Giriş
(4)

Banka neden kredi kartı limitimi arttırmıyor?

birmilyonunvarmi
Garanti'nin maaş müşterisiyim. Normalde bana sormadan sürekli limitimi arttırıyorlar. Şimdi kendim limit arttırma talebinde bulundum reddettiler. Arttırmak istediğim seviye de maaşımın 3 katı. Kredi kartı borcumun hep tamamını ekstrenin ilk günü öderim. Hiç minimum ödemedim.
Garanti'nin maaş müşterisiyim. Normalde bana sormadan sürekli limitimi arttırıyorlar. Şimdi kendim limit arttırma talebinde bulundum reddettiler. Arttırmak istediğim seviye de maaşımın 3 katı. Kredi kartı borcumun hep tamamını ekstrenin ilk günü öderim. Hiç minimum ödemedim.
0
birmilyonunvarmi
(06.02.22)
Ben maaşımın iki katını istemiştim yükseltmemişlerdi. Sürekli düzenli limit artışı mesajı atıyorlar ama kabul etmiyorum ben de.
0
oyokbuyoknevar
(06.02.22)
Şu soruların cevaplarına göre değişir:
Tek kredi kartın mı var?
Ne kadar zamandır kredi kartın var?
Limit artışı istediğinde gelir beyanı yapıyor musun?
Maaş müşterisi olduğun banka mı?
Müşteri hizmetleri ile görüşüp ret kararının sebebini öğrendin mi?
0
himmet dayi
(06.02.22)
Tüm kredi kartlarının toplam limiti, beyan ettiğin aylık gelirinin 4 katından fazla olamıyor.

Diğer kredi kartlarının limitini düşürttürüp yeniden müracaat edersen yükseltirler.
0
Mirket
(06.02.22)
Bankadan bankaya değişebiliyor olabilir mi?
Mesela Vakıfbank'taki kredi kartım maaşımın 6 katı, o bankada devam eden kredim de mevcut ve bu banka maaş bankam değil.
Acaba evliyseniz eşinizle beraber hesaplanıyor olabilir mi?
0
marla is in my head
(07.02.22)
(3)

İspata da elektrikler hala yok mu?

sonhakan
Var mi Isparta dan birileri..
Var mi Isparta dan birileri..
0
sonhakan
(06.02.22)
Şu an 60 saattir elektriksiz yerleri var. Tüm Isparta değil
0
Mirket
(06.02.22)
Şehrin yarısında hala yok.

Ispartadayim
0
vhs kaseti
(06.02.22)
ıspartadaki bir arkadaşımı aradım, şehrin küçük bir kısmında elektrik yok dedi ama bilemiyorum.
0
mezarkabul
(06.02.22)
(2)

Hisse senedi yatırımları için nereleri takip etmeli

condom kurşunu
??
??
0
condom kurşunu
(06.02.22)
Yatırım yaptığın kuruluşun önerilerini takip edebilirsin. Zaten yasal olarak yatırımcı ile yatırım şirketleri arasındaki gibi bir anlaşma olmayan hiçbir kurum yatırım tavsiyesinde bulunamaz (ytd'nin esprisi budur).

Çabuk kazanayım diye düşünüp telegram gruplarında verilen tavsiyelere göre yatırım yaparsan batarsın. o gruplar sahte kimlikle kurulmuş küçük yatırımcı tokatlama gruplarıdır. "hadi şuna giriyoruz" diye bi olta atar, sonra alım emirleri yığılınca kendi malını gruptakilere kitleyip yok olur. verdiği tavsiyeler tutmayınca da mesajları siliyorlar gruptan zaten.
0
himmet dayi
(06.02.22)
Şu ablanın twitleri kadar bilgilendiricisini hiç görmemiştim.

twitter.com
0
Mirket
(06.02.22)
(7)

Gunluk sigara parasini nereye atalim

celebi efendi
Sigarayi birakmak icin motovasyon olsun. Biriktirmek istiyorum. Ama oyle kumbara ya da rl vadesiz hesapta degil. Altin doviz alsan vergi kesiyor. Oyle bir sey olsun ki 20-100 tl arasi para ile alim yapabilelim. Hem de kurus kurus da olsa degerlensin. Ileride ortaya goze carpan bir para cikarsa birik
Sigarayi birakmak icin motovasyon olsun. Biriktirmek istiyorum. Ama oyle kumbara ya da rl vadesiz hesapta degil. Altin doviz alsan vergi kesiyor.

Oyle bir sey olsun ki 20-100 tl arasi para ile alim yapabilelim. Hem de kurus kurus da olsa degerlensin. Ileride ortaya goze carpan bir para cikarsa birikim yapmaya heveslendirsin.
0
celebi efendi
(04.02.22)
İş bankasından bir yatırım hesabı aç. Parayı yatırdığında hemen o günkü fiyattan kaç lot oluyorsa o kadarlık bir temettü hissesi al.
Hayatın boyunca hiç elleşmezsen, emekli olduğunda emekli maaşına yakın ikinci bir temettü maaşın olur.

Mesela yarın 1 Lot ENKAI alabilirsin. 1 Paket sigara parası eder mi, şu anki fiyatı 14 lira 98 kuruş.
0
Mirket
(04.02.22)
Tam beklentinizi karşılamasa da kripto hesap açıp sadece usdt alın
Dolar arttıkça o da değerlenir
0
photo85
(04.02.22)
Biz bir yıllık biriktirip o parayla Çanakkale'den küçğk bir arsa aldık.
Sigaraya hergün verirken göze görünmeyen para birikince epey oldu.
Yöntem de şu atıyorum hergün iki paket sigara parasıyla döviz almak.
0
kirmizipilotkalem
(04.02.22)
İşbankasından yatırım fonu aç.
Hergün 5 adet civarı iş portföy elektrikli araçlar karma fon al.
0
mg3929
(04.02.22)
bir suru bankada gunluk vadeli hesaplar var. her gun vadesiz hesabindan gunluk vadeliye istedigin miktar para aktarabilirsin. hatta enpara uygulamasinda ana sayfada mesela "bas biriktir" diye bir opsiyon var, bastiginda istedigin hesaptan istedigin vadeli hesabina onceden belirledigin miktari atiyor. her gece faiz isliyor vs.
0
robokot
(04.02.22)
Yatırım değilde bir şeyler alıp onu öde.
Mesela taksitle bir bilgisayar alıp sigaraya vermeyecegin parayla ödemeleri yap.
0
etna
(04.02.22)
Temettü veren bilindik, sağlam hisselerden topla. Topla, unut. Her yıl gelen temettulerle tekrar hisse topla. Bunu yıllarca devam ettir.
0
wilhelmwasmuss
(05.02.22)
(12)

online diyetisyenle kilo veren var mı?

Phoebe
varsa bana sürecin nasıl işlediğini anlatabilir mi lütfen?bir de izmir bayraklı'da veya online IF uygulayan diyetisyen önerisi paylaşan olursa şahane olur.
varsa bana sürecin nasıl işlediğini anlatabilir mi lütfen?

bir de izmir bayraklı'da veya online IF uygulayan diyetisyen önerisi paylaşan olursa şahane olur.
0
Phoebe
(03.02.22)
izmirde bir arkadaşım bir kadından whatsapp üzerinden destek aldı deli zayıfladı.
diyetisyen bazı tahliller istedi kendisinden sonuçları gönderdi. ona uygun bir diet programı hazıladı aylık haftalık günlük şekilde. arkadaş da çok azimliydi. başardı. sonra ne oldu bilemem ama bu işin yüzyüze olmadan da başarabilindiğini ben gördüm.
0
erty_ksk
(03.02.22)
Ben :)

Bana 2 haftada 1 liste yapiyordu. Aa listeye tamamen uymuyordum :))

Benim için olayı motivasyon saglamasi ve denge kurmayi ogretmesiydi.

Online olması anlık tüm sorularina cevap bulabilmeni de sağlıyor. Bu süper
0
abuzer
(03.02.22)
Diyetisyen değilim.
Bir arkadaşa WhatsApp'dan görüşerek 6 ayda 20 kilo verdirdim.
0
Mirket
(03.02.22)
Ben.

23 kilo verdim yaklaşık 4 ayda.

Süreç şöyle; üye olduktan sonra site üzerinden telefon görüşmesi randevusu alıyorsun. Gerekli bilgileri veriyorsun bu telefon görüşmesinde (et yemem, süt içmem, şu saatlerde yiyebiliyorum, şu kadar kiloyum, hedefim şu kilo vs.). Akabinde bu bilgilere göre bir beslenme programı çıkarıyorlar ve sitenin kullanıcı sayfasına ekleniyor. O listeye göre programa başlıyorsun.

WhatsApp hattı var. Her gün ve her öğünde yediklerinin fotoğrafını çekip göndermeni istiyor. 24 saat boyunca sen whatsapp'tan hiçbir şey yazmazsan onlar sana yazamıyor. Kafana takılan bir şey olursa whatsapptan yazıp soruyorsun. 1 saat içinde cevap geliyor. Bazen anında geliyor. Örneğin "bugün alkol alacağım" diyorsun. Bunu nasıl telafi edeceğinle ilgili bilgileri veriyorlar hemen.

Diyet programında 3 ana ve 3 ara öğün olmak üzere 6 öğün var. Öğünler kişiden kişiye göre değişeceği için çok detay vermeyeyim ama şunu söylemem lazım; diyet yapıyorum diye aç kalacağımı ve lezzetli olmayan saçma sapan şeyler yiyeceğim önyargısı vardı. Ancak hem yediğim yemekler gayet bildiğimiz lezzetli şeyler (ızgara balık, köfte, tavuk, biftek vs. ya da zeytinyağlı sebze yemekleri. Çorba + salata + yoğurt vs. Ara öğünlerde de badem, ceviz, fındık gibi atıştırmalık şeyler vardı) hem de hiç aç kalmadım diyet boyunca. Hatta akşam yemek vakti geldiğinde öğle yemeğinde çok fazla yemiş olduğum için hiç acıkmıyordum. Ama programa uymak için tok olsam bile yemek yiyordum.

Hedef kiloya ulaşınca diyet boyunca yememem gereken şeyleri (karbonhidrat yoğun yiyecekler, şeker yoğun yiyecekler, turşu vs. gibi şeyler.) eskiye oranla az olsa da yediğim bir beslenmeyle devam ediyorum. Diyet programına uymak çok emek istiyor. Sürekli ana yemek + yardımcı yemek + çorba + salata yapmak bir yerden sonra yoruyor insanı.

Bu program if değil tabii, if programı öneriyorlar mı bilmiyorum. Reklam olmaması açısından kullandığım platformu buraya yazmıyorum. İsteyene özel mesajla bilgi verebilirim.
0
himmet dayi
(03.02.22)
Benim aldığım hizmette telefon görüşmesi yoktu. Vatsap üzerinden işletme hesabiyla iletişim kuruyorduk ama hep aynı diyetisyen oluyor tabii telefonun ucunda. Anlık konuşmalar yapiyorduk bayağı.

Öncesinde form doldurma kismini unutmusum evet. Bunu seviyom bunu sevmiyom, şu yiyecek fazla olsun istiyom menumde diye anlatiyorsun
0
abuzer
(03.02.22)
Sporcu degilse ya da saglik sorunlarinla ilgili bir problemin yoksa IF icin diyetisyene gitmene gerek yok.
Uzun zamandir IF uyguluyorum (18-6) diyetisyen yardimlik bir durum oldugunu dusunmuyorum.
0
catamenia
(03.02.22)
catamenia+1 —IF icin diyetisyene gerek yok, kendiniz yapabilirsiniz. ilk defa yapacaksanız 14/10 olarak başlayıp, 2 hafta sonra 16/8 düzenine geçerseniz daha rahat olur.

IF genel olarak çok konforlu bir yeme içme düzeni. Pek acıkmıyorsunuz ve iyi hissediyorsunuz. Abartmadığınız sürece dilediğiniz gibi beslenirsiniz. Rafine şeker ve şekerli ürünleri, hamurişlerini keserseniz, ve 19:00 sonrası hiç bir şey yemezseniz 2inci aydan başlayarak ciddili kilolar verirsiniz hem de bedeninizde değişimi görürsünüz.
0
kaptankedi
(03.02.22)
@erty, bana mesajla isim gönderebilir misin?

@abuzer, if yapıyorsa mesajla isim rica ediyorum :).

@catamenia, @kaptankedi, ya if kendimde uygulayabiliyorum, saatlere uymak vb. konularda sıkıntım hiç yok. ama mesela regl düzenim bozuldu ilk başladığımda, saçlarım döküldü vb. araştırdım if yapan kadınlarda görülüyormuş bu tarz şeyler ama neden olsun ki. bir de et ile aram iyi değil, et yemeyi sürekli sallıyorum, bazen aklıma bile gelmiyor günlerce, sonra bir bakıyorum 15 gündür paso sebze, bakliyat, salata yemişim. bu sefer sağlık sorunları yaşamaktan endişe ediyorum ki dönem dönem uyarı alıyorum bununla ilgili gittiğim çeşitli doktorlardan. diyetisyen if'e uygun sağlıklı listeler verirse, benim et yeme ve hatta dengeli beslenme pratiğimde&alışkanlığımda gelişir diye umuyorum.

@himmet, sen yine de gönderir misin diyetisyenin adını mesajla, belki if uyguluyordur?

@mirket, bunu ben de başkalarına yapıp kendim uygulayamıyorum ya, sırrın nedir :)?
0
🌸Phoebe
(03.02.22)
A evet, uzun açlıklar ve dengesiz beslenme neticesinde regl döngüsü bozulabiliyor. Makroları (protein-karb-yağ) tutturmak konusunda titiz olmak gerekiyor. Bir de sürekli olarak 16/8 değil de arada 14/10 yapmak, bazenleri karb artırmak gerekiyor. Tabii bunlar sadece okuduklarım.
0
kaptankedi
(03.02.22)
@phobe Kadınların IF yaparken 16 saat üzeri açlığın üzerine çıkmaması ve minumum 2 öğün yemesi öneriliyor. Sebep 16 saat üzeri durumlarda büyüme hormonunun fazla salgılanmaya başlaması bu testosteron seviyelerini yükseltiyor bunun sonucunda saç dökülmesi, kıllanma, regl düzensizliği vb. istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir.
Vegan-vejeteryan beslenerekte IF yapabilirsin proteini illaki etten almana gerek yok.
Etin önerilmesinin sebebi sindirimi uzun sürdüğü için son öğünde alındığında leptinin (tokluk hormonu) uzun süre salgılanmasına neden olması açlık hormonunun (Gherilin) salgılanmasını gecitirmesi.
Youtube üzerinde yüksek kalorili protein shake diye aratarak (Bol fıstık ezmeli, yulaflı, muzlu vs.) damak zevkine uygun bir tanesini öğününe eklemeni öneririm.
0
catamenia
(03.02.22)
Sır bir şey değil :)

Biraz İF, biraz kalori ve makro sayma, biraz da spor combosu
0
Mirket
(03.02.22)
@kaptankedi, essen 18/6 yapıyorum çoğunlukla ama mesela birkaç iş seyahatinde 1'er hafta kadar 16/8 uygulamak durumunda kaldım ve hemen etkiledi reglimi.

@catamenia, vegan-vejeteryan beslenmeyi tercih etmiyorum, çok makul da bulamıyorum kendi içimde dürüst olmak gerekirse :). oysa damak tadım inanılmaz uygun :).ama yüksek kalorili protein shake konusunu not aldım, araştıracağım mutlaka.

@Mirket, yanıtını okuyunca fark ettim, benim bu hesaplamaları yapma motivasyonum yok. sanırım diyetisyenle başlamak isteme nedenimde bu, önce biri yönlendirsin ve benim yerime hesaplasın&planlasın, biraz kilo verip sonuç almaya başlayınca ben de sorularımı sorayım, öğreneyim, daha çok araştırayım. ama başlangıçta o motivasyonu bulamıyorum maalesef. bir de kafam iş nedeniyle bu birkaç ay daha aşırı yoğun olacak, ilave bir şey araştırmak şu an için istemiyorum galiba. sporla ilgili de adımlar atmaya başladım. çok düzenli yürürken bunu bırakmış biri olarak bu konuda kendimi yeniden motive ediyorum. yine de okumak iyi geldi, dış sesler bazen çok sarsıcı olabiliyor :).
0
🌸Phoebe
(03.02.22)
(11)

Hiç kitap okumaksızın, saf yetenekle yazar, şair olunur mu?

psmstc
Yetenek ve edebi birikim iyi yazın üretmede ne kadar ağırlıkta etkilidir?
Yetenek ve edebi birikim iyi yazın üretmede ne kadar ağırlıkta etkilidir?
0
psmstc
(03.02.22)
Zihinsel olarak bir yazar şair olabilirsin ama pratikte yazmak için okumak gerekir diye düşünüyorum. Yetenek pratiğe dökmeden anlamsızdır. Ressamın hiç resim yapmadan da gözlemi, iç görüşü vardır elbette ama bunu tuvale hiç dökmeden nasıl yansıtacak?
0
olaylar olaylar
(03.02.22)
Aşık Veysel okumuş mu, bilmiom
0
abuzer
(03.02.22)
kitap okumak modern dönemin bir beslenme biçimiyse, ne ile beslendiğinize bakın.
yazarlar/eleştirmenler/okurlar çevresinde misiniz? günlük rutin ne yapıyorsunuz? düzenli yazıyor musunuz? düşünüyor musunuz?(gerçek anlamda)
durmadan okumak ya da durmadan dinlemek yazar yapmaz. kavram, olay ya da duyguları anlamak/sindirmek gerekir.

sorunuza cevap: kitap okuyarak da okumayarak da yazar olunmaz. yazarlık ile kitap okumanın bağı zannedilen kadar kuvvetli değil.
0
ykyt
(03.02.22)
bu ne yazdığına göre değişir. oyun yazıyorsa/yazmak istiyorsa zaten hayatın içindeyse gördüğü olaylardan etkilenebilir ve motive olabilir. onlardan aldığı parçaları karıştırıp birleştirerek yazabilir. bir yaratıcı üretim yapmak için istemesi lazım öncelikle. bu istek nasıl ve neyle ortaya çıktı, bunun genellikle başkalarının üretimlerini görerek ve onlardan etkilenerek ortaya çıktığını düşünüyorum. kişinin ilham aldığı etkilendiği şeyler ne ise kendi işinde de onlar ortaya çıkar. şiir okumayan birinin şiir yazmak istemesi roman okumayan birinin roman yazmak istemesi bana çok ikna edici gelmiyor.

"yazar olmak istemek"le roman/öykü/vb yazmak istemek aynı şey değil. birincisi unvan prestij ünlü olma isteği gibi şeylerle ilgili gibi geliyor bana.

yetenek fikri bir şey üretmek isteyen kişinin arkada bırakması gereken bir şey bence. kontrol edemeyeceği bir şey sonuçta. yapıp yapamayacağı ve yaparken keyif alıp alamayacağını deneyip görmekten başka yolu yok. ve bir noktada bu denemeyi yapmak için kimsenin ona izin veremeyeceğini kabul etmesi lazım.

bir de bu işin diğer insanlar tarafından tanınma boyutu var. her gün bir paragraf günlük yazıp kendime yazar diyebilirim. ya da herhangi bir insanın bir şeyler yazması ve yazar kimliğiyle kendini tanımlamasında herhangi bir sorun yok bence. ama başkalarıyla bunu paylaştığımda bana yalancı dememeleri için ortaya kabul edilebilir bir şey koymam lazım. bu da genelde düzenli olarak üretim yapmakla ve bu üretimden benim aşağı yukarı memnun olmamla ilgili. nitelik her zaman tartışılabilir bir şey.
0
curious mind
(03.02.22)
Olunmaz. Edebi birikimi olmayan kişi o günün şartlarında edebi bir eser ortaya koyamaz. Yazacağı şeyler ancak güzel kafiyeli bir şiir olur ama sönük kalır. Öykü/roman yazsa, akıcılığını ve etkili anlatımı kotaramaz.
Aşık Veysel bile mesela sözlü gelenekten gelir ve kendisinden önce gelen ozanlardan etkilenmiştir. O da benzer şekilde bağlamayla sözlü eserler vermiştir.
0
Flaneur
(03.02.22)
Günlük hayatta kullanılan kelime sayısı Edebiyatın ihtiyaç duyduğu kelime sayısına kıyasla çok azdır. Bir insan bildiği kelime sayısıyla düşünür ve anlatır. Bunun sığlğı ve derinliği bilinen ve kullanılan kelime sayısıyla ölçülür ki bu da ancak çok okumakla iyileştirilebilir.
0
Mirket
(03.02.22)
Olunmaz. Neden olunmaz? Çünkü edebiyat bir kültürdür, eğer saf betimleme yeteneğiyle bu alana girersen mağara duvarlarına resim yapan yetenekli paleolitik dönem insanından farkın olmaz.

Bir filolog olarak en azından Homeros'dan itibaren ne var ne yok okumadan bir insanın edebiyatçı olmakla uğraşmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu da epey bir okuma, yıllar sürecek bir eğitim demek. Eski Yunan edebiyatını, Bizans da dahil Roma edebiyatını, bunların Ortaçağ'daki sürekliliklerini, Hristiyan edebiyatı ve Kutsal Kitap da dahil olmak üzere yutacak bu kişi. Oradan modern zamanlara geçecek. Tabi bu örnek sadece batılı edebiyat için geçerli. Diğer kültürel alanlarda diğer dinamikler devreye giriyor.
0
Kayzer1919
(03.02.22)
Bence okumakla yazmak birbirinden bağımsız şeyler.

Yani "okumadan yazılmaz" desek, okuyanın yazabileceğini ima etmiş oluruz. Halbuki hiçbir şey okuyarak, izleyerek, dinleyerek öğrenilmez. Deneyip, feedback alıp, mesai harcayarak olur.

Konu edebiyat olunca biraz garip gibi duruyor ama şöyle düşün, sadece okuyarak ya da izleyerek iyi bir duvar ustası da olamazsın, gidip taşları üst üste koymaya başlaman lazım. Duvar yıkılıyorsa yanlış yapıyorsun demektir. Ustan olursa hızlı ilerlersin.

Şiirde durumun farklı olması için bir sebep göremiyorum.
0
plutongezegendegilmi
(03.02.22)
@cosmic+1
Görüyorum ve arttırıyorum. Değil yeteneğe reklama bile gerek yok. Amaç yazar olmaksa gider parasını verip kendi kitabını bastirirsin olur biter.
0
j r r tolkien hayrani
(03.02.22)
bence olmaz. başkalarının bu işi nasıl yaptığını görüp daha iyisini yapmaya çalışacaksınız. bir şeyi daha önce kimsenin anlatmadığı gibi anlatmaya çalışacaksınız.
0
co2s2
(03.02.22)
Şarkı sözünü de şiir klasmanına sokarsak Yıldız Tilbe ilkokul mezunu ve gayet de yazmış. Mesela kış güneşi, bence gayet iyi şiir olsaydı bile.
0
marla is in my head
(04.02.22)
(11)

Katı meyve sıkacağı

esinikaybetmiscorap
Merhaba, Eşim çok fazla meyve seviyor bu katı meyve sıkacağına da çok meraklı, ben ise hiç meyve yemeyen bir insanım üşengeçlikten. En azından böyle bir makine de benim işime gelir direkt suyunu içerim diye düşündüm. Kullanan var mı, tavsiye eder misiniz? Yoksa alıp rafa kaldırılan bir ürün mü direk
Merhaba,

Eşim çok fazla meyve seviyor bu katı meyve sıkacağına da çok meraklı, ben ise hiç meyve yemeyen bir insanım üşengeçlikten. En azından böyle bir makine de benim işime gelir direkt suyunu içerim diye düşündüm. Kullanan var mı, tavsiye eder misiniz? Yoksa alıp rafa kaldırılan bir ürün mü direkt?

Bir de şuan 300-400 e kiwi markasının ürünleri var piyasada onlar işe yarar mı? Uoksa philips gibi 1000 tl verilip mi alsak?

Yardımcı olursanız seviniriz

Teşekkürler
0
esinikaybetmiscorap
(03.02.22)
dandiği çok dandik oluyor. alırsanız düzgün bir şey alın. temizleme sistemine bakın dikkat edin. bazıları zor temizleniyor. makinede yıkanabilen parçaları olanlar var. kullanıldığında temizlenmesi gerekiyor.
evde meyve alma alışkanlığı varsa suyunu içmek adına da çok sağlıklı ve kullanışlı oluyor. tavsiye ederim.
0
erty_ksk
(03.02.22)
Meyveyi direk meyve suyu olarak tüketmenin faydadan çok zararı var. Almanız gerek tüm lif ve besinler posa adı altında çöpe atılıyor geriye sadece şekerli su kalıyor.
Direk meyve yemek daha sağlıklı.
0
catamenia
(03.02.22)
Daha önce birkaç dandik marka kullandıktan sonra Philips aldım, onu kullanıyorum ve çok memnunum.

Arıyacağın özellikler, Çok su ve Az posa çıkarması, bir seferde çok meyve sıkabilmesi, sökme ve temizleme kolaylığı, dayanıklılık.

Bu şartları Philips karşılıyor.

Ben şarap yapmak için kullanıyorum, meyve suyu içmek için alıp da uzun süre kullananı görmedim. İlk heves birkaç kullanımdan sonra mutfağın bir köşesinde terkedilen bir ürün.

Sağlık açısından ele alırsak, vücudun ihtiyacı olan posayı ayrıştırıp çöpe atmak hiç akıllıca bir şey değil. İnsanlar posa almayı sevmeyip sonra 'Niye kabız oldum?' diye soruyor.

Ayrıca insanlar bir seferde bir elma yiyebilecekken, suyunu sıkarak bir seferde 4-5 elmayı mideye gömebiliyor. Vücuda o kadar fruktozu bir anda almak mis gibi bir obezite sorunu ile tanışmak oluyor.

Bu sebeplerden katı meyve sıkacaklarından uzak durmanı öneririm.

Yine de 'Alacağım.' dersen bir püf noktası. Kuruyan posanın makineden temizlenmesi çok zor oluyor. Sıkma işleminden sonra önce makineyi temizleyip sonra meyve suyunu içmenizi öneririm.
0
Mirket
(03.02.22)
gabe h coud
(03.02.22)
meyve suyu çok sağlıklı bir şey değil, bir bardak meyve suyu için günlük önerilen porsiyonunun en az 4-5 katı meyve tüketmiş oluyorsunuz.
bunun dışında üşenmekten meyve yemediğinizi söylemişsiniz fakat katı meyve sıkacağı düz meyveyi yıkayıp doğrayıp yemekten çok daha uğraşlı bir iş, onu göz önünde bulundurmamışsınız.
0
evde liyakat kalmamis
(03.02.22)
pişmanlık sebebi, alıp da devamlı kullanan görmedim.
0
bugisme
(03.02.22)
Kesinlikle 2. El al. Herkes alip temizlemesi zor geldiği için buzdolabının üstüne, ne bileyim mutfak dolabı üstü olur kiler olur oraya koyuyor süs gibi bekliyor yıllarca.
0
westblack
(03.02.22)
Ben de tavsiye etmiyorum. Alıp düzenli kullanan da duymadım şimdiye kadar. Çok zahmetli bir cihaz.

Sağlık boyutunu tam bilemiyorum ama makinenin kullanım ve temizlik zorluğunu düşününce almanızı tavsiye etmem.
0
pispinti
(03.02.22)
Devamlı kullanan bir kişi bile duymadım. En çok kullanan senede bir defa kullanıyordur.

Akrabalarınızın olduğu bir WhatsApp grubu varsa bence sorun "katı meyve sıkacağı olan var mı? Birkaç hafta ödünç alıp deneyebilir miyim?" diye sorsanız pek çok akrabanız makineden kurtulmak için "sende kalsın" diye verecektir bence.
0
michael_knight
(03.02.22)
Biz bu aralar sık kullanmaya başladık, severseniz içmeyi, bir yerden sonra temizlemek de çok zor gelmiyor. Arzum almıştık yıllar oldu halen kullanıyoruz.
0
heathen
(03.02.22)
meyveyi meyve olarak yemeye üşeniyorsanız, sıkıp içmeye daha fazla üşenirsiniz. bir bardak meyve suyu içmek için yıkamanız gereken ellibinmilyon küsür parça çıkıyor.
meyve sıkma makinası pişmanlıktır.
0
halanne
(03.02.22)
(9)

eksi 15-20 derecede üşütmeyecek mont

megacracker
sb. rusyada iş görebilecek mont önerisi alabilir miyim? kullanıp memnun kaldığınız marka model varsa süper olur.
sb. rusyada iş görebilecek mont önerisi alabilir miyim? kullanıp memnun kaldığınız marka model varsa süper olur.
0
megacracker
(02.02.22)
bizim buradaki montlar o iklimlere göre çok vasat kalıyormuş, genelde oradan alın diyollağ.

hatta norveçlilerin bi sözü var, kötü hava yoktur kötü giysi vardır diye.
0
killerbee
(02.02.22)
columbia mağazalarından içi parlak içliklerden almanı öneririm .mont falan pek işe yaramaz soğuk içinden geçer içlik şart .
0
devilone
(02.02.22)
nemli soğuk olmadığını düşünürsem; TNF Mountain Light Triclimate 3in1 (Goratex veya futurelight farketmez. Benim önerim goratex olması tabiki.) bunun içine bir de polar aldın mı tadından yenmez.

Ya da güzel bir dış kabuk alıp içine 700 ya da 800 dolum kaz tüyü ince montlardan da alabilirsin ( paran varsa )

1. sıradakini ben türkiyede kullanıyorum. aynı şekilde. hava *20 veya -22 olursa o şekilde giyiyorum. altına da içlik giyinmeyi unutma. orası da önemli.
0
blue eyes white dragon
(02.02.22)
www.youtube.com bu abla anlatıyor, önemli olan kat kat giyinmek diyor, termal içlik+polar+kürk (ya da fakirsen normal mont diyor). termal içlik ve polar arasında ya da içliğin altında tshirt de olabilir onu anlamadım.
0
mirafiori
(03.02.22)
İstanbuldaysan, Karaköy iskele yakınlarında o iklime uygun outlet mağazalar var. Oralarda bulabilirsin.
0
Mirket
(03.02.22)
the north face akar kanka.
0
baldur2
(03.02.22)
Kislik montu gidecegin soguk memleketten, turkiye'de kolay kolay secenek bulamazsin. Sogukta kaba eti korumak lazim, dolayisiyla kaban tarzi birsey bak, kisa bir mont olmasin. Ucuza kacma, ise yaramaz.

Tavsiyem canada goose carson parka, -30 civarinda bolca test ettim sikinti yok.
0
cooperr
(03.02.22)
www.decathlon.com.tr

-30da metre karda test edildi. 3 katı para verme.
0
karacigerim vur kadehlere
(03.02.22)
Montta bakmam gereken özellikler, windproof, Waterproof, breathable olması, ne kadar kalın o kadar iyi mantığı yanlış, kaç dereceye kadar dayanacağını iyi markalar belirtir. Ben haltiden -30 a kadar dayanacak birşey kullanıyorum, ağır olması dışında çok memnunum. Arc’teryx en iyisi bence, çünkü daha hafif. Müadil markalar, helly hansen, Everest, haglöf. Bahsettiğim montlar 300-500€ civarı.
0
ya volna
(03.02.22)
(2)

Sakatatçıdan kıyma alan var mı?

hadi ya la
Bir tanıdığım uzun zamandır sakatatçıdan kıyma alıyor. Daha geçen sene 35 liraya alıyordu, şimdi 50 lira kilosu. Gözünün önünde çekiyor eti, bildiğin dana. Ama neresi emin değilim. Çok da lezzetli. Nasıl mümkün olabiliyor mu?
Bir tanıdığım uzun zamandır sakatatçıdan kıyma alıyor. Daha geçen sene 35 liraya alıyordu, şimdi 50 lira kilosu. Gözünün önünde çekiyor eti, bildiğin dana. Ama neresi emin değilim. Çok da lezzetli. Nasıl mümkün olabiliyor mu?
0
hadi ya la
(02.02.22)
daha kalitesiz yerlerini kullanıyodur. karkas et deniyordu sanırım buna.
lezzeti de yağdandır muhtemelen.
0
jack lupino
(02.02.22)
'Öyledir' demiyorum ama bildiğim bir şeyi anlatayım.
Hayvanlarda zaman zaman parazit ilacı kullanılır. Bu ilacın kullanımı esnasında ve ilaç kesildikten belirli bir süre sonrasına kadar hayvanın eti yenmez, sütü içilmez. Çünkü ilaç etle sütle geçişli ve zararlıdır.
Bu ilacı kullandığın hayvanı mezbahaya götürürsen, keserler, kesim sonrası veteriner kontrolü yapılır, ette yapılan tahlilde bu ilaç çıkar ve mal sahibine al hayvanını götür derler.
Hayvanın sahibi tam 'Nereye götüreyim, Nereye gömeyim, Dünyanın masrafı diye düşünürken yanına bir eleman yanaşır. Bu tip etin bir ismi vardı unuttum. Eleman malın sahibine 3-5 kuruş verip kesilmiş hayvanı alır götürür.
Alıp götürdüğü hayvanı ne yaptığını bilmiyorum.
Bu olayı görmüşlüğüm de yok.
Ama anlatıldı. Dinledim.

Bir de tabi mesela Google'a İBB'nin hibe ettiği atların kaybolması yazıyorsun, bir sürü başlık çıkıyor.
0
Mirket
(02.02.22)
(5)

Boşandıktan sonra mülk paylaşımı nasıl oluyor?

mezarkabul
Şimdi araba ve ev var diyelim. Evi o, arabayı ben alacağım diyelim, ev benim üstüme, araba ise onun üstüne. Nasıl oluyor işlemler.
Şimdi araba ve ev var diyelim. Evi o, arabayı ben alacağım diyelim, ev benim üstüme, araba ise onun üstüne. Nasıl oluyor işlemler.
0
mezarkabul
(01.02.22)
Evlilik tarihi 8 Aralık 2001 den sonra ise tüm malların değeri hesaplanır şki taraf malın yarısı oranında diğer taraftan parasal alacak hakkına sahip olur.
0
Mistyimage
(01.02.22)
Bildiğim kadarıyla evlendikten sonra alınan mallar kimin üzerine olursa olsun ortak mal sayılıyor. Taraflardan biri anlaşma sonrası direk üzerine geçirilebilir bir satış sözleşmesine gerek olmuyor.
0
catamenia
(01.02.22)
Bahsettiğin, anlaşmalı boşanma ise, önce mal paylasımı, devir işlemleri taraflar arasında yapılıyor, sonra, anlaşmalı boşanma protokolüne, mallar taraflar arasında paylaşılmış olup ihtilaflı bir durum yoktur yazılıp imza ediliyor.
0
Mirket
(01.02.22)
çekişmeli boşanacaksanız ayrıca bu mal mülk için alacak davası açmalısınız aksi halde boşanma hakimi bunlarla ilgilenmez. ayrı davanız olmalı
0
photo85
(01.02.22)
anladığım kadarıyla anlaşmalı boşanıyorsunuz. bir protokolle araba şu kişinin, ev şu kişinin olacak gibisinden yazacaksınız. bir avukatın yardımcı olmasında fayda var.
0
co2s2
(02.02.22)
(3)

Tam idrar tahlili nerede yaptirilir?

ala09
Hastaneye gitmek sart mi sartsa hangi bolumtskler
Hastaneye gitmek sart mi sartsa hangi bolum

tskler
0
ala09
(01.02.22)
Çoğu tahlil ASMlerde yapılabiliyor.
Aile Hekimine git.
Yine de hastane diyorsan Dahiliye en uygunu.
0
Mirket
(01.02.22)
Özel lablar da yapar
0
kisa
(01.02.22)
Hiç gitmek istemiyorsanız internetten urine stick testi alın, kutu üzerinde testin nasıl yorumlanacağına dair renk işaretleri vardır zaten. Yalnız bu idrar kültürü değil, idrar tahlili için kullanılır, ikisi farklı şeyler.
0
curukturpkokusu
(01.02.22)
(7)

Tam yüz gaz maskesi almalı mıyım?

chicha_v2
Malum Türkiye'de yaşıyoruz, toplumsal olay olur, bir felaket olur, afet olur tam yüz gaz maskesi alma fikri arada kafamı kurcalıyor.Fiyatlar da maşallah 1000 lirayı geçmiş alırsam eşime de alacağım. Çok mu pimpirikliyim? Sizde var mı?
Malum Türkiye'de yaşıyoruz, toplumsal olay olur, bir felaket olur, afet olur tam yüz gaz maskesi alma fikri arada kafamı kurcalıyor.

Fiyatlar da maşallah 1000 lirayı geçmiş alırsam eşime de alacağım.

Çok mu pimpirikliyim? Sizde var mı?
0
chicha_v2
(31.01.22)
Abi çok saçma, evinin yanında duvarları çatlamış bi nükleer santral yoksa gerek yok.
0
Zaman Tamircisi
(31.01.22)
Kaygı problemi olan biriyim. Mantık dışı kuruntularım var, gaz maskem yok.

Ha tabi herkes farklı kaygılar geliştirebiliyor özellikle bu durum ile ilgili kaygılarınız olabilir. Özellikle memleketten dolayı abes mi değil mi tartışılır :D
0
hedep
(31.01.22)
Çok pimpiriklisin. Bende yok. Öyle bir durum olsa evde karbon filtreli bir şeyler yapabilirim sanırım.
0
prole
(31.01.22)
Raf ömürleri kısa malzemelerdir onlar. Başa çıkamazsın.
0
Mirket
(31.01.22)
Raf ömürleri kısa değil çünkü kartuşları ayrı vakumlu pakette geliyor.

Açıkcası ben bu yaz yangınlarda çalıştım. Yangınlar bittikten sonra da kalan yakımlardan bi takım eve getirdim. Oo gezide bunlardan çok lazımdı tekrar lazım olursa kullanıdım diye koydum duruyor.

Ayrıca yangında o yüz maskeleri gelene kadar yangına giremedik. Sadece bi kaç kişide işi dolayısıyla vs vardı.

Yani kenarda dursun diye alabilirsin istersen.
0
zimbirik
(01.02.22)
asbest falan yuzunden arada bir disardan filtreli maske takmam gerekebiliyor. profesyonel maskelere yuze uyum testi yapilmasi lazim. alirken ufak bir egitim veriyorlar, yuzene oturtuyorlar sonra da bir duman testine giriyorsun. verdikleri duman oksurten birsey eger oksurursen maske kaciriyor demek. oksurmeden atlatirsan maskeyi kullanmaya basliyorsun. Her sene tekrar uyum testi var, filtreler siklikla degisiyor vs.

ozetle, alip unuttugun plug and play bir maske buyuk ihtimal seni olasi bir mevzuda korumaz, cunku ya yanlis takacaksin, ya filtrenin tarihi gecmis olacak, ya da yuzune tam oturmayacak.
0
cooperr
(01.02.22)
seni çok iyi anlıyorum. eğer maddi sorunun yoksa alabilirsin bu seni rahatlatacaksa.
0
photo85
(01.02.22)
(3)

30 günde fit uygulamasını kullanan oldu mu? sonuç aldınız mı?

der meister
iki şişko gaza gelip başladık buna yaklaşık bir ay önce. arkadaşım zamanında çok iyi sonuçlar aldığını ama sonra bıraktığını söyledi ki eşi antrenör zaten, o "yapın yapın iyi olur" dedi. tüm vücut yeni başlayanlar programına daldık, sadece onu yapıyoruz.şimdi allah için 27 gün sonunda iyi verim aldı
iki şişko gaza gelip başladık buna yaklaşık bir ay önce. arkadaşım zamanında çok iyi sonuçlar aldığını ama sonra bıraktığını söyledi ki eşi antrenör zaten, o "yapın yapın iyi olur" dedi. tüm vücut yeni başlayanlar programına daldık, sadece onu yapıyoruz.

şimdi allah için 27 gün sonunda iyi verim aldığımı düşünüyorum, karnım hayvan gibi sıkılaştı ve ayı yavrusu biraderimle güreşirken kondisyon-güç farkını çok net görüyorum ama arka arkaya 35 crunch, 40 kuş-köpek (orijinal ismi bu mu bilmiyorum ama böyle yazıyor uygulamada djdk) yaptırmaya başladı ve doğal olarak abdürrahim albayrak'a bağladım her gün uygulamayı açınca şu tepkiyi veriyorum: youtube.com

merak ettiğim şu ki bu programa sıfırdan, kendisi de sıfırken başlayıp iki ay sonunda güzel gelişim kaydeden oldu mu ya da işin ustaları eşek gibi 35 kez crunch yapmak hakkında ne düşünüyor, yani bunu 20-15 iki set yapsam mesela verim olarak çok mu kayıp yaşarım?

bir de ben üç hafta sonunda kiloda değişiklik yaşamadım. açıkçası kalori saymıyorum ama if yapıyorum ve normalden az yiyorum, 100 kalori yakan egzersizden sonra gidip çikolata yemiyorum. karbonhidratı çok azaltmadım. şişko olduğum için sporla hem biraz kas alma, hem de işte ödem filan derken aslında yağ yakmama rağmen kilomun değişmemiş olması normal mi? yoksa şunu üç hafta yağıp bir kilocuk dahi vermediysem diyetimi tekrar gözden geçirmem gerekir mi? teşekkürler.
0
der meister
(28.01.22)
Sporun iştah açıcı özelliği var. Spora yeni başlayanlarda da 'Nasıl olsa sporda yakarım.' düşüncesiyle yemeğe abanma yanılgısı oluyor. Ona dikkat etmelisin.

Hem İf yapıp hem spor yapıyorsan, beslenmende de dikkatliysen yağ yakıp kas kazanıyorsundur. Bu durum kilonu düşürmeden hacmini azaltır. Yani sporun işe yaradığını tartıda değil, aynada, pantolonunda, gömleğinde görürsün.

Onun için, kilona değil, vücut yağ oranına bakmalısın.

www.agirsaglam.com

gucvefitness.com
0
Mirket
(28.01.22)
if yaptığım dönemlerde ki senin gibi fit uygulaması falan yapmadan kilo vermesem bile 4-5 hafta içinde bir beden küçük kıyafetlerime girebiliyorum. if yaparken kilo verme bende yaklaşık 2 ay sonra başlıyor ve hızlı ilerliyor. tabi tüm bunlar cinsiyet, başladığın kg vb bir sürü şeye de bağlı.

go go go :)!
0
Phoebe
(28.01.22)
hocam kilo verme ve yağ yakma işleri spordan çok ne yediğinle ilgili. bununla ilgili çok meşhur bir laf var: Built in the kitchen, Sculpted in the Gym.


süreçte kesinlikle kas yapmışsındır ve fakat, yaktığın yağ/karbonhidrat kadar kas inşa etmiş olman imkansız. bu da şu anlama geliyor: arzu ettiğin kadar yakmamışsın :)

basit karbonhidratları tamamen hayatından çıkarmanı öneririm. ekmek, tatlı, şekerli her şey, ve tüm hamurişleri.

daha komplike karbonhidratlarla yola devam edebilirsin: bakliyatlar, bulgur pilavı, sebzeler gibi.

sağlıklı yağ tüketimini artırmak yağ yakmaya çok yardımcı olur: zeytinyağı, tereyağı, hindistan cevizi yağı, avokado, gibi.

vücuduna gerektiğinde çok da direnmeden yağ yakmayı öğretmek için dönüşümlü olarak bir gün uzun (>60dk) ve düşük tempolu (< 120bpm), diğer gün çok kısa (<15dk) ama yüksek tempolu (>140bpm) kardio yapabilirsin.

IF'i de 16/8 düzeninde yapıyorsan, 2 ay kadar sonra epey yalınlaşman gerek.
0
kaptankedi
(28.01.22)
(18)

İstanbul'da hangi ilçeleri tercih edeyim?

hadi ya la
Öğretmen ataması için tercih yapıyorum, İstanbul'da birçok ilçe açılmış.- Arnavutköy- Avcılar- Bağcılar- Bahçelievler- Başakşehir- Bayrampaşa- Beylikdüzü- Çatalca- Esenler- Esenyurt- Fatih- Gaziosmanpaşa- Güngören- Kağıthane- Küçükçekmece- Sancaktepe- Silivri- Sultanbeyli- Sultangazi- Tuzla- Zeytinb
Öğretmen ataması için tercih yapıyorum, İstanbul'da birçok ilçe açılmış.

- Arnavutköy
- Avcılar
- Bağcılar
- Bahçelievler
- Başakşehir
- Bayrampaşa
- Beylikdüzü
- Çatalca
- Esenler
- Esenyurt
- Fatih
- Gaziosmanpaşa
- Güngören
- Kağıthane
- Küçükçekmece
- Sancaktepe
- Silivri
- Sultanbeyli
- Sultangazi
- Tuzla
- Zeytinburnu

İlla atanayım demiyorum, atanamazsam başka planlarım da var. Bu yerler dışındaki seçenekler genelde doğu illeri, açıkçası oralara gitmeyi tercih etmiyorum, İzmir'de yaşıyorum. Yaptığım iş daha güvenceli olacaksa İstanbul'un merkezi olmayan, can güvenliğimin çok tehlikede olmadığı bir semtte yaşayabilirim.

Bu durumda hangi ilçeleri üste yazmamı önerirsiniz?

* İngilizce öğretmeni, 28/e, kız arkadaşım da MEB'de öğretmen, ileride evlenip birlikte yaşama planımız var.
0
hadi ya la
(25.01.22)
ben ilk etapta kağıthane, sonrasında zeytinburnunu seçerdim.

tuzla da sessiz sakin bir yer aslında marmarayla merkeze bağlanabilirsin ama ilk iki seçenek daha uygun bence.
0
biseysorucam
(25.01.22)
Bu liste içinde en merkezi yerler Fatih, Bahçelievler ve Zeytinburnu gibi duruyor. Özellikle Zeytinburnu son yıllarda tam bir ulaşım ağı merkezi oldu. Nezih bir semt sayılmaz ama konumu her yere çok yakın artık.
0
sekersiz turk kahvesi
(25.01.22)
bütün ilçeleri yazmışsınız zaten :D

ne beklediğinize göre değişir bu liste. sessizlik mi arıyorsunuz, kiram ucuz mu olsun diyorsunuz vs vs. daha detayla sıralama yapabilirim. bir de ilçelerin neresi olduğu da mühim. bağcıların, zb'nin yaşanacak yerleri var, yaşanmayacak yerleri var.
0
rose parks
(25.01.22)
nerde oturacağın da önemli.. önce ona karar ver derim kiralara vs. bak. yoksa günde 2 saat gidiş 2 saat geliş yol ızdırap olur. aynı ilçede hem çalışıp hem oturmak çok güzel bi nimet olur.. bu yüzden de kirasını karşılayamacağın yerleri yazma derim.. listedeki bazı ilçelerde ortalama kiralar bir öğretmen maaşı seviyesinde çünkü
0
fff02561
(25.01.22)
şöyle bir örnek vereyim

Sancaktepe'de semt kötü ama kiralar uygundur.
Bahçelievler'de semt iyidir ama kiralar pahalıdır ve ev bulmak zordur.

Genelde bu tip bir ikilem oluyor. Çözümü ise ev iş arasının uzak olması oluyor.
0
garylineker
(25.01.22)
İstanbul'un Doğu illerinin yanı sıra öğretmenler tarafından tercih edilmez bir yer oluşunun nedeni İstanbul'daki hayat pahalılığıdır. Kiraların çok yüksek, ulaşımın meşakkatli olduğu bir şehirdir İstanbul. Pazardaki fiyatlar bile İzmir'in 1,5 - 2 katıdır.
Öncelikle tercih edeceğiniz semtte kiralık ev var mıdır ve kiralar ne kadardır ona bakmalısınız. İstanbul'da ulaşım konusu, Taşrada yaşayan insanın tahayyül edemeyeceği bir konudur.
Bir arkadaş Fatih'in adını telaffuz etmiş. Orada kümes kiraları 2000den başlıyor.
Sahibinden.com da o saydığın semtlerin tamamının kiralık fiyatlarını tarayarak işe başlamanı tavsiye ederim.
0
Mirket
(26.01.22)
bence bu ilçeler arasındaki en güzel ilçe bahçelievler.

güngören'deki bir okulda çalışmaktansa bahçelievler'deki bir okulda çalışmayı tercih ederdim ben.

bahçelievler kiraları pahalı gelirse güngören'de vs. oturulabilir. hem ucuz hem yakın.

ayrıca metrobüsle şehir merkezine de ulaşım kolay.
0
king lizard
(26.01.22)
ben olsam silivri ya da tuzla gibi uç semtleri seçerim. ya da varsa şile. kiralar daha düşük olur hem. öğretmen maaşıyla fatih vs çok büyük dert. ev bulsan bile eski evler olacak hep deprem riski malum
0
roket adam
(26.01.22)
Çatalca, Tuzla, Silivri pek İstanbul sayılmaz.

Tier 1: Kağıthane, Zeytinburnu, Fatih
Tier 2: Bahçelievler, Avcılar

Geri kalanlar çılgın yerler. Yani çalışmaya git neyse de oturmak için ı ıh.
0
nawar
(26.01.22)
Bahçelievler'de oturup Kadıköy Beşiktaş'a gitmeye üşenirsin, güzel muhitleri olsa da gerçek İstanbul'a uzak bir ilçe. Fatih yakın ama keşmekeş ve deprem riski yüksek, yeni bina az. Kâğıthane'de ise yeni evler daha çok ve yeni metro hattı ile çok yakın hale geldi.
0
Bruce
(26.01.22)
kadıköy, beşiktaş, maltepe gibi direkt genelleme yapılıp seçilebilecek bir ilçe yok bu listede. merkezi boğaz dersek hemen hemen bu ilçelerin hepsi merkezi değil. hatta Tuzla'dan Silivri'ye gitmek ile İzmir'e gitmek trafik zamanında kapışır:) Silivri, Çatalca falan bunların istanbul ile alakası yok zaten. Avcılar, Esenyurt asla tercih edilmeyecek yerler. Diğer ilçelerin ise oturulacak yeri var oturulmayacak yeri var. örneğin Sancaktepe bir sürü yeni proje var ancak araç şart mesela. Kağıthane'de oturan arkadaşlarım var memnunlar, Tuzla da biraz uzak ama bana şirin geliyor. hem havaalanına yakın sayılır hem de karayolu ile izmir'e yakın.
0
surprise
(26.01.22)
bazı ilçelerin semtleri arasında çok var.

mesela bahçelievler için konuşursak yayla falan güzeldir ama şirinevler çevresi pek iyi sayılmaz.

aynı şekilde güngören için de; merter iyi sayılır(gerçi eskisi kadar güzel sayılmaz da yine idare eder) ama diğer yerleri aynı değil.
0
high hopes of the sozluk
(26.01.22)
Silivri, Tuzla İstanbul'da değil denmiş, tam da bu yüzden ilk tercihim olurdu. Silivri gibi kendi halinde bir sahil kentinde, nispeten daha ucuza sakin bir hayat yaşamak varken, istanbul'un göç almaktan nevri dönmüş, üst üste ve ahır gibi evlere dünyanın parasının istendiği, her gün korkunç bir trafik ve insan deniziyle boğuştuğunuz bir semtinde yaşamak bana çılgınlık gibi geliyor.

Yukarıdaki semtlerin çok büyük bir kısmı istanbul'un getto'su. İçlerindeki semtlerin yaşanılabilir bölgeleri ise korkunç pahalı. Geri kalan yerlerini ise getto'nun arka mahalleleri olarak düşünebilirsiniz. Tüm hayat enerjinizi işten eve dönerken yolda bırakırsınız. Hele izmir gibi görece daha rahat ve sakin bir yerden geliyorsanız sizi iki kat etkiler.

Şehrin en civcivli yerlerinin bile bir cazibesi yok artık. Kadıköy'de Beşiktaş'ta bir biraya 50-60 TL vermek için buralara şehrin farklı köşelerinden eğlenmeye gelmeye değmez.

Silivri, İstanbul'un Trakya'ya doğru dışında bir semt. Haftasonu arabaya atlayıp tüm o istanbul trafiğinden uzak olduğun için Tekirdağ, Kırklareli gibi kamp, bisiklet, yamaç paraşütü vs gibi aktiviteleri yapabileceğin yerlere maks 2 saatte ulaşabilirsin. Bu yüzden ben olsam İstanbul'dan ne kadar uzak o kadar iyi diye bakar, diğer semtlere bulaşmazdım.
0
thracia
(26.01.22)
beylikduzu, okuluna yuruyerek gidip gelme ihtimalinin en yuksek oldugu ilce.
0
bay b
(26.01.22)
yaşın ve yaşama tarzın ve branşın da önemli.
matematikçiysen özel ders verme imkanın var bu yüden daha merkezi yerler olabilir ama böyle bir işe girmeyeceksen fatih, zeytinburnu ve beşiktaş gibi yerlerden uzak dururdum.

Beylikdüzü yazardım ev kirası uygun taksime gitsen metrobüs ve metro ile ulaşırsın veya kartal civarına giderdim metro marmaray ile kadıköye gidersin.

beşiktaşta 30 yıllık ev kirasına şehrin çeperlerinde gayet iyi evler tutabilirsin.

ben olsam bahçeşehir, kartal ve beylikdüzü metrobüse yakın yerlerden evlere bakarım.
0
liberal
(26.01.22)
ucuz bir çözüm olmaz ama Tuzla'nin sahile yakın yerlerinde yaşayabilirsiniz. dolayısıyla tuzlayı öneririm hem uzak diye çok fazla tercih eden de olmayabilir.
0
axl
(26.01.22)
kriterleriniz ne? evli misiniz bekar mı?

mesela sancaktepe evli cocuklu bir çift için daha iyi iken. avcılar, fatih, bahçelievler bekar biri için daha iyi olabilir.

kriter fiyatların uygun olması ise tuzla, silivri gibi yerler öne çıkar.
0
nuisance
(26.01.22)
Bahçelievler'de yaşadım kiralar şimdi öğretmen maaşına denk gelir, evler çok bitişik merkezi olması avantaj sayılır ama Avrupa yakası olması benim için dezavantaj. Anadolu yakası tercih etmekte fayda var daha sakin ve kiraların nispeten daha uygun olduğu yerler mevcut kiralar düşük diye profil düşer diye düşünme uygun yerler bulunur, şehirlerarası otobüs çıkışları daha kısa sürüyor Esenler'i baz alıyorum, Sabiha Gökçen'e ulaşım kolay kısacası ben şahsen Avrupa'yı tercih etmem çok karışık, kalabalık ve pahalı.
0
Uncle Sam
(26.01.22)
(6)

kapalı havuz için bone

patronaj1
selamlar. daha önce bone kullanmadığım için bilemedim.bir bez bone var, bir de silikon bir bone.Farklarını sorduğumda birinde saçın ıslanmaz deyip geçtiler ama yeterli gelmedi.saçımın ıslanıp ıslanmaması önemli değil de konfor açısından hangisi daha iyi sizce?Saçım uzun biraz, silikon boneyi takıp ç
selamlar. daha önce bone kullanmadığım için bilemedim.

bir bez bone var, bir de silikon bir bone.
Farklarını sorduğumda birinde saçın ıslanmaz deyip geçtiler ama yeterli gelmedi.
saçımın ıslanıp ıslanmaması önemli değil de konfor açısından hangisi daha iyi sizce?
Saçım uzun biraz, silikon boneyi takıp çıkarırken dert olur mu bilemedim. Saçımı dümdüz edeceğine de eminim. Bir de kulaklarımın bone içinde kalacağını düşünürsek silikon yine düşündürüyor.

ek olarak, sakin bir semtte, nezih denilecek bir salonda, az kişinin kullandığı 1.5 klor, 7.4 ph, 28 derece sıcaklık + ozon teknolojisiyle temizlendiği söylenen kapalı havuzda bu veriler hpv mantar hebatit açısından "güvenli" demem için yeterli olur mu? Yoksa allaha mı emanetiz?
0
patronaj1
(25.01.22)
Bezi ilk defa duydum, ama silikon olanı uzun saçlı takmak çok zor hakikaten.
0
John Bloor
(25.01.22)
Zevk için yüzüyorsan bez, müsabakalara hazırlanıyorsan silikon
0
Mirket
(25.01.22)
bez daha rahat konforlu. bone ise takması vs daha zor ama saçı daha iyi korur.
0
jelly bear
(25.01.22)
@jelly bear evet klorun saça zarar verdiğini de duydum. Yine de sanırım önce bez alıp deneyeceğim. yarım saatlik kullanımda ne kadar sorun olur bilmiyorum. Maksat oynayıp durmasın yüzerken rahatsız etmesin.
0
🌸patronaj1
(25.01.22)
bez alın geçin bence.

aradaki temel fark evet saçın ıslanmaması. kimi insan klorlu suyun saçına temas etmesini istemiyor, saçına zarar verdiğini düşünüyor. ben sık sık yüzüyorum. normal bonenin bir zararını görmedim kendi adıma.

bir de sürtünme katsayısı olayı var. silikonlar suda daha iyi kaydığı için profesyonel yüzücüler silikon kullanıyor.

ben decathlone'da incelediğimde görevli silikon boneyi saçlarım kuru iken takamayacağımı söylemişti. kendim ıslatıp takmalıymışım.

sürekli temizlenen havuzdan bir mantar ya da başka bir rahatsızlığın geçmesi zor değil mi? zaten uzun durmuyorsunuz havuzda, sonrasında da yıkanıp temizleniyorsunuz. ben bir rahatsızlık oluşturacağını düşünmüyorum.

bu arada nezih bir yerde olmasına aldanmayın, insanlar hijyen kurallarına pek riayet etmiyorlar. özellikle gieceğiniz yer otelse ve yabancı turistler geliyorsa.
0
dahinnotha
(25.01.22)
uzun saç için özel bone de var, ben ondan kullanıyordum. şu üründen; www.uzayspor.com
0
marla is in my head
(25.01.22)
(5)

ankastre set seçerken hangi özelliklere dikkat edilmeli?

la lykia
setten kastım: ocak, fırın, davlumbazkullanacaklar: 4 kişilik aile, sık ve çok yemek pişiyor.bütçe: toplam 8.000 TL civarımarkaların sitelerine bakınca çeşit çeşit set ve özellik var.sizce-olmazsa olmaz olan özelllikler nelerdir?-buhar destekli set nedir?-kendi kendini temizleyen fırın efsanesi doğr
setten kastım: ocak, fırın, davlumbaz

kullanacaklar: 4 kişilik aile, sık ve çok yemek pişiyor.
bütçe: toplam 8.000 TL civarı

markaların sitelerine bakınca çeşit çeşit set ve özellik var.

sizce
-olmazsa olmaz olan özelllikler nelerdir?
-buhar destekli set nedir?
-kendi kendini temizleyen fırın efsanesi doğru mu gerçekten?
-yeni teknolojik özelliklerden şu hayat kurtarıyor dediğiniz var mı?

şimdiden çok teşekkürler.
0
la lykia
(22.01.22)
Gazlı ocak olması (evle birlikte gelmeseydi kesinlikle gazlı alırdım). Hem temizliği hem pişirme açısından gazlı ocaklar bence çok önde.
Fırında elektrik tüketimi önemli, millet fırın açmaya korkuyor artık.

(Benimkiler Franke marka, önceki evimde Teka vardı; ocak için düşüncelerim aynı)
0
marla is in my head
(22.01.22)
Abla hepsi ayni, gram teknoloji gelismedi o yonde.

Elektrikli alma yoksa gulse birsel faturasi odersin.
0
divit
(22.01.22)
'Onun sesini çekeceğime yemeğin kokusunu çekerim.' deyip genelde çalıştırmadığım bir aspiratörüm var. Bence sessiz çalışıyor olması en önemli konu. Bu konudaki yorumlara dikkat etmeni öneririm.
0
Mirket
(22.01.22)
ocağın gazlı olması daha iyi ama onun dışında pek bir numarası yok, görüntüsü iyi olduğu sürece en ucuzunu da alabilirsiniz.
temizlerken çok fazla çizilmeyecek, temizliği kolay bir malzeme olsun yeter.
ocağa yapacağınız yatırımı fırına yapın, fırın daha önemli.
bazı fırın var, normalde 20 dakikada pişecek şeyi 30-40 dakikada pişiriyor.
tavuk pişiriyor, içi iyi pişmiyor, keklerin içi ıslak kalıyor vb.

hem pişirme performansı, hem de elektrik sarfiyatı, servisi vb. açısından fırın önemli.
ben ocağı ferre, fırını siemens almıştım mesela.
çok da memnunum.
0
blatta hiberna
(22.01.22)
kimse söylememiş ama bu ocağın üzerindeki demirler büyük dökümlü ağır demir olsun, o dandik ince olanlardan alma. inox alma çünkü leke belli ediyor ve çiziliyor.
0
bugisme
(22.01.22)
(4)

elyaf yorgan çamaşır makinesine atılır mı?

boyle buyurdum
hani şu her yerde satilan beyaz ve hafif elyaf(?) yorganları kastediyorum.her misafir geldikten sonra yıkamak lazım bir sonraki misafire hazırlık için :)
hani şu her yerde satilan beyaz ve hafif elyaf(?) yorganları kastediyorum.

her misafir geldikten sonra yıkamak lazım bir sonraki misafire hazırlık için :)
0
boyle buyurdum
(21.01.22)
yıkıyoruz biz.
0
adivar
(21.01.22)
30 derecede kısa programda yıkanır.
0
ne zaman emekli olacagim
(21.01.22)
Yıkarken çamaşır makinesinin içine 3 tane de tenis topu atın. Elyafın belirli yerlerde öbeklenerek yorganın formunun bozulmasını engeller.

Sırf bu maksatla kullanılabilecek ucuz tenis topu Dechatlon'da bir zamanlar satılıyordu, hala var mı bilmiyorum.
0
Mirket
(21.01.22)
Makinede yıkanır da, her misafir sonrası yorgan yıkanmaz. Nevresim diye bir şey var, yorgana geçiriyorsunuz, misafir sonrası çıkarıp onu yıkıyorsunuz.

Yatağı da yıkamıyoruz mesela, üstüne serdiğimiz çarşafı yıkıyoruz.
0
kibritsuyu
(22.01.22)
(6)

Denizli nasıl bir yerdir?

hedep
Ömrü İzmir'de geçmiş biri için ne kadar uygundur?
Ömrü İzmir'de geçmiş biri için ne kadar uygundur?
0
hedep
(20.01.22)
tavsiye etmem, cok mecbur degilsen gitme.
0
spivak
(20.01.22)
Ömrü İzmir’de geçmiş biri Ankara’da bile sıkılabilir. Hatta İstanbul dışı her şehirde. Ama Türkiye’nin çoğu şehrinden iyidir. Tabii bu çok genel bir soru olmuş.
0
asaf
(21.01.22)
20-30 vilayette yaşamış biri olarak cevaplayayım.
İzmir'den sonra seni İzmir dışında hiçbir yer mutlu etmez.
Denizli hiç etmez.
Ama daha da mutsuz edecek yerlerin sayısı çok fazla.
Eskiler ehven-i şer derler. Kötünün iyisi işte.
0
Mirket
(21.01.22)
İzmir Gaziemir'de oturuyor, çalışıyor, yaşıyor ve pek dışarı çıkmıyormuş gibi düşün.
İzmir'e yakın olması avantaj.
0
etna
(21.01.22)
Sıkıcı.
0
westblack
(21.01.22)
Ben Denizliliyim ben Denizliyi sevmem. Egenin Kayserisidir. Sanayiden dolayı zengin, muhafazakarlık ve modernlik arasında sıkışmış sıkıcı bir şehirdir. İzmir Aydından kafa olarak geri Afyon Isparta Kütahyadan ilerde bir şehir. Yılbaşında sakin bir ortam ararken Bigchefe oturdum, yılbaşına girince oyun havaları açıp erik dalı gevrektirde oynadı insanlar. İzmirle karşılaştırılcak kaç şehir var ki Trde?
0
mikahakkinen
(21.01.22)
(7)

cikmayan lekeler ocagin uzerindeki

baldur2
cif ise yaramiyor artik epey inatci lekeler oldugundan. elektrikli ocak ve hemen yanlarinda siyah siyah lekeler. bunlari nasil cikartabilirim?
cif ise yaramiyor artik epey inatci lekeler oldugundan. elektrikli ocak ve hemen yanlarinda siyah siyah lekeler. bunlari nasil cikartabilirim?
0
baldur2
(20.01.22)
sıcak su çalışır
0
sordumsoruyu
(20.01.22)
yağ bazlıysa yağ sökücü sıkıp bekle(cildine falan değdirme)

eğer bildiğimiz yanık yani karbonlaşmış bişeyse cif ve bulaşık teliyle ovalaman lazım, bunda da boyayı çizme matlaştırma riskin var.
0
killerbee
(20.01.22)
Ceran ocak galiba (cam gibi olanlardan?) onlarin ozel jilet/bicak gibi bir seyi oluyor, hicbir sey sikmadan o aparatla alabilirsiniz. Sonrasinda temizlemek icin her zaman kullandiginiz deterjani kullanabilirsiniz.

Ekleme: elektrikli ocak kaziyici spatula diye geciyormus
0
kuehles blondes
(20.01.22)
Ace ultra power jel

Çıkaramadığı bir şey görmedim henüz ama dikkatli kullanın. Çamaşır suyu bazlı olduğu için de sakın kireç sökücülerle karıştırmayın zehirler.
0
gmzo
(20.01.22)
cam veya seramik ise bunu deneyin.

www.rossmann.com.tr
0
helenart
(20.01.22)
HighGenic Aktif köpük Fırın Ocak temizleyici sıkıp 3 dakika bekleyince çıkar.
A101'de satılır.
0
Mirket
(20.01.22)
@killerbee
karbonlasmis leke.
0
🌸baldur2
(20.01.22)
(5)

Musluk başlığı

fff02561
Buna uygun var mıdır özellikle su tasarrufu için
Buna uygun var mıdır özellikle su tasarrufu için
0
fff02561
(19.01.22)
Evet o süzgeç uç sökülüyor, üzerinde kertik var fotoda hatta anahtar tutsun diye.

Eskisini söküp bu iş için olan daha uygun bir filtre takacaksınız.
0
John Bloor
(19.01.22)
Gerçi soruya cevap değil ama o musluğa sirkeyle iyice ıslatılmış kağıt peçeteler sarsan, biraz beklese, sonrada ketcap bulayıp silsen pırıl pırıl olur.

Söylediğim işlemi yapmadan perlatörü sökmen zor olabilir, perlatör kireçten kaynamıştır musluğa.
0
Mirket
(19.01.22)
Hocalarım link atabilir misiniz acaba nası bi şey alcam tipini görmek için
0
🌸fff02561
(19.01.22)
Ben şunu beğeniyorum ama pahalı.

www.hepsiburada.com

Sensörü de olsun tam tasarruflu olsun dersen şu iyi

www.hepsiburada.com

Bence mevcut parçayı söküp Koçtaş'a git, orada yardımcı olurlar. Çünkü şunların herhangi biri olabilir.

www.koctas.com.tr

Ama gördüğüm kadarıyla senin batarya ile lavabo mesafesi kısa. büyük bir şey alırsan altına el girmez, sıkıntı yaşarsın. O konuya dikkat et.
0
Mirket
(19.01.22)
Yok hocam böyle aşırı teknolojik olmasına gerk yok kirqcıyım zaten. 30 40 tl lik yeter bana ayrıca evet alan dar zaten bunlar iyice kapatır mesafeyi
0
🌸fff02561
(19.01.22)
(2)

Organik yumurtalar neden hep kahverengi?

ya ben lan neyse
beyaz olan gördünüz mü? marka adı var mı?
beyaz olan gördünüz mü? marka adı var mı?
0
ya ben lan neyse
(18.01.22)
Öyle bi olay yok, bazı tavuklar kahverengi bazısı beyaz yumurtlar. Böyle bi algı oluşmuş nedenini bilmiyorum.
0
olaylar olaylar
(18.01.22)
Tavuk beyaz ise yumurtası beyaz olur, diğer tavukların yumurtası kahverengi.
Çok yumurta yapan ırk, dolayısıyla da yumurtası için üretilen ırk beyaz olduğu için kahverengi yumurtanın organik beslenen tavuk yumurtası algısı oluştu.

Bence organik yumurta, büyükbaş hayvan ahırının kenarında bütün gün gübre içinde eşelenen tavuğun yumurtasıdır. Bugün köylerde 3-5 tavuğu olan köylü bile tavuğunu endüstriyel yemle besliyor. O yumurtaya ne kadar organik denebilir ki?

Şu an piyasada satılan yumurtaların organik olduğuna inanmıyorum. Organik yumurtanın tadı da kokusu da ağır olur. Bu sahte şeylere alışmış midelerimiz onu kabul etmez gibi geliyor bana.
0
Mirket
(19.01.22)
(2)

spordan sonraki etkileri ölçmemizin bir yolu var mı?

duyurukullanıcısı
evde düz tartı var ama gym'den sonra ne haldeyiz ölçmek istiyorum. bu herşeyi yapan tartılardan alsak bir faydası olur mu?
evde düz tartı var ama gym'den sonra ne haldeyiz ölçmek istiyorum. bu herşeyi yapan tartılardan alsak bir faydası olur mu?
0
duyurukullanıcısı
(18.01.22)
bu herseyi yapan tartilar genel olarak yalan. sonuclari vucudunun hidrasyon seviyesi etkiliyor. tartinin gercek olarak yapabilecegi tek sey agirligini olcmektir (ki gunumuz tartilari onu bile yapamiyor? omron tarti var 10 saniye sonra olcuyorsun 2 kilo oynuyor). ne kadar su kaybettigini falan olcebilirsin anca once / sonra karsilastirip.
0
robokot
(18.01.22)
Bende şu alet var. Ölçüm için bazı kuralları var. Onlara uyulduğu taktirde tatmin edici şekilde işe yarıyor.
Günün aynı saatinde, tuvalet ihtiyacı olmadığı bir an, en az 2 saat, banyo yapmamış, el yıkamamış, terlememiş, efor sarfetmemiş, yememiş, içmemiş, bir gün öncesi alkol almamış olursan doğru sonuç veriyor. Yine de birkaç gün üstüste değer alıp ortalamasını görmek daha iyi tabii.

www.akakce.com

Bir de şu site var. uygularsan epey doğru sonuç veriyor.

www.agirsaglam.com
0
Mirket
(18.01.22)
(4)

nohutun iyisi var mıdır?

Transa
yoksa nohut nohut mudur? daha lezzetli buldugunuz bir nohut çeşidi ya da markası var mı?
yoksa nohut nohut mudur? daha lezzetli buldugunuz bir nohut çeşidi ya da markası var mı?
0
Transa
(17.01.22)
Koçbaşı nohut iyidir.
Mümkün olduğunca yeni mahsül olmalı. Eskidikçe pişme süresi uzar.
0
Mirket
(17.01.22)
herşeyin gdolusu var, pişmeyeni var.

paketli ve dandik diye niteleyebileceğim bakliyatta karışık ürün olabiliyor, aynı cins olsa bile bekleme süresi değiştiğinden kimisi pişerken kimisi pişmemiş oluyor, ha onuda pişireyim dersen, önce pişenler dağılıyor vb.
0
killerbee
(17.01.22)
Ovacık belediyesinin kendi ürettiği nohut güzel. Ben kullandım. Üstelik öğrenciye kadın üreticiye falan da destek oluyorsunuz. Denemenizi öneririm.
0
makarnacanavari
(18.01.22)
koçbaşı +1
0
blatta hiberna
(18.01.22)
(3)

Solar Enerji ve Kuyu Suyu Sorusu

deadwampir
Merhaba!Elektriği solar panel ile, suyu zeminden çekerek kullansak devlete para ödüyor muyuz? Evet ise:Belli birim mi ödeniyor kullanıldığı kadar mı?Teşekkürler
Merhaba!
Elektriği solar panel ile, suyu zeminden çekerek kullansak devlete para ödüyor muyuz?
Evet ise:
Belli birim mi ödeniyor kullanıldığı kadar mı?

Teşekkürler
0
deadwampir
(17.01.22)
Yerleşim yerlerinde yeraltı kaynakları belediyeye aittir. Zeminden çekeceğin suyu belediyeye beyan etmen ve sayaç taktırman gerekir.
Bulunduğun yerdeki belediye küçük ve tam teşekküllü değil ise, daha o konuda organize olamadık, ne yapıyorsan yap diyebilir.

Elektrik üretirsen, devlete satmak, tükettiğin elektriği de bulunduğun yerdeki dağıtım şirketinden satın almak zorundasın olarak biliyorum ama emin olamadığım için takipteyim.
0
Mirket
(17.01.22)
Elektrikte alma satma zorunluluğun yok, kendine yetecek kadarını solar sistemlerden üretip kullanabilirsin.
0
syabk
(17.01.22)
Kuyu açarken dsi veya tarım il müdürlüğü ruhsat veriyor olması lazım.
İleride bir tarım - sulama kredisi almak istediğinde gerekebilir.
0
kararsızataletfilozofu
(18.01.22)
(1)

Yaşlı bakımı için yardımcı

nıç
Bu tür işleri kurumsal yapan, önerebileceğiniz yerler var mı? Sanırım bu iş biraz günü kurtarmaya dönmüş 1 aylık maaşını alan gidiyor başka iş buluyor, ordan oraya devam. Bu şekilde mağduriyet yaşanıyor bakıma ihtiyaç duyan kişiler tarafında. Her iki tarafın da haklarını gözeten kurumlar var mı?
Bu tür işleri kurumsal yapan, önerebileceğiniz yerler var mı?

Sanırım bu iş biraz günü kurtarmaya dönmüş 1 aylık maaşını alan gidiyor başka iş buluyor, ordan oraya devam. Bu şekilde mağduriyet yaşanıyor bakıma ihtiyaç duyan kişiler tarafında.

Her iki tarafın da haklarını gözeten kurumlar var mı?
0
nıç
(17.01.22)
Evde bakım hizmetleri şirketleri var. Eleman gelmedi, hastalandı falan durumlarında doğrudan şirket devreye girip yedek eleman gönderiyor. Ama tabi, ücret de ona göre oluyor.
0
Mirket
(17.01.22)
(18)

Sağlıklı beslenme kaygınız var mı? Yüzde kaç sağlıklı besleniyorsunuzdur?

ms brownstone
Asıl sormak istediklerim başlıkta ama genel olarak bu “sağlıklı beslenme” dediğimiz şeyi nasıl ve ne şekilde algılayıp uyguladığınızı da merak ediyorum. Sizin için ne kadar önemli ve ne kadar uyuyorsunuz buna?
Asıl sormak istediklerim başlıkta ama genel olarak bu “sağlıklı beslenme” dediğimiz şeyi nasıl ve ne şekilde algılayıp uyguladığınızı da merak ediyorum. Sizin için ne kadar önemli ve ne kadar uyuyorsunuz buna?
0
ms brownstone
(17.01.22)
hiç bu tarz kaygılarım yok, 43 kiloyum.
0
rose parks
(17.01.22)
Var.

Yuzde 55 60 gibi
0
floydian
(17.01.22)
Evet bu kaygıyı taşıyorum. Yüzde seksen uyduğumu düşünüyorum.
0
ruhen hastayim ben
(17.01.22)
Kaygim var ama tembelim. %15 diyorum.
0
hot potato
(17.01.22)
Kaygım yok, %70-80
0
gabe h coud
(17.01.22)
kesinlikle var. kendi yaptığım ev yemeği olmak zorunda illa. dışarıdan söyleyince uyku düzenimden tut cildim bile bozuluyor.

tatlı dışında %80 sağlıklı besleniyorumdur. kendime söz verdim, ayda yılda bir evde yaptığım sütlaç dışında tatlıyı da keseceğim artık.
0
adse
(17.01.22)
Kaygım var hatta takıntı seviyesinde. %80-90 sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Dışarda yemek ve paketli gıdalar minimum seviyede. Canım tatlı isterse sağlıklı bir tarif bulmaya çalışıyorum. Şu an evden çalıştığım için buna uymak kolay ama işe gidince zor oluyor.
0
jazzabel
(17.01.22)
Valla hiç öyle bir kaygım yok. Yediğim sağlıklı şeyleri hep kazara yiyorum sanırım. Yani atıyorum 3-4 lahmacun yiyorsam lahmacun içine kattığım yeşillik falan sağlıklı sayılır herhalde anca. O yüzden benim yüzdem 20 falandır herhalde.
0
j r r tolkien hayrani
(17.01.22)
Yemek seçerim. Ispanak, pırasa falan yemem. Ama dikkat ediyorum. Gidip kekin üstüne çikolata yemem. Bir cips yediysem sonra bir hafta yemem. Kola içtiysem iki bardağı geçmem. Ben bu şekilde sınırlamayla kontrol ediyorum.
0
dissendium
(17.01.22)
Maaşımın çoğunu organik ürünlere ve vitamin takviyelerine verdiğim için %80 diyebilirim ancak sağlıklı beslenme kaygısından çok pahalılığın artacağından ve sağlıklı ürün alamayacağımdan kaynaklı bir kaygı mevcut.
0
BuddyGuy
(17.01.22)
Günlük aldığım kaloriye ve aldığım besindeki protein, karbonhidrat, yağ dengesine dikkat ediyorum.
Yıllardır şeker ve şekerli bir besin, dolayısıyla paketli gıda tüketmiyorum.
Günde en az 2 litre su (sıvılar hariç) tüketiyorum.
Her gün mutlaka farklı bir sebze (Çiğ ya da haşlanmış) tüketiyorum.
Kendi ekmeğimi, zeytinimi, peynirimi, yoğurdumu, şarabımı, cider ımı kendim yapıyorum.

Yüzde hesabı nasıl yapılır bilemediğim için cevaplayamayacağım.

Beslenmeyle alakasız gerçi de iyi de spor yaparım.
0
Mirket
(17.01.22)
Yok. Sevdiğim şeylerden sağlıklı olanlar sayesinde yüzde 10u tutturuyorumdur herhalde yani umarım:)
0
asteriks
(17.01.22)
Canımın çektiği şeyi ne olursa olsun tüketecek kadar sağlıklı besleniyorum. Sağlıklı beslenmek uğruna anlık isteğimi yadsıyacak kadar sevmiyorum bu hayatı.
0
Bruce
(17.01.22)
benim de var, şöyle var. evde abur cubur, kolay şeker tutmuyoruz. gereksiz kalori almıyoruz (hani açlık ve stres anında bi gofret yiyeyim dersin ya o), gereksiz alkol kullanımımız yok sadece sosyal okazyonlarda kullanıyoruz. dengeli beslenmeye çalışıyoruz (evde pişecek şekilde arada bi sebze, çoğunlukla tavuk, et) kahvaltı dışında ekmek yemiyoruz. tabii ki sağlıksız beslendiğimiz, hamburger baklava vs yediğimiz oluyor ama sık sık ve dandik yemektense seyrek ama kaliteli yiyoruz mutlaka, yediğimize değiyor yani.
0
roket adam
(17.01.22)
kızartma ve rafine şekerden mümkün olduğunca uzak duruyorum. yemeklerimi evde kendim yapmaya çalışıyorum, dışarıda yiyeceksem sağlıklı şeyler seçemeye özen gösteriyorum.

yemeklerde zeytinyağı kullanıyorum.

bazı dönemler tatlıya karşı zaafım oluşuyor, kontrollü bir şekilde yemeye çalışıyorum sonra geçiyor.

asitli içecekler on yıldan fazladır hayatımda yok.

bu şekilde idare etmeye çalışıyorum, iyi beslendiğimde iyi hissediyorum ama yemek yemeyi de çok seviyorum:) denge kurmaya çalışarak devam ediyorum diyebilirim.

bir de haftanın üç günü direnç antremanı yapıyorum, bu hayat kalitemi baya yükseltti.
0
elma
(17.01.22)
Midem her şeyi kaldırmadığı için dikkat ediyorum.

Şeker, tuz, ekmek, paketli gıdalar, katı yağ ,yağlı gıdalar minimumda yiyorum.

Bakliyat,yumurta,peynir,tavuk tüketmeye çalışıyorum
Meyve ve sebzeye ilaveten yulaf, kinoa , börülce tüketiyorum
Kuru kayısı ceviz kuru üzüm enerjim düştüğünde yiyorum
Kahvemi çayımı sade içiyorum

Canım çok tatlı isterse ki senede 2-3 supangle tercih ediyorum.

Tek sorun yeni tarifler bulamıyorum ve bazı tarifler yavan olduğu için en ufak lezzet verici bir sos-krema-baharat filan eklemek maliyeti arttırıyor.
0
kararsızataletfilozofu
(18.01.22)
sağlıklı beslenme çok geniş bir kavram ülkemizde.
Sadece "Fit" gıdalar tüketen de sağlıklı yiyorum diyor.
Organik beslenen de...
Karatay diyeti uygulayan da.
Kendince tuhaf diyet rituelleri uygulayanlar da sağlıklı yediğine inanıyor.

Sağlıklı beslenmeden benim anladığım katkısız (bu şartlar altında düşük katkılı), gıda ürünleriyle dengeli ve düzenli yemek (akdeniz diyetine yakınım diyelim)

Ama maalesef ülkemizde marketten alınan ürünlerin birçoğu bu tanıma uymuyor. Tamam dengeli beslenmek mümkün bir şekilde. Ama tükettiğimiz ürünler sorun.

Tohumlara güvenemiyorum, et ürünlerine güvenemiyorum çünkü hayvan nasıl yemleniyor, nasıl ilaçlanıyor bilmiyoruz.

Gıdalara eklenen birçok renk ve katkı maddesi bir şekilde "sağlığa olumsuz bir etkisi kanıtlanmamıştır" denerek yırtıyor.

Ne yazık ki doğal gıdaya ulaşmak hem çok maliyetli, hem de çok eforlu. Çünkü her ürünü Türkiye'nin dört bir yanından almak ve bunu düzenli bir şekilde almak dert.
Sırf bu iş için bir ekibinizin olması lazım.
0
anten
(18.01.22)
Üniversiteye başladığım dönem sağlıklı beslenmeyle ilgili neyin ne olduğunu öğrenmeye başladım, fakat sağlıklı yemeklerin üstüne ek olarak dışarıdan aperatif söylerdim, kilo sorunum hiç olmadı ama yağ oranım biraz yüksekti, hep rahatsız oldum bu durumdan.

Üniversite sonrası yemek yapma konusunda çok iyi noktaya geldim, nadir yediğim abur cubur ve dışarıdan yemeleri özel günler haricinde bıraktım.

Artık her gün evde spor yapıyorum, beslenmeyle ilgili son gelişmeleri takip edip vücuduma iyi gelen rutinleri oluşturuyorum.

Nadiren dışarı çıktığımda burger, pizza gibi kaçamaklar yapıyorum. Hayatım bu sayede kökünden değişti, çok iyi hissediyorum. %95 diyebilirim.
0
hadi ya la
(18.01.22)
(13)

enerjik uyanmanın bi yolu var mı

turk kizi
sb
sb
0
turk kizi
(17.01.22)
Erken uyumak
Karbonhirati azaltmak
Su içmek
Hayatinda istediğin yönde değişiklikler yapmak
0
abuzer
(17.01.22)
maalesef yok.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(17.01.22)
bugün gibi, güneşli güne uyanmak tek başına yetiyor. hava yağmurlu, kapalıysa da enerjik müzikle modumu değiştirebiliyorum.
0
gabe h coud
(17.01.22)
düzenli egzersiz.
edit: bel fıtığı yüzünden neredeyse 5 aydır bisikletten mahrum kaldım. eski enerjim kesinlikle yok. merak edenler için yazayım. bel fıtığının ana sebebi bisiklet değil.
0
lazpalle
(17.01.22)
Gunes isigi. O da ortalarda yok 8.30a kadar falan.
0
floydian
(17.01.22)
Nem oranı düşük, rüzgarlı, deniz seviyesinden yüksek, deniz kenarından uzak, apartman yığınları arasında olmayan bir yerde yaşamak.

Yaşadığınız yer bu tanıma uymuyorsa ağzınızla kuş tutsanız enerjik uyanamazsınız.

İnanmıyorsanız bir dağ köyünde konaklayın birkaç gün. Sabahın köründe gayet dinlenmiş uyandığınızı göreceksiniz.
0
Mirket
(17.01.22)
enerjik eğlenceli müziklerden alarm kurarsan neşeli olabiliyorsun.
0
selam
(17.01.22)
miş gibi yapmak, bir süre sonra enerjik oluyorsunuz gerçekten.
0
kismisolungac
(17.01.22)
spor ve uyumadan önce nefes egzersizleri

eğer düşünürseniz 20 günlük nefes terapisi var
0
seyyar satıcı
(17.01.22)
yatağa geçmeden min. 1 saat önce ekranla ilişiği kesmek, tv, cep telefonu hepsi dahil.

junk food tüketmemek.

yatağa geçmeden 2 sat önce yemekle ilgili meyve, çerez dahil her şeyi bitirmiş olmak.

yastık ve yatağın kontrolü, size uygun mu vesaire. arada bir yatağı alt üst ve ters yüz halde getirmek.
0
Phoebe
(17.01.22)
sigarayi ve alkolu birakmak da bu yolda atilmis buyuk adimlardir.
0
darkrocq
(17.01.22)
d vitamini
0
sizofren06
(17.01.22)
Kendi adıma konuşursam var, şeker tüketmemek.
Tatlıyı seven biri olarak 2-3 hafta sabretttim ve sonrasında şeker isteğim sanki bir açma kapama düğmesi varmış gibi azaldı. Aklıma bile gelmemeye başladı. Ufacık bir havuç yesem (ki şekerli gıdalarda meyve yerine tatlı severim, havuç şeker için yiyeceğim en son seçenektir) hop diye kesmeye başladı tatlı ihtiyacımı.

Sonra ise beni çok şaşırtan bir değişiklik oldu. Çok daha zinde uyanmaya başladım ve uyku ihtiyacımın gerçekten de çok azaldığını farkettim. Hatta kendimden şüpheye düşük "Ya ben ortalama 8-9 saat uyurdum bu nedir şimdi" demeye başladım ama sonuç ortadaydı işte. Bence bir deneyin derim, en kötü şekeri azaltmış olursunuz.
0
burka
(17.01.22)
(4)

Tırnak mantarından korunmak

uykulu
Selam, bir kaç yıl önce bir ayakkabı beğendim numarası yoktu, tesadüf ikinci el bir sitesen geçen hafta görüp satın aldım.Fakat giymeye korkuyorum , ya eski sahibinde tırnak mantarı varsa...Ayakkabıyı nasıl steril, mantarsız bir hale çevirebilirim ?6 ay kadar giymesem diyorum ama mantar varsa o kada
Selam, bir kaç yıl önce bir ayakkabı beğendim numarası yoktu, tesadüf ikinci el bir sitesen geçen hafta görüp satın aldım.

Fakat giymeye korkuyorum , ya eski sahibinde tırnak mantarı varsa...

Ayakkabıyı nasıl steril, mantarsız bir hale çevirebilirim ?

6 ay kadar giymesem diyorum ama mantar varsa o kadar sürede yok olmazmış....

Teşekkür ederim.
0
uykulu
(17.01.22)
Ayakkabının modeliyle beraber "x ayakkabı nasıl temizlenir" diye arayıp önerileri uygulayın, mümkünse güneş altında açık havada kurutun, sonra bir de lysol falan gibi bir dezenfektan sprey sıkın içine, sonra yine güneşte kurutun.

Ya da temiz.co gibi bir yerin lostra hizmetini kullanın.

bootmoodfoot.com
www.temiz.co
0
kobuzchu kiz
(17.01.22)
Eczaneden asit borik alın. İçine dışına bi güzel serpin, bikaç gün bekletin.
0
Mirket
(17.01.22)
Borik asit mantar için de etkili mi ?

Tşk.
0
🌸uykulu
(17.01.22)
Kesinlikle borik asit, yıkamadan sonra çorapların içine bir fiske tamamdır
0
babafingo
(18.01.22)
(7)

Türkiye'de neden aeroponik tarım benimsenmiyor?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Geçenlerde aeroponik tarım diye bir şey olduğunu öğrendim. Neymiş ne değilmiş diye incelerken bayağı hoşuma gitti. Neden geleneksel tarım bırakılıp bu sisteme geçilmiyor? Üstelik geleneksel tarım bu kadar sömürücü olmasına rağmen? Sağladığı diğer avantajları hadi boş verin, gelene
Merhaba arkadaşlar,

Geçenlerde aeroponik tarım diye bir şey olduğunu öğrendim. Neymiş ne değilmiş diye incelerken bayağı hoşuma gitti. Neden geleneksel tarım bırakılıp bu sisteme geçilmiyor? Üstelik geleneksel tarım bu kadar sömürücü olmasına rağmen? Sağladığı diğer avantajları hadi boş verin, geleneksel tarıma giden suyun sadece 2 %' si ile sürdürülmesi bile başlı başına seçme sebebi. Bi ekipman maliyeti var çok para gerektiren, diğerinden çıkan uçuk maliyetlerin yanında esamesi bile okunmaz bence.

Birçok ürün de yetiştirilebiliyormuş. Sizce de normal tarıma göre avantajlı değil mi? Bu sistem benimsense daha iyi olmaz mı bence? Uzmanı olmadığım için belki kaçırdığım noktalar vardır ama bana avantajlı gibi geldi? Siz ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(16.01.22)
Benimsenmediğini kim söyledi.

Toprakta çilek yetiştiriciliği diye bir şey kaldı mı acaba?
0
Mirket
(16.01.22)
@mirket Tarla tapan ile uğraşanların mümkün olduğu kadar azalmasından bahsediyorum aslında. Ancak bunlar hala çoğunluğu oluşturuyor.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(16.01.22)
Para kazanılması için aeroponik sistemlerin (veya benzeri)düzenli ve titiz bir şekilde yapılması gerekiyor. Örneğin günde en az iki defa su kalitesini ölçmek gerek vs (14 mineral var aslında gereken).

İlk yatırım maliyeti de zaten yüksek. Saldım çayıra mevlam kayıra olmuyor. Kültürümüz bu disipline yatkın değil.

Kafa yapısı farklı olan ve sermayesi olanlar da çilek yetiştiriyor (yılda 3 mahsul). Derin su kültürü veya aquaponic sistemleri ise, bilen veya uygulayabilen 3-5 firma yoktur şu anda.
0
alfired
(16.01.22)
late viper
(16.01.22)
Domatesin kilosuna 10 lira yerine 100 lira vermek istemediğimiz için.

Geçenlerde bi video görmüştüm, silikon vadisindeki bi kaç gerizekalı güneş paneliyle elektrik üretip, o elektrikle led kullanarak bitkilere ışık veriyorlardı. %3 verim artışı için ürettikleri plastiği, atığı, madenciliği falan geçtim, güneş henüz bedava abi, direkt onu kullanabiliyorsun??

Yani bozulan tarım arazilerini yeniden verimli hale getirmek (a.k.a. ağaç dikmek, permakültür vs), binlerce dolarlık yatırım yapıp, bir sürü plastik ve elektronik kullanarak kapalı alanlarda tarım yapmaya çalışmaktan daha mantıklı geliyor bana.
0
plutongezegendegilmi
(16.01.22)
Ekilebilir topraklarımızın bile tamamını kullanmıyoruz ki, kaldı ki topraksız tarıma geçelim. Bizim ülkemiz için pek bir ihtiyaç değil şu an, ülkemizdeki sera sayısının bir misli kadar daha bile kurulacak alan vardır belki de.
0
John Bloor
(17.01.22)
Öncelikle birçok üründe Türkiye'de bu şekilde ciddi bir üretim görebilirsiniz. Eski bir sınıf arkadaşım çilek üretiyor mesleğini bıraktı bu işe girdi. Şu anda 2. tesisini açıyor.

Ama her çözüm bir ihtiyaçtan doğar. Bu tarz tarım faaliyetlerinin öncü ülkelerinin tamamı ihtiyaçtan buna yöneliyor.

İsrail, almanya, kore, gibi ya soğuk iklim ya da alan yetersizliği gibi sorunlar yaşıyor. Bu kriterlere uymayan tek ülke ABD. Onun da aşırı tüketici nüfusunu beslemek.


Bu yüzden ya iklim koşullarından bağımsız bir alan oluşturmak için,
ya da sınırlı tarım arazisini oldukça verimli kullanmak için faydalı o ülkeler için. Bu adamlar ithal edeceğime, nakliyeye saklamaya ödeyeceğime kendim üreteyim diyor mantıksız değil.

Türkiye'nin iklimi uygun (hala), tarım arazisi sorunu da yok. O yüzden direk tarlaya ekmek daha ekonomik. Elbette dezavantajları ve riskleri var. Birinci sebebi bu.

İkincisi kurulum maliyeti çok yüksek. Sistem iyi mühendislik istiyor. Yanlışlıklar, uzun vadede verimlilik düşüşü olarak dönüyor. Forumlarda, youtube'da bakın, sistemi kurulan ama %40 verimle çalıştığı için kar edemeyen adamlar var.

Kurulum maliyeti de oldukça yüksek diyorlar. Ben de araştırdım bu konuyu küçük bir arsamız vardı orayı değerlendirelim diye. Ama maliyetli geldi bize.

Anladığım kadarıyla da Türkiye'de bu uygulamaları kuran merdivenaltı firma çok ve çok insanın canı yanmış. O yüzden de bir ön yargı var çiftçide. Bu konuda bilgi birikimi de olmadığı için henüz, firmalar için bu işe niyetlenen her çiftçi bir deneme ve arge çalışmasına dönüyor.

Son olarak şu an ürün çeşitliliği az. Belli başlı ürünler dışında ürün yetiştirmek kolay değil sistemin ona uygun customize edilmesi gerekiyor vs.

Şu an için bu yüzden çok ilgi görmüyor bu sistemler. Ama başarıyla işletenler var. Tabii o başarılı örnekleri inceledim, oldukça iyi sermayeyle kurulmuş tesisler. Oldukça da büyükler. Büyüdükçe birim maliyetin düşüyor. Futbol sahası kadar alanda üretenle, 100 metre kare yerde üretenin 1kg çileği üretme maliyeti farklı. Büyük daha ucuza mal ediyor.

Bu yüzden çok rağbet yok. Tarımda sürümden kazanıyorsun sonuçta.

Ama orta vadede Türkiye'yi bekleyen bir su ve iklim krizi var. Bir noktadan sonra kaçınılmaz olarak bu sistemlere yönelmek zorunda kalacak birçok üretici.
0
anten
(17.01.22)
(8)

Otel rezervasyonunuzda aracı site mi kullanıyorsunuz

mezarkabul
Yoksa direkt oteli mi arıyorsunuz? Ben aracı siteden fiyat alıyorum oteli aradığımda da aynı fiyatı veya daha fazlasını söylüyorlar genelde. Komisyon olmadığı için daha ucuz olması gerekmez mi aslında direkt oteli aradığımda
Yoksa direkt oteli mi arıyorsunuz?

Ben aracı siteden fiyat alıyorum oteli aradığımda da aynı fiyatı veya daha fazlasını söylüyorlar genelde. Komisyon olmadığı için daha ucuz olması gerekmez mi aslında direkt oteli aradığımda
0
mezarkabul
(13.01.22)
Rezervasyon siteleri otelin daha düşük fiyat vermesini yasaklayabiliyorlar. O şekilde anlaşıyorlar.
0
mikro patlama
(13.01.22)
Mutlaka aracı site kullanırım.
Herhangi bir olumsuzlukla karşılaştığımda siteye yorum yazacak olduğumu bilmeleri kendilerine çeki düzen vermelerini sağlıyor.
Daha ölçülü, saygılı, dikkatli oluyorlar.
0
Mirket
(13.01.22)
En ucuzu hangisiyse orası benim için. Tabii adını hiç duymadığım siteleri fiyat farkı dev olmadıkça tercih etmem ama aracı sitelere bakarım, oteli arar mesleğimden dolayı geçerli indirimli fiyatı öğrenirim, işyerinin anlaşmalı acentasını arar sorarım.

Genelde çok high end olmadıkça aracı siteler en iyi fiyatı veriyor dediğiniz gibi.
0
aguen
(13.01.22)
Aracı site + vpn ile farklı ülkelere bağlanıp aracı sitelerdeki fiyatları da ülke bazlı karşılaştırma.
0
jazzabel
(13.01.22)
Ararsan seni tuzak zannedip daha fazla soylerler.
Kapidan sormak lazim.
0
divit
(13.01.22)
Hilton Honors ve IHG Loyalty programlarında hesabım var. Bunlarda kalacaksam aracı kullanmam, kendi sitesinden alırım. Diğer oteller için 3-4 yerden fiyat alırım.
0
gabe h coud
(13.01.22)
Küçük oteller daha her zaman telefonda daha düşük fiyat verir. Büyüklerde ise iş değişir. Geçen ay Güral Sapanca'da fiyat almıştım fakat tatilsepeti daha ucuza vermişti. Otele sorduğumda komisyonundan vazgeçebiliyorlar demişti.
0
robin one persie
(14.01.22)
Ben bookingde hep otele gore daha iyi fiyat aldim bugune kadar.
0
cleric
(14.01.22)
(6)

Baş ağrısını geçirmeye yönelik işe yarayan öneriler

norules
Merhaba. Alın bölgesinden vuran baş ağrılarını ağrı kesici almadan geçirecek, iyi gelecek türde önerileri olanlar var mıdır acaba?
Merhaba.

Alın bölgesinden vuran baş ağrılarını ağrı kesici almadan geçirecek, iyi gelecek türde önerileri olanlar var mıdır acaba?
0
norules
(13.01.22)
Majezik yetmediğinde soğuk kompres yapıyorum, iyi geliyor.
0
kobuzchu kiz
(13.01.22)
Alnına bir eşarp bağla. Eşarbın içine patates dilimleri koy. Patatesin soğuğu ağrıyı alır der eskiler.

Eşarbı mümkün olduğunca sıkı bağlamak da işe yarar.

Doğum esnasında oluşan sancı şoklarına tahammül için anne vücudu bir hormon salgılarmış. Aynı hormon orgazm esnasında da salgılanırmış ve ağrılara iyi gelirmiş.
0
Mirket
(13.01.22)
birden girmiyordur o agri. hafif basladiginda bol su icebilirsin.
hafif masaj yapabilirsin.
ortamdaki isigi en aza indir.
ve bir de bende hafif tuzlu bi seyler yemek de etkili oluyor bunun placebo olabilecegini dusunuyorum ama.
0
Kittie
(13.01.22)
Biberiye yağıyla ovmak, Türk kahvesi içmek iyi geliyor.
0
PhoenixRising
(13.01.22)
Nane yağı biraz rahatlatıyor
0
Mistyimage
(13.01.22)
bir eşarp alıyorsun, içine kağıt havluyu açık vaziyette koyuyorsun, kağıt havlu üzerine karabiber koyup katlıyorsun, daha sonra üzerine bol kolonya döküyorsun. sonra bu hazırladığın katladığın kağıt havlu içeride kalacak ve alnına gelecek şekilde rambo gibi bağlıyorsun kafaya. ben tercihen eşarbın üstüne de biraz daha kolanya döküyorum. biraz yakacak alnını ama seni rahatlatır. çok fazla da tutma kafada.
0
delidir yakalayin
(14.01.22)
(7)

Elektrikli çaydanlıkta çayın iyi demlenmemesi

slymene
Selamlar,İyi çaydan anladığım şey çayın o buruk ve acı tadı.İyi çay tanımımdan sonra sorunuma geçeyim.Müzmin bir demli ve şekersiz çaysever olarak elektrikli çaydanlığımdan memnun değilim.Çay miktarını az, orta veya çok koymamızdan bağımsız olarak elektriklide demlediğim çayın tadı çıkmıyor. 5-6 kaş
Selamlar,
İyi çaydan anladığım şey çayın o buruk ve acı tadı.

İyi çay tanımımdan sonra sorunuma geçeyim.
Müzmin bir demli ve şekersiz çaysever olarak elektrikli çaydanlığımdan memnun değilim.
Çay miktarını az, orta veya çok koymamızdan bağımsız olarak elektriklide demlediğim çayın tadı çıkmıyor. 5-6 kaşık dem atsam dahi su gibi oluyor çay. Renk var ama tat yok.

Birçok yöntem denedim. Önce suyu, sonra çayı koyma, içme suyuyla yapma, farklı marka çay kullanma, seylon çayı ile karışım, demleme suyunu iyi kaynatma vb. metotlar işe yaramadı. 20 demlemede neredeyse ancak 1-2 defa iyi tat alabiliyorum.

Diğer tüm değişkenlerle oynayıp sonuç alamadığım için suçu elektrikli çaydanlığa attım ve bildiğiniz normal çaydanlığa geçtim.
Sonuç çok daha iyi. Daha iyi çay içebiliyorum artık.

Sorum veya görüş almak istediğim konu şu: Sizin elektrikli çaydanlıklarınızda da aynı sorun yaşanıyor mu? Bu aletleri çok kişinin kullandığını bildiğim için aynı sorunu yaşayan tek kişi ben olamam diye düşünüyorum.

Aslında bu mite inanmazdım, elektrikli çaydanlıkta ta güzel çay olur derdim fakat uzun süreli olumsuz tecrübem beni de ikna etti gibi görünüyor.

Çaydanlığın markası Fakir Temper. Marka ile ilgili bir sorun olduğunu düşünmüyorum.
Denediğim çaylar: Çaykur Tiryaki, Çaykur Rize Turist Çayı, Seylon çayı, Berk Rize Çayı

Ben ne yapayım? Elektrikli çaycı konforunda iyi çay içmek mümkün mü?
İyi ve buruk tatlı çay içmek istiyorum.
0
slymene
(13.01.22)
en iyisiyim diyen elektriklinin bile çayında sası bir koku alıyorum ben. olmuyor yani. en güzeli www.google.com şu kardeşte demlenen çay. tak süzgeçini yıllarca kullan. çayı çay olarak iç.
0
Improbable
(13.01.22)
Hocam gurmelikten kilometrelerce uzak biriyim ama çay tiryakisi olarak ben elektrikli çaydanlığımdan memnunum. Bahsettiğiniz rank var ama tat yok durumunu yaşamadım hiç. Beko’dan ortalama bir model benimkisi.
0
ruhen hastayim ben
(13.01.22)
Isıtıcı kaynağın sonuca nasıl bir etkisi olabilir ki?

Farklı bir tat elde etmek istiyorsan Aletin çaydanlığının ağzına uygun cam veya porselen demlik edinip onlarla bir farklılık yaratabilirsin.
0
Mirket
(13.01.22)
Improbable+1 Her ne kadar sağlıklı olmasa da en güzel alüminyum çaydanlıkta oluyor evet.
0
old possum
(13.01.22)
elektrikli çaydanlıkta iyi olmuyor.

sanırım ısıtma hızı süresi etki ediyor.

ya dediğin gibi tam denlenmemiş ya da fazla demlenmiş artık bayatlamaya yakın oluyor

muhtelif boyutlarda çok değişik sanayi tipine varan modellerde bolca içtim.

bunları anca ofis ,şantiye, inşaat vb gibi yerlerde kullanırlar genelde.
0
killerbee
(13.01.22)
ben de çaycı bir birey olarak aynı dertten muzdaribim. hadi önceki çaycılarım ucuzdu diyerek bu sefer tefal'in metal demlikli çay makinasından aldım. maalesef sonuç fiyasko. kesinlikle demliğin tadını vermiyor. tahmin ediyorum problem bunların suyu kaynamadan sıcak tutmak için belli aralıklarla yüksek ısı verip çayı yakmasından kaynaklanıyor, yani bi türlü olmuyor hocam. çay aromalı sıcak su içe içe çaydan da soğudum. bi de lanet cihazın demliğinin de plastik sapı kırıldı 3 ay sonra, 1000 liralık aletin zaten demliğini kullanamıyorum gördükçe sinir oluyorum
0
roket adam
(13.01.22)
Cevaplar için teşekkür ederim.
Bu aletleri yeni gelinlerin "çeyizime aldım, daha kullanmadım paketinde duruyor" yorumlarına havale ediyorum.
Ben de alttaki ısıtıcılı kısmın derecesiyle ilgili olabileceğini düşünüyorum. Ya da ısıtmak için ani yükselen sıcaklık kaynaklı da olabilir.

Sonuç olarak, çaydanlıktan devam ediyorum.
Teşekkürler.
0
🌸slymene
(14.01.22)
(5)

bacaklarımız alışınca; kondisyon bisikleti daha az mı kalori yaktırır?

su492
kondisyon bisikletimde pedallarda orta sertlikte çevirebiliyordum. ama zaman geçtikçe şimdi orta sert pedal çok yumuşak geliyor. sormak istediğim şu;bacak kasları giderek güçleniyor sanırım, böyle olunca aynı sertlikte daha az mı kalori yakıyorum acaba?
kondisyon bisikletimde pedallarda orta sertlikte çevirebiliyordum. ama zaman geçtikçe şimdi orta sert pedal çok yumuşak geliyor. sormak istediğim şu;
bacak kasları giderek güçleniyor sanırım, böyle olunca aynı sertlikte daha az mı kalori yakıyorum acaba?
0
su492
(12.01.22)
Hayır, sonuçta aynı işi yapıyorsunuz. Sadece kas gelişiminiz ilerlemez. Hatta daha kaslı olduğunuz için metabolizmanız daha hızlı bile olabilir.
0
ceketimi alip cikcam
(12.01.22)
Fizikteki is konusu olarak yukardaki cevap hakli, ama alisinca kiloyu az veriyorsun.

Ben yazin 20km bisiklet surup terlemeden iniyordum.
0
divit
(12.01.22)
Bence mantiken kalbin yeterince hizli atmadigi icin kilo vermen yavaslayabilir.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(12.01.22)
Yakılan kalori, yapılan işle bağlantılı değil, sarfedilen eforla ilgili.
Ve evet. Kondüsyonunuz arttıkça ve kaslarınız güçlendikçe daha az kaori yakarsınız.
0
Mirket
(13.01.22)
nabız ile alakalı bacakların kadar ciğerin ve kalbin de alışıyor o efora.
0
argent dawn
(13.01.22)
(13)

Erkek bireye hediye

kismisolungac
Aynı eve çıkılacak erkek bir bireye(sevgili evet) gönderilecek, çok mu mıçmıç gerçekten?Zuhouse yerine our first home yazılacak.
Aynı eve çıkılacak erkek bir bireye(sevgili evet) gönderilecek, çok mu mıçmıç gerçekten?
Zuhouse yerine our first home yazılacak.
0
kismisolungac
(11.01.22)
Erkeklerin birçoğu daha somut şeylerden hoşlanıyor bence.
Kadın görüşüyle bence tatlı ama eşimin iç sesi "Ne gerek var" diyor.
0
marla is in my head
(11.01.22)
Muşta mükemmel bir hediye olurdu
0
baal
(11.01.22)
Erkek birey sevgili ise güzel,
Sevgili değilse, arkasına bakmadan kaçacaktır.
0
Mirket
(11.01.22)
Siz sevgilinizle eve cikacaksiniz da o yuzden mi bu? Oyle ise, ona hediye degil bence. Evinize bir sus. Ozellikle ona bir hediye almak istiyorsaniz daha bireysel bir sey secin.

Herhangi bir arkadasinizla eve cikiyorsaniz ve romantik bir yan anlam yoksa, almayin.
0
sopiro
(11.01.22)
bunun yerine evin bir ihtiyacını alsan (yani en azından daha fonksiyonel bir şey olsa) daha iyi olur gibi düşünüyorum
0
lcha
(11.01.22)
bir erkek olarak hobilerime yönelik hediyeleri severim. tamam kadın gözüyle "ayyy çok tatlı" ama biz erkekler ne yalan söyleyeyim bu tarz hediyelerden hoşlanmıyoruz.

sevgilinin illa ki hoşlandığı, yaptığı vs. bir hobisi vardır. siz de onu aynı eve çıkacak kadar tanıyan sevgilisiyseniz bunu biliyorsunuzdur. ona yönelik bir şeyler alın. teknolojiden mi hoşlanıyor? ona göre bir şey. oyun oynamak mı hoşuna gidiyor, xbox-ps , arabalardan mı hoşlanıyor ölçeklendirilmiş maket araç olabilir, enstrüman mı çalıyor, ona yönelik bir aparat vs. müzik dinlemeyi mi seviyor, iyi bir kulaklık vb.

ben bu tarz hediyelerden hoşlanırım. etrafımdaki erkekler de bu tarz hediyelerden hoşlanıyor.

dip not: eğer hobisine uzak bir insansanız mutlaka o hobi ile ilgilenen birinden yardım alın. sizin dışarıdan gördüğünüz gibi değildir çünkü çoğu zaman bilmediğiniz detaylar vardır içerideki bir insana göre.
0
syozkn
(11.01.22)
anneler gününde anneye küçük ev aleti almak gibi olmuş. yani sevgilinizin kendi kullanımından çok, eve dekoratif eşya almışsınız.
0
co2s2
(11.01.22)
güzel bir şey ama buna hediye diyemeyiz.
Mutlaka alın bence bunu ama hediye de alın.
0
michael_knight
(11.01.22)
tablo gayet guzel erkekler yermis sanirim biraz. yeni evin ihtiyaclarindandir bence. ben nevresim takimi almistim zamaninda djdj Duvar saati veya diger ev esyalarindan banyo rafi, askilik ne bileyim kapi onu paspasi bile alinabilir.
0
ala09
(11.01.22)
Tablo güzelmiş. "Bunu sana aldım" değil de "bunu evimize aldım" diyebilirsiniz bence.
0
pispinti
(11.01.22)
Evet genel olarak haklisiniz bunu biraz da kendime hatira olsun diye aliyorum sanirim.
Kisisel hediyeleri her zaman aliyorum, bu da kendim icin aldigim bisey olsun o zaman:)
0
🌸kismisolungac
(11.01.22)
Pispinti +1

Ayrıca böyle bir şey benim hoşuma giderdi.
0
not sure if serious
(11.01.22)
Bir erkek olarak, sevgilim böyle bir hediye alsa hoşuma gider. Taşındığında da güzel bir anı olarak kalır. Ama söylendiği gibi biraz kişisel değil de ev hediyesi.
0
mirafiori
(12.01.22)
(5)

Plaj havlusu duş için

fff02561
Plaj havlum daha ince duş havlum göre. Şimdi şehir dışına çıkıcam bavulumda yer yok. Bunu alsam duş için kurulanmaya iş görür mü 1 haftalığına
Plaj havlum daha ince duş havlum göre. Şimdi şehir dışına çıkıcam bavulumda yer yok. Bunu alsam duş için kurulanmaya iş görür mü 1 haftalığına
0
fff02561
(09.01.22)
Seyahatlerimde havlu olarak şunu kullanıyorum çok memnunum.
Valizde kapladığı yer de bir avuç.

www.decathlon.com.tr
0
Mirket
(09.01.22)
Tabii ki de is gorur. pestamel falan olsa daha iyiydi yer icin
0
ala09
(09.01.22)
Ben de peştamal demeye gelmiştim.
0
hair freak
(09.01.22)
El havlusu bile yeterli oluyor. Denedim.
0
işimdeyim gücümdeyim
(09.01.22)
saolun cevaplar için. malesef linktekini almaya zaman yok. plaj havlumu götürüyorum öyleyse.
0
🌸fff02561
(09.01.22)
(2)

İzmir Dermatolog Önerisi

alaimisema
Erkek tipi olmayan normal saç dökülmesi için doktor arayışındayım. Özel/devlet fark etmez gidip memnun kaldığınız doktor var mı? İlgili ve bilgili olmasını istiyorum. Özel muayenehane de olur. İnternetten arayayım dedim ama bulamadım önerilen bi doktor.
Erkek tipi olmayan normal saç dökülmesi için doktor arayışındayım. Özel/devlet fark etmez gidip memnun kaldığınız doktor var mı? İlgili ve bilgili olmasını istiyorum. Özel muayenehane de olur. İnternetten arayayım dedim ama bulamadım önerilen bi doktor.
0
alaimisema
(01.01.22)
Erkek tipi olmayan ama 'normal' olan saç dökülmesini bilemedim ama Seboreik dermatit için şu hekime gidip ilgililiğinden memnun kalmıştım.
Tavsiye ederim.

Ama yine de önce bir devlet hastanesine gidip kan değerlerine baktırsan daha ucuza mal edebilirsin. Demir ve Ferritin önemli.

www.izmirekolhastanesi.com
0
Mirket
(02.01.22)
gözüm kapalı tavsiyem: Ali Tahsin Güneş
0
la lykia
(02.01.22)
(13)

Babamın pazar çılgınlığı, bu normal mi?

hadi ya la
Kendisi 64 yaşında, annemle birlikte iki kişi yaşıyorlar evde. Köyde yoksulluk içinde büyümüş, meslek sahibi olunca durumu düzelmiş biri.Kendimi bildim bileli her gün iş çıkışı şehrin farklı yerlerinde kurulan pazarlara gidiyor. Kilolarca ihtiyaç olmayan sebze meyve ile geliyor eve. Geçen gün 10 pak
Kendisi 64 yaşında, annemle birlikte iki kişi yaşıyorlar evde. Köyde yoksulluk içinde büyümüş, meslek sahibi olunca durumu düzelmiş biri.

Kendimi bildim bileli her gün iş çıkışı şehrin farklı yerlerinde kurulan pazarlara gidiyor. Kilolarca ihtiyaç olmayan sebze meyve ile geliyor eve. Geçen gün 10 paket peynir almış, bembeyaz sünger gibi 10 kilo domates ve onlarca poşet ihtiyaç olmayan sebzeyle gelmiş. Neredeyse her gün böyle

Annem de her seferinde yakınıyor, anlatamıyorum bu adama diye bana dert yanıyor. Bütün balkonlar, dipfriz, buzdolabı, kiler ağzına kadar gıdayla dolu. Her hafta kilolarca sebze meyve çürüdüğü için çöpe gidiyor. Anneme kullan işte yemekte yeriz diyor ama bunun mantıklı bir açıklaması yok.

Bu normal olabilir mi, ne yapabiliriz?
0
hadi ya la
(27.12.21)
Oniomania, bir hastalıktır. Psikiatrik destek almanız lazım.
0
Mirket
(27.12.21)
çarşı pazar işi hobisi olmuş. ihtiyaçtan fazla almak tabi ki normal değil.
0
lazpalle
(27.12.21)
Bence de alisveris hastaligi var. Bunu kiyafet kozmetik falan ilgisi olmadigi icin gida alisverisiyle yansitiyor.
0
hot potato
(27.12.21)
aa aynı benim babam. benim gözlemime göre 1. can sıkıntısı ve hobi olarak yapıyorlar bunu
2. bol alışveriş yapıp eve gelince saygı görecekmiş diye düşünüyorlar

ülkemizdeki 60 yaş üzeri erkekler normal değil bence, düzelmez.
0
dafuq
(27.12.21)
bu artık ülkemizde yaşamanın ve mutsuzluğun bir sonucu. sürekli tasarruf etme kar etme kafa yapısıyla bozulan algı. bir sürü emekli ve travmatik kişide görülen hareketler.
0
mikahakkinen
(27.12.21)
Maalesef hayatın bir döneminde yoksulluk ya da yokluk yaşamış insanlarda yaşanan bir durum.

Şimdi imkanım varken alayım, ilerde bir aksilik olur alamam düşüncesiyle alıyor.

Bir dönem ben de yaşadım benzerini oradan biliyorum.

Bir de diğer arkadaşların dediği gibi, yaş ilerledikçe ben işe yaramıyorum algısı oluşuyor büyüklerde. O yüzden "bak yemek getirdim" gibi şeylerle işe yarar hissetmeye çalışıyor. Anladığım kadarıyla aranız kötü değil. Bazı konulara dahil edin. Fikrini alın falan. Önemli hissetsin.

Konuşmayı deneyin baktınız olmuyor bir destek iyi olabilir. Uygun bir dille anlatırsınız.
0
anten
(27.12.21)
Bi gün satın alıyorsa bi gün gıdayı işlemekle geçirmeye ikna edin. Kurutsun, kavanoz yapsın, reçel yapsın vs. Böylece hem yemekler bozulmaz, hem daha az alışveriş yapar, hem de işe yarar hissetmeye devam eder. Fazla şeyleri de komşulara, ihtiyaç sahiplerine falan dağıtırsınız.
0
plutongezegendegilmi
(27.12.21)
Bunun üstüne gitmek lazım, benim önerim pazar tezgahı kiralayıp. Bir süre halden bolca alsın satsın. Belki rahatlar içi. Alma duygusu körelebilir.
0
ykyt
(27.12.21)
En guzel yorumu dafuq yapmis. Yoksulluktan degil.

"bol alışveriş yapıp eve gelince saygı görecekmiş diye düşünüyorlar"

Suradan super peynir buldum muhabbeti gibi iste. Peynir kimsenin umrunda degil.
Adam bir sekilde "ise yariyorum hala olmedim" davranisi gosteriyor.

Duzelmez ben duzelen gormedim.
Pazari birakinca da baska seye saracak. Atiyorum saatci bulacak hergun onu darlayacak.
Haftada 2 kere evdeki saatleri tamir ettirecek.
0
divit
(27.12.21)
babam da sürekli çay bardağı alıyor. alışveriş hastalığı işte sosyalleşmek için çarşı pazar geziyor. yapıyor böyl şeyler babalar.
0
Hallegadola
(27.12.21)
normal değil. azaltmasını sağlayabilirsiniz. baba bana 1 kilo kars kaşarı alır mısın gibi? hedef verin. dedem de sezonluk ürün seçer şu sıralar şehir dışından pekmez getirtiyor. herkese getiriyor.ama atılmıyor.
0
gatherer
(27.12.21)
@plutongezegendegilmi + 1 —burada önerilen satın aldıklarını işlemek uğraşı, bir yakınımız için işe yaramıştı. bir sürü domates aldıysa; gel otur bunun salçasını yap o zaman diyeceksiniz. hem meşgul olmuş oluyor, hem daha işe yarar hissediyor, hem de mutfaktaki dengeyi (her yerin dolup taşması) az buçuk kavrayınca daha dengeli alışveriş yapmaya başlıyorlar.
0
kaptankedi
(27.12.21)
hobi bahçesi en güzel çözüm.

arkadaşımın babası 2 dönüm bahçe arazisi aldı. sıfırdan herşeyiyle 2 katlı ev ve sebze bahçesi, kümesler vs. hepsini kendisi yaptı tek başına, yardım almadan. bir yerden sonra kendini amorti de eder. salkım domates satar, ot satar (reyhan, semizotu vs) keklik, tavşan satar, organik yumurta satar.
0
gabe h coud
(27.12.21)
(2)

Vücuttaki çorap izinin hastalık belirtisi olması

Unde bach canim
Spor salonuna giden bir insan olarak orada bulunan bir arkadaşım, giydiğim uzun çorabın bacağımdaki İzinin Spor salonda kaldığım 1 saat boyunca geçmediğini söyleyerek bana kan değerlerinde bir problem olabileceği nedeniyle doktora gitmemi söyledi. İnternetten biraz baktığımda yüksek tansiyon nedeniy
Spor salonuna giden bir insan olarak orada bulunan bir arkadaşım, giydiğim uzun çorabın bacağımdaki İzinin Spor salonda kaldığım 1 saat boyunca geçmediğini söyleyerek bana kan değerlerinde bir problem olabileceği nedeniyle doktora gitmemi söyledi. İnternetten biraz baktığımda yüksek tansiyon nedeniyle olabileceği falan yazıyor ama tabii ki internetteki bilgilerle kuyuya inilmeyeceğini farkındayım. Sigortam olmadığı ve fiziksel olarak vücudumda bir sıkıntı hissetmediğim halde sizce bu veriye dayanarak hastaneye gitmek saçma olur mu? Var mı bu bilginin aslı astari?
0
Unde bach canim
(26.12.21)
alt tarafı su toplamışsındır muhtemelen.
0
e mice
(26.12.21)
Uzun süre ayakta durduğun günler ayaklarda ağrı, ayaklarda aşırı sıcaklık hissi, bacaklarda varis benzeri oluşumlar da varsa bir kalp damar cerrahına görünmende fayda var.
Onun dışında zaman zaman tansiyonunu ölçtürmen, değerler yüksek ise bir dahiliyeciye görünmen gerekir.
0
Mirket
(26.12.21)
(18)

250 gr paket filtre kahveyi kaç günde bitiriyorsunuz ?

dodonene
durum analizi yapmak için merak ediyorum.
durum analizi yapmak için merak ediyorum.
0
dodonene
(24.12.21)
Tam olarak 1 ay.
Kahveyle çok seviyeli bir ilişkim var.
0
Amaranta ursula
(24.12.21)
15-20 gün.
0
Bruce
(24.12.21)
20 gün kadar gidiyor. İki kişiyiz. Ama bizde haftaici sadece akşamları iki fincan demleniyor.
0
fraise
(24.12.21)
Tek başıma içersem ortalama 1 ay gidiyor.
0
her seye atarlanan adam
(24.12.21)
Günde 1 mug = 8 gr.

250 gr / 8 gr = 1 Ay
0
Mirket
(24.12.21)
5-6 gün. Iki kisi.
0
logisticsmanager
(24.12.21)
Tek başıma bir haftalık süreyle sanırım sorun bende. 2 yemek kaşığı kahve koyuyorum, günde ortalama 3 kupa içiyorum.
0
akhenaten
(24.12.21)
İki kişi, bir hafta. Ayda ortalama bir kilo çekirdek kahve tüketiyoruz.
0
kobuzchu kiz
(24.12.21)
günde 27 gr. 9-10 günde bitiyor. oha ya :(
0
bruges
(24.12.21)
1 ay
0
hayirsiz
(24.12.21)
Teoride 20-25 gün olması lazım ama daha az gidiyor sanki. Her gün tek ölçek (10-12gr) filtre kahve yapıyorum.
0
nhk ni youkosu
(25.12.21)
Valla direkt kac gunde bitiriyorsunuz sorusu cok da saglikli sonuc vermez gibi. Niye oyle dedim? Cunku ben 250 gr kahveyi ortalama bir ayda bitiriyorum ancak sadece hafta sonu yaparak bir ayda bitirebiliyorum. Yani gercek gun hesabiyla 8 gun falan oluyor ancak toplam gun itibariyle ise 30 gun yapiyor. Simdi 8 gun mu dogru cevap yoksa 30 gun mu bilemedim.
0
j r r tolkien hayrani
(25.12.21)
her gun 30 gram kahve ve 500ml su
1 hafta nerdeyse
0
try again fail again fail better
(25.12.21)
kupa için 20 gr ve günde 1 kupa
0
Goldstein
(25.12.21)
ofise çok gidersem 3 ay, genelde evdeysem 1.5 ay içinde bitiyor.
0
golgi aygıtı
(25.12.21)
Her gün 20 gr v60 için nitelikli çekirdek
Haftada 2 3 gün 10'ar gramdan elimde olan cekirdeklerden biri ya da 2 çekirdek harman yapıyorum Türk kahvesi için

Bazı zamanlarda elimde omni kavrum varsa moka potta da 16 gr kadar kullanıyorum, o gün v60 es geçiyorum

2 günde 1 de 50 gr fiyat/performans çekirdek cold brew için. Bunu kilogramlık paketlerde alıyorum 6 hafta falan gidiyor ara verdiğim günler oluyor vs.

250 gr 10-12 gün anca yetiyor

Hangi yöntemle demleyeceksiniz, içme sıklığınız ne olacak bunlara göre değişir. Arkadasim filtre kahve makinasinda 10 gr kullanırken ben v60'ta 20 gr kahve 300 ml su kullanıyorum mesela, bazen çekirdeğe göre 15 gr kahve 240 ml su 1/16 yapıyorum
0
sen de git sen de unut
(25.12.21)
2 kişi her gün birer kupa içiyoruz genelde, 10-11 günde bitiyor.
0
oldtimer
(25.12.21)
2 kişi aylık tüketimimiz 500-600 gr.
0
orpheus
(25.12.21)
(9)

Yüzey temizleyici

sanguine
Evde yerleri silerken kovaya ne koyuyorsunuz?Ben mintaxın dandik kokulu bir yüzey temizleyicisini koyuyorum ve kesinlikle temizlemiyor artık eminim. Ne kullanmalı? Hem temiz koksun hem gerçekten temizlensin. Evin salonu ve odası parke geri kalanı fayans bu arada.
Evde yerleri silerken kovaya ne koyuyorsunuz?

Ben mintaxın dandik kokulu bir yüzey temizleyicisini koyuyorum ve kesinlikle temizlemiyor artık eminim. Ne kullanmalı? Hem temiz koksun hem gerçekten temizlensin. Evin salonu ve odası parke geri kalanı fayans bu arada.
0
sanguine
(24.12.21)
Sıvı arap sabunu
0
esin
(24.12.21)
Valla ben yüzey temizleyicilerin pek de temizlemedğini, sadece kısa süreli parfüm sunduğunu düşünüyorum. O yüzden son birkaç yıldır sadece su kullanıyorum ya da üzerine sirke ekliyorum.
0
Amaranta ursula
(24.12.21)
Yüzey temizleme dediğimiz olay, robotun süpürmeyi ihmal ettiği tozların ıslak bir bezle alınması değil mi? Ben yüzey temizleyiciyi hoş bir koku bıraksın diye kullanıyorum.

Herhangi bir yerde bu işlemin yetersiz kalacağı ekstra bir durum varsa orada daha güçlü temizleyicilerle ekstra bir işlem gerekir tabii.
0
Mirket
(24.12.21)
www.trendyol.com Bundan almıştım , hanım çok beğendi :) Marka olarak bundan almıştım, verdiğim alışveriş linki ile alakam yok.
0
synax
(24.12.21)
Bir miktar yüzey temizleyici (cif idi sanırım) ve biraz çamaşır suyu.
0
ruhen hastayim ben
(24.12.21)
mr. muscle pembe
0
deartheodosia
(25.12.21)
çok kirli bişi varsa bi kapak çamaşır suyu. eğer yoksa sadece su. yüzey temizleyicinin para tuzağı olduğunu düşünüyorum ve alerji yapıyor
0
photo85
(25.12.21)
Deterjan dokuyorum ben biraz. Bir de bazen yumusatici, camasir suyu vs artik elime ne gecerse.
0
j r r tolkien hayrani
(25.12.21)
Arap sabunu +1
0
auroraaurora
(25.12.21)
(9)

kabızlık için ilaç

su492
rejim yapmamdan ötürü oluştu sanırım. hiçbir meyve sebze kar etmedi geçirmek için. kullanıp memnun kaldığınız bir ilaç var mı acaba?
rejim yapmamdan ötürü oluştu sanırım. hiçbir meyve sebze kar etmedi geçirmek için. kullanıp memnun kaldığınız bir ilaç var mı acaba?
0
su492
(23.12.21)
yeterince su içmiyorsunuz demek ki, çok daha fazla su için.
turşu falan gibi doğal prebiyotik alın.
sabahları aç karnına suyla seyreltilmiş ya da normal doğal sirke için.

ilaç olarak da duphalac en zararsızı ama yine de doktora danışın tabii.
0
blatta hiberna
(23.12.21)
Günde en az 20 gr. posa almanız gerekmektedir. Diyet yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli konulardan biri bu.
Kalori saymanın yanında posa(fiber) miktarını da saymanız gerekir.
Miktarı tutturursanız zaman içinde kabızlığınız geçecektir.
Posadan zengin gıdalar listesiniinternetten bulabilirsiniz.
Bu gıdalar diyetimi bozuyor diyorsanız sporcu gıdaları satan sitelerden fiber alıp kullanabilirsiniz.

Bütün ilaçlar bağırsak tembelliği yapar ve bu sorunu ömür boyu çekmenize sebep olur. Mecbur kalmadan kullanmayın.
Mavi yakalı bir işte çalışmıyorsanız Her gün yürüyüş yapın.
Her gün aynı saatte ihtiyacınız yoksa bile tuvalette oturmayı ıkınmadan yapmaya çalışmayı deneyin.
Klozet kullanıyorsanız klozetin önüne ayaklarınızı yükseltecek bir yükselti koyun.
urun.n11.com
0
Mirket
(23.12.21)
müsil diye bişi vardı eskiden hala var mı bilmiyorum eczaneye sorsanız daha iyi olur aslında. birde kuru kayısı denediniz mi?
0
selam
(23.12.21)
Duphalac kullandım ben ameliyatımdan sonra haftalarca. Kabızlık nedir unuttum
0
zimbirik
(23.12.21)
Sabah aç karnına 2 kap dupalac çözdpydü bende. Ytd ama.
0
the real brad pitt
(23.12.21)
kabak cekirdegi yagi ya da avuc avuc cig kabak cekirdegi.
0
65 derece
(23.12.21)
günde bir adet magnezinc tablet sorunu çözer artı olarak magnezyum açığını kapatırsın.
0
orpheus
(23.12.21)
Gün kurusu veya kuru kayısı + bol su ilaca gerek kalmadan hallolur.
0
Uncle Sam
(23.12.21)
Dulcolax kullanmıştım. Gece aldım ilacı sabaha etki etmişti.
0
hrvl
(23.12.21)
(1)

buharlı pişirici

ted
https://www.hepsiburada.com/fakir-tolero-buharli-pisirici-p-MTFAKTOLERObu linkteki gibi buharlı pişiricilerden kullanan var mı aranızda? memnun musunuz? hangi markanın hangi modelini kullanıyorsunuz? kullandığınız modeli önerir misiniz?et pişirmeyeceğim, sadece sebze ve pirinç için kullanmak istiyor
www.hepsiburada.com

bu linkteki gibi buharlı pişiricilerden kullanan var mı aranızda? memnun musunuz? hangi markanın hangi modelini kullanıyorsunuz? kullandığınız modeli önerir misiniz?
et pişirmeyeceğim, sadece sebze ve pirinç için kullanmak istiyorum.
0
ted
(21.12.21)
Daha önce bunun aynısı Blue House markalısını aldım. Çok başarılıydı. Bozulduğunda yedek parça gerektiğini ama firmasının battığını öğrendim.

Sonra A101'den Kiwi markalısını aldım. Emsallerinden kat kat ucuzdu. 100 küsür liraydı. Sebze için çok başarılı. Ancak istediğim miktarda pirinci alacak kap bu aletin içine sığmıyor. Ona bir çözüm bulamadım.
Yolladığın linkteki fiyatı görünce Kiwi'mi daha bir sevdim :)
0
Mirket
(21.12.21)
(5)

70 bin paranız olsa kaç tane fon alırdınız ?

senbensennedenbenlen
Bir adet fon mu alırdınız yoksa sepet mi yapardınız ? sadece fon alınacak.tşk
Bir adet fon mu alırdınız yoksa sepet mi yapardınız ? sadece fon alınacak.

tşk
0
senbensennedenbenlen
(19.12.21)
Abartmamak kaydıyla sepet yapmak iyidir.
0
ovungec zeus
(19.12.21)
Yumurtaları aynı sepete koymamak her zaman iyidir.
0
Mirket
(19.12.21)
Borsa'dan az, vadeliden fazla kazanan değişken fona koyarım. Fon yöneticisinin de güven vermesini isterim. Örneğin: twitter.com
twitter.com
0
rastinon
(19.12.21)
kesinlikle sepet, 7 fon yap 10k'dan, takibi de kolay olur.
0
marlonbranda
(20.12.21)
fonlarin sayisi degil icerigi onemli. tek bir fonla cok cesitlilik yakalanabilecegi gibi birden fazla fonda ayni seylerin tekrar etmeyeceginin bir garantisi yok.
0
hot potato
(20.12.21)
(6)

Maasim temel hicbir seye yetmiyor

goklerdengelenkarar
Kyk + 1 kredi var. Okula giden cocugun masrafi var (devlet okulu) Faturalar. Mutfak giderleri. Ulasim giderleri. Saglik giderleri. Lojman aidati. Aldigim maas asgari ucret duzeyinde degil, yüksek. Standartlari dibe kadar cekmis durumdagiz, ki hatta bir standart yok bile. Bu maasla hicbir sey tam ol
Kyk + 1 kredi var.
Okula giden cocugun masrafi var (devlet okulu)
Faturalar. Mutfak giderleri. Ulasim giderleri. Saglik giderleri. Lojman aidati.

Aldigim maas asgari ucret duzeyinde degil, yüksek.

Standartlari dibe kadar cekmis durumdagiz, ki hatta bir standart yok bile.

Bu maasla hicbir sey tam olmuyor. Hep bir fire var. Mutfak giderine bile yetmrz hale geldi.

Hersey aksamaya basladi. Hicbir odemeyi yapamiyorum. Tasarrufla da olacak is degil.

Boyle giderse cevirmek icin borc dongusune girmek zorunda kalmaktan korkuyorum. Gelirin artmasj ya da ek gelir imkanim yok.

Calisip didinmeme, tutumlu yasamama ragmen dibe dogru cakiliyorum. Ki herkes de benzer durumda, o da malum.

Ne yapacagim ben? Cok kotu hissediyorum kendimi. Hicbir odememi yapamaz hale geldim yeni bir odeme kalemim olmamasina ragmen.
0
goklerdengelenkarar
(18.12.21)
Valla gelirin artması ya da ek gelir imkanı yoksa maalesef tek yol borç döngüsü gibi duruyor.
0
j r r tolkien hayrani
(18.12.21)
Üstad allah yardım etsin. Tarla falan birşeyler yok mu? Birşeyler satsan.
0
komando kani var bende
(18.12.21)
birincisi hemen hemen herkesin böyle olduğunu bil, bu senin şahsi başarısızlığın değil.

banka kredi işlerinden anlamam ama tüm borçlarını kredi çekip kapatıp ardından krediyi uzun vadede ödeme olayını araştır. belki bir faydası olur.

ben market alışveirşine çıkarken eskiden tek marketten alır dönerdim, artık 3 4 market gezip fiyat nerede uygunsa oradan alıyorum.

20 liraya aldığım türk kahvesi bile 40 lira olmuş.

pazara çıkamaz oldum, pazar fiyatları marketlerin sebze reyonlarından çok daha yüksek, pazar olduğu gün markete gidip sebze meyve alıyorum çünkü halk günü yapıyolar fiyatları uygun oluyor(yerel bi market zinciri)

bunun dışında dediğin gibi sıfır lüks, yok öyle gezmek tozmak çocuğu alayım bi sinemaya götüreyim falan. tek eğlencemiz evdeki internet.

sigara kullanıyorsan ciddi bir masraf, sarılmış tütüne dön, paketi 5.5 lira civarı.

araç kullanıyorsan kullanmayı bırak, yakıt makıt uçtu gitti.

okuldan istedikleri herşeyi almak zorunda değilsin emin ol, çoğu insan ya fuzuli görüp almıyor ya da cidden parası yok.

borç batağında olmayan tanıdığım yok ne yazık ki. hiç olmayının bütün kartları full dedim ya ekonomiyi bu hale getirenler utansın.

bizim de başımızda hastalık var, o yüzden çalışamıyorum, sık sık hastaneye gidiyoruz git gel 300 lira taksi parası sadece. ben de sıyırdım ama belli etmiyorum.
0
killerbee
(18.12.21)
Hayatta alıştığımız/vaz geçemediğimiz bir çok şey bu giderler kapsamında sayılabilir. Ama kendimiz için bir çok şeyi lüks kapsamında görmeyiz.
Tavsiyem size göre maddi durumu daha aşağıda olan kimselere göre aradaki bu gibi farkları gözlemlemeniz.

Zamanında bir evde misafirlikteyiz.
Ev sahibi, maddi durumlardan konu açıldığında: bir kaç yerden kira aldıklarından ve "anca" yettiğinden bahsetti. Emekli maaşları o esnada söz konusu olmadı tabi. Kaldıkları ev de kendilerinin.
Ben de o "anca" kelimesine takılarak : dışarı çıktığımızda ihtiyacımız olmamasına rağmen bir şeyler almaya hala devam ediyorsak tabi para yetmez gibisinden bir şeyler söyledim.
Üstelik yaşadıkları yer küçük bir ilçe olmasına rağmen "anca" yetiyor kazandıkları.

Neyse.. öze dönersek bizi harcamaya yönelten hareketlerimizi kısmamız şart. Kaldı ki bu yeni sene için dünyada maddi zorlukların ya da pahalılıkların biraz daha kendini göstereceğine dair uzman görüşleri var.
Parayı tek başına dolara çevirmekte bir çözüm değil çünkü dolara güvenerek harcamaya olan meyil de artıyor.
Çözüm kendi hareketlerimizi kısıtlamak. Büyük paralar küçüklerin bir araya gelmesi ile oluyor.
0
Erva
(18.12.21)
Borç al veya kredi çek diyen arkadaşlara kulak asmadan, ne kadar uzun vadeli olursa olsun borçtan, krediden uzak durarak ve hatta varsa kredi kartlarının kullanımını da bırakarak, yaşamsal olmayan ihtiyaçlardan (kahve, vs) vazgeçerek bu günlerin geçici olduğunu ummak ve beklemekten başka şu aşamada yapılabilecek bir şey yok maalesef.
0
Mirket
(18.12.21)
ben farklı bir şey söyleyeceğim. oldubil, fups ve param adlı mobil uygulamalara kredi kartından vade farksız nakit aktarabiliyorsun. en azından faizsiz borçlanma yapabilirsin buradan. param aylık 400tl, oldubil ve fups 1200 tl faizsiz nakit çektiriyor.
0
xrated
(18.12.21)
(5)

Tarihi kimden okumalıyız

metal69
Dünya tarihi, Osmanlı tarihi, Türk Cumhuriyet tarihi kimden okunur?Ben şu an İlber Ortaylı hocamdan tarih okuyorum, doğru yoldayım muhtemelen.
Dünya tarihi, Osmanlı tarihi, Türk Cumhuriyet tarihi kimden okunur?

Ben şu an İlber Ortaylı hocamdan tarih okuyorum, doğru yoldayım muhtemelen.
0
metal69
(18.12.21)
Tarih derken, Göbeklitepe tarihinden mi bahsediyorsun Cumhuriyet tarihinden mi? İlber Hoca başlangıç seviyesi için iyidir.
Ben kişilerin hatıralarından okumayı seviyorum.
Mesela
Thomas Edward Lawrence - Bilgeliğin Yedi Sütunu
Charles Townshand - Mezopotomya Seferim
Mehmed Akif - 93 Moskof Harbi ve Başımıza Gelenler
M Şevki Yazman - Kumandanım Galiçya Ne Yana Düşer
Cemal Paşa - Hatıralar
0
Mirket
(18.12.21)
temel siyasi tarih/dünya tarihi için oral sander.
0
halanne
(18.12.21)
Laurence Waddell ve David Livingstone ilgini çekebilir.
0
dostumturkdemissinamabukizzenci
(18.12.21)
William H. Mcneill- Dünya Tarihi
Türk Dış politikası için de Baskın Oran iyidir.
0
Amaranta ursula
(18.12.21)
Alaeddin Şenel -İnsanlık Tarihi
Modern Türkiye’nin Kuruluşu
0
kaset
(18.12.21)
(2)

arsa hisseli daire

fatihreis
anadolu yakasında uygun fiyatlı eski binalar görüyorum, başımı sokacak yer lazım kira ile ugrasmak istemiyorum 200-250 civarı, tavsiyeleriniz nelerdir bu konuda?
anadolu yakasında uygun fiyatlı eski binalar görüyorum, başımı sokacak yer lazım kira ile ugrasmak istemiyorum 200-250 civarı, tavsiyeleriniz nelerdir bu konuda?
0
fatihreis
(14.12.21)
Hissedar hisselerinden biri haczedilirse büyük sıkıntı yaşayabilirsin.
Belediye bir gün, 3 vakte kadar yıkacağım ben bu kaçak yapıyı diyebilir, yıkıp yıkım ücretini senden isteyebilir.
Bir gün bir sebepten kamulaştırma olursa, devlet paranı konut fiyatından değil, arsa fiyatından öder, zarar edersin.
Son imar barışından istifade etmeyen komşuların ya parasız ( sorun değil) ya da huysuz ve uyumsuz(sorun) dur.
Satmaya niyetlendiğinde alıcı aynı tereddütleri taşıyacağı için satmakta zorlanırsın.

Ek olarak: Şantiye elektriği ve suyu kullanıyor olmalılar ki elektrik ve suda kallavi faturalar ödersin.
0
Mirket
(14.12.21)
Son imar barışında ödeme ortak yapılmak zorundaydı ama tapu çıkarma işinde herkes birbirinden bagımsız olacak diye biliyorum.

satarken kredi çekilemediği için görece ucuza satarsınız ama zaten görece ucuza alıyorsunuzdur.
0
liberal
(15.12.21)
(3)

Pharmaton kullaninca uyuyamıyorum geceleri.

stavro
Bir bende mi oluyor?
Bir bende mi oluyor?
0
stavro
(14.12.21)
Sabah alman gerektiğini biliyorsun. Değil mi?
0
Mirket
(14.12.21)
Sabah kullanılır gün boyu emilim olsun diye
0
Survivorman
(15.12.21)
Evet sabah kahvalti ile birlikte alıyorum.
0
🌸stavro
(15.12.21)
(5)

Ev Hırsızlığı

ashleybon
Tanıdığımız birisinin evimizden altın gibi olmasa da değerli bir şey çalması durumunda şikayetçi olabiliyor muyuz? Avukat mı tutmak gerekir polise mi haber vermeliyiz?Yaklaşık 2000tl lik param ve kişisel eşyam çalındı.Kanıt olarak eve gelmesi durumunda belirgin bir durum yok. Bir de ortak tanıyanlar
Tanıdığımız birisinin evimizden altın gibi olmasa da değerli bir şey çalması durumunda şikayetçi olabiliyor muyuz? Avukat mı tutmak gerekir polise mi haber vermeliyiz?
Yaklaşık 2000tl lik param ve kişisel eşyam çalındı.
Kanıt olarak eve gelmesi durumunda belirgin bir durum yok. Bir de ortak tanıyanlar da aynı durumdan şüphelenmişler. Paralarını ve eşyalarını çaldığından eminler.
0
ashleybon
(14.12.21)
Savcılığa, ilgili kişiden şikayetçi olduğunuza dair durumu anlatır bir dilekçe verin.

Ama elinizde, şahsın çalma eylemini yaparken bir video kaydı, seri numarası tespiti yapılmış paraların onda çıkacak olması, fatura ve seri numarasıyla size ait olduğunu kanıtlayabileceğiniz bir malın onda bulunması gibi bir kanıt yok ise, şahısla kötü olmak dışında bir kazanımınız olamayacağı için, bir soğuk su içip, şahsı yanınızdan uzaklaştırmak en uygun hareket tarzı olur.
0
Mirket
(14.12.21)
eger eminseniz sucu tekrar ettirseniz?

eve gizli kamera yerlestirip, bir yerlere degerli esyalar veya seri numarasi alinmis para birakip hicbir sey yokmus gibi misafirlige davet etseniz?
0
la lykia
(14.12.21)
la lykia

+1
0
ehti
(14.12.21)
@la lykia eğer bilinçli yapıyorsa tekrar etmez çünkü çaldığını yüzüne söyledim, geri istedim tabii ki kabul etmedi.
0
🌸ashleybon
(14.12.21)
Elinizde bir delil ya da görgü tanığı olmadan bu suçlamaya yaparsanız iftira nedeniyle size dava açabilir biri akıl verirse.

Zaten elinizde kesin delil yoksa siz de emin olmayın "nasıl olsa X'den bilirler" diye aynı ortamlarda bulunan birinin yaptığı bir olay da olabilir.
0
John Bloor
(14.12.21)
(5)

bitki bakım-sahiplendirme

erenderk
1. https://ibb.co/Y8sFYC6 bunu nasıl cıvıl cıvıl bir bitkiye dönüştürebilirim?2. https://ibb.co/n7P1j8K bunu sahiplenmek isteyen var mıdır? (konum: Mecidiyeköy)
1. ibb.co bunu nasıl cıvıl cıvıl bir bitkiye dönüştürebilirim?
2. ibb.co bunu sahiplenmek isteyen var mıdır? (konum: Mecidiyeköy)
0
erenderk
(14.12.21)
Yumurta kabuğunu fırınla, sonra havanla ez. Muz kabuğuyla karıştır. Blenderdan geçir, altına dök. Bir de çift saksı olunca bir gün kazara fazla su verirsen dreyn edemez, çürütürsün.
Benjamin'mi o garibim?
0
Mirket
(14.12.21)
Merhaba sahiplendirmek istediğiniz bitkinin adı nedir? iç mekana uygun mu?
0
1903 24
(14.12.21)
valla isimleri ne bilmiyorum. benjamin lafları dolanıyordu bi ara, benjamin'dir heralde. iç mekan bitkisiymiş. ofis ortamı olduğu için belirli zamanlarda güneş alıp sabit kalabilecekleri bir yerde değiller. ikincisini benim kurtarmam imkansız. ilki daha çetin olduğundan kendim halledeceğim ama sir benjamin bitkison'u almak isteyene vereceğim. başka şansı yok.
0
🌸erenderk
(14.12.21)
1 için konuşuyorum, o yukayı unutun ve su vermeyin. sulama yapacağınız zaman da (ayda 1 yeter) saksının dibinden az miktarda su vermeniz yeterli. sıcak sever, hava akımı sevmez, toprağı kuru ister, her şeyi düzgün yapsan da ne uzar ne kısalır lanet ama güzel bir bitkidir :)
0
evde liyakat kalmamis
(15.12.21)
Hasta benjamine talibim.
0
clia
(16.12.21)
(19)

"en kötü kurumsal firma, en iyi patron firmasından evladır"

estranged
bu "genelleme"ye yüzde kaç oranında katılırsınız?
bu "genelleme"ye yüzde kaç oranında katılırsınız?
0
estranged
(14.12.21)
0
0
PoscheN
(14.12.21)
Ne yapmak istediğine, nasıl çalışmak istediğine bağlı. Kurumsal şirkette prosedür ve bürokrasiye takılan bir çok süreci patron şirketi ile 5 dk'da çözebilirsin. Bu süreç yıllık zam oranı da olabilir, ekibi büyütme kararı da olabilir, ofise kahve makinesi almak da.

Patron iyiyse %0 katılırım. Patron normalse %40 katılırım. Patron kötüyse %80 katılırım.
0
Bruce
(14.12.21)
Ben de katılmam. Evet prensip olarak kurumsal firmada çalışmak daha derli toplu bir iş hayatı sunar size. Maaşınız asla aksamaz örneğin. Ama iş hayatındaki mutluluğun temel belirleyici noktası ilk amirinizdir. Muhteşem bir düzgünlükte işleyen bir sistemi olan harika bir kurumsal şirkette dahi ilk amiriniz sizi canınızdan bezdirebilir.
0
pispinti
(14.12.21)
80
0
rewlack
(14.12.21)
"...iş hayatındaki mutluluğun temel belirleyici noktası ilk amirinizdir." Çok doğru bir tespit.
Genellemeye ben de katılmıyorum.
0
ganbatte
(14.12.21)
Ben de çok katılmıyorum. Yerine göre patron firması çok daha iyi ve esnek olabiliyor. Kurumsallar ise çok hantal olabiliyor bazen. Bence bu genelleme yanlıştır.
0
roket adam
(14.12.21)
ikisinde de calistim, kendine gore avantajlari ve dezavantajlari var ikisinin de. ilk amirin iyi olup olmamasi kurumsal ya da patron sirketi olmasindan daha onemli cumlesine katiliyorum. sizin genellemenize katilmiyorum.
0
in vino veritas
(14.12.21)
Tamamen senin beklentilerin ve patron'un kişiliğiyle alakalı bir şey.
Kurumsal firmaların belirli bir standardı vardır. Her firma üç aşağı beş yukarı aynıdır.
Patron firması mükemmelle rezil arası bir yerdedir. İçine girmeden nerede olduğunu bilemezsin.
0
Mirket
(14.12.21)
%90 katilmam.

ilk amir cok onemli +1

iş hayatindaki huzurunuz buyuk olcude ilk yoneticinize bagli. ne kadar duzgun bir iletisim tarzi var, ne kadar adil ve etik vs.

iki senaryo dusunelim:

1. patron firmasi, patron etik degerleri olan adil olmaya calisan iyi bir insan. calistiniz alanda bilgisi ve deneneyimi cok iyi. elinden geldigince size bilgi ve deneyim katiyor ve etik is yapmaya calisiyor.

2. kurumsal firma, hicbir etik deger yok, hatta sirket kulturu birbirinin ayagini kaydirip yukselme uzerine kurulu. yalanlar, iftiralar, arkadan is cevirmeler. profesyonel gelisiminiz baltalandigi gibi surekli kendinizi korumaya calismaktan anksiyete bozuklugu yasiyorsunuz.

boyle iki alternatif arasindan kesinlikle patron firmasini tercih ederdim.

is hayatinda hicbir yerde, hicbir zaman %100 etik ve %100 adalet yok, olmayacak. ama en azindan bu degerlere inanan biriyle calismak daha iyi olur.

ornegin bazi buyuk sirketlerin kulturu tamamen bireysel rekabet uzerine kuruludur. ayaginizi kaydirmaya calisan ilk yoneticiniz bile olabilir. size verilmeyen bir is sanki verilmis ve siz yapmamissiniz gibi oyunlar oynarlar. veya ilk yoneticinize %100 itaat etmediginiz icin kendinizi bir anda kapi onunde bulursunuz.

hepsi sahit oldugum olaylar maalesef :(
0
la lykia
(14.12.21)
Sektörüne göre değişiyordur herhalde ama işim gereği en büyüklerden onlarca kurumsal firmada danışman olarak bulundum. Kötü kurumsal firma kadar enerji emen yer az bulunur. İçerideki insanlara sabır diliyorum öyle yerlerde.

Patron şirketleri de doğası gereği sektörüne, patronuna ve çalışanlara göre çok değişiyor. İlk çalıştığım yerlerden biri patron şirketiydi ama 5 ortaklardı. 4'ü ile aram iyiydi ama biri ile kötüydü. Onla kavga edip ayrılmıştım. O patron olmasa o şirketi çoğu kurumsal firmaya değişmezdim herhalde.
0
perferil
(14.12.21)
firmaya yöneticinize pozisyonunuza ve en önemlisi tecrübenize göre çok değişir.
0
patiska
(14.12.21)
%1 falan katilirim.
Nihayetinde benim rahatim ve bana olan getirisi onemli firmanin. Cok kral takilabilecegin patron firmasi var, surekli baski altinda ve mutsuz calisacagin kurumsal firma var.
Sahsen kurumsaldan patron firmasina gectim, eskisinden fazla kazaniyirum ve cok daha rahat takılıyorum.
0
stavro
(14.12.21)
hiç patron firmasında çalışmadım ama %99 katılıyorum.
0
gabe h coud
(14.12.21)
İlk amir çok önemli +1

Ama benim için kurumsal firma her zaman için tercih sebebi oldu. Maaşın aksamaz demişler, doğrudur. Başına biri gelip "sana ekmek veriyoruz" muhabbeti yapamaz. Benim çalıştığım kurumsal şirketlerde yeri geldi müdürü de şikayet edebildik. Bunu patron şirketinde yapamazsın.
0
SiyamkedisiZorro
(14.12.21)
Kurumsal firma dedigimiz firmalar ozunde zaten patron firmasi.
Patron sabah kalkip satislari begenmeyip ceo'yu kovabiliyor. Kimseye hesap vermek zorunda da degil.

Primin,maasin,zammin her sey patronun o sene verdigi hedefe bagli.

Girdigin yerdeki calisanlara bakmak lazim, kurumsal kafaya gecemedilerse firmanin ne oldugu cok da onemli degil.
Bazi yerlerde patron bile kendi yalakalari ile bas edemiyor.
0
divit
(14.12.21)
asla ve kat'a. kurumsal adi altinda turkiyede kac tane firma var acaba. adi kurumsal da olsa zaten haklarin cok az bu yuzden trde kurumsalligin bir sey ifade ettigini dusunmuyorum. ben de iyi gibi gorunen bir yerde calisiyorum ne bayramim var ne seyranim. isin kosullarina bakmak lazim sektor seni gece de calistirabilir, izinde de. diger ornek thy icin dusunursek maas indirimi yapildi pandemi zamani %30 kesinti! kim bir sey diyebildi? buyur sana kurumsal.
0
ala09
(14.12.21)
Cok net katilirim diyemem.
Yani misal koç şirketi patron firmasiysa denmez. Ama patronun sürekli başında olduğu bir işten bahsediyorsan yüzde 95 katilirim.
Örnek verirsem; bir tanıdığın forwarder şirketi var ve herkes mutlu. Zamaninda piyasanin en iyi maaslarini veriyordu, herkesi senede iki kere aileleri ile tatile cikarirdi falan. Çoğu çalışan da kurumsal forwarderdan gelenler.

Yani bu çok net söylenemez ama genellersek genelde kurumsal daha iyi. Denildiği gibi bugün patron firmasinda patrona geribildirim vermek zorken çoğu kurumsal firmada müdürüne geri bildirim verirsin yönetim tarzi vs ile alakalı.

Ben patron firmasinda calismam ama iyi patronun olduğu firma yok da diyemem. Çok rezil kurumsallar olduğunu da bilirim, mobbingin, asagilamanin normalleştigi.
0
logisticsmanager
(14.12.21)
Kolektif seyler deneyen tek tuk istisnalar disinda her firma patron firmasi. Once bunu anlamak lazim.
0
dunal
(14.12.21)
beklentilerine, kariyer hedefine göre de değişir bu ama genel anlamda katılmam. çok iyi patron firmaları da var, kurumsal görünen dandik şirketler de.
0
soft
(14.12.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.