Giriş
(17)

İlk üç günde gereken performans?

squidward
Merhabalar,İş görüşmesi sırasında tecrübemin olmadığını belirttim. Yine de "size anlatacağım" vs denildi. CVmi beğenmişler galiba. Belgelerimi hazırladım götürdüm ancak sözleşme imzalamadık. Tecrübem olmadığı için ücret de konuşmadım. Çok sevindim işe girdim diye :(İkinci gün patronun sağ kolu ve be
Merhabalar,

İş görüşmesi sırasında tecrübemin olmadığını belirttim. Yine de "size anlatacağım" vs denildi. CVmi beğenmişler galiba. Belgelerimi hazırladım götürdüm ancak sözleşme imzalamadık. Tecrübem olmadığı için ücret de konuşmadım. Çok sevindim işe girdim diye :(
İkinci gün patronun sağ kolu ve beni işe alan aynı zamanda bana işi anlatan birim sorumlumuz yanıma gelip benim alacağım ücret için patronla pazarlık yaptıklarını ancak yine de bana asgari ücret verileceğini söylediler. Doğrusu orada öğreneceklerime odaklandığım için ücreti umursamadım fakat bu iki kişi; senin hakkın bu değil, kabul etme, mobbing var, markete gir daha iyi.. vs dediler.
YL mezunu, dil bilen.. insanım ben sonuç olarak, haksız değiller ama iş yok. Madem öyle almasaymış patron beni, dediğimde "açıkcası çok da taraftar değil" dediler. "Dün beni beğenmişti" deyince patronun beğenmesi belli olmaz vs dediler. Aynı gün sonraki saatlerde yemekten çantamla geldiğimi gören patron "çantanı şu askıya assana neden çantayla geziyosun" dedi. ben ise "teşekkür ederim ama sizin beni düşünmenize gerek yok, ben kendimi düşünürüm" dedim. Hayır sana ne benim çantamdan, istersem bavulla gezerim nedir yani..
Zaten birim sorumlusu sık sık yalakalığın öneminden bahsediyordu, pek sallamadım ama kendisi de biraz yalakaydı.
Üçüncü gün sonunda ise telefonla bana "patronun performansımı düşük gördüğü" ifade edilerek çıkışımın verildiği belirtildi.
Bana iş anlatan yönetici de çoğu kez yorumlarımı beğendi aslında, bu fiyata benden iyisini bulmayı düşünüyorlardır belki.

Esas olarak sormak istediğim;
başlangıçta tecrübesi olmadığı bilinerek işe alınan çalışandan ilk üç günde nasıl bir performans beklenir?
Haksızlığa uğradığımı düşünüyorum ve boş yere umutlandım, kendimi sorguluyorum.
Hukuki olarak yapılabilecek bir şeyim var mıdır acaba?
0
squidward
(17.10.24)
allah korumuş böyle yer düşman başına. işsizlik zor tabi anlıyorum ama böyle yerlerde zaman harcamaya gerek yok, baştan aşağı saçmalık. daha güzelini bulursunuz. hukuki sanmıyorum ama uzmanı değilim.
0
awlmi
(17.10.24)
Biraz entrikalı ilginç bir yermiş, çok takmaya gerek yok ama sizin patronla konuşma şekliniz bana garip geldi. Yani adam sanki gırgırına bir şey söylemiş de siz terslemişsiniz gibi duruyor. Öylesine bir cevap verseniz de olurdu. Bilmiyorum belki yazı olarak okuyunca yanıltıyor olabilir.

Özetle performanslık bir durum yok, patron egolu biri falandır zaten, sizin lafınıza bozulmuştur.

Yalakalık konusuna ne diyem bilemedim, en azından adını koyabilmişler yalakalık olarak. İlk çalıştığım şirkette, patron da çok efendi biriydi, yalakalığa falan gerek yoktu ama ona rağmen patron bir şey söyleyince daha bir şevkle dinlenir, esprilerine daha bir coşkulu gülünürdü. Bana göre bu da yalakalık.
0
mbond
(17.10.24)
Deneme amacıyla alındığının işyeri ciddiyetsiz ve laçka gibi geldi bana. Diğer yandan sizin verdiğiniz cevap saldırgan, tatsız ve iletişime kapalı. Üç gün denendiginiz yer ile ilgili hukuksal süreçleri arastirdirabildiginize göre bir parça agresif ve fevri bir tutum içindesiniz. Olgunlukla karşılayıp tecrübe olarak görün. Keşke iş bulmak günümüzde bu kadar zor olmasaydı da sizi bu kadar hayal kırıklığına ugratmasaydi bu üç gün. Muhtemelen bu sebepten yeni bir iş buldugunuzda ve bu iş te olmazsa iyice umutsuz ve enerjisi düşük bir profile sahip olacaksınız. Kamuda değilseniz yaşadığınız şey anormal derecede normal. Çok sayıda başarısızlık gibi görünen deneyim yaşayabilirsiniz. Bu süreci iş hayatinizin başında yaşamaniz şu anda kulağınıza güzel gelmese de bir şans.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
Geçmiş olsun hocam, çok üzülmeyin iyi ki de olmamış. @edmond honda+1
0
Amaranta ursula
(17.10.24)
Şirket dandik +1

Verdiğiniz cevap pasif agresif duruyor okurken. Patron şirketi ve dandik olması sebebiyle isten cikarilma sebebiniz yüzde 99 cevabiniz.

Bu cevabi ben hayatım boyunca ikinci günüm olan bir yerde asla söylemezdim.
0
logisticsmanager
(18.10.24)
Patrona soyledigin sozu ayna karsisina gec ve kendine soyle sebebini anlarsin
0
Zetnikov
(18.10.24)
@mbond, @aslagülümseyenbirkediyegüvenme, @imumax, @zetnikov
çanta muhabbetinin "öncesinde" yanıma gelip; bu paraya çalışılmaz, bırak işi, patron alınmana taraftar değil vs şeyler söylediler. Kafamı bir milyon etmişler yani öncesinde.

Ayrıca kaç yaşına gelmiş, yetişmiş insanım 2. günden böyle bir konuda (çantamla gezip gezmeyeceğime) patronun bana karışması hak mı? Ben bu basit tercih için bile patrona açıklama mı yapacağım?
O kadar moralimi bozdular ki çantamla gittiğimin farkında bile değildim.
Hem bana asgari ücret verecek hem de cimri paragöz patron aklıyla her hareketimi sorgulayacak, hak mı bu ya hak mı?
Sana ne kardeşim, istesem bavulla gezerim

Böyle olmasa başka türlü bahane bulup çıkaracaktı galiba.
"Burada ya yalaka olacaksın ya da işini çok iyi yapacaksın" demişti birim yöneticim.
İşimi çok iyi yapmaya vaktim kalmadı ki benim
0
🌸squidward
(18.10.24)
istersen bavulla gez de kil bir cevap vermek zorunda degilsin. kendini ezdirmemek baska kil olmak baska. patron da icinden "ne diyor bu amk, cattik galiba" diye gecirmistir sen oyle diyince. ama o sana bunu sesli soylememis gordugun uzere.
0
baldur2
(18.10.24)
İşten çıkarılma sebebiniz tamamen patrona söylediğiniz söz. İletişiminiz çok sert ve yanlış anlaşılmaya müsait, yüksek ihtimal espriyle söylenen bir yerde terslemişsiniz patronu. Duygularınızı kontrol altına almayı öğrenmeniz gerekiyor.

"O kadar moralimi bozdular ki çantamla gittiğimin farkında bile değildim." -> Moralinizi bozmalarına izin vermemeniz lazım, sizi iş hayatında manipüle etmeye çalışan kişiler her zaman olacak, nerede çalışırsanız çalışın böyle insanlar olacak. Size düşen stabilliğinizi bozmadan iş hayatı maskenizi takıp devam etmek.

Bence bu tecrübeyi erken öğrenme şansınız oldu, gerekli dersleri çıkarırsanız en önemli konulardan birini çözmüş olacaksınız. Bahsettiğim şey yalakalık değil bu arada, her şeyi söylemenin bir üslubu var ve sizin şu andaki üslubunuz böyle devam ettiğiniz sürece sorun çıkartacak.

Son olarak da şunu ekleyeyim, kurban psikolojisine büründüğünüzü görüyorum. Evet karşı tarafın da haksız olduğu kısımlar var ama sırf bunlara odaklanırsak kendimizdeki gelişimi kaçırırız, bu yaşadığınız olayda sizin sorumluluğunuz daha fazla, ciddi bir hata yapmışsınız. Bunu kabullenmeniz sizin yararınıza çünkü o zaman düzeltmeye doğru giden yolu da açacaksınız.
0
montreal
(18.10.24)
@montreal +999
0
Zetnikov
(18.10.24)
şirket zaten dandik anlattığınız kadarıyla ama ben patron olsam ben de kovardım sizi. daha ikinci gününde bana böyle cevap veren birine göz yumarsam 6. ayda kontrol altına alamam ve diğer personelleri de etkiler. 1 sene sonra herkes isyan etmeye başlar. patronun otoritesi olması lazım şirkette.

kusura bakmayın ama durum böyle.
0
oekuklu
(18.10.24)
@montreal, @zetnikov, @baldur2, @aslagülümseyenbirkediyegüvenme, @logisticsmanager, @oekuklu

şimdi uyandım ve okuyup düşündüm de gerçekten de kabalık yapmışım, biraz üzüldüm.
Acaba patronu arayıp özür dilesem mi, ne yapsam?
Özür dilemeyi gerektiren bir durum mu karar veremedim?
0
🌸squidward
(18.10.24)
Olan olmus bosverin bence, ozure gerek yok. Zaten beklentisiz ozur bile dileseniz, kuyrugu kistirdi geri donmek istiyor diye gorecekler. En iyisi buna takilmayip onumuzdeki maclara bakmak.
0
mbond
(18.10.24)
Gerek yok. Sizin su an bunu anlamaniz sizin için yeterli.
0
logisticsmanager
(18.10.24)
Asgari ücreti hiçbir vasfı olmayan kişiler dışında reva gören şirketlerden zaten uzak durmak lazım.

Ayrıca üslubunuz direkt kovulma sebebi bence, ilk günlerden daha uyumsuz birisi olduğunuzu göstermişsiniz, 3. gününde patrona ayar vermeye çalışmak çok akıllıca bir iş değil, zor yoldan öğrenmiş oldunuz.
0
kimlanbu
(18.10.24)
hocam istersen bavulla gezemezsin ki orası işyeri belirli kurallar var bavulla gezerim diye düşünmen yanlış
0
sizofren06
(18.10.24)
o ne ya dünyanın en toksik iş yeri falan mı?

kurtulmuşsun +10000
0
nolmus yani
(18.10.24)
(8)

İşyerinde Başarılı Olmak ama Sevilmemek

depresif çocuk
Sevilebilir biri olmak ile başarıya koymak arasında negatif bir korelasyon var sanki. Bu ikisi arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
Sevilebilir biri olmak ile başarıya koymak arasında negatif bir korelasyon var sanki. Bu ikisi arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
0
depresif çocuk
(17.10.24)
Kimseyle kavga etmeden, tartışmadan. Hep "tamamdır, can sağlığı, sen öyle diyorsan öyledir" diyerek.
0
Shepard
(17.10.24)
doğru iletişim dili burda anahtardır. ne çok egolu, ne çok alçak perdeden, dengeli, samimi ve güvenilir bir duruşu devamlılıkla göstermek lazım. yoksa her başarılı insan sevilmiyor diye bir durum görmedim. ya çok sikko egolu insandır, ya milletin arkasından iş çevirerek ya da etik sınırlarda dolanarak kazandığı başarıyı başarı diye yutturuyordur. yıllarca çok kurumsal ve büyük bir firmada çalıştım. başarılı olup sevilen birçok arkadaşım oldu.
0
awlmi
(17.10.24)
Kurmuyorum?

Ben istediğim kadar denge kurmaya çabalayayım, herkes kendi tıynetini yerine getiriyor. İş yerimde kim beni sevmek zorunda ki? Ben kimi sevmek zorundayım? Hiçbir mecburiyet yok. Ama saygısızlık olursa o zaman iş değişir.

Kimseye saygısızlığım yoktur, olmamıştır, olmaz da. Kimseye küçümseyen veya alaycı veya kibirli davranışların olmamıştır, olmaz da. Kimsenin ayağını kaydırmak gibi rezilliklere girişmedim, girişmem de. Benimle daha geçinemeyen insan ruh hastasıdır derim.
0
muhayyer divan
(17.10.24)
Başarıya giden her yol mübah olmadığı için nasıl başarılı olduğun da önemli.
Başarı hırsı, sıfır kötü niyet olsa bile, başkalarına negatif gelebilecek adımlara yol açabilir.
Sen kendince adil oynamışsındır, örneğin ufak bir başarıyı bile ben yaptım ettim diye anlatmak bi şekilde orada katkısı olan başka biri tarafından tüm payeyi kendine çıkarttı olarak anlaşılabilir.

Basit bir taktik, elle tutulur sonucu sana yazılan bir başarıda oraya katkısı olan diğer insanları da an. Azsa bile söyle. Herkese söylenmiyorsa da git yöneticisine söyle. Yüzüne söyle. Alçakgönüllü ol.

Ben başarılı olduğum yerlerde hep sevilmişimdir, asıl başarısız olunca şirret bir insana dönüşüyorum, herkesle kapışıyorum.

Birini yenerek sonuca ulaşmak yerine onunla beraber olarak sonuca ulaşmak lazım. O kişiyi "yendiğinde" zafer elde etmiş oluyorsun ama aynı zamanda düşman kazanmış oluyorsun. Ben yeri gelince "bak ben bişi yapıcam senin götünde patlayacak çünkü zamanında işini iyi yapmamışsın. Bunun seni kötü hissettirmesini istemiyorum, herkes hata yapar. Gel bana yardımcı ol bu konuyu beraber iletelim, sorun çıkmasın" diye yaklaşırım. Genelde de karşılık bulur, bulmadığında adil oynamış olursun ve bunu diğerlerinin görmesini sağlarsın, günah senden gider.

İş ortamında kimse kimseyi sevmek zorunda değil ama yardımsever ve iyi niyetli olduğunu belli eder şekilde hareket edersen sevilirsin.
0
Bruce
(17.10.24)
işyerinde başarılı olmaktan maksat nedir mesela? Eğer konunuzda uzman olmak ve verilen görevleri tam ve zamanında iyi bir şekilde yapabilmek ve geliştirebilmek ise zaten işyerinde gerçek tatmin ve amaç bu olmalı. İş yerinde sevilmek ise sadece olası tehlikelerden sizi koruyabilecek olan bir meta olarak görülebilir. Bu anlamda faydalıdır Ancak sevgi ihtiyacını işyerinden alınmaya çalışılması çok gereksiz bir şey. Takdir edilmek daha tatmin edici. Aslına bakarsanız sevilmemek bir başarı göstergesi bile olabilir zorba değilseniz. Çünkü içten içe başarınız kıskanıldığı için düşmenizi bekleniyordur. Buradan bakarsak evet negatif korelasyon.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
Herkese iyi davrandığım için kimseyi aslında sevmediğim belli olmuyor
0
Hallegadola
(17.10.24)
Vallaha iş yerinde herkes ne kadar hırslı ne kadar çalışkan olduğumu vs biliyor.
Ama herkes de beni çok seviyor. Çünkü herkesin yardımına koşarım, herkese kibar davranirim, hayatlarini dinlerim. Excellerine, it sorunlarina yardım ederim. Hanim bir şeyler yapar getiririm, her Türkiye'den dönüşte her kata Tuğba kuruyemiş ürünlerinden getiririm falan.

Kısacası benim açımdan böyle bir olay yok. Hem çok sevilirim ki ben de onlari severim, hem de is yerinde basari pesinde olan biri olduğum bilinir.
0
logisticsmanager
(17.10.24)
İşte kimsenin beni sevmesine gerek olduğunu düşünmüyorum amacım işimi iyi yapmak çünkü. Kibar ve mesafeliyimdir, sevileyim diye çaba harcamam. İşime engel bir durum oluşursa duygusala bağlamadan gereğini yaparım.
0
mirty
(18.10.24)
(7)

Devlet 1 ay sonrasına ultrason randevusu verdi

1837837
Özele gidip ultrason yaptırsam sonucu devletteki doktor görebilir mi? Bir de ultrason fiyatları özelde nedir?
Özele gidip ultrason yaptırsam sonucu devletteki doktor görebilir mi? Bir de ultrason fiyatları özelde nedir?
0
1837837
(17.10.24)
rapor veriyolar onu götürüyorsun devletteki doktora. 2 ay önce 1700e karın ultrasonu çektirdim
0
titanyum22
(17.10.24)
evet e devlete girebiliyorlar benim özelde çektirdiklerim çıkıyor.
0
mikahakkinen
(17.10.24)
E devlete düşmesi için sgk sigortasının geçtiği hastaneye gidip kaydının sgk üzerinden açılması gerekiyor. Yeditepe'de sgk'dan yaptırmadığım tetkikler görünmedi mesela.
0
Bruce
(17.10.24)
Peki özel sağlık sigortam varken onu kullanamayacak mıyım?
0
🌸1837837
(17.10.24)
ultrasonda anında rapor yazıp verirler enabıza falan gerek olmaz. önemli bir görüntü varsa onu da çıktı olarak verirler zaten. direkt doktorunuza götürüp gösterebilirsiniz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(17.10.24)
Usg raporunu gösterebilirsiniz. Usg yapan kişiye göre farklılık gösteren bir tanı yöntemi yani iyi bir yerde yaptırmak lazim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(17.10.24)
Galiba direkt gözükmüyor, raporla gitmistik. Babam böyle özelde cektirdi hızlı olsun diye. Iyi ki de cektirmis ki böbrek kanseri çıktı. 2 ay sonra ultrason derken resmen birkaç hafta içinde böbreği alinmis haldeydi.
0
logisticsmanager
(18.10.24)
(6)

Bu İlişkiyi bitirmenin tam zamanı mi ?

sifreyi tekrar etmeniz lazim
Merhaba 7 aydır biriyle görüşüyorum hep aklimda soylemesem de seviyordum da ama son zamanlarda başkasıyla sevistigine dair kuvvetli şüphelerim var. Hayatimdaki yeri cidden farkliydi ve sonuna kadar inkar ediyor. Unutmak cok zaman alcak. Bize mi soruyosun bunu dersiniz belki ama cok aradayim.
Merhaba 7 aydır biriyle görüşüyorum hep aklimda soylemesem de seviyordum da ama son zamanlarda başkasıyla sevistigine dair kuvvetli şüphelerim var. Hayatimdaki yeri cidden farkliydi ve sonuna kadar inkar ediyor. Unutmak cok zaman alcak. Bize mi soruyosun bunu dersiniz belki ama cok aradayim.
0
sifreyi tekrar etmeniz lazim
(16.10.24)
Ayrıl.
0
prole
(16.10.24)
Bir önceki duyuruya baktim;
youtu.be

Yani aşırı geniş bir insan değilsen ne bileyim böyle cuckold fantezin falan yoksa, open relationship takilmayacaksan ayrıl tabi.
0
logisticsmanager
(16.10.24)
Niye söylemedin ki sevdiğini. Kız senin onunla gönül eğlendirdiğini sanıp başkasına yönelmiş demek ki. Söylesen ya sevdiğini niye söylemiyon.
0
muhayyer divan
(16.10.24)
anlamadıgım bir şey var. önceki duyuruda başkalarını yataga attıgını kendi söyledi yazmışsın. bu duyuruda ise başkalarıyla seviştiğine dair kuvvetli şüphelerim var ama sonuna kadar inkar ediyor yazmışsın.

sevişmiş mi sevişmemiş mi?
0
abelardo
(16.10.24)
Şüphe varsa şüphe yoktur, emin olduğuna dair ciddi emareler var sen bizden onay bekliyorsun. Çok üzülürsün sen.
0
olaylar olaylar
(17.10.24)
Kuvvetli şüphe? Ayrılın. ihanet tölare edilebilecek bir şey degil
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
(18)

Zayıfladıkça kilo vermenin imkansızlaşması :(

silverleaf
Bugün iphone'daki sağlık verilerime baktım ve şok geçirdim. Diyor ki,Attığım adım sayısı: 15.125Aktif Enerji: 378 KCALDinlenme Enerjisi: 1269 KCALYani ben bütün gün ayakta oradan oraya koşturdum ve 378 KCAL yakmışım. Tamam depar atmadım ama gerçekten yoruldum ve bu akşam spor yapacak enerjim yok mes
Bugün iphone'daki sağlık verilerime baktım ve şok geçirdim. Diyor ki,

Attığım adım sayısı: 15.125
Aktif Enerji: 378 KCAL
Dinlenme Enerjisi: 1269 KCAL

Yani ben bütün gün ayakta oradan oraya koşturdum ve 378 KCAL yakmışım. Tamam depar atmadım ama gerçekten yoruldum ve bu akşam spor yapacak enerjim yok mesela. Ve buna rağmen bu kadar kalori yakmışım?? 378 KCAL aslında bir öğün bile değil.

Normal bir öğünde yaklaşık 500-600 kalori alınmaz mı? Benim kilo vermek için günlük 1000 kalori altında beslenmem lazım ama bu da aktif yaşantısı olan birisi için az değil mi? Yani kendi sorumu cevaplamış gibi olacağım ama gerçekten çok az. Peki bu kilo nasıl verilecek gerçekten açlıktan ölmeden?

Bir de, madem böyle demek ki biz çok çok az yiyerek hayatta kalabiliyoruz. O zaman etrafımızdaki insanlar gerçekten gereksiz yere çok mu yiyor? Anlamıyorum artık kimin çok kimin az yediğini :( 49 kilolara düşenler nasıl düşüyor aklım almıyor.

168 cm, 58-59 kiloyum. 55'e düşmeye çalışıyorum. Her türlü yardıma öneriye açığım :(
0
silverleaf
(15.10.24)
378 KCAL çok çok az. Dün 3731 kalori yakmışım 24 000 adım ile. Kilo verme hedefim de yok. 184 e 73 kg ım

Belli ki hareketsizsin.
0
ferenc
(15.10.24)
Ben sana çok az kişinin bildiği bir sır vereyim de moralin düzelsin: Sistem sadece vücut sıcaklığını 37 derece çevresine sabitlemek için 1200 kalorilik bir enerji harcar, senin tüm gün harcadığın enerjinin yanında ne kadar fazla öyle değil mi? Onun dışında diğer sistemlerin (dolaşım solunum beyin vs) çalışması için ortalama 400-500 kalorilik enerji ihtiyacı olur, sistemde enerjinin çoğu buralara gider. Diyet için total kalori hesaplanırken de senin günlük aktivitelerin için 300-400 kalorilik bir enerji ihtiyacının gerekli olduğu hesaplanır çünkü ağır bir fiziksel iş yapmıyorsan sistem çok az enerji harcar, yani senin günlük harcadığın enerjinin aslında çok bir önemi yok, kilo verme sürecinde önemli olan toplam enerjiden kalori açığı bırakmak, kilo verdikçe de kalori ihtiyacı azalır, o nedenle toplam kalori miktarını ara ara güncellemek gerekir, bu işler de hep hesap kitap işi ne yazık ki, özellikle nispeten düşük kilolarda bu hesaplamalar daha önemli.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.10.24)
@ferenc, Valla ben iphone'un yalancısıyım, bana öyle diyor. Sırtımda en az 6-7 kilo malzeme ile 15000 adım atmışım, Sağlık uygulamasında bunun karşılığı 378 kcal görünüyor :(
0
🌸silverleaf
(15.10.24)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet Çok teşekkür ederim cevabınız için. Ama şu an kalori açığı bırakmak demek yediğimden gerçekten kısmak demek çünkü bir tek öğle yemeğini normal bir yemek yedim? Sıfır ekmek, sıfır tatlı.

Sabah: 1 haşlanmış yumurta, 4-5 zeytin, 2 salatalık, 1 domates, 3-4 çiğ kaju.
Arada bir elma yedim.
Öğlen: 3 tane kadınbudu köfte.
Akşam: 1 haşlanmış yumurta (sabahtan kalmış), 1 domates, birkaç zeytin daha, bir domates ve bir elma daha.

Bu haliyle bile 1200 kalori oldu. Ekside kalmak için başka bir şey yemedim ama düzgün beslenmedim ki :( Vücudum bana, çok bile yedin mi diyor :(
0
🌸silverleaf
(15.10.24)
Hocam sorunun çözümü genelde yanlış yerde arıyorsunuz sizin probleminiz zaten düşük kalori almak bu tabloda. Bak yukarıda ne dedim? Sistem sırf vücut sıcaklığını sabit tutmak için 1200 kalori harcıyor, diğer sistemlerin çalışması için de 400-500 kalori harcıyor, bu kaloriler nereden harcanıyor? Normalde senin dışarıdan verdiğin kaloriler bu işler için kullanılıyor ama sen dışarıdan yeteri kadar kalori vermediğinde ne oluyor? Sistem dramatik seviyede düşük kaloriler geldiği için yağ yakımı gibi işleri minimuma çekip sadece hayatta kalmasını gerektirecek işlerin yürümesi için kalori harcıyor, bunlar için de biraz senin verdiğin kalorileri biraz da vücut yağlarını kullanıyor ama en düşük seviyede kullanıyor.

Bu örneği burada çok verdim ama yine vereyim: Dünya'ya bir göktaşı çarptığını ve tüm gıda kaynaklarının tükendiğini, elinde sadece 1 kiloluk yemek kaldığını ve 6 ay bununla idare etmen gerektiğini düşün. Bu 1 kiloluk yemeği anında yer misin yoksa küçük küçük 6 ay idare edecek şekilde mi yersin? İdare edersin değil mi? Vücut yağlarını da böyle düşün o bir rezerv kaynak ve tek görevi seni yoklukta hayatta tutmak, sen çok düşük kalori alırsan çok az yağ kaybı yaşarsın; kalorileri düzgün hesaplayıp ona göre beslenirsen daha çok yağ kaybı yaşarsın.

Bunun için internette kalori hesaplayıcılar var onları kullabilirsin. Misal bugün yağ kaybı için kalori alımını hesaplasan en az 1700-1800 kalori falan çıkar alman gereken kalori miktarı, sen bazal metabolizmanın da altında kalori alıyorsun, o nedenle de rezerv kaynaktan kayıp yaşamıyorsun ya da çok düşük yaşıyorsun, senin sorunun ekstra düşük kalori almak, ben diyet yapacağım zaman neredeyse 3000 kaloriden başlıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.10.24)
Bu yazdığınız şeylerin 1200 kalori olması imkansız. Ancak 400 gr falan kadınbudu yerseniz olur galiba ki sanmıyorum o kadar yediginizi.

Uygulamaların kalori hesaplarına bakmayin. Bunlarin fazla yazdığı ya da metabolizmanın durduğu yerde yaktigi kaloriyi hesaplandığı falan çok söylendi. Siz bazal metabolizmanızın bir tık altında yemelisiniz. Yürümeniz vs size ek olur ancak.

Malesef, esim de 45 kilo insan olarak, kısa boylu ve az kilolu kişilerin kilo vermesi daha zor çünkü kalori miktarı düşüyor.
0
logisticsmanager
(15.10.24)
Tdeecalculator ile hesapladım;
Bazal metabolizma (yani hiçbir şey yapmasaniz yakilacak) 1495 kalori çıkıyor.
Kısacası çok hareketli değilseniz (Masabasi is) en az 1300 kalori almanız lazım.
Günlük hareket ediyorsaniz en kötü bazal almaniz lazım. Iphone vs guvenip 300 kalori fazla alirsaniz tahminen kilo veremezsiniz (biz de Dustuk bu hatalara)
0
logisticsmanager
(15.10.24)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet Siz bazal metabolizmamın üstünde yememi söylemişsiniz, @logistic altında yememi :( İkiniz de mantıklı diyorsunuz da ne yapacağım ben??
0
🌸silverleaf
(15.10.24)
Sen zaten bazal metabolizmanın altında besleniyorsun ve kilo veremediğini söylüyorsun değil mi? :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.10.24)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet Evet :( Bence ben az yiyorum ama kilo veremedikçe yeme algım değişti. Yediğim de mi çok, demek ki vücuduma yetiyor aldığı kalori diye düşünmeye başladım işte arkadaşlar öğle arasında şnitzelleri gömerken. :( Sizin hesabınıza göre 1700-1800 kalori civarı mı almam gerekiyor? Verdiğim kiloyu da geri almayayım sonra ya :(
0
🌸silverleaf
(15.10.24)
Total kalori hesaplanırken iki araç vardır TDEE ve BMR. TDEE Toplam Günlük Enerji Harcaması'nı BMR de Bazal Metabolizma Hızı'nı belirler, total kalori hesaplanırken BMR ile TDEE aarsında kalori alırsın, TDEE üstüne çıkarsan kilo alırsın TDEE kadar kalori alırsan kilonu korursun TDEE miktarından açık verirsen kilo verirsin, BMR senin müdahale edeceğin senin ayarlayacağın ya da manipüle edeceğin bir faktör değil o sistemin kendi yaşamsal faaliyetlerini sürdürmek için ihtiyacı olan kalori miktarıdır, eğer onun altına düşersen yağ kaybı yaşamazsın, nedenlerini yukarıda anlattım.

Hayır ben sana 1700-1800 kalori al demiyorum bu senin kendi fiziksel özelliklerine ve günlük aktivite değerlerine göre bulman gereken bir miktar, internette Günlük Kalori İhtiyacı Hesaplama diye arat sana bununla ilgili hesaplama araçları çıkartır, oraya girip hesapla, sana ne kadar kaloriye ihtiyacın var gösterir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.10.24)
Siz çok az yiyorsunuz sorun orada.

Şöyle ki benim de kalecinin de bmr yüksek çıkar. Misal benim 2100. Ben 100 kalorilik bir açık bırakırsam bmr'dan ben bmr'in 95ini alıyor olurum.

Sizin yemek listenizi hesapladigimda ben max 1000 kalori bulurum ki yediğiniz kadinbudu ne kadar gr bilmiyorum. 1000 olsa 1450 bmr desek siz yüzde 68 bmr kalorisi aldiniz. Ki 100 kalori az almis olsaniz yüzde 94 olacaktı. Aradaki farkı görüyorsunuz. Yani bmrdan 100-150 kalori az yemek kişiye ciddi bir sorun yaratmaz. Ama 500 kalori altı özellikle sizin gibi az bmrda sorun çıkarır.

Bir de bu işler deneme yanilma işi. Ben açıkçası bmr üstü yemem. Çünkü spor vs yaparken bazen abartabilirim. Bundan garanti olarak bmr-200 kalori vs yapıyorum plani. Ve böyle kilo vermiyorum hep. Ne zaman üstü yapsam alıyorum.

Ama ben açık konuşayım; 1800 kalori alirsaniz kilo vereceginizi sanmıyorum. Ha ama bugünkü yemek gibi hesaplarsaniz 1800 kalori derken 1500 aliyor da olabilirsiniz:)
0
logisticsmanager
(15.10.24)
@logistics, tdee hesaplamasını ben de yaptım ve cutting senaryosunda şöyle diyor:

Basal Metabolic Rate 1,334 calories per day
Sedentary 1,601 calories per day
Light Exercise 1,834 calories per day

Bence ben bugün light exercise geçirmiş olabilirim 15 bin adımla.

Siz ve Kaleci farklı şeyler söylüyorsunuz bana ya da bu saatte ben artık anlayamıyorum :D Basitçe biriniz en az 1800 kalori almalısın diyor, diğeriniz o kadar alırsan veremezsin diyor.
0
🌸silverleaf
(15.10.24)
Zig zag diyetler vs var ya da arada fazla kalori alınan yöntemler.

Yoksa vücut kıtlık moduna geçiyor.

Weight loss plateu diye de araştırabilirsiniz

Bmr vücut hiç bir şey yapmazken yakılan kalori. 15bin adım atmasanız bile günlük işlerde de kalori yakımı oluyor. 1300 mantıklı gibi sizin için.

Bence de o yedikleriniz 1200 etmez
0
jülsezar
(15.10.24)
Sedentary den 200 düşün, ben öyle yapıyordum
0
jülsezar
(15.10.24)
Ben sana 1800 kalori al demiyorum, az önce de söyledim, ben sana TDEE ile BMR arasında TDEE miktarına en yakın şekilde kalori açığı vererek kalori al, BMR altına düşme diyorum. Sen hem düşük kalori alıyorsun hem de fiziksel aktiviteni yüksek tutmaya çalışıyorsun, bu yağ kaybı için olumlu bir hareket değil, herkesin yaptığı en büyük yanlış açıkçası.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.10.24)
Bunun çok kolay yöntemi var; hesaplayin ve o kaloriyi alin. Bir iki hafta içinde kilo veremezseniz bir tık daha düşürün. Bir noktada bulacaksiniz.

Benim açıkçası tdee yerine bmr üzerinden hesaplama sebebim tdee'lerin fazla hesapladigini düşünmem. Bu yüzden bmr üzerinden yaparım ve hiç sorun yaşamadım.

Amma lakin Her diyet her bünyede olmaz. Ben iyiyken başkası kötü olabilir. Misal low carb diyet bana cehennemken başkası çok mutludur. Sıfır şekerde de çok kötü olurum. Ondan aslında herkese uyan bir cevabi yok dünyada.

Ama sizin mevcut sorununuz benim görüşüme göre bmr alti almaniz değil bmr cooook altında almaniz ve yemek hesaplamanizin doğru olmamasi. Daha fazla yiyebilirsiniz.

Bir de kaleci dediği gibi; çok hareketliyseniz ona göre alın. Ben spor yapsam da daha çok güç antrenmanı olduğu için öyle çok kalori yakan şeyler yapmıyorum. Siz gerçekten yapıyorsaniz ona göre ekstra almaniz gerekecektir.
0
logisticsmanager
(15.10.24)
Herkese çok teşekkür ederim gece gece çilemi çektiğiniz için. Biraz daha kalori arttırarak deneyeceğim bakalım :)
0
🌸silverleaf
(15.10.24)
(2)

Proteinli süt

Bir ben var benden şurada
İhtiyaç anında tüketelim mi nasıl olur?
İhtiyaç anında tüketelim mi nasıl olur?
0
Bir ben var benden şurada
(15.10.24)
Bu biraz sana bağlı. Misal süt proteini/kazein bana inanılmaz dokunuyor benim için alerjik bir ürün içtiğim an gaz şişkinlik toz ve gaz bulutu her şey oluşuyor bende, ki ben normalde yüksek miktarda karbonhidrat tüketiyorum ama kazeini sindiremiyorum, laktozu da da sindiremiyorum, gerçi bunlar laktozsuz diye satılıyor ama laktozssuz değil biliyorsun içine ekstra laktaz enzimi ekleniyor sindirilsin diye ama ben öyle de sindiremiyorum, o da ishal yapıyor, ben kullanmam ama sana dokunmuyorsa bu tip reaksiyonlar vermiyorsa sen tüket logisticsmanager tüketiyor mesela o memnun ona dokunmuyor :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.10.24)
Geçen kaleci ile konuşmamizin üstüne laps diye gelmesi sebebiyle;

Ben misal yurtdışında hipro ürünleri kullanıyorum. Çok daha profesyonel çünkü içilebilir yoğurt %70 whey %30 casein, sütler de 15% whey %85 casein. Yogurtlari da %20 whey %80 casein. Ihtiyaca göre ürünleri var yani. Buna ek olarak nestle lindahls ve Carrefour kendi ürünleride var ama hipro kadar profesyonel değiller (içinde ne kadar whey var yazmiyorlar, birkaç yerde lindahl's %50/%50 diyor)

Antrenman sonrası içilebilir yoğurt olani içerken günlük protein için daha çok süt vs alıyorum.

Beni casein hiç etkilemiyor kaleci dediği gibi. Evde sürekli ürünleri var.

Pınara bakarsak yüzde 80 casein yüzde 20 whey demis. Benim mantığıma göre eğer günlük protein ihtiyacı olarak alinacaksa alınır yani. Benim bunları alma sebebim kullanım kolaylığı. Shakerdan falan bıktım bir de farklı tat istersen alabilirsin vs. Misal cantana atıp is yerinde icersin acikinca ki yapıyorum ben.

Kısacası ihtiyaç aninda denilen şey bir whey gibi spor sonrasıysa yanlış ürün. Ama günlük proteinse ve mideye sorun yaratmiyorsa iç gitsin. Ama kalori proteini oranlari süper değil. Misal hipro 52 kaloriye 7.6 protein kısacası 100 kaloriye 14.6 gr protein yaparken pınar sütler 49 kaloriye 5.2 bu da 100 kaloriye ancak 10 gr protein yapar. Neredeyse yurtdışı ürünlerin yüzde 32 daha azı kadar proteinli.
0
logisticsmanager
(15.10.24)
(8)

100 Milyonluk Miras Kaçırma

princess eugenie
MerhabaAnam babam 100 milyon değerindeki çiftliği kardeşimin üzerine geçirmiş, bağış yoluyla.Bu konuda hukuki bir şey yapılabilir mi?
Merhaba

Anam babam 100 milyon değerindeki çiftliği kardeşimin üzerine geçirmiş, bağış yoluyla.

Bu konuda hukuki bir şey yapılabilir mi?
0
princess eugenie
(14.10.24)
Anne babanızın sağlığı yerinde ise bile isteye böyle yaptılarsa elden birşey gelmez mal onların malı sonuçta ama neden böyle birşey yapsınlar onu sormak lazım.

Avukat değilim en iyisi bir avukata danışmak
0
basond
(14.10.24)
Muris muvazaası diyoruz buna hukukta, benzer çok dosyam var söke söke alıyoruz müvekkillerimizin paylarını.

Vakit kaybetmeden avukata başvurunuz.
0
apocalipy
(15.10.24)
Hukukçular daha iyi bilir. Sanırım size hiç bir şey bırakmayıp diğer evlada bırakma gibi bir durum yok.
Hatta şaşırmıştım bunu duyunca.
0
cccbehzatccc
(15.10.24)
Muris muvazaası +1
saklı pay denen bir husus var.
miras hukuku uzmanı bir avukat bunu bozar.
0
phonex
(15.10.24)
Miras hukuku avukatı+1
En yakin arkadaşım avukat, bu tarz davaları var baya. Çatır çatır aliyorlar.
0
logisticsmanager
(15.10.24)
Kendi malını nasıl kaçırmış oluyor?

Kendi çalışıp kendi kendi karar vermiş, kendi istediği ile istediğine bırakır istediğine bırakmaz.

Kanunda hiçbir şey yapamaz.
0
coner
(15.10.24)
Mirasçını kafana göre mirasçılıktan çıkaramıyorsun kanunen bazı kriterlerin oluşması gerekiyor ancak öyle çıkarabilirsin ama o iş de o kadar kolay değil, hele böyle dolambaçlı yollara başvurulmuşsa mirasçı her şekilde hakkını alır, kanunda "bu benim malım istediğime bırakırım istemediğime bırakmam" gibi bir şey yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.10.24)
Biz de ugrastik boyle birseyle, annem haric, annemin butun kardesleri olaya dahil oldu. Yeni ese bagis durumu vardi, olene kadar bakmaya karsilik yeni esine bagislamis, ama tamamini da degil, yalnizca %90 civarindakini, %10 uzerinde kalmis, sanirim bunu da tapunun bozulmasina engel olmasi icin boyle yapmislar.

Sonuc olarak kaybedildi, bir suru para harcandi, kalan %10 pay da bazi masraflara karsilik kadina verildi. Tabii sizin durumda tamami el degistirmisse farkli olabilir. Belirtildigi gibi guvenilir bir avukatla netlesir.
0
mbond
(15.10.24)
(4)

Adobe Urunleri - Photoshop falan

konf
Merhabalar, Bisey sorucam, eskiden bunlarin paketleri oluyodu, korsan morsan bulunup krekleniyodu ve kullaniliyodu. Su an her sey online ve subscription olayina gectigi icin bu is tamamen bitmis durumda mi? Bitmemisse, guvenilir kaynaklardan krekli sekilde nereden buluruz?Tsk
Merhabalar,

Bisey sorucam, eskiden bunlarin paketleri oluyodu, korsan morsan bulunup krekleniyodu ve kullaniliyodu. Su an her sey online ve subscription olayina gectigi icin bu is tamamen bitmis durumda mi? Bitmemisse, guvenilir kaynaklardan krekli sekilde nereden buluruz?

Tsk
0
konf
(14.10.24)
Adobe programları artık kiralamaya dayalı. Onda en fazla 3 yıllık diye biliyorum.
Olması istenen küresel düzende, sahip olmadan mutlu olmak teması işleniyor. Ee tabi modern çağda bireyselleşenlerin yakını eşi dostu olmayacağından miras bırakmakta tarih oluyor.

Bu bir çok şeyde yavaş yavaş kendisini gösterecek gibi. Araba alımında bile.

Tuhaf olan ise orjinal olarak kiralanan bazı uygulama veya oyunların korsan sürümlerinin verdiği kaliteden daha aşağıda kalması.
Bir videoda yapılan kıyaslamada aynı oyunun hem orijinal hem de korsan sürümü deneniyordu.
Korsan sürüm daha fazla FPS oranı ile öndeydi :)
0
diyecevaplandı
(14.10.24)
Adobe ürünlerinin yok. Ama adobe ufak rakibi olan ve işi belli seviyede yapabilecek satin alınabilir uygulamalar var. Komplo kurmaya gerek yok, adobe almak zorunda degiliz. Misal oyun konusunda da gog var. Bir sürü seçenek var.

Affinity pro mesela. 75€ ve bazen çok ciddi indirimleri oluyor.

Torrent vs bakarsaniz da bulursunuz herhalde bilmiyorum. Yeni versiyon adobe bulamazsiniz tabiki.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
Ne güzel yanıtlar.

Arkadaşımdan duyduklarımı aktarayım size zira biliyorsunuz illegal :D

Var en son versiyonları da var adobe ürünlerinin terbiyesiz versiyonları. Söylediğiniz gibi internet ile bağlantısını kesmek gerekiyor uygulamanın ve bu da bir takım kritik özelliklerinin yok olmasına mahal oluyor. Fakat o özellikler hariç (neural filters, generative fill gibi) çatır çatır çalışıyor.

Vay efendim o özellikler olmadan ps ps değildir demeye lüzum yok, evet enfes şeyler ama yazılımın çekirdeğini oluşturan şeyler değiller.

Keza premiere, after effects falan hepsi varmış diyorlar :D
0
hedep
(15.10.24)
orijinal olmayan sürümler hep vardı, var olmaya da devam edecek. fakat hedep'in dediği gibi artık işin içine online tool'lar girdiği için orijinal olmayan sürümlerde onları kullanamıyorsunuz. (genelde yapay zekayla ilintili özellikler).

basic adobe ürünleri işimi görür diyorsanız reddit'teki zii konusuna bakın.
0
brkylmz
(15.10.24)
(5)

1.78 boy, 74.5 kilo hakkında düşünceleriniz

tahirkemalbozoglu
Ne düşünüyorsun bunu okuyunca. Sıska, skiny fat, eh işte... Önemli olan yağ oranı de mi??
Ne düşünüyorsun bunu okuyunca. Sıska, skiny fat, eh işte... Önemli olan yağ oranı de mi??
0
tahirkemalbozoglu
(14.10.24)
göbek + ince kol

Eger spor yapmiyorsan…
0
robert bosch
(14.10.24)
Önemli olan kas miktarı. Bu ölçülerle skinny fat de olabilirsin atletik bir fiziğin de olabilir ama sen sorduğuna göre muhtemelen skinny fat'sin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.10.24)
Bende 179 cm 88 kiloyum ama baktığın zaman kilolu değilim, kas oranıyla ilgili bu durum
0
mirty
(14.10.24)
Ilk fotodaki gibiysen skiny fat.
www.reddit.com

Buradaki gibiysen sorun yok;
www.reddit.com

Gene başka örnek;
www.reddit.com

Gördüğümüz üzere kg ve boy bir şey demek değil. Benzer kilolara biri süper gözükürken biri hayatında sporun s'sini yapmamış gözükebilir.

Ama sorduysan zaten sporla alakan yoktur. O yüzden skinny fat +1.
0
logisticsmanager
(15.10.24)
178 boya 82kg cok tatlı oluyor ama karnın düz olucak
0
Zetnikov
(15.10.24)
(8)

Araba experleri yardımınıza ihtiyacım var

birmilyonunvarmi
Aracım audi a3 1.2 tfsi 2012 model.Cumartesi günü aracım sarı motor lambası yaktı. Hemen sağa çekip kaputu açtım. Haliyle pek bir şey anlamadım. Sonra araca binip kontağı çevirdim o da ne araç çalışmıyor. 10 dakikalık uğraşlarım sonucu araç çalışmayınca akünün bittiğini varsayarak akü için birini ça
Aracım audi a3 1.2 tfsi 2012 model.

Cumartesi günü aracım sarı motor lambası yaktı. Hemen sağa çekip kaputu açtım. Haliyle pek bir şey anlamadım. Sonra araca binip kontağı çevirdim o da ne araç çalışmıyor. 10 dakikalık uğraşlarım sonucu araç çalışmayınca akünün bittiğini varsayarak akü için birini çağırdım. Sağolsun yarım saatte geldi. Adam gelince gelir gelmez kontağı bi çevirdi tekte araç çalıştı. Sorun aküden değil dedi beni bir ustaya yönlendirdi. Tabi 300 lirasını da aldı.

Yönlendirdiği ustaya gittim hemen. Makine bağladı. Oksijen sensörü arızası veriyor deyip 2 sensör değişecek dedi. 7500 tl+1500 de işçilik 9000 lira fiyat verdi. Pazartesi arabayı getir dedi.

Cumartesi arabayı ustadan eve götürdüm. Pazartesi sabahına kadar kullanmadım. Pazartesi sabah işe gittim. 13:30 gibi de ustaya gittim. Araç hep tekte çalıştı ve hiçbir sorun çıkartmadı. Usta sensörü değiştirdi 9000 lirasını aldı ve beni yolladı.

Ustadan çıktım 2 km yol gittim ve araba kırmızı yağ uyarısı verdi. Ekranda da yağ çok az yazdı. Hemen sağa çektim. Yağ çubuğuna baktım normal. Arabayı tekrar çalıştırmak için kontağı çevirdim çalışmadı. Çekici çağırdım mecbur geri ustaya götürdüm. Haa bu arada çekici de 700 lira aldı.

Ustayla kontrol ederken yağ konulan yeri çevirdi benzin kokuyor. Yağa benzin karışmış. Bana az önce alttaki listeyi attı ve garanti çözüm vermedi. %50-60 ihtimalle çözüm dedi. Motora kadar gidebilirmiş. Öyle dedi. Attığı liste 27250 lira. Ve ihtimal dediğim gibi %50-60.

Yağ pompası 11250 (servisten)
Yağ müşürü 1000 (servis)
Yüksek basınç pompası 7000 (pierburg)
Yüksek basınç pompası pipeti 850 (ina)
Motor yağı 1450 (castrol)
Yağ filtresi 350 (filtron)
Motor iç temizleme katkısı 350 (liqui moly)
İşçilik 5000

Haliyle ben bu ustaya güvenmiyorum ve aracı yarın çekiciyle doğuş oto kartala götürecem. Telefonda 4 çekiciyle konuştum hepsi 2000 fiyat verdi. Demek ki ederi bu.

Artık doğru olanı yapıyorum öyle değil mi? Ben bu ustadan kıl kaptım. Yağa yakıtın yağ pompası sebebiyle karıştığını söylüyor.
0
birmilyonunvarmi
(14.10.24)
hiç bir ustaya özel servise güvenmem hatta yetkili servise bile güvenmem ben.
ama ehveni şer olan tabi ki yetkili servisler.
daha iyisi olmadığı için doğru olanı yapıyorsun.
0
rentts
(14.10.24)
Ben yetkili servis dışında bir yere gitmem. Ki misal bunun örneğini ciddi arıza olduğunda eğer hep serviste yapilmissa firmanin belli bir indirim vermesi ya da kendi yaptırmasindan biliyoruz (ornek Peugeot 1.2 puretechlerde olusan sorunlarda servis geçmişi varsa kendi karsilarken olmayanlara karismadi).

O yüzden yetkili servis +1.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
Kesinlikle yetkili servise gitmek lazım. Sanayideki ustalar/dükkanlar sadece parayı alır, sorumuluğu almaz.
0
en bi orijinal
(14.10.24)
Tanımadığın, bilmediğin, referansı olmayan ustaya acil haller dışında gidilmez.

Sensörü değiştirdiği bile şüpheli. Bence teşhisi doğru ama, araçta yağ lambası yanarsa yağ eksiltmiş olmaz her zaman, yağ basıncı düşüktür. Pompada sıkıntı olduğu kesin gibi, bu şekilde kullanmayın kesinlikle, motora zarar gelmesin.
0
kimlanbu
(14.10.24)
Bence ilk gittiğin usta yağa benzin karıştırdı.

Sana anormal gelebilir bunlar sanayide oldukça sıradan olaylar.

2010 model üstü araçları, bu araçlar için gerekli yazılıma sahip yeni nesil profesyonel tamircilerden başka yere götürmeyin.
0
hebanon
(14.10.24)
aracım tekledi ustaya gittim, mercedesti aracım. enjektör arızası dedi 2 hafta parça bekledim. değişti düzelir gibi oldu böyle biraz bin 1 2 aya bakalım dediler, geçmedi. daha sonra zinciri değiştirelim dediler gene düzelmedi. en son motoru açıcaz dediler piston yatak sarmış dediler. ve gittiğim 2 ustada arkadaşımdı. sanayideki ustaların çoğu anlık sıkıntı çözme odaklı. yetkili serviste en azından elinde faturan var, ancak sanayide ne fiş var ne fatura var. allah sanayiye düşürmesin.
0
mikahakkinen
(15.10.24)
Değiştirmeyi önerdiği parçalarda yakıtın yağa karışabileceği bir yer göremedim ben.
0
burfak
(15.10.24)
Aku takmak icin gelip sanirim aku takmadan donen kisi arkadas falan degilse 300 TL cok uygun, ayrica cekici icin de 700 TL OK. 9000 TL alan ustaya gelince, diger arkadaslarin belirttigi gibi cok supheli duruyor. Cikardigi yeni isi yaptirmayin dememe gerek yok herhalde. Sanayi ortami ne yazik ki hasar tespiti sirasinda ustanin basinda durmayi gerektiriyor. Akliniza yatmazsa da uzamaniz lazim.

Neyse ozetle paraniz varsa yetkili servise gidin tabii. Yoksa sorusturmak lazim.
0
mbond
(15.10.24)
(3)

dolar kazanan bir insan hangi ülkeden altın alırsa kar'a geçer?

Zetnikov
yapay zeka bu soruya cevap veremıyor cok merak ettımmesela ucuz altın satan bı yer dıye bı kavram var mı?adamın parası dıyelım degerlı gıtse mesela ucuz bı ulkeye altın alamaz mı ucuzaaydınlatır mısınızbırde gumruk mevzusu ıle ılgılı altınları boynumuza bı yerımıze taksak zıynet esyam dıye kım karıs
yapay zeka bu soruya cevap veremıyor cok merak ettım

mesela ucuz altın satan bı yer dıye bı kavram var mı?

adamın parası dıyelım degerlı gıtse mesela ucuz bı ulkeye altın alamaz mı ucuza

aydınlatır mısınız

bırde gumruk mevzusu ıle ılgılı altınları boynumuza bı yerımıze taksak zıynet esyam dıye kım karısır

kafamda delı sorular
0
Zetnikov
(14.10.24)
Ziynet esya diye kim karisir? Gümrük. Biraz Avrupa gümrüğü vs Türkiye bakarsan sınırda aynı bu mantıkla binlerce euroyu kaptiran Türkleri görebilirsin. Gümrük de salak değil yani.

Altın dolar üzerinden degerlenip düşüyor, lokal parayla değil. Etki eden üstündeki vergiler vs. Google hongkong vs diyor da oradan alıp elini kolunu sallayarak gelemezsin ulkene zaten.

Suradan örnekler okuyabilirsin;
www.reddit.com

Eu'da 10 bin Euro üstü her şeyi deklare etmen lazım.

Türkiye 15 bin dolar demiş gibi.
www.mfa.gov.tr:~:text=Yolcular%2C%20beraberlerindeki%20kendilerine%20ait%20de%C4%9Feri,getirebilirler%20ve%20yurt%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1na%20%C3%A7%C4%B1karabilirler.

Neyse yani iki tane altın bilezik aldın tamam da böyle 100 bin dolarlik altini takip gelirsen takilirsin tabi.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
en ucuz altın dubai'de vergi avantajlarından dolayı. Sonra da Malawi'deymiş. Altın alabilirsin tabii ancak nasıl getireceksin? Belli bir oran sonrası gümrüğe takılıyorsun. Tabii ki yasak. Aksi halde elimde 10m dolar ineyim dubai'ye 1 ton altın yüklenip Türkiye'de piyasanın içine edeyim :D
Regülasyon diyoruz bunları. Piyasaların sağlıklı işlemesi için bu tip regülasyonlara ihtiyaç var.
Dubai'de altın aldıysan orada yatırımlara devam et diyor bu konuda serbestsin başka ülkeye götüreceksen o ülkenin şartları doğrultusunda bu kıymeti içeriye sokabilirsin diyor.

İş için dubai'ye çok sık gidiyorum arada ufak tefek altın alıyorum %10-15 daha ucuza geliyor. Zenginleştirmez yani :)

Ziynet eşyam kısmına gelince bu işi en güzel saatlerle yaparlar. Ör 1m dolar değerinde rolex alıp kolunda geçip burada meraklısına satabilirsin. Hoop 1m doları rahatlıkla gümrükten geçirmiş olursun.
0
croswell
(14.10.24)
sizin için claude.ai'e sordum;

Türkiye'de yerleşik biri için altına endeksli kripto varlıklar da dahil olmak üzere altın yatırımı konusunu değerlendirelim:

1. Fiziki Altın:
- Türkiye'de altın fiyatları genellikle uluslararası piyasalara göre biraz daha yüksektir.
- Ancak, dolar kazanan biri için Türk Lirası'nın değer kaybı avantaj sağlayabilir.

2. Altına Dayalı Kripto Varlıklar:
- Tether Gold (XAUT) veya PAX Gold (PAXG) gibi altına endeksli kripto paralar, fiziki altına göre daha kolay alınıp satılabilir.
- Bu tür kripto varlıklar, uluslararası altın fiyatlarını yakından takip eder ve genellikle fiziki altın almaktan daha düşük işlem maliyetlerine sahiptir.

3. Türkiye'deki Altın Hesapları:
- Bazı Türk bankaları, döviz veya TL ile altın hesabı açma imkanı sunar.
- Dolar kazanan biri için bu, altın fiyatlarındaki değişimden yararlanmak için bir seçenek olabilir.

4. Yurtdışı Borsalarda İşlem Gören Altın ETF'leri:
- SPDR Gold Shares (GLD) gibi altın ETF'leri, fiziki altına göre daha likit ve düşük maliyetli olabilir.
- Ancak, Türkiye'den bu tür yatırımlar yapmak için ek prosedürler gerekebilir.

Dolar kazanan biri için öneriler:

1. Altına dayalı kripto varlıklar: Düşük işlem maliyetleri ve kolay erişilebilirlik nedeniyle avantajlı olabilir. Örneğin, Tether Gold (XAUT) veya PAX Gold (PAXG) gibi seçenekler değerlendirilebilir.

2. Türkiye'deki altın hesapları: Dolar ile altın hesabı açmak, hem döviz hem de altın fiyatlarındaki değişimlerden yararlanma imkanı sunabilir.

3. Uluslararası altın borsaları: Eğer mümkünse, Dubai gibi düşük vergi uygulayan ülkelerdeki altın borsalarından alım yapmak avantajlı olabilir.

Unutulmamalıdır ki, altın fiyatları sürekli değişmektedir ve yatırım kararları alırken güncel piyasa koşulları, vergi düzenlemeleri ve işlem maliyetleri mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, kripto varlıklar ve uluslararası yatırımlarla ilgili yasal düzenlemeleri de dikkate almak önemlidir.
0
biseysorcaktim
(14.10.24)
(16)

bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? (kitap okuma seklim)

Zetnikov
kitap okumayı seviyorum ama anlatılmak ıstenen seyler bana hanı max 1 a4 kagıdı yada yarısı kadar yer kaplayabilecek seyler gibi geliyor.saygı duyuyorum ama en az 500 sayfalık yazıyı okumak artık ıskence gıbı gelıyor cunku gunumuz artık gorsel hani videolar var yada bulasık yıkarken ses dınleyebılıy
kitap okumayı seviyorum ama anlatılmak ıstenen seyler bana hanı max 1 a4 kagıdı yada yarısı kadar yer kaplayabilecek seyler gibi geliyor.
saygı duyuyorum ama en az 500 sayfalık yazıyı okumak artık ıskence gıbı gelıyor cunku gunumuz artık gorsel hani videolar var yada bulasık yıkarken ses dınleyebılıyoruz.

baktım zaten butun kıtapları okuyamıcam bende artık kitabın adını yapay zekaya yazıyorum özet geç diyorum. bana 1 sayfa mevzuyu anlatıyor. artık bu sekılde kıtap okumaya basladım. kitap masrafım yok yabancı kaynakları vs allah ne verdıyse okuyorum hem sıkılmıyorum. obur turlu bı suru kıtap var nasıl yetısıcem bın tane hobim ısım gucum spor ders bılmem ne okumama ımkan yok.

yorumunuz nedır benım kıtap ozetlerı okumam hakkında ne dusunuyorsunuz gıderım var mı yoksa yanlıs yolda mıyım sızce
0
Zetnikov
(14.10.24)
Saçma bana göre. Ben çok kitap okuyan biri değilim de bunu da yapmam yani.
Okumaya imkanın yoksa okuma. Benim son zamanlarda çok yok açıkçası. Oyun oynamaya da yok. Yapamıyorum. Spor hayatımda daha önemli haliyle boş vaktimi ona veriyorum, bir de hanımla ortak oynayacagimiz kutu oyunu vs.

Iyi bir kariyer, sağlıkli olmak için spor, mutlu bir eş/partner, çocuklarla zaman geçirmek, kitap okumak, dizi/film izlemek, yürümek aktivite yapmak vs bir sürü yapacak şey var ama zaman yok. Bunlarin hepsini yapmamiz zaten zor, bizim için onemlilerini yapsak yeter.

Kitap özeti okumak sana iyi geliyorsa oku da ne bileyim lord of the rings özet okudum geçtim gerçekten misal kulaga komik geliyor. Bence tabi, belki de senin gibi insanlarla kitap özeti kulübü kurup kitap özeti tartisabilirsiniz ne bileyim vardır belki :)
0
logisticsmanager
(14.10.24)
@logisticsmanager

hocam sokak diliyle kendimi ifade edecegim

"benım amacım mevzuyu ayıkmak" hocam. merak edıyorum adam 1.500 sayfa kıtap yazmıs kım oturup okuyacak :D bende ozetıyle tencerenın dıbını sıyırıyor mısalı takılıyorum xD
0
🌸Zetnikov
(14.10.24)
"kitap okumayı seviyorum" ve "işkence gibi geliyor" aynı anda olacak şey değil. Okumayın? Okumak zorunda değilsiniz ki, içinizden gelmiyorsa okumayın, birkaç sene sonra özlerseniz yine okumaya başlarsınız.
0
kobuzchu kiz
(14.10.24)
Abi tamam bize fikrimizi sormussun. Ben açıkça saçma sapan bir düşünce olarak gördüm. Sen böyle mutluysan bize sormadan gerek yok. Yüz kişiden belki 5i bunu çok mantıklı bulacak bence.

Kobuzchu+1
Kitap okumak zorunda değiliz zamanimiz yeterli değilse. Misal ben polisiye okumayi çok severim, hayatima bir artisi olmuyor, hobi/vakit gecirmek. Okumasam da çok bir şey değişmezdi. Ne bileyim Moby dick okudum diye büyük adam olmadim.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
kitap okumuyorsunuz ki, özetini okuyorsunuz.

film izlemek yerine trailer'ini izlemekle aynı şey. ya da hakkında sözlükten iki-üç entry okumak gibi.

kitap okumak aynı zamanda düşünsel bir süreç. okurken zihninizde canladırıyorsunuz, belki bi cümle hoşunuza gidiyor altını çiziyor belki bir şey uyandıyor başka düşüncelere kapı açılıyor.

"kitap okuma şeklim" diye bir şey yok yaptığınızda. çünkü bu kitap okumak değil, dediğim gibi olsa olsa özet okumak olur.

ben ilkokulda don kişot'u okumuştum. yarısı resimli, 12 punto, 50-60 sayfalık. kitaptan aklımda kalan tek şey "deli bi adam var. zengin bi de. atıyla dolaşıyor etrafta. etrafa salça oluyor. sonra hasta olup eve geldiğinde komşular evindeki kitapları yakıyorlar. çünkü kitap okuduğu için delirmiş"

20li yaşlarda tekrar don kişot gibi tüm insanlığa armağan olan o başyapıtı okuyana dek böyle bir şey sanıyordum.

siz de özet okumaya devam ederseniz benim ilkokuldaki halimin bir ton laciverdi konumuna gelirsiniz.

siz bilirsiniz tabi.

kitaplar pahalı artık. sorun oysa, elektronik olarak ve bedava bulabileceğiniz tonlarca yerli kitap var.
0
biseysorcaktim
(14.10.24)
Küçükken herkes "kitap okumalisin kitap okumalisin" şeklinde takıldığı için kitap okumaktan çocukken nefret ederdim.

Bence pek çok insanın kitap okumaktan haz almaması da bununla ilintili, "kitap okumanın yapılması gereken bir eylem" olarak gorulmesi; gerek sosyal çevre gerek sosyal statü vs.

Ekside "kitap okumanın hiçbir işe yaramamasi" gibi hıyarca bir başlık bile vardı.

Kitap okumak da bütün diğer hobiler, entelektüel faaliyetler gibi tamamen haz işidir. Bir kitabı okurken "ha 100 sayfa okumuşum iyi 50 sayfa kalmış" diye okuyorsaniz zaten siktir edin okumayın daha keyifli işler yapın.

Karamazov kardeşleri okurken kitap bitiyor diye uzuluyordum sonlara doğru.

Bir ara kitapçıda da çalışmıştım, o zaman fark ettiğim bir gercek; kitap okumayı sevmeyen insan aslında yok. Okumak insanın en temel özelliklerinden, konuşmak gibi. Sadece doğru kitabı bulamayan insanlar var.

Bir de kitap okuma ritmi diye bir gerçek de var. Bu ritmi yakalamak zor, kaybetmek kolay. Bu ritm sahip değilseniz, okumaya tekrar başladığınız andaki kitap da yanlış kitapsa bu ritmi yakalamak zor.
0
makbur
(14.10.24)
kitap okumanın olayı mevzuya ayıkmak değil, o süreci geçirmek. nasıl ki insanlar internetten fotoğrafına bakabilecekleri yerlere seyahat ediyor, aynı şey. sen istediğini yap tabii, kimse seni boğazlayacak değil özet okuyorsun diye. ama aklında kalacağını sanmıyorum
0
titanyum22
(14.10.24)
kitap okumak bir süreç. bu süreç artık size yorucu geliyo olabilir. hepsi hakkında özet bilgim olsun diyosanız okay ama kitap okumak bence yaptığınız şey değil sadece ana konusunu öğreniyosunuz. bu aynı filmin sadece fragmanını izlemek gibi
0
chanandler bong
(14.10.24)
yapay zeka size bir kitabın sayfalarca özetini mi çıkarıyor? yoksa bir sayfalık genel bir tanıtım mı yapıyor? eğer ikincisiyse, buna o kitabı okumak denemez ve aralarda kaçırdığınız çok şey olacaktır. hacimli kitapları bir saatte özet geçen sesli kitaplar var. onlar daha iyi olur sanki.

aslında günde aşağı yukarı yarım saat ayırıp 20 sayfa okuyunca, senede kabaca 15-20 kitap ediyor.
0
visnebahcesi
(14.10.24)
sizinki koca bir kitabı ana fikre indirmek. kitap sadece ana fikir için okunmaz. Kitabın içindeki bir paragraf betimleme, değişik bir gönderme, olayın çözülme şekli...
mesela, kırmızı pazartesi'nin başında kahramanın öleceği bildirilir. siz olayın nasıl gerçekleştiğini merak ederek okursunuz.
0
oyokbuyoknevar
(14.10.24)
Oldu olacak film ve dizilerinin de özetlerini arkadaşlardan dinleyelim:) kobuzchu+1.
0
asteriks
(14.10.24)
Kitap okumak sadece konuyu öğrenmek kavramak değildir ama. Özellikle edebî eserlerde dilin kullanım çeşitliliğini ve maharetini takip etmektir, yazarın kültür birikimini, hayal dünyasını, psikolojik çözümlemelerini, kendi psikolojisini, tarihî bilgileri veya yaklaşımları, düşünce yapısını vs gözlemlemek ve yaşamaktır. Sadece konuyu öğrenmek dediğin anca bilimsel araştırma kitapları için filan geçerli bence.
0
muhayyer divan
(15.10.24)
edebiyat için diyorsan haklısın
film izlemek yerine sinopsis okumak istiyorsun
ama edebiyat bi sanat, böyle bi yapısı var
kitaba konu olacak diğer şeyler, felsefe, mantık, tarih vb için zaten 1 sayfaya indirmek mümkün değil ama yazarın beceriksizliğinden yine bayabilir
0
lambırcek
(15.10.24)
Edebiyat için diyorsan haklısın denmiş. Tam tersi asıl roman söz konusuysa bu dediğiniz yöntem çok daha anlamsız.

Roman okurken olayları bir başkasının gözünden, başkasının bakış açısıyla görürsünüz. Gerçek hayatta insanların kafasının içine giremezsiniz ama kurmaca edebiyatta girebilirsiniz. Bu da size olaylara farklı perspektiften bakabilme becerisi kazandırır. Tek yönlü değil, çok yönlü düşünme alışkanlığının kazanılmasını sağlar. Ve tüm bunlar romanı okurken bir süreç halinde gerçekleşir. "Mevzu"nun ne olduğunu değil, nasıl olduğunu anlatır. Yani siz karakterin ne düşündüğü için öyle davrandığını, gerçekleşen olayların onu böyle davranmaya niye ve nasıl sevk ettiğini bizzat karakterin kafasının içerisinden izlersiniz. Sadece olaylara ve sonuçlara bakarak bu süreci anlamanız mümkün değil ki zaten kitabın olayı da bu sürecin ta kendisi.

Sizin analojinizle cevap verecek olursak, siz özet okuyarak tencerenin dibindeki salçalı suyun tadına bakmış oluyorsunuz ama o tencerede pişen kuru fasulyenin de kuzu etinin de tadını kaçırmış oluyorsunuz. Eğer, "ben zaten o saçalı sudan o tencerede etli kuru fasulye piştiğini anlıyorum bu da bana yeter" diyorsanız, sizin bileceğiniz iş. Ama bize etli fasulye vs salçalı su diye soruyorsanız bunun cevabı belli.

O değil de örnek vereceğiz derken kuru fasulyeye aşerdim durduk yere :)
0
thracia
(15.10.24)
çooooooooooooooook saçma. hayatımdan bundan daha saçma çok az şey duymuşumdur.

ben şunu yapıyorum. bi film var mesela, merak ediyorum, ama izlemeye vaktim ya da enerjim yok, iki saatime değmeyeceğini düşünüyorum. filmi wikipedia'dan aratıyorum. orda hemen hemen tüm filmlerin baştan sona özeti oluyor. okuyup geçiyorum.

ama izlemekten alınan hazzı alıyor muyum, duygulanmam gereken yerde duygulanıyor muyum, alt metinleri anlıyor muyum, görsel şölene erişiyor muyum? hayır. dolayısı ile benim bu yaptığım da saçma.

ama senin yaptığın saçmalık benimkinden daha büyük saçmalık gibi geldi. kitaplara daha fazla kültürel anlam yüklediğimiz için olabilir.
0
elorelia
(15.10.24)
@thracia
<"Mevzu"nun ne olduğunu değil, nasıl olduğunu anlatır.>
evet zetnikov da ana temayı öğrenip geçmek istiyor
1984; tek parti rejimi, eziyet, zoraki köle
Cesur yeni dünya; gönüllü köle... vs
0
lambırcek
(15.10.24)
(14)

seviyorum ama asik degilim

robert bosch
sevgiliniz size sana asik degilim ama seni seviyorum dese naparsiniz?ya da seni seviyorum ama asik degilim de olur
sevgiliniz size sana asik degilim ama seni seviyorum dese naparsiniz?

ya da seni seviyorum ama asik degilim de olur
0
robert bosch
(14.10.24)
Aşka mefhumuna inanmayan biri olarak, benimle aynı noktadan bakarak söylüyorsa ben de seni seviyorum bebeyim der öper geçerim.

Sana olan duygularım yoğun değil, aramızdaki şey gönül ilişkisi içindeki sevgi spektrumunda uçlarda değil demek istiyorsa ok kib bye diyip yoluma bakarım.
0
Bruce
(14.10.24)
Ok bye...
0
abuzer
(14.10.24)
Terk ederdim.

Sıradan bir arkadaşından ne farkım var ki o zaman?
0
rock n roll
(14.10.24)
ne demek istediği bu kişinin karakterine göre bence değişir.

ayrılmaya yol yapıyor da olabilir, bak ben böyle düz mantık insanıyım. seninle mutluyum ama aşırı romantik şeyler bekleme demek istiyor da olabilir.
0
orpheus
(14.10.24)
Aşk zaten gelip geçici kafanın vücudunun high olma durumu

Dürüstlüğü için sevinirim, benim için sevgi, tutarlılık ve sorumluluk daha önemli, çekip öperim +1
0
grimavi
(14.10.24)
Orpheus +1
Ne demek istediğini bilmek lazım.
Bana zamanında bir kız arkadaşım böyle demişti. En son olarak da olay ben aslında seni sevmiyoruma geldiydi. 8 aylık ilişkide buraya varmak da garip gelmişti tabi.

O yüzden ben bir tık negatif yaklaşacağım.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
Aranizdaki iliskiye ve iletisim biciminize bagli olarak anlami degisir. Hicbir kiz arkadasima asik degildim (ask nedir?) ama sevip deger verdim hepsine. Bana asik misin diye sorsalardi ben de hayir derdim. saygi, sevgi, stabilite, tutarlilik benim icin daha onemli. grimavi+1 diyorum.
0
synesthesia
(14.10.24)
gönlümü çelen olursa seni koyar giderim diye anlıyorum ben. ki olur da yani insanız
0
titanyum22
(14.10.24)
Geçen biri "Aşık değilim ama birlikteyiz işte. Aç mı kalalım?" gibi atarlı giderli ilişki hakkında bir şeyler yazmıştı. Sen miydin o da? Üşenmez de bakıp bulursam oraya yazdığımı buraya yapıştırırım.
0
nawar
(14.10.24)
Ne gerek varmış ki böyle bir şey söylemiş.
0
gabe h coud
(14.10.24)
gabe+1 bence iliskide gercek olmayacak kadar iyi iltifat gerekir. biz yalandan neler yapiyoruz o da asigim desin gecsin ne felsefe kasiyor. gayet kirici
0
ala09
(14.10.24)
bunu böyle cart diye söyleme rahatlığına sahipse, kaybetme korkusu çekecek kadar da sevmiyordur. ben ayrılırdım.
0
visnebahcesi
(14.10.24)
fazla dürüst ve açık olmak iyi bir şey değil.
söylediği şey çok mantıklı ve çoğu insanın düşüncesi budur.
ama bunu bu şekilde söylemek karşı tarafa pek önem vermediğini gösterir.
0
abelardo
(14.10.24)
Hayatınız boyunca bir sürü insanı gerçekten sevebilirsiniz ama muhtemelen sadece bir, şanslıysanız iki kişiye aşık olursunuz. Çok farklı bir seviyedir. Sevilmek güzel ama o kadar özel oluşmadığını bilmek tatsız. Burada önemli olan onun ne hissettiği değil sizin ne hissettiğiniz. Onu çok seviyorsanız bu münasebetsiz açık sözlüğünü hazmedin ama bir süre sonra sizin de aklınıza onun canını yakacak bir şey gelecektir çünkü bu tür hayal kırıklıkları bir sure sonra kendini farkli sekillerde su yüzüne çıkaracaktır. Şimdilik bilinçaltına güvenin size en uyan çözümü hiç dusunmediginiz bir anda söyleyecektir
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
(12)

BİST'e girelim mi? zamanı geliyor mu?

avatar is back
çok güzel temiz şirketler baya düşmüş. avantajlar:- dolar bazlı eski ath'larına %30-40 çıkabilecek çok şirket var- tr'ye gelen yabancı yatırımcı miktarının artması- abd'de faizlerin düşmesi, risk iştahının artmasıdezavantajlar:- tr'de düşmek bilmeyen enflasyon- sanayi üretimi ve harcamaların düşmesi
çok güzel temiz şirketler baya düşmüş.

avantajlar:

- dolar bazlı eski ath'larına %30-40 çıkabilecek çok şirket var
- tr'ye gelen yabancı yatırımcı miktarının artması
- abd'de faizlerin düşmesi, risk iştahının artması

dezavantajlar:

- tr'de düşmek bilmeyen enflasyon
- sanayi üretimi ve harcamaların düşmesi
- faizlerin yüksek olması ve 2026'ya kadar da böyle devam edecek olması

ne diyorsunuz?
0
avatar is back
(14.10.24)
ben zamanı gelmedi diyorum, 2025 sonu iyi bir zaman olabilr
0
abelardo
(14.10.24)
İsrail'in saldırmak için sırada tuttuğu ülkenin borsasına girmem ben.
0
Mirket
(14.10.24)
bence hayir, ulke ekonomisi buna izin verir bir goruntude degil, yumusak inis degil bayagi sert iniyoruz. Basit olarak sirketler onumuzdeki donemde de kar edemeyecekler. Iflaslar, isten cikarmalar vs. hayli olasi.

Bildiginiz uzere bir seyin dusmesi yada ucuz olmasi artacagi anlamina gelmiyor. Bir de F/K vb. carpanlar suan dusuk gozukse de onceki ceyreklerden kaynakli, 2025 ilk ceyrekte daha da dusmus fiyatlara ragmen yuksek carpanlar gormek cok cok cok olasi cunku sirketlerin bilancolari da kotu yani hisse basina dusecek karlar da dusuk olacak. vs. Dolayisiyla borsa ucuz degil.

"Yabanci" ' yi da tanimlamak lazim. Yakin zamanda gelecek bir yabanci yok.

yatirim tavsiyesi degil tabii ki , aktif pozisyonlarim var, bunun zarada olani karda olani var. Tutmayi surdurecegim simdilik cunku ihtiyacim olmayan bir meblag. Pozisyon almayin demiyorum ama dustu diye artacak diye bir sey yok. Daha da dusugu olabilir.
0
wallcan
(14.10.24)
zamanı geldi. girilir.
0
gabe h coud
(14.10.24)
Siz de süper zeki türk halkı gibi yapın. Bedavayken değil yükselmeye başlayınca girin.
0
deer hunter
(14.10.24)
ben topluyorum.
0
awlmi
(14.10.24)
gireceksen şimdi girip bekleyeceksin. 1 senelik düşüşü 1 ayda geri alacak tüm kağıtlar ama o sırada malda kimse olmayacak herkese yükselişi seyredecek yani.

2 sene sonra şu anda gözün kapalı alacağın herhangi bir hisse dolar bazlı 4-5 katına gidecek. işte o zaman tarih bugünkü gözü karaları yazacak korkakları değil.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.10.24)
Yani çok bilgim yok Türkiye piyasasından ama ailemin parasini;
Yüzde 30 altın (fiziki)
Yüzde 25 avrupa ve amerika borsası yatırım fonlari
Yüzde 25 kadar türk borsası yatırım fonlari
Geri kalan da faiz+para piyasası bağladım.
Bir de 1500€ var.
Paraya bakmayin dedim kalsın böyle birkaç sene. Ailemin parasi diye ben onlardan çok bakıyorum galiba ama bakarsan psikolojin bozulur türk borsasinda. O yüzden ben yatirdim unuttum gitti yaptim.

Neyse yani ben olsam yatirimin bir kısmı ile alırdım eğer amacım uzun dönem bakmaksa. Ama aylık para kazanayim gibi girecekseniz bence psikologa para gerekecek.

Çok da bilmiyorum tabi, ben düz msci world falan alan adamim.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
baron rothschild'a atfedilen bir söz vardı, "alma zamanı sokakta kan olduğu zamandır, kan seninki olsa bile" diye. bizimki gibi dandik ülkelerde işler iyice karışmadan alınan her hisse pahalı görülüyor malesef. belli ki bu zamana kadar gelmeyen yabancı buralar iyice yere serilmeden gelmeyecek. gelenler günlükçü, algolarla piyasayı sallayıp düşen parayı alıp gidiyor. bu yüzden daha aşağı gidecek yolumuz olduğunu düşünüyorum. hele ki 2025 ortalarında abd'de resesyon bekleyen ciddi bir kapital var, orası dağılacak ise burada malda olmayı hiç istemem.
0
engelbert humperdinck
(14.10.24)
Şu an dip olmadı benim takip ettiğim analistlere göre. O yüzden bence biraz daha beklenmeli.
0
turuncu tonlarda
(14.10.24)
Ben de girdim gecen haftalarda ki bu bir ilk oldu. Etf aldim ben.
Tek hisse senedi aldigim olmadi zaten yurt disindayim kullandigim platformda bistteki hisseler yok etf var.
0
robert bosch
(14.10.24)
bu hafta - yazar herhalde
yarın memur maaş günü taze giren parayı da gümleticekler
0
bir soru sorcam
(14.10.24)
(4)

Gss borcu hala devam ediyor gözüküyor (yurtdışı)

Unde bach canim
Yurtdışında öğrenci vizesiyle oturumum var. İkametimi yurtdışına aldırdığım halde hala gss işliyor, borç çıkıyor. Böyle mi yapıyorlar biz gidip bildirmeyene kadar?Bir de konsolosluk benden 2. Adres vermek ister misin demişti. Meğersem bu da adresin olarak gözüküyormuş. (Ben sadece bilgi amaçlı soruy
Yurtdışında öğrenci vizesiyle oturumum var. İkametimi yurtdışına aldırdığım halde hala gss işliyor, borç çıkıyor. Böyle mi yapıyorlar biz gidip bildirmeyene kadar?

Bir de konsolosluk benden 2. Adres vermek ister misin demişti. Meğersem bu da adresin olarak gözüküyormuş. (Ben sadece bilgi amaçlı soruyor sanmıştım) bu adres de ikametgah belgesinde bulunduğu için borç devam ediyor olabilir mi? Yarın gidip sildireceğim gerçi ama.
0
Unde bach canim
(13.10.24)
ikinci adresle ilgili bilgim yok ama yurtdisinda yasadiginizi kanitlarsaniz (ornek olarak pasaport giris cikis tarihleri) o sure dahilindeki borcunuzu sildirebilirsiniz.

tarihlerde hata olabilir bilginiz olsun (ornek, kayit edilmemis giris veya cikis durumu. bu durumda cikis-cikis-giris gibi gorunuyor sanki kacak girmissiniz gibi, bunu karakola gidip duzeltebilirsiniz, pasaporttaki kaselere bakip duzeltiyorlar)
0
sttc
(14.10.24)
Arkadaslar ben yurtdisina gidince oradaki tr konsolosluktan ikametgahimi degistirip oraya aldiricam

bir sikinti olur mu yoksa illa tr demi degistirmem gerek gitmeden kesin bilen var mi
0
Zetnikov
(14.10.24)
hocam bu tip aksilikler olabiliyor. y.disindan Sgk'ya nasil ulasirsin bilmiyorum ama telefonla bagli bulundugun sg merkezini deneyebilirsin.

ya da geldiginde en yakin sg merkezine gidip durumu anlatirsan borcunu silerler.

@zetnikov gitmeden degistiremezzsin. gittiginde konsolosluga bildirimde bulunmak gerekiyor.
0
bay b
(14.10.24)
Döndüğünde silerler. Çok kolay bir süreç, kafaya takmaya gerek yok.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
(12)

Duyurudaki tek çocuklar, kardeşi olmayanlar

kullanicadi
Hayatınızda bi eksiklik hissediyor musunuz? Zaman zaman bu konuda anneme babama kızdığım bile oluyor, kardeşi olanlara çok imreniyorum.Sizin düşüncenizi merak ettim :/
Hayatınızda bi eksiklik hissediyor musunuz? Zaman zaman bu konuda anneme babama kızdığım bile oluyor, kardeşi olanlara çok imreniyorum.

Sizin düşüncenizi merak ettim :/
0
kullanicadi
(12.10.24)
Çocukken bir arkadaşım vardı tek çocuktu, kardeşi olanları deli gibi kıskanırdı ve kötü davranırdı. Birlikte büyüdük, bir gün "sen beni rüyanda görme" dedi, kesti iletişimi, hiçbir sorun yoktu.

Bir tek çocukla sevgili olmuştum, gayet memnundu hayatından, hiçbir problemi yoktu.

Bu hem insanın doğuştan gelen yapısına hem de ailenin yapısına göre değişiyor bence. Hatta içinde büyünen toplumun kültürüne göre değişiyor bile olabilir.

3 kardeşin en büyüğüyüm, kardeşsiz olsaydım çok daha sağlıklı bir insan olurdum diye düşünüyorum. Hayatıma bir artıları yok gibi geliyor.
0
muhayyer divan
(12.10.24)
Sadece sen ve kardeslerin kucukken iyi. Sonrasi hep aci tecrübe. Tek oldugun için sanslisin.
0
Yourcousinmarvinberry
(12.10.24)
Tek çocuk olmaktan memnunum, çocukken kardeşe özenirdim (ilkokulu bitirene kadar) büyüdükçe aramamaya başladım, okuldan çıkınca bazen annemin iş yerine giderdim, odadaki diğer kadınlar bana kardeş ister misin diye sorup bunun üzerine, yanına bir tane daha yapın, yalnız büyümesin diye annemi darlardı, bu manipülasyonları yemeyip iyi ki yapmamış canım annem :)

Tek çocuk olduğumu öğrenenler şaşırır, hiç öyle durmuyorsun şımarık değilsin derler, şöyle bir avantajı da var, tek başıma hiç sıkılmam, kendimi oyalayacayak bir şey bulurum, kendimi eylemeyi bilirim, bir şey yaparken yanıma illa insan aramam
0
grimavi
(12.10.24)
Eksiklik hissetmiyorum çünkü tersini bilmiyorum. Çocukken de hiç kardeş aramazdım. "Bir kardeşin olsun istemez misin ama?" diye üsteleyen münasebetsiz teyzelere de "Hayır istemem" derdim. Çok iyi geçinen kardeşlerin iletişimini/ilişkisini görünce hoşuma gidiyor ama kardeşim olsa nasıl olurdu diye hayal etmedim hiç. Bir de kardeşleriyle hiç anlaşamayan, görüşmeyen, kavgalı olanları görüyorum. Sizin eksikliğini hissettiğiniz ideal kardeşlik ilişkisi her zaman olmuyor.

Şu var, babamın daha ileri yaşlarında, kendine bakamaz duruma geldiğinde tüm sorumluluğun bana ait olması gözümü korkutuyor. Ama mesela anneannem hayattayken bakımının %90'ını beş çocuğundan biri üstlenmişti. Babaannemin dört çocuğundan ikisinin kimseye hayrı yok. Bunları görerek büyüdükten sonra kardeşim olup bana fazladan stres kaynağı olacağına kendi işimi kendim görürüm diyorum.
0
kobuzchu kiz
(12.10.24)
Hiçbir eksiklik hissetmiyorum hayatımdan da gayet memnunum. Küçükken de istemezdim hatta annem bi kere hamile kalmıştı baya üzüldüm sonra düşük yaptı sevinmedim ama üzülmedim de, bir şey hissetmedim. Sadece bazen düşününce Allah gecinden versin anne ve babamı kaybedersem bu acıyı tek başıma yaşayacak olmak beni üzüyor ne hissettiğimi bilecek tek bir kişi bile olmayacak ama hayat böyle bir şey değil mi zaten çoğu şeyi yalnız yaşıyoruz diyorum. Öyle işte güzel bence tek çocukluk bütün imkanlar sana, ilgi sana, sevgi sana neden kötü olsun ki. Arkadaşlarımın kardeşlerine bakıyorum o kadar da matah bir şey değil gibi, çoğu o kadar da iyi anlaşmıyor güzel ilişkisi olan çok az var.
0
ekaterina
(12.10.24)
Komik bi anektod: Geçen gün bi köylü geldi, tanıştık kaç kardeşin var dedi tekim deyince şaşırdı, kardeşsiz zor olur ya keşke olsaymış falan dedi. Amcanın depremde evi yıkılmış fakat evin olduğu arsanın tapusu hisseli tapuymuş, çevre ve şehircilik de diyor ki diğer hissedarlardan muvafakatname getirmeniz lazım, kardeşleriyle konuşmaya gittik biz vermek istemiyoruz dediler, ordan çıkıp arabaya binince omzumu dürttü arkadan, İyi ki kardeşin yokmuş Eka hanım en doğrusunu yapmışlar dedi hahahah. Kardeş biraz böyledir, ne mal kavgaları görüyorum bir bilsen.
0
ekaterina
(12.10.24)
Büyürken hep kardeş istedim. Tek çocuk olmak çok can sıkıcıydı. Arkadaş grubumda bile tek çocuk olan kişi sayısı az, o yüzden hep yalnız kaldım. Ama büyüdüğümde fark ettim ki bazen kardeşler de başa bela. Gene aynı arkadaş grubuma bakıyorum da kardeşi olanların yarısı falan problem yaşıyor. O yüzden büyüdükçe anlıyor insan problem çıkaracak -1 insanın şansını:)
0
wild honey suckle
(12.10.24)
Tek çocuğum ama çok kuzenim var, hepsi de aynı sehirde yaşadı hep beraber büyüdük. Haliyle kardeş eksikligini acayip yasadim denemez.
Yüzde 85 yasamadim, yüzde 15 kardeş olsaydi olurdu.
0
logisticsmanager
(12.10.24)
yoo hissetmiyorum. benim kardeşim olmaması Allahın bir lütfu. olsaydı annem babam birbirimize düşürmek için uğraşırdı. çocukluktan beri saçma sapan uzak akrabayla, komşu çocuğuyla falan kıyaslarlardı. kardeşimle kardeş ilişkisi kurmama izin vermeyeceklerdi biliyorum. böyle rahatım.
0
titanyum22
(12.10.24)
Küçükken de bütün arkadaşlarım kardeşleri abileri ablalarıyla ölümüne kavga içindeydiler büyüdüm bir iyi bir kötüler, benden büyük kardeşlerin hep miras kavgasında para kavgasına girdiğini gördüm Bence tek olmak daha iyi ama şöyle de bir gerçek var ki tek başına annenin babanın yaşlılığı ile ilgilenmek çok zor o aşamada bir kardeş olsaydı diyorum
0
eja
(12.10.24)
Anne baba hasta olduğunda vefat ettiğinde en az sizin kadar üzülecek ve derdinizi paylaşacak birinin olması çok iyi bence. Tek çocuklar için böyle bir şey yok maalesef bu tarz ailevi olayları tek başlarına sırtlamak zorunda kalıyorlar.
0
yenibirgüzelnick
(12.10.24)
bir akrabamızın kardeşi farklı şehirde kaza geçirmiş.
kaza geçiren kişi eşinden ayrılmış, çocugu ydışında.
hastanede yarı bilinci açık.
2 haftadır yanında olan ona bakan tek biri var; kardeşi.
(anne baba v.s. coktan ölmüşler)
0
nuisance2
(13.10.24)
(7)

Burası neresi olabilir?

morca
İstanbul, Yalova, İzmir?https://ibb.co/f48dbw2
İstanbul, Yalova, İzmir?

ibb.co
0
morca
(11.10.24)
Sen bizi geoguessr oyunu oynarken hile olarak mı kullanıyon?
0
Bruce
(11.10.24)
istanbul. yüksek bina da the marmara.
0
awlmi
(11.10.24)
@Bruce ve @awlmi +1

Nakkaştepe olabilir
0
nawar
(11.10.24)
Stalkerlik mi var ben anlamadim, sonunda cinayet falan olursa bizi bulacaklar kurbanin yerini bulmaya yardim ettik diye.
0
logisticsmanager
(11.10.24)
@logisticsmanager haklı. Bu, benim 3. defa konumuna kadar yer bildirişim. Hani cinayet yok da fotoğraflardan yer bulup aldatan sevgilileri ifşa etme varsa. 3-5 lira bize atsın P.I. işinden :)
0
nawar
(11.10.24)
Komiksiniz :D Sevgilisi olan bir bey ile sevgilisini aldattığını düşündüğüm hanımın storylerini match etmeye çalışıyorum, stalker modundayım :)
0
🌸morca
(11.10.24)
izmir ve yalovada yaşamış biri olarak kesinlikle izmir veya yalova değil
0
oekuklu
(12.10.24)
(10)

Japonya robot işinde ileriyken neden yerinde saydı?

parka
s.b.
s.b.
0
parka
(11.10.24)
Abi robot işi dediğin Asimo gibi şeylerse bunların günümüzde oyuncaktan öte bir yararlılığı yok ama endüstriyel robot alanında yine güzel ürünler çıkarıyorlar Yaskawa gibi Kawasaki şirketlerle ama son dönemde Avrupalılar, özellikle Almanya İsviçre gibi ülkeler daha önde sanırım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.10.24)
Kaleci +1
Endüstriyel robot/otomatizasyon vs konularında hala çok iyiler ama Avrupa da baya iyi ki en ünlüsü abb galiba şu an piyasada bu işte.
0
logisticsmanager
(11.10.24)
Hocam Asimov'u neden bugünle karşılaştırıyorsunuz. Zamanında bir robotun iki ayak üstünde yürümesi, merdiven çıkması büyük olaydı. Sorduğum şey o noktadan fazla ileri gidemediler insansı/hareketli robotlar konusunda.
Endüstriyel robotları bilemem.
0
🌸parka
(11.10.24)
Tamam hocam o dönem için büyük olaydı ama şu an bir önemi yok denendi bitti, mevcut teknoloji de henüz Jetgiller ya da Blade Runner seviyesinde bir atılıma izin vermediği için o alan ilerlemiyor/ilerleyemez, o eşik teknolojik olarak aşılırsa bi 200 sene sonra yine bazı atılımlar olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.10.24)
sanırım soru boston dynmaics ya da dün akşamki elon musk'ın tanıtınımındaki taş-kağıt-makas oynayıp insanlara içecek dağıtan robotlar japonlar tarafından neden geliştirmedi şeklinde.

bana abd'den çıkan bu eylemler biraz populist gibi geliyor.
japonlar bu yarışta hiç de geride değil gibi.
edition.cnn.com

bunun gibi bir çok haber var.
0
biseysorcaktim
(11.10.24)
ben robot gelıstırsem ılk olarak fabrıkada bısey ureten robotlardan basardım
cunku ekonomıye katkı serı uretım vs.

japonyanın kafası animelerde kaldı heralde alakasız seyler yapıyorlar yok garson robot falan.

laf sokacaklar ıcın koruma kalkanı acayım. haberlerde vs gormedım hanı fabrıka ıcın robot kastıklarını falan hep boyle cocuksu oyuncaklar yada hızmetcı garson robot yaptıklarını gordum o bakımdan bu yorumu yaptım
0
Zetnikov
(11.10.24)
japonların son 20 yılda teknolojide yavaşladığını bende düşünüyorum, azalan nüfüs, azalan doğurganlık, ülkenin pahalılaşması bunlarda etmen olabilir, aynı şey ingiltere içinde geçerli. teknoloji 90lı yıllarda japonya iken, şimdi çin, taywan gibi. sony mesela dünyanın en iyi şirketi olabilirdi, herkesden önce tüketici elektroniği yaptı, zirvedeydi ama şimdi çok altlarda.
0
ravenudon
(11.10.24)
@Kaleci +1

@zetnikov Türkiye'deki fabrikalar dahil otomotiv sektöründe (belki ABD hariç hemen hemen her yerde) Japon robotiği çalışıyor. Yani robot derken üretim bandı üzerinde tabii. Yoksa Asimov ya da Boston Dynamics gibi robotlar değil. Gerçi onlar belirli başlı iş alanları dışında yaygın değil. Carrefour'da reyon kontrolü yapan robot var. Sipariş alan robotlar var. Henüz o seviyedeler.
0
nawar
(11.10.24)
Sadece robot olarak bakmamak lazım.

Japonya inovasyonu neden durdurdu diye yazdığınızda bütün popüler aitelerde bununla alakalı başlıklar göreceksiniz.bunlarda da geriatriden başlayıp,çalışma yüküne vs bir sürü düşünce göreceksiniz.japonya da görülen bir düşüş var ama asıl olay çin in çok büyümesi.sadece 2000 yılından bu yana bakarsanız patent üretiminde listelerde bile olmayan çin,şu anda patent sayısında dünya lideri,peşine amerika ve japonya geliyor.onların hızlı büyümesi ve üretimi japonya bir şey yapmıyormuş algısı yaratıyor.

70 li yıllardan itibaren popüler son kullanıcı elektronik üretiminde japonya ön plana çıkan japonya artık yeterli kar marjını çin yüzünden yakalayamıyor.göz önünde çok ğrünleri olmadığı içinde sanki geriliyormuş hissi yaratıyor.arka planda eskisi kadar hızlı olmasada varlığını sürdürüyor.
0
duptıs
(11.10.24)
Soylemeyi unuttum belgesellerde vs goruyorum japonyada genc nufus sorunu var diye baya bagiriyorlardi yabancilarida sevmiyorlar ne yapacaklar merak konusu
0
Zetnikov
(12.10.24)
(4)

kovuldum! (almanya)

robert bosch
moraller down ve ötesi...gecenlerde söyle bir duyuru paylasmistim:https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1591160/master-ve-isTLDR: almanya'da hem master hem is derken cok yogun geliyordu. tek elimle iki karpuzu tutmaya calisiyordum. isin cok dinamik olmasi vs burnout gibi bisi olmustum. yeni ise gecmek i
moraller down ve ötesi...

gecenlerde söyle bir duyuru paylasmistim:www.eksiduyuru.com


TLDR: almanya'da hem master hem is derken cok yogun geliyordu. tek elimle iki karpuzu tutmaya calisiyordum. isin cok dinamik olmasi vs burnout gibi bisi olmustum. yeni ise gecmek icin okulun bitmesini bekliyorum. bir yan da isin yogunlugu okulu uzatiyordu vs


BUGÜNe gelecek olursak sefimle ve hr'la bir toplanti oldu ve beni kovuyorlar. ama termination contract (Aufhebungsvertrag) imzalamak istiyorlar.
is kontratima göre beni en erken 31 aralika kadar bildirmek suretiyle 31.03.2025 itibariyla iliskimizi kesebilirler.

Mahkemeye gitmeden neler koparabilirim ve kovulmayi termination imzaladim diye neler kaybedebilirim? bildikleriniz veya fikirlerinizi paylasabilir misiniz lütfen?

Termination kontrat yaparsam ve o zamana kadar is bulamazsam issizlik param yanar mi?

asagidaki paketi istemek cok mu iddiali? (almanya icin düsünün lütfen)

1) 1 Kasim'dan itibaren 6 ay boyunca sirkette calisiyor görünmek, ayni maasimla devam etme. Martin sonuna kadar bana para ödeyecekler zaten. benim istedigim bir ay daha sirkette kalmak ve 6 ay calismamak.

2) güzel bir referans mektubu.

bu sürede okula yogunlasirim ve 1 mayisa kadar da is görüsmesi vs yaparim diye düsünüyorum.


bu durumda 1 mayis'ta is bulamadigim takdirde issizlik parasi alabilir miyim? bu paket nasil sizce?
0
robert bosch
(10.10.24)
Selam geçmiş olsun. Kontratı sakın imzalamayın ve bilen birilerine sorun.
Seçenekleriniz:
1- Avukat bulmak
2- ücretsiz hukuki danışmanlık veren yerler
3- reddit germany sub’a sormak.
0
but that was just a dream
(10.10.24)
Çok geçmiş olsun. Referans mektubunu alıp önüne bak, sana iş mi yok. Altı aylık maaşını verirlerse zaten o arada iş de bulursun.
0
gabe h coud
(10.10.24)
Abi geçmiş olsun.
Redditte Almanya için özel sub yok mu? Ben direkt Fransa'da oralara soruyorum, Almanya için kesin vardır bizden çok daha bilgili.
0
logisticsmanager
(10.10.24)
geçmiş olsun. redditte r/germany subı işine yarayabilir robercim. inşallah daha iyisini bulursun
0
titanyum22
(10.10.24)
(11)

spor salonu, bar vs...

islergucler
travmatik bir ilişki sonrası tek başına spor salonunda olmak ve bir bara yalnız gitmek konularında fikirlerinize ihtiyacım var.salonunda mevcut bir müdavim bir kitle var, bunların arasına dahil olamamaktan çekiniyorum. sizce nasıl dahil olurum?ikinci sorum bar ile alakalı. tek başıma bir barda oturm
travmatik bir ilişki sonrası tek başına spor salonunda olmak ve bir bara yalnız gitmek konularında fikirlerinize ihtiyacım var.

salonunda mevcut bir müdavim bir kitle var, bunların arasına dahil olamamaktan çekiniyorum. sizce nasıl dahil olurum?

ikinci sorum bar ile alakalı. tek başıma bir barda oturmak çocukça geliyor ama bur yandan da oradan başlamam gerekiyor diye düşünüyorum.

sizce bana uzun zaman konfor sunmuş bu ilişkiden kurtulup nasıl yeniden başlayabilirim?
0
islergucler
(08.10.24)
20 yıldır salona giderim yanıma "naber bro" diye gelen kimseyi geri çevirmedim çoğuyla da ahbab olduk, biraz gözlemle zaten gym müdavimlerinin büyük bir kısmımın benim dediğim gibi davrandığını görürsün.

Bar olayını bilmiyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.10.24)
Kaleci +1
Ben zaten yurtdışında olduğum için bir de spor salonunda çok vaktim olmadığı için fazla muhatap olmam. Arada böyle ağır kaldirdigim için gencler ya da benim gibi ağır kaldiranlarla muhabbet oluyor. Ben misal mevcut spor salonunda mevcut kitleye dahil değilim pek de umrumda değil açıkçası, isim spor yapmak.

Abi bar neden?

Sen yalnizsin insan bulacagin yerlere mi girmeye calisiyorsun?
0
logisticsmanager
(08.10.24)
BAK ÇOK İYİ TAKTİK VERECEĞİM

Salona gidiyorsun takılmak istediğin gruba "kaç set ulan" veya "uff kollara bak nasıl oldu abi, bir şey mi kullanayım yoksa tavuk mu yedin" diyorsun.

Bara gidiyorsun ve eğleniyorsun, barmenin önüne oturmaca varsa ve bir hanımefendiye yakın oturursan veya çevrene bir tanesi oturursa belki diyip muhabbet ediyorsun. Havadan sudan. Ama gittiğin barın ortamına göre davran diye de "ytd" ibaremi koyayım.
0
Shepard
(08.10.24)
salona zaten tek gidilir sorun değil. bara da bir kez gitsen alışırsın.
0
jelly bear
(09.10.24)
cok uzuldum be okurken. spor salonunun olayi tek basina yapilacak en iyi aktivitelerden biri ordaki birlik kafasini anlamadim. barda cok calisan goruyorum tek oturan ya. bi iki kere ben de calistim belki belirli hedef varsa yalnizim kafasina gidilmez. maksat bira icmekse sureyi kisa tut. ha yok tanismaksa, bilemiyorum altan o is akista
0
ala09
(09.10.24)
Spora tek gitmeyi cok seviyorum, senelerdir ayni yere gidiyorum, kimseyle pek konusmam, sporda kendimle kalmayi ve kendi isime odaklanip cikmayi seviyorum. Tercih meselesi ama kimsenin de konusmak isteyince geri cevirdigini gormedim.
Bar'a da tek gitmek isterseniz, en azindan yurtdisinda, en rahati gidip bara oturmaktir. En fazla barmenle uc bes konusursunuz, kimse de yalniz oturmanizi garipsemez.
Aslinda insanlar diger insanlara bizim tahmin ettigimiz kadar dikkat etmiyorlar, yani siz biriyle bara gittiginizde karsinizdaki ile muhabbet edip eve donmeyi mi tercih ediyorsunuz, vay tek basina gelmis adama bak diye tek tek etrafta oturanlari gozetlemeyi mi? Oradan hesap edin.
0
kassiopeia
(09.10.24)
bar için, bir problem yok, gidip takılacaksın, eğleneceksin, kimi şeyleri de kafaya takmayacaksın, (çarptı, yol vermedi vs. vs.) muhabbet edeceksin, sorun çıkartmazsan kimse niye tek geliyon gardaş demez, belirli bir süre gidip gelince zaten sima olarak bilinir oluyorsun, zamanla hiç tanımadığın, ismini bile bilmediğin kişiler selam vermeye başlıyor oradan da muhabbet açılıyor.

tek dikkat etmen gereken şey; bir amaç için gitme hiç bir yere. misalen yeni biriyle tanışayım falan gibi bir düşüncen olmasın, eğlenmekten başka amacın olmasın.

nasıl yeniden başlarsın;
1) kafanı başka işlerle meşgul ederek,
2) eğlenerek.
3) flört ederek.

iilk ikiyi yapmadan 3 çok zorlama olur, karşı taraf (cinsiyet fark etmeksizin) yumurtadan dün çıkmadıysa şıp diye anlar ve uzak durur senden.
0
selam
(09.10.24)
tek basina duzenli bir sekilde ayni bara gidersen arkadas yapmaman imkansiza yakin.
0
baldur2
(09.10.24)
spor salonundaki gruba dahil olmanin geregi ne onu anlamadim
0
bay b
(09.10.24)
@bay b

+1
0
Zetnikov
(09.10.24)
spor salonunda zaten yalnız gidilir ve yalnız olunur. bir partner bazı hareketlerde iyi olur tabi ama antrenman boyunca fazlaca sosyal olunmaz. soğumadan bir an önce program yapılır ve gidilir. spor salonu konusunda çekinmen yersiz. bir an önce başla, tek başına idman yap, yaparken etrafı gözle.

barda tek başına oturmak çocukça değil. hiç bir şeyi tek başına yapmak çocukça değil zaten. git ve ortamı gözle. insanlar nasıl davranıyorsa öyle davran. zaten herkesin kafa kıyak oldugu için kolayca sosyalleşirsin. ortam sarmadıysa başka bara git ve yeniden başla.
0
abelardo
(09.10.24)
(10)

Duyuru modlarından memnun musunuz?

potasyum bebek
Bu aralar pek sakin ve kendi halinde değiller mi? :)
Bu aralar pek sakin ve kendi halinde değiller mi? :)
0
potasyum bebek
(08.10.24)
Bundan yıllar önce teşekkür etsen silinirdi, cevap kesin silinirdi.
Sonra ne oldu anlamadim silinmemeye başladı, rahatladı ortam.

Bence de saldilar gibi bir hava var. Snickers yemiş olabilirler.
0
logisticsmanager
(08.10.24)
Teşekkürü silme olayına anlam veremiyordum.
0
kisa
(08.10.24)
kim olduklarını bile bilmiyorum :)
0
tabudeviren
(08.10.24)
Ben de yıllar önce bir kere ucurulmuştum. Sebebi iki kişi arası diyalog. O zaman kızmadım hiç çünkü burası soru cevap sitesi ve sadece soruya cevap vermen bekleniyor. Söylemek istediğini o kişiye mesaj atarak söyleyeceksin o konuda haklı. Teşekkür etmek kısmını belki çok da silmeye gerek yok ama o da yine konsepte aykırı. Biraz yumuşatmak iyidir aslında. Modlar şu an kimler bilmiyorum. Sadece kibritsuyu bildiğim. Diğer modlar belki bırakmış bile olabilirler bilemiyorum.
0
rock n roll
(08.10.24)
Hala bazen sacma silmeler oluyor, bazen modlar fazla kasiyor :)
Ama eskisine gore biraz daha iyi. Eskiden daha katilardi, simdi biraz daha diyalog tarzinds cevap yazilabiliyor aro
0
mor oje
(09.10.24)
sürekli yazılarım siliniyor ama o kadar olur herhalde. atılmaktan iyidir, dediğinize göre

e biz de yasadışı bişi yapmıyoruz burada, altı üstü forum yani
0
titanyum22
(09.10.24)
Saçma sebeplerden ucurulan niklerimiz geri gelsin bu arada
0
parka
(09.10.24)
bir ara cevaplarım siliniyordu özellikle de ilişkiler konusunda yazdıklarım, biraz sert giriyorum cevaplarımda, (hala öyle gerçi) bazen bir yoruma cevap verdiğim için dialog veya tartışma başlatıcı diye siliyorlardı.

tartışma başlatıcı diye silinenler için genellikle moderasyonun kendi kişisel fikir ve düşüncelerine ters geldiği için silindiğini düşünüyorum açıkcası.

dialog diye silinenlerde duyuru sahibi yazdığım yoruma cevaben yada durumu daha açıklayıcı bir yorum yapıyor moderasyon dialog diye siliyordu.

o sıralar daha az yanıt vermeye başladım. birazda iyi oldu benim için herşeye cevap vermemem gerektiğini anladım.

bunlardan hariç moderasyona bir işim düşmedi çok şükür. zaten normal şartlarda hiç işim düşmemesi gerekiyor.

şimdi biraz daha rahat bencede. sanırım artık içeriğin kendisine daha fazla bakıyorlar. hmm cevap vermiş sileyim diye değilde, neden, niye cevap vermiş ona bakıyorlar gibi geliyor. yada sert yazdığım şeylere haklı haksız diye değilde içerikte bir sorun var mı diye bakıyorlar gibi geliyor.
0
selam
(09.10.24)
kufur etmeyince, konuyla alakasiz cevap vermeyince modlarla pek isiniz olmuyor aslinda.
0
baldur2
(09.10.24)
Modların herkesin şikayetçi olduğu halinden şikayetçiyken şimdiki halinden memnunum, dedim. Tartışma başlatıcı diye silmişler ahahsh. Kimle tartışma? Ayrıca memnun olmayalım mı? :)
0
nawar
(09.10.24)
(6)

Yurtdışında yaşayanlar Türkiye’ye gittiklerinde nasıl harcama yapıyorlar?

lacrim
Selam gencler,3 haftaya Türkiye’ye ailemi görmeye gidicem. Onceden burdan wise ile Türk hesabima para atip direkt tl ödüyordum ama wise bile bir ton para kesiyor. Daha kiyak bir yolu var mi? Revoluta burdaki para biriminden para atip uygulama icinde tlye cevirip direkt o sekilde mi kullanmaliyim? Yo
Selam gencler,

3 haftaya Türkiye’ye ailemi görmeye gidicem. Onceden burdan wise ile Türk hesabima para atip direkt tl ödüyordum ama wise bile bir ton para kesiyor. Daha kiyak bir yolu var mi? Revoluta burdaki para biriminden para atip uygulama icinde tlye cevirip direkt o sekilde mi kullanmaliyim? Yol gosterirseniz sevinirim.
0
lacrim
(08.10.24)
Yanında dolar/euro getir. Ihtiyacın oldukça boz.
0
funl
(08.10.24)
Ben direk cebime parayi koyup geliyorum, peyderpey bozduruyorum. Yetmezse kredi kartini falan kullaniyorum, cok buyuk harcama degilse cok muhim bir kur farki kaybi yasanmiyor gordugum kadariyla.
0
mbond
(08.10.24)
Wise ile para yollamayin artik. Remitly var, transfergo var. Remitly haliba 2€ mu ne kesiyor. Kuru süper değil ama wise'dan kat kat daha ucuza geliyor.

Vallaha benim kartım Türkiye'deki harcamalarima masraf kesmiyor o yüzden direkt fransiz kartini kullaniyorum.
0
logisticsmanager
(08.10.24)
Yazamadim; yasadiginiz yerde tr'de masraf kesmeyen banka var mi ona bakin.
0
logisticsmanager
(08.10.24)
ben tr kartı kullanıyorum ama bir diğer alternatif ise revolut kullanmak. free plan'de 1000 euroya kadar ekstra komisyon yok.
0
biergarten
(08.10.24)
kredi kartı kullan. para bozdurmakla uğraşma.
0
jelly bear
(08.10.24)
(5)

uzaktan calisma savaslari

make a wish
is degistirmeden once kriterlerimden biri hibrid calisma olan bir ise gecmekti, bu is yerimle yaptigim gorusmede ayda 6 gun evden calisma olanagi oldugu, aylik toplu olarak ya da parcali olarak kullanilmasinda bir kisitlama olmadigi soylendi. ben de iyi bana yeter dedim ve anlastik. ise basladiktan
is degistirmeden once kriterlerimden biri hibrid calisma olan bir ise gecmekti, bu is yerimle yaptigim gorusmede ayda 6 gun evden calisma olanagi oldugu, aylik toplu olarak ya da parcali olarak kullanilmasinda bir kisitlama olmadigi soylendi. ben de iyi bana yeter dedim ve anlastik. ise basladiktan sonra uzaktan calisma kurallarini gonderdiler, aynen gorusmede soylenen seyler yaziliydi.

ilk 2 ay oryantasyon surecinde oldugum icin hic evden calisma talebinde bulunmadim. bu sirada ayni ofiste calistigim baska yoneticiye bagli 7 kisinin her gun ofise geldigini gorup sordum siz hic evden calismiyor musunuz diye "bizim yoneticimiz izin vermiyor" dediler, kadin resmen sirket politikasina aykiri sekilde kendi kuralini koymus.

3. ay ailemi ziyarete gidecegim icin 1 hafta evden calisma istedim (5 gun, sirket politikasina uygun sekilde), yoneticim cok uzun buldu ve 4 gun verdi, cuma gunu ofiste olmami istedi, boylece ben ziyareti 3 gun kisa kesip persembe aksam geri dondum.

4.ay 1 gun evden calistim (disarida halletmem gereken isle ilgili bir konu vardi, buna istinaden evden calisma talebinde bulundum). en son talepte bulundugumda tum gun cevap vermedi, aksam whatsapp'tan yazip "talep yapmistim ama gormediniz heralde" dedim, o mesajimi da okumadi. sabah mecburen kalkip hazirlandim, evden ciktim arabaya bindim, o sirada whatsap mesajima cevap yazdi "tamam ama bana bunu onceden sorman gerekirdi". o saatten sonra eve geri donmedim, ofise gittim. gidince yoneticime dedim ki "tekrar boyle bir durum yasanmamasi icin evden calisma taleplerimi hafta basinda yapsam, ya da onceki hafta yapsam uygun olur mu?" olmaz dedi, gunler oncesinden o gun ofiste olmam gerekip gerekmedigini bilemezmis.
aradan 2 hafta daha gecti, geldik bugune.

kombinin yillik bakimi icin yarina randevu almistim, bunun icin dun evden calisma talebinde bulundum, tum gun cevap vermedi, bu sabah ise gelmedi, mesaj attim telefonu kapali. bugun ise gelmeyecekmis.

is degistirmeden once en onemli kriterlerimden biri uzaktan calisma imkani olmasiydi ve bunu gorusmede de belirttim, bizde var var dediler. ancak simdi goruyorum ki yok, pratikte yok.
bana ne tavsiye edersiniz?
0
make a wish
(08.10.24)
Resmen camura yatiyorlar, cikip insan gibi istemiyoruz evden calisma falan, kaldirdik bu kurallari deseler daha iyi, en azindan durustce soylemis olurlardi. Tavsiye olarak cok vurucu bir sey gelmedi aklima. Acik acik konusmak lazim, sabit gunler olsun, ay basindan belli olsun vs denebilir belki, ama farkedecegini sanmiyorum. Gunun sonunda bu duruma katlanamiyorsaniz baska is bakmak lazim.
0
mbond
(08.10.24)
Izin almayip bildirsen sadece ne olur ki? Sana mobbing mi yapar?
Bu biraz psikolojik bir oyun ama izin alinca insanlarin veresi gelmiyor gelmeyecegim diye bildirince tamam diyorlar.

Kücükken annemle de aynisi olurdu. Simdi müdürlerle de ayni şeyi yaşıyorum. Evden calismak zorundayim de.
0
sonsuz
(08.10.24)
@sonsuz sirket politikasina gore evden calisabilmek icin sistemde onceden onayli talebim olmak zorunda. hani kirk yilda bir, bir aksilik olsa hastalansam vs istinai durumlar olabilir ama onay almadan evden calissam, adam sonradan onaylamasa yillik iznimden keserler.
0
🌸make a wish
(08.10.24)
Abi okurken daraldim böyle dandik iş yerleri nasıl olabilir ya. Ben bir calisanimla şu şekilde bir halde olsam üzülürdüm düzgün müdürlük yapamiyorum diye.

Tavsiyem bu salak is yerinden başka bir yere geçmen.
0
logisticsmanager
(08.10.24)
bu olaydan bağımsız sıkıntılı bir yöneticiniz var.
hiç konuşma v.s. girmeden iş bakın derim.
0
nuisance2
(08.10.24)
(9)

Kira gelir vergisi - Almanya ikamet

kaputt
Selamlar, ben Almanya'da ikamet ediyorum ve Türkiye'de evimi kiraya verecegim. Kira gelir beyannamesinde normalde kendi oturdugun evin kirasini gösterebiliyormussun ve bu vergiden düsüyormus. Simdi ben Almanya'da kiradayim. Euro olarak ödedigim kira, Türkiye'de alacagim kiranin cok üzerinde. Hepsi b
Selamlar, ben Almanya'da ikamet ediyorum ve Türkiye'de evimi kiraya verecegim.
Kira gelir beyannamesinde normalde kendi oturdugun evin kirasini gösterebiliyormussun ve bu vergiden düsüyormus. Simdi ben Almanya'da kiradayim. Euro olarak ödedigim kira, Türkiye'de alacagim kiranin cok üzerinde. Hepsi bankada dekontlu (ama her sey Alman bankasi üzerinden Almanca olarak kanitli), ben bu tutar gider olarak girsem kabul edilir mi? Vergiden düsme ihtimalim var mi?

Bir de cok spesifik bir konu ama belki benzer durumda birileri varsa, acaba bu kira gelirini Türkiye'de bildirdikten sonra, Almanya vergi bildiriminde de bildirmem gerekir mi?

Tesekkürler
0
kaputt
(08.10.24)
Ben de baska bir Avrupa ulkesinde benzer durumdaydim. Turkiye disinda odediginiz kirayi malesef vergiden dusemiyorsunuz. Zamaninda muhasebecilerle de kontrol etmistim, degismediyse durum bu.

Teorik olarak Turkiye'deki gelirinizi Almanya'ya bildirmeniz lazim, ama cifte vergilendirmeyi onleme anlasmalari sebebiyle mali acidan bir yukumluluk cikmaz herhalde. Ama bildirmezseniz haberleri olur mu o da ayri soru.
0
sertac akin
(08.10.24)
Cevabi ben bilmiyorum ama Reddit/finanzen da sorabilirsin bunu
0
sonsuz
(08.10.24)
"türkiye’de yerleşik olmayan mükelleflerin (çalışma veya oturma izni
alarak altı aydan daha fazla bir süredir yurt dışında yaşayan türk
vatandaşları dahil), yabancı ülkelerde ödedikleri kira bedelleri türkiye’de
elde ettikleri kira gelirinden gider olarak indirim konusu yapılamaz"

6.1 madde 10
www.gib.gov.tr

Para Tr hesabiniza yatiyorsa, ve siz almanyada vergi mukellefiyseniz bu parayi bildirmemeniz halinde almanyaya yada baska bir ab ulkesine getirmeye calistiginizda ceza yeme ihtimaliniz olur. Vergi cikmayacak olsa bile, cunku ceza bildirmemeye kesilir vergiyi odememeye degil.Elbette ki kanunlar ulkere gore degisir. Ama oyle inanilmaz bir ceza da cikmaz.
0
wallcan
(08.10.24)
Peki bir ek sorum daha olacak, ben Türkiye'de bir de ailemin kirasini ödüyorum. Ama ben parayi babama gönderiyorum o da ev sahibine gönderiyordu. Madem almanya'da ödedigim kirayi düsemiyorum, bari bu ailemin evinin kirasini artik ev sahiplerine ben göndereyim ve onu düseyim.
Böylece vergi dairesi dekontlari görür, aciklamasinda da ev kirasi yazar. Zaten benim TR ikametim de o evde hala, ikinci adresim edevlette.
Tek sorun kira kontratinda babamin adi yaziyor. Bu sekilde yine usulsuz olur degil mi? Benim yeni kontrat yapmam ya da kontrata ismimi ekletmem gerekir?
0
🌸kaputt
(08.10.24)
Kontratin yaninda, sizin direkt yatirmaniz lazim adamlara, aciklama olarak kira vs. olabilir. Tek sikinti benim de bilmedigim sonuc olarak orada direkt ikamet etmeyeceginizden bu sayilmaz diyip demeyecekleri. Adresinizin orasi gozukmesi baska bir sey.

Misal baska bir fikir getirdi bu aklima, trye geldik yazlik kiraladik 3 aylik. bunu dusebiliyor muyuz? ben de bilmiyorum misal. Vergi uzmani lazim.
0
wallcan
(08.10.24)
benim orada ikamet edip etmedigimi bilemez ama. belki iki evim var istersem 6 ay kaliyorum. istersem 6 gün. bence ona karisamamali, dekontlar benim adima ve kontrat benim adima olunca.

yazlik kiralama daha degisik bir durummus ya, hic emin olamadim. sanki gecici olunca sayilmamali gibi ama dediginiz gibi hepsi icin vergi uzmani yorumu almak lazim en mantiklisi.
0
🌸kaputt
(08.10.24)
Abi senin bu bilgileri direkt Almanya'da yasayandan alman lazım.
Ben misal bu sene öğrendim Fransa'da aileme 3500€ kadar yıllık yardimi sorgusuz sualsiz yapıp vergiden belli bir miktar dusebildigimi. Örnek veriyorum bu sene 1300 mu ne yolladim, 250€ mu ne vergiden düşüyor.
Bunu reddit ya da alman forumlarinda falan araştır, orada da vardir.

Fransa bu arada başkası adina yollamani kabul etmiyordu. Direkt birinci derece aile üyesine yolluyordun. Gün gelir de belge ister diye de belgen olsun kenarda diyordu.
0
logisticsmanager
(08.10.24)
@logisticsmanager bu vergiler Türkiye gelir vergisi, konusmalar Almanya icin degil.
Ev ve kira geliri de Türkiye'de zaten.

Türkiye'de gelir beyannamemi yapacagim, vergimi ödeyecegim, sonra Almanya'da bunu bildirecegim ama muhtemelen vergi ödemem gerekmeyecek. Simdilik TR kismini cözebilsem yeterli.
Baskasi adina ödeme dediginizin de Almanya ile alakasi yok. Türkiye'deki evimden aldigim kira gelirinden, Türkiye'de ödedigim ailemin evinin kirasini düsebilmek.

Bu arada evet aile yardimi ödüyorsaniz Türkiye'ye Almanya'da da 2000 euroya kadar vergiden düsüp ödeme alabiliyorsunuz :)
0
🌸kaputt
(08.10.24)
Ben Almanya kismini aciklayayim.Turkiyede elde ettiginiz kira gelirini Almanyaya bildirdiginizde bu kira gelirine ALmanyada ilave vergi odemeyeceksiniz ancak ALmanyada vergi orani progressive.Yani tum dunyada elde ettiginiz toplam gelir oraninda artarak vergilendiriliyorsunuz.Dolayisiyla vergi bareminiz yukselecegi icin ALmanyaya odeyeceginiz toplam gelir vergisini arttiracaktir bu ilave kira geliri
0
turkuaz
(08.10.24)
(2)

yurtdisinda pasaport yenilemek

antikadimag
bunun sureci nasil oluyor? daha once yapmis birisi ozetleyebilir mi?farkederse ulke abd
bunun sureci nasil oluyor? daha once yapmis birisi ozetleyebilir mi?

farkederse ulke abd
0
antikadimag
(08.10.24)
Pek bir farkı yoktu ya. Konsolosluktan randevu aldim, gerekli belgeler ile gittim. Orada halledildi, evime kargo ile yollandı.

Konsolosluk websitesinde hepsi anlatiliyordur zaten, size yakin olan yerdekine bakin.
0
logisticsmanager
(08.10.24)
Bazi konsolosluklar randevusuz da kabul edebiliyorlar, bir arayip sorun once. Gereki belgeler de sitesinde yaziyor ama gene de teyit edin.

Bir de yaninizda birden fazla fotograf goturun (ayni fotograftan birden fazla degil de farkli fotograflar), cunku onun surasi boyle, bunun burasi soyle diye kabul etmeyebiliyorlar.
0
sertac akin
(08.10.24)
(15)

Aşı karşıtları haklı mı çıktı?

potasyum bebek
Niye genç herkes ölüyor bu aralar? Hepsi de kalp krizi ne tesadüfse. O zamanlar hepsine cahiller diyerek gülüp geçmiştik ama şimdi insan düşünüyor ya.
Niye genç herkes ölüyor bu aralar? Hepsi de kalp krizi ne tesadüfse. O zamanlar hepsine cahiller diyerek gülüp geçmiştik ama şimdi insan düşünüyor ya.
0
potasyum bebek
(07.10.24)
Herkes derken kaç kişiden bahsediyoruz.
Kaç kişi çlmüş fazladan.
Aşıdan öldüklerine dair elimizde bir veri var mı?
Velev ki aşıdan öldüler. Bu aşıdan ölenlerin sayısıyla, aşı bulunmasaydı covidden öleceklerin sayısıyla kıyaslandı mı?
Var mı bu veriler elimizde?
0
Mirket
(07.10.24)
Benim babam pandemiden ve aşı çıkmadan çok önce kalp krizi geçirip öldü, insanlar yüzlerce yıldır kalp krizi geçirip ölebiliyor, şu an kalp krizi nedeniyle ölenlerin aşı olmuş olmaları ortak bir korelasyon değil yani ve evet öyle düşünenler hala cahil benim için. Ayrıca ben 120 doz falan aşı oldum sanırım ben neden ölmüyorum, kardeşim de ölmedi, benim çevremde son 5 yılda kimse kalp krizi geçirip ölmedi, demek ki benim çevremdekiler ölümsüz, ya ölümsüz ya da aşı böyle bir şeye neden olmuyor, hangisi daha mantıklı?
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.10.24)
aşı olmuş ve "acaba olmasa mıydım lan?" diyen birisi olarak yazacağım.

birincisi elimizde net veri var mı? yok. benim babam aşıdan kısa süre sonra beyin tümöründen 55 yaşında öldü mesela... onun dışında 20'sinden 90'ına ailedir akrabadır kimseye hiçbir şey olmadı.

ayrıca şu an kalp hastalıklarına çok açığız. hareket az, besinler rafine şeker ağırlıklı, kursağımızdan düzgün bir şey geçmiyor. tıp gelişti filan da temel olay çocuk ölümlerinin azalması. yoksa 30-40 yaşına gelen biri yine pat diye kalpten gidebiliyor. hatta ihtimali eskiye kıyasla daha yüksek. çünkü dediğim gibi hareket etmiyoruz, kalitesiz şeylerle besleniyoruz. 50 yaşında çapa yapan adam yüksek teknolojiye erişimi olmadığı için ölebiliyordu eskiden. şimdiyse biz yüksek teknolojiye sahibiz ama korkunç yaşıyoruz. haliyle çat diye bi felç/kriz geldiğinde yapabileceğimiz pek bi şey kalmıyor.

ayrıca covid ilişkili ölümlerin tamamının aşıya bağlanmasını da tuhaf buluyorum. yahu bu zaten ölümcül bi hastalık? ölenlerin bir kısmı covid'ın bıraktığı hasar sebebiyle ölüyor olamaz mı mesela? belki ben 40 yaşında kalpten gidicem, zamanında covid aşısı olmuş diyecekler, halbuki olmasam belki 28 yaşında ölecektim?

farkındayım veriler de manipüle edilebiliyor, kesin doğruyu bulmak özellikle sıradan vatandaş için kolay değil ama ben bunun biraz algıda seçicilik olduğunu düşünüyorum. covid başladığından beri (görünürde covid'den tamamen alakasız sebeple) sadece babamı kaybettim ben. aşı olanı da olmayanı da sapasağlam. gerçi aşı olmayıp iki kişi ölmüştü sanırım.
0
mark greg sputnik
(07.10.24)
Algida seçicilik+1
Misal benim etrafimda sıfır kişi kalpten gitti. Demek ki hakli çıkan kimse yok. Nasıl algida seçtim?

Bir tane tanidigim var, genç cocuktu. Astim vs sorunu vardi. Covid dönemi asi maaşı olmam diyordu, umursamiyordu. Malesef covidden gitti. Yani gördüğümüz üzere tam tersi örnek de var.

Neyse birazdan damlar bir iki kişi de elimizde net bir veri yok. Türk halki zaten sagliksiz bir halk, gida kalitesi igrenc, spor yok, çalışma hayatı iğrenç, stres var, sigara çok. Burada kalpten gitmek sasirtan bir şey değil. Benim babam misal kalp krizi+ 3 stent üstüne 4 sene hala güne 3 paket sigara içmiş bir insan. Cahillik işte.
0
logisticsmanager
(07.10.24)
kalp krizi dünyada en yaygın ölüm sebebi. aşıdan önce de böyleydi sonra da böyle olacak. insanlar ölüyor zaten ve bunu aşıya bağlamak saçmalık.
0
jelly bear
(07.10.24)
@Mirket +1
Algıda seçicilik +1

Aşı cahilleri her şeyi aşı ile ilişkilendiriyor. Normal insanın bile aklında "acaba?" oluşabilir. He deyip geçin. Kimse 2020'den beri hızla artan ekonomik çökmeyi, ülke genelinde artan stresi, gelecek kaygısını, sosyal medyanının durumunu, düzensiz göçleri, aldığımız besinlerin düşen değerlerini, hastalığın vücudumuzda (özellikle solunum ve dolaşım sisteminde) bıraktığı hasarları vs. konuşmuyor. Bu saydıklarımın her biri ayrı ayrı bağışıklık sistemini çökerten şeyler. Öyle grip oldum geçti gitti gibi değil.

"Çikolatanın/domatesin tadı eskisi gibi değil" derken içeriğinin değiştiğini kabul ediyoruz ama "sağlıksız ve dengesiz beslendiğimiz için sağlığımız zarar görüyor" kısmını bağlarken zorlanılıyor. Miyokardit aşının yan etkileri içinde de var ama aynı zamanda hastalığın sonuçları arasında da yer alıyor. Hangisi, hangi sebeple kalp krizi sebebi olarak seçildi?

Ekleme: Aşı karşıtlarına göre ya 3 sene önce eylül ayında ölecektik ya hepimiz kısır olacaktık ya da aşıyla ekledikleri çiplerle bizi kontrol edeceklerdi. Cidden çok haklılarmış ahahaha
0
nawar
(07.10.24)
Yiyecek kalitesi çok bozuldu bence bununla da çok ilgisi var.

Ek olarak, kimse pek şunu düşünmüyor ama bir iki eski kuşak doğal seçilimle büyüyordu. Anneannemin falan ölmüş kardeşleri var. Sağlıklı olanlar devam ediyordu. Şimdi her çocuk modern tıp sayesinde büyüyor. Fakat büyüyünce de genetik bazı sıkıntılar varsa onlar ortaya çıkıp sorun yaratıyor işte. Nedense kimse bu açıdan bakmıyor.
0
nhk ni youkosu
(07.10.24)
mRNA aşılarının yan etkisi olarak görülebilen miyokarditin görünme olasılığı, covidin yan etkisi olarak görülenden çok daha düşük, göz ardı edilebilir bir seviyede hatta. Onun dışında üstteki yorumların hepsine +1. Aşı karşıtları benim için hâlâ cahil ve söyledikleri herhangi başka bir şeyi de ciddiye almama konusunda bir gösterge
0
nundu
(07.10.24)
amerika'ya giris icin asi gerekiyordu. istemeden zorla oldum. 2022 basinda. 2024 yilinda kalp problemleri yasamaya basladim. tansiyon yukselmesi, tasikardi, aritmi vs.

ancak asiri stres altindaydim ve icki, sigara, esrar, kahve kullaniyordum. simdi hepsini biraktim umarim duzelirim.
0
antikadimag
(07.10.24)
Haklı çıktılar.
Şu an bulmam zor ama tanınmış ilaç şirketi yetkililerinin bile aşıların yetersizliği veya yan etkileri hususunda itiraf niteliğinde açıklamaları oldu.
Covid için testleri vs ile beraber 5 yılda ancak hazır olur denen aşılar 1 yıla yakın sürede hazır hale geldi ve % 95-99 etkili diyerek reklamları yapıldı uygulandı.

Kalp krizleri sonucunda ölenlerin aşı durumunun ne olduğu hususnda açıklama, ayrıntılı otopsilerinin yapılmaması ayrı husus.
Almanya'da olanların aşı hususnda zarar görenlerin açtığı davaları da duymaması imkansız.
Davaların nasıl sonuçlandığını bilen varsa belirtirse iyi olur.
Tazminat almaları da söz konusuydu.

Ayrıca bazı ülkelerin meclisindeki bu durumu ele aldığı konuşmalar,yabancı doktorların açıklamaları Türkçe alt yazılı olarak sosyal medyada da paylaşıldı.

Daha geçen 1-2 aylık sürede maymun çiçeği virüsü yaygarası koparıldı ama her devlet şu an kendi derdiyle uğraştığından ilgi görmedi ve bu yöndeki haberler bıçak gibi kesildi.
Şu an ses seda yok.
Bizdeki ana medya da böyle kriz ve dert, korku içeren haberleri sever doğrusu.

Evet aşı da lazım ama kimin eliyle bu işler yürüyor bunu da iyi bilmek anlamak lazım.
Bir devlet, vatandaşlarını dışarıdaki bazı kurum ve yapıların kendince söylemlerine,uygulamalarına bırakmamalı.
Salgına bağlı aşı konusu, küresel uygulamalardan sadece biri.
Olaya daha büyük ölçekte bakmak lazım. Mesela devletlerin dışında çok büyük sermaye sahibi aktörlere.
Böyle krizlerde kimin kazandığına.
Salgında insanlar, devletler kaybetti.
Özel şirketler, internette bilişim alanında söz sahibi teknoloji firmaları ve herzamanki gibi bankalar kazandı.

Tuhaf değil mi?
Dünya nüfusunu azaltmak istemenin savaş dışında daha bir çok yolu var.
Konu uzun ve daha insanlara ssözde sağlık için takılmak istenen çiplere bile gelmedik.
0
diyecevaplandı
(07.10.24)
Aşı ve kalp krizi çipler düz dünya, yeterince gerizekalıysanız hepsine inanabilirsiniz.
0
Bir ben var benden şurada
(07.10.24)
şu anda hiç pandemi olmamışcasına, gözümüzün önümde capcanlı insanlar günler içinde ölmemiş gibi kalabalıklarda geziyoruz, otellerde konaklıyoruz, konserlere gidiyoruz. bunun tek sebebi aşıdır. aşı karşıtlığı nankörlüktür, hem de insanoğlunun en büyük icatlarından birine karşı nankörlüktür. yapmayın.

çok kötü besleniyoruz. denetim yok, al işte sözde çok müslüman yusufta domuz eti çıkmış. gençler alkol alamadığından redbul denen garabete da dadanıyor. kırk yıllık kamyoncu gibi sigara içiyorlar. ya ne olacağıdı?
0
titanyum22
(07.10.24)
1 örnek ile olayı aşıya bağlayamayız ama aşı öncesi angio olup sorunu olmayan birey bi kaç biontek aşısından 1 sene sonra yarı kalp krizi geçirip 4 damarı değişti. ben şahsen pişmanım.
0
eja
(08.10.24)
buna cevap vermek için kontrollü olarak kalp rahatsızlığı olmayan yeteri kadar fazla bireyi kontrol ve deney grubu olarak ayırıp deney yapmak lazım. hatta o da yetmez, deney grubundaki kalp rahatsızlığından ölenlere detaylı otopsi yapıp ölüm nedenlerini aşıya bağlamak lazım.

şu durumda "yok öyle bir şey" de diyemeyiz, "aşıdan dolayı kalp rahatsızlıkları oluşuyor" da diyemeyiz. tamamen tesadüf de olabilir, gerçekten aşı kalp rahatsızlığı da yapıyor olabilir.
0
kibritsuyu
(08.10.24)
kibritsuyu +1

Bu sorunun cevabini bilemeyiz. Bilim biraz otorite haline gelmis ve astigim astik takiliyor. Bir kisi bilim adami iken, bir gorusu yuzunden direk aforoz edilebiliyor. Bilimsel olarak arastirilip sonuca baglanmis konularla ilgili bir problemim yok esasinda ama bilimin dogasina aykiri sacma bir ozguven goruyorum.
0
mbond
(08.10.24)
(3)

Ağırlık antrenmanı yaparken...

gnosis
Öncelikle bu saçma soru için özür dilerim. Birkaç aydır evde dumbbell ile çalışıyorum. Ağırlık kaldırırken saymaya alışamadım bir türlü. Yürüyüş ve koşu yapmayı seviyorum. Çünkü o sırada istediğim gibi düşünebiliyorum, problem çözüyor, hayal kuruyorum. Ağırlık kaldırırken ise saymaya odaklanmak, kas
Öncelikle bu saçma soru için özür dilerim. Birkaç aydır evde dumbbell ile çalışıyorum. Ağırlık kaldırırken saymaya alışamadım bir türlü. Yürüyüş ve koşu yapmayı seviyorum. Çünkü o sırada istediğim gibi düşünebiliyorum, problem çözüyor, hayal kuruyorum. Ağırlık kaldırırken ise saymaya odaklanmak, kasa odaklanmak, ara vermek hep zor geliyor. Bunun bir kolay yolu yöntemi var mı ki?
0
gnosis
(07.10.24)
Bendede tam tersi agirlik kaldirirken einstein oluyorum cok rahat

Kosarken zor gibi ama
0
Zetnikov
(07.10.24)
Sayma hocam o da bir teknik, "bu tekrarı da yapmaya çalışırsam kesin götüm çıkar" dediğin yerde bırak.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.10.24)
Geveze + kaleci.
Ikisi de mantıklı yöntemler. Ama harbiden aklıma şunu getirdi=d
youtu.be

Başka yöntem de bir kaldırıs/indiris ne kadar sürüyor bakin, 12 tekrarsa 12* bu zaman diyip alarm kurun.

Yalnız ağırlık çalışırken bunun olmaması normal çünkü zaten kardiyovasküler hareketler ile farklı yani. Bence arada aklınızı boş biraksaniz bu sekilde daha sağlıklı olacak.
0
logisticsmanager
(07.10.24)
(5)

Paris gezi soruları

merhum
Kasım'ın 2. haftası ailece Paris'e gideceğiz. 11 yaşında çocuk var. Sorular şöyle;1-Louvre ve disneyland'a hafta içi 1'er gün gideceğiz. cmt. pazar turistik merkezler yoğun ve pzt. müzeler kapalı. 3 gün açık hava vb. ne yapmayı önerirsiniz?2-Paris yakınlarında araba kiralayıp gezilebilecek maksimum
Kasım'ın 2. haftası ailece Paris'e gideceğiz. 11 yaşında çocuk var. Sorular şöyle;
1-Louvre ve disneyland'a hafta içi 1'er gün gideceğiz. cmt. pazar turistik merkezler yoğun ve pzt. müzeler kapalı. 3 gün açık hava vb. ne yapmayı önerirsiniz?
2-Paris yakınlarında araba kiralayıp gezilebilecek maksimum 1 saat mesafede yer (doğal güzellik, köy vs.) öneriniz var mı?
0
merhum
(07.10.24)
1 louvre 1 gün gezilir ama çocuk sıkılır. louvre belli günler akşma 17.30dan sonrada açık oluyor. disneylanda 1 gün yetmez sabah erkenden gidin. pariste bir sürü park var oraları gezebilirsiniz. ayrıca pariste her yer turistik ve müze boş kalmazsınız.
2 paris yakınlarında versay sarayı var. doğal güzellik olarak Étretat falezleri, honfleur normandiyaya yakın güzel köyler var.
0
mikahakkinen
(07.10.24)
Arabayla yakın derseniz chantilly var. Tabiki Versailles var.
Ben olsam çok öyle uzaklara gitmem, paris'i yaşarım. Misal vincennes bölgesi oldukça güzel gene. Bois de Vincennes gidebilirsiniz.
0
logisticsmanager
(07.10.24)
eşimle ikinci gidişimiz de oğlanın ilk. o yüzden bu sefer de farklı bir yere de gidelim diyoruz. bu sefer notre dame, mezarlıklar, versay vs. gitmeyeceğiz. Étretat falezleri, honfleur güzelmiş. yani kilise ve saray görmek istemiyoruz pek.
0
🌸merhum
(07.10.24)
Abi eğer farklı bir yer görmek istersen iki saat mesafede macron abinin şehri amiens var.
Burada jules verne evi var ama bence en güzeli hortillonages denilen yer.

Bence bois de Vincennes taraflari sizlik olabilir hayvanat bahçesi vs ile.

Honfleur vs 2.5 saat sürer ondan yazmadım ama tabiki o kadar gidecekseniz çok güzel.
0
logisticsmanager
(07.10.24)
Orta Çağ köyü olarak Provins'e gidilebilir belki.
0
wish i could find a way to disappear
(07.10.24)
(3)

Greencard başvurusunda doğum yeri kısmına şehir mi yazılır ilçe mi

havadakarada
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
havadakarada
(07.10.24)
Pasaportta ne yaziyorsa onu yazın.
Bu şekilde bütün fransiz belgelerimde doğum yerim konak.
0
logisticsmanager
(07.10.24)
Bunu dedim de greencard basvurmuslugum yok ama en garantisi pasaportta yazandir, resmi uluslararası belge.
0
logisticsmanager
(07.10.24)
ben de pasaportta yazani yaziyorum sorun cikmasin diye. eminonu biz haric kimseye bir sey ifade etmiyor oysa...
0
supergirl
(07.10.24)
(5)

protein tozu ve aminoasit kullanım sırası

stationary traveller
selamlar haftada 3-4 gün spor yapıyorum. amacım kas kütlesini artırmak ideal kilodayım. 3 ay normal tempoda takviyesiz çalıştım. artık takviye almak istiyorum. whey protein tozu + bcaa + kreatin + l-citrulline sıralaması nasıl olmalı?her gün l-citrullineidman günübcaa - spor öncesikreatin - spor sır
selamlar haftada 3-4 gün spor yapıyorum. amacım kas kütlesini artırmak ideal kilodayım. 3 ay normal tempoda takviyesiz çalıştım. artık takviye almak istiyorum.

whey protein tozu + bcaa + kreatin + l-citrulline sıralaması nasıl olmalı?

her gün

l-citrulline

idman günü
bcaa - spor öncesi
kreatin - spor sırasında
protein tozu - spor sonrası


veya normal rutindesin yüklenmene gerek yok diyorsanız bcaa veya kreatin ikilisinden birini çıkarıp biri bitince diğerine spor öncesi olarak başlamak daha mantıklı gibi geldi.
0
stationary traveller
(06.10.24)
3 ay sonrasında bir anda full supplement mi girmeye gerek verdiniz?
Günlük ne kadar protein aliyorsunuz? Kgnuz ne kadar?

Bunlar içinde harbiden kanitlanmis ve mantıklı bir creatine var. Onu da ne zaman aldığınızin önemi hiç yok çünkü öyle çalışan bir şey değil, ise yaramasi bir kaç hafta kullanim ile başlıyor.
Protein tozu da günlük protein miktariniz eksikse gerekli değilse gereksiz.
Çoğu iyi protein tozu markasının içinde zaten Essential amino asitler var.
L citeuline de sayenizde duydum, malum supplement sektörü milyar dolarlık sektör. Sürekli yeni bir şeyler çıkarıyorlar.

Bence 3 aylık birinin daha şimdiden jay cutler gibi bu kadar kasmasina gerek yok. Mike israetel bile supplement gerek yok diyorsa (advanced değilseniz) bence bu kadar kafa yormaya gerek yok.
0
logisticsmanager
(06.10.24)
Whey ve kreatinin saati önemsiz ama whey genel olarak antrenman sonrası alınıyor ama o da bir mecburiyet değil ama sen çok önemsiyorsan antrenman sonrası al. Sitrülin antrenmandan 40 dakika önce bcaa'yı da intra gibi kullanıp antrenman esnasında kullanabilirsin ama bence bcaa kadar gereksiz çok az supp. vardır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.10.24)
l-citrulline i ilk defa ve sayende duyan bir diğer kişi olarak @logisticsmanager +1 diyorum.

Konuyu biraz daha açmak adına:
Günlük alman gereken proteini hesaplayacaksın, eğer açığın kalıyorsa ne kadar açığın kalmış ise o kadar protein tozu alacaksın. Açık oluşan günlerde ve açık ne kadarsa o kadar.

Yani protein tozu daha iyi vücut yapmak için fazladan alınması gereken bir şey değil.
0
Mirket
(06.10.24)
belli ki kullanacaksiniz, ise yarar yaramaz o zaten yazilmis. Zaten 5 kisiyiz bu tip seylere yazan hep ayni seyleri soyluyoruz ama marketingle mucadele de bir yere kadar.

Ben kullaniyor olsam;
Bcaa yi spor sirasinda, suyumun icinde, tad da versin.
Kreatin + whey i idman sonrasinda. beraber. Neden beraber cunku kreatin tek basina icmesi unutulan bir urun. ben sabah tuketiyorum misal rutin, idmandan bagimsiz. Ama ben alistim, boyle yapma sebebim de rutin olmasi icin. Whey niye idman sonrasi cunku motive eder, tadi guzelse sunu basim de wheyimi icim dersin.

bir sey l- ile basliyorsa ve musabik degilken kullaniyorsak genelde cok paramiz vardir.

Dikkat ettiysen hic kuantatif bir yarardan bahsetmedim.
0
wallcan
(07.10.24)
Sitrülinle ilgili genel bir bilinmezlik var, ben naçizane sitrülin için gereksiz diyemem amaca göre gereklilik gösterebilir, ha ben hiç kullandım mı? Kullanmadım, kullanmam ama amaç doğrultusunda kullanılabilir. Sitrülin arjinin öncülüdür, yani sitrülin alındığında bu arjinine sentezlenir, arjinin de damarları genişletip kandaki azot miktarını arttırıp pump yaşatır, "abi ben pump olmayınca antrenman yaptığımı hissetmiyorum" diyenler kullanabilir çünkü oldschool kafa pump'ın da kas hipertrofisinde etkisinin olduğunu düşünüyor ama kas hipertrofisinde tek gerçeğin mekanik gerilim olduğu birçok kez ispatlandı, peki sitrülin yerine direkt arjinin alsak olmaz mı derseniz o da olmaz çünkü vücut dışarıdan gelen arjinini senetezlemez arjinini kendisi senetezlemek ister, onu da sitrülinden yapabilir. Sitrülinin de görünen etkisi pump, pump olmak isteyen böyle motive olan biri kullanabilir ama kas hipertrofisinde bir etkisi var mı derseniz yok. Duruma göre çöp ürün diyebiliriz ama diyemeyebiliriz de.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.10.24)
(7)

diş eti iltihabı

sensible soccer
bu sorunun tedavisini devlet hastanesinde nasıl halledebilirim?şehir: istanbul
bu sorunun tedavisini devlet hastanesinde nasıl halledebilirim?

şehir: istanbul
0
sensible soccer
(06.10.24)
İlaç verip ve tartar varsa temizleyip gönderirler ve işe yarar. Sirkeyi tavsiye etmem. Diğer sorundan diş eti çekilmen olduğu da anlaşılıyor. Ağız hijyeni, sağlıklı dengeli beslenme, bol su içme, asitli içeceklerden alkol ve sigaradan uzak durma, DOĞRU şekilde günde iki kez nazikçe orta sert fırça ile fırçalama, diş eti için geliştirilmiş macun kullanmanı, DOĞRU şekilde diş ipi kullanmanı öneririm.
Dişlerde çarpıklık varsa diş teli taktırmanda büyük fayda var.

Devlet hastanesi değil de bir üniversite hastanesine /varsa) öğretim üyesi ücretli randevusu alarak gitmeni öneririm.
0
Mirket
(06.10.24)
Yukarıdaki önerilerden sonra 6 ayda bir detertraj yaptırmayı da rutininiz haline getirin
0
kullanicadi
(06.10.24)
Dis etimde sorun olunca hanima dis hekimi tarafından verilmiş bir şeyi kullanmistim, çok hizlica çözdü sorunumu.
Eludril pro'ymus adi. Vallaha kötü durumdaydim ve birkaç günde duzelmistim. Antiseptik aynı şekilde antienflamatuar etkisi varmis.

Sirke vs girmeyin çünkü bunlar ise yarasa da sizde yaramazsa daha kötü olursunuz. Risk olur.
0
logisticsmanager
(06.10.24)
Diş ipi kullanıyorsan muhakkak arayüz fırçası tavsiye ederim. Diş ipi kadar içeriye giremiyor ama diş aralarını tertemiz ediyor, rahatlatır ağzını.
0
muhayyer divan
(06.10.24)
@muhayyer divan arayüz fırçası farklı boyutlarda oluyor galiba
0
bahçedekisandal
(06.10.24)
Evet en incesinden ve dişlerinde boşluk varsa büyüklüğüne uygun bir boyuttan alabilirsin, çok kurtarıcı olur.
0
muhayyer divan
(06.10.24)
diş eti iltihabı ve diş eti çekilmesi sorunlarım beraber var evet.
0
🌸sensible soccer
(06.10.24)
(11)

ev sahibimle aramız çok iyi =)

WithWorth
ev sahibim <3 bendiyen var mı hiç aramızda ?
ev sahibim <3 ben
diyen var mı hiç aramızda ?
0
WithWorth
(03.10.24)
Cok iyi(ydi).
Yaklasik 5 sene kiracisi olduk. Arayip birbirimizin hatrini sorup, zammi nasil yapalim diye konusurduk. Bir keresinde tufe uzeri zam istemisti, yasal olarak bunu vermem gerekiyor uygun mudur demistim. Tabii sorun yok demisti. Ciktigimizde depozitomuzu geri verdi, birbirimize iyi dileklerde bulunduk yollari ayirdik.
0
quaker
(03.10.24)
Var ama Türkiye'de değilim:(
Yan evde yaşıyor, ağacı elma verince gelir verir. Benim hanım tatli yaparsa ben götürürüm, muhabbet ederken gel bir şey içelim der. Evde bir şey tamir ettim muhabbet sırasında söyledim, 10€ parasini vermek istedi.
Bundan önceki ev sahibimden de başka eve kiralama için basvuru yaptigimi, benden mevcut evimde kiramı düzgün ödediğime dair belge istediklerini söyledim. Adam bana imzali kaşeli belge atti, süper bir kiracı oldugumdan ve bütün ev sahiplerine gönül rahatlığı ile önerdiğini söyledi. Evden çıkarken de "vallaha hiç kullanilmamis gibi temiz" dedilerdi.

Kısacası nazar degmesin, ev sahibi açısından kafam rahat.
0
logisticsmanager
(03.10.24)
Vardi, istanbul'da, gorece uygun fiyata eve gectim zaten. O zamanlar boyle yuksek enflasyon beklentisine gore sekillenen fiyatlar yoktu. 5 sene sonra satacaklarini soylediler, bir sikayet gelmezse zam yapmicaz dedi, sonradan yapti ama sen bir rakam soyle dedi, benim soyledigim rakami yuksek bulup biraz indirdi. 1 seneyi zamsiz gecti ikinci sene oldu bu. Sonrasinda ben cikarken bir arkadasi yanima aldim. Onunla da ayni paraya yeni sozlesme yapmayi kabul etti. Ustelik bugunku kadar olmasa da gene de en azindan piyasanin yarisiydi kira.
0
mbond
(03.10.24)
Benim oyleydi, 2. babam gibiydi. Ev degistirdim yine de gorusmeye devam ettik. Gecen seneye kadar. Gecen sene kaybettik. Ruhu sad olsun.
0
mor oje
(03.10.24)
seneden seneye telefonda 2-3dk görüşüyoruz kendisiyle. hiç tanışmadık. bence yeteri kadar iyi. daha iyi olsun ister miydim emin değilim.

geçen sene kirayı 3x yapmak istedi, ben 2x hadi 2.5x olsun dedim. orada biraz gerildik. sonra 2.5xte karar kıldık.

bi dahaki ay yine görüşeceğiz, bakalım neler olacak.
0
biseysorcaktim
(03.10.24)
90larda ev sahibimiz paragoz bir adamdi, kirayi doviz ile elden alirdi. bir suru mali mulku vardi, ayni binada oturuyorduk zaten, binanin yarisi adamindi.

peder ciddi bir omurga ameliyati gecirdi, 6 ay ayaga kalkamadi, yatti.
kirayi ust kata genelde ben goturuyordum zarfin icinde, baban ayaga kalkana kadar gelmene gerek yok cocugum demisti.

peder ise gidene kadar kirayi almadi, sonra toplu sekilde odedik tabii. ama kral hareketti. allah rahmet eylesin.
0
cooperr
(03.10.24)
bendim.
ya da öyle sandım uzun süre.

iki gün önce arayıp evi satıcam dedi.
adam müteahhit ve bir köy (site) var elinde kendi yaptığı satılık. eğer satmazsa ve ben çıkayım diye yapıyorsa yıkılırım.

daha 4 ay önce "ev sizin istediğinizi yapın" demişti. sineklikleri değiştirdim vs.
0
janderzel zartanyan
(03.10.24)
ev sahibim babamken ve kira vermiyorken bile sevmedim ev sahibimi yav. insan ev sahibini niye sevsin allasen

gelip duvarları inceliyordu aw
0
titanyum22
(03.10.24)
Benim kadar şehir ve dolayısıyla da ev değiştiren insan olmamıştır.
Sonuçta dünya kadar ev sahibim oldu. Bir kaçıyla dostluğumuz da olmuştur ama çoğunu bir eve girerken bir de çıkarken görmüş ve konuşmuşumdur.

Her zaman enflasyona göre zam yaptım. Arada çevreye nazaran çok ucuz kaldı diyerek kendiliğimden zam yaptım. Kiracı olsaydım mesela %25 zam uygulamasına uymazdım. Enflasyona göre zam yapardım.
0
Mirket
(03.10.24)
He çok iyi 25 sınırı varken %100 ve %150'ler yaparken aramız çok iyiydi ama son kira zammını da birazcık orta yolu bulmak isteyince bozuldu
0
eja
(03.10.24)
bir ev sahibim çakal olduğu için davalık olduk (ve ilgilenmediğim için kaybettim haklı olmama rağmen), son iki ev sahibimle aramız çok iyi. ben çok iyi bir kiracıyım, kiram düzenli yatar, eve iyi bakarım, yalnız yaşıyorum ve gürültüm patırtım yok. %25 zam zamanında imkanım vardı ve %25'te diretmeyebildim ama bu ev sahiplerimden biri de tefe/tüfe'de diretmedi ve ara yolu bulduk.

şu anki ev sahibimin evini de eşyalı tutmuştum, birinci senem doldu bu ay ve geçen seneden beridir beyaz eşyanın çok eski olduğunu söylememe rağmen kendisi yurt dışında olduğu için de çok ilgilen(e)medi ama bu hafta bulaşık makinesi + buzdolabı + çamaşır makinesi sıfır aldı gönderdi, şoktayım.

aynı şekilde, iyi kiracı olduğunu düşündüğüm başka insanların (ve benim başka durumlarda) başka ev sahipleriyle ne kadar büyük sorunlar yaşadığını, yaşam tarzına müdahaleden yasa dışı talepler ve zamlara türlü şeyler yapabildiklerini düşününce evet; ben <3 bu son iki ev sahibim.
0
harfitarif
(04.10.24)
(9)

Burda kim haklı sizce?

don’t panic
Az önce fitness salonunda şöyle ufak bir diyaloğa şahit oldum: Deadlift yapan arkadaş hareketi tamamladıktan sonra 20 kg’luk plakaları bardan çıkarıp diğer plakaların asılı olduğu yere koyuyordu. Antrenör geldi, “20’ler en alta gelecek yalnız hocam, onların yeri o üst taraf değil” dedi plakayı yerin
Az önce fitness salonunda şöyle ufak bir diyaloğa şahit oldum:

Deadlift yapan arkadaş hareketi tamamladıktan sonra 20 kg’luk plakaları bardan çıkarıp diğer plakaların asılı olduğu yere koyuyordu. Antrenör geldi, “20’ler en alta gelecek yalnız hocam, onların yeri o üst taraf değil” dedi plakayı yerine koyan arkadaşa. Plakayı yerine koyan da “yaw hocam kimse yerine bile koymazken ben çıkarıp olması gerektiği gibi yerine koyuyorum, sen nereye koyacağıma takıyorsun” dedi.

Şöyle bir düşündüm de ikisine de hak verdim gibi oldu ya :D siz ne düşünüyorsunuz? Birine direkt hak verdiniz mi? Veya taraf oldunuz mu? Ben olamadım.
0
don’t panic
(03.10.24)
işte bir şey yapmaya kalkınca böyle üstüne çıkıyorlar.
hoca da haklı ama o adama bunu söyleyebilmesi için plakayı yerine koymayan adamlara da laf ediyor olması lazım.
eksiği söylemekte bir sakınca görmüyorum ama bu üslup olmamalı.
0
kisa
(03.10.24)
İki tarafta kendince haklı, antrenör haklı çünkü kilosu fazla ağırlıklar üste değil alt tarafa konur. Nedeni de asıldıkları yerin hasar görmesi durumunda yüksekten düşmesini önlemek, smith machine gibi makinelerde ise makine gövdesinin ağırlık merkezini bozup öne veya arkaya düşürebiliyor.

Spor yapan kişi de haklı kimse bu tip şeylere dikkat etmiyor.
0
Northern Mariner
(03.10.24)
İkisi de haklı.
Eğer kullanmadan önce olması gereken yerden alıp kullandıysa bence de olması gerektiği yere koyması daha iyi.
Ama malzeme yerinde değil kendi gidip bambaşka bir yerden aldıysa ve işi bitince de olması gerektiği yere koyduysa adam haklı.

Hocalar bunların takibini anlık yapamayabilir tabii ki kim neyi nereden aldı bilmeyebilir, kimin yerine koymadığını bilmeyebilir aslında herkes yapması gerekeni yapsa ne güzel olacak ama işte ortada olmayan birilerinin yaptıkları yüzünden iki insan gerilmiş :)
0
mutekebbir
(03.10.24)
doğru yere koymazsa antrenör uğraşacak çünkü. oranın düzeninden sorumlu oldukları için doğru olanı yapmış. antrenörün görevi milletin yere bıraktıklarını yerleştirmek değil çünkü. garsona fotoğraf çektirtmek gibi bu biraz. hocaya laga luga yapanın tavrını doğru bulmadım. aldığın yere koyacaksın. bir işi yapacaksan tam yap yani yarım yapmanın anlamı ne onu geçtim laf yetiştirmenin anlamı ne?
0
neira
(03.10.24)
Çok gereksiz bir diyalog.

Deadlift yapan arkadaş bu gereksiz diyaloğu yaratmış. Tamam deyip yerine koyabilirdi. İnsanlar konuşmayı seviyor herhalde.
0
rock n roll
(03.10.24)
deadlift yapan arkadaş haklı. o parasını verip geliyor oranın düzenini sağlaması gereken hoca.
0
mikahakkinen
(03.10.24)
hangisis daha kaslıysa o haklıdır
0
bir soru sorcam
(03.10.24)
plakayı koyan haksız. zaten yapman gereken şeyi yapıyorsun diye o işi de yarım yamalak yapmaya hakkı olduğu anlamına gelmez.

sadece antrenör haklı.
0
nolmus yani
(03.10.24)
Ikisi de haklı ama çok çok daha haklı.
Spor salonunda kafasina göre plaka koyanlardan bıktım. Herif 1.25 kg üstüne 4 tane 25 atiyor. 25 alıp en üste koyuyor bu sefer o diger yerlere koyulmasini engelliyor falan.
Roket mühendisliği değil ama yok yani insanlar anlamıyor.
Ha ama yerine koymayan da var ama o çok az. Aksine plakalari saçma sapan yerlere koyan çok fazla. Ve bu sadece hocanin isi de değil.benim sporumu da etkiliyor. 1.25 kg almak icin enerji harcayacakken 4 tane 25 kaldirmam gerekiyor önce.
0
logisticsmanager
(03.10.24)
(10)

Daha iyi bir teklif gelirse giderim demek yanlış mıydı?

skr1292
Yöneticim ve onun yöneticisiyle sohbet havasında bir görüşme gerçekleştirdik. Kendileri konuşmak istediler. Memnun musun sıkıntın var mı vs dediler.Maaş konusunda sıkıntım olduğunu, düşük aldığımı biliyorlar onlar da kabul ediyor. "Açıkçası daha iyi bir teklif gelirse giderim" dedim.Bu sözün üstüne
Yöneticim ve onun yöneticisiyle sohbet havasında bir görüşme gerçekleştirdik. Kendileri konuşmak istediler. Memnun musun sıkıntın var mı vs dediler.

Maaş konusunda sıkıntım olduğunu, düşük aldığımı biliyorlar onlar da kabul ediyor. "Açıkçası daha iyi bir teklif gelirse giderim" dedim.

Bu sözün üstüne bir durdular duraksadılar.

Yanlış bir söz müydü, düşüncelerimi açık açık söylemek istedim.
0
skr1292
(02.10.24)
yanlış tabii ki. bağlılık her şeyden önce gelir. (öyle olmasa bile) profesyonellik icabı sadakat yemini edebilir, ertesi gün gelen teklifi kabul edebilirsin. kimse ne oluyor demez. ama daha iyi teklif gelirse giderim demek kabul görmez. yöneticin ve onun yöneticisi için de bu geçerli.
0
gabe h coud
(02.10.24)
yanlış olan bir tarafı yok. memnunlarsa maaşını düzeltirlerler. memnun değillerse iplemezler. iş hayatı bu, herkes daha iyi teklifi dinler ve gider. iyi bile olmuş, babanızın hayrına çalışmıyorsunuz.
0
awlmi
(02.10.24)
iyi demişsin. hepimiz işimize bütün hayatımızı endeksliyoruz. sıkıntın olması verimini de etkiler haliyle. düşünsünler bırak.
0
titanyum22
(02.10.24)
Yanlışı doğrusu bence sizin takınmak istediğiniz tavra bağlı. Böyle demeseniz e memnunum diyor diye iplememelerini onaylamış gibi olurdunuz.

İşin kişisel tarafı, daha iyi bir teklif dışında guvenceniz olması kısmı.
0
encokbenisevinnolur
(02.10.24)
Maaşının düşük olduğunu kabul edip bişi yapmıyorlarsa yanlış değil. Yöneticinin en temel görevi ekibinin iş/ücret dengesini sağlamaktır. Değiştiremeyeceği dengeler yüzünden bunu yapamıyorsa da bunu söylemelidir.

Ekibin bağlılığını sadece maaşla sağlayan yöneticiler bu gerçekle yüzleşmeli, dengeyi sadece ücretle kurarsan daha yüksek maaş alan gider.
0
Bruce
(02.10.24)
daha iyi bir teklif bak bence sözün havada kalmasın

şu maaşı istiyorum deseydin daha iyiydi
0
bir soru sorcam
(02.10.24)
Abi çok uzun zamandır isinden sikayet ediyorsun, müdüründen ediyorsun, maastan ediyorsun.
Is hayatında ben böyle çok insan gördüm ama sonuç olarak çoğu aksiyon almadan sikayet ederek devam ediyor aynı yerde.
Sen eğer bunu soylediysen arkasını doldurursan bir şey olur (başka yerden teklif vs). Ama olmazsa bu is yeri sana zam falan vermez çünkü sonuçta adamlara açık açık iş aradığını söylemissin, birkaç aya cikmazsan senin piyasanin bu olduğunu dusunecekler.

Kısacası senin is bulman kolaysa vs sorun yok. Yok ben blöf yaptimsa arkasını doldurmazsan sözün havada kalacak+1
0
logisticsmanager
(03.10.24)
dürüstlük her yer de tutmuyor maalesef, ben asla söylemezdim.
0
kondansator
(03.10.24)
"böyle söylenmez" diyen arkadaşlar nasıl söylemesi gerektiğinin örneğini verebilir mi, çok samimi şekilde merak ettim

yani adam "bıktım kuş kadar maaştan, böyle iş mi olur" diye çıkışmış gibi yorum yapmışsınız. cidden konu sahibinin dediğinden başka türlüsünü bilmediğim için merak ediyorum
0
titanyum22
(03.10.24)
Eğer vazgeçilmez bir personel değilseniz, yerinize alınacak kişi sizden çok daha maliyetli değilse ya da yöneticileriniz ile iş dünyası seviyesi değil gerçekten samimiyetiniz yoksa "Bana yatırım yapmayın. Yarın giderim. Maaşı da çok yükseltmeyin ki tazminat izin falan derken cebinizden çok para çıkmasın." cümlesi bu. Bu işi gözünden çıkarıp başka işlere bakmaya başlamadıysan bu şirkette kuş gibi maaşlı kariyere devam edersin. Yukarıdaki kriterlerin aksi durumunda peşinden koşarlar elbette.
0
nawar
(03.10.24)
(2)

Amazon Sorusu

hebanon
Amazon Fransa'dan Fransa'daki adrese ürün sipariş ettim. Satıcı amazon değil. Beklenen tarihte gelmedi ve üç gün ileri attı.Bu arada ürünün şimdiki fiyatı 150€ artmış. Tahminimce satıcı bunu göndermeyecek.Amazon, ürün 3 gün sonra gelmezse paranı 2 gün içinde iade alabilirsin diyor.Siparişi iptal mi
Amazon Fransa'dan Fransa'daki adrese ürün sipariş ettim. Satıcı amazon değil. Beklenen tarihte gelmedi ve üç gün ileri attı.

Bu arada ürünün şimdiki fiyatı 150€ artmış. Tahminimce satıcı bunu göndermeyecek.

Amazon, ürün 3 gün sonra gelmezse paranı 2 gün içinde iade alabilirsin diyor.

Siparişi iptal mi etsem yoksa bekleyip gelmeyince para iadesi mi alsam. İkisi arasında fark olur mu? Şimdi iptal etsem kesinti yapılır mı ne önerirsiniz?
0
hebanon
(30.09.24)
6 yıldır amazon Fransa'dan alışveriş yaparım hayatımda böyle bir şeye denk gelmedim. Ki onlarca kez indirim falan bir sürü şekilde aldım.
Şimdi iptal etme, bekle bence. Satıcı iptal etsin.
0
logisticsmanager
(30.09.24)
amazon türkiyede bana öyle fiyat artışında indirim kuponu da tanımlamıştı, yine ilk fiyattan başka magazadan almıştım ürünü. mağduriyeti önlediler yani. ama iptal ederseniz olmaz. bekleyin onlar iptal etsin.
0
red g
(01.10.24)
(4)

Fransa -TR Sık Seyahat ne getirilir ne götürülür

optimistbakunin
selam, soru başlıkta aslında. Devasa boyutlar olmayan karlı ne ürünler gider gelir. ben bazı eticaret platformalarına göre baktım da çok da bir şey bulamadım sizler ne dersiniz.
selam, soru başlıkta aslında. Devasa boyutlar olmayan karlı ne ürünler gider gelir. ben bazı eticaret platformalarına göre baktım da çok da bir şey bulamadım sizler ne dersiniz.
0
optimistbakunin
(30.09.24)
Klasik olarak hep PS5 falan soyleniyor, bilmiyorum piyasa ne derece bir doygunluk icerisinde o konuda. Teknik bilgi varsa ikinci el Apple urunlerinde fiyat farki var gibi ama satamama riski de iceriyor. Columbia urunleri nedense cok farkediyor. Ozellikle yeni modellerde direk 2 kat fark var, outlete falan gidilebiliyorsa gene iyi firsatlar olabilir, insanlar guvenip iyi para verip alirlar mi bilmiyorum.

Geriye bir de gorece nis urunler kaliyor. Mesela motorcu kiyafetleri, vespa uyumlu malossi beyin falan, ilgi alaniniza giren konulardaki urunlere goz atilabilir.
0
mbond
(30.09.24)
Apple ürünleri kesinlikle değil. İmei ücretinden sonra telefon işi bitti. Diğer Apple ürünleri ise Türkiye’de daha ucuz genelde, pozitif teknolojiye bakın inanmıyorsanız. Zaten Avrupa’dan alacağınız Apple ürünleri bir hayli pahalı olacak, Amerika olsa neyse yani.
Ps5 Türkiye’de şu an 36k tl. Amazon’da 500 Euro 17k tl.

Outdoor ürünleri Türkiye’ye kıyasla kat ve kat ucuz. +1

Kasım da ps 5 pro çıkacak, Türkiye’de zaten dudak uçuklatıcı bir fiyatı olur/ ya da gelmeyebilir bile. Karaborsada iyi gider ilk çıktığı zaman. Tabii bu mağdur insandan yararlanmak olur çok zalimce ://
0
substituent
(30.09.24)
Parfüm.
Nocibe, notino, my origines.
0
logisticsmanager
(30.09.24)
Outdoor urunler mantikli olabilir gibi tesekkurler
0
🌸optimistbakunin
(01.10.24)
(7)

gümrüğe takılan kişisel ürün

estranged
yüksek lisans tez projem için çin'den elektronik kart sipariş ettim. 30 euro'yu geçtiği için gümrüğe takılmış. dhl ile konuştum, gümrükten çekim yapabilmek için gümrük müşavirine ihtiyacınız var ve onun fiyatı da 16.000 TL'den başlıyor dedi. kargo dahil benim siparişimin tam 5 katı fiyat olduğu için
yüksek lisans tez projem için çin'den elektronik kart sipariş ettim. 30 euro'yu geçtiği için gümrüğe takılmış. dhl ile konuştum, gümrükten çekim yapabilmek için gümrük müşavirine ihtiyacınız var ve onun fiyatı da 16.000 TL'den başlıyor dedi. kargo dahil benim siparişimin tam 5 katı fiyat olduğu içinbu parayı verebilmem mümkün değil.

izleyebileceğim bir yol var mı?

not: daha önce hiç yurt dışından bir siparişim olmadı, dolayısıyla süreçleri hiç bilmiyorum.
0
estranged
(30.09.24)
gümrükten çekmek için başka bir yolunuz yok
0
jülsezar
(30.09.24)
Malesef velkam to new Türkiye. Çözüm yok.
0
logisticsmanager
(30.09.24)
Gümrükle işi olan, tanıdığınız bir firma varsa onlardan rica edin.

Biz de yüksek tutarlı bir ürün getirmiştik. Tanıdık bir firma bulup, onların müşavirinden rica ettik. Onlar hallettiler sağ olsunlar.


.
0
kartallar yuksek ucar
(30.09.24)
30 kg ve 1500 euro'yu aşmıyorsa mikro ithalat kapsamında ürünü alabilirsiniz
0
bravoteam
(30.09.24)
Siparişiniz ilaç kapsamındaysa 1500 euro, sair eşya için 30 euro limitiniz var artık maalesef.
0
latchet
(30.09.24)
mikro ithalatı çözerseniz ben de bilgilenmek isterim ben çözemedim.
0
enteg
(30.09.24)
maalesef ürünü aliexpress'ten aldıysanız geçmiş olsun. geri de gitmeyecek ve iade de alamayacaksınız.

empa'nın akademik destekli geliştirme kartları oluyor. yerli bir alternatif bakabilirsiniz.

benim acil olmayan durumlarda izlediğim yol, türkiye dışında bir yere sipariş edip gidip gelme durumum olursa yanımda getirmek.

şu anda laptopun pili, havyanın yedek ucu, jtag debugger vs böyle şeyleri biriktiriyorum.
0
nop
(30.09.24)
(10)

Yeşil pasaportla EU

selimcigimisik
Merhaba,Yakın zamanda yeşil pasaportla bir avrupa ülkesine giren var mı? Pasaportu göstermek yeterli oluyor mu ekstra bir belge gerekiyor mu acaba?
Merhaba,

Yakın zamanda yeşil pasaportla bir avrupa ülkesine giren var mı? Pasaportu göstermek yeterli oluyor mu ekstra bir belge gerekiyor mu acaba?
0
selimcigimisik
(29.09.24)
Yeşil pasaport ya da vize alınmış bordo pasaport farketmez her zaman

Kalacak yer, dönüş bileti ve ne kadar paran var soruları için telefonda ilgili belgeleri tutmakta fayda var
0
jülsezar
(29.09.24)
salı günü döndüm. her ne olursa olsun pasaport polisinin sizi ülkeye almama hakkı var. isviçrede hiçbir şey sormazlarken finlandiyada kaç gün kalacağımı, ne zaman döneceğimi, nerde kalacağımı, başka bir ülkeye gidip gitmeyeceğimi, otel rezervasyonumu görmek istediğini sordu pasaport polisi. gidiş dönüş uçak biletiniz ve otel rezervasyonunuzu görmek isteyebilirler.
0
dedim ben sana
(29.09.24)
Almanya dönüş biletinizi ve nakit/kart üzerinizde ne kadar para olduğunu bilmek istiyor çoğunlukla.
0
marla is in my head
(29.09.24)
Ben de bu sene kuzenim gelirken böyle dert etmistim, Fransa'da kimse umursamadi.
Ama ben kendisi için bir belge yazmistim nerede kalacak, ben kimim vs destekli belgeler ile gösteren ne olur ne olmaz diye.
Ama gittigi hiçbir ülkede kimse bir şey sormadı şu ana kadar.
0
logisticsmanager
(29.09.24)
bu yaz 17 ülke dolaştım.Kimse bir şey sormadı.
0
essoist
(29.09.24)
Cek Cumhuriyeti girisinde de kimse bir sey sormuyor ama Almanya kesin soruyordur. Karayolu girislerinde bile ciddi denetim var bu aralar.
0
vayanasinisayinseyirciler
(29.09.24)
Almanyaya gittim geldim soru soran olmadı.
0
mikahakkinen
(29.09.24)
Yakın zamanda yeni bir yeşil ile Almanya’ya girdik. Schengen durduracaklar vs muhabbetinden kaygılıydık.
Pasaportta çok giriş çıkış olduğunda rahat geçiyorduk, turist olduğumuz belliydi.
Daha önce gelmemişsiniz dedi, geldik ama eski pasaportta kaldı damgalar dedik. Sizin niye yeşiliniz var sorusu soruldu, cevap verdik.
0
master of ceremonies
(30.09.24)
yesil pasaportluyu almama gibi bir durum cok ama cok nadir oluyor. bir sekilde gecersiniz iceriye. ama bazi ülkelerde ekstra belgeler soruluyor, siz bir kenarda bekleyin deniyor. ülkeye degil tamamen pasaport polisien göre degisen bir durum. siz gerekli belgeleri yanınızda götürün, sakin ve kendinize güvenli durun.
0
deckard
(30.09.24)
böyle konular pasaport sirasindaki yogunluga, bastaki sefin bugün hotel rezervasyonlarina bakacagiz arkadaslaarrr demesine ve sizde gördügü potansiyele göre degisiyor.

pasaport polisinin gücü cok kapsayici. giriste vizeyi uzatabilir, hakkin oldugu halde iceri almayabilir. kurallar dahilinde olmak üzere.

onun icin para+dönüs bileti+ kalinacak yer vs mümkünse bir sekilde hazir bulundurmak lazim.
0
robert bosch
(30.09.24)
(7)

Kışın Kış Lastiği Olmadan Kesinlikle Yola Çıkamaz Mıyız?

depresif çocuk
Araba cahilinden bir soru.Aracımda normal lastik var.Kışın ne gibi durumlarda yola çıkabilirim? Dört mevsimlik lastik alıp kafam rahat takılabilir miyim?
Araba cahilinden bir soru.
Aracımda normal lastik var.
Kışın ne gibi durumlarda yola çıkabilirim? Dört mevsimlik lastik alıp kafam rahat takılabilir miyim?
0
depresif çocuk
(29.09.24)
Güvenlik açısından her mevsimin kendi lastiği iyidir ama kışın arabayı çok kullanmıyorsan ve bütçen de uygun değilse kışın da yaz lastiği kullanabilirsin. Ama karlı ya da 3-4 derecenin altında havalarda trafiğe çıkman tehlikeli olur. Onun dışında kış lastiği zorunluluğu binek araçlarda yok. Ben istanbul'da (ılıman iklim) kışın az araba kullandığımdan hiç değiştirmedim.
0
prole
(29.09.24)
Nerede yasadigina bağlı.
İzmir'de kış lastiği takan duymadim görmedim misal. Ama kars soruyorsan sorunun cevabı başka.
0
logisticsmanager
(29.09.24)
Uzun süre +4 derecenin altında düşmüyorsa gerek yok. Dört mevsim işini görür. +4'ün altına 2-3 gün düşüyorsa falan düşüyorsa trafiğe çıkmazsın olur biter.
0
nawar
(29.09.24)
oncelikle elbette cikarsin, niye cikamayasin. kisin buz gibi ankara sogugunda normal lastikle cok araba surmuslugum var. bu tarz o olmadan olmaz vs gibi soylemler hep kapitalizmin insanlara mal satma cabasi. her seye o kadar optimize olmak sart degil.

evet kullanilan hamur farkli oldugundan soguk havada yol tutusu daha iyi olur kis lastiginin. ancak oyle cok da bir fark yok arada. hele hele araba surulmeyecek kadar hic degil.

kar yagiyorsa ve ozellikle tepelikli bir sehirde yasiyorsan o zaman cikma derim kis lastigi olmadan. normal bir kis gununde hicbir sey olmaz, o performans farkini anlamazsin bile.
0
antikadimag
(29.09.24)
ankaranin batisinda %95 dort mevsim yeter derim.
ankara ve dogusunda sehire gore kislik gerekebilir.
0
cooperr
(29.09.24)
yeni lastik değiştirdim, istanbul için kar yağmadığı ve sıfırın altına düşmediğin sürece kışın yaz lastiği kullanabilirsin dedi usta tabi kısa mesafe kullanıyorum ben uzun yol için hiç sormadım.
0
eja
(29.09.24)
romanyada aralıktan nisan ortasına kadar kış lastiği kullanıyorum çünkü hava cidden soğuk oluyor. yaz lastiğinin sertleştiğini hissediyorum ama romanya'ya taşınmadan önce kış lastiği nedir bilmezdim. ankarada ailemde 4 mevsim lastiği var.
0
rain when i die
(29.09.24)
(6)

Araba 4 mevsim lastik önerisi

kaputt
Selamlar, bu zamana kadar yaz ve kis ayri lastik kullaniyordum. Ama artik hem 6 ayda bir degisim hem de depolama sorunundan daha bu ise devam etmek istemiyorum. Paraya kiyip iyi bir 4 mevsim alip onunla devam etmek istiyorum. Konunun uzmanlarina bir iki sorum olacak,- Almanya’nin karli bir sehrinde
Selamlar, bu zamana kadar yaz ve kis ayri lastik kullaniyordum. Ama artik hem 6 ayda bir degisim hem de depolama sorunundan daha bu ise devam etmek istemiyorum. Paraya kiyip iyi bir 4 mevsim alip onunla devam etmek istiyorum. Konunun uzmanlarina bir iki sorum olacak,
- Almanya’nin karli bir sehrinde yasiyorum. 4 mevsim lastik bizi ne kadar idare eder? Karda guvenilir midir?
- Yazin sicak havada dezavantaji var midir? Genellikle yazin sicak ulkelere uzun yol yapiyoruz.
- Continental kis lastiginden memnundum yine ona bakiyorum, baska tavsiyeniz varsa alirim.

Tesekkurler
0
kaputt
(28.09.24)
Abi tam nerede yaşadığına göre değişiyor. Misal ben kar yağan ama o kadar da yağmayan sehirdeydim, Continental 4 mevsim takmıştım (4pmsf mi ne işte o logoları olan).

Sonra dagda yasamaya başlayınca kış lastiği aldım. Ha ama ev var bende depo derdim yok, değişim dediğin de 70-80€.

Karda güvenilir de nereye kadar. Yani kış lastiği kadar asla olamaz. Yani aslında biraz yaşadığın yeri anlasak olur olmaz denir.

4 mevsim ne sıcak havada en iyi ne soğuk havada en iyi. Ikisinin ortasını yapan bir lastik. Bu sebepten alirsan premium almak mantıklısı olur çünkü ucuz 4 mevsim çok iyi değil genelde.
0
logisticsmanager
(28.09.24)
Nokian ın 4 mevsim lastiği var.
0
komando kani var bende
(28.09.24)
Ankara için 4 mevsimi önerir misiniz peki. Kaynak oldu kusura bakma.
0
dedeminhirkasi
(28.09.24)
Almanya karinda 4 mevsim idare etmez.orjinalinde 4 mevsim diye bir lastik yok zaten,ufak degisikliklerle pazarlama teknigi.kis lastigini iyisinden al,sonra gidip sigortayla polisle ugrasmak zorunda kalma.
0
duptıs
(28.09.24)
Ya acikcasi karda kullanmayi gectim biz arabayi bile pek kullanmiyoruz. Ve bosuna yilda iki kere lastikleri tasi para ver degistir oluyor.
Acil durumda zincir takilir vs. O nedenle gecmeyi dusundum.
Continental allseason var bir de goodyear vector gen3 var buldugum premium lastik.
0
🌸kaputt
(28.09.24)
3pmsf damgali lastikler ile kişinin sigorta ve polis derdi olmaz.
www.vredestein.co.uk:~:text=According%20to%20German%20law%2C%20your,windshield%20washer%20fluid%20with%20you.

@kaputt; dedigin gibiyse 4 mevsim al, 3pmsf olduğu sürece kafana takma.
Continental allseason contact iyi baya. Bende de ondan vardı. Ama biraz hızlı tükendi lastikler bence.
Ben dagda yasiyorum (950m) ve su ana kadar 4 mevsim kesin olurmus ama kendimi en rahat hissetmek istedim. Yoksa yollar kapanmiyor, kar yagdigi an sabah zaten temizleniyor Tuzlaniyor falan.
0
logisticsmanager
(28.09.24)
(12)

Sıradan memur araba alabilir mi?

muhayyer divan
Evet ise nasıl?Bilgi: hiç birikmişi yok, maaşı 40.000 TL.
Evet ise nasıl?

Bilgi: hiç birikmişi yok, maaşı 40.000 TL.
0
muhayyer divan
(26.09.24)
Alır yahu kademe kademe 200 300 lük ten başlanır kademe kademe yükseltir
Onun için de kredi, ek hesap, kredi kartı altın alış satıştan kendine nakit çıkartır. Bir kaç ayda dişini sıkacak artık
0
spacevan
(26.09.24)
O neymiş ya.. hiç anlamadım.
0
🌸muhayyer divan
(26.09.24)
Sıfırdan c d segment sıfır araba alamaz. Böyle şeyler enflasyona yedirilerek alınır, şu ortamda öyle bir şey mümkün değil.
İlla araba almak istiyorum bana seçenek sun dersen; şöyle bir seçenek olabilir:
Kredi kartına 12 taksit yapan bayileri gezebilirsin. Ya da senetle çalışan az da olsa yer var. Aylık ödeyebileceğin maksimum 30 bin lira olsa 360 bin liralık araç alabilirsin. Biraz daha sıkabilirsen üstüne kredi ekleyip 500 bin liralık araç bakabilirsin. Ocak 2025’e kadar kredi kartına abanıp idare edebilirsen maaşın artınca faiz dışı fazla vermeye başlar, yavaş yavaş temize çıkarsın.
0
gabe h coud
(26.09.24)
Alır bir şekilde. Arabanın masraflarını kaldıramayabilir. Maaşının %20 si arabaya gider.
0
ferenc
(26.09.24)
Hiç birikmiş yok, 40 bin maaş var. Tahminen gideri de var sıfır birikmişse. Şu an 400 binlik kredide 24 bin ödeme var 36 ayda ki 400 bine de efsane bir şey zaten olmaz. Hiçbir masrafini saymazsak ki arabanin kol gibi masraflari var Türkiye'de (mtv, bakım, trafik sigortası, kasko, tuv turk) bu kişi araba alırsa batar. Çünkü tahminen ayda 30 bin kadar arabaya gider.

O yüzden bence alamaz.
0
logisticsmanager
(26.09.24)
Alamaz.

Araç kredisi çıkan arabalar 700binlerden başlıyor, yaş rayiç bedel gibi şartları karşılaması lazım arabanın. 300 liralık arabaya banka kredi vermez.
Tüketici kredisini de o kadar vermiyorlar.
0
Bruce
(26.09.24)
Alamaz (nokta).
0
jackyr
(26.09.24)
kirası yok, aile evindeyse alır. yoksa alamaz
0
avatar is back
(26.09.24)
bence bu kisi neden hic birikmisi yok diye düsünüp bir muhasebe yapmali.
biraz standartinin altinda yasayabilsin ki para biriktirebilsin. kisacak bir sey yoksa zaten araba olunca onun masraflarini karsilayacak?

önce bir gelip gider tablosu, nerelere gereksiz para gidiyor vs onlarin kisilmasi.
ardindan arabayi düsünsün. bu durumda finansmanina krediyle mi yapacak nakit mi yapacak o zaman düsünsün.
0
robert bosch
(26.09.24)
alamaz. deveye hendek atlatırcasına planlarla bir şekilde alabileceğini söyleyen veya neden alamıyormuş - neden birikmişi yokmuş diyen arkadaşlar umarım yokluk yaşamazlar. yokluk bile değil aslında, 40 bin lira maaşla şehrine göre güzelce geçinmek mümkün olabilir ama araba vs söz konusu olunca işler dramatik bir hal alıyor. 3 yıl önce mezun olmuş birisi olarak maaşım gayet iyi olduğu halde bu yokluğu iliklerime kadar hissediyorum. mevzuyu anlayamayanlar varsa birkaç ipucu vereyim: aileden intikal eden borçlar, aile evinin dışında sıfırdan hayat kurma masrafları, sağlık vs. gibi plansız harcamalar...
halihazırda 3 yıl öncesinin 10 katına satabileceğiniz bir arabanız veya peşinat için destek verecek aileniz yoksa en dandik sıfır arabayı bile maaşlı bir çalışan olarak alamazsınız. ikinci elde de Allah yardımcınız olsun, kaportası düzgün bir japon arabası bulmaya bakın.
0
mazrufsezici
(26.09.24)
şahinden başlar sırayla devam eder.
0
mikahakkinen
(27.09.24)
1 sene boyunca her ay 2 çeyrek. 1 sene sonra 24 çeyrek + üstüne krediyle 200-300k 20-25 yaşında bir araç alır. 2 senede 1 aynı döngüyü devam ettire ettire devam eder işte. gidip sıfır alamazsın ama 5-6 sene içinde sıfır alabilirsin. önemli olan ilk adımı atabilmek
0
birmilyonunvarmi
(27.09.24)
(15)

Avrupa’da 5 yaş üstü araçlar hurdaya mı gidiyor genelde

the sound and the fury
Türkiye’deki gibi 20 senelik araçlar var mı sokakta yoksa hep yeni mi Avrupadan kastım Alamanya beyleri ile Portekiz’in bahçeleri Bulgaristan değil.
Türkiye’deki gibi 20 senelik araçlar var mı sokakta yoksa hep yeni mi Avrupadan kastım Alamanya beyleri ile Portekiz’in bahçeleri Bulgaristan değil.
0
the sound and the fury
(26.09.24)
Tabiki öyle değil.
Zaten 5 senelik araba eski bir araba değildir, hurda zaten değildir.
Türkiye'deki sorun sokakta olmaması gereken arabaların fakirlikten kullanilmasi. Avrupa'da da eski araba var ama böyle kartal vs kontrolden geçmez.
5 senelik arabayi eski görürdüm ben de Türkiye'de yaşarken, bunun saçma sapan bir düşünce olduğunu burada anladım. Arabam 2019 model, hala yeni bence.
0
logisticsmanager
(26.09.24)
Bu arada düzgün bakarsan 20 sene de ah vah denilecek zaman değil. Misal eski müdürüm 2004 yılında sıfır audi a3 almis. Simdi emekli olunca satacakti ama 20 yıldız aynı araba vardı.

Bence siz 80ler 90lar demek istiyorsunuz. Yoksa araba böyle sürekli değiştirilmesi gereken bir şey değil.
0
logisticsmanager
(26.09.24)
Hollanda için söyleyeyim hayır. Dizelse vergisi daha çok olur.
Ankara'da Hollanda'da gördüğümden daha fazla yeni ve lüks araç görüyorum. Hollandalılar bizim gibi değer vermiyor, küçük elektrikli arabalar ya da leasing ile kiralamayı tercih ediyor çoğu. Ekonomik olmasına bakıyor.
0
marla is in my head
(26.09.24)
Yok daha neler :) ingiltere 2010 Toyota yarisler ülkesi mesela. 2005-2010 arası vw tonla var. Ortalama bi mahallede tr’de ki kadar 2020-24 arası sıfır araç görememe ihtimalin bile var.

Bahsettiğiniz şey zengin körfez ülkelerinde geçerlidir en fazla
0
avatar is back
(26.09.24)
Bugün arkadaşım stuttgart'ta 2011 model polo aldı.
0
HellKeePer
(26.09.24)
almanya'da görgüsüz türkler ve araplar dışında sıfır ya da lüks araba merakı pek yok. sokaklar eski araba dolu. hatta otuz yaş üstü araçlara sonu 'h' ile biten özel bir plaka veriliyor, her yerde görebilirsin bu plakalardan.

bu arada 5 yıllık araba eski bile değil. araba dediğin 15-20 sene sonra eskir.
0
sir gawain
(26.09.24)
5 yasindaki aracin degeri %50 civari duser.
10 yasini gecmis araclarda ise neredeyse sifirlanir ama kullanmaya devam eden cok insan var.
zamanla aracin tamir masraflari (ozellikle arac japon degilse) aracin degerini katlayacagi icin 15 sene sonrasinda cogunlukla cope gidiyor diyebiliriz, japonlar haric.

"gelismis ulkelerde bizim gibi gorsusuzler disinda luks araca binen yok" bu da en cok duydugum atmasyon bilgilerden biri. Evet adamlar surekli mercedes ile gezmiyor olabilir, ama bu adamlarin garajinda ferrari oldugunu degistirmiyor. Adamlar bizim turkiye'de hayalini bile kurmakta zorlandigimiz araclara zaten coktan binmis, heriflerin dedesi 911 ile geziyormus, bizimkinin Massey Ferguson traktoru vardi. Orta dogu insani da arayi kapatmaya calisiyor..

En son tanistigim tassakli bir kanadali abi pasli kamyonet ile geziyordu, ama 25+ araci var ki garajinin bir kismini gordum, herifte 6 tane sifir mustang var posetinde sakliyor. Adamlarin baska bir seviyede ozetle.
0
cooperr
(26.09.24)
Fransa'da orta büyüklükte bir şehre geldim, Türkiye kadar yeni araba kesinlikle yok, arabaların çoğu 2007-2015 aralığında. Daha eskileri de var örneğin eski Twingo'ları falan her yerde görüyorum ama ağırlık 10-15 yaşında a ve b segmenti hatchback araçlar. Türkiye'dekine göre çok fazla a segmenti var mesela.
0
duguit
(26.09.24)
iyi durumda olup avrupada kullananlar da var.
dizel mizelse ve 10 yaşını aşmışsa romanya'da bulgaristan'da yeni hayata başlamış da var.
romanya'nın büyük şehirlerindeki arabaların ortalama yaşı türkiye'deki arabalardan daha genç bence.
bu arada arabam 2019 üretimi ve 2020 trafiğe çıkışlı.
sıfır bir peugeot 3008 mhev 6 ileri çift kavramadan bin kat daha dayanıklı ve uzun ömürlü olacağını biliyorum mekanik olarak.
0
rain when i die
(26.09.24)
Hollanda’da yaşıyorum arabam 2011 model. TR ile Hollanda arasında sokaktaki arabaların yeniliği bakımından çok bir fark olduğunu sanmıyorum.
0
but that was just a dream
(26.09.24)
Hatta istatistik verisi olsun Avrupa ortalama araba yaşları;
tr.euronews.com
Kısacası acayip farklı değil ama Türkiye ortalama daha yaşlı evet.

Bir de Avrupa'da kişi başına düşen araç sayısı Türkiye'ye oranla baya fazla.
tr.euronews.com

Kısacası Avrupa'da daha fazla eski araba görmek normal çünkü çok daha fazla araba var. Ab ortalaması Türkiye'nin 4 katı.
0
logisticsmanager
(26.09.24)
Avrupa'da da insanlar parayı ağaçtan toplamadığı için hayır; değil beş, on beş yıllık araç bile hurdaya gitmiyor.
0
alice in potatoland
(26.09.24)
fransada daha eski kasa 30 senelik pejoların kullanımı var.
0
mikahakkinen
(27.09.24)
Hollanda'dayim, 2000 model bir arac kullaniyorum, hanimda da 2003 model bir arac var. Yeni bir arac alacak parayi bir araya getirmem mevcut dinamiklerde imkansiz. Parasi olup dandik araba kullananlar da vardir ama bircok insan icin tamamen butceyle alakali, sadece adamlar mutevazi ya degil olay. Zamaninda sifiri 8000 euroya satilan Toyota Aygo'lar hala 15 yasindayken 2000-3000 euro civarlarina gidebiliyor.

Sokaklarda degeri nerdeyse sifirlanmis araclardan cokca var. Mesela daihatsu ve daewoo'nun A segmenti arabalarindan bile bol bol goruluyor. Eskisi yenisi her turlusu var. Sokaga cikildiginda boyle araclar da oluyor, mercedes, bmw, porsche vs de oluyor. Turkiye'de sik gorulmeyen mesela VW California da oluyor ki dunyanin parasi eden bir arac.
0
mbond
(27.09.24)
2 arabam da 15 yasinda.

biri 1.5 asgari ucret falandi, digeri 2 asgari ucrete yakin (km dusuk).

ama bi debriyaj istese yarim asgari ucret gidiyor. bakimi servisi ceyrek asgari ucret. en ufak bi sorunla servise gitsen yine ceyrek asgari ucret.

sifir alayim desen 10-15 asgari ucrete alabilirsin. lease yapayim dersen sartlara gore 1/8 asgari ucret odeyerek cok daha iyi arabaya binebilirsin ama senin olmaz.

eski arabanin vergisi de fazla, masrafi da fazla. yeni araba daha ulasilabilir. ama eski araba hurda demek degil. ben arabama iyi bakiyorum, ufak tefek tamirini kendim yapiyorum, alirken dikkatli aliyorum, muhtemelen 20 yasina kadar binerim ciddi sikinti cikarmazsa. sagini solunu bildigim icin de debriyaj falan yaptiririm cekinmem, cunku gerisi saglam. bunun yerine yine 2 asgari ucret verip ikinci el araba alsam onun da ne oldugu tam belli degil vs.
0
icim urperiyor
(27.09.24)
(15)

Bir film bulamadım delirecem - Ölümsüz veya yüzlerce yıl yaşayan adam

ermanen
öncelikle "the man from earth" değil. bütün keyword aramalarında bu çıkıyor. daha az bilindik bir film.adam ya ölümsüzdü ya da çok uzun yıllar yaşıyordu. farklı zaman dilimlerinde görüyorduk. dünya savaşı'na veya başka bir savaşa katılıyordu sanırım. bir dönem karısı oluyordu, o ölüyordu. karısı sen
öncelikle "the man from earth" değil. bütün keyword aramalarında bu çıkıyor. daha az bilindik bir film.

adam ya ölümsüzdü ya da çok uzun yıllar yaşıyordu. farklı zaman dilimlerinde görüyorduk. dünya savaşı'na veya başka bir savaşa katılıyordu sanırım. bir dönem karısı oluyordu, o ölüyordu. karısı sen hiç yaşlanmıyorsun tarzı bir şey demişti heralde.

kimliğini zaman zaman değiştiriyordu sanırım. bir de senede bir kere bir adamla bir yerde mi görüşüyordu ne. böyle uzun yaşadığını öğrenen biri oluyordu heralde.

bi ihtimal zaman yolculuğu içeriyor olabilir. karıştırdığım yerler olabilir. çok film izlediğim için bu aklıma gelemedi bir türlü.

şunlar değil:
the man from earth (tekrar yazdım çünkü en çok tahmin edilebilecek olan bu)
the age of adaline (bunda yaşlanmayan karakter kadın ve tam uymuyor)
the curious case of benjamin button (bunda yaşlı doğup geriye doğru yaşıyor)

bütün ölümsüzlük film listelerine baktım bulamadım. aklım bana oyun mu oynuyor nedir.

"Movies and TV shows with immortality / Where the main character is immortal" başlıklı şu IMDB listesine de baktım hiç biri uymuyor:
www.imdb.com
0
ermanen
(25.09.24)
The Sandman'de vardı sizin dediğinize benzer bir hikaye ama, film değildi tabi.
0
salihdt
(25.09.24)
highlander olabilir mi?
0
Phoebe
(25.09.24)
' Zaman Yolcusunun Karısı ' kitabını hatırlattı; filmi de varmış izlemedim ancak bir hayli örtüşüyor.
0
lüzumsuz adam
(25.09.24)
@salihdt

güzel tahmin. ama film olması lazım ya. The Sandman dizisini izledim evet, barda görüşme sahnelerini bu Sandman'daki görüşmelerle karıştırmış olabilirim.

edit: bi dakka o bölümü bi daha izleyim. bu olabilir. aklım çok karmançorman.

@Phoebe

highlander değil. bu kadar eski değildi

@lüzumsuz adam

time traveler's wife değil. bunda kadın ölmüyordu heralde. benim aradığım filmde komedi unsuru yoktu. daha çok dram
0
🌸ermanen
(25.09.24)
the old guard
0
brakgn
(25.09.24)
Forever diye bir dizi vardı ama çok kısa sürdü o. Yine de tanımınıza uyuyor.
0
bu ne bilimsizlik
(25.09.24)
Mr nobody?
0
wild honey suckle
(25.09.24)
hasmetizm 2046
(25.09.24)
Forever dizisi de olabilir. Forever ve The Sandman veya başka şeyleri de aklım karıştırıp harmanlamış olabilir.
0
🌸ermanen
(25.09.24)
Cloud atlas ?
0
grimavi
(25.09.24)
The Sandman, Doctor Who ve Highlander geldi okur okumaz benim de aklıma. İlişki katmasan işin içine bir adamla buluşma deyince Good Omens de geldi aklıma.

Böyle yaşlanmamalı/ölümsüz bir ton film geldi aklıma. Underworld, X-Men Origins, Eternals. Ben yazayım da bunları elerken aklına başka sahne gelir belki :)
0
nawar
(25.09.24)
Forever ile sandman karmasi bir şey olmus galiba.
0
logisticsmanager
(25.09.24)
(bkz: The Fountain)
0
jepa
(26.09.24)
Benim de aklıma Cloud Atlas geldi
0
atom karincanin torunu
(26.09.24)
Outlander dizisi olabilir mi?
0
Amaranta ursula
(26.09.24)
(31)

Ekşi Duyuru ve Eski Güzel Günler

rock n roll
Duyurunun eski güzel günlerine dönme ihtimali artık kalmadı mı? Hem çok daha fazla kişi vardı ve çok tatlı insanlar barındırıyordu bünyesinde. Güzel şeyler de kötü şeyler de bir gün mutlaka biter ama duyuru o eski güzelliğiyle devam etse keşke. Bir zamanlar burada olan ve artık olmayan kullanıcılar
Duyurunun eski güzel günlerine dönme ihtimali artık kalmadı mı? Hem çok daha fazla kişi vardı ve çok tatlı insanlar barındırıyordu bünyesinde. Güzel şeyler de kötü şeyler de bir gün mutlaka biter ama duyuru o eski güzelliğiyle devam etse keşke. Bir zamanlar burada olan ve artık olmayan kullanıcılar takip ediyorsanız burayı bir el sallayın ya :)
0
rock n roll
(23.09.24)
Duyurunun ekşideki yorumlarına bak, o insanların neden dönmeyeceğini anlarsın.
0
Bruce
(23.09.24)
ismi lazım değil mod misafir çocuğu gibi dağıttı gitti duyuruyu

compü'ye söylüyorduk, o da beğenmiyorsan girme kardeşim falan diyordu. sende suçlusun compüüüü

özetle
no way dude, no f... way!!!
0
duyurukullanıcısı
(23.09.24)
Gelseler bile eskisi gibi yazmazlar, eskisi gibi samimi olunmaz. Geçti artık burası.
0
gabe h coud
(23.09.24)
Bruce'un dediği gibi baktım nerede kadın düşmanı hayvan düşmanı ırz düşmanı sağa sola kudurmuş gibi saldıran tip var hepsi uçup başlığa ağlamış, inşallah bi hata yapıp farklı hesaplarla geri gelmezler :)
0
Bir ben var benden şurada
(23.09.24)
0
logisticsmanager
(23.09.24)
Eskiden duyuruda ifşa zamanları olurdu. birisi fotoğrafını atardı sonra herkes başlardı ifşa yapmaya.
0
komando kani var bende
(23.09.24)
eski güzel günler gerçekten güzel miydi yoksa bir daha ulaşamayacak olmak mı güzel yapıyor?

Eskiden daha samimi bir ortamdı doğru, 17 yaşından beri aralıklarla burada takılan biri olarak benim için yeri hep ayrı olacak. Sadece duyuru değil, ülke, dünya, yaşam her şey değişti, değişiyor. Ben de özlüyorum aktif duyuru zamanlarını, buluşmaların ifşaların olduğu zamanı.
0
tuborg yesili
(23.09.24)
@komando kanı var bende

Yaa ne günlerdi. Biri öncülük ederdi, sonra başlardı herkes :)) Sonra yorumlar başlardı. Bazı kişiler ifşa sahibine çok üzücü yorumlar yapardı. Kendini çok çirkin hissettirecek, kendini kötü hissetmesine sebep olacak şekilde zorba bir tarzda yorum yaparlardı. Bazen direkt, bazen üstü kapalı :(

Yine de çok güzel, tatlı yorumlar da olurdu.
0
🌸rock n roll
(23.09.24)
değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. ayak uydurmak ve olanı olduğu gibi kabul etmek lazım.

ben mesela hangi moderatör ne yapmış hiç bilmiyorum.
eski günlerde özlenen şeyler nedir özlenen kişiler kimdir bilmiyorum.
öte yandan uzun bir zamandır buradayım.
0
tabudeviren
(23.09.24)
Valla ben de özlüyorum. Özellikle uzun uzun tartışmaların döndüğü duyuruları. Bir de tabii ifşa gecelerini. Bir ara ben de ifşa yapmıştım, gelen yorumlar çok komikti:D
0
Amaranta ursula
(23.09.24)
Duyuru eskiden rahat bi yerdi. İstediğini sorabilir, istediğine gulebilirdin. Sonra yönetim mi değişti nolduysa her şeye yassah gardeşim demeye başladılar, tadı kaçtı. Sözlük de o ara bozuldu. O ilk zamanlarda kimseyi engellediğimi bilmem ama şimdi var birileri. Artık aradığımızı bulamıyoruz yani.
0
beetlejuice
(23.09.24)
hayır kalmadı NİHAHHAHAHAHHAHA
0
titanyum22
(23.09.24)
ayrıl coco
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.09.24)
Bir gün glori'yi özleyeceğim aklıma gelmezdi. Kaderde glori'yi özlemek de varmış :))

Çok özlediğim başka kullanıcılar da var :)
0
🌸rock n roll
(23.09.24)
Ansızın başlayan ifşa gecelerinden birinde gaza gelip sekil şukul bir fotomu atmıştım. Biri açmayın beyler kiymali pide yazmıştı. Hala unutamıyor ve gülüyorum :)
0
buzbebek
(23.09.24)
@buzbebek :))

İfşanı hatırlamıyorum ama senin nickini hatırlıyorum. Evet eski kullanıcılar yavaş yavaş gelmeye başladılar :))
0
🌸rock n roll
(23.09.24)
compu ilk yıllarda ilgileniyordu burayla, gelen istekler doğrultusunda beta sürüm falan yapmıştı hatta.

sonra niyeyse bi saldı. saldığı dönemde de üç beş kendini bilmez mod peydah oldu (hala burada mılar bilmiyorum), zaten giren 300-500 kişiye zehir ettiler ortamı.

yok ona teşekkür yazdın, yok bok yazdın, yok göt yazdın diye milleti uçurmaya falan başladılar. ondan sonra da dikiş tutmadı zaten burası.

ifşa dönemi ve öncesi güzeldi cidden. zirveler yapıldığı bir dönem de vardı. buradan tanıştığım kişilerle iş de yaptım, yurtdışına tatile de gittim. yıllarca, işe mola verip sigara içerken duyuruda takıldım, hala da bu alışkanlığım devam ediyor. seviyorum burayı ama sıktı biraz artık.
0
brkylmz
(23.09.24)
Aynen ne guzel zirveler yapardık. Çok güzel kisilikler vardı.
0
ırene adler
(23.09.24)
çok klişe ama ben de gerçekten o eski hallerini özlüyorum.
duyuru o dönemler daha hareketli, daha bir yoğun kullanılıyordu sanki.
0
m e b
(24.09.24)
Sizin için çok avam kalmamız

ve size layık elitlikte olamamamız nedeniyle,

tüm yeniler adına,

sizlerden özür diliyorum efendim. Avamız ama yani. Ne yapabiliriz ki.

Ek: Şimdi aklıma geldi de;
Siz elitler bir elit listesi hazırlasanız,
O liste dışında kalan biz avamlar belirli günlerde kenara çekilip sussak,
Siz elitler, kaldığınız kadarıyla eski günleri canlandırsanız.
Nasıl olur?

Biz de kenardan seyredip feyz falan alırdık.
0
Mirket
(24.09.24)
Eskiden Ekşi Duyuru'ya takım elbiseyle girilirdi.
0
visnebahcesi
(24.09.24)
Bir mod sayesinde önce tüm düzgün insanlar dağıtıldı, sonra tamamen zıt bir politika izlenerek abidik gubidik troller yeşertildi. Eskiye dahil herhangi bir ihtimal falan yok artık. En çok ifşa gecelerini özlüyorum :)
0
morca
(24.09.24)
O kişiler gitti. Aycho velvetmorning özlendi
0
benaslindayohum
(24.09.24)
Yaşlandınız ve artık sadece anket sorulara cevaplar veriyorsunuz. Merak ve heves duygunuz kalmadı çünkü sadece gösterişli başlıklar açmak istiyorsunuz. Sorumluluğu kendi üzerinize alın ve sıkıcı, meraksız ve sıradan olduğunuzu kabul edin. Anketinizi doldurun, can sıkıntınızı giderin, ve Roma tatil planınızdan bahsedin.
0
hasmetizm 2046
(24.09.24)
Modlar mahvetti duyuruyu. Eleştirileri de takmadilar. Dusman gibi davrandilar.
0
halk
(24.09.24)
mod sorunu aylar öncesinde çözüldü diye biliyorum artık agresif bir yönetim yok.

evet zirveleri de özlüyorum, ifşaları da ancak bence artık eskisi gibi olmak zor.

bu duyuruyla da ilgili değil. artık sözlük de eskisi gibi olamaz, mahalleniz de, ülke de...
0
ananiyimioguz
(24.09.24)
sanıyorum 14 yıldır falan buralardayım. burayı da başka bir online ortamda tanışıp arkadaşlığımızı yüz yüze görüşmeye çevirdiğimiz ve hala görüştüğüm bir çift sayesinde öğrenmiştim. buradan da tanıştığım ve arkadaşlığım süren kişiler var.

eski günler güzeldi evet ama oldum olası bu nostalji duygusunu anlayamıyorum ben. dünya, insanlık, etik değerler, sosyoloji, psikoloji vesaire değişiyor, dönüşüyor, ilerliyor, geriliyor, tekrar ilerleyip geriliyor, iniyor, çıkıyor, tekrar inip çıkıyor, dönem dönem çok stabil kalıyor vesaire vesaire. hayata dair her şey de, buna online platformlarda dahil aynı devinim içinde ki bu çok ama çok normal. aksi zaten mümkün değil. asıl o devinimin dışında kalırsa burası çok yapay ve zorlama bir yer haline gelir.

burayı seviyorum, dönem dönem sık yanıt veriyorum, bazen hiç uğramıyorum, bazen offf be çömezler ne biçim soru sormuş diyorum, gülüyorum, kuruluyorum, şaşırıyorum, sallamıyorum, bişiler öğreniyorum, bilgi ve deneyim sahibi olduğum konularda destek olmaya çalışıyorum, yaşım gereği sonraki jenerasyonlara dair fikirler ediniyorum soru ve yanıtlardan gibi gibi... ama ne o kadar anlam yüklüyorum eskileri anıp ahhh ahhh diyecek kadar ne de burayı anlamsız veya zayıflamış buluyorum. çok cringe bir tabir ama akışta kalma gayretim var hocam zira hayat böyle bir şey.
0
Phoebe
(24.09.24)
Ben de 12 yıldır buradayım. Bence Türkiye ne kadar değiştiyse duyuru da o kadar değişti. Özellikle daha kötü olmadı diye düşünüyorum.
0
peki madem
(24.09.24)
Sadece burada değil sözlükte de, twitterda da, instagramda da her platformdaki eski ve güzel günler özlenir.
Çünkü bizimki gibi ülkelerde her geçen gün bir öncekinden kötüdür ve geçmişe özlem duyarak yaşarsın.
Lise - üniversite yıllarımla bulduğum her fırsatta Beyoğlu'na kaçardım Nevizade'de bir yerde oturmak İstiklalde turlamak bile çok iyi gelirdi şimdi iş yerim burada ve istiklale çıkmadan caddenin başına gitmeye çalışıyorum.
Mekanlar değişti, mağazalar değişti, barlar, kafeler değişti.
Her şey şu an içinde bulunduğumuz şartlara göre dönüştü ve şu an hiçbir şeyden eskisi gibi keyif almıyoruz.

Bunun sadece duyuru ile buradaki "elit" insanlar ve onların "elit" sohbetleriyle alakası yok. Ben durup durup adres sorardım burada ashdhadhadh vardır geçmiş bir yerlerde girip bakılsın 6-7 yıl önceki muhabbetlere hiç öyle elitlik falan yok ne alaka :) Ama bi kafa rahatlığı var, bi sıcaklık var, özlenen o.
Bazen herhangi bir başlığın ilk sayfasına giderim o zaman da yaşarım bunu. Sözlük eskiden ne güzelmiş der geçerim.

Yaşlandık.
"Ahh Beyoğlu'na eskiden takım elbise giyer çıkardık" diyen yaşlılara benzedim ben iyice mesela asla buralarda takılmak istemiyorum, her sokak başında eski güzel bir anı maalesef.

@peki madem'e katılıyorum. Ülke ile eş değer bir dönüşüm var burada da.
0
mutekebbir
(25.09.24)
@mutekebbir; "elit", "avam" kısmını ben de hiç anlayamadım. Sorduğum soruyla bir alakası yok. Neyse belki kendisi neye istinaden böyle bir sifatlandirmaya yöneldiğini anlatır.
0
🌸rock n roll
(25.09.24)
Ben eski ekşi hesabımı dondurmadığım zamanlar burası çok iyiydi, sonra da buraya ayıracak kadar boş zamanım olmadı sanırım. Ben asıl ekşibition tayfayı aşırı özlüyorum, o kadar eğlenirdik ki yeni gelenler ortamı bozdu sonra orada kapandı vsvs. Ve tabii ki büyüdük, baya büyüdük :)
0
Cremisi
(29.09.24)
(4)

Eski oyunlar

cabilila12
Internette kaybolan ve silinen oyunları eski oyunları bulmak için bir yöntem var mıdır?
Internette kaybolan ve silinen oyunları eski oyunları bulmak için bir yöntem var mıdır?
0
cabilila12
(22.09.24)
Abandonware olabilir.
Internet archieve
Gog'da genelde birçok eski oyun oluyor.
0
logisticsmanager
(22.09.24)
Oyuna bagli. Bazilarini redditte yillardir arayan insanlar var.
0
floydian
(22.09.24)
korsan sitelerden bulunabilir. bazılarının harika koleksiyonu var.
0
kesmekes laleler
(22.09.24)
(11)

Sampiyonluk kacti mi simdi

lapaz
Fark oldu 5
Fark oldu 5
0
lapaz
(21.09.24)
Kaçtı çünkü Galatasaray Fenerbahçe'ye sahasında 3 tane soktuğu için haliyle Fenerbahçe şampiyon olsa bile Galatasaray şampiyonluğu hak ediyor oluyor, geçen sene böyle bir mantık vardı belli kitlelerde. Bildiri falan da yayinladilar, kongrelerinde konuştular. Laflarindan dönecek kadar dönek değildirler heralde?

Bu mantık sebebiyle Galatasaray otomatik olarak Fenerbahçe önünde bitirmeyi garantiliyor. O yüzden Fenerbahçe için kaçtı şampiyonluk. Ha bizim sahamızda 4-1 yenerlerse o zaman şampiyon olabilirler.
0
logisticsmanager
(21.09.24)
bu iş bitti. fener 3. olur.
0
NowWeAreFree
(21.09.24)
alakası bile yok. lig 36 hafta. daha altı maç oynanmış. bunun avrupası var. galatasaraylı bir oyuncu hamlesinde azıcık geç kalıp erken kırmızı kart görse fark tekrar 3'e hatta 2'ye düşebilir. derbi skoru her zaman önemlidir ama herhangi bir profesyonel futbol adamının şu noktada sezonun sonuna dair değerlendirmede bulunacağını hiç sanmıyorum.

şampiyonluk fenerbahçe için kesinlikle kaçmış değil ama iyi görünmüyor fenerbahçe, orası kesin. psikolojik üstünlük filan, klasik muhabbet. galatasaray abuk bir kayıp yaşamazsa yürüyüp gider tabii.

gençlerbirlikliyim bu arada, sadece futbolsever olarak değerlendiriyorum. illa bir tarafı seçeceksem ailem çoğunlukla galatasaraylı olduğu için oraya daha yakınım.
0
mark greg sputnik
(21.09.24)
Torreira sut atiyor, gol oluyor falan milyonda bir ihtimaller gerceklesmis gene. Gs bali. Zaten derbide ilk golu bulan aliyor maci. Ama su var, GS saha disinda cok guclu yanak oksattiktan sonra ne kart gorduler, ne puan kaybettiler gecen sene. Yandas medyayi 2 saniye acin bakin Ali Koc'a kuduz kopek gibi saldiriyorlar her firsatta
0
freedonia
(21.09.24)
20 sene olmayacak gollere derbi kazanıp doğru düzgün şampiyon olamayan bu takım kadıköyü yol geçen hanına çevirdikten sonra sittin sene şampiyon olamaz. Psikolojik üstünlük denen nane fasa fisodur ama psikolojisi histerik ölçüde bozuk ve sorunu dış mihraklar olan bu grup için doğrudur. Kendi kaderini kendin çizemeyecek kafar beceriksiz olursan okşattı mokşattı diyip maçtan hemen önce rte ziyareti yapılmasını da unutursun doğal olarak.
0
Bruce
(21.09.24)
Kim kazanır ligi, kim kaybeder konuşmak için çok erken ama Fenerbahçe kaosa girdi. Psikolojik üstünlük yüzde 60'i Galatasaray'da, yüzde 40'i Beşiktaş'da.
0
put it in your appropriate place
(22.09.24)
Turkiye'niun en rezil, en assagilik yillarinda Cemaatlerin, AKPnin hukum surdugu yillarda muzesi kupayla dolan, hocaefendi kucaklarindan inmeyen, bakan oksatmalara doyamayan, stadini dahi devlete yaptiran kulup sampiyon olmayacak da kim olacak Allah askina. Guldurmeyin adami
0
speedy
(22.09.24)
fenerbahce = akp
ali koc = tayyip

hem yonetim hem taraftar olarak.

ali koc 5 yildir, dis gucler vs diye sayiklayacagina yillardir, takimi duzgun yonetse belki 5. yildizi almaya zaten 1-2 sene kalmisti.

taraftar da bu yalanlara yillardir inaniyor, feto, gsli federasyon, beinsports bize karsi diyorlar, sonra 100 puan alan antrenoru tekme tokat kovuyorlar.

adamin 7 yildir yasatmadigi basarisizlik, rezillik kalmamis, buna ragmen yuzde 70 oyla tekrar seciyorlar ausdhasudausd
0
baldur2
(22.09.24)
mourinho ve ali koç ikilisiyle şampiyon olunacağını düşünmek akıl işi değil :)

mourinho sezon sonunu göremez.

ayrıca fenerin kadro kalitesi şampiyonluk için yeterli değil. fenerliler geçen sene sorunun teknik direktörden kaynaklandığını düşünerek hata ettiler. sorun yönetim ve oyuncularda.
0
abelardo
(22.09.24)
ilk anda cok buyuk darbe ama uzun vadede dusununce cok bi onemi yok. ikinci mactan sonra bile daha 10-15 mac oynanacak o yuzden 5 puan cok degil. hem odak fenerbahcenin uzerinde olmaz boyle daha iyi.
0
bohr atom modeli
(22.09.24)
"odak fenerbahcenin uzerinde olmaz" mı? :))

tüm spor kamuoyu mourinho ve feneri konusuyor bu mağlubiyetten sonra. camianın üzerinde bu kadar şampiyonluk baskısı varken ve artık sabır kalmamışken odak fenerin üzerinde olmaz demek hiç mantıklı değil.
0
abelardo
(22.09.24)
(9)

lastik çatlaklar

logisticsmanager
Ailemin arabasına bir göz atayim derken gördüm;https://gss.gs/i/AeB.jpg4318 yani 2018 ekim üretimi. Lastiğin normal kullanımında bir şey yok ama catlamis yani.Bana göre değişmesi lazım bunlarin da emin olamadim.5-6 yıllık lastik nasıl çatlar onu da anlamadim...Değişecekse lastik tavsiyesi de bekleri
Ailemin arabasına bir göz atayim derken gördüm;
gss.gs

4318 yani 2018 ekim üretimi. Lastiğin normal kullanımında bir şey yok ama catlamis yani.

Bana göre değişmesi lazım bunlarin da emin olamadim.
5-6 yıllık lastik nasıl çatlar onu da anlamadim...

Değişecekse lastik tavsiyesi de beklerim, izmir'de normal emekli kullanımı için clio'ya lastik.
0
logisticsmanager
(21.09.24)
Kaucuk ozelligini kaybederse catlamaya basliyor, ben olsam ben de degistirirdim. Yumusak hamurlu lastikler sertlere gore daha erken catliyormus (erken = 5 sene). Bir de dusuk ya da yuksek lastik basinci da catlamayi hizlandiriyormus.
0
sertac akin
(21.09.24)
Lastiğin maksimum ömrü üretildiği tarihten itibaren 5 sene. Lastik üretildiği andan itibaren ömründen tüketmeye başlar. Çatlama anormal değil. Mümkün olan en kısa süre içinde değiştirmenizde yarar var. Sürüş güvenliğini tehlikeye atmaya değmez.

Bu ebatlarda Goodyear f/p oranı yüksek lastikler üretiyor, isterseniz bir bakın.
0
10551037
(21.09.24)
diş kalınlıkları gayet iyi gözüküyor. ancak marka kalitesinden olabilir muhtemelen, özelliğini yitirmiş.. hava koşulları, lastiğin suda beklemesi vs vs bir sürü sebep.

lastikborsasi.com izmirden satış yapıyordu. piyasaya göre fiyatları gayet iyiydi. alıp ücretsiz taktırabilirsiniz.
0
artci sarsinti
(21.09.24)
@10551037; abi lastik Max ömrü 5 yıl değil. 10 yıl. Kullanıma göre bu. Lastikler yasal olarak üretimden itibaren 5 sene içinde sıfır olarak satilabiliyor lastikciler tarafından.
Bu direkt lastik firmalarinin websiteleri ve Avrupa'daki yasalarda da böyle (5 sene sonrasında yaz/kis lastik degisimlerinde lastikciler kontrol ediyor sıkıntı var mi diye, varsa değişim yapmiyorlar ve lastiğin komple değişmesi gerektiğini soyluyorlar)
www.michelinman.com:~:text=If%20the%20tires%20haven't,to%20spare%20tires%20as%20well.

O yüzden 5 senede böyle catlamasi anormal. Benim kendi lastiklerim 6 yıl oldu sıfır çatlaması var, biri michelin biri continental. Avrupa'da da hayatımda 5 yılda lastiği çatlayan duymadim.
0
🌸logisticsmanager
(21.09.24)
@logisticsmanager

Kataloglarda belirtilen 10 yıl, iş gerçek kullanıma gelince asla çalışmıyor. 5 sene kullanılan lastik ya çatlar ya sertleşir ya diş derinliği tehlikeli seviyeye iner. Özetle ömrü sona erer. İstisnalar olabilir (iklim lastiği daha az yoracak şekildedir, araç uygun saklanmıştır, özenli kullanılmıştır ama genel durum böyle.) Lastiklerin diş derinliğinin sınırlar içinde olması ve çatlama olmaması lastiğin ömrünün devam ettiği anlamına gelmez. Lastik iyice sertlemiş, tabiri caizse taşlaşmıştır, kazık frende yolu ısırmaz, kayar.

Avrupa'da rafta 5 sene beklemiş lastiği satmaları düzenlemelere uygun olabilir ama o lastik aşırı ucuza verilmediği sürece satılmaz. Ben asla almam şahsen, rafta 5 yıl bekleyen kauçuğun ömrü dolmuş ya da dolmak üzeredir.
0
10551037
(21.09.24)
michelin yumuşak hamurlu brigestone sert hamurlu.pirelli var orta sertlikte 3 ümden birini al
0
komando kani var bende
(21.09.24)
yeni lastik değiştirdim 2015 ti anca 40bin km yaptım o lastikle derinlikleride iyidi ama değiştirince yol tutuş inanılmaz iyileşti yaz lastiği aldırdı özellikle ustam ve continentalde ısrar etti hatta michelin bayinden aldım kışın uzun yol yapmadığım için şehir içinde yaz kullanabilirsin dedi. premium contact 7 aldım memnunum temmuz üretimi aldım arabanın en önemli yeri lastik değiştirin
0
eja
(21.09.24)
Cevapları tam okumadım da 5 yıla kadar satılabilir diye bir söz sördüm.
Alınan lastik bu yılın değil de bir önceki yılın ise fiyatta kallavi bir indirim oluyor. Uygulamada 2 yıllık lastiğin sıfır olarak satışının olacağını sanmıyorum.

Clio için lastik sorduğumda işten anlayan bir arkadaşım. Ya Michelin ya da Continental. Diğerlerine bakma demişti.

Bir zamanlar Çiğli kipa Migros'un yanındaki lastikçi, iddia ediyordu 'Türkiye'de en uygun fiyatlı lastik bizde.' diye. Ki öyleydi o zamanlar. Hala öyle midir, Bilemem.
0
Mirket
(21.09.24)
@mirket; aynı fiyat olmaz da bahsettiğim yasal cerceve.
Misal lastik borsasina bakarsan 2021 üretimi vs ucuza satabilir. Bunun sebebi lastik üreticisinin lastik kapalı yerde vsysen 5 yıl boyunca birinci el olarak satilabildigini bildirmesi. 5. Yildan itibaren lastiği satamazsin.

Sifir dediğim 2024 ile aynı fiyat olmaz tabiki.
0
🌸logisticsmanager
(21.09.24)
(7)

en iyi yaprak jilet

floydian
hangisi?
hangisi?
0
floydian
(20.09.24)
Bu kişiden kişiye çok değişiyor. Ben son zamanlarda mavi Gillette olanı beğeniyorum.
Astra iyiydi ama bana artık hiç olmuyor.
Shark da güzeldi.
0
logisticsmanager
(20.09.24)
derby usta.

bir ara çok uyguna görünce 200 tane aldım, hiç pişman etmedi.
0
zeleno
(20.09.24)
kişiden kişiye neye göre değişiyor peki?
0
🌸floydian
(20.09.24)
O kadar çok etken var ki kişiye göre değişen.

Jiletli ustura mı kullanıyorsun jiletli tıraş makinesi mi?
Aradığın şey nedir? Tek perdede sinekkaydıya yakın tıraş mı? Sinekkaydı olmasa bile yakın ve konforlu bir tıraş mı?
Tıraş olma sıklığın nedir?
Tıraş olma becerin ne seviyede? Kai ya da Feather gibi aşırı keskin jiletler acemiye tavsiye edilmez. Gilette 7 O'Clock (sarı) ise keskinlik ve konfor dengesini iyi tutturan, acemiye önerilebilecek bir jilettir mesela.

En iyi jilet diye bir şey yok zaten. Kötü jiletler elbette var ama sen nasıl bir şey istiyorsun, ona göre deneyip bulman lazım. Yerinde olsam birkaç farklı tipte jilet alır dener, ona göre tercihimi yapardım.
0
10551037
(20.09.24)
- kişiden kişiye neye göre değişiyor peki?

şöyle, yukarıda bi arkadaş derby yazmış ama ben derby kullandığımda nasıl oluyorsa anlamadım, yüzümü doğradı. kesmiyor. ayrıca derby'nin kullan-at tıraş aletleri de (permatik alternatifi) yüzümü yaralıyor. başkalarına bir şey yapmıyor olabilir. perma sharp'ta da aynı şeyi yaşadım.

ben rapira kullanıyorum.
0
tabudeviren
(21.09.24)
bence ve bir cok yerli yabanciya gore featherdir.
ama bu is sakal tipi, cilt tipi, kullanilan alete gore degisir.

mesela yuma+permasharp+arko sabunla 3 perde sifir kesik muhtesem tras oluyorum. ki bu kombinasyonla da bir cok tiras videosu var youtube'da cidden inanilmaz :)
ama featheri yumaya takarsam bok gibi olur.

keza merkur 34c aletle de personna gayet uyumlu geliyor.
ama merkur + permasharptan o kadar memnun degilim mesela.

her seyden bagimsiz benim favorilerim:
gillette hemen hemen butun renkler
shark
perma sharp
rapira
yesil astra
0
bay b
(21.09.24)
derby hurda gemilerden yapılıyor, astra kalite bozmadıysa iyidir. Permasharp artık eski kalitede değil, bulabilirseniz polvilver veya adını unuttuğum bir japon markası bunlar en iyilerinden.
0
Rao
(21.09.24)
(26)

terk edilmek ve aldatılmak

gloomy
aldatılmak ve terk edilmek birbirine hayli benzer şeyler gibi geliyor bana. ikisinin de sebep olduğu yıkım, uyandırdığı duygular, beklenmedik ve ani oluşları, yarattığı mağduriyet... bunların terk edilen/aldatılan kişide bıraktığı yaralar ve affedememe hali...spesifik örnek de olsun: biri hayatının
aldatılmak ve terk edilmek birbirine hayli benzer şeyler gibi geliyor bana. ikisinin de sebep olduğu yıkım, uyandırdığı duygular, beklenmedik ve ani oluşları, yarattığı mağduriyet... bunların terk edilen/aldatılan kişide bıraktığı yaralar ve affedememe hali...

spesifik örnek de olsun: biri hayatının çok zor bir döneminden geçerken, partnerine çok ihtiyacı varken yüzüstü bırakılıp, terk edildiğinde aldatılmışlıktan pek farkı yok gibi geliyor bana. ikisi de ihanet.

siz ne düşünüyorsunuz?
0
gloomy
(20.09.24)
Katılmıyorum.
Terk edilen insanlar genelde toparlaniyor ama aldatilan insan resmen yaralaniyor, travma gibi oluyor. Sonraki iliskilerindeki güveni de etkileniyor vs.
0
logisticsmanager
(20.09.24)
Katılıyorum. İhanet sadece üçüncü şahsın bedenen veya ruhen veya hem bedenen hem ruhen varlığı demek değildir. İhanet güveni boşa çıkarmaktır, verilen sözleri tutmamak, verilen güvenceleri yıkmaktır. Güven ortamını huzur atmosferini paramparça etmektir.
0
muhayyer divan
(20.09.24)
Katiliyorum. Gittikten sonra neden gittiginin benim icin önemi yok. Ikisi de ihanet degil de ikisi gidis.
0
robert bosch
(20.09.24)
spesifik örnek biraz daha yaralayıcı normal terk edilmeye göre ama katılmıyorum aynı şey değil.
0
jülsezar
(20.09.24)
katilmiyorum. zor donem muhabbeti çok yorucu, gereksiz, drama queenliktir. istenmeyen iliski derhal bitmeli. yok sinava girecektim oncesinde ayrildi falan bos muhabbet

aldatilmak cok ayri bir dunya
0
ala09
(20.09.24)
Yani sizinle mutlu olmayan bir yetişkin, ayrılıp kendi hayatına bakmak yerine sırf siz istiyorsunuz diye, size destek olmakla (veya sizin yüklediğiniz sorumlulukla) yükümlü, yoksa aldatmış oluyor? Yani ilişkide mutsuz biçimde kalsa, göstermelik olarak destek olsa aldatmış olmayacak mıydı?

Bu bana bir tanıtığımı hatırlattı. Ayrıldıktan sonra başkasıyla flörtleşen *eski* sevgilisini, kendisini aldatmış ilan eden bir çocuktu. Ona göre ayrılıktan sonra da *eski* sevgilisi onunla ilgilenmeliydi, neden ayrıldıktan sonra onu bir kere bile aramadığını soracak kadar da ayrılık kavramını anlayamamış bir çocuktu. Yazık.
0
bu ne bilimsizlik
(20.09.24)
Aldattıktan sonra hala seninleyse bir şekilde hazmediyorsun da terk edilmek korkunç birşey. sanki o insan ölmüş gibi oluyor bir daha göremiyorsun.
0
ashleybon
(20.09.24)
Benzesen tarafları olduğuna katiliyorum. Terkedilmek, o artık yok demek bir bakıma. Aldatılmak aynı zamanda bir çeşit degersizlestirme aşağılama içeriyor, aldatilanin güvenine dair. Aynı zamanda terkedilme doğrudan bir tahrip etme amacı içermedigi için (bu amaçla yapılamaz demiyorum da, işte usturupluca ben senden ayrılıyorum diyip terkedeni düşünerek söylüyorum bunu), onarılması elzem olarak kalan şey, onun yokluğu.
Aldatilmada, ancak aldatanin onarabilecegi türden bir şey var gibi. Bu açıdan farklı.
0
encokbenisevinnolur
(20.09.24)
Kesinlikle katılmıyorum. Aldatmak ahlaksızlık. Kimseyi aldatmadım. Affedilir bir yanı yok. Terk etmek başka. 1 kere aldatılmak yerine 20 kere terk edilmeyi tercih ederim.
0
nawar
(20.09.24)
katılıyorum. ikisi temelde aynı şey.

hatta örnek vereyim. birisi sizi aldatmasa, ama bir başkası için terketse, bu çok farklı mı olacak? hayır ikisi de aynı şey.

hatta artırıyorum. bu durumu anlatmasa ve bilmesen bile böyle bir ihtimal oldugunu hep düşüneceksin. e bunun aldatılmaktan pek farkı yok gibi.
0
abelardo
(20.09.24)
Terk edince sebebini nereden bileceksiniz ki?
0
Kahvedesu
(20.09.24)
Bizim halkımızın en büyük sorunu her şeyi arabeskleştirmek, acı içinde debelenmekten zevk almak. Küçük Emrah'la büyüyünce böyle oluyor demek ki.

Terk etmenin tam olarak neresi aldatmakla bir? Sırf sen üzülme diye istemediği bir ilişkiyi mi devam ettirseydi? Kendinizi ne önemsiyorsunuz, karşınızdakini ne kadar değersiz görüyorsunuz ya. Yarım kalmışlık hissini ahlaksızlıkla bir tutup kimseyi suçlayamazsın. @bu ne bilimsizlik +1
0
potasyum bebek
(20.09.24)
@potasyum bebek, emrahla ne alakasi var ya?

bir insan cözümü iliski icinde aramayip kafasinda ayriligi kurguluyorsa bu hainlik gibi bisi evet. bu saatten sonra ha bana ayrilik konusmasi yapmadan biriyle birlikte olmus ha benden ayrilip senelerce evinde yalniz oturmus, bana ne.

o kisi kendi kendine gitmeye karar verdikten ve bana en son ben ayriliyorum yhaa diye geldikten sonra beni artik hicbir sey ilgilendirmez.

bence @gloomy'nin kastettigi de biraz böyle bir sey. karsi tarafa sans vermemek. sevgiyi kafanda bitirmek. ayriligi iliskideyken yasayip en son zahmet edip söylemek :)
o uzaklasma döneminde de ha bos zamaninda gidip baskasiyla görüsmüs ha yanimda oturup ic sesiyle ayriligi düsünüp durmus. no difference.
0
robert bosch
(20.09.24)
Katılmıyorum ve bazı cevaplar ilginç geldi çünkü bu bakışla kimse sevgilisinden ayrılmamalı, ancak iki taraf da medenice ilişkinin bitmesine karar verip el sıkışarak ters yönlere gider ise doğru. Hayatın olağan akışına uygun değil bu bence.
0
peki madem
(20.09.24)
Yani ayağınız takılıp başınızı betona çarpıp öldünüz diyelim.

Başka senaryoda da birisi sizi bıçaklayıp öldürdü.

Sonuçta ortaya çıkan yıkım aynı. Ancak sonuçları aynı oldu diye bu sebepleri eş yapmaz.

Her iki olay da üzücü ve kıyaslamaya gerek yok, ancak birini diğerinden ayırabiliyor olmanız lazım.

Sizden ayrılmayı düşünen biri size karşı sizin ona beslediğiniz hisleri beslemiyordur.

Bu durumda ilişkiye devam ettiği sürece hem kendi geleceğinden, hem sizin geleceğinizden çalmış olur. Zaman durmuyor biliyorsunuz değil mi?

Terk edilmek üzücü, kuşkusuz. Peki sizi terk edecek aşamaya gelmiş birinin ne yapması olağan?

Yani siz sizi sevmediği halde sırf sizin duygularınızı düşündüğü için birinin kendi hayatından komple vazgeçip ömrübillah sizi mutlu etmeye uğraşmasını mı bekliyorsunuz? Bu nasıl mümkün olabilir? Cidden soruyorum. Nasıl olacak ki yani?
0
akhenaten
(20.09.24)
bunların terk edilen/aldatılan kişide bıraktığı yaralar ve affedememe hali

Senin bakış açına göre, hissettiğin duyguların suçlusu karşı taraf, o yüzden iki eylemde de karşı taraf suçlu çünkü kendimi kötü hissediyorum. Onların da kendi hayatı var ve yaptıklarını bir ihtiyaçlarını karşılamak için yapıyor. Suçlu arıyorsan bulursun zaten. Karşılaştırma yapmak istersen kedinin evden kaçması da benzer etiketler yarayacaktır. Hayatta başımıza bir sürü kötü olay gelecektir, kabullenmeyi öğrenmek olmalı asıl hedef. Niyesini araştırmak geçmişte tutmaktan başka şeye yaramıyor, yas süresini uzatır sadece. Suck it up and move on. Kabullen ve devam et.
0
hasmetizm 2046
(20.09.24)
@robert bosch

''bir insan cözümü iliski icinde aramayip kafasinda ayriligi kurguluyorsa'' bu neden hainlik olsun? İnsanların çözüm arayıp ilişkiyi devam ettirme gibi bir zorunluluğu, ahlaki yükümlülüğü mü var? Karşı taraf ayrılmak istemiyorsa, ikimiz de ayrılmak gibi ortak bir karara varamadıysak ama ben onunla devam etmek istemiyor ve haliyle ayrılmak istiyorsam sırf ''hainlik'' yapmamak için o istemediğim ilişkiye devam mı etmeliyim?

Ciddi mi cevap veriyorsunuz, anlamıyorum arkadaşlar çünkü o kadar mantıksız ve duygusal ki bakış açınız. İşleri bu kadar arabeskleştirmeye, acı devşirmeye gerek yok. Romantik komedi filminde yaşıyorsak neden olmasın ama gerçek hayat böyle fazla hassas beklentiler için son derece sert. @peki madem ve @akhenaten çok güzel açıklamış.
0
potasyum bebek
(20.09.24)
benden onceki son 4 cevaba asiri katiliyorum, bana da cevaplar cok enteresan geldi ya da yaslar cok genc.
terk edilmek acisindan; arkadaslar kafaniz mi guzel? birisi sizinle olmak istemiyor, bir sekilde sevgisi bitmis, ya da farkli yerlere evrilmis yasamlariniz, yani nereden baksaniz 20-30 hatta daha fazla yildan bahsediyoruz, siz kendinizi bu kadar mi degersiz goruyorsunuz, kendi yasaminiz bu kadar mi onemsiz sizin icin sizi sevmeyen ya da artik baska yollara gittiginiz asikar olan biriyle illa yasamimizin bir noktasinda bir soz verdik diye birlikte kalmayi sececeksiniz. yani baskasinin yasamini cope atmasini birakiyorum, kendi yasaminizi niye cope atiyorsunuz?
her iliskide onarilacak ya da onarilmayacak yaralar vardir, bazen bunlara karsimizdaki tek basina karar verir ve ayrilir, yapacak bir sey yok. aci mi? aci ama arabesklestirmek herhangi bir seyi iyilestirmez.
son olarak bi tik daha mantikla bakmak istiyorum, iki insanin 20li yaslarda tanisip taaa 70 yasinin sonuna kadar, hic degismeden, hisleri hic degismeden, hayatlarini derinden sarsacak olaylar yasamadan sabit kalmalari ne kadar mumkun? herkes biz fark etsek de etmesek de surekli bir devinim ve degisim icindediler, zaman zaman yollarimiz ayni yonde evrilmedigimiz icin ayrilabilir.
ayrica aldatilmanin travmasi bambaska bir sey, yalan soylenmesi, guvenin sarsilmasi farkli bir travma. dolayisiyla yazara burada da katilmiyorum.
0
kassiopeia
(20.09.24)
kassiopeia +1

Ayrica evet terk edilmenin acısıyla aldatılmanın acısı aynı değildir.
Aldatılmak daha kötüdür.
Terk etmek cogu zaman onurlu da bir davranıştır.
İstisnalar olabilir... yine de aldatilmakla eş değer değildir.
0
ananiyimioguz
(20.09.24)
kendine ve karşıdaki kişiye saygıdan, mutsuz olduğu hâlde ilişkide bulunmanın mantıksızlığından dem vuran arkadaşlara cevaben:

burada sorgulanan mevzu ayrılmak değil, terk edilmek. ayrılmak karşılıklı ve anlaşmalı da olabilir. ama terk edilmek farklı ve "ben mutlu değilim" ile haklı gösterilecek kadar basit değil. acun'un yarışmasında jürilik yapan bir yönetmen adam vardı. karısı kanser olunca onu boşamıştı. kurduğu cümle "ben artık mutlu değilim." olmuştur herhalde, ve kendisine ve karısına saygısı da büyüktür, değil mi?
0
🌸gloomy
(20.09.24)
neredeyse her ilişkimde terk edildim. bazılarında aldatılmış olabilirim ama bilgim yok açıkçası, ben hep terk edildim diye biliyorum.

üstelik kendi mental sağlığı problemli biri olduğumu söyleyebilirim, yani kolay kolay yol alamam vs. ama görüşünüze katılmıyorum.

terk edilmek ve aldatılmak bence ÇOK FARKLI şeyler. terk edilmek milyon tane sebeple gerçekleşebilecek, aslında doğal sayılabilecek bir durum. bazen olmaz yani. insanca veda etmek, "olmuyor" demek kendi içinde bence tutarlı ve makul.

aldatılmak ihanetin bambaşka bir boyutu. aldatıldığımı duysam, bilsem muhtemelen çok daha fazla üzülür ve yıpranırdım.
0
mark greg sputnik
(20.09.24)
Aldatılmak: temelde yalan söylenmesi ve ego sarsıcı etkisi var. Ve o ana kadar yasananlarin da doğruluğunu sorgulatir


Terk edilmek: temelde fazla dürüst olunması <3 ego yine sarsılır ama aldatilirkenki kadar değil... Ve yaşananlar hatıra kalır


Yüz üstü bırakma olayı saşmalik zaten ama spesifik örnek verdiğin için yazayım; Biri beni artık sevmiyorsa, yanımda durması en başta beni rahatsız eder zaten. İstersem yatalak olayım kanser olayım, sürüne sürüne tuaylete giderim ama o adamdan gelecek yardımı istemem.
0
abuzer
(21.09.24)
@gloomy

Ayrılmak ve terk edilmek aynı şey aslında, neden böyle dediniz ki? Evet insanlar karşılıklı anlaşarak da ayrılabilir ancak bu her zaman böyle olmaz.

Benim bir arkadaşım vardı böyle bir şey yaşayan. Çok sorunlu biriyle birlikteydi, bi hata yapıp ilişkiye başladığı biri ciddi anlamda problemli çıkınca uzun bir süre paçayı kurtarmak için bir çıkar yol aradı. Ayrılmaya çalıştığında bu kişi de "hayır ben ayrılmıyorum, tek başına ayrılamazsın" gibi şeyler söylüyordu. Haliyle iş adli bir sürece evrildi.

Yetişkin bir insanın ayrılık kavramını kabullenebilmesi gerekir bence, bunu çok dramatize etmemek gerekiyor, çünkü böyle şeylerin sonu genelde hiç iyi bir yere çıkmıyor. Bazen romantik, tehlikesiz, masum görünen hisler uygun ortamlarda en tehlikeli ve kontrol etmesi zor hislere evrilebiliyor, çok gri bir çizgi bu.
0
akhenaten
(21.09.24)
2 sevgilim oldu. ilkinde aldatıldım. ikincisinde terk edildim.

kesinlikle aynı değil.

ilk ilişkim 2.5 yıllıktı. ciddi ilerliyorduk sözde. ailelerle tanışacaktık. hatta o benimkiyle tanıştı. beraber yaşamaya başlıcaktık falan... meğer 6. ayımızdan beri ara ara aldatıyormuş beni.

özgüvenim eksilere düştü. insanlara güvenim de öyle. her şey yalanmış meğer dedim. şok geçirdim. inanmak istemedim. travma oldu. hala kimseye güvenemiyorum. aşırı derecede yetersiz ve değersiz hissettim. aptal olduğumu düşündüm. aşırı büyük bir hayalkırıklığıydı. saygısızlıktı. 1 yılda zor atlattım.

..

terk edilmemde de çok üzüldüm ve değersiz hissettim ama 3-4 ayda atlattım.
0
art cat chocolate
(21.09.24)
@art, 2,5 yıl boyunca asla bir şey sezmedin mi
0
abuzer
(22.09.24)
sezmedim. ilk ilişkimdi. 19 yaşımdayken başlamıştı. sonuncusunda sezdim işte. sonra olaylar gelişti.
0
art cat chocolate
(26.09.24)
(8)

Bir türlü maddi yönden düzlüğe cıkamamak (gecmısten gelen beddualar=

basubadelmevt
Babam yıllar önce borsa 4-5 ailenin parasını batırmıs, onların paralarıyla kagıtlar almıs, sonra borsada tepetaklak gelmiş.Bu sürecte askerlik görevinden de ayrılma durumunda kalmış. Sonra kendıne bır ıs kurdu, kendı ısı olmasına ragmen ve ıyı kazanclarda elde etmesıne ragmen bir türlü para tutamadı
Babam yıllar önce borsa 4-5 ailenin parasını batırmıs, onların paralarıyla kagıtlar almıs, sonra borsada tepetaklak gelmiş.

Bu sürecte askerlik görevinden de ayrılma durumunda kalmış. Sonra kendıne bır ıs kurdu, kendı ısı olmasına ragmen ve ıyı kazanclarda elde etmesıne ragmen bir türlü para tutamadı elinde.

Bazı kazanclarını yine borsadan hisse almak ıcın kullandı hep. Bir araba bile dogrultamadı 10 yıldır, kiralık araclarla idare etti. Babasından kalan tarla payını yok pahasına kardesıne sattı, sımdı oralara imar geliyormus.


Sanırım bende benzer hikayeyi yasıyorum, maasım iyi sayılır fakat bir dolandırılma olayı yasadım, bir kısmı borclara gidiyor.

Gelen para hemen gidiyor gibi hissediyorum ve her ay ıstısnasız garip bir harcama cıkıyor karsıma, maddi yönden bir oh diyemiyorum hıc bır zaman.


Bu para kaybettıgı aılelerin ahı tutmus olabılır mı bizde? Muhtemelen baya beddua yemısızdir , en basında annemın teyzesı gelıyor, onun da parası gitti.

Benım hatam olmayan bu tarz sorunlardan ötürü yasanan bu blokajlardan nasıl kurtulurum?

Bu arada bu beddua durumları son 1 senedir aklıma geldı, hayatımı buna göre yasamadım yani. Aile dizimine filan mı gitsem? Baska neler önerirsinz?
0
basubadelmevt
(18.09.24)
Bedduadan ziyade parayi nasil idare edeceginizi bilmiyor ayni zamanda kisa yoldan zengin olmaya calisiyorsunuz gibi geldi.

Beddua falan dusuneceginize iyi bir ekonomi/para yonetim egitimi alin.

Borsadan parayi gotururuz demenin, elindeki arsayi yok paraya satmanin ve dolandirilmanin bedduayla bi ilgisi yok.
0
brkylmz
(18.09.24)
Sizin şahsa özel bir şey diyemeyiz. Arada başka bir çok unsur olabilir.

Ama faize yatırılan para için, acısı ne olursa olsun çıkar diye bir tabir var.
0
diyecevaplandı
(18.09.24)
@brkylmz

Ama işte bu borsa olayından sonra zaten parasal yönden sanssizlik vs başlamış babamda. Şimdi de sanki bana sirayet ediyor. Ben borsaya hiç yatırım yapmadım.
0
🌸basubadelmevt
(18.09.24)
hocam ulke ekonomik krizde insanlar kira odeyemiyor. siz acaba bize ozel bir beddua durumu olabilir mi diyorsunuz...

bence ekonomi ogrenin. dua/beddua ile peynir gemisi yuruseydi, su anda israil cokmus filistin zenginlesmisti. ortacag zihniyetidir bu.
0
antikadimag
(18.09.24)
bedduayla alakası yok bunu zihninizden atın. adamlar bütün memleketi dolandırıp dünya beddua alıyor hala malı götürüyor ki senin de yaptığın bir durum yok.

eğer babadan varlık yoksa orta düzey maaşlı biri için para yapmanın en temel iki yöntemi var.
birincisi doğru kredi ile doğru evi-tarlayı vs almak.
ikincisi düzenli olarak borsa, borsadan anlamıyorsanız fonlara yatırım yapmak. bin tane fon var, amerika hisse senedinden kıymetli metale. düzenli olarak bu fonlara bir para ayırın be yokmuş gibi düşünün.
0
awlmi
(18.09.24)
Antikadimag+1

Gemiciklere yatırım yapanlara bir şey olmazken faize yatiranlara oluyormuş. Bu hayatta beddua ile bir şey olmaz. Kenan evren 500 yaşına kadar resim yaptı mutlu mesut.

Böyle düşüncelerden arının.
0
logisticsmanager
(18.09.24)
selamlar,
tövbe etmek, hak helalliği almak, babanızın hatalarına kefaret olması için sadakalar vermek bir çözüm olabilir. Allah bereket versin.
0
kullanıcı adı
(18.09.24)
Yaşananları duaya bedduaya bağlamak sorumluluğu üzerinizden atma çabanız. Bunu yapmak istemeniz normal çünkü kim hatanın kendinden kaynaklandığını kabul etmek ister ki? Ama buna inanırsanız bir gram ilerlemeniz mümkün değil.

Finansal okuryazarlık eğitimlerine bakabilirsiniz. Bütçe yaptığınızı da sanmıyorum harcamalar sizi şaşırttığı için, bütçe yapıp ne nereye gidiyor çıkartmaya başlarsanız 2-3 aydan sonra şaşırmazsınız.
0
montreal
(20.09.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.