Giriş
(2)

tarihe göre dünya haritası gösteren site

siyah gece
girilen tarihe göre dünya haritası gösteren bir site vardı hatırlayamıyorum, bilen varsa teşekkür
girilen tarihe göre dünya haritası gösteren bir site vardı hatırlayamıyorum, bilen varsa teşekkür
0
siyah gece
(04.02.23)
Bu mudur?
geacron.com

Buysa "world map changing according to the date" dedim google'a ileride aramak isterseniz
0
logisticsmanager
(04.02.23)
sanırım buydu, teşekkürler
0
🌸siyah gece
(05.02.23)
(7)

Türkiye'de ev kiralama avrupa gibi olur mu?

logisticsmanager
Şimdi malum Türkiye'de şu popi olan tahliye taahhütnamesi var ama benim tahminim eninde sonunda bu kalkacak kiralama için. Kendi düşüncem tabi.Bu noktada Türkiye avrupa gibi olur mu? Örnek ben kiralamak için şu belgeleri sunmak zorundayım;Gelirim kiranin 3 katı olmalı, olmazsa ev sahibi genelde redd
Şimdi malum Türkiye'de şu popi olan tahliye taahhütnamesi var ama benim tahminim eninde sonunda bu kalkacak kiralama için. Kendi düşüncem tabi.

Bu noktada Türkiye avrupa gibi olur mu? Örnek ben kiralamak için şu belgeleri sunmak zorundayım;
Gelirim kiranin 3 katı olmalı, olmazsa ev sahibi genelde reddeder.
3 aylık maaş bordrosu
Geçen yılın vergi beyannamesi
Ev sahibinden aldığım son üç aylık kira ödenmiştir belgesi
Sirketimden alacağım kontratim hakkında belge

Sebebi? Aynı Türkiye'deki gibi kiracilar yasa ile korunur, kışın evden çıkarmak yasaktir ve dava vs iki sene sürer. Buna ek olarak bir normal kiralik eve bir kiradan fazla depozito istemek yasaktır haliyle zarar verilse yeterli olmaz
Ev sahipleri bu kuralları bildiği için ve bile bile risk alip sonra aglamamak için çok titizdirler. Hatta bunu bilip kiralık ev yatırımı yapmayan insan çok var. Çünkü çok riskli.

Türkiye'de gelir mi bu? Çünkü bu böyle gitmez yer gök dava dolu.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
sanmiyorum zira turkiye'de surekli cok katli ev yapiliyor. arz sonsuz. avrupa ise plancilik alikskanliklari, yerel politik sebeplerden vs cok kisitlayici. "Gelirin kiranin 3 katı olmalı, yoksa reddediyorum" diyen ev sahibi talebin cok oldugu bir yerde degilse aylarca ev bos sekilde kiraci arayabilir cunku kiracilarin secenegi cok.
0
hot potato
(04.02.23)
kiracilar kirasini odeyemiyorsa bu kiracinin geliri az diye mi saniyorsun? maasin kiranin 3 kati oldugunu beyan etmediler diye mi :D
ev sahipleri turkiyede cok gariplesti. cogunun maasi, kendilerini ustun gordukleri kiracilarinin maasindan dusuk o da bir maaslari varsa tabii. yine cogu almis zamaninda cercop bi daire simdi milyonluk dairem var diye 10k'dan kapi aciyor en varos semt bile lol.
o davalar ortadaki firsatciliktan olusmus olabilir mi yani?!
0
Kittie
(04.02.23)
şu an zaten düzgün ve iyi bir ev tutmak istiyorsan bunların çoğunu yapmanı istiyorlar. bordro, findeks kredi notu, kefil bunlar hep istenen şeyler. ben 2028’de 1+1 tutarken bile bordro ve kefil göstermiştim. kafası çalışan adam işini sağlama alır. çalışmayan da avukatlarla uğraşır maalesef.
0
roket adam
(04.02.23)
@hot potato; kesinlikle değil. Aylardır boş olan evler gosterebilirim. Genel mantık "öylesine kiraya verecegime boş kalsın". Bizim şu anki ev iki aydır piyasadaydi. Ha kesinlikle çok talep edilen yerler de var.

@roket adam; ben evi buldum, gördüm, kiraladım.

@kittie; yok demek istediğim bu tahliye taahhütnamesi sözde kendini garantiye almak için ama çoğu bunu "seneye çevre kiralar 5 kat artarsa hemen 5 kat istemek için kullanirim" diye istiyor. Bu ortadan kalkinca zaten daha dikkatli olmalari gerekecek.
0
🌸logisticsmanager
(05.02.23)
adam sana güvenmiş vermiş o zaman. benim çevremdeki kişilerde dediğim gibi çok ince eleyip sık dokuyorlar artık özellikle nispeten daha pahalı evlerde.
0
roket adam
(05.02.23)
3 kat olayı olursa ev sahibi aleyhine olur çünkü şu an maaşının %40-50'sini kiraya veren çok var. Diğer türlü kimse yüksek kiraları karşılayamaz. (ha bu şekilde yaşam masraflarından kısıyorlar o ayrı)
0
nhk ni youkosu
(05.02.23)
Kaç ay önce deli gibi ev arıyordum, şansa şahane bir ev bulup kiralamıştım. Gerçi hayatım tersi mers oldu şimdi şehir değiştirdim ama olsun. Buralarda bile kısmi şekilde öyl. Bi kere ev bulamadık. Bulduklarımız ise; Yahu ev sahipleri deli gibi belge istiyor, kefil evliyse kefilin eşini bile istiyor ki onların bile işi gücü maaşları sorgulandı. Çalışma kağıdına kadar istendi. Yani bir ev görüp, “evet bunu beğendim. Tutuyorum, tu tu yoo rum,tttuuttum” demek kalkmıştı. Sen tüm bilgileri veriyorsun seçenekler arasındaki en iyi işe güce gelire kariyere sahip olana veriliyor. Şirketi bile inceleyeni vardı. Bazı lokasyonlarda böyle demek. Saçmalık ama. Kariyeri ve maaşı ve gelecek iş durumu şahane bile olsa ev sahiplerini mahveden dolu insan var.
0
halboyle
(05.02.23)
(20)

Erkekler leopar desen (tortoise) gözlük takıyor değil mi

iddaaci
Merhaba, leopar desen dediğimiz tortoise diye geçen gözlükleri erkekler de takar değil mi? Kadınlara özel değildir umarım.Leopar diyince yanlış anlaşıldı, gözlük şu;https://www.zennioptical.com/p/round-eyeglass-frames/78092?skuId=7809225
Merhaba, leopar desen dediğimiz tortoise diye geçen gözlükleri erkekler de takar değil mi? Kadınlara özel değildir umarım.


Leopar diyince yanlış anlaşıldı, gözlük şu;

www.zennioptical.com
0
iddaaci
(04.02.23)
Takar da takmasa daha iyi.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(04.02.23)
Takanların yönü belirli. Belli
0
pavlis
(04.02.23)
bence alisveris merkezi gezerken magazin muhabirine yakalanan futbolcu aksesuari.
0
hot potato
(04.02.23)
Takıyor o kadar abartılı bir şey değil ki dediğiniz. Tabii modelden model değişir. Bu desende bir rayban gözlüğüm var önce erkek bir arkadaşımda beğendim de aldım, sapları metal, unisex bir gözlük.
0
kullanıcıadımbuolsun
(04.02.23)
Her gözlük almaya gittiğimde gözlükçüler öneriyor böyle bir modelimiz var diye. Artık en başında uyarıyorum leopar desen lütfen önermeyin diye shdhdh hiç sevmiyorum ben ama bu kadar önerdiklerine göre erkekler de takıyor sıklıkla demek ki
0
nundu
(04.02.23)
Gözlük şu

www.zennioptical.com
0
🌸iddaaci
(04.02.23)
Arı Maya gözlüğü gibi, takılmaz.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(04.02.23)
Eskiden çok yaygındı. Kadınlar da erkekler de takardı. Kemik çerçeve deyince çıkar Google'da falan.
Leopar desen diye ilk defa duydum.
Leopar desen icat edilmeden önce vardı bunlar.
Dedelerimiz, ninelerimiz takardı.
0
Mirket
(04.02.23)
cevaplari okuyunca ben mi yanlis bir sey hayal ettim dedim ve fotografa da baktim.
gayet takilir yani abartmasak mi her seyi...
0
Kittie
(04.02.23)
yine boyle bir gozluk duyurusuna soyle guzel bir cevap gelmisti
"homo gozlugu bu. delikanli adami bozar"
:D
0
nibba
(04.02.23)
Abi leopar diyince sunu düşündüm;
images.app.goo.gl

Ama attığın gözlük takan insan çok gördüm. Genelde yönetici, orta yaş, zayıf, beyaz saç tiplerde :) ama takılıyor yani. Bana olmaz ama abartı bir şey yok.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
gecen gozlukcu tum cerceveleri onume serdi, deniyorum tek tek, size cok yakisacak diye bunlardan cikartti, dalga mi geciyorsun babaanne isi bu falan diye cok pis rencide ettim:) Efendim cok moda bu ara falan dedi, fiyatlari da cok yuksekmis zaten, dedim bedava versen almam onu
0
freedonia
(05.02.23)
Erkek arkadasımın gözlüğü. Gayet de takar neden takmasın. Çok guzel.

Kahverengi ve siyah renklerden olusan bir deseni nasıl kadin cinsiyetine atfedebiliyorsunuz sadece anlamıyorum.
Hadi pembe olsa herkesin alıştığı renkler var diyeceğim ama bu gözlük özünde siyah-kahve.
0
zimbirik
(05.02.23)
takılır. çok da güzelmiş tarz baya.
0
theseachange
(05.02.23)
hocam bu çok klasik bir desen yani modası kadın erkek hiç geçmez ama yüzüne gitmesi gerek, güzel duruyorsa kullan
0
freebird5406_2
(05.02.23)
kadife pantolon ve ceket giyen, slim fit avrupalı bir akademisyensen kullanabilirsin tabii ahsjd.
0
deartheodosia
(05.02.23)
Leopar deyince, ben dahil, insanların gözünde başka bir şey canlandı. Aratınca gördüm. 70 yaş üstü ya da fizik öğretmeni ya da hipster ya da @deartheodosia +1 canlandı gözümde. giyen giyer ama bence.
0
nawar
(05.02.23)
Uğurkan Erez İşte Benim Stilim Gözlüğü
0
Kahvedesu
(05.02.23)
Çevremde takan bir tane erkek görmedim.
Kendim de gözlük kullanıyorum, takmam.
0
bass solo take one
(05.02.23)
bunun koyu kahvesi var bu kadar desenli olmasa da
cilt tonu uyduğu için çerçevesiz gibi oluyor
www.edel-optics.com.tr

beyaz tenlilerde linkteki güzel durur
ama o kadar benekli olması fazla daha ağır olması lazım erkek için
0
bir soru sorcam
(05.02.23)
(8)

Kiracı Ev sahibi durumlari

skoylu
2 senelik kiraciyim evsahibi normal bir insandı ama bu oluşan fiyatlardan sonra o da içindeki gizli canavarı çıkardı %300 zam istiyor nerdeyse. Ben de gaza gelip çıkacağımi söyledim ama piyasa daha da kötüymüş. Ben daha sonra tekrar görüşüp %100 zam teklif ettim ötesini veremem diyerek. Adam birden
2 senelik kiraciyim evsahibi normal bir insandı ama bu oluşan fiyatlardan sonra o da içindeki gizli canavarı çıkardı %300 zam istiyor nerdeyse. Ben de gaza gelip çıkacağımi söyledim ama piyasa daha da kötüymüş.

Ben daha sonra tekrar görüşüp %100 zam teklif ettim ötesini veremem diyerek. Adam birden ben zaten evi satıyorum demeye başladı böyle bir konudan hiç bahsetmemisken öncesinde.

Ben şimdi burada oturmaya devam edersem formalite bir satış yapabilir mi? Evin değeri 3 milyon gibi birşey örneğin 1 milyon gösterip tapu masraflarini azaltarak sırf kiracı çıksın diye bu duruma girer mi. Tedirgin etti bizi çıkayım mi kalayım mi bilemiyorum:/
0
skoylu
(04.02.23)
Evi satsa bile siz bir süre daha oturabiliyorsunuz. Sonra dava olur şaibeli satış olduğu çıkar ortaya falan. Hepimiz yalan yanlış avukat olduk piyasa yüzünden. En doğrusunu avukat bilir ama ev satılsa bile bir süre oturuyorsunuz. Evi gerçekten satsa bir sürü vergi verecek, ona yanaşmaz. Korkmayın.
0
ruhen hastayim ben
(04.02.23)
Vergi bir suru degil. Gercek fiyattan kimse gostermiyor. Ama formalite satis kendisi icin de riskli. Kime guvenecen
0
camussar
(04.02.23)
Abi ben anlamadim; ev sahibi yüzde 300 istedi diye siz niye gaza geldiniz? Kanun var yani sabahlara kadar da aglasa yapamaz, ha elinde tahliye taahhütnamesi denilen zimbirti varsa farklı.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
@logisticsmanager zaten çıkma niyetim vardı o yüzden pek zorlamak istemim ilk etapta. Sonra evlere bakmaya başlayınca dışarıda daha beter bir durum olduğundan fikrim değişti.
0
🌸skoylu
(04.02.23)
Abi sunu unutmayin; bugun yüzde 300 diyen seneye gene der cani isterse. Bunun sonu yok.
2 senelik kiraci olarak haklarinizi öğrenin, piyasa çok kötü. Çünkü gördüğümüz üzere herkes tahliye taahhütnamesi pesinde. Ciktiginiz zaman size "al bu da taahhütname, imzala. Istediğim zammi vermezsen kapi önündesin" diyecek tipler olacak, ne kadar kacarsaniz bu isten o kadar karlı.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
Hiç kimse kiracı çıkarmak için formalite satış yapmaz. Yapıyorsa mallık bence.

Ev satın alınınca yeni ev sahibi ihtar çekecek. Süresinde tebliğ ettirmeye çalışacak. Ki çok zordur.

Sonra dava açacak ihtiyaç iddiasını kanıtlayacak. Dava 1 sene sürecek.

İstinaf edeceksin, 1 sene de orada sürecek..

En iti ihtimalle 2.5 sene uğraşacaklar.
0
adwokat
(04.02.23)
www.hesapkurdu.com
%25 zamlı halini hesaplayıp atın sözleşmede yazan günde . " şubat 2023 kirası %25 zam" gibi bir şey yazın. satarsa satsın boşverin. bu fırsatçılara pabuç bırakmayın. sırf kalmayacaksanız bile bu sebeple kalın. mahkeme vs derken en az 1.5 yıl sürer satsa bile evden çıkmanız. Tahliye davaları yoğun şehirlerde uzun sürüyor. Tahliye kararı gelse bile 6 ay vakit var diye biliyorum. o zaman zaten kiralar düzelmiş olur belki - sanmasam da

ama gününde kira atmak önemli. %300 veya %100e boyun eğmeyin. hem de yasal değil. khkya karşı gelinmemeli.


Ancak, tahliye davaları için Temmuz 2022 itibariyle Sulh
Hukuk Mahkemeleri’nde minimum üç dört ay sonraya gün
verilmektedir. Tahliye davaları Ankara ve İstanbul gibi
yoğun adliyelerde ortalama 1-1.5 yılı bulabilmektedir. Dava
devam ederken kiracılar yasal oranlarla kira artışı yaparak
taşınmazda oturmaya devam edebilirler.
0
ShadowOfMoon
(05.02.23)
"içindeki gizli canavarı çıkardı %300 zam istiyor nerdeyse. Ben de gaza gelip çıkacağımi söyledim ama piyasa daha da kötüymüş."

Şu, durumu açıklıyor zaten. Demek ki adamda gizli canavar yokmuş. Siz çevredekilerin altında fiyatlarda yaşıyormuşsunuz. Siz adamın evinde oturmasanız çevreden yola çıkarsak daha uygun fiyatlara oturacakmış.

Bu arada evet, çok düşük fiyatta satış gösterip evi satabilir. Yeni gelen de tahliye için gerekli işlemleri yapar ve uygunsa çıkarır.

%25 gibi saçma sapan ve adaletsiz bir konu var. Yine de hukuki. Bunu, dedikleri gibi yapabilirsiniz/yapabilirsiniz ama aynı şekilde hukuki olup adil olmayan sözde satışlar ile evden çıkarabilir ev sahibi sizi. Atıyorum 10k kiraya verebileceği yerde 3k'ya oturuyorsanız 2 defa satış yapıp payları ödeyerek yeniden alarak kiraya verebilir. Hatta bekleyebilir de bunun için.3 yıl olayı da devreye girmez.

Tabii ki bunlar olasılıklar. Siz yine de 25%'e uyup ona göre zam yapsanız yasak olarak kimse bir şey diyemez.
0
nawar
(05.02.23)
(3)

Güzel bir cuma ertesi akşamı

pavlis
Yine yollardayız, hiç çıkmadık.İçkimizi içiyor, geçmişi yad ediyor, önümüze bakıyoruz.Siz de ne var ne y o k ?düzenleme: yazarken aklıma geldi https://www.youtube.com/watch?v=bUxVZxqkYQw
Yine yollardayız, hiç çıkmadık.
İçkimizi içiyor, geçmişi yad ediyor, önümüze bakıyoruz.

Siz de ne var ne y o k ?

düzenleme: yazarken aklıma geldi www.youtube.com
0
pavlis
(04.02.23)
Spora gidecegim, sonra is gezisi sebebiyle yapamadığım isleri yapip maillere cevap vereceğim. Sonra icecegim, İstiklal marşı ve yatış.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
cok iyi sarap ictim. simdi eve gecip biraylq devam. uzun zamandir bu kadar icmemistim cok iyi
0
ala09
(04.02.23)
valla uzandım radyo dinliyorum
0
freebird5406_2
(04.02.23)
(15)

Kış lastiği almalı mı?

logisticsmanager
2021'de 4 mevsim aldım çünkü şehirde yaşıyordum ve kar yağsa da yilda max 1 hafta kalıyordu.Şimdi sehre 30 dk mesafede bir dağ köyünde ev buldum (dağ köyünde fiber var, o kadar da köy değil yani). Belli süredir ev arıyordum ve bunun kirasi vs baya iyi. Içinde şömine vs de var, iyi yani. Emlakciya se
2021'de 4 mevsim aldım çünkü şehirde yaşıyordum ve kar yağsa da yilda max 1 hafta kalıyordu.

Şimdi sehre 30 dk mesafede bir dağ köyünde ev buldum (dağ köyünde fiber var, o kadar da köy değil yani). Belli süredir ev arıyordum ve bunun kirasi vs baya iyi. Içinde şömine vs de var, iyi yani.

Emlakciya sehirden tasinacagimi söyleyince ve tahminen Fransız olmadığımı da çaktigi için haftasonu git bak adrese, bölgeyi begenirsen pazartesi ara evi gezelim dedi.

Ev normal şehre 25 dk, normal düzlüğe inmeye 14 dakika araçla gidiş mesafesinde. Hayır kadın öyle bir dedi ki sandım heidi gibi yasayacagim, yola belli bir noktada eseklerle devam edeceğim falan. Şehir 300m, burası 650m.

Tek aklıma takılan lastik konusu oldu çünkü yol bir 10dk kadar dar, sonraki kısmı da daha iyi olsa da çok virajlı. Bölgenin hali su anda fotoda olduğu gibi;

gss.gs
Sizce bu evi tutarsam continental allseasonslari blizzak ile falan değiştireyim mi? Çünkü belli burada kar olacak. Bu noktada soruma cevap çok büyük ihtimal "sorduğun kabahat" ama olsun.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
1 ay içinde kar gosteriyo mu xd bence 4 mevsim iş görür. Benim 4 mevsim lastiklerim utanmasa buzda daha tirmaniyodu
0
abuzer
(04.02.23)
yollar tam koy yolu gibi. buralar aciliyor mu belediye tarafindan? cok trafik de olmaz gibi yollari acacak. hem egim, hem viraj var, ben olsam kis lastigi alirdim.
0
antikadimag
(04.02.23)
@antikadimag; bu kısım bir 10 dk böyle, 10 dk sonra normal tek gelis, tek gidiş yol oluyor. Aciliyordur heralde diyorum çünkü ünlü kar merkezleri var 20-25 dk mesafede.
Trafik sanmam, totalde günlük 100 kişi anca kullanir bu 10 dklik kismi.
0
🌸logisticsmanager
(04.02.23)
yaz lastiğiyle dün ankara'dan çıkamadım. bu görseldeki yer için kışın hem kar lastiği hem de zincir alırdım. yoksa araba gitmez diye düşünüyorum.
0
prole
(04.02.23)
Kış lastiği ile kar lastiğini karıştırıyorsunuz. Kış lastiği kullanmak için kar gerekmiyor. Yani yaşadığınız yer soğuksa zaten kullanın.

Hava sıcaklığı +7C'nin altına düştüğünde kış lastiği kullanılır. Hamuru ve diş yapısı nedeniyle fren mesafesini kısaltır, (özellikle donmuş, buzlu veya ince karlı yolda) yol tutuşu artırır.

Kar lastiği, yoğun karlı ortamda kullanılan çivili lastiktir.
0
lancelot du lac
(04.02.23)
@lancelot; yok karistirmiyorum. O kadar da karlı değil, olsa olsa 3-4 cm. Ama şu an yaşadığım yerden daha karlı oluyor.

Sadece sorum 4 mevsim lastik yerine kışa mi gecsem. Çünkü 4 mevsim yasal olarak kullanilabiliyor (3pmsf damgali), değiştirmek zorunda değilim. Ki zaten kullandim (karda da gittim), sıfır sorun. Ama aynı yer şartlar olmayacak.
0
🌸logisticsmanager
(04.02.23)
Bu arada merak edip baktım; kar lastiği diye bir şey kalmamis. En azından ingilizce ve Fransızca bulamadım. Lastik markalarinda da kar lastiği diye bir şey yok.
www.tirebuyer.com
0
🌸logisticsmanager
(04.02.23)
kar lastiği dedikleri sanırım özel çivili lastikler. finlandiya rusya gibi soğuk ülkelerde kullanılıyor. kış lastiğimde çivi yok sadece deseni ve hamuru farklı diye biliyorum
0
roket adam
(05.02.23)
Burada normal kış lastiği kullanmanızı öneririm. Normalde ise 4 mevsimi salmanızı öneririm. Çünkü yazın yaz lastiğini, kışın da kış lastiğinin verdiği performansı vermez. Her zaman ortalama performans alırsınız. Kötü performans almamak güzel olsa da 4 mevsim lastik yazın yaz lastiğine, kışın da kış lastiğine yaklaşamıyor.

10 dklık bir mesafeyse ve dağa tırmanış/ iniş değilse o zaman zincire ihtiyacınız bile olmaz, kış lastiği ile halledersiniz.
0
zimbirik
(05.02.23)
@zimbirik; 4 mevsim yeni aldığım için salamam. Onu da zorunlu olduğu için aldım çünkü yaşadığım yerde senede 1 hafta falan anca kış var. Dağa falan gittiğimiz de olmadigindan kış almadım. Ama şimdi lazım olacak gibi.

Normal yol yani, herkes buralarda yaşıyor bölge dağlık çünkü. Yolda gelirken bir sürü normal araba gördüm (bende fiesta var, insanlarda corsa clio vs vardı. Bunlarsa çivili lastik zaten olamaz), sanmıyorum ki mont blanc tirmanir gibi takılsinlar.

Bi 400 Euro yapıştırıp blizzak almak iyi olacak gibi.
0
🌸logisticsmanager
(05.02.23)
bilindik 4 mevsim ile kis lastigi arasinda "all weather" diye bir lastik modeli daha var.

blizzak derin kar lastigidir, kuru yolda hem kafa utuler hem de cabuk erir. yolda surekli kar yok ise blizzak pek kullanisli degil, kullandim zamaninda. arac gezinip duruyor, kuru yolda virajlarda falan cok yumusak kaliyor.

ben olsam "all weather" alirim, nokian wrg4 olabilir.
bulamazsan piralli scorpion verde de baya iyidir.
0
cooperr
(05.02.23)
kış lastiği eşit değildir kar lastiği.

eğer kışları 10 derecenin altına düşüyorsa sıcaklıklar. kış lastiği takmalısın. mesela şu aralar kar olsa da olmasa da kış lastiği avantajlıdır. ama üç hafta önceki havalarda yaz lastiği avantajlıdır.
0
alperz
(05.02.23)
continental allseasonslar kalsın.

romanya'da bile bazı insanlar continental allseason gibi lastikleri kullanıyorlar genelde.
0
rain when i die
(05.02.23)
Benimki de nokian all weather'di. Kar buz demiyidi <3
0
abuzer
(05.02.23)
rampa çoksa keskin viraj falan varsa bence riske atmaya değmez. köy yolları ana arterler gibi anında açılmıyordur diye tahmin ediyorum. bir sabah kalkar işe giderken kayar gidersin yollar karlı buzluysa.
0
argent dawn
(05.02.23)
(9)

Kiracı vs ev sahibi sorusu

ben butun cbnce dizilerini izliyorum
Herkese selamlar. Bu yıl kirada olduğumuz evde 5 yılımız doluyor, ev sahibimiz ya evden çıkarsanız ya da güncel değerden kira ödersiniz diyor. Biz de kendi evimize taşınma kararı aldık. Kendi ihtiyacımızdan dolayı evden çıkmasını isteyeceğimiz bir ihtar çekmemiz gerekiyormuş. Kiracımızla kontratımı
Herkese selamlar. Bu yıl kirada olduğumuz evde 5 yılımız doluyor, ev sahibimiz ya evden çıkarsanız ya da güncel değerden kira ödersiniz diyor. Biz de kendi evimize taşınma kararı aldık. Kendi ihtiyacımızdan dolayı evden çıkmasını isteyeceğimiz bir ihtar çekmemiz gerekiyormuş. Kiracımızla kontratımız temmuz ayında. Şimdiden mi ihtar çekip 3 ay sonra çıkın dememiz gerekiyor yoksa temmuzdan 3 ay öncesinde yani Nisan ayında mı ihtar çekmeliyiz?
0
ben butun cbnce dizilerini izliyorum
(04.02.23)
Benim size tavsiyem, en azından kendi avukat arkadaşlarımdan bildiğim kadarıyla, iyi bir avukat tutun onunla yürütün.
Kiracıların çoğu çıkmıyor, dava seçeneğine gidiyor çünkü dava masrafları daha ucuz.
Yani sizin temiz 1 sene o eve girememe ihtimaliniz var.
Arkadaşın dediği bazen kiracılar dava vs görünce cikabiliyor.
Burada yetkili arkadaşlar zaten yazar ama ben gene de bir avukata danismanizi tavsiye ederim çünkü arka planda da sizin cebinizden yukselecek kiraniz ile para çıkma durumu var.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
Teşekkür ederim. Avukat tanıdığımız yok ama eşe dosta soralım bakalım tanıdığı olan varsa bu konulara bakan. Kiracı çıkmazsa bizi maddi olarak zorlar çünkü ordan aldığımız kirayı buraya veriyoruz. Evin kredisi devam ediyor onu ödüyoruz.. ev sahibimizin güncel değerden ödersiniz dediği 3,5-4 katı oldu zaten. Herkesin kendince haklı olduğu saçma sapan günlerden geçiyoruz
0
🌸ben butun cbnce dizilerini izliyorum
(04.02.23)
Bence bir avukat tutacaksiniz;
Bu işin en doğru şekilde yapilmasini sağlayacak. Bu noktada kiraciniz uzatırsa siz de evsahibi ile uzatın vs. Yani ev sahibi de kira artırmak istiyorsa dava açsın, o dava da belli süre sürecek. Bu şekilde en zararsız çıkarsınız gibi.

Bu tabi kiracinizin "tabi efendim tamam efendim" demedigi noktada. Ama dediğim gibi; kimse masraf yaptığı yerden Cat diye bu dönemde cikmaz. En azından ben duymadım. Belki de en doğrusu kiracı uzatmak isterse taşınma masrafı vs karşılayıp anlaşmak da olabilir. Bir sürü seçenek var o noktada ama bu iş cabucak biter vs diyen kimseye inanmayin, mahkemeler böyle insanlarla dolu.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
İhtar çekilecek, dava açılacak.. süreler çok önemli. İhtarın tebliği önemli. Kira sözleşmesinde kaç ay önceden haber verilmesi gerekiği yazıyor önemli.

İstanbuldaysanız yardımcı oluruz.
0
adwokat
(04.02.23)
ev sahibiniz 10 seneden önce çıkartamaz
+%25le devam edin kiracınız çıkana kadar
0
bir soru sorcam
(04.02.23)
Dava ile bizim arkadasi 6 ayda cikardi ev sahibi. Hangi 10 yildan bahsediyoruz? 3.yiliydi.
0
camussar
(04.02.23)
Ihtiyac davasi
0
camussar
(04.02.23)
kendi oturacasa çıkartaabilir
çıkrtıp da oturmadıysa siz de dava açabilirsiniz
0
bir soru sorcam
(05.02.23)
1 ay önce çekmeniz yeterli.

Ancak erken ihtar çekmenizde sıkıntı yok. Bence önce bir konuşun, derdinizi anlatın. Sonrasında ihtar çekersiniz. Böylesi daha etik olur.

İhtarınızı çekin. Sözleşme bitiminde, çıkmam derse avukata gidersiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(05.02.23)
(6)

parfüm seçimi

ohmho
merhaba,parfüm seçimini nasıl yapıyorsunuz ? düzgün bir parfüm almak istiyorum ama tek başıma gidip tek tek koklamaya gözüm kesmiyor
merhaba,
parfüm seçimini nasıl yapıyorsunuz ? düzgün bir parfüm almak istiyorum ama tek başıma gidip tek tek koklamaya gözüm kesmiyor
0
ohmho
(01.02.23)
Kadinim. Yeni parfum alacaksam soyle seciyorum:

- begendigim notalari biliyorum. Bu notalari iceren secenekleri kafama yaziyorum.
- fragnatica yorumlarina bakiyorum.
- tenime, sacima, tarzima uymayanlari eliyorum. Toplam 4-5 parfum koklayip birini aliyorum. Ama parfume duskun oldugum icin 500+ parfumun kokusunu zaten biliyorum. En birinci parfumunuzse daha uzun surer muhakkak. Sevdiginiz seyleri not alin, ona gore fragnaticadan bakin bence.
0
ne istedigini bilmeden aglayan cocuk
(01.02.23)
Vergilerin düşük olduğu çağlarda StrawberryNET.com'dan nerdeyse bütün erkek parfümlerini almıştım asdads sonra aralarından birini seçip hep onu kullandım 15 senedir falan ara ara hediye gelen parfümleri saymazsak hep aynısını kullandım. StrawberryNET.com nasıl bir yerdi dersen; Türkiye'de bi parfüm 5 birimse orada 2 birimdi. Şimdi aynı ama.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.02.23)
ülkede bi' underground parfüm camiası var, hepsinin sosyal medya hesapları var - onlardan şaapın.
0
bilinmez bir yazar
(01.02.23)
Fragrantiva, reddit, basenotes bakıyorum.
Sonra deniyorum ve o gün performansa vs bakıyorum. Aklima yatarsa alıyorum.
0
logisticsmanager
(01.02.23)
Dekant al 10-15 tane, birkaç ay takıl onlarla, ondan sonra hafiften bir zevk oluşmaya başlar.
0
vedatchilipeppers
(02.02.23)
fragrantica'daki populer parfumlerin incelemelerde her mevsim kullanima uygun olanlarini bulup deniyorum. bir mekana gidip birkac fis sikiyorum ustume, gun boyunca performansina bakip kokusunu da begenirsem aliyorum.

cogu parfumun kokusunu alamiyorsun siktiktan bir sure sonra burun alisiyor. o yuzden cok kurcalamadan alip geciyorum birini.
0
antikadimag
(02.02.23)
(32)

doğal kaynakların aşırı tüketilmesi konusunu ne ölçüde düşünüyorsunuz?

m e b
selamlar.şu an doğanın ve kaynaklarının hunharca kullanılmasına karşı karınca kararınca neler yapıyorsunuz bireysel olarak?yani yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama her gün duş alan, dişini fırçalar ya da ellerini sabunla yıkarken boşa su akıtan, yemeyeceğini bildiği halde siparişin yanındaki ücrets
selamlar.
şu an doğanın ve kaynaklarının hunharca kullanılmasına karşı karınca kararınca neler yapıyorsunuz bireysel olarak?

yani yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama her gün duş alan, dişini fırçalar ya da ellerini sabunla yıkarken boşa su akıtan, yemeyeceğini bildiği halde siparişin yanındaki ücretsiz ürünleri alan, haddinden fazla kağıt/peçete kullanan, bardak yıkarken bile litrelerce su harcayan ve çeşmeyi boşa akıtan vs birini görünce uyarıyorum ama tabii her şey benim kontrolümde olmuyor. nihayetinde çocuk değiliz ki üstümüz çim ve çamur lekeleriyle krilensin. mesela günlük kıyafetini tek günlük giyip hemen makineye atmak ve suyu boşa tüketmek kötü değil mi?

bu "her gün kıyafetini değiştirmezsen, her gün duş almazsan pissin" düşüncesini kim oluşturdu da doğayı b.k ediyoruz?
0
m e b
(01.02.23)
Doğayı bok eden bizim kişisel yapıp ettiklerimiz değil, fabrikalar ve devasa endüstriyel atıklar. böyle mikro düşünceleri de aşırı sjw olarak görüyorum.
0
olaylar olaylar
(01.02.23)
10 milyon insan 20 yıl boyunca dişini fırçalarken musluğun vanasını kapatsın.

konya'da, 10.000 yıl önceden kalmış adetlerle "vahşi tarım" yapan bir hıyar ağası basit bir su yolunu kendi tarlasına döndürdüğü an sizin yaptığınız tasarrufun 50 katını yok etmiş oluyor.

bireysel olarak yapılacaklara sıra gelene kadar; türkiye'deki bu aptal köylü tarımı sona erdirilmeli önce.
0
tchuck
(01.02.23)
Abi inan zerre sikimde değil. Bu aynı karbon ayak izini azaltmak için ben Starbucks'ta kağıt pipet kullanırken Elon Musk'ın 15 dakikalık mesafeye özel jetiyle gitmesi gibi geliyor bana. Hiç umrumda değil yani bireysel hareketler.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.02.23)
ben çevre mühendisliği okudum, kendim o sektörde çalışmasam da arkadaşlarım halen o sektörlerde çalışıyor. diyeceğim o ki bireysel önlemlerle küresel ısınmayı falan önlemek, okyanusta su dalgası bile değil. özel uçaklar, 6.0 v12 motorlu pikaplar, endüstriyel atıklar falan bunları alt alta yazınca bireylerin hiç bir etkisinin olmadığını anlıyorsun.

ben sadece kaynaklar boşa gitmesin diye uğraşırım, israfı önlerim, ama onun dışında ıvır zıvır şeyleri kafaya takmanın anlamsız olduğunu düşünüyorum. öyle çevreye zarar vermesin haftada bir duş alayım falan gibi kendi konforumdan feragat etmem. bizim hıyar ağası tarlacıya gelene kadar dünyanın sanayileşmiş ülkeleri doğanın canına okuyor her saniye. üstelik onlar 100 senedir hiç bir çevresel konuyu kafaya takmayıp geliştiler zenginleştiler para kazandılar, şimdi bizim gibi gelişmekte olan ülkelere çevre bilinci dayatıp gelişimini yavaşlatmaya çalışıyorlar. anlamsız yani.
0
roket adam
(01.02.23)
Abi ben hatta olayı bi tık ileri taşıyayım. Misal ütopik bir dünyada "size artık su faturası göndermeyeceğiz keratalar" deseler evdeki bütün muslukları açar suyu boşa akıtırım, o kadar kinliyim yani bu her bokun sorumluluğunu sıradan vatandaşın omuzlarına yükleyen sisteme. Gerçi o kadar kinliyim dedikten sonra gidip keban barajını patlatmam gerekiyor ama o kadar yapamam yani çeşmeyi açar beklerim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.02.23)
Türkiye'nin en verimli topraklarından Gediz havzasındaki tarlalara tek tek siteler apartmanlar dikildiğini gün, gün izliyorum.

Orman yangınlarından sonra dikilen otel haberleri gördük ve kimse yalanlamadı.

Kanunlara aykırı şekilde 1000 yaşında zeytinin altında maden aramaya kalktılar.

Ama yine de;
Çöpe, pil ve elektronik malzeme atmam.
Evime yakın şişe plastik kumbarası varsa götürüp çöpe atmam.
Tekelleşmiş birinin rant sağladığını düşündüğüm halde eski giysilerimi kumbaraya atarım..

Ama bırak da her gün duş alayım Dostum. Ben pis değilim.
0
Mirket
(01.02.23)
olaylar olaylar +1

umrumda değil açıkçası kylie jenner tuvalete gitmek için jet uçak kullanıyor ilk önce ona anlatsınlar sonra gelsinler bana.

tam tersine temizliğe karşı bir algı yaratıldığını ve pislikten yeni yeni hastalıklar çıkıp milletin hastalıktan kırılmasını istiyorlar.

o yüzden banyoda kendinizi foşur foşur yıkayın, saçları şampuanlayın, donlarınızı günlük değiştirin, ter kokan pis kıyafetlerinizi yıkayın. uyuz, tifo vb. olursunuz bit kaparsınız sonra.
0
Hallegadola
(01.02.23)
Kendi çapımda yaptığım şeyler var. Geri dönüşüm, çöpleri ayırmak, elektrik/su dikkat etmek.
Onun dışında dediğiniz şeylere takılan insanlar var, hatta susuz tuvalet kullananlar falan var.
Çok umrumda değil.
Siz kendiniz için yapın da insanlari uyarirsaniz tepki görünce sonra duyuruya yazmayın :)
0
logisticsmanager
(01.02.23)
Doğal kaynakları kurutmamak için değil de, küçüklüğümden beri ailemin öğrettiği şekilde israf etmemek için dikkat ediyorum. Hatta bazen sırf bu yüzden pinti diyenler bile oluyor.
0
etna
(01.02.23)
abi zerre umrumda değil hiçbiri :)
0
sizofren06
(01.02.23)
Atıyorum İstanbul’da suyu ziyan etmeyelim herkese yetsin dersek tamam, mantıklı. Ama dünyayı mahveden şey büyük fabrikalar, askeri denemeler (gökyüzünde bomba patlatıp denemek gibi şeyler), 200 kişi taşıyan uçağı tek kişi kiralayıp keyif yapan zenginler falan. Biz niye metrobüse binen bedenlerimizi kısıtlayalım?

Ayrıca emin ol çoğu Avrupalı (Türkiye dahil) çok minik hayatlar yaşıyor. Amerikada elektriği ışıkları vs doğru düzgün kapatmıyorlar sanırım, arabaları çok büyük hacimli çok benzin tüketen motorlu şeyler, en büyük israf oralarda yapılıyor.
0
nhk ni youkosu
(01.02.23)
yoo, hiçbir şey yapmıyorum valla kimse kusura bakmasın.
yok tuvalet bloğu kullanmayın kimyasaldır, yok efendim sifona pet şişe koyun, her gün duş gereksiz, çamaşırları toplu yıkayın vesaire hepsi boş iş.

dünyada su kullanımı %70-75 civarı endüstriyel diye biliyorum, yani o kısım evlerimize hiç uğramıyor bile. gitsinler önce onları regüle etsinler sonra bana gelir sıra.
bunu da bize yıkmaya çalışıyorlar ya, inanamıyorum.

kara düzen tarım yapıp, oraya buraya 200 metreye sondaj atıp dakikada 250 litre su çekenleri regüle etsinler.
0
thedepressed
(01.02.23)
Çok umurumda değil +1

Ayırdığımız geri dönüştürülebilir atıkların da hiçbir işe yaramadığını düşünüyorum ek olarak.

Ama alışkanlık, yetiştirilme tarzı vs nedeniyle (yukarıda yazılan örneklere rağmen) içim rahat etmediğinden geri dönüşümü ayırmaya, suyu tasarruflu kullanmaya, boşa su, elektrik vs harcamamaya dikkat ederek yaşıyorum.
0
kobuzchu kiz
(01.02.23)
dogal kaynaklar konusu bir nebze ihtiyaç için mecburi sayılır fakat o kadar gereksiz, kağıt peçete, ambalaj plastik, kimyasal v.s. kullanıyoruz ki gün içinde bunun farkında bile olmuyor insanlar.
0
nuisance
(01.02.23)
valla markette açık kalmış soğutucu dolabı bile kapatıyorum ben içim acıyor. cevaplara şaşırdım açıkçası.
0
xrated
(01.02.23)
Bu dediklerinizin eğitimini ilkokul çocuklarına üzerine basa basa vermeme rağmen bireysel hareketlerin devede kulak bile kalmayacağını biliyorum. Kendi üzerime düşen sorumlulukları yerine getirmeye çalışsam da her gün duşumu da alırım bir giydiğimi dolaba asmak yerine yıkarım da.

Yukarıdakiler +1
0
ruhen hastayim ben
(01.02.23)
Yukaridaki bir cok kisi gibi, doga kirliliginin 'halktan' kaynaklandigini dusunmuyorum, devlet eliyle zaten dogayi zaten mahvediyorlar. Ancak kendim dikkat ediyorum, israf etmemeye, copleri ayristirmaya, kagit pecete vs bosa almamaya ve kullanmamaya. Dus almaktan feragat edemem kesinlikle.

Ama kimsenin ahlak bekciligini de yapip uyarmam, kendi yasamimla ornek olurum, dileyen sorgular ve hareketlerini degistirir, dileyen degistirmez.

Istemeden tavsiye veren, kendi yasam gorusunu dayatan insanlardan hic hoslanmiyorum, cunku aslinda sizin bu anlamda yasam gorusunuzu baskaniza dayatmanizla, karsi komsunun neden evli degilsin, neden cocugun yok gibi sacma sapan sorular sorup kendi yasam gorusunu size dayatmaya calismasi arasinda hicbir fark yok. Sadece biri size daha yakin geldigi icin rahatsiz olmuyorsunuz.
0
kassiopeia
(01.02.23)
o israf canavarı fabrikaların tek derdinin bize ürün yetiştirmek olması...
türkiyenin karbon ayak izi dünyanın yüzde 1i. nüfusu da dünyanın yüzde 1i.
0
comp
(01.02.23)
bende duyurudaki insanların hassasiyet sahibi insanlar olduğunu düşünürdüm ne yazık ki çoğu öyle değilmiş. umrumda değil +1 kaynıyor cevaplar hele bir tanesi çeşmeleri sonuna kadar açar beklerim dedi insanlığımdan utandım. şahsi olarak ihtiyacımdan kısmam ama israf noktasında 100 gram suyu dahi israf etmem banyodan önce sıcak suyu beklerken dahi onu paspas kovasına doldururum. endrüstriyel kurumlar suyu israf ediyor ise etkili makaleler yazın yada gönüllü derneklere üye olun firmalardan mail ile rapor isteyin vs vs ama israf etmeyin asla. arkadaş burada israfı konu almış
0
yirmibesonbes
(01.02.23)
Arkadaş israfı konu almışsa sen de soruya cevap ver kardeşim benim ne yapıp yapmadığım sana niye giriyor ki. Bunlar da çeşmeyi 30 saniye yerine 10 saniye açık tutunca dünyayı kurtardıklarını zannediyorlar.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.02.23)
Doğayı ve tabii kaynaklari dusundugum falan yok, sadece israfı sevmiyorum. Bu yüzden bedava diye kullanamyacsgim ketçap posetini falan almam mesela yemegin yaninda. Bu gibi seyler.

Prensip olarak israfa karşıyım olay bu. Dogal kaynaklar cok da umrumda değil.

Uçak bileti alirken bu ucusta bırakacaginiz karbon ayak izi falan diye ibare gorunce guluyorum. Hayatimin hiçbir doneminde karbon ayakizimi hesaplamaya falan kalkışmayacagim.
0
stavro
(02.02.23)
bu sorunun altında türklerin farkındalık seviyesinin birçok batı avrupalıdan, özellikle almandan daha yüksek olduğunu görmek beni gerçekten memnun etti.

yıllardır bu saçmalıklardan yıldım. insanlar kafalarına estiğinde 20 euroya oraya buraya uçakla gidiyorlar ama konu plastik pipet olunca kafayı yemiş gibi sağa sola saldırıyorlar.

yahu denizlerdeki atık plastiğin %80'ine yakınının denizcilerin ağları olduğuyla alakalı bir istatistik var hala insanların kafasını niye ütülüyorsun di mi?
okullarda bazı şeyler o kadar çok empoze ediliyor ki insanlar bu sınırların dışına çıkamıyorlar. güvenli bölgede kalmak için salak salak şeyler yapıyorlar ve bunlarla kendilerini tatmin ediyorlar. gerçekten bazı insanlar çok denyo.

dünyada hala kurşunlu benzin kullanan ülkeler, fabrika bacalarına filtre takmayan büyük fabrikalar var. volkswagen gibi bir endüstri devi emisyon değerlerini değiştirmek için hileli yazılım üretmiş. hindistan çin ve amerikanın hava kirliliğine katkısı dünyanın geri kalanından fazladır. senin diş fırçalarken suyu kapayıp kapamaman neredeyse hiçbir şey ifade etmiyor.
0
bohr atom modeli
(02.02.23)
tüm sorunların kaynağı insan fazlalığı. milyarlarca insan olmasa çevreye verilen zarar da bu seviyede olmazdı. en çok zarar verdiği söylenen sanayi bile 10 kat az insana üretim yapıyor olsa bu kadar kirlilik yaratmayacaktı sonuçta... şimdi insanlar bilinçsizce ürüyor diye, benden önceki nesiller sorumsuzca dünyaya zarar verdi diye niye ben sorumluluk alayım? benim alacağım tek sorumluluk ürememek olur. benden öncekilerin ve şuanki bilinçsizlerin hataları yüzünden hiç kendimi kısıtlayamam. gerçekçi olursak benim ömrüm süresince dünyanın sonu gelmez(3. dünya savaşı şu bu extrem durumlar dışında. doğal kaynaklar vs. açısından diyorum) haliyle umrumda da olmaz. ben öldüğüm gün isterse dünyanın sonu gelsin... sadece üremeyerek minimum 1, potansiyel olarak sonsuz insan eksiltmiş oluyorum dünyanın geleceğinden bu da bireysel olarak alabileceğim en büyük önlem. yoksa on litre az su tüketmişim, sağlığımı hiçe sayıp vegan beslenmişim filan bunlar hikaye. imkanım olsa spor araba da kullanırım hiç bakmam emisyonuna vs. bi kere gelmişim dünyaya kendimi niye kısıtlıyorum? ot gibi yaşasam gereksiz tüketimi minimuma getirsem bile bariz bi etkisi olmayacak sonuçta. "herkes böyle düşünse" veya "herkes duyarlı olsa" gibi argümanlar da saçma. milyarlarca insan bir konuda ortaklaşa karar alıp onu uygulayamayacak sonuçta. gerçekçi olarak ben tek başıma hiçbir şeyi değiştiremem kendi hayatımı daha kötü yaşadığımla kalırım...
0
konetsu
(02.02.23)
Ya bu "fabrikalar, endüstriyel" falan diyen arkadaşların kaçırdığı nokta şu: fabrikalar da sana bana çalışıyor. Çok alışveriş yapıyorsan, markete yürüyüp 2 tane şey almak yerine getir falan kullanıyorsan yine aynı muhabbet. Tarım / su olayı da böyle, çöpe yemek döküyorsan mecbur su basacak adam, daha çok ürün yetiştirmesi lazım çünkü. Kışın illa domates yiyeceksen, avokadosuz duramıyorsan falan da böyle, illa taşınacak onlar dünyanın bi ucundan öbür ucuna.

Öyle bi bireysel / toplumsal ayrımı çok yok yani. Ama plastik yasaklanabilir cidden. DDT'nin yasaklanması gibi bişey. Mantıklı bi hamle olur.

Ama genel olarak "yasakçılık" kafasını sevmediğim için her yıl ağaç dikiyorum ben. İster su, ister kirlilik, ister biyoçeşitlilik için olsun, yapılabilecek en güzel şey ağaç sayısını artırmak. Yüzlerce ağaç diktim, ölene kadar küçük bi ormanım olur diye umuyorum :)
0
plutongezegendegilmi
(02.02.23)
maalesef ben de çok dert edip üzülüyorum. kendimce de önlemler alıyorum ama alanım bu konuyu biraz kapsadığı için bir zamanlar bu konuda baya bir şeyler okuyup araştırmış rakamlarla haşır neşir olmuştum. yukarıda da bahsedildiği gibi bizim bireysel israflarımız küresel üretim kaynaklı israfların yanında hiç bir şey diyebilirim. sadece bu yazıyı okurken bile kullandığınız pc ya da telefon ve bağlandığınız interneti sağlayan modem vb ürünlerdeki çiplerin üretiminde kullanılan su, belki de senin bir kaç yıllık su harcaman kadar neredeyse. bir kaç örnek vereyim mesela;

1 kg biftek için 16bin litre su
1 kg pirinç için 3400 litre su
1 kg kahve için 21bin litre su
1 araba için 300bin litre su
1 litre mazot için 8000 litre su
1 litre benzin için 11bin litre su

vs vs harcanıyor. maalesef bizim şahsi tüketimlerimiz bunların yanında hiç bir şey.
0
avatar is back
(02.02.23)
Maskeler mesela o kadar büyük bir plastik kirliliği yarattı ki aklınız durur. Okyanusların içinden geçtiler. kimsenin umrunda değil.
0
sert siyah krom
(02.02.23)
@bohr bu muhabbetlerin ne kadar bos muhabbet olduğunu guzel ozetlemis. Anlamsız anlamsız seylere takılıyoruz.


F1 motorlari ile ilgili çevreci kurallar falan getiriyorlar gulmekten oluyorum:) ulan dünyada toplam topu topu 20 tane f1 araci yarışıyor, her tarafi emisyon olsa nolur manyak misiniz:)
Tek bir yarisi izlemeye gelen seyircinin gelirken yolda yaktigi benzinin emisyonu tum sezon boyunca 20 tane f1 aracinin emisyonunu katlar muhtmelen. Aptallık çağındayız.
0
stavro
(02.02.23)
arpa ekmeği yiyip su içerek kıl çadırda yaşamıyorsanız o endüstri size çalışıyor

3. kere söylemiş olduk başlık altında halen aynı argüman geliyor

suyu açık bırakıyorum diyenin yediği etin, et endüstrisinde su yem ve enerji karşılığının
haddi hesabı yok

o yüzden öyle cem yılmazın espirisi gibi ben niye ölücem yanımdaki ölsün der gibi
ben değil sanayinin suçu deyince sıyrılmıyor kimse.

insanlar sanayinin bütün nimetlerine alıştı. dokuma makinelerine, hazır elbiselere, betonarme evlere, doğalgaz ısıtmaya, nişastaya, kralların görmediği gıda bolluğuna.

elektrik lambasına kadar terketmeden, sanitasyonunu köyünde kendin yapmadan o kirlilik trendi tersine dönmez.

bohr "denizlerdeki atık plastiğin %80'ine yakınının denizcilerin ağları olduğu" pasifikteki büyük çöp adasının yüzde 50si balıkçı ağı.

iyi de bu da kimseyi sıyırmıyor ki işten balık yemiyor musun mevsiminde kendin mi tutuyorsun
0
comp
(02.02.23)
şimdi endüstri bize çalışıyor tamam.
peki endüstriyel üretimde kullanılan bütün su miktarı "optimize edilmiş" durumda mıdır? hiç sanmam.

yani @avatar is back yazmış, bir araba için 300.000 lt. su kullanılıyorken sözümona çevreci gruplar çıkıp "yoo hayır, aslında bu arabayı 250.000 lt. su kullanarak da üretebilirsiniz mesela, müsriflik yapıyorsunuz." diyor mu?
hayır.

ama ben her gün duşa girince, kıyafetlerimi günlük makineye atınca ben doğa düşmanı olacağım?
kesinlikle katılmıyorum.

"elektrik lambasına kadar terketmeden, sanitasyonunu köyünde kendin yapmadan o kirlilik trendi tersine dönmez."

o zaman benim her gün çamaşır yıkamamın, duş alıp temizlik yapmamın hiçbir sakıncası yok. zaten asla tersine çeviremiyoruz mağaralarda yaşamadığımız müddetçe.
0
thedepressed
(02.02.23)
@thedepressed, muhtemelen "verimli" olanları da vardır, ama çok daha pahalıdır ya dandiktir vs. tüketici her zaman en ucuzunu, f/p ürününü, dolayısıyla da en kirli ve etik olmayanını tercih eder.

misal ben macbook kullanarak yazıyorum bu yazıyı, adamlar çocuk köle çalıştırıyor. "etik" olarak üretileni de vardır, ama işime gelmiyor. kölelik yaptıran adama para veriyorum yani. bunun gibi.

demek istediğim bireysel olarak "sorumluluk" var. ama açıkçası ben sokaktaki adamdan bişey yapmasını beklemem. geniş halk kitleleri hem eğitilmez, hem de organize falan olup hiçbir sorunu çözemez. eğitimli ve dedike bi grup insan çözmek için uğraşırsa çözer.
0
plutongezegendegilmi
(02.02.23)
pluton, apple dünyanın en büyük ve en karlı şirketlerinden biri, gerçek manada para basıyorlar. çocuk işçi kullanmayıp her şeyi medeni ülkelerde üretecek kaynakları var, ama daha çok kar elde etmek için bunu yapmıyorlar. yine adamın çocuk işçi kullanmasının suçlusu biz değiliz bence.
0
roket adam
(02.02.23)
@roket, şirketler ve devletler de bireylerden oluşuyor. ben nasıl "daha ucuz" ya da "daha f/p" olsun diye buna göz yumuyorsam, şirketin hissedarı / çalışanı da daha çok para kazanmak için bu yola giriyor, devlet görevlisi de rüşvetini alıp bu duruma izin veriyor vs.

sonuçta hepimiz kendi faydamıza bakıyoruz.

kirlilik konusunda da öyle. biri çıkıp daha pahalı ama temiz bir ürün yapsa bile ben daha ucuz diye kirli olanı tercih edebilirim. politikacılar da kirlenmesine izin verir (vermezse gdp düşer, işsizlik artar, rüşvetinden olur vs), şirket yöneticisi zaten kirliden daha çok para kazanıyorsa ona yönelir.

burada bu kirliliğin (ya da köleliğin) maliyetini bi tarafın üstlenmesi lazım.

şirket üstlense kârı düşer. belki kâr edemez, kapanır.
ben üstlensem daha pahalı olur, yaşam standardım düşer.
politikacı üstlense, pahalılığı bana yansıtacağı için oy kaybeder.

ama kölelik ya da kirlilik konusunda en büyük risk altında olan benim. şirket sahibi zengin, politikacı da imtiyazlı. onlar kendini kurtarır, biz ortada kalırız. yani suçluluk veya sorumluluktan ziyade hangi partinin daha çok etkileneceği konusu da mühim.
0
plutongezegendegilmi
(03.02.23)
(4)

İngiltere'ye Giriş ve Bir Garip Vize Sorusu

nevarki
AB vatandaşıyla evliyim ve dolayısıyla eşimin vatandaşlığı olduğu ülke olan Bulgaristan'dan oturma kartım var. Bir AB vatandaşının İngiltere'ye turistik amaçlı vizesiz geçiş yapabileceğini biliyorum ama ben tek başıma seyahat etmeye kalkarsam ne ile karşılaşacağımı bilmiyorum. Vizeye ihtiyacımın olu
AB vatandaşıyla evliyim ve dolayısıyla eşimin vatandaşlığı olduğu ülke olan Bulgaristan'dan oturma kartım var. Bir AB vatandaşının İngiltere'ye turistik amaçlı vizesiz geçiş yapabileceğini biliyorum ama ben tek başıma seyahat etmeye kalkarsam ne ile karşılaşacağımı bilmiyorum. Vizeye ihtiyacımın olup olmadığını gov.uk üzerinden bile öğrenemedim (benim durumumu karşılayan bir seçenek bulamadım). Konsolosluğu aradım, muhatap bulamadım.

Soru 1: Birkaç günlük bir iş görüşmesi için vizeye ihtiyacım olup olmadığına dair kesin bir cevabı (ve mümkünse kaynağı) olan var mıdır?

Soru 2: Soru 1'e cevabınız olmasa bile, bu anlamda kime başvurmam gerektiği konusunda yardımcı olur musunuz?

Şimdiden teşekkürler...

(Tik'ler hemen)
0
nevarki
(01.02.23)
Eu oturum izni size uk’e giriş izni vermez. Vize gerekir. Ben de eu’da yaşıyorum ve başvurdum geçen yıl.
0
but that was just a dream
(01.02.23)
İngiltere vizesiz lazım+1.

www.gov.uk

Oturma izninin hiçbir önemi yok. Hatta bugün Fransa'ya yerlesiyorum deseniz onun için de oturma izni lazım. Esiniz size sadece Bulgaristan'da yaşama ve Avrupa'da turist olma hakkı sağlıyor.
0
logisticsmanager
(01.02.23)
Irlanda’da calisma ve oturma izniyle yasayan arkadaslarim UK’e vize alip gezmeye gittiler yilbasinda. Bence de sana vize lazim.
0
hot potato
(01.02.23)
avrupa birligi icinde sikintisiz gezersin, ingiltere icin oturum kartinla beraber vizeye basvur, turk pasaportuna vize basacaklar o sekilde girersin. Yurtdisindan oturumun oldugu icin kolay kolay sikinti cikmaz.
0
cooperr
(01.02.23)
(13)

kadınlar erkekleri genelleyince seksist oluyorlar mı?

duyurukullanıcısı
bütün erkekler öküzdürbütün erkekler şerefsizdirbütün erkekler x'tirbütün erkekler y'dirfalan derlersebu seksist bir düşünce diyebiliyor muyuz?geçen benim bir kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar dedim.çok seksist oldu bu dedi biri.
bütün erkekler öküzdür
bütün erkekler şerefsizdir
bütün erkekler x'tir
bütün erkekler y'dir

falan derlerse

bu seksist bir düşünce diyebiliyor muyuz?

geçen benim bir kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar dedim.
çok seksist oldu bu dedi biri.
0
duyurukullanıcısı
(31.01.23)
abartmış. ortada bir seksistlik yok.
0
jelly bear
(31.01.23)
Seksizm herkes için seksizm ama seksizmden kim daha çok zarar görüyorsa onun için daha da seksizm.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(31.01.23)
Seksist diyip dememek bir yana, söyleyenin çift haneli IQ puanına sahip olduğunu söyleyebiliriz. Feminist olacağım derken feminazi olmuş bir kezbanın cümleleri de diyebiliriz.

Ayrıca kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar deyince neden seksist olunuyor onu da çözemedim. Benim bir erkek arkadaşım var mesela, çocuk çılgın kurbiye yapıyor ve zaman zaman arkadaş ortamlarında bunun mevzusu da oluyor. Bugüne kadar bu yüzden kimse kimseye seksist demedi. Mesele kadın bireyin kurabiye yapıyor oluşuysa, yine karşı tarafta ağır bir eziklik kokusu alırım ben.
0
gallienus
(31.01.23)
"bir kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar" dediniz ve seksist dediler? çok saçmaymış, bunda ben seksist bir şey göremedim.

ayrıca bütün erkekler x'tir y'dir demek de bütün kadınlar x'tir y'dir demekle eşit düzeyde seksist.
0
nimberjack
(31.01.23)
"geçen benim bir kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar dedim.
çok seksist oldu bu dedi biri."

Ota, kakaya duyar kasan biri sanırım. Muhabbeti kesiniz. Hiç tahammül edemiyorum böylelerine. Bizim iş yerimizdeki insanların da çoğu böyle. Sohbet edilmiyor, 2 cümlede bir durdurup düzeltmeye ve duyar kasmaya çalışıyorlar.
0
Cesario
(31.01.23)
kurabiye hikayesi değil fakat üstteki genellemeler de seksist
0
freebird5406_2
(31.01.23)
"Erkekler hep böyle" diyebilirsin ama "kadınların bir kısmı şöyle olabiliyor" diyemezsin. Çünkü dediğin anda kralının yanına bayır aşağı dört nala koşan Eomer'in yanındaki atlılar gibi bir anda gelip laf eden a*cılar ve meriçlerle dolu Dünya. Şu an özellikle internette ve büyük şehirlerde feminazi akımı hüküm sürüyor.


"geçen benim bir kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar dedim.
çok seksist oldu bu dedi biri."

Bu bağlantıyı nasıl kurmuş acaba?
0
nawar
(31.01.23)
“Bütün erkekler x’tir” genellemesi seksisttir kesin bir şekilde.

Arkadaşınız ise olayı “kadınlar güzel yemek yapar, erkekler yapamaz” ekseninde yorumladığı için öyle dedi muhtemelen. Fakat saçma olmuş, seksistlik falan değil bu.
0
ruhen hastayim ben
(31.01.23)
Onu diyen ile muhabbeti kesmek lazım.
0
logisticsmanager
(31.01.23)
"geçen benim bir kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar dedim.
çok seksist oldu bu dedi biri."

Bu çok saçma. Kız arkadaşınızla ilgili bir şey paylaşmışsınız bunun seksistlikle alakası yok.

Yine de erkeklerin kadınları genellemesi ile kadınların erkekleri genellemesi arasında bazı durumlarda bir fark olduğunu düşünüyorum. Mesela internette tam şu an karşılaştığım bir konuşmada bir kadın büyük memeleri olduğu için erkeklerin ona çok baktığını ve taciz ettiğini söylüyordu. Başka bir kadın da küçük memelerin olsa bile erkekler taciz edecek bir şey buluyor diyordu. Bu konuşmaya bir erkek gelip, bütün erkekler böyle değil neden hepimize bok atıyorsunuz diye girdi. Bence bu da saçma. Yeterince erkek bu şekilde davranıyor ki her kadının böyle bir hikayesi vardır. Bunun hakkında konuşurken duyabilecek her erkeğin duygularının korunması ile uğraşmak sadece konuyu bulandırır. Bilmiyorum benim görüşüm böyle.
0
peki madem
(31.01.23)
soylediginiz seksist degil.

seksizim nedir, seksizim cinsiyetciliktir, dolayisiyla kadinlar iyi yemek yapmalidir, kadinlar cocuk bakmalidir cinsiyetci bir soylemdir, ayni sekilde erkekler para kazanmali ve ailesini gecindirmelidir de cinsiyetci bir soylemdir.

feminizmin amaci, eksi sozlukteki ve buradaki cehaleti bir yana birakirsak, her iki cinsiyete karsi da bu tur soylemlerin sona ermesi ve insanlarin diledigi gibi yasayabilmesidir. Nasil ki 'kadinlar yemek yapmalidir, x yasinda evlenmelidir, evin icindeki islerden onlar sorumludur' gibi cinsiyetci soylemlerin altinda eziliyorsa, erkekler de 'erkekler duygularini gostermez, aglamaz, para kazanir, gucludur, evde oturup cocuk bakmaz' gibi soylemlerin altinda eziliyor. Her iki cins de farkli yerlerden yasamlarini belli bir kaliba uygun yasamak zorundaymis gibi hissediyor. Halbuki cocugu olduktan sonra 1-2 sene izin alip cocuguna bakmak isteyen erkekler oldugu gibi, direk calismaya donmek isteyen kadinlar da var. Dolayisiyla ataerkil dusunce tarzi her iki tarafi da zorluyor aslinda. Iki taraf da toplum baskisi yuzunden diledigi gibi yasayamiyor. herkes kendi isine baksa ve birbirini yargilamayi kesse epey mutlu toplumlar oluruz bence.

neden kadinlara karsi cinsiyetci soylemlere daha cok sesimiz cikiyor? cunku kadinlara karsi ayrimcilik cok daha sistematik ve daha fazla, daha cok zarar goruyorlar, ayni isip yapip cok daha az para kazanmaktan tutun, ev islerinin gorunmez masrafini ve emegini kimsenin sallamamasina kadar, kadinlara dogrudan gorev atfedilmesine kadar, kadinlarin secme secilme hakkini her ulkede cok gec almalarina kadar vs. vs.
Ancak ataerkil dusunce, her iki cinsi de belli kaliplara sikistirip potansiyellerini kullanmalarinin ve diledikleri gibi yasamalarinin onune geciyor.
0
kassiopeia
(31.01.23)
ne münasebet.
0
sert siyah krom
(31.01.23)
seksizm-cinsiyetçilik: bir cinsiyetin herhangi bir konuda diğer cinsiyetten üstün oldugunu söylemektir.

bir insanın cinsiyetini söylemek, onu kadın veya erkek diye nitelendirmek cinsiyetçilik değildir. bu konunun cılkı çıktı. cahil cühela insanlar ağzımızdan herhangi bir cinsiyet belirten bir şey duyunca seksist diyorlar. halbuki alakası yok
0
abelardo
(31.01.23)
(9)

kahve / şekerli çay zarar karşılaştırması

fatihkkk
selamlar,günde 4-5 kupa şekersiz sade kahve içmek mi daha zararlıdır yoksa şekerli siyah içmek mi?teşekkürs.
selamlar,

günde 4-5 kupa şekersiz sade kahve içmek mi daha zararlıdır yoksa şekerli siyah içmek mi?

teşekkürs.
0
fatihkkk
(31.01.23)
Kahve içmek neden zararlı olsun abi denk karşılaştırma değil bu.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(31.01.23)
çay çünkü şeker var.
0
bohr atom modeli
(31.01.23)
Şekerli çay o da şeker sebebiyle.
0
logisticsmanager
(31.01.23)
Her şeyin azı karar çoğu zarar :)
0
Tisatiaşer
(31.01.23)
Neden kahvenin daha zararli olabilecegini dusundunuz, cidden cok merak ettim.
0
ahm1
(31.01.23)
Eğer 4-5 kupa kahvenin bir tanesini aç karna içiyorsan kansere davet resmen.
0
false pretension
(31.01.23)
@ahm1

ne bileyim, kahve çok iyi bir şey olmasa gerek. yıllardır günde 4-5 kupa içerim, daha bi faydasını görmedim.
0
🌸fatihkkk
(31.01.23)
@false pretension, kaynak?
0
onemoremile
(31.01.23)
false pretention'ın aç karnına kahve ile kanser ilişkisi aynı soğuk havanın hasta etmesi bilgisi gibi.
0
alperz
(31.01.23)
(6)

sales ile revenue arasındaki fark nedir?

Trafalgar
örnek de verebilir misiniz?
örnek de verebilir misiniz?
0
Trafalgar
(30.01.23)
revenue kar degil. gelir demek. ne kadar para kazandigin.

sales de satis demek. dogrudan bir financial statement terimi degildir. revenue yapmanin yollarindan biridir. revenue tamamen sales'ten gelebilir ama baska revenue kaynaklari da olabilir. ama satisin tamami revenue'ye gider.
0
antikadimag
(30.01.23)
revenue her seyi kapsar. sales sadece esas operasyonundan elde ettigin gelir. mesela tesla'nin revenue'su bitcoin alip satmasindan elde edilen geliri de kapsayabilir, ama sales sadece araba satisi, software satisi, vs onlardan elde edilen gelirin toplami olur.
0
hot potato
(30.01.23)
sales = quantity
Revenue = quantity x selling price
0
onkiloversemtamamım
(30.01.23)
Buna ek olarak her satış revenue aynı anda olmaz, incoterm'e göre revenue olabilmesi başka aya aktarılabilir. Yani bu ay 100 satmak incoterm'e göre 20 bu ay revenu, 80 gelecek ay revenue olabilir.
0
logisticsmanager
(30.01.23)
Sales (satış):
Fatura kesip, fatura karşılığı elde ettiğiniz para.

Revenue (gelir):
Sales artı, fatura kesmeden elde ettiğiniz toplam para.

Örnek: Revenue = Sales + menkul gelirleri + bankadaki mevduattan elde edilen faiz vs.

Not: Eğer zararına işler yaparsanız (menkul zararları, zararına satışlar, iadeler, kayıplar vs), bu işleri düşmeniz gerekir. Bu durumda Revenue daha düşük olacaktır.
0
alfired
(30.01.23)
this year's sales number is exactly the same with last year but somehow we got more revenue from it.
0
duyurukullanıcısı
(30.01.23)
(6)

işletme için ingilizce den sonra en çok gerekli dil hangisi olabilir?

sonhakan
Seçmeli ders için hangi dil seçilmeli?
Seçmeli ders için hangi dil seçilmeli?
0
sonhakan
(30.01.23)
Günümüzde böyle bir şeyin olduğunu düşünmüyorum ama Almancanın İngilizceden sonra hâlâ geçerli olduğunu görüyorum. Ama seçmeli dersle olacak iş değil. Seçmeli ders amatör eğlendirir. Temel olsun derseniz faydalı olabilir.
0
dissendium
(30.01.23)
Ben de böyle bir şeyin gerekli olduğunu düşünmüyorum. Uluslararası çalışan her işletmede zaten ingilizce bilen insanlar oluyor. Ha sadece şöyle bir fark olabilir ki mesela almanca öğrenip türkiyedeki alman firmalarında avantajlı olarak çalışabilirsin.
not: ingilizce ve fransızca bilen bir işletmeciyim
0
onkiloversemtamamım
(30.01.23)
çince plase ispanyolca diyorum ben. ama çince'de salt seçmeli dersle A1 seviyesi bile tam öğrenilemez. seçmeli ders + udemy youtube vs bir şekilde desteklenirse iyi bir konuma gelinebilir.
0
pardus
(30.01.23)
Öğrenebileceğin herhangi bir dil.
Ben rusca ogrendim, ne erasmus var ne etrafta Rus vardı gelismedi. Avrupa dili öğrenseydim keske dedim.

Almanca ya da Fransızca derim.
0
logisticsmanager
(30.01.23)
Almanca muhtemelen. Hem avrupanin en guclu ekonomisi hem de ingizceyle tabani ayni oldugu icin ingilizce bilen biri icin ogrenmesi bir derece daha makul (kolay demiyorum, benzer diyorum). Yukarida da soylendigi gibi pratik yapma ihtimalin olmayan bir dil secersen bir yere varamazsin cunku gelismez. Yani cince'nin falan is hayatinda ise yarayacak kadar gelismesi imkansiza yakin.

Bunlar haricinde elbette ki "hicbiri, ingilizceye odaklan" yorumuna da katiliyorum. pratik olarak, toefl'den 105+ alacak kadar ust duzey ingilizce bilmeyen birinin "ikinci" dile kaymasi luzumsuz, gidip o dilin ulkesine tasinma gibi bir plani yoksa.
0
hot potato
(30.01.23)
almanca ve ispanyolca ve çince.
0
crackcodemood
(02.02.23)
(13)

Sosyal olmadığım için kariyer yap(a)mıyorum

canım sıkılıyor
Bildiğiniz gibi ülkemizde kariyer basamaklarını tırmanmak için işini düzgün yapmak değil network(torpil) gerekiyor. Ben de insan ilişkilerinde böyle esnek biri olamadığım için misal bölüm yemeğine bile gitmek istemediğim için ne kadar çabalaraam çabalayayım yükselemeyeceğimi düşünüyorum. Durum buyke
Bildiğiniz gibi ülkemizde kariyer basamaklarını tırmanmak için işini düzgün yapmak değil network(torpil) gerekiyor. Ben de insan ilişkilerinde böyle esnek biri olamadığım için misal bölüm yemeğine bile gitmek istemediğim için ne kadar çabalaraam çabalayayım yükselemeyeceğimi düşünüyorum. Durum buyken neden çalışayım ki diyorum pandemiden beri sessiz istifa dedikleri şekilde çalışıyorum. En son uyarı aldım performansın düşük diye ama ofisteki hatta işyerindeki herkesin tek derdi çay kahva içip laklak yapmak. Ne önerirsiniz yurt dışına mı gideyim bölüm mü değiştireyim? İs degistisem bu kadar kazanamam. Bölüm değiştirsem kaypak bir müdür olursa yine işten soğurum. Yurt dışı da riskli açıkçası hiçbir ülkede çalışmadım daha önce amerikada işini yapana hakkettiği verilir deniyor da sanmıyorum her ülkede vardır bence bu torpil işleri. Asosyal ama işini düzgün yapan birine ne önerirsiniz kariyeri konusunda?
0
canım sıkılıyor
(30.01.23)
Eksikliğinizin nerede olduğunu düşünüyorsanız o kısmınızı geliştirmenizi öneririm.

Çalışmanın en önemsiz, en kolay halledilen kısmı iş yapmaktır. Onu herkes iyi-kötü bir şekilde yapıyor.
Sosyal olmanın, etrafa iyi enerji yaymanın bu kadar kötü bir şey olduğu, düşmanınız olduğu fikrinden de uzaklaşmaya çalışın bence.

Buna torpil olarak da bakmayın. Siz bir yönetici olsanız her sabah gülümseyen ve %70 kapasitede olan insanla mı çalışmak isterseniz yoksa her gün kötü sözler söyleyen ve insanları kıran %90 kapasitede insanla mı? Ben her seferinde gülümseyen insanı tercih ederim.

İş değiştirmeyin, kendinizi değiştirin. İşi değiştirseniz de yaklaşık olarak aynı sorunla karşılaşacağınızı tahmin ediyorum.


Bazen şu soruya cevap arıyorum "İnsanla uğraşılmayan bir iş var mı?" Henüz böyle bir iş bulamadım.
CERN'de deney yapan bilim insanları geliyor aklıma ama o CERN'deki görevi kapana kadar kaç kişiye dalkavukluk yapmaları gerektiğini hayal edince onun da böyle bir iş olmadığını görüyorum.
İnsanlarla uğraşılmayan bir iş yok o yüzden insanlarla iletişim kalitenizi arttırmaya bakın.
0
michael_knight
(30.01.23)
Her ülkede böyle, en azından gördüğüm ve duyduğum.
Ben Fransa'da top 3 fmcg firmalarından birinde çalıştım, kariyer anlatılırken önemli olaylardan biri olarak exposure denildi eğitimde.

Ben hayatımda is yapmak yeter başka hiçbir şeye gerek yok denilen yer duymadım, farklı ülkeler dahil.

Asosyal birine subject matter expert olmasını öneririm. Çünkü müdürlük vs kişinin asosyal/hiç kimseyle muhabbeti olmayan birisi olmasını kaldiramaz
0
logisticsmanager
(30.01.23)
kariyer yapamayacaksin o zaman....bazi isler var, sosyal olup olmadigina bakmaz, tek basina halledebilirsin ancak isin boyle bi tanimi yoksa mecbursun sosyal olmaya...yani baska bir alternatif yok, yoksa hep asagi pozisyonlarda kalirsin. yurtdisi da boyle, farketmez....

bu arada isimi duzgun yapiyorum diyorsun obur taraftan da sessiz istifa uyguluyorum diyorsun. isini iyi uygulayan biri bunu yapmazdi, onu da soyleyeyim. is kosullari isine geliyorsa elinden geldigince calisirsin, gelmiyorsa istifa edersin
0
monicapp
(30.01.23)
Kariyer basamakları için hem işini düzgün yapacaksın hem de iş çevrendeki ağı sağlam tutacaksın. Bu bildik anlamda torpil değil. O işi eli yüzü düzgün yapan adam sayısı sandığınızdan daha çok. Özellikle bir yöneticinin sorun çözme becerisi onu yönetici yapıyor. Kimlerle konuşması gerektiğini, nasıl konuşması gerektiğini bilecek. Karşılıklı birbirlerini kollamakla ilgili alışverişi yapabilecek. Bunlar sandığınız gibi kötü şeyler değil. Bunu yapan kişiden daha iyi bir mühendis (örnek veriyorum) olabilirsiniz ama bu özellikleriniz sizi ancak çalışan düzeyinde destekler. Yönetici olmak istiyorsanız sosyal yeteneklerinizi muhakkak geliştirmelisiniz. Bir de iyi bir mühendisi bile bir süre sonra pahalı kalacağı için yönetici yapamıyorlarsa tutmuyor firmalar, aklınızda olsun.
0
SiyamkedisiZorro
(30.01.23)
alanınız önemli. mühendislikteyseniz, işinizde iyiyseniz, çok yükselemeseniz bile aranan eleman olursunuz.
0
vizivozo
(30.01.23)
kendini zorla. insan değişebilir. sosyal olmaya çalış, hemen ilk denemende olmayınca küsme. zorlayabildiğin kadar zorla. asosyallik tercih diye düşünüyorum. insan sosyal bir varlık ve sosyalleşmek, toplum içinde ne diyeceğini bilmek, bir insanı nasıl dinleyeceğin, nasıl konuşacağın, bunlar öğrenilebilir. bahane bulma.

son kararım asosyal olacağım diyorsan kariyerinde ilerleyemezsin. uzman olarak devam edeceğin bir işin olsun. şu anki işini çok iyi yap. beklentini de öldürürsen, mis gibi asosyal asosyal bir hayat sürersin.
0
gabe h coud
(30.01.23)
network ile torpil'in bir alakasi yok. tanimadiginiz insan ile nasil is yapacaksiniz, network bunu saglayan bir sey. torpil bambaska bir sey.
michael_knight cok guzel yazmis, kendinizi degistirmedikten sonra bir sonraki is yerinde de ayni sorunlarla karsilasirsiniz ve bunun nedeni kotu bir insan olmaniz falan degil, sadece yazdiklarinizdan bile, sosyal iliskileri kuvvetli ya da ofiste zaman zaman keyifli vakit geciren insanlara karsi ne kadar negatif inanc beslediginiz goruluyor. Sosyal olmak, daha iyi iletisim kurabilmek gelistirilen bir ozellik, dolayisiylsa caresiz degilsiniz. Herkes sosyal olmak zorunda degil ama ozellikle size bunu yazmamin nedeni, sanki siz sosyal olmayi sevmediginiz icin degil de iletisimi kuvvetli biri olmadiginiz icin ve bu negatif inanislar yuzunden zorluk yasiyorsunuz gibi geldi. sorunuzda o kadar cok kisitlayici ve negatif inanc var ki.
Kendinize sosyal olmak icin izin mi vermiyorsunuz? network yapan insanlarin, ofiste zaman zaman keyifli vakit geciren insanlarin hep torpilli oldugu/olacagi inanci nereden geliyor? bu inanci ilk nerede edindiniz? ailenizde yukselen kisilerin hep torpilli oldugu ya da sosyal yonu kuvvetli kisiler oldugunu siklikla duydunuz mu? sosyal olabilen kisileri kiskaniyor musunuz? eger kiskaniyorsaniz unutmayin ki kiskanclik aslinda icinizde, sizde de olan ama desteklemediginiz ve reddettiginiz bir ozelliginizi baskasinda gordugunuz icindir. Dolayisiyla siz de iletisimi kuvvetli, sosyal biri olabileceginizi mi reddediyorsunuz? ailenizde bu tur insanlarin kotu olduguna dair bir inanisla mi buyudunuz?
0
kassiopeia
(30.01.23)
ama sosyal olmak hayatın her alanında gerekli. iş hayatında yükselmeden kız tavlamaya, eğlenceli vakit geçirmeden, depresyondan korunmaya, mutlu olmaya kadar.

sosyal beceriler de diğer beceriler gibi zaman içinde kullanılmadıkça körelebiliyor. en azından bu becerilerin körelmeeyeceği ölçüde sosyal olabilirsiniz. small talk yapma becerisi örneğin çok kritik bir sosyal beceridir.
0
nickini degistiren yazar
(30.01.23)
"Asosyal ama işini düzgün yapan birine ne önerirsiniz kariyeri konusunda?"
çılgın bilim adamı olup dünyayı ele geçirebilirsin.

network'e torpil, müdüre kaypak vs. dedikten sonra pek bişi yapamazsın. işini iyi yapan ve hak ettiği halde tanıdığının tavsiyesi ile işe girmiş biri senin gözünde her zaman torpilli olacak, şirketin varlığını önemseyen müdür her zaman senin için kaypak olacak. bu fikirler senin davranışlarını etkileyecek ve dolayısı ile keyfin kaçacak işini yapmak istemeyeceksin.


fikir ve düşüncelerini değiştirmen lazım, düşüncelerin davranışlarını, davranışların ise düşüncelerini etkiler. bu ikisini parça parça değiştirmen lazım.

fikir ve düşüncelerini değiştiriyor olman karakterini de değiştiriyor olduğun anlamına gelmiyor. ikisi farklı şeyler.

eğer birileri için birileri ile beraver çalışıyorsan sosyal olman gerekiyor, bu bir grup içerisinde olmanın ana kuralı.

sosyal olman demek de sürekli olarak iletişimde kalacaksın, sürekli beraber vakit geçireceksin demek değil.

ya sosyal yönlerini geliştireceksin yada tek başına çalışacağın bir iş bulacaksın, e-ticaret mi yaparsın, tekel bayiisimi açarsın o sana kalmış.

muhabbet etmeyi çözdüğünde bu sorunlarının tamamı ortadan yok olacak.
0
selam
(30.01.23)
Kariyerde ilerlemek derken yöneticilikten mi bahsediyorsunuz bilmiyorum ama insan ilişkilerinde iyi olmazsanız iyi bir yönetici de olamazsınız ki zaten. Bütün işiniz insan olacak o durumda.
0
peki madem
(30.01.23)
Yapamadıklarınızı içselleştirmiş durumdasınız ve asla değişemeyeceğinizi düşünüyorsunuz. Bunun etkisi olarak da yapabilen kişileri küçümseme eğilimi geliştirip objektif bakışınızı kaybetmişsiniz.

Yukarıda yorum yapan kişiler ve ben sizin düşmanınız değiliz, sadece kendimizi çok zorlayarak da olsa değişebileceğimizi gördük ve bu yüzden size de değişebileceğinizi söylüyoruz. Kolay olacağını, basit bir denemeyle yapabileceğinizi söylemiyoruz ama bunu yapabilirsiniz. Terapiye gitmeyi hiç düşündünüz mü? Çok çok faydalı olabilir sizin için.
0
montreal
(30.01.23)
size tarkan'dan gelsin, yalnız taştan duvar olmaz

şaka bir yana, kassiopeia, selam ve edmond honda +1

sizin özellikle iş yeri dinamiklerine ilişkin bakış açınızı gözden geçirmenizde fayda var. insanlar robot değil, tabii ki sosyallik ihtiyaçlarını karşılayacaklar. işyerindeki "herkesin" tek derdi çay kahve içip laklak yapmak? herkesin? çok bilenmişsiniz siz çalıştığınız yere. herkes laklakçı bir siz mi çalışıyorsunuz? o zaman şirket nasıl yürüyor? inanın o sosyallik, o kahve arasındaki bazı muhabbetler falan olmasa bazı işler yürümez bile bazen. demiyoruz ki herkes işini bıraksın kahve içsin, fal baksın, dedikodu yapsın. ama bırakın insanlar hem iş yapsın hem sosyalleşsin.

hepimizin işyerinde işini iyi yapan/yapmayan sosyal insanlar, işini iyi yapan/yapmayan asosyal insanlar, işini iyi yapmadığı halde torpille (network ile değil, ikisi bambaşka şeyler) tepeden inme orada olan insanlar, networkle kendini kanıtlayarak gelmiş olanlar ve inanmazsınız bir çeşit torpil ile gelmiş ama işini çok iyi yapan insanlar da oluyor. işinize odaklanın ve geliştirin kendinizi her zaman tabii ama sosyallik ile ilgili algılarınızı da biraz değiştirebilirsiniz.

bir de şu torpil-network ayrımı yapın yahu. torpil hatırlı bir insan olduğunuz ya da biri orada olmanızı istediği için, çoğu zaman o işe uygun olmasanız da oraya yerleştirimenizdir (babanız patrondur, dayınız şirketin hissedarıdır, kuzeniniz müdürle kankadır, her neyse işte). network ise çalışırken kendi alanınızla ilgili iş yaparken tanıştığınız, belki beraber iş yaptığınız, alanınızla ilgili fikir alışverişinde olduğunuz, toplantılarda bir araya geldiğiniz ya da sadece ortak paydada buluştuğunuz için biriktirdiğiniz insanlardır. bu insanlar aracılığıyla yeni insanlarla tanışabilirsiniz. sizi tanıdıkları için size bazı iş imkanları bulabilirler ya da bir işe aday gösterip yerleştirebilirler çünkü o işi yapabileceğinizi yani yetkinliğinizi biliyorlardır. network torpil değildir, sizin emeğinizle oluşturduğunuz bir şeydir.

network'ü şuradan eleştirebilirsiniz, dersiniz ki insanlar kendilerini çok güzel anlatıp "pazarlayabiliyorlar", ortam yapabiliyorlar ama bende o beceri yok, ya da bunu yapmayı sevmiyorum, o başka bir konu. hala torpil değildir burada olan.

velhasıl "herkes kötü, bir ben iyi" kafasından çıkmanızda fayda var. kendi iyi olduğunuz yönlerinize odaklanın, önyargılarınızdan da biraz arının bence.
0
nimberjack
(30.01.23)
hocam bu insan dogasi ile ilgili bir sey. dunyanin her yerinde boyle.

yazilim, muhendislik gibi teknik islerde basarili olunur boyle karakterle.
0
antikadimag
(30.01.23)
(12)

Esinizi özlüyor musunuz?

logisticsmanager
Is seyahatine cikacagim diye hanımı ailesine bıraktım iki hafta için.Vallaha ertesi gün özledim evde canım sıkıldı onsuz :/Kahveyi bile yalnız içmek çok sıkıcı geldi arkadaş...
Is seyahatine cikacagim diye hanımı ailesine bıraktım iki hafta için.
Vallaha ertesi gün özledim evde canım sıkıldı onsuz :/
Kahveyi bile yalnız içmek çok sıkıcı geldi arkadaş...
0
logisticsmanager
(30.01.23)
ayrılık 1 günden fazla olursa özlüyorum.
0
gabe h coud
(30.01.23)
Evet ben de 1-2 günden sonra özlüyorum.
0
roket adam
(30.01.23)
kaç senelik evli olduğunuzu da yazsanıza :)
0
vizivozo
(30.01.23)
8 senelik ilişki, 5.5 senelik evlilik.
0
🌸logisticsmanager
(30.01.23)
İş seyahatim pandemi öncesinde sıkça olurdu, bazısı 2-3 gün, bazısı 1 haftaya yakın. Çocukları özlüyorum o ayrı ama kocamı da çok özlerim ben. Hemen ertesi günü özlerim. Ne mutlu size, Allah tekrar tekrar kavuştursun. Bizim de neredeyse 20 sene oluyor.
0
SiyamkedisiZorro
(30.01.23)
evet
0
tcyx
(30.01.23)
Hayır.
0
avianthem
(30.01.23)
Her hafta en az iki gece şehir dışındayım, üç-dört günleri bulunca zorluyor.
Bir iki günlere alıştık, eşime de kafa dinleme fırsatı oluyor, adam adama otomobil garaj gecesi falan yapıyorlar. Uzun görev olursa 6-7. günlerde "özledim" demeye başlıyor :))
Not: 20 yıldır birlikteyiz, yaşlar da çıtır değil, ben 52, eşim 60. Ama özlemek yaştan bağımsız.
ikinci not: kedimi ilk günden başlıyorum özlemeye.
0
cedilla
(30.01.23)
çok özlüyorum ama eşim de özler aynı şekilde. son 8 yılı evli toplamda 18 yıldır beraberiz, çocukluktan beri birlikte büyüdük. çocuğumuz olana kadar haftada 1 gece o erkek, ben kız arkadaşlarımla geçirirdim o özlem sonrası kavuşmak daha tatlı diye. onda bile sabaha kadar defalarca arardı, artık arkadaşları derdi kocanı gönderme aklı sende kalıyor biz de bir şey anlamıyoruz diye.

eşim önceki hafta dedesini kaybetti, cenazeye memlekete gitti, hamile olduğum ve kızımız da hasta olduğu için biz onunla gidemedik. hepi topu 3 geceydi ama 2. gecesi telefonda 3 doors down - here without you dinletiyordu bana ağlayarak :) tanıştığımız senenin meşhur şarkısıydı bu, birbirimizden uzaktayken hep bunu dinleyerek hüzünleniriz hala.

hep derim Allah eksikliğini göstermesin, en güzel anlar bile onunla eksik, tadı yarım. bilirim o da bizsizken öyle...
0
kakamelsokoban
(30.01.23)
bizim ilişki de 11 yıllık. 2 yıl haricinde evlilik. o da beni çok özlerdi :) babamla 1 hafta için bi tatile gitmiştik, o zamanki mesajlarını unutmuyorum. sonra terk etti, annesinde kalıyo şu an ve 3 yıldır ses seda yok.
0
deartheodosia
(30.01.23)
Dearth'a üzüldüm. O anıyı hissettirdi okuduklarım.

Ben evli değilim. Ama ne güzel evlenmişsiniz, özlüyorsunuz. Bence özlemek en güzel olanı bu arada. Dışardan bi göz, iyi görünüyor demeye geldim.

Şahsen Taylor Swift'le evli olsam özlerdim bende :D ama uzaktan çalışıyorum. Muhtemelen o turneye çıkar buraya yazardı. swh işin şakası bi yana herkese mutluluklar.
0
baldan kaymak
(30.01.23)
evli değilim ama özlemem herhalde.
0
Erestor
(02.02.23)
(2)

besin/vitamin takviyeleri işe yarıyor mu?

ben de hayal kurmak istiyorum
şu sürekli reklamları dönen vitamin/besin takviyelerini deneyen var mı? işe yarayıp yaramadığını bizzat birinci ağızdan duymak isterim.https://www.trendyol.com/vitamin-x-c105087
şu sürekli reklamları dönen vitamin/besin takviyelerini deneyen var mı? işe yarayıp yaramadığını bizzat birinci ağızdan duymak isterim.

www.trendyol.com
0
ben de hayal kurmak istiyorum
(30.01.23)
Eksikliğinden emin olmadığınız çoğu takviyenin bir işe yaradığı yok ama milyar dolarlık sektör. Doğal mogal diye diye parayi emukluyorlar.

Benim kayinvalide big pharmaci, böyle dogal takviye doğal şu bu diye takılıyordu. Bu sene onlari aldığı firmanin borsada olan milyar dolarlık firma olduğunu görmüş. Şimdi onlara da karşı.

Kısacası çok büyük kısmı marketing, insanlara ihtiyacı olmayan şeyleri ihtiyaç var gibi satmak.

Iclerinde eksikliği çekene yarayacak şeyler var ama misal c vitamini; iki tane portakal yesen günlük önerilen dozu aliyorsun.
examine.com

Kendim yararini gördüğüm tek olay balık yağı.
0
logisticsmanager
(30.01.23)
normal sartlar altinda Doktorunuzun testler sonucu kullanin diye yazmadigi hic bir takiveyeye ihtiyaciniz yok. Eger ki normal besleniyorsaniz yani her urunu tuketiyor, sebze meyve porsiyonlariniz standardlara yakinsa. Bu D, C, multivitamin, balik yagi vs. her sey icin gecerli.

Fakat vucudunuzu ciddi stress altina sokacak sporlari(vg,crossfit , yuzme, maraton vb.) hedef gozeterek yapiyorsaniz, kullanmanin recovery acisindan faydalarini gorebilirsiniz ama ibre oynatmaz, psikolojik faydasi gercek faydasini katlar. Sektor ekmegini buradan yiyor.

Eger ki anabolik steroid kullaniyorsaniz o zaman ihtiyaciniz dogar. Cunku zaten artik bir insan degilsiniz, hormonlariniz bir insanin ki gibi calismiyor. Hemde yeme duzeniniz tuvalete cikabilme acisindan lif ihtiyaciniz disinda(ki o da alinir hap olarak) sebze meyve icermiyor olacak. Dolayisiyla bir sure sonra bunda kan testiniz de kullan der.
0
wallcan
(30.01.23)
(6)

Ülkeyi terk etmek

Unde bach canim
Böyle sorunca tabii ki havada kalmış bir durum fakat, öz eleştiri yapmak gerekirse her konuda ortalama kalmış biriyim. Elimde mülk satışlarından 2-2.5 milyon tlye yakın para geçecek. 100-120k euro para yapıyor. Tabii ki ahım şahım bir para değil fakat sizce avrupada, amerikada ya da avustralya gibi
Böyle sorunca tabii ki havada kalmış bir durum fakat, öz eleştiri yapmak gerekirse her konuda ortalama kalmış biriyim. Elimde mülk satışlarından 2-2.5 milyon tlye yakın para geçecek. 100-120k euro para yapıyor. Tabii ki ahım şahım bir para değil fakat sizce avrupada, amerikada ya da avustralya gibi ülkelerde bir hayat kurulur mu?

Yazılımla ilgili bölüm okuyup bir çok iş başvurusunda bulunmama rağmen hep yedek olarak kaldım. Almadılar özetle ve işsiz kaldım.

Soru şu: mesleğinizle alakalı bir iş yapmadan bu 100k euro elinizde olsa hangi ülkede ne iş yaparak hayat kurardınız? Ya da mesleğiniz orada olmayacaksa gitmeye bile yeltenmez miydiniz?
0
Unde bach canim
(30.01.23)
hangi vizeyle gideceksin? 100k ile yatirimci vizesi alamazsin. oraya gidip is kurabilmek icin legal olman lazim. veya ise girebilmek icin.

ayrica o paranin bir kismi ile ilk gittiginde yasam giderlerini karsilaman gerekecek. ayda $2k da ona ayir.

bana pek oluru var gibi gelmedi.
0
antikadimag
(30.01.23)
Pazartesi sabahına ne kadar güzel bir başlangıç. Miami'de Burger King paspaslamaya okeyim ben. Ama İsviçre'de müebbet hapsi bi düşünmem lazım.
0
baba553
(30.01.23)
Almanya'da egitim neredeyse ücretsiz. Hatta duales studium gibi lisans-master egitimi alirken ayni anda bir sirkette calisip aylik 800-1400 euro arasi gelir elde edebileceginiz bir program da var.

Ben size Türkiye'de b1 seviyesine dek Almanca ögrenmenizi, sonra yüksek ögrenime hazirlik amacli dil kursu vizesiyle ya da sartli kabul alarak Almanya'da dil egitiminize devam etmenizi ve ardindan bir lisans ya da master programindan kabul alarak burada kalmanizi öneririm. Mesleginizi degistirmenize de vesile olabilir.

Bloke hesapta 11 bin euro bulundurmaniz gerekiyor ilk yil icin. Oturum ilk yil icin 6+6, 12 ay olarak veriliyor. Ikinci yil okuldan kabul alip kayit yaptirinca tekrar bir bloke hesap 11 bin euro civari... Memur size 1 yil da oturum verebilir, benim örnegimde oldugu gibi 3 yil da. 2-3 yillik bir oturum izniyle her yil bloke hesabinizi güncelleme zorunlulugunuz da olmaz.

Tam zamanli bir is bulup oturumunuzu ona göre degistirmeniz de mümkün. Yapanlar var, detaylarini arastirmak gerek. Ayrica 5 yil Almanya'da oturumu olana süresiz oturum ve belli sartlari da yerine getiriyorsa vatandaslik verilme durumu vardi en son.
0
chihirovekohaku
(30.01.23)
Kurulur.
O paranın yarısına da kurulur. Meslek ne bilmiyorum ama misal bana bugün tedarik zincirinde biri 100 bin Eurom var dese almanya/fransa master derim, dil kursu bir de. Mezun olunca is garanti hatta is secmece.

Misal benim hintli is arkadaşınin çoğu Hintli arkadaşı Fransa'da böyle okudu şu an fransa/almanya calisiyorlar çok iyi firmalarda iyi paralara.

Ha ama sosyoloji okuduysaniz misal, o zaman farklı durum çünkü onlar burada da işsiz.
0
logisticsmanager
(30.01.23)
Kendim de buna cesaret edemem ama;
Paranın 100 bin liralık kısmını yakmayı göze alarak Güneydoğu Asya'da hayatın ucuz olduğu ülkelerden birinde turistlerin de uğradığı bir yerde kafe-büfe-tostçu veya oraya gidince aklıma gelecek bir işle hayatımı sürdürüp sürdüremeyeceğimi, mutlu olup olamayacağımı denemek isterdim.
0
michael_knight
(30.01.23)
elindeki paranın ve kuracağın işin nerede kurulacağının bir önemi yok, becerikli olan biri için dünyanın her yeri bir fırsatlar kapısı.

sen iş kurmayı becerebilecek misin? ellerinde o kadar büyük para olmadan dahi insanlar pek çok iş kurup para kazanabiliyorlar. seni bunları denemekten alıkoyan neydi şimdiye kadar?

kendi ana vatanında kendi kültüründeki, kendi dilindeki insanlarla çalışmamışsın, bambaşka bir ülke ve bambaşka bir dil, kültürde başarılı olacağını düşünüyorsun?

kendi vatanında yedekte kalan biri başka bir ülkede yedeğin yedeği olarak kalır. insanlar birbiri ile anlaşabileceği, ortak değer ve kültüre sahip biri ile çalışmak isterler, eğer ecnebi biri o şirkete geliyor ise orada bulunanlardan daha fazla bilgi ve tecrübeye sahiptirler yada çok ucuzdurlar.

çok ucuz kalırsan ırkçılığa maruz kalırsın, bunlar geliyor ve işlerimizi elimizden alıyor denir. adapte olamazsın.

çok tecrübeye sahip isen zaten yazdığın sorunlarla uğraşmazsın onlar seni davet ederler zaten.

yok eldeki parayı tutarak yaşayacak bir yer lazımsa, toplumun olabildiğince kapalı olduğu bir ülkeye gitmek en mantıklısı, zira o paraya oralarda uzunca bir süre yaşarsın.

açık toplumlarda o para o kadar da büyük bir para değil, iyi bir para tabii orası ayrı. 3-5 sene yeter sana.

kendini geliştirmek senin kendi elinde paraya da ihtiyacın yok bunun için. 6 ay kendine vakit ayırıp kendini geliştirsen zaten her yerde iş bulabilir duruma gelirsin elindeki paraya da dokunmazsın.
0
selam
(30.01.23)
(3)

Monday morning podcast gibi podcast var mı?

logisticsmanager
Bill burr MMP var, 10 sene olacak heralde dinleyeli.Resmen bir adam, rastgele konular, bazen 40 dk bazen 1 saat, ayda bir falan anca konuk var, bazen maç izler, bazen karısı falan katılır.Oturup dinliyoruz yıllardır çok severek.Böyle başka podcast var mi? Yani tek kişinin olduğu var ama hepsinin bir
Bill burr MMP var, 10 sene olacak heralde dinleyeli.
Resmen bir adam, rastgele konular, bazen 40 dk bazen 1 saat, ayda bir falan anca konuk var, bazen maç izler, bazen karısı falan katılır.
Oturup dinliyoruz yıllardır çok severek.

Böyle başka podcast var mi? Yani tek kişinin olduğu var ama hepsinin bir konusu, takip ettiği bir plan var.
0
logisticsmanager
(29.01.23)
radyo karavan ayça ve eşi toni 2 kişi ama belli bi programları düzenleri yok içerik açısından.
gelişine vuruyolar
0
rentts
(29.01.23)
Aynı şey olmuyor pek çünkü iki kişi dedigimiz an bir sürü örnek oluyor hiçbir plan program olmadan konuşan.

Benim bulmaya çalıştığım harbiden tek bir kişinin konuştuğu bir şey, merak ettim yani böyle bir başarıya ulaşan başka var mı diye.
0
🌸logisticsmanager
(29.01.23)
ingilizce ise mmp kadar eski değil tabi ama anything goes with emma chamberlian var.

bana da burdan @hadi ya la tavsiye etmişti. eğlenceli çerezlik dinlemeye çok güzel gidiyor. takip ettiği bir plan yok anything goes. ama aradığınız tarzda.

konu takip eden tek kişili benim sevdiğim philosopize this! var ama o da random konular değil işte ama çok iyi.
0
AlsterWasser
(29.01.23)
(8)

Havaalanından pasaportla çıkış yapıp uçağa binmeden dönüp IMEI kaydetmek?

bk
Merhaba, yurtdışına tek yön uçak bileti alıp pasaport kontrolden geçip sonra uçağa binmeyip geri dönerek IMEI kayıt hakkı elde edilir mi?Hatta daha iyisi, iptal hakkı bulunan bir bilet alıp bileti pasaport kontrolden sonra iptal etmek mümkün olur mu? Check-in yapmış olma şartı var mı pasaport kontro
Merhaba, yurtdışına tek yön uçak bileti alıp pasaport kontrolden geçip sonra uçağa binmeyip geri dönerek IMEI kayıt hakkı elde edilir mi?

Hatta daha iyisi, iptal hakkı bulunan bir bilet alıp bileti pasaport kontrolden sonra iptal etmek mümkün olur mu? Check-in yapmış olma şartı var mı pasaport kontrolden geçmek için?

Freeshop'tan faydalanma durumları nasıl olur?
0
bk
(29.01.23)
Vizeniz oldugunu ya da vizesiz bir yere bilet alacaginizi varsayarak yaziyorum, Pasaporttan binis karti olmadan gecirmiyorlar, dolayisiyla check-in sart.
Ayrica bildigim kadariyla Tr'de pasaport cikisi ile giris birbirine direk bagli degil, yani birinin sizi ara kapilardan tekrar pasaport girise gecirmesi lazim. Bunun disinda baska bir zorluk cikar mi bilemedim.
0
kassiopeia
(29.01.23)
www.donanimhaber.com

Yapılıyor gibi. Buradan daha çok okursunuz forum olarak.
0
logisticsmanager
(29.01.23)
Olmaz. Uçağa binmeden uluslararası alandan çıkarsanız çıkış iptal damgası basıyorlar. Ayrıca niye uçağa binmedin, havalimanına ya da uçağa bagaja valiz içinde bomba mı koydun naptın diye polis sorgusuna bile maruz kalabilirsiniz. Değmez diyorum. Sakın böyle bir işe kalkışmayın. Telefon kaydedemediginiz gibi terörist muamelesi görüp 4-5 saat havalimanı polis amirliğinde misafir de edilirsiniz.
0
rosencruz
(29.01.23)
yılbaşından önce haber çıkmıştı, Türkler bunun da yolunu buldu tarzı. Zamsız imei kayıdı için bu şekilde yapmış pek çok kişi habere göre. (git:www.cumhuriyet.com.tr )
0
sirkelimon
(29.01.23)
sözlükte bununla ilgili debe entrysi vardı, yapan çok varmış. yalnız biletiniz iptal olmaz bildiğim kadarıyla. bagaj vermezsiniz, şart değil.
0
deartheodosia
(29.01.23)
Dostlar bu durumu yaşadım ben. Check-in ve pasaport kontrol sonrası uluslararası alanda iken bir sebeple uçağa binmemem icap etti. O alandan yürüyerek çıkacak bir yer yok. Ancak polise gidiyor durumu anlatıyorsunuz. Çıkış iptal damgası basıyorlar. Freeshop alışverişi varsa onu da iade ediyorsunuz. E devlette giriş çıkış görünmüyor. Telefon kaydı falan olmuyor. Hal ve hareketleriniz şüpheli görünürse polis sizi bir süre alıkoyabiliyor.


IMEI ücretleri artacağı dönemde yılbaşı önü bir deli kuyuya taş attı sanıyorum Twitter'da. Ajansın biri de tüm haber sitelerine sattı aynı metni. Varsa böyle IMEI kaydeden görüntülü bir ispat görelim. Tekrar söylüyorum başınıza bela alma ihtimaliniz var. Havayolu işleri şakaya gelmez. Yapmayın girmeyin bu işlere.
0
rosencruz
(29.01.23)
yurtdışı gidiş alanından çıkana kadar yaşatacakları sıkıntı > o pasaport kaydı diyeyim.
0
obaa
(29.01.23)
Aslında en iyi bilet alacağın adres www.bilet.com bana göre.
0
denis
(06.04.23)
(13)

bu maaşlar nasıl oluyor?

izole
https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/emekli-ve-memur-maaslari-netlesti-kim-ne-kadar-maas-alacak-doktor-hemsire-polis-ogretmen-2018006?utm_medium=ilgili%20Haberler&utm_source=Haber%20Detay&utm_campaign=ilgili%20Haberlerburdaki maaşlar gerçek mi sizce. özel sektörde benim tanıdığım birçok kişi 15bin
www.cumhuriyet.com.tr

burdaki maaşlar gerçek mi sizce. özel sektörde benim tanıdığım birçok kişi 15bin tl altında maaş almıyor. herhangi özel bir vasfı olmayan standart çalışanlar bunlar. linkteki maaşlar bana biraz absürd geldi . siz ne dersiniz?
0
izole
(29.01.23)
kendi kısıtlı çevrenizden yola çıkarak devletin kendi çalışanları için beyan ettiği ve gazetelerin haberleştirdiği maaş miktarlarından mı şüpheleniyorsunuz? devlet tarafında hadi sağlıkçılar döner sermaye vs. alıyor deyip kenara ayırsak bile (ki alamayanı da var) belirtilen tutarlar büyük ölçüde doğru. özel sektörün büyük kısmı da asgari ile asgarinin 3-4 bin lira üzeri arasına sıkışmış durumda.
0
zgrydn
(29.01.23)
Özel sektör ile memurluğu maaş açısından karşılaştırmak bana mantıklı gelmiyor. Yapı olarak iki sektör çok farklı bir kere.
0
elorelia
(29.01.23)
Asgari ücretle çalışanların, tüm çalışanların %42'sini oluşturduğu bir ülkede, sizin tanıdığınız birçok kişi epey iyi durumdaymış.

Tebrik ederim onları.
0
Mirket
(29.01.23)
Ben avukatım asgari 5.5 iken ben 1,5 asgari ücrete çalışıyordum.

Bu ay zamlı maaş alıcam yine 1.5 asgari ücret alırsam maaşımın 12,5-13k bandına çıkacağını varsayarsak memur olan avukatın 17k maaş alması normal. Ama patronum bana önümüzdeki hafta "ya turuncu maliyetler çok arttı bla bla..şu anda 13k veremeyiz" muhabbeti yapıp 11-12 teklif etmesini de bekliyorum bu arada.

Yani özel sektörde öyle 15-20k maaş vermiyo kimse. Sizin çevreniz farklıymış. Belki kurumsal büyük firmalardan bahsediyorsunuzdur.
0
turuncu tonlarda
(29.01.23)
Milletin ben su kadar maas aliyorum diye durustce cevap verecegine inaniyor musunuz gercekten? Ya da ciddi ciddi insanlara maasini mi soruyorsunuz? Insan en yakinina sorarken bile utanir ya. Biri bosbogazlik edip maasini kendi soyluyorsa ya o kisi gercekten iyi kazaniyordur, artislik olsun diye soyluyordur ya da itibari artsin vs diye yuksek soyleyip yalan soyluyordur. En basiti burdan sorsaniz 50-60 binler havada ucusur:) Boyumuz desen 1.90 alti yok, sarisin Isvecliyizdir hepimiz.
0
freedonia
(29.01.23)
freedonia +1. valla burada sorsan herkes birer ceo mübarek. her maaş sorularında millet maaşıyla hava atmak için kırk takla atıyor.
0
nothing in my way
(29.01.23)
Hocam benim de özel sektörde çalışan tanidiklar 25-30-40 diye arta arta alıyor, bunu bütün herkese genellesem hayat süper, Türkiye Süper olurdu.

Ülke sosyalist oldu herkes resmen asgari ücret alıyor. Özel sektörde binlerce firma var, açın bakın kim ne veriyor.
0
logisticsmanager
(29.01.23)
türkler boylarını söylerken nasıl +5-7 cm ekleyerek söylüyorlarsa maaş konusunda da böyle bence, bi statü meselesi. 15 bin alanlar tamam da ben alternatifi çok olan/dümdüz bi çalışan olup doğru düzgün bi şey de yapmayıp 30 binden aşağı almayanlara inanmıyorum asıl.
0
deartheodosia
(29.01.23)
Polis ogretmenden cok aliyormus dogruysa.

Arkadaşım dis ticaret muduru olarak Kazan'da ise baslayacakti. 15 bine anlasip ilk ay isler kotu 10 bin olur mu, demis. Sigortasını da yapmamis.

Baska bir fabrikaya gecti. 9 bin aliyor şu an.

Birazdan milyon dolar kazananlar yazar.
0
Kahvedesu
(29.01.23)
Universiteden arkadaslarimdan calisanlar 2022'de en az 25 civari aliyorlardi. 2022 basi-sonu bile cok farketti simdi ne kadardir bilemiyorum. Cogu yazilimci. Maaslar genel olarak biliniyor cunku sektorun nabzini tutma konusunda onemli. "Aa bizim sirket az veriyomus" diyip baska yere gecme imkani oluyor.

Arkadas cevremde ozel sektorde calisip asgari + 1-2bin lira alan cok. Asgari ucret 5binken 10 yildir ayni yerde calisip 7bin alan tanidigim vardi mesela. Ithalat ihracat yapan bir yerde calisiyordu. Ona benzer baskalari da var.

Ozel sektorde de cok dusuk maaslar var
0
fakyoras
(29.01.23)
nick - duyuru uyumu :)

çabuk gabe h gelmeden djjdkd
0
candide
(29.01.23)
tam tersine özel sektörde eğer spesifik ihtiyaç duyulan şanslı bir alanda çalışmıyorsanız ya da üstün başarılı bir geçmişiniz yoksa maaşlar oldukça düşük kalabiliyor. trde çalışan özel sektörün %90’ı falan yukarıda belirttiğim tanımdadır. yani maaşlar bence düşük değil, 10+ yıl tecrübeli mühendislerin 15 bin falan aldığı gayet yaygın mesela inşaat sektöründe. o yüzden insanların çoğu memur olmak hayaliyle yaşıyor.
0
roket adam
(29.01.23)
en baştan yazmam gerekirdi bahsettiğim sektör elektrik malzeme satışı. kimse kimseye maaş sormaz ama herkes bir şekilde diğerlerinin aldığı maaşı bilir. daha düne kadar kamu iyi özel kötü derdik ama sonuçta herkes bi yerde eşitlenecek galiba. sonumuz hayrolsun.
0
🌸izole
(30.01.23)
(3)

Aranizda satin almaci var mi?

another satisfied lover
Bir pozisyon icin 2. gorusmem var. Lojistik + satin alma icin. Lojistik kismina hakimim, aslinda satin alma surecleri hakkinda da biraz fikrim var ama direkt satin almaci olarak calismadim daha once.Sirketin proje muhendisleri musteri buluyor veya talep topluyor satin almaci da anlasmali saglayicila
Bir pozisyon icin 2. gorusmem var. Lojistik + satin alma icin. Lojistik kismina hakimim, aslinda satin alma surecleri hakkinda da biraz fikrim var ama direkt satin almaci olarak calismadim daha once.

Sirketin proje muhendisleri musteri buluyor veya talep topluyor satin almaci da anlasmali saglayicilari ile parca tedarigi sureclerini yonetiyor yapilan is en tepe seviyede bu.

Tuyonuz varsa vereceginiz sevinirim. Mesela bana deseler ki tedarikcimizde parca cok pahali ama 15 gun icinde de lazim ne yaparsin, ne denir? Bu sorunun cevabi biir suru degiskene bagli farkindayim ama dedigim gibi biraz vizyon ariyorum.
0
another satisfied lover
(29.01.23)
Ben varım. Yani belli süredir sourcing yapmadım daha çok operasyonel satın almadaydim 2021'e kadar.
0
logisticsmanager
(29.01.23)
eşim satınalmacı ona sordum şimdi, aynen iletiyorum.

yapacağı şey ihtiyaç kadarını almak. şuna bakacak ne kadar adette ne kadar sürede lazım devamlı alınacak bi şey mi. ihtiyaç kadarını minimum miktarda alıp kalanı için alternatif tedarikçilerden sipariş almak en mantıklı olanı. şunu unutmasın her zaman üretimin durması pahalı mal almaktan daha pahalıdır. stratejik ya da teknik satınalma olsun, en önemli şey araştırmacı olup piyasayı bilmek. teknik analiz yapabiliyorsa daha iyi, yoksa piyasa araştırmasını daha iyi yapmalı. hiçbir zaman tek bir tedarikçiye bağlı kalmamalı. mümkün mertebe her üründe birden fazla yerden fiyat almalı.
0
pide
(29.01.23)
Ne lazimsa o kadar al +1
Tam satin almaci degil anladigim kadariyla tedsrik zinciri kismina bakacaksin. Bu durumda fiyat seni baglamaz satin almaci veya fiyat analizci bu konuyu irdeler. Hadi diyelim fiyat da senin isin anlasma surecinde cok mantiksiz bir fiyatsa ust amirin tekrar pazarlik yapar.

Yukaridaki saydiklarim olmadi sen mali aldin sonra fiyattan patladin pahali diyene en pahali mal olmayandir diyebilirsin.
0
kuzey li
(29.01.23)
(16)

Rahat iş normal maaş mı çok iş çok maaş mı

condom kurşunu
Hıı?
Hıı?
0
condom kurşunu
(28.01.23)
Eskiden çok iş çok maaş çalışıyodum, ekonomik olarak iyisin ama psikolojik olarak bitiyosun. Dayanamadım buna, kaldıramadım yani daha fazla, şu an rahat iş normal maaş çalışıyorum, şimdi de param yok :D ama kafam daha rahat kesinlikle. Huzur var yani, böylesi daha iyi.
0
turuncu tonlarda
(28.01.23)
çok iş çok maaş + mesleki tatminlik.

not: mebde kadrolu öğretmenken istifa etmiş biriyim.
0
Erestor
(28.01.23)
Rahat is, normal maas. Meb'de kadrolu ogretmenim.
0
balpolen
(28.01.23)
20-40 arası çok iş çok maaş
40’tan sonra az iş az maaş
0
roket adam
(28.01.23)
@roket adam +1

Ama bunun şöyle bir çelişkisi var. 40'tan sonra çok tecrübeli oluyorsun. Düz bir mesleğin yoksa müdür yardımcısı, müdür oluyorsun. Yine sorumluluk oluyor.

Bu bence biraz nasıl başlarsa öyle gider tarzında bir şey. Gençken sorumluluk alınca, maaşın artınca, saygınlık kazanınca, bu saygınlığı sevince bir anda düz işe geçmek tatmin etmez.

Kendi mesleğim için konuşayım. 10 15 yıl mühendislik yapan insanın bir gün müdür olmama ihtimali yok.

Ama ben her insanın mesleğinde kendi sınırlarını en az bir kere zorlamasını mantıklı buluyorum. Belki binlerce TL kazanacak potansiyelin var ama bundan haberin yok.
0
dissendium
(28.01.23)
Az ve zor iş çok maaş. Demektir ki o işte uzmansın ve katma değeri yüksek bir işte az çalışmayla da çok para kazanabilirsin.
0
kimlanbu
(28.01.23)
İleride kronik hastalıklarının çıkmasına okey diyen için zor ve çok iş.
0
scholar
(28.01.23)
Kişiye göre değişir.
Misal ben kariyer ve para istiyorum ona göre takılıyorum.

Benim yaslarimda iki iş arkadaşım "ben aksam 4.30 oldumu cikarim, kariyer falan istemiyorum" diyorlar ve öyle yapıp mutlular.

Kısacası bunun doğrusu yanlısı yok. Kişiye göre değişir.
Türkiye'de normal hayat yasayabilmek için yarışa katilmak gerektiginden herkes cok calis cok kazan kafasında ve böyle yapmayanlara kötü bakiliyor.
Misal benim iki sene sonra müdürüm yerine geçme olayim var ve sirkette benim yerime geçebilecek kişiler geçmek istemiyor çünkü daha fazla çalışmak istemiyorlar, aileleri/cocuklari ile vakit geçirmek istiyorlar.
0
logisticsmanager
(28.01.23)
Rahat iş normal maaş. Zaman geçiyor yav bir daha bu yıllar gelmeyecek.
0
ruhen hastayim ben
(28.01.23)
Aileden kalan bir ev falan varsa, Rahat iş normal maaş ile hayat tarzı karşılanabiliyorsa cevap kesinlikle rahat iş.
Şu hayattaki en sağlıklı zamanlarımızı kariyer yapmak için harcamayı doğru bulmuyorum. Normal maaşla geçim kaygısı yaşanmıyorsa akşam 5'te eve gelmenin, ertesi sabah 8:30'a kadar iş düşünmemenin konforu, huzuru bence hiç bir şey ile kıyaslanamaz.
0
denizgonen
(28.01.23)
isimi cok sevdigim icin cok is cok maas diyorum cunku dusuk maas olsa bile cok calisabilirim. egleniyorum, ogreniyorum, "calismak" gibi gelmiyor.
0
Sour
(28.01.23)
rahat is, normal maas.

cunku maasla zaten zengin olunmaz. orta sinifta kalacaksan niye azicik daha iyi araba, ev icin hayatindan feragat edesin?

cok is sadece universiteden mezun olundugunda birkac yil tecrube edinmek icin yapilabilir. belli bir yastan sonra cok is olmaz.
0
antikadimag
(28.01.23)
Maaşla zengin olunmaz +1

İşsizlik + aç bırakmayacak bir maaş > rahat iş + normal bir maaş > çok iş + çok maaş.

İşsizlik maaşı ilk denkleme uyuyor. Almanya ya da hollanda vatandaşı olsam bu imkanı büyük ihtimal kullanırdım.
0
IncredibleMau
(28.01.23)
Kafa rahat yaşam için emeklilik beklemektense emekli gibi çalışmaktan yanayım.
Akademisyenlik de bu kategoride sayılabilir bence.

Mesai kavramı yok, standart bir iş yapmıyorsun, yeni konular yeni maceralar oluyor hayatında.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(28.01.23)
cok is cok maas ile baslayip, deneyim kazandikca maasi yukseltirken isi azaltmak, isin ameleligini baskasina yaptirmak.

rahat is normal maasin bir gelecegi yok.
0
cooperr
(28.01.23)
ben de aynı ikilemdeyim
bilemiyorum. bir yanda geziler göçebe bi hayat tarzı çok çalışma 2x maaş.
bir yanda yerin yurdun belli rahat bir iş x maaş.

şimdilik x maaşı istiyor gibiyim. çünkü başka hobilerde kendimi geliştirip ordan para kazanabilirim gibi geliyor
0
gizemli dede
(28.01.23)
(11)

İş değişikliği hk.

deepest
Selam arkadaşlar,iş değişikliği sürecindeyim, teklif gelen firma şu an çalıştığım işyerinden aldığım ücretin %50 si fazla bir oranda ücret teklifi ile geldi. diğer yan haklar aynı. ama iki tarafın da eksisi ve artısı var.bulunduğum işyerinde nisan ayında artış olacak ve bu artışla bu aradaki farkı k
Selam arkadaşlar,
iş değişikliği sürecindeyim, teklif gelen firma şu an çalıştığım işyerinden aldığım ücretin %50 si fazla bir oranda ücret teklifi ile geldi. diğer yan haklar aynı. ama iki tarafın da eksisi ve artısı var.
bulunduğum işyerinde nisan ayında artış olacak ve bu artışla bu aradaki farkı kapatacak, ve yılda 1 maaş prim var. diğer yerde ise buna paralel olarak kendimi daha fazla geliştirme şansı var ama aynı zamanda çok daha yoğun bir tempo var. tamamen uzaktan çalışma. (ben uzaktan çalışmayı sevmiyorum). ve ayrıca 7/24 destek durumu isteniyor. (kısaca bilgisayar her zaman yanımda olacak). prim yok.

şu an bulunduğum yerde mesai saatlerim belli, 9-6 ve haftasonu çalışmıyorum. 7/24 destek istenmiyor. ofise gidiyorum. çok aşırı yoğun bir tempom yok ama tek handikapı kendimi fazla geliştirme şansı bulamıyorum.

bu durumda tercihiniz ne olurdu?

çok teşekkürler.
0
deepest
(27.01.23)
tek handikapi kendinizi gelistirme eksikligi gibi duruyor. ben olsam su anki isimde kalir, kendimi kendim gelistirirdim. calisma saatleriniz belli ise disardan is alarak, kurslara giderek, workshoplara katilarak kendinizi gelistirebilirsiniz, buna yurtdisi workshoplari egitimleri de dahil, yani sizin elinizde bence aslinda. 7/24 destek hafta ici sanirim sadece degil mi? obur turlu delilik. haftasonuna da kayabilir mi acaba bir de o onemli bence.
0
kassiopeia
(27.01.23)
@kassiopeia haftasonu dahil. ama her zaman olacak diye bir şey yok. sorun olduğu anda destek sağlanacak gibi.
0
🌸deepest
(27.01.23)
Bence değiştirmeyin, aynı maaşla(alacağınız zam sebebi ile) fazla iş yapmak mantıksız, prim de yok, sorumluluk da artıyor. (Uzaktan çalışma imkanı güzel ama siz bunu istemiyorsunuz) Mevcut işinizde 7 x 24 destek vermediğiniz, yoğun olmadığınız zamanları kendinizi eğitim vb. durumlarla geliştirmeye bakın şahsi fikrim.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(27.01.23)
@deepest ama olay burada zaten, ne zaman olacagini bilmemek demek 7/24, 7 gun 'available' olmak demek, bu da calismak demek. yani haftasonu beni kimse arayamaz mesela, mesai bittikten sonra istersem yerin 5 kat altina inerim ertesi gun mesaiye kadar. ama siz bunu yapamayacaksiniz, belki haftasonu planlariniz bozulacak, belki gece bir yerdeyken aranacaksiniz. benim haftasonu is telefonum da bilgisayarim da yanimda olmaz. siz aranabileceksiniz ve hayir diyemeyeceksiniz. bu asiri bir istek bence. aranip aranmayacaginizdan bagimsiz, bunun mumkun olabilmesi yani.
0
kassiopeia
(27.01.23)
İş değiştirmeyin bence.
"7/24 destek" meselesi uzaktan göründüğünden çok çok daha kötü bir durum. Bilmiyorum daha önce tecrübe ettiniz mi.
Bir hafta boyunca 1 dakika bile destek vermeniz gerekmese bile tüm hayatınızı kaplumbağa gibi sırtınızda bilgisayar taşıyarak geçiriyorsunuz.
Pikniğe gittiğinizde bile telefon gelebiliyor, arabaya gidip telefonu bilgisayara bağlıyorsunuz. Yıllık izin alıp yurtdışına gittiğimde bile 5-6 saatimi bu şekilde bilgisayar başına geçirdiğimi hatırlıyorum.
Büyük bir kabus.

Bu iş teklifi geldiği gibi başka, aramaya devam ederseniz daha iyi şartları olan başka iş teklifleriyle de karşılaşacağınızı düşünüyorum. O yüzden aramak devam edin.
0
michael_knight
(27.01.23)
Değiştirmem tabii ki. Kölelik için yüzde 50 çok az. Kölelik için yüzde 200, 300 kabul edebilirim birkaç ay para biriktirmek için.
0
dissendium
(27.01.23)
yani çok düşünecek bişey yokmuş, değiştirmemen lazım zaten.

kendini geliştirme 7/24 kölelik yapmak değil.
0
kenarortay
(27.01.23)
Mevcut isyerinde prim ve nisanda gelecek zamla maaslar esitlenir gibi.

Iki yerdeki tek fark kendini gelistirememek + 9/6 is vs kendini gelistirmek 7/24 destek

Sadece kendimi gelistirmek icin boyle bir topa giremezdim ben galiba. Mevcut isimde kendimi gelistirebilecegim firsatlar olusturmaya calisirdim
0
fakyoras
(27.01.23)
remote sevmiyorsanız gitmek mantıksız.
0
jelly bear
(27.01.23)
mevcut yerde kendiniz geliştirme olayı biraz yalan oluyor. fakat nisanda bi %30 zam alsanız bile primle beraber eşitlenmiş oluyor. tek kaybınız ilk üç aylık maaş farkı.

kısaca para için geçilmez, gelecek vaat ediyorsa ve risk almak istiyorsanız evet.
0
nuisance
(27.01.23)
Mantıksız.
Sırf kendinizi geliştirmek için köle olmaya gerek yok. Kendinizi geliştirecek ne ilk ne son iş.
0
logisticsmanager
(27.01.23)
(17)

maaş kaç olmalı?

fakat
üniversite üçüncü sınıftayım, istanbul'daki en lüks otellerden birinde gece temizlik işi buldum, gecelik konaklaması şu an için 22000 tl. maaş 12-13 var mıdır? 3'te görüşmem var da, bilen var mı sormak istedim? harçlığım çıksın. soracaklar şimdi beklentiniz kaç diye, aslında 17000 diyesim var ama bi
üniversite üçüncü sınıftayım, istanbul'daki en lüks otellerden birinde gece temizlik işi buldum, gecelik konaklaması şu an için 22000 tl. maaş 12-13 var mıdır? 3'te görüşmem var da, bilen var mı sormak istedim? harçlığım çıksın. soracaklar şimdi beklentiniz kaç diye, aslında 17000 diyesim var ama bilemedim.

Güncelleme: 11000 TL. Kabul ettim. Gece 23.00-07.30. sonra okul biraz zor galiba, bir ay deneyelim bakalım:)
0
fakat
(26.01.23)
Asgari verirler hocam fazlasını vereceklerini sanmıyorum, umarım yanılırım tabi
0
lcha
(26.01.23)
Asgari olur yuksek ihtimal
0
mirty
(26.01.23)
asgari ücret olur, hocam bir de bursun varsa sigortalı işe girdiğinde kesilebilir bunu da bir araştır, işe girdin baktın sarmadı iki hafta çalıştın çıktın bu sefer hem işsiz hem burssuz kalırsın, işten çıkınca bursunu tekrar bağlayalım demezler

otel gecelik şu kadar kazanıyorsa çalışanlara da aynı oranda yansır diye bir orantı olmaz, bu fark daha üstteki ünvanlara yansır, yeme içme alım müdürü gibi görevlere vs
0
freebird5406_2
(26.01.23)
muhtemelen asgari olur. müşterilerden de biraz tip alırsın dediğin rakamları bulur yada geçebilirsin.
0
fernandoenes
(26.01.23)
sonucu buraya yazar mısınız, merak ettim. ben asgariden fazla olacağını düşünüyorum ama 12lere çıkmaz.
0
elorelia
(26.01.23)
"çok para kazanıyorlar o zaman çok para verirler" yanlış bir düşünce biçimi.

temizlik işinin ne kadar ederi olduğuna bakmanız lazım, o da asgari ücret civarındadır. gece olduğu için asgarinin bi tık üstü diyorum.
0
benaslinda
(26.01.23)
asgari + 2 bin elden geri verme
0
Erestor
(26.01.23)
asgari ya da biraz üstünü verme ihtimalleri çok yüksek.
0
nawar
(26.01.23)
17 bin az değil mi 27den asagi görüşmeye bile gitme.
0
Mcfly
(26.01.23)
Hocam umarım trolluk yapiyorsunuzdur yoksa bu kadar naif olmaniz üzücü.

Asgarinin bir tık üstü olur o da asgari vermiyoruz demek icindir.
0
logisticsmanager
(26.01.23)
Görüştüm arkadaşlar net 11000. Service charge veriliyormuş her ay bir de, asansörde abi ile konuştum geçen yaz turist sezonunda 20000 yakın maaş yatmış, bahşiş hariç. Biz gerçekten piyasayı bilmiyoruz. Tabi kabul ettim. :) Bu arada bu kanıya Teşvikiye s. m. deki 11000 liralık ilanı görünce varmıştım, iskur'da onlar da arıyorlar, isteyen varsa baksın
0
🌸fakat
(26.01.23)
11 bin olması normal. Asgari ücretin biraz üstü denilen rakam bu oluyor zaten. İstanbul için düşük bile. Kiralar zaten 7-8 bin.

15 bin istemek bile normal olabilir şu ortamda.
0
scholar
(26.01.23)
Evet ben 17000 dedim zaten görüşmede, bu service charge ile en düşük sezonda iki üç artıyor zaten dedi yani şu an 14-15 civarında, sonra personelle gorusunce teyit ettim. Asgarinin bir tık üzeri denirken çoğunun bu rakamı kastettigini düşünmüyorum, çünkü cümleler aşırı tepki içeriyor bakarsanız. Yine de herkese teşekkür ederim, sonuçta görüşmeden bilemezdik sadece tahmin ettik.
0
🌸fakat
(26.01.23)
gece vardiyasına zaten daha çok maaş verilmek zorunda
1.5 katıydı galiba
doğru tahmin etmişsin
0
bir soru sorcam
(26.01.23)
gece konaklaması ile maaşın bağlantısı yoktur :) asgariden fazla alman zor.
0
gabe h coud
(26.01.23)
Güncelleme atmışsın 11.000 diye ama bu asgari ücret dostum zaten.

Sen sürekli gece geldiğin için her 3 haftalık periyotta 2 hafta 1.5 maaş alman gerekir.
0
Mcfly
(26.01.23)
Kazanacağın paradan bağımsız söylüyorum, sürdürebileceğin kadar sürdür çalışmanı. Paradan çok daha fazlasını kazanırsın keyfiyle sıkıntısıyla. İlerde de çok ekmeğini yersin. Kazandığın para da yanına kâr kalır. :)
0
vaveylababa
(27.01.23)
(8)

böyle bir babaya ne yapmalı?

deartheodosia
2.5 yaşında oğlum var. babası 2 dk mesafede yaşıyor. çocuğunu haftada 1 o da benim götürmemle görüyordu. haftada 2 gördüğünde (akşam) sanki bana iyilik yapıyormuş da çocuk bakıcısıymış gibi davranıyor ve söyleniyordu. neyse dün oğlum babasını görmek istedi. ısrarla babasının oturduğu evi gösteriyor
2.5 yaşında oğlum var. babası 2 dk mesafede yaşıyor. çocuğunu haftada 1 o da benim götürmemle görüyordu. haftada 2 gördüğünde (akşam) sanki bana iyilik yapıyormuş da çocuk bakıcısıymış gibi davranıyor ve söyleniyordu.
neyse dün oğlum babasını görmek istedi. ısrarla babasının oturduğu evi gösteriyor ve ağlıyor. babasına söyledim, on dk bile görmek istemedi. ve videoda gönderdim, ilgilenmedi, umursamadı.

bu insana ne yaparsınız? nasıl bir tutum izlemeli?
0
deartheodosia
(25.01.23)
valla erkekler arasinda (evli/birlikte olanlarda bile) cocugu ve genel olarak ev duzenini tamamen ihmal etme, tum yuku ve sorumlulugu %99 kadinlara yikma, ustune kirk yilda bir oyuncak alinca veya yalandan cocuga agzina yemek verince yilin babasi triplerine girme vs cok yaygin ne yazik ki. gecenlerde su videoyu izlemistim, aklima geldi www.youtube.com

izlenecek tutum herhalde hic yokmus gibi yapmak ve sacma sapan yorum yapan toplumu olabildigince gormezden gelmek.
0
hot potato
(25.01.23)
öyle babaya turp sıkayım.

Ne yapilir? Vallaha koskoca adam, ne yapabilir insan böyle bir karaktere sahipse?

Hayatinizdan çıkarın. Çocuğa da hem anne hem baba olun, siz daha iyi baba olursunuz gibi.
0
logisticsmanager
(25.01.23)
Anneden intikam aliyor olabilir.
0
WithWorth
(25.01.23)
Bence bir süre çocuğu göstermeye pek gönüllü olmayın. Gelip alırsa, kendi uğraşırsa görsün.
O zaman kıymete bineceğini sanıyorum.

Zaten görmek istemiyorsa görmesin. Bunu yapmanın sizin açınızdan kolay olmadığını tahmin edebiliyorum ama oğlanın faydasına olan neyse onu yapmaya çalışmak gerek.
Sizin de biraz hayat yaşayabilmeniz için eğer oğlanı bırakacak kimseniz yoksa haftada bir veya birkaç akşam çocuğa bakacak bir bakıcı ablanın parasını sabit olarak ödesin erkek. Siz talep edin. Olmaz, vermem diyecekse o desin.

Kolay gelsin,
0
michael_knight
(25.01.23)
Babaya bir sey yapilamaz,, zorla cocugu sevdiremezsiniz. Sanki cocuga babadan cok sey beklememesi mi empoze edilmeli. Belki pedagog esliginde danisilabilir. Her istediginde babasini goremeyecegini fln mi kabul ettirilmeli.

Baba figurunu dedesiyle belki kapatabiloir biraz.
0
oscar
(25.01.23)
göstermesem o zaman benimle uğraşmak için (çocuğunu umursadığını sanmıyorum) daha fazla uğraşacak. derdi benimle, evet.
0
🌸deartheodosia
(25.01.23)
Çocuğu görmek istemiyorsa o zaman çocuğun hayatında varlığı çocuğa zarar verir.
Çocuğu onu görmek istemeyen babasıyla burun buruna getirmek çocuğun psikolojisininde büyük delikler açabilir. Şuan belki hissetmezsiniz de, ileride kaybetmekten korkan, kendini sevilmeye layık görmeyen bir insan haline gelebilir.
Gelip almıyorsa uğraşmayın göstermeyin.

Zaten çocuklar çatışan 2 ebeveyn yerine 1 ebeveynle hayatını sürdürdüğünde daha sağlıklı oluyor. Kasmayın yani
0
zimbirik
(25.01.23)
Öyle babanın ben ta kafasını.... Kırayım yav
insan çocuğunu sevmez mi bazısı sevmiyor işte buna çocuğu göstermemek komple koparmak lazım ama kanunlar.

Ha bu çocuk büyüdüğünde en çok ben seviyorum diyeceğine yemin edebilirim ama kanıtlayamam
0
basond
(26.01.23)
(8)

12 yıl sonra sektör değişikliği ?

croswell
yaklaşık 12 yıldır otelcilik sektöründeyim. Yabancı bir zincirin merkez ofisindeyim orta düzey yöneticiyim. işim çok rahat. Otel sektöründe rahat ve güvenilir iş bulmak çok zordur. Yabancı markalar olsa da franchisea dayalı bir sektör olduğu için çok kırılgandır, işten çıkarmalar yoğun, kurumsallık
yaklaşık 12 yıldır otelcilik sektöründeyim. Yabancı bir zincirin merkez ofisindeyim orta düzey yöneticiyim. işim çok rahat. Otel sektöründe rahat ve güvenilir iş bulmak çok zordur. Yabancı markalar olsa da franchisea dayalı bir sektör olduğu için çok kırılgandır, işten çıkarmalar yoğun, kurumsallık az vs.

4 yıldır aynı şirketteyim. Şimdi ise çok büyük bir havayolu şirketinden teklif aşamasındayım. Henüz gelmedi ama maaş hemen hemen aynı olacak belki %10 fazlası olabilir.

+'ları; ucuz uçak bileti (pass bilet gibi) dünyanın her yerine rahatça gitme imkanı, yine kendi şirketim gibi global büyük bir marka, otel sektörüne göre daha güvenilir bir sektör.

-'leri; benim için downgrade olacak, müdür pozisyonundan uzman pozisyonuna düşeceğim, (Otelcilik sektöründe title önemli ancak havacılıkta kadrolar daha dar olduğu için önemsiz gibi duruyor) hissedilebilir bir maaş artışı olmayacak: tazminatımı ve rahat işimi bırakıp başka bir sektöre geçeceğim.

Tavsiyeniz var mıdır?

Teşekkürler
0
croswell
(25.01.23)
Sizin sektöre çok uzağıım.
Aynı maaş veya %10 artış için iş değiştirmek pek aklıma yatmadı. Hem de title'ınız düşerek.

%25 fark olmazsa bence iş değiştirmeyin. Teklif geldiğinde teklifi maaşınızı %30 geçecek şekilde artırmalarını isteyin, bakalım neler olacak.

Havacılık sektörünü benden daha iyi biliyorsunuzdur ama benim bildiğim kadarıyla THY'de çalışırsanız siyaset sayesinde göreve gelmiş yöneticilerin ilginç kararlarıyla boğuşacaksınız ve o baskıyı hep hissedeceksiniz. THY dışındaki şirketlerde ise hem geliriniz hem de iş güvenceniz ve huzurunuz daha az olacak.

Bir arkadaşınız bu şekilde bir iş değişikliği yapmayı düşündüğünü söyleseydi ona önerir miydiniz diye de düşünün.
0
michael_knight
(25.01.23)
pass öyle beklediğin gibi güzel bir şey değil. orada da pass'ı olanları sıraya koyuyorlar. kıdeme rütbeye göre. sana sıra gelirse alıyorsun. ciddi bir yan hak değil bana göre.

sektör değiştirmek istiyorsam parayı ikinci planda tutardım.
0
gabe h coud
(25.01.23)
Eğer gireceğiniz şirket Thy emirates katar gibi şirketler ise tercih edin. Çünkü iş güvenliği de önemli huzur getirir.
Aldığınız para yurt dışında tatile yetmiyor ise oralara ucuz gidebilmenin bir mantığı yok zaten.

Bir de gerçekten istiyor musunuz bunu kendi kendinize kalıp düşünün.
0
EXXE01
(25.01.23)
Pek mantıklı bulmadım.
Yüzde 10 fark için bilmediginiz bir ortam ve sektör riskine girip pozisyon duseceksiniz. Malum sirkette garip garip tipler yoneticiniz olacak.

Yüzde 10 hatta o bile degil; mantıklı değil bu risk için. Hayır siz ahmet otelcilikte calisiyorsaniz neyse ama iyi yerdeyim diyorsunuz.
Riske değmiyor.
0
logisticsmanager
(25.01.23)
Değişiklik için yetersiz bir iş.
0
dissendium
(25.01.23)
değişiklik için yeterli değil +1
0
benaslinda
(25.01.23)
yıllık izni kıdemi sıfırladığına değmez
anca mevcut iş yeri haklarını veriyoruz derse düşnünülebilir

o biletleri kullanacak tatil imkanı olacak mı o da önemli
0
bir soru sorcam
(26.01.23)
no-go.
hem rutbe kaybin var, hem de maas artisi cok dusuk.

yakin zamanda ben de sektor degistirdim. uzmanliktan yoneticilige yukseldim ki zaten birincil amacim buydu. Maas artisi da ciddi boyutta oldu ki 2 hafta pazarligi surdu zaten, kapiyi yaklasik %80 artistan actim, ben dustum onlar yukseldi ortada bir yerde bulustuk.
0
cooperr
(26.01.23)
(4)

A şirketi b şirketini alıp yönetime 1 sene daha çalışacaksın derse

condom kurşunu
Bunun altında yatan sebep ne oluyor? Bazı şirketler el değştirdiğinde mevcut yönetim kadrosuyla birkaç sene daha sözleşme yapıyorlar gidemezsin dye sonra yolluyorlar. Buradaki amaç ne? Knowhowlarını kulanmak mı yoksa başka neden mi var arkasında? Mesela yemeksepetinde öyle olmuştu galiba. Satın alın
Bunun altında yatan sebep ne oluyor? Bazı şirketler el değştirdiğinde mevcut yönetim kadrosuyla birkaç sene daha sözleşme yapıyorlar gidemezsin dye sonra yolluyorlar. Buradaki amaç ne? Knowhowlarını kulanmak mı yoksa başka neden mi var arkasında? Mesela yemeksepetinde öyle olmuştu galiba. Satın alındı nevzat br sene daha çalıltı sonra mert ceo oldu.
0
condom kurşunu
(25.01.23)
muhtemelen sirketi yonetebilecek kadroyu olusturana kadar eski kadroya dokunmamak icindir. ozellikle satin alan sirket baska sektordeyse yatirimini guvenceye almak isteyebilir.
0
antikadimag
(25.01.23)
Geçişi çok sert yapmamak.
Bu süreçte bilgi ve deneyim geçişini sağlamak vs.

Yani çok ciddi bir olay yoksa zaten devrim yapar gibi bir geçiş saçma olurdu.
0
logisticsmanager
(25.01.23)
Her şirketin kendine özel dinamikleri var. Yıllardır o şirketi yönetenler o şirkete yeni gelecek kişilerden çok daha iyi biliyor bunları.

Bahsettiğiniz satın alımlarda genelde kabaca şöyle bir teklif oluyor;
"Senin şirketini 100 liraya alıyorum. 1 yıl daha şirketin yönetiminde kalıp şirketin "X Lira" kar etmesini sağlarsan 25 lira daha vereceğim."

Mesela yemeksepetinin olduğu alanda çalışan çok az şirket olduğu için o şirketi yönetmenin inceliklerini çok az insan bilecektir. Restoranlarla, kuryelerle, motosikletlerle, kasklarla, pos cihazlarıyla, printer'larla, çağrı merkeziyle, kebap ustalarıyla, lüks restoranlarla ve daha aklıma gelmeyen binlerce konuyla ilgili nasıl davranacağını kabaca bilmek gerekiyor.
Ofiste düşünüp bir proje geliştirdiğinde "Kuryelerin motosikletlerinin çoğu şu motor hacminin altında olduğu için o büyüklükte bir kutuyla bazı yokuşları çıkamayıp yemeği geç ve sarsılmış şekilde teslim ederler. Bu projeyi uygulayamayız." diyebilecek birileri gerekiyor.
0
michael_knight
(25.01.23)
şirkete bağlı. bazı şirketlerde çalışanı çıkartırsan geriye 100 tane sandalye biraz da it ekipmanı kalır. işlerin nasıl yürüyeceğini dışarıdan bilemeyebilirler. geçiş sürecinde yeni kadro eski kadroyla birlikte çalışır. eski kadro yolun sonunda ayrılır ama güzel bir prim de alırlar.
0
gabe h coud
(25.01.23)
(7)

eliptik bisiklet alayim mi

Kittie
eliptik bisiklet nereleri calistirir?fazla kilom yok ama goguslerimi kucultmek isterim mesela ve internette bisikleti onermisler ne alaka anlamadim gerci.bir de bacakta kas hic sevmem, buna neden olur mu?decathlonu onerir misiniz ayrica?son olarak, baska onereceginiz alet var midir?
eliptik bisiklet nereleri calistirir?
fazla kilom yok ama goguslerimi kucultmek isterim mesela ve internette bisikleti onermisler ne alaka anlamadim gerci.
bir de bacakta kas hic sevmem, buna neden olur mu?

decathlonu onerir misiniz ayrica?
son olarak, baska onereceginiz alet var midir?
0
Kittie
(24.01.23)
Bence alma, evde çok gereksiz bir fazlalık olacak kısa bir süre sonra.

Bacakta kas yapmak için günde 10 saat falan yapmalısın ve testesteron almalısın.

Göğüs küçültmekle ne alaka kısmını anlamadım.

Şöyle şeyler dene mesela, kendi vücut ağırlığınla. Herhangi bir şey almana gerek yok.

www.youtube.com
0
Mirket
(24.01.23)
Eliptik bisiklet alan tüm tanıdıklarım bir kaç ay sonra aleti nevresim, çarşaf kurutmak için kullanmaya başladı. Eliptik ile çalışan kol kaslarının göğüsleri küçültmeye yeteceğini/ yarayacağını pek sanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(24.01.23)
mirket: bisiklet hani pedal odakli bi sey ya gogusleri nasil kucultsun ki demek istedim. internette kucultmek icin bisiklet faydali demisler de.
amaranta: ben de ise yarayacagini sanmiyorum :(
0
🌸Kittie
(24.01.23)
Göğüsleri küçültmekle bisiklet arasındaki bağlantıyı çözemedim. Yağ yakmaktan bahsediyorsanız zaten bölgesel yağ yakımı diye bi şey yok, yağların nerenizden gideceğini siz seçemiyorsunuz.
0
vedatchilipeppers
(24.01.23)
Meme dokusu altındaki göğüs kaslarının sıkılaşması, meme görününüme bir derlitopluluk katar. (Nasıl ifade edeceğimi bilemedim yaa)

Eliptik bisiklet el tutamakları sayesinde bir nebze kolları ve göğüs kaslarını da çalıştırır ama istediğin verimi almandan çok uzak olacaktır.

İlla aletle çalışayım ve işe yarasın diyorsan işe yarar bir ev tipi var mıdır bilmiyorum ama kürek, daha çok işe yarar.
0
Mirket
(24.01.23)
Kittie yapma...
Bahsettiğin amaçlar uğruna alıp letgo'de satmaya çalışacaksın.
Bacaklarda kas yapmaz, keşke bacak kası yapmak o kadar kolay olsa :)
0
logisticsmanager
(24.01.23)
gogus kucultmek icin verimli tek yontem ameliyat.
0
hot potato
(24.01.23)
(8)

Veterinerlerin her türlü hayvana bakması

Kaleci Saçlı Forvet
Bu biraz ilginç değil mi? Yani benim atım hastalansa ona da bakıyor rakunumu götürsem ona da bakıyor, veterinerlerin bi uzmanlık alanı yok galiba insan hariç her türlü canlıyı götürebiliyoruz, bu hayvanların dışı farklı içi aynı mı mesela nasıl olabiliyor bu, insanlarda mesela yeri geliyor kadına er
Bu biraz ilginç değil mi? Yani benim atım hastalansa ona da bakıyor rakunumu götürsem ona da bakıyor, veterinerlerin bi uzmanlık alanı yok galiba insan hariç her türlü canlıyı götürebiliyoruz, bu hayvanların dışı farklı içi aynı mı mesela nasıl olabiliyor bu, insanlarda mesela yeri geliyor kadına erkeğe çocuğa falan ayrı bölümler bakıyor ama veterinerlerde böyle bir ayrım yok, nasıl oluyor bu? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(24.01.23)
dediğin gibi olmuyor her hayvana bakarım diye bir şey yok

kedi köpek veterineriyle kanatlı veterineri bile farklı olabiliyor ya da çiftlik hayvanı büyük baş küçük baş eşek vs

pratikleri farklı oluyor
0
freebird5406_2
(24.01.23)
Uzmanlık olayları var yani ben yok gibi düşünmüştüm ayı gibi sormadan önce bi baksaydım keşke.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(24.01.23)
akrabamız bir veteriner et ve süt kurumunda çalışıyor. "etlerimiz veteriner hekim kontrolünde kesilmektedir"deki veteriner kendisi. sığırın davarın içinden geçiyor, ama kediden köpekten de zerre anlamıyor.

var yani uzmanlıkları.
0
kibritsuyu
(24.01.23)
Mesela tropikal hayvanlara bakan veteriner de farklı bir uzmanlık bildiğim kadarıyla. Evlerde bulunan muhabbet kuşları papağanla akraba olan tropikal bir tür olduğu için ileri hastalıklarında uzmanına yönlendiriliyor.

Ayrıca cerrahi uzmanlık da var sanırım. Veterinerlikle alakam yok, hayvanım da yok fakat youtubeda dobida isimli veteriner kanalında bu sorunuzla alakalı bir durum yaşanmıştı ve açıklamışlardı.

Bu arada veterinerliklerin çoğu aile hekimi statüsünde takıldığı için bu algı var ve malum hayvanların sağlığına insanlar kadar hassasiyet duyulmadığı ve ölümleriyle ilgili ciddi suçlar kapsamına girmediği için uzmanlık yaygın bir durum değil.
0
Unde bach canim
(24.01.23)
Herkes +1
Tanıdık var, veteriner. Büyükbaş hayvanlarda çalıştı firmalarda, şimdi de bu tarz hayvanlara satış yapan şirkette müdür.
Hayatında alakasi olmadı hiç köpekler kediye okul dışında.
0
logisticsmanager
(24.01.23)
Bir soru da ben sorayım.
tıptaki gibi, mesela kardiyolog olmak için ayrı bir eğitimden geçerler ya hani; öyle bir durum mu var? Yani mesela veterinerlik fakültesinden yeni mezun biri pratisyen hekim gibi her şeyden azar azar bilip de işte mesela büyükbaş çiftlik hayvanları için ona göre bir yüksek lisans falan mı yapıyor? yoksa "ben bu tür hayvanlara kasayım" diye diye o konuda pratik olarak tecrübe edinmiş mi oluyor?
0
alperz
(25.01.23)
Ben de aslında alperz'in sorduğunu merak etmiştim ya şimdi hatırladım. Yani bu veterinerlerin uzmanlıkları "ya ben bundan sonra ineğe deveye bakayım ona uzmanlaşayım" şeklinde mi oluyor yoksa uzmanlaşacakları alan için ayrı bir eğitim mi görüyorlarlar acaba nasıl oluyor bu?
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(25.01.23)
hayvanhastanesi.veterinary.ankara.edu.tr

Ünvanlara bakarsanız hekimlerdeki branş/poliklinik sistemini görüyorsunuz. Hayvan türleri muhtemelen piyasada ayrışıyor ama branş uzmanlık için şöyle bir haber var: www.gidahatti.com

Vus diye bir sınavın bir aralar olduğunu fakat sonradan kaldırıldığı yazıyor vikipedide.

Bana biraz yazılım işi mantığındaki gibi geldi. Yazılım dilleri hayvan türü gibi. Ameliyat da yapabiliyorsun uzman olmasan da ama yl yapmış bir yazılımcı atıyorum devops alanında daha yetkin görülebilir, teorik bilgiye sahiptir vs. Muhtemelen cerrah değilsen ameliyat yapamazsın diye bir şey yok ama uzmanlığın cerrahiyse uzmanlığı olmayan bir veterinere göre daha bilgilisin gibi.

Tabi bunlar benim çıktılardan yorumladıklarım. Veterinerlikle alakam yok
0
Unde bach canim
(25.01.23)
(3)

Pegasustan Son Dakika Ek Bagaj Hakkı Satın Almak

tum haklari saklidir
Bir yurt dışı seyahatim olacak ve sırt çantasıyla gidip döneceğim. Aradığım bir kaç ürünü bulmam halinde çantaya sığmayacak kadar alışveriş yapabilirim.Durum kesin olmadığı için erkenden ek ödeme yapmak istemiyorum. Son anda havalimanında ek bagaj hakkı satın alsam, fiyat değişir mi?Erken almanın bi
Bir yurt dışı seyahatim olacak ve sırt çantasıyla gidip döneceğim. Aradığım bir kaç ürünü bulmam halinde çantaya sığmayacak kadar alışveriş yapabilirim.
Durum kesin olmadığı için erkenden ek ödeme yapmak istemiyorum. Son anda havalimanında ek bagaj hakkı satın alsam, fiyat değişir mi?
Erken almanın bir avantajı var mı?
0
tum haklari saklidir
(24.01.23)
Evet. Havalimaninda daha pahalı çünkü son dakika :)
0
logisticsmanager
(24.01.23)
ek kabin bagajı kapıda alırsan 70euro, önceden alırsan karşılaştırabilirsin.
0
kimlanbu
(24.01.23)
Mobil uygulamadan da alabilirsin checkin sırasında
0
sta
(24.01.23)
(5)

Spor yapanlar için protein miktarı...

kukuleta
Haftada 4 gün spora gidip orta sertlikte ağırlık antrenmanı yapan, 85 kg civarı, %15-16 yağlı erkek bireyin protein ihtiyacı nedir?Konuyla ilgili kilo başına 1.5 diyen, 1.7 diyen, hatta 2.5 diyenler var.Yani naturel ilerleyen biri için 2-2.5 bana biraz fazla geliyor.Bir de bu miktarı genel kilodan m
Haftada 4 gün spora gidip orta sertlikte ağırlık antrenmanı yapan, 85 kg civarı, %15-16 yağlı erkek bireyin protein ihtiyacı nedir?

Konuyla ilgili kilo başına 1.5 diyen, 1.7 diyen, hatta 2.5 diyenler var.

Yani naturel ilerleyen biri için 2-2.5 bana biraz fazla geliyor.

Bir de bu miktarı genel kilodan mı yoksa kas kilosundan mı hesaplıyoruz?

Genel kilodan hesaplanıyorsa 150 kg obez birey için gereksiz bi protein alımı çıkar ortaya.
0
kukuleta
(23.01.23)
Normal kiloda biri için kilo başına 1,5 gram civarı şişko/obez bireyler için yağsız kas kütlesi başına 1,5 gram civarı bana göre ideal.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.01.23)
kas kaybının minimumda tutarak yağ yakmak istiyorsan en az kilo x 2 gram+ağırlık+süper uyku şart.

minimum yaşamsal fonksiyonlar için zaten kilo başına 1 gram falan lazım. ben 110 kiloyum. 200 gramı çok zor tutturuyorum aynen dediğin gibi. günde üç sefer protein tozu, her gün yarım kilo et, dört beş yumurta (ki yumurtayı çok zor yiyprum artık kusacağım).

protein işi çok zor. hele omad falan yapıyorsan işin bitik.
0
alperz
(23.01.23)
çok eski çalışmalar, sedanter bireylerin kg başına 0.8 protein almasının yeterli olduğunu söylese de güncel çalışmalar en az kg/1.2 olduğunu göstermekte. spor yapan bireylerde protein ihtiyacı daha da artmaktadır ve kg/2 olarak önerilmektedir. yapılan uzun soluklu araştırmalar günlük kg/3.4 gr protein alımının bile herhangi bir olumsuz sonuç yaratmadığını göstermiştir. lakin bunlar araştırma için yapılmıştır ve önerilen miktardan fazladır. daha doğrusu gereksizdir.

bazı çalışmalar bu oranın yağsız kat kütlesine göre hesaplanmasının daha iyi olacağını gösterse de vücut yağ yüzdesi, herkesin rahatlıkla ulaşabildiği biyoelektrik impedanslar ile ölçüldüğünde sağlıklı sonuç vermemektedir. yani laboratuvar ortamında yağ yüzdeni ölçtürmediysen ve bahsettiğin gibi 150 kg'lık obez birisi değilsen standart kilon üzerinden hesaplama yapabilirsin. obez isen zaten bu hesaplamalardan önce yapman gereken daha önemli işler var. :)
0
motosiklet burclu adam
(23.01.23)
Examine.com hesaplayicisi ideal;
examine.com

Bilimsel verileri de var protein intake ile alakalı bakmak isterseniz.
0
logisticsmanager
(23.01.23)
dedigin gibi o kadar cok bilgi var ki konuyla ilgili. yine de min 1.4 x kiloyu tutturmaya calismak lazim bence. eger duzenli kalori hesabi yapiyorsan zamanla +/- yapabilirsin. ben kaloriyi doldurmak icin istemeden de olsa 2,5 - 3 arasi bile yaptigim oluyor cok bir zararini gormedim. haftada 3-4 gun saglam idman yapiyorum.
0
bay b
(24.01.23)
(24)

Evlilere sorular

bugisme
1-siz ve eşiniz alyans takıyor musunuz?2-Alyansın sizin açınızdan önemi nedir?3-Eşiniz alyans takmaktan hoşlanmıyorsa bu duruma yaklaşımınız nasıl olurdu?4- alttaki duruma yorumunuz nedir?Not:cinsiyet belirtirseniz sevinirim.Kendi cevaplarımı da ekleyeyim:1-ben takmıyorum, eşim bazen takıyor2-bence
1-siz ve eşiniz alyans takıyor musunuz?
2-Alyansın sizin açınızdan önemi nedir?
3-Eşiniz alyans takmaktan hoşlanmıyorsa bu duruma yaklaşımınız nasıl olurdu?
4- alttaki duruma yorumunuz nedir?
Not:cinsiyet belirtirseniz sevinirim.

Kendi cevaplarımı da ekleyeyim:
1-ben takmıyorum, eşim bazen takıyor
2-bence şık bir takı ama kullanışlı değil
3-ben hoşlanmıyorum, o başta bir kaç kez söyledi, sonra çok önemsemedi, herhangi bir problem yaşamadık, o takmadığında da çok umursamıyorum.
Er kişiyim.

Çevremde bu konuya çok takan insanlar görüyorum, acaba ben mi tuhafım? (soru 4)
0
bugisme
(23.01.23)
1-hayir.
2-bilmiyorum fikir olarak tatlı gelse de aksesuar sevmiyorum. Yani alsam da takmam heralde.
3- buradaki kisi benim. Esimin bir derdi yok bununla alakalı.
4-bizimki de benzer. Pek umrumuzda değil.
0
logisticsmanager
(23.01.23)
1. Evet-Evet
2. Saygı
3. Cevap 2'de
4. Tercih meselesi
0
piotr
(23.01.23)
Sadece alyans takanları hedef alan bir grup kadın varken alyansı "sahiplilik" ile eş görüp dayatan kadınları hiç anlamıyorum cidden.
0
lcha
(23.01.23)
33 erkeğim.

1- ikimiz de takıyoruz
2- evli olduğumuzu gösteriyor, bu kadar.
3- alyans, yazacak kişilere önden bir tık mesaj verdiği için bence iyi bir şey.
4- eğer iki taraf da alyans takmama konusunda anlaşıyorsa bence bir sıkıntı ya da tuhaflık yok, çiftlerin kendi kararı. yadırgamam.
0
roket adam
(23.01.23)
1. Takıyorum.
2. Eşim de takiyordu ama mobilya kurarken evin içinde kaybetti, geçen seneden beri takmıyor.
3. Evlenirken 'rahat bir model değilse takmam, o yüzden rahat bir model seçelim' demişti. Öyle yaptık. Dediğim gibi bir senedir kayıp, tekrar yenisini almak da aklımıza gelmedi. Bulursa bir yerde, takar herhalde. Takmazsa da önemli değil.
4. Herkesin kendi tercihi diyorum. Bir arkadaşımız bizde kaldığı gün alyansini elini yıkarken çıkarıp unutmuş. İki hafta sonra tekrar bulusacaktik. Ama o eşi rahatsız olur diye kargolar misiniz dedi mesela, beklemedi. Demek ki insanlar onemseyebiliyor.
0
fraise
(23.01.23)
takılması gereken ortamlar oluyordu, kaybetmeden yanında taşımakta fayda var
kadın açısından çift soyadı yüzük kadar etkili

bunun tek espirisi bir dallamanın boş yere can sıkmasını engelleyici etkisi
0
bir soru sorcam
(23.01.23)
1- takıyoruz. ben arada unutuyorum uzun sure takmayabiliyorum. eşim taktıgı gunder beri çıkarmadı sanırım enteresan
2- materyal olarak guzel bir anı. anı niteliği olan eşyaları seviyorum. alıştıgında fark ettiğin bir aksesuar değil rahatsız hissetmiyorum
3- inatla alyans takmak istemeyen biri kafama suphe dusurur.
4- iki taraf da sevmiyorsa ve sorun etmiyorsa sorun yok. çok abartmak normal değil. tercih meselesi. gösterince aa fark etmedim diyorlar ama bilemiyorum. karsı taraftan boyle yakınlasmaları umursamıyorum. cevabı verilir biter. yuzuk olsa ne, olmasa ne

yüzük pek engelleyici değil gibi. yüzük takmama rağmen birçok defa karşı cins yakınlasmaya calısmıstır. sanırım görmüyorlar ya da umursamıyorlar
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.01.23)
1-siz ve eşiniz alyans takıyor musunuz? EVET.

2-Alyansın sizin açınızdan önemi nedir? BEN EVLİLİĞİMİZİN RESMİYETİ OLARAK ÖNEMLİ GÖRÜYORUM.

3-Eşiniz alyans takmaktan hoşlanmıyorsa bu duruma yaklaşımınız nasıl olurdu? GEÇERLİ BİR SEBEP BELİRTİYORSA HERHANGİ BİR İTİRAZIM OLMAZ. AMA KEYFİYETEN TAKMIYORSA ÜZÜLÜRÜM ŞAHSEN.


NOT: Erkek.
0
drako
(23.01.23)
1. evet
2. pek önemi yok ama onun için önemli, bu yüzden takıyorum.
3. hiç önemli değil benim için. dert etmezdim.
4. iyi madem.

39e
0
gabe h coud
(23.01.23)
1. hayır.
2. hiçbir şekilde takmak istemiyorum çünkü rahatsız hissederim.
3. takmak ya da takmamak kendi zevki, hiçbir sorun etmem.
4. Kişilerin kendi ilişkilerindeki tercihlerini sorgulamıyorum.

Er kişiyim.
0
rakicandir
(23.01.23)
1- Ben takmıyorum, eşim genelde takıyor.
2- benim için hiçbir önemi, anlamı yok.
3- umurumda olmaz.
4- tercih meselesi, takılacak bir şey yok.
Er kişiyim.
0
sckxyss
(23.01.23)
aklıma geldikçe takıyorum. nedeni ise eşimin hiç çıkartmaması önemsemesi, bana hiçbir dayatması önerisi yok ama o sürekli takıyor demek ki o önemsiyor ben de takayım da üzülmesin diye aklıma geldikçe takarım. (bu arada takmayı da hiç sevmem elimle is yaşıyorum, ayrıca takıyı da hiç sevmem)
erkeğim
0
turbo sadık
(23.01.23)
1. Takmıyoruz, nişan sürecinde de takmadık.
2. Önemi: yok. Adettendir, nişanda aileler ister diye dümdüz iki halka aldık, evde kutuda duruyor.
3. Ben de hoşlanmıyorum, dolayısıyla sorun yok. (Alyans özelinde değil, yüzük bence aşırı rahatsızlık veren bir şey, aksesuar olarak da neredeyse hiç kullanmıyorum.)
4. Çok fazla önemseyenler var, ben onları birazcık yadırgıyorum ama herkesin alyansı kendine tabii, çevremde her iki uçtan çiftler var.
0
kobuzchu kiz
(23.01.23)
1-Evet
2- Bana göre bir önemi yok. Eşim istediği için takıyorum.
3- O zaman ben de takmazdım.
4- Tercih meselesi. Önemseyen de önemsemeyen de normal benim gözümde.

Erkek.
0
pispinti
(23.01.23)
1- büyük geldiği için takmıyorum (yaptırıcam da üşeniyorum)
2- bir önemi yok. değerli maden.
3- sorun değil, kendisi de sorun etmiyor.
4- birbirinize güvenin, gerisi gösteriş. hiç bi zaman başkasının ne düşündüğünü önemsemedim. yorum yapana yaptırmayın.

Er kişi yorumudur.
0
KidLazer
(23.01.23)
TESADUFEN alyansli gorene kadar evli oldugunu bilmedigim ve flortlestigim oldu. evlilik gibi bi iliskim olursa alyansi zorunlu tutarim, rahatsiz muhabbeti asiri buyuk bi yalan ben de yuzukte cok zorlanirim ama alyanslar cok konforlu modelleri var. rahatsiz ediyo hikayesi bana gore hikayedir. kadinlarda takmamak rahatsiz etmiyor ama erkeklere guvenmiyorum. duz arkadaslarim da yalan dolan edip takmiyordu ve nisanli oldugunu fln asla konu etmezdi cevresine. bi yerde bekarim mesaji vermeye calisiyordu benim nazarimda
0
ala09
(23.01.23)
1- takiyoruz, hanim bana kizinca cikartiyor arada. Ben kizsam da cikartmam.
2- bence guzel bir gelenek.
3- pek hosuma gitmezdi.
4- seni baglar.

40e
0
cooperr
(23.01.23)
31 K

1 - evet takiyoruz ikimiz de. aldigimiz alyanslar bayaa basit, ince birer cember seklinde. gunluk hayatta problem yaratmiyor (calisirken, enstruman calarken, temizlik yaparken, el yikarken (!) fln cikarmak aklima bile gelmiyor, esimin de cikardigini hic gormedim)

2- nisanli/evli oldugumuzu simgelemesi. tanimayan insanlar icin araya dogal bir bariyer koymasi.

3 - cok dert etmezdim. ilk basta nasi olsa takmayacagiz, maksat adet yerini bulsun diye aldik, esim sonra hic cikartmadi. ben bir kez diger takilarima yakismadigi gerekcesiyle cikarmak isteyince de bana cemkirdi :D ben de diger takilarima uyacak bir yuzuk almasini istedim, 4 sene sonra aldi. simdi diger takilarimi takarken esas alyans yerine bu diger yuzugu takiyorum. tipi alyansa pek benzemiyor ama neyi simgeledigi ikimiz icin net.
0
taurina
(23.01.23)
ikimizde bazen takıyoruz bazen takmıyoruz, ikimiz için de güzel bir anı, sembol niteliğinde olduğu için elimize geçtiğinde vs. takıyoruz, iş falan yaparken çıkardığımızda bir süre öyle kalıyor, sonra arada alıp takıyoruz falan. hoşlanmasaydı da aynı tutumda olurdum şu an ki gibi, kendi bileceği iş sonuçta isterse takar istemezse takmaz, onu bana bağlayan şey alyans değil sonuçta. durumunuzda ben bir tuhaflık göremedim; takan kişilerin de takmayan kişilerin de kendi tercihi bu, bence kesin olmalı diyenlerde de çok önemsemeyen de de bir tuhaflık yok. erkek 38
0
crackcodemood
(23.01.23)
Evli değilim ama:
1 Mecburi, çıkarılması boşanma sebebi benim için.
2 Bağlılık, Aidiyet, Özel.
3 Eşim olmadan biterdi ilişki, bitiririm.
4 Herkesin yanıtı kendine.
0
baldan kaymak
(23.01.23)
1-Ben hiç takmadım , eşim alyansını kaybedene kadar taktı.
2-Maddi değeri dışında önemi yok
3-Umursamam
4-İki kişi arasında güven varsa bana gereksiz geliyor , çok baskıcı olan çiftlerde aldatmaya yatkınlık var gibi hissediyorum
Not:37 E
0
bnmzz
(24.01.23)
34K

1. İkimiz de takıyoruz.
2. Sevgi ve bağlılığı ifade ediyor + alyans takmayı seviyorum.
3. Bu durum hoşuma gitmezdi, takmasını isterdim ama ille de takmayacaksa kabul ederdim herhalde.
4. Çevremde de alyans takmayan çiftler var, bir yorumum olmaz, çünkü beni ilgilendirmez.
0
reptillia
(25.01.23)
1- takiyoruz, beni pek rahatsiz etmiyor. Şık da geliyor.
2- valla sembolik olarak almistik oyle fiyatında falan da ucmadik, maksat evlendik, evliyiz diye ilan etmek.
3- rahatsiz ettigi icin takmiyorum falan derse kotu bir niyet aramam. zira art niyetli ise takması veya takmaması bir seyi fark ettirmezdi zaten.
4- olmazsa olmazimiz degil alyans ama bence gonlumuz takilmasindan yana. En azindan birileri yuruyup rahatsiz etmez diye dusunuyorum. Gerci cozum yuzuk degil de olsun yine de.. Bu arada takmayan gorunce tuhaf karsilamiyorum.
0
ananiyimioguz
(25.01.23)
1-evet
2-ananeminkine benzeyen bir model aradim ve buldum. bayilarak takiyorum
3-takmasini isterdim ama cok asiri bir rahatsizligi varsa, takmasin
4-her iliskinin dinamigi farkli, onlar bu iliskinin resmi gostergesini herkesler gorsun istiyordu belki. bizi ilgilendirmez.

31 kadin
0
tessera-tessera
(02.02.23)
(4)

Uzun vadeli yatırım?

blackidom
Biraz birikim var, aylık maaştan da ciddi miktarda nakit artırabiliyorum. Aylık artırdığım parayı ne yapacağımı şaşırıyorum her ay. Borsaya oraya buraya savurmak istemiyor, düzgünce bir krediyi/borcu ödemek istiyorum. döviz altın fon almak bir seçenek değil benim için. Maksimum derecede borçlanmak i
Biraz birikim var, aylık maaştan da ciddi miktarda nakit artırabiliyorum. Aylık artırdığım parayı ne yapacağımı şaşırıyorum her ay. Borsaya oraya buraya savurmak istemiyor, düzgünce bir krediyi/borcu ödemek istiyorum. döviz altın fon almak bir seçenek değil benim için. Maksimum derecede borçlanmak istiyorum uzun vade, aylık bazda da ödemek istiyorum bedeli neyse. faiz bedelini cok kafaya takmıyorum.

Bir yazlık, hafta sonu kaçabileceğim sakin bir villa tarzında bir ev, veya arsa alıp villa tarzında bir ev yaptırıp bir nevi uzun dönemli yatırım elde etmek geliyor aklıma.

Kafamdaki bütçe bugünkü bedeli 3/5MTL civarı olan bir seçeneğe yatırım yapmak.

Seçenekler:
1- sapanca'da bir villa/müstakil ev almak. bu alternatif gidip gelebileceğim mesafede ama denize girme şansı yok. airbnb geliri elde edilebilir.
2- ayvalık'ta bir villa/müstakil ev almak. bu alternatif gidip gelebileceğim mesafede ve denize girme şansı var. airbnb kışın zor gibi.
3- bodrum'da bir villa/müstakil ev almak. bu alternatif uzak kaldığı için airbnb ile işletmek mantıklı.
4- ege'de veya sapanca bölgesinde bir arsa alıp villa yaptırmak. bu da makul bir alternatif ama imar vs. konuları sebepli zaman ayırıp uğraşabilir miyim emin değilim.

Amaç cepten minimum nakit cıksın, maksimumda ise finansman kullanayım dediğim gibi. 5/10/15 yıl hiç farketmez.

Bu seçeneklerden hangisine yürürdünüz? Hocam bunlar saçma, madem aylık iyi bir ödeme yapabileceksen şu alternatiflere baksana dediğiniz neler olabilir? (kapsam: 0 konut projesi, arsa, 2. el konut, araç)
0
blackidom
(23.01.23)
Ayvalik vs demissiniz ama kenara ayırdığınız para ne kadar, cash para ne kadar?
Misal 3 milyon lira baktım aylık 68 bin lira ödemesi var.
Villa/yazlik fiyatlari uçtu gitti. Bizim Balıkesir'deki ev 2017'de 350 bin falan ederken şu an 4.5-5 milyon lira ediyor. Yani butcenizi soylemeden fikir vermek zor.
0
logisticsmanager
(23.01.23)
Yıllıkta dolar bazında % 8-9 arası gelir getiren Eurobondlardan alıp kulağımın üstüne yatardım.

www.isbank.com.tr
0
Mirket
(23.01.23)
Anladığım kadarıyla sadece gayrimenkul düşünmüşsünüz.

Airbnb sürdürülebilir bir iş modeli midir iyi düşünmek lazım. Şu anda bu şekilde para kazanan çok elbette ama, turizmcilerin isyan etmesiyle bir düzenlemeye bakar o iş. Dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan olmayın.

Yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla bu denli bir borca girmeden önce bir şekilde bütçe yönetimi konusunda kendinizi eğitin derim. Çünkü aylık artırdığım parayı ne yapacağımı şaşırıyorum oraya buraya savruluyor demişsiniz. Ukalalık etmek istemem yanlış anlamayın ama şuna çok inanırım, 10000 lirayı idare edemeyen, 1milyonu hiç edemez.

Şu yüzden söylüyorum, bu denli bir borca imza atıp, sonra onu yatırımın getirisiyle ödemeye çalışmak da ciddi bir planlama işi.

Gelelim yatırım planına. Şu an 1milyon peşinat verseniz, 2 milyon kredi kullanıp 3 milyona bir ev alsanız aylık ödemeniz gereken tutar 40 ile 50 bin arasında değişiyor (ilk evim kredisi aldığınızda bile yüksek taksitler çıkabilir. Öncelikle hiç para kazanmadığınız aylarda bu miktarı ödeyebileceğiniz bir geliriniz var mı? Diğer aylarda kazandıklarımla öderim demeyin. Kazanamayabilirsiniz. Buna göre hesap yapın.

ilk 3 soruya tek bir cevap yazayım.
-Airbnb için evinizin içini döşemeniz lazım ve güzel döşemeniz lazım. Otel işletmecisi gibi düşünün. Kimse kötü görünen bir yerde kalmak istemez. Üstelik her misafirden sonra temizlik, bakım yapmanız gerekir. Uzaktan bunu yönetemezsiniz. En basitinden misafire anahtar vermeniz gerekir orada bulunup. Bunu yapan şirketler var. Evinizi kontratla bir şirkete veriyorsunuz. Onlar size aylık sabit bir ücret ödüyor, evi onlar işletiyor. Ama ne kadar güvenilir tartışılır.

-Airbnb'nin otel işletmeciliğinden çok da farkı yok. Üstelik hiç tahmin etmediğiniz ek masrafları olacak. Evin sigortası, misafirlerin oluşturacağı hasarlar, evde oluşabilecek sorunlar, gelirinizin vergisi vb derken bu maliyetleri de hesaba katın.

-Üstelik airbnb'de "resmi bir pansiyon ya da otel" olmadığınız için misafirlerin vereceği zararlar konusunda tazmin hakkınız sıkıntılı olabilir. Yani gidip gerekli izinleri alıp evinizi resmi bir pansiyona çevirip resmi olarak böyle bir kiralama yapabilirsiniz. En azından sorunları daha rahat aşarsınız.

-Bunlarla uğraşacak vaktiniz, enerjiniz, sabrınız ve bütçeniz olmalı yani.

Daha net bir hesap yapalım. Airbnb'den kendiniz de bakabilirsiniz. Turizm sezonunda bile Ayvalık'ta evlerin günlük kirası 2000-4000 TL civarında ki onların bile ne kadar iyi döşendiğine dikkat edin. Güzel bir dekorasyon var taş evler vs. Turistik değeri var yani. Bu ev 30 gün full çekse bile 60000-80000 getiriyor ki yazlık bir evin yaz sezonunda bile her gün dolu olması mümkün değil. Benim çok yakın bir arkadaşım istanbul Şişli'de şahane bir evi var, yani yaz kış turiste verebiliyor. onunla airbnb'den 1 yılda 350bin kazanabildi ancak. Yani ev kredisine ayda 30000 bile ödeseniz, yıllık kredi maliyetiniz 360000 TL.

Bir diğer gözden kaçar unsur, türkiye'de enflasyon artış hızı hep bu seviyede olmayabilir. Yani seneye nasılsa kiralar daha çok artar diye bu kredilere girerseniz, enflasyon daha makul seviyelere indiğinde sizin kar edebileceğiniz kira seviyelerine ulaşmanız daha uzun sürebilir.

4. sorunuza cevap olarak da villa yaptırma işi sandığınızdan daha zahmetli. Özellikle bu işlerden anlamıyorsanız ve başında duramayacaksanız. Hele inşaatı yapan sizin bu işi anlamadığınızı hissederse ki hemen hisseder, çoğu bölümünü uyduruk yapacaktır projenin. Ev tamamlandıktan sonra bir sürü tadilatla daha uğraşırsınız. Bir de inşaat işinde birçok iş planlandığı gibi gitmez. En basitinden proje uzadı diyelim. 6 ayda bitireceği işi 7 ayda bitirdi. O ekstra 1 ayda işçilerin yevmiyesini sizden ister. Vermezseniz projeye devam etmez vs vs... İnşaatı yapan düzgün bile olsa, size söz verdiği malzemeyi piyasada bulamaz ya da söz verdiği fiyata bulamaz. İnşaat devam ederken bir şeyleri değiştirmek zorunda kalır vs bunlar da ek masraf çıkarır. Tahmininizden %20-30 daha yüksek bir maliyet çıkacaktır kesinlikle. İmar, iskan, belediye vs kısmını zaten geçiyorum. anlatması bile yorucu:)

Yani çok iyi düşünün, çok ince hesaplayın öyle adım atın derim. Bu arada araç demişsiniz ama araç yatırımdan bile sayılmamalı (kiraya verilebilecek ticari bir araç değilse. Atıyorum kargo kamyoneti, otobüs, taksi vb). Mesela bir arkadaşımın eşi pandemi döneminde 3-4 tane ticari araç aldı, 2 tane de şoför bağladı maaşla. Kargo şirketlerine taşeron olarak kiraladı araçları ve şoförleri. Fena para kazanmadı. ama zaten lojistik işindeydi, bu sektörü tanıyordu, ihtiyacı gördü o bilgiyle yatırım yaptı. Sektörü bilmeden yapılacak işler değil yani.
0
anten
(23.01.23)
@anten gayrimenkulu güzel anlatmış, sizin yazım tarzınızdan tam getiri odaklı değil güzel bir yaşam sürmeme katkısı olsun diye düşündünüz gibi geldi. ben eurobond +1 demeye geldim. bundan gelen kuponlarla da istediğiniz yerde kalın, ana paranız da döviz cinsinde kalmış olur.

muhtemelen aynı miktarda sermayeyle satın alacağınız konuttan da işyerinden de fazla pasif getirisi olur, akarsız kokarsız, likit, para geldikçe alınabilir örn 1000 usd'lik bir eurobond her 6 ayda bir ortalama 50 usd kupon verir, hiçbir şey yapmasanız 10 senede bu kuponlar kendini amorti eder, ana para tamamen kar olur. hemen hiçbir kirada bu F/K oranı yok. ki bu kuponlarla da yeni eurobond alıp getiriyi katlayabilir veya istediğiniz anda eurobondun kendisini satıp çıkabilirsiniz. o arada eurobondun fiyatı da artmış veya azalmış olabilir tabii bu kısım ülkenin risk pirimi değişimiyle orantılı, risk artarsa eurobond fiyatı düşer, satıp çıkacam derseniz zarar edebilirsiniz ama vadesini beklediğiniz sürece getirisi planlı, ülke resmi olarak batmadıkça garanti ödemeli. ülke batarsa gayrimenkul de ayakta kalamaz zaten. bir tek yıllık eurobond getirisi belli miktarın üzerine çıkarsa vergilendiriliyor, 2022'de bu rakam 70k tlydi bu sene nedir bilmiyorum. vergisi de gelirin %15'i civarı olması lazım.
0
kaichi
(23.01.23)
(6)

spordan sonra yemek

semaforo de medianoche
spor yaptıktan sonra genelde yarım saat içinde protein alımı tavsiye edildiğini görüyorum ama az da olsa gerekmez önemli olan gün içinde yeterli besini almak diyenler de var. mesela 10'da kahvaltımı yaptım diyelim 20-25 gram protenimi de aldım kahvaltıda, sonra 1'le 2 arası spor yapsam ama 4'e kadar
spor yaptıktan sonra genelde yarım saat içinde protein alımı tavsiye edildiğini görüyorum ama az da olsa gerekmez önemli olan gün içinde yeterli besini almak diyenler de var. mesela 10'da kahvaltımı yaptım diyelim 20-25 gram protenimi de aldım kahvaltıda, sonra 1'le 2 arası spor yapsam ama 4'e kadar hiçbir şey yemeyip 4'te yemeğe otursam o spordan alacağım fayda önemli ölçüde azalmış mı olur yoksa gün içinde yeterli beslenirsem bir şey fark etmez mi? ne düşünüyorsunuz bu konuda?
0
semaforo de medianoche
(23.01.23)
Ben profesyonel değilim ama ilk yarım saat diyen makaleler okumuştum. Yemek yemeyeceksem bile spor sonrası protein tozu kullanıyorum bu yüzden. Bir de spor sonrası ağırlıklardan dolayı halsiz düşmüş oluyorum ilk yarım saatte yemek yemek tercihim oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(23.01.23)
Eskiden "anabolik pencere" diye bi bıdı vardı ama sonra böyle bir şey olmadığı ortaya çıktı, önemli olan gün içinde aldığın toplam protein miktarı. Yani günde 100 gram protein alman gerekiyorsa ve bunu gün içinde antrenman çevresinde değil de herhangi bir saatte alıyorsan, yararlılık miktarı değişmiyor.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.01.23)
Kaleci +1

Bu da kaynak;
www.reddit.com
0
logisticsmanager
(23.01.23)
Edit yapamadığın için ek bir cevap gireyim konun mantığının daha iyi anlaşılması için. Sen antrenman yaptın gittin duşunu aldın yemeğini yedin, sistem proteini aminoasitlere ayırdı kana verdi o aminoasitler hücre içinde aminoasit havuzları oluşturdu ve ihtiyacı olan bölgelere gönderdi. Sistem aşağı yukarı böyle işler. Şimdi sen antrenmandan 5 saat önce yediğinde de bu aminoasit havuzu oluşur ve anabolik sürece girdiğinde bu aminoasitler ihtiyacı olan yerlere gönderilir, antrenmandan hemen sonra da yesen bu şekilde gönderilir, antrenmandan 3 saat sonra da yesen bu şekilde gönderilir. Yani antrenmanın bittiğinde hemen protein almazsan sistem gidip kas proteinlerini yıkmaz senin protein göndermeni bekler, protein gönederdiğinde de bu aminoasit havuzları oluşur ve ihtiyacı olan bölgeler bu aminoasitleri çeker kullanır. Aslında bu antrenmanla da alakası olmayan bir olay; sistem normalde de sürekli bu şekilde aminoasit havuzları kurar kullanır ve yıkar, bu yaşamının devamlılığı için gerekli bir süreç. Bu anabolik pencere olayı protein tozlarının icadı ile birlikte ortaya çıkan bi satış stratejisi biraz, bizi "bro hemen bi 20 gram protein göndermezsek kaslarımız erir" gibi inandırdılar ama böyle bir şeyin olması insan yaşamının sürekliliği nedeniyle mümkün değil. Antrenman yapan ya da yapmayan herkes gün içinde zaten sürekli katabolik-anabolik durumdadır, gün içinde aldığı besinlerle kendini tamir edersin, antrenman yapıyorsan bu süreç x2 olur sadece, başka bir olay yok.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.01.23)
Evet vucut boyle seyleri dengeliyor ve neyi ne zaman kullanacagini gayet iyi ayarliyor. Oyle saati saatine yemen icmen gerekmiyor. Eskiden boyle cok soylenti vardi ama ust uste yapilan guncel arastirmalar gun icinde totalde ne aldigninin onemli oldugunu gosteriyor, gerisi hikaye.

Aksam yatmaya yakin yersen kilo alirsin muhabbeti gibi bu da. Gun icinde totalde neyi ne kadar yedigin onemli genel olarak.
0
stavro
(23.01.23)
Bir de bu sistemin nasıl çalıştığını anlamak istiyorsan mTOR enziminin çalışma mekaniğini okumanı öneririm. mTOR enzimi sistemi o anki mevcut ihtiyaçlarına ve gelen besinlere göre tekrar kurup dengeleyen bir sistem kabaca. Yani antrenmandan 5 saat sonra protein/kalori aldığımızda neden hep aynı şekilde kullanılabildiğinin çözümü, bu işleyişi anlamaktan geçiyor.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.01.23)
(3)

renault megane e-tech

tantavizisyon
araba noob'uyum, az once eurosport'ta soyle bi reklama denk geldim cok begendim. merak edenler icin: https://youtu.be/iqw1uitVTsobu araba tr'de var mi? cok mu pahalidir?
araba noob'uyum, az once eurosport'ta soyle bi reklama denk geldim cok begendim. merak edenler icin: youtu.be

bu araba tr'de var mi? cok mu pahalidir?
0
tantavizisyon
(22.01.23)
Tr'de yok.
Çok mu pahalidir? Pahalı. Fransa'da bile 40-50 bin eurolarda.
0
logisticsmanager
(22.01.23)
Eylül'de geleceği söyleniyor. Fiyat için şimdiden bir şey söylemek güç.
0
emanual
(22.01.23)
Bu elektrikli araba işleri pek bizim gibi metropollerde yaşayanlara göre değil sanki. Neden dersek, hepimizin müstakil evi var mı?

Hadi müstakil ev olmasa da hepimiz kapıya arabasını çekebilecek bir esnaf mıyız?

Çünkü şarj işi uzun sürüyor ve kendi evimde veya dükkanımda şarj edemeyeceksem benim için asla mantıklı değil. Akşam işten eve dönerken, zaten yol 1 saat en iyi ihtimal ile İstanbul'da. Bir de yolda şarj istasyonunda bir saat şarj mı bekleyeceğim?

Ama müstakil evi olan için on numara, akşam çeker kablosunu takar fişini. Sabaha kadar zaten dolar, on numara da ucuz olur ev elektriği çünkü.

Öbür türlü;

pbs.twimg.com
0
John Bloor
(23.01.23)
(24)

fırsatınız olsa avrupa'ya gider miydiniz?

anti-kahraman
Öğrencilerden çok çalışanlar için soruyorum. İşinizi vs. bırakıp, avrupa'da iyi bir ülkeye gitme fırsatınız olsa gider miydiniz? Her şeyi hesapladığınızda hangisi daha ağır basıyor? Neden?
Öğrencilerden çok çalışanlar için soruyorum. İşinizi vs. bırakıp, avrupa'da iyi bir ülkeye gitme fırsatınız olsa gider miydiniz? Her şeyi hesapladığınızda hangisi daha ağır basıyor?

Neden?
0
anti-kahraman
(22.01.23)
aylik minimum 4bin euro net, tercihen 6bin euro net kazanmayacaksam gitmem.
0
kimlanbu
(22.01.23)
Giderdim ama dönmek üzere. kendimi geliştirmeyi, maddi olarak belli standarta ulaşmayı hedeflerdim. Hiçbir şey Sevdiklerimden ve ailemden bir ömür uzak kalmaktan önemli değil benim için.
0
goodyes
(22.01.23)
Giderdim. TR'nin düzelmesi uzun yıllar alır. yaş 34.
0
ditu
(22.01.23)
şuan imkanım olsa 1 dk bile durmam giderim. avrupa için konuşursak ortalama bir ülke bile olabilir.
0
astronom bey
(22.01.23)
çifte vatandaşsın da gitmeyi mi düşünüyorsun önce detay vermen lazım.

Çünkü kimse öyle işini bırakıp gidemez (bi Almanya'da iş arama vizesi var diğer ülkelerde var mı bilmiyorum)

Eğitimle gitmeye çalışanlar var, bence olabilir. O ülkeye adapte olmanı da sağlar. İş bulan zaten gidiyor (yıllık 60 bin euro brüt alabilen bluecard alıp gidiyor)

Bence gitmek her halükarda mantıklı. Önümüzdeki yıllarda her ülke kötüye gidecek (bu yüzden Avrupa da kötü diyorlar çünkü 10 yıl önceye göre kötü evet) ama buna akılcı çözümler üretebilecek halklara/yöneticilere sahip ülkeleri düşün. Türkiye böyle mi sence?

Türkiye'de hukuk siyaset rahatlık bilmemneyi geç, çok basit bi matematik sorunu var. Ülkenin 20 milyonu bir şehirde yaşıyor ve çoğu iş orada. Oradaki para da yetmiyor. Para yetse, ülkeye kaçak giren milyon insan o şehirde ve güvenlik sıkıntıları var.

Ben küçük ama imkanları da olan şehirlerde yaşamayı seviyorum bu sebeple İngiltere'deki yerleşim yerlerini seviyorum mesela.(Fransa'da Almanya'da da öyledir sanırım) Fakat Türkiye'nin kaosuna alışmış insanlara çok sıkıcı gelebiliyor oralar.

edit: dönmek üzere gitmek olumsuz bir bakış açısı. Öyle yapanlar oraya adapte olamazlar belki de bu sebeple sevemiyorlar işte. Ha gidip sonuna kadar uğraşıp ben sevemedim diyen dönsün no problem ama para biriktirip dönmeye giden yanlış yapar çünkü para da biriktiremez büyük ihtimalle. Onun için ABD veya Arap ülkelerine falan gitmek lazım. Bir maaşla ucu ucuna da olsa güzel yaşanabilecek alt-orta sınıf olmayı özleyenler Avrupa'ya gitmeli bence ki ben öyle olmayı seviyordum, Türkiye'de daha aşağıya düştük.
0
nhk ni youkosu
(22.01.23)
fırsatım vardı gitmedim. gitseydim de dönmek üzere giderdim. euro biriktirip burda harcamak için.

ama ekstra iyi bir iş olmadığı sürece buradan farksız. giden eş dosttan geri dönen çok.

bir arkadaşım çifte vatandaş her yıl 2 ay gidip çalışıp geliyor.
0
pardus
(22.01.23)
gitmezdim. buradaki işimi orada yapamayacağım için asgari ücrete tr'deki standardımı yakalayamayacağım için gitmezdim. bir de her ülkeye de gitmek istemem doğrusu.
0
paintov
(22.01.23)
Gitmezdim.
0
ruhen hastayim ben
(22.01.23)
Fırsatım var. Uzun seneler ABD'de ve biraz da Avrupa'da daha önce yaşadım, geçmiş deneyimlerim var. Psikoloji çökünce TR'ye döndüm. Şimdilik kalmayı seçiyorum (hoş, hala fikrimi değiştirebilirim) çünkü orada önerilen maaşla orada yaşamak zor. Komik bir şekilde TR'de kazanıp biriktirebileceğim para orada kalıp biriktireceğimden fazla. Ama orada çok daha fazla maaş önerselerdi, burada birikenden fazla birikse ve ev alma vs gibi şeyler için fazla para kalıyor olsaydı maaştan, fikrim değişirdi. Tabi subjektif bir durum bu. Artılar eksileri yazıp çizin, oralarda yaşayanlara (özellikle o ülkenin yerlilerine) sorun sosyal medyadan falan, ona göre karar verin.

Psikolojimin çökmesinin sebeplerinden biri yurt dışında fakir yaşamak zorunda kalmamdı o dönem, bir de haksız hukuksuz köle olarak çalıştırdılar. Çok süründüm, ondan maaş miktarı önemli. Zengin insan rahat insandır nerede olursa olsun.
0
kurbanlik koyun
(22.01.23)
Ben gittim zaten. O dönem calisiyordum, ülkede döviz yeni yeni artıyordu yoksa iyiydi gene. Hatta hanimla ilk burada kaliriz demistik sonra ben baktim ülke sacmalayacak, dedim gel gidelim.

Gittiğimden beri ülkede bir tane bile iyi gelişme olmadı. Ekonomi, sağlık, siyaset, spor, eğitim, hukuk her şey daha daha kötüye gitti. Bunun olacağını zaten biliyordum. Zamanında neden gidiyorsun diyenler sonra iyi ki gitmissin lan diyor.

Ama ben herkese Avrupa öneren biri değilim. Daha yeni bir arkadaşıma fabrikada manager of managers olmak ya da İsviçre ofisine manager olmadan gecici gitmek onerildi, belki zorlasa kalırdı vs.
Türkiye'de kal dedim. Çünkü türkiye ile prensip sorunlari olan biri değildi ve ekonomik olarak da kariyer olarak da Türkiye opsiyonu daha iyiydi. Benim türkiye ile ekonomik vs dışında olan dertlerim var. Genel Insanini, genel yasantiyi, trafigini sevmiyorum haliyle mutluyum. Bugün insanlar Avrupa'ya daha fazla maaş için gelirim derken (ki yanlış bir şey yok ama asla olmayacak bir şey) ben Türkiye'ye ancak daha fazla maaş için gelirim. Misal istanbul'a gelmem bile belki de İzmir'e anca 7-8 bin euro ile ayak basarim o da geçici olarak. Yoksa Türkiye'de hayatta kalmam uzun süre. Bunlar iste hep kişiye bağlı:)
0
logisticsmanager
(22.01.23)
Şu an olmaz. Planlar, düzen var. Ama bunlar olmasaydı olabilirdi. Onda da önceliğim ABD olurdu.
0
dissendium
(22.01.23)
eğitim ve gezi haricinde gitmem. gidersem de bir süre sonra dönerim.
0
lesmiserables
(22.01.23)
buna yanıt verebilmek için yurtdışında bir süre bulunmuş olmak gerekir bence. türkiye'deki insanların çoğunluğu gelişmiş bir ülkedeki yaşamın kolaylığını deneyimlemiş olsa proletarya napıyoruz lan biz burada deyip çoktan devrim yapmıştı. ahaha.
0
bohr atom modeli
(22.01.23)
Tr şartlarında iyi kazanıyorsam hicbir yere gitmem.

Ama tr'de anca karnimi doyuruyorum ve Avrupa'da iyi bir ulkede o ulkenin sartlarina gore iyi standartlara yaşayıp iyi gelir elde edeceksem giderim.

Benim olayım tamamen ekonomi ve buna bağlı yasam standartları. Duzgun evde otutabiliyor muyum, tatile eğlenceye bilmemneye para ve zaman bulabiliyor muyum vs. Siyasi durumlar, ozgurluk vs umrumda değil param varsa burada da gayet ozgur hissediyorum ben.
0
stavro
(22.01.23)
Giderim tabi. Türkiye'de düzgün iş bulamıyorum çünkü. Gitmeyip nabıcam.
0
nothing in my way
(22.01.23)
gitmezdim.

gittiğinde sadece ülke değiştirmiyorsun. arkadaşlarını, alışkanlıkları, hayatını değiştiriyorsun. farklı bir kültüre gidiyorsun. düşünsene yaptığın espriye kimse gülmüyor, onların kahkaha attığı şeylere de sen gülmüyorsun. akrabalarından uzaktasın vs.

ayrıca türkiye'de ortalama üzeri maaş alırken, orada oranın standartlarında maaş alacaksın.

hayatta herşey para mı?

yurtdışında üniv. okumuş biri olarak yazıyorum.
0
durbidakka
(22.01.23)
fırsatım var, daha önceden de bir süre yaşadım, orada kazanacağım parayı burada kazandığım için gitmiyorum. ama bol bol gidip geziyoruz tabii o ayrı.
0
roket adam
(22.01.23)
Hangi Avrupa ülkesi olduğuna göre değişir. ingiltere dışında dilini bilmediğin yerse, vasıfsız iş yapacaksan gidilmez. Büyük denizde küçük balık olunmaz.

Yarın yokmuş gibi motokuryelik yapanların dönüp dolaşıp geleceği yer Türkiye'dir.
0
OrangeYellow
(22.01.23)
4 bin euro net 6 bin euro net diyenler çok uçuyorlar.

öyle bir dünya genelde yok, hollanda'da bile.

ha türkiyede a bin euro'nun değeri, yurt dışında a bin euro'nun değerinden daha düşük.

hatta neredeyse yarı yarıya daha düşük.

doğu avrupa'nın çoğu şehrinde 1000 euro'ya istanbul'daki 2000 euro'dan daha kaliteli yaşarsınız..

ben teklif geldiğimde hiç düşünmeden kabul ettim ve 3 sene oldu neredeyse.

bakalım kalabilecek miyim, onu hiç bilmiyorum.
0
rain when i die
(22.01.23)
Fırsatım oldu gittim. Dönüp bakınca 2 sene öncesine, sevmediğim işi bile sırf rahatım bozulmasın diye senelerce yapmak ne kadar zavallıcaymış. Yaşam standartları, iş maaş, yabancı ülke vs hepsi bir kenara, alışkanlıklarını bırakıp rahatını bozacak kadar cesur olmalı insan.
0
IncredibleMau
(22.01.23)
Bazı hedeflerimiz tutarsa digital nomad olarak İspanya ya da Portekiz'e göçme ümidimiz var, bakalım. Aynı gelirle İstanbul'a göre çok daha rahat yaşayacağımıza epey eminim ben.
0
kobuzchu kiz
(22.01.23)
avrupa degil ama bunu yaptim zaten. sebep ekonomik degil. asiri memnunum.
0
hot potato
(22.01.23)
gitmek istemem cunku amerikadayim. avrupa'da para kazanilmiyor. ben maddi sebeplerle gittim.

ileride finansal ozgurlugumu kazandiktan sonra turkiye'ye gelip kamu, universite, vakif vb bir sekilde bu ulke icin calismak istiyorum.

edit: dusununce kisa bir sure gidip avrupayi gezip gormek icin giderdim yine de ama uzun sureli kalmak istemezdim. hele hele gunes gormeyen kuzey ve bati avrupada.
0
antikadimag
(22.01.23)
Uygun maaş ile düzgün bir şehre gideceksem saniye düşünmem. Düşük maaş ile köyden bozma bir yere gideceksem burada devam.
0
nawar
(22.01.23)
(6)

1 hafta roma mı, yoksa …

Tisatiaşer
Merhaba. 1 hafta romaya gidelim diyorduk ama bi arkadaş lyon a gidin araç kiralayın parise gidin, giderken köyleri gezin, paristen brüksel amsterdam yapın. Arabayı orda bırakıp romaya uçun gibi şeyler söyledi kafamız karıştı. Zaten altı üstü bi hafta, 4-5 büyük şehir, bilmediğimiz yerde araç kiralıy
Merhaba. 1 hafta romaya gidelim diyorduk ama bi arkadaş lyon a gidin araç kiralayın parise gidin, giderken köyleri gezin, paristen brüksel amsterdam yapın. Arabayı orda bırakıp romaya uçun gibi şeyler söyledi kafamız karıştı. Zaten altı üstü bi hafta, 4-5 büyük şehir, bilmediğimiz yerde araç kiralıycaz, bu şehirlerde otopark sorunu da vardır kesin, bilmediğimiz kurallar vardır, kasko yaptırsak fiyat uçuyordur belki, vs vs. her yerde bi gün konaklasak koşturmacalı ve yetersiz gelen bir tatil olmaz mı? Biraz heveslendik ama detaylara girince akla yatkın gelmiyor. Bir de aracı lyonda kiralayıp amsterdamda bırakıcam diyince one way fee diye bişey kesiyor 1000 euro civarı. Yani plan bu olsa bile araç kiralama fikrinden iyice soğudum. Trenle birbirine geçiliyor galiba bu şehirlerde ama bi de grev mrev varmış. Bu lyon - amsterdam hattını kafada bitirdim gibi hal böyle olunca ama yine de sırf roma yerine, paris + uçakla roma mı yapsak? Fikirleriniz ve görüşleriniz için çok teşekkürler.
0
Tisatiaşer
(22.01.23)
Roma - floransa - siena (veya pisa) yapsaniz bir hafta sonunda „yaa ama daha sunlari göremedim, dönüyoruz:((„ dersiniz.

Hepsine trenle gidiliyor.
Ya da güneye, roma, napoli, sorrento.

1 haftada hem lyon, hem paris hem aradaki köyleri gezip bir de üstüne brüksel-amsterdam nasil yapilacakmis? Yani mesela paristen beklentiniz eyfel kulesinin önünde foto cekinmekten fazla degilse olabilitesi var. Ama mesajinizdan öyle degil gibi düsünüyorum.
Bu arada arsba konusunda dogru düsünüyorsunuz. Avrupa‘da özellikle büyük sehirlerde araba kullanilmaz, park sorunu var, degisik kurallari var vs. Zaten tek yön birakma ücreti asiri olur ki size de öyle olmus.
Arkadasinizi dinlemeyin, italyanin keyfini cikarin. Grev genelde 1-2 gün, ayrica sehirlerarasi otobüsler de mevcut. Italyads hizli tren kullanacaksaniz biletleri önceden almaniz fiyati uygun tutar ayrica sürekli degisik degisik indirimler yapiyolar, trenitalia ya da italo sirketlerinin sitesine bakin.
0
kuehles blondes
(22.01.23)
Bu şehirlerin hepsini defalarca görmüş birisi olarak bir hafta da Lyon - Paris - Brüksel ve Amsterdam sıkışık olur diyebilirim. Ama yapılabilir de. 8 gün olsa ideal olurum zannımca. 1 gün Lyon, 3 gün Paris, 1 gün Brüksel ve 2 gün Amsterdam. 1 gün de yolda geçer. Ya da Lyon atılabilir. Toplu taşımanın bu kadar gelişmiş olduğu yerlerde araç başa bela. Sürekli park yeri aramakla uğraşırsınız hem de bir ton ek ücret.

Lyon için 1 gün ideal. Oradan trenle 2 saate Paris’e geçebilirsiniz. İlk defa gidiyorsanız köyleri falan görmek yerine şehirlere, müzelere odaklanmak bence daha mantıklı olur. Tren 0creti 40-50 euro civarı olur zannımca.

Paris’ten Brüksel’e 10 euro’ya otobüsler var. Blablacar ya da Flixbus kullanabilirsiniz. Paris için 10 gün kalsanız yine az gelir, İstanbul gibi görülecek çok yer yapılacak çok şey var. Bir yerde kesmek lazım tabii. 3 gün ideal bence o yüzden.

Brüksel 1 gün bile fazla, çok bir numarası yok, küçük bir yer.

Brüksel Amsterdam arası da otobüsel 10 euroya gidebilirsiniz. Amsterdam şehir merkezi, müzeler, civarındaki Zaanse Schaans gibi bölgeleri de dahil ederseniz 2 günde rahatlıkla gezilebilir.

Şimdiden iyi gezmeler
0
but that was just a dream
(22.01.23)
arkadasinizin dedigi olmaz bence. cok sikisik olur. yapmayin.

roma'da 1 hafta kalip cevre illere day tripler cok daha guzel olur. iste bi napoliye gidersiniz bi toskanada gezersiniz cok guzel olur.
0
antikadimag
(22.01.23)
Çok sıkışık olacağı konusunda hemfikirim, bence Roma'ya gidin, araba ile falan da uğraşmayın, uzun uzun şehrin tadını çıkarın, trenle çevredeki güzel şehirlere gidebilirsiniz Floransa gibi.
0
(22.01.23)
Lyon-paris arası hangi güzel şehir var acaba onu dedi mi? Misal lyon-toulouse olsa güzel fikir derim çünkü mükemmel ufak yerler var ama lyon paris aklima gelmedi. Bu arada paris ve lyon'da araba kullanmis biri olarak çok önermem bir de Fransa'da trafik cezalari da ünlü alismamisken bolca yiyor insan.

Ve evet arabayi alip birakirsaniz size o ekstra ücreti cakarlar.
0
logisticsmanager
(22.01.23)
@logisticsmanager yok söylemedi. Fikir iptal edildi.
0
🌸Tisatiaşer
(23.01.23)
(10)

Kötü durumdaki hayvan uyutulmalı mı?

logisticsmanager
Sorum şudur;Ciddi hastalıklı/sakat kısacası günlük hayatını etkileyecek ve hayat kalitesini düşürecek durumda olan hayvan sizce uyutulmalı mı?Geçen felçli köpeğe evinde yemek veren teyze haberinde görmüştüm. Hayvanın tek yaptığı yatmak ve yemek yemek. Teyze iyi kalpli tamam ama burada tek yaptığı ac
Sorum şudur;
Ciddi hastalıklı/sakat kısacası günlük hayatını etkileyecek ve hayat kalitesini düşürecek durumda olan hayvan sizce uyutulmalı mı?

Geçen felçli köpeğe evinde yemek veren teyze haberinde görmüştüm. Hayvanın tek yaptığı yatmak ve yemek yemek. Teyze iyi kalpli tamam ama burada tek yaptığı aci ceken ve nefes alıp yemek yemek dışında bir şey yapamayan bir hayvanı hayatta tutmak.

Su an yanımda köpeğim var ve o duruma düştüğü an uyuturum. Köpeğimin hayat kalitesini etkileyecek (ziplayamaz, kosamaz, sürekli tedavi olması gerekir vs yani onun hayat kalitesini ciddi düşürecek ve kalici çözümü olmayan her şeyde) ağlaya sizlaya bu kararı alirim çünkü o gidince üzülecek benim ama o farkında bile olmayacak.
Çünkü bu bir hayvan; gelecek planları yok, zaman kavramı yok, var olmak ile olmamak arasındaki farkı bilmiyor. Bugün veterinere uyutmaya gitsek bilmeyecek bile.
E kosamazsa, hoplayamazsa, sagi solu koklayamazsa bu hayvan yaşamıyor ki biz sadece kendi mutlulugumuz için hayatta tutuyoruz.
Yani 21. Yy'da benzer durumdaki kişilerin bile otenazi istediği ortamda bizim yaşam ile ölüm arasındaki farkı anlamayacak bir hayvanı acı çeker halde hayatta tutmamız ne kadar mantıklı?
0
logisticsmanager
(21.01.23)
benim tek kriterim acı çekmesi olurdu, umarım hiç buna mecbur kalmam. köpeklerim de yaşlı zaten, en korktuğum şey bu. ama felçli olduğu senaryoda uyutmam. tek yaptığı nefes alıp yemek yemek olsun, eee? şu an da ayakları tutarken bana bi faydaları yok ki itlerin :D sakat kaldı diye uyutmam kısacası, bir taraftan inleyip bağıra çağıra acıdan ağlıyorsa ve bunu geçirecek hiçbir ilaç tedavi yoksa anca öyle uyuturum.
0
pide
(21.01.23)
Felçli köpeği uyutmam ama mesela bi kedimde kronik böbrek yetmezliği oluşmuştu vet. bçkaç defa uyutmayı teklif etti kabul etmedim, sonra durumu iyice kötüleşince kabul ettik ama bikaç saat içinde kendiliğinden öldü, muhtemelen o süreçte acı da çekti şimdiki aklım olsa sanırım ilk teklifte kabul ederdim uyutulmasını hala vicdanım sızlar kaç sene geçti.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(21.01.23)
@pide; tamam da normalde hayvan dediğin koşacak, oynayacak, koklayacak, kemirecek. Felcli hayvan yatalak halde, sirf yemek yiyip nefes alıyor. Ben bu durumda kendimi öldürmek isterim bırak hayvani. Yaşamak değil ki bu.
0
🌸logisticsmanager
(21.01.23)
hayatımda 2 kere uyutma kararı aldım.

bir tanesi dışarda baktığım kedinin yavrusuydu. sanırım üzerinden araba geçmişti ve arka bacakları tutmuyordu. veteriner kurtulamaz dedi. uyuttuk.

ikinicisi de 18 yaşındaki kedimdi. böbrek yetmezliği üzerine kanser olmuştu. kanser tüm akciğerine yayılmıştı. nefes alamıyordu artık. gözleri de kör olmuştu. dili açık nefes almaya çalışıyordu. kanser çok hızlı ilerledi. acı çekmesine dayanamadım...
0
false pretension
(21.01.23)
buna defalarca denk geldim, insanlar hayvan sevgisi son dakikaya kadar yanindayiz ayagina inatla uyutmuyor. komsunun 13-14 yasindaki golden'i kanser olmustu, aylarca inledi kopek her 15dk da bir, kimse iplemedi. icim acimisti kopege, agrisi var, duzelme olasiligi da yok. uyutmamak eziyetin krali bence, boyle hayvan sevgisi olmaz.

bir baska ornek, arkadasin kopegi 15 yasini devirmis, tamamen kor, bir suru eklem sikintisi var. Sadece yabanci biri geldiginde kokusunu alip yerinden havliyor, oldugu yerde yemek yiyor, ayni kaba ediyor vs. Kopegi boyle 1 sene inatla yasattilar, abicim uyutun, yok olmesini bekliyoruz.

Garip..
0
cooperr
(21.01.23)
"kendinizi" öldürmek istersiniz, ama ona da ister misin diye soracağımız bir senaryo yok, onun adına acı çekmediği senaryoda bu şekilde bir karar veremem. felçli ve konuşamayan insan bir aile üyem olsaydı onun adına da karar veremezdim. köpek de sorumluluğu, bakımı bana bağlı olan bi aile üyem. kıreyzi dog leydi olduğumdan belki daha spesifik koşullar arıyorum bilmiyorum.
0
pide
(21.01.23)
Bence kesinlikle uyutulmali. Yasama hakko falan bu muhabbetleri anlamsiz buluyorum. Yasayip yasamyacagina insanlar karar verebilmeli ve olumu yasamasindan daha rasyonel bir secim oldugu durumda uyutulmali.

Hayvana "bu aciya katlanarak yasamina devam mi etmek yoksa bir an once olup kurtulmak mi istersin" diye sorup cevap alamayacagimiza gore dogru olana biz karar vermeliyiz ve sahsi fikrim yarali, hastalikli, aci ceken, yasam kalitesi berbat bir seviyede olan ve durumdan kurtulamayan hayvan uyutulmali.

Hayvan uyutmayi insan uyutma ile kıyaslamayi da aşırı sacma ve mantiksiz buluyorum ve insanlar bana bu argumanla geldiğinde aciklama yapmaya neden bunu savundugumu aciklamaya gerek bile gormeyip tamam kardesim diyorum kapatıyorum.
0
stavro
(21.01.23)
Yıgrencilik yillarindan beri baktığım hatırası olan bir Japon balığım var. Bi ara işten güçten ilgilenemediydim. Suyu falan balcik gibi olmus. Bi baktım yalpalayarak yüzüyor. Tamamen benim hatam yani. Hava kesesi patlamış iyileşmez dediler. Ben de böyle hayat mı olur aq diyerek Allah affetsin öldürsem mi diye düşündüm yalan yok. Bi de kendi hatam gordukce uzuluyorum. Suyun içinde yalpalayarak yüzüyor hayvan. E iyilesmeyecek diyor herkes. Eziyetten başka bir şey değil diyordum. İnsanız yani kıyamıyoruz öyle bir durumda ama öldürmek de şey yani geri donusumsuz. Valla bahsettiğim şey bir balık sonuçta geçen Bi oturuşta 2 kişi bir bucuk kilo hamsi yedik ehe ehe. Ama gerçekten benim hayatımın en karanlık günleri idi o hayvanı öldürmeyi düşündüğüm günler. Olm yem atıyorsun denk getiremiyor 2 3 kere U çekip geri geliyor falan tövbe estağfurullah. Su an iyi ama devriye falan atıyor kendi başına. Tam eskisi gibi sağlıklı değil ama yüzmeyi tekrar öğrendi. Rehabilitasyon oldu. Hepimiz gibi hayata tutunabildi bir şekilde. Acı çeken evcil hayvanını öldürmeyi düşünen herkesi SIFIR BIR CIO BABAya havale ediyorum. youtu.be
0
baba553
(22.01.23)
uyutmak sözcüğü yerine öldürmek sözcüğünü koyun sorduğunuz soruda. vicdanınız el veriyorsa öldürün.
ben gıcık oluyorum bu uyutma lafına. ilaçla öldürüyorsun hayvanı işte. niyetinin ne olduğu bu fiili değiştirmiyor.
0
mustafakesekci
(22.01.23)
@mustafakesekci; kendi hayvanim kanser olsa ve aci cekecek olsa ya da felc kalsa ve kosamayacak, yerleri kazamayacak yani onu köpek yapacak şeyleri yapamayacaksa ilaç ile öldürür muyum? Evet.
Çünkü hayvani hayatta tutan biziz. Hayat kalitesi düşerken ve bu hem psikolojik hem fiziksel olarak hayvanda gözükürken hala hayatta tutuyorsak orada hayvan için değil kendi psikolojimiz, ruh halimiz için yapıyoruz çünkü hayvani öldürmeye el vermiyor.

@baba553; aci cekmekten kastım 1 saat acı değil. 1-2 yıl sırf biz uyutmaktan korkuyoruz diye aci cekmeleri.
0
🌸logisticsmanager
(22.01.23)
(14)

SMA Hastalığı - Tedavi vb.

whatdreamsnevercome
sma hastalığının bu abd'deki 2 milyon dolarlık ilaçla iyileşip iyileşmediğini merak ediyorum.kaybolan kasların düzelmesi belki pek mümkün olmuyordur, ama hastalığın ilerleyişi tamamen son buluyor mu?bir de dikkatimi şu çekti;2019'da 2020'de bağış toplayarak amerika'ya giden insanlar 2022 yılında bu
sma hastalığının bu abd'deki 2 milyon dolarlık ilaçla iyileşip iyileşmediğini merak ediyorum.

kaybolan kasların düzelmesi belki pek mümkün olmuyordur, ama hastalığın ilerleyişi tamamen son buluyor mu?

bir de dikkatimi şu çekti;
2019'da 2020'de bağış toplayarak amerika'ya giden insanlar 2022 yılında bu tedaviyi alan çocuklarının durumuyla ilgili tek satır bir şey yazmamışlar. bebeğin adına bağış aldıkları hesapları kapatmışlar/gizlemişler.

bu ayıp değil mi? bir şekilde insanlar o çocukların yaşaması için yardımcı oldular. ama 2 yıldır 3 yıldır tek satır yazı paylaşmamış hiçbiri. hatta 4 kişinin 3'ü amerika'ya yerleşmiş profillerinden anladığım kadarıyla.

hiç 2019-2020 yıllarında tedavi almaya başlayıp şuan çocuğunun son durumuyla ilgili bilgi paylaşan bir hesap tanıyor musunuz?

gerçekten etkilerini merak ediyorum bu ilaçların.
0
whatdreamsnevercome
(21.01.23)
Sma'nin gayet etkili bir tedavisi var. Hem de bedava:

Evlendikten sonra kari koca test yaptiriyorsunuz ve her sey açikliga kavusuyor.
0
Avoiding The Puddle
(21.01.23)
@avoiding yav sevgili kardeşim, konumla alakası ne? tamam gen men bişeyler öğrenmişsiniz tebrik ederim sizi.
0
🌸whatdreamsnevercome
(21.01.23)
avoiding puddle+1
gen'den bahsetmemiş, belediye bedava test yapıyor

bu hastalığın tedavisi, hastayı iyi ediyor ve ömrü uzatıyor
ancak hastalık nüksediyor ve can alıyor, tedavi 10 sene ömrü 20 seneye çıkarıyor diye yarım yamalak okuduğumu anımsıyorum

tedavi ömür boyu koruyor mu sorusunun cevabı pubmed'de
doğru anahtar kelimelerle bulabilirsin
0
comp
(21.01.23)
ben bunu araştırdım, 5 yaşına ulaşan sadece 1 çocuk var.
0
mtgs
(21.01.23)
Henüz test aşamasında olan bir tedavi yöntemi için Türkiye'nin denek ve finans merkezi olarak kullanıldığını düşünüyorum ben.

@Avoiding The Puddle güzel söylemiş de, geçenlerde bir bağış toplama bankosundaki ses kaydında 'Ablası SMA'dan melek oldu, şimdi kardeşi melek olmasın.' diyordu.

Bir SMA'lı çocuk tecrübesinin durduramadığını test nasıl durdurabilir ki.
0
Mirket
(21.01.23)
@mtgs,

yani şimdi bu yeni tedavi yöntemi 2019dan beri kullanılıyormuş. haliyle 15-20 yaşına kadar yaşamış olmasını ben de beklemiyorum aslında. ama mesela bu ilacı "başarılı bir şekilde" almış bebeklrin artık bu kas kaybı vb. durumlar tamamen bitiyor mu?

yoksa başarılı bir şekilde uygulanmış olmasına rağmen 1-1.5 yıl sonra yeniden kas kayıpları başlayan vakalar var mı?

eğer %2-3 ihtimal için 2 milyon dolar isteniyorsa, bu olağanüstü bir salaklık çünkü.
0
🌸whatdreamsnevercome
(21.01.23)
Sadece bilgi olsun diye yazayım; bahsedilen ilaç belli avrupa ülkelerinde cocuk sartlara uyuyorsa doktor onayıyla karşılanıyor. Hatta japonya'da da karşılanıyor diye biliyorum. Türkiye ne bunun test yeri olur ne bunun finansmani, karsilanmiyor bile ülkede 5-10 tane yardım kampanyasi ile milyar dolarlık şirket finanslanacak değil.

Haliyle Avrupa'da pek gofundme vs sayfalari olmadığı için ne olup ne olmadığı hakkında ancak raporlara bakabiliriz. Bir de ilaç yeni olduğu için kisilerin gelecek hayatını görmek zor.

Türkiye'de test 2021'e kadar karsilanmiyordu ve baya pahaliydi diye biliyorum. Hala zorunlu olmaması çok komik testin.

Bu arada bu ilaca laf diyenlerin görmediği bir nokta var; bu ilac olmadan devlet tarafından karsilanan diger ilacin uzun dönem kullanimi zolgensma ilacindan çok daha maliyetli. Yani zolgensma pahali da diğer ilaç çok ucuz diye bir şey yok.
0
logisticsmanager
(21.01.23)
Bu arada son sonuçlar;
www.europeanpharmaceuticalreview.com

www.ema.europa.eu

"What benefits of Zolgensma have been shown in studies?
A main study showed that Zolgensma reduces the need for artificial ventilation in babies with spinal muscular atrophy. In this study, 20 out of the 22 babies given Zolgensma were alive and breathing without a permanent ventilator after 14 months, when normally only a quarter of untreated patients would survive without needing a ventilator.

The study also showed that Zolgensma can help babies sit unaided for at least 30 seconds. 14 out of the 22 babies given Zolgensma were able to do so after 18 months, a milestone that is never achieved in untreated babies with severe forms of the disease."

Yani daha erken çok net konuşmak için ama sonuclar iyi. Ve dediğim gibi; spinraza ilacinin uzun dönem kullanimi zolgensmadan daha pahali ondan devletler için de daha ucuz bir yöntem. Ki zamanla fiyati daha düşer.
0
logisticsmanager
(21.01.23)
bağış alanların çoğunun dolandırıcı olduğunu düşünüyorum ben.
0
deartheodosia
(21.01.23)
bu olay çok büyük bir hoax olarak tarih kitaplarında yazacak göreceksiniz. oktar babunaya ilik kampanyası muhabbet
gibi komplo teorileriyle hatırlayacağız zamanı gelince.
0
roket adam
(22.01.23)
@logisticsmanager'ın paylaşımına göre konu şaka gibi.

Yanlış tercüme etmediysem 22 bebekten 14'ü 18 ay sonra 30 saniye yardımsız oturabiliyor hale geliyor.

2 küsür milyon dolar karşılığı mı oluyor bu gelişme?
0
Mirket
(22.01.23)
@mirket; abi ne beklediğini anlamadım. Zaten bir tedavi var ve uzun dönemde zolgensmadan pahaliya geliyor. Devlet su an onu karşılıyor. Ve zolgensma bundan çok daha iyi diye söyleniyor/konusuluyor.

smanewstoday.com

Hastalığın sıkıntısı zaten 30 saniye desteksiz oturamamalari ve bunu yapabilmeleri ilk basta tabiki gelişme olacak. Normal bebeğe göre mi kiyasliyorsun bilmiyorum

Al bak yeni koyduguma;
"In stark contrast to the disease’s natural history, all 15 of the children are able to stand independently for at least three seconds, and all but one hit this motor milestone at an age that would be considered normal for children without SMA. All of the children could stand alone by the time they were 2 years old.

All but one of the children is able to walk independently, and 11 of the 15 children were walking at an age typical for children without SMA. None of the children require a feeding tube or any form of ventilation, and no serious side effects related to the gene therapy have been reported.

“In sharp contrast to the natural course of SMA, children treated preemptively with Zolgensma are standing and walking, with few or no signs of neuromuscular disease,” Strauss said. “Many of these children achieve patterns of motor development indistinguishable from their healthy peers without SMA.”

Yani olayi normal bebege göre kiyaslarsan sana göre "gelisme" yoktur. Ama sma hastası bebeğe sahip ailelere su bahsedilen gelişmeler mucize gibi bir olay.

Bu arada testin yapılması ücretsiz ve zorunlu olmalı. Bu demek değil ki bu tedavi baya ciddi bir gelişme değil.
0
logisticsmanager
(22.01.23)
Bu arada bu suna da kesinlikle katılıyorum;
-bircok kisi dolandirici.
-bircok çocuğun bu ilaci kullanmasına gerek yok çünkü ise yaramayacak. Misal Fransa'da çok net kriterler var tedavi için. Yani Türkiye'de bazi kampanyalardaki cocuklarin bu ilacı yurtdışında da alması imkansiz aslında. Bu noktada aileler ya dolandırıcı ya da olmayan bir hayal pesine düşüyorlar ve sonucu hüsran oluyor çoğunlukla.

Kısacası buna devletin el atması kesinlikle gerekli çünkü bu olay böyle gofundme birakilacak bir şey değil.

Ha tabi ülkeye ilac sokamayan, çoğu kanser vs tedavisinde ilac karsilamayan ülke bunu yapmaz kolay kolay.

Ve gene dediğim gibi test zorunlu ve ücretsiz olmali.
0
logisticsmanager
(22.01.23)
Ben bu ülkede akülü tekerlekli sandalyeye muhtaç bu kadar çocuk varken bu konuya bu kadar eğilmenin doğruluğu konusunda tereddütlüyüm.

Hep gelişmiş ülkelerden örnekler veriliyor ama biz o kadar zengin değiliz.

Testin zorunlu olması konusu yanı sıra kuzen ile ilişki de yasaklanmalı, ensest kabul edilmeli diye düşünüyorum.

Ayrıca, yardım kampanyasını kabul eden Valiliklere kampanya sonucu gelişmeleri anbean takip ve sonuçlarını yayınlama sorumluluğu getirilmesi gerektiğini de düşünüyorum.
0
Mirket
(22.01.23)
(6)

A şirket b şirketini alınca daha iyi yan haklara ne oluyor

condom kurşunu
B şirketindeki bazı yan haklar a şirketlerinde yok. Satın alma durumunda b irketinin daha iyi yan haklarına ne olur bu durumda?
B şirketindeki bazı yan haklar a şirketlerinde yok. Satın alma durumunda b irketinin daha iyi yan haklarına ne olur bu durumda?
0
condom kurşunu
(21.01.23)
Buhar olur. A şirketi size teklif sunar zaten. geçmek istiyorsanız haklar bunlar yoksa buyurun kıdem tazminatlı paketiniz.

Farklı sektörlerde gördüğüm bir düzine örnek böyle oldu.
0
Mcfly
(21.01.23)
benim de gordugum ve tecrubem hep Mcfly'in cevabi gibi oldu.
0
in vino veritas
(21.01.23)
verilen hak geri alınmaz olayı işlemiyor yani
0
🌸condom kurşunu
(21.01.23)
Benim çalıştığım yer zamanında rakipten satın alinma, şöyle olmuş;
Geçiş sırasında o hakkı olanlara belli yillar boyunca tutma sözü verilmiş. Ama yeni gelenler yararlanamıyor.
Sonuç olarak o sürede geçtiği için artık o haklar yok.
0
logisticsmanager
(21.01.23)
@condom yasal olarak soruyorsan işlemiyor. Çünkü sen artık tamamen farklı bir şirkette çalışıyor olacaksın. Ancak kıdemle ilgili, bundan atıyorum 15 sene sonra istifa ettiğinde dava açtıklarında önceki iş yerindeki yılları da kıdemden saydıranlari duymuştum. Öyle bir durum olursa araştırırsın.

Bunun haricindeki olaylar şirket özelinde değişebilir mesela geçiş aşamasında herkese kıdemini ödeyip gelmek isteyen devam edebilir diyen de var. Ben genelde duyduğumu söyledim farklılıklar olacaktır
0
Mcfly
(21.01.23)
bende de logisticsmanagerın dediği gibi olmuştu. ama yeni sözleşmeler yapıp yan hakları zaman içinde eritmeleri de var.
0
roket adam
(22.01.23)
(6)

bu insanlar spor salonunda neden eldiven takmıyor?

bohr atom modeli
yav yeri geliyor el başına 50-100 kilogram ağırlık düşüyor. ben spor salonunda eldiven takan %10'un arasındayım. bakıyorum kimsede yok. nasır tutmuyor mu o eller? eldivenin bir dezavantajı olduğu için mi takılmıyor yoksa erkek adam eldiven takmaz mı?
yav yeri geliyor el başına 50-100 kilogram ağırlık düşüyor. ben spor salonunda eldiven takan %10'un arasındayım. bakıyorum kimsede yok. nasır tutmuyor mu o eller?

eldivenin bir dezavantajı olduğu için mi takılmıyor yoksa erkek adam eldiven takmaz mı?
0
bohr atom modeli
(20.01.23)
Erkek adam eldiven takmaz olayı salonlarda var ama yalan bi konu tabii o, her konuda olduğu gibi bunda da bilimin söylediği bazı şeyler var: Bir ağırlığı kaldırmanın en önemli noktası barı kavradığın andır. Barı kavrayıp iyice sıktığında sinir sistemin beynine "bro şimdi bu bi ayılıklar yapacak hazırla kendini testosteronu artır growth'u bas yap bi şeyler amk" diye ulak yolunu açar sinyal gönderir, sen de o ağırlığı kaldırırsın ama eldiven takınca o "hissiyat" kesinlikle oluşmuyor, o nedenle de kimse takmaz pek. Ben bi kere deneyeyim dedim normalde 130 kg bench yaparken 80 kiloda set yapamadım eldivenle. Ha elim nasır oluyorsa da oluyor ama çok önemli değil benim için.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.01.23)
Erkek adamin eli nasırlı olur, hatta deadlift yaparken arada onlar kopar...

Ben sevemedim ondan magnezyum sürüyorum. Çok acayip ağırlık olacaksa misal 1rm deneyeceksem wrist strap vs kullanirim.

Misal spor salonunda squatta enseye sünger koyan da çok olur. Ben de gençken koyardım. Simdi 200 kg ile yaparim koymam. Zamanla guclendikce gerek mi olmuyor bilmiyorum.
0
logisticsmanager
(20.01.23)
Sadece sırt çalıştığım zamanlar eldiven işlevini yerine getiriyor öteki günler gereksiz bana göre. Bi de belli bi yerden sonra eller acımıyor
0
olaylar olaylar
(21.01.23)
Gereksiz, degmiyor.
0
baldur2
(21.01.23)
Ben takıyorum da, benimkiler daha çok bilek destekleyici.

Bu eklemler bana ilerde lazım.
0
Mirket
(21.01.23)
Abi böyle konuşunca yanlış anlaşılmasın %100 "raw" takılıyoruz zannetmeyin bilek için wrist wrap çekme hareketleri için strap ağır squat'larda diz için dizlik falan hepsini kullanıyorum ben kendi adıma ama yukarıda anlattığım nedenlerle eldiven kullanmıyorum, onun dışında da duyuruda sorulduğu gibi eldivendir squat yastığıdır falan bunları çok "pussy" gören azımsanmayacak da bir kitle var.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(21.01.23)
(15)

Bedelli askerlik ve spor

alp9900
Askerlikten pek anlamayan biri olarak Bedelli askerlik sırasında spor yapmak için alternatif oluyor mu? Kendi beden ağırlığımızla koğuşta antrenman yapmaya bir engel var mıdır ?Gece kışla içi yürüyüş koşu vb yapmak gibi bir opsiyon mevcut mudur yada gün içi ?
Askerlikten pek anlamayan biri olarak

Bedelli askerlik sırasında spor yapmak için alternatif oluyor mu?

Kendi beden ağırlığımızla koğuşta antrenman yapmaya bir engel var mıdır ?

Gece kışla içi yürüyüş koşu vb yapmak gibi bir opsiyon mevcut mudur yada gün içi ?
0
alp9900
(20.01.23)
Bro 1 saat de askerlik yapacak olsan kendi keyfine göre bir şey yapma ihtimalin pek yok, nizamiyeden içeri girdikten sonra sen artık sen değilsin sen artık devletin bir malısın, öyle hayal et ve günümü bitireyim de gideyim şeklinde yaklaş konuya.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.01.23)
Abi bedelli yapmadım da kendi kafasına göre akşam kışlada koşabilen asker fikri çok komik geldi gözüme.

Kendi kafamıza göre duşa gidemiyorduk biz acemide bırak koşmayı. Bilmiyorum bedellilerde farklı bir muamele var mı tabi.

Ama dediğin bana baya ütopik geldi.
0
logisticsmanager
(20.01.23)
Ha kendi beden ağırlığın; biz sınav çekerdik kogusta. Koğuşta olduğun sürece sorun yoktu ama öyle tek basina bir iş imkansizdir. Çise bile uygun adım bölük olarak gidilirdi :)
0
logisticsmanager
(20.01.23)
Abi koğuş olayında da şöyle bir şey var: Şimdi bedelli de olsanız her türden her cinsten mahlukatla muhatap olacaksın, sen orada kendince sporunu yaparken biri seni gösterip nabıyo la bu şeklinde bi tavır yapar, sen de sporun verdiği hormonal değişikliklerle sen ne diyon lan amk papağanı deyip girişirsin al sana gereksiz olaylar. Bunlar olabilecek şeyler yani, koğuşun da böyle enteresanlıkları olur.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.01.23)
gece yapamazsın ama gün içi aralarda ya da akşam yemekten sonra koğuş yat gelmeden önce yapabilirsin. bir teşvik ya da ara bekleme ama, fırsatı kendin kollaman lazım. bizim gittiğimiz dönemde vardı o tarz tipler kendi aralarında sosyalleştiler bile. yer burdur
0
roket adam
(21.01.23)
Askerliği bedelli olarak yapmadım. Akşam yemeği ile yatak öncesi içtima arasında koşabilirsin. Çevredeki barı ya da koşu için uzun ve kısa mühimmatlı yürüyüş alanlarını kullanabilirsin. Şınav da çekebilirsin barfiks de yani. Dizimde bir sıkıntı var o yüzden koşup yüklenemiyordum o yüzden yürüyordum.

Tabii bunlar usta birliğinde oldu. Bedelli dediğin tamamen acemi birliği. Onda izin verirler mi bilmiyorum. Yani ben manga komutanı/başıydım. Bizim manga da bölüğün en iyisiydi. Komutanlarla da muhabbetim iyiydi. O yüzden sorun yaşamadım ama acemiler kesin yaşar. Onları boş bırakmamak gerekiyor çünkü.
0
nawar
(21.01.23)
duşların haftalık belli saatleri var onu buraya ekleyeyim, haftada 2 miydi neydi. hani terleme durumu falan bilgi olsun diye. onun dışında sabah çok erken ihtiyaç duşu var o kadar.
koğuşlarda yani yapılabilir bir engel yok tabi de koğuşlar genelde tıklım tıkış olur, yine de bir yerde öyle kendi halinde yapılabilir yani.
gece pek dışarı çıkarttırmazlar, ama akşam yemeğinden sonra işte 6 diyelim, akşam 8e kadar değerlendirilebilir, gittiğiniz yere göre değişir tabi nerede koşulur ne yapılır da hiç görmedim ben öyle şeyler askerde. fazla fazla şınav falan yani.
0
ckisc
(21.01.23)
Gittiğin yere bağlı. Girne'de askerlik yaparken helikopter pistinin etrafı koşu pistiydi ve her gün koşardım, gören komutanlar tebrik ederdi hatta. Keza spor aletleri de vardı pistin kenarında ve onlarda da çalışırdım. Dediğim gibi nerede askerlik yaptığına bağlı.
0
halitkin
(21.01.23)
bedelliyi acemilik olarak düşünüp yanıt vereyim.

sabah 6'da falan kalkarsın içtima olur kahvaltını yersin sonra akşama kadar eğitim olur. bu kadar süre ayakta uygun adım yürüyüp marş söyleyen adamın hala koşacak hali varsa bile vakti olmaz çünkü akşam içtimasından sonra bir de yat içtiması olur. komutanlar askerlerin sağa sola gitmesini pek istemezler. kafalarına göre içtima falan alırlarsa ve orda olmazsan azar yersin. o yüzden çok oluru yok bence hiç uğraşma. kısa dönem yapıyor olsaydın usta birliğinde olabilirdi de acemilikte ı ıh.

her şeyi geçtim yapsan bile zaten sana kimse gel alpciğim sıcacık duşun hazır demeyecek. leş gibi kokarsın duş alamadığınla kalırsın bi de.
0
bohr atom modeli
(21.01.23)
benim koğuş arkadaşım kaslarını geliştiren bir spor kulvarında defalarca türkiye birinciliği almış biriydi.

ilk günlerde "arkadaşlar ben geceleri mekik çekerim spor yaparım kusura bakmayın ses çıkarırsam" demişti. eyvallah dedik. dördüncü günden sonra bir daha kendisini göremedik.

aralarda olabildiğince hep uyudu, hepimizden çok daha fazla uyudu. kahvaltılarda herkesten yumurta dilendi falan. askerlik öyle bir yer değil anlayacağın.
0
bisorumvargaliba
(21.01.23)
plutongezegendegilmi
(21.01.23)
Ben kışın kar küremeye giderdim. Çukur kazmak, yük taşımak her türlü amele işinin mangasına koşa koşa gittim. Bedava spor.

Şunu da şuraya bırakayım: www.youtube.com Gücenme.
0
alperz
(21.01.23)
@plutongezegendegilmi'nin attığı videoyu atacaktım. :D

Koğuşta antrenman yapılır mı yav. Gündüz koğuşa girmek yasak. Zaten koğuşta boş alan yok. Yatak, dolap dolu. Kışlada her yere gidemezsin. Ben 6 ay askerlik yapmama rağmen kışlanın bazı bölgelerine gidemiyordum. Akşam eğitim alanında yapabilirsin ama dalga geçerler.
0
dissendium
(21.01.23)
Saat kaçta banyo yapacağına bile onlar karar veriyor ne koşusu ne sporu ya dndnjahah
0
birmilyonunvarmi
(21.01.23)
benim de ilk aklıma atılan video geldi. yani aralarda ufaktan zorlanabilir tabi gündüz koğuş yasak genelde ama boş zamanlarda kaçak göçek girsen ya da koşayım desen belki ufak ufak bi şeyler yapılabilir de askerlikte günde 10 saat falan ayakta dikilip sıra bekliyosun, arada da eğitimlerle bi şeylerle uğraşıyosun. böyle bir ortamda boşluklarda da şınav çekmeye koşmaya enerjin kalır mı sanmıyorum. koşmak da uygun bir ortam yoksa baya garip olur ama.
0
semaforo de medianoche
(21.01.23)
(11)

Duyurunun Collina'lari su pozisyona bakabilir miyiz?

speedy
https://youtu.be/kTBcIRG7Rc8?t=274 Gecen mac izlerken 2 fanatik grubun arasinda kaldim:1. grup: Dudukten sonra topa vuruyor, Yunus sari gormeliydi2. grup: Belki VAR'dan donecek, oyuncu devam edip topa vurmali. Sayet 2.grubun dedigi dogruysa bu sefer rakip de dahil herkes durmadan devam etmeli pozisy
youtu.be

Gecen mac izlerken 2 fanatik grubun arasinda kaldim:
1. grup: Dudukten sonra topa vuruyor, Yunus sari gormeliydi
2. grup: Belki VAR'dan donecek, oyuncu devam edip topa vurmali.

Sayet 2.grubun dedigi dogruysa bu sefer rakip de dahil herkes durmadan devam etmeli pozisyona hakemleri sallamadan gibi sacmasapan bir sey cikiyor ortaya.

Hangisi dogru?
0
speedy
(20.01.23)
Hakem düdüğü çaldıktan sonra VAR'dan dönme ihtimali yok. Yardımcı hakemin pozisyonun tamamlanmasını beklemesi gerekirdi. Hakem de bayrağa rağmen pozisyonu devam ettirebilirdi. Düdük çalıp oyunu kesince VAR müdahale edemiyor.
0
pispinti
(20.01.23)
1. gruptaki yerimi alayım ben.
0
Mirket
(20.01.23)
1. Yunus sarı görmeli mi? Vallaha bu kural bazen uygulanıyor bazen uygulanmıyor. Yani Türkiye'de hakemler tepkiye göre Mac yönettiği için net konuşmak zor. Ama evet normalde verilir.

Yan hakemin salaklığı. Devam ettirmeliydi.
0
logisticsmanager
(20.01.23)
2 tabiki. ofsayt pozisyonlarında aktif-pasif değerlendirmesi hariç orta-yan hakem kararları son karar değildir. var çizgiyi çeker karar verir. hakem karar verdikten sonra VAR'dan elbette döner. city-manu maçı mesela. hakem ofsayt vermesine rağmen VAR gol dedi.
0
paintov
(20.01.23)
Düdük çalarsa iş bitmiştir. Doğru yanlış önemli değil.
0
hunharca ben
(20.01.23)
@paintov senin dedigin pozisyonlar burdaki gibi degil sanki, orta hakemler sinsi gibi pek karismiyor oyunu durdurmuyor yan hakem kaldirsa da bayragi. Ben oynatayim da ne sis yansin ne kebap VAR karar verir nasil olsa rahatligi
0
🌸speedy
(20.01.23)
Düdük çalındığında o iş bitmiştir. VAR'a hangi pozisyonlarda ve hangi sebeplerde gidildiğini bildiren eğitimleri iletebilirsin 2. gruptaki arkadaşa.

O değil de çat diye çalıp kesmiş pozisyonu ne güzel. Bizim geçen maçta bariz ofsayta rağmen pozisyon bitene kadar oynattı. Sonra verdi ofsaytı. O sırada adam sakatlansa faul değil, ofsayt. Şüpheli durum değilse uzatmak saçma.
0
nawar
(20.01.23)
ben hala 2. doğru diyorum. bunun haricinde düdükten sonra topa vurmak konusunda ofsayt pozisyonları daha müsamahalı oluyor hakemler.
0
paintov
(20.01.23)
koskoca dünya kupası'nda şu pozisyonlarda yan hakem de pozisyon bitene kadar bayrağı çekmedi, orta hakem de bayrağı görene kadar düdük çalmadı. çünkü evet düdük çalmışsa iş bitmiştir, artık ondan sonra var'dan dönmez. kupa sırasında çok soruldu burada da.

var gibi bir teknoloji kullanılıyorsa, ofsayt mı değil mi diye sonradan incelenerek karar verilmesi mümkünse o zaman o pozisyonun bitmesini beklemelisin. sonradan var'dan bakıp karar değiştirme ihtimalin olan pozisyonda niye muhtemel golü engelliyorsun ki? bırak oyun devam etsin, top kaleye giriyorsa girsin. sonradan ofsaytı verirsin. var inceler, ofsaytsa golü iptal edersin, değilse golü verirsin. haa ezel'in kör annesinin bile göreceği kadar kabak gibi ofsayttır, adam beş metre öndedir, bayrağı kaldırır düdüğü çalarsın.

var'dan dönmez, oyuncu topa vursa da vurmasa da gitti artık.

sarı kart meselesi biraz da göreceli. yani düdüğe sinirlenip mnakoym diyip abanıyorsa, veya hakem ısrarla düdük çaldığı halde illa gol atmak için zorluyorsa veriyor kartı genellikle. düdükten hemen sonra zaten hazır olan pozisyonu tamamlayana anlayış gösteriyorlar.
0
kibritsuyu
(20.01.23)
Önce 1 metre ofsayt olmayan pozisyonda düdük çalan hakeme ceza vermek lazım. İnce pozisyonda oynat amk dönecekse vardan dönsün. Var ne için var?
0
sen de git sen de unut
(20.01.23)
hakem düdük çaldıktan sonra golü veremez. verirse maç tekrarlanır kural hatasından. galiba bir beşiktaş maçında böyle bir şey olmuştu yıllar önce.

1 doğru. eğer vuran futbolcunun takımı geride olsaydı inisiyatif gösterilebilirdi ama bu zamanı harcamaya yönelik direkt sarı.
0
bohr atom modeli
(20.01.23)
(4)

Köpek - ishal

tchuck
gece 4.30 gibi köpeğimin nefes alış sesiyle uyandım. gidip camı açayım dedim, tam o sırada atladı yere, halıya sıçmaya başladı.ama ne sıçmak. ishal. ama tamamen sulu, yani "yumuşak" değil. direkt su kıvamında. sonra koştu odanın diğer tarafına sıçtı, sonra koridora, sonra salona. bütün ev bok gölüne
gece 4.30 gibi köpeğimin nefes alış sesiyle uyandım. gidip camı açayım dedim, tam o sırada atladı yere, halıya sıçmaya başladı.

ama ne sıçmak. ishal. ama tamamen sulu, yani "yumuşak" değil. direkt su kıvamında. sonra koştu odanın diğer tarafına sıçtı, sonra koridora, sonra salona. bütün ev bok gölüne döndü.

2 saattir bok temizliyorum evden, dışarı çıkardım orda da yaptı.

halsizlik yok, hala koşuyor ediyor.

veterinere gidip gelmekten artık illallah geldi.
bu "su kıvamında kaka" ciddi bir şey midir? yoksa diğer ishal vakaları gibi bi 24 saat geçmesini bekleyelim mi?

buna sebep olacak milyonlarca şey olabilir çünkü; yerden kokladığı yediği şeylerden tutun, akşam odamdaki sivrisinekler yüzünden yatmadan önce sivrisinek ilacı sıkmıştım. sonra odaya girip uyuduk (1-2 saat sonra). bu da sebep olmuş olabilir. her şey sebep olmuş olabilir.

hemen "emergency" durumuna geçmek gereken bir şey var mıdır?
gerçekten her hafta bir olay yıldım artık, sürekli 500 lira röntgen, 1000 lira test.

genelde "olabilen" bir şeyse hiç veterinere sormayacağım bile. çünkü sorduğum an" hemen getirin test yapalım" diyecekler. ve yine 2000'lik olacağım. inanmıyorsunuz belki ama canım kalmadı. gerçekten kalmadı.
0
tchuck
(20.01.23)
Su kıvamında kaka ciddi bir şey mi? Evet.

Yani köpeğe bunu yapan ciddi olmasa bile bu ciddi. Yapmanız gereken köpeğinizin spesifik bir sorunu yoksa ya da yavru/yaşlı değilse 24/48 saat yemek vermemek. Bu şekilde bağırsak florasinin kendisine gelmesine izin verirsiniz.

Acıl demeye gerek yok. Benim köpeğim çok hassas ve ishal daha az olsa da sürekli gazı olur, uyuyamaz, ağlar vs. 24 saat içinde de düzelir. O yüzden alıştık. Sizde de bu olabilir.

Köpekte ishal dışında başka belirti yoksa (su iciyorsa, oyun oynuyorsa, acı belirten bir şey yoksa, tüy dökme vs) bekleyin.

Sebebi? Mama değişimi olabilir. Eğer yakın zamanda yaptiysaniz. Yediği/içtiği bir şeyden bakteri olabilir (bizimkinin son olayinda veteriner asistani virutikdir birkaç köpek daha geldi aynı şeyden dedi).

Benim köpeğin son ishalinde bir günde 7 kere kakaya çıktık (bizimki allahtan eve yapmıyor, ishal olduğunu bize gösteriyor hemen çıkıyoruz). Bu iki gün falan devam etti. Veteriner komple 48 saat yemek yok dedi, sonra sadece kendi mamasi olacak şekilde. Öyle düzeldi zamanla.

Ben olsam 24-48 saat yemek vermedikten sonra düzelme yoksa giderim ya da başka belirtiler varsa.
0
logisticsmanager
(20.01.23)
sabah tekrar mamasını verdim salak gibi :( şimdi biraz bekleteceğim. kontrollü gideceğim.

başka hiçbir belirti yok. gayet hareketli, iştahsızlık vs de yok mevcut durumda...
0
🌸tchuck
(20.01.23)
Mama vermeyin. Bu çok bilinir bir kural ve veterinerler bunu direkt size söyler zaten.

Mama verirseniz hayvan gene ishal olur ama midesinde hiçbir şey yoksa çıkacak bir şey olmaz.

Su an itibariyle 24 saat yemeği kesin. O kadar ciddi olayda bağırsak florasinin düzelmesi zaman alir.

Purina fortiflora gibi ürünler var ama Türkiye'de var mi bilmiyorum.

Sizin çözüm kesinlikle yemeği kesip sonra sadece mama verip başka bir şey vermemek. Su içtiği sürece köpekler çok rahat 2 gün aç kalır. Önemli olan ishalin durması.
0
logisticsmanager
(20.01.23)
kanlı değilse, aşırı halsiz görünmüyorsa çok endişelenme ama istediği kadar su içsin. 24-48 saat içinde en azından iyiye gitmiyorsa test yapılması şart. bir bağırsak enfeksiyonu olabilir bu durumda gerekli antibiyotiği almadan düzelmeyecektir.

devamında böyle sindirim sorunları varsa bağırsak florasını uygun probiyotiklerle düzene koymak işini kolaylaştırır.
0
orpheus
(20.01.23)
(12)

Türkiye'nin tarımı üretimi neden çöktü?

ahm1
Sogan, patates bile yetistir(e)mememiz, serbest ticaret anlasmalari yuzunden mi?
Sogan, patates bile yetistir(e)mememiz, serbest ticaret anlasmalari yuzunden mi?
0
ahm1
(18.01.23)
ithalatı yapan yandaş olunca böyle oluyor.
0
gabe h coud
(18.01.23)
para etmiyor. değmiyor. bazı ürünler için alıcı yok.
kaç ton limon çöpe gitti bu yüzden
0
jelly bear
(18.01.23)
Çökmekten kastınız nedir mesela? Üretilen ürünlerin pahalı olması mı? Yoksa ürün üretilmemesi mi? (aslında yetiştirmememiz de demişsiniz)

Tarım konusunda en büyük hatamız, bu işi profesyonel firmaların değil de köylünün yapmaya çalışmasıdır. Bu nedenle de hem verim düşük hem de maliyet yükselmektedir.

Sanıldığının aksine coğrafyamız aman aman tarıma elverişli bir coğrafya değildir, yanlış hatırlamıyorsam verimli topraklarımız ülke yüzölçümüne oranla %23 gibi bişeydi.

Nüfus 30-40 milyonken çok sorun değildi bu, ama nüfus oldu 100 milyon, tarım alanları da genişlemedi.

Mesela hızlıca bi baktım şimdi;

2012 yılında Buğday olarak 7.529.000 hektar ekilmiş, 2020 yılında 6.922.000 hektar
2012 yılında Arpa olarak 2.749.000 hektar ekilmiş, 2020 yılında 3.097.000 hektar
2012 yılında Ayçiçeği olarak 605.000 hektar ekilmiş, 2020 yılında 729.000 hektar
2012 yılında Patates olarak 174.000 hektar ekilmiş, 2020 yılında 148.000 hektar
2012 yılında Soğan olarak 73.000 hektar ekilmiş, 2020 yılında 68.000 hektar
2012 yılında Çay olarak 76.000 hektar ekilmiş, 2020 yılında 83.000 hektar

Uzatmaya gerek yok, aşağı yukarı toplam ekilen pek değişmemiş ama yer değiştirenler olmuş.

Ülkede tarıma elverişli olup da boş kalan tarla yoktur, çünkü sahibi ekmese de mutlaka birileri kiralar (icar) ve eker.

Verim konusunda gelişmiş ülkelerin gerisindeyiz, o su götürmez bir gerçek. Ama en büyük nedenlerden biri bilgisiz köylü maalesef.

Ülkemizde tarıma elverişli topraklardan elde edilen ürünler tüketimimize yetmediği için mecburen ithalat da yapılıyor.

İthalatın bir sebebi de yeterli ürün değil de fiyat oluyor, mazot gübre işçilik maliyetlerinden dolayı yerli üretim ürün pahalıya mal olunca, dışardan ithal ucuza ürün de bulunursa iç piyasada sıkıntıya giriyor. Üretici mağdur olabiliyor, ama bunda üreticinin suçu yok, yönetimin plansızlığı maalesef.

Ama şu da var, örtü altında çok kaliteli ürünler yetiştiren üreticiler de var. Fakat iç piyasaya vermiyolar, çünkü ihracatda çok iyi para kazandırıyor bu ürünler.

Aslında memlekette yetişen en güzel domatesi meyveyi vs dışarıya satıyor, dışarıya satılmayacak kadar kalitesizleri biz yiyoruz :)
0
John Bloor
(18.01.23)
çiftçi kazanamadığı için. yaptığı işe değmiyor da denilebilir. ailesi çiftçilikle uğrayan arkadaş böyle demişti.
0
romario
(18.01.23)
İşte, ciftcinin zarar etmesinin nedeni sanirim ki serbest ticaret anlasmalariyla butun dunya tarimini buyuk sirketlere birakma amaci: www.ciftcisen.org
0
🌸ahm1
(18.01.23)
Çiftçilerinin çocukları tarımla uğraşmak istemiyor. Bu da sebeplerinden bir tanesi. Geçen yaz köydeydim hp orta yaş vardı köyde. Köyün gençleri yok.
0
komando kani var bende
(18.01.23)
Çoğu şeye katılmak ile beraber şunu da söylemek istiyorum; Türkiye'de bir yerli/milli bilinci oluşturulmadigini, bunun üzerine çalışılmadigini ve denildiği gibi bunun profesyonel yönetilmedigini düşünüyorum.

Ben Fransa'da misal Fransız ürünü hatta fransizi geçtim yerel bulunduğum bölgede yetiştirilen ürünü almaya çalışıyorum. Marketlerde her meyve sebzenin hangi ülkeden geldiği yazıyor. Bulunduğun bolgedense yerel olduğu özellikle belirtiliyor. Aynısı peynir, süt, bal, yumurta, et vs her şeyde var. Bu noktada insani parasi yetiyorsa oluşturulan bilinç ile bunları almaya yöneltiyor. Misal bir dönem Fransa'da yağmur vs sebebiyle sıkıntı vardı ve Carrefour fiyatları artirmadan sadece yerel üretici ürünlerini sattığını belirtiyordu destek olarak.

Ben birkaç kere bu yerel ureticilerden de aldım. Adamlar profesyonel. Organikse organik sertifikası var, yerelse yerel olduğunu kanitlayan sertifikaları var. Düşün yani ekmekte bile Fransız unu kullanıldığını özellikle belirtiyorlar.

Ben Türkiye'de bu bilinci görmüyorum. Ki yerel denilen ürünlerin menseine bakiyorsun Asya'dan ithal çıkıyor falan...

John bloor dediği gibi; bu işler sırf köylüye birakilacak kadar basit değil.
Buna ek olarak giderlerin artması, karin azalmasi sebebiyle çoğu kişinin bag, bahce satıp sehirlerde ev/bina alması gibi olaylar da var.

Yoksa Türkiye'de çok kaliteli ürünler var ama bunu halkın alacak gücü pek kalmadı zaten ve düzgün destek/planlama/marketing de yok gibi.

Misal burada da pazar gibi yerler var ama çoğu üretici, aracı değil. Adam 30 km ötede ceviz üretip satıyor, peynir yapıp satıyor. Bir de bu var gibi; büyük sehirlerin yakınında üreticinin halka ulaşması sorunu var. Kooperatiflerin de çok iyi yonetilmedigini düşünüyorum.
0
logisticsmanager
(18.01.23)
Bu arada denildiği gibi Türkiye'de köy hayatı ile şehir hayati farklı. Yani ben Fransa'da çok ufak yerleri gezdim, burada yasanmaz/buranin insaniyle ugrasilmaz gibi görüşüm olmadı. Bari var, kafesi var, restoranı var vs. Yani Türkiye'deki gibi çok değişen bir hayat yok (her köy böyle değil ama çoğu böyle)
0
logisticsmanager
(18.01.23)
"Köylü değil de şirket yapsın" argümanı hatalı, küçük ölçekli tarım hemen her zaman hem daha verimli, hem de çevreye daha az zararlı (hatta faydalı). Herkesin evinin bahçesinde 3-5 tavuk, bi kaç ağaç meyve, az buçuk sebze falan olsa en verimlisi ve faydalısı o olurdu. Ama apartmanlarda yaşıyoruz genelde.

TR'de "çiftçi eğitimi" ve tohum verimlileştirme çabaları fena değil. Ben sevmiyorum ama yerli modifiye tohumlar verimli yani baya. Bişey dikmek istiyorsun ama bilmiyorsun, gelip anlatıyorlar, bahçenin analizini yapıyorlar bedavaya, tohum fide falan veriyorlar vs. O işler kötü değil. Maddi destekler çok iyi değil ama.

Benim bahçe vardı, sattım geçen sene. Yani yine "para kazandırıyor" ama artık iyice değmeyecek hale geldi. Geçen sene kilosunu 6 liraya sattığım şeye 10 lira teklif ettiler, gübre, işçi, yakıt, elektrik vs. masrafı uçtu gitti, bi anlamı yok yani. 20 liraya satsam da insanlar alamıyor.

Bahçeyi satıp ev alıp kiraya versem üretim yapmadığım halde daha çok kazanıyorum yani, öyle saçma bi durum.

Bi de en büyük sıkıntı aracılar. Çoğu üründe önce ürünü veriyorsun, adam gidiyo satıyo parasını alıyo, sonra gelip sana 6 ay sonra 1 sene sonra ödeme yapıyor. E arada budaması var, sürmesi var vs. bi sürü iş, cebinden ödüyorsun. Eskiden enflasyon yoktu ama şimdi var, parayı alana kadar zaten değerinin yarısını kaybediyor, ki senin o parayla bir sene sonrayı da finanse etmen gerekiyor.

Adamın da tek yaptığı nakliye aslında. Yani ben direkt marketle anlaşıp satabilirim de, ama yasak. Üretici olarak şehirler arası nakliye yapamıyorum. Üreticinin direkt son kullanıcıya (çiftçi pazarı gibi) ya da en azından marketlere satış yapmasının önündeki engeller kaldırılsa sorunların çoğu düzelir diye düşünüyorum.

Bu bahsettiğin ithalat olayı da sıkıntı. Bende kivi bahçesi vardı işte, bi sene bakıyoruz fiyatlar baya yüksek, geçen seneden depolarda falan bişey kalmamış, üretim düşmüş şu bu oo iyi derken devlet çat diye İran'dan ithalata izin verdi, yarı fiyatına sattık mecburen. Devletin çiftçiyi "mutlu etme" gibi bi derdi yok, aracıları kazanacaksa acımıyor. İran kivisi de bizdekinden kötü, ama bizim millet ucuz olduktan sonra başka bişeye bakmıyor.

Yaş muhabbeti yapılmış, ben 30 yaşındayım. Çiftçilik yapayım dedim ama yapılacak halde değil işte. Bi de şu çağda illa ki köyde yaşaman gerekmiyor, hemen her şeyi (sulama, gübreleme vs) otomatize edebiliyorsun zaten, telefondan yapıyorsun. Dedemin 1 ayda yaptığı işi 2 günde yapabiliyorum. Haftasonu gidip hallediyordum her şeyi.
0
plutongezegendegilmi
(18.01.23)
Çünkü atılan taş, ürkütülen kuşa değmez hale geldi.
0
halitkin
(19.01.23)
Yönetim öyle istedi. Yönetimi yönetenler öyle istedi.
0
muhayyer divan
(19.01.23)
bu çorak, ot bitmez coğrafyaya kim bereketli su zengini ne eksen yetişir falan dedi önce onu bulmak lazım. ama bu olayın tek bir sebebi yok. sebepleri çok ve çok çetrefilli. mesela senin çiftçinle ab ya da kuzey amerika çiftçisi bir değil. seninki halen orta çağ köylüsü tadında. ama uyum sağlamak istediğin ab mevzuatını alıp buraya koyunca olmuyor. küreselleşme de ayrı dert. baştakiler hadi neyse de üretici dediğin adamın da çok farkı yok zihniyet olarak. bi ton şey var ya gecenin bu saatinde can sıkmaya değmez. ya bak aklıma geldi. kooperatif olayının en iyi uygulandığı yer abd olabilir. sorsan bizim köylüye kooperatif halen komünist işi. ya da ne bileyim ulusal süt konseyi denen bir şey var neden var ne üretici biliyor ne firmalar. geçen yıllarda devlet inek veriyordu kadınlara. para yok ama işte şu kadar yıl kesmeyeceksin, satmayacaksın yavrulara şöyle bakacaksın vs şartları var. bizim kadınların herhalde %80 falan almadı. neden deyince de kim uğraşacak diyorlar. lul. yani beleş inek lan. ben gittim annemin adına teyzemin adına aldım bağladım akrabının yere. bakım parası falan anlaştım. hayvanlar çifter çifter yavruladı şansıma. allah için akraba da iyi baktı. belki biraz tokatlamıştır da bilmiyorum ama çok dert değil. sonra köye gittiğinde sen ne akıllıymışsın oluyor. lan olm yani ben aracıyla aldım sizin kendi damınız var bildiğiniz iş siz de yapardınız ama yok anca müge anlıya malzeme üretsinler. kuzenim var o da benim gibi. icar kovalıyor. en f/p ürünü kovalıyor. komşu tarladaki dayı buğdayı daha tarlada üç kuruşa satıp pavyonda kumarda eziyor üç günde. benim kuzen depoda tutuyor. en iyi fiyatı bekliyor. sorsan ama benim kuzen köyün kötüsü.
0
Whily
(19.01.23)
(3)

Site içi bahçe kullanımı için yönetim planı değişikliği

yercekimini kendine ceken adam
Merhaba,Apartmanımızın önünde bir yeşil alan var, bu yeşil alana sadece bahçe dubleks olan evlerin mutfak balkonlarından giriş yapılabiliyor. Ancak resmiyette bu bahçeler ortak kullanım alanı. Biz yönetim planına işleyerek bu bahçelerin kullanım hakkını almak istiyoruz. Diğer kat malikleri de itiraz
Merhaba,

Apartmanımızın önünde bir yeşil alan var, bu yeşil alana sadece bahçe dubleks olan evlerin mutfak balkonlarından giriş yapılabiliyor. Ancak resmiyette bu bahçeler ortak kullanım alanı. Biz yönetim planına işleyerek bu bahçelerin kullanım hakkını almak istiyoruz. Diğer kat malikleri de itiraz etmiyorlar. İmza toplayarak kat maliklerinin 5'te 4'ünün onayını almak zorundayız sanırım.

Ancak bu bahçelerin kullanım haklarının açıklayan bir madde nasıl olmalıdır, bu işin resmi olarak şekil şartları nelerdir? Benzer bir durumda kalmış kişiler var ise desteklerini rica ediyorum.
0
yercekimini kendine ceken adam
(18.01.23)
Mobilden düzeltme yapamadığım için eklemek istedim. Bahçelere herhangi bir şekilde ulaşmak mümkün değil. Bahçenin bir kenarı evlere bakıyor ve giriş bu kenarda olan mutfak balkonundan sağlanıyor. Karşı kenarda korkuluk var ve site sınırı, aşağısı istinat duvarı. Sağ ve sol kenarlar yan komşular var. Ancak toplam 6 daire bu bahçeye ulaşabiliyor. Daire içlerinden geçmeden bahçelere girme imkanı yok diğer maliklerin.
0
🌸yercekimini kendine ceken adam
(18.01.23)
Tapuda bahçe kullanımının o dairelere verildiğine dair bir beyan bulunmadığından emin misiniz diye merak ettim ben de.
0
Mirket
(18.01.23)
Hiçbir bilgim yok ama sorduğunuz soruda ben bu bahçelerin kullanımını sadece bahceye açılan evlere mi almak istiyorsunuz yoksa genel kullanima mi almak istiyorsunuz anlamadım. Yani mantiken ilki gibi geliyor çünkü iple inecek değilsiniz bahçeye.

Cevaplarda da ikinci gibi anlaşılmış.
0
logisticsmanager
(18.01.23)
(13)

Yurtdışında ilaç mevzusu

sacrilegious
1-2 sene yurt dışında yaşayacak biri yanına hangi ilaçları almalı?Teşekkürler
1-2 sene yurt dışında yaşayacak biri yanına hangi ilaçları almalı?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(17.01.23)
hicbir sey almasina gerek yok bence. sadece 1-2 kutu antibiyotik goturulebilir doktor tanidik tavsiyesi ile kullanmak uzere.
0
antikadimag
(17.01.23)
taze geldim :) yazdıklarımı ciddiye alın lütfen. almadığıma pişman olduğum ve burada alması zor çok ilaç oldu.

- voltaren ya da kas gevşetici bir krem ve hap
- antibiyotik bulundurun. ölsen ancak veriyorlar
- ağrı kesici bir sürü
- silverdin
- aferin sinüs
- midede problem varsa rennie benzeri bir ilaç.

bunlardan birkaç kutu alın. türkiye'ye gidip geldikçe tazelersiniz.

edit: hiçbir şey almayın diyen kimseyi ciddiye almayın.
0
mstiteltr90
(17.01.23)
@mstiteltr90; antibiyotik disinda bu ilaclardan hangisini bulamaz bu kisi eczaneden? mesela agri kesici, kas gevsetici alirken ne tur zorluklar yasadiniz?
0
antikadimag
(17.01.23)
Yurtdışı hangi yurtdışı onu düşünmek lazım.
Doktor raporu ile alınacak şeyleri almak mantıklı onun dışında ben çok net bir mantık görmüyorum.

Antibiyotik mantıklı çünkü almak için doktora gitmek gerekiyor. Onun dışında agri kesici, kas gevsetici, geip, rennie vs hepsini sıkıntısız alabiliyorsun. En azından Fransa'da.

2 sene yasayacak birinin yanında stokla gitmesine gerek yok. Misal bize gelen bir kız göz enfeksiyonu kaptı, onun da ilacini alacak değilsin yani. Ben olsam bir agri kesici, bir grip, bir ağır grip vs icin antibiyotik, bir kas gevşetici alir geçerim. Geri kalanini gittiğim yerden alırım.

Ha Afrika'ya gidiyorsanız bilemem.
0
logisticsmanager
(17.01.23)
Gürcistan'a ise ilaç götürmeyin.
0
Mirket
(17.01.23)
antibiyotik +1 cunku kolay kolay yazmiyorlar, yazdirsan da 3 tane yaziyor yetmiyor, sonra ugrasiyorsun.

silverdin +1
aft ilaci
bazi astim ilaclarini bulmasi zor olabiliyor.
gibi..
0
cooperr
(17.01.23)
Hangi yurt dışı?

Amerikaysa over the counter olarak hemen hemen her şeyi bulabilirsin. Bazı agır agrı kesicilerini anca doktor yazıyor ve sayıyla veriliyor kişiye özel.

Almanya falansa yine herşeyi apoteklerde bulabilirsin ama doktor yazmıyosa ve mesela agrı kesici alcaksan hafif olan veriliyor daha kuvvetli olanları doktor yazıyor.

Ben her halukarda doktor tavsiye etmeden antibiyotik kullanımına karşı oldugum için o konuda cevap olarak yazılanları desteklemiyorum.

Şahsi tavsiyem burda reçetesiz alabileceginiz kuvvetli agrı kesiciler ve hemen el altında olması açısından soguk algınlıgı ilaçları, sargu bezi ve çarpmalara yanmalara karşı merhemler.
0
e mice
(17.01.23)
Bol bol antibiyotik alin, grip/nezle oldugunuzda kafaniza gore avuc avuc icin hemen. Yaygin hastaliklarin cogunu olusturan viral enfeksiyonlara cok iyi geldikleri bilinen bir sey zaten. Kultur almaya falan hic gerek yok. Bir guzel "terletir" sizi antibiyotik, iyilesirsiniz.
0
aloha snackbar
(17.01.23)
gelmeden önce kan testi vs için doktora gitmiştim, sağolsun size bir paket yapalım deyip hepsini yazmıştı. ağrı kesici, kas gevşetici vs evet ama mesela yanık merhemi hiç aklıma gelmemişti, ya da alerji kremi. o yüzden doktora giderseniz direkt sorabilirsiniz.
benim top 3; arveles, acid pass ve nurofen.
0
felfela
(17.01.23)
sadece ama kesinlikle ve kesinlikle antibiyotik. yurtdisina nurofen ya da voltaren goturmenin hicbir geregi yok.
0
baldur2
(18.01.23)
ben turkiye'ye geldigimde flixotide (turuncu fisfis) aliyorum ucuza, yazdirmakla ugrasmadan. astimim yok ama kronik kuru oksurugumu kesen tek sey. senin ihtiyacin yoksa alman sacma olur ama. antibiyotik almiyorum.

agri kesici, voltaren moltaren zaten yasadigim yerde bol miktarda var.
0
hot potato
(18.01.23)
antibiyotik sart. turkiye'deki doktor tanidiklara filan sorup kullanabilirsin.
d vitaminini aliskanliktan turkiye'den aliyorum
kenakort (kesin burda da vardir benzeri ama bulmaya ugrasamiyorum)
reflor (yine kesin vardir ayni ise yarayani)
hametan (yine vardir kesin benzeri ama aliskanlik...)

alisik oldugun ilaclari almak yeterli olur bana kalirsa. antibiyotik disinda illa gerekli olan bir sey yok, her ilac (hatta turkiye'den cok daha fazlasi) bulunuyor cogu ulkede ama ismi cismi filan farkli oluyor. burda mesela etken madde ismiyle (agri kesici yerine ibuprofen, parasetemol falan) satiliyorlar
0
fakyoras
(18.01.23)
psödoefedrin icerikli ilac alabilirsiniz belki. (nurofen cold) turkiyedekilerin iceriginde psödoefedrin var, burdakilerin icinde yok, parasetamol olarak geciyor sadece. benim geniz akintimi baskasi kesmiyor mesela. bir de kloroben fis fis aliyorum ben faranjit oldugum zamanlar icin.
0
65 derece
(18.01.23)
(3)

The Sopranos New York Ekibi

elitoangelito
İtalyan mı New Jerseydekiler gibi? Mesela johnny Sack?
İtalyan mı New Jerseydekiler gibi? Mesela johnny Sack?
0
elitoangelito
(17.01.23)
italyan-amerikan.
0
gule gule
(17.01.23)
Evet.
Italyan olmadan made man vs olamazsin zaten. Misal henry hill babası İrlandalı olmasi sebebiyle olamadi.
0
logisticsmanager
(17.01.23)
Dostum İtalyan asıllı aileler çıkarları çatışmadıkça başka aileler ile de iş yaparlar. Ama Sopranolar ve Sack ailesi gibi birbirleriyle yakın temas kurmazlar. Yani bölüşecekleri iş-piyasa gayet de sınırlıdır. Mümkün olduğunca birbirlerinin nasırlı ayaklarına basmamaya özen gösterirler. Ama kendileri gibi italyan asıllı ailelerle çok daha yakın(ihale bölüşmek, büyük inşaat işleri vs.) temas gerektiren işlere girerler. Özellikle uzun vadeli ve çok kazandıran işlerde gayet milliyetçi tavır takınırlar.
0
trawmatolog
(17.01.23)
(10)

kolanın zararlı kısmı neresi?

kibritsuyu
kola isimli içeceğin zararlı olduğu konusunda neredeyse herkes hemfikir. farklı bir şey söyleyen pek yok.peki kolanın zararlı kısmı neresi? yani içindeki şeker miktarı mı, asit mi, co2 gazı mı, renklendiricisi mi, özütü mü? hepsi ayrı ayrı zararlı mı, yoksa özellikle "en zararlı kısmı şu" diyebiliyo
kola isimli içeceğin zararlı olduğu konusunda neredeyse herkes hemfikir. farklı bir şey söyleyen pek yok.

peki kolanın zararlı kısmı neresi? yani içindeki şeker miktarı mı, asit mi, co2 gazı mı, renklendiricisi mi, özütü mü? hepsi ayrı ayrı zararlı mı, yoksa özellikle "en zararlı kısmı şu" diyebiliyor muyuz?
0
kibritsuyu
(17.01.23)
Oncelikle, zehirli mantar bile yesen :) icinde belki vitamin, lif, protein bisi vardir
Bunda hepsi 0, hic bir faydasi yok, boyali sekerli su iciyorsun.

Zararli kisimlarina gelirsek
Normal Kola: Cok yuksek seker var, bu seker de rafine seker oldugu icin icine ediyor vucudunun, starbucks sekerli icecekler de ayni, vucut sindirmek icin caba sarf etmeden devasa miktarda seker aliyor.

Zero, Diet: Seker yok diye iciyoruz, arastirmalar gosteriyor ki, sanki seker varmis gibi insulin yukseliyor yine, yani kendisi sana kilo aldirmasa da, insulini hizli cikarip dusurdugu icin, seni cok aciktirip gozunu donduruyor, insulinin bu kadar dalgalanmasi da ilsulin direnci yaratiyor

Bagimlilik:
Daha cok satabilmek icin, seni bagimli yapan maddeler var icinde, icince daha iyi hissettiren, onlari tekrar tekrar almak istiyorsun (kokainle ayni hammadde, tabi kokaina gore cok az miktarda)

Benim bir baska taktigim alan da:
Gazli icecekler, soda da dahil, mide hacmi genisletiyor.
Midenin icinde yiyecekler hareket edemeyecek kadar sikistiklarinda miden rahatsiz oluyor, gazli icecek icinde, hacmi buyutuyor, sen de oh rahatladim diyorsun.

bunlardan sec begen al :)
0
Corc
(17.01.23)
hepsi baska baska alanlarda zararli iste. seker diyabet, obeziteyle baglantili. asit de mesela dis curumesi, minesinin zarar gormesi falan.
0
hot potato
(17.01.23)
Zero icecekler insulin spike yapmaz.
examine.com

pubmed.ncbi.nlm.nih.gov

Şekerli ürün içersen klâsik şeker vs sıkıntısı var. Onun dışında asitli ürünün dişlere vs zararı var.

Kolanin içinde kokain maddesi yoktur. O 1800 yıllarda ilk yapılan kolada vardır, o zamanda da legaldi. Icinde seni bağımlı yapan şeyler şeker ve kafein.
0
logisticsmanager
(17.01.23)
Abi kola düşünüldüğü kadar zararlı bir ürün değil, kola ile ilişkilendirilen zararlar günlük hayatta kullandığın hemen her gıdada var zaten. Normalde bilinen en büyük tehlike şeker, normal şeker kullanılan kolanın 200 ml'sinde ortalama 30 gram şeker var. Onunla bağlantılı her konuyu şekersiz kola içersen ortadan kaldırabilirsin. ya hadi kaldırmadın diyelim kolan günde günde her ün 30 gram şeker alsan ne olur almasan ne olur koladan almasan yarım somun ekmekten alacaksın, hadi ekmek yemedin çayın yanında yediğin bisküviden alacaksın vs. Alıyorsun yani sonuçta ama yok almayacam dersen şekersiz kola ve özellikleri için aşağıya alalım.

Şekersiz kolalardaki tatlandırıcılar üstünde birçok araştırma yapıldı ve bunların sonucunda herhangi bir zararı olduğu bulunamadı. Yani obeziteye de bir etkisi yok insülini de etkilemezi ki bunu üstüne basarak söylüyorum tatlandırıcılar insülini etkilemez, kanser de yapmaz. Kafein konusuna girmiyorum bile kafein akciğerleri gelişmemiş bebeklere daha rahat nefes alması için medikal olarak verilen bir madde, kafeinin zararlı olduğu kafası nasıl oturtu bizde ben anlayamıyorum günde 10 litre kola içmiyorsan onun da bir etkisi olmaz.

Bağımlılık olayı gibi bir şey yok tabii, kola özütü koka ağacı yapraklarından geliyor ama bu durumda gerçekten "abi kokainle aynı yerden geliyor o yüzden bağımlılık yapar" teorisi akla mantığı uyuyor mu yav. Kola bağımlılık yapmaz, olsa olsa en fazla kahve-kafein kola-kafein ilişkisi vardır bu anlamda.

Mide kas yapılı bir organdır mide içine besin girdikçe kasılır genişler besin çıkınca normal hale gelir, kola da içsen böyle ıspanak da yesen böyle.

Ha belki vücuttaki oksijene miktarına yönelik olarak karbondioksit içeriği için olumsuz konuşabiliriz ama kola ve maden sularındaki karbondioksitin büyük bir kısmı kola ilk açıldığında uçup gidiyor zaten çoğu dışarı atılıyor, mideye ulaşan belki 1 birimdir. Onun için içmeyeceksen maden suyu da içmeyelim.

Yani kola lobisinden değilim ama bilim böyle diyor.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(17.01.23)
0
msb
(17.01.23)
Kolada 'Yaa şeker varmış' deyip geçilemeyecek miktarda şöyle panolara konu olacak kadar şeker var.
www.google.com

Şeker yerine kullanılan tatlandırıcılar hakkında hiç de iyi konuşulmayan bir sürü araştırma var. Ancak Noel Baba'ya elbisesinin rengini değiştirtmiş olan bir küresel sermayeye karşı 'Kanserojendir' deyip son noktayı koyamamaları gayet normal.

Youtube'da şu tip videolar bol miktarda vardır. Saniyeler içinde pas söken bir ürün dişlere ne yapmaz.

www.youtube.com

Kafeinden ya da başka sebepten olsun uyarıcı etkisi vardır. Spor salonunda değilsen ya da uyumayıp sınava çalışman gerekmiyorsa uyarılma sakıncalıdır. Çoğu, daha da sakıncalıdır.

Kokadan, kafeinden ya da başka sebeplerden bağımlılık yapıcı etkisi vardır. Her gün 1,5 litrelik şişe bitirmeden duramayan 3 tanıdığım oldu. üçü de bıraktı. Sigara bağımlılığından beter olduğunu söylerler hep.

Sonuçta içeriği sır olan bir maddenin satışı için devletlerin ya özel izin vermesi ya da kanunlarını uygulamaması gerekiyor. İçinde ne olduğunu bilmeden tüketiyoruz. Ne derece mantıklı?
0
Mirket
(17.01.23)
işte benim de kafama takılan şey bu.

"şeker varmış" diyip geçilmeyecek miktarda şeker var evet, ama bu kadar şeker belki binlerce üründe daha var. ice tea'de de var mesela, ama 100 kişiye sorsan ice tea için "ooo çok zararlı" demez, ama kola için "çok zararlı, bööö öcü" deniyor.

saniyeler içinde pas söken şey dişlere ne yapmaz? evet o da doğru. peki ibn-i sina'dan beri şifa diye kullanılan, hala günümüzde sabah aç karnına yarım çay bardağı için detoks metoks faydaları sıralanan (www.acibadem.com.tr) elma sirkesiyle bir deneyin bakalım ne oluyor?

yani şeker var zararlı, e başkasında da var, ona zararlı diyen yok.

asit var pas söküyor, e sirke, limon da söküyor, zararlı diyen yok, aksine faydaları sıralanıyor.

kafein dediğin kahvede de var, aşırısı zararlı deniyor ama kimse kahveye "üff çok zararlı öcü o" demiyor.

gazlı olması deniyor, e beypazarı maden suyu diyorsun, günde iki şişe iç diyor.

ama bunlar birleşip kola olunca zararlı deniyor. benim göremediğim kısım nedir anlamıyorum.ne idüğü belirsiz, böcek olduğu söylenen bir özüt var, geriye bir o kalıyor. buna da benim aklım ermiyor. niye özellikle kola? fanta diyen yok, sprite diyen yok. hatta özellikle yöresel gazozları güzellyiorlar, içinde aynı şeker, aynı gaz, aynı katkı. kimse demiyor niğde gazozu çok zararlı sakın içme. ama kola diyince cısss.

içmeye bahane aradığım için sormuyorum, gerçekten kafam basmıyor, anlamaya çalışıyorum.
0
🌸kibritsuyu
(17.01.23)
Senin göremediğin bir şey yok abi öğrenilmiş çaresizlik var. Belli bi yaşın üstünde kimse sorarsan sor kola şöyle zararlı böyle zararlı der neden zararlı dersen içinde şeker var der ama akşam yemeğinde 2 somun ekmek gömer, bu işler böyle.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(17.01.23)
Hocam zararlı vs denildiği Ülker çikolatalı gofret ne kadar zararliysa o kadar zararlı.

Bu cola cok zararli su çok zararli olaylarin çoğu maksat klik kazanmak.

Bağımlılık falan denmis, ben de bir hafta kola icerim sonra icmem. Hayatımda kola bağımlısı olan bir tane insan tanıdım. Binlerce insanla tanıştım ve bir kişi. Ama sigara, alkol, uyuşturucu bağımlısı bir sürü. Öyle ekstra bir bağımlılık olayi falan da yok. Olay şeker bağımlılığı.
Icinde neler olduğu sır falan da değil, içine neyden ne kadar konulduğu sır. 21. Yüzyılda kimyasal bir maddenin içinde ne olduğunu bilemeyeceğimiz saniliyorsa komik. Bu maksat coca colanin nami yürüsün, gizli mizli diye goygoy dönsün, marketin olayi.

Çay, kahve tüketen, baklava yiyen, sabah akşam soda içen kişilerin çok da kolayı kafaya takmasina gerek yok.
0
logisticsmanager
(17.01.23)
4 olumsuzluğu sayıp her biri için bunda da var diyorsun. Sonra da 'bunlar birleşip kola olunca' demişsin.

Cevabın bir kısmı orada. Saydığın örnekler içinde bütün olumsuzlukları bünyesinde toplayan tek ürün kola.

Fanta ve Icetea'yi örnek vermişsin. Bence onlar da kolaya yakın zararlı. Bağımlılık yapıyorlar mı, bilemedim, duymadım hiç. Şeker miktarları daha az. Ve kola zararlılık konusunda sancaktarlık yapıyor.

Elma sirkesi. Asidite nedeniyle zararı var elbette. Ama faydası olduğu da söyleniyor. Hem bence daha pahalı olan elma sirkesinin üzüm sirkesinden hiçbir farkı yok. Pazarlama hilesi o diye düşünüyorum.

Madem suları. Barındırdığı elektrolitler bakımından faydalı.

İçeceğin gazlı olmasının bir zararı olduğunu düşünmüyorum. Geğirtir sadece.

Kahvenin zararı konusunu her doktor kabul edecektir. Günde bir fincan ancak diyecektir. Burada kahveyi bırakmaya, azaltmaya çalışıyorum diyen duyuruları görmüşlüğümüz var. O da bir küresel sermaye dayatması bence.
0
Mirket
(17.01.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.