, en azından nağmalup gidiyor yoluna. diğer ikisi son sıralarda. ulan bu yapı avrupa'da da mı var :)

ayrıca ligin başında yabancı hakem isteyen kulüp gs iken hala yabancı hakem yabancı hakem diyenler papağana bağlamışlar, milleti aptal sanıyorlar. artık fener taraftarının çoğu da anladı bence başlarındaki yönetimin sadece saçmaladığını. çünkü iyi oyun yok, rakibe oyun olarak üstünlük kurma yok, baskı yok, alalade kabız bir futbol var ortada.

istenilen sezondan başlansın, hakem hataları karşılaştırılsın. fb lehine sonuçlanan hatalar daha çok çıkmazsa eşek gibi anırırım sokaklarda.
0
Improbable
(06.01.25)
Himmetçiler burada da var. Yapı dediğiniz şey metin Öztürk’ün bıyığında gizli.
0
olaylar olaylar
(06.01.25)
*İbrahim Hatipoğlu’nun bıyığı
0
olaylar olaylar
(06.01.25)
@olaylar olaylar Metin Öztürk kimdir diye Google’a bir yazdım ama kendisinin bıyığı yok fotoğraflarda. O yüzden cevabınızı anlamadım. Bu tarz atıfları anlamayacağımı öngördüğümden sorumda açıkça yazmıştım “başlangıç seviyesi” cevaplara ihtiyacım olduğunu.
0
🌸irene
(06.01.25)
yapı mapı yok birader. bunu ortaya atan fb yönetimi. başkanlıktaki rakibi aziz çıkıp soruyor yönetimlerine isim ver kim bu yapı diye. kendileri bile cevap veremiyor. mevcut başkanları ali koç her hafta bir siyasi parti ziyaretinde. mevcut federasyon başkanlarına da açık destekleri var. as başkanı acun denen adam 1 ay önce kendi ağzıyla çıktı gs kollanmıyor ondan deliriyorlar artık diyor.

buradan yola çıkarak başarısızlıklarını gizlemek, koltuk koruma gayelerini taşıdıklarını basit bir mantıkla anlayabilirsin diye düşünüyorum
0
deranzo1
(06.01.25)
futbolda bir yapı varsa bu yapa fb gs bjkdan habersiz oluşamaz. bu saçma bir şey. yapı olarak herkes bir şey tarif ediyor, ancak kimse bir şeyi net söylemiyor. ayrıca olayın yapıyla falan alakası yok, gs kadrosu 2 gömlek üst ve yapısızda yapılıda alır gider bunu görmeyen veya görmek istemeyen mantıksızdır.

hakem hatasına gelince dünyanın en iyi ligi premier ligde bile her hafta hakem hatası var. geçen sene federasyon totnem liverpool maçındaki hatadan dolayı liverpooldan özür diledi. hata her ülkede var ama türkiyedeki hatayı kabullenen yok. asıl sorun burda.

fifa uefa ülkelerin iç yönetimine karışmaz. hakemleri denetlemeyi de sana bırakıyor. şu an için arabistan liginde olduğu gibi yabancı hakem getirme planı var.

yapı varsa da bahis yapısı var ki bu da çok büyük bir yapıdır. herkese dokunur ucu. acun giremez o kanala. o gitsn hull cityin borçlarını ödesin.
0
mikahakkinen
(06.01.25)
Yönetim kurulunda ahmet ketenci (malum kişinin dünürünün oğlu, annesi malum kişinin kuzeni, bütün kariyerini İstanbul belediyelerinde yapmis. Biraz google yapınca hakkında efsane haberler cikiyor) olan kişiler önce kendi kapısının önünü temizlesin, sonra gelsin başka takımlara laf atsin.

Dünyada hakem hatası olmayan lig yok. Ama yediği 3 golu cikaramadigi, sürekli para harcayıp anca bir tane kupa aldığı için sürekli saga sola satasan takımlar burada var.

Geçen sene "biz yendik sampiyon biziz" dediler. Bu sene geldik sahalarinda 3 tane attik bir tane beles penalti aldilar. Acun denilen tip daha yeni Galatasaray kollanmaz dedi, şimdi kollaniyor diyor.

Neyse, bunlar basarisiz olunca dış güçler yapan tipler. Bunlara inanan tipler olunca da "bizi birakmaaa" diyorlar yani. Bitmez, her sene aynı muhabbet, kafayı yemişler.
0
logisticsmanager
(06.01.25)
Turkiye'de GS ve FB ikisi takim da hakemler tarafindan kollaniyor.Iki taraf da birbirini suclarken hakli.Ama en hakli olan 3. taraflar

Not:GS
0
turkuaz
(06.01.25)
bir takım şampiyonluğa giderken ilk 5 teki hiç bir takımı yenemiyorsa hemen hemen sıfır hakem hatası ile.yapı mapı işleri geçecen.

OF SPOR
0
jamswety
(06.01.25)
Fanatik Fenerliyim öncelikle bir kaç yıldır farklı şehirde olmama rağmen maçlara gider gelirim.
Gelelim sizin sorunuza iki takımda kollanıyor onu belirteyim. Bizim takımın sıkıntısı kendisi yani öyle saçma yerlerde puan kaybettik ki, sonrasında direk demorilize oluyoruz . Örneğin geçen seneki Sivas maçı. Taraftar olarak günden güne daha fanatikleştiğimi düşünüyorum artık gelmeyen şampiyonluktan dolayı. Taraftar olarak işler kötü gidince artık sabrı kalmadı açıkçası ve bu seferde protesto başlıyor, takıma negaitf yansıyor.
Şöyle öyle bir durum var gs deki kişiler nedense son bir kaç yıldır kart falan gördükleri yok. Fenerinde bazen verilmesi gereken kartları verilmedi. Ama Gs'de durum o kadar bariz ki nedense toreira, barış ve mertens çok zor kart görüyor.

Geçen sene ligin ilk yarısında böyle giderse ligi bitirmeyiz diyenler sonrasında işler düzelince hiç bir şey dememeye başladı. Ben bunu anlamıyorum mesela.

Neyse, Eyyorlamam bu kadar :) Bir şeyler dönüyor ama ben de bilmiyorum açıkçası.
0
spacevan
(06.01.25)
YAPI kavramını ilk kullanan GS'li bir yöneticidir. işlerin onlar için kötüye gittiği bir dönemde, çıkıp "bize oynanan oyunları biliyoruz, sene sonunda bunların hepsini bir bir anlatacağız" dedi. sonra birden nedense hakemler olmadık düdükler çalmaya başladılar. ve sene sonunda tabii ki kimse bir şey anlatmadı.

mesele sadece hakem meselesi değil. sürekli olarak GS'nin altından bir rezillikler çıkıyor ama hep sümen altı ediliyor.

1- yasa dışı bahis sitesi reklamı aldılar. kimse bunlara ceza vermedi. aynı bahis sitesinin reklamını alan başka iki klübe ceza verildi.
2- klübün satışa çıkardığı biletleri, klüp içerisinden birileri hemen alıyor, karaborsada satıyor. anladığım kadarıyla bu karaborsa geliri, "gizli sponsor" adı altında topçulara gelir olarak aktarılıyor. GS bunu reddediyor.
3- 10milyon euro verdikleri topçuyu, 5milyon euro verdik diye bildiriyorlar. evrakta sahtecilik ve vergi kaçakçılığı yapmış oluyor + FFP'ye takılmıyorlar. kimse bir şey yapmıyor.

bunlar yetmiyor gibi, hakemler her maçta kartları es geçiyor, rakibin penaltılarını vermeyip, GS'ye olmadık penaltılar çalıyorlar.

şimdi bunların hepsi tesadüfen aynı anda olmaz. birileri bunları organize ediyor. yapı bu.

ben FB'liyim.
0
co2s2
(06.01.25)
(7)

dağda yürümek ve hill sprint için ayakkabı

logisticsmanager
Şimdi normalde haftada 3-4 gün ya direkt arazi seklinde ya da normal yol gibi yürüyorum. Şu an kar olduğu için dağa çıkma pek yapmıyorum. Bahsettiğim işte eğimli şekilde 1 saat falan yukarı çıkmak yani.Bir de hill sprint yapmaya başlayacağım.Bana ayakkabı bulalim. Trail baktım ama çok topuk desteği
Şimdi normalde haftada 3-4 gün ya direkt arazi seklinde ya da normal yol gibi yürüyorum. Şu an kar olduğu için dağa çıkma pek yapmıyorum. Bahsettiğim işte eğimli şekilde 1 saat falan yukarı çıkmak yani.

Bir de hill sprint yapmaya başlayacağım.
Bana ayakkabı bulalim. Trail baktım ama çok topuk desteği var gibi çoğunda, hill sprint için uygun olmayacak bence. Amacım biraz hybrid bir şey bulmam ve eğer kirlenirse temizlemenin kolay olacağı bir şey olursa da süper olur
0
logisticsmanager
(06.01.25)
Decathlon'a gidin
0
baldan kaymak
(06.01.25)
www.instagram.com

Bu Merve, benim arkadaşım. Kız dağ bayır koşuyor, ödüllü atlet. Bence ona özelden sorup tavsiyelerini iste. Eşi de koşucu, o da iyi bir öneri sunar sana.
0
sinematematikci
(06.01.25)
konudan bağımsız,
Kalp sorunu olan bir babanın oğlu hill sprinte merak saldıysa iyi bir kardiyolojik check updan geçmelidir diye düşünüyorum.
Aman ihmal etme.
0
Mirket
(06.01.25)
@mirket; abi daha yeni baktirdim bir şey yok ya.

Zaten bence benim baba ve dedenin tekleme sebebi kalpleri değil, sigara + çay/kahve+ kötü beslenme + sıfır hareket. Misal babam maraton sırasında gitmiş olsaydı şu an emin ol daha çok korkardim :)
0
🌸logisticsmanager
(06.01.25)
gabe h coud
(06.01.25)
Mizuno bu işlerde bayağı iyi, koşu ayakkabısı olarak geçiyor ama kullanım alanı parkur koşuları, örnek olması için şunu verebilirim: tur.mizuno.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.01.25)
Ben arazi koşuları için Asics Trabuco max kullanıyorum. Ultra trail koşan arkadaşlarımın da büyük çoğunluğu trabuco kullanıyor ki içlerinde 120 km trail koşanlar var. trail koşularında çok fazla tırmanış ve iniş oluyor. Dolayısıyla topuk desteğinin tırmanışlarda dezavantaj oluşturacağını düşünmüyorum. Önemli olan ayağınızı nasıl kavradığı ve yeri tutuş gücü. tabanlarının çok kalın olmasının nedeni, taşlık ve dengesiz zemini maksimum absorbe ederek yolu eşitlemek.

Bu arada bence sorun trail koşu ayakkabılarıyla koşmak değil yürümek. Çünkü bu ayakkabılarla yürümek çok daha zor. onun için trekking ayakkabıları daha uygun olur bence.
0
thracia
(06.01.25)
(8)

Yurtdışından şarküteri ürünü getirmek

irene
İyi Pazarlar!İnternette yazan farklı farklı bilgilerdense, tecrübeleri merak ettiğimden sormak istedim. Yurtdışından Türkiye’ye dönerken yanınızda hiç şarküteri ürünü getirdiniz mi? Herhangi bir sorun oldu mu? Gelecek olan ürünler vakumlu şekilde, birer paket olacak öyle 10 paket falan da değil. Ürü
İyi Pazarlar!

İnternette yazan farklı farklı bilgilerdense, tecrübeleri merak ettiğimden sormak istedim.
Yurtdışından Türkiye’ye dönerken yanınızda hiç şarküteri ürünü getirdiniz mi? Herhangi bir sorun oldu mu? Gelecek olan ürünler vakumlu şekilde, birer paket olacak öyle 10 paket falan da değil. Ürünleri de sosis, bacon, black pudding gibi düşünebilirsiniz…

Teşekkür ederim şimdiden cevap vereceklere.
0
irene
(05.01.25)
AB’den cok getirdim. Hicbir sey olmadi. Valizde getirdim ama.
0
sonsuz
(05.01.25)
Et ve sut urunleri getirmek normalde yasak. Asagida kaynak mevcut. Ben hic et getirmedim ama cok peynir getirdim, bir sorun olmadi.

www.mfa.gov.tr
0
mbond
(05.01.25)
Getirdim, ailem de getirdi. Hiç sorun olmadı.
0
logisticsmanager
(05.01.25)
çok getirdim hem hava hem kara hem deniz yoluyla. sorun yaşamadım.
0
bir ileti paylastim
(05.01.25)
Turkiye'den Avrupa'ya goturunce sorun yasanma olasiligi yuksek de ters yonde hic sorun yasamadim, yasayani da duymadim.

Bizimkiler daha cok alkol ve sigaraya takiliyorlar.
0
sertac akin
(05.01.25)
birer paketten hiç bir şey olmaz.
0
co2s2
(05.01.25)
Yurtdışına her gittiğimde bacon, salam, peynir vb paketli ürünler getirdim (hepsinden en az 3er paket). Ayrıca her gidenden de istiyorum onlar da bavullarındaki yerleri oranında getiriyorlar. xraydan geçtiğim de oldu. bir sıkıntı yaşamadım.
0
faithless
(06.01.25)
turkiye kolay kolay bisey demiyor yol gecen hani oldugumuz icin.
yurtdisina goturmek sikinti, en son amerika sinirinda 2 portakal kaptirdim, hala yuregim yaniyor :D
0
cooperr
(06.01.25)
(8)

Arda Turan

etna
Bu adam bana çok itici geliyor. Yurumesinden koşmasına kadar.Ama teknik direktörlük kariyeri kişiliğinden çok da farklı gitmiyor mu sizce? Hakikaten çok başarılı. Acaba çok zeki de, çalıştığı teknik direktörlerin çalışmalarını iyi mi kapmış acaba? Yoksa ekibi mi çok iyi bilemedim.
Bu adam bana çok itici geliyor. Yurumesinden koşmasına kadar.
Ama teknik direktörlük kariyeri kişiliğinden çok da farklı gitmiyor mu sizce? Hakikaten çok başarılı.
Acaba çok zeki de, çalıştığı teknik direktörlerin çalışmalarını iyi mi kapmış acaba? Yoksa ekibi mi çok iyi bilemedim.
0
etna
(05.01.25)
T.direktör oldugunu simdi ilk kez senden ögrendim.

Ne vakit oraya yükseldi ki bu herif.
0
feastofthedamned
(05.01.25)
Futbolcu iken de başarılı idi. Teknik direktör iken de başarılı

Sana itici gelmesi ile kariyerinin ve başarılarının ne ilişkisi var anlamadım. Bana itici gelmiyor mesela

Yürümesi koşması sana itici geliyor diye başarıli olmasına şaşırman çok tuhaf
0
abelardo
(05.01.25)
adamın farkında olmadığı bir yeteneği var orası kesin ama fazlası yok. 2024 model sergen.

arda turan gibi kişiler geldikleri klübe para ve network ile gelir dolayısı ile normalde o klübe gelmeyecek para ve oyuncular artık oraya gelir. bu küçük klüplerde işe yarar. bunun teknik direktörlükle alakası yok. küçük klübe 3-5 gömlek büyük oyuncu getirirsen fark yapar. olay bu.

nejat işler de sanırım bir ara klüp işletiyordu. veriyormuş parayı getiriyormuş oyuncuyu. klüp lig atlıyormuş. yükseltikçe nejat'ın parası yetmemeye başlamış vs.
durum bu.

arda'da beyin olmadığı 5km'den anlaşılıyor zaten. haklı olarak biraz network ve parası var.
0
duyurukullanıcısı
(05.01.25)
@duyurukullanıcısı saçmalamışsın, adam süperligde başarılı mahalle takımlarının olduğu ligde değil. Ali koçta para yok mu o niye getirip başarılı olmuyor o zaman?

Herif büyük takımların nerdeyse hepsinden puan aldı ilk 5 te sen hala parayla oyuncu getirdi başka bişey yapmadı diyorsun.
0
bu yolun yolcusu
(05.01.25)
Evet videosu ceken de babamdi zaten. Kopeklik eden, yanak oksatanlar onleri aciliyor karsiligini aliyor bir sekilde.
0
freedonia
(05.01.25)
kişiliğiyle teknik direktörlük kariyerini pek eşleştiremedim :D futbolculuk kariyeri desek yakın tarihte türkiyeden çıkmış en büyük yetenek, en iyi kariyerlerden birine sahip. simeone ve terimle yıllarca çalıştı. zeki bir sporcu her türlü ikisinden bir şeyler kapar. kendisi de bu ikisinin karması bir oyun denediğini belirtiyor.
0
glamdr1ng
(05.01.25)
Kendisini hiç sevmem. Ama futbol bilgisi ile karakter doğru orantılı olacak diye bir şey yok. Bir kişi futbolda çok zeki olup gerçek hayatta mal olabilir.
Arda turan da kariyer olarak da hocalık kariyeri olarak da bazı takım taraftarlarının bazı yerlerini yakıyor belli. Gene sevmiyorum ama bu korkularını izlemek sevindiriyor.
0
logisticsmanager
(05.01.25)
kendisini cok severim. hem karakterini hem futbolculugunu hem de teknik adamligini. her kulvarda basarili bence.
0
buenosdias
(05.01.25)
(9)

Karşı cinsten arkadaşlarınızla gün içinde birbirinize fotoğrafınızı...

morca
...gönderiyor musunuz? Bir erkeğin kanka dediği kadına günde öyle alakasız anlarda 4-5 fotoğrafını yollaması normal mi mesela? Nasıl görünüyorum, şu yakışmış mı vs. de sormuyor. Bak şu an bunu yapıyorum, bak şu an şuradayım, bak şu an içiyorum, bak biraz üzgünüm, bak az önce çok sevineceğim bir şey
...gönderiyor musunuz?

Bir erkeğin kanka dediği kadına günde öyle alakasız anlarda 4-5 fotoğrafını yollaması normal mi mesela?

Nasıl görünüyorum, şu yakışmış mı vs. de sormuyor. Bak şu an bunu yapıyorum, bak şu an şuradayım, bak şu an içiyorum, bak biraz üzgünüm, bak az önce çok sevineceğim bir şey oldu falan diyerek fotoğraf gönderiyor.

Karşı cins arkadaşları olan herkes mi birbirine böyle, yoksa garip bulmakta haksız mıyım?
0
morca
(04.01.25)
Yapmam, yürümek bu.
0
basond
(04.01.25)
yürümek:D
0
theseachange
(04.01.25)
Yürümek olabilir. Sevdiğim gadin arkadaşlarım oldu, böyle şeyler yapmadım. Hele her gün...
0
logisticsmanager
(04.01.25)
koşmak bu
0
Mossy
(04.01.25)
Gereksiz başka arkadaş mı kalmamış. Art niyet ararım. Tşk.
0
wild honey suckle
(04.01.25)
Yürüdüğüne de yapmazsın bunu, niyetten ziyade bir tuhaflık.
0
Bruce
(04.01.25)
El yükseltiyorum yürümek bu değil, bu gaylik alameti.
0
olaylar olaylar
(04.01.25)
çok saçma, birileri kanka ayağına "götürmeye" çalışıyor anlaşılan. :)
0
tabudeviren
(05.01.25)
@olaylar olaylar +1

Eleman muhtemelen gay. Hangi erkek flörtüne bile günde 4-5 foto atar? Kaldı ki normal arkadaşına hiç atmaz.
0
dre mithatoğlu
(05.01.25)
(15)

Kuafore 1500 verdim

WithWorth
Er kişi olarak, saç ve sakal.Bakim yağı falan bir şeyler yaptı özel olarak.Çok mu verdim ?ilk kez bu kadar verdim, muhit biraz zengin muhiti
Er kişi olarak, saç ve sakal.

Bakim yağı falan bir şeyler yaptı özel olarak.
Çok mu verdim ?

ilk kez bu kadar verdim, muhit biraz zengin muhiti
0
WithWorth
(04.01.25)
Antalya Muratpaşa'da kısmen mahalle berberi denecek yerde saç+sakal 500 veriyorum. Sürekli müşteriyim.

Sizinki azıcık çok olmuş gibi.
0
en bi orijinal
(04.01.25)
1000 veriyorum saç ve sakaldaki kesim nitelikliyse normal
0
Smithsonian
(04.01.25)
New york soho‘da falansa normal.
0
sonsuz
(04.01.25)
Zengin muhitinde bu tutarı verip dışarı çıktığında derin düşüncelere daldıysan ve buraya duyuru açtıysan maaşın asgari ücret üstünde de olsa çok vermişsin her türlü.
0
diyecevaplandı
(04.01.25)
700 veriyorum, yeni zamla. Lüks bir yer.
0
gabe h coud
(04.01.25)
Batı Avrupa üst seviye berber ücreti vermişsin. Benim berber buradaki okullarda ders veriyor, organik saç bakım ürünleri falan kullanıyor. Saç sakal 37€. Ona göre hesapla.
0
logisticsmanager
(04.01.25)
bence aşırı pahalı ya.

bilmiyorum belki ben fakirimdir ama bölgede isim yapmış, burun kılından saç stiline kadar her şeyi cidden çok iyi yapan USTA sayılabilecek bir abiye her şey dahil 300'e gidiyordum ben. hadi yeni yılda zam yapmış olsun 500 olur. ankara'nın merkezi bu arada konum.

ha paran varsa ve memnunsan hiç sorun değil ama ben saç sakala 1500 lira versem kendimi asardım abi açıkçası o ne yav.
0
mark greg sputnik
(04.01.25)
@logistic'in dedigi yerlerde islem yapilirken sarap falan da getiriyorlar.
sen de adama bir sampanya patlattirsaydin keske. enerjiniz yükselirdi
0
sonsuz
(04.01.25)
Ben 200 veriyorum saç sakal:)
0
nothing in my way
(04.01.25)
sac sakal + yolma olmus 1500 nedir yav
0
bay b
(04.01.25)
- Bi kaz gondersem yolar misin?
- Hem de ciyaklatmadan.

Hikayesi gibi bi durum olmus maalesef.
0
krmzbvl
(04.01.25)
150 lira verdim, yıkama dahil.

1500 veren adam az vermiştir benim gözümde, umarım bi dahakine 15000 verirsin.
0
zeleno
(04.01.25)
zengin yerine normal olabilir. ferrari-egea farkı gibi düşün. ben bugün 200 verdim.
0
jelly bear
(05.01.25)
bakım derken saç ve cilt bakımı işin içindeyse normal istanbul için.
0
ezkaza
(06.01.25)
saç, sakal (inekkaydu ustura tıraşı), kil maskesi, yıkama, sıcak havlu, krem 200 lira.

ankara'da sıradan bir berber dükkanı.
0
kibritsuyu
(06.01.25)
(15)

Kiracıların ev sahiplerine olan düşmanlığı hakkında

tahirkemalbozoglu
Adam yemiş içmiş gezmiş tozmus o sahil senin bu bar benim kıçı yere değmemiş sonra 0.60 dan kredi çekip ev alan ve borcunu ödeyip ev sahibi olan adamin evine çöküp "bu kadar kira veriririm canın isterse çıkart" diyerek leşlik yapıyor. Suçlu olan ev sahipleri yok mu? Var elbet ama bu tarafta kiracıla
Adam yemiş içmiş gezmiş tozmus o sahil senin bu bar benim kıçı yere değmemiş sonra 0.60 dan kredi çekip ev alan ve borcunu ödeyip ev sahibi olan adamin evine çöküp "bu kadar kira veriririm canın isterse çıkart" diyerek leşlik yapıyor. Suçlu olan ev sahipleri yok mu? Var elbet ama bu tarafta kiracılar daha acımasız geliyor bana. Bi düşmanlık var ev sahiplerine karşı. Hani öğretmenlere olan kkn gibi bir kin var.
0
tahirkemalbozoglu
(03.01.25)
Biraz daha somut olsanız daha kolay olurdu, birçok ev sahibi kiracının baya doğrudan dümdüz yasal haklarını kullanmasını ev sahibinin evine çökmek olarak tanımlıyor.
0
akhenaten
(03.01.25)
kardeşim adamın yemesi içmesi adamı ilgilendirir, seni değil. sen kiracıyla bir anlaşma yapıyorsun, kontrat imzalıyorsun ve diyorsun ki bu ev karşılığında her ay bana x lira vereceksin. seneye bu zaman da x+enflasyon vereceksin. yani sen bir yatırım kararı aldın ve bunu uyguladın. bu kararın sonrasındaki ekonomik faktörlerin kimin lehine çalıştığının bir önemi yok. devletin %25 sınır koyması da bu faktörlerden biri. eğer bu anlaşmayı etkileyen ve kiracı lehine olan bir gelişme yaşandıysa kiracı sana acıyıp kendi aleyhine bir adım atmak durumunda değil. atmaması da onu kötü birisi yapmıyor.

borsada hisse alınca yemedim içmedim hisse aldım ama hisse düştü ya da az temettü verdi diyip birilerini suçlayıp zararını tazmin etmesini bekliyor musun? hayır. ev yatırımında da bunu bekleyemezsin.

ülkede ev yatırımı o kadar farklı bir noktada görülüyor ki. herkes ev alacağım ve bana ömür boyu mükemmel bir getiri sağlamak zorunda modunda takılıyor.

herhangi bir yatırım sana mükemmel getiri garanti etmiyor. ev yatırımı da buna dahil. enflasyon ya da devletin belirlediği oranda zam yapan kiracının da haksız bir durumu yok.
0
asap raki
(03.01.25)
TBK'ya bağlı olarak sözleşmede 12 aylık tefe-üfe ortalaması maddesini gördüğü halde her sene pazarlık yapmaya çalışan ama %25 saçmalığı geldiği anda 25'in üstüne ağzını açtırmayan köylü kurnazlarına karşı ev sahiplerinin rahatsız olması normal bir şey. Bu durumda %25'in uygulanmasını isteyen kiracı eve çökmüş sayılmıyor. Neticede devlet kendini kurtarmak için ev sahiplerini ateşe attı, kiracı değil. Bu noktada ağlanacak duvar sandıktı, anayasa mahkemesi yoluydu ama ülke hukuk devleti olmadığı için bu hukuksuz uygulama devam etti ve bir yere varılmadı. Aynı şekilde yasal şekilde kiracı evden çıkarıldığında ya da 5 sene dolduğunda emsal dava açtığında da kiracı ağlamayacak demek bu. Adamlar kiracı ile ev sahibini birbirine kırdırıp bütün kötü ekonomi yönetimini halkın omzuna yıktılar.

Bu arada enflasyon, deprem, binada oluşacak hasar gibi şeyler ev sahibinin göze aldığı/alması gereken risklerdir elbette ama %25 sınırı değil. O, olağanüstü bir durum. Bunu yatırım riski diye itelemeye çalışmamak lazım.

Bunun dışında evet, çökmeye çalışanlar var. Kirasını ödemeyen, eve hasar veren vs. insanlar var. Konunun genelinde Türk halkının fakir fetişi ve servet düşmanlığı var. Çok zengine tapar, parası olana düşman olurlar. Garip memleketiz.
0
nawar
(03.01.25)
Kendine şu soruyu sor evvela;

"Neden 2022 öncesine kadar her insan kendi bütçesine uygun evlere kiracı olarak yerleşip, sorunsuz bir şekilde de oradan ayrılabiliyorken şimdi her 3 ev sahibinden birisi kiracısıyla davalık oluyor hatta öldürülebiliyor ?"

Cevabı okurken bile verdin değil mi ? Bingo !
0
feastofthedamned
(03.01.25)
Hocam ölene kadar ev almakla mı övüneceksiniz siz ev sahipleri. Başka hedefiniz yok mu sizin bu hayatta? Ekşi sözlükte de canları sıkıldıkça bununla övünüyorlar. Çalıştın da bana mı çalıştın derler adama. Benim ev almak gibi bir derdim yok. Siz ev almak için feda ettiğiniz gençliğinize yanın.
0
nothing in my way
(03.01.25)
@nothing, işte bende onu diyorum çalıştım da sana mı çalıştım. Gelip benim evime tünüyorsun. Kendi malinmis gibi oturup öldü fiyatına yaşıyorsun, diyorum. Ha benim kiracim yok o ayrı, ben var olan bir durumu anlatıyorum. Kendi özelimde değil konu.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(03.01.25)
böyle bir şey yok hocam. yasa dahilinde artış yapıyorsa yapcağın bir şey yok, razı edebilirsen artıracaksın. ama bu ticaret işte, evi ucuza alırken kar etmişsin, kiralayınca zarar edince de ağlamayacaksın. yazar arkadaşım var, kiralık evleri var, her hafta sohbet ediyoruz, bir kiracısı şu an çok komik bir rakama oturuyor ve adamın ağzından kiracısı hakkında bir tane kötü söz duymadım, avukata ver diyorum, ona bile yanaşmıyor, hukuken zamanın gelmesini bekliyor. eğer bunlara katlanmaya gücünüz yoksa kiraya vermeyeceksiniz, bu kadar basit.
0
malheiros
(03.01.25)
Ev sahibi ile kiracının yasal ilişkisi mantık dışı kanunlara dayandığı için iki taraf birbirinden nefret ediyor.
Kiracı dediğin şak diye çıkartılabilmeli.
0
nickini vermek istemeyen uye
(03.01.25)
@asap raki noktasına virgülüne kadar doğru açıklama.

yaptığınız yatırım size ömür boyu aynı oranda getiri sağlamak zorunda değil. imzalanan kontrat belli. bunun aksine bir durum geliştiyse çıkıp hükümete laf edebilirsiniz.

Herkesi yemiş içmiş sıçmış götünü gezdirmiş diye yaftalamanız da ayrı bir boyut. Siz kimin hangi koşullarda ne kazanıp ne harcadığını, insanların hayat koşullarını nerden biliyorsunuz? Parası olan adam 0.69 ile kredi çekip ev almayı bilmiyor muydu? Ben de istiyordum o dönem, ama peşinatım yoktu ve kredi çeksem ödemesi maaşımdan fazla oluyordu. Herkesin dilinde bir kredi çek, üç beş seneye ödemeler eriyor zaten lafı. O borç eriyip makul seviyeye gelene kadar ne yiyecek millet? 3 sene boyunca kazandığından fazlasını nasıl ödeyecek insanlar? Boş boş laflar. Geçmişi unutup şu anki vaziyet üstünden yorum yapıyorsunuz.
0
synesthesia
(03.01.25)
Bu yüzden kiracını iyi seçeceksin. Öyle emlakçıya ev verip de kiracı bul dersen başın çok ağrır. Olması gereken yıllık kontrattır. 12 ay ev kiralanır. Malesef ki türkiye'de saçma sapan bir kiracıyı koruma sistemi var. Bu yüzden kendi önleminizi alın.

Evli, memur kiracı genelde sorunsuz olur. Yurtdışı gezecem diye perişan olan beyaz yakaya çattın mı yandın. 100 yere borcu oluyor onların.

Dediğim gibi yakınmak yerine önlemini alacaksın. Yoksa bedava yaşamak isteyen şark kurnazı çok. Türk insanının kalite belli. 30 sene de 100 yıl geriye gitmiş cahil bir toplum var. Full dolandırıcılık, full yolsuzluk
0
wd40
(03.01.25)
var böyle bir şey. benim gözümde iyi kiracı diye bir şey yoktur. beter olsunlar diyorum :)
0
zeleno
(03.01.25)
Yüzde 25 dışında herhangi bir şekilde "civardaki evler x oldu" muhabbetini umursamam, haksiz çünkü. Dünyanın hiçbir yerinde civardaki ev muhabbeti olmaz (özellikle sosyal devlet olan yerlerde).

Kısacası yüzde 25 kenara atarsak kontratta yazanları yapan kiraci iyi kiracıdır. Bunun üstünde sürekli civardaki evleri konuşan kendini derebeyi zanneden ev sahibidir.
Misal tahliye taahhüdü ile her sene civardaki ev kiraları kadar istemeye kalkanlara çok güzel küfürüm de var ya neyse. Bunların içinde tabi emlakcilar da var. bu salaklara gaz veriyorlar çevredeki evler x oldu diye, hop yeni birini sokuyorlar alıyorlar emlakçı parası.

Neyse banane tabi de dünyanın her yerinde kendini Warren Buffett gibi tanıtan ev sahibinden nefret edilir. Her yerinde yasalara uymayandan nefret edilir. Yasalara uyan adam (gene diyorum bana göre yüzde 25 yasal olmamaliydi, kontrat imzalandıgi zaman olmayan bir şeydi) hakkında şikayet eden de umarım en lanet, ev yakan tipte kiraciya denk gelir.
0
logisticsmanager
(03.01.25)
ev sahibi olmak landlord, toprak agasi olmak gibi bir sey.

topraga dayali zenginligi bitirmedikce bu insanliktan bir yol olmaz. adamin 5 tane evi var mesela. neden, ne gerek var? ev aliyor, parayi stock markete de sokmuyor. oyle kati, kohnemis bir ekonomi olusuyor. sonra is de bulamiyorsun, ev sahibine muhtac kaliyorsun. tam somuru duzeni.

ilk evden sonra varlik vergisi odenmeli. ikinci evde makul, ucuncu evde vs exponential artan bir vergi sistemi olmali. milyon dolarlar degerinde varligi cimentoya ve tugluya donusturup bina dikmisler, ankara'da oylece duruyor. o parayla ekonomiye hareket verilmesi lazim.
0
antikadimag
(04.01.25)
Kiralama yasaları çok sıkıntılı. %100 haklı bile olsanız, kiracıyı çıkartmanız 4-5 seneden aşağı sürmüyor.

Adamın kiracısı 1 kira ödemiş, sonra tek kuruş ödememiş. Çıkartması 2 küsur sene sürmüş. Mahkeme kararı yanlış yazdığı için, yine çıkartamıyor. istinafa gidince min. 3-4 sene atıyor.

Bunun sonucu yine kiracılara patlar. Bu piyasadan, "3 kuruş ek kira gelirim olsun" diyen düzgün insanlar çekilir. Çıkmıyorum deyince, boğazını sıkan, bacağına sıkan hırtların eline geçer piyasa.

Bu işi çözmesi gereken ne ev sahibi, ne de kiracı. Hükümetin adam gibi kiralama yaslarını düzeltmesi lazım.


.
0
kartallar yuksek ucar
(04.01.25)
kurunun yanında yaş da yanıyor. hukuk sistemimiz çok yavaş olduğu için kötü niyetli kiracılara gün doğuyor. ev sahiplerinin de kötü niyetli kiracılara karşı korunması lazım.

mesela şöyle bir şey olabilir : 2 kira ödemeyen kiracıyı şikayet edersen, otomatik olarak süreç başlar. kiracı eğer 10 gün içerisinde yatırdığı kiraların dekontlarını gerekli mercilere sunmazsa, derhal tahliye edilir. bu ödemelerin açık bir şekilde o daireye ait olması, ve "kira ödemesi" seçeneği ile yapılmış olması gerekir. böylelikle vergi kaybı önlenir.

bunun yanında 2030'dan itibaren kira gelirinden alınan vergiler can acıtacak şekilde arttırılmalı. "kira geliri" ile yaşamak gibi ülkeye hiç bir faydası olmayan bir şeyin olmaması gerekiyor.
0
co2s2
(04.01.25)
(7)

Aynı kilo başka bir yerde daha hafif

Bir ben var benden şurada
Dün farklı bir spor salonuna gittim, istasyon makinelerinde çalışırken normalde kullandığım ağırlıklar çok hafif geldi bayağı ağırlık arttırdım, birkaç günde bu kadar güçlenmiş olamam neden böyle olmuş olabilir?
Dün farklı bir spor salonuna gittim, istasyon makinelerinde çalışırken normalde kullandığım ağırlıklar çok hafif geldi bayağı ağırlık arttırdım, birkaç günde bu kadar güçlenmiş olamam neden böyle olmuş olabilir?
0
Bir ben var benden şurada
(03.01.25)
Makara sistemi nedeniyle öyle oluyor. İstasyonların kablo-makara sistemini kontrol et eğer kablo direkt plakaya bağlıysa ve yukarıdaki tek bir makarayla yükü çekiyorsan ağırlık miktarı birebir aynıdır, yani 40 kilo çekiyorsan 40 kilo çekiyorsundur; yok eğer yukarıda bir tane sabit aşağıda da plakaların üstünde hareketli ekstra bir makara varsa ve kablo buna bağlıysa o zaman çektiğin yükün yarısını çekiyorsundur, yani plakada 80 kilo varsa aslında 40 kilo çekiyorsundur. Yani sen nicelik olarak plaka sayısını/ağırlık miktarını artırmış olsan bile nitelik olarak aslında diğer salondakiyle aynı ağırlığı çekiyorsun. Bunu salonlarda "tek makara-çift makara farkı" derler ama aslında ortaokul fen dersinde gösterilen "sabit makara-hareketli makara farkı" nedeniyle oluyor.

Hazır salona gelmişken örnekle göstereyim; ilk makine sabit makara, diğeri çift makara.

ibb.co
ibb.co
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.01.25)
@forvet valla guzel bilgiymis. bizim salona da yeni bir kablolu istasyon geldi eskinin 10 kilosu bunda 15 sanki demek ki o sebebpten, neyse ki eski makine de duruyor sadece yeri degisti :)
0
bay b
(03.01.25)
Bir de hareketli makara+az plakalı istasyonlar var onlar daha kötü, son plakaya girip 30 tekrar yapmak zorunda kalıyorsun :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.01.25)
kg-lbs farkı da olabilir. bazı istasyonlarda ağırlık kg olarak değil de lbs olarak yazar.
1 lbs = 0.45 kg.
0
orpheus
(03.01.25)
Kaleci bize spor salonu ifsasi yapti soru sayesinde.

Bu sorunun daha fenası iki plaka arasında kg farkı olması misal...
0
logisticsmanager
(03.01.25)
Abi Türkiye'de salonların çoğu başlangıç seviyesiyle birkaç senelik kullanıcılar için iyi, yani farklı plaka ağırlığı ya da makara sistemi bu seviyedeki kullanıcılar için çok etki eden faktörler değil ama açıkçası merdivenaltı salonlardaki plaka sistemi de hiçbir yerde yok. Mesela bu makine tek makara ama plakası acayip yetersiz; en altın bir üstüyle ısındım son sıradaki plakayla da tükenişe gittim ama 13-14 tekrar yaptım, normalde benim tükeniş aralığım 8-10 tekrar, merdiven altı salonlarda bile istasyonda 150 kilo plaka olur burası 98 kiloda bırakmış, çoğu salon da böyle. Macfit'e gidiyorum bütün istasyonlar hareketli makara kullanıyor adama bakıyorum "100 kilo basıyorum aga" diyor bana, olm orada 50 kilo var diyorum nasıl 50 kilo var abi baksana 100'e taktım diyor bana, sırf bu yüzden çekiş için Hammer Strength tipi makine kullanan yerlere gitmeye çalışıyorum ama o da çok yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.01.25)
Daha yeni basima geldi

Evet bazi salonlarda ayni agirligi secsende daha agir yada hafif olabiliyor
0
Zetnikov
(04.01.25)
(9)

Ev kirası arttırımı

biseysorcaktim
Ev sahibi iki kara yakın zam istedi. Her sene aynı muhabbeti yapıyor, piyasanın çok altında kaldı diyor. Yıllara göre şöyle. Geçen sene 15 istemişti. Enag ve (enflasyonlu) dolar kuruna 11bin yapıyordu. Öyle gönderdim. Sonra 13te orta yolu bulduk. Bu yıl da son açıklanmış tüfe oranına göre 65 civarı
Ev sahibi iki kara yakın zam istedi. Her sene aynı muhabbeti yapıyor, piyasanın çok altında kaldı diyor.
Yıllara göre şöyle. Geçen sene 15 istemişti. Enag ve (enflasyonlu) dolar kuruna 11bin yapıyordu. Öyle gönderdim. Sonra 13te orta yolu bulduk.

Bu yıl da son açıklanmış tüfe oranına göre 65 civarı zam yapmam lazım. Bi kaç saat sonra açıklanacak tutar da aşağı yukarı böyle olacak. Ev sahibi mesaj atmış. Aşağıda kaldı 25bin olsun rica ediyorum demiş.

Kontratımız var. Ölü fiyata oturmuyorum. Yeni evler daha pahalı ama bu da bedava değil. Zam dışında hiç konuşmuyoruz. Evle ilgili sorun olsa kendim onarıyorum ufak tefek. Ne yapayım sizce?

2021 - 2100
2022 - 2650
2023 - 5000
2024 - 13000
2025 - 13000 * 1.65 = 21000 düşünüyorum, ev sahibi 25 istiyor.
0
biseysorcaktim
(03.01.25)
şuan bu ay için %58 açıklandı. yasal oran bu. eğer ev sahibinden çekinmiyorsanız bu şekilde devam, sorun çıkabilir kafam ağrımasın diyorsan orta yolu bul geç.
0
biravekahve
(03.01.25)
%58’den fazlasını zaten istemeye hakkı yok. 13’ten 25’e gibi bir dünyada yok. 5’ten 13’e 13’ten 25’e diye bir şey saçmalık.

Kiracı bir yatırım enstrümanı değildir vazgeçsinler bunlardan. Enflasyon %80 iken 0,69’dan kredi çekip ev alırken enflasyon kelimesini hiç duymamış gibi yapanlar nedense şu an literatürünü hatmettiler :) normal biri olsa 17-18 teklif ederdim max. Ama böyle bi tiple uğraşmamak için yasalı yapıp da geçerdim stres olmamak için
0
avatar is back
(03.01.25)
Bence de orta yolu bulun. Ekonominin vaziyeti hem kiracilari hem ev sahiplerini zorluyor.

Bu arada seneye 5. yiliniz dolacak ve muhtemelen kirayi piyasaya cekmek isteyecek boyle bir hakki var cunku.
0
nuevo
(03.01.25)
Eski kiracinin mevcut piyasadan dusuk fiyata oturmasi olmayacak is degil. Bence yasali yapin, 5 yil dolacak zaten, kirayi rayic bedele cektirsin.
0
mbond
(03.01.25)
Mbond+1
Dünyanın çoğu ülkesine mevcut kiracı yeni kiralardan ucuza oturur. Ev sahibi olmak borsada hisse almak değildir. O yüzden yasal + çok canı istiyorsa dava açsın rayiç buldursun ama gideceği avukat zaten saçma olduğunu söyler.
0
logisticsmanager
(03.01.25)
hocam yasal orandan fazla artıracaksanız kesinlikle yeniden sözleşme yapın. aksi durumda 1+5 sene dolduğu gibi yeniden değerleme davası açar ev sahibiniz. "ben iyi niyetle fazla artırdım, böyle bir şey yapmaz" diye dşünmeyin. "yasal orandan fazla zam yapacaksak yeni sözleşme yapmamız gerekir" deyin.
0
shadowfollower
(03.01.25)
Yasal oran ne ise onu yatırın. Konuşmanızda evle ilgili onarılması gereken bir durum varsa araya sıkıştırarak söyleyin.

Piyasanın altında kalması doğal bir durum olduğu için 5. yılda kirayı yeniden belirleme hakkı tanınıyor ev sahiplerine. Seneye de kiranın yeniden belirlenmesi için mahkemeye gitmesi gerektiğini, aksi durumda yasal oranda arttıracağınızı söyleyin.

2022-2024 arasındaki fiyat hareketleri artık yok. Tanıdığım bir arkadaşımın evinin olduğu bir sitede geçen sene 25-26bine verilen daireler bu sene 29-31 aralığında tutuluyor. neredeyse 6 aydır(%25 kararı kaldırıldığından beri) kira endeksleri sabit.
0
iustitia omnibus
(03.01.25)
21 yatırıp geçin.
0
nuisance2
(03.01.25)
13'den 25'e artis %92'ye tekabul ediyor.Boyle bir artis yok.%58 yapip 20.500TL yapin.
0
turkuaz
(03.01.25)
(1)

almanya'da amazon'da alınanan ürünlere tax-free nasıl oluyor?

helios
selamlar.almanya'dayım şu an. amazon.de üzerinden mağazalara göre daha ucuz olduğu için birkaç elektronik ürün aldım. ülkeden çıkışta bunların vergisini geri nasıl alabilirim? mağazadan alınca bir belge alınıyormuş ancak amazon'dan alınca nasıl olduğun anlayamadım. bilgilendirebilecek arkadaşlar olu
selamlar.
almanya'dayım şu an. amazon.de üzerinden mağazalara göre daha ucuz olduğu için birkaç elektronik ürün aldım. ülkeden çıkışta bunların vergisini geri nasıl alabilirim? mağazadan alınca bir belge alınıyormuş ancak amazon'dan alınca nasıl olduğun anlayamadım. bilgilendirebilecek arkadaşlar olursa çok sevinirim. hoşça kalın.
0
helios
(03.01.25)
www.amazon.de

Burada anlatılmış gibi
0
logisticsmanager
(03.01.25)
(3)

sporcular hangi kulaklik kullaniyorsunuz?

ala09
airpods pronun ses kalitesinden memnunum ama surejli kulagimdan cikiyor her boyutunu denedim olduramadim. airpods maxe cok yukseldim alternatif baska neler var?
airpods pronun ses kalitesinden memnunum ama surejli kulagimdan cikiyor her boyutunu denedim olduramadim. airpods maxe cok yukseldim alternatif baska neler var?
0
ala09
(02.01.25)
Beats overear var. Water resistant. Kullandıktan sonra kolonya döksen yeter.
AirPods Pro var. En iyisi bu ama kulağına soktuğun için iyi temizlemen lazım.
0
gabe h coud
(02.01.25)
Overear çin işi bir ürün. 2 sene oldu galiba, oldukça memnunum.
Airpods gibi şeyler kullanmam çünkü ne anda düşeceği belli olmaz, spor yaparken böyle bir riski alamam. Ağır squat yaparken kulaklık düşerse aklım ona gider falan gerekdiz
0
logisticsmanager
(02.01.25)
yeni airpods kulaktan hiç düşmüyor.
0
gabe h coud
(03.01.25)
(6)

1000 Km Bakımı Hakkında

depresif çocuk
Merhaba.Yeni aldığım aracın 1 yılı dolmak üzere ancak ben henüz 500 km falan yaptım. Bunu yine de 1000 km bakımına götürebiliyor muyum? Bir de aracı fazla kullanmadıysam götürmeme gerek var mı?
Merhaba.

Yeni aldığım aracın 1 yılı dolmak üzere ancak ben henüz 500 km falan yaptım. Bunu yine de 1000 km bakımına götürebiliyor muyum? Bir de aracı fazla kullanmadıysam götürmeme gerek var mı?
0
depresif çocuk
(02.01.25)
10.000 km bakimi olabilir mi? Garantisinin devam etmesi icin vaktinde goturmek gerekiyor diye biliyorum. Zaten 1 yil dolunca kilometre gelmese de yag degisimi falan yapilmali. Nasil oldu da bu kadar az kullandiniz? Bu arada bu 500 km de sirf sehir ici yapildiysa aracin uzun vadeli sagligi icin iyi degil. Arada otobanda bir sure stabil gitmesi yaglanmasi icin iyi oluyor.
0
mbond
(02.01.25)
Ya 1 yıl ya 10.000 km diyorlar. Km dolmazsa yıla bakıyorlar. 1 yıl dolduysa götüreceksin mecbur. Yağ, yağ filtresi değişecek. İşçilik vs volkswagen servisi yılbaşından önce 7500 tl alıyordu.

Yağ değişmesinin sebebi alışkanlık özelliğini zamanla kaybeder, bayatlar yani. Arabayı kullanmadım her şey sapasağlam diye düşünmeyin. Aksine köşede yatan arabalar daha fazla masraf çıkarır. Sahibinden.com'da Garaj arabası, hiç kullanılmadı, yepyeni tarzı ilanlardan da uzak dururum bir yılda ortalama 10bin km üzeri yol yapmış arabalardan da uzak dururum şahsen ben.

Edit: 1 yıl dolunca servis bakımı ışığı yanar muhtemelen zaten servise götürün diye.
0
Cesario
(02.01.25)
öncelikle baya şaşırdım. senede 500 km yapmak için mi araç aldınız kötü olmuş.

bakım her 1 yılda veya arabaya göre değişmekle beraber 10-15-20 bin kmde bir yapılır. sizin 1 yıl dolmuş bu durumda km önemsiz. araba 1 yıl yatsa bile bakım yapılmalıdır. hatta 1 yıl yatması 1 yıl çalışmasından daha zararlı olabilir.

götürmenize gerek var aracın sağlığı için. ayrıca götürmezseniz de garantisi bozulur varsa.
0
jelly bear
(02.01.25)
1000 km bakımı denilen şey esasında genel bir kontrolden ibaret, bir bakım yapılmıyor yani. araçta ters giden bir şey var mı, yağ ya da su eksiltiyor mu, beyinde herhangi bir arıza kodu vermiş mi gibi yarım saatlik bir check up gibi düşünebilirsiniz. 1 yıl bakımında ise aracınızın motor yağı ve ıslak/kuru filtreleri değişecek. dolayısıyla direkt 1 yıl bakımına götürüp henüz 1000 km olmadığı için kontrole getirmediğinizi söylemeniz yeterli.
0
robin crusoe
(02.01.25)
Götürmenize gerek var mi; arac garantideyse ve bakım süresini kaçırırsaniz garantiden çıkıyor diye biliyorum. Bakim sadece km ile alakalı olsa sırf km yazarlardi.

500km için araç almak kötü olmuş+1. Kullanmamak iyi değil araba için, lastikler için.
0
logisticsmanager
(02.01.25)
1000 km bakımı diye bir şey yok. Bizde volkswagen var mesela, bir yıl veya 15.000 km dolunca getirin dediler. 500 km de olsa bir yıl olduysa götürmeniz gerekir. Götürmezseniz ileride olası bir arızada garanti kapsamıyla ilgili sıkıntı yaşarsınız.
0
messor
(02.01.25)
(9)

Evde spor yapmak ve üzerine düşünceler

seni tanıdığım güne lanet olsun
Biraz detaylı yazacağım.- Maddi olarak ''yaşamıyor ama ölmüyor da'' seviyesindeyim, uzunca bir müddet daha muhtemelen böyle olacak. Dolayısıyla ne spor salonuna gitmek için ne de özel bir beslenme programı ve takviye besinler için ayıracak bütçem yok. Elimden geldiğince çeşitli beslenmeye gayret gös
Biraz detaylı yazacağım.

- Maddi olarak ''yaşamıyor ama ölmüyor da'' seviyesindeyim, uzunca bir müddet daha muhtemelen böyle olacak. Dolayısıyla ne spor salonuna gitmek için ne de özel bir beslenme programı ve takviye besinler için ayıracak bütçem yok.

Elimden geldiğince çeşitli beslenmeye gayret gösteriyorum ama genelde karnımı doyurmak üzere tükettiklerim. Bu her gün hamburgerle beslenip günde dört öğün kola içiyorum veya sadece makarna tüketiyorum demek değil fakat durumumu az çok anladınız sanıyorum.

- Profesyonel olarak 5 yıl yoga yaptım, gerçi üzerinden 7-8 yıl geçti ama vücudum esnektir. Kilo fazlam yok, hatta normale göre zayıf sayılırım. Göbeğim yok, sarkmam yok. Kas yapmak da istemiyorum.

Esas olarak vücudum sıkılaşsın, karnım kaslı olmasa da daha gergin olsun, bacaklar daha fit görünsün, selülit oluşumu mümkün olduğunca engellensin istiyorum.

Başlangıç seviyesinde skolyozum var ve bazen ağrı yapıyor, biraz sırt çalışıp o bölgeyi rahatlatmak da iyi olur benim için. Ağırlık pek kullanamıyorum, genetik olarak varis sahibiyim ve bacaklarım çabuk etkileniyor.

- Evde haftada 4 veya 5 gün, 2-3 saat, kendi ağırlığımla spor yapmak istiyorum. Dediğim gibi özel bir beslenme ve takviye programım olamayacak, ağırlık da kullanamam.

Karar verirsem epey zaman düzenli olarak bunu sürdürebilirim fakat Ekşi'de ve forumlarda konuşulanlara bakınca biraz umutsuzluğa kapıldım açıkçası. Boşuna zaman harcamış olursunuz, asla faydası olmaz, boşuna bu işe girişip hayal kırıklığına uğramayın, hiç yapmayın daha iyi bile diyen çok.

Bu şekilde yapılan spor gerçekten hiç işe yaramaz mı? Daha fazlasına gücüm yetmiyor en azından bu dönemde ama bir şeyler yapayım istiyorum.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.01.25)
dostum az yoktan iyidir. eksi sözlüktekilere ne bakiyorsun. üfürmek bedava...

tüm gün evde oturana 1 saat yürüyüs bile cok iyidir. kendi agirliginla calis tabii ki. saglikli ve fit olmak icin 3 unsur var. esneklik, kardiyo ve kas. evde yapacaklarinla esneklik ve kas gelisimi yapabilirsin. kardiyoyu da yürüyüs, bisiklet, kosu bir sekilde halledersen daha ne olsun zaten.
0
sonsuz
(01.01.25)
Buraya bir dan john müridi olarak yazıyorum;
What is better than nothing? Anything!

Şu kısmı izlerseniz bu saçma düşüncelere doğru bakış açısını anlarsınız;
youtu.be

Dünyada böyle saçma sapan adamlar var; onu yapma ise yaramaz, bunu yapma calismaz. Misal kaleci bana derse bunu olur çünkü ben zaten spor yapıyorum, onu daha iyileştirmek için olur. Koltukta oturan birine günde 5 dakika spor ne işe yarayacak dersek salak oluruz.

Ama sunda hem fikir olmak lazim; kötü besleniyorum. Ağırlık kullanmam. Kas yapmak istemiyorum. Sıkılaşma nasıl olacak? Yağ yerine kas koyacaksiniz yani. Kötü beslenme de spor ile çözülebilen bir şey değil.
Haftada 5 gün, günde 1 saat. 30 dakika resistance training, 30 dakika yürümek. Bitti gitti.

Benim tavsiyem kendinize bir adet kettlebell almanız olurdu. Tavsiye edeceğim de şu olurdu;
www.independent.co.uk

Basit, tek kettlebell, totalde iki üç set yapsaniz 20 dakika falan sürer. Sonra çıkın yürüyün, mis gibi.

Kendi agirliniz ile çalışmak çok kolay bir şey değil. Yani rep sayısı çok artar, çünkü ağırlık daha az. Bir de hareketler yeteri olmuyor 0 equipment ile. Olur da misal jim wendler yapıyor ama yüzlerce binlerce rep yapıyor günde. Bunu yapmak kolay değil.

Neyse yani, bu saçma salak "x yapmiyorsan başka şey ise yaramaz" düşünceleri ile hareketsiz bir toplum var.

Bu arada bir adet kettlebell alacak bile param yok diyorsaniz o zaman bir adet hesap acarak deneme olarak dan john workout generator kullanıp hiçbir ekipman olmadığını söyleyerek bir program yaratabilirsiniz;
danjohnuniversity.com
0
logisticsmanager
(01.01.25)
@logisticsmanager, teşekkür ederim uzun cevabınız için. :) Ağırlık kullanmam demiyorum aslında, ameliyat olduğum için marketten aldığım birkaç kiloluk poşeti bile taşıyamıyorum çünkü damarlarım anında çatlıyor. Zorunluluk benim için bir nevi, günlük hayatımda da bu konudan ötürü birkaç yıldır büyük sıkıntı yaşıyorum. Öte yandan kötü veya sağlıksız beslendiğimi düşünmüyorum ama protein alımı yapamam, bunu kastetmiştim. Dediklerinizi göz önüne alacağım, tekrar teşekkürler.
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.01.25)
Protein alımını artirmaniz (supplement ile ya da değil) sizin genel sağlık için de iyi olur.

Onun dışında eğer bu kadar hassas ise zaten bodyweight de yapamazsiniz çünkü bodyweight hareketler de vücuda bir yük bindiriyor, stres yaratıyor belli bölgelerde. Bunu doktora falan sormak iyi olur çünkü bir pushup yapsaniz da squat yapsaniz da aynı sorun ortaya çıkar.
0
logisticsmanager
(01.01.25)
1>0... hareket etmek her zaman bana iyi gelmiştir. YouTubeda vücut ağırlığı ile yapılan şahane antrenmanlar var. Bir yerden sonra bunları araştırmak bile çok zevk veriyor insana. Ben haftanın iki günü salona gidiyorsam iki gün de evde çalışıyorum. Kulaklarını tıka ve başla
0
Sakinolmamlazim
(01.01.25)
@logisticsmanager, doktor tavsiyesiyle başlamak istiyorum zaten. :) Birlikte listeden işaretledik, set sayısına kadar belirledik. Split squat, plank vb. haricinde birçok hareketi yapabiliyorum. Özellikle sırt bölgesi için daha çok seçeneğim var tabii ki, belki öncelikli olarak oraya yoğunlaşsam daha iyi olur.
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.01.25)
Çok güzel, peki yürüyüş sorun mu?
Çünkü ben olsam doktorla belirlenen program + her gün 30 dk max 1saat yürüyüş yaparim bitti gitti. Yani tabiki ideal değil ama sizin durumunuzda olacağı budur yani. Gün gelir ağırlık olur ya da spor salonu fırsatı olur o zaman misal serbest ağırlık gene varislerde sorun yaratirsa en azından makineler ile yapılır.
0
logisticsmanager
(01.01.25)
en ucuz başlangıç seti kapıya takılan barfiks çubuğu ve 5-10-15 kg direnç bantları. bu set ile birçok üst vucut hareketini yapabilirsin.
0
orpheus
(01.01.25)
"Ameliyat olduğum için bir kaç kg lık poşette be damarlarim catliyor"

Kesinlikle doktor kontrolü ve bilgisi dahilinde çalışmanız lazım, yani kas yaparken göz çıkarayim olmasın olay.

(Arkadaşların dediği gibi bir çok bodyweight hareket aslında yoğun efor - güç - kas yapısı gerektiriyor)
0
makbur
(01.01.25)
(4)

35 yaşından sonra piyano çalmak öğrenilir mi?

tchuck
özel bir ders almadan, youtube vs. üzerinden diyeyim.öğrenilir mi sizce?çok matah bir müzik kulağım yok, ama çalmak istediğim, dinlerken çok keyif aldığım bir şeyleri çalmak isterim.ne bileyim haftada 5-6 saat ayırarak birkaç ayda bişeyler çalabilir hale gelebilir miyim?
özel bir ders almadan, youtube vs. üzerinden diyeyim.

öğrenilir mi sizce?
çok matah bir müzik kulağım yok, ama çalmak istediğim, dinlerken çok keyif aldığım bir şeyleri çalmak isterim.

ne bileyim haftada 5-6 saat ayırarak birkaç ayda bişeyler çalabilir hale gelebilir miyim?
0
tchuck
(31.12.24)
Zaman ayirmakla alakali bir durum. iyi çalanlarin sirri dogru tuslara binlerce defa basmalarindan geliyor mesela.
0
feastofthedamned
(31.12.24)
40 yaşında başlamış biri olarak söyleyebilirim ki evet öğrenilir ama sabırla çalışmanız lazım.
0
clones
(31.12.24)
haci ogrenilir de bu soruyu soruyorsan motivasyon dusuk gibi. yani ilgi duyan kisi direkt dalardi, ogrenilmezse hic bulasmayayim tarzinda sormazdi gibime geliyor. en buyuk etken istek.
0
hot potato
(31.12.24)
Abi 70 yaşında da öğrenilir. Bunlar saçma düşünceler. Bir şey öğrenmenin yaşı yok.

youtu.be
0
logisticsmanager
(31.12.24)
(9)

satın alma/ithalat sorumlusu olarak kaç almalıyım sizce?

m e b
selamlar.satın almacı/ithalat sorumlusu olarak maaşımın yeni zamla ne kadar olması gerektiğine dair soru sorabileceğim ve bu alanda çalışan tanıdıklarım yok.eğer bu alanda uzmansanız veya bu alandaki maaşlar hakkında bilginiz varsa bana kılavuz olması açısından yardımcı olabilir misiniz?normalde yak
selamlar.

satın almacı/ithalat sorumlusu olarak maaşımın yeni zamla ne kadar olması gerektiğine dair soru sorabileceğim ve bu alanda çalışan tanıdıklarım yok.

eğer bu alanda uzmansanız veya bu alandaki maaşlar hakkında bilginiz varsa bana kılavuz olması açısından yardımcı olabilir misiniz?

normalde yaklaşık 5 senedir lojistik alanındaydım ama bazı firmalar resmen beni ithalat sorumluları gibi kullanıyordu ve deneyimimi o şekilde kazanmıştım. son iki senedir ise başka bir firmada doğrudan bu işi yapıyorum. unvanım satın alma sorumlusu olsa da aslında stok kontrolü-gerekli durumda sipariş oluşturup proforma talebi-bu proforma doğrultusunda ödeme yapma-gümrükçe gerekli evrakların oluşturulmasını sağlama/yönlendirme-uluslararası nakliyeyi ayarlama-gümrükçüyşe mal çekimine kadar süreci takip etme görevim var.

yabancı dil, bildiğiniz üzere elzem ve ingilizceyi aktif olarak yazılı gerekiyora sözlü olarak kullanıyorum. öyle aman aman bir yoğunluk yok ama maaşım da yaklaşık 31 bin. asgari ücrete gelen zam oranı kadar zam alırsam zannedersem 40 alacağım, en iyi ihtimalle 45 yapar burası.

bu bilgiler ışığında ne kadar zam talep edersem uçmamış ve piyasayı da bilerek hareket etmiş olurum?
0
m e b
(30.12.24)
Stok kontrolünün İngilizcesi stock controller. Bu işin sorumluluğu depo değildir, material planner ya da buyer yapar. Hemen örnek vereyim; eskiden çalıştığım amerikan firmasında material planner hem sipariş geçer hem de stock controlling yapardı. Böyle binlerce yüzlerce firma var. Misal şu an çalıştığım yerde de genelde satın alma yapan aynı zamanda stock controlling yapar.
Gümrük evrakları da aynı şekilde yapiyordum. Gümrük evragi dediğiniz heralde tedarikçi belgelerini vermek vs. Misal siparis yola çıkacağı zaman bu belgeleri gümrükcüye atardim. Yok ne bileyim atr doldurmak b/l doldurmak falansa bence iyiki yapmissiniz, bunlari bilmek güzel.
Gene lojistiği biz yapardık ki şu an çalıştığım 100 bin kişilik firmada da aynı şekilde.

Kısacası böyle o bunu yapmaz şu bunu yapmaz diye bir şey yoktur. Organizasyonel olarak yapılmaması gereken şeyler değil tabiki. Misal bana gidip bankadan tedarikçiye havale falan yapıyorum deseydiniz oeah derdim. Ama baktığım zaman misal sox analizi yapsak sıkıntı çıkmaz. Aman aman yoğunluk yok demişsiniz, buradan anladığım acayip büyük olmayan, fazla sku bulundurmayan haliyle bir kişinin genelde birçok farklı şeyi yaptığı bir yer. Böyle herkesin spesifik şeyleri yaptığı yerler çok büyük, çok fazla is olan yerlerde olur.
Ha bana kalsa 5 senelik deneyim ile 50 falan istemek normal. Hatta bana kalırsa 2 sene calistiginiz için biraz piyasaya göz atabilirsiniz. Çünkü zaten 5 senelik deneyim ile 31 biraz az, 50 vermemeleri olası geldi. Şirketin işleri nasıl?

Bence iyi ki yapmışsınız çoğu şeyi. Uzmanlasma kariyerin sonrasında gerekli, başında böyle işler Çok daha iyi.

Neyse, ben olsam hemen birkaç iş başvurusu yapar, piyasası öğrenirdim en azından. Piyasada yerim var mi bugün issiz kalsam is bulur muyum sorusuna cevap bulurdum.
0
logisticsmanager
(30.12.24)
Maaşın patlak
0
Yılmaz920
(30.12.24)
Buradaki arkadaşlar bence maaşlardan biraz uzaklar, çünkü büyük firmada çalıştıkları için galiba. Büyük bir firmada evet bence de maaşın az deriz ama sıradan bir firma için 40k alırsan iyidir derim. İşin çok zor değil gibi. İngilizce bilen sıradan birisi 3 ayda öğrenip yapabiliyorsa maaşın normal.
0
Shepard
(30.12.24)
@logisticsmanager: zaten bu sömürülme düzeninde öğrendiğim ve katkısını gördüğüm tek şey, tabiri caizse isviçre çakısına dönüşmek. şu an tabii ki atr/menşe belgesi/phyto gibi evrakları düzenletip, gerekiyorsa ex-1'e bile müdahalede bulunacak kadar bilgi sahibiyim.

ama işte lojistik + ithalat/satın almacı olarak toplamda 7 sene yapıyor. galiba bu konuda kendimi pazarlamam gerekiyor. ücretleri bilemediğim için sordum zaten bu soruyu. gerekiyorsa yeni bir işe başvuracağım çünkü.

@Shepard: zaten bir yandan da bu durum var ama her işin inceliği var, öyle 6 ayda öğrenilecek bir şey de değil gibi.
0
🌸m e b
(30.12.24)
Abi 7 sene deneyim için 31 bin az. Yani bunu tabi sadece bildiğin şeylere ve deneyime bakarak söylüyorum. Ama 7 sene gerçekten asgari ücretin 1.5 katı almak için fazla. Ha tabiki misal ahmet ltd sti adlı firmada lokma makinesi satarken normal olabilir o kadar düşük yerlerle bilgim yok pek shepard dediği gibi. Ama bugün 7 sene tedarik zinciri olan birinin çok çok büyük firma olmasa da Türk holding firmasında bile 50 bin alması bence az olur.

Şehir neresi? Biraz da işle ilgili bilgi verirsen daha iyi olabilir sektör vs gibi. Misal erp var mı vs ya da ne satın alıyorsun.
0
logisticsmanager
(30.12.24)
Yılbaşı zammını al,sonra o rakamın yuzde 30 üzerinde iş başvuruları yap.bahsettiğin tecrübeyle 30 lar şu an için çok düşük.
0
duptıs
(31.12.24)
@logisticsmanager: istanbul ve sektör de hobi tarımcılığı üzerine, alanında türkiye'deki lider firmalardan.
0
🌸m e b
(31.12.24)
ithalat ihracat operasyon departmanına sıfır tecrübeli yeni mezun personel 30bin tl maaş ile yakın zamanda başladı. (yılbaşı zammı hariç)

tecrübenize göre istanbul'da yaşadığınızı da göz önüne alarak güncelde 45bin tl altı düşük kalır.
0
tantunisultansuleyman
(31.12.24)
50k talep edersen uçmamış olursun
0
PoscheN
(31.12.24)
(6)

Tedaviye heyet mi karar veriyor

abelardo
Babamda endoskopi ve biyopsi sonucu midesinde adenokarsinom infiltrasyonu görüldü. Yani midesinde kanser var. Metastaz var mı diye Tomografi çekildi. Bugün genel cerrah görüntüye baktı ve dedi ki heyet karar verecek, midenin tamamı alınıp ayrıca kemoterapi görebilir.Tedavinin ne olacağına heyet mi k
Babamda endoskopi ve biyopsi sonucu midesinde adenokarsinom infiltrasyonu görüldü. Yani midesinde kanser var. Metastaz var mı diye Tomografi çekildi. Bugün genel cerrah görüntüye baktı ve dedi ki heyet karar verecek, midenin tamamı alınıp ayrıca kemoterapi görebilir.
Tedavinin ne olacağına heyet mi karar veriyor yani? Heyet Perşembe olacakmış.
Devlet hastanesi.
0
abelardo
(30.12.24)
evet
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(30.12.24)
Evet.
0
logisticsmanager
(30.12.24)
Geçmiş olsun hocam,
İlk başta onkoloji doktoru değerlendiriyor yiyip içebiliyor mu sağlığı yerinde mi diye ona göre kemoterapi düzenleniyor
Fakat yiyip içemiyorsa ameliyata yönlendiriyorlar.
Bizim sürecimiz 2.durumdaki gibi gelişmişti
0
kararsızataletfilozofu
(30.12.24)
Geçmiş olsun. Bizde tedaviye onkolog tek başına karar vermişti. Önce kemoterapi sonra tüm mide alındı sonra yine kemoterapi verildi. Kanser durmuş vaziyette. 3 ayda bir kontrole gidiyoruz.
0
bakur basur rojava rojhilat
(30.12.24)
Ben de daha fazla bilgi vereyim; bizde ilk onkoloji baktı. Ama emin olamadilar, heyete çıktılar. Heyet 10 gün falan sürdü ve sonunda akıllı ilaç demislerdi.
Biraz sıkıntılı bir kararsa anladığım heyet ile beraber veriyorlar.
0
logisticsmanager
(30.12.24)
Komitede farklı uzmanlıklardan hekimler vakayı beraber değerlendiriyorlar.
0
efx
(30.12.24)
(9)

Squid Game gerçek hayatta oynanamaz mı, gerçek ölümler olacak?

Cesario
Her gün intihar vakaları var. Çoğu bence fakirlikten. Mesela ötenazi var. Genç kız depresyon yüzünden ötenaziye başvuruyor ve kabul görüyor. Sakat değil, felç değil.. https://tr.euronews.com/2022/10/08/isid-saldirisindan-kurtulan-genc-kadin-travma-sonrasi-23-yasinda-otanazi-ile-yasamina-son-Saçma sa
Her gün intihar vakaları var. Çoğu bence fakirlikten.

Mesela ötenazi var. Genç kız depresyon yüzünden ötenaziye başvuruyor ve kabul görüyor. Sakat değil, felç değil.. tr.euronews.com

Saçma sapan suçlar, adli vakalar, toplu ölümler, işkenceler vs..

Diş çektirirken bile imzalar atıyoruz, ölürsek suçlu doktor ya da hastane değil diye.

İnsanların ölüme razı gelebileceği gerçek bir squid game nasıl olur?

Dünyada kaç milyon insan izler ya da siz izler misiniz?

Öldürme işlemlerini de robotlar ve yapay zeka yapar. İnsanlar zaten imza atacak yasal prosedür de tamam..

Uçuk gibi gelse de izlediğimiz şeylerden mi ülkede gördüğümüz adli vakalardan mı bilmiyorum ama böyle bir olay olsa bir tek bana mı normal geliyor?

Hangi ülkede/kıtada buna yasal zemin en kolay şekilde hayata geçirebilir? Afrika ülkeleri mi, Asya mı, Amerika mı, Avrupa mı?

Son Sorum: Tamam kabul uçuk bir ihtimal ama böyle bir şeyin gerçek olabilmesi adına gereken yozlaşmayı tüm Dünya yaşamadı mı yoksa daha var mı mesafe?
0
Cesario
(30.12.24)
Dünyada milyonlar izlenir, para basar.
izlemem.

Bu yozlasmanin yaşanmadığını düşünüyorum ve yasamasini da bizim gorecegimizi sanmam. Olursa "abi devlet karışmasın, insan istediğini yapar" fikrini yüzde yüz savunan ülkelerde olur bence.

Ötenazi ile bu farklı şeyler tabi.
0
logisticsmanager
(30.12.24)
başvuru sayısında rekor kırar.
0
alt4y
(30.12.24)
Hem dünya o seviyede değil, biz negatifi daha çok gördüğümüz ve aklımızda kaldığı için öyle düşünüyoruz hem de böyle hayatına önem vermeyen yoksul insanları tv şovu için birbirine kırdırmaktan daha verimli işler vardır yani illegal alemlerde. Orada kullanırlar.

Bi de hukuk sistemi falan yediremezsin yani benzerini. Bu squid game ya da hunger games gibi olaylar şimdilik sadece distopik fikirler.

Bi de biz hep negatif görüyoruz ama aslında teknik olarak insanlık olarak en az açlık, yoksulluk çektiğimiz dönemlerdeyiz. Ha ne olur mesela, neoliberal politikalar ve ai gibi teknolojilerin ölümcül kombinasyonu sonrası işler çok ters gider ve gerçekten bir avuç zengin dışında herkes açlık sınırında olursa belki olabilir
0
nundu
(30.12.24)
Tersten bakarsak dünya zaten bir squid game bence gerek yok
0
olaylar olaylar
(30.12.24)
Ben katilirdim. Acim sona ererdi
0
lapaz
(30.12.24)
Bence sosyal medyayı fazla kaçırmışsınız. Elbette ki böyle bir şey yapmaya kalkarsanız bütün dünya ayağa kalkar. Yani buna olumlu bakacak milyonlarca kişi de bulabilirsiniz ama mesele bu değil ki? Dünyada insanların öldüğü bir squid game'den daha fazlasını yapabilecek de çok fazla insan var, hep vardı. Ancak buna tepki gösterecek daha fazla insan var, aksini düşünmüyor olmalısınız.

Bir veya birkaç ülke çeşitli davalar ve uzman görüşleri eşliğinde tartışmalı bir ötenazi kararı veriyor diye bu onlarca kişinin şakır şakır öldüğü bir oyunu nasıl mümkün kılabilir ki hocam :D En başta o ötenazi kararının verildiği ülkelerdeki insanlar ayağa kalkar.

Bir durup düşünün.
0
akhenaten
(30.12.24)
dünya yozlaşmıyor. insan hep yozdu, artık sadece görünür oldu, hepsi bu. insan hakları, sosyal farkındalık, vs. konusunda da en ileri ve medeni yılları yaşıyoruz. ister kabul edin ister etmeyin. değil gerçek squid game, yarışmacıların tırnağına zarar gelecek bir yarışmayı bile yapmak zor günümüz dünyasında.
0
sir gawain
(31.12.24)
Özellikle araştırmadım ama mutlaka vardır böyle yarışmalar. Yüzlerce kişi olmasa bile, onlarca kişinin katıldığı yarışmalar düzenleniyor ve belli bir gruba yayınlanıyordur.

Topluma açık olması mümkün değil. Yasal olarak bundan yırtamazlar. Çok zengin ve nüfuzlu kişiler olsalar bile, hapis yatarlar. Dilan polat vakası olur. Sessiz sakin yeseydi, instagram'da afişe etmeseydi, 1 gün bile hapis yatmazlardı. Ayrıca her yer Türkiye değil, 9 ay yatıp çıkamazsın...


.
0
kartallar yuksek ucar
(31.12.24)
Gerçek hayatta olmadığını nerden biliyoruz. Dizide bir avuç zengine sunulan bir eğlence olarak yansıtılıyor. Darkwebde yeterli tutarı yatıranların canlı yayında izlediği suçlarla ilgili başka yapımlar da var.

İzlemezdim. X ünlünün sızdırılan bilmemne konulu videosu çıktığında da izlemiyorum.
0
zihua
(31.12.24)
(7)

Bu ahlaksizlik mi ?

WithWorth
https://eksisozluk.com/entry/171430790?debe=trueBen evimi 3000tl raiç bedelden kiraya koyuyorum.Deprem oluyor.10.000 tane depremzede olusuyor bir anda.Bu depremzedelerin 1000 tanesi üst seviye gelir gurubuna mensub!Ben de evimi üst gelir seviyesine sahip bu 1000 depremzedeye vermek istiyorum!Pazarda
eksisozluk.com

Ben evimi 3000tl raiç bedelden kiraya koyuyorum.
Deprem oluyor.
10.000 tane depremzede olusuyor bir anda.
Bu depremzedelerin 1000 tanesi üst seviye gelir gurubuna mensub!
Ben de evimi üst gelir seviyesine sahip bu 1000 depremzedeye vermek istiyorum!
Pazarda diğer ev sahipleri ile beraber önce o 1000 kişiyi kapışacağız!
Sonra pazar yine dengesini bula bula diğerlerine inecek.
Zenginin fakirden önce ev bulması ise dünyanın tabiatında her zaman varolmuş olan bir sıkıntı.
Benlik bir şey yok.

halk ne bekliyor ?
devletten, kizilaydan, yardim kuruluşundan beklenecek şeyi vatandaştan beklemek degil mi bu ?
0
WithWorth
(30.12.24)
Ahlaksızlık
0
gabe h coud
(30.12.24)
Sen piyasanın dengeye gelmesini kendi çıkarına olacak şekilde yorumlamışsın. Serbest piyasada zamanla oluşur fiyatlar. Talep gelir, mevcut evler biter sonrasında bir miktar yükselen fiyatları gören ev sahipleri taşınır veya diğer evine geçip mevcut evlerini yüksekten kiraya verir. Böylece piyasada denge oluşur kendi fiyatını oluşturur. Yani 1 günde max fiyata çıksın sonra zamanla düşer dengesini bulur, türkiye iran lübnan gibi şark kurnazı işleridir. Ama daha depremde millet enkazdan çıkarılmamışken “oo millet evsiz kaldı kiralar uçar 3binlik ilanı yap bakalım 10bin” demek ahlaksızlığın dik alasıdır.

Zamanında ingilterede yaşadığım dönemde 3 arkadaş müstakil 2 katlı bir evi tutacaktık 700£’a emlakçı bizle beraber 2 kişiyi daha randevuya çağırdı gezdirdi vs çok beğendik. Alabilmek için kendi aramızda konuşup “olm 800 verelim biz alalım kaçırmayalım” deyip adama teklif ettik, “iyi de ev 700£ herkes bu fiyat için geldi neden 800’e vereyim” dedi. Bu örnekle türkiye’deki örnekleri kıyaslarsanız, ahlak, şark kurnazlığı, çıkarcılık gibi kavramları çok net anlarsınız.

İnsanlar kendi çıkarlarına göre hareket ettikçe bunların olması normal. Arkadaşımın da kiracısı yapacağı %60 civarı zammı kabul etmedi mesela “sen enflasyon %80’ken 0,69’dan kredi çektin diye kimse bişey demedi de şimdi mi enflasyona bakmak aklınıza geldi” deyip yarı fiyata anlaştılar :) haksız mı? Siz kiracı olsanız siz de böyle demez misiniz? Ev sahibi olsanız buna sinirlenmez misiniz? Toplumsal ahlak yerine kendi çıkarlarımıza göre hareket ediyoruz maalesef
0
avatar is back
(30.12.24)
Gemi batmış, adamlar denize dökülmüş, motorla olay yerine gidip denizdeki adamlara can yeleği satıyorsun.
0
Mirket
(30.12.24)
ahlak toplumda oluşur. toplum ahlaksız diye sen de ahlaksız olmak zorunda değilsin. @mirket +1
0
mikahakkinen
(30.12.24)
mirket +1

biz galiba bu yüzden kaybediyoruz
0
gilbeys
(30.12.24)
Klasik bir fırsatçılık örneği ancak kapitalist sistemin farklı farklı süreçlerine bakarsanız bir sürü işlemde belki daha küçük ölçekte ama buna benzer durum yaşandığını görürsünüz.

Açıkçası ortada bir X birey açısından etik bir problem olsa da ortaya çıkan barınma sorununa "Ahlaksızlık" kaynaklı demek istemiyorum zira bu direkt olarak ortadaki sorunu bir grup insana atıp, sanki sorunun nedeni o gruba özel bir şeymiş izlenimi yaratıyor. Bu tür "Bir grup insan ortada bir örgütlenme yokken, birbirlerinden bağımsız bir şekilde şahsi çıkarlarına aykırı davransınlar ve toplumsal bir sorun bu şekilde çözülsün" sık sık karşımıza çıkan çok çocuksu bir düşünce bence. Sizin örnekte belki bazı ev sahipleri kendilerince doğru yolu seçip fiyatlarını değiştirmeyebilirler ancak işin içinde başka bir şey olmadan (Mesela devlet müdahalesi) kiralar yine basit arz-talep sürecine uygun olacak yükselecektir.
0
salihdt
(30.12.24)
Mirket +1

Annen/baban hasta, kan lazım. Kan verecek kişi senden para istiyor.
Sular kesildi, bakkal suyu 5 katı fiyatına satiyor.
Deprem bölgesine yardım olarak yollanabilecek şeyleri fiyatlarini artiriyorsun, sonuçta talep artacak.

Böyle şeyler bir sürü bulunur. Bunlara tenezzül edecek insanlardan olup olmamak kişinin kendi seçimi. Her şey paraysa misal insülin ilacı yapan firmayı alip sonra fiyatini 13$dan 750$ cikaran abi de serbest piyasa. Sonuçta insanlar ölsün banane...
0
logisticsmanager
(30.12.24)
(2)

günlük spor rutini

kondansator
haftada 3 gün akşam spor salonuna gitmeye çalışıyorum. bunun dışında sabahları bir hareket içinde olma gayretim var ama rutinleştiremedim. Sabah kalkıp koşu ya da uyguladığınız egzersizler var mı?
haftada 3 gün akşam spor salonuna gitmeye çalışıyorum. bunun dışında sabahları bir hareket içinde olma gayretim var ama rutinleştiremedim. Sabah kalkıp koşu ya da uyguladığınız egzersizler var mı?
0
kondansator
(30.12.24)
yakınlarda koruluk varsa sabahları hafif koşu veya tempolu yürüyüş yapılabilir. arada deparlar da atılır vo2max seviyesini yükseltmek amaçlı. dönüşte de market alışverişi ve kahvaltı. akşama doğruda spor salonu.
0
archmeister8
(30.12.24)
Bir gün 15 dk falan mobility yapmak.
3-4 gün ağırlık yelekli veya normal yürüyüş.
3-4 gün de ağırlık işte
0
logisticsmanager
(30.12.24)
(29)

Konfor alanından çıkamayan erkek arkadaş

beyaztenlikiz
Merhaba. Erkek arkadaşım iyi biri ama konfor alanından çıkmıyor. 40 yaşında ama ehliyetini bile almamış. Araba sürmeyi de bilmiyor. Tam 1 yıl önce onu ehliyet kursuna yazdırdım. Yazın gidicem, kışın gidicem diyerek 1 yıldır beni oyalıyor. Spora başla diyorum. Ona yeni başladı. Bunları yapmak zorunda
Merhaba. Erkek arkadaşım iyi biri ama konfor alanından çıkmıyor. 40 yaşında ama ehliyetini bile almamış. Araba sürmeyi de bilmiyor. Tam 1 yıl önce onu ehliyet kursuna yazdırdım. Yazın gidicem, kışın gidicem diyerek 1 yıldır beni oyalıyor. Spora başla diyorum. Ona yeni başladı. Bunları yapmak zorunda değil. Yapıcam diyip beni oyalaması sinirlendiriyor. Ev alalım birlikte dedim. Sen alırsan otururuz dedi. Evi ben alacaksam, arabayla olan her işi ben halledeceksem, arabamı sanayiye ben götürüceksem, her şeyi kendim halledeceksem hayatımda bu adama ne gerek var? Yoruldum artık. Sanki çocuğumu sürekli bir şeylere zorluyormuşum gibi hissediyorum.
Bu konuları konuştum. Seni üzmücem, her şeyi düzelticem diyor.
En basit konularda takılırsak, nasıl ilerleyeceğiz?
0
beyaztenlikiz
(28.12.24)
Gorçarov onun kitabını yazdı.
Oblomov.
Kız terkeder bence onu.
0
Mirket
(28.12.24)
Abla loser bu abi. Parks and recreation'da andy vardi onun da ilk hali böyle loserdi. Bunlari tekmelemeden düzelmiyor, belki sana düzelmez ama başkasına düzelir.

Bu abiden ayrilinca rahatlayacaksin, üzerinden yük kalkacak. Kendi hayatına bakacaksin, karar alacaksin. Şu an pranga işte ağırlık yapıyor.
0
logisticsmanager
(28.12.24)
Anne rolünden çıkman lazım. Sen onun annesi değilsin.

Evini sen alacaksın, arabayla olan her işini sen halledeceksin, arabanı sanayiye sen götüreceksin, her şeyini sen halledeceksin. Kendi hayatını sen tek başına yönetebilirsin, bunun için kimseye ihtiyacın yok. Erkek arkadaşın 40 yaşında ama o yaştaki bir insan gibi davranmıyor. Yetişkin olamamış. Yetişkin bir insanla olacaksın.
0
rock n roll
(28.12.24)
İlerlemeyeceksiniz +1

Hiçbir konuda artısı yoksa neden bu kişiyi düzeltme gibi gayeniz var ki.
Karşımızdaki illa çok kötü bir insansa mı ayrılmayı düşünmeliyiz sadece, belki iyi bir insandır sevdiğimiz özellikleri vardır ama karakter olarak bize göre değildir neden bunu kabullenip ayrılmayı yolumuza bakmayı hiç düşünmeyiz anlamıyorum.
Annesi gibi her konuda böyle yönlendirecekseniz ki bir de bunlarda da başarısız olacaksanız nasıl mutlu olacaksınız?
(Bunu sizin başarısızlığınız olarak görmüyorum bu arada belli ki istediğiniz kişi ile yol almaya çalıştığınız kişi bambaşka)

Hadi diyelim dediğiniz her şeyi siz istiyorsunuz diye yaptı mutlu olacak mısınız mesela?
Hiç sanmıyorum.
Kadınlardaki "karşımdakini değiştireceğim" inancı ne garip ya. Üzerinize böyle sorumluluklar almayı bırakıp kendi hayatınıza bakın.
Yalnızlık şu durumdan bin kat daha iyidir.

Geçmiş olsun.
0
mutekebbir
(28.12.24)
İlerlemeyeceksiniz. +1

Adam konfor alanında mutlu, siz onun orada durmasından mutlu değilsiniz. Annelik yapıp adamı istediğiniz sevgiliye dönüşmesi için, sizin istediğiniz hayatı yaşaması için eğitmeye çalışmak yerine yalnız olun daha iyi.
0
kobuzchu kiz
(28.12.24)
Man child deniyor bunlara. Reddit tabiriyle “drop his ass”
0
gabe h coud
(28.12.24)
İlerlemeyeceksiniz +1

Bu adam 40 yaşında gece çocuğu hastalansa acile yetiştirebilecek kapasitede değil. Ben daha fazla zorlamazdım.
0
cilekli pasta
(28.12.24)
nerede yasiyor? belki ehliyete ihtiyac duymadi simdiye kadar?

jan marsalek de 40 yasinda ehliyeti olmadan tüm almanya'yi dolandirip belarus'a uctu oradan da karayoluyla rusya'ya gecti. her sey ehliyet demek degil dklgj

ama plani ne mesela? deadline koysun kendine. erteleme durumu var adamda sanki.
bir de kariyeri nasil? belki kariyeriyle ugrasmaktan böyle seylere zaman kalmamistir?
ev alacak parasi vardir yani ama secmek zor geliyordur.
0
sonsuz
(28.12.24)
Herkes o kadar dogru yorumlamış o kadar dogru yazmış ki bana hiç bir şey kalmamış.
40 yaşındaki adama siz ilişkide anne rolünü almışssınız. ilerlemez ilerleyeni de hiç görmedim. Ha bu durumdan keyif alan kadınlar da var. devamlı erkege annelik yapan yönlendiren peşinden koşan. böyle bir rolü kendinize tanımlayamıyorsanız size arkasından güle güle demek düşer
Bu tip adamlar bir de söz verir düzelecegim der. sonra dönüp dolaşıp bunu da erteler. tam bir kısır döngü
0
limonlu eksi
(28.12.24)
Ehliyeti olmamasi neden bu kadar sorun? Iliskiye baslamadan once araba kullanmayi bilmediginden haberiniz yok muydu? Arabanizi sanayiye neden baskasinin goturmesini bekliyorsunuz? Spora baslamasini istemenizin sebebi bir saglik sorunu oldugunu dusunmeniz mi yoksa rahat rahat oturmasi sizi rahatsiz mi ediyor? Siz bu adama gercekten asik oldugunuzdan emin misiniz?
0
chickentown
(28.12.24)
Bunları yapmaması değil ama net olmaması sorun. 40 yaşında adam ben böyleyim ve bunları yapmak istemiyorum diyebilmeli. O zaman da herkes yoluna gider işte.
0
nhk ni youkosu
(28.12.24)
bahsi geçen arkadaş üşengeç/tembel artık adına her ne diyorsak.
geçiştirmek için yapası yoksa da he he diyor işte. çok da kurcalamamak gerek. uymuyorsa, bu tembellik çekilmez durumdaysa uzatmanın manası yok kesin atın.

bana asıl tuhaf gelen, ev-araba ihtiyacı olmasa bir erkek arkadaşa da ihtiyacınız yokmuş :) erkek arkadaş ihtiyacı karşısındaki gerekçeler bunlarsa zaten hiç uğramayın salın gitsin. ayrıca kadınlar neden illa ki birisine ihtiyaç duyuyor bu konuda?
0
yazar yazmaz yazan cakmak
(28.12.24)
merhaba, 40 yaşında ehliyetsizim, araba kullanmayı da bilmiyorum. hiç heves etmedim 0.

Çok terk edildim, ben muhtemelen erkek arkadaşından daha sorumsuzumdur ama hiç bir kız arkadaşım beni kendi kafasına göre spora yazdırmaya kalkıp gitmemek için ileriye atıyorum diye, kendi arabasını kendi sanayiye götürmek zorunda diye beni terk etmedi.

Tamam herkes arabası olmadığından ev almak istemediğinden spora gitmemek istememesinden gömmüş adamı ama istemiyor olamaz mı?

Hiç bi kız arkadaşıma hadi bi spora gitsene sen desem tamam giderim diyerek ileriye atsa demek ki istemiyor derim.

"Sana araba kullanmayı öğretelim dediğimde içten içe amacım sanayiye kendi arabamı kendim götürmemek olsa, kendime "lan ne çıkarcı insanım" derim.

Ayrıl bence. Sizin arabanızı sizin için sanayiye götürmek isteyen, siz istiyosun diye spora gidecek birini bulursunuz.
0
libertine
(28.12.24)
ehliyet üzerinden çok giydirmişsiniz adama ama belki bu adamın hiç araba alacak durumu olmadı ya da ailesinde hiç araba olmadı. ben öyle olduğum için 31 yaşında yeni yazıldım kursa:( açıkçası hiç alasım yok çünkü araba alma ihtimalim sıfır. böyle bir durum da olabilir.
0
nothing in my way
(28.12.24)
Pardon siz annesi misiniz bu çocuğun?
0
Zetnikov
(28.12.24)
ona annelik yapmayı bırakırsan ilerlersiniz belki.
0
mathilda.may
(28.12.24)
ilerleyecek bir şey yok. içinde varsa vardır yoksa yoktur
sen EVİNİN DİREĞİNİ/REİS'ini arıyorsun gel itiraf et.
0
deranzo1
(28.12.24)
ne araba merakıymış.
benim ehliyetim var ama hiç araba kullanmadım. araba kullanmaktanda haz etmem. pederde araba var ama bir kere bile alıp kullanmadım. sevgilimin arabası vardı o gelir beni alırdı. devamlı sağ koltukta oturdum. ne var bunda.
bence ayrıl en azından adam kurtulsun senden.
0
my fault
(28.12.24)
terk et
0
Yılmaz920
(28.12.24)
"40 yaşında ama ehliyetini bile almamış. Araba sürmeyi de bilmiyor."

Bunda ne var ki ? Benim durumum da aynı, konfor alanıyla vs ne alakası var ?
0
feastofthedamned
(28.12.24)
kendi istemedikçe bu durum değişmez. annesiyle olan ilişkisini gözden geçirmesi gerekiyor.
0
orpheus
(29.12.24)
"Evi ben alacaksam, arabayla olan her işi ben halledeceksem, arabamı sanayiye ben götürüceksem, her şeyi kendim halledeceksem hayatımda bu adama ne gerek var?"

Şu cümlenin çirkinliğine bak. Bence sen kendine bir köle ya da hizmetçi bul.
0
dedeminhirkasi
(29.12.24)
anladığım kadarı ile araba sizin, o halde sorumluluğu da sizin, kendi arabanı kendin sanayiye götüremeyeceksen, o arabaya sahip olmayacaksın. keyfini ben çıkartayım ama sorumluluğu başkasında olsun, o iş öyle olmaz.

yardımcı olsun istiyorsan da o iş ehliyet sahibi olmakla olmaz.

ev konusun da adam haklı, daha hukuki bir bağlayıcılığınız yok, ortak ev aldınız daha sonra allah korusun birinize bişi oldu, vefat etti, miras konusu nasıl olacak?

ayrıldınız, biriniz çirkefleşti (sen yada karşı taraf) birbirinizden nasıl korunacaksınız? geldi seni tehdit etti, dövdü sövdü elinden almaya, çökmeye kalktı nasıl olacak?

ev alabilecek kendine ait bir miktar para varsa mutlaka kendi evini kendin al, hatta evlenmeden al, olurda ayrılırsanız yıllarca verdiğin emek hiç olmasın. evlilikten sonra edinilen mallar ortaktır hikayesi ile. yarın öbürgün evlenirsin, adam sattırmaya kalkar falan sakın satma, senin geleceğin o ev. adama bişi olsa ne yapacaksın?

romantizm bir hayal ürünüdür, adı üstünde roman, hikaye masal, birilerinin kağıt kalem ile uydurduğu şeyler, gerçekler acıtır.
0
selam
(29.12.24)
Uyumlu değilsiniz. Birbirinizi çok üzmeden herkesin kendi yoluna bakmasını öneririm.

Soruya yanıt:ilerlemeyecek
0
Dudarmon
(29.12.24)
sevgiliyle ortak ev almak, hele böyle anlaşamadığınız biriyle, çok yanlış.
0
parka
(29.12.24)
adam halinden memnun. sen onun halinden memnun değilsen ayrılırsın. adamı kötülemeyi bırak. belki de konfor alanından çıkamayan sensin. şikayet ederek kendini rahatlatıyorsun, suçu başkasına atıyorsun.
0
abelardo
(29.12.24)
Adamda pek bir anormallik göremedim ama siz kesinlikle normal gibi görünmüyorsunuz. Açalım;

- Herkes araba kullanmak zorunda değil, dolayısıyla ehliyet almak zorunda da olunmuyor. Araba kullanma hadisesinden zerre hoşlanmıyor olabilir, ölüm korkusu kaynaklı (kazada kendinin ölümü veya birini öldürme korkusu) araba kullanma fobisi olabilir. Kime ne? 40 yaşında bir adamı anası gibi ehliyet kursuna YAZDIRIYORSUNUZ, saçmalık.

- "Spora başla diyorum" - Sebep? Niye diyorsunuz? Yine adamın kendisinin gerekli görmediği bir şeyi ona yaptırmaya çalışmanız, bunu talep etmeniz saçma.

- Evli falan olmadığınız, hele de belli ki burada bu duyuruyu açacak kadar şikayetçi olduğunuz türde bir insanla birlikte ev alma projesi de aşırı alakasız bir şey.

- "arabamı sanayiye ben götürüceksem" diye dertlenmeniz ise ayrı bir bozukluk türü. Tabii ki kendi arabanı sanayiye kendin götüreceksin, sevgili değil de getir götürcü aranıyorsa o başka mesela tabii.

Kısacası ben adamı Allah kurtarsın diyorum, salın bence. Sunduğunuz küçük resim, büyük resmi görmeye yetti.
0
jonas
(29.12.24)
Bence evlat edin bu abiyi. Kendisine annelik yapasın var çünkü o belli.
0
burnley
(30.12.24)
ehliyet almanın arabayla ve maddi durumla alakası yok ki?

ben üniversite öğrencisiyken almıştım.

ileride araba alırım diye değil, bir gün araç kullanmamı gerektiren bir işe başvurmam gerekirse ve ilan şartları arasında ehliyet gerekliliği varsa önden hazır olması için.

bunun dışında bir gün acil araç kullanmayı gerektirecek bir durum olabilir. sırf bunun için bile alınır.

erkeğin ehliyetsiz oluşu bir red flag bence. mesele araba almak değil.
0
tabudeviren
(03.01.25)
(5)

bist

hknty
şurada bist 100'ün grafiği var. 3 gün önce 25 aralık'ta gap'lı olarak yüksek bir noktadan açılmış. ertesi gün de mb faiz kararını açıkladı. sanırım onun etkisiyle oldu. nasıl önceden bu şekilde tepki veriyor? çünkü karar açıklandıktan sonra çok artmadı. ya da 25 aralık'taki artışın sebebi başka mı?
şurada bist 100'ün grafiği var. 3 gün önce 25 aralık'ta gap'lı olarak yüksek bir noktadan açılmış. ertesi gün de mb faiz kararını açıkladı. sanırım onun etkisiyle oldu. nasıl önceden bu şekilde tepki veriyor? çünkü karar açıklandıktan sonra çok artmadı. ya da 25 aralık'taki artışın sebebi başka mı?

imgur.com
0
hknty
(27.12.24)
Faiz kararindan bir gun once asgari ucret aciklandi, piyasa karari begendi.
0
sertac akin
(27.12.24)
Borsalar genelde olani değil olacağını düşündüğü şeyi fiyatlar.

Siz asgari yükselmiş haberini alınca piyasa zaten fiyatlanmis oluyor misal.

Kaç günlerdir piyasalar faiz kararini böyle bekliyordu, ondan fiyatlanmisti yani.
0
logisticsmanager
(27.12.24)
İnsider trading diye bir kavram var.

Yani öyle oldu demiyorum tabii de :)

Yani başka bir ülkede olsa öyle düşünürdüm. Bizim güzel ülkemizde olmaz öyle şeyler.
0
Mirket
(27.12.24)
peki insider trading olmadan bu piyasanın fiyatlayacağı bilgiye nasıl ulaşıyor insanlar? nasıl doğru tahminde bulunabiliyor? herkes iyi mi analiz yapıyor? çünkü bir şirket ya da borsanın geneli için konuşulan şeyler gerçekleştikten sonra değil önceleri yükselmiş ya da düşmüş olabiliyor. e duyunca da geç kalınmış olunuyor.
0
🌸hknty
(27.12.24)
@hknty kamuya açıklanan haberler artık haber zincirinin son noktası öyle düşünün.

Piyasada fiyatlama öngörüler yoluyla başlıyor, birçok şirket ellerindeki ilgili uzmanlarca bir öngörüde bulunma derdinde her zaman için. Keza birçok yayın organında ekonomistler sürekli olarak bugünden sonrası üzerine düzenli olarak tahminlerini aktarıyor. Devlet organları, bankalar vs. aynı şekilde bu tahminleri yapıyor. Devlet, iş dünyası, bağımsız ekonomistler arasında sürekli olarak geleceğe dönük şekillenen bir beklenti var. Bütün taraflar az ya da çok hem bu beklentiyi yaratıyor, hem besliyor hem de bu beklentilerce gelecek işleri yönleniyor. Bu kompleks bir örüntü.

Neticede birilerinin tahminleri diğerlerine göre daha doğru ve yanlış olabiliyor ancak bu olaylar olmadan önce piyasaların şekillenmesine engel olmuyor. Zaten piyasaya yön verici güçlerin hiçbirisi ani kararlarla al-sat pozisyonu seçmiyorlar, her zaman bir beklenti dahilinde önceden hareket ediyorlar. Dolayısıyla bir karar açıklandığında o kararın fiyatlaması çoktan yapılmış oluyor. Bazen kararlar sürpriz oluyor, işte o zaman kısa süreli bir panik ortamı oluşabiliyor.

Piyasanın "fiyatlayacağı" bilgi diye bir şey de yok aslında bu açıdan. Olay tamamen doğal bir süreçte gelişiyor. Eğer sizin elinizde piyasaya yön verecek kadar büyük bir şirket ya da kapital olsa veya karar alıcı olsanız siz de bu sürecin içinde yer alabilirdiniz istemeden bile olsa. Ancak sıradan vatandaşın, tek başına, piyasaya hiçbir etkisi olmadığı için biraz sihirli gibi görünüyor olan biten şeyler. Halbuki işin aslı size bize soran yok, bu yüzden sihirli gibi. Bu açıdan geç kalmak büyük oranda kaderimiz :D bunun önüne geçmek için uzun vadeli haberleri takip edebilir, aylık, yıllık yatırım rapolarına abone olabilir, yerli ve yabancı merkez bankaları tarafından hergün açıklanan verileri takip edip kendi öngörülerinizi oluşturabilirsiniz.
0
akhenaten
(28.12.24)
(11)

tam otomatik kahve makinesi

logisticsmanager
Çok kahve içen insanlarız ama hep filtre. Hanım da sütlü çok sever normalde.Dedim bir tane tam otomatik alayim (evet manualler falan daha iyi ama ugrasamayiz).Şimdi bakmaya başladım ama delonghi magnifica ideal gibi ama bunun da trilyon modeli var.Bizim için önemli olan;Doppio yapsa iyi olur gibi bi
Çok kahve içen insanlarız ama hep filtre. Hanım da sütlü çok sever normalde.
Dedim bir tane tam otomatik alayim (evet manualler falan daha iyi ama ugrasamayiz).
Şimdi bakmaya başladım ama delonghi magnifica ideal gibi ama bunun da trilyon modeli var.
Bizim için önemli olan;
Doppio yapsa iyi olur gibi bir de long
Latte ve cappuccino olsun (illa dokunmatik ekrandan latte vs seçmeye gerek yok hatta tuşlu espresso yapıp sütü kendimiz de katabiliriz, hatta tuşlu tercih sebebi bence dayanıklılık olarak)

Onun dışında temizliği, bakımı kolay olsun.
Bu noktada magnifica s var, en basic hali gibi. Iyi midir sizce?
0
logisticsmanager
(27.12.24)
2 arkadaşımda var. Makinenin yıllık bakımı vs. Var. Temiz kullanmak lazım. Hassas alet, o kadar para verip bozulursa üzülünür. Size kapsül makine lazım.
0
mikahakkinen
(27.12.24)
Abi yanlış anlama ama hep filtre içiyorum diyorsun, ama yazdığın makineler espresso makinesi. Tam otomatik olsun uğraşmayalım diyorsun, ama latte-kapuçino manuel olabilir diyorsun...
0
malheiros
(27.12.24)
@mika; abi kapsül sevmiyorum. Hep konsept olarak sevmiyorum hem de tad olarak. Çok iciyoruz zaten, bize kapsül dayanmaz.
0
🌸logisticsmanager
(27.12.24)
@malherios; yok ya manual dediğim tuşlu:) yanlış anlaşılma olmuş. Dokunmatik modeller çıkmış çok ama güvenemiyorum pek onlara. Ondan tuslu daha iyi olur diye dedim ama manual demeseymisim iyiymis.
0
🌸logisticsmanager
(27.12.24)
Philips ep2220/10 aldım oldukça memnunum.

kendi süt haznesi olmaması, otomatik kahveyi çekirdekten alıp bardağa koyması, süt köpürtücüsü olması hepsi benim için artı şeyler.

süt haznesi ilerde sütten dolayı kokma yapıyor o yüzden bu şekilde bir seçim yapmadım. makine seçerken aklınızda olsun. daha iyi makineler var ama bu fiyat performans olarak benim için yeterli.
0
ruhlardan esinlenen karga
(27.12.24)
Biz ofis alırken çok araştırdık gezdik baktık ve temizliği en kolay olan (suda yıkanıyor tüm parçaları bazı modeller yağla çalışıyormuş bakımı zormuş) tchibo otomatik espresso makinesini 13k fiyata aldık geçen sene. Genel olarak memnunuz ama süt köpürtmesinde ayar maks olmasına rağmen son zamanlarda fazla köpürtmüyor nedenini henüz sorgulamadım sütü az kullanıyoruz. Bir bakın derim.
0
Kediyi üzdün
(27.12.24)
süt kabı temizliği zahmetli
gerek lezzet olarak gerek üşengeçlikten türk kahvesi içer gibi fincanda zift gibi espersso içmek daha makul hala geliyor tadı da güzel üstelik

şimdi tam otomatik alınca da yine temizlik çilesi var

o yüzden manuel + öğütücü almak daha mantıklı hale geliyor

ya da madem paraya kıyacaksan şöyle bi şey
www.hepsiburada.com

bana sorarsan delonghi manuel al geç şunlardan daha kolay temizlemesi zaten kahve yapması içmek kadar keyifli
0
bir soru sorcam
(27.12.24)
@bir soru sorcam; abi arastirdim. 14 kahvede bir falan makineyi temizlemek lazım. Bunun temizliği ile her yaptığında temizlemek gereken makine aynı değil ki daha kahve ayarlaması falan var. Ben kahve yapmakla uğraşmak istemiyorum ya.

@kediyi üzdün ; Fransa'da yokmus Tchibo:/

Delonghi magnifica s smart alicam gibi, cappuccino yapicisi sebebiyle.
0
🌸logisticsmanager
(27.12.24)
iç üniteyi haftada 1 temizliyorsun, yıkıyorsun ama posa kabı filan temizlemen gerekiyor
plastik parçalar zaten mekanizması huylanıyorsun sağlık açısından

Philips ep2220/10 evet pratik ama kullandıkça anlarsın ne demek istediğimi
bu işin sonu yok zaten ben sattım kurtuldum manuel de vardı otomatik de

dediğin gibi manuel uğraştırıyor ona katılırım yere dökülüyor kahve filan
öğütücüden alıp basmak gerekiyor
0
bir soru sorcam
(27.12.24)
Abi temizlemeden olmuyor zaten. Filtre makinesi de bu makine de hepsi temizleniyor. Ama her kahvede temizlemek var, günde ya da iki günde bir temizlemek var. Biz çünkü günde iki tane icmeyecegiz, tahminen günde kişi başı 4 espresso gider rahat ki daha fazla da olabilir. Bir de zaten espresso makinesi alsam, kahve öğütücü alicam, yanına süt köpurtme alicam, öğütücüye gramla koyucam oradan diğerine koyucam falan uzun. Ondan otomatik bakıyorum.
0
🌸logisticsmanager
(27.12.24)
temizliği minimuma indirmek için yarı-otomatik makinelere bakabilirsin. süt haznesi olmayanı söylemiş zaten arkadaşlar. bence değirmeni de olmasın makinenin. sen ayrıca değirmende çek kahveyi. sonra porta filtreye koy yap espressonu. bu sayede posa mosa derdiyle makinenin temizliğiyle uğraşmassın.

birde bu philips delonghi arçelik falan hepsi aynı üreticilerden alıyor pompayı parçaları. gerisi tasarım işi. o yüzden ben sana grundig f/p önereceğim. senin geçtiğin yollardan 5 ay önce geçmiş birisi olarak. çok daha pahalı pro makineler var ama baslangıç için bu yeterli.

www.grundig.com.tr
0
archmeister8
(28.12.24)
(17)

Nedir bu çok yoğunum, çok işim var muabbeti?

mikahakkinen
38 yaşında bir y kuşağıyım. Ne zaman kardeşimi,benden küçük kuzenimi arasam abi çok yoğunum, çok yorgunum vb. Ulan akşama kadar kendini kesen, uyuşturucu için her türlü zirzopla uğraşan ben. Bir kere bile ağlanmadım.Kardeşim 90lı kuzen 93lü. Ben 90 2000 arası doğan y kuşağının pragmatist ve çıkarcı
38 yaşında bir y kuşağıyım. Ne zaman kardeşimi,benden küçük kuzenimi arasam abi çok yoğunum, çok yorgunum vb. Ulan akşama kadar kendini kesen, uyuşturucu için her türlü zirzopla uğraşan ben. Bir kere bile ağlanmadım.
Kardeşim 90lı kuzen 93lü. Ben 90 2000 arası doğan y kuşağının pragmatist ve çıkarcı olduğunu düşünüyorum.
Fazla etiketlemeli ve önyargılı oldu ama azcık doğru değil mi?
0
mikahakkinen
(27.12.24)
Yazdığınız kadarıyla buradan bakınca siz de onlar gibi duruyorsunuz aslında, yani iş hayatınızdan şikayetçi gibisiniz. Sadece bunu çevrenize çok açık etmiyormuşsunuz.

Olay ne bilmiyorum ancak birinin iş hayatından çok da mutlu olmadığını, yorulduğunu söylemesi çıkarcılık ve pragmatizmle çok ilgili durmuyor. Bir şeyler anlatmak istemişsiniz ama tam açıklayamamışsınız gibi.
0
akhenaten
(27.12.24)
Yakın geçmişte 23 yıldır kanka dediğim şahıs bana kaç defadır attığım mesajlara en ufak bir etkileşim dahi vermemesini bahsettiğin yoğunluk, mobbing ve hastalık ile açıkladı.

Tuvalete giderken eline telefonu alamazmış, iki satır mesaj yazamazmış, çok yoruluyormuş mesaj yazmaktan. Sesli mesaj da gönderemezmiş, yoğunmuş. Bu 81'li.

Yoğunlarmış baksana. Ülkeyi kurtarıyorlar, her biri birer Salih Bozok, birer Kazım Karabekir.
0
muhayyer divan
(27.12.24)
@akhnaten çok detaylı yazmak istesem yazardım benim işle alakalı bir sorunum yok, olsa verirdim. Siz de 90 sonrası doğumlusunuz galiba. Anlatmak istediğim @muhayyer divanın anlattığı herhangi bir durumda her şeye bir mazeret bulmaları.
0
🌸mikahakkinen
(27.12.24)
yoğun/yorgun diye şikayet etmekle pragmatist/çıkarcı olmak çok korele gelmedi bana. Keyif pezevengi, tembel, rahatına düşkün diye şikayet etseniz haklılığınız tartışılabilirdi de bu iki olgu arasında bir ilişki göremedim.

Bu tarz şeyleri nesle bağlamak da bana çok makul gelmiyor. Herkes benzer oranda çıkarcı bana kalırsa.

Ayrıca insanları niye durduk yere sohbet için arıyorsunuz? Öncesinde mesaj atıp müsait misin diyor musunuz? Aile üyesi de olsa birini sohbet/muhabbet için aramadan önce mesaj atmak lazım bence müsait mi değil mi diye? Ha arayıp bi şey rica ediyorsanız da o sırada gerçekten yoğunlardır yapamıyorlardır belki sizin ricanızı. Bağlamı bu açıdan da anlamadım.
0
nundu
(27.12.24)
Abi jenerasyon eleştirisi dünyanın her ülkesinde her jenerasyon tarafından yapilir. Yüzde yüz eminim ki senden önceki jenerasyon da seninki için aynısını dedi.

Ahanda taa milattan önce hesiod;
I see no hope for the future of our people if they are dependent on frivolous youth of today, for certainly all youth are reckless beyond words.

Kısacası böyle düşünen ne ilk ne sonsun abi. Senin üst jenerasyon da aynısını seninki için dedi, ondan önceki de onlar için.
0
logisticsmanager
(27.12.24)
Bu arada şunu da ekleyeceğim; isinizin zorluğunu söyleyip ben hiç sikayet etmem diyorsunuz.

Abi bu muhabbete girersen zaten kimse şikayet edemez. Misal maden işçisi edebilir mi? Itfaiyeci? Peki misal bim'de çalışan asgari ücretli? Yani kimin neye göre şikayet edip, yorgun olup olmayacağını kim belirliyor?

Ayni anda hem jenerasyon eleştirisi hem de kişilerin işinin aslında o kadar şikayet edilmeyi gerektirmeyen işler olduğu belirtmissiniz. Bu muhabbeti sosyal medyada falan trilyon kere görüyoruz.

Misal benim işimi söylesem ona da şikayet etmeye hakkın yok dersiniz kesin. Jenerasyon olarak da sizin bahsettiğiniz jenerasyondanim.

Bu arada Türkiye'de çalışan gençlerin hakki var +1. Üç kuruş paraya hiçbir gelecek umudu olmadan, bir konsol almak için 1 aylık maaş verecek hale gelmiş kişilerin, tazminatlari falan üç kuruş olmuş kişilerin hakkı var yani.

Anneme de misal yorgunum diyemem çünkü anlamıyor. Aksine buradaki neredeyse annem yaşındaki çalışma arkadaslarimsa çok çalışıyorsun bak dikkat falan şeyinde. Çünkü yetiştikleri ortam, ülke farklı. Yani bu tam jenerasyon işi de değil yetişme olayı. Türkiye'nin güzel zamanını görüp şimdi yetişkin olanlar "bu ne lan" diyor. Türkiye'nin rezil zamanını görüp sonra iyi zamanında kendine ev, araba alanlar "şikayet etmeyin lan tembeller" diyor.
0
logisticsmanager
(27.12.24)
Erkek arkadasım komiser ama allahtan halden anlayan insanmıs diyorum simdi.

Herkesin işi, hayatı kendine göre yoğun ve stresli. Bunu bir şeye göre mukayese edemezsiniz.
0
jazzabel
(27.12.24)
Ben de bağlamı anlamadım. Aradığınızda nasıl bir konuşma geçiyor ki aranızda? Niye onların aramadığını mı soruyorsunuz? Birlikte bir şey yapmak mı istiyorunuz? Ben telefonda laklak sevmem mesela. Topla çantanı İstanbul'dan Kars'a yürüyeceğiz deseniz tamam derim; ama telefonda niye arayıp sormuyorsun muhabbetini hiç çekemem. Sohbet etmek isteyen zaman ayırıp yüz yüze görüşmek için fırsat yaratsın bir zahmet.
Sizden 'yaşlıyım.'
0
auroraaurora
(27.12.24)
Sana katılıyorum.

Öncelikleri başka olan insanların kıçından uydurduğu bahane
0
gilbeys
(27.12.24)
Çoğu kişiyle yan yana olsakta gerçekte onlarla bir iletişimimiz kalmamıştır.

Evet, bir nesil var ki nefslerinin istediği her şeyi tatlı/hoş sanıyorlar. Alış verişlerindeki dengesizlikler, israf, günlük yaşama, - bana ne yaae gibi sözler ...
onları en iyi anlatan örneklerden .
0
diyecevaplandı
(27.12.24)
Yoğunum diyorsa aklına başka bahane gelmemiştir.
Sizinle görüşmek istemiyorlardır.
hele mesaja cevap yazamayacak kadar yoğunum diyorsa, görüşmemeyi yüzünüze söylemek istemediği için diyordur.
0
durbidakka
(27.12.24)
genc onlar ya :)
0
sonsuz
(27.12.24)
İnsanları bu şekilde değerlendirmemeliyiz bence.
Bana göre 5 birimlik bir iş basit hemen çözülüp devam edilebilecek bir işken başka biri bu 5 birimlik işi çok yoğun yaşayabilir, üzerindeki etkisi daha farklı olabilir.
Bize daha basit gelen şeyler başkalarına ağır gelebilir.
Bir işle uğraşırken sadece ona konsantre olmak isteyebilirler.
Belki de o an sizinle konuşmak için havasında değildir ve yoğunum deyip geçiştiriyordur bu da olabilir.

Bir de insanlarda maalesef "en yoğun benim", "benim işim en zor" gibi bir algı var. Böyle bir şey yok size öyle geliyor sadece.
Bana da sorsan ben olmasam dükkan batar öyle önemli iş yapıyorum :) Ama gerçeğe bakarsan benden önce de var olan ben gitsem de bir şekilde var olabilecek bir şirketteyim yani yok öyle bir dünya.
0
mutekebbir
(27.12.24)
92liyim ve dün bütün işlerimin yanı sıra, bir butonun rengini 70 kere değiştirten bir patronun hem istediklerini yapmakla, hem de kendisine laf anlatmaya çalışmakla geçti bütün günüm. Mesai bittiğinde fiziksel bir iş yapmış olmamama rağmen pertim çıkmış durumdaydı.
Aldığım maaşın yarısından fazlası, beni istediği zaman evden çıkarabilecek ya da en azından bunun için uğraşabilecek bir başka insanın evine kira ödemeye gidiyor. Para biriktirip ev, araba almak gibi bir şansım yok.
Tırto bir yıllık izne çıkmak için bile yasal hakkımı kullanmak istediğimde "5 gün üstüste izin yapmak biraz fazla ama ne yapalım ya neyse :s" diye trip vari bir karşılık alıyorum. Bir tatile çıkarsam önümüzdeki 3 ay boyunca ekonomik olarak düzelemeyeceğimi bildiğim için bu beş günü evde geçireceğim.

Ne yapacağım mesela biliyor musun? Evde boş boş yatacağım. Tavanı izleyeceğim. Ekran görmek istemiyorum, telefon dahi almayacağım elime. Boş beleş mevzular için arayanlara da yoğunum, çok yorgunum diye ağlanacağım. Ve bu beni çıkarcı ya da pragmatist yapmayacak. Emekli olduğunda alacağı maaşla hayatta kalamayacağını bilen, hayata karşı umudunu çoktan kaybetmiş depresif, mutsuz, anlaşılmayan bir insan yapacak.
0
nolmus yani
(27.12.24)
biriyle konusmak veya bulusmak konusunda cok istekli olmadiginda soylenecek en mantikli sey cok mesgulum zamanim yok falandir. bunu drama queen'lige baglamaya gerek yok. hele ki kusaklarla hicbir ilgisi yok.
0
bohr atom modeli
(27.12.24)
Yaw yalan inanma 24 saat ellerinde telefon var. Benimde cevremde boyle tip cok hatta en son bi arkadasim vardi cok yogunum falan diyen sana suprizim var dedim kamera ac meraktan acti bi baktim oyun oynuyor yalanini s....ktigim.

Inanma yalanci hepsi bu tipler isi dusmeden de aramazlar.

Sor bakalim wc ye gitmiyor mu tv izlemiyor mu yemek yemiyor mu ne yogunuymus seninle gorusmek istemiyorlar iste
0
Zetnikov
(27.12.24)
sorun yoğunluk oladabilir olmayadabilir ama asıl sorun sosyal pil. hem de telefonla iletişim aşırı zor. diyalog kurmak yerine reels linki atma iletişimini tercih ediyoruz
0
ala09
(28.12.24)
(8)

Saglik sigortasi yaptirmak

tuborg yesili
mantikli mi mantiksiz mi? Ben kendime yaptiriyorum ayakta degil yatarak simdi esime de yaptirayim mi diye dusundum yatarak, ikimize de 20 bine yakin fiyat cikti. Sizce mantikli mi?
mantikli mi mantiksiz mi? Ben kendime yaptiriyorum ayakta degil yatarak simdi esime de yaptirayim mi diye dusundum yatarak, ikimize de 20 bine yakin fiyat cikti. Sizce mantikli mi?
0
tuborg yesili
(26.12.24)
Ben tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırdım. Bu, 3. oldu. Devlete gidip sıra bekleme ya da özelde tonla para harcama derdine girmiyorum en azından. 10 ayakta + sınırsız yatış veriyorlar zaten.
0
cemallamec
(26.12.24)
Sağlık durumunuz kötüyse, düzenli gittiğiniz bir bölüm, kontrol varsa mantıksız. Çünkü, mevcut kronik rahatsızlıkları kapsayan bir sistem değil.

İnsanın ne zaman başına ne geleceği belli değil, her an bir kaza veya tedavi süreci çok uzun ve maliyetli bir hastalıkla karşılaşmamız olası. Bu durumlarda ve Devlet hastanelerinin de durumu malumken, sağlık açısından kendinizi güvende hissedebilmek için mantıklıdan öte, zorunlu bir şey.

Ancak ömür boyu yenileme güvencesi konusunun detayı beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Yaş ilerledikçe ve kronik hastalıklar çıktıkça yıllık primler ödenemez boyutlara gelmekte.
0
Mirket
(26.12.24)
Ben mantıksız buluyorum. İnsanın başına durduk yere var olmayan hastalık çıkarıp bol bol kesip biçebiliyorlar. Gerek yok.
0
muhayyer divan
(26.12.24)
imkanınız varsa yaptırın dünyanın binbir türlü hali var.
0
awlmi
(26.12.24)
Yatarak 20bin imkansız çok pahalı. Bir yanlış var.
0
erty_ksk
(26.12.24)
Tek dogru hareket.arkadasima gel yaptır parasını ben ödeyeyim dedim,meeh gerenk yonk yaptı.15 gun evvel bogurerek hastaneye gitti,mini ameliyat,bir gün yatış 400 temiz.bu sefer git doktorla konuş,hastaneyle konuş,ödedik 240 birde seviniyoruz ucuza hallettik diye.yaptır mutlaka.
0
duptıs
(26.12.24)
Mantıklı mantıksızi öncesinde geçirdiğiniz hastalıklara bağlı çünkü onlarla alakalı ya da alakalı olabilecek şeyler ödenmeyecek.
Örnek annem ve rahmetli babama yapiyorduk. Babaminku annemden daha ucuzdu çünkü kalp, şeker, tansiyon her şey vardı ve bunlarla alakalı hiçbir şey ödenemeyecekti, annemde hiçbir şey yoktu.

Bir de sigorta policesini indirip okuyun. Biri bir şeyi 10 bin lira karsilar diğeri 20 bin. Her poliçe aynı değil.
Bilindik firmalardan sasmayin.
Yatarak mantıklı genelde.
0
logisticsmanager
(26.12.24)
20şer bin fiyat? kişi başı? sadece yatarak? ayaktası neden yok? bir de bu tamamlayıcı mı? özel mi? (ya da modüler)

bugün eli yüzü düzgün bir hastanede doktor muayenesi + bir iki tahlil tetkik dediğinizde 10bin lirayı bulabiliyor. yatarak tedavi, yani ameliyat, bir kaç yüz binden başlıyor. biraz kapsamlı bir ameliyat milyon oluyor.

ben kesinlikle ama kesinlikle sigorta yaptırılması gerektiğini düşünüyorum. evet, köşebaşındaki özel hastanede ya da bir devlet hastanesinde herhangi bir doktora tedavi/ameliyat olabilirsiniz. şansınız/tanıdığınız iyi bir doktor da bulabilirsiniz ama şuna emin olabilirsiniz iyi doktorların çoğunluğu sigortasız kapısından girmek istemeyeceğiniz özel hastanelere transfer olmuş/oluyor.
0
co2s2
(27.12.24)
(5)

Günlük gibi kalori/yemek izleme uygulaması

sanguine
Olarak neler kullanıyorsunuzHem ne yediğimi içtiğimi (kaloriye cevirirse daha iyi) takip etmek istiyorum hem de o güne dair notlar alabilecegim, kısaca önemli gördüğüm şeyleri yazabilecegim bir uygulama arıyorum. Uzun süredir samsungsun notes uygulamasına kafama estiği gibi not alıyorum ama bu çok a
Olarak neler kullanıyorsunuz

Hem ne yediğimi içtiğimi (kaloriye cevirirse daha iyi) takip etmek istiyorum hem de o güne dair notlar alabilecegim, kısaca önemli gördüğüm şeyleri yazabilecegim bir uygulama arıyorum. Uzun süredir samsungsun notes uygulamasına kafama estiği gibi not alıyorum ama bu çok arızi oluyor. Direkt bu amaçlı bir uygulama kulllanip kendimi oraya bilgi girmeye mecbur hissetmek istiyorum.
0
sanguine
(26.12.24)
fat secret
0
buenosdias
(26.12.24)
Ben chatgpt'ye kaydediyorum. Yemek tarifi verip kalorisini de hesaplatabiliyorsunuz. size günlük yemek planı da yapabiliyor. Örnek veriyorum "akşama iki kadeh şarap içmek istiyorum, telafi için diğer öğünleri nasıl planlayabilirim?" Diye sorduğumda kalori ihtiyacimi ve daha önce yediklerimi de göz onune alarak bir plan yapıyor. Yani siz hiç avokado tuketmiyorsaniz listeye bir anda avokado yazmıyor. Geçmişi baz alıyor.

O gün protein alimim düşükse "son öğününde şunları ekleyebilirsin" diyor. Yediğim yoğurt vs gibi şeylerin fotoğraflarıni atıyorum. Onları da kaydedebiliyor, kalorisini hesaplayabiliyor. Hafta sonu, gün sonu değerlendirmeleri de yapiyor.

Ben bayağı severek kullanıyorum.
0
fraise
(26.12.24)
MyFitnessPal.
0
logisticsmanager
(26.12.24)
Fatsecret +1
0
mor oje
(26.12.24)
yazıo ama yıllık ücret ödemiştim. baktım şimdi 131 liraymış yazın aldığımda.
0
red g
(26.12.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.