Giriş
(6)

İş görüşmesi

dissendium
Merhabalar. İş görüşmesinde değerlendireceğiz deniliyor bazen. Bu değerlendirme gerçekten yapılıyor mu? Değerlendireceğiz denildikten sonra ikinci görüşme yapan ya da direkt işe alınan var mı? Mutlaka vardır ama birinci görüşme ile ikinci görüşme ya da olumlu dönüş arasında geçen süreyi merak ediyor
Merhabalar. İş görüşmesinde değerlendireceğiz deniliyor bazen. Bu değerlendirme gerçekten yapılıyor mu? Değerlendireceğiz denildikten sonra ikinci görüşme yapan ya da direkt işe alınan var mı? Mutlaka vardır ama birinci görüşme ile ikinci görüşme ya da olumlu dönüş arasında geçen süreyi merak ediyorum. Sağ olun.
0
dissendium
(12.05.23)
Türkiye'deki işimde ilk olarak müdürle, sonra ikci ile konuştum. Sonra başka işe girdiler. 3 hafta sonra bunlar aradi "ya biz onay bekliyorduk vs vs" diye.

Şu an çalıştığım yer, tabi Türkiye değil, sabah 9'da konuştum, 10.30'da tamam denildi.

Işe aldığım kişiler;
Ilk olarak birinci görüşme ben ve üst yönetimden bir kişiyle.
Sonra diğer müdür ve üst yönetimden başka kişiyle.
Sonra ik ile.
Bunlar arasında max 1 hafta geçer çünkü zaman kaybedecek Bir şey olmaz.
0
logisticsmanager
(12.05.23)
Çok değişiyor o süreçler; IT özelinde söylemek gerekirse "İyi ya bu aday, olur bence, İK'ya söyleyelim teklif yapsınlar" diye görüşme çıkışı yorum yapan da gördüm, belli sayıda adayla görüşme zorunluluğu koyup, onların tamamıyla görüşme yapıldıktan sonra ikinci, hatta üçüncü tura dönen, sonra da İK'ya neden bir adayın seçildiğini anlattıran şirketler de gördüm.
0
salihdt
(12.05.23)
iş görüşmesi değerlendireceğiz, biz sizi olumlu ya da olumsuz durumda arayacağız denildiyse bilin ki sizi aramayacaklar. kibarca sizi reddetmiştir.

işe alacaklarsa onu belli ederler. hemen 2. görüşme ayarlanır ya da gün içinde dönüş yapılır.

türkiye'de mükakatlar genelde insanları salak yerine koymayla biter.
0
koela
(12.05.23)
burada çoğu zaman kast edilen " biz pozisyonun işe alım sürecini değerlendireceğiz" yani sizi gördük, eksilerinizi artılarınızı beklentileriniz not aldık ama başka adaylar da göreceğiz, sonra onların hepsini açık pozsiyon için değerlendireceğiz.
soruların cevabı pozizyondan pozisyona çok değişir, eğer mavi gözlü zenci arıyorsan ve ilk görüşmeyi onunla yaptıysan 2.yi de göreyim demezsin, bulmuşken alırsın. ama tonla aday görebileceğin pozisyonlarda farklı ilerler. giriş seviye için 1 mülakat yeterken yönetici seviysei için 3 kişiyle 3 farklı görüşme yaparsın, bazı şirketler eşdeğerleri ile de görüştürüyor mutlaka vs..vs.. bin tane değişken var.
genelde pozisyonun kapatılma süresi3 ila 4 haftadır, ilanın çıkılmasından adayla el sıkışılmasına kadar olan süre, buradan değerlendirebilirsiniz.
0
benaslinda
(12.05.23)
Hayatımda sadece bir kere denk geldim, alıma kapalı ama alım olunca sizin cvnizi değerlendireceğiz dediler ve birkaç ay sonra geri arayıp mülaka soktular. Mülakat iyi geçmedi ve elendim ama sonuçta dediğiniz şey gerçekleşti. Ha 1/1000 oran kaale alınabilir mi bilmiyorum, bunun değerlendirmesi de size kalmış.
0
Unde bach canim
(12.05.23)
Aynı gün silsileyi takip ederek ise girdiğimde oldu. Bir aydan fazla süre sonra arandığım da. İhtiyaca göre olabilir. Bazen biraz erken ilana çıkıp geçecek olan sürede doğru insanı arıyorlar. Bazen de hemen başlatıyorlar. Ortalama 3-4 hafta beklerim yine de.
0
mekaniker
(12.05.23)
(12)

Kira artış oranını ve anlaşılan miktarı kayıt altına almak hk.

travisbrooker
Merhaba,haziran ayında artış olacaktı ve artış oranında rakam olarak kiracı ile anlaştık. fakat kiracımız ısrarla anlaştığımız rakamı yazılı bir şekilde bize iletmek istiyor. biz ihtiyaç sebebiyle tahliye etmeleri için ihtarname göndermiştik, fakat şimdi rakam konusunda anlaşma sağladık. bu yeni anl
Merhaba,
haziran ayında artış olacaktı ve artış oranında rakam olarak kiracı ile anlaştık. fakat kiracımız ısrarla anlaştığımız rakamı yazılı bir şekilde bize iletmek istiyor. biz ihtiyaç sebebiyle tahliye etmeleri için ihtarname göndermiştik, fakat şimdi rakam konusunda anlaşma sağladık. bu yeni anlaşılan rakamı tekrar ihtarname çekmememkiz için elinde koz olsun diye mi yazıya dökmek istiyor tam olarak anlayamadık açıkçası. ayrıca bir dahaki artış oranını tüfe oranına göre yapmamızı istiyor, bunu da yazıya dökmek istiyor. sizce tüfe oranı olarak mı yazılmalı yoksa muğlak mı bırakılmalı? ev sahibi olarak biz de kendimizi düşünmek zorundayız kiracı gibi.

çok teşekkürler şimdiden.
0
travisbrooker
(12.05.23)
Anlaştıysanız yazılı olarak bildirin tabii ki. Bunu karşı tarafın talep etmesi çok normal.
0
ruhen hastayim ben
(12.05.23)
seneye de çıkıp 2-3 misli kira isteyemeyesin diye elinde koz olsun istiyor. ben de isteyeceğim ev sahibimden benzer bir şey. söz uçar yazı kalır çünkü.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.05.23)
Pardon ama, zaten yeni kirayı banka üzerinden size gönderince artış miktarı ve yeni kira tutarı resmi olarak kayıt altına alınmış olmayacak mı?
0
John Bloor
(12.05.23)
@John Bloor evet biz de aynısını söyledik ama kiracının özellikle bunu vurgulaması ve istemesine anlam veremedik. bir kere ihtiyaç nedeniyle evi boşaltmalarını istedik ihtarname gönderdik 3 hafta önce, şimdi ise fiyatta uzlaşı sağladık. buna dayanarak tekrar ihtarname göndermemizin önüne geçmek mi istiyor hukuksal olarak onu anlamaya çalışıyoruz.
0
🌸travisbrooker
(12.05.23)
yasal oran %25 olduğu için aranızda anlaşsanız bile fazla ödediğini daha sonra mahkeme yoluyla geri talep edebilir. Burda yapmanız gereken yeniden yeni fiyattan sözleşme yapmak. diğer türlü herşey kiracı lehine oluyor.

kiracının sizden yazılı belge istemesi ise ihtiyaç nedeniyle açtığınız ddavada duruşma günü hakime aslında ihtiyacı yok kirayı fahiş artırmak istiyıor. bu da belgesi diyecek. davayı kazanacak.
0
efruz
(12.05.23)
sözleşmeye ne yazarsanız yazın zaten yasal oranın üzerinde artış yapamazsınız. yasal oran şu an %25, bu kural kalkarsa tüfe olacak. kiracı büyük ihtimal şunun peşinde, yeni sözleşme yapacak, 5 yıl boyunca devletin belirlediği oran dışında artış yapamayacaksınız. 5 yıl sonunda ise o artış ancak dava ile olacak. daha önceden ihtiyaç sebebiyle ihtar çekip, sonra zamla mevcut kiracıyı devam ettirdiğiniz de ortada ve belgeli olacağı için, olası bir hukuki durumda sizin ihtiyacınız sorgulanır.
0
roket adam
(12.05.23)
@efruz biz ihtarname çektik sadece, ama şimdi fiyatta uzlaşı sağladık. önümüzdeki zamanlarda benzer durum yaşanırsa tekrar ihtarname çekmemizde sakınca var mı? bu durumda biz de kiracıdan tahliye taahhütnamesi istesek nasıl olur? madem o hakkını korumak istiyor biz de istemek durumundayız.
0
🌸travisbrooker
(12.05.23)
Dava açmanın süresi var. Sözleşme bitiminden sonra bir ay içinde açılmalı. Yoksa reddedilir. Diğer seneye kalır

Aranızda anlaşma geçerli değil. Bağlayıcı olan kanundur. Kanuna aykırı anlaşsanız bile mahkemede kanun geçerli olur. Avukatlar kiracılara zamlı olarak şimdilik ödeyin. Evden sizi çıkarmasın. Sonra dava yolu ile fazlaödemeyi geri alırız. Mevbur kaşdık evden çıkmamak için kabul ettik deriz. Hakim haksız kazancı iade eder diyorlar
0
efruz
(12.05.23)
Üstad sıkıntı şu, senin öyle bir hakkın yok ev sahibi olarak. Belirlenen zam oranının üzerinde zam yapmaya çalışıyorsun. Yasal değil bu. Kiracın uğraşmak isterse bir dilekçe verir sen uğraşırsın. Artık adamın elinde gayet güzel deliller var, ihtiyaç için değil zam için adama ihtarname çektiğin belli. Ev sahibi olarak yazıyorum, belli ki kiracın yasal haklarının farkında, fazla alengirli işler yapma ya yeni sözleşmeyi imzala geç 10 yılını ipotek altına al, ya da zam yapma, adam devam etsin, 10 yılı dolsun çıkar gitsin. Yasal seçeneklerin bunlar.
0
roket adam
(12.05.23)
Sözleşmesinin son senesinde falan olmadan tahliye taahhütnamesi imzalayacak kadar salak bir kiraciniz olduğunu sanmıyorum. Kim niye hemen kapiya koyulabilecegi ve yasalligi tartisilacak bir sözleşmeye imza atsın.
Kiracinizin isteği de normal. Elinde belge olacak. Ha zaten ihtarname yolladiktan sonra zamli kirayı alınca da aynısı olmuş olacak.

Bir dahaki orani ne için yapacağınız yasalar ile belirli. Tahliye taahhütnamesi olmadan kiracı yasaya göre yaptığı sürece bir hakkınız yok. Ki ben tahliye taahhütnamesinin yakında kalkacağını da düşünüyorum.
0
logisticsmanager
(12.05.23)
Yaptığı şey gayet doğru. Enflasyon %500 olursa, kira kuşa dönerse belge gerekecek ona.
0
roe
(12.05.23)
Size karsi kendisini korumaya calisiyor. Kiracinizin istedigi belgeyi vermeniz sizin faydaniza olur.
0
ahmet oturum cerezi
(12.05.23)
(7)

Big4 şirketlerin maaşları nasıl?

onkiloversemtamamım
Merhaba, yeni mezun alımlarında bu şirketler ne kadar maaş veriyolar biliyor musunuz? Özellikle ankara ofisleri için.
Merhaba, yeni mezun alımlarında bu şirketler ne kadar maaş veriyolar biliyor musunuz? Özellikle ankara ofisleri için.
0
onkiloversemtamamım
(11.05.23)
14-15 brüt
0
gabe h coud
(11.05.23)
@erestor ankara ofisinde de bilkent endüstri mezunları çalışıyo valla. beklediğimden çok daha düşükmüş
0
🌸onkiloversemtamamım
(11.05.23)
bizimkisi istanbul ofisinde ama aşağı yukarı benzerdir herhalde. çocuk 900. mü ne olmuştu.

ben de bilkentliyim, bunlar bizim okula kariyer günlerine geldi ballandıra ballandıra anlatıyorlar ulan keşke endüstri yazsaydım takım elbise plaza hayatı falan diye. sanıyordum ki dolarla maaş veriyorlar ama bildiğin kölelik bu ya :D O paraya çalışacağıma çiğ köfteci açarım :D
0
Erestor
(11.05.23)
Supply/demand olayı. O kadar fazla talep var ki adamlar ne varsa girilir çünkü oradan çıkan asıl etikete sahip oluyor. Ben 2-3 tane big fourda çalışan adam gördüm. Çok dandik karakteri vardı ama beş saniye boş kalmazdi sürekli teklif alırdı.
O yüzden üç kuruş olmasına şaşırmamak lazım.
0
logisticsmanager
(11.05.23)
2-3 sene o düşük ücretlere köle gibi çalıştıktan sonra direkt finans veya mali işler müdürü/yardımcısı oluyor çoğu. dayanabilenler için değer, arada lanet olsun plaza hayatına diyip elenenler de çok tabii ki.
0
hrskrs
(11.05.23)
Big4'un olayı girdikten sonra dayanabilenler için katkı şeklinde.
Başta çok düşük verirler ama o tempo ve düşük tutarlara dayanabilirlerse, onlara kattığı tecrübe ondan sonraki kariyerleri için çoğu kapıyı açacaktır.
0
yeninesiltupcu
(11.05.23)
big4'a giren kişiler genelde maaşa çok bakmaz, piyasaya finansçı yetiştirme merkezleri gibidirler, futbolda Ajax veya Portekiz kulüpleri gibi düşünün
0
mysql34
(12.05.23)
(9)

Excel Yardım

patates
Merhaba,Elimde 100.000 TL para var ben bunu çalışanlar arasında kazançlarına oranlı olarak dağıtmak istiyorum. En düşük 5.000 az olmayacak şekilde; en yüksek de 10.000'den fazla olmayacak şekilde nasıl dağılım hesaplayabilirim?
Merhaba,

Elimde 100.000 TL para var ben bunu çalışanlar arasında kazançlarına oranlı olarak dağıtmak istiyorum. En düşük 5.000 az olmayacak şekilde; en yüksek de 10.000'den fazla olmayacak şekilde nasıl dağılım hesaplayabilirim?
0
patates
(09.05.23)
öncelikle hepsinin kendi aralarında oranlı bir "kazanç faktörü" hesaplamalısın. en az kazanç elde edenin faktörü 1 olur. en yüksek de onun kaç katı kazandıysa o kadar yüksek olur. en az kazanan ile en çok kazanan arasında kaç kat fark olduğuna göre oranları 1 ile 2 arasında dağılacak şekilde hesaplayabilirsin.

en az kazanç 1000 lira ise, en çok kazanç 7500 lira ise excel'in forecast.linear diye bir fonksiyonu var. aradaki değerleri excel'e hesaplatabilirsin. sana diğer kazanç miktarları için 1 ile 2 arasında kazanç faktörlerini hesaplar. bunu üstel de yapabilirsin. o fonksiyon da forecast.ets

çalışan sayısı da önemli. örneğin 25 çalışan varsa paran yetmez. 3 çalışan var ise elinde fazladan para kalır.

üç sütun düşün. ilkinde çalışanın adı yazsın. ikincisinde hesapladığın kazanç faktörü yazsın (1 ile 2 arasında değişen) üçüncü sütuna da 5000*kazanç faktörü yazarsın.

paran yeter mi bilmiyorum. eğer yetmezse bu kez ayrı bir hücreye excel'in hesapladığı tüm para değerlerini topla. sonra onu 100.000 sayısını o toplama böl. çıkan oran ile excel'in ilk hesapladığı tüm para değerlerini çarp. bu kez toplamın 100.000 lira edecektir.
0
alperz
(09.05.23)
Şimdi çalışanların maaslarini yaşıyorsunuz bir kolona.
Sonra bunlarin ortalamasini buluyorsunuz.
Sonra ikinci bir kolona ortalama/maaş yapıp maaşların ortalamaya olan oranini buluyorsunuz.

Sonra bunun en sonuna (Türkçesi ne bilmiyorum malesef);
Sumproduct(maaslarin ortalamaya olan orani bütün hücreler * boş bir hücre) yapiyorsunuz. Formül 0 verecek.

Oradan sonra Excel solver'i aktive ediyorsunuz. Solver'da objektif kısmına yazdığımız formulun hücresini, variable kısmına bu boş hücreyi, value of'a da 100bin koyup solve diyorsunuz. O da size boş hücrede yani aradığımız x carpaninin ne olduğunu söylüyor.

Misal ben simdi 10 bin ile 35 bin arasinda yaptim, x bonus 3592 lira çıktı.
0
logisticsmanager
(09.05.23)
Ha en yüksek 10 bin görmemişim.
Constraint olarak eklersiniz solver'a max 10 bin diye.
0
logisticsmanager
(09.05.23)
ya açıkcası benim dosyamda 509 kişi var. maaşları da 15K ile 200K arasında değişiyor. Bu formuller ben de pek işe yaramadı. Ya da ben yapamadım. Dagitmam gereken tutar yaklaşık 21 MLN TRY.

@alperz: formulu nasıl kurmam gerektiğini bilemedim.
@logisticsmanager: herkese aynı katsayı verdi
0
🌸patates
(09.05.23)
@patates; o katsayi x.
X'i alip simdi herkesin maaş/ortalama maaş oranı ile çarp.

Sonuç olarak herkeste farklı çıkması lazım ve totalin 100bin olması lazım.
0
logisticsmanager
(09.05.23)
509 kişiye max 10.000 verecekseniz, herkese 10.000 verseniz dahi 5.090.000 tl dağıtmış olursunuz. bir problem var.
0
altinci nesil caylak
(09.05.23)
Bu arada ben yaptım 509 farkli maaş için. Ortalama maas 106 bin tabi benim hesaplamamda.
100 bin lirayi ortalama 196 lira, katsayi da 133 lira olarak dağıttı.
0
logisticsmanager
(09.05.23)
kişi sayısı da önemli, değil mi?
0
altinci nesil caylak
(09.05.23)
alperz
(09.05.23)
(4)

annem için yaşlanma karşıtı krem önerisi

kanasla intihar eden adam
anneler günü için yaşlanma karşıtı krem almak istiyorum ama hiç anlamıyorum. ne almalıyım link atabilir misiniz? yaşı 60
anneler günü için yaşlanma karşıtı krem almak istiyorum ama hiç anlamıyorum. ne almalıyım link atabilir misiniz? yaşı 60
0
kanasla intihar eden adam
(08.05.23)
Vallaha ben anneme öylesine q10 aldım hiç fikrim yoktu. Meğer yaşlanma karşıtı vs bir şeymiş. Çok acayip memnun kremden.
0
logisticsmanager
(08.05.23)
fakat
(08.05.23)
durust olmak gerekirse yaslanma karsiti kremlerin etikisi sifira yakin - yani 60 yasinda biri %1-2 iyilesme ya gorur ya gormez. bu urunleri ilac gibi dusunmemek lazim. ha oylesine surmekten hoslaniyordur o zaman bir seyler alinir, ki ben de kullaniyorum. turkiye'de olmadigim icin markalari pek bilmiyorum.

en ideali kaliteli (yani ayarinda) bir dermatologa goturup ufak tefek botox falan yaptirmak. o da arastirma ve butce gerektiriyor tabii.
0
hot potato
(08.05.23)
bu videodaki ürünlerin faydası olabilir

www.youtube.com
0
evanesco
(09.05.23)
(2)

"Erasmus+ Staj Hareketliliği Programı

glpsnl
Üniversitem bünyesindeki "Erasmus+ Staj Hareketliliği Programı" kapsamında, Hollanda'da özel bir şirkette 3 Temmuz 2023 tarihinde başlayıp 1 Ekim 2023'de bitecek 3 ay sürecek (89 iş günü) bir staj yapacağım. Bu amaçla VFS Global'den 8 Haziran'a Schengen Eğitim Staj ve Araştırma Vize Randevusu aldım
Üniversitem bünyesindeki "Erasmus+ Staj Hareketliliği Programı" kapsamında, Hollanda'da özel bir şirkette 3 Temmuz 2023 tarihinde başlayıp 1 Ekim 2023'de bitecek 3 ay sürecek (89 iş günü) bir staj yapacağım. Bu amaçla VFS Global'den 8 Haziran'a Schengen Eğitim Staj ve Araştırma Vize Randevusu aldım ama bu vize türü yeterli olur mu ve/veya doğru mu? Yoksa konsolosluktan mı başvuru yapmam gerekiyor?

Bir de 8 hazirandaki başvurum, 3 Temmuzda gidecek şekilde yetişir mi? Vip başvuruyla 1000 tl verip 30 Mayıs'a çekmeli miyim? Önceden tecrübesi olan varsa bilgilendirebilirse çok sevinirim.
0
glpsnl
(08.05.23)
Bizde biri yaptı.
1.5 ay randevu için bekledi, vize de 1 ayda falan çıktı.
Hollanda için arkadaşları baya sıkıntı cekmisti, stajini iptal etmek zorunda kalan vardı çünkü çıkmıyordu vs.
Randevuyu vfs'den almış o da.
Ben olsam en erkene çekerim.
0
logisticsmanager
(08.05.23)
Vize türü doğru gibi duruyor, vfs’den başvuracaksınız bunda da sıkıntı yok. Tarih yetişir gibi ama risk almak istemezseniz öne çekmek mantıklı.
0
but that was just a dream
(08.05.23)
(15)

Ev için sinyal arttırıcı önerisi

atina
merhaba evimizde turk telekom internet var ama büyük odadan uzaklaştıkça çekmiyor. daha önce sinyal arttırıcı kullanmadığımızı için çekincelerimiz var neye göre alalım hangisini alalım gibisinden. sinyal arttırıcı çekmeyen odaya mı konulur? bunu yaptık diyelim modemin gücünü düşürür mü normal çeken
merhaba evimizde turk telekom internet var ama büyük odadan uzaklaştıkça çekmiyor. daha önce sinyal arttırıcı kullanmadığımızı için çekincelerimiz var neye göre alalım hangisini alalım gibisinden. sinyal arttırıcı çekmeyen odaya mı konulur? bunu yaptık diyelim modemin gücünü düşürür mü normal çeken odalar için?
siz hangisini önerirsiniz?
0
atina
(08.05.23)
Ben xiaomi aldim, iyi.
0
logisticsmanager
(08.05.23)
bu işin kesin çözümü bu:
www.tp-link.com

Sinyal güçlendirici orta noktaya konur. Modemle çekmeyen odalar arasında bir prize. Bir taraftan aldığı sinyali tekrarlayıp kendi yayıyor öyle düşün.
0
nhk ni youkosu
(08.05.23)
@nhk ni youkosu hocam bu modem değil mi? ethernet kablosu falan diyor ben anlamadım.
0
🌸atina
(08.05.23)
sitesinde açıklıyor ama şöyle, elektrik hattı üzerinden interneti iletiyor. İki priz kaplaması dert olabiliyor ama uygun priz varsa mesela modemin olduğu odada ilk cihazı fişe takıyorsun, sonra modemden bu alete ethernet kablosu takıyorsun. (interneti bu şekilde aldı)

Sonra o çekmeyen en arka odaya gidip alıcı cihazı prize takıyorsun. İnternet ikisi arasında neredeyse kayıpsız iletilmiş oluyor. Arka odaya ethernet kablosu çekmek gibi, ama elektrik hattını kullanıyor. Bu alıcı cihazın sadece ethernet çıkış vereni de var, wifi yayanı da var ben wifi'lı olanın linkini attım. Ben onu eski evimde kullanmıştım. Evde iki wifi oluyor aslında aynı isimle aynı ağ gibi gösterip aletlerin otomatik geçiş yapmasını da sağlayabiliyordun ama nasıl tam hatırlamıyorum şimdi.
0
nhk ni youkosu
(08.05.23)
@nhk ni youkosu tesekkur ederim. peki xiaomi olsun ya da sizin bahsettiğiniz cihaz olsun farketmeksizin ilgili cihazı prize taktığımda ana modemin gücü düşer mi?
0
🌸atina
(08.05.23)
düşmez. Olanı alıp tekrar yayıyor bunlar.

Biz Türkçe'de "telefon çekmiyor, internet çekmiyor" diyoruz evet ama öyle bir vakumlama etkisi yok ahah :D gelen dalgayı alıyorlar sadece.
0
nhk ni youkosu
(08.05.23)
bir kere paraya kıyıp tplink mesh cihazı alın 2’li. modemin kendi wi-fi’sini kapatın, sonsuza kadar sorun çözülsün. hem de farklı bir wi-fi ismi (ssid) olmadan.
0
orient blue
(08.05.23)
@orient blue inanın çok pahalı ve bizim bütçe maksimum 250 civarı. onda da sadece bu ürün var.

(git:www.trendyol.com )

o da iyi çeker mi bilmiyoruz.
0
🌸atina
(08.05.23)
Wireless tekrarlayicilar da var. Sadece price takiyorsunuz, arayuzune baglanip interneti veren router a baglanmasi icin normal wireless sifrenizi yaziyorsunuz, o da kablosuz baglanip kablosuz yayinliyor. routerdan gelen sinyalin cekmedigi yerlerde tekrarlayicinin wirelessina baglaniyorsunuz sorun cozuluyor. benim evde TP Link TP-LINK RE220 var gayet memnunum.
0
kartonpiyer
(08.05.23)
@kartonpiyer hocam işte bu teknolojiyi daha önce kullanmadığım için bilmiyorum. sinyal güçlendirici, menzil arttırıcı,wireles tekrarlayıcı vs. birsürü değişik ismi var. bizim sorunumuz 170-180 metrekare bir evin uctan uca çekememesi sorunu. modemimiz eski bu iyi bir çözüm olur diye denedik açıkçası.
0
🌸atina
(08.05.23)
Abi bana neden tik vermedin bilmiyorum ama ben xiaomi kullaniyorum, hizi düşürse de işe yarıyor. Ben de burada sorarak almıştım, kurulması baya basit ürün.

Paran yoksa başka da çözümü yok zaten. Paran varsa söylenen ürünler tabiki daha iyi.
0
logisticsmanager
(08.05.23)
@logisticsmanager sadece marka ısmı ve ıyı dedıgın ıcın vermemıstım. Cunku bırcok soru sordum. Yıne yazmıssın tesekkur ederım. Bu arada hız dusme olayını arkadas yukarda yazmıs. Dusurmuyormus. Sen ıse dusuruyor dıyorsun. Anlamadım. Bağlantı mı kopuyor noluyor
0
🌸atina
(08.05.23)
sorudaki gibi "normal çeken odalar için" düşürmüyor değişen bir şey olmuyor.

logisticsmanager arka odaya ulaşan hız modemin olduğu odadakinden düşük demek istemiş, o olabilir.
0
nhk ni youkosu
(08.05.23)
Baglanti kopmuyor, sadece xiaomi ile bağlandığın zaman sana modemden aldığın hızı veremiyor. Yoksa bir sorun yok. Ama bende zaten 500mb hız var haliyle bir önemi olmuyor çok.
0
logisticsmanager
(08.05.23)
eğer powerline aktarıcı kullanacaksanız kullandığınız prizlerin aynı fazda olması gerekir. değilse çalışmaz veya çalışsa bile stabil bağlantı olmaz. mikrotik markasının powerline ürünlerini kullanıyoruz çifti 3000 tl civarında fiyatları ama performansı gayet iyi.
0
bravoteam
(08.05.23)
(18)

Green Card hakkında

liberal
Duyuru: Bir arkadaşım için yazıyorum.Arkadaşım 42 yaşında evli ve 15 ve 10 yaşında çocukları var.Kendisi bir şirkette müdür olmadan 50 bin tl net maaş almakta.Ayrıca bir kaç gayrimenkulunden 47 Bin TL kira almakta ve 10 gibi kira ödemekte.15 yıldır aynı yerde yaşıyor, muhtemelen buradan emekli olaca
Duyuru: Bir arkadaşım için yazıyorum.

Arkadaşım 42 yaşında evli ve 15 ve 10 yaşında çocukları var.

Kendisi bir şirkette müdür olmadan 50 bin tl net maaş almakta.

Ayrıca bir kaç gayrimenkulunden 47 Bin TL kira almakta ve 10 gibi kira ödemekte.

15 yıldır aynı yerde yaşıyor, muhtemelen buradan emekli olacak ve emekli olduğunda da primleri gerçekten ödendiği için 20 bin civarı emekli maaşı alacak. Kafası genel itibariyle iş konusunda rahat.

Büyük cocugunu senelik 230 bin tl verip özelde okutuyor (lise) küçük çocugunu da 100 bin gibi bir rakam verip özelde okutmayı planlamakta.(ortaokul)

Kendisi mühendis olmamasından dolayı green card için amerikaya giderse ne yapacağını bilmemekte. Kendisi mali müşavir.

Normal şartlar altında evden işe işten eve bir düzeni var.

Ben burada kurulu düzenin var yegenim modunda yaklaşsam da çocukları için gitmesi gerekir gibi düşüncedeyim.

Sizin bu arkadaşa öneriniz ne olurdu.

Bu kişi giderse sizce artısı ne olur eksisi ne olur?
0
liberal
(08.05.23)
bu kadar uzun sure comfort zone'da kalmis bir adamin sirf cocuklari icin abd'ye gitmesi cok radikal bir karar olur. ayrica o yasta abd'de sifirdan is bulmasi, gereklilikleri saglamasi falan sinir bozucu detaylar. ama gemileri yakip giderse ilk 3,6 ay dayanabilirse sonrasi kolay.
0
buenosdias
(08.05.23)
2 çocuklu bir aile için sürecin masrafı ve daha sonrasında çocukların eğitim masrafları baya fazla olur. Olası bir geri dönüş durumunda da kayıp çok büyük olur.

Bence böyle bir şey evli ve çocuklu kişilere göre değil. Bir de bu adamın gayrimenkulu falan varsa hiç gerek yok maceraya. Tutunamayıp dönen çok var.
0
roe
(08.05.23)
Çocuklarına para verip amerikada okutsun.
0
vizivozo
(08.05.23)
2 kusur sene amerikada yasamis uzun suredir de kanada'da yasayan biri olarak (benzer bir ulke manasinda) bence de iyi bir aday degil. Turkiye'deki rahatligina ve statusune erismesi cok uzun surer (hatta hic gerceklesmeyebilir) ki es cocuklar falan derken uyum sureci cok daha zorlasacak. Ingilizcesi falan da iyi degildir simdi, ki mali musavir olarak zaten calisamaz oranin egitimlerini sinavlarini vs tamamlamadan. Tamam Turkiye'de egitim kalitesiz de ABD'de cogu yerde okul kaliteleri acisindan daha da cok ucurum var. Kaliteli ozel okula zaten parasi kesinlikle yetmez, public sistem icin de nerede oturulur hangi okula gonderilir vs bilgisi de ileri seviyede entegrasyon ister - bu da o arkadasta olmayacak. Cok eksisi var yani.
0
hot potato
(08.05.23)
Çocuklarıyla Amerika’ya ne yapacağını bilmeden taşınacak doğru mu anladım? İngilizcesi falan var mı?
Hangi eyalete gideceği hkk fikri var mı? Çocukları ne düşünüyor mesela bu konuda? Çocukların İngilizceleri yabancı bir ülkedeki eğitime, ortama hemen adapte olacak seviyede mi? Yani Türkiye’de bile o yaşlarda okul değişmek bunalım sebebi olabiliyor.
Orada yeni hayat kurmak için harcayacağı parayı çocuklarının üniversite eğitimini yurtdışında alması için harcasın derim sonuç olarak. Esas mesele çocuklarsa. Ha diyorsa ki “ben bu ülkeden bezdim, artık yokum” o zaman düzgün bir plan yapmak gerekiyor tabii.
0
sibertenik
(08.05.23)
Düzenini bozmasın, geçtiğimiz senelrde 2 arkadaşım gitti yaşları 30 civarında bekarlar. İkiside yapamayıp döndü, kartın çıkmış olması sadece yolun başı.
0
mirty
(08.05.23)
Liseye giden çocuk ingilizce hazırlık okuyor, mali müşavir'in de ingilizcesi yeterli sayılacak seviyede.

Amerika'ya gideyim zengin olayım düşüncesi yok.

Sadece çocukları için iyi bir gelecek yapma peşinde. hiç olmadı çocuklarını almanya'da lisans veya yüksek lisans yaptırabilecek maddi durumda.

Kendisi amerika'da illa mali müşavir yaparım düşüncesi yok.

Daha önce gezi amaçlı iki haftalıgına amerika'ya gitmişti, giderse planı miami olacak gibi.

Kendisinin amerika'dan maddi veya manevi beklentisi yok, tek düşüncesi çocukların geleceği için bu bir fırsatsa kendisinin bilmediği bunu kaçırmamak istemesi.
0
🌸liberal
(08.05.23)
bunu fırsat olarak görmesi baştan yanlış. fırsat falan değil bu. fırsat şöyle olur, abd’de zengin kuzeni vardır yer, yol, yordam, maddi ve manevi destek herşeyi sağlayacağını taahüt eder yada bi şirkette iş bulmuştur herşeyi sağlıyordur işte o zaman fırsat denir. ama şu anki resimde, otostopla tatile çıkan üniversiteli macerası gibi bişey bu. naçizhane tavsiyem kulaklarını kapasın. özellikle şu seçim ortamında herkes kaçma derdinde olduğu için salak mısın bu ülkede durulur mu kafasında ama kazın ayağı öyle değil.
0
buenosdias
(08.05.23)
Mantıksız.
kişinin işi olarak da mantıksız hayattaki yeri ile de.
Çocukları yurtdışına okumaya yollasın+1
0
logisticsmanager
(08.05.23)
düzenini bu kadar oturtmuş biri için çok gereksiz macera olur.

Çocuklarını yurtdışında lisans veya mastera yollamaya çalışsın. +1
(zaten liseye gidene yıllık 10000 eur veriyor, oha ya)
0
nhk ni youkosu
(08.05.23)
Herkes gitmesin demiş te, gitse ne kaybedecek? Adam gidip 5 senesini harcasa sonra geri gelse, çolugu çocuguna amerikan vatandaşlığı almış, 5 senesini amerika'da harcayıp dünya görmüş olup gelir.

Zaten döndüğünde burada işe girmese bile yaşayabilecek geliri var, 42 yaşında olup olabileceğini zaten olmuş. Gitse belki daha iyi olamaz mı?

Bu arada herkesin dediğine sonsuza kadar katılıyorum.
0
🌸liberal
(08.05.23)
42 yaşında iş bulma güdüsü azalmış olabilir ayrıca Türkiye'de kötü duruma düşmemiş. Yani burada ev kirasını ödeyemeyen beyaz yakalının gitmesi makul ve gittiği ülkede her işi yapıp orada kalmak için asılıyor bir güdüsü var ama bu adam alt bir kademeden başlamayı kendine yedirebilecek mi?

Her halükarda 2000 dolar falan geliri olacak (burada kurlar değişirse bin küsur dolara da düşebilir tabii) orada yine biraz rahat olur tabii, ama bilemiyorum. Normalde ben "çifte vatandaşlık muhteşem bir şey" kafasında bir insanım, ama bu adam için düzenini bozmak risk gibi geldi mesela dönerse tekrar iş bulur mu böyle bir maaşa bulabilir mi...

Girişimci biriyse orada şirket kurup Türkiye'ye dönerse/döndüğünde bir de oradan geliri olarak dönebilir o ayrı konu. Kişi nasıl biri o önemli.
0
nhk ni youkosu
(08.05.23)
Bu senaryoda bana green card çıksa ben emekli olurdum.
Uzaktan sgk primleri ödenip türkiye'deki emekliğe giden süreci devam ettirerek ben amerika derdim.

En azından 5-6 seneye abd vatandaşlığı alınır türkiye'de de iyi bir emekli maaşı alınır baktı amerikada sıkıldı türkiyeye döner nasılsa abd vatandaşı.
0
denizgonen
(08.05.23)
kendim cikmam, cocuklari yurtdisina gonderirim okumaya.
0
cooperr
(08.05.23)
lise eğitimi temel bir eğitim. Üniversite temelini hazırlıyor düzgün verilirse. Bir sene hazırlık okuyan çocuğun adaptasyon sorunları haricinde bu eğitimi de düzgün alabileceğine inanmıyorum. 10 yaşında olanın o da yok anladığım kadarıyla. Yani siz o yaşta başka bir ülkede hem dil öğrenip hem ders çalıştığınızı falan hayal edin.
Günlük hayatında İngilizce kullanmayan ama ingilizcem iyi diyen çok insan için yine zorlayıcı. Bu baba yeri gelecek tonla evrak işi, çocukların okul işleri için vs bir anda sürekli İngilizce kullanmak zorunda kalacak. Derslerine yardım edemeyecek.
Yani tek başına giden biri için kaç yaşında olursa olsun denemeye değeceğini düşünürüm. Ama çocuklar için özellikle orada yerleşik bir destek yokken en iyi seçenek bence bu değil. Yaz tatilinde dil okulu, lisede değişim programı sonra yurtdışı eğitimi daha mantıklı.
0
sibertenik
(08.05.23)
Kesinlikle gitmesin. Çocukları da abd yerine ab ye göndersin okutsun. O kadar uzağa göndermesin derim.
0
abi bi dizi buldum on numara
(08.05.23)
6 yildir amerikada yasiyorum oncelikle.

kendisi belli bir comfort zone icinde anladigim kadari ile. Ancak turkiyedeki alacagi kira ile yaklasik su an kur ile 2000 dolardan fazla geliri var. bu demek ki amerikada yaklasik kira odemeyecek, tr den bunu karsilayabilir. ilk baslarda klasik uber gibi isler yapar ama sonra daha iyi isler bulur. bir cok turk sirket var ve mali musavir hesap kitap bilmesi cok cok buyuk avantaj.

benim onerim kendi isinden tamamen kopmadan mumkunse 1 yil fln izin alsin ve sansini denesin en azindan kartini mutlaka alsin. gelsin baksin bir denesin, burada gercekten inanilmaz firsatlar cikiyor insanlarin onune. ozellikle ticaretten anliyor ise bu alana yonelebilir. yasi genc daha, azmi var ise burada da cpa olabilir ileride.

ben kesin denenmeli derim, 5 yil sonra coocuklari vatandas olur bu bile cok cok buyuk bir sey.
0
oscar
(08.05.23)
@oscar, bu izin konusunu mantıklı.
0
🌸liberal
(09.05.23)
(3)

duty free rakı

yetkili birine benzeyen abi
yurtdışına rakı götürmek için İstanbul duty free’den mi almam lazım yoksa Avrupa’daki duty free’lerde de satılıyor mu?
yurtdışına rakı götürmek için İstanbul duty free’den mi almam lazım yoksa Avrupa’daki duty free’lerde de satılıyor mu?
0
yetkili birine benzeyen abi
(07.05.23)
Avrupa'da satılmıyor. En azından ben almanya ve Fransa'da görmedim.
Buna ek olarak en son Türkiye fiyatları duty freeden ucuzdu (geçen eylül)
0
logisticsmanager
(07.05.23)
almanya da marketlerde satılıyor rakı, en ucuzu orada. en son 12 euroydu 70'lik. www.google.com
0
tadellesever
(08.05.23)
dutyfree'den daha ucuz avrupa'da zaten galiba. ülkeye girince bir marketten alırsın. türkiye'ye gelirken alıyorum ben sadece dutyfree'den o da çoğunlukla kabin bagajı ile geldiğim için.
0
bohr atom modeli
(08.05.23)
(2)

Birden fazla DASK?

twelfth
Deprem riskine karşı alınacak önlemlerden biri de DASK yaptırmak deniyor. Fakat DASK'ın deprem sonrası ödediği tutar da kuş kadar. Hadi diyelim kurtulduk ölmedik, yenilenmesi gereken binanın tüm masrafını karşılayabilmek adına 2-3-4-5 kat prim ödeyip daha yüksek teminat alabiliyor muyuz? Ya da sigor
Deprem riskine karşı alınacak önlemlerden biri de DASK yaptırmak deniyor. Fakat DASK'ın deprem sonrası ödediği tutar da kuş kadar. Hadi diyelim kurtulduk ölmedik, yenilenmesi gereken binanın tüm masrafını karşılayabilmek adına 2-3-4-5 kat prim ödeyip daha yüksek teminat alabiliyor muyuz? Ya da sigorta şirketleri buna karşı anlamlı bir teminat miktarı içeren bir deprem sigortası satıyorlar mı?
0
twelfth
(07.05.23)
Dask+özel ev sigortası.
0
logisticsmanager
(07.05.23)
birden fazla dask olmuyor, dask'in metrekare uzerinden isleyen bir yapi. evin 100 metrekare iken sen 250 metrekare icin odeme yapsan bile resmi olarak bunu kanitlayamadigin icin resmi kayittaki metrekare uzerinden odeme alirsin.

dask + konut sigortasi yapmak lazim. konut sigortasi deprem teminati yaninda esya teminati gibi diger giderler konusunda da yardimci oluyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(07.05.23)
(2)

Kiracıyı yasal yolla çıkarma

fobfilm
2017 yılında Annem'e ait evin kiracısıydı. Annem 2021'de evi bana devretti. Bu kiracı o saatten sonra benim hesabıma eft yaptı. Kira sözleşmemiz yok, annem de yapmamıştı. Bu kiracıya 1 sene önce evi satacağımı ve temmuza kadar boşaltmasını söyledim. Kendim de kiradayım ve ev sahibime temmuzda çıkaca
2017 yılında Annem'e ait evin kiracısıydı. Annem 2021'de evi bana devretti. Bu kiracı o saatten sonra benim hesabıma eft yaptı. Kira sözleşmemiz yok, annem de yapmamıştı. Bu kiracıya 1 sene önce evi satacağımı ve temmuza kadar boşaltmasını söyledim. Kendim de kiradayım ve ev sahibime temmuzda çıkacağımı söyledim. Aralık ayında evi satışa koyduk ama içinde kiracı olduğu için evi satamıyoruz ne yazıkki. Ben bu kişiye evi temmuzda boşaltacağına dair söz verdiğini, tahliye sözleşmesi imzalatmak istediğimi söyledim. Tüm çabalarıma rağmen tahliye sözleşmesini imzalamayı reddetti. Emlakçının söylediğine göre "ihtiyaçtan tahliye" davası için ihtar çektikten sonra 6 ay beklemem gerekiyor dava için. Internetteki araştırmalar da ise ihtardan 1 ay sonra açabileceğime dair bazı kaynaklara ulaştım. Dava süreci de 1.5 yıl sürebilir diyor. Bu durum beni ekonomik olarak bayağı zora sokacak çünkü çok komik bir rakama oturuyor arkadaş.

Bu meseleyi en kolay yolla nasıl halledebilirim acaba? Bir miktar para teklif etmeyi de düşünüyorum ama kabul etmezse ne yapabilirim acaba?
Not: Bir kiracınız varsa hemen dava açın arkadaşlar. "Güvenilir insan, sözünü tutar çıkar." demeyin. Uğraşırsınız.
0
fobfilm
(06.05.23)
Bir miktar para olayi en mantıklısı.
Yoksa başka bir çözümü yok dava dışında.
0
logisticsmanager
(06.05.23)
kendin oturacaksan olsan bile (ailemin öyle bi durumu var şu an) ihtar çekip sonra dava açıyorsun. Satacağım demişsin o onun umurunda olan bir şey değil. Ben varken sat kiracılığım devam eder diyordur kiracı. Ki mesela teyzem geçenlerde zar zor bi ev aldı, kiracılıydı. Kiracıya 1 yıllık kirasını verdi de anca tahliye taahhütnamesi aldı bir ay içinde çıkardı. Tabii satan kişi de kiracılı ev olduğu için biraz daha ucuza satmak zorunda kalmış kimse uğraşmak istemiyor vs.

Yani büyük ihtimalle ya kiracına para verip çıkmaya ikna edeceksin veya evi daha ucuza satacaksın iki durumda da sen zararlısın evet. 'Güvenilir insan' muhabbeti bu hükümet döneminde kalmadı çünkü herkes tuttuğunu öpüyor. Mesela kiracı açısıdan bakarsan 15 bine 1+1 evler görüyordur ve emlakçı + 1-2 depozito + taşınma parası verecek kötüce bir eve. O da kalabildiği kadar kalmak istiyor.
0
nhk ni youkosu
(06.05.23)
(6)

ABD ceza sistemi

dissendium
Şu siteyi inceliyordum.https://www.tdcj.texas.gov/death_row/dr_executed_offenders.htmlİdam edilen son kişi 1992 yılında söz konusu suçu işlemiş. 2023 yılına kadar mahkûmmuş. 30 yıl ceza çekmiş. Yıllarca ceza çektikten sonra idam edilmesinin mantığı ne? Son sözlerinde masum olduğunu söylemiş.Bu kişiy
Şu siteyi inceliyordum.

www.tdcj.texas.gov

İdam edilen son kişi 1992 yılında söz konusu suçu işlemiş. 2023 yılına kadar mahkûmmuş. 30 yıl ceza çekmiş. Yıllarca ceza çektikten sonra idam edilmesinin mantığı ne? Son sözlerinde masum olduğunu söylemiş.

Bu kişiyi serbest bırakmak daha doğru olmaz mıydı?

Siz olsanız ne karar verirdiniz?
0
dissendium
(06.05.23)
Serbest birakmak doğru olmazdı. Bana göre asla serbest bırakılmamasi gereken suçlar var.
Misal tecavüz, adam öldürmek (planlayarak vs). 30 yıl çekti diye canice insan öldüren birinin sokağa salınmasıni kabul etmem. Hapiste olmesinden yana olurum.

Bahsettiginiz şey ise bir sorun evet. Amerika'da da soruluyor bu soru.
deathpenaltyinfo.org
0
logisticsmanager
(06.05.23)
Kişi veya ülkeden bağımsız olarak diyebilirim ki cezası tartışmasız idam olan suçlar vardır. Bunları tek tek sıralamaya gerek yok.

Bu sebeple içeride ne kadar kalırsa kalsın yine de kişiye idam cezası uygulanmalıdır.
İdam mahkumunu uzun bu şekilde yaşatmak, (örneğin) cinayet sebebiyle ölen maktulün, ailesine kasıtsız ama dolaylı olarak verilen bir tür cazadır.

Abd'de görevi esnasında mecburen kritik bir anda silahını kullanmak zorunda kalan polislerin, suça teşebbüs edenlere verdiği ceza belli ki adliyelerden daha hızlı ve kesin sonuçlar veriyor.
Bir çok kamera kayıtlarında bu husus açıkça görülüyor.
Tabi bu arada özellikle zencilere karşı, ırkçı tavırla şiddet kullanmalarını hariç tutmak lazım burada.
0
diyecevaplandı
(06.05.23)
cezası tartışmasız idam olan suçlar yoktur. bu subjektif bir düşünce.

ben idam cezasına da karşıyım, af kavramına da karşıyım.

olması gereken elbette serbest bırakmak olmamalı. ağırlaştırılmış müebbet hapis olmalıdır. yani idam olmamalı, af da olmamalı, mahkum müebbet hapis ile cezalandırılmalıdır.
0
abelardo
(06.05.23)
Abi idam cezası almış bir kişiyi 30 sene yattı diye niye serbest bıraksınlar bu nasıl mantık, ha 30 sene yatıp da masum olduğu ortaya çıkıp serbest kalanlar olur o ayrı da bu adamda öyle bir şey de yok, tamam idam etmesinler tabii ama onu karşılığı serbest kalmak ya da 30 sene yatmak değil müebbet olmalı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.05.23)
İdam kararı verildiyse hemen idam etsinler. Niye mahkûm ediyorlar? Bunun mantığı ne? Süründürmek mi?
0
🌸dissendium
(06.05.23)
Bro az önce söyledik ya 30 sene sonra masum olduğu ortaya çıkan insanlar da var, belki öyle bir durum olacak niye hemen assınlar, abi bir insanın canını almak sana gerçekten çok mu basit geliyor bunun süründürmekle ne ilgisi var o adam yaşadığı her gün için şükretmiştir belki de. Şimdi ben sana 30 sene hapis yattıktan sonra seni asacağız bunu mu istersin yoksa hemen mi asalım desem hemen asın mı dersin yoksa 30 sene sonra asılmayı mı kabul edersin?
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.05.23)
(3)

Paristen indirimli ne alınır

regina phalange
Ayakkabı, çanta, kıyafet parfüm vs gibi. Kendim için ama alayım getireyim burdan satayım die değil
Ayakkabı, çanta, kıyafet parfüm vs gibi. Kendim için ama alayım getireyim burdan satayım die değil
0
regina phalange
(05.05.23)
Yani aslında her şey alınır. Nasıl şeyler aradığınızı bilmiyorum ama mesela ayakkabıda Jimmy Choo için konuşuyorum neredeyse 5 bin tl fark var. Parfüm için de her birinde değişmekle beraber kendi kullandıklarım için 1500 tl kadar fark var arada. Ama ben olsam parfüm için, burada halihazırda olmayan bir şey alırdım değişiklik olsun.

Yine çanta için de parfüm ile aynı fikirdeyim. Gidip klasik bir d-joy çanta almak yerine ben olsam Amelie Pichard güzel bir çanta bakardım.
0
irene
(05.05.23)
Çoğu şeyde Fransa Türkiye'den ucuz döviz kuru sebebiyle.

Ne istediğinize karar verin önce. Çok seçenek var.
En en basit örnek;
Nh150 wp decathlon ayakkabı Fransa'da su an 28 euro.
Türkiye'de 830 lira.
Dandirik ayakkabida bu kadar fark var.

Indirim, fiyat vs bakmak için idealo ve dealabs bakabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(05.05.23)
Kozmetik ürünlere ilgin varsa A313 isminde bi retinol krem var, mükemmel bir icat.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.05.23)
(10)

Bir yerimiz kanayınca gelen ferahlık?

pavlis
Neden olur?
Neden olur?
0
pavlis
(05.05.23)
hiç öyle bi ferahlık hissetmedim. bi kan ver istersen
0
jelly bear
(05.05.23)
İğneden korkuyorum :(
0
🌸pavlis
(05.05.23)
Bro o ferahlık genelde kendini jiletleyen tayfada oluyor, nedeni de kendini jiletleyecek kadar kafalarının yerinde olmaması olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.23)
yaralanma, endorfin salgılanmasına neden oluyor. ondan gelen bir iyi hissetme olabilir.
0
ermanen
(05.05.23)
Bunu daha önce duydum bana da kan aldırınca oluyor bazen. Galiba bazı kan değerleri hafif yüksek ve kan akışı olunca da bir rahatlama alıyor. Yakınım polisitemi hastası mesela kan verince o da rahatlıyor.
0
pembe mezarlık
(05.05.23)
Pembe mezarlik +1
Bana kan verirken denilen kanimin çok yoğun olduğu bu sebepten sağlık için de kan vermem gerektigiydi. Bunu Türkiye'de de Fransa'da da dediler. Hatta milletin kani likir likir akarken benimki uzun sürüyor.
Ondan sonra rahatlama oluyor denebilir. Ama kanarken "allahim nasıl güzel bir duygu bu hastasıyım" gibi olmuyor.
0
logisticsmanager
(05.05.23)
@logisticmanager +1

bana da birebir aynı cümleleri söylemişti kızılay'daki doktor.
mesela ben de kan verdikten hemen sonrası ve takip eden 3-4 gün aşırı ferahlamış hissediyordum.
hatta terleme miktarımda bile beni rahatlatacak kadar azalma oluyordu (çabuk ve ortalamadan daha fazla terleyen biriyim normalde)
0
thedepressed
(05.05.23)
ilk defa duydum. bende hiç ferahlık olmuyor
0
abelardo
(05.05.23)
Kürek kemiğinin orada masada uzun saatler çalışınca dayanılmaz hale gelen ağrılarım için hacamat yaptır dediler. Pek inanmadım ama denemek istedim. Sonuç inanılmaz. Hem ağrım geçti hem de rahatlama oldu komple sırtımda.
0
mekaniker
(05.05.23)
İlginç bi şekilde kanayan tek tük sivilcelerim için aynını düşünüyorum.
Sanki vücut orda o kanı atmak ister gibi. sivilcedeki kanı iyice sıkıp alırsam bi süre cildim iyi oluyor, kendi haline bırakıp sıkmazsam uzun süre kalıyor ve yenileri de türüyor
Bilimsel hiçbi temeli yok bu arada bu gözlemimin
0
photo85
(06.05.23)
(20)

Mağdur değil miyiz?

the man with no name
Arkadaşlar, önceki seçimlerde vaatlerden çok iktidar değişikliği öncelikli diye oy verirdim. ancak bu seçimde iktidar değişikliği kadar millet ittifakı, ekonomik ve sosyal vaatleri ile de çok öne çıkıyor.ancak broşürlerinde, beyannemelerini filan incelediğimde gençlere, emeklilere, esnaflara, memura
Arkadaşlar, önceki seçimlerde vaatlerden çok iktidar değişikliği öncelikli diye oy verirdim. ancak bu seçimde iktidar değişikliği kadar millet ittifakı, ekonomik ve sosyal vaatleri ile de çok öne çıkıyor.

ancak broşürlerinde, beyannemelerini filan incelediğimde gençlere, emeklilere, esnaflara, memura, engelliye, yaşlılara vaatleri önceliklendiriyor. bu ülkede işinde gücünde bir özel sektör çalışanına bir vaat göremedim. örneğin yaklaşık 4.000 gün ssk kaydı olan beyaz yaka bir işçi, iktidar değişikliği ile gelecek daha fazla özgürlük ve demokrasi dışında faydalanacağı neredeyse hiçbir şey göremiyorum. vaatler arasında belki de bana hitap eden tek şey kış saati uygulamasına son verilmesi, öyle söyleyeyim. diğer gruplara yapılacak iyileştirmelerden dolaylı etkilenmekten usandımm. doğrudan bir şey de bana ve benim gibi insanlara yarasın.

oysa bu ülkenin yükünü herhangi bir yere sırtını yaslamamış bu işçiler, beyaz yakalar daha çok çekmiyor mu? neredeyse hiçbir şey elde etmeden çalıştık ve üstüne bir sürü sorunlarımız oldu.

çok kafama takıldı, ben mi yanlış düşünüyorum? yoksa yeteri kadar mağdur değil miyiz? bu defa mv seçimlerinde oy vermeyi düşünmüyorum gerçekten.
0
the man with no name
(05.05.23)
tabii ki yanlis dusunuyorsun. 1. burada secim kazanmaya calisiliyor. haliyle en politik olarak pragmatik vaatler veriliyor belki baska partiye oy verecek olan insanlarin dikkatini cekmek icin 2. beyaz yakalinin hic genc cocugu veya yasli annesi babasi yokmus gibi yazmissin. veya emekli hic calismamis gibi 70 yasina kadar. 3. diger gruplara yapilan iyilestirmeler benim kaybim mantigi asiri toksik.
0
hot potato
(05.05.23)
@hot potato teşekkürler. ben diğer gruplara yapılan vaatler yapılmasın demedim. kapsayıcılığın dışında bir politika güdüldüğüne işaret etmek istedim. toksik bir durum mu emin değilim, sürekli her şeye karşı anlayışlı olmak ve empati kurmak artık bana daha toksik gelmeye başladı açıkçası. neden hep empati kuran ben ve benim gibiler oluyor. bu yüzden belki de bize bir şey vaadedilmiyor belki de. bireyin hayatını iyileştirmek yerine belli gruplara daima öncelik verildiğinden bahsetmek istedim.
0
🌸the man with no name
(05.05.23)
Özellikle bekarları ağzına alan yok. Şu ortamda en çok sıkıntı çeken grup bence. Her şey ailelere yönelik planlanıyor.

Örneğin bekara ev vermem diye artık çok yerleşmiş bir anlayış var etrafta. Ya da şirketler ve kurumlar bekar çalışanlara yeni mezun muamelesi yapıyor sıkıntı bir iş varsa direkt bekarlar öne sürülüyor. Aynı şekilde izinlerin dağıtımda da bu böyle. Baya ikinci sınıf insan muamelesi görüyorsun evli değilsen.

Evin bile ev değil "bekar evi" olarak düşünülüyor ve yanına kalacak birini almanı falan bekliyorlar.
0
akhenaten
(05.05.23)
Hocam benim bulabildiğim olarak şurayı incelemeni tavsiye ederim. Eminim ki kendi sitelerinde va daha kapsamlı şeyler vardır.

www.evrensel.net

Birkaç örnek madde alarak yorum yapayım.


- Yazılı ve sözlü sınavda en yüksek puan alandan başlamak üzere liyakat esaslı alımlarının yapılması sağlanacak.

Yorumum: yukarıda saydığın gruplara hiç girmeyenlerin de faydanabanileceği bir şey. Belki de sen de bu durumun mağdurusun. İl/ilçe belesiyesi el değiştirdikten sonra işe girebilen insanlar tanıyorum.

- Devlet okullarındaki evlatlarımıza beslenme desteği başlatılacak.
Yorumum: çocuğun varsa direkt senin ekonomini de etkileyecek bir madde.

- Çiftçilerin ve balıkçıların kredi faizleri silinecek.
Yorumum: onların yükünün azalması, üretimin artması ürün fiyatlarının ucuzlaması haliyle bireysel ve toplumsal ekonominin iyileşmesi demek.

Bir de şöyle bir video gördüm, izlemedim ama bakmanı tavsiye ederim. youtu.be
0
senolll
(05.05.23)
ülkede son yıllarda alım gücü en çok düşen kesim özel sektör çalışanı beyaz yakalı kesim. Ülkeyi terk etmek isteyenlere bakarsan zaten kimin hayatı kötüleşmiş kimler benzer seviyede görürsün. Asgari ücretliler hep böyleymiş, memurlar hep bir şekilde ortada. Emekliler geçmişte evini alabildiyse ve küçük şehirdeyse bu krizden pek etkilenmemiş olabilir vs vs.

Sonuç olarak evet, mesela ülkenin refahını artırmak isteseler Eyt'yi geçirmemeleri, memur sayısını azaltmaları falan lazım. Ama siyaset mecburen çoğunluğa oynuyor, adamlar 4 çocuk yaparken biz evlensek bile çocuksuz takılıyoruz. Yani gelecekte de böyle olmaya devam edecek veya demokrasi kavramı biraz değişecek.

Sen yine oy ver bence, bu oy "kötü gidişi durduracak". İleride beyaz yakalıların haklarını koruyan bir parti ortaya çıkar mı yeterli oy alabilir mi bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(05.05.23)
75 yasındaki adamdan minnet umarsan böyle
0
abi bi dizi buldum on numara
(05.05.23)
Başkan bu sebepten oy vermiyorsan o zaman bundan 6 ay sonra buralarda başlık açma ya da şikayet etme. Oy vermemek benim için ikisi de aynı o yüzden bana fark etmez demek bu noktada, eğer mutluysan oy verme.

Türkiye gibi bir ülkede politikacinin konuşacağı şeyler ilk karşı taraftan alacağı oylar olacak. Türkiye Finlandiya değil ki konuşalım.

Kk politikalarinda sana sıfır etki var demek saçma olur. Bir sürü şey var. Biz şu an ülkenin bozulmuş ayarlarini yerine getirmek ile ugrasiyoruz, beyaz yakadan konusmasa da olur. Beyaz yaka "benim hakkimda konuşmadı o zaman banane" diyorsa o zaman mutludur hayatından.
0
logisticsmanager
(05.05.23)
Ben size %100 katılıyorum. Ben hariç herkese doğrudan fayda sağlayacak bir şey vaad edilirken ben sadece ödediğim vergilerle kaynak olarak kullanılacağım gibi hissediyorum.
0
namandigurai
(05.05.23)
Maaelesef öyle populizm uğruna hep belli kesimlere vaat veriliyor, muhalefet bizi cepte görüyor, akp ise zaten bunlar bize oy vermez diye kasmıyor arada kalıyoruz. resmen sokak köpeği kadar değerimiz yok seçim vaadi anlamında.
0
nuisance
(05.05.23)
@logisticsmanager ben cb seçiminde oy kullanacağım. mv seçimlerinde oy kullanmak konusunda saydığım bu sebeplerden kararsızlığım var dedim. oy kullanmayacağımı belirtmedim. fikir almak için yazdım. üstelik olduğum seçim bölgesinde hiçbir mv adayı da bana hitap eden insanlar değil. tüm seçimlerde bir kere dahi iktidardan yana oy kullanmadım. ve geldiğim noktada hala dışlanmış hissettiğim için düşüncelerimi paylaştım. benim haklı olduğum yanlara değinmek yerine stratejik oy kullanmaya devam diyorsunuz. zaten hep öyle yaptım.
0
🌸the man with no name
(05.05.23)
olay vaatten çok bu düzenin değişmesine önce normalleşelim sonra vaatlere bakarız.
0
mikahakkinen
(05.05.23)
65 yaş üstü adayların gençleri anlamayacağı açık.
Verdikleri sözlerin çoğunu yapamayacakları ortada.
İktidar değişmezse et kısa zamanda bin lira falan olur. Bu kesin gerçek.
0
vizivozo
(05.05.23)
cepte görüyorlar +1

diğer kesimin üstüne oynamak daha karlı ve kolay. siyaset dili yıllar içerisinde bu kesim üzerinde döndü ve gelişti. daha da kolay ayrıca ve oyları beyaz yakaya göre çok daha değişken. bu yüzden bu kesimin üstüne çalışmak daha karlı geliyor.

dediklerine katılıyorum ancak mv seçimleri de en az cb seçimi kadar önemli. akp gidecek ama ana muhalefet olarak kalacak. bu noktada ne kadar az mv sahibi olurlarsa o kadar iyi ancak şu anda çoğunluğu alacaklar gibi duruyor ve bu başta kendilerinin yargılanmaları olmak üzere, düzelmesini istediğimiz birçok şeyin önünde engel.

bu yüzden oy vermek, özellikle chp ya da iyip'e vermek çok önemli. tabi bölgenizde başka parti güçlüdür orası ayrı.
0
not sure if serious
(05.05.23)
Aynen bro oy kullanma bu süper demokratik bir başkaldırı, kesinlikle ülkenin geleceğini değiştirecek bir hamle gibi geldi bana da bu. Tiananmen Meydanı'nda kendini yakan rahip dayıdan sonraki en çok ses getirecek pasif direniş örneği bu olabilir gibi geliyor, kitleleri arkandan sürükleyeceğine eminim. Hayırlısı olsun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.23)
katılıyorum ama bu yeni bir şey değil. bu sebeple muhalefet 20 yıldır kaybediyor. bence hala elle tutulur, kitleleri arkasında sürükleyen bir vaadi yok. ana çerçeve $300mr para getireceğiz ve herkese para vereceğiz. mesele bu malesef. bana kalırsa bu bir kolaycılık ve popülizm.
doğu illerindeki çiftçilere elektrik bedava verecez demiş kılıçdaroğlu mesela. böyle bir şey yapılıyorsa niçin sadece doğu illerine yönelik var? diğer bölgelerde çiftçiler yok mu? bu popülizm işte. kaybettiren dil tamamen bu. kalkınmada öncelikli iller vs diye bunu doğru bir şekilde anlatabilse bu kadar tepki görmeyebilirdi ama bu durumda çeşitli teşvik paketleri ve kredi imkanları içeriyor programlar. burada ise doğrudan bedava elektrik vaadi söz konusu. kaldıki kaçak elektrik kullanımı gibi ülkemizde ciddi bir problem olmasına rağmen...
0
debian
(05.05.23)
Haklısın kardeşim.
Ben de hiç yalnız yaşayan bekar erkekler için bir vaad göremedim.
Bu konuda çok kırgınım onlara.
İyi düşünmüşsün.
Ben de sandığa gitmeyeyim bari.
0
Mirket
(05.05.23)
modern demokrasilerde maalesef çoğunluğun sözü geçer. çoğunluk da önce kendi çıkarları için konuşur.

Türkiye'de beyaz yakalı çalışanlar aktif çalışan nüfusun sadece %25'i. yarısı bile değil. Üstelik beyaz yakalı işçilerin çoğu işçi olduğunun bile farkında değil ya da kabul etmiyor. Kimse sayıca bu kadar az, üstelik kendi durumunun bile farkında olmayan, hak talep etmeyen bir kitle için uğraşmaz, vakit harcamaz.

Diğer yandan beyaz yakalıları kandırmak çok kolay. Şık bir ofiste, havalı giyinebilsin, öğlen yemek kartıyla kahveciden kahvesini alabilsin, 2-3 havalı kariyer etiketiyle bu insanları gece gündüz çalştırabiliyorsun zaten. Bir örgütlenmeleri yok, tamamı kendini şirketin ortağı bir sermayedar sanıyor. İşçi olduğunun bile farkında değil.

Mesela bir fabrikada torna ustasını saat 5 oldu mu tutamazsın. Adam biner servisine gider. İsterse iş kalmış olsun. Sabah 9'da gelir kaldığı yerden devam eder. İşi bitirmek için kal dersen de mesaisini ister, ödemezsen gider sendikaya şikayet eder. Çok kafası bozulursa istifa eder gider arkasına bile bakmaz. Patrondan falan da korkmaz kolay kolay. Mesela maaşını 2 gün geç yatır adam kapatır makineyi parasını alana kadar şalteri açmaz.

Aynı fabrikada o torna ustasının yaptığı işi yurtdışına satan "regional sales director" sabaha kadar çalıştırılabilir. Mesai istemez, zaten isteyemez. ARkasını savunacak bir sendikası yoktur. Patrondan ödü patlar. İstifa edip gitmeye yüreği yetmez çünkü muhtemelen o fabrikanın namı büyüktür, cv'sinde öyle bir şirketten ayrıldım yazmaya eli gitmez. Bu adamlara dandik bir özel sigorta, uyduruk bir şirket arabası kullanım hakkı verdin mi tamam zaten.

Çok komik ama Türkiye'de mavi yakalı işçiler sağ muhafazakar siyasete daha yakındır. Beyaz yakalı işçiler de genelde sosyal demokrat siyasete yakındır. Ama sosyal demokrasinin en temel unsuru sendikalaşmayı en iyi başaranlar mavi yakalılardır.


Bildiğim bir sektörden de örnek vereyim.
Eskiden reklam kampanyalarının fotoğraf ya da film çekimleri yapılırken bir saat sınırı yoktu.

mesela bir reklam filmi çekilecek ve bu çekimin 24 saat süreceği düşünülüyor. Sabah 8'de başlar çekim, ertesi sabah 8'de biter ara verilmeden. Hatta yönetmenin, fotoğrafçının, oyuncunun kaprisine göre bazı sahneler tekrar çekilir 36 saat 40 saat aralıksız çalışılırdı.

Bu çekimlerde beyaz yakalı da, mavi yakalı da çalışır. Mavi yakalılar dekoru kurar, malzeme taşır, ışıkları kurar, getir götür nakliye işlerini yapar, yemek hazırlar, kamera sistemlerini kurar vs. Beyaz yakalılar da reklamı yapılacak şirketin ve reklamı yapan ajansın temsilcileridir. İşin plana uygun gidip gitmediğini takip etmek için settedir. Setten sonra o reklam malzemelerinin hazırlanması, mesela filmin montajının yapılması, ilanların baskıya hazırlanması da beyaz yakalının görevidir. Yani setten sonra da beyaz yakalı çalışmaya devam eder. 36'lik aralıksız bir çekimden sonra, 2-3 saat uyuyup gelen fotoğraflarla reklam bannerları hazırlamak için bilgisayar başına oturur mesela tasarımcılar.

Hazırlanan reklam bannerları medya planına göre dağıtmak için pazarlama ekibi mesai harcar... Korkunç yorucudur bu süreçler de.

Şartlar böyleyken, mavi yakalıların "sinema işçileri sendikası" dedi ki günlük çalışma saati 16 saati aşamaz. Bunun da 12 saati normal ücretle ücretlendirilir, 12 saatten sonrası için normal ücretin 1,5 katı ücret alınır. Bu olayın üstüne gerçekten de saati doldu mu mesela ışık şefi şalteri indirip arkasına bile bakmadan gidiyor artık.

mavi yakalıların görünüşte beyaz yakalıları da rahatlatan bu kararına en büyük itiraz kimden geldi? Patronlardan değil. Onlar tamam dedi sendikayla ters düşmemek için. Ama beyaz yakalılar, pazarlama müdürleri falan çıldırdı uzun süre. Ben çok pazarlama çalışanı duydum: "ama benim pazarlama bütçemi 2 katına çıkarmam lazım" diyen. Düşün adam kendine ait olmayan bir parayı, kendininmiş gibi savunuyor.

Şimdi diyebilirsin ki ama o bütçenin hesabı o pazarlama ekibine soruluyor çünkü o da onun stresini yaşıyor. Kardeşim o zaman sen de sendikanı kur. O üstüne gelen stresi baskıyı yönet.

Çok genel geçer bir sözdür bu, hak verilmez, hak talep edilir. Hem sayıca azsın, hem kraldan çok kralcısın, hem kendi haklarını bile umursamayacak kadar "kariyer" uğruna öz saygını ayaklar altına almışsın, hem adam gibi bir sendikalaşmaya bile gidememişsin. Senin haklarını kimse savunmaz ki?

Türkiye'de yüzbinlerce yazılımcı var mesela. Kaçı sendika üyesi?
Şöyle havalı bir yabancı şirkette işe girince hepsinin ağzı burnu kayıyor havalar civalar...

Böyle bir kitleye tabii ki kimse bir vaat sunmaz.

Mavi yakalılar daha pragmatisttir. Mavi yakalının tek çalışma motivasyonu para ve yan haklardır. Daha iyi para veren, daha iyi haklar sunan, daha iyi çalışma ortamı vaat eden işe gider. Bu siyasi olarak da böyledir. 90'larda mavi yakalılar bir seçimde ANAP'a oy veriyor, bir sonraki seçimde daha iyi bir vaat varsa DSP'ye oy veriyor. Adam son derece haklı olarak önce kendi cebini ve yaşamını düşünüyor.

Beyaz yakalılarda böyle bir öz bilinç yok. İş anlamında beyaz yakalıların ağzına bir parça bal çalınıyor: "KARİYER". Bu hikayeyle bu adamları istediğin gibi güdebilirsin. Ekşi duyuruda bile çok başlık var böyle, "daha büyük şirketten iş teklifi aldım, maaşı ve yan hakları daha az ama kariyerim için daha iyi olacak, gideyim mi?". Bu adam sırf kariyeri uğruna iş yerinde her türlü haksızlığı sineye çekebilir. O yüzden de sırtına binerler. Siyaseten de böyle.

Çantada kekliktir bu kitle. Çünkü siyasette de ağzına çalışan balın adı şu: Yaşam tarzı... Bak biz seçilmezsek artık rahat rakı içemezsin, mini etek giyemezsin dedin mi bu adamın oyunu alırsın. Ya da biraz muhafazakar bir beyaz yakalıysa biraz korkuttun mu tamam ceptedir.
0
anten
(05.05.23)
ağzına sağlık muhalif biri olarak ben de tam olarak aynı şeyi düşünüyordum. maaşlı çalışan bir keriz olarak bana hiç bir partinin bir adet vaadi yok. aksine, asgari ücrete zamlar, eytler, memur zamları vs gibi durumlar için yaratılması gereken kaynaktan dolayı büyük bir enflasyon gerçekleşecek ve sonucunda biz bu enflasyon zammı kadar maaş zammı alamayacağız. yani aynı tas aynı hamam. bu ülkenin vasıflı mal üreten ve çilesini çeken kesimi için teşvik ve vaatler sıfır. gelir vergisi dilimlerini düzenleme vs gibi bir konu bile kimsenin aklıma gelmiyor.

sonuç olarak trnin mevcut vizyonu bu, devlet yardımlarıyla yürütülen bir dar gelirli gemisi. herkes ya devlete çalışacak, ya devletten para alarak yaşayacak. beyaz yakalı kerizler olarak bizim oyumuz zaten cepte olduğu için bizi düşünen yok.
0
roket adam
(05.05.23)
yükü mükü geç. hayattaki en büyük zenginlik özgürlük ve demokrasi. bunlar olmadıktan sonra sadece maddi zengin olursun. özel sektördeki çalışan yükü sırtlıyor mu? evet ama zaten özel sektörün şartları "genele yayarsak" daha iyi. bu seçim öyle şartları bi düşüneyim seçimi değil. bi taraf iyileştirme yapıcaz diyor öteki oy veren gaydir diyor allahsızdır teröristtir diyor. hür iradenizle oy kullanın.
0
KidLazer
(05.05.23)
beyaz yakanın ucuz avrupa tatili, konser ve ucuz bira dışında bir talebi mi var?
varsa bu taleplerini iletecek bir görünürlülüğü, gücü mü var?
ofisler ben işçi değilim sendika neymiş öegh diyen tiplerden geçilmiyor.
siyasetçilerin önünde sihirli küre yok baksın aaa bu ofis insanlarının da şöyle bir sorunu varmış dur onu da düşünelim diyemiyorlar, kusura bakmayın.
araba fiyatları düşecek, dolar düşecek de zaten beyaz yaka oltaya geliyor dahasına ne gerek var?
0
Whily
(05.05.23)
(4)

fransadaki arkadaşların dikkatine: digitick online bilet satın alma

theseachange
merhabalar, bu websitesinden bilet satın almaya çalışıyorum ancak ne yaparsam yapayım telefon numaramı doğru formatta giremiyorum, site kabul etmiyor. :) bana fransada olup bu siteyi kullanan ve numaramı nasıl yazmam gerektiğini söyleyecek arkadaşlar var mıdır buralarda?
merhabalar, bu websitesinden bilet satın almaya çalışıyorum ancak ne yaparsam yapayım telefon numaramı doğru formatta giremiyorum, site kabul etmiyor. :) bana fransada olup bu siteyi kullanan ve numaramı nasıl yazmam gerektiğini söyleyecek arkadaşlar var mıdır buralarda?
0
theseachange
(04.05.23)
Türkiye’deki operatörlerden birine ait bir numara mı giriyorsunuz? Belki ondan kabul etmiyordur? Hangi formatları denediniz?
0
orient blue
(04.05.23)
Evet TR numarası deniyorum. Aklıma gelen herşeyi denedim öyle söyleyeyim, iki iki iki girmeyi de denedim başına çift sıfır koymayı da vs. bir öneriniz olur mu? Numara girmeden önce ülke seçtiriyor bu arada.
0
🌸theseachange
(04.05.23)
Abi telefondan yaptım şimdi.
Başında sıfır olmadan girin diyor site. Benim eski Türkiye nosu ile yaptım,oldu.
0
logisticsmanager
(04.05.23)
aynenn mobilden oluyor ilginç şekilde :) çok teşekkürler
0
🌸theseachange
(04.05.23)
(11)

Vücut geliştirmek için illa beslenmeye dikkat mi etmek gerekiyor ?

sassot
Spora başladım ama beslenme düzenim aynı. Normalde günde 3-4 tane yumurta yerdim şu an sadece ekstra tavuk pilav yiyorum. ekmek yemeyi azalttım.Protein tozu, içecek, takviye falan almadım hiç. bunları almak gerekiyor mu illa ya da düzenli olarak et mi yemek gerekiyor ?
Spora başladım ama beslenme düzenim aynı. Normalde günde 3-4 tane yumurta yerdim
şu an sadece ekstra tavuk pilav yiyorum. ekmek yemeyi azalttım.

Protein tozu, içecek, takviye falan almadım hiç. bunları almak gerekiyor mu illa ya da düzenli olarak et mi yemek gerekiyor ?
0
sassot
(03.05.23)
yemekten daha önemlisi uyku. uyku düzgün değilse sporunda yemeğinde önemi yok.
0
haskoylu deli hasan
(03.05.23)
bir ölçek protein tozundaki protein 100 gram ete falan denk geliyor. ben yurtdışındayım protein tozu etten daha pahalıya geldiği için pek kullanmıyorum. sana kalmış.

gereken prootein miktarı kiloya göre falan hesaplanabiliyor. ona göre bakıp yersin. bence şu an önemli olan disiplinli bir şekilde devam edebilmen. iki ayda istediğini ye pek bir şey olmayacak zaten.
0
bohr atom modeli
(03.05.23)
Uyku çok önemliymiş diyorlar +1
0
put it in your appropriate place
(03.05.23)
Kişi yeterli proteini alıyorsa takviye almaya gerek yok. Bunu da normal biri için 1.2 x kg olarak hesaplayabilirsiniz. Ben misal 1.5 civarı almaya çalışırım ama 1.2 çok kasmayan biri için ideal.

Onun dışında dışarıdan takviyesi en mantıklı creatine ama onu da herkesin kullanmasina gerek yok.

Almaniz gereken macrolari hesaplayip günlük yediklerinize göre bakın.

Evet gerekli besin maddelerini almazsaniz istediğiniz yere ulaşmak zor. Cimento olmadan bina yapmaya calismak gibi.
0
logisticsmanager
(03.05.23)
Önemli olan ağırlık bence ya yağsız vücut kasmıyorsan ne yediğin cok fark etmiyt. Aç gezmiyorsan çok da sorun değil bence. Ne zaman ki bent over row yapmaya başladım o zaman ya hak dedi sırtım. Deadlift ile aynı kiloda yapıyorum genelde, abartı genişletiyor sırtı.
0
hasmetizm 2046
(03.05.23)
Bu işe gönül verdiysen motton şöyle olacak.

-Train like an animal
-Eat like a king
-Sleep like a baby

Ayrıca, 3 yumurta yedim, bir porsiyon da pilav, bir kaşık da protein tozu gibi hesapsız kitapsız, kulaktan dolma bilgiyle olmaz o.

Şu sayfayı oku, anla, otur bir kalori hesabı yap, makroları dengele. Sağlam başla işe.

www.agirsaglam.com
0
Mirket
(03.05.23)
İlk başta mutlaka bir diyetistyene gitmek lazım.
Diyetisyene nasıl antrenman yaptığınızı anlatın, o da size uygun beslenme programı çıkartsın. Çünkü günde 3-4 yumurta falan kaşık kaşık tavuk pilav yaramaz:)
0
anten
(04.05.23)
günlük protein ihtiyacını karşılıyorsan şu aşamada hiçbir takviyeye ihtiyacın yok zaten vücudunun günlük sentezleyebileceği bir protein sınırı var, gerisi yağ olarak depolanıyor/ atılıyor vücuttan.

vew bu protein ihtiyacını da öğünlere bölmen lazım, tek öğünde yaptığın alımın da bir sentez sınırı var.

uyku +1 en önemlisi uykunu düzgün almalısın.
0
not sure if serious
(04.05.23)
Protein sadece kas inşa ederken kullanılmıyor tırnağının uzamasından tut da mide içyüzeyinin kaplaması değişirken bile her aşamada proteinlere ihtiyaç vardır, o nedenle günlük 500 gram falan protein almıyorsan yağa dönüşmez aldığın her proteini vücut kullanır.

İkinci olarak vücudun sentezleyebildiği protein de sınırsızdır tek öğünde 100 gram protein verirsen vücut onu sentezler ve kullanır ama kas hipertrofisi için hepsini kullanmaz ihtiyacı kadarını kullanır.

Bir de bu uyku mevzusu çok abartılıyor, eğer uykuda deli gibi growth hormon salgıladığın pre-ergenlik döneminde değilsen o kadar da önemli bir mevzu değil günlük normal uykunu uyu geç işte.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.05.23)
zaten kastedilen günlük düzenli uyku, git 15 saat uyu değil. eksik uyursan kaldıracak enerjin de olmaz motivasyonun da.

proteinin sınırsız sentezlenmesi söz konusu değil.
0
not sure if serious
(15.05.23)
hiyerarşik olarak: uyku(8-10 saat deliksiz gece), stres, protein alımı(kilo başı x2), idman şeklinde düşün.

uykuyu çözmezsen hiçbirinden randıman alamazsın. stresli bir hayatın varsa yine olmaz. ama idman da stresi ve uykuyu olumlu anlamda etkiler. o yüzden bir iki ay düzene sokmaya çalış. elinden geleni yap. uyku ve stres rayına girecektir. baktın sokamıyorsun yine konuşuruz.

not sure beyefendi sanırım kas inşası ile protein sentezini karıştırıyor.
0
alperz
(15.05.23)
(10)

Akp yeniden seçilirse ekonomide neler olabilir?

vizivozo
muhalifler olarak karamsar bakıyoruz da, özellikle akp'lilerin düşündüğü gerçekçi bir çıkış planı var mıdır?
muhalifler olarak karamsar bakıyoruz da, özellikle akp'lilerin düşündüğü gerçekçi bir çıkış planı var mıdır?
0
vizivozo
(03.05.23)
Kim gelirse gelsin kisa vadede bi hizli toplanma olur
Piyasalarda guven olusur, gelen 5 sene gitmez fikri hakim olur

sonrasi tayyibin inadina bagli
ben bilirim diye giderse, yine kotuye gider

bi bilen gelsin yapsin (mehmet simsek mesela) gibi davranirsa da
toparlanabilinir.

az cok ne yapilmasi gereken belli zaten
- hukuk reformu yapip, yabancilara, sen fabrika acarsan 3 gun sonra fabrikana cokup seni ulkeden atmayiz soz demek lazim
- imf veya baska bir para kurumundan baya bi para almak lazim (tayyip secilirse bu araplar olabilir)
- sonra da uretim uretim uretim

bakalim insallah duzelir, kim gelirse
0
Corc
(03.05.23)
Olsa bu gibi karalama çabaları yerine somut, üzerinde çalışılmış ekonomi politikalarına propagandalarında yer verirlerdi diye düşünüyorum. Olur da seçilirlerse anlık, fevri, öngörülemez, mevcut politikalardan hallice devam eder gibi görünüyor.
0
lüzumsuz adam
(03.05.23)
ülkenin rejimi köklü ve degismemek üzere degisir, muhalifler de bizden bu kadar der durumu kabullenir. Dolayisiyla ekonomi falan kimsenin aklina bile gelmez, çünkü toplumda bir kaos ve panik olusmaya baslar ivedi sekilde.
0
Avoiding The Puddle
(03.05.23)
mevcut iktidar devam ederse %200 ensflasyonla yaşamaya devam ederiz 5 yıl daha 1 gofret 100 lira falan olur herhalde 5 yıl sonuna kadar.

3 haneli maaşlar alırız gibi gibi.

herkes aclıktan geberir.
0
koela
(03.05.23)
Gerçekçi bir çıkış planları yok. Durum çok da farklı olmaz kötüye gitmeye devam ederiz.

CB seçimini AKP'nin alması durumunda RTE sağlık sorunlarını masaya koyarak maksimum 1 sene içinde istifa etmek zorunda kalacak.

Döviz rezervlerinden, bütçe açığına, enflasyondan barınma sorununa yaptıkları işlerin sürdürebilirliği kalmadı.
0
Lethe
(03.05.23)
Venezuela-Mehmet Ağar ve ilgili ticarete ait Sedat Peker'in işaret ettiği ticaret, Araplara toprak ve fabrika satmak, çok yüksek faizlerle dış borç almak ve karşılıksız olarak ATM'de gördüğümüz şekilde gıcır gıcır para basmak dışında ekonomik yönetimleri yok.

Yabancı yatırımcı son derece haklı bir şekilde güvenmiyor Türkiye'ye. Dünya'nın en ucuz iş güçlerinden biri olduğumuz halde yatırımcı çekmek yerine tersine firmaların kaçmasının sebebi de aynısı. Hukuk yok, yalan haber ve ekonomik verilerde manipülasyon çok. Üstüne bir de propaganda ve vurgun için bir gecede kur düşürülüyor, şimdi ise artmasın diye baskılanıyor. Piyasa tehlikeli yanş. Yerli yatırımcı ve halkın ise TL'den kaçmasın sebebi bunlara bağlı berbat ekonomi yönetimi.

KK geldiğinde mucize olmayacak. Kötüye gidiş duracak ve yukarıdaki durumlar düzelecek. Tabii ilk önce enkazın aslında ne boyutta olduğunu göreceğiz. Çünkü verilerin gerçeği yansıtmadığını biliyoruz.
0
nawar
(03.05.23)
Emekli maaslari darma duman oldu. Prim ödeyen ile odememis aynı maaşı aliyor, sistem dağıldı gitti kimse emekliliğe bakmaz elden maaş alma artar. Bana 5 sene önce bunu desen saçma derdim, şu an elden almak çok daha mantıklı. Bu hükümete güven olmaz.

Memur maaşları sacmaladi. Mühendis ile düz memur aynı para alır oldu.

Sağlık sistemi patladı.

Ilaclarda bulunamamalar/tedarik edilememeler var.

Halkın tl güveni sıfır.

Mevcut hükümet son yıllarda ne yaptiysa onu yapmaya devam eder. Çünkü ellerinde bir plan olsa yaparlardi. Yapamadıkları için tek isleri saldirmak.

Ver yetkiyi gör etkiyi olayına inananlar bir daha inanırsa çok güzel etki görecekler.

Kk da gelse mucize olmaz da en azından bilimsel yönetilir. Birileri zengin olacak diye uğraşilmaz. Ugrasilirsa da o gider başkası gelir. Muhalif taraf soğan yerim gene de kk demez. Çıktığı gibi iner.
0
logisticsmanager
(03.05.23)
Çok kötü bir senaryo, umarım gerçekleşmez. 5 yıl daha kötüye gidersek ülke bu girdaptan asla çıkamaz.
0
ditu
(03.05.23)
tekrar seçilirlerse son 5 yılda her şey nasıl gidiyorsa öyle gider. yani çok daha kötüye ve daha hızlı şekilde. toparlanma olur demek için son 5 yılı hafızadan silmek gerek başka türlü böyle iyimser olunmaz çünkü.

seçim döneminde de ekonomiye dair en ufak bir vaatleri yok. iha siha diyor, herkesi terörist ilan ediyorlar. hatta soğanın fiyatı pahalı diyenlerle alay ediyorlar. iyice halktan kopmuş vaziyetteler. tek gayeleri sermaye sahiplerini daha fazla zengin etmek, orta halli/düşük gelirli vatandaşı tamamen yok etmek. sırf yabancı sermayaye şirin gözükmek için kovdukları mehmet şimşek'e bile geri dönmesi için yalvarıyorlar, o da kabul etmiyor zaten.

özetle; büyük bir hızla afganistan olma yolunda ilerleriz hem ekonomik hem de toplumsal olarak.
0
ilgeru
(03.05.23)
Ya önce niye bu hale geldiğini anlamak lazım ekonominin. Maalesef muhalif tarafta "başkanlık oldu, hukuk ağbi, bilim ağbi"den daha düzgün bir açıklama yok. Niye bu hale geldiğimiz anlaşılmadan da ne olunca düzeleceğini nasıl tahmin edicez?

Misal KK'nın "her emekliye 2 ikramiye" vaadi korkunç bi fikir. 300 milyar lira direkt maliyeti var, TR'nin bütçe açığı 100 milyar lira, tek kalemde senelik bütçe açığını 4 katına çıkarmanın nasıl bi ekonomik vizyonerlik olduğunu ben anlamakta güçlük çekiyorum mesela. Kaldı ki daha muhtar yardımcısı muhabbeti var, yüzbinlerce öğretmen ataması var, eyt zaten fecaat vs. vs.

Neyse, TR'ye dönelim. Şimdi bizim en büyük derdimiz bütçe açığı, kazandığımızdan fazla harcıyoruz. Bu aradaki farkın kapatılması lazım. Hükümetin her boka ekstra vergi getirmesinin (oyun konsolu, telefon, araba vs) temel sebebi harcamayı azaltmak. Bu "pahalılık" mevzusunun sebebi bu, yani bilinçli olarak tüketimi kısmaya çalışıyor devlet. Ne zaman üretimimiz artar, o zaman bu konudaki yükten kurtuluruz.

Devlet bi yandan da açığı Katar, Suudi'ler vs.'den gelen parayla kapatmaya (bi kısmı borç) çalışıyor, ki bu açıdan başarılı, misal savunma sanayii ihracatı 5 milyar dolara yaklaştı, bu da zaten bizim bütçe açığı kadar bi miktar. SS ihracat büyüme hızı da %40'a yakın, yani bu hızla büyürse 3-5 seneye baya faydası olur. Gerçi ithalat kalemi de vardır burada, ama o kadar ayrıntısını bilmiyorum. Yine de "outlook" güzel görünüyor.

Önceden bütçe iyiydi de niye şimdi açık veriyoruz? 2016-2018'de ABD faiz artırmaya başladı, bi de bu Çin-ABD ticaret savaşı muhabbeti vardı Trump'la falan alakalı belki hatırlarsın, o bize patladı. Niye bize patladı? Çünkü bizde enerji üretimi çok düşük. Enerjiyi dolarla alıyorsun, ABD faizi artırınca dolar bizden oraya gidiyor, bizim bütçe darma duman.

Korona muhabbeti de üstüne tuz biber oldu. Bizim için turizm çok önemli bi gelir kalemi mesela, seyahatler durunca bize patladı. Ardından UKR-RUS savaşı çıktı, enerji fiyatları fırladı vs.

Ha tabi burada diğer büyük bi etken de mülteciler. Yani gıda ve barınmaya talep hayvan gibi arttı, bunlar da bizi en çok etkileyen kalemler. Üstelik bu "ucuz işgücü" işsizliğe veya maaşların düşmesine de yol açtı. Üstüne, mültecilerin "kaymağını" ucuza tekstil ürettirip, onu da ihraç eden adamlar yiyor, biz bi faydasını göremiyoruz. Yeni göçlerin engellenip, varolanların gönderilmesi şart bize yansıyan ekonominin düzelmesi için, ama maalesef Ümit Özdağ hariç bunu hedefleyen kimse de yok.

Son olarak, enerji en büyük derdimiz olduğu için, Akkuyu ve doğalgaz aramaları gibi çalışmalar çok güzel. Yani bunlara son gaz devam edilmesi lazım, KK bu açıdan ne kadar samimi bilmiyorum ama hiç umut vermiyor, "yeşil" politikalar veya "AB ile aramız bozulmasın" diye doğalgaz aramaya ara verilmesi falan kendi ayağımıza sıkmak olur. Mevcut iktidarın bu konudaki ısrarı, mavi vatan vs. muhabbeti ile enerji hatlarına çökmeye çalışması (Libya iç savaşı vs) bu açıdan güzel / başarılı bulduğum politikalar.

AKP'nin şu an en büyük sıkıntısı malum yolsuzluk. Bu direkt ülke ekonomisine etki edecek boyutta bir israf değil, ama içerideki gelir dağılımını ve yoksulluk algısını çok kötü etkiliyor. Yani "ekonomi kötü" der işsizliği kabullenirsin, ama millet torpille memur olurken sen izlemek zorunda kalıyorsan sıkıntı büyük. Bu konuda bir düzelme olabileceğini sanmıyorum, seçim bu kadar "başabaş" giderken, kendi tabanına daha çok rüşvet dağıtmak zorundasın. %20 farkla ilerliyor olsan, 2013 öncesi vs. gibi en azından özel sektörü rahat bırakabilirdin, şimdi onu istese bile yapamaz, ki zaten istediğini de sanmam.

Sözün özü: seçimi AKP'nin kazanması halinde önümüzdeki 5 yıl için ufak bir iyileşme trendi bekliyorum. Kaybetmesi halinde allah kerim, şu an ekonomiyi kimin yöneteceği bile belirsiz, Bilge Yılmaz ile Babacan'ın vizyonları bambaşka, ne olacağını kimsenin tahmin edebileceğini zannetmiyorum o yüzden.
0
plutongezegendegilmi
(03.05.23)
(9)

Maaş beklentisi

dissendium
Merhabalar. Kariyer.net sitesinde bir işe başvurmuştum. Maaş aralığını 13 16 yapmıştım. Görüşmede de 15 dedim. Bir de 1000 TL'ye yakın yol ücreti var. Görüşme olumluydu ama dönüş olmadı. Pazartesi görüşmüştüm.İşin dezavantajlarıFabrikada vardiya var. Gündüz çalışmayacaktım bir süre. 4 12 ve 12 8 var
Merhabalar. Kariyer.net sitesinde bir işe başvurmuştum. Maaş aralığını 13 16 yapmıştım. Görüşmede de 15 dedim. Bir de 1000 TL'ye yakın yol ücreti var. Görüşme olumluydu ama dönüş olmadı. Pazartesi görüşmüştüm.

İşin dezavantajları

Fabrikada vardiya var. Gündüz çalışmayacaktım bir süre. 4 12 ve 12 8 vardiyaları var. Cumartesi de çalışma var.

İşin avantajı

Yürüyerek 10 dakika.

Dezavantajları dikkate alınca çok söylediğimi düşünmüyorum. Hatta az bile. Sırf evime çok yakın olduğu için istedim. 15 16 bin çok mu? Niye dönüş yapmamış olabilirler? Sağ olun.
0
dissendium
(03.05.23)
Az bile. prosedur olabilir donus icin
0
ala09
(03.05.23)
Vardiya ve fabrika diyorsunuz. 15-16 çok çok az. Annemin bakıcısı bile 19 bin alıyor.
0
yalniz kizkulesi
(03.05.23)
Çünkü daha iki gün olmuş. Her şirketin işleyişi aynı değil ki. Yurt dışında çoğu firma 3-5 hafta aralık veriyor mesela dönüş için.

Olumsuz bir dönüş yoksa iki günde endiselenmek boşuna stres kaynağı yaratmak olur bana göre. Maaş Türkiye için şu anda az bile bence.
0
fraise
(03.05.23)
üretim personeline verdiğimiz ortalama maaş brüt 16.250. (max 18.500-min 15.250) fazla mesai alıyorlar. hafta sonu çalışma yok. 16.250'nin neti 13.500 yapıyor.

üretim elemanı pozisyonuna başvurduysan, 15-16 bin brüt tutarsa iyi ama net ise bir tık yukarıda kalmış olabilir.

seninki üretim mühendisi gibi bir pozisyondu diye hatırlıyorum. öyleyse, üretim mühendisine verdiğimiz tutar brüt 27.000 neti de 20.000 civarına geliyor. az demişsin.
0
gabe h coud
(03.05.23)
Ek ücret yok. Bence de düşük ama evime çok yakın olduğu için böyle dedim. Çünkü gidiş geliş 1 2 saat arası yolda geçiyor. Bundan kurtulmuş oluyorum.
0
🌸dissendium
(03.05.23)
gabe h coud, üretim vardiya mühendisi pozisyonu. Doğru tahmin. Sadece kimya fabrikası ve ilanda kimya mühendisi yazıyordu. Ben makine mühendisiyim. Kimya bilgisi çok gerekmiyor dedi ama bu da bir ihtimal olabilir belki.
0
🌸dissendium
(03.05.23)
Maas cok az, dua edin de donmesinler. Yoksa mutsuz bir hayat sizi bekliyor demektir.
0
balpolen
(03.05.23)
Maaş medeni durumuna, borcunun olup olmamasına, kira ödeyip ödememene, sosyal hayatına, yaşadığın şehre vs göre çok değişir bilmeden yorum yapamam ama dönüş yapmaları 1 ayı bulabilir. Mayıs sonuna kadar cevap gelmezse umudu kesersin. Kabul edersen de asla 12-8 vardiyasını seçme çünkü işçilerin en verimsiz en düşük konsantrasyonda oldukları ve iş kazalarının en çok olduğu saat aralığıdır.
0
iwasbornonamountainside
(03.05.23)
Abi sen zaten önceki işlerinden illallah edip başka is bakiyordun. Kaliteden iyidir vardiyada mühendis. Başka yere de atlarsin 1 sene sonra gerekirse.

Maaş iyi değil tabiki ama başka seçeneğin de yok gibi bayadir okuyoruz.

Üretim de görmüş olursun işte. Bu da olmazsa artık satış/satin alma dışında alan kalmayacak.
0
logisticsmanager
(03.05.23)
(18)

okul kitaplari ucretsiz olmali mi?

ala09
BIZIM ZAMANIMIZDA kitap defter kapliyorduk bozulmasin diye. su an kitabin degerini birak yerlerde futbol oynuyorlar. saglam kitap yok ogrencilerde. yarisinin kitabi kayip mayis ayindayiz okul hala kitap dagitiyor kaybedenler yine alsin diye. icim aciyor su israfa. simdi ucretsiz dagitilip sonra tekr
BIZIM ZAMANIMIZDA kitap defter kapliyorduk bozulmasin diye. su an kitabin degerini birak yerlerde futbol oynuyorlar. saglam kitap yok ogrencilerde. yarisinin kitabi kayip mayis ayindayiz okul hala kitap dagitiyor kaybedenler yine alsin diye. icim aciyor su israfa. simdi ucretsiz dagitilip sonra tekrar ucretliye donerse halkin tepkisini cok cekerler mi? gerci devlet okullarina kayit ucreti 70-80bin liradan bahsediyorlar onda sikinti olmuyor da
0
ala09
(03.05.23)
hiç bir hizmet ücretsiz olmamalı. indirim yapılabilir maliyetine verilebilir fakat ücretsiz verilince kıymeti bilinmiyor ve israf yapılıyor.
0
nuisance
(03.05.23)
Bir liberal olarak zaten bedava olmasına karşı olmam garipsenemez.

Şimdi şehirlerde ve köylerde durumu gayet iyi olan kişilerin ödeyebilecekleri tutarları devlet ödüyor.

Bunun yanında devlet gerçekten fakir kişilerin hem okul hem de giyim gibi masraflarını da karşılamalı.

Yardım gerçekten hak edene verilmeli ve veriliyor gibi yapılmamalı, tam manasıyla o çocukların eğitimleri karşılanmalı.

devlet eğitimi zorunlu yapıp fakir kişiye sen bunu karşılamalısın demesi çok saçma.
0
liberal
(03.05.23)
Kesinlikle ücretsiz olmalı. İsraf, kıymet bilmeme ve dahasına kesinlikle katılıyorum; bunu doğru ve ahlaklı eğitim ile aşılması gereken bir problem olarak görüyorum.
0
lüzumsuz adam
(03.05.23)
Lüzumsuz adam gibi düşünüyorum. Verilen kitabı düzgün şekilde yıl sonunda iade edene bir miktar ödeme burs vs gibi bir şey de verilebilir
0
kisa
(03.05.23)
Ücretsiz olup olmaması tartışılır ama bence sorunuzun odağı "ücretsiz olduğu için kitaplar yerlerde" konusuysa bunun böyle olduğunu zannetmiyorum.

Ders kitaplarının okullarda çok bir karşılığı kalmadı. Hem dijital materyaller arttı hem de test kitapları ve detaylı konu anlatımlı kitaplar daha
çok tercih ediliyor ve bence insanlar haklı.

Bu durumda bence de ders kitapları ücretsiz olmamalının ötesinde, artık hiç var olmamalı. Çünkü zaten yoklar aslında. Ders kitaplarından faydalanılan bir ortam yok. Edebiyat derslerinde falan bir iki parça okunması dışında çok bir kullanım alanı bulduklarını ben görmedim.
0
akhenaten
(03.05.23)
@kisa yok artiik. ben ogrencilerime sordum kitaplar satilsin mi diye "iyi olur çalip satariz" dediler. bir de zorla verildigini, kullanmayacaklarini soylediler bazi derslerin kitaplarini.

@akhenaten dogru cogu ders icin gecerli. benimki kitaptan isleniyor yarisi kayip yine. satilmadigi icin temin de edemediklerini soyluyorlar yersen
0
🌸ala09
(03.05.23)
Ücretsiz hiçbir şeyin değeri yok. En basitinden her öğrencime ücretsiz zaman ve kaynak ayırırım ama aynı öğrenciler saatine yüzlerce lira verip benden aynı dersi daha bir ilgili ve özenli dinliyorlar. Aynısı ücretle alınan ek kitaplar için de geçerli. Nedense o pahalı kitaplar hiç kaybolmuyor.

Cüzi bir miktarla ücretli olmalı kesinlikle.
0
ruhen hastayim ben
(03.05.23)
@ala, ben anlamadım vallahi. Satılsın demiyorum ki. Ücretsiz verilsin, yıl sonunda iade alınsın. Kütüphane gibi. Temiz getirene de ödül mahiyetinde bir şey olabilir. Müze sinema bileti vb
Cazip olabilecek bir şey.

Ha bu şekilde olursa başkalarının kitaplarını çalarlar diyorsan, onu da düşünmek lazım.
0
kisa
(03.05.23)
Hiçbir hizmet ya da ürün hiçbir şart altında ücretsiz olmamalı. Hatta hastaneler ayakbasti parası almalı 200 300 lira gibi en az.
0
allah yazdiysa bozsun
(03.05.23)
Burada sorumluluk öğretmene ve aileler düşüyor, devlet hem kitabı ücretsiz veriyor hem de diyoruz ki israf olmasın diye başka bir denetleme mekanizması daha icat etsin.

Var işte denetleme mekanizması, iki tane hem de, öğretmen ve aile.

Mesela bizim öğretmen sene başında kesinlikle tüm kitapların kaplanmasını ve etiketlenmesini istiyor. Sene sonunda da herkesin kitapları okula iade etmesini istiyor ve kontrol sorumluluğunu bir iki tane veliye vererek firenin az olmasını sağlıyor.

Okul bitince okulda deli gibi eski defter kitap birikiyor, herkes getirmese de yarısından çoğu geri geliyordur.

Ha bu geri iade edilen kitaplar tekrar kullanılmıyor sanırım, sadece geri dönüşüme gidiyor.

Yani evet kitaplar ücretsiz olmaya devam etmeli, hatta yeteri kadar defter de ücretsiz verilmeli bence. Çocuklara kitaba, deftere, kaleme vs karşı sorumluluk ve saygıyı biz öğretebiliriz, devlet değil.
0
John Bloor
(03.05.23)
Ücretsiz olmalı, dönem bitimlerinde kitaplar öğrencilerden istenip geri dönüşüme yollanmalı. Geri vermeyenlerden ücreti alınmalı. O zaman azıcık da olsa kıymet bilirler.
0
kimlanbu
(03.05.23)
Bu ülkede ücretsiz her şey sömürülmeye mahkum. Maalesef öyle bir ahlak ve kültür yerleşti. Sırf bedeva diye canı sıkılınca hobi olarak sürekli ambulans çağıranları gördüm. ambulans gibi bir şeyde bile bu kadar kaynak israfı yapılıyorsa okul kitabını kim takar. Bir süre ücretli yapılabilir ya da yıl sonunda düzgün şekilde iade edemeyenden kitap parası alınabilir. Maalesef ahlakın içi oyulduğu için o düzeltilene kadar ödül ya da ceza kullanımı gerekli. Başkasının kitabını çalmayı da engelleyebilirler. Kitaplara isim yazılır ve isim sayfası olmayan kitap iade alınmaz ücreti alınır gibi bir yol üretilebilir. Ya da osym sınavlarında olduğu gibi her kitap bir kodla basılır hangi kitap kimin kitabı belli olur vs vs. Yani ona çözüm bulunur
0
yazdonumu
(03.05.23)
ben bir süredir herkes ne hali varsa görsün kafasında bir insan olmama rağmen öğrencilerin üniversiteye kadar eğitim masraflarının tamamen devlet tarafından karşılanmasından yanayım.

eğitime önem verilmeyince akp iktidar oluyor. bir kitabı 20 lira yapsan milyonlarca öğrenci o kitabı almayacak. param yok diyene de hayır var diyemezsin. millet karnını doyuramıyor bu ülkede.

kitapların kaybolmamasının çözümü küçücük çocuklara kitap satmak olmamalı.
0
bohr atom modeli
(03.05.23)
O kitapla futbol maçı yapanlar olduğu gibi her bir satırına muhtaç öğrenciler de var maalesef. Önceki senenin kitaplarını hasarsız eksiksiz verene yeni senenin kitabı ücretsiz verilebilir. Bu daha makul olacaktır. Öğrenmek isteyene her türlü imkanın ücretsiz olmasından yanayım.
0
cilekli pasta
(03.05.23)
İlköğretimde evet, sonrasında hayır.
0
nawar
(03.05.23)
Ücretsiz olmalı diyenler artı bir.
0
yalniz kizkulesi
(03.05.23)
Fransa'da da ücretsiz, kimsenin öğrenciler yirtiyor diye konuştuğunu görmedim. Demekki sorun ücretsiz olup olmamasi değil.
Misal sene sonunda kitapları geri iade ediyorlarmis. Türkiye'de sistem nasıl bilmiyorum ama sorun zaten insanlarin eğitimsizligi haliyle çocuklarının egitimsiz olması.
Misal kendim derslerde iddaa oynamış bir adamım. Eşime bunu anlatınca oha nasıl ya falan demişti. Ki o da devlet okulunda okumuş tek fark onun Fransa'da benim Türkiye'de okumam.

Halkin, çocukların eğitim seviyesi artınca o sorun da ortadan kalkar. Bunu parali yaparsaniz asıl o zaman parası olmayanlar sıkıntı yaşar.
0
logisticsmanager
(03.05.23)
Çözümü yanlış yerde arıyorsunuz. Olay kitaba parayla değer katıp kitabı korumak değil. Ben lisedeyken sabah 8'den akşam 8'e kadar dışarıdaydım. Okuldan çıkıp dershaneye gidiyordum. Okulda 3 ders, dershanede 2 ders olsa 5 kitap yapar. Hamal gibi her gün kitap taşımak istemiyor insan. Ben taşımıyordum. İstersem 1000 TL vermiş olayım, yine taşımazdım. Bu arada tembel değildim. Matematikten (türevli falan) 100 almışlığım var. Problemin kaynağı budur. MEB kitapları zaten kötüydü. Çok gereksiz kısımlar var. Çocuğa National Geographic dergisi versen daha çok ilgisini çekip okur.

Çözüm artık kâğıt kullanılmaması. Öğrencilere sadece PDF açılabilen bir kitap okuyucu verilmeli. Elektronik şeye gözü gibi bakar hepsi. Derste PDF olarak açacak kitabı. Her sene yeni kitaplar yüklenecek. Kitap okuyucudan takip edecek. Devlet istese bir şirketle anlaşıp 2000 TL'ye bile ürettirebilir. Sadece liselilere dağıtılması bile düşünülebilir.
0
dissendium
(03.05.23)
(6)

Spor sonrası ağrınız varsa, o gün spor yapıyor musunuz?

damba
Bi gün önceden spor yapmışsınız, o gün de kaslarınız ağrıyor diyelim. Ağrınız olduğu gün spor yapar mısınız?
Bi gün önceden spor yapmışsınız, o gün de kaslarınız ağrıyor diyelim. Ağrınız olduğu gün spor yapar mısınız?
0
damba
(02.05.23)
Ağrı önemli bir konu değil antrenmana başladıktan 5 dakika sonra hissetmezsin zaten olumsuz bir sonucu da olmaz ama bi nedenle acı varsa antrenman yapılmaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.05.23)
Şiddetli anormal bir ağrı ise dinleniyorum. Genelde etkilemiyor yapıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(02.05.23)
Ağrıya göre değişir.
Misal bugün sol elim aciyordu. Squat yaptim, overhead press de yaptım ama son sette aci biraz artti, bıraktı.

Bir de yapilan spora göre de değişir. Ben güç çalışıyorum. Haliyle çok yorgunsam performans almak zor. O noktada yapılan egzersize de bağlı.
0
logisticsmanager
(02.05.23)
Bogaz agrisi vs. disinda evet. Dizimde agri olmadigi gun az mesela. Spor yapmaya devam ediyorum spor yapmaktan kaynaklanan kas agrilarim oldugunda.
0
buf-e kür
(02.05.23)
Hamlama agrisiysa spor yapiyorum, hic olmadi esneme veya pilatesle kaslari rahatlatiyorum. Hatta ara sonrasi tekrar basladim spora bu aralar, agrilarim oldu dediginiz gibi, yine yaptim sporumu. Yapmayinca daha da kotuye gidiyor cunku. Bence.
0
mor oje
(03.05.23)
Ben böyle sorulara hep kendim gibi düşünüp cevap verdiğimi fark ettim ama bu yanlış tabii zira bazı farklılıklar olabilir. Yani ağrının nedeni de önemli aslında, misal yeterli ve doğru bir recovery süreci geçiriyor musun? Yani antrenman sonrası yeterli kaloriyi makroları alıyor musun kaybettiğin suyu tuzu yerine koyuyor musun ya da ne bileyim uykunu alıyor musun, bunlar da mesela iyileşme sürecini başarısız geçirdiğinde ağrıya neden olabilecek şeyler ve zamanla süreç içinde overtraining'e de neden olabilecek detaylar.

Biraz daha açmak gerekirse; Merkezi sinir sistemi sempatik ve parasempatik sinir sistemi olarak iki kola ayrılır biliyorsunuz, bu bir terazinin iki kolu gibidir; sempatik sinir sistemi sen hareket halindeyken, çalışırken, vücudun stres yüklendiği anlarda devreye giren koludur, antrenman yapmak da burayı etkiler. Burayı ne kadar kullanıyorsan "aynı derecede" parasempatik sistemi de kullanman lazım, o bölge de vücudun dinlenik haldeyken devreye giren sistemidir. Sempatik sistem stres yüklendiğinde sen iyi beslenerek ve dinlenerek parasempatik sistemi yüklersin, yani çalışarak ve dinlenerek bu teraziyi sürekli dengede tutman gerekir. Eğer çok çalışırsan ve iyi beslenmez ya da dinlenmezsen ağrıların olur. Yani iyi beslenmekten kasıt da sabah 2 tane yumurta yedim şeklinde değil; kasa verdiğin her bir hücre hasarını iyileştirecek miktarda protein karbonhidrat ve yağ makrosunu hesaplayıp almak gerekiyor. Aksi durumda bu ağrılar sürekli hale gelir, bu da "sen bir şeyleri yanlış yapıyorsun" anlamına gelir.

Dediğim gibi bunun dengesini kurmak önemli. Ben görüyorum mesela deli gibi antrenman yapıp dünyanın en dandik beslenme rutinine sahip çok insan var, yaptıkları bu sporların mesela 1 gram faydası olmuyor, bilakis zarar aslında. Düzgün bir beslenme alışkanlığı olmayan birinin spor yapması gerçekten de de faydadan çok zarar verir. Bu üstelik sadece fiziki değil zamanla overtraining sürecine girerek psikolojik olarak da olumsuz etkileri görülür, o nedenle her şeyi bir denge içinde yapmak gerekiyor.

Bunların bir kısmını senin için söyledim ama bütünü genel içindi bu arada.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
(4)

nikotinsiz elektronik sigara zararlı mıdır?

oldz
hiç bilmediğim bir konu, nikotinden bağımsız elektronik sigara zaten normal sigaradan kat be kat daha zararlı diyebilir miyiz?
hiç bilmediğim bir konu, nikotinden bağımsız elektronik sigara zaten normal sigaradan kat be kat daha zararlı diyebilir miyiz?
0
oldz
(02.05.23)
Diyemeyiz. Bilimsel olarak bir desteği yok ikinci cümlenin. Tam tersi için kanıtlar var.
0
logisticsmanager
(02.05.23)
Hic zararsiz degildir illa ki az da olsa zarari vardir. Ama normal sigara kalbe kazik sokmaksa e sigara parmaga kiymik batmasidir.

Bu arada aslinda olay likit olarak ne ictiginiz. Turkiyede merdiven alti uretim alirsaniz parmaga kiymik batmasi benzetmesi parmagin kirilmasina donebilir.
0
floydian
(02.05.23)
Sunu suraya bırakayım once

assets.publishing.service.gov.uk

Uzunca bir asset ama 5 . Sayfasında kısaca not etmiş,elektronik sigara yuzde 95 daha az zararlıdır.

Buna karsılık elektronik sigara kullandığımı gören herkes abi doktorum soyledi bu daha zararlıymış,bizim yiğenin ciğerleri su topladı gibi basma kalıp yorumlarda bulunuyor,evvelden uğraşıyordum ama evet evet oyledir diyip devam ediyorum.oldukca uzun zamandır deneyimliyorum ve geniş bir kullanıcı kitlesiyle muhatap olarak iki sey soyleyebilirim.
1-Uzun sure kullanımda dis etinde cekilme yapabiliyor,ben bunun surekli emme hareketi yapılmasıyla alakalı oldugunu dusunuyorum,
2-salt nikotinin yan etki olarak ,kalp ilacı kullananlarda olumsuz etki gösterebiliyor,benzoic asit etkisi vs.

Sigara sagliğa zararlıdır,demeyi unutmayalım.
0
duptıs
(03.05.23)
Yanıp da dumanını akciğerinin içine çektiğin bir şeyin, özellikle de gözle görülebiliyorsa çok zararlı olması dışında bir etkisi olabileceğini düşünmüyorum.

Şu anda sigaradan çok daha az zararlı gibi bir bilgiye ulaşılsa da, sizin içtiğiniz şey nasıl üretildiği nereden geldi konusu var. İçeriği biraz değişse bile ısıtılıp içinize çektiğiniz şey aşırı farklı bir etkisi olabilir.

Sigaranın bile bu kadar zararlı olduğu bilgisi çok çok eski değil.
0
burfak
(03.05.23)
(4)

işsizlik maaşı

hooiken
merhaba,11 aydır bir iş yerinde aralıksız olarak çalışıyorum. bir önceki duyurumda da, aldığım sinyallere göre bu ay dahil 3 ay içerisinde bir işten çıkarılma durumu olacağını seziyorum.işsizlik maaşı alabileceğimi düşünüyorum. son 120 gündür çalışma şartını karşılıyorum. ama "hizmet akdinin feshind
merhaba,

11 aydır bir iş yerinde aralıksız olarak çalışıyorum.

bir önceki duyurumda da, aldığım sinyallere göre bu ay dahil 3 ay içerisinde bir işten çıkarılma durumu olacağını seziyorum.

işsizlik maaşı alabileceğimi düşünüyorum. son 120 gündür çalışma şartını karşılıyorum.

ama "hizmet akdinin feshinden önceki son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi ödemiş olmak"

bu ne demek? e-devletten nasıl görebilirim bu durumu? 600 gündür işsizlik sigortası primi ödemesi dediği, burada çalıştığım 11 aydan yaklaşık 300 günü de kapsıyor mu?

son olarak, aşağı yukarı ne kadar bir işsizlik maaşı alabiliyorum? bu nasıl hesaplanıyor?
0
hooiken
(02.05.23)
Yanlış hatırlamıyorsam son 3 yılda 600 gün çalışmış olmak lazım. Aylık vergilerinizde sigorta primi oluyor, dediği o olmalı.

Haliyle alamıyorsunuz diye biliyorum eğer başka yerde calismadiysaniz.
0
logisticsmanager
(02.05.23)
o sistem değişti. son 3 yılda 600 gün sigortanızın olması lazım.
0
koela
(02.05.23)
yok, başka yerde çalıştım.

şu anlık:

2023'te 120 gün
2022'de 296 gün
2021'de 318 gün
2020 mayıs sonrası da 210 gün

prim gözüküyor. sanırım 900 günün üzerinde. arada işe girmeler çıkmalar var tabii bu 900 gün içinde. gerçi son 3 yıl diyince 2021 mayıs sonrasını mı hesaplamak lazım? eğer öyle olursa, 2021 mayıs sonrasından itibaren 620 gün yapıyor gün sayısı bugüne kadar.

son 120 gündür bir fiil çalışıyorum ama.
0
🌸hooiken
(02.05.23)
bu arada, 15 haziran 2022'de işe girdiğim bu şirket 31 aralık 2022 tarihinde "holding" oldu. hepimizin çıkışını verip, 3 ocak'ta tekrar giriş yaptılar.

hoş, ona rağmen son 120 gündür çalışıyorum eğer illa da o şart gerekiyorsa.

ama aklıma şu geldi, 15 haziran'dan sonra işten çıkarılırsam şu holdinge geçildi diye işe giriş çıkış yapılması durumu "kıdem tazminatı" durumunu yakar mı? eğer işten çıkardık sonra işe geri aldık, 1 yıl olmadı vs... diye sorun yaparlar mı? böyle bir durumda iş mahkemesine başvurabilir miyim?
0
🌸hooiken
(02.05.23)
(9)

Herkes Bir Gün Yönetici Olmak Zorunda Mı?

depresif çocuk
Yaş 31 olmak üzere.Teknik tarafta olmayı, işi yapan kişi olmayı seviyorum.Fakat şu bir gerçek ki idarecilik kariyerini tercih eden arkadaşlarım şirketlerde iyi pozisyonlara geldiler. Hem maaşları iyi hem de etki alanları daha geniş.Sizce belli bir yaştan sonra yöneticilik veya hiç olmazsa mentörlük
Yaş 31 olmak üzere.
Teknik tarafta olmayı, işi yapan kişi olmayı seviyorum.
Fakat şu bir gerçek ki idarecilik kariyerini tercih eden arkadaşlarım şirketlerde iyi pozisyonlara geldiler. Hem maaşları iyi hem de etki alanları daha geniş.

Sizce belli bir yaştan sonra yöneticilik veya hiç olmazsa mentörlük rolüne hazırlanmalı mı insan?
0
depresif çocuk
(30.04.23)
Kesinlikle hayır. Bunu gençlerle konuşurken falan hep diyorum.
Herkes müdür olmamali. Bu sebepten ortalik müdür olmaması gereken müdürlerle dolu.
Türkiye'deki sıkıntı müdür ile çalışan arasında çok ciddi gelir farkı olması. Yani ben Türkiye'de çalışırken müdürüm 5 katı maaş alırdı. E haliyle herkes müdür olmalı olayı çıkıyor.

Misal benim yerime birini almak lazım. Kimse müdür olmak istemiyor ekipte çünkü herkes rahat yasamak istiyor.

Subject matter expert olmak önemli bir şey. Misal bizde tehlikeli madde, uluslararası ticaret vs gibi şeylerin uzmanları el üstünde tutulur.

Neyse kısacası hayır. Ama maalesef Türkiye'de sıkıntı çünkü maaş çok artıyor.
0
logisticsmanager
(30.04.23)
Seninle aynı düşüncedeyim, 36 yaşındayım. Sağdan soldan müdürlük ile ilgili teklif geliyor ancak ben istemiyorum çünkü insan yönetmek şunu bunu yap demek hamurumda yok, benim için sistem ya çalışır ya da çalışmaz kafam rahat. Ancak logisticsmanager'ın yazdıklarından
dolayı arka planda tırmalayan bir düşüncede mevcut. Ben şöyle düşünüyorum alanımda öyle yetkin ve kilit olmalıyım ki maaşımı bu şekilde yükselteyim.
0
mirty
(30.04.23)
Türkiye gibi yoğunluklu olarak hizmet sektöründen veya yurtdışı menşeli markaların/operasyonların bayi/şube mantığının bulunduğu ülkelerde genellikle böyle bir düzen var gibi. Çünkü burada bir şey üretilmiyor veya geliştirilmiyor. Teknik anlamda iyi olanlar da yetkin ve kilit rollerde -bu adam iyi kaybetmeyelim ama yönetici maaşı verelim- gibi bir durumla karışlaşmıyor. Çünkü dediğim gibi, üretimin, tasarımın, pazarlama fikrinin geliştirildiği ülke burası değil. Dolayısıyla işini iyi yapanın da emeği ve yeteneği çok önemsenmiyor. Yerine yenisini bulmak ve daha az paraya daha çok iş yaptırma imkanından ilerleniyor... Diye düşünüyorum.

Edit: Teknik anlamda işinde iyi olanlar, networkünden müşteri çekerek kendi yapılanmasını kurma yoluna gidiyor gibi daha çok.
0
calmdown
(30.04.23)
(bkz. peter principle)

insanlar başarısız oldukları pozisyonlara kadar promote ediliyorlar, yetenekli oldukları alan yerine başarısız müdürler oluyorlar.

daha yeni yeni bir iki senedir faang'de yönetici olmayan ileri seviye pozisyonlar açılmaya başlandı, türkiye'ye gelmez bence uzun yıllar.
0
aguen
(01.05.23)
@logi +1

yurtdisinda calisiyorum, mudurumle aramda ciddi bir gelir farki yok, ek olarak arabasi var, benim hic ihtiyacim yok arabaya. hayatta da - en azindan bu sirkette - mudur olmam. meslegim cok keyifli, benim mudur idari islerin icinde bogulmus durumda, benden cok calisiyor bir de benim ve digerlerinin dertlerini dinliyor.
ayrica, yurtdisinda bazi sirketlerde mudurlukten ziyade sirkette ne kadar suredir calistiginiz maasinizda daha cok belirleyici rol oynuyor.
ancak turkiye'deyken deli gibi mudur olmak istiyordum. neden? gelir farki coktu, ayrica benim meslegim icin o unvan turkiye'de meslegimde ilerlemem icin onemliydi.

simdi yatay hiyerarside calisiyoruz, herkesin kendi isi var, kimse kimseye karismiyor, kimse kimseye saygida kusur etmiyor (mudur degilsin diye), bir mudurumuz var, o olmasa da isleyebilen bir sistem aslinda ama yonetim icin gerekiyor.
0
kassiopeia
(01.05.23)
herkes yonetici olmak zorunda degil. ama hedef para kazanmak ise bunun icin paranin kaynagina yaklasman lazim, bu da yoneticilikten geciyor.

bu yurtdisinda da boyle bu arada, disarida maas farki cok olmayabilir ama senin primin sene sonunda %2 ise yoneticininki %10-15dir. Ustune hisse verilir vs. Farkli avantajlari tabiiki var, yoksa kimse ayni paraya daha fazla sorumluluk ve risk ustlenmez.

yoneticilik kumasi biraz da genetik bir mevzu, matematik kafasi gibi birsey. Senden ya vardir ya da yoktur. Yoksa, seni o pozisyona bir sekilde getirseler bile boktan bir yonetici olursun, hepimiz boyle insanlarla surekli karsilasiyoruz. Yetenegin var ise zaten sorun yok..
0
cooperr
(01.05.23)
Tecrübe kazanıp yönetici olmak tercih edilmeyecekse sonraki adım ya uzmanlıkta kilit bir pozisyona gelmek, ya işletme kurmak ya da danışmanlık yapmak olacaktir. Yoksa ne kadar tecrübe olursa olsun kişi sisteme giren yeni küçük çarklar sebebiyle gittikçe dış çepere doğru itilecektir.
0
onepointzero
(01.05.23)
Bu tamamen beklentilerle alakalı, kimisi daha fazla sorumluluk almak ve insan iletişimde bulunmak istemez kimisi de tam tersi her dk ortalarda olmayı inisiyatif almayı sever. Kariyerde başarının bir ölçütü kesinlikle değil ama hep dikey şekilde ilerlediği için bizdeki anlayış böyle şekilleniyor ne yazık ki, dolayısıyla maaş ve algı açısından haklısınız daha geniş bir etkisi var.
0
crackcodemood
(01.05.23)
Değil, zaten mümkün de değil.

Yöneticilik ayrı bir kariyer. Bir meslekte çok iyi olmakla, o iş kolunda iyi yönetici olmak arasında büyük fark var.

Ama türkiye'de bu böyle anlaşılmıyor. Kendi sektörüm için konuşayım, belli bir yaş ya da tecrübe sonunda yönetici olmaya zorlanıyorsun. Çünkü aldığın maaş göze batmaya başlıyor, ekibin "yaşlısı" olarak görülmeye başlanıyorsun vs. Mesela eski şirketimin türkiye ofisinde 30-35 yaşında orta düzey yönetici değilsen şirkette barınma şansın azalıyordu. 40 yaş üstündeysen de üst düzey pozisyonlardan birinde değilsen "senior" olarak çalışmaya pek sıcak bakmıyorlardı. Ama bizim şirketin paris ofisinde 50-60 yaşında senior insanlar çalışıyordu. türkiye'de mümkün değil 50 yaşında yönetici değilsen büyük şirketlerde barındırmazlar.

Şu laf çok doğru, en iyi elemanını yönetici yaparsan, ekipteki en iyi adamı kaybedersin.

Bizde bu terfi mekanizmaları yanlış kullanılıyor maalesef. Futbol çok doğru örnek, teknik direktörün işi ayrı, futbolcunun işi ayrı. Adam futbol oynamaktan mutluysa ve orada iyiyse onu zorlamanın anlamı yok. Çünkü saha kenarındaki adamın işi farklı. İyi futbolcu iyi direktör olmuyor her zaman, ya da vasat futbolcu çok iyi direktör oluyor.

Yönetici kadro kurar, doğru adamı doğru işe yönlendirir, ekibin düzgün çalışmasını sağlar, aksaklıkları giderir. İşi idareciliktir. Ve bu epey sosyal zeka gerektirir.

Bizdeki sistemde genelde teknik becerisi en iyi adamı ya da en iyi iş sonucu üreteni yönetici yaparlar. Bu da bir kaosa dönüşür.
-sosyal becerisi olmadığı için ekibi iyi yönetemez, baskıyla iş yaptırmaya çalışır.
-yöneticiliğin ne olduğunu anlamadığı için esas idarecilik kısmını yapmaz hala iş yapmaya ya da mikro management ile uğraşmaya devam eder. Bu yüzden idari sorunlar kartopu gibi büyür.

Bunlar en temel gördüğüm sorunlar iş hayatında.

Türkiye'de yöneticiliğin cazip olmasının sebebi maaş farkının çok uçuk olması. Ekonomisi, iş kültürü oturmuş sosyal demokrat ülkelerde yöneticiyle senior seviye bir çalışan arasında efsanevi bir maaş farkı olmaz. Ama bizde her terfi yaşam standartlarında bir sıçrama demek
0
anten
(01.05.23)
(9)

Elektrikli araç tamircisi açmak?

chicha_v2
İyi kötü elektrikli araçlar hayatımızda daha çok yer etmeye başladı.Türkiye'de çok az usta elektrikli araçlardan anlıyordur.İşi bilen adam olmak için illa yurtdışında tecrübe kazanmak mı gerekir nereden başlanır?Milletin arabasını boza boza mı öğreneceğiz illa diğer ustalar gibi :D
İyi kötü elektrikli araçlar hayatımızda daha çok yer etmeye başladı.

Türkiye'de çok az usta elektrikli araçlardan anlıyordur.

İşi bilen adam olmak için illa yurtdışında tecrübe kazanmak mı gerekir nereden başlanır?

Milletin arabasını boza boza mı öğreneceğiz illa diğer ustalar gibi :D
0
chicha_v2
(30.04.23)
Abi ben sıfır yetenekle Youtube izleye izleye çamaşır makinesini tamir etmiştim, bence bu şekilde öğrenilebilir. 11 Eylül teröristleri de simülasyondan uçak kullanmasını öğrenmişti mesela, olur yani zamanla :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
Olur ama elektrikli araç alacak parası olan birini marka servisi dışında bir yere giderken şimdilik düşünemiyorum.
Yani 40 bin euroluk tesla alıp ahmet oto servisine götürmem.
Ikinci ellerinde de genel sorun batarya vs.
Bu arada bu araçların bakim istememe olayı falan da var.
Yani eninde sonunda olacak ama yurtdışında nasıl oluyormus diye bakmak lazım.
0
logisticsmanager
(30.04.23)
tamir edilecek çok parçası yok ki. içten yanmalı araçlara göre çok daha basit elektrikli araçlar. motor da zaten değiştirmek istediğinde tamir etmene değmeyecek kadar ucuz denebilecek bir parça. bakım desek bakım derdi de yok.

bence araçtan ziyade batarya tamiri yapabilecek bir tesis çok daha fazla iş görebilir. hasarlı hücreleri söküp yerine sağlamları takabilecek vs mesela. ama hiç görmedim yurtdışında da, genelde bozulan parçayı direkt değiştiriyorlar. ama o bile 5-10 yıllık vizyonda gerekli olacak şu an değil.
0
roket adam
(30.04.23)
4-5 senedir benim de aklımda var böyle birşey. özellikle batarya satışı ve tamiri konusunda fakat hem tehlikeli hem de bütçe gerektiren bir iş.

ayrıca şu anki servislerin çoğunun yanında elektrik mühendisi veya ilgili mühendisliklerden insanların bulundurulacağını düşünüyorum bundan sonra.

ama bana kalırsa genelde ustalar yetkili servislerden işi öğrendikten sonra ayrılıp kendi yerlerini açıyorlar. o yüzden önümüzdeki 5-10 senede elektrikli araç tamir yerlerinin sayısı artacaktır. Bunun dışında yurtdışında belirli komponentlerin eğitimleri oluyor, onlara gidebilirsin. Mesela benim ustam direksiyon ile ilgili anakartının tamiriyle ilgili 2 haftalığına yurtdışına eğitime gitmişti.
0
false pretension
(30.04.23)
Bence sanayide veya freelance elektrikli araç tamircilerine çok iş gelmez, fakat içten yanmalı araçları elektrikliye çevirme gibi bir sektör oluşacaktır.
0
malheiros
(30.04.23)
Güzel yerden yakalamışsınız, 2-3 yıl içinde bu alanda inanılmaz bir pazar oluşacak türkiye'de de.

Çünkü sadece tesla değil elektrikli araçlar. 250bin TL'ye de piyasada tonla küçük elektrikli araç satılıyor özellikle ticari işletmeler çok kullanıyor bunu. Ya da renault zoe vb araçlar giderek artmaya başladı. Bir de hibrit motor olanlar var...

citroen ami ya da zoe gibi arabaları kullananlar orta sınıf. Orta sınıf da yetkili servisten kaçar kaçabildiği yere kadar. O yüzden çok iş çıkacak bu arabalar üstünden sanayide.

TAbii ki bu fırsatı gören bir tek siz değilsiniz:)

bütün ticaret ve sanayi odaları bu tarz mesleki kurslar açmaya başladı.

özel firmalarda da eğitimler var. Zaten sanayide biraz kafası çalışan dükkan sahipleri ya da ustalar bu kurslara başladılar bile yakın zamanda görmeye başlarız dükkan tabelalarında "elektrikli araç motor onarım" vb yazılarını.

Bakmayın sosyal medyadaki sanayi ustalarını zır cahil ya da öngörüsüz zanneden kitleye. Akıllı adam çok sanayide, mesleki anlamda kendini geliştirmeye açık adam da çok, özellikle genç ustaların çoğu böyle eğitimler, kurslar falan oldu mu kaçırmaz genelde.

Bu kursları araştırın merakınız varsa meslek meslektir:) Ama tabii zaten bütün gün araba söküp takan bir insana daha faydalı olur bunlar.

Yine de meslek meslektir.
0
anten
(30.04.23)
komple batarya yerine hücre değiştiren, batarya yenileyen bir işletme gelecek 10 yıl içinde ihya olur o kadar net söylüyorum.

hibrit araçların bile batarya değişimi o kadar fahiş fiyatlara yapılıyor teknik servis tarafından millet şimdiden tırıl mırıl tamir ettirmenin yolunu arıyor.
0
delidir yakalayin
(30.04.23)
@delidir bataryaların hücrelerinin ömürleri aşağı yukarı aynı değil mi? Biri erken bozulduysa diğerleri de kısa sürede bozulacaktır diye düşünüyorum.
0
vizivozo
(30.04.23)
@vizivozo

bazen hücreler olması gerekenden erken ölebiliyor. baktıklarında da atıyorum 2 ve 8 nolu hücreler arızalı diyor ama servis pili komple değiştiriyor. bir pil paketi nereden baksan 10 bin usd. hücreleri 1000 usd maliyetle değiştiren tamir eden yerler var yurt dışında mesela. 2-3 sene daha kullanıyor adam. her türlü karlı yani. 10 bin usd bu arada hibrit yaris'in pili diğerleri ne kadardır allah bilir.
0
delidir yakalayin
(01.05.23)
(17)

Hayvanlarla ortak atadan gelmemizi sindiremiyorum

summerof69
Aslında şempanzenin kuzeni olmamızı, aslında şempanzelerden pek de farklı olmayan bir motivasyonla yaşıyor olmamız bana inanılmaz geliyor.Ne zaman bu aklıma gelse sanki dünya duruyor ve her şey, bütün endişelerim anlamsızlaşıyor.Sizde de benzerleri oluyor mu?
Aslında şempanzenin kuzeni olmamızı, aslında şempanzelerden pek de farklı olmayan bir motivasyonla yaşıyor olmamız bana inanılmaz geliyor.

Ne zaman bu aklıma gelse sanki dünya duruyor ve her şey, bütün endişelerim anlamsızlaşıyor.

Sizde de benzerleri oluyor mu?
0
summerof69
(30.04.23)
Canlılar olarak, sadece hayvanlarla değil bitkilerle, böceklerle hatta mikroplarla aynı mekanizmayla (dna) ürüyoruz ve aynı atadan geliyoruz. Onların sadece beyni çok gelişmiş bir modeliyiz.
Beynin işe yaramadığı bir ortam oluşursa (yüksek radyasyon) biz yok oluruz ama hamam böceği gibi canlılar yaşamaya devam eder. Yani insanı çok üstün ve farklı görmemek lazım.
0
vizivozo
(30.04.23)
Bana da normal ve rahatlatıcı geliyor. "Sen çok özelsin, süpersin, inanılmaz farklı bir misyonun var" temelli bir anlatıdansa, "Öyle denk geldi, böyle evrildin, çok kasma zaten bikaç bin yıla dünyada insanlığın soyu tükenecek" daha güzel, gerçekçi.
0
salihdt
(30.04.23)
bu bende daha cok kainatin buyuklugunu dusundugumde oluyor.

bunun disinda insanin sadece bir hayvan oldugu anlatisini evrimi yanlis yorumlamak olarak goruyorum. temelimiz diger canlilarla ortak olsa da bizleri onlardan ayiran ozfarkindaligimizin oldugunu dusunuyorum. yani insan diyince dalagiyla cigeriyle bir insani degil karakteriyle, dusunceleriyle bir insani anliyorum.

bu da bize apayri bir sorumluluk yukluyor bence.
0
antikadimag
(30.04.23)
Hayvanlarla ortak atadan gelmedigimize inandığım için böyle bir derdim olmadı.
0
etna
(30.04.23)
salihdt +1
0
fotrsapka
(30.04.23)
Hayır aksine. Bu gerçek beni hayat ile daha barışık yapıyor.
0
ruhen hastayim ben
(30.04.23)
Ancak hayvanlarla ortak bir atadan gelmiyoruz, hayvanlar alemi insanı da kapsayan bir grup, buraya dahiliz. Hayvanlar olarak örneğin bitkilerle ortak bir atadan geliyoruz.

İnsanlar için ayrı bir alem yok, nedeni açık aslında.

Aynı zamanda maymunlarla da ortak bir atadan gelmiyoruz, zaten bir maymunuz. Şempanze, orangutan, goril gibi diğer maymunlarla ortak bir atadan geliyoruz.

Bunu idrak ederseniz kafanızda biraz daha oturabilir belki mevzu. Sanırım bir bağdaştıramama durumu yaşıyorsunuz.
0
akhenaten
(30.04.23)
Bro iyi ki bu konuda fazla araştırman yok çünkü primat sınıfında bir canlı olduğumuz için aslında bizim de seni üzen bu canlıların başka bir türü olduğumuzun farkında değilsin, o nedenle üzülüyorsun. Yani şöyle düşün sen bir tekir kedisisin bense bir karakulak, biz ortak bir atadan gelmiyoruz brom ikimiz de kediyiz işte türlerimiz farklı sadece :(
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
insanlar öz anasını babasını kabullenemiyor siz yine iyi binlerce yıl öteye bakıp yapıyorsunuz.
bende öyle bir şey olmuyor çünkü ben onlarla çalışıyorum. bu bana daha sabırlı ve normal bakmamı sağlıyor.

sen hiç 2.5 litrelik kola şişesinin içine büyük abdestini yapan gördün mü? ben gördüm? nasıl yaptın lan sen onu??? düşün bi ne yapmış olabilir...

atan olabilecek canlıyı düşününce nihayetinde; bu!!! diyorsun ve kafana oturuyor.
alt katta tuvalet var. tuvaleti gelmiş, gitsene yyok. yan odaya gidecek duvara çövdürecek. e yarın orada seramikçi ya da alçıcı çalışacak yazık günah değil mi?

bizim gibi insanlar nizam olsun diye kural koymuş. biz kuyruğa gidiyoruz. o emniyet şeridinden gidiyor...

otobüste dakikalarca arkadaşıyla lak lak yapıyor. bi kapat da memlekete gidiş karakola nasıl gittim videosuna dönüşmesin.

kocaman baskı yapılmış engelli parkı, diye gidiyor oraya park ediyor.

adama diyorum ki şapçının benzini bitti al sana 2 bidon benzin kap gel. aha sana da arabanın anahtarları. sallana sallana geri dönüyor. naptın bidonlar boş? verdin galiba şapçıya benzinleri diyorum. yooo bidona mı koyacaktık benzini diyor. gitmiş arabanın deposunu fullemiş gelmiş beyin fukarası. la bu adam inşaat mühendisi ya.

50 defa diyorsun ki gece 12 den sonra ses çıkartma gene aynı.

yani bu insanların bu kadar düşük ıq'ye ve eq'ya sahip olmasını akılmantık kabul edemiyor. eğer dediğiniz gibi la bu heriflerin atası maymun ya derseniz, durum biraz daha olağanlaşıyor ve normalleşiyor. kabulleniyorsun.
0
turbo sadık
(30.04.23)
Sindiremeyip ne yapacaksın, oturup ağlayacak halin yok ya.
0
cemallamec
(30.04.23)
Yok. Aksine daha mutluyum hepimiz önemsiz canlilariz. Cevrenizdeki kisiler ve aileniz dışında yasamaniz ya da olmenizin pek bir önemi olmuyor. Düşündüğümüzde bu dünyadan kimler geçti de kimse hatirlamiyor.

Ben çok düşünmem, sindirmeye gerek yok. Yani sindirilemeyecek bir şey de yok zaten günlük hayatiniza etkisi yok.
0
logisticsmanager
(30.04.23)
önemsiz geliyor bana. ortak ata olsa da olmasa da benim için bir şey değişmez
0
paintov
(30.04.23)
Salihdt +1
0
abelardo
(30.04.23)
Bro aslında biraz geriye gidersek keseli sıçanla ve ornitorenk hayvanlarıyla gerçek anlamda ortak atamız var biliyor musun, bence bunu hazmetmek daha zor olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
Yanlışınız var şempanzeden gelmiyoruz miselyum dan geliyoruz. Eminim bu bilgi sizi daha çok etkileyecektir mantarlar ve hayvanlar aynı ortak atadan, miselyumdan gelmektedir evrimsel süreçte iki kola ayrılarak yollarına devam etmişlerdir.
0
apocalipy
(30.04.23)
atayı neye göre seçiyorsunuz? sonuçta tüm hayat tek hücreliden evrilmedi mi?
0
vizivozo
(30.04.23)
kainatin buyuklugunu ve evrenin gecmisini dikkate aldigimizda, goz acip kapayincaya kadar gecen bir zamanda bu bedende yasiyorsunuz. hicbir ozelliginiz ve oneminiz yok. dunya sizden once cooook uzun zamandir vardi, sizden sonra da var olmaya devam edecek. bu cok guzel ve rahatlatici. kendinizi bu kadar ciddiye almayin.

ama hayatiniz onemli cunku yasam muhtesem bir sey. yasaminizdaki en onemli aktor her zaman ilk once sizsiniz. bu cok guzel. kendinizi ve yasam deneyiminizi bu nedenle cok ciddiye alin.
0
kassiopeia
(01.05.23)
(17)

İyi mi yapmışım eziyet mi çektirmişim

coner
Beraber iş yaptığımız durumu iyi olan kişiyle toplam 4 kişi iş için yurtdışına seyahati benim planlamamı istediler,İstanbul’dan direk tokyo (12 saat civarı) kişi başı 45 bin liraydı toplam 180 bin tutuyordu.Sonrasında biraz araştırdım, İstanbul, dan Saraybosna ya 6 saat sonra Saraybosna dan İstanbu
Beraber iş yaptığımız durumu iyi olan kişiyle toplam 4 kişi iş için yurtdışına seyahati benim planlamamı istediler,

İstanbul’dan direk tokyo (12 saat civarı) kişi başı 45 bin liraydı toplam 180 bin tutuyordu.

Sonrasında biraz araştırdım, İstanbul, dan Saraybosna ya 6 saat sonra Saraybosna dan İstanbul’a geri gelip tokyo ya uçan uçak hepsi dahil 30 bin liraydı ( 20 saat civarı)

Toplam 120 bin lira tuttu, 60 bin lira kâra geçirdim ama acaba zulüm mü oldu.
Hep beraber gidelim ilk defa gidiyor diye ayrı almayı da düşünmedim,

Almadan önce söylemiştim ancak yinede aldıktan sonra biraz mırın kırın etti , bileti değiştirsek mi diye.. olan oldu da fikir almak istedim
0
coner
(30.04.23)
180 verilebilecekken almadiysaniz eziyet evet.
0
unidentified floating object
(30.04.23)
Eziyet ki ne eziyet. O 60 bin tl nin yarısı mağdurlara dağıtılarak gönülleri alınmaya çalışılmalıdır.
0
Tisatiaşer
(30.04.23)
Şirketim böyle bir şey önerse yöneticime o seyahate kendin git derim. İş seyahati zaten zor bir şey, üstüne zaten uzun bir uçuş yapılacak, onu daha da eziyet haline getirmişsiniz. Bu seyahate gidecek adamlardan hayır gelirse onlara plaket vermeniz lazım, ben olsam olay çıkarırdım. Şirketin 2 bin doları yoksa seyahat falan planlanmasın, turizm değil bu sonuçta iş.
0
roket adam
(30.04.23)
Eziyet evet.
0
logisticsmanager
(30.04.23)
Aha bu
youtube.com
0
kisa
(30.04.23)
tokyo zaten pahali bir rota, 4 kisi gidiliyorsa 60 bin tl (3 bin dolar) orada yapilan is icin bi para da degildir.
bir de tasidigin kisiler kiymetli kisilerse
ozel bi yetenegi olan teknik elemansa, iner inmez toplantiya girmesi gereken yonetici falansa
hayattan bezdirir o 6 saat fark adami
bi acenta ile gorusup, cezali falan degistirin bileti
o 6 saat / in bin / 1 gune mal olur tokyoda verim acisindan
0
Corc
(30.04.23)
ben mi yanlış anladım, ortada şirket yok siz farklı işadamları/kadınları olarak kafanıza göre gidiyorsunuz sanırım? Öyleyse kar etmek kiminin hoşuna da gidebilir veya almadan konuşulmalıydı işte.

Eğer bir şirkette çalışan 4 kişi ve şirket ödüyorsa gereksiz ve eziyet olmuş.
0
nhk ni youkosu
(30.04.23)
istanbul'dan once saraybosna'ya ucup, sonra tekrar istanbul'a donmek kismi biraz absurd olmus :)

adamlarla alay ediyorsun gibi :D
0
baldur2
(30.04.23)
abi is adamiysam kisi basi 15 bini vereyim de beni bosnaya ucurma derdim. cok sacma olmus. buna cok ciddi tepki gelmezse sasiririm.
0
antikadimag
(30.04.23)
nhk ni youkosu+1 ortada sirket falan yok sanki:) Biraz daha bilgi verebilirdin is seyahati mi, tatil mi? Ogrenci isi olmus.
0
freedonia
(30.04.23)
Aşırı saçma olmuş. Ben olsam seyahati reddederim.

Bir laf vardır Anadolu'da: 'Ağanın malı, marabanın canı gidermiş.'
0
mekaniker
(30.04.23)
İster istemez güldüm. Bence kült haline gelecek bir duyuru :’)

İptal etmek mümkün ise etmelisiniz bence. Hem psikolojik hem de fiziksel olarak yıpratıcı bir yolculuk olur.
0
ruhen hastayim ben
(30.04.23)
Eğer şirket sizinse bu durum bir bakıma hoş karşılanabilir. Ama şirkez sizlerin değil ise ben olsam o seyahate katılmak istemezdim. Bizim şirkette, böyle durumlarda, şirketin karı için uğraşan kişiler genelde elleri hep boş döndüler.

Kısacası şirketin kazanacagı 60bin tl den sizene..
0
sislerrr
(30.04.23)
Para kısıtlı olsa ve gezme isteğiniz de fiziksel yorgunluğu göze alacak kadar çok olsa yapılır. Şu durumda ise tam bir eziyet.
0
asteriks
(30.04.23)
Daha karlı diye aktarmalı gitmek başka bir durum, burada yaşanan başka.
İstanbul -> Saraybosna
Saraybosna -> İstanbul
İstanbul -> Tokyo
Gereksiz yorucu ve saçma olmuş.
İlk okuduğumda Bosna'dan Tokyo'ya okuyup mantıklı bulmuştum ama tekrar okuyunca şoka girdim.

Bu maliyet şirket tarafından karşılanıyorsa içimden küfür ede ede yola çıkar eğer şahsi ise planı bozup kendim direkt Tokyo'ya gitmeyi teklif ederdim sanırım.
0
mutekebbir
(30.04.23)
Çalışanlar bana gelse abi mobbing davası açalım diye net kullanacağım bir done... Hiç insani değil üzgünüm...
0
apocalipy
(30.04.23)
Genel olarak haklısınız ancak güzel oldu, herkes memnun kaldı.
Klasik ekşici dınlemeyeceksin:)
0
🌸coner
(03.05.23)
(2)

Gıda Analizi

karincaezmezuo
Selamlar, Malumunuz, gıda konusunda bir sürü endişelerimiz var. Hele bir de bebek eklenince.. Kemikli ilik suyu olsun, zor zamanda kullandığımız hazır bebek mamaları olsun, gerekirse organik diye aldığımız sebze meyveler olsun, belli başlı üretici ve markalar dışında alışveriş yapmamak istiyorum. Bu
Selamlar,

Malumunuz, gıda konusunda bir sürü endişelerimiz var. Hele bir de bebek eklenince..

Kemikli ilik suyu olsun, zor zamanda kullandığımız hazır bebek mamaları olsun, gerekirse organik diye aldığımız sebze meyveler olsun, belli başlı üretici ve markalar dışında alışveriş yapmamak istiyorum.

Bu ürünlerin gıda analizini yaptırabileceğim, sürekli çalışabileceğim, gerek kimyasal gerek ağır metal gerek organiklikleri açısından veriler elde edebileceğim güvenilir bir laboratuvar ya da izlemem gereken yol hakkında bilgi verebilecek olanlara selam ederim :) lütfen pas geçmeyin.
0
karincaezmezuo
(29.04.23)
Abi Türkiye'de bu iş zaten kötü de bak Fransa'da lactalis ki hayvan gibi firma salmonella bulaştırdı.

Gene geçen sene kinder'de salmonella çıktı.

Yani bu işler öyle senin kendin labaratuvar ile yapacagin şeyler değil. Bu batch temiz çıkar diğeri patlar. Fransa'da buna özel site var, misal x batchte yabancı madde çıktı diye yayınlaniyor, sonra marketlerde afisleri asiliyor, satın alanlara para iadesi vs oluyor.

Kısacası lafin özü şu; bugün aldığın ile haftaya aldığın ürün aynı olmayabilir. Her üretim batchinde farklı bir şey olma ihtimali var. Malesef bu bireysel olarak değil devletin yapması gereken bir şey.
0
logisticsmanager
(29.04.23)
selam,

her giren ürünü değil de organik ve katkısız olarak satış yapan markaları tek seferlik güven testine sokmak istiyordum. güzel bir hobi olurdu benim için ama ev ortamında yapılamayacağını anladım.

teşekkürler.
0
🌸karincaezmezuo
(19.05.23)
(2)

spor için takip ettiğiniz bir uygulama var mı?

damba
spor için, günlük spor takibinizi yaptığınız, verim aldığınız, ücretliyle parasına değer dediğiniz telefon uygulamanız var mı?
spor için, günlük spor takibinizi yaptığınız, verim aldığınız, ücretliyle parasına değer dediğiniz telefon uygulamanız var mı?
0
damba
(29.04.23)
fitify, adidas training. ben bunlardan memnundum.
0
bir ileti paylastim
(29.04.23)
5/3/1 için; keylifts.
Yılda 25€ mu ne veriyorum, acayip mutluyum.
0
logisticsmanager
(29.04.23)
(4)

beslenme saatleri, aralıklı oruç

damba
arkadaşlar merhaba,bir süre diyetisyenle diyet yaptım, ama katlanamadım. bir sürü yasaklar, yediklerin belli vs. aralıklı orucu yediklerimin oranına dikkat ederek yapıyorum (protein, karbonhidrat oranı vs) fakat gün içinde bazen akşam yemeği ve sabah yemeği saatlerim değişiyor.akşam en geç 19.00'da
arkadaşlar merhaba,

bir süre diyetisyenle diyet yaptım, ama katlanamadım. bir sürü yasaklar, yediklerin belli vs. aralıklı orucu yediklerimin oranına dikkat ederek yapıyorum (protein, karbonhidrat oranı vs) fakat gün içinde bazen akşam yemeği ve sabah yemeği saatlerim değişiyor.

akşam en geç 19.00'da yemeği kesmiş olmayı hedefliyorum ama bazen 18.30'da yiyorum, bazen 18.00'de vs. sonrasında sabah yemeğimi de min 16 saat aç kalacak şekilde ayarlıyorum.

diyetisyenim her iki öğünü de belirli bi saatte yememi tavsiye etmişti, var mı böyle bir şey sizce? neden böyle demiş olabilir?
0
damba
(29.04.23)
bunların hiç önemi yok. elinden geldiğince uzun süre aç kal. gerisi hikaye.

ancak, omad yapıyorsan öğlen saatlerinde yemenin biyoritime daha uygun olduğuyla ilgili bir araştırma hatırlıyorum.
0
alperz
(29.04.23)
istersen gece 1'de ye aksam yemegini, son lokmandan sonra 16 saat aclik gecirmen yeterli.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(29.04.23)
Akşam 7'de yemek yemekle gece 1'de yemek yemenin vücut için bi farkı yok normalde, diyetisyen belirli bir rutin olsun diye böyle yapmıştır. Aslında böyle yapmak da zorunda değilsin, yani diyetisyenin sana IF yaptırmasının nedeni senin kalori almanı engellemek, başka bir nedeni yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.04.23)
Kaleci +1

Eğer o araliklar arasinda gidip 3 bin kalori alirsan gene kilo alacaksin. Bu sebepten kalori takibi yapılmayan hiçbir program ise yaramayacak. Yediklerini dikkat etme olayı da kalori. Az önce oreo enrobed yedim, tanesi 105 kalori. Neredeyse 100 gr tavuk kadar.

Zamanının pek bir önemi yok yani ama rutin olan her şey daha düzenli yapılır.
0
logisticsmanager
(29.04.23)
(8)

ilaçların etken maddesi azaltılıyor olabilir mi

huzurlarinizda huzursuzluk
Salı gününden beri rahatsızım. Ecza deposu gibi oldum. Soğuk algınlığı falan başladık, antibiyotik devam ediyoruz doktor önerisi ile.Malum artık günümüzde hiçbir şey eski kalitesinde değil.Sizce artık ilaçlar(soğuk algınlığı, antibiyotik vb.) etkisizleşmiş olabilir mi? Yani ekonomik kriz sebebi ile
Salı gününden beri rahatsızım. Ecza deposu gibi oldum. Soğuk algınlığı falan başladık, antibiyotik devam ediyoruz doktor önerisi ile.

Malum artık günümüzde hiçbir şey eski kalitesinde değil.

Sizce artık ilaçlar(soğuk algınlığı, antibiyotik vb.) etkisizleşmiş olabilir mi? Yani ekonomik kriz sebebi ile etken maddeleri falan azaltılmış olabilir mi?

En basitinden burun spreyi bir fıs sıkınca burnumu açarken, artık açıyor açmıyor arası bir şey. İyileşemiyorum resmen, var mı böyle düşünen merak ettim :)
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(29.04.23)
Etken maddeler mg olarak yazıyor. Karşılaştırmak gerekir eski zamanlarla. Böyle bir şey olduğunu zannetmiyorum. Bakteriler direnç kazanmış olabilir. Bu zaten çok uzun süredir tartışılan bir konu.
0
dissendium
(29.04.23)
Dissendium+1 ama mesela şu nurofen denen ilaç eskid n çok etkiliyken şimdi bir işe yaramıyor. Bu arada son dönem etkisi artan tek ilaç parolmuş gibi geliyor bana.
0
primetime
(29.04.23)
bakteriler direnç kazanıyor, etkisi kadar etki etmemeye başlıyor. bunun nedeni sizin örneğinizde olduğu gibi soğuk algınlığına bile antibiyotik yazan doktorlar :) 3. kuşak antibiyotikler var onlar biraz daha iyi.
0
delidir yakalayin
(29.04.23)
bende de tam tersi durum. çocukken ve lisede dört beş gün sürünüp iyileşemezken şimdi bir kapsül parasetamol bile beni iyileştiriyor.

bence bağışıklığınızı inceleyin. bu tabi bencesi :))
0
alperz
(29.04.23)
Delidir +1
Türkiye'de ciddi bir antibiyotik kullanimi var(di). Annemler misal kullanir. Ben en son ne zaman kullandim hatirlamam. Peynir ekmek gibi yazılıyordu Türkiye'de.
0
logisticsmanager
(29.04.23)
Yanlış ilaç kullanımı nedeni ile,

Burun spreyi zaten bağımlılık yaratan bi ilaç. Alıştıktan sonra eski etkisini görememeniz çok normal.

Antibiyotik kullandığınızdada bir bir grup bakteriyi öldürken geriye güçlüler kalıyor. Hayatınıza vücudunuzda daha güçlü bakterilerle devam ediyorsunuz. Sonra en ufak vücut direnciniz düşte hastalanıyorsunuz. Antibiyotik kullanmanın yan etkileri de bunlar.

Kötü besleniyor vs olabilirsiniz. Eskiden vücudunuz kötü şartları kaldırırken artık kaldırmadığı için güçsüzleşiyor olabilir.

Kovid zamanı eve kapandığımız için, maske taktığımız için vs bağışıklığımız iyice zayıfladı. Çünkü izole ettik kendimizi günlük bakterilerden. Bu nedenle eskiye göre daha zayıf bir bağışıklığınız olabilir.
0
zimbirik
(29.04.23)
Ya bu "muadil" ilaçların, "muadil" olarak kabul edilebilmesinin bir limiti var. İşte deney yapıyorlar ya ilaçlarla, tam rakamı hatırlamıyorum ama işte orijinal ilacın %70'i kadar etkiliyse "muadil" kabul edilebiliyor vs.

Şimdi ilk ilacın etkisini 100 kabul et. Buna muadil olarak çıkan X ilacı 70 etkiyle kabul edilebiliyor. Sonra bi ilaç daha çıkıyor, bu da X'in muadili olsun, bu sefer 70 * 0.7'den 49 etkili olmasına rağmen muadil olarak kabul edilebiliyor. İlk ilacın yarısı kadar etkili, ama muadil işte.

Aynı miktarda etken madde kullansa bile biyoyararlanım oranına etki eden bir sürü başka faktör var. Bu maddeyi nasıl saflaştırdın, ne koşullarda, ne süre muhafaza ettin vs.
0
plutongezegendegilmi
(30.04.23)
@delidir yani başta antibiyotik verilmedi, nurofen falan verdi. devamında iki gün ölü gibi yattım, üçüncü gün duymamaya başladım tekrar hastaneye gittim. Bu sefer hem orta kulak iltihabı olmuşum hem faranjit olmuşum. belki başta düşük dozda başlasaydık böyle olmazdı diye düşünüyorum. Antibiyotiksiz de olmuyor maalesef.
0
🌸huzurlarinizda huzursuzluk
(30.04.23)
(21)

Bir tişörte en fazla kaç para verirsiniz

dissendium
Bir tişörte en fazla kaç para verirsiniz/verdiniz?Bir tişört için 1500 TL fazla mı?Pahalı şeylerden 1 2 tane mi alırsınız, hep mi alırsınız?Sağ olun.
Bir tişörte en fazla kaç para verirsiniz/verdiniz?

Bir tişört için 1500 TL fazla mı?

Pahalı şeylerden 1 2 tane mi alırsınız, hep mi alırsınız?

Sağ olun.
0
dissendium
(29.04.23)
benim için çok fazla. 300-400 liraya birkaç tane alırım onun yerine. kaban, ayakkabı gibi şeylerde sıcak tutması, konforu vs önemli ama tişörtte o kadar yüksek bir kalite arayışım yok.
0
faberkastelli
(29.04.23)
Pahali demek değil ki kaliteli.
1500 liralik tshirt= organik pamuk? Etik üretim? Pamuk gramajı? Hepsinz göre değişir.

Ama avrupa'da etik üretim yapan yerler için bile pahalı olan bir parayı vermem hayatta.

Benim oranim 30-40 euro civarında.
0
logisticsmanager
(29.04.23)
giyim kusama cok para harcamam. sadece teknik olarak onemli bir bolgeyse, yani ayakkabi veya montsa cok harcarim. ic camasiri, tisort vesaireye bu kadar vermem.

giyim kusam, moda kadar kar marjinin yuksek oldugu sektor azdir. asket diye gavuristan'da meshur bi tisort markasi mesela maliyet kalemlerini her tisort icin veriyor. buna 50 istiyorlar ama 12'ye mal etmisler.

www.asket.com
0
antikadimag
(29.04.23)
20€ u asmamistir o da yurt disinda diye. trde 10€ bandini gecmez. ama biri 3kya tisort alsa niye aldi diye hayiflanmam tisort giyen begendigi modeli alsin. benim icin ana parca tisort degil hicbi zaman. ceketin icine giydigim dumduz bisi veya max spor markalarin evde giymelik urunleri
0
ala09
(29.04.23)
@antikadimag: zara vs firmalarina bakarsaniz kar marjlari bu kadar değil ama amaclari daha çok satmak, daha hizli satmak.
Asket senede 150 milyon tane tshirt satabilseydi kar marjini daha düşük tutardi. Bunlar karsilastirilabilecek sektörler değil.

Ben gene kar marjini yazan ve siparis ile üretim yapan firmalar biliyorum. Pantalon üretiyor 3000 bin tane. Iphone da 3 bin tane satilsa hayvan gibi kar marji olurdu.

Tabiki yıllık hacmi ufacık olan firma daha çok kar yapmaya calisacak. Bu böyle olan her sektörde aynı.
0
logisticsmanager
(29.04.23)
Massimo Dutti’de 600 lira. Genelde oradan alırım. Daha fazlası pahalı gelir.
0
gabe h coud
(29.04.23)
herkesin bütçesi farklı. 200-300 veririm en fazla.
0
jelly bear
(29.04.23)
Her ürüne her fiyat verilebilir, hiç yadırgamam. Ama tişört ana parça değil benim için de +1 O yüzden vermezdim neticede basit bir parça. Fakat hayatımın tişörtü, gelmiş geçmiş en güzel tişört bunun muadilini asla bulamam diye düşünüyorsam -ki bu mümkün değil- kendimden onu esirgemem :d
0
ruhen hastayim ben
(29.04.23)
marks and spencer'da indirim yoksa 400 gibi bir fiyattan başlayıp 600-700'e çıkıyor. en son 400 verdim... daha fazlasını veremem.
1500 hele aşırı aşırı fazla. organik pamuk istiyorsam, keten istiyorsam kısacası kumaş kalitesi arıyorsam o fiyatın çok altına da bulabilirim -ki gerisi zaten etiketine verilen ücret oluyor...
0
anna sun
(29.04.23)
yakın zamanda 2 bin TL verdim. Polo yakalı arkadaşlarımızdı. Kıyafetlerimi genel olarak çok uzun süre giyiyorum. Etikete verdiğim para kaliteden daha fazla biliyorum ama verdim. yine olsa yine veriaslkdja

Bunun yanında çok ucuz t-shirt'lerim de var çünkü beğendiğim şeyleri markasına bakmadan alıyorum. hatta çok beğendiğim her giydiğimde de birçok insan tarafından övülen bir iki t-shirt'üm var ve markaları KOTON. aksdjalksjdalkdjal
0
sparkle kiddle
(29.04.23)
İşe falan giyeceksem iyi markaysa kaliteliyse veririm. Bir de ben kıyafetime iyi bakarım. Temel şeyleri markalardan alırım ama indirim takip ederim.
Ama dışarda giymeye, gezmeye vermem. Kurdan dolayı yüksekse yine vermem. tişörtün ömrü çok az.
0
wishmaythşngs
(29.04.23)
500'den fazla verirsem kendime kizarim, henuz yasanmadi boyle bir sey.
0
unidentified floating object
(29.04.23)
ailesinin tekstil atölyesi olan bi arkadaşım vardı, ünlü yabancı markalara fason üretim yapıyorlardı

o zamanlar mavi jeans vs standart tişörtler 20 liraydı, biz bunları 5 liraya malediyoruz demişti

daha iyi marka daha iyi kumaş bir tişörte en fazla 80lira verilir demişti, ondan sonrası kalite hep aynı daha fazla yapacak bir şey yok demişti
0
freebird5406_2
(29.04.23)
Cevaplar beni şaşırttı açıkçası. Duyuru'dan Beymen falan beklerdim. Çünkü Nike bile 1500 2000 TL arasında sweat satıyor. O zaman ek soru sorayım. Hangi markaları tercih ediyorsunuz tişört, sweat için? Sağ olun.
0
🌸dissendium
(29.04.23)
Max 85 Euro. Edit ailem tektilci, bende ünide tişört kapşonlu ürettim, kumaşları çok iyi biliyorum. Gerçekten iyi tişörtü ucuza alamazsınız. MAvi'de bir daha çöp almam. En son bugün 3 ay önce aldığım pantolon yırtıldı, hep aynı şey. Aldığım mavi tişörtler iki yıkamada gidiyor. Marco Polo, Lacost, Under Armor, Massimo Dutti, GAP vb. Kapşonlu GAP'in kaliteli. Nike Academy Pro koşu ceketleri çok kaliteli. Under Armor dikişleri zayıf ama kesimleri güzel oturuyor.
0
abi bi dizi buldum on numara
(29.04.23)
tişört benim için evde tayt/eşofman üzerine giydiğim bi şey olduğu için 1.500 vermem. %100 pamuk tişörtler var ve 5’te 1’i fiyatına. eğer ceket, elbise, ayakkabı gibi giyim ürünleri olsaydı zaten 1.5’e düzgün bi şey bulmak zor. ama tişört için? big no.
0
deartheodosia
(29.04.23)
Valla ben aylardır joy division tişörtüne bakıp almaya yönelik bir girişimde bulunmuyorum. Demek ki benim için 300TL şu an sınır.
Özünde altı üstü bir tişört ne kadar şey vaadedebilir ki diye düşünüyorum. Pamuklu olması en önemli kriter. Ama bu ekonomide her şey uçtuğu için normale olan algımız da değişti.
0
Amaranta ursula
(29.04.23)
50 liradan fazla vermem yazacaktım ama 50 liraya atlet bile yok :D en son 3-4 sene önce tişört aldım. Genelde kıyafete pek para harcamam orta halli markalardan alırım en fazla. Ancak elektronikte paraya acımam.
0
Erestor
(30.04.23)
max 300TL belki 400TL
100% pamuk ve desensiz alirim
max cizgiler olabilir
tisörte cok para verilmez
0
sonsuz
(30.04.23)
1800 lira veriyordum son bir yıldır timsah abiye,son aldığımda 2500-2700 e çıktı fiyatlar.klasik 7 numara benim için özel dikilmiş gibi o yüzden düzenli bir şekilde alıyorum.haftada 3-4 gun polo yaka giyiyorum.

Son donemde under armour v yakalı tshirtlerine takıldım birde onlarda 400-600 arasında fiyatlarda.
0
duptıs
(30.04.23)
Sevdiğim ürünlerden 2 tane alırım,

Para göreceli size 1500 lira uygunsa alabilirsiniz
0
coner
(30.04.23)
(5)

Müdürlük görüşmelerinde istersen ekibi gönderebilirsin denmesi

condom kurşunu
Yeni bir şirketle görüşüyorum bir süredir. Şu an hali hazırda çalışan bir ekip var ama memnun değiller, bu yeni gelen müdüre de bunlar zaten eytli istersen kovabiliriz sen kendine ekip kurarsın diyorlar. müdürlk görüşmelerinde hep böyle mi oluyor Normal mi bu?
Yeni bir şirketle görüşüyorum bir süredir. Şu an hali hazırda çalışan bir ekip var ama memnun değiller, bu yeni gelen müdüre de bunlar zaten eytli istersen kovabiliriz sen kendine ekip kurarsın diyorlar. müdürlk görüşmelerinde hep böyle mi oluyor Normal mi bu?
0
condom kurşunu
(29.04.23)
Hiç normal değil, benim için dealbreaker hatta. Ne ekip kurmak kolay ne de güçsüz ekiple çalışmak. Daha işe almadığı yöneticiye böyle kafa uçurmacı yaklaşan işverende de sıkıntı var.
Böyle düşünülse bile öyle kolay dile getirilmez, önce bir düzeltme yapılabilir mi ona bakılır. Kurum kültürüne dair fikir veren bi durum.
0
Bruce
(29.04.23)
Değil.
Bütün ekibi kov denilen yerde sıkıntı vardır. Kimse düzgün çalışılan yerde insanlari kovmaz bu şekilde.
0
logisticsmanager
(29.04.23)
Bence normal. Müdür zaten bir bölümün başı olan kişidir. İşe alınmaktan bağımsız bu. Sana yetki veriliyorsa o bölüm düzeltilmek isteniyordur. Ama önce kendin gözlemle. Çalışanlarla konuş. Ortada işveren sinsiliği olabilir. Ama çalışanların sorunlu olma ihtimali de var.
0
dissendium
(29.04.23)
eski isimde gelen ekibiyle geliyodu ve ortalama kalis sureleri 2 seneydi. bu belki fikir verir
0
ala09
(29.04.23)
icracı müdürler genelde ekibiyle gelirler. rahat bir iş olsa, işleyen kurulu düzen olsa zaten ekibini getirmeyi düşünmez kimse. demek ki ciddi sorunlar var, gerekirse başka yerde işleyen düzeni getir buraya kur diyorlar. piyasadaki işlerin %80’i böyledir. kimse kimseye rahat müdürlük vermez.
0
gabe h coud
(29.04.23)
(6)

Türkiye'de etik ve kaliteli şekilde kıyafet yapan firmalar hangileri?

logisticsmanager
Etik dediğim misal pamuğu organik, nereden geldiği belli, gramaji belli.Üretimlerini ucuz iş gücüne dayandirmayan.Kaliteli olarak da hızlı giyime karşı çıkan firmalar. Yani senede 100 tane tshirt değil de belki 5 tane çıkaranlar.Avrupa'daki sevdiğim firmalari buldum, biraz Türkiye bakayım dedim.
Etik dediğim misal pamuğu organik, nereden geldiği belli, gramaji belli.
Üretimlerini ucuz iş gücüne dayandirmayan.

Kaliteli olarak da hızlı giyime karşı çıkan firmalar. Yani senede 100 tane tshirt değil de belki 5 tane çıkaranlar.

Avrupa'daki sevdiğim firmalari buldum, biraz Türkiye bakayım dedim.
0
logisticsmanager
(29.04.23)
Begojeans var kot alanında, kurucusu eski kot taşlama işçisi ve bu konunun yıllarca aktivistliğini yapmış biri. Hayat hikayesi çok ilginç gelmişti, ürünleri de güzel görünüyor ama hiç alıp denemedim
0
nundu
(29.04.23)
Armedangels, Alman markasi, üretim yeri de Izmir. Bulabilirseniz alin Türkiye´de. Ürün kalitesi cok iyi. Stella Mccartney Türkiye pazarinda.

Türkiye´den markalar derseniz... Saude geri donusturulmus kumaslarla calisiyor, spor kiyafetleri. Ben memnunum, zaten 30 tane spor kiyafetine ihtiyacim yok, basit ve fonksiyonel parcalar olmasi yeterli. Eskitemedim Saudeleri. Tavsiye ederim.

Sorunun tam cevabi degil, ama Runda da iyi bir altin markasi. Ailecek kullaniyoruz, el isciliklerinden memnunuz.
0
buf-e kür
(29.04.23)
0
vedatchilipeppers
(29.04.23)
bi tek asket'i biliyorum boyle az once de bi duyuruya yazdim. yurtdisi ama.
0
antikadimag
(29.04.23)
@antikadimag; yurtdışı firmalar ok. Türk baktım var mı diye. Çünkü yurtdışı firmalar da ya pamuğu ya bir iki işi Türkiye'de yaptirtiyor.
0
🌸logisticsmanager
(29.04.23)
gallus teksitl var ürünleri germirli'de satılıyor, germirlinin kendi ürünleri özellikle gömlekleri çok iyidir.
www.germirli.com.tr
gallusltd.com

radenim var denim ağırlıklı üretim yapan.
radenim.com
0
sealth
(01.05.23)
(3)

bu romanı bilen var mı?

istististist
savaşla dalga geçerek başlayan ( ya da askerlikle), mizahi yanı kuvvetli, kült bir roman vardı.bu saçma bilgilerle romanı bulabilir miyiz bilmiyorum ama en azından tahminleri alabilirim :))
savaşla dalga geçerek başlayan ( ya da askerlikle), mizahi yanı kuvvetli, kült bir roman vardı.

bu saçma bilgilerle romanı bulabilir miyiz bilmiyorum ama en azından tahminleri alabilirim :))
0
istististist
(29.04.23)
@anlatamıyorum;

değil malesef, onun kadar meşhur değil. tek kelimelik bir ismi vardı.
0
🌸istististist
(29.04.23)
Catch-22 mu?
0
logisticsmanager
(29.04.23)
dizisi de çok başarılıdır.
0
oldtimer
(29.04.23)
(6)

Fitness için ayakkabı tavsiyesi

birbuket
Merhabalar. Hemen yıpranmayacak, tabanı rahat bir ayakkabı önerebilir misiniz? Skechersdan 2 model getirttim ama emin olamadım. Yoksa çok da kasmasam mı?
Merhabalar. Hemen yıpranmayacak, tabanı rahat bir ayakkabı önerebilir misiniz? Skechersdan 2 model getirttim ama emin olamadım. Yoksa çok da kasmasam mı?
0
birbuket
(28.04.23)
Ben yıllardır salona giderim doğru ayakkabılarla çalışan pek kimseyi görmedim, yani pofuduk yastıklaması olan koşu ayakkabısıyla squat yapan insanlar gördüm hep intihar timi gibiydi hepsi. Yani demem o ki sen de Skechers almışsın o da muhtemelen koşu ayakkabısı gibi bir şey. Eğer eline dumbbell falan almalı bir çalışma şeklin olacaksa ayakkabı seçimi buna uygun olmalı. Yani tabanı sert alçak, sağa sola esnemeyen hatta tercihen kauçuk tabanlı ayakkabılar olmalı, yani rahatlık güzellik aranmamalı, önemli olan seni sakatlıklardan koruyacak olması olmalı. Misal en iyi ağırlık ayakkabısı Converse'dir. Dünyanın en rahatsız ayakkabısı ama tabanı çok stabil olduğu için her türlü sakatlığa karşı, özellikle bileklerini çok iyi korur. Onu dışında Futsal Ayakkabısı diye aratın, onlar da ideal gym ayakkabısıdır. Tabii bu bilgileri sadece senin için vermiyorum ağırlık çalışmasına Nike Air Max giyerek gidenleri/gitmeyi düşünenleri de hesaba katarak veriyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.04.23)
@Mirket, spor salonuna gideceğim. Koşu bandı, step vs için. Ayaklarım biraz sorunlu.
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet, ağırlık çalışmayı düşünmüyorum. O halde benimkiler uygun gibi görünüyor sanırım.
0
🌸birbuket
(28.04.23)
@kaleci dünyanın en iyi ağırlık ayakkabisi converse dedi sırf ona karşı çıkmak için geldim :) dünyanın en iyisi adidas powerlift 4 tartışmaya kapalıyım :)

Neyse ağırlık vs çalışmayacak kişi normal decathlon ayakkabısı alip gecse yeter. Çok paraya gerek yok.
0
logisticsmanager
(28.04.23)
Logi. biliyorsun PL biraz farklı bir disiplin onların ayakkabısı da ona uygun oluyor, ben PL yaparken squat için farklı deadlift için farklı ayakkabı kullanıyordum, aslında deadlift'i çorapla yapıyordum yalan söylemeyeyim gkjfh Senin ayakkabı anladığım kadarıyla biraz hibrit biraz ayakkabı, yani hem squat için topuğu biraz yüksek ama OHP ve deadlift de düşünülerek o kadar da yüksek bırakılmamış, daha stabil olması istenmiş fakat yine dediğim gibi taban yapısına bakınca bildiğin Converse gibi abi işte djgk Converse'in makyaj görmüş hali gibi güzel yani kullanılır, ağır PL yapmaya devam etseydim denerdim :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.04.23)
Ayaklarının sorunlu olabileceğini düşündüm, hevesini kırmamak da istedim, incitici olabilir diye hemen sildim cevabımı da silene kadarki yarım dakikada görmüşsün.

@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet, her zamanki gibi güzel özetlemiş konuyu ama o da işin sadece ağırlık antrenman kısmını gözetmiş.

Kardiyo ağırlıklı antrenman yapacaksan, ağır kaldırmakla işim olmaz diyorsan, koşu bantları zaten kendinden sorunlu olduğu için memory foam tabanlı ayakkabı öneririm. Alışana kadar kalflar biraz zorlanır ama, sorunlu ayaklar için iyidir.
0
Mirket
(28.04.23)
Mirket'e ek olarak şunu söylemek isterim, yani ayağım sorunlu dediğin için: Bence ayakkabın yine uygun değil muhtemelen, bak bunu "ayağım sorunlu" dediğin için diyorum. Öncelikle sorunun neyse ona göre bi ayakkabı seç. Ben mesela çok kardiyo yapmam (buraya Henry Cavill'in kardiyo ile ilgili yaptığı müstehzi açıklamanın görseli gelecek) ama yapsaydım eğer ben hafiften dışarı bastığım için dış yüzeyi destekli bir ayakkabı seçerdim, sen mesela içe basıyorsundur iç yüzeyi destekli bir ayakkabı seçersin, onun dışında Mirket'in dediği gibi memory foam tabanlı ayakkabı da seçebilirsin, ayaklarındaki sorun neyse ayakkabı seçimini ona yönelik yaparsan daha iyi olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.04.23)
(3)

Yunanistan'a köpek götürmek

tchuck
İzmir'den sakız adasına geçerken (schengen var), köpek sokmak mümkün mü?mümkünse herhangi bir prosedürü var mıdır?
İzmir'den sakız adasına geçerken (schengen var), köpek sokmak mümkün mü?
mümkünse herhangi bir prosedürü var mıdır?
0
tchuck
(26.04.23)
Köpeklerin ülke değiştirmesi için her ülkenin farklı prosedürü var. Kuduz aşısıyla ilgili titre testi istiyorlar genelde. Yani sizin vizeniz var diye köpeği direk sokamayabilirsiniz. Prosedür ne bilmiyorum ama bir prosedür mutlaka vardır

Edit: evet, kuduz aşısı için test sonucu istiyorlarmış o kesin. Başka bir şey varsa bilmiyorum.
0
dasher
(27.04.23)
avrupaya kedi/kopek sokmak uzun bir surec. malesef oyle hadi gidelim diyerek olmuyor.
oncelikle kuduz asisindan yaklasik 1 ay sonra kan alinip titr testi icin o kan ankaraya gonderiliyor. 2-3 hafta sonra sonuc geliyor ama gene hadi gidelim diyemiyorsunuz:)
sonuc geldikten sonra yaklasik 3 ay kadar beklemeniz gerekiyor (neden bilmiyorum-bence cok sacma). bu 3 ay sonrasinda da yurtdisina cikmadan 2-3 gun oncesinde tarim mudurlugune gidip, parasini yatirip, canlinin cipli oldugunu, kuduz asisi oldugunu, titr testi sonucunun temiz ciktigini belirten bir form aliyorsunuz. simdi hadi gidelim diyebilirsiniz :)
0
65 derece
(27.04.23)
Avrupa dışı ülkeden Avrupa'ya gezmek için hayvan götürülmemeli. Sebebi de çok fazla şey istenen bir süreç olması.

Eğer kısa tatilse bu işe girmeyin.
0
logisticsmanager
(27.04.23)
(8)

Tavsiye erkek parfümü.

ismim ibrahim
Senelerdir bleu de chanel kullanmış biri olarak böyle nası desem arka tras kolonyası tadında parfümleri seviyorum ama artık farklı bir parfüme döneyim dedim. Var mı tavsiyeniz ?
Senelerdir bleu de chanel kullanmış biri olarak böyle nası desem arka tras kolonyası tadında parfümleri seviyorum ama artık farklı bir parfüme döneyim dedim. Var mı tavsiyeniz ?
0
ismim ibrahim
(26.04.23)
Terre d'hermes
20 tane parfumum var, en çok bunu kullanıyorum. Eğer tek parfüm kullaniyorsaniz sabaha aksama kısa bahara yaza hepsine uygun.
0
logisticsmanager
(26.04.23)
Armani eau de cedre.
0
irene
(26.04.23)
Nikos Homme Sculpture
Prada Luna Rossa
0
beraesad
(26.04.23)
molecules O2
İssey Miyake L'Eau D'Issey Pour Homme Edt
lacoste red
0
obscure
(26.04.23)
valentino born in roma yellow dream
0
cooperr
(26.04.23)
Azzaro Chrome bir test edin isterseniz.
0
diyecevaplandı
(26.04.23)
Hocam senin aradığın parfüm davidoff cool water. Arko tıraş kolonyası tadında ve erkeksi.
0
komando kani var bende
(26.04.23)
Armani Eau de Cedre +1. Benim günlük parfüm bu 3-4 yıldır falan, çok severek kullanıyorum. Bir de bunun haricinde Tom Ford Beau de Jour kullanmaya başladım, onu da öneririm. Genel beğeniye pek hitap etmeyebilir ama beni alıp götürüyor.
0
vedatchilipeppers
(26.04.23)
(4)

Zor excel sorusu

şair eşref
Merhabalar,Şimdi farklı bankalardan çekilmiş kredilerimiz varBunların ödeme günleri de farklıBen istiyorum ki; bi' excel'le bunu düzenleyebileyimfomatı da kafamda oturtamadım ama en azından nisan ayında cebimden ne kadar çıkacak mart ayında cebimden ne kadar çıkacak excel bana bunları söylesin istiy
Merhabalar,

Şimdi farklı bankalardan çekilmiş kredilerimiz var
Bunların ödeme günleri de farklı

Ben istiyorum ki; bi' excel'le bunu düzenleyebileyim


fomatı da kafamda oturtamadım ama en azından nisan ayında cebimden ne kadar çıkacak mart ayında cebimden ne kadar çıkacak excel bana bunları söylesin istiyorum.

ama problem şurada başlıyor;

mesela nisan ödeme günü için;
bir banka 25.04.2023
diğer banka 26.04.2023
diğer banka 27.04.20.2023
0
şair eşref
(26.04.23)
tarihin olduğu yerin yanına bir kolon daha açıp onu, soldaki tarihn AY kısmını al diyerek gruplasanız? AY ya da MONTH fonksiyou.
0
kisa
(26.04.23)
Ay/ month hatta yanina yıl da yapistirip gruplarsiniz.
0
logisticsmanager
(26.04.23)
Birinci satıra sırayla ayları, birinci sütuna da 31’e kadar günleri yazarsınız, sonra her bir taksit tutarını ilgili hücreye yazar her taksit için ayrı ayrı comment girerek hangi banka olduğunu belirtirsiniz. Her aya ait sütunun altına da toplam alır o ayda toplam ödenecek taksit miktarını görürsünüz.
0
orient blue
(26.04.23)
Şöyle bir tablo yapmak 1-2 dakikamı aldı.

i.hizliresim.com

İşinizi görür. Hangi ay, hangi bankaya borcunuz varsa ekleyin en sağdaki kolon basit toplama formülü.
0
iustitia omnibus
(26.04.23)
(9)

3 tarafimiz denizlerle cevrili peki neden deniz urunleri cok pahali

Slynmaster
Gercekten bilmiyorum aydinlatir misiniz
Gercekten bilmiyorum aydinlatir misiniz
0
Slynmaster
(25.04.23)
Bilinçsiz avlanma ve denetim yetersizliği nedeniyle sahillerimiz kupkuru.

Trolü dipte bir gezdirirsin, ne balık bırakır, ne yavru, ne yaşam alanı. Ne var ne yoksa söker alır.

Bir hamsinin avlanabilmesi için en az 9 santim olması gerekir. Bir gün cetvel al ölç. Hiç 9 santimden büyüğünü görebilecek misin?

Ve daha onlarca örnek. Kısaca kuruttuk karasularımızı.
0
Mirket
(25.04.23)
Eskiden sezonda 10 tane olurdu şimdi 1 tane var, ben bunu ölçeklendirerek söylüyorum tabii fikir vermesi açısından. Neden böyle peki? Sen bu yavrudur bu değildir demeden her şeyi avlarsan balık üremez çoğalamaz haliyle azalır, azalınca da fiyat artar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.04.23)
KPSS coğrafya terk bilgimle cevap yazayım. Bizde açık deniz balıkçılığı yapılmıyor. Kıyı balıkçılığı yapılıyor. Yani çok büyük olmayan teknelerle balık yakalanıyor. Teknolojiden faydalanmak da önemli. Marmara falan zaten temiz değil. Fabrika, rafineri, ne ararsan var.
0
dissendium
(25.04.23)
Mesela insanların "uff çinekop, çok severim" dediği balık, lüferin yavrusu ve avlanmaması gerekiyor. Sarıkanat da öyle yine, çinekopun bi küçüğü hatta yanlış hatırlamıyorsam. Trol balıkçılığı mahvediyor denizleri.
0
nundu
(26.04.23)
Aslında çok da pahalı değil, sezonun bol olduğu zamanlarda bir kilo balık bir kilo ekmek fiyatına geliyor çoğu zaman.

Ama az ve yetersiz olduğu, pahalı olduğu, büyük sıkıntılar olduğu aşikar.
0
John Bloor
(26.04.23)
Piyano piyano bacaksız bro anlattık ya işte neden pahalı olduğunu. Senin dediğin gibi ağı atıyorsun tonlarca hamsi gelmiyor; yanlış avlanma nedeniyle denizde balık yok, balık yok ama talep çok, klasik arz-talep dengesi yani. Denizden 10 tane balık çıkıyor, bunu isteyen 100 kişi var, adam denizden bedava çıkıyor diye sana bunu neden ucuza versin ki neticede bu balığa talep var, talep olunca istediği fiyattan satıyor işte ticaret bu. Sen adama "olm denizden bedavaya çıkıyor bu kadar pahalıya satmasa" desen "bedavaya çıkıyorsa git kendin yakalayıp ye" der. Öyle düşün.

Misal altın da toprağın altından bedava çıkıyor ama gramı 1300 lira, senin mantığına göre onun da bu kadar pahalı olmaması lazım bedavaya çıkıyor çünkü.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(26.04.23)
Benim de hayret ettiğim şu.

Türkiye'de serbest piyasa ekonomisi uygulanmaktadır. Osmanlı'da da öyleydi. Dünya'da ekstrem birkaç ülke dışında da böyledir.

Serbest piyasa ekonomisinde piyasada bir mal, talepten azsa fiyat yükselir, fazlaysa fiyat düşer. Dengeye geldikleri noktada fiyat oluşur. Konunun maliyetle alakası yoktur.Yüzyıllardır yoktur. Tüm Dünya'da yoktur.

Yani Kuzey Kore dışında fiyatın maliyete göre hesaplandığı ülke yokken İnsanların aklında niye böyle bir kanı var anlayabilmiş değilim.
0
Mirket
(26.04.23)
ulke koca bir tarim arazisiyken neden tarim urunleri pahaliysa ayni/benzer sebeplerden
0
bay b
(26.04.23)
Avrupa ülkelerinden büyük yüz ölçümü ile Avrupa'dan pahaliya nasıl et satiliyorsa o sebepten.
0
logisticsmanager
(26.04.23)
(3)

Excel' de bunu kolay yoldan nasıl yapabilirim?

Amaranta ursula
Excel günlüklerimden herkese merhaba;Yaklaşık 60 küsur oturum var. He oturumda yanıtları evet, hayır ve bilmiyorum olmak üzere ön test ve son test uygulanmış. Bir satırda: X oturumu- 20.03.2023- (ön test) evet (10) hayır (20) bilmiyorum (8) (son test) evet(15) hayır (7) bilmiyorum (6) şeklinde ve bö
Excel günlüklerimden herkese merhaba;
Yaklaşık 60 küsur oturum var. He oturumda yanıtları evet, hayır ve bilmiyorum olmak üzere ön test ve son test uygulanmış.
Bir satırda: X oturumu- 20.03.2023- (ön test) evet (10) hayır (20) bilmiyorum (8) (son test) evet(15) hayır (7) bilmiyorum (6) şeklinde ve böyle 60 kadra satır var.

Şimdi ben oturum bazlı eğitimin başarı oranını görmek adına (evetlerden hayıra dönme, bilmiyorumlardaki azalma oranı vb) değişim yüzdesini ve toplam 60 küsur için değişim yüzdesini kolay yoldan nasıl bulabilirim? Oturup tek tek çıkarıp yüzde ile çarpmadan.

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(24.04.23)
Tam anlamamakla birlikte eğer ve say fonksiyonlarını kullarak yapılabilirmişsin gibi geldi.
0
sevilen progressive türkücü
(25.04.23)
Bu verdiğiniz Satır kısmı ayrı ayrı kolonlara mi yazılması yoksa hepsi birleşik tek bir hücre mi?
0
logisticsmanager
(25.04.23)
Şuraya çalışma sayfasının bir kısmını yükledim. Yana doğru satır devam ediyor.
www.hizliresim.com
0
🌸Amaranta ursula
(25.04.23)
(1)

avrupada bir ülkeden diğerine online sipariş kargosu sorunsuz geliyormu ?

aslindasorunumpsikolojik
yolcu yanında eşya getirtecem glocalzone uygulaması ile.gelecek kişi atıyorum almanyada ise avrupada herhangi bir ülkeden online sipariş verip ürünü kapısına gümrük ödemeden sorunsuz getirebiliyormu ? ankaradan istanbula kargo gelmesi gibi basit mi olay ?
yolcu yanında eşya getirtecem glocalzone uygulaması ile.
gelecek kişi atıyorum almanyada ise avrupada herhangi bir ülkeden online sipariş verip ürünü kapısına gümrük ödemeden sorunsuz getirebiliyormu ?
ankaradan istanbula kargo gelmesi gibi basit mi olay ?
0
aslindasorunumpsikolojik
(24.04.23)
Evet.
Ben Amazon almanya'dan ya da italya'dan aldim. Onun dışında parfüm de aldım. Basit bir olay.
Avrupa içinde gümrük falan yok.
0
logisticsmanager
(24.04.23)
(13)

Yurt dışına gitmek

dissendium
Merhabalar. Yasal olarak yurt dışına nasıl gidebilirim? Amacım çalışmak, yaşamak. Makine mühendisiyim ama ABD, Almanya gibi ülkelerde kasiyer olarak da çalışabilirim. Sorun ettiğim bir şey değil. İngilizce biliyorum. Almanca öğreniyorum. Olası planlar neler? Teşekkür ederim.
Merhabalar. Yasal olarak yurt dışına nasıl gidebilirim? Amacım çalışmak, yaşamak. Makine mühendisiyim ama ABD, Almanya gibi ülkelerde kasiyer olarak da çalışabilirim. Sorun ettiğim bir şey değil. İngilizce biliyorum. Almanca öğreniyorum. Olası planlar neler? Teşekkür ederim.
0
dissendium
(24.04.23)
Yani muhendisseniz ve yaşınız da genç ise ne diye Almanya'da kasiyer olarak calisasiniz ki? İngilizce biliyormussunuz, almancayi B2 seviyesine getirin derim ilk hedef olarak.

Sonrasında Almanya'da yüksek lisans başvuruları ve iş başvuruları yapabilirsiniz. İş bulmak biraz zorlayabilir kanunlar gereği fakat imkansız değil. Kaldı ki Almanca bilirseniz şansınız artar. Yüksek lisans çok daha kolay olur. Sonrasında da orada bir hayat kurarsınız zaten.


İlk hedef almancayi B2 yapmak olsun bence.
0
fraise
(24.04.23)
fraise, yani tabii ki şansım olursa mesleğimi yapmak isterim ama kendimi çok sınırlamadığımı belirtmek için onu ekledim. Sağ olun.
0
🌸dissendium
(24.04.23)
kendini sınırlandırmak istemediğini söylemişsin ama hedefini sınırlandırmalı ve ona göre hareket etmelisin. yani amerika da olur almanya da olur gibi bir yurt dışı planı olamaz.

almanya istiyorsan yemeyip içmeyip almancanı geliştirmeye bak, goethe'den sınava girip belge al ve düzgün bir cv, düzgün bir cover letter'la ölümüne iş başvurusunda bulun. çok daha kısıtlı iş imkanına sahip kişiler bile kafaya koyduklarında avrupa'da iş bulabiliyor. sen bir sanayi ülkesine göçmek isteyen makine mühendisisin, yani almanya'da iş bulma imkanın ortalamanın çok üzerinde.

baktın altı ay-bir yıl geçti hala sonuç yok, birikmiş paran varsa iş bulma vizesiyle gel ve almanya'da iş aramaya devam et. yukarıda dendiği gibi yüksek lisansla da gelebilirsin. tabii tüm bunlar olurken almancanı asla boşlama, b2 düzeyinde konuşacak seviyeye gelmeye çalış.

gerekirse kasiyer olurum kafalarına hiç girme. almanya'da mühendis olarak çalışmak istiyorum de, planını ona göre belirle. gereken çaba ve motivasyonu gösterirsen yüzde doksan dokuz başarırsın zaten. bir mühendis için çok da atla deve bir şey değil.
0
sir gawain
(24.04.23)
genel olarak uc yolu var:

1- egitim
2- (diger bir ulkeden) is teklifi
3- evlilik (aile birlesimi)

"kasiyerlik de yaparim ne olsa yaparim" seklinde bir rota kesinlikle yok. rasgele adam alan tek sistem abd'nin green card'i, onun cikma ihtimali sayisal loto tutturmak gibi.

almanya'da yuksek lisans mantikli. bedava zaten. egitim dili ingilizce olan programlara bak (hayir yeterince almanca bilmiyorsun, B2 de yapamazsin - onu unut ingilizce'ye odaklan). almanya (ve sanirim artik avrupa'da bir cok ulke) yuksek lisans yapanlara 1-2 yil is arama/calisma izni veriyor, bu da sirket sponsorlugu bulma gerekliligini ortadan kaldiriyor genel olarak.
0
hot potato
(24.04.23)
Ilk olarak şunu söylemek lazım;
Avrupa'da nitelikli adam eksiği var. Yani ben her zaman derim; bugün mobilim, İngilizcem iyi ve birazcık deneyimim var diyen herkes tedarik zincirinde iş bulur. Benim kendi yerime adam almam lazım, resmen nasıl bulacagiz lan diyoruz.

O sebepten ne is olsa yaparım diye girme. Ben öyle girdim sonra salak miyim lan her yerde is var dedim.

Onun dışında en mantıklısı yüksek lisans. Çevremde böyle Avrupa'nın çeşitli yerlerine dagilan hintliler var ki biri de yakin arkadaşım. Bütün arkadaslari iki sene master sonrasi iyi yerlerde.

Ha param yok diyorsan orasi sikinti oluyor.

Bu arada edmon honda dediğine biraz katılıyorum. Kafan biraz fazla karışık.
0
logisticsmanager
(24.04.23)
yuksek lisans kabulu ile baslayabilirsin, ogrencilere yari zamanli calisma firsati(haftalik 20 saat galiba) taniyor almanya. almanya'ya gittikten sonra da belki alan disina yonlendirmis gibi olacagim ama software test engineer egitimlerine bakabilirsin. haftalik calisma iznini de bu sektorde bir yer bulabilirsen kalici olma yonunde baya yol almis olursun.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(24.04.23)
fraise +1
Makine mühendisisin, kalite alanında çalışmışsın ve almanya gibi sanayisi gelişmiş ve kalite konusunda disiplinli bir ülkeye kasiyer olarak gitmeyi mi hedefliyorsun? Alınma ama neden bu vizyonsuzluk? Madem almancan var otur almanyadaki alanınla ilgili iş ilanlarına bak. Neler bilmeni istiyorlar,hangi yetkinlikleri bekliyorlar. Ona göre eksiklerini tamamla ve iş için başvur

@edmond honda bir de tavuk çiftliği vardı onu unutmuşsun
0
yazdonumu
(24.04.23)
yazdonumu, aslında vizyonsuzluk değil de öz güvensizlik diyelim. Almanya bildiğiniz gibi mühendislerin krallarını yetiştiren bir yer olduğu için Türkiye'den gelmiş mühendisi ne yapsınlar diyerek öyle düşündüm. Haklısınız. Çok iştahlı gözüküyorum ama içimde hep bir şeyler yapma isteği var. Ondan oluyor.

Yüksek lisans için bayağı para harcamam gerekir maalesef. Ben daha maliyetsiz yollar arıyorum.
0
🌸dissendium
(24.04.23)
abi ben senin yerinde olsam ayu gibi kasar para biriktirir ve yüksek lisans için giderdim. bu senin için çok kompleks bir yöntem değil. maddi durumunu bilmiyorum ama imkanın varsa gerekirse bir süre ailenle yaşa. masrafları olabildiğince kıs. evet almanya'dan vize almak için çok para gerekiyor ama sen çalışan adamsın. varını yoğunu euro yap. yerine göre olmadı kredi bile çekersin. almanya'da okullardan kabul almak çok sorun değil de vize alırken istedikleri gelir garantisi problem. şu an ne kadar bilmiyorum ama 10-12 bin euro civarıdır sanırım.

yapacağın şey gerekirse üç sene telsizi kapatıp para biriktirmek, sonra kendi alanında yüksek lisansa başvurup affedersin sktir olup gitmek. olmayacak iş değil. halihazırda üniversite mezunu, meslek sahibi adamsın. e öyle veya böyle para da kazanıyorsun. onu kenara koyup euro'da biriktirmeye çalış. bugün zaten dünyada yüksek lisans, doktora işleri için 30-35 yaş kesinlikle geç değil. o açıdan da sorun yok.

oraya gittikten sonra zaten en kötü dönercide filan çalışır yine bir şekilde kendini finanse edersin. evet kolay şey değil, risk ama anadan babadan çok zengin olmayan herkes zaten kaçarsa böyle kaçıyor. biraz b*ka batmak gerekiyor açıkçası. kaldı ki illa dönercide kaçak göçek 300-400 euro'ya çalışacaksın diye bir kaide yok, daha iyi şeyler bulabilirsin belki.

ingilizcenin çok önemli olduğu konusuna katılıyorum ama almanca bence almanya için manyak bir avantaj. evet ingilizceyi daha iyi hale getirmeye çalış ama bir yandan almancan da olsun bence. zararını görmezsin. bence senin önündeki tek engel maddiyat. onu da iş sahibi biri olarak çözme şansın var. türkiye maaşıyla almanya eğitimi finanse etmek kolay değil evet ama sen üniversite okuyan veya anasından babasından para istemek zorunda kalan birine göre daha şanslısın. en azından ipler senin elinde.

bence macera arama. dişini sık, paranı biriktir, mühendislik alanında yüksek için git. devamında zaten orada kök salarsan baktın olmuyor o zaman kasiyerlik de yaparsın.

almanya'nın mühendislik devi olmasının almanlarla pek alakası yok. baktığın zaman abd de dünyanın açık ara en zengin, saçmasapan varlıklı bir ülkesi ama katma değeri yaratanlar hintli, çinli, vietnamlı dayılar filan. bu ülkeleri dev yapan şey kafası çalışan adamlara imkan sağlamaları. yoksa bira şişesi toplayıp onun depozitolarıyla hayatta kalmaya çalışan alman da var. hepsi mühendis olmuyor, hepsi zeki veya başarılı büyümüyor.
0
mark greg sputnik
(24.04.23)
amac ne?
memur zihniyetli isen, para cok onemli degil tr'ye yakin olayim diyorsan avrupa.
yok vahsi kapitalizmciyim, para pesindeyim diyorsan amerika.
ortaya karisik birsey ariyorsan, britanyanin kopegiyim diyorsan commonwealth.

kesiyerlikten baslarim kafasi olumlu cunku buyuk ihtimal oyle olacak, ama olene kadar kasiyerlik yaparim yeterki cikayim kafasi sakat.

dil konusu cok kafaya takilacak bir mevzu degil, halledilir.
0
cooperr
(24.04.23)
yukarda güzel özetlenmiş. yasal olarak gitmenin 5 yolu var aslında diye bir ek yapayım:

1-Eğitim
2-İş bulmak
3-Evlilik
4-İş kurmak
5-Yatırım yapmak (bazı ülkeler için geçerli)

Her birinin ülkeden ülkeye değişen kırılımları var. Öncelikle "kasiyer olarak da çalışırım" yeter ki gideyim kafasından çıkın. Mühendisseniz ve ortalama üstü kazanan bir mühendisseniz almanya'da vb kasiyer olarak ya da benzeri vasıfsız işlerde çalışamazsınız yaşam kaliteniz ciddi oranda düşer. Türkiye'de işinde gücünde ve ortalamanın biraz üzerinde kazancı olan insanların vasıfsız işçi olarak gitmesi çok manasız. Muhtemelen yurtdışı için tek fırsatınız olacak hayatınızda, onu da böyle boşa harcayacaksınız.

Adım adım üstünden geçelim. yukardaki adımların.

1-Eğitim: bu zaten net. yüksek lisans için başvuru yapabilirsiniz. Birçok ülkede ab dışından gelenlere eğitim paralı. Ama bazı ülkeler ya da üniversiteler mühendislik, ziraat vb niş alanlara yönelik imtiyazlar sunuyor. İş geçmişiniz varsa yüksek lisans başvurusunda büyük avantaj. Burada da 2 kriter var. Almanya gibi ülkelerde yüksek lisans çok ciddiye alınır ve epey sıkı ve zorlu bir kabul süreci sizi bekler. Hollanda, İsveç, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya, Çekya vb ülkelerde çok iddialı olmayan özel okullardan daha kolay kabul alırsınız. Size çok büyük bir artı sağlamaz oradan alacağınız diploma tabii. Ama AB sınırları içinde yasal olarak oturma hakkı sunar. Ayrıca yine o ülkede bir eğitim kurumundan diplomanızın olması yine iyi kötü bir avantajdır iş ararken. Bazı ülkeler mesela polonya, okurken çalışma konusunda epey esneklik sunuyor. Tabi bu çok suistimal edildiğinden, lisans gibi gidip vasıfsız işlerle çalışma izni alıp ülkede kalanlar olunca, vize süreçleri zorlaştı oralarda da. Bu yolla gitmek istiyorsanız, yüksek lisans konusunda ciddi olduğunuzu göstermeniz lazım. Hakikaten sonrasında da bu alanla ilgili işler kovalayacaksınız orada.

2-aİş bulmak. AB özelinde konuşuyorum mühendislik diplomanızla ve iş geçmişiniz de varsa blue-card almanız çok zor değil. Yeter ki "vize sponsorluğu" sunan bir şirketten teklif alın. Türkiye'de uluslararası bir şirketteyseniz zaten türkiye'den oraya zıplamak çok zor değil. Ha AB ülkeleri son zamanlarda türkiye'den daha zor adam alıyor. Onun yerine Türkiye'den Dubai'ye giden çok. Çünkü Dubai Expat bölgesi. Orada 2-3 sene hem para biriktiriyor hem çevre ediniyor. Çünkü dubai'de çalışan avrupalı ve amerikalılar birkaç yıl sonra başka ülkeye geçiyor ya da evlerine dönüyor. Eğer iyi bir network sağladıysa bu bağlantılar da özellikle yönetici seviyesinde ab ülkelerinde iş kapısı açabiliyor. Vasıflı işçiyseniz bu arada almanya'da iş arama vizesi var. 6 ay almanya'da oturma ve iş arama hakkı sunuyor size. Türkiye'dense orada iş aramak daha rahat olabilir. ama tabii 6 ay orada geçinecek paranızın da olması şartı var.

2-bİş bulmanın diğer yolu da mavi yakalı sayılabilecek bir meslek sahibi olmak. Özellikle AB'de beyaz yakalı vasıflı insan çok. Ama daha teknik alanlarda çalışacak tekniker, operatör gibi insanlara ihtiyaç çok. Ya da berber, terzi, aşçı, tesisatçı, vinç operatörü gibi meslek sahibi insanlara... Bu tabii ki elini kolunu sallayarak olmuyor. Ciddi ciddi bir eğitim kurumundan belgenizin ve bu alanda iş geçmişinizin olması lazım. Bir de beyaz yakalı işlerde ingilizce yeterli oluyor genelde ama bu işlerde gidilen ülkenin dilini b1 seviyede bilme şartı oluyor genelde. Yine de Türkiye'den ciddi ciddi bir "mavi yaka" göçü de var. bu konuda çalışan ajanslar var. Aynı zamanda işkur üzerinden de sık sık almanya gibi ülkelerden bu konuda iş ilanları düşüyor. Burada özellikle aşçılık birçok ülkede iş fırsatları açabilen bir alan. Ama çok ciddi eğitiminizin ve iş geçmişinizin olması lazım en azından 2-3 yıllık.

3-Evlilik. Allah mesut etsin, çeşme'de, antalya'da birinin kalbini çalabilirseniz alır götürür sizi de.

4-İş kurmak. Ankara anlaşması çok büyük nimet. Birçok AB ülkesinde şahıs şirketi kurarak oturum hakkı elde edebiliyorsunuz. Tabii ki çok sıkı şartları var. Öncelikle alanınızla ilgili bir iş yapmanız lazım ve o alanda türkiye'de bir iş geçmişiniz olmalı. Yani mühendisim ben şimdi de hollanda'ya restoran açacağım derseniz kimse yemez. Ama şunu yapabilirsiniz, makine mühendisiyim ve hollanda da mühendislik alanında danışmanlık ve ekspertiz hizmeti vereceğim diyebilirsiniz. Mesela bu yöntemle bir firmayla freelance iş anlaşması yapıp normal çalışan gibi oraya iş yapan bir arkadaşım oldu Londra'da (ui designer). Bu yöntemle ya ciddi ciddi şirket kurar çalışırsınız. Ya da freelancer olarak fatura kesip normal bir firmada iş yaparsınız. Şartlar ülkeden ülkeye değişiyor. En kapsamlı bilgi hollanda konsolosluğunun sitesindeydi benim gördüğüm. Ama bu vizenin de bağlayıcılığı var, mesela yıllık belli bir gelir limitini tutturmanız lazım vizenin yenilenmesi için. Başvurularda da iş planınızı çok iyi anlatmanız lazım. Uzun vadede istihdam sağlayabilmeniz de önemli.
Özellikle danışmanlık, freelance vb şekilde çalışabilecek beyaz yakalı iş kolları için çok fırsat sunuyor ve çok da faydalanan oldu. Ya da türkiye'de aşçı, kuaför falan olup dil öğrenip yurtdışında böyle iş kuranlar da oldu. Youtube'a yazın çıkıyor. Ankara anlaşmasıyla kuaför falan açanlar var hollanda'da. Bir de henüz AB'ye girmemiş ama eli kulağında bazı balkan ülkelerinde şirket açmak falan kolay. Şu anda karadağ mesela türk restoranlarıyla, dükkanlarıyla dolu. Onlar heyecanla AB'ye girmeyi bekliyor orada. ABD'de ise 900.000 dolar yatırımla bir iş kurar ya da bir işe ortak olursanız direkt vatandaşlık alabilirsiniz.

5-Yatırım. Bazı ülkelerde gayrimenkul yatırımı yaparak oturum hakkı alabiliyorsunuz. Hepsinin şartları kendi içinde değişiyor. Bazısı vatandaşlık veriyor, bazısı sadece oturum veriyor, bazısı yanında çalışma izni de veriyor gibi gibi... Varsa sermayeniz, gelir de sağlayabilirseniz gayrimenkulle bu da bir yöntem.

bunun dışında umut fakirin ekmeği greencard her zaman bir fırsattır.

Ama sizin manteliteyi bi değiştirmeniz lazım. Niyetiniz ne o bile belli değil.

Yani gidip birkaç yıl para kazanayım sonra döneyim türkiye'de ezeyim mi diyorsunuz? O zaman basın gidin dubai'ye, katar'a...

Yok orta sınıf rahat bir hayatım mı olsun diyorsunuz. O zaman nitelikli göçmen olarak Avrupa'yı zorlayın. Ama burada da seçiçi olun. İnanın almanya'da kasiyer olarak çok daha süper bir hayatınız olmayacak. Bir de AB ciddi ciddi otomasyon yatırımları yapıyor. Çünkü nüfus az, niteliksiz nüfus da az. İşçi maliyetli. Haliyle birkaç yıl sonra vasıfsız işçi statüsü daha da zor olacak AB bünyesinde.

hele ABD'de kasiyerlik falan niyetiniz varsa hiç boşa uğraşmayın. ABD'de türkiye'yi mumla ararsınız. ABD gerçekten orta üst sınıf olarak yaşamayı garantileyen bir gelir ya da iş fırsatı varsa tercih edilebilecek bir ülke. Kasiyerlik, uber sürücülüğü yapmak için ABD'ye gittiğinizde nolur hasta olmayayım da hastaneye düşmeyeyim diye dua edersiniz her gün. Ha ben oraya kapağı atayım, kendime nitelikli işler bulurum diyebiliyorsanız ona bişey diyemem. ABD yükselmenin de, dibe vurmanın da sonunun olmadığı bir ülke.

AB sınırları içinde özellikle kuzey avrupa'da devlet sizin dibe vurmanıza mani olur. sosyal yardım yapar, iş bulur hatta norveç'te falan ev bile bulur. Ama ABD'de sistem çok acımasızdır.
0
anten
(24.04.23)
Alanınızda yetkinliğiniz varsa tr’den başvuru yapıp kabul alıp gidebilirsiniz. Öyle mühendisler var ki almanca, hollandaca bilmese bile oralarda yüksek maaşa iş bulup gidiyorlar. İyi değilseniz para verip kursa fln kaydolun. Bir şekilde kalmanın yolunu bulursunuz zaten oraya gıdince.
0
yalniz kizkulesi
(25.04.23)
ana dilini öğrenmekte zorlanacağın herhangi bir ülkeye gitme.
0
rain when i die
(25.04.23)
(21)

Ekonomide bundan sonraki fantastik süreç nedir?

logisticsmanager
Döviz patladı.Sonra enflasyon patladı.Kiralara limitler falan geldi.Sonra ülke dövizi baskiladi, bu sefer ülke pahalanirken döviz sabit kaldi, Avrupa'dan pahaliya gelmeye başladı çoğu ürün.Faizlerde banka ile devletin faizi arasında deli gibi fark oldu.Mb pazardan döviz toplamaya başladı.Şimdi de 50
Döviz patladı.
Sonra enflasyon patladı.
Kiralara limitler falan geldi.
Sonra ülke dövizi baskiladi, bu sefer ülke pahalanirken döviz sabit kaldi, Avrupa'dan pahaliya gelmeye başladı çoğu ürün.
Faizlerde banka ile devletin faizi arasında deli gibi fark oldu.
Mb pazardan döviz toplamaya başladı.
Şimdi de 50 farklı kur oluştu. Millet bankalarla calisamamaya başladı.

Bundan sonraki fantastik süreç nedir?
Bunları görüp hala "abi düzelecek" diyen var mi?
0
logisticsmanager
(24.04.23)
Seçim sonrası kim kazanırsa kazansın İMF'ye gidecek.
İMF ile bir anlaşma yapılacak, sabit gelirlilerin epey zorlanacağı, para getirmeyen yatırımların duracağı dolayısıyla durgunluğun ve işsizliğin patlayacağı, mesela ayakkabı alırken markasına bakmak yerine ayakkabı olmasıyla yetineceğimiz, hiç kullanılmamış olmasına sevineceğimiz en az yirmi yıl sürecek bir sürece gireceğiz.

diye düşünüyorum.
0
Mirket
(24.04.23)
Ya bu döngü ülkenin makus talihi diil mi zaten? Bankadan dolar alış kuruyla satış kuru arasında 1.5 lira fark olmuştu geçen haftalarda. Şimdi 1’e düştü sanırım. Takip bile etmiyorum artık, neye derman olacak ki… Eskiden haberlerde tahtakale’deki dolar kurunu da ayrıca söylerlerdi, yine o tarz bi yere sürükleniyoruz.

Buna rağmen ben düzelecek diyorum.
0
vedatchilipeppers
(24.04.23)
sermaye kısıtlamaları
çift döviz kuru, gerçek döviz kurunun x2 olması
bankalarda döviz çekimine kısıtlama getirilmesi
döviz alım satımının yasaklanması
bazı ithal malların ve hammaddelerin alınamaması
moratoryum
0
nuisance
(24.04.23)
@vedat; duzelecek kismi 5 sene mi 10 sene mi? Çünkü bedavaya dogalgaz dagitilan bir donemdeyiz, bunlari kim odeyecek diye bile sorulamiyor.

Ben de duzelecek diyorum ama uzun dönemde çok sıkıntılı yıllar sonrası, o da kurallara uyulursa. Arjantin olmayiz da bence bu saatten sonra eskisi gibi olmak için bir 10 yil kadar sıkıntı cekilecek.
0
🌸logisticsmanager
(24.04.23)
@nuisance; 3. Ben yakin süreçte bekliyorum. Olmaz olmaz denildi ama komisyon başladı, kur farki başladı.

5 bu gidişle olacak. Zaten medikal taraf böyle değil miydi bayadir?
0
🌸logisticsmanager
(24.04.23)
kim gelirse gelsin ekonomi düzelmez. düzelecek diyenler ev ve araba fiyatları düşecek diyenlerle aynı bana göre. ayrıca düzelecek demekle olmuyor, ne zaman düzeleceğini söyleyeceksin.
0
nothing in my way
(24.04.23)
eğer yönetim değişirse en azından dünyadan kopmayan düzgün bi ekonomi politikasına döneriz diye düşünüyorum. (bu çeşitli yasakları kısıtlamaları getirebilir ama yokuş aşağı gitmekten iyidir. Yani iyi olacak demiyorum ama daha kötüye gitmeyebilir diyorum)

10 yıla bir şeyler "eh" olsa, bu ülkede her 20 yılda bir büyük kriz çıkıyor zaten trendin bozulacağını da sanmam. Yani düzelmek için yeterli vakit var mı ona da emin değilim. Çok akılcı politikalarla büyük paraları ülkeye çekmek lazım. Estonya gibi dijital şirket mi kurdururuz, kumarhaneleri mi açarız artık sağlam bişeyler lazım.(ama yapılmaz bunlar bence)

Bankalara kısıtlama getirilmemesinin sigortası altılı masa bence. Onlar gelirse öyle bir şey yapmamaya çalışırlar çünkü çok kötü bir imaj olur. Malum yönetim devam ederse her şey olabilir.

Yani 5-10 yılda biraz pozitif şeyler olabilir fakat uzun vadede işlerin kötü olduğunu düşünüyorum ben. Bir sürü ekonomik yük, anlamsız bir nüfus, parasal veya kültürel getirisi olmayan göçmenler... Sonra iklim krizi geliyor Akdeniz bölgesinin turizm potansiyeli azalıp her yaz yangınlarla uğraşmak zorunda kalabiliriz vs. vs.
0
nhk ni youkosu
(24.04.23)
düzelir, çok da basit olur;
serbest piyasaya yavaş yavaş dönülecek, bildik iktisat politikaları izlenecek, merkez bankası bağımsız olacak ve esas amacını yerine getirecek, sermaye piyasasını da öldürmeden bunu yapmaya çalışacak, kuvvetler ayrılığı oluşacak, yargı bağımsız olacak, adalet önünde herkes eşit olacak, yatırımcıya güven verilecek, liyakat temelli atamalar yapılacak, sığınmacılar mevzusu doğru yönetilecek, ihracatçı desteklenecek.
yol haritası gayet belli, tabi ülkenin en kıymetli varlıkları satıldı, onun dönüşü yok.
0
tiny penny
(24.04.23)
Bu kadar karamsar olmaya gerek yok, gerçekliği de yok. Adam zamanında sıfırdan ülke kurduktan 2 sene sonra uçak fabrikası kurup 5 sene sonra uçak üretip Hollanda'ya uçak satmayı başarmış, liyakatli insanlar geldikten sonra bu işler hiç zor değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.04.23)
türkiye gibi nitelikli üretimi olmayan ve 80 milyon gibi nüfusu olan bir ülkenin kısa vadede düzelmesi mümkün değil. Bu siyasetten bağımsız bir gerçek. Partiler üstü bir konu.

Türkiye'nin tarihine bakın, ekonomisi hep dalgalı, Bazen dibe batıyorsun tam nefesin kesilecek gibi oluyor bi yüzeye çıkıyorsun... Çok ciddi yapısal değişiklikler olmadan bunu değiştiremez kimse. Şu anda hiçbir partinin de programında böyle bir reçete yok. Herkes kısa vadeli günlük çözümler öneriyor. 21 yüzyılda hala fabrika açıp üretim üsleri kurmaktan bahsediyoruz ülkede her iki siyasi cenahta da... Bugün üretim yapmak mesele değil, fikri mülkiyet mesele.

Dünyaya entegre olmakla da alakası yok. Bizim dünyaya satabildiklerimiz sınırlı. Ama aldıklarımızın sınırı yok. Rakamları atıyorum ama şöyle ilerliyoruz 1 kazanıp 3 harcıyoruz gibi düşünün. Böyle bir ekonomi refaha erer mi?

Çok uzatmadan şöyle özetleyebiliriz. 19. yüzyıla kadar ülkeler orduları kadar güçlüydü. 19. yüzyıldan itibaren markaları kadar güçlü olmaya başladılar. Türkiye'nin dünya çapında kaç tane sanayi, teknoloji, hizmet, gıda, tarım vs. markası var? Ülkeye para kazandıracak ve eğitimden savunmaya her şeyi finanse edecek olanlar bunlar. Fason üretimden bahsetmiyorum. O konuda örnek çok. Mesela Zara'nın birçok ürünü türkiye'de üretiliyor. Bunu üreten onlarca tekstil fabrikamız var. Ama bir tane Zara yok türkiye'den dünyaya açılan. Böyle bir yatırım yok. Bunu başarmayınca 1 tane Zara, senin tüm tekstil sektöründen daha fazla kazanıyor.

Zara'nın yıllık geliri 19 milyar euro seviyesinde yaklaşık.
Türkiye'nin bütün tekstil firmalarının toplam ihracatı 12,5 milyar dolar civarındaymış 2022'de. Anlatabildim mi... 1 marka>100lerce tekstil firması.

Ekonomisi kuvvetli ülkelerin hepsinin çok güçlü markaları var. Marka ve üretim farklı şeylerdir. Marka demek fikri mülkiyet demek. Telif demek, patent demek, tasarım demek, pazarlama demek... bunlar elinde olduktan sonra çin'de de ürettirirsin, somali'de de... bugün iphone'a 1000 dolar vermenin sebebi onun fikri mülkiyeti yani endüstriyel tasarımı ve entelektüel patenti. yoksa telefonun üretim maliyeti 300-400 dolar. Montaj sanayinin hiçbir önemi yok artık. Var da tek başına bir önemi yok.

Şöyle diyeyim, sen isveç'e 1 dolar'a kereste satıyorsun. O sana 20 dolara o keresteyi ikea sandalye olarak geri satıyor.

anlatmaya çalıştığım bu. Türkiye katma değerli ürün üretemediği sürece cari açık vermeye, borçlanmaya, döviz stoklarını eritmeye devam edecek. Onun dışındaki tüm konular 2. derecede etkili.

Faizmiş, kurmuş piyasa kontrolüymüş falan... Bunların etkisi var elbette. Ama sen para kazanamadıktan sonra bunlar senin ekonomini kurtaramaz.

Şöyle düşünün, bir adam 10.000 lira kazanıyor, 20.000 lira harcıyor... Bu adam borsada yatırım yapsa, döviz kurunu iyi değerlendirse, faizle uğraşsa ne olur uğraşmasa ne olur? Kazandığının 2 katını harcıyor, ya da harcadığının yarısı kadar kazanıyor diyelim. ya kazancını artıracak ya giderini düşürecek. 80 milyonluk bir ülkenin giderini azaltması kolay değil. Yaşam kalitesini etkiler. ama kazancını artırması için türlü yol var.

Ama tutup bütün sermayesini gayrimenkule gömen bir ülkeden çok hayır bekleyemiyorum ben.
0
anten
(24.04.23)
Bir üstten devam edeyim, herkes serbest piyasadan, liyakatten ve piyasaya güven veren demokratik ortamdan bahsediyor. Çok haklı. Çünkü yatırım için bunlar gerekli.

Ama kimse yatırımın niteliğini konuşmuyor. Abi yabancı yatırımcı çekmek zor değil. Bugün gana da, güney afrika da yabancı yatırım çekiyor. Karadağ da çekiyor... Hindistan da çekiyor. Ama nasıl çekiyor?

Al TL'nin değeri düştü, mükemmel gayrimenkulleri yabancılar sakız gibi alabiliyor. Al sana yabancı yatırım.

Asgari ücreti 400 dolara fikslersin, biraz demokratik bir ortam izlenimini oturtacak yönetmelikler çıkarırsın... Volkswagen gelir burada fabrika açar. Al sana yabancı yatırım? ee sana ne faydası var? ufak bir istihdam oluşturması ve bir miktar vergi geliri dışında? Şu an satın aldığın ürünlerin çoğunun üstünde "made in bangladesh" yazıyor. Bu ne demek? bangladesh yabancı yatırımcıyla dolu. Ama bangladeshliye ne faydası var? Adam oradaki çalışanlara cüzi bir ücret verip, biraz vergi ödeyip bütün karını alıp kendi ülkesine götürüyor.

O yüzden nitelikli üretimi olmayan bir ülkede ekonomi düzelir mi? yabancı yatırımcı gelir mi diye sormak çok iyi niyetli.
0
anten
(24.04.23)
100 yıl önce zart diye tepeden inme rejim değişikliği gerçekleşti ve buna uygun modern yasalar (isviçre’den kopyala yapıştır) implement edildi ama kültürel kodlarımız bunların hiçbirine uygun değildi. 100 yıldır yaşadığımız her sıkıntının temelinde bu var, tüm bu döngülere girip çıkılması da bundan kaynaklı kanımca. Son 20 yılda da siyasal islam ucubesinin ve hukuk güvenliğini yerle bir etmenin yarattığı sonuçları gördük.

Üslup ve ahlak konusunda ilerleyebildiğimiz ölçüde daha oturmuş ve ayakları yere basan bir ülke olabiliriz ancak. Siyasal islam bunu mahvetti, tartışma dili değişti. Herkes birbirine küfür ediyor, dayılanıyor ve bu normalleşti. Şu an geldiğimiz noktada genel olarak muhalefetin üslup ve ahlak konusuna özel olarak eğildiğini düşünüyorum ve bence doğru da yapıyorlar. Bu altyapı doğru kurulduğu zaman pozitif yönde ilerleyebileceğimizi düşünüyorum ama bu bir süreç tabii ki, 5 yıl mı olur 10 yıl mı orasını bilemiyorum.
0
vedatchilipeppers
(24.04.23)
He bir de dünya teknolojinin ilerlemesiyle sosyolojik olarak çok fantastik gelişmelere gebe. Bizim millet pek uyanmadı ama AI + otomasyon her şeyi değiştiriyor; 5-10 yıl içinde tüm piyasalar, iş ve istihdam modelleri, karar mekanizmaları falan da buna göre değişecek. Çok ciddi bir revizyon olacak ve hatta halihazırda oluyor, bunu görmek için medyum olmaya gerek yok, milyonlarca kişi işsiz kalacak bu çok açık. Bu global değişime de bir şekilde adapte olabileceğimizi umut ediyorum.
0
vedatchilipeppers
(24.04.23)
evet düzelecek. iktidar değişirse bal gibi de düzelecek.

30 tane şey saymışsın ama bunların tamamı bir kişinin inadını değiştirmediği için olanların sonucu. oturup 30 farklı şeyi çözmek için 30 ekip, 30 yıl çalışmayacak.

daha bisküvi bile üretemeyen, marketlerinin yarısı türk ürünü, beyaz eşyalarının neredeyse tamamı türk markası olan doğu avrupa ülkelerinde bile otomobil ve konuta ulaşım tr'nin 10 katı kolay. tr çok iyi para çeviriyor ama çok kısıtlı kişilere ve ödemelere gidiyor para. avrupalının çöpe attığı araca tr'de yüzbinlerce insan 20bin$ para vermek için birbirini kovalıyor. korkunç bir dengesizlik ve plansızlık var başka bir şey yok.

açın iki yabancı yatırımcı analist yorumu takip edin. kamu borç yükü, kişi başı borç miktarı, özel sektör borçları ile avrupanın en iyi ülkelerindeniz. hem halkın korkunç borcu yok hem özel sektörler bilinçli ilerliyor. yan tarafımızdaki yunanistanın public debt / gdp oranı %250 olmuş, avrupa'da bu oran %60-80 civarı iken tr'de 43 civarlarında.

hukuk düzelirse ve tl istikrara kavuşursa tr'ye para yağar diyenler goygoy yapmıyor ya da bizi pişpişlemiyor. 2000'lerde ülkeye yıllık 1b$ doğrudan yabancı yatırımcı gelirken, hem reformlar hem ab süreci hem istikrarlı tl ile 2005-2008'de 20b$'lara çıkmıştı. 2015'ten beri tekrar düşüş var şu an yıllık 8-10'larda. benzer bir sıçrama ve yıllık 30b$'lık u.arası doğrudan yatırım ile tr'nin belli fazlasıyla doğrulur bir kaç seneye.
0
avatar is back
(24.04.23)
bu arada imf denilmiş de bu konuda bilge yılmazın söyledikleri çok önemli.

1- bize imf'den gelecek parayı kendimiz fazlasıyla yaratırız çok gerek yok
2- imf'de çalışanlar benim öğrencilerim ya da mülakatına girdiğim, referans olduğum kişiler çoğu

2001'de değiliz, imf ile olacak iş değil. bir üstte yazdığım gibi tr aklını başına alırsa zaten imf'de 5 senede gelecek limitlendirilmiş para bir senede fazlasıyla doğrudan yatırım ile gelir
0
avatar is back
(24.04.23)
Bu arada İMF'den bahsedildi. İMF'nin ne olduğunu bilmeyen koca bir kitleye bir öcü yaratmak gerekiyordu. Yaratıldı. Don Kişot'un yel değirmenleri gibidir kendisi. Saldırmak gerekir.

Bu fona Türkiye de ortaktır. Fonun kuruluş amacı İflasa çeyrek kalmış ülkelere ucuz kredi sağlayarak iflastan döndürmektir. Bu fonun verdiği kredilerin diğer kredilerden farkı vardır. Bu fon kredi verirse o krediyle 'Bu ay doğalgazı bedava yaptım' şeklinde seçim yatırımında kullanamazsın. 'Şöyle bir yatırıma yönelteceğim, bu şekilde para kazanacağım.' dersin ve bunu belgelersin, öyle verir parayı.

Ha ama 'yok ben yel değirmeni buldum, saldıracağım.' dersen O da olur. Sonuçta kredi verecek tefeci çok.

Hukukun düzelmesi dediğin şeyi yapman için HSK'nın yapısını değiştirmen gerekiyor, bunun için güçlü irade gerekiyor, bunun için yeni atamalar, onun için de atanmışların görev sürelerinin tamamlanması yani uzuuuun yıllar gerekiyor. Ayrıca bunun için Anayasa'da bazı değişiklikler gerekiyor, onun için Mecliste Anayasa değişikliği yapacak çoğunluk gerekiyor.

Biz İMFye gitmeyiz o parayı buluruz mu? Dur daha seccade konuşacağız. Parayı sonra konuşuruz.
0
Mirket
(24.04.23)
sürekli yeni vaatler veriliyor, bir kısmı da gerçekten yapılıyor ve merkez bankası para basarak ödemeleri karşılamaya çalışıyor.
eyt gibi bir kaç ay/yıl içinde 5 milyon kişiyi emekli edecek bir uygulama mesela. yapabileceklerine çoğumuz rüyasında görse inanmazdı çünkü 100 yıllık cumhuriyet tarihinde biriken emekli sayısı nette 12 milyondu. bir yanda 100 yılda nette 12 milyon emekli diğer tarafta birkaç ay içinde +5 milyon emekli daha.
benim öngörüm sosyal güvenlik sisteminin tamamen çöküşü.
çökmezse de tl nin öyle bir değer kaybetmesi ki 7.500 lira emekli maaşının 1 haftalık mutfak masrafını zor karşılayabilecek olması.
ülkede üretim, ihracat, katma değerli ürünlerin %40 artması lazım ki sadece eyt yi karşılayabilsin.
0
Piyano piyano bacaksız
(24.04.23)
@stirlingshire;
twitter.com

Ayda 525 milyon m3 doğalgaz. Yilda 6.3 milyar m3.

Karadenizden cikacak gaz günlük 10 milyon m3. Ikinci fazda 40 milyon.
Kisacasi ilk fazda yillik max 3.6 milyar oluyor. Verilen söz ile arada 3 milyar m3 fark var.
Kendi gazi falan yok yani daha ortada.
Bunun parasini bütçe odeyecek, yani Türkiye'de yaşayıp vergi verenler.
0
🌸logisticsmanager
(24.04.23)
hmm bu durumda cebimizde para kalmış bile olabilir çok iyi haber değil mi

satınalmak yerine çıkardığımız 3.6 milyar m3 doğalgazın her 1000 metreküpüne 750-1000 dolar civarı ödemekten (spot fiyatı 1000-1500) kurtulduğumuzu ve bunun bilançoya katkısını niye hesaba katmamış ki bu enerji direktörü arkadaş. devlet bu maliyetlerin çoğunu sübvanse ediyor zaten kendisi demiş sonraki tivitte. çıkanın hafiflettiği yük ile diğerini kompanse ediyor

rusya azerbaycan iran ~1/3~ oranla paylaşıyor tedariğimizi. fiyatları da aynı, yalnız azerbaycan biraz daha ucuz oluyor. rusyanın savaştan sebep bize de indirim yaptığı senaryoda da bu hesap böyle.

aboneyi 21 milyon almış, 19,750 şu an (gugıllayınca tepede çıkan bir detay)
www.epdk.gov.tr
0
stirlingshire
(24.04.23)
Komşu ülkeler düzelmeden ve biz de onlarla iyi ilişkiler kurmadan düzelme zor.
Avrupa harici ülkelere ihracat yapmalıyız. Batı ticarette tek taraflı turnike gibi çalışıyor ve bize getirecekleri sıcak para da kalıcı çözüm getirmiyor.
0
hebanon
(25.04.23)
şu ülke dövizi baskıları olayı bildiğin saçma abi. döviz böyle kolay baskılanan bir şey olsaydı şimdiye kadar hiç yükselmezdi. döviz olması gerektiği yerde. bundan önce ülkedeki her şey inanılmaz ucuzdu, dünyada en çok turist çeken 10 şehirden biri olan istanbul gibi bir şehrin balkanlar’ın dandik köylerinden daha ucuz olmasını kimse açıklayamaz, olması gereken düzeltme yaşandı yani. alternatif yöntemler ile farklı kaynak yaratıyorlar ve krizi erteliyorlar şu anda. mesela ddkkm gibi.

bu böyle gittiği yere kadar gidecek. sonra faturayı ödemek için biir süre ekonomik durgunluk ve işsizlik furyası olur yüksek faiz ortamında. sonra yabancı sermaye çekebilirlerse biraz daha normale döneriz. ya da normalimiz hep bu olur.

chpli olarak chp’nin ekonomi politikasını da aynı ölçüde yanlış buluyorum. herkese maaş bağlanan ve para dağıtılan bir ekonomide verimlilikten bahsedilemez. popülizm devam ettiği sürece yüksek enflasyonu yaşayacağız. bankada nakit tl tutan ve veya maaşını enflasyon kadar artıramayan herkesten para alınıp, halka ve ıvır zıvır yatırımlara dağıtılmaya devam edecek maalesef.
0
roket adam
(25.04.23)
(8)

Bati cephesinde yeni bir şey yok izleyip hala savaş nasıl normal bulunuyor?

logisticsmanager
Bati cephesinde yeni bir şey yok izleyip hala savaş nasıl normal bulunuyor?Duyuru: Hadi anasi babasi çok zengin olup asla askere gitmeyecekleri ya da askerde general falan olanlari anlarim. Ya da devlette yönetimde olup ölümlerden rakam olarak bahsedip umursamayacak kişileri. Yani şehitlere kelle di
Bati cephesinde yeni bir şey yok izleyip hala savaş nasıl normal bulunuyor?
Duyuru: Hadi anasi babasi çok zengin olup asla askere gitmeyecekleri ya da askerde general falan olanlari anlarim. Ya da devlette yönetimde olup ölümlerden rakam olarak bahsedip umursamayacak kişileri. Yani şehitlere kelle diyecek seviyenin savaşı sevmesi normal.

Şunu izleyip hala "abi savaş gerekliydi, şöyleydi boyleydi" nasıl oluyor? Hele hayatinda hiç eli silah tutmamisken, kendisini etkileyen bir şey yokken?
Konum ruslarin açtığı savaş evet. Hayatında savaşa gitmemiş ve savaş içinde olmayan tipler savaşı nasıl hakli bulabilir? Bak ben misal beyaz yaka olarak hayatta savunamam çünkü yemez savaşa gitmek. Call of duty oynamak değil yani.
Bana göre şu geldiğimiz yılda hala savaş olabilmesi çok acayip bir olay.
0
logisticsmanager
(23.04.23)
Koca koca insanlar “fetih” güzellemesi yapıyorlar, ben de şaşırıyorum fakat toplum baskısı biraz da kapasite meselesi diye dillendirmiyorum.

Bu yıl milli mücadele konusunu anlatırken neredeyse her ders vurguladığım tek cümle Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği “Milletin hayatı tehlikeye girmedikçe, çıkarılan savaş savaş değil, cinayettir.” idi. Tüm dünyanın alıp benimsemesi gereken bu cümleyi kaç yıl önce söyleyebilmiş bir lidere sahip olmak gurur verici.
0
ruhen hastayim ben
(23.04.23)
Bknz. Sehitlik kavrami.

Cennete gitme umuduyla savasacak tek millet biz degildik.
0
Yourcousinmarvinberry
(23.04.23)
Anca zaten hayatında silah tutmamış, savaşı TV'den görmüş, kör bir ideolojiyi savunan tipler savaş ister.

Hele bak Z kuşağına. Bir marifetmiş, cool bir şeymiş gibi savaş isteyen, atıp tutan azımsanmayacak bir kitle var içinde. İbretlik.

Ben böyle savaş naralarının atıldığı bir dünyada çocuk büyütmek bile istemiyorum.
Bir avuç kan isteyen aptal ve koltuk sevdalısı yöneticiler yüzünden dünya yıkıma sürükleniyor
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(23.04.23)
Cevap soruda saklı zaten. Hayatlarında silah tutmamışlar ya da ölmeyi bayılmak zannediyorlar.
0
dissendium
(23.04.23)
butun bati butun afrika isgal ederken kimsenin ses etmeyip ukrayna'daki savasin bu kadar ses getirmesine sasiriyorum ben de.
0
ala09
(23.04.23)
@ala09 Afrika'da şu an ya da son 10 yılda nerede batı ülkesi bir ülkeye girip "burası benim" dedi gösterirsen iyi olur.

Bu arada bati Afrika'da var evet, çin ve rusya ile beraber. Ha savaş halinde mi, Afrika'da batı ile Afrika ülkeleri arasında savaş mi var? Şu ana kadar öyle bir şey görmedim.
0
🌸logisticsmanager
(23.04.23)
Mantıklı bulduklarını sanmıyorum, bence bunun arkasında farklı mekanikler işliyor. O filmde gösterilen mekanikler.

Şu Ukrayna savaşının videolarını izliyorum da, allahın siktir ettiği yerde bir delikte tir tir titrerken bir drone yanına ufak bir boba atıp gidiyor. Veya harabe bir binada sen bir iki kişiyi tarıyorsın sonra sana sıkıyorlar, belki bacağını oynaıyorsun ölürken ve olup bitiyor. Bunlar olana kadar belki hayallerin vardı, sevdiklerin vardı ama gittin boktan bir binada veya bir delikte geberip gittin.

Saldırı altında olanlara bir şey demiyorum, sonuçta birileri seni öldürmek veya esir etmek için silahlanıp gelmişler ve mecbur kendini savunacaksın ama işgal kuvvetlerinde olmak tam bir dram.
0
bk
(23.04.23)
işin içinde olmayana her şey hikaye gibi gelir. gidin bir cenazeye uzaktan insanları gözleyin. birilerinin içine ateş düşmüştür, bağrı yanıyordur. hayat onlar için artık eskisi gibi olmayacaktır.

bir köşede ise geyik muhabbeti yapan, arabasının kaskosunu falan konuşan, hatta gülen kişiler görürsünüz.

işte aradaki fark böyle. kendi başına gelmeden tamamen olmasa da en azından kısmen bir şeyle empati kurabilenler iyi insan oluyor zaten. diğerleri çöp. savaş da ister başka şey de. oyun sanıyor çünkü.
0
bohr atom modeli
(24.04.23)
(10)

Ince ye oy verecek var mi aramızda?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(23.04.23)
Ben varım. (hala galiba sadece ben varım koca duyuruda)

saat 22.43 hala ben varmışım.
0
Kahvedesu
(23.04.23)
Ben bütün cevremde ve sosyal medya cevremde sadece bir kişi gördüm.
Kahvedesu ile iki oldular.
0
logisticsmanager
(23.04.23)
@logisticsmanager +0,5
Ben de bütün çevremde ve sosyal medya çevremde 1 kişi duydum. O da bir arkadaşımın babası. @Kahvedesu ile 2 oldu.
0
nawar
(23.04.23)
Başkasına vermeyi kendime olan saygiya yakıştıramıyorum.
0
deer hunter
(23.04.23)
ben düşünüyordum da vazgeçtim. hdp'den yüzünden oğan'a atacağım.
0
Erestor
(23.04.23)
Ben @Kahvedesu'dan başkasını görmedim.

Çevremde de yok yani.
0
Mirket
(23.04.23)
benim yakınımda yok,
ailem tayyip’i, diğer bütün çevre (iş-arkadaş) kılıçdaroğlu’nu destekliyor.
0
perloneth
(23.04.23)
bir kişi biliyorum. maalesef 30 yaş üstü. gerçi belli olmaz, son olaylardan sonra fikrini değiştirdiyse şaşırmam.
0
mark greg sputnik
(24.04.23)
oy vereceğini söyleyen 1 kişi dahi görmedim. sadece sosyal medyada görüyorum. 15 mayıs günü incenin açıklamalarını merakla bekliyorum.
0
kondansator
(24.04.23)
alt komşum ailecek yıllardır akpliydi, bu seçimde aynı ekip yaklaşık 12 kişi hepsi muharrem inceye oy vereceklerini söylüyorlar. başka da duymadım ama seçim sohbeti yapılan ortamlarda da bulunmuyorum pek
0
kakamelsokoban
(24.04.23)
(4)

Vize basvurusu: Pasaporttaki gibi yazin demek...

unidentified floating object
Turkce karakterli haliyle yazin demek degil mi? Ismim pasaportta turkce karakterlerle yazilmis, niye ingilizce karakterle yaziyoruz?
Turkce karakterli haliyle yazin demek degil mi? Ismim pasaportta turkce karakterlerle yazilmis, niye ingilizce karakterle yaziyoruz?
0
unidentified floating object
(22.04.23)
Sadece Türkçe ile alakalı değil. Daha birçok ingilizce altyapilarda olmayan karakterler var, onlar da ingilizce.

Sistem altyapısında bütün dünyadaki karakterler olmadığı için.
0
logisticsmanager
(22.04.23)
Onu anlayabiliyorum ama o zaman pasaporttaki gibi yazmamis oluyoruz. Pasaporttakinin ingilizce karakterlisini yazin demek daha dogru yonlendirecek insanlari, bu haliyle kafa karistiriyor. Zira pasaporttaki gibi yaz deyip turkce karakter kabul eden de var -_-
0
🌸unidentified floating object
(22.04.23)
başka bir belgede evlilikten dolayı soyadı falan farklı olabilir ya da isim değişikliği olmuş olabilir sen pasaporttakini yaz demiş işte harf olarak düşünme sadece.
0
bohr atom modeli
(23.04.23)
pasaportunda 3 tane resmi ismin yaziyordur, ama sen sadece 1 tanesini kullaniyorsundur, o yuzden pasaportta ne yaziyorsa onu yaz diyorlar. turkce karakter degil olay yani.
0
baldur2
(23.04.23)
(2)

Evcil köpeğin dudak yalaması

vedatchilipeppers
Arkadaşımın evine ne zaman gitsem hayvan çıldırıyor kafayı yiyor üstüme zıplayıp dudaklarımı yalamaya başlıyor. Biraz ittirince gidiyor sonra tekrar geliyor, artık saldım bir noktada ittirmiyorum da üzülmesin diye köpüş :D Niye özellikle dudaklara fokus oluyor anlamadım. Yani sokaktaki köpekler hiç
Arkadaşımın evine ne zaman gitsem hayvan çıldırıyor kafayı yiyor üstüme zıplayıp dudaklarımı yalamaya başlıyor. Biraz ittirince gidiyor sonra tekrar geliyor, artık saldım bir noktada ittirmiyorum da üzülmesin diye köpüş :D Niye özellikle dudaklara fokus oluyor anlamadım. Yani sokaktaki köpekler hiç böyle yapmıyor max gelip kafasını dizime koyup yatıyor. Kedi desen saçı başı kıyafeti yalıyor ama dudak yalama işine giren kedi hiç görmedim. Bu köpek niye böyle bunun sebebi nedir sizce?
0
vedatchilipeppers
(22.04.23)
Sokaktaki köpek bunu yapacak yer bulamadığı için alismamistir.
Benim köpeğim barinaktan, sokakta bulunmus. Hiçbir şekilde yalamaz.

Biraz ufakken alışkanlık ile alakali. Köpekler annelerinden böyle gördüyse böyle yapar.
0
logisticsmanager
(22.04.23)
köpekler kendinden daha büyük ve daha üstün gördüğü köpeklerin ağzını yalar. bir nevi itaattir bu. özellikler yavrular yapar.
insana da başka hayvanlara da yapabiliyorlar.
0
turbo sadık
(22.04.23)
(2)

TLS Contact Form Hatası

rakunzelll
Merhaba.İsviçre vizesi için Tls Contact'ın sitesinden online form doldurmaya çalışıyorum. Hiçbir Türkçe karakter kullanmadan doldurdum, problem yok. Ancak bilgileri yazarken büyük harf de küçük harf de kullansam büyük olarak yazıyor ama yine büyük/küçük kullanmak fark etmeksizin küçük algılıyor. Onu
Merhaba.

İsviçre vizesi için Tls Contact'ın sitesinden online form doldurmaya çalışıyorum. Hiçbir Türkçe karakter kullanmadan doldurdum, problem yok. Ancak bilgileri yazarken büyük harf de küçük harf de kullansam büyük olarak yazıyor ama yine büyük/küçük kullanmak fark etmeksizin küçük algılıyor. Onu da formu tekrar doldururken otomatik doldurmada küçük harflerle çıkmasından anladım.

Nasıl bir kombinasyon yaparsam yapayım ı-i harflerinde sorun çıkarıyor ve formu finalleyemiyorum, sürekli hata veriyor. İnternette birkaç kişi daha aynı sorundan bahsetmiş ancak çözümünü yazmamışlar. Formu defalarca doldurdum ama işlemiyor, delirmiş durumdayım.

Daha önce aynı şeyi yaşamış olanlar nasıl çözdüklerini yazarsa çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler :'ı

Arama kutusundan aynı problemi arayıp buraya ulaşanlar için çözümü yazayım:
- Caps locku kesinlikle kapatın,
- Baş harfler dahil komple küçük yazın. Klavyede "amerika" şeklinde yazdığınız bir metni kutuya "AMERIKA" olarak yazdığını göreceksiniz; problem yok,
- İsminizde dahil Türkçe karakter kullanmayın, formdaki tüm metinler İngilizce karakter olsun,
- Telefon numaralarının başına ülke kodunu yazarken + koymayın,
- :, & gibi özel karakterler kullanmayın, adresteki daire numarasını falan yazarken de no:1 değil de no 1 yazın,
- Verdiğiniz mail adreslerinde sadece ülkeye ait ve com gibi standart uzantıları kabul ediyor maalesef. Ben formdaki hataları komple düzelttikten sonra burada takıldım, ı-i sorunu sandım ama sonradan düştü jeton. Bizim şirketin [email protected] gibi bir uzantısı vardı ve studio uzantısını kabul etmedi, yurt dışındaki şubenin mailini girdim studio yerine ülke uzantısı olanı, onu kabul etti.

Bir de hata aldıktan sonra çerezleri falan temizleyip, sıfırdan log in olup baştan doldurun formu. Önceki yazdıklarınız satırın altında otomatik doldurma olarak çıkarsa da oradan seçmeyin, baştan kendiniz yazın. Önceki yazdığınızı seçince satır pembe olup hatalı kısıma dönüşüyor çünkü.

Bu şekilde doldurduktan sonra nihayet kabul etti ve randevu adımına geçebildim. şimdiden herkese kolay gelsin.
0
rakunzelll
(22.04.23)
ı harfi neden kullaniyorsunuz ki?
I harflerini i yazın. Ingilizce karakter kullanin sadece.
0
logisticsmanager
(22.04.23)
@logisticsmanager çünkü [email protected] yazdığım adresi İNFO@MAİLADRESİ.COM gösteriyor ama hata verdikten sonra INFO@MAİLADRESİ.COM'a çeviriyor. Neyi büyük/küçük algılayıp neyi neye çevirdiği belli değil, mümkün olan tüm kombinasyonları denemeye çalışıyorum ve bu şekilde hata verip bozduğu bir sürü bölüm var.
0
🌸rakunzelll
(22.04.23)
(7)

sizce hangisinde kalmalıyız?

andlee
fiyatı en uygun olan konum az uzakta. 3 gece için 8000 tl.https://www.booking.com/hotel/fr/lebron.tr.html?aid=898224&label=Share-nMvLdp%401681913697&sid=ac65edb5e1d7ef105bb89fdf9e9ccec8&atlas_src=hp_iw_btn&checkin=2023-05-19&checkout=2023-05-22&dist=0&group_adults=2&group_children=0&no_rooms=1&room1
fiyatı en uygun olan konum az uzakta. 3 gece için 8000 tl.

www.booking.com

13.500 tl 3 gece için ev gibi. kendi yeme içmen yapabilirsin. konum iyi.

www.booking.com

12.500 3 gece. hotel. konum herhalde en iyisi.

www.booking.com
0
andlee
(21.04.23)
3>2>1
0
paintov
(21.04.23)
2yi begendim. 1in puanı çok düşük
0
ala09
(21.04.23)
paris/fransa islerini bilen birine sormani tavsiye ederim.

mosyo logisticmanager'a sor, Napolyon'un uzaktan akrabasi, Fransa ondan sorulur.
0
cooperr
(21.04.23)
Abi neredeyse hepsi aynı bölgede. 1in puani kabul edilebilir seviyeden çok düşük.
Ben ya marais ya da montmarte yakını kalırdım Heralde. Özelikle Fransızca yoksa ve metro çok kullanmak istemezsem (marais'den gene gerekir ama daha kısa).

Buralara bakarken gezmek istediginiz yerleri google'da seçip en çok nerede olacaginiza bakarak yaptiniz mi? Ona göre liste azalabilir. Ama illa bu bölgede olacaksa ben 2>3>1 derim. Nedense kendi yemegimi yapma imkani hosuma gider hep.
0
logisticsmanager
(21.04.23)
Bu arada airbnb istersen benim hoşuma giden airbnbler var (hangi tarihler istediginden emin değilim), daha ucuza olabilir.

Örnek;
abnb.me
abnb.me
abnb.me
0
logisticsmanager
(21.04.23)
Hocam Fransa'ya hic gitmedim ayiptir soylemesi ama cok gezen 10+ yillik booking musterisiyim.

1. numara puani 5.5 Arkama bakmadan kacardim, yorum okumaya tenezzul dahi etmem. 6.5 olsa gene kacarim. Daha gecen 6.60 puanli, yer seviyesinde alcak yataklari olan pis bir otelde kaldim mesela, soguktan da dondum otelde isitmayi acmiyorlar, battaniye yorgan gardropta diyor bana. 7 alti sakattir benim kitabimda ozellikle bu tarz cok turist ceken buyuk sehirlerde. Tek artisi lokasyon olup ordan aliyorlar o puani da cogu. Sicak suyu olmayan, pis havlulu, lekeli carsafli, bed bugs'li tatilin zehir oldugu durumlar olabiliyor. Ha gencsin, ogrencisindir, butcen kisitlidir, standardin dusuktur anlarim ama bir yastan sonra cekilmiyor, degmiyor yani. Dusun fake, sisirme yorumlara ragmen bu puani almislar.

2. numaranin yorumu dahi yok, denek ben olacam ha, hocaya risk budur deyip bos kagit verip 100 alan ogrenci sansina yakindir senin iyi mekana denk gelmen bu tarz yorumsuz yerlerde, direk elerim. Bir de bunlar eski berbat puanli kotu yerler oluyor, adini madini degistiriyor, tekrardan yorumsuz olarak basliyorlar falan. Burasi icin oyledir demiyorum ama var oyle cakalliklar

3. numara 1900 kusur yorum almis, yani bayagi tercih edilen bir yer, hem puani da iyi. Dogal olarak secimim bu olurdu secenekler arasinda ha gene yorumlara bakarim
0
freedonia
(21.04.23)
3 ü seç
0
basond
(21.04.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.