Giriş
(34)

Su ihtiyacı mı sıvı ihtiyacı mı?

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
Çevremde yoğun bir şekilde bunun savaşını veriyoruz, ben diyorum ki su ihtiyacı yoktur sıvı ihtiyacı vardır, içinde (kola dahil) su barındıran her türlü sıvı su ihtiyacını giderir ama çevremde "yok abi illa su içeceğiz" örgütü var, bu kişiler su ayrı diğerleri ayrı diyor. Benim argümanım şu: Vücut k
Çevremde yoğun bir şekilde bunun savaşını veriyoruz, ben diyorum ki su ihtiyacı yoktur sıvı ihtiyacı vardır, içinde (kola dahil) su barındıran her türlü sıvı su ihtiyacını giderir ama çevremde "yok abi illa su içeceğiz" örgütü var, bu kişiler su ayrı diğerleri ayrı diyor.

Benim argümanım şu: Vücut kolanın içindeki suyun su olduğunu anlayacak ve onu kullanabilecek seviyede akıllı bir mekanizma, yani mesela yoğurda su döküp onu ayran yapınca su mevcut özelliklerini kaybedip başka bir şeye dönüşmüyor su yine bildiğimiz su, hatta biraz ısıttığımız zaman su buharlaşıp elimizde yine yoğurt kalabilir, çünkü su bu.

Fakat "yok abi illa su içeceğiz" örgütü diyor ki "olm öyle değil lan sadece su içeceğiz çünkü o su öbürü ayran. Böyle bir şey olabilir mi yav.

Ha ama alkollü içecekleri ayrı tutuyorum diüretik özelliğinden dolayı, onun dışında zaten çayın kahvenin falan çok da diüretik olmadığı çalışmalarla çıktı ortaya.

Sizce nedir? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.23)
Hani kuru fasulyeyi geceden ıslıyoruz da şişiyor ya. Ondaki su da su. Ispanağın içindeki su da su.
Hepsi kabulümüz yani.
0
Mirket
(12.03.23)
Yani evet sebzedeki meyvedeki su da su yani bildiğimiz, onu da ayırt etmiyorum ben hepsi su.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.23)
Açıkçası bence de böyle ama diyetisyenim bunu kabul etmiyordu. İçtiğim kahvenin ve çayın su yerine geçmediğini illa su içmem gerektiğini söylüyordu.
0
mutekebbir
(12.03.23)
Ya işte "neden" diye sorunca bir cevap alamıyorum ben. Aldığım en net cevap "çay ve kahve diüretik içtiğin zaman o suyu zaten atıyorsun" gibi bir şey ama onun artık doğru bir bilgi olmadığını biliyoruz, diüretik etki bi tek alkollü içeceklerde çalışıyor, zaten onun dehidrasyon etkisinden sen de anlıyorsun diüretik olduğunu, ben diyorum ki "abi sen kahve içtiğinde dehidrasyona girdiğini hissediyor musun?" Yok diyor. E hissetmiyorsan nasıl diüretik bu.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.23)
su sevmediğini sadece kahve çay vs ile su ihtiyacını giderdiğini iddia eden bir sürü kişi tanıdım. ne kadar doğru söylüyorlar tabiki bilemem ama, benim cevabım sıvı ihtiyacı.

Mide sanki sürekli boş mu ? Yemek yedikten sonra su içsek midede karışacağı için su yerine sayılmayacak mı ?

Tamam içtiğin bazı sıvılar diüretik olabilir ama aldığın sıvının ne kadarının atılmasına neden oluyor bu etki ?
0
mikael
(12.03.23)
gittiğim bir doktora çok az su içtiğimden fakat idrarımın sarı olmayışından yani mantıken yeterli sıvı alıyor olduğumdan söz ettiğimde, "gün içinde çay kahve içiyorsun dimi e işte tamam onlarla yetiyordur" demişti, demek ki su değil sıvı
0
neira
(12.03.23)
Abi ben bi kere su içmek için 1 litrelik sulardan 10 tane aldım her gün bi tanesini içsem kardır diye ilk şişeyi 10 gün sonra falan açtım ama her gün
2-3 litre sıvı tüketiyordum yine. Yani bu şekilde birine bi şey olsaydı bana olurdu muhtemelen, idrar rengim de gayet sağlıklı bir tondanydı bu arada böbreklerimle gurur duydum desem yeridir.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.23)
diüertik olması ayrı, dehidrasyona sebep olması ayrı bir konu. bir kişi çokça sıvı alıp da dehidrasyon yaşayabilir. o akşamdan ıslattığınız kurufasulyeyi bir ton tuzla pişirdiğinizde , nasıl olsa sıvı aldım diyerek su içmezseniz, vücut plazmanızdaki sodyum seviyelerini normale çekmek için hücre içindeki suyu dışarı atacak ve dehidrasyona sebep olacak. aynısı dümdüz su olmayan diğer içecekler için de geçerli.

lütfen içtiğiniz her çay-kahveye karşılık miktarda su da içiniz.
0
nolmus yani
(12.03.23)
vücudun su ihtiyacı kısmını bilmem ama ben çok kahve içip pek su içmezsem o gün direkt midem bozuluyor. Yanında su da içersem bir şey olmuyor.

Eşim su içmezse göz kuruluğu oluyor (iş yerinde çay vs. içiyor), düz su içince olmuyor.
0
nhk ni youkosu
(12.03.23)
Abi kurufasulye örnek ya kurufasulyeden yola çıkmamıza gerek yok, gerçi benim örneğim de değil benim örneğim diğer sıvılarla alakalı. Ben mesela salt su yerine limonata içiyorum diye "o suyun yerini tutmaz abi sen su iç" şeklinde bi düşünce varsa bu gerçekten çok değişik bir düşünce, çünkü limonatanın içindeki su da dümdüz su.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.23)
zaten su değişiyor demiyorum ki. su evet dümdüz su, aynı kalıyor. ama o suyla birlikte şeker de giriyor vücuduna. limonatayı içtiğinde vücuduna giren şekeri metabolize etmek için normalden daha fazla suya ihtiyaç duyar vücudun. bu da yine yukarda dediğim olayı başlatıyor, hop vücudundaki su hücre dışına çıkarak dehidrasyon başlatıyor.
0
nolmus yani
(12.03.23)
Ben şekersiz limonata içiyorum.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.23)
bu arada özellikle yaşın gençse yeterli su içmemenin sıkıntılarını şu an yaşamazsın kozmetik şeyler dışında. saçların tırnakların güçsüzleşir, cildin kurur, vs.

daha ciddi problemleri yaşın ilerlemesiyle görmeye başlıyorsun maalesef. o yüzden dana gibiyim hiç su içmediğim halde bir şey olmuyor deme.
0
nolmus yani
(12.03.23)
dostum limonda da şeker var.
0
nolmus yani
(12.03.23)
Vucudumuz siviya ihtiyac duyduguna su icirtiyor zaten. Cok buyuk bi kolpa bu.

Ayrica uzun sure ihtiyactan fazla su icmek tehlikelidir, tansiyonu dusurur.

Az su icerseniz yana yakila su ararsaniz ama fazla su icip bayginlik gecirince anlamaniz daha uzun surer veya zor olur.

Zaten 1 bu stay hydrated bir de kahvalti gunun en onemlj ogunudur.

Ikisi de amerikali 2 firmanin cok basarili marketing kampanyalarinin sonucu. Adamlar ne marketing yaptiysa butun dunyaya yon verdiler.
0
another satisfied lover
(12.03.23)
@another satisfied lover peki dünyayı yöneten 5 aile?
0
nolmus yani
(12.03.23)
İyi de bu tehlikeli bir şey değil ki zira şeker metabolize edilirken çok su kullanılsa bile şeker kaslara girerken suyla birlikte giriyor. Yani 1 gram şeker yaklaşık 3 gram suyla depo ediliyor kaslara, yani su yine vücutta kalıyor bir yere atılmıyor.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.23)
@nolmus yani, abi ben demiyorum ac bak 1950-60lardan reklamlari var o reklamlardan once de en fazla annelerin ara sira cocuklarina tembihledikleri seylerden fazlasi degil.
0
another satisfied lover
(12.03.23)
Abi bir de limondaki şeker fruktoz, onun metabolizması glikozdan daha farklı ama kafalarımız karışmasın şimdi.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.23)
sıvı diye okumuştum bir yerde. eğer suya ihtiyacın olursa zaten su içiyormuşsun. tabi bol su içmek önemliymiş ancak bu şekilde takıntı haline getirmemek gerekirmiş.
0
paintov
(13.03.23)
Su ihtiyacı. Yalnız zaten çoğu içeceğin çok büyük yüzdesi su yani, ondan ihtiyacını karşılıyor.
0
logisticsmanager
(13.03.23)
Sıvı değil, su ihtiyacı derim.

Çünkü diğer sıvıların içinde su olsa da yapıları gereği farklı bileşikler oluşturarak suyun yapısında ph,mineral seviyesinde değişiklik oluşturmaları ve suyu bu yapıda artık kendi doğal halinde kalmaması mümkün diye düşünüyorum.
0
diyecevaplandı
(13.03.23)
Tecrübe ile sabit su ihtiyacı diyorum.
Önceden hiç abartmıyorum bir hafta su içmese aklına gelmeyecek bir insandım. Deli gibi çay -kahve tüketirim (özellikle çay)
Bir takım şikayetlerim vardı, halsizlik, düşük tansiyon, yorgunluk vs
Üç farklı doktora göründüm, tahliller yapıldı vs. Üçü de bol su tüketmemi önerdi, içtiğim çayın kahvenin su ihtiyacını karşılamadığını söylediler.

Zaman içinde su tüketimini artırdım. Bariz şikayetlerim azaldı. Tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Demek ki suyun bir kerameti var
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(13.03.23)
diğer sıvı içeceklerde de su var +1 yani kahve de içsen kola da içsen su içiyorsun...

sağlıklı demiyorum tabi, önermiyorum da ama ortaokul-lise dönemlerimde neredeyse hiç su içmeyip 2-3 litre kola tüketiyordum ölmedim :D sonra üniversitede kolayı bırakıp maden suyuna geçtim, 1.5-2 yıl kadar da hiç su içmedim günde 3 litre kadar maden suyu içiyordum. eve(daha doğrusu otel odasına neyse... 4 yıl otelde kaldım üniversitede) su almıyordum bile. sonra su olarak su içmeye geçtim zamanla.

su ihtiyacı da sıvı ihtiyacı da doğru denebilir bana göre. su dışında tükettiğimiz sıvı içeceklerin de büyük oranda su olduğunu düşününce... h2o işte onlarda olan da.
0
konetsu
(13.03.23)
su bile kendi içinde ayrışırken diğer sıvılarla bir tutamıyorum, su ihtiyacı.
0
gule gule
(13.03.23)
Sıvı değil su diyeceğim, özellikle aşırı yüksek tansiyonu olan teyzeme doktorlar "çay değil su, içtiğin çay kadar su iç" diye defalarca tekrar ediyor. Bir de su dışındaki içecekler benim susuzluğumu gidermiyor.

Ama mayo clinic öyle demiyor, şekerli içeceklerden uzak dur da ne içersen iç diyor:
www.mayoclinic.org > "Is water the only option for staying hydrated?" başlığında.
0
kobuzchu kiz
(13.03.23)
İlaveten ancak su içtiğimiz zaman böbrekleri temizliyoruz, karaciğeri rahatlatıyoruz. Yoksa böbrek karaciğer hep bir iş yapma halinde. Onların detoksu su. Benim dr arkadaşımın anlattığından anladığım bu.
0
SiyamkedisiZorro
(13.03.23)
Su ile sıvı aynı şey değil.
Susadığında su yerine deniz suyu içersen mesela, susuzluğun gitmez, daha çok artar.
Hatta devamlı saf yağmur ya da kar suyu içersen bile olmuyor. İçinde mineraller olması lazım.
0
vizivozo
(13.03.23)
Bunun cevabi basit ama kolay degil.

Ictiginiz diger sivi gunluk alinan su miktarina katki yapar. Hatta soyle diyeyim iceriginde cok sivi olan meyve sebzelerde yapar. Yani emilim processi su icin yada x icin farkli degil. Bu ama bakis acisi olarak bir birini karsilayan bir konu degil. Yani ben su yerine X iceyim dogru bir yonelim degil.
gunluk belirli bir miktar suyu da tuketmeniz lazim eger buna dikkat ediyorsaniz. Yani bir bardak su ve kalaninda cay kahveyle de yasar insan ki pek cogu yasiyor o bambaska bir mesele. Ancak buna dikkat etme amacindaysaniz, spor, iyi beslenme vs. bir butun holistic yonemlim olarak vucudun verimli calismasi icin odem tutmamasi icin belirli miktar suyu da tuketmeniz lazim.

Ama suna da karsiyim x gun pek cok sivi ve 3-4 lt su icmisiz, ya iste bugun 4 lt ictim 6 yapmam lazim diyip 2 lt daha ihtiyac yokken icmeye de normal sartlarda karsiyim. Bunun anormal sarti cogu zaman ki gibi farmakolojik destek.
0
wallcan
(13.03.23)
su ihtiyaci
0
ala09
(13.03.23)
Bu arada şunu söyleyeyim ben bilim karşıtı değilim bilakis bilimin kulu köpeğiyim fakat ben doktorların "sen su iç" tavsiyesini de doğru bulmuyorum çünkü bugün emekliliği yaklaşmış pek çok doktor kendini eğitmiyor, 100 sene önce ne öğrendiyse hala o bilgileri kullanıyor. Yani bir doktorun benim için mesela "sıvılar suyun yerini tutmaz" bilgisi çok kayda değer bir bilgi değil, 10 sene önce de haftada 2 taneden fazla yumurta yemeyin kolesterolden gidersiniz vallahi deniliyordu ama sonradan öğrendik ki, böyle bir şey yokmuş, yemekten gelen kolesterol büyük oranda kullanılmadan atılıyormuş vücuttan. Ayrıca "ben su içmeyince su içmiş gibi olmuyorum" ya da "vücudum suya diğer sıvılara farklı tepki veriyor" düşüncesi de bana plasebo gibi geliyor, bu şekilde inandığında böyle olur normal olarak, bende de tam tersi oluyor mesela.

Bu "hiçbir şey suyun yerini tutmaz" önerisi de bana böyle geliyor biraz. Şimdi girip biraz PubMed araştırması yapsak yakın tarihlere göre bunu destekleyen onlarca araştırma buluruz ama üşeniyorum aramaya, bir de gece dandik filmlere Oscar gitti o nedenle tadım yok.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.03.23)
su kadar güzel tadı olan içecek yok. su içmeyen kişi kendine kötülük ediyor.
0
sert siyah krom
(13.03.23)
Sivi ihtiyaci tanim olarak cok sacma. Tabii ki su ihtiyacimiz var. Ama cayin icindeki su da su, koladaki su da su. Yani haklisiniz ama bunu sivi ihtiyaci diye belirtmek yanlis. Sadece su her yerde su, baska bi seyle karismis olmasi vucudun onu metabolize etmesine engel degil. Suyu o tarz baska seylerle almanin zarari varsa bile bu o yancilarin kendisinin zarari suyu oyle aldin diye degil.
0
ghilleinthemist
(13.03.23)
ben bu soruyu kaç doktora sorduysam, su ayrı sıvı ayrı dediler.
0
co2s2
(13.03.23)
(15)

Aşk ilişkileri hakkındaki düşüncem yanlış mı dürüst olun lütfen?

darth plix
Yaş 24, flört ettiğim çok kız oldu ama doğru düzgün sevgilim hiç olmadı. istesem olurdu tip boy olarak fena değilim yürüyen çok oldu ama ben best one diyebileceğim birini arıyorum.birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum. arkadaşlarım skor peşinde mesela am
Yaş 24, flört ettiğim çok kız oldu ama doğru düzgün sevgilim hiç olmadı. istesem olurdu tip boy olarak fena değilim yürüyen çok oldu ama ben best one diyebileceğim birini arıyorum.

birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum. arkadaşlarım skor peşinde mesela ama ben sevebileceğim, beni sevecek ciddi ilişki yaşayacağım birini istiyorum. sahtelikten samimiyetsizlikten nefret ederim mesela, samimi ve dürüst olan birini arıyorum. etrafıma bakıyorum neredeyse bütün kızlar gösteriş peşinde, bad boy peşinde, ya da 2 bira nasıl fazla içerim onun peşinde.

muhafazakar değilim karakterli biri olsun yeter, yani önüne gelene yürüyen ya da her yürüyen erkeğe mavi boncuk dağıtan biri olmasın yeter benim için.

bu düşünce yanlış mı, objektif ve dürüst olun lütfen.
0
darth plix
(09.03.23)
Yanlış değil, niye olsun? Bu sensin, ne mutlu..
0
gadlemler
(09.03.23)
kimse the one değil. ve bütün sermayeni tek bi kişiye yatırman, o kişiyi idealize etmen seni çok dibe çekiyor. tıpkı senin gibiydim ve şu an çok pişmanım :) tecrübe iyi bi şey. bu demek değil ki önüne gelenle ilişki yaşa; o çok daha kötü bir seçenek. ama bu kadar anlam da yükleme kimseye bence.
0
deartheodosia
(09.03.23)
yanlis bu. the one diye paket gelmiyor bunu bir kez bile olsa deneyimle daha iyi anliyosun. kimse tam olarak sana gore yaratilmamistir ama sen oyle gorursun, asik olursun evet bu iliski yasamaya deger. ama bakis acin buyuk hayal kirikligi yasatir. bu zorla sevgili yap demek degil ama yatkinligin ve potansiyelleri degerlendirme ihtimalini dusuruyor sendeki dusunce
0
ala09
(09.03.23)
@deartheodosia
@ala09

hocam best one yazdım ama her şeyiyle 4x4 lük biri olsun ya da aynı benim kafada biri olsun düşüncem yok. tabikide kavgalar tartışmalar fikir ayrılıkları olur, olmazsa sıkıntı vardır zaten. best one'dan kastım şu ;

ben birine vaktimi enerjimi harcayacaksam buna değecek biri olsun, en azından boşu boşuna vakit kaybettim demiyim. Görüyorum şimdi millet çorap değiştirir gibi sevgili değiştiriyor. onun için şunu yaptım bunu yaptım diyor.
0
🌸darth plix
(09.03.23)
yeterince tecrüben yoksa o tek kişi geldiğinde seni tecrübesizliğinle sevecek biri olması lazım. şans meselesi bu tabii ama bence hazır olmak deneye deneye yanılmak daha iyi. her denemede ne istediğini ve ne istemediğini daha iyi anlıyorsun her anlamda. o yüzsen yanlış ya da doğru diyemem ama tavsiye de etmem.
0
roket adam
(09.03.23)
böyle adamlar kalmadı. helal olsun :)
0
candide
(09.03.23)
Bence yanlış çünkü 24 yaşındaki siz ile 30 yaşındaki siz aynı değil. Zamanla değişecek.

Bu mantıkla 30 yaşlarına kadar yalnız olmanız olası.
0
logisticsmanager
(09.03.23)
Bu kafada olan biriydim aynı yaşlarda. İstediğim gibi birini buldum. Güzel seneler geçirdim ve ayrıldım. Best one sanıyordum bende. Sonra çok farklı noktalara doğru değişip ayrılmak zorunda kaldık.Bu düşünce yanlış ya da doğru değil. İnsanın içinden gelen bir şey. Nasıl yapmak istediğini en iyi sen bilirsin.
0
Depik
(09.03.23)
@logisticsmanager

ne tavsiye edersiniz peki hocam ?
0
🌸darth plix
(09.03.23)
Bir iliskiye başlayıp beraber büyümenizi, buna göre de devam edip etmemeyi.
Kendimden örnek verirsem "çok iyiyiz ya çok seviyorum" dediğim, hani devam etse belki evlenirim dediğim 2 tane falan ilişkim oldu eşimden once. Iyi ki de olmuş çünkü ne istemedigimi anladım. Kacarak uzaklastim belli karakter özelliklerinden.

Sizin riskiniz zamanla değişeceginiz için bugün begendiginizi yarin begenmeme. Yani 24 yaşımdaki halim ile bugünkü halim ciddi farkli.

Buna ek olarak insan genelde iliskiler ile ne istediğini anlıyor. Çok seyrek yani "aha buldum onu". Ha ayrı konu böyle diyorum ama benim hanım beni arkadan görmüş, vurulmuş. Ilk sevgilisiyim. Oluyor yani de çevremde onun gibi ilk tanıştığı kişi ile evlenen kaç tanıdığım var desem çok sınırlı, şans işi biraz ama ben kendisinden önce başka iliskiler yasamaktan mutluyum çünkü daha olgun bir haldeydim.
0
logisticsmanager
(10.03.23)
Doğru yanlış demek bana düşmez ama şöyle bir şey var benim gördüğüm.

Uzun bir süre doğru insanı bekleyen insanların bir yerden sonra ilişki algıları gerçeklikten kopup kutsal bir hale geliyor. Ama insanlar kutsal varlıklar değil, sorunlu ve mükemmel olmayan kişiler. Geçen yıllar kafanızdaki ilişkiyi kutsallaştırdıkça bu bir noktadan sonra hiçbir insanın kaldıramayacağı büyük bir olay haline geliyor.

Bir de ilişki yaşamak öğrenilen bir şey. Kimse sizinle kusursuz bir uyumla başlayamaz. İlişki süresince yıllar geçtikçe ortaklaşırsınız. Ya da bu olmaz ve ayrılırsınız. Bazı şeyler ergenlikte öğrenilmeli bence. 25-30 yaşında ilişkiler hakkında hiçbir şey bilmeyen bir insanın karakteri de çok oturmuş olduğu için bir ilişkiye adapte olma süreci haddinden fazla sancılı olabiliyor.

Yine de siz bilirsiniz tabi ki. Ancak böyle düşünüyorsanız bence yaşınız çok ilerlemeden bir yerden başkayın.
0
akhenaten
(10.03.23)
duruşunu bozma ama kendini best one bulacağım diye zorlama.

emin ol biri olacak hayatında çok seveceksin ama best one olmayacak bu kişi.

önemli olan best one kişiyi bulmak değil birbirinizin eksik yönlerini tamamlayacak, uygun anahtarın uygun deliğe girmesi gibi bir ilişki yaşamak.
0
Hallegadola
(10.03.23)
"karakterli biri olsun yeter" şu durumda şimdiye kadar tanıştığın herkes karaktersiz.

"önüne gelene yürüyen ya da her yürüyen erkeğe mavi boncuk dağıtan biri" şu durumda şimdiye kadar tanıştığın herkes hep başkalarına yürüyor, mavi boncuk dağıtıyor. zaten hepsi aynı.

"vaktimi enerjimi harcayacaksam buna değecek biri olsun, en azından boşu boşuna vakit kaybettim" nasıl anlayacaksın değip değmeyeceğini? insanlar seneler geçtikten sonra değdi diyebiliyorlar, sen kaç günde diyebiliyorsun bunu? eğer böyle bir yeteneğin varsa bizle de paylaş.

"birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum" herşeyi tek biriyle yaşayamazsın. yaşasan bile hepsinden tad alamazsın, gerçekler hayaller ile aynı değil. kahvede tavla atmanın tadını, beraber olduğun kişi ile alamazsın. onunlaykende diğerleriyle oynamak gibi olmaz.

sen hayatını o özel kişiyle yaşamak istiyorsun, o özel kişi ancak sen hayatını yaşadığın zaman gelir.
0
selam
(10.03.23)
@selam +1

bir şeylere şartlama bence kendini. 30uma yaklaştım, hep uzun ilişkilerim oldu. hepsi birbirinden farklıydı. isterdim ki hepsinin güzel özelliklerini tek bir kadında toplayabileyim. ama böyle bir şey yok.

ne zaman şöyle yapıcam, böyle çizgilerim var, şu şekilde bir tercih yapıcam dediysem karşıma tam tersi şekillerde insanlar çıktı.

ne zaman cozutucam alemlere akıcam dediysem, karşıma uzun ilişki yaşayabileceğim hatta evlenmek isteyebileceğim bir insan çıktı.

neyin nerede olduğunu bilemezsin sen normal hayatını yaşa, yanlışlar da yap. olur da içlerinden biri "hah bu" dedirtirse ondan devam edersin. O insan da hep doğru yerlerde olmayabilir. bakınca anlaşılmayabilir. kısa zamanda da anlaşılmayabilir.

Kaldı ki yine değinmişler, "hah bu" dediğin de 5-10 sene sonra aynı etkiyi yaratmayabilir.

En güzeli kasmadan farklı tecrübeler edinmek derim.
0
ananiyimioguz
(10.03.23)
yaklasiminiz yanlis. insanlari yakindan tanimadan ne isteyip istemediginizi ogrenemezsiniz. insan iliskiyle buyuyen ve gelisen bir varlik. siz hic iliski yasamadan iyi bir iliski yasamak istiyorsunuz. farkli deneyimler yasamadan bunu bilmeniz imkansiza yakin, ne diger insanlarin ne de kendinizin iliski icinde nasil olacagini icinde olmadan goremezsiniz. kendinizi bu sekilde tamamen taniyamazsiniz. kendimizi hem kendi kendimize kalarak ama ayni zamanda iliski icinde taniriz. dolayisiyla, hem arkadaslarinizin yaklasimi (sadece skor pesinde olmak) hem sizinki yanlis.
0
kassiopeia
(10.03.23)
(8)

kardesim icin ne yapabilirim?

antikadimag
kendisi 28f kimya muh yuksek lisansini bitiriyor bu yaz ve hic calismadi.ben amerika'da calisiyorum. turkiye'nin halini dusunursek ne yapabilirim onun icin? dil okulu, amerika'da baska master veya phd programlari aklima geliyor. tr'de is bulmasi zor gibi. en akillica yol nedir?
kendisi 28f kimya muh yuksek lisansini bitiriyor bu yaz ve hic calismadi.

ben amerika'da calisiyorum. turkiye'nin halini dusunursek ne yapabilirim onun icin?

dil okulu, amerika'da baska master veya phd programlari aklima geliyor. tr'de is bulmasi zor gibi. en akillica yol nedir?
0
antikadimag
(07.03.23)
Türkiye'de iş bulması zor değil aslında. Biraz okuduğu okula ve yetkinliklerine bağlı ama iyi bir iş bulabilir yine de.

Yurtdışına bir daha kalıcı olarak dönmemek üzere gidiyorsa olabilir ama birkaç sene sonra dönecekse daha zor olmayacak mı? Yaşı 30-32 olacak ve Türkiye'de bir iş deneyimi olmamış olacak.
0
sailor
(07.03.23)
turkiye'de kalacaksa onunde iki yol var ya akademik kariyer ya da ozel sektor. kardesinle konustun mu bu durumu o ne yapmak istiyor, gelecek planlarinda neler var?
0
duyulmasi gerektigi kadar
(07.03.23)
akademik kariyer hiçbir zaman bir çıkış yolu değil. bunu böyle düşünüp de tepetaklak olan çok insan var.

ne yapacak? iş bulmaya bakacak. masabaşı ne iş bulursa yapacak.
0
OrangeYellow
(07.03.23)
Yani neyde uzmanlasti bilmiyorum ama ben rüzgar gülü sektöründe çalışıp kompozit vs olaylarinda uzmanlasip yabanci şirketlere yurtdışına giden çok kisi tanıyorum. Sebebi de istenen ve çok bilgi olmayan bir alan olması.

Yani neyde uzmanlastigina göre belli bir deneyim sonrası gidebilir. Ama sallıyorum temizlik ürünü fabrikasında başlarsa çok bir önemi olmaz çünkü onun uzmanı var baya.
0
logisticsmanager
(07.03.23)
Dil okuluna götğr amerikaya, paralı kurs da olur ama cv sinde kalması için bi üniversite bünyesinde birşeylere yazdırabilirsin. Ben bu şekilde 1 sene californiada okudum çok işime yaradı...
Hem alışsın oralara, sonra da türkiyeye gönderme
0
gadlemler
(07.03.23)
Keşke öyle bir fırsatım olsada work and travel , dil okulu yada herhangi bir şey amerika veya avrupada biri çekse beni diyorum.

Tr’de bulmasına bulur da yazık olur böyle bir fırsatı varken yurtdışını değerlendirsin.
0
kararsızataletfilozofu
(07.03.23)
kardesin phd yapmak istiyor mu ki? abd'de phd 6-7 seneyi buluyor cogu durumda.

bir phd'nin parcasi olmayan 2 yillik standalone masterlaraa funding bulmak zor genelde. bir de mezun olunca abd'de kalabilme sartlari neler onu arastirmak lazim.

dil okulu daha mantikli olabilir, seninle yasar vs maddi olarak altindan kalkilabilir. tabii sonrasi turkiye'ye donus.
0
hot potato
(07.03.23)
Tr’de iş bulur, kardeşinle aynı yaştayım ve liseden kimya mühendisi olan 4-5 arkadaşım var hepsi çalışıyor güzel yerlerde.

Bence mümkünse önce uluslararası bir şirkette iş tecrübesi yapsın iki sene, sonra da İngilizcesi çok süper diilse bi sene falan dil okulu yapsın, o esnada karar verir zaten ne istediğine.
0
vedatchilipeppers
(07.03.23)
(4)

Eğitime öğrencilere yatırım yapan şirketlerin beklentileri ne?

trgydl
Örneğin büyük bir yazılım firması Oracle öğrencilere ücretsiz program veriyor Amerika’da. SAP bilgisayar laboratuvarı bağışlıyor falan. Maddi yardımlar sponsorluklar veriyorlar. Bunların sosyal medyada duyurulması dışında nasıl bir katkı bekliyorlar? Burs gibi yardımdan bahsetmiyorum. Programlarının
Örneğin büyük bir yazılım firması Oracle öğrencilere ücretsiz program veriyor Amerika’da. SAP bilgisayar laboratuvarı bağışlıyor falan. Maddi yardımlar sponsorluklar veriyorlar. Bunların sosyal medyada duyurulması dışında nasıl bir katkı bekliyorlar? Burs gibi yardımdan bahsetmiyorum. Programlarının öğrenilmesine yönelik katkılar. 100 öğrenciden belki de 99 u o programı kullanmayacaktır?
0
trgydl
(07.03.23)
Büyük firmada çalışacak öğrencilerin yüzde 99u oracle, sap vs kullanacaktir. Tedarik zinciri, üretim, muhasebe, finans, ik, satış vs vs.

Bu noktada bu erpleri bilen adam yetiştirmek demek sirketlere hazir adam gitmesi, bu erpleri bilen kisilerin çoğalması demek.

Benim Türkiye'de okudugum okulda da var sap dersi misal.

Ha bir de ne kadar çok kişi bilirse piyasada o kadar bilen adam olur, haliyle firmalar erp yatırımı yapacakken elinde bilen iş gücü olan erp yatırım yapmayi tercih edebilir.

Benim görüşüm bu.
0
logisticsmanager
(07.03.23)
logisticsmanager'ın dediği gibi tam olarak. uzun vadede bu eğitimleri veren şirketler müthiş kazanıyor. mesela cisco da öyle.
0
roket adam
(07.03.23)
100 öğrenciden 1'i bile çalıştığı veya kurduğu şirkette o programın kullanılmasına sebep olursa bu iş maliyetini çıkarmış olacak. Bu arada zaten herhangi bir maliyeti de yok. Program orada yazılmış şekilde duruyor.
Bir programı ne kadar çok kişi bilirse piyasada da o kadar yaygınlaşır.

Ayrıca insanlara henüz öğrenciyken yapılan yardım ve bağışların daha etkili olduğunu tahmin ediyorum. İnsan 20 yaşındayken fikirleri tam olarak oluşmamış olabiliyor ama 60 yaşında bir insanın fikrini değiştirmek daha zor olacaktır.

Yapılan bağışların hem şirketlerin hem de bireylerin bir kısmını vergiden düşebileceğini de ekleyelim.

Bildiğim kadarıyla Amerikan kültüründe bağış yapmak çoğu aile için standart. Ailelerin önemli bir kısmı yıllık kazancının %2 - %5'i civarında bir parayı bağış yapmak için kullanıyor, bütçesini o şekilde planlıyor.

Sizin sorunuzda büyük ihtimalle anlayamadığım kısımlar oldu. 100 öğrenciden 99'u neden o programları kullanmasın ki?
0
michael_knight
(07.03.23)
okula başladık ilk CAD programı solidworks.

şimdi solidworks kullanırsın kullanmazsın o başka mevzu ama herkes solidworks'ü bilir.

o sebeple daha iyi bile olsa ortalama bir adam torio yazılımını değilde gider solidworks'ü aldırtır firmasına
0
duyurukullanıcısı
(07.03.23)
(9)

Almanya veya Fransa Yüksek Lisans

sapere aude
Merhaba İstanbul'da iyi bir üniversitede İşletme bölümü okuyorum, önümüzdeki Şubat ayında mezun olacağım. Mezun olduktan sonra Avrupa'da yüksek lisans yapıp orada kalmak istiyorum. Henüz 2 ülkenin dilini de bilmiyorum sadece B2 seviye İngilizcem var.Ancak hangi ülke yüksek lisans için daha uygun olu
Merhaba İstanbul'da iyi bir üniversitede İşletme bölümü okuyorum, önümüzdeki Şubat ayında mezun olacağım. Mezun olduktan sonra Avrupa'da yüksek lisans yapıp orada kalmak istiyorum. Henüz 2 ülkenin dilini de bilmiyorum sadece B2 seviye İngilizcem var.

Ancak hangi ülke yüksek lisans için daha uygun olur bu konuda yardımınıza ihtiyacım var.

Ücretsiz veya çok düşük ücretli olan bir üniversiteden kabul alma ihtimalimin ayrıca burs bulma ihtimalimin en yüksek olduğu ülke hangisi?
0
sapere aude
(06.03.23)
Fransa'da kafası çalışan ve çalışan Türk aç kalmaz. Tedarik zincirine yonelirseniz yüzde 99 iş bulursunuz. Benim türk ve Hindistanlı arkadaşlarımdan kimse sıkıntı çekmedi.

Ama elinizde fırsat varsa gitmeden 1-1.5 sene çalışıp gitmenizi tavsiye ederim. Sebebiyse nerede olursa olsun "deneyimsizlik" olayı her yerde var.

O yüzden ben herkese 1-1.5 sene deneyim sonrası masteri tavsiye ederim.

Para vs bilgim yok. Son sorduğunuz soruya da pek bilgim yok. Yalnız bu dediğiniz üniversiteler ingilizce olmaz genelde, özel üniversitelerin dili ingilizce oluyor. O konuda araştırmak lazım.
0
logisticsmanager
(06.03.23)
kabul alma, burs alma konusu ülkeden çok kişiye, başvuruya göre değişiyor. İlk fırsatta en yakın yurtdışı eğitim fuarına gidin, en azından okullar ya da temsilcileriyle görüşür fikir alırsınız.

akare.com.tr

Başvuru mektubunuz,
Referanslarınız,
Değerlendiren komiteyi ne kadar etkileyebildiğiniz vs önemli.
Almanların da fransızların da türklere karşı önyargı oranı aşağı yukarı aynı şu
ortamda.

www.mastersportal.com üzerinden okul ve burs imkanlarına bakabilirsiniz.

Yüksek lisans konusunda birkaç strateji var. Sizin neyi amaçladığınız önemli.

Atıyorum iyi bir üniversite ama hangisi? Yani koç ya da boğaziçi'nde okuyorum, akademik başarım çok iyi, fransa ve almanya'nın en prestijli okullarında yükek lisans kovalıyorum... Bu ayrı bir kafa...

İstanbul üniversitesi & marmara üniversitesi öğrencisiyim. Derdim eğitim ve yaşam standartları iyi bir avrupa ülkesinde iyi kötü bir yüksek lisans bulmak, sonra da iş bulup oraya yerleşmek... Bu bambaşka bir kafa.
0
anten
(06.03.23)
almanyada master ucretiz. bircok ingilizce program var. ama kabul alma ihtimalini yukseltmek isteniyorsa ingilizce (toefl vs.) veya almanca (goethe) dil sertifikalari avantaj olur. bunun yaninda bir sure is deneyimi veya evs gibi avrupda gonullu calismak da buyuk avantaj saglar. bunlar disinda not ortalamasi, motivasyon mektubu ve referans mektubu gibi kriterlere de bakiyorlar.

almanyada bir ogrencinin aylik gideri 800 euro civari olacaktir ve bunun en onemli parcasi kira olur. ogrenci vizesi ancak 180 gun yari zamanli ya da 90 gun tam zamanli calismaya izin verir. ozellikle iletisim gerektiren isleri bulmak zor olabilir ama getir veya amazon kuryeligi gibi isler, okul kutuphanesinde calismak gibi imkanlar olabilir.
0
emrahday
(06.03.23)
@anten teşekkürler cevap için, amacım iyi kötü bir yüksek lisans bulup belirttiğim üzere orada kalmak.
0
🌸sapere aude
(06.03.23)
O zaman bence araştırmanızı geniş tutun dediğim gibi sorbonne'da okumak istiyorum gibi bir hedefiniz yoksa, tek dert ortalamaüstü bir okula gidip iş kovalamaksa daha geniş düşünün.

Şu anda AB içinde yabancı öğrenci kontenjanlarında önceliği ukraynalılara veriyorlar. Kalan kontenjanlara AB dışı öğrenci alıyorlar. O biraz kısıt yaratıyor türkiye'den giden başvurulara.

Yüksek lisans konusunda alanınızla ilgili ya da yüksek lisans yapacağınız alanla ilgili bir iş deneyimi çok fark oluşturuyor. Bence bir iş tecrübesi edinin öyle başvurun.

Şimdi şöyle bir gerçek de var... Seçim sonrası mevcut siyasi iklim gençleri gererse (hangi parti kazanırsa kazansın), çok fazla başvuru ve yığılma olacaktır ki son 2 yılda inanılmaz bir yüksek lisans başvurusu var avrupa'ya ekonomi sebepli. Bunların içinde 30-35 yaşlarında kariyerli insanlar da var. En azından bu yaz dönemi yoğun geçer. Sonra biraz daha insanlar sakinleyince sonraki dönemlere başvurmak daha sağlıklı olabilir.

Haliyle okullar ve konsolosluklar çok daha seçici ve katı yaklaşıyorlar kabul ve vize konusunda.

Başvurunun da bir maliyeti var her okula 100-200 euro vereceksiniz başvuruda, evraklar falan da bir maliyet... o yüzden olabildiğince hazır olun başvuru öncesi.

Şu anda okulda uluslararası öğrenci projelerine katılma şansınız varsa mutlaka katılın.

Bu arada almanya koşullarını bilmiyorum detaylı ama çoğu ülkede ücretsiz üniversite ancak EU pasaportu olanlara sunulan bir hak. Bizim gibi non-eu ülkelerden tuition fee istiyor birçoğu. Ama dediğim gibi ülkeden ülkeye, okuldan okula bu koşullar değişebiliyor. Bazı okulların türkiye gibi ülkelere de eu hakları sunduğunu gördüm.

Bu arada polonya, macaristan, çekya, hırvatistan gibi ülkeler de hem daha uygun okullar, hem daha uygun yaşam maliyetleri hem de hiç fena olmayan okullar sunuyorlar. Üstelik iş bulma ve oturum konusu daha esnek bunlarda.

İsveç ve hollanda yaşamak için çok pahalı olmakla birlikte gördüğüm en en organize yabancı öğrenci platformlarına sahip.

studyinsweeden.com adresine bir bakabilirsiniz. Okullar pahalı ama, burs imkanları oldukça fazla.

Özellikle hollanda diğer avrupa ülkelerine göre biraz daha kozmopolit olduğu için daha rahat olabilir süreçler.

Ben bir alternatif olarak da birleşik krallık okullarına bakın derim.

İtalya avrupa'daki en ucuz okulların olduğu ülkelerden biri. ama iş bulma şansınız nedir bilemem sonrasında bir de yaşamak için çok pahalı.

Bir de bazı okullar ve ülkelerde belli bölümlere özellikle teknolojiyle alakalı bölümlerde ayrıcalıklar tanınıyor.

İşletme okuyorsunuz. Mesela önceki yıl almanya'da "dijital girişimcilik yüksek lisans programı" sunuyordu bir okul. Baya da bir kurum ve şirketin desteğini almış program iyiyidi. Nereden başvurursan başvur bedava ama bir başvuru şartları var 4 a4 sayfası:) Dijital pazarlama, teknoloji ve işletmenin çakıştığı bölümleri bir araştırın. Burada bu alanlarla ilgili olduğunuzu gösterirseniz burada imkanlar ve başvuru kabul şansı artabilir.
0
anten
(06.03.23)
almanyada universite ucret olayini biraz daha acayim. devlet universiteleri alman, ab vatandasi ya da turk vatandasi farketmeden ucretsiz. ozel universiteler ucretli ama almanyada devlet universiteleri hem egitim, hem imkanlar hem de ogrenci profili olarak ozel universitelere oranla cok cok iyi. zaten cok da fazla ozel universite yok.

ucretsiz ama bazi eyaletlerde donemlik harc ucreti var. bu yaklasik donemlik 300-400 euro civarinda oluyor. ama bu harc karsiliginda verilen ogrenci kimligi ile toplu tasimadan ucretsiz yararlanabiliyorsunuz. yani verilen ucret zaten kendini kurtarmis oluyor.

ilk planda bir ogrenci icin en buyuk problem ev veya yurt bulmak oluyor genelde. bunun icin okuldaki ogrenci topluluklarindan yardim istenebilir. bu topluluklar mezun olan ogrenciler ile yeni baslayanlari iletisime gecirip bosalacak evlere basvuru sagliyorlar.

bir baska buyuk problem ise gelir grantorlugu. ogrenci vizesi basvurusu sirasinda yabancilar dairesi o ogrencinin aylik gelirini garanti etmesini istiyor. her sene degismekle beraber yaklasik 800 euro gibi bir rakam gerekiyor ve bir yillik miktarin banka hesabinda bloke olmasini isteyebiliyorlar. ya da almanyada yasayan garantor olabilecek biri gerekebiliyor.
0
emrahday
(06.03.23)
emrahday +1.

ben kabul aldim ama gitmedim (baska yere gittim). almanya'ya mastera giden arkadaslarimin da cogu almanca bilmiyordu hatirladigim kadariyla. genellikle part time calisarak masraflarini cikardilar, zorluk yasayan olmadi.

yuksek ingilizce skoru her turlu kabul almada onemli (ozellikle ingilizce programlar icin) o yuzden B2 neye tekabul ediyor tam bilmiyorum ama toefl'in uzerine gitmek verimli bir strateji. Soylendigi gibi masterlar ucretsiz zaten ama ustune burs alamazsin, tektuk kurumlarin verdigi falan burslar da en muthis ogrencilere gider. burs bulamayacakmis gibi plan yap.

ben kesinlikle polonya, macaristan, çekya, hırvatistan gibi ülkelere bakmazdim. zaman kaybi. istanbul'da iyi bir universitede yap daha iyi. bu ulkelerde zaten kolay kolay kalamazsin, kalmak da ister misin sanmam.
0
hot potato
(06.03.23)
2 ülkenin dilini de bilmiyorum - bu buyuk handikap. Mavi yaka maraba kontenjanindan dil bilmeden cikabilir, ama beyaz yakanin gidecegi ulkenin dilini bilmemesi buyuk sikinti, ezerler. Bence su halde anadil ingilizce olan ulkeler disinda baska bir ulkeye gitmeye pek hazir degilsin.

Ben olsam paniklemeden sunlari yaparim:

- oncelikle kariyerimde ne yapmak istedigime karar veririm. Isletme okuyorsun, finans sektorunde mi calisacaksin, yoksa satisa mi yoneleceksin..yelpaze cok genis. Bunu anlamak icin ilk once turkiye'de biraz calisman gerekebilir.

- sonra karar verdigim konuda hangi ulkede ne imkanlar var ona bakarim. Belkide o konuda Fransa cok ilerde, Almanya degil, vs..

- Ulkeyi bulduktan sonra A1-B1 seviyesine falan gelmek icin 1 sene kadar kendimi o dile gomerim turkiye'de. O sirada okul basvurularini yaparim.

- Ondan sonra vizeyi alir uzarim.

Butun bu asamalari tamamlaman tahminen 3-4 sene surer. Tahnminen yasin 25-26 olur. Bu da yuksek yapmak ve yurtdisina uyum icin iyi bir yas. Sonrasi artik sana kalmis.

Ha yok bunlar bana gelmez ugrasamam, acil uzamam lazim diyorsan, o zaman amariga/UK/commonwealth. Bunlardan baska bir yere bakmam. Onceligim kesinlikle amariga olur.
0
cooperr
(06.03.23)
Ülke dili bilmeden çalışma kısmında Fransa için açmak isterim;
Çalışma dili ingilizce olan bir sürü firma var. Birinde ben çalıştım, 30 ülkeden insan vardi. Onun dışında zamaninda konuştuğum şirketlerde çalışma dili ingilizce dendi çok kere. Şu an çalıştığım yerde Fransızca bilmeyen beyaz yakalar var. Büyük sirketlerde dil onemsenmez. Role göre istenir; misal ekip yöneten kişinin Fransızca bilmesi normal ama amerikali müşteriye account manager olacak adamin Fransızca bilmesine gerek yok.

Türkiye'ye kıyasla bu ülkelerde hq olan yabanci sirket sayisi fazla, hq olunca dil ingilizce oluyor zaten.
0
logisticsmanager
(06.03.23)
(6)

Bu kokteylin adı ne

regina phalange
turuncu renk ve Bardağın kenarlarında sumak gibi bir şey var muhtmelen sumak değil ama ona benzer bir şey var. Viski bardağında servis ediliyor. Ne bu?
turuncu renk ve Bardağın kenarlarında sumak gibi bir şey var muhtmelen sumak değil ama ona benzer bir şey var. Viski bardağında servis ediliyor. Ne bu?
0
regina phalange
(06.03.23)
negroni?
0
asisamus
(06.03.23)
Negroni değil
0
🌸regina phalange
(06.03.23)
Spicy Blood Orange Margarita?
0
nonik
(06.03.23)
herhangi bir kokteyl olabilir, hemen hemen her barmenin kendi tarifiyle kokteyl var, ya da klasik bir kokteyli yorumlamış olabilir.
0
benaslinda
(06.03.23)
Bardagin kenarlari dediğiniz agiz dayanilan yerlese onlar genelde cinnamon dipped vs diye geçiyor. Illa tarçın olmasina gerek yok her şey olabilir.

Bu kadar bilgi ile bulmak imkansiz. Bir sürü örnek var.
Örnek apple cidar margarita

Sumak diyince de staghorn sumac çıktı.
0
logisticsmanager
(06.03.23)
Bir cesit margarita'dir, herkes farkli yapiyor. Rimi baharatlamak daha cok margarita'ya ozel olsa da bir bar rasgele bir kokteyle de rim dekoru yapabilir. Michelada'ya da konuyor mesela ama viski bardaginda servis edilmez o bira bardaginda edilir.
0
mirafiori
(06.03.23)
(3)

The Dark Knight Rises - Banka Soygunu Sahnesi

zemun
The Dark Knight Rises filminde banka müdürü hırsızlardan birini vuruyor. Sonra planda değişiklikler oluyor.Banka müdürü hesapta olmasaydı plan ne şekilde işleyecekti?İlgili sahne:https://www.youtube.com/results?search_query=joker+bank+robbery
The Dark Knight Rises filminde banka müdürü hırsızlardan birini vuruyor. Sonra planda değişiklikler oluyor.

Banka müdürü hesapta olmasaydı plan ne şekilde işleyecekti?

İlgili sahne:

www.youtube.com
0
zemun
(04.03.23)
Planda değişiklikler banka müdürü ile alakalı değil.
Joker herkese is bitince diğerini öldürmesini söylüyor. Değişiklik bu yani.
0
logisticsmanager
(04.03.23)
plan zaten soygun tamamlanınca paranın paylaşılacak kişi sayısının düşmesi bahanesiyle jokerin adamları birbirine kırdırması. bu arada filmin adı The Dark Knight Rises değil The Dark Knight sadece
0
paintov
(04.03.23)
Banka müdürü adamlardan birini öldürünce, joker'e silah çeken soyguncu boşta kaldı. joker ona dedi yani o adamı öldür diye. e banka müdürü onun öldürmesi gereken adamı öldürünce o adam da joker'e silah çekti.

yani banka müdürü olmasaydı, banka müdürünün öldürdüğü adamı joker'e silah çeken adam öldürecekti. jokerde o adamı öldürecekti üstüne birde otobüs şoförünü öldürecekti. yani joker 2 adam öldürmekten kurtulup 1 kişiyi öldürdü.
0
sassot
(04.03.23)
(7)

Otomotiv Önerisi, Muadil Tavsiyesi

pilchard
Herkese merhaba,Volkswagen Golf 1.6 TDI, 2015 model, 100.000 km'de dizel araçlara baktım ancak fiyatlar haliyle yüksek. Piyasadan çok anlayan biri de değilim, buna muadil araçlar nelerdir, ne önerirsiniz? İstanbul içinde kullanılacak, önceden araç tecrübesi çok olmayan biri kullanacak gibi düşünebil
Herkese merhaba,

Volkswagen Golf 1.6 TDI, 2015 model, 100.000 km'de dizel araçlara baktım ancak fiyatlar haliyle yüksek. Piyasadan çok anlayan biri de değilim, buna muadil araçlar nelerdir, ne önerirsiniz? İstanbul içinde kullanılacak, önceden araç tecrübesi çok olmayan biri kullanacak gibi düşünebilirsiniz. Bunu alacağına git piyasadan şunu al, buna bak dediğiniz bir şey olursa yazarsanız sevinirim. Daha az masraflı, daha uygun, daha az sorun çıkartacak başka bir önerisi olan olur mu?
0
pilchard
(26.02.23)
Model olarak tavsiyede bulunamayacagim ancak bu saatten sonra dizel araç alınmamalı bence.
0
fikox
(26.02.23)
100 binde dsgli tdi dizel motor alma zaten masraf çıkarsa üzülürsün. marka takıntın yoksa ve illa dizel diyorsan daha az kmde 1.5 dci megane hb bulman mümkündür muhtemelen.
0
roket adam
(26.02.23)
dizeli geç. dizel sırf dert. 2005-2015 yılları arasında cahiller tarafından deli gibi pompaladılar ama yaramaz bir motor. kamyon falan almayacaksan dizel düşünülecek bir motor değil.
0
alperz
(26.02.23)
Benzin de uygun aslında, bundan daha uygun ve mantıklı araçların illaki olacağını düşünüyorum ama piyasa hakkında çok bilgim yok. 400-500 bine, bu araca yakın, benzer yapıda araçlar vardır diye düşünüyorum sadece. Cevaplar için teşekkür ederim bu arada
0
🌸pilchard
(26.02.23)
dizel alma
ikinci el, bilmediğin birinin dizelini hiç alma
sıfır dizel de alma
soğuk çalıştırması iyi bir turbo benzin seni idare eder
dizel ille de alacaksan, açık söylüyorum, kontak kapamadan minimum 50 km yol gitmen lazım.
her gün konak - urla ve hatta çeşme yapıyorsundur iş güç için anlarım. aksi halde kesinlikle benzinli daha sorunsuz.
0
rain when i die
(26.02.23)
Yani Türkiye'de nasıl bilmiyorum ama Avrupa'da özellikle Fransa'da misal dizeller elde kalıyor. Yani Peugeot bakıyorum, dizeller 1.2 benzinliden ucuz çünkü kimse almıyor.

Bir kere dizelde ciddi km lazım. Bunun olayi sadece maliyeti cikarmak değil, dizel aracın düzgün çalışması için de gerekli. 100 binde olan araçta bunun yapılıp yapılmadığını bilmek zor.

Ben olsam ford ecoboost, Peugeot/citroen/opel 1.2 motorlara bakarım.
Otomatik olacaksa ford olmayabilir, çünkü otomatik konusunda mimli. Ama Türkiye modellerinde hangi otomatik vites var bilmiyorum. Peugeot misal otomatik ve motor olarak daha iyi.
0
logisticsmanager
(27.02.23)
100.000 km ve dizel önermem. Ww grubundan Skoda Fabia 1.0 öneririm. Araç tecrübesi de çok yoksa iyi olacaktır. 4 yıl kullandım çok memnun kaldım geçen ay45.000 km dolaylarında sattım
0
gergedan
(27.02.23)
(30)

Kanada'ya taşınır mıydınız?

whatdreamsnevercome
%100, sorunsuz bir şekilde taşınma imkanınız olsaydı, taşınır mıydınız? Yerimde olsaydınız taşınır mıydınız?Yazılımcıyım, son dönem işlerim iyi gidiyor, iyi bir semte taşındım. Mutluydum, sonra Türkiye her zamanki gibi cıvıtmaya başladı. Gelecek kaygısı başladı, şuan oturduğum semtte uzun süre otura
%100, sorunsuz bir şekilde taşınma imkanınız olsaydı, taşınır mıydınız? Yerimde olsaydınız taşınır mıydınız?

Yazılımcıyım, son dönem işlerim iyi gidiyor, iyi bir semte taşındım. Mutluydum, sonra Türkiye her zamanki gibi cıvıtmaya başladı. Gelecek kaygısı başladı, şuan oturduğum semtte uzun süre oturabilecek durumda olmamaya başladım. Yani bu evden çıksam, mevcut semte tekrar taşınma ihtimalim yok, çünkü kiralar artık 100bin liralara dayandı şakasız. Ve bu semt dışında bir yerde yaşamak da beni tatmin etmeyecek artık (istanbulda çok yerde yaşadım) bunun da sebepleri var. (hem istanbulun, türkiyenin bu kadar derdini kahrını çekip hem de istemediğim semtteki evlere 30-40bin lira kira ödeyemem).

üstüne bu deprem dalgası eklendi. sıradaki depremde bizim oturduğumuz evin yıkılmama ihtimali çok düşük. (evin eskiliğinden ziyade, bulunduğu konum nedeniyle) bunun üzüntüsü var üstümde.

her şey iyi gidip, iyi gelir kazanıp projelerim yatırım almasına rağmen "istediğim evi" satın almamın 20-25 yıldan önce mümkün olmadığını, bu ülkenin fırsatlarının ben ne kadar koşarsam koşayım benden o kadar uzaklaşacağını anladım.

deprem dönemi olan devletin eksikliği, insanların düştüğü haller, istanbul'un, izmir'in, adana'nın vb. önümüzdeki yıllar yıkılacak olması, ev arzındaki yetersizlik, hukukun kalmaması, ekonominin ne yaptığını bilmemesi gibi şeyler beni çok yordu.

çok yordu. tahmni edemeyeceğiniz kadar yordu. çalışıp çalışıp, elimde olmayan koşullar nedeniyle geri düşmek beni çok yordu.

--------

velhasıl önce amerika'ya gidişin yollarını araştırdım. çok mümkün olmadığını anladım kısa zamanda. çok zor, çok düşük ihtimal, uğraşmaya kendimi paralamaya değmeyecek kadar düşük bir ihtimal. avrupa, şu aşamada çok cazip gelmiyor.

kanada ise %100 oluyor, o bölgede de arkadaşlarımız var üstelik. ama baktığım zaman yazılımcı maaşlarını da çok beğenmedim o bölgede. ama hem kalıcı oturum hem vatandaşlık almak daha mümkün.

ülkemi normalde seviyordum, istanbulda yaşamayı da. buradaki arkadaşlarımal buluşmayı da.

ama bir günün sabahı her şeyini kaybetme ihtimali olan bir ülkede bu tür şeylerden de doyasına keyif alamıyorum artık.

siz olsanız taşınır mıydınız?
kanaada çok toz-pembe bir ülke değil. mutsuz olma ihtimalim de yüksek. ama sanki orada bir gelecek var gibi geliyor. en azından ev alabilriim, en azından daha rahat yaşayabilirim. buradaki mücadeleden ve düşüncelerden çok yoruldum.
0
whatdreamsnevercome
(26.02.23)
genel iklim ve buraya olan uzaklığı sebebiyle kanada aklımın ucundan dahi geçen bir yer değil. olağanüstü bir para kazanacağım bir durum yoksa hiç mantıklı gelmiyor bana (şahsi fikrimdir)

(edit: evden çalışan biri için) --> istanbulda 100 bin lira kira vermeden de insan gibi yaşanabilecek bir çok yer var ve deprem kuşağında da değiller. illa caddebostan fenerbahçe takıntısı olan biri değilseniz iyi para kazanan biri istanbulda ülkenin dertleriyle uğraşmadan da iyi bir hayat yaşayabiliyor.

illa yurtdışına taşınacaksam, eğer kalıcı olarak gitmeyi düşünüyorsam ab ülkeleri veya abd'yi, geçici olarak gideceksem hızlıca para vurabileceğim uae gibi ülkeleri tercih ederim.
0
roket adam
(26.02.23)
@roket adam,

işte insan gibi yaşamk konusu baya göreceli hale geliyor o noktada. caddebostan/fenerbahçe bölgesindeki sosyal olanak (köpeğini çıkaracağın devasa parkıdır, çevresindeki sakinliktir şudur budur)/demografik yapı istanbul'da başka yerlerde yok. sarıyerde de ataşehirde de şişlide de oturdum. oraları bir daha tercih etmek istemem.

bilmyiorum belki kendimi ikna etmeye çalışıyorumdur. ama hepsinin ötesinde türkiyede bir gelecek göremiyorum artık. en azından kendim için.

amerika olsa zaten 1 saniye bile düşünmez, sormazdım bile.
kanada benim de çok hazettiğim bir yer olmadığı için sorma fikir alma gereği duyuyorum.
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
Kanada iklim açısından sıkıntılı. Bu sorun olmayacaksa taşınılır. Alım gücü maaşlar ne durumda buna da bakmak lazım.
0
seaman
(26.02.23)
şuan şirketim üzerinden elde ettiğim gelirin aynısıyla kanadada aslında daha iyi bir alım gücüne ulaşıyorum. (bu tabi geçici, dolardaki baskı kalkınca türkiye'de de fiyatlar dolar karşısında yerlebir olacak/yerle bir olmaya mecbur)
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
İstanbuldaki çıtanız kiraların 100k olduğu yerdeyse minimumda ve ona rağmen buradan ev almayı karşılayamıyorsanız o zaman kanadada da eşdeğer bir çıta koyarsanız oradaki yaşamı karşılayamayabilirsiniz gibi geliyor bana.
Şuan demografik yapı olarak fenerbahçe altına inemiyorsanız o zaman kanadada da sizin gibi beyaz yakalı göçmenlerin yaşadığı mahalleler sizin çıtanızın altında kalabilir. Çünkü o mahallelerde de her kültürden her milletten insan olacak ve demografik açıdan sizi tatmin edeceklerini sanmıyorum.
Çünkü sizin içinde bulunduğunuz (bulunmak istediğiniz) çevre türkiyede ve diğer ülkelerde hala iyi koşullarda yaşadığı için kendi ülkesinden ayrılmıyor kolay kolay.

Ama gidip bi demeden bilemezsiniz. Sakinlik, sosyal devlet anlayışı, hayat kalitesi yüksek olacak. Bir şey kaybetmezsiniz gidip bir kaç yıl yaşasanız ve duruma baksanız.
0
zimbirik
(26.02.23)
100% tasinirdim. Hatta tasindim ve asiri memnunum. "Cok kotu ulke, kurulu duzenimiz olmasa aslinda TR muthis"ciler gelecektir birazdan. Herkesin zevkleri, hayata bakisi falan farkli tabii o yuzden genellemek sacma.

Bu arada ev almak demissin de Turkiye'de her turlu ev almak 10 kat daha kolay. Motivasyonunun sadece maddi ise hayal kirikligina ugrayacaksin. O kadar ugrastiktan sonra daha yeni ev alim misal 30 sene mortgage ile, ayni cabayi, para biriktirme disiplinini falan Turkiye'de gostersem su an 3. evi almistim herhalde. Yasamaya deger yerlerinde konutlar Turkiye'ye gore cok cok daha pahali, onu kafanda oturt oncelikle.
0
hot potato
(26.02.23)
Toronto, Vancouver gibi büyük şehirleri emlak açısından bayağı pahalı 1+1 düzgün evler 2000 küsur cad çıkıyordu ben bir ara araştırdığımda. Ev ve muhit hayalin varsa orası da İstanbul gibi emlak krizinde. Daha küçük şehirlerde de işini yapabilir misin düşünmen lazım.

Benim gördüğüm, Hollanda'ya gidenler çok mutlu olup hemen ev alıyor (çünkü devlet yabancılara kredi işini kolaylaştırmış galiba, hemen mortgage'a girebiliyorlar) Hollanda'da iş imkanın var mı bir bak derim. 5 yılda vatandaşlık alabiliyorsun (ama şu an TC vatandaşlığını bırakman gerekiyor)

"çalışıp çalışıp, elimde olmayan koşullar nedeniyle geri düşmek beni çok yordu."
Daha geçen yakın arkadaşımla aynısını konuştuk. İş hayatına başlarken hayal ettiklerimizde bulduklarımız çok farklı ve çok kötü. Maaş olarak dolar cinsinden geriye gitmemek için kasıyoruz yıllardır, bırak zammı :D

Tek seçenek Kanadaysa gidip 5-6 yılımı verip vatandaş olup sonra rahat olayım dersen mantıklı. Çifte vatandaş olmadığımız her an riskteyiz. Kanada (veya herhangi batı ülkesi) vatandaşı olarak gerekirse gidip AB'de de iş ararsın en azından ülkeye girip yüz yüze görüşme ihtimalin olur.
0
nhk ni youkosu
(26.02.23)
iyi kötü mutlu olduğun yerden neden ayrılıyorsun ki? o istediğin evde de otursan saraylarda da otursan kesinlikle mutsuz olacak ve kendine mazeretler yaratıyorsun gibime geliyor. türkiye'de işler çabuk değişir. bugün bozuk ekonomi yarın düzelir. bunların hepsi düzelir. anan baban kardeşin arkadaşların yanında mı, yanındaysa bunlardan maddiyat uğruna ayrılmayı kantara koyduğunda hangisi ağır basıyor hesabını kendin yap.
0
deranzo1
(26.02.23)
cok caresiz olmadikca kanada gocmenlik icin (ulkenin sunduklari bakimindan) cok iyi bir ulke degil.
siralama abd>ab>kanada>avustralya seklinde.

ama abd ve ab'ye gidemiyorsam evet niye tasinmayayim? hic olmadi geri donersiniz yani begenmezseniz. beklentilerinizi gercekci tutarak giderseniz hayal kirikligi da yasamazsiniz.
0
antikadimag
(26.02.23)
Tek tasinma isteğiniz paraysa tartışılır.
Misal Türkiye'de yaşamak baya kötü. O sebepten bana Fransa'da kazandığım paranın 3 katını falan verseler anca gelirim Türkiye'ye. Gelirsem de birkac yil anca çünkü cekemem o hayati uzun süre.

Sizin derdiniz Türkiye'deki hayat değil ama maddi gibi. Bu noktada bir de özellikle emlak demissiniz ama kanada benim de bildiğim emlak konusunda baya sıkıntı. Bence tek derdi emlak/para olan biri için mantıklı değil.
0
logisticsmanager
(26.02.23)
Gelir açısından değecekse gidilir. Onun dışında bir evde 2-3 yaşayan almancı tayfa gibi sadece gitmek için gidilmez.
0
scholar
(26.02.23)
kendim taşınırım. senin yerinde olsam da taşınırdım.

normalde kuzey amerika merakım yok, hatta ABD'den nefret ederim ama buz hokeyini çok seviyorum. soğuk iklim seviyorum. kanada, ABD'nin daha sosyal versiyonu gibi yönetim anlamında. aynı şeyin laciverdi ama biraz daha sevilebilir ve tercih edilebilir geliyor bana. öyle aç açıkta kalmayacaksam gidip yaşamak isterdim. montreal, toronto vs. olmasına da gerek yok yani winnipeg, calgary filan bile olur. veya daha küçük bir yer.

ailesine, dostlarına, yaşadığı yere çok bağlı olan ve başka yerde mutsuz olacağını düşünen insanları anlayabilirim. onlar, "dışarıda mutlu olacağıma burada mutsuz ölürüm" diyebiliyor. bu insanın gitmesinin manası yok mesela, gitmesin. yalnız senin gibi fikirleri, düşünceleri olan insanlar için bence İMKAN DA VARKEN türkiye'de kalmanın manası yok. en kötü geri dönersin. farkındayım bu da kolay bir şey değil ama ben olsam giderdim.

deprem bu ülkedeki sorunların en büyüğü bile değil bu arada. ona gelene kadar öldürebilecek veya psikolojiyi bozabilecek o kadar şey var ki... bu depremi de birkaç aya unuturuz, görürsün. bir daha işte artık ne zaman vuracak olursa. gölcüklü sayılırım. 99'u hatırlıyorum. devamında olanları da. dünyanın hiçbir yerinde "sıradan vatandaş" zaten çok zeki veya bilinçli olmaz. bu sistem, politika, devlet işidir. bu ülkenin başındakiler (akp gitse bile) böyle reformlar yapar mı, güvenilir bir düzen oluşturur mu? sanmıyorum.
0
mark greg sputnik
(26.02.23)
1 2 yıl için taşınabilirdim.
0
dissendium
(26.02.23)
30-40bin lira kiralardan bahseden biri turkiye'nin kaymak tabakasindandir.
kanada, kaymak tabakadan gelen birini zorlar.
seni mutlu edecek evler de burada milyon dolarlardan basliyor zaten.

kanada overrated bir mavi yaka ulkesi, ustunu iklimi, saglik sisteminin bitikligi....Ben olsam amerika'ya bakarim, kanada'ya hic bulasmam.
0
cooperr
(26.02.23)
hali hazırda yurt dışındayım.

kanada için bir firma bana teklif verse ve kabul alırsam, koşa koşa giderim.

vatandaşlık alana kadar da dönmem.
0
rain when i die
(26.02.23)
sadece başlığı okuyarak evet diyorum. söz konusu lüksemburg yada kanada ise gerisi teferruattır.
0
baldan kaymak
(26.02.23)
trde bir yazılımcının fenerbahçeden aşağı oturmam takıntısı şımarıklık. kanadaya gidin biraz burnunuz sürtülür ayaklarınız yere basar.

yazılımcılık burada geçici süreliğine diğer mesleklere göre iyi kazanan bir meslek fakat kanadada bir mavi yakalıdan çok farklı bir maaş almayacaksın. o yüzden gidip görün.
0
nuisance
(26.02.23)
@nuisance,

ya cidden kendinizi böyle mi tatmin ediyorsunuz? "yazılımcılar aslında çok dandik, yakında sürünecekler" diye falan mı tatmin ediyorsunuz? ben hayatımın 10 yılını gecekonduda yaşadım, bir daha da kendimi öldürür ama yine de oralara geri dönmem. tüm ülke gecekonduya dönüşürken ben de buraları terketmek istiyorum. çünkü evet "fenerbahçe şımarıklığı" var üstümde. insan gibi insanlarla komşu olup, dışarı çıkınca bir parkta yürüyüş yapabildiğim bir yerde yaşamak istiyorum. çünkü 7 gün 24 saat çalışyıorum ve zaten tüm 10lu ve 20li yaşlarım fakirlik içinde ölüp bitmişken, bi 20 yılımı daha berbat yerlerde berbat şartlarda berbat kiralarla geçmesin istiyorum.

kanadadaki emlak piyasasını ben de biliyorum bu arada malesef. ama aslında burada anlatmak istediğim şey şu: yüksek kira ödüyorsam, karşılığında bir yaşam satın alayım. yaşam dediğiniz şey de, türkiyenin %99'unun hiç yaşamadığı şeydir.
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
standartiniz ev satin almaksa evet kanada uygun bir yer degil ama ulkeden ve ulke gundeminden uzaklasmak bence insana cok sey katar. isim olsa sizin gibi, giderdim.
0
ala09
(26.02.23)
yazılımcıyım, tr şartlarına göre iyi kazanıyorum. evim var, hatta fazladan evim var başka yatırımlarım da var. fena bir semtte oturmuyorum ama fenerbahçede ev kiralarım daha altı olmaz diyecek kadar uçmadım, sonuçta bir beyaz yaka bordrolu çalışansın.

ticaret yapmadığın veya kendi işini kurmadığın sürece olabilecek şartlar belli, fenerbahçe çok populer bir destinasyon atadan dededen gayrimenkul zenginleri de orayı istiyor ayda 8-10bin usd kazanan digital nomad ta, arap veya rus zengini de...

siz kendi çapınızın farkında olun bence, bunun da en iyi yolu orada en fazla bir mavi yaka kadar olabileceğiniz kanadaya yerleşmek olabilir.
0
nuisance
(26.02.23)
@nuince, ayda 8-10k usd kazanıyorum eşimin maaşı ve şirket ortaklıklarımdaki haklarım hariç. şmdi fenerbahçede yaşamayı isteyebilir miyim?
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
yani hocam sonuçta bu işin hem mantık hem de duygusal tarafı var. genel olarak insanlar trnin olumsuz ruhsal ikliminden duygusal olarak etkilendikleri zaman da gitmek isteyebiliyorlar, bunu anlayabiliyorum. bu gruba dahil olduktan sonra artık gitme gitmeme kararı değil nereye gideceğini tartışmak lazım. siz de belli ki en kaymak tabakadaki bir birey olarak sizi fiziksel olarak etkilemese bile kendinize buradaki ortamdan psikolojik olarak bunaltacak bir hayat kurmuşsunuz. ayrıca bir dönem avantajlı piyasa şartlarından ötürü (düşük kiralar, döviz kazanma vs) fenerbahçe, caddebostan gibi istanbul'un creme de la creme denebilecek şartlarda yaşamışsınız ama bu anormal olan dönem şu anda bitti ve o bölgelerin tekrardan eski seviyelerine ulaşmasından etkilendiniz gibi görüyorum. standart bir beyaz yakanın fenerbahçede yaşaması zaten ütopik bir dönemdi ve bitti veya azaldı, eskiden de yoktu yani böyle bir şey milyonların hayal bile edemeyeceği bir bölge ve döviz kazanan birey de tlnin değer kaybetmemesiyle daha da maliyetli bir yaşam sürmeye başladı (zaten tüm planını tlnin değer kaybına bağlayan bir hayat düzeni kurmak da yanlış olurdu)

kanada dediğimiz yer de dünyanın yüzölçümü olarak en büyük ülkelerinden bir tanesi. emlak piyasasına da hakimim demişsiniz, o zaman tavsiye olması babında, bence şehir bazlı bir duyuru daha açsanız daha isabetli tavsiyeler alabilirsiniz diye düşünüyorum. çünkü sizin derdiniz hem maddi ama biraz da manevi, maddi konu belki daha fazla kazanmanızla çözülür ama manevi olarak bu "bavulunu toplamış olma" hissiyatını çözemezsiniz. belki de gidip birkaç sene bu privileged hayattan uzaklaşıp, standart bir göçmen olarak yaşamak iyi gelecektir (eleştirmek için değil ciddi söylüyorum)

son olarak bir de gideceğiniz yerin vergi durumunu da araştırın derim, yurtdışına iş yaparken tl çok rahat bir ortam sunuyor şu an için kimse vergi falan sormuyor ama mesela kanadada gelir vergisi ödemek durumunda kaldığınız durumu da hesaplamak lazım. (edit. hani zaten düşünmüşsünüzdür de yazayım dedim)
0
roket adam
(26.02.23)
taşınmam. Türkiye'de istanbul'dan başka bir şehre göç ederim. yazılım işi uzaktan da yapılıyor diye biliyorum. gelirim iyi ise, arsa alır ve o arsaya kendi müstakil evimi inşa ederim. depreme dayanıklı ve istediğim şekilde yaparım. istanbul'daki korkunç kutu evlerde kalmam.

neden Türkiye'den ayrılmam? çünkü ailem, sevdiklerim, arkadaşlarım ve anılarım burada. bu kocaman bir ömür demek. hayat demek. başka diyarlarda bunu inşa etmek uzun sürer. insan ömrü kısa. yurtdışı benim için değil, çocuklarımın kendi hayatını inşa etmesi için güzel bir seçenek olur.

tabii benim perspektiften böyle görüyorum. sizin şartları bilmiyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(26.02.23)
Yazdıklarınızdan anladığım oldukça duygusal bir insansınız. Bu sebeple sizin olumsuz bir durumda mutsuz olma eğiliminiz yüksek olabilir.

Öncelikle konu paraysa, Türkiye'de para kazanmak birçok ülkeye göre daha kolay. "Yoooooeeaa ne alaka" demeyin. Maaştan bahsetmiyorum, para kazanmaktan bahsediyorum. Yazılımcısınız, kendi işinizi kurup para kazanma şansınız çok daha kolay birçok ülkeye göre çünkü türkiye'de sistem işverenin zenginleşmesi üzerine. Vergi indirimleri, vergi düzenlemeleri, sık sık gelen vergi afları, maaşların düşüklüğü vb... Vermek zorunda olmadığınız yan haklar... Hele ki yazılım ihracatı yapıyorsanız, yani dolar kazanıp TL ile maaş ve harcama yapıyorsanız muhteşem... Kur farkının yanında yararlanabileceğiniz teşvikler, ihracat sebepli vergide daha da indirim vs....

Diğer konularda yazdıklarınızdan biraz toplumun genelinden "izole" bir hayat aradığınızı anlıyorum. Açıkcası kanada gibi ülkelerde bu aradığınızı bulmanız zor. Bir yazılımcı ortalama 50-60 dolar kazanıyor saatte. Bir tesisatcı 30-40 dolar saat ücretiyle çalışıyor. Yani muhtemelen o dünya para bayılacağınız evinizin, tabii maaş/ev fiyatlarına bakıp alabilirseniz, tam karşınıza koca f150sini park eden bir mavi yakalıyla dip dibe oturma ihtimaliniz yüksek.

Orta sınıf her yerde orta sınıftır:)

Ben maaşla çalışacaksam gitmem. Kendi işimi kurup çok kazanacağımdan eminsem hemen giderim.

Sizin yerinizde olsam oralardan remote iş kovalar, burada yaşarım.
Ya da dubai vb gibi yerleri kovalarım.
0
anten
(26.02.23)
senin için problem türkiye'de yaşamayı sevmen. yani eğer oturduğun muhitte, kiralar uygun ve evler sağlam olsaydı bu fikir aklını böyle meşgul etmeyecekti. o yüzden muhitini depremden az etkilenecek ve sağlam evlerin bulunduğu bir konuma kaydırman olabilir.

benim aylık gelirim senin kadar olmasa da iyi. ama şöyle de düşünüyorum gidersem bu standartı yakalayamam. dayanılmaz olmayana kadar gitmem fikrindeyim
0
paintov
(26.02.23)
Bro Kanada'ya taşınıp da mutlu olan bir tane tanıdığım yok alayı geri döndü, bazısı çoluğunu çocuğunu bırakıp falan geri döndü öyle bir geri dönüş, Kanada sanırım adaptasyonu çok zor bir ülke, ben taşınmazdım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.02.23)
eger belli bir gucunuz var ise usa icin E1 YA DA E2 vizelerini dusunun derim. ben E2 aldim aklinizda soru olursa mesaj atin. kanada hakkinda bilgim yok ama malum usa ve yazilim tartisilmaz.
0
oscar
(27.02.23)
"%100, sorunsuz bir şekilde taşınma imkanınız olsaydı, taşınır mıydınız?"

sonrasını okumadım; net taşınırdım.

türkiye'de hayatımı idame ettirmek için vereceğim çabanın belki iki üç katını verirdim ama en azından düzgün bir ülkede yaşardım ve bu çaba için elimde bir motivasyon olurdu.
0
knight of cydonia
(27.02.23)
hayır. kadıköyde oturmak zorunda değilsin. radiohead, u2, guns and roses dinleyen insanların böyle düşünceleri oluyor…
0
sert siyah krom
(27.02.23)
abi bence boğaza karşı yalıda oturmak istemiyorsan türkiye'de bu gelirle elde edemeyeceğin çok az şey var. ayda 5 bin dolar kredi ödesen 100 bin lira ödemeyse 20 milyonluk ev alabilirsin. o yüzden anlamsız geldi.

ayrıca hedeflere de tek seferde ulaşmak mümkün olmasa da adım adım ulaşılabilir. yani bugün yalı alamasan da ufak bir yer alırsın. 3-5 yıl sonra satıp başka yer alırsın. böyle böyle büyürsün.
0
hknty
(04.03.23)
(15)

Erdoğan muhalefet olunca

sailor
Merhaba,Geçen gün Ruşen Çakır, "Erdoğan kaybedince AK Parti kadroları çözülür, kısa süre içerisinde mevcut oyları dibi görür" tarzında bir yorum yaptı.Bekir Ağırdır da başka bir ortamda, "Erdoğan muhalefet olunca şimdiki muhalefet gibi insaflı olmaz. 300 bin kişiyle Taksim'de miting yapar düzenli ol
Merhaba,

Geçen gün Ruşen Çakır, "Erdoğan kaybedince AK Parti kadroları çözülür, kısa süre içerisinde mevcut oyları dibi görür" tarzında bir yorum yaptı.

Bekir Ağırdır da başka bir ortamda, "Erdoğan muhalefet olunca şimdiki muhalefet gibi insaflı olmaz. 300 bin kişiyle Taksim'de miting yapar düzenli olarak, iktidara hayatı zehir eder. Ülkeyi erken seçime götürmeye çalışır." dedi.

Sizce hangi senaryo daha gerçekçi?
0
sailor
(26.02.23)
A şıkkı
0
Mirket
(26.02.23)
A.
Belli kitleler aynı İstanbul'da olduğu gibi para yiyemeyince, sağa sola kuzen yeğen koyamayinca, tesvikler dagitilmayinca çoğunun siyasi görüşü kalmaz ki yok.
0
logisticsmanager
(26.02.23)
encrypted-tbn0.gstatic.com

En fakiri bile 3 kusak yetecek kadar kenara koydu. Miting yapmaya yemez cunku o sirada yurt disina kacmaya, vatandaslik almaya veya delilleri yok etmeyle mesgul olacaklar.

Asil biz gelen iktidara hayati dar ederiz bunlari hemen yargilamaya, caldiklarinin bir kismini da olsa geri almaya calismazlarsa.
0
another satisfied lover
(26.02.23)
Ne akp 20 yıl önceki akp, ne de rte 20 yıl önceki rte. rte artık muhalefet yapamaz. Başka bir kafayı bir yaşıyor. Ya ülkeyi terk eder, ya da iktidarı bırakmamak için her yolu dener. Allah'ın Trump'ı iktidarı vermemek için neler yaptı, doğru dürüst devletin hiçbir organına sahip olmadığı halde.
0
vizivozo
(26.02.23)
ilki. çünkü tayyipin o eski gücü yok. azalarak bitecekler. akp'nin vadesi doldu.
0
candide
(26.02.23)
benim fikrim; ak parti ve erdoğan'ın seçilmesini sağlayan besledikleri o azınlık tayfa değil bilakis iktidardan doğrudan veya dolaylı hiçbir şekilde fayda amacı gütmeyen, bunu talep etse bile bu talebi gerçekleşmeyen o asıl çoğunluk. bence bu insanların kararı kaybedilmesini ve kazanmasını sağlayabiliyor. örneğin; param yok, yiyecek ekmeğim yok, bir sürü sorunum var ama benim oyum erdoğan'a sözünü söyleyebilen kesim bu noktada belirleyici oluyor.

yani demem o ki doğrudan beslediği o parazit azınlık ilk yenilgide kendisini besleyecek bir başka organizmaya tutunur kalır. şunu unutmayın, para demek güç demektir. ve bu beslenen güç bağımlısı kitle her zaman bir yolunu bulur. (money talks) elbette olası bir yenilgi durumunda her siyasi cenah için hızlı bir reaksiyon verebilmek, toparlanabilmek çok güç olur fakat burada önemli olan sonrasındaki süreçtir. beslenen tayfa kolaylıkla bu saf geçişini yapabilir hatta bunu kimse yadırgamaz ne muhalefet ne iktidar tarafı. ama esas olarak bu bahsettiğim "asıl" çoğunluğun reaksiyonu belirleyicidir. nitekim bekir ağırdır ağabey bunu kastediyor açıklamasında. diğer açıklamlarında da buna paralel ifadeler söylüyor sıklıkla. ve ben bekir ağabey'in açıklamasını rasyonel buluyorum.
0
debian
(26.02.23)
b. ve sadece bu yüzden a.k. partisi seçimi kazanması gerektiğini düşünüyorum.

-ekonomi dibin dibini görmüş durumda. ki dünyanın en büyük depramini gördük, ultra mega yardımlar yapıyoruz söylemini hiç vakit kaybetmeden pompalamaya başladılar.
-yargı tamamına yakın olarak kendi kadrolarında. yeni gelecek bir muhalif bu sebepşe istediğimi,z hesaplaşmayı kolayca yapamayacaktır. ayrıca basın hala büyük oranda ellerinde. yeni gelen muhalif toplumsal kutuplaşmayı engellemek adına zaten çok sert girişimlerde bulunamaz-ihaleci puştları yargılamak, torpille iş veya maddi çıkan sağlayanlara, dini siyaset veya çıkarı için kullananlara gereğini yapmak gibi- ki çok daha büyük dertleri olacak.
-kitlesinin sanıldığı kadar azaldığını sanmıyorum. hala herifi peygamber gibi gören ve algıları kapalı devasa bir kitle var. ellerindeki basınla-hadi o susturuldu, müthiş çalışan fısıltı gazeteleriyle (90 ları ve o zamanlardaki türban eylemlerini hatırlayanlar bilir.tek bir gazetede tv de haber olmamasına rağmen yüzbinlerce kişiyi sokağa dökebiliyorlardı) bakın biz lozanı kaldırıp petrolleri-elmasları çıkaracaktık. bunlar dış güçler. o yüzden ülke bu durumda söylemini çok hızlı yayacaklardır. ve zaten kucağında bomba bulan seçiliş muhalif çok zorda kalacak, muhtemel bir erken seçimle bu sefer daha güçlü bir şekilde yeniden iktidara gelecekler.

kendi adıma ülkede milyonların inandığı lozan yalanının, biten ekonominin ellerinde patlaması için yeniden a.k. partisinin yeniden seçilmesi gerektiğine inanıyorum. ha 3-5 sene daha ülke soyulacak. yaşadığımız her boktan şeyin benzeri yaşanacak. adamın ev hanımı komşu kızı rektörlük yapacak. 5 li çete 15 li olacak doğru. ama toplumsal bir akıl tutulması yaşadık biz. ve bunun bedelini ödememiz gerekli.
0
unabomber
(26.02.23)
erdoğan muhalefet olmaz, hakkınızı helal edin der çekilir.
0
duyurukullanıcısı
(26.02.23)
erdoğan yaşadığı sürece muhafelet olmaz, olamaz.
0
nuisance
(26.02.23)
Ekonomide dibin dibini gördük diyen arkadaşım:

Bu ülke insanının iyimserliğini seviyorum aslında.

Suriyeliler, Afganlar, Afrikalılar, Pakistanlılar için şu an bir cazibe merkeziysek ve büyük buhran Amerikası ile ilgili birkaç kitap okunsa 'dibin dibi' olmak bir yana çok iyi durumda olduğumuz aşikar aslında.

Daha göreceklerimiz var. İnan düşmeye yeni başladık.
0
Mirket
(26.02.23)
Bizim muhalefete hayranım. Darbeler dışında bu ülkede hangi siyâsî lideri yargılandı? Darbe döneminde yargılanan siyâsîler de kahraman edildi ha.

RTE öyle veya böyle kazanma planları hazır olduğunu düşünüyorum. RTE son kez başkanlık yapar, son döneminde cumhuriyet tarihinin en iyi lideri vb. seçilir, madalya verilir, görevi biter, aşırı lüks hayatını devam ederken iktidarlar bile fikir danışır, tarih sahnesinden yavaş yavaş silinir, 7 ceddi de her zaman her yerde kırmızı halıyla karşılanır. Yargılanacaksınız geyiği yapanların alayı saftirik. 12 Eylül darbe anayasasının değiştirilmediği ülkeden bahsediyoruz, Kenan Evren’in yargılanmadan lüks bir hayat yaşadığı, katıldığı programda da çok rahat hem sağdan hem de soldan astırdım dediği ülke burası. Saftiriklere göre RTE ve tayfası 20 yıl iktidarı elde tuttuğu ülkeden harıl harıl kaçma planları yapıyor. Ulan şu an RTE bu özgeçmişle istediği ülkede krallar gibi yaşar. İngiltere'nin, Almanya'nın, ABD'nin vb. 20 yıl Türkiye gibi bir ülkeyi domine etmiş bir siyasi lidere kapılarını mı kapatır. RTE'ye dava açtığınız gibi bu ülkeyi bırak dünya ayaklanır. TV'ler ve basın yüzyılın rezaleti başlıkları atar, ikinci Adnan Menderes vakası, millî irade yok sayılıyor gibi başlıklar...

En çok daha şunu merak ediyorum, "aman AKP'nin tabanı kızmasın, AKP tabanına yaranalım" diye sesini çıkamayan ve malum kitleye yaranan muhalif iktidara gelince cidden bunları yargılayabilecek mi?
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(26.02.23)
açıkçası ben erdoğan'ın kaybedeceğini düşünmüyorum çünkü sosyal medya ve ekşi sözlüğe göre oy dağılımı söz konusu olsaydı çok daha önce erdoğan tarihin tozlu sayfalarına eklenmişti. ama bir türlü öyle olmadı. olmuyor.

benim görüşüm ve gözlemim şu ki; erdoğan taraftarları daha da konsolide olarak çıkarsa bu süreçten kimse şaşırmasın. yani ben buna şaşırmam artık. ama olurda erdoğan seçimleri kazanamayacağını düşünürse öncelikle seçime girmez diye düşünüyorum. girer ve kaybederse de tüm duygusal hayal kırıklıklarına rağmen 2.seçenek daha mantıklı geliyor bana.

her şeyi bir kenara bırakın bu ekonomik krizde dahi akp tek başına birinci parti çıkabiliyorsa hala çoğu ankette bunu görmezden gelmek kendini kandırmak olur. yani adamlar eski sistemde olsak iktidarlar hala...
0
pardus
(26.02.23)
mamaları bi kesilsin görücem ben akp'Li kitleyi.
0
ayseee
(26.02.23)
%50 alamayacağı kesin ama parti olarak hala en yüksek oyu alan parti olabilirler de. İşler karışık.

Bekir Ağırdır'ın söylediği bence doğru ve öyle olursa biz "ulan 10 yıldır biz niye bunu yapamamışız gerçekten muhalefet yokmuş" diyeceğiz bence.

Ama umarım dağılıp giderler. Normal şartlarda hukuksuz her şeyin cezalandırılması gerektiğini düşünüyorum ama pek ümidim yok. Bence herkes tuttuğunu öpüyor ve yanına kâr kalarak hayatına devam ediyor. Burası böyle bir ülke.

benim en büyük korkum, bu kadar kötü şey üzerine altılı masanın gelmesi ve her şeyin onlara yıkılması. Cumhurbaşkanlığını pek kullanadan hızlıca parlamenter sisteme geçmeleri ve sonra yeni bir sağcı iktidar... Sebep sonuç ilişkisi kurma yetisi yok çünkü çoğu insanda. Ha yaşlıların yıldan yıla hayatlarını kaybetmesi işin matematiğini biraz etkiliyor ama ne bileyim.
0
nhk ni youkosu
(26.02.23)
Ben size C şıkkını söyleyeyim. muhalefet bunlardan çekindiği için perde arkasında iktidarla anlaşıp göstermelik bir iki soruşturma dışında şimdiki iktidarı rahat bırakacak. Birçok şey hasıraltı edilecek. Hatta kılıçdaroğlu'nun tam olarak şu demeci gözümde canlanıyor: "Ne yapalım cadı avı mı başlatalım? böyle bir şey olabilir mi?"

Maalesef Türkiye'de seçmen de bazı gazeteciler de fazla saf ya da saf taklidi yapıyor.

Öncelikle AKP içinde çıkar odaklı bulunan bir kitle var tamam. Ama bu partinin içinde duygusal olarak buraya ait hisseden ve ne olursa olsun aşırı bağlı bir kitle de var, hem de sayıları hiç düşük değil. Son İstanbul seçiminde sokaklarda ağlayıp dövünenleri görmediniz galiba. Eğer bu deprem yaşanmasaydı, iktidar rüzgarı bir şekilde arkasına almaya başlamıştı yine.

Diğer konu, küçücük bir muhtarlıktan, üst düzey tüm kurumlara, medyaya, bürokrasiye kendi adamlarını oturtmuş bir iktidar, koltuktan inince, yeni gelenlere hayatı zehir eder. İBB'nin bile çalışır hale gelmesi neredeyse 1 sene sürdü ki sadece belediye meclisi bile ne kadar kitledi imamoğlu'nun elini hatırlayın.

Algı çok kolay manipule edilen bir şey. İktidar el değiştirirse, şimdiki basın sabahtan akşama kadar tüm ekonomik sıkıntıları yeni gelen iktidara yıkacak ve eminim bunda da başarılı olacak. Bürokrasi de ülkeyi tekrar bir erken seçime götürmek için elinden geleni yapacaktır.

İyi niyetten kastım tam da burada başlıyor. Muhalefette ya da gazeteciler arasında iktidar değişince usulsüzlüklerin peşine düşüleceğini sanan bir kitle var. Muhalefet ve iktidarın perde arkasında görüştüğüne dair bir sürü dedikodu çıktı. Seçim sonrası kimseye dokunulmasın, böylece yumuşak kavgasız gürültüsüz bir geçiş olsun diye.

Tabii tüm bunlar seçimi kaybederlerse ihtimali... Bir de kaybetmeme ihtimali var ki, hiç de az değil. Oyları düşebilir, ama öyle efsane bir kayıp olmayacaktır.

Biraz yaşadığınız mahalleden çıkın, insanlar her şeye rağmen destek veriyor görebilirsiniz.
0
anten
(27.02.23)
(3)

İtalyan drugstore markaları

old possum
İtalya'dan ne alınır? Drugstore makyaj markaları vb. önerebilir misiniz? High end marka alamam, o kadar bütçem yok. Plak falan alarim onun yerine diyorum.
İtalya'dan ne alınır? Drugstore makyaj markaları vb. önerebilir misiniz? High end marka alamam, o kadar bütçem yok. Plak falan alarim onun yerine diyorum.
0
old possum
(26.02.23)
www.reddit.com

Benim tek bildiğim kiko o da bir kız arkadaş istemişti bir şeyler.
0
logisticsmanager
(26.02.23)
Kiko var (bence iyi degil cok)
Pupa var, kiko gibi. Marvis dis macunu var <3
0
kuehles blondes
(26.02.23)
Caddy's ve Tigota var kozmetik,kişisel hijyen,parfüm, ev temizliği vs. ürünler bulunabilecek. Homeopathy ilaç pek bulunmaz ama, en fazla gıda takviyesi vitamin vs. Gratis, rossmann muadili denebilir bunlara.

Homeopathic şeylerin bulunabileceği yerlere parafarmacia deniyor o şekilde aratabilirsiniz. Lloyd's var zincir ama ona gerek kalmadan çoğu mahallede bi parafarmacia vardır zaten.
0
mirafiori
(26.02.23)
(2)

Dış ticaret eğitimi için yardım.

dakota
Merhaba arkadaşlar. Dış ticaret eğitimi alıyorum birinden. Eğitmenim iki farklı şirkete ait proforma fatura bul ve karşılaştır dedi. Bunları nerden bulabilirim? Ayrıca incoterms 2020 programını araştır bul özet çıkar dedi. Programı buldum bi kez okudum ama çok bir şey anlamadım. Tekrar okuycam. Bir
Merhaba arkadaşlar. Dış ticaret eğitimi alıyorum birinden. Eğitmenim iki farklı şirkete ait proforma fatura bul ve karşılaştır dedi. Bunları nerden bulabilirim? Ayrıca incoterms 2020 programını araştır bul özet çıkar dedi. Programı buldum bi kez okudum ama çok bir şey anlamadım. Tekrar okuycam. Biri bana iki farklı fatura atabilir mi acaba? Ya da nerden bulabilirim yazarsanız sevinirim. Karşılaştırmayı da nasıl yapıcam bilmiyorum
0
dakota
(25.02.23)
Proforma fatura tekliftir. Adinda fatura gecmesi kafani karistirmasin. Mesela her bir siparis bir sozlesmeye tabi olabilir. Eger sen ozel hukumler ekletmezsen siparis anlasmana(purchase order) proforma sana en temel konularda guvence saglar o da nedir mal tanimi fiyat teslim tarihi vs gibi.

Geri kalan her sey genel hukumlere bagli kalir.

Burada da incotermsten once icc nedir ne yapar o onemli. Internarional chamber of commerce bazi duzenlemeler yapar uluslararasi ticarette. Anlasmazlik cart curt gibi konulara ek olarak bir de incoterms diye dis ticarette alici ve saticinin sorumluluklarini belirleyen genel kurallar var. Exw ile baslar(satici icin en dusuk riskli) ddp ile biter(satici icin en yuksek risk) bunlarin arasinda baskalari da var tabii.

Cok dandik bir odev vermis. Bir seyin sebebini mantigini anlatmadan git arastir demek anlamsiz tabii bir sey anlamazsin
0
another satisfied lover
(25.02.23)
Google proforma fatura örneği ya da proforma invoice example yazarsanız cikiyor.

Karşılaştır ne demek bilemedim.

Incoterms özetini neden cikaracaksiniz onu da anlamadım. Zaten önemli olan taraflarının özeti var. Incoterms yeni başlayan için karışık, bana göre özetinde başlayıp sonra detaya inmek lazım.

Ödevin mantığını anlamadım ben de. Özellikle invoice kısmını. Incoterms anlamak vs neyse.
0
logisticsmanager
(25.02.23)
(14)

Almanyada çalışmak Hk.

Sorucucimcime
Merhabalar.Türkiyede bir otomotiv şirketinde başlangıç pozisyonda yaklaşık 9.5k maaş ile çalışmaktayım.Yakın zamanda almanyada bulunan tesla şirketi için bir teklif aldım ancak işçi sınıfında gideceğim için 2500 euro gibi bir maaş ile başlayacağım söylendi. Şehir olarak pahalı bir şehir olmadığını a
Merhabalar.
Türkiyede bir otomotiv şirketinde başlangıç pozisyonda yaklaşık 9.5k maaş ile çalışmaktayım.
Yakın zamanda almanyada bulunan tesla şirketi için bir teklif aldım ancak işçi sınıfında gideceğim için 2500 euro gibi bir maaş ile başlayacağım söylendi. Şehir olarak pahalı bir şehir olmadığını ama ırkçı olduklarını duydum. Benim tek düşüncem bu maaş ile kıt kanaat mi geçinilir? Örneğin burada bir balığı almak için bile bazen düşünüyor ayda bir yiyorken orada bu maaşa hala aynı şartlarda mı erişebiliyor olacağım? Ve göç etmiş birisinden almanyada bu maaşla olmanın artı eksilerini dinlemek isterim.
Teşekkürler.
0
Sorucucimcime
(25.02.23)
Hangi şehir ve maaşın brut/net olmasını yazarsaniz daha kolay cevap verilir.

9.5 asgari ücret gibi bir para Türkiye'de, o parayla hiçbir şey yapilmaz zaten. O yüzden şu an elinizde sıfır varken başka ülkeye gidip sifirdan baslamak diye bakmak lazım.
0
logisticsmanager
(25.02.23)
Maaşım net brütte 5k gibi bir rakam verildi, şehir olarakta thüringen denildi
0
🌸Sorucucimcime
(25.02.23)
Hocam ben senin yerinde olsam 3'e 5'e bakmam kabul ederim, uzun vadede her türlü bu ülkeden iyi şartlarda olursun, tabii ki şahsi görüşüm.
0
mirty
(25.02.23)
Thüringen ucuz diye biliyorum. 2500 tek basina yasiyorsaniz kotu bir maas degil. Doktor arkadaslarim bu maasla ise basliyorlar. Gecinebilirsiniz sorunsuz sekilde. Iki kisiyseniz biraz zorlayabilir.

Almanya´da masteri olan insanlar bu maas araliginda basliyor devlet dairelerinde ise. Kit kanaat biraz abartili bir tanim olur. Evet, enflasyon ile gecinmek zorlasti, yine de 2500 tek kisinin rahatlikla yasayabilecegi bir maas.
0
buf-e kür
(25.02.23)
Gidilir
0
ala09
(25.02.23)
Avrupa'nın neredeyse her büyük şehrinde kişi 2500 Euro net ile Türkiye'de büyük şehirlerde hatta çoğu sehirde 9500 liradan kat kat daha iyi yaşar, kıyas bile edilemez.

Daha buna çalışma saatleri, tatiller vs girince iyice fark açılacak.
0
logisticsmanager
(25.02.23)
Bana sürekli dedikleri 2500 net, fabrika işçisi olarak.
Peki ne kadar verirler işçiye o eyalette? @edmond honda
0
🌸Sorucucimcime
(25.02.23)
Düşünme git
0
gadlemler
(25.02.23)
Honda dediği ve sizin cevaplar düşündürdü. 2500 net baya iyi para, işçi maaşı olması baya düşündürdü beni. O parayi Fransa'da mühendis bazen alamıyor. Biraz daha aras

Glassdoor'a göre production worker maaşı tesla almanya'da 31 bin brut. Sizin verdiginiz maaşı muhendisler vs anca aliyor. Sonra google yazdım misal, berlin'de verdikleri maas 3500 brut.

Bence bilgileri kontrol edin, hiçbir internet verisi ile uyusmuyor gibi.
0
logisticsmanager
(25.02.23)
bazı arkadaşlar verdiğiniz iş ve maaş bilgisinde hata olabileceğini söylüyor mantıklı savları da var ancak ben o durumu bilmiyorum, doğruymuş gibi yorum yapayım.

burada önemli olan türkiye'de çalıştığınız pozisyonda önünüz ne kadar açık? başlangıç 9.5'dur ama 3 sene tecrübelilere başka kapılar açılıyodur 5-10 sene tecrübeliler çok iyi kazanıyodur vs. o durumda gitmenizi kesinlikle önermem. avrupa ülkeleri maaş skalasının daha dar olduğu yerler ve orada maaşlı çalışan olarak hele de işçi olarak sınıf atlamanız zor hatta imkansız denebilir. türkiye'de ise halkın büyük bir bölümü geçinmenin imkansıza yakın olduğu maaşlar almasına rağmen eğer siz iyi bir sektörde umut vaat eden bir pozisyonda çalışıyorsanız 5 yıla çok güzel yaşanıcak maaşlara tırmanmanız mümkün bizde gelir eşitsizliği maalesef korkunç seviyelerde çünkü. sizin eğer türkiye'de böyle bir umudunuz yoksa tabi ki avrupa'ya gitmeniz mantıklı olan çünkü orada toplumdaki gelir makasının alt ucunda bile insanca yaşanılabilen paralar kazanılıyor.

öte yandan yaptığım yorumlar tamamen ekonomik olarak, başka açılardan bakarsak farklı artılar ve eksilerden de bahsedilebilir ama onlar sizin bileceğiniz iş artık.
0
semaforo de medianoche
(25.02.23)
ajans gibi görünen fake yerler var, size iş bulduk diyorlar sonra başvuru vize bilmemne ücreti 500 euro'yu şuraya yatırın diyip ortadan kayboluyorlar. Öyle bir yer olmasın size yazan yer? İyi araştırın.
0
nhk ni youkosu
(25.02.23)
Anlaştığımız yer öyle bir yer değil ayrıca pasaportum olmadığını ilettiğimde pasaport parasını verelim sorun değil, tüm başvuru işlemlerimizi yaptılar şuan denklik için başvuracaklar herhangi bir para istemediler sadece almanyada maaşınızdan 250 euro alacağız denildi
0
🌸Sorucucimcime
(25.02.23)
Çok teşekkür ederim @edmond Honda aydınlatıcı bilgiler oldu
0
🌸Sorucucimcime
(25.02.23)
kardesim uzundur berlin'de, 2500 avro net fabrikadaki mavi yaka icin inandirici degil.
dikkatli ol dolandirilma, bana da biraz bobrek.avi gibi geldi.
0
cooperr
(25.02.23)
(6)

Sephora parfümün sahte olma ihtimali var mı

sydney
Daha 1 hafta önce hugo boss eau de parfum aldım ama hiççç kalıcı değil. Sahte olabilir mi?
Daha 1 hafta önce hugo boss eau de parfum aldım ama hiççç kalıcı değil. Sahte olabilir mi?
0
sydney
(25.02.23)
Hayatta her şey olabilir tabii ama Sephora'dan da şüphelenirsem bizzat üreticinin fabrikasından almam gerekir; bence sahte değildir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.02.23)
Koku kalıcı değildir. 3 fıs yerine 10 fıs sıkın. Erken biter şişe ama yapacak bir şey yok. Arap kokusu gibi parfümler kalıcı ve onlar revaçta. Duş alsan bile çıkmıyor üstünden ama hacı kokusu gibi. Oud, amber, paçuli, deri gibi içeriklerden oluşan parfümler tam bir koku bombası.
0
Cesario
(25.02.23)
Kalıcı olmaması ile sahtelik arasında çok bağ yok. Kalıcılık tamamen kimyasal bir tepkime ile mümkün. Dandik parfümcülerin dandik kokuları da çıkmaz iki gün zaten. Aslında kalıcı olmaması sağlıklı ve kaliteli orijinal ise
0
ikikerekac
(25.02.23)
Ne parfüm olduğunu yazmamışsınız, hugo boss edp yazıp ilk çıkanı aldım.
www.fragrantica.com

Edp için çoğu moderate demiş, birçok kişi kalici değil demiş. Haliyle bu parfüm edp de olsa kalici degil yani.
0
logisticsmanager
(25.02.23)
cesario +1 parfümlerle ilgili öğrendiğim her şeyi özetlemiş.
sahte olduğunu düşünmüyorum, sephora global bi firma.
0
deartheodosia
(25.02.23)
tarihine bakmış mıydınız? belki tarihi ileri veya bayatlamış ise kondisyonu yeni olanlar gibi olmayabilir.
0
debian
(25.02.23)
(6)

evin anahtarı yeniden yapılmıyormuş

sert siyah krom
mavi plastiği olan bi anahtar, gidiyorum anahtarcıya anahtar yapılmaz diyorlar. göbeği değiştirelim deyince değiştirilmez diyorlar. illa bütün kapı değişecekmiş. doğru mu adam mı yiyorlar?
mavi plastiği olan bi anahtar, gidiyorum anahtarcıya anahtar yapılmaz diyorlar. göbeği değiştirelim deyince değiştirilmez diyorlar. illa bütün kapı değişecekmiş. doğru mu adam mı yiyorlar?
0
sert siyah krom
(24.02.23)
anahtarın üzerinde bir yazı kod vs var mı?
o anahtarcı yapamıyordur ama kilidi aldığınız yer/servisi o kodla o anahtarı üretir genelde.

bu mu?
www.amazon.com.tr
0
kisa
(24.02.23)
Anahtar kopyalanmasa da, kilit değişir. Kapı niye değişsin?

Edit: Ayrıca anahtarı kopyalanmayan ne ya hu?, Kopyalamaya hazır yedek slave yoktur, elde eğeleyip uydurup aynısnı yapar birisi hırs yaparsa.

Adam hiç elde master yokken göbeğe bişiler sokup, şifrelerin yerini anlayıp, eliyle anahtar yapıyor :)

Edit2: Anahtarın fotosu var mı?
0
John Bloor
(24.02.23)
Bence evi hatta bütün siteyi komple yeniden yapmak lazım başka türlü olmaz =d o ne saçmalıkmış kapının anahtar kısmı kendine entegre bir şey mi yani ayrilamaz bir parça mi?
0
logisticsmanager
(24.02.23)
Adam doğru söylüyor olabilir :) Site içinde mi yaşıyosrunuz? Kiracı olduğunuzu tahmin ediyorum ama ya da evi yeni almış olabileceğinizi? Çünkü bizim sitede de her eve 3 adet anahtar teslim eidyorlar sanırım 1 tane de yedek ve bunların kaybı ya da değişmesi durumunda site yönetimini arayıp bu işle ilgilenen firmayla iletişim kurup öyle kopyalatıyorlar ve bayağı yüklü miktar para ödüyorsunuz sadece 1 tanesi için bile. Yani bazı anahtarlar kopyalanıyor ama standart sokak arası olan anahtarcılarda değil.

Öyle bir durum mu acaba sizinki de?
0
e mice
(24.02.23)
e mice+1 kilit degistirmek gibi maliyetli benzer anahtar modeli. duz anahtarci yapamiyordur
0
ala09
(24.02.23)
dormakaba marka ise evet onlar kopyalanamıyor. bazı modellerine özel kapı üretiliyor, o kapı göbeğine sadece o anahtar göbeği uyuyor. firma, fatura sizin adınıza ise veya fatura yok ise ilk satın alındığında verilen güvenlik kartı ile yedek anahtar temin edebilirsin ancak oldukça tuzludur.
0
krtkartal
(24.02.23)
(7)

Emlakçım kira kontratini yenilemek istiyor?

Trafalgar
Ortaklar arasında bir paylaşım olacakmış. O yüzden ev sahibi değişmemiş galiba. Emlakcim bugüne kadar bir sorun çıkarmadı. Yine çıkaracağını sanmıyorum ama dikkatli olmalı bu zamanda. Kontratta neye dikkat etmeliyim? Özel bir evden çıkarabilme maddesi falan olabilir mi?
Ortaklar arasında bir paylaşım olacakmış. O yüzden ev sahibi değişmemiş galiba. Emlakcim bugüne kadar bir sorun çıkarmadı. Yine çıkaracağını sanmıyorum ama dikkatli olmalı bu zamanda. Kontratta neye dikkat etmeliyim? Özel bir evden çıkarabilme maddesi falan olabilir mi?
0
Trafalgar
(22.02.23)
Hukukta, evden cikarilmamda kullanilabilecek bir acik olma ihtimaline karsin, Ben olsam avukatsiz kalem oynatmazdim.
0
lynda.com
(22.02.23)
Ufak bir düzeltme "ev sahibi değişmiş olacak"
0
🌸Trafalgar
(22.02.23)
ev satılmışsa zaten çıkartabilir
yeni tarihli yaparsan 1. senende çıkartabilir
0
bir soru sorcam
(22.02.23)
Yanlış hatırlamıyorsam ilk sene sonunda sözleşme yenieme süresinden önce evden çıkarma ihtimalleri var. Bu sebepten yeni kontrat konusunda iyi araştırırım.
0
logisticsmanager
(22.02.23)
Evin tapusunu iste. Tapudaki isim ile kiralayanın isminin aynı olduğunu gör.

Daha önceki kontratla birebir aynı olması koşuluyla imzalarım de. Yoksa imzalama.
0
Mirket
(22.02.23)
"ev satılmışsa zaten çıkartabilir" yanlış bir inanış. Doğrusu: Size ihtar çektiktan 6 ay sonra mahkemeye başvurabilir, mahkemede de evde oturmaya ihtiyacı olduğunu kanıtlamak zorundadır.

Evi satın alan kişi tüm alacak verecek ve anlaşmalarıyla beraber satın almış olur.
0
iustitia omnibus
(23.02.23)
“1. Senende çıkarabilir “ doğru değil . Lütfen insanları yanlış yönlendirmeyelim.

Bu devirde sıfırdan aynı şartlarla “gel kontrat yenileyelim “ diyen ev sahibi bulduysanız hemen koşun. Ama

1. dikkat edin tahliye taahhütnamesi imzalamayın.
2. Verdiğiniz depozitoyu yazdırın.
0
Mcfly
(23.02.23)
(9)

Kovulmadan kıdem tazminatı almanın bir yolu var mı?

tosibin
Aslında soru başlıkta, fakat biraz daha detay vermeliyim;Özel bir şirkette 5 yıldır tam zamanlı çalışmaktayım. Tükendiğimi hissediyorum, çalışma hayatına biraz ara verip bu arada kendimi geliştirmek gibi bir niyetim var.Fakat beni 1 yıl idare edecek kadar kenarda param yok, dolayısıyle tazminatımı a
Aslında soru başlıkta, fakat biraz daha detay vermeliyim;

Özel bir şirkette 5 yıldır tam zamanlı çalışmaktayım. Tükendiğimi hissediyorum, çalışma hayatına biraz ara verip bu arada kendimi geliştirmek gibi bir niyetim var.
Fakat beni 1 yıl idare edecek kadar kenarda param yok, dolayısıyle tazminatımı almaya ihtiyacım var.
Yöneticimden beni kovmalarını talep ettim, böylelikle hem tazminatı hem de işsizlik maaşı alabilecektim, tabi ki kabul etmedi.
Bir küçük sitem de etmek istiyorum, kovulunca emeklerinin karşılığını alabiliyorsun fakat istifa etsen 5 yıllık emeğin çöp oluyor, çok saçma.
Neyse sorulara geçeyim;

- Şirketin beni işten çıkarmasını sağlamak dışında tazminatımı alabileceğim bir yöntem var mıdır?

- Evlilik de bu seçenkelerden biri, kağıt üzerinde de olsa bu yapılabilir fakat bu kadar çirkinleşmek istemiyorum. Ayrıca bu şekilde işten ayrılınca işsizlik maaşı alınamıyor diye biliyorum.
- Bir şey daha duydum fakat emin değilim, işveren çalışanın görevinde değişiklik yapıyor, çalışan bunun kendisine ihtar yoluyla bildirmesini talep ediyor. Sonrasında çalışan yine ihtar yoluyla yeni görevini kabul edemeyeceğini bildiyor. Bu durumda iş akdi işveren tarafından feshediliyor ve çalışana tüm haklarını ödüyor.
Bizim şirkette de yakın zamanda böyle bir değişiklik yapılması ihtimalı vardır.

Gerçekten tüm cidiyetimle sormak isterim, bunların bir oluru ya da hiç aklıma gelmeyen başka bir yöntem bulunabilir mi?
0
tosibin
(22.02.23)
Yöneticinden kovmalarını mı talep ettin? Sdddfff:)
0
ikikerekac
(22.02.23)
:) evet, tam olarak "beni kovabilir misiniz" diye sordum.
0
🌸tosibin
(22.02.23)
askere gidersen var. evlilikte kadınlar alabiliyor tazminat. erkekler alamıyor diye biliyorum.
0
jelly bear
(22.02.23)
@jelly ear +1

1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde iş sözleşmesini kendi arzusu ile sona erdirmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı belirtilmektedir.

İkinci dediğiniz şöyle olabilir. İşe başladığınız görev tanımınız dışında bir işe atanıyorsanız dava vs ile alabilirsiniz ama uzun sürer.
0
FAtE
(22.02.23)
@jelly bear

kadınım, o yüzden belki evlilik bir seçenek olabilir.
0
🌸tosibin
(22.02.23)
"Bir küçük sitem de etmek istiyorum, kovulunca emeklerinin karşılığını alabiliyorsun fakat istifa etsen 5 yıllık emeğin çöp oluyor, çok saçma.
Neyse sorulara geçeyim;"

Çalışanlar siz tukendiniz diye size niye işsizlik maaşı verilmesini desteklesin?
Tazminat da siz tukendiniz diye verilecekse ülkede çalışan kalmaz. Tazminat maaşı bir emek değil ki?

Yani kendi isteğinizin saçmalığı burada oluyor. Misal tukenme sebebiyle kafa izni vs neyse ama bu sebepten tazminat ve işsizlik maaşı yok hiçbir ülkede ve olmasın zaten.

Müdürünüz de normal şekilde reddetmis. 5 yıllık calisansiniz, 20 yıllık değil yani. O gene anlasilabilirdi ki ben gördüm böyle olaylar. Ama 5 yıl hiçbir şey.
0
logisticsmanager
(22.02.23)
Formaliteden evlenirsen ve sonra boşanırsa 1 sene tekrar evlenemezsin. Üstüne evlenmek istediğinde müstakbel eşine bu duyuruyu gösterip ikna etmen gerekir ama can sıkıcı olabilir.

Performans düşüreyim dersen haklı sebepten iş akdin feshedilir.

Ben şimdiki çalıştığım şirkete gelmek için 4.5 senelik tazminatımdan vazgeçtim. Ek işlerim açıldığı için 2-3 ayda o parayı amorti ettim.

Eğer şirket kovmuyorsa ve haklı bir sebebiniz yoksa (mobbing vs), evlenmekten başka seçenek yok gibi.
0
kimlanbu
(22.02.23)
kadınsanız evlenebilirsiniz, erkekseniz askere gidebilirsiniz. her iki cinsiyet için de emekli olabilirsiniz, veya girişiniz meşhur eyt sınırı olan 08.09.1999 öncesi ise 15 yıl ve 3600 gününüzü doldurduğunuza dair sgk'dan yazı alıp istifa edebilirsiniz.

bunların dışında istifa etmenizi mecbur kılacak herhangi bir olumsuz durum yaşamışsanız da bu gerekçeyle istifa edip tazminata hak kazanabilirsiniz, ama işyerinde ahlaksızlık yapıp personeli istifaya zorlayan adam da tazminatı çıkarıp şak diye vermez. bu iş uzar.
0
kibritsuyu
(22.02.23)
Eğer mesaiye kalıyorsanız ve bunun için para almıyorsanız şirketinize "bundan sonra para almadan mesaiye kalmıyorum" diyerek kovulmak için çok önemli bir adım atmış olursunuz.

Yöneticinize "beni kovun" demeniz pek iyi olmamış. İleride mahkeme olursa aleyhinize kullanılabilir.
0
michael_knight
(22.02.23)
(13)

iş mailini gece yarısı atmak

deartheodosia
evden çalışıyorum, genellikle gece yarısından sonra çalışmak için fırsatım oluyor ya da sabah erken saatlerde ve insanlara saat 03'te, 05'te mail atmanın ne kadar ciddiyetsiz göründüğünü merak ediyorum (yurtiçi ve ayrıca yurtdışı/avrupa).illa ki gün içinde belli saatlere planlanmış şekilde mi gönder
evden çalışıyorum, genellikle gece yarısından sonra çalışmak için fırsatım oluyor ya da sabah erken saatlerde ve insanlara saat 03'te, 05'te mail atmanın ne kadar ciddiyetsiz göründüğünü merak ediyorum (yurtiçi ve ayrıca yurtdışı/avrupa).

illa ki gün içinde belli saatlere planlanmış şekilde mi göndermeli, mail gönderilen saatin bir önemi var mı bunu merak ediyorum.
0
deartheodosia
(21.02.23)
Maili alacak kisi(ler)in mesai saati disinda gondermek hos karsilanmiyor. Belki sirket kulturuyle de alakalidir ama bizde hem ABD hem Avrupa icin alicinin calisma saatlerine gore gonderim zamani belirlenir.
0
sertac akin
(21.02.23)
Valla ciddiyetsizlik değil de gece yarısı ne gerek var insanları rahatsız etmeye? Ölüm kalım meselesi mi? Mesai sonrası acil bir mail olmadıkça işyerinden gelen mailler benim tadımı kaçırıyor. Ben ertesi güne planlanmış şekilde gönderilmeli diye düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(21.02.23)
Ben her zaman mesai saatleri içinde mail, mesaj, telefon işlerini hallediyorum. Alttan alttan her zaman mesai saati dışında ulaşılabilir olmayacağımı sezdiriyorum muhataplara. Mesai dışında birisi aradığı zaman da normale göre belirgin şekilde farklı bir resmiyette konuşuyorum.

Birisi bana mesai saati dışında mail atsa tutup suratına bir şey demem "neden dönüş yapmadın" gibi fantastik triplere girmediği sürece, ama normal de bulmam. İş iştir, sözleşmeyle anlaşmayla belli sınırlar koyarak yapılır. Bu sınırları ihlal eden insanları ihlal dozuna göre garip geliyor gözüme, garip gelmesini de özellikle kendime telkin ediyorum.
0
akhenaten
(21.02.23)
Bence göndermenin bir olayı yok hemen cevap beklemiyorsanız.

Gece gönderip, neden 1 saat içinde dönüş yapmadın demediğiniz sürece bir sıkıntı yok.

Bende de tam tersi, gece birileri bir şey gönderince 24 saat çalışıyormuş da göze girmeye çalışıyormuş hissi yaratıyor.
Hiçbir zaman gece biri yazdı diye kötü hissetmem.
0
burfak
(21.02.23)
"kusura bakmayın şu şu şu sebeple bu saate atabiliyorum ancak..." diye başlanıp atılmasında sorun yok.

ama rutin olarak bu şekilde mail atan birini ben dikkate alamam. mailine geç dönerim, görmedim derim vs...
ayrıca genel olarak da büyük dalga konusu olur.
0
teritori
(21.02.23)
Ben geç saatte mail alirim, mail atarim.
Ama bunu belli kişilere yapıyorum, yani kafaya takmadığıni bildiğim kişilere.

Onun dışında bütün mailleri sabah 08.30a ayarliyorum. Ama benim gibi calisan arkadaslar ile gece birde falan atıyoruz yani.

Akşam 10-11'e kadar umursamadan atiyorum. O kadar kafasina takan devlet dairesnde calissin.
0
logisticsmanager
(21.02.23)
Ortada gercekten ciddi derecede bir mesele yoksa mesai saatleri disinda mail atan kisiyi profesyonel olarak addetmem. Ya isini geciktiriyordur ya kendince caliskan pozu kesiyordur ya da hayatsizin tekidir. Tecrubeyle sabit olusmus yargilar bunlar. Dogru duzgun calisip bunu yapani gormedim henuz. E boyle birine de pek saygi duymam is anlaminda.
0
unidentified floating object
(21.02.23)
8-5 çalışılan işlerde garip durur ama freelance iş vs. ise garip olmaz bence.

Normal şartlarda mailin zamanı olmaması lazım bakan istediği zaman mesai saatinde bakıp cevap atar çünkü. Fakat akıllı telefonlarla birlikte anında bildirim gelmeye başladığı için insanlar dikkat etmeye başladı. Ben de o sebepten işleri gece halledip sabah 8-9'a ayarlıyorum sabah gidiyor.

Yine de, mail telefonla aramak veya whatsapp'tan yazmak gibi bir şey değil. Her saat atılabilmeli normal şartlarda. Çok dikkat eden kişi kişisel telefonuna o maili kurmaz veya iş telefonu vardır akşam bakmıyordur. Sadece bilgisayardan bakıyordur vs. vs.
0
nhk ni youkosu
(21.02.23)
1. kimsenin gözüne girme gibi bi durum yok, freelance kendi işim.
2. soru yalnızca mail için. telefon/whatsapp yok.
0
🌸deartheodosia
(21.02.23)
ben gece gündüz gönderiyorum, verimli saatim o gün için neyse o. herkesin verimli saati farklıdır, belki gece aklıma bir şey geldi gönderdim onun için sabahı beklemem.

alacak adamdan cevap beklemediğin, gece cevap ver diye darlamadığın sürece sıkıntı yok. benim mail bildirimlerim mesela kapalı akşam mesai bitişinden itibaren. rahatsız olan bildirimleri kapatır olur biter.

edit: ek olarak global firmalarda böyle bir kaygın zaten olamıyor. mesaj attığım bi adam japonyada diğeri amerikada. büyük şirketlerde böyle neden şu saatte attın falan olmaz bu yüzden. alan kişi bildirimleri yönetecek rahatsız oluyorsa.
0
roket adam
(21.02.23)
İsveçte çalışma şartları iyi, iş yaşam dengesi mükemmel olduğu halde insanlar şirket telefonlarını yanlarında taşıyorlar. Acil bir durum olursa cevap veriyorlar. Çünkü herkes farkında kimse onları gereksiz bi şey için rahatsız etmez. Bu nedenle kimseye gece mail atılmaz burada. Mail attığın insanın çalışma saatine göre mail atılır. Çünkü diğer türlü senden gelen mailleri sessize alması gerekecek ya da toptan iş telefonunu kapatması gerekecek.
Burada gece rahatsız eden olmadığı için iş telefonu da rahatsız edici bir şey değil.

Bence atmayın gece. Zaten tek bir ayardan gece attığım mailler mesai saati başında gitsin kuralını getirebilirsiniz. Her mailinizi tek tek ayarlamanıza gerek yok yani.
Bu ayarlar boşa konmuyor mail uygulamalarına.
0
zimbirik
(21.02.23)
çalıştığın şirket veya şirketlerin kültürüne göre değişir, kurumsal mı, hangi ülke vs çok değişkeni var. Endişe ediyorsan delay delivery ile saatini ayarla, mesai başlangıcında göndersin, kafan rahat eder.
0
tiny penny
(21.02.23)
Bazi insanlar icin cok daginiksin ve isini zamaninda yetistiremiyorsun o yuzden geceyarilarina kadar calisiyorsun izlenimi yaratabilir.
0
hot potato
(21.02.23)
(17)

Amerika maaşı vs Avrupa maasi

bonjourrr
Amerika'da yazılımcı maaşı 8 10 k dolar civarında ama hayat pahalı okul sağlık vsAvrupa'da 3000 3500 Euro civarında. Ama sosyal devlet olduğundan sağlık okul.vs ücretsizMaddi olarak karşılaştırınca hangisi daha mantikli
Amerika'da yazılımcı maaşı 8 10 k dolar civarında ama hayat pahalı okul sağlık vs

Avrupa'da 3000 3500 Euro civarında. Ama sosyal devlet olduğundan sağlık okul.vs ücretsiz

Maddi olarak karşılaştırınca hangisi daha mantikli
0
bonjourrr
(21.02.23)
sağlık harici amerika bana daha mantıklı geliyor.
avrupada da sağlık sistemi müthiş değil.
0
jelly bear
(21.02.23)
Kişiye bağlı.
Amerika'daki hayat süper olsa bütün Avrupalı yazilimcilar giderdi. Gitmiyorlar, demekki Avrupa'da yaşamanın güzellikleri var.
Ama eminim "Avrupa'da hayat çok kötü, onlar yaşamayı bilmiyor" tayfa gelecektir.

Bu sorunun cevabı sadece para ile alakaliysa amerika. Ama hayatta tek şey para değil. Misal bir saniye bile işten atılma korkum yok Fransa'da. Hastalanirsam ne olur korkum da yok. Bunlar bana göre önemli seyler.

Neyse yani iki tarafin da güzel yönleri var, kişiden kişiye degisir.
0
logisticsmanager
(21.02.23)
tamamen maddi olarak bakarsan amerika daha mantiklidir. ozellikle remote calisma sansin olursa daha ucuz bir yerde yasayip kazandigin yuksek maasin keyfini surebilirsin. sirketler kapsamli saglik sigortasi da yapiyor diye biliyorum amerika'da.

avrupa'nin artilari farkli. nispeten guvenli, evsiz oranlari daha dusuk, daha cok yaya ve bisiklet odakli sehirler vs.
0
lemmiwinks
(21.02.23)
Bazi Avrupa ulkelerini haric tutarsak, sadece ortalama olarak bakarsak ABD'de gelir daha fazla. Ama calisma kulturu de Avrupa'dan daha farkli.

O sebeple neresinin daha mantikli oldugu kisiden kisiye degisir, eger birisi digerine gore her acidan daha mantikli olsaydi o yone dogru bir goc olurdu ama oyle bir durum yok, herkesin hayattan beklentileri farkli.
0
sertac akin
(21.02.23)
abd denilince de hangi eyalet ve sehir oldugu onemli. yazilimci acisindan degerlendirildiginde, ornegin san francisco maaslari cok iyi ama ev kiralari cok ucuk. Seattle daha makul. bu sehirler kariyer anlaminda da cok buyuk adim. Diger taraftan diger eyalet/sehirlerde de guzel firstalar olabiliyor ornegin utah texas gibi.

avrupada da benzer durum var. almanya, hollanda, danimarka gibi ulkeler maas ve sosyal destek acisindan dengeli ulkeler. kariyer anlaminda da cok fazla firsat sunmaz ama stressiz rahat yasanir.

burada karar verirken yas, evlilik ve cocuk gibi durumlar degerlendirilmeli. ornegin evli ve cocuklu bir aile icin oncelik is guvenligi, sosyal destekler, ucretsiz egitim ve kres imkani, cocuklara ayrilacak zaman onemli olabilir. bu durumda net fayda acisindan issizlik maasi, cocuk parasi, ucretsiz egitim, daha az calisma saatleri olan almanya, hollanda gibi ulkeler daha rahat bir hayat sunacaktir.

ama daha fazla risk, bununla beraber daha fazla firsat kovalayan insanlar icin abd avantajli. hem daha az vergi yuku, hem de daha fazla is ve kariyer imkani acisindan abd her turlu daha iyi. bir de yuksek kalifiye ve gelir diliminde daha yukarida olanlar icin de abd avantajli.

avrupada gelir arttikca vergi oranida arttigindan bir sure sonra insan kendine soruyor bu kadar cok vergi oduyorum ama bunun bana geri donusu oluyor mu diye. ornegin almanyada issiz birinin eline tum desteklerle beraber 2500 euro civari para gecerken, yuksek kalifiye calisip 4000 euro almak kotu hissettirebiliyor. ama issiz kalinca da hayat standardinda hicbir degisim olmadan yasamak da calisirken guven verici ve cok huzur verici.

avrupada da isvicre hep atlaniyor, bircok acidan abd nin avantajlarini sunarken ayni zamanda bir avrupa rahatligi var ulkede.
0
emrahday
(21.02.23)
"Avrupa'da sağlık okul vs. ücretsiz".

Değil aslında, "sosyal devlet" ile ilgili çok temel bi misconseption bu.

Geçenlerde bi haber vardı, UK'de insanların ödediği vergiler hariç, sağlık için yaptıkları "ek ödemeler" US'ten fazlaymış gelirlerine oranla. Veya işte Hollanda'da isen zorunlu özel sağlık sigortası yaptırıyorsun falan. Ödediğin para daha fazla ve zorunlu, seçme şansın yok. Üstüne başkalarına da bakmak zorundasın. Zaten göçmenleri de o yüzden ülkeye alıyorlar, kendilerine bakacak birileri olsun diye. ABD temelde böyle değil, o yüzden maddi olarak çok daha avantajlı ve hep öyle olacak.
0
plutongezegendegilmi
(21.02.23)
amerikadaki en kapsamlı sigortayı dahi yaptırsan avrupa'da yaşadığın alım gücünün en az 2 katını yaşarsın amerikada.

avrupa, orta direğin çok daha rahat orta direk olacağı bir yerdir.
amerika zenginleşebileceğin yerdir.

amerikada çalışan zengin olur.
0
tchuck
(21.02.23)
"Amerika'daki hayat süper olsa bütün Avrupalı yazilimcilar giderdi. Gitmiyorlar, demekki Avrupa'da yaşamanın güzellikleri var." - denilmiş.

Gitmiyorlar değil, gidemiyorlar. ABD'de computer science en çok okunan bölüm. Bunu okuyup üzerine doktora yapan sayısı da çok fazla. Bu birinci sorun.

İkincisi ise ABD çalışma vizesi çok problemli. İş teklifi alıp hemen gidilemiyor.

Alım gücü yüksek ülkelerde 3-5 kuruşun peşine düşülmez. Maddi açıdan çok fark olmaz. ABD'nin ortamı daha rekabetçi, Avrupa daha liberal.

ABD'den remote iş teklifi alabilirsin ama ABD'de çalışma izni olayı zor baya.
0
scholar
(21.02.23)
Amerika ve abd'de maaşlı bir orta sınıf olarak yaşayacağınız hayat aşağı yukarı aynıdır. Eviniz, arabanız, tatilleriniz vb... Hatta ABD'de alım gücünüz bir yazılımcı olarak AB'ye kıyasla daha yüksek olabilir.

Farklar şunlar:
-ABD'de işten çıkarılma ihtimali daha yüksektir. AB ülkelerinde o kadar yüksek değildir. AB'de regülasyonlar daha sıkıdır.

-ABD'de işsiz kalırsanız hemen iş bulamazsanız çok sıkıntı yaşarsınız. AB'de ülkeye göre değişmekle beraber işsizlik dönemi ABD'ye göre daha az yıpratıcı geçer.

-AB genel olarak bir şirketin en alt maaşıyla en üst maaşı arasında bir oran tutturma eğilimindedir. Şöyle diyelim, almanya'da ortalama bir otel çalışanı yılda 40000 euro kazanıyor. Bir yazılımcı 45000 50000 euro kazanıyor. aha kanıt:
lohntastik.de:~:text=The%20monthly%20median%20gross%20salary,in%20Germany%20is%20€1%2C889.00.&text=25%25%20of%20Hotel%20And%20Catering,earn%20more%20than%20€2%2C223.00.

-Yani AB içinde genel olarak herkes meslekten bağımsız birbirine yakın kazanıyor biraz kalifiye bir iş yapıyorsa.

-AB'de daha insancıl bir çalışma kültürü vardır. ABD'de Türkiye'ye daha yakın biraz iliğini kurutan bir çalışma kültürü vardır. Daha da rekabetçi ve performans odaklıdır. Mesela ben kendi şirketimin Paris ofisinde 56 yaşında hala senior pozisyonda çalışan adam gördüm. Normalde o yaşta bu çapta bir şirkette yönetici değilsen barınman zordur ABD'de. Ama paris'te adam sendika güvencesiyle işinin başında.

-Mesela bizim uluslararası projelerde ABD ve Türkiye ekipleri sabahlamaya daha yatkınken, AB ekipleri 6 dedin mi dükkanı kapatır genelde. Bunu iyi bir şey olarak söylemiyorum, iş kültürlerinin farkını anlatabilmek adına bir örnek.

-ABD'de okul ve sağlık ücretli ve oldukça pahalı. Ama AB'de sağlık için bir çözüm bulsan bile eğitim yine pahalı. Çünkü birçok ülkede o ücretsiz devlet üniversitesi sadece AB pasaportunu kapsıyor. Türk pasaportuyla çocuğun için yine epey bir para ödersin. Bu arada AB'de de zorunlu sağlık sigortası vs maliyetleri var.

-Amaaaa....Orta sınıfın biraz üstüne çıktığın zaman mesela yönetici pozisyonlara geldiğinde ABD'de gelirinin net bir sınırı yoktur. AB'de gelir dengesi önemsendiği için çok aşırı ütopik maaşlar kazanma ihtimalin yoktur genel olarak. Kazansan da çok vergi ödersin.

-Uzun vadede kendi işini kurmak istersen, ABD daha fazla imkan ve potansiyel sunar. AB'de iş kurmak ve yürütmek 1-2 istisna dışında ABD'ye göre daha eforlu ve maliyetli olabilir.

-ABD daha kozmopolit bir ülkedir en azından belli eyaletlerde. Avrupa daha homojen dağılmıştır. Amsterdam, Berlin, Paris dışında expat olarak hep yabancısındır. Hatta bunlarda bile "yabancı"sındır.

-AB ülkeleri homojen ülkeler oldukları için göçmenler daha büyük kültürel ve ekonomik sorunlar olarak geri dönüyor onlara. Bu da çeşitli kültürel travmaları ve reaksiyonları tetikliyor. ABD zaten bir göçmen ülkesi olduğu için kültürel farklılıklar Amerikan kültürü içinde eriyip gidiyor. Bunlar çok kişisel konular olmakla birlikte bir AB ülkesinde işyerinde ya da okulda "cultural bias" yaşama ihtimaliniz daha yüksek. ABD'de bir şirkette hindistan, almanya, çin, türkiye, ingiltere kökenli insanlarla bir arada çalışmak çok olağandır. Bir AB şirketinde bu tam olarak öyle değildir. Anlatması zor ama, ABD'de amerikan kültürü, amerikan ideali herkesin ortak buluşma noktasıdır. Almanya'da mesela %90'ı alman olan bir ekipte alman kültürü herkesin ortak noktası olamıyor. Olamadığı için de ister istemez sınırlar daha belirginleşiyor.

-Orta ve uzun vadede AB içinde başka bir ülkeden çalışmaya gelenlere karşı negatif bir reaksiyon gelişmesi, hayatın onlar için biraz daha zorlaşması daha olası bu yüzden yukardaki sebeplerle. Bunlar çok detay ve kültürel konular. Biraz da kişisel durumlar ama bunları da düşünmek önemli uzun vadeli bir plan yapıyorsanız.

Özetle eğer orta sınıf hayatı kıyaslayacaksanız, AB ve ABD arasında çoooook da farklar yok. Sosyal hayat ve iş kültürü açısından hangisi size uygunsa onu seçin.

Ama orta sınıfın biraz üstüne çıkmaya başlayınca AB'de hayat standardınız ve geliriniz aşırı şekilde fark etmeyecek. ABD'de ise hayat standartlarınız, geşiriniz çok fark eder. Uzun vadeli iş kurma vb planlarınız varsa da ABD bunun için daha uygun bir ülke.

ABD zirveye çıkmanın AB'ye göre daha kolay olduğu ve ödülünün büyük olduğu bir iş kültürüne sahip. Eğer rekabetçi ve yüksek performanslı bir ortamda çalışmaya aşinaysanız önünüz çok açık. Ama ABD'de tökezlediğiniz noktada toparlaması daha zor.

AB ise birçok durumda seviyede size aşağı yukarı aynı standartları ya da birbirine yakın standartları sunan bir kültüre sahip. Tökezlerseniz toparlamanıza yardımcı olacak daha fazla unsur var.
0
anten
(21.02.23)
cok daha detayli aciklayanlar var ama kisaca soyle dusunuyorum ben:

ekonomik acidan amerika cok daha mantikli. firsatlar ve kariyer acisindan da cok daha mantikli. hollanda/ingiltere'deki maaslar biraz artti gorece olarak ama ayni pozisyonda abd'de calisirsan en az 2 kati maas alirsin. giderlerin 2 kati artmaz.

mantiksiz olan yerler, is/yasam dengesi - kultur - saglik konusu (sirketlerin bir cogu ozel saglik sigortasi sagliyor, bu cok da onemli degil sanki) - notice period'un kisaligi - vize sorunlari - uzak olmasi
0
fakyoras
(21.02.23)
osuruktan nem kapiyorsan, memur zihniyetliysen avrupa.bence en buyuk avantajlarindan biri anavatana yakinlik ve bircok ulke icinde takilmadan gezme imkani.

girisimciysen, korkusuzsan, para pesindeysen amerika. vahsi kapitalizm, 300milyon salak arasindan vurulmadan siyrilma savasi. kural falan yok, bir nevi squid game.
0
cooperr
(21.02.23)
Hayatın iş ise ABD.
İş yaşam dengesi dersen Avrupa

Bizim şirketin Avrupa ofislerinden birinden ABD ofislerinden birine geçen yazılımcı arkadaş aşırı çok çalıştığından bahsediyor. 30 günlük yıllık izin 14 güne indi. Akşam geç saatlere kadar ofiste. Herkes birbirinin gözüne bakıyor, kimse erken çıkan kişi olarak görünmek istemiyor.
Avrupa'daki ofiste 17:00 oldu mu Windows+L ye basılıyordu.
0
nop
(21.02.23)
en sevdigim konu.

simdi bu konuya net sekilde amerika demeyen adam amerika'yi tanimiyordur cok net. ulke degistirecek bir turk icin bu bir tartisma konusu bile degil. dunya uzerinde %50 maas artisi icin is degistirmekte tereddut etmeyecek insanlar %150 maas artisina burun kiviracak oyle mi? bakin avrupa'da 10 senede kazanacagin parayi 5 senede kazanmaktan bahsediyoruz. kendi kendini emekli ediyor insanlar amerikada devlete ihtiyac duymadan. ve avrupa'daki gibi 65'i beklemiyorlar.

konu konu gidelim.

saglik: en abartilan konu. kendimden ornek vereyim. saglik icin benden kurus calismiyor hastanelere. gecen 3-4 dolgu yaptirdim odedigim miktar 0$. iyi bir sirkette calisiyorsan sagliga ulasim da, odeme de mevzu bile degil, gecelim.

guvenlik: yine abartilan bir mevzu. abd'de tekinsiz yer coktur, ama sen zaten oralarda yasamayacaksin ki? yani amerika'nin bu yuzunu hic gormeden yasamak mumkun ve zaten yine iyi bir isin varsa o sehirlere ve mahallelere hic isin dusmez.

egitim: avrupa'nin maddi acidan avantajli oldugu tek konu. abd'de egitim pahalidir. cocugunu iyi devlet okuluna vereceksen iyi muhitte oturman lazim o zaman da kiralar ucuyor. ozele versen cok para. avrupa bunu daha iyi cozmus durumda. bu nedenle cocuk varsa bu avrupa lehine yazar.

avrupa'nin amerika'ya kiyasla iki avantaji var.
1) tarihi ve kulturel yapisi cok daha saglam. amerika'da dumduz suburban sprawl sehirler var dallas, phoenix gibi. sehir demeye bin sahit ister. benim yasadigim seattle'da 100 senelik binanin onunde tarihi diye secde ediyorlar.
2) is guvenligi mevzusu. maalesef amerika'da sirketlerin karliligi azaldiginda kimsenin gozunun yasina bakmadan kapinin onune koyarlar. bu noktada sirket odakli bir ekonomi var ve iyi calisman gerekiyor. su aralar layoff'larla calkalaniyor tum ulke mesela. ama high risk high reward.

peki amerika'nin saymadigimiz diger avantajlari neler
1) entegrasyon. buraya ucak teker koydugu anda amerikalisin. avrupa'da almanlarin, fransizlarin arasina girebilmek icin iyi sanslar.
2) iklim. avrupa'nin guneyi disinda rezil bir iklimi var. gunes goremiyorsun. gerci ben de seattle'dayim ama burasi bile avrupa'ya kiyasla daha gunesli.

velhasil aradaki maas farklari %30-40 falan olsa tartisilir derdim ama ayni sirketin ayni pozisyonunda amerika'da 2 katindan fazla maas almak varken tartisilacak bir konu yok. avrupali yazilimcilarin amerika'ya gitmeme sebebi amerika'ya gitmenin zor olmasi bu arada. yani hadi ben geldim amerika'ya denmiyor maalesef butun dunyanin akmaya calistigi bir yer ve gocmenlik inanilmaz kisitli durumda. ortalama avrupali muhendis de konfor alanini birakmak istemiyor adam kendi ulkesinde rahat rahat yasarken bir turk caresizligi ile maceraya atilmak istemiyor mantiken.

avrupa icin sadece istisnai kisisel sebepler olabilir. onlara da kimse bir sey diyemez zaten. ama genel gecer konusursak bu sorunun cevabi net amerikadir. hele genc, bekar bir yazilimci icin.
0
antikadimag
(22.02.23)
@scholar +1. konuyu bilen bir arkadas.

@el cevap; hocam sizin bilgiler baya eski kalmis. o stem mevzusuna amerikalilar uyanali cok oluyor. bugun amerikali, gocmen herkes comp sci okuyor. bolumler dolup tasiyor, sinif yetismiyor. benim okudugum okulda en populer major acik ara cs idi.

saglik sigortasi primleri konusulacak seyler degil. ayda 100$ bile vermiyorum. aile olunca biraz daha artsa da cuzi rakamlar bunlar. saglik hizmetleri de pahali falan degil. o rakamlar sigorta sirketleri icin sisirilmis rakamlar. en boktan durumlari yasasan, en agir ameliyatlari olsan $2k-3k'dan fazla para odemezsin. out of pocket maximumlari var sigortalarin. cogu zaman sadece deductible odeyip gecersin. benim sigortam mesela 0$ deductible cebimden kurus cikmiyor.

abd'de sendikal hak yok. evet yok da sirketler bunu sagliyor. mesela isten cikarilinca en az 3 ay daha maas almaya devam ediyorsun. bunu devlet zorunlu kilmiyor is yeri talent cekebilmek icin teklif ediyor. hatta gecen meta'nin layoff'unda 1 senelik maaslarini pesin odediler insanlara. ki bu bir yazilimci icin vergi dusulmus hali deneyimli yazilimci icin $140-150k yapiyor. varsin avrupa'daki is guvenligi sizin olsun beni meta'dan kovun diyesi geliyor insanin.
0
antikadimag
(22.02.23)
Yazılım gibi skill based işlerde bir iş başvurusuna belki 10 000 başvuru olur. Bu kadar rekabet varken başlangıçta 8-10k dolar gerçekçi bir rakam değil. İşsiz kalırsan 6 ay iş bulma süren var. Bir de seni dışarıdan işe almak için ekstra para ödeyecek iş veren. Bunu yapmaya muhtemelen yanaşmazlar.

ABD'ye para dökmeden direkt iş teklifi ile giden çok çok azdır. Bu belki 90 larda falan oluyordur. Şu an ABD'deki Türklerin çoğu kaçaktır. Legal olanlarının da çok sağlam eğitimi vardır. Ama her koşulda stresli bir ortam. Çocuğu olan biri için eğitim, sağlık vb konular zorlayıcı olabilir.

entegrasyon konusu bir tık daha avantaj gibi olsa da amerikan insanı avrupa insanı kadar kibar değil. Bir ingiliz sabırlı oluyor mesela. Adamlar savaş esirlerini bile en iyi şekilde tedavi ediyorlar.

ABD'den bir defa çıktın mı bir daha giriş yok. Avrupa böyle değil. ABD'ye ya tam giriyorsun, ya tam çıkıyorsun. Başka ülkeye geçeyim sonra tekrar ABD olayı vatandaşlığın yoksa çok zor bir şey.
0
scholar
(22.02.23)
@scholar

"amerikan insanı avrupa insanı kadar kibar değil. Bir ingiliz sabırlı oluyor mesela. Adamlar savaş esirlerini bile en iyi şekilde tedavi ediyorlar."

kaptan bu cikarimi nasil yaptin harbiden merak ediyorum...hangi savasta ingilizlerin eline esir dustun de seni tedavi ettirdiler?

benim tanidigim ingilizlerin eline esir dussen, birak tedavi ettirmeyi canli gomup ustune beton dokerler. batinin geneli ortadoguluyu sevmez, yagmurlu gunde su vermez.

Insancillik acisindan avrupa/amerika fark etmez, ayni seyin laciverdi. Gocmensin iste, yurtdisina cikmis Turkun, kacip Turkiye'ye gelmis bir Afgandan pek bir farki yok.
0
cooperr
(22.02.23)
@el cevap; eyvallah hocam. allah bagislasin, ben de cocugumu amerika'da yetistirmek istemem aslinda ama maddi durumu birakip avrupa'ya gidebilir miyim emin degilim. aslinda bu da benim dusundugum bir sey gecen arkadasla konustuk cocugum olursa kulturel olarak 'amerikan' olmasindan korkuyorum.

dediklerinize karsi cikmak icin degil de tartismaya ilave olsun diye birkac ek.

saglik konusunda ilave soylenecek bir sey kalmadi. dedikleriniz dogru. benim sigorta oldukca iyi ve bunu argumanimi guclendirmek icin ozellikle soyledim. evet her sigorta boyle degil ama boylesi de var ve iyi sirketlerde olsun olsun 500 hadi 1000 deductible olsun. cok fark etmiyor. benim argumanimin ozeti su; "bu ucretler aradaki $60-70k'lik maas farkinin icinde ihmal edilebilir."

cocuk konusu problemli olabilir, cocugum olmadigi icin detay bilemiyorum ama tahminim yine maas farki icinde cozulebilecek bir sorundur. maas farki o kadar buyuk ki hemen her seyi kompanse ediyor. cocuk varsa esinizin de calistigini dusunun, maas farki uzerinden yilda $100k'ya yakin fark olur rahatlikla avrupa ile kiyasla.

velhasil tartisma genel olarak bir abd-ab karsilastirmasi degil. sizin bahsettikleriniz genel olarak iki ulkeyi karsilastiriyor. ancak duyuru bir yazilim muhendisi icin yani amerika'da orta ust sinif hayati yasatacak bir meslek uzerinden karsilastirma. bu meslekte, boyle paralar alindigi zaman amerika'nin sosyal devlet olmayan yanlari torpuleniyor. ben yazilimci degilim bu arada belli bi seviyede kazanan herkes icin gecerli bunlar.

sonuc olarak iyi bir kazanc uzerinden tartistigimizi unutmamamiz lazim. orta halli bir meslek mensubu icin, yilda $100k altinda kazanan biri icin abd oldukca riskli ve tercih edilmeyecek yonleri one cikan bir ulke olabilirdi. ama bir yazilimciysam yilda $200k post tax yapiyorsam geri kalan konular teferruat oluyor maalesef. butun argumanlarimin ozeti ve dayandigi nokta budur.

son olarak populer major noktasinda sadece kendi okulumdan genelleme yapmiyorum elbette. bu son yillarda degisen, oldukca konusulan bir trend.
bkz stanford; en populer major cs www.collegeraptor.com
bkz harvard: ikinci sirada cs. (concentrations sekmesine gidin)
oira.harvard.edu

yani avrupalilarin gelmeme sebebini soyle dusunun. kendi ulkenizde, kendi kulturunuzde refah icinde yasiyor, istediginizi alabiliyorsunuz zaten. niye daha fazla abd'nin zorlu gocmen yasalariyla cebellesip duzenimi bozayim degil mi? zaten istesem de gidemeyecegim. ancak bizim gibi ucuncu dunya vatandaslarinin gurbette expat olacaklarsa ve firsatlari varsa yasamalarinin ciddi avantajli oldugu ulke abd'dir.
0
antikadimag
(22.02.23)
(6)

Sigorta şirketlerinin durumu ne olacak?

michael_knight
Deprem sonucunda pek çok ev ve araçta hasar var. Bunların bir kısmı mutlaka sigortalıdır.Sigorta şirketleri bu hasarların bedelini poliçe sahiplerine ödeyecekleri için bu yıl zarar mı edecekler?Sigorta şirketleri risklerinin ne kadarını reasürans şirketlerine sigortalatmıştır?Deprem sonrasında ev, a
Deprem sonucunda pek çok ev ve araçta hasar var. Bunların bir kısmı mutlaka sigortalıdır.

Sigorta şirketleri bu hasarların bedelini poliçe sahiplerine ödeyecekleri için bu yıl zarar mı edecekler?
Sigorta şirketleri risklerinin ne kadarını reasürans şirketlerine sigortalatmıştır?

Deprem sonrasında ev, araba, hayat sigortalarının primleri artacak mı? (Enflasyonun etkisi dışında, afet sebebiyle ekstra bir yükselme olacak mı demek istiyorum) Mesela Adana-İskenderun tarafına doğru depremlerin ilerleyeceğini söyleyen uzmanlar var, o yüzden o bölgelerdeki primler geçen yıla göre daha mı yüksek olur?
0
michael_knight
(21.02.23)
Zarar etme noktasında fikrim yok ama primlerin yükseleceğini düşünüyorum ben, yani deprem riskinin ve sonuçlarının ne boyutta olduğu göründü bu da primlerin yükselmesine sebep olackatır bence de.
0
atom karincanin torunu
(21.02.23)
üzerinden çok zaman geçti, bilgim belki eskidir ama reasürans firmaları öder bunları. münich re, swiss re, hannover rück vs. belli bir tutarın üstündeki riskleri sigorta şirketleri reasürans şirketine sigorta ettirir; sigorta şirketlerinin sigortası yani.
0
gabe h coud
(21.02.23)
Primler yükselir.
Sigorta ve kasko yapan insan sayısı baya az. Özellikle son kasko fiyatlari yükselmesi ile baya kişi yapmadı.
Türkiye'de ucuz olsun diye çok az limitler olabiliyordu, yapan onlardan yapmıştır. Çoğu kaskonun vereceği para ile yeni araba alinmaz bile.

Kısacası acayip kötü durumda olacaklarını sanmam. Tek sıkıntı ufak, dandik firmalarda olabilir.
0
logisticsmanager
(21.02.23)
deprem bölgesinde araçların %25i falan kaskoluydu. hatta daha az olabilir geçen görmüştüm.

twitter.com

deprem bölgesinde %15 kasko varmış. tr geneli %27. yani oran baya az. o yüzden şirketlere çok koymaz diye düşünüyorum.
0
jelly bear
(21.02.23)
depremin sigorta şirketleri üzerinde söylenen kadar büyük bir baskısı yok. evlerde dask zorunlu ve dask devletin yönettiği bir sigorta havuzu. yani sigorta şirketinden dask poliçesi yaptırırken şirket sadece o poliçeden komisyonunu alıp senden aldığı parayı havuza aktarıyor ve hasar durumunda bu havuz ödeme yapıyor. yani sigorta şirketi acente gibi çalışıyor.

bunun dışında türkiye'de konut poliçesi yaptıranların sayısı yok denecek kadar az. özellikle doğuya gittikçe bu oran iyice düşer. yani hatay'da yıkılan evlerin 1000de 1inde bile konut poliçesi yoktur.

sigorta şirketlerinin zarar yazacağı en büyük kalem kasko olur. o da altında ezilecek kadar büyük hasarlar değil çünkü hasarlı araçların sayısı o kadar da devasa bir sayı değil ve bunların bir bölümünde de zaten riskler reasürörlerle paylaşılmıştı.
0
asap raki
(21.02.23)
koskaca reasurans sirketleri icin turkiyenin bir bölgesinde yaşanan doğal afet hasarı hiç bir şey değil.
0
nuisance
(21.02.23)
(9)

İş sorusu

dissendium
Merhabalar. Çalıştığım yer muhasebeci pozisyonu için birini arıyor. Ben kalite kontrol sorumlusuyum. Muhasebe bilgim sıfır ama öğrenebileceğimi düşünüyorum. Zaten yazılım kullanılıyor. Duyuru'da çok kafa şişirdiğim bir konu bu. Risk alıp bu pozisyon için konuşsam nasıl olur? Sağ olun.
Merhabalar. Çalıştığım yer muhasebeci pozisyonu için birini arıyor. Ben kalite kontrol sorumlusuyum. Muhasebe bilgim sıfır ama öğrenebileceğimi düşünüyorum. Zaten yazılım kullanılıyor. Duyuru'da çok kafa şişirdiğim bir konu bu. Risk alıp bu pozisyon için konuşsam nasıl olur? Sağ olun.
0
dissendium
(21.02.23)
Olmaz bence.
Satın alma vs neyse de abi muhasebeci olmaz.

Başkan sen şu şirketten ayrıl, başka bir şey bul. Yoksa bu sorular güvenlik, ne bileyim vardiyada işçi vs diye değişecek diye korkuyorum.
0
logisticsmanager
(21.02.23)
milyonlarca muhasebeci var neden seni tercih etsinler
0
bir soru sorcam
(21.02.23)
eski duyurularınızdan baktım makine mühendisiymişsiniz, ben muhasebe pozisyonuna meslek lisesi muhasebe çıkışlı birini bile koysam sizden daha iş görür, sizi almam.
zaten yazılım kullanılıyor demişsiniz ama muhasebe bilmeyen birine sıfırdan muhasebe mi öğretecekler? işletme/iktisat mezunu binlerce kişi var bence hepsi sizden bir adım ilerde.
konuşmaktan zarar gelmez ama departman müdürünün alacağını sanmıyorum.
0
benaslinda
(21.02.23)
Muhasebe ileriye doğru yok olacak mesleklerden biri. Olay gün geçtikçe yazılımlara doğru kayıyor. Çok mantıklı bir seçim olmaz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(21.02.23)
daha ilk gün fatura gir diyecekler, faturayı girmeyi öğretmeyecekler. hadi bir şekilde geçtin, ay sonunda patlama ihtimalin %100. en basit konularda şirket içi çalışanlara eğitim verilmez. ama stajyerlere verilir. durumun kurtarırsa bir kaç aylık staj yap.
0
gabe h coud
(21.02.23)
Kalite kontrol sorumlum bana muhasebeci olcam diye gelse kovarim.
0
tosunpasa
(21.02.23)
Önce şu vizyonsuzluk durumunu halletmeniz gerek, dalga mı geçiyorsunuz? Mühendis adam muhasebeci olmak neden ister? İş analisti olmak istiyorum desen ya da iş geliştirme tamam diyeceğim ama sırf masabaşı iş diye de böyle düşünülmez.
0
devorgilla the gunslinger
(21.02.23)
başka bir departmandan birisini muhasebe birimine alacağıma, sokaktan 18-20 yaşında bir genci alıp eğitirim daha iyi.

muhasebe öyle "öğrenebileceğimi düşünüyorum" diyebileceğin bir konu değil ne yazık ki. ben okulunu okudum, lanet olsun dedim ve alakasız bir meslek yapıyorum şimdi :)
0
teritori
(21.02.23)
Dalga geçmiyorum. Öğrenmeye açık olduğum bir alan muhasebe.
0
🌸dissendium
(21.02.23)
(6)

Subaru XV'yi nasıl bilirsiniz?

chicha_v2
Tipi güzel, 4x4 mükemmel, güvenlik konusunda volvo'yu aratmaz, fiyatı da Türkiye şartlarına göre fena değil ama bu aracın beni düşündüren tek tarafı motoru.1.6 atmosferik ve 115 bg bu araca yetiyor mu? Kullananlar veya eşinde dostunda olanlar yorum yapabilir mi? Bana yetmezmiş gibi geliyor test sürü
Tipi güzel, 4x4 mükemmel, güvenlik konusunda volvo'yu aratmaz, fiyatı da Türkiye şartlarına göre fena değil ama bu aracın beni düşündüren tek tarafı motoru.

1.6 atmosferik ve 115 bg bu araca yetiyor mu? Kullananlar veya eşinde dostunda olanlar yorum yapabilir mi? Bana yetmezmiş gibi geliyor test sürüşü için vaktim olmadı henüz.
0
chicha_v2
(20.02.23)
Güzel araba. Sıkıntı yaratmaz.
Atmosferik motoru kafaya takmaya gerek yok, hatta çoğu zaman ufak turbolu motordan daha iyidir, daha guvenilirdir. Çözümü daha kolaydır.

Ama Türkiye'deki sorun her yerin dağ, tepe olması. Yoksa misal Avrupa'da falan sıkıntı olmazdı genel olarak.

Ama Türkiye'de kesin olur. Ben İzmir'de hayatta kullanmazdim.
0
logisticsmanager
(20.02.23)
tr versiyonu az yakar çok kaçar kalıbına tepki olarak üretilmiş. hatrı sayılır şekilde çok yakıyor ve gitmiyor. yoksa hem japon hem 4x4 hem crossover hem az yaksa tr'de yok satardı.

bütün bu kriterleri daha çok karşılayan seçenek cx-3. ama o da c değil b suv.
0
onemoremile
(20.02.23)
Fiyatları bilmiyorum ama ben olsam illa 4x4 lazımsa suzuki vitara ya da scross alirdim.
www.suzuki.com.tr

1.4 hybrid çok güzel motor, suzuki de çok güvenilir marka. Kalite olarak süper değil ama sorun vs cikarmaz.
0
logisticsmanager
(20.02.23)
ben bizzat kullanmadım ama test sürüşüne çıkan arkadaşım kesinlikle gitmiyor araç demişti. denemekte fayda var, 115 bg atmosferik ve 4x4 üzebilir.
0
roket adam
(20.02.23)
2 yıl önce 6 ay kadar kullanıp sattım, kesinlikle gitmiyor 1.6 motor ile. Bagajı da çok küçük gelmişti bana, satıp Ford Kuga almıştım. Onun dışında güzel ve güven veren bir araba ama turbo motoru olmalıydı.
0
creepy
(20.02.23)
vitara alın basın geçin.

1.6 atmosferik 5 ileri motorlar çağdışı artık. daha büyük motorlu olsa ve ingiltere veya amerika'da yaşasan subaru al bas geç diyecektim fakat boxer motorla uğraşacak düzgün usta da türkiye'de yoktur.

vitara'nın veya kardeşi scross'un (yeni kasa olan) bir avantajı japon teknolojisi olmasına rağmen estergon macaristan'da üretilmesidir. bu yüzden parçaları hep avrupa (ön camlar macaristan, jantlar almanya gibi). bu yüzden parçası da çabuk gelir ana depolardan.

------

not 1.4 turbo benzin (hibridsiz) 4x4 vitara kullanıcısıyım. hafif bir araba, küçük de değil. romanya otobanlarında, gidiş geliş şehirler arası yollarda tır vesaire sollarken çok denedim. gerçekten başarılı bir hızlanması var. hibrid'inin de farklı olduğunu zannetmem.

not 2 diyarbakır suzuki bayisinin ustaları yakın tanıdığım. adamlar "rain bey, bu arabalar sadece bakımdan bakıma geliyorlar. kaç senedir sadece bir kere turbo değiştirmiştik bir arabada, o da bakımsızdı 1-2 senedir gelmemişti." demişti.

not 3 satış sonrası hizmetlerde çalışıyorum. iyi araba nedir, ne değildir bildiğim için zaten suzuki aldım.

not 4 mazda'lar da güzel ama benim için 2.0 skyactive motorlar hala soru işareti.
0
rain when i die
(21.02.23)
(1)

Kedi tartar önleyici/giderici

sanguine
Önerebilir misiniz? Ama yüzde 100 denenmiş faydası görülmüş bir şey olsun. Daha önce suya katılan solüsyon kullandım, kemik güçlendirici toz kullandım, dental birkaç mama kullandım fayda etmedi. Dişlerinde sorun yok, veteriner de öyle diyor ama dişleri sarı. Sokakta bakılan kedilere bakıyorum dişler
Önerebilir misiniz? Ama yüzde 100 denenmiş faydası görülmüş bir şey olsun. Daha önce suya katılan solüsyon kullandım, kemik güçlendirici toz kullandım, dental birkaç mama kullandım fayda etmedi. Dişlerinde sorun yok, veteriner de öyle diyor ama dişleri sarı. Sokakta bakılan kedilere bakıyorum dişleri bembeyaz. Süt mü vermek gerekiyor acaba anlamadım. Yumuşak gıdayı, yaş mamayı da epey nadir veriyorum bu arada.
0
sanguine
(19.02.23)
Ben köpek için vohc onaylı ürün kullanıyorum. Kediler için ürünler bunlar;
Veterinary Oral Health Council
www.google.com
0
logisticsmanager
(19.02.23)
(4)

açık parfümcüler iş yapıyor mu?

fatihkkk
istiklal'in ortasında beşiktaş'ın göbeğinde falan açık parfümcü diye dükkanlar var. yıllardır orada o dükkanlar. hiç de alışveriş yapan duymadım. bu dükkanlar nasıl ayakta kalıyor yahu? var mı cidden o kadar müşterileri?
istiklal'in ortasında beşiktaş'ın göbeğinde falan açık parfümcü diye dükkanlar var. yıllardır orada o dükkanlar. hiç de alışveriş yapan duymadım. bu dükkanlar nasıl ayakta kalıyor yahu? var mı cidden o kadar müşterileri?
0
fatihkkk
(18.02.23)
alisveris yapanlar utanip soylemiyor olabilir.

ne bileyim, kimse “ben cahma parfum kullaniyorum” demez herhalde.
0
alperz
(18.02.23)
Fatih, Macar Kardeşler'deki iş yapıyor sizin verdiğiniz örneklerden bağımsız olarak. Açık parfümcünün iki güzel yanı var. Birincisi, dükkan, genellikle, sadece parfümden ibaret olduğu için daha rahat alışveriş yapılıyor. İkincisi standart bir bakım marketine (Gratis, Rossmann, Watsons ya da süpermarketler gibi) oranla daha fazla ürünü test edebiliyorsunuz.
0
leo1905
(18.02.23)
Yıllardır D&p kullanıyorum. Ölene kadar d&p kullanacağım. İstesem orijinalini alırım. Ama orijinal bu kadar kalıcı değil.
0
adwokat
(18.02.23)
Yapıyorlar çünkü ülke fakir.
Avrupa'da, Amerika'da üç kuruşluk parfümler deli gibi pahalı. Başka fırsat yok yani.
Orjinal olmaya kalksan onun için de bir iki yer kaldı, geri kalanında sahte riski çok fazla.

Belli parfümleri iyi yapıyorlar çünkü onları yapmak zor değil, notaları falan kolay. Ama çoğu parfümde koku farklı oluyor çünkü o kadarını yapamıyorlar ve insanların genelde kalıcılık ve 5 km öteden kokmali isteği olduğundan o tarafa daha çok takiliyorlar.

Aslında ideal ülkede bu işi iyi yapan adamların yapması gereken ufak parfümeri kurup bunları satmaya çalışmak. Misal Fransa'da, Avrupa'da bir sürü ufak parfümeri var. Onlar da bilirdi çakma yapmakla uğraşmayı ama talep sınırlı.
0
logisticsmanager
(18.02.23)
(5)

Bu parfümlerden hangisi

tabii lan manyak mısın
Tom Ford Tobacco VanilleCalvin Klein BeEmporio Armani Stronger With YouAzzaro ChromeChanel Blue De ChanelAqua Di Polo 1987 Gran Paradiso Blue+ varsa sizin öneriniz? fiyat 1000~
Tom Ford Tobacco Vanille
Calvin Klein Be
Emporio Armani Stronger With You
Azzaro Chrome
Chanel Blue De Chanel
Aqua Di Polo 1987 Gran Paradiso Blue

+ varsa sizin öneriniz? fiyat 1000~
0
tabii lan manyak mısın
(17.02.23)
1000 tl'ye nerede tobacco vanille var?

Bir de çok alakasız bunlar. Ne için istiyorsunuz (yaz-kış-yaz/kis)? Yaş kaç?
0
logisticsmanager
(17.02.23)
Armani Stronger With You edp ya da Absolu olanı al, arkana bakma.
0
Cesario
(17.02.23)
Fiyatlari akakce ya da hepsiburada falan bakıyorsanız dolandirilacaksiniz.
1000 liraya tobacco vanille ya da bleu de chanel demek 50 euro demek. avrupa fiyatlarinin yarisi, üçte biri falan. Imkansız.
0
logisticsmanager
(17.02.23)
fakat
(17.02.23)
teşekkür ederim uyarılarınız ve önerileriniz için
0
🌸tabii lan manyak mısın
(18.02.23)
(12)

Kumaşta polyester iyi bir şey mi ?

hayati cozemeyen adam
1 ) Help me decide on this product: NIKE Men's Sportswear Club Sweatshirt https://amzn.eu/d/eMGZhDn2 ) Help me decide on this product: NIKE Men's M Nsw Club Hoodie Fz Bb Sweatshirt (pack of 1) https://amzn.eu/d/dCwJ0xPŞu ikisinin farkını anlamaya çalışmaktan balatayı sıyırcam şimdi, bunların farkı n
1 ) Help me decide on this product: NIKE Men's Sportswear Club Sweatshirt amzn.eu

2 ) Help me decide on this product: NIKE Men's M Nsw Club Hoodie Fz Bb Sweatshirt (pack of 1) amzn.eu

Şu ikisinin farkını anlamaya çalışmaktan balatayı sıyırcam şimdi, bunların farkı ne ya ?
0
hayati cozemeyen adam
(17.02.23)
değil. mümkünse pamuk tercih edin
0
jelly bear
(17.02.23)
Spor kıyafetlerinde polyester > pamuk. Çünkü pamuk teri çekiyor ve içeriye hapsediyor. Spor yaparken polyester tercih edilmeli bu yüzden.

Günlük hayatta tabii ki polyester iyi bir kumaş değil.
0
ruhen hastayim ben
(17.02.23)
Amaca göre değişir.
Misal koşu ekipmanlarının çoğu bu tarz tekstil malzemelerinden çünkü daha çabuk kurur vs.
Aksine pamuk terlemeyi tutar, kurumaz.

Ama normal giymelikse polyester oldukça düşük kaliteli bir şey.
0
logisticsmanager
(17.02.23)
Ne için kullandığın önemli, günlük hayatta giydiğim bi kıyafette büyük oranda pamuklu giyerim ama antrenman kıyafetimi %80-90 polyesterden seçerim zira pamuklu kıyafetler teri hapsettiği için bok gibi bi antrenman yapmana neden olur, yani üstünde terden 3 kilo olmuş bi kıyafet dolduğunu üşün işte o şekilde antrenman yaparsın, polyester malzemede böyle bir sorun olmaz. Gönderdiğin linkte de biri polyester malzeme ama diğerinin ne olduğu belirtilmemiş.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.23)
sporda giymeyeceğim günlük giymeyi düşünüyorum. hangisi daha mantıklı ?
0
🌸hayati cozemeyen adam
(17.02.23)
Günlük giyeceksen pamuklu al.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.23)
peki diğeri, 2. link pamuk mu ki ?

%100 other fabric yazıyor.
0
🌸hayati cozemeyen adam
(17.02.23)
Yani işte bi şey yazmamışlar ona ama ikisi de benzer ürünler muhtemelen o da polyesterdir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.23)
Aşağıda sormuslar, nylon demisler.
Kısacası al birini vur ötekine ürünler.
0
logisticsmanager
(17.02.23)
2. link böyleymiş :

Body: 80–82% cotton/18–20% polyester. Hood Lining: 100% cotton.

ilki hakkında bilgi bulamadım

İdeal gibi ? Nike ın kendi sitesinden alıntı
0
🌸hayati cozemeyen adam
(17.02.23)
%80 pamukluysa iyidir, %100 pamuklu olunca da çok kırışık falan oluyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.23)
Bir de duruşları farklı gibi, boyun bölgelerinin modeli değişik sanırım.
0
zimbirik
(17.02.23)
(15)

Suşi güzel mi

dissendium
Suşi yıllardır merak ettiğim bir şey. Denemek istiyorum ama kardeş bu ne deyip bırakmak istemiyorum. Biraz cins biriyim. Yemek seçerim çok. Ama suşiyi denemek istiyorum. Sizin yorumunuz nedir? Sağ olun.
Suşi yıllardır merak ettiğim bir şey. Denemek istiyorum ama kardeş bu ne deyip bırakmak istemiyorum. Biraz cins biriyim. Yemek seçerim çok. Ama suşiyi denemek istiyorum. Sizin yorumunuz nedir? Sağ olun.
0
dissendium
(17.02.23)
Kendi adıma çok seviyorum. Pek çok farklı çeşidi var, o çeşitlilik de hoşuma gidiyor. Genel olarak hafif bir yiyecek olmasını seviyorum. Çok alengirli olmayan bir çeşidini deneyin derim, sevmeseniz bile fikriniz oluşmuş olur.
0
fotrsapka
(17.02.23)
Deniz ürünü, yosun kokulu gıda, deniz yumuşakçası seviyor musunuz?

Somon füme, balık yumurtası gibi çiğ ve yumuşak, kaygan dokulu (kuru et gibi değil) gıdaları seviyor musunuz?

Bunlara cevabınız evetse seversiniz. Yemek seçen ve yukarıda saydıklarımı sevmeyen biri olarak ben suşiyi bir türlü sevemedim. Türk damak tadına daha uygun olsun diye pişmiş balık ve yengeç etiyle yapılan çeşitleri var, yosuna sarılı olmayanları var, onlar bence daha kabul edilebilir şeyler.

Denemek için suşi seven birileriyle Çin lokantasına gidin, kendinize küçük bir suşi tabağı söyleyin. Baktınız olmuyor, siz noodle söylersiniz, kalan suşiyi yanınızdakiler paylaşır.
0
kobuzchu kiz
(17.02.23)
gayet güzel, yeni başlayacaksanız sıcaklardan başlayın diye önerebilirim
0
mysql34
(17.02.23)
Güzel. Benim hanım yapiyor, annemler geldiğinde yaptı. Annem hastası oldu, babam pek sevemiyor ama denedi beğendi (gene de sonra yiyemedi).

Biz çok severiz.
0
logisticsmanager
(17.02.23)
Ülkenin yüzde 99’u suşiyi seviyor. Seversiniz büyük ihtimal. Bence güzel değil.
0
ruhen hastayim ben
(17.02.23)
Çok sık yediğim bi şey değil ama severim ben. En iyisi şöyle üç dört arkadaş gidip (mümkünse suşi seven) içinde çok çeşit olan menülerden söyleyin. Sıcaklardan hiç yemedim bu arada soğuk olanlar gayet lezzetli. Denildiği gibi çok çeşit var avokadolusu ıvır zıvırlısı falan bi tanesini seversiniz bence mutlaka.

Bi de suşi umami tadı yönünden çok zengin bir yemek. İnsana ayrı bir tatmin de veriyor o yüzden.
0
nundu
(17.02.23)
rezil ötesi bişey
0
deranzo1
(17.02.23)
dene ama suşi'yi ilk seferinde sevemezsin 4-5'te anca tat almaya başlarsın

çünkü damak tadı anca 4. 5. seferde oturuyor çoğu uzak doğu yemeği için öyle.

yani kararını en az 4 kere farklı yerlerde yedikten sonra ver

birincisinde değil.
0
duyurukullanıcısı
(17.02.23)
peynirli, salatalıklı vb. olanlar bize daha uygun.
0
sert siyah krom
(17.02.23)
ben sevmem. zorlamaya gerek yok. arkadaşlarla suşi mekanına gidersek, suşi dışındaki ürünlerden yerim.
0
gabe h coud
(17.02.23)
yurtdisinda ayda bir mutlaka yiyoruz.
soya sosu sart, cig balik guzel birsey ama abartmamak lazim. mide kanserine yol aciyor.
0
cooperr
(17.02.23)
İlk denediğinde de sevebilirsin ya ben direkt ilk yediğimde bayılmıştım shdhdh ben de çok yemek seçen biriyim ama deniz ürünlerini severim genel olarak.
0
nundu
(17.02.23)
Cidden çok fazla çeşidi var, sadece balık da değil yengeç, yılan balığı, ahtapot, kalamar ve hatta vejetaryen sushiler dahi var o yüzden ne dense yalan olur. Genel olarak deniz ürünü tat skalası bellidir ama, eğer seviyorsanız seversiniz.

Çeşitleri bir yana bırakıp en klasik versiyonundan başlamak isterseniz negitoro maki olanı deneyin.
0
akhenaten
(17.02.23)
Pişmiş yengeçli olanları var, ben onları seviyorum.

Baya çeşidi var, seveceğiniz bir çeşidi illaki vardır emin olabilirsiniz.
0
zimbirik
(17.02.23)
Kızartılmış olanlardan başlarsan seversin.
0
etna
(17.02.23)
(2)

Köpeğini eğitime veren var mı?

tchuck
merdiven altı "2 haftada mum ediyoruz" eğitim yerlerinden bahsetmiyorum aslında.1.5-2 ay eğitime verdiğiniz, pozitif koşullanmayla eğitim veren yerlerden bahsediyorum. genelde 2 hafta göremiyorsunuz, daha sonra 4-6 hafta ziyaret edip siz de köpekle beraber eğitiliyorsunuz.bu tür yerlere verdiniz mi?
merdiven altı "2 haftada mum ediyoruz" eğitim yerlerinden bahsetmiyorum aslında.

1.5-2 ay eğitime verdiğiniz, pozitif koşullanmayla eğitim veren yerlerden bahsediyorum. genelde 2 hafta göremiyorsunuz, daha sonra 4-6 hafta ziyaret edip siz de köpekle beraber eğitiliyorsunuz.

bu tür yerlere verdiniz mi? tavsiye eder misiniz?

yürüyüş, dışarıdaki yabancı maddelere ilgi, yabancı köpek görünce üste atlama ve insanlara çok yılışık davranma gibi sorunları bir türlü çözemedik biz. köpeğimiz %100 zararsız bir köpek olsa da, insanlara fazla yılışık olduğu için korkutabiliyor. insanlar da haklı tabi. veya koşan zıplayan bir köpek gördü mü ona temas etmeye mutlaka gidiyor. (bağırınca geri gelse de, bi yanına gidiyor mutlaka)

mizacımızdan kaynaklı da olabilir ama bu konularda kitapları, videoları izlemiş olmamıza rağmen tam eğitemedik. dışarıdayken; evet yanımızdan ayrılmıyor, evet seslendiğimizde geliyor. ama %60 kontrole sahibiz en fazla. ve o kalan %40 da cidden sıkıntı yaratıyor. evde olsa o kadar umursamazdım, ama dışarıdayken baya kontrollü olması lazım.

neyse özetle tavsiye ediyor musunuz?
2 ay ayrı kalma ihtimali aşırı üzüyor. ama bir yandan da yarın bir gün bir terslikle karşılaşmaması adına bu davranışlarının törpülenmesi gerekiyor. (yarın bi gün koklamaya gittiği adamın biri elinde silahla köpeği öldürüverir. veya da korkan biridir, köpekten uzaklaşayım derken ayağı takılır kafasını çarpar vs.)
0
tchuck
(17.02.23)
Tavsiye etmem çünkü egitilmesi gereken köpek değil sizsiniz.
Yani onlar egitir, size verir. Sonra siz gerekli şeyleri yapmazsaniz gene eskiye döner.

Köpek anladıgim tasmasiz dolaşıyor, dolasmamali. Tasmasiz dolaşmak çok ciddi eğitim ve güven gerektiren bir olay.

Benim tavsiyem direkt olarak birebir egitmen ile çalışmanız. Youtube videolari belli ufak şeylere ya da anlamaya yardimci olsa da bu problemleri cozemez. Bir de kimleri izlediginize göre de değişir. Youtube köpek egitmeni tipler doldu 5 dklik hayali çözümler sunan.
0
logisticsmanager
(17.02.23)
Kopek degil, siz egitileceksiniz. Siz olmadan bir takim egitimlere katilmasi cok sacma bence de. Haftada bir gün sizinle birlikte egitilecegi yerler yok mu? Sonuca ulasmak icin süreklilik sart. Ben 4,5 yasindaki kopegime hala yeni seyler ogretiyorum ve eski ogrendiklerini tekrarliyorum.
0
buf-e kür
(17.02.23)
(4)

İzmir'de deprem sonrası yapılan konutlar kime nasıl verildi?

michael_knight
İzmir'de evi yıkılanlara konutları teslim edildi mi?1 evi olana aynı yerden, 2 evi olana biri merkezde diğeri uzak bir semtte ev mi verildi?Evi yıkılanlar para ödedi mi?
İzmir'de evi yıkılanlara konutları teslim edildi mi?
1 evi olana aynı yerden, 2 evi olana biri merkezde diğeri uzak bir semtte ev mi verildi?
Evi yıkılanlar para ödedi mi?
0
michael_knight
(16.02.23)
Iş arkadaşım; para ödemek zorunda kaldı. Ciddi bir para, dask da vardı.
Buna ek olarak evin dağ başında çıkma ihtimali de vardı.

Sormadim en son aldı mi diye, 2021'de yapılıyordu hala
0
logisticsmanager
(16.02.23)
janavarorion
(16.02.23)
Duyduğum kadarıyla büyük mağduriyetler oldu. Normalde yıkılan bina 6 katlı ve her daire 110 metrekareydi. Ama toki geldi aynı yere 4 katlı bina yaptı. Ayrıca daireler 60 metrekare oldu. Ek verilen para çabası. Diger daire sahipleri de başka başka yerlere yapılan toki bölgelerine gönderildi.
0
limonlu eksi
(16.02.23)
@limonlu eksi +1 depremden önce binasının çürük olduğunu bilip yeni bira yaptıramayacak durumda insanlar o binalara oturdu. devlet desteği yetmiyor. devlet seni mütahaitlerin eline bırakıyor.
0
mikahakkinen
(16.02.23)
(14)

Normal Gündelik Hayatınızın ne kadarına devam edebiliyorsunuz?

put it in your appropriate place
İş ev düzeyiminde gidip geliyorum 1 haftadır. Dışarı çıkıp, bir yerlerde oturmak çay kahve içmek istiyorum, içimden gelmiyor bir türlü. Başka bir şeyler yapacağım, içimden gelmiyor.Siz ne yapıyorsunuz, ne kadar devam ediyorsunuz hayatınıza?
İş ev düzeyiminde gidip geliyorum 1 haftadır. Dışarı çıkıp, bir yerlerde oturmak çay kahve içmek istiyorum, içimden gelmiyor bir türlü. Başka bir şeyler yapacağım, içimden gelmiyor.

Siz ne yapıyorsunuz, ne kadar devam ediyorsunuz hayatınıza?
0
put it in your appropriate place
(10.02.23)
home office çalışıyordum ama pazartesi sabahı 04.30 civarı uykumdan uyandım, televizyonu açmış bulundum. o andan beri bir elimde telefon, bir elimde kumanda, kucağımda lap top deprem haberlerini takip ediyorum. bugün artık az biraz işe odaklanmaya çalışmaya çalışıyrum, yoksa kafayı yiycem artık.
gülsem suçluluk hissediyorum, üşüdüm desem kendimden utanıyorum, sanırım ülkece terapiye ihtiyacımız var.
0
halanne
(10.02.23)
Sürekli artçı depremlere bakıyorum. Depremi hisseden yakın illerden birindeyim. Psikolojim bozuldu. Her an yeni bir deprem olacak diye diken üstünde oturuyorum. Avize az önce hafif sallandı. 5.0 artçı olmuş. Ne yapsam ne etsem bilmiyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(10.02.23)
home office çalışıyorum ben de ama pazartesi sabahından beri sadece bilgisayar ve telefon ile haber takip ediyorum, sözlük, twitter ve instagram sürekli yenile modunda çalışıyor. normalde kadıköye yürürdüm, sahilde müzik dinler kahve içerdim, 5 gündür neredeyse evden çıkmadım. tam evet çok üzücü ama artık ağlamadan okurum diyorum karşıma yine bir şey çıkıyor başa dönüyorum. gece uyumadan önce reels izleyerek uyurdum artık sadece insanların öfkelerini boşalttığı başlıkları okuyarak uyuyorum. arada sakinleşmek için puzzle yapıyorum az da olsa işe yarıyor. bir de akşam 9 dan sonra haberlere bakmamaya çalışıyorum.

ciddi bir toplumsal travma yaşıyoruz sanırım. ben orada herhangi bir tandığım , yakınım yokken bu haldeysem oradakilerin halini düşünüp daha da üzülüyorum. dün gece üst kat komşumuza misafirler gelmiş sohbet ve kahkaha sesleri geldi anlamsızca öfkelendim. aslında bana ne herkes sürekli oturup ağlasa da bişeyler düzelmeyecek ama öfkemi nereye yönlendireceğimi bulamıyorum. arayanların tlflarını da açmıyorum. sanırım atlatmamız çok çok uzun sürecek.
0
hypathia
(10.02.23)
Eğlenmeyi düşünmüyorum bile
Dizi vs bile izlemiyorum
0
photo85
(10.02.23)
Hiçbir şey yapmak istemiyorum. Enkaz altından çıkan anasını babasını kaybetmiş minicik çocukları gördükçe göz yaşlarımı tutamıyorum. Biraz önce Kadıköy sokaklarında dolaştım. Millet rakıya oturmuş yüzler gülüyor. Barlar da dolu. Yakınımı da kaybetmedim ama gülmeyi unuttum. Bende mi anormallik var bilmiyorum. Batıda bir felaket olduğunda insanlar böyle eğlenebiliyorlar mı?
0
Mistyimage
(10.02.23)
elimden nakit yollamak disinda bir sey gelmemesi beni uzdu acikcasi. onu da soyle kotarmaya calisiyorum; zaten oraya gidebilsem elimden bir sey gelmeyecekti. ama ne bileyim birine bir tas corba versem bile birine faydam dokunmus olacakti

sirkette bir keyifsizlik hakim. proje icin gorustugumuz firmalarda da buyuk keyifsizlik var. kimse is yapmak istemiyor. zaten herkes depreme kanalize oldugu icin su anlik isler durgun (acilacak tabi ki orasi ayri)

su anda calismam gereken dokumanlara calisamiyorum internette surf yapiyorum bos bos. en azindan yakin dostlarim ve sirketteki arkadaslarim iyi durumdalar
0
nibba
(10.02.23)
icimden bi sey gelmiyor benim de. ama gunluk normal hayatima devam ediyorum. yemeden icmeden kesilmedim yani. ha bi kulube gitmem tabii ki. bi durgunlugum var ama. instaya baktim bugun ilk kez, kesfete. cok garip geldi her sey. bos geldi.

biraz kafa dagitmak icin duyuruya geldim en sonunda. soru cevaplamak iyi geliyor bana uzgun anlarimda. arada dizi seyrettim bu arada ama bos geliyor iste.
0
Kittie
(10.02.23)
İş olduğu için ot gibi yaşıyorum. Normalde Gibi izlerdim ama dizi izlemek de içimden gelmiyor. Haberlere bakıyorum.
0
dissendium
(10.02.23)
deprem bölgesinden uzaktayız ama oturduğumuz yerden hop oturup hop kalksakta boş olduğunu anladık. eşim ahbap a bağış yaptı ben de kıyafet yolladım. azcıkta olsa bi şey yapmış olmanın mutluluğuyla normale döndük. keşke her yerde doğal afet eğitim seferberliği yapılsa.
0
sanemz
(10.02.23)
İlkgünden bu yana koordinasyon Merkezindeyim, bir vinç kaç ton öğrendim, bir vinç deposu kaç litre yakıt alır öğrendim, bir insan bedeni kaç metre kefen gerekir öğrendim. Hi. gitmediğim coğrafyaların hiç gitmediğim sokaklarının isimlerini, apartmanlarının numaralarını öğrendim. Bilabedel tır nereden bulunur, bilabedel yakıt nereden bulunur, kefen üreticileri nerededir, ped üreticileri kimlerdir hepsini öğrendim. Deprem olmasaydı da cahil kalaydım, bilmeyeydim, öğrenmeyeydim.

Sanırım uzun süre öğrenmeye devam edeceğim
0
ebeş
(10.02.23)
Edemiyorum. Pazartesiden beri çalışamıyorum, deprem yardımlarıyla ilgili bir işin ucundan tutamıyorsam ya evde mutfağa girip bir şeylerle oyalanıyorum ya da şuursuzca eski dizilerimden izliyorum. Acı sömürücülerinden kaçınmak için asla televizyon izlemiyorum, haberleri çok az okuyorum.

Bazen biri arayıp "böyle bir şey lazım" diyor, onu çözmeye çalışıyorum. Eşim depremden üç saat sonra bilgisayar başına oturdu, beş gündür sadece uyumak için kalkıyor, ona yemek su kahve taşıyorum.

Üstüne deprem anksiyetem iyice büyüdü, ayağımda çorapla yatıyorum, telefonumun şarjı 70'in altına inerse ya da telefon elimin altında değilse panikliyorum. Delireceğim herhalde böyle böyle.
0
kobuzchu kiz
(11.02.23)
Turuncukelebek +1

Yurtdışındayim, insanlar soruyor ediyor ailem iyi mi vs diye ama genel olarak kimse benim kadar etkilenmiyor sonuçta kimse türk değil.
Bense 15 dkda bir telefondan durumlara bakıyorum. Deli gibi çalışıyorum. Akşam eve gelince de hiçbir şey yapasim olmuyor, youtube izleyip karşısında uyuyorum.

Hanim haberlere bakma diyor ama insan duramıyor. Aciya ortak olmam lazimmis gibi hissediyorum. Yapabildiğim tek şey de sirketin 1e1 sistemi ile para yardımı...
0
logisticsmanager
(11.02.23)
hala tam edemiyorum. butun gunum deprem ile geciyor. arada bir film izlersem veya oyun oynarsam o kadar. ama ilk duygu yuku azaldi bugun. umarim haftasonu tamamen biter. hogwarts legacy satin aldim oynayamiyorum.

yemek yeme duzenim biraz oturdu, ilk 2 gun yemek yiyememistim dogru duzgun.
0
antikadimag
(11.02.23)
İşle hiç ilgilenmedim acil değilse cevap da vermedim maillere bu hafta.
0
Mcfly
(11.02.23)
(11)

evleri yikilanlara dask'in ne faydasi olacak

theconqueror
bilmedigimden soruyorum, bugun yabanci bir arkadas yabanci bakis acisiyla sordu "bu insanlarin sigortasi var mi" (hic aklima gelmemisti inanin), ben de dedim "zorunlu deprem sigortasi var ama ne ise yarar bilmiyorum". Daskin bu insanlara ne faydasi olacak, odeme mi yapilacak?
bilmedigimden soruyorum, bugun yabanci bir arkadas yabanci bakis acisiyla sordu "bu insanlarin sigortasi var mi" (hic aklima gelmemisti inanin), ben de dedim "zorunlu deprem sigortasi var ama ne ise yarar bilmiyorum". Daskin bu insanlara ne faydasi olacak, odeme mi yapilacak?
0
theconqueror
(10.02.23)
evet evin belirlenen inşaat maliyeti üzerinden para alacaklar
0
freebird5406_2
(10.02.23)
belirli bir miktarını ödüyor ama evin gercek degerinin altında oluyor genelde. deprem bölgesindeki evlerin %50'sinde dask yokmus.
0
tadellesever
(10.02.23)
Şu an gerçek piyasa rayiçlerine göre İsntabul'da evin değerinin %10'unu falan ödüyor. Onda da eğer yanlış beyan varsa, projede şartnamelerde aykırı durumlar varsa falan ödememek için klozlar var. Geçen ABD'de hortum felaketi olduğunda sigortası olanlara eksperlerin kontrole gelip hemen onay verdiklerini ve insanların paralarını aldığını okumuştum. Bizde bu zorlama sigorta ile nasıl ve ne kadar zaman sonra ödeme olacak ben de merak ediyorum.
0
malheiros
(10.02.23)
şu an yan dairemiz 2,5 milyara satılıyor, biz 650 bine aldık, dask poliçesindeki teminat tutarı 152.160,00 tl. güncel ev ve eşya fiyatlarını düşünerek sen hesapla kime ne faydası olacak.
0
halanne
(10.02.23)
dask çoğunda yoktur. bizim evde de yoktu hatta ben zorunluluktan yaptırdım. verdiği para baya az bu arada. ancak 1 yıl falan yeter belki. ev almaya falan yetmez. düşününce hiç yoktan iyidir yine. prim tutarı çok düşük çünkü. 150 tl falan senelik.
0
jelly bear
(10.02.23)
Abi şimdi maliyet falan deniliyor ya, ben işe yaradığını görmedim.
Bak bizim abinin İzmir'de yıkılan evi için bilmem kaç yüz bin lira ekstra para istendi çünkü yetmiyor.

Ailem sırf bu deprem sonrası özel sigorta yaptırdı hep. Yetmeyecek çünkü asla.
0
logisticsmanager
(10.02.23)
dask’ın amacı inşaat maliyetini karşılamak, evin rayiç değeri dask’ın konusu değil.

şu an metrekare başına 3000 lira ödüyor, tavanı da 640.000 lira.

tabii malum enflasyon ortamında ne kadar karşılar bilmiyorum ama yine de olmazsa olmaz. ona ilave olarak konut sigortası da yapılırsa dask’tan eksik kalan kısmı tamamlanır, rayiç değerde ya da ona çok yakın tazminat alınabilir. eşyaları da sigortalatsanız onların da bedelini alırsınız.
0
orient blue
(10.02.23)
evin 3-5 milyon tl olması önemli değil ki burada, toprak yerinde duruyor o eve o değeri veren şey konumu.

Binanın yapım maliyeti kaç o önemli ve dask büyük çoğunluğunu veriyor diye biliyorum. Yani 150 bin veriyorsa o ev 200'e yapılıyor diye hesaplayıp o parayı veriyorlardır. Yani atıyorum 20 daire var 20 x 150bin = 3 milyon tl'ye veya biraz üstüne o bina komple dikilebiliyorsa sorun yok.(bilmiyorum yetiyor mu?) Tabii her dairede dask yoksa kalan miktar nereden gelecek o sıkıntı.

Evin içindeki eşyalar mallar için de ayrı sigortalar var.
0
nhk ni youkosu
(10.02.23)
Evin değerini belirleyen etmenler var. Havuzu olması, bahçesi olması, arsa konumu, spor salonu olması. Dask bunlara göre fiyat belirlemiyor. Oradaki herkesin sigortası olsaydı benzer binayı yapmak ne kadar mal olacaktı ona bakıyor. Eşyalara da bakmıyor. O yüzden etilerdeki bir bina ile esenyurttaki bir bina benzer primlere sigortalanıyor.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(10.02.23)
Dask zorunlu değil mi? Nasıl çoğu ev sigortasız olabiliyor? Denetimi yok mu?
0
bitanisanseversin
(10.02.23)
Ucuz olsun diye benim apartmanı küçük gösterdiler mesela, emlakçı yanımda pazarlık ettiği için biliyorum. Ev sahibi ben değilim o düşünsün. 45 yıllık binanın giriş katında oturuyorum burası hiç sağlam değil.
0
peki madem
(10.02.23)
(8)

Ohalden önce her şey afad’a bağlı değil miydi

regina phalange
Şu an her türlü afad’a bağlayız maalesef, ohalden önce bu durum yok muydu? Benden habersiz iş yapılmasın diye mi geldi ohal
Şu an her türlü afad’a bağlayız maalesef, ohalden önce bu durum yok muydu? Benden habersiz iş yapılmasın diye mi geldi ohal
0
regina phalange
(09.02.23)
O konuyla ilgisi yok.
Cumhurbaşkanı ne işe yarayacağını şurada açıklıyor.

www.yenisafak.com

Süreci istismar edenlere,
Ticarette yolsuzluğa gidenlere,
Tefecilere
Fitne ve fesat gruplarına
ve yağmacılara karşı alınmış bir tedbirmiş.
0
Mirket
(09.02.23)
sorunun tam cevabını bilmiyorum. ama erdoğan aşağadıklarin olduğunu söylediyse sebep bunlar değildir.

Süreci istismar edenlere,
Ticarette yolsuzluğa gidenlere,
Tefecilere
Fitne ve fesat gruplarına
ve yağmacılara karşı alınmış bir tedbirmiş.
0
fatihkkk
(09.02.23)
Afad’ını Ahbap’ını bilmem ama iyi niyetliler olsa da başı kesik tavuk gibi her köşede kontrolsüzce bir yardım ve sevkiyat çalışması var. ipini koparan sözümona tır kaldırıyor. Bu tırların yolları kesiliyor, yardımlar yolda gasp ediliyor vb vb… Bölgedeki marketlerden tv çalan hırsızlar gibi insanımsılar için acayip müsait, istismara açık bir ortam. Yani yarın güzel, inandırıcı bir metin eşliğinde maraş’a tır kaldırıyorum diye çoğunuzun parasını toplayıp kaçabilirim.

Bu işlerin tek bi elden kontrol ve koordine edilmesi fikri bana çok kötü gelmiyor.
0
msb
(09.02.23)
Parlamenter sistemde olsaydı evet yukarıda sayılanlar için ilan edilmesi gerekirdi ve doğruydu diyebilirdim. Ama şu an zaten tek adamdan ibaret bir dikta rejimi var. Zaten fiilen 2018den beri yasal ohal rejiminin içindeyiz. Her şey AKP'nin kontrolünde. Dolayısıyla Cumhurbaşkanınin dediği hiçbir şeyle alakası yok. AKP'nin işini kolaylaştırmak için atılmış bir adım. Artık ne planliyorlarsa gelecekle ilgili. Millete faydası olacağından ilan edilmesi yani özetle.
0
sanguine
(09.02.23)
@msn ohaldeyüz ve bu yazdıklarınızı şu an yaşamıyor muyuz ben anlamadım ne demek istediğinizi? Ohal geldi ve tv çalanlar yakalandı bizim mi haberimiz yok, ya da tırları yağmalayanlar yakalandı mı? Tek bir elden koordine edilemiyor gibi geldi bana ama…
0
🌸regina phalange
(09.02.23)
Editleyemedim

*Faydası olacağından *değil* ilan edilmesi
0
sanguine
(09.02.23)
güvenlik filan hikaye. güvenliği sağlayabilecek olanlar sadece kolluk kuvvetleri ve askerdir. afad'ın silahlı gücü mü var? afad'ın koordinasyonundaki tırlar yağmalanmıyor mu?

talimatsız hiçbir iş yapılmasın diye gelen şey ohal değil, (bkz: 16 nisan 2017 anayasa değişikliği referandumu)

ohal pek bir şey değiştirmiyor yani. rejimin kendisi ohal zaten şu an.
0
otonomo
(09.02.23)
Ben hayatımda mevcut hükümetin halk yararına bir karar aldığını görmedim. Isteyen eski depremlerden sonra olanlara baksın, izmir depreminde olanları ben kendim biliyorum.

O sebepten ne diyorlarsa arka planında başka bir şey vardır. 1000 kere yalan söyleyen kişilerin söylediğine inanılmaz.
0
logisticsmanager
(10.02.23)
(4)

Spor yaparken boyun kaslarımın gerilmesini nasıl azaltabilirim?

santimantal
Boynumda düzleşme var, kaslar zaten genellikle gergin.Vücudumdaki diğer sorunlar için mekik çekmek vb. hareketleri düzenli olarak çalışmam gerekiyor. Fakat bunlar boynumu oldukça zorluyor ve gerginlik artıyor. Hep bu hareketleri yeterli yapamıyorum hem de ağrılar olşuyor spor sonrası.Boyun gerilimin
Boynumda düzleşme var, kaslar zaten genellikle gergin.

Vücudumdaki diğer sorunlar için mekik çekmek vb. hareketleri düzenli olarak çalışmam gerekiyor. Fakat bunlar boynumu oldukça zorluyor ve gerginlik artıyor. Hep bu hareketleri yeterli yapamıyorum hem de ağrılar olşuyor spor sonrası.

Boyun gerilimin en aza indirgemak için neler yapabilirim?
0
santimantal
(08.02.23)
boyun egzersizleri ekleyin. boyun düzleşmesi için internette egzersizler mevcut. ama öncesinde fizik tedavi veya spor hekimine görünün isterseniz. yanlış bir şey yapıp daha kötü hale getirmeyin.
0
inheritance
(08.02.23)
Mekik vs ile boyun acıtmak ünlüdür sebebi de hareketi yanlış yapmaktır.
Doğru yaptığınızdan emin olun ilk once.
0
logisticsmanager
(08.02.23)
Sen bize neden mekik çekmek zorunda olduğunu söylersen sana alternatif çözümler de sunabiliriz belki, çünkü mekik çekmek omurganın doğal anatomisine uygun bir hareket modeli olmadığı için vücuttaki hiçbir sorununun çözümü de mekik çekmek olamaz. Ha ama ille de mekik dersen yarım crunch yapmayı dene.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(08.02.23)
Mekik çekme zaten de (Bu kısım söylenmiş :) )
Yine de çekerken elleri ensede kenetleyip kafayı asılarak mı kendini kaldırmaya çalışıyosun da boynun zorlanıyor yoksa :)
diye sormadan edemedim.
0
Mirket
(08.02.23)
(9)

Devlet Ahbap'a da çöker mi?

Kaleci Saçlı Forvet
Yani biliyorsunuz devletimizin iyi çalışan herhangi bir sisteme tahammülü yok hemen ona çöküp sindirip işlevsiz hale getirme çabasına girer, Ahbap da görünen o ki devletin kendi kanallarından daha iyi iş çıkardı bu deprem felaketinde. Devlet büyüklerimiz bu işler biraz soğuduğunda Akut'a yaptığı gib
Yani biliyorsunuz devletimizin iyi çalışan herhangi bir sisteme tahammülü yok hemen ona çöküp sindirip işlevsiz hale getirme çabasına girer, Ahbap da görünen o ki devletin kendi kanallarından daha iyi iş çıkardı bu deprem felaketinde. Devlet büyüklerimiz bu işler biraz soğuduğunda Akut'a yaptığı gibi "gel bakalım Haluk efendi" deyip böyle bir işin içine girer mi sizce? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(08.02.23)
Kısa vadede onunla uğraşacaklarını sanmıyorum. Ayrıca Haluk Levent politik olarak taraf almıyor (İyi de yapıyor), dolayısıyla da çok bahane vermiyor.
0
salihdt
(08.02.23)
düzen değişmezse %100.
0
gabe h coud
(08.02.23)
Iyi olan her şeye çokerler ellerinden geldigince.
0
logisticsmanager
(08.02.23)
Şu an benim gördüğüm Haluk Levent üzerinden bir itibarsızlaştırma çabası var. Derneğe kimse laf edemiyor şimdilik. Ama sular durulunca derneği kapatmak için muhtemelen ellerinden geleni yaparlar.
0
alex_pearson
(08.02.23)
az kaldı çökerler.
0
mikahakkinen
(08.02.23)
az önce oğuzhan uğur bir twit ve görüntü paylaştı. sağlık bakanı ve savunma bakanı deprem bölgesinde haluk levent'ten kurtarma ve yardım organizsyonuyla ilgili brifing alıyorlardı. devlet ahbap'tan destek alır durumda yani şu an. sanmıyorum kolay kolay öyle bir çökme durumu yaşanacağını kısa vadede.
0
del piero10
(08.02.23)
abi valla dediğin gibi, bir aralar akut vardı benim çocukluğumda 1.sınıta yardım toplamışlardı, herkesin de afet dendiği zaman dilindeydi ismi. sene 2004'tü.

ahbap'ın da adını hatırlayamayabiliriz yani 5-10 sene sonra.
akut'a ne oldu?
0
thedepressed
(08.02.23)
Şu an sıcağı sıcağına olmaz ama gelen yardım oranları ve miktarları artar, yardım kuruluşları dolayısıyla yandaşlara aktardıkları paranın musluğu kesilirse çökerler. PKK'ya yardım ediyor ya da Fetö'ye yardım ediyor falan deyip kayyum atarlar her yere yaptıkları gibi.
0
nawar
(08.02.23)
En başta yazdığımı geri alıyorum... Başladılar bile üstlerine gitmeye. Muhtemelen Ahbap'ı topladıkları tüm parayı AFAD'a aktarmaya zorlayacaklar.
0
salihdt
(10.02.23)
(10)

Zaman zaman gelen oyun oynama isteği ve zevk alamamak

webbrowser
Selamlar, 15-25 yaş arası oynadığım oyunlardan zevk alıyordum. Şu an yaş 33 ve arada oyun oynama isteği geliyor ama asla zevk alamıyorum. Xbox series s vardı zevk alamadığım için sattım. Şu aralar 3060lı bir laptop veya yeniden series s alma isteği dürtüyor. Mevcuttaki bilgisayarım macbook pro ve ip
Selamlar, 15-25 yaş arası oynadığım oyunlardan zevk alıyordum. Şu an yaş 33 ve arada oyun oynama isteği geliyor ama asla zevk alamıyorum. Xbox series s vardı zevk alamadığım için sattım. Şu aralar 3060lı bir laptop veya yeniden series s alma isteği dürtüyor. Mevcuttaki bilgisayarım macbook pro ve ipad 9. Nesilde var.
Size de böyle oluyor mu? Olmadığı zaman deli gibi oynama isteğim var ama sahip olunca hiç zevk alamıyorum. Bu durumda ne yapmalıyım? Macbook prodan windows pcye sırf bu durumdan geçsem kesin pişman olacağım.
0
webbrowser
(06.02.23)
yaşıtız, bende de öyle ve bundan şikayetçi değilim açıkçası. 15-23 yaş arasını heba ettim gibi bir şey oyunlara. beynin ödül sistemini öyle alt üst ediyor ki başka hiç bir şey yapmak istemiyorsun. oyunların da eski tadı yok, sürekli para istiyor vs. saçma sapan bir hal aldı tamamen. o yüzden hiç canım çekmiyor.
0
roket adam
(06.02.23)
Yakin yaslar. Birkaç ayda bir geliyor, iki hafta oynuyorum hop sonra gene bitiyor. Yok yani hayat kaçıyor gibi geliyor.
0
logisticsmanager
(06.02.23)
20'ler de falan elbette bazı şeyler ulaşılamazdı mesela sürekli seyahat vs. o sebeple oyun-kitap onun yerini dolduruyordu

30'dan sonra sen biliyorsun ki aslında istediğin yere falan gidebilmek teorik olarak mümkün. ama işte koşullar vs. işte oyun oynadığında o koşulları yaratamadığın için kendine kızıyorsun. o sebeple zevkli gelmiyor.

bende var 3060'lık pc. rdr2 aldım, indirdim, oynadım çok sıkıldım, kendime kızdım ne yapıyorum diye.

sen para kazanmak istiyorsun, oyunla vakit kaybediyorsun sadece.
0
duyurukullanıcısı
(06.02.23)
Hayat yeni ugraslar, yeni mucadeleler, yeni amaclar, yeni hobiler getiriyor. Sorun degil, zevk almiyorsan almiyorsundur, zorlamanin bir mantigi yok.
0
baldur2
(06.02.23)
29 yasindayim ve ben de eskisi kadar her oyundan zevk almiyorum cunku daha secici oluyorum bence.

Illa ki sevecegin oyunlar cikacaktir, denemek lazim. Ben aciyorum 1 2 saat deniyorum sarmazsa daha fazla vakit harcamiyorum.

From software firmasinin tum oyunlarini nefessiz oynarim mesela.
Hades var o da oyle.
0
another satisfied lover
(06.02.23)
Yaşıtız aynı durum bende de var. Bende 25’ime kadar aldığım zevki alamıyorum. Ama sorunu buldum. Şimdi evliyim, kocaman oled ekranım, ps5 im var. Ama ben gençken odamda masaüstü bilgisayarımı arıyorum. Orada oynamanın keyfi, gece ayakta olmak. Uykuya direnmek. Bunlar zevkliydi.
0
andy kaufman
(06.02.23)
27 yaşındayım. 23-24 yaşından beri oyun oynamıyorum sarmıyor.
0
Erestor
(07.02.23)
Oyunların mutluluk vermesinin sebebi dopamin salgısı.
Beyin bir görev başardıkça, ödül mekanizmasını çalıştırır. Yemek yemek, hayati fonksiyonlar. Bizi aslında hayatta tutan bu ödül mekanizması. O yüzden acıkınca yemek arıyoruz, yiyince mutlu oluyoruz.

Oyun dediğin şey de bu mekanizmayı çalıştırıyor.

Şimdi gençken seni ödül mekanizmanı doyuracak çok şey yok etrafta. O yüzden en büyük tatmini oyun sağlıyor.

Yaş ilerledikçe kişisel hayatında para kazanmak, kariyerinde ilerlemek, insan ilişkileri, başarı, sevgili gibi büyük tatminler oluşuyor. Oyun bunların yanında küçük kalıyor. Beyin sana diyor ki bunla uğraşacağına onları kovala.

Bilimsel sebebi bu.
0
anten
(07.02.23)
sendeki durumun tersi bende oldu daha yeni. 39 yaşımdayım bende. 20 yaşımdan sonra oyun oynamayı bıraktım. en son half life'da kaldım. kendimi sürekli kişisel gelişime, spora, okula vb. adadım. şimdi 2 üni. mezunu, işi olan biriyim. lakin hayatımda koyduğum bir hedefe erişememiş olmak beni duvara çarpmış gibi hissettirdi ve depresyona girdim.

bende bugüne kadar yaptığım şeylerin tam tersi olan, yani oyun oynamayı boş iş olarak gören biri olarak, play station siparişi verdim. çünkü hayatımda zevk alabildiğim bir şey kalmadı. senin hayatının tam tersi olmuş sanırım :)

he bende sonuç nasıl olacak onu bende merak ediyorum. daha play station siparişi gelmedi.
0
daglien
(07.02.23)
bir oyunlar, bir de mastürbasyon. ikisi de kolay dopamin kaynağı. ikisi de belirli bir yaştan sonra zevk vermiyor. belirli bir yaştan sonra insan uyanma yaşıyor napıyorum ben diye.

belirli bir yaştan sonra insan gerçeğini istiyor. gerek iş hayatında, gerek maddi olarak, gerekse karşı cinsle ilişkilerde.
0
nickini degistiren yazar
(07.02.23)
(16)

yabanci ulkelerden depreme yardima gelen

aydonno
oldu mu? ben mi goremedim. koca gun gecti. ne ulke icinde ne ulke disinda kimsenin umrunda degil olmadi bu deprem gibi hissediyorum. bircok yerden buraya kimse gelmedi ekip gelmedi diyen enkaz basinda yardim dilenen insanlar var. asker yok ucak yok hicbi sey yok. bir tek bana mi tuhaf geliyor butun
oldu mu? ben mi goremedim. koca gun gecti. ne ulke icinde ne ulke disinda kimsenin umrunda degil olmadi bu deprem gibi hissediyorum. bircok yerden buraya kimse gelmedi ekip gelmedi diyen enkaz basinda yardim dilenen insanlar var. asker yok ucak yok hicbi sey yok. bir tek bana mi tuhaf geliyor butun bunlar? yuzyilin en buyuk depremlerinden birinde insanlar enkaz altinda resmen olume terk edildi. cok uzgunum
0
aydonno
(06.02.23)
Bu geceden itibaren geliyorlar. Hava şartları uçuşları da engelliyor.
0
deer hunter
(06.02.23)
twitter.com

yani ülkeler de elini kolunu sallayarak gelemez, türkiyenin merkezi yönetimine mesaj iletirler onaylanırsa gelirler

yunanistan ve azerbaycandan kara yolu ile yola çıkan ekipler vardı bugün
0
freebird5406_2
(06.02.23)
japonya ve rusya ekipleri gelmiş. twitterdan gördüm. havalimanından geçiyorlardı
0
buenosdias
(06.02.23)
İspanya askerlerini gönderecek diyorlardır hberlerde
0
condom kurşunu
(06.02.23)
polonya'dan itfaiye ekipleri gelecekti, yine aynı şekilde yunanistan'dan da. İsrail ve Ermenistan'da yardıma hazır olduğunu bildirmişti.
0
şeyh x
(06.02.23)
Hocam insanlar gelmeye gelecek de bi koordinasyon merkezi olur oraya gelir. Afad Türk arama kurtarmaları yönlendirdi mi o bile belli değil.
0
nickini vermek istemeyen uye
(06.02.23)
deprem çok büyük bir coğrafyada olabilecek en kötü kış şartlarında oldu. kırsaldan kente kadar bu kadar büyük bir kapsama genel olarak ulaşılması çok zor bence o yüzden anlayabiliyorum.
0
roket adam
(06.02.23)
Abi afet/acil durum lojistiği hakkında ne kadar bilginiz var bilmiyorum ama o işler o kadar basit değil. Bunun direkt kendi dalı var, öyle laps diyince ekip toplanip iki cokoprens ile yola cikilmiyor. Daha ülkenin bu yardimi istemesi, ülkede bunun organize edilmesi vs.

Neyse, örnek; bu akşam Fransa'dan 139 kişi geliyor.
mobile.twitter.com
0
logisticsmanager
(06.02.23)
cevaplar icin tesekkurler. organize olma gerekliligini anlayabiliyorum ama sonucta zamana karsi yarisiliyor. enkaz altindaki insan en fazla uc gun dayanir. sonrasi artik can kurtarma degil enkaz kaldirmaya giriyor. umarim yarin cok daha iyi gecer.
0
🌸aydonno
(06.02.23)
İsviçre'den 84 kişilik ekip ve köpekler geliyor mesela ama karar çıktıktan sonra hazırlık yapmaları hemen olan bir şey değil. En son yarım saat önce paylaşım yapmışlar, hazırlıkları tamamladık yola cikiyoruz diye.
0
fraise
(06.02.23)
Mirket
(06.02.23)
Mirket
(07.02.23)
ancak geliyorlar, en hazir en hizli ekip 5-6 saatte gelir, onlarin gelmesi, planlama toplantisi, deploy edilmesi falan derken en iyi ihtimalle 12 saat sonra işe başlayabilirler. yarin sabahtan itibaren bir cok yabanci ekip calismaya baslar.
0
tadellesever
(07.02.23)
Hindistan sahra hastanesi faaliyetlerine başlamış.
0
babilfish
(07.02.23)
yurtdisindan yardimlar, bir kisim, dun gece gelmis, 2 farkli ulkeden gelen yardimin AFAD'in organizasyonsuzlugu ve is bilmezligi nedeniyle butun gece havaalaninda bekledigini kisisel olarak biliyorum. allah herkesin yardimcisi olsun. AFAD hem yardimlarin dagitilmasinin hem de yurtdisindan gelenlerin koordinasyonu konusunda tamamen islevsiz kalmis durumda.
0
kassiopeia
(07.02.23)
Muharrem İncen'nin tweetlerinde bir vatandaş Japonya'dan yardım ekibi geldi Türkiyeden gelemedi diyordu.
0
Kahvedesu
(07.02.23)
(3)

Kortizon içeren krem

dissendium
Doktor kortizon içeren bir krem verdi. Sadece 10 gün kullanacağım. Kortizon için olumsuz bir izlenim var gördüğüm kadarıyla. 10 gün kullanmak sorun oluşturur mu? Bir de eczacı ilacı seyreltti. Bu şekilde cilde yayarak kullanmak mümkün mü? Teşekkür ederim.
Doktor kortizon içeren bir krem verdi. Sadece 10 gün kullanacağım. Kortizon için olumsuz bir izlenim var gördüğüm kadarıyla. 10 gün kullanmak sorun oluşturur mu? Bir de eczacı ilacı seyreltti. Bu şekilde cilde yayarak kullanmak mümkün mü? Teşekkür ederim.
0
dissendium
(06.02.23)
Yani atıyorum 10 gün boyunca her gün aspirin kullansan o da problem yaratabilir ama kar/zarar oranına bakacaksın. Kortizon sistemde oluşan inflamasyonu gidermek için verilir, sen bu inflamasyonu yok etmek için kortizon kullanırken biraz ödem yapacak tabii ki, kortizonun çalışma şekli o. Vücudunda inflamasyon-iltihap mı olsun yoksa ödem mi olsun? Ben ödemi tercih ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(06.02.23)
doktorun verdiği talimatla kullanmak doğrudur. 10 gün sorun olmaz, sonrasında uzun süre (2-3 ay) kullanmamak tavsiye ediliyor.
0
ayin yazari
(06.02.23)
Abi bak türk hekimlerine emanet edilmekten korkun varsa seboreik için bana doktor Fransa'da kortizonlu krem verdi. Bunu da önemli toplanti vardir, yüzünde kızarıklık vardir surersin ama uzun dönem olmaz diye verdi. Kortizonu da eğer dozajinda kullanirsan asla sıkıntı yok diye belirterek verdi.

Kısacası kortizonlu kremi uzun dönem kullanmakta sıkıntı var ama doktor sana 10 gün verdiyse kullan. Ha misal al bunu haftada 3-4 kere kullan dese farklı olurdu.
0
logisticsmanager
(07.02.23)
(10)

İstanbul'a yakın yaşam şartlarının ucuz olduğu yerler

marowak
Birkaç aya öğretmen olarak atanma durumum var kısmetse. Kendim İstanbul'da yaşıyorum ama kendi evimden de ayrılmak istiyorum , o yüzden böyle bir arayıştayım. Hem kiranın hem de yeme içmenin ve diğer her şeyin mümkün olduğu kadar ucuz olduğu neresi var? Mümkün mertebe İstanbul'a yakın olmalı. Çok da
Birkaç aya öğretmen olarak atanma durumum var kısmetse. Kendim İstanbul'da yaşıyorum ama kendi evimden de ayrılmak istiyorum , o yüzden böyle bir arayıştayım. Hem kiranın hem de yeme içmenin ve diğer her şeyin mümkün olduğu kadar ucuz olduğu neresi var? Mümkün mertebe İstanbul'a yakın olmalı. Çok da yakın olmasına gerek yok, yakın dediğim 4-5 saat mesafe falan olabilir.
0
marowak
(06.02.23)
kocaeli? aynı kiraya kocaeli’de kocaman evler bulabiliyorsun ve istanbul’a da çok yakın. gayet yaşanılası bir şehir bence
0
roket adam
(06.02.23)
Balıkesir olabilir. Özellikle denize yakın tarafları.
Hatta halam orada öğretmen, ailem de yılın uzun dönemi oralarda yaşıyor.

Kira ucuz mu kısmına bakmak lazım, bu remote sonrası ev fiyatları ve kira fiyatları uçtu diye duymuştum ama hayat ucuz tabi.
0
logisticsmanager
(06.02.23)
Çanakkale olabilir.
0
romario
(06.02.23)
Mudanya
0
alfired
(06.02.23)
Balıkesir.

Ama deprem? Konya. Uçak ve hızlı tren ile ulaşım.

Ama deniz? Antalya. Uçak ile ulaşım.
0
baldan kaymak
(06.02.23)
Sakarya <3
0
Corpsebridee
(06.02.23)
Canakkale ve Balikesir ucuz sehirler degil, buralara ilk atamada atanma ihtimali de oldukca dusuk. Dilerim gonlunuze gore olur o ayri.

Sizi en zorlayan şey kira olur sanirim. Sahibindende kiralari arastirabilirsiniz.

Siz Istanbul'dan gideceksiniz, bir arkadas Konya demis, zorlanirsiniz orada, hem de cok. Ucuz olarak yine Antalya demis, tovbe estagfurullah diyorum. Antalya uygun olsa ben yarin gidicem ki Antalya ve Konya'da ilk atamada gitme ihtimalinizin neredeyse olmadigi yerlerden. Antalya'da, kecilerin tirmandigi, Allah'in unuttugu bir yerine gitmiyorsaniz tabi. Bu iki şehrin yakinligini yorumlamiyorum bile.
0
balpolen
(06.02.23)
hayatin kendisi pahali. heryerde bim, a101 falan var hepsinde fiyatlar ayni. ayrica dogalgaz, elektrik fiyatlari da heryerde ayni. yani temel ihtiyaclar icin kira disinda cebinden cikacak para pek degismez. bence asil kriterin kira olsun. sahibinden de marmara bolgesi kiralarina bakip sana uygun olanini hedef belirle.
0
buenosdias
(06.02.23)
kırklareli.
0
since1907
(06.02.23)
eskişehir epey ucuz gibi hem de kent olarak tüm olanaklar mevcut
0
sipsiyah
(06.02.23)
(6)

Spor salonunda kişisel egitmene para vermeye gerek var mı?

sonhakan
Program verdiler zaten başında hoca ile yapmak daha iyi dediler. Bir ay 2500 tl sadece hoca ucreti. Yoksa yalnız mı devam edeyim?
Program verdiler zaten başında hoca ile yapmak daha iyi dediler. Bir ay 2500 tl sadece hoca ucreti. Yoksa yalnız mı devam edeyim?
0
sonhakan
(05.02.23)
Araştırmaya kapalı üşengeç bir insansan, ki bunu eleştirel manada söylemiyor olabilir yani, eğitmen iyidir. Aksi halde programlar olsun programların hareketleri olsun her şeyin doğrusunu öğrenmek için milyonlarca kaynak mevcut. Ben squat deadlift yapmayı falan öğrendiğimde Youtube bile yoktu henüz.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(05.02.23)
İşine önem veren eğitmen, özellikle yeni başlayanlar için, aldığı her kuruşu hak eder.

Ama işine önem veren eğitmen sayısı, (15 yıllık tecrübemle söylüyorum) parmakla gösterilecek kadar az.
0
Mirket
(05.02.23)
Kaleci saçlı forvet ve mirket +1

Çoğu eğitmen besyodan çıkıp pek bir şey bilmeyen ve broscience takılan asgari ücrete çalışan kişiler. Ben ömrü hayatımda toplasan 5-6 tane düzgün eğitmen gördüm ki buna Fransa da dahil.

Yoksa bir ay mike israetel, menno henselmans, ben pakulski vs izleyerek ogrenemeyecegin şey yok.
0
logisticsmanager
(05.02.23)
hareketleri bilmiyorsan, bir arkadaş/partner yoksa, yeni başlayanlar için hoca iyi olabilir. hareketleri biliyorsan, programını/beslenmeni kendin ayarlayabilecek durumda isen gerek yok. internetten araştırarak veya salondakileri gözlemleyerek hareketleri en doğru şekilde yapabilirsin.
0
abelardo
(05.02.23)
işine sadık gym hocası sokakda yürürken elmas, yakut bulmak gibi birşey.

adam normalde 2 hafta olması gereken programı sana 6 haftada gösteriyor. sorsan 'seninki böyle olmak zorunda' der sende birşey diyemezsin.

bence önceden anlaş, beni 4 haftada nereye getireceksin falan diye.

yoksa hiç salladıkları yok, başında duruyor sadece.
0
duyurukullanıcısı
(05.02.23)
paran bolsa eğitmenle devam et. ya da sporun ve beslenmenin mantığını kendin öğren ve bu bilgi ile ömrün boyunca sakatlıklardan uzak dur, iyi beslen, sağlıklı bedene sahip ol.

tek başına çalışmanın tek sıkıntısı hareket formlarını doğru oturtmak. örneğin squat veya deadlift yaparken sırtının vs ne pozisyonda olduğunu kestirmek zor. bir tek bu aşamada bir eğitmen ya da sana yol gösterecek birine ihtiyaç duyabilirsin.
0
orpheus
(05.02.23)
(2)

tarihe göre dünya haritası gösteren site

siyah gece
girilen tarihe göre dünya haritası gösteren bir site vardı hatırlayamıyorum, bilen varsa teşekkür
girilen tarihe göre dünya haritası gösteren bir site vardı hatırlayamıyorum, bilen varsa teşekkür
0
siyah gece
(04.02.23)
Bu mudur?
geacron.com

Buysa "world map changing according to the date" dedim google'a ileride aramak isterseniz
0
logisticsmanager
(04.02.23)
sanırım buydu, teşekkürler
0
🌸siyah gece
(05.02.23)
(7)

Türkiye'de ev kiralama avrupa gibi olur mu?

logisticsmanager
Şimdi malum Türkiye'de şu popi olan tahliye taahhütnamesi var ama benim tahminim eninde sonunda bu kalkacak kiralama için. Kendi düşüncem tabi.Bu noktada Türkiye avrupa gibi olur mu? Örnek ben kiralamak için şu belgeleri sunmak zorundayım;Gelirim kiranin 3 katı olmalı, olmazsa ev sahibi genelde redd
Şimdi malum Türkiye'de şu popi olan tahliye taahhütnamesi var ama benim tahminim eninde sonunda bu kalkacak kiralama için. Kendi düşüncem tabi.

Bu noktada Türkiye avrupa gibi olur mu? Örnek ben kiralamak için şu belgeleri sunmak zorundayım;
Gelirim kiranin 3 katı olmalı, olmazsa ev sahibi genelde reddeder.
3 aylık maaş bordrosu
Geçen yılın vergi beyannamesi
Ev sahibinden aldığım son üç aylık kira ödenmiştir belgesi
Sirketimden alacağım kontratim hakkında belge

Sebebi? Aynı Türkiye'deki gibi kiracilar yasa ile korunur, kışın evden çıkarmak yasaktir ve dava vs iki sene sürer. Buna ek olarak bir normal kiralik eve bir kiradan fazla depozito istemek yasaktır haliyle zarar verilse yeterli olmaz
Ev sahipleri bu kuralları bildiği için ve bile bile risk alip sonra aglamamak için çok titizdirler. Hatta bunu bilip kiralık ev yatırımı yapmayan insan çok var. Çünkü çok riskli.

Türkiye'de gelir mi bu? Çünkü bu böyle gitmez yer gök dava dolu.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
sanmiyorum zira turkiye'de surekli cok katli ev yapiliyor. arz sonsuz. avrupa ise plancilik alikskanliklari, yerel politik sebeplerden vs cok kisitlayici. "Gelirin kiranin 3 katı olmalı, yoksa reddediyorum" diyen ev sahibi talebin cok oldugu bir yerde degilse aylarca ev bos sekilde kiraci arayabilir cunku kiracilarin secenegi cok.
0
hot potato
(04.02.23)
kiracilar kirasini odeyemiyorsa bu kiracinin geliri az diye mi saniyorsun? maasin kiranin 3 kati oldugunu beyan etmediler diye mi :D
ev sahipleri turkiyede cok gariplesti. cogunun maasi, kendilerini ustun gordukleri kiracilarinin maasindan dusuk o da bir maaslari varsa tabii. yine cogu almis zamaninda cercop bi daire simdi milyonluk dairem var diye 10k'dan kapi aciyor en varos semt bile lol.
o davalar ortadaki firsatciliktan olusmus olabilir mi yani?!
0
Kittie
(04.02.23)
şu an zaten düzgün ve iyi bir ev tutmak istiyorsan bunların çoğunu yapmanı istiyorlar. bordro, findeks kredi notu, kefil bunlar hep istenen şeyler. ben 2028’de 1+1 tutarken bile bordro ve kefil göstermiştim. kafası çalışan adam işini sağlama alır. çalışmayan da avukatlarla uğraşır maalesef.
0
roket adam
(04.02.23)
@hot potato; kesinlikle değil. Aylardır boş olan evler gosterebilirim. Genel mantık "öylesine kiraya verecegime boş kalsın". Bizim şu anki ev iki aydır piyasadaydi. Ha kesinlikle çok talep edilen yerler de var.

@roket adam; ben evi buldum, gördüm, kiraladım.

@kittie; yok demek istediğim bu tahliye taahhütnamesi sözde kendini garantiye almak için ama çoğu bunu "seneye çevre kiralar 5 kat artarsa hemen 5 kat istemek için kullanirim" diye istiyor. Bu ortadan kalkinca zaten daha dikkatli olmalari gerekecek.
0
🌸logisticsmanager
(05.02.23)
adam sana güvenmiş vermiş o zaman. benim çevremdeki kişilerde dediğim gibi çok ince eleyip sık dokuyorlar artık özellikle nispeten daha pahalı evlerde.
0
roket adam
(05.02.23)
3 kat olayı olursa ev sahibi aleyhine olur çünkü şu an maaşının %40-50'sini kiraya veren çok var. Diğer türlü kimse yüksek kiraları karşılayamaz. (ha bu şekilde yaşam masraflarından kısıyorlar o ayrı)
0
nhk ni youkosu
(05.02.23)
Kaç ay önce deli gibi ev arıyordum, şansa şahane bir ev bulup kiralamıştım. Gerçi hayatım tersi mers oldu şimdi şehir değiştirdim ama olsun. Buralarda bile kısmi şekilde öyl. Bi kere ev bulamadık. Bulduklarımız ise; Yahu ev sahipleri deli gibi belge istiyor, kefil evliyse kefilin eşini bile istiyor ki onların bile işi gücü maaşları sorgulandı. Çalışma kağıdına kadar istendi. Yani bir ev görüp, “evet bunu beğendim. Tutuyorum, tu tu yoo rum,tttuuttum” demek kalkmıştı. Sen tüm bilgileri veriyorsun seçenekler arasındaki en iyi işe güce gelire kariyere sahip olana veriliyor. Şirketi bile inceleyeni vardı. Bazı lokasyonlarda böyle demek. Saçmalık ama. Kariyeri ve maaşı ve gelecek iş durumu şahane bile olsa ev sahiplerini mahveden dolu insan var.
0
halboyle
(05.02.23)
(20)

Erkekler leopar desen (tortoise) gözlük takıyor değil mi

iddaaci
Merhaba, leopar desen dediğimiz tortoise diye geçen gözlükleri erkekler de takar değil mi? Kadınlara özel değildir umarım.Leopar diyince yanlış anlaşıldı, gözlük şu;https://www.zennioptical.com/p/round-eyeglass-frames/78092?skuId=7809225
Merhaba, leopar desen dediğimiz tortoise diye geçen gözlükleri erkekler de takar değil mi? Kadınlara özel değildir umarım.


Leopar diyince yanlış anlaşıldı, gözlük şu;

www.zennioptical.com
0
iddaaci
(04.02.23)
Takar da takmasa daha iyi.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(04.02.23)
Takanların yönü belirli. Belli
0
pavlis
(04.02.23)
bence alisveris merkezi gezerken magazin muhabirine yakalanan futbolcu aksesuari.
0
hot potato
(04.02.23)
Takıyor o kadar abartılı bir şey değil ki dediğiniz. Tabii modelden model değişir. Bu desende bir rayban gözlüğüm var önce erkek bir arkadaşımda beğendim de aldım, sapları metal, unisex bir gözlük.
0
kullanıcıadımbuolsun
(04.02.23)
Her gözlük almaya gittiğimde gözlükçüler öneriyor böyle bir modelimiz var diye. Artık en başında uyarıyorum leopar desen lütfen önermeyin diye shdhdh hiç sevmiyorum ben ama bu kadar önerdiklerine göre erkekler de takıyor sıklıkla demek ki
0
nundu
(04.02.23)
Gözlük şu

www.zennioptical.com
0
🌸iddaaci
(04.02.23)
Arı Maya gözlüğü gibi, takılmaz.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(04.02.23)
Eskiden çok yaygındı. Kadınlar da erkekler de takardı. Kemik çerçeve deyince çıkar Google'da falan.
Leopar desen diye ilk defa duydum.
Leopar desen icat edilmeden önce vardı bunlar.
Dedelerimiz, ninelerimiz takardı.
0
Mirket
(04.02.23)
cevaplari okuyunca ben mi yanlis bir sey hayal ettim dedim ve fotografa da baktim.
gayet takilir yani abartmasak mi her seyi...
0
Kittie
(04.02.23)
yine boyle bir gozluk duyurusuna soyle guzel bir cevap gelmisti
"homo gozlugu bu. delikanli adami bozar"
:D
0
nibba
(04.02.23)
Abi leopar diyince sunu düşündüm;
images.app.goo.gl

Ama attığın gözlük takan insan çok gördüm. Genelde yönetici, orta yaş, zayıf, beyaz saç tiplerde :) ama takılıyor yani. Bana olmaz ama abartı bir şey yok.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
gecen gozlukcu tum cerceveleri onume serdi, deniyorum tek tek, size cok yakisacak diye bunlardan cikartti, dalga mi geciyorsun babaanne isi bu falan diye cok pis rencide ettim:) Efendim cok moda bu ara falan dedi, fiyatlari da cok yuksekmis zaten, dedim bedava versen almam onu
0
freedonia
(05.02.23)
Erkek arkadasımın gözlüğü. Gayet de takar neden takmasın. Çok guzel.

Kahverengi ve siyah renklerden olusan bir deseni nasıl kadin cinsiyetine atfedebiliyorsunuz sadece anlamıyorum.
Hadi pembe olsa herkesin alıştığı renkler var diyeceğim ama bu gözlük özünde siyah-kahve.
0
zimbirik
(05.02.23)
takılır. çok da güzelmiş tarz baya.
0
theseachange
(05.02.23)
hocam bu çok klasik bir desen yani modası kadın erkek hiç geçmez ama yüzüne gitmesi gerek, güzel duruyorsa kullan
0
freebird5406_2
(05.02.23)
kadife pantolon ve ceket giyen, slim fit avrupalı bir akademisyensen kullanabilirsin tabii ahsjd.
0
deartheodosia
(05.02.23)
Leopar deyince, ben dahil, insanların gözünde başka bir şey canlandı. Aratınca gördüm. 70 yaş üstü ya da fizik öğretmeni ya da hipster ya da @deartheodosia +1 canlandı gözümde. giyen giyer ama bence.
0
nawar
(05.02.23)
Uğurkan Erez İşte Benim Stilim Gözlüğü
0
Kahvedesu
(05.02.23)
Çevremde takan bir tane erkek görmedim.
Kendim de gözlük kullanıyorum, takmam.
0
bass solo take one
(05.02.23)
bunun koyu kahvesi var bu kadar desenli olmasa da
cilt tonu uyduğu için çerçevesiz gibi oluyor
www.edel-optics.com.tr

beyaz tenlilerde linkteki güzel durur
ama o kadar benekli olması fazla daha ağır olması lazım erkek için
0
bir soru sorcam
(05.02.23)
(8)

Kiracı Ev sahibi durumlari

skoylu
2 senelik kiraciyim evsahibi normal bir insandı ama bu oluşan fiyatlardan sonra o da içindeki gizli canavarı çıkardı %300 zam istiyor nerdeyse. Ben de gaza gelip çıkacağımi söyledim ama piyasa daha da kötüymüş. Ben daha sonra tekrar görüşüp %100 zam teklif ettim ötesini veremem diyerek. Adam birden
2 senelik kiraciyim evsahibi normal bir insandı ama bu oluşan fiyatlardan sonra o da içindeki gizli canavarı çıkardı %300 zam istiyor nerdeyse. Ben de gaza gelip çıkacağımi söyledim ama piyasa daha da kötüymüş.

Ben daha sonra tekrar görüşüp %100 zam teklif ettim ötesini veremem diyerek. Adam birden ben zaten evi satıyorum demeye başladı böyle bir konudan hiç bahsetmemisken öncesinde.

Ben şimdi burada oturmaya devam edersem formalite bir satış yapabilir mi? Evin değeri 3 milyon gibi birşey örneğin 1 milyon gösterip tapu masraflarini azaltarak sırf kiracı çıksın diye bu duruma girer mi. Tedirgin etti bizi çıkayım mi kalayım mi bilemiyorum:/
0
skoylu
(04.02.23)
Evi satsa bile siz bir süre daha oturabiliyorsunuz. Sonra dava olur şaibeli satış olduğu çıkar ortaya falan. Hepimiz yalan yanlış avukat olduk piyasa yüzünden. En doğrusunu avukat bilir ama ev satılsa bile bir süre oturuyorsunuz. Evi gerçekten satsa bir sürü vergi verecek, ona yanaşmaz. Korkmayın.
0
ruhen hastayim ben
(04.02.23)
Vergi bir suru degil. Gercek fiyattan kimse gostermiyor. Ama formalite satis kendisi icin de riskli. Kime guvenecen
0
camussar
(04.02.23)
Abi ben anlamadim; ev sahibi yüzde 300 istedi diye siz niye gaza geldiniz? Kanun var yani sabahlara kadar da aglasa yapamaz, ha elinde tahliye taahhütnamesi denilen zimbirti varsa farklı.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
@logisticsmanager zaten çıkma niyetim vardı o yüzden pek zorlamak istemim ilk etapta. Sonra evlere bakmaya başlayınca dışarıda daha beter bir durum olduğundan fikrim değişti.
0
🌸skoylu
(04.02.23)
Abi sunu unutmayin; bugun yüzde 300 diyen seneye gene der cani isterse. Bunun sonu yok.
2 senelik kiraci olarak haklarinizi öğrenin, piyasa çok kötü. Çünkü gördüğümüz üzere herkes tahliye taahhütnamesi pesinde. Ciktiginiz zaman size "al bu da taahhütname, imzala. Istediğim zammi vermezsen kapi önündesin" diyecek tipler olacak, ne kadar kacarsaniz bu isten o kadar karlı.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
Hiç kimse kiracı çıkarmak için formalite satış yapmaz. Yapıyorsa mallık bence.

Ev satın alınınca yeni ev sahibi ihtar çekecek. Süresinde tebliğ ettirmeye çalışacak. Ki çok zordur.

Sonra dava açacak ihtiyaç iddiasını kanıtlayacak. Dava 1 sene sürecek.

İstinaf edeceksin, 1 sene de orada sürecek..

En iti ihtimalle 2.5 sene uğraşacaklar.
0
adwokat
(04.02.23)
www.hesapkurdu.com
%25 zamlı halini hesaplayıp atın sözleşmede yazan günde . " şubat 2023 kirası %25 zam" gibi bir şey yazın. satarsa satsın boşverin. bu fırsatçılara pabuç bırakmayın. sırf kalmayacaksanız bile bu sebeple kalın. mahkeme vs derken en az 1.5 yıl sürer satsa bile evden çıkmanız. Tahliye davaları yoğun şehirlerde uzun sürüyor. Tahliye kararı gelse bile 6 ay vakit var diye biliyorum. o zaman zaten kiralar düzelmiş olur belki - sanmasam da

ama gününde kira atmak önemli. %300 veya %100e boyun eğmeyin. hem de yasal değil. khkya karşı gelinmemeli.


Ancak, tahliye davaları için Temmuz 2022 itibariyle Sulh
Hukuk Mahkemeleri’nde minimum üç dört ay sonraya gün
verilmektedir. Tahliye davaları Ankara ve İstanbul gibi
yoğun adliyelerde ortalama 1-1.5 yılı bulabilmektedir. Dava
devam ederken kiracılar yasal oranlarla kira artışı yaparak
taşınmazda oturmaya devam edebilirler.
0
ShadowOfMoon
(05.02.23)
"içindeki gizli canavarı çıkardı %300 zam istiyor nerdeyse. Ben de gaza gelip çıkacağımi söyledim ama piyasa daha da kötüymüş."

Şu, durumu açıklıyor zaten. Demek ki adamda gizli canavar yokmuş. Siz çevredekilerin altında fiyatlarda yaşıyormuşsunuz. Siz adamın evinde oturmasanız çevreden yola çıkarsak daha uygun fiyatlara oturacakmış.

Bu arada evet, çok düşük fiyatta satış gösterip evi satabilir. Yeni gelen de tahliye için gerekli işlemleri yapar ve uygunsa çıkarır.

%25 gibi saçma sapan ve adaletsiz bir konu var. Yine de hukuki. Bunu, dedikleri gibi yapabilirsiniz/yapabilirsiniz ama aynı şekilde hukuki olup adil olmayan sözde satışlar ile evden çıkarabilir ev sahibi sizi. Atıyorum 10k kiraya verebileceği yerde 3k'ya oturuyorsanız 2 defa satış yapıp payları ödeyerek yeniden alarak kiraya verebilir. Hatta bekleyebilir de bunun için.3 yıl olayı da devreye girmez.

Tabii ki bunlar olasılıklar. Siz yine de 25%'e uyup ona göre zam yapsanız yasak olarak kimse bir şey diyemez.
0
nawar
(05.02.23)
(3)

Güzel bir cuma ertesi akşamı

pavlis
Yine yollardayız, hiç çıkmadık.İçkimizi içiyor, geçmişi yad ediyor, önümüze bakıyoruz.Siz de ne var ne y o k ?düzenleme: yazarken aklıma geldi https://www.youtube.com/watch?v=bUxVZxqkYQw
Yine yollardayız, hiç çıkmadık.
İçkimizi içiyor, geçmişi yad ediyor, önümüze bakıyoruz.

Siz de ne var ne y o k ?

düzenleme: yazarken aklıma geldi www.youtube.com
0
pavlis
(04.02.23)
Spora gidecegim, sonra is gezisi sebebiyle yapamadığım isleri yapip maillere cevap vereceğim. Sonra icecegim, İstiklal marşı ve yatış.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
cok iyi sarap ictim. simdi eve gecip biraylq devam. uzun zamandir bu kadar icmemistim cok iyi
0
ala09
(04.02.23)
valla uzandım radyo dinliyorum
0
freebird5406_2
(04.02.23)
(15)

Kış lastiği almalı mı?

logisticsmanager
2021'de 4 mevsim aldım çünkü şehirde yaşıyordum ve kar yağsa da yilda max 1 hafta kalıyordu.Şimdi sehre 30 dk mesafede bir dağ köyünde ev buldum (dağ köyünde fiber var, o kadar da köy değil yani). Belli süredir ev arıyordum ve bunun kirasi vs baya iyi. Içinde şömine vs de var, iyi yani. Emlakciya se
2021'de 4 mevsim aldım çünkü şehirde yaşıyordum ve kar yağsa da yilda max 1 hafta kalıyordu.

Şimdi sehre 30 dk mesafede bir dağ köyünde ev buldum (dağ köyünde fiber var, o kadar da köy değil yani). Belli süredir ev arıyordum ve bunun kirasi vs baya iyi. Içinde şömine vs de var, iyi yani.

Emlakciya sehirden tasinacagimi söyleyince ve tahminen Fransız olmadığımı da çaktigi için haftasonu git bak adrese, bölgeyi begenirsen pazartesi ara evi gezelim dedi.

Ev normal şehre 25 dk, normal düzlüğe inmeye 14 dakika araçla gidiş mesafesinde. Hayır kadın öyle bir dedi ki sandım heidi gibi yasayacagim, yola belli bir noktada eseklerle devam edeceğim falan. Şehir 300m, burası 650m.

Tek aklıma takılan lastik konusu oldu çünkü yol bir 10dk kadar dar, sonraki kısmı da daha iyi olsa da çok virajlı. Bölgenin hali su anda fotoda olduğu gibi;

gss.gs
Sizce bu evi tutarsam continental allseasonslari blizzak ile falan değiştireyim mi? Çünkü belli burada kar olacak. Bu noktada soruma cevap çok büyük ihtimal "sorduğun kabahat" ama olsun.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
1 ay içinde kar gosteriyo mu xd bence 4 mevsim iş görür. Benim 4 mevsim lastiklerim utanmasa buzda daha tirmaniyodu
0
abuzer
(04.02.23)
yollar tam koy yolu gibi. buralar aciliyor mu belediye tarafindan? cok trafik de olmaz gibi yollari acacak. hem egim, hem viraj var, ben olsam kis lastigi alirdim.
0
antikadimag
(04.02.23)
@antikadimag; bu kısım bir 10 dk böyle, 10 dk sonra normal tek gelis, tek gidiş yol oluyor. Aciliyordur heralde diyorum çünkü ünlü kar merkezleri var 20-25 dk mesafede.
Trafik sanmam, totalde günlük 100 kişi anca kullanir bu 10 dklik kismi.
0
🌸logisticsmanager
(04.02.23)
yaz lastiğiyle dün ankara'dan çıkamadım. bu görseldeki yer için kışın hem kar lastiği hem de zincir alırdım. yoksa araba gitmez diye düşünüyorum.
0
prole
(04.02.23)
Kış lastiği ile kar lastiğini karıştırıyorsunuz. Kış lastiği kullanmak için kar gerekmiyor. Yani yaşadığınız yer soğuksa zaten kullanın.

Hava sıcaklığı +7C'nin altına düştüğünde kış lastiği kullanılır. Hamuru ve diş yapısı nedeniyle fren mesafesini kısaltır, (özellikle donmuş, buzlu veya ince karlı yolda) yol tutuşu artırır.

Kar lastiği, yoğun karlı ortamda kullanılan çivili lastiktir.
0
lancelot du lac
(04.02.23)
@lancelot; yok karistirmiyorum. O kadar da karlı değil, olsa olsa 3-4 cm. Ama şu an yaşadığım yerden daha karlı oluyor.

Sadece sorum 4 mevsim lastik yerine kışa mi gecsem. Çünkü 4 mevsim yasal olarak kullanilabiliyor (3pmsf damgali), değiştirmek zorunda değilim. Ki zaten kullandim (karda da gittim), sıfır sorun. Ama aynı yer şartlar olmayacak.
0
🌸logisticsmanager
(04.02.23)
Bu arada merak edip baktım; kar lastiği diye bir şey kalmamis. En azından ingilizce ve Fransızca bulamadım. Lastik markalarinda da kar lastiği diye bir şey yok.
www.tirebuyer.com
0
🌸logisticsmanager
(04.02.23)
kar lastiği dedikleri sanırım özel çivili lastikler. finlandiya rusya gibi soğuk ülkelerde kullanılıyor. kış lastiğimde çivi yok sadece deseni ve hamuru farklı diye biliyorum
0
roket adam
(05.02.23)
Burada normal kış lastiği kullanmanızı öneririm. Normalde ise 4 mevsimi salmanızı öneririm. Çünkü yazın yaz lastiğini, kışın da kış lastiğinin verdiği performansı vermez. Her zaman ortalama performans alırsınız. Kötü performans almamak güzel olsa da 4 mevsim lastik yazın yaz lastiğine, kışın da kış lastiğine yaklaşamıyor.

10 dklık bir mesafeyse ve dağa tırmanış/ iniş değilse o zaman zincire ihtiyacınız bile olmaz, kış lastiği ile halledersiniz.
0
zimbirik
(05.02.23)
@zimbirik; 4 mevsim yeni aldığım için salamam. Onu da zorunlu olduğu için aldım çünkü yaşadığım yerde senede 1 hafta falan anca kış var. Dağa falan gittiğimiz de olmadigindan kış almadım. Ama şimdi lazım olacak gibi.

Normal yol yani, herkes buralarda yaşıyor bölge dağlık çünkü. Yolda gelirken bir sürü normal araba gördüm (bende fiesta var, insanlarda corsa clio vs vardı. Bunlarsa çivili lastik zaten olamaz), sanmıyorum ki mont blanc tirmanir gibi takılsinlar.

Bi 400 Euro yapıştırıp blizzak almak iyi olacak gibi.
0
🌸logisticsmanager
(05.02.23)
bilindik 4 mevsim ile kis lastigi arasinda "all weather" diye bir lastik modeli daha var.

blizzak derin kar lastigidir, kuru yolda hem kafa utuler hem de cabuk erir. yolda surekli kar yok ise blizzak pek kullanisli degil, kullandim zamaninda. arac gezinip duruyor, kuru yolda virajlarda falan cok yumusak kaliyor.

ben olsam "all weather" alirim, nokian wrg4 olabilir.
bulamazsan piralli scorpion verde de baya iyidir.
0
cooperr
(05.02.23)
kış lastiği eşit değildir kar lastiği.

eğer kışları 10 derecenin altına düşüyorsa sıcaklıklar. kış lastiği takmalısın. mesela şu aralar kar olsa da olmasa da kış lastiği avantajlıdır. ama üç hafta önceki havalarda yaz lastiği avantajlıdır.
0
alperz
(05.02.23)
continental allseasonslar kalsın.

romanya'da bile bazı insanlar continental allseason gibi lastikleri kullanıyorlar genelde.
0
rain when i die
(05.02.23)
Benimki de nokian all weather'di. Kar buz demiyidi <3
0
abuzer
(05.02.23)
rampa çoksa keskin viraj falan varsa bence riske atmaya değmez. köy yolları ana arterler gibi anında açılmıyordur diye tahmin ediyorum. bir sabah kalkar işe giderken kayar gidersin yollar karlı buzluysa.
0
argent dawn
(05.02.23)
(9)

Kiracı vs ev sahibi sorusu

ben butun cbnce dizilerini izliyorum
Herkese selamlar. Bu yıl kirada olduğumuz evde 5 yılımız doluyor, ev sahibimiz ya evden çıkarsanız ya da güncel değerden kira ödersiniz diyor. Biz de kendi evimize taşınma kararı aldık. Kendi ihtiyacımızdan dolayı evden çıkmasını isteyeceğimiz bir ihtar çekmemiz gerekiyormuş. Kiracımızla kontratımı
Herkese selamlar. Bu yıl kirada olduğumuz evde 5 yılımız doluyor, ev sahibimiz ya evden çıkarsanız ya da güncel değerden kira ödersiniz diyor. Biz de kendi evimize taşınma kararı aldık. Kendi ihtiyacımızdan dolayı evden çıkmasını isteyeceğimiz bir ihtar çekmemiz gerekiyormuş. Kiracımızla kontratımız temmuz ayında. Şimdiden mi ihtar çekip 3 ay sonra çıkın dememiz gerekiyor yoksa temmuzdan 3 ay öncesinde yani Nisan ayında mı ihtar çekmeliyiz?
0
ben butun cbnce dizilerini izliyorum
(04.02.23)
Benim size tavsiyem, en azından kendi avukat arkadaşlarımdan bildiğim kadarıyla, iyi bir avukat tutun onunla yürütün.
Kiracıların çoğu çıkmıyor, dava seçeneğine gidiyor çünkü dava masrafları daha ucuz.
Yani sizin temiz 1 sene o eve girememe ihtimaliniz var.
Arkadaşın dediği bazen kiracılar dava vs görünce cikabiliyor.
Burada yetkili arkadaşlar zaten yazar ama ben gene de bir avukata danismanizi tavsiye ederim çünkü arka planda da sizin cebinizden yukselecek kiraniz ile para çıkma durumu var.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
Teşekkür ederim. Avukat tanıdığımız yok ama eşe dosta soralım bakalım tanıdığı olan varsa bu konulara bakan. Kiracı çıkmazsa bizi maddi olarak zorlar çünkü ordan aldığımız kirayı buraya veriyoruz. Evin kredisi devam ediyor onu ödüyoruz.. ev sahibimizin güncel değerden ödersiniz dediği 3,5-4 katı oldu zaten. Herkesin kendince haklı olduğu saçma sapan günlerden geçiyoruz
0
🌸ben butun cbnce dizilerini izliyorum
(04.02.23)
Bence bir avukat tutacaksiniz;
Bu işin en doğru şekilde yapilmasini sağlayacak. Bu noktada kiraciniz uzatırsa siz de evsahibi ile uzatın vs. Yani ev sahibi de kira artırmak istiyorsa dava açsın, o dava da belli süre sürecek. Bu şekilde en zararsız çıkarsınız gibi.

Bu tabi kiracinizin "tabi efendim tamam efendim" demedigi noktada. Ama dediğim gibi; kimse masraf yaptığı yerden Cat diye bu dönemde cikmaz. En azından ben duymadım. Belki de en doğrusu kiracı uzatmak isterse taşınma masrafı vs karşılayıp anlaşmak da olabilir. Bir sürü seçenek var o noktada ama bu iş cabucak biter vs diyen kimseye inanmayin, mahkemeler böyle insanlarla dolu.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
İhtar çekilecek, dava açılacak.. süreler çok önemli. İhtarın tebliği önemli. Kira sözleşmesinde kaç ay önceden haber verilmesi gerekiği yazıyor önemli.

İstanbuldaysanız yardımcı oluruz.
0
adwokat
(04.02.23)
ev sahibiniz 10 seneden önce çıkartamaz
+%25le devam edin kiracınız çıkana kadar
0
bir soru sorcam
(04.02.23)
Dava ile bizim arkadasi 6 ayda cikardi ev sahibi. Hangi 10 yildan bahsediyoruz? 3.yiliydi.
0
camussar
(04.02.23)
Ihtiyac davasi
0
camussar
(04.02.23)
kendi oturacasa çıkartaabilir
çıkrtıp da oturmadıysa siz de dava açabilirsiniz
0
bir soru sorcam
(05.02.23)
1 ay önce çekmeniz yeterli.

Ancak erken ihtar çekmenizde sıkıntı yok. Bence önce bir konuşun, derdinizi anlatın. Sonrasında ihtar çekersiniz. Böylesi daha etik olur.

İhtarınızı çekin. Sözleşme bitiminde, çıkmam derse avukata gidersiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(05.02.23)
(6)

parfüm seçimi

ohmho
merhaba,parfüm seçimini nasıl yapıyorsunuz ? düzgün bir parfüm almak istiyorum ama tek başıma gidip tek tek koklamaya gözüm kesmiyor
merhaba,
parfüm seçimini nasıl yapıyorsunuz ? düzgün bir parfüm almak istiyorum ama tek başıma gidip tek tek koklamaya gözüm kesmiyor
0
ohmho
(01.02.23)
Kadinim. Yeni parfum alacaksam soyle seciyorum:

- begendigim notalari biliyorum. Bu notalari iceren secenekleri kafama yaziyorum.
- fragnatica yorumlarina bakiyorum.
- tenime, sacima, tarzima uymayanlari eliyorum. Toplam 4-5 parfum koklayip birini aliyorum. Ama parfume duskun oldugum icin 500+ parfumun kokusunu zaten biliyorum. En birinci parfumunuzse daha uzun surer muhakkak. Sevdiginiz seyleri not alin, ona gore fragnaticadan bakin bence.
0
ne istedigini bilmeden aglayan cocuk
(01.02.23)
Vergilerin düşük olduğu çağlarda StrawberryNET.com'dan nerdeyse bütün erkek parfümlerini almıştım asdads sonra aralarından birini seçip hep onu kullandım 15 senedir falan ara ara hediye gelen parfümleri saymazsak hep aynısını kullandım. StrawberryNET.com nasıl bir yerdi dersen; Türkiye'de bi parfüm 5 birimse orada 2 birimdi. Şimdi aynı ama.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.02.23)
ülkede bi' underground parfüm camiası var, hepsinin sosyal medya hesapları var - onlardan şaapın.
0
bilinmez bir yazar
(01.02.23)
Fragrantiva, reddit, basenotes bakıyorum.
Sonra deniyorum ve o gün performansa vs bakıyorum. Aklima yatarsa alıyorum.
0
logisticsmanager
(01.02.23)
Dekant al 10-15 tane, birkaç ay takıl onlarla, ondan sonra hafiften bir zevk oluşmaya başlar.
0
vedatchilipeppers
(02.02.23)
fragrantica'daki populer parfumlerin incelemelerde her mevsim kullanima uygun olanlarini bulup deniyorum. bir mekana gidip birkac fis sikiyorum ustume, gun boyunca performansina bakip kokusunu da begenirsem aliyorum.

cogu parfumun kokusunu alamiyorsun siktiktan bir sure sonra burun alisiyor. o yuzden cok kurcalamadan alip geciyorum birini.
0
antikadimag
(02.02.23)
(32)

doğal kaynakların aşırı tüketilmesi konusunu ne ölçüde düşünüyorsunuz?

m e b
selamlar.şu an doğanın ve kaynaklarının hunharca kullanılmasına karşı karınca kararınca neler yapıyorsunuz bireysel olarak?yani yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama her gün duş alan, dişini fırçalar ya da ellerini sabunla yıkarken boşa su akıtan, yemeyeceğini bildiği halde siparişin yanındaki ücrets
selamlar.
şu an doğanın ve kaynaklarının hunharca kullanılmasına karşı karınca kararınca neler yapıyorsunuz bireysel olarak?

yani yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama her gün duş alan, dişini fırçalar ya da ellerini sabunla yıkarken boşa su akıtan, yemeyeceğini bildiği halde siparişin yanındaki ücretsiz ürünleri alan, haddinden fazla kağıt/peçete kullanan, bardak yıkarken bile litrelerce su harcayan ve çeşmeyi boşa akıtan vs birini görünce uyarıyorum ama tabii her şey benim kontrolümde olmuyor. nihayetinde çocuk değiliz ki üstümüz çim ve çamur lekeleriyle krilensin. mesela günlük kıyafetini tek günlük giyip hemen makineye atmak ve suyu boşa tüketmek kötü değil mi?

bu "her gün kıyafetini değiştirmezsen, her gün duş almazsan pissin" düşüncesini kim oluşturdu da doğayı b.k ediyoruz?
0
m e b
(01.02.23)
Doğayı bok eden bizim kişisel yapıp ettiklerimiz değil, fabrikalar ve devasa endüstriyel atıklar. böyle mikro düşünceleri de aşırı sjw olarak görüyorum.
0
olaylar olaylar
(01.02.23)
10 milyon insan 20 yıl boyunca dişini fırçalarken musluğun vanasını kapatsın.

konya'da, 10.000 yıl önceden kalmış adetlerle "vahşi tarım" yapan bir hıyar ağası basit bir su yolunu kendi tarlasına döndürdüğü an sizin yaptığınız tasarrufun 50 katını yok etmiş oluyor.

bireysel olarak yapılacaklara sıra gelene kadar; türkiye'deki bu aptal köylü tarımı sona erdirilmeli önce.
0
tchuck
(01.02.23)
Abi inan zerre sikimde değil. Bu aynı karbon ayak izini azaltmak için ben Starbucks'ta kağıt pipet kullanırken Elon Musk'ın 15 dakikalık mesafeye özel jetiyle gitmesi gibi geliyor bana. Hiç umrumda değil yani bireysel hareketler.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.02.23)
ben çevre mühendisliği okudum, kendim o sektörde çalışmasam da arkadaşlarım halen o sektörlerde çalışıyor. diyeceğim o ki bireysel önlemlerle küresel ısınmayı falan önlemek, okyanusta su dalgası bile değil. özel uçaklar, 6.0 v12 motorlu pikaplar, endüstriyel atıklar falan bunları alt alta yazınca bireylerin hiç bir etkisinin olmadığını anlıyorsun.

ben sadece kaynaklar boşa gitmesin diye uğraşırım, israfı önlerim, ama onun dışında ıvır zıvır şeyleri kafaya takmanın anlamsız olduğunu düşünüyorum. öyle çevreye zarar vermesin haftada bir duş alayım falan gibi kendi konforumdan feragat etmem. bizim hıyar ağası tarlacıya gelene kadar dünyanın sanayileşmiş ülkeleri doğanın canına okuyor her saniye. üstelik onlar 100 senedir hiç bir çevresel konuyu kafaya takmayıp geliştiler zenginleştiler para kazandılar, şimdi bizim gibi gelişmekte olan ülkelere çevre bilinci dayatıp gelişimini yavaşlatmaya çalışıyorlar. anlamsız yani.
0
roket adam
(01.02.23)
Abi ben hatta olayı bi tık ileri taşıyayım. Misal ütopik bir dünyada "size artık su faturası göndermeyeceğiz keratalar" deseler evdeki bütün muslukları açar suyu boşa akıtırım, o kadar kinliyim yani bu her bokun sorumluluğunu sıradan vatandaşın omuzlarına yükleyen sisteme. Gerçi o kadar kinliyim dedikten sonra gidip keban barajını patlatmam gerekiyor ama o kadar yapamam yani çeşmeyi açar beklerim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.02.23)
Türkiye'nin en verimli topraklarından Gediz havzasındaki tarlalara tek tek siteler apartmanlar dikildiğini gün, gün izliyorum.

Orman yangınlarından sonra dikilen otel haberleri gördük ve kimse yalanlamadı.

Kanunlara aykırı şekilde 1000 yaşında zeytinin altında maden aramaya kalktılar.

Ama yine de;
Çöpe, pil ve elektronik malzeme atmam.
Evime yakın şişe plastik kumbarası varsa götürüp çöpe atmam.
Tekelleşmiş birinin rant sağladığını düşündüğüm halde eski giysilerimi kumbaraya atarım..

Ama bırak da her gün duş alayım Dostum. Ben pis değilim.
0
Mirket
(01.02.23)
olaylar olaylar +1

umrumda değil açıkçası kylie jenner tuvalete gitmek için jet uçak kullanıyor ilk önce ona anlatsınlar sonra gelsinler bana.

tam tersine temizliğe karşı bir algı yaratıldığını ve pislikten yeni yeni hastalıklar çıkıp milletin hastalıktan kırılmasını istiyorlar.

o yüzden banyoda kendinizi foşur foşur yıkayın, saçları şampuanlayın, donlarınızı günlük değiştirin, ter kokan pis kıyafetlerinizi yıkayın. uyuz, tifo vb. olursunuz bit kaparsınız sonra.
0
Hallegadola
(01.02.23)
Kendi çapımda yaptığım şeyler var. Geri dönüşüm, çöpleri ayırmak, elektrik/su dikkat etmek.
Onun dışında dediğiniz şeylere takılan insanlar var, hatta susuz tuvalet kullananlar falan var.
Çok umrumda değil.
Siz kendiniz için yapın da insanlari uyarirsaniz tepki görünce sonra duyuruya yazmayın :)
0
logisticsmanager
(01.02.23)
Doğal kaynakları kurutmamak için değil de, küçüklüğümden beri ailemin öğrettiği şekilde israf etmemek için dikkat ediyorum. Hatta bazen sırf bu yüzden pinti diyenler bile oluyor.
0
etna
(01.02.23)
abi zerre umrumda değil hiçbiri :)
0
sizofren06
(01.02.23)
Atıyorum İstanbul’da suyu ziyan etmeyelim herkese yetsin dersek tamam, mantıklı. Ama dünyayı mahveden şey büyük fabrikalar, askeri denemeler (gökyüzünde bomba patlatıp denemek gibi şeyler), 200 kişi taşıyan uçağı tek kişi kiralayıp keyif yapan zenginler falan. Biz niye metrobüse binen bedenlerimizi kısıtlayalım?

Ayrıca emin ol çoğu Avrupalı (Türkiye dahil) çok minik hayatlar yaşıyor. Amerikada elektriği ışıkları vs doğru düzgün kapatmıyorlar sanırım, arabaları çok büyük hacimli çok benzin tüketen motorlu şeyler, en büyük israf oralarda yapılıyor.
0
nhk ni youkosu
(01.02.23)
yoo, hiçbir şey yapmıyorum valla kimse kusura bakmasın.
yok tuvalet bloğu kullanmayın kimyasaldır, yok efendim sifona pet şişe koyun, her gün duş gereksiz, çamaşırları toplu yıkayın vesaire hepsi boş iş.

dünyada su kullanımı %70-75 civarı endüstriyel diye biliyorum, yani o kısım evlerimize hiç uğramıyor bile. gitsinler önce onları regüle etsinler sonra bana gelir sıra.
bunu da bize yıkmaya çalışıyorlar ya, inanamıyorum.

kara düzen tarım yapıp, oraya buraya 200 metreye sondaj atıp dakikada 250 litre su çekenleri regüle etsinler.
0
thedepressed
(01.02.23)
Çok umurumda değil +1

Ayırdığımız geri dönüştürülebilir atıkların da hiçbir işe yaramadığını düşünüyorum ek olarak.

Ama alışkanlık, yetiştirilme tarzı vs nedeniyle (yukarıda yazılan örneklere rağmen) içim rahat etmediğinden geri dönüşümü ayırmaya, suyu tasarruflu kullanmaya, boşa su, elektrik vs harcamamaya dikkat ederek yaşıyorum.
0
kobuzchu kiz
(01.02.23)
dogal kaynaklar konusu bir nebze ihtiyaç için mecburi sayılır fakat o kadar gereksiz, kağıt peçete, ambalaj plastik, kimyasal v.s. kullanıyoruz ki gün içinde bunun farkında bile olmuyor insanlar.
0
nuisance
(01.02.23)
valla markette açık kalmış soğutucu dolabı bile kapatıyorum ben içim acıyor. cevaplara şaşırdım açıkçası.
0
xrated
(01.02.23)
Bu dediklerinizin eğitimini ilkokul çocuklarına üzerine basa basa vermeme rağmen bireysel hareketlerin devede kulak bile kalmayacağını biliyorum. Kendi üzerime düşen sorumlulukları yerine getirmeye çalışsam da her gün duşumu da alırım bir giydiğimi dolaba asmak yerine yıkarım da.

Yukarıdakiler +1
0
ruhen hastayim ben
(01.02.23)
Yukaridaki bir cok kisi gibi, doga kirliliginin 'halktan' kaynaklandigini dusunmuyorum, devlet eliyle zaten dogayi zaten mahvediyorlar. Ancak kendim dikkat ediyorum, israf etmemeye, copleri ayristirmaya, kagit pecete vs bosa almamaya ve kullanmamaya. Dus almaktan feragat edemem kesinlikle.

Ama kimsenin ahlak bekciligini de yapip uyarmam, kendi yasamimla ornek olurum, dileyen sorgular ve hareketlerini degistirir, dileyen degistirmez.

Istemeden tavsiye veren, kendi yasam gorusunu dayatan insanlardan hic hoslanmiyorum, cunku aslinda sizin bu anlamda yasam gorusunuzu baskaniza dayatmanizla, karsi komsunun neden evli degilsin, neden cocugun yok gibi sacma sapan sorular sorup kendi yasam gorusunu size dayatmaya calismasi arasinda hicbir fark yok. Sadece biri size daha yakin geldigi icin rahatsiz olmuyorsunuz.
0
kassiopeia
(01.02.23)
o israf canavarı fabrikaların tek derdinin bize ürün yetiştirmek olması...
türkiyenin karbon ayak izi dünyanın yüzde 1i. nüfusu da dünyanın yüzde 1i.
0
comp
(01.02.23)
bende duyurudaki insanların hassasiyet sahibi insanlar olduğunu düşünürdüm ne yazık ki çoğu öyle değilmiş. umrumda değil +1 kaynıyor cevaplar hele bir tanesi çeşmeleri sonuna kadar açar beklerim dedi insanlığımdan utandım. şahsi olarak ihtiyacımdan kısmam ama israf noktasında 100 gram suyu dahi israf etmem banyodan önce sıcak suyu beklerken dahi onu paspas kovasına doldururum. endrüstriyel kurumlar suyu israf ediyor ise etkili makaleler yazın yada gönüllü derneklere üye olun firmalardan mail ile rapor isteyin vs vs ama israf etmeyin asla. arkadaş burada israfı konu almış
0
yirmibesonbes
(01.02.23)
Arkadaş israfı konu almışsa sen de soruya cevap ver kardeşim benim ne yapıp yapmadığım sana niye giriyor ki. Bunlar da çeşmeyi 30 saniye yerine 10 saniye açık tutunca dünyayı kurtardıklarını zannediyorlar.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.02.23)
Doğayı ve tabii kaynaklari dusundugum falan yok, sadece israfı sevmiyorum. Bu yüzden bedava diye kullanamyacsgim ketçap posetini falan almam mesela yemegin yaninda. Bu gibi seyler.

Prensip olarak israfa karşıyım olay bu. Dogal kaynaklar cok da umrumda değil.

Uçak bileti alirken bu ucusta bırakacaginiz karbon ayak izi falan diye ibare gorunce guluyorum. Hayatimin hiçbir doneminde karbon ayakizimi hesaplamaya falan kalkışmayacagim.
0
stavro
(02.02.23)
bu sorunun altında türklerin farkındalık seviyesinin birçok batı avrupalıdan, özellikle almandan daha yüksek olduğunu görmek beni gerçekten memnun etti.

yıllardır bu saçmalıklardan yıldım. insanlar kafalarına estiğinde 20 euroya oraya buraya uçakla gidiyorlar ama konu plastik pipet olunca kafayı yemiş gibi sağa sola saldırıyorlar.

yahu denizlerdeki atık plastiğin %80'ine yakınının denizcilerin ağları olduğuyla alakalı bir istatistik var hala insanların kafasını niye ütülüyorsun di mi?
okullarda bazı şeyler o kadar çok empoze ediliyor ki insanlar bu sınırların dışına çıkamıyorlar. güvenli bölgede kalmak için salak salak şeyler yapıyorlar ve bunlarla kendilerini tatmin ediyorlar. gerçekten bazı insanlar çok denyo.

dünyada hala kurşunlu benzin kullanan ülkeler, fabrika bacalarına filtre takmayan büyük fabrikalar var. volkswagen gibi bir endüstri devi emisyon değerlerini değiştirmek için hileli yazılım üretmiş. hindistan çin ve amerikanın hava kirliliğine katkısı dünyanın geri kalanından fazladır. senin diş fırçalarken suyu kapayıp kapamaman neredeyse hiçbir şey ifade etmiyor.
0
bohr atom modeli
(02.02.23)
tüm sorunların kaynağı insan fazlalığı. milyarlarca insan olmasa çevreye verilen zarar da bu seviyede olmazdı. en çok zarar verdiği söylenen sanayi bile 10 kat az insana üretim yapıyor olsa bu kadar kirlilik yaratmayacaktı sonuçta... şimdi insanlar bilinçsizce ürüyor diye, benden önceki nesiller sorumsuzca dünyaya zarar verdi diye niye ben sorumluluk alayım? benim alacağım tek sorumluluk ürememek olur. benden öncekilerin ve şuanki bilinçsizlerin hataları yüzünden hiç kendimi kısıtlayamam. gerçekçi olursak benim ömrüm süresince dünyanın sonu gelmez(3. dünya savaşı şu bu extrem durumlar dışında. doğal kaynaklar vs. açısından diyorum) haliyle umrumda da olmaz. ben öldüğüm gün isterse dünyanın sonu gelsin... sadece üremeyerek minimum 1, potansiyel olarak sonsuz insan eksiltmiş oluyorum dünyanın geleceğinden bu da bireysel olarak alabileceğim en büyük önlem. yoksa on litre az su tüketmişim, sağlığımı hiçe sayıp vegan beslenmişim filan bunlar hikaye. imkanım olsa spor araba da kullanırım hiç bakmam emisyonuna vs. bi kere gelmişim dünyaya kendimi niye kısıtlıyorum? ot gibi yaşasam gereksiz tüketimi minimuma getirsem bile bariz bi etkisi olmayacak sonuçta. "herkes böyle düşünse" veya "herkes duyarlı olsa" gibi argümanlar da saçma. milyarlarca insan bir konuda ortaklaşa karar alıp onu uygulayamayacak sonuçta. gerçekçi olarak ben tek başıma hiçbir şeyi değiştiremem kendi hayatımı daha kötü yaşadığımla kalırım...
0
konetsu
(02.02.23)
Ya bu "fabrikalar, endüstriyel" falan diyen arkadaşların kaçırdığı nokta şu: fabrikalar da sana bana çalışıyor. Çok alışveriş yapıyorsan, markete yürüyüp 2 tane şey almak yerine getir falan kullanıyorsan yine aynı muhabbet. Tarım / su olayı da böyle, çöpe yemek döküyorsan mecbur su basacak adam, daha çok ürün yetiştirmesi lazım çünkü. Kışın illa domates yiyeceksen, avokadosuz duramıyorsan falan da böyle, illa taşınacak onlar dünyanın bi ucundan öbür ucuna.

Öyle bi bireysel / toplumsal ayrımı çok yok yani. Ama plastik yasaklanabilir cidden. DDT'nin yasaklanması gibi bişey. Mantıklı bi hamle olur.

Ama genel olarak "yasakçılık" kafasını sevmediğim için her yıl ağaç dikiyorum ben. İster su, ister kirlilik, ister biyoçeşitlilik için olsun, yapılabilecek en güzel şey ağaç sayısını artırmak. Yüzlerce ağaç diktim, ölene kadar küçük bi ormanım olur diye umuyorum :)
0
plutongezegendegilmi
(02.02.23)
maalesef ben de çok dert edip üzülüyorum. kendimce de önlemler alıyorum ama alanım bu konuyu biraz kapsadığı için bir zamanlar bu konuda baya bir şeyler okuyup araştırmış rakamlarla haşır neşir olmuştum. yukarıda da bahsedildiği gibi bizim bireysel israflarımız küresel üretim kaynaklı israfların yanında hiç bir şey diyebilirim. sadece bu yazıyı okurken bile kullandığınız pc ya da telefon ve bağlandığınız interneti sağlayan modem vb ürünlerdeki çiplerin üretiminde kullanılan su, belki de senin bir kaç yıllık su harcaman kadar neredeyse. bir kaç örnek vereyim mesela;

1 kg biftek için 16bin litre su
1 kg pirinç için 3400 litre su
1 kg kahve için 21bin litre su
1 araba için 300bin litre su
1 litre mazot için 8000 litre su
1 litre benzin için 11bin litre su

vs vs harcanıyor. maalesef bizim şahsi tüketimlerimiz bunların yanında hiç bir şey.
0
avatar is back
(02.02.23)
Maskeler mesela o kadar büyük bir plastik kirliliği yarattı ki aklınız durur. Okyanusların içinden geçtiler. kimsenin umrunda değil.
0
sert siyah krom
(02.02.23)
@bohr bu muhabbetlerin ne kadar bos muhabbet olduğunu guzel ozetlemis. Anlamsız anlamsız seylere takılıyoruz.


F1 motorlari ile ilgili çevreci kurallar falan getiriyorlar gulmekten oluyorum:) ulan dünyada toplam topu topu 20 tane f1 araci yarışıyor, her tarafi emisyon olsa nolur manyak misiniz:)
Tek bir yarisi izlemeye gelen seyircinin gelirken yolda yaktigi benzinin emisyonu tum sezon boyunca 20 tane f1 aracinin emisyonunu katlar muhtmelen. Aptallık çağındayız.
0
stavro
(02.02.23)
arpa ekmeği yiyip su içerek kıl çadırda yaşamıyorsanız o endüstri size çalışıyor

3. kere söylemiş olduk başlık altında halen aynı argüman geliyor

suyu açık bırakıyorum diyenin yediği etin, et endüstrisinde su yem ve enerji karşılığının
haddi hesabı yok

o yüzden öyle cem yılmazın espirisi gibi ben niye ölücem yanımdaki ölsün der gibi
ben değil sanayinin suçu deyince sıyrılmıyor kimse.

insanlar sanayinin bütün nimetlerine alıştı. dokuma makinelerine, hazır elbiselere, betonarme evlere, doğalgaz ısıtmaya, nişastaya, kralların görmediği gıda bolluğuna.

elektrik lambasına kadar terketmeden, sanitasyonunu köyünde kendin yapmadan o kirlilik trendi tersine dönmez.

bohr "denizlerdeki atık plastiğin %80'ine yakınının denizcilerin ağları olduğu" pasifikteki büyük çöp adasının yüzde 50si balıkçı ağı.

iyi de bu da kimseyi sıyırmıyor ki işten balık yemiyor musun mevsiminde kendin mi tutuyorsun
0
comp
(02.02.23)
şimdi endüstri bize çalışıyor tamam.
peki endüstriyel üretimde kullanılan bütün su miktarı "optimize edilmiş" durumda mıdır? hiç sanmam.

yani @avatar is back yazmış, bir araba için 300.000 lt. su kullanılıyorken sözümona çevreci gruplar çıkıp "yoo hayır, aslında bu arabayı 250.000 lt. su kullanarak da üretebilirsiniz mesela, müsriflik yapıyorsunuz." diyor mu?
hayır.

ama ben her gün duşa girince, kıyafetlerimi günlük makineye atınca ben doğa düşmanı olacağım?
kesinlikle katılmıyorum.

"elektrik lambasına kadar terketmeden, sanitasyonunu köyünde kendin yapmadan o kirlilik trendi tersine dönmez."

o zaman benim her gün çamaşır yıkamamın, duş alıp temizlik yapmamın hiçbir sakıncası yok. zaten asla tersine çeviremiyoruz mağaralarda yaşamadığımız müddetçe.
0
thedepressed
(02.02.23)
@thedepressed, muhtemelen "verimli" olanları da vardır, ama çok daha pahalıdır ya dandiktir vs. tüketici her zaman en ucuzunu, f/p ürününü, dolayısıyla da en kirli ve etik olmayanını tercih eder.

misal ben macbook kullanarak yazıyorum bu yazıyı, adamlar çocuk köle çalıştırıyor. "etik" olarak üretileni de vardır, ama işime gelmiyor. kölelik yaptıran adama para veriyorum yani. bunun gibi.

demek istediğim bireysel olarak "sorumluluk" var. ama açıkçası ben sokaktaki adamdan bişey yapmasını beklemem. geniş halk kitleleri hem eğitilmez, hem de organize falan olup hiçbir sorunu çözemez. eğitimli ve dedike bi grup insan çözmek için uğraşırsa çözer.
0
plutongezegendegilmi
(02.02.23)
pluton, apple dünyanın en büyük ve en karlı şirketlerinden biri, gerçek manada para basıyorlar. çocuk işçi kullanmayıp her şeyi medeni ülkelerde üretecek kaynakları var, ama daha çok kar elde etmek için bunu yapmıyorlar. yine adamın çocuk işçi kullanmasının suçlusu biz değiliz bence.
0
roket adam
(02.02.23)
@roket, şirketler ve devletler de bireylerden oluşuyor. ben nasıl "daha ucuz" ya da "daha f/p" olsun diye buna göz yumuyorsam, şirketin hissedarı / çalışanı da daha çok para kazanmak için bu yola giriyor, devlet görevlisi de rüşvetini alıp bu duruma izin veriyor vs.

sonuçta hepimiz kendi faydamıza bakıyoruz.

kirlilik konusunda da öyle. biri çıkıp daha pahalı ama temiz bir ürün yapsa bile ben daha ucuz diye kirli olanı tercih edebilirim. politikacılar da kirlenmesine izin verir (vermezse gdp düşer, işsizlik artar, rüşvetinden olur vs), şirket yöneticisi zaten kirliden daha çok para kazanıyorsa ona yönelir.

burada bu kirliliğin (ya da köleliğin) maliyetini bi tarafın üstlenmesi lazım.

şirket üstlense kârı düşer. belki kâr edemez, kapanır.
ben üstlensem daha pahalı olur, yaşam standardım düşer.
politikacı üstlense, pahalılığı bana yansıtacağı için oy kaybeder.

ama kölelik ya da kirlilik konusunda en büyük risk altında olan benim. şirket sahibi zengin, politikacı da imtiyazlı. onlar kendini kurtarır, biz ortada kalırız. yani suçluluk veya sorumluluktan ziyade hangi partinin daha çok etkileneceği konusu da mühim.
0
plutongezegendegilmi
(03.02.23)
(4)

İngiltere'ye Giriş ve Bir Garip Vize Sorusu

nevarki
AB vatandaşıyla evliyim ve dolayısıyla eşimin vatandaşlığı olduğu ülke olan Bulgaristan'dan oturma kartım var. Bir AB vatandaşının İngiltere'ye turistik amaçlı vizesiz geçiş yapabileceğini biliyorum ama ben tek başıma seyahat etmeye kalkarsam ne ile karşılaşacağımı bilmiyorum. Vizeye ihtiyacımın olu
AB vatandaşıyla evliyim ve dolayısıyla eşimin vatandaşlığı olduğu ülke olan Bulgaristan'dan oturma kartım var. Bir AB vatandaşının İngiltere'ye turistik amaçlı vizesiz geçiş yapabileceğini biliyorum ama ben tek başıma seyahat etmeye kalkarsam ne ile karşılaşacağımı bilmiyorum. Vizeye ihtiyacımın olup olmadığını gov.uk üzerinden bile öğrenemedim (benim durumumu karşılayan bir seçenek bulamadım). Konsolosluğu aradım, muhatap bulamadım.

Soru 1: Birkaç günlük bir iş görüşmesi için vizeye ihtiyacım olup olmadığına dair kesin bir cevabı (ve mümkünse kaynağı) olan var mıdır?

Soru 2: Soru 1'e cevabınız olmasa bile, bu anlamda kime başvurmam gerektiği konusunda yardımcı olur musunuz?

Şimdiden teşekkürler...

(Tik'ler hemen)
0
nevarki
(01.02.23)
Eu oturum izni size uk’e giriş izni vermez. Vize gerekir. Ben de eu’da yaşıyorum ve başvurdum geçen yıl.
0
but that was just a dream
(01.02.23)
İngiltere vizesiz lazım+1.

www.gov.uk

Oturma izninin hiçbir önemi yok. Hatta bugün Fransa'ya yerlesiyorum deseniz onun için de oturma izni lazım. Esiniz size sadece Bulgaristan'da yaşama ve Avrupa'da turist olma hakkı sağlıyor.
0
logisticsmanager
(01.02.23)
Irlanda’da calisma ve oturma izniyle yasayan arkadaslarim UK’e vize alip gezmeye gittiler yilbasinda. Bence de sana vize lazim.
0
hot potato
(01.02.23)
avrupa birligi icinde sikintisiz gezersin, ingiltere icin oturum kartinla beraber vizeye basvur, turk pasaportuna vize basacaklar o sekilde girersin. Yurtdisindan oturumun oldugu icin kolay kolay sikinti cikmaz.
0
cooperr
(01.02.23)
(13)

kadınlar erkekleri genelleyince seksist oluyorlar mı?

duyurukullanıcısı
bütün erkekler öküzdürbütün erkekler şerefsizdirbütün erkekler x'tirbütün erkekler y'dirfalan derlersebu seksist bir düşünce diyebiliyor muyuz?geçen benim bir kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar dedim.çok seksist oldu bu dedi biri.
bütün erkekler öküzdür
bütün erkekler şerefsizdir
bütün erkekler x'tir
bütün erkekler y'dir

falan derlerse

bu seksist bir düşünce diyebiliyor muyuz?

geçen benim bir kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar dedim.
çok seksist oldu bu dedi biri.
0
duyurukullanıcısı
(31.01.23)
abartmış. ortada bir seksistlik yok.
0
jelly bear
(31.01.23)
Seksizm herkes için seksizm ama seksizmden kim daha çok zarar görüyorsa onun için daha da seksizm.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(31.01.23)
Seksist diyip dememek bir yana, söyleyenin çift haneli IQ puanına sahip olduğunu söyleyebiliriz. Feminist olacağım derken feminazi olmuş bir kezbanın cümleleri de diyebiliriz.

Ayrıca kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar deyince neden seksist olunuyor onu da çözemedim. Benim bir erkek arkadaşım var mesela, çocuk çılgın kurbiye yapıyor ve zaman zaman arkadaş ortamlarında bunun mevzusu da oluyor. Bugüne kadar bu yüzden kimse kimseye seksist demedi. Mesele kadın bireyin kurabiye yapıyor oluşuysa, yine karşı tarafta ağır bir eziklik kokusu alırım ben.
0
gallienus
(31.01.23)
"bir kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar" dediniz ve seksist dediler? çok saçmaymış, bunda ben seksist bir şey göremedim.

ayrıca bütün erkekler x'tir y'dir demek de bütün kadınlar x'tir y'dir demekle eşit düzeyde seksist.
0
nimberjack
(31.01.23)
"geçen benim bir kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar dedim.
çok seksist oldu bu dedi biri."

Ota, kakaya duyar kasan biri sanırım. Muhabbeti kesiniz. Hiç tahammül edemiyorum böylelerine. Bizim iş yerimizdeki insanların da çoğu böyle. Sohbet edilmiyor, 2 cümlede bir durdurup düzeltmeye ve duyar kasmaya çalışıyorlar.
0
Cesario
(31.01.23)
kurabiye hikayesi değil fakat üstteki genellemeler de seksist
0
freebird5406_2
(31.01.23)
"Erkekler hep böyle" diyebilirsin ama "kadınların bir kısmı şöyle olabiliyor" diyemezsin. Çünkü dediğin anda kralının yanına bayır aşağı dört nala koşan Eomer'in yanındaki atlılar gibi bir anda gelip laf eden a*cılar ve meriçlerle dolu Dünya. Şu an özellikle internette ve büyük şehirlerde feminazi akımı hüküm sürüyor.


"geçen benim bir kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar dedim.
çok seksist oldu bu dedi biri."

Bu bağlantıyı nasıl kurmuş acaba?
0
nawar
(31.01.23)
“Bütün erkekler x’tir” genellemesi seksisttir kesin bir şekilde.

Arkadaşınız ise olayı “kadınlar güzel yemek yapar, erkekler yapamaz” ekseninde yorumladığı için öyle dedi muhtemelen. Fakat saçma olmuş, seksistlik falan değil bu.
0
ruhen hastayim ben
(31.01.23)
Onu diyen ile muhabbeti kesmek lazım.
0
logisticsmanager
(31.01.23)
"geçen benim bir kız arkadaşım çok güzel kurabiye yapar dedim.
çok seksist oldu bu dedi biri."

Bu çok saçma. Kız arkadaşınızla ilgili bir şey paylaşmışsınız bunun seksistlikle alakası yok.

Yine de erkeklerin kadınları genellemesi ile kadınların erkekleri genellemesi arasında bazı durumlarda bir fark olduğunu düşünüyorum. Mesela internette tam şu an karşılaştığım bir konuşmada bir kadın büyük memeleri olduğu için erkeklerin ona çok baktığını ve taciz ettiğini söylüyordu. Başka bir kadın da küçük memelerin olsa bile erkekler taciz edecek bir şey buluyor diyordu. Bu konuşmaya bir erkek gelip, bütün erkekler böyle değil neden hepimize bok atıyorsunuz diye girdi. Bence bu da saçma. Yeterince erkek bu şekilde davranıyor ki her kadının böyle bir hikayesi vardır. Bunun hakkında konuşurken duyabilecek her erkeğin duygularının korunması ile uğraşmak sadece konuyu bulandırır. Bilmiyorum benim görüşüm böyle.
0
peki madem
(31.01.23)
soylediginiz seksist degil.

seksizim nedir, seksizim cinsiyetciliktir, dolayisiyla kadinlar iyi yemek yapmalidir, kadinlar cocuk bakmalidir cinsiyetci bir soylemdir, ayni sekilde erkekler para kazanmali ve ailesini gecindirmelidir de cinsiyetci bir soylemdir.

feminizmin amaci, eksi sozlukteki ve buradaki cehaleti bir yana birakirsak, her iki cinsiyete karsi da bu tur soylemlerin sona ermesi ve insanlarin diledigi gibi yasayabilmesidir. Nasil ki 'kadinlar yemek yapmalidir, x yasinda evlenmelidir, evin icindeki islerden onlar sorumludur' gibi cinsiyetci soylemlerin altinda eziliyorsa, erkekler de 'erkekler duygularini gostermez, aglamaz, para kazanir, gucludur, evde oturup cocuk bakmaz' gibi soylemlerin altinda eziliyor. Her iki cins de farkli yerlerden yasamlarini belli bir kaliba uygun yasamak zorundaymis gibi hissediyor. Halbuki cocugu olduktan sonra 1-2 sene izin alip cocuguna bakmak isteyen erkekler oldugu gibi, direk calismaya donmek isteyen kadinlar da var. Dolayisiyla ataerkil dusunce tarzi her iki tarafi da zorluyor aslinda. Iki taraf da toplum baskisi yuzunden diledigi gibi yasayamiyor. herkes kendi isine baksa ve birbirini yargilamayi kesse epey mutlu toplumlar oluruz bence.

neden kadinlara karsi cinsiyetci soylemlere daha cok sesimiz cikiyor? cunku kadinlara karsi ayrimcilik cok daha sistematik ve daha fazla, daha cok zarar goruyorlar, ayni isip yapip cok daha az para kazanmaktan tutun, ev islerinin gorunmez masrafini ve emegini kimsenin sallamamasina kadar, kadinlara dogrudan gorev atfedilmesine kadar, kadinlarin secme secilme hakkini her ulkede cok gec almalarina kadar vs. vs.
Ancak ataerkil dusunce, her iki cinsi de belli kaliplara sikistirip potansiyellerini kullanmalarinin ve diledikleri gibi yasamalarinin onune geciyor.
0
kassiopeia
(31.01.23)
ne münasebet.
0
sert siyah krom
(31.01.23)
seksizm-cinsiyetçilik: bir cinsiyetin herhangi bir konuda diğer cinsiyetten üstün oldugunu söylemektir.

bir insanın cinsiyetini söylemek, onu kadın veya erkek diye nitelendirmek cinsiyetçilik değildir. bu konunun cılkı çıktı. cahil cühela insanlar ağzımızdan herhangi bir cinsiyet belirten bir şey duyunca seksist diyorlar. halbuki alakası yok
0
abelardo
(31.01.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.