Giriş
(15)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(24 saat)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(22 saat)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(22 saat)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(21 saat)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(20 saat)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+1
kimlanbu
(16 saat)
1. Hayatim alt ust olmadi ama plan yaparken cocuk faktoru hep aklimda. Adapte olmak diye bir sey yok zaten. Hastanede eline aliyorsun bir daha hic ayrilmiyorsun. Buyuduklerinde isler cok daha kolaylasiyor.

2. Zamani geldi hissi olusuyor.

3. Benim icin bu sorunun cevabi "su anlik evet." Yalniz ileri de ne olur bilemiyorum. Kimseyi korkutmak istemem ama bir arkadasimin son derece basarili ve normal bir cocukluk geciren oglu 20'lerin baslarinda universitedeki ilk yilinda sizofreni tanisi aldi... Mesela bu soru arkadasima sorulsa cevabi evet olur mu bilemiyorum ya da asiri derecede otizmli konusamayan bir cocuga sahip olan bir baba bu soruya evet der mi bilemiyorum...

4. Kimseye tavsiye verecek bir pozisyonda degilim. Sorumluluk sevmiyorsaniz hem cocuk hem de sizin icin oldukca zor olabilir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(15 saat)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(6 saat)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(5 saat)
(11)

bu pilates niye bu kadar önemli?

duyurukullanıcısı
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
-7
duyurukullanıcısı
(30.04.26)
Tayt giyilip ayak fetişi objesi olunuyor. O yüzden
-8
runaway
(30.04.26)
fazla kas yapmadan vucudu toparladigi icin bence. biraz da moda tabi.

bir erkek olarak ben de yapiyorum. core kaslari iyi gelistiriyor.
+3
lemmiwinks
(30.04.26)
çünkü kadınlar moda olan her şeyin kulu kölesidir. faydası var mı yok mu bakılmaz.
-12
yazar yazmaz yazan yazar
(30.04.26)
önce beyaz yaka silkelemesiydi, şimdi ev kadınlarına kadar indi. tayt giyip herkesi silkelemeye başladılar.
-9
mikahakkinen
(30.04.26)
yazar yazmaz yazan yazar +1

17 yıllık aktif sporcuyum anatomiyi diyeti baştan aşağı anlatıyorum beni dinlemez gider zattiri zort instagram ünlüsünün lafıyla iş yapar.

Geçen tanıdığım bir kadın şu sırt kütletmecilerden birine gitmiş yarım saatlik seansa 14 bin lira verip gelmiş...Git 5 şınav çek desem çekmez.
-2
yurtsuz john
(30.04.26)
benim bel ağrılarımı bitirdi. fıtıklı erkek bireyim. yüzmeyle beraber tabiki.
0
kveldulv
(30.04.26)
Çünkü pilates faydalı bir spor. Pilatesten çıkınca kendimizi iyi hissediyoruz, başka bir sebebe gerek var mı? Her pilates dersi aynı etkiyi vermiyor bu arada, doğru hoca ile yapılırsa o izometrik kasılmaların bağımlısı olabilirsiniz. Biraz zorlayan, ertesi gün kas ağrısı yaşatabilen pilates derslerini ben de seviyorum. Hot sculpt, pilates, barre vs fark etmez düşük etkili ama yüksek tekrarlı tüm egzersizlerin hastasıyım. Erkekler genel olarak güç antrenmanı sevdiği için bu tarz endurance geliştiren sporları küçümsüyorlar gibi geliyor
+6
kullanicadi
(30.04.26)
Ciddi derecede skolyozu olan kadının iki ay pilates sonrası postürünün gözle görünür derecede düzeldiğini gözlerimle görmüş fotoğraflarla belgelemişliğim var. Sıkılaşma ve göbek ve basende incelme konuları da cabası.
Pilates işe yaramıyor diyene sadece güler geçerim.
Sporun herhangi bir dalında ter döken her kim varsa eli öpülesidir ve pilates de ciddi bir spordur.
0
Mirket
(30.04.26)
kadınlar icin biraz daha vücudu sıkılastıran bir spor turudur. Ayrica salonlarda agirlik kaldırmaktan ziyade reformerlar, toplar falan daha eglenceli gelir bazı kadınlara gore.
0
acelaacedebela
(14 saat)
fiziksel etkisinden çok psikolojik bir etkisi var

3phd mi? pilates hocalığı mı? desen?

sanırım kadınların %90'ı pilates e gider
-4
🌸duyurukullanıcısı
(4 saat)
"kaynak: götüm" özgüveniyle konuşmak kolay tabi. aynı şeyi önceden yoga, meditasyon, hatta terapi için de söylediniz. şimdi sırada pilates var demek. anlamadığınız ya da size hitap etmeyen şeyleri değersizleştiriyorsunuz. pilatesin olayı düşük sakatlık riskiyle core gücünü, postürü ve beden farkındalığını geliştirmek. az yorup çok etki ediyor. ayrıca herkesin spor motivasyonu, zevki ve ihtiyacı farklı. "kadınlar moda kölesi" gibi genellemeler dümdüz tembellik. argüman değil. bi şey popüler diye değersiz olmaz, işe yaradığı için yaygınlaşır. kısacası bilmediğiniz için küçümsemek yerine gidin öğrenin ya da işinize bakın
+3
mezzosprite
(4 saat)
(4)

magnezyum takviyesi - uyku icin

baldur2
ne onerirsiniz?
ne onerirsiniz?
0
baldur2
(30.04.26)
Bisglisinat ve sitrat. Bu iki formun beraber satıldığı bir ürün var. Mesaj attım.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
magnimore plus şase - toz olduğu için içimi biraz daha zahmetli ama hızlı etki ediyor.
0
orpheus
(30.04.26)
Bir zamanlar yapay zekalardan birine, takviye olarak magnezyum ya da bir formunu almanın (kan değerlerinde bir eksiklik bulunmaması kaydıyla) uyku üzerinde kaydadeğer olumlulukta bir etkisinin olduğuna dair genel kabul görmüş bilimsel bir araştırma raporu bulmasını söyledim.
Bulamadı.
-3
Mirket
(24 saat)
Faydasını gördüğüm ve çok sevdiğim magnezyum NBT Life.
Bir aydır doktorun yazdığı Magnezic isimli takviyeyi kullanıyorum kısa bir süre öncesine kadar hiçbir etkisi olmadı ne zamanki aynı anda melatonin de kullanmaya başladım uyku kalitem arşa çıktı, mükemmel rüyalar, sabah dinç kalkmak, her şey harika.
İkisini farklı zamanlarda yalnız içtiğimde hiç böyle olmamıştı müthiş ikili oldular.
(Tavsiye etmiş gibi olmayayım da sonuçta herkesin bünyesi farklıdır. Mesela yazılan Magnimore bana iyi gelmemişti...)
0
mutekebbir
(23 saat)
(11)

Pestisit krizi

liberalhippi
Arkadaşlar hangi ilaçlı meyveleri sebzeleri tüketiyorsunuz nolacak bu memleketin hali ? Napacağız?
Arkadaşlar hangi ilaçlı meyveleri sebzeleri tüketiyorsunuz nolacak bu memleketin hali ? Napacağız?
+1
liberalhippi
(29.04.26)
kahvaltıda maydonoz, dereotu gibi üzerindeki olası ilacı ovalayarak atması zor şeyleri yemeyi seviyorum. bu sebeple yıkarken sirkeli-karbonatlı suda bekletiyorum.

köydeki hobi bahçesinde tarım yapan arkadaşım, ben seviyorum diye bir kaç sezondur brüksel lahanası yetiştirmeye çalışıyor ama böcekle başedemediğinden yakınıyordu. komşusu da maydonoz-dereotu vd salata malzemeleri yetiştirip satan bir çiftçi. onunla muhabbeti geçmiş; ardından bana dedi ki, onları sakın yeme! zira komşusu ilacı bitkinin üstüne değil direkt sulama suyuna karıştırıyormuş (belki zaten hepsi öyle yapıyor; bilmiyorum artık). yani benim sirke-karbonatla üstünden yıkayıp arıtma falan hikaye..

bütçem elverdiği ölçüde organik tarım sertifikalı üreticilerden almaya çalışıyorum ama bunda süt ürünleri ve yumurtayı öncelediğimden, sebze-meyveye pek para kalmıyor. bu sebeple bunları sezonunda ve az yemeye çalışıyorum.
+4
lil siztah
(29.04.26)
İki sezon minicik bir alanda unlu bit zararlısıyla tarım ilacı kullanmadan mücadele edip kaybetmiş, konuya da kenarından köşesinden vakıf biri olarak,
- paran varsa organik sertifikalı tarım ürünlerine yönel,
- sirkeli ya da karbonatlı sudan bahsedenlere de gülüp geç, çünkü olmaz öyle şey. derim.
-1
Mirket
(29.04.26)
depremden önce yakınım Hatay’da tarımla uğraşıyordu. Orada ve çevre bahçelerde zaman geçirme fırsatım oldu ve ürünlerde kullanılan ilaçların haddi hesabı yok. bir de ucuz olsun diye bilinmedik ilaçlar kullanılıyor. yetiştirilen ürünleri bırakın Avrupa’yı, Rusya almıyor. Ürünler o ülkelerin standart testlerini geçemiyor. Meyve suları da çürümüş, toplanmayan hastalıklı artıklardan yapılıyor. O günden beri organik almaya ve meyve suyu tüketmemeye özen gösteriyorum.
0
eileengray
(29.04.26)
organik denilen ürünler bildiğiniz organik değil. ülkenin en büyük organik tarım şirketinden aldığım bilgi. her isteyen ürününe organik diyebiliyor.

karbonat işe yarıyor. deneyini yapmışlardı bunun. dış yüzeydeki pestisitlerin tamamını alıyor.

hiç meyve suyu içmem. meyve de genel olarak çok az ve mümkünse ithal yerim. salata çok yerim. haftada 4-5. roka, domates, salatalık, havuç ve kapya biber ile yapıyorum. haftalık alıp iyice yıkıyorum, kağıt havluya sarıp kilitli torbalarda dolapta saklıyorum.
+3
gabe h coud
(30.04.26)
organik işi türkiyede özellikle tamamen pazarlama işi. bunu daha önceden yazmıştım, avrupada satışı yasaklanan tarım ilacını zirai ilaç satan yerler, al bunu daha ucuz diye çiftçiye satıyorlar. durumu olmayan çiftçi de alıyor. büyük marketlerede analizi yapılıyorsa oralardan almak daha mantıklı gibi. meyvede çok fazla tüketim yapmıyorum. özellikle çilek tüketmiyorum. çilek yetiştirilen bölgede yaşıyorum, çileğin aldığı ilacı alan bir meyve yok.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
sadece bu sebep ile evime ufak bir topraksız tarım serası kurmayı planlıyorum.
sıradan manav yerine macrodan vs almaya çalışıyorum. gene garanti değil ama en azından kurumsal firma. mal needennasıl geliyor takip ederler, yarın öbür gün bi denetleme olsa yüksek çıksa sorun yaşarız korkusu ile az da olsa dikkat ediyorlardır diye ümid ediyorum.
0
orpheus
(30.04.26)
@gabe'e ek olarak, mesela migros ve macro'da, organik diye 2 katı fiyata satılan, bu sebeple tercih ettiğim (ve açıkçası tadı da hiç iyi olmayan) kara*li çay, tağşiş listesinde çıkmıştı; boya ekliyor diye. bu gibi sebeplerle türkiye tarım organik sertifikasına ben de şüpheyle yaklaşıyorum açıkçası.
ancak ölümüne vegan ve organikle kafayı kırmış bir mühendis arkadaşımın anlattığına göre, ecocert sertifikasının yamuğu olmazmış; ona güveniyoruz bakalım..
0
lil siztah
(30.04.26)
Organik olması aslında çok iyi bir şey değil. O gördüğünüz %100 organik meyve sebzeler genelde çok çabuk çürür.

Ayrıca çoğu meyve sebzenin genetiği değiştirildi. Doğada bulunan saf hallerini yiyemezsiniz bile.

Hem seri üretim hem de ucuzluk için kimyasal ilaçlamadan başka şansımız yok. Emin olun, öyle tertemiz bahçeden gelen meyve sebzeleri istemezsiniz. Çok fazla böcek olur. Ayrıca genelde pörsümüş olur. Bunlar bir yana, aşırı pahalı olur. Hem üretim zamanı çok yavaş hem de miktar çok çok az olur. Emin olun kimse meyve sebze alamaz.

O yüzden kimyasal ilaçlama kötü bir şey değil. 8 milyar insanı doyurmanın başka yolu yok.
0
substituent
(30.04.26)
@substituent, bütün bunların hepimiz farkındayız, ancak tarım ilaçlarının bizdeki gibi bilinçsiz kullanımının insanları hasta ettiği de malum. elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz işte..
+2
lil siztah
(30.04.26)
8 senedir sertifikalı organik bir üreticiden koli alıyorum, aynı üretici semt organik pazarlarına da geliyor ama bana koli gelmesi daha rahat oluyor. Birkaç arkadaşım merak edip denedi ama onlar sevmedi çünkü anında yıkayıp hemen aynı hafta tüketmezseniz hemen çürüyor. Kalabalık aileyse yetmiyor, benim kendi düzenim için ideal olduğu için memnunum ama haftanın 1 günü 10 kilo meyve sebze yıkama hazırlığı gerektiren bir iş. Bayağı salyangozlu filan geldiği oluyor bazen. Bir de seçmece yok hasat neyse onu koyuyor o hafta, böyle zorlukları var o yüzden herkes sevmeyebiliyor. Ben seviyorum o hafta hasadın sürpriz gelmesini ama sebze sevmeyenler oluyor, ben de önayak olmuyorum kimseye. Eğer böyle uğraşmak istemezseniz en iyi seçenek kendi semtinizdeki organik pazarlar. Ha buna rağmen arada yetmiyor metro marketten de alıyorum tabi ama genelde market ürünü tüketimim çok azdır.
+1
titanic kemancısı
(30.04.26)
renegade
(15 saat)
(12)

Erkek bakış açısı

sessizce aglayan sanat
SelamGönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten
Selam

Gönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.

Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten başka bir ley düşünemiyorum" dercesine bir davranış tarzı varsa bu erkek ruh hastası mıdır değil midir? Görüşlerinizi merak ediyorum.

Ayrıntı isteyenler için söyleyeyim, kadının cilveli davetkar falan davrandığı yok, kadın aslında güzel de sayılmaz ama erkek kadını çok fazla dişil buluyor ve bunu ona birkaç kez de söylemiş.
-4
sessizce aglayan sanat
(27.04.26)
Gonul isi yok zaten ortada. Amacini belli etmis. Ruh hastasi demezdim ben sadece seks disinda bir iliski beklemeyin.

Karsilik vermediginiz halde boyleyse ruh hastasidir sapiktir tacizcidir tabii
+3
aguen
(27.04.26)
burada tek mesele rıza kavramı. kadının rızası var mı? istiyor mu? istiyorsa ne ruh hastalığı yahu. canımın çektiği kadına kur yapmıycam da kime yapıcam. ayrıca kadın beni istiyorsa niye ipe un seriyor?
+1
yurtsuz john
(27.04.26)
eğer bu kişi cinselliği tabu haline getirmiş, cinselliği ulaşılmaz görmesinden dolayı bu olayı bayağı büyütmüş biriyse evet sıkıntılı bir durum olduğunu düşünürüm. kadının beklentisi aşk + sevgi + cinsellik ise ama erkeğin tek beklentiisi cinsellikse bu ilişki iyi bir yere gitmez. ama erkek cinsellik konusunda zaten cool biri ise o kadını sevdiği ve bu aşk + sevginin peşinden gelen bir arzusu varsa normal hatta çok güzel bi durum.
0
Sadece soruyorum
(27.04.26)
Sürekli yapıyorsa abazanlıktan başka bir şey değil. Bir de yaşlar kaç 30+ ise daha vahim bu abilerin bazıları afedersiniz ağır *mcı oluyor. Dillerine vuruyor ancak icraat genelde sıkıntılı oluyor.
+1
ekimoloji
(27.04.26)
Bir nevi Saldıray Abi yani.

www.youtube.com
+1
Mirket
(27.04.26)
cinsel cekimi sapiklik, abazalik, tabu olarak gormeyen normal bir insan da olabilir. cinsel cekim de bir nevi duygularin dile gelmesi cunku. yani cok asik oldugu icin cinsel cekim sarhosu da olabilir.
-3
buenosdias
(27.04.26)
O kadınla evlenmeyi düşünmüyordur.
Orgazm olup anlık hazlar peşindedir.
-1
HellKeePer
(27.04.26)
sadece seks kovalıyor.
karşı tarafın ağızını arıyor.
0
duyuruuser
(27.04.26)
Arkadaş şu hale gelmiş;
youtu.be
0
logisticsmanager
(27.04.26)
Değildir. Ama hanzodur. Diğer erkekler de onun gibi abazayız ama belli etmeyiz
+1
Cezcez
(27.04.26)
Sen burda 3. Kişi mi oluyorsun acaba,meselenin hangi tarafısın ya da.ona göre yorum yapardım. Genel olarak konuşacak olursam,olabilir,normaldir.şahsen ben de benzer bir duruma girdim yakın zamanda ,hiç de her kadına salça olan biri değilim.mesele tamamen hormonal bence.detay da verecek olursam yatağa atayım bi kere kafasında değildim ama evlenecek olsam baya renkli bir hayat yaşardık yani,hoş iş o raddeye gelmedi,neyse.
0
denizciman
(27.04.26)
acil sevişmesi gerekli adamın.

kiminin de libidosu çok yüksek oluyor.
0
gurur
(29.04.26)
(7)

Bu nasıl görsel?

strawberry first
Oğluma terlik bakıyordum hepsiburada uygulamasında. O sırada karşıma çıktı, ben gördüm siz de mahrum kalmayın lütfen!https://app.hb.biz/FCJHCZd5aCQsUcuz da değil... İnsanlar nasıl para kazanıyor? Ben fazla özenli ve kurallı davrandığım için atak değilim sanırım...
Oğluma terlik bakıyordum hepsiburada uygulamasında. O sırada karşıma çıktı, ben gördüm siz de mahrum kalmayın lütfen!

app.hb.biz

Ucuz da değil... İnsanlar nasıl para kazanıyor? Ben fazla özenli ve kurallı davrandığım için atak değilim sanırım...
+2
strawberry first
(26.04.26)
Antep malı
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.04.26)
Hiç prens videosu izlemedin mi?
2:39'a bak.

www.youtube.com
0
Mirket
(26.04.26)
uygulama yok göremiyorum
+2
herzan
(27.04.26)
Sorun terlik değil, nasıl sunulduğu...ribanalı bir pijama altı, sanki evde oturan abi giymiş de fotoğrafları çekmişler :/
Kirli topuklar, bakımsız tırnaklar...?

Bu arada hiç prens videosu izlemedim.
0
🌸strawberry first
(27.04.26)
Aslinda bence bu resim degisen paradigmayi gosteriyor. Eskiden satilan her sey en iyi sekilde, en suslu bicimde gosterilirdi. Satilan seyden ziyade nasil satildigina, kimin sattigina gore alici sayisi degisirdi. Bir urunu pazarlayanlar belirli kisilerdi ve strateji sadece onlara bagliydi.

Ama şimdi olay farkli. Bir urunun sadece tek pazarlayani yok, herkes pazarlamaci ve herkes de tuketicilere kendilerince hitap edip en cok satma derdinde. Mesela burda strateji, "samimiyet, "dogallik" ya da "kolaylik". Cok fazla efor sarf edilmemis cunku cok buyuk getirisi yok.
0
Ancientforest
(27.04.26)
Hedef kitlesinin pek önemsemeyeceği detaylara takılmışsın.
+1
Mirket
(27.04.26)
Kirli topuk olmayabilir sanki adamın ten rengi koyu ve ondan öyle gözüküyor gibi ama tırnakları savunacak bir yan bulamıyorum hatta bi tırnağında mantar var galiba :D Evet pek ayak modeli olmaması gereken birini seçmişler de ödeme yapmadılar herhalde modellik için :D
+1
truf
(27.04.26)
(4)

Pelteklik düzelir mi ?

madridista19021902
c, ç, z harflerini peltek olarak telaffuz ediyorum, bu harfleri içeren kelimeleri telaffuz ederken bazen insanlar bazen ne söylediğimi anlamakta zorluk yaşıyor.ç söylerken k olarak çıkabiliyor ağzımdan. yine c derken g olarak anlaşılıyor. Yıllardan beri kabusum oldu.pelteklik düzelen bir şey midir ?
c, ç, z harflerini peltek olarak telaffuz ediyorum, bu harfleri içeren kelimeleri telaffuz ederken bazen insanlar bazen ne söylediğimi anlamakta zorluk yaşıyor.

ç söylerken k olarak çıkabiliyor ağzımdan. yine c derken g olarak anlaşılıyor. Yıllardan beri kabusum oldu.

pelteklik düzelen bir şey midir ?

bu konuda bilgisi, tecrübesi olan var mı ?
0
madridista19021902
(26.04.26)
Bir kulak burun boğaz uzmanına görünmenizde fayda var. Öncelikle sebebi araştırılmalı.
0
Mirket
(26.04.26)
Annemin bir arkadaşı diksiyon dersleri alarak çok büyük ölçüde düzeltmişti. Düşünür müsün bilmem.
0
truf
(26.04.26)
2015 yılında bir kızla tanışmıştım konuşurken peltekti. Aradan 5 yıl geçti aynı kızla tekrar bir araya geldik ve peltekliği birazcık düzelmişti ama hala bazı sözcükleri telaffuz ederken dili iki dişinin arasından çıkıyor zorlanıyordu. Öğretmendi bu kız devamlı konuşması gereken biriydi.
0
yurtsuz john
(26.04.26)
dil ve konuşma terapistlerinin alanı. heyet raporu çıkarırsan rehabilitasyon merkezlerinden ücretsiz faydalanabilirsin, ya da ücretiyle yardım alacaksın. düzeltebiliyorlar.
0
antihero
(27.04.26)
(5)

Spor ve kilo verme

duhan
Selamlar, Hafta 3-4 kere 30-40 dk tempolu yürüyüş. Haftada sadece bir gün ara vererek her akşam dambıl ile pilates yapıyorum (40 dk video) hiit cardio her akşam farklı. Ağırlıkları harekete göre değiştiriyorum. 3,4,5 kg ağırlıkları var. Çift dambıl da kilo 6 ve 8 e çıkıyor yani. 5 kg olandan tek va
Selamlar,
Hafta 3-4 kere 30-40 dk tempolu yürüyüş. Haftada sadece bir gün ara vererek her akşam dambıl ile pilates yapıyorum (40 dk video) hiit cardio her akşam farklı. Ağırlıkları harekete göre değiştiriyorum. 3,4,5 kg ağırlıkları var. Çift dambıl da kilo 6 ve 8 e çıkıyor yani. 5 kg olandan tek var.
162 cm, 62 kg (40 yaş)
Beslenmeye dikkat etmekle birlikte aşırı kısıtlamıyorum. Spordan önceki beslenmeye devam diyebilirim. Sıkılaşma var epey ama tartıya yansımıyor.
Tartının oynaması için çok sıkı diyet yapsam antrenmanı yapacak enerjim olmaz.
çok mutsuzum. Kilo basen bölgesinde bu arada.
Önerisi olan var mı?
0
duhan
(25.04.26)
Çok sıkı değil, bilinçli diyet yapıp kalori say. Makro besinlerini düzenle..
Söylediklerim önerildi. Bunu nasıl yaparım diye yapay zekaya sor. O anlatır.
Sporla zayıflayamazsın, sıkılaşırsın.

Ek:

Dumbbell ile kilo vermekten bahsettiğiniz için ben sizi, burada hep saçmalayan bir üye sanmıştım. Madem o değilsiniz bir ilave yapayım. Makroları düzenlenmiş günlük diyet programını birlikte hazırladığımız birkaç kız arkadaşım, 'ben bu kadar çok yiyemem, midem almaz.' demişti. Bilinçli, hesaplı, kitaplı diyet yapmak az yemek yemek değildir.

Ayrıca sporda da belirli bir aşamaya gelince ki hiit falan yapıyorsanız, oralardasınız demektir, tartıdaki kiloya değil de vücut yağ oranınıza bakmanız ve kilonuzu değil de vücut yağ oranınızı düşürmeniz gerekir. Şu resim konuyu anlatıyordur.

scontent.fadb3-2.fna.fbcdn.net
+3
Mirket
(25.04.26)
2 saat deli danalar gibi koş yaktigin sadece 2-3 dilim ekmek. O yüzden orantılı ve yağ yakım odaklı beslenmek, sipor yapmak lazım. Kendinizi boşuna yoruyorsunuz kısaca
+2
artıküyeolmakistiyorum
(26.04.26)
Abicim bosu bosuna dertleniyorsun. Bak acik konusayim, benim kolum kadar insansin. Neyin kilosunu takiyorsun? Yaptigin hersey iyi. kendine haksizlik etme.

Basen dedigin bolge zaten en inatci yer. Herkesin derdi bu bolge. Aynen boyle devam et. Sonuc almak zaman aliyor. Tartiya falan da bakma...
+1
thetruenorthstrongandfree2
(26.04.26)
Yapay zekaya gün içinde yediklerimi yazınca o da abartmışsın demiyor ama kilo verenlere bakıyorum 1 kurabiye 1 ince dilim kek asla yemiyorlar ben bunu yapamıyorum :( her gün değil bu bahsettiğim.
Dambıl ile çalıştığımı söylemekte ki amacım kasların su tutması vs gibi söylemlerden dolayı. Fotoda ki kadar olmasada kaslarım görünür oldu.

4 aydan beri böyle bir şeyler yapıyorum kendimce. İlerleme epey yavaş, muhtemelen mutfakta gerekli dikkati yapmadığım için.
Teşekkür ederim cevaplar için.
0
🌸duhan
(26.04.26)
hanımefendi kilonuz normal, yaşınızı da göz önüne alırsak hiç de fena değil. ayrıca kilonuzun internette yer alan aralıkta olma zorunluluğu da yok ben de kiloluyum mesela 100 kiloyum ama bunun 66 kilosu kas bende. internetteki hesaplama araçları ise 72 kilo olmamı söylüyor kemiklerimin ağırlığı da 3.5 kilo etti kas ile birlikte 69.5 kilo. organlarım ıvırım zıvırım için geriye kalıyor 2.5 kilo. 72 kilo olursam ya ciddi kas kaybederim ya da acayip bir şeye dönerim kısacası.

sıkılaşma varsa doğru yoldasınız bırakın kilo vermeyin ama kas yapın daha iyi bir şey. ayrıca kadın olduğunuzu da unutmayın basenlerinizde yağ olacak bu doğal gerçeğiniz.
+1
denizgonen
(26.04.26)
(4)

Şifalanmak, Hizalanmak, Olumlamak, Dizilim... Bunlar ne olm? Kim bunlar?

brkylmz
Benden habersiz yeni bir din mi cikti? Herkes birinin pesine dusmus, sifalanmak derdinde. Yakin cevremde olmadigi icin farkinda degildim ama baska ortamlarda cokca denk gelmeye basladim artik.Bi kacini inceledim bahsettikleri isimlerin, hic bir egitimleri olmayan, facebook dayisindan hallice genelle
Benden habersiz yeni bir din mi cikti? Herkes birinin pesine dusmus, sifalanmak derdinde. Yakin cevremde olmadigi icin farkinda degildim ama baska ortamlarda cokca denk gelmeye basladim artik.

Bi kacini inceledim bahsettikleri isimlerin, hic bir egitimleri olmayan, facebook dayisindan hallice genellemeleri seksi ses tonuyla okuyan, 1000 yillik ogretileri sanki kendi tespit etmis gibi bunlari yaptiklari kamplarda satan tipler.

Biri beni aydinlatsin rica edicem. Napiyoruz agaca mi sariliyoruz?
+2
brkylmz
(25.04.26)
Burada ağaca sarılmakta birlikte işin özü anlatılmış :
m.youtube.com
Şifalanırken bile borçlandırılmak asla ihmal edilmiyor .
0
diyecevaplandı
(25.04.26)
Siyasete uzandığı için pek bahsetmek istemediğim sebeplerden hak dininden uzaklaşan ve (bkz: chp kadın kolları saçı)lı kadınların başı çektiği bazı insanlar, (din içgüdüsel bir olgu olduğu ve insanoğlu dinsiz yaşayamayacağı için), Hindistan'ın kadim dinlerine yöneldiler. Bu dinler Hindistan'da zaten yüzyıllardır var diye değil de, moda diye bazı öğretilerini alıp benimsediler. Her alıcının da bir satıcısı olur ve konuyu paraya dönüştürmenin bir yolunu bulur.
Olay budur.
0
Mirket
(26.04.26)
Abicim, yeni bir din falan degil bunlar. Tamamen yeni bir ticaret kapisi. Kimsenin aydinlandigi falan da yok.

Hayat zor, stressli, herkes gidince ben de bir bakayim diye gidiyor insanlar. Ozellikle beyaz yaka.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(26.04.26)
@brkyılmz ve @thetruenorthstrongandfree2

Psikologdan haftalarca görüşmedikçe (o da asla garantisi yok), psikyatrdan da 5 dk içinde kendini ifade edebilemedikçe fayda görmeyen insanlar bu noktaya yöneliyorlar. Kaç psikolog işinin ehli bilinmiyor, kaç işinin ehli psikolog ve psikiyatr ise o an gerçekten seni anlamaya çalışıyor gerçekten sağlıklı bir kafayla sana odaklı bilinemez. İnsanlar ana babalarından vakitlice alamadıkları ilgiyi ve manevi desteği alabilmek için bunlara gidiyorlar, o da bilinçsizce. Her şey bozuk yani. Bunlar çok normal.
+1
yaren
(26.04.26)
(13)

Saçımı boyasam mı?

pembediken
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
0
pembediken
(25.04.26)
Güzel kızlarda problem olmuyor ama çirkin kızlarda psikolojisi bozuk olarak algılanıyor. Honestly.

Bir yere kadar evet, bir yere kadar hayır.
-6
arbre
(25.04.26)
Güzellik görecelidir
-2
🌸pembediken
(25.04.26)
Kamudan bağımsız olarak boyama derim. Doğal renkler en güzeli. beyaz saçın olduğunda boyamaya karar verirsin tabii eğer rahatsız ederse beyazlık.
Bildiğim kadarıyla saçların koyu renkse seçtiğin rengin olması için açıcı uygulanabilir o da boya aktığında turuncu olarak çıkıyor ortaya.
+1
duhan
(25.04.26)
İçinden geldiği gibi davran. Boyamak istiyorsan boya. Beğenmezsen tekrar boyarsın eski rengine.
+1
rock n roll
(25.04.26)
Ben uçlara yeşil/mavi atmıştım (saçım kahverengi). Uzadı. Şimdi gökkuşağı rengi atmayı düşünüyorum :D Çalıştığn kurumda kılık kıyafet yönetmeliği yoksa ya da içinde böyle bir madde yoksa boya gitsin.
0
truf
(25.04.26)
No way.
Sacma sapan isler.

Tuhaf karsilanir. Yüzüne bir sey söylenmese de seni yadirgayacak bircok insan olacak. Mesela ben fkfkf
-4
Purple life
(25.04.26)
Doğallıktan yana olduğunu sanıp, zerre kadar doğal olmayan kırmızı ve sarı tonlarını benimseyen, nereden gelip yerleştiği belli olmayan statükoyu körükörüne benimseyen kişileri önemseme bence. Nasıl içinden geliyorsa öyle yap.
Eninde sonunda kabulleneceklerdir.
-2
Mirket
(25.04.26)
Hevesiniz varsa yapın gitsin kimin ne düşündüğü çok da önemli değil, beğenmeyen küçük oğluna almasın.
+1
ekimoloji
(26.04.26)
Ben boyatmıştım pembeye.
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Sonra mora boyattım hazır saçın açılmışken
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Tamamen akınca da şöyle oluyor. Gri gibi.
hizliresim.com

Yani bence çok güzel oluyor ama hemen akıyor. Ayda bir boyatman lazım. Evde de boyayabilirsin ama zahmetli biraz, ben eşime boyatıyordum.
Bir de saç inanılmaz yıpranmıştı benim. Oyuncak bebek saçı gibi olmuştu. Kuaföre ya da malzemeye göre değişiyordur tabi.

Kamu olayını bilemiyorum ama dikkat çekiyor illaki. Tabi sadece alt kısımları boyatırsan kestirerek de kurtulabilirsin.

Yani doğum yaptığım bir dönem olduğu için daha fazla uğraşmamak için koyu renge döndüm sonra. 5 ay filan kullanabildim. Üstüne boyayarak daha uzun süre kullanabilirsin ama dediğim gibi sık gitmek gerekiyor.

Boya bence istiyorsan. Ama pembe yerine mor daha güzel gelmişti bana .
-1
elorelia
(26.04.26)
Benzer düşüncelerden geçtim zamanında ve hevesin varsa yap gitsin diyorum. Dikkati kesinlikle çekiyor. Hem kendini hem de çalıştığın yeri denemek için küçük bir miktarı boyayarak başlayabilirsin. Uçlara veya küçük bir tutama değişiklik yapınca geriye çevirmesi çok kolay olur ve daha az dikkat çeker. Asıl problem koyu renk açılırken saçın yıpranması ve boyanın hızlı akması oldu bende de, düzenli uğraşırım diyorsan bunlar da mesele değil.
-1
matlii
(26.04.26)
Neden saçma sapan ve nesi yadırganacak tam olarak? @elorelia her renk güzel olmuş sizde. Ben tamamını değil sadece alt kısımları boyarim orada gölge olan kısımlar boyayı alır.
+1
🌸pembediken
(26.04.26)
Farkli renk sac, piercing, dövme marjinal insan itemi. Marjinal olsan bile, bana göre, marjinal gözükmemen gerekiyor.

Insan taktigi tokadan, catal bicak kullanimina kadar her seyde disariya bir algi yayiyor. Bir ton kod var. Pembe sacin da yaydigi bir kod olabilir elbet.

Tartisma ciksin diye söylemiyorum valla. Senin sacindan bana ne yoksa. Sadece comara bak yhaa dersin ya da aklinin bir kösesine not eder gecersin.
-3
Purple life
(26.04.26)
icinizde en ufak heves var ise direk yapin. sonucu dönülmez bir sey degil
-1
oscar
(27.04.26)
(6)

Saç ekimi

allanpoe
3000-4000 dolar harcamayı düşünüyorum. Kimi önerebilirsiniz
3000-4000 dolar harcamayı düşünüyorum. Kimi önerebilirsiniz
0
allanpoe
(25.04.26)
Şehir?
0
HellKeePer
(25.04.26)
kanka 4000 dolar ödeyen uçak bileti verir gelir bence.
+2
OgutucuRecep
(25.04.26)
Dr. Koray erdogan
Greft basina 4 euro aliyordu en son. Yogun bi ekim degilse bakin
0
brkylmz
(25.04.26)
İzmir ya da İstanbul. Gelecem zaten yurtdışından
0
🌸allanpoe
(25.04.26)
Yıllar içinde ve çok değişik yaşlarda, ensesinde fut çizgisi olan en az 20 tane kel adam görmüşümdür.

Konu hakkında çok araştırmacı ve çok seçici olmanızı tavsiye ederim.

Edit: scalp-pigmentation.com
0
Mirket
(26.04.26)
İzmir ise Sibel ulusan (medicalhair)
0
HellKeePer
(26.04.26)
(9)

"Tam anlamıyla bir nodül olmayabilir" ne demek?

sessizce aglayan sanat
SelamGeçen bahsettiğim gibi dün özel hastaneye gittim muayene oldum, doktor tiroidlere bakmak için ultrason çekti, bakarken de 3-4 nodül gördü her birini ölçtü falan, ölçerken başlıktaki cümle çıktı ağzından. Benim doktor tutukluğum vardır konuşmayı beceremem, soramadım o ne demek diye. Ne demek bu,
Selam

Geçen bahsettiğim gibi dün özel hastaneye gittim muayene oldum, doktor tiroidlere bakmak için ultrason çekti, bakarken de 3-4 nodül gördü her birini ölçtü falan, ölçerken başlıktaki cümle çıktı ağzından. Benim doktor tutukluğum vardır konuşmayı beceremem, soramadım o ne demek diye. Ne demek bu, madem tam anlamıyla nodül olmayabilir ne olabilir ki bu? Kanser mi olabilir ne olabilir kimden öğrenicem ben bunu? Böyle şeyler gugıla nasıl sorulur ne bileyim ya. Ben niye böyleyim.
0
sessizce aglayan sanat
(25.04.26)
ultrasonun bir raporu falan yok mu? "tam anlamıyla nodül olmayabilir" cümlesi ne tarafa çekersen o tarafa gidebilecek bir cümle.

google'a öyle sorarsan kesin kanser der, sorma. ultrasonun raporu varsa onu ya buraya yaz, ya da yapay zekaya kopyala yapıştır. raporları güzel yorumluyor.
+3
kibritsuyu
(25.04.26)
Buna benzer bir lafı duyduğum doktor ek veri istedi, onunla yorumunu ve tedavisini yaptı. Hastaneyi arayın, sizi uygun bir zamanda doktorla konuştursunlar.
+1
cosmicstring
(25.04.26)
yakın zamanda kanser şüphesiyle ameliyat olan arkadaşımın söylediğine göre, tiroid'de kanser tanımlamaları son zamanlarda değişmiş. eskiden kanser denilen küçük nodüller artık bu sınıfa girmiyormuş, gibi bişey söyledi. bununla ilgili olsa gerek.

ancak anlatımınız eksik gibi; doktor bunu söyledi ve "hadi, hoşçakal" mı dedi? korkulacak bişey olsa, size söyleyip tedavi falan planlaması gerekirdi. takip edelim dediyse, takip pediyodlarına uyun; kafanızı da bulandırmayın. hiçbir bildirimde bulunmadıysa, ikinci bir görüş alın tabii.
+2
lil siztah
(25.04.26)
Bende iki tane var. Yıllardır gül gibi geçinip gidiyoruz. 6 ayda bir kontrol demişlerdir.
+1
Mirket
(25.04.26)
Herkese çok teşekkürler,

Biyopsi istedi. Başka diğer tahliller de istedi bir sürü. Biyopsiye de hiç yanaşasım yok. Kimseye güvenim kalmadı, bir tanıdığımın tiroid nodüllerini alırken ses tellerini kesmişler.
+1
🌸sessizce aglayan sanat
(25.04.26)
biyopsiden bişey olmaz yahu, yaptırın içiniz rahatlasın. risk her zaman var; doktora giderken araba altında kalmayacağımızın (olmasın tabi de) garantisi var mı?
geçmiş olsun tekrardan.
+2
lil siztah
(25.04.26)
özel hastane ise nodüller konusunda suistimaller çok oluyor. nodül ve ona benzeyen çok fazla parçacıklar var özellikle boyun boğaz bölgesinde. bana da aynısını söylediler ve ek tahliller istediler. daha sonra biyopsi istendi. nodül var evet. hatta herkeste de varmış. sadece yıllar içinde büyüyüp büyümemesini kontrol etmek gerekiyor.
+1
ground
(27.04.26)
2019 senesinde ayni sebeple biyopsi yaptirdim, sonra tiroitlerim tiroit kanseri sebebiyle alindi. büyütülecek bir sey yok. tiroit ameliyatinda ses teli kesen doktor sahiden kasaptir. öss'de 400 bininci olmus, ittire ittire tip okumus bir sakildir. iyi bir doktor demeye bile gerek yok, tiroit cerrahkarinin %90'i paratiroitlere ve ses tellerine zarar vermeden isi halleder.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.04.26)
@konusma ven konus...

Güya Türkiye'nin en iyi doktorlarını dolaştılar, en iyi cerraha gittiler. Olan bu. Zerre güvenemem.
-1
🌸sessizce aglayan sanat
(27.04.26)
(7)

Türkiye neden demiryolu yapmıyor

messina123
Yapsa bile aşırı yetersiz. Ülkeden çıkmayan petrole muhtacız.
Yapsa bile aşırı yetersiz. Ülkeden çıkmayan petrole muhtacız.
0
messina123
(24.04.26)
Şu arkadaş videosunda dolaylı olarak değiniyor

youtu.be
+1
yurtsuz john
(24.04.26)
Dış güç mış güç diyip kolaya kaçmadan yorumumu şuraya bırakayım. Adamlar kendi ülkelerindeki şehir içi raylı sistemi petrol şirketlerinin baskısıyla söktü. Los angelesta şehir içi raylı sistem petrol şirketlerinin baskısıyla söküldü. Türkiyenin ilk demir yolu hattı izmir aydın denizli demiryolu, ulaştırma bakanı binali yıldırımken ihaleyle çift yön yapılsın diye proje açıldı. 11 senede sadece sinyalizasyon yenilemesi yapıldı. Mesai saatlerine tren seferi özellikle konulmuyor. Ama bu 4 senede denizli aydın izmir otobanı birbirin3 bağlandı. Otobana harcanan paranın 1000 de birine 2. Hat yapılıp ulaşım kolaylaştırılabilinir. Şu an aydın denizli arası ulaşım nazilli aydın birlik araçlarıyla yapılıyor. Sprinter araçlarla. Yani olayın başı taaa marshall yardımlarına dayanıyor.
+1
mikahakkinen
(24.04.26)
Türkiye, Atatürk döneminden sonra dış yardım ve krediye ihtiyaç duymuş, bu yardım ve krediyi verenlerin yönlendirmesiyle politikalarını belirlemek durumunda kalmış bir ülke.
Bize muhtaç olmamanı sağlayacak yatırımlar için harca diye kim kredi verir bi ülkeye?
+1
Mirket
(24.04.26)
kısaca: demiryolu iktidarlar için popülist bir seçim aracı değil.

demiryolu faydası uzun vadede görülen,anlık bireysel etki yaratmayan bir ulaşım aracı. Fakat karayolu hem yapımı hızlı hem de bireylerin kişisel kullanımı daha yoğun olduğu için göz önünde.
+1
biravekahve
(24.04.26)
Atatürk bugünkü demiryollarınin tamamını yaptı 15 senede.

Erdoğan 21. Yüzyılın ilk çeyreği biterken sadece karaman'a tren getirebildi.

Sadece beceriksizlik
+1
topkapiaksaray
(25.04.26)
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
(bkz: marshall planı)'dan okumaya basla, neden demiryolu yok anlarsin.
+1
cooperr
(25.04.26)
(2)

Alt bacak arka kisimda kas agrisi gibi agri

narod
Bacak kaslarimin oldugu yere yakin ama biraz altinda. Sorun su ki bu agriya sebep olacak bir spor yapmadim. Bu aralar duzenli yuruyorum ama cok degil o da. Gunde 15 bin adim falan.Gece yatarken bir sey yoktu. Uyandigimda vardi. Agri sag bacakta, diger bacakta bir sey yok.Neden olabilir?
Bacak kaslarimin oldugu yere yakin ama biraz altinda. Sorun su ki bu agriya sebep olacak bir spor yapmadim. Bu aralar duzenli yuruyorum ama cok degil o da. Gunde 15 bin adim falan.
Gece yatarken bir sey yoktu. Uyandigimda vardi.
Agri sag bacakta, diger bacakta bir sey yok.

Neden olabilir?
0
narod
(23.04.26)
Calf kaslarından bahsediyor gibisin. Zorlamışsındır. Uygunsuz ayakkabıyla yürüyüş yapmışsındır. Ya da bir yere çarpmışsındır. İki defa 15 dakikalık soğuk kompress uygula. Evde kas gevşetici bir şeyler varsa sür. Birkaç güne geçer.
Doktor değilim de sporda çok başımıza gelir. Geçer yani.
+1
Mirket
(23.04.26)
Yokuş çıkınca olur öyle
0
filipis
(24.04.26)
(6)

Islatınca pirinç neden dağılır?

dolantindr
Merhaba arkadaşlar. Marketin birinden aldığım pirinci suda 20 dakika 25 dakika beklettim, sonrasında süzgece alacaktım ki dağıldığını gördüm. Pirinç türü Osmancık. Ben daha önce bu pirinci kullandım ve suda bekletince dağıldığını hiç görmedim. Pirinçten kaynaklı olabilir mi, bayat olabilir mi, sorma
Merhaba arkadaşlar. Marketin birinden aldığım pirinci suda 20 dakika 25 dakika beklettim, sonrasında süzgece alacaktım ki dağıldığını gördüm. Pirinç türü Osmancık. Ben daha önce bu pirinci kullandım ve suda bekletince dağıldığını hiç görmedim. Pirinçten kaynaklı olabilir mi, bayat olabilir mi, sormak istedim size. Yani pirinç ıslatınca kırık pirinç gibi oldu.
0
dolantindr
(23.04.26)
ömrümde ilk defa suya yatırılan pirincin dağıldığını duyuyorum. kağıt bile 25 dk suda beklese dağılmaz. yerinde olsam o pirinci yemezdim.
+2
yurtsuz john
(23.04.26)
Baldo kadar değilse de iyi pirinçtir. Alırım arada.
Çatlak pirinç suya girince yumuşayıp dağılmış. Aslında iyi pirinçtir de o partide bi üretim hatası olmuş olmalı. Kuruturken, öğütürken falan. Pilavı da güzel olmazşimdi onun. Dolma falan yapın bence.
0
Mirket
(23.04.26)
Sütlaç yapın valla
0
antihero
(23.04.26)
Sadece suya tutup pişirdim dağılınca, yedim. Tadı gayet iyiydi. Bende son iki farklı pirinç alımımda oldu iki değişik markada da. Normal soğuk suya koydum, sadece soguk suya koymadan elimle suyun altinda az ovuyorum, o suya bıraktığı beyaz renk gitsin diye. Pilavı da eh işte oldu. Basmati de böyle şeyler olmuyor, bir daha basmati alayım. Osmancık da da olmuyordu da yazar arkadaşın dediği gibi üretim sürecindeki bir sorun ihtimali gibi.
0
🌸dolantindr
(23.04.26)
cevabı bilmiyorum da pirinci neden suda bekletiyosunuz arkadaşlar? ben direkt yıkayıp 1 e 2 ölçüyle pişiriyorum
0
Sadece soruyorum
(24.04.26)
Beyaz suyunu yani nişastasını daha kolay salsın diye. Nişastasından arınırsa daha tane tane olur diye ılık suda bekletilip birkaç su yıkanır.

Bir de pirinç ve elma topraktan arsenik çeken bitkilerdir. Elmanın çekirdeği yenmez. Pirinç de suda bekletilir. Arsenik almamak için.
+1
Mirket
(24.04.26)
(2)

Tik tak dan araba kiralama nasıl oluyor?

sonhakan
Ücretlendirme nasıl? Anahtar arabanin üzerinde mi oluyor? Taksiye göre avantajli mi? Dez avantaǰları neler?
Ücretlendirme nasıl?
Anahtar arabanin üzerinde mi oluyor?
Taksiye göre avantajli mi?
Dez avantaǰları neler?
0
sonhakan
(22.04.26)
Web sitesinde yazıyor ücretlendirme, çok bariz bir fiyat avantajı yok, taksi pratikliğinde değil.

Örnek olarak İzmir’de uçtan uca körfezi geçelim. Güzelbahçe Karşıyaka arası kabaca 50 km. Ortalama bir trafikte 60 dakikada gidilir. Taksi 2180 lira, tiktak en ucuz araçla optimum koşullarda fiyatlama tercihine göre 1600-1900 lira tutuyor web sitesine göre.

Aradaki fark kiralık araç bulmaya, uygulamasıyla uğraşmaya, 1 saat araba sürmeye, sonrasında park etmeye, kaza riskini göze almaya değer derseniz mantıklı.
0
orient blue
(23.04.26)
Migros Money uygulamasında %25 kampanya indirim kodu vardı onun. Halen devam ediyorsa.
0
Mirket
(23.04.26)
(12)

Sonsuza kadar bir metronun içinde yolculuk mu yoksa ölmeyi mi tercih ederdiniz

egerbiryolcu
Bugun çok uzun bir metro durağı mesafesinde bu soruyu düşündüm. Ayaktaydim çok yorulmuştum ve bir an önce durağa gelelim de birileri insin belki yer boşalır beklentisindeydim. Ama mesafe o kadar uzun geldi ki sonsuza gider gibi bir türlü bitmedi. (Havalimanı metrosunda İhsaniye duragiydi sanırım)Bla
Bugun çok uzun bir metro durağı mesafesinde bu soruyu düşündüm. Ayaktaydim çok yorulmuştum ve bir an önce durağa gelelim de birileri insin belki yer boşalır beklentisindeydim. Ama mesafe o kadar uzun geldi ki sonsuza gider gibi bir türlü bitmedi. (Havalimanı metrosunda İhsaniye duragiydi sanırım)

Black mirrorde tabi metro olarak değil ama farklı bir döngüye sıkışıp kalmakla ilgili bir bölüm vardı diye anımsadım.

Benim döngüm metro. Metro sürekli seyir halinde olacak. Siz de yolcusunuz. Metro olduğu için haliyle gün yüzü görmek de olmayacak. Sadece sonsuza kadar bir yere gideceksiniz ama hiç varmayacaksiniz. Metroda yapabilecek veya yapamayacaklarımızı detaylı düşünmedim ama mesela oturabilirsiniz. Kitap okuyabilirsiniz. Diğer yolcularla sohbet edebilirsiniz. Yemek yiyebilirsiniz. Oturur vaziyette ne yapılabiliyorsa yapılabilecek yani. Ve tabii ki ayıp şeyler yasak sigara da yasak olacak. Toplu taşıma kuralları çerçevesinde olacak bu yolculuk. Belki sadece beden yorgunlugundan muafiyet olabilir. Çekilir kılmanın bir çözümü de olmalı çünkü.

İşte böyle sonsuza kadar gider miydiniz yoksa ölmek mi isterdiniz?
+1
egerbiryolcu
(21.04.26)
Ömür boyu sigara içilmeyen bir ortamda yaşamak kulağa çok hoş geliyor. Ortamda kül tablası gibi kokan kimse de yok, Değil mi?
+3
Mirket
(22.04.26)
ömür boyu metro'da kalmaktansa ölmek daha iyi sanırım.
metro istasyonlarını kullanabiliyorsak durum değişebilir ama yine de -sonsuza dek- ifadesi geçen ne olursa olsun ölmeyi yeğlerim.

ama mesela desen ki, klasik hapis mi yoksa metroda hapis mi, sanırım metro'yu seçerdim daha uzun süre olsa bile.
0
biseysorcaktim
(22.04.26)
şöyle yapardım

i.hizliresim.com
+2
deranzo1
(22.04.26)
Sorunun cevabı Suç ve Ceza'da verilmiş:

www.youtube.com
+2
cek
(22.04.26)
Simülatif ortamda bile yasaklar var. Şerefimle öleyim daha iyi.
+1
yurtsuz john
(22.04.26)
Sonsuzluk dışında birçok insan zaten buna benzer hayatlar yaşıyor. Şu an sonsuza kadar yaşamak istemediğim için ölümü tercih ederim ama bunu bana ölüm döşeğinde sorarsanız fikrim değişebilir ;)
0
cosmicstring
(22.04.26)
en iyi ve konforlu şartlarda bile sonsuza kadar yaşamak istemez insan.

soruyu "ömrünün kalanını" olarak revize edersek metroda sınırsız yemek ve tuvalet seçeneği de varsa metro olabilir. farklı insanlar gelip gider sıkılmazsın.
+1
duyuruuser
(22.04.26)
Kontroll diye bir Macar filmi var tavsiye ederim.

Cevap olarak ben ölmeyi tercih ederdim.
+1
peki madem
(22.04.26)
Metroda delirirsin o sekilde. Olmek daha cazip kalir onun yaninda.
0
baldur2
(22.04.26)
kanka türkiyede yaşıyorsun daha ne simülasyonu :D
gürültü, sigara, yorgun suratlı insanlar, trafik, sosyalleşelim dediğin gürültülü kadıköyl sokaklarında içki içmek, çocuk gürültüsü içindeki sahile gitmek, sigara dumanı altında cafede oturmak vs. daha saymaya gerek var mı? al sana simülasyonun kralı.
0
plastic_angel
(22.04.26)
Doctor who da benzer bir bölüm vardı.trafikte takılı kalıyordun orda araçla ,metro değildi ama benzer.isterseniz bakın.
Gridlock bölümün adı da şimdi buldum
+3
denizciman
(22.04.26)
sonsuza kadar yaşanır mı ya şartlar çok iyi olsa bile?
+1
f02561
(22.04.26)
(4)

8 metrekarelik banyoyu tamamen yenilemek ne kadar tutar?

marowak
Banyo çok eski değil ama yenilemeye ihtiyacı var. Bütçe el verirse fırsat varken her şeyi yenilemek isterim. Fayanslar, duşakabin, tuvalet, lavabo hepsinin sökülüp yenisinin takılması yaklaşık ne kadar tutar İstanbul şartlarında?
Banyo çok eski değil ama yenilemeye ihtiyacı var. Bütçe el verirse fırsat varken her şeyi yenilemek isterim. Fayanslar, duşakabin, tuvalet, lavabo hepsinin sökülüp yenisinin takılması yaklaşık ne kadar tutar İstanbul şartlarında?
0
marowak
(21.04.26)
3 milyon da tutabilir, malzemeye bağlı ama mütevazi düşünürsek;

Kabaca 45 m2 yüzey olsa, m2’si 1000 liralık seramik kullansanız 45 bin, klozet 12 bin, 6-7 bin duşakabin (teknesiz), lavabo seti 10 bin, bataryalar 3-4 bin, yapıştırıcısı borusu 4-5 bin olsa. 80-85 bin lira malzeme tutar. İşçilikle birlikte x2 civarı tutar bence.

Edit: elbette aydınlatma, tavan falan varsa onları da eklemek lazım.
+1
orient blue
(22.04.26)
Yukaridaki hesap iyi fakat dolaplar eksik kalmis ki onlar da epey tutuyor.
0
osssy
(22.04.26)
Asma tavan ve aydınlatma işi de var.
0
Mirket
(22.04.26)
Tüm evi tadilata soktuk; banyo ve WC de yenileniyor (50 m²)
Yer: Kocaeli / İzmit – Nisan 2026

Tavanlar, kalekim sıva üzerine dekoratif olarak yapılacaktır. Köşelere stropiyer uygulanacak olup, bu kalemler ana işe dahildir.

Seramik ve malzeme kalemleri

(Seramik tarafında fiyatlar oldukça değişken, çok fazla alternatif mevcut)

30×60 Fauna beyaz: 300 TL
30×60 Tuna Floral kemik gri fon: 300 TL
40×40 Fauna beyaz zemin: 321 TL
Seramik yapıştırıcı: 168 TL
Açık gri derz: 643 TL

Köşe profilleri, derz artıları, diğer sarf malzemeleri ve nakliye dahil toplam: 40.000 TL

İşçilik

Mevcut fayansların komple kırılması, taşınması ve uygulama dahil:
50.000 TL

Banyo dolabı + lavabo
Ekonomik: 8.000 – 11.000 TL
Orta seviye: 13.000 – 18.000 TL
Üst segment: 22.000 TL ve üzeri

Armatür ve vitrifiye
2 adet lavabo bataryası (Artema)
2 adet ara musluk (Artema)
2 adet klozet taharet musluğu (Artema)
1 adet duş seti + batarya (Artema)
2 adet klozet (VitrA S25 kare, tanesi 13.500 TL)

Toplam: 41.000 TL

Diğer kalemler
Havlupan (Demirdöküm, 500×1000): 4.500 TL
Duşakabin: ~15.000 TL
Tesisat sarf malzemeleri: 5.000 TL
Tesisat ve ek işçilik

WC ve banyoda tüm hatlar yeniden döşenmiştir (temiz su hattı, giderler, banyo peteği vb.).
Ayrıca tüm ev tadilatta olduğu için 10 adet peteğin sök–tak işlemi de dahil olmak üzere işçilik:
25.000 TL
+3
sealth
(22.04.26)
(11)

Eğitim sisteminde ne değişmeli?

antihero
Sb.
Sb.
0
antihero
(21.04.26)
Mevcut siyasi iktidar.
+13
thracia
(21.04.26)
önce bakan değişmeli. zorunlu eğitim 5 seneye tekrar inmeli. ilkokulda ahlak ve çevre dersi eklenmeli. yere tükürmek çöp atmak kötü davranış diye tüm çocuklara öğretilmeli. çalıştığım yerin yanında ilkokul var, 3 harfli marketlerden aldıkları yiyeceklerin tüm çöpünü yere atıyorlar.
+4
mikahakkinen
(21.04.26)
Zorunlu egitim kesinlikle aynı kalmali btw. Cocuk gelinlerden, cocuk iscilerden kismen yeni kurtulduk.

Sanata, spora, uretime agirlik verilmeli
Mevcuda bakilmaksizin her okulda en az bir rehber ogretmen (ki o bile az) olmali
Geziler, sosyal etkinlikler ogretmenin inisiyatifinde degil milli egitimin programinda ve sistemli olmali
Dolayisiyla sinav sistemi de degismeli
Meslek egitimi hakkıyla verilmeli
Sinif mevcutlari azaltilmali
Köy okullari yeniden acilmali
Listeyi bitirmek zor. Ekliyorum. Disiplin surecleri islevsel hale getirilmeli
Sınıfta kalma ogretmenin inisiyatifinde (belki ekstra bir kurul karari) olmali
Cok parlak ogrenciler icin BILSEMler disinda bir plani olmali milli egitimin
+2
üğpoıuy
(21.04.26)
Liselere 1 yıl zorunlu İngilizce hazırlık sınıfı getirilmeli.
-5
arbre
(21.04.26)
Tüm öğretmenler sözleşmeli yapılmalı, sözleşme yenileme dönemlerinde ilmi yeterlilik ve mesleki beceriler incelenmeli.
Tüm sınavlar merkezi yapılmalı, sınav sonucu ile dershane başarısı birlikte değerlendirilmeli,
Sınıf geçmek zorlaşmalı, becerilere göre mesleki eğitime yönlendirmeli,
Her öğrenci mutlaka bir spor dalıyla uğraşır hale getirilmeli,
Tüm okullar millileştirilmeli, özel okul kavramı olmamalı,
Üniversiteye giriş zorlaşmalı, üniversite sayısı, her mezunun iş bulabileceği sayıda azaltılmalı.
Yabancı dil ve bilgisayar ders olmaktan çıkarılıp eğitimin bir parçası olmalı.
Köy okulları açılmalı

Liste uzar gider
0
Mirket
(21.04.26)
Reşit olma yaşı düşürülmeli ve zorunlu eğitim kısaltılmalı. Genç nüfusun en üretken olduğu zamanlar öğretim adı altında sıralarda sınavlarda geçmemeli. Bu devlet için de büyük kayıp. üniversite master doktora yüksek lisans ile 30 - 40 yaşından sonra hayata atılmak olmaz.

Burak Can, Berkecan, Aylincansu Ayçasu' ların velilerine çocukların olumsuz durumlarıyla ilgili idareden olumsuz bilgi verildiğinde anında çocuğunu savunmaya geçen ve hatta idareyi suçlama tavırları içerine giridikleri an çocuklarını okuldan almaları yönünde bir tebligat iletilmeli.

Çocuğunun adeta emrinde olan ve çocuğu haksız olmasına rağmen onu savunan anne ve baba , okul devlet komşu vs. herkes için sorundur.
O çocuk büyüdükçe giderilmeyen sorunlar da doğrudan kendisiyle büyür.

Anaokulunda da o çok renkli ortam/eğitim yine çocuk tabiatına uygun olarak yeniden ele alınmalı.
maneviyatla birlikte ciddiyet resmiyet saygı düzen güven , girişimcilik , kendine hakim olma, zor zamanlarda panik olmama gibi kavramlar daha o yaşlardan itibaren minik yavrulara usüle uygun öğretilmeli.
Oyun eğlence yanında bunlar asla ihmal edilmemelidir.

Ayrıca doğal olarak nasıl beslenmeleri gerektiği de önemle ele alınmalı . Besin dediğimiz sadece mideye giden bir şey değil ayrıca karakteri de şekillendirir.
...
Ek olarak tarih dersine de büyük önem verilmeli . En azından yabancı dil öğreniminde en baştan toplumların kim ve ne olduklarını ? öğrenmiş olur çocuklar.
Kısacası onlar gibi konuşmak onlar gibi düşünmeye ve onların psikolojisine girmeye tamamen onlara uymaya sebep olmamalı. Bu çizgiyi çoğu zaman kaçırıyoruz .
Mesela her açıdan İngiliz hisseden bir Türk'ün Türkiye'ye de faydası olmuyor malum .
+1
diyecevaplandı
(21.04.26)
Eğitim sisteminde nasıl bir değişikliğe gidilmesi gerektiği eğitimcilere yani işi bu olanlara sorulmalı. Veliye ya da öğrenciye değil. Aslında eğitim sisteminin en büyük sorunu bu.

youtube.com
+3
cek
(21.04.26)
Staj adı altında çalıştırılan çocukların tedbirsizlikler yüzünden ölüp durduğu bir yerde hala birilerinin eğitim kısalmalı, çocuk hayata atılmalı diye düşünmesi ne kadar korkunç ya.

Sadece eğitim sisteminin bugün sihirli değnekle düzeltildiğini varsayalım diğer sistemler bozukken hiçbir faydası olmaz bu yüzden ana çözümün iktidarın değişmesi olduğunu düşünenlerdenim.
Bugün değişse ve gelecek iktidar da çok doğru adımlar atan bir yapıda olsa düzelmesi 100 yılı alır sanıyorum ki bu ülkede yüzde yüz doğru adımlar atabilecek bir yapı olduğuna da inanmıyorum.
+2
mutekebbir
(21.04.26)
okulu, hayatın geri kalan unsurlarından bağımsız bir fen deneyi gibi algılayıp içine bir şeyler katıp çıkarıp değiştirip bir şeylerin mükemmel hale getirileceğini düşündüğümüz sürece hiçbir şey olmayacaktır.

okul eğitimi en nihayetinde belirli bilgilerin ve üzerine çeşitli değerlerin aktarılmaya çalışıldığı bir ortam. örneğin öğretmen saatlerce çalışkan olmanın öneminden, eşitlik, ahlak, dürüstlük gibi değerlerden bahsetsin. çocuk toplumda, sokakta, televizyonda bu değerleri hiçe sayanların başına bir şey gelmeyip aksine ödüllendirildiğini gördükçe o da hayatta hedeflerine ulaşmak için yöntemin başka türlü şeyler olduğunu kanıksayacak. gücü yeterse başaracak başaramazsa da durumuna içerlenip köşede oturacak.

okul dediğimiz şeyin insanlığın zaman süreci içerisinde kapsadığı alan çok çok kısa. okul yapalım, ders ekleyelim, daha çok daha çok ders ekleyelim ve her şey mükemmel olsun kafasından bir sonuç çıkmaz. okul kavramı gereğinden fazla abartılıyor. çünkü herkesin kolayına geliyor.

hadi illa somut bir şeylerden örnek vermek gerekirse vereyim. Edebiyat dersinde tiyatro türü anlatılıyor, bir sürü çok güzel teorik bilgi şahane. Ama adam gibi profesyonel sahnede, profesyonel oyuncuların olduğu kaç tane tiyatro salonu var Anadolu'da. Adam sabah kahvaltısı yapamadan, öğle yemeğini ıvır zıvır kayıntılarla geçirerek sabah 8.30' dan akşama kadar, ben şu an burada oturmaktan sıkılıyorum ve sıkıntım azalsın diye öğretmene sataşmaktan, çevremdeki öğrencilere bulaşmaktan beni alıkoyan bir şey olmadığı için de rahat durmuyorum diyor. rahat duran çocuk da bu ne saçma sapan durum, hapishane gibi ömür tüketiyoruz diyor içten içe. sonuç olarak birileri de tüm bu acayipliğin içinde üslü sayı, kanuni dönemindeki bilmem ne seferi, dünyanın eksen eğikliğinin sonuçları bilmem ne bir şeyler söylüyor.
0
wilhelmwasmuss
(21.04.26)
Kafası matematiğe fene basmayan çocuklar zorla o dersleri görmemeli. Daha çok mesleki eğitime ağırlık verilmeli, kimin neye yeteneği varsa o doğrultuda eğitim görmesi.
Üniversite okumak bu kadar kolay olmamalı. Mantar gibi türeyen apartman üniversiteleri kapatılmalı.
0
ekimoloji
(21.04.26)
Eski bir matematik öğretmeni olarak konuşmam gerekirse herkes bir nebze haklı ama bir nebze de haksız. Konunun eğitim bakanıyla tamamen bir ilgisi olmayabilir (mevcut bakanı hiç ama hiç beğenmiyorum o da ayrı). Baana kalırsa hangi eğitim sistemi neden iyi, hangi şartlar altında nasıl uygulanmış bu konu netleştirilmeli.
İkincisi şu andaki üniversiteye giriş sınavında sorulan sorular 1960'lardan bu yana üç aşağı beş yukarı aynı şekilde soruluyor. Bunun yerine çok daha çağdaş bir eğitim metodolojisi getirirdim. Kendi dalımdan örnek vermek gerekirse matematikte 3-5 tane basit ispat yapamayan çocuğu matematik bölümünden içeri almazdım.
Kentten köylere dönüşü sağlayacak atılımlar yapardım. Mutlaka insani davranışlar geliştirecek bir eğitim modeline yöneltirdim.

Yapacağım ilk şey ise merkezi sınavları, dershaneleri kapatmak olurdu. 13 yaşından 18 yaşına kadar fiziksel/mental açıdan gelişmesi gereken gençleri sınav kaygısıyla yalnız bırakmanın önüne geçerdim.
0
rakicandir
(21.04.26)
(2)

kadın tipi saç dökülmesi için tedavi

steve rogers
annemde kadın tipi saç dökülmesi var. doktor demir yazmış. biotin de kullanmak mantıklı mı? veya kolajen?https://hizliresim.com/lcsz4xf
annemde kadın tipi saç dökülmesi var. doktor demir yazmış. biotin de kullanmak mantıklı mı? veya kolajen?

hizliresim.com
0
steve rogers
(18.04.26)
kortizollu ilaclar vardi ama bir doktora görünüp sebebini ögrenseniz daha iyi olur.
0
designer
(18.04.26)
Hormonal olabilir, herhangi bir vitamin, mineral eksikliğinden olabilir, kullanılan bir ilacın yan tesiri olabilir.
Bunların her birinin tedavisi, çözümü farklı. Buradan bir öneriyle çare bulabileceğinizi sanmıyorum. Bir cildiye ve bir dahiliye muayenesi uygun olur düşüncesindeyim.
0
Mirket
(19.04.26)
(6)

Hafta sonu temizliğini hangi gün yapıyorsunuz?

Lubb
Türkiyede yaşayıp hafta içi çalışan ve hafta sonu 2 gün izni olanlara soruyorum?Gün içi zaman dilimi belirtmek isterseniz ya da sebepleriniz varsa okumak isterim. en stratejik olanı bulmaya çalışıyorum. mesela bazen cumartesi yapasım gelmiyor ama pazarı buna ayırmak istermiyorum vs. hiçbir tercih m
Türkiyede yaşayıp hafta içi çalışan ve hafta sonu 2 gün izni olanlara soruyorum?

Gün içi zaman dilimi belirtmek isterseniz ya da sebepleriniz varsa okumak isterim. en stratejik olanı bulmaya çalışıyorum. mesela bazen cumartesi yapasım gelmiyor ama pazarı buna ayırmak istermiyorum vs. hiçbir tercih memnun etmiyor da.
📊 Hafta sonu temizliğini hangi gün yapıyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 21 oy kullanıldı.

0
Lubb
(18.04.26)
açıkçası öyle temiz, planlı birisi değilim ama benim için ideal aralık cumartesi günü 12-15 arasıdır. biraz öne gelebilir, ileriye gidebilir. çünkü erken değildir, geç değildir, o saatlerde genelde kaçırılacak pek bir şey yoktur (en azından benim için) ve cumartesi günü saat 15-16 gibi boşa çıkınca günü kaybetmiş hissetmem, hâlâ yeterince zaman vardır.

pazar günleri hiçbir şey yapmak istemiyorum. gerçi ben herhangi bir gün de hiçbir şey yapmak istemiyorum ama ne bileyim pazar gerçekten tam anlamıyla vitesi boşa aldığım bir gün olmalı gibi hissediyorum özel durumlar haricinde. ya sevdiğim şeyleri planlayayım ya da plansız, boş boş geçireyim. pazar günü benim olsun.

bi de sorumlulukları cumartesi aradan çıkarınca pazar günü daha tatlı geliyor insana. hem ev temiz hem bütün haftanın işini bitirmişsin. nefis.
+2
der meister
(18.04.26)
Tek yaşadığım için genel olarak canım istediği günde yapıyorum ama asla pazar günü yapmam. Ya cumartesi ya da hafta içi bir akşam, cumartesi erken saatlerde bitirmeye çalışırım eğer yapacaksam.
0
öylesinebiri
(18.04.26)
Hafta içi akşamlara yayıyorum temizlik işini.
Balkonum ve odamı düzenli tutup sık sık temizlemeye çalışıyorum kütüphanemi çok ihmal ettim bir ara kendimi boşa çıkarıp tüm gün onunla ilgileneceğim.
İzin günümü temizliğe ayırmak istemediğim için akşamları parça parça yapmak bana daha mantıklı geliyor. Bir de evde olacaksam bile temiz ortamda keyif yapmayı severim ben bu yüzden temizliği akşamdan bitirmeye çalışırım.
+1
mutekebbir
(18.04.26)
haftaici yapamiyorsam cmtsi. alisveris da ayni sekilde.

pazar günleri tamamen bosum. sadece hobilerim ve ben.
0
Purple life
(18.04.26)
Cumartesi sosyal hayat, Pazar temizlik ve dinlenme günü. Temizlik bende biriktirilip yapılan bir şey değil, sürekli faaliyet olduğu için, Pazar gününü doldurmuyor. Bir, birbuçuk saatlik dokunuş yetiyor.
0
Mirket
(18.04.26)
ben kocam ne zaman evde yoksa o zaman temizlik yapıyorum. kedi alerjisi olduğu için o evdeyken temizlik yaptığımda burnu filan tıkanıyor. o ne zaman işi varsa veya arkadaşlarıyla buluşacaksa ben o zaman temizlik yapıyorum. evin hizmetçi kölesi gibi bir şeyim.
0
Sadece soruyorum
(20.04.26)
(4)

Serin hikaye mi?

tantamount_to_equivalent
Evde hamam bocegi besliyormus falan https://eksisozluk.com/entry/85163960
Evde hamam bocegi besliyormus falan eksisozluk.com
0
tantamount_to_equivalent
(17.04.26)
Mirket
(17.04.26)
@Mirket: Ilan detayinda zaten www.ankaracanliyem.com diye yaziyor bu isi profesyonel yapan adamdir o isi yapan. Ogrenci evinde hamam bocegi yetistirme cok fantastik geldi.
0
🌸tantamount_to_equivalent
(17.04.26)
Evde yetiştirmek deyince, mutfakla lavabonun altı gelmesin akla. Bir cam kavanoz veya akvaryumda doğala yakın bir ortam oluşturup yetiştirilebilir.

İşin profesyonellerinin sattığının üçte bir fiyatına da alıcı rahatlıkla bulunur.
+1
Mirket
(17.04.26)
"3 tane öğrenci, evde hamamböceği yetiştirip ev kirasının yanı sıra her haftasonu meyhanede krallar gibi rakı sofrası kurup yiyip içecek kadar para kazanabildiği" yazmış. Yani öğreci standartlarına göre en fazla 90 - 120 bin civarında bir para kazanmışlar diye anlıyorum. Muhtemelen tek seferlik bir kazanımdır bu.3 kişi köyden limon toplayıp mahalle arasında gezerse de yaklaşık o kadar para kazanır. 3 kişi asgari ücretle bir yerde çalışsalar da yaklaşık aynı parayı hem de sürekli kazanır. Bu tür işlerde devamlılık önemlidir. Evde hamam böceği yetiştirmek sürdürülebilir bir iş midir bilemiyorum ama sanmıyorum.
Öğrenciyken bahar şenliğinde dart oynatarak 3 kişi kirayı ödeyip meyhanede yiyecek kadar para kazanmıştık ama bunu bir iş modeli olarak anlatamam. Umarım o yazıyı favorileyip beğenen gençler gaza gelip hamam böceği yetiştirmeye başlamaz.
0
creepy
(18.04.26)
(12)

neden herşeyi yasaklama eğilimindeyiz?

inheritance
cevap birşey yapmış olmak için ve daha kolay olduğu için, farkındayım.fail oyun oynamış, oyunları yasaklayalım. anime izlemiş, animeleri yasaklayalım. yemek de yiyormuş, yemek yemeyi de yasaklayalım mı? mafya dizilerinden, dizi/filmlerdeki silah ve şiddet övgüsünden bahseden yok. aileler çocuklarını
cevap birşey yapmış olmak için ve daha kolay olduğu için, farkındayım.

fail oyun oynamış, oyunları yasaklayalım. anime izlemiş, animeleri yasaklayalım. yemek de yiyormuş, yemek yemeyi de yasaklayalım mı? mafya dizilerinden, dizi/filmlerdeki silah ve şiddet övgüsünden bahseden yok.

aileler çocuklarının internet kullanımını kontrol etmediği için, çocuklarını eğitmediği için neden kurunun yanında yaş da yanıyor? bir güvenli internet muhabbeti vardı o ne oldu?
+6
inheritance
(17.04.26)
halk karşısında birşey yapıyor gibi görünmenin en kolay yolu bu. ayrıca bu yasakların ardına işine gelmeyen konuları da ekleyerek. tek başına yasaklansa halkın ses çıkaracağı durumlardan da kaçınabilirsin.
+10
orpheus
(17.04.26)
Sadece biz değil dünyadaki genel durum böyle. Çocuklar,gençler anne baba öğretmen söz ve nasihatleriyle değil piksellerin karşısında özel şirketlere bağlı algoritmalarla eğitiliyorlar.
Önceden çocuklar sokakta dışarıda çok kalmasın denirdi ama şimdi odasında dijital dünya ile birlikte fazla kalan çocuklar sorun olmaya başladı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen' nin sosyal medya yasaklarına dair yeni açıklamalarına bakın .

Mantıklı çözüm veya yasaklarla kurunun yanında yaş yanmaz tam aksine o ateşten korunmuş olur .
-6
diyecevaplandı
(17.04.26)
anlamak yerine yasaklayan bir coğrafya burası.
+2
plastic_angel
(17.04.26)
cahillik. kolay cözüm arayisi. anti demokratik kisilik bozuklugu.
0
Purple life
(17.04.26)
@orpheus'a ilave olarak,

Yasak koymanın halkta karşılığı var. Öneri onlardan geliyor. Neden yasaklama eğilimindeyiz diye sorup, 'mafya dizilerinden, dizi/filmlerdeki silah ve şiddet övgüsünden bahseden yok.' deyip yeni bir yasak önermiyor musun mesela?
+3
Mirket
(17.04.26)
Katliamı yapan çocuk kendi VPN ini kuracak donanımdaymış. İnternetin içine doğan çocuğa internet yasağı kar etmez. Sorun çok katmanlı, çözümü de öyle. İnterneti kısıtlamak, oyun, anime yasaklamakla olacak iş değil.
+7
sekizdokuzon
(17.04.26)
Halkımız aslında kendinden korkuyor. Yasakçı politikacı da bu halkın içinden geliyor.
Bize sınır çizen her kural aslında kendi korkusunun haritasını çıkarıyor.

Özgürlük ürkütür; çünkü artık suçlayacak kimse kalmaz.
0
yurtsuz john
(17.04.26)
En kolayı o çünkü. Bir şey yapmış oluyorlar kendilerince, insanlar da kendilerini bununla avutuyorlar, hiçbir şey yapılmasa ve sessiz kalmaya devam etseler kendileri de rahatsız olacaklar, dünyanın en faydasız adımı, ve bu adımlar iki tarafında içini rahatlatıyor yeni bir olaya kadar.
0
mutekebbir
(17.04.26)
en kolayi o cunku arti 1. yuzeysel cozum iste.
0
baldur2
(17.04.26)
Haberlere/davalara yayin yasagi, web sitelerine kapama, elestrilere aninda dava, film, dizi ve muzikleri yasaklama... Bunlarin hicbiri varolan problemi cozmuyor...

Bir sey sizin dezavantajiniza olana kadar anlamiyorsunuz...
0
thetruenorthstrongandfree2
(17.04.26)
gerçeklerin konuşulmaması için bütün sosyal medya, yandaş medya vs teyakkuzda..

gündüz eve babamı getirdim, annem atv mi ahaber mi öyle bir yeri açık unutmuş. bütün haberler "bilgisayar oyunları çocukları bozuyor". akşam tekrar yanlarına uğradım bu sefer show tv haberleri vardı, onda da uzun uzun verdiler..

sosyal medyada troller "sosyal medya yasaklanmalı, bakın yurtdışında da yapıyorlar, yasaklayalımi kapatalım hüloo" vs belli bir merkezden çıktığı çok çok bariz olan söylemler..

halbuki çarşamba günü yaşanan olayda sorgulanması gereken esas mevzuları "kendi iğrenç çıkarları" için çarpıtıyorlar, çarpıtmaktalar ve çarpıatacaklar da. durmayacaklar..

1- bir devlet memurunun evinde neden 2 av tüfeği 5 tane tabanca olur?

2- 1. sınıf emniyet müdürü bu işlerin hiç mi eğitimini almamış? bu adam o makama "nasıl" getirilmiş? çocuk olan evde o silahlar güvenli bir yere konulmaz mı? (ifadesinde silahları ve mermileri "kilitli maraş sandığı" diye üç düğmeyle açılan bir şeyin içine koyduğunu belirtiyor. insnalar silahlar ve mermilerin bile ayrı ayrı saklanması gerektiğini konuşurken, bu herif çeyiz saklar gibi..)

3- bu çocuk okulda başka şiddet eylemleri de gerçekleştirmiş, arkadaşları ve diğer veliler rahatsız olmuşlar. hatta 1 tane müdür yardımcısı insanlar müsterih olsun diye okula geldiğinde her gün bu çocuğun çantasını kontrol ediyormuş. bilin bakalım nolmuş? müdür yardımcısı 1-2 ay önce başka okula atanmış. (acaba sürüldü mü?)

4- okuldan defalarca uyarı gelmiş, çocuğun psikolojik sorunları olduğuna dair. psikiyatriste götürülmüş ama ne ilaçlarını almış ne de götürmeye devam etmişler.

5- çocuk özel bir çocuk. farklı cinsel yönelimleri olabilecğeine dair kuvvetli veriler var. çocuğun babası %99.9 akp/mhp tadansından gelme. belli ki çocuğu mantak etmişler -yazdıklarından çizdiklerinden nalaşılıyor-

6- okullarda psikolog eksikliği. anası babası sıkıntılı dahi olsa okulda düzgün bir psikolog olsaydı yine de bu çocuk (ve tabii diğer çocuklar) bir şekilde kurtarılabilirdi. okullarda neden psikolog yok?

7- anne babaların cehaleti. o eleştirdikleri bilgisayar oyunlarının hepsinde uzman psikologlar tarafından değerlendirilip belirlenen "yaş sınırı" var. silahlı şiddet içeren oyun sorunu değil; çocuğunun ne yaptığını ne oynadığını denetlemeden saldım çayıra mevlam kayıra şeklinde büyüten anne babalar sorunu var. 5 yaşındaki çocuğunun bilgisayar başında counter strike oynamasına müsade eden ana baba ile doğuda çocuğunu pkk eylemine gönderen ana baba arasındaki fark 0.

bu saydıklarım konuşulmasın diye yasaklar konuşuluyor. yasaklar konuşuluyor ki başımızdakiler vitesi gazı daha da arttırıp bastırsınlar bizi. satılık trolleri de bu yüzden bu işler peşinde koşuyorlar. bunlar saydıklarım konuşulmasın tartışılmasın diye..
+1
makbur
(17.04.26)
Otoriteleri güçlü kılmak için Cahil halkı uyutmak gerekiyor. Bunun için kolayca yenebilecek dandik düşmanlar lazım. Millet oh iyi oldu oyunlar yasaklandı diyecek.
Suç otoritede değil. Hep başkasında.
Suçlu hep cia mossad dış güçler yahudiler falan.
Bunlara inananlara laf anlatılmaz.
+1
luluki
(17.04.26)
(4)

Hemoroid anal fissür

liberalhippi
Önceki duyurumda da bahsetmiştim doktora anlattığıma göre görmeden etmeden ameliyat demişti benim mabad için. ben de ameliyatı biraz abartı bulup çokca tavsiyelerle daflon isimli tableti günde 2 adet şeklimde kullanmaya başladım. şuan ilacın 3. Günü ağrıda azalma yok çoğalma var. Bir de sanki 1 meme
Önceki duyurumda da bahsetmiştim doktora anlattığıma göre görmeden etmeden ameliyat demişti benim mabad için. ben de ameliyatı biraz abartı bulup çokca tavsiyelerle daflon isimli tableti günde 2 adet şeklimde kullanmaya başladım. şuan ilacın 3. Günü ağrıda azalma yok çoğalma var. Bir de sanki 1 meme daha fazladan çıktı sivilceden büyük ve sert. Kullanmış olan varsa? Sorum odur ki bu daflonun etkisi ne zaman hissedilir daha erken midir. Not: Diyetlere uyuluyor, oturma banyoları yapılıyor. Ağrım tuvaletten sonra 3 saat sürüyor ve gece rahat uyuyorum
0
liberalhippi
(16.04.26)
Geçmiş olsun. Meme yapması kanın oradaki damarlarda göllenip birikip pıhtılaşmasıyla oluyod. Onun ağrısı çok fena olur, daflon vb çözmez o ağrıyı. Genelde müdahale ile rahatlar meme.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(16.04.26)
ankara'da bir doktor var, sizi o net çözer. ankara götçü doktor diye aratınca güncel bilgisi çıkar.
+2
klassno
(16.04.26)
Kabızlık durumu, ıkınma, ıkınarak hacet görme durumları yok. Değil mi?

Otururken sıkıntı varsa şundanın olsa iyi olur.

(bkz: oturma simidi)
0
Mirket
(17.04.26)
çok oturuncada iyileşmez simit yastık alman lazım yatman lazım sadece daflonla değil bir kremide var ama 1 haftadan önce acısı geçmez, yumuşak dışkılama yapmak lazım bunun içinde mushil tarzı ilaç almak lazım
bir doktora daha gidin olmadı meme yapmamıştı annemde 2 haftada yatmakla geçmişti ilk defa ve az olduğu halde.
0
eja
(17.04.26)
(7)

Ev tipi koşu bandı

chanandler bong
Selamlar, evde çok fazla yer kaplamayacak şu portatif koşu/yürüyüş bandından istiyorum. Biraz baktım bazıları çok küçük, bazıları dayanıksız falan gibi geldi. Max 10bin ayırmak istiyorum bütçe olarak. Kullanan, memnun olan veya olmayan, şöyleyse alma ya da mutlaka böyle böyleyse al diye önerebileceğ
Selamlar, evde çok fazla yer kaplamayacak şu portatif koşu/yürüyüş bandından istiyorum. Biraz baktım bazıları çok küçük, bazıları dayanıksız falan gibi geldi. Max 10bin ayırmak istiyorum bütçe olarak. Kullanan, memnun olan veya olmayan, şöyleyse alma ya da mutlaka böyle böyleyse al diye önerebileceğiniz var mıdır? Şimdiden teşekkürler.

örnek olarak kochler 1.5hp olan var mesela 6.9k. tipi yorumu iyi gibi ama uygun mu değil mi hiç bilmiyorum :D
0
chanandler bong
(16.04.26)
2. el bir eliptik bisiklet alarak daha az yer kaplar, daha fazla kalori yakar ve diz sağlığını korumuş olursun.

(17 senelik aktif sporcu)
+4
yurtsuz john
(16.04.26)
Eğimli yürüyüş iyi yağ takımı için. Onlarda eğim özelliği yok bildiğim kadarıyla. O açıdan verimsiz olabilir. Kalori hedefine ulaşman zor olur.
-5
arbre
(16.04.26)
www.walkingpadturkiye.com

şunlardan almıştık memnunuz da ben çok dayanıklı olacağını düşünmüyorum 1 sene oldu ama kullanıyoruz çok az yer kaplıyor o güzel
0
croswell
(16.04.26)
Bir dönem incelemiştim. Parkta gezinti yaparmış hızında yürüyüş için elverişli olduğu ama bunun için alınamayacağı, daha yüksek hızlarda kullanıldığında alt katta oturanlarla papaz olmamanın pek mümkün olamayacağı, o denli sesli çalıştığı sonucuna varmıştım.
Son iki üç yılda teknolojileri geliştiyse bilemem.
0
Mirket
(16.04.26)
Kosu bandinin ucuzu alinmaz. 1-2 senede cope gider.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(17.04.26)
kosu bandinin ucuzu alinmaz +1
sakatlar adami...
+1
cooperr
(17.04.26)
Kochler dümdüz yürüyüş bandı almıştım, o zaman 4k falandı. 2 ay kadar şov yaptım sonra elbette elbise askısı oldu :) Fakat spor hocam artık kardiyoyu antrenmana dahil etmek istediği için onu çalıştırttı ve ilk sorduğu şey eğimi olup olmadığı oldu. Yani ille alınacaksa belli ki doğru düzgün bir şey olması lazımmış.
0
charbiel
(17.04.26)
(10)

Zamanı geçiremiyorum

mete kudur
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu. Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişm
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.

Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu.

Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişmediği gibi: bir de üstüne, artık zamanı geçirememe problemi ortaya çıktı.

Vakit geçiremiyorum, herhangi bir hobim, dizi/film izlemeye hevesim olmadığı için de ilerleyemiyoruz. İlerlemek demişken, geçmişten beri hep bi' ''gelişmek'' ''ilerlemek'' üzerine eylemlere geçerdim. bu sebeple mesela; hızlı kitap okumaya çalışır, roman okuyamaz, bana birşeyler kazandırmayacak dizi film izlemezdim.

ama işte son 2 yıldır bunları da yapmamama rağmen zaman geçmiyor.

çalışmak dışında neler yapıyorsunuz, zamanı nasıl geçiriyorsunuz. Özellikle yalnız yaşayanlar.

Çalışmak eve dönmek ve evdeki curcuna içinde kaybolmak, saklanmak gibi kalabalık ailelerden yaşayıp gitmek üzerine kurgulanmış sanırım bu hayat. buna sahip olamayanlarınız neler yapıyor ?
+1
mete kudur
(16.04.26)
Hep söylemişimdir, kariyer, para vs hepsi boş iş. Ruh eşinizi bulmaya bakın. Hayat sevgilisi olup, gezip tozana güzel.
+1
augustine azuka okocha
(16.04.26)
din, ahiret işleri
-2
mantık
(16.04.26)
bir evcil hayvan gerekir sanki size
0
devilone
(16.04.26)
-Spora başla. Bir spor dalında kendini geliştir.
-Bir müzik aleti çalmayı öğren.
-Seni sosyalleştirecek bir hobi edin.
-Bir yabancı dil öğren, geliştir.
-Daha temiz, daha tertipli ol. Yalnız yaşıyorsan çok zaman alıcı bir aktivitedir.
-Mutfak becerini geliştir. Zaman alıcıdır. Mükafatı fazladır.
-Bir kedi edin, yalakalığını sömür.
+3
Mirket
(16.04.26)
Yalnız yaşamıyorum ama yemeğini bile ayrı yapan biri olarak yalnız sayılırım.
Belli başlı ritüellerim vardı özellikle festival dönemlerinde çok aktiftim o bana çok iyi gelirdi, program hazırlamak, bilet kovalamak, o filmden bu filme koşturmak gibi o yoğunluk yaşama sebebimdi o kadar iyiydim ki.
Maalesef iksv boykot listeme girdiğinden beri benzer bir boşluğu ben de yaşıyorum, tek sebep bu değil tabii geçtiğimiz 1,5 yıl farklı bir çalışma düzenindeydim hayatım mahvolmuştu, bu sene başından itibaren bu düzeldi ben de kendimi zorlayarak bir şeyler yapmaya çalışıyorum.

Alternatifler bulmaya çalıştım, yapamadığım şeylerin yerine başka bir şey aldım, boş bırakmadım o canlılığı yoğunluğu kendim oluşturdum.
Hareketli bir bölgede çalışıyorum biraz da rahat bir işim var gün içinde yakındaki bir sergiye gidip gelebiliyorum mesela o bana iyi geliyor, kendi yaptığım şeylerden size birkaç öneri;

Sergileri takip edebilirsiniz.

Sinematek'te çok güzel film programları oluyor onları takip edebilirsiniz, film/dizi izlemekle aynı şey değil ben de artık bunlara motivasyon bulamıyorum ama sinemada izleme imkanımızın olmadığı filmleri sana perdede görme imkanı sağlıyor burası mükemmel bir şey.

Tiyatrolar.com'a sık sık girip listemdeki oyunlara bilet bakarım yeni oyunları araştırıp listeme eklerim. Ayda en az 2 oyuna gitmeye çalışıyorum.

Canlı performans dinlemeye başladım, ayda 3-4 kez yine yakınımdaki bir caz bara gidip müzik dinleyip bir şeyler yiyip içiyorum, son zamanlarda bana ruhsal olarak en iyi gelen şey bu oldu, şahane müzisyenler tanıdım.

Spora başladım, iki sene kadar önce heveslenip ara verdiğim tenise bu sefer ders alıp ciddi bir şekilde eğilmeyi düşünüyorum.

Bulduğum her fırsatta yürümeye çalışıyorum.

Geçen yıl içine düştüğüm bunalımdan yavaş yavaş kurtulmam bunlar sayesinde oldu.

Evcil hayvan önerisine de katılıyorum ama bu öyle herkese önerilebilecek bir şey değil siz kendinizi biliyorsunuzdur yapabileceğiniz bir şeyse çok iyi geleceğine eminim, ama kendinize güvenmiyorsanız da çocuğu umutlandırmaya gerek yok.
Ben köpek konusunda kendime güvenemediğim annem kedi istemediği için balkonda kuş bakmaya başladım sokaktaki kuşlara bakıyorum, bu da bana çok iyi geldi.
0
mutekebbir
(16.04.26)
Kankacım bu işin net bir formulu yok maalesef, kendini keşfetmenle alakalı bişey. Kendini keşfetme derken öyle börtü böcek öpen, dağa, taşa, ağaca sarıl kafası değil. Mesela spor' nefret ederim , ben bişeyi istediğim için yapıyorum zorunda olduğum için değil, o nedenle bende o işlemiyor, koşu, yürüyüş vs işlemiyor. Ben mesela yazı yazıyorum benim kafayı o topluyor, ya da midi klavyem var sample kesip yalandan müzikler yapıyorum. Yani deneme yanılma yöntemi yapıyorum ben, baktım sarmıyor sallıyorum. Dün sevdiğimi bugun sevmeyede biliyorum
0
ebeş
(16.04.26)
bilgisayar oyunlarına başlayabilirsin. zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın bile.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.04.26)
Oldum olası yalnız vakit geçirmeyi severim, tek çocuğum zaten belki onun etkisi bilemiyorum. Eve gelince zaman nası geçiyor da sabah oluyor anlamıyorum hiç. Düşündüm neyi farklı yapıyo olabilirim diye ama :D

Evcil hayvanım var, geldiğimde ilgi bekliyor beyefendi ama çok yorgun geldiğim için aradığını bulamıyor çoğu zaman :D Yine de kum kabı temizliği, su değişimi, biraz oyun vs derken zaman geçiyor. Titiz bi insanım, geldiğimde evi süpürürüm. Yemek hazırlamaya çok vakit harcamam. Çok sabrım yok o nedenle netflixde iki bölüm dizi bazen izlerim bazen izlemem. Zihnen aşırı yorulup çökmediysem sonra okurum klasöründe tuttuğum makalenin birini açıp göz gezdiririm ve genelde tamamını bitirmeden kapatırım. Gün içinde yoğunluktan cevap veremediiğim mailler varsa onlara dönerim. Sonra birden yatma vakti geliyor zaten.

Sosyalleşmek kafa şişirdiği için pek sosyal hobim olduğu söylenmez ama haftasonu dağ bayır yürürüm o da max. 2 saat. Alışveriş çok vakit alıyor, indirimleri kollayınca farklı marketlere gir çık çok vakit harcıyor. Sonrası sıkıcı işler çamaşır falan. Bilgisayar oyunları da almıştım bi ara fakat oynarken içim sıkılyor çünkü bi yere varmıyor, sana bir şey katmıyor. Asıl yapman gereken işler kalıyor vs. Bu beni içten içe darladığı için boşa yatırım olarak kaldı :D

Yani iş dışı zaman nasıl bu kadar çabuk geçebiliyor hiç anlamıyorum açıkçası.

Eğer sen de bir şeyler öğrenmeyi seven biriysen tavsiyem çok temel bir sorunun cevabını googlelayarak başla. Atıyorum "Güneş batarken neden turuncu renk gökyüzü olur?" bunun üstüne bağlantılı olaylar ve açıklamaları okumaya başlayınca zaman nası geçiyor anlamıyorsun.
0
truf
(16.04.26)
(bkz: anhedonia)
0
elvan abeyiylegezse
(16.04.26)
Kendine yakın gördüğün bir siyasi partiye üye olarak çalışmalara katıl. İşe yarar manada sosyalleşirsin. Genç yaşlı her telden insan tanırsın.
0
yurtsuz john
(16.04.26)
(6)

Başkasının hesabıyla hisse alım satımı

synesthesia
Yaşadığım ülkenin yüksek kazanç vergilerinden dolayı Türkiye'de yaşayan ailemden birinin adına hisse hesabı açıp parayı ona gönderdikten sonra işlemleri onun hesabıyla yapmak istiyorum. Böylece vergiyi yaşadığım ülkeye değil, sadece Türkiye'ye ödeyeceğim. Öngöremediğim bir sorun yaşar mıyım ilerde?
Yaşadığım ülkenin yüksek kazanç vergilerinden dolayı Türkiye'de yaşayan ailemden birinin adına hisse hesabı açıp parayı ona gönderdikten sonra işlemleri onun hesabıyla yapmak istiyorum. Böylece vergiyi yaşadığım ülkeye değil, sadece Türkiye'ye ödeyeceğim. Öngöremediğim bir sorun yaşar mıyım ilerde?
-1
synesthesia
(15.04.26)
yaptiginiz tabiki yasal degil, baskasinin hesabindan islem yapabilmek icin spk tarafindan yetkilendirilmis yatirim uzmani olmaniz gerekir.
Yatirim yonlendirmesi veya tavsiyesi degildir.

turkiyede borsaya (turk borsasi) vergi uygulanmaz ancak belli mir miktari asan temettu getirisinde gelir vergisi beyannamesi doldurulmasi gerekir. hesap sahibinin bunu bilmesi gerekir, kayincomun parasiydi vs denmez dense bile gecerliligi yoktur, sikinti dogurur.

turkiyeden yabanci mesela Nasdaq vb yatirimi yapacaksaniz nerede olursaniz olun ilk kaynaktan vergi kesintisi yapilacaktir zaten

sorun yasarmisiniz kismi tamamiyle kisisel deneyim, bi sikinti olur yasarsiniz, olmaz yasamazsiniz.

Amerikadayim ve buradaki turkler aman turkiye gelirlerini beyan etme diye birbirine gaz veriyo, sorun yasiyorlar mi? ben gormedim ancak radara girerlerse cok incinirler onu biliyorum. ben 20 liralik kirik hisse hesabini bile Fbar ile beyan ediyorum. belki 1000 dolar fazla oduyorum ama kafam rahat.

neyse sorunuza gelirsek, muhtemelen esiniz dostunuz paraya cokmez ise, sizden habersiz islem yapmaz ise ( malum hesap onun adina ve tek yetkili) caniniz sikilmaz. ancak bir sekilde ( nasil neden ve ne zaman olur gaybi ancak allah bilir) radara girerseniz hafiften ortam gerilir, hava bozar yagmur yagar.

asla tavsiye degildir. olasilik tahminidir.
0
cairo
(15.04.26)
Bir sekilde nasil radara girecegim onu anlamadim. Parayi anneme gonderecegim. Islemlerden dogacak gelirlerin vergisini Turkiye'ye beyan edip vergiyi yine onun adina odeyecegim zaten. Para annemin hesabinda durmaya devam edecek. Benim yasadigim ulkenin bunu bilmesine imkan yok. Gelir Idaresi Baskanligi Turkiye'de finansal hesaplarda adiniza tutulan varliklarin miktarini yerlesik oldugunuz ulkeye raporluyor sadece. Kendi hesabimin yil sonu bakiyesinde bir artis gorunmedigi surece bulundugum ulke bana bir sey sormayacaktir diye dusunuyorum.
0
🌸synesthesia
(15.04.26)
tekrar ediyorum belli limit ustu temettu geliriniz (brut 660 bin tl idi en son) yoksa turkiye borsasi islemlerini gelir beyani olarak vermezsiniz. yani bu olumlu bir sey.

yazdiklariniza gore sikinti yasanacak bir durum gorunmuyor, dediginiz dogru para sizin hesabiniza girmedigi surece sorgulanacak bir sey olmaz,
0
cairo
(15.04.26)
Benim bi ara banka hisse alım-satım limitimi düşürmüştü, tekrar yükseltmek için şubeye gitmem gerekiyordu üşenip gitmemiştim 2 sene falan annemin hesabıyla alım satım yaptım başıma bi iş gelmedi.
0
kizil karga
(15.04.26)
Para sizin hesaptan onun hesaba, onun hesaptan sizin hesaba akacak. Dikkate değer bir meblağ ise intikal vergisi konusu irdelenecektir diye dünüyorum.

Murat Muratoğlu'nun videolarından birinde, Kızına araba alması için para gönderen Baba'nın parası hakkında bu tip bir işlem yapıldığına dair bir konu vardı diye hatırlıyorum.
0
Mirket
(15.04.26)
@Mirket aslinda evet asil bu tarz bir seyden endiseliyim acikcasi. 2 milyon lira civari parayla bu tarz transfeler yapinca harketlerin sebebini sorarlar gibime geliyor.
0
🌸synesthesia
(15.04.26)
(2)

Depozito yatırmayan ev sahibine bir yaptırım var mıdır?

wild honey suckle
Eski ev sahibim depozitoyu yatıracağını söylemesine rağmen 1 ay oldu yatırmadı. Her gün mesaj atıyoruz “unuttum yollayacağım” diyor. Artık rahatsız olmaya başladık. Az buz da rakam değil. Kimse kimsede 60 bin tl bırakmak istemez. Mesajları var yatıracağına dair ama işte öteliyor.Ne yapabiliriz, ya d
Eski ev sahibim depozitoyu yatıracağını söylemesine rağmen 1 ay oldu yatırmadı. Her gün mesaj atıyoruz “unuttum yollayacağım” diyor.
Artık rahatsız olmaya başladık. Az buz da rakam değil. Kimse kimsede 60 bin tl bırakmak istemez.
Mesajları var yatıracağına dair ama işte öteliyor.

Ne yapabiliriz, ya da ne yapardınız?
+1
wild honey suckle
(15.04.26)
Noterden ihtar ile icra takibi gerekir ama elinizde geçerli bir belge olması lazım ki bu konuda bir Avukata danışmanızda fayda var.

Mesela, döviz ile depozito yatırıp kontrata da döviz cinsinden yazdıysanız ikiniz de Türkiye Cumhuriyeti yerleşiği iseniz o belge geçersizdir.

Ek: www.youtube.com
-1
Mirket
(15.04.26)
direkt icra takibi açın.
0
ground
(16.04.26)
(6)

bu durumda evi kiraya vermeli mi?

ercu cozer
ben başka şehirdeyim , bekarım.anneme yaşadığı yerden ev almıştım. anneannem de annemin yanında olduğu için evin büyük kısmını da dayadım döşedim. hem o dönem sevgilim vardı evlenirsem annemlerin ayrı evi olsun diye düşündüm, hem de anneannem hayattaydı.anneannem çok yaşlı da olsa anneme ses oluyord
ben başka şehirdeyim , bekarım.anneme yaşadığı yerden ev almıştım. anneannem de annemin yanında olduğu için evin büyük kısmını da dayadım döşedim. hem o dönem sevgilim vardı evlenirsem annemlerin ayrı evi olsun diye düşündüm, hem de anneannem hayattaydı.
anneannem çok yaşlı da olsa anneme ses oluyordu. ancak anneannem vefat etti.
orada artık annemi tek bırakmak istemiyorum tek başına bir şey olsa aramız bin km neredeyse.

hem önceden tek takılmak istiyordum rahat takılmak çapkınlık yapmak için falan ancak anneannemin kaybı annemi evlenene kadar yakınımda tutma isteği doğurdu bende.

ev dayalı döşeli , ancak bu durumda yılda 10-15 gün ancak kullanılabilir.
evlenene kadar ya da daha kısa bir süre evi kiraya versem mi?

avantajları
-ayda 30-35 bin getirisi olur evin kalan borcu 400 zaten
-ev hastane ve ünv yakınında yani öğrenci, tayinci memur gibi 1-2 yıl duracak kiracı bulup tahliyesini garanti edecek hukuki altyapıları hazırlayabilirim (noterden tahattüt vs)
- annemin borçlarını bitirip birikim yapmasını sağlar ilerisi için ,çünkü emekli maaşı çok az

dezavantajları
-annemin bir süre kendi evi olmaz, ben eve istediğimi getiremem takılamam
- yeni eşyalarımız harap olabilir

sizce bu şartlarda bu ev kiraya vermeli mi?vermemeli mi?
0
ercu cozer
(14.04.26)
Annenizin fikri nedir? İçine duygu karıştırılmadığında kiraya vermek mantıklı gözüküyor ama belki anneniz de düzenini değiştirmek istemiyodur.
+1
(14.04.26)
Evlenene kadar annenizi yanınıza almak nasıl bir şey. Kadına ping pong topu muamelesi mi yapacaksınız? Evlenene kadar bana yemek yapacak biri lazım, gel. Ben evlendim, sana ihtiyaç kalmadı, Git. Kadının bir sosyal hayatı var. Yeriyle yurduyla oynamayın bence. Bırakın evinde yaşasın.
+2
Mirket
(14.04.26)
paraya ihtiyacınız yoksa kiralamayın. boş dursun daha iyi
0
yankee jumping
(15.04.26)
Kısa süreli kiraya vermeyin sakın.

Orospu çocuğu bir kiracıya denk gelirseniz: Ev harap olur, eşyalar harap olur, aldığınız kiradan daha fazla para çıkar sizden. Kiracı "çıkmam" diye diretirse 3-4 sene uğraşırsınız. Anneniz evine geçemez bu sürede...


.
0
kartallar yuksek ucar
(15.04.26)
mirket +1

maddi olarak durumları bilmiyorum ama orada kurulu bir çevresi vs yoksa evi satıp sizinle aynı şehirde/yakın başka bir ev alıp oraya yerleştirmek daha mantıklı olabilir annenizde istiyorsa.
-1
elorelia
(15.04.26)
anneniz istiyorsa yakınınıza taşıyıp, eşyaları da yeni eve geçirip, diğerini boş olarak kiraya vermek en makul seçenek. ancak kısa süre (3-4 sene gibi) sonra lazım olur düşünceniz varsa boş kalsın; kiracıya da size de yazık olur.
0
lil siztah
(15.04.26)
(14)

Kaliteli zeytin yagi

b w n s p
Kaliteli guvenilir zeytin yagi almak istiyorum. siz nereden aliyorsunuz?
Kaliteli guvenilir zeytin yagi almak istiyorum. siz nereden aliyorsunuz?
0
b w n s p
(14.04.26)
Aydın'dan getirtiyor annem, markası yok pet şişede geliyor ama yediğim en iyi zeytinyağı diyebilirim.
Getirtme imkanınız varsa detayını sorarım, bildiğim kadarıyla kendileri göndermiyor.
0
mutekebbir
(14.04.26)
yok maalesef internetten siparis verebilirim.
0
🌸b w n s p
(14.04.26)
ben boztepe alıyorum beğeniyorum ama gıda mühendisi bir tanıdığım fiyatı o kadar abartmana gerek yok markette satılan komili kristal gibi markalar da gayet fiyat performans ve kaliteli dedi onları denemeyi düşünüyorum
0
tabii lan manyak mısın
(14.04.26)
eğer güvenilir köyden getirtemeyecek gibiyseniz market zeytinyağı olarak kriistal ya da tariş markasını öneririm.

www.kristalyaglari.com
www.tariszeytin.com.tr

marketlerde belki daha ucuz olarak satılıyor olabilir
0
exlibris
(14.04.26)
evet ben de o yuzden kuskuda kaldim. markette satilanlarla arada cok fark yoksa cok gerek de yok uzun uzun arayip bulmaya.
simdi gemlik belediyesi satiyormus onu buldum cok mantikli geldi
www.gemtar.com.tr
0
🌸b w n s p
(14.04.26)
Bizim kendi üretimimiz. Kargo satış vs işleriyle uğraşabilsem gönderirdim. Ailem topluyor. Fabrikaya götürüp yağ olarak geri alıyoruz.

Zeytinyağı işinde hile hurda çok fazla. Dikkat edin.
0
jackyr
(14.04.26)
aydında yaşıyorum pazardan pet şişede zeytinyağı aldım ve şüphelendim. il tarımda çalışan kuzenime test ettirdim. zeytinyağında başka yağlarda aldığım yağın içinden çıktı.
dünyada sıralamaya giren markalarımız var. hermus, nova vera, oleamea, palamidas.
ben palamidas soğuk sıkım alıyorum.
+2
mikahakkinen
(14.04.26)
Çooook kaliteliyse novavera, yok ağam abartma dersen özgün alınabilir bence
+2
wild honey suckle
(14.04.26)
Özem, Kocamaar ve Avilo'yu beğeniyorum, web sitelerine bakabilirsiniz.
+1
fotrsapka
(14.04.26)
Zeytinyağı asidik bir üründür. Su için bile sağlıklılığı tartışmalı olan ped şişelere konmuş zeytinyağından uzak durun bence.
Zaten gün ışığından etkilenen bir ürün şeffaf kapta olmaz.
+2
Mirket
(14.04.26)
Yıllardır Özgün'den alırız, gayet memnunuz.
0
10551037
(15.04.26)
Ben Tariş alıyorum. Fiyatı biraz kol gibi ama en azından Tariş. Alsancak mağazasından alıyorum genelde. Güney ege ve Kuzey ege yağları var. Zeytin aroması almayı seviyorsanız yağdan güney sevmiyorsanız kuzey. Yani böyle ekmek banayım yiyeyim domatesin üzerine döküp yiyeyim diyen bir zeytinyağı seviciyseniz Güney ege. Bu ikisi dışında özel serileri var onların fiyatı iyice kol gibi ben Bi kere ilk el diye Bi yağını aldım bambaşka bir şey gerçekten. Sonra almadım zaten. Zengin işi onlar.
0
Batuhanolabilir
(15.04.26)
pet şişede ise dünyanın en iyi yağı da olsa almayın, açık renkli cam şişeler de bile sıkıntı oluyor zeytinyağında; mümkünse koyu renk cam şişe en sağlıklı olanı, kampanyada ne yakalarsam onu alıyorum bu şartlara uyan :)
+1
sweetoffice
(15.04.26)
Tariş alıyorum ben. Bazen süpermarkette indirim oluyor bazen internette. Biraz takip etmek gerekiyor.
0
peki madem
(15.04.26)
(7)

Strava benzeri uygulama

Take it away honey
Dostlar merhaba, koşu için ayakkabıdan sonra sıra uygulamada. Strava ücretine değer mi? Yoksa daha uygun veya ücretsiz benim işimi görecek bir uygulama var mı? Amacım koştuğum mesafeyi haritalandırmak ve gerekli bilgileri sağlaması. Elimde apple watch 7 ve iphone telefon var. Garmin vs almayacağım o
Dostlar merhaba, koşu için ayakkabıdan sonra sıra uygulamada. Strava ücretine değer mi? Yoksa daha uygun veya ücretsiz benim işimi görecek bir uygulama var mı? Amacım koştuğum mesafeyi haritalandırmak ve gerekli bilgileri sağlaması. Elimde apple watch 7 ve iphone telefon var. Garmin vs almayacağım o nedenle bu ekosistemle çalışan bir uygulama olursa tadından yenmez. Yapay zekaya sordum ama ben daha çok kullanıcı deneyimi arıyorum.

Cevaplarınız için çok teşekkürler!
0
Take it away honey
(14.04.26)
Nike Run club işinizi görür.

Runkeeper' ın free uygulaması da gayet gayet güzel.
0
kumandanim
(14.04.26)
Adidas ve Nike
0
gabe h coud
(14.04.26)
sports tracker
www.sports-tracker.com
0
ao12
(14.04.26)
İstediğin şeyler zaten iwatch yapmıyor mu?
İlaveten şunu alabilirsin. Uygulaması da var.

www.decathlon.com.tr
0
Mirket
(14.04.26)
stravayi bedava kullaniyorum, kostugun yerleri haritada gosterebiliyor - nesi eksik ki?

apple watch'la direkt entegre ettim ben, apple watch'ta kosuyu baslatiyorum - otomatik strava'ya her seyi atiyor. kalp hizinin degisimi vs gibi seyleri de gosteriyor
+2
fakyoras
(14.04.26)
strava’yi ucretsiz de kullanabilirsiniz, bazi ozellikleri kapali olur o kadar. akilli saatinizle eslestirebilirsiniz.
0
taurina
(15.04.26)
yeni öğrendim. decathlonun varmış. görevleri tamamlayınca puan veriyor alışverişte kullanılıyormuş.
+2
mikahakkinen
(15.04.26)
(25)

Biz de mi kötü olalım?

ananiyimioguz
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...Fakat geçenlerde eşim
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.

1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...

Fakat geçenlerde eşimin kiracısı tutturdu gerçek enflasyon beni ilgilendirmiyor, çevredeki kira artışı da beni ilgilendirmiyor. ben tüik in mi dedi tefe tüfe mi dedi ona bakarım dedi, isterseniz dava açın dedi 2-3 yıldır bu şekilde kendi keyfine göre ödüyor. Bizim dükkan kirası da ev kirası da neredeyse 2x artıyor her yıl, başka yerler pahalı olduğu için, kavga etmemek için, zaten bir şekilde çıkartırlar kabul etmezsek... dediğimiz için bir şekilde hep enflasyonun üstünde artışları kabul ediyor ve ödüyoruz.

Ama bize denk gelen kiracımız hem böyle davranmıyor hem de evde ne olsa bize yazıyor. Yav kardeşim çok büyük bişey olmadıktan sonra sen hallet işte biz öyle yapıyoruz bizim ev sahibimiz evle de dükkanla da ilgilenmiyor...

Eşim de diyor ki biz miyiz enayi biz de kötü olalım sorun çıkartalım... Şimdi bu burada bi dursun.

2- Geçenlerde eşim site içerisinde manevra yaparken bir aracın ön tamponunu azıcık sürtmüş. İnmiş bakmış pek bişey yok, neyse bişey olmaz demiş işe gitmiş.

Sonra apartman grubuna bir resim geldi, 1 karışa bir karış bir alanda siyah bir sürtme, aynı zamanda tampondaki siyah şerit de soyulmuş falan... Site yöneticisi demiş ki değerli apartman sakinleri, bir komşumuz bu araca sürtmüş, araç sahibi aracını daha yeni boyatmış, belki fark etmemişsiniz bana ulaşır mısınız zararını karşılayalım gibisinden...

Aracın konumundan fark ettim ki bizim aracı son koyduğumuz yerin yanı... Hemen hanımı aradım. Evet ya ufak bi sürttüm de bişey olmaz dedim dedi, bize hep sürtüyorlar biliyor muyuz kimin olduğunu dedi.

Abi ben bi durduk yere sinirlendim. Öğrenci halimle bile böyle bir şey yapsam not yazıp cama bırakıyordum ben. Şimdi kaç yaşına geldik milletin aracına sürtüp sürtüp ne var canım normal mi diyeceğiz. Hayır bir de çok kalabalık şehirde, sokak parklarında falan haaadi belki normal diyeceğim de kendi sitemiz içindeyiz ya. Komşu komşuya da bunu yapmasın yani.

Ben söyleme gereği duymadım çok bişey yoktu dedi eşim. Ben de olmaz öyle şey ulaşıp kusura bakmayın deyip ödiycez zararını dedim. Adama ulaştım, o da aşırı kibar, valla olur öyle şeyler de yeni boyatmıştım daha ondan üzüldüm ulaşmaya çalıştım dedi belki çıkar diye dedi. Şimdi tekrar boyatmam gerekecek dedi. Ne kadar tutar kusura bakmayın hanım fark etmemiş ben de aracı yıkattıktan sonra fark ettim dedim. 2-3 bin tutar dedi aramızda hallettik kapandı. Hanıma kalsa sessizliğe bürünecektik.

3- Geçen farklı bir şehirde kahvaltıcıya gittik. Onun bulunduğu alan kendi kalabalıklığından ötürü çok dolu. Ama etrafta da aparmanların altında kendi etraflarında ufaktan açık otoparkları var. Onlardan birine girelim işte suraya dedi. Dedim ki buralar apartmana aittir olmaz dolanalım buluruz bir yer...

Yok ya ne olacak dedi sanki bu koyanlar hep apartmanda mı oturuyordur millet hep koyuyor bence dedi. Hey allahım neyse girdim gösterdiği yere. Tam inicez camdan bi teyze "yalnız burası apartmana ait" dedi. Bizimkiler hiç duymamazlıktan geldi öf hiç şimdi senle uğraşamıycaz diye söylenerek mekana geçtiler.

Ya şimdi türkiyede yaşıyoruz. Ben de bazen ufak tefek kuralların veya yasaların çevresinden dolanabiliyorum. Ama bu kadar bişeyler üst üste gelmemiş miydi veya benim kural dışılığım daha hafif de bunlar rahatsız edici mi geldi bilmiyorum.

Ama şuna ayar oluyorum, bu tarz şeyleri bir şekilde dışarıdan biri bize yapsa hanım küplere biner. Kendi yapınca da -e ne var bize de yapıyorlar- gibi bir bakış açısı beni sinir ediyor. E böyle böyle yozlaşıyoruz işte dedim en son sinirlendim. Nefret ettiğin insanlara dönüşüyoruz işte böyle böyle dedim.

O da benim onunla aynı fikirde olmadığım için sinirleniyor. Sen çok kuralcı davranıyorsun biz miyiz enayi diyor.

Yani kötü mü olalım illa bu memlekette ne yapalım bilemedim...

Şöyle kaldım allahın güneydoğusunda :(
pbs.twimg.com
media.normalsozluk.com
+2
ananiyimioguz
(13.04.26)
Burada soru ne?
1. Kiracınız haklı. Siz de mülk sahiplerine karşı kiracınız gibi davranın.
2. 'Arabaya sürttüm ama PEK BİR ŞEY YOK.' ne demek ya? Yuh.
3.Kuralcı olmamak değil ki, hak gaspı bu. Medeni olamamak durumu var.
+7
Mirket
(13.04.26)
1) temelde ev sahipleri de, kiracılar da kendilerine göre haklı. suçlu, pandemi dönemi bu dengeyi kurcalayıp bozan hükümet. ancak mevcut ekonomik koşullarda ortam teksas oldu artık, gücü yeten yetene. bu sebeple hakkınızı sonuna kadar arayın derim.
benim kiraya ihtiyacım olmasına rağmen, evin benden çok sahibiymişçesine racon kesen kiracıma, kira tespit zamanı geldiği halde direkt tahliye davası açacağım. ardından da evi boş tutacağım (bir kaç sene içinde kentsel dönüşüm sebebiyle oraya taşınmam gerekebilirdi; bu tipin yüzünden erkene çekeceğim). bana yaramıyor, ona da yaramasın. ben bu konuda kötü olmaya zorlandım mesela, yapacak bişey yok.

2) eşiniz haksız. zarar verdiği malın sahibine sormadan hükme varamaz. gerekirse böyle durumlarda o da peşine düşsün; düşmemek kendi seçimi. bu konuda kötülüğe kaymayı doğru bulmuyorum, zira karşıda masum bir kişinin hakkı söz konusu.

3) eşiniz haksız ama idare edilebilir. aracı kullanan bensem, sizin gibi yapardım. eşimse, kendine yedirebiliyorsa, yesin milletin lafını, otursun.

sonuç: siz etik değerleri olan, karşı tarafın haklarına karşı hassas bir insansınız. eşiniz ise kafayı fazla yormadan işine bakmanın peşinde; bu arada gerekirse karşıdakilerin hakkını çiğnemekten çekinmiyor. bu konularda ilişkinin en başında fikir sabihi olmakta hayati fayda vardı.. ama geçinmeye gönlünüz varsa, bu saatten sonra pek irdelemeyin derim. söz gelimi arabayı kullanan oysa, nereye parkettiğine karışmayın. aracı sürttüyse, kameradan falan tespit edildiğinde kendi uğraşsın; yanında durmayın. mesela mal sahibi adamla kendisini muhatap edin. kısacası tepkiyi sizden değil, çevreden gördükçe törpülenmesini umabilirsiniz.

son söz: siz çok üzülürsünüz, eşinizin işleri daha yolunda gider. ben de sizin gibiyim, değişemem ama yapı olarak eşiniz gibi olsaydık hayat bize daha kolay olurdu; bu bir gerçek.
+3
lil siztah
(13.04.26)
Hocam hepsinde haklısın ve maalesef toplum olarak acaip bi' yere gidiyoruz.
Kiracıyı çıkartmak için işlemlere başlayın derim, diyorlar ya hep Allah iyilerle karşılaştırsın diye gerçekten öyle.

Eşinizin hareketleri aşırı sinir bozucu ve bencilce.
+1
kumandanim
(13.04.26)
Kiracı konusunda haksızsınız. Siz enflasyonun üstünde artış yapıyorsunuz diye o da yapmak zorunda değil. Sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal artışı yapar geçer hakkıdır.
Diğer iki konuda eşin haksız
+3
dfn4
(13.04.26)
" Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık"
yanlış yapmışsınız. kira orta yolu bularak değil sözleşmede yazan yüzdeye göre belirlenir. tefe tüfe yazıyorsa tefe tüfe oranında zam yapar kullanan kiracı.
siz sözleşmeyi kendi kafanıza göre kira artışı yapacağınız bir şey mi sanıyorsunuz anlamadım ki. eğer kendi kaldığınız evin kirasını bu şekilde veriyorsanız zaten mülk sahibi size büyük kötülük yapıyor.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(13.04.26)
eşiniz gibi insanlarla aynı toplumda yaşamak beni çok üzüyor ya.
+11
yenibirgüzelnick
(13.04.26)
:( tum maddelerin altinda yatan sebep medeniyetsizlik :( kira konusunda tamam yasal sinir var ama bi de bi seylerin oluru var. Hukumet suclu +2

En azindan teyze öyle deyince mahcubiyet duysa ok dicem, bi de öf pöf yapma ozguveni harikaymis.

Hele baskasinin arabasina carpip sallamadan devam etmek... yanlislikla birinin ayagina bassam vijjdan azabindan ölürüm aq
+5
üğpoıuy
(13.04.26)
Kira dışında haklısın.
Kiracı hukuken de etik olarak da senin ev sahibinle yaşadığın olayla zerre alakası yok. Yasal kontrata imza atmış iki taraf.
0
logisticsmanager
(13.04.26)
1- hukuk ne diyorsa o. Kiracınız yasalara aykırı davranmıyorsa sorun yok. Her kiracı farklı tepki verebilir masraf meselelerine.

2 ve 3- eşiniz cahil gibime geldi. Hakaret anlamında söylemiyorum. Farkında değil yapılanın cahillik olduğunun.

Şöyle örnek vereyim, yazarak biraz zor oluyor anlatmak: daha yeni yarı kapalı bir mekandayız, etrafı böyle naylonla yarı kapalı çay bahçesi gibi. Pöfür pöfür ama. Ben sigara içen biriyim, baya içerim. Yan masamızda çocuklu aile vardı. Ben hiç sigara yakmadım. Benim masamdakiler niye içmiyorsun dedi, ben de dibimizde çocuklu aile oturuyor dedim. "Nolcak yasak değil sonuçta, içiliyor burda" falan dediler.
İşte bu cahillik. O sigarayı yakmamak için illa duvarlarda "sigara içmek yasaktır" yazmasına gerek yok.
+3
gobekliraki
(13.04.26)
@ Mirket, abi işte soru ben mi fazla abartıyorum böyle kötü mü olunmalı bende mi bi tuhaflık var sorusu...

Ya aslında eşime de bir şeyler yapıldığında "ya işte bu dünya böyle medeniyetsizlik hakim, buralarda kaba kuvvet hakim, güçlü olanın borusu öter, zayıf olanı ezerler vs. vs." diye karşılasa hadi neyse diyeceğim de.

Kendisine bu tarz şeyler yapılınca, yapanın ne anası kalıyor ne bacısı kalıyor da, e kardeşim sen de yapıyorsun aynısını yani bu normal ise sen de kabullen. Yok değil ise sen niye eline fırsat geçince yapıyorsun. Yani ben mental olarak kafayı sıyırıyorum böyle tutarsızlıklar gördükçe.

Kiracı konusunda da bence iki taraf da birbirini düşünerek orta yolu bulmalı. Ne biz doğru yapıyoruz ne karşısı doğru yapıyor. Doğru olan çevreye bakıp insani, vicdani ölçüde ayar çekmek. Herkesin 30k verdiği yerde ne ben ev sahibi olarak kiracım 15e kalsın isterim, ne de ben kiracı olduğum yerde 15e oturmak isterim yani işime gelir de vicdanen istemem yani.

Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Yani ben dark side a geçemiyorum bir yerde haklı olabilir ama ben bana davranılmasını istemediğim bir şeyi karşıya yaparak mutlu olamam yani kendisi bu motivasyonu nasıl sağlıyor bilemiyorum. Böyle mi olmak lazım bu topraklarda onun iç savaşını yaşıyorum ondan yorunları merak ettim.

Mesela burada dışarıda tanıştığım genç bir arkadaş var tutturdu abi ben silah alıcam sen de ister misin...

Lan oğlum manyak mısın ne silahı dedim cezası var bilmemnesi var kafana göre silah alınır mı...

Olsun abi evde bulunsun veya bagajda falan bulunsun. Dünyanın bin bir türlü hali var benim anam ağlayacağına başkasının anası ağlasın diyor.

Ya havle kafa aynı kafa işte şimdi ben bu zihniyetle baş edemiyorum. Bir yerden bakınca haksız da gelmiyor şimdi ortamına göre adapte olman lazım ama yok ben kendi içimde oturtamıyorum bu yaklaşımı. Ne yapsam bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
@ gobekliraki, heh işte demek istediğim bu... ama ben bunu anlatamıyorum.

Mesela tamamen farazi bir örnek vereyim böyle bir şey yaşanmadı;

Eşim diyelim ki yukarıdaki komşu çocuklarının patır kütür koşturmasından şikayetçi.

Bir gün yeğenleri gelse aynı şeyi onlar yapsa derim ki başka bir şey oynayın ayıp alt kata gider...

Eşim de der ki karışma çocuklara sanki dışarıda oynayacak yer mi bıraktılar nerede oynasın çocuklar...

YA MADEM ÖYLE BAŞKALARINA NEDEN KIZIYORSUN

Bir de ben karışıyorum diye bana da çemkirebilir üstüne :D Yani anladınız sanıyorum örnekler böyle uzar gider...
+1
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
1- kiracı 5 yıl ve üstü değilse haklı. yasa ne diyorsa o gerisi kişileri bağlamaz. bende ev sahibime 5. yıl bitince %260 zam yaptım, ama 6. yıl bitince bu sefer %300 zam istedi hop noluyoruz dedim. şimdi 2 senedir mahkemelik durumdayız. 5. yılda mahkeme kararı olmadan yapmış olduğum zamda boşa gitmiş oldu.
2- eşiniz haksız olduğu gibi yüzsüz de. çarptın madem wp grubu var yaz oraya.
3- 2. maddeye ilaveten terbiyesizlik de varmış. kimse uyarmamış olsa hadi diyecem parkettin gittin ama teyze uyardıktan sonra ben özür diler hemen arabayı çekerdim.

eşiniz, bir de bunları yapıp üste çıkıyorsa vay halinize. gerçi şu an ki konjoktürde de gayet normal herkes başkasına yaparken normal ama kendi başına gelince nerde adalet diye bağırıyor.
+4
gercekdunya
(13.04.26)
eşiniz haksız ve zor bir insan. başkasının otoparkına girmem biraz daha dolanır yer bulurum.
+4
orpheus
(13.04.26)
1 konusunda hayatım boyunca sizin gibi oldum. faydasını da gördüm zararını da, kazığını da. ama içim böyle rahat ediyor.

2 ve 3 kabul edebileceğim şeyler değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.04.26)
ya millet $oklar gecirerek e$ini gommus de, 3. dunya ulkeleri kuralsizliklar ulkeleridir.
senin davranis bicimin de sanki iskandinav ulkelerinde yasiyor gibi, burda bazi arkadaslar da ayni kafada ama uzgunum, oneri verdikleri sekilde yasadiklarina inanmasi guc.

senin hatun ortama uyum saglamis, ben ayipla(ya)miyorum.
sen ise yasadigin ulkenin gerceklerinin pek farkinda degilsin gibi, inat ediyorsun, duzelir diye bekliyorsun ama malesef senin omrun boyunca o hayal ettigin seviyeye gelinemeyecek.

ortasini bulmaniz lazim bence.

1 - kiraciya tefe/tufe zammi yapin, siz de tefe/tufe kadar arttirin. eger size cikin derlerse verin mahkemeye der gecerim.
2 - her ufak surtmeyi bende iplemiyorum, bana da surtuyorlar, aracin kapilarin yamuk yumuk surekli kapiyi carpip duruyorlar. kimsenin 1 lira verdigi yok. ha biri gelip carpmissin kardes ode derse anlasirim.
3 - arac gozumun onundeyse park eder gecerim, yukardan bagiran teyzeyi iplemem. biri gelip cek cikamiyorum falan derse cekerim.
-4
cooperr
(13.04.26)
Bana da eşin sıkıntılı gibi geldi.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
@ cooperr, tamam da o zaman kendine yapildiginda da normal karsilamasi lazim madem öyle bir dunyadayiz... kendisi hem kendine yapildiginda ona sinirleniyor, hem de ben onun onceden sinirlendigi bir konuyu veya benzer bir konuyu onun o zaman karsidan davranilmasini bekledigi sekilde bir yol izledigimde yine sinirleniyor.

Tam anlatamadim da neyse anladiniz saniyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Birader sen niye devamlı bize karını kötülüyon? Tam bir … evlisin diyince rahatlayacan mı?
+5
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, nerenden anlıyorsun sorun olmayan şeyleri gelip burada neden anlatayım, insan çıkmaza girdiğinde, sorun yaşadığında falan paylaşma isteği duyar.

Sence ben karımı kötülüyorum diye mi buraya yazdım? Konu eşimin 'biz de kötü olalım, herkes gibi yapalım' tarzı bakışı ve kendi yaptığı şeylere başkası yapınca sinirlenmesi. Ben de bu ikilemi yönetmekte zorlanıyorum farklı bakış açısı duymak hoşuma gidiyor. Sen bunu 'karı kötülüyor' diye okuyorsan, ya anlamadın ya da bilerek saptırıyorsun. Git başka yerde provokatörlük yap.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Cevap:
-Başkası arabaya vurup kaçıyor, biz de kaçalım.
-Başkası kuyruğa girmeyip kaynak oluyor, biz de olalım.
-Başkası emniyet şeridini kullanıyor, biz de kullanalım.
-Başkası alt kattakinin üzerinde tepiniyor, biz de tepinelim.
-Başkası çalıyor, çırpıyor, biz de çalalım.
-Başkası tecavüz ediyor, biz de edelim.

Bunun sonu var mı? Nerede duracağız?
+3
Mirket
(13.04.26)
@oguz

anlattiklarindan o ortama uyum saglamis, sen ise uyum saglamamakta direniyorsun cikarimi yaptim ben.

sana haksizsin demiyorum, senin dusunce yapin dogru AMA senin kafa yapinda bir adamla (babam) senelerce ayni evde yasadim, sonunda uzulen hirpalanan kendisi oldu.

o yuzden salla diyorum, Turkiye'de yasayabilmek istiyorsan kafa yapin "Laissez-faire" olacak, yoksa delirirsin.

eger problem aramak istiyorsan, turkiye'de senle sokaga cikalim, her adimda sana olmamasi gereken birsey gosteririm, her adimda. bununla basa cikmak mumkun degil.
-2
cooperr
(13.04.26)
Ben beynimle algılıyorum hakarete geçtiğine göre seninki malum…
Kadını dün tanıyıp evlenmediysen ne olduğunu biliyorsundur işte satmaya çalıştığın üstün ahlak erdem etik zart zurt kavramların olsaydı hayat arkadaşını burda itin götüne sokmazdın kimse seni evet o çocuğu olalım şerrefszi olalım diye gazlamayacak sandığın kadar iyi bi adam değilsin.
0
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, sen neden kendi kendine kuruluyorsun, tamam degilim hatta ben daha kötüyüm için rahat edecekse. Başta da böyle bir yaklaşımı yoktu ayrıca. Vardıysa da göstermedi veya gösterecek olay yaşanmadı. Kaldi ki güzel şeyleri neden yazıp çizeyim durup duruken. Onlar bir sorun teşkil etmiyor ki. Güzel ki devam ediyoruz. Pürüzler sorun oluyor. Sen onlari görüyorsun diye ne diye kendi kendine kuruluyorsun. Her bu tarz sorumun altina "bakin böyle böyle oldu bir kac huyu var ama karim aslinda cok iyi bir insan ve ben onu cok seviyorum" diye açıklama mi yapmam lazim.

Şu an soru kim daha kötü kim daha etik değil değil ki. Belli bir kac olay özelindeki çelişkiyi, sinirlendiğimi ama o an bunu anlatamadığımı falan söylüyorum,

Sen gelmiş burada bana saldırıyorsun bir de sana laf yetiştiriyorum. Hayatta bir secim yaptik diye hic icimizi dokmeyelim anamiz babamiz karimiz cocugumuz ile ilgili yani öyle mi.

Sen yapma erdemli kardesim ne güzel kendi sorunlarını dertlerini sıkıntılarını kendin çözebiliyorsan ne mutlu sana.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
of yine soru sahibine bakmadan cevaplamışım. senin eşin antepliydi değil mi? antepliler böyle olur normal.
0
Hallegadola
(14.04.26)
@ Hallegadola, antepli eşleri olanlar her sorunu "antepli" sepetine atıp çözemez ya sdfjsg

Memlekete, ırka, ülkeye göre genelleme yapılmasını hiç sevmem ama yavaştan hak vericem gibi artık bir değil iki değil tamam sevdiğim yanları da var ama bazı davranışları kabullenemiyorum.

Ama böyle bu tarz davranan tüm insanlar antepli olamaz değil mi. Eşimin kardeşleri bile birbirine benzemiyor e onlar da antepli nasıl olacak şimdi.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
(5)

Narin'i...

herzan
Kim öldürdü?
Kim öldürdü?
📊 Sizce?

Bu anket sona erdi. 43 oy kullanıldı.

-1
herzan
(13.04.26)
şeytantepe belgeselinde açık.

açıkçası benim bu belgesel sonrası tüm fikirlerim değişti.
-Narin kayboluyor, evinin altındaki, kaybolduğu rotanın üzerinde eve bakılmıyor sahibi sorgulanmıyor. Sahibinin kırmızı aracı jandarma tarafından hiç kayıt altına alınmamış.
-Patikayı gören kameralara bakılmıyor 15 gün sonra istenince kayıt yok deniyor.

kameralardan anlaşılıyor ki Narin patikadan ayrıldıktan 10-15 saniye sonra yanına Nevzat geliyor onu alıyor ve zemin ile aynı seviyede olan çatının deliğinden içeri atıyor ve öldürüyor.

Suçlanan amca 3 aydır nevzat ile konuşmuyor. Narin'in öldürüldüğü sırada telefondan altın fiyatları sorgulamış ancak nevzat'ın telefonunda 3 saat boyunca hiçbir aktivite yok

hala neye göre aile deniyor?

açık açık jandarma bu işte sıçmış ben birilerini korumaya çalıştığını sanmıyorum. İş yukarıya yansıyınca ve aile hedef gösterilince ulan sıçtık ses çıkarmayalım gitsin gittiği yere kadar demişler. Kimsenin içi sızlamamış.
0
croswell
(13.04.26)
@croswell korumaya çalışmıyor demişsiniz ama bahsettiğiniz belgesel Jandarma'nın Nevzat'ın telefonunu sıfırlatmaya çalıştığını iddia ediyor
0
🌸herzan
(13.04.26)
Jandarma komutanları merhametsizdir abi. Başıma gelen olayı kısaca anlatayım. İnşaatta iş güvenliği nedeniyle bir işçi düşüp öldü. Kafası betona çakıldı öyle söyliyim. Jandarma o iskelenin etrafına bant çekti sadece. İşler devam. Ofise geldiğimde jandarma komutanı ile bizim patron kahkaha atıp şakalaşıyorlar. Yani duygusuzlaşırsın anlarım, mesleki deformasyondur anlarım da, kahkaha da atmazsın o ortamda
0
filipis
(13.04.26)
Bu konuda, bulunmak durumunda olduğum yerlerdeki açık televizyonlardan kulağıma çalınanlar dışında hiçbir şey bilmiyorum.
Hiç ilgimi çekmedi.
Hiç merak etmedim.
-10
Mirket
(13.04.26)
bence bu olayda en kesin delil abinin kolundaki izler ve en olası senaryo 6. iddia

im.haberturk.com
+2
alester
(13.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
+1
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-5
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(9)

atmden döviz çekme sorunu

kondansator
selamlar, teb ve yapı kredi atmlerinden euro çekmeye çalışıyorum ancak hangi atm ye gitsem sadece tl var. nasıl euro çekebiliyorsunuz? hangi saatlerde dolduruluyor acaba ne zaman gitmek gerek?
selamlar, teb ve yapı kredi atmlerinden euro çekmeye çalışıyorum ancak hangi atm ye gitsem sadece tl var. nasıl euro çekebiliyorsunuz? hangi saatlerde dolduruluyor acaba ne zaman gitmek gerek?
0
kondansator
(12.04.26)
enpara'nın uygulamasında, anlık olarak hangi atm'de hangi döviz türü bulunduğunu gösteriyordu. belki bahsettiğiniz bankaların uygulamalarında da vardır.
+1
lil siztah
(12.04.26)
Kullandığınız bankanın atm bul şeklinde web sitesinden arama yaptığınızda, döviz çekilebilen diye filtreleme yapabilirsiniz.
0
Amaranta ursula
(12.04.26)
Şu haritada gideceğiniz ATMyi tıklarsanız açılan pencerede o ATM de hangi dövizln bulunduğu yazıyor.

www.cepteteb.com.tr
0
Mirket
(12.04.26)
Ek: benim deneyimimde euro dolar isaretli atmlerin hicbiri doviz vermiyordu. Cok bel baglamaman adina oneri
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Genelde turistik ve sanayi bölgelerinde oluyor bu atmler
0
Unde bach canim
(12.04.26)
TEB'den euro çekiyorum
euro belli ATM'lerde oluyor ve çok nadir durumlar hariç 15 senedir her çektiğimde euro vardı. benim için 3-4 tane ATM var toplamda farklı şehirlerde, hep oraları kullanıyorum.
uygulamadan kontrol edin.
siz muhtemelen euro'yu zaten vermeyen bir ATM deniyorsunuz
0
subcomponent
(12.04.26)
web sitesinde euro verebilen atmleri gösteriyor ancak içerisinde euro olup olmadığını göstermiyor. dolayısı ile atm ye gittiğimde yine çekemiyorum. zaman zaman gidip deneyeceğim mecbur
0
🌸kondansator
(12.04.26)
ben her gittiğim yapıkredi atm'sinden çekebiliyorum eğer döviz veren atm ise. çekim limitlerinizden fazla çekmeye çalıştığınız için olabilir çünkü limiler epey düşük. günlük 400€ olması lazım yapıkredide çekim limiti.
+1
zozjotejmnk
(13.04.26)
@zozjotejmnk 200 euro denedim çok da degil aslında
0
🌸kondansator
(13.04.26)
(10)

Turk Sanat Muzigine ne oldu?

thetruenorthstrongandfree2
Yeni jenerasyon dinlemiyor. Dinleyen kaldi mi?Kaldi diyenler - Googlelamadan bir tane yeni Turk sanat muzigi sanatcisi ismi soyleyebilir misiniz?
Yeni jenerasyon dinlemiyor. Dinleyen kaldi mi?

Kaldi diyenler - Googlelamadan bir tane yeni Turk sanat muzigi sanatcisi ismi soyleyebilir misiniz?
0
thetruenorthstrongandfree2
(12.04.26)
bizim nesille tarihin tozlu sayfalarına karışacak gibi. yeni sanatçılar varsa da bilmiyorum ama bir önceki jenerasyona bile ısınamamıştım. zeki müren, nesrin sipahi ve emel sayın dinliyorum daha çok.
not: 53 yaşındayım.
+1
lazpalle
(12.04.26)
müzik yeni sanatçılar tarafından yorumlandığı zaman gelişir, bugün dinlediğin mozart aslında 2026 sanatçıları tarafından 2026 dinleyicisi için update edilen mozart. biz mozartı kaydedip şu an dinleseydik muhtemelen sevmeyecektik.

dolayısı ile sanat müziği hep eski kayıt kalitesi ve ton ile söyleniyor. kimse update etmiyor çünkü dinleyicisi çok katı ve asla değişmek istemeyen bir kitle.

mevzu budur.
0
duyurukullanıcısı
(12.04.26)
Türk sanat müziği, klasik Türk müziğidir. Klasik olan bir şeyin her devirde alıcısı, tüketicisi vardır. Zaman zaman popülerleşebilir. O dönemlerde popüler sanatçılar da çıkabilir. Ancak herhangi bir dönemde popülerliğini kaybetmesi onun değersizleşiyor siliniyor olduğu anlamına gelmez.
-1
Mirket
(12.04.26)
youtu.be

Zeki Müren
Emel Sayın
Seçil Heper

Hep dinlerim. Hani her sene Spotify istatistikleri yayınlanıyor ya benimkinde 1 numara hep Zeki Müren çıkıyor.
0
yurtsuz john
(12.04.26)
pek dinlenmiyor evet. eskiden gazinolar yasatiyormus ama simdi insanlarin canli icra ettigi neresi kaldi bilmiyorum. orkestra isteyen kompleks bir muzik turu. hic olmeyecektir, hep seviyede var olacaktir muhtemelen devlet destegi ile vs. bu arada biz bilmesek de bu kultur konservatuvarlarda ve ilgilileri tarafindan yasatiliyor.

en son 60'larda falan ana muzik turuydu galiba. sonradan rock, pop gibi akimlarla klasik turk musikisi ciddi darbe aldi.
0
antikadimag
(12.04.26)
Günümüzde kimi sanatçı denen kimseler gibi uyuşturucu operasyonları , cinsellik içeren her tür skandal, yasak aşklar , aldatmalar, sene içinde adeta çorap gibi 4-5 sevgili değiştirme , frikik verme (şimdiki yeni nesil bu kavramı belki pek bilmez 90lar da izleyicini aklını belden aşağı konularla yıkamaya adeta yemin etmiş bazı basın veya medya bu kavramı çok kullanırdı)
gibi konular ile t.s.m'yle uğraşanlar öyle çok yanyana gelmediği için t.s.m de abandone halde kaldı.

Bir sanatçı için gündemde kalmak, skandallarla , uyuşturucu operasyonları, yine kendisi gibi aynı alanda uğraş verenlerle her an çatışmak olmamalı.

Diğer yandan bize ait bazı çeşitli husus ve sanat dallarını tanımadan dışarıdan ithal veya çok satan , çok tanınmış adıyla sinsice empoze edilen kültürel veya sanatsal her şeyde kendi zenginliklerimizi öğrenmeye engel. Bazı odaklar algıları değiştirmede sanatı silah gibi kullanır.
Gençlerinnde değişmesi için daha bass lı , tempolu , ithal tınılı soslu şeyleri sunmak yeterli . Ardından yerli taklitlerin çıkması çok gecikmiyor.

Düşünün , bir yerde t.s.m konseri veriliyor mesela sonrasında izlemeye gelenler türlü taşkınlıklar sağda solda görülen belki birilerinin eliyle dağıtılan prezervatifler, içkiler...
Aklınız alıyor mu bunu ?
Tabi ki hayır
-2
diyecevaplandı
(13.04.26)
kötüydü, başta internet olmak üzere birçok etkenle globalleşme artınca batı ve uzakdoğu müziğinin etkisi de arttı. doğal seleksiyona uğradı diyebiliriz, müziğin evrimsel sürecinde başarısızdı ve siliniyor.
+1
konetsu
(13.04.26)
divan edebiyatının müzik alanında icrası ile başladı. divan edebiyatı bitti zamanla bu da azalarak bitecek.
0
ground
(13.04.26)
Bence müzik türlerinin dinlenme biçimleri aynı değil.
Kulağıma kulaklığımı takıp türk sanat müziği dinlemem ama bir yemek masasında arkada çalsa hoşuma gider, bir canlı performansa denk gelsem çok hoşuma gider.
Herhangi bir müzik türünün biteceğini düşünmüyorum, hepsinin alıcısı vardır.
0
mutekebbir
(13.04.26)
Öfff, cok ic sisiriyor ya. %99'u giy giy iskence.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
(7)

Yüz için güneş kremi

neymiş
Lütfen bana öyle bi güneş kremi söyleyin ki ne varlığını bileyim yüzümde, ne komedon-sivilce yapsın. Canları sağolsun infilusırlar bi şeyler diyo devamlı pazarlama mı yapıyorlar ayırt da edemiyorum.
Lütfen bana öyle bi güneş kremi söyleyin ki ne varlığını bileyim yüzümde, ne komedon-sivilce yapsın. Canları sağolsun infilusırlar bi şeyler diyo devamlı pazarlama mı yapıyorlar ayırt da edemiyorum.
0
neymiş
(12.04.26)
Shiseido Clear Suncare Stick mavi bir kutusu var.
Beyaz tenli güneşe çıkınca hemen kızaran bölge bölge siyah noktaya meyilli karma cilt yapısına sahibim. Çok krem çöpe atmışlığım var bu ürünle çok iyi anlaştık.
0
cilekli pasta
(12.04.26)
Ben bu konforu kore güneş kremleri hariç bulamıyorum, o yüzden önerim Skin1004 mavi kapaklı olanı.
0
ekimoloji
(12.04.26)
Marka doktor önerisiydi. Stick olması zaten ayrı bir efsane.

www.n11.com
0
Mirket
(12.04.26)
badecanlar, mis gibi bi yapısı var
-1
mezzosprite
(12.04.26)
guneskremi bence tavsiye ile degil test ederek alinir.
mesela bana Shiseido cok agir geliyor ama bir cok kisi severek kullaniyor. Bioderma da cok guzel oluyor ama ikinci kez uygulayamiyorum cunku soyulma yapiyor. LRP cok cok guzel ama sivilce yapti. Skin1004 cok guzel ama lekeli cildime yeterli gelmiyor :D

sorununuza, cilt tipinize, nerede kullanacaginiza gore (evde/disarda-gunluk/ deniz kenari) bence cok degisiyor.

su ana kadar gunluk kullanim icin en memnun kaldigim, avene ve Transparent Lab (yurtdisi satisi var sanirim sadece); deniz kenari ve cok asiri gunesler icin avene sunsimed ve eucerin; ev ici kullanimda BOJ oldu.
0
65 derece
(13.04.26)
cerave yüz kremi 50 spf 52 ml. nemlendirici sürmeye de gerek kalmıyor.
0
eisberg
(13.04.26)
shiseido'nun her ürünü non-comedogenic ve dermokozmetik degil. türkiye'de cok beyaz tenliyim diyenlerin cogu beyaz tenli bile degil. shiseido eger alerjik bir cildiniz varsa sahiden üzer. bana la roche ultra hassas, avene, cerave bile alerji yapti, shiseido plak plak egzama yapti resmen.
güvenle kullandigim daylong ve dermalogica. daylong cilt kanserinde de öneriliyor mesela. bir arkadasim daylong'un ona agir geldiginden bahsetti ama cildi kösele gibi, hicbir sey alerji yapmiyor ma ona agirlik vermis iste.
65 derece +1 diyorum cünkü cok kisisel bir tecrübe günes kremi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
(37)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
-1
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+11
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-17
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+7
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+4
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
+1
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+3
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+3
dfn4
(10.04.26)
Kadın sizin çocuğunuzun kakasını, bezini neden değiştirmek zorunda olsun? Karı koca “e değiştir” demekle neyi amaçladınız? (müsaitsen değiştirebilir misin değil, e değiştir şeklinde emir kipi) Az yiyip uşak tutun kendinize mesela? Karı koca bir olup kadının üzerine oynamışsınız. Ben avrupada durup dururken torununun bokunu temizleyen büyükanne, büyükbaba görmedim hiç.
Kadına güvenip mi çocuk yaptınız? Yok kurtlu çocuk, yok taşınma telaşı, yok ev işleri. Bunlar sizinle alakalı şeyler ve kimsenin umurunda olmak zorunda değil. Böyle böyle birey olmayı öğreneceksiniz.
Burada yazan sensin, kadın burada yok diye herkes seni pohpohlayacak ama benim pek adetim değildir sorry.
+2
dawsonscreek
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+5
subcomponent
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+3
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
+2
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
0
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
+2
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+3
babilfish
(13.04.26)
Güzel şeyler söylenmiş. Siz ilgi beklemissiniz ama daha en başından bellimiş. Beklentiyi devam ettirmek biraz sizin yanlışınız olmuş. Sevmek zorunda değiller elbette ama Türkiye'de de yüzde 80 falan torun seviliyor. Ama olmak zorunda da değil. Evlat ayrımı da yapılır. Bu da Türkiye gerçekleri . Kabullenmeniz ne kadar hızlı olursa o kadar mutsuz olmazsınız..
Birde bebek sahibi olanlarda dünya onların etrafında dönüyor algısı vardır. .siz o algıya fazla kapılmayın. Çünkü aynı dünya herkesin etrafında dönüyor ..
Ayrıca sorun sizin değil eşinizin sorunu. Rahatsız ise kendiwi çözmeli. Muhtemelen aile için ezik biri eşiniz. Görümce daha güçlü. Bu yüzden onun çocuğu sevilmiş ilgi görmüş. Ancak eşinizin dert etmewi ve çözüm de julmasi gereken eşiniz. Ben mesafeli olur ve beklentimi yüksek tutmazdım
0
hacirotti
(21.04.26)
(12)

Dünyanın adaletsiz bir yer olduğunu kabul edip bunlara kafa yormadan hayatıma nasıl devam edebilirim?

lodlest23
Bunun hakkındaki tavsiyeleriniz nedir? Haksızlık, adaletsizlik, kazıklanma, dolandırıcılık, istismar, kullanılma, zorbalık vs ile karşı karşıya kaldığımda "bunlar nasıl yapılabilir" diye (genelde depresif olduğum durumlarda - sanırım bu zamanlar geçmişteki olumsuz düşünceler aklıma daha çok geliyor)
Bunun hakkındaki tavsiyeleriniz nedir? Haksızlık, adaletsizlik, kazıklanma, dolandırıcılık, istismar, kullanılma, zorbalık vs ile karşı karşıya kaldığımda "bunlar nasıl yapılabilir" diye (genelde depresif olduğum durumlarda - sanırım bu zamanlar geçmişteki olumsuz düşünceler aklıma daha çok geliyor) uzunca bir süre boyunca düşünüyorum. Aslında bunlar benim vaktimi çalıyor, zira bunları yapanlar gülüp geçip, hayatlarına devam ediyordur, ancak benim bunlar üzerinde düşünmeyip hayatıma devam etmem lazım zira hayat kısa.
0
lodlest23
(10.04.26)
şu entrym aklıma geldi: eksisozluk.com

kontrolümüzde olmayan şeylerde kontrolümüzün olmadığını kabullenmek, yapabildiğimiz kadarıyla değerlerimiz doğrultusunda davranmak, hayatı güzel kılan şeylere dikkati vermek, vücudumuza iyi gelen aktiviteler yapmak gibi şeyler bence.
0
mezzosprite
(10.04.26)
dünya hep böyleydi ve hep de böyle kalacak. hatta garip gelecek ama dünyanın en iyi zamanlarını yaşıyoruz aslında. sadece arkındalık düzeyimiz çok yüksek, tüm olumsuz haberleri aynı anda/üst üste ve sürekli bir şekilde alıyoruz. aptallık mutluluktur demiyorum yanlış anlamayın. çok genel olarak iyiye gidiyoruz diyebilirim. bununla ilgili çok ilginç araştırma, analiz ve makaleler var. sadece son birkaç yıldır dünya yeni bir değişime girdi. şu sıralar dünya kriz yaşıyor doğum sancıları çekiyor diyebiliriz. biraz olsun rahatlamanız ve bakış açınızı değiştirmeniz için güzel bri link vermek istiyorum.
youtu.be
0
ground
(10.04.26)
Tolstoy'un kuyu alegorisini hatırlattın bana.
Okudun mu İtiraflarım kitabını?
Fazla şeyetmemek lazım bence. Çok düşününce evsiz olarak bir tren garında bir bankta soğuktan ölebiliyor insan.
0
Mirket
(10.04.26)
budizm.
0
Purple life
(10.04.26)
psikiyatrik tedaviye (psikolog değil) ve ardından dövüş sporlarına başla. önce mental sonra fiziki özgüven kazanma bu işin sırrı.

nasihata, terapiye, reikiye, turuncu şallara sarınıp katmandu ayinlerine inanmıyorum ben. sağır birine duy duy demekle duyamaz.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
Bunu bu denli yoğun hissetmeniz anlaşılır bir şey. Dünya adaletsizdir ve bu barizdir. İnsan ister istemez "nasıl böyle şeyler yapılabiliyor" diye arada takılıp kalabilir. Hele moraliniz bozukken bunların kafanıza daha çok üşüşmesi normaldir.

Ama şunu fark etmeniz de önemli, bu düşünceler sizin vicdanlı ve farkındalığı yüksek biri olduğunu gösterir, buraya kadar tamam. Ama bunların fazlası aynı zamanda sizi yorar ve zamanınızı çalar. Yani aslında haksızlık yapanlardan fazla onlara dair düşünceleriniz sizi yıpratır.

Peki ne yapmalı? Doğrudan müdahale edemeyeceğimiz her şey için "evet, dünya adil değil ve bu beni rahatsız ediyor" deyip orada bırakmalı. Çünkü neden yaptıklarını anlamaya çalıştıkça bu işin sonu gelmez. Bunun yerine sizin kontrolünüzde olan şeylere odaklanmalısınız. Nasıl biri olacaksınız? Kime nasıl davranacaksınız? Enerjinizi neye/nereye/kime vereceksiniz? Odağınızı bunlara kaydırmanız sizi daha az yoracaktır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.04.26)
@yurtsuz john, her şeyin cevabı özgüven oluşturmak değildir. "Reiki, turuncu şal" vs. diye dalga geçmeniz bana göre karşınızdakini anlamaya çalışmadığınızı gösteriyor. Sizin cevabınız empati kurmak yerine direkt "ben çözümü buldum" tavrı taşıyor. Bu tip tavsiyeler karşınızdakini daha fazla yalnız hissettirir, bence yapmayın. Soru sahibinin düşünceleri sadece özgüvenle açıklanamaz. İnsan bazen zihninde takılı kalıyor, bu da daha farklı bir yaklaşım gerektirir. Karmaşık şeyleri basite indirerek kontrol hissi yaratmak yerine gerçekten anlamaya çalışmak (ki sonunda anlamamak da var) her zaman daha faydalıdır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.04.26)
Vazgeçmek… genel olarak uzun vadede bir plan yapmamak. ben mesela gelecekle alakalı plan, program yapmayı bıraktım. inanç durumu nedir bilemiyorum ama sanırım ben bunu da salacağım..
0
yankee jumping
(10.04.26)
budur. youtu.be
0
klassno
(10.04.26)
dünya hiç bir zaman adaletli bir yer olmadı, adalet i insanoğlu tanımladı ve işletmeye çalışıyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(10.04.26)
bunun caresini kendim de yeri geldiginde adaletsiz olarak cozdum.
eskiden hep baskalarinin menfaatini dusunurdum is yaparken, sonra baktim hep ben dudukleniyorum. simdi bende cakip geciyorum, umrumda degil.
0
cooperr
(11.04.26)
spiritüalizm+tasavvuf.
0
sinematikcrop
(11.04.26)
(9)

iran abd/israil savaşından neleri öğrendiniz?

messina123
-en kötü devlet, dış güçten daha iyidir.-birlik olursan dünyanın en büyüğü gelse yenilmezsin.-türkiye siyaseti ve diplomasiyi iyi biliyor.-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.-abd, göz boyamadan ibaret. -çin'in ne abd ne de dünyanın geri kalanı umrunda değil. benc
-en kötü devlet, dış güçten daha iyidir.
-birlik olursan dünyanın en büyüğü gelse yenilmezsin.
-türkiye siyaseti ve diplomasiyi iyi biliyor.
-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.
-abd, göz boyamadan ibaret.
-çin'in ne abd ne de dünyanın geri kalanı umrunda değil. bence dünyanın süper gücü çin.
-türkiye'nin ortadoğuyla din dışında bir alakası yok. avrupa ile din dışında tüm çıkarlarımız uyuşuyor. bence ab de bunun farkına vardı. yakın gelecekte avrupa birliği'ne bizi davet edeceklerini düşünüyorum.
-bunun sonucu olarak kktc de dünyada tanınan bir devlet olacak.
-rte ekonomik sebeplerle seçimi kaybedecek ancak muhalefet olarak düşündüğümüz kadar kötü bir başkan değilmiş. evet çoğu muhalif belediye başkanı içeride olmasına rağmen bunu diyorum. bence seçimlere az bir süre kala hepsi çıkacak.
-yunanistan bizden köpek gibi korkuyor. avrupa'nın gözünde biz yunanlılardan daha değerliyiz. ab üyesi olmamamıza rağmen.
-savaşın kazananı yok. abd'nin itibarı yerle bir oldu. israil'e tüm dünya düşman. mollalar da ya kendi halkı üzerinde yumuşayacak ya da tarih olup gidecekler.
-6
messina123
(09.04.26)
bogazlari kontrol etmek onemli. dolayisiyla recep tayyip erdogan, kanal istanbul projesi gibi mevcut sozlesmeleri riske atabilecek sacma projelerden vazgecmeli. yani bu konu uluslararasi bir mesele haline gelebilir.
+6
Sour
(09.04.26)
dünyada artık diplomasi diye bir şeyin olmadığını öğrenmedik de kanıtlanmış oldu. Demokrasi diye sürekli çığırtkanlık yapan ABD'de artık parlamento vasfını kaybetmiş tek adamcılığa dönmüş. Türk siyaseti dünyaya çok şey öğretti. ABD'de de savaşmıyoruz, terör operasyonu diyerek kılıfıyla operasyona zemin hazırladı.
+1
croswell
(09.04.26)
bugün bu güce sahipsek bunlar sayesinde:

tr.wikipedia.org
tr.wikipedia.org
+2
Hallegadola
(09.04.26)
-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.

Hayır bu ikisi birbirinden ayrı olaylar
+6
grimavi
(09.04.26)
İran kadar güçlü değiliz. Türkiye'nin ABD'yi ve İsrail'i vurduğunu hayal edemiyorum. İran dokunulmaz görülenlere çok güzel dokundu. Laiklik tartışmalarında hep bir gecede İran olacağız esprisi dönüyordu. Şu an keşke bir gecede İran olsak diyorum. Hipersonik füzesi var adamların.
-7
arbre
(09.04.26)
İsrail bir terörist devlet.
Amerika sanıldığı kadar güçlü değilmiş. Artık işi zor.
Petro dolar sistemi çökecek.
Çin, yeni dünya lideri.
Artık ortadoğunun ağası, dayısı, haraçcısı İran.
Türkiye ortadoğu bataklığından sıyrılmalı.
Avrupa, demokrasinin ve adaletin kalesi
Yeni dünyada çok güçlü bir ekonomin varsa varsın. Yoksa zavallısın.
Artık savaşlar ekonomi ve füzeyle ve başkasının füzesiyle ya da teknolojisiyle gerdeğe girilmez.
Liyakat, adalet ve eğitim şart.
+1
Mirket
(09.04.26)
Siyonizmin kendi rahatı için her zamanki gibi ABDyi , ABD askerini hatta Trumpı bile harcayabileceği yine ortaya çıktı .
Biri bir haber getirince arkasını araştırın diye bir husus vardır. Trumpın açıkça bu savaşın başında (başta başkan yardımcısı jd vance olmak üzere ) kendi adamlarını dinlemeyip tamamen mossadın raporları ve gazıyla savaşa girmesi çok vahim bir durum .
Birbirinden farklı bir çok kanal ve yorumcu bunu dile getirdi .

Dubai'de gibi rahat sorunsuz , ABD üsleri emniyetinde(!) olan cazibe yerlerinde emlak fiyatlarının büyük oranda düşmüş olduğunu öğrendik .

Bizim çok yorulmadan çeşitli devlet veya uluslararası kurumların yakın zamanda Türkiye'ye gelerek çeşitli proje ve anlaşma teklif etme potansiyeli de arttı.

Kendi silahlarımızı yapmanın haklılığı bir kez daha ortaya çıktı .
Ve varsa s-700 , s-800 leri de almamız gerekiyor Rusya'dan.

ABD'nin , er Ryan'ı kurtarmaktan çok asıl kendisini bile zor kurtarabileceğini görmüş olduk. Kara harekatında Persler tarafından o karasal dağlık bölgelerde 300 ile başlayıp sonunda 3,5 spartalıya çevrilebileceği bir çok farklı kaynakta defalarca anlatıldı .

Çeşitli sosyal medya ve teknoloji şirketlerinin de bu gibi son savaşlarda ABDye veya siyonizme sürekli veri kaynağı sağlamayla savaşa taraf olduklarını iyi anlamak lazım.
Çin'in böyle anlarda sessizliğinin , gerçekte sinsilik olduğunu yine anlamış olduk .

Türkiye'nin Afrika ve Ortadoğu'daki diplomasi savunma , iş kolu ve diğer yapılanmada gibi alanlarda etkinliğinin artmasının elzem olduğunu görmüş olduk .

Körfez ülkelerinin petrolün verdiği rahatlığıyla Gazze'deki katliama yıllardır sessiz kalmalarının cezasını , kısmen de olsa persler eliyle çekebileceklerini görmüş olduk.
Kendi topraklarında bulunan ABD üslerinin onları koruması vaadi tamamen hayal hatta felaket olduğu ortaya çıktı .

Böyle savaşlarda Türkiye'nin önemi daha çok öne çıktı .

Ayrıca şimdilik İran'ın da siyaseten bize yakın olmalarının arkasında kalan , pek görünmeyen şey ise ABD ile anlaşma yapacakları yer konusunda bizi değil pakistanı seçmeleri gerçekte önemli bir ayrıntıdır.
Bile bile Türkiye'nin bundan diplomatik kazanım elde etmesini tercih etmediler.

Hatırlayın Ukrayna Rusya savaşında bile tarafların anlaşmaları İstanbul'da olacaktı ama o zaman da araya engel olarak İngiltere girdi .
-1
diyecevaplandı
(09.04.26)
benim kendime çıkardığım sonuçlar şunlar:

- "uluslar arası hukuk" laftan ibaret.

- gönül isterdi ki iranlılar kendi elleriyle ve kanlarıyla molla rejimi devirsin; ancak "iyi" başlayan süreç sonradan devam ettirilemedi ve göstericilerin büyük çoğuluğu molla rejimi tarafından kıyıma uğratıldı.

-İspanya'nın ilkelerinden taviz vermemesi takdiri hak ediyor. Viva El Rey! Viva Espana!

- bunun böyle olmasında abd'nin ve israil'in göstericileri bahane edip tamamen kendi bencil çıkarları için İran'a saldırmalarının da payı var. psikolojik üstünlük sanki İran'a geçti gibi.

- "hitler bunlara az bile yaptı". sanırım burada israil'i değil, yahudileri kast ediyorsunuz; zira hitler hayattayken israil henüz kurulmamıştı. buna rağmen bu ifadeye katılmam mümkün değil. israil'in politikalarının tüm yahudilere mal edilip, hitler'in haklı bulunması son derece hakkaniyetsiz bir tutum. israil karşıtı ciddi bir yahudi kitle de var; bunu da hesaba katmak gerek.

- "kullanışlı aptallar" her iki taraf için de çok verimli bir kaynak. seküler bir yaşam tarzına sahip bir kimsenin, bir protestoda "tarihin doğru tarafında olun" yazılı ayetullah resmini taşımasını başka türlü açıklayamıyorum.
0
pangea
(10.04.26)
Şunları iyice anladım

-Ticaretini, silahlarını, teknolojini AB, ABD, ukrayna ,israil vb 'ye bağlama. Komşularla aranı iyi tut

-Ülkemiz her ne kadar pohpohlansa da bir anda batı kulübünün saldırısına uğrayabilir.

-Ambargo ve saldırı geldiğinde canı pahasına bize sadece iran ve dostları yardım eder. O da dini sebeplerle

-İzzet ve şeref ancak Allah katındandır, masonik sembollerde yahudi lobilerinde aranmamalıdır. Dünyadaki güçlüye boyun eğmek, ortak olmaya çalışmak yarar getirmez.
0
hebanon
(10.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-4
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(11)

Çay tozu

rakicandir
Günaydın.Bu çay tozunu ne yapıyorsunuz dostlar? Önceden eliyor musunuz, yoksa öylece bırakıyor musunuz?Teşekkür ederim.
Günaydın.

Bu çay tozunu ne yapıyorsunuz dostlar? Önceden eliyor musunuz, yoksa öylece bırakıyor musunuz?

Teşekkür ederim.
-1
rakicandir
(08.04.26)
bırakıyoruz çay tozu elemek için hayat çok kısa ya, ince elekle 3 saat falan sürer onu elemek.. kaliteli tozsuz çay almaya çalışıyoruz
+3
eja
(08.04.26)
elek altı çay alırsan böyle bir sorunun olmaz. buna da niye elek altı çay demişler anlamıyorum. mantıklı olan elek üstü çay denmesi. sonuçta eleğin üstünde kalan çayı içiyoruz.
+6
yazar yazmaz yazan yazar
(08.04.26)
üşenmeden eliyorum. 3 saat falan sürmüyor bu arada 15-20 dk en fazla. çayın tadını çok etkilemese de rengini ve berraklığını güzel oluyor.
0
ground
(08.04.26)
Bu çay tozu dediğiniz şey de çayın kendisi zaten. Bu aralar her yerde karşıma çıkıyor sanki dışardan toz ekleniyor. Ne tadı değişiyor ne bir şey oluyor. Çayın kilosu olmuş kaç para zaten. Çok mu canınız sıkılıyor anlamadım ki.
0
sadakatsiz
(08.04.26)
Siz çayı yıkamadan mı demliyorsunuz?
Yanlış yapıyorsunuz.
Çay elenmez, yıkanır.
0
Mirket
(08.04.26)
ahmad tea alıyorum. sıfır toz, sıfır eleme, maksimum lezzet.
+2
thracia
(08.04.26)
seylon çay alabilirsiniz.
0
biravekahve
(08.04.26)
ahmad tea, englısh breakfast efektıf ve lezzetlı. toz vs yok tertemız, bır tatlı kasıgı ıle 7,8 bardak cay cıkar. special blend olanı damak tadıma uymadı. diğer tum cayları denedım, cay kur altınbas bıle tozlu tuhaf cıktı.
0
deepness
(08.04.26)
ahmad tea alıyoruz ama onu bile yıkıyorum açıkçası.
0
eileengray
(08.04.26)
ahmad tea +1. earl gray olani epey guzel, direkt demliyorum. bazen icine kakule de atiyorum.
0
taurina
(08.04.26)
varlığı bile fark edilmiyor, demliğe giriyor. kaşık kaşık toz varsa çöpe gider.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.04.26)
(6)

trump napicak sizce?

Purple life
sb....
sb....
-2
Purple life
(07.04.26)
Nukleer atacak
-1
runaway
(07.04.26)
kuru ayaz yapıyor daha önce yaptığından farklı bişey yapmayacak. En fazla 10 uçak fazla kaldırır
+1
ebeş
(07.04.26)
Havlayan köpek isirmaz. Rüzgar yapip gececek. Trump bile olsa oyle kafasina göre davranamaz durdururlar.
+1
matilda
(07.04.26)
Piyasa ile oynayıp zenginleşiypr sürekli. Bence de hava.
+1
jackyr
(07.04.26)
Şu an piyasalar ateşkesi fiyatlıyor. İnsider trainingin artık aleni yapıldığı günümüzde bu durum ateşkes yapılacağını işaret ediyor

diye düşünüyorum.
+1
Mirket
(08.04.26)
havlayan kopek isirmaz +1
0
cooperr
(08.04.26)
(15)

Sürekli bebek ziyareti

camlicagazoz
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani bir sınırı olmalı diye düşünüyorum. Eşimin ailesi de burada yaşıyorlar ama onlar o kadar gelmiyorlar hatta bizimkilere göre neredeyse hiç gelmiyorlar diyebilirim. Çiftci olunca işleri oluyor, o yüzden.

Şimdi benim ailem de çok baskın yani ben şamar oğlanıyımdır ailenin. 10 yaş küçük kız kardeşim mesela her istediğini yaptırır ama ben bir şey deyince pek ciddiye alınmam. Şimdi olumsuz cevap versem bizimkiler bu sefer iyi tamam gelmeyiz deyip hiç gelmeyecekler. Vallahi çıldıracağım. Ne yapayım. Ben bile bunaldım artık kendi ailem olmasına rağmen.
+2
camlicagazoz
(07.04.26)
10 yaş küçük kardeşle aranız iyiyse ona söylettirin. ama siz söylemiş tembihlemiş gibi değil, kendi fikriymiş gibi söyleyecek, "ya anne abimlere bu kadar sık gitmeyin biraz da yalnız kalsınlar kafa dinlesinler" falan filan gibisinden.
+7
kibritsuyu
(07.04.26)
bunu engellemeniz pek mümkün değil. dedeler anneanne ve babaanneler ne yapar eder görür o bebeği. hiç olmazsa günü kurtarmaya bahaneler üretin.

bu hafta doktorun tavsiyesiyle sıkı bir uyku düzenine geçtik. Gün içinde çok az uyaran olması gerekiyormuş, o yüzden bu hafta evde sakin kalmamız lazım.

Bugün/yarın aşımız vardı, bebek biraz huzursuz ve ateşli. Kimseyi tanıyacak hali yok, sadece uyumak istiyor. Biraz toparlanınca haber vereceğim.

Bebek şu an atak haftasında, çok huysuz ve yabancılıyor. Kalabalık görünce iyice ağlıyor, biz bile zor sakinleştiriyoruz.

Evi genel bir dezenfekte ediyoruz/ilaçlattık, her yer her yerde. Bebekle sizi bu dağınıklıkta ağırlayamam, bitince buyurun gelin.

Bugün banyosunu biraz geç yaptıracağız, arkasından hemen uyutmam lazım. Yarın görüşsek daha iyi olur."

Bugün gerçekten çok yorgunuz, uyumamız lazım ama Cumartesi günü öğleden sonra çaya gelin, o zaman daha uzun vakit geçiririz. ( bu çok tuttu bende )

Eve gelmeyin de, biz sizi özledik, hafta sonu hep beraber bir parkta/sahilde yürüyüş yapalım mı? Bebek de hava almış olur.

pinokyo gibi olduk iki dakikada dslfşsk.
+4
galahad reloaded
(07.04.26)
doktorumuz bu aralar salgının çok olduğunu ve bebekleri çok etkilediğini söyledi bizimkinin de bağışıklığı biraz düşmüş bir süre ziyaretçi kabul etmeyin eve dedi şeklinde söyleyin. ben ilk 3 ay böyle söylemiştim herkese. yine yaa bişey olmaz falan diyebilirler, o halde internetten yoğun bakıma düşen bebeklerin haberlerini göndermiştim sürekli :)
+3
wendyangelamoiradarling
(07.04.26)
hic gelmeme ihtimalleri var mi sence?
seni hep böyle korkutmuslar ya da sen kendi kendini korkutmussun.

biz her zaman müsait olmuyoruz ama sizi de kiramiyoruz. biz cagirinca gelin de.

annen baban da ana baba gelin damat oldular. anlarlar. su an sadece cok heyecanlilar ve dahil olmak istiyorlar. onlar gelip gitmezse sizin baksana ilgilenmiyorlar demenizden bile korkuyor olabilirler.
+5
Purple life
(07.04.26)
kibrit suyu +1

bence de kardeşiniz sizin şikayetçi olduğunuzdan bihabermiş gibi "anne bu kadar gitmeseniz mi, belki biraz yalnız kalmak istiyorlardır" desin.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
Müsait değiliz ya da program yaptık diyin, her gelmelerini istemediğinizde arkadaşımıza davetliyiz gibi sırayla bahane uydurabilirsiniz. 4 aylık bebeği o kadar sık görmeye gerek yok, anne süt veriyordur henüz lohusadır sürekli kaynana kayınbaba eğlemek zorunda değil.
+4
ekimoloji
(07.04.26)
Lohusa evine gelen misafir anne ile bebegi yalniz birakip is yapmali. 4 aylik ana kuzusu bebegi kendisi kucaklanip yayip oturup lohusa kadindan ev isine kosmasini beklememeli.
Bu sebeple Cosmicstring'in dediginin tam aksini yapin. Evinize her geldiklerinde, lohusa evine gelmissiniz, allah razı olsun, ben kizi emzireyim siz ütüyü yapin, mutfagi toplayin, yemegi yapin gibi is kitleyin. Zaten esek olmayanin lohusa evinde bunlari yapmasi kendiliginden gerekir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
her geldiklerinde iş kitleyin.

"anne iyi ki geldin şu bebeği iki saat bi al da az uyuyayım diyin", "aman da torununu yıkamak dedesine nasıl yakışırmış" diyin, "keşke her lohusanın senin gibi annesi olsa, hiç zorluk yaşatmadın hep yanımdaydın" diyin.

hem takdir edin, hem gaz verin, hem bebeği kitleyin. varsın bir öğün mama yesin, dinlenin. altını değiştirsin, mamasını versin, baksın, sustursun, pışpışlasın. zaten sizi mi görmeye geliyorlar, çakın bebeği uyuyun dinlenin.

çok faydasını görürsünüz.

p.s. iki çocuk spor.
+1
babilfish
(08.04.26)
Lohusalık 40 gün değil miydi?
Yeni düzenleme mi yapıldı?
Kaça çıktı?
-6
Mirket
(08.04.26)
bebekler çabuk büyüyor ilk ayların tadını çıkarıyorlar , neden rahatsız oluyorsunuz . insan anne babasından kardeşinden rahatsız olur mu hiç .
her şeyi sorun sanmayın , abartmayın .bu normal bir süreç . bence ilgili olmaları çok güzel .
-5
devilone
(08.04.26)
Açık açık söyleyin, kırmadan.
Gelmelerinden rahatsız olma sebebinizi aslında anlamadım.

Geldiklerinde yardım etmiyor hatta hizmet mi bekliyorlar acaba? Eğer durum böyleyse o durumu değiştirin. Geldiklerinde anne ve babanıza uygun evde yardımcı olabilecekleri işler-görevler verin. Böylece ya işleri hallederler ve kazanırsınız ya da gelmezler ve kazanırsınız.
-1
michael_knight
(08.04.26)
ne kadar sık geliyorlar mesela merak ettim? bence yukarıda söylenen şeylerin çoğu kırar ve tamam gelmeyiz noktasına getirir. anormal bir sıklıksa kardeşinize söylemek mantıklı olabilir.
0
dfn4
(08.04.26)
Zaman hizli geciyor. Bir gun "annem babam hayatta olsa da keske her gun gelseler" diye gozunuz kapida olacak ama onlar bir daha asla gelemeyecekler.Bence durumun keyfini cikartin
0
turkuaz
(08.04.26)
Ben de neden rahatsız olduklarını anlamayanları anlamadım. İnsanın evi özel alanı ve habire misafir ağırlamak herkesin bayıldığı bi şey değil. 4 aylık bi bebekle sürekli sütün akıyor sürekli memen açıkta o uyurken uyumak ya da dinlenmek istiyorsun, çocuk sessizlik istiyor vs yani bu süreci yaşamadığınız çok belli. Bi de kendi anne baban neyse rahat davranırsın da eşinin anne babası sürekli gelen. Tüm önerilere katılıyorum, umarım çözersiniz kolayca
+4
mezzosprite
(08.04.26)
2 güne 1 geliyorlar arkadaşlar ortalama olarak. ama mesela annem iş çıkışlarında da uğruyor. yani telefon edecekler diye paranoyak oldum. gelince de illa ki hizmet ediyoruz. evet annem babam ama yani ne bileyim bu kadar da darlamalarına da gerek yok bence. ayrıca kız kardeşime de diyemem. bastırır beni. tek isteğim uzak bir yerlere taşınmak.
0
🌸camlicagazoz
(09.04.26)
(9)

inşaat yapılırken demirler niye telle bağlanıyor

kibritsuyu
sevgili inşaat mühendisleri. hep merak ettiğim bir konu, arka tarafa inşaat yapılırken yeniden aklıma geldi.inşaat demirleri (kolon, kiriş vs) kafes gibi döşenip birbirine bağlanırken neden telle bağlanıyor? ben bu işten anlamayan kafamla bu bağlama işini sadece beton dökülürken yerinden oynamasın d
sevgili inşaat mühendisleri. hep merak ettiğim bir konu, arka tarafa inşaat yapılırken yeniden aklıma geldi.

inşaat demirleri (kolon, kiriş vs) kafes gibi döşenip birbirine bağlanırken neden telle bağlanıyor? ben bu işten anlamayan kafamla bu bağlama işini sadece beton dökülürken yerinden oynamasın diye olduğunu düşünüyorum. beton dökülüp kuruyunca zaten betonun içinde sabit kalacak.

peki niye telle bağlanıyor? adam her köşeye teli geçiriyor, kesiyor, etrafına doluyor, penseyle sıkı sıkı buruyor, fazlasını kesiyor.

al bir kaynak makinesi, her köşeye bir bzzt yap tamam bitti gitti 2 saniyede.

tel olmasının bir özelliği mi var?
+2
kibritsuyu
(06.04.26)
inşaat mühendisi değilim ama 2 olası sebep sayayım. ilk olarak, inşaat demirine (adı demir, aslında çelik bu) kaynak yapmaya kalktığınızda, kaynak yerinden çeliği eritirsiniz bir miktar. bu da dayanıklılığın düşmesine neden olur. ikinci ve müteahit için daha önemli olan neden ise maliyet. düz ameleye kaynak yaptırılmaz, kaynak ustasının da yevmiyesi düz ameleden fazla olur. kaynak makinesi, çubuğu, elektrik gibi giderleri saymasak bile tel bağlamak daha düşük maliyetli.

edit: aşağıda da yazmışlar benzer şeyleri

tr.centalltech.com
+2
shadowfollower
(06.04.26)
inşaatçı değilim öncelikle belirteyim. ama benim de merak ettiğim bir konuydu bu.

sütunların etrafına geçirdikleri bilezik gibi olan demirleri yukarı aşağı oynatmaları gerekebiliyor. ayrıca bir pense bir miktar tel ile kolayca bağlayabiliyorlar. bızt bızt kaynak yapmak o kadar kolay değil, makineyi taşı, elektriği ile uğraş, maske tutsan dert tutmasan göz dayanmaz.

kaynak değil de, inşaatlarda neden böyle telleme makinaları kullanılmıyor asıl garip olan o bence. ya da kullanılıyorsa ben görmedim.
www.youtube.com
böyle bir makinanın ne maliyeti olacak ki?
+1
biseysorcaktim
(06.04.26)
1- inşaat yaparken elektrik her zaman her yerde olmuyor. oraya buraya kablo çekip durmakla mı uğraşacak ustalar?

2- ustanın o tel için kullandığı pense bozulmayan bir ekipman. kaynak makinesi ve elektrik kablosu her inşaatta 80 kere bozulacak, sürekli inşaat duracak.
+2
co2s2
(06.04.26)
Kaynakta esneme olmaz. Kırılır.

www.youtube.com
+2
Mirket
(06.04.26)
evet, beton dökülürken oynamasın diye.
1- emin ol telle bağlamak her noktaya kaynak makinesi çıkarıp nokta şeklinde kaynak atmaktan daha kolay.
2- kaynak demirin mekanik özelliklerini bozar. hata kötüleştirir diyelim.
3- bağ teli makinaları var. oldukça ucuz. yakında yaygınlaşır diye düşünüyorum.
www.facebook.com
0
renegade
(06.04.26)
beton dokulurken ya da dokulmeden once uzerinde gezinirken oynamasin diye.
insaat demiri kaynaga uygun degil.
tel makinalari cikti.
0
cooperr
(06.04.26)
ben de im değilim ama o kafes formunu koruması için bağlıyorlar. bağlama yapmazlarsa parçaları sabitleyemezler. kayma olmasın diye tellerle düğüm atıyorlar. çıtalı uçurtma yaptınız mı bilmiyorum ama çıtaların aralarını iple bağlamazsanız sabitleyemezsiniz. onun gibi...
0
exlibris
(06.04.26)
bugün biraz oturup milli sporumuz olan inşaat izleme faaliyeti gerçekleştirdim.

dediğiniz gibi adam gerçekten halı dokur gibi teli geçirip büküp kesiyor. geçiriyor, büküyor, kesiyor. iki demiri bağlaması 2 saniye bile sürmüyor. ben penseyle teli büküp kesmesi uzun sürer gibi düşünmüştüm. çat çat çat bağladı geçti hepsini.
0
🌸kibritsuyu
(06.04.26)
Birkaç sebebi var, yukarıda sebepler söylenmiş.

Şantiyelerde inşaat demirine kaynak yapılması bu demirin kesitini küçülttüğü gerekçesiyle her yerde izin verilmez. Vinçle indirilmesi gereken yüksek tonajlı işlenmiş demirlere bile sadece vinç halatlarının bağlanacağı demirler kaynaklanıyordu.

Kaynakçı daha maliyetli ve süreden aman aman bir şey kazanılmayacaktır totale bakıldığında. Teli bağlayan da amele olmuyor genelde, inşaatta en yüksek yevmiye alanlardan olan demirciler yapıyor yine.

Bu arada her ne kadar yaygın olmasa da şarjlı tel atma makineleri var artık.

Telin amacı inşaat demirlerinin beraber çalışmasını sağlayacak şekilde sabitlemek beton dökümüne karşın.
0
Unde bach canim
(07.04.26)
(9)

tamamlayıcı saglık sigortası

deepness
nippon, allianz , ray sigorta. memnun kaldıgınız sırket tavsıyelerınızı duymak ısterım, kapsamına karar verırken nelere dıkkat etmelıyım? hastanede en sorunsuz hızmet veren sıgortalar vs... ılk defa yaptıracagım, her defasında muayene ucretı odemekten karlı olacak sanıyorum, yılda 10 defa muayene ha
nippon, allianz , ray sigorta. memnun kaldıgınız sırket tavsıyelerınızı duymak ısterım, kapsamına karar verırken nelere dıkkat etmelıyım? hastanede en sorunsuz hızmet veren sıgortalar vs... ılk defa yaptıracagım, her defasında muayene ucretı odemekten karlı olacak sanıyorum, yılda 10 defa muayene hakkı varmıs, cevaplar ıcın sımdıden tesekkur ederım
0
deepness
(05.04.26)
Biz anneme yaptırıyoruz, axa. Şu ana kadar kullanmadik. Ben her baktığımda allianz'dan çok şikayet var diye axa seçmiştik.
Şunu unutmayin; önceden olan her hastaliginiz, her şey kapsam dışı olacak. Yani misal salliyorum 5 sene önce doktora gittiniz, astım belirtisi dedi. Hop ciğerle alakalı her şey gidiyor falan.
Benim babamda birçok hastalık vardi, annemde yoktu. Anneme daha pahalı çıkıyordu çünkü babamda kalp, böbrek, cilt hastalığı, şeker, ciğer her şey kapsam dışı kalıyordu.
10 defa muayene bir hak değil, sizin satın aldığınız bir şey. Isterseniz 4-5-6 vs diye alabilir ya da sırf yatarak yapabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(05.04.26)
nippon ve ray biraz daha alt klas kalıyor. ama logisticsmanager +1 çok anlamlı gelmiyor bana tamamlayıcı sigorta, zaten gereken her şey kapsam dışı.
0
biravekahve
(05.04.26)
Bu bir sigorta. Kasko sigortası yaptırdığımızda, yıl dolarken, sigortaya ödediğimiz para yanmasın ben bir kaza yapayım demiyoruz ya, bu da öyle olmalı. 10 ayakta tedavi sigortası yaptırıp 10u da illa ki tamamlamak için parmağımın ucunda sivilce çıktı diye giderseniz muayeneye, sonraki yıllarda daha çok prim öder ve ihtiyaç anında daha çok incelenen sigortalı oluyorsunuz.
diye düşünüyorum ben.

Ben bu işten karlı çıkmalıyım diye başlamayın. Yaptırayım da hiçbi zaman da gerekmeyecek kadar sağlıklı olayım diye düşünüyorsanız iyi bir şey.

Aslında birbirlerinden çok farkı yok. Gerekirse gitmeyi düşündüğünüz hastaneleri belirleyip o hastanelerle anlaşması olan sigorta şirketlerinden birini seçin.

İlk üç senenin ardından ömür boyu yenileme garantisi kazanacaksınız. Bu süre zarfında şirket değiştirmemenizde fayda var.

Edit: Yıllardır Bupa Acıbadem'liyim. Defalarca ayakta muayene ve tedavi, iki de ameliyat oldum. Hiç sigorta şirketimle muhatap olmadım. Hastane istedi, onlar ödediler.
0
Mirket
(05.04.26)
istediğim hastaneyi kapsayan bir sigorta şirketine geçtim yoksa genel olarak allianz’dan memnundum ben. hastaneye göre seçin +1.

edit: amerikan hastanesi istediğim için anadolu hayat’ın onu kapsayan paketine geçtim. allianz sunmuyordu.
0
eileengray
(06.04.26)
Ailece 6 yıldır allianz kullanıyoruz bir kere bile sıkıntı çıkmadı.
0
rodeocu
(06.04.26)
Bu arada şunu ekleyeyim; Türkiye gibi ülkede tamamlayıcı biraz bile paranız varsa zorunluluktur.
Malesef ülkenin genel sağlık politikası bunun üstüne ve özele ulaşım yoksa gerçekten insanlar kötü durumda kalabilir. Benim tek demek istediğim siz bunu yaptırmadan zaten bir sürü kez doktora gitmiş ve tanilar konmussa onların hiçbiri kapsama alinmayacak, sikayetlerde genelde bundan görüyorum ben. Insanlar bunu arastirmiyor ve sonra şok oluyor.
0
logisticsmanager
(06.04.26)
30+ senedir sorunsuz Allianz kullanicisiyiz sülale boyu. Rai ve nippon önermem. Allianz kalitesinde Anadolu öneririm.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.04.26)
çok anlamlı gelmiyor diyenler sanırım geç yaşta girdiler sisteme.

gayet anlamlı yaptırın. aralarında çok fark olduğunu zannetmiyorum sigortaların hastanelere bakın karar verin.
tamamlayıcıdan dolayı mediclapark gibi hastanalerde devlet hastanesi kıvamına yaklaşırken biraz parası olup tamamlayıcı yaptırmamak .. ne bilim.

sene de 1-2 kullanıyorum 3.sene sonunda hasarsızlık indirimim %29a ulaştı nhrgfdhbsa
0
jülsezar
(06.04.26)
ben axa yaptırmıştım, başka bir yere geçemiyorum ama memnun sayılırım.

eşim allianz, allianz biraz daha kapsamlı ama biraz daha pahalı, ama daha gıcık bir kurum. uğraşabilecek bir sigorta acenteniz olması faydanıza olur. senede bir ufak operasyon geçirseniz parası çıkıyor diye düşünün.

ismi cismi olmayan firmalardan uzak durun. amelyata sokup sonra ödememe durumları vb. oluyor.

ben şahsen bir de yatarak genel sağlık yaptırsam mı diye düşünüyorum. 2 sigorta iyi olabilir.
0
kveldulv
(06.04.26)
(11)

Ferdi Tayfur nasıl en büyük oluyor?

michael_knight
Benim çok bildiğim bir müzik türü değildi zamanında ama Müslüm Gürses, İbrahim Tatlıses, Organ Gencebay ve aklıma gelmeyen daha niceleri varken; en büyük, en çok dinleyicisi olan isim olarak Ferdi Tayfur’u söylüyor o zamanı bilenler. “Emmoğlu” ve “köyümün yağmurlarında yıkasınlar” şarkılarının çıktı
Benim çok bildiğim bir müzik türü değildi zamanında ama Müslüm Gürses, İbrahim Tatlıses, Organ Gencebay ve aklıma gelmeyen daha niceleri varken; en büyük, en çok dinleyicisi olan isim olarak Ferdi Tayfur’u söylüyor o zamanı bilenler.
“Emmoğlu” ve “köyümün yağmurlarında yıkasınlar” şarkılarının çıktığı zamanları hatırlıyorum ama prime dönemi daha önce herhalde.

En büyük Ferdi Tayfur muydu gerçekten?
-4
michael_knight
(04.04.26)
Evet di.
Oydu.
Orhan gencebay'ın gölgesinde başladı ve arabeskte onu geçti.
+1
Mirket
(04.04.26)
buyuk derken ne kast ettigine bagli. ferdi tayfur en populerleriydi ama hic bana hitap etmezdi mesela. aglak bir tonla soyluyordu sarkilarini ama koyden kente gocen kesimin cok sevdigi bir isimdi.

orhan gencebay daha cok besteleri ve virtuozitesiyle one cikar. eski bilindik baglama kayitlarinin cogu ya orhan gencebaydir, ya arif sag. arif sag daha bir halk muzigi tarafina kayarken orhan daha sehirli muzigi yapar. ama canli kaydi yoktur hep playback soyler.

muslum ise yorumcudur. aralarinda en guzel sese sahip olan odur. goruldugu uzere 3'u de birbirinden farkli. buyuk derken ne kast edildigine bagli. bana gore muslum > orhan > ferdi seklinde gider.
0
antikadimag
(04.04.26)
Büyüklükten kastım albüm satışı ise Orhan Gencebay.
Ses ise Müslüm Gürses
Beste ise yine Orhan Gencebay.
Ben Ferdi tayfur'u Orhan Gencebay'dan daha çok sevmeme rağmen müzikalite dersen yine Orhan Gencebay derim.
Somut olarak Ferdi Tayfur'un önde olduğu konu halkın sevgisi olabilir.
0
etna
(04.04.26)
Aşk acısında en güzel ferdi gidiyor. Sebep duygusal millet olmamız. Müzik dehası Orhan. Yorumda Müslüm. Tamamen katılıyorum. Ama ben de en çok Ferdi dinledim zamanında…
Bu arada, köyümün yağmurları bir erhan güleryüz bestesidir ve ferdi tayfur hiç seslendirmemiştir.
+1
yadigar
(04.04.26)
halk kendine benzeyeni seviyor. böyle halka böyle şarkıcı.

akpye yanlamasa tarihe geçecek orhan gencebay varken diğerleri hep fasa fiso. adamın çalamadığı enstrüman yok, beste yapıyor, söz yazıyor. hangi arabeskçide var bu yetenek?
0
yurtsuz john
(04.04.26)
Arabesk türünün kendi içerisinde mi soruyorsunuz, yoksa genel mi? Arabesk şarkılarını dinlemediğim için Orhan Organ Gencebay mi Müslüm Gürses mi Ferdi Tayfur mu kıyaslamasını yapamam, bilmiyorum.

2010'lara kadar şehir/modern kesim tarafından hür görüyordu. 2010'larda ne olduysa bir ara herkes Müslüm Gürses'ci oldu çıktı. Bu akımla Ferdi Tayfur'un vefatı baya gündem oldu.
0
put it in your appropriate place
(04.04.26)
Elbetteki en büyüktür. Belki orhanla kafa kafayadır diyecem ama, orhan siyasete, borsa manipülasyonlarına para işlerine çok girdi. Çok fazla program yaptı kendini eskitti. Zerrin özer skandalı falan derken sevimsizliği tavan yaptı. Uzun zamandır da bir şey üretmiyor. Hiç konseri de yok diye biliyorum. Arabesk tayfanın avangard geçineni. Ferdi ise hep üretti. Hep konser verdi. Adı hiç olumsuz anılmadı. Çocuklarına eşlerine faydalı oldu hep. Siyaset rengi belliydi ama deklare etmedi asla. Bütün şarkıları güzeldir. Çok çok azdır bilinmeyen ya da kötü şarkısı. En sikkosu “şiki şiki baba” şarkısıdır. Ama o bile fena değildir. Konserlerinde izleyici hep eşlik eder. Bazen kendi susar onbinler söyler şarkılarını. Müslüm ise nedense sonradan parlatıldı. Eserlerinin çoğu ağır arabesktir ve güzel de değildir. Ne zaman ki geniş kitlelere pazarlandı, imajını değiştirdi, “bir de benden dinleyin” albümü ile de cover yaptığı şarkıları muhteşem yorumladı. Esas kitlesi toplumun en alt tabakasıydı. Konserleri efsane değildi, çok kalabalık değildi ama kendini jiletleyenler, hapçı ve esrarkeşlerle doluydu. Bambaşka bir ortamı vardır. Konserlerinde kendi hayranlarınca dövüldüğü falan sıktır.
0
ground
(04.04.26)
Bununla ilgili arabesk belgeselleri var, google'da aratın. Açıklamalı anlatan videolar var. Dediğiniz gibi ben de hep en büyük olarak Ferdi'yi duyup izledim. Konser seyirci rekoru var. Benim anladığım halkta karşılık bulmuş olarak en büyük- en kalabalık hayran kitlesi vs.
+1
gadlemler
(04.04.26)
Cevaplarınız için çok teşekkürler arkadaşlar.
“En büyük” biraz belirsiz bir kavram biliyorum. Hayran kitlesi hem çok fazla hem de aşırı bağlı, halkta en büyük etkiyi yaratan, sevgi, takdir gören gibi anlamlarda sormak istemiştim.

Kendini jiletleyenler olduğu için Müslüm’dür gibi geliyordu bana. Sonradan Teoman çizgisine kayması başka bir şey, o kariyerinin son ve önemsiz yılları.
Orhan Gencebay’ın hiç ama hiç ama hiçbir zaman canlı şarkı söylemediğini okumuştum, sadece playback yapıyor, şarkıları stüdyoda söylüyor sadece diye. Doğruluğunu bilmiyorum.

İbrahim Tatlıses’in halkta yarattığı etki hem kazandığı paralar, hem de müzik piyasasının büyük bir kısmını yönetecek güce ulaşması sebebiyle o deseler itiraz etmezdim.

Ferdi Tayfur bana kitlelerin üçüncü, dördüncü tercihi sanıyordum ama belli ki pek çok insanın bir numarasıymış.
-2
🌸michael_knight
(04.04.26)
Bazı şeyleri düzeltmek lazım:
Şiki şiki baba, Durmuş Çiğdem şarkısıdır. Ferdi Tayfur’un böyle abuk bir şarkı yapması yahut söylemesi mümkün değildir.

Orhan Gencebay, Bismillah, 2023 yılında full albüm yaptı. “Maske” albümün adı. Altyapılar, besteler üst düzey. Ses ve yorum da teknolojinin de yardımıyla, 80’li yaşlarına gelmiş bir insan için gayet iyi kotarılmıştı. Buyrun, dinleyin. Orhan Baba aynı Orhan Baba…

Müslüm Gürses Murathan Mungan’la ortak albüm yapmadan önce de konserleri dolar taşardı. Tatlı su Müslümcüleri iki şarkısını dinleyip geçtiler. Ama hâlâ her yaştan inanılmaz sayıda hayranı var ve artmaya devam ediyor.
+1
yadigar
(05.04.26)
Yaşım dinozor. Eskiden minibüslerde son sesle Ferdi veya Orhan çalardı sadece. Ferdici misin, Orhancı mısın kavgaları olurdu. Sonra minibüslerde yüksek sesle müzik çalmak yasaklandı.
0
parka
(05.04.26)
(17)

Eski türk dizilerinden hangisini izleyeyim

gadlemler
Aliye yeni bitti.Yaprak dökümü, aşk-ı memnu, ezel, behzat ç. izledim.Hem eski türkiye'yi hatırlamak hem de kaptırmak istiyorum. Ne izleyeyim?
Aliye yeni bitti.
Yaprak dökümü, aşk-ı memnu, ezel, behzat ç. izledim.
Hem eski türkiye'yi hatırlamak hem de kaptırmak istiyorum. Ne izleyeyim?
0
gadlemler
(03.04.26)
Ufak tefek cinayetler, birkaç bölüme kadar çok sürükleyiciydi diye hatırlıyorum.
Suskunlar, sürükleyici ama çok aglatabilir
0
egerbiryolcu
(03.04.26)
Asmalı Konak,
Böyle mi olacaktık?
0
michael_knight
(03.04.26)
Bir demet tiyatro
Bizimkiler
Avrupa Yakası
Kanıt
0
Mirket
(03.04.26)
Üvey Baba izle kendine gel
0
yurtsuz john
(03.04.26)
ağır gelmezse, yeditepe istanbul +1
şaşıfelek çıkmazı
süper baba
0
lil siztah
(03.04.26)
Bir demet tiyatro +1
Sıdıka
Dadı
+1
kullanicadi
(03.04.26)
Kurtlar vadisi
0
olaylar olaylar
(03.04.26)
ikinci bahar. bu aralar youtube'da önüme düşüyo sürekli. ben de izlemeyi planlıyorum.
0
spirit crusher
(04.04.26)
Ekmek Teknesi

Muhafazakar bir dizi ama geniş aile'deki dil lezzetini biraz daha farklı bir anlamda almak için bile izlenir.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(04.04.26)
late viper
(04.04.26)
Baba evi. Dibine kadar eski Türkiye :(
0
ekimoloji
(04.04.26)
aski memnudan sonra muhtesem yuzyil akar ama 2x
-1
ala09
(04.04.26)
yedi numara
yeditepe istanbul
sasifelek cikmazi dizilerine KOCCCAMAAAN +1000

toplumun milliyetci muhafazakar dönüsümünün ekranlardaki propoganda araclarindan, tutuculugun övülüp kadinin micromanage edilmesinin iyi bir seymis gibi yansitildigi ekmek teknesi gibi dandik dizilerdense, dul basina kadeh kadeh raki deviren aysel'i izlemeyi tercih ederim.
benim icin eski türkiye sasifelek cikmazi'dir. mahalle baskisina, tarikatcilige öykünmeyi pompalayan diziler degildir.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Kimse "Karanlıkta Koşanlar" dememiş. Efsane bir kadro
+ Uğur Yücel
+ Haluk Bilginer
+ Köksal Engür
+ Devin Özgür Çınar
+ Yiğit Özşener

Senarist : Ahmet Ümit & Uğur Yücel
Yönetmen : Uğur Yücel.
+1
rakicandir
(04.04.26)
gülbeyaz olabilir
istediğin eski türkiye yılları olmasa bile çemberimde gül oya kesinlikle.
asmalı konak +1
0
elorelia
(04.04.26)
Çemberimde gül oya. Çağan ırmakın en iyi dizisi.
0
ground
(04.04.26)
Kaygısızlar.
0
runaway
(04.04.26)
(11)

neden 1000 TLlik banknot basilmiyor?

Purple life
merkez bankasi sürekli para basiyor zaten. 5 tane 200lük yerine neden 1 tane 1000lik basmiyor?ülkedeki en büyük para 4 euro. nakitle alisveris yapmak cok zor hale geliyor. elimizde bir tomar parayla gezmenin ne anlami var?
merkez bankasi sürekli para basiyor zaten. 5 tane 200lük yerine neden 1 tane 1000lik basmiyor?

ülkedeki en büyük para 4 euro. nakitle alisveris yapmak cok zor hale geliyor. elimizde bir tomar parayla gezmenin ne anlami var?
-2
Purple life
(01.04.26)
iktidar 2002 seçimlerinden önce koalisyonu devamlı bu sebepten eleştiriyordu. yeni büyük banknotlar ekonomiyi batırdıklarının ispatı olur o yüzden. yaşlı kesim eline bir tomar para alınca çok param var sanıyor hala.
kayıt dışı ekonominin önüne geçmek falan bunlar sonraki nedenler.
0
yurtsuz john
(01.04.26)
belki nakit bitirilmeye çalışılıyordur.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Enflasyon algısı yaratmamak için algı yönetimi. Yoksa 500 tl ve 1000 tl ihtiyacı oluşalı 4-5 sene oldu. Para artık cüzdana sığmıyor. Belki seçimden sonra çıkarırlar.
0
nuevo
(01.04.26)
Nakit olayını mümkün olduğunca azaltıp dijitale zorlamak istiyorlar bence.
0
michael_knight
(01.04.26)
yeni para basmak bademlere gore "eski turkiye"nin dandik ekonomi yonetiminin getirisiydi.

simdi bu arkadaslar nas ekonomisine gectigi icin, artik nasil bir model ise bu, para basmiyorlar. cunku para basmak cok "eski turkiye" bir hareket.

yersen..
+1
cooperr
(01.04.26)
Para hareketlerinin havale, eft ve kredi kartıyla yapılarak kayıt altına alınmasını ve böylece vergi kaçırmanın zorlaştırılması hedefleniyor.

Büyük banknotun , halkta hükümetin enflasyonla mücadelede başarısız olduğu algısı uyandıracağı, enflasyonu daha da yapışkan hale getireceği düşünülüyor.

diye düşünüyorum.
+1
Mirket
(01.04.26)
izlenilebilirlik,
vergi toplama kolayligi.
+1
designer
(02.04.26)
bu iş sosyolojik. bunu hükümet bunu yaparsa muhalefete koz verir.
0
mikahakkinen
(02.04.26)
Niye basacak ki? Herkes elden para alıp veriyor. 200'lük ortamda bile devlet vergi toplayamıyor. Kayıt dışı paranın daha da artmaması için para basılmıyor. Dolaşımdaki banknot sayısı günden güne azalıyor zaten niye para bassın?
0
croswell
(02.04.26)
Eski Türkiye + 1
Eft'ye yönlendirmek -1

Bankadan gerçekleşen işlemlerin, şak diye vergilendirildiğe ya da oturup izlendiğine katılmıyorum. Öyle bir amaç olsa önce şu anki şüpheli para transferlerini bitirip, sistemin çalıştığını görüp, ondan sonra herkesi mecburi olarak oraya yönlendirirlerdi.
-5
nickini vermek istemeyen uye
(02.04.26)
''nakitle alisveris yapmak cok zor hale geliyor''

sorunun cevabı burada
+2
alester
(02.04.26)
(7)

Gunaydin, kremali domatesli makarnanin yanina

narod
Protein kaynagi olarak ne onerirsiniz? Nasil bir tavuk ya da et mesela? Ya da mantar, baklagil? Yanina yakisacak ne yapabilirim?
Protein kaynagi olarak ne onerirsiniz?
Nasil bir tavuk ya da et mesela? Ya da mantar, baklagil? Yanina yakisacak ne yapabilirim?
0
narod
(01.04.26)
kemiksiz löp tavık eti, göğüs olur mesela, istediğiniz baharat ve az zeytinyağı ile soslayıp varsa airfryer yoksa tavada pişirmek en pratiği.

Mantarı soteleyip direkt olarak makarnanın içine ekleyebilirsiniz.

Ton baliğı da olur.
0
kumandanim
(01.04.26)
hafif yağda kalçalı but ya da ızgara tavalık but yapardım ben olsam. sadesi bile güzel olur. sevdiğiniz baharatlarla taçlandırabilirsiniz de.
0
dedim ben sana
(01.04.26)
Tavuk, köfte, somon tarzı balık vs hepsi iyi gider bence. Ben en kolay olarak kuşbaşı kesilmiş tavuk göğsünü baharatlayıp airfryerda pişiriyorum. Tavada falan da olur tabii.

Bu arada mantar protein kaynağı değildir. 100 gram mantarda 3 gram protein var. Mantar genel olarak besin kaynağı bile sayılmaz, ağırlığının çok yüksek kısmı su.
0
nundu
(01.04.26)
Bu konuda Tavuk Dünyası menüleri ilham verebilir.
Ayrıca
@nundu +1
0
Mirket
(01.04.26)
off onun yanında tavuk göğüs değil de kalça öneririm.

hatta önce tavuğu sotele, domates sosunu, kremayı tavuğun üstüne koy, sonra makarnayla bağla. tavuklu domatesli kremalı olsun.

illa yanında olsun, ayrı olsun dersen yağsız veya az yağlı tavada önlü arkalı kızart.

yavan olur dersen klasik marinesi var. yoğurt salça zeytinyağı limon ve istediğin baharatlar, tercihe göre sarımsak. buna bula 1-2 saat beklet, sonra at tavaya. airfryer da olur, en güzel fırında olur.
0
kibritsuyu
(01.04.26)
kremalı, körili tavuk.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Niye herkes tavuk onermis anlamadim, benim aklima direk herhangi bir kirmizi eti ustune koyup girismek geldi.
0
mbond
(01.04.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.