Giriş
(7)

yıllık gelir/araba fiyatı ne olmalı

messina123
diğer ifadeyle alınacak arabanın fiyatı yıllık gelirin kaç katı olmalı?
diğer ifadeyle alınacak arabanın fiyatı yıllık gelirin kaç katı olmalı?
0
messina123
(28.09.22)
normalde 1 yıllık gelirle araba alınmalı ama trde zor.
ideali 12 aydır. tr için.
0
jelly bear
(28.09.22)
Bence de 1 yıllık geliri gecmemeli.
0
sckxyss
(28.09.22)
yurtdisinda yillik burut gelir / 3 ustune cikarsam beni zorluyor.

ama mevzu araba olunca bu oranlarin hicbiri tr'de tutmaz cunku araclarin uzerinde %100 vergi var, zaten %100 vergi diye birsey olamamasi lazim.

dolayisiyla sordugun sorunun bence matematiksel cevabi yok, tanimsiz.
0
cooperr
(28.09.22)
Şuanki arabamız aylık hane gelirimizin 16,6 katı. (4 yaşında) Kısmetse kısa süre içinde değiştireceğiz. Yeni almayı düşündüğümüz araba da aylık toplam gelirimizin 25,3 katı. (0 km olacak)

İşin ideali bu mudur fikrim yok.
0
emfuzi
(28.09.22)
Şu an Avrupa'da aldığım araba benim maasimin 5 katı.
Türkiye'de almaya kalksam almam için ayda 120 bin lira kazanmam lazim.

Kısacası Türkiye'de bunun bir mantığı olamaz.
0
logisticsmanager
(28.09.22)
o hesaplar işlemiyor. geçen sene aldığım araç 3 katına çıktı ama maaşım 3 kat artmadı. nasıl hesap yapalım.
0
nuisance
(28.09.22)
türkiyede işlemez +1.

uk'de şuanki arabam maşaımın 6 katı. aynı araba tr'de 800 bin belki ( dolu 2016 a3 )

hesap tutmaz yani.
0
garavel
(28.09.22)
(3)

Üretim planlama, satın alma kurs

dissendium
Merhaba arkadaşlar. Üretim planlama, satın alma alanları için kurs tavsiye eder misiniz? Ücretli ya da ücretsiz olabilir. Bu konularda çok bilgim yok ama en azından bir temel oluşturmak istiyorum.Bir de zamanı olan arkadaşlar varsa birkaç örnek vererek bu departmanların faaliyetlerinden biraz bahsed
Merhaba arkadaşlar. Üretim planlama, satın alma alanları için kurs tavsiye eder misiniz? Ücretli ya da ücretsiz olabilir. Bu konularda çok bilgim yok ama en azından bir temel oluşturmak istiyorum.

Bir de zamanı olan arkadaşlar varsa birkaç örnek vererek bu departmanların faaliyetlerinden biraz bahsedebilirse güzel olur. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(26.09.22)
marmara universitesinde bmi diye bi sirketin duzenledigi satin alma tedarik zinciri egitimine katilmistim. 6 8 hafta civarinda surmustu, hafta sonlari gunduz. ise girmede isime yarasin derseniz bende yaramamisti. ama cok da pesine dusmedim kurs mart nisan aylarindaydi baktim is bulamiyorum tekrar unv sinavina girmistim haziranda. bunun haricinde bilgi sahibi olmak temel olusturmak icin faydaliydi. ama herhangi bi konuda derinlemesine bir anlatim beklemeyin. her gun baska bi ders oluyordu cunku. bir gun uretim planlama bir gun lojistik bir gun dis ticaret vs
0
pide
(26.09.22)
Selamlar
Sorunuz varsa ben yardımcı olurum.
2 sene üretim/malzeme planlama, 2.5 yıl kadar satın alma, 1.5-2 yıl kadar satın alma müdürlüğü tecrübem var.

Bence kursa ihtiyacınız çok yok. Çok kurs gerektiren alanlar değil bence. Tedarik zinciri kursu olabilir ama gene çok geniş alan çok fazla şey var.
0
logisticsmanager
(26.09.22)
Soruların olursa yardımcı olabilirim.
0
PoscheN
(27.09.22)
(12)

İftiracı kadınlar

beemaker
Son zamanlarda erkeklere iftira atan kadınların çoğaldığını gözlemliyorum sosyal medyada ve yazılı görsel medyada kadınlar çok fazla ön plana çıkarıldı ve "kadın mağduriyeti" algısı oluşturuldu mesela TCK'da "kadın cinayeti" gibi bir ifade gecmemesne rağmen medyada bu konu sürekli propoganda yapılı
Son zamanlarda erkeklere iftira atan kadınların çoğaldığını gözlemliyorum sosyal medyada ve yazılı görsel medyada kadınlar çok fazla ön plana çıkarıldı ve "kadın mağduriyeti" algısı oluşturuldu mesela TCK'da "kadın cinayeti" gibi bir ifade gecmemesne rağmen medyada bu konu sürekli propoganda yapılıyor konumuza dönersek sizce kötü niyetli iftiracı kadınların amacı ne olabilir? Özellikle medya manipülasyonunun aksine cinsel suçların ezici çoğunluğu iftiradan oluşuyor ne yazık ki ispatlamak zor bir durum ve kötü niyetli kadınlar bunu silah olarak kullanıyor.
0
beemaker
(26.09.22)
bence karaktersizlik. eger dedigin gibi bir artis soz konusuysa ve ulkemizde bu oran diger ulkelerden fazlaysa ulkedeki kadin kalitesinin yerlerde oldugunu gosterir.
0
buenosdias
(26.09.22)
Ben hiç denk gelmedim nasıl bir şey o iftira? Yani iftira atıp videoya çekip bunu mu yayınlıyorlar? Neden böyle bir şey yapsınlar ki mantıksız sanki hem de suç yani.
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.09.22)
Var böyle kadınlar. Gradient_tabanlı_mor, kadıköyde dayak yiyen diş hekimini okuyun.
0
Kahvedesu
(26.09.22)
amaçları dünya barışı.. te allam ya ne olabilir iftira atan insanların amacı? ne duymak istiyorsunuz? kadınların hepsi böyle, allah belalarını versin, akp her şeyi düzeltti bi kadınları düzeltemedi falan gibi bir şeyler mi? yallah redpill ağlama duvarına...

iftira atan kadın da var erkek de var. bunlar var diye kadın cinayetleri yok mu oluyor? erkek şiddeti yalan mı oluyor? neyi göstermeye çalışıyorsunuz ki? asıl sizin amacınız ne yani? sosyal medyada gözlemliyormuş... e tanımıyorsunuz o zaman, nereden biliyorsunuz kim kime iftira atıyor? siz kimsiniz ki kim doğru kim yanlış söylüyor 'gözlemleyerek' anlıyorsunuz? kim ne yaşıyor nereden biliyorsunuz? siz çoğaldı deyince çoğalmış mı oluyor? hadi diyelim çoğalmış olsun eee? kadına yönelik şiddet tavan yapmışken bu gerçekle "sizin gözlemlerinize göre çoğalmış olan iftiracı kadınları" karşı karşıya getirerek siz ne amaçlıyorsunuz? kaldı ki sorunuza kendi cevabınızı da vermişsiniz. belli ki bir süredir burada sürdürdüğünüz aptalca propagandayı bi de buradan tutuşturma niyetindesiniz. troll müsünüz ne haltsınız anlamadım da saçma sapan şeyler konuşup duruyorsunuz. ciddiye alıp cevap da vermek istemiyor kimse ama anlamıyorsunuz.
0
summer timetable
(26.09.22)
kimi insan amaçlarına uygun kullanmak istiyor olabilir tabi, ne yazık ki sokakta bir kadın rastgele birine "beni taciz etti bu" dese otomatikman inanıyoruz (tabii okuduğumuz izlediğimiz haberlerin ve ülkemizdeki erkek popülasyonunuz ortalama kalitesinin farkında olmanın da etkisi oluyor)

birde @summer timetable gibi tepkiler verildiğinden bu konular doğru düzgün de konuşulamıyor, biraz daha uzasa seni de potansiyel tacizci falan ilan edebilirler ha..
0
edaddy
(26.09.22)
Biraz mantik kullanmak lazim.

Iki tane ornek uzerinden genelleme yapilmaz, teori olusturulmaz. Sosyal medyada daha cok gormen arttigi anlamina gelmez - sadece senin sosyal medyanin gormek istedigin kisimlarini daha cok tukettigin anlamina gelir. O mantikla medyada/sosyal medyada cikan cocuk tacizcileri haberlerinde de ozne hep erkekler... Birisi gelip erkekler niye boylesiniz ya diye baslik acsa ne kadar sacma olur degil mi? Ayni sey.
0
hot potato
(26.09.22)
müslüman nüfusun yoğunluğundan kaynaklanıyor. orta doğu böyledir, yalancısı çok olur.
0
coldegezenkutupayisi
(26.09.22)
Cinsel suçların ezici çoğunluğu iftiralardan mı oluşuyor? Yav benim 70 yaşındaki obez anneannem merdivenlerden çıkarken genç bir adam tarafından fiziksel tacize uğraması sonucu düşüp hasta olup bir de üzerine günlerce dışarıya çıkamama korkusuna kapılmıştı.

Madem öyle hayvana, bebeğe, eşyaya tecavüz edenler kim? Küçük bir azınlık mı?
0
ruhen hastayim ben
(26.09.22)
Güzel ülkemiz süper ülkemiz sürekli ileri giden hiç geri gitmeyen hiçbir sorunu olmayan ülkemizi aşağı çekmek için bunlar...

Gene elde hiçbir veri olmadan çıkarımlar. Şu cümleye bir adet veri bulmanizi cok isterim;
"cinsel suçların ezici çoğunluğu iftiradan oluşuyor". Öeah.
Aynen abi cinsel suç falan yok Türkiye'de. Mükemmel ülkemizi bozmak isteyen hainler böyle yapıyor hep.
0
logisticsmanager
(26.09.22)
Evet böyle kadınlar var ve sayıları az değil problem kadınlarda değil sistem buna izin veriyor normalde mağdurun iddiasını ispatlaması gerekirken kadın ve çocuk mağdur olduğu durumlarda beyan esas alınıyor ve sanıktan masum olduğunu ispatlaması isteniyor. Hatta bu iftira durumlarında pişman olup da iftira attıklarını itiraf edenlerin beyanlarıda "baskıyla ifadesi değiştirilmmiş olabilir" denilerek geçersiz sayılıyor.

Konuyla ilgili şöyle bir şey buldum:mehmetbatak.av.tr

Bu arada hukukla uğraşanlar bilir cinsel suçlardan hüküm giyenlerin büyük çoğunluğu iftira sebebiyle ceza alıyor hatta TCK 103 ten hüküm giyenlerin büyük kısmıda çocuk yaşta geleneksel evlilik yaptıkları için şikayetçi olmadan kamu davalarıyla mahkum olan kişiler (kesinlikle çocuk yaşta evliliği tasvip etmiyorum ama durum bu)

summer timetable herkes senin gibi düşünmek zorunda değil senin gibi düşünmediği için insanları "troll" ilan edemezsin ayrıca yorumunu şahsi yap beğenmiyorsan fikrini yazabilirsin ettiğin hakaretleri sana geri iade ediyorum.

Elbette "kadın cinayeti" diye bir şey yok insan cinayeti var ve Türk hukukunda "kadın cinayeti" diye bir tanım yer almamasına rağmen mahkemeler maktul kadın ve cani erkekse TCK 81 yerine TCK 82'yi uyguluyorlar böyle adaletsizlik var. Bir diğer konu kadın kadını öldürürse, öldürülen kadın doguluysa, siginmaciysa veya başörtülü ise bu durum medyada "kadın cinayeti" olarak servis edilmiyor demek ki mesele biraz ideolojik!

Gözlemenin ötesinde bu durum dava dosyalarından bir çıkarımdır zirs burada bir haksızlık hukuksuzluk adaletsizlik var ayrıca bu haksız durumu yaratanda beğenmediğin hükümet zira bu suçların kapsamını genislettiler infaz hukukunun değiştirdiler.

Siz hiç namusu hakkında iftira atan erkek gördünüz mü veya gerçekten bir kadın tarafından tacize, tecavüze uğrasa bile bir erkeğin mağdur olarak ciddiye alınabileceğini mi düşünüyorsunuz insanlar aynı tepkiyi mi verirler?

"Kadına şiddet"in arttığına dair bir veri var mı elinizde? Yoksa medyada çıkan haber sayısına göre mi bu kanaate vardınız? "Kadına şiddet" veya "doktora şiddet" gibi ifadelerin hukuk normlarında bir karşılığı yok şiddet insanadır her meslek grubunadır.

Mesela bir erkek bir kadına sevdiğini, hoşlandığını ifade eden bir mesaj yazsa kadın bunu kabul etmese "cinsel taciz" suçuna giriyor ama bunun tam tersi olsa "cinsel taciz" olarak kabuk edilmiyor bu adalet mi? Fikirlerim size saçma gelebilir sizinde fikirleriniz bana çocukça ve bilgisizce geliyor okumak yorum yazmak zorunda değilsiniz.

coldegezenkutupayisi, veriler aksi yönde. Ayrıca dinin yasakladığı şeyleri dine bağlamanız abesle iştigal.

mor bembombom, bu konuda bilgi sahibi olmadığınızı düşünüyorum özellikle cinsel suçlarda dosya içeriklerini bilseniz bana hak verirsiniz ama ülkemizde ne yazık ki sesi çok çıkan haklı sanılıyor bir kadın bağırıp çağırıp ağlayıp toplumu çok güzel manipüle edebiliyor ve bu yetenek çoğu zaman kötü anlamda kullanılıyor. Trol olmamak için herkes tek tip mi düşünmesi lazım? Sizin gibi dusunmeyenleri ne hakla trol ilan ediyorsunuz beni tanımıyorsunuz bile.

ruhen hastayim ben, istisnalar kaideyi bozmaz bu yazdıklarınız elbette var fakat çok istisnai bir durum bu tür suclardan ceza alan hükümlülerin büyük çoğunluğu iftira kurbanı eğer hukukla biraz ilgilenirseniz dava dosyalarını falan bilirseniz bana hak verirsiniz
0
🌸beemaker
(26.09.22)
Aslında sorun temelde şu: bu konuda hakim görüşün/söylemin dışına çıkan (bakın çıkan diyorum, karşıt bile demiyorum) herhangi birine karşı müthiş bir sansurleme ve sindirme mekanizması yaygınlaşmış durumda.

Cevaben yazılanlara şöyle bir göz gezdirdigimde de bunu görüyorum. Attığın başlığı şahsen kullanmazdim, aynısını erkekler diye de kullanmazdim ama ne kullandığın başlık ne de söylediklerinin "Nee sen kadına şiddeti nasıl inkar edersin" tarzı bir yaklaşım gerektirecek bir içeriği ya da kastı olmadığı anlaşılıyor.

Demek istediğim, sansür vs derken, bu konuda çok yoğun kitlesel bir sembolik/kavramsal şiddet sözkonusu. O yüzden konuşamıyorsun bile. Ağzını açtığın anda "Nee sen tecavuzculeri mi savunuyorsun" veya "troll" vs dislayici aşağılayıcı tabirler boca oluyor kafanıza zaten.

Cevaplardan birinde örnek verilmiş, Kadıköy'de dayak yiyen diş hekimi diye, habere daha önce rastlamamistim açtım okudum. Sizin bu başlıkta aldığınız karşılık orada o adamı anlamadan dinlemeden linç edenlerin verdiği tepkiyle bu açıdan aynı. Belki sadece hukuken suç teşkil etmeyen bir biçimde buradaki. Hoş o adamı dovenler de ceza almış mıdır emin değilim.

Sorunuza geleyim. Bence bu hukukun bug'i. Uçuk bir örnek olabilir ama fight clubta Edward Norton'un karakteri patronuna bir benzerini yapıyordu. Birkaç yalancı şahit ve/veya biraz manipülasyonla kontrolü elinize alabileceginizi düşündürüyor.

İşin şu tarafı da var. Hakim konumundaki kişiler de karar merci olan başkaları da bu sembolik/kavramsal şiddete maruz kalıyor. Karar verirken enselerinde "lan şimdi durum bu ama gazetelere de kadın düşmanı diye malzeme olmayalım" baskısını hissetme ihtimalleri dahi hukuk/adalet adına büyük bir hayal kırıklığı.
0
encokbenisevinnolur
(26.09.22)
encokbenisevinnolur, ne yazdığımı anlayan az sayıda kişiden birisiniz tebrik ederim. Bizim millete sorsan Türkiye'de adalet olmadığını iddia ederler ama adaletsizliğe gelince de adaletsizliği savunurlar anlamak mümkün değil! Hukukta belli başlı ilkeler vardır silahların eşitliği ilkesi vardır masumiyet karinesi vardır ülkemizde ne yazık ki cinsel suçlardan yargılananların veya hüküm giyenlerin büyük kısmı iftira kurbanı bu konu maalesef medyaya yansımadığı gibi medya aksi yönde taraflı yayın yaparak bu cinayete ortak oluyor. "Kadına şiddet" veya "kadın cinayeti" uyduruk kavramlardır ceza kanunlarında yer almaz yalnızca medyanın manipülatif tanımlarıdır cinayet veya şiddet insana karşı olur

Evet konumuz tam olarak bu ortada hukukun bir açığı (bug) var ve bu açık kötü niyetli kadınlar tarafından istenildiği gibi kullanılıyor bu durumu savunanlar yarın sizin veya bir yakınınızın başına gelmeyecegi ne malum? Kadıköy'de iftiraya uğrayan diş hekimi kamera kaydı ve şahit sayesinde kurtuldu bir de statü sahibi biri olduğu için medyaya yansıdı ya kamera kaydı ve şahit olmasaydı? Bakın bu çok ciddi bir konu bu yüzden mahkum edilen hayatı karartılan bir doktor, polis memuru, öğretmen, din adamı var.

Örnek bir haber: www.posta.com.tr
0
🌸beemaker
(29.09.22)
(11)

Yilda nasil 80-100kg et yenebiliyor?

fakyoras
Selam,Az once db'de bi entry gordum, avrupalilar amerikalilar vs yilda 80-100kg et yiyormus ortalama. Ben kendimi etcil bilirim, haftada 2 kere et yiyorumdur sanirim. 200er gram desek 400 gr. Yilda 20kg ediyor anca. Hadi bi de etli yemek olsa toptamda 500gr. Desek yilda 25kg civari. Gunde 2 ogun yiy
Selam,

Az once db'de bi entry gordum, avrupalilar amerikalilar vs yilda 80-100kg et yiyormus ortalama.

Ben kendimi etcil bilirim, haftada 2 kere et yiyorumdur sanirim. 200er gram desek 400 gr. Yilda 20kg ediyor anca. Hadi bi de etli yemek olsa toptamda 500gr. Desek yilda 25kg civari. Gunde 2 ogun yiyorum, kahvaltida et yok zaten genelde, aksam yemeginde yeme firsatim var bir tek.

Daha fazla yememin-yemememin sebebi maddi durum degil, canim sebze ister bu kadar etten sonra. Yilda 80kg icin haftada 1.5kg et yemek lazim ki bu cok fazla. Yurtdisindayim ve cevremdeki kimse bu kadar yemiyor. Hatta vegan/ vejetaryenleri dusunsek ortalama daha da duser.

Kim bu ortalamayi yukseltenler? Bir insan nasil duzenli olarak haftada 1.5kg et yiyebiliyor? Bunu yapan var mi hic?
0
fakyoras
(26.09.22)
Etten kastınız tavuk, domuz (sarkuteri ve normal et) vs de dahilse ben yiyorum.
Günde en az 300-400 gr et yiyorum spor sebebiyle. Tatil şu bu vs her şeyi atsan bile rahatça bu rakamı yaparım. Hatta bu rakamı asarım bile şarküterilerle.
Ama tek et olarak zor. O kadar et yiyemem.

Bu arada herkes değil, benim hanım misal sizin kadar yiyordur heralde.
0
logisticsmanager
(26.09.22)
Amerikalılar ve Rus'lar falan yiyor. Avrupalılar o kadar yemiyor.

Bu arada 200 gr ne hocam. Adamların bir steak zaten 350-400 gr.

Haftada 2 fazla değil ki. Haftada 3-4 yeseler zaten senin hesaba geliyor.
0
ihanet kac kisilik
(26.09.22)
Etten kastim hayvansal olan etler. Kirmizi et degil bir tek.

@ihk, avrupada genelde steakler 200gr civarinda, napalim bunu yiyoruz :(
0
🌸fakyoras
(26.09.22)
hah ağzına sağlık, ben de aynı sebepten mesaj yazdım arkadaşa. yıllık 100kg demek haftada 2 kilo demek. bir bifteğin porsiyonu 200 gram olsa, haftada 10 porsiyon biftek yemem lazım. hiç aklıma yatmıyor bu hesap, bence bir yanlışlık var bu hesapta. sporcu vs olmadığın sürece günde yarım kilo et yemem çok zor ya.

yani işin parasal yönünü tamamen boşver, bedava olsa bile bence kişi başı yıllık 100 kg et yiyemeyiz.
0
roket adam
(26.09.22)
Marketlerin unlu mamul reyonlarında, ekmek bizim sandviç ekmeğinden biraz büyük ekmek var. Onun da yüzüne bakan yok. Bizim buralardan gidenler alıyor.

Et reyonunda biftek için steak kestirmek istedim, kasap beceremedi. Bi sonraki müşteriye baktım. Benim steak dediğimin beş katı kalınlığında kesiyor.

Sulu yemek denen şeyi zaten bilmiyorlar.

Sebzeyi o etin yanına azıcık garnitür olarak kullanıyorlar.

Çok pişirmiyorlar. İçi resmen çiğ et. Kanlı kanlı yiyorlar.

Bizim yemek kültürümüzü esas alıp düşünürsen mantıksız geliyor da, adamın kültürü de o.
0
Mirket
(26.09.22)
Bir biftek 200 gr değildir. En az iki parmak kalınlığında olanları 450-500 gram gelir. Amerikanların en az 3 parmak kalınlığında steak tükettiğini düşünürseniz 650-750 gramı bulur.
750 gr et bir öğünde rahat yenilebilir, kendimden biliyorum.
0
durbidakka
(26.09.22)
işin maddi yönü yemek kültürüne şekil veriyor

işin dini yönü yemek kültürüne şekil veriyor, domuzun önüne çöp koysan yiyor, zaten otel artıklarını çöpleri toplayıp koyuyorlar, yetiştirmesi ucuz, eti de ucuz. trde de kışlanın yemek artıklarını ihaleyle toplayıp domuz çiftliğine götürenler vardı şuan ne durumda bilmiyorum. böylece en büyük mesele olan yem maliyeti sıfıra yakınsadı.

ama büyükbaşa onu yedirirsen hayvan zehirlenir. o hayvan özen istiyor. malları olan bir arkadaşın varsa sor.

hristiyanlar için mahzuru yok, yedikleri etin yarısı domuz mesela, isviçrede domuz tüketimi yüzde 45in altına düşmemiş son~ 50 senede. avrupa ve amerika böyle. asya da böyle. et ucuz olursa yenir.
www.fhnw.ch

diyetin yarısı domuz olunca aslında maliyet de düşüyor, büyükbaş eti hep pahalıydı, aynı tabloda yüzde 42den yüzde 30a gerilemiş 50 senede. isviçre de olsan 3-5 kişi nüfusun da olsa maliyet önemli.

trde zenginlik olsa, maliyetler ucuzlasa bizde de böyle olur. hatta bakılsın 2005-2013 civarı ortalama et tüketimi bugünden garanti fazladır.

sadece biftek çiğnemek olarak düşünme, hamburger köftesini günde kiloyla yutarsın, yağ gibi akar.
0
comp
(26.09.22)
@Mirket +1

Bizim mutfağımızda "etli yemek" kavramı daha yaygın. Amerika'da ve Avrupa'nın çoğu yerinde yemeğin kendisi etten ve yanındaki garnitürden oluşuyor. Bir örnek olarak texas smoked brisket diye youtube'dan aratıp bakabilirsiniz.

Et kesimleri bizden çok farklı. Bizde eti daha çok kemiklere göre ayırıyorlar, amerika'da (güney, kuzey fark etmez) etin bütünlüğünü koruyup kemikleri de etle birlikte kesiyorlar çoğu zaman. Örneğin bizde kaburgalar tek tek ayrılıp kemirilirken, arjantin'de falan enlemesine şerit halinde kesiyorlar.

Porsiyonları da hayli büyük.

Buraya kadarki kısım mutfak alışkanlığıyla ilgiliydi, bu alışkanlığa fiyat farkı da eklenince hayli fark etmesi doğal bence.
0
akhenaten
(26.09.22)
Haftada 2 kere mangal yapıyoruz hanımla , 1,600 gram altında hiç et almıyorum. Sadece ızgara tüketimi bu , haftanın diğer günleri yediklerimiz (köfte,kebap,tavuk,balık vs.) hariç. Tüketilebilir bir oran.
0
synax
(26.09.22)
3 öğünün 1 öğününde mutlaka et olmalı zaten. ona da 100-200 gram desek. haftada 1 kilo yapıyor en az. bu da yılda "en az" 52 kiloya denk geliyor zaten.
0
tchuck
(26.09.22)
haftada 2 et çok az. benim her gün bir öğünümde mutlaka et olmalı. bu illa pirzola şeklinde olmak zorunda değil, kıyma şeklinde de olabilir. yemeklere de katılıyor kıyma zaten her türlü. bence bu sayı normal.
0
sta
(26.09.22)
(13)

Amerika'da yaşamak mı yoksa Türkiye'de yaşayıp dolarla maaş almak mı?

sassot
İki türlü de aynı parayı alacaksınız. Hangisini tercih edersiniz.
İki türlü de aynı parayı alacaksınız. Hangisini tercih edersiniz.
0
sassot
(25.09.22)
tabii ki tr.
kral olursun o paraya.
0
jelly bear
(25.09.22)
Her şey para değil. Belki Türkiye'de ekonomik olarak sizi çok rahat ettirebilir döviz kazanmak ama "Kafam rahat olsun" diyorsanız kesinlikle Amerika.
0
deveyidiken
(25.09.22)
Kaç para olduğuna bağlı.

Aylık bin dolarsa TR.
Aylık 10 bin dolarsa USA.
0
cek
(25.09.22)
herkesin aksine para ve refah dışında yorum yapıcam. karakterine bağlı. hayatında
düzen, istikrar, denge olsun diyorsan türkiye.
heyecan, macera, yenilik, başarı diyorsan amerika.
0
buenosdias
(25.09.22)
net türkiye, avrupa olsaydı belki avrupa derdim ülkesine göre ( hollanda, almanya , fransa vs ) kaldı ki onda bile türkiye ağır basar ama, hele abd ise rakip net türkiye yani düşünmeye gerek yok.

ha ben kendi perspektifimden yorum yapıyorum. eu pasaportum var, ortalık karışsa 2 saat sonra avrupadayım. canım sıkılınca kazandığım dolar ile çıkar avrupayı gezerim. o açıdan t.
0
garavel
(25.09.22)
Maaşa bağlı +1
3k dolar üstü ise ABD
0
but that was just a dream
(25.09.22)
tr'de ailenle aran iyi ve onlarla mutluysan, güzel bir arkadaş çevren varsa net bir şekilde türkiye. düşünmem bile.
0
avatar is back
(25.09.22)
amerikalı bile türkiye'de yaşamayı seçer. buradaki tercih türkiye'de para harcamayı bilmekle alakalı.
tabii amerika şartlarında da iyi para kazandığını farz ediyorum. burada rakam yazmadığın için net cevap vermek zor. gidip kahveci maaşı alıyorsan o zaman burada da sıkıntı yaşarsın.
0
roket adam
(25.09.22)
ben Türkiye'yi secerdim.
0
kuzey li
(25.09.22)
aylik net $10k alti tr
net $10k ustu amariga
0
cooperr
(25.09.22)
aga bu türkiye'de ne var bu kadar. herkes türkiye yazmış çok şaşırdım.
0
nothing in my way
(25.09.22)
Benim bu ulkeyle sorunum para degil, o yuzden amerika'da yasamak isterim. Olasiliklar/olanaklar orada daha fazla benim icin. Burada umutla baktigim hicbir sey yok.
0
summer timetable
(25.09.22)
Sırf para diye bakarsan tabiki Türkiye (belli noktaya kadar sonrası tabi amerika).

Ama Türkiye ile temel derdin sadece para değilse gene belli para üstü kesin amerika.

Benim misal Türkiye ile temel derdim para değil, insani, hayatı, genel devlet yapısı vs bir sürü şey. Haliyle benim şu an fransa'dan ayrilmam için misal aldığımın 2-3 katını falan almam lazım yoksa fransa gibi yeri bırakıp gitmem Türkiye'ye. Ki o da dönemsel 2-3 yıl falan için.

O yüzden burada kişinin ayrilma sebebi önemli. Sırf paraysa Türkiye gibi gelir farkının tavan yaptığı, para ile her şey yapılabilen ülkeler insana iyi yaşatır.
0
logisticsmanager
(25.09.22)
(31)

Okuyarak enayilik mi yaptık?

birmilyonunvarmi
Dün berbere gittim. Klasik mahalle arası berberi. Hatta tek kendisi var. Çalışanı dahi yok. İphone 13'ü var bunun. Karısında da samsung s21 varmış. Yurtdışına karısıyla gidip iphone 14 alacakmış onu anlatıyor.Ben elektronik mühendisi oldum. 150 milyon dolar cirolu şirketin argesinde çalışıyorum. 26
Dün berbere gittim. Klasik mahalle arası berberi. Hatta tek kendisi var. Çalışanı dahi yok. İphone 13'ü var bunun. Karısında da samsung s21 varmış. Yurtdışına karısıyla gidip iphone 14 alacakmış onu anlatıyor.

Ben elektronik mühendisi oldum. 150 milyon dolar cirolu şirketin argesinde çalışıyorum. 26 yaşımda bu halimle ay sonunu getiremiyorum. Bırak sıfır arabayı 15 yaşında araba almak bile benim için çok zor.

Konuya dönelim, bizler okuyarak enayilik mi yaptık?
0
birmilyonunvarmi
(24.09.22)
Hem evet, hem hayır. Hayır, enayilik yapmadınız çünkü denge tekrar kendini bulacaktır, şu an herkes niteliksiz iş gücünün ya da zanaatkarların çok iyi kazanıyor olduğunun farkında ve üniversitelere olan eğilim gittikçe azalıyor. Eğer bu eğilim doğru yönetilir de tekrar nitelikli insan enflasyonu oluşturulmazsa orta vadede düzelme başlar. Umarım artık doğru düzgün bir istihdam planlaması yapmanın önemi kavranmıştır. Türkiye çok yanlış bir şey yaptı, bir yandan "biz ara eleman ülkesiyiz, bizden mucit çıkmaz" mottosu savunulurken bir yandan da yeterli iş planı olmadığı halde çok fazla sayıda üniversite açarak eğitim siyaseti yaptı. Hal bu oldu.

Evet, enayilik yaptınız çünkü muhtemelen bu düzelme bizim neslimizi ilgilendirmez. Biz hayatın çoktan gerisinde kaldık. Sadece bir nebze toparlanma olur her şey yolunda giderse. Yani evet, niteliksiz iş gücünün patladığı, tarihteki bu ender dönemlerin birinde yanlış bir tercih yaptınız.

Ama sizi rahatlatacaksa, 17-18 yaşında bunun böyle olacağını bilemezdiniz.
0
akhenaten
(24.09.22)
sizin berber olup tek başınıza bir dükkanı işletebileceğiniz ne malumdu? artık telefon modeline göre statü belirlemeyi birakalım ayrıca. lise ögrencileri ip11 kullanıyor ceplerinde 5 lira yok. eskiden arabasına saatine vs göre bi şeyler ayırt edici gibi görünürdü bu işin telefona düşmesi aslında hepimizin ne kadar fakirleştiğinin göstergesi. 10-20bin liralık şeylerle zengin sanıyoruz he
0
ala09
(24.09.22)
Kısmen evet.
0
OrangeYellow
(24.09.22)
karsindaki adam kendi isini yapiyor, sen birinin yaninda calisiyorsun. en buyuk temel fark bu. oradan baslayarak hesabini yapabilirsin.
0
idexo
(24.09.22)
Net cevap; evet.
0
etna
(24.09.22)
Kendimi de dahil etmek uzere evet, uluslararası firmada çalışıyorum, elektronik haberleşme sektöründe ve dediğin gibi ay sonu gelmiyor, ama aşağımızdaki kuruyemisci bu dönemde sıfır Peugeot 508 aldı. Üstelik iş stresi de yok.
0
mirty
(24.09.22)
Eğer mühendis olma, okul okuma sebebiniz çok kazanmaksa evet hata yaptınız.

O berber hem işinde sizden daha tecrübeli hem de kendi işini yapıyor. Ayrıca fiziksel de bir iş, ofiste masabaşı bir iş değil.

Bir berberin yanında çalışsaydı büyük ihtimalle sizden az kazanacaktı. Siz de bir mühendislik şirketi kurarsanız büyük ihtimalle berberden fazla kazanacaksınız. Diploma ile para arasında bu kadar net bir ilişki olması gerektiğini düşünmeyin.
0
michael_knight
(24.09.22)
Ben okudum ve üniversite deneyimini,yurt hayatını, gurbeti öğrendim. Daha üniversitenin ikinci ayında ihtiyacım olmadigi halde işe girip çalıştım sırf insan ilişkilerim guclensin diye. Üniversitede işimi kurdum. Şimdi bir muhendisin on katı kazanıyorum ama üniversite yıllarımı doğru degerlendirmeme borçluyum hepsini. İyi ki okumuşum
0
alimcgraw
(24.09.22)
Soruya cevap değil ama telefon örneğiniz üzerinden konuşursak, kime ailesinden neler kaldığını bilemeyiz. Her kazanç mesleki kazanç olmayabiliyor yani. Çok alakasız, para etmez diyeceğimiz araziler çok büyük paralara satıldı geçtiğimiz 10 - 15 senede.
0
cometome
(24.09.22)
bu ne kadar sığ bir yaklaşım. berberin (ki yaşı ailesi v.s. belli değil, belki aileden desteği v.s. var veya geçmiş birikimi) bir iphone alıp bir de yurtdışına çıkabilmesi böyle bir karşılaştırmaya neden olmuş.

okuyarak enayilik yapmışsınız çünkü maalesef size pek bir şey katmamış en azından böyle karşılaştırmalar yapmayacak kadar.
0
nuisance
(24.09.22)
Herkes sadece berber örneğine odaklanmış ancak berber burada sadece bir örnek. Soruyu soran arkadaş da gördüğü tek bu örnek üzerinden bir sonuca varmamıştır eminim.

İçinde olduğumuz durumda resmi verilere göre ülkenin %50 civarındaki bir kısmı asgari ücretle çalışıyor. Beden işçilerine yüksek bir talep var. Çoğu şantiyede beden işçileri başlarındaki mühendisle neredeyse aynı maaşı alıyor, hatta mühendisten fazla maaş aldıkları örnekleri bizzat kendi gözlerimle gördüm. Bugünkü durumda somut olarak, yüksek öğrenim görmek çok da çekiciliği kalmamış bir durum.

"Sen iyi olduktan sonra her şekilde kazanırsın" gibi şeyler söylenebilir ancak alanında çok iyi olan insanlar zaten her zaman, her yerde, her koşulda kazanır. Burada problem en iyisi olmak değil, problem ortalama bir hayat sürmenin çok zorlaşmış olması. Yani ya çok iyi olacaksınız ya da hiçbir şey olmayacaksınız durumu var.

Sorunun bir cevabı da bu aslında. "Orta direk" değil artık kimse. Okumak, okumamak önemli değil. Hal böyleyken insan ben neden bunu yaptım diye sorabilir elbette.
0
akhenaten
(24.09.22)
berber imkansizliktan ya da kendi seciminden dolayi okumamis olabilir ve islerini kurmus belli bi gelir seviyesine cikmis olabilir. inanamiyorum en az lisans mezunu birinin iphonu, samsungu kistas yapip okula gitmeyi enayilik gormesine.
kisaca cevap: asla degil ama sizinki enayilik olmus +1
0
Kittie
(24.09.22)
hayır.
0
ya ben lan neyse
(24.09.22)
Okumasaydin otomatik olarak berber olmayacaktin ki?

Berberlik muhendislikten daha zor, pis ve ogrenmesi cok daha mesakkatli bir is ve bu kucumseme durumu garip olmus.

Okumasaydin gerceklesme ihtimali en yuksek ihtimaller soyle:
1. asgari ucretle herhangi bir is
2. tumden issizlik

Okuyarak hata yaptim, bak futbolcular benin 1 yilda kazandigimi 1 haftada kazaniyor diye hayiflanmak kadar sacma.
0
hot potato
(24.09.22)
@hot potato + 1

toplumda sizin mesleğinize göre albenisi daha kötü gözüken bir çok meslek var sizden 90910295 kat daha fazla kazanıyor. çünkü bunun da bir nedeni var.

yani siz mühendis oldunuz diye toplumun çoğundan daha iyi kazancaksınız diye bir şey yok. buna kanıp mühendis olduysanız o zaman hata yapmışsınız. aksi halde belli bazı ön koşullar, yetiler vs. yok ise sizin de çoğumuz gibi yüksek tahsil yaparak iş piyasına dahil olmaktan başka çareniz yoktu.
0
AlsterWasser
(24.09.22)
Berber aslında şirket sahibi, sen ise bir şirkette çalışansın.

Sen eğer bir berberde çalışırsan çok daha kötü bir hayatın olur şuandakine göre. Ama eğer kendi çalıştığın gibi bir şirket açarsan o zaman daha iyi şeyler kazanabilirsin.

Ama şirket sahibi olmak her zaman zordur, meşakatlidir. Daha risklidir. Ticaret kafası da gerektirir. Öyle dükkan işletmek de kolay şey değil yani. oturmuş bir dükkanı devralmak kolay. Ama sıfırdan bir zanaat öğrenip, buna uygun bi işletme açmak vs kolay değil.

Bir işe girip çalışmak, bir dükkan açmaktan daha güvenli bir seçim, bu yüzden de daha az kazandırıyor doğal olarak.
0
zimbirik
(24.09.22)
Ek olarak, benim kuaförüm çocuğunu 14 yaşında yanında part time çalıştırmaya başladı. 18 yaşın bu işi öğrenmeye başlamak için çok geç bir yaş olduğunu söylüyordu. Yani o meslek de o kadar kolay değil
0
zimbirik
(24.09.22)
diploma sahibi olup maaşlı çalışmak ile okumayıp zanaatkar olmak seçimlerini yaparken incelenen parametreler 20 yıl önce başkaydı, bugün başka. çocuklarını bir ustaya değil de bir öğretmene teslim edenler bugünlerin geleceğini bilmiyorlardı. çünkü o anne ve babalar, bir memurun ya da okuyup bankada çalışan, fabrikada mühendis olan, plazada beyaz yakalı olan bir diplomalının maaşıyla, kendi ömür sınırları dahilinde ev, araba ve hatta yazlık alabildiğini, nispeten de orta sınıf hayatı yaşadğını biliyor ve görüyorlardı. belki kendileri de bu şansa sahip olmuşlardı. bu yüzden enayilik diyemeyiz. öngörüsüzlük de diyemeyiz. koca bir ülkenin sosyo-ekonomik yapısını değiştirebilecek kadar kötü bir yönetimin başa gelip 20 yıl gitmeyeceğini öngörebilmek mümkün değil. yani sahil kenarından, denizi gören, denize sıfır bir ev alıyorsun. sonra birileri senin evinin önündeki deniz kıyısına beton dolgu yapıyor metrelerce ve oraya gökdelen dikiyor. ve senin yapacak bir şeyin yok. bu enayilik değil yani, talihsizlik.
0
durbakalim
(24.09.22)
@durbakalim iyi bir noktaya değinmiş.

Bundan 10 yıl önce Rusya ile Ukrayna'nın savaşacağını, Türkiye'de darbe yapılmaya çalışılacağını çok az kişi tahmin edebilirdi. Bize 3. Dünya Savaşı çok uzak geliyor, olmaz diyoruz, ama o da olabilir. Bugüne kadar iki kez oldu, üçüncüsü niye olmasın. Bugüne göre değerlendirmek doğru değil. Değerinin bilindiği bir ülkede okuduğun için çok mutlu olabilirsin.

Ben kendi adıma enayilik yaptığımı düşünmüyorum. İnsan karakteri neye uygunsa onu seçer. Benim karakterimde üniversite eğitimi almak vardı. Okuduğum için mutluyum istediğim gibi işler bulamasam da.

Bazı berberlerin iyi kazandığı doğru. Ama ben uğraşmazdım bu işle.
0
dissendium
(24.09.22)
araba tamircisi ve oto elektrikçi olan 2 arkadaşım çocuklarının ilköğretimden sonra çıraklık eğitime verdi. oto elektrikçi olan arkadaşın çocupu 18 yaşına geldi, bayan kuaförü, resmen para altında.

ötekisi de hem çalışıyor hem çıraklık eğitime gidiyor, 14 yaşındaki çocuk 3 kuruş maaşla hayat geçmez diye söyleniyor şimdiden. tabi bunun babasına haftada 3 tane motoru patlak araba gelse en az 60 lira kar bırakır. bi yağ bakımından 500 lira alıyolar, günde 4 5 tane kesin geliyor, ufak tefeği yok parçacıdan geçirmesi, yok eline kalan çıkma parçalar derken, toplayınca deli para oluyor.
0
killerbee
(24.09.22)
Çoğu mesleğin "bazisi" iyi kazanıyor.
Benim de berber tanıdıklarım var mutlu değiller. Ama berber olup deli mutlu olan da var. Yani bu garanti değil ki.

Ama hep böyle başarılı örnekler göz önüne sokulur hiç değişmez. Avrupa için de iste mavi yaka/zanaatkar goygoyu var ama kimse o noktaya gelinene kadar kaç para alınıyor vs bakmıyor. Herkes 4-5 bin euro kazanıyor saniyorlar.

Neyse yani bir örneğe bakıp hata mı yaptım demek saçma. Bu mantıkla ben de size izmir'de müdürlerine 80-100 bin lira veren, dövizle para veren, yöneticilere a3 veren yerler söylerim. Ama bunlar da başarılı örnekler gene.

Ha herkesin üniversite okumasının saçma olduğuna inanıyorum ama bu herkesin iş yeri sahibi olması gerektiği düşüncesi kadar saçma.
0
logisticsmanager
(24.09.22)
Ne okuduğuna bağlı. Mesela benim üniversite okumama gerek yoktu. Burslu olarak okudum ama bana tek faydası %100 ingilizce olduğu için bana ingilizce katması oldu. Toplamda 6 sene okudum, 4 senesi çöp. Evet çöp olan kısmı lisans kısmı. Aile ve toplum baskısı+merak diyebilirim okulumu bitirmemi sağlayan şeyin.

Ben şahsen gerçekten eğitim veren 3-5 üniversite haricinde türkiye'de üniversite okumanın gereksiz olduğunu düşünüyorum. Ortalık her meslekten ortalama okuldan mezun olmuş insan kaynıyor. Gerçekten bu kadar mühendise, mimara, avukata, iktisatçıya, ve sözel puanla alan herhangi bir bölümden mezuna ihtiyaç yok.

Çok net diyorum bu ülkede 100 üniversite varsa 90'ı kapatılmalı. 100 akademisyen varsa 95'i kapı önüne konmalı. Bu ülkenin en büyük fabrikası boş beleşten üniversiteler.
0
denizgonen
(24.09.22)
Mezun enflasyonu mağdurusu , ve berber vergi ödemiyor, üstüne kaçırıyor. Türkiye'de parayı bulabilmenin yegane yolu, ticaret ~= vergi kaçırmak.
0
wiekannich
(24.09.22)
berberlerin işi de epey düştü
kendi traş olmayı öğrenenler
genel olarak saçları problemli zaten ülkenin
artan traş ücretleri

işinde en iyi olmadıktan sonra zengin olamazsın
0
bir soru sorcam
(25.09.22)
Uzunca bir süre bende böyle düşündüm. Sonra farkettim ki şu an sahip olduğum statüyü okumadan elde etmem mümkün değildi.

Rakiplerim dahi hayal edemezlerdi. Hepsini yenince herşey çok başkalaşıyor. Az okumak, öz okumak lazım.
0
baldan kaymak
(25.09.22)
bence evet. türkiyede üniversite okumaya çok büyük önem atfediliyor. herkes okuyup masa başı iş, memuriyet peşinde koşuyor. senin bölümünden veya benim bölümümden her sene binlerce mezun çıkıyor. benim durumum iyi ancak bizi kandırdılar ve yıllarca oyaladılar. benim berberim de çıkan her iphone u alacak gücü var. bugün 13 pro max almış. ama benim bir sürü meslektaşım alamıyor. okuyan ve çalışan arkadaşlarım da alamıyor. insanları bir hayalle kandırdılar. şimdi köle gibi çalıştırıyorlar.
0
paintov
(25.09.22)
Brolar sakin. Bana amma sallamışsınız :d

Ezberci eğitimin getirdiği klasik beyaz yakalılıkla çoğunuz ana fikri dahi anlamamışsınız. Berber burada sadece bir örnek. Kırtasiyeci de benden fazla kazanıyor, kuruyemişçi de benden fazla kazanıyor. Ben ise az kazanmıyorum, hatta burada bana sallayanların çoğundan fazla kazandığımı düşünüyorum ama bu para bana yetmiyor. Gidip iphone 14 alamıyorum. Ayrıca mesleğimde kendi yaş grubumun en başarılılarından biri olduğumu söyleyebilirim. O yüzden bana sallamayı kesin.

Ayrıca berberi küçümsediğimi nereden çıkardınız? Ben bluetooth le ile lorawan ile wifi ile ethernet ile iot projeleri geliştirirken o adam saç kesiyor antep fıstığı satıyor. Sadece daha fazla kazanmayı hak ettiğime inanıyorum.

Bir de bana para için mi okudun demiş üstte biri. Yok kanka hayrına okudum ben. Ne parası?
0
🌸birmilyonunvarmi
(25.09.22)
@birmilyonunvarmi o iş öyle olmuyor maalesef, ticaret > maaşlı çalışmak. Atomu da parçalasan bir sistemin parçasısın ve işveren seni başka biri ile değiştirebilir.

Kimin ne kadar kazanmayı hak ettiği çok farklı bir konu, sonuçta iş kuran insan ortaya bir sermaye koyuyor. Ticari risk alıyor. Bir ara 3-5 lokmacı köşeyi döndü 300 tane lokmacı açıldı. Sonra hepsi kapandı. Piyasada da kimseye bedava para yedirmiyorlar.

Daha çok para kazanmayı geçtim, bence teknokrasi ile yönetilmemiz lazım ama o işler de öyle olmuyor.

Boşuna mı okuduk? Bence mesleki olarak tatmin olduğun bir iş yapıyorsan; hayır. Aldığın eğitim sayesinde yurt dışında iş bulabiliyorsan; hayır
0
archmage mahmut
(25.09.22)
kısmen evet.
eğitimli olmak güzel şey ama bu devirde eğitimi paraya çevirmek meşakkatli ve zor iş.
0
benibulmanlazim
(25.09.22)
Okumak iyi para kazanacağınız anlamına gelmez zanaat her zaman kazançlıdır ayrıca artık alaylı zanaatkar yetişmediği için zanaat günden güne değer kazanıyor.
0
beemaker
(25.09.22)
berber dediğin adam sanatçıdır, vasıfsız işçi gözüyle bakma. sende o yetenek ya da o heves var mı? olmadığı için mühendis olmuşsun zaten. mühendis olarak iyi para kazanmanın yükselmenin yolları var, o yolların peşinden koşacaksın. ulan berber bile bizden fazla alıyor berber olaydım keşke dersen aldığın diplomaya yazık. x kişi elektronik mühendisi dolar kazanıyor, ben nasıl öyle olabilirim diye düşünmen lazım.

mesleğinde kendi yaş grubunda en iyilerden biri olsaydın, ulan berber bile benden fazla kapanıyor gibi sığ bir tespitle gelmezdin dostum. acı ama gerçek maalesef.
0
roket adam
(25.09.22)
(6)

Erkek ic camasir tavsiyesi

garavel
Merhaba, %100 pamuk ve sentetik olmayan kullandiginiz memnun oldugunuz markalar var mi ? Tercihim duz siyah boxer, mumkunse global marka olursa yurtdisinda da alabilecegim cok guzel olur, bir kac markaya baktim ama epey pahali ( ck ) gibi, tesekkur ederim.
Merhaba, %100 pamuk ve sentetik olmayan kullandiginiz memnun oldugunuz markalar var mi ? Tercihim duz siyah boxer, mumkunse global marka olursa yurtdisinda da alabilecegim cok guzel olur, bir kac markaya baktim ama epey pahali ( ck ) gibi, tesekkur ederim.
0
garavel
(23.09.22)
Tutku
0
inheritance
(23.09.22)
Aradığınız marka marks ans spencer. Şuan kurdan ötürü Türkiye’de fiyatlar tuhaflaşmış biraz ama ck civarına gelmemiştir. Eşim çok memnun, her tarza uygun model bulursunuz. Kısıtlı ürün gamı var Türkiye’de ama intimissini de iyi bir alternatif, fiyatlar yine biraz tuhaf kurdan ötürü burada.
0
kullanıcıadımbuolsun
(23.09.22)
Tutku
0
beemaker
(23.09.22)
Yildiz
0
baldur2
(24.09.22)
H&M deneyebilirsiniz.
0
ala09
(24.09.22)
H&m kesinlikle.
Hatta en son ben içinde lyocell olan modelini aldım çok beğendim ama yüzde 100 pamuk olmaz kötü olur. 95 pamuk 8 elasthane falan olur.
0
logisticsmanager
(24.09.22)
(11)

En yaşanılası olduğunu düşündüğünüz ülke

cosmicgadin
Hangisi? Sebepleriyle lütfen.
Hangisi? Sebepleriyle lütfen.
0
cosmicgadin
(23.09.22)
Yeni Zelanda

Dünyanın hareketli bölgelerinden izole ancak bilinçli, sosyal olarak uyumlu insanlar yaşıyor. Hayat standartları benim için güzel.

Kanada da başka bir seçenek. Aynı ABD gibi dünyanın diğer bölgeleriyle arasında iki tane okyanus var ama ABD gibi kendi içinde kurtlar sofrası değil. İnsanları daha mülayim.

Yani anlayacağınız gibi benim için en önemli noktayı gününüz toplumsal normlarını yansıtan ancak çok göz önünde olmayan ülkeler oluşturuyor.

Norveç, İsveç gibi ülkeler her geçen gün artan gerilimlerin içinde daha da çok kalmaya başladılar; onun için artık onları saymıyorum.
0
akhenaten
(23.09.22)
İsrail/Katar
-Havası güzel.
-Yemekler güzel.
-Deniz/plaj.
-Güvenli (özellikle Katar).
-Haklı refah içinde, görece zengin ülkeler.
-TR'ye yakın.
-İş imkanları gani.
0
heritage
(23.09.22)
ABD. Her açıdan daha çok olanak var.
0
dissendium
(23.09.22)
nasil yasayacagimiza gore


chill bir emekli hayati icin en yasanilir ulke tayland

sosyo politik dinamik ve bu acidan besleyici bir hayat icin fransa

sadece izdirap icin turkiye
0
hewit
(23.09.22)
ABD. Her eyaleti bir ülke gibi.

Demokratların azınlıkta olduğu herhangi bir eyalette nispeten rahat yaşayabilirsiniz. Mülteci sorunundan kaçmak daha kolay.

Maaşları yüksek, şehirlerinde başıboş hayvan sorunu yok. Şehirde çalışmak istemeyenler için imkanları çok daha fazla, büyük şirketler kasaba gibi yerlere ofis açabiliyorlar.

Pasaportu çok güçlü, herhangi bir Avrupa ülkesinde haftalarca tatil yapabilirsiniz.

Araba ve yakıt ucuz. Et ucuz. Her türlü dünyaca ünlü müzik gruplarını dinlemek ve çeşit çeşit sosyal aktivite mümkün.

Bu biraz kişisel ama müstakil ev çok yaygın.

Avrupa mülteci cenneti, ayrıca tek tip hükümetler olduğu için halka zorla herhangi bir şeyi dayattırabiliyorlar. Yani Hollanda’nın yaptığı gibi eti yasakladık, tarım yapamazsınız dediklerinde gidebileceğiniz alternatif bir şehir yok. ABD de bu durum daha zor. Eyalet bazlı kararlar veriliyor. Bunaldığınız bir noktada başka bir yere taşınabilirsiniz.

ABD de zengin olmak daha kolay, Avrupa vergi cenneti.

Özetle, Avrupa’ya gidecekseniz Türkiye de kalın daha mantıklı bence. Tek hedefiniz ABD olsun.
0
sarahkerrigan
(23.09.22)
rusya. başkalarından devşirme faşizm yerine bizzat evde yapılmış sağlıklı ve organik faşizmi tercih ediyorum çünkü. normalde sıkı avrupacıydım, ülke fark etmezdi. gel deseler yine giderim herhalde ama siyaset işine hiç girmemem lazım, yoksa nefis dayaklar yerim. ben o yüzden rusya ve ardından balkanlar diyorum. öncelik sırbistan, plase hırvatistan.

herkesin fikrine ve isteğine saygım sonsuz ama ben ABD'yi idealize eden biriyle merhabalaşmanın ötesine geçmem mesela. bi ricası, isteği olursa yardımcı olurum. o kadar.
0
der meister
(23.09.22)
bastira bastira soyluyorum kesinlikle commonwealth olamaz, reklami iyi, abartiliyor.

bizim gibi akdeniz insanina, italya, portekiz, fransa gibi ulkeler uygun.
fransizlar cinstir, ispanyollar ve italyanlar ile iyi anlasiriz.

yok avrupa'dan cikmak istiyorum diyorsaniz, ya Amerika (pasifik sahili) ya da Rusya.

obur taraftan haliniz vaktiniz isiniz gucunuz yerinde ise ben olsam turkiye'den en fazla 2 haftaligina tatil icin kacarim, bir nefes alir cukura geri donerim.
0
cooperr
(23.09.22)
Bence bu konuya mikro ölçekte bakmak lazım. Yani yaşadığın şehir hatta mahalleye göre değişir. Senin beklentilerine göre de.

Yani ABD diyelim mesela. New York'ta yaşayacağın hayatla, New Orleans'taki bir olmayacak. Hatta New York'ta merkezde yaşayanla civarında yaşayan new jersey gibi insanın da hayatı ve mutluluğu farklıdır.

Bu her ülkede böyle. Maddi kaynaklarınız güçlüyse, tuhaf afrika ülkeleri dışında hemen her ülke yaşanılasıdır dünya üzerinde.
0
anten
(23.09.22)
Katar, İsveç, BAE, İsviçre, Norveç, Avustralya, Yenizelanda
0
beemaker
(23.09.22)
Kişiden kişiye çok değişecek bir olay.
Misal para isteyen kişinin gitmek isteyeceği yerler belli. Ha zor duruma düşersen yardım eden yok oralarda ama risk budur.

Ben pek bilmiyorum neresi. Türkiye olmadığından eminim çünkü hayatta baktığım tek şey para değil. Ayda 8-10 bin eurodan aşağıya türk insani ile günlük muhatap olmam. Iki hafta tatilden döndüm, dünya varmış.
Akdeniz ülkeleri insan olarak bize uyumlu katılırım. Misal almanlar ile olan ortamlar bana biraz daha zor geliyor fransiz/ispanyollara falan göre.
Ama nedense hem bana yakın olması hem paranın Çok olması hem Avrupa'da olması hem Türkiye'ye gidiş dönüş kolay olması falan derken İsviçre olabilir. Ama Fransa'da da sorunum yok yani.
Amerika olmadığından da eminim de onu eleştirmek için vakit harcayamam.
0
logisticsmanager
(24.09.22)
@romario, herkes insan gibi cevap yazmış, hayret kimse ukalalık yapmamış derken senin ender rastlanacak derecede boş cevabını gördüm. Her soruya böyle kime göre neye göre kafasında, beyin yakan, hiç bir faydaya hizmet etmeyen ve varsayımsal bir şekilde yaklaşmanıza sebep olan beyin fonksiyonlarınızda arıza olduğunu düşünüyorum. Biliyor musun, ortaya savurduğun saçma cümlelerin biraz zıttı olacak ama Avrupa'da 8 sene yaşadım, altımda son model iki arabayla. Garsonluk falan aramıyorum, insanların fikrini öğrenmek için bir soru sordum, bilmişlik taslamalarına meydan açmak için değil. Soru gördüğünde cevap vermek zorunda hissetme kendini olur mu?
0
🌸cosmicgadin
(24.09.22)
(13)

Fransaya iltica

the sound and the fury
Arkadaşım 200 bin tl bir şebekeye para vermiş ve kaçak yollardan gidecek orada sığınma talebinde bulunacak. Kampta kalacak mış. Fransa kabul ediyor mu herkes böyle gidebilir mi? Sol görüşlü aleviyim kürt üm dediğiniz zaman size iltica hakkı veriyorlar mı? Hangi ülkeler bunu kabul ediyor. Kafaya çok
Arkadaşım 200 bin tl bir şebekeye para vermiş ve kaçak yollardan gidecek orada sığınma talebinde bulunacak. Kampta kalacak mış. Fransa kabul ediyor mu herkes böyle gidebilir mi? Sol görüşlü aleviyim kürt üm dediğiniz zaman size iltica hakkı veriyorlar mı? Hangi ülkeler bunu kabul ediyor. Kafaya çok takıyorum bu ülkede kalırsam 1 seneye cesedim çıkar. Bu dincilerin ülkesinde daha yaşamak istemiyorum.
0
the sound and the fury
(21.09.22)
Hayır vermiyorlar.
Bu kadar kolay değil tabiki.
Ben yakın süreçte iki kere iltica duydum;
Babasi fetocu. Baba İsviçre kaçmış, kız kanada.
Diğeri gay. Ailesi doğulu, öldürmek istiyor. Erkek arkadaşı ile Fransa kaçıyor.

Solcu diye iltica eden taaa 80'lerde darbe dönemi var. Başka hiç sol görüşlü, alevi, Kürt diye kaçana denk gelmedim.
0
logisticsmanager
(21.09.22)
Iltica talep sebebi solculuk, alevilik ve kurtluk mu sadece? Yani sadece bu kimliklere sahip olmak mi? Hayir, kabul etmezler. Bu kimlikler dolayisiyla veya legal/insani/kimlik temelli faaliyetleri veya varligi dolayisiyla gordugu somut bir baski varsa, fiziksel siddet, hukuki/idari tacizler, tehdit, hedef gosterilme, iskence, kotu muamele, ajanlik dayatmasi vs vs o zaman evet kabul alma ihtimali yuksek. Birinin bunlari yasamasi icin evinde oturmamis, sadece kimligine sarilmamis, bir seylere sesini cikarmis olmasi gerekiyor. Ben solcuyum kurtum bu yeterli bi sebep deyip iltica edemezsiniz. Ilticaya sebep baskiyi kanitlamaniz gerekiyor.
0
summer timetable
(21.09.22)
bence bu bir çeşit fomo. herkes gidiyor, ben kaldım düşüncesi. iltica ederek gidilen ülkede tutunmanın kolay olduğunu sanmıyorum. yani sonuçta o ülkeye diğer yollardan direkt gidemiyorsan iş, ev gibi en temel konular sorun diye gidemiyorsundur. e bu sorunlar olmasa daha rahat göç edilir.
0
hknty
(21.09.22)
Hayır arkadaşınız dolandırıcılık şebekesine para kaptırmış durumda. Fransaya veya başka bir Avrupa ülkesine gidip ben şuyum ben buyum diyip iltica edemiyorsunuz. Hadi alıp götürseler bile Fransa tarafından deport edilirsin. Ben kürt oldugum için baskı görüyorum dediginiz zaman bunu kanıtlamanız lazım. Kanıtlı bir hikayeniz olması lazım. Haksızlığa ugradıgınızı gösteren AB insan hakları komisyonu tarafından dikkat çekmiş bir durumunuz olmalı. Hele ki Fransa mülteciler konusunda katı kuraları olan bir ülkeyken daha da zor. Bu işler böyle anlattığınız gibi olsaydı memlekette kürtü alevisi solcusu transı kalmazdı hepsi yurtdışındaydı. Şebekeye kaptırdıgınız pare ile kalırsınız sonra giden o para yüzüne Türkiyede ki geri kalan hayatınızı daha da zorlaştırırsınız.
0
limonlu eksi
(21.09.22)
Geçen gün buna benzer bir arkadaşım Almanya'ya gitti. Sağlam şebekeler parayı sonra alır. Eğer öyleyse denenir.
0
olaylar olaylar
(22.09.22)
Senelerdir su kafayı cozemedim.

Bulgaristan da depomun karşısı mülteci kampı.adı kamp ama kimse o alanda durmuyor,çarşıda denk geliypruz kaçak geçerken yakalananlarla,mültecilerle.verdiği parayı bir kenara bırakalım bir şekilde fransaya kadar varabilir.çokca giden biliyorum.mülteci meselesine gelince o kısım çok zor.orada kaçak olup hiç bir yere kıpırdayamayan çok kişi var.birisiyle tanışmıştım.3 yıla yakın kaçak kalmış ama bir turlu evrak yapamamış,fransız bir kadınla evlenebilmek için geriye kaçak şekilde türkiye ye dönmeye çalışıyordu.

Bu kafayı çözemedim deme sebebimde şu ,bu paraya herhangi birisi resmi bir şekilde fransaya rahatlıkla varabilir.sadece doğru evrak hazırlaması gerekiyor.bu kadar riskli bir yola girmek büyük saçmalık.bildiğin canıyla bahis yapıyor adam.yolu açık olsun.
0
duptıs
(22.09.22)
Sıra sizin kürt ve alevi olmanıza gelene kadar önce afrika’nın %84.8ini fransa’ya taşımak gerekir. o yüzden yasal yollardan iltica biraz zor.
0
archmage mahmut
(22.09.22)
sebeke icin iyi is, hicbir halt yapmayip parayi cebe atiyorlar, kampta kalacakmis, la fransa'da kamp mi var? cok buyuk ihtimal talebi kabul edilmez, yillarca surunur durur...

ote yandan @limonlu eksi'nin dedigi gibi deport edilmesi de cok dusuk ihtimal, arafta kalir senelerce...


not; fransa'da "illegal" kamplarda cokca calismis biri
0
hewit
(22.09.22)
iltica bambaşka bir hadise, bence unut onu, niye kabul etsinler.
Fransa ya da diğer Avrupa ülkeleri hakkında benim pek olumlu düşüncelerim yok açıkçası. Onların da aynı oranda dincileri var, ırkçılar, hanzoları var vs. Fransa'da 30 yıldır yaşayanlar var hala hepsi temizlikçilik dönercilik falan yapıyor, orada doğan Türk neslin üniversite bitirme oranı %3 gibiydi, adamlar Türkleri üniversitelerine bile almıyor, iyi işlere de almazlar. Paran varsa iyi yaşarsın, ırkçılıktan çok etkilenmeyebilirsin ama kimsenin kucak açtığı falan yok neticede.
0
tiny penny
(22.09.22)
Geçmiş olsun büyük ihtimalle dolandırıldı.

Bir defa sığınma talebi falan bunlar kolay işler değil, hele Avrupa'da hiç değil.
Bunun için geldiğiniz ülkede siyasi ya da toplumsal sebeplerle hayati tehlikenizin olması gerek ve bunu kanıtlayabilmelisiniz. Hadi böyle bir durum var, ondan sonraki süreç de ülkeden ülkeye değişmekle beraber kolay bir hayat değil. senin iltica başvurunun sonuçlanması çok uzun zaman alabilir. O süreçte saçma sapan bir hayatta yaşarsın.

Bu tarz anlamsız girişimlerin çoğu deport olarak geri dönüyor ülkeye. Bir de üstüne ilerde legal olarak gitme şansınız da azalıyor. Daha fenası yukarda yazılan başvurunun uzun süren değerlendirme aşaması. Yıllarca elinizde bir çalışma izni olmadan, kampın dışına çıkamadan suriyelilerle, ukraynalılarla, afrikalılarla aynı yerde çok düşük standartlarda yaşama ihtimali.

Şu anda bir de ukraynalılar akın etti avrupa'ya ve bazıları iltica başvurusu yapıyor. Hem ülkelerin göçmen kontenjanını dolduruyorlar. Hem de ülkelerin göçmen ofisinin yükünü artırıyorlar.

Bir defa önce bu kafadan çıkın bir sakinleşin. Hayatınıza rutininize bakın.

Ha illa ki farklı bir ülkede yaşamak istiyorsanız gidebileceğiniz onlarca yasal yol varken böyle anlamsız işlere kalkışmayın.

1-İş arama vizesi. Mesleğinizi bilmiyorum ama bir meslek sahibi olarak iş bulmayı deneyebilirsiniz. Çoğu avrupa ülkesi meslek sahibi insanlara iş aramak için o ülkede kalmanıza müsaade eden "iş arama vizesi" veriyor. Kaldığınız süre boyunca geçiminizi sağlayacak maddi kaynağınız varsa bunu deneyebilirsiniz.

2-İş bulmak. Türkiye'de onlarca profesyonel acenta var. İşkur var. Bunlar üzerinden yurtdışında iş bulabilirsiniz. ya da linkedin vs üzerinden niteliklerinize uygun işlere başvurup şansınızı deneyin. ama dolandırıcılara dikkat edin. Bunun da maalesef dolandırıcısı var. Göstermelik şirket kurup insanları dolandıran yerler var.

3-Ankara anlaşması. Eğer bir mesleğiniz varsa bunu avrupa'da kendi şirketinizi açarak yapabilirsiniz. Atıyorum yazılımcısın. Ben hollanda'da şahıs şirketi kurarak yazılım işleri yapacağım diyebilirsin. Ya da oto tamircisisin. Mesleğini belgeleyebiliyorsun bir de. O zaman gidip orada bir dükkan açabilirsin. Ya da dükkana sermayen olmayabilir. Kendine şahıs şirketi kurup, freelance olarak büyük firmalara fatura karşılığı hizmet verebilirsin. Ama bunun için çok iyi bir iş planı ve Türkiye'de o mesleğin icracısı olduğunu göstermen önemli.

4-Eğitim. Yukardakilerin hiçbiri yok mu? O zaman lisans, yüksek lisans ya da doktora programlarına bak ve başvurunu tamamla. Bazı ülkeler dil okullarına da vize veriyor. O süreçte belki bir iş bulursunuz.

5-Konut. Bazı ülkeler konut alanlara oturum veriyor.

6-Karadağ gibi AB adayı ülkeler. 200.000 TL'yi kaçakcıya vereceğine karadağ gibi ülkelerde ufak bir dükkan için sermaye yapılabilir. Karadağ özellikle turistik açıdan gelişen bir yer ve çok türk işletmeci var. Kahveci, butik, dondurmacı, otel açan.

Özetle çıldırmayın:)
0
anten
(22.09.22)
"bu paraya herhangi birisi resmi bir şekilde fransaya rahatlıkla varabilir" denmis de, 200bin tl, 10bin avro ediyor ki bu malesef para degil. Bankada 10bin avro gosterebilse bile bugunun turkiyesinde issiz gucsuz bir adamin vize alma olasiligi 6/49 tutturmasi gibi birsey olur.

Iltica meselesine gelince, kimseye tavsiye etmem. En merhametli ulkelerde bile ustunden silindirle gecerler, bir sekilde 5-10 sene harcayip sonuca ulasilabilsen bile sen artik sen olmaktan cikarsin..
0
cooperr
(26.09.22)
Arkadaşlar teşekkür ederim, arkadaş şu an fransa'da vardı kampta. Gidenler çok iyi diyormuş o da öyle gitti, bakalım hakkında hayırlısı olsun ben de düşünüyorum gitmeyi iltica Fransa'ya her şeyi geride bırakmak istiyorum.
0
🌸the sound and the fury
(23.10.22)
iyi deneme ama bunu yiyen çıkmaz herhalde. İlyas salman'ın filmindeki gibi olay. Parayı maho'ya mı veriyoruz? Gardaş burası munih mi

www.youtube.com
0
seaman
(23.10.22)
(6)

avrupa'da yaşayıp, çocuğu ilkokul çağında olan arkadaşlar

roket adam
çocuğun okul işini nasıl hallediyorsunuz, yaklaşık aylık ne kadara mal oluyor? yuva ve sonrası için konuşuyorum. bizde özel okul fiyatları inanılmaz seviyelere ulaşmış durumda. aynı maaşı alsan bile resmen sırf okul masrafından ötürü burası çok pahalı kalmaya başladı gibi bir düşüncem var. acaba doğ
çocuğun okul işini nasıl hallediyorsunuz, yaklaşık aylık ne kadara mal oluyor? yuva ve sonrası için konuşuyorum.

bizde özel okul fiyatları inanılmaz seviyelere ulaşmış durumda. aynı maaşı alsan bile resmen sırf okul masrafından ötürü burası çok pahalı kalmaya başladı gibi bir düşüncem var. acaba doğru mu diye teyit etmek istedim.
0
roket adam
(20.09.22)
Bende çocuk yok ama fiyatlarını biliyorum.

Fransa'da çevremde çocuklarını özele gönderen yok pek. Fiyatlar Türkiye'den daha ucuz. Çünkü Fransa'da tercihken Türkiye'de zorunluluk. Bugün yeğen için konuşurken ailesi sırf bu dini eğitim zirvalarindan kurtarmak için özele yolluyoruz dedi. Fransa'da bu risk olmadığı için ve genel eğitimi Türkiye'den iyi olduğu için millet normal okula yolluyor.

Ornek olarak sağlam bir okula baktım (spor aktiviteleri yüzme, hokey, eskrim falan olan) yillik ailenin gelirine göre değişiyor, en pahalı 1350 euro.
Yemek de (iste yok organik, yok dayanikli urun, tek kullanımlık plastik yok vs. Zaten Fransa'da okullarin yemekleri ünlüdür) kisi başı 7.35 Euro günlük yemek. Ne kadar yenilirse.

Ha dediğim gibi çoğu insan yollamaz, önemli olan düzgün yerde yaşayıp oradaki okula yollamak.

Bu dediğiniz olayı ben numbeo üzerinden düşündüm; misal orada hesaplanirken özel okul dusunulmuyordur ama Türkiye'de özel okul bir zorunluluk. Misal Türkiye'de cevremde çocuk sahibi olup özele yollamayan insan yok.
0
logisticsmanager
(20.09.22)
Evet, tam dediğin sebepten araştırıyorum ben de hocam. Yani şu an tr'de avrupa şartlarında kazanıyorum denebilir, giderim burada daha az olduğu için ciddi avantajdayım. Ama çocuk denklemi tam tersine çeviriyor gibi geldi. Yıllık 1350 euro diyorsan mesela inanılmaz düşük bir rakam, ama aylık 1350 euro ise buradakine denk bir masraf.

Merak ettiğim konu bizim türk expat'lar fransa'da özel okula gönderiyor mu mesela çocuklarını? Yoksa 0 euro masrafla devlet okulunda mı okutuyorlar.
0
🌸roket adam
(20.09.22)
@roket adam; yıllık. Ama normal özel okul, yabancılar için değil.

Özel okula yollayabilirsin. Benim yaşadığım yerde amerikan özel okulu var. Ama diyorlar ki çocuk Fransızca konuşuyorsa ya da burada uzun süre kalacaksa devletin europol yabancı okuluna yollayın vs.

İngilizce konuşulan özel okul 5 bin euro civarında.
Etrafımda tam expat yok, expat gelip burada evlenenler falan var haliyle direkt yabancı denk gelmedim. Facebook grubunda amerikan okuluna yollayan amerikalilar cok var.
0
logisticsmanager
(20.09.22)
Viyana’daki ozel okullara baktim, cok fazla var ama cok butik ve mesela sadece ortaokul ya da sadece lise, sadece ilkokul vs diye ayrildigi icn sayica cok gozukebiliyor. “Ana okulundan universiteye X Koleji” style cok cok fazla yok.

Ozel okullarin cogu da dini okul.(yarisi roma katolik kilisesi ve evangelist kiliseye aitmis, 8i islamik okul, 4u yahudi okuluymus) Bilmemne christian schule filan seklinde. Birkac tane de international school var.
Onun disinda montessori, waldorf gibi “alternatif”(!) mufredatlarin ogretildigi okullar var.
Vienna international school 24bin euroya kadar cikiyormus. Bazilari yillik 4bin€ civari ama artilar vs oluyor tabi. Avrupa’da, gelismis bir ulkede onemli bir durum yoksa ozel okula gondermek biraz simariklik olarak goruluyor. Gocmen mahallesinde yasayip “benim beyaz cocugum gocmenlerle ayni okula gitmesin” irkciligi yapanlar da ozel okullara gonderiyorlar baya :/
Bilgileri su siteden cevirdim: www.stadt-wien.at
0
kuehles blondes
(21.09.22)
abi ayda 1350 avroya nereye gonderiyorsun, cocuk basina rakam mi bu yoksa 2-3 cocuk toplami mi? benim liseye baktim senelik 95k tl, ayda 450 avroya geliyor.

Tr'de avrupa standartlarinda kazanin sirf okul icin disari cikmasi mantiksiz olur, degmez.
0
cooperr
(21.09.22)
@Roket adam, eger expatlardan bahsediyorsaniz yani o ulkede uzun sure de olsa gecici sureli olarak calisma amaciyla bulunan kisiler, %95'inin sirketi cocugun egitim masraflarini kismen de olsa karsiliyordur.Hatta ogretmenseniz bir uluslararasi okulda mesela, cocugunuz calistiginiz veya anlasmali olduklari bir okulda bir cocuk ucretsiz, digerlerine indirim vs gibi sekillerde okuyabilirler. Relocation package denen hadise genelde bunu icerir yani. Zaten cogu kisinin cocugu gider gitmez yerel dili biliyor olmadigi icin devlet okullarina veya ozel okullara gitmek yerine uluslararasi okul denen okullara gonderilir oyle durumda. Ilkokul da olsa, lise de, benim gozlemim boyle. Bunlarin fiyatini soruyorsaniz Istanbulda MEF var mesela, uc bes sene once 25bin dolar civariydi yilligi. Simdi cok daha artmistir. Ben yurtdisinda bir uluslararasi okulda calisiyorum, yillik ucreti 110bin dolar.

Gocmus kisilerden bahsediyorsaniz, onu bilmiyorum.
0
sopiro
(21.09.22)
(6)

Şirketlerde yurtdışına transfer nasıl oluyor?

kanepeee
Mesela Siemens İstanbul'da çalışan bir yazılımcı. Kendi müdürüne "beni almanyaya göndersenize" mi diyor? Öyle olsa bunu herkes ister sanki? Yoksa Siemens Almanya'nın bir iş ilanı açtığını görüp o şekilde mi gidiyor?
Mesela Siemens İstanbul'da çalışan bir yazılımcı. Kendi müdürüne "beni almanyaya göndersenize" mi diyor? Öyle olsa bunu herkes ister sanki? Yoksa Siemens Almanya'nın bir iş ilanı açtığını görüp o şekilde mi gidiyor?
0
kanepeee
(19.09.22)
Bizde ilan açılır, başvurursun, lokalden referans istenir, çalışma izni vb konuları hedef işe alım tarihiyle çatışmıyorsa sürece girersin, mülakatı geçersen gidersin. Pozisyon relokasyon paketi içerebilir ya da içermeyebilir ama globale açıldıysa muhtemelen vardır.

Ya da bazı önemli pozisyonlar olur, global işe alıma haber salınır, ilan açılmadan pozisyona uygun biri var mı sorulur, varsa süreç açılmadan teklif edilir.
0
Bruce
(19.09.22)
çok uluslu şirketlerde önce iç ilan açılıyor. sadece şirkettekilerin görebildiği iş ilanı gibi düşün. ihtiyacı içeriden çözebilirlerse dışarı hiç ilan açmıyorlar bile. içerden çözemezlerse de içeridekilere referans karşılığı bonus veriyorlar.

bir de çalıştığın birim direkt yurtdışı ile ilişkili ise o şekilde de gitme ihtimalin mevcut.

bir de neden herkes yurtdışına gitmek istesin ki. siemens’in maaşları yan hakları olanakları gayet iyi. çalışanları kalmaktan memnun ki kalıyor. neden yurtdışına gidip kendilerini kassın şartları iyi olan biri
0
roket adam
(19.09.22)
boyle bir transfer deneyimim olmadi ama illa ki aranin iyi oldugu yoneticiye gitmek istiyorum diye bahsetmek faydali olabilir. akillarinda bulunsun.
0
hot potato
(19.09.22)
Soylenenlere ek olarak su örnek vereyim;
Cok deneyimli ve sağlam adam. Rakip şirket x2 maas veriyor. Şirketten ayrilacakken su anki şirket gel seni Cenevre'ye yollayalim diyor, şu an orada.
0
logisticsmanager
(20.09.22)
evet ben açılan bir iç ilana başvurdum ve globaldeki merkez ofise gittim mesela.

nereye gitmek istediğinle alakalı. global şirketlerin organizasyonu bölge bölge ayrılıyor. eğer merkez ofise gitmek istiyorsan türkiye'deki yöneticine söylemek pek bir işine yaramıyor. eğer türkiyenin yönettiği bir bölge varsa oralardaki ülkelere gitmek için işe yarayabilir kendi müdürüne söylemek. (güney afrika, dubai, rusya vs.)

merkez ofise gitmek içinse globalde bağlı olduğun müdürüne söylemek işe yarayabiliyor bazen ama benim durumumda hiçbir işe yaramadı mesela. yıllarca adama global hq'ya transfer olmak istediğimi söyledim ama pek ilgilenmedi. zaten istanbul'dan ucuza onun için çalışıyordum, pek bir artı görmedi hq'da olmamda sanırım.

ama başka bir müdür ihtiyacı olan bir pozisyonu globalde açıyorsa, sen de başvurup da başarılı olursan direk merkeze almakta bir sakınca görmüyor genelde. ben de hiç tanımadığım bir takıma geçtim bu şekilde.
0
king lizard
(20.09.22)
şirket içinde workday gibi platformlarda globalde yayınlanan ilanlar ya da grup şirketlerinin yayınladığı ilanlar olur. onlara başvuracağını müdürüne söylersin. anlaşırsın. başvurursun. genelde işlere kimin alınacağı önceden belli oluyor. ama sağlam bir sponsorun olursa mümkün olabilir. ben bu sene benim şirketten birini avrupaya gönderiyorum. bir tek kıçından tutup ittirmediğim kaldı. şimdi bir de maaş pazarlığı yapıyor bana. kiramı da karşılayın diyor. insanlar bazen nerede durması gerektiğini bilmiyor.
0
gabe h coud
(20.09.22)
(3)

IMEI Harcını dava etmek

comp
Bunu en azından telefon fiyatı üzerinden oranlayarak almaları yönünde bir idari dava açılabilir mi? Evetse nasıl?fiyatı 20 dolar olan telefonlar da var çünküHarc 2800 lira.nasıl bi cendereye düştük bu telefoncular milleti nasıl kıskaca aldı devleti kafalayıpparfümde de aynısı başımıza gelditşk
Bunu en azından telefon fiyatı üzerinden oranlayarak almaları yönünde bir idari dava açılabilir mi?
Evetse nasıl?
fiyatı 20 dolar olan telefonlar da var çünkü
Harc 2800 lira.
nasıl bi cendereye düştük bu telefoncular milleti nasıl kıskaca aldı devleti kafalayıp
parfümde de aynısı başımıza geldi
tşk
0
comp
(18.09.22)
daha dur. yeni yıl itibariyle 5 bin olmasını bekliyorum. şu anda zaten yeni iphone ile birlikte çok dillendiriliyor. bu ülkede bir şeye talep ne kadar artarsa fiyatı da o kadar hızlı artar. yakındır zam yapmaları.
0
mr.goodcat
(18.09.22)
Ya sürekli böyle Fransa örneği vermekten sıkıldım da burada quechoisir var. Tüketici derneği. Bunlar sürekli böyle şeylere dava açıyor, işte bankalara, sigorta firmalarına, devlete ona buna. Amaçları tüketiciyi korumak.

Bize böyle bir kurum lazım. Amaçları tüketiciyi korumak olan ve devlet dahil her kuruma dava açıp bunlarla uğraşacak.
Böyle tek basiniza olması zor, maddi olarak yorucu ve uzun bir süreç bence.

Bence de olması gereken arabalardaki gibi bir şey ama sunun olacagindan eminim; fiyati 100 dolar altindaki telefona 2800, 300 dolara kadar 5bin, 500 dolar üstüne 10 bin lira der bunlar. Çünkü tek amaçları tüketiciyi, halkı öpmek.
0
logisticsmanager
(18.09.22)
@logistic hocam örnek verin tabii ki, kim ne yapıyor bilelim

evet devlet öpüyor ama bu konuda Telefon distribütörleri daha çok öpüyor kanaatindeyim;
parfüm örneğini o yüzden verdim.
orijinal parfüm senelerce o yurtdışı strawberry bilmem ne sitesinden geldi
tl pahalıydı, kargo ucuza geliyordu
vergi alınamıyorduysa(ki 100 yuro, 50 yuro vs üst limit vardı, çoğu ithal şeyden devlet almıyordu) o vakitler devlet niye almadı
taa ki, o parfümcülerin (s*vil parfümeri?) işi hepten baltalandı, bunlar ticaret bakanlığına bi bindirme yaptılar. şak yasak geldi.
... sevdiğim ülkemizde parfüm alamıyor vatandaş, bunlara mecbur kaldı.

telefonda da imei kaydettirmeyi 6 ayda 2 telefondan, 6 ayda 1e, senede 1e, 2 senede 1e, 3 senede 1e, en son sadece pasaport sahibi kullanabilir'e çektiler.

bu imedi adeti ilk çıktığında dolar ucuzdu, tl fiyatlıydı yani
sözlükteki temmuz 2011 entrisinde turkcell mağazaında 10 tlye imei kaydı yapılıyor diyor...
o tarihte dolar 1,6 tl.

distribütörler bastırdı da bastırdılar.
bu sermayedarlara da epey öfke borçluyuz
0
🌸comp
(18.09.22)
(3)

Fitness hareketlerinin en doğru şeklini nereden öğrenebilirim?

havadakarada
Yapıyoruz bir şeyler ama doğru mu yanlış mı belli değil senelerdir. Hocaların da işin en doğrusunu bildiğinden şüpheliyim.
Yapıyoruz bir şeyler ama doğru mu yanlış mı belli değil senelerdir. Hocaların da işin en doğrusunu bildiğinden şüpheliyim.
0
havadakarada
(18.09.22)
youtube
0
abelardo
(18.09.22)
Vücudundan.
Çalıştırmak istediğin kasa en iyi nasil yuk biniyor ve baska yerlere ne kadar az yuk biniyorsa o kadar dogrudur yaptigin hareket.

Biceps çalışıyorsan bicepse ne yuk bindigini en iyi sen hissedersin. Kasin çalışıp calismadigini en iyi sen hissedersin.

Bütün kaslar cekme kuvvetiyle hareket verir uzuvlara. Hangi hareketi hangi kasin yaptığına bakarak hangi kas icin ne hareket yapacağını bulabilirsin. Atiyorum triceps çalışıyorsun ama tricepslerde yuk hissetmiyorsun ote yandan omuzda yuk hissediyorsan hareket yanlış mesela.

Mesele aslında soyle tutacan boyle tutacan kolları soyle acacan boyle indiricen falan değil, kasa yuk biniyor mu binmiyor mu mesele o. İstersen amuda kalkarak yap. Hassas bolgelere sakatlik riski yaratacak sekilde yuk bindirme, calistiracagin kasa max yuku bindir tamam.
0
stavro
(18.09.22)
Türkiye'deki kişilerin çoğu hoca değil besyo mezunu iş bulamayanlar. Besyoda bile doğru düzgün ogretilmiyor. En son bir hocayla konuşmam heralde 7-8 sene önceydi. Genelde ron swanson gibi "i know more than you" bakış acisinda olup muhatap olmuyorum.

Ben pakulski severim, özellikle kaslari hissetmem konusunda ve aktive etmek konusunda çok şey öğretti.
youtu.be
0
logisticsmanager
(18.09.22)
(20)

Ev fiyatlarında saçma bir artış yok mu?

logisticsmanager
Emlakçı arkadaş ile konuşurken fark ettim;İzmir Güzelbahçe'de evler 18-20 milyon lira.Bu parayla Fransa'da marsilya, nice gibi gene turistik bölgelerde aynı tip havuzlu evler var ki Türkiye'deki ortak havuz, fransa evin kendi havuzu.Bu Güzelbahçe evlerinden birinde bir tanıdığın evi var, 2011 civarı
Emlakçı arkadaş ile konuşurken fark ettim;
İzmir Güzelbahçe'de evler 18-20 milyon lira.
Bu parayla Fransa'da marsilya, nice gibi gene turistik bölgelerde aynı tip havuzlu evler var ki Türkiye'deki ortak havuz, fransa evin kendi havuzu.

Bu Güzelbahçe evlerinden birinde bir tanıdığın evi var, 2011 civarı 600 bine aldi. Işte 300 bin euro diyelim. Şu an evin fiyati 16-17, 800-900 bin euro.

Bu noktada işin sacmalastigini düşünüyorum. İstanbul hadi yok dünya kenti vs diye normallestirildi ama İzmir Güzelbahçe ne zaman dünya kenti seviyesine geldi?
Bu işte bir saçmalık yok mu yoksa ben mi önemli bir veriyi kaçırıyorum da ülkede evin euro degerinin 3 katina çıkması normal oluyor?
0
logisticsmanager
(18.09.22)
Saçma olan nedir serbest piyasada bir malın fiyatını piyasa belirler olması gereken bu ayrıca Fransa örneği doğru bir kıyaslama olmaz. Evinsatin alındığını zamanki döviz değerinin üstüne çıkması elbette normal
0
beemaker
(18.09.22)
@beemaker saçma olan ülkenin yüzde 99'unun gelirinin döviz oranında bırakın 3 katını 1 katına bile cikamamis olması.
Fransa örneği neden doğru bir kıyaslama olmaz anlamadim. Marsilya izmir gibi hem kalabalık hem iş olan hem turistik hem deniz kenarı bir şehir. Mühendisi 400-500 euroya calistirmayan bir şehir ama villa fiyatı izmir ile benzer hale gelmiş iki senede.
Ülke günden güne fakirlesirken ev fiyatlarının bir iki sene içinde 3'e katlanması (bu önceden böyle değildi biliyorum) garip bir durum.
0
🌸logisticsmanager
(18.09.22)
sacmaysa toparlar yakinda piyasa. bu da belli olur zaten yakinda. ama sinirlari binlerce insana acik, girenin cikanin belli olmadigi bir ulkede, insanoglunun en en en en iki temel ihtiyacindan biri olan barinma konusunda da fiyat dususu bekleme. hea yarin seferberlik ilan edilir, 10 milyon kisi zorla enselerinden tutulup suriye'ye birakilirsa o zaman fiyatlar tepetaklak olur zaten. olacagindan degil de varsayimsal bir ornek sadece.
0
baldur2
(18.09.22)
@baldur2 fiyat düşüşü beklentim pek yok. Daha çok fiyat sabitlenmesi+döviz kuru yükselisi beklentim var (döviz kuru yükselisini beklemeyen yok zaten). Ki bu arada her evin fiyatı böyle artmamis. Euro karşısında hala aynı fiyatta olan evler de dolu ama fiyatı Avrupa'nin sayılı şehirleri ile yarışır fiyata gelen yerleri çözemiyorum ki endeks sitesinden bakınca kira gelir orani bile 27-28 senelere çıkmis bu bahsettiğim evlerin.
0
🌸logisticsmanager
(18.09.22)
evet saçma. dolar bazında bir miktar geriler muhtemelen
0
abelardo
(18.09.22)
20 milyon lira olan evi “barınma ihtiyacı” diye açıklamak çok doğru değil. O evi alan 5-10 sene sonra 25-30 olur diye alıyor. 10 sene sonra evin değerinin 15e düşecek olacağını bilse yemişim evini diyerek çadırda yaşar.
0
archmage mahmut
(18.09.22)
Sadece Güzelbahçe değil. İzmir genelindeki saçma Bir fiyat artışı var. Güzelbahçe dediğin yer. Merkeze uzak bir lokasyonda millet Bir keriz bulurum bu fiyata itelerim kafasında. Mesele Bornova merkezde Kendi oturduğum evi tam 5 sene önce 320 bin liraya aldım. Şuan benim evden çok daha bakımsız arka cepheye bakan yan komşum evini 3.5 milyona satıyor. Bana sorarsanız o fiyata asla etmez. Benim evim onunkinden çok daha iyi , caddeye bakıyor manzaralı yapılı vallahi de billahi de benimki de o paraya etmez. Devamlı eve bakanlar geliyor gördükçe ne mal adamlar var diyorum. Piyasa şuan balon fiyatla dolu. Yazılan rakamlar keriz avı fiyatları. Başka bir şey de değil.
0
limonlu eksi
(18.09.22)
turkiyede kim kime ne tutturursa sistemi var cunku. fiyat algisini emlakcilar belirliyor ev piyasasinda. ki o emlakcilar da gayrimenkul uzmani falan degik fransadaki gibi. hmmmm ne is yapsam, dur bi dukkan acayim da emlakci olayimci cogu da egitimsiz tayfa. tek motivasyonlari da komisyondan kolay para elde etmek. bu yolda da her yol mubah oldugundan kendileri icin, sacma fiyatlarla basbasa kaliyoruz.

ayrica baldura da katiliyorum. kontrolsuz girislerle artan nufus erirse o da bi degisiklik yaratir, piyasayi manipule edenler at kosturamazlar simdiki gibi. su an bizde nufus fazla, kaynaklar az cunku bir de.

guzelbahcedeki ev de iste tum bunlarin etkisiyle fiyati anlamsizca artan kotu dairelerin bir sonucu. e o daire o kadarsa, benimki bu kadar mantigiyla ilerliyor ulkede piyasa.

bir de izmirdeki o evi alan da turk degildir. turkiyede cografi mevki bilmeyen insan verir anca o parayi oradaki bir eve.
0
Kittie
(18.09.22)
Var. Emlak turk insaninin yumusak karni ve suursuzca aliyor. Emlak kqybettirmez gibi hicbir ekonomistin anlamayacagi bir inanc var ama bunun aksini gosteren onlarca hesap gosterebilirim

Son 2 yilda dunyada emlak fiyati en cok artan sehir istanbul. Hicbir rasyoneli yok. 2000lerin basinda ragbet vardi kulturel ve ekonomik olarak ama bugun yok. Nedir bu artis? Ustelik arz fazlasi varken.

Bir arkadasimin oturdugu ev satildi. 3milyona. Alan adam once ben oturcam dedi. Sonra satisa koydu. 20 gun icinde 6 milyona cekti satis fiyatini Emlakcisi dedi diye. Ama rasyonel hicbir sebebi yok. Dolar bile artmadi.

Ailemde emlakci cok ve hepsi bekleyin diyor tanidiklarina su an almayin diyor.

Dunyada emlak fiyatini belirleyen parametreler belli. Su an bunlarin hicbiriyle aciklamak mumkun degil bu fiyatlari.
0
anten
(18.09.22)
@anten güzel yazmış.

2000lerin başında ekonomik ve sosyal nedenler vardı evet.

şu anki nedenler:
ekonomik 1: enflasyona karşı koruma amacı
bu neden balona yol açtı. düşüş gelecektir.

ekonomik 2: artan döviz fiyatları ile gurbetçi ve araplar için cazip oldu.
bu neden de balona yol açtı. çünkü bu fiyatlarla artık türkiye cazip değil.

demografik: artan sığınmacı nüfusu.
bu önemli. artış devam ederse fiyatlar artar. etmezse artmaz.

kendisinin fikrini de merak ediyorum. şu an niçin artması için neden yok 2000lere kıyasla?

dip not: yukarıda ayrı bir cevapta fiyatların dolar bazlı bir miktar gerileyeceğini düşündüğümü söylemiştim. çünkü şu an dolar bazlı tarihi zirvelerdeyiz.
0
abelardo
(18.09.22)
marsilya’da yaşamak istemeyen ve istemeyecek çok ciddi bir kitle var. türkiye’yi sevenler, çoğunluğu müslüman bir ülkede yaşamak isteyenler, vize vs sorunu olan ortadoğu vatandaşları, vs. yani bakış açın yanlış. senin için mantıklı olabilir ama mesela ben de kalkıp marsilya’dan yazlık almam şu an. gider tertemiz izmir’de bildiğim tanıdığım yerde hayatımı yaşarım. marsilya’ya da gezmeye giderim 2 günlüğüne.

bir de ülkenin genel durumu ile çok zenginlere hitap eden konut projelerini değerlendirmek yanlış. ülkede ortalama gelir artmamış olanilir ama zenginler çok ama çok daha zengin oldu. o parayı işte o tarz yerlerde harcayacaklar. o konutlar asgari ücretli ya da beyaz yakalı çalışan için inşa edilmedi zaten.

fiyatların düşmesi ya da sabit kalması için arzın artması ya da talebin azalması lazım. tanıdığım emlakçılar satacak kiralayacak ev bulamıyoruz diyorlar öyle bir stok krizi var şu an özellikle büyük şehirlerde. bu şartlar altında bence bir balon yok. kısa sürede ciddi sayıda konut yapılamayacağına göre ancak talep düşerse yani insanlar büyük şehirlerden kaçmaya başlarsa bir düşüşten bahsedebiliriz. böyle bir şey için de artık ancak büyük bir savaş falan olması lazım. deprem bile insanları buradan kaçırmıyor.
0
roket adam
(18.09.22)
@roket adam; ben zaten Türkler neden Türkiye'de alıyor gitsin marsilya'da alsın demiyorum. Sadece ülkedeki konut fiyatının Avrupa'dan pahali olmaya gittigini söylüyorum. Yıllarca euro olarak sabit olan yerlerin bir anda nasıl 3 kat euroya karşı arttigini anlamaya çalışıyorum.
Olay madem konut eksikliği balikesir turistik yerlerinde de mi konut eksikliği var? Büyük şehir değil bir şey değil, sahil dışında hiçbir şey yok ilçede. 2016'da 110bin euro olan yazliga su an 280 bin Euro değerleme var. Yazlığın sahibi olarak saçmalık diyorum.
0
🌸logisticsmanager
(18.09.22)
logisticsmanager, gayrimenkul fiyatlarını neden maaşlarla kiyasliyorsunuz veya İzmir'deki bir evi Marsilya ile kiyasliyorsunuz? Gayrimenkul fiyatlanmasindan elbette gelirlerin bir miktar etkisi vardır ancak fiyatlanmayi etkileyen bir çok etken var. Pandemi döneminde yeni inşaat yapılmadı konut talebi var ama arz yok bu durum fiyatları yukarı çekiyor. Bunun dışında toprak fiyatları genel olarak dünya genelinde artıyor malum nüfus artıyor. Temelde fiyatları en çok etkileyen konu arzın talebi karşılamaması bir de inşaat maliyetleri artıyor. Yabancılara konut satışı %1 seviyesinde dolayısıyls yabancıların bu fiyatlarda pek bir etkisi yok malum yabancılar günah kesici ilan edildi her suç yabancıların üzerine yıkılıyor hatta konut fiyatlarından bile gariban siginmacilari sorunlu tutuyorlar şaka gibi
0
beemaker
(18.09.22)
romario yanlışınız var varsayımlara dayalı yazıyorsunuz lüks konutun alıcısı Türkler. Yabancılar ise Beylikdüzü, Esenyurt gibi bölgelerdeki ucuz kalitesiz konutları satın alıyorlar 50 milyon TL üzeri konutların müşterileri hep yerli yatırımcı
0
beemaker
(18.09.22)
@beemaker
"Yabancilara satış yüzde 1 seviyesinde" ==>değil. Iyi ki google diye bir olay var.
Suriye yok çünkü çoğu türk vatandaşı oldu.
Bu arada oran şehir şehir bakınca daha çok çıkıyor (tüm Türkiye'de ev almıyor sonuçta yabancilar, belli şehirleri aliyorlar)

www.google.com
0
🌸logisticsmanager
(18.09.22)
logisticsmanager, velev ki yabancıların toplam konut satışındaki payı %10 olsun yine sizin iddianızı haklı çıkarmaz kaldı ki bu paylaştığınız oran yazın gerçekleşen oran yazın yabancılara satış artar ayrıca bu satışlar sığınmacılara değil yabancı ülke vatandaşlarına yapılıyor çoğunluk İran Irak vatandaşı Suriyeliler sizin düşündüğünüz gibi konut satın almıyor veya kayda değer olmayan miktarda yani bu veri sosyal medya propogandalarindaki gibi konut fiyatlarını etkileyecek düzeyde değil konut fiyatlarinda artışın sebebi pandemi kısıtlamaların yoğun olduğu dönemde yeni konut üretilmesi dolayısıyla arzın talebi karşılamıyor oluşu ve ikinci sırada inşaat maliyetlerinin artmasıdır.

Iyi ki Google var yazmışsınız Google çoğu zaman yanıltıcıdır trend, korelasyon bilmeden düz mantık yorumlarsanız size meseleler saçma görünebilir bir kitabın ortasından bir cümle almaya benzer kaldı ki Google da ki her bilgi doğru değildir

Ayrıca Türkiye'de canlı bir emlak piyasası var emlak piyasasında Türkiye Avrupa birincisi Marsilya tercih gördüğü gibi İzmir'de tercih görüyor bir satıcı bir mali/hizmeti istediği fiyattan satışa koysun malın/hizmetin fiyatını piyasa arz talep eşitliği piyasayı belirler
0
beemaker
(18.09.22)
Marsilya'nin en tutulan bolgelerinden, Turkiyedeki ile karsilastirdiginizla benzer yapilara baktiginizdan supheliyim. Birinde full kriter, birinde "su kadara bulunuyor" dogru bir karsilastirma olmaz. Kriter bulunmasi ise Guzelbahcede 3te biri fiyatina da villa bulursunuz.
0
dunal
(18.09.22)
@dunal hayir guzel yerleri. Evler icin de ornek;
www.leboncoin.fr
www.leboncoin.fr
www.leboncoin.fr
www.leboncoin.fr
Marsilya'da da daha ucuz yerler var da ben ici yeni, ozel havuz, en onerilen mahalleler diye bakiyorum. Misal guzelbahce'de 1 milyon euroluk villalar bile baskalari ile dip dibe. Manzara cogunda yok cunku evler onlu arkali.
Ki daha cesme falan demedim ki guzelbahce bile merkeze 45 dakika falan.
Ki zaten bu ev fiyatlarinin iki senede doviz olarak 3 katina cikmasina hala aciklama bulmuyor.
0
🌸logisticsmanager
(18.09.22)
mesela şu da bir kriter, şu an marsilya'ya 1 milyon doları götürüp ev alacağım dediğinizde, bu parayı nereden bulduğunu soracaklar.
ülkemizde böyle bir şart epeydir yok. kara para aklama merkezi gibi bir şeyiz şu anda. iranlı adam geliyor basıyor parayı burada hayatını garanti altına alıyor. avrupa birliğinin ıvır zıvır mevzuatlarıyla uğraşmıyor. bu bile bir tercih sebebi yapar burayı.
0
roket adam
(18.09.22)
Valla komsunun Muhammed Furkan isimli cocugu olmasi ihtimali gosterdigin mahallede Guzelbahce'den daha yuksek gibi geldi bana. Ayrica bu evler bakimli ancak yeni degil, karsilastirmada yipranma payini da dikkate almak lazim.
0
dunal
(23.09.22)
(25)

Yurt dışına gidip mutsuz olan var mı?

ananiyimioguz
Burada hali vakti yerinde olmasına rağmen yurt dışına yerleşip döneni pek hatırlamıyorum.Bu demek oluyor ki her giden mutlu mu? Yoksa verilen mücadeleden ötürü veya bizim toplumda elalem ne der düşüncesi yaygındır, gitti de yapamadı derler en iyisi koşuşturmacaya devam... denilerek kalınıyor mu?Döne
Burada hali vakti yerinde olmasına rağmen yurt dışına yerleşip döneni pek hatırlamıyorum.

Bu demek oluyor ki her giden mutlu mu? Yoksa verilen mücadeleden ötürü veya bizim toplumda elalem ne der düşüncesi yaygındır, gitti de yapamadı derler en iyisi koşuşturmacaya devam... denilerek kalınıyor mu?

Dönen tanıdığınız varsa, neden döndüler öğrenebilir miyim?

Biz kıyısından düşünüyoruz ama rahatımızı da bozmak istemiyoruz açıkçası. Dil, iş arayışı, denklikler falan kolay bir süreç değil.
0
ananiyimioguz
(17.09.22)
var ben değilim bi arkadaş. onun dönen arkadaşları da var.

genel olarak çevre yüzünden mutsuzlar. yani arkadaş çevresi/ilişki vs. buradaki kadar rahat bulamıyorsun.. özellikle erkekler için ekstra zor sevgili bulmak, arkadaş çevresi yapmak vs. yapsalar da burdaki gibi olmadıklarını söylüyorlar.

sonuçta buraya alışmışız her türlü işimizi kolayca halledip güvenecek insanlar bulabiliyoruz. orda daha zor haliyle.
birine bi şey emanet etmek bile zor.
0
jelly bear
(17.09.22)
Genelde kuzey ülkelerine gidip de sosyalleşememekten şikayet edip dönenler var.

Bi de kendi işini kurmak için dönen tanıdıklarım var.

Dönenlerin hepsi erkek.

Ama orana vursan %10'un altındadır yani.
0
plutongezegendegilmi
(17.09.22)
var aslında. azımsanamayacak ölçüde var.
mutsuz veya beklentisini karşılayamayıp dönen de var aynı durumda olupta kalmaya devam edenlerde. tıpkı burası gibi düşün.

aslında tamamen subjektif bir konu bu. gittiğin yerin kültürü, çevre, senin alışkanlıkların, beklentilerin, beklentilerinin gerçekleşme potansiyeli vs herkesin kendi içerisinde yaşadığı ve bileceği bir durum bunlar.

sonuçta bir yere kısa süreki turistik amaçlı gidip kalmakla orada kalıcı olarak yaşamak kesinlikle iki ayrı denklem.
0
debian
(17.09.22)
gördüğüm kadarıyla, çift olarak gidenler büyük ihtimalle dönmüyor. ama yalnız gidenler dışa dönük tipler değilse orada daha da izole oluyor ve bunalıyorlar.
0
sir gawain
(18.09.22)
Daha geçen gün bunu konuştuk arkadaşlarla.

Bence orada mutsuz olan çok ama ulan girdik bir yola düzelir zamanla diyerek mutlu taklidi yapıyor veya sessiz sedasız dönüyor bir kısmı. Ama herkes başarı hikayesi anlattığı için bu arkadaşlardan haberimiz olmuyor. Çevremden giden yakın arkadaşlardan ciddi ırkçılığa uğrayan da oldu, işler planladığı gibi gitmeyip mecbur dönen de oldu (burada oldukça başarılıydı, cv de hayvan gibiydi ama çalışma iznini orada hallederim dedi halledemedi).

Ben de gitsem bir şekilde tutunurum gibi geliyor ama burada da keyfim düzenim yerinde. Seçim sonucuna göre yol çizeceğiz artık eşimle.
0
chicha_v2
(18.09.22)
Konu komşu akraba eş dost çevresi içinde yetişmiş, o curcunayı yaşam tarzı olarak benimsemiş, çekirdek aile yapısı veya yalnız yaşamayı özümseyememiş herkes oralarda mutsuz oluyor.

Bir de bildiğim kadarıyla Kanada'da yaşam hiç de hayallerimizdeki gibi değil. Oraya gidip mutlu olanı tanımadım henüz.
0
Mirket
(18.09.22)
Buyrun benim, hatta döndüm. Ama Euro kazanmaya devam ehe :d (olmasa da dönecektim)
Keywordler türklerin kredisi bitik, racial profiling, nepotizm (tr x10, ev ararken bile ama sadece sana, o ülke vatandaşına değil), türk entelektüel insan eksikliği, obsesif bireyselcilik (babası yatalak olsa bakmaz, itinin bokunu temizler vs), leş gibi hava (min 6 ay gri hava güneş yok), kendi dilini konuşamamak (bir süre sonra ing ce konuşmak içinden gelmiyor), orta ve kuzey Avrupa'da sense of humor bildiğin yok (güldükleri şeyleri duysan oturur ağlarsın), kan emici hükümet (%45 vergi) bunun bana karşılığının neredeyse sıfır oluşu (çocuğum bedava okula gitmez, sosyal yardım almam.. yol yapıyor ama sgsgs), tr den 5 gömlek leş sağlık sistemi (Berlin'de bir cildiye randevusu 3 ay sonraya veriyorlar)
0
wiekannich
(18.09.22)
Tanıdıklarımdan kimse yok.
0
halitkin
(18.09.22)
valla yok değil var. çift olarak da dönen var, tek başına kadın erkeklerden de var. (Ama dönen kadın sayısı benim etrafımda da düşük.)

Üniversite arkadaşlarımdan çoğu artık yurtdışında yaşıyor. Ve çevremden de çok giden-gelen oldu. Ama tabi gidip dönenler de az değil. Öyle sadece kuzeye ülkelerine gidip de değil.
Slovenya, çekya, ingiltere, avustralya, irlanda, romanya, isveç, finlandiya, peru, dubai, arjantin, singapur, malezya, japonya, hollanda'da (bunlar şimdilik hatırladıklarım.) yaşayıp dönen arkadaşlarım var. Bunların hepsi 25-40 yaş aralığındaki insanlar. Kimi oraya alışamadığından, kimi ailesi için, kimi kendini yalnız hissettiğinden, kimisi çocuklar hastalanınca sağlık sistemine erişemediğinden, kimi de yemeklere alışamadığından geri döndü. :) Bazılarının zaten baştan planı yurtdışında iyi bir para ve iş bağlantısı yapıp sonra gelip Türkiye'de yaşamaktı ki bu planlarını yapanlar da var.

Ama tabi dönenlerin bir 10 katı kadarı da yurtdışında. Hallerinden memnunlar mı dersen, yani büyük ölçüde evet.

Ülke değiştirmek yabancı bir yere gitmek gerçekten zor bir durum. Ancak yapılmaz da değil. Tabi bazı şeyleri, değişiklikleri ve sana orada yabancı olarak davranılmasını göze alman gerekiyor.

Bir kere buradaki durumun oradaki yaşamı göğüsleme ihtimalinin temel unsuru oluyor. Yukarıda saydığım ve yurtdışına yerleşen arkadaşlarımın çoğu, burada kamuda veya özelde iyi işlerde halleri vakitleri yerlerinde olan insanlar. Tabiki gittiklerinde o ülkede buradaki standartlarının biraz düşeceğini bilerek gittiler. Ancak bazen düşünceleri planları orada gördüklerine uymadı ve geri geldiler. Ki dönenlerin büyük kısmı bu gruptan. Bazıları da oradaki yaşama tutundular.

Bununla beraber, Üniversitenin hemen sonrasında gidip yerleşen arkadaşlarımın büyük kısmı orada kaldılar. Doğrusu farklı zamanlarda bunlarında bir kısmı buraya tekrar dönmeyi düşündüler. Ama Türkiye'de yukarıda anlattığım grup gibi, bir iş güç, ev düzen durumu olmayınca büyük çoğunluğu bu dönüşü yapmadı uygun imkan bulamadı. Mesela birisi doktorasını bitirmiş üzerine 5 yılı da aşkın süredir İsveç'te çalışıyordu. Vatandaşlığı bile almıştı. Dönüşü için uygun işlere alanlara baktık, çalıştığı alanı karşılayacak düzgün hiç bir iş bulamadık ve o da bu fikirden sonunda vazgeçti. (biraz da vazgeçirdim diyebiliriz.) Bir başkası ise çalıştığı şirketin Türkiye ofisine geçti, ancak globalde de bir bilinirliği ve pozisyonu olduğu için zaten olmazsa başka bir yere geçerim bileti her zaman elindeydi ki, o da 1 yılı dolmadan avrupaya döndü.

Konuyu gereksiz uzattım. Ama sonuç şudur ki, evli-bekar-çocuklu farketmeksizin giden çok, dönenler de görece az da olsa var. Ülke değiştirmek büyük bir karar ve bazı insanlar bu büyük değişimi iyi yönetemiyor, alışamıyor, buradaki rahatını özlüyor ve dönüyor. Kimisi için gecenin köründe çıkıp boğaz kenarında midye kokoreç yeme rahatlığı bile başka hiç bir şeye değişilmiyor.

Benim açımdan ise artık Türkiye'de ne kadar yıllardır süren işim, hayatım ailem olsa da, 40 yaşıma merdiven dayamışken ne olursa olsun eşimle ailemle birlikte çıkıp gitmek, gerekirse orada en basit işlerden yeni bir kariyer kurup başlamak var. Burada yaptım orada da yaparım, bir şekilde de aileme bakarım. Ülkedeki bu karamsarlıkla 40 yıla yakın yaşadıktan sonra, neresi olursa olsun, bir şekilde hayatımızı da kurarız. En azından çocuklarım hayatlarını gülümseyerek geçirsin diye her şeyi göze alırım. Ki umarım yakında da terk-i diyar eyleyip gideceğiz.

edit: bir de link ekleyelim.
www.youtube.com
0
yeninesiltupcu
(18.09.22)
var evet, benim de iki tanidigim var, dolar uzerinden guzel paralar kazanmalarına rağmen, orada refah düzeyleri iyi olmalarına rağmen bunalmış durumdalar. sosyallesemedikleri icin, buradaki dostlukları özledikleri icin. ama ne var, bir kaç senedir oradalar ve orada biriktirdikleriyle ciddi yatırımlar yaptılar turkiye'de, turkiye'de olsa 20 senede alacaklarını, oradaa 3 senede aldilar. simdi donecekler, ne olursa olsun, cunku ruh sagliklari etkilendi artık. bu bahsettigim iki çift.

orada doktora yapanlar henüz bitirmedi, bence is şartlarına bakmak lazim. bekar bir arkadaşım orada kalmayi kafasına koydu ve ordan biriyle evleniyor, is arıyor simdi. donup de turkiye'nin derdini çekmek istemiyor.

bence bu olay kişiliğe ve yaşanılan yere gore değişiyor. erasmus doneminde de alisamayan insanlar vardi gidip yurtdisina, ben de gittim ama o kadar cok sosyallesmistim ki, buradakileri ozlesem de, fakirlik icindeki refehim daha iyi geliyordu.
0
damba
(18.09.22)
bu soru arada bir soruluyor.

uzundur disarda oldugum icin cok donen arkadasim oldu, bence yurtdisinda tutunma orani hic de tahmin ettiginiz kadar asiri yuksek degil.

sebepler genelde aradigi parayi bulamamak, meslegini icra edememek, aile ozlemi, arkadas ortami ozlemi, vatan hasreti, dil bariyeri, kultur bariyeri, vs.
0
cooperr
(18.09.22)
benim çok fazla asyalı arkadaşım var özellikle çinli, bunlar olmasaydı ben de yapamazdım, çünkü kuzeylilerle arkadaşlık ve samimiyet çok zor oluyor. kötü niyetle falan uzaktan yakından alakası yok, ingiliz elemanla house of dragon konuşuyoruz adam sadece yorumunu yapıp fikir belirtiyor güzelce konuşulup bitiyor. ama bizim taraflar ya da asyalıya bu konuyu açınca "oo sen biliyor musun yav onu, izledin mi got'u müthişti valla ya" muhabbeti oluyor. biz hep bunu gördüğümüz için acayip sarıyor. ee bir de bize çok benziyorlar, özellikle kuzeyli ülkelerdeki (almanya uk dahil iskandinavları saymıyorum bile) insanlarla samimiyet zor oluyor. ama small talk dedikleri şeyler de çok keyifli oluyor o başka. tabi en başa dönersek, tr gibi kafelerde oturup 3-5 arkadaşın dertleşmesi, sohbet muhabbet etmesinin tadı başka yerde yok. ortak dert ortak ülke vs. ben elin iskoçuyla neyi dertleşebilirim ki? adam ingiltere'yi yağmurlar iskoçyaya göre daha dik yağıyor yürürken rahatsız oluyorum diye sevmiyorum diyor hhaah şaka mı bu?

tüm bunların yanı sıra, bir çok kişi tr'de ki ortamını özlüyor emin ol. çok iyi ortamı dahi olsa herkes kesinlikle özlüyor. kimisi parası iyi diye, aile kurduğu için vs kafası rahat takılıyor o kadar
0
avatar is back
(18.09.22)
insan yaşadığı yerin kötü yanlarını görmeye başlayan, eski kötü şeyleri de unutup romantize eden bir varlık. İş hayatı bile böyle. Başta güzel gelen yer sonra kötü gelmeye başlar ama kolayca çıkıp başka iş de aramazsın çünkü orada 'yine de' rahatsındır. Ülke de bunun büyüğü.

Dönmek isteyen tanıdıklar oldu ama genelde Türkiye'ye tatil için bile gelseler birkaç haftada ülkelerine dönmek istiyorlar o romantiklik hemen geçiyor yani :D

Her ülkenin farklı olayı var. Kiminin sağlık sistemi çok kötü, kiminde sosyal olamıyorsun.

Bu arada gidip dönmek, eğer vatandaşlık alınarak ve/veya online iş devam ettirilerek dönmekse bence kaybetmek değil. Benim mesela kafama estiğinde Avrupa'ya gidebileceğim bi pasaportum olsa Türkiye'de yaşamam daha rahat olur. Böyle birini tanıyorum, Kanada şirketine çalışıyor Kanada vatandaşı ama İstanbul Suadiye'de yaşıyor. (sosyal ortam burada daha iyi) Sadece çalışma saatleri biraz ters diyebiliriz.
0
nhk ni youkosu
(18.09.22)
en buyuk sebebi yalnizlik, izole olmak, aile ve arkadas ozlemi.

cok iyi paralar kazansan bile bu hayat degil diyorsun, omrumu mu boyle mi tuketecegim diyorsun ve yemisim parasini diyip basip gidiyorsun. zaten geri donenler pisman olsa tekrar yurtdisina cikarlardi, parayi kendi ulkende de kazanirsin.
0
baldur2
(18.09.22)
Benim cevremde dönen var ama dönenlerin içinde hiçbir şekilde başarılı olup dönen yok. Gördüklerim "gidelim belki kaliriz" diye mastera gidip kalamayanlar ve Türkiye'de dandik işlerde calisanlar.

Onun dışında cevremde yok. Mutsuz olan denk gelmedim ben.
Zaten bana göre Türkiye'de iki hafta geçirip "bıktım" demeyen kişinin dönmesi olası. Ben iki 1 haftadir buradayım, hafiften insanindan bıktım hemen ki tatildeyim. Ülkeye dönüp yaya geçidinde durdugumda arkadan kim carpar diye korkmamayi ozledim =d
Bu arada şu sağlık konusu açılıyor ama Türkiye'de ekstra para vermeden devlet hastanesinden randevu almanin denenmesini tavsiye ederim. Türkiye'de sağlık kapitalizmi olduğu için parası olan tedavi oluyor, parasız aylarca beklemek zorunda.
0
logisticsmanager
(18.09.22)
Türkiye'deki duruma bağlı olarak değişiyor. Türkiye'de samimi arkadaş çevresi olan, ailesine düşkün, iyi para kazanan kişiler genelde dönüyorlar. Bu kişilerin gitmesi mantıklı değil zaten. Evlenmiş çocuk yapmış birinin gitmesi de mantıklı değil. Gidilen ülkede evlenmek ancak o topluma tam olarak girebilmeyi sağlar.

Türkiye'de evini arabasını almış biri için hiç mantıklı değil gitmek. Hiçbir şeyin yoktur. Sevgilin, arkadaşın yoktur o zaman git. Bir de Türk insanı yalnız kalamıyor. Sokakta bile biriyle selamlaşmasa yalnızlık hissedenler var.

Mesela bir kişi gidip de hala bu sitede takılıyorsa, sözlükte takılıyorsa, türk dizisi izliyorsa bir sorun var demektir.
0
OrangeYellow
(18.09.22)
ben varim.
sosyallik konusunda ben asosyal bir insanim ama ben bile zorlandim cünkü Tr'de istedigim zaman yalniz kaliyordum ama burada tamamen yalnizsin. ilk baslarda zordu ama simdi arkadas cevrem var o kadar da sorun degil.

ben dönmeyi düsünüyorum ya da almanya disinda baska bir yere gitmeyi, cünkü burada benim basarima tebrikler diyen bile olmadi, yemin ederim. benim aldigim ödülün daha azini alan avrupalilara (italyan, alman, franisz)'oscar goes too..' diye parti yapmislardi. ben bunlardan daha basariliyim ama bana aptal gibi davraniyorlar.
yasadigim ayni seyleri dogu avrupali arkadaslardan da duyuyorum. anladigim kadariyla caliskan olan balkanlilara ya da bize falan bir görmezden gelme durumu var sebebi din mi? tarih mi? bilmiyorum. ama bir Hintli'den Arap'tan duymadim.

bunun yanisira hastaneye isim düsecek diye korkuyorum, sigortam olmasina ragmen. kanser olan bir alman arkadasa cok gec randevu verdiler, sevgilisi Türk ve Tr'e gittiler ameliyat olmaya. babam ve hocam bel fitigi ameliyati oldu. doktor degilim ama burada danisman hocama acik ameliyat (eski) yapmislar.

irkcilik var dedigimde de kesinlikle bir kanitin yoksa kabul etmiyorlar. kültür farkliligi diye gaslighting yapiyorlar.

Almanlar, benim cevrem bavyearali, problemli insanlar, Türkiye'ye tatile gelmis olanlar cok iyi davraniyor ama digerlerinin Tr ile ilgili her sorusu bir asagilamayla karisik ölcme sorusu. bunu tarif edemem. mesela sizin ülkenizde bisiklet yolu var mi?, var diyorum. inanmamis bir bakis atiyor. beni cok yordular. Mister Erdogan lafini duymaktan cok yoruldum, zaten Tr ile ilgili haberleri bunlardan aliyorum. Türk doktorlarin almanya'ya gelmesi de hata bence baska ülkelere bakmalilar. yazilimcilarin yine iyi kötü bir uluslararasi cevresi olur calistiklari yerde ama onlarin cevresi yine hos olmayacaktir diye düsünüyorum, burada gördüklerimden sonra.

Cevrende yurtdisi cok güzel diye instagramdan falan hava atan arkadaslarin varsa pek inanma. okul ortamindayim, yurtdisina cikan egitimli Türkler en az buradaki tuhaf almancilar kadar sorunlular. cok azi düzgün. cünkü yurtdisina gelince kendilerini sinif atlamis zannediyorlar. garip garip tavirlara giriyorlar. sen zaten arkadas olmak istemiyorsun. bu ögrenciler arasiinda benim gördügüm uyum saglamayip yine de kalanlar, hava atmaya calisanlar genelde ailesinde para olan ama üniversite mezunu olmayanlar.

benim bir sebebim de saat sekize kadar calisip eve gidiyorum, ama Tr'de sekizden sonra avm'e gidip alisverisimi falan yapiyorum. burada haftasonum da kalmiyor. sonra yaz yok.

ve bu geri dönüp dönmeme cok kisisel birsey. benim Tr'de durumum iyi, ama aile problemim olsa falan heralde geri dönmeyi düsünmezdim. Ben yalnizlik hissetmiyorum, büyük bir özlemim de yok sadece basarili oldugumun kabul edildigi bir yerde yasamak istiyorum, görmezden gelindigi almanya da degil. belki baska bir grupta olsaydim bunlari düsünmezdim. Para konusunda burada kiradan dolayi zaten elimde birsey kalmiyor :).
0
Coma
(18.09.22)
@coma da guzel bir noktaya parmak basmis.

yani sen guzel bir uniden mezun olmussun, yuksek lisans yapmissin, ya da doktorsun, avukatsin diyelim. bu doneler yuzunden insanlar sana ekstra saygi da duymuyor fazladan ilgi, alaka veya hayranlik da beslemiyor.

yani senin yuksek lisans yapmis olman sana olan bakislarindan bir fark yaratmiyor, cunku onemsemiyorlar bu durumu, olay paraysa kaynak ustasi muhtemelen senin yaptigin beyaz yaka isten daha fazla para kazaniyordur, adam sana niye ekstradan saygi duysun ki? bu da turkiye'den giden okumus beyaz tayfayi biraz afallatiyor, degersiz hissettiriyor. toplumda ustunmus gibi goremiyorlar kendilerini. bu da bir neden.
0
baldur2
(18.09.22)
En yakin arkadasim amerikadan donuyor yari maasa burada calisacak ki kendisi tanidigim en modern profilli insanlardan biridir.

Baska bi arkadasim kisa bi sure izlanda isvec falan takildi ise baslama surecini tamamlamadan geldi.

Cok ornek var aslinda yakin cevremde.

Bir de benim gibi gitme firsati olup gitmeyenler var. Hepsinin sebebi su bence, belli bir gelirin ustundeyseniz turkiye gercekten cennet. Haberleri kapattiniz mi direkt avrupa.

Evet alkole ve teknolojiye cok vergi oduyoruz ama kiraya €300-400 veriyoruz, avrupada cok cok daha pahali kiralar oradan dengeleniyor gibi
0
aguen
(18.09.22)
Cok var...

Sosyal olarak uyum saglayamadiklarini düsündüler. Kariyerleriyle ilgili bir durum degildi.

Bir tanesi cok yanlis bir sehir secti. Almanya´nin kuzeyine yerlesti. Cok sosyal bir insandi ve cevre edinemedi.

Digerleri iyi sehir secimi yaptilar, cift olarak geldiler ve kabuklarina cekildiler. Sosyal hayatlari tatmin etmedigi icin geri donduler. Cift olarak uyum saglamak bence daha zor. Zaten derin insan iliskileri cok zor kurulurken, cift olarak gelip korunakli alanindan cikip yeni insanlar tanimak ve surekli cabalamak zor. Zaten iyi isi olan ve her yerde iyi kazanan insanlarin "vazgecme" esikleri daha düsük olabiliyor bi ´de.

Ayrica burada kalip, kendince baska alternatif gormedigi icin kalmaya devam eden ve her gününü kendine cehennem eden insanlar da var. Bir tanesi benim calistigim bakanlikta. Sürekli stres ve kaygi icinde. Bu halindan dolayi tatile bile cikamiyor, sürekli kendini yetersiz goruyor. Dil sorunu pek yok, ancak kültürel olarak asla ayak uyduramamis.

Gordugum kadariyla yalnizlasan insan cok. Bu lanet hale girmek Türkiye´dekinden cok daha kolay Avrupa´da. Kendi kendinize yetemediginiz durumlarda hemen bir ayaginiz depresyona düsebiliyor.

50-60 yasina gelmis, hayat mucadelesinden bikmis cok yitik insan var. Türkiye´dekilerle de cok iyi iliskiler kurmamislar ya da iliskilerini kesmisler. Dönmüyorlar da, öyle ruh gibi geziyorlar.
0
buf-e kür
(18.09.22)
Ben gidip olmuştum ama artısı eksisi tartınca çok pişmanım bi yol bulamadıgıma kalmak ıcın arkadaşlar.. ilerki mesajımda açıklıcam neden dönmesi mantıklı.

geri dönme sebeplerimden birisi öğrenciydim orda ve sistemi çok iyi bilmiyordum. halen belki bilmiyorum biriniz aydınlatabilir.
örnegin hastane mevzusu : sağlık sorunu oldu bende kafama göre hastaneye gidip tedavi göremiyordum.
mesela herşeyin kuralı var.
bi doktoru görmek için başka doktorun izni gerek.
bide randevuyu ekle buna ne zaman görücen belli değil yani.
hastanelerde gidersen soruyorlar böyle extrem durum var mı mesela araba kazası yada binadan düşme kan kaybı vs. yoksa 8 saat hastanede sıra beklersin şaka demiyorum oturup 8 saat bekleyip ananızı .... diyip eve dönmüşlüğüm var.

ikinci problem sosyallik insanlar robotumsu ve sokakta yürüken birisinin bana tokadı patlatmaması sorunu :

bundan kastettigim şu mesela istanbulda yürüyorsun kafana saksı falan bile düşebilir ama yaşadığım ülkede hiç extrem durum yok hayat çok sıkıcı gelmeye başlamıştı.
git mesela ora marketten 1 tane kalem al 25 cent ver odedıkten sonra fişi alma tamam yandın. adam fiş soruyor almıyor lan daha az önce kapıdan cıktım dıyorsun yok kardesım fiş diyor. Düzenden darlandım bide.

şimdi TR deyim neden geri gitmeye çalışıyorum onu açıklıyayım.
arkadaşlar ben homesick yani hasret yaşadığım için birde geri geldim.
ulan bir geldim TR de ekonomik kriz oldu herseyi 20x pahalanmış ve çevremde herkes yaşam savaşı veriyor.
arkadaşlarım dediğim insanlar evlenmiş yada taşınmış kalanlarda otlakçı olmuş ulan cebimden selpak çıkartıyorum bi tane versene sigara çıkartıyorum bir dal versene falan
bunlar basit örnekler parfüm sıkıyorum aaa iyi parfümmüş kanka evde fazla varsa banada getirebilirsin. alım gücü kalmamış hiçbirisinde bunu farkettim.
bide istanbulda gezdim falan sonra baktım gezecek bi yer kalmamış hep aynı yerde geziyorum anladım ki nereye gidersen git herulkede bi yere kadar sonra bitiyor.
birde TR de şöyle bi sıkıntı yaşadım psikologa gitmek zorunda kaldım abi televizyon izlemiyorum bazen yemek yerken acık oluyor bu ne ya herkes birbirini kesiyor dogruyor devlet nasıl bu haberlere ızın verıyor anlamadım. pskiolojim bozuldu resmen.

çok pişmanım ama bu sefer gideyim düzgün bir iş bulup para biriktirecegim istanbula geldim diyelim kadıköyden aşşagı bi yere tasınmıcam avrupa yakası pislik resmen birde türk bulması zor herkez multeci galiba.
0
Slynmaster
(18.09.22)
Var çok var bunalıma girip intihar edenler bile var yurtdışından kasıt ABD varsayıyorum.
0
beemaker
(18.09.22)
Şu beyaz yaka saygı muhabbetinden aklima geldi ki aslında yurtdışında yasamanin kisiden kisiye nasıl değiştiğini gösteriyor;
Ben boyaci, cilingir, araba tamircisi, polis, itfaiyeci gibi kişilerle muhabbet ettim. Cevremde beyaz yaka olup böyle kişilerle evliler var. Sebebi bu kişilerin genel kültür seviyesi ile Türkiye'deki karşılığının kültür seviyesinin apayri olmasi. Tabi Türkiye gibi olani da vardir ama genellersek apayri. Ha bu arada bunlarin hepsi çok para kazanmaz, misal tamirci, kaynakci cok kazanır goygoyu var ama birinin yaninda çalışan hiç de çok kazanmaz.

Bir örnek de şu; birgün ofiste cezayir kökenli bir Fransız arkadaşla oturuyoruz, bir adam geldi selam verdi vs. Ne yaptığımi sordu is olarak dedim iste tedarik zincirinde satın alma vs. Adama sordum, adam ben finansta calisiyorum dedi. Sonra gitti. Arkadaş bana "bak bu adam finans direktöru, sana sadece finansta calisiyorum dedi hiç oyle direktörum lan ben diye takilmadi. Bizim ülkeden gelmis olsa gururla söylerdi ama bunlarda böyle" dedi. Kısacası kültür farki. Bizde belediye başkanı kendine özel tuvalet yaptirir, burada doktor sırasına girer.
0
logisticsmanager
(18.09.22)
bu konuda bir entry'm var.

eksisozluk.com

entry'nin ana metnini şöyle kapadım:

"ha döner miyim türkiye'ye. açıkçası bir kaç kere teklif edildi ama maaşı ve şartları beğenmedim. bir iki tanıdık türkiye'de daha mutlu olursun dese de mutlulukta parayı cebe atmanın etkisi var. daha önce türkiye'de aynı işi yaptım demiştim. eski sevgilim hayatımda olmasa yarrak mutlu olurdum mesela."

şubatta yazmışım entry'yi. şimdi eylül.

neler değişti mesela?

araba aldım, daha fazla gezebiliyorum, bir iki takıldığım kız / erkek arkadaş var, kafamı rahatlatabiliyorum. daha fazla olursa, daha ciddi ilişkiler içerisinde olursam daha da mutlu olurum. hala çıyanlarla uğraşıyorum. daha bir ay önce evde bir tane daha öldürdüm. bir de yavru gördüm koltuk altında. ben de evin parke - duvar birleşim noktalarına kotherine sürüp, 1 ay tatile geldim türkiye'ye bakalım haftaya cuma dönünce ne kadar ceset göreceğim.

-----

bu arada türkiye'ye dönmeme konusunda daha kararlı oldum bu bir aylık tatilde de. abi antalya, izmir, aşırı kalabalık geldi ki ben 3 sene antalya'da (1998 - 2001) ve 19 sene izmirde (2001 - 2020) yaşamış biriyim. insanlar üstüme üstüme geliyor. her yer trafik. antalya izmir yolu duble yol olmasına rağmen bok gibi (romanya otobanları ciddi iyi bence). yurt dışında sakin bir şehirde yaşayınca, türkiyede her şey üstüne üstüne geliyor. sadece aile yanında, sevdiklerinin yanında tatil yapıp döneceksin. mutsuzluk her yerde mutsuzluk zaten. bunu konforlu yerde yaşamak lazım.

------

edit: eğer döneceksem operasyon biter, işsiz kalır ve 2 ay içerisinde tekrar çalışma izni çıkaracak bir şirket bulamazsam dönerim. sike sike dönerim yani. kendi kararım olmaz.

-----

edit 2: haziranda ağır bir depresyon geçirdim (gelir bana zaten ara sıra). 2-3 hafta kendimi kesecek, balkondan atlayacak kıvamdaydım. temmuz'da bir kızla bol bol gezdim, yalnız olmadığımı anlık hissettim, toparladım. temel sorun yalnızlık aslında.
0
rain when i die
(18.09.22)
bir iki sey ekliyeyim:

"Vasıfsız gidenler genelde dönüyorlar." bence hatali yorum bu, tam tersine cogunlukla tutunanlar onlar. kaybedecek bir seyi olmayan her isi yaparimci tayfanin yolunu bulma olasiligi daha yuksek. zira arada bir haberi yapilan "cebinde $20 ile geldi, yogurt krali oldu" ya da " 10 sene kacak calisti, sonra calistigi dukkani satin aldi" gibi haberlerin kahramanlari genelde boyle tipler. sikinti ceken cogunlukla egitimli tayfa.

bir baska gordugum olay, "buralar cok iyi" diyenlerin net olmadiklari bazi konular var cogunlukla. adam mesela oranin yerlisi bir hatunla evlenip gitmis, ben 3 ay icinde hemen is buldum diyor, ama isi hanimin yada onun cevresinin buldugundan bahsetmiyor. Ya da yurtdisina yuklu bir miktar parayla cikanlar var, adam gider gitmez guzel bir muhitte daire kiraliyor, altina arabasini cekiyor, sonra buralar super diye sosyal medyada yardiriyor.

ozetle surec uzerine agir bilgi kirliligi var sosyal medyada su anda. Kendi yasadigim ulke ile sozlukte yazilanlarin arasinda atmasyon bilgi malesef cok. bir de fanboylar var, adam basina ne gelmis olursa olsun kotulememeye, reklamini yapmaya yemin etmis, ne desen tersini soyluyor.

eger siz "rahatımızı da bozmak istemiyoruz açıkçası" kafasinda iseniz sallayin derim oguzcum.
0
cooperr
(19.09.22)
(4)

Avrupa'da yeni taşınılan bir şehirde yeni insanlarla tanışma

deveyidiken
Bu tam olarak nasıl olur? Dil eğitimi sebebiyle bir ülkeye gittiniz diyelim, kurs harici yerel insanlarla nasıl tanışmak mümkün olur? Meetup uygulamasında birçok etkinlik görüyorum örneğin ama bunun haricinde genel tavsiyelere ihtiyacım var.Üniversiteyi bitireli beş sene oluyor ve bu süreçte çevremd
Bu tam olarak nasıl olur? Dil eğitimi sebebiyle bir ülkeye gittiniz diyelim, kurs harici yerel insanlarla nasıl tanışmak mümkün olur? Meetup uygulamasında birçok etkinlik görüyorum örneğin ama bunun haricinde genel tavsiyelere ihtiyacım var.

Üniversiteyi bitireli beş sene oluyor ve bu süreçte çevremdeki arkadaş sayısı epey azaldı ve bir bakıma arkadaş edinmeyi unuttum diyebilirim:(
0
deveyidiken
(17.09.22)
şehirdeki etkinliklerle ilgili sosyal medya hesaplarını takip et.

gezi kulübü, sinema kulübü gibi ilgi alanına uygun komünitelere eklen.

bisiklet, koşu, takım sporu vs. ile ilgileniyorsan oralardan çok kolay arkadaş bulunuyor.

meetup'ı es geçme, ilk buluşmada arkadaş bulamayabilirsin ama düzenli olarak yapılan etkinliklere birkaç kere gittiğinde rahat arkadaş edinirsin.
0
sir gawain
(17.09.22)
facebook gruplarinda cok goruyorum bu tarz istekle gelen insanlari. hatta bazen o gruplarda bulusma eventleri de aciliyor.

su sekilde bir arayin: expats in [sehir ismi], foreigners living in X vb...
0
supergirl
(18.09.22)
@supergirl

O tarzda iki gruba üye oldum, hatta bugün "Geldiğinde bir kahve ısmarlayayım" diyen bile çıktı:)

Öneri için teşekkür ederim
0
🌸deveyidiken
(18.09.22)
Facebook gruplari +1
Bizde baya aktif binlerce insan var, hem sorulara cevap, hem aktivite yapmak istediğinde yanına insan falan çıkıyor. En güzeli bu.
0
logisticsmanager
(18.09.22)
(3)

Hm stoklari ne kadar hizli yenileniyor?

summer timetable
Ya bi ceket aldim cok begenerek ama omuzlardan azicik minicik dar gibi. Iade edip bi buyugunu almak istiyordum da bitmis. Talep olusturdum, ama onceden de cok olusturmustum baska urunler icin, hic mail gelmemisti. Deneyimleyen var mi hemencecik biten urunler na zaman geliyor? Stok yenilenince mail g
Ya bi ceket aldim cok begenerek ama omuzlardan azicik minicik dar gibi. Iade edip bi buyugunu almak istiyordum da bitmis. Talep olusturdum, ama onceden de cok olusturmustum baska urunler icin, hic mail gelmemisti. Deneyimleyen var mi hemencecik biten urunler na zaman geliyor? Stok yenilenince mail geliyor mu gercekten?
0
summer timetable
(17.09.22)
internette stoğu biten bir kıyafetin yenilendiğini görmedim henüz...
0
black holes in the sky
(17.09.22)
ben bedenini bulamadığım bir trençkotu bir ay içinde alabilmiştim o şekilde.
belli olmaz, stoklar yenilenmese de, belki iade falan geliyordur.
bir şekilde bulabilirsiniz ama tamamen şans işi.
bir de sanırım sezon başlarında stok yenilenme ihtimali daha fazla olabilir.
0
blatta hiberna
(17.09.22)
Mantık yürütüyorum;
Ürün çok hızlı tukenmistir. Yeni stok gelebilir çünkü talep olabilir, hatta sizin gibi başka insanlar vardır e-mail kayıt olan, elde mal kalmayacak şekilde üretim yapilabilir.

Mal illallah ettirmistir, son malzemeler satiliyordur. Sizin dışınızda pek isteyen yoktur haliyle uretime değecek bir talep yoktur. Üretilmez.

Çok değişken var haliyle, içinden bilgi olmadan bilmek zor.
0
logisticsmanager
(18.09.22)
(2)

Parfüm duty feeede daha ucuz mudur

regina phalange
Yurtdışı Sephoradan vsden?
Yurtdışı Sephoradan vsden?
0
regina phalange
(17.09.22)
Freeshop parfüm Fransa'da internetten aldiklarimdan ucuz değil. Hatta daha pahalı.

Avrupa'daki güzellik su; guvenilecek sadece bir iki yer yok. Ben parfüm almak istesem en az 5-6 kaliteli yer var. Daha Amerika'dan sipariş vermek falan da var.
0
logisticsmanager
(17.09.22)
indirimde denk gelirseniz belki ama genelde şu anda türkiye'deki fiyatlar çok daha uygun.
0
ala09
(17.09.22)
(6)

uzaylılar geliyor mu?

izole
siz de farkında mısınız bilmem ama bu aralar medyada sürekli uzay ve uzaylılar ile ilgili programlar yapılıyor. ne oluyor kardeşim birileri bişeyler tezgahlayıp dikkatleri başka yöne mi çekmeye çalışıyor yoksa yakın zaman da uzaylılarla tanışacak mıyız gerçekten. kafayı yemeye az kaldı.
siz de farkında mısınız bilmem ama bu aralar medyada sürekli uzay ve uzaylılar ile ilgili programlar yapılıyor. ne oluyor kardeşim birileri bişeyler tezgahlayıp dikkatleri başka yöne mi çekmeye çalışıyor yoksa yakın zaman da uzaylılarla tanışacak mıyız gerçekten. kafayı yemeye az kaldı.
0
izole
(16.09.22)
sanırım siz google da buna dair bir kaç makale okudunuz ve bu haberler geliyor önünüze
bende sıfır medya hareketi
0
yirmibesonbes
(16.09.22)
Bize gelmiyorlar biz tanışmayız hemen.
0
Bruce
(16.09.22)
yakin zamanda olacagini dusunmuyorum ama yavas yavas alistiriyorlar iste. bir gun elbet aciklanacak
0
Kittie
(16.09.22)
internet google araması falan değil arkadaşlar. tv kanallarında bu aralar hep bu konular işleniyor. hatta şu anda tv100'de bir program var aynı anda türkmenelitv'de marslı filmi oynuyor. dünde aynı anda hem boomberg tvde hem dmax kanalında aynı anda uzay filmleri denk gelinde biraz afalladım yani.
0
🌸izole
(16.09.22)
Benim hiç karşıma çıkmıyor. Bilmiyorum Fransa'da hiç görmüyorum. Türkiye'ye geleceklerdir belki uzay dovizlerini yemeye.
0
logisticsmanager
(16.09.22)
Tv kanallarında dönem dönem belli bir pseudoscience konusu popüler olur sonra geçer. Homeopati olur, doğaüstü antik medeniyetler olur, uzaylılar olur, coğrafyasına göre kocaayak ya da van gölü canavarı gibi bir şey olur, kozmik enerji bilmem neleri olur, parapsikoloji olur... Hep olur.

Uzaylılar da ara ara patlar. Bazen modern zaman üzerinden patlar bazen antik uzaylılar olur. Yeni bir şey değil ki...

Marslı filmini örnek vermişsiniz mesela, o film de bu uzaylı olaylarının moda olduğu başka bir dönemde çekilmişti, yine herkes her yerde uzaylı konuşuyordu. Sözde uzmanlar uzaylı sergileri açıyordu, bilim insanlarının "dünya dışı hayatın var olabilmesi mümkün" sözleri bu sahte uzmanların sözde ispatlarıyla harmanlanıyordu falan.

Aynı şeyler hep.
0
akhenaten
(17.09.22)
(5)

Ağırlıksız vücut geliştirme

beemaker
Ağırlık kaldırmadan kalbi ve tansiyonu fazla zorlamadan vücut nasıl geliştirilir?
Ağırlık kaldırmadan kalbi ve tansiyonu fazla zorlamadan vücut nasıl geliştirilir?
0
beemaker
(16.09.22)
Amaç ne bilmiyorum da vücudu hiç zorlamadan vücut nasıl gelişecek ki? Bodyweight de yapsaniz gene yük bindirmeden yapamazsiniz.

Bu arada ağırlık kaldırmak o kadar da zorlamıyor zaten. Kalbe yük binecek kadar ağırlık kaldırana kadar çok var.

Ama ağırlığa elim değmesin diyorsanız bodyweight yaparsiniz.
0
logisticsmanager
(16.09.22)
yani evet eski yagli guresciler gibi naturel takilsan bile gelismek icin karsindaki adami kaldirip atman falan gerekiyor minimum. illa ki bir agirlik olacak.
0
hot potato
(16.09.22)
Nabzı sürekli gösteren bir akıllı saat alırsın. Kendine bir nabız limiti koyarak ağırlıkla vücut geliştirme çalışırsın. Bir gözün sürekli saatte olur. Limitine ulaştığın yerde durur, normale dönünce devam edersin.

Denemeden önce hekimine danışmanı öneririm.
0
Mirket
(16.09.22)
Yüzerek çok kaslanmasa bile sekillenir
0
sanguine
(16.09.22)
kasları birçok değişik şekilde uyarabilirsin önemli olan tükenişe kadar zorlamak. yüksek ağırlık ve düşük tekrar yerine. orta ağırlık çok tekrar kullanabilirsin burada kalbini-tansiyonunu etkileyecek faktör hareketin temposudur.

ilk 1-2 ay vucut geliştirme değil kardiyo egzersizi gibi düşünüp kendi limitlerini arttırmalısın. bu adaptasyonu doğru yaparsan zaten tansiyon sorunun olmaz.
0
orpheus
(16.09.22)
(8)

Duty free hala uygun mu?

toucheamore
Bu gece yurtdışından bir arkadaşım gelecek. 1 şişe viski alsın diyorum. Fiyatlar hakkında bilgisi olan var mı? Rakı da olabilir. 1 büyük dutyfree de ne kadardır?
Bu gece yurtdışından bir arkadaşım gelecek. 1 şişe viski alsın diyorum. Fiyatlar hakkında bilgisi olan var mı? Rakı da olabilir. 1 büyük dutyfree de ne kadardır?
0
toucheamore
(15.09.22)
Rakıdan çok kârın olmaz ama kaliteli viskide olur. Veya iindirime giren bir viski varsa direk ondan alsın en kârlısı o olur.
0
ismim ibrahim
(15.09.22)
geldigi yerden neden almiyor. duty free her zaman daha pahalidir. almanyada markette 10 euroya viskiler var.
0
safak efendisi
(15.09.22)
safak efendisi
(15.09.22)
Almanyada viskiler duty freelerden daha ucuz. Duty freeler tr fiyatindan daha ucuz. Geldigi yerden alabiliyorda ordan alsin.
0
111111
(15.09.22)
Geldiği yerden alsin.
Bu arada benim gördüğüm raki Türkiye'de daha ucuz.
0
logisticsmanager
(15.09.22)
Antalya üzerinden geliyorsa antalyada çok pahalı duty free.
0
zimbirik
(16.09.22)
antalya duty free herşey konusunda pahalı. sigara, alkol, ne dersen de.
istanbul duty free geçen sene ucuzdu fakat, şimdi bilemiyorum.
0
rain when i die
(16.09.22)
Raki almanin hic mantigi yok bence.

Istanbulda 21 Euro litrelik Yeni Raki. Su an hesaplayamayacagim ama disardaki fiyattan en fazla 50-60 TL daha ucuz heralde.
0
feranbr
(16.09.22)
(4)

konut projesi

hknty
bu projenin yapılacağı bölgeler merkezden çok uzak değil mi? tamam merkezde yer yoktur ama buralarda yaşamak zor. mesela izmir'de tire, selçuk, kiraz gibi yerler. güzelbahçe gibi daha merkeze yakın yerler de var ama onlar bile pek yakın değil. buralarda yaşansa merkeze, işe nasıl gidecek insanlar? ö
bu projenin yapılacağı bölgeler merkezden çok uzak değil mi? tamam merkezde yer yoktur ama buralarda yaşamak zor. mesela izmir'de tire, selçuk, kiraz gibi yerler. güzelbahçe gibi daha merkeze yakın yerler de var ama onlar bile pek yakın değil. buralarda yaşansa merkeze, işe nasıl gidecek insanlar? özel araçla bile uzun ki toplu taşıma bile ne durumda bilmiyorum.
0
hknty
(15.09.22)
5 sene kalmaz oralar da yenileniyor. hic sasmaz. once cami sonra hastane yapilir tokinin yanina.
otobus seferleri marketler vs bildigin yasam alani olusuyor
0
turbo sadık
(15.09.22)
Bu konutlar çok büyük olduğu için ve devlet yapacağı için oralara her türlü imkan kısa sürede gelir diye düşünüyorum.
Tek tek incelemedim ama büyük ihtimalle bu konutlardan daha uzak bölgelerdeki evler bile bunlardan daha pahalıdır şu anda.
0
michael_knight
(15.09.22)
Bugünlük düşünüyorsunuz bir kaç yıla oralar merkez olacak. Eskiden Ataşehir için Kurtköy için Beylikdüzü için böyle düşünüyorlardı
0
beemaker
(15.09.22)
Buralarin is merkezi olacağına falan inanmiyorum. Güzelbahçe demissiniz misal; Güzelbahçe'de fabrika, is merkezleri falan olacağına inanan insana gülerim. Is merkezleri tabiki sehrin icinde olmaya devam edecek ve buralardan da insanlar 1.5 saat yol ile ise gidecek.

Imkan konusunda bir sorun olmaz, zamanla gelir. Ama is yerine ulasmak asla degismeyecek. Bundan 10 sene önce narlidere'den ise gitmek zordu, hala zor. Oranin gelismesinin vs bir etkisi olmuyor.

Zaten bu evlerin amaci maksat bir ev olsun demek. Günde 3-4 saat yolda gecirmenizin bir önemi yok.
0
logisticsmanager
(15.09.22)
(8)

TOKİ sosyal konut projesi konusunda sormak istediklerim var.

carpikbacaklibasketbolcu
burada çoğumuz iktidar partisini eleştiriyoruz,sevmiyoruz eyvallah.ama sizin gerçek düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum.bu toki sosyal konut projesine başvurmak mantıklı mı?biri diyor ki bu paralara kira yok başvurun mal sahibi olun,diğeri diyor yılda iki kez zam gelecek, vatandaşı iyice yolacaklar d
burada çoğumuz iktidar partisini eleştiriyoruz,sevmiyoruz eyvallah.
ama sizin gerçek düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum.

bu toki sosyal konut projesine başvurmak mantıklı mı?

biri diyor ki bu paralara kira yok başvurun mal sahibi olun,
diğeri diyor yılda iki kez zam gelecek, vatandaşı iyice yolacaklar diyor.
örnek:
twitter.com


sizce kaçırılmaması gereken bir fırsat mı yoksa hayal mi satılıyor?
amaçları sadece seçim için finans oluşturmak mı?
sizce girilebilecek bir risk mi yani?
ne dersiniz?
0
carpikbacaklibasketbolcu
(15.09.22)
Bunu net bilmek zor. Yani şu projeye bakıp "risk yok süper" falan diyene de "bu alanın elinde kalır" diyene de şüphe ile bakmak lazım.

Bugün cevap verdim, sikayetvar'a bakarsaniz bir sürü insan daha ilerlememis, bitmemis projelerden, proje bitse de 6 ayda çıkan sorunlardan ve aidatlarin artmasindan sikayetci.

Buna ek olarak kredi gibi değil evet. Sürekli zam gelecek ve bitiş fiyati ilk fiyattan yüksek olacak. Bu noktada devletin yapacağı zammin belirsizliği var.

Yani bana göre kişi ucu ucuna geçinen ve proje otelenirse sıkıntıya düşecek biriyse risk var. Ama diğer türlü mantıksız değil diyemem.

Bu arada hayal satmaları da sasirtmaz. Mevcut hükümetin uzmanlık alanı hayal satmak.
0
logisticsmanager
(15.09.22)
yani ne "oo böyle bir proje yok inanılmaz" denilecek bir şey ne de gömülecek bir şey. eğer evin yoksa bu şartlarda ev alacak durumun da yoksa, ama uzun vadede ev istiyorsan, bunun yanı sıra işin garanti bir iş yahut ilerde daha çok kazanabileceğin bir mesleğin var ise gayette başvurulabilir bu.

temel krediden farkı, eğer maddi gelirin düşük ise bu paralar seni bir ömür boyu çok sıkabilir. kredi gibi değil, 2 sene önce pandemi kredisi alan arkadaşlarım şu an daha 2.yıllarında komik taksitler ödüyorlar, kalan 7-8 yıllık taksitleri çok daha rahat ödeyecekler. burada durum farklı.

kimler sıkıntı yaşıyor peki? bir tanıdığımız 2 çocuklu ve tokiden eve girdiler, asgarinin bir üstü gelire sahip biri kendisi 3-4 yıldır mı ne ödüyor ama hep zorluyor taksitler. çünkü taksitlerde artıyor, sürekli bir parasızlık durumu olacak bunu unutmamak lazım. ha eğer işin iyiyse, mesela bugün gelirim 12bin civarı, ama yarın bu daha da artar, sevgilim var o da çalışıyor evleneceğiz beraber öderiz vs gibi bir durum varsa bu taksitler vs ırgalamaz sizi. kira öder gibi ev sahibi olacaksınız.
0
avatar is back
(15.09.22)
Partiyle ne alakası var anlamadım iktidar partisine karşı değilim destekçiside değilim beğendiğim politikaları var aynı şekilde elestirdigim yanları var.

Konuya dönersek projeye başvurmak kesinlikle mantıklı. Eleştirenlerin konu hakkında fazla bilgi sahibi olmadıklarını düşünüyorum bu proje resmen altın tepside sunulmuş bir fırsat şartları sağlıyor olsaydım gözü kapalı başvurdum evet bu paralara ne kira var ne de satılık konut her açıdan karlı ve mantıklı
Aylık taksitlere maaş artışı oraninda yapılacak yani bu durumda ödenen birim maliyet değişmeyecek bakanın konuşmasından alıntı:

"Memur maaşı endeksine göre artış yapılıyor ama TOKİ tabi önceden memur maaşı ve enflasyon oranı düşük olduğundan dolayı zaten belki yüzde 5'lik zamlar yapılıyordu. Son zamlar biliyorsunuz memurlara yüzde 30, yüzde 40 kümülatifte yüzde 80 zam geldi. Geçen yıl en son yaptığımız şey de yüzde 25'le sınırlı tuttuk."

Seçim için finans mı :)) bizim milletin komplo teorileri bitmez...
0
beemaker
(15.09.22)
Twitter bağlantısında verilen örnek doğru değil dezenformasyon içerik tamamen çarpıtılmış bilgi bir de 2+1 daire almaya kalksanız fiyatlar ortlama 2 milyon TL'den başlıyor bunu mortgage ile almak isteseniz %30 peşinat vermeniz lazım aylık yaklaşık taksidi de 50 bin TL civarında olur 2 milyon TL'lik evin maliyeti 6 milyon TL olmuş olur.
0
beemaker
(15.09.22)
çıkma ihtimali milyonda bir zaten. neden bu kadar dert ediyorsunuz ya sanki çıkacakmış gibi:) keşke çıksa da tek dert ödemesi olsa.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.09.22)
Çıkma ihtimali düşük değil aradıkları kriterlere göre başvuracak kişi sayısı belli beşte bir ihtimal olsa bile düşük bir ihtimal değil hele kazanma ihtimali yüzde birden az olan greencardı bu kadar dert edenlere göre çok daha gerçekçi bir beklenti
0
beemaker
(15.09.22)
bana göre bu düsüncelerimizin sebebi güvenimizin yerle yeksan oluşudur. ama yine de bu düzende ev sahibi olamayacaklar için iyi bir fırsat. Çünkü maalesef 2k ya kira kalmadı. Ev sahipleri enflasyon oranında zamı kabul etmedi bile. %100 yedim şahsen, şu durumda bile şanslıymışım. Çıkma şansı bana göre de düşük, her şey kuralına göre işlemeyebiliyor. Umarım yanılırım da hak eden muhtaç insanlar ev sahibi olur. Başvuru kriterleri sağlanıyorsa başvurulur bence.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(15.09.22)
ben de çok süpheli yaklaşıyorum.
daha başlamamış eski toki projeleri var.
umut dağıtıp seçimi kazanmak istiyorlar. seçimi kazandıktan sonra dün dündür, bugün bügündür demelerine hiçbir engel yok. kazanamazlarsa, yeni yönetim kasa boşken önceki hükümetin projesine para akıtmak istemeyebilir. kafalar karışık.
0
vizivozo
(15.09.22)
(8)

sosyal konut projesi hk ne dusunuyorsunuz

Kittie
taksitlerin 6 ayda bir memur enflasyon farkina gore artmasi bana cok ilginc geldi. diger yandan normal bir eve girmek hayal benim icin. pesinati gec, kredi en az 15k cikar aylik. ama iste bu imkansiz para 5 yil sonra komik bi para olur cunku sabit kalacak.tokide de sabitlik olsa yani mantikli ama bu
taksitlerin 6 ayda bir memur enflasyon farkina gore artmasi bana cok ilginc geldi. diger yandan normal bir eve girmek hayal benim icin. pesinati gec, kredi en az 15k cikar aylik. ama iste bu imkansiz para 5 yil sonra komik bi para olur cunku sabit kalacak.
tokide de sabitlik olsa yani mantikli ama bu haliyle mantiksiz buldum. bir de evin hangi kat ve nerede oldugu da belli degilmis. o da cok garip. sadece metrekareyi ve ili bilip mi odeme yapicaz?

herkes baktim olumsuz konusuyor ama yoksa mantikli bi sey mi bu proje, girilir mi? olumsuz yorumlarla cekilise girecek insan sayisini mi etkilemeye calisiyor millet yoksa.
0
Kittie
(14.09.22)
ödemeler anahtar teslimden sonra başlamıyor mu?
0
oldz
(15.09.22)
bana da dediğiniz nedenden ötürü saçma geldi. borç sürekli artıyor, bir de 240 ay yani.

en iyisi anadan, babadan, kardeşten, bankadan, arkadaştan vs. borçla ev alıp azar azar ödemek.
0
candide
(15.09.22)
6 ayda bir güncelleme gelmesi trajikomik.
0
ruhen hastayim ben
(15.09.22)
şu artış konusu hakikaten ilk dikkat çeken başlık. memur maaşı oranında artış yazıyor ama bu sene toki ödemesi yapanlara %25 artış yapıldı. çıkan akrabalarım var ordan biliyorum. memura yapılan zam %80 oysa bu yıl.

cnn türk'te bugün bakan vardı dinledim akşam. o da aynı şeyi söyledi. zaten dar gelirli için bu proje sözleşmede olsa dahi direkt memura verilen zammı yansıtmayacağız biz cb desteğiyle vs falan dedi. zaten öyle yapmazsa o zaman bir manası kalmaz. herkes için zor %80 zam. adı üstünde sosyal konut. ve düşük gelirliler için.
0
debian
(15.09.22)
Çok güzel bir proje muhteşem belki Türkiye Cumhuriyeti'nin bugüne kadar ki en büyük projesi sosyal proje olarak en büyük proje sanıyorum şartları sağlayanlar kesinlikle katılmalı ilerde ne kadar doğru bir karar aldıklarını anlayacaklar bu fiyatlara 1+0 almak mümkün değil alırken kazandırıyor ayrıca kiraya verme durumunda var.

Olumsuz konuşanlara gerçekten çok yazık böyle bir proje yapılmasa neden yapılmıyor derler yapılınca kulp bulurlar dünyada kaç devlet bu kadar büyük sosyal konut projesi yapabiliyor yazık gerçekten çok yazık

Evin hangi katta olduğunun belli olmaması kurayla çekilmesi eşit ve adaletli olması için sonuçta sosyal konut bu muteahhitten daire satın alınmıyor ayrıca ücretler eşit imkanınız şartlarınız uyuyorsa kesinlikle tavsiye ederim bilgi sahibi olmayan herşeye kulp bulanları ciddiye almayın
0
beemaker
(15.09.22)
Önceden taksitler teslimden sonra ödeniyordu, şimdi önceden ödemeye başlıyorsunuz. İnşaatın ne zaman biteceği belirsiz. Yarı inşaat halde bırakılan, ilk yağmurda evlerin su bastığı TOKİ projeleri haberlerini hatırlıyorum.

Yani bana kalırsa çok sürprizli bir yatırım. Ödemeler sabit olsa ve taksitler sizi zorlamayacaksa girin öyle ya da böyle bi eviniz olur diyeceğim ama ödemelerin sabit olmaması büyük problem. Bir gecede bakanların değiştirildiği bi ülkede "memur zammı kadar zam olmayacak" lafına da ne derece güvenilir bilmiyorum
0
housedaki topal doktor
(15.09.22)
Sorunuzun üstüne bir de böyle bir yazıya denk geldim Twitter'da:

www.gazeteduvar.com.tr
0
housedaki topal doktor
(15.09.22)
Olumlu konuşup proje övmek dışında hiçbir araştırma yapmadan, geçmiş toki projelerinde neler oluyor bakmadan konuşup duranlara yazık.

Buyrun toki;
www.gazeteduvar.com.tr

www.sikayetvar.com

2019 projesi;
eksisozluk.com
www.sikayetvar.com
3 yıl olmuş daha haber yok.

www.google.com

www.google.com

ilkha.com

Anlıyorum ana akım medyanın yüreği olmadığı için haberiniz yok ama google açık.

Buna risk yoktur diyen, süper diyen, düşünmeden girin diyen kişiden de kesin kaçın, asla girmeyin diyen kişiden de kaçın.

Çok net bir yatırım değil. Anladığım tapu verilmiyorsa 20 sene tapusuz devam etmek biraz enteresan bir durum. Bu zam konusunda da devletin herhangi bir bakanına vs güvenmeyin. Devletin başındaki kişi "bana mi sordunuz toki'ye girerken" der yapar yüzde 50 zammı geçer.
0
logisticsmanager
(15.09.22)
(3)

Düzenli spor salonuna gidenlere bir kaç sorum vardı da..

winston insani
Merhabalar6 aydır dizimdeki bir problem nedeniyle spor yapamadım. Acayip hamlanmışım. Şu anda 08:00-17:00 arası evden çalışıyorum. Kaldığım sitede spor salonu var, yavaştan başlayayım diyorum. Acaba aşağıdaki hangi saatlerde gitsem daha sağlıklı olur?1- 06:15 gibi uyanıp, bir şeyler atıştırıp 15-20
Merhabalar

6 aydır dizimdeki bir problem nedeniyle spor yapamadım. Acayip hamlanmışım.

Şu anda 08:00-17:00 arası evden çalışıyorum. Kaldığım sitede spor salonu var, yavaştan başlayayım diyorum.

Acaba aşağıdaki hangi saatlerde gitsem daha sağlıklı olur?

1- 06:15 gibi uyanıp, bir şeyler atıştırıp 15-20 dakikada salona inip 07:45'e kadar spor yapmak. Sonra da işe başlayıp kahvaltı yapmak

2- 17:15 gibi, inmeden bir şeyler atıştırıp, 1-1.5 saat spor yapıp gelip akşam yemeği yemek.

Şimdilik haftada 4 gün yapmayı düşünüyorum bunu. Bir de yulaf ezmesini spor yapmadığım günlerde de yemeli miyim? Yoksa sadece spor yaptığım günler mi tüketmeliyim?
0
winston insani
(13.09.22)
sabah saatleri kalp krizi riskinin yüksek olduğu zamanlar spor önerilmiyor. 2. seçenek çok ideal. ama antrenmandan 1-2 saaat önce atıştırmayı bitir. atıştırıp gidersen hem enerjin olmaz hem de miden alt üst olur.
0
xrated
(13.09.22)
Çoğu insan sabah saatlerinde spor yaparken verimsiz hisseder. Ben olsam kesinlikle akşam giderim, ama siz akşam üşenirim derseniz sabah gidin
0
Unde bach canim
(13.09.22)
Yulaf ezmesi ile sporun bir alakası yok. Yulaf lobisi var gibi.

Sabah yapan cok var akşam yapan da. En son bir araştırmada akşam yapmak daha iyi diye gördüm ama bu bence kişiye göre değişir ikisini de yapın ve deneyin.

Bu arada bir şeyler atistirma kısmı sıkıntı. Yarım muz bir kaşık fistik ezmesi yemek farklı iki ekmek biraz peynir yemek farklı. Sıkıntı olabilir. Ben olsam sabah aç yaparım yapacaksam.
0
logisticsmanager
(14.09.22)
(4)

Puro iciiyor musunuz? Hangisi? Yesilllendirirsenuz sevinirim..

sonhakan
....
....
0
sonhakan
(11.09.22)
Toscanello'nun limonçellolusunu
0
duster
(11.09.22)
Nereden temin ediyorsunuz
0
🌸sonhakan
(11.09.22)
arada bir phillies blunt, cikolatali ya da balli.
duty free'den stoklamaca
0
cooperr
(11.09.22)
Puro dedigimiz harbi puro mu yoksa toscanello tarzı şeyler mi yoksa cigarillo mu?
Eger normal puroysa;
Ben cok bilen biri değilim, evin yaninda purocu var arada aliyorum.
san pedro brazil robusto
Arturo fuente gran reserva
Romeo y julietta 1875
Montecristo Habana no 2

Sevdiklerim.

Cigarillo olarak davidoff gold güzel. Kahveyle guilty pleasure olarak al capone flame güzel.
0
logisticsmanager
(12.09.22)
(7)

Espri nedir?

speedy
https://twitter.com/MensHumor/status/1568268146452340736
0
speedy
(10.09.22)
Yanlış anlamadiysam kadin "beni düşünüyor mu acaba" derken adam da kendini zorlamak için "bu arabadan önce agaca ulasamazsam ölürüm" falan diyor.
Oluyor böyle (kadin erkek farketmez bence ama ben yapıyorum kesin) iste misal şu squati 10 tekrar yapmazsam ölürüm falan gibi kendimi gaza getirme falan.
0
logisticsmanager
(10.09.22)
biz erkeklerin çok saçama şeyleri düşündüğüne vurgu yapıyor sadece.
kadıncağız romantik romantik kesin beni düşünüyor sevdiceğim derken adam gerçeküstü şeyler düşünüyor.
0
d e j i n
(10.09.22)
şimdi nadiren de olsa küçükken çok yapardım.

yolda koşarken mesela "trafikte şu arabadan önce şuraya varmazsam yazılıdan kalayım" ya da otobüsteyken "10 tane kırmızı araba görmezsem ben bi x'im" falan derdim :D genelde biz erkeklerin anlamsız takıntılarından işte haah
0
avatar is back
(10.09.22)
duyurukullanıcısı
(10.09.22)
Motive etmekten ziyade genelde erkeklerin kendi kendine ürettiği salak takıntılar. Yolda yürürken çizgiye basmamaya çabalayıp basarsam ölücekmişim tarzı çocukça oyunları yetişkinlikte de devam ettiriyoruz ama çok dışarı vurmuyoruz dalga geçilmemek için :d
0
nundu
(10.09.22)
Kadınlar romantik hayaller kurarken, erkeklerin küçük bir çocuk gibi düşünmesi üstüne basit bir şaka.
0
pofudukayi
(11.09.22)
Biz erkeklerin çoğu zaman saçma sapan şeyleri düşünmesiyle ilgili bir şaka +1

Bana şu karikatürü hatırlattı;

galeri12.uludagsozluk.com
0
John Bloor
(12.09.22)
(3)

rusça mı bilmiyorum ama şuradaki hangi dil?

baldan kaymak
https://youtu.be/bSfpSOBD30U?t=15yazıyla yazabilecek olan var mı? teşekkürler.not: google'landı bulamadım.
youtu.be

yazıyla yazabilecek olan var mı? teşekkürler.

not: google'landı bulamadım.
0
baldan kaymak
(09.09.22)
Neye rusca dediginizi anlamak icin hepsini dinledim ama rusca olan hicbir sey yok. Basta aralarinda bir ingilizce bi fransizca konusuyorlar. Sarki zaten bastan sona ingilizce.

Hi kizin soyledigini soruyormussunuz: ça va être que nous. d'ailleurs c'est moi qui conduit
0
summer timetable
(09.09.22)
Fransızca.
0
logisticsmanager
(09.09.22)
"ça va être que nous. D'ailleurs, c'est moi qui va conduis"
0
logisticsmanager
(09.09.22)
(6)

Yakın ülkelerin dilleri

dissendium
Merhabalar. İş görüşmesine gittiğim bazı şirketlerin Bulgaristan, Romanya, Sırbistan gibi yakın ülkelerde fabrikaları var. Almanca, İspanyolca gibi dilleri öğrenmek yerine bu ülkelerin dillerinden birini öğrenmek bir Türk için mantıklı olur mu? Bu bana kumar gibi geliyor biraz. Yüzde 90 tutmaz ama t
Merhabalar. İş görüşmesine gittiğim bazı şirketlerin Bulgaristan, Romanya, Sırbistan gibi yakın ülkelerde fabrikaları var. Almanca, İspanyolca gibi dilleri öğrenmek yerine bu ülkelerin dillerinden birini öğrenmek bir Türk için mantıklı olur mu? Bu bana kumar gibi geliyor biraz. Yüzde 90 tutmaz ama tutarsa da çok iyi olur gibi. Bu şekilde bu ülkelerin dillerinden birini bilip bu ülkelere taşınan var mı? Hatta oraya gitmeye de gerek yok. Direkt Rumence bilen satış görevlisi arayan da gördüm. Gözümüzü uzağa dikmek yerine Balkan ülkelerine dikmek mantıklı mı sizce? Teşekkür ederim.
0
dissendium
(09.09.22)
Dil öğrenme işi çocuk oyuncağı değil tabi ama şahsen dil ailesine göre değerlendirerek seçim yapardım. Örneğin Bulgarca Rusça ile benzer, Rumence Latince dolayısıyla İtalyanca, Ispanyolca gibi dillere benzer. Hatta latinceye en yakın dil Rumence olması lazım. İspanyolca öğrenmek isteyen biri olsam Rumence, Rusça öğrenmek isteyen biri olsam Bulgarca öğrenmeyi deneyebilirdim.
0
uvcray
(09.09.22)
bulgaristan, romanya, sırbistan gibi yerlerde yaşamak ister misin bence sorulması gereken soru bu. balkan ülkeleri öyle yaşam standartları yüksek, çok iyi yerler değiller diye düşünüyorum. ben şahsen istemezdim.
0
roket adam
(09.09.22)
Roket adam +1
Benim arkadaşlarım var oralardan kaçmak isteyen/kaçan. Bulgaristan ve romanya baya kötü Avrupa ülkeleri.
0
logisticsmanager
(09.09.22)
Türkiye'den de mi kötüler?
0
🌸dissendium
(09.09.22)
Yurtdışında yaşayan biri olarak söylüyorum, ülkenden, kültüründen, arkadaşlarından akrabalarından ayrılman için gittiğin yerin gerçekten iyi olması lazım. Bu şartlara uyan ülke sayısı da 1 elin parmaklarını geçmez. Bu saydığın ülkeler gittiğine değmez. Tek artıları avrupa birliğinde olmaları. Kültüründen ayrılmaya değecek kadar avantajları yok
0
zimbirik
(09.09.22)
yasam kalitesi olarak bulgaristan, slovakya ve romanya turkiyeden iyi degil. cek cumhuriyeti, polonya, macaristan, hirvatistan, slovenya turkiyeye yakin.

ama bir de hangi turkiye kismi var. bu ulkelerde baskentler nispeten iyi olsa da diger sehirler hala avrupa birligi sonrasi gelisimini tamamlamis degil. ama turkiyede bu ulkelerdeki baskentlerin seviyesinde bircok sehir var. ankara, istanbul, izmir, antalya gibi sehirlerden giden biri icin sofyada yasamanin motivasyonu ancak turkiyeye gore cok daha fazla para kazanabilecek bir is bulmak ya da avrupa birligi vatandasi olabilmek olur. yoksa sofya ile istanbul yasam kalitesi olarak karsilastirilmaz bile.
0
emrahday
(09.09.22)
(1)

Yurtdışında taksit ile Apple ürünü almak

hayati cozemeyen adam
Herkese selam, türkiye'de var mı bilmiyorum ama şimdi apple'ın kendi sitesinden 24 ay taksit %0 faizli iphone için kredisine başvurdum saniyesinde onaylandı. ( konum ingiltere ) şimdi başvururken bi hesap vermiştim onlara oraya iphone'un tutarını yatıracaklar da sonra ben onu tekte geçip her ay bank
Herkese selam, türkiye'de var mı bilmiyorum ama şimdi apple'ın kendi sitesinden 24 ay taksit %0 faizli iphone için kredisine başvurdum saniyesinde onaylandı. ( konum ingiltere ) şimdi başvururken bi hesap vermiştim onlara oraya iphone'un tutarını yatıracaklar da sonra ben onu tekte geçip her ay bankaya mı geri ödeme yapacağım ? yoksa apple'a mı yapacağım ? kafamda deli sorular var, süreç nasıl olacak daha önce böyle bi satın alım yapan oldu mu ?
0
hayati cozemeyen adam
(08.09.22)
Ben Fransa'da darty, samsung vs üzerinden aldığım zaman şöyle oldu;
Arada bir aracı finansal grup üzerinden kredi şeklinde ödeme yaptım, her ay tutar verdiğim hesaptan para çekildi.
0
logisticsmanager
(08.09.22)
(6)

Öğrendiğinize pișman olduğunuz yada keșke öğrenseydim dediğiniz dil?

Slynmaster
Olaya șöyle giriș yapayım bir dili sevmeden insan gercekten yapamiyor en azindan ben boyleyim.İngilizceden sonra arastirdim ve o meshur 500milyon insan 21 ulke anadil konusuyor bu dili ve cok kolay kardesim denilmesi ayrica sempatik gelmesi uzerine ispanyolca ogrenmeye basladim.Online tmm sikinti yo
Olaya șöyle giriș yapayım bir dili sevmeden insan gercekten yapamiyor en azindan ben boyleyim.

İngilizceden sonra arastirdim ve o meshur 500milyon insan 21 ulke anadil konusuyor bu dili ve cok kolay kardesim denilmesi ayrica sempatik gelmesi uzerine ispanyolca ogrenmeye basladim.

Online tmm sikinti yok arkadaslar ama istanbulda yuz yuze boyle hani cafede vs bi yerde bu dili konusan adam bulmak cok zor.
Bunun sebebi de sanirim 21 ulkenin enaz 18inin fakir olmasi gercegini anlamamin gec olmasindan heralde turist gelmiyor galiba fazla bilmiyorum.

Yuzyuze konusmak online dan farkli benim icin ozguven acisindan ayni masada oturup konusmak muthis motive ediyor. Zaten online da ders alirsan ancak sureklilik oluyor bide sansliysan duzgun bi arkadas bulursan. Biraz sikintiliydi benim icin.

Cevremde herkesin arapca konusmasi ve arap turistlerin surekli para getirmesi ve benim arapca ve kulturune sifir ilgimin olmasi sorunsali.

İatemeden de olsa arapca zorlasaydim ispanyolcadan 10 kati hizli speaking kasmistim heralde isteksiz halimde. Bu konuda pismanligim var.

Ama benimde sucum yok devletin ismek kurslarina bakiyorum full arapca kurs acmislar yani suanki kosullarda arapca ogrenmeye mecbur birakilmisim heryonuyle. Okudugunuz icin tesekkurler
0
Slynmaster
(07.09.22)
Ben 37 yaşımdayım ve bu sene arapçaya heves ettim, arap dili ve edebiyatı bölümünü kazandım. inşallah zorlanmadan öğrenirim. Bu yaşa kadar öğrenmediğime pişmanım.
Bu arada İSMEK kursları devletin değil, İBB'nin. Belediye el değiştirince kurslar da çeşitlenmiştir belki. Eğer yeni baktıysanız bilemiyorum.
0
mustafakesekci
(07.09.22)
Başlığa cevap vereyim. Korece öğrendim, pişman değilim ama öğrenmesemde olurdu. Boşu boşuna zaman kaybettim diye düşünüyorum. Aslında dizileri izlerken öğrendim sonrasında 2 yıl kursa gittim. O zamanlar çok hevesliydim ama şu an tüm ilgim kayboldu.
Korece öğrenmek yerine daha geçerli bir dil öğrenebilirdim ya da ingilizcemi dahada geliştirebilirdim diye düşünüyorum.
Irmak konusundada çok haklısınız neredeyse tüm dillerin kursları vardı ama Şu an hem dil sayısı kısıtlı hem çoğu sadece A1, A2 seviye. Üst seviyeler yok denecek kadar az
0
hayalhayal
(07.09.22)
İsmek konusunda haklısınız olacaktı.
0
hayalhayal
(07.09.22)
Rusça.
Tedarik zincirinde savaş öncesi de yerleri çok azdı. Doğru düzgün bir üretim yok, fabrika vs yok. Savaş sebebiyle komple gg.

Dili çok seviyorum, ülkeyi de. Ama kariyer için önemi yok. Avrupa dili öğrenmeyi tercih ederdim. Buna ek olarak yaşanacak yer de değil. Ahanda Fransa'da yaşıyorum keşke okulda Fransızca öğreneydim diyorum :)
0
logisticsmanager
(07.09.22)
Olaya konuşma açısından bakmak bence doğru değil. Bilgi ve iletişimin çok yüksek seviyede olduğu bir çağdayız. Etkileşim çok fazla. Dünyanın bir ucundaki insanlarla konuşma şansımız var. Dünyanın herhangi bir yerinde bir olay olsa Instagram'da paylaşılma süresi dakikalarla ölçülüyor. Böyle bir ortamda bence hiçbir dili öğrenmek pişmanlık olmamalı. Sen İspanyolca bir haberi okuyup anlıyorsan, yanındaki kişi okuyup anlamıyorsa iş bitmiştir. Sen bilgiye ulaştın, o bilgiye ulaşamadı.

Almanca öğrenmeye başlamıştım. Pişman değilim. Dil öğrenmenin çok faydası var.

Sevme konusuna katılıyorum. Mühendis olduğum için Almanca tavsiye ediliyor hep. Almanya merkezli bir şirkette de çalıştım. Ama zor. Zor olduğu için sevmiyorum. İtalyanca güzel geliyor. Kapıyorum hemen. Aklımda kalıyor hemen. Keşke öğrenseydim değil ama keşke zaman ayırıp öğrensem diyorum.
0
dissendium
(07.09.22)
Yasadigim ulkenin dilini ogrenmeye calistim, cok zor geldi ve biraktim. Pisman degilim. Ogrenseydim hayatim suphesiz cok daha kolay olurdu, ama ogrenmek icin ozel bir caba gostermeyi dusunmuyorum. Google translate ve lokal ceviri programlarini kullanarak gundelik islerimin buyuk bir kismini halledebiliyorum.

Kendi kendime ispanyolca calisiyorum, memnunum, 40 yasima gelince bir sene calismaya ara verip Ispanya'ya gitmeyi ve daha iyi ogrenmeyi planliyorum.
0
sopiro
(07.09.22)
(10)

AB vatandaşlığı olan kişi için Fransa vs Almanya?

hadi ya la
Kız arkadaşım şu an Türkiye'de yaşıyor ve kendisi AB vatandaşı. Uzun zamandır Avrupa'ya taşınma niyetimiz var ama kendisi Almancayı sevmediği için gitmek istemiyor.Benim Almanya'da ısrar etmemin sebepleri:- Ekonomi: görece yüksek maaşlar- Güvenlik: genel olarak suç oranı daha düşük- Huzur: kaos daha
Kız arkadaşım şu an Türkiye'de yaşıyor ve kendisi AB vatandaşı. Uzun zamandır Avrupa'ya taşınma niyetimiz var ama kendisi Almancayı sevmediği için gitmek istemiyor.

Benim Almanya'da ısrar etmemin sebepleri:

- Ekonomi: görece yüksek maaşlar
- Güvenlik: genel olarak suç oranı daha düşük
- Huzur: kaos daha az
- Sosyal devlet: Rusya gazı kestiğinde, işsiz kaldığımda, kiramı ödeyemediğimde, çocuğum okula gideceğinde, yaşlanıp kimsesiz kaldığımda arkamda devletin olacağını biliyorum.

Kız arkadaşımın Fransa'da ısrar etmesinin sebepleri:

- Dil: Fransızca hoşuna gidiyor, orta seviyede biliyor.
- Instagram'da gördüğümüz Parisian vibes, cool kafeler, Akdeniz sahilleri

Başka da sebep belirtmiyor, ama Fransa, olmazsa Belçika veya Lüksemburg olsun diyor.

Kendi tercihimi empoze etmek istemem, herkesin yaşamak istediği ülke farklı olabilir. Fakat çift olarak hayattan istediklerimiz benzer olmasına rağmen gereksiz önyargılar yüzünden sahip olabileceklerimizi kaybetmek istemem.

Nasıl ikna ederim diye sormuyorum, bizim bilmediğimiz çok şey vardır. Fikirlerinizi paylaşırsanız ortaklaşa bir karar almamıza çok yardımcı olursunuz.

* İngilizce ve İspanyolca biliyorum, Almanca öğrenmeye başladım. Dil öğrenme konusunda iyiyim, önümüzdeki yaz B2 - C1'e yaklaşma hedefim var.
0
hadi ya la
(06.09.22)
1- sen almanca bilmiyorsun sanırım ama kız arkadaşın orta seviyede fransızca biliyor, gideceğin ülkenin yerel dilini bilmek çok büyük bir artı
2- sen büyük ihtimalle fransa'da mutlu olursun ama kız arkadaşın gerçekten de almanya'da mutlu olmayabilir. sıfırdan dil öğrenmek de istemeyebilir haklı olarak
3- maaş açısından da arada inanılmaz bir fark olacağını sanmıyorum
son- sen kız arkadaşın sayesinde yurtdışına taşınıyorsun sanırım, dolayısıyla son kararda onun %51'lik oy hakkına sahip olması adil bence

yalnızca eldeki bu verilerle fransa mantıklı görünüyor.
0
roket adam
(06.09.22)
ikinizin de konuşabildiği sevdiği dil hangisi ise ya da hangisi olacaksa ona göre bir ülke seçin. bir sürü başka kriter varken basit gibi görünebilir ama aslında en önemlisi.

yoksa biriniz için hayat çekilmez olabilir.
0
AlsterWasser
(06.09.22)
Almanca öğrenmekle uğraşılır mı ya. Fransa derim ben. Bu arada yüzde %51 konusuna +1.
0
dissendium
(06.09.22)
Fransa'da yaşayan biri olarak ülke değil şehir önemli demek isterim.

Bir dönem kuzeyde yasadim, Belçika yakını. Bir daha istemem. Şimdi güneye yakınım. Genel olarak mutluyum. Burada da huzur, güvenlik, kaos aynı.

Ben Fransa'yi tercih ediyorum sebebi de genel insan profili olarak bize bir tık daha uygun geliyor. Almanlarla her gün çalışıyorum ve Fransızlarla çalışmayı tercih ederim. Ama burada şehir önemli. Strasbourg giderseniz bir farkı olmaz Almanya/fransa. Ama ne bileyim bordeaux yasarsaniz farki görürsünüz.
Bunlar tabi hep kişisel görüş.

Paris fransa'dan farklı bir yer. Alakasi yok.

Bu soru meslek vs belli olmazsa zor olur. Çünkü iki ülkeyi yana koyunca "aha bu daha iyi" denilemez. Avrupa'nın en güçlü iki ülkesi aralarında uçurum yok.
0
logisticsmanager
(06.09.22)
Genel olarak Almanya vs Fransa konusunda sana katiliyorum. Almanya'nin ekonomisi net bir sekilde daha guclu ve is piyasasi *gorece olarak* daha liberal, disaridan gelen eleman icin daha cok firsat var.

1 senede C1 Almanca ogrenemezsin orasi ayri. (Fransizca hic ogrenemezsin, bence Fransizca daha da zor)
0
hot potato
(06.09.22)
hayatınızı geçireceğiniz ülkeyi romantik kriterlerle (dilinin fonetik olması, binaların daha estetik olması, yaşamanın daha "cool" olması) seçmek kusura bakmayın ama tek kelimeyle aptallık olur.

hiç düşünmeden almanya bence. sosyal devlet olması, eğitim/sağlık/işsizlik/çocuk yardımları, iş imkanları, refah seviyesi, suç oranı, şehir nüfuslarının dengeli dağılması vs.. avantajları saymakla bitmez.
0
sir gawain
(06.09.22)
ikisi arasında net almanya, ben de aynı durumda bir tercih yaptım bu arada ve en büyük sebebi dil ikincisini sterlin tutarak ingiltere'ye gelmiştim. farklı bir öneri olarak eğer ingiltere'ye gelemeseydim kesinlikle hollanda'yı seçerdim. bana göre avrupada yaşanacak ilk ülke ingiltere, ikincisi hollanda, üç ise almanya.

fransa niyeyse hiç cazip gelmiyor, bu arada sanki fransa sosyal bir devlet değilmiş gibi yorumlar yapılmış ama alakası yok. baya sosyal devlet fransa.
0
hayati cozemeyen adam
(07.09.22)
Hayati cozemeyen adam +1; fransa sosyal devlet değilmis gibi sürekli yazılmasını çözemedim. Fransa'nın emeklilik yasalari daha iyi (Almanya'da baya kötüydü en son) ve tatilleri bile Almanya'dan fazla.

2018 verilerine göre Avrupa'da ve dünyada sosyal yardimlara en çok para harcayan ülke. Oecd ülkeleri arasında iş gücü haklari (izin, hastalik, anne/babalik, issizlik) konusunda Danimarka'dan sonra ikinci.

Kısacası bu iki devlet arasında sosyal devlet denilecekse o fransa oluyor, Almanya değil. Verilere dayanirsak tabi.
0
logisticsmanager
(07.09.22)
Almanlari severim, Fransizlarla pek hoslasmam. Ama buna ragmen Fransa diyorum.
Kardesim Almanya'da, dil problemi yok, meslegini icra edebiliyor. 30 yasini gecmis ve ortalamanin ustunde para yapan biri olarak Berlin'e ev tutamiyor. Ne zaman tasinsa kontrat bir avrupa birligi vatandasi arkadasinin uzerine yapildi yoksa vermiyorlar anahtari. Bana eger direk irkimdan dolayi bir ulkede daire kiralamiyorlarsa ben orda yasa(ya)mam aga, sorry.

Bir cumle de sosyal devlet mevzusu icin edelim, dibine kadar kapitalist ulkeler birkac sirinlik yapinca sosyalist mi oluyorlar? Bu turkiye demokrasinin besigi demek gibi birsey. Gelismis ulkeler arasinda sosyalist falan bir ulke yok, bu tarz hayaller gormeyi birakin.

Ozetle, Fransa. Ayrica sarap bira kadar kilo da yapmaz.
0
cooperr
(07.09.22)
İkisinin ortası olsun, Lüksemburg.
0
d max
(15.09.22)
(5)

disney+ sahipleri scrubs dizisinin görüntü kalitesi nasıl ?

freebird5406_2
canlı güzel sadece bunu izlemek için üyelik almaya değer mi? almışken futurama da izlerim
canlı güzel sadece bunu izlemek için üyelik almaya değer mi? almışken futurama da izlerim
0
freebird5406_2
(06.09.22)
yani eski dizi tabii ama kalite olarak kötü değil. Scrubs seven biri olarak üçüncü tekrarımı atmak için bahane oldu disney+'a gelmesi, gayet keyifle izliyorum
0
nundu
(06.09.22)
Nundu +1

Full hd kalite beklememek lazım.
0
logisticsmanager
(06.09.22)
hocam peki şöyle sorayım dizi izleme sitelerine göre nasıl :)
0
🌸freebird5406_2
(06.09.22)
şu an girip baktım evet çok iyi değil ama 2000 lerde şu an kiçözünürlük olmadığından kabul edilebilir. hd değil yani.
ha idare ederim diyorsan idare eder.
0
jamswety
(06.09.22)
Ben 5. Sezona geldim :) kalitesi idare eder tabi ki cam gibi değil. Ama izleniyor. Alışıyorsun. Tam ekran bile değil bu arada :)
0
elorelia
(06.09.22)
(7)

Fatih Terim neden İtalya'da bu kadar çok seviliyor?

birmilyonunvarmi
Evet zamanında fiorentina ve milan'da güzel yıllar geçirmiş ama onu böylesine özel kılan sebep ney ki aradan 20 sene geçmesine rağmen halen fiorentina hocaya doğum günü tweeti atıyor. Milano da hala insanlar onu görünce the godfather gibi tepki veriyorlar. Mesela bizde de ulubatlı souness var. Onun
Evet zamanında fiorentina ve milan'da güzel yıllar geçirmiş ama onu böylesine özel kılan sebep ney ki aradan 20 sene geçmesine rağmen halen fiorentina hocaya doğum günü tweeti atıyor. Milano da hala insanlar onu görünce the godfather gibi tepki veriyorlar.

Mesela bizde de ulubatlı souness var. Onun ikonikleşmiş bir hareketi olduğu için hala onu hatırlıyor, onun için Galatasaray tweetler atıyor. Fatih Terim'de oranın mı ikonikleşmiş bir figürü? Napoli maradona, roma totti gibi?
0
birmilyonunvarmi
(04.09.22)
Milano'da sevildigine, kalici iz biraktigina inanmiyorum. Milan tarihine en kisa teknik direktorluk yapan kisi olarak gecmisti sanirim. Fiorentina'da ise seviliyordu, hucum futbolu oynatiyordu, basariliydi da. O aralar Italya'da tutucu futbol vardi, bir tane atip ustune yatmak, oyunu beraberlige kitlemek, yenemiyorsan yenilme falan genlerine islemisti adamlarin, sozlukte de 0-0 biten lecce bologna maci falan esprileri coktur. Fiorentina gibi orta seviye takimin yurek yemiscesine ligin buyukleri kadar, hatta daha fazla oyunu domine etmesi, hucum oynamasi gundem olmustu haliyle, iyi de bir cikis yakalamislardi, sovmenligi, takimi ateslemesi, cesareti, bir taraftarmiscasina kenarda verdigi tepkiler, hareketlerle sevdirmisti kendini. Komedi, talk show programlarinda Terim'in hareketlerini skeci yapiliyordu o derece italya'ya yayildi unu. Bir de Italyanlarla dokusu iyi uyustu, baska ulke olsa tutmazdi mesela palyaco diye dalga gecilir, antipatik bulunurdu ama Italyanlar zaten bagira bagira konusan, jest, mimik cok fazla kullanan bir toplumdur iyi denk geldi kisaca. Terim'in tribunlere oynamasi, taraftarla kurdugu bag ayri bir tez konusu zaten. Populizmin futboldaki yasayan en buyuk temsilcisi belki de.
0
freedonia
(04.09.22)
napoli maradona, roma totti gibi olmasının imkanı yok tabii ki. fiorentina'da 1 sene bile kalmamasına rağmen neden çok sevildiğini ben de anlamıyordum ama freedonia haklı olabilir.
0
ahm1
(04.09.22)
Hayatta en sevmediğim laf ama bizim basının algı operasyonu.

Hele Milan'da neredeyse seveni yok.

Bu Fatih Terim'i hocalığı ile tamamen alakasız bir mesaj. Milan'da özellikle sevilmediğini İtalyadan biliyorum.
0
ihanet kac kisilik
(04.09.22)
Fiorentina’da oynattığı (ve sonuç veren) hücum futbolu ve bize çoğu kez antipatik gelen tavırlarının orada sempati uyandırması. Ziyaret de kısa sürünce ağızda hoş bir tat bırakmış olabilir. Buradaki gibi kazık çaksa görürdüm ben onları.
0
temasettin
(04.09.22)
kimsenin umrunda değil, takımın kurumsal yapısı gereği öyle mesajlar atılıyor.

twitter.com

yorumlara bak istersen.
0
duyurukullanıcısı
(04.09.22)
bu arada fiorentina'da başarılı da değildi aslına bakarsanız (he "o zaman niye milan istedi peki?" diyeceksiniz ama) 2000-01 sezonunun başından 25 şubat 2001'e kadar, son maçı brescia maçı olacak şekilde fiorentina'da durmuş ve zaten ligde son 6 maçta 3 puan toplamış: arsiv.mackolik.com

uefa'da ilk turda elenmiş.

ama nedense italya kupası'nın finalinde futbolcuların şampiyon olduktan sonra "teşekkürler sinyor terim" (finale terim çıkardığı için ama aslında yarı final maçlarında da takımın başında bulunmamış olması lazım) gibi bir pankart açtıklarını hatırlıyorum ama hafızam beni yanıltıyor da olabilir ya da medya yalanı buna benzer şekilde sıkmış olabilir.
0
ahm1
(04.09.22)
Seviliyor ama öyle acayip hocam ölürüz olayi yok. o klasik abartma işte.

Ama Türkiye'nin en tanınır ve en basarili teknik direktörü olduğunu değiştirmiyor. İtalya'da seveni var çünkü o da italyanca öğrenip ne bileyim orada maç yorumlamis vs yani onun da ilgisinden.

Ama misal bu sevgi sneijder galatasaray sevgisi bile değil yani. Gerets Galatasaray bile olmayabilir. Daha çok mancini Galatasaray gibi; öyle çok acayip başarı ve zaman geçirme yok ama güzel bir karşılıklı sevgi saygi var.
0
logisticsmanager
(04.09.22)
(10)

Siyahi Şarkıcıyı hatırlayamamam

guitarissimo
Zayıf, uzun boyl, yaşlı ama enerjik bir siyahi şarkıcı. Faithless daki elemana benziyordu sanki. Sanki bir klibi live performansıydı. Dream Tv de izlediğimde yıllar 2000 lerin il yarısı olabilir. Değil biliyorum ama sanki shantel gibi tek ismli biriydi. Sanki Türkiye’ ye konserede gelmişti. Yakın ge
Zayıf, uzun boyl, yaşlı ama enerjik bir siyahi şarkıcı. Faithless daki elemana benziyordu sanki. Sanki bir klibi live performansıydı. Dream Tv de izlediğimde yıllar 2000 lerin il yarısı olabilir. Değil biliyorum ama sanki shantel gibi tek ismli biriydi. Sanki Türkiye’ ye konserede gelmişti. Yakın geçmişte hayata gözlerini yumdu diye hatırlıyorum. Tür yamulmuyorsam Elektronik di. Kafayı yemek üzereyim. Çok da önemli birisi aslında diye biliyorum.
0
guitarissimo
(04.09.22)
Dmx değil di mi?
2021'de vefat etti, elektronik değil. Zayıf, uzun boylu ama yaşlı değildi.

Türkiye konseri vardı ama iptal oldu.
0
logisticsmanager
(04.09.22)
Yok değil
0
🌸guitarissimo
(04.09.22)
Tüm söylediklerinize uymuyor ama içimden bir ses Seal diyor.
0
sele zeytini
(04.09.22)
faithless bilmiyordum google'dan baktim mobb deep'in prodigy'sine cok benziyor o mu acaba. ama bu eleman rapci
0
nibba
(04.09.22)
Değil maalesef :(
0
🌸guitarissimo
(05.09.22)
vefat etmedi ama mc hammer olabilir mi?
0
miranda
(05.09.22)
ya da bobby mcferrin?
0
miranda
(05.09.22)
Ya değil düşündükçe skin geldi unkle geldi ama onlar tabii ki değil biri kadın dğeri grup. Neyse ya yok galiba öyle biri.
0
🌸guitarissimo
(05.09.22)
Valla merak ettim. Prince olamaz herhalde:d
0
sele zeytini
(05.09.22)
Değil be ya herif baya cılız kel kafalı yaşlıca birsi
0
🌸guitarissimo
(05.09.22)
(3)

kamuda mühendis maaşı ne kadardır?

avatar is back
13300 başlangıçlı görünüyor, özellikle ankara genel merkez bakanlıklarda da böyle mi? ek ödeme ya da bişey olmuyor mu? çok düşük değil mi yahu
13300 başlangıçlı görünüyor, özellikle ankara genel merkez bakanlıklarda da böyle mi? ek ödeme ya da bişey olmuyor mu? çok düşük değil mi yahu
0
avatar is back
(04.09.22)
Hem düşük değil hem düşük. Neden düşük değil? Özelde başlayan mühendis 6 7 bin lira alıyor başlangıçta. 13 bin iki katı oluyor. Başlangıç için durum bu. Daha sonra özeldeki mühendis tecrübe kazandığı için zaman geçtikçe 15, 20, 30 bin lira almaya başlıyor. Bu sefer de devletteki maaş düşük oluyor. Özelde yıllarca çalışıp departman müdürü, fabrika müdürü olmuş kişilere göre çok düşük. Ama yeni mezun mühendise göre iyi. Çizdiğin yola bağlı kısaca.
0
dissendium
(04.09.22)
Başlangıç maaşı o. Her yıl bir kademe, her 3 yılda bir derece alacaksın. Kademelerle bir tık, derecelerde daha bir tatmin edici artış olacak. Sözleşmeli değil de kadrolu personelsen ömür boyu garanti işin olacak. Ev sahipleri ev kiralarken seni tercih edecek, ayrıca memur kefil istemeyecek. 3. dereceye düştüğün anda yeşil pasaportun olacak. Bunları da hesaba kat.
0
Mirket
(04.09.22)
Ankara için başlangıç normal. Bizim şirketin fabrikası başlangıç buna yakın veriyor.

Tek sorun serbest piyasa yok iste. Fransa'da da aynı olay var. Devlet maaşları düşük ama garantili, çalışma saatleri az, daha çok tatil var falan.

Eğer ben daldan dala atlarim, kendimi çok geliştirmek isterim vs derseniz devlet ideal değil.
Ama devletin su güzelliği var, Türkiye'de bilmiyorum; devlette yükselen kişiler özel sektöre güzel paralara geçebiliyor. Devlet bilen adam genelde iyidir mantığı ile.
0
logisticsmanager
(04.09.22)
(13)

Sevgili ile din sorunsalı

dakota
Çok eskiden beri aşık olduğum kızla konuşmaya baladım. Yalnız ben bi 10 yıl oldu herhangi bi dinim yok. Yalnız bu kişi bazen bana laf vuruyor dinle alakalı. Bugün de Tanrıya inanmıyorsun ya mesela dua ederken kimden nasıl istiyorsun dedi. Ben de kimseden bir şey istemediğimi söyledim ve bu konuyu ne
Çok eskiden beri aşık olduğum kızla konuşmaya baladım. Yalnız ben bi 10 yıl oldu herhangi bi dinim yok. Yalnız bu kişi bazen bana laf vuruyor dinle alakalı. Bugün de Tanrıya inanmıyorsun ya mesela dua ederken kimden nasıl istiyorsun dedi. Ben de kimseden bir şey istemediğimi söyledim ve bu konuyu neden sürekli açtığını sordum. Sonra tamam açmadım konu falan dedi kapattık. Din konusunun kendisi için önemli olduğunun farkında olduğumu, bu konuda elimden gelen bir şey olmadığını, belki yanlış düşündüğümü ve ilerde fikrimin değişeceğini söyledim. Yani bazen de şöyle düşünüyorum doğru olmadığını bilerek bütün dünya salak da bi tek ben mi akıllıyım, tüm dünya neredeyse bir yaratıcıya inanıyor. Siz hepiniz ben tek gibi bi durum var gibi oluyor. Ama sonra bilimsel olarak yaklaştığım zaman bu aklıma gelen şey de uçup gidiyor.
Bu din konusunu onu da kırmadan nasıl çözerim ?
0
dakota
(03.09.22)
Bilimsellikten bahsetmişsiniz de bilimsel düşünce dine karşı değildir sadece din ve tanrının varlığı bilimin konusu değildir bu durum bilimin dini reddettiği anlamına gelmez siz bilimi yanlış anlamışsınız sanırım hatta bilim felsefesinde tek tip düşünce yoktur.

Kırmadan konusuna gelirsek herkesin inancı kendisinedir
0
beemaker
(03.09.22)
İnanan birisi için karşısındakinin inanıp inanmadığı elbette önemlidir çünkü inançlı birisinin hak kitaplara inanmayan birisiyle evliliği caiz değil.
0
usudum ustumu ortsene hande
(04.09.22)
Ekşi Sözlük'teki liboşlar hariç herkes bilir ki dini görüş ile ilgili konu açılıyorsa oradan bir halt olmaz. Olursa da toksik olur. Burada ama çıkar birileri babam rakı içerken başörtülü annem ona kavun kesiyor ama sofraya oturmuyordu diye.

İnsanların dini görüşü farklı insanlarla birlikte olması değil, o konuyu açıp çaktırmadan muhafazakar seviyesi laf sokma çabasında olması. Sene olmuş 2022 hatta bitmek üzere ya hu.
0
nawar
(04.09.22)
Usudum +1
Siz de belki ileride değişir fikrim deyip açık kapı bırakmışsınız, arada sırada yoklamaya devam edecektir muhtemelen.
0
black holes in the sky
(04.09.22)
“belki yanlış düşündüğümü ve ilerde fikrimin değişeceğini söyledim.“

Çok yanlış yapmışsınız. Kimseyi böyle bir beklentiye sokmayın. Kimseden de fikirleri değişir beklentisinde olmayın.

Şahsi fikrim çok oluru yok böyle bir ilişkinin. Hayata bakış açınız farklı. İlişki dediğin insanı huzurlu hissettirmeli, sürekli din gerilimli, fikir çatışmalı ilişki yürümez.
0
Gradient_tabanlı_mor
(04.09.22)
Usudum +1
Gradient +1

Doğrudan ben buyum demeliydiniz. İnanç meselesini sürekli gündeme getiren biriyle yürümez.
0
pro9it9is9
(04.09.22)
Bana öyle geliyor ki (belgeselci gibi konuştum :D) ilerde fikrinizin değişebileceğini söylediğinizde karşınızdaki insan bunu "hımm olur belki değişebilir" olarak algılamıyor. "Evet, zaten kafası karışık, onu inandırmak için elimden geleni yapmalıyım" olarak algılıyor ve kendine bir hedef koyuyor. Bu hedefinde başarısız olduğunu hissettiğinde de sizden vazgeçme eğilimi artıyor, çünkü "görev başarısız oldu" düşüncesine kapılıyor.

Bunun yerine konuşmak ve sorduğu sorulara kendi bakış açınızdan cevap verip sohbet etmek daha doğal bir sonuca ulaştırıyor bence. O zaman ya ortak bir noktada dengeye ulaşıyorsunuz ya da biriniz sağlıklı bir şekilde yeni bir bakış açısı kazanıp fikrini değiştiriyor.
0
akhenaten
(04.09.22)
Onu kırmadan cozemezsiniz hele böyle konusarak.

Bunun tam tersini siz yapsaniz kendisi ağlar büyük ihtimal (yani inanan kişiye laf sokma). Genelde böyle oluyor çünkü, inancima saldirdin muhabbeti dönüyor, çok gülüyorum.

Siz ya bu konuyu tamamen kapatacaksiniz ya dine inanacaksiniz ya da böyle laf sokusturmalarla dolu hayat olacak. Inanan biriyle bunun ortasi olmaz.
0
logisticsmanager
(04.09.22)
inanan biri inanmayan birinin kimden ne istedigini anlamak zorunda degil ki.istemiyorum hic kimseden bir sey bu bir hayat tarzidir. senin yerinde olsam "dinsizler azinliktadir bu tarz sorulara cok maruz kaliyoruz bizim icin rahatsiz edici olabiliyor" de ki karsi taraf tamam kapattim konuyu falan demis. sen de bi gun inanabilirim falan sanma oyle bir sey yok. senin dinle veya dinsizlik uzerine ozel bi caban yok (nacizane dusuncem)

hemen bi ornek verecegim eski bi iliskimde sevgilim yavas yavas dinsizligi kabullenmeye baslamisti normalde ailesinden fazla dinle ilgiliydi namaz kiliyordu vs iken hem ortami hem hayat tarzi cogu sey degisti. uni cagindayiz normal tabii bi yerde. ben bu degisimden rahatsiz oldum ve yurumedi. sanirim ordaki nokta dinsizlik degil derin degisimlerdi cunku hemen ardindan Allahsizligin kitabini yazmis biriyle askin dibine vurduk. istemedigim halde evliligin esigine kadar gelmistik(evlenmedik). onun dinsizligi sorun degildi, ben muslumanim bu arada, cunku onu hep dinsiz olarak taniyip sevmistim
0
ala09
(04.09.22)
Sizi ciddiye almıyor, ama "belki yanlış düşündüğümü..." demenizden dolayı bence siz de kendi inanç durumunuzu ciddiye alamıyor gibisiniz.
0
encokbenisevinnolur
(04.09.22)
islam'da, Allah'a inanmayan biriyle evlilik yasak
bu konu hakkında ne düşündüğünü sor
0
bir soru sorcam
(04.09.22)
hala seninle görüşüyorsa seni "doğru yola" getirebileceğini düşündüğündendir. ancak inanç konusu oldukça önemli ve hayatını bu düşünce ile temellendirmiş birisi ile bugün olmazsa yarın ciddi sıkıntı yaşayacaksınız. o zaman da ya siz ya da karşınızdaki taviz vermek zorunda kalacak.
0
tantunisultansuleyman
(05.09.22)
muhafazakar aile çıkışlı eşim ile bu konuyu ilişkimizin ilk haftasında 1 saatlik muhabbetle çözdük. anladığım kadarıyla ailesini inançlarından dolayı hor görmeyeceğimden emin olmak istedi. başımdan çok büyük, ultra spiritüel bir olay geçmezse deizme bile dönmemin zor olduğunu, müslüman olmamın ise herhangi bir şekilde mümkün olmadığını, konuya yaklaşımımın bundan ibaret olduğunu söyledim. müslüman olmam durumunda zaten kuran-ı kerim'de yer alan kurallara göre yaşayacağımı, ondan kapanmasını vs. talep edebileceğimi, dışarıya öyle kolay kolay tek başına çıkamayacağını şakayla karışık söyledim. "valla sen uğraşırsın." dedim.

taviz vermeye hazır olduğun izlenimini vererek çok yanlış yapmışsın. bu konuda en yakınının dahi seni suçlama, hor görme hakkı yoktur. konuyu kafanda oturt ve kendini anlat, seni böyle kabul edebiliyorsa ne ala. yoksa güle güle.
0
zgrydn
(05.09.22)
(10)

Almanya'daki kaynakçı ile Türkiye'deki kaynakçı neden aynı parayı kazanamaz

ya ben lan neyse
ekonomi bilimi dahilinde, cahile anlatır gibi anlatır mısınız?ikisi de aynı işi aynı nitelikte ve aynı sürede, aynı mesaiyle yapıyor diyelim. neden ikisi aynı maaşı alamıyor? neden ikisinin alım gücü aynı değil?
ekonomi bilimi dahilinde, cahile anlatır gibi anlatır mısınız?

ikisi de aynı işi aynı nitelikte ve aynı sürede, aynı mesaiyle yapıyor diyelim. neden ikisi aynı maaşı alamıyor? neden ikisinin alım gücü aynı değil?
0
ya ben lan neyse
(03.09.22)
Aynılıktan kasıt ne anlamadım ama Türkiye'de de iyi kazanıyorlar. Kaynak işi tüm EA ve sözel mesleklerinden iyi para kazandırıyor Türkiye'de de.
0
OrangeYellow
(03.09.22)
Aynı ücreti alamaz çünkü iki ülkenin emek piyasaları farklı.

Emek piyasasındaki arz talep, regülasyon vs. içsel ve dışsal faktörler farklı.

İki ülke arasında emek tümüyle homojen ve mobil değil vs vs.

İkisinin alım gücünün aynı olmaması yine bağlantılı olarak bu sefer makroekonomik anlamada iki farklı ülkededen bahsediyor olmamızdan haliyle. İki ülkedeki enflasyon, para birimlerinin uluslararası piyasalrdaki değer farkı, tüketim, tasarruf oranları farkı vs vs.
0
AlsterWasser
(03.09.22)
@alsterwasser çok güzel anlatmış. türkçe'ye çevireyim, almanya'dakinin hayatı türkiye'dekinden daha kıymetli olduğu için.
0
ahmet oturum cerezi
(03.09.22)
Türkiyede yaptığı işi ucuz işçi gücüyle piyasaya daha uygun fiyata sokuyor patronlar kazandığı kar az oluyor yetmiyor birazda işçiden kısıyor.

Almanyada yasalar daha çok koruyordur ucuza çalışmıyordur kesilen vergi farklıdır.

Arz-talep te önemli bir etken
Bizde kaynakçı çok daha fazladır muhtemelen
0
kararsızataletfilozofu
(03.09.22)
aynı iş değil,

made in germany ile
made in turkey

arasında en az %700 fiyat farkı var.

yani almanya'daki üretilen ürünlerin katma değeri daha fazla. o sebeple bir alman katma değeri düşük bir ürün istediğinde türkiye'ye gönderir.

basit aslında.
0
duyurukullanıcısı
(03.09.22)
Bu mavi yaka islerin Avrupa'da aldığı paradan bahsedilirken galiba herkes kendi işi olan adama bakıyor. Misal benim hanimin ailesinin yaşadığı yerde hayvan gibi havuzlu villada yaşayan boyaci var. Şimdi de bmw suv ile taksi yapıyor. Bu örneğe bakarak "boyaci çok iyi kazanir" diyebiliriz. Ama boyacı maaşı diye aratirsaniz hiç de öyle fantastik maaş yok. Aynısı kaynakçı için de yok ama işsiz kalmaz ve işini iyi yapıp çevre yapan kişi kendi yerini acarsa iyi kazanir. Bunun sebeplerinden biri herkesin yapmamasi. Mavi yaka işler kolay isler değil.

Bu arada şunu da söylemek lazım; Türkiye'de canı isteyen herkes her işi yapiyor. Bir ara denk gelmistim biri eve boyacı arıyordu altında yüzlerce kisi numara vermis arayın konuşalım diye. Avrupa'da böyle bir olay yok. Google'a elektrikçi yazınca az insan çıkıyor, öyle mahalle kenarında elektrikçi vs olmuyor.
Misal bir diğer goygoy da araba tamircisi çok kazanıyor. Evet, sahibi. Araba tamir yerinde çalışan adam 3-4 bin euro alıyor sanan üzülür.
Diğer söylenenler+1
0
logisticsmanager
(03.09.22)
logicmanager a katkı olsun,

abd de banyo ya da su tesisatı gibi işleri yapan biri bu işleri yapabileceğine dair sertifika almalı. bu sertifika şu sebeple önemli. diyelim ki su tesisatı yapılması laım ve sertifikan yok(türkiyeden gittin ama 20 yıllık ustasın) tamiri sen 200 dolara yaptın oysa sertifikalı usta 2000 istiyordu. 200 e yaptın ve bir şey oldu tamiratı yaptığın boru patladı evi su bastı, duvar kabardı boya aktı vs vs. evin sigortasının ilk baktığı şey bunu kim tamir etti? yetkinlik belgeleri varmı? yoksa sıkıntı büyük tek kuruş ödeme gelmez sigortadan on binlerce dolarlık zarar.

bizde peynir ekmek gibi kalfalık ustalık belgesi hatta universite belgesi dağıtılıyor o sebeple kimsenin işine güven olmuyor. türkiyede müteahhid(böyle mi yazılıyordu bu kelime ? inşaatçı diyelim) sayısı 80 bin civarındaymış. gelişmiş ülkelerde bu sayı bir kaç bini geçmez.
0
haskoylu deli hasan
(04.09.22)
Emek piyasası farkı. Batılı gelişmiş ülkelerde zanaat kıymetli Türkiye, çin, hindistan, Endonezya gibi ülkelerde işçilik ve zanaat izafi olarak ucuz ancak Türkiye'de de zanaat değerleniyor eskisi gibi çıraklıktan berber veya boyacı yetişmiyor hatta piyasada ciddi eleman açığı var artık herkes okulunu okuyor alaylı yetişmiyor hükümet bu konuda MYK belgesi zorunluluğu getirdi bir kaç yıla MYK belgesi olmadan iş yapanlar ciddi yaptırımlara uğrayacak
0
beemaker
(04.09.22)
@AlsterWasser ve @duyurukullanıcısı +1

Aynı işi aynı kalitede yapsalar bile Türk kaynakçının yaptığı iş Alman kaynakçının yaptığı işten her zaman daha ucuz olur.

Mesela bir örnek, piyasada Alman üretimi ile Güney Afrika üretimi olan C200'e bakış açısı da 2. el fiyatı da farklıdır.
0
John Bloor
(05.09.22)
İki ayrı coğrafyada bulunan, toplayıcılık ile geçinen, aynı fiziksel kapasitede iki kişiyi düşünürsek:

Biri yalnızca yabani yemişler toplarken diğeri aynı enerjiyle taze meyveler topluyor.
0
Etanglement
(05.09.22)
(7)

avrupada geçen dönem dizisi/filmi

oldz
1500-1900 yılları arasında geçen dönem dizisi veya film önerileriniz var mı?
1500-1900 yılları arasında geçen dönem dizisi veya film önerileriniz var mı?
0
oldz
(03.09.22)
Downton Abbey, peaky blinders, howards end.
0
orient blue
(03.09.22)
The Borgias
0
prole
(03.09.22)
The Tudor
0
sislerrr
(03.09.22)
Versailles
0
logisticsmanager
(03.09.22)
Marie Antoinette
0
sanguine
(03.09.22)
The Great
Bir de bu ayın sonunda Netflix'te The Empress çıkacakmış o da ilginizi çekebilir.
0
peki madem
(03.09.22)
Emma (2009) 4 bölümlük mini dizi.
0
Amaranta ursula
(03.09.22)
(4)

Meslek kararsızlığı

kararsızataletfilozofu
İlçede sözleşmeli zabıt katipliği mi ?7800 tl maaş yanlış hesaplamadıysam25.000 tl de 3 yıllık promosyonAile evi :/ Evden gidip gelinebilir yada kira hangi ilçe belli değil hepsi ufak ilçeleryoksa izmir-manisada mühendislik mi özel sektörde ?6500 belki iş kesin değilPromosyon yokEv kira kişi başı 80
İlçede sözleşmeli zabıt katipliği mi ?
7800 tl maaş yanlış hesaplamadıysam
25.000 tl de 3 yıllık promosyon
Aile evi :/ Evden gidip gelinebilir yada kira hangi ilçe belli değil hepsi ufak ilçeler


yoksa izmir-manisada mühendislik mi özel sektörde ?
6500 belki iş kesin değil
Promosyon yok
Ev kira kişi başı 800tl

Yaş 30 oldu kararsızım , bu seneki kpss ye çalıştım ama mühendis olarak veya düz kadro atanabilir miyim bilmiyorum. Özel sektörde de bilemiyorum iş nasıl olur.


Siz olsanız hangisini seçerdiniz , neden ?
0
kararsızataletfilozofu
(02.09.22)
Kâtipliği seç bence. Kendi bölümünden atanırsan zaten ona geçersin.
0
dissendium
(02.09.22)
memur kafaliysan direk memurlugu sec ozel sektore bulasma.
daha buyuk hayallerin varsa izmir-manisa.

hadi dayanamadim bisey daha ekliyim.
muhendislige bir kapi olarak bakmak lazim. o kapidan gecince eger memur zihniyetli degilsen secenekler cok. her muhendis masa basinda sabah aksam hesap kitap yapmiyor. isin ameleliginden kurtulabilirsen ki tamamen kiside bitiyor bence, enteresan firsatlar var. yurtici/yurtdisi fark etmez.

kolay gelsin.
0
cooperr
(02.09.22)
Mühendislik maaşı baya kötüymüş. Daha geçen bir çocuğa İzmir'de yeni mezun tedarik zincirinde 7500 verdiler (telefon, bilgisayar, sodexho vs). Ki bu az yani ve mühendislik değil.

Ama 1-2 sene çalışıp başka yere atlama fırsatı var hep. Devlette pek yok.
0
logisticsmanager
(02.09.22)
Zabit katipliği şu an 9000e yaklaştı temmuz zammıyla doğru baktığınıza emin misiniz.

Memurluk: 8-5 çalışma, yıllık 20 gün izin

Özel sektör: işten çıkarılma kaygısı, her asgari ücret zam dönemi tedirginlik, mühendis olmaya rağmen zabit katibinden bile az almanın getirdiği üzüntü, düzensiz mesai saatleri, istediğin gibi yıllık izin kullanmama

Bu düzen boyle devam etmeyecek yani er geç iktidar değişecek kadrolar temizlenecek. Şimdi katip oldunuz diye ömür boyu aynı unvanda kalacak değilsiniz. Ilerde güzel mühendislik kadroları açılır basvurursunuz. Üstelik memurların haklarını seçim döneminde daha da iyilestirecekler.

Öte yandan özel sektör bu ekonomik koşullarda daima surunecek. En basitinden asgari ücret ocakta 7.000 olduğunda siz yine asgari ücretin bir tık üstünü alacaksiniz
0
sanguine
(03.09.22)
(7)

Yurtdışı çalışma iki ülke arasında karar verememek ABD-Almanya

marlonbranda
Dostlar selam derdimi bipmek isteyeceğiniz bir soru ile karşınızdayım :)30uma girmeden yurtdışına yerleşme planımı yıl bitmeden gerçekleştirmek istiyorum. Şu an iki seçeneğim var ve arasında kaldım. İki ülkede de tanıdık yanına gideceğim ve iyi bir birikimle gidiyorum fakat asıl amaç döviz kazanmak
Dostlar selam derdimi bipmek isteyeceğiniz bir soru ile karşınızdayım :)

30uma girmeden yurtdışına yerleşme planımı yıl bitmeden gerçekleştirmek istiyorum. Şu an iki seçeneğim var ve arasında kaldım. İki ülkede de tanıdık yanına gideceğim ve iyi bir birikimle gidiyorum fakat asıl amaç döviz kazanmak ve ana paramla iş kurmak ayrıca uzun vade yazılım sektöründe ilerlemek.

1-Almanya Kölnde restoran ve işletmeleri olan kişilerin bünyesinde “her işi yaparım abi” kafasında kayıtlı işçi olarak çalışmak. dezavantaj türk çok ve anadil ingilizce değil.

2-Abd Bostonda turist vizesi ve akabinde öğrenci vizesi ile kayıtsız çalışmak. Yapacağım iş Uber ve food delivery olacak ilk etapta. Tanıdık kişi vip transport işinde ve dolaylı yardımı olacak, yol gösterme kazıklanmama vb… dezavantaj kayıtsız olarak kısıtlı belli işlerde çalışmak.

Trden ümidi kestim ve burada freelance olarak evden çalışıyorum ve iyi kazanmama rağmen mutlu değilim ve geleceğe dair umudum yok. Benim aklımdaki yer ABD fakat evlenip greencard almadığım sürece yıllarca kayıtsız çalışacağım. Kölnde ise kayıtlı olacağım ama türk çok, dil ingilizce değil ve enerji krizi kapıda.

kendinizi benim yerinize koyduğunuzda nasıl bir tercih yapardınız ve neleri daha ön planda tutardınız?

Fikirleriniz çok değerli emin olun. cevaplarınızı, içinizden geçenleri bekliyorum mutlaka.
0
marlonbranda
(01.09.22)
Asıl maksat para kazanmaksa tercih Almanya yerine ABD olmalı
0
beemaker
(01.09.22)
Bu iki durumda da survival işlerde çalışıp, tükenip sonra ülkeye dönersin. Yazılımcıysan normal yolları dene. Zaten diğer mesleklerde gitmen imkansız gibi bir şey. Diplomalı yazılımcıysan iş ara, kabul alırsan git.
0
OrangeYellow
(01.09.22)
bu kadar veriyle ben de abd derdim mutlaka, ancak kebapçı veya überci olmak dışında bir yeteneğin yok mu diye de ekleyeceğim. günde 15 saat über yaptıktan sonra eve dönüp yazılım öğrenmeye çalışman falan çok ama çok zor. ana paramla iş kurmak demişsin, nerede iş kuracaksın türkiye'de mi? amacın bir süre kalıp dönmek mi? kafan karışık diye düşünüyorum açıkçası.
0
roket adam
(01.09.22)
amerikada uber ve delivery işi eskisi kadar kazançlı değil artık. çünkü herkes girdi o işe. ben olsam almanyaya gider ortamı koklar ve birikim yapıp şube falan açar işi büyütürdüm.

bir de amerikada hemen hop diye über yaptırmazlar. ehliyet alman lazım belirli bir süre beklemen lazım araba alman lazım (eski külüstür arabayla uber yapamazsın) vs. vs.
0
mr.goodcat
(01.09.22)
genel geçer kural şu : anadilini bildiğiniz ülkeye gidin.
0
AlsterWasser
(01.09.22)
Hocam bir hafta önce 2bin sterlin İngiltere vardı o bunlardan daha iyi.

Ben Fransa'da türk kebapçılarda çalışanları gördüm. Vallaha kolay değil yani, bilmiyorum uzaktan güzel geliyor olabilir. Açıkçası yurtdışında türk yanında çalışmak kolay değil.

Bu arada sizi yanlarına nasıl işçi olarak alacaklar anlamadım? Almanya garson için Türkiye'de gelecek kişiye çalışma izni vermez gibi, sizin kendi çalışma izniniz mi var?
0
logisticsmanager
(01.09.22)
Cevabi Hollanda’dan vereyim.

Silikon vadisindeki firma HQ’da birkac ay gecirdim, gelir misin dediler gitmedim. Inan cok yogun calisiyorsun ve para birikmiyor Amerika’da. Birak kacak calismayi normal calisirken bile birikmiyor otesi ilk hastalandiginda evsiz kaldigin anlamina geliyor.

Almanya olabilir, genelde kacak gelenlerin hayati cok iyi degil o yuzden guzel guzel soyleyeyim, EVS yaparak Avrupa’ya gelmeye calis(yas siniri 30 o yuzden hizli davranmak lazim) gittigin ulkede basvuru yapmaya basla hizlica. Ulkede legal kalmak cogu kapiyi araliyor, super hayatin olur mu olmaz mi bilmem ama en azindan devletin sefkatli eli(!) uzerinde olur permanent residency aldiktan sonra basina birsey gelirse
0
nekibula
(02.09.22)
(5)

beni bu örümcek mi ısırdı?

robin crusoe
selam araknologlar.tatil için kaldığım odada ayak bileklerim birçok yerden ısırılmış. sivrisinek ısırığı gibi değil, 1-1,5 cm çapında lokal şişlikler var ve korkunç bir kaşıntı... birçok noktadan ısırıldığım için ödem gibi total bir şişlik de söz konusu bileklerimde. odaya ilk geldiğimde gördüm, min
selam araknologlar.

tatil için kaldığım odada ayak bileklerim birçok yerden ısırılmış. sivrisinek ısırığı gibi değil, 1-1,5 cm çapında lokal şişlikler var ve korkunç bir kaşıntı... birçok noktadan ısırıldığım için ödem gibi total bir şişlik de söz konusu bileklerimde.

odaya ilk geldiğimde gördüm, minik bir şey olduğu için takılsın kendi kendine dedim dışarı atmadım. ısırıkları görünce her köşede başka bir böcek veya sivrisinek aradım ama bu arkadaştan başka ne böcek ne sinek var her yer tertemiz.

bu örümceği tanıyan var mıdır, ısıran bir tür müdür merak ettim, belki bilen çıkar...


büyüklük referansı için not: fotoğrafta görünen pimapen pencere menteşesi.

ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
robin crusoe
(31.08.22)
Google lens göre Menemerus semilimbatus.

Rahatsiz edilmedikce isirmaz diyor ama atlayan örümcek diyor bilmiyorum sıfır bilgi.
0
logisticsmanager
(31.08.22)
instagramda bir influencerda da aynı durum vardı geçenlerde. Örümcek ısırmış kolunda baya şişmişti. Doktora bir görünün bence ilaç, merhem verebilir.
0
condom kurşunu
(31.08.22)
Zıplayan örümcek ısırığı yazdığınız gibi olmaz hatta zıplayan örümcek kolay kolay ısırmaz. Isırıkların resmini paylaşsaydınız belki tahta kurusudur
0
beemaker
(01.09.22)
anlattığınız ısırıkları bu örümcek yapmış olamaz, bu örümcekler kan ile beslenmiyor ve beslenme davranışları yemeyeceği şeyi ısırmak şeklinde değil. sizinkiler pire ısırığı muhtemelen, çok küçük olduğu ve sık sık zıpladığı için arayınca kolay bulabileceğiniz böcek değil pire, koyu renk üzerinde de görünmez vb.

www.insider.com
0
kaichi
(01.09.22)
@beemaker,
ısırıkları paylaşmak istemedim çok iyi bi görüntü değil :) ama tahta kurusu ısırığını araştırdım gerçekten benziyor.

@kaichi,
yok pire değil, pire ısırığına hiç benzemiyor. ama örümceğin günahını aldık galiba o konuda haklısınız. tahta kurusu yüksek ihtimal sanki.
0
🌸robin crusoe
(01.09.22)
(5)

is degistirme sorusu

Kittie
bi yere basvurmustum. en azindan gorusmeye cagirirlar demistim ama bu kadar cabuk beklemiyordum.ingiliz bi sirket. turkiyede ofisleri var. beni ingiliz biri aradi direkt telefonla. yarim saat kadar konustuk. isi anlatti biraz daha detayli. neden basvurdun, boyle bi iste ne hayal ediyorsun falan dedi
bi yere basvurmustum. en azindan gorusmeye cagirirlar demistim ama bu kadar cabuk beklemiyordum.

ingiliz bi sirket. turkiyede ofisleri var. beni ingiliz biri aradi direkt telefonla. yarim saat kadar konustuk. isi anlatti biraz daha detayli. neden basvurdun, boyle bi iste ne hayal ediyorsun falan dedi.

isin su an yaptigim isten bi farki var. onu da soyledim bi ara. buyuk gibi gozukuyor ama kucuk bi fark bizim icin diger seyler daha onemli dedi.

is hibritmis. dusunulen adaylara tekrar turk biri donecek dedi ve simdi ofise cagriyorlar. ille beni almayacaklar tabii ama duyuruya danisayim dedim simdiden.

asiri korkuyorum. diyelim ki parada anlastik. benim de icime sindi. ya yapamazsam o isi. ayrica bir de bayadir evden calisiyorum. insanlara tahammulum de azaldi. ofiste ne kadar calisilacak diye sormadim ama herhalde en az 2 gundur. belki bir hafta ofis, bir hafta evdir. ofiste calismak arkadaslik kurmak da zor geliyor. yani korkutucu geliyor.

su an heyecanla yazdim hizli bir sekilde. ama heyecan mutluluk degil de korku heyecani. su anki isyerimde o kadar degersiz olduguma inandirildim ki napsin beni bu yabanci sirket diyorum. evde olmaya da cok alistim. ve bu kriz ortaminda elimdekinden olmaktan da korkuyorum iste.

ve asil soru. sadece 2-3 gun bi is aradim ve bu cikti.
adamin kucuk dedigi kisim benim icin onemli bi sey. su anki isimde yapmaktan imtina ettigim bi sey (bu kismi soylemedim adama).
acaba daha match bi sey arasam mi? atlamasam mi hemen? ya da gidip en kotu bi parayi falan mi ogrensem? su an pozisyon cazip gelmiyor ama hem bulundugum yerden kurtulmak istiyorum hem de para acaba euromudur diyorum.
ote yandan da burada kactigim is orada yuzde yuz isim olacak. yapamayacagimdan degil de yapmak istemedigimden daha cok.
0
Kittie
(31.08.22)
Git konus sonra dusunursun. Gittin diye isi kabul etmek zorunda degilsin. Dusunmek icin 1-2 gun sure rica edersin gerekirse.
0
randomkiss
(31.08.22)
randomkiss: gorusmeye kadar biraz kafamda netlestirmem lazim simdiden. asiri bir korku olustu icimde. hic boyle hissetmezdim. en son ilk isimde yasamistim bunu. ve bu kadar degildi. sanki o kucuk kisim konu olmasa boyle korkmazdim gerci
0
🌸Kittie
(31.08.22)
işle alakalı bir yakınma duyurusu görünce kesin kittie kardeşimiz diyorum ve genellikle tahmin doğru oluyor :D

bu kadar mutsuzken bulunduğun yerde, en azından bir şans ver. belki öyle bir rakam söyleyecek ki, aklın gidecek. 6 ayda aldığını 1 ayda teklif edecekler. böyle bir olasılığı görmezden gelip neden korkuyorsun? şansını dene bence. sonra pişman olmaktan iyidir.
0
sarahkerrigan
(31.08.22)
Ben gerçekçi yorum yapmak istedim. Para ne olursa olsun insan sevmediği işi yapınca çok uzun ömürlü olmuyor. İşe giderken küfür ediyorsun. Para önemli ama biraz da kafa rahatlığı önemli. Ben olsam görüşmeye giderdim yine de.
0
dissendium
(31.08.22)
Bir yorum yapmak isterim;
Bazı işler her şirkette aynı olmuyor.
Misal bir yerde çalıştım, satın alma. Siparisler elle giriliyor.

Şu an çalıştigim yerde sap migrasyonu sonrası manual olay kalmayacak (önceden de yoktu da daha da otomatik olacak).

Kısacası o bahsedilen is ne bilmiyorum ama her yerde aynı oldugundan emin misiniz?

Görüşmeye kesin gidin.
0
logisticsmanager
(31.08.22)
(5)

2019 clio dizel manuel vs 2016 i30 dizel manuel

The_Lollok
Merhabalar,sadece bu 2 aractan birini almak istiyorum ama hangisi alayim sizce?350k ya clio var dizel manuel 2019 50.000 km420k ya i30 var dizel manuel 2016 55.000 kmikisi de hatasız boyasızpara 360k var ustunu kredi cekmeyi planliyorum i30 alirsam.6 ay 1sene sonra satacagim. Uzun yola cok gidiyorum
Merhabalar,

sadece bu 2 aractan birini almak istiyorum ama hangisi alayim sizce?

350k ya clio var dizel manuel 2019 50.000 km

420k ya i30 var dizel manuel 2016 55.000 km

ikisi de hatasız boyasız

para 360k var ustunu kredi cekmeyi planliyorum i30 alirsam.

6 ay 1sene sonra satacagim. Uzun yola cok gidiyorum.
0
The_Lollok
(30.08.22)
i30 konfor açısından clio'dan çok daha iyi. ben olsam C segmenti olan i30'u tercih ederim.
0
himmet dayi
(30.08.22)
Ben 6ay 1 sene sonra satacak olsam clio alırdım.
Elinde kalmasi imkansiz.
Daha az maliyeti var. Kredi cekmeye gerek yok.

I30 eski kasa galiba, ben pek beğenmiyorum.
0
logisticsmanager
(30.08.22)
kısa vadede satacaksam 2019 model aracı alırdım.
0
lazpalle
(30.08.22)
Ustune para versen hyundai i30 tercihim olacak bir araba degil.
0
balpolen
(30.08.22)
trde alsatı en kolay b segment polo ve cliodur. alsatı en zor olanlardan biri i30dur. alsatçıysan hyundai alma.
0
mikahakkinen
(30.08.22)
(12)

Bir yıl vaktim var, ne öğrenebilirim? [iş bulma amaçlı]

hadi ya la
Online kurs, sertifika, Google eğitimleri, ücretli veya ücretsiz hiç fark etmez, ilgi alanıma yönelik kendimi geliştirebileceğim bir program/yol arıyorum.İlkokul yıllarımdan beri hayalim bilgisayar kullanarak ofis hayatı yaşamak, teknoloji/IT sektöründe bir şeyler yapmaktı. 11 yaşında domain ve host
Online kurs, sertifika, Google eğitimleri, ücretli veya ücretsiz hiç fark etmez, ilgi alanıma yönelik kendimi geliştirebileceğim bir program/yol arıyorum.

İlkokul yıllarımdan beri hayalim bilgisayar kullanarak ofis hayatı yaşamak, teknoloji/IT sektöründe bir şeyler yapmaktı. 11 yaşında domain ve hosting alıp web tasarımı yapıp kendi sitemi kurmuştum. Proje üretme, yönetme, tasarlama fikri hayallerimi süslüyordu.

Fakat hayat beni bambaşka yerlere sürükledi. Şu an İngiliz dil eğitiminden lisans + master yapmış ve hayalini kurduğum alanda sıfır tecrübe ile duruyorum.

Tam olarak bir yıl vaktim var. Bu sırada kendimi geliştirecek neler yapabilirim? Aklıma gelenler şunlar;

- Udemy üzerinden Python eğitimi almak (eğitim sırasında küçük projeler de geliştiriliyor)
- Google'ın Data Analytics, UI/UX Designer, Project Management eğitimleri

Gerçekçi olmak gerekirse kendimi tamamen adayıp bir yıl sonra Avrupa'daki şirketlerde şansım olur mu? Oturum iznim de olacak, bu sürecin sonunda AB vatandaşı kız arkadaşımla evlenme planımız var.

Bir yıl sonra ya döner keseceğim, ya da hayalini kurduğum bir işte canımı dişime takıp çalışmaya başlayacağım.

Not: Bu sürede Almanca da öğreniyorum.
0
hadi ya la
(28.08.22)
Yerinde olsam muhasebe öğrenirdim. İş ilanı denk geliyor hep. Hem ofis işi.
0
dissendium
(29.08.22)
Bi ogretmen olarak ogretmenlik disindaki her isi oneririm. Su ve elektrik ustaligi hem kolay hem getirisi yuksek. Hele ki avrupa da iyi kazanirsin. Halk egitim kurslari ucretsiz alirsin belgeni zaten youtube var. 3 ayda isi kaparsin.
0
halk
(29.08.22)
fayans ogren, ahsap ile ugrasmayi seviyorsan parke dosemeyi ogren.
yurtdisinda mavi yaka olarak ac kalmazsin. ama beyaz yaka olarak surunebilirsin..

eli yuzu duzgun ulkelerin zaten beyaz yakaya ihtiyaci yok, yuksek maasli, az stresli beyaz yaka isleri kolay kolay gocmene kaptirmazlar, adamlar koseleri tutmus coktan. bunu bizim beyaz yakalar bir turlu anlamak istemiyor..
0
cooperr
(29.08.22)
1 yılda yazılım öğrenemezsin.

1 yıllık tecrübeyle yurtdışında iş bulman mümkün değil. (1000'de 1 ihtimalli istisnalar hariç)
0
whatdreamsnevercome
(29.08.22)
eğer kendini vererek çalışırsan, kimi konuları iyice okuyup anlarsan, (bunların hepsi genel kültür sayılacak bilgiler, örn: bilgisayarın power tuşuna basıldığında neler oluyor vs. gibi) bol bol egzersiz yaparsan 6 ay içinde asgari maaş ile çalışacak kadar yazılımcı olabilirsin.

Bu arada çok daha farklı dünyalarda mevcut, yani yazılımcı oldun diye bir yerde maaşlı çalışmak zorunda değilsin, kendi işini yapabilirsin. www.youtube.com



Yurt dışındaki firmalarda çalışacak kadar bilgi ve tecrübe ise biraz daha fazla zaman ve emek gerektirir.

Mavi yakalılık kısmına da katılıyorum, geri kalan süreçte de hobi oluşturup buradan ustalık kazanabilirsin ve ileride her iki alandada iş bulabilme şansın olabilir.

one year challange google interview diye aratırsan konu ile ilgili quara'da sorulan sorulara ve cevaplara, blog postlarına ulaşabilirsin.
0
selam
(29.08.22)
Eli yüzü düzgün ülkede beyaz yaka ihtiyaç yok kısmına katılmıyorum.
Fransa'da misal deli gibi tedarik Zinciri açığı var. Hem de bayadir var.
Türkiye'de yüksek seviyede beyaz yaka insan (50-60)Avrupa'ya orta seviye gelmeyebilir ama Türkiye'de düz beyaz yakanın Avrupa'dan daha iyi bir hayat yaşaması imkansız. Burada köşelerin kapilmadigini etrafımda yüksek müdürlüklere gelmis hintli, türk vs insanlar ile de gosterebilirim. Türkiye'de tavan çok yüksek ama taban çok düşük. Bugün Türkiye'de 5 asgari maaşlı çalışan asla ama asla batı Avrupa'da 5 asgari ücretli çalışanın hayatini yakalayamaz.

Ama bunu bir kenara birakirsak sizin Avrupa'ya geldiginizde ilk basta mutlu olmaniz zor. Hele 1 sene deneyim ile diploma olmadan (bu arada avrupa ama neresi o da soru).

Mavi yaka işler iyi ama bu kadar anlatıldığı kadar kolay değil ve kendi isini yapana kadar da öyle iyi maaslar yok ve kendi isinizi acmak falan da öyle kolay değil. Açın bakın bu mavi yaka maaşlarına (bakin maaş diyorum, kendi isini yapan değil).
0
logisticsmanager
(29.08.22)
aynı düşünce yapısındayım, aynı şeyleri kovalıyorum :)

1 yılda yazılımcı olup iş kapman zor tabii ancak ne kadar çok proje o kadar daha da kısalır zaman. Sonra en az 20-30 sene daha çalışacaksın öyle düşün.
Figma öğrenip, UI,UX daha kısa süren şeyler ama bunlar için de mentor bulup, stajlar edinmen gerek

ab şirketlerinde tabii ki iş bulabilirsin remote vs. solidity öğrenir smart contract yatarıtsın tabii bunlar uzun bir süreç.
şöyle bir tweet var: twitter.com
0
croswell
(29.08.22)
universitede bir sure oda arkadasim polonyali bir cocuktu, ikinci nesil gocmen. Ulkenin en iyi okullarindan birinden software diplomasi almis, oldukca zeki ve hirsli bir elemandi. benden buyuktu, okulu bitirdi ve 2 sene is aradi. ayda bir mulakata giriyor, hicbiri olmuyor. sikinti ne diye sordum, bir program yazmalarini istiyorlar, programin sadece calismasi yeterli degil en az basamakla problemi cozmen lazim. her sinava 50-60 kisi giriyor, 1 kisiyi ise aliyorlar ben ilk 5'e giriyorum ama hep benden kisa yazanlar cikiyor demisti. sonra gitti spor akademisine girdi, bastan 4 sene daha okudu. Simdi spor + software karisik birseyler yapiyor.

ozetle, yurtdisinda oyle asgari x 5 seviyesi kolay degil. 2-3 tane mudur olmus hintliye bakarak bunun kolay erisilebilir bir seviye oldugu sonucu cikarilamaz. adam zaten oralara iki tane hintliyi numune olarak koyuyor, koymasa diskriminasyona girer, koymak zorunda.

senin adin hasan huseyin, gidecegin ulkenin dilini bilmezsin, elinde kagit kurek calisma izni hicbirsey yok, 1 sene dandik bir kursa gidip yirtacaksan zaten, sende o kapasite varsa turkiye'de de kolaylikla zengin olursun.

ozetle mevzu o kadar basti degil yani, ben tekrar tekrar uyariyorum. isteyen dinler, isteyen hadi len der gecer.
0
cooperr
(30.08.22)
Bati Avrupa'da 5 asgarî ücret verilmeme sebebi çok fazla bir para olması ve asgari ücretin batı Avrupa'da olduğu hali ile Türkiye'de hali arasında sıfır benzerlik olması.

Numbeo'ya gore paris'te 3.7 asgari ücretli hayat için İstanbul'da 6.7 asgari ücret lazım. Kısacası bir insanin her şeyi kenara bırakıp sadece para olarak bakarsak asgari ücretlerin normal yasantiya orani 1.8 kat. Yani bir kişi Fransa'da 5 asgari ücret alacaksa Türkiye'de 9 almalı.

Mevzu basit değil evet. Aynı mavi yaka ol demek kadar basit olmadığı gibi. Ben de insanlara içeriden bilgi veriyorum iste.
0
logisticsmanager
(30.08.22)
fransa'da ayda 5 asgari ucret alan beyaz yakalar kimler? benim tanidigim beyaz yakalarin alayinin maaslari 3-5k avro arasinda degisiyor, hepside yuksek yapmis, yabanci dili olan gocmenler. asgarinin 5 katinin cok uzerinde kazanan mavi yaka taniyorum ama, biri araba tamircisi, birisi fayans ustasi, birisi parke dosuyor, vs.

turkiye'de 9 asgari ucret kazanan biri yurtdisina cikar mi? Ben pesinde mafya falan yok ise cok cok zor diyorum. Dolayisiyla yurtdisina cikmak isteyenler cogunlukla bu seviyeye gelemeyenler. Peki ulkesinde 9 asgari ucret seviyesinde kazanamayan biri, yurtdisina cikinca nasil asgari x 5 yapacak? Bence tek yolu mavi yaka olmaktan geciyor, plaza isi kovalamaktan degil..
0
cooperr
(30.08.22)
Asgari x 5 konusu nereden çıktı anlayamadım. Duyuruyu herhangi bir şirkette basit bir pozisyondan başlayabilir miyim demek için açmıştım. Asgari ücrete de çalışırım yani burada zengin olacağıma. Net maaşı 30 - 40 bin TL olan arkadaşlarım da şu an yurtdışına gitmek için çabalıyor. Konu sadece ekonomi değil.

Kağıt kürek yok demişsiniz ama yakında AB vatandaşı ile evlilik yapacağım için aile birleşimi oluyor, bahsettiğiniz kağıtlar ve kürekler elimde olacak zaten. Ayrıca adım Arapça değil.


Konu, bir sene sonra nasıl yırtarım, Avrupa’da zengin olurum değil.

Bir sene boyunca mesleki açıdan bana katkı sunacak ve kendimi geliştirebileceğim neler yapabilirim diye soruyorum.
0
🌸hadi ya la
(31.08.22)
@hadi ya la; hangi ülke olduğu önemli. Çünkü eşinin AB vatandaşı olması sana sadece o ülkede çalışma fırsatı verir (o da her ülkede aynı değil). Eşin diğer ülkeye gidip yerleşmedigi sürece başka ülkeye gidemezsin.

Bir de başka önemli olan mobil olmak. Misal tek şehirde iş aramak ile 10 şehirde iş aramak farklı. Ben öyle buldum, iki farklı şehirde çalıştım.

Hangi ülke olduğunu bilmedigimiz için net yorum zor olur.

Bu arada daha çok bilgi almak için (direkt ülkeden şehirden) tavsiyem reddit. Ben zamaninda böyle çok bilgi aldım.
0
logisticsmanager
(31.08.22)
(4)

Elimdeki parfümün adını arıyorum

hikaye mesture
Selam.Elimde tekrar almayı düşündüğüm eski baba yadigarı bir parfüm var. Üzerindeki yazılar silinmiş. Sadece lazerle yazılmış "992213" numaraları okunuyor.Adını sanını bilmiyorum. Acaba nasıl öğrenebilirim?Aliexpress'te mesela yastığın fotoğrafını çekip koyduğunda yastık ürünlerini gösteren teknoloj
Selam.

Elimde tekrar almayı düşündüğüm eski baba yadigarı bir parfüm var. Üzerindeki yazılar silinmiş. Sadece lazerle yazılmış "992213" numaraları okunuyor.

Adını sanını bilmiyorum. Acaba nasıl öğrenebilirim?

Aliexpress'te mesela yastığın fotoğrafını çekip koyduğunda yastık ürünlerini gösteren teknoloji var. Böyle aratma şansım var mı mesela?
(tineye.com denendi, malesef sonuç çıkmadı)
0
hikaye mesture
(28.08.22)
Google Lens?
0
inawen
(28.08.22)
hocam fragrantica forumlarina uye olup sorsan kesin bilen cikar oradan

edit: ama cok umutlanma. ben parasini vereyim fransa'dan parfum getirteyim dedim olmadi. bir tane degil ha bir palet falan. kime sorduysam olmaz dedi
0
nibba
(28.08.22)
Azzaro twin
0
logisticsmanager
(28.08.22)
@logisticsmanager teşekkürler buydu
0
🌸hikaye mesture
(28.08.22)
(4)

sıfır araç yatırım aracı mı?

yeahbutso
sözlükte yatırım aracı değil şeklinde birkaç kişinin görüşü var,enflasyonist ortam ak parti gitmeden devam edecek görünüyor. adamlar politikalarının haklı olduğu konusunda garip bir ısrar içinde.bu durumda 1-2 senelik yatırım açısından gayrimenkulden sonra otomobil bana cazip geliyor. siz de aynı fi
sözlükte yatırım aracı değil şeklinde birkaç kişinin görüşü var,

enflasyonist ortam ak parti gitmeden devam edecek görünüyor. adamlar politikalarının haklı olduğu konusunda garip bir ısrar içinde.

bu durumda 1-2 senelik yatırım açısından gayrimenkulden sonra otomobil bana cazip geliyor. siz de aynı fikirde misiniz?
0
yeahbutso
(28.08.22)
Ben değilim.
Vergisi + kaskosu +sigortasi çok ciddi bir maliyet ki kesinlikle daha da artacak.

Buna ek olarak bir hata sonucunda yatırımın üç kuruş paraya düşmesi ihtimali var(kasko karsilarsa da gene sıkıntı çünku hasar kaydı var). Ya da birinin gelip arabanin her yerini cizmesi ile binlerce lira boya maliyeti var vs.

Yani böyle bir yatırım aracı olamaz (değer düşmesine bu kadar açık ve bu kadar maliyetli).
0
logisticsmanager
(28.08.22)
İhtiyaç yoksa yatırım aracı değildir. Çok daha mantıklı yatırım araçları var. Üstelik sıfır almak hiç mantıklı değil. İkinci el olsa para değerini korur bir miktar. Yıpranma farkıyla falan ancak değerinin biraz altına düşer. Bundan çok daha mantıklı yatırım kalemleri mevcut.
0
himmet dayi
(28.08.22)
yatırım derken uzun vadeli bir yatırım aracı değildir. bu kriz döneminde, pandemi döneminde, elektronik döneminde üreti yavaşladığı için

araç fiyatları arttı

bunu fırsat bilen insanlar stoklara çalıştı piyasadan araç çekti

araç fiyatları daha da arttı.

kriz ortamı azalınca eldeki stoklar pazara çıkınca

sıfır araç 2.el araç farkı %50'e gelicek

dolayısı ile iş yatırımlıktan çıkacak.
0
duyurukullanıcısı
(28.08.22)
yatırım aracı olarak görülmesinin üç sebebi vari
aşırı düşük faizli tl krediler (artık yok)
ötv vergi artırımları. (lüks segment dışında vergi artırımı olması artık imkansız zaten vergiler aşırı yüksek)
tedarik sorunları ve çip krizi (bu konu da yavaş yavaş çözülüyor bayilerde arabalar birikmeye başladı eskisi gibi)

bineceksen sorun yok ama binmeyecek kenarda tutacaksan hiç uygun bir dönem değil artık. galeriler de satıp hızlıca tlye dönmeye çalışıyorlar.
0
roket adam
(28.08.22)
(3)

eskiden izlediğim bi fransız filmi

mirafiori
cnbce'de izlemiştim sanırım, yapım tarihi olarak 2000ler ortası olduğunu tahmin ediyorum.ilk kısmı tam hatırlamamakla birlikte sanki çocuğu olamayan bir çift, kadının baskısıyla evlat ediniyolardı ama çocuk kuzey afrikalı geliyordu, adam da bir türlü benimseyemiyordu soğuk davranıyordu, adam arkadaş
cnbce'de izlemiştim sanırım, yapım tarihi olarak 2000ler ortası olduğunu tahmin ediyorum.

ilk kısmı tam hatırlamamakla birlikte sanki çocuğu olamayan bir çift, kadının baskısıyla evlat ediniyolardı ama çocuk kuzey afrikalı geliyordu, adam da bir türlü benimseyemiyordu soğuk davranıyordu, adam arkadaşlarıyla buluştuğunda arkadaşları çocuğa laf atıyordu. adam yavaş yavaş ısınıyordu çocuğa en. çocuk arada hiç deniz görmediğini falan söylüyordu filmin sonunda da adam çocuğa sempati geliştirip deniz kenarına götürüyodu çocuk da çok seviniyodu le mar le mar diye bağırıyordu, adını bulamadım ne olabilir ki?
0
mirafiori
(28.08.22)
Vallaha biraz arastirdim ama bulamadim (Fransızca aradim. Belcika yapımı falan da olabilir tabi).

Bu değildir di mi?
Michou d'Auber
0
logisticsmanager
(28.08.22)
Caché (2005) ?
0
Amaranta ursula
(28.08.22)
Michou d'auber doğru cevap, google'da bir kare görmem yetti tanımam için, teşekkürler :)
0
🌸mirafiori
(28.08.22)
(6)

Turk milletinin adaptasyon seviyesi olaganustu degil mi?

erwachsene
Alim gucu dusuruyorlar, gelen gocmen vs ortada.Kiralarin yukselisi ortada. Hep bir adapte olma durumu. Ne verirsen onu yiyorlar, 2-3 laf disinda bir bok oldugu yok.Savas vs olmadigi halde onlarca yildir geri giden bir toplum. Bu yetenek nereden geliyor? Buna da sukur diye ogrenenlerden mi?Yurtdisind
Alim gucu dusuruyorlar, gelen gocmen vs ortada.Kiralarin yukselisi ortada. Hep bir adapte olma durumu. Ne verirsen onu yiyorlar, 2-3 laf disinda bir bok oldugu yok.

Savas vs olmadigi halde onlarca yildir geri giden bir toplum. Bu yetenek nereden geliyor? Buna da sukur diye ogrenenlerden mi?

Yurtdisindan bakan biri.
0
erwachsene
(27.08.22)
Tamamen biat kültürünün bir sonucu bana göre. Devlet kavramı Türkler için çok farklı bir anlam taşıyor. Demokrasiye geçiş olsa da bu toprağın insanı yönetmeyi değil yönetilmeyi seviyor. On milyonlarca insan vergi kavramından habersiz. Bakkaldan aldığı bir kilo şekerle ya da ödediği elektrik faturasıyla vergi verdiğini bilmiyor. Yapılan basit bir hizmet için cebinden yapmışçasına siyasetçiye teşekkür ediyorlar. Ortada bir sorun olduğunda ise dış güçler, fırsatçılar, dinsizler, imansızlar diye uzayan bir sorumluluk listesi olduğuna inanıyorlar.
0
işimdeyim gücümdeyim
(27.08.22)
ortadogu malesef. bu topraklarin kaninda var

bilgisayar oyunlarina asinaysan ortadogunun zorluk seviyesi nightmare :d
0
nibba
(27.08.22)
Ortadoğu biat kültürü. Adaptasyon ile alakası yok.

Devlet için halk diye düşünülen yerlerde oluyor böyle.

Bir yetenek olduğunu düşünmüyorum. Böyle olduğu için bu halde zaten ülke.
0
logisticsmanager
(27.08.22)
Evet, olumlu anlamda öyle. Güzel de bir şey bu, bir eli yağda bir eli balda olup can sıkıntısından intihar Nordik'ler gibi olmadığımız için memnunum. Kanyağı da muhtemelen İslam'dır.

TR'de "biat kültürü" diye bir şey yok, aksine oldukça reaktif bir toplum (ama proaktif değil). Bu terimi Ertuğrul Özk*k denen herif uydurdu, "ay şekerim biz çok moderniz, bunlar sorgulamayı bilmeyen aptallar" anlamına gelen bi circle jerk sinyalizasyonu sadece. Ciddiye alınacak herhangi bir background'u yok.

Yoksa bak, millet beğenmiyordu, 20 yılda "eski" türkiyeyi yıkıp "yeni" türkiye kurdu adamlar, baya rejim değiştirdiler yani. Göçmen krizi başladı, daha 1 yılda ZP %2-3 oy oranına yaklaştı. Avrupalılar 70 yılda ne Amerikalıların kendilerine dayattığı sistemi değiştirebildiler, ne de yıllardır boğuştukları göçmen krizi konusunda gerçekçi bi çözümleri var. Stockholm merkezinde tecavüze uğrayan kadınları evlerine yollayıp "şikayetçi olma, ırkçı olursun yoksa" diye korkutmaktan başka bir şey yapamıyorlar yani.

Ekonomi de 2-3 yıldır kötü, ama böyle olması kısmen normal. TR ekonomisi global ekonomiden fazla etkileniyor, kötü yönetiliyor ama çok iyi yönetiliyor olsa da bundan bi kaç tık daha iyi olurdu muhtemelen. Seçimden sonra kaçak göçmenleri gönderebilirsek düzelir kısa sürede.
0
plutongezegendegilmi
(27.08.22)
adaptasyon kelime anlamı gereği adapte olan şeyin de yararına olan bir süreç. o yüzden türkiye'dekilerin oldukları şeyin adı adaptasyon değil. hatta tam zıttı olabilir, yabancılaşma. ama güçsüzlük/sorumsuzluk üzerinden şekillenen bi yabancılaşma. düşüncelerinin, eylemlerinin sonuçlar üzerinde hiçbir etkisi olmadığına veya hayatları üzerinde hiçbir kontrolleri olmadığına inanarak maruz kaldıkları ne varsa ona boyun eğme şeklinde gerçekleşen bir kişiliksizleşme/silinme hali. aslında düşündüm de yabancılaşmadan da öte türkiye toplumunun yaşadığı şeyin adı: katatoni. semptomlarına bakın, yüzde 99 uyuyor valla: tr.wikipedia.org gördüğünüz üzere adapte olduğu için değil, hasta olduğu için böyle bu toplum. o da tabii ağır toplumsal travmadan kaynaklanıyor. ülkede yaşanılanları düşünürsek...
0
portland maine
(27.08.22)
ortadoğu ile alakası yok. göçebe kültürün etkileri bence. ölmemek üzere programlanmış bir toplum. ölmediği sürece şsyan etmiyor.
0
roket adam
(27.08.22)
(7)

Biz uyurken odayı dağıtan köpek

tchuck
Selamlar, aslında bir eğitmenle anlaştım, yakında başlayacağız ama burada da sormak istiyorum.10 gün önce 8-9 aylık bir labrqdor sahiplendik. Tüm huyları güzel aslında ama tek bir huyu kötü:Biz yatarken onu odasına koyuyoruz, kapısı açık ama kapısında çit var çıkamıyor.İlk günler eşyalar fazla ortad
Selamlar, aslında bir eğitmenle anlaştım, yakında başlayacağız ama burada da sormak istiyorum.

10 gün önce 8-9 aylık bir labrqdor sahiplendik. Tüm huyları güzel aslında ama tek bir huyu kötü:
Biz yatarken onu odasına koyuyoruz, kapısı açık ama kapısında çit var çıkamıyor.

İlk günler eşyalar fazla ortada diye parçaladı.
Ama artık ekmeğini taşfan cıkarıp bulup öyle parçalıyor.

Oda gerçekten her sabah bi şekilde savaş alanına dönüşüyor. Yatağını flaan deviriyor ediyor.

Bu tip bir davranışı törpülemek mümkün müdür? Çünkü biz uyurken bunu yapıyorsa, evde bırakıp 3-5 saat alışverişe nasıl gidicez nasıl alışacak? Ne önerirsiniz?
0
tchuck
(27.08.22)
Aynısını kedi ile yaşıyorduk. Yatmadan önce oynatıp yorup sonra da yanımıza alıyoruz. Muhtemelen canı sıkılıyor ve yanınıza gelmek istiyor. Yanınıza alın. Bir şey olmaz.
0
prole
(27.08.22)
Yanımıza alamayız yoksa olmadığımız her senaryoda etrafı dağıtır ve uyuyacağı bölgeyi de benimseyip sevmeli
0
🌸tchuck
(27.08.22)
mesela şey oluyo. "ben burayı dağıtınca benimle ilgileniyolar" düşüncesi. yorun iyice ve yanınıza alın evet. yani bu bir obje değil orada kalsın vs. siz ona adapte olacaksınız, sonra o size adapte olacak. 8-9 aylık bir bebekten bahsediyoruz. ikiniz de öğreneceksiniz.
0
allineed
(27.08.22)
Çok fazla sebep var;
Yeteri kadar enerji harcanmadığı için hiperaktif durumda oluyordur. Hiperaktif de olabilir ama onun kararini siz veremezsiniz profesyonel biri lazım.

Séparation anxiety dediğimiz olaydan oluyor olabilir.

Ya da bahsedilen diğer şeyler.

Belli teknikler var ama en basiti köpeğinizin yeteri kadar enerjisini harcadigindan emin olmaniz. Bundan emin olduktan sonra digerlerine geçebilirsiniz.

Köpeğiniz yaniniza almamaniz en mantıklısı.
0
logisticsmanager
(27.08.22)
Sizin ergen show yapiyor. Bu yasta normal. Dagitacagi ne varsa ortadan kaldirin. Aliskanlik edinmemesi icin cok onemli bu.

Bir sey bulamayinca duvari kemirmisligi var benimkinin. Tek kalinca asiri strese giriyorlar. Evdeyken, ogle vakti de onu odasinda tek birakin, 5-10 dakika sonra acin kapisini. Bunu devamli tekrarlayin. Sonuc olarak, sinirlari sizin belirlediginizi ogrenmesi gerekiyor. Kong tipi seyler alip strese girdiginde agzini mesgul edecek bir oyuncak bulun. Dondurun kongu. En azindan 10-15 dakikasini rahatlayarak kongun icindeki seyi cikartmaya calisarak harcayacak.

Aksam iyice bir yormak gerekiyor, uzun bir yürüyüs yapin. Evde de oyun yoluyla kafasini yorun. Bizimki sakladigimiz seyleri bulmaya bayiliyor. Her esyanin adini ogrettik. Telefonumu, anahtarimi kaybedince onlari aratiyorum mesela :-)


Ayrica 3-5 saat birakip gitmeden once sadece 5-10 dakika birakip gideceksiniz. 3 saate ulasmak belki aylarinizi alacak.
0
buf-e kür
(27.08.22)
labrador ve goldenlar enerjileri tükenmeyen hayvanlar.
zaten şu anda ergenlikte.
ayrıca bunu sadece size tepki olarak değil, tamamen can sıkıntısı ve yaramazlıktan da yapıyor muhtemelen.
yaşı nedeniyle tamamen normal.

yukarıda yazılanlar gibi gün içinde ciddi şekilde egzersiz yaptırırsanız, uzun yürüyüşlere çıkartıp bol bol oyun oynatırsanız belki biraz azalır ama şu anda genç olduğu için bunlar bile inanın bir yere kadar etki edebilir, öyle bir enerjileri var.

bu arada bence de yanınıza alın +1
yani en azından kendi yatağınıza almasanız bile odanıza bir yatak koyun ve bari o yatakta uyusun.
yanınıza alırsanız sizin olmadığınız her senaryoda etrafı dağıtmaz, sizin evde olup onu sınırlandırmanızla evde olmamanız aynı şey değil.
uyuyacağı bölge sizin yanınız olsun zaten, kendini daha çok güvende hisseder.

yalnız bırakırken biraz izole etmeye alıştırmaya çalışabilirsiniz ufak ufak.
yani beş dakika boyunca odasına koyup dışarı çıkarsınız mesela.
böyle böyle alışır, siz yokken sınırlı alanda kalır.
ama uyurken buna gerek yok, yalnız kalma eğitimiyle alakası yok bunun.
0
blatta hiberna
(27.08.22)
bu arada normalde; sabah 6.30-8,
10-10.20
13.30-14.00
16-16.20
6.30-8

arası çıkartıyorum.
en iyisi 10-11 gibi bir daha yapmak lazım
0
🌸tchuck
(27.08.22)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.