Giriş
(6)

yemek falan yerken izlenecek youtube seyleri

yuvarlanantencereninkapagi
yemek yerken vs izlediğiniz kısa soluklu seyler var mı?
yemek yerken vs izlediğiniz kısa soluklu seyler var mı?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.10.16)
cok bilindik bir klasik

www.youtube.com
0
halanne
(06.10.16)
yemek yerken bi sey izleme manyakligi harika lan.
just for laughs cidden guzel gidiyor. jaboody dubs komik baya. teknoloji seviyorsaniz unbox therapy. DIY tarzi seyler seviyorsaniz slivski show EN (aksani cok sinir bozucu ama izlemek keyifli).
0
hopeless
(06.10.16)
-bazıları uzunca, ama 25-30 dklık olan ayhan sicimoğlu programları.
-tastemade gibi çeşitli yemek tarifi kanalları.
-tabii ki craig ferguson. (ya da espri anlayışınıza uyan başka talk show hostları olabilir).
-ted talklara ve ted-ed'e de bakıyorum bazen.
0
blatta hiberna
(06.10.16)
iphonedo. ayfonum olmamasına rağmen zevkle takip ediyorum.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(06.10.16)
kisscartoon.me üzerinden bob burgers izliyorum. iyi oluyor.
0
sutlu nescafe
(06.10.16)
Primitive Technology kanalı izledikçe huzur buluyorum.

www.youtube.com
0
sealth
(06.10.16)
(6)

İşkenceyle Öldürülen Köpek İçin İmza Toplayalım mı?

anumegha
https://www.change.org/p/k%C3%B6pek-katiline-ceza-verilsin?recruiter=33098343&utm_source=share_petition&utm_medium=copylink
0
anumegha
(05.10.16)
+1
0
blatta hiberna
(05.10.16)
İmzaladım. Böyle bir psikopatın toplumdan uzaklaştırılması lazım.
0
peggy
(05.10.16)
Çok sağolun. Evet, tedavi olup öyle geri dönmeli dönecekse..
0
🌸anumegha
(05.10.16)
+1 imzalayalım böyle şeylerin daha görünür olması önemli
0
freebird5406_2
(05.10.16)
+1 ve up
0
fragile lady
(05.10.16)
+1
0
mutlusismankedi2015
(06.10.16)
(2)

Rekabet var! Hangi internet paketini tercih etmeli?

erdoyil
Bulunduğum bölgede fiber altyapı var. 2 yıldır süperonline kullanıyordum. (25 mbps, 75Gb Akk, 54 TL ) Bu ay taahhüt süresi doluyor. TTnet 35mbps, 100 GB AKK 80 TL fiyat verdi yeni abonelik için. TTnet'in bu teklifinin üzerine süperonline 50 mbps, 100Gb Akk + Türkcell Tv 83 TL'lik bir tarife önerdi.
Bulunduğum bölgede fiber altyapı var. 2 yıldır süperonline kullanıyordum. (25 mbps, 75Gb Akk, 54 TL ) Bu ay taahhüt süresi doluyor. TTnet 35mbps, 100 GB AKK 80 TL fiyat verdi yeni abonelik için. TTnet'in bu teklifinin üzerine süperonline 50 mbps, 100Gb Akk + Türkcell Tv 83 TL'lik bir tarife önerdi.
0
erdoyil
(05.10.16)
download yapıyorsan superonline. 10tl farkla gece 12-6 arası akk'siz download yapabiliyorsun. uydunet'te de benzer bir kampanya var, ama ttnet'in böyle bir seçeneği yok bildiğim kadarıyla.

ayrıca superonline sana 5mbps upload verecek. ttnet ise 2mbps veriyor. freelance çalışan için 5mbps bile nimet güzel ülkemde.
0
john voxville
(05.10.16)
kesinlikle vodafone fiber diyorum.
gerçi seçenekler arasında yok, ama memnun olduğum için söylemek istedim.
0
blatta hiberna
(05.10.16)
(6)

Dugune celenk/cicek gondermek

perkele
Sevdigim bir arkadasim/dostum bu haftasonu Istanbul'da evleniyor. Ayni sehirde olmadigim icin gitme imkanim yok.Bu islerden de cok anlamiyorum. Celenk mi gondermem gerekir yoksa cicek mi? Ya da aklina daha yaratici bir fikir gelen var mi?Cicek veya celenk gonderebilecegim, daha once kullandiginiz ve
Sevdigim bir arkadasim/dostum bu haftasonu Istanbul'da evleniyor. Ayni sehirde olmadigim icin gitme imkanim yok.

Bu islerden de cok anlamiyorum. Celenk mi gondermem gerekir yoksa cicek mi? Ya da aklina daha yaratici bir fikir gelen var mi?

Cicek veya celenk gonderebilecegim, daha once kullandiginiz ve hizmetine guvendiginiz site ya da sirket var mi?
0
perkele
(05.10.16)
Fiyat hassasiyeti var mı? Ben evlenen kişiye çiçek yerine altın vs. verilmesi taraftarıyım. Ama zaten altın takıcam bir de çiçek vereyim diyorsan, İstanbul'da bloom and fresh'in efsane çiçekleri var.
0
lcha
(05.10.16)
küçük çiçek göndermek olmaz.
bloom and fresh bence de çok güzel, ama yakın arkadaşın düğünü için çok hafif kalır.
ya çelenk ya da (bütçenize göre) böyle ferforje ayaklı bir sepete oturtulmuş kocaman çiçek aranjmanları falan oluyor özel törenler vs için, öyle bir şey göndermek, ilk görüşmenizde de bir hediyeyle gelmek doğru olur.
düğünde bir şey takamazsanız, sonrasında düğün hediyesi almak gerekir çünkü.
0
blatta hiberna
(05.10.16)
düğün hediyesi veya altını falan elde bir olarak ayırıyorum.

Telgraf çekmek de güzel olabilir, böyle hoş bir süpriz olur. ptt hala veriyor bu hizmeti diye biliyorum.
0
re noreno
(05.10.16)
yakın arkadaşsa, çelenk gönderilir.
0
pangea
(05.10.16)
ben olsaydım aşağıdakilerden birini tercih ederdim.

www.ted.org.tr

www.tema.org.tr
0
isott
(05.10.16)
Şu klasik çelenkler gibi değil, nikama bundan gelmişti, bayağı beğendim:
www.ciceksepeti.com

Ama yine de böyle şeylere para vermeyip kendisine altın almak ve görüştüğünüzde vermek daha mantıklı.
0
peggy
(05.10.16)
(6)

Evi süsleyelim mi?

innatedesire
13'ünde doğum günü olan arkadaş her şeyden habersiz eve geldiğinde karşısında bizi, elimizde pastasıyla bulsun gibi bir sürpriz planlanmış. Evi süsleme konusunda kararsızlık var: sade, renksiz iki balon tarzı süs olsun, cıvıl cıvıl rengarenk aşırı süs olsun, veya hiç olmasın çünkü hoşlanmaz diyenler
13'ünde doğum günü olan arkadaş her şeyden habersiz eve geldiğinde karşısında bizi, elimizde pastasıyla bulsun gibi bir sürpriz planlanmış.

Evi süsleme konusunda kararsızlık var: sade, renksiz iki balon tarzı süs olsun, cıvıl cıvıl rengarenk aşırı süs olsun, veya hiç olmasın çünkü hoşlanmaz diyenler var (mesela ben).

Kişi 30 yaşında, bekar, erkek.

Ne diyorsunuz?
0
innatedesire
(05.10.16)
30 yaşında bir adam sade süsten de rahatsız olur. gerçi ben olsam doğumgünümün kutlanmasından da rahatsız olurum ama o daha subjektif tabi.
0
dinsiz adam
(05.10.16)
bence olsun süs. onun da içinde bir çocuk vardır muhakkak. yani onu da sevindirebilir bu. hoşlanmazsa da en kötü kendi kendine hoşlanmaz. riske atabilirsiniz. ' keske yapmasaydınız' diyecek hali yok.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(05.10.16)
yuvarlanantencereninkapagi+1

madem böyle bir sürpriz yapacaksınız, süsleyin o zaman.
balonsuz falan sürpriz olmaz ki, biraz coşkulu olsun.
0
blatta hiberna
(05.10.16)
blatta - tencere +1

dogumgunu sevmeyen insanlari anlamiyorum yaaa hayatta bize ozel tek gun :)
0
kassiopeia
(05.10.16)
Terazi erkeği olup da doğum gününün kutlanmasından haz eden birini tanımadım. (hee evet burca bağladım olayı)Yok 30 yaş bu partisi ayrı oluyor diyorsanız balon olsun, hatta metalik renkli uçan balon şişirtin bir kaç tane. Sade olsun olacaksa yani...
0
Aman Sen de
(05.10.16)
30 yaşında ki adama öyle balonlu, süslemeli doğum günü bence biraz saçma olur.
bunun içinde ki çocukla pek alakası olduğunu da sanmıyorum. daha çok yaş ilerleyince bu tür şeylerin yapmacıklığını farketmekle alakalı biraz.
0
pangea
(05.10.16)
(9)

Midemi usuttum

bruceandwayne
Ve tavsiyelerinize ihtiyacim var. Fena bir ishal ve halsiz bir vucut iki gundur hayatibama zindan etti. En kisa zamanda dogal veya tibbi bir care bulmaliyim. Ne onerirsiniz?
Ve tavsiyelerinize ihtiyacim var. Fena bir ishal ve halsiz bir vucut iki gundur hayatibama zindan etti. En kisa zamanda dogal veya tibbi bir care bulmaliyim. Ne onerirsiniz?
0
bruceandwayne
(04.10.16)
nane limon mideye iyi gelir.
ayaklarını sıcak tut. sıcak su torbası iyi gelir.

ishal için reflor veya probien
0
sttc
(04.10.16)
Reflor kar etmedi niagara gibi masallah. Nane limon iciyorum ucuncuyu su an, gun icinde.
0
🌸bruceandwayne
(04.10.16)
hocam üşüttüğüne eminmisin bakteriyel bişey olmasın?
0
killerbee
(04.10.16)
haşlanmış patates, çiğ havuç, lapa ve kızarmış ekmekle beslenmen lazım bir süre. ha bir de gündüzleri muz. mide kötüyse nane limon.
0
only the strong survive
(04.10.16)
Usuttum diye dusunuyorum zira iki gun once sabah 4e kadar sokakta afiyetle deniz havasi yedim. Enfeksiyonel bisey yoktur diye umuyorum su surecte.
0
🌸bruceandwayne
(04.10.16)
Evet muz yedim ve yiyorum. Fena gurulduyor karnim ve fazlasiyla halsizim, tamda yeni bir is arefesinde hic hos olmadi bu.
0
🌸bruceandwayne
(04.10.16)
anne çorbası tarif edeyim hemen, mideye en iyi gelen şeydir.

göz kararı tarif edebileceğim, ama zaten çok basit olduğu için başarısız olma şansınız pek yok.
bir miktar domates püresini ya da salçayı yağsız olarak "iyice" kavuruyorsunuz.
sonra bir miktar su ekleyip "salçalı su" kıvamına getiriyorsunuz.
içine pirinç atıyorsunuz.
mesela büyük olmayan, orta boy bir tencerenin yarısına kadar su koyduysanız yarım çay bardağı kadar yeterli olacaktır.
pirinçler genişleyip patlayıncaya kadar kaynamasını bekliyorsunuz, tuz atıyorsunuz.

iyice fokurdadıktan sonra, pirinçler de dediğim gibi patlak patlak olduysa altını kapatıp, kıyılmış maydanoz ekliyorsunuz.
şöyle bir karıştırıp, kaseye koyuyorsunuz.

mideyi acayip rahatlatıyor.

afiyet ve geçmiş olsun.

(eğer salçanın/domates püresinin az geldiğini düşünürseniz, başka bir tencerede bir miktar daha kavurup, pirinçleri atmadan önce suya ekleyebilirsiniz. mutlaka kavurun, suyun içine direkt atmayın)
0
blatta hiberna
(04.10.16)
çok berbat bir durumdur kendileri...çok geçmiş olsun.

kendim genelde nane-limon içerim hemen. sonra diğer durum için de haşlanmış patates yerim. işe yarıyor ama o süreç çok kötü haklısın.
0
qazaqwsx
(04.10.16)
hem ishal hem de kabızlık için mucize bir ilaç;

ercefuryl
0
holy diver
(05.10.16)
(10)

Emekli Babaya Hobi Arıyoruz

dogumdansancili
Uzatmalı emekliliğini bir kaç ay önce sonlandıran peder beyi bu aralar daralmış görüyorum. Müzekart alırım, müzeleri gezersin demiştim bir ara, geçen onu sordu. Sıkıldığı kanısı daha da güçlendi. Yaş 60, yer İstanbul Anadolu. At yarışı dışında hobisi yok adamcağızın. Kütüphane, müze vs. dışında emek
Uzatmalı emekliliğini bir kaç ay önce sonlandıran peder beyi bu aralar daralmış görüyorum. Müzekart alırım, müzeleri gezersin demiştim bir ara, geçen onu sordu. Sıkıldığı kanısı daha da güçlendi. Yaş 60, yer İstanbul Anadolu. At yarışı dışında hobisi yok adamcağızın. Kütüphane, müze vs. dışında emeklilere uygun hobiler önerebilecek olanınız var mı? Herkesin babasının başına geliyordur diye tahmin ediyorum. Bu arada emeklilerin takıldığı, Anadolu yakasında, iskambil oynanan bi mekan (kahveden daha nezih) öneren olursa süper olur. Onun dışındaki önerilere de açığım. Balığa çıkma demeyin, adamda sabır sıfır.
0
dogumdansancili
(04.10.16)
üzüldüm yahu :/

benimki bağ bahçeyle uğraşıyordu. ev bahçeliyse öyle bişey yapabilir. tablet vs varsa oynayabileceği (okey, batak vs) oyunlar yükleyin. eve veya bahçeye bakıp ilgileneceği bir hayvan alabilirsiniz hayvanları seviyorsa. kedileri, köpekleri vardı benimkinin. gitmeye üşenmezse belediyenin hobi kurslarına kaydolabilir.
0
jonestown
(04.10.16)
benim babam şöyle yapıyordu ilk emekli olduğu dönemde, her gün yakınlarda bir pastaneye gidip orada oturuyordu, gazete okuyordu, ne bileyim bilgisayarından bir şeylere bakıyordu filan. gelen çoluğu çocuğu severek, at yarışı ve bahis tüyoları vererek filan hatırı sayılır bi' çevre yaptı kendi kendine bi' anda, arkadaşlarının yaşı 4'ten başlıyor 80'e kadar çıkıyor. artık pastaneye sadece sabahları bir rutin olarak uğruyor, sonra kendi gibi emekli arkadaşlarıyla gezip duruyorlar. hayat babama çok şahane değil mi? bence öyle. avrupa yakasında yakın bi' yerde olsaydın babalarımızı tanıştıralım diyecektim bir anda roman yazdım, kusura bakma :) benzer bir metod önerebilirsin babana, belki işine yarar.
0
evde liyakat kalmamis
(04.10.16)
emekliler derneğine üye olsun :)
0
cekilmis gayfe
(04.10.16)
ahşap ile uğraşabilir. ben babama bunu önermiştim. kıl testeresi alıp o ince kartonplak gibi tahtaları kesip istediği şeyler yapabilir.
0
dahinnotha
(04.10.16)
Feneryolunda bric klubu vardi bitane. Baya duzgun, babanizin yasinda insanlar geliyor.
0
kuehles blondes
(04.10.16)
Özellikle hafta ortalarında ucuz uçak bileti alınıp , babanızın görmediği ancak merak ettiği yerleri görmesi de sağlanabilir . Bir de eline bir fotoğraf makinesi verdiniz mi tamamdır : )
0
monstermash
(04.10.16)
ben de briç diyecektim, ama kuehles blondes benden önce davranmış.

eğer severse briçten başka bir şey konuşup yapmak istemeyebilir.
hem de arkadaş edinir, sosyallik de olur.
0
blatta hiberna
(04.10.16)
İlgisini çekerse musiki cemiyetlerine gidebilir, yetenek ya da bilgi gerekiyor da olabilir emin diilim ama sadece ilgi de yeterli olabilir, benim babamın bayağı iyi bir sosyal çevresi var bu sayede, kendisi yıllardır keman çalar, müzikle ilgilenir ama arkadaşları arasında sıfırdan başlayanlar da var gördüğüm kadarıyla.
0
Gı
(04.10.16)
ismek kurslari?
0
for the record
(04.10.16)
Babam erken emeklilik sebebiyle (30yasından beri) yapmadıgı sey kalmadı acıkcası. Bunlardan bir kacını yazayım:
-emlakcılık
-kalabalık bir aile iseniz buna dair bir cenaze fonu gibi bir oluşum yarattı. Hala da sürüyor ve aile içinde gerek görüldüğünde o fondan yardım ediliyor cenaze ya da bilimum kötü durumlar için.
-yazlık aldıydı bi ara zaten o butun zamanını iyi harcıyor. Bahce ile ugrasmak tarla bostan yapmak falan. Ki yazlıgın da tadilatları mevcut iyi yıl calıyor özetle.
-Eger bu yazlık iskansız bi yerde ise onun o işleriyle gönüllü ugrasmakta epey bi kac sene aldı.
-kendisinin toparlarsak bel sorunu oldugu için yıllardır spora ve sıcak suya gider (izmiri bilen bilir termali mevcut)
-yazlıgı sattıktan sonra Türkiye turu yaptı. Yani adam 30yasından beri bizi de alırdı hop gezerdik her yeri sadece Karadeniz kalmıstı onun için onu yaptılar annemle.
-Yazlıgı sattıktan sonra bi kac yaz değişik yerlerde tatil yaptılar
-bu yaz Yunan adalarını kesfediyordu
-ve son olarak ingilizce kursuna basladı. 8 ekimde hayırlısıyla baslıyor.

28 yıllık emekli hayatında daha baska ne yapmıstır hatrlamadıgım seyler olabilir.
0
fıytfıyt
(04.10.16)
(15)

kadınlar sorum size - pms

çakıstes
bu pms illetiyle nasıl başa çıkıyorsunuz?ben kendimi telkin etmeye çalışıyorum "bak çakıs, bu da geçecek, hormonların seninle oyun oynuyor buna alet olma, ona istediğini verme sakin ol.." falan gibi. her şey, herkes üstüme üstüme geliyor ama. siz ne yapıyorsunuz bu durumda?
bu pms illetiyle nasıl başa çıkıyorsunuz?

ben kendimi telkin etmeye çalışıyorum "bak çakıs, bu da geçecek, hormonların seninle oyun oynuyor buna alet olma, ona istediğini verme sakin ol.." falan gibi. her şey, herkes üstüme üstüme geliyor ama. siz ne yapıyorsunuz bu durumda?
0
çakıstes
(04.10.16)
bende şöyle cereyan ediyor,

/yak yak yak her yeri yak burnundan solu gözler dön dön dön kır kalp kır daha çok kır ağla ağla ağla rafta duran oyuncağa bunla senelerdir oynamadım diye ağla repeat x3.

iki gün sonra aa meğer pmsmiş. pmsin olayı zaten hormonal değişiklik gibi gelmemesi, her şeyin korkunç can sıkıcı şekilde gerçek ve sinsi gelmesi değil mi ya, öyle telkin melkin sökmez bence.
0
evde liyakat kalmamis
(04.10.16)
Ben o doneme yakin kafein tuketimini kesiyorum. Cunku kafein pms'in belirtilerini siddetlendiriyormus. Bunu yerine kiraz sapi cayi iciyorum cok rahatlatiyor ve uyumami kolaylastiriyor.
0
neferkitty
(04.10.16)
@evde liyakat kalmamış, ben artık birkaç aydır alarm kurmuş gibi takip ediyorum "geliyor" diye. çünkü fazla kırıp döküyorum. telkinle kendime değil de başkalarına atacağım tripleri bir nebze engelleyebiliyorum. ama bana daha çok yansıyor tabii.
0
🌸çakıstes
(04.10.16)
Ben malesef eşime yükleniyorum. O da pek takmıyor.
0
petekpare
(04.10.16)
hmm, eğer anlattığınız gibiyse belki hani genel olarak duygu durumunuzu stabil hale getirmek; daha keyifli daha mutlu biri olmak, bunun için çaba göstermek bir nebze engeller bence. ben bahsettiğim durumu eskiden sürekli yaşamama rağmen artık birkaç ayda bir bazı aksilikler üst üste binince yaşıyorum mesela. çünkü olumsuz düşünebileceğim, bana negatif yansıyan şeyleri hayatımdan çıkardım, tavsiye ediyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(04.10.16)
bende olmuyor böyle ya siz ne yiyip ne içiyorsunuz?
ben hafif tripli oluyorum. sevgilim de "pms misin sen? taam gel seviyim" diyor. o kadar anlaşılıyor ama öyle kırıp dökmeler, kalp kırmalar, zırıl zırıl ağlamalar yok.
ağrınız çok oluyor mu? benim ağrım çok az oluyor. ondan kaynaklanıyor olabilir.
0
matilda
(04.10.16)
Benim herkese gıcık olma durumum oluyor. Hislerimi insanlara belli etmiyorum, pms geçince de zaten gıcık olmakta hatalı olanın kendim olduğunu anlıyorum geçiyor :)
0
lcha
(04.10.16)
kadınlara sormuşsun ama ben de dertliyim arkadaş!

hayır anlamadığım şu, bak sen de ne güzel demişsin "bak çakıs, hormonlar seninle oyun oynuyor buna alet olma" diye...

bunu biliyorsunuz, abarttığınızın farkındasınız ama buna engel olamıyorsunuz. tamam, duygusallaşın kabul, reklamlara falan da ağlayın, o da kabul. ama neden saçma sapan sebeplerle etrafınızdaki insanları kırıyorsunuz arkadaş?
0
lordoz
(04.10.16)
Ben hiçbir şey yapamıyorum o durumda. Elim kolum bağlı çaresizce geçmesini bekliyorum. Kendimi ne kadar ikna etmeye çalışırsam çalışayım kar etmiyor, o dönemde bambaşka bir insana dönüşmemi engelleyemiyorum.
0
köstebek kurabiye
(04.10.16)
@lordoz
kimse bilerek isteyerek birini kırmıyor zaten, ayrıca o anda mantıklı gelebiliyor yaptığın hareket ya da verdiğin tepki - tüm dünya sana karşıymış gibi hissedebiliyorsun ya da normalde kırılmayacağın bir olaya kalbin çok kırılabiliyor ve tepkin de buna göre yoğun oluyor. memnun olmuyorsun sen de bu halinden ancak elinden gelmiyor işte. insanlar lohusa dönemlerinde intiharın eşiğinden dönüyor.
0
kassiopeia
(04.10.16)
Ben cok sert ve ters olabiliyorum ama oyle aglama, uzulme gibi seyler olmuyor. Sadece sinirli oluyorum :D

O kadar :D
0
kuehles blondes
(04.10.16)
zamanında çok çekerdim bu pms'ten.
her şeye ağlayan, psikolojisi bozuk, abartan falan bir insana dönüşürdüm.
her şeye sinirlenirdim.

düzenli meditasyon yaparsanız düzeliyor.
0
blatta hiberna
(04.10.16)
bu konuda şuna inanıyorum. bu doğanın bir parçası. kadınlar bununla kadınlar. anlayış önemli sadece. o yüzden uçlaştırılması itiyor beni. yani ne her durumda "ee o pms döneminde" diyip "aman dokunma, aman alttan al, aman her dediğine evet de" gibi bir üst-özenme hali gerektiriyor, ne de "yemişim pms'yi, bana ne" diyecek kadar bencillik. ikisi de gözümde aynı yerde. pms'li diye normalden çok daha hassaslık gösterecek kadar prenses gibi görmek de haksızlık, bazı şeylerde alttan alamayacak kadar katı olmak, akışkan olamamak da... kısacası bunu "silah" olarak kullananları gördüğümde itiyor beni. gerçi seksi de ödüllendirme olarak görenler de hayatını buna göre şekillendirip, kendilerini özel hissedenler de aynı şekilde itiyor.
0
matrix
(04.10.16)
Geçmesini bekliyorum ve mümkünse önemli günleri o tarihlere denk getirmemeye çalışıyorum, kendime mantıkla hissettiğim olumsuz duyguların geçici olduğunu hatırlatıyorum sürekli ama yine de dünyanın sonu gelmiş gibi hissetmeme engel olamıyorum.
0
Gı
(04.10.16)
uzun zamandır kuzenime kılım, dün aslında çok da büyütülmeyecek bi durumdan kavga çıkarıp kızla muhabbeti bitirdim, pms olmasaydı o olaya tepki vermezdim o kadar . gerçi iyi de oldu ya. ben kırıp döküyorum sonra da kedi oluyorum özellikle de sevgilime
0
aslmtn
(04.10.16)
(18)

Zenginler o kadar parayı ne yapıyor?

:)
Şimdi ben belki görmemişlikten soruyorum bilemedim, ama mesela böyle zengin insanlar sürekli daha zengin olmaya çalışıyor ya, o kadar parayı ne yapacaklar?Yemek desen 3 öğün, bizim yediklerimizden çok mu farklı oluyor yedikleri içtikleri? Sürekli tatil mi yapacaklar? Zengin olan var mı aramızda, bir
Şimdi ben belki görmemişlikten soruyorum bilemedim, ama mesela böyle zengin insanlar sürekli daha zengin olmaya çalışıyor ya, o kadar parayı ne yapacaklar?Yemek desen 3 öğün, bizim yediklerimizden çok mu farklı oluyor yedikleri içtikleri? Sürekli tatil mi yapacaklar? Zengin olan var mı aramızda, biri anlatsın hayat über çok para olunca çok farklı mı, anlatın güzel mi oralar:) Valla meraktan.
0
:)
(04.10.16)
1 milyon liralik yatin vardir, marinada yanindaki yat 5milyondur onu almak istersin. Kaldi ki hazira dag dayanmaz, isler yolunda gidiyorsa neden devam etmesin ki? Ege'de bir kasabaya mi yerlessin?
0
fakyoras
(04.10.16)
bodrumda yeni acilan beachlerden biri, ton balikli makarna 350TL
0
enaz3kedi
(04.10.16)
Bir şeylere "sahip" oldukça kaybetme "korku"su artar. Ne kadar çok mal/para/herhangi düşkün olunan bir şey o kadar çok korku. Evlat da sosyal çevre de makam mevki de güzellik de başarı da dahil. Fakat her birinin birer sınırı var ve bu sınırı bence hem kişinin öz yapısı hem de ailede verilen eğitim/terbiye belirliyor. Zaten hayat da bu sınırların sınanması ve doğruya doğru yeniden eğitilmek süreci.

Yani paran arttıkça yoksun kalma korkun artar. Mevzu bu.
0
yaren
(04.10.16)
yaren +1.

bir süre sonra kazandığın para ile ihtiyaçlarının bağlantısı kopuyor ve sen sadece varolanı kaybedeceğin korkusuyla yanıp tutuşan bir deliye dönüşüyorsun.

moliere'in cimri'sini semaver kumpanya oynuyordu, izlemenizi tavsiye ederim.
0
dahili meddah
(04.10.16)
zevkler değişiyor.
mesela koleksiyoner oluyorsun, tablolara heykellere milyon dolar ödüyorsun.
özel jet alıyorsun.
0
cedex
(04.10.16)
Sen zenginleştikçe bir zamanlar ihtiyaç duymadığın, istemediğin ya da istemediğine kendini inandırdığın şeylere para harcamaya başlıyorsun.

Örneğin:

- daha güzel sitelere, evlere taşınıyorsun. Hop aidat arttı, vergiler arttı, banka kredisi. Ben mesela zengin olsam moda bomonti'deki denizin dibindeki dairelerden bi dubleks alırım. Ömrümü en az 10 yıl uzatıp, yaşam kalitemi yükseltir.

- Yarım saat otobüs bekleyeyim, inince aktarma için koşayım" demiyorsun. Lüks arabana binip gidiyorsun. Hop otopark parası, vergisi sigortası, bakımı, yakıtı, kredisi geldi

- Evinde daha çok eşya oluyor. Dur kombiyi, kaloriferi yakmayayım demiyorsun. "eeh yeter lan hesaplı internet" deyip çok yüksek ya da hiç AKKlı yüksek hızda internet alıyorsun, telefon hattında artık daha bol GB ve konuşma süreli paketlerin oluyor. Ne oldu? Fatura da coştu.

- daha kaliteli ürünler Ve kıyafetler aldın. Yemeğini alırken 400gr bonfile alıp haftayı kapatmadın. Doya doya yiyebiliyorsun. Yemek alacağın zaman da alkol alacağın zaman da daha kaliteli ve daha pahalı ürünleri alabiliyorsun. bak temel giderler de coştu.

Gördüğün gibi daha yat, yazlık, uçak almadan, hafta sonları yurt dışı kaçamakları, pahalı saatler, pahalı restoranlar, biç kılablar olmadan oransal olarak senin benim gibi 3-4 bin kazananlar kadar gideri oldu. Yani öyle muazzam paralar artmadı. Bu paragrafın ilk cümlesindekileri ve yukaridakilerin daha iyilerini yapması gerekiyorsa daha çok kazanması lazım.

Yani şimdi cüzdana bakıp, gerek fukara avuntusu olarak gerek de bilinçaltı olarak ihtiyacımızın olmadığına ve onu istemediğimize (kendimizi) inan(dır)dığımız şeylerin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Yani ben zengin olursam yukarıdakiler benim hedeflerim.

Bak daha bunun aile olmak ve eşin, çocuğun giderleri, özel okulları falan var.
0
nawar
(04.10.16)
Ne kadar kazanırsan o kadar da harcaman oluyor.
Zevklerin değişiyor, isteklerin artıyor.

Şimdi bile maaşın ikiye katlansa alışveriş yaptığın mağazaları bir bir değiştirmeye başlarsın, daha çok harcamaya başlarsın ve yarısıyla gül gibi geçinirken iki katı yetmez olur.
0
mutekebbir
(04.10.16)
Zengin degilim. Ama su an kazandigimin 150 katini kazansam yine de harcayacak yer bulurum. Hic sikinti degil. Hayat guzel, yapacak cok sey var.
0
stavro
(04.10.16)
herkes harcamaya odaklanmış da, zenginler kazandıklarını oransal olarak fakirlerden daha az harcıyor gerçekte. 350 TL'ye makarna yiyen anca 30 yaş altı serseriler olur. holding sahiplerinin o parayı birden fazla vereceğine inanmıyorum.

zengin adam yatırım yapar. 5 evi varsa 5 tane daha alır. BIST'te 10 mio TL hissesi varsa gider 10 mio da Dow Jones'dan alır. fabrikası varsa makinelerin sayısını artırır.

her kazanılan para ferrariye gitmiyor yani.

sonra "Istanbulda 1 milyondan ucuz düzgün ev yok, kim alıyor bunları" deniyor ya, işte o zenginler alıyor üçer beşer.
0
507
(04.10.16)
Bahsedilen tanıma uyan kuzenim var kendisi halamın oğlu oluyor, Türkiye de iyi bilinen zincir marketlerden birinin sahibi. Yani şu an işi gücü bıraksa 10 nesil sonrasına yetecek maddi gücü var. Ben kendisini küçükken gördüm bi kere, bi daha da görmedim. Burada yazılanlar gibi lüks harcamaları yok yani bir şaraba gidipte 10bin asla vermez, harcadığı her kuruşun hesabını tutar. Sabah 6 da çıkıp gece 12 de eve gelir ve senede en fazla 1 hafta tatil yapar.
0
mirty
(04.10.16)
bazısı gerçekten çalışmayı, başarmayı seviyor.
bazısı paranın verdiği gücü, yönetmeyi seviyor.
bazısı manyak para sever oluyor. yemediği gibi çocuklarına da yedirmiyor. (böyle bir akrabam var)
0
supermatik
(04.10.16)
çok zengin olsaydım bile içimdeki fakirlik korkusunu atamazdım. bence onların içinde de var bu korku. o yüzden biriktiriyorlar.
0
uzman pratisyen
(04.10.16)
parası olanların bazıları o parayı kaybetme korkusuna sahiptir, o doğru.
çünkü parayla var olduklarını düşünürler.
onun nedeni, içlerindeki güven ve eksikliğini parayla kapatmaya çalışmak.
ama hayatta herkes parası olsun ya da olmasın, korkudan işlemez.
bu apayrı bir konu zaten.

normal şartlarda paran varken daha fazlasını kazanmayı istemek, parayla direkt ilgili değil.
"daha çok para kazanayım!" hevesiyle, paraya odaklı çalışmıyor insanlar.
herkes gibi onların da bir işleri ya da çalışmakta olan bir şirketleri var ve bu düzeni devam ettiriyorlar.
kazandıkları para da yanlarına kâr kalıyor.

bunun yanı sıra, çok para kazanabilmek için çok insana para kazandırmak gerekir.
başkalarına para kazandırıyorsanız veya maaş veriyorsanız, o insanların sorumluluğu üstünüzde oluyor.
bu, devam etmeniz için çok önemli bir etken.

yani çok para kazanmak veya çok para sahibi olmak, aslında sadece parayla ilgili bir şey değil.
çünkü para, hayatın içinde manevra yapabilme kabiliyetidir.
yani ne kadar paran varsa, hayatını ona göre, o kadar şekillendirebilirsin.

bunun yanı sıra, girdiğin/bulunduğun çevreler ve o çevrelerin standartları her sosyal ortamdaki gibi önemli oluyor.
mesele "para para para" değil.

sen arkadaşlarınla nasıl hafta sonları taksim'e gidiyorsan, o da (mesela) bilmemne adasına gidiyor.

parası olmayan insanlar günlük hayatlarını daha çok paraya endeksli yaşıyorlar.
dolayısıyla daha çok paraya göre hareket ediyorlar, para düşünüyorlar.
parası olan insan ne yediğinin, ne içtiğinin, hangi vasıtayla gittiğinin ayrıntısına takılmadan, sadece istediği şeye odaklanabiliyor.
nasıl olduğuna takılmama lüksüne sahip.

bu da enerjisel anlamda isteklerine daha kolay ulaşmasına yardımcı oluyor zaten.
asıl kilit nokta bu.
0
blatta hiberna
(04.10.16)
@nohut buradaki mevzu yedigin seyin tadi degil statu meselesi. makarnaya 350tl verebilecek olanlarin takildigi bir mekan. ayni sosyal katmandaki insanlar bir arada.
0
enaz3kedi
(04.10.16)
bi yerden sonra puan usulü, bilgisayar oyununda level'i geçmeye rağmen daha yüksek puan almaya kasan insanlar gibi düşün.
0
hypervaskulerdondurucu
(04.10.16)
ihtiyaçlar sınırsızdır. sana göre ihtiyaç olmayan bir şey o adama göre ihtiyaç olabilir.
0
nickini degistiren yazar
(04.10.16)
Çok paran olunca harcamaların da artıyor. Tek kalemde ödediğin miktarlar artıyor örneğin.
0
bigbadabum
(04.10.16)
zengin olmak var zengin olmak var.

surekli sabut bir gelirin varsa ve sen emek harcamasan da bunun durma ihtimali yoksa, bu cok iyi bir durumdur.

ama zengin olmanin sebebi kopekler gibi calismak ise ve calismaz isen bu bir zaman sonra sona erecek ise, nirnal calisandan pek farki yoktur bu insanin. yine gelir gider hesaplari yapip duruyordur.
0
scars dont fade
(19.10.16)
(20)

Siz nasıl seviyorsunuz?

pomknos
öncelikle soru başlıkta sayılır. Aslında sayılmaz, toparlayamadım.Sözlükte (bkz: birini çok sevmek/@admiral) entrysini okuyunca çok hoşuma gitti. "birini kendini severcesine sevmek."Siz nasıl seviyorsunuz?
öncelikle soru başlıkta sayılır. Aslında sayılmaz, toparlayamadım.

Sözlükte (bkz: birini çok sevmek/@admiral) entrysini okuyunca çok hoşuma gitti.

"birini kendini severcesine sevmek."

Siz nasıl seviyorsunuz?
0
pomknos
(04.10.16)
Trip yapacak kadar cok sevebiliyorum. Normalde pek ugrasmam trip filan. he yav he he der gecerim. Trip atiyorsam bu onemli bir gostergedir. ha tabi tatsizlikla sonuclanan triplet degil bunlar :)
0
kuehles blondes
(04.10.16)
Sevdim mi cidden fazla seviyorum. Ters bir hareket görünce anında soğuyorum. Fazla sevgi iyi bir şey değil. Kimse bir başkasını kendinden çok sevmemeli.
0
dissendium
(04.10.16)
sağlıklı bir sevgim yok. çok ' bağlanıyorum' bence.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(04.10.16)
yuvalanantencereninkapagi +1

cok baglanip kendime/hayatima zarar verecek duruma gelen sevgi turu. saglikli olmayanindan.
0
qazaqwsx
(04.10.16)
Kendimden çok severim, kendimden çok düşünürüm.
0
piremses
(04.10.16)
çok fedakarımdır. yemem yediririm içmem içiririm. mutlu etmek için herşeyi yaparım. kendimden çok severim. daha çok anne gibi olurum. ama bir yanlışını gördüğümde anında vazgeçer soğurum. kimse için uzun süreli üzülmem acı çekmem
0
jonestown
(04.10.16)
Manyak gibi severim. Kendimden cok severim. Ya ben sevme duygusunun kendisini cok seviyorum.
0
rayde
(04.10.16)
sevdiğim kişinin gönlünü hoş etmek için türlü türlü şeyler yaparım ama içimden sevgi derecesini hiç öyle kendimle bir ya da kendimden üstün tutmam. önemli olan benim çünkü. yanlış anlaşılmasın bencil değilim kimseye o derece güvenemiyorum sadece. 6 yıllık evliyim, eşimi çok seviyorum ama yarın çıkıp gitse hiç öyle öldüm bittim olmam yoluma bakarım kendime bakarım.
0
yue
(04.10.16)
gözünün içine bakarım, mutlu etmek için her şeyi yaparım, o düşünmeden ben düşünürüm.
şımartmaya çok meyilliyim, o yüzden hep kendimle savaşırım kontrol altında kalmak için.

sevgiden dolup taşarım resmen, ama artık böyle hissetsem de belli etmeme ya da dizginleme ihtimalim yüksek.
0
blatta hiberna
(04.10.16)
Sevemiyorum.
0
arnold schwarzeneger
(04.10.16)
tam aidiyet anlayışında seviyorum. güniçi sırf onun varlık bilgisi bile keyif verebilecek şekilde. tabi katı olmamak kaydıyla. nasıl desem su gibi sevmek. akışkan. ilişkiyi bembeyaz bir duvar gibi algılayıp, en ufak bir toz parçasında "lanetler olsun" diyecek gibi mükemmelliyetçi olmamak kaydıyla. referans noktalarım olur "karşılıklı seviyor-seviliyor olmak" gibi. öyle "toz" anlarında o referans noktalarına odaklanırım. pire için yorgan yakmam. iskambil kağıtlarından oluşmuş gibi en ufak bir esintide yıkılacak bir şekilde görmem ilişkiyi. ağaç gibi görürüm. yeri gelir o ağaç rüzgarlarla sallanabilir, yaprak dökebilir ama referans noktalarından ve de minnet duygusundan beslenen kökünden dolayı er geç kendine gelir, yeniden yeşillenir vs vs..
0
matrix
(04.10.16)
Karşılıksız seviyorum.
0
mandalina kokusu
(04.10.16)
biraz önce bu yazıya denk geldim, ardından da senin duyuruya. Güzel denk geldi.
bunu da seveceksin eğer önceden okumadıysan.

www.uludagsozluk.com


işte tam böyle sevmek lazım da..
Bu devirde böyle sevgi zor.

benim cevabım; sevmesini hiç beceremedim bu zamana kadar. mantığım, duygularımdan önde geliyor.
0
very big cat you.
(04.10.16)
kendimden çok seviyorum, kendimden çok düşünüyorum ve bu çok sağlıksız.
bence de en güzeli hakikaten kendini sevdiğin gibi sevmek.
0
whatyougetiswhatyoudid
(04.10.16)
Aşırı bağlanmak çok saçma. Sonra acısı çok fena çıkıyor. Standart seveceksin. En temizi. Onu kaybetmekten korkacaksın ama o korku seni onun kölesi yapmayacak.
0
Kresto
(04.10.16)
Normal. Şiirsel cümlelerle anlatılmayacak kadar standart diyeyim. Romantik olmaktan ziyade, aklı başında bir şekilde.
0
peggy
(04.10.16)
ben de kimseyi sevemiyorum, yani böyle bir şeye ihtiyaç duymuyorum. sadece mantığım ile hareket ettiğimden dolayı sanırım.
hayatta tecrübeler kazandıkça aşk, sevgi gibi duygular çok manasızlaşıyor.
0
hakim oynayin dedi
(04.10.16)
Hoyrat severim.
0
bigbadabum
(04.10.16)
bir şey paylaşırken daha büyük veya daha lezzetli kısmı ona veriyorum farkında olmadan. bunun aynısı bir de kardeşimde oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(04.10.16)
Sevmiyorum.

Yani tabii, sempati beslediğim bazı insanlar oluyor arada ama kimseyi yana yakıla sevmedim ben şu ana kadar. Ben herkesten ve her şeyden önce geliyorum.
0
köstebek kurabiye
(04.10.16)
(11)

20 küsur yasına gelip hala aktif ve düzenli bir cinsel hayatı olmamak

yuvarlanantencereninkapagi
bazen siz de buna üzülüyor musunuz? her yaşta alacağımız zevk farklı olabilir. bir şeyi 20 yaşında yaşamakla 25 yasında ya da farklı bir yaşta yaşamak, hissetmek tamamen farklı seyler. bir sürecin kaçması gibi. ve birtakım zevkleri kaçırmak.23edit: burda ' sevişemiyor' olmaktan sikayet edilmemekte.
bazen siz de buna üzülüyor musunuz? her yaşta alacağımız zevk farklı olabilir. bir şeyi 20 yaşında yaşamakla 25 yasında ya da farklı bir yaşta yaşamak, hissetmek tamamen farklı seyler. bir sürecin kaçması gibi. ve birtakım zevkleri kaçırmak.

23

edit: burda ' sevişemiyor' olmaktan sikayet edilmemekte. fark ettiyseniz ' off sevismedim bunca zaman boşa gitti' demiyorum. genel olarak süreklilikten ve böyle bir olamamazlıktan, olmamışlıktan söz ettim.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(03.10.16)
Şans sebep oluyor buna. Türkiye'de değil de Arjantin'de doğmuş olsaydık ergenliğe girer girmez seks hayatımız da başlayacaktı. Bu durumda bazı "zevklere" hiç çaba harcamadan, doğal bir şekilde ulaşabilecektik. Ama Arjantin'de doğmak her konuda avantajlı olacağımız anlamına gelmeyebilir. Nasıl ki 20'li yaşlarda seks yapmak hayatın eğlence kısmıysa 30 yaşında işe güce sahip olmak da başka bir zevktir. Belki orada doğsaydık geri kalmışlık nedeniyle üniversite okuyamayacak ve istediğimiz mesleği yapamayacaktık. Bu açıdan bakıldığında her yaşın her zevkine her ortamda sahip olmak mümkün değil. Çok takmamak gerek onun için.
0
dissendium
(04.10.16)
20 kaç küsür? 21 de 20 küsür 29 da. 21 ise çok da şaapmamak lazım. 29 ise tehlikenin farkına varmak lazım.
0
cekilmis gayfe
(04.10.16)
kadın olsam üzülürüm. çünkü cinselliğe erişimi iki dudağının arasında, tipinin falan hiçbir önemi yok. erkeklerin ise uğraşması lazım. o yüzden bi süre cinsel ilişki yaşamadığımda yıkılmıyorum.
0
jangbogo
(04.10.16)
akışına bırak.. kafanda büyüttükçe kendinle sorunların başlayacak yoksa. Kimseyle hiçbir şeyle kıyaslama kendini bir kere..yarış mı bu? Kendi yoluna bak olur oluyor. ya sadece bu konuda değil genel olarakta aynı zaman da..
0
qazaqwsx
(04.10.16)
Senede bir sevişmeye calış :)
0
fıytfıyt
(04.10.16)
Başka dünya nimetleri için de böyle düşünüyor musun?:D
0
piremses
(04.10.16)
aktif ve düzenli bir cinsel hayatı olmamak değil de herhangi biri tarafından istenmemek olsun, herhangi biri için önemli olmamak olsun bunlar biraz canımı sıkmıyor değil. seks kısmı bunlar kadar canımı sıkmıyor çünkü öyle ya da böyle seks yerine göre satın alınabilecek bir şey. kendini düşün, parasını verip her 4 günde bir jigolo emiklesen "düzenli cinsel hayatım var" mı diyeceksin? istediğin şey yalnızca cinsellik mi? bence değil. beni arzulamayan, benimle olmaktan keyif almayan, beni düşünmeyen biriyle yaptığım seksten ben tatmin olmam açıkçası. aksine, kendimi çok acınası ve kötü hissederim.

yine de yaş konusuna çok takılma derim, benim de kafamdaki bazı düşünceler için "en geç 18'imde gerçekleştirebilirim, sonra ne tadı ne de anlamı kalır" diye bir fikrim vardı ama şu an 22'yim ve gerçekleşseler aynı hazzı olmasa bile temiz bi %90'ını alırım diye düşünüyorum. ne olursa olsun, insan en çok içinde bulunduğu ve en canlı olduğu andan mutluluk duyuyor. evet belki bunu 23 yaşında yapabilmiş olmak daha iyi ama emin ol aktif ve düzenli cinsel hayatın 37 yaşında başlasa, 23 değil de 37 yaşında mutlu olursun. belki çok şey kaybetmişsindir, belki hiçbir şey. onu asla bilemeyiz. önemli olan, var olduğun anda mutlu olmak değil mi ama? sonuç olarak, 23 yaşında cinsel ilişkinin olmasını, o an 23 yaşında olduğun için istemiyor musun?

o yüzden çok şeyapma, zaten bakmışsın ararken ölmüşüz.

*keeps fapping furiously*
0
der meister
(04.10.16)
Olamamak bir şeyler ifade ediyor bu devirde. Olmamak bir tercih ise ayrı.
0
arnold schwarzeneger
(04.10.16)
hayatı çok kurcalamamak lazım.
her şey farklı yaşlardayken farklı oluyor, evet.
ama bazen 23'ünde anlamadığın şeyi 28'inde anlar oluyorsun.
25'inde sevmediğin şeyi 30'unda sevmeye başlıyorsun.
20'nde "asla olmaz" dediğin şeylere 27'inde "mantıklı aslında" diyorsun.

yani o fark her zaman "daha güzel" olduğu anlamına gelmiyor.
herkes hayatında neyi ne zaman yaşamalıysa o zaman yaşıyor.
çünkü ancak o zaman yaşadığı şeyi "anlıyor".
o yüzden hayata biraz güvenmek lazım.
bir şeyleri kaçırmış olma hissi, bu anı yaşamanıza engel olur.
geçmişe takılıp kalırsınız.
0
blatta hiberna
(04.10.16)
kadınları bilmiyorum da erkeklerde sevişememek depresyon kaynağı.
0
nickini degistiren yazar
(04.10.16)
ben "yaşa" inanmam. 365 günlük insan icadı bir periyotla sınıflandırma yapma şeysi absürt geliyor. hayat akan giden bir şey. aralıkta 23 olan insan ile ocak'ta 24 arasında nasıl bir fark olabilir ki hani. kaldı ki tüm 30'lar aynı bile diyemeyiz mesela. "yaş" konusu tamamen göreceli bir şey yani uçlaştırmamak şartıyla. yoksa elbette 50 yaşındaki biri ile 20 yaşındaki aynı değil.

cinselliğin de sonu yok. atıyorum ömrünüzde 100 cinsellik yaşamış olmakla 120 tane yaşamak arasında ne fark var ki? "kaç kere yaşamış olmak isterdiniz" sorusuna kim ne cevap verebilir ki? açgözlülük ile haşır neşir olan bir konu bu.

yalnız sultanahmet gibi yerlerde dolaşırken türk insanı ile yabancıları şöyle bir kıyasladığımda onların üzerinde ayrı, özel bir ton olduğunu farkediyorum hep. daha rahat gibiler, daha akışkan. bunun da sebebi (tek sebebi demiyorum ama) bir şekilde cinselliği türklere göre daha uygun koşullarda yaşamalarıymış gibi geliyor. türk insanının üzerinde bunun bir gerginliğini taşıma hali var hep. yeterince "rahatlayamadıkları" için oluşmuş bir gerginlik kabuğu gibi. katmanlı, matematiksel mevzular tabi bunlar.
0
matrix
(04.10.16)
(17)

Zevk olayı

basubadelmevt
Sizce hangi taraf daha cok zevk alıyordur iliskiden? Erkek mi kadın mı?Bahsettigim iliski türü cinsel olan.Okudugunuz ettiginiz bisiler var mı bununla ilgili. Yorumları beklerim. Hayır,kendime taraf secmicem cok zekiler:)
Sizce hangi taraf daha cok zevk alıyordur iliskiden? Erkek mi kadın mı?Bahsettigim iliski türü cinsel olan.Okudugunuz ettiginiz bisiler var mı bununla ilgili. Yorumları beklerim. Hayır,kendime taraf secmicem cok zekiler:)
0
basubadelmevt
(03.10.16)
bence kadın, orgazm hormonlarla ilgili birşey ve bundan alınan keyif eşit bile olsa kadınlarda arka arkaya olabiliyorlar. biz olamıyoruz (ya da en azından ben olamıyorum, aramızda olan illa vardır yerseniz)

onun dışında hiç titreyerek boşalan bir adama denk gelmedim (allah getirmesin) yani hiç şantiyede bile böyle hikayeler dinlemedim (neler anlatıyorlar aklınız almaz) ama titreyerek orgazm olan kadına denk geldim(ben bakirim, yani bi' arkadaşım anlatmıştı)
0
mete kudur
(03.10.16)
kadınlar daha fazla alıyordur, ama erkeklere kıyasla baya zor oluyor diye biliyorum.
yani uygun şartların bi kadın için oluşması daha zor, ama olduğunda daha fazla zevk alıyordur.

titreyerek boşalma olayı da kellere özgü diye biliyorum. kel arkadaşlar da normalden uzun yaşıyolar.
0
aydogank
(03.10.16)
Kadın 7-8 kat daha fazla zevk alıyor diyorlar bilimselmiş
0
limoncello
(03.10.16)
Bence kadınlar alıyordur. Bizim sistem sık tekrarlara uygun değil.
0
dissendium
(03.10.16)
ikisinin süresi farklı değil mi? Kadınınki daha kısa sürüyor galiba. E bu da algıyı etkiler?
0
neynep
(03.10.16)
serçe parmağını kulağına sok deli gibi kaşı. kulağın mı parmağın mı daha çok zevk aldı?
0
a r a m i s
(03.10.16)
Kadın, çok net:( erkeğim
0
benaslindayohum
(03.10.16)
neyle ölceceksin bu daha cok zevk alma isini merak ettim. orgazmi zevk almanın dorugu olarak düsünürsen, kadinlar acik ara önde. erkek bir sonraki icin beklemek zorunda, kadinlar arka arkaya defalarca orgazm olabiliyor. ama kadina zevk almanın günah oldugu, ancak orospuların zevk alacagi ögretilmis, bu nedenle kadinin beyninde daha cok bariyer var. bu sebeple de alacagi varsa da, almiyor zevk mevk.
0
thewizardofearthsea
(03.10.16)
Kadın orgazm olabilirse zevk alır ama çok büyük çoğunlukla orgazm olmuyor Türk kadını, o yüzden bence yanlış genelliyorsunuz. Ülkemizde zevk erkeğe mahsus.
0
yaren
(03.10.16)
kadın orgazmı erkeğinki gibi anlık gelişmiyor. kadın orgazmı bir süreç erkeğin aldığı zevk ise seksin süresiyle sınırlı. kadınlar orgazmı tarif ederken gözlerinin karardığından, dünyadan soyutlandıklarından falan bahsediyorlar. şimdi eğri oturup doğru konuşalım hiçbir erkek kendi boşalmasını böyle tarif etmez. hiçbirimiz boşalırken kadınlar gibi kendimizi kaybetmiyoruz.
0
jurgen windcaller
(03.10.16)
Kadının orgazm olma potansiyeli erkekten kat kat daha fazla, bilimsel olarak ispatlanmış da. Ha Türkiye'de erkeğin 10'da 1'i kadar falan orgazm oluyorlardır. Sevişmek=erkeğin ihtiyaçlarını gidermesi çünkü.
0
kingdom of rust
(03.10.16)
sünnet denen gereksiz operasyon yüzünden türk erkekleri zevk falan almıyor. bütün sinirler köreliyor çünkü hassas noktadaki.
0
tughan
(04.10.16)
Kadın tabularını yıkıp vücudunu tanırsa, potansiyeline erişirse onun aldığı zevkin onda birini bile alamayız. Kadın zincirleme orgazm olur, dakikalarca kasılması sürer. Erkek fırt diye gelir, ve seksin psikolojik hazzını bir kenara bırakacak olursak, erkeğin seksten aldığı fiziksel haz maalesef boşalırkenki ve boşaldıktan sonraki birkaç saniyedir. Bu süre kadınlarda daha uzun, üstelik kadınların erojen bölgesinde daha çok sinir ucu var. Yani kadın hep yener.
0
yirmisantim
(04.10.16)
Gençler, erkekler de multi orgazmikler ama ne kadar ihtiyaçları var o tartışılır. Kadın orgrazmı sadece 3 saniyeciktir bilginize!

Alıntı 1.
"kadınlar orgazmı tarif ederken gözlerinin karardığından, dünyadan soyutlandıklarından falan bahsediyorlar. şimdi eğri oturup doğru konuşalım hiçbir erkek kendi boşalmasını böyle tarif etmez. hiçbirimiz boşalırken kadınlar gibi kendimizi kaybetmiyoruz."

Alıntı 2.
"erkeğin seksten aldığı fiziksel haz maalesef boşalırkenki ve boşaldıktan sonraki birkaç saniyedir."

Her yaştan gençler, ergenlikte zannedildiğinin aksine ERKEKTE BOŞALMAK ORGAZM DEĞİLDİR. Birçok erkek hayatında orgazm bile olmamıştır ama oluyorum zanneder.

Kızlar ; Erkek kendi cinselliğini öğrendiğinde kadın bu erkeği genelde kaybetmiş olur. Erkek cinselliği hakkındaki olanca bilgisizliğe rağmen çoğu kadın kocasını orgazm edebildiğini zanneder. Ayrıca erkek tatmini kadın tatmininden zordur. Tatmin eşit değildir orgazm. Orgazm tat almaktır tatmin ise doymaktır.



Erkek boşalmadan da 'defalarca' orgazm olabilir ve bu orgazmlar 3 saniyecik de değildir! Erkekte boşalmak sadece zevkin sonudur noktayı koyar 'zevkin kendisi değildir' dolayısıyla istenmeyendir. Ergenlerde ise başka bir halt bilinmediğinden alternatifsizdir.

Erkeklerin de büyük kısmı aynen kızlar gibi cinselliklerinin farkında olmadıklarını bilmiyorlar. Hatta gördüğüm kadarıyla akıl vereni de bol.

Programın birinde Okan Bayülgen isimli gariban erkek cinselliği hakkında bir iki saçmaladı. Buradan yazmayla uğraşmıyorum şimdilik ama sırası gelecek... Neyse ben bunu en azından cinsellik hakkında bir şeyler biliyor zannederdim ama kültürsüzlüğünün yanında cinsel cehaleti de ağırmış.

Yanında duran adam buna "Hayır bir iki dakika değil her erkekte bir saat süren pompa süresi (orgazm konusundan çıktık) kapasitesi standart olarak mevcut." dedi. Sanırım an itibariyle 45 yaşına gelmiş olan Okancık "Geri çekilerek mi?" diye saf saf sordu. "Hayır aralıksız tek seferde!" cevabıyla yıkıldı. Tek döngüde 6 kadına yetecek süre...

Okancık sanırım programın sonrasında kendini eğitmesi gereken kişilerle uzun sohbetler ve psikolojik tedavisinin ardından erken boşalmasından kurtulmuştur. Türk kadınında da aşırı yaygın bir geç boşalma problemi mevcut ama onlar da bunu bilmiyorlar. Erkek eğitildikten sonra birden fazla probleminizi keşfediyor. Buradan tek tek listelemiyorum.

Her neyse sevgili Okancık bu canlı yayında rezil olma seansının ardından aynı yıl eşinden aman yani karısından boşandı. Yukarı da yazmıştım tekrarlayalım; 1. Erkek kendi cinselliğini öğrendiğinde kadın bu erkeği genelde kaybetmiş olur. 2. Erkek eğitildikten sonra birden fazla probleminizi keşfediyor.

Siz sizinkini kullanmayı öğrendiğinizde eş zamanlı olarak karşınızdakinin de kendininkini (kadınlığını) çalıştıramadığını öğreniyor öğretiliyorsunuz. Buradan da vajinal-klitoral orgazm farkına geliyoruz ve ben bu konuda da yazmayla uğraşmıyorum. Çoğu kişi vajinal orgazm olabildiğini zannediyor. Oysa tek yaptıkları penisi klitorise sürttürerek içeriye almaktan ibaret. Açıyı değiştirerek pompa yapın orgazm olamadıklarını anlayıveriyorlar.

Seksologlar ilk birkaç seansı seksi yanlış bildiğinizi anlatabilmek için harcadıklarını söylüyorlar. Altyapısını vermeden uykulu kafayla öylece karaladım. İki paragraflık siteye kitap yazamam anlamadığınızı anlayın yeter.
0
neotunc
(04.10.16)
tasvir yapmak gerekirse erkekler dışa doğru, kadınlar içe doğru bir çekim/itim tadında orgazm oluyorlar derler.

bu arada buzdağının görünmeyen kısmını da hesap etmek gerek. herkes "kendi yaşadığını" seks sanıyor fakat belki de kadın olsun, erkek olsun asıl hazlardan muaflar. belki de anca kıyısında dolaşıyorlar. bu işin kamasutrası var, tantrik seksi var. taocular seksin kitabını yazmış adamlardır mesela. sırf pozisyon olarak da düşünmemek lazım, onlara saygısızlık olur. kişi kendini eğiterek ve partnerine gerekli özeni göstererek level atlayabilir seks konusunda. bakmayın yani pornoların dikte ettiği fast-food kültürü tadında ilişkilere. ağızlarına extacy atıp seks yaptığını sanan adamlar onlar...
0
matrix
(04.10.16)
Kadınlar tabii ki. Kendini tanıyan, tabuları olmayan bir kadın orgazm olacağını yarim dakika öncesine kadar bile anlayabilir; tüm vücuduyla hisseder.
0
piremses
(04.10.16)
elbette kadınlar.
tartışmaya gerek bile yok.

tabii burada süreci çözebilmek önemli.
kadın kendini tanımıyorsa, neyi ne zaman nasıl yapmaktan hoşlandığını anlayamamışsa, erkeğin yarısı kadar bile bir şey hissetmeyebilir.

kadınlar için orgazm bir süreç, hatta dalgalar halinde gelen bir süreç.
yukarıda da yazılmış, bazen birkaç dakika öncesinden bile hissediyorsun yaklaştığını.
ama kadın için seksin kendisi de bir süreç zaten.
sürekli üstüne koyarak ilerliyorsun, mutlaka yeni bir şeyler çıkıyor.
hisler değişiyor.

seks ve orgazm kadın için ruha daha fazla hitap eden bir şey.
çünkü derinleştikçe, aldığın zevk, sekse bakış açın, seks yapma nedenin, orgazmı yaşama şeklin, bunun için tercih ettiğin/seçtiğin insanlar vs. hepsi değişkenlik gösteriyor.

erkekleri bu açıdan biraz mekanik ve şanssız buluyorum.
0
blatta hiberna
(04.10.16)
(2)

Acil - Kedimin Pembe Kusması

rakunzelll
Selam.Sabahtan beri evde yoktum, eve gelince gördüm ki 3 yaşını yeni bitiren oğlan 4 kere pembe su kusmuş. Dün de mamasını çıkarmıştı, bir şekilde evde bulup yuttuğu 2-3 karışlık kurdelayla birlikte. O uzunlukta bir şeyi nasıl yuttu anlamadım ama onu çıkarırken boğazına zarar vermiş olabilir gibi ge
Selam.

Sabahtan beri evde yoktum, eve gelince gördüm ki 3 yaşını yeni bitiren oğlan 4 kere pembe su kusmuş. Dün de mamasını çıkarmıştı, bir şekilde evde bulup yuttuğu 2-3 karışlık kurdelayla birlikte. O uzunlukta bir şeyi nasıl yuttu anlamadım ama onu çıkarırken boğazına zarar vermiş olabilir gibi geliyor ama bilemiyorum. Gelince bulduğum hiç bir kusmukta mama yok, sadece pembe sıvı. Hafif kanlı mide suyu gibi. Herifin herhangi bir ateşi, davranışlarında bir değişiklik, vs yok ama sık sık su içmek istiyordu geldiğimde, bir de normalden biraz sakin. Gerçi az önce guruldayıp duruyordu kucağımda. Önce temiz su ve sulandırılmış yoğurt verdim ama midesi daha çok bulunabilir midesi dinlensin diye aldım biraz durduktan sonra. Şimdi de uyuyor. Ne yapmam lazım, ne olmuş olabilir, benzer durum yaşayanlar yazsın lütfen.
0
rakunzelll
(02.10.16)
veterinere götürün.
belli ki yuttuğunu çıkaramıyor, tehlikeli bir durum da olabilir.
kediler bu tip durumları çok iyi bastırabildikleri için genelde iş son noktaya gelinceye kadar belli etmezler.
hastalık da değil bu, belli ki bir şey var ve çıkaramıyor.
o yüzden ateşinin falan olmaması normal.
0
blatta hiberna
(02.10.16)
acilen veterinere gidin, yedikleri yüzünden sindirim sisteminde tıkanma olabilir. kusma ve sık su isteği de böbrek yetmezliği de olabilir. kısaca acilen veterinere götürün,
0
oscar
(02.10.16)
(7)

Kedimi box'ına koyamıyorum

whatyougetiswhatyoudid
Aşısı geldi, resmen kutuya koyamadım diye götüremiyorum. daha önce de çok problem çıkarıyordu. Bugün yine denedim ama artık içim parçalandı zorlamadım daha fazla..Napacam ben :(Hadi aşı için Veterineri eve çağırmak bir çözüm ama başka zamanlarda da kutuya koymam gerektiğinde ne yapacağımı bilmiyoru
Aşısı geldi, resmen kutuya koyamadım diye götüremiyorum. daha önce de çok problem çıkarıyordu. Bugün yine denedim ama artık içim parçalandı zorlamadım daha fazla..

Napacam ben :(

Hadi aşı için Veterineri eve çağırmak bir çözüm ama başka zamanlarda da kutuya koymam gerektiğinde ne yapacağımı bilmiyorum

Ne önerirsiniz ?
0
whatyougetiswhatyoudid
(02.10.16)
ben önce boxu banyoya götürüyorum kediye çaktırmadan. sonra bir şekilde kedi banyoya giriyor. bi şekilde boşluğuna getirip sokuveriyorum.

işlemi banyoda yapma sebebim evin geri kalanından çok daha ufak bir alan ve karyola - koltuk altı gibi yerlere girip sinme şansı yok.
0
niphrodel
(02.10.16)
Kundaklar gibi sarabilirsin, öyle koyarsın.

Ya da kutuyu ağzı yukarı gelecek şekilde dik koyup içine tıkıştır kediyi. Ben benimkine öyle yapıyorum.
0
buff
(02.10.16)
kutuyu dik hale getirip koyuyoruz biz de. iki kişi olursanız iş daha kolay olur.
0
hayirsiz
(02.10.16)
Ödül mamasıyla kandırıyoruz biz.
0
physcos physcos
(02.10.16)
kutuyu dik tutacaksın.
kediyi de önce arka ayaklarından sokarak kutunun içine atacaksın.
eğer kutuyu görünce anlayıp kaçıyorsa ya da kucağa gelmiyorsa, kutuyu ona göstermeden hazırla.
kedinin de üzerine havlu at, öyle yakalamaya çalış.
kaleci/kar eldiveni de giymen iyi olabilir.
bir de seri hareket edeceksin.

yalnız aklında olsun, o plastik taşıma kutularının kapılarını benimkilerden ikisi resmen yüklene yüklene açıyor.
eğer agresifleşiyorsa kutunun ağzını kapadıktan sonra bantla her ihtimale karşı.
0
blatta hiberna
(02.10.16)
Blatta +100

Kutuyu dik koy, kediyi koltuklatından tutup üstten yerleştir. Kutuyu gösterme tabi koyana kadar.

Benimkilerden biri de plastik kapağı açabiliyor bu arada, metal kapaklı aldık sonradan.
0
harzem
(02.10.16)
kundak yöntemi iyidir. Başka bir seçenek ön ayakları kavrayıp başını ve ön ayaklarını koyduğunuz zaman çıkma şansı pek olmaz (anatomik yapı nedeniyle-sakin kedilerde işe yarar hırçınlarda denenmesi el sağlığı açısından zararlıdır).
0
tururo
(02.10.16)
(3)

sürme sürerken gözleriniz nasıl açık kalıyor?

tosiba
vallahi çok merak ediyorum, bu nasıl oluyor?toz sürme almıştım geçen. çubuk mu ne var bir tane. acaba çubuk mu acıtıyor da öyle oluyor gözümün altına sürerken. veya ben mi yanlış yerine sürüyorum :) bir de yamuk yamuk sürüyorum. milliyet bunu kalem gibi düz çekiyor. tavsiyelerinizi bekliyorum.teşekk
vallahi çok merak ediyorum, bu nasıl oluyor?

toz sürme almıştım geçen. çubuk mu ne var bir tane. acaba çubuk mu acıtıyor da öyle oluyor gözümün altına sürerken. veya ben mi yanlış yerine sürüyorum :)

bir de yamuk yamuk sürüyorum. milliyet bunu kalem gibi düz çekiyor.

tavsiyelerinizi bekliyorum.
teşekkürler :)

edit: şuna bakar mısınız ya? youtu.be
0
tosiba
(27.09.16)
doğru açıyla tutmayı öğrenirseniz çok kolay.
bir de yavaş değil, doğru açıyı bulup, bir hamlede sürerseniz daha kolay olur.
el alışkanlığı lazım.
0
blatta hiberna
(27.09.16)
toz surme cok guzel duruyor. cubugun acitmamasi lazim ama, benimki cam cubuktu acitmiyordu, cok bastiriyor olabilirsiniz belki? el aliskanligi olursa cok daha rahat cekiliyor, bir arkadasim bir gun oturup defalarca deneyerek el aliskanligi kazandigini soylemisti, vaktiniz ve sabriniz varsa oyle bir sey yapabilirsiniz belki.
0
kassiopeia
(27.09.16)
Çubuğu yan tutup gözü çok sikmamak çubuğu bastirmamak lazım gibi sanki hiç sürmedim ama.
0
hernezıkkımsa
(27.09.16)
(13)

hamilelik çatlaklarına karşı ne kullanabilirim?

kakamelsokoban
bu hafta 3. ayım bitecek, duyduğum kadarıyla 3. ayın bitiminde bu tarz kremlere, yağlara başlanırsa çatlak olayı bir tık daha azaltılabiliyormuş. beyaz ve fazlasıyla hassas tenliyim. çatlak muhtemelen benim için kaçınılmaz, zaten genetik olduğunu biliyorum ama hiçbir şey kullanmadan beklemek de risk
bu hafta 3. ayım bitecek, duyduğum kadarıyla 3. ayın bitiminde bu tarz kremlere, yağlara başlanırsa çatlak olayı bir tık daha azaltılabiliyormuş. beyaz ve fazlasıyla hassas tenliyim. çatlak muhtemelen benim için kaçınılmaz, zaten genetik olduğunu biliyorum ama hiçbir şey kullanmadan beklemek de risk budur demek gibi olacağından en azından 1 2 krem yağ falan süreyim de ben uğraştım olmadı derim diye düşünüyorum.

internetten baktığımda seçenek olarak

1. fındık yağı, kayısı yağı, portakal yağı, badem yağı karıştırıp kendi bakım yağını oluşturmak

2. aktardan kakao yağı kremi almak

3. johnsson's baby oil sürmek

4. lierac krem

5. chicco mama donna krem

6. mustela krem

7. bepanthol krem

8. avent krem gördüm.

bu seçeneklerden birini veya bir kaçını kullanan ve memnun kalanlanlar var mı? tercihim bir krem ve bir yağ seçip birini sabah birini akşam şeklinde uygulamak ancak internetten tek tek yorumlarına bakamadım vakit bulup. önce sizden fikir alayım, sonra diğer yorumlara göre de bir iki tanesini seçer alırım diye düşünüyorum.

cevap verenlere teşekkürler, sevgiler :)
0
kakamelsokoban
(27.09.16)
bu çatlak olayı tamamen genetik. ben de beyaz tenliyim hiçbir krem kullanmadım en ufak bir çatlak oluşmadı ki baya da kilo aldım. bence boşuna masraftan başka bir şey değil bu kremler. krem kullanıp da çatlak içinde olan çok arkadaşım var malesef.
0
sta
(27.09.16)
madecasol krem, hamileyken kullanılıyor mu emin değilim ama en azından doğumdan sonrası için bio oil.

lierac kullandım ben bacaklarım için, o da fena değil ama diğerlerine göre çok pahalı.
0
111111
(27.09.16)
lierac kesinlikle.
denendi, onaylandı.
0
blatta hiberna
(27.09.16)
Lierac +1 Pharmaceris M serisine de bakabilirsin.
0
Lim5
(27.09.16)
arkadasim hindistan cevizi yagi suruyor.
0
jimicik
(27.09.16)
eşim hamileyken rossmann'da satılan yağlardan almıştım, düzenli kullandı. çatlak falan yok. doğal yağlardan yapılıyor yazıyor ve fiyatı diğerlerine göre baya uygun.
0
babilbaligi
(27.09.16)
hepsinden sür, ben hepsinden kullanırım.
0
pinkpeony
(27.09.16)
Eşim badem yağı kullanmıştı hiç bir işe yaramadı
0
delicevat
(27.09.16)
bio oil +1
tanıdığım biri 3. çocuğunu doğurdu ve çok az çatlağı var. olanlar da ilk doğumdan kalanlar. ikinci ve üçüncüde günde 3 kere bio oil kullanmış. şu an bende kilo veriyorum o yüzden çatlak oluşmasın diye kullanıyorum. fiyatı dışında gayet memnunum.
0
you are my lethe
(27.09.16)
yağlı ciltli olanlarda çatlak olmuyor. eğer kuru ciltliyseniz hepsine abanın :)
0
xvyz
(27.09.16)
tanıdığım birinin göbeği sönmüş balon gibi bir diğeri de tertemiz. sönmüş balon olan beyaz tenli diğeri esmer. ben de heralde ten rengiyle ilgili diye düşünmüştüm ama sanırım hiç biri değil sta'nın dediği gibi genetik.
0
for day to break
(27.09.16)
@far, genetik de vardır işin içinde ama hamilelik olmamasına rağmen büyüme evresinde çatlakları olanlar var, misal ben. nedeni aşırı kuru ciltli olmam @xyvz'nin yazdığı gibi yağlı cilt +1
0
pinkpeony
(27.09.16)
%100 shea yağını cream butter olarak satan markalar var. özellikle hamilelik öncesi ve sonrası çatlakları için iyi geldiği eğitimlerde sürekli tekrarlanıyor, böyle çok yoğun avuç içinde falan ezip kullanman gerekiyor. hangi firmalarda var direkt sayamam ama araştırırsan bulabilirsin. en son bath&body works'de görmüştüm.
0
thevalentino
(27.09.16)
(13)

İnternetten kitap alışverişini kolaylaştıran bir web sitesi yaptım

bi sey dicem
Okulda hocanın verdiği okuma listesini kitap sitelerinde ararken neden olmasın deyip bütün fiyatların olduğu bir web sitesi yaptım. Umarım sizin de işinize yarar:http://www.kitapfil.com
Okulda hocanın verdiği okuma listesini kitap sitelerinde ararken neden olmasın deyip bütün fiyatların olduğu bir web sitesi yaptım. Umarım sizin de işinize yarar:

www.kitapfil.com
0
bi sey dicem
(26.09.16)
Cok hos olmus elinize saglik. Proje cok hosuma giti acaba biraz aciklama sansiniz var mi altyapiyi nasil kurdunuz? Dil, framework? Fiyat cekme isini nasil yaptiniz ornegin? Githubda paylassaniz kaynak kodu ne guzel olur :)
0
leben
(26.09.16)
@leben, laravel kullanarak hazırladım, github'ın student pack'inde digitalocean kredisi vardı ondan faydalandım. fiyatlar için de bir bot yazdım, hala dolaşıyor :) açık kaynak yapmayı düşünmüyorum açıkçası, hızlı ve çirkin bir kod oldu, testlerini hazırlarsam belki olabilir.
0
🌸bi sey dicem
(26.09.16)
güzel olmuş ben kitapmetre yi kullanıyorum ama artık burdan bakarız :)
0
gozu acik sevisen yahudi
(26.09.16)
çok güzel olmuş, ellerinize sağlık.
sık kullanılanlara ekledim. :)
0
m e b
(26.09.16)
şahane!
elinize sağlık!
0
blatta hiberna
(26.09.16)
güzel olmuş. elinize sağlık.
ancak bence tasarıma kafa yormanız iyi olur.

* anasayfadaki son eklenenler kalabalığını görmek zorunda olmak hoş değil.
hatta son eklenenler sekmesi hiç olmasa da olur.

* alfabetik yazarlar seçmesi çok gereksiz. arama kısmı zaten bu görevi görmüyor mu?

* popüler neyin popüleri? bu sitede en çok arananların mı?
onun yerine bazı sitelerin-kitapevlerinin en çok satanlarından yola çıkarak bir 'en çok satın alınanlar' sekmesi oluşturmanız.
[ben kod vs. olaylarından anlamam ama bunu derlemek ve bir alegoritma ile sunmak mümkün olsa gerek diye düşünüyorum]

yerinizde olsam tüm sekmeleri kaldırır. anasayfayı boşaltır. arama kutusunu google gibi sayfaya sade bir şekilde ortalardım.
bir tercih olarak 'Kitapfil.com internet kitapçılarını sizin yerinize gezerek istediğiniz kitabı en ucuza nereden alabileceğinizi gösteren bir rehberdir.' yazılabilir. ama zaten bu bilgiyi aşağıya koymayı uygun görmüşsünüz.

* bir de sitenin amacı fiyat kıyaslamak ve analiz edip koymak olduğu için yani kitap satmadığınız için arama yaptıktan sonraki 'benzer kitaplar' bölümü gereksiz duruyor. bırakalım da onu idefix falan yapsın ve kitap satmaya çalışsın. yazarın diğer kitapları mantıklı mesela.

bu gibi törpüler ve sadeleşme ile daha işlevsel bir site haline gelebilir ve tercih edilir olabilir.

not. en altta yer alan Kitapfil.com'dan sonra 'nokta'yı kaldırınız bence :)
0
buak
(26.09.16)
ben çok beğendim. her kitap siparişimde tek tek dr, babil, idefix, kitapyurdu karşılaştırması yaparken yoruluyordum. artık hep kullanacağım. teşekkürler :)
0
ruhen hastayim ben
(26.09.16)
akademik kitaplar da yer alırsa içinde şükela olurmuş, beğendim ben.
0
devilred
(26.09.16)
Çok güzel bir site olmuş. Birde stok durumunu belirtebiliyorsan fevkaladenin fevkinde olur. :)
0
lastdragonborn
(26.09.16)
elinize sağlık süper!
0
sttc
(26.09.16)
Harika! Ellerinize sağlık.
0
empty man
(27.09.16)
pdf vs. gibi ekitap satışı yapan taninmiş sitelerdeki fiyatları da göstererek işi genişletebilirsin.
0
1adam
(27.09.16)
@buak bunlar çok güzel öneriler, hepsini değerlendireceğim, çok teşekkürler
0
🌸bi sey dicem
(27.09.16)
(28)

yuva yıkanın yuvası olmaz?

devilred
yuva yıkanın yuvası olmaz tabirini ne kadar mantıklı buluyorsunuz? evli olan kişi meyletmese o yuva yıkılır mıydı gerçekten de? neden suç üçüncü kişiye -o kişi de kadın olur ekseriyetle- atılıyor hep? bana aşırı ikiyüzlü geliyor bu tutum şahsen.
yuva yıkanın yuvası olmaz tabirini ne kadar mantıklı buluyorsunuz? evli olan kişi meyletmese o yuva yıkılır mıydı gerçekten de? neden suç üçüncü kişiye -o kişi de kadın olur ekseriyetle- atılıyor hep? bana aşırı ikiyüzlü geliyor bu tutum şahsen.
0
devilred
(26.09.16)
yalan bi inanc. iki ornek vereyim. bugun cep arabanin anahtarini kaybettin ve x lira kadar masraf cikti yenisi cikartmak icin. bu duruma hay aklimi sikiyim dedin sustun. diger ornek vapurda bir tane ipad buldun ve sahibini aramaktansa cepe attin. ertesi gunu de arabanin anahtarini kaybettin. hay amk adamin ipadini aldik anahtar gitti karmanin amk dedin.


alakasi yok yani
0
seljax
(26.09.16)
Mantıklı bence. Bugün kaç yıllık eşini bırakıp başkasına giden yarın onu da bırakıp bir başkasına gider. Eğer kişi seviyorum dediği evli kişiyi eşinden ayırırsa kendine çok güvenmemeli bence.
0
yaren
(26.09.16)
Yaren +1
Olay guvenle alakali ucuncu kisinin yaptigiyla alakali degil
0
la noix
(26.09.16)
yuvasını yıkan yuvasını bir daha başkası için yine yıkar mantığı. bkz brad pitt
0
benim adim kerim hepinizi severim
(26.09.16)
kimsenin kimseyi ayırdığı yok işte, ikiyüzlü bulduğum tam da bu.
0
🌸devilred
(26.09.16)
Nesi ikiyüzlü ki? Kişi evliliğini kurtarmak yerine başkasına gitmiş. O başkası buna kancayı takmadı da kendi buldu gittiyse dev ahlaksızmış derim. Ama onun bulmadığı, aksine ona yapışan biri varsa ve onu eşinden ediyorsa bunu lanetler insan yani. Normal.
0
yaren
(26.09.16)
Kadına karma bulduğundan filan değil de @yaren'in dediği gibi adamın karakterinin değişmeyecek olmasından ötürü doğru bir önerme.

(bkz: Acun ılıcalı)

1.yi 2. ile aldattı, 2'yi 3. ile, bakalım sıradaki kim.

senin dediğin de doğru ama aslında söz konusu deyimde ''yuva yıkan'' kişi 3.kişi olarak yansıtılmasa daha doğru olurmuş teknik olarak. Yani sanki 3. kişiye karma vuruyormuş gibi algılanıyor ama aslında @yaren'in dediği gibi oluyor.
0
neferkitty
(26.09.16)
pardon da kim kime kanca takabilir karşıdakinin eğilimi olmasa? bırakmak gerekli bu "ahlaksız kadın, kocamı elimden aldı!!!" tavırlarını. kocanın gidesi vardı ve gitti, bu diğer kadının sorunu değil ama nedense sadece diğer kadının (kişinin ya da) sorunu gibi yansıtılıyor, bu çok acayip geliyor.
0
🌸devilred
(26.09.16)
3. kişi çoğunlukla seviştiği kişinin evli olduğunu bildiği için o da suçludur. ünlülerin hayatlarına bakarsanız örnekleriyle çokça görülür. yuvaları yıkan da bu 3. kişiyle olan haşna fişnenin ortaya çıkmasıdır. birinci kadını aldatan herkes 2. yi aldatmaya hayli meyillidir. bu yüzden adam kadar 3.kişi de suçludur.
0
gotic
(26.09.16)
"yuva yıkan" diye net olarak belirtilmiş burada olay. bu tek başına her zaman "evli kişinin meylettiği" bir denklem değil yani. bariz "yıkan" o ise zaten yuvası da olmasın bence. haketmez.
0
matrix
(26.09.16)
3. kişi niye suçlu biliyor musun, evli özneyi alıştığı düzenden kopardığı, bunu zorla dikkat çekerek/uğraşarak yaptığı için. Tekrar söylüyorum, eğer evli özne 3. kişiyi kendi bulduysa suç önce öznenin. Ama 3. kişi de öznenin evli olduğunu bile bile olaya devam ediyorsa, özneye değil onun eşine ve varsa çocuklarına saygısızlık etmiş oluyor. 3. kişi her türlü suçlu yani. Özneyi daha az suçlarlar çünkü evlilik zaten sorumluluk getiren, çoğu zaman sıkılınan veya çatışılan bir kurum, özellikle erkeklerin dışarı kaymasına alışmış bünyeler için hiç de özne suçlu olmaz. Konu sadece özne değil onun ailesi aynı zamanda.
0
yaren
(26.09.16)
karma is a bitch lafına inanırım. yani etme bulma dünyası.
0
shotgunwoman
(26.09.16)
mantıksız ve yersiz bir inanç.

evlilik ve aile elbette kutsaldır.
ama insanların sadece bu kurumlara olan bağlılıkları nedeniyle mutsuz olmalarını gerektirecek kadar da kutsal değil.

meşhurların yaşamlarını örnek göstermek çok saçma, zira hiçbirimizin yaşamadığı kadar "aşırı" hayatlar yaşıyorlar genelde.

eğer evlendiğiniz kişiye duyduğunuz sevgi bittiyse ve bir de başka biri hayatınıza girdiyse ve onu sevdiyseniz, onunla olmalısınız.
ya da mantık evliliği yapsanız da, olması gerekenleri yerine getirseniz de, bir gün başkasına aşık olabilirsiniz.

bu durumlarda sağlıklı olan boşanmaktır, yürümeyen ve aslında kimsenin istemediği bir evliliği sürdürüp herkesi mutsuz etmek değil.
yani evlilik sırf adı evlilik diye her şeyin üstünde olmamalı.
insanlar mutlu olmalı.

gerçekten evli erkek avcısı olan kötü niyetli kadınlar var elbet.
ama "yuva yıkan"ın tanımı nedir?
bir adam başka bir kadına aşık olduğunda, kendi karısını boşadığında, aşık olduğu kadın yuva yıkan mı oluyor?
yoksa sırf adam zengin diye binbir numarayla adamın aklını başından alıp, parası için adamı kafeslemeye çalışan mı?
(burada adamın da aptal olması bir unsur tabii)

bir sürü örnek var, hepsi aynı kefeye koyulamaz.
bazıları da yuva yıkmıyor, ama kendi hayatında çok büyük fedakarlıklar etmek zorunda kalarak yaşıyor o aşk ya da o ilişki için.
bu bilinmediği zaman kimsenin ruhu duymuyor.
ama bu açıkça ve özgürce yaşanmak istendiğinde evlilik biterse, yuva yıkılmış oluyor.
oysa öyle bir ilişkinin devam etmesindense, herkesin açık ve net davranması daha doğru.

olaylar ve durumlar konusunda illa bir yargıda bulunmaya çalışmak yersiz.
her hikayede de suçlu biri olmak zorunda değil.
kimse ilişkilerin içinde ne yaşandığını bilemez.
ve bazı evlilikler de bitmesi gerekirse biter, bitmeli de.

bence de saçma ve ikiyüzlü bir tutum.

(gerçek aşklardan ve gerçek duygulardan bahsediyorum, şımarıklığından onunla bununla ilişki yaşayan ve on kişiyle evlenenlerden değil.)
0
blatta hiberna
(26.09.16)
çünkü yuva yıkanın yuvası yıkıldığında onun sorunu oluyor. aldatan yine aldatıyor, ona giren çıkan yok
0
la noix
(26.09.16)
iki taraf da ahlaksızdır
0
limoncello
(26.09.16)
Limoncello +1, başkasının ahını alan mutlu olamaz.
0
geçerkenugradım
(26.09.16)
yuva yıkan sadece 3. taraf değil ki burada. aldatan kişi de kendi yuvasını yıkmış oluyor teknik olarak.

yani eşini aldatan bir adam, diğer kadın için eşini terk ettiğinde yuvasını dağıtmış olmuyor mu? ben senin görüş açını pek anlayamadım açıkçası. sen 3. kişi odaklı yaklaşıyorsun konuya ben ise yuvayı yıkanın bizzat aldatan eş olduğunu düşünüyorum.

hepsini değil ama yukarıdaki bazı cevapları okudum. arkadaşlar demiş zaten, insan 7'sinde ne ise 70'inde de o oluyor. bugün ortada seni aldatan bir adam varsa eğer bu adam ileride birlikte olduğu kadını da %99 aldatacak ve o yuva yıkılacak.

en azından benim bu sözden anladığım bu.
0
köstebek kurabiye
(26.09.16)
"yuvasını yıkanın yuvası olmaz" denmediği için bariz şekilde üçüncü kişi işaret ediliyor bu söylemde, bu konuda tartışmaya gerek olmadığını sanıyorum.
0
🌸devilred
(26.09.16)
iki taraf da suçludur. en büyük suçluysa elbette ki evli olduğu halde eşini aldattan kişi de. üçüncü kişinin bu kadar üzerine gidilmesinin sebeblerinden biri de bana göre, kadınların bu olayı bi noktadan sonra ego savaşına döndürmesi. diğer kadını toplumda küçük düşürmeye çalışması. örneğin Şeyma Subaş'ının "boşandılar" snap'i, Kıvılcım Ural'ın açıklamaları. bu durum insanlarda antipatiye yol açıyor işte, insanlar da kendilerini böyle avutuyor.

Ha, bana göre burada en büyük suçlu erkek. Hem sadakatsız, hem yalancı hem de eşim dediği kadını küçük düşürülmesine göz yumuyor.

yalnız; evli erkeklere birlikte olan ve daha sonra kendisi de aldatılan onlarca örnek var. bunu da unutmayalım. ona yapan sana da, bana da, yapar işte.
0
demedim mi haydar demedim soyle
(26.09.16)
İllaki "yuvasını yıkan" diye vurgulamaya gerek yok ki. İllaki sahiplik eki belirtmemize gerek yok. Ortada bir yuva var ve bu yuva yıkılıyor. "Yuva yıkmak" sözüne ben dolayısı ile hem kadını hem de erkeği katıyorum. Hatta bunu diyor ve artırıyorum, ben şu ana kadar hiç senin gibi düşünmemiştim. Bunu hep çift taraflı düşünmüştüm.
0
köstebek kurabiye
(26.09.16)
aldatma işi kişinin kendisiyle alakalı bir durum. bir insan birisini aldattı diye bundan sonraki ilişkilerinde de hep aldatacak diye diye bir şey yok. o insanı mimlemek saçma geliyor. aldatmayan insanın bundan sonra da aldatmayacağı garantisi var mı? yok. çoğunluğun aksine ben buna inanıyorum.

bunun dışında soruda asıl sorulmak istenen üçüncü kişiye bok atılırken aldatan eşe daha hafif suçlama yapılması sanırım. buna da katılmıyorum. aksine bekar bir insan neden elalemin karısının, çocuğunun sorumluluğunu üstlensin? adam düşünsün ya da kadın düşünsün kendi karısını ve çocuğunu. adam/kadın daha kendi ailesini düşünmezken ve kendi yuvasını kendisi yıkarken bir tercihte bulunmuş oluyor. bu durumda üçüncü kişinin suçu bundan daha ağır olamaz bence.
0
ruhen hastayim ben
(26.09.16)
"Gidesi varmış demek ki gidiyor" denilmesine ben kesin surette karşıyım. Sensiz (sen=genel) de gidebilir adam. Gitmesi için illa X kişisine ihtiyacı yok.

Bir de tabii hayat seçimlerden oluşuyor. Ve insan seçtiklerini yaşıyor.
0
dessy
(27.09.16)
The Affair de adam 15-20 yıllık karısını ilk defa aldatıp, aldattığı kadınla evleniyor ve bu karısını da aldatıyordu.
Adamın psikoloğu ona dair şöyle bir çözümleme yapıyordu; o 15-20 yıl sürecinde kendisine kur yapan ya da hoşlandığı kadınlar oluyor ama karısını aldatmıyor. Bir kere aldattığındaysa bir eşikten atlamış oluyor. Bunu bir kez yapabildiğini görünce yine yapmakta bi sakınca görmüyor.
0
petekpare
(27.09.16)
Hic mantikli bulmuyorum. Tabiatin oyle mutlak adalet mekanizmasi falan yok. Adaleti saglamak ya da saglamamak sadece insanlarin elinde.

Sana kesinlikle katiliyorum, tum kabahat 3. kadin kisiye yukleniyor sanki adama zorla gunah islettirilmiscesine. Ama aldatan kadin oldugunda isler degisiyor, bu sefer 3. kisiyi (bu sefer erkek) kimse gormuyor ve kadin aldatti oluyor. Kimse "bu adi adam bunu ayartti" demiyor, herkes kadinin kendi insiyatifiyle ihanet ettiginin farkinda ama erkek aldatinca bu kadar farkindalik yok. Eger erkegin takildigi kadin fingirdek bir seyse zaten direkt kadina patliyor olay.

"Kadin sinyal vermezse erkek zaten yanasmaz, kadinda bir sey var ki adam yanasmis" gorusu hakim toplumda. Isin ironik tarafi bu goruse erkekler kadar kadinlar da katiliyor. Arkadas hirsizin hic mi sucu yok?
0
stavro
(27.09.16)
buradaki laf üçüncü kişinin bilerek ve isteyerek yuva yıktığı zamanlar için. çevremde pek çok kere gördüm bunun örneğini . en son uzaktan tanıdığım 2 çocuklu bir öğretmen arkadaşın başına geldi. 3. kişi o kadar kötüydü ki kocasının üstündeki evi sattırıp başka şehirde kendine düzen kurdurdu.
0
yue
(27.09.16)
aldatmak herkesin hakkında büyük konuştuğu ama çoğunluğun o lafları yediği bir mevzudur. pek çok sebebi olabilir. karma, ilahi adalat gibi şeylere sadece gülerim zaten. bazı insanlar bir kişiyle bir hayat geçirebiliyor, bazısı da geçiremiyor. konu bundan ibaret.
bonus: yuva yıkılabilen bir şey değildir.
0
vecihi ile fikret
(27.09.16)
@stavro

aynen aynen. kadın kendi aldatınca da o.ospu oluyor, erkek kendisiyle aldatınca da. ataerkil toplum olmanın sonuçları sanırım bunlar.
0
🌸devilred
(27.09.16)
nice yuvasız insanlar var sokaklarda hiçbirinin de yuva yıkmak nedir haberleri bile yok. ama şuna inanırım sevginin sadakatin olmadığı yerde mutsuzluklar vuku bulur. bir anlık çekicilikle yuvasını yıkan insan bedelini ağır öder. ben buna imtihan diyorum.
0
for day to break
(27.09.16)
(8)

ısıtıcı sorunsalı

passion rules the game
sorunsal da ne iğrenç kelimeymiş.her neyse sevgili romalılar, evde salonda oturuyorum ve en azından bir kısmını ısıtmam lazım. ufo tipi şeyler kapanınca ısınma hissi kayboluyor, yağlı radyatör desen elektriği çoşturur, kombiyi açsam tüm ev ısınır gereksiz masraf.geriye ne kalıyor ısınmak için? klasi
sorunsal da ne iğrenç kelimeymiş.

her neyse sevgili romalılar, evde salonda oturuyorum ve en azından bir kısmını ısıtmam lazım. ufo tipi şeyler kapanınca ısınma hissi kayboluyor, yağlı radyatör desen elektriği çoşturur, kombiyi açsam tüm ev ısınır gereksiz masraf.

geriye ne kalıyor ısınmak için? klasik ısıtıcılardan mı alsam? elektrik tüketimi nasıldır? sadece yakınını orta süreli ısıtan bir şey işimi görecek ama bulamıyorum.

danke.
0
passion rules the game
(26.09.16)
sıcak hava üfleyen, küçük vantilatör benzeri ısıtıcılar çok iyi performans sergiliyor.
ufolar gibi ışığının geldiği yeri ısıtıp, sonra da etkisini kaybetmiyor.
bir süre çalıştırıp kapattığınızda idare ediyor verdiği sıcaklık.

edit: bir de sırf salonun radyatörünü açık bırakmak seçeneği var hosein'in dediği gibi, ki daha mantıklı. ben kombi seçebeği olduğunu atlamışım okurken.
0
blatta hiberna
(26.09.16)
diğer odaları kapat kombiyi sadece ve sadece salon için aç.

diğer seçenek de giy kazağını, çek battaniyeni, bir de sıcak çikolata oldu mu oh misss :))
0
hosein
(26.09.16)
Yağlı radyatör kapatınca da sıcaklık kalıyor geçen senelerde kullandım ben akşamdan akşama olduğu için çok çılgın fatura gelmedi . benim kullandığım ürün ısınınca otomatik duruyordu oda soğumaya başlarsa tekrar kendi başlıyordu çalışmaya . saat ayarı falan da vardı . bütün gün evde değilsen sorun olmaz . tüplü katalitik soba da kullanabilirsin .
0
devilone
(26.09.16)
ya biraz üşengeçlik var aslında sanırım bende de düşünemedim sırf salonu açmayı :)
yine de pratik olması açısından şu üfleyenler ile yağlı radyatörlere bir bakayım. yağlılar da çok pahalı ya :/
0
🌸passion rules the game
(26.09.16)
en mantıklısı ve güvenlisi yağlı radyatör. sırtını ayağını dayayabiliyorsun en azından :)
diğerleriyle ısıtma hızı değişir belki ama masraf çok değişmez muhtemelen.
çalışma prensipleri benzer çünkü.
0
supermatik
(26.09.16)
kombi bence uğraşma radyatörle falan ona yapacağın masrafı kombiye verirsin. diğer bütün petekleri kapat sadece salonu ısıtsın. ben olsam banyoyu da açardım.
0
yue
(26.09.16)
ufo çok sıkıntılı "güneş gibi ısıtıyo güneş gibi ısıtıyo" lan güneş gören yerin ısınıyo, görmeyen yere kar yağıyo böyle bi ısınma şekli mi var? yağlı radyatörler pahalı evet, uzun süre 3 5 sene kullanmıycaksan hiç alma

uygun bi fanlı ısıtıcı bak.

kombinin tek oda için açık olması bence çokta ekonomik olmayacak, petekleri kapatsanda o sıcak su dönecek sürekli devrede, burdan bi gereksiz pompalama masrafı çıkar, ikincisi su boruları plastikte olsa, ne kadar ısı yalıtımlıda olsa, duvar içlerine ısı verecek bu yüzden suyun ısısı düşücek, buda etti sana 2

ama banyo falanda yapıyom ben sürekli benim kombim süper otomatik manyak bişi, ayarlarım saatini istediğim saatte çalışır ben işten gelmeden falan diyosan orası başka.

ikinci stratejik plan ise daha ufak bir odaya temel ihtiyaç maddeleri ile taşınmak, örnek tv çekyat, bilg, bilg masası gibi.

en en en önemli şey sigara içip içmiyor olman. en büyük tasarrufu sigara içmeyip dolayısıyla günde zibilyon kere cam pencere açmayarak kazanacaksın.
0
killerbee
(26.09.16)
geçen kış duyurudanda araştırıp bunu almıştım. yaşadığım konfor ve rahatlığı size anlatamam. eve her gelen sarılıp götürmek istiyor o derece. faturayıda şişirmedi hiç.

vigotr.com
0
Phoebe
(26.09.16)
(1)

Sürekli var olan ağlama hissi

queer animal
Olur olmaz her şeye ağlayacak gibi oluyorum. Bir iki yıldır özellikle bu şekilde. Ara ara kan değerlerine baktıran bir insanım ama bunu söylemeyi unutuyorum ve baktırdığım hormanlarda da bir anormallik yok. Bu neyle alakalı acaba? Depresyonla ilişkili olduğunu biliyorum ancak hayatımın nispeten en a
Olur olmaz her şeye ağlayacak gibi oluyorum. Bir iki yıldır özellikle bu şekilde. Ara ara kan değerlerine baktıran bir insanım ama bunu söylemeyi unutuyorum ve baktırdığım hormanlarda da bir anormallik yok. Bu neyle alakalı acaba? Depresyonla ilişkili olduğunu biliyorum ancak hayatımın nispeten en az depresif dönemini geçiriyorum. Ancak 10 yıl içinde dönem dönem ilaç (prozac, lustral vb ssri) kullandım. Benzer bir durumu yaşamış olan veya uzman var mıdır?
0
queer animal
(26.09.16)
ilaç kullanmayın, sorunlarınızı çözün.
sorunlarınızın ne olduğunu bilmiyorsanız, duygularınızı deneyimleyin, yüzeye bir şeyler çıkacaktır.

yanlış ya da hatalı bir yönünüz olmadığını, kendinizi olduğunuz gibi kabul etmeyi öğrenin.

ağlamak geliyorsa ağlayın.
depresif hissediyorsanız, depresyonunuzu yaşayın.
biraz içinize dönerseniz, temele inebilirsiniz.
0
blatta hiberna
(26.09.16)
(24)

Bir erkek nasıl sever?

yaren
Selam Duyuru erkeklerine sormak istiyorum, bir erkeğin bir kadına sevdalanmasını analiz edebilir misiniz?Şundan ötürü soruyorum, bir adam var, bir kadına onu insan olarak çok sevdiğini söylemiş. Fakat bunlar seks arkadaşı aynı zamanda, yani normal arkadaşlığın yanında. Seks esnasında da kadına sık s
Selam

Duyuru erkeklerine sormak istiyorum, bir erkeğin bir kadına sevdalanmasını analiz edebilir misiniz?

Şundan ötürü soruyorum, bir adam var, bir kadına onu insan olarak çok sevdiğini söylemiş. Fakat bunlar seks arkadaşı aynı zamanda, yani normal arkadaşlığın yanında. Seks esnasında da kadına sık sık onu çok güzel bulduğunu, ona karşı koyamadığını vs söyleyip duruyormuş. Düşünüyorum, adam hem cinsel olarak çok etkileniyor hem insan olarak çok seviyor... bu adamın olayı nedir? Duygusal ilişkiye girmeye korkan biri olabilir mi bu?

Yani bir erkek nasıl sever?
0
yaren
(25.09.16)
Niye korksun aksine tam tersi bence, hissi bi iliski istiyor. Ya da biraz tecrubesiz, kaptirmis kendini. Her erkek baska sever ayrica, her kadin gibi; soyle oznel konularda genel yargilara varmak beyhude cabaymis gibi geliyor bana.
0
bruceandwayne
(25.09.16)
@bruceandwayne

Ama kadınla sevgili olmuyormuş, istemiyormuş falan. Tuhaf.
0
🌸yaren
(25.09.16)
@Batuhanolabilir

Dalga geçmeden lütfen, sevince çükünün şahlandığını biliyoruz.
0
🌸yaren
(25.09.16)
Sevilecek ve sevisilecek tipler farkliydi benim icin her zaman.
0
japon askeri
(25.09.16)
Erkek sevismek ve sirf bu amacla kadini elinde tutabilmek icin her turlu yalan soylebilir.bunu gozardı etmeyin.
0
astrid
(25.09.16)
what happens in yatak stays in yatak düşüncesi fakbadiliğin temel felsefesidir, yataktan pay biçerek adamın niyetinin aslında ne olduğunu yorumlamak pek doğru olmaz. duygusal ilişkiden korkmasına gerek yok, herhangi bir sebepten ötürü istemiyor da olabilir ki buna kız kaynaklılar da dahil. fakbadi de olsa insan insandır, iyi davranıp gönlünü hoş tutması illa duygusal hisle yorumlanmaz.

edit: astrid'in cevabını benimkinden daha olası yalnız, gelmemiş aklıma.
0
baba jo
(25.09.16)
Erkek bu her şey olabilir aile faktörü ilişkide gelecek görememe, duygusal bir ilişki aramama her şey olabilr daha fazla detay gerek.
0
gozu acik sevisen yahudi
(25.09.16)
Bu kadarını biliyorum, başka bişey demedi kadın tarafı.
0
🌸yaren
(25.09.16)
Ne istedigini bilmiyor, kafasi karisik yada yukarida dendigi gibi oyun oynuor, yalan soyluyor. Dandik bi erkek olabilir :)
0
bruceandwayne
(25.09.16)
yalan söylüyor. erkeklerin konu bu noktaya gelince elindekinden (ki bu durumda elindeki arkadaşınız oluyor) maksimum seviyede ve uzun vadede en üst verimi alabilmek için yalan söylediğini bilmeyen yoktur herhalde.
0
köstebek kurabiye
(25.09.16)
bence arkadaşınız yatarken aşkım falan diye ağzından kaçırmış adam da bu benden hoşlanıyor galiba triplerine girmeye başlamış.
0
aydogank
(25.09.16)
@st curse

Böyle kız derken??
0
🌸yaren
(25.09.16)
Saf olduğunu nerden çıkardın ki?
0
🌸yaren
(25.09.16)
O benim bence. Kızın bunları anlatırkenki halleri hiç de meraklı üzgün şaşkın vs değildi, ben çok şaşırdım... soru bana ait zaten, kızın burayla ilgisi yok.
0
🌸yaren
(25.09.16)
Seni insan olarak seviyorum yalan bi defa.bu su demek evet iyisin hossun ama bana uymaz demek,diyeceksin sevisme ne o zaman,elinde daha iy bir secenek yok.dimyata giderken evdekinden de olmamak adina vay sensiz yapamama getiriyor.
0
duptıs
(25.09.16)
"bir erkek" diyemeyiz ki ama bunu sorarken. 1 tane mi erkek var model olarak şu hayatta.

en masum haliyle adam kadını "iyi" biri olarak görüyor. insan olarak seviyor yani. bir de sevişecek kadar arzuluyor. ama aşksal anlamda kıpırtı uyandırmıyor demek ki.

daha az masum hali de şu. sevişmekten hoşlanıyor. ve "bağlanmasın" ve kaybetmeyeyim diye de "insan olarak seviyorum bla bla" ile süslüyor.
0
matrix
(25.09.16)
Kadın ideal eş değil işte.
Erkeğin kısa vadeli ilişkideki ideal eşi ile uzun vade eş profili devasa farklıdır. Bunu nasıl gözden kaçırdın? Nikahımıza alacağımız zaman gerekli iyi özellikleri bir bünyede toplamaya çalışıyoruz, kullanıp atacaksak word cs ve aoe çalıştırsa da yeter.
0
kargn
(26.09.16)
çünkü erkeğin başka ilişkisi var ya da evli. elinde tutmak için de böyle şeyler söylüyor. değilse gel yüzüme tükür asdfasfa şaka la tükürme
0
cekilmis gayfe
(26.09.16)
Bi süre daha sevişiriz mantığıyla sallamış işte.
İnsan olarak seviyormuş, hıı evet :)
0
piremses
(26.09.16)
Beyle.

Şaka bir yana, muhtemelen "beybisu bak ben seni seviyorum, gidip başkalarına da verme olur mu? :))) ama fakbadiyiz sonuçta, ben istediğimle yatarım yani kıps ;)))" demek istiyor.

Seviyorsan sevgili olursun di mi?

Düşük bir ihtimal, gerçekten seviyor ve sevgili olmak istemiyor olabilir. Friends with benefits olarak takılacak adam adayıdır.

Ama çok da kapılmamak lâzım.
0
yirmisantim
(26.09.16)
bu çiğ edebiyata, ıssız adam triplerine daha kaç yaşına gelene kadar inanacaksınız yahu? direkt o yıla ışınlanın.

bana bi adam öyle dese "hastır lan ordan" diye dalga geçerim. amaaan.
0
nice tnetennba
(26.09.16)
Yatakta söylenene inanmasın arkadaşın.
0
arnold schwarzeneger
(26.09.16)
zaten birini insan olarak itici bulursanız, onunla seks yapmazsınız bence.
yani biriyle seks yapmanın minimum sınırı, o kişiyi insan olarak çok sevmek olmasa da, en azından iyi-hoş bulmaktır.
bu da çok seviyormuş, ne güzel.

seks ve aşk ayrı şeyler, ayırabilmek lazım.
evet, friends with benefits falan diye başlayıp, aşık da olabilirsin sonuçta, yani olmayacak şey değil.
ama bu vakada pek aşk falan olduğunu sanmıyorum.

sadece kızı arzuluyor ve fazla gaza geliyor muhtemelen.
insan olarak da iyi biri olduğunu düşünüyor işte.

bir de şu var, erkeklerin hepsi ıssız adam değil.
şimdi erkekler beni dövmesin, ama seviyorsa çatır çatır ilişki de yaşar, aşkından ağlar da.
o yüzden bu "duygusal ilişkiden korkan erkek" olayının büyük oranda abuk bir mazeret olduğunu da belirtmek isterim, yok öyle bir şey.
varsa da çok çok çok az oranda yani.
0
blatta hiberna
(26.09.16)
adam kadını ücretsiz rus vatandaşlarını nasıl seviyorsa öyle seviyor. sevecek insan o an sever,sonradan aşk filan olmaz.
0
malumolankus
(28.09.16)
(10)

evlilik kararı ne kadar sürede alınır?

limoncello
çok değişken bir şey biliyorum ama sizce ortalama ne kadar sürede almak mantıklı? Daha doğrusu bir insanla evlenmek için onu ne kadar süre ve ne şekilde tanımak gerekir? özellikle evlilik korkusu olan biri için.
çok değişken bir şey biliyorum ama sizce ortalama ne kadar sürede almak mantıklı? Daha doğrusu bir insanla evlenmek için onu ne kadar süre ve ne şekilde tanımak gerekir? özellikle evlilik korkusu olan biri için.
0
limoncello
(25.09.16)
evlenince bariz ne değişiyor mesela onu belirlemek lazım önce buna cevap verebilmek için. bana göre soyisimler eşitleniyor, sülale bazında herkesin haberi oluyor ve aynı evde yaşanmaya başlıyor (tabi evlilik öncesinde zaten beraber yaşıyorlarsa bu maddeyi de çıkartabiliriz konudan.) yoksa sevgililikten evliliğe geçişin gözle görülür bir farkı olduğuna inanmayanlardanım ben. sevgiliyken ayrılanlar, evliyken de boşanıyor çünkü.
0
matrix
(25.09.16)
@matrix bendeki korku işte mantığı yok, hapishane gibi. Çoğunlukla birlikte kalıyoruz ama
0
🌸limoncello
(25.09.16)
fazla genel bir soru. bunun belirlenmiş bir süresi yok. mesela 35 yaşın üstündekiler bu kararı bir kaç ayda alıp güzel bir evlilik yaşayabilirken aynısını yapan daha erken yaştakiler pişmanlık yaşıyor. bazen 8 senelik ilişki bile başarılı bir evliliği garanti etmiyor. burada göz önüne alınacak parametre süre değil kanımca.

belli başlı aşamalardan geçmek gerekiyor. mesela beraber çıkılan bir tatil, aynı çatı altında bir süre yaşama tecrübesi, tartışma ya da ters düşme anındaki davranışların not edilmesi, cinsel mevzular uygun testler olabilir. hayat görüşlerinin uyumu, hobilerin uyumu vs. bunlar da diğer parametreler.
0
zgrydn
(25.09.16)
ben en az 3 sene gerektiğini düşünüyorum. hiç 3 sene süren ilişkim olmadı ama olanlardan yaptığım gözlemlerle bu sonuca vardım.
0
shotgunwoman
(25.09.16)
yaş uygunsa üç yıl oldu mesela benim artık gerçekten içime siniyor kendisi, ailesi, bana bağlılığı, sadakatin ve saygının sürmesi. gidiyoz şimdik ailecek tanışmaya okullar bitti meslekler edinildi. :)
0
bana da mi lolo
(25.09.16)
çiftlerden her ikisinin de çocuk sahibi olmak istedikleri an. tabii ki bu kişilerin bir müddet sevgili olarak takıldıklarını ve hatta çoğunlukla birlikte yaşadıklarını farz ederek söylüyorum. ortada çocuk isteği yok ise evlilik bana çok gerekli görünmüyor açıkçası. tabii insanların çocuk sahibi olmak dışında başka nedenleri de olabilir evlenmek için (aile faktörü, toplum faktörü vb.) işte böyle bir durumda "ben bu insan ile her şeye varım, daha uzun yıllar bu kişinin yanında olmak isterim" diyebiliyorsan eğer gönül rahatlığı ile bu karar alınabilir.

"sevgililik ile evlilik arasında pek fark yok yaa" görüşüne pek katılmıyorum ben açıkçası. çevremde boşanan insanlar oldu. bu kesinlikle sevgilinden ayrılmak kadar basit bir süreç değil. mahkeme işleri, avukat masrafları, mal paylaşımı, nafaka çatışması vb. çok fazla sıkıntı yaşandı. iş bu raddeye geldiğinde ne kadar kaliteli bir insan olursa olsun karşındakinin çirkefleşme olasılığı çok yüksek. çiftlerin belki de %80'i tereyağdan kıl çeker gibi boşanamıyor maalesef. yani "evlilik sadece bir imza yeaa" diyenlere ben kesinlikle katılmıyorum. eğer evlilik için kendini hazır hissetmiyorsan bu işe girme. bu iş çocuk oyuncağı değil.
0
köstebek kurabiye
(25.09.16)
bence belli bir yaştan ya da belli bir tecrübe birikiminden sonra kimin ne olduğunu aşağı yukarı bir yıl içinde anlayabiliyorsun.

ama bunu yapabilmek için kafanın da çalışması, sebep sonuç ilişkisi kurabilmek lazım.
yani adamın agresif çıkışları varsa, evlendiğimizde daha kötü olabilir diye düşünebilecek gerçekçi insanlardan bahsediyorum.
bariz olan şeyleri görmekten kaçan insanlardan değil.

eğer kendi hislerinize güvenecek duruma gelirseniz, bence bir ya da bir buçuk yıl falan aşağı yukarı yeter.
çünkü ben aşıkken evlenmenin doğru olduğuna inananlardanım.
0
blatta hiberna
(25.09.16)
aşıksan, çok seviyorsan gözün kör olabiliyor. 1 senede bile tanıyamayabilirsin. beraber yaşamıyorsanız bence 1,5 2 sene beklenmeli. bu sırada tatile, yolculuğa vs çıkılmalı. yolculuk(konfor ve plan ile ilgili sorunlar), oyun oynama (rekabetin olduğu ortamlar) ve para (cimrilik, paraya veridği önem ve öncelik) ile ilgili olaylarda insanı daha iyi tanıyabiliyorsun.
0
sttc
(25.09.16)
@köstebek kurabiye:

aslında bahsettiğin dipnotta haklısın. kişi kendinden bilir işi şeysine kurban gitmişim ben yorumlarken. biz ne kadar da sessizce ayrılmak istesek de karşı taraf epey bir diş bileyerek bunu yapabilir ve kök söktürebilir, haklısın.
0
matrix
(26.09.16)
6. aydan itibaren 1. yılın sonlarında, eğer ekstrem bir durum yoksa. Maddi manevi her şey yolundaysa geçerli bu dediğim.

Sorunlar varsa ve çözebiliyorsanız kısa veya uzun vadede 2.-3. sene de uygun. Sonrası biraz sıkıntı sadece.
0
chiper
(26.09.16)
(9)

lacivert üstüne minik beyaz puantiyeli pantolon neyle giyilir?

shotgunwoman
sb sayın moda guruları.
sb sayın moda guruları.
0
shotgunwoman
(25.09.16)
Beyaz gömlek.
0
angelus
(25.09.16)
beyaz gömleği hiç sevmem, yok zaten, uçuk mavi var. başka?
0
🌸shotgunwoman
(25.09.16)
kırmızı ya da mercan rengi bir bluz demeye gelmiştim ben de.
0
köstebek kurabiye
(25.09.16)
kahverengi tişört üstüne hardal rengi hırka olmaz mı ;_;
0
🌸shotgunwoman
(25.09.16)
kahverengi ile laciverti pek yakıştıramadım kafamda. ikisi de koyu renk, insanı kapatır. ama hardal sarısı güzel olur bak.
0
köstebek kurabiye
(25.09.16)
shotgunwoman :) bence sen teklifimi tekrar gözeden geçir, bunlar seni maymun yapıcak gibi duruyo benden söylemesi :)O
0
killerbee
(25.09.16)
Bence desensiz bir şey olmalı. Desen üstüne desen çok göz yorar. Düz beyaz tişört diyorum. Kırmızı kazak da olur.
0
kingdom of rust
(25.09.16)
Beyaz sifon, bol bi yakasi olan (boyle hani eski zmaanlardaki gibi, mesela yakasinda sal varmis gibi filan ya da onu drapeli mi deniyor -drape ne demek :/-) oyle bi bluz. Ama bol olmali biraz.

O kadar tarif edemedim ki googleda bile bulamadim. Bi ihtimal anlarsin belki :D
0
kuehles blondes
(25.09.16)
@kuehles blondes: degaje demek mi istedin?

ben de beyaz gömlek/bluz (kuehles'in dediği gibi olabilir) ya da kırmızı/mercandan yanayım.
0
blatta hiberna
(25.09.16)
(11)

1925 Şapka Devrimi sizce gerekli miydi?

portakal
Evet ise neden, hayır ise neden lütfen. Cevap verenlere teşekkürler şimdiden...
Evet ise neden, hayır ise neden lütfen. Cevap verenlere teşekkürler şimdiden...
0
portakal
(25.09.16)
Gerekliydi. Amaç, halkı Osmanlı'yı hatırlatacak şeylerden uzak tutmaktı.
0
dissendium
(25.09.16)
şapka lobisinin oyunları hep
0
taksici milletin efendisidir
(25.09.16)
Gerekliydi, bazen şekilcilik özünde çok şey anlatır.
0
gezegen olan pluton
(25.09.16)
Değildi. Adnan Menderes de şapka takıyordu veya Tayyip Erdoğan da kravat takıyor. Bunlar şapka devriminin amacına ulaştığını mı gösteriyor?
0
scheisskopf
(25.09.16)
Sığ, anlamsız ve despotça bir uygulamaydı.
0
harvey
(25.09.16)
bazen aşırı uca kaymış bir olguyu nötrlemek için diğer aşırı ucu kullanmanız gerekir. atatürk'ün şapka fantezisi yoktu tabii ki. şapkayı zorunlu kılmanın tek amacı araplaşmaktan ve gericilikten kurtarmaktı bu ülke halkını. sembolik şeyler çok anlam ifade edebilir. bunu en iyi türbanı siyasi simge olarak kullanan her daim mağdur türbanlılar bilir.

ama bunu algılayamayan arkadaşlar hala algılayamıyorlar. ne yapalım, beyin maalesef bedava.
0
bohr atom modeli
(25.09.16)
bence çok mantıklı uygulamaydı . çağ dışılıktan hem zihinsel hem de fiziksel kurtulma çabaları olarak görüyorum
0
uzman pratisyen
(25.09.16)
2. mahmut'un fes devrimi gerekli miydi?
burada fayda-zarar kıyaslaması yapmak lazım. ne zararı oldu şapka kanunun? bence hiç. yararı oldu mu? o da yok denecek kadar az ama modern bir cumhuriyet kurulurken bedeviler gibi giyinmek abes dururdu. bu bakımdan mantıklı bir karar.
0
cekilmis gayfe
(25.09.16)
gerekliydi
bohr ve çekilmiş+1
0
limoncello
(25.09.16)
bugun avrupa'da amerika'da hala turklere deveye mi binildigini soranlar oluyormus.

sapka, kilik-kiyafet devrimi, bizim arap olmadigimizla, arap gibi giyinmedigimizle ilgilidir. milliyetci bir devrimdir. donemin kosullarinda da gereklidir. o donemde turkiye'nin diger modern ulkelerle esit seviyede oldugunun imaji cizilmek istenmistir. kabile devleti olmadigi vurgulanmistir.

www.youtube.com

video'yu izlerseniz ataturk ayrica amerikalilara turkce sesleniyor. yani onlara esit bir seviyeden hitap ediyor.
0
idexo
(25.09.16)
bohr, cekilmis gayfe ve idexo +1

ayrıca fesin o dönemlerdeki diğer devletler arasında alay konusu ve diplomatik meselelerde bile önyargıya neden olduğu bilinen bir şeydi.
komik ve anlamsız bulunuyordu.
çağdışı olan bir şeyi değiştirmek elbette gerekliydi.
0
blatta hiberna
(25.09.16)
(10)

hoşlandığınız kişiyle bakışmalar/göz göze gelmeler, ne kadar önem arz eder?

utepils
sb
sb
0
utepils
(25.09.16)
ciddi olana, bir nişan yüzüğü takacak kadar..
0
1adam
(25.09.16)
Bakmadan gormeden ne hoslanmasi neyin ifadesi ne duymak istiyorsun hersey muglak. sacma bir soru.
0
bruceandwayne
(25.09.16)
None.
0
chiper
(25.09.16)
Ne icin ne kadar önem arz eder?
0
shadowcat
(25.09.16)
Ergenlik yıllarımın vazgeçilmeziydi fakat sonu bir yere varmadığı için artık hiçbir önemi yok. Hatta bakışma olayını bırakalı yıllar oldu.
0
mandalina kokusu
(25.09.16)
Konuşana kadar önem arz eder sonra pek bir anlamı yok yani.
0
gozu acik sevisen yahudi
(25.09.16)
bence her bakışma ciddi oranda önem arz eder.
o da bir tür iletişim sonuçta.

ama ucu açık soru olduğundan, ne zamanki bakışmalar, hangi göz göze gelmeler falan bilemiyoruz tabii...
0
blatta hiberna
(25.09.16)
bakabilene önem arz ediyordur muhakkak. ben genelde bakışma ve cilveleşme özürlü olduğum için bu hissi hiç tadamadım.

çok hoşlansam da mal gibi başka tarafa bakarım. çocuk beni gözleriyle yiyip bitirse de karşılık veremem, utanırım. bön geldim bön gidiyorum.
0
köstebek kurabiye
(25.09.16)
"Ehehe, baktı" diyecek kadar. En fazla bir iki saat mutlu eder ama günün sonunda anlık keyif dışında bir önem arz etmez.
0
aychovsky
(25.09.16)
internetten başlayan hoşlanma şeysileri için çok bir önem arz etmiyor. :)
0
matrix
(25.09.16)
(29)

istabulda yaşayan her fert 10 bin tl maaş mı alıyor yoksa duyurucular mı

mahone
çok iyi standartlarda yaşıyor?istanbul'da yaşamla ilgili her soruda, o paraya yaşanmaz, aman buraya gelme, yok ulaşım yok kiralar, yok o yok bu.kesinlikle bu tavsiyelerin haklı olduğunu düşünüyorum. ancak milyorlarca insan yaşıyor bu şehirde. ve herkeş plazmalarda çalışmıyor, ne bileyim çok yüksek m
çok iyi standartlarda yaşıyor?

istanbul'da yaşamla ilgili her soruda, o paraya yaşanmaz, aman buraya gelme, yok ulaşım yok kiralar, yok o yok bu.

kesinlikle bu tavsiyelerin haklı olduğunu düşünüyorum. ancak milyorlarca insan yaşıyor bu şehirde. ve herkeş plazmalarda çalışmıyor, ne bileyim çok yüksek maaşlar almıyor ve rezistanslarda oturmuyor. ama yaşıyorlar, çalışıyorlar, evleniyorlar...

geçen okudum 7000 tl anca yeter diyor istanbul'da yaşamak için. neye göre 7000 ama? bekar bir erkek, yeni evli çocuksuz bir aile, bekar bir kadın vs vs.

neden bu kadar abartılıyor bu istanbul'Da yaşama işi?
0
mahone
(24.09.16)
Ayrıntılarını bilmiyorum sadece arkadaşımdan duyduğumu yazacağım sana. 1400 tl'ye Ege'de güzel bir ilde kirada yaşayan bekar bayan arkadaşım, daha çok kazanmak için İstanbul'a yerleşti. Şu an haliyle kat be kat fazlasını alıyor fakat geri dönmenin planlarını yapıyor. Artık neye ne kadar harcıyor bilmiyorum ama bahsettiğine göre o ilde ne harcıyorsa 2 katından daha fazla oluyormuş masrafı.
0
zontican
(24.09.16)
Tabii ki herkes yeterli standartta yasamiyor. Ama vatandas burada yillardir yasiyor, ailesi isi gucu evi barki her seyi burada. Kurulu bir duzeni var ve IStanbul disinda yapacak hicbir sey yok mesela. Kendisi mecbur oldugu icin boyle yasamaya devam ediyor yeterli standartta yasayamiyor olsa bile ama soruyu soran Istanbul'a gelmek icin soruyor, vatandas da bu parayla zor gecinirsin diye soyluyor. Yani isin gercegini soyluyor insanlar cevapta. Istanbulda bilmemkac liranin altinda yasamaz demek "ben bu paranin ustunde kazaniyorum" demek olmuyor ki.
0
stavro
(24.09.16)
hayır duyurucular çok zenginmiş ya da çok iyi standartlara sahipmiş gibi poz kesmeyi seviyor sadece. öte yandan, istanbul'da iyi standartlara sahip olmayı bırak hayatta kalmak bile çok zor benim için. nefret ediyorum şahsen, okul olmasa bir saniye bile arkama bakmam. gerçi sktimin yerinde HER ŞEY istanbul'da olduğundan, başka yere gitsen iş bile bulamıyorsun.
0
der meister
(24.09.16)
Ayda 6 bin TL net gelirim var. 3500 civarı borçlara gidiyor 2500 kalıyor. Kira+faturalar+mutfak+anne giderleri+kardeş giderleri (kardeşe harçlık, anneye gezenti) derken bana bi çay içimlik kalmıyor kardeşim. Köpeğim var sabah akşam onla parka çıkıp hava alıyorum çok şükür. Ona da aylık fix 200-250 gidiyor. Güzel hayvan oldu ama, seviyorum kendisini.

Edit: Maaşlı çalışmıyorum kendi işim. Maaş+sigorta+vergi ödüyorum ekstra olarak.
0
chiper
(24.09.16)
stavro +1
işin gerçeği söyleniyor.
0
manuel mandalina
(24.09.16)
Keşke buradaki herkes on bin lira maaş alsa...
Öyle bir şehir ki bir köşesinde zar zor geçindiğin parayla öteki köşesinde kolaylıkla yaşıyorsun. O duyurulara cevap verirken herkes kendi etrafına göre değerlendiriyor tabii ki. Stavro'nun dediği gibi kendisi o paranın üstünde kazandığından değil de gelecek olana uyarı olsun diye söylüyor.
0
chipie
(24.09.16)
Gecenlerde bir ilan vardı burada. 1+1 1250 lira da kirası. Ev değil ahir bozması bir yer.
Ev kiraları anladığım kadarıyla 2000 lira civarı. Ben daha o kadar maaş almadim hic :/

Hatta ilanı da bulayım
www.hurriyetemlak.com

Nasıl yasıyorlar orada bilmiyorum.
0
balik kraker
(24.09.16)
3.000 lede yaşarsın ama ona yaşamak dersen tabi. 10 bin ile yine şehrin efendisi olamazsın. Ev kiraları gerçekten çok pahalı. Memura göre bir şehir değil kesinlikle. Memur buraya gelirken 10 kere düşünsün.
0
ıch will
(24.09.16)
tamamen sallamasyon. türkiye de o paraları kazanmak için müdür - genel müdür falan olmak lazım. ya da kritik bi görevde kafası çalışan bi adam olman lazım. mesela bi inşaat şirketindeki hakediş mühendisi/şefi gibi.

bi firmada sekreter olsan kazanamazsın banka çalışanı olsan yine o kadar alamazsın. lcw gibi mağazalarda müdür olsan yine 7000-10000 alamazsın. istisna şubeler vardır belki.

ben y.dışında beyaz yaka olarak çalışıyorum sözlükçülerin sıradanmış gibi 7000 10000 civarı yazdıkları paraları ancak burada alanlar var. o da euro kurundan dolayı. kaldı ki herkes de almıyor bu paraları burda da.

yani özetle geneli aç sosyete malesef. ..
0
ergenpezeveng
(24.09.16)
o mallara aldirma. ben 4000 lira maas aliyorum. ailemle kalip 3000'ini kenara atiyorum her ay. kirada olsam bile gene 2000 atardim kenara. lukse kacmadan, cimri gorunmeden ucuza yasamayi biliyorum sadece.
0
mayeskuel
(25.09.16)
@mayeskuel aile yanından ayrılınca masrafı sadece 1000 tl artacak sanıyor. O para kiraya yetmez, faturası mutfağı derken ay sonunda ailesinden borç isterken bulur kendini.

Ben İstanbul'da kendi işimi yaparak 8000 tl kazanıyordum, konsere gece klübüne falan gitmem, evde hanımla otururum. Arabam yok, sigaram yok.

Para yetmedi bir sahil şehrine taşındım (Kuşadası). İstanbuldaki son 8 ayda birikimim hiç artmamış.

Var sen düşün daha az kazananlar nasıl yaşıyor.
0
harzem
(25.09.16)
Herkes 10 bin kazanmıyor denilmişte , bugün eşyamı taşıyan nakliyeci günde 2-3 iş yapıyorum en az dedi. Adamın arabayı çalıştırması 100 tlden başlıyor. Günde en az 400 lira giriyor cebine. ilkokul mezunu adam 8-9 bin rahat kazanıyordur. Tesisatçı bir tanıdığım 10 bin kazanıyor. Memur arkadaşlar ise bodrum katlarda yaşam mücadelesi içinde
0
ıch will
(25.09.16)
Bizim mahalledeki fırının kirası 17.000 lira, artık ne kadar kazanıyor allah bilir.
0
angelus
(25.09.16)
Ben de cok dusundum bir aralar bunu. Istanbul ve maaslar hakkinda vardigim kanilar;

- Istanbul'da beyaz yakalarin cogu amerikancilik oynayan insanlar. Kazandiklari para fena degil. Hayatlarindan genel olarak memnun "genc" insanlar. Kimisi 3500-4000 tl kazaniyor kimisi 7-8 bin tl. Ve aradiklari her sey istanbul'da. Sosyal hayat, degisim, mekan, eglence, havaalani, ozgurluk, sex vs. Bu kisilerin cogu doymayan ve doymayacak insanlar. Para yetmiyor demelerindeki sebep de su; Atasehir'de ev kirasi 2250 tl, aidat, fatura vs nasi yetsin. o zaman git ucuz bir yerde otur. O zaman da trafik, muhit vs dert yanmalar. Belki haklilar ama su konuda haksizlar. Hemen kiyaslamayi kucuk sehirde en iyi yerde kira 1000 tl olarak yapiyorlar. Bu yuzden 3-4 bine krallar gibi yasanir diyorlar. Fakat o kucuk sehirlerde sosyal yasam, imkan, eglence, havaalani vs yok. Dogru duzgun kafe bile yok. Bu yuzden evet insanlar harcama yapmiyor. Donere 21 tl yazan mekan olursa da hemen batiyor. Arz talep cunku. Nusr-et bu yuzden Istanbul'da var, aksaray'da yok.

- diver gordugum ise, insanlarin cogu istanbul ve cevresinde buyudugu icin oraya cok bagli ve neredeyse asik olmus. Asgari ucretle calisan birisini taniyordum, "abi aksam su bogazdsn gecince her seyi unutuyorum" diyordu her gun. Ve bunu belki onlarca kisiden daha duydum, hepsi az kazanan insanlar. ailesi orda, arkadaslari orda. Psikolojik ve sosyolojik olarak kendilerini istanbul'a , yani en kalabalik ve en guclu insanlara ait hissediyorlar. Bu yuzden istanbul'un nufusu hic azalmayacak, deprem olsa bile. Devlet bile oraya tasinmak istiyor. Cunku en gucluler orada. Firma, takim, en guzeller, en iyi arabalar, unluler vs vs.

- son grup da farkli arayis halinde olup istanbul'a alisanlar. Para yetmiyor lafini en cok bunlardan duyarsin. Genelde istanbullu degiller, uni'den sonra istanbul'a tasinmislar. Aldiklari para istanbul piyasasina gore az asagida. En ufak bir durumda istanbul'dan tasinma plani yaparlar. Fakat maastan ziyade aliskanliklari onlara izin vermez. Bu yuzden dogru maas kiyaslamasi yapamazlar. Bak sunu da cok gordum mesela; anadolu'da 1500-2000 tl'ye calisip istanbul'a gocenler. Bu arads bu maas anadoludaki maalesef maaslar. Yok oyle en kral ev 500-600 tl oh masraf yok olaylari. Cag degisti. Istanbul'da da telefon ve internet faturasi ayni yozgat'ta da. kredi cekince banka aa tamam sen yozgattasin az faiz verelim demiyor. Arabana sigorta yapilirken tamam yozgatta kaza maza olmaz deyip bedava yapmiyorlar. Iste bu grup, maas olarak hani tuik hep yayinlar ya fakirlik siniri diye, onu azicik yakalamis fakat ileriye tasimamis grup. Istanbul'dan kopmak ister fakat cesaret edemez, alismistir cunku.

Onemli olan hangi gruba ait oldugun.
0
sana guluyorum sadece
(25.09.16)
neden bu kadar abartiliyor? ego durumlari.

neye gore 7000? yazan kisinin idealindeki standartlara gore.

kirada oturuyorsa biraz da hesapsiz biriyse tek basina bir evde 7000'i rahatlikla gecer.

hesapli kitapli biriyse daha ucuza yasayip biraz daha dusuk standartlara da razi olabilir...
0
idexo
(25.09.16)
arkadaşlar. şaka gibi gelecek ama gerçek. istanbulda karı koca 7000tl'den aşağı para alırsanız düzgün yaşayamazsınız. ben sebeplerini anlatacağım ister beğenin ister beğenmeyin.

1. Düzgün yaşayabileceğiniz bir lokasyondan ev tutmak aşağı yukarı 2000TL'dir. Bakın "Düzgün" diyorum, o yüzden bana 50 yıllık her tarafı rutubet kokan evleri örnek göstermeyin. Onlar "düzgün olmayan" hayatlar içindir. Veya beylikdüzü, avcılar gibi şehre 1 saat mesafeli yerler ide göstermeyin. Çünkü günde 2-3 saat yolda geçirmek de "düzggün bir yaşam" sunmaz insana.

2. "Düzgün" bir hayat için, gününüzün en azından bir öğününde et bulunmalı. Bakın tekrar "düzgün" diyorum, yoksa makarna pilavla da yaşarsınız ama "düzgün" değildir. O yüzden şu "düzgün" kısmını kafamıza güzelce kazıyalım. Etin kilosu 45tl ile 70tl arası değişiyor. Aylık mutfak masrafına rahatlıkla 2 kişilik bir aile için 750TL yazabiliriz başka bir deyişle. Hiç daha az olmaz demeyin.

3. Temizlik eşyalarına da ayda 150TL civarı para kesin gider.

4. Aidat 100TL diyelim.

5. Fiber internetiniz olsun, bir de digiturk d-smart gibi bir şey. İkisine toplam 100TL diyin ayda.

6. Elektrik doğalgaz su 200TL diyin hepsine.

7. "Düzgün bir hayat" dediğimiz için, haftada bir gün dışarıda alkollü veya alkolsüz yemek yiyin eşinizle. 2 hamburger 2 bira 100tl yapıyor mesela. Öyle söyleyeyim. Ayda 400-500TL buna harcayın.

8. Yine "Düzgün" bir h ayatınız olsun diye, ayda 2 kez tiyatroya falan gidin. Aşağı yukaru 50TL'den başlıyor zorlu center'daki vs. tiyatrolar. Buna ekstra yemek masrafı yazmıyorum, yukarıdaki 500TL'nin içine yazıyorum, ama tiyatro/gösteri vs. işine 100-150TL yazın.

9. Giysi, kozmetik, kişisel bakım alışverişleriniz olacak. Ok bunu dödnemsel yaparsınız, aylığa vurdunuz mu da 2 kişi 100TL'den fazla harcar her ay en az.

10. Yol parası.

11. Nefes alan her insanı kredi kartı veya kredi borc vardır biryerlerden. Ev taşırsınız kredi çekersiniz, eve eşya alırsınız kart kullanırsınız, telefonunuz düşer kırılır telefon alırsınız vs. O yüzden aylık en az 200TL kredi borcu da yazıyorum :)) Ki kredi kartlarına en az aylık 500TL ödeyeceksiniz bir şekilde, ama onu yazmıyorum he.

12. Öğrenim krediniz varsa, (4 sene boyunca ödendiği için bunu baya bildiğin kalem olarak yazıyorum çünkü bana giriyor ve koyuyor) 270TL yazıyorum aylık gider. (eşinizde de varsa....)

13. Ayda 1 kez tatile çıkmayın, 2 ayda 1 kez tatile çıkın. Hadi onu da çıkmayın, 3 ayda 1 kez tatile çıkın "düzgün" bir hayat diyoruz. Öğrenci hayatı demiyoruz. 2 kişi git gel yol parası en az 300TL tutacak bir kere, haftasonu tek gün konakladınız 2 gün tatil yaptınız, yaz 200 kağıt. Oralardaki harcamalarla birlikte 700-800tl yi de öyle silin. Aylık ortalamasıan 300TL diyelim bunu da :)

Ben toplamadım siz toplayın işte ya.
0
tchuck
(25.09.16)
bu arada bakın kişisel standart durumları falan değil bu yazdıkalrım.

Düzgün, ortalama bir hayat.
Arabanız yok, kendinize ait eviniz yok. 3 ayda bir haftasonlarınızı günlük tatile harcıyorsunuz. Arada bir dışarıda yemek yiyebiliyorsunuz ve arada bir tiyatro vb. etkinliğe gidebiliyorsunuz.

Btün senaryo bu. Lüks hiçbir şey yok.

Şimdi birazdan birileri gelip et yemeyi tiyatroya gitmeyi tatil yapmayı lüks sayabilir.
O tür hayatlar "düzgün" hayatla değildir. Köle hayatıdır, ona göre konumlandırın yazdıklarımı.
0
tchuck
(25.09.16)
gecenlerde benzer bir duyuruda "hepinizden fazla kazaniyorum" diyen birinin eski duyurularina bakmistim. iclerinde yazdigiyla tamamen alakasiz seyler vardi. mesaj attim hayirdir diye, mesajini sildi, ozur dilerimli filan bir seyler yazdi.

cogu kisi olmak istedigi kisiyi temsil ediyor internette, duyuruya bakma yani sen :) hepimiz 190, kumral, yesil gozlu, altinda bmw'si olan tipleriz.


istanbulda yasamak pahali, ucuz degil. ben hic istanbul disinda yasamadim ancak tatilde bile gordugum kadariyla diger iller daha ucuz. ( pazar urunleri - evler vs..)
0
fakyoras
(25.09.16)
O duyuruya ben de en az 7000 tl yazmıştım galiba. Hala da dedigimin arkadasindayim, duyuruda sorulan 2 çocuklu kirada yaşayacak bir ailenin minimum geçimi sorulmuştu.

Utopik para da kazandığım yok am gercekciyim, 6 sene ıstanbulda kaldım. Evlenip çocuklarımın geleceğini kuracaksam ıstanbulda, kusura bakmayin ama 7000 bile yetmez. Bunun gelecek planı var, düğünü var,hastalığı var .var da var. Aksi takdirde sürekli geçimi düşündüğünüz mutsuz bir hayatınız olur. Dışarıda yediginiz yemeğin parasını bile düşünür olursunuz.

Ha madem bu parayi kazanamıyorum ıstanbulda yaşamam. Sirf bogaz manzarası için yaşam standartlarini düşüremem. Zaten ben ıstanbulda barinamadim okul bitince.aileden de destek alamıyorum. Şehir değişikligine gittim hic de pişman degilim.
0
cabiday
(25.09.16)
bi de şeye hastayım

abi adam çiğ köfteci şu kadar satsa şu kalır maliyeti zaten şu filan :) o zaman adamın o semtte işi ne :)

Nakliyeciler şunu alıyo filan sen adamı sadece senin evi taşırken gördün belki kışın işi olmuyo adamın belki de bazen taşıdığı yük ve gittiği yer icabı 3 gün kamyonda yatıyor o adam duş alamıyor. kışın eksi bilmem kaç derecede lastiği patlıyor aracı hasar veriyor.

kaldı ki evine git bak standardı senim benim gibi. ben (büyük nakliye şirketi sahibi hariç)kendi çapında kamyonuyla eşya taşıyan ya da ufak bi taşıma şirketi oşan adamların boğaz manzarı evlerde filan oturduğunu görmedim.

ya da bi taksicinin yazın Bodrum'da yatıyla koy koy gezdiğini görmedim. o yüzden bu hesaplara hiç girmeyin.

ha ticaret yapan adam beyaz yakadan tabi ki çpk kazanacak o adam dükkanını sabah 7 de açıyor gece 12 de kapatıyor sen müdür 30 dk geç bıraksa demediğin kalmıyor. adam haftasonu dahil açıyor dükanı sen haftasonu p dükkandan ekmek gazete vs alıp evde keyif yapıyosun. bırak da adam o günlerin saatlerin farkını kazansın.
0
ergenpezeveng
(25.09.16)
al işte... düzgün yerde kira 2 bin lira, iki ayda bir tatil diyen adam var. bunlara tabii ki 7-8 bin lirayı beğendiremezsin. dünyanın neredesinde 2-3 ayda bir tatile çıkmak standart ya? kaç tane insan yapabiliyor bunu? nasıl hayatlar, kafalar, hesaplamalar bunlar?
0
der meister
(25.09.16)
@der meister,

ne demek ya 2-3 ayda bir tatil çok?

bir haftasonu eşini alıp ağvaya 2 günlüğüne gitmek mi lüks?
2000 lira kira mı lüks? sahibinden.com'a beşiktaş yaz, kadıköy yaz ev arat bakalım kaç para kira çıkacak.

istanbulda 25km uzaklıktaki çekmeköyde bile eli yüzü düzgün binalar 1200tl den başlıyor kim neyden bahsediyor allah aşkına.

2-3 ayda bir tatil illa ki yurtdışı veya otel tatili demek değildir. eylülde kapadokyaya gidersin, yılbaşında ağvaya gidersin, baharda karadenize gidersin, yazın da senelik iznini kullanır 1 hafta tatil yaparsın. naptı? 2-3 ayda bir tatil yapmış oldu. bu mu lüks?
0
tchuck
(25.09.16)
kaç tane insanın yapabiliyor olmasıyla ihçbir ilgisi de yok.

üledeki 10 kişiden 7si yapamıyordur zaten. çünkü ülke dediğiniz yerdeki herkes fakirin dibi. orta gelirli dediğin adamlar fakir. her normal insan sinemaya tiyatroya gidip 2-3 ayda bir haftasonu tatilini yapabiliyor olmalı. o haftasonları evde göt büyütmek için değildir. ama ne yazık ki bu ülkede göt büyütmek dışında bir şey yapamıyorsunuz çünkü kendinizi ortagelirli sanan fakirlersiniz.

ve fakirlik de "düzgün bir yaşam" değildir.
0
tchuck
(25.09.16)
son not: yoksulluk sınırı 4335TL, gidip o yoksulluk sınırındaki giderlere bakın bakalım. İNSAN GİBİ BİR HAYAT yaşamanın yanından bile geçemez o giderler.

15 yıldır fakirliği öyle bir kanıksamışsınız ki, normalde ortagelirli insanın yapması gereken şeyleri lüks görmeye başlamışsınız.

zengin adam her ay yurtdışında tatil yapan adamdır.
ortagelirli adam senede 1 defa 1 haftalık tatil yapan, onun dışında da 3 ayda bir şehir dışında biryerlere kafa dinlemeye gidebilen adamdır.

diğerleri fakirdir.
0
tchuck
(25.09.16)
istanbul artık zenginlerin şehri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor...yaşam çok mu pahalı evet , ama buna rağmen her gün artan bu kalabalık nereden geliyor diye bende uzun uzun kafa yorarım...

şöyle olaylarla kendime kısa kısa cevaplar veririm zaman zaman...

iki bina yapıldı bizim semte(çok yapıldıda bunlar örnek için :)

biri 200 bine sıradan ortalama bi ev...20 daire var mahalle apartmanı diyebiliriz

aynı bölgeye 1. binanın yakınınada site yapıldı...Site bu reklamlarda gösterilen içinde at koşturabileceğin sevgilinle çimenlerde oturup denizi seyredebileceğin bi site değil...normal bi site...ortalamanın üzerinde dairelerin fiyatı 500 bin...saymadım ama 80 dairenin üzerindede daire vardır

bu soruyu soran arkadaşa "hangisi daha zor satılır" diye bir soru sorsak muhtemelen sitenin daha zor satılacağını söyler...yanlış anlaşılmasın arkadaş olayın dışında biri olduğu için onu örnek gösterdim...kaldı ki bende aynısını düşünürdüm...ama gelgelelim istanbulda 100 dairelik site ortalama 500 binden satıldı 1.bina hala daireleri satmaya çalışıyor...

kısacası parası olan kesim ile parası olmayan kesim arasında ciddi bir fark oluşmaya başladı...parası olan gelip direk alabiliyorken olmayan veya az olanda alamıyor...ama burada tuhaf olanda ne biliyomusun...o siteden daireleri alan paralı adamla parasız adamlarında içiçe yaşadığı bi şehir istanbul...değişik bi kaos var...kaos içinde düzen var...

cafeye gittiğinde herkes zengin , ortamlarda herkesin parası var , sosyal medyada herkes güzel bi hayat yaşıyor ama gelgelelim herkesin borcu var bu şehirde...

doğma büyüme istanbulluyum ve ayda ortalama 3000-4000 tl arası kazanıyorum...ailemle yaşamama rağmen henüz bi birikim yapabilmiş değilim...çünkü standart bi harcaması olan biri bile parayı harcıyor çünkü şehir sürekli talep ediyor...arkadaşlarınızla bir gün oturup kahve içip yemek yemeniz ortalama 30tl ile 50 tl arasında değişir...farklı bi aktivite yapalım akşam için dersen iyi bi mekanda kafadan 50 tl ile 250 tl arası minimum harcaman olucaktır...bu rakamları ben yine alt baremden aldım yoksa gecede 1000 tl harcayanlarda mevcut...bunlara faturalar , ev harcamaları , kişisel harcamaları ve diğerlerini eklediğinde inan çok absürt rakamlar çıkıyor ortaya...

ben bi uygulama sayesinde her yaptığım harcamamı not almaya başladım çünkü kazandığım paranın artık nereye gittiğini takip edemez olmuştum...para kazanıyorum ama ay sonu bir türlü param olmuyordu bende böyle bi yöntem seçtim...yaklaşık 4-5 aydır düzenli harcamalarımı yazıyorum ve inan ekstra harcamaları görüp çıkarmama rağmen yine ciddi anlamda giderim oluyor...bunları ayrıntılı yazmamdaki sebep bekar biri bile zor geçiniyorken evli birinin bu şehre gelmesini tavsiye etmiyorum...şehirdeki insan nüfusundaki artış , insan kalitesinin hergeçen gün kalitesini kaybetmesi ve yerine gelen magandaların nüfusunun artması, trafik ve beraberinde getirdiği stresler inanın bu şehri artık yaşanmaz bi yer yaptı...onun için diğer şehirlerde bu kadar harcama yapmadan daha az stresli bi hayat yaşayacağınızı tahmin etmiyorum...
0
KingDagos
(25.09.16)
tchuck ve stavro'ya da katılıyorum.

bunun tamamen kişinin/kişilerin hayattan beklentisiyle ve alıştığı yaşam düzeniyle ilgisi olduğunu düşünüyorum.

mesela mutfak masrafı çok göreceli bir şey.
bim'in mantısını yiyerek ayda 200 lira mutfak masrafı da yapabilirsiniz.
ama tchuck'un dediği gibi normal beslenmek istiyorsanız, yani sebzesi, meyvesi, eti, tavuğu vb. o zaman aylık mutfak masrafı iki kişi için bin liraya yaklaşıyor zaten.

ama birine tavsiye verirken, "gel istanbul'a ya, bim falan idare edersin" diye bir şey söyleyemezsiniz, çünkü bu normal bir yaşam düzeni değil.
herkes ömrünü öğrenci evinde yaşar gibi geçirmek zorunda değil ve insanların hayattan beklentileri olmalı.
yani ölçüyü orada tutmak mantıklı olmuyor.

düzgün yerde ev tabii ki 1500-2000 liradan başlıyor.
bağdat caddesi üstündeysen zaten bunun 3-4 katı, yani düzgün yerden kasıt orası değil.
düzgün yer demek, alıştığın, kendini güvende hissettiğin, senin dengin olduğunu düşündüğün kişilerle paylaştığın, acayip kaliteli olmasa bile "nezih" muhit demek.

6-7 yıl önce gecekondu mahallesi olan şerifali denen yer, ataşehir'in üst tarafları, şimdi kartal-kadıköy minibüs yolu hattındaki evlerle yarışıyor kira konusunda.
asıl siz nerede yaşıyorsunuz ben onu anlamadım.

dışarıdayken araba olmasa bile, otobüs, metro kullandığınızda zaten günde 20 lira civarı yol parası veriyorsunuz eğer karşıya geçiyorsanız.
deniz otobüsü falan demiyorum bile.

bunları kalem kalem hesapladığınızda ciddi bir tutar ediyor.

ben çorbayla beslenir, rutubetli evlerde oturur, ayakkabımı pazardan da alırım, plastik sentetik fark etmez derseniz, üç-beş binle mis gibi geçinirsiniz.
ama bu kimseye tavsiye edilecek bir yaşam olmaz.
yaşamakla hayatta kalmak arasındaki fark bu zaten.

yaşamak başka bir şeydir.
tatil, ufak tefek konforlar, acil durumlarda ödenmesi gereken şeyler çıkarsa onları ödeyebilme esnekliği, bir ihtiyacını alırken iş görsün diye değil beğendiğin ve istediğin için alabilmek, hobilere sahip olabilmek, spor yapabilmek, birkaç farklı kalitede olan ihtiyacın için birkaç seçeneğe sahip olabilmek, karın doyurmak için değil keyif alarak yemek, canın bir şey isterse onu yiyebilmek, örtünmek için değil kendini şık ve rahat hissederek giyinmek vb. yaşamak "en azından" budur.

o yüzden tutup, "gel, her şeyin en son kalitesinden faydalanırsın, beslenemezsin, hiçbir sosyal aktiviten olmaz, hep fiyat yelpazesinin en sonundaki ürünlere muhtaç olursun, kuruşu hesap edersin, ama istanbul'da yaşa" denmesi mantıksız.
buradakilerin yüzde 70inden fazlası öyle yaşıyor, o ayrı.
ama stavro'nun dediği gibi, olması gereken şeye göre tavsiye veriliyor.
0
blatta hiberna
(25.09.16)
Hem sozlukte hem de burada cok alakasiz cevaplar veriliyor. Ayda 100 tl digiturk desen, iki kere disarida hamburger bira desen, her ay kyk desen vs vs. Iyi de birader bunlarin istanbul'la ne alakasi var? Ben anadolu'dayim benim de kyk odemem var. Elektrik faturami taksitlendirdim..

Ben gecen sene bir baslik acmistim, istanbul pahaliliginin cok abartilmasini anlatiyordu. Mesaj kutum kufurlerle dolmustu. (?) Halbuki son donemde izmir ve ankara da istanbul'la yarisiyor. Bunun en onemli sebebi kira/gelir indeksi. Gidip kadikoy, besiktas icin ornek vermeyin bir zahmet. Hem dunyanin bin yillardir tarihiyle turist noktasi olan, her seyin (ulasim, okul, restaurant vs) merkezi olan muhitleri ornek vereceksin hem de 7000 tl maas yetmez diyeceksin.

Oncelikle;

1) Istanbul'u yine istanbul gibi olan metropollerle karsilastirman lazim. gidip konya'yla erzurum'la degil.

2) maaslari da buyuk sehirlerle karsilastirman lazim. O da sadece Izmir ya da ankara ile.

3) kesinlikle kisisel giderleri hesaba katmayacaksin. Banane kardesim her ay 200 tl parfum, deodoranta harciyorsan. Ya da bunlar antalya'da cok mu ucuz. Antalya'da 2500 tl maas alan fakat hugo boss parfum kullanan adam ne yapsin peki?

4) bekarsan 4500-5000, evli ve cocuksuzsan 7-8 bin tl istanbul'da gayet iyi paradir. Anadolu'da ne izmirde ne ankarada bu paralari uzun bir sure goremezsin.

Not: turkiye gibi bir ulkede 2-3 ayda bir tatile cikip para harcamak lukstur. Spor salonu zaruri degildir. Kozmetik harcamasi zaruri degildir. Iki hamburgere 100 tl vermek istanbul pahaliligi degil salakliktir. Ayni sosyo ekonomik yerler uzerinden kiyaslamayi yapman lazim. Hobiler uzerinden gider kiyaslamasi yapilmaz.

www.expatistan.com?

Mesela bu izmir/istanbul kiyaslamasi. Izmir istanbul'dan her anlamda sadece yuzde 20 daha ucuz. Yani izmir'de 4000 tl = istanbul'da 5000 tl. Izmirde 4bin kazanma sansin istanbul'da 5bin kazanma sansindan az. Fakat istanbul'da cok sayida kisisel gider yaratma sansin izmir'den fazla.

Ha bir de su lafa bitiyorum; "tabi buna yasamak denirse?" Bak bak, beyefendi her ay 400 tl hamburger + bira yapamayacak, iki uc ayda bir yurtici/yurtdisi tatil yapamayacak. "O zaman tabi yasanir, ama buna yasamak denirse". Avrupa'da sarap 2 euro, hamburger + bira 5 euro. Yeri geliyor ciftler hostellerde kaliyor. Ama bizim beyefendiler illa 100 tl hamburger bira yapacak.
0
sana guluyorum sadece
(25.09.16)
@sana guluyorum sadece,

eee abi o kadar yazmışsın ama işin sonunu bekarsan 4500-5000, evliysen 7500-8000tl ye bağlamışsın?

biz de farklı bir şey söylemedik ki. evliysen 7500-8000tl, bekarsan 4500 civarı paraya iyi standartta yaşam sürersin. ama ötesi değil. mesela ev alamazsın? araba almak içi alternatif konforlarından vazgeçmen gerekir vs.

ama yaşamın kalitesiz mi olur? kesinlikle hayır. tatilini yaparsın, ihtiyaçlarını gidersin, bir sonraki ayı nasıl getiricem diye düşünmezsin.

ama bu paraların altında geçim sıkıntısı olmasa da, "düzgün yaşam sıkıntısı" çekmeye başlarsın.
0
tchuck
(25.09.16)
bu arada, "tatil lükstür, kozmetik zaruri değildir" cümlelerini anlamış değilim?

biz öğrenci evi yaşamını "standart" olarak mı kabul edeceğiz?
"türkiye gibi bir ülke" ne demek? türkiyedeki insan insan değil mi?

normal her insanın standardı tatile gitmek, kozmetik harcaması yapabilmek, kendine düzenli olarak temiz ayakkabı kıyafet alabilmek ve sosyal hayatı sekteye uğramayacak düzeyde yaşayabilmektir.

bunu yapamıyorsan orta gelirli değilsindir. ortagelirli değilsen de fakirsin demektir. formül bu kadar basit.
formülün türkiye hali, avrupa hali yoktur. bunu yapabilecek paran var mı yok mu, buna bağlıdır yalnızca. 2. bir faktör yok yani.

türkiyenin %90'ının fakir olması, fakirliği bir normal standart yapmıyor.
normal standartlar belirlenmiş, yoksulluk sınırı 4300tl iken sen çıkıp 3500tl kazanıyorum ama yoksul değilim diyemezsin. (yoksulluk sınırı 4 kişilik aile için geçerli bunu da not düşelim. ama dediğim gibi, yoksulluk bu sınır. ortagelir sınırı değil)
0
tchuck
(25.09.16)
(28)

kan grubunuz ne?

limoncello
belki lazım olur bulunsun burda:)benimki b rh pozitif istşehir de lütfen: edit
belki lazım olur bulunsun burda:)
benimki b rh pozitif ist

şehir de lütfen: edit
0
limoncello
(23.09.16)
b rh + :)
istanbul.


ekleme: şimdilik kan değerlerim üşük. kan verme durumum yok ama kendimi toparlamış olduğum zamanlar için burada kalsın yine de.
0
m e b
(23.09.16)
AB+
0
pomknos
(23.09.16)
0(-)
Edit: 0+ hanım kızlarımız selam mesajı gönderebilirler. Neticede zıt kutuplar birbirini çeker diyorlar.

Edit: Oha şaka yaptım atmayın mesaj falan.
0
chiper
(23.09.16)
O +
0
sta
(23.09.16)
A +
0
neferkitty
(23.09.16)
0+
0
angelus
(23.09.16)
Veritabanı yapıyorsak şehirlerinizi yazsanız iyi olur.
AB Rh(+) İzmir
0
Lim5
(23.09.16)
0 Rh + (İzmir)

Yalnız 16 Ekim öncesi kan veremem kızılay'a verdiğim için :)
0
EkimBebesi
(23.09.16)
0 Rh -
0
köstebek kurabiye
(23.09.16)
0+ lakin benim kanım bana yetmiyor, başkasına hiç veremem.
0
devilred
(23.09.16)
0 rh+
0
fraise
(23.09.16)
0+
0
killerbee
(23.09.16)
0 rh + oha bizden ne cok var.
0
cabiday
(23.09.16)
istanbul, brh+
0
canercuxy
(23.09.16)
0+ izmit.
ama 22 yıldır bir kere bile kan veremedim, almıyorlar :/
0
mutlusismankedi2015
(23.09.16)
b -

ama askerde baktırmıştım, ana-babayla uyuşmuyor. o yüzden yanlış da olabilir.
0
misterturist
(23.09.16)
"belki lazım olur bulunsun burda:)"

emin ol kan ihtiyacı olan birisi kan aranıyor duyurusu açmak yerine,

eski duyurular arasında kan grubuyla ilgili başllıkları aratıp kim bilir ne zaman yazılmış başlıklardan yazar beğenip o yazara mesaj atıp sabırla cevap gelmesini bekleyecektir, kesin yani.
0
celeron 300a
(23.09.16)
A - (ankara)
0
theseachange
(23.09.16)
0 Rh +
0
aychovsky
(23.09.16)
a rh+ buenos aires
0
seyduna6687
(23.09.16)
A rh (-)

İstanbul
0
Aman Sen de
(23.09.16)
0+ ankara
0
suwat
(23.09.16)
aynen yazın bunu favorilere atalım

sigaram yok içkim yok hastalığım yok.
mis gibi tertemizim çok şükür.

0 rh+ dediler en son.
istanbul
0
lonelyman
(23.09.16)
A +
istanbul
0
holy diver
(26.09.16)
AB+
0
matrix
(26.09.16)
B- ist
0
basond
(26.09.16)
hortlatalım da lazım olur

0 rh+
0
alt4y
(27.12.21)
hortlamışken devam ettirelim bari...

0 rh +

ankara
0
blatta hiberna
(27.12.21)
(5)

Kira kontratı imzalamadan önce evin son halini görmek istemek

peki madem
Merhaba! Kiralamayı düşündüğüm evde şu an tadilat yapılıyor o yüzden en son tam olarak nasıl olacak bilmiyorum. Emlakçıya dedim ki tadilat bitsin öyle imzalayayım kontratı. Bir araba laf etti, ya şimdi tutarsınız ya da kaporanız yanar diye çıkıştı. Bana yaptığım şey mantıklı geliyor ama o kadar laf
Merhaba! Kiralamayı düşündüğüm evde şu an tadilat yapılıyor o yüzden en son tam olarak nasıl olacak bilmiyorum. Emlakçıya dedim ki tadilat bitsin öyle imzalayayım kontratı. Bir araba laf etti, ya şimdi tutarsınız ya da kaporanız yanar diye çıkıştı. Bana yaptığım şey mantıklı geliyor ama o kadar laf yiyince kendimden şüpheye düştüm, belki ben hatalıyımdır. Kontrat imzalamadan önce taşınacağın evin bitmiş halini görmek istemek mantıksız mı? Teşekkürler!

Edit: Tadilat demişim ama boya aslında
0
peki madem
(20.09.16)
net haklısın.
0
basond
(20.09.16)
bitmiş halini görmek istemek mantıklı.
ayrıca, tadilat halindeyken taşınamayacağına göre, kontratı yapıp neden boşuna kira ödeyesin ki?

tadilat biter, imzanı atarsın, temizliğini yapar, taşınırsın.
tadilatın büyüklüğünü bilemiyorum, ama diyelim ki aksilik çıktı, 1-2 ay boşuna kira verebilirsin oturmadığın bir ev için.
0
blatta hiberna
(20.09.16)
yapılacak tadilat evdeki degişikleri baştan söyledi ise eve bakmak istemekte haklisin. evi sana teslim ettikten sonra yapilmayan/noksan şeyler konusunda umursamaz kalabilir ya da yersiz mazeret ileri sürebilir.
0
1adam
(20.09.16)
bunun tek çözümü var aslında çok basit.

tek tek o yazılanların hepsini kağıda dökeceksiniz. döküldükten sonra eğer yapılmaz ise noterden ihtarname çekersiniz. 2. defadan sonra kafanıza göre ev bulunca da çıkacağım bir aya dersiniz. paranın üzerine yatarlarsa filan komisyonla çalışan avukat ile dava açarsınız.
0
kurnaz
(20.09.16)
Lan tabii ki mantıklı! Hatta yapman gereken zaten o. Emlakçı dediğin yamyamdır, yamyam!

Not: kiracı değilim, dolaylı yoldan ev sahibi sayılırım.
0
plajda baretle dolasan muhendis
(21.09.16)
(2)

yavru kedi yetişkin erkek kediyi annesi mi sanıyor

cilekli krep
yavru bir erkek kedimiz ve yetişkin bir erkek kedimiz var. yavru kedi bizimkinin memesine gömülüp cuk cuk emiyor.bizimki de ses çıkarmıyo o da yavrunun başını poposunu falan her yerini yalıyor. yavru bunu anası mı sandı ne yaptı acaba?
yavru bir erkek kedimiz ve yetişkin bir erkek kedimiz var. yavru kedi bizimkinin memesine gömülüp cuk cuk emiyor.bizimki de ses çıkarmıyo o da yavrunun başını poposunu falan her yerini yalıyor.

yavru bunu anası mı sandı ne yaptı acaba?
0
cilekli krep
(20.09.16)
olabilir.
herkes halinden memnunsa, bir şey yapmanıza gerek yok.
bir süre sonra bırakır.

benim kedilerimden biri de erkek köpeğimin memesini arardı.
doğal bir şey yani.
0
blatta hiberna
(20.09.16)
Her şeyin üstünde meme arayabilir sıkıntı yok.
0
bigbadabum
(20.09.16)
(11)

ilk defa duyuruda böyle bir şeyle karşılaştım.

kurnaz
arkadaşlar şu duyuru malumunuzhttps://www.eksiduyuru.com/duyuru/1122905/korsan-kiz-icin-yardim-yavru-kedi-icerirbaşlığı tamamen ilgi çekmek için açılmış, kötü niyetli başlığı olan bir duyuru.bende cevap olarak başlığın ilgi çekme amacı olduğunu yazdım.cevabım silinmiş, başlık sabitlenmiş. yanına da
arkadaşlar şu duyuru malumunuz

www.eksiduyuru.com

başlığı tamamen ilgi çekmek için açılmış, kötü niyetli başlığı olan bir duyuru.

bende cevap olarak başlığın ilgi çekme amacı olduğunu yazdım.

cevabım silinmiş, başlık sabitlenmiş. yanına da "yavru kedi içerir" yazılmış. bu olması gereken, buna lafım yok.

benim cevabım niye silindi olması gereken bu ise?
0
kurnaz
(20.09.16)
peki bu duyuru soru olmadığı halde hala soru durumunda kalıp neden duyuruya çevrilmiyor?

soru yok ortada cevaplanması gereken.

bu yapılsa idi benim cevabım silinmeyecekti. gerekte yoktu.
0
🌸kurnaz
(20.09.16)
İlgiyi başlık sahibi kendi üzerine çekiyor sanki, bundan şahsına fayda sağlıyor arkadaş.

Kötü niyetli demişsin, senin cevabın da bana göre kötü niyetli. Kısacası göreceli şeylerden bahsediyoruz ve içerlenmeye gerek yok burada.
0
chicha
(20.09.16)
@chicha

nesi kötü niyetli yazdığımın?
0
🌸kurnaz
(20.09.16)
öncelikle sahiplendirme veya yardım içeren kedili köpekli başlıklar ilgi çekmek için korsan kız, tatlı çocuk, yaramaz düğme filan gibi değişik tamlamalarla; o çocuğun bakımını üstlenen kişi tarafından içinden çocuğa nasıl seslenmek geliyor ise öyle açılır. bu konuda anlaşalım.

kötü niyetli başlıktan kastınız nedir, nasıl bu yargıya vardınız gerçekten anlayamadım, üstelik ileri gidicem; böyle bir yargıya varmanız bence sizin kötü niyetli olduğunuzu gösterir. zaten hayvan alt başlığındaki bir duyurubu, cevap vermemişsiniz ki, özel mesajla da iyi niyetli bir şekilde bildirebileceğiniz bir yorumda bulunmuşsunuz. yine de haklı olabileceğiniz, başka kişilerin de yanılabileceği göz önünde bulundurularak yanına yavru kedi içerir eklemişler. problem? bence yok.
0
evde liyakat kalmamis
(20.09.16)
@evde liyakat

hocam ben bir hayvanseverim. özellikle kediler konusunda da oldukça hassas olan biriyim. çocuğu gibi seslenebilir insan. burada sıkıntı yok ki.

benim kötü niyetli olarak tanımladığım tek bir yer var. başlık ilgi çekme amaçlı. kedi sever ya da ilgilenenler değil. yani ben tr de yaşamadığım için ilgi duymuyorum kedi duyurularına, yardım edemiyorum ya da zor oluyor. bundan dolayı pas geçerim.

ama bunu açıp bakıyorsun ne diye. bu yanıltmadır.

ben nasıl evimde gözüm gibi baktığım ve örümceklerin hışmına uğrayan karıncalarım için "gelinnnn adam öldürüyorlarrr!!" diye duyuru açmam hoş değilse bu da öyle. örnekte bilerek saçmaladım.

amacım bu tarz duyuruların belirtilmesi, kedi ise kedi içerir yazmak zor değil. ben ihtiyaç lazım yazsam çat diye başlık değiştiriliyor. modlar tamamen haklı burada. amaç ilgi çekmek çünkü.
0
🌸kurnaz
(20.09.16)
bu ortamı fizik kanunları yönetiyor da anormal durum olunca anaa neden oldu dur çözeyim durumu olmasın.
İnsanlar her durum için ayrı fikir beyan ederler.

Yanlışlık düzeltilmiş daha kurcalamanın çok da bir getirisi yok..
0
basond
(20.09.16)
Bir duyuru açılıyor, başlığı korsan kız için yardım, yanında da pati işareti var. Ne düşünürsün? Gerçekten insan bir korsan kadın Pasifik Okyanusu'nun ortasında gemiden düştü, sonra ıssız bir adaya baygın bir şekilde bedeni vurdu, orada 1 sene yaşam savaşı verdikten sonra bir yolcu gemisi tarafından tesadüfen bulundu, ama sağlık sorunları yaşıyor ve hastanede bizden gelecek maddi destekleri bekliyor diye mi düşünürsün?
Gayet açık bir başlık. Alelade bir insan bile okuyunca haa siyah beyaz dişi bir kedinin yardıma ihtiyacı var demek ki diye düşünür, başka da bir şey düşünmez; çok zeki olmasına bile gerek yok.

Cevabın da silinmiş çünkü açılan duyuruya cevap değil. Bu kadar. Burada da tartışılacak bir şey yok.

Fuzuli polemikten başka bir şey değil şu açtığın duyuru.
0
buff
(20.09.16)
Soruya cevap olmadığı için silinmiş. Değil gerçekten.

Duyuruda 'Kedinin adı Korsan Kız' yazıyormuş. E kediler dişi-erkek olur diye, adını 'Korsan Dişi' mi koysun. Benim kedimin adı da Kızım'dı; hayvanı 'Dişim' diye mi seveyim. İnsanlar kedisini/köpeğini kızım/oğlum diye sever. Köpeğine 'Erkeğim' diyen birinden korkarım ben mesela, 'Ne yapıyor bu hayvanla' derim. Kedi dişi veya erkek olabilir ama duyuruda 'Elimde kız bir kedi var' dese gerçekten gerekebilen bir düzeltme olurdu, 'Adı Korsan Kız' yazıyor. Adını 'Korsan Dişi' mi koysun? Ha, 'Neden başlıkta kız kelimesini küçük harfle yazmış' dersen, evet, hak veririm ama bu da mesajla gönderilse daha anlamlı olacak bir şey ya da düzeltme yapıldıktan sonra verilen cevabın geçerliliği kalmadığı için silinirdi. Zaten yapılmış düzeltmenin altındaki sadece 'Şunu da düzelt' yazan cevaplar siliniyor. Eğer bir yanlış varsa ve düzeltilmişse, daha önce verilen cevap geçerliliğini yitirebilir, bu da bir ispiyon maddesi zaten.

Ben silmedim cevabı ama başlıktaki kötü niyeti de anlayamadım açıkçası. 'Ameliyat ettirdik, 90 tl eksik kaldı' demiş, hani bir ihtimal 'Dolandırıyor' diyebilirsin. Bunu 'Sen kötü niyetlisin' anlamında söylemiyorum, hakkaten o kötü niyeti anlamaya çalışıyorum. Bu tarz duyurular çok oluyor, izin verilen bir duyuru. Kullanıcı 'Bakın ben kedi seviyorum, ameliyat ettiriyorum' diye hava mı atıyor, milleti mi dolandırmaya çalışıyor; kötü niyetten kastınız hangisi? İnanılmayabilir, ben de tanımadığım insana inanmam, güvenilir bir kanıt isteyebilirdim mesajla mesela. Bu niyet okumanız da soruya cevap içerse silinmezdi. Belki de düzeltildi ve ben kaçırdım.

Yardım kampanyalarını genelde duyuruya çevirmiyorum, çünkü altına son durum yazılabilir, biri 'Ben tamamını gönderiyorum, başka kimseye gerek yok' yazabilir, soruya gelecek cevaba katkısı ekleme yapabilirler (örneğin, 'Bu ameliyatın devamında X bakımı gerekir, o da para gerektirecek. Gelecek zaman için hazır olun' gibi durumla ilgili katkılar yapılabilir.
0
aychovsky
(20.09.16)
buff +1 (sesli güldüm ayrıca :)
0
blatta hiberna
(20.09.16)
@Sour: başlığın ilgi çekici olması kurallara aykırı değil. sırf ilgi çekebilmek için başlığa duyuru ile alakasız ilgi çekici ifadeler kelemek duyuru kurallarına aykırı (bu duyuru'da böyle bir durum yok, önceki halinde de yoktu).
0
kibritsuyu
(21.09.16)
Fuzuli polemik + 1

Bu kadar detaycı, bu kadar inceleyici olmayın, hayat size çok zor olur.
0
dessy
(21.09.16)
(7)

kedi evdeki yiyeceklerden ne yer?

mahone
türlü gibi bi yemek var. içinde fasülye patlıcan vs var. bulgur pilavı gibi bi pilav var bide. geçen gün ekmeği sütleyip verdim ama yemedi. sütü diliyle yaladı o kdar. bir iki lokma ekmek yedisi sonra hiç dokunmadı.yetişkin sokak kedisi. kapıda bekliyor.
türlü gibi bi yemek var. içinde fasülye patlıcan vs var. bulgur pilavı gibi bi pilav var bide.

geçen gün ekmeği sütleyip verdim ama yemedi. sütü diliyle yaladı o kdar. bir iki lokma ekmek yedisi sonra hiç dokunmadı.

yetişkin sokak kedisi. kapıda bekliyor.
0
mahone
(19.09.16)
bizim sahiplendirdiğimiz ufaklıklardan biri verdiğimiz hiçbi' mamayı yemiyodu, bulgur pilavıyla karnıbahar yemeğini hüpletmişti. gerçi bi' hafta osurmuştu sonradan, ama verebileceğiniz hiçbir şey yoksa idareten deneyebilirsiniz.

biraz yoğurtla karıştırıp verseniz de olur.
0
evde liyakat kalmamis
(19.09.16)
soğanlı, baharatlı, salçalı yiyecekler zararlı diye biliyorum.
0
nice tnetennba
(19.09.16)
cips bile yiyor bazısı :( eğer mamaya alışmamışsa etli yemeğin suyuna ekmek batırıp ver. elindeyse direkt etin kendisini de verebilirsin tabii.
0
ruhen hastayim ben
(19.09.16)
dışarda açık mamalar var aslında .
kendi yaptığın yemekden ucuza gelir.
akmaz, bozulmaz, oldukca pratik.
0
supermatik
(19.09.16)
soğanlı veya kakaolu bir şey sakın vermeyin, zehirler.
süt de ishal yapar.

su verin mutlaka.
salam, sosis tarzı şeyler verebilirsiniz.
balık, tavuk olabilir tabii ki.

ama genelde ev yemeği türü şeyleri yemezler.

eğer beslemek istiyorsanız kilosu 6-7 liraya micho mamalar vardır petshoplarda.
onlardan alıp verebilirsiniz.
hem daha temiz, hem daha az zahmetli olur, hem de kediye yiyebileceği bir şey vermiş olursunuz.
0
blatta hiberna
(19.09.16)
Valla yemek vermedim yemez diye. Yogurt yedikleirni biöiyodum. Yogurt koydum önüne yedi bi güzel.
0
🌸mahone
(19.09.16)
Yumurta varsa, haslanmis yumurta da yer.
0
innerbliss
(19.09.16)
(24)

Hangi evi seçmeli?

fraise
Aslında dun birini beğenip ev sahibiyle görüştük; aksama kontrat yapacağız ama diğerini mi seçmeliydik diye düşünmeden edemedim.1. Ev 180 m2 3+1 2 banyolu, büyük de bir balkonu var. Bulundugumuz yerin bilinen, ünlü sitelerinden. 8 yillik bir binada, guvenliği, bahçesi vs her şeyi var. Tam merkezde
Aslında dun birini beğenip ev sahibiyle görüştük; aksama kontrat yapacağız ama diğerini mi seçmeliydik diye düşünmeden edemedim.

1. Ev 180 m2 3+1 2 banyolu, büyük de bir balkonu var. Bulundugumuz yerin bilinen, ünlü sitelerinden. 8 yillik bir binada, guvenliği, bahçesi vs her şeyi var. Tam merkezde sayılan bir bölgede. Evin önünden toplu taşıma geçiyor. Taksiye ulaşım çok kolay.

2. Ev 2+1 5 katlı bir binanın çatı katı dubleksi, yeni yapılan butik bir sitede. Evdeki ilk kiracı biz olacağız, daha inşaat temizliği var. Diğerine göre daha küçük. Güvenlik görevlisi vs henüz ortada yok. Fakat burdaki sorun ev sapa ve yeni yapilanan bir bölgede kalıyor. Evin minik bir terasi var, o bile kapali bir benzin istasyonu ve copluk manzarali. Etraftaki evlerin hemen hepsi boş, sitede de oturan 3-4 aile var. Dışarıya çıkınca her yer inşaat. En yakın minibüse binmek için, markete/ bakkala gitmek için bile 10 dakika yürümek gerek en az. Keza çıkıp taksi bulmak için de benzer şey geçerli. Diğerine göre de kirası 350 lira az.

Şimdi biz 1. ev için anlaştık çünkü gerçekten güzel bir ev ama 2. evin dubleks, çatı katı ve 0 olması aklımı kurcaliyor. Tabii boş ve issiz olması da biraz korkutmuyor değil. Aradaki kira farkı bizi etkilemiyor ama 350 liranın cebimde kalması da kimseyi rahatsız etmez. Gerçi bu durumda bir kısmı taksiye gidecektir diye dusunuyorum.

Velhasıl hangi evi seçmek daha mantikli? Uzun süre kalmayı düşündüğümüz için ve eşyaları ona göre alacağımız için sonradan pişman olmak istemiyorum.

Tesekkur ederim şimdiden herkese.
0
fraise
(19.09.16)
Kira farkı sorun değilse kesinlikle 1.
0
kobuzchu kiz
(19.09.16)
1. ev çok daha cazip.
0
himmet dayi
(19.09.16)
zaten o parayı taksiye vericeksin 1. evi seç kafan rahat olsun.
0
England
(19.09.16)
1
0
eloharp
(19.09.16)
0 olması dezavantaj. Bütün problemlerle siz uğraşacaksınız.

Aradaki fark sizin için önemli değilse kesinlikle 1.
0
halilibo
(19.09.16)
1
0
la noix
(19.09.16)
tabi ki 1.
çöplük mü izleyecen terastan? zaten terası 2-3 ay anca kullanırsın. güney illerinde oturmadığını varsayıyorum.
0
cekilmis gayfe
(19.09.16)
Net 1.

2de bahsettiğin gibi bir evde eski erkek arkadaşım kalıyordu. Çevrenin boş olması, toplu taşımaya uzaklık, market vs. olmaması büyük sıkıntı yaratıyor. Ben alışverişini günlük yapan biri olarak özellikle marketlerin uzak olmasından dolayı baya sıkıntı çekmiştim. Bir sigara almak için bile çıkıp iki saat yürüyorsun. Hiç gerek yok. Sıfır bina da o kadar süper bi şey değil bence. İlk siz oturacağınız için olası sıkıntılar ilk size vurur, atıyorum kaloriferi doğru düzgün çalışmıyordur, banyonun giderinde sıkıntı vardır vs. uğraşır durursunuz.

Eve bi çıkamadın fraise :)
0
buff
(19.09.16)
Kesinlikle 1. ev. Hayırlı olsun.
0
fragile lady
(19.09.16)
Buff, sorma. İlk defa tek başıma yapıyorum her şeyi. Ne zor işmis bu. Her şeyi ayrı dert.

Yarın da odaları hangi renk boyatalim diye sorarım :p
0
🌸fraise
(19.09.16)
Yasadigin muhit cok onemli. O yuzden 1. UStelik 1. ev daha genis bir de. Kesinlikle 1.

Ev alirken alakasiz ya da onemsiz degiskenleri hesaba kattigi icin bircok insan mantiksiz karar verir. Bununla ilgili bir arastirma bile var Amerika'da. Sizde de o hataya dusme ihtimali varken siyirmissiniz ama hala akliniz yanlis taraflara kayiyor.
0
stavro
(19.09.16)
yatak odasını koyu renk boyatın. ben oturma odasında 3 yıldır gök mavisi kullanıyorum çok memnunum :D
0
la noix
(19.09.16)
kesinlikle birinci daha cazip.

buna küçük olması, güvenliğin ortada olmaması, yerinin sapa olması, manzarasının kötü oluşu falan dışında bir şey daha eklemek isterim.

çatı katı olan evler hep risklidir, çünkü ne olursa olsun bakım gerekiyor.
yeni bina da olsa, inşaat kalitesini bilemezsiniz, bir de çatı akmasıyla uğraşabilirsiniz.

bizim üst kattaki çatının bakımı düzenli yapılmasına rağmen, aşırı fırtınalı falan havalarda şıp şıp damladığı oluyor.

o yüzden çatı işi biraz netamelidir genelde.

bir de, teras falan ne kadar cazip olsa da, genelde güzel bir balkon daha keyifli olabiliyor.
bizim üstte teras var, alttaki balkonda oturuyoruz mesela.
balkon büyük olduktan sonra hiç sorun yok.

çünkü terasa çıkınca ortadasın, herkes her şeyini görüyor.
(gerçi bi mimariyle de ilgili bir şey, ama hayal ettiğiniz gibi de olmayabilir demek istedim.)

bir de, yine yeni bina olduğu için bilemeyiz, terasın giderinde sorun varsa, yağmurlu havalarda yanarsın.
giderinde sorun olmasa bile, bazen tıkanıyor falan, illaki bir sorun oluyor.

yani çatı ve teras sakatlık riski barındırıyor her zaman.
0
blatta hiberna
(19.09.16)
Demişler ama 1, çatı katı dubleks yazın sıcak kışın soğuk olur; bir de yeni ise daha rutubeti filan beli olmaz hepsi kışın ortaya çıkar. Akarı kokarı olmayan eve çıkın.
0
kaymaktutmayansicaksut
(19.09.16)
Fraise sor sor güzel oluyo böyle, yeni baştan ev kuruyomuş gibi hissediyorum ben de sen sordukça :)

Hayırlı olsun şimdiden, güzel bi yuvanız olsun.
0
buff
(19.09.16)
kesinlikle +1

dubleksi çatı katını ısıtmak zordur, genelde mutlaka bir yerinden sorun verir sizden önce oturmuşlar olsa neyse ama zaten yeni binayı da ısıtması zor her türlü 1 daha iyi.
0
yue
(19.09.16)
Aylarca ev aramaktan emlakçıya dönüştüm, bana güvenebilirsin, 1 diyorum.

Hayırlı olsun.
0
peggy
(19.09.16)
dubleksten uzak durun bence
0
bordeaux
(19.09.16)
1 den 1 banko
0
windowsguvenlikduvari
(19.09.16)
sormana bile gerek yok tabiki 1
0
sta
(19.09.16)
herkesin de dediği gibi çok net 1.
her şeyi geçtim çatı dublekslerinin bir çoğunun ısınması ayrı soğutması ayrı derttir.

ayrıca 2. sitede çok az insan oturuyor demişsiniz. bu da sitenin geleceği açısından muallak. beklediğiniz hizmetler oturum tamamlanmazsa gerçekleşmeyebilir.
0
teritori
(19.09.16)
1.
net.
0
basond
(19.09.16)
çatı alınmaz
0
çınarım
(19.09.16)
İlk kez tum duyuruyu bu kadar hem fikir gördüm, sonuç itibariyle sizi dinledik; 1. evin anahtarlarını aldık bugün.

Buff'a söylediğim gibi 'evi hangi renge boyasak? Duvar kağıdı yaptırsak mi? Mobilyayı ne renk almalı?' tarzı sorularıma hazır olun. Hepinize teşekkür ederim :)
0
🌸fraise
(19.09.16)
(8)

avrupa yapımı dizi

old possum
Şöyle soğuk, ürpertici iklimlerde geçen, gizem, polisiye ya da bilim kurgu dizisi önerir misiniz? Avrupa ya da orjinali Avrupa olup remake olan da olur. Tişkirlir.Edit: Canada'da da geçse de razıyım , bir dizi önerin be!
Şöyle soğuk, ürpertici iklimlerde geçen, gizem, polisiye ya da bilim kurgu dizisi önerir misiniz? Avrupa ya da orjinali Avrupa olup remake olan da olur. Tişkirlir.

Edit: Canada'da da geçse de razıyım , bir dizi önerin be!
0
old possum
(18.09.16)
Bron / Broen senin ilacın. orijinal adı ve dizinin orijinali bu. the bridge diye remake'i var ama Bron süperdir.
0
amelie poulain
(19.09.16)
Bron/Broen +1

Borgen de soğuk iklimli bir politik dram dizisidir.
0
fragile lady
(19.09.16)
the killing
0
sta
(19.09.16)
the killing veya orjinali forbrydelsen.
0
sterimar
(19.09.16)
abd kabul edersen.
the killing
yağmurlu havada geçiyor ve çok kasvetli bir havası var.
0
gotic
(19.09.16)
the kettering incident atmosferi icin 2 bolum izledim
0
partizan
(19.09.16)
Alman tarihi dizi? Deutschland 83
0
rivulet
(19.09.16)
the killing çok güzeldi.
orijinalini izlemedim, amerikan yapımı olanı diyorum.

trapped var bir de izlanda yapımı.
insanlar ve özellikle de iklim yeterince soğuk.
geçen gün başladım, iyi gidiyor.
0
blatta hiberna
(19.09.16)
(18)

Sorum bağyanlara, şu vücut hakkındaki görüşleriniz neler ? (caps-caps-caps)

Golden Ratio
http://cdn01.cdn.justjared.com/wp-content/uploads/2016/07/leto-rs/jared-leto-shirtless-rolling-stone-01.jpghttp://i1-news.softpedia-static.com/images/news2/Jared-Leto-Is-Muscular-Wearing-Skirt-2.jpghttps://scontent-frt3-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/14374158_539990502866483_1564811761_n.jpg?ig_
cdn01.cdn.justjared.com

i1-news.softpedia-static.com

scontent-frt3-1.cdninstagram.com

45 santim bisepsli abilerimiz cevaplamazsa sevinirim. thnx.
0
Golden Ratio
(18.09.16)
Jared Leto'nun yüzünü tipini beğenmem ama vücudu iyiymiş. Nicke bakma, kadınım.
0
littlejack
(18.09.16)
kaslı olabilir, ama çelimsiz görünüyor nedense.
belki boyu kısa ve minyon diyedir.

beğenemedim, eksik bir şeyler var gibi.
zaten bu tüysüz erkek olayı bana göre değil de, yani fiziği de gözüme güzel gelmedi.
0
blatta hiberna
(18.09.16)
Kas yapma takıntısı olan erkekler iticidirler benim için. Çünkü bütün değerleri vücutlarında zannederler ve çevrelerinde de aynı düşüncede insanlar bulunur. Kaslı vücut da bana pek sevimli gelmez. Özellikle üçgen vücutları sevmem. Çekici gelen şey vücudun kendisi değil aslında, bunu şimdi fark ediyorum. Sadece çırpı gibi tipleri sevmem, onu iyi biliyorum.
0
yaren
(18.09.16)
@yaren iyi de zaten adam çok kaslı değil ki ? Kas takıntısı olsa daha fazlasını yapabilecek imkanı da vardır, şu an sadece fit diyebiliriz. Dediğin takıntı şu adamda falan var desen anlarım i.ytimg.com
0
🌸Golden Ratio
(18.09.16)
ilk foto fena degil, digerlerini zaten sevmedim cok zayif. kas cabasindaki erkekleri de itici buluyorum, hafif gobekli beyler daha cok ilgimi cekiyor.
0
in vino veritas
(18.09.16)
beğenmedim pek. kolları çok ince. sanki dengesiz yapmış vücudu. bi de pürüzsüz erkekleri beğenmiyorum ben.
0
jonestown
(18.09.16)
eşcinsel erkeğim, ben de cevaplicam bana ne.

güzel vücut işte. daha n'olsun? vücut yapısı belli çocuğun, daha fazlasını beklemek anlamsız. herkes bir olamaz.
0
nathanieltroy
(18.09.16)
1. ve 3. fotoğraf fena değil ama 2 berbat. Diğer arkadaşlara katılıyorum zayıf ve çelimsiz duruyor genel olarak. Ben hiç etkilenmedim.
0
köstebek kurabiye
(18.09.16)
tam kıvamında
0
sta
(18.09.16)
ikinci foto kötü, diğerleri iyi. bir de kolları çelimsiz kalmış biraz. ama özetle hoş, beğendim ben.
0
şubatsonrası
(18.09.16)
1. fotoğrafı beğendim. ama kolları vücuda göre ince kalmış. orantısız duruyor. baklavayı çıkaran kol kasını da halleder diyor ve uğurluyorum.
0
ruhen hastayim ben
(18.09.16)
İkincisi kötü, diğerleri iyi gibi ama kalıpsızlar sanki bi ufaklar. Bayılmadım.
0
chipie
(18.09.16)
erkek olarak söyleyebilirim ki ilk foto en ideal hal bence. ondan daha fazlasına kasmaya gerek yok. vücut için en güzel örnek bruce lee'dir ayrıca bu tarz durumlar için. vücudunda onlarca balon şeklinde kas taşıyan adamları anlamıyorum. göbekli bir erkekten farkları yok. tabi kendilerince mutlularsa bize laf etmek düşmez. olay bunu kendin için yapıp yapmadığın.
0
matrix
(18.09.16)
Böyle vücut sevmem ama Jared Leto'nun yüzünü ve mimiklerini sempatik buluyorum.
0
fragile lady
(18.09.16)
kafası vücuduna göre büyük kalıyor. kafası ile vücudunu eşitleyene kadar vücut çalışmalı.
0
cikis yolu
(19.09.16)
Gayet fit erkek vücudu işte güzel. Herkesin farklı vücut yapısı var sağlıksız olmasından iyidir, illa 45 santim biseps olacak diye bir şey yok. Vücudunuzla barışık olun kendinizi sevin. İnanların kolu olmuyor bacağı olmuyor şükredin sağlığınıza.
0
yue
(19.09.16)
şu sorulardan sıkıldım.

cevap: bir tane estetik algımız olmak zorunda değil. mis gibi adam.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(19.09.16)
gayet de daş gibi adam. 45 santim bisepsli erkekleri sevmiyorum, bu ideal bence.
0
nice tnetennba
(19.09.16)
(18)

Favori komedi filminiz hangisi?

fragile lady
Komedi filmlerinden pek hoşlanmıyorum. Bakış açımı değiştirebilecek ve 'muazzamdır' dediğiniz filmler var mıdır?
Komedi filmlerinden pek hoşlanmıyorum. Bakış açımı değiştirebilecek ve 'muazzamdır' dediğiniz filmler var mıdır?
0
fragile lady
(18.09.16)
Çiçek abbas.
0
bigbadabum
(18.09.16)
ne olacak şimdi?"
0
petekpare
(18.09.16)
Scary Movie serisine çok gülmüştüm. Bana göre gayet komik bir seri. Bir de yanlış hatırlamıyorsam CNBC-E kanalında gösterilmiş bir Tom Hanks filmi vardı, adını nedense bilmiyorum, komedi filmi değildi sanırım, emin değilim, bu filme bayağı gülmüştüm.
0
dissendium
(18.09.16)
Yaa bi de I love you phillip morris var. O kadar eğlenmiştim ki izlerken...
0
petekpare
(18.09.16)
rodriguez2
(18.09.16)
Komedi ben de sevmem fakat şu fena değildi; www.imdb.com
0
harvey
(18.09.16)
office space
0
kanzuk seni yiyeceğim arslanım
(18.09.16)
lammbock
borat
clerks 1 2
0
partizan
(18.09.16)
dumb and dumber
Hangover
we are the millers
0
turkuaz
(18.09.16)
Vizontele favorim.

Simon pegg filmlerini severim ama bakış açını pek değiştirmez, eğlendirir. Hector search for happiness bir şeyler katar ama^^
0
Apocalypse
(18.09.16)
The 'Burbs (1989)
0
RedGoldGreen
(18.09.16)
yes man ve liar liar güzeldir. ama en çok güldüğüm shaun of the dead ve due date sanırım.
0
bohr atom modeli
(18.09.16)
naked gun güzeldi sonradan izledim ulan buna mı gülmüşüz dedim
yine aynı şekilde ikinci izlediğimde bu ne len dediğim,
hot shots, scary movie, ali g inda house, euro trip gibi filmler de var.
hala güldüğüm tek film kemal sunal filmleri gerisi tıraş.
0
cekilmis gayfe
(18.09.16)
Süper ot
0
davos seaworth
(18.09.16)
the odd couple (1968)
0
blatta hiberna
(18.09.16)
Dr İlginçaşkı veya Nasıl Atom BOmbasından Nefret Etmeyi Bırakıp Onu Sevmeyi Öğrenebilirim?
0
pangea
(18.09.16)
başıma bir şey gelmeyecekse sıralıyorum.

kolpaçino serileri;

bana masal anlatma

wedding ringer
0
markasiz
(18.09.16)
The Wolf of Wall Street. bence gerçekten muazzam ve de ufak bir koşturmaca içinde baya komedi veriyor aslında.
0
ebonni eth atc
(07.11.16)
(32)

Duyuru mesaj tacizleri

aychovsky
Taciz doğru kelime midir, emin olamadım. Duyuru'da bir süredir, özellikle birkaç aydır daha sıklıkla karşılaştığımız bir sorun var. Zirvelerde ya da bireysel buluşmalarla bir şekilde görüşüldükten sonra tarafların birinin diğerini rahatsız ettiği ile ilgili mesajlar alıyoruz. Engellense bile başka n
Taciz doğru kelime midir, emin olamadım. Duyuru'da bir süredir, özellikle birkaç aydır daha sıklıkla karşılaştığımız bir sorun var. Zirvelerde ya da bireysel buluşmalarla bir şekilde görüşüldükten sonra tarafların birinin diğerini rahatsız ettiği ile ilgili mesajlar alıyoruz. Engellense bile başka nick ile gelip mesaj ile küfredenler, duyuru altından kuralına uygun laf atanlar, vb. Bu şekilde birtakım şikayetlerle karşılaşıyoruz. Bu tip durumlarda modların 3. kişi olarak mesaj görme yetkisi yok biliyorsunuz ki ve bu yüzden durumu kanıtlayamıyoruz ama şikayetlerin de hepsi yalan değildir herhalde. Bazılarını hissedebiliyoruz, hatta bizim fark edip mesaj attıklarımız da var. Bu gibi durumlar için bir tavsiyeniz var mı?
0
aychovsky
(17.09.16)
engelle var işte. kaç tane nick alacak sanki
0
cekilmis gayfe
(17.09.16)
Rahatsız olan kişi yasal yollara başvursun.
0
pike
(17.09.16)
engel, artı yasal yollar.

ayrıca yeni nicklerde bağış yapılmıyor mu? adamın kim olduğu belli zaten, nasıl cesaret edebiliyor ki? siyasal yazılarımdan dolayı bana da tehdit mesajı gelmişti hiç cevap bile vermedim, havladı gitti.
0
benaslindayohum
(17.09.16)
var, buluşmayın +1.

engelleyin, devam ederse yasal yollara başvurun. meslek gereği görüyorum; süt dökmüş kedi gibi oluyorlar mahkemede.

geçmiş olsun.
0
jangbogo
(17.09.16)
moderatörlerin yapabileceği bir şey yok. sanal mecradan gerçeğe taşıdıkları ilişkilerin sorumluluklarını herkes kendisi alsın. yasal olarak suça maruz kalıyorlarsa gerekli yollara başvursunlar.


mallara eklenmesine rağmen duyurulara kinayeli, laf çarpmalı cevaplar verenler içinse compu istemediğimiz kişilerin duyurularımızı görememesini, cevap verememesini sağlayabilir.
0
Ufuk
(17.09.16)
yani anadolu çomarlığı gibi olmasın ama batuhanolabilir'e katılıyorum bu konuda. her yerde olduğu gibi duyuruda da bissürü ruh hastası var. insanlar hem sanal ortam hem de samimi falan diye burayı fazla "şirin" görüyorlar herhalde. kaldı ki duyuruda sempatik görünen biri, bire birde pisleşebilir. burada iyi kötü hepimizin bi şekli var yani di mi, ortalık yerde "hmm seni yalarım :))" yazmayız ama özelde yazarız belki?

yalnız şunu da söylemeden edemeyeceğim, küfür mevzularında topu adalete atmak doğru değil bence. özel mesajdan taciz ve küfredenleri takır takır banlayacaksınız. neden zor ya da yanlış ki bu? ben engellerim tamam da aynı sapık yarın başka birine yazacak? kimse size hukuk kurallarını yeniden yazmanızı söylemiyor ki. kullanıcıyı/kullanıcıları rahatsız edenleri uçurun.

onun dışında zirvede görüşüp de sevişenler ne yapıyosa yapsın, o kısmı duyuruyu bağlamıyor bence. duyuru üzerinden yapılan itlikler için de önerim yapanların cezalandırılması.

ayrıca robot değiliz yahu, kuralına uygun diye laf atılmaya müsaade mi edilecek? hadi bir olur iki olur tamam ama birisi sürekli olarak başka bir duyuruyucuyu taciz ediyorsa, siz de bu konuda bilgilendirilmişseniz vurun kırbacı. neden bu kadar müsamaha gösteriyorsunuz onu da anlayabilmiş değilim zaten. başkalarının huzurunu kaçıran, sürekli birilerini taciz eden kişileri atın yahu. benim haricimde tabii.

özetle, DÖNER BIÇAKLARIYLA DALALIM ABİ
0
der meister
(17.09.16)
der meister +çok
0
yuvarlanantencereninkapagi
(17.09.16)
Kuralına uygun taciz he? Vay arkadaş ne ruh hastaları var. Ekran görüntüsü göndersin taciz edilen kanıt olarak, siz de uçurun. Mesaj atan eğer masum olduğunu düşünüyorsa bunu kanıtlasın. O mücadele etsin?
0
petekpare
(17.09.16)
Ben iş hakaret boyutuna vardığında, kimse de bir şey yapamadığında biraz sinirleniyorum açıkçası.


Zirvede tanışmak haricinde hic tanımadığı insana hakaret dolu mesajlar atan psikopatlar var. Engellemek de yetmiyor. Böyle durumlarda o kişilerin direkt ucurulması gerekiyor bence.
0
fraise
(17.09.16)
hakaret, taciz, tehdit vs. yapanlar uyarılmadan uçurulmalı. ıp vs. bilgiler bundan zarar görene hukuki işlemler icin verilmeli
üye olmak isteyenlerin yapacagı bagış miktarı en az 50tl olmalı ki daha premium hareket etsin. bir sekilde yaramazlik yapıp uçurulsa bile verdigi para heba olmayacak malum.
duyuruya yeni üye olacaklar icin yaş sınırı getirilebilir.
ceza panosu sayfasi olusturulup ceza alanlar ve kabahatleri kamuya ya da sadece duyurudaki üyelere gösterilebilir.
cezalar/yaptirimlar hızlı yerine getirilmeli
duyuru kullanim sözlesmesi/sartları bunlara uygun olarak yenilenmeli.

tabi ki her şikayet eden haklıdır diye bir şey yok. bu da göz önüne alınmalı
0
1adam
(17.09.16)
aç amaçsız başarısız türk erkeğiyle takılırsanız böyle olur. saplantılı hastalardan uzak durun. sizi kaldırabilmek için başlarda sempatik gözüken sinsi tiplerle buluşmayın. internet ortamı risklidir. o yüzden çabuk gaza gelmeyin özellikle erkekler konusunda.

onun dışında engelleyin, laf sokmalı bir cevaba yapılabilecek bir şey olduğunu zannetmiyorum. sadece burası için değil her mecra için geçerli. sana uyuz olan biri sözlükte senin açtığın başlığın altına sana giydirmeli entry girer. bunu engelleyemezsin. engellemenin yolu hayatına insan sokarken ince eleyip sık dokumak. balıklama atlamamak.
0
eski solcu
(17.09.16)
Açıkçası burdan görüştüm seviştim mesaj attım tanıştım bu arkadaşlar buradalar hala görüyorum başkalarıyla sevişiyorlar mesaj atıyorlar manita yapıyorlar fikir falan alıyorlar.

Yalnız bende şöyle bi olay var; Biri geliyor görüşelim diyor sonra bakıyorsun takılıyor yazıyor falan ben buna mesaj atıyorum "??" gibisinden sonra bana diyorki sen çok ısrarcısın. Ulan ben medeni bi şekilde iletişim kurmak, tanışmak, görüşmek ve uygun bulunulduğum takdirde sevişmek veya sevmek için her türlü uygun girişimde bulunmuşum sen bir KEZBAN gibi bana buluşalım edelim dediğin halde dönüş yapmazsan kusura bakma ama ben de biraz söverim yani. Medeni olun lan, anlatın fikirlerinizi, insan yemiyoz, herkes yavşak değil. Rahat ol.

Bir de şöyle bir şey var; Kardeşim, sen bu yaşına gelmişsin bir ortama giriyorsun. Kim kimdir nasıl bir tiptir artık böyle bir ülkede yaşıyorsan "insan tanıma yeteneğini" çok güzel kazanmış olman lazım. BEN BİR ERKEK OLARAK dahi tacize uğruyorsam bu platformda biraz da hatayı kendinizde arayacaksınız. Ben bu insanlarla nasıl muhattap oldum ya? diyeceksiniz.

ve kadın olarak "Beni taciz ediyorsun" bahanesine sığınmaya çok alıştınız, lütfen bundan vazgeçin, onurlu, gururlu olun. İnternette buluşmanın, görüşmenin bir takım şeyler paylaşmanın adabı bir usturupu vardır.

Siz bilmezsiniz ama söyleyeyim, buradan tanıştığım bir hatunu arkadaşımla tanıştırdığım ve çok güzel sevişip hamile kaldıktan sonra kürtaj olduğu için beni suçlayan birileri bile oldu.

Umursamadım. Kendisi bir süre öncesine kadar buralardaydı.

Özetle şunu demek istiyorum; Yapmayın. Sonra gelip ağlanmayın. Ayrıca insanlara da ya şans verin kendilerini anlatsınalr neden görüşmek istediklerini vs. Ya da, neden istemediğinizi söyleyin. Buna rağmen devam ediyorlarsa verin moderasyona ekran görüntüleriyle beraber banlasınlar. Bu kadar basit bir iş bu. Ama konuşun canım kadın arkadaşlarım communication is the key. Please.
0
chiper
(17.09.16)
Yalnız, bize ekran görüntüsü göndermek yasak. Sorun orada. Diyelim ki biri size sövdü de sövdü. Siz haklısınız size sövüldüğü için. Oldu ki o sövme mesajlarını bize gönderdiniz, bu sefer size söven arkadaş size dava açabilir ve sizin alacağınız ceza size sövenin alacağı cezadan daha büyük olabilir.

Mesajla sövdü sövdü, biz de kullanıcıya güvenip söveni cezalandırdık. E, doğruluğunu nereden bileceğiz? Ya "Ben bu kişiyi sevmiyorum" diye iftira atmışsa? Ki sevmedikleri kişi için yapanlar bile oldu bu haliyle. O kapıyı açınca haklı haksız ispiyonu nasıl ayıklayabiliriz?

Gerçekten bazısı küçük bir harekette ispiyonlayabiliyor, bazısı ise "Yetti artık, bu kaçıncı" diye mesaj atıyor. Arada bizim "Oha!" diye tepki verdiğimiz durumlar var ama kanıtlayamıyoruz.

Burada ne yapacağımızı sormamın sebebi şu: Gerçekten çaresiz kalabiliyorlar. Senin nickin var, o nick ile belirli bir çevren var ve biri seni rahat bırakmıyor diye nick değiştiriyorsun ve baştan başlıyorsun. (Bu çok önceden olmuş bir şey) Bir kullanıcıyı rahatsız edene bir ceza versek, bu norm olacak ve site kuralı olacak. Tabii site kuralı olması büyük bir şey değil, AİHM değil burası ama atılan biri "Bunu uçurmadınız, beni uçurdunuz" dese neye göre haklı olduğunu nereden bilebiliriz? Buna bir mekanizma lazım. Bir cevabı silindi diye mesajla küfür yağmuruna tutanlar var. Tehdit almışlığımız var. Uçurulunca gelen tepkileri siz düşünün. Tepkiler önemli değil; uçurmanın haklılığı haksızlığı önemli. Biz de bunu tartışırken tıkandık ve sormak istedik. Taciz yanlış kelime olabilir, doğru da olabilir.
0
🌸aychovsky
(17.09.16)
Taciz eden kişinin mesajı yasal mercilere intikal ettirebilir düşüncesiyle paylaşılamıyorsa eğer burada Duyuru'nun yapacak bir şeyi kalmıyor zaten, herkes hakkını yasal yollarda aramak durumunda kalıyor boşuna yol yöntem aramaya gerek yok.
0
angelus
(17.09.16)
Çok basit. Üyelik sözleşmesine buna ilişkin maddeleri koyacaksın, compu yeni maddeleri eski üyelere onaylatacak bişeyler kodlayacak hemen, bu sayede kullanıcı kendi rızasıyla mesajlarının modlar tarafından şikayet üzerine incelenebileceğini buna ait ekran görüntülerinin hakarete uğrayan kullanıcı tarafından ilgili yöneticilere gönderilebileceğini bilecek. Bunu kabul etmeyecek olan gelmesin zaten?

Yamuluyorsam düzeltin.
0
chiper
(17.09.16)
ayço allaşkına onlara da el atın. yatmadan dişleri fırçalamış mı, sifona basmış mı, deo sürmüş mü? bunlara da bi yaptırım lazım. size güveniyorum yaparsınız.
cevabım silindi diye ana avrat söven var he mi? ben bi moda (groove salad sanırım) mesajda cahil dedim diye banladı. sen ana avrat sövülmesine bir şey yapmıyorsan adaletinizi seveyim.

yapın abi her şeye karışın aman sizden habersiz kuş uçmasın.
0
cekilmis gayfe
(17.09.16)
Elo beni sikayet etmedi demi lan :(

Asikim ben ona :/
0
brad pitt
(17.09.16)
Hangi kezbanlar ağladı merak ettim. Kimseyle görüşmediğim halde bana cevaplar arası mal, embesil vb laf söyleniyor. Önemsemiyorum. Duyurunun modları yeni nesil anneler gibi. Aman çocuklarım kötü söz duymasın, aman çocuklarımın üstü kirlenmesin. Çamur yiyerek büyüdüm ben iki küfür ile kırılacak değilim. Dendiği gibi engellesinler biter eninde sonunda. Saçma saçma kuralları sürdüre sürdüre ergen yuvasına çevirdiniz güzelim duyuruyu. Sonra diyorsunuz ki böyle adamlar var. Sevgili aramak yasak ama zirvede arayıp bulamayınca kezolar, derdini biz mi çekeceğiz. İnternette küfür serbest olmalı. Tekrar söyleyeyim de, güzelim duyuruyu siz berbat ettiniz bence. Geçen bi kıza frijit dedim diye mesajı sildiniz ya. Kız yıllarca baskı ile büyümüş frijit olmuş, herşeyi hakaret algılıyor isimsiz cevap silen modlarınız. Ama eminim kendini önemli hissediyordur. Aynen devam kanka. Bunu da sil.
0
hasmetizm 2046
(17.09.16)
Öyle ya da böyle biri taciz ediliyorsa buna karşı durmak engellenmek ya da tacizde bulunan kişiyi engellemeye çalışmanın nesi kötü?

Neymiş buluşmayınmış,yok çok karışılıyormuş.

He madem taciz edilmesini istemiyor, mini etek giymesin dimi?

Aycho, bana kalırsa yasalar dahilinde olmuyorsa yasaların dışına çıkın, tacizci kesinse basit bir açığını yakalayıp yol verin gitsin.
0
Apocalypse
(17.09.16)
Şu başlıkta ne olup bittiğini bilmeden cinsiyetçi ifadeler kullananları da temizlemek lazım mesela.
0
Adramelekhh
(17.09.16)
douchebag + 1
0
camene87
(17.09.16)
Chiper ve douchebag +1.
0
yirmisantim
(17.09.16)
bana bir çok kere ana avrat sövenler oldu. adam bildiğin sövmüş. sonra da engellemiş.

size yazdım bana sövüldü diye, bir şey yapmıyoruz iki kişi arasına diyorsunuz. eyvallah ona bir şey demem.

kanunlar iki kişi arasında özel mesajlar için bu maddeleri geçerli kılıyor.

mesajlar iki kişi arasında olmaktan çıksın. yani otomatik olarak compunun açacağı bir hesap dahil olsun tüm mesajlara. bunu da mesajlaşan herkes bilsin. compu gerekli görürse açar okur. 2li değil 3 lü mesajlaşma yani. herkes bilecek bunu. compuda zaten istese görebildiği mesajları 3. yancı olarak daha resmi olarak okuma hakkına sahip olacak. gerekli görürse de uçurur adamı.

compunun işi gücü yok bizim peşimizde mi dolaşıyor? hayır. bundan dolayı belki de her moderatöre aynı şekilde gidebilir mesajlar bir havu içinde. yani modların bir de yancı mesaj deposu olur. atılan her mesaj her moda gider. iyi niyet temelinde, isterlerse ya da gerek görürlerse okurlar.

bu durumda 15 mod + compu + 2 kişinin konuşması olur. ama bu bilineceği için özel mesaj hukukundan çıkar. gerekli görülürse de o kişiler uçurulur.

ilginç bir çözüm olabilir.

gaddemit kendimi harvey specter gibi hissettim :D :D gaddemit mayk! gaddemit kompu!
0
kurnaz
(17.09.16)
Garip garip şeyler oluyor Necla !

İnsanların tanışıp, görüşüp devamında sövüştüğü bir platform olarak sadece burayı düşlemek saçma oldu sanırım. Bu kişi ve kişiler bir karakter olmaktan çıkıp birbirlerinin tanımlayıcı bilgilerine sahiplerse eğer süreci dramatize etmenin bir alemi yok gibi görünüyor. Haklı ya da haksız baskılarına başka kanallar üzerinden devam edeceklerini bildiğimizden ötürü bu gibi detayları yoksayabilen bireyler haline gelebilmemiz mümkündür diye düşünüyorum.

İlla konuşalım ve çözüm odaklı davranalım derseniz eğer ;

çok basit uçurun gitsin. Kalabalık olalım birbirimizi dolduralım buralar bok püsür olsun dolsun gitsin demenin hiç bir mantığı yok aksine ben isterim ki azınlık olalım .
0
şair eşref
(17.09.16)
tartismaya baslamadan once meseleye konu olacak olaylarin niteligini tartismak gerek. ne tur olaylara karsi onlem alinacak. buna gore: kufur ve hakaret =/= taciz.

taciz dediginiz cesitli yollarla rahatsiz etmektir. malesef kisiden kisiye de degisir. yani ayni durum iki farkli kisi icin taciz olabilir olmayabilir.

ornekse: otobuste kicinin ellenmesini istemeyecek insanlar vardir. bunlar bu tarz bir muameleye maruz kaldiginda gayet hakli olarak taciz edildiklerini soyleyebilirler.

ote yandan bazi "maceraci" ya da "acik goruslu" diyebilecegimiz insanlar da vardir. bunlar otobuste ellenmekten belki de haz duyarlar. bu durumda bu olay taciz olmayacaktir.

gordugunuz gibi gercek taciz fiziksel bir ortamda oldugunda kacinilmaz oluyor.

simdi gelelim duyuruya cunku sanal durumlarda ben tacizin mumkun olamayacagini savunuyorum. "sanal taciz" olaylari icin, oncelikle yukaridaki perspektifimizi tekrar edelim. kufur ve hakaret =/= taciz.

taciz dediginiz cesitli yollarla rahatsiz etmektir. malesef kisiden kisiye de degisir. yani ayni durum iki farkli kisi icin taciz olabilir olmayabilir.

sanal durumlarda biliyorsunuz siz eger bu duruma maruz kalmaktan hoslanmiyorsaniz buna mecbur degilsiniz, cesitli ve cok basit secenekleriniz var. mesela engellemek, mesela umursamamak... vs.

bunu yapmak da yalnizca kisinin elindedir. yani internete video yukleyip sonra yorumlarin arasinda bana sisman dediler. diye dovunemezsiniz. cartman'in south park'taki ilgili bolumu ve durumunu hatirlayin. "safe space" yaratmaya calismak sacmaliktir.

toplum butun konularda arasinda anlasmis degil. kufur eden adam "ben ne yapiyorum?" diye sormuyor. kendine haksizlik edildigini dusunuyor ve sovuyor. ote yandan kufurun yoneltildigi kisi de "ben bunu hak etmedim" diye dusunuyor ki karsi taraftan oc almak icin belki cezalandirlmasini istiyor.

bu olaylari tek tek olcup degerlendirmeye kalkmak bos is yukudur. zira insanlarin %99'unun irrasyonel kararlar aliyor olmasindan dolayi da pek mumkun degildir. mahkemelere bile baksaniz hakimler davalarda "bu taraf kesin hakli" diyemiyorlar. sadece kanunu uygulamaya ve bazi gecerli sebeplere dayandirmaya; buyuk ceza davalarinda da eger varsa bir kamuoyunu rahatlatmaya calisiyorlar.

duyuruya tavsiyem: siz burada mahkemelik etmek gibi bir fonksiyona asla girmemelisiniz. aciktan duyurudan kural disi asiriliklara zaten cevap silerek, abartilinca banlayarak mudahale ediyorsunuzdur.

onun disinda kisilerarasi mesajlasma sistemi icin bir engelleme ozelligi getirerek hakarete maruz kaldigini veya taciz edildigini dusunen kisiyi rahatlatacak cozum getirmis olabilirsiniz. boylece hakarete maruz kalip kalmayacagina karar vermek kisinin kendisinde olur. eger olay gercek dunya'da bir duruma donusurse zaten gider mahkemeye sikayette bulunurlar.

ayrica trollere ve bu tarz "sanal taciz"lere yapabileceginiz baska bir sey yoktur. zira bu sorunlar psikolojik(kisisel) ve sosyolojik(toplumsal) koklere sahiptir. toplumu veya kisiyi islah etmek mumkun degildir. her birey kendini yetistirirse yetistirir. toplumu degistirmek isteyen kendini degistirsin yeter.

ek: "sanal taciz" gercek tacizin altinin bosaltilmasina sebep olan, yakin zamanda SJW'ler tarafindan ortaya atilan bir safsatadan baska bir sey degildir. dolayisiyla sanal ortamlarda kufre ve hakarete maruz kalmak zorunda degilsiniz. kendi isteginizle internete girip bazi mesaj ve yazilari gorup bundan etkileniyorsaniz psikolojik problemleriniz olabilir.

sosyal medyayi ve baskalarini gereginden fazla ciddiye almayin. cevap vermek istemiyorsaniz yoksayin, engelleyin. "baskalarina da yapacak" bir sebep degildir. yaparsa onlar da engeller, yoksayar.

ek2: bir cevapta 3'lu mesaj sistemi oneriliyor. zaten sitenin database'ini yoneten kisiler istedigi gibi mesajlari okuyabilecek bir konumdadir, ona bir sey demiyorum. yalniz bu tarz bir sistem hem taraflar icin cok rahatsiz edici olabilir. hem de iki kisinin arasinda dogacak problemlerden "big brother" olarak sonra duyuru da sorumluluk almak zorunda kalabilir.

hem site yoneticilerinin mantiken boyle bir sorumluluga girmemeleri gerektigini dusunuyorum. hem de kisisel olarak bundan rahatsiz olurdum.
0
idexo
(17.09.16)
Bu konu sizi hiç ilgilendirmiyor açıkçası mod tayfası, iki kişi var bu konu içinde ve ne oluyorsa onları ilgilendiriyor, aleni olarak herhangi bir duyuru içinde "taciz" tanımına uyacak şekilde rahatsız etmiyorsa bir taraf sizin yapabileceğiniz bir şey yok.

Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yemiyorsa üflemeyi öğrenecek ya da şikayet etmeyecek.
0
devorgilla the gunslinger
(17.09.16)
su ana kadar hissederek kac kisiyi ucurdunuz acaba onu merak ettim ?
0
jugador
(17.09.16)
Taciz doğru kelime. Tecavüz denseydi tecavüzün kelime anlamı hafifletilmiş olurdu, dolayısıyla yanlış olurdu.

Daha öncesinde "napıyorsunuz" soruları üzerinden kadınları taciz ettiğini söylenen birkaç nick duydum arkadaşlardan, bu isimleri de bana ifşa etmemem sözüyle açıkladılar ancak. Düşünün ki böyle bir çekince var, nickler ifşa olsa olay büyüyecek, kadınlar kezban olacak, erkek sırıta sırıta gezecek ve yeni vakalara yelken açmaya devam edecek. O yüzden arkadaşlara katılıyorum, evet. Bir ölçüp biçin yahu, özellikle internet ortamında buna çok daha dikkat edin. Kavun kıçı koklanınca olmuş mu olmamış mı anlaşılıyor ancak tacizci sosyopat tavırlar bile gösterip kendisini gizleyebiliyor.

Özel mesaj ifşasına gelince. Ben taraflardan birisinin beyanı sonrasında mesajın moderatörlerden birisinin denetimine uğrayabileceğini düşünüyorum. "Mesajı rapor et" tarzı bir buton konulabilir

Daha öncesinde özel mesaj ifşası konusunda başıma şöyle bir şey geldi. Burada "ruh hastası" olarak tanımlayabileceğim, duyurunun en bilindik siyasal İslamcılardan birisine bana hakaret ettiğini, sonra da utanmadan buralarda çok kibar insan pozları kestiğini söylediğimde "kanıtla hadi kanıtla" dedi. Yani özel mesajı ifşa etmenin iznini almış oldum. Screenshotlar atıldı, tabii bahsi geçen konuşma aylar önce yapıldığı için (sözlükten) arşive de koymayı unutmuşum, silinmiş. Bana kodlarla oynayıp bu konuşmayı yazmış olabileceğimi söyledi (caps aldığım zamanın tarihine kadar elimde var bu arada) sonrasında da yazdığım iletiyi özel mesaj ifşası olarak reportlayıp sildirdi. Klasik İslamcı yüzsüzlüğünü doğrudan yaşamış oldum. İnanılmaz garip bir tecrübeydi.

Şimdi de yine bir tartışma sonrasında "a...k haini" ve "bir o.... evladı olarak benimle muhatap olma hakkına sahip değilsin" mesajları mevcut. Bu sefer silinmediler de, öylece duruyor. Dava etsem titreye titreye mahkemeye gelir, orada sinir krizleri filan geçirir muhtemelen. Veletlerle uğraşmayı çok tercih etmediğim için şimdilik duruyor kenarda.

Bu başıma gelen cinsel taciz filan değildi, dolayısıyla moderatörlere yaptırım uygulayın diyemem. Ama hem sözlükten, hem de duyuru üzerinden gelen mesajlarda böyle bir istisnaya gidilebileceğini ve mesajlarda taciz/cinsel saldırı tehditleri varsa doğrudan işlem yapılabileceğini savunuyorum. Hatta bir databaset tutulsun, bunu bizim bilmemize gerek yok. Bağış dekontu üzerindeki isimlerden, ip numaralarından bir kara liste yapılsın. Yenisiyle gelse bile alınmasın.

Tamamen engellemez ama azaltır, caydırır.
0
sevgikusunkanadinda
(17.09.16)
Sizin yapacaginiz bir sey yok. Mesajla taciz edilen kisinin karsi tarafi engellemesinden baska yol yok bana sorarsan. Engellemek cozum olabilir ya da olmayabilir.

Bunun uzerine dusunmenize bile gerek yok bence. Sizlik bir sey yok moderator olarak.
0
stavro
(17.09.16)
Mesajlar için; engelle var, yasal yollar var, kaç nick alacak ki +1
Duyuru altındaki cevapları için; ya görmezden gelecek ya şikayet edecek.
Sizin yapabileceğiniz şey; mesaj engellemesi yaparken "cevaplarını da görmeyeyim" seçeneği olabilir. Troll eklentisi gibi bişi.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.09.16)
ben kesinlikle wonder'a katılıyorum.
bazen aylarca her gün girip bakarım, bazen aylarca hiç uğramam, ama yıllardır sözlükte ve duyurudayım, bir kere tacize falan uğramadım.
kompleksli bir arkadaşımız bir kere bana takmıştı, ki taciz denebilirdi belki, ama o da çok ilgi göremeyince sustu sonra kendi kendine.
zaten sorunlu olduğu herkes tarafından bilinen biriydi.
ama taciz deyince aklıma bile gelmiyor mesela.

yani "taaaciiiiizz!!!!" diye ortalığı ayağa kaldıracak çok ciddi şeyler olduğunu düşünmüyorum.
kötü günündeysen biriyle atıştığında ona da taciz diyen var.

bir keresinde bana laf sokup, karşılığını aldığında benim kendisini taciz ettiğimi iddia eden bir kızcağız olmuştu mesela.
o zaman ben gümbürtüye mi gidecektim yani?
ki karşı taraf "bık" desen laf sokan, ama cevap verince mağdur olan tarzda biriydi.
bence tacizcilerden çok bunlardan var duyuruda.

bunun dışında, iki kelimeyle taciz olan varsa, gerçekten tacize uğramamış demektir.
ha, çok ağır bir şeyle karşılaşırsam, o zaman da zaten moderatöre şikayet etmek aklıma bile gelmez, direkt savcılığa giderim.
ama havadan nem kapan çok insan var.
en ufak şeyden tacize uğrayan, taciz meraklısı bir grup var.

ben böyle bir ortamda beni taciz edebilecek birini düşünemiyorum, yani o kadar kolay değil böyle şeyler.
engellersin, umursamazsın, çok canın sıkıldıysa laf dalaşına girersin, uzarsa savcılığa gidersin.
ama bana göre zaman ve enerji kaybı bunlar hep.

ayrıca bir de şu var, yıllardır duyurudan sadece bir kişiyle özel olarak "buluştum".
face'e eklediklerim, başka amaçlarla irtibata geçtiğim ve tanıştığım/arkadaş olduğum insanlar da oldu, ama kişisel olarak zırt pırt orada burada bulunursanız, bunların olmasını göze alacaksınız biraz.
çünkü kendi adınızla üye olmadığınız bir yerde, kendinizi deşifre etmiş oluyorsunuz.
yani burada "isimsiz" olmanın bir anlamı var.
isminizi herkese açık ederseniz, o zaman bunun bazı karşılıkları olacaktır iyi ya da kötü.
buna göğüs gerebilmeniz lazım.
ben bu yüzden hiç zirveye falan katılmıyorum mesela, çünkü buranın "olayına" aykırı bana göre.

çünkü burada seks de konuşuluyor, ilişkiler de, ana-baba da.
yani kimseye soramadığın şeyleri burada soruyorsun, kişisel çok bilgini paylaşıyorsun, normalde arkadaşlarına yaptığından farklı yorumlar yapabiliyorsun ve bunu bütün duyuru okuyor, o yüzden dikkat çekiyor olabilirsin.
bu çok normal.
herkes de doğru şekilde yaklaşmayı bilmiyor olabilir.

şu da var, özelden bazen bazı tekliflerde bulunanlar oluyor.
doğru düzgün reddettiğinde ya da cevap verdiğinde onlar da devam etmiyor zaten.
yani biraz da her şeye taciz dememek, "ay taciz ediliyorum" modunda olmamak, saldırganlaşmamak lazım.

bu insanların kişilik yapılarından kaynaklanan, subjektif bir şey.
kesin bir yargıya bağlanması hem imkansız, hem de saçma.
herkes kendi sorunuyla (gerekirse yasal yollarla) başa çıkabilmeli.
0
blatta hiberna
(17.09.16)
hakaret capsini moda gönder banlansın
Buluşmayın her önünüze gelenle
0
basond
(17.09.16)
(22)

akşam için kaç çeşit yemek yapıyorsunuz?

zgrydn
geçen arkadaşımın ailesinin evinde dümdüz salçalı makarna yiyince aklıma geldi. bizde annem çalışmasına rağmen çorba, etli - sebzeli bir yemek + pilav ya da makarnanın bir çeşidi ve salata - yoğurt illa olurdu hep. alışkanlık oldu, hala aynı şekilde sürdürüyorum. gereksiz maliyet mi yaratıyorum ace
geçen arkadaşımın ailesinin evinde dümdüz salçalı makarna yiyince aklıma geldi. bizde annem çalışmasına rağmen çorba, etli - sebzeli bir yemek + pilav ya da makarnanın bir çeşidi ve salata - yoğurt illa olurdu hep. alışkanlık oldu, hala aynı şekilde sürdürüyorum. gereksiz maliyet mi yaratıyorum acep?
0
zgrydn
(16.09.16)
hem gereksiz maliyet, hem gereksiz efor. akşam yemeğinde o kadar şey yenir mi ya? maksimum iki veya üç çeşit bişeyler yiyorum. genelde de az bişiy salata, ızgara, varsa zeytinyağlı yoksa yoğurt gibi bir menüm oluyor.
0
evde liyakat kalmamis
(16.09.16)
Tek başımayım tek çeşit yerim en fazla yanına salata
0
uzman pratisyen
(16.09.16)
aileniz kaç kişi? valla ben o kadar yemeği bi arada görsem doyarım. biz çorba sevmiyoruz. yemek+pilav/makarna +salata bazen- yoğurt da ben alıyorum da yiyolar. bazen hatta pilav makarna bile yapmıyoruz. yemeğe düşkün değiliz pek. dümdüz salçalı makarna yemişliğim de çok. bize gelmiş olabilir misin?
0
matilda
(16.09.16)
ben bu yaşıma geldim hala önüme yemek olarak çorba ya da makarna falan gelirse höykürüyorum manyak gibi, "böyle akşam yemeği mi olur" diye. belki karnım doyar ama zihnim doymaz oncacık şeyle. akşam yemeği tek çeşit olmaz. illa 9 çeşit yemeğe gerek yok ama bi ana yemek bi de salata ya da pilav gibi bi şeyler, belki çorba vs. olmalı.

tabii bu durum yemeği başkasının hazırladığı durumlarda geçerli eehehe, hayatımda hiçbi zaman kendim oturup 2-3 ayrı çeşit yemek yapmadım. gömdüm makarnayı, gömdüm pizzayı.
0
der meister
(16.09.16)
Tek basimaysan tek cesit yeterli geliyor. Hatta cogu zaman onu bile yapmaya usenip gecistiririm.
0
turuncu sufle
(16.09.16)
Ben tekken pek uğraşmam ama annem aynı şekilde hazırlar yıllardır.
0
sesee
(16.09.16)
corba salata pilav suluyemek dortlusunu yapiyordum. milletin aksam yemeklerinde bir iki cesit yedigini gorunce biraktim.
0
nax
(16.09.16)
bizde de max iki çeşit çıkar. ailecek yemek yemeyi sevmiyoruz sanırım. bazen sadece çorba bile olduğu oluyor. salata yoğurt gibi şeyleri de hiç aramam. bir tabak yer kalkarım.

edit: ayrıca her akşam ekstra pilav/makarna mı yiyorsunuz gerçekten? düşünemedim.
0
ruhen hastayim ben
(16.09.16)
Biz de pek yemek yiyen bir aile degiliz. Annemin 4 çeşit yaptığı da olur. Ama fix salata olur masada.
Hava sicaksa pek corba icmeyiz.
Pilav veya makarna iki gunde bir kesin olur. Sulu veya kuru yemek makarna veya pilavin yaninda olur .
Ama genelde 3 çeşit yeriz biz.
0
cabiday
(16.09.16)
tek çeşit yaparım. yanına da salata.
niye 80 çeşit şeyle uğraşayım ki? zamanımı neden böyle bir şeye ayırayım? kolay mı öyle ha deyince çeşit çeşit yemek çıkarmak? hele ki işten yorgun argın gelmişsen. benim zaten yemekle hiç aram yok, kolayını bulsam kapsülle besleneceğim. tek çeşit yemek bile benim için büyük bir başarı çünkü çoğu öğünümü ıvır zıvır atıştırmalıklarla geçiriyorum.
0
köstebek kurabiye
(16.09.16)
benim çok çeşit yeme alışkanlığım yok genelde yanlız yaşadığımdan ama sağlam yerim yani.sade makarna yemem, yaparsam beşamel soslu kıymalı fırın makarna yaparım mesela gayet doyurucu olur.

yada tost bile yapsam süper mega hoppa cuppa karışık yaparım. 4 çeşide bedeldir. gibi.

ama canım çorbaister bazen yada bakliyat o zaman 2 çeşit 3 çeşit yaptığımda oluyor ama çok ender.,

salatayı tatlı yerine yerim ben genelde yemekte değilde.
0
killerbee
(16.09.16)
benim annem bunlara ek olarak herkesin sevdiği ya da yediği yemekler farklı olduğu için 5 kişiye en az 2-3 ana yemek (birine patates yemeği, birine köfte, birine fasulye vs. gibi) yanına pilav ya da makarna , salata, çorba yapıyor ama ruh hastası. yemeklerin çoğu da kalıyor zaten. ben kendi evimde tek çeşit yapıyorum canım isterse o da, ama genelde salata ile geçiştiriyorum akşam yemeklerini.
0
hypathia
(16.09.16)
annem için
çorba her zaman olur
salata he zaman olur
babam kızartma ve ağır yemediği için sebze olur babam için, yoğurdu kendisi mayalar olur genelde. annem babam için bu kadar.
Ama erkek kardeşim bunlarla doymadığından o varsa et yemeği, pilav, kızartma,başka bir sevdiği yemek gibi en az 1 bazen 2 çeşit eklenir. sofrada başkası da varsa yemek seçmeler olduğu için onlara göre eklemeleşr olur.
"aile" yemeği denilen olay bizim aile ve çevrede 5 çeşit gibidir, ortalama.
Ben ne bulsam yerim, tek yaşıyorum. Her gün yemek de yapmıyorum, çeşit çeşit de yapmıyorum. Ama tabak hazırlarım kendime mesela, aynı tabağa 2-3 çeşit şey koyabilirim. Kızartma, salatalık/yeşillik, et, makarna/yoğurt gibi.
0
niye ama
(16.09.16)
Ben de 3-4 çeşit olmadan sofraya oturmayanlardanım, anneden alışkanlık.

Kendi evimde de ana yemek (genelde 2 çeşit oluyor zira ben et yemiyorum, erkek arkadaşımın da sebzeyle arası iyi degil)+ salata, cacık, meze türevi + çorba (kışın haftanın 3-4 günü oluyor ama bazen es gecebiliyorum) + pilav, sote/haslanmis/izgara sebze, patates püresi, garnitur gibi eşlik eden başka şeyler.

Tabii çok yorgunsak o ayrı ama genelde menu bu sekilde oluyor, başka şekilde eksiklik hissediyorum.
0
fraise
(16.09.16)
Ana yemek; çorba, makarna veya pilavdan biri; turşu veya salata. Tek çeşitle doymam. Kilo almaya çalıştığım dönemde zıbarana kadar da yemeye devam ederdim. Son zamanlarda akşam yemeğinden sonra pek bir şey yemiyorum.
0
auroraaurora
(16.09.16)
tek çeşitle doymam, ama oturup da 3 çeşit yemek yapmakla hayatta uğraşmam. yanına yoğurt koyar yerim.
0
nice tnetennba
(16.09.16)
Yalnızken tek çeşit yemek yaparım hatta çok yorgunsam yapmam.
Ailece yemek yeniliyorsa da genelde dediğiniz gibi olur bizde de.
0
olabilir ya da olmayabilir
(16.09.16)
et-sebze
et-salata
bakliyat-sebze
bakliyat-salata
tavuk-sebze
tavuk-salata

yoğurt, peynir ve zeytini her öğünde sevdiğim için yazmadım.
0
hasmetizm 2046
(16.09.16)
Tek kişiyken dahi en az 2 çeşit yemek hazırlarım.
0
Tyler89
(16.09.16)
et yemegi veya sebze yemegi; yanina da makarna/pilav/patates olmak uzere 2 cesit.
0
jedilance
(17.09.16)
Yoğurt
Balık günüyse ek olarak salata
Et yemeği
Sebzeli yemek
Et ızgaraysa yanına süsleme sebzeler/patates kızartması gibi şeyler
Pilav veya çorba
0
Lim5
(17.09.16)
dünyada en çok sinirlendiğim şeylerden biri tek çeşit bir yemeğin önüme koyulmasıdır.
ki genelde önüme annem yemek koyar ya da kendim yaparım.

geçiştirmek ya da karın doyurmak için yemek yemek hayat görüşüme ters.

en az 2-3 çeşit olacak, keyifli olacak, sofra olacak falan filan.
dışarıdan bir şey istediğimde bile iki dakikada atıştırılacak bir şey olmaz.

çorba hep olmaz bizde, ama bir tavuk/et/balık yemeği, yanına makarna ya da pilav ve mutlaka salata olur en azından.
0
blatta hiberna
(17.09.16)
(10)

Annesi ile babası ayrılmış kişiler ve onların sevgilileri

qazaqwsx
Merhaba,Sizce annesi ile babası ayrılık yaşamış kişiler daha sonra sevgililerinden ayrılırken daha acımasız oluyorlar mı? Hani, benim annem babam neler yaşadı biz mi ayrılamayacağız düşüncesi oluyor mudur?Yoksa bir daha bu tarz şeyler yaşamamak adına daha bağlanan insanlar daha yapıcı sevgililer mi
Merhaba,

Sizce annesi ile babası ayrılık yaşamış kişiler daha sonra sevgililerinden ayrılırken daha acımasız oluyorlar mı? Hani, benim annem babam neler yaşadı biz mi ayrılamayacağız düşüncesi oluyor mudur?

Yoksa bir daha bu tarz şeyler yaşamamak adına daha bağlanan insanlar daha yapıcı sevgililer mi oluyorlar ?

bunların bir bağı olabilir mi var mı çevrenizden veya sizin tecrübeleriniz?
0
qazaqwsx
(15.09.16)
Ben hep ikinci ihtimalin daha yüksek olduğunu gözlemledim. Başlamaya çekiniyorlar ama başladıktan sonra bırakmak zor.
0
pomknos
(15.09.16)
ben de hep ikinci ihtimale tanik oldum. tesaduf mu bilmiyorum.
0
letheavendangered
(15.09.16)
ben üç yaşındayken boşanmışlar.
ben de ilişkilerim üzerinde bir etkisi olduğunu düşünmüyorum.
kendi hayatım için bir genelleme yapamadım.

fakat genelde boşanmadan etkilenmiş olan kişiler, kopmakta zorlanıyor benim bildiğim kadarıyla.
yani ilişki yerlerde sürünüyor, hatta belki psikolojik/fiziksel suiistimaller bile olabiliyor, ama ayrılma işini gerçekleştiremiyorlar.

bunun da çok fazla olduğunu düşünmüyorum ama.
yani yüzde 10 falandır belki.
0
blatta hiberna
(15.09.16)
çoğunlukla 2. verdiğin örnekteki gibi olur eğer bu ayrılık, özellikle çok küçük yaşlarda yaşanmışsa ve çocukta terk edilme şeması/korkusu oluşturmuşsa. Bir kız çocuğunu örnek verirsek bu kız çocuğu bilinçaltında babasının kendisini terk etmesi olarak yorumlar ayrılığı ve hatta benim yüzümden terk etti diye de düşünür ve değersizlik ve suçluluk inancı da oluşur, o ayrı. Eee baba ilerde olacak karşı cins partnerinin temsilidir ve bu kız da hayatına giren bütün erkeklerin onu terk edeceğine inanır ve ahtapot gibi ilişkiye ve adama sarılmaya başlar. Adamı kendinden uzaklaştırana kadar devam eder ve kendini gerçekleştiren kehanet olur.
Diğer türlü daha isyankar modda olan kişilerdeyse tam tersi bağlanamama, duygusal yoksunluk, yüzeysel ve tek gecelik ilişkiler yaşama, uzun süreli derinlikli ilişkiler yaşayamama şeklinde vuku bulur.

Ayrılık sürecini iyi şekilde yöneten ve çocukla maddi-manevi ilgilenen ailelerin çocukları da en az etkilenir ama genellikle anne ve baba bu süreci çok hatalı yönetiyor. Yani asıl mesele boşanmak değil, boşanma sürecinin yönetimi, yoksa bitmesi gereken bir ilişkinin zar zor devam ettirilmeye çalışmasında da çocuk olumsuz etkileniyor.
0
limoncello
(15.09.16)
Benim annemle babam geçen sene boşandı ve inanılmaz olaylıydı. Boşanmadan önce 6 yıllık sevgilim varken sonrasında değiştim ve s.kerler seni çekemem diyip terk ettim. Tartışma şekli babamı hatırlatıyordu. Sonrasında da kimseyle olamadım çünkü tahammülüm sıfır şu anda ve evet acımasızca bir ayrılık olmuştu. Bağlanmaktan çok yalnızlık daha tatlı geliyor bana. İkinci dediğiniz gibi de olan vardır mutlaka.
0
jazzabel
(15.09.16)
Her ikisi de oluyor gördüğüm kadarıyla. Ben boşanmış bir ailenin çocuğuyum. Ailemle mutlu zamanlar geçirdiğimi hatırlıyorum. 15 yıllık evlilik ve 2 çocuk sonrası biten bir evliliğe şahit olduktan sonra evet birinci düşünce ağır basıyor.
Ama ilişkimi umursamaz bir biçimde yaşamıyorum. Daha mantıklı düşünebiliyorum. İstesem de bir drama kraliçesi olamam yani. Şu ayrılsak sanırım bunu başka birine göre daha kolay atlatırım.
0
petekpare
(16.09.16)
Buna yek cevap vermek zor, ancak tam tersi bir durum olduğunu biliyorum.
0
mete kudur
(16.09.16)
hayır olmuyolar ama kim nerden çıkarıyosa böyle şeyleri dillendiriyolar birtakım zerzevat sepet kafalar

babası olmayan kız verici olur
boşanmış aile çocukları sorunludur
anne babası boşanmış olanla aile kurulmaz sen de boşanırsın
dul kadınla evlenilmez bir evliliği yürütememiş seninle nasıl yürütücek
vs. vs. tırıvırı
bunları doğrulayan bir iki örneğe rastlandı mı da ağzına ne gelirse genelle gitsin gırla. olmaz.
0
dafaisss
(17.09.16)
2. durumu tecrübe ediyorum. Erkek arkadaşımın ebeveynleri uzuuun zaman önce olaylı ayrılmış; kendisi kadar sevecen ve tatlı adam tanımadım.
0
piremses
(17.09.16)
2. si oluyor.
0
shotgunwoman
(17.09.16)
(16)

yaş farkı min - max ne kadar olmalı?

dedim ben sana
kadın şu yaşta erkek şu yaşta diye örnek vererek açıklarsanız da güzel olur.
kadın şu yaşta erkek şu yaşta diye örnek vererek açıklarsanız da güzel olur.
0
dedim ben sana
(15.09.16)
Maks 3
0
chiper
(15.09.16)
İnsanların seni yadırgamaması için mi? Anlaşmanızın kolay olması için mi? Ne için?

İnsanlar 20 yaşında bir kızın 30 yaşında bir erkekle beraber olmasını yadırgar. Ancak 30'a 40 olduğunda pek umursanmaz.

Kız 18 yaşındaysa ve erkek 25 civarındaysa da anlaşmaları kolay olmaz. Tabi bu ilgili kişilere göre çok değişecek bir şey.
0
hümanist tabutçu
(15.09.16)
Erkek büyük olmak şartı ile maks 10
0
aklimdakisorular
(15.09.16)
kadın erkekten en az 5-6 yaş büyük olmalı bence. yaşa bağlı olarak erkeklerde cinsel performans düşüklüğü gözlemlenebiliyor zira (bkz: ereksiyon sorunu); fakat kadınlarda (ortada çok büyük bir fiziksel ya da ruhsal problem yoksa) böyle bir duruma rastlanmıyor.
0
köstebek kurabiye
(15.09.16)
Hümanist tabutcu +1

20 yaşındayken 30 yaşında biriyle anlaşamam ne yetişkin ne ergenim kafalar çok farklı çünkü ama ben 30 yaşındaysam erkek de 40 yaşındaysa pek sorun olacağını zannetmiyorum.
0
jazzabel
(15.09.16)
@köstebek
Kadınların mı erkeklerin mi cinsel hayatı önce bitiyor?
0
aklimdakisorular
(15.09.16)
Köstebek kurabiye+1.
5-6 değil ama, 3-4 yaş büyük ablalarla denedim. %100 çalışıyor.
Hem yatakta hem normal hayatta ne istediklerini biliyo oluyorlar genelde. Tripleri, naz, niyazları da pek olmuyo. Oldu mu da kararında ayarı kaçırmadan yapıyorlar. Sohbet-muhabbet de 10 numara oluyor. Ama bu durum alışkanlık yapmıyor değil :)
0
bir3iki7
(15.09.16)
@aklimdakisorular
doğurganlık ile cinsel performansı birbirine karıştırma. kadınların doğurganlığı son bulsa da tahrik olduğu müddetçe cinsel hayatına devam edebilir. erkeklerde ise ilerleyen yaşlarda iktidarsızlık problemi çok sık görünüyor. amiyane tabirle penisleri artık kalkmaz oluyor. tabii istisnalar olabilir, bu herkes için böyledir demiyorum ama genel tablo bu şekilde.

kaldı ki tüm çiftler bebek sahibi olmak isteyecek diye bir durum yok ortada. bu bağlamda kadınların doğurganlığının son bulması bir problem değil ama erkeğin penisinin kalkmaması cinsel hayat açısından çok büyük bir problem.
0
köstebek kurabiye
(15.09.16)
@köstebek
Karıştırmıyorum elbette ama ereksiyon problemi 60 lardan sonra olan istisnai bir durum diye biliyorum ben. Sadece tahmin tabi ki benim, elimde veri yok.
0
aklimdakisorular
(15.09.16)
Böyle bir şey yok.
0
mutlusismankedi2015
(15.09.16)
söz meclisten dışarı bizim milletin her şeyi idealize etme hastalığına ayar oluyorum. ideal yaş farkı diye bir şey yok. kişi kendini tanıdıktan ve tercihini buna göre yaptıktan sonra gerisi boş laf.
0
jurgen windcaller
(15.09.16)
erkek kadın farketmez +,- 10 yaş diyorum ama kişiden kişiye değişen şeyler, ideali yok aslında
0
limoncello
(15.09.16)
10-15 arası, kişisel tercihim.
Kadın 24ten sonra/Erkek büyük olan taraf
0
jimjim
(15.09.16)
çocuksu erkek sevmediğim için bana göre erkek büyük olmalı, ama sosyal ve cinsel dengenin sağlanabilmesi için 10'u da aşmamalı yaş farkı sanki.

ama bunun yanı sıra, birine karşı bir şey hissedersem yaşını düşünmek aklıma bile gelmez.
0
blatta hiberna
(15.09.16)
erkek zenginse eşinden minimum 5 maksimum 10 yaş büyük olur, fakirse kafasına göre takılsın bir kural yok.
0
turkuaz
(16.09.16)
kadın 25, erkek 30 yaşını geçtikten sonra yaş farkı 20 bile olsa sorun değil. ancak 27 erkek 22 kadın çok fazla yaş farkı.
0
sen git ben geliyorum
(18.09.16)
(13)

bu adamlar ne istiyor

yuvarlanantencereninkapagi
' genelleyici ve cinsiyetci' konusabilirim.güzel güzel seyler hissediyorsun, her seyini veriyorsun; açık, net, samimi oluyorsun. yine ' kaybeden', terkedilen sen oluyorsun. illa trip mi atalım, oraya gitme buraya gel mi diyelim, karmaşık karmaşık mı konuşalım. ne yapalım, şaşırdım hakikaten.......
' genelleyici ve cinsiyetci' konusabilirim.
güzel güzel seyler hissediyorsun, her seyini veriyorsun; açık, net, samimi oluyorsun. yine ' kaybeden', terkedilen sen oluyorsun.
illa trip mi atalım, oraya gitme buraya gel mi diyelim, karmaşık karmaşık mı konuşalım. ne yapalım, şaşırdım hakikaten.......
hiçbir şey istememiştim. sadece biraz güzel duygular ve sıcaklık, sevgi. samimiyet.

edit: bu dünya biz ' düz, oyunsuz insanlar' a göre değil.....
edit: tikler safiyene eleştiri ve hakaretvari sözcükler içermeyen, sırf yazmış olmak için yazılmamış, soruya gerçek bir cevap olan ve konuya bir nebze olsun açıklama getirebilen cevaplara atılıyor. nefretinizi kusacağınız yer burası değil.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(14.09.16)
Adamlar çok şey istemiyor aslında, sadece o kadar güzel değilsiniz. hepsi bu.

edit: aslında uzun uzadıya anlatasım yok, güzellik bambaşka birşeydir, gerçekten güzel olsaydın bilirdiniz(hepiniz) zaten yorum yapmaktan çekinmezdin de, kişi kendisi hakkında yorum yapamaz demenin bile etkeni bu, neyse. onlar daha çok sevilirler daha kolay iş bulurlar, daha kolay yaşarlar . Bi' gülüşleri bile yeter karşısındakini mutlu etmek için. çok yerde konuşulmuştur zaten, bazı insanların ''bulunması'' yeterlidir yani orada olmaları kafidir, birşey yapmalarına gerek yok. güzellik tanrının tavsiye mektubudur demişti bi' kürt oyuncu. günümüzde telefonu yukarıdan tutup fotoğraf çeken, asansör aynası, tuvalet aynası ya da bilimum filtreleri kullanan sanırım kullanım yeri olarak uygun olacak olan kelime kezbanlara ''ben bunu varya evire çevire''ci abilerimizin talepleri ve birbirlerini pohpohlamaları yüzünden(çok güzel çıkmışsın burcucum) güzellik kişiden kişiye değişen bir kavrammış izlenmimi verdi. öyle değildir, aklıma geldi mesela bazen duyuruda ifşalar oluyor ve eğer kadınsa ifşanın altında ki yorumlara şöyle bi' göz at. kimisi ''çok güzel'' yazarken ötekisi ''siz de nasıl bir yokluk var abicim'' yazar, güzellik bu kadarda öznel bi' kavram değil. uzun uzadıya anlatasım yok demiştim de mi ben. neyse çok sıkıldım. yeşil çay içeceğim.
0
mete kudur
(14.09.16)
Erkekler bence seks kölesidirler. Bütün tatlı dilleri çabaları güler yüzleri hep seks için. Böyle olmayanı 100 binde 1 falandır bence. Elde ettikten sonra sıradaki gelsin dercesine başkalarına kayıyor dikkatleri, güya yaratılışları öyleymişmiş.

Sevgiyi elde etmek için kapris yapmak, çektirmek, süründürmek ve hatta dengeli bir şekilde para da harcatmak gerekiyor. Yoksa onların gözünde hiçbir kıymetin olmuyor. Yapıları böyle!
0
yaren
(14.09.16)
bu zihniyette biriyle ilişiğimin olmamasına hep özen gösteririm.
' güzel olmak' konusunda, insan kendisi hakkında yorum yapamaz ama çevremdeki insanlar bu muhabbetler açıldığında ' aaa ama sen çok güzelsin' falan diyor.
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(14.09.16)
Yaren dogruyu soyluyor. Ama efendi adam bulursan soyledikleri gecerli degil . Efendi adam bul sana yaşattıklarının bin katini yasatir. Ama ne kadar eglenirsin bilemem
0
sen nasıl bir insansın
(14.09.16)
Ben efendi adam buldum gene tatmin olmuş değilim, tmm bana efendi de herkese de efendi aman ona ayıp bu üzülmesin diye hayatımızda gereksiz bir insan oluştu, her gün de konuşuyor bu kızla neymiş çok iyi niyetliymiş ben fesatmışım. Blablabla.
0
vavien
(14.09.16)
Aynı seyleri kadınlar için düşünüyorum bende.
Bazı insanlar kaybetmeye programlı , biz onlardan biriyiz sanırım.
0
ketcapli dondurma
(14.09.16)
her zaman ulaşılabilir olmamak lazım.

edit: telefonla ulaşmaktan bahsetmiyorum tabii ki. :)
0
blatta hiberna
(14.09.16)
oyun istiyor, hiçbir şey istememiştim demişsin ya bir şeyler istemeni istiyor
çünkü o güzel duygular sıcaklık sevgi dediğin soyut kalınca püff deyince uçar hale gelir, onları somutlamanı istiyor
olabilir
0
dafaisss
(14.09.16)
Bir başka ben her şeyi yaptım yaranamıyorum yaa sendromu daha.

Aynı bu durumdaki bir kız ile ilişkiye başladım ve 2 ay sonra çok değil 2 ay sonra bu halde ki kız gitti yerine "illa trip mi atalım, oraya gitme buraya gel mi diyelim, karmaşık karmaşık mı konuşalım. ne yapalım, şaşırdım hakikaten......." kızı geldi. Sonra ben terk ettim muhtemelen bir sonrakine yine aynı numarayı çekecek benim ne kadar berbat birisi olduğumdan bahsedecek.

Kadınlar da böyle abi kesin bir şey istemediniz trip atmadınız. kesin..
0
gozu acik sevisen yahudi
(14.09.16)
emekten memekten bahsetmiş miyim kardeşim? adam gibi okuyun su duyuruları. sonra saçma sapan cevaplar veriyorsunuz.
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(14.09.16)
Kız burada bile işine gelen cevaplara tik atıyor işine gelmeyeni atlıyor ondan sonra ben trip atmam karmaşık olmam diye isyan ediyor :D kasdkas

Hepsi aynı abicim hepsi. Çocuk iyi kurtarmış yakayı valla.
0
gozu acik sevisen yahudi
(14.09.16)
Ne güzel, herkes birbirine lafları sokmuş, nefretini kusmuş.

Bunun adamı/kadını, genellemesi, cinsiyeti yok, olmayacak da. Olay, konu, kişiler umurumda değil. Ben şuna inanırım, bilirim; bir şey olacaksa olur, gerisi sadece bahanedir.
0
bir3iki7
(14.09.16)
Cevap cok basit amiyane tabirle yanlis ata oynamissin. Bes parmagin besi bir degil kendine gore dogru birini bulana kadar yanilacaksin. Oyunun kurali bu canims bende cok mutlu degilim bu durumdan ama boyle. Tek tavsiyem bu surec boyunca bu yazida oldugu gibi motivasyonunu kaybetmemen. Sonra mevzu gizli depresyona kadar gidiyor, ugras dur.
0
bruceandwayne
(14.09.16)
(5)

yavru kedi göz iltihabi ve cortimycine

icim urperiyor
merhaba. yavru kedinin tek gozu kapaliydi, dogal goz damlasi ile yumusatip bu kremden surdum. akabinde acildi ancak simdi yine kapanmis bir gun sonra. antialerjik diye suruyoruz ama thiocilline de var antibiyotik goz pomadi. bundan mu sureyim veya ne sureyim de tamamen iyilessin? fotografi bi onceki
merhaba. yavru kedinin tek gozu kapaliydi, dogal goz damlasi ile yumusatip bu kremden surdum. akabinde acildi ancak simdi yine kapanmis bir gun sonra. antialerjik diye suruyoruz ama thiocilline de var antibiyotik goz pomadi. bundan mu sureyim veya ne sureyim de tamamen iyilessin? fotografi bi onceki hayvanli duyurumda var ama su an goz hafiften sismis durumda ve komple kapali.
0
icim urperiyor
(13.09.16)
ben fotoğraftan tam anlayamadım, ama şöyle anlatayım.

çay banyosu (demli ve ılık çaya pamuğu batırıyorsunuz, fazla suyunu sıkıp, o pamukla temizliyorsunuz) her zaman iyi gelir.
yani daha önceki duyuruda dendiği gibi kaynamış, soğumuş su değil, çay daha etkili.

bunun dışında veterinere götürmek şart gibi, çünkü zaman geçtikçe ve iyileşmedikçe gözünü kurtarma şansı azalıyor.

ayrıca yaptığınız tedaviyi de üç gün kadar aynı yoğunlukta devam ettirmeniz lazım.
yani göze müdahale edip, bir gün sonra yine kapanmış diyorsunuz, kapanır.
çünkü günde 3 kez pansumanını/bakımını yapmanız gerek.
bir gün boyunca bir şey yapmazsanız yine tekrarlar ya da geriler bu durumdaki gibi.
ve diğer göze sıçrama riski de var.
bu yüzden iki göze de müdahale etmek lazım.

bunlara ek olarak; eğer enfeksiyon varsa gözde ya da göz kapaklarından birinde, bazen sürekli tekrar ediyor.
bu yüzden gözden müdahale yeterli olmayabiliyor, antibiyotik iğne olması gerekebiliyor.
iki antibiyotik tedavisinden sonra tekrar ederse, artık alınır göz.
ki şişmeye de başladıysa, durumla başa çıkılamıyor demektir.
veterinere götürebilirseniz iyi olur.
merhem yerine damla ya da her ikisi ya da antibiyotik iğneyle merhem bir arada vb. kullanılması gerekebilir.
0
blatta hiberna
(13.09.16)
Resmi görmedim. Enfeksiyon varsa kortikosteroidli krem sürünce mantarlara bilmemnelere gün doğar.
0
Lim5
(13.09.16)
@lim5

anladigimiz dilden hangi kremi surmeyelim?
0
🌸icim urperiyor
(13.09.16)
CORTimycine'i.
0
Lim5
(13.09.16)
Tiyosilin Sür . Tobrased de olur. Günde 2 defa ikişer damla. Ilık suyla ıslatılmış bezle hafifçe iltihapları da silince açılır
0
fallopian
(13.09.16)
(17)

Bosanma asamasindayiz napayim lan ben simdi?

bosch kalfa
Soru aslinda gorundugu gibi degil. Bosanma asamasindayiz, bu kesin. Geri donus yok, yok ama durumlar pek hos degil. Yanlis anlasilmasin. Kavga gurultu kiyamet, cirkeflik yok. aslinda zor olan da bu biraz. Neyse konuya gireyim. 12 yillik evliyiz. Cocugumuz yok. Daha oncesinde de 8 yillik birlikteligi
Soru aslinda gorundugu gibi degil. Bosanma asamasindayiz, bu kesin. Geri donus yok, yok ama durumlar pek hos degil. Yanlis anlasilmasin. Kavga gurultu kiyamet, cirkeflik yok. aslinda zor olan da bu biraz. Neyse konuya gireyim. 12 yillik evliyiz. Cocugumuz yok. Daha oncesinde de 8 yillik birlikteligimiz var idi. Bu zaman zarfinda evlenmeden once bir kere ayrilmisligimiz da var.

Seneler seneleri kovaladi. iyi seyler de yasadik kotu seylerle birlikte... Kotu gecen tartismalar, yine bosanmanin esiginden donmeler, yeniden firsatlar, denemeler derken yine, yeniden bu asamaya geldik ve kesin bosanma karari aldik. Ancak soyle sikintili bir durum var ki bosanacagim kisinin isi yok. Bu karari almadan aylar once isini birakmisti. Ama aramizdaki problemler devam etti. Ikimiz de gulmeyi unuttuk. Biz biz olmaktan ciktik. Sunu da belirteyim bu ayrilik karari karsilikli aldigimiz bir karar. Ya da ben en azindan ben oyle goruyorum.

Birikmis bir paramiz var, mortgage ile aldigimiz bir evimiz vs var. Tum bunlara ragmen gonlum onu oyle ortada birakmaya el vermedigi icin is bulana kadar ayni evde kalmaya karar verdik. Adam akilli is bulunca ben evden cikmaya karar verdim.

Ona oylesine bir is buldum en azindan gecici. Parasi pek iyi degil, en azindan kisa bir sure daha iyi bir is bulana kadar idare eder diye kendisine iletmistim. Mulakata girdi ve isi aliyor. kendisine bu isle ilgili fikrini sordugumda cok netti, tek basina yasama planlari vs girla gidiyordu ancak benim hesaplarima gore (nasil harcama yaptigini bildigim icin... evet evin tum hesap kitap isleri bana bakiyordu) cok fazla gecinebilecegi bir para degildi. Elindeki hazir paradan yemek zorunda kalacak aksi takdirde... Bu arada belirteyim para konularindan konusmak kendisini hep rahatsiz eder, o yuzden ozellikle su nazik donemde uzerine gitmeyeyim dedim.

Bu arada ben de kendi hayatimi yoluna koymak dusuncesindeyim. Bir an once, her ne kadar oyle deli bir kavga gurultu ortami olmasa da salak bir ortam oldugu malumunuz, bu ic kemirici ortamdan cikip kurtulmak istegindeyim.

Ancak kendisi icin endise ettigim icin (kafami sey edeyim) acik acik hesabi kitabi onune koydum. Bu ise cok bel baglamamasini, bu arada daha iyi bir ise bakmasinin daha iyi olacagini soyledim. (Daha once de soylemistim. Bu sefer panik oldu. Napcagini bilmedigini kendisini yapayalniz ortada birakilmis oldugunu, tek ailesinin ben oldugumu hungur hungur aglayarak yuzume haykirdi. Netekim ailesinin bazi uyeleri ile de problemler yasiyor.

Bende o noktada duygusal olarak bant koptu tabii. Bosanma surecinde yasanan duygusal gelgitlerin elbette farkindayim ama insan bosanmayi isteyip, ne diye tek ailem sensin diye aglar? Pismanlik mi bilemiyorum ama benim icin bitmis bir evlilik bu. 20 yillik bir beraberligin ardindan su an yasadigimiz her an surreal geliyor zaten. Oturup evi ileride soyle satariz, ben onden kiraya cikarim vs hersey hersey konusurken bir acaip geliyor. Aslinda tam bir kabus... zor yani onca yilin ardindan... Sonra yasadigimiz sorunlar, kabus anlar vs aklima gelince toparlaniyorum tabii ancak su "tek ailem sendin" lafi cok ama pek bir fena koydu be dostlar.

Haliyle merak etme, sen durumunu duzeltene kadar seni ortada birakmam dedim ama onun durumunu duzeltmesi ne kadar surer, bu muallak ortam daha ne kadar devam eder bilemiyorum. Kendimi duygusal bir kapana kisilmis gibi hissediyorum ve cikis yolu bulamiyorum. Napayim evi, parayi herseyin anasini satip, birakip gideyim mi? Yorumunuz nedir?

Not: erkek kisisi ben oluyorum burada...
0
bosch kalfa
(13.09.16)
Bence evi de satıp, her şeyi ortak bölün ve ayrılın. İnsan her koşulda yaşamaya alışıyor. İşiniz çok zor ama insan bir noktadan sonra maalesef bencil olmak zorunda.
0
pia yuitza
(13.09.16)
@pia yuitza,
Aslinda icimden gecen bu... Netekim aslinda ona yardim edeyim derken aslinda kotuluk mu yapiyorum diyorum kendi kendime. Cunku ne kadar uzatirsak bu durumu o kadar zorlasiyor. Ben olabilecek en iyi sekilde bitirelim istiyordum ki bunun sonu yok. Aslinda evliligimizi ve hatta pek cok evliligi bitiren seylerden biri de bu... Sonu olmayan mukemmeli aramak... Bosanirken bile hala mukemmeli ariyoruz anasini satayim. Sirf bu yuzden herseyi o kadar uzerime almisim ki bugun en ufak bir karari alirken bile zorlaniyor.
0
🌸bosch kalfa
(13.09.16)
Evi mevi bırakıp gitme bir enayi sen misin?

Bırakacaksın madem boşanmak istiyor ne hali varsa görecek, öyle sulugöz ağlanmalara da aldanma bir kere gitmiş o aslında geri dönmez sana manen.
0
chiper
(13.09.16)
Tekrar deneyin. Ahını alırsan iki yakan zor bir araya gelir
0
pinman
(13.09.16)
O boşanmak istemiyor ki. Bu onun kuyruğu dik tutma anlayışı. Bence sizin bi evlilik terapisine gitmeniz lazım. Seni de çok taraftar bulmadım, onun tavırları yüzünden tepki gösteriyor gibisin. Eğer kendinde ufacık bile olsa bir ışık görüyorsan (ki şu anlattıkların birer floresandır ışıldaktır deniz feneridir) bence aile/evlilik terapisine gidin. Benim gördüğüm bu, aslında ikiniz de boşanmayı değil evliliğinizi havalandırmayı, temizlik yapmayı, derleyip toplamayı istiyorsunuz. Bilincinde olmadığınızı zannediyorum. Bunca yılın bir birikimi, tortusu, bir tıkanık tarafı elbette olur, bence tedavi yoluna gidin, eğer gerekiyorsa (hekim/psikolog tarafından teşhis konulmuşsa) depresyon, kaygı bozukluğu, panik atak, bipolar vs mevcutsa tedavisine başlansın veya yeni bir hekimle yeniden görüşülsün. Ama şu 20 yılı heba etmektense, fazladan bir kere daha düşünüverin lütfen. Ufak değişimler bile çok iyi gelebilir. Saygı tükenmediyse bence sorun yok...
0
yaren
(13.09.16)
20 yil keyfi cope atilmaz hocam. Ortada aldatma vs yoksa ayrilmayin bence, karsi tarafta istemiyor belli ki tekrar gozden gecirin.
0
England
(13.09.16)
Boşanma sürecinde gelgitlerin olmsı normal sen de farkındasın zaten. Maddi sorumluluk almamış biri için tabloyu görmek panik yaratabilir.
Sen doğru ilerliyorsun, kafanı şey etme. Diğer türlü sonradan vican azabı çekersin, kendini suçlarsın büyük olasılıkla. Boşverip sırtını dönüp yürüyecek biri değilsin belli ki.
Süreci hızlandırabilirsin. Denizin kenarında yüzme öğrenilmez, girip yüzmesi lazım. Bırak maddi sorumluluğunu alsın, sen de ilk zamanlarda yakın dur bilemediği yerlerde taktik verirsin. İlk başlarda zorlansa da yapabileceğini söyle, güven ver.

Evi satıp birikmişle iki ev alma olanağınız olsa ikiniz için de iyi olurdu ya da kira getşrecek dükkan gibi bişi. Hem birikmişe güvenmez hem kira derdiniz olmaz veya destek olurdu.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(13.09.16)
England + , ama velakin ki , sadece maddi problemler için gözyaşı döküyorsa bu arkadaş , yalnızlık konusunda falan , birini bulursa çirkefleşme ihtimali de var , bu seni ilerlerlerken Zaman'da üzer , belli bu kurt senin içinde oluştu bile , düşünsene sen onu 1 sene idare etmişim maddi manevi desteklemişim , bir anda yoluna gitmiş .
Bence karar vermesi için , net alternatifler sunman lazım , evi sattım yarısını sana veririm , şu karar para veririm ... Ya değilse bir müddet , bir miktar , bir şekilde gibi tanımlar kesin konuşma olmuyor .
Aferim sana da vicdanlı birisisin.
Birleşme tekrar denenebilir tabi .
Bana boşanma biraz blöf gibi geldi , senşn vicdanlı olduğunu biliyor demekki .
En son çare şu ,sonradan vicdan yapmamak için , önce verilen sözler yerine getirilir , eğer varsa , sonra ( dini veya yasal sorumluluklar ) yerine getirilir .

Ama bence boşama Lan sen bunu .
bir problem yoksa .
madem yalnızsın bırakmıyorum Lan seni de.

Kanka yazarken tekrar tekrar okudum yazılarını , düşündüm ,
Benim tavsiyem son cümle .
0
dunyatuhaf
(13.09.16)
bence de boşanma.

haddim olmayarak bir iki şey söyleyeceğim. 20 senelik birliktelik var ortada. ve anlattığın kadarıyla iki taraf da eşit olgunlaşmamış. sen maddi olarak çekip çevirmişsin o şimdi kendi ayakları üzerinde durmayı bilmiyor. keza yazdıklarından anladığım kadarı ile duygusal/manevi olarak da öyle. çok büyük yer kaplıyor olmasan manevi olarak gidişine böyle tepki vermezdi. kuyruğu dik tutuyor bence de o da yeterli duygusal olgunluğa ulaşmadığından. burada belki de kendi yarattığın/böyle olmasına sebep olduğun insandan kaçıp gitmeye çalışıyor olduğunu da durup düşünmelisin. bence de çözümünüz evlilik terapisti. sırtlayıp götürmek doğru değil insanı, elinden tutup beraber yürüyeceksin. sen fazla üstlenmişsin ilişkinizi/hayatın zorluklarını
0
shotgunwoman
(13.09.16)
Ek:

Boşanma kesin ve net bir kararsa evi de parayı da ikiye böleceksiniz, eşit olarak paylaşacaksınız. Eğer iki tarafta da uyum sağlama veya orta yol bulma için istek yoksa net boşanın zaten ama, onu anne babasıymışsın gibi hâlâ desteklemene gerek yok. Olması gerektiği gibi davranmışsın, işsizken dar gününde yapayalnız falan bırakmamışsın, işini bulmuşsun, her şeyini düşünmüşsün... ama bırak, bu kadın çocuk değil, yetişkin bir kadın, anne olsa dünyayı parmak ucunda çevirmesi gerekecek, e bunu kendi için de yapabilmeli! Bence siz biraz da bu dengesiz görev yükünden ötürü boşanmak istiyorsunuz, daha doğrusu sen. O galiba ağırlık olmaktan başka bir şey bilmiyor...

Her şeyin yarısı. Hakkından vazgeçmene gerek yok, o çocuk değil, kendi ayaklarının varlığını kabul etmesi gereken yetişkin bir kadın. İçin ferah olsun, yapar da. Emin ol.
0
yaren
(13.09.16)
niye boşanmak istiyosunuz onu anlamadım.
kavgaların sebebi ne? onu çözseniz belki düzelecek herşey.
boşanınca kendini gül bahçesinde bulacağını sanma.
0
supermatik
(13.09.16)
Bosanmayin devam edin diyen arkadaslara kulak asma, bu sekilde cikmaza, acmaza surukleyen bunun bile sorumlulugunu tam alamayan insan kesin evlilikte de bu sekilde davranmistir.

Insan mukemmel olmadigi icin yarattigi evlilik ve bosanma senaryolari da mukemmel olamayabiliyor haliyle. Elbette ki can yanacak, yansin da. Karsi tarafta acidan bu kadar korkarsa aci cekmesi kacinilmaz.

Son olarak bosanma kafaniza girmis artik, bu kelime net bi sekilde kullanildiysa iliskiyi surdurmek depremde yarisi yikilmis binayi bantlamak gibi. Hicbirsey o ilk guzel gunlerdeki gibi olmayacak donseniz de.

Su asamada isin vicdan kismini sadece ortak mallarin paylasimina birakin bence cunku kalan seyler icin ne iyi ne degil siz de bilemezsiniz yasamadan...
0
sindustrial
(13.09.16)
konuyu bizzat yaşamış biri olarak tavsiyelerim şöyle ;

-süreci olabildiğince hızlandır zira iki taraf içinde en acısızı böyle olacak.
-tüm süreçlerde elde ettiğiniz para,ev vs. adaletli şekilde paylaşın (ki sonra vicdan azabı çekme)
-acımasız gözükebilir ama gerçekci olan şu ki, sen onun annesi yada babası değilsin.Bırak bu durumu onlar düşünsün. Ne kadar erkek tarafı olsakta psikolojik gücümüz,sabrımız ve paramız sonsuz değil maalesef...
0
Absinthe75c
(13.09.16)
boşanın/boşanmayın diye akıl verebilecek yeterli bilgiye sahip değiliz tabii.
yani 20 yıl kolay silinmez, ama aslında beş dakikada çat diye biten bir şey boşanmak.
yani kolay silinebilir de.
bunda insanların, olayların, durumların, hislerin, isteklerin, boşanma nedeninin vb. çok etkisi var ve hepsi değişken.

evlilik enteresan bir şey.
burada herkesin yazdığı her şey doğru aslında.

fakat bir kadın olarak şunu söyleyebilirim ki, kadınların yüzde 98'i belirsizlik karşısında panik olur ve bencilleşip, kendini güvenceye almak ister.
boşanmak istedikten sonra böyle bir şey demesi de panik olduğunu gösteriyor.
ama bu panik geçince karşı tarafta boşanma isteği devam edecekse, o zaman size yazık olur.
çünkü şimdi belki topa tutulacağım, ama bir de işin kadınlık tarafı var.

vicdan, her durumda ve pozisyonda bir kadının elinde erkeğe karşı bilinçli ya da bilinçsiz kullanabileceği en büyük kozdur.
o erkekle ilgili istediğini yapma konusunda en büyük bilettir.

bunun erkeğin yumuşak karnı olduğunu da her kadın bilir.
fakat bunu kadınların bildiğini erkeklerin bazısı bilse de, genelde işin içindeyken hiç anlamaz ya da farkına varmazlar.

çünkü bir erkek hakikaten kötü niyetli olmadığı ve kadınla da belli bir yakınlık içinde olduğu/iyi kötü bir geçmiş paylaştığı/eskiden de olsa bir şeyler hissettiği sürece en çok vicdan azabından korkar.

ama "mağdur kadın"a dönüşmeyi bazı kadın bilmeden yapar, bazısı gururuna yediremez, bazısı da bunu kullanır, adamı kalıcı ya da geçici olarak bu şekilde yanında tutar.
işin içinde bunu kullanmak için niyet varsa, bu kadının "delikanlılık" seviyesiyle ilgilidir.
yani insanın ancak içinde bilebileceği bir şey.

dolayısıyla, bilinçli veya bilinçsiz şekilde buna yöneliyor olma ihtimali de olduğunu unutmayın.
kötü niyetli olduğunu ima etmeye çalışmıyorum.
size "acımasız olun, gelmeyin bu oyunlara!" diye gaz vermeye de çalışmıyorum.
sadece aklınızın bir köşesinde olması gerektiğini düşünüyorum.

bu tip şeyler insanın doğasında var ve farkında olmadan da gelişebiliyor.
yani bu işlerin içgüdüsel bir yanı, zoru görünce geri adım atmaya yeltenir gibi yapma hali vb. de var.

o yüzden siz böyle düşünürken, "ya acaba boşanmasak mı? ben hep senin yanındayım" falan derken, yarın öbür gün o kendini topladığında "e hadi ama artık" gibi bir davranış görürseniz, buna da hazırlıklı olun.
yani bütün bunlar bir illüzyon da olabilir maalesef.

çünkü erkekler bu konularda kadınlardan daha vicdanlı ve daha yumuşak.
boşanmayı kadın istemiş ve kadınlar genelde kolay kolay fikir değiştirmezler ve daha kararlıdırlar.
siz belki şu durumda, sırf o cümle için evliliğe devam etmeyi kabul edebilirsiniz, ama o bunu bir panik anında öylesine söylemiş bile olabilir.

bence yapmanız gereken şey fiziksel etki ve enerji alanından çıkıp, belki bir gece falan bir yere gidip, kendi kendinize ne istediğinize karar vermek ve ondan bağımsız şekilde düşüncelerinizi, isteklerinizi, hislerinizi düşünmek.
olayları dramatize etmeden bunları farkındalığı yüksek bir şekilde irdeledikten sonra, etki altında kalmadan bir yol çizmeniz ve çok hızlı hareket etmeniz lazım.
0
blatta hiberna
(13.09.16)
20 yıllık hayat arkadaşını bırakma bence. Pişman olursan -ki olacaksın gibi- hayatının geri kalanı daha kötü geçer.
0
dissendium
(13.09.16)
bir de şu var...

biz burada fikir yürütüyoruz, ama evliliği bitirme isteği karşıdan gelmiş.
yani siz barışmak isteseniz, kabul görecek mi bilmiyoruz.

o tartışma anında, boşanmayı istediği için sizi suçlayarak konuşmuş olma ihtimali de var.
yani isteyen o olduğuna göre, sizi suçlu görüyor muhtemelen.

"doğru düzgün bir evliliğimiz olsaydı, 'şunu bunu' yapmasaydın, senden boşanmayı istemek zorunda kalmazdım, o zaman da bu iş güç, para pul hesaplarıyla uğraşmama gerek olmazdı. senin yüzünden bunları yaşıyorum. senin yüzünden ailem, düzenim bozuluyor" gibi bir şey demek istemiş de olabilir.
0
blatta hiberna
(13.09.16)
Tum cevaplar icin nasil tesekkur etsem azdir. Sagolun varolun.
Sonuc olarak, evet ayriliyoruz. Kararimiz zaten buydu. Ancak son konusma ile herseyi satip paylasarak hayatta kendi adimlarimiz uzerinde yol almaya karar verdik. Dogrusu ikimiz icin de bu... En azindan boyle dusunuyoruz. Degilse de ne yapalim; dunyada, en kotu halimiz bu olsun diyecek kadar kotu olaylar oluyor. Bize ayricalik olmasin.
Tekrar sagolun ve mutlu olun.
0
🌸bosch kalfa
(13.09.16)
(3)

Kısır erkek kedi havayı saapiyor

depresyon hirkasi
Daha evvel kısır dişi kedimle çiftlesmeye çalışıyordu. Şimdi son üç gündür kıyafetlerin üzerine yoğurma hareketi yapıp havayı şaapiyor. Bunu 1-2 saatte bir tekrarlıyor ve inanılmaz bağırıyor. Bu arada kediyi kısır olarak barınaktan aldım ama kedinin ne zaman kisirlastirildigini bilmiyorum. Acaba dü
Daha evvel kısır dişi kedimle çiftlesmeye çalışıyordu. Şimdi son üç gündür kıyafetlerin üzerine yoğurma hareketi yapıp havayı şaapiyor. Bunu 1-2 saatte bir tekrarlıyor ve inanılmaz bağırıyor. Bu arada kediyi kısır olarak barınaktan aldım ama kedinin ne zaman kisirlastirildigini bilmiyorum. Acaba düzgün kısırlaştıramadilar mi ki? Nisan ayından beri sürekli çiftleşme isteği var hayvanda. Veterinere görürsek hormon azaltıcı iğne yapabilir mi?
0
depresyon hirkasi
(12.09.16)
Sanki toşbikleri de gidik ama neden anlamadım yazık hayvana da
0
🌸depresyon hirkasi
(12.09.16)
Bazı hayvanlarda kısırlaştırma tam olsa bile böbrek üstü bezleri normal üreme içgüdüsünü devam ettiriyormuş, yani üretkenlikleri devam ediyormuş. Bi hekime götür istersen, yazık hayvana.
0
yaren
(12.09.16)
düzgün kısırlaştırılmama diye bir şey yok da, eğer en az bir kere çiftleştikten sonra kısırlaştıysa, o "istek" devam ediyor bazı kedilerde.

yani kısır olduğu için işi gücü bırakıp kız peşinde koşmazlık etmiyorlar.
içgüdü kalıyor.
0
blatta hiberna
(12.09.16)
(9)

çok dertliyim be duyuru

etna
maaşları bayramdan sonra vereceklermiş.:(bir çok yere söz vermiştim, hadi hepsini siktiret bayramda nasıl geçinecez?sizde durumlar nasıl?
maaşları bayramdan sonra vereceklermiş.:(
bir çok yere söz vermiştim, hadi hepsini siktiret bayramda nasıl geçinecez?
sizde durumlar nasıl?
0
etna
(10.09.16)
Bayramı geçirmek için enparadan kredi çektim, bayramdan sonra Allah kerim.
0
Sulfoxaflor
(10.09.16)
En para yazmaya geldim bende 3000 çektik bir ay 45 TL fark alır bayramdan sonra öderiz
0
gozu acik sevisen yahudi
(10.09.16)
Perşembe aldım. 100 TL de harçlık verdi patron. O değil de bayramdan sonra maaş verenlerin ta .....
0
matilda
(10.09.16)
çalışan bayrama parasız gönderilir mi yahu? düşüncesizliğin alası.

ben maaşı aldım ama bitti, maaş bankamdan ek hesap açtırdım.
0
jonestown
(10.09.16)
patron hepimize harçlık verdi lan, 750 lira. nefret filan ediyorum ama bayramları böyle boş geçmeyen tuhaf bi' adam işte.
0
evde liyakat kalmamis
(10.09.16)
eskiden bayram geliyor diye hassasiyet gösterilirdi, artık öyle bir şey kalmadığı için çoğu şirket ödemeleri bayram sonrasına erteliyor.
biz de tahsilat yapamadık, hepsi bayram sonrasına kaldı.
0
blatta hiberna
(10.09.16)
valla bende ödemeleri kavga dövüş aldım adamlardan. gerçi işveren değilim ama çoğu kişi bayramdans sonra yaparız mantığındalar.

keşke isyan çıkartsaydınız bayramda insan parasız mı bırakılır it oğlu itler.
0
England
(10.09.16)
yatmazsa diye ödüm kopuyordu, yatırdılar, sağolsunlar 500tl de bayram harçlığı vermişler :)

Maaşların geciktiği oluyor ama bayram seyran öncesi hiç parasız bırakmadılar. ek hesap varsa oraya yüklenirsin, nakit avans varsa ona yönelirsin.

Nakit gerekmeyen durumlarda kredi kartına yüklenirsin.
0
kimlanbu
(10.09.16)
Sirf para isi aksamasin diye turkiye ye donup tahsilata ciktim.dunde topladigim butun parayla maaslari yatirdim.cebimde 250 lira kaldi,onuda aksamleyin meyhaneye biraktim.
0
duptıs
(10.09.16)
(7)

bütün dişleri çekilen kedi ne yer

salem330
sokakta buldum evden bırakılmış bir kısır kızı bugün ağzı kan içindeydi, veterinerimize götürdüm bütün dişlerini çekmek gerektiğini söyledi ve bu gece ile yarın veterinerde kalacak antibiyotik tedavisi için pazartesi de ameliyat olacak. kedi 6 yaş civarı dedi veteriner ameliyattan sonra ne yer ki bu
sokakta buldum evden bırakılmış bir kısır kızı bugün ağzı kan içindeydi, veterinerimize götürdüm bütün dişlerini çekmek gerektiğini söyledi ve bu gece ile yarın veterinerde kalacak antibiyotik tedavisi için pazartesi de ameliyat olacak. kedi 6 yaş civarı dedi veteriner ameliyattan sonra ne yer ki bu hayvan? vet'e sorduk kuru mamayı yutacak yas mamayı yer zaten dedi ama? aslında çok iyi bir veterinerdir ama emin olamadım ya yiyemezse birşey? çekilmezse ölür dedi mecbur kabul ettik. şimdi diyorum hiç almasamıydım hayvanı, bunca zamandır sokakta yaşayıp gitmiş. bilemedim.
0
salem330
(09.09.16)
ya oncelikle cok iyi bisey yapmissiniz, umarim ameliyati atlatir cocuk.

ameliyat sonrasinda kuru mamayi yemekte zorlanabilir, hekiminiz belki de islatarak vermeyi kastetmistir. kediye siz mi bakacaksiniz? sokakta kalacaksa biraz zor olabilir, ama sizin gozetiminizde kalacaksa toparlar bence. sadece biraz daha pure formunda seyleri yer, bu yani.
0
evde liyakat kalmamis
(09.09.16)
10 yaşında bir kediye bakıyorum, 1 seneyi doldurmadık birlikte ama ikinci ayda hayvanın ağzında bir yara belirdi, çiğnediği şey acı verdiği an bırakıp kaçıyordu, çok kilo kaybetti. Yoğurt ve rafadan yumurta karışımı ya da blendırdan geçmiş ciğer, eldeki neyse onu veriyorum bunca zamandır. Kilosu sabitlendi, sağlıklı ve mutlu diyebilirim. Ama her gün yarım saatimi beslenmesine nezaret ederek geçiriyorum. Meşakkatli, imkansız değil ama çok zorlu.
0
kargn
(09.09.16)
hocam ilk olarak 3 5 çeşit yaş mama alın, yemezse veterinerlerde satılan kaliteli ama açık olarak sattıkları kuru mamalardan alıp suyla ıslatıp verin.

yani her kedi herşeyi yemiyor, birinin sevdiğini ötekisi sevmiyor, çeşit dememden kasıt bu
0
killerbee
(09.09.16)
Lutfen pisman olmayin cok iyi birsey yapmissiniz, muhtemelen aci icinde yasiyordu zaten. Ya biyerde acliktan kivrana kivrana olseydi??
Hayvanlarin adaptasyonu bizimkinden cok daha iyi, yas mamayi cok rahat yer siz bakacaksaniz yasli kediler icin olan mamalar daha yumusak oluyor ama geri birakilcaksa sokaga birsey diyemiyorum:(
0
sindustrial
(09.09.16)
Selam.

Bizim okuldaki kulüpte böyle (cincivit hastalığı var) iki kediye bakan biri var, sorup yazayım buraya. Belki yukarıda yazılmamış bir şeyler çıkar.

Edit: Sordum.

Kedinin diyabet, tansiyon vb. bir hastalığı yoksa:

Tavuk ciğeri haşlayıp ezerek verebilirsiniz, lezzetli ve besleyici (püre halinde). Bir tencere haşlayıp dolaba koyup ara ara vermek mümkün.

Yoğurt ve peynir verebilirsiniz, bağışıklık sisteminbe iyi geliyormuş ama tuzlu peynirler kullanmamalıymışsınız.

Yavru kediler için olan ıslak, püre kıvamındaki kedi mamalarını verebilirsiniz. Çok rahat yiyorlarmış.

Son olarak da kuru mamayı su, süt ve ayran üçlüsünden biriyle (kedi hangisini severse) yumuşatıp verebilirmişsiniz (deneme yanılma).
0
Adramelekhh
(09.09.16)
doğru şeyi yapmışsınız.

veterinerin dediği gibi kuru mamayı yutarak yemeyi öğreniyorlar ve yaş mama yiyebiliyorlar, merak etmeyin.
0
blatta hiberna
(09.09.16)
bizim köpeğimiz olduğu ( dogo) için evde eşimi ikna etmek, kabul etse ikisini birbirinden korumak nasıl olacak bilmiyorum, alırken hiç birini düşünmedim dürüst olmak gerekirse, ben zehirlendi falan zannettim kanı görünce esnaftan kutu istedim koyduğum gibi de veterinerime gittim, işlem sonrası bir süre kapalı balkonumda bakacağım orası kesin ama sonrasını şu an öngöremiyorum :( mamasını ıslatıp veririm o iyi fikirmiş, bu arada @adramelekhh sorarsan çok makbule geçer.
0
🌸salem330
(10.09.16)
(29)

Hepimiz mutsuzuz farkında mısınız?

erty_ksk
Günlük koşuşturmalar, anlık keyifler vs. çıkarın hepsini hayatınızdan gerçekten mutlu musunuz?
Günlük koşuşturmalar, anlık keyifler vs. çıkarın hepsini hayatınızdan gerçekten mutlu musunuz?
0
erty_ksk
(09.09.16)
değilim ben.
0
mahone
(09.09.16)
Hergün neden allahım canımı artık almıyorsun diye diye papagana döndüm
0
fıytfıyt
(09.09.16)
mutlu değilim ben de :(
0
readmymind
(09.09.16)
tam olarak bunu konuşmuştum dün arkadaşımla. kimse ama kimse mutlu değil. herkes işini yapıyor ama zorunda kaldığı için. suratlar sirke satıyor. beş sene sonra nerede olacağını düşünmez hale geldi insanlar. bugün yaşıyoruz işte buna şükür diyor. bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyor. sırtım sağlam yerde olsun diyor. çocuk yapıyor ama çocuğu başından sallıyor. periscope'ta ablasını çeken canlılar geliyor işte.
0
aydogank
(09.09.16)
hayatimdan bahsettigin seyleri cikarinca mutluyum ben, keyfim yerinde. gunluk kosusturmacalar, anlik duygu degisimleri mutsuzluk sebebi asil. biktim bunlardan, az beni benle biraksalar ne bicim de enerji toplarim <3
0
evde liyakat kalmamis
(09.09.16)
Katılmıyorum.
Şuan nötr durumdayım ama 3-4 ay öncesine kadar baya mutluydum. Sırıta sırıta dururdum. Heyecanını yitirmedikçe mutlu oluyor insan. Şuan ise mutlu muyum, mutsuz muyum bilmiyorum.

Yani özet olarak, bu hayatta inanılmaz mutlu olmak da dibi görmek de mümkün. Sen dibi görmüşken milyonlarca insan uçlarda yaşıyor. Bunu bilmek de ileriye dair insanı umutlandırıyor.
0
Tyler89
(09.09.16)
farkındayım
0
lonelyman
(09.09.16)
Yoo ne yalan soyliyim mutluyum
0
aquarium
(09.09.16)
ben şahsen mutlu değilim, mutlu olduğum zamanlar eskilerde kaldı.belirli bir sebebi yok, ama içinde yaşadığımız ortam durumlar gayet net.

olm kim inanırdı lan afrikada ki insanların mutluluğunu kıskanacağımızı?
0
killerbee
(09.09.16)
kendimi öldürürcesine çalışıyorum. Kimse için de çalışmıyorum, kendi işim gücüm var. Benimle birlikte çalışan 7 tane insan da hep sevdiğim insanlar; başlarına bir şey gelse işi gücü bırakır, dertlerini çözmeye çalışırım o derece.. Dünyada yapacağım tonla iş var, bir şeylerin ilki olmak, mesleki, ruhsal ve ilkesel tatminlerin peşinde koşuyorum

Bu kadar pozitif şeye rağmen, ülkenin siyasi, toplumsal, hukuki, ekonomik problemlerinden dolayı yurtdışındaki muadillerimden hep bir adım geride kalıyorum. Bu beni üzüyor ve mutsuz ediyor ben de dayıyorum bünyeye alkolü, keyif verici maddeleri ve ancak hayatta kalabiliyorum.

Bu ülkede vatandaş ve çalışan olmak gerçekten zor iş. Mutsuzluk hayatımızın default u olmuş ne yazık ki
0
dusunuyorumoyleysevurun
(09.09.16)
mutsuzum
0
limoncello
(09.09.16)
bakayım.. vallahi de mutsuzum. :p

şaka bir yana, mutlu ya da mutsuz olup olmadığımıza bakmaktan önce mutluluk nedir? sorusuna verecek sağlam, ayakları yere basan bir cevabımız olması gerekir. o cevap yoksa, bir bilinmezin üzerinden mutluluğumu ölçmezdim.

bir de ipucu vereyim; mutsuz olduğunuza genelde başkaları üzerinden karar veriyorsunuz. ıssız bir adada yaşıyormuş gibi düşünüp, hareket edin biraz da.
0
matrix
(09.09.16)
farkındayım.
0
bushido77
(10.09.16)
ben de mutluyum.
0
şubatsonrası
(10.09.16)
Zevk kaprisli, mutluluk kısa, anlık değişen ruh hallerinin peşinde koşup ziyan olmak en kötü tercih. Mutluluk aşırı abartılmış bir ruh hali.
0
kargn
(10.09.16)
bir takim gecmisini s*ktimin serefsizlerin satilmisliklari yuzunden olebildigin bir memlekette nasil mutlu olabilirsin ki?
0
enaz3kedi
(10.09.16)
Ben gayet mutluyum
0
zoghurt
(10.09.16)
Oysaki herkes çok mutlu görünüyor sosyal medya platformlarında. Tam bir ilüzyon, yaman bir çelişki..
0
living on the edge
(10.09.16)
şu an mutluyum derim, ama belki iki dakika sonra mutsuz olurum. bunlar cok gecici ve değişken kavramlar. cok abartıyoruz. dediğim gibi neyse ki, hepsi geçici.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(10.09.16)
Değilim ama hakediyorum bir yandan. Çünkü çözüm arayışında değilim, kabullendim.
0
Golden Ratio
(10.09.16)
mutluyum, oldukça mutluyum hem de. elbette üzen şeyler, eksiklikler , kaybettiğim şeyler var ama mutsuz olmak için sebebim yok.
0
lesmiserables
(10.09.16)
Mutsuz değilim onları çıkarınca. Tamam, "Hayat sevince güzel", "Hayat bayram olsa" da değil ama bakınca fena değil bence. Karnım tok, sırtım pek, keyfim yerinde. Arada iyi şeyler, arada kötü şeyler oluyor; onlar da hayata dahil zaten. Memnunum halimden.
0
aychovsky
(10.09.16)
Ben mutluyum
0
basond
(10.09.16)
insanların gerçekten kendilerine ayırabildikleri, dolayısıyla mutlu olabildikleri bir zaman dilimi yok, bu yüzden birçok insan çok mutsuz.

şu sıralar, harçlığımı çıkarmak için giyim mağazasında destek personel olarak çalışıyorum. cidden berbat bir şey.

oranın daimi çalışanlarını gözlemliyorum mesela. bu adam geliyor, tüm gün ayakta mesai yapıyor, milletin dağıttıklarını topluyor, düzeltiyor vs. sonra yorgun argın evine gidip kendine vakit ayıramadan uyuyor, ertesi gün yine aynı döngü.

mağaza yöneticilerine bakıyorum mesela, onlar daha beter. benden önce geliyorlar mağazaya, ben çıkıyorum adamlar hala orada (nereden baksan 12 saat, düşün). bir sürü sorumluluk, yük.

e bu insanlar hangi ara işten fırsat bulup kendilerine vakit ayırabilsin, bir şey yapabilsin?
şu sıralar mağazada çalışırken, eve geldiğimde film izleyecek, kitap okuyacak mecalim kalmıyor. e bu insanlar sürekli oradalar?

bir de geçen gün çıkan bir habere bakıyorum, isveç'te çalışma saati 6'ya düşürülmüş. var sen düşün, tabii bu ülkenin insanı mutsuz olur.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(10.09.16)
Bugun is konusunda cok kotu seyler oldu. Gercektwn cok mutsuzum. Uyuyamiyorum. Bu cikarin dedigin her seyi degistirecek bir sey.
0
shadowcat
(10.09.16)
Farkındayım. Günü bitirmeye odaklanıp, anlık zevklerin peşinde koşup mutsuzluğu unutmaya çalışıyorum.
Bu şehirde kapana kısılmış gibiyim, yetişkin olmak çok berbatmış ama yavaş yavaş çürürcesine bir alışkanlık geliştiriyorum.
Mutsuzluk kaynaklarına alışıp benimseyip kaderci olanlar, kabullenenler sonunda mutluluğumsu bir hissizlik mertebesine ulaşıyor galiba.
0
Sulfoxaflor
(10.09.16)
Ben mutluyum. Ailem,sevgilim var, param çok olmasa da var diyebilirim. Sağlığım yerinde. Başımı sokacak evim var. Kedim bile var ya daha ne olsun. Bi de bi laptop alabilsem kendime :(
0
matilda
(10.09.16)
herkes mutsuz, ama mutsuzluğu kader olarak görüyor.
aslında mutsuzluğun nedeni kişinin kendisidir.

mutluluk/mutsuzluk hem bir seçim, hem de inşa edilen/edilebilen bir şey.

gerçekleşirse bir süre için daha coşkulu olmamı sağlayacak isteklerim var, ama günün sonunda mutluyum, huzurluyum.
0
blatta hiberna
(10.09.16)
Ben de değilim.
0
plajda baretle dolasan muhendis
(10.09.16)
(5)

4444 Salat-ı Tefriciye okuyanınız oldu mu hiç?

gadlemler
merhaba mümin gurular,İçinizde ya da etrafınızda Tefriciye okuyan oldu mu aranızda?olduysa niyet ettiğiniz işiniz oldu mu acaba?
merhaba mümin gurular,
İçinizde ya da etrafınızda Tefriciye okuyan oldu mu aranızda?
olduysa niyet ettiğiniz işiniz oldu mu acaba?
0
gadlemler
(09.09.16)
Annem atanmam için okumuştu
Sonuç: Atandım
0
112 hayat kurtarır
(09.09.16)
Annemin arkadaslari bizim bir sorun icin toplanip okumuslar.cozulmus ve istedigimiz olmustu.

Bilemiyorum.
0
brnbrs
(09.09.16)
çok iyi hatırlıyorum, çocukken babamın borçları silinsin diye okumuştum. tabii ki olmadı öyle bi şey, çocuk aklı işte.
0
der meister
(09.09.16)
Annemle anneannem okumustu birkac sey icin.
Oldu diye hatirliyorum.
0
blatta hiberna
(10.09.16)
Dua ediyorsun sonuçta. Kimse olur diye garanti veremez tabii ki. Okuyan herkesin duası kabul olmuş olsa bile seninki olmayabilir mesela. İstediğin bir şey var ve inançlı bi insansın belli ki. Sen duanı yine et, istersen içinden geldiği gönlünden geçtiği gibi et, istersen bu gibi yolları dene, yine iyidir, yine iyidir. "Halam okudu, olmadı oğlunu evlendiremedi" diyen olsa duadan yahut istediğin şeyden vaz mı geçeceksin? :)
0
plajda baretle dolasan muhendis
(10.09.16)
(8)

sizce birey olmak

limoncello
ne demek? bu bağlamda kendiniz birey olabilmiş biri olarak görüyor musunuz? yaşınızı da yazar mısınız?
ne demek? bu bağlamda kendiniz birey olabilmiş biri olarak görüyor musunuz? yaşınızı da yazar mısınız?
0
limoncello
(08.09.16)
bence bir karar verecekken "topluluk ne istiyor/düşünür" demeden önce "ben ne istiyorum/düşünüyorum" diyen kişi birey olmuştur. ya da olma yolundadır. ek olarak

eksisozluk.com
0
ron dennis
(09.09.16)
Insan olmak evrensel etik bir zemin uzerine kurulurken, birey olmanin nev-i şahsına münhasır olmak, yer degistirilemez olmak oldugunu, ve estetik bir zeminde kurulduğunu düşünüyorum. Herkes erdemli bir insan olabilir ama birey olamaz. Birey olmak biraz kendi kendini eser gibi yaratmak, form kazanmak, biricik olmak demek. Ayrica birey olmaya çalışmanın kendimizin kim oldugunu bulmak adina giristigimiz sonsuz bir çaba ya da hareket oldugunu da dusunuyorum. Asla olmam gereken sey olamayacagim ama yıkıp yaparak, zihinsel ve bedensel limitlerimi zorlayarak kim oldugumu bulmaya ve bilmeye cabalayacagim. Yas 29.
0
shadowcat
(09.09.16)
Kendi kararlarını alabilen ve bu kararları uygulayabilen her insan bir bireydir. Kendimi birey olarak görüyorum. 23 yaşındayım.
0
dissendium
(09.09.16)
-yetişkin bilincine ulaşmış olmak.

-kendi ayakları üzerinde durarak, kendi başına hayatta kalabilir donanıma sahip olmak, bir yol tutturabilmek.
hedef belirleyebilir olmak.

-geçmişten gelen yüklerin/travmaların/sorunların çözümlemelerini yapıp, bugüne psikolojik/davranışsal/cinsel/maddi/manevi sorunlar olarak yansımalarının önüne geçebilmiş olmak.

-hayatındaki her türlü ilişkiyi ihtiyaç ve gereklilik nedeniyle değil, tamamen istek ve koşulsuz sevgi üzerinden sürdürebilecek kadar kişisel yeterliliğe ulaşmak.

-en önemlisi de, gerektiğinde aile dahil olmak üzere, başkalarını mutlu etmek için değil, kendi mutluluğun ve isteklerin için yaşayabilecek tercihleri yapabilir, kendini kabul ettirebilir olmak.

-kendi gerçeklerinle yaşayabilmek için gerektiğinde "hayır" diyebilmek.


tam tamına olmasa da, genel olarak kıvırdım gibi sanki.

yaşım 31.
0
blatta hiberna
(09.09.16)
Yukaridaki tanimlarin geneli yetiskin bireyin nitelikleri uzerine yapilmis. Bu sekilde bakarsak 5 yasinda bir cocugu bireyden saymiyoruz o zaman?

@jrr gibi dusunuyorum. Yetiskin bir birey olmanin ozellikleri ile "birey olmak" farkli seyler. Kendine ait, kendine has bir varligi, bir yeri olan her insan gibi bir bireyim. yas 23.
0
aquarium
(09.09.16)
Kafasını başkasına emanet etmeyen kişidir.
Bu tanımıma göre olabildiğimi düşünüyorum.
Yaş 30.
0
duyond
(09.09.16)
kendi düşünce ve davranışlarını şekillendiren kişiler bireydir. gelişmek, öğrenmek için, adapte olmak için başkalarından etkilenmek ve onları taklit etmek insan doğasının bir parçası. birey olabilen başkalarının fikir ve davranışlarını süzgeçten geçirir, direkt olduğu gibi almaz. kendi çevresinde ya da çocukken büyüdüğü çevrede doğru kabul edilen şeyleri sanki kendi ispatlamış gibi doğru kabul eden kişi birey değildir. bu yüzden çocukların %99'u birey değildir. kendinden memnun her kişi kendi yaptığı tanıma uyar. kendinden memnun bir insan olarak kendi tanımıma uyuyorum. yaşım 25.
0
cikis yolu
(09.09.16)
sen kendi sınırlarını bilinçli olarak çizebilecek/koruyabilecek yetide olsan da olmasan da (bahsedilen yetişkinlik burası bence), senin varoluşunun senin dışında tanınması, kabul edilmesi, saygı görmesi (örneğin, toplumun diğer fertleri ya da üst yapı olarak devlet tarafından)

evet, bu durumda birey olmak toplumsallıktan geçiyor diyebiliriz senin hem bir özne hem de bir nesne olarak tanımlanabilmen açısından.

eyyorlamam bu kadar

not: yaşım 24. bence ben bireyim de çevrem değil asfasasgdsg
0
dene
(09.09.16)
(15)

Stephen KING'in romanlarından tavsiye istiyorum.

davos seaworth
Arkadaşlar merhaba. Stephen King'in romanlarından, akıcı, heyecanlı, merak uyandıran kitaplarından hangisini tavsiye edersiniz? Not: KARA KULE serisinin 5. Kitabı (Calla'nın Kurtları)'na kadar okudum. Şimdiden teşekkürler.
Arkadaşlar merhaba.
Stephen King'in romanlarından, akıcı, heyecanlı, merak uyandıran kitaplarından hangisini tavsiye edersiniz?

Not: KARA KULE serisinin 5. Kitabı (Calla'nın Kurtları)'na kadar okudum.


Şimdiden teşekkürler.
0
davos seaworth
(08.09.16)
Mahşer.

Sansürsüz olanı ama, 1200 sayfa olan.
0
once
(08.09.16)
@once, Mahşer'i aldım. Ama Kara Kule ile bağlantılı olduğu için seriyi bitirmeden başlamayayım dedim.
Kara Kule'den biraz sıkıldım.
0
🌸davos seaworth
(08.09.16)
Çok eskiden okududum bunları ama o zaman çok akıcı ve güzel gelmişti:

Medyum (The Shining)
Göz (Carrie)
Sis
0
rodriguez2
(08.09.16)
Desperation (yaratik)

Duzenleyiciler. İkincisi birin devami gibi. Baglantili

Bir de kingin genel konularinin disina cikan duygusal ve farkli bir eser: tom gordona asik olan kiz. Okurken aglamistim
0
badamli
(08.09.16)
Pet Cemetery
0
sonsuz
(08.09.16)
kujo da iyidir. sürükler, heyecanlıdır.
0
avianthem
(08.09.16)
kara kule'den nasil darlandin, inanamiyorum :(

tilsim cok guzel. kara kule'yle beraber aklima ilk tilsim geliyor. o, medyum gibi klasikleri saymiyorum, cunku adi ustunde klasik. bence en guzel ve en gozardi edilen stephen king kitabi uykusuzluk. cumleleri bastan kurarak editledim :)
0
evde liyakat kalmamis
(08.09.16)
@evde likayat kalmamis, Kara Kule'den darlanmadım aslında bitirmeyi düşünüyorum ama şu aralar onu okuyasım yok. ;)
E haliyle bitirmeden de bağlantılı olan romanlara da başlayamak istemiyorum. :(
0
🌸davos seaworth
(08.09.16)
Yıllar önce rüya avcısı'nı okumuştum. beğenmiştim, tavsiye ederim
0
pisayisif
(08.09.16)
tilsim da yanilmiyorsam kara kule'yle bagintili, aslinda adamin yazdigi cogu kitap kara kule'yle bagintili. sirf bu yuzden kitap erteleme bence ama yine sen bilirsin :)
0
evde liyakat kalmamis
(08.09.16)
@evde liyakat kalmamis, bu bağlantı meselesinde bazen senin dediğini de düşünüyorum. :)

Uykusuzluk'a sıcak bakıyorum. Çoğu yerde çok beğenildiğini de okumuştum.

Ama kitap olarak yok. Umarım epub bulabilirim.
0
🌸davos seaworth
(08.09.16)
Ejderhanın gözleri
0
mirty
(08.09.16)
@evde liyakat kalmamis, Uykusuzluk'un da Kura Kule ile bağlantısı varmış. Hatta bazıları Kara Kule'yi okumayanlar için roman yavan kalıyor demiş.

Galiba ben yine Kara Kule'ye devam edeceğim. ;)
0
🌸davos seaworth
(09.09.16)
benim favorim hep sadist olmuştur.
filmi de çok güzeldi, ama kitabını okurken çok gerilmiştim.
0
blatta hiberna
(09.09.16)
Hepinize teşekkür ederim.

Sadist romanını okumaya karar verdim.
0
🌸davos seaworth
(12.09.16)
(2)

Meditasyon nasıl yapılır

bi sey dicem
Başlığı görünce gözünüzde duyduklarından heyecanlanan genç imajı çizmiş olabilirim ama öyle değil. Gerçekten bilmiyorum, insanlar meditasyonla rahatlıyorlar, kendilerini keşfediyorlar, hayata farklı bakıyorlar. Ya da öyle olduklarını söylüyorlar. Muhtemelen meditasyon "yapılan" bir şey de değil ama
Başlığı görünce gözünüzde duyduklarından heyecanlanan genç imajı çizmiş olabilirim ama öyle değil. Gerçekten bilmiyorum, insanlar meditasyonla rahatlıyorlar, kendilerini keşfediyorlar, hayata farklı bakıyorlar. Ya da öyle olduklarını söylüyorlar. Muhtemelen meditasyon "yapılan" bir şey de değil ama bunu destekleyecek kadar bile bilmiyorum. O yüzden soruyorum, açıklayan linkler verseniz bile çok sevinirim:

Meditasyon nasıl yapılır?
0
bi sey dicem
(08.09.16)
en basit tekniklerden biri nefes saymaktır.

her nefes alışınızı ve verişinizi sayıp, ona ulaşınca başa dönüyorsunuz.

bir - nefes al
iki- nefes ver
üç - nefes al
.
.
on - nefes ver
(başa dön)
bir - nefes al
iki - nefes ver
.
.
.
diye gidiyor.

bunu yarım saat kadar yapabilirsin her gün mesela.
başlangıç için ideal tekniklerden biri.

ama yarım saat dayanamazsan beş, on, on beş dk olarak arttırabilirsin.
çünkü yarım saat yıl gibi gelecektir.

ekleme:
kaçta kaldığını unutursan, başa dönüyorsun.

edit:
özelden gelen 1-2 soru oldu.
bu basit bir teknik, ama yaparken saymakta zorlanabilirsiniz.
çünkü biraz alışmak gerekiyor.

bir süre sonra çok derinleşirsiniz.

ayrıca otobüste, masada otururken, uyumadan önce yatarken ya da bağdaş kurarak falan yapabilirsiniz.
nasıl rahat ederseniz.
gözünüz açık da yapabilirsiniz, ama standby'a geçtiğiniz için zor olur.
kapalı olsa daha iyi.
0
blatta hiberna
(08.09.16)
merhaba ben başlangıç için böyle bir şey tavsiye edebilirim bana yardımı dokunmuştu.

www.youtube.com
0
konar konmaz omer konur
(08.09.16)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.