Giriş
(8)

Aralık'ta hala havaların soğumamış olması tuhaf değil mi?

burnley
An itibariyle İstanbul, mgm'ye göre anlık hava sıcaklığı 18,9 olarak görünüyor.11 Aralık'a geldik, daha bir kez kombiyi çalıştırmadım. Neredeyse Ocak ayı gelecek ama durum bu şekilde. Tuhaf değil mi bu gidişat? Ne düşünüyorsunuz?
An itibariyle İstanbul, mgm'ye göre anlık hava sıcaklığı 18,9 olarak görünüyor.

11 Aralık'a geldik, daha bir kez kombiyi çalıştırmadım. Neredeyse Ocak ayı gelecek ama durum bu şekilde. Tuhaf değil mi bu gidişat? Ne düşünüyorsunuz?
0
burnley
(11.12.22)
Lodos yüzünden böyle
Bir iki güne baya soğur
0
kisa
(11.12.22)
@kisa Lodos yokken de yine soğumamıştı ki. Bir tuhaf.
0
🌸burnley
(11.12.22)
Küresel ısınma dedikleri ve kimsenin umursamadığı felaketin öncüsü durumlar bunlar.
0
Mirket
(11.12.22)
tuhaf degil. kuresel isinmadan dolayi yillardir oldugu gibi yine ilik geciyor kis mevsimi istanbulda ama hic kombi acmayacak kadar da degil.
0
Kittie
(11.12.22)
@kittie yıllardır ılık mı geçiyor? Bence siz balık hafızalısınız
0
birmilyonunvarmi
(11.12.22)
Yaşadığım yerde de biz aynı goygoyu yapıyoruz.
Geçen sene Kasım'da kar yağıyordu, Aralık geldi daha birkaç gün oldu soğumaya başladı. Geçen yıllarda sabah arabanın camını kazımak zorunda kalırdım. Daha bir kere yapmadım bu sene.
0
logisticsmanager
(11.12.22)
Küresel ısınmanın etkileri mi bilmiyorum ama sanmıyorum.
Küresel ısınma ortalamada 3 5 derece gibi bir artış yapıyordu ve bunun etkileri aslında sıcaklık değil de normalin kayması ile dengelerin bozulması şeklindeydi.

www.mgm.gov.tr

Böyle bir şey buldum. Yarım derece kadar bir farktan bahsediyor.

Bu arada ben gerçekten balık hafızalı olduğum için önceki yıllar ile karşılaştıramiyorum
0
kisa
(11.12.22)
Bunun yanında eklemek isterim, büyük sehirler için artan nüfus ve yapılaşma sıcaklığı ciddi oranda arttırıyor
0
kisa
(11.12.22)
(12)

Ateistlere soru

jonas
"Müslümanlara soru" diye bir duyuru açılmış, o duyurudan ilham alıp tam zıt bir yaklaşımdan yan yol açayım dedim ben de.Arada bir hiç aklınızdan “ya gerçekten Allah varsa, cennet-cehennem varsa?” diye geçtiği oluyor mu? Napıyorsunuz öyle olduğunda? Bir de nabzı bu pencereden tutalım bakalım :D
"Müslümanlara soru" diye bir duyuru açılmış, o duyurudan ilham alıp tam zıt bir yaklaşımdan yan yol açayım dedim ben de.

Arada bir hiç aklınızdan “ya gerçekten Allah varsa, cennet-cehennem varsa?” diye geçtiği oluyor mu? Napıyorsunuz öyle olduğunda?

Bir de nabzı bu pencereden tutalım bakalım :D
0
jonas
(10.12.22)
Olmuyor ama bu soruya verilecek en güzel cevabi stephen fry amcamiz vermistir;
youtu.be

Gün gelir olursa kendisinin arkasında sıra oluruz.
0
logisticsmanager
(10.12.22)
Pardon, yorum videosuymus. Ahanda video;
youtu.be
0
logisticsmanager
(10.12.22)
Benim geçmiyor. Eğer ki cennet cehennem varsa cezamı çekerim. Ama hayatımı dilediğim gibi yaşamış olurum.
Eğer yoksa inananlar bir hiç uğruna yaşamış olurlar. bütün hayatlarını heba etmiş olurlar.
0
astronom bey
(10.12.22)
Varsa bile, 3 semavi dinde geçen tanrının olduğuna inancım 0. Böyle yüce bir varlığın ödül ceza ahlakını onaylaması mantığıma yatmıyor. üst düzey ahlakı onaylayan bir tanrı karşısında da canlılara, doğaya, kendisine ve çevresine saygılı birisi olarak korkacağım bir şey olduğunu düşünmüyorum. Biraz bronzluk iyidir
0
Josephine.
(10.12.22)
bir ateist/agnostik olarak bir yaratıcı fikrini tümden reddetmiyorum fakat geçerliliği benim için simülasyon teorisi ya da diğer açıklamalar kadar yeri var

fakat ölüm denen şeyi bilinmeyeni cidden merak ediyorum, içimde korku değil merak ve heyecan var bu konuda, o zamana kadar buralardayız :)
0
freebird5406_2
(10.12.22)
Ona o zaman bakarizzzz
0
abuzer
(10.12.22)
gecmiyor, sorgulamiyorum, umrumda degil cunku. apateistim kafam rahat :) bir tanri varsa bile ilgilenmiyorum, onun da benimle ilgilendigini dusunmuyorum.
0
kedi olmus gidiyorsun
(10.12.22)
İnsanlara bu kadar eziyet etmeye utanmıyor musun, demeyi düşünüyorum. Bir de tüm canlılar fotosentez yapsaydı, birbirini öldürmeseydi olmaz mıydı, derim.
0
vizivozo
(10.12.22)
bunu düşünmüyorum. bunu düşünmek manasız çünkü yanıt bulmak imkansız.

wittgenstein amca da "üzerine konuşulamayan konusunda susmalı" diyor. kendisine katılıyorum.
0
bohr atom modeli
(10.12.22)
cidden olumle yuzlesmeden kimsenin oturup bunu dusunecegini sanmiyorum.

olumden sonra ihtimalini de bir tanri ve insan vicdani uzerinden dusunebilirim ancak islam uzerinden degil. ozellikle yurt disinda yasayinca dinin kulturel bir olgu oldugunu anliyorsun.

belki bir tanri -kainatin bu dunyayi askin veya ickin sebebi- olabilir. ancak bunun semavi dinlerde anlatilan tanri oldugunu dusunmuyorum.
0
antikadimag
(10.12.22)
Kimseyi incitmeden bir yasam sürmeye, gücüm yettigince insanlara hayvanlara yardimci olmaya calisiyorum. Varsa ve beni ona inanmiyorum diye yakmaya kalkarsa, kendi keyfi bilir. Benim vicdanim cok rahat.

tam olarak böyle düsünüyorum.
0
chihirovekohaku
(10.12.22)
Hiç olmuyor. İçim rahat.
0
gabe h coud
(11.12.22)
(5)

Maaşı ne kadardır?

kisa bisey olsun istemistim
Selam Romalılar,İstanbul Beşiktaş'ta özel bir klinikte tercüman olarak yandaki resimde paylaştığım şeyleri yapacak bir kişinin maaşı ne kadardır tahmini?başka bir ilden mülakata gitmeye değecek kadar mıdır?şu an çalıştığım işte 10k alıyorum.
Selam Romalılar,

İstanbul Beşiktaş'ta özel bir klinikte tercüman olarak yandaki resimde paylaştığım şeyleri yapacak bir kişinin maaşı ne kadardır tahmini?

başka bir ilden mülakata gitmeye değecek kadar mıdır?

şu an çalıştığım işte 10k alıyorum.
0
kisa bisey olsun istemistim
(09.12.22)
Bu işlerde bildiğim kadarıyla prim sistemi oluyor. Ayrıca ilgilendiği hastalar genelde zengin oluyor idi tabii TL bu kadar değer kaybetmeden önce. Hastalar da iyileşip ayrılırken güzel bahşiş bırakıyor. Maaş 10 üstüdür bence ama yan gelirler için de sektörden birine ulaşmak lazım benim duyduklarım hep sağdan soldan.
0
nickimin hakkini veremedim
(09.12.22)
bu sektorde degilim ama ben bu olsam bu pozisyona taban maas + %xyz komisyon isterim.
Isin icinde satis var cunku.

bu is icin iyi yabanci dil gerekeceginden bence 10k az.
0
cooperr
(09.12.22)
Dile bağlı. Nadir bir dilse 20 bin. İngilizce işe yaramayabiliyor. İngilizceyse düşünmeyin bile çünkü herkes İngilizce bilmiyor. İngilizce bilmeyen insana da Google Çeviri ile anlatırsın ancak.

Bu ilanda üç kritik kelime var.

Birincisi hedef. Sürekli birilerini arayıp tanıtım yapman gerekebilir.

İkincisi esnek mesai. Bu zaten 9 6 çalışamazsın demek. Sana cumartesi, pazar ya da hafta içi 8'e, 9'a kadar çalış diyebilirler.

Üçüncüsü de vardiya. Gece çalışabilirsin.

Bu iş çevirmenlikten çok organizasyon işi. Müşterilerin derdi bitmez bu arada.
0
dissendium
(09.12.22)
Benim arkadaş bu işi yapıyor; yurtdışından hastalari Türkiye'ye getirip ucuza penis büyütme,.meme küçültme vs ne varsa.

Yanına aynı böyle birini arıyordu en son. Kaç para veriyor diye sormadım.

Tercümanlik dediği bildiğimiz turizm otelcilik mezunu gibi gelen kisilerin ayak basmasindan gidişine kadar her şey ile ilgilenecek yabanci dil bile adam arıyoruz diyorlar iste. Mesai yok dedikleri hastanin kacta geleceği belli olmaz, geçe üçte inerse gece üçte gidersin havalimanına diye.

Kısacası hem zart, zurt saatlerde çalışmak uygunsa, gece calismak sorun değilse ve tahminen gurbetçiler ile ilgilenecek olma ihtimaliniz sorun değilse başvurun.

Su an 10 alıyorsanız ve normal saatlerde calisiyorsaniz en az 20 istemeniz lazım ama vermez bunlar kesin. Kesin üç kuruşa çalışacak issiz turizmci ariyorlar.
0
logisticsmanager
(09.12.22)
almanca konuşabilen çağrı merkezinde çalışana 1000 dolar veriliyor. sizin dilinizi bilmiyorum ama ingilizce dışındaysa en kötü 20 bin almanız gerekir. hatta dolar/euro üzerinden anlaşabilirseniz daha iyi olabilir belki. bir de üstte denildiği gibi satıştan da bir pay almanız lazım.
0
candide
(10.12.22)
(8)

Hangisini tercih edersiniz?

tanjantgibisonsuzagitmekisteyenkotanjant
Şubat ayı için 4 günlüğüne bir tatil yapmayı planlıyorum. Budapeşte, Bükreş, Lyon arasından hangisini tercih ederdiniz? Niçin?
Şubat ayı için 4 günlüğüne bir tatil yapmayı planlıyorum.

Budapeşte, Bükreş, Lyon arasından hangisini tercih ederdiniz? Niçin?
0
tanjantgibisonsuzagitmekisteyenkotanjant
(09.12.22)
Bukresi gecin, ya Budapeste ya da Lyon
0
balpolen
(09.12.22)
Bence de Bükreş’i salla. Budapeşte diyorum; yalnız gitsen bile çok eğlenceli olabilir.
0
vedatchilipeppers
(09.12.22)
Bükreş'in gece hayatı güzeldir. Budapeşte ise çok güzel bir şehir. Lyon'u bilmiyorum. Ben Budapeşte'ye oy veririm.
0
pispinti
(09.12.22)
Lyon güzel yer ama 4 gün uzun süre.
Lyon'a gelirseniz yakında annecy, aix-les-bains falan gezebilirsiniz ama hava çok güzel olmaz tabi.
Olmazsa yakında kayak merkezleri var, Chamonix falan gibi dünyaca ünlü.

Onun dışında Grenoble var yakında, 1 saat uzaklıkta (otobus/tren).

Lyon en ünlü olduğu konu yemek. Yemek konusunda diğer ikisini öper.

Budapeste daha tarihi vs. Yani gezmek için budapeste derim. Ama yemek ve çevresinde bulunanlar olarak lyon.
0
logisticsmanager
(09.12.22)
Budapeşte müthiş bir şehir ama şubatta muhtemelen çok soğuk olacaktır.
0
roket adam
(09.12.22)
budapeşte yada lyon, hatta birini seçmek gerekiyorsa budapeşte.
0
crackcodemood
(10.12.22)
kışın ben budapeşteye gittim baya kar vardı soğuktu haberiniz olsun öyle olunca pek keyifli değil ama oldukça güzel bir şehirdir.

bükreş eledim.

lyon müthiş tatlı bir şehir. benim için de manevi bir önemi de var.

o yüzden lyon.
0
AlsterWasser
(10.12.22)
Budapeşte'yi geç. Kış ortasında gidersen bir şey anlamazsın, donduğunla kalırsın. Lyon daha uygun gibi sanki.
0
nawar
(10.12.22)
(12)

secim sonrasi dolar

baldur2
secim oldu 2023 haziran'inda ve tayyip baba gitti. dolar ilk pazartesi ne olur? 1 haftaya ne olur? 1-2 aya ne olur? 2023 yilini nasil kapatir sizce? nedir piyasanin beklentisi?
secim oldu 2023 haziran'inda ve tayyip baba gitti. dolar ilk pazartesi ne olur? 1 haftaya ne olur? 1-2 aya ne olur? 2023 yilini nasil kapatir sizce? nedir piyasanin beklentisi?
0
baldur2
(09.12.22)
hiçbişey olmaz bence. olsa olsa 1-1,5 tl geriler ama bence o da olmaz.
akp cenahı işi tartışmalı hale getirirse seçim sonrası iyice de artabilir. o da başka bir ihtimal tabi
0
erty_ksk
(09.12.22)
yerine gelecek olana bağlı. her şeyden bağımsız hükümetin değişmesi merkez bankası bağımsızlığı, yargının daha bağımsız olması, hukuk devletini güçlenmesi gibi anlamlara gelirse bu zaten kendiliğinden epey bir düşüşe sebep olur. Buna ek olarak piyasaların sevdiği biri gelirse atıyorum 20'yse dolar 1-2 günde 14-15 seviyelerine gelebilir. Bunu niye söylüyorum sadece Berat'ın istifası bile bir iki günde kuru ne kadar oynatmıştı. Sonrası da yönetecek olanlar kabiliyetine kalır.
0
but that was just a dream
(09.12.22)
bankalarda kiralık kasalardaki ve yastık altındaki döviz piyasaya girecek. dolar euro düşecek. 10-15 arasına düşer bir kaç ayda.
0
gabe h coud
(09.12.22)
Muhalefetin adayı bile belli değilken yapacağın her tahmin sadece sallamak olur.
0
vizivozo
(09.12.22)
diğer yorumlar kadar iyimser değilim. akp sadece cumhurbaşkanı ve kabineden oluşmuyor. akp il başkanı gibi takılan sayısız vali, akpli takılan sayısız savcı ve bürokrat var. sallıyorum il milli eğitim müdürlüğü bile onlarda.

erdoğan'ın da aa seçimi kaybetmişim hadi ben emekli olmaya gidiyorum torunlarla oynarım demesini beklemek çok hayali.

bugün ibb'de abb'de yaşanan tıkanıklığı daha geniş çapta yaşarız. o yüzden 1-2 ayda iyi yönlü değişecek bir süreç değil bu.
0
patronaj1
(09.12.22)
net cevap vereyim hiç felaket senaryosu yazmaya ya da pollyanacılık oynamaya gerek yok. düşmeyecek. bu ülkede devrim yapılmadığı sürece hiçbir şey değişmeyecek. partiler değişse de zihniyetler aynı kaldığı için hiçbir şey olmayacak.
0
koela
(09.12.22)
her şey iyi giderse uzunca bir süre sabit kalacağı yönünde oy kullanıyorum ben
doların birden yükselmesi kadar birden düşmesi de çok büyük risk ülke için.
0
roket adam
(09.12.22)
sivrisinek +1
0
pispinti
(09.12.22)
Sivrisinek +1
Dövizin düşmesi durumunda maaslar dusmezse ki düşmez ülkede sanayi biter. Eu'de üretim yapmak varken kim niye Türkiye'de pahaliya üretsin? Bugün bile sanayiciler "lan kur çok düşük" diye ağlıyor ki normal. Enflasyonun yüzde 100, kur oynamıyor.

Döviz asgari ücret orani bence max 400-500 olur. Fazlasini yapmaz.
0
logisticsmanager
(09.12.22)
Herşeyin normalleşip tüm taşların yerine oturduğu zamana kadar, bu ülkede hiç kimse hiçbir şey için mantık yürütmesin.

Sahibinin 'çok pahalı' dediği SASA'nın tavan yaptığı bir gün yaşıyoruz. Mantıktan nasıl bahsedilebilir ki?
0
Mirket
(09.12.22)
şu an döviz çok sıkı önlemlerle tutuluyor, baya baya kambiyo kısıtlamaları uygulanıyor bu serbest kaldığı zaman yukarı bir sıçrama yapacaktır, daha sonra nerede sabitleneceği veya tekrar geriye gelip gelmeyeceğini o zamanki politikalar ve politikacılar belirleyecektir.

fakat bundan sonra artık 20tl altı dolar kurunu unutun, bu kadar yüksek gerçek enlfasyon olan ülkede o döviz geri gelmez.
0
nuisance
(09.12.22)
nuisance +1
Doların baskılanmasını sağlayan hükümet gittiğinde, politikalar sıfırlandığında fırlayacak doları yeni hükümetin güvenli politikaları kısa vadede kompanse edemez. Akp'nin güvenli ekonomi politikaları zamanında bile dolar-tl'nin dip noktası 3-4 seneyi bulmuştu.
Ki hükümetin değiştiği noktada yatırımcı koşa koşa gelmeyecek, yukarıda da söylendiği gibi bu ülkenin siyasal islamı damarlarından atabilmesi çok kolay olmayacak.

Bir diğer seçenek, akp'nin kaybedeceğini anladığı anda basklınan doları salıp seçime girmeden uçup kaçan bir dolar senaryosunda yeni hükümet sayesinde düşse bile 22-23lerin altına ineceğini sanmıyorum.
0
Bruce
(10.12.22)
(10)

Yatırım

admin
selamlar,selamlar 80-90 bin euro kadar paranız var diyelim. elinizde 2 opsiyon var, nasıl değerlendirirsiniz.biraz kredi çekip, hollanda'dan ev alıp, aylık 1000-1200 euroya kiraya veririm.2 tane patek philippe saat alırım. bu saatlerin değerlenmesi çok uçabiliyor. ya da 3. opsiyon olarak ne yapardın
selamlar,

selamlar 80-90 bin euro kadar paranız var diyelim. elinizde 2 opsiyon var, nasıl değerlendirirsiniz.

biraz kredi çekip, hollanda'dan ev alıp, aylık 1000-1200 euroya kiraya veririm.
2 tane patek philippe saat alırım. bu saatlerin değerlenmesi çok uçabiliyor.

ya da 3. opsiyon olarak ne yapardınız?
0
admin
(09.12.22)
Eğer saatçi veya kuyumcu iyi tanıdığınız yoksa yatırım için saat almayın, satamazsınız.
0
malheiros
(09.12.22)
Hollanda‘da biraz kredi çekip ev alınabiliyor mu bu paralara alınamaz gibi geldi.
0
robernarkha
(09.12.22)
Merak ettim; Hollanda'da 80-90 bin euronun üstüne biraz kredi çekip 1000-1200 eurodan ev kiralanıyor mu? Çünkü biraz dediğinize göre sallıyorum 50 bin olsun, resmen 10 senede Geri ödüyor. bu baya düşük geldi bana. Ben bugün böyle bir şey olsa kredi ceker evi alırdım zaten.

Fransa'da yaşadığım evin değerini 250 civari, kirasi 790 euro.

3. Opsiyon; bir sürü yatırım aracı var. Misal Fransa'da scpi var, gayrimenkul alip bunlari hisse olarak satiyorlar. Size hem hisse veriyorlar hem de kira payı. Böylece kiracı vs ugrasmiyorsunuz.

Bunun yanında bir de world etf alirdim, şöyle 10 sene dokunmazdim.
0
logisticsmanager
(09.12.22)
Örnek su siteyi kullandım, su an aldığım brüt ücreti yazdım, 190 bin euro kredi verdi, aylık 956 Euro ödeme.
www.abnamro.nl

Bu noktada siz nasıl 1200 euro kira isteyeceksiniz anlamadim, anlatırsanız daha mantıklı cevap verebiliriz gibi.
0
logisticsmanager
(09.12.22)
3. opsiyon : vakit kaybetmeden elinizdeki parayı bir profesyonelin yönetimine verin, yazdıklarınızdan kolayca dolandırılırsınız gibi bir sonuç çıkıyor sanki.
0
solo
(09.12.22)
Tam bilmemekle birlikte, Hollanda expatlara bir avantaj sağlıyor bildiğim kadarıyla çünkü giden Türkler ilk yıldan 30 yıl vadeli mortgage’lara giriyor (ve girebiliyor banka veriyor yani)
0
nhk ni youkosu
(09.12.22)
Hollandanın güneyinde 120-130bine satılık evler var, kirası da 1150 eur
Arkadaşım aldı oradan biliyorum.
0
🌸admin
(09.12.22)
@logisticsmanager, @admin: o civarda kirasi olan yerler 250-300 bin euro civari gorunuyor.

www.funda.nl
www.funda.nl
www.funda.nl

@admin: o kadar ucuz ev alip o kadar pahaliya kiraya verebiliyorsak neresi oldugunu soyleyin de biz de faydalanalim.
0
lemmiwinks
(09.12.22)
Seçeneklere gel. Biraz akılı bir adam 80 bin euroyla iş kurup ya da kurdurup ayda 200-300 bin TL para kazanır.
0
deer hunter
(09.12.22)
Hangi 1,5 milyon lira ile kurdugun is ile ayda 300 bin lira kazaniyorsun deer hunter? Soyle baslayalim yarin.
0
baldur2
(09.12.22)
(19)

Spor için takviye kullanmak istiyorum ama ne ?

hayati cozemeyen adam
Merhaba, yaklaşık 3.5 senedir spor ile uğraşıyorum vücudum hala mükemmellikten çok uzak ve istediğim gibi değil. Yoğun iş saatleri sağolsun haftada 3 maximum 4 gün anca ayırabiliyorum aslında belki bu yeterli bir süre ama psikoloik olarak resmen bitik şekilde spora gidiyorum hem mevsimden dolay ( bu
Merhaba, yaklaşık 3.5 senedir spor ile uğraşıyorum vücudum hala mükemmellikten çok uzak ve istediğim gibi değil. Yoğun iş saatleri sağolsun haftada 3 maximum 4 gün anca ayırabiliyorum aslında belki bu yeterli bir süre ama psikoloik olarak resmen bitik şekilde spora gidiyorum hem mevsimden dolay ( burada hava 3.30'da kararıyor ve güneş yok ) , hem de artık gelişme göremediğim için. Bir süredir, hatta uzun süredir yerimde saydığımı hissediyorum. Beslenme kilit faktör farkındayım aşırı dikkat edemiyorum ama yine de özen göstermeye çalışıyorum yeterli protein alımı, tatlıdan kaçınmak vs ( yağlı seviyorum maalesef )

Şimdiye kadar sadece dönem dönem kreatin kullandım ve bir faydasını göremedim, whey proteini ise hep kullandım benim için vazgeçilmez. Ancak artık amino asitse amino asit, bcaa ise bcaa vs girişmek istiyorum. Sizin tavsiyelerinize açığım, ne kullanmalı ? Takviye işlerinde çok cahilim, neyle neyi kombinleyebilirim whey'in yanında ?

Fizik olarak 187-88 boyunda 98 kilo birisiyim, bi tık göbeğim var ama özellikle üst tarafım ve bacaklarım iri olduğu için göze batmıyor. Fakat artık hem parçalamak, hem daha iyi göğüse , triceps ve bicepse sahip olmak istiyorum. Yani kalın olmasına kalın da ( 41-41.5 tahmini mesela kol ) şekilsiz. Bicepsi sıktığımda bişey yok yani sadece büyük ve sert.

Şunu da farkediyorum, özendiğim insanların belki %80i iğne vuruyor, o yola girmek istemiyorum. İğnesiz olarak maksimumuma bırak ulaşmayı yakınına yaklaşmadığımı düşünüyorum ve bunu yakalamak istiyorum. Ne yapmalı ?
0
hayati cozemeyen adam
(08.12.22)
sana kardiyo lazım. en iyi takviye bence ağırlık adına.
kan akışın, enerjin, nabzın hepsi artacak. vücut daha hızlı şekle girecek.
kreatin uzun vadeli bir şey. vücudunda birikecek ve enerjin, gücün artacak. fayda görmedim diyorsun sanırım kısa vadeli kullandığın içindir. veya belki gerçekten yaramamıştır.
her gün balık yağı hapı kullan. hızlı toparlanır vücudun, kaslara iyi gelir.
multivitamin kullan.
spor öncesi -bunu ciddi söylüyorum- bir çay bardağı yarısı kadar pekmez iç. manyak enerji veriyor.

kreatin saç döktüğü için bırakmıştım. multivitamin kullanmadım, geri kalanı kullandım ve durumdan memnunum. ayrıca boks yapıyorum, ağırlık çalışması ikinci planda benim için.
0
dnzy 1
(08.12.22)
balık yağı hapı - multivitamin düzenli ve her gün alınması gereken şeyler mi ? yoksa 1 ay kullan bırak gibi mi, tavsiyeniz var mı ürün olarak ?
0
🌸hayati cozemeyen adam
(08.12.22)
Her şeyi kenara bırakalım çünkü en önemli bilgi yok;
Kaç gr protein alıyorsunuz?
Bahsettiginiz bilgilerle günde ortalama 200 gr protein almanız lazım. Bunu yapıyor musunuz?

Bahsettiginiz şeyler bana kasla vs alakalı gelmedi. Tamamen yag oranini düşürme ile alakalı gibi. Yani büyük kola sahip olup bunu şekilsiz buluyorsaniz demekki sekle sokacak egzersiz yapmiyorsunuz ya da şekil var ama yağ var üstünde.

Bence böyle çok supplement şu bu islerine girmeden ve bu bilgileri eksiduyurudan almadan işinin üstadı kişileri okuyun, izleyin. Bana misal sizin sorularina bütün cevaplar mike israetel'in youtube kanalinda var gibi geldi.

Keratin kullanıp ne fayda görmeyi beklediniz bilmiyorum. Yani doğru amaç ile kullandiniz mi acaba sorusu var aklimda. Dünyada whey ile yarari belli olan bir iki supplementten biri kreatin.

Bence yapmaniz gereken basit; en az kg*2 protein, kalori takibi, parçalı body building programi (artik 3 gün nasıl sigar bilemem). Onun dışında baska bir soruda cevapladıgim isimleri takip edip onlardan öğrenmek. Misal türk olarak da Serkan yimsel hoca var çok iyi.
0
logisticsmanager
(08.12.22)
@logisticsmanager yanlış hatırlamıyorsam 100 gr tavuk göğsünde 26-27 gr gibi bişey vardı, 400 gram + 250 gr basmatigi bi akşam yemeğinde zorlanmadan yiyorum zaten. kahvaltısı wheyi vs 200 ü bilemem ama 160-170 garanti.

aslında duyuruyu yazarken amacım spor esnasında enerji verecek, esnememi bitirip yorgunluğumu atacak bi takviye vs idi ama yazdıkça diğer sorunlara da değindim iş oraya kaydı. bcaa bu anlamda enerji verip ağırlık konusunda yardımcı olur mu mesela ? Dönemsel olarak yardımsız 35-35 bench yaparken ( fazla değil biliyorum ) şuan 30-30 zorlanıyorum beden olarak yorgunum.

bu manada vitamin de kullanabilirim ki mantıklı gibi, ya da dediğim gibi işte bcaa vs.
0
🌸hayati cozemeyen adam
(08.12.22)
Spor sırasında size enerji verecek pek bir şey yok. Bazıları preworkout seviyor ama çok da kanitlanmis, bilimsel destekli şeyler değil. Çok kötü oluyorsaniz smelling salt falan bulabilirsiniz belki.

Bahsettiginiz şeyler ne vitamin ne aminoasit eksikliği. Belli ki yorgunsunuz, yeterli uyumuyorsunuz ya da zihinsel yorgunluk. Bunun supplementi yok.

Bahsettiğiniz protein değerlerini myfitnesspal ile takip etmenizi tavsiye ederim. 1.6 iyi bir oran ama amaca göre tartisilir. Amaç kas yapimi vs ise düşük kalabilir. Ama gene de enerji ile pek alakası yok. Illa bir şey kullanmam lazım derseniz preworkout deneyin. Bir de uykuyu artırın.

Bu arada 26-27 gr biraz fazla, ortalama 22-23 hesaplamak lazım proteini.
0
logisticsmanager
(08.12.22)
iyi ağırlık çalışıyorsan kreatin çok iyi bir takviyedir ama kafana göre kullanılabilcek birşey değil. ben çok faydasını görmüştüm.

bence sen protein tozu yanında kreatin ve l-carnitine kullanabilirsin. hydroxycut tavsiye edeceğim ama kalp veya tansiyon varsa sakın alma.
0
false pretension
(08.12.22)
L-carnitine ve glutamin
0
Unde bach canim
(08.12.22)
Bu arada bu siteyi de birakmak istedim, hep referans veririm;
Examine.com

Creatine, l-carnitine, glutamine, fish oil vs her şeyi yazıp yapılan bilimsel makalelere göre çıkarılan sonuçlara bakabilirsiniz.

Buraya baktıkça supplement dünyasının yüzde 99 yalan olduğunu ve marketingten oluştuğunu görüyorsunuz. Zaten ronnie coleman'in yağ yakan vücut kremi satmaya çalıştığı ve bu krem sayesinde fit olduğunu söylediği ortamda bilim dışına çıkmamak lazım.
0
logisticsmanager
(08.12.22)
cevaplar için teşekkürler, sanırım ilacımı buldum : bcaa.

sabah yorgun kalkma, antrenmandan sonra diğer antrenmana kadar geçmeyen kas ağırısı, yorgunluk vs herşey var. ben bunları normal sanıyordum ( ki normal de olabilir ) ama herkeste olmadığını ve geçirmek için bcaa kullandıklarını öğrendim. en basitinden pzt omuz çalışıp salı sırt çalıştıysam perşembe göğüs çalışırken bile pazartesiden kalan ağrılarım hala oluyor ve bu bile giderken motivasyon düşüklüğü yapıyor. geçen hafta deadlift'de muhtemelen tam kolumun ortasını zedeledim biraz ( iç ksıım ) bugün antrenman tam bir felaket ve acı oldu benim için.

şimdi özellikle @logisticsmanager, vitaminları falan saldım ben. whey + bcaa vurucam. bunun yanında glutamine gerek var mı ? l - carnitine kullanmayı pek istemiyorum olumlu yorum göremedim pek, kreatin de ekleyeyim mi bu kombinasyona ? ve kullanımım nasıl olmalı antrenman öncesi - antrenman sırası vs ?
0
🌸hayati cozemeyen adam
(08.12.22)
examine.com

"A decrease in fatigue (mental fatigue when measured after the workout) results when BCAA supplementation is taken during exercise at a dose above 10g or so"

Bu arada etkisiz çok az görülmüş ama umarım sizde beklediğiniz etkiyi yapar. Bcaa kullanmış biri olarak açıkçası hiçbir ise yaramadığını gördüm, genel kani da bu yönde.

Bu arada bcaa sizi spor salonunda uyandırmaz. Yorgunluk için etkisi az da olsa olabilir denmiş ama spor salonunda esniyorsaniz bcaa buna etkisi sıfır.

Glutaminein de bilimsel olarak kas yapmaya çalışan biri için desteklenmis bir yararı yok. Kendiniz bilirsiniz.

Deadliftte kol ortasini zedelemek sadece yorgunluk ile aciklanacak bir şey değil. Yanlış form ile bicepse yük bindirdiyseniz de olabilir.

Yanlış anlamayın ama mucizevi bir ürün ariyorsunuz ama yok. Anabolik ürünlere geçmeden kullanılacak hiçbir ürün 8 saat civarı uyku, kg*1.8-2 civarı protein, idman aralarında yeteri kadar boşluktan daha fazla etkili olamaz. En azından bilimsel olarak hiçbirinin kanıtı yok. Olsa parayi basardik hep beraber zaten :)
0
logisticsmanager
(08.12.22)
bu iş hiyerarşik bir şey.

öncelikle beslenmeyi ve uykuyu çözmelisin. sonra stresi çözmelisin. kilo vermek, kas inşa etmek falan zor işler. vücut bunları yapmak istemez. o yüzden vücudunun sana naz yapacağı mazeretleri ortadan kaldırman lazım.

yağ yakamıyorsun çünkü (hiyerarşik olarak)

1. yeterince derin uyku süren yok.
2. yeterince protein almıyorsun. fazla kalori alıyorsun.
3. streslisin. zaten streslisin bir de yağ yakarak ekstra strese mi gireceksin?
4. çok uzun süre idman yapıyorsun. (belki de)
5. hiç idman yapmıyorsun.
6. kreatin almıyorsun zotirin seviyelerin düşük. antininin yüksek kuntinin eh işte seviyelerinde.
0
alperz
(08.12.22)
Bcaa'yı ne yapacaksın abi günde 2 yumurta yiyince bcaa ihtiyacını karşılamış oluyorsun zaten, ayrıca sen muhtemelen bcaa'nın etkilerini okuduğunda enerji verir gibi bi şeyler gördün ama o öyle değil. Bcaa'daki İzolosin aminoasidi gerekli durumlarda enerji metabolizmasına katılır ama bunu sen hissetmezsin, enerji ile uyarıcı farklı şeyler. Spor esnasında "enerji" verecek bir şey arıyorsan antrenmandan 1 saat önce kafein al, kafeinden daha iyi bir uyarıcı yoktur. Bunun için pre-work satarlar ama onu içinde de kafein var. Kahve iç yani. Antrenmandan 1 saat önce içilen kahve 2 saatlik bir süre rahat rahat etki eder. Bence sen para harcayıp motive olmak istiyorsun, bu yanlıştır demiyorum ama böyle yapınca da hayal kırıklığı yaşayacaksın buna hazır ol. Benim hayatımın son 20 senesi salonda geçti kullandığım tek supp. kreatin onun dışında diğerleri yemekten geliyor zaten, whey'yi supp. saymıyorum bu arada o da bildiğin gıdanın toz hali protein açığım varsa onu da kullanıyorum. Kreatin bu arada sihirli bir olay değildir en etkili üründür ama sana etkisi 8 tekrarı 9 -10 tekrar yaptıracak düzeydedir, böyle kurgula kafanda. Ha saç döker mi? Genetiğin saç dökülmeye yakınsa kanıt bazı araştırmalar biraz etkiler diyor ama ben kreatin kullanıyor diye kel kalan kimseyi görmedim hayatımda. Kel kalan varsa eğer o kreatin kullanmasaydı da kel kalacaktı. Kreatin işi böyle.

Bunların dışında yapman gerken basit bro haftada 4-5 gün ağırlık çalış, 1-2 gün kardiyo ekle, yağ yakmak istiyorsan total kalorinin 200-300 altında kalori al kas almak istiyorsan 200-300 kalori üstünde al, bu kalorileri protein yağ karb. olarak makrolara ayırıp kendine minimum 6 ay ayır, bitti gitti, gerisi işin aksesuar kısmı.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(08.12.22)
Aldığın her çöp besin sana kas yerine yağ veririm dostum. Vitaminler ve çiğ kuruyemişler çok değerli bence. 80 kg iken şimdiki 95 kg halimden daha yüksek ağırlık kaldırıyordum. Yağ oranı düşmeden t-shirt içinde güzel görünürsün kendine. Ha tavsiyem her halini sevmendir. Spor programın nedir temel halter hareketlerini yapıyor musun sırt omuzlar falan ne kadar geniş, vücudu gösteren şeyler bunlar en çok
0
hasmetizm 2046
(08.12.22)
Abi peki bu kas ağrları nolcak ? pazartesi vurduğum göğüs perşembe omuz çalışırken dahi ağrı yapıyor, yani bcaa falan bı amaçla kullanılmıyor mu ? Uyku konusunda %100 haklısınız, cmt - pazar enerjim bilmiyor ve öğlen çok rahat spor yapıyorum ama hafta için 9.30 dan önce akşam salonda olamıyorum bu da zaten zor gitmeme ve zorlanmama sebep oluyor.
0
🌸hayati cozemeyen adam
(08.12.22)
Bu tip sorulara çok cevap geliyor. Nedendir bilmem.

Geçenlerde bir duyuru vardı, cevaplarından feyz aldığınız duyuru sakinleri kimler diye. Oraya yazmalıydım, unutmuşum. Bu tip sorularda @Kaleci Saçlı Forvet ne diyorsa o. Diğerleri biraz kulaktan dolma bilgi.

Vücudunun durumunu anlatırken 3,5 senelik sporcuya yakışan, virgülüne kadar vücut yağ oranını ortaya koymaktır. Sen kol kalınlığından bahsetmişsin. Otobüste vapurda kolunu ölçmeye şeritmetreler yetişmeyecek teyzeler görmüşsündür. Kol kalınlığı neyin kıstası?

Öncelikle vücut yağ oranını ölç ve yağ oranındaki gelişmeleri takip edebileceğin bir excell hazırla. Ölçme aleti yoksa nasıl ölçebileceğini anlatan siteler var.

www.agirsaglam.com

Sonra bir beslenme uygulaması yükle telefonuna. Yediğinin içtiğinin ne kadarı yağ, ne kadarı karbonhidrat, ne kadar protein açığın kalmış, onu gün gün hesapla, beslenmeni ona göre düzenle.
FatSecret i yükle mesela. Proteinin bile fazlasıvücutta yağa dönüşür. Protein tozuna ne kadar abanıyorsun bilmiyorum ama.

Bir de çalışırken tekniği ne kadar önemsiyorsun. Dün kocaman kocaman dumbellerle g.tünü savura savura biceps çalışan adamlar vardı salonda.

İnsan gerçekten hayret ediyor.
0
Mirket
(08.12.22)
Abi bcaa'nın öyle bir olayı yok onun için genelde glutamin verirler ama glutamin kaslarda en çok bulunan aminoasittir, yani kasların %80'i falan glutamin Aids aşamasında bi hasta ya da kanser değilsen ya da günde 10 saat antrenman yapmıyorsun glutamin almana da gerek yok çünkü bu hastalıklara sahip olan kişiler kas kaybı yaşadıkları için glutamin verilir. Bcaa'daki lösin kas hipertrofisine etki eder ama bcaa yemeklerde çok bulunur dediğim gibi gerek yok. Kasların ağrıyorsa yemek yiyip dinleneceksin bro çözüm bu, yani kaslarını çalıştırıyorsan ağrı olacak, ha hayattan bezdirecek kadar oluyorsa üç ihtimal var ya kötü bi programın vardır ya kötü bi beslenmen vardır ya da her ikisi de vardır. Bence takviyerleden önce bunlara ağırlık ver.

Misal bi kas grubu için haftalık 20 set idealdir, adama bakıyorum haftada 40 set göğüs çalşıyor sonra gelişemiyor ya da recovery olamıyor. Neden? Çünkü programı kötü vücut kortizol salgılamaktan gelişmeye fırsat bulamıyor. Ya da programı averaj üstüdür ama aldığı kaloriyi hesaplıyorsun totali 2000 kalori çıkıyor ya da ne bileyim 50 gram karbonhidratla ağırlık yapmaya çalışıyor, bu adam da gelişemez ya da recovery olamaz çünkü bunları gerçekleştirecek şey yemektir/kaloridir, kalori gelmezse vücut kas kaybeder bağışıklık düşer o zaman da gelişemezsin ya da iyileşemesin, bunlar hep gelişimi recovery'yi ağrıyı sızı etkileyen faktörler bunlara dikkat etmek gerekir.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(08.12.22)
Abi bak ben cildim için saçım için vs 50 tane ürün kullanıyorum retinolüdür c vitamini serumudur vs ama antrenman-beslenme için sadece kreatin ve whey kullanıyorum, yanlış anlama antrenmanlarım da dandik değildir 250 kilo squat'ım var, bu takviyelerin 1 gram yararının olduğuna inansam hepsini alır kullanırım ama yok yani supp. dünyasının %80'i dolandırıcılık supplementler'le ilgili yapılmış meta-analizlerin hepsi sadece kreatin ve whey'in ispatlanmış faydalarının olduğunu söyler gerisi hikaye.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(08.12.22)
Agri yi tanimlaman lazim. Kaleci Sacli nin dedigi cogu seye %90 oraninda katiliyorum tabii ki o temiz sporcu icin yaziyor cogu seyi o yuzden o kisima girmiyorum.

Hayattaki hersey gibi sporun her dali da Stress + Recovery = Adaptasyon kuraliyla calisir. Sen pazartesi gogus idmani yapiyorsan ve persembe hala gogsun aciyorsa ve bu senin routine olarak yaptigin bir idmansa* sen uyguladigin strese karsi yeterli recovery`i saglayamiyorsun demektir. Ya uyguladigin stress i optimize edeceksin (ki dogrusu bu) yada recoery processlerini gozden gecireceksin uykun, dietin, genel hayatin vs. ancak dunyadaki her hangi bir supplement sana bunu vermez, verseydi muazzam bir fiyati olurdu.

* Idmanda rutinin disinda isler yapmak, kasin adapte olmadigi ekzantrik hareketler ertesi gun ve gunlerde aciya sebep olur bu baska bir sey. 3 hafta idmana gitmezsiniz ayni kiloyu kaldiracak gucunuz olur ama kas ekzantrik yone aliskanligini kaybeder idman sonrasi gotunuz basiniz hep acir. bu normal. Soreness , DOM etc. nin sebebi budur. Normal sartlarda ozellikle bodybuilding, powerlifting, gibi alanlarda boyle bir seyin iki uc hafta sonra olmasi beklenmez. Crossfit vb. ayni anda bambaska disiplinleri karistirarak yapilan seylerde olabilir cunku kaslar gerekli adaptasyonu saglayamazlar. Soreness la kas yorgunlugu CNS yorgunlugu baska seyler. Agriyi tanimlamaktan kastim bu. Bir kasin sore olmasi iyi yada dogru calistigini, guclendigini gostermez. sadece ekzantrik adaptasyonunun o harekete karsi olmadigini gosterir.
0
wallcan
(08.12.22)
balık yağı hapı kullanıyorum. her gün bir kapsül atıyorum.
kreatin kullanırdım ama bıraktım saç dökülmesi etkisi var diye, genetik yatkınlığın varsa hızlandırıyor, buna dair makaleler de var zaten. ispatlı yani araştırabilirsin.
multivitamin de balık yağı ile aynı şekilde, her gün bir adet kullanacaksın o kadar basit. bunlar devamlı şeyler.
aslında şundan çocuklara almıştım: www.vitaminler.com (Ocean marka multivitamin-multi mineral-balık yağı. üçü bir arada) yetişkinler de kullanabiliyormuş bunu. Bundan alıp kullanacağım artık ben de. sana da tavsiye ederim. mineraldir, multivitamindir, balık yağıdır neden önemli? çünkü o istediğin toparlanmayı, zamanla güçlenmeyi, enerjiyi bunlar sana sağlayacak zaten. ama uykudur, geri kalan beslenmedir, dinlenmedir bunları da sen kendine sağlamak ZORUNDASIN. yoksa para vererek bunlar satın alınmıyor dostum.
ben ayrıca protein tozu da kullanıyorum. Ocean marka complete protein blend çok iyiydi. proteinocean.com tadı güzel bunun ve iyi çözünüyor.

sen uykunu düzenli hale sokmazsan, beslenmene dikkat etmezsen, dinlenmezsen spordan da bir şey bekleme. enerjin de olmaz. kasların da ağrır. oturup efendi efendi bu detaylara çok büyük önem vereceksin. sonra görürsün gelişme büyüme nasıl oluyor. bir boks hocamın şöyle bir sözü vardı: bazen en iyi egzersiz dinlenmedir.
0
dnzy 1
(09.12.22)
(4)

arkadaşlar şu ilanı bana tercüme edebilir misiniz?

kibritsuyu
sarı sitedeki bir arsa ilanı, detaylarını sonradan paylaşacağım, fakat burada ne demek istiyor, tam olarak ne satıyor açıklayabilir misiniz, pek anlayamadım.https://drive.google.com/file/d/1m26I1LfkmRTZkusnY8WpYPd5Fs-WVSq8/view?usp=share_linknot: "sizce nazıl bir yatırım, para yatırılır mı bu işe" d
sarı sitedeki bir arsa ilanı, detaylarını sonradan paylaşacağım, fakat burada ne demek istiyor, tam olarak ne satıyor açıklayabilir misiniz, pek anlayamadım.

drive.google.com

not: "sizce nazıl bir yatırım, para yatırılır mı bu işe" diye sormuyorum. ilanda ne demek istiyor, ne satıyor, ne öneriyor onu anlamak istiyorum.
0
kibritsuyu
(07.12.22)
Özetle bugün 100.000 lira yatır, 4 sene sonra 434.000 tl kazan diyor. Ben inanmadım, bu kadar büyük kar marjı olsa ilana kadar düşmezdi bence.

Bahsettiği şeylerin gerçeklik payı olabilir, kamulaştırma yatırımı diye bir şey de olabilir, ama böyle bir kar marjı mantıklı değil.
0
John Bloor
(07.12.22)
yok onu anladım, mantığını da sorgulamıyorum. merak ettiğim şey, neyin karşılığında 100.000 yatırılacak, sattığı ne? yatırımcıya karşılığında ne verecek?

detayını bir kenara bırakırsak kısaca mevzu şu. bu bizim emlakçımız, bahsettiği arsa da bize ait (125 hissedarı var). bütün halde satamadığını, parça parça satacağını söyledi. satarsa da %25'i kendisini olacak, anlaşmamız öyle. şimdi ne yapmaya çalışıyor? kendi payını nakde mi çevirmeye çalışıyor ne yapıyor onu anlamadım. kendisine sordum, anlattı ama yine anlamadım. bize faydası olan bir işler mi yapıyor nedir?
0
🌸kibritsuyu
(07.12.22)
Hocam eğer sen anlamadıysan (hesap kitap para işlerini bilen biri olarak) biz hiç anlamayız o zaman :)

Ama sanırım bugün hissesini satıp, yarın değerlenecek diye pazarlıyor. Kamu yatırımı filan gibi kelimeleri araştırmak lazım.

Yalnız kesinlikle mantıklı gelmedi bana.
0
John Bloor
(07.12.22)
Yanlış anlamadıysam;
Ortada dava var. Davadan beklenen x miktar var, bu miktardan y miktar bekleyen kişi var.

Kişi bu y miktarın yarısını bana verin, dava bittiğinde y miktari siz alin diyor. Yani bana sicak para verin, yatirim olarak düşünün. Dava bitince de yatirimin karşılığını alın diyor.

Sey gibi bu; birinin sana 50 lira borcu var, bunu başkasına devredip bana 20 lira ver bu kisinin 50 liralik borcunu sana vereyim diyor.

Benim anlamam bu kadar.
0
logisticsmanager
(07.12.22)
(5)

abd borsaları

dahinnotha
resesyondan bahsediliyor uzun zamandır. hisselerde ufak hareketler olup yükselse de uzun periyotta düşüyorlar.düştükçe alıyorum ama daha düşüyor.overall'da yüzde yirmi kadar zarardayım. amazon ve amd özellikle üzdü beni. oysa ki yükseleceklerini öngörüyordum.neyse, yatırım işlerini fazla bilmez ve t
resesyondan bahsediliyor uzun zamandır. hisselerde ufak hareketler olup yükselse de uzun periyotta düşüyorlar.
düştükçe alıyorum ama daha düşüyor.
overall'da yüzde yirmi kadar zarardayım.

amazon ve amd özellikle üzdü beni. oysa ki yükseleceklerini öngörüyordum.

neyse, yatırım işlerini fazla bilmez ve takip edemezken kurtlar sofrasında olmak hata mı benim için? her ay ufak ufak alımlar yapıyordum düşük diye, fırsat diye. ama daha da düşüyor. nakitte mi beklemek lazım?

bu para lazım değil bana, tamamen birikim amaçlı kullanıyorum. o yüzden beklememde bir mahsur yok. 10 yıl kadar sabretmeyi planlıyorum. ana amacım enflasyonun üzerinde kar yapmak.
0
dahinnotha
(06.12.22)
2023'te de düşüş devam edecek diyorlar, ama zaten uzun vadeli yatırım kovalıyorsan sürekli açıp noldu diye bakman manasız ve moral bozucu olur. özellikle teknoloji hisseleri 2020'den beri çok şişik durumda herkesin ortak kanaati bu.
0
roket adam
(06.12.22)
uzun vadeli düşünüyorum evet.
ama düşüş devam edecek gibi. o zaman her ay eklemeye devam etmek çok iyi bir fikir olmayabilir.
o parayı başka şekilde değerlendirmeliyim belki de.
0
🌸dahinnotha
(06.12.22)
"ama düşüş devam edecek gibi. o zaman her ay eklemeye devam etmek çok iyi bir fikir olmayabilir."

Dollar cost averaging bunun doğru olmadığını söyler.
www.investopedia.com

Ben her ay world etf alıyorum (yurtdışı tabi). Bir ara düşeceğini anladim ki düşeceğini biliyorum. Dokunmadım, düştü. Sonra gene kendime tuttum, sonra çıktı gene. Yani olay da bu. Böyle oynarsaniz, düşerken almayayim yukselecekken almaya çalışayım derseniz yanlış zamanda trene binebilirsiniz.
Marketi zamanlamaya calismayin.

Eger uzun dönem yatirimciysaniz (en az 7-8 yil dokunmadan) bir iki yıllık düşüş dizi sizi ilgilendirmemeli.
0
logisticsmanager
(06.12.22)
benim de bir miktar yatırımım var, aldıgımdan beri hiç al sat yapmadım, 1 senesi geçti, 4 sene de geçsin. beşinci senenin kasımında satmayı düşünüyorum.

Nasılsa uzun vadeli düşünüyorsanız saçma gelebilir ama hisselere bakmamayı deneyebilirsiniz.

Ben de siz gibi her ay ekleme yapmıyorum, oraya ayıracagım parayı ayırdım, şimdi başka şeyler üzerine kafa yoruyorum.
0
liberal
(06.12.22)
borsa her sene istikrarli 10% yukselen bir sey olsaydi herkes zengin olurdu, o zaman ne anlami var. kisa vadeli fiyat oynamalari yuzeyseldir. sirketlerin yarattigi degerin hisse fiyatlarina yansimasi uzun vadede olur.

"nakitte mi beklemek lazım?"
ne zaman nakide gecilecegini ne zaman alim yapilacagini bilsek burada takilmazdik dostum.

ikinici olarak "gecmiste yukselen hisse gelecekte de yukselen hisse olacaktir" varsayimindan siyrilmalisin. amazon ve amd buyuk ve dominant sirketler ama bunu zaten herkes biliyor. o bilgi hisse fiyatinin bir parcasi. amd belki son 5 senede yukselebilecegi kadar yukselmis ve gidecegi baska yer yok, veya yukselmeye devam edecek sonsuza kadar. bunu da kimse ne yapamaz? bilemez.
0
hot potato
(06.12.22)
(5)

Ofiste bir günüm videoları

bepicolombo
Ekşide denk geldimde bu aralar böylevideolar çok denk gelmeye başladı Plazada çalışan bir değilim ama merak ettim gerçekten böyle şeyler mi var? Onu geçtim bu kişler beyaz yakalı ise biz neyiz?Ekleme: Yani hersabah starbucks'tan kahve almadan çalışamayan var mı?
Ekşide denk geldimde bu aralar böylevideolar çok denk gelmeye başladı

Plazada çalışan bir değilim ama merak ettim gerçekten böyle şeyler mi var?

Onu geçtim bu kişler beyaz yakalı ise biz neyiz?

Ekleme: Yani hersabah starbucks'tan kahve almadan çalışamayan var mı?
0
bepicolombo
(03.12.22)
Globalde de çalıştım holdingde de çalıştım öyle ortam görmedim. Pazarlamacılarda oluyor ama genelde öyle şeyler. Paylaşılan videolar da ajanslar veya pazarlama ağırlıklı şirketlerde oluyordur diye düşünüyorum.
0
selimcigimisik
(03.12.22)
Yeni nesil çalışma ortamları buna evriliyor, biraz da start up kültürü ile gelişen bir durum. Yemeksepeti, getir gibi yeni nesil şirketler komple böyle. Reklam, dijital pazarlama ajansları da keza.
Bizde de böyle, puflar salıncaklar pinpon vs eğlence alanları var. Öğle arası saati yok, giriş çıkış saatleri esnek. 30 yaş altına hitap eden (ya da mecbur kalan) şirketler için önemli bir nokta haline gelmeye başladı.

Köklü, eski, dinozorlar tarafından yönetilen şirketler için sıra dışı ve mümkün olmayan detaylar bunlar. Şu anda istisna ama gittikçe artıcak.
0
Bruce
(03.12.22)
Eski bir reklamcı olarak buram buram reklam sektörü çalışanı özentiliği kokan videolar bana denk gelenler.

Pet shop'taki vitrinde içinde oyuncaklarla dolu oyun sahasında koşturan süs köpeklerini izliyor gibi oluyorum :)
0
msb
(03.12.22)
Ben bu videoları çeken kişilerin Facebook'tan, Twitter'dan kovulan kişilerle aynı tarzdaki kişiler olduklarını düşünüyorum. Kritik değiller ama şirketin genel merkezlerinde bir imaj oluşturmaya yarıyorlar.
0
dissendium
(03.12.22)
Bruce +1

Yeni nesil şirketlerde böyle. Bunu gören bazı büyük sirketlerde de var. Bu köklü şirketlerin bazıları hep öncü olur, diğerleri onları izler.
Bu noktada da bu olacak; köklüler yavaş yavaş böyle şeyler koymaya başlayınca diğerleri de yapacak.

Ama gününü böyle geçiren kişilerin çok para kazandığını sanmıyorum.
Neyse, yani yıllarca cubicle denilen yerlerde insanlari tuttular. Yavaş yavaş böyle şeyler olması bence çok daha iyi.

Yalniz genel olarak bu olaylarin krizde ilk adam cikaran şirketlerden olması da üzücü:) çalışan mutlulugu vs derken bir sürü şey yapıyorlar ama sonra ilk olayda yallah 2 bin kişi.
0
logisticsmanager
(03.12.22)
(10)

Yeni spora başlayacak şişmana tavsiyeler

susamli cubuk
Selamlar gençler. 125kg birisiyim, haftaya bir spor salonuna yazılmayı ve daha sağlıklı olmayı istiyorum. Daha önce hiç spora gitmedim, diyet işini hallettim gibi, niyetim 90kg civarlarına düşmek. Benim gibi amatör birine neleri önerirsiniz, nasıl çalışmalar yapmalıyım?
Selamlar gençler. 125kg birisiyim, haftaya bir spor salonuna yazılmayı ve daha sağlıklı olmayı istiyorum. Daha önce hiç spora gitmedim, diyet işini hallettim gibi, niyetim 90kg civarlarına düşmek. Benim gibi amatör birine neleri önerirsiniz, nasıl çalışmalar yapmalıyım?
0
susamli cubuk
(03.12.22)
önce beslenmeyi düzenle sonra düzgün ve kopmadan istikrarlı spor yap (aksatma) ve iyi dinlen.
gerisini zaman halleder
0
basond
(03.12.22)
Spor salonunda vaktinin çoğunu kardiyo bölümünde geçir.
Bir nabız ölçer saat edin.
Maksimum kalp hızını hesapla.
Nabzını maksimum kalp hızının %50 si ile %70i arasında tutacağın şekilde uzun soluklu kardiyo antrenmanları yap.

Diyetini düzgün organize ettiysen gerisi zaten gelecektir.
0
Mirket
(03.12.22)
Fırsatınız varsa fitness ile beraber yüzmeye de başlayın çok daha çabuk sonuc almaya başlarsınız.
0
sanguine
(03.12.22)
Eğer bu isi düzgün yapmak istiyorsaniz ve öğrenmek istiyorsaniz;
Brad schoenfeld
Menno henselmans
Mike israetel
Layne Norton
Alan aragon

Tdee calculatorden hesaplayin ve belli miktar düşük şekilde kalori alın. Içine spor vs katmayin, spor her zaman ekstra olacak çünkü fazla hesaplamaya çok yatkiniz sporda.

Sırf kardiyo yapmayin. Isinde uzman birinin yazdığı bir başlangıç programini yapin (spor salonundaki hoca değil de internetten).
Kardiyoyu hızlı yapmayin, boşuna vücuda yük bindirmeyin. Kilo diyet yaparak verilir, spor ile değil.

Eğer gerçekten agirliklarla spor yapmak istiyorsaniz baslangic icin starting strength ideal olabilir. Ama hareketleri birinin öğretmesi ya da sizin öğrenmeniz lazım. Bu noktada resistance machine dediğimiz aletleri kullanmak mantıklı olabilir, risk az.

Cok okumak önemli fitness olayinda. Bro science yer gok, ayırt etmeyi bilmek icin de okumak, isi pseudoscience olmayan kisilerden öğrenmek gerekiyor.
0
logisticsmanager
(04.12.22)
Tum hayatin boyunca spor yapman gerekitigini kabullenip yola cik. Bu kabulle de ilk bastan fazla yuklenip cabucak hevesini kacirma - sabirli ol.
0
hot potato
(04.12.22)
motivasyona inanma
disipline inan

dunyanin en iyi atletleri
en iyi sporculari
bile
her sabah antreman yapmak istemezler, onlarin da caninin uyumak, spor yapmamak istedigi gunler vardir

disiplinli olun, canim istemiyor diye eski sagliksiz duzene donmeyin
0
Corc
(04.12.22)
uykuyu da çöz. günde en az 8 saat gece uykusu... magnezyum takviyesi kesinlikle al.
0
alperz
(04.12.22)
disipline inan +1.

Yaptığım bir rutini yazayım; her ay A3 kağıdına Mevcut ayın takvimini çıkarıyorum. Spor salonuna gideceğim günlerde neyi yapacağımı yazıyorum. Salı Ön Kol-göğüs, Perşembe Arka kol-sırt, Cumartesi Kardiyo vs. vs.

Gidersem o güne tık atıyorum, gitmezsem çarpı. Duruma göre programı değiştiriyorum. İşte Salı gitmediysem Çarşamba gidiyorum. Duruma göre ya bir gün önceye veya ertesi güne bırakıyorum.
0
put it in your appropriate place
(04.12.22)
tek tavsiyem iyice hafifleyene kadar fazla ko$ma, belini ve eklemlerini zorlarsin, kendini sakatlayabilirsin..

hafifledikten sonra ise hafif tempo kosmani oneririm arada, cok guzel sekle sokar insani..
0
cooperr
(04.12.22)
Detaylı tavsiyeler verilmiş. Ben de yılların kilo vericisi olarak şunları önereyim.

Benim için ideal kilo verme hızı haftalık 1 kilodu. Bu da senin durumunda 7-8 ay yapar. Uzun gibi görünüyor ancak uzun değil çünkü şimdi başlayacaksın ve 8 ay sonra sonuç alacaksın gibi bir durum yok. Gün gün hafta hafta sonuç alacaksın ve bunu aynada göreceksin. Farkını da hissedeceksin. O yüzden sadece sporuna-yüzmene git gel düzenli olarak. Orada da düzenli bi programın olsun onu takip et. Uzun vadeye yay ama motive olurken uzun vadeyi düşünme. Bugün sporun varsa bugünü aradan çıkar, git sporunu yap gel. Yarını, haftayı, sonraki ayı geldikçe düşünürsün.

Karbonhidrat, yağ, protein nedir öğren. Protein ağırlıklı beslen. Yemek ve öğün kontrolünü eline al. Yediğin şeyleri sen belirle, mümkünse de sen yap.

Bol bol su iç. 3 litre civarı günlük.

Bol bol kardiyo yap denmiş. Bence de yap ancak benim deneyimlerim ağırlık antrenmanlarının da çok önemli olduğu. Ağırlık antrenmanının hem kalori yakmada hem de vücudun şekil almasında ciddi etkisini gördüm ben. Direkt kilo vermek iyi bir görünüme sahip olmak anlamına gelmiyor her zaman. Biraz paraya kıyıp PT desteği de alabilirsin başlarda. Faydası olur.

Tartıdan ziyade aynaya bak. Ayna>Tartı.

Vazgeçme.Çok da zor değil. Bi kere yapacaksın ve kurtulacaksın gibi düşün. Şişmanlık kerizliktir unutma. :D
0
vaveylababa
(05.12.22)
(2)

Beşiktaş'ın 336 Milyon Dolar borcu olması?

Cesario
Borçlu kişiler hiç istemiyor mu borçlarını kulüplerden? Kulüpler bu borçlarla nasıl yaşamına devam ediyor?Kapıya kilit vurmaları gerekmez mi? Nasıl ödeniyor bu borçlarla futbolcu maaşları vs?Bu borçlar nasıl kapatılmaya çalışıyor mesela? Futbolcu satarak, forma satarak vs mi?edit: Muhtemelen gs, fb
Borçlu kişiler hiç istemiyor mu borçlarını kulüplerden? Kulüpler bu borçlarla nasıl yaşamına devam ediyor?

Kapıya kilit vurmaları gerekmez mi? Nasıl ödeniyor bu borçlarla futbolcu maaşları vs?

Bu borçlar nasıl kapatılmaya çalışıyor mesela? Futbolcu satarak, forma satarak vs mi?

edit: Muhtemelen gs, fb hatta avrupa devlerinin de benzer borçları vardır da. merak ettiğim bu borçlar neyi ifade ediyor? bir şirketin bu kadar borcu olsa batar gider herhalde..
0
Cesario
(03.12.22)
kap.org.tr'ye bak. borcu varsa, alacağı ve aktifleri (sabit kıymet, yatırım, nakit ve benzeri) de var.

www.kap.org.tr

Eylül 2022'ye göre:

Dönen varlıkları: 2.643.743.734 TL dönen varlık; kısa vadede nakde dönebilecek varlık demek.

Kısa Vadeli Yükümlülükleri: 1.892.796.228 TL

yani neymiş, elindeki kısa vadede paraya çevirebilecekleriyle, kısa vadede ödemek zorunda olduğu borcunu ödemekte hiç bir sıkıntı çekmezmiş. Borcunu ödedikten sonra fazladan 700 milyon lira da kısa vadede parası var.

Sorun uzun vadeli yükümlülüklerde: 3.722.304.892 TL

bunu da ödeyebilmesi için önünde vakti var. Geçen sene 700 milyon zarar yazmış. Bu sene az da olsa karda. Demek ki, ekonomik olarak doğru kararları alıyor. 700 milyon zarardan kara geçmek kolay değil.

Gördüğüm kadarıyla bu sene geliri çok düşmüş. Klüp büyüdüğü zaman, geliri artıyor ama maliyetleri daha da çok artıyor. Yani şirket asıl faaliyetinden ne yaparsa yapsın, zarar ediyor. Bir şekilde bunu tersine çevirmesi lazım. Hem büyüyüp hem de maliyetleri gelirlerin altında tutarsa 1-2 senede toparlar.
0
gabe h coud
(03.12.22)
Türkiye'de too big to fail durumu var.
Ama Avrupa'da olsa satilmislardi şimdiden ki benim beklentim bu. Brezilya'daki gibi dernek kurallarinin değişip kulüplerin satılması.

Su an en iyi durumda olan gs çünkü elinde hala arazi ve proje var. Ha en iyi yönetilen değil ama sadece geçmiş yönetimlerin zamaninda yaptığı iyi arazi yatirimlari sebebiyle. Yoksa spor kulübünün arazı yatırımı pesinde koşması da garip.

Bu noktada düzgün bir hükümet çatısı altında bu kulüplerin borcu devlete, halkin bankalarina yüklenmezdi, haliyle satislari kesin olurdu.

Besiktasin misal borc alacak farki 2.3 milyar lira. Bu öyle Türkiye liginde sampiyonluk vs ile ödenmez. Çok ciddi küçülme, çok ciddi maliyet kisma gerektirir ama bunu da yapacak adamlar türk kulüplerinde yok.

Neyse, zaten dediginiz gibi ödenecek borclar vardi ama devlet yardim etti kulüplere işte. Etmese daha kötüydü durum.

Bu borclar öyle kolay kolay kapanmaz. Sürekli Avrupa'da başarılı olup oyuncu satmak lazım ama turk takımları bunu yapabilen takimlar değil. Yıllardır ayagini yorganına göre uzatan takım yok.
0
logisticsmanager
(03.12.22)
(11)

Ölüm döşeğineki yakın karşısında hissizlik

muhayyer divan
MerhabaKendimi doğru anlatabilecek miyim bilmiyorum. Sormam lazım.Anneannem 95 yaşında, 96'yı yaşıyor. Bazı sebeplerle çok ciddi sıkıntılar yaşar oldu, dün gece olan şey için "alıp götürecek gibiydi" dedi. Bugün yine olmuş, şimdi hastanedeler. İçimde zerre kıpırtı yok. Korku, endişe, hüzün, telaş, n
Merhaba

Kendimi doğru anlatabilecek miyim bilmiyorum. Sormam lazım.

Anneannem 95 yaşında, 96'yı yaşıyor. Bazı sebeplerle çok ciddi sıkıntılar yaşar oldu, dün gece olan şey için "alıp götürecek gibiydi" dedi. Bugün yine olmuş, şimdi hastanedeler.

İçimde zerre kıpırtı yok. Korku, endişe, hüzün, telaş, ne bileyim, dua bile edemiyorum. Hiçbir şey hissetmiyorum, dümdüzüm. Neden böyle? Normal mi bu? Bir şey yapmam gerekiyor mu?
0
muhayyer divan
(01.12.22)
Vakti gelmiş
0
pavlis
(01.12.22)
O durumdaysa zaten ne kadar erken gidiş o kadar iyi.
0
romario
(01.12.22)
anneannen zaten hayatında aktif, seni değiştirecek/dönüştürecek bir yere sahip değildir.
bir de şu var, ölüm yaşadıkça tanınır. ben de küçükken ailemin yanında bir cenaze evine gittiğimde ya da ölüm haberi aldığımda net tepki veremezdim. hatta insan bazı yaşlarda "çok yaşamayıp ölmek en iyisi" diyor. 20 yaşında bir gence sorsan 65 yaşında ne yaparsın diye, ölmeyi tercih ettiğini söyleyebilir. bunlar hep yaşamamakla alakalı. mesela ilk ayrılığında, sevgilin gidince ölürsün sanıyorsun. intihar edenler var. ama 45 yaşındaki biri sevgilisinden ayrılınca intihar etmez genellikle. çünkü o duyguyu tanır, geçeceğini bilir. bunun bir benzeri ölüm denilen şey.

ben ne zaman ölüm karşısında karakteristik bir duruş yakaladım? tanıdıklarım önce. gittiler, gelmediler. gittikleri zaman bana boşluk bıraktılar. çok samimi olmadıklarımın ölümü ile fazla üzülmemeyi, tanıdıklarımın ölümüyle eksilmeyi kabullendim. önceden bir vefat haberi duyduğumda, arkadaşımın akrabası ölmüş olsun örneğin, arayamazdım. ne diyeceğimi bilemem diye. şimdi koşarak yanına gidiyorum. çünkü benim de akrabalarım öldü ve o gün yanımda olanların bana ne hissettirdiğini biliyorum.

benzer şey, gençlerin acılarında da kendini gösteriyor. liseye giden bir tanıdığım, arkadaşının arkadaşı kanser olmuş diye onu teselli ediyordu. teselli ettiği kişi, kanserli olan kişinin arkadaşı yani. dünyanın en klişe laflarını kullandı. Twitter'dan toplama laflar. kınamıyorum, çünkü o acıyı hissetmiyor. "bi susar mısınız, kız ağlıyor burda!!" hassasiyeti gibi bu. ama bir yakını kanser olsaydı, ne demesi gerektiğini, ya da susması gerektiğini bilirdi. bilecek, öğrenecek. hayat böyle.

bence gençsiniz ve biriktiriyorsunuz. bir şirket kurup onunla vergi rekortmeni olmayı bilmiyorsunuzdur mesela, çünkü yaşınız ve deneyiminiz tutmuyordur. ölüm de bunun gibi. aslında bu yüzden, gelenekler önemli. senelerce yaşanmış, biriktirilip yeni nesillere aktarılmış şeyler onlar. kötü gelenekler de duyuyorum bazen, ama mesela bizim geleceğimizde hasta ve ölü evine yemek götürülür. uzun yoldan gelen de, ev sahibi de onlardan yer. bulaşıklar da götürülür geri. bunlara karşı da sert görüşleriniz ya da yorumsuz bir duruşunuz olabilir. neyse, uzattım, ama demek istediğim, yaşla kazanılır bazı şeyler. çok normal. siz duygusuz değilsiniz. 95 yaşındaki birinin yaşamasını isteyecek kadar 'yaşlıların gözünde hayatın kıymeti'ni bilmiyorsunuzdur henüz.
0
lovemyself
(01.12.22)
çok gönül bağınız olmayabilir. ben 2 ay arayla babaannemi ve dedemi kaybettim. babaannemde pek bir hissim olmadı, o zaman ben de şaşırmıştım, yaşlı diye herhalde demiştim. dedemi kaybedince anladım ki yaşla hiç ilgisi yokmuş. şu an yazarken bile gözüm doluyor. aramızdaki bağ çok çok farklıydı, babam gibiydi. babamı kaybetmiş gibi oldum. 100 yaşında da olsa aynı şekilde üzülürdüm, çok sevince hep erken geliyor.
0
anneboleyn
(01.12.22)
80'i gecen birisi bence gorevi basariyla tamamlamistir. O yuzden ben de yakinim olsa dahi pek uzulemiyorum.

Ama gecenlerde 60li yaslarda akrabam olmayan sadece tanisikligim olan, cok sevdigim birisi covidden gitti, 40 yasinda adamim oturdum agladim 5 dakika. Hala arada aklima geliyor huzunleniyorum.
0
cooperr
(01.12.22)
Bi kaç sene önce anneannemin annesi öldü, 100 küsür yaşındaydı (net bilmiyo kimse). Bi de öyle bi hastalığı falan da olmadı, pat diye gitti bi gece.

Taziye evi ilginç bi şekilde baya normal, hatta neredeyse "neşeli" bi ortamdı. Yani bi kızı (o da 80 yaşında) biraz ağladı ama geri kalan herkes muhabbet ediyo, ölen kişiyle ilgili anılarını anlatıyo falan. 20-30 yaşında ölen birinin evindeki o ağırlığın zerresi yoktu yani.

Başta bana da garip geldi ama sonra sanırım herkes bilinçaltında "zaten yaşayacağını yaşadı, hayatı da iyiydi, daha ne olsun" diye düşündüğü için böyle bi ortam oldu. Beklenmedik bir ölüm değil, zor bi ölüm değil, bi pişmanlık, suçluluk, kötü bir anı yok. Zamanı gelince öleceğimizi de biliyoruz. Sonradan düşündükçe normal geldi o ortam.
0
plutongezegendegilmi
(01.12.22)
İnsanlar aynı olaylara farklı tepkiler verir. Endişe, stres, yas, üzüntü süreçleri çok karmaşık.

Siz de denk gelmişsinizdir, yakınlarını kaybeden insanların hepsi ağlayıp sızlamaz. Bazısı sanki hiçbir şey olmamış gibi her işe koşturmaya devam eder ancak dışardan bakan biri ondaki tuhaf gerilimi hisseder. İnsanlar durdurur, onu kenara çekerler. Birçok kişi bu durumu fark etmiştir, kendi aralarında durumun aciliyetini kavrayıp sessizce hemen bir görev paylaşımı yaparlar yapılacak işlerle ilgili.

Demem o ki siz ne kadar üzgün olduğunuza falan kafayı takmayın. Şu anda bu ruh halinizi anlamlandırma çabanız bile zor bir süreçten geçiyor olduğunuzu gösteriyor. Gerçekten umursamayan ya da durumla başedebilen biri "takdiri ilahi" ya da "üzüldüm yani ama onun için böyle daha iyi" gibi şeyler söyleyip geçerdi. Sizin yaşadığınız böyle bir şey değil.

Kendi üstünüze çok gelmeyin. Ne hissettiğinizin de bir önemi yok zaten. Şu anda bir şeyler paylaşmak istediğiniz insanlarla daha yakın olmaya bakın.
0
akhenaten
(01.12.22)
Benim anneannem de benzer durumlarda, şu an özel bakimla yasiyor. Annem ve teyzemler sürekli yanında oluyor birinden biri. Bir dönem tüple falan beslendi.

Yani su an durumumuz artık çok acı cekmeden gitsindi. Daha 6 ay önce covid falan oldu yoğun bakıma gitti, hic istemedi gitmeyi. O yüzden bizde de var. Uzuluyoruz ama misal zamaninda dedem 60 yaslarinda vefat etti, daha erkendi. Onunki gibi olmuyor tabi 90 yaşında birine üzülmek.
0
logisticsmanager
(01.12.22)
Valla insan son 20 senesni Parkinson ve Alzheimer ile, 10 senesini yatalak, son senelerini baya bilinçsiz geçiren anneannesi ölünce bırak üzülmesini sevinebiliyor bile.
0
d max
(01.12.22)
Arada kusak farki cok olunca insan sevse bile o kadar üzüntü duyamayabiliyor. Normaldir, olur öyle.
0
chihirovekohaku
(01.12.22)
anneannem öldüğünde ben de böyle hissettim. herhalde kalanlar için de öyle hissederdim. artık hepsi 85+ ve aslında ben bu yaşta halen ölmemek isteyen kişilere biraz kızgınım. hiç adil değil böyle şeyler. gençliğinin baharında ölenler varken 85 yaşında ölmek istememek bencillik değil de nedir?

ben bile şu yaşımda ölsem, benden 10 yaş genç ölen ve benim kadar şey görmemiş milyonlarca kişi varken kendi ölümüme üzülmeyi biraz bencillik sayardım.

80 yaşına erişen bir insanın ölümüne üzülmem. yeterince yaşamış.
0
bohr atom modeli
(01.12.22)
(21)

Evinizde yılbaşı ağacı süslüyor musunuz?

ms brownstone
Ağaç dışında evde yılbaşı temalı ortam yaratmaktır, bir yerlere süs asmaktır falan böyle şeyler de yapıyor musunuz? Sosyal medyada biraz gezince devasa noel babalı aşırıya kaçmış bazı istisnalar olsa da güzel süslenmiş evler gördüm ve bence de yılın en güzel zamanları olduğu için içim açıldı bir mik
Ağaç dışında evde yılbaşı temalı ortam yaratmaktır, bir yerlere süs asmaktır falan böyle şeyler de yapıyor musunuz?

Sosyal medyada biraz gezince devasa noel babalı aşırıya kaçmış bazı istisnalar olsa da güzel süslenmiş evler gördüm ve bence de yılın en güzel zamanları olduğu için içim açıldı bir miktar. Buradan da gelecek cevapları merak ettim. Buyrun evdeki bütün yılbaşı ritüellerinizi anlatın.
0
ms brownstone
(30.11.22)
yok yav :/

edit: altta konuya farklı yaklaşımlar olmuş, ben inançsız biriyim ve kültürel olarak da bir sorunum yok benimkisi tembellikten :)

yılbaşı ritüelim 31 aralık gecesi havamda olursam sıcak şarap hazırlamak, bir iki kupa içerken oyun oynayıp uykum gelince yatmak
0
freebird5406_2
(30.11.22)
Hiç yapmadım.

Anlamsız geliyor.
0
Mirket
(30.11.22)
Evet, somine etrafina da bir seyler yerlestiriyoruz.

Olmasa aramam ama esim seviyor.
0
sertac akin
(30.11.22)
Hiç yapmadım, yapmam da herhalde.
0
halitkin
(30.11.22)
Aile evinde arada yapıyorduk. Şu ışıklardan var işte. Birazı pencereye birazı ağaca şeklinde tabii. Ağaç dediğim de evdeki 1-1,5 metrelik bitki işte. Öyle instagramlık süslemeler değil. Tek başıma uğraşmam da olmasını isteyen biri varsa yardım ederim. Eğlenmek güzeldir.

Ekleme yapayım cevap yazmak yerine. Kültürümüz/geleneğimiz değil falan yorumlarını okuyorum da... Neyse ahahahahahahahah
0
nawar
(30.11.22)
Aile evinde yapıyoduk da sonra ağacımız eskidi mi kırıldı mi bilmiyorum son birkaç senedir yapmıyoruz. Kendi evimde de zaten ev küçük ve tembelim diye uğraşmıyorum ama güzel bi şey yani severim noel(yılbaşı da olur hadi) ağacını
0
nundu
(30.11.22)
Evet. Çocukken de severdim. Annem de çok sever.

Esim zaten noel doneminin hastası olduğu için kesin yapiyoruz.
0
logisticsmanager
(30.11.22)
Süslemiyorum.
0
Amaranta ursula
(30.11.22)
15 senedir hiç atlamadan her yılbaşı süslüyorum ve bayılıyorum da, eskiden dolar bu halde değilken aliexpress,alibaba vs gibi sitelerden her sene bir sürü süs alırdım, bu yüzden çok değişik ve güzel süslerim var. hatta tam şu an evde yeni süsler de yapmaya çalışıyorum, bir iki gün içinde de ağacımı süslemiş ışıklarını yakmış olurum, ocak ortasına kadar da kaldırmam. yılın en sevdiğim aktivitesi :)
0
hypathia
(30.11.22)
Yılbaşı ritüelim kuru yemiş, kola, çay ve film. Portakal çıkarsa portakal yerim. Bu yıl maalesef hafta sonuna denk geliyor. İşten de kaçamayacağız. Hafta içine gelse iyiydi. Yılbaşı süslemeleri Eski Türkiye'ye ait bir şey benim gözümde. Ben süslemem. Belki bir gün dertsiz olursam, evli ve çocuklu olduğumda çocuklar isterse olabilir.
0
dissendium
(30.11.22)
Evet, çam ağacım var zaten terasta hep, onu ışıklandırıyoruz, adventin ilk günü evi advent mumlariyla da süsledik. Evin içini de süslüyoruz. Asiriya kacmali noel babali dir durum yok. Oyle kirmizili mavili renkli isiktir, sesli showdur sevmem.

Bu ayi gecirmenin baska bir yoklu yok, keske ocak ve subat icin de bir kutlama olayi olsa da katilsak.

31.12 icin rituelimiz yok, noel bitince kaldiriyoruz süslemeleri. Acik havada sampanya disinda bir rituelimiz yok.
0
buf-e kür
(30.11.22)
Hayır, henüz kültürel anlamda o kadar yozlaş(a)madık.
0
m e b
(30.11.22)
hayır. gereksiz.
0
benibulmanlazim
(30.11.22)
hayir, hic de yapmadim, yurtdisinda yasiyorum, tum sokak bir dekor yapiyorsa biz de ufak bir katkida bulunabiliriz diye dusunuyorum su anda, ama muhtemelen usenmekten bir sey yapmayacagim, tabi gereksiz bir harcama tarafi da var...
0
hewit
(30.11.22)
m e b +1
0
duchess jessamine
(30.11.22)
hayır. nereye koyacağım? ev zaten küçük. ayrıca öyle bir kültürden gelmedim 35 yaşında alışkanlıkları değiştirmek zor oluyor.
0
ya ben lan neyse
(30.11.22)
Bence yilbasi agaci, evi süslemek vs kis aylarini renklendirmeye yardimci oluyor. Genel olarak motivasyonumu yükselttigini de düsünüyorum. Renkli isiklar, simli süsler, yilbasi agaci... Cocuklugumda da evde süs hazirlardim :D Aynen devam...

Yilbasi gecesi ailecek biraraya gelinir,
Yemekler yenir,
sarkilar türküler söylenir,
tatli tatli raki sarap bira ne varsa icilir,
geri sayim yapilip birbirine iyi seneler dilenir.
0
chihirovekohaku
(30.11.22)
cocukken kardesimle birlikte cam agacimizi susler, cama isiklar asardik; simdi de ben kendi evimde suslemeye devam ediyorum cok asiriya kacmadan. severim boyle seyleri.
0
fraise
(30.11.22)
hayir, gereksiz ve cevre icin kotu bir gelenek. bizden bir gelenek de degil zaten.

gercek agac almak daha iyi gibi duruyor ama yine de onun da sorunlari var. sadece agaci kesmek olarak degil tabii. bunun endustrisi var ve ozel noel agaci yetistiricerleri var. ama onlar da kesme, tasima islemleri, su ve bocek ilaci kullanimi, agaclari geri donusum yontemleri, bunlarin hepsi cevre icin sorun olabilir. ama yetistiricler de agac dikerek (ve her alinan bir agac icin daha cok tohum dikerek) bir yandan cevreye yardim etmeye ve buyuk cam ormanlari olusturmaya da calisiyorlar.

bir de yapay plastik agaclar var. onlarin endustrisi, karbon emilimi cevre icin daha kotu tabii ve cogu insan kullandiktan sonra atiyor. ama bir aile uzun sure yapay bi agaci evinde tutarsa cevre icin daha iyi olur.

daha mantikli yaratici ve cevreye dost noel agaclari da olabiliyor. surda verilmis bikac fikir, saksida cam agaci, DIY agaclar gibi:
zerowastememoirs.com
0
ermanen
(30.11.22)
öncelikle çam ağacı süslemenin sümerler'e kadar dayandığını ve anadolu geleneği olduğunu söyleyeyim.
dokuma kilimlerde bile ağaç motifi vardır türk el işinde, yani yozlaşmakla falan ilgisi yok bunun.

ailemde süslenir, ben de her zaman süsledim ama bu eve taşınırken nakliyeciler tek başıma biraz zor alabileceğim bir yere koymuşlar, geçen yıl kuramadım o yüzden.
bu hafta sonu yerinden çıkartıp kuracağım.

kültür ve inanç dışında bence çok dekoratif, sıcak, eğlenceli bir şey.
hayatın içinde güzel bir renk oluyor kışın.
0
blatta hiberna
(30.11.22)
Rituelim yok. Dini sebeplerle falan degil, minimalist bir insanim. DUrup dururken cikarip bir agac suslemek cok gereksiz geliyor. Beni ozellikle mutlu ya da mutsuz etmiyor o yuzden yapmamayi seciyorum.
Yilbasinda ozel bir sey yapmam. Turkiyedeyken birileriyle bir araya gelip yemek falan yerdik birinin evinde. Eglenceye, otele vs gitmem.
Su anda baska bir ulkede yasiyorum. Insanlar Christmas icin vs hazirlaniyor, isyeri susleniyor, aktiviteler duzenleniyor. Insanlarin mutlu olmasina mutlu oluyorum ama benim icin bir anlami yok. Bu sene de herhangi bir kutlama organize etmeyi ya da katilmayi dusunmuyorum.
0
sopiro
(01.12.22)
(14)

İş hayatı

dissendium
İş hayatı kaynaklı bunalmayı nasıl aşıyorsunuz? Hafta içi hafta sonunu beklemekle geçiyor. Hafta sonu da bir gün dinlenme, bir gün gezme. Sonra yine aynı şeyler.
İş hayatı kaynaklı bunalmayı nasıl aşıyorsunuz? Hafta içi hafta sonunu beklemekle geçiyor. Hafta sonu da bir gün dinlenme, bir gün gezme. Sonra yine aynı şeyler.
0
dissendium
(30.11.22)
Bir önceki is yerimde oluyordu bu. Gece yatmadan stres oluyordum "o soktugumun üretim hatti umarım gene durmamistir" diye. Is yerinde de işin çok hastası değildim.

Su an baya seviyorum, öyle bir stresim olmuyor. Haliyle haftasonu gelse de rahatlasam olayim yok.

Galiba is yeri ile alakalı. Yani sevdiginiz is, sevdiginiz is yeti olunca bu da geciyor gibi.

Ben bu arada biraz alkol alıyorum acayip bunalmış haldeysem isten dolayi. Bir de güç antrenmanı spor.
0
logisticsmanager
(30.11.22)
Bu yüzden mesaisi 14.20’de biten bir işte çalışıyorum. Çalışmayı sevmek ve çalışkan olmakla saatlerini birilerine hibe etmek bambaşka mevzular. İş saatlerinizi azaltabiliyorsanız azaltın, millet hafta içi güneşi göremiyor resmen.
0
ruhen hastayim ben
(30.11.22)
İşsizlik emin olun dünyanın en kötü şeyi benim gözümde. Elbette sağlık, sıhhat en önemlisi. Ancak işsizlik bu hayatta en çok korktuğum şeylerin başında. Çoğu kişi için de öyledir eminim.

Yani demek istediğim işiniz var. Para kazanıyorsunuz. Sigortanız yapılıyor. Bunları düşünün ve bunalıma girmeyin. İşsizlikteki bunalım bambaşka bir şey.
0
camlicagazoz
(30.11.22)
Çalıştığım işi sadece mesai saatleri içerisinde ciddiye alıyorum. Saat 18:00 dan sonra telefonlarıma minimumda bakıp kendi hayatıma devam ediyorum. İş ve özel hayatını ayıramadığın senaryoda kafayı yersin. Tabi mesai saatleri içerisinde sorumluluklarının bilincinde bir birey olmak gerek ki insanlar seni bu anlamda yargılamaya kalkmasın. kesin bir çizgi koymaya çalış.
0
fernandoenes
(30.11.22)
Dünyanın en iyi işi de olsa bunalmak mümkün. İşimi seviyorum ama tembelliği daha çok seviyorum.

Şunu fark ettim ben; hafta sonunu ne kadar dolu dolu geçirebilirsem hafta içi iş günleri de o kadar rahat geçiyor.
0
pispinti
(30.11.22)
Hepimiz bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Kah yönetici kaynaklı, kah iş, kah saatler/yoğunluk, kah maddi getirisi.
Açıkçası burada kişisel yaşam koçu gibi pozitif düşün, iyi hisset, hedeflerine odaklan demiycem. Çünkü yöneticin sana kötü davranırken veya takdir etmeyip sadece olumsuzlukları görürken hedefe odaklanıp bir şey yapmak çok da kolay değil ya da işte hak ettiğini alamıyorsan, yataylarından düşükse maaşın yine çok zor bu.

Bazen bana "neye yarayacak ki?" hissi geliyor. O yüzden normalde kapasitemin ve eforumun kat kat üstüne çıkan ben, son yıllarda biraz daha geri bastım. Yıpranıyorum çünkü. Yapılması gerekenler + belki bir tık üstü şeklindeyim kişiye göre. Yönetici ya da ekiple sorunun yoksa yine çaba gösteriyorsun ama diğer türlü yine bir bıkkınlık geliyor insana.

Bu durumlarda ben kendime şu soruları sorup ona göre çözüm arıyorum;
-burada olmam benim kariyerime ve deneyimime ne kadar katkı sağlayacak?
-başka bir yere geçsem ne kadar zaman alır?
-maddi ve manevi tatminim daha mı iyi olur?
-şu an mobbing mi görüyorum, yoksa bazı noktalarda duygusal mı düşünüyorum?
-diğer yerler nasıl acaba? içeriden bilgi alabilir miyim? Gitmeyi, yeni bir yerde kendini kanıtlamayı göze alabilir miyim?

Cevaplarına göre iş bakınmaya başlıyorum. :)
0
mor oje
(30.11.22)
işim eve 5-10 dk. haftada 2 gün evden çalışıyoruz. onu da pazartesi ve cuma ayarladım, gerekirse perşembe şehir dışına çıkıp pazartesi dahil İstanbul dışında çalışabiliyorum.

işim çok stresli, önümüzdeki aylarda da devam edecek bu stres. sonrasında güzel günler gelecek bahar ile birlikte.

arkadaş grubum var. mümkün olduğunca planlı yaşıyorum. gelecek bir kaç ayda hatta önümüzdeki sene için planlar yapıyoruz. kısa sürede kolaylıkla iyi yerden rezervasyon yaptırılamayan mekanlara bir kaç ay önceden rezervasyon yaptırıyorum. konserler, tiyatro, geziler, sene içinde serpiştiriyorum. perşembe cuma takvime bakınca genelde önceden planlanmış bir aktivite oluyor. stresimizi alan, güzel aktiviteler, özet olarak benim için önemli. spor da aynı şekilde. eğer istanbul'da isem, haftasonu mutlaka sabah erkenden belgrad ormanı'nda koşuyorum, yürüyorum.
0
gabe h coud
(30.11.22)
işsizlik kötü ama güzel bir işte çalışmadıktan sonra iş hayatının da bir anlamı yok ki.
0
nothing in my way
(30.11.22)
Soru biraz yanlış anlaşılmış. Ben NASA'da da çalışsam çalışma saatleri içinde bir şey yapamam. İşten sonra uyuyana kadar da çok şey yapılamıyor. Dinlenmek mi, duş almak mı, film izlemek mi... Çalışma hayatı modern insana boş zaman tanımıyor. Sorun daha derin, sistemsel.
0
🌸dissendium
(30.11.22)
bu biraz kişinin motive olma şekline göre değişir ama. Ben mesela mutsuzsam sosyalleşmeyi, dışarıda kop kop yapmayı sevmiyorum. Kendi içimde konuyu çözmeye çalışıyorum. Etkinlik, spor değil de biraz daha kafamda netleştirmeye uğraşıyorum.

İşten rutin bir bunalmadan bahsediyorsan; hafta içi tiyatro, arkadaşlarla buluşma veya yürüyüş, belki kendime küçük bir hediye (çıkıp güzel bir mekanda kahve-kitap yapmak, istediğim bişeyi alma)k gibi şeyler yapabiliyorum. Hafta sonu 1 gün mutlaka çıkıyorum gece eğlencesine. Hafta sonu laptop açmıyorum acil bişi yoksa.

onun dışında istediğim şeyleri doğru bir bütçe planlamasıyla alıyorum, dışarı çıkıyorum, arkadaşlarımla vakit geçiriyorum. Bu bi nebze olsun "bunlar için çalışıyorum, bunları yapabiliyorum" dedirtiyor bana.
0
mor oje
(30.11.22)
Cumartesileri kordonda deniz havası alıyorum güzel bir yemekle birlikte. Bir hafta götürüyor o motivasyon şimdilik.
0
kararsızataletfilozofu
(30.11.22)
Hafta içi takıl erken bitiyorsa işin. Paşa torunu falan değilsen öyle ya da böyle çalışmak zorundasın; bunu kabullenmek ilk etap. Akabinde mevcut durumunu rasyonalize edeceksin, şu kadar param var bu kadar lazım falan gibi. Sonra da usul usul yürüyeceksin işte. Maaşla primle falan bir halt olmaz bu arada anca çorbayı kaynatırsın, bir yandan başka ticaretler kovalamaya bak enerjin varsa.
0
vedatchilipeppers
(30.11.22)
haftada sadece 1 gün izni olan benim disimda kimse yok sanirim.

ben de bu duyuru ile nerede yanlış yaptigimi tekrar tekrar sorguluyorum.
0
boyle buyurdum
(01.12.22)
eger haftasonunu iple cekiyorsan ya is degistirme zamani gelmistir, ya calistigin sektor hatalidir, ya da baska bir tatminsizlik (para vs) soz konusudur.

yaptigin isi seviyorsan, calistigin ortam toksik degilse ve karsiliginda hakkaniyetli bir kazanc elde ettigini dusunuyorsan zamanin nasil gectigini anlamiyorsun, hangi gunde oldugunu unutuyorsun. Sali saniyorsun ama persembe olmus farkinda degilsin.

ikisini de yasadim..
0
cooperr
(01.12.22)
(4)

seboreik dermatit ve saç derisinde pullanma için şampuan farkı

silent enigma
seboreik dermatit ve saç derisinde pullanma için ducray'in ürünlerinden kertyol pso'yu kullanıyorum. aynı markanın kelual ds adlı bir ürünü daha var. hatta bir de squanorm var. farkı nedir, biliyor musunuz?
seboreik dermatit ve saç derisinde pullanma için ducray'in ürünlerinden kertyol pso'yu kullanıyorum. aynı markanın kelual ds adlı bir ürünü daha var. hatta bir de squanorm var. farkı nedir, biliyor musunuz?
0
silent enigma
(29.11.22)
Ds seboreik dermatitin Fransızcasinin kisaltmasi.

Kısacası Fransız ürünlerinde ds yazıyorsa o spesifikasyonları seboreik için.

Pso; psoriasis.

Squanorm daha kepek vs için. Spesifik bir hastalık için değil.
0
logisticsmanager
(29.11.22)
çok teşekkürler. yağlı kepek için olan squanorm'u aldım şimdi. bir dahaki sefere kelual ds'yi alacağım. bende seboreik dermatit olduğunu söylemesine rağmen doktor vakti zamanında kertyol yazmıştı diye hep onu alıyordum, pek de işe yaradığını düşünmüyorum. diğerlerini bir deneyeyim.
0
🌸silent enigma
(29.11.22)
ben de yıllardır bu illetten muzdaribim. Head and Shoulders Clinical Strentgh kullanıyorum. Çok memnunum ama son birkaç aydır inanılmaz arttı fiyatı. Kelual ds kullanıp memnun kalırsanız yazar mısınız burdan?
0
mustafakesekci
(30.11.22)
@mustafakesekci; kelual ds'te ciclopiroxolamine var. H&s ile aynı değil.
H&s içinde selenium sulfide var. Eğer o pahaliysa vichy dercos yesil alabilirsiniz, aynı molekül.
0
logisticsmanager
(03.12.22)
(2)

Seboreik dermatit için günlük kullanım için krem

astronom bey
Kaşlarımda, iki kaş ortasında, burun kenarlarında, alın üstündeki saç diplerinde kızarıklık, kaşıntı ve pul pul dökülme var. Cildiye kortizonlu krem verdi. Çok arttığında 3 gün kullanıyorum sonrasında bırakıyorum. Günlük kullanabileceğim kortizonsuz krem arıyorum. Benzer durumda olanlar ne kullanıyo
Kaşlarımda, iki kaş ortasında, burun kenarlarında, alın üstündeki saç diplerinde kızarıklık, kaşıntı ve pul pul dökülme var. Cildiye kortizonlu krem verdi. Çok arttığında 3 gün kullanıyorum sonrasında bırakıyorum. Günlük kullanabileceğim kortizonsuz krem arıyorum. Benzer durumda olanlar ne kullanıyor?
0
astronom bey
(29.11.22)
Ben Türkiye'de gittiğimde kortizonlu krem dayayip gitti kadin.

Fransa'da aylarca bekledikten sonra gittim;
Mantar için özel şampuan
Genelde sadece Fransa'da olan gluconate lithium jel
Yüz için de çok kötü olursa ve kizariklik gecirmem gerekirse diye kortizonlu krem ama çok az kullanılmalı ve çok gerekliyse

Onun dışında sebclair, uriage ds emulsion, ducray ds cream dönem dönem kullandiklarim.

Bu lithium zımbırtisi baya ise yaradi bende yalniz.
0
logisticsmanager
(29.11.22)
kortizonsuz olarak;

pirdolin ve coresatin
0
kobretti
(29.11.22)
(1)

Frasier'da bir bölüm

sorucu
Frasier'da bir bölümü arıyorum. Frasier lisedeyken kendisinden yaşça çok büyük biriyle birlikte olmuş. Yıllar sonra onu buluyor. Hatta önce evde annesini buluyor o zannediyor falan... Sonra kendisini buluyor. Kadının o yaşta da çok genç bir sevgilisi olduğunu görüyoruz. Hatırlayan var mı bölümü?
Frasier'da bir bölümü arıyorum. Frasier lisedeyken kendisinden yaşça çok büyük biriyle birlikte olmuş. Yıllar sonra onu buluyor. Hatta önce evde annesini buluyor o zannediyor falan... Sonra kendisini buluyor. Kadının o yaşta da çok genç bir sevgilisi olduğunu görüyoruz. Hatırlayan var mı bölümü?
0
sorucu
(28.11.22)
Slow tango in south Seattle galiba.
0
logisticsmanager
(28.11.22)
(12)

Yetişkin ama çocuksu erkek çorapları giyiyor musunuz?

m e b
Merhaba,Hani moda diye demiyorum, zaten benden başka kimse de görmeyecek ayağımdaki çorapları ama benim hep hoşuma gitmiştir renkli, saçma sapan çoraplar. Hani böyle çocuksu duran ama belli bir konseptte olan çoraplardan bahsediyorum. Arabalı vs demiyorum. Öyle çorapları nereden alabilirim? Instagra
Merhaba,
Hani moda diye demiyorum, zaten benden başka kimse de görmeyecek ayağımdaki çorapları ama benim hep hoşuma gitmiştir renkli, saçma sapan çoraplar. Hani böyle çocuksu duran ama belli bir konseptte olan çoraplardan bahsediyorum. Arabalı vs demiyorum. Öyle çorapları nereden alabilirim? Instagram'da reklam olarak görüyorum ama güvenilir mi, bilmiyorum. Trendyol'dan da istediğim kalitede göremedim hiç. Siz giyiyor musunuz öyle çoraplar ve nereden alıyorsunuz?
0
m e b
(27.11.22)
Eşimin çoraplarınin çoğu ben tanidigimdan beri böyledir. Takım elbise altına rengarenk gezegenli corabiyla fuara gitmisligi çoktur ki kendisi 40 yaşında.


Genelde internetten alıyor,karga'ninkiler fena değil. Ben geçen sene h&m'de de denk gelip almıştım.
0
fraise
(27.11.22)
Asla.
0
hlot
(27.11.22)
Hayır.
0
nawar
(27.11.22)
Çok giyerim.
En son nata socks isimli satıcıdan aldıklarımdan iyi çıktı
www.amazon.com.tr
0
Bruce
(27.11.22)
giymiyorum fakat piyasada satılan o tarz çorapların çoğunun iplik kalitesi kötü, akrilik polyester naylon yoğunluklu ipten üretiliyor, ayağını ısıtmaz koku yapar vs
0
freebird5406_2
(27.11.22)
Basket oynarken giyiyorum.
0
teritori
(27.11.22)
Arada giyerim, eglenceli buluyorum.
Yurtdışında koca koca yöneticilerin giydigini gordum. Moda bir olay.

Kaliteli alıyorum tabi, ucuz ürünlerden değil.
0
logisticsmanager
(27.11.22)
Disi kisiyim. Resmi kiyafetin icine giyeni seksi buluyorum.
0
kuzey li
(27.11.22)
erkek kişiyim evet, bundan 7-8 sene önceye kadar tek markanın tek model siyahını alırdım. birgün eşimle pentide bu tür erkek çorapları aldım. 10 tane kadar. o zamandan beri giyiniyorum. çok memnunum
0
hoot
(27.11.22)
Şu an ayağımda bir tanesi var ve neden ayağımda olduğuna dair fikrim yok
0
birmilyonunvarmi
(28.11.22)
Giyiyorum. Devir erkeklerin kadin, kadinlarin erkek gibi giyindigi bir devir.
0
baldur2
(28.11.22)
Benim akıllı telefon ekranı gibi görünen bir çorabım var. Firmanın isminin yazılı olduğu ve uygulama ikonlarına benzetilmiş kareler falan var. Hediye gelmişti, telefonuma çok bakıyorum diye espri olarak doğum günümde verdiler. En çok çorabı bana alanın eve giderken giyerim :)
0
d max
(28.11.22)
(4)

Ağırlık antrenmanı takibi

kondansator
Ağırlık antrenmanlarında, aletlerde çalışırken ağırlık artışınızı nasıl takip ediyorsunuz? Mesela 25kg ile 2 set çalıştıktan sonra son seti 35 e çıkartıyorum. Zorlansam da 35kg ile tamamlayabiliyorum. Sonraki günlerde 35 ile başladığımda ise zorlanıyorum ve yine 25kg ile devam ediyorum. Bir yandan d
Ağırlık antrenmanlarında, aletlerde çalışırken ağırlık artışınızı nasıl takip ediyorsunuz? Mesela 25kg ile 2 set çalıştıktan sonra son seti 35 e çıkartıyorum. Zorlansam da 35kg ile tamamlayabiliyorum. Sonraki günlerde 35 ile başladığımda ise zorlanıyorum ve yine 25kg ile devam ediyorum. Bir yandan da sakatlık çıkarsa diye tedirgin oluyorum. Bunun doğal yolu nedir, sağlıklı ağırlık artışını nasıl sağlıyorsunuz acaba?
0
kondansator
(27.11.22)
5 den az kaldırabiliyorsam o ağırlığın altına girmem.
8 den fazla kaldırabiliyorsam artırmam gerekir.

5-8 arası normaldir. 8 idealdir.
Benim kıstasım bu.
0
Mirket
(27.11.22)
Progressive overload araştırmanizi tavsiye ederim.
Bu yaptiginizi bir programa uyarak yapın, kafanıza göre değil.
Bir gun x kilo yapmaniz aslinda sizin o x kg'da calismaniz gerektiğini gostermez.

Buna ek olarak progressive overloadda gidis sadece kg artırmak değildir.
Misal bugün 50 kg ile 5 tekrar yaptınız.
Sonra 60 kg ile 5 tekrar. Demekki guclendiniz.
Ama 50 kg ile 10 yaparsanız da güçlendiniz demek.

Dogal yolu diye bir şey yok. Program takip ediyorum uzun yillardir (5/3/1)

Bu spora 60 kg deadlift ile basladim, su an maksimum deadliftim 230 kg. Hedefim 300 ve buna ulasmak için 1.5-2 sene kendime vakit verdim progressive overload hesaplayarak.
0
logisticsmanager
(27.11.22)
gün içinde yapılanı soruyorsan unutmuyorum da eskiden split girerken defterim vardı ve baya yararını görüyordum. arada bulurum yine bakarım, gün gün, hafta hafta yazardım. şimdi zaten oturdu belli şeyler, sıkıntı olmuyor.
0
evimin paspasi
(27.11.22)
Program soruyorsanız ben keylifts parali app kullanıyorum. Sebebi de 5/3/1 için özel olması ve baya iyi.
Eskiden Excel tablosu çıktısı alır üstüne not alırdım kaç yaptığımı. Sonra evde excel'e girerdim takıp için.
0
logisticsmanager
(28.11.22)
(11)

Tek sırada dört koltuklu uçak var mı?

hadi ya la
Babam 10 yıl kadar önce iki sağda, iki solda olmak üzere tek sırada dört koltuklu uçakta uçtuğunu iddia ediyor. Muhtemelen Pegasus. Yurtiçi uçuş. Var mı böyle uçak?
Babam 10 yıl kadar önce iki sağda, iki solda olmak üzere tek sırada dört koltuklu uçakta uçtuğunu iddia ediyor. Muhtemelen Pegasus. Yurtiçi uçuş. Var mı böyle uçak?
0
hadi ya la
(27.11.22)
Embraer 175 var.
0
logisticsmanager
(27.11.22)
Borajet vardı, muhtemelen odur. 4-5 yıl önce battı sanırım.
0
austra
(27.11.22)
Bora Jet'in filosu onlardandı diye hatırlıyorum.
0
Mirket
(27.11.22)
var ama ben turkiye'de rast gelmedim, yurtdisinda Embraer ERJ-190 ile uctum super konforluydu... zamaninda borajet'de varmis...
0
hewit
(27.11.22)
borajet vardı bindim. hatta uçağa kapısındaki merdivenlerle biniliyodu sadece. pervaneli uçaktı
borajet anadolujete bağlıydı
0
jelly bear
(27.11.22)
lufthansa'da binmistim 10 yil kadar once. dusseldorf - prag arasi.
0
kedi olmus gidiyorsun
(27.11.22)
Yaklaşık on sene önce bir Avrupa Seyehatinde bindim.
0
2027
(27.11.22)
Evet Türkiye’de de vardı. Borajet. Ben de bindim, pervaneli uçaktı. Boeinglere göre daha az kapasiteli ama çok daha konforluydu. Genelde bodrum, antalya, izmir civarına uçuşları vardı.
0
sydney
(27.11.22)
Borajetin iki tip böyle uçağı vardı. Pırpırlı Ate42ler ve emraer 175'ler. İkisiyle de uçtum zamanında.

Anadolujet'le uçmuş olabilir babanız codeshare yapıyorlardır birbirlerinin gitmediği lokasyonlarda. Daha sonra borajet bir şekilde sbknin eline geçti battı vb. Şimdi de sbk amerikada tutuklu yargılanıyor. olaylar olaylar
0
hayaletimsi
(27.11.22)
Su anda bile airbus a380lerin arka taraflari bu düzende olmasi lazim.
0
c1b2k3
(27.11.22)
Embraer 190. E90 diye de geçer. Aeromexico’yla Meksika içi uçmuştum. Yıl 2022
0
paraustunualmayanadam
(27.11.22)
(17)

Sevgilisini, eşini aldatan kadın arkadaşlarınız var mı ?

thatisthedoctor
Erkek olarak merak ediyorum. Kadınlar nasıl aldatirlar nasıl saklarlar bunu?
Erkek olarak merak ediyorum. Kadınlar nasıl aldatirlar nasıl saklarlar bunu?
0
thatisthedoctor
(26.11.22)
Erkekler yakalanmak için aldatır. Kadınların ise profesyonelce yakalanmamak için her türlü kurguyu yapar.
0
goodz
(26.11.22)
Gerçekten mükemmel rol yapma, sosyal medyada müs mükemmel bir aile ve eş olduklarını gösterme durumu oluyor. Hiç bir şey yokmuş gibi davranabilir kadınlar, erkeklerde henüz böyle bir performansa rastlamadım.
Daha çok bilgi için Müge Anlı da izleyebilirsiniz.
0
işteöylebirşey
(26.11.22)
Var. Yani hem çok iyi saklıyorlar hem de blöflerini yese de yemese de ses çıkarmıyor erkek arkadaşları. Kadınlar aldatmak ve yalan söylemekte çok iyiler. Sorguladığına bile pişman ederler.
0
nawar
(26.11.22)
Peki en yakın kız arkadaşlarına söylerler mi yoksa gizlerler mi?
0
🌸thatisthedoctor
(26.11.22)
Maalesef var, erkekler olarak ruhumuz duymuyor.
0
BuddyGuy
(26.11.22)
Her kadın en yakın arkadaşına bunu söylemeyebilir.Güvenmesi önemli. Güveniyorsa, ondan zarar gelmeyeceğini biliyorsa söyleyebilir. Böylee bir şeyi söylemek hiç kolay değildir. Özellikle erkek tarafının hiç bir suçu günahı yoksa. Suçu günahı derken erkek de aldatıyor olabilir.
0
işteöylebirşey
(26.11.22)
Erkekler aldattığını daha çok söyler, kadınlar daha az. Benim tanıdığım 2 kadın var biri sevgilisini diğeri kocasını aldatmış, en yakın arkadaşlarına söylememişler mesela. Özellikle söylemek istemediklerini de biliyorum.
0
Bruce
(26.11.22)
Var.
Bir eski arkadaşım erkek arkadaşını benimle birkaç kere aldatti. Sonra 4-5 ay sonra ayrıldılar (bu sebepten degil). Sonra 2 sene sonra tekrar başladılar simdi evliler.

Bir arkadaş da o dönemki sevgilisini birkaç kere eski sevgilisi ile aldattı. O dönemki sevgilisi ile evlendiler, çocukları falan var.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
Var. Erkekler bu aldatma konusunda kadınların getir götürünü yapabilir.

En saf, minnoş görünen hatunların bile öyle bir organizasyon kabiliyeti var ki, adama küçük dilini yutturur.
0
norules
(26.11.22)
Yok.
0
Amaranta ursula
(26.11.22)
yok. arkadaslarim 1 adet erkege zor dayaniyor
0
ala09
(27.11.22)
cok uzun yillar once avukat bir kadinla cikiyordum. aylar sonra kadinin evli oldugunu ogrendim. kadinin kocasi da avukatmis. borderline oldugundan adim gibi eminim. en son
kocasini bosamisti, 3-5 yil oradan oraya takildi ve saf bir cocuk bulmus. onunla evlenip cocuk yapmis. benim eyorlamam bu kadar.
0
ubi dubium ibi libertas
(27.11.22)
var. 7 yıllık sevgilisini benimle aldatan bir kız vardı. erkekler saf oluyor ve konduramıyor. gözünün önündeki şeyden bile şüphelenmiyor. kızlar saf ve sadık kız rolünü çok iyi yapıyor. bahsettiğim çift sonra evlendi çocukları oldu
0
abelardo
(27.11.22)
o.O bence aldatmayı normelleştirelim başka türlü olmayacak herkes aldatsın anasını satayım zaten aldatıyormuş bari bilelim en azından.

Ben 6 yıllık ilişkimin son yıllarında aldatılmıştım ama bir tuhaflık sezmiştim sonra itiraf etti zaten iş yerindeki masa arkadaşı ile olduğu konusunda. Ama en beklenmeyecek insan bile yaptıysa herkesten bekliyor insan, insanlıktan bir umudunuz kalmıyor. Sonrasında ölene kadar aynı hatayı yapmaya da bilir belki mesela aldatan insanlar da tabii ki evlenip çocuk yapıyor ama tekrar yapacağı anlamına gelmez bu.

Yaklaşık 10 yıllık bir ilişki geçmişim var ben sadece üniversite yıllarımda ilişkim varken kuzenle amsterdam gezisinde hiç niyetim olmamasına rağmen bakmak için gittiğimiz redlight district içinde bulmuştum kendimi. Tek aldatma olayım bu. Gördüğüm 2. bedendi pek rahat hissetmemiştim ama aldatma değil de aldatılma hikayemde gayet arzular havada uçuşmuştu o yüzden fiil olarak aynı olsa da aynı kefeye koyamadım hiçbir zaman.

Kadınlarınki daha sistematik ve duygusal olabiliyor o daha fazla can sıkıcı. Gerçi çoğunu bilmediğiniz için bir sıkıntı yokmuş devam..

Yine de başta şaşırdığıma bakayın dünyayla barıştım ben, masum değiliz hiç birimiz. Herkes her an aldatabilir öyle kusursuz canlılar değiliz hayvansal güdüler bir yerlerden patlak verebiliyor.

Ha ne olur, ben mesala biraz fazla ilişki yaşadım doyuma ulaştım, merak ettiğim bir şey yok. Severek evlendim. 10dk lık zevk için geçmişimi ve geleceğimi mahvedemem. Öyle bir şey istersem de boşanırım zaten. Ama ilişkide sorunlar varsa bu irade ortadan kayboluyor. Umarım sorunsuz gider de tekrar bir aksiyon yaşamam. Çünkü ben aldatılınca karşı tarafı kabul edemiyorum. Beyin etse vücut etmiyor vücut etse beyin etmiyor.

Ama kadınların affetme oranı daha fazla nasıl başarıyorlar bilmiyorum. Evrimsel süreçle ilgili sanırım..
0
ananiyimioguz
(27.11.22)
En çok logisticsmanager'ın aldatılma olayında baş rol oynamasına şaşırdım.

Vardı böyle tanıdıklarım. Hatta birisi evliydi. Sosyal medyadan ''aşkım, canım kocam'' paylaşımı yapıp adamı boynuzluyordu. Evlerden ırak böyle insanlar gerçekten.

Nasıl saklıyorlar bilmiyorum. Seven erkek kör oluyor.
0
Kahvedesu
(27.11.22)
Yakınlarına anlatmazlar. Biraz da bu yüzden ömür boyu gizli kalabiliyor kadınlar bunu yaptığında.
0
megalomaniac
(27.11.22)
"normal" bir ilişkide zaten temel bir güven tesis edildiği için karşı taraf bu gozle bakmıyor ve şüpheli alanları da iyiye yormaya sana öyle gelmiştir demeye yani kendini kandırmaya meyilli oluyor. Aldatan da bunu çok iyi kullanıyor. Benim rastladiklarimda ya da dedikodu olarak dinlediklerimde durum hep böyleydi.
0
encokbenisevinnolur
(27.11.22)
(10)

izmirde hangi ev?

ahoy kaptan
merhabalar,sanirim izmire goc edecegiz. mustakil yas/kis yasayabilecegim ev bakmaya basladim.izmire sadece gezmeye gittigim icin muhitlere cok hakim degilim. su iki ev arasinda kaldim:1- gaziemir https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-izmir-gaziemir-beyazevler-mustakil-bahceli-5-plus1-t
merhabalar,
sanirim izmire goc edecegiz. mustakil yas/kis yasayabilecegim ev bakmaya basladim.
izmire sadece gezmeye gittigim icin muhitlere cok hakim degilim. su iki ev arasinda kaldim:

1- gaziemir www.sahibinden.com

evin oda sayisi, bahcesi vs bizim icin yeterli. havaalanina yakin olusu cok iyi, usenmeden saga sola kacmak icin mantikli duruyor. muhit biraz yeni gelisen bir yer sanirim, ama evin oldugu sokak hosuma gitti genis ferah duruyor.
yazin urlaya alacatiya vs kacmak icin de yer olarak uygun.
bahcesinde mimari 1-2 alicengizle ufak bir havuz koyulabilir
fiyati butcemi zorlamiyor haliyle kartlarimi dogru oynarsam, 2-3 seneye bir de yazlik alabilecek duruma gelebilirim.

2- bornova (ev temsili, 1-2 farkli alternatif var lokasyonda) www.sahibinden.com

sehir merkezine daha yakin
site icerisinde oldugu icin daha guvenli
mustakil bahceli degil, bahceli bulmak ya da bahceyi mustakillestirmek zor duruyor.
havuz yok
ev yine genis ferah, ic mimarla oynamaya musait.
butcemin max seviyelerinde, yazlik vs. alma planlari 5-10 sene ileriye gidiyor

sizce bu tarz bir ev icin nerelere bakmaliyim? butcem cok mu yetersiz kaliyor?

onerilere acigim yardimci olan olursa cok sevinirim.


1-2 extra detay:
evden calisiyoruz
kopegimiz var
disari cikip gezmece tozmaca seviyoruz
2 aracimiz var (aracla cikmaya da okeyiz), suan besiktasin gobegindeyiz bu kadar merkezi canli bir yer aramiyoruz (hem butce hem rahatlik bakimindan)
0
ahoy kaptan
(26.11.22)
1. si daha mantıklı. dediğiniz gibi beyazevler mahallesi yeni gelişen bir bölge ama aslında konumu çok iyi. yanında devasa avm var. köpek vs gezdirmek için sakin bir yer ve çoğunlukla müstakil ev yada 3-4 katlı evler var.
müstakil ev arıyorsan f/p açısından en iyi yer diyebilirim (bir ara ben de düşünmüştüm). sadece bazı evler çok yokuşta, bahçesi çok kapanç olabiliyor. onu da gidip görüp karar verirsin.
2. si ile ilgili fikrim yok, ama depremden sonra o bölge biraz öne çıktı, yoksa tutulmayan bir yer diye biliyorum.
0
alicandan
(26.11.22)
atatürk mahallesini tavsiye etmem muhit olarak.
0
biravekahve
(26.11.22)
Gaziemirin tek avantajı havalimanına yakın olması beşiktaştan sonra size göre olmaz.bornova çok kalabalık öğrenci bölgesi.sizs en uygun bölge karşıyaka çiğli ve ilerisi ya da balçova tarafı. Narlıdere balçova lüks villa çok. Ama ksk tarafı daha uygun size.
0
mikahakkinen
(26.11.22)
Gaziemir Bornovaya göre daha nezih. Esbaș sebebiyle orta sınıf beyaz yakalı semti.

Bornova biraz daha karışık. Seçenek ikisi arasındaysa ve full remote çalışma durumu söz konusuysa ben Gaziemir'i seçerdim. Araç var hemen otobana bağlanıp tatil yerlerine de kacilir, Alsancak vs de çok uzak değil alkollü dönüşlerde taksi veya toplu taşıma üzmez.
0
materyalist imam
(26.11.22)
@mikahakkinen zaten o sekilde gurultulu, uber merkezi bir yer aramiyoruz acikcasi. cigli tarafinda butceme uygun sadece 'evka' siteleri gozukuyor. onlar nasildir acaba bilgin var mi?

@materyalist imam map'e bakarak ben de ayni seyleri dusundum. onumuzdeki hafta izmire gelip bir gaziemir emlak turu yapacagim galiba.
0
🌸ahoy kaptan
(27.11.22)
Gaziemir = denizi olmayan Büyükçekmece
Atatürk mahallesi = Yeditepe üni. civarı Ataşehir

Araçsız merkeze gitmeyi unutun. O fiyatlara ev bakıyor olsaydım Bornova büyükpark taraflarını veya Alsancak gül sokak taraflarını düşünürdüm.

edit: sakinlik seviyorsanız işin rengi değişir tabi
0
grabbing hands
(27.11.22)
@grabbing hands daire degil mustakil ev ariyorum o yuzden alsancak falan hayal ancak :d bornova tarafinda da bu attigim yerlerde var genel olarak mustakiller.
0
🌸ahoy kaptan
(27.11.22)
Yurtdışında olduğum için lanet olası sahibinden linklerine bakamıyorum ama neden Güzelbahçe taraflarını düşünmüyorsunuz?

Oralar resmen yeni izmir olmus, zenginler kaçmış. Fazla hizli büyüyor ayrı konu her yer villa ama yollar için 4*4 lazım halde, altyapı yetişemiyor. Ama gene de hem köpek için hem saga sola gitmek için güzel yer baya.

Ama fiyatlari göremedim için limitleriniz dahilinde mi bilemiyorum.
0
logisticsmanager
(27.11.22)
@logisticsmanager 6-7 milyonlara cikmam lazim oralarda istedigim gibi bir sey alabilmek icin. o benim yazlik hayallerini cok buyuk cikmaza sokar ya.

bir de izmirde ictin gezdin donmesi cok zor olur gibi geldi buraya taksi isleri
0
🌸ahoy kaptan
(27.11.22)
O halde gaziemir en doğru tercih olacaktır.
0
grabbing hands
(27.11.22)
(4)

aramızda avrupaya taşınmış olan var mı?

baldan kaymak
yanınızda neler götürebiliyorsunuz? 3 bavul gidebiliyor muyum? laptopumu götürmemde bir sorun olur mu? yani illaha faturası mı gerekiyor?
yanınızda neler götürebiliyorsunuz? 3 bavul gidebiliyor muyum? laptopumu götürmemde bir sorun olur mu? yani illaha faturası mı gerekiyor?
0
baldan kaymak
(26.11.22)
Var.
Iki valiz gittim. Havayolunun sınırlarına bagli. Ben 2017'de iyi bir para ekstra ödedim.
Olmaz, kabin bagajında olduğu sürece.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
Valla ben Hollanda’ya 5 kiloluk un getiren bile gördüm. Ben kendime göre ekstrem olarak toz tarhana ve baharat getirmiştim bol bol. Gurbette alıştığım Maraş biberini bulmak zor. Et, hayvansal gıdalar ve tohum sokmak yasak diye biliyorum. Kullandığınız ilaçlar varsa reçetesiyle birlikte koyabilirsiniz. Ek bagaj ücreti çıkarsa Euro üzerinden ödeyeceksiniz, bunu düşünerek eleme yapın. Zaten burada erikli suya kadar her şey var neredeyse.
0
marla is in my head
(26.11.22)
Gotureceginiz seyin miktari havayolu ile alakali, icerigi indiginiz yerin yonetmeligi ile alakalidir. Bu sekilde bisey soylemek zor. Bi cok kisi yiyecek icecek goturse de paketli olmayan seyler (peynir, sucuk vs) aslinda yasaktir. Inince rastgele arama yapip bulurlarsa basinizi agritma ihtimali var.
0
icim urperiyor
(27.11.22)
ekonomi biletlerinde tek bavul diye biliyorum. bir tek sunexpress'de belli ucuslarda galiba 30kg olan bagaj hakkini 10 kg satin alarak 40kg yapabiliyorsunuz. haliyle 40 kg'yi iki valiz olarak bolusturuyorsunuz. 3 valiz duymadim varsa da thy business class falandir heralde. bazi charter havayollarinda (jet2, tui gibi) ya da easyjet'te internetten extra valiz satin alabiliyorsunuz ki bu cok daha ucuza gelir.
0
ubi dubium ibi libertas
(27.11.22)
(11)

Zam konuşması

condom kurşunu
Ben şu kadar istiyorum vermezseniz iş aramaya başlayacağım demek mi yoksa hayali bir şirketten teklif geldiğini söyleyip vermezseniz oraya giderim mi? Yoksa bambaşka cümlelerle zam istemek mi? Ve o cümleler nedir?
Ben şu kadar istiyorum vermezseniz iş aramaya başlayacağım demek mi yoksa hayali bir şirketten teklif geldiğini söyleyip vermezseniz oraya giderim mi? Yoksa bambaşka cümlelerle zam istemek mi? Ve o cümleler nedir?
0
condom kurşunu
(26.11.22)
Eğer işini başkalarından daha iyi yapan vazgeçilmez bir çalışan değilsen, bambaşka cümlelerle istemek. Yoksa başarılar dilerler, tazminatsız olarak (istifa edeceğin için) veda edecek şekilde iş ararsın. İstifa etmezsen de ciddiye almaz artık kimse seni.

Vazgeçilmez biriysen bunu söylediğinde önce yerine koyacakları kişileri ararlar. Bulabilirlerse veda ederler, bulamazlarsa seve seve zam verirler. Yeni personel genelde daha maliyetli olur.
0
nawar
(26.11.22)
Hayali deme sebebim o zaten şu an aktif bir iş arayışım yok. Hayali şirkete giderim diyip hadi git o zaman dememelerini umucam :)
0
🌸condom kurşunu
(26.11.22)
En güzeli başka şirketten teklif alıp, "kardeş bana para verin yoksa istemeye istemeye gidicem mecburen" demek. Her seferinde işe yaradı.
0
plutongezegendegilmi
(26.11.22)
@nawar Peki işte o cümleler nedir?
0
🌸condom kurşunu
(26.11.22)
Bu arada ben direkt "ya bana biraz daha para verin" dedim daha önce ve tamam diyip zam yaptılar. Yani bazen sadece sormak gerekiyor.
0
plutongezegendegilmi
(26.11.22)
Durumunu net bir şekilde belirtip mevcut şartları da göz önüne alınca alım gücünü korumak için zam istediğini belirtmeyi düşündün ya da denedin mi? Hatta aklının düşen alım gücü ve geçim sıkıntısı konularında olduğu için odaklanma sorunu yaşadığın ya da mutsuz olduğunu da belirtebilirsin istersen.

Ben bana yazdığın gibi gelen çalışanlara hayatlarına başarılar diledim genelde. Gerçi, gerçekten ihtiyacı olanlara şirketin üst düzey yöneticilerini de sıkıştırıp zam yapmaya çalıştım zaten onlar sormadan. Benim dikkatimden kaçanlarda ise dediğim gibi işini iyi yapan, sorunsuz, kaliteli bir çalışansa kaybetmemek için neler yapabileceğime bakarım.
0
nawar
(26.11.22)
Peki bunu zamlr açıklandıktan sonra mı önce mi konuşmak lazım?
0
🌸condom kurşunu
(26.11.22)
Bunu zamlar hazırlanmadan konuşmak lazım. O zam onayları kaç kişiden onaydan geçiyor, çalışması yapılıyor. Bir kere bütçesi yapıldıktan sonra değişim çok zor, o yüzden çalışmalardan önce istemen lazım. Asgari ücret belli olmadan çok kesin hareket edemiyor şu anda çoğu şirket, çalışmalar başlamış olması lazım. Geç değil yani, pazartesi hemen konuş.

"ocak zamları konuşuluyor mu, nedir planlar. Xxx sebeplerden benim beklentim şu kadar, bu civarda olur mu nedir düşünce?"
Gibilerinden konuşup sonrasında memnun olunmayan şeylerden bahsedilir, neden zam hak ettiğine dair somut şeyler eklenir, konu kapatılır. Yöneticiye göre bi sefer daha yapmak gerekebilir.
0
Bruce
(26.11.22)
@Bruce +1
0
nawar
(26.11.22)
Bruce +1
Bana sirket içinden başka is grubundan teklif geldi. Müdürüme soyledim, ik'ya söyledi, iki gün sonra biz karsi teklif yapacagiz dediler. Totalde 1.5 ay surdu teklifi almam.
Sebebiyse bilmem kaç tane onaydan geçti, yeni is tanimi yapildi, bir de sene sonu accounting freeze oldu vs.

Kisacasi simdi soylemezseniz zamlar olduktan sonra cok daha zor olur.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
Vermezseniz iş aramaya başlayacağım demek mermiye kafa atmak gibi bir şey. İş bulan ve zam isteyen insanlara bile güle güle diyorlar. Sana da yüzde 90 güle güle derler. Zammı yeni yıldan sonra konuşmanızın daha mantıklı olacağını düşünüyorum. Asgari ücretin 5500 olacağını kimse beklemiyordu. Seçim yaklaşıyor. Yine "o kadar da olmaz" denilen bir ücret belirlenirse zammınız belki düşük kalacak.
0
dissendium
(26.11.22)
(9)

Nesquik faydalı olur mu?

sassot
Kilo vermek için ve genel olarak nesquik faydalı olur mu ?https://www.hepsiburada.com/nestle-nesquik-misir-gevrei-450-gr-p-HBV00000KTZZ8?url_src=and-product-detailNormalde sabahları kahvaltı yapmıyorum öğle yemeği ve akşam yemeği yiyorum ama sabah 1 kase bundan yesem süt ile birlikte bana faydası ol
Kilo vermek için ve genel olarak nesquik faydalı olur mu ?

www.hepsiburada.com

Normalde sabahları kahvaltı yapmıyorum öğle yemeği ve akşam yemeği yiyorum ama sabah 1 kase bundan yesem süt ile birlikte bana faydası olur mu okuduğum çoğu yerde sabah kahvaltısı önemli metabolizma hızlanır yazıyor.
0
sassot
(26.11.22)
Olmaz.
Okuduğunuz şeylerin çoğu bilim desteksiz.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
hayir nesquik pek faydali bisey degil. besin degerleri kotu. cok seker var ve cok un kullanilmis mesela en basitinden. icindeki vitaminler ve mineraller bir nebze faydali olabilir ama genel anlamda kotu bir yiyecek.
0
ermanen
(26.11.22)
1 porsiyonda 3 küp kadar şeker varmış. Kilo vermek isteyen biri için daha makul şeylere bakılabilir.
Benim diyetisyenim de öğün atlatmıyor ama böyle şeyleri de çok önermiyor yeşillik peynir ve yumurta yiyiyorum kahvaltıda hızlıca.
0
cilekli pasta
(26.11.22)
Isle mi s gidalar zaten kötü hele nestle olmasi ekstra kötü.
0
buenosdias
(26.11.22)
Tam tersi kilo aldirir.
0
ahm1
(26.11.22)
Nesquik yerine yulaflı tarifler bakın bence.

Ben sabahları kefir, yulaf, lor, fındık, ceviz, pekmez vb blender'da çevirip içiyorum mesela.

Saatlerce tok tutma garantim var.
0
msb
(26.11.22)
abi nerden okuyorsunuz bunları ya :D Kahvaltı öyle elzem bir öğün değil. yıllarca en önemli öğün diye itelediler insanlara.

neskuyik ise kilo vermeyi bırak kilo almak için bile yenmez.
0
synesthesia
(26.11.22)
Yulaf, kuruyemiş ve meyve kurularından kendiniz granola hazırlayın içine bitter çikolata parçaları atın daha lezzetli ve faydalı olur. Kilo verdirir mi bilemiyorum.
0
jazzabel
(26.11.22)
Dünyada kilo verdiren bir besin yok. Adı üstünde besin, yiyince kilo verilecek bir şey olsa insanlar ölürdü çünkü kalorisiz vücuda kalori yaktirirdi.

Kilo vermede dünyada kanitlanmis tek yöntem; alinan kalori<yakilan kalori

Daha bu yöntem dışında farkli bir yöntem çıkmadı.

O yüzden neskuik falan filan değil myfitnesspal takilin, yediklerinizi tartıp her gün yazın. Bazen insan bir iki bir şey atistirirken ciddi kalori alıyor haberi olmuyor.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
(4)

Protein Tozu Kullanımı ve Shake Harici Tarifler

vedatchilipeppers
Selam,1- Bir öğünde mesela iki ölçek protein tozu alsam (60 gram protein ediyor bu), geri kalan miktarı da yediğim şeylerden tamamlayacak şekilde ayarlasam çalışır mı bu sistem? Bazı kaynaklarda protein emilimi maksimum 30 gram diyor, bazıları 60 diyor; aramızdaki beslenme ve spor guruları ne der? G
Selam,

1- Bir öğünde mesela iki ölçek protein tozu alsam (60 gram protein ediyor bu), geri kalan miktarı da yediğim şeylerden tamamlayacak şekilde ayarlasam çalışır mı bu sistem? Bazı kaynaklarda protein emilimi maksimum 30 gram diyor, bazıları 60 diyor; aramızdaki beslenme ve spor guruları ne der? Günlük 90 grama yakın protein almam gerekiyor, 300 gram haşlanmış tavuk demek bu; o kadar tavuk yesem kusarım.

2- Kurabiye aromalı protein tozunu laktozsuz süt + muz ile karıştırıp shake yapıyorum ancak bu da biraz sıktı artık. Bir de günde tek öğün yemek yiyorum, yemekten sonra tüketince de gün boyu midemde bir şişkinlik hissi oluyor. Shake dışı nasıl tüketebilirim bu mereti? Kek falan yapsam içine koysam mesela 3-4 ölçek olur mu? Varsa çeşitli tarifleriniz paylaşırsanız sevinirim.

Teşekkürler.
0
vedatchilipeppers
(26.11.22)
Hedefin 90 gramsa protein tozunu salla hocu. Ben bi öğünde 300 gram tavuk yiyorum. Sabah 2-3 yumurta, öğlen akşam biraz tavukla, yağsız kıymayla falan çok rahat tamamlarsın onu.

Niye? Çünkü protein tozunda sadece protein var. Diğer besinlerde ek zibilyon tane vitamin var mineral var vs.

Protein tozunu sadece o gün 300 gram değil de işte 250 gram tavuk yiyebildim diyelim, o zaman akşam eksiği tamamlamak için kullanıyorum ben. Yoksa protein ihtiyacını komple toza havale edersen faydası değil zararı olur.
0
plutongezegendegilmi
(26.11.22)
300 gr tavuğu ben bir öğünde yiyorum. 60 gr supplement 30 gr normal gıda yeterli olmaz, tam tersi olsa neyse.

Protein emilimi doğru değil. Myth o. Vücudun belli sürede kas yapımında kullandığı protein miktari var ama geri kalan protein çöp oluyor demek değil bu.
jissn.biomedcentral.com

Protein tozunu natural alın, aromasini siz verin. En ideali, kişiyi sıkmayan tek yöntem bu.

Kek vs her şeye koyabilirsiniz, bir sürü tarif var.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
24 saatin 2 saatlik diliminde yaya yaya yiyorum ve o zaman diliminde evde olmuyorum çoğu zaman, evde yapıp yanımda yemek taşımaya de üşeniyorum açıkçası ama kek falan olursa üşenmem.

300 gram tavuk yemeyi tercih etmem şahsen, en azından şimdilik. Aşağı yukarı 100-150 gram civarı tavuk/et/balık oluyor yediğim öğünün içinde ve yetiyor bana, geri kalanı protein tozuyla bir şekilde tamamlamak istiyorum.
0
🌸vedatchilipeppers
(26.11.22)
Cevabımı silen mod burda yeni herhalde. Aynısını tekrar yapıştırıyorum.

Siz bu tarz bir beslenme biçimiyle neyi hedefliyorsunuz tam olarak? Günde tek öğün yiyorsunuz. 90 gram proteine çok, 300 gram tavuk yesem kusarım diyorsunuz...

300 gram tavuğu bile tek öğünde yemeyi başaramıyorsanız niye günde 1 öğün yemek yiyorsunuz?

90 gram proteini çaba bile sarfetmeden alabilmeniz gerek normalde. Protein tozuna gerek yok. Özel bir durumunuz mu var?

Ek olarak shake'in içine evde ne bulursanız kombinasyon yapıp hazırlayabilirsiniz. Bir tane ufak blender alın kendinize. Her türlü meyve, tarçın, kakao, fıstık/fındık ezmesi, yine her türlü ıvır zıvır baharat, yeşil aromatikler... Elinize ne geliyorsa. Süt olması gerekmez her karışımda.
0
synesthesia
(27.11.22)
(15)

Türkiye'deki sokak hayvanına sizce çözüm nedir?

logisticsmanager
Ben kendi fikrimi söyleyeyim;Hayko, heyco, hakko, horco vs bütün dernekler kapatılacak. Yüzde 90'i para yiyen, bagisinin hesabini soramayan dernekler. Isini iyi yapanlara da golge dusuruyorlar.Bunların hepsi tek bir çatıda toplanacak, bu dernek defterleri vs çok ciddi denetlenecek. Devletten ciddi d
Ben kendi fikrimi söyleyeyim;
Hayko, heyco, hakko, horco vs bütün dernekler kapatılacak. Yüzde 90'i para yiyen, bagisinin hesabini soramayan dernekler. Isini iyi yapanlara da golge dusuruyorlar.

Bunların hepsi tek bir çatıda toplanacak, bu dernek defterleri vs çok ciddi denetlenecek. Devletten ciddi destek alacak aynı şekilde bagislarla devam edecek. Ileride başka dernekler de olabilir ama dediğim gibi iyi denetlenecekler. Her bağış makbuz ile ya da online olacak, takip edilecek.

Tek dernek ülkenin her şehrine barinak/lar kuracak devlet+bagis desteği ile.

Köpekler/kediler ilk 7-10 gün normal devlet barınağı, sonra bu yari özel barinaga yollanacak.

Sokaktaki köpekler sirayla toplanacak; karakter problemi olanlar (agresif, reaktif vs), ciddi hastaligi olanlar vs bulunulan durum sebebiyle uyutulacak. Uyutulmasina karşı olan varsa alıp kendi evinde bakabilecek.

Geri kalanlar sahiplendirilmeye çalışılacak ama bir noktada onlarda da yaşlı olanlar vs zamanla uyutulacak.

Barınaktan çıkan her köpek kisirlastirilacak, ciplenecek.
Cipli köpeklerini bırakıp sonra geri almayan kişilerin gelecek 10 sene köpek alması yasak olacak (para cezasi verirsek köpekleri öldürme ihtimalleri var)

Barınaklar ciddi denetlenecek, icindeki insanlarin kalifiye olmasina dikkat edilecek.

Saldırgan ya da tür olarak sıkıntılı olanlar agizliksiz gezmesi yasak olacak ve uygulanmayan para cezalari artık uygulanacak.

Ütopya tabi benim dediklerim. Olacaklar toplu zehirleme ile hayvanlar itlaf edilecek, barinaklarda birbirini kemirecek. Ya da sokaklar hayvan dolu olacak, köpeği olan rahatca gezemeyecek, köpekten korkan sokaga zor çıkacak, arada saldirilan vs insanlar olacak.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
Evcil hayvan beslemek, satın almak, satışını yapmak, ve üretmek ... ruhsatlı olmalı. Ruhsat sahibi, kanunlar ile net sorumluluk ve ceza görmeli.

(1) Ruhsat: Ruhsatsız koyun beslemek yasak. Almak satmak da yasak vs. Ama köpek beslemek, almak, satmak serbest.

(2) Döğüş köpekleri: Unutmayalım, köpek döğüştürmek de serbest aslında. Agresif köpek yetiştirip, karşısındakini öldürmek üzere eğitim verip, sonra da sokağa atan çok insan var. Normal bir köpek insanı/çocuğu istese de öldürmez. Döğüşçü özel bir köpek ise öldürür. Köpek döğüşü yapanlar, maçı kaybeden köpeği sokağa atarlar. O köpek de ürer, ve herkese saldıran köpekler ortaya çıkar. Döğüş köpeği besleyen insanlar için kanunlar caydırıcı olmalı.
0
alfired
(26.11.22)
Maddi gücünü hayvanseverlerden alan, hayvanseverlerin gönüllülük esasıyla çalıştığı modern barınaklar yapılmasına Belediyeler önayak olmalı.

Ve bütün sokak hayvanları sokaklardan düzgün bir şekilde, hayvanseverlerin nezaretinde Belediye ekiplerince toplanmalı diye düşünüyorum.

Çöplüklerden yiyecek arar durumdaki sokak hayvanları modern Türkiye'ye hiç yakışmıyor.
0
Mirket
(26.11.22)
Zor vrutopik bir şey doğru. İş işten geçmeden doğru şekilde hareket edilmeliydi.
Soylenbir entry var, bunun doğruluğu yanlışlığı üzerine konuşulabilir

eksisozluk.com
0
kisa
(26.11.22)
İnsanların dernek kurmaları bir hak, hem de anayasal bir hak (bkz. Madde 33)

Bunları denetlenmesi doğru, ancak kafanıza göre dernek kapatıp birleştirmeye kalkarsanız bu sadece hayvansever derneklerini değil her konudaki, her politik çizgideki, her türlü dernek faaliyetini etkiler ve anayasal hak ve özgürlüklerin yeniden düzenlenmesini gerektirir. Bunlar basit konular değil.

Sokak hayvanları konusunda popülist değil bilimsel mücadele yöntemlerinin izlenmesi yeterli zaten. Ancak böyle olmuyor, içinde bulunulan zamanda kimin sesi yüksek çıkıyorsa onlar memnun edilmeye çalışılıyor. Haliyle uygulanan şeyler sürdürülebilir değil, "nerde patlarsa orda değiştiririz" düsturuyla ilerliyor. Devlet her konuşanın lafına göre hareket eden, yönlendirilmeye açık, gazla iş yapan insan tipine benzememeli. Bilirkişi heyetleri ve bilim kurulları toplanıp alanında yetkin danışman grupların önerilerine dayalı uzun vadeli bir politika üretilmeli ve sürdürülmeli.
0
akhenaten
(26.11.22)
Açıkçası bir çok yapıcı çözüm önerisi getirilebilir, bazıları da burada bahsedilmiş zaten... Ancak hemen her gerçek çözüm halkın ve devletin bugüne kadar hiç gösteremediği bir organizasyonel kararlılık gerektiriyor. Yani barınakların iyileştirilmesi, sokak hayvanlarının topluca kısırlaştırılması, hayvan satışının ve sokağa terkedilmesinin engellenmesi... Bunlar bu ülkede yapılabiliyor olsa zaten İsviçre falan olurduk, bırakın sokak hayvanlarını ülkede dişe dokunur sosyal ya da ekonomik dert kalmazdı.
0
salihdt
(26.11.22)
Hayvan besleme ruhsatindan emin değilim çünkü o tam tersi hayvan sahibi olmayi zorlastirir. Bugünkü durumda misal Fransa'da konuşuluyor da ama orada bile dediğim gibi insanlarin hayvan edinmesini azaltacagi riski söylenirken Türkiye'de daha var o noktaya.

Devlet mama uretmesine katılmıyorum. Çünkü mama uretmek bu kadar kolay bir is değil aslinda. Ama bu noktada çok basit şekilde bu barinaklari birlestirince toplu alim gücü olacağından daha ucuza alınır. Ki düzgün olması lazim, her hayvan yiyemez. Misal benim köpeğimde çok hassas mide var, bu sebepten veteriner onayiyla alinan mama veriyoruz artık, o da bilmem kaç tane klinik çalışmalı sirketlerden geliyor. Devlet bunu yapamaz.

Sokakta hayvan kesinlikle olmamali. Ben birkaç kere Türkiye'deki barınaklarin videolarina baktım ama icler acisi durum. Barinakta bu halde olan hayvanlar sokakta ac, susuz, soğuk. Ya benim oğlan iki gün gaz sancisi cekti de kafalari yedim, sokaktakilere neler oluyor kim bilir.

Bu arada köpek yetiştirmek kesinlikle denetlenmeli. Öyle her önüne gelen yapamamali, yasak olmalı. Bir de barinaktan gelen hayvan kısırlastirilsa da satin alinan hayvan kisirlastirilamamali, kisi belki de yavrusunu istiyor vs. Buna karisamayiz.
0
🌸logisticsmanager
(26.11.22)
Valla ben acikcasi oyle tum hayvanlari barinaklara alalim, orda dursunlar olayina katilmiyorum. Sayi oldukca fazla oldugu icin tamamina bakim olayi da masrafli olacaktir.

Benim dusuncem, tum sokak kopekleri populasyonu belli bir esik degerinin altina gelene kadar hayvanlarin yakalanip uyutulmasi yonunde. Sayi idare edilebilir bir degere ulastiginda ise barinaklar devreye girebilir. Tabii bu cozumler zaten hep vardi sikinti ise @akhen in belirttigi gibi bu cozumleri kararlilikla uygulayacak bir sistemin olmamasi.
0
j r r tolkien hayrani
(26.11.22)
@tolkien; yok ben de zaten bu sebepten belli kisminin uyutulmasini soyledim.
Misal zamanında epilepsi husky buldum sokakta, veterinere götürdüm. Epilepsi var, sahibi tahminen atti hayvani sokaga dedi. Malesef barinaga da gitse uyutulur kimse ilgilenmez dedi. Bu noktada uyutulmasi mantıklı ki böyle bir sürü hayvan var.

Yani zaten çözümün kolay olmayacagi çok açık. Bu noktada sahiplenilecegi düşünülen köpekler tutulup sahiplendirilmeye calisilir. Yani yalan olmasin ama tipik türk sokak köpeğini kimse evine almaz, anca önüne bir kap mama koyar geçer çoğu kişi. Bu noktada bu karma irka dönmüş sokak köpeği türünün uyutulmasi en mantıklısı olacak. Dediğim gibi o noktada isteyen olursa da sahiplenebilecek.
0
🌸logisticsmanager
(26.11.22)
ben zamanında peta başkanının mı ne bir röportajını okumuştum. yanlış hatırlamıyorsam kısırlaştırma ve bir kısmının direkt uyutulması dışında bir çözüm yok demişti. vahşi belki ama cidden başka nasıl olabilir bilmiyorum özellikle köpekler gibi aç kalınca vahşileşebilen hayvanlar için.
0
roket adam
(26.11.22)
sahipli olanlar hariç, ben hepsinin uyutulmasından yanayım. sokaklarda hayvan olmaz. olmamalı. bunlar çeteleşip insanların can ve mal güvenliğine tehdit oluşturuyor. insanları öldürüyor veya sakat kalmalarına sebep oluyorlar. komşunun tavuklarını ve kazlarını yediklerini gördüm. telef olan bu kanatlı hayvanların hakkını niye kimse görmüyor?

ben türcüyüm ve kendi türümden yanayım. şu an yaşayabiliyorsam bu, insanlar sayesindedir, köpekler veya kediler sayesinde değil. hastalanında beni bir insan tedavi ediyor, bir köpek değil.

dileyen kedi köpek sahiplenebilir. pitbull vs. hariç. bu tehlikeli türler için caydırıcı cezalar getirilmeli.
insanlar hayvanları üstüne zimmet edip bakabilir. bunda sakınca yok. karşı olamam. ancak sokak köpeği kavramı oldukça yanlış bir şey ve toplumun işleyişine zarar veriyor.

belediyelerin barına ve mama için bütçe ayırması israftan ibaret. o köpekleri niçin besleyeceksiniz? inek beslersiniz anlarım, zira yanlış olduğunu bilsem de; insanlar inekleri yiyor. bir sonuç var burada. köpekleri besle besle nereye kadar? o bütçeyi daha verimli kullanabilirsiniz.

bazı insanların duygu tatmini için vergilerin harcanması durumuna katılmıyorum. uyutulmasının doğru olduğunu düşünenlerdenim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(26.11.22)
Başıboş köpek diye bir sey kesinlikle olmamali. Hayvanlara da kesinlikle eziyet edilmemelidir. Ideal olani modern ve temiz barinaklar kurulmasi ve tum hayvanlarin ciplenerek sahiplerine terk etmeleri durumunda caydirici cezalar verilmesidir. sahipsiz hayvanlar bu barinaklarda belirli bir sure bakilarak sahiplendirilmeli, aksi halde de uyutulmalidir. Bununla birlikte su an milyonlarca basibos kopek var. Bunlarin barinaklara alinip sahiplenmesi ici beklenilmesi uygulanabilir degil. Sayi cok fazla. Kopek basina 5m2 alan dusunulse 5 milyon metrekare alana ihtiyac var bunu kim sağlayabilir? 1 milyon köpeği beslemek için (ki 10 milyonu astigini soyleyenler de var) ne kadar kaynak ayirilmali? Bence mevcut durumda hayvanlari aci cektirmeden uyutarak devaminda bu problemin olusmamasi icin ilk basta soyledigim modern barinak cipleme ve caydirici cezalar uygulanmalidir.
0
kolaygelsin
(26.11.22)
ülkenin genel işleyişi düzelmeden hiçbir konuda kurulacak sistem işlemez. bu da genel ahlak ve düşünce yapısıyla alakalı.
0
orpheus
(26.11.22)
Ben yukarıda barınakların giderleri hayvanseverler tarafından karşılansın dedim. Bu düşüncemi biraz daha açmak için şöyle bir örnek vereyim.

İsmail saymazın şu twitinde bir şehit babasının evinin fotoğrafı var.
Bu baba, gerek Belediye'ye ve gerekse Devlete, çevre ve temizlik vergisi, KDV vs diye dünya kadar vergi ödüyordur. Ben bu babanın ödediği vergilerin modern barınak gideri olarak kullanılmasını kabul edemiyorum.

twitter.com

Sokaklara, kaldırımlara dökülen, yağmurda çamurda heba olan, gelen geçence çiğnenen yemlerin parası bu işe yeter diye düşünüyorum.
0
Mirket
(26.11.22)
Çözümün iki parçası var:

1- Sokaktaki mevcut hayvan popülasyonunun azaltılması
2- Sokaktaki hayvan sayısını artıran aktivitelerin azaltılması

Birinci için yapılacak belli. Yani yakala, sahiplendir, kalanı uyut. Bunu özel şirketlere ihale edersin, koşulların insancıl olması için denetleme yaparsın, mis gibi ilerler. Belediyelerin yeterince efektif olabileceğini sanmıyorum bu konuda. Özellikle oy kaygısı, imaj vs. gibi bir sürü çözümsüz sorunları var onların, hiç bu işe bulaştırmaya gerek yok.

İkincisi hiçbir zaman %100 çözüm bulunamayacak bi sorun. Çiplendirme, köpek sahiplerine ek vergi getirme, zorunlu kısırlaştırma, hayvan satışı / sahiplendirme işini sadece devletin yapması vs. gibi bir sürü yöntem var. Ama burada 2 büyük sorun var:

1- Devletin bireyin hayatına müdahale alanının genişlemesi
2- Kaş yaparken göz çıkarılması. Misal, çipi / kısırlaştırmayı zorunlu yaptın, adam para vermemek için köpeği öldürdü / sokağa saldı. E daha kötü. Yakalaması da zor bunu.

Onun yerine sokakta besleme yapanlara ceza verilmesi, aşı karnesi denetimi yapılması, aşı karnesi olmayan köpeklere el konulması, büyük ırk köpek sahiplerine düzenli denetim vs. gibi önlemler daha iyi.

Mesela TR'de şey çok yaygın, adamın dükkanı var ya da inşaatçı, şantiyesi var vs. Adam getirip dükkana koyuyor köpeği ki gece hırsız gelirse hayvan korusun. Sonra taşınıp gidiyor ya da inşaat bitiyor vs hayvan kalıyor orada başıboş. Bu olmaz yani, böyle bişey görürse "nerede kardeşim bunun aşı karnesi" diyip sormalı, cevap alamazsa da köpeğe el koymalı. Köpek isteyen bunun sorumluluğunu alıyor olmalı.
0
plutongezegendegilmi
(26.11.22)
aşılama, çipleme zorunluluğu ve kısırlaştırma. agresif köpek varsa ayrıca bunun bir protokolü olmalı.
0
yuto
(26.11.22)
(8)

Başıboş köpekler hakkında

kolaygelsin
Öncelikle herhangi bir canlının eziyet edilerek öldürülmesi kabul edilebilir bir şey değil, bu konunun savunulacak veya güzelleştirilecek en ufak bir yanı olmadığını ve mutlaka önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyorum.Konya'da yaşanan olaya gösterilen tepki ile kuduz olarak ölen çocuğa veya başıboş k
Öncelikle herhangi bir canlının eziyet edilerek öldürülmesi kabul edilebilir bir şey değil, bu konunun savunulacak veya güzelleştirilecek en ufak bir yanı olmadığını ve mutlaka önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Konya'da yaşanan olaya gösterilen tepki ile kuduz olarak ölen çocuğa veya başıboş köpek saldırılarında ölen, uzvunu kaybeden, yaralanan insanlara karşı gösterilen tepki ve oluşan kamuoyu sizce ne kadar farklı? Benim gördüğüm kadarıyla ilkine tepki gösteren sayısı ikincisinden çok daha fazla ve bunu anlayamıyorum, o nedenle sizlere de sormak istedim.
0
kolaygelsin
(26.11.22)
Çünkü birincisinde tepki gösterilecek şey köpek, ona da nasıl ne tepkisi gostereceksin nereden bulacaksın. Devlete tepki gostersen, aksiyon alın yaptiklari sey de Konya'daki olay iste çünkü kapasiteleri bu.

Ikincisinde devlet çünkü bu işi asla ama asla düzgün yönetemeyecekler. Bu adamlar öyle bir yetkinlik seviyesinde ki itlaf et desek hayvanlari zehirlerler, aci çekerek oldururler.

Bu arada ikincisinde insanlara olanları açık açık yazarken köpeklere olanlari "Konya'da yaşanan olay" diye gecmeniz biraz enteresan duruyor.
Şöyle diyelim; kopeklerin aci cektirilerek oldurulmesi, toplama kamplarinda ac susuz birakilmasina

Ülkedeki eksiklik belli kitle köpekler aci cekerek ölse umursamiyor, belli kitle köpekler yüzünden insanlar sokaga cikamasa umursamıyor.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
@logisticsmanager enteresan olan nedir? Ben zaten eziyet edilerek öldürmenin kabul edilebilir bir şey olmadığını belirtmişim. Her satırda detaylı bir şekilde yazmamı mı bekliyorsunuz anlamadım?
0
🌸kolaygelsin
(26.11.22)
@kolaygelsin; yani okurken Konya'daki olayi kucumser bir anlam ortaya çıkıyor diger olaylari detayli yazarken. Bir yanlış anlaşılmadir, doğrudur. Sadece okurken garip durmuştu.

Misal ben Konya'daki olayın ne olduğunu bilmiyordum siz yazana kadar, gidip baktım ne oluyor diye.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
Çocuğun kuduzdan ölmesi sonucu insanların galeyana gelip sokakta köpek avına çıkmasını mı bekliyorsunuz ki?

Hayvansever grupları bir kenara bırakmalısınız. Onlar özelleşmiş topluluklar, bunun politikasını güdüyorlar. Politik olarak hayvansever olmayan yani geri kalan çoğunluk insanların köpek nüfusunun kontrol altına alınmasıyla bir derdi yok ki zaten? Birçok insan her iki olaya da tepki verdi.

Sorun şu ki bu konuda politik bir tutumu olmayan insanlara hayvansever örgütlenmelerin önerileri ne kadar olağandışı geliyorsa, "köpeksiz sokaklar istiyoruz" grubunun önerileri de o kadar olağandışı geliyor.

Siz bireysel olarak köpeklere uugulanan vahşeti doğru görmüyor olabilirsiniz. Ancak şu anda köpek nüfusunu azaltmaya yönelik örgütlenen grupların genel eğilimi tamamen "köpek karşıtı" bir eğilim gösteriyor. Bu da kimseye hoş gelmiyor. Yukarda yaptığınız kıyas bile yanlış.

Evet köpek nüfusu kontrol altında olmalı, evet kimse kuduzdan ölmemeli ve köpekler de tamamen sokaklardan silinmemeli. Genel görüş benim gördüğüm kadarıyla bu ve bu genel görüşe sahip hiçbir ılımlı yaklaşım yok politik çevrelerde. Onun için kimse bu iki grubun da çok içinde görünmek istemiyor.
0
akhenaten
(26.11.22)
@logisticsmanager bu olay çok yeni ve gündemde olduğu için bu şekilde ifade kullandım küçümsenecek bir şey olduğunu düşünmüyorum.

@akhenaten böyle bir beklentim yok, bu minvalde bir şey söylemedim de. Benim burada bahsettiğim sosyal medya platformları üzerinde görmüş olduğum paylaşımlarla alakalıydı.
0
🌸kolaygelsin
(26.11.22)
Problem insanlarda. Köpek ithal eden (kaçak), sokağa köpek atan, öldüren, köpek üretimini evinde yapıp para kazanan, köpeği eğitip saldırgan hale getiren, vs. Hepsi insan. Bunların cezası filan yok. Yıllardır bu konuları devlet önemsemiyor (hükümet değil, devlet).

Bu konuları yıllardır bilen, yakından yaşayan kişiler "ey devlet paramızı alıyorsun, kanun yapmıyorsun, duy sesimizi" demeye çalışıyor.

Türk toplumunun yaklaşık %30u evcil hayvan besler. Bu sorunları az veya çok yaşıyorlar ve biliyorlar yıllardır. Ama muhatap bulamıyorlar. Yani en az 25 milyon kişi. Bu önemli.

Karşı kesim ise, hayvanların tümünü öldürelim diyor. Hiç kimse kanunları düzenleyelim, insanları kanunlarla cezalandıralım demiyor.

Köpekleri öldürelim, kuşları da öldürelim, seni de öldürelim, börtü böceği de öldürelim (mera ve orman), problemli herşeyi öldürüp yok edelim... gibi bir mantık var. Aslında tepki bu mantığa karşı.

Bence böyle :)
0
alfired
(26.11.22)
Bu karşılaştırma çok mantıksız. Daha köpekle insanın bilinç ve zeka seviyesini aynı olarak kabul ediyorsan ve de köpeklerin, insanlara öfkesini kusup yanlarına kar kalacağını düşünerek belirli bir canilik peşinde koştuğunu düşünüyorsan karşılaştıralım. Yoksa boş ve popülist bir önerme bu.

Küçük bir çocuğun kafasına kürekle vura vura öldürseler ya da küçük çocukları toplayıp aç bıraktıktan sonra öldürdükleri küçük çocukları kalanlara yedirseler bu vahşeti yapan insan da olsa, köpek de olsa karşılaştırma yapılmayacak kadar büyük tepki verirlerdi merak etme.

Kaldı ki tepkileri konuşacaksak, sokak köpekleri sonrasında bütün köpekleri katletmeyi konuşanlar, konya'daki vahşet sonrası bırak tüm insanları, bütün konya'yı uyutalım demiyor mesela. Ne kadar saçma bir karşılaştırma bu örnek, değil mi? Çünkü yukarıda verdiğin karşılaştırma da bu kadar saçma.

Sokak bu yaklaşım olduğu sürece insanlar sokak köpeği sorununun çözümünde hemfikir olamayacak.
0
nawar
(26.11.22)
@logistic
kedi köpek işin zabıtanın, zabıta da belediyenin
belediye de zaten 100 senedir mamalara zehir katıyor ara ara, bütün yetkinliğiyle
i.hizliresim.com
0
comp
(26.11.22)
(6)

Parfüm-stick uyumu?

fakat
Arkadaşlar ben, Terre d'Hermès Eau Intense Vétiver kullanıyorum. Şimdi koltuk altına roll on alacağım, https://www.beymen.com/p_hermes-terre-dhermes-deodorant-75ml_417428 böyle bir şey mi alayım? Yoksa şu bimdeki fa'lar da olur mu? Parfümün direkt roll on'u yok maalesef.https://www.kiehls.com.tr/sup
Arkadaşlar ben, Terre d'Hermès Eau Intense Vétiver kullanıyorum. Şimdi koltuk altına roll on alacağım, www.beymen.com böyle bir şey mi alayım? Yoksa şu bimdeki fa'lar da olur mu? Parfümün direkt roll on'u yok maalesef.www.kiehls.com.tr şundan alacaktım, ama bitmiş stoklarda yok, beni bir düşünce sardı. Yani herhangi bir roll on olur mu, kokular karışmasın:)

Ekleme: şu var bir de www.trendyol.com

Şu da var:: www.trendyol.com
0
fakat
(26.11.22)
Bir şey olmaz hocam, istediğinizi alın gecin. Rollon öyle kokabilecek bir şey değil.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
Ben el sabunu / duş jeli / roll on ve parfümü aynı alt tonlarda kullanan bir manyak olduğum için kokunun benzer alt tonunu bulabiliyorsunuz onu alın derdim (örneğin pudra, çiçek, baharat, vd.) :)
0
charbiel
(26.11.22)
Off ya onu bulamadım, kokusuz roll on yok mu :)
0
🌸fakat
(26.11.22)
Kokusuz rollonlar var.
Ama ben 20ye yakın parfümü olan biriyim ve bunu takacak olsam ev rollon dolardi :)
0
logisticsmanager
(26.11.22)
Şu old spiceyi alacağım bakalım :)
0
🌸fakat
(26.11.22)
kokusuz roll on var
www.rossmann.com.tr
0
freebird5406_2
(26.11.22)
(4)

Isten ayrilmak

austenn
Yaklasik 2 yildir bi firmada calisiyorum, yonetici olmak istedigimi vermzlerse is degistirecegimi soylemistim,bunun ustune ekim ayinda terfi verecegiz dediler. Ben de is arama surecine ara vermistim. Aralik geliyor hala ses yok. Aralik ortasi terfi verilecekmis sanirim… simdi ben baska bir yerden y
Yaklasik 2 yildir bi firmada calisiyorum, yonetici olmak istedigimi vermzlerse is degistirecegimi soylemistim,bunun ustune ekim ayinda terfi verecegiz dediler. Ben de is arama surecine ara vermistim. Aralik geliyor hala ses yok. Aralik ortasi terfi verilecekmis sanirim… simdi ben baska bir yerden yoneticilik teklifi almak uzereyim ve gitmeyi dusunuyorum. Istifa ederken sen yonetici olmak istedin verdik neden gidiyorsun diyeceklerdir. Yoneticilerim biraz iyi olduklari icin vicdan yapiyorum ama sirket o kadar profesyonel degil ki surekli bi oyalama pesindeler. Ben de umudumu kesmistim acikcasi nasil ifade etmeliyim icimde kopan firtinalari bilemedim.. Kimse bana bir aciklama da yapmadi ustelik ya sana ekim dedik ama aralik oldu kusura bakma filan demediler hic, alakasiz birinden duydum.
0
austenn
(26.11.22)
Şu belli değil, kalıp yönetici olmak istiyor musun?
Öyleyse sorucaksın. Ekim dediniz Aralık oldu ses yok yöneticilik olmayacaksa ben de kariyerime bakıcam diye.

En sinir olduğum çalışan tipisin bu arada, bişi istiyor ama takip etmiyor, söylemiyor. Niye ekimde gidip sormadın nerede benim yöneticilik diye? Sen sormadığın için erteliyorlar işte, pasif agresifliğin bir faydası yok iş hayatında.

Ha yok ben burayı gözden çıkardım diyorsan, teklifi kabul et istifa et. Karşı Teklifle geldiklerinde de vazgeçme gitmekten.
0
Bruce
(26.11.22)
Thetrue +1

Zamanında bende işe yaradı güzel bir zam almıştım. Ama en iyisi gitmek bence.
0
baldan kaymak
(26.11.22)
True'ya ve bruce'a katıldım.
Ben baya büyük firmadayim, bana kendi firmamdan başka ürün grubundan teklif geldi. Firmaya bunu ilettim, karşı teklifi tamamlamalari 1.5 ay sürdü. Düşünün firma kendi icindeki teklife karşı teklifi anca yapabildi çünkü bir sürü onay gerekiyor. Bu noktada ben de ara sira gidip sordum, feedback istedim.

Buna ek olarak firmaya da su anki is grubundan ayrılmak istemediğimi ama paranin ve bonusun kafa karistirdigini söyledim. Sizin gibi söylesem olmazdi büyük ihtimal. Sizin için en kötü olarak ilerisi için bir deneyim olmus.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
Başka bir firmadan teklif kesinleşince söyleyin ayrılacagınızı. Şu anki firmanıza da sizden kaç ay oldu ses çıkmadı, bu teklifi değerlendirdim dersiniz.
0
alicandan
(26.11.22)
(5)

yumurta ve makarnayı kullanabileceğim bir tarif

mark greg sputnik
var mı, önerir misiniz?carbonarada mesela yumurta oluyor diye biliyorum ama o kadar komplike değil de daha az malzeme gerektiren, yumurtanın bir nevi sos olarak değerlendirilebileceği bir tarif arıyorum. amacım makarnayı boş yemek yerine yanına ucuz yollu protein ekleyebilmiş olmak. aslında noodle'a
var mı, önerir misiniz?

carbonarada mesela yumurta oluyor diye biliyorum ama o kadar komplike değil de daha az malzeme gerektiren, yumurtanın bir nevi sos olarak değerlendirilebileceği bir tarif arıyorum. amacım makarnayı boş yemek yerine yanına ucuz yollu protein ekleyebilmiş olmak.

aslında noodle'a direkt tavada kızarttığım yumurtayı atıyorum ama makarnada yapınca kuru oluyor, tadı aynı şekilde güzel olmuyor. hani yoğurtlu veya salçalı yiyeceğime 2-3 tane yumurta atabileceğim bi' tarif olsa daha besleyici olurdu diye düşündüm ama hiç tarif bulamadım da işin açığı.
0
mark greg sputnik
(25.11.22)
İsimli bir tarif bilmiyorum ama ben nadiren spagettiye koyu kıvamlı rafadan yumurta döküyorum. Yani spagettiyi pişirip tabağa koyduktan sonra sarısını üstüne sos olarak döküyorsunuz, beyazını da küp küp doğrayıp içine koyup karıştırıyorsunuz. Karabiberle fena olmuyor.

Bahsettiğiniz kuruluk problemi de yaşanmıyor. Ek olarak maydanoz da eklenebilir seviyorsanız.
0
akhenaten
(25.11.22)
Pasta with fried eggs

Fried eggs güzel oluyor.
Onun dışında basit yumurta ve peynir ile tarifler de var.
0
logisticsmanager
(25.11.22)
Ben avakado ile haşlanmış yumurtayı karıştırıp sos yapıyorum bazen. İçine biraz sıvıyağ, limon, tuz.

Avakado ve yoğurtla başka tarif yapıyordum. Yoğurt da ekleyebilirim üstteki karışımın içine.

Bunu makarna sosu olarak kullanabilirsin gibi
0
zimbirik
(25.11.22)
Biz sey yapiyorduk onceden kavanoza bir sogan yagi hazirliyoruz, sonra istedigimiz zaman noodle haslayip ustune bu yagi, julyen salatalik, susam ve 7 dk haslanmis yumurta koyuyorduk, adi ne diye geciyor hatirlayamadim. Dekor olarak yesil sogan da eklenebilir. Normal makarnayla nasil olur bilmiyorum.

Bir alternatif olarak taze yumurtali makarna yapabilirsiniz :D. Sonra ister domatesle yiyin ister ustune tereyag peynir. Carbonara haric sos olarak aklima gelmedi yani makarna salatasi gibi taze domatesli feslegenli hazirlayip ustune pose yumurta falan koyabilirsiniz belki. Italyan tipi makarnayla asya usulu kizarmis cirpilmis yumurta guzel karismiyor.
0
mirafiori
(25.11.22)
Bol soğanı bol yağda kavurup üzerine biraz salça, nane vs atıp içine haşlanmış küp doğrayıp uydurması yumurta salatası yapıyorum arada kendime. Sonra bunu haşlanmış makarna üzerine koyup yedim sırf makarnayı proteinle yemek için. Ben seviyorum o şekilde. Hatta üstüne de maydanozu çok yakıştırıyorum. Alternatif olarak bol soğanı yağda kavurup yine haşlanmış küp doğranmış yumurtayı koyuyorum. İçine varsa toz biber atıyorum. Sıcağı çıkınca mayonez koyup yine salata olarak tüketiyorum. Yine bunu aynı mantıkla makarnaya koyup yediğimde güzel oluyor
0
yazdonumu
(25.11.22)
(12)

Elektrikli araba için tüketilen elektrik ve batarya da zararlı değil mi?

Cesario
Elektrikli araba basında melek gibi gösteriliyor. Şimdiden elektrikli arabalar için Türkiye dahil batarya fabrikaları kurulmaya başlanıyor. Batarya üretimi, ham maddesi ve araba için tüketilen elektriğin çevreye verdiği zarar benzinli arabaya göre devede kulak mı kalır?
Elektrikli araba basında melek gibi gösteriliyor.

Şimdiden elektrikli arabalar için Türkiye dahil batarya fabrikaları kurulmaya başlanıyor. Batarya üretimi, ham maddesi ve araba için tüketilen elektriğin çevreye verdiği zarar benzinli arabaya göre devede kulak mı kalır?
0
Cesario
(23.11.22)
Bununla ilgili akademik bir çalışma okumadım ama sanıyorum bir elektrikli aracın bataryasının üretiminde oluşan ‘kirlilik’ fosil yakıtlının yarattığı kirliliğe nazaran daha az. Çünkü o batarya bir kez üretiliyor fakat onlarca yıl kullanılabiliyor. Fosil yakıtlı araç ise her kontağı çevirdiğimizde kirlilik yaratıyor. Ömrü biten bataryalar da geri dönüştürülebiliyormuş.

Şarj için kullandığımız enerji de orta vadede iyice yenilenebilir hale geldikçe (güneş, füzyon vs. artık ne olursa) ibre elektrikli araçlar lehine daha hızlı dönecektir gibime geliyor. Örneğin tüm dünyanın sadece güneş enerjisi ile beslenebildiğini ve pil teknolojisinin de ilerleyerek ortalama bir aracın batarya ömrünün 20 yıl olduğunu hayal edersek neredeyse sıfır kirliliğe ulaşıyoruz.
0
orient blue
(23.11.22)
Elektrik üretimi başlı başına doğaya zarar zaten nükleer santraller petrol kadar zararlıdır muhtemelen. Güya çevreye daha az zararlı diye pompalansa da ben fosil yakıtlar daha az zararlı olduğunu düşünenlerdenim. Herhangi bir kaynağım yok
0
olaylar olaylar
(23.11.22)
Piller ömürlü malzemeler. Yarı ağır metaller ve bildiğim kadarıyla çok az da olsa civa içeriyorlar. Toplanması ve geri dönüşümü için özel yönetmeliği olmasına rağmen çok bir başarı sağlanamadığı ortada.

Araç bataryalarında da durumun çok farklı olmayacağını, İş çok sıkı tutulacak olsa dahi batarya geri dönüşüm teknolojisinin %100 dönüşüme henüz olanak vermediğini düşünüyorum.
0
Mirket
(23.11.22)
plastic_angel
(23.11.22)
Araba değiştirmeye ihtiyacin yoksa; elindeki araba satin alacagin elektrikli arabadan daha iyi.

Araba değiştirmen gerekiyorsa; elektrikli araba almak daha iyi.

Elektrikli arabalar süper değil. Ama daha 5-10 yıldır aramizda olan bir teknolojinin süper olmasını beklemek garip olur. Icten yanmali motorlar bilmem kac yıldır var ve o zamandan bu zamana ne kadar gelisti. Aramizda 10 sene sonra elektrikli araba daha gelişmiş olamaz diyen yoktur heralde.

Bu arada bilgi olsun; elektrikli arabalarin pilleri tekrar kullanılabiliyor. Enerji stoklamada. Energy storage diye aratırsanız çıkar.

Yani gelecek elektriklesmede. Buna karşı olan toyota bile bu işe girdi.

Ha tabiki bu araba firmalarının bunu fiyatlari tavana cikarmasini açıklamıyor. Ya da iscilerin çoğunu kovacak olmalarini.

Nükleer santraller petrol kadar zararli değil. Kaynak gerekiyorsa milyon tane koyulabilir.

Bu arada komiğime giden bir olay da elektrikli araçları lobicilik diye suclayan kişilerin hiç petrol lobisini falan konusmamasi. Bu adamlar yıllarca yeşil enerji gelmesin diye milyarlarca dolar harcadilar. Alin adamin kendi agzindan;
youtu.be

Yani elektrik araba=lobi, o zaman petrol iyidir. $$$$$$ bp, shell, exxon, rusya, Suudi Arabistan...

Nükleer candır, elektriklesme iyidir. Umarim en kisa zamanda ülkeler rusya, orta doğu gibi dandik yerlere bagimliliktan kurtulur da basariz nükleere paralari.
0
logisticsmanager
(23.11.22)
verimi daha yüksek. aynı miktardaki iş için daha az kirlilik.
0
zgrydn
(24.11.22)
nükleere parayı basınca da para ruslara gidiyor

nükleer, atık hariç(plut-239 25bin yıl yarılanma ömrü) hepsinden temiz

nükleerin de lobisi hatta petrolden öte yaptırımı var, bkz iran-israil-pakistan

elektrikli araçlarda 20 senede bir yüzde 1 verim artışı var, icat edileli 200 sene olacak, ancak yaygınlaştı

elektrikli araca elektriği üreten şey fosil yakıtlar. sağ kulağı sol elle tutuyormuş gibi oluyorsun.
(nükleerde de maliyetin ötesinde zorluklar var ha deyince bütün dünya geçemiyor)
0
comp
(24.11.22)
elektrikli arabalar tam bir pazarlama basarisi.

avrupa su anda bile gördü evleri yeteri kadar isitmak icin bile yeterli elektrik üretemedigini, elektrikli arabayi tam sarj yapmak su an benzinle tam doldurmaktan daha pahali.

gelelim bataryaya. sonucta bu bataryalarin da bir ömrü var. ve ömrü bittikten sonra yenileme yapilamiyor tamamina. ileride ortaya cok daha büyük atiklar cikacak. bunlari da artik roketlere koyar koyar zaten ulasamiyoruz dedikleri gezegenlere gönderirler artik.
0
c1b2k3
(24.11.22)
bizim ülkemizde kendi imkanlarımız ile kurulacak olanlar olacaksa batı'dan daha az çöp çıkartacağına eminim. biz o kadar kendi kabımıza işeyecek kadar kötüleşmedik. geri dönüşüm veya doğaya saygılı da birçok firma var.
0
evimin paspasi
(24.11.22)
eğer dünya elektrik üretiminde rüzgar ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynakların oranı artarsa tüketilen elektrik zararlı olmaktan çıkar. Batarya konusunda yorum yapamayacağım maalesef :(
0
tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz
(24.11.22)
Bataryaların geri dönüşümü var. Volvo bile kendi enerji şirketini kurdu bataryaları çöpe atmamak, geri dönüşüm öncesinde farklı çözümler bulmak için.
Bataryalara yeni ömür yaratmak, onları tekrar tekrar kullanılabilir hala getirmek bu şirketler için aslında gelir kapısı. Geri dönüştürülmeden önce bile farklı kullanıp alanlarında bir kaç farklı ömür geçiriyor batarya.

Ayrıca bir ülkenin temiz enerjiye yatırım yapması bir kişinin yatırım yapmasından daha etkili. Ülkeler öyle yada böyle temiz enerjiye geçiyorlar. Geçmek zorunda kalacaklar. Ülkenin emerji kaynağı ne kadar temizse bu durumda bireyin de ulaşımı o kadar temiz olacak.

Böyle bir enerji kaynağı dönüşümü birey bazlı yapılamaz. Sen birey olarak ne yaparsan yap çevreye atık çıkartmaya otomobil üretemezsin, ama elektrikli araç kullanımına geçersen devlet bu dönüşümü tek kaynaktan yönetebilir.

Bu nedenle elektrikli araçlar bu kadar pazarlanıyor ve destekleniyor.
Alternatifi olan içten yanmalı araçları temiz enerjiye çevirme ihtimali, daha zararsız hale getirme ihtimali yok denecek kadar az
0
zimbirik
(24.11.22)
zararlı.

ama hem daha az zararlı, hem zamanla o zararın daha da azalacağı çalışmalar yapılıyor. mesela çevreye daha az zarar veren piller, daha fazla yenilenebilir enerji falan filan.

böylelikle şu an olmasa bile bir çıkış yolu mümkün hale geliyor.
0
babilfish
(24.11.22)
(11)

Kurumsal şirketlerde işler böyle mi yürüyor?

plutongezegendegilmi
Şimdi yıllardır <10 elemanlı startuplarda çalışıyordum, "kurumsal şirket" konseptini unutmuşum. Yüzlerce çalışanı olan yeni bi yerde başladım, garip garip şeyler oluyor, sizde de böyle mi yoksa buraya özgü durumlar mı diye bi sorayım dedim.1- Şirket içinde kullanacağım tüm hesapları açmaları haftala
Şimdi yıllardır <10 elemanlı startuplarda çalışıyordum, "kurumsal şirket" konseptini unutmuşum. Yüzlerce çalışanı olan yeni bi yerde başladım, garip garip şeyler oluyor, sizde de böyle mi yoksa buraya özgü durumlar mı diye bi sorayım dedim.

1- Şirket içinde kullanacağım tüm hesapları açmaları haftalar sürdü. Şimdi hesaplar var, ama hala bana kimse bi iş vermiyor. Napıcam ben diyorum, takıl kafana göre diyorlar.

2- Hiç iş olmamasına rağmen mesai saatleri konusunda acayip bi hassasiyet var. Geçen bi yere gidicem diye erken çıktım, yöneticim trip attı "keşke haber verseydin" diye. Zaten işim yok napcan beni diyorum, olsun sen söyle yine de diyo.

3- "Açıkta priz görürseniz parmağınızı sokmayın, elektrik çarpar" gibilerinden bir iş güvenliği eğitimi verdiler. Baya ciddilerdi. Sonrasında sınav falan yaptılar. Geçer not alamazsam tekrar eğitim alacakmışım.

4- HER GÜN birden fazla toplantı var. Ama belli bi konusu yok bunların. Herkes birbirinin halini hatrını soruyor, bir önceki toplantıda konuşulan şeyler tekrar söyleniyor, sonra toplantı bitiyor. Ertesi gün yine aynı konuyu konuşuyorlar, kimse bi karar almıyor, "tamam not aldım" diyo yönetici. Not aldın da napıcaksın? Cevap yok. Toplantının süresi var, sonuna kadar oturuyor herkes ortada bi konu olmamasına rağmen.

5- Maalesef yazılımcıların kalitesi çok düşük. Adamın son 2 ayda yazdığı kodu baştan sona refactor ettim. Oturdum bi sürü test falan yazdım. PR açtım "LGTM" diyip onaylamışlar, sıfır yorum. Nolcak şimdi? Bi itiraz, bi naptın nettin gel anlat hele diyen falan yok. Normalde 10 satır kod yazsam 15 tane öneri/yorum gelirdi, ne yapacağımı bilemedim.

Ortam bu mu yerli ve milli büyük şirketlerimizde?
0
plutongezegendegilmi
(23.11.22)
100 bin kişilik şirkette çalışıyorum.

1-bugun basliyor diye sisteme girsem temiz iki hafta sürer bilgisayar bulmakti, bütün girisleri acmakti vs.

2-sirkete bağlı. Çok ünlü fmcg firmasında calistim, kart sistemi vardı. Dakika hesaplanır ona göre maaş verilirdi. Su an çalıştigim yerde ortam rahat. Sirkete bagli biraz, hatta şirketin ofisine de bağlı. Bizim her ülke ofisi böyle değil. Hatta fransa'daki başka ofisler bile böyle olmayabilir.

3-evet. Bazen öyle egitimler oluyor ki (sistem üzerinden) her soruyu cevaplayana kadar yapman lazım. Bir ara eu chain transactions diye bir test geldi, ofisce resmen kopya ceker olduk bunun cevabi ne ya diye. Baya zorluydu. Is güvenliği özellikle üretim olan yerlerde çok ciddi. Fmcg firmasi kimya fabrikasiydi, iki gün egitime gitmek zorunda kalmistim.

4-malesef. Bazen sabah 9dan başlıyorum aksam 4e kadar sürekli toplanti. Bitmiyor vallaha.

5-yorum yok. Yazilimcilar ile cok az muhatap oluyorum. Genelde hintli ekip hit or miss. Bazıları efsane, bazıları bu nedir arkadaş oluyor.
0
logisticsmanager
(23.11.22)
50 den fazla şirketin denetimine gitmiş, tr nin en büyük holding inin şirketlerinden birinde çalışıyorum.

1 hiyerarşi çok yüksek. Dolayısıyla çok normal.

2 mesai saatleri konusu hep hassas. 17:30 da bitiyorda 17:30'dur. 17:29 hep hatırlanır. İş olmasa bile 1.izinden sonra 2.si yasal şekilde izin kullanma prosedürü ile alınmadıysa sıkıntı çıkarır.

3 eğitim çok önemli, hep ciddiye alınmalı. Her yerde. Çünkü sizi tanımıyorlar, herkes sizin gibi kalifiye olmayabilir.

4 toplantılar da mesai saati gibi. cidden verimsizlik hat safhada.

5 çünkü parçalara ayrılmış durumda. İşin özelinde uzmanlık aranıyor.

Bütün maddeler için ortak yazıyorum bunı: kurumsal yerler çok büyük. Ve kontrol sağlanabilmesi adına prosedürlerle süreçler bağlanmıştır. Follow the route yaparsınız. Prize sokmayın denilmesi söylenir ve bunu duyarsınız. Mesaiye uyum ve izin alarak çıkış denir, buna uymanız beklenir. Bu sayede o yapıda herkes arasındaki düzeni koruyabilirler.

Ufak işletmelerde bunun kontrolü kolaydır. Yönetmek kolaydır. Ancak kurumsalda 17:30 öncesi hayat böyle.

Daha iyi önerileriniz varsa öneri sunma platformları toplantılarında bunları anonim yada doğrudan paylaşabilirsiniz. Verimli toplantı yada konu ilgilerinde ilerleyebilirsiniz.
0
baldan kaymak
(23.11.22)
Hep böyle değil. Çok etkili çalışan, hızlı karar alıp uygulayan çok kurumsal şirket var. Huzur olanı görmedim ama kompleks yapı beraberinde gereksiz stresi de getiriyor. Göze batmayan gizli işsiz çok sayıda olabilir.

Bizde mesela minimum toplantı. Az ama süper kalifiye çalışanla maksimum verim.
0
gabe h coud
(23.11.22)
Aynen dediginiz seyler oluyor
0
optimistbakunin
(23.11.22)
Evet aynen her şey yazdıgınız gibi. Bir de bazı tiplerle karşılaşırız dersin bu adam nasıl okulu bitirmiş de buraya kadar gelmiş.

İşlerin erken biter birkaç saat erken gitmek istersin, yöneticinin ensesine şaplak yapıştırmıssın gibi muame görürsün.
Verimliliğin şirketin kapısından girerken ve çıkarken okuttuğun personel kartının her ikisi arasındaki süresiyle hesaplanır.
Toplantılar genelde toplantı yapmış olmak için yapılır.
Türkiyede böyle gidiyor işler
0
limonlu eksi
(23.11.22)
25k çalışanlı yerli bir kurumsal kere kurumsal bir şirkette çalışıyorum. gözlemlerim şu şekilde.

1) onboarding süreçleri çok yavaş işliyor ve bazı işlemler siz işe başlamadan tetiklenemiyor sap/sf girişleri vb. bu durum bürokrasi ile de birleşince hesapların açılması tam verimli çalışmaya başlama 2-3 haftayı buluyor. yöneticiler de acil üzerinize almanız gereken bir iş yoksa önce ortama adapte olmanızı bekliyorlar. iş belli bir zaman sonra yığılır.

2) evet, zaman yönetimi sisteminiz vardır her şeyi oradan yapmak en doğrusu.

3) ben üretim sektöründe çalıştığım için her şey çok ciddi 8 saat isg eğitimini sonunda sınavlı ciddi bir şekilde yapıyoruz 2-3 senede bir.

4 ve 5 bizde yok varsa da haberim yok. IT'ye ait sorunlar olabilir.
0
a darkness coming
(23.11.22)
1. hesapların açılmasının uzun sürmesi normal.
2. net haksızsın. öyle kafana göre "elimde iş yok ne de olsa" diyip çıkıp gidemezsin.
3. mutlaka birisi parmağını prize sokmuştur ki bu eğitim veriliyordur. her şeyi geçtim İSG eğitimi yasal bir zorunluluk.
4. toplantı olayında haklısın. lüzumsuz toplantılar gerçekten dünyanın en sıkıcı şeyi.
5. sektörü bilmediğim için yorum yapamadım ama genel olarak bir "salla başı al maaşı" durumu olduğunu sezinliyorum.
0
teritori
(23.11.22)
Welcome to jungle
0
hlt1985
(23.11.22)
Hangi sektor
0
optimistbakunin
(23.11.22)
hepsi çok doğru. 2 de sen yerden göğe haksızsın bu arada, şirketle değil etikle ilgisi var, sadece trip yiyerek sıyırdıysan iyi.
0
kenarortay
(23.11.22)
Pandemi dönemi iş değiştirdim herkes evden çalışıyordu. Bilgisayarım daha hazır değilmiş, işe giriş işlemleri için gittim ik sunumu, imzalar vs derken yarın ofisinize geçebilirsiniz dediler. (40k+ çalışanlı yerli holding) ama çalışacağım ofiste kimse yok herkes home office. Bilgisayar da yok. Müdürüm aradı, sen memleketine dön hazır olunca gelir alırsın bilgisayarı diye. 2 hafta sürdü bilgisayarın gelmesi. Mesaiye gelip boş boş bekleme durumum bile olmadı. Aile evine dönüp yatmaya devam ettim.

Is aktarımı teams ten olacaktı haliyle. Bilgisayar geldikten sonra teams yetkisinin verilmesi de 3 hafta sürdü. İse başladıktan sonra ilk "ben bir şey yaptım" diyeceğim şey 3 ay sonraydi, hazırlaması 5 dk süren bir Excel raporu.

Bugün 1.5 yıldır aynı yerde çalışmaya devam ediyorum. Hala fırsatını buldukça müdürüme daha fazla iş ve sorumluluk istediğimi, canımın sıkıldığını iletiyorum. Bu süre zarfında 2 genel şirket zammı, bir de performansımın "iyiliği" sebebiyle özel zam aldım. Ekstrem dönemler hariç günde 70 80 mail atarak günü bitiriyorum. Genel olarak elim hızlı ve Excel hakimiyetim sebebiyle aynı işi yapan insanların saatler sürer dediği şeyleri dakikalar içinde bitirebilmemden kaynaklı boşluğa düştüğümü düşünüyorum. Yani bundandır herhalde, yoksa herkes çok yoğunum diye ağlarken benim canımın sıkılıyor olması çok mantıklı gelmiyor. Ağlayanlara benden sonra başlayanlar da dahil.

Çok yoğun çalışan sürekli mesaiye kalmalı bir şirketten geldim. Belki oranın temposuyla iş hayatına başladığım için yadırgıyorumdur, normali budur kestiremiyorum. Haftada 4 gün fix mesaideydim, sabah 7:45 akşam 21.00 şeklinde
0
materyalist imam
(27.11.22)
(5)

küresel lojistik sorunu niye hala bitmiyor?

avatar is back
2020 pandemi yüzünden aylarca fabrikalar kapandı, gemiler durdu bilmem ne, bi ara düzelir gibi oldu sonra 2021 baharında tekrar kapanmalar oldu ve sonra neredeyse her yerde avrupa'da abd'de normale geçildi. şimdi 2022 bitiyor 2023'e gidiyoruz hala, otomotiv'de tedarik problemi, yok yedek parça üreti
2020 pandemi yüzünden aylarca fabrikalar kapandı, gemiler durdu bilmem ne, bi ara düzelir gibi oldu sonra 2021 baharında tekrar kapanmalar oldu ve sonra neredeyse her yerde avrupa'da abd'de normale geçildi.

şimdi 2022 bitiyor 2023'e gidiyoruz hala, otomotiv'de tedarik problemi, yok yedek parça üretilmiyor, üretilse lojistik sağlanmıyor, laptop'larda işlemci eksiği bilmem ne muhabbeti devam ediyor.

dalga mı geçiyorlar dünyayla bunlar nedir anlamadım? 2021 haziranda mesela pedere araç aldık, stoklar problemliydi ama alan alıyordu 2-3 hafta bekleyerek, adamlar da 3-5 aya düzelir demişlerdi, 1,5 seneden fazla geçti hala aynı tantana. not: otomotiv özelinde sormuyorum genel olarka neden böyle anlamaya çalışıyorum
0
avatar is back
(23.11.22)
Hocam bu sektörler uzun yıllarca az stok, hızlı stok yenileme üzerine yoğunlaştı. Özellikle otomotiv supply chain dünyasındaki yeniliklerin ana çıkış yeri. Jti dediğiniz olay böyle covid gibi bir olayi karsilayacak bir olay değildi zaten.

Buna ek olarak asıl sorun elektriklesmeye olan yüklenme sonrası çipe talep çok arttı. Benim müdürün eşi çip fabrikalarindan birinde mühendis, onla da konustugumuzda aksiyon olsa bile bunun hizlica cozulmeyecegini söylerdi.

Ben de çip kullanan bir sektörde çalışıyorum. Uzunca dönem iyiydi aslında, elimizde stok vardi. Hatta talep tahminleri yüksek bile çıktı da stok dusurmekle uğraştık, şimdi de hayvan gibi sipariş var, hava kargo yetismiyor.

Lojistikte ben sıkıntı çok göremiyorum. Covid dönemi her sabah 9da toplanirdil apac ve forwarder ile. Bayadir haftada bir kere falan 5-10 dk konuşup kapatıyoruz. Yani lojistikte aksine dead freight sorunu çıktı.

Bu arada çin gene kapanip duruyor, hala çok sıkı bir covid politikasi var.

Savaşın da etkisi oldu gene, özellikle bazi sektörlerde gerek gaz gerek ukrayna/rusya ağırlıklı hammadde sebebi ile.

Neyse yani, çiptek sorun sirf otomotiv vs değil yani. Avrupa'da bu enerji krizi sebebiyle elektrikle alakalı ürünlere ciddi bir talep var, bunlarin hepsinde çip var.
0
logisticsmanager
(23.11.22)
Bu arada tedarik sorunu var, lojistik bunun bir parçası hatta lojistikte hiçbir sorun yok artık :) konteyner da var, hava kargo fiyatlari da iyi. Zamaninda konteynerlar 1 ay rötarlı yola cikardi, 3-4 aydır 1-2 hafta rötar anca oluyor.

Tedarik zinciri öyle bir olay ki bir kere bozuldu mu zor oluyor.

Örnek veriyorum; bizim ayda bir konteyner malzeme çıkardığımız müşteri var Amerika'dan. Geçen seneden beri sorun var ve 1.5 sene oldu hala ilerleme yok. Çünkü biraz toparlasan en ufak sorunda tekrar eski hale geliyor. Misal 3-4 ay önce hafif topladık simdi gene ayni duruma düştük. Müşteri istediği tarih temmuz/2022, bizim tarihimiz Şubat/2023.

Yani talep dusmezse tedarik zinricini eski hale getirmek kolay değil.
0
logisticsmanager
(23.11.22)
Çünkü lojistik krizi tahıl krizi, gübre krizi ve enerji krizi gibi suni bir kıtlık. bir ekonomik savaş. Çin'in ABD ekonomisine zarar vermek için yaptığı bir hamle ve başarılı da oldular. Çin bilinçli olarak tedariği kısıyor böylece ekonomisi dışa bağımlı olan / üretimi olmayan ABD'de enflasyonu patlad.

Sıkıntı şu ki şu an dünyada aynı anda bir kaç kriz var maalesef Türkiye'de bu konular hiç konuşulmuyor özellikle tahıl krizi çok ciddi bir konu beşeriyet açlıkla karşı karşıya dünyanın en büyük zirai mahsul üreticilerinden biri olan Çin dön yıllarda özellikle tahıl ürünlerini ihraç etmedigi gibi dünyadan tahıl tedarik edip stokluyor bu konu Rusya Ukrayna savaşı ile konuşulmaya başladı fakat öncesi var. Ayrıca çin yeni ticaret yolları inşa ediyor gelecekte bu ticari yollar dünyanın bütün kaynaklarının Çin'de stoklanmasi için kullanılacak böyle giderse dünyayı çok kötü günler bekliyor
0
beemaker
(23.11.22)
lojistikte sorun yok +1
gectiğimiz aylarda piyasada yük azdı hatta, deniz / hava / kara lojistik fiyatları dibi gördü. fakat dünyanın üreticisi çin'de sıfır covid politikası devam ediyor. yani adamlar hala sehirleri karantinaya alıyorlar. oradan bir eksi var tedarikte.
ikincisi de kura güven yok piyasada. stoklu çalışılmıyor. jit production yapacak kadar da tedarik zinciri iyi değil. o yüzden herkes zincirde bir öncekini suçlayarak yoluna devam ediyor.
0
lapetite
(23.11.22)
verilen cevaplara ek olarak, üreticilerin ve satıcıların inanılmaz işine geldi bu çip krizi işi. şu anda yavaş yavaş iyiye gittiğini görüyorum ben şahsen, it donanımında ve otomobilde de yavaş yavaş bir düzelme var. ama 1'e alıp 1.5'a araba satmaya çalışan bayiye sorsan hala çip krizi var abi der geçer.
0
roket adam
(23.11.22)
(7)

Köpek eğitimi hk.

tchuck
9 aylık bir labradorum var. aşırı seviyorum, ama özellikle son dönem güçlendiği için zaptetmede zorlanmaya başladım.bir çok şeyi öğretebilmiş olsam da, tasmayla yürüme ve dışarıdaki davranışlarını kesinlikle öğretemedim. ve artık tasmayla çok zorluyor.eğitim aldıracağım,arkadaşlarım yatılı yerlre ve
9 aylık bir labradorum var. aşırı seviyorum, ama özellikle son dönem güçlendiği için zaptetmede zorlanmaya başladım.

bir çok şeyi öğretebilmiş olsam da, tasmayla yürüme ve dışarıdaki davranışlarını kesinlikle öğretemedim. ve artık tasmayla çok zorluyor.

eğitim aldıracağım,
arkadaşlarım yatılı yerlre verdi eğitime. 1 ay vs.

ama ben kıyamıyorum. hepsi iyi yerler, belli. ama köpekcağız napar eder aşırı çekiniyorum.

sizce ne yapmalıyım ya?
bir de döndüğünde huyu suyu değişir, bulunduğu yeri sevmemiştir içine kapanır vs. aşırı korkuyorum bu durumlardan. veya bir travmaya sahip olur diye.

ilk köpeğim olduğu için de açıkçası işin doğrusu nedir bilmiyorum.
ama tasma eğitimi vermek zorundayım en azından.

ve "dışarıda" yanıma gelmesini, oturmayı, yürümeyi, bizi takip etmeyi sağlamak zorundayım. ben bir şekilde zaptederim ama, eşim zor tutar bu haliyle.
0
tchuck
(22.11.22)
Denk gelmediyseniz belki aşağıdakilerin bir faydası olur.

www.youtube.com
www.youtube.com
0
jnlbnnn
(22.11.22)
gördüm gördüm hatta köpek kolejinin tüm videolarını izliyorum.

ama demek bir noktada mizacım kaynaklı vs doğru eğitemiyorum bu konuda. ya yeterince vakit ayıramıyorum ya çok sabırlı davranamıyorum ya da acıyorum bi noktadan sonra ve zorlamak sitemiyorum.
0
🌸tchuck
(22.11.22)
Egitimi sizin almaniz lazim. Bir yere verip güya egitme olayi inanilmaz sacma. Ben görmedim duymadim bu tip egitimi. 4,5 senedir kopegim var, yine bir programa yazildim evde yalniz birakma ile ilgili. Ben yazildim, kopegim degil.

Kopeginizin hayati boyunca eslik etmesi gereken ve eslik edecegi kisi sizsiniz, dolayisiyla sizinle ogrenmesi ve sizin de onunla uyumlu sekilde yasamayi ogrenmeniz sart. Iyi bir trainer bulun. Bunlar zaten sizin yogun sekilde calismadan ogretebileceginiz seyler degillerdi, moralleri bozmak yok. Daha cok genc, ergen oldugu icin biraz zorlayabilir bu donemde ekstra olarak.
0
buf-e kür
(22.11.22)
Köped'e bir mesaj atarsanız sizi yönlendireceklerini belirttiler. Instagram sayfaları: kopedturkiye
0
charbiel
(22.11.22)
Egitimi sizin almaniz lazim, köpeğin değil. Bu sebepten boardine yollamaniz mantıklı olmaz.
Buna ek olarak köpek 9 aylik, tam böyle şeylerin zamani.

Dışarıdaki davranislarinda sorun nedir?

Günlük ne kadar egzersiz alıyor (kosma, oynama)?

Misal nothing in life is free falan yapabilirsiniz ama en mantıklısı sizi de egitecek bir egitmen.

Bende de labrador var ama sizinkinden çok daha zorlu benimkisi tabi :)
0
logisticsmanager
(22.11.22)
Benim rott gibi muhtemelen. Disarida benim disinda kimsenin yurutmesi mumkun degil. 11 aylik. Benden her konuda cok cekiniyor, sozumu dinliyor. Ama tasma ile yururken cok guc veriyor. Bogulacak saniyor insanlar cikardigi sesten dolayi
0
sekerler diyarinda bir ruya
(22.11.22)
Çiftlik eğitimlerinin işe yaramadığını, kısa süre sonra yok olduğunu defalarca duymuştum ama pek de inanmamıştım.

Yaklaşık aynı zamanlarda arkadaşım köpeğini çiftliğe eğitime gönderdi, bense haftada bir bize gelip eğitim veren bir eğitmenle çalıştım.
Arkadaşımın köpeği çiftlikten çıktıktan sonra ilk haftalar muazzam disiplinli, düzgün, eğitimliydi. Benimkiyse çok yavaş ilerlemeler gösteriyordu.

Aradan birkaç ay geçtikten sonra çiftlikte eğitilen köpek neredeyse tamamen eğitimden önceki haline döndü. Bizimkiyse ilerlediğimiz kadarıyla duruyor.

Arkadaşlarınızın eğitime verdiği köpeğin sonradan ne duruma geleceğine bakın, bence siz de o eğitimin uçup gittiğini göreceksiniz. Çiftlik eğitimi aldıran arkadaşım birkaç hafta önce ani bir şekilde köpeğin çekmesi sonucu düştü, omzundan ameliyat oldu.

Eğitmenlerin ücretleri de çok ilginç İstanbul'da. En ucuzuyla en pahalısı arasında 7-8 kat fark var. Herkesin kafasına göre fiyat verdiği ilginç bir sektör sanırım.

Umarım mutlu olacağınız bir eğitmenle karşılaşırsınız. Bu arada hiçbir eğitmende de sihirli değnek olmadığını bilmek gerek. Her eğitim zaman, sabır, kararlılık gerektiriyor.
0
michael_knight
(22.11.22)
(2)

Espri nedir?

freedonia
Anlamadim da. Abou dhabi lafini duyunce ben de oraya gidiyorum mu demis? Abou dhabiyi Katar'da zannediyor. Bu mu?
Anlamadim da. Abou dhabi lafini duyunce ben de oraya gidiyorum mu demis? Abou dhabiyi Katar'da zannediyor. Bu mu?
0
freedonia
(22.11.22)
forest fan dediği nottingham forest taraftarı. bizim temel fıkraları gibi üzerlerine çok fıkra yazılır. abu dhabi'yi yabadabadu zannediyor. en azından ben böyle tahmin ettim.
0
sir gawain
(22.11.22)
Yanlış anlamıyorsam;
Nottingham forest taraftari.
Abu dhabi = i do like to be
www.fanchants.com
0
logisticsmanager
(22.11.22)
(3)

sakatlık sonrası spora başlangıç

daglien
selam. ben 10 yıl kadar düzenli olarak koşu ve yürüyüş yaptım. ayağımda topuk dikeni ve plantar fasiit sorunu oluştu. 1 yıl kadar bir süre ara verdim. egzersizler, özel tabanlık derken şimdi yeniden yürüyüş ve koşuya başladım. tabi tekrar eskisi gibi olmamak için nasıl doğru koşulur ve yürüyüş yapıl
selam. ben 10 yıl kadar düzenli olarak koşu ve yürüyüş yaptım. ayağımda topuk dikeni ve plantar fasiit sorunu oluştu. 1 yıl kadar bir süre ara verdim. egzersizler, özel tabanlık derken şimdi yeniden yürüyüş ve koşuya başladım. tabi tekrar eskisi gibi olmamak için nasıl doğru koşulur ve yürüyüş yapılır diye detaylı bir araştırma yaptım.

meğer bu işlerde bile teknik varmış.

bu olaydan 2 yıl sonrada omuzlarımda ağrılar oluştu. çekilen mr sonrası, aşırı yüklenmeden dolayı bir şeylerin yırtıldığını söyledi doktor. biri sağ, biri sol omuz olmak üzere kortizonlu iğne vuruldum 4 gün önce.

araştırdığım kadarıyla, kortizon iğnelerinden sonra hareket önemliymiş. bende hafif koşu ve esnetme hareketlerine döndüm. lakin artık tekrar sakatlanmamak için her şeyi düzgün yapmak istiyorum. mesela ben şınavı bu linkte yanlış olarak gösterilen şekilde çekiyordum;

tr.pinterest.com

personal trainer'ı olan bir spor salonuna yazılıp, hareketleri doğru şekilde öğrenmek geçiyor aklımdan. lakin bu benim için sıkıcı bir süreç olacak. çünkü 12 yıldır, açık alanda spor yapıyordum. salon bana göre bir şey değil kesinlikle. eğer yapılabiliyorsa, bu telefon uygulamaları vb. şekilde bu sorunu çözebilir miyim?

yani yardım isteğim tam olarak şu: personal trainer olmadan, spor hareketlerini doğru olarak kendi kendime öğrenip uygulayabileceğim bir seçenek var mı?
0
daglien
(21.11.22)
bazı app'lerde kamera yardımı ile egzersiz hareketlerinde ölçüm/doğrulama yapilabiliyor.bazıları deneme sürümlü bazıları da direkt para ödenince açıyor bu özelliği.
0
evimin paspasi
(21.11.22)
Yılların verdiği tecrübeyle diyebilirim ki, PT lerin bilgisini gözünde büyütme, güvenme.

Linkteki olayı anlayamadım. Neye yanlış demiş? Dirsekler açık olarak push up çekersen göğüs kaslarına vurur. Dirsekleri vücuduna yapışık çekersen tricepslere. Yani ikisi de doğru ikisi de farklı kas grubunun hareketi.

Youtube'da her hareket için milyon tane video var. Kimi doğru kimi yanlış. Hepsini defalarca seyredip, iyice sindirip, hareketin mantığını anlamak bence en akılcı yol.

Omuzlar için aman dikkat. Çoook çok iyi ısınmadan hiçbir şey yapma. Yardımsız gömlek giyemediğim günlerim oldu. Hala da ara sıra 'ben buradayım ve boş bir anını kolluyorum' dediği zamanlar oluyor.
0
Mirket
(21.11.22)
@mirket; burada göğse vurmaz, omuza yük biner. Omuzlarin oluştugu pozisyon sıkıntı.
Genel olarak wide grip pushup omuzlara olacak yükten dolayı riskli zaten ve gene çok wide olunca rom kısıtlı olduğundan etkisi azalir.
www.t-nation.com

Birincisi kesinlikle yanlış çünkü wide grip push up bile degil, garip bir form.
youtu.be

Pt konusunda katılıyorum. Genelde çoğu besyo mezunu boş adam. Mike israetel videosu koydum, su adamin videolarini izleyip sonra kendinizi videoya çekip baksaniz bile yeter. Çok pt kasmaya gerek yok. Yüzde 99'u nasıl barfiks çekilir bilmez, dümdüz cektirirler.
0
logisticsmanager
(22.11.22)
(12)

Erdoğan'ın sisi ile tokalaşması

naksidil
apolitik biri olduğum için bilmiyorum. neden bu kadar büyütülüyor. bir de sürekli rabia deniyor ne bağlantısı var? teşekkürler...
apolitik biri olduğum için bilmiyorum. neden bu kadar büyütülüyor. bir de sürekli rabia deniyor ne bağlantısı var? teşekkürler...
0
naksidil
(21.11.22)
32. dakikadan itibaren o konu anlatılıyor.

www.youtube.com
0
Mirket
(21.11.22)
Türkiye'de büyütülmeyen abartılmayan bir şey var mı? Sorunun asıl cevabı muhaliflerin acizliği. Hiçbir konuda çözümü ve argümanı olmayanlar güncel olaylar üzerinden itibarsızlaştırma kampanyası yürütüyorlar.

Evet sisi darbecidir halk düşmanıdır aynı şekilde esed diktatördür zalimdir katildir temennimiz bu zalim diktatörlerin değişmesidir fakat değişen dünya şartları ve konjonktürüne ayak uydurmalıyız öncelik ülkemizin menfaatidir maalesef bazı kesimler siyasetin esnekliğini kavrayamıyor.
0
beemaker
(21.11.22)
youtu.be

bu lafları da bizim köydeki hasan emmi etti zaten adam gelmiş muhaliflerin acizliği diyor hala
0
ttt
(21.11.22)
başta iç politika amaçlı söylenen gerçek dışı şahin sözler, hafızası iyi olan yurttaşlar tarafından "ülke çıkarları" sosuna bulanan özünde mecbur kalınan halihazırdaki durumu yenmiyor. ya önce hata yapıldı "bunlar terörist" denilerek, ya şimdi yapılıyor. o laflar edildiğinde de "yapmayın, ülke yönetmek kişisel ihtiraslarla olmaz" diyenleri linçliyorlardı afiyetle...
0
bugisme
(21.11.22)
Akp Senelerdir Rabia, darbeci sisi diye kafa ütüledi. Şimdi döndüler işte.
0
vizivozo
(22.11.22)
Oooo arici gelmiş.

Sebebi hukumetimizin mukemmelligi. Olağanüstü hükümet dun ak dese bugün kara der ve bu doğrudur. Çünkü hükümet ne dediyse ne yaparsa savunurum. Canım hükümet bebegim hükümet.
Beyblade hükümetinin askerleriyiz, sisi kardesimizdir, esed canimizdir.

Ödemeyi transferwise üzerinden alabilirim, bosuna masraf olmasin diger aracilar ile. Ben faturayı gene genel merkez emailina atarim.
0
logisticsmanager
(22.11.22)
Türkiye'yi yönetenler ülkenin çıkarı neyse ona göre davranırlar dış politikada mutlak dostluk mutlak düşmanlık yoktur konjonktür ve şartlar ne gerektiriyorsa ona göre hareket edilir. Yarın öbür gün Esed yönetimi, Ermenistan veya güney Kıbrıs ile ilişkiler kurabiliriz veya İran ile ilişkilerimizi kesebiliriz.
0
beemaker
(22.11.22)
Yahu en başta kopan tantana yüzünden bugün düşülen hallere, sil baştanlara gülünüyor. Sen en azılı Sisi muhalifi, en azılı Esad düşmanı gibi atar tutarsan bugün de sadece komik olursun.
Ha tabii işler değişince hemen başlar “çıkarlarımız neyse ona göre hareket ediyoruz”. “Sıkışınca, işler b.ka sarınca döndük” demek olmaz tabii.
0
not dark yet
(22.11.22)
Balyapan ne derse hep arkasindayim, aslan balyapan.

Sisi dediğin çok düzgün efendi bir insandır. Esed dedigin aile terbiyesi almış bir devlet adamidir. Bu adamlara yillarca laf diyen terbiyesizler, simdi devlet cikarlarimiza karsi çıkıyorlar.

Misal yarın soroscu da olabiliriz, Kürt açılımı da yapariz. Beyblade terbiyesi almış bir ummetiz.

Yok mavi marmara savcisiyim, yok kurt açılımı, yok sisi, yok esed, yok rahip vermem/veririm, yok patritorlari aliriz, yok f-35 odemesini aliriz, yok feto. Hayır kardeşim ayda yilda bir yanlış bir hareket yapiyor hukumetimiz onda da hemen tepesine cikiyorlar. Ayıp ;)
0
logisticsmanager
(22.11.22)
1922'de denize döktüğümüz yunanla 1930 Türk-Yunan Dostluk, Tarafsızlık, Uzlaştırma ve Hakemlik Antlaşması imzalandı.

Dış ilişkilerde duygusallık olmaz, ülke çıkarlarına göre hareket edilir. Rusya'nın uçağını düşürdüğümüzde Putin ananızı belliycem dedi, şimdi can ciğer kuzu sarması.
0
mustafakesekci
(22.11.22)
@beemaker komple haksız. Halkımız maalesef eğitimli ve analiz yeteneği olan bir kesim değil. Onları da galeyana getirip halkı birbirine karşı kışkırtarak oy devşirmek için düzenli propaganda yaparsan, Sisi ile herhangi bir temas önerisi olana darbeci deyip meydanlarda Rabia diye ağlayarak onun adını (4.) adeta partinin simgesi yaparsan böyle dönüşlerde insanlar elbette bu kadar büyütür.

@mustafakesekci de sadece kısmen haklı. Haksız olduğu kısımların başında Yunanistan örneği geliyor. 1922'de denize döktüğünde ülke Yunanistan Krallığı. Yönetim sistemi de yöneticileri de farklı. Ardından 1924'ten 1934'e kadar İkinci Yunan/Helen Cumhuriyeti var. Yöneticileri de yönetim sistemi de farklı. Monarşiyi devirip yerine bu yönetimi kurmuş halk. Başka bir akımdan söz ediyoruz. Sisi ise ikisinde de aynı kişi ve aynı yönetim. Bu örnek alakasız o yüzden.

Kısmen haklı, kısmen de haksız olduğu konu ise dış ilişkiler. Dış ilişkilerde duygusallık olmadığı, ülkelerin dostlarının değil çıkar ortaklıklarına bağlı geçici ittifaklarının olduğu doğru. Fakat hem iç siyasette ortalığı bu kadar kavurmak, hem de dış siyasette bu kadar olay çıkarmak (bunları büyük oranda seçmene oynamak için yapmak) bunun sonucunda da göz göre göre ülkeyi zarara uğratmak herhangi bir ülke çıkarı içermiyor. Sadece malum partiye seçimlerde fayda sağlıyor.

Ardından sırf Sisi değil, Suriye'de Esad, YPG/PYD'de Salih Müslim, Libya'da Kaddafi vs. diye devam eden 14214 örnekten sonra bu gibi hareketler çıkar ortaklı anlık değişimler değil, dış ilişkilerde tutarsızlık oluyor. Bu da ülkenin güvenilirliğini büyük oranda zedeliyor. Şimdi bu gibi aceleci ve ateşli kararlar sonrası geri dönüşler için bir deyimimiz var ama hemen egm falan etiketlerler.
0
nawar
(22.11.22)
@mustafakesekci ile aynı fikirdeyim. Yukarıdaki örneklere gkry, Ermenistan ve Esed yönetimide eklenebilir dış politikada duygusallık olmaz. Suriye örneğinden gidersek daha önce Suriye ile munasibeti olan bir çok ülke Esed yönetimine ambargo uyguluyor ve bir çok ülke yavaş yavaş politikasını değiştirmeye başladı. Farklı bir örnek Rusya'ya ambargo uygulayan ab ülkeleri muhtemelen geri adım atacaklar siyaset böyle bir şey işte. Esed, sisi, hafter zalimdir darbecidir katildir bu değişmez fakat realiteler var. Burada Türkiye Cumhuriyeti'nin geri adım attığını düşününenler maalesef hiçbir şey bilmiyorlar.

@nawar yukarıda görüşlerimi yazdım haklı haksız diye bir ayrımım yok sadece fikir ayrılığı olabilir diye düşünüyorum. Dış politikada tutarlılık o şekilde ölçülmez. O açıdan bakarsanız ABD ve Rusya Ortadoğu'da bataklığa saplanmış durumda Avrupa zaten Ortadoğu ve Afrika'da silinmiş durumda Fransa özeline gelirsek frankkfon ülkeler günden güne Fransa etkisinden kurtuluyor en son burkino faso'da darbe ile Fransa yanlısı hükümet devrildi...
0
beemaker
(22.11.22)
(7)

Egzama şampuani

sanguine
Aylardır Geçmeyen kaşıntı nedeniyle cildiyeye gitmiştim. Doktor konazol verdi, 100 ml haftada 2 kere kullanıyorum. Şimdi ben bunu bitene kadar mı kullanacağım. Doktora sorup sormadigimi ya da ne dediğini hatırlamıyorum.
Aylardır Geçmeyen kaşıntı nedeniyle cildiyeye gitmiştim. Doktor konazol verdi, 100 ml haftada 2 kere kullanıyorum. Şimdi ben bunu bitene kadar mı kullanacağım. Doktora sorup sormadigimi ya da ne dediğini hatırlamıyorum.
0
sanguine
(21.11.22)
Bende seboreik var; sampuan kullanimi bir au haftada iki sonra haftada bir diye gidiyor. Yani 1 ay dolduysa heralde bire dusurebilirsiniz.
0
logisticsmanager
(21.11.22)
kenazol'de kortizon var, sürekli kullanım için head and shoulders clinical sthrength öneririm. haftada 2 kez kullanımda çok rahatlatıyor. türkiyede epey pahalı, zor bulunuyor. abd'ye giden gelen tanıdığınız varsa ordan getirtebilirsiniz. ben birkaç yıldır kullanıyorum seboreik dermatit için
0
mustafakesekci
(21.11.22)
Çok teşekkürler. İki hafta oldu. İlk defa böyle bir şey yaşıyorum. Haftada birden sonra gene sampuan bitene kadar mı
0
🌸sanguine
(21.11.22)
Head and shoulders epey pahalandı. Alternatif olarak Vicy dercos veya prozinc şampuan deneyebilirsiniz. Prozinc biraz sertleştiriyor saçı krem kullanabilirsiniz.
0
jepa
(21.11.22)
vichy dercos'tan çok memnunum, tavsiye ederim.
benim egzamam çok küçük bir alanda ama bir deneyin derim.
0
blatta hiberna
(21.11.22)
kt.ilacprospektusu.com

Doktorunuz başka türlü tavsiye etmediği takdirde:
Tedavi için
Pityriasis versicolor:5 gün süreyle günde 1 kez.
Seboreik dermatit ve pityriasis capitis:2-4 hafta süreyle haftada 2 kez.
Koruyucu kullanım için:
Pityriasis versicolor: Yaz döneminden önce, tek bir tedavi kürü şeklinde, 3 gün süreyle günde 1 kez.
Seboreik dermatit ve pityriasis capitis: 1-2 haftada bir 1 kez.
0
kobuzchu kiz
(21.11.22)
Katran sabunu iyi geliyor en azından kaşıntıyı anında geçiriyor fakat bu şahsi tecrübedir hekiminize danışmadan bir şey kullanmayın.
0
beemaker
(22.11.22)
(11)

farklı şeyler hakkında notlarınızı nasıl saklıyorsunuz?

logisticsmanager
Misal bir konyak karışımı içtim, çok güzel ama cok fazla bulunan bir şey değil. Misal 5 sene sonra unuturum.Ya da farklı kağıt jilet alıyorum, içlerinden begendiklerim.Ya da misal farkli cikolatalardan begendiklerim.Yani böyle rastgele farklı konularda ileride bakıp "ya o içki neydi arkadaş" diyince
Misal bir konyak karışımı içtim, çok güzel ama cok fazla bulunan bir şey değil. Misal 5 sene sonra unuturum.
Ya da farklı kağıt jilet alıyorum, içlerinden begendiklerim.
Ya da misal farkli cikolatalardan begendiklerim.

Yani böyle rastgele farklı konularda ileride bakıp "ya o içki neydi arkadaş" diyince hatırlayacabilecegim bir yöntem arıyorum.

Bu noktada app olarak da fiziksel not tutma olarak da açığım (ama bunda aradığımı nasıl bulurum bilemedim tabi).
0
logisticsmanager
(21.11.22)
Ben evernote kullanıyorum, çok kullanışlı geliyor bana. 11 sene oldu.
0
muhayyer divan
(21.11.22)
ben de evernote kullanıyorum çok matah bir şey olduğundan değil de bir düzene girmenin nişanesi olsun diye almıştım. (giremedi)

neyse notlarınızı kategorize klasörlerde ve etiketler vererek girerseniz rahatça bulursunzuz. Arama fonksiyonu da var tabi. Hatta bahsettiğiniz şeylerin fotğrafını çekip üzerlerindeki yazıları algılayıp onları bile arama sonucunda karşınıza getirebiliyor.
0
anon1m
(21.11.22)
Android telefonumda colornote diye bir program kullanıyorum. Bir yerde gördüğüm bir şeyse fotosunu çekip ayrı bir klasörde saklıyorum.
0
Tutkun
(21.11.22)
Apple'ın notlar diye bir şeysi var, yıllardır her haltı orada saklıyorum.
0
babilfish
(21.11.22)
Whatsapp da içinde yalnızca benim olduğum bir grup kurdum. Ona keyword ile yazıyorum. Mesela “çikolata asd” diye yazıp gönderiyorum. Gerektiğinde de çikolata kelimesinden aratıp buluyorum.
0
zimbirik
(21.11.22)
evernote +1
0
gabe h coud
(21.11.22)
Google Keep.
0
gallienus
(21.11.22)
Apple notlar +1

Neden özellikle bir konu belirtip ve ona uygun bir şey arıyorsunuz anlamadım.

İphone notlar kısmına her şeyi yazabiliyoruz zaten konu farklıysa başka sayfaya yazın.

Arama kısmı var. isterse yüzlerce sayfa olsun konyak yaZınca anında bulabilirsiniz.

10 yıldır Kullanırım hiç sorun yaşamadım başka bir şeye de ihtiyaç duymadım.
0
respect
(21.11.22)
@respect; çünkü 5 içki, sonra çorap markası, sonra özlü söz gibi bir şekilde gitmesin diye.
0
🌸logisticsmanager
(21.11.22)
Ben Google Keep kullanıyorum.
0
pispinti
(21.11.22)
@zimbirik +1

Sadece kişisel, alakasız şeyler için.

Is için tam bir OneNote fan boyuyum.
0
materyalist imam
(27.11.22)
(4)

Tekstil işçileri

dissendium
Merhabalar. İstiklal Caddesi'ne bomba bırakan terörist tekstil işçisi olarak çalışmış. Tekstil sektörünün yabancı işçi çalıştırma konusundaki ayrıcalığı nereden geliyor? Bu kadar yabancı işçiye neden göz yumuluyor? Asgari ücretten daha bir düşük ücret mi alıyorlar?
Merhabalar. İstiklal Caddesi'ne bomba bırakan terörist tekstil işçisi olarak çalışmış. Tekstil sektörünün yabancı işçi çalıştırma konusundaki ayrıcalığı nereden geliyor? Bu kadar yabancı işçiye neden göz yumuluyor? Asgari ücretten daha bir düşük ücret mi alıyorlar?
0
dissendium
(19.11.22)
Sigortasız çalıştırıyorlardır. Sigortasız olduğu için de asgari ücretten daha düşük maaş verirler. İş veren için ekonomik oluyor.
0
romario
(19.11.22)
sektör dediğin sokak aralarındaki dandik atölyeler. göçmen olsun olmasın bir tane bile kitabına uygun çalıştırılan eleman yok ki oralarda. son zamanlarda çoğu günlük yevmiye usulü çalıştırmaya başladı.
0
lazpalle
(19.11.22)
ayrıcalığı yok elbette. bağcılar, esenler, esenyurt gibi yerlerde mahalle aralarında küçük atölyeler bunlar. sigortasız kaçak işçi çalıstırırlar, asgari ücretin bile altında verirler. bazen baskın olur böyle yerlere, hemen kaçırırlar kayıt dışı çalışanları. çok ünlü yabancı markalar bile dikilir böyle yerlerde. hatta bazen yabancı basında bile haber olur. bu yüzden yabancı markalar ürünlerin nerede dikildiğini bilmek ve görmek isterler.
0
abelardo
(19.11.22)
Yıllar önce bir otelde yazin calistim animatör olarak. Animasyon ekibi gürcüydu. Jandarma geliyor diyince tshirtleri atar otel müşterisi olarak takilirlardi. Sonra gidince devamdi.

Bir farki yok yani, ülkede bir sürü sektörde kacak işçi var.
0
logisticsmanager
(19.11.22)
(13)

İnsanlar nasıl güvenip de dükkan kiralıyor?

ananiyimioguz
Kurumsal firmalar bir yeri kiraladığında mesela 10 yıl anlaştı diyelim tapuya şerh koyuluyormuş adam orayı satamaz veya satsa bile yapılan anlaşma geçerli diye.Ama kurumsal değilseniz siz 5 yıl da anlaşsanız 10 yıl da anlaşsanız eğer mal sahibi dükkanı satarsa siz normalde 10bin kira verdiğiniz yere
Kurumsal firmalar bir yeri kiraladığında mesela 10 yıl anlaştı diyelim tapuya şerh koyuluyormuş adam orayı satamaz veya satsa bile yapılan anlaşma geçerli diye.

Ama kurumsal değilseniz siz 5 yıl da anlaşsanız 10 yıl da anlaşsanız eğer mal sahibi dükkanı satarsa siz normalde 10bin kira verdiğiniz yere 20 bin isteyebilir normalde resmi %40 mesela ama onu kabul etmeyebilirmiş.

Bir dükkan sahibi dedi ki ben sizle öyle %10 %20 anlaşamam enflasyon var dedi. tefe tüfe oranlarına göre anlaşırım dedi. O da seneye %20 mi olur %80 mi bilemem dedi. Biz de dedik ki kira şimdi 10 iken hesaplarımıza uyuyor ama seneye 18 olursa ondan sonra da 30 olursa falan bu şekilde biz işin içinden çıkamayız.

Dedik ki mesela bir tane yaşlı amca bulduk dükkanını 5 e kiraliyor. %20 artış ile anlaşırım o benim için uygun benim parada gözüm yok dedi, biz böyle bir yer arıyoruz. Çünkü önümüzü görmemiz lazım dedik. Ama o dükkan bize küçük geldi zaten anlaşamadık dedik.

Adam da dedi ki belki o insan sözünün eridir o oranda sabit kalır ama bunu herkes size kiralatmak için böyle diyebilir. Ben de derim tamam %10 artışla başlatalım.. ama çevredeki kiralar 2 kat artarsa ben dükkanı bir akrabama, emlakçıya devrederim geri alırım veya hiç olmazsa satarım, alacak insan size yeni oran sunar siz de yine yüksek fiyat vermek zorunda kalırsınız.

E dedik ki şimdi biz ilk defa bir ticarete atılmaya çalışacağız burada yapamazsa taşınıp gidemeyiz biz nasıl güveneceğiz 5 yıl çıkmamak konusunda ve sabit bir artış oranı konusunda dedik.

Tefe tüfeye göre anlaşırsanız kimse sizi çıkarmaya çalışmaz zaten dengeli bir artış olur dedi. Ama görüyoruz, bir yer 15 e kiralıyordu. yan yana 6 dükkanlar. O dükkan dışında hepsi 5bin ödüyormuş. içlerinde bir kaç ay önce giren de var. Yani uçmayan mal sahibi uçmuyor. Uçan da tefe tüfe de olsa kira tatmin etmez ise yine astronomik artırıyor.

Biz nasıl dükkan kiralayacağız?

İçerisine 800k yatırım yapınca ordan oraya söküp götüremeyiz ki her şeyi sürekli.
0
ananiyimioguz
(17.11.22)
Iyi de butun girdilerinizin maliyeti yuzde 80 artarken niye kiranizin yuzde 80 artmasina bu kadar sasiriyorsunuz?
0
baldur2
(17.11.22)
Gunaydinn, this is ticaret
0
balpolen
(17.11.22)
işte zaten onlar artacak bari kiradaki oranı sabitleyelim 3 sene veya 5 sene diyoruz ama haliyle mal sahibi de benim niye gelirim düşsün diyor.

ama evlerde max artış %25 iken dükkanlarda belirsiz olması bizi geriyor çünkü ilk atılımımız yani bilmiyoruz ki 6 ay sonra mı kar etmeye başlayacağız yoksa 2 sene sonra mı..

tefe tüfe diye anlaşmak dışında başka dışında başka bir oradan bizi çıkarmamalarının garantisi yok sanırım? Kaldıki onda bile yok da işte güzel artarsa dokunmazlar gibi anlıyoruz.
0
🌸ananiyimioguz
(17.11.22)
bu yüzden noter onaylı avukata yazdırılmış sözleşme lazım.

kiracı tahliye durumunda içeride yaptığı faydalı imalatın parasını talep edebilir diye.

benim bir tanıdğım bu şekilde içerisine 300 bin tl harcadığı pizzacı dükkanından çıkarılmak zorunda kaldı.
0
alp9900
(17.11.22)
hmm öyle bir şey de duymuştum ama bunu dükkan sahibi neden kabul etsin ki diyelim ki gerçekten 5 sene bizi çıkarma niyeti yok ama 6ay sonra öyle sıkıştı ki kira artırmak istedi. kabul edemedik. sonra çıkarmak istedi, 300k vermek zorunda o da olmadı. en iyisi satayım bari dedi.

1- satınca sözleşme aynen geçerli oluyor mu bizi yeni gelen çıkarırsa da 300 vermek zorunda mı?
2- ve dediğim gibi böyle bir şeyi hangi mal sahibi kabul eder ki?
0
🌸ananiyimioguz
(17.11.22)
Ticaret böyle bir şey zaten. Ben pandemide normalde değeri 20 bin olan dükkanı 7 bine tuttum günde 5 bin ciro yapıyordum yüzde 200 karla. İkinci sene 7 bin oldu kira cirom 10 bini kar marjim yüzde 250 yi buldu. Şuan kiram 10 bin kar marjim yüzde 300 u geçti. Yılbaşında 18 bin olacak kira ama umrumda değil. İş yapan yerde doğru ürünü actiysaniz bunlar teferruat. Ama para ürüne değil dekora yattiysa sıkıntı tabi
0
deer hunter
(17.11.22)
Evlerde max 25 olmasi bunun etik olduğu anlamina gelmiyor.
Olması gereken zaten eski yasalarda nasılsa öyle artması. Burada cevremde 5 katı oldu ben neden yasalara uymak zorundayima ile dukkanlarda neden böyle degile ayni bakiyorum. Olmamasi gereken bir yasa zaten bu ve eninde sonunda bitecek.

Kimse kimseye 5 sene bu kadar zam yapacağım diye bir şey demez. Bu noktada herkesin dediği gibi ticaret devreye giriyor. 5 sene boyunca ödeyeceği kirayi bilecek bir ekonomide degiliz ya da bunu kabul edecek enayi bulmak zor. Ama ben peygamberim diyen adamlara ev, araba veren insanlarin olduğu yerde imkansiz degil.
0
logisticsmanager
(17.11.22)
aktif satış yapan işletmeler için (marketler ve mağazalar gibi) genelde aylık bir kira bedeli belirleniyor ve ilgili ayda dükkan cirosunun belirli bir yüzdesi bu rakamın üzerine çıkarsa belirlenen rakam yerine cirodaki yüzde kira olarak ödeniyor. bu sayede zam oranları zaten devreden çıkmış oluyor. hem dükkan sahibi hem de işletmecinin bu konuda kafası rahat oluyor.
0
bravoteam
(17.11.22)
Efe tufe bile reel enflasyonun cok altindayken kimse %10 sabit demez. Ticaretin esasi iki tarafinda kazanmasi. Sen yuzdeyi sabitleyerek ticaretin esasina uygun kural koymuyorsun kimse de bu ise yanasmiyor.
0
kuzey li
(17.11.22)
Burada maddi gücü, nüfuzu ve özgüveni büyük olan kazanıyor.
Açıkcası "this is ticaret" tamam da, mal sahibi için de this is ticaret. O da bir yatırım yapmış, bazı sene kazanacak bazı sene kazanamayacak. Bu gayrimenkul yatırımcısının her sene çok kazanmalıyım beklentisini anlamıyorum. Yani nakitini dükkana bağladın diye her sene %80 artışla sana tıkır tıkır kira vermek zorunda değil kimse.

O zaman ben de gideyim borsada hissedarı olduğum şirkete geçen sene 4 lira temettü vermişsin, bu sene tefe tüfe en az 16 vermen lazım... Bu bana biraz salaklık gibi geliyor ama işte zaten bu ülkede kira alırım diye gayrimenkul yatırımı yapanın da zekasını sorgularım ben o başka konu.

Açıkcası az buçuk ticaretten anlayan kimse 1 sene sonra mal sahibinin kafasına göre kira bedeli belirleyeceği bir dükkana yatırım yapmaz. O dükkan da uzun süre boş kalır. Bizim burada da var böyle bir "uyanık" mal sahibi. Bu sene gaza gelip kirayı 3 katına çıkarmak istedi, dükkanı akrabasına devretmeye çalıştı falan filan kiracı çıksın diye. Adam da illalah etti çıktı. Neyse ki sözleşmede taşınma masrafları falan varmış adam aldı tüm masrafın parasını da. Mal sahibi de yaklaşık 8 aydır dükkanı biri tutsun diye bekliyor. Adı da çıktı civardaki hiçbir esnaf yanaşmıyor o dükkana adam dengesiz diye. Hala sahibinden'de duruyor ilanı 8 ay oldu:)

Muhtemelen sizi biraz kolay lokma diye düşünmüş. Yoksa koydurursun satış şehrini oraya, mal satılamaz, satılırsa da satış durumunda tüm zararım karşılanır diye bir madde dediğiniz gibi bir halt yiyemez.

Yani bir bankayı ertesi sene sözleşme bitmeden çıkartsın bakalım mal sahibi çıkartabiliyor mu?

İyi bir avukatla iyi bir sözleşme hazırlatılır ve imzalatılırsa, burada pazarlık gücü de devreye giriyor, yani mal sahipleri bazen çok açgözlü oluyor onu kullanmak lazım atıyorum adama 1 senelik peşin veririm kiranı diyorsun, sözleşmeyi neredeyse okumadan imzalıyor. Sonra emlakçıyı arıyor ya ben bu dükkanı boşalt diyecem ama sözleşmede bütün masraf bana yazılmış ne yapayım diye. İyi de oluyor böylelerine.

İlk defa ticarete giriyorsanız altın değerinde bir tavsiyede bulunayım, hiçbir zaman "söz senettir" demeyin. İyi bir ticari avukat, bütün ihtimalleri yazsın. Ticarette her şey en baştan netleştirilir. Sen söz vermiştin, ama ben böyle demiştimlerle yürümez canınız sıkılır.

Bir de pazarlık aşamasında "tamam bundan vazgeçelim" dediğiniz konuların çoğu sorun olabilir. Çok da taviz vermeyin. Para her kapıyı açar, hele böyle şark kurnazı tiplerin yumuşak karnıdır nakit para. Varsa imkanınız 1 senelik peşin, her sene de kirayı sene başında trink peşin vereceğim deyin, yüzük görmüş gollum gibi sırtında taşır sizi.

Ve sakın mal sahiplerine "biz de ilk defa bu işe giriyoruz" demeyin:)
0
anten
(17.11.22)
"Bu gayrimenkul yatırımcısının her sene çok kazanmalıyım beklentisini anlamıyorum. Yani nakitini dükkana bağladın diye her sene %80 artışla sana tıkır tıkır kira vermek zorunda değil kimse." diye bir şey olmaz.

bir mülkü kiralıyorsan kiraladığı süre boyunca piyasa bedelini ödemek zorundasın. her yıl yapılan zamlar da enflasyon güncellemesi aslında. reel bir artış değil. ama ülkede bunu anlayacak insan sayısı az. ya da anlamamazlık işlerine geliyor.

konutta bir nebze anlaşılabilir de dükkanda olmaz. satışların enflasyon oranında artacak zaten. artmıyorsa, kirayı zor ödüyorsan dükkanı kapayıp gitmen gerekir. demek ki piyasa o işe ihtiyaç duymuyor. mülk sahibi bunu düşünmek zorunda değil. sen para kazanmazsın başkası gelir 10 katını kazanır.

diğer seçeneklerde de kimse mülkünü kiralamaz. neden adam şerh koydurmayı kabul etsin? kendi malıyla rezil olacak. ya da kendi ihtiyaç duymadığı bir tadilatı yaptıracaksın. 80 bin harcayacaksın. adama ne bundan? sen çıkıp gidince işine yaramayacak. yeni kiracı söktürecek belki. neden bunun için para ödesin? hem insanlar mülkünü kiralasın istiyor hem de benim şartlarıma göre kiralasın diyor.
0
nick bulamadim
(17.11.22)
Begendigimiz bir yerin sahibi dedi ki sabit oran deme de memur zammi veya tefe tufe oraninda anlasalim, istersen 5 yillik sozlesme imzalayalim diyor.

Memur zammını secsek daha iyi olur degil mi bizim icin? Noterden falan bisey hatırlatırız iste satilsa bile alan adam icin sozlesme gecerli olsun..

Ne diyorsunuz boyle giriselim mi garibim memur zammi zaten hep tefe tufenin altinda kalmaz mi
0
🌸ananiyimioguz
(17.11.22)
@nick bulamadım

kiraladığınız mülkün her sene piyasa değerini ödemek zorunda değilsiniz.
Anlaşmanız neyse onu ödemek zorundasınız. Anlaşmanızda belirtilen yasal artış neyse de o oranda artış yaparsınız.

Eğer kira sözleşmenizde "enflasyon düzenlemesiyle" ilgili bir madde yoksa, enflasyon düzenlemesi yapmak zorunda da değilsiniz. Yasal olarak hiçbir dükkan sahibi, sözleşmede böyle bir madde yoksa kirayı düzgün ödediğiniz sürece size bir şey diyemez. Enflasyon oranında zam yapmıyorsunuz diye sizi çıkartamaz. Ha 5 sene dolunca isterse gelsin kira değerlemesi konuşulur ama yanlış yönlendirmeyelim soru sahibini.

Mantıken de vicdanen de bir sorun yok bunda.
Mal sahibi malı alırken, kira yönetmeliğini, imzaladığı sözleşmeyi biliyor. Ekonomiyi biliyor. Kimse kusura bakmasın da yatırımıyla ilgili öngörüde bulunması gereken mülk sahibi, kiracı değil. Yani siz borsada ya da bir girişim fikriyle ilgili yatırım yaparken %100 kazanacağınızı düşünerek girmiyorsunuz değil mi? Gayrimenkulde de aynı. Ama nedense bu tarz dükkan sahipleri sanki mutlaka o gayrimenkul tıkır tıkır eksiksiz tam piyasa değerinde gelir getirmek zorunda gibi davranıyorlar.

Bu arada bunları kendim de bir mal sahibi olarak yazıyorum yani benim de kiracım var, kiracı gözünden yazmıyorum:)

Ben açıkcası Türkiye'de rant geliri peşinde koşan tek geliri mülkleri olan insanlara acımıyorum. Ha emeklidir falan o ayrı ama ekonominin sırtında yük bu tipler:)

Hele ki kirasına zam yapabilmek için yok emlakçıya satarım, yok akrabama devrederim diye çakallık peşindek koşan bir mülk sahibinin bence malını kiralamayın. Zaten akıllı hiçbir esnaf da böyle bir adama para kaptırmaz.


@ananiyimioguz
Ben yazdıklarınızdan şunu hissettim, mülk sahibinin önünde bu mülke çok ihtiyacınız var gibi davranıyorsunuz. Mülk sahibi de size tok satıcı ayağı yapıyor.

Bu dükkana girecekseniz de dediğim gibi atın önüne bir senelik peşin kirayı, zaten ne imzalattığınıza da bakmayacaktır nakiti görünce.

Sağlam bir sözleşmeyi dayayın gitsin. Kabul etmiyorsa dükkan bulunur mutlaka.

Allah aşkına Mcdonald's, Starbucks gelse mesela o dükkanın altından girip üstünden çıkacaklar tadilatlarla... Hayır mı diyecek nakit parayı görünce.

dükkan böyle bir şeydir her işyeri girdiği zaman dükkana ihtiyacına göre tadilat yaptırır. Dükkanıma dokundurtmam diyen mal sahibi zaten satsın ev alsın:) Biz de yaptırdık kendi iş yerimize bir sürü tadilat.

Lütfen mal sahibine sanki patronunuzmuş, müdürünüzmüş gibi hissettirmeyin. Patron sizsiniz, siz her yerde dükkan bulursunuz, dükkan bulamazsanız e-ticaret yaparsınız bir depo tutar. Ama mülk sahibi dükkanını kiralamak zoooruundaa:)
0
anten
(17.11.22)
(19)

Şu an işsiz kalsanız ne kadar süre çalışmadan idare edebilirsiniz?

duchess jessamine
sb
sb
0
duchess jessamine
(16.11.22)
Biriktirdiğim parayla sadece asgari ihtiyaclar düzeyinde (gıda, ulaşım) mecbur kalsaydım işsiz olarak sanırım 3-4 yıl belki daha fazla (kira yok) idare ederdim. Şu an o para bitcoinde battığı için maaşım dışında bir gelirim kalmadı. Idare etmem mümkün değil. Direkt ac kalırım.
0
sanguine
(16.11.22)
5 sene
0
Mistyimage
(16.11.22)
3 sene, işsizlik maaşı ile.

I lav yu Frans bu sebepten. Ha issiz kalacagimi sanmıyorum, o yüzden benim paralar 3-4 ay çalışıp 3 ay issizlik maaşına hak kazanip işten çıkan tiplere gidiyor ama helali hos olsun :'(
0
logisticsmanager
(16.11.22)
Hiç çalışmasam da gayet rahat yaşarım. Dünyayı gezip ev almayan kiracılarım sağolsun.
0
OrangeYellow
(16.11.22)
(Hiç tazminat almazsam) 1.5 sene falan aynı yaşam standartlarını birebir sürdürürüm. sonra arabayı satmam / küçültmem gerekir. Şu an kovulsam muhtemelen en az 6 maaş tazminat alırım, bu da beni +1 yıl daha idare eder.
0
roket adam
(16.11.22)
Hiç
0
euteamo
(16.11.22)
Hiç.
0
jackyr
(16.11.22)
İşsizlik maaşı ve tazminat alırsam max 6 ay.
0
buzbebek
(16.11.22)
Birikime dokunmadan 1 yıl giderim sonrasında taşıtları ve birikimi harcarsam 2 yıl civarında giderim diye tahmin ediyorum.
0
mirty
(16.11.22)
Şu an işsizim, 3 sene yetecek param var. Yöneldiğim alanda 3 sene sonra iş yapacak kıvama gelemezsem çok sıkıntı yaşayacağım. Gerçi özel derslerim falan var tam da işsiz sayılmam ama bi asgari ücret anca ediyor.
0
Erestor
(16.11.22)
Tazminatla normal yasayisimda bir bucuk yili gorurum super ekonomi modunu acarsam 3 yili gecer.
0
kuzey li
(16.11.22)
3 ay
0
henchman
(16.11.22)
küçük bir kira gelirim var. eyt çıkarsa da ocak'ta emekli oluyorum. :) (evet yaşlıyım)

kiram yok. aile evinde minimal bir yaşamı sürdürebilirim sanırım.
0
naksidil
(16.11.22)
20-25 sene gider
0
mysql34
(16.11.22)
Standartlarını ne kadar düşürebildiğinle alakalı bu.

Mesela harcamalarımı düzgün kısabilsem 6-7 yılı görürüm, ama o işi beceremeyeceğim için 2-3 yıl diyorum gerçekçi olarak.

Tabi bi de işin enflasyon boyutu var. Böyle devam ederse belki 1 yıl?

Aslında maaş isterken hep "aylık normal harcamalarım" x 2-3 gibi bi para istemeye çalışıyorum minimumda. İşte 1 yıl çalışırsam, 1 yıl da ekstra kendimi götürecek para olsun gibilerinden. Ama bu seneki enflasyon, o kadar sepet yapmaya, dolar kazanma şu bu gibi bir sürü avantaja rağmen beni yamulttu.

Yatırımların ne kadar iş yapacağına bağlı yani gelecekte ne kadar rahat edeceğim, ondan da çok umutlu değilim açıkçası.
0
plutongezegendegilmi
(16.11.22)
Standartlarımı düşürmeden 5 yıl
0
synesthesia
(17.11.22)
biriktirdigim parayla 2 ay.
kredi kartlari, tuketici kredisi, ne varsa cekerek max. 6 ay
not: yurtdisi
0
cooperr
(17.11.22)
4 sene. masrafları kısarsak 6 da olur tabi.
0
lazpalle
(17.11.22)
Kiracımın kirasını ödediği bir evrende kira zaten maaşımla aynı olduğu için birikimlerimden de yiyerek uzun süre yaşarım ama şu anki kafa rahatlığı ve standartlarımdan uzaklaşırım tabii.
0
marla is in my head
(17.11.22)
(18)

Hayran kaldiginiz sehirler

VIPCH
ve nedeni...Benimki Havanna. Zaman makinesi ile gecmise gitme hissi cok hostu.
ve nedeni...



Benimki Havanna. Zaman makinesi ile gecmise gitme hissi cok hostu.
0
VIPCH
(14.11.22)
Stockholm.

Tam noel zamanı gitmiştim, inanılmaz keyifliydi. Masal gibiydi.
0
tantunisultansuleyman
(14.11.22)
Cordoba, Ispanya, sosyal yapisi ve sosyallesme pratikleri, buraya ayni sekilde Granada'yi da ekleyebilirim.

Chang Mai, cok kaotik bir huzur hali var, ne oldugunu anlamasan da mutlusun

Santiago de Chile, oldukca siirsel bir yer, insan sanatci olsun diye yapilmis ilham verici bir yer, bu yorumu sosyal yapi degil fiziki yapi uzerinden yapiyorum...
0
hewit
(14.11.22)
barcelona. dünyanın en yaşanası yeri gibi geliyor bana hala.
0
roket adam
(14.11.22)
Brugge. Tiyatro sahnesi gibi şehir.
0
pispinti
(14.11.22)
Paris; yaşamak istemem ama genel olarak sevmiştim.

St.petersburg

Viyana
0
logisticsmanager
(14.11.22)
Edinburgh.

Bu da zamanda yolculuk yapmak gibi, aynı zamanda Harry Potter evrenine girmek gibi.
0
nhk ni youkosu
(14.11.22)
Floransa
0
peki madem
(14.11.22)
Bilbao yu cok begenmistim.

Italya da brunico diye kucuk bir kasabaya gitmistim orasi mukemmeldi.
0
kuzey li
(14.11.22)
Barcelona

Türkiye'nin Ege şeridi; Datça, Marmaris vs.
0
gabe h coud
(14.11.22)
çok bir olayı yok ama kültürel olarak Wroclaw'ı pek bir hoşuma gitmişti
gece hayatından ötürü Liverpool gerçekten tatlı bir şehir
noel zamanı Almanyada çirkin şehir yok, bu da güzel bir detay
okyanusu aşınca benim favorim Chicago. hem modern hem tarihi. sokaklar çok güzel, şehrin göbeğinde devasa bir göl. insanlar mutlu. yazı ayrı kışı soğuk da olsa ayrı güzel.
ya bana green card çıksın artık..
0
KidLazer
(14.11.22)
Stockhom
Quebec City
New York
0
hot potato
(14.11.22)
Viyana ve Kophenhag, sehircilik anlayislari; bircok kosesinin gorsel olarak gozu doyurmasi; yeme-icmenin cok kaliteli olmasi ve de bu alandaki yenicilik anlayislari. Gordugum sehirler arasinda, "Sehrin, orada yasayanlara ait olmasi" anlayisina en yakin yerler olmalari, yasam standartlarinin cok yüksek olmasi.

Tel-Aviv cölde vaha. O cografyada ümit vermesi.
0
buf-e kür
(14.11.22)
paris ya sanırım. nedeni ise birçok turistik şehrin turistlerle dolup taşıyor olması ve şehrin yerlilerinin merkezinden kaçması ve günlük hayatın bu şehirlerde sonlanıp bunların artık turist atraksiyonu merkezi haline dönmesi. bu da şehrin ruhunu alıp iskeletini bırakıyor. örneğin roma, brugge falan böyle kentler. çok güzeller fakat doğallıklarını kaybetmişler gibi. yani şehirden çok müze gibiler.

fakat paris'te aslında insanlar yaşıyor. elinde ekmeğiyle eve giden adamı görüyorsun. akşam arkadaşlarıyla çıkıp iki kadeh şarap içen fransızları görüyorsun. tanıdığı kasaptan et alan kadının onunla muhabbetini görüyorsun. yani yaşamaya devam ediyor şehir. 50 yıl önce nasılsa şimdi de öyle. bunu da fransızların kültürel muhafazakarlığına bağlıyorum. gayet güzel bir şeydir. biz ya da italyanlar gibi şuraya da turist gelsin buraya da turist para versin diye kasmamışlar.

viyana, berlin, sydney, new york ve kısmen amsterdam da böyle. ama paris yine de bunlardan daha güzel.

edit: buf-e-kür'de bundan bahsetmiş.
0
bohr atom modeli
(14.11.22)
Ankara.
0
Erestor
(14.11.22)
Cok uzaga gitmemek lazim. Ben cok sehir gordugum halde yurtdisinda, Turkiye'de gordugum bazi sehirler kadar hayran kalmadim hicbirine. Bu herseyiyle beraber dusunursek, kulturu, yemegi dahil. Hayran kalmak da kriterlere gore tartisilabilir. Sadece turist olarak gidip hayran kalmak, yasayip hayran kalmak da ayri durumlar. Ya da bazi sehirlerde deneyimledigim spesifik deneyimler de hayran kaldigim seyler arasinda olabilir. Hayran kalmak icin sadece goruntusu yetmiyor benim icin mesela. Havana'yi da gordum ve begendim, ama hayran kaldim diyemem ayrintilarini dusunursem.

Mugla (Fethiyesiyle, Bodrumuyla, Datcasiyla vs.) hayran kaldigim yerler arasinda olabilir, gordugum deneyimledigim kadariyla. Karadeniz'in bazi sehirleri, ilceleri de olabilir. Tabii bazi yerlere bozuldu diyebilirsiniz.

Ispanya'da, Costa Brava'da, Calella de Palafrugell de Mugla'nin el degmemis yerleri havasi vermisti. Barselona da belki yasanilir buyuk sehirler arasinda bir cok guzel seyi bir araya getirebilmis (havasini da dusunursek) ama uzun sure yasamak icin cok iyi degil bence. Uzun sure deneyimlediginiz yerlerin hayranlik hissi sonebiliyor.

Berlin'de de hersey bir arada: kultur, multikulturellik, sanat, muzik, yemek, hedonizm ve cabasi. Hayranlik uyandirmadi degil. Almanya'nin diger sehirlerindeki agir hava da yok. Turk kulturune ve yemegine de cok yakin olmak avantaj olabilir.

Not: O kadar yer gordum ama Paris'i gormedim hala. Ama bildigim kadariyla Berlin gibi oldugunu dusunuyorum. Gitmek istiyorum en kisa zamanda.
0
ermanen
(14.11.22)
Bali
0
alfired
(14.11.22)
tel aviv'de gencligimi, kuduste yetiskin yaslari, lungern'de yasliligimi gecirebilirim. turkiye iciyse kisin kapadokya yazin kas.

gercekler ise istanbuldan baska yerde yasayamamak
0
ala09
(15.11.22)
Dalyan, Bodrum, Canakkale.
Coimbra, Lizbon
0
durgunfoton
(15.11.22)
(5)

Devasa güzellikte bir parfüm yok mu hiç?

KUCO
Tüm parfümleri az çok duyduk/öğrendik ama %90'ı "oha" hissiyatı oluşturmadı. Yok mu yurtdışında filan böyle, birkaç yüz dolarlık özel parfümler? bu kadar kısır mı parfüm dünyası armani burberry dior davidoff mu tüm olay? (Erkekler için)
Tüm parfümleri az çok duyduk/öğrendik ama %90'ı "oha" hissiyatı oluşturmadı. Yok mu yurtdışında filan böyle, birkaç yüz dolarlık özel parfümler? bu kadar kısır mı parfüm dünyası armani burberry dior davidoff mu tüm olay?

(Erkekler için)
0
KUCO
(13.11.22)
abercrombie fitch fierce kullanıyorum uzun yıllardır. şimdiye kadar en çok iltifat aldığım, yoldan çevrildiğim parfüm bu oldu ama türkiye’de resmî olarak satılmıyor. yurtdışından alman lazım.
0
roket adam
(13.11.22)
Birkaç yüz dolar mi?
Niş dünyasında para değil.
Bir sürü niche markasi var +1
Buna ek lokal markalar da var. Fransa'da ve Avrupa'da az bilinip hayvan gibi pahalı markalar var. Geçen Almanya'da bir marka baktim, hayatımda duymadım. Parfüm fiyati 200 euro falandi. Ki almanya falan dışında satışı bulamadım.
Birkaç niş parfüm fiyatı için;
www.notino.fr

Kısacası kısır değil. Türkiye bu konuda dandik bir yer (hangi konuda iyi o da tartışma konusu).
0
logisticsmanager
(13.11.22)
Bu arada bilmem kaç bin euroluk parfüme "bu ne lan" diyebiliriz.
Benim arkadaş vardı okulda, shaik kullanırdı (azeri zengin). Baya kötü kokuyordu (bana göre).

Yani crowd pleaser parfüm için illa yüzlerce euroya gerek yok. En basiti terre d'hermes tam crowd pleaser. Daha sevmeyen görmedim, hem de 4 mevsim.
0
logisticsmanager
(13.11.22)
212 classic i tavsiye ederim.
0
busuta
(14.11.22)
aqua di parma var. türkiye de görmedim ama çok beğeniyorum.
0
buenosdias
(14.11.22)
(16)

Silivri’ye taşınayım mı?

administ
Ev sahibi kirayı 10bin lira yapma konusunda ısrarcı. Artık bezmiş durumdayım. Silivri’den 2+1 ev alırsam aylık ödemesi 11000 lira olacak. En azından kafam rahat olur diyorum. Şehire uzak ama ne yapayım 1 yıldır kiradayım uyku uyuyamıyorum stresten. Yaşanır kı ne diyorsunuz?
Ev sahibi kirayı 10bin lira yapma konusunda ısrarcı. Artık bezmiş durumdayım. Silivri’den 2+1 ev alırsam aylık ödemesi 11000 lira olacak. En azından kafam rahat olur diyorum. Şehire uzak ama ne yapayım 1 yıldır kiradayım uyku uyuyamıyorum stresten. Yaşanır kı ne diyorsunuz?
0
administ
(13.11.22)
şu anda oturduğun yer nerde, iş nerde?
0
sta
(13.11.22)
Şu an behçelievler. İş yerine gitmiyorum kalıcı remote çalışıyorum. Eşim de evsen çalışıyor.
0
🌸administ
(13.11.22)
Kalıcı olarak evden çalışıyorsanız ve aracınız da varsa silivride gayet yaşanır, hem eviniz olur hem de yatırım olarak kafanız rahat olur.
0
roket adam
(13.11.22)
silivrinin merkez disi bi mahallesinde yasiyorum 6 senedir. sorulariniz olursa cevaplarim. sessiz sakin bi yer, kimse kimseye karismaz. arabayla beylikduzune 1 saat.
0
pide
(13.11.22)
Abi böyle bir olanak varsa hiç büyük sehir dert etmeye gerek yok.
Bugün 10 diyorsunuz, tahminen seneye 15 falan olur bu gidişle en az. Bu böyle gider bir iki sene. O 11 bin lira kredi kuş kalır.
0
logisticsmanager
(13.11.22)
tasin
0
ala09
(13.11.22)
mantikli. valla ailem kirada olsa cok endiselenirdim. normalde kirada kalmayi savunurdum hep ama su an cok berbat evsizlik.
ev sahibi kirayi artirdi/evden cikardi hikayesi duymayan yoktur bu sene.

alin gitsin, kendi eviniz olur istediginizi de yaparsiniz.
0
supergirl
(13.11.22)
Miras falan kalmayacaksa mecburen giderdim ben. Miras varsa kirada kalırdım.
0
ruhen hastayim ben
(13.11.22)
İnanılmaz mantıksız. İş yerine gitmiyorsan Avrupa Yakası'nda ne işin var. Anadolu Yakası'nda kirası 10 bin liradan daha düşük evler bulabilirsin.
0
dissendium
(13.11.22)
Evden calisiyorsan corlu vb bile dusunulebilir. Bir dk dusunmeden tasinirdim.
0
kuzey li
(13.11.22)
İşim full remote olsa kesinlikle yapacağım şey. Hatta gebze vs düşündüm bir ara git gel yaparım diye ama olmadı. Emekli maaşları olmuş kuş kadar insanın miras kalacak evi yoksa kesinlikle oturmayacak bile olsa kenarda evi olmalı fikrindeyim.
0
cilekli pasta
(13.11.22)
silivri depremde yerlebir olmaya aday bir bölge.
satın alamyı düşündüğün evin fiyatının düşük olmasının sebebinin bu olmadığına emin ol bnece.
0
tchuck
(13.11.22)
kalici evden calisiyorsaniz neden silivri? sehir degistirin bence deprem bolge disinda yerlere bakin. hem eviniz depremde yikilmaz hem de ölmemis olursunuz. win win.
0
aydonno
(13.11.22)
silivri disinda bir yere mutlaka tasinirdim. sessiz sakin bir yer hayat kalitenizi arttirir. sehir icinde yasamak cok manasiz
0
deartheodosia
(15.11.22)
silivri çok güzel bir yer. bence taşın
0
abelardo
(15.11.22)
Kendi evin olmuş olacak. Ama İstanbul dışında başka şehirde iş bulma imkanı varsa daha iyi alternatifler olabilir.
0
seaman
(15.11.22)
(2)

Fransa'da dil okulu

gezegenim
merhaba,fransa'da bildiğiniz (ucuz ve kaliteli) fransızca öğrenebileceğim dil okulu önerileri yapar mısınız?
merhaba,

fransa'da bildiğiniz (ucuz ve kaliteli) fransızca öğrenebileceğim dil okulu önerileri yapar mısınız?
0
gezegenim
(13.11.22)
ucuz ve kaliteli bu kulvarda cok gecerliligi olmayan bir ikili, alliance france'dan baska bir sey oneremem, piyasadaki okullarin cogu turist avcisi... bazi sehirlerde alliance francaise daha ucuz oluyor oralara bakabilirsiniz sitesinden...
0
hewit
(13.11.22)
Alliance Française +1
0
logisticsmanager
(13.11.22)
(2)

Orijinal Furminator Tespiti

megalomaniac
https://ty.gl/nl05eaoycjSizce linkteki ürün sahte mi?Mayıs 2021’de 60₺’ye almıştım. Hiç sahte olduğunu düşünmedim kullandım ve beğendim bu zamana kadar. Ama şimdi suzionline instagram sayfasında bu sarı furminator’ü direkt sahte furminator hiçbir işe yaramadı diyerek kenara attı. Şüphe ettim eski si
ty.gl

Sizce linkteki ürün sahte mi?
Mayıs 2021’de 60₺’ye almıştım. Hiç sahte olduğunu düşünmedim kullandım ve beğendim bu zamana kadar. Ama şimdi suzionline instagram sayfasında bu sarı furminator’ü direkt sahte furminator hiçbir işe yaramadı diyerek kenara attı. Şüphe ettim eski siparişlerimden baktım, yorumlarda da sahte diyen olmamış ama ambalajını da attım çoktan, nasıl anlaşılır sahte olup olmadığı?
Tüyleri güzel topluyorsa farkeder mi sahte olması?
0
megalomaniac
(12.11.22)
Sadece sunu biliyorum. Amerika amazonda dolu turk satici sahte furminator satiyor. Hatta firma tespit etti ve turkiyeden acilan hesaplari suspent etti. Baya bir olay oldu turk furninator saticilari amerika amazonda. Alibabadan alip satiyorlardi. Bu adamlar ayni zamanda trendyolda fln sa satici
0
oscar
(12.11.22)
Bana sahte geldi, neden derseniz Fransa'dan furminator 7cm yazınca sizinkine benzer çıkanlar Trendyol ya da ciceksepeti. Burada satilanlar ile alakası yok.
0
logisticsmanager
(12.11.22)
(3)

ABDye yerleşmek için yoğun bir sektöre hayatı adamak mantıklı mı

marlonbranda
Selam İyi haftasonları, bir konuda kararsızlığa düştüm fikirleriniz çok önemli; biraz info vereyim; yaş 30 2 yıl devlet memurluğu, 1,5 yıl serbest çeşitli işler, kesinlikle kurumsal insanı değilim ve bireysel işleri seviyorum. Maddiyat sorunum yok çok değil 40K $ birikimim var çeşitli yatırımlarla
Selam İyi haftasonları, bir konuda kararsızlığa düştüm fikirleriniz çok önemli; biraz info vereyim; yaş 30 2 yıl devlet memurluğu, 1,5 yıl serbest çeşitli işler, kesinlikle kurumsal insanı değilim ve bireysel işleri seviyorum. Maddiyat sorunum yok çok değil 40K $ birikimim var çeşitli yatırımlarla büyütüyorum ABDde kazançsız 1,5 yıl yaşatabilir beni tabi bağımsız iş planlarım var.

ABDye yerleşme planım var, bir fırsat çıktı global bir lojistik firmasında operasyon uzmanı olarak işe başladım. Şirketin CEOsu bir tanıdığın arkadaşı dolayısıyla güvenilir eleman ihtiyacı ve sektörde tecrübeli eleman ihtiyacıyla bir süre sonra beni ABDye aldırabileceğini söyledi. kendi kafamdaki bir kaç yol ile gitmekten önce bunu denemek istedim. 1,5 ay oldu fakat iş bana hiç sıcak gelmiyor, sektörü öğrenmekten ziyade döküman işi ve angaryası çok ve çalışma saatleri aşırı yoğun, ekstra mesaisi var ücreti yok. TR maaşı 9K TL bir manası yok benim için ve yapılan işe göre çok az, çalışan ysş ortalaması 25. İş, deniz konteyner taşımacılığı iş hacimi yüksek. ABD maaşı 3500 Usd fakat yoğunluğu fazla ve ek iş imkanı olmayacak. miktar da bana pek tatmin edici gelmiyor. neticede para ve huzur için ülkeyi terk etmiyor muyuz. TRde biraz risk alarak o parayı kazanabiliyorum zaten.

Bu işin avantajı şu, yasal bir çalışan olarak ABDye gitmek ve greencard yolunun açılması fakat tüm hayatı bu işe adamam gerekecek çünkü aşırı dikkat ve takip gerektiriyor. telefon ve mail trafiği var. benim aklımdaki yan gelir oluşturacak, e-ticaret, finans, uber vb.. işleri yapmaya fırsatım olmayacak.

Benim planım ise turist/öğrenci vizesi ile gidip kalmak. Dediğim gibi maddiyat sorun olmadığı için yaşam zor olmayacak ilk etapta cepten yiyeceğim fakat yasal çalışan olma işi garanti değil.

Kararsızlığım; İstifa edip süreci çok uzatmadan kendi yolumda gitmek ama pişman olur muyum kaçırdığım bir nokta mı var diye kararsızlık içindeyim.
0
marlonbranda
(12.11.22)
Hayat adamak ne alaka. Green card çıkana kadar ya da daha uygun iş bulana kadar çalışırsın. Belki 3 5 yıl sürecek. Beğenmezsen de dönersin. Çok zor bir şey değil. Birikimini harcamak yerine risk al. Turist olarak binlerce kişi gidiyor ama orada kalamıyor. İş bulmak önemli bir şey. Çalışanların yaşı sizi ilgilendirmez. Ek iş düşünme bir süre.
0
dissendium
(12.11.22)
Bir kere lojistik zorlu bir iş. Hele lojistik servis saglayici kismini ben hiç sevmem.

Türkiye'de 9 bin lira maaş veren sirket yalan olmasin da çok iyi değildir. Ben İzmir'de o maaşı yeni mezuna veren yerler biliyorum. 9 bin liraya uzman falan olmaz hele lojistikte.

Amerika'da da lojistik islerinde çok adam ihtiyaci var. Lojistikte çalışan adam aç kalmaz, Avrupa'da da böyle ayrı konu. Kısacası oraya giderseniz başka is de bulursunuz.

Ben olsam yasal çalışma olmayan yolu denemem. Böyle bir riski alip cebimdeki parayı yemem yani.

3500 dolar bahsedilen şehir için nasıl bakin. Gerekirse ek is falan yapmazsiniz ama bir sene falan çalışır sonra hop başka şirkete gidersiniz.
0
logisticsmanager
(12.11.22)
detaylara takılmaya gerek yok. soru aslında şu, işsiz ve öğrenci olarak mı amerika’ya gideceksiniz yoksa bu işi yaparak yasal olarak mı? bence çalışarak gitmek her halükarda daha mantıklı.
0
roket adam
(12.11.22)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.