Giriş
(8)

Ödeme biçimi sorusu..

sonhakan
Internette ödeme yaparken gercek kart mı sanal kart nı kullanıyorsunuz?
Internette ödeme yaparken gercek kart mı sanal kart nı kullanıyorsunuz?
0
sonhakan
(20 saat)
10 seneden uzun süredir sanal kart üzerinden alışverişimi yapıyorum. güvenilir sitelerden alışveriş yapsam da yıllar önce sanal kart bilgilerimin sızdırılmasıyla bir iki dk içerisinde ona yakın kez kartımdan çekim yapmayı denediler. başta yüksek tutarla daha sonra tutarı düşürerek. tabi sanal kartımdaki 1 liralık limitle elleri boş dönmüş oldular (✿◠‿◠)
0
kurmalifare
(20 saat)
İnternette, fiziki kredi ya da debit kartıyla alışveriş yapan yürek yemiş insanlara büyük saygı duyuyorum :P

Asla o kadar cesur olamadım.
0
Mirket
(20 saat)
genelde sanal kart veya garantipay vs. ama kampanya durumuna göre gerçek kart bilgilerini kullandığım da oluyor. ayrıca akbank'ta sanal kart yok, kart üzerinde numara yazmadığı için buna ayrı bir sanal kart tanımlamıyoruz zaten güvenli denip geçiliyor.
akbankta kart üzerinde numara bulunan kartlarda sanal kart tanımlanabiliyor ama numaralar yoksa tanımlanmıyor.

tüm kartlar internet alışverişine kapalı veya sınırlaması 0, kullanacağım zaman kullanacağım kadar internet alışveriş limiti tanımlıyorum.
0
konetsu
(19 saat)
Tek bir yüklü ödemem dışında hayatımda sanal kart kullanmadım.
Hiç o kadar temkinli olamadım.

Başıma da hiiiiiçbirşeycikler gelmedi ama normalde de telefonunu, güneş gözlüğünü, çantasını vs orada burada unutan biriyim. Ve hepsi mutlaka bana geri dönmüştür. Öyle de bir şans ya da kötüyü düşünmemenin hediyesi diyelim.
0
selenophile
(19 saat)
İnternette sanal kart, fiziki ödemede qr kod, para çekerken yine qr kod. Bir tane kartım hariç fiziki kartlarım evde çekmecede duruyor.
0
cilekli pasta
(19 saat)
Abonelikler hariç sanal kart kullanıyordum uğraşmamak için, şimdi sanal karta limiti belirlenen oranda sabit tutma özelliği geldi hepten sanal kart kullanıyorum.

Sabit limit şöyle bilmeyenler için; atıyorum 3000 liralık limit sürekli bulunsun diyorsunuz aboneliğin biri 200 lira çekip limiti 1800'e düşürünce tekrar 3000 olacak şekilde otomatik artırıyor. Buna üst limit koyabiliyorsunuz yani ayda en fazla 5000 lirayı geçmeyecek şekilde 3000'e tamamla diye.

Güzel bir şey.
0
akhenaten
(11 saat)
Güvendiğim sitelerde fiziksel kart bilgilerini kullanıyorum. Ancak mümkün mertebe Apple Pay kullanırım. Türkiye'de yok maalesef ama gelmesi durumunda herkese önerebileceğim bir ödeme yöntemi. Hem çok pratik hem de her ödemede farklı bir kart numarası üretip onunla ödeme yapıyor. Böylece kart bilgileri çalınmış olsa bile o bilgilerle ikinci bir işlem yapılması mümkün değil.
0
himmet dayi
(10 saat)
ne alırsam alayım netten mutlaka sanal kart; kaç kez korudu hatırlamıyorum... büyük bir yemek platformunun bile kart bilgileri çalınmıştı, riske girmeye hiç gerek yok
0
sweetoffice
(6 saat)
(6)

Ev Temizliği Soruları

auroraaurora
Uzun zamandır haftada bir yarım gün biri geliyor. Anahtar veriyorum; ben evde yokken gelip gidiyor. Geçen hafta taşındığımda eşyaların tozunu alırken pislik içinde yaşadığımı fark ettim. Orta sehpanın altından çıkanlara inanamadım. Tüm evi ve eşyaları kırklamak geliyor içimden. Birkaç sorum var. Cev
Uzun zamandır haftada bir yarım gün biri geliyor. Anahtar veriyorum; ben evde yokken gelip gidiyor. Geçen hafta taşındığımda eşyaların tozunu alırken pislik içinde yaşadığımı fark ettim. Orta sehpanın altından çıkanlara inanamadım. Tüm evi ve eşyaları kırklamak geliyor içimden.
Birkaç sorum var. Cevaplarsanız sevinirim.
1 - Evini kendi temizleyenler ne sıklıkla dip bucak temizlik yapıyorsunuz? Ütünüzü de kendiniz mi yapıyorsunuz?
2 - Eve temizlikçi alanlar evde başında duruyor musunuz yoksa anahtar veriyor musunuz? Gelen kişiden ne sıklıkla cam kapı silmeli geniş temizlik istiyorsunuz?
0
auroraaurora
(06.08.26)
valla remote çalışırken bir ara her hafta sonu dip köşe olmasa da uzun temizlik yapıyordum. sonra iki haftada bir oldu... derken... şimdi remote değilim diye dolap çekmece silmeli (mutfağın yani) 2 ayda 1 anca yapabiliyorum. camları silersem anca içten siliyorum, düşüp ölmek istemiyorum. ütümü de kendim yapıyorum tabii. bazen pantolonları önden ütülüyorum. bazen de giyeceğim zaman.
önemli detay: L koltuğum çok büyük ve ağır olduğu için annem veya teyzem gelirse anca beraber çekip altını süpürüp silebiliyoruz. bu da hepimize ders olsun, zemine yakın, süpürge sokulamayacak mobilyalar almayın aldırmayınnn :(((

haftalık temizliğim şu şekilde:
etrafı topla, yerleri süpür sil, çamaşırları yıka as dolaba koy, kedilerin kum kabını temizle, banyo wc temizliği

ayrıca evde kediler olduğu için 2-3 günde bir duruma göre evi süpürüyorum akşamları. :')
0
art cat chocolate
(06.08.26)
Evimi kendim temizlerim, temizlikçi sokmam. Haftada bir yarım günüme maloluyor, ilavete yedi günümü alıyor. Yani temizlik, kirletmemekle, dağıtmamakla başlayan, bir odadan çıkarken, herşey yerli yerinde mi diye baktığın, bir aksaklığa anında müdahale etmeyi de alışkanlık haline getirdiğinde yarım gün çok rahat yetiyor.
Biraz da minimalist olmak gerekiyor sanırım.
+1
Mirket
(06.08.26)
evimde şu an hayvan nufusu fazla olduğu için her gün en az 2 saatimi temizlik ve toparlamaya harcıyorum. ayda 2 defa gelen bir kızımız var , yıllardır geldiği için düzenine ben karışmıyorum kendi evi gibi bazen perdeleri yıkıyor camları siliyor , bazen dolapların içine abanıyor . başında durmuyoruz hiç yorum yapmıyoruz o karar veriyor .

genel olarak hiç dağıtmıyoruz , mesela çamaşırlar hemen kurutmaya oradan da dolaplara koyuluyor . bulaşıklar da aynen . banyolar her akşam kontrol edilince neredeyse hiç kirlenmiyor.
birkaç gün yapmazsak düzen bozuluyor .
0
devilone
(06.08.26)
Dip bucak temizlik yapmıyorum. Robot süpürge evi süpürüp siliyor, ben de arada bir şarjlı süpürge ile üstünden geçiyorum. Evi robota göre düzenlemek gerekiyor, bazayı altına robot girebilen bir baza ile değiştirdim, ilerideki planım koltukları değiştirmek. Ütü yapmıyorum. Ütü gerektiren şeyler giymemeye çalışıyorum.
0
inheritance
(23 saat)
evde temizlikci oldugunda ben de evde oluyorum, yarim saate bi falan 10 saniye ortalikta dolasinca aldigim verim artiyor.

bir de explicit olarak soylemek gerekiyor suralari da al, burayi yaptin mi vs. zaten birkac kere oyle temizletince sonra bir sey demek gerekmiyor
0
aguen
(17 saat)
İki günde bir robot süpürge çalıştırıyorum. Hafta sonu standart temizlik yapıyorum süpürge, banyonun yıkanması, toz alınması, vileda. Altı ayda bir de temizlikçi alıyorum. Kendim dip bucak yapmıyorum. Dolap üstlerinin, dolapların kapıların silinmesi, perdelerin yıkanması vesaire sadece altı ayda bir gelen temizlikçi yapıyor.
0
fildirfildir
(9 saat)
(10)

Eve halıfleks döşenir mi?

xephyr
Selamlar,Yeni bir ev aldım, 16 yaşında. İçine de bayağı ıslak zemin ve parka yaptırdım.Fakat bizim zıpırlar sürekli aşağıya ses yapıyorlar. Ben de biraz gerildim artık.Giriş holü, mutfak, çocuk odası, oturma odası için zemin üstü geçe 7-10 mm üstüne halıfleks yaptırmak istiyorum. Bayağı keser sesi d
Selamlar,

Yeni bir ev aldım, 16 yaşında. İçine de bayağı ıslak zemin ve parka yaptırdım.

Fakat bizim zıpırlar sürekli aşağıya ses yapıyorlar. Ben de biraz gerildim artık.

Giriş holü, mutfak, çocuk odası, oturma odası için zemin üstü geçe 7-10 mm üstüne halıfleks yaptırmak istiyorum. Bayağı keser sesi dediler.

Fakat dezavantajı ne olabilir? Yıkatmak? Toz? Kirlilik? Görüntü?

Teşekkür ederim
0
xephyr
(04.08.26)
Bir zamanlar Türkiye'de zenginlik göstergesiydi. Çok modaydı. Evler baştan aşağı halıfleks kaplandı.
Temizlenme zorluğu, bir şey döküldüğünde lekelenmesi ve lekelerin çıkmaması, alerjilerde patlama falan derken herkes pes etti ve sıradan söktürüldü.
Birkaç evde sökülmesi anına şahit olmuş, sökülürken bulut halinde yükselen tozu ve ek yerleri ve kenar altlarında öbeklenmiş tozu görünce 'İnsan olan bunu kendine yapmaz.' demiştim.

Tatami minder kapla bence.
+5
Mirket
(04.08.26)
toz tutacağından alerji veya astım gelişebilir sizde veya çocuklarda. iyi temizlenmez.

küçükken bizim evimizde de vardı. kardeşim ütüyle yaktı halıyı. bir sürü şey de döktük falan ve çıkmadı. kiradaydık bir de sonra ne oldu bilmem :)

görüntüsü de hoş değil. kirli gibi gözüküyor hep. kadınların saçları da zor süpürülür ondan. takılır kalır.

en iyisi çocukları her gün parka çıkarın enerjilerini atsınlar :d
0
art cat chocolate
(04.08.26)
Pişmanlık dostum.
+1
duster
(04.08.26)
pislikten baska birsey degil, 80lerde yasandi bitti. bulasma.
+1
cooperr
(04.08.26)
selamlar, bu evin default olan hali halıfleksti. hiç bir şekilde sese faydası yok. özellikle sizin çocukların koşma sesi darbe sesi olarak geçiyor. bunu halıfleksin kesmesi imkansız. hiç bir zaman tozu toprağı tüyü de bitmiyor.

öte yandan hep üzerimde haylaz çocuklu insanlar oturdu hep paldırtı güldürtü oldu, bi kere de rahatsız olmadım.

parke olan yerlerin altına bir malzeme döşerseniz sesi kesebilirsiniz ama bu da parkelerin sökülmesi. sökülürken hasar görebilmesi , ekstra işçilik ve malzeme parası demek.

zemin altına döşenen çok güzel yalıtım malzemeleri var ama fiyatları oldukça pahalıdır.

alttaki arkadaşın dediği sistemi bilmiyorum. belki cidden güzel ürünler çıkmıştır.
0
omer460
(04.08.26)
Yeni halıfleksler var çokta güzel olur, 30x30 gibi geçmeli tasarlanmış ve hiç belli olmuyor ama arada bir çıkarıp parçaları sırayla yıkayıp yıllarca tertemiz kullanılıyor, bir halıfleks hastası olarak tavsiye ederim, her kalınlık ve acayip yeni teknoloji modeller var bir bakın
0
Teran
(04.08.26)
otuz sene önce evin zemini kaplanirken ne seviniyorduk ne..,
süpürmesi dert..
0
designer
(05.08.26)
halıflex için tum eşyaları kaldıracaksan onun yerine laminant parke varsa altına bir köpük seriyorlar standardın üstü ses geçirmez özellikte olanlar var kalın sesi baya engelliyor onu da düşünebilirsiniz gerçekten sesi azaltıyor, halıflex çok zor kullanımı çocuk varsa dökülme durumları için üzerine tekrar halı atıp kullanıbilirsiniz ama alerjikse bünye çocuklara zor olur, iyi çekişli süpürge şart olur maytları çekip toplayanlardan.
0
eja
(05.08.26)
Artık halı bile kullanmıyor çoğu insan. Çünkü ev iyi ısınıyor genellikle. Çocuklar büyüyene kadar kullanılabilir tabii. Ya da sadece bir odaya yaptırıp deneyin.
0
santimantal
(06.08.26)
halıflesksin altına köpük (strafor) koyuyordu ailem biz çocukken. sesi kesmesi için değil, soğuğu kesmesi içindi o ama sese de etkisi olur belki. en azından çocuklar koşuştururken topukları yere vurduğunda oluşan sesler engellenir.

halıfleks'leri severdim ben. temizlemesi dert, üzerinde eşyalar olduğu için kaydırması sürüklemesi, kaldırıp tamamen yıkaması gibi çok ayrı dertleri var. toz tuttuğu için alerji de yapıyordu. neden tek parça yapılıyormuş eskiden bilmiyorum. öyle bir şey nasıl oldu da herkesin evine girdi onu da anlamıyorum.

eminim günümüzde daha modern, temiz ve modüler halıfleksler vardır. köpük + halıfleks ile ayak sesleri kesilebilir.
0
biseysorcaktim
(06.08.26)
(3)

mobilya yaptırma

patronaj1
https://www.instagram.com/p/DYu5W5VJbBz/selamlar, şundan yaptıracağım bir adam buldum. bunun malzemesi falan nasıl bir şey olur? ona göre konuşayım da baştan. koltuk çok benzer, duvar zemin çok benzer sadece bundan lazım.
www.instagram.com
selamlar, şundan yaptıracağım bir adam buldum. bunun malzemesi falan nasıl bir şey olur? ona göre konuşayım da baştan. koltuk çok benzer, duvar zemin çok benzer sadece bundan lazım.
0
patronaj1
(04.08.26)
Ceviz gibi duruyor. Bu arada Kayın ve Gürgen de olur. Bütçenize göre işte.Zaten baya basit bir şey istemişsiniz. Ben olsam Bauhaus dan ölçülerde kestirip alıp montajını yapardım çünkü marangoz da kakma bağlantı yapmayacaktır muhtemelen. Aynı kapıya çıkacak. Geçici bir hevesse sunta lam veya MDF den de yapılabilir ceviz kaplamalı.
0
guitarissimo
(04.08.26)
2 yolunuz var gercek ahsap ve MDFLam.
gercek ahsap icin uygun olsun derseniz cam kereste kullanabilir. sirasiyla ceviz ve kestane de olabilir. kayin da olabilir ama ahsap uzerindeki dokuyu o kadar goremezsiniz. MDF lam derseniz istedigini ahsap goruntusunde plakayi kullanabilirsiniz. gorseldekini yakalamak icinde kalinlastirma yaptirirsiniz. zaten ustaniz bilir.

kerestelere buradan : (git: www.kuruoglukerestecilik.com)
mdflam a buradan bakabilirsiniz : (git: www.kastamonuentegre.com)

sorun yasarsaniz bende yardimci olabilirim
0
cirkinkizyokturazvotkavardir
(04.08.26)
Koltuk arkasında kalacak, alt tarafı görünmeyecekse, şuradan, şundan alıp duvara monte etmek çok daha pratik değil mi?

www.rafkestir.com

L demirler yukarı değil, aşağı bakar şekilde monte edilirse görünmez de olurlar.

Edit: Masif epoksi raf yapılamaz mı dedim. Şu video çıktı karşıma. Masanın bench tablasını raf olarak düşünsene. Sanat eseri gibi

www.instagram.com
0
Mirket
(04.08.26)
(11)

faiz yerine yatırımlık ev alma sebebi

xportant
her ay yayınlanan verilere göre evlerin çoğu kredisiz satın alınıyor. aylık satışı yapılan binlerce evin bir kısmı da yatırım amaçlı alınıp kiraya veriliyor ama döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken, faize özellikle para koymaktan kaçınanlar hariç, insanlar hazır paralarını risksiz bir
her ay yayınlanan verilere göre evlerin çoğu kredisiz satın alınıyor. aylık satışı yapılan binlerce evin bir kısmı da yatırım amaçlı alınıp kiraya veriliyor ama döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken, faize özellikle para koymaktan kaçınanlar hariç, insanlar hazır paralarını risksiz bir şekilde faize yatırmak yerine neden yıllık vergisi, kiracı işleri, eskime payı, demirbaş giderleri vs. giderleri ödeyip de evlerini kiraya veriyorlar? ev fiyatları döviz bazında da uzun zamandır düşüşte ve düşmeye de devam edeceği ön görülüyorken, ev alıp kiralamadaki amaç şu an ne? sonuçta şu an ev kiralarından çok daha fazla faiz getirisi yok mu?
0
xportant
(04.08.26)
Uzun vadede evin değeri sayılan olumsuzlukları telafi eder umuduyla. Bu bazen gerçekleşiyor. Genelde insanlar fırsat maliyeti nedir bilmiyor. Şu an nakit daha güçlü evet.
+1
orient blue
(04.08.26)
Bir kere sirf gunah oldugu icin parasini faize koymayacak tonla insan var. Onlari goz ardi etsek bile su kisim cok dogru sayilmaz "...döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken..." simdi beklenmez bir gece ansizin sicrama olur. Mevcut trend hep boyle gidecegi anlamina gelmiyor. Ben acikcasi bu kadar devam etmesini bile beklemiyordum. Ben acikcasi faiz isi nasil oluyor, istedigin cikabiliyor musun vs onu bile bilmiyorum. O nedenle sacma seyler de soylemis olabilirim. Su an dediginiz gibi faiz cok cok daha mantikli olabilir, sonucta ev fiyatlari da bir garip yani, firsat ortami yok.
0
mbond
(04.08.26)
Sen ‘şu an ev almak için uygun zaman değil’ diyorsun ya, o söz şu anlama da gelmez mi? ‘Reel anlamda ev fiyatlarının en ucuz olduğu an’
+1
Mirket
(04.08.26)
Ekonomideki belirsizlikler ortada. yakın geleceğe bak mesela kur korumalı mevduat çıkarıldı. Bir anda herkesin dolardaki parası pul oldu. Yani senin faizdeki paranın başına ne geleceği ne malum. Çok hızlı yönelim değişiyor. Faizleri bir diplere indiriyoruz sonra tavanlara çıkarıyoruz. Bu durumda devamlı piyasa takip etmek istemeyen veya risk almayan insanların parasını altın-gayrimenkul olarak değerlendirmesi gayet normal.
Bu arada bu durum yeni bir durum değil. Türkiye hep böyle bir ülkeydi. Belirsizliklerin had safhada olduğu. Ülkedeki çoğunluk kitlenin yatırım olayı altın-gayrimenkul döngüsü.
0
nuevo
(04.08.26)
En büyük sebebi bilgisizlik. Ev yatırımının iyi bir yatırım olduğu algısı oturmuş bir kere. Bu algıyı kırmak mümkün değil. Neyin daha iyi bir yatırım olacağı ile ilgili bilgisi yok insanların.

Türkiye'deki enflasyon yüzünden (son birkaç yıldaki yüksek enflasyondan bahsetmiyorum, genel olarak hayatımızda sürekli olan enflasyon) fiyatların yükselmesini insanlar "para kazanıyorum" olarak algılıyor. Ama mesela 10 yıl önce aldığı evin fiyatını Dolar ya da Euro ile değerlendirse ya yerinde saymıştır ya da kaybetmiştir.

Örneğin NASDAQ'taki QQQ EFT'si son 10 yılda 7 katına çıktı. Türkiye'de 100 bin dolara alınıp şimdiki fiyatı 700 bin dolar olan ev var mıdır? İmkansıza yakın.
+1
himmet dayi
(04.08.26)
2 yıl önce elimize bir miktar para geçti. O parayla önce ev alalım dedik, ev bakarken de vadeliye yatırdık. Bu sürede hep hoşgeldin faizlerini kovaladık. %54le başladı bu sürede hiç 40tan aşağı düşmedik. İyi oran bulamadığımız zamanlarda ppf aldık.
O zamanki parayla baktığımız evler ile şuanki elimizde biriken parayla baktığımız evler aynı oranda hatta daha düşük arttı. Hatta biriken paradan ihtiyaç oluncada kullandık. Ama evlerin artış oranına bakınca bizim para 2 yılda emlaktan daha fazla kazandırdı. Bunun yanında emlak vergisi, gelir vergisi vb vermedik. Kiracıyla uğraşmadık.
Bencede parayı betona yatırmak çok saçma. Özellikle böyle yüksek faiz oranları varken. Bir süre daha bu seviyelerde olacağını tahmin ederek faizde devam ediyorum.
Ev almak ancak evin yoksa kiradaysan mantıklı. Veya topraktan girip çok uyguna müteahhitten alırsan mantıklı.
+1
my fault
(04.08.26)
Çünkü daha mantıklı, burası ortadoğu yüzyıllardır yayımlanmış ekonomik tezler burada kağıt parçasından ibarettir, reel piyasa farklıdır bu coğrafyada.

Bugun alırsın faizi iyi para dersin akşam yatarsın, sabah yüzünü yıkar tv yi bi açarsın sevgili yöneticilerimiz çıkıp bir emir vermiş ve faizler düşmüş, işte o zaman anlarsın gerçeği. ( Ki oldu yani geçmişte, yine olacak bu arada :) )

O nedenle insanlar ev alıyorlar, dükkan alıyorlar, birincisi finansal olarak banka nezdinde güvenilirliğin, kredibiliten artıyor, ikincisi düzgün kiracılar var seçici davranıyorlar, üçüncüsü en kötü satıp tekrar başka bir yatırım yapabileceğin bir varlık.

Bu faizlerin ne kadar süre gideceğini dünya üzerinden bilecek 1-2 kişi vardır, eğer onlardan biriysen faize devam, eğer değilsen ( ki değilsin :) ) kısa sürede, ama çok kısa sürede vur kaç faizlerini alıp mal'a yatırım yapmak mantıklı.
0
ebeş
(04.08.26)
Hocam hiçbir yatırımın garantisi yok. Emlak dahil. Türk insanındaki algı çok acayip bu konuda. Bu yazdıklarım bir yatırım tavsiyesi olarak almayın kişisel yorumlarım.

İnsanlar gayrimenkul aldığında kesin kar edeceğini düşünüyor ama bunun garantisi yok. Gayrimenkul yatırımında fiyatı ve değeri farklı düşünebiliriz. Bu ne demek?

Örnek olsun diye yazıyorum.
1 milyona ev aldık. 1 sene sonra 1.5 milyona sattık.
Ama enflasyon %60 diyelim ki. Bu durumda fiyatı 500.000 TL artırdık. Ama enflasyonu hesaba kattığınızda aslında -100k. zarardayız. Çünkü evin 1.6 milyon olması lazım enflasyona endeksle. Enflasyona endeksleyince kar etmek için 1.6 milyonun üstüne satmak lazım.

Gayrimenkul yatırımında kar edip etmediğinizin bir sürü değişkeni var. Enflasyon bunlardan biri. Maalesef ülkemizde insanların çoğu bunları hesaplayamıyor. Emlakçılar bile.

Nedir bunlar?
-Aynı evi krediyle alıp nakit alan adamın bile karlılığı aynı olmayabilir. Atıyorum 5 milyona aldık. Ama ben %10 peşinat %90 kredi kullandım. Evi aldığım gibi de kiracı koydum. Başta kredi taksidi yüksek olacaktır ama uzun vadede kiranın ortalaması taksitlerin üstüne çıkacaktır. Ortalamada kredi taksidiyle kira tutarını denkledim diyelim.

Yani ben 500k peşinatla 5 milyonluk evi aldım. Krediyi kiraya ödettim.

başkası gitti 5 milyonu nakit verdi evi aldı.

Ben evi 5 milyona sattım taksitler bitince.

Öbürü 6 milyona sattı. Hangimizin karı daha büyük?

Gayrimenkul işi hafife alınıyor kolay sanılıyor ama çok zor değerleme hesapları vb.
0
anten
(04.08.26)
insanlar çocuğu x şehirde üniversite kazandığı için ona alıyor, kendisi de gidip geliyor uzun vadede yurt + otelden uyguna geliyor. bildiğim bi aile taşrada ilçede eczacı çocuklar (3tane) ankarada okuyor diye ankarada emlak zengini oldular. sürekli piyasa takip edip uygun aldılar sattılar derken kaç daire oldu bilmiyorum.

anne-babası asgari ücretten emekli oluyor emekli maaşı kiraya yetmeyecek birleşiyor kardeşler olarak onlara alıyor
kağıt üzerinde hala evli ama eşiyle ayrı hayat yaşıyor eşine ev alıyor çocukları orada yaşıyor, adam ayrı hayat yaşıyor. kadın/kadının ailesi böyle şart koşuyor

inşaat sektörü barter yapıyor, kara paracı bi sürü kodaman var kağıt üzerinde satış bunların bi kısmı. kayıtdışı ekonomi gerçeği var.

yani bizim ekonomik ve aile yapımız ile sosyolojik gerçeklerimizde bu ev işi çok büyük faktör. kimi yerde evi olmayana kız vermiyorlar herkes fon kovalayan crypto kovalayan bordrolu beyaz yakalı değil.
0
subcomponent
(04.08.26)
Türkiye'de artık yatırım için ev alınmaz.

Ev almak 3-5 sene önce mantıklıydı. Neden? Sen evin parasının %10'unu veya %20'sini peşin veriyordun. Kalanı kredi çekip, kiraya veriyordun. İlk birkaç sene biraz ilave etsen de, 3. seneden sonra kira parası krediyi ödüyordu. Sonraki seneler artıya bile geçiyordun. Bunu birkaç kere tekrar edince, 3., 4. evden sonra işler çok daha kolay oluyordu. Yani evi, neredeyse bedavaya getiriyordun. Ancak:

* Artık 2. evlere kredi yok.
* Kiralama kanunları çok sıkıntılı. Kiracıyı çıkartamıyorsun. Kira ödemezse, bir şey yapamıyorsun.
* Mahkeme süreçleri çok pahalı ve çok uzun sürüyor. En ufak bir dava 4-5 sene.
* Site yönetimleri habire demirbaş parası topluyor.
* Devlet vergileri katlamalı artırıyor, mesela bu sene belediye vergisi %300 arttı.
* Tüik artışları enflasyonun çok altında, 3. seneden sonra kiralar kuşa dönüyor vs. vs.

Peşin parayla ev alıp, kiraya veren, kusura bakmayın ENAYİ'dir.

Ama oturacağınız evde hiçbir şeye bakılmaz. Hoşunuza giden evi bulunca peşin de alabilirsiniz.


.
+3
kartallar yuksek ucar
(04.08.26)
faiz parayı korumuyor çünkü.

açıklanan enflasyon + %3-4 alıyorsunuz faizde. ama enflasyon 1,5-2 katı oluyor.

diğer taraftan doğru emlak aldığınızda ekstra kazanç da oluyor. yılda dolar bazlı %10-20 gibi.

faiz parayı eritiyor, mülk koruyor işin özü bu.
0
gurur
(05.08.26)
(9)

Banka kartı şüpheli işlem

egerbiryolcu
Bugün üç deort defa bankadan mail ve bildirim geldi. "Kartınız e ticarete kapali olduğu için işleminiz gerceklestirilememistir".Ben internet üzerinden herhangi bir harcama girişiminde bulunmamistim.Müşteri temsilcisine kontrol ettirdigimde gün içinde cafeteryadaki temassız işlemlerimi söyledi.Başka
Bugün üç deort defa bankadan mail ve bildirim geldi. "Kartınız e ticarete kapali olduğu için işleminiz gerceklestirilememistir".

Ben internet üzerinden herhangi bir harcama girişiminde bulunmamistim.
Müşteri temsilcisine kontrol ettirdigimde gün içinde cafeteryadaki temassız işlemlerimi söyledi.
Başka bir hareket görmedi.

Bunun sebebi ne olabilir?
Ekstra bilgiler
Vakıfbank.
Bankakartimla ilgili.
Geçen gün yeni kredi kartı çıkarmıştım dijital olarak limiti vs onaylandı
Herhangibir otomatik ödeme talimatım yok
Kart fiziksel olarak bende

Aklıma tek gelen şey herhangi bir aylık uygulama satın aldım ve bu karti mi kaydettim bilmiyorum veya eski tarihte int uzerinden sipariş denedim bildirimler yeni mi geliyor.
Başka aklima hiçbir şey gelmiyor.
-1
egerbiryolcu
(03.08.26)
Allians TSS taksit ödemesinde ve AHE BES aylık ödemesinde iki defa başıma geldi aynı şey.
Çok kafaya takma. Bir şekilde sana ulaşıyorlar.
Ancak yerinde olsam her ihtimale karşı kartların iptal edilip yenilenmesini isterdim
0
Mirket
(03.08.26)
hocam hic dusunmeden karti iptal ettir.
0
arakaali
(03.08.26)
Zorunlu olmadikca hicbir yerde banka karti kullanmayin. K.karti kullanin. Banka karti ve kredi karti kullanimini guvenlik acisindan karsilastir derseniz yapay zekaya bircok nedeni gorursunuz, bosa yazmayim uzun uzun.
0
freedonia
(03.08.26)
Anlamadıgim şey internet üzerinden zaten alışverişe kapalı olduğu için daha önce hiçbir şekilde kullanmadım.
Ha pos cihazlarindan kaynaklı bile güvenlik sorunu yaşanıyorsa onu bilemiyorum.
-1
🌸egerbiryolcu
(03.08.26)
Bankamatikle alakali bir problem de olabilir. Ben bir kere bankamatigin birinde sifreyi ilk seferde yanlis girdim, ikinci de parayi cektim. 4-5 gun sonra banka kendiliginden yeni kart yollamisti. Kimbilir her gun neler yasaniyor duzenekler, kart kopyalama vs
0
freedonia
(03.08.26)
Sanal kart haricinde kart kullanmayın. Sanal kartınızın limiti de daima 0 olsun, alışveriş yaptığınız anda örn olarak 1000 lira yapıp alışveriş yapın. Ek olarak brave gibi yüksek güvenlikli browserlar kullanın. Lütfen Chrome kullanmayın.
0
arras
(04.08.26)
Mailin bankadan geldiğine emin misin, oltalama maili olabilir.
+1
bobinhoo
(04.08.26)
Mailolta
0
üğpoıuy
(04.08.26)
Evet mail bankadan gelmiş gözüküyor. Hadi kopya vs diyelim, mobil uygulamadan aynı bildirimler geldi üç dört defa.

Paramı başka hesaba atip mobilden banka kartımı geçici olarak kapattım o işlemden sonra bildirimler kesildi.
0
🌸egerbiryolcu
(04.08.26)
(4)

parselasyon (veya adı her neyse)

kibritsuyu
arkadaşlar bu konuda kime başvurup, kimden profesyonel destek almamız gerektiğini bilmiyorum. kişi aramıyorum, ne yapmam gerektiği konusunda yol haritası soruyorum.içinde 64 adet ev bulunan bir sitemiz var. site tapuda "içinde 64 adet villa bulunan bahçe" şeklinde geçiyor. her evin kat mülkiyeti var
arkadaşlar bu konuda kime başvurup, kimden profesyonel destek almamız gerektiğini bilmiyorum. kişi aramıyorum, ne yapmam gerektiği konusunda yol haritası soruyorum.

içinde 64 adet ev bulunan bir sitemiz var. site tapuda "içinde 64 adet villa bulunan bahçe" şeklinde geçiyor. her evin kat mülkiyeti var, ama kalan kısımlar ortak.

şimdi sitemizin arazisi içinde "sosyal tesis" adını verdiğimiz yola sıfır bir yapı var. bu yapı da dolayısıyla ortak, kendine ait bir tapusu, bir kat mülkiyeti yok. site genel kurulunda alınan kararlar gereği bir kiraya verme komisyonu kurulur ve site adına bu kurul kiracı bulup burayı kiraya verir. 40 yıldır aynı hikaye. ama mekanın kendine ait tapusu olmadığı için kurumsal firmalar kiralamıyor. hatta sanırım bu açıktan yararlanıp kiralayan da başkasına kiraya veriyor, kimin girip çıktığı belli olmuyor, muhatap bulamıyorsun. senelerdir siteye eziyet oluyor. son kiracı da pencere çerçevelerine, kapılarına kadar söküp yarı harabe şeklinde sktirolup gitti. şimdi bunu bu haliyle onaracak paramız da yok, bu haliyle kiraya verecek halimiz de yok, kimse uğraşmaz. oysa ki yeri çok güzel. yani kendine ait bir tapusu olsa bir zincir market kiralayıp hem tamir eder, hem de siteye güzel kira bırakır.

velhasıl soru şu: bu sosyal tesise düşen araziyi ayrı bir parsel haline getirip, üzerindeki binayla birlikte ayrı tapu çıkarttırmamız için nasıl bir yol izlememiz gerekiyor? hangi meslek grubu anlar bu işten?
0
kibritsuyu
(03.08.26)
Söylediğin pek mümkün değil diye düşünüyorum. Yalnız o yer yönetim planında görünüyordur ve ne yapılabilir, nasıl kiraya verilebilir kısmı o planda açık açık yazıyordur. Eğer ki yazıyorsa, resmi belgedir, ayrıca tapuya gerek yoktur.

diye düşünüyorum. Yönetim planını o gözle inceleyin.
0
Mirket
(03.08.26)
yönetim planı yarın elimde olacak, yöneticiden istedim, getirecek bakarım. zaten muhtemelen ona dayanarak kiraya veriliyor. ama kurumsal firmalar illa ki tapu görmek istiyor, kendi mülkiyeti olsun istiyor. tapu olmayınca ıvır zıvır kiracılar ancak tutuyor. o yüzden mülkiyetini resmileştirmenin bir yolunu arıyorum.
0
🌸kibritsuyu
(03.08.26)
bu konuda çok bilgim yok ancak teyzem zamanında arsasını ifraz ettirip birkaç parsel (tapuya) böldürmüştü. ancak sizin durumun aksine o tek sahipti ve kolay olmuştu. ona yardımcı olan kurum en önce belediye ve kadastro. belediyeye danışılabilir. ya da harita mühendisine.
0
eileengray
(03.08.26)
gemini bu konularda çok iyi yönlendiriyor. deneyin derim.
0
gurur
(04.08.26)
(2)

İzmir spor salonu üyelik ücretleri

HellKeePer
aylık veya yıllık ortalama ne kadar ödüyorsunuz? teşekkürler
aylık veya yıllık ortalama ne kadar ödüyorsunuz? teşekkürler
0
HellKeePer
(03.08.26)
Foça aylık: 4.500, Yıllık: 35.000 imiş.
0
Mirket
(03.08.26)
Buca 6 aylık 8.000 TL
0
pislick0
(03.08.26)
(7)

Günlük ev temizleme kaç lira?

sutekanop
Ortalama bir kadın ortalama bir evi gelse temizlese tüm gün… ortalama fiyatlar nasıl? Nerden olduğunuzunu da yanına ilave edin lütfen ? Ona göre piyasayı anlamaya çalışacağım. Teşekkürler.
Ortalama bir kadın ortalama bir evi gelse temizlese tüm gün… ortalama fiyatlar nasıl? Nerden olduğunuzunu da yanına ilave edin lütfen ? Ona göre piyasayı anlamaya çalışacağım. Teşekkürler.
0
sutekanop
(03.08.26)
4-6 bin tl
zorlasan yerine göre 3e de bulabilirsin sanırım
+1
jelly bear
(03.08.26)
Temizlikçi piyasasında ortalama kelimesi kullanılmıyor. Şehir, semt, oda sayısı, cam silme dahil mi ve hayvan var mı hususları kullanılıyor.
0
Mirket
(03.08.26)
İstanbul- Bahçelievler 3-3,5 bin lira

3+1 ev
0
hakmut
(03.08.26)
Bostancı 3+1
4.000 TL veriyoruz ama gelen kişi aileden biri gibi artık 10 sene oldu
0
devilone
(03.08.26)
uzun yıllardır gelen biri, aileden oldu artık; 4.000 civarı veriyoruz
0
sweetoffice
(03.08.26)
3+1 4500 veriyorum. beylikdüzü ama o çok buyuk olan evlerden değiliz. gelen kişi özbek
0
eja
(03.08.26)
İstanbul anadolu 3+1 dubleks 4000tl
0
kimlanbu
(03.08.26)
(18)

Tanışmak için masanıza gelsem kabul eder miydiniz?

architects creed
Yedit: kısaltma. Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size
Yedit: kısaltma.
Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.

Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:

“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size katılabilir miyim?”

desem ne düşünürdünüz? Garip veya rahatsız edici mi bulurdunuz, yoksa “gel otur” der miydiniz?

Kamplarda bu şekilde insanlarla tanıştım ama normal kafede nasıl karşılanır bilmiyorum. Siz yeni insanlarla nasıl tanışıyorsunuz?
📊 Merhaba, bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?
0
architects creed
(02.08.26)
Ne uzattın yaaa bırbırbır. Masama gelirsen ayağına sıkarım.
-4
gobekliraki
(02.08.26)
Tipine konuşmana vs göre değişir
+3
kisa
(02.08.26)
Dünyada her şey algıdır. İlk anda karşındaki enerjini nasıl algıladı onunla alakalı. Bir de şimdi atıyorum masada çok gergin bir konu konuşuluyordur, sen sevgi kelebeği olarak gelirsen ters teper. Her şey o ana bağlı.

Ha ben her halukarda buyur gel otur derim de herkes ben değil.
+4
fikrim sabit degil
(02.08.26)
kabul ederim niye etmeyeyim, icecegi vs de ben soylerim hatta. bir tavsiye olarak; kiraathanelere (bizdeki adiyla "kahve") gitmeyi deneyebilirsin. hem guzel cayi ucuza icersin hem sohbet baslatma olasiligin cafelere gore cok daha yuksek olur. "bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?" demene gerek bile yok. samimiyeti ilerletip kagit oyunlarina oyuncu veya yanci olarak da katilmayi dusunebilirsin.
0
arakaali
(02.08.26)
Yaklaşımına, tipine, samimiyetine bağlı
+1
cccbehzatccc
(02.08.26)
Söylediğin şekliyle olmaz da,
Başka yer olmayan bir anda, yer olmamasını bahane edip oturabilir miyim deyip, oturduktan makul süre sonra havadan sudan bir konu açıp oradan devam edilebilir. Ama cümlelere sanki Türkçesi yokmuş gibi öyle İngilizce kelimeler sokuşturursan, başkasını bilemem de ben tepki gösteririm.
+1
Mirket
(02.08.26)
yazdıklarının tümünü okumadım, çok uzun.

buyur gel otur derim ama umarım çok uzatmıyorsundur.
yazdığın gibi konuşuyorsan oyumu buyur gel'den basgitlan'a çekerim.
+1
biseysorcaktim
(02.08.26)
Benim de sosyal anksiyetem var arkadaş, öyle durup dururken kimseyle tanışmak istemem açıkçası.
0
peki madem
(02.08.26)
Fuck off derim
-2
Purple life
(02.08.26)
çok weirdo bi hava veriyorsun. gerçekte de böyleyse, denemeni tavsiye etmem
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
ya olabilir de böyle needy "hiç arkadaşım yok" şeklinde giriş yaparsan insanlar seni kırmamak adına bir süre idare eder ama kalıcı bir arkadaşlık kuramazsın.
+1
orpheus
(03.08.26)
Tipine bağlı tamamen. Görüntün güzelse eve bile çağırırlar kötüyse yok tşk der yüzüne bile bakmazlar
-1
artıküyeolmakistiyorum
(03.08.26)
tip, üslup, giyim kusam belirleyici. sigara kullanip kullanmamasi bile belirleyici. kisa+1
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
bu işte cinsiyet önemli. karşı cins iseniz kabul etmem. erkek iseniz bu şıktakilerin hiç birini söylemem. eğitim meslek önemli. bu bir gerçek arkadaşlıkta bile, davul dengi dengine atar.
0
mikahakkinen
(03.08.26)
Her ay 15-20 gün yurtdışında oluyorum, haliyle tek başıma takıldığım çok oluyor. Bazen barda yan tarafın konuşmasına kulak misafiri olup muhabbete kaynak yaparak sosyalleşiyorum. Daha ters tepmedi hiç, tanımadığım birisi durduk yere masama gelmek istese koruma moduna geçerdim, öncesinde ufak bir uzaktan sohbet gerekiyor.
+2
kimlanbu
(03.08.26)
Duyurunun çoğunun neden bu kadar yalnız olduğu anlaşılıyor. Ben umursamam buyur otur dostum derim.
0
aloha snackbar 3
(03.08.26)
Cinsiyet önemli +1
Kadınsanız buyrun derim, muhabbet sarmıyorsa daha sonra görüşmem.
0
ekimoloji
(03.08.26)
"Selam hic arkadasim yok sizinle arkadas olabilir miyim"

Asiri sacma ezikce yapay ve mekanik bir giris.

Onun yerine ya burada yeniyim, hangi restoran ve barlari tavsiye edersiniz seklinde bir soru daha mantikli olurdu.
0
baldur2
(03.08.26)
(49)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-1
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Haha. Kirayı sadece erkek ödüyor ve zorlandığı/adaletsiz bulduğu için eşinden katkı istiyor sandım ama kadın Kayserili çıktı. Bence boşansınlar. Normal değil.
-4
arbre
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
kapora, depozito, kira sozlesmesi falan konusmadan o ise girmesin hanim kizimiz. icerde parasi kalabilir. mahkemelerde surunur mazallah.
0
banach
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bugüne kadar bütçeleri ayrı mıymış?
+2
hacirotti
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+3
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+4
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-5
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(43)

hangi tarafınki doğru tavır?

ercu cozer
arkadaşım 37 (e) , gelin adayı 35(k). gelin hanımın işte 10 sene önce 2-3 yıl süren bir evliliği olmuş bu 2. olacak. damadın ilk.neyse arkadaşım ve ailesi güzel bir düğün olsun istiyorlar, kız da gelinlik giymek istiyorum ama düğün istemiyorum sadece nikah yapalım diyor. oğlanın ailesi , kıza güzel
arkadaşım 37 (e) , gelin adayı 35(k). gelin hanımın işte 10 sene önce 2-3 yıl süren bir evliliği olmuş bu 2. olacak. damadın ilk.
neyse arkadaşım ve ailesi güzel bir düğün olsun istiyorlar, kız da gelinlik giymek istiyorum ama düğün istemiyorum sadece nikah yapalım diyor.

oğlanın ailesi , kıza güzel bir düğün yapalım hem 2. evliliği olduğu için ona az şey yaptığımızı düşünmesin iyi hissetsin kendini hem de çevrenin siz bunlara niye düğün yapmadınız sadece nikah oldu sorularıyla uğraşmayalım diye düşünüyor. bu nedenle güzel bir düğün olsun istiyorlar.

kız düğün değil sadece nikah diye diretince oğlan en azından yemekli ve güzel bir yerde olsun her şeyi biz karşılayacağız olmazsa hepsini bizimkilere yansıtmadan tek başıma ben öderim diyor.kız bu seferde siz bu salon vs için masrafa belki borca girecekseniz biz para vermesek bile evlenince sen borca girmiş olduğun için konforumda düşüş olacak bu yüzden düğün yapacaksanız düğün masrafları senin dayım ödesin o zengin o şekilde olur diyor.
( oğlan ve kızın birikmişleri varmış ikisinin de durumu iyi)
çocuk da dayım ne alaka ben ödeyeceğim diyor sizden bir şey de istemiyorum ben az borç ödersem senin konforun bozulacak diye dayın düğününü finanse etsin diyorsun bu çok saçma düğün istemiyorsan buna maddi bahaneler koyma vs diyor.

sizce hangi taraf haklı? bu arada evliliği
isteyen kız tarafı, arkadaşı ikna edene kadar sen bizim oğlumuzsun tek damadımız olacaksın her şeyi birlikte aşarız denmiş ama iş ciddiye binince buna dair hiçbir şey yapılmamış.
-1
ercu cozer
(02.08.26)
Damadın ilk evliliği, ailesi düğün isteyebilir. Türk tipi aile için düğün olmazsa gelecek lafları kaldırmak zor olabilir. Kız daha mantıklı davranıyor ama düğünde iş mantık değil, aileleri mutlu etmek, elalemin ağzını kapatmak. Bu da ailevi görev gibi oluyor. Kızın bu kafaya gelmesi lazım yoksa bomboş bir sebepten araları açılacak. Bu konudan çok nişan atılıyor. Sonra geri dönülmeye boşa çaba harcanıyor.

Damat da düğün istemese ailelerle konuşulabilir belki ama damat da ailesini mutlu etmek istiyor. Gelin damadı çok arada bırakıyor. Geri dönülmeyecek noktaya çok yakında gelirler böyle giderse.
+2
cosmicstring
(02.08.26)
Erkek kişisinin bir silkinmesi, 'Ben neredeyim, burası neresi, bu insanlar kim, ben niye bu konumdayım?' demesi, olayı sil baştan ele alması, hatta hiçbi şey düşünmeden dönüp gitmesi,

ilerde 'İyi ki' dedirtecek şeyler bunlar.
+2
Mirket
(02.08.26)
cosmicstring, zaten aile kızın durumumu sorun etmiyor herşeyi karşılıyor .
ama oğlanın ailesi biz herşeyinize okey dedik ama düğün olmazsa herkes bize siz bu kıza niye düğün yapmadınız zaten tek çocuğunız var bir de diye soracak yakın çevreyi geçtim bir şekilde onlara anlatılır ama uzak çevreye ne diyeceğiz , diyorlarmış. kaldı ki arkadaşın annesi, teyzemizde en sonunda nasıl istiyorsanız öyle olsun her şeyi kabul ettim ama tek oğlum var ona bile düğün yapamıyorum kime ne laf anlatacağım şimdi ben diye dert ediyormuş zaten.
evet aslında arkadaş da düğün istemiyor ama bu sefer ailesi mutsuz oluyor onlar da diyorlarki
1) çevreye ne diyeceğiz
2) tek çocuğumuz var ona da mı düğün yapmayacağız
3 ) kızın ailesi çocuklarının düğününü bir kez de olsun görmüşler neden bizi şimdi düşünmüyorlar
0
🌸ercu cozer
(02.08.26)
Boş beleş Türk (ortadogu) adetleri
+13
Sattva
(02.08.26)
Bütün kuşlar tamam bir tek leylek kalmış.
Bu karari evlenecek kişiler alsın ağa ne araya ana baba komşular bakkal falan giriyor. Evlenmeseler daha iyi de neyse
+5
artıküyeolmakistiyorum
(02.08.26)
Dayı hakkında ayrıntılı bilgi lazım, çünkü çok fazla saçma.

Bence madem evlenme isteği kızdan geliyor, o halde erkek tarafının düğün isteğine ses çıkarmamalı, ödemeye de dünden razılar, sorun yok. Çünkü erkeğin ilk evliliği, erkeği maddi ve manevi zora sokmayacakları da ortada, ailenin buna hakkı var. Kız biraz tahakküm meraklısı gibi gördüm.
+2
muhayyer divan
(02.08.26)
evet kız evlenmek için çok uğraşan tarafmış. evlenelim ben birikimimi de yaptım ailem de seni çok seviyor oğlu gibi görüyor vs. arkadaşım da seviyor ama iki yetişkin ekonomik olarak bağımsız insanlarız her şeyi kolayca halledebiliriz diye düşünüyor.
güzel bir düğünün ikisinin de bütçesini sarsmayacağını düşünüyor ama baştaki o her şeyi birlikte aşarız tavrı değişiyor iş ciddileşince.
sonrasında arkadaşım borca girmeyiz merak etme takılar vs de olacak düğünü kolayca finanse ederim diyor, kız bu sefer bizim ailemiz küçük bizden pek gelen olmaz o yüzden sadece kendi tarafını hesap et demiş.
0
🌸ercu cozer
(02.08.26)
Kız evliliğe yaklaştıkça maddî anlamda kullanılma ihtimalinden korkar olmuş, muhtemelen çevresinde bu tarz şeyler çok duymuş, henüz güvenmiyor, kendini olabildiğince masrafların dışında tutmaya çalışıyor, öyle anladım ben. Hani her ihtimale karşı der gibi.
0
muhayyer divan
(02.08.26)
Etrafa ne diyecegiz kaygisi ve kayinvalidenin israri bir kenara kadin tarafi bende maalesef suphe uyandirdi. Gereksiz masraf olmasin yapmayalim ile sana masraf olursa konforum duser yapmayalim cok farkli dusunceler. Dayi olayina gelmedim bile.
+3
osssy
(02.08.26)
Ne güzel düğün istemeyen kadın herkese lazım.

Ekrek elbette düğün isteyebilir de konu komşu ne der ne yahu o kadar da değil


Ayrıca osssy +1
+5
jülsezar
(02.08.26)
kızdan bir şey isteyen yok ki en başından beri yok ki her şeyi erkek tarafı yapacak zaten
0
🌸ercu cozer
(02.08.26)
tek dogru tavir kiz tarafinin ailesinden gelmis. hani su damada sen bizim oglumuzsun, her zorlugu asariz diyen. niyetler iyi olsa da aileler niye karisiyor anlamis degilim. gelin dugun istemiyorum diyorsa dugun olmamali, damat icin dugun, nisan vs. cogu zaman (belki bu durumda farklidir) onemli degil zaten. yani damadin ailesi dugunu gelin icin degil kendileri icin istiyorlar, hic bosuna o rahat etsin falan filan kisvesine burundurmesinler. gelin de hatali. dayi ne alaka, zenginse zengin. konforum dusecek ne alaka? damat da yatistirici bir tavir sergilemis gibi duruyor ama yine ortada kalan bir damat goruyoruz. neyse siralamam su sekilde: gelinin ailesi > damat > gelin > damadin ailesi. damadin ailesi basta bunlari soylemeseymis, zaten olay coktan dugunsuz bir sekilde kapanmis olacakti (gelin zaten istemiyor, damat icin buyuk ihtimalle onemli degil, gelinin ailesi karismiyor. kisacasi sorun damadin ailesi).

edit: guncellemenize gerek yoktu. zaten soylediklerinizi bilerek yorum yaptim. en dogru buldugumdan en yanlis bulduguma gore siraladim.
+6
Sour
(02.08.26)
her seferinde güncellemem gerekiyor aslında en başında net anlatmıştık;

gelinin ailesi damada sen bizim oglumuzsun, her zorlugu asariz diye başta bunu diyor iş ciddiye binince hiçbir şeye karışmıyor orası yanlış anlaşıldı sanırım.

kayınvalide tarafı düğün istiyor ama ısrar etmiyor ama üzülüyorlar.
burada çok modern rahat davranıyoruz ama geniş bir ailede yüzlerce kişi niye düğün yapmıyorsunuz diye sorup altında bir şeyler arayacak insanlar da masraf yapmaya çok meraklı değiller ama insanlara açıklama yapmak da çok zor tek çocuğunuz var niye düğün yapmadınız niye apar topar oldu gibi strese giriyorlar ama siz nasıl isterseniz öyle olsun diyorlar.
arkadaşın bozulduğu nokta
1) dayım , teyzem ne alaka?
2) evlilik yolundan önce her şeyi birlikte aşarız deniyordu şimdi tek başıma ödeyeceğim borca bile konforum düşer olmaz deniyor oysa destek bile istemiyorum ben diyor
3) gelin adayı direkt düğün istemiyorum demiyor ki düğün masraf demek olmaz dayın zengin o yaparsa tüm masrafları düğüm o zaman olur diye dolaylı olsun işi yokuşa sürüyor
0
🌸ercu cozer
(02.08.26)
daha evlenmeden ben ödeyeceğim, benim param olaylarına girilmiş. kadın bu konuda haklı erkeğin gireceği borç aileyi etkileyecek doğal olarak kadını da etkileyecek.
insanlar bir kurtulamadılar şu el alem ne der kafasından.
ailenin asıl amacı belli ki altın toplamak. takacak olan nikaha da gelip takar.
birde yaşlar 35 olmuş hala ne evlilik, düğün , nikah merakıdır.
+5
my fault
(02.08.26)
lanet olasıca mahalle baskısı. kız haklı ama erkekte ailesinin tepkisinden çekindiğine düğün olsun diyor. düğün hayali olan erkek var mıdır bilmem. kız yüzde yüz haklı ama burasıda türkiye. erkek tarafı çevresine gösterecek bakın oğlan evlendiriyoruz diye.
+4
mikahakkinen
(02.08.26)
bakın ilk başta yazdım ama ailenin amacı altın toplanmak deniyor. arkadaşlar erkek tarafı sade nikaha da okey diyor orayı gözden kaçırıyorsunuz ama en azından yemekli bari olsun kız tarafına da onu da siz dert etmeyin biz hallederiz deniyor zaten.
yani ailenin buradan gelen altına ihtiyacı yok durumları iyi ya zaten. ayrıca kız tarafı düğün işine gönülsüz olduğu için arkadaş kendim öderim diyor yoksa senin paran benim para olayı değil.
erkek tarafının düğün olmasın tamam
ama nikah bari yemekli olsun dediğini gözden kaçırıyorsunuz.
0
🌸ercu cozer
(02.08.26)
aynı şeyi yaşadım.. benim ilk evliliğimdi ama düğün falan istemiyordum. gelinlik bile istemedim. partner kişisiyle gözlerden uzak bi nikah yapalım dünyanın bi ucuna gezmeye gidleim kafasındaydım.. ama yedirmezler.. yaptırmadılar.. özellikle aprtnerin ailesi ortalığı yıktı.. bu kadar tantanaya masrafları karşılasalar içim yanmaz her şeyi ama her şeyi eşimin karşılamasını istediler.. neyse artık olaya müdahil olduk. eşimin ailesi zaptedilecek gibi değildi.. illa yemekli düğün isteriz diye tutturdu. tekrar ediyorum tüm masrafları eşim kendi birikiminden yapacaktı ben de bunu kabul etmedim. o birikimle evliliğe nice güzel yatırımlar yapacakken ne mana elaleme yemekli düğün neyse. orta yolu bulmaya niyet ettik.. öğretmenevi tarzı bir yer bulduk nispeten düşük bütçeli bir mekanda günsüz seansı ayarladık.. etli pilav tarzı jenerik bi menü bulduk orta halli kapattık mevzuyu. ha bu kadar baskıya eşimin ailesinin bana zerre saygısı yoktu.. kendi istedikleri mevlütlü kuranlı düğünü dayattılar. ona da ses etmedim. yeter ki gönülleri olsun diye.. ha gönülleri yine olmadı .. neymiş ben gelin masasında sabit oturmuşum.. haremlik selamlık düğünde kuran okunurken ortada gezecekmişim.. ayrıca düğün konsepti bu olunca gelinlik giydim ama başımı makyajımı kendim yaptım onu da beğenmediler dedikodumu yaptılar.. arkadamdan çok çirkin şeyler söylediler.. aradan 10 sene geçti hala untumuyorum o zaman yaşanan çirkin olayları.. neyse sizin konunuza gelirsek. gelin ne diyorsa saygı duymak zorundalar bence.. başka zaman da gelinler çok masraf yaptırıyor diye eleştirirler masraf yaptırmayan gelin olunca da işte böyle sorun oluyor.. bence aile kendi dediğini dayatmamalı gelinin de gönlü olmalı..
+1
iwillsee
(02.08.26)
Oldu olacak sokak düğünü olsun madem, aperlerleri de yığsınlar. Sağa sola,bangır bangır. Şöyle mahalleye karşı iyi olur, kimse de düğün yapmadılar diyemez.
Maliyet de düşük olur,oh mis.
+1
denizciman
(02.08.26)
aslında yemekli çözümü arkadaşım buluyor. damadın anne babası nasıl isterseniz öyle olsun diyip durumu kabulleniyorlar üzülmüş
olsalar bile. ama işten mahalleden akrabalarından herkes oğlana niye düğün yapmıyorsun bir sorun mu var düğün istemeyen gelin mi olur diye sormaya başlıyorlar herkese de açıklama yapmak zor geliyor hem ailesi de üzülmesin diye tamam nikah olsun ama yemekli olsun diye kendince çözüm öneriyor kız da bu sefer ne alaka ise dayın zengin o ödesin o zaman bizim konforumuzdan düşmesin diye diretince olay büyüyor.arkadaşım da madem bu kadar aile baskısına direnebiliyordun madem bu kadar ekonomini düşünebiliyordun ilk düğünü neden yaptın? ya da ilk düğünde birçok şeyi kız tarafı yapmış bu biliniyor ;neden öncekine yardımcı olurken ben sizden bir şey istemediğim halde bile bana engel oluyorsunuz diyor olay da büyümüş oluyor.
0
🌸ercu cozer
(02.08.26)
Öyle bir anlatıyorsunuz ki sanki yüzlerce kişi erkek tarafının gündüz vakti önünü kesip, gece vakti evlerinin kapısını kırıyor düğün diye. Tehdit mi ediliyorlar nedir yani bu kadar yok tanıdık yok akraba yok bilmem ne muhabbeti?
Adam gelmiş 40 yaşına, kadın ikinci evliliğini yapıyor.. Bu saatten sonra allahtan istenecek tek şey kavgasız gürültüsüz huzurlu bir yuva, birbirine sadık iki insan, çift istiyorsa da sağlıklı bir çocuk. Bundan daha fazlasının arkasında ben art niyet ararım.
Ben de düğün istemiyorum. Acaba böyle bir baskıda ne yapardım diye düşünüyorum ve daha evlenmeden şu ne der bu ne der yok yüzlerce tanıdık yok binlerce akraba diye baskı yapan biri ile aile kurulur mu sorgularım herhalde. Dışarıdan hoş görünmüyor.
Aile çok istiyorsa nikah tazelesin nedir yani bu tanıdık tanıdık. İşi inada binmiş ama aile farkında değil ki soğukluk yaratır bu. Aile huzurunu da etkiler. Damat yüzlerce tanıdığı değil, evleneceği kadını düşünsün biraz.
+5
asue
(02.08.26)
ailenin durumu kabul ettiğini arkadaşımın yemekli istediğini yazmıştım aile düğün diye diretiyor hiçbir yerde yazmadım. kabul ediyorlar zaten gelin istemiyorum demiyor ki dayınız zengin o öderse okey diyor:) bunu niye anlatamıyorum sanki gelin hiçbir türlü istemiyor da aile diretiyormuş gibi anlamakta ısrar ediliyor:///
0
🌸ercu cozer
(02.08.26)
Bence erkek tarafı makul bir yaklaşım sergilemiş, kadının en azından yemekli olması kısmına evet demesi şık olurdu bana göre. Her türlü kendi istediğinde diretmiş gibi hissediliyor.
Bir de niye dayı karıştırılıyor, zaten yemekli yapalım diye teklif eden taraf maddi tarafını düşünmüştür, gelin hanım neden dayısına ödetme derdinde acaba? Çok ilginç gerçekten
0
umutt
(02.08.26)
hepsini okudum, her şeyi cevaplayacağım.

gelin önceden evlenmiş ve düğün de yapmış. belki de ailelerin zoruyla, istemeye istemeye yaptı o düğünü. yaşı da küçüktü karşı gelemedi. belki de kendi de istedi ama düğünde eziyet çekti stres yaşadı illallah etti. bu yüzden de bu sefer hazır sesini çıkarabiliyorken düğün istemiyorum diyor. sade bir nikah kıyıp evimize geçelim diyor. ayrıca kadın deneyimli, olacakları biliyor. demek ki düğün masrafları o dönemde başına bela olmuş, maddi olarak sıkışıklık yaşamış ve bir daha aynı şeyleri yaşamak istemiyor. belki o zaman da ona biz öderiz sen rahat ol dediler ama öyle olmadı, bir şekilde gelin maddi sıkışıklığa düştü.

damadın şimdiden benim param senin paran lafı yapması hiç hoş değil. damat her ay düğün taksidi öderken, gezmeye tozmaya alışverişe parası kalacak mı? borç ödeme stresi diye bir şey var ve bu da evliliklerine yansır, kavgalara sebep olur. iki taraftan birinde veya iksinde işsiz kalma gibi bir durum olursa büyük sıçış yaşanır. kız bunları öngörmüş, deneyimlediği kadarıyla da biliyor ve bu işlere bulaşmak istemiyor işte.

damadın ailesinin bu kadar elalem ne der diye düşünen bir kafa yapısında olması karakterleri hakkında bir bilgi veriyor. gelini baskılayacak türden insanlar gibi algılıyorum. belli ki oğlan da hala anasının kuzusu. annesine elalemden bana ne ben düğün istemiyorum diyemiyor. dayı kadar zengin de değiller anlaşılan. gelin de bu sebepler yüzünden kayınvalidesine ve kayınpederine şimdiden borçlanmak (geri ödeyecek anlamında değil, manevi olarak), minnet etmek falan istemiyor. düğün yaptılar, yemek verdiler tepemize binerler diye düşünüyor. dayı ise aşırı zengin olduğu için ona koymaz, beklentisi de olmaz, huzurumuz da kaçmaz, paramız da azalmaz diye düşünmüş. ancak bence dayı mevzusunda ciddi değil, konu kapansın damat sussun, sade nikahı kabul etsin diye söylenmiş bir laf.

kaynananın gelinin her şeyini kabul etmesi olayını anlamadım. evlenip boşanmış olmasını mı kabul etmiş? öyleyse ay lütfetmiş ya. kaynananın derdi belli. millete evlenip boşanmış gelin aldığını söylememiş, düğün yapmayınca anlayacaklar diye korkuyor. kime neyse...

damat kendisi, öz iradesiyle, kendi şahsi fikrince düğün istiyor mu istemiyor mu onu düşünsün önce. milletin ne düşüneceğini umursamasın. istiyorsa gelinle kendisi konuşup orta yolu bulsun. istemiyorsa da anasını sustursun.

gelinin ailesi başta maddi yardım imasında bulunmuş, sonra da ses çıkarmamış. bence bunun sebebi gelinin onları uyarması. "düğün istemiyorum sakın ağzınızı açmayın" dedi anne babasına. evlenmek için gelin ve ailesi çok uğraşan tarafmış derken ne yapmışlar? damada evlilik baskısı mı? ilgi alakayla kandırma mı? evlenmek başka düğün yapmak başka.

---

iki kişi evlenmeyi bir beceremiyorlar bu ülkede. şu erkek analarının düğün ve millete gösteriş merakı, kız analarının takı ve lüks merakı yüzünden herkesin ilişkisi mahvoluyor. bir salın çocuklarınızı ya.

---

benim ilk uzun ilişkimde düğün mevzuları şaka yollu konuşumaya başlandığı zaman exin ailesinden birisi "2 düğün yaparız" demişti. ben de "siz yaparsınız ben gelmem" demiştim. :)) neyse ki daha hiç o yollara girmeden ayrıldık :D ben de düğün istemeyen biriydim hep. artık evlilik de istemiyorum. şu rezilliğe bak, daha evlenmeden kaynana ve yedi kat el yüzünden kavga çıkıyor. iğrenç bence.
+6
art cat chocolate
(02.08.26)
burada okuduğunu anlama problemi var bundan emin oldum artık.
-kaynananın gelinin her şeyini kabul etmesi olayını anlamadım. evlenip boşanmış olmasını mı kabul etmiş? öyleyse ay lütfetmiş ya.
duyurunun neresinde ailenin bunu kastettiğini sorun ettiğini
çıkardınız?
oğlan tarafı kızın üstüne titriyor bir dediğini iki etmiyor bu süreçte ne isterse yapılıyor bunu söylüyor aile.

-ikincisi erkek senin paran benim param muhabbeti yapmıyor bunu anlamak için evin yolunu bulacak bir zeka bunu anlar kız dayın ödesin diyince oğlan bizim bunu senin hayat kaliteni düşürmeden ödeyecek durumumuz var sen bunu dert etme ben/ailem karşılarız diyor.


-damat kendisi, öz iradesiyle, kendi şahsi fikrince düğün istiyor mu istemiyor mu onu düşünsün önce. milletin ne düşüneceğini umursamasın. istiyorsa gelinle kendisi konuşup orta yolu bulsun. istemiyorsa da anasını sustursun.
50. kez yazıyorum oğlanın ailesi tamam istediğiniz gibi yapın diyip çekiliyor arkadaşım da en azından yemekli olsun istiyor kız tarafı dayın ödesin sen ödersen bile olmaz diyince olay patlak veriyor.

-gelinin ailesi başta maddi yardım imasında bulunmuş, sonra da ses çıkarmamış. bence bunun sebebi gelinin onları uyarması. "düğün istemiyorum sakın ağzınızı açmayın" dedi anne babasına. evlenmek için gelin ve ailesi çok uğraşan tarafmış derken ne yapmışlar? damada evlilik baskısı mı? ilgi alakayla kandırma mı? evlenmek başka düğün yapmak başka.

oğlum siz bu yola girin biz her konuda arkanızdayız bizim çocuğumuzsunuz bizim için önemli olan kızımızın mutluluğu, onun ilk düğününde babası gelinliğini aldı, balayını düğününü bile biz karşıladık diye gaf yapmışlar. bizim arkadaşta ulan ben sizden tek kuruş destek istemiyorum bir yemekli
nikah yapayım diyorum önceden balayını bile ödeyen aile bana gelince ben kendim ödeyeceğim dediğim halde dayın ödemezse olmaz diyor, diye sinirleniyor)

ay bayılacağım:)
-2
🌸ercu cozer
(02.08.26)
ercu sen kankanı ve kankanın ailesini haklı gördüğün için, gelini haklı bulan her şeye bir cevabın var :D

sen kendin yazmışsın kaynana demiş ki her şeyi kabul ettik şimdi elaleme ne diyeceğiz? ben de dedim ki bu ne demek? neyi kastediyor? ilk akla gelen de bu işte. kaynana özgüvenli ve güçlü bir karakter olup elalemi susturmasını bilsin. "oğlum ve gelinim düğün istemiyor, o parayla gezeceklermiş veya birikim yapacaklarmış, yeni nesil böyle" demek çok mu zor? ama yok demek ki laf söz olacak kadın evlenmiş boşanmış ondan düğün yapmıyorlar diyecekler. kaynana da bu laflardan çekiniyor. :d elaleme "size ne?" demesini bilmeyen kaynananın oğlu da ancak böyle olurdu tabii.

yapmış işte benim paramla öderim demiş. :D evlenince kendi maaşı karısının maaşı diye ayrı hesap yapacak yani işte. oysa evlilik böyle bir şey değil. evlenince öyle kendi maaşını kafana göre harcayamazsın. iki kişilik düşünmek zorundasın. boş yere millet halay çekecek diye her ay 30 bin tl taksit ödemek yerine o para karı koca arasında başka bir amaçla kullanılabilir.

gelin şimdi 100 bin tl kazanıyor diyelim. damat da 100 bin tl kazanıyor diyelim. gelinin evlilikten beklediği maddi konfor 200 bin tl'ye göre bir konfor. ancak sen 1 yıl her ay bunun 30 bin tl'sini anlamsız bir düğün taksidine verirsen olur o sana 170 bin. gelin bunu istemiyor işte.

ayrıca manevi olarak kaynanasına borçlanmak istemiyor gelin. bir kahveden 40 yıl hatır bekleyen millet, minimum 500 bin liralık düğünden kim bilir nasıl bir hatır beklerrr.
+6
art cat chocolate
(02.08.26)
—-ama oğlanın ailesi biz herşeyinize okey dedik ama düğün olmazsa herkes bize siz bu kıza niye düğün yapmadınız zaten tek çocuğunız var bir de diye soracak yakın çevreyi geçtim bir şekilde onlara anlatılır ama uzak çevreye ne diyeceğiz——
diye bir ifade kullanmışım.burada da bu süreçteki gelin tarafının tüm taleplerine tamam dendiği daha olası bir anlamda. zaten bunu problem etseler iş bu aşamaya gelmez.
ayrıca kaynana tamam nasıl isterseniz öyle olsun diyor bunu kaç bin defa söyleyeceğim.
-1
🌸ercu cozer
(02.08.26)
kızın annesi , bizim damada en başta diyor ki “biz kızımızın mutluluğu için her şeyi yaparız, ilk düğününde kızıma istediği gelinliği almadılar biz gidip aldık , eşim(kızın babası) bunları falanca yere balayına kredi çekip gönderdi. biz böyleyiz” diye bir gaf yapıyor.
zaman sonra iş düğüne/yemekli nikaha gelince bu sefer kendilerinden en ufak destek istenmediği gibi “ siz öderseniz bile olmaz, dayın çok zengin o öderse olur” denince damat adayımız bu konuda diretiyor o da diyor ki “önceden kendiniz fedakarlık yaptığınızı söylüyorsunuz ben sizden tek kuruş bir şey istemediğim halde benim harcama yapmama bile engel olup dayın ödesin diyebiliyorsunuz oysa öncesinde kendiniz yapmışsınız bu işleri, şimdi biz bunu istemiyoruz sizden bu bizim işimiz ama zorlaştırmayın da “ diyerek sinirleniyor.
-1
🌸ercu cozer
(02.08.26)
yahu ercü :D

gelin düğün istemiyor. ailesine de muhtemelen bu lafları için kızdı kavga ettiler. şimdi kızın anne babası ağızlarını açamıyorlar.

kız evlenince 2 maaşla yaşayacakları konfor 1 kuruş bile eksilmesin istiyor. ayrıca kaynanaya minnet duymak zorunda kalmak istemiyor.

dayı konusu ya tamamen boş muhabbet ya da dayı aşırı zengin ve rahat bir kişilik olduğu için ona borçluymuş gibi hissetmeyeceğinizi düşünüyor. bir de dayı yani gelinden ne beklentisi olacak? olmaz. ama kaynananın gelinden beklentisi çok olur. düğün yaptım diye de yüz bulur. gelin bunları istemiyorrr.
+1
art cat chocolate
(02.08.26)
o zaman düğün istemiyorum
diyebilir direkt:)
bir de bu eşitlerarası bir ilişki ya erkek de yemekli nikah istiyor:) neden onu dikkate almıyoruz:/
kaynaananın ne beklentisi olacak farklı şehirlerde yaşayacaklar zaten
-1
🌸ercu cozer
(02.08.26)
gelin düğün istemiyor olabilir ama sadece kız evlenmiyor erkek de nikah bari daha eli yüzü düzgün bir şey olsun istiyor neden 100/100 gelin hanımın istediği oluyor?
-1
🌸ercu cozer
(02.08.26)
çünkü erkek hür iradesiyle, içinden çok gelerek, sırf kendisi öyle istediği için istemiyor o yemeği. annesini susturmak için istiyor. eğer annesi nikaha ilk başta ok deyip elalem ne der demeseydi yemek falan istemicekti damat bey :d kadın şimdi susmuş, nikaha da tamam demiş ama belli ki hala oğluna sızlanıyor nazlanıyor tripleniyor. oğlan da annesini sakinleştirmek için yemek diye tutturmaya başlamış.

bugün çocuğunun evlenme şekline karışan, yarın torun zamanına da karışır.

bence gelin kız 2. boşanmayı yaşamamak için acilen bu işten dönsün :d
+4
art cat chocolate
(02.08.26)
çocuğun çevresi geniş statülü
birçok eşi dostu var ve güzel
bir merasimi olsun istiyor ailesi zaten ikna edilmiş durumda ama artık arkadaşım istiyor.
kadın nikaha tamam demiş, demişsiniz pardonda da nikahta mı kıymasınlar:) lütfetmiş kadın nikaha evet diyerek)
0
🌸ercu cozer
(02.08.26)
kadın nikaha tamam demişteki kastım kaynana :d onu da kabul etmiş ya sözde ama hala sızlanıyormuş elalem diye.

bence damat düğün istemiyordu. sırf annesinin hatrına ve geline ve gelinin ailesinin inadına istemeye başladı
+1
art cat chocolate
(02.08.26)
Ercu buradaki damat sen misin? yoksa bu kadar canhıraş damatı savunmanın başka bir açıklaması olamaz.
+6
my fault
(02.08.26)
ben olsaydım öncesinde 40 kere sorardım oradan anlardınız:)
arkadaşım sabah yanımdaydı farkındaysanız o gitti savunma refleksim yavaşladı bir de sanırım her şeyi detayı ile anlatayım eksik kalmasın huyum var ondan da çok açıklamaya çalışıyorum sanırım:(
0
🌸ercu cozer
(02.08.26)
Dayi ne alaka. Enayiyse öder. Akli basinda biri bana ne der.

Adamin anne babasi mi dügün istiyor yoksa adam da dügün istiyor da ailem istiyor yhaaa demek isine mi geliyor. Eger adam gercekten istiyorsa düğün yapilmali diye düsünüyorum. Ama anne baba istiyorsa o zaman kendileri ödesinler.

Kadinin potansiyel damat ailesini mutlu etmek icin borcun altina girmesini gereksiz buluyorum. Adamin birikmisi varsa ordan öderse de ok ama borc evlenince iki tarafin oluyor. Kadin bunu istememekle cok hakli.

Eee baska ne havadisler getirdi senin arkadaslar fkfkfk
0
Purple life
(02.08.26)
Gelin para işini ya fazla abartıyor ya da düğün yapmamak için eften püften bahane olarak öne sürüyor. Ayrıca dayın yapsın falan demek aşırı saçma, geline mi kaldı yani.

Üstüne damat ailenin tek çocuğuymuş, hem damadın hem ailenin yıllar içinde dağıttığı altınların hasat zamanı şimdi. Çok yakın olmayan insanları kuru nikah için şehirdışından falan çağırmak olmaz, çağırdığın da gelmez muhtemelen. Sade nikah yapılması durumunda gelmeyecek takılar, ufak bir organizasyonu zaten karşılar muhtemelen (damat aşırı pahalı bir şey planlamıyorsa).

Gelinin 2. evliliği, damadın ilki olduğu için biraz daha damadın istediklerinin olması daha makul. Gelin biraz fazla bencil geldi bana, kendisinden en ufak beklenti olmamasına rağmen, insanların parasını nereye harcayacağına bu kadar karışamaz ki kendisi zamanında balayında istediği yere gitmek için babasına kredi falan çektirmiş. Bak hele.

Not: Düğün dernek işlerinden nerfret eden biri olarak yazıyorum bunları.
+2
bobinhoo
(03.08.26)
Kadın çok haklı. Düğün dernek işleri boş işler. Azalarak bitmeli. Ayrıca gelin ne isterse o olur. ( Bizim toplumun yazısız kurallarından)
Gelin kendini savunurken dayı meselesini açmada iyi. Orada beceremeniş. Belki de düğün istemediği için üzerine çok gelindi. Sadece istemiyorum demek yeterli ama sebep sunması gerekmiş. Oda ekonomiden girmiş ve en son dayı demiş. Yanlış yapmış. Ben istemiyorum demesi yeterli olmalı idi.

Normalde tek oglanmış yani erkek tarafı düğün istemekte hakkı var derdim ancak düğün isteyen ailenin oğlu 37 yaşına kadar beklemez. Üstelik ben 35 yaş üzerinin gençler gibi tüm düğün seromonilerini yapmasını komik buluyorum. Aşmış olmaları gerekir.
Hava yemekli mini organize olsa şık olur ama erkek tarafı küçük yemek yapmaz. Bir cafede yemek yapsalar aileler bile sığmaz?!

Damat da kızın ilk evliliği ile sidik yatıştırmaya başlamış. Ne demek ilk evlilikte gelinlik bile alınmış falan... O evliliğin yürümeyecegi belliymiş çünkü kıza değer verilmemiş. İstediği gelinlik alınmamış çünkü....

Ben düğün dernek ile evlendim, 2 düğün yaptım. Düğünden 4 yıl sonra aklım başıma geldi. Hepsi boş işler. Bugünkü aklım olsa yapmam. Kız da aynı kafada olabilir.
Kayınvalide eşe dosta yeni nesil böyle. Düğün parası ile baliye gidecekler mis. Şimdiki gençlere de laf geçmiyor ki şaşalı düğün yapsaydım... Diyecek. Milleti susturacak. Zaten 2 gün konuşulur, 3. Gün unutulur. En güzel düğün de yapılsa yine dedikodu yapılacak ve unutulacaktı
+4
hacirotti
(03.08.26)
Gelin haklı

Muhtemelen kadın düğün istemediği için işi yokuşa sürmek amacıyla dayın ödesin dedi yani dayı işi olayın bahanesi.

Ne düğün meraklısı erkekmiş ya.

Ben de kokteyl nikah yaptım öğle vakti. Sonra kayınpederim 30 kişilik aile yakınlarına yemek ayarladı düşün biz gelin damat katılmadık ona eşim yeter artık bu kadar tantana diyerek.

Kadın evlendikten sonra maddi refahından tek kuruş kaybetmek istemiyor ben böyle anladım
+1
Hallegadola
(03.08.26)
Hazir bos bos otururken her seye cevab yazasim geldi ama @art çaklit yazicaim her seyi soylemis. Şu aileler artik insanlarin kendi hayatlarina dair aldiklari kararlardan biraz cekilebilirler mi? Nasil isterseniz, nasil mutlu olacaksaniz oyle yapalim demek ne kadar zor olabilir

Yakin akrabaya anlatilirmis da uzak akrabaya ne diceklermis xd ne diceksiniz ağbi? kim sizi bu kadar umursasin? Kesin ikinci evliligi oldugunu soylemediler, bence de asıl sorun bu ;) @art +3

Kadinin evlendikten sonra dugun borcu odemek istemiyor olmasi da cok akillica

Damadin hür iradesiyle yemekli organizasyon icin israrci oldugunu dusunenlere de elimde cok kelepir bi kopru var
+3
üğpoıuy
(03.08.26)
Hayatı başkaları ne der diye yaşayanlarda bugün. Anan ne der, anam ne der, dayılar kaynanalar kaynatalar tam bir ortadoğu kabusu. 40 yaşına gelinmiş ama birey olunamamış, "ben böyle uygun gördüm, böyle olacak" denilemiyor. Başkaları ne der diye yaşarsanız işte böyle istekleriniz, arzularınız, kararlarınız ve tabi ki kişiliğiniz her taraftan çekiştirile çekiştirile koparılır güzel karşim. "Büyüklerimizi de mutlu etmeliyiz, onlara da saygı göstermeliyiz" falan diyecekler için peşinen yazayım; senin mutluluğun, seni mutlu edecek şeyler eğer büyüklerinizi mutlu etmiyorsa, kendi istek ve arzularını sizin mutluluğunuzun önüne koyuyorlarsa burada bir bencilce bir ego savaşından başka bir şey yoktur.

Kendi göbeğini kesmeye, ipleri eline alıp kendi kararlarının arkasında durmaya gözü yemeyenler, aileden gelecek maddi destek için attıkları taklaları "büyüklerimiz, saygı, hörmet zart zurt" diye güzellemesin boşuna.
+3
thracia
(03.08.26)
"çok saçma düğün istemiyorsan buna maddi bahaneler koyma vs diyor."
o zaman oglan tarafi da biz dügün isterük diye diretmelerine, kadin istegini acikca belirtmis olmasina ragmen "gelin hanim bize ileride, bana dügün yapmadiniz, demesin diye dügün istiyoruz" diye bahaneler koymasin?
bu adam isin en basinda bile böyle anasinin sözünden cikamiyorsa kadinin isi zor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
eğer gelin düğün isteyip erkek tarafı daha basit bir şey yapalım deseydi bu seferde gelini düğüne layık görmediler olacaktı:)
-3
🌸ercu cozer
(03.08.26)
(14)

Yeni eve taşındım (eşyalı) Tv sorunu

gobekliraki
Evde tv var kocaman. Yanında uydusu da var ama açınca “sinyal yok” diyor. Böyle tak çalıştır aletler var mı, hemen aşağıda media markt falan var gidip alayım ordan. İnternet bağlatmadım, uzun süre kalmayacağım burda.
Evde tv var kocaman. Yanında uydusu da var ama açınca “sinyal yok” diyor. Böyle tak çalıştır aletler var mı, hemen aşağıda media markt falan var gidip alayım ordan. İnternet bağlatmadım, uzun süre kalmayacağım burda.
-5
gobekliraki
(02.08.26)
yayın ya internetten ya da uydudan gelecek. o yüzden medimarkt'tan alacağın herhangi bir şey işe yaramayacak. sinyal niye yok onu çözmek lazım. kontrol edilmesi gerekenler: cihaz ayarları, kablo, lnb, çanak, ortak çanak ise uydu santrali bağlantısı, soketler vs.
0
lazpalle
(02.08.26)
@lazpalle çok teşekkür ederim cevap için. Ama hiç uğraşamam yönetimle falan. Tv de olmasın
-4
🌸gobekliraki
(02.08.26)
sorun basit bir şey de olabilir. en azından cihaz ve tv bağlantılarını kontrol edin. kiraladığınız/aldığınız kişiden destek isteyin.
0
lazpalle
(02.08.26)
TV'de uydu alıcısı varsa, kabloyu taktıktan sonra Türksat uydusunun ayarlarını yapmanız, kanal aratmanız lazım. Denediniz mi?
0
cosmicstring
(02.08.26)
@cosmic ya hiçbişeye bakmadım langırt diye tuttum evi
-5
🌸gobekliraki
(02.08.26)
Hayırlı olsun :) Televizyonun marka ve modelini aratın, bir yerlerde (belki videolu olarak) uydu ayarlarının nasıl yapılacağı vardır.
0
cosmicstring
(02.08.26)
herhangi bir yerden parayla alacağanız aletle tak diye sorun çözmeniz mümkün görünmüyor çünkü sebebi henüz anlaşılamamış. belki de çok ama çok basit bir şey olabilir.

* kablo bağlantılarının tam olduğundan emin olun (örneğin uydu hattından gelen kablo alıcıya bağlı mı, alıcıdan tv ye bağlantı var mı vb.)
* tvde doğru kaynakta mısınız, hdmi 1, hdmi 2 vb gbi uydunun bağl ıolduğu kaynağa mı bakıyorsunuz?
* uydu alıcı açık mı?
* uydu kumandasındaki menü vb. kısmından ilk ayarı yapmanız gerekiyor mu? tkgs var mı vb. Varsa eğer tek tuşla ayar yapılır yoksa türksatın ayar frekasnını internete yazıp kolayca bulabilrisiniz.

eğer tüm bunlar size çoook uzak bir dili konuşuyormuşsunuz gibi hissediyorsa illa para ile çözmek istiyorsak bir parça almak yerine bir uyducuyu davet edin baksın ama ben olsam öncelikle binada sorumlu kişi ya da ev sahibine bir sorup öyle adım atmayı denerdim.
+3
teletabi
(02.08.26)
@teletabi abi bura bina değil ki gökdelen gibi herkes çok mesafeli çok kurumsal. Ben de o işe gelemiyorum
-6
🌸gobekliraki
(02.08.26)
Cok anlamam ama uydu yayini icin bir yayin saglayiciyla anlasip her ay belirli bir miktar para vermek gerekmiyor mu? O sozlesme yapilmamistir belki? Yani tv ve uydu cihazi isin teknik kismi, ama bu durum sozlesme olmamasindan, yayin saglayici olmamasindan da oluyor olabilir diye dusunuyorum.
0
Sour
(02.08.26)
Televizyon Samsung ise ve TV ayarlarıyla çözülecek bir şey ise, telefon ederseniz müşteri temsilcisi telefonda sizi yönlendirerek sorunu çözebiliyor.

Diğer markalarda da benzeri çözümler var mıdır bilmiyorum.
0
Mirket
(02.08.26)
Binanın tekniğine sor. Danışmaya söyle yardımcı olurlar. Muhtemelen.
+1
kisa
(02.08.26)
@Sour: Türksat uydusundan (ve binadaki antenlerde ayarlanmışsa Hotbird gibi diğer uydulardan) bedava kanalları (ana akım ve yerel kanallar) izleyebilirsiniz.
0
cosmicstring
(02.08.26)
muhtemelen uydu taraması yapman gerekiyor tvden, baya kolay. onu kurcala. kabloların doğru bağlandığından emin ol.
0
jelly bear
(02.08.26)
Madem gökdelen gibi bina,teknik servis vardır hakketen, onun bakması daha doğru olur. Ha adam uyducu baksın derse kiraladığınız ev sahibi/emlakçı vs neyse onlarla iletişime geçersiniz.en doğrusu bu bence
0
denizciman
(02.08.26)
(2)

Elektrik süpürgesinde HEPA filtre şart mı?

runaway
Hepa'sız bir süpürge almaya değer mi?
Hepa'sız bir süpürge almaya değer mi?
0
runaway
(01.08.26)
Hayvanınız, tozu ve bakterisi bol bir ortamınız ve alerjiniz yoksa, bence gerek yok. Onlardan biri ya da birkaçı varsa da zaten sadece süpürgenin filtresinin hepalı olup olmaması da hiçbir şeyi çözmez.
Ayrıca haddinden fazla temiz (bakteri anlamında) ortamda yaşamın bağışılık sistemine olumsuz etkileri de vardır. Yani bir noktadan sonrasını da çok kasmamak gerek bence.
0
Mirket
(01.08.26)
Aslında sorma nedenim bir modeli çok beğendim. Dayanıklılık ve çekiş gücü efsane ama eski moda bir cihaz. Hepa yı fazla övmeleri kafamı karıştırdı
0
🌸runaway
(01.08.26)
(7)

Son zamanlarda izleyip etkilendiğiniz filmler var mı?

ekimoloji
Benimki NBC Uzak filmiydi.
Benimki NBC Uzak filmiydi.
+1
ekimoloji
(01.08.26)
1500üncü izleyeşim belki ama her defasında farklı vuruyor; “scent of a women”
-3
gobekliraki
(01.08.26)
The Long Walk'u izledim sonra da kitabını okudum.
0
peki madem
(01.08.26)
About Time diye bir film izledim, insanı çok tuhaf yerlere götürüyor. 4/5'lik bir film bana göre.
+1
rakicandir
(01.08.26)
Downfall daki atmosferi çok beğendim. Almancasını yazamadım şimdi de hitler in son anlarını yansıtan film
0
niyazi mısri
(01.08.26)
Amour

'Ben bugün mutlu hissediyorum, bir şey yapayım da bu mutluluğun içine edeyim.' diye düşündüğün bir gün, otur izle.
0
Mirket
(01.08.26)
geçen bir otelde yarı sarhoş haldeyken "13 lives" adlı filmi izledim. ron howard'in çektiği bir film ve 2018'de mağarada mahsur kalan 12 çocuk ve hocaları olan 1 yetişkinin o mağaradan nasıl kurtarıldığını anlatıyor.

uzaklara bakmalı ve anlam aramalı bir film değilse de gerçeğe çok yakın çekilmiş ve belgesele benziyor.
0
biseysorcaktim
(01.08.26)
the girl with the needle etkileyiciydi. mubi’de var.
0
eileengray
(02.08.26)
(6)

Yasal olarak ne yapabilirim?

messina123
Ev sahibim apartman yöneticisine asansör bakım ücretini ödemedi. 1500-2000 lira arası bir ücret. Bunun üzerine de apartman yöneticisi enerji odasına girip benim şalterimi indirdi. Ben eve geldiğimde binada elektrik vardı ama benim dairemde yoktu. Dairemdeki şalterlerde atan olmamış. Enerji odasına b
Ev sahibim apartman yöneticisine asansör bakım ücretini ödemedi. 1500-2000 lira arası bir ücret. Bunun üzerine de apartman yöneticisi enerji odasına girip benim şalterimi indirdi. Ben eve geldiğimde binada elektrik vardı ama benim dairemde yoktu. Dairemdeki şalterlerde atan olmamış. Enerji odasına bakmaya gittim kapısı kilitlenmiş. Yöneticiyi kapıyı açması için aradım. Paramı vermezseniz kapıyı açmayacam diyerek beni tehdit etti. Şalteri kendisinin indirdiğiniyse kesinlikle inkar ediyor. Düne kadar açık olan kapı ne tesadüf ki benim şalterim indiğinde kilitlenmiş.

Neyse bir şekilde ev sahibini ikna edip yöneticinin parasını kiradan düşmek şartıyla ben üstlendim. Yalnız yöneticiye maaşımı alınca gönderecem bu ay hiç nakitim kalmadı dedim. Sana nasıl güvenecem dedi en son benim devrelerim orada yandı. Telefonda bağıra çağıra kapıyı açtırıp elektriğime kavuştum. Babamdan 2000 lira isteyerek de parasını ödedim. Tüm süreci de apartman whatsapp grubuna yazdım rezil olsun diye.

Yalnız benim için soğumuyor. Öyle bir kinlendim ki şerefsize ben bu adama yasal olarak bir şey yapabilir miyim? Şalterimi onun indirdiğini hiçbir şekilde ispat edemem ama %99 değil %100 o indirdi.
0
messina123
(01.08.26)
Evine yemeksepetinden feyk hesap acip 12 lahmacun yollattir.
-1
duster
(01.08.26)
yasal olarak elektriğinin kasıtlı kesilmesiyle yaşadığın bir zarar varsa bunu tazmin edebilirsin ama süreci bir avukat aracılığı ile yürütmen delilleri toplaman elektriğini keseni ispat etmen lazım. tüm bu işlere harcayacağın süreyi ve alacağın sonucu veya takipsizliği düşününce değer mi değmez mi iyi hesap etmek lazım.
+2
orpheus
(01.08.26)
bir daha böyle bir şey yaparsa, sakın tartışmaya girmeyin. yöneticinin böyle bir hakkı olmadığı aşikar. doğrudan şöyle bir mesaj atın WhatsApp grubuna:

dairemin elektriği daha önce olduğu gibi kesilmiş durumdadır ve enerji odasının kapısı kilitlenmiştir. kimsenin benim elektriğimi kesme hakkı yoktur. can ve mal güvenliğim riske atılmaktadır. enerji odası derhal açılmaz ve elektriğim 5 dk içinde derhal açılmazsa, kimseyle diyaloğa girmeden doğrudan polis çağırıp tutanak tutturacağım.

eğer 5-10 dk içinde gerçekten bir hareket yoksa, "112'ye dairemin elektriği kitlendi, kapı kitlendi, can ve mal güvenliğimden endişe ediyorum" derseniz en kısa süre içerisinde gelirler.
+11
co2s2
(01.08.26)
@ co2s2 +1
En baştan bunu yapmak dururken, gereksiz yere üzmüşsün kendini.
+1
Mirket
(01.08.26)
ben senin yerinde olsaydım. yönetici açmaycağım dediği an polisi arardım. ilgilenmezlerse savcılığa gider suç duyurusunda bulunurdum.

polis geldiğinde de kesinlikle şikayetçi olurdum. bu işin peşini de asla bırakmazdım.

olay ev sahibi ile yönetici arasında, demirbaş bakım ücreti ev sahibine ait. seni ilgilendiren en ufak bir nokta bile yok. buna karşın sana böyle yapılıyorsa ben pek sessiz sakin durmazdım. kesinlikle dünyayı başına yıkardım. bir daha orada bile yaşamaya cesaret edemezdi.
+1
omer460
(01.08.26)
apartmanda kamera yoksa ve enerji odası da artık açıksa; yeni bi kilit alın, enerji odasına inin, yöneticinin elektriğini kesin, yeni kilitle kitleyin, telefonunuzu kapatın, çekirdeğinizi alın, evinizde beklemeye başlayın... kapı çalarsa evde yoksunuz.
belki yöneticinin elektrik için sağa sola koşturması içinizi soğutabilir.
0
barankovan
(03.08.26)
(7)

Sokak dövüşünde avantaj için en iyi dövüş sporu

etna
Hangisidir? Kick box mı Boks mu Taekwondo mu?Yoksa başka bir şey mi?
Hangisidir?
Kick box mı
Boks mu
Taekwondo mu?
Yoksa başka bir şey mi?
0
etna
(01.08.26)
Tekvando hiç değil. Eğer kastettiğiniz sözlü dalaş sonrası ani çıkan (bıçak ve silahsız) bir kavga gibi bişeyse boks olması muhtemel. Güreş de olabilir.
0
bumbum
(01.08.26)
TaeKwonDo hiç olmaz diyen arkadaşın , hayatında hiç suratının ortasına apçagi yemiş adam görmediğine yemin edebilirim.
Hepsi olur. Kick boks sanki sokak dövüşüne en uygunuymuş gibi gelir hep bana. Ama spor da olsun. Bana çok şey katsın dersen tabii ki TaeKwonDo derim.
-1
Mirket
(01.08.26)
@mirket
Ben tekvando bilmiyorum evet, oğlum gidiyor ve arada seyrediyorum. Çok estetik bir "spor". hocasıyla sohbetim var, kursta dereceli öğrenciler falan da var. Gördüğüm bu, o kadar.

Sokak dövüşünden anladığım bildiğin kavga. Genelde arada pek mesafe olmaz. Kafa kafaya veya el kol mesafesinde horozlanma olur. Sonrası anlık tabii. Ömrü hayatımda sokak dövüşünde tekvando hareketlerini sergileyen görmedim. Ha yok mudur, belki vardır evet, belki. Boks ve güreş bilmek bence büyük avantaj yine de.
0
bumbum
(01.08.26)
Biz ortaokulda arkadaslar arasindaki hararetli tartismalar sonunda bu konuya son noktayi koymustuk :)

Gercek kavga senaryosuna en uygun, sokakta en ise yarayacak spor boks.

Full kontak, mma, gures gibi acayip etkili sporlar var ama bunlari ogrenip kullanabilmek icin cok zaman harcamak, cok ter dokmek lazim. Ayrica hepsi cok teknik ve zor. Boks'te bir kac ayda cok saglam yumruk atmayi ogrenebilirsin.

Diger karate, tekvando, aikido falan hakemsiz ortamda kagittan kaplan.
+2
ContextualizedChaos
(01.08.26)
birebirde gures, bjj gibi grappling sporlari. ama kavga teke tek degilse boks, kick box, muay thai gibi vurmali sporlar.

ama soru cok enerji patlamasi yasayan genc erkek sorusu. en guzeli diplomasi, kriz yonetimi ve olmuyorsa 100 metre sprint. sen kavga edeyim derken adam kelebegi kondurur geberir gidersin. tanimadigin adamla kavga edilmez. tanidigin adamla da edilmez. binaenaleyh genel olarak kavga edilmez.

bu konu zamaninda raiders of the lost ark'ta islendi: www.youtube.com
+1
antikadimag
(01.08.26)
gundelik hayat icin boks. biraz daha hobi olsun, spor olsun, felsefesi olsun ama gercek hayatta da kullanabileyim diyorsaniz muay thai. eger silahli (bicak, tabanca, sopa vs.) saldirilara karsi olsun diyorsaniz krav maga. bu siralama teknik ve ogrenme kolayligi acisindan da degerlendirilebilir. yani boks < muay thai < krav maga (en teknik ve ogrenilmesi zor). fakat denildigi gibi hemen hemen her durumda en iyisi kosarak kacmak, gerekliyse bagirmak. bunlar ancak kistirildiginiz, sevdiklerinizin tehklikede oldugu ekstrem durumlarda gecerli, kullanilmali. ben 10 yildir boks yapiyorum dersiniz, ama 10 yasinda cocuk bicagi bir anda bir saplar, her sey biter.
+1
Sour
(01.08.26)
gerçekçi olalım: sokakta karşınıza çıkacak 100 adamdan 70'i tık nefes, 90'ı ise herhangi bir dövüş sporuyla ilgilenmemiş olacak. yalnız kaç tanesinde "emanet" var veya kaç tanesi 10 dakika içinde köylülerini "summon" edecek, o konuda iasbetli tahmin yapmak mümkün değil...

fiziksel olarak olabildiğiniz en iyi kondisyonda olun. herhangi bir dövüş sporuyla ilgilenin. hiç fark etmez. sağlığa yararlıdır, daha özgüvenli olursunuz. ama sokakta tanımadığınız etmediğiniz insanlarla dalaşmaktan kaçının. çok mecbur kalırsanız inanın şu saydıklarınızdan HERHANGİ BİRİ dahi rastgele bir insanı 10 saniyede yere sermeye yeter.

ama işte dediğim gibi karşıdaki ne biliyor, etrafta kaç kişi var, neredesiniz vs. bunlar hep detay. "başıma iş gelirse kendimi nasıl korurum?" kafasıyla spor yapılmaz, yapılsa da devamlılığı olmaz.

merakınız varsa neyi seviyorsanız, neye ilgi duyuyorsanız onda devam edin. bir şeyi iyi öğrenin. mecbur olmadıkça kullanmaya da teşebbüs etmeyin.

konu sokak dövüşü olunca uzun analizlerin bence gerçekten hiç faydası yok çünkü dediğim gibi karşınıza balici mi çıkacak, kafası atmış bir denyo mu çıkacak, boksör mü çıkacak vs. bilmenin imkanı yok. spontane gelişen dövüş tekvando veya boks kursundaki sparring'e benzemez. silaha, bıçağa, kaldırım taşına girmiyorum bile.
+1
der meister
(01.08.26)
(4)

egzoz muayenesi

dali dili havali korna
aracımı 3 ağustosta muayeneye götüreceğim. egzoz muayenesi 1 ağustosta bitiyor. egzozu illa yarın yaptırmam gerekir mi yoksa 3 ağustosta araç muayenesi öncesi yaptırsam da oluyor mu?
aracımı 3 ağustosta muayeneye götüreceğim. egzoz muayenesi 1 ağustosta bitiyor. egzozu illa yarın yaptırmam gerekir mi yoksa 3 ağustosta araç muayenesi öncesi yaptırsam da oluyor mu?
0
dali dili havali korna
(31.07.26)
İki gün için ceza ödersin. Ölçüm ücreti gecikme cezalı olarak alınıyor yani. Arada yakalanırsan daha kötü.
0
Mirket
(31.07.26)
polis çevirmesinde yapıştırırlar cezayı, bir de çoğu yerde kameradan tespit ediyorlar artık egzoz muayenesinin olup olmadığını.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(31.07.26)
egzoz muayenesi tuvturkte yaptırmak zorunda değilsiniz. evinize en yakın istasyonda bile yaptırılabilir 15dk sürer. fiyatlar her yerde sabittir.
0
sivri_sinek
(31.07.26)
denk gelir filan belli olmaz, yaptır geç bir yerde
0
sweetoffice
(31.07.26)
(1)

Tuvalet musluğu sızma sorunu

help im alive
tuvalet muslugunu söktüm. Aradaki kapagida söktüm arkadaki boruya giren gorselde olmayan 3 cmlik ara demiride söktüm. https://cdn03.ciceksepeti.com/cicek/kcm75454327-1/L/ac-kapa-banyo-tuvalet-bahce-lavabo-muslugu-cesmesi-uzun-govde-musluk-kcm75454327-1-e1a305dcb2d34f38a672622a252a0317.jpgHepsini deg
tuvalet muslugunu söktüm. Aradaki kapagida söktüm arkadaki boruya giren gorselde olmayan 3 cmlik ara demiride söktüm.

cdn03.ciceksepeti.com

Hepsini degistirdim. Keten ve teflon bant taktim. Once aradaki demiri taktim elimde yeni musluk kirildi.
2. Yeni muslugu taktim. Biraz zorladim sanirim kapakta hafif ezilme var. Asagi kata su damliyor mudur nasil anlayacağım?

Bir de bekleyip muslugu ilk açtığımda bir saniye cok az hafif bulanık akmaya basladi

3 4 gun oldu. Sızıntı yok bu kısımda kuru oralar sayaç dönmüyor kontrol ettim.
0
help im alive
(30.07.26)
Musluğu kırma gayretlerin esnasında, rekoru ya da ana boruyu da çatlatmadıysan bir sorun yok gibi görünüyor. Çatlattıysan öyle hemen değl de birkaç güne kadar alt komşu kapına gelir. O zaman durum belli olur.

Bulanıklık, boru içindeki hışırı hareketlendirmenden oluyordur. Birkaç güne kesilir.
0
Mirket
(30.07.26)
(8)

Tıp Fakülteleri hasta için diğer hastanelere göre riskli mi?

ya ben lan neyse
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?teşekkürler.
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?

teşekkürler.
-2
ya ben lan neyse
(29.07.26)
Son teknolojinin, son bilginin, herhangi bir şey ters giderse diye konunun en iyi bileninin olduğu yerden mi bahsediyoruz?
+5
Mirket
(29.07.26)
en kaliteli doktorlar fakültede olur ama öğretim üyelerine ulaşmak randevu almak zor genelde.
asistanlar tabii ki acemi ama onlar da hoca kontrolünde genelde.
+2
jelly bear
(29.07.26)
onun sebebi şudur: tıp faküktelerindeki öğrencilerinde tedavi sürecine dahil olmasıdır. eğer ücreti ödenirse prof. doçent tarzı kişilerden tedavi alırsınız. yani özel hastanelerdeki hizmeti satın almak gibi. özel hastanelerde çok iyi değil, sektörde çalışan hemşirelerin anlattıklarını dinlediğimde özel devlet farketmez vicdansız insanlara denk gelirseniz işiniz tamamen şansa kalmış olur.
olay biçmek değil intermlerin müdahalede bulunması. diğer hastanelere göre isimleri daha fazla çıkmış durumda.
0
mikahakkinen
(30.07.26)
öğrencilere bir şey öğretmek için gelen hastanın acemi çalışanlara bırakılacağına, gereksiz yere biçileceğine inanabiliyor musunuz? ödeyecekleri tazminatın haddi hesabı olmaz.
+2
co2s2
(30.07.26)
Türkiye'de böyle hastaneler kötülene kötülene özeller patladı ama özelinde sadece girişini ve dışını görüyorlar da içinde olanları bilmiyorlar.
Dünyada sağlıkta devlet destekli olandan daha iyi olmasının imkanı yok. Birinde kar amacı var, diğerinde toplum sağlığı var.
Benim ailem sağlıkta çalıştılar hep, özelde. Özelden nefret ederler. Devlet hastanelerinin kötü duruma düşme sebebi asıl hükümetlerdir, kendi hastaneleri olan sağlık bakanı olan ülkede devlet hastanelerini iyileştirme politikası olmaz.
+2
logisticsmanager
(30.07.26)
tercihim tıp fakülteleri oluyor benim eğer ulaşılabilir mesafedeyse.
çoğunda özele göre daha iyi sağlık hizmeti alınıyor. hastanenin fiziki şartları, odasının tv'sinin çalışmaması gibi durumlardan bahsetmiyorum özele göre iyi derken, yapılan tedavinin özeninden bahsediyorum.

asistanların ameliyatlara girdiği doğru ama o kesen biçen kişi hocasının ve ekibinin yanında ve zaten yıllardır tıp eğitimi almış kişi.
0
biseysorcaktim
(30.07.26)
aksine üniversite hastanelerinde ve eğitim hastanelerinde gereksiz işlem yapılmaz. şu tetkiki de isteyelim demezler veya hastaya etkisi kısıtlı olmayacak işlemi yapmazlar.
ama şöyle bir durumda var kasık fıtığı gibi kapalı cerrahinin artık standart tedavi olduğu durumda eğitim hastanesi olduğu için eğitim amaçlı açık cerrahi tercih edilebiliyor.
ameliyatları asistanların yaptığı doğru ama çoğu kıdemli asistan oluyor. bir sıkıntı olduğunda hocalarına başvuruluyor. yeni gelmiş çömezleri ayak işlerinde kullanıyorlar.
zaten en başta bu durumları kabul ederek oraya gidiliyor.
0
my fault
(30.07.26)
Ilk muayeneyi tip fakültesinde, ikinci muayeneyi, ameliyati ve kontrolleri özelde olurum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.07.26)
(5)

Tamamlayıcı sağlık sigortası

boyalı kuş
1,5 sene önce iş yerimin yapmış olduğu sağlık poliçesi bitti. Şimdi tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırmak istiyorum. Geçmiş poliçeleri kullanamıyormuşuz. Geçmiş poliçeleri kullanabilen firma biliyor musunuz? Öyle bir firma yoksa da fiyat fayda parametresi göz önüne alındığında hangi sigorta firmas
1,5 sene önce iş yerimin yapmış olduğu sağlık poliçesi bitti. Şimdi tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırmak istiyorum. Geçmiş poliçeleri kullanamıyormuşuz. Geçmiş poliçeleri kullanabilen firma biliyor musunuz? Öyle bir firma yoksa da fiyat fayda parametresi göz önüne alındığında hangi sigorta firmasını önerirsiniz?
0
boyalı kuş
(29.07.26)
Kimse cevap vermeyince ben yazayım dedim.
'Geçmiş poliçeleri kullanmak' tan kastınız nedir? Ömür boyu yenileme garantisi ve sigortalıklık döneminde ortaya çıkan hastalıkların kapsam içi olması mı? Eğer bunlarsa eski sigorta şirketinin müşteri temsilcisini arayıp sormanızda fayda var. Şirketiniz ne şekilde sözleşme yaptı, bilemeyiz.
Son sigortalılık tarihiniz üzerinden bir ay geçtiyse eğer, yenilemediğiniz için bir hakkınız var idiyse de artık yok.
TSS yaptıracaksanız eğer, hangi hastaneleri kullanacağınıza karar verip, o hastanelerin anlaşmalı olduğu sigorta şirketlerini öğrenip onlardan birini tercih etmenizde fayda var. Tabi öncelikle kaç ayakta muayene ve tedaviyi kapsayacağına da karar vermeniz gerekiyor.
0
Mirket
(30.07.26)
Ömür boyu yenileme garantisi alabilmeniz için 3 yıl aynı teminatlarla poliçeniz ve hasar/prim oranınızın uygun olması gerekiyor. sizin anladığım kadarıyla zaten kesintiye uğramış şu anda süreç.

@mirket' in dediği gibi kullandığınız hastane tercihi önemli burada. tss paketlerinde alt pakette de olsa kullandığınız hastane varsa üst paket tercih etmenize gerek kalmayabilir. tss için benim önereceklerim genelde allianz, axa. türkiye sigorta ve unico sigorta da baya atılım yapıyorlar şu anda tss için onlar da alternatif olabilir. önerdiklerimde de çok sayıda şikayetçi olanlar vardır ama kötünün iyisi diyebiliriz. sigorta şirketleri ödeme yapmama için elinden geleni yapıyor.

detaylı bilgi istiyorsanız çağrı merkezimizin numarasını ve teklif alabileceğiniz linki özelden iletebilirim.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(30.07.26)
Bildiğim kadarıyla geçmiş poliçe kullanmak için kesintisiz 3 sene sigorta yaptırmak gerekiyor, daha doğrusu 3 sene üst üste yaptırınca ömür boyu sigorta yaptırmaya hak kazanıyorsunuz.
Ben Allianz tss yaptırıyorum, 2. sene bitiyor, 3. seneyi de yaptıracağım gibi görünüyor. Memnun muyum kötü diyemem, 1-2 defa sağlık harcama taleplerimle uğraştırdılar ama gördüğüm kadarıyla yine iyilerden biri Allianz. Burada biraz daha önemli olan acente, yani yaptıracağınız sigorta acentesi işi bilen biriyse rahat edersiniz.
0
kumandanim
(30.07.26)
Merhaba,

Allianz Sigorta Danışmanıyım.

Yukarıda arkadaşlar açıklamış. Son poliçenizin üzerinden 30 gün geçmediyse, haklarınızı devir alarak ilerleyebiliriz. (1.5 yıllık sigortalılık süresi korunur, 1.5 sene sonra Ömür Boyu Yenileme Garantisi almaya hak kazanırısınız)

Fiyatlar seçili networklere göre ve seçtiğiniz teminatlara göre değişecektir.

Sadece yatarak tedavi alabileceğiniz gibi, Ayakta tedavi teminatı ile farklı seçeneklere de sahip olabilirsiniz. (4 kez muayane, 10 kez muayene ve sınırsız muayene seçenekleri gibi)

Özelden yazarsanız, detaylı olarak konuşabilir, teklifler için çalışma yapabiliriz.
0
hayaletimsi
(30.07.26)
Yardımcı olmaya çalışan herkese iyi teşekkür ederim. Yanıt gelmeyince müşteri hizmetleri üzerinden poliçe oluşturmuştum.
0
🌸boyalı kuş
(05.08.26)
(10)

egzoz muayenesi

denizzz
bunu sanayide mi yaptırayım yoksa muayene yerinde mi?
bunu sanayide mi yaptırayım yoksa muayene yerinde mi?
0
denizzz
(29.07.26)
Muayenede yaptır geç çakal çukalla uğraşma
0
Rondak
(29.07.26)
muayenede yaptır 5 dklık iş
0
jelly bear
(29.07.26)
aracın geçememe riski varsa, emisyon sisteminde problem varsa, arıza ışığı yanıyorsa vs. dışarıdaki emisyon ölçüm istasyonlarında bi şekilde geçirenler oluyor. araçta sorun yoksa farketmez muayene istasyonunda yapmak daha pratik olabilir. ama emisyondan kalırsa muayeneden de direkt kalacağından dışarıda önden yaptırmak sıkıntı çıkarsa onu çözüp muayeneye öyle gitmek de daha mantıklı olabiliyor

ilk muayenede çok önemli değil denebilir. ilk muayene öncesi emisyondan kalırsan tekrara girmeden önce gerekli işlemleri yaptıktan sonra ölçümü de dışarıda yaptırırsan tekrarda kalıp tekrar muayene ücreti ödeme durumu olmaz.
0
konetsu
(29.07.26)
Dünyanın en basit işi, gideceksin emisyon ölçümü yapan bir yere, 5 dakika sürecek işlem. Ödeyip çıkacaksın. Sanayi ile falan da işiniz yok, internetten bakın emisyon ölçümü yapan yerlerin adresleri var gidin birinde yaptırın. 5 dk bile sürmüyor yahu 2 dk ancak sürüyor hatta.

Boşuna gözünü korkutanlara da inanma muayene merkezlerinde bir ton iş var, en ufak sorun çıkarsa ölçümde en azından öncesinde düzeltme şansın olur son dkya kalmamış olur.
0
sahadaki adam
(29.07.26)
ben şahsen tüv bu işlemden de para kazanmasın diye dışarıda yaptırmayı tercih ediyorum. sıra beklemiyor, zaman kaybetmiyorsunuz.

bu arada illa sanayiye gitmek zorunda değilsiniz. yakınınızda da yetkili bir yer olabilir. güncel muayene istasyonu listesi: egzoz.csb.gov.tr
+1
tnz
(29.07.26)
Ben disarida yaptiriyorum tuvturk bazen kalabalik oluyor. cakal cukallik bir durum yok sistem komple elektronik, cakallik yapabilecekleri bir durum yok.
+1
nuevo
(29.07.26)
ben şahsen tüv bu işlemden de para kazanmasın diye +1
+1
Mirket
(29.07.26)
nuevo çakallık yapılabiliyor da arkadaş çakal çukalla uğraşma derken o emisyon ölçümcüleri kurumsal değil çakal esnaf anlamında demiş gibi geldi bana.

ölçümde çakallık nasıl? tamamen elektronik sistem ok ama aracın yük durumuna göre anlık emisyonu değişebiliyor. devri sabit tutarken yerinde dururken bile klima açıp kapatarak vs. yükü etkileyip anlık testi geçecek değerler tutturulabiliyor.
0
konetsu
(29.07.26)
eskiden gitmeden dışarıda yaptırıyordum, ama son 2-3 sefer tüvtürk'e biraz erken gidip orada yaptırıyorum, kalabalık olmasına rağmen birkaç dk'dan fazla beklemedim hiç
0
sweetoffice
(29.07.26)
Problem çıkmaması için dışarda. Hatta teste girmeden önceden konışuyorum. Tuvtürk ten gecebilmek garanti değil.
0
Lh12
(30.07.26)
(16)

yatılı misafiri geri çevirme

yenibirgüzelnick
yatılı gelmek isteyen misafire (kayınvalide) şu an müsait değiliz müsait olunca çağıralım deyip 1.5 ay sonra davet etmek ayıp mı? müsait değiliz dedim ve gerçekten değiliz (şehir dışında olacağız) ama ilk kez reddettim normalde hemen buyur gel diyordum. vicdan yaptım. siz olsanız darılır mıydınız bu
yatılı gelmek isteyen misafire (kayınvalide) şu an müsait değiliz müsait olunca çağıralım deyip 1.5 ay sonra davet etmek ayıp mı?
müsait değiliz dedim ve gerçekten değiliz (şehir dışında olacağız) ama ilk kez reddettim normalde hemen buyur gel diyordum. vicdan yaptım. siz olsanız darılır mıydınız buna?
-1
yenibirgüzelnick
(29.07.26)
Bu soruya bir kayınvalide ile empati kurup cevap verebilecek biri var mı burada bilmiyorum genelde belli bir yaşa gelen insanlarda ekstra alınganlık olabiliyor.
Birine yatılı bir misafir için o dönem müsait olmadığını söylemek ve daha sonrası için davet etmek ayıp bir şey değil, müsait olmadığın halde çağırıp layığıyla ağırlamamak daha ayıp olurdu herhalde.
Ben böyle bir şeye darılmazdım ama yaşlanınca darılır mıyım bunu bilemem...
+1
mutekebbir
(29.07.26)
Aile büyüklerine saygı konusundaki düşüncelerim, bu site sakinlerinin geneliyle çok ayrı noktalarda.

Benim asla yapmayacağım bir şey. Bence o misafir değil baş tacıdır. Ne zaman isterse gelir.
-12
Mirket
(29.07.26)
Ben darılmam. Ben zaten yatılı kalmayı istemezdim, evimde her zaman daha rahat olurum.

Kabul etmemen için zaten gerekçen var kaldı ki gerekçe bazen gerçekten istememek de olabilir bu da çok normal. İnsanın bazen kafası kaldırmayabilir. Yorgun olabilirsin, canın sıkkın olabilir kendi içinde zor bir dönemde olabilirsin. Evde sadece eşini ve çocuğunu görmek isteyebilirsin.
0
rock n roll
(29.07.26)
Abi şehir dışında olacaksaniz zaten ne yapacaksiniz yani; ya anahtari vereceksiniz kendisi gelecek ya da gelemeyecek.
Sanırsın çok yorgunum diye reddettin. Evde insan olmayacaksa nasıl olacak yani kayınvalide gelecek diye de bütün hayat değiştirilmez.
+1
logisticsmanager
(29.07.26)
yani sehir disinda olacaksaniz zaten nasil bir cozum bekleniyor ki, anahtari verin o zaman? O da ok bence. ama yani burada sizden beklenen planinizi degistirip kayinvalideyi agirlamak mi?

ben kendi aileme de 'musait degilim su zaman gelin' diyebildigim icin bir sorun gormuyorum acikcasi. onceden haber vermenin amaci da bu degilmidir zaten? boyle durumlarda genellikle sorun, ciftler arasinda, kendi ailemize yapmadigimiz/yapamadigimiz seyi baskasina yapinca cikiyor.
+1
kassiopeia
(29.07.26)
Bence ayıp , 1.5 ay çok uzun bir süre. 1 hafta , 2 hafta falan da değil.
0
drako
(29.07.26)
1,5 ay boyunca şehir dışında mı olacaksınız?
0
elorelia
(29.07.26)
bir iki hafta arayla 3 farklı şehire gitmemiz gerekiyor sürekli bavul topla yerleştir filan misafir ağırlamak mümkün olmayacak
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.07.26)
anne sen gel otur değişiklik olsun sana ama bizim program var de sıyrıl .
0
jamswety
(29.07.26)
müsait değilsen değilsindir de 1.5 aylık ara nedir? vandan istanbula mı gelecekler?
0
mikahakkinen
(29.07.26)
Bu durumda ayıp olacak bir şey göremedim. Kafaya takmaya değmez
0
elorelia
(29.07.26)
yatılı misafir başka bir şey, kayınvalide başka bir şey. evliyken, kayınvalidem geleceğini söylediğinde hiç geri çevirmedim.
+1
co2s2
(29.07.26)
Net ayıp
+1
Cezcez
(29.07.26)
vicdan yaptıysanız bu size yanlış geliyor demektir. ancak cevaplarda verdiğiniz açıklama ile bunda üzülecek bir durum yok. yarım yamalak ağırlamak kadına daha ayıp olurdu. açıklama yaptıktan sonra sıkıntı olmamalı. artık büyükler de değişti. kendisi hakkında bilgimiz yok. vereceği tepkiyi siz biliyorsunuz. ezilmeden açıklamanızı yaparsanız bu duygulara gerek kalmaz.
0
janderzel zartanyan
(29.07.26)
Buzdan yapamacagin bir durum yok ki. Gerçek manada müsait değilsin.
Ama sanıyorum ki agirlayabilecekken yok dedin.. ama böyle bir hakkimiz da olabilmeli hayatta
0
hacirotti
(30.07.26)
@ hacirotti
Aslında evet tatilimi erteleme şansım vardı ama ertelemek istemedim. Ya tatil erteleyecektim ya da çok kalmadan 1 hafta sonra gitmesini isteyecektim ikincisi ayıp geldi.
Gelince 15-20 gün kalır çünkü.
0
🌸yenibirgüzelnick
(30.07.26)
(12)

Zayıflamak

strawberry first
Bol kortizonlu, boyun bel fıtıklı geçirdiğim 2 sene sonunda nurtopu gibi +25 kilom oldu. Uzun süredir kilo vermek istiyor ancak Motive olamıyorum. Çocuk da olunca kendime özel beslenme planı uygulamak iyice zorlaşıyor.Zaten çok çer çöp beslenen biri değilim. Paketli gıda, asitli /asitsiz içecek, ekm
Bol kortizonlu, boyun bel fıtıklı geçirdiğim 2 sene sonunda nurtopu gibi +25 kilom oldu. Uzun süredir kilo vermek istiyor ancak Motive olamıyorum. Çocuk da olunca kendime özel beslenme planı uygulamak iyice zorlaşıyor.

Zaten çok çer çöp beslenen biri değilim. Paketli gıda, asitli /asitsiz içecek, ekmek, kek börek vb nadiren tüketirim. Gerisi ev yemeği, dışarıdan yeme alışkanlığım da yok. Pilav, makarna da nadir...

Soru: Bu diyetisyen gerçek mi? Bunu nasıl yapıyor?

Instagram: Azeri diyetisyen - 17 günde 10kilo

Yorumlarınız için teşekkür ederim.
Not:kendisini tanımam. İşe yarayacaksa başvuracağım.
0
strawberry first
(29.07.26)
diyetisyen gerçek mi bilmiyorum ama mucize yöntemler-kısa yollar genelde iş görmüyor. ilk adımda macro sayarak ve kalori hesaplayarak başlayabilirsiniz. bir de üstüne haftada 3-4 gün hafif bir fitness antremanı eklerseniz çok daha iyi olur. bu antreman ip atlamak ya da tempolu yürüyüş gibi basit şeyler de olabilir. gerçekçi bakış açısı ile 25 kg bir yağ kütlesini yakmak için 1-2 ay yeterli olmayacaktır. gerçekçi hedef ayda 2-3kg kaybederek 6-8 ayda bu kilolardan kurtulmak olabilir.

diyetisyenin bir-iki videosunu izledim mantıklı gelmedi 17 günde 10 kilo vermiş hadi kabul ama o göbekteki zaten sarkık olan deri nasıl bir anda toparlandı ? gene matematik hesabı yapalım 10 kilo = 70.000 kalori yakmak demek. 70.000/17 = günde 4100 kalori bu göze çok gelmeyebilir ama bu kadar kalori yakabilmek için ortalama üstü kas kütlesine sahip bir atlet olmak gerekir. kişinin iradesi yetse nefesi-kondisyonu yetmez. o kadar yakmaya.
+3
orpheus
(29.07.26)
2019'dan beri her hafta diyetisyene giden arkadaşım var(kadın) zaman zaman o kadar güzel kilo verdi ki imrendim ama onun dışında özellikte son 4 senedir 165 boy ile 90 küsür kilo. aklınıza gelen her egzotik meyve, et, envayi çeşit tohumlar hiç bi işe yaramadı.

bunun sebebi diyetisyenin başarılı olmaması değil arkadaşımın diyet yaptığı halde 2 gecede bir 10 tane bira içmesi. deli gibi yemek yemesi, kendine hakim olamaması.

özetle bu iş sizde bitiyor. diyet dediğiniz öyle açlıktan düşüp bayılacak hale gelmeniz, sürekli açlık çekeceğiniz falan değil. belirli saatler arasında, özellikle junk besinleri almayıp, azcık beslenmenize özen göstermeniz demek.

efenim bebeğiniz çocuğunuz olabilir ama bu diyet yemekleri de öyle çok meşşakkatli , uğraştıran, hazırlaması zor şeyler değil. diyetisyene de gitseniz her insanın bir sweet spotu oluyor. onu da zamanla keşfedersiniz ve son tavsiyem. bir anlık gazla aşırı sert diyetler uygulamamanız gerektiği yönünde olur. bu iş zaman işi süreç işi. her gün 100 kalori bile azaltsanız zaman içinde istediğinizden çok daha ileri bir seviyeye gidersiniz ama katı diyetler yapıp kendinizi yorar ve bünyenizi üzerseniz, çok uzun ömürlü olmaz.

Sarfoşum, çok imla kurallarına şeydemedim. kusura bakmayın, ayrıca dediklerime gönülden katılıyorum.
+1
omer460
(29.07.26)
Ben hayatımda ilk defa iş yerinin diyetisyenine gittim. Söylediği iki üç şeyi mantıklı buldum ama konu sadece beslenme değil. Konu spor. Spor yapınca beslenmen değişecek. Kimse sana söylemeden sen yağ olan şeyleri yemeyeceksin, protein odaklı besleneceksin. İştahın değişecek. Ağırlık çalışmak en etkilisi ama yürüyebiliyorsan her gün 30 45 dakika yürüyüşle başlayabilirsin.
-4
arbre
(29.07.26)
makro saymak +1. sizin gibi beslenen biriydim, ne kadar az kaliteli karbonhidrat ve protein, ne kadar çok yağ tükettiğimi farkettiğim an yaşadığım şoku hiç unutmuyorum. makro saymaya başladığımdan beri daha çok yiyorum. (gerçi birebir örnek olur muyum bilmiyorum spor da yapıyorum çünkü)
+2
a7x
(29.07.26)
Öncelikle 17 günde 10 kilogram gerçekçi bir hedef değil, aşırı yüksek kiloda değilseniz sağlıklı ve mantıklı olan ayda 5 kg en fazla. Ortalama bir insan yaklaşık 2000 kalori yakar her gün spor vs ile ekstra 500 kalori kazansanız bile, 5 kg için ayda 35000 kalori açık vermeniz lazım ki bu günde 1000 kaloriden fazla açık vermeniz anlamına gelir.

Benim tavsiyem aralıklı oruç, makro dengelere uyarak beslenme ve her gün düzenli yapılan egzersiz. Önce 30 dk'lık ortalama 5km / saatlik yürüyüşlerle başlayın zaten zamanla hızınız ve süre kendi kendine artacak. Evden çıkmak zor gelirse bir 10 dk evin etrafında turlayı geleyim kafasıyla çıkın, zaten hemen dönmek istemeyeceksiniz çıkınca.

Ben son 2 ayda bunları yaparak 7.5kg verdim, zamanla günlük egzersizi 2'ye çıkardım, evde ağırlık çalışma, yürüyüş veya bisiklet olarak. 6 kg verdiğimde hedefime ulaşmış olacağım, daha önce de istediğim kiloya kolayca ulaşmıştım ama sonra diyeti sallayıp bir kaç ayda tekrar kilo aldım. Bu kez devamlılık için yemeği aşırı kısmadım, hatta hedef kiloya yaklaştıkça daha yavaş kilo veriyorum ve hayat boyu yapabileceğim şekilde beslenmeye başladım. Alkol büyük problem oluyordu bira yerine cin ve şekersiz tonik, limon gibi içecekler koyarak ve gün kısıtlaması ile kontrol altına aldım. Ara ara dondurma, çikolata, hamburger, cips vs kaçamakları da yapıyorum ama ilginçtir canım eskisi kadar istemiyor zaten.
+1
creepy
(29.07.26)
Bunun matematiği basit aslında. 1 kilo yağ kaybetmek için toplamda 7500 kalori açık vermek gerekiyor, 10 kilo yağ için 75000 kalori. 17 günde bunu gerçekleşebilir mi? Gerçekleşirse sorun yok, gerçekleşmiyorsa Azeri diyetisyen umut tacirliği yapan bir tokatçı. Ha 17 günde 10 kilo ağırlık kaybetmezsin demiyorum yanlış anlama, kayıp yağ olmaz sadece.
+2
kizil karga
(29.07.26)
Hayatım boyunca şişman olduğumu söylemek istiyorum öncelikle, 160 boy 120kg idim en son, yaş 38, hayatımın farklı dönemlerinde diyetisyene gittim, makro saydım, spor yapmayı denedim vs.. sonrasında verdiklerimi geri aldım.

7 aydır doktor kontrolunde zayıflama iğnesi kullanıyorum, 25 kg verdim, önümüzdeki 6 ayda 20 kg daha veririm, yemeğe olan bakışım ve isteğim değişti, eğer maddi olarak sıkıntı yoksa diyetisyenden ziyade doktor kontrolunde iğneyi değerlendirebilirsiniz.
0
benaslinda
(29.07.26)
ilk paragraf tamamen bahane.
bahaneleri bırak kilo vermenin tek yolu kalori açığı oluşturmak.
hiçbir şey yapamıyorsan bile çık tempolu yürü. istikrarlı bir biçimde haftada 5-6 gün 8-10 km yürü.
-1
my fault
(29.07.26)
Kortizon şişmanlaması kötüdür. Şişman bir gövde ile gövde ile tezat incecik kollar ve bacaklar oluşur. Kol ve bacaklardaki incelme kas kaybı sonucudur. Bu sebeple daha sonraki zayıflama gayretine ağırlık çalışmaları da dahil edilmezse arzu edilmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Bilinçli olmak, profesyonel yardım almak, öyle 3 günde 5 kilo goygoyuna itibar etmemek sabırlı olmak gerekir.

Zayıflama konusu çok kompleks bir konu, proteini noksan alır, spor yapmazsan kas kaybedersin, yağı noksan alırsan hormon dengen bozulur, demiri noksan alırsan anemi olursun, lifi noksan alırsan kabız olursun. Sonuçta herşeyin bir denge içinde olması gerekir.
+1
Mirket
(29.07.26)
17 günde 10 kilo bırakalım gerçekliği, ZARARLI. Bol kortizol olduğuna göre vücudun stres yükü epey artmış demektir. Bu da kortizol marifetiyle olmuş. Kortizolü bıraktıysanız sadece ve sadece katı bir gece uykusu rutini oluşturarak bu fazla kilonun net yarısını atarsınız. Çocuk eğer çok küçük değilse lütfen sağlıklı ve kaliteli gece uykusu için çok katı kurallar koyup ona uyun, çocuk da uysun. Kendinize verebileceğiniz en büyük hediye budur diye inanıyorum, ben henüz yapamadım ama 6 güncük yapabildiğimde kendiliğimden 3 kilo vermiştim. Hiç değilse bir deneyin 🙏🏻
-2
muhayyer divan
(29.07.26)
benaslinda + 1
0
Sattva
(29.07.26)
geçmiş olsun.
bu vaad gerçekçi ve sağlıklı olmayan bir hedef görünüyor.

hareket kısıtı ve çocuklu bir yaşamda yapabileceğiniz kadar hareketi eklemekte fayda var. uzun yolları tercih etmek.
iştah kesmek için de bitkisel ve bağırsak sorunlarına faydası olan berberin kullanabilirsiniz. ancak en etkili kiloyu sadece proteinle beslenme ile verebilirsiniz. süt ve süt ürünleri ile şekeri (ketçap, salça dahil) keserseniz berberin bile almadan 1 haftada belirgin sonuç alırsınız. murad özbay'ı bir dinleyin derim instadan. bir de jeremiahdanieljohnson var. onun özellikle eski gönderilerine bakın. zaten gülerken kilo kaybedersiniz. bantlarla basit ama etkili hareket gösteriyor.
-1
janderzel zartanyan
(29.07.26)
(10)

İlişkilerde denklik konusu

momomsu
30 yaşında bekar bir kadınım. Büyükşehirlerde yaşamış, farklı iş-okul-kurs ortamları, sosyal ortamlar, hobi ortamlarına girmiş biriyim ve hala da gelişmek için çabalıyorum. Ortalama gelir seviyesine sahibim. Merak ettiğim şey şu. Bugüne kadar tanıştığım erkeklerle yaşadığım problem şu oldu; aileleri
30 yaşında bekar bir kadınım. Büyükşehirlerde yaşamış, farklı iş-okul-kurs ortamları, sosyal ortamlar, hobi ortamlarına girmiş biriyim ve hala da gelişmek için çabalıyorum. Ortalama gelir seviyesine sahibim. Merak ettiğim şey şu. Bugüne kadar tanıştığım erkeklerle yaşadığım problem şu oldu; ailelerinin ve büyüdüğü ortamların farklı olması, bu sebeple maddi problemler yaşamaları, kendilerine ait iş sorunları. Ben hiçbir zaman maddiyata çok takılmadım, önemli olan iyi vakit geçirmek ve manevi anlamda destek bulmaktı amacım. Ama karşı taraf bir şekilde benim sahip olduğum maddi imkanlar veya elde ettiğim (doğuştan gelen de olabilir) başarılara takılıp bundan rahatsız oldu. Çeşitli bahanelerle aramızdaki ilişkiler sonlandı. Evet açıkçası çok da bir şey kaybetmedim ama ister istemez bu konuya canım sıkılmıyor da değil. Maddiyat oldukça önemli günümüzde, ama sırf birinin maddi imkanlarından yararlanmak için yapılan ilişkiyi de içim çekmiyor.

Siz bu tarz ilişkiler yaşadınız mı ve uzun süreli oldu mu? Gerçekten her konuda olmasa da bazı konularda denk olduğum kişilerle nasıl tanışacağım?
-3
momomsu
(28.07.26)
ama sırf birinin maddi imkanlarından yararlanmak için yapılan ilişkiyi de içim çekmiyor.

Bu cümleye kadar karşı taraf hep bir şeyleri sorun etmiş gibiydi ama burada bir niyet okuma görüyorum. Sen insanları benden faydalanıyorlar diye görüyor olabilir misin?
+2
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
Hayatım boyunca, kadının maddi durumunun daha iyi olduğu mutlu bir birliktelik hiç görmedim ben. Sebebi hakkında bir fikrim var. Ama şu an konu dışı o.
Siz bence maddi durumu size denk ya da sizden daha iyi birini bulmaya çalışın.
-1
Mirket
(28.07.26)
Benden zengin bir bayanla ilişkim oldu ve sorun parası ya da imkanları olmadı hiçbir zaman. Ben evlenmeyi düşünmüyorum diye ayrıldık benden 6 ay sonra yarbonun biriyle evlendi zaten. O yüzden tuhaf geldi boyle şeylerin olması. Kız gelir beni arabayla evden alırdı şimdi bunun nesini sorun edeceğim ki
-1
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
"Ama karşı taraf bir şekilde benim sahip olduğum maddi imkanlar veya elde ettiğim (doğuştan gelen de olabilir) başarılara takılıp bundan rahatsız oldu"

bunu açık açık bu şekilde beyan etmediler ise burada biraz önyargı var gibi geliyor. ilişki bir şekilde yürümeyince ben kötü veya yetersiz değilim onlar beni taşıyamadı/anlayamadı kaçışı gibi geldi bana.
+3
orpheus
(29.07.26)
Erkeğin parası kadından çok olmalı ya da denk olmalı
Erkek kadından uzun olmalı
Erkeğin kariyeri-iş becerisi kadının önünde veya denk olmalı.( örneğin; kadın doktor, erkek hemşire ilişkisi olmaz)
Erkeğin yaşı kadından fazla olmalı.

Bu şartlara uymayan ilişkiler nanay
+1
Cezcez
(29.07.26)
Karşılaştığınız erkek grubuyla alakalı bir durum. Benim arkadaş çevremde ve arkadaş grubumda parayı konu eden insanlar yok. Ben nasıl para puldan çok insanların kafama uygunluğuna bakıyorsam eşimde ben gibi arkadaşlarımda bana benzer. Benim dünyaya bakışım çevremi şekillendirdi. Siz de içinizde şunu mu düşünüyorsunuz: bana gelen param için mi geliyor? Düşüncesini insanlara hissettirirseniz insanlarda size öyle yaklaşması gerektiğini düşünür. Ben evlenene kadar eşimin ailesinin ekonomik durumunu ne sorguladım ne de bildim. Relax olmak lazım.
+1
mikahakkinen
(29.07.26)
Hahahaha resmen komedi.

hiç bir erkek gelip de kadının suratına "senin beklentilerini karşılayamam, ben yetersizim" demez

Sorun erkekler değilmiş bunu kabul ederek zengin koca aramaya başla bence
-6
artıküyeolmakistiyorum
(29.07.26)
erkek tarafım, eşim benden daha tahsilli ( doktor, ben doktor değilim), hayatı boyunca benden daha fazla para kazandı ve kazanacak. 9 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 15 yıldır evliyiz, 12 yaşında kızımız var. hayatımın eşimle olan zaman dilimi, eşimin olmadığı zaman diliminden daha fazla. bu arada oldukça da mutlu bir aile hayatımız var. öyle toplumun kabul gördüğü normların aksi biriyim.

Siz maddiyata takılan biri değilsiniz, aksine maddiyatı ve başarıyı bir özgüvensizlik malzemesi yapan insanlarla denk gelmişsiniz.

Karşı tarafın sizi elde ettiği imkanlar veya başarılar yüzünden tehdit/ulaşılamaz olarak görmesi, sizin eksikliğiniz değil, onların tamamlayamadığı süreçlerle ilgilidir. Sırf birinin imkanlarından yararlanmak üzerine kurulu bir ilişki ne kadar sığsa, partnerinin sahip olduğu imkanlar altında ezilip uzaklaşan bir ilişki de o kadar sürdürülemezdir.

kişisel ve zihinsel gelişimini tamamlayabilmiş biriyle denk gelirseniz olursunuz bence. aksi durumda erkek kodlamasında -özellikle bizim toplumumuzda- halen sağlayan/üstün olan taraf olma arzusu ciddi bir yer tutuyor.
+2
galahad reloaded
(29.07.26)
sizin için bu kadar önemliyse çözüm belli değil mi, maddi durumu sizden daha iyi olan insanlarla ilişki yaşayacaksınız, diğerleri olasılık olarak bile radarınızda olmasın.
0
gabe h coud
(29.07.26)
İlişkileri değiştiremeyeceğiniz fiziksel/maddi özellikler üzerinden tartıp karar veren insanları anlamıyorum.
0
rakicandir
(01.08.26)
(8)

Uzun ilişkiden sonra ne yapılıyordu?

msb
O kadar uzun zamandır ayrılık halleri yaşamıyorum ki ne yapılıyordu unutmuşum:) Yaklaşık 16 yıllık ilişki sonlanınca ne yapılır?Yeni kapılar kısmı sorun değil ama canım da pek istemiyor açıkçası.Ne yapsam iyi gelir?
O kadar uzun zamandır ayrılık halleri yaşamıyorum ki ne yapılıyordu unutmuşum:) Yaklaşık 16 yıllık ilişki sonlanınca ne yapılır?

Yeni kapılar kısmı sorun değil ama canım da pek istemiyor açıkçası.

Ne yapsam iyi gelir?
0
msb
(28.07.26)
aktivite hobi falan. 16 yıllık ilişki fenaymış. kolay gelsin cidden. kendinle çok baş başa kalmamaya çalış.
+1
jelly bear
(28.07.26)
Yılmaz Erdoğan 'Yağdıkça' şiirinde

Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk sipariş edildi yeniden

der.
0
Mirket
(28.07.26)
Hakan Taşıyan da Eskici adlı parçasında
eskiciye hitaben :
- onundu şu masa , şu kalem, kağıt...
ister sat istersen hayrına dağıt.. demişti

Uzun ilişkiyi yanlış tanımlıyoruz aslında.
Evlilik olmadan yaşanan uzun ilişki evliliğin içini boşaltmaktır .
Geçen günlere zamana üzülmek gerek.

Yine de evlilik için hazırsan kesin olarak başkasıyla yeni sayfa açmak için çok beklememek lazım .
Ama "onu unutmak için evlendim " diyenlerin hatasına düşmemelisin.
-1
diyecevaplandı
(28.07.26)
Geçmiş olsun en aşağı 3 sene iptalsin. Bunun ön kabulüyle yaşarsan daha kolay olur
0
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
Önce kendinizle yeniden tanışın.
16 sene önceki siz değilsiniz artık, beraberlikte olduğunuz kişi de değilsiniz. Kendinize vakit ayırın, kendinizi yeniden tanımaya çalışın. Acı acıyı keser mantığıyla gidip bulacağınız bir ilişkide yüksek ihtimalle karşı tarafı mutsuz edersiniz. (bunu bilerek yapmazsınız tabii ancak kendiniz olamadan başlayan bir ilişkide bir süre sonra kişi karışıp dolaşıyor.)

Ben bunu çevremdeki boşanmış arkadaşlarıma da söylüyorum. Önce bir süre yalnız kalıp düzeninizi kurun. Yalnız kalmayı, "ben" olmayı hatırlayın ki karşınızdaki insana sağlıklı bir zihinle gidebilesiniz. (muhabiriniz 45 yaştan bildirdi.)
+2
strawberry first
(29.07.26)
Kendine zaman ayırmak. Bol bol spor. Sonra sosyal çevre geliştirme idmanları.
+2
gabe h coud
(29.07.26)
Öncelikle iş vakti dışında telefona bakmak, açmak zorunda değilsin, bunun rahatlığının tadını çıkarıyoruz ilk önce.

Ondan sonra buluşmanın sıkıntı olduğu arkadaşların hepsiyle tek tek görüşüyoruz.

Gitmenin yasak olduğu mekanlar varsa hepsini tek tek ziyaret ediyoruz.

Arkadaşlık uygulamalarından bir süre uzak kalıp kafamızı dinliyoruz.

Bu esnada bir muhasebe yapıyoruz, kim haklı, kim haksız, içimizde kalan bir şey varsa alkol vs olmadan bir güzel dökülüyoruz ki içimizde zerre bir şey kalmasın.

İçimizde bir şey kalmadığında yeni ciddi ilişkiye açık davranışlar sergiliyoruz.
+1
kimlanbu
(29.07.26)
4 hafta üst üste düzenli spora git, yürü, koş çiçek gibi olursun. aklın berraklaşır, mutluluk hormonu salgılar rahatlarsın.
+1
denizmaniaherif
(30.07.26)
(10)

Neden hiç kimse kazanamıyor?

Lh12
Herkesin aynı anda parayı eritmesi nasıl mümkün oluyor? Altın borsa döviz... hepsi cartayı çekmiş. Adam ev almış o da zararda. Altın alsam 5 yıl ellemesem onda bile ufuk yok artık.Benim gibi ilkokul terk, kara cahil, hububat genetikli dayının 5 yıllık en temiz planı ne olmalı?Öyle sepet yapmadan, d
Herkesin aynı anda parayı eritmesi nasıl mümkün oluyor? Altın borsa döviz... hepsi cartayı çekmiş. Adam ev almış o da zararda.

Altın alsam 5 yıl ellemesem onda bile ufuk yok artık.

Benim gibi ilkokul terk, kara cahil, hububat genetikli dayının 5 yıllık en temiz planı ne olmalı?

Öyle sepet yapmadan, daldan dala atlamadan... Ne alıp 5 yıl hiç kurcalamadan yoluma bakayım?

Patatese kışın büyük zam gelecekmiş. 2 çuval alıp ağıra istifledim.
+1
Lh12
(28.07.26)
5 yıl hiç kurcalamadan öylece duracak bir yatırım modeli yok. mutlaka ara sıra 6 ayda bir bile olsa değişiklikler gerekiyor. öyle "alacaksın, unutacaksın" diye bir şey yok yani. yok ben hiç bakmak istemiyorum hiç uğraşmayayım demek için 100 milyon lira para lazım. atarsın ppf'ye bakmana bile gerek yok.

senin durumunda olsam yine de ppf yapardım. en az 1 yıl daha fena sayılmayacak faiz alırdım. seçim yaklaştığında döviz bazlı yatırıma kayardım.
-3
televole0
(28.07.26)
Sen yine de bir önceki arkadaşın dediğini yapmadan önce, PPF'larının getirisinin vergiden arındırılmış hali ile ülkedeki yıllık enflasyonu bir kıyaslasan iyi edersin.
Ayrıca pahalı TL politikasından vazgeçilme ihtimalini de gözetmek gerekir tabii.
0
Mirket
(28.07.26)
Çünkü ne tam kapitalist ya da serbest piyasa ekonomisi ne de tam sosyalist devletçi bir ekonomi yok. Gündelik olarak reaksiyoner kararlar alınıyor, suni müdahalaler yapılıyor ve bu müdahale nadiren sade vatandaşın çıkarı için yapılıyor. Ben de yakında elime toplu bir meblağ geçmesini bekliyorum fakat elime geçince ne yapabilirim bilmiyorum.
0
redlinetheturk
(28.07.26)
Msci world etf atıp geçiyorum. Hiçbir şekilde ayarlama falan da yapmıyorum. Bu işin güzelliği basitliğinde.

Yatırımda 5 sene çok da uzun bir süre değil. Ama anlıyorum Türkiye'de uzun süreli yatırım düşünecek bir ortam yok.
0
logisticsmanager
(28.07.26)
Bist'e gel
-5
gabe h coud
(28.07.26)
BİST’te 3 yıldır milim kazanmıyorum. Kazandığım anca enflasyon karşısında paramı koruyordur, düzeleceği de yok gibi iki gün iyi olsa kalan üç gün verdiğini geri alıyor.
+1
ekimoloji
(28.07.26)
kimse kazanamıyor diye bir şey yok.

gayet ekonomiyi aktif takip edenler artıda.

en en kötü ppf'ye geçin. enflasyondan fazla veriyor.

altının bi yerde duracağı, gayrımenkul'ün şiştiği veya vasıtanın çok da matah bişey olmadığı görünüyordu esasında.
0
gurur
(28.07.26)
Cogunluk 6 ayda, 1 yilda zengin olayim kafasinda oldugu icin boyle oluyor. Altin yukseliyor altin aliyor, dolar yukseliyor hemen dolar aliyor, borsa harika hemen borsaya giriyor, sonra bilmemne coin cikmis ona sariyor... Altin, dolar, borsa daha da yukselince seviniyor ama enflasyon daha cok yukseldigi icin kagit uzerinde kazaniyor gibi gorunse deama alim gucu gene dusuyor...

Bu adam sadece s&p 500 alip, duzenli yatirim yapmaya devam etse, 7 senede parasini ikiye katlar ama ya bilgisi yok ya da boyle bir disipline ve sabira sahip degil...
-1
ContextualizedChaos
(28.07.26)
ilkokul terk, kara cahil, hububat genetikli dayının 5 yıllık en temiz plan sorusuna " Bist " tavsiyesi de geldiğine göre dağılabiliriz :)
+1
kumandanim
(29.07.26)
Faizci rantçilar olarak son 2 yilda iyi kazandik...portfoyu ekime kadar full usd yapacaz..ordan da bi%30 yapip 2027 basinda Biste girecez:))
0
Altana
(30.07.26)
(11)

Türkiye'de nerede yaşanır (klasiklerden)

mbond
40'lı yaşlara yaklaşmış, çocuklu aile. Siyasi olarak uçlarda olmayan, insanı düzgün, sakin olan bir yer var mı? İl veya ilçe olarak katılabilirsiniz, gerekirse muhit de belirtilebilir. Edirne falan diyorlar ama yazın sivrisinekten durulmazmış, duran duruyor gerçi.Hatta anket yapayım bari ben de bu ö
40'lı yaşlara yaklaşmış, çocuklu aile. Siyasi olarak uçlarda olmayan, insanı düzgün, sakin olan bir yer var mı? İl veya ilçe olarak katılabilirsiniz, gerekirse muhit de belirtilebilir. Edirne falan diyorlar ama yazın sivrisinekten durulmazmış, duran duruyor gerçi.

Hatta anket yapayım bari ben de bu özelliği kullanmış olayım ilk kez.
📊 Yaşanacak yer

Bu anket sona erdi. 44 oy kullanıldı.

0
mbond
(27.07.26)
Antalya Konyaaltı, deniz olmayan yere gidilmez
-3
arbre
(27.07.26)
Konyaalti ama Pınarbaşı, toros mahalleleri. Daha ileri gidildikçe yabancı ve yerli turist yoğunluğu artıyor.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.07.26)
Bandırma - Erdek
+1
gadlemler
(28.07.26)
Sivrisinekten ve 'nerede rahat eder, mutlu olurum'dan ziyade o çocuğun ya da çocukların geleceğini en iyi hangi şehirde şekillendirebilirim diye düşünmeli bence o aile.
+3
Mirket
(28.07.26)
örneğin egede egeli değilsen adapte olursun ama oralı gibi hissedemezsin. öncelikleriniz neler? çocuk mu? sakinlik mi? şehirin fırsatlarımı? soğuk mu sıcak mı? yazarsanız daha net cevaplar verilir. eskişehir bence şu an mantıklı seçenek.
0
mikahakkinen
(28.07.26)
Yalova
0
rodeocu
(28.07.26)
Sivrisinek isin geyigi, tek sorun o degilmis sanirim Edirne'ye tek bir oy gelmemis. @Mirket, cocugun veya cocuklarin gelecegini en iyi hangi sehirde sekillendirebilirim?

@eileengray, butce ne kadar olur bilemiyorum. Mesela 30-35 bin kira verebilirim diyelim kabaca.

@mikahakkinen, egenin gercekten belki bazi yerlerine adapte olamayabiliriz. Yakina kadar ahtapotun yenilebilen birsey(yaygin sekilde) oldugunu dahi bilmiyordum. Sehrin firsatlari onemli degil, firsat olan yerlere arada gidilir, yeter. Sakinlik onemli, cok soguk olmasa iyi olur. Antalya'dan mesela sirf asiri sicak olmasindan biraz cekiniyorum. Cocuk icin muthis okullara yakin bir yer olmasi sart degil, yasi kucuk zaten su asamada idare eder durumda devlet okullari olan bir yer olsa yeter. Simdilik zaten butcem cok iyi bir ozel okula gondermeye yetmez.

Bu arada bu etiketleme isi benim yaptigim gibi mi oluyor? Hem etiketliyorum hem @ isaretiyle ilgili kisiyi ayrica belirtiyorum. Tabii burda direk @ isareti ile yapilan etiketlemeyi sistem taniyamaz miydi sorusu ortaya cikiyor ama teknik zorluklari olabilir tabii.
0
🌸mbond
(28.07.26)
bir çok kez aynı cevabı verdim ama bence Ordu.
büyük şehir, sahili denizi iyidir, hemen her türlü imkan var. kendi havaalanı var. 10 yıl içerisinde muhtemelen yaşayacağımız su krizinden etkilenmesi daha küçük ihtimal, mevsimler kaydığı için bence mevsim dengesi akdenize göre daha iyi.
sahil şeridinde ev bulursanız akşam yürüyüşleri vs ile daha aktif bir hayat olabilir. etliye sütlüye bulaşmadan yaşanabilir. (Ordulu değilim)
Samsun fazla büyük ve kozmopolit
Sinop kışın çok izole olabilir.
Artvin bambaşka bri konu, Artvin merkez denize uzak (havası insanı iyidir) düz 1 metre kare alanı yoktur ama Artvine bağlı hopa ve arhavi gibi deniz kenarı yerler ise ayrı bir adaptasyon ister (zor bir şey değil) ben oyumu Ordu ya da Balıkesirdenyana kullanırım
0
kisa
(28.07.26)
Ege özelinde cevap verirsem. Egede en yaşanacak şehir Denizli ancak özel okulları iyi değil. Devlet okulları iyidir. Muğlada güzel ancak biraz soğuk olur. Karadeniz illerini oylamaya açmışsın sakinlik konusunda iyi yerler var. Benim böyle bir arayışım olsa Eskişehiri seçerim.
+1
mikahakkinen
(28.07.26)
bunlardan 4'ünde yaşadım.

Artvin Hopa dışında pek yaşanacak bir yer değil. İnsanlar iyi evet ama o yokuşlar gerçekten bunaltıcı.

Hopa düz ayak ama tüm Karadeniz illerindeki nem çürütecek seviyede. Giresun'da Bulancak'taki evde baza ve karyola küften bembeyazdı. Yaktırdım. Kiracı olarak karyola ve yatak aldım. Nefes alınmıyor. Çöplerle ilgili bunu da bilmeniz gerekiyor Karadeniz'de çöpler sahilde biriktiriliyor. Çöp yönetimi olmadığı için köylerde veya bahçesi olanlar çöplerini yakıyorlar. Gerçi Bodrum'da da belediye yakıyor çöpleri.

Bulancak'ta geçen sene kış ayında iki katlı, ısı pompalı, bahçeli ve muazzam deniz manzaralı villalarda 15.000 tlye oturuyorlardı.

Karadeniz'in nemini, yokuşlarını ve çöp meselesini göz ardı etmeyin.

Kastamonu güzel ama ev bulamayabilirsiniz.

İzmir öeh halde artık ve göç başladı. Kiralar saçma sapan. Kiraların yüksekliğine Çanakkale, Balıkesir ve diğer kıyı kentlerini de ekleyin.

Antep'in görünen yüzü güzel olabilir ama arka mahalleler viran. Tam bir ikiyüzlü turist tuzağı. Aşırı sıcak.
Kiralar yine saçmasapan olmasa Erzincan derim ama bir sınırı var Erzincan'ın. O sınırı aşarsanız hiç tanımadığınız kötülüklerle karşılaşabilirsiniz.

12 ilinde bizzat yaşadım.
Sivas da güzeldir mesela.

Samsun'u seçtim yine de. Ordu ve Samsun'u yere göğe sığdıramıyorlar ama işte nem ve kiralar.
+1
janderzel zartanyan
(28.07.26)
Bu arada Samsun'da askerlik yaptım, severim, tavsiye ederim, sorun olursa sorabilirsin
-2
arbre
(28.07.26)
(4)

Yunan Adasından hediye ne alınır ve uzo nasıl saklanır?

put it in your appropriate place
Kuzenim evlenecek Ağustos ayında. Düğünden bir ay sonra ben Yunan Adasına gideceğim. Zaten balayı, yerleşme ve evliliğe alışma derken zaman geçmiş olur.Uzo alırım hediye olarak ama başka ne alabilirim? Bardak filan hoş olur mu? Birde he gidemem muhtemelen. En az bir hafta geçer diye düşünüyorum, hal
Kuzenim evlenecek Ağustos ayında. Düğünden bir ay sonra ben Yunan Adasına gideceğim. Zaten balayı, yerleşme ve evliliğe alışma derken zaman geçmiş olur.

Uzo alırım hediye olarak ama başka ne alabilirim? Bardak filan hoş olur mu?

Birde he gidemem muhtemelen. En az bir hafta geçer diye düşünüyorum, haliyle Uzo'yu saklamam lazım. Odamda güneş görmeyen bir yerde açıkta dursa olur mu?
0
put it in your appropriate place
(27.07.26)
Her yerde her şekilde durur, hiçbir şey olmaz.
+1
Mirket
(27.07.26)
Rahat ol hocam, damitilmis ickiler oyle kolay kolay bozulmazlar. Acilmis olsalar bile yine de sarap, bira gibi iceceklere gore cok daha uzun dayanirlar. Yani bir haftadan hic bisey olmaz.

Yine de cok da sicakliga maruz kalmazlarsa tat ve kalite icin daha iyi olur.
0
j r r tolkien hayrani
(27.07.26)
illa icki olacaksa sakiz likoru derim.
%40-45lik alkol olan bir icecek bozulmaz, hic rakinin bozuldugunu duydun mu?
0
cooperr
(28.07.26)
Pisagor kupası
0
etna
(28.07.26)
(3)

Peynirde bakteri olayı

Rondak
https://ibb.co/ynCdtVSmBizim buradaki market çiftlikten getirdiği peynirleri bu paketlerde satıyor. Çok da lezzetli. Bunlar tehlikeli mi?
ibb.co

Bizim buradaki market çiftlikten getirdiği peynirleri bu paketlerde satıyor. Çok da lezzetli. Bunlar tehlikeli mi?
0
Rondak
(27.07.26)
Peynirin kendi suyu içinde olsa veya vakumlu ambalajda olsa daha iyi olur sanırım.
Bu şekilde kurumaya da başlar .
0
diyecevaplandı
(27.07.26)
Üzerinde x marka charge nr falan yazinca sirketin denetimden geçtiğini hangi batchten üretildigini görüp ürünü takip edebilirsin. Bunlar belli bir standarda tabii olmali.

Su anki pakette bunlarin hicbiri yok. Süt pastörize bile edilmemis olabilir. Bilemeyiz. Takip edilemez.
0
Purple life
(27.07.26)
Bunlar teneke peyniri olarak adlandırılırdı eskiden. Şu şekilde teneke kutularda olgunlaştırılır. Sonra teneke kutular açılır, bu şekilde günlük ambalaja koyup kalıp kalıp satılır. O ambalaja değil de poşete de koyabilirdi. Ambalajın ya da poşetin gıda ile teması uygun mu dersen bence değil. İnsanı mikroplastiğe maruz bırakır ama söylediğin şekilde bir bakteri konusuyla alakası yoktur.
Bakteri konusu apayrı bir konu ve o ambalajlarla alakalı değil yani.

www.yukselogullari.com
0
Mirket
(27.07.26)
(24)

İnsan sigaraya neden başlar?

Lh12
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?Rahat mı batıyor millete?
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...

Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?
Rahat mı batıyor millete?
+2
Lh12
(27.07.26)
birçok sebebi var.
gençlerde arkadaş topluluğu arasında kabul görme. tadı berbat olmasına rağmen içemeyince veya öksürünce arkadaşlar tarafından alay edilme durumu var. Allen Carr da böyle açıklıyordu. sırf bebe gibi görünmemek için kendini zorluyorsun. gençlikte büyüdük adam olduk havası var çünkü.

diğer yandan açıktan veya subliminal bir sürü mesaj veriliyor. sigara zor zamanlarda tutunulacak dal, karizmatik gösteren bir şeymiş gibi. hiç sigara içmeyen insanlar bile en acılı anlarımızda içilmesini gayet doğal kabul ediyor.

sonuçta vücut nikotine alışınca işler başka safhaya varıyor. nikotinsizlik huzursuz ediyor sigara içince insanın rahatladığı yanılgısı oluşuyor.
0
lazpalle
(27.07.26)
nasıl bir duygusal zayıflık seviyesidir anlamadım. bol travmalı ve özgüvensiz bir çocuk olarak sigaraya başlama gereği duymamıştım. babam ölmüş ve evde şiddet hala devam ediyorken yine de bu derece zayıf ve ezik hissetmemiştim ve sigarayı denememiştim bile. cool da gelmemişti. kendi burnum var milletin lafına göre neden beğenmediğim şeyi içecektim ki?

bu sigarayla anladım ki özgüvenli geçinenlerin çoğu benden beter haldeymiş.

sigara gerçekten iğrenç bir şey. hem içene hem çevresindekilere zararlı. çevrelerine zarar verdiklerini de asla kabul etmiyorlar. acayip bir akıl tutulması içinde ısrarla savunuyorlar.

bence tamamen özentilik ya. o kadar özgüvensizler ki, sigara içmezlerse arkadaşsız kalacaklarından korkuyorlar.

liseden beri 3 arkadaş hiç sigara içmedik. üniversitede de 6 kişilik hiç sigara içmeyen arkadaş grubuyuz. ofiste de 6 kişilik grubuz.

şirketler sigara molası yasağı veya kısıtı getirse memleketin havası değişir valla.
0
art cat chocolate
(27.07.26)
Sigara molasina cikip daha az calismak icin
-4
baldur2
(27.07.26)
sigara en ucuz en ulaşılabilir antidepresandır. ben bir psikolog olarak başlayanın hiç bir zaman tamamen bırakmasını önermedim.
0
mikahakkinen
(27.07.26)
sigaraya bulaşmamak detaylarda gizli ya da şans işi bilemedim.
ebeveynlerim ve arkadaş çevremin hepsi sigara içerdi hatta anne tarafı kuzenler bile. yalnız baba tarafı kuzenlerin hiçbirisi içmezdi. belki de onların daha çok etkisinde kaldım. o yüzden erken yaşlarda başlamadım ama mal gibi 27 yaşında tiryaki oldum. son 6-7 senedir de içmiyorum. benim ilacım Allen Carr bu arada.
0
lazpalle
(27.07.26)
Babası, amcası, abisi, ablası sigara içen çocuk, 'Büyükler sigara içer.' şartlanmasıyla büyüyor. 'Ben artık büyüdüm.' diyebilmek için de başlıyor.
+2
Mirket
(27.07.26)
ben sigara içmeye çook çabalamış ama içememiş bi insanım. bence çok cool bir şey. bir de sigara içilen ortamda bulunduğunuzda kokuyor. ama eğer siz de içerseniz kokuyu almıyorsunuz. o yüzden sigara içilen ortamda bi paket sigara bile içerim böylece kokuyu almam. ama normalda 'aa bi sigara olsa da içsem' diye asla aklıma gelmez. maşallah diyeyeyim kendime.

no: içime çekemiyorum. sigara içmeyi bilmiyorum aslında
-4
euteamo
(27.07.26)
bence başlayanların büyük bir kısmı da yakın çevreden etkilenerek başlıyor. Örneğin ev arkadaşın, iş arkadaşın sigara içiyordur, senin de tatsız bir zamanındır. o içerken kahvenin yanında bir iki tane ben de içeyim diye diye başlarsın. hemen her gün görüştüğün arkadaşın, sevgilin güzel eğlenceli ortamlarda, yemeğin üzerine falan içiyordur bir iki tane ben de yakayım derken alışkanlığa dönüşebilir. sigaraya başlayayım diye karar verip değil de keyif için derken başlanıyordur yani
0
dfn4
(27.07.26)
Gamı kederi somut bir cisime aktarma ihtiyacından bence
0
emirdoruk
(27.07.26)
merak, ortam, stres ya da bir şeye tutunma ihtiyacıyla başlıyo biçok kişi. ilk başta kahve yanında, arkadaş arasında, dertliyken falan masum gibi geliyo sonra alışkanlık ve nikotin devreye girince bırakması zorlaşıyo. en tehlikelisi de ben bağımlı olmam kafası bence, çünkü çoğu kişi zaten öyle başlayıp devam ediyor.
0
soylulardanbus
(27.07.26)
buna arkadaşlık ortamı aile ortamı demeyin. üniversite yıllarında bizde en leş ortamlara girdik çıktık. hiç bir zaman bir kere deneyeyim, bir fırt çekeyim demek aklımızın ucundan geçmedi.
birde bunların bahanesi hep aynı yok stresmiş yok merakmış yok tramvaymış..
sigara içen insan zayıftır, iradesizdir, bencildir.
+1
my fault
(27.07.26)
Ben sigaraya basladim ve biraktim.

Benim özelimde etrafimda icen bircok insan vardi. Ve cok egleniyorduk.
20 yasinda biraktim sanirim. On and off arada ictigim oldu o da iste yine tatildeyken alkolle falan.
-1
Purple life
(27.07.26)
sigara içmiyorum ama gözlemlediğim sigara bir stres azaltıcı, ayıltıcı, sıkılma giderici ve nikotin ihtiyacının bileşimi gibi görünüyor. sadece topluma-kötü arkadaşlara bağlayamayız insanlar 300 yıl önce de bozkırda tütün çigniyordu. gerçekten rahatlatıcı bir etkisi olmalı.

bağımlılık konusu ise genetik yatkınlık. yani kişinin iradesi ve bilinci daha düşük bir etken. yıllarca alkol içilen ortamlarda bulunup yerine göre ben de içtim. arkadaşlarımın bir çoğu bir tane daha içeyim derken ben yeter artık diyebiliyordum. bu bilinçli yaptığım bir seçim değil zaten sarhoşum kafam onu ayıracak durumda da değil sadece onların aksine canım istemiyordu. başka hiçbir zaman da alkole-sigaraya karşı kendimi kontrol etme/sınırlama ihtiyacı duymadım. bu da iradem çok güçlü olduğu için değil genetik olarak o insanlar kadar keyif almadığım ya da aynı rahatlamayı vs. bana vermediği için.
0
orpheus
(27.07.26)
30 yaşımda başladım. eskiden çok nadir arkadaş ortamında birer tane falan içerdim. şu an neden içiyorum bilmiyorum. çok bağımlı değilim çünkü atıyorum ailemin evine gittiğimde içtiğimi bilmelerine rağmen orada içmiyorum. çok aklıma da gelmiyo. yani içmezsem çıldırırım gibi olmuyorum. o yüzden can sıkıntısı sanırım benimki
0
chanandler bong
(27.07.26)
Hiç içmedim, içilen ortamlarda tabi bulunuyorum. Ama şunu diyeyim. Ben bile sigarayı yakıp ilk dumanı çekip üfleyen birini görünce bi tuhaf oluyorum bazen,bir rahatlama geliyor sanki.hertürlü bağımlılık yapıcı çok tehlikeli bişey.
0
denizciman
(27.07.26)
Twin Peaks den özendim ben. Oradaki sigara içen kadınlar aşırı çekici görünüyordu. Öyle başladı, yirmi senedir devam ediyor. Önermiyorum dememe gerek yok sanırım, zararları herkesin malumu.
-1
sekizdokuzon
(27.07.26)
özenmek, özellikle lise çağlarında çevreden arkadaşlardan özeniyorlar. ben büyüdüm, her şeyi biliyorum şeklinde düşünüyorlar galiba. hatta artık lise değil daha küçük yaşta bebeler görüyorum sigara içen. kişiden kişiye değişir ama çoğunluk bu şekilde başlıyor.
0
exlibris
(27.07.26)
kendine zarar vermenin baska türü,
kollarina faca atmiyorsunda,
organlarini harap ediyorsun.
0
designer
(28.07.26)
90larda buyumenin gostergesiydi, su anda durum nasil bilmiyorum.
ben herkesin yaptigi populer seyleri itici buldugum icin hep uzak durdum, hic icmedim.
0
cooperr
(28.07.26)
@art cat chocolate Herkesin yasami, deneyimi farkli. Sizin bol travmali bir hayatinizin olmasi ve sigaraya baslamamis olmaniz o sureci saglikli atlatmis oldugunuzu gostermez. Belki baska sorunlariniz vardir, hatta daha kotu savunma mekanizmalariyla bu sorunlarinizi cozmussunuzdur (veya hala devam ediyordur sorunlariniz). Sadece sigaraya baslamak, sagliksiz olmakla birlikte, da bu surecin kotu atladildiginin gostergesi degil. Ornegin burada yaptiginiz yorumlardan sunu soyleyebiliriz, belki sigara icmiyorsunuz ama empati kuramiyorsunuz (ki zaten belirtmissiniz anlayamadiginizi), belki iletisiminiz iyi degil, insan iliskileriniz zayif, belki baska seyler yapiyorsunuz, ne bileyim dis sikma, tirnak yeme, sac yolma vs. Hatta en kotusu ve sizin soyeldiginiz bir miktar buna isaret ediyor, travmaya hicbir tepki vermemek. O oldu, bu oldu, ben cok gucluydum, ezik hissetmedim, beni hic etkilemedi (direk dememissiniz ama cizdiginiz imaj bu).
+1
Sour
(28.07.26)
Bu sorunun sadece tek bir cevabı var, o da özentilik. Başka hiç bir şey değil, insan özentilkten başlar sigaraya ve sonra tiryakisi olur. Kimisi anne babasına, kimisi arkadaşına, kimisi kuzenine.

Bir tek ilk sigarayı bulan dayıyı çözemiyorum :)
+1
bobinhoo
(28.07.26)
milyarlarca tiryaki işi reklamlarda gizli. marlboro man var, bir de doktorların da içtiği Lucky Strike vs. Türkiye'de zaten tütün çiğneme geleneği vardır. yine bizde marlboro ile yayıldı. sigara yurtdışından gelmiş (tayin veya seyahat) kişilerin misafirlere sunduğu bir ikramdı. hatta bir kutuya konulurdu. düğmeye basınca bir tanesi kutunun üzerine çıkardı. prestij olduğu için de kokusu rahatsız etse bile kolay kolay müdahale edilmezdi.

uçaklarda, uzun - kısa otobüs seyahatlerinde içilirdi. annemin kankası gayet rahat çıkarır yakardı ve o perdeler ertesi gün yıkanırdı. içme şükran teyze desek de gülerek yakardı sigaralarını.

benim ve yaşıtlarım böyle ortamlarda büyüdük. o yüzden bize kokusu pis gelse bile yanlış değildi.

gençler için de yine bir şekilde prestij durumu gözlemliyorum.

ben de içtim bu arada sosyal olarak. iş yerinde görev gereği siyanür tankının yanında sigara içenleri disipline vermiş olsam da büyük konuşmuş oldum ve içtim.

sonra bu tütün ve arkasındaki olayları öğrenince sigara içenlerle sosyalleşmiyorum bile.

ilk tütün ve kızılderililer hikayesini isterseniz anlatırım.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
@Sour sigara içenleri de anlayalım diyorsun yani :d ben travmaya tepki verdim. benim için de kolay olmadı ancak sigara gibi bağımlılık yaratan herhangi bir maddeye başlayıp kendime ve çevremdekilere zarar vermedim. ben de ağladım, üzüldüm, mutsuz oldum tabii. haksızlık diye düşündüm, isyan ettim. sonra da alıştım. herkes alışıyor. o dediğiniz davranışların hiçbirini yapmadım. empati kurabiliyorum :) bencillerle empati kuramıyorum sadece. sigara denen zıkkımın dumanı olmasa ve izmaritlerini yere atmasa içenler, hiç umrumda olmazdı ne yaptıkları. gerçekten çok saçma geliyor sigara içenlerin çevrelerine zarar vermediklerini düşünmeleri. bunu anlayamıyorum. sigara içenlerin verdikleri zararı anlayamamalarını anlayamıyorum yani. çevremdeki sigara içen insanlar yüzünden, mecburen soluduğum o dumanlar yüzünden astım hastası oldum ben. bunu duyan sigara içen birkaç kişi "ben de astımım ya ama içiyorum bir şey olmaz :D" diyip eblek eblek sırıtıyorlar. bu kafa yapısını anlayamıyorum.

travmalarımın patlak verdiği noktada profesyonel yardım aldım. kısa sürdü ve yine kimseye zarar vermedim. sigara içenlerin derdim var ayağına millete zehir solutmaları normal değil. derdi olan sigara başlayıp 30 yıl sigara parası vereceğine, dah az parayla 1 yıl terapi alsın normale dönsün. kimseye de zarar vermesin.
+1
art cat chocolate
(02.08.26)
yazılıma başladım 6 ay önce sigaraya da başladım aynı anda. normalde aklıma gelmiyor gün içinde ama yazılım mimarisi geliştirirken pc başında dopamin gerekiyor sanırım. odaklanmayı arttırıyor bende fark edilir düzeyde. katran ciğerlerde çok hissediliyor 2 ayda bir 1 ay ara veriyorum o yüzden. temizlenince tekrar 2 ay. projeler yavaş ilerliyor o 1 ay arada.
0
architects creed
(02.08.26)
(4)

Kekikten gelen ahır kokusu neden olur?

mikahakkinen
Kuzenim tane ve öğütülmüş kekik verdi. Eşim ahır kokusuna benzer bir koku fark etti, benimde koku alma duyum o kadar iyi olmasada kokuyu aldım. Kekik ahır gibi kokuyor. Taze yeni toplanmış bir kekik ve kilitli torbada geldi. Ziraat müh. Kimya müh. Arkadaşlar neden olur bu?
Kuzenim tane ve öğütülmüş kekik verdi. Eşim ahır kokusuna benzer bir koku fark etti, benimde koku alma duyum o kadar iyi olmasada kokuyu aldım. Kekik ahır gibi kokuyor. Taze yeni toplanmış bir kekik ve kilitli torbada geldi. Ziraat müh. Kimya müh. Arkadaşlar neden olur bu?
0
mikahakkinen
(26.07.26)
taze yeni toplanmis kekik...hayvanlar üzerine bir seyler yapmis olabilirler. ziraat mühendisi olmaya gerek yok :)
-1
Purple life
(26.07.26)
Öyle olmamıştır ya. Kurumsal bir firma. Gelen adaçayı ve biberiyede aynı koku yok.
0
🌸mikahakkinen
(26.07.26)
Kekik tarlası hasada çok yakın gübrelenmiştir ve yeterince yanmamış gübre kullanılmıştır.

Tarla ahıra çok yakındır ve son zamanlardaki yoğun yağmurlarla gübre şerbeti tarlaya yürümüştür.

İkinci seçenek daha mantıklı
+1
Mirket
(26.07.26)
Evdeki doğal salep de kümes gibi kokuyor, gübreleme aklıma gelmemişti aydınlandım.
0
ekimoloji
(26.07.26)
(5)

banyoda fare şüphesi

kondansator
3 gündür evde yokum. Banyo asma tavan gibi, metalimsi karolar var, bir karoda da aydınlatma var. İlk defa tavanda bir şey geziyor gibi ses geldi. devamlı gelmedi ama aralıklı geldi. Ne yapmak gerek bilemedim ne önerirsiniz
3 gündür evde yokum. Banyo asma tavan gibi, metalimsi karolar var, bir karoda da aydınlatma var. İlk defa tavanda bir şey geziyor gibi ses geldi. devamlı gelmedi ama aralıklı geldi. Ne yapmak gerek bilemedim ne önerirsiniz
0
kondansator
(26.07.26)
Isınma nedeniyle serme kablo hareketi yine sıcaklar nedeniyle metal genleşme sesi falan olabilir.
Benim sülalede evde fare ile karşılaşsa korkudan kendini üçüncü kattan aşağı atacak kişiler var. Sizde de bu kadar fobik biri yoksa bence evde fare pisliği görmeden tedbir düşünmeye gerek yok. Ama orta yerde açıkta gıda bırakmamak zaten hep olması gereken bir şey.
0
Mirket
(26.07.26)
Asma tavanlarda bu gibi sesler oluyor hep. Esnek sistem olduğundan profillerden Çıt çıt diye sesler gelmesi normal. Tabi bunların sıcaklık vs etkilenmemesi genleme olmaması için de çözümler var ancak nitelikli işçilik herkesin yapabileceği bir detay değil.
0
ezkaza
(26.07.26)
Süleymancık da olabilir
0
gadlemler
(27.07.26)
Borulardan geliyor da olabilir
0
emirdoruk
(27.07.26)
sorunuza tam olarak cevap değil ama bizim evin bütün tavanları böyle spot var vs. ilk taşındığımızda tavandan pıtır pıtır koşma sesi geldi. kedimiz teyakkuza geçti falan. bu böyle 1-2 kez oldu sonra ben apartman grubuna sordum (binada 55 daire var). biz 9. kattayız ama bu ses 3. katta bile duyulmuş. gelindi bakıldı herhangi bir fare vs dışkısı bulunamadı. büyük ihtimalle kuş ya da ufak ihtimal böcek gibi bir şey olduğunu düşünüyoruz. bu arada yazın bu sesi duymadık herhalde soğuk havada sığınmaya gelen bir kuş.
0
matilda
(27.07.26)
(4)

Adidas,Nike,Puma hangisi daha önde?

mikahakkinen
Tshirt, ayakkabı, spor malzemesi bakımından sizce en kalitelisi hangisi? Diğer markalar hariç. Skechers, Mizuno, New Balance vb.
Tshirt, ayakkabı, spor malzemesi bakımından sizce en kalitelisi hangisi? Diğer markalar hariç. Skechers, Mizuno, New Balance vb.
📊 Hangisi daha kaliteli?

Bu anket sona erdi. 31 oy kullanıldı.

-1
mikahakkinen
(26.07.26)
Şu markanın şu ürününün şu modeli şu bakımdan çok iyi diyebiliriz de, şu marka her bakımdan diğerlerini döver demek bence mümkün değil.
+2
Mirket
(26.07.26)
Adidas bence.
0
baldur2
(26.07.26)
Adidas ve Nike arasında tercih yapamıyorum. Biraz modele ve kullanıma bağlı aslında. Ama Puma en kötüsü bence. Çok çabuk yıpranıyor.
0
elorelia
(26.07.26)
baslangicta adidas'ti. sonra piyasaya nike girip uzakdogunda fason uretim yaptirip dunyaya itelemeye baslayinca onlarla rekabet edebilmek adina onlar da kaliteyi dusurdu. su anda maalesef ucu de cok kaliteli degil.
0
antikadimag
(27.07.26)
(6)

Konya dan alinabilecek en mantikli sey

duyurukullanıcısı
Ne alayim? 2 gun burdayim.
Ne alayim? 2 gun burdayim.
0
duyurukullanıcısı
(26.07.26)
Etli ekmek ye.
0
Mirket
(26.07.26)
Konya şekeri
0
mikahakkinen
(26.07.26)
Hediyelik bişeyler olarak soruyorsanız, mevlana müzesi bahçesinde müze shop var. En güzel hediyelikler bence orda. Yolun karşısındaki yenilenen çarşı içerisinde de hediyelikler var ama müze shoptakiler başka.
+1
megalomaniac
(26.07.26)
Mesneviden ders al
+5
artıküyeolmakistiyorum
(26.07.26)
Konya şekeri yerine Kenevir helvası alın. Konya şekeri iğrenç.
0
megalomaniac
(27.07.26)
Tespih ama zikir çekerken kullanılan 9 boncuklu ek sallantısı olanlardan. Düz tespih değil. Fiyatlarda aşırı bindirme yapıyorlar özellikle Şems'in türbesinin önündekiler. Dükkanlarda çeyrek fiyata alabiliyorsunuz. Bir de çektikçe eli temizlediği söylenen bir ağaçtan yapılan incecik tespihler var. Bozup bileklik yaptırmıştım.
Kuka ağacıymış.

Misk ama gerçek olanını bulmak lazım. Muazzam bir kokusu var. Bizim tiksindiğimiz sahte olanı.

Kare kibrit kutusu gibi araç kokuları var. Başka yerde bulamadım. Sıcakta eriyor o yüzden sadece kutusunun kapağını açarak kullanabilirsiniz. Kutusundan çıkarmayın.

Sürme.

Onun dışında hediyelik bir sürü şey var da, eşyanın kölesi olmak durumundan ötürü biblodur vs şahsen tercih etmemekle birlikte gireceğiniz dükkanlarda semazen bibloları görürsünüz. Tezhip tabloları da var. Dükkanların bir çeşit istanbul ucuzluk pazarına dönmüş olduğunu fark edeceksiniz...

Mevlana türbesine arkanızı dönmeden çıkmanız gerekir. Geri geri gitmek vaciptir.

Etli ekmek yemeden dönmeyiniz ancak en iyi etli ekmek Aksaray'dadır. Hatta Sultanhanı ilçesinde ilçe içinde izbe bir yerde.

Bir sürü kilimci, halıcı göreceksiniz. Almayın. Yerli yabancı turist kazıklama işlemi.

Bütünün hayrına ülkemizin her anlamda korunması için dua etseniz keşke türbede. En güzel dua başkaları için edilendir. o zaman size de gelir.
0
janderzel zartanyan
(27.07.26)
(11)

Ulan, bu turkiyede son 20 25 yildir yapilan dizilerin hepsi neden bu kadar igrenc ve boktan

eddiee
Hepiniz agziniz acik ayran budalasi gibi izliyosunuz o boktan dizileri bana hikaye anlatmayin. Her dizide iki tane genc kici basi duzgun manken bozuntusu oyunculugun o sundan anlamayan tipler iki tane manken bozuntusu yuzu duzgun erkek tip rol yapmanin r sini dahi bilmeyen kamera onunde bon bon dola
Hepiniz agziniz acik ayran budalasi gibi izliyosunuz o boktan dizileri bana hikaye anlatmayin. Her dizide iki tane genc kici basi duzgun manken bozuntusu oyunculugun o sundan anlamayan tipler iki tane manken bozuntusu yuzu duzgun erkek tip rol yapmanin r sini dahi bilmeyen kamera onunde bon bon dolanan mallar . Boktan boktan senaryolar. Zengin kiz fakir mal fakir kavgaci kadin zengin adam ilk goruste bi gerilim sonra buyuk ask hepsi birbirinin kopyasi bitti boktan boktan senaryolar. Her dizide surekli kavga gerilim bagrisma.
3 saat suren dizi mi olur lan . 3 saat ne . ne olucak sirf 30 dakka arkadan verilen boktan gerilim muzigiyle birbirine bakis atan hic konusmayan iki mal cekilirse, yok 40 dakka araliksiz birbirine silah ceken baskw hic bisey yapmayan kabadayi bozuntusu tipler cekilirse tabii ki 3 saat suren boktan diziler olur. Daya cahal halka izlesin gecsin. Yuzuklerin efendisini mi cekiyorsun lan 3 saat ne.
Hele burdaki duyurunun kadinlari kizlari aman cok bilgiliyim ben izlemem havalarina yatan siz kadinlar erkekler boyle egitimliyiz hi biz izlemeyiz cart curt ayagina yatmayin hepiniz izliyonuz o sacmaliklari sonra aptal aptal hayallere daliyosunuz. Kadinlar, ah bende boyle holding sahibi zengin bi erkekler tanissam , erkekler, ah ben de boyle guzel seksi bi kadinla beraber olsam
Diyceksiniz sen izlemiyosan sen nerden biliyosun hiyar. ailemin evine geldim turkiyeye tatile yasli basli aile uyeleri izliyor bende zorla maruz kaliyorum bes dakka da olsa. Izlemeyin diyorum ses olsun diye kalsin diyolar.
Ulan ben 34 yasindayim bizimkiler ve yazlikcilar dizileri vardi full tiyatro sanatcilarindan olusan kucucuk cocukken hayal meyal hatirliyodum izlerken. simdi youtube tan izliyorum butun bolumlerini arada sirada sahaser gibi geliyor her bolum. Ulan bu sizin hayran oldugunuz simdiki boktan diziler yaninda copun etrafinda dolanan sinek kadar bile degeri yok be.
Bu arada turkiyede yapilmis en son ve en kaliteli dizi 2000 li yillarin basinda cekilen,
yine full tiyatro oyuncularindan olusan
yedi tepe istanbul dur.
Ondan sonra yapilan butun diziler sinema filmlerinin tamami hepsi boktandir. Cem yilmazin hokkabaz filmi haric.
Sizin simdiki izlediginiz birbirinin kopyasi boktan mal diziler, yok gibi dizisiymis mal mal kendini komik sanan agzini yayarak konusan tiplerin cektikleri hepsi hikaye sacma sapan.
cok doluyum bu konuda buraya yazdim hadi gule gule
-14
eddiee
(26.07.26)
You know, it is just your opinion man.

Allah kimseyi böyle mutsuz ve sinirli yapmasin amin. O begenmedigin dizilerden bir sürü insan ekmek yiyor ve bacasiz sanayi gibi ihracat yapiliyor.

Tr‘deki travma dolu aile evinde iyi tatiller.
-4
Purple life
(26.07.26)
Aile evinde 5-10 dakika maruz kalmakla bütün olayı çözmüş, büyük resmi görmüş, zaman içinde zevkin değiştiği için de tüm toplumu aşağılama gücünü kendinde bulmuşsun. Aferin sana. Türk kültüründe sınıf ayrımı yoktur. Avrupada Avamı beğenmeyen ortaçağ soylu sınıfının mı etkisinde kaldın iki gün Avrupada bulunmakla?

Ayrıca, Türkiye dizi film ihracatında şu an bildiğim kadarıyla Dünya üçüncüsü.

Bu arada, benim evde anten sistemine bağlı bir TV yok. Sayende dizilerin konularının öğrenmiş oldum. Zengin erkek, fakir ama güzel kız şablonu Ediz Hunlu, Hülya Koçyiğitli Yeşilçam zamanından bu yana devam ediyormuş yani.

'Benim gibi düşünmüyorsa cahildir. Benim zevkimi paylaşmıyorsa zevksizdir.' kafasına nasıl ulaşılıyor acaba?
-1
Mirket
(26.07.26)
Kadinlar, ah bende boyle holding sahibi zengin bi erkekler tanissam ,

Hayatının özeti bu işte. Sen git fransalara almanyalara.... bi tane evlenecek kız bulamamayı başar. Sonra gel türk kızlarına laf et.

Sorun sende tatlım. Maden ocağında mı çalışıyosun. Paris sokaklarında zürih te berlin parklarında harika kızlar var.

Ben neden bulamıyorum demiyosun da son şansın olan türk kızları bile sana bakmayınca sinirden çatlıyorsun.

Pazar neşem oldun.

Doğru yazdığın, kendini doğru ifade edebildiğin tek cümlen yok.

Sorun seni kabul eden avrupa ülkesinde.
-1
Lh12
(26.07.26)
Abi kemik yaşın 34 olabilir de beyin yaşın liseli ergen.
Gerçekten 4 cilt kitap yazmışsın kendi kendine. bu kadar boş ve işsiz misin de buna bu kadar kafa yordun, hakaretler dizdin.
Bu arada ben de yurtdışındayım, kadınlar bayılıyor türk dizilerine. Yarın ilk işin gittiğin yerde meydana çıkıp böyle herkese hakaret etmek olsun. Delikanlı adam nick arkasına saklanmaz.
+5
logisticsmanager
(26.07.26)
Ahraz herif, üsluba bak. 34 yaşına gelmişsin hakaretvari konuşmadan derdini anlatamıyorsun, izlediklerin ne katmış ki izlemediklerin senden ne götürecek. Duyuru kadınlarına sallayacağına evindekilere kaliteli içerik izlemeyi öğret.
+7
ekimoloji
(26.07.26)
Hocam ben izlemiyorum, en son lisedeyken ciddi ciddi oturup televizyon izledim. Yıllar geçti.

Ancak çok absürt, karikatürize bir tavır sergilemişsiniz. Dizilerin kalitesi dünyada en iyisi değil, bu malum. Ama bunun üstünden böyle bir sinir harbi yaşamak da dünyanın en makul ve sağlıklı insanının yapacağı bir iş olmasa gerek. Bu tür dizilerden keyif alacak bir yapınız var gibi aslında. Belki ön yargılarınızı bir kenara bırakıp izlerseniz seversiniz. Biraz kendini kabullenemeyiş sezdim ben swh.
+6
akhenaten
(26.07.26)
Konu ve işleyiş olarak çok tekrar var ve boktan bazıları evet.
Demin tv de kanalları gezerken atv de bir dizi gördüm,veletler audi jiple gelip başka bir veleti bayıltıp kaçırdı. Hani çocukları kötü etkiliyordu bunlar,hala niye yenisi çekiliyor bilmiyorum
+2
denizciman
(26.07.26)
Boktan üslubunla haklı olduğun halde haksız olmuş ve linci hak etmişsin.

Evet dizilerde hep aynı konular, berbat oyunculuklar, ağır çekimler, bağırış çağırışlar beni de rahatsız ediyor lakin tıpkı sizin evde olduğu gibi sıradan çinko karbon insanlar Tarkovski, Bergman değil böyle şeyler izliyor. Ve bu sadece Türkiye'de değil dünyanın birçok yerinde böyle. İtalya'da Türk dizisinin boktan finaline hüngür hüngür ağlıyor kadınlar hahhah

Beğenmiyorsan sen izleme, gittiğin yerde de biraz ayak uydur, papatya çayı iç, tanımadığın insanlara kötü davranma, selametle kal.
+4
chicha_v2
(26.07.26)
Sana laf atanlarin usd karsisindaki durumunu goruyoruz. Takilma kardesim %90 is crap yasasi. İnsanlarda da dizilerde de
-7
lapaz
(26.07.26)
Ne anlatiyosun birader cok biliyosan koylu anana babana soyle bunlari hasbinallah.
+6
ghilleinthemist
(27.07.26)
bunu dile getirmek için bile kullandığınız kelimeler ortada; o yüzden fazlasına gerek yok !!!
+1
sweetoffice
(27.07.26)
(12)

Alet Takımı - Sıfırdan

osssy
Arkadaşlar bu başlıkta sıfırdan alet takımı kuruyoruz. Neler önerirsiniz? Einhell akülü ürün ekosistemine girmeyi düşünüyorum. Temel aletlerden başlayıp ve adım adım alacağım. İdeal takımda tercihim az alet çok iş yapması yönünde. İyi kullanıcı değil, standart kullanıcıyım. Şimdiden teşekkürler.
Arkadaşlar bu başlıkta sıfırdan alet takımı kuruyoruz. Neler önerirsiniz? Einhell akülü ürün ekosistemine girmeyi düşünüyorum. Temel aletlerden başlayıp ve adım adım alacağım. İdeal takımda tercihim az alet çok iş yapması yönünde. İyi kullanıcı değil, standart kullanıcıyım. Şimdiden teşekkürler.
0
osssy
(25.07.26)
1. Akülü hiçbir şey alma. Akü sürekli olarak şarj-deşarj olduğu taktirde uzun ömürlüdür. Atıl kalması kısa sürede ölmesine neden olur. Bir gün lazım olduğunda aküsü ölmüş matkabın olsun istemiyorsan bir uzatma kablosu edin.

2. Sadece bir parçasını kullandığın, diğer parçalara elini bile sürmediğin yer işgalcisi ıvır zıvıra para saçmamak için hiçbir şeyi takım olarak alma.

3. Kırk yılda bir gerekecek şeylere para saçmamak ve gerekince komşudan istemek, hem ekonomiktir hem de insanı sosyalleştirir.
+1
Mirket
(25.07.26)
sıfırdan başlayacak olsam bir tane darbeli somun sıkma alırdım. beton delme, kırma işleri haricinde birçok iyi yapabilirsin. özellikle ev işlerinden en çok ihtiyaç duyulan paslı veya sıkışmış vida ve civatalarda çok iyine yarar. bosch gdr 12v-105 veya gdr 12v-110 güzel modeller. uygun uçları da toplarsan uzun süre başka bir şeye masraf etmezsin diye düşünüyorum.
0
bravoteam
(25.07.26)
Izeltaş ürünlerinden al. Tornavida, pense vs. Elta da alabilirsin. Izeltaşın yan ürünü.
0
jackyr
(25.07.26)
akülü hiçbir şey almamak çok geçerli bir öneri değil.
mecbur olmadıkça gömülü bataryalı ürünlerden uzak durmak lazım ama. mesela annemin philips süpürgesi gömülü batarya bir kez garantiden batarya değişti tekrar batarya ölünce sıkıntı olacak. akülü tip ürünlerde yeni akü alıp düşük maliyetle kullanmaya devam edebiliyorsun. her aletin aynı aküyü kullanınca birkaç yıl sonra bi akü aldığında hepsinin aküsü yenilenmiş oluyor.

elektrik olmadan da kullanman gerektiği olabiliyor kablonun engel olacağı durumlar da dışarıda kullanmak da gerekebiliyor. ek olarak akülü matkaplarda tetiği bıraktığın an durması, tork sınırlama ayarı olması, boyutu vs. gibi özellikler vidalama işleri için de çok daha kullanışlı hale getiriyor. darbeli somun sıkma evet çok kullanışlı alet ve vidalama için de kullanılabilir ama onlarla yanlışlıkla çok fazla sıkma ihtimaliniz yüksek. tork sınırladığınız bir matkapla vidayı yalama yapmaz veya vidaladığınız şeyi çatlatıp kırmaz, ezmezsiniz. vidalama için darbeli somun sıkma kullanırken daha dikkatli olmak gerekli.

önemli olan aküsünü kolayca bulabileceğin ve fiyatı çok yüksek olmayan bir marka tercih etmek ve o aküleri düzenli kullanmak. uzun süre kullanılmayacaksa aküyü tam dolu veya tam boş bırakmamak, özellikle boş bırakmamak daha kritik.

ortak aynı aküyü kullanan aletler olması önemli. atıyorum matkap daha sık kullanılır dekupajı daha az kullanırsın, aynı aküyü paylaştıklarında dekupajın aküsü de kullanılmadan yatmamış olur.

einhell bu açıdan en mantıklı marka. ben de einhellden alıyorum gerekenleri. hatta aküleri aktif kullanmayı garantileyeceğinden dikey süpürgesini de aldım.

bosch da benzer şekilde süpürge ve diğer birçok şeyde aynı bataryayı kullanma imkanı sunuyor ve bataryası bulunabiliyor. ama bataryaları daha pahalı ve her üründe aynı bataryayı kullanmıyor. yeşil seri ve mavi seri aküleri farklı. bu sebeple ben tercih etmedim. daha az kullanacağım ürünleri daha uygun fiyatlı şeylerden alıp sık gerekebilecek veya güçlü olmasını istediğim şeyleri profesyonel seriden alabiliyorum.
bosch olsa az gereken ürünleri de pahalı modellerden almam gerekecekti bu akü avantajını sağlamasını istersem.
0
konetsu
(25.07.26)
izeltaşın gargaburunu, pensesi, yan keskisini al.
0
mikahakkinen
(25.07.26)
elimde aklına gelen hemen hemen herşey var. eskiden hep elektrikli makita bosch prof kullanırdım sonra şarjlıya geçtim. şarjlıya da einhell ile geçtim. şarjlı ve einhell olarak, freze, avuç taşlama, tilki kuyruğu, delme vidalama, darbeli somun sıkma ve daire testere var.

daire testere 1 saat içinde bozuldu çünkü en ucuz olanı almıştım. buna rağmen özellikle freze ve şarjlı 4 5 binlira seviyesindeydi. tilki kuyruğu da ucuz. ağır şartlarda kullandım ama bir sorun yok. avuç taşlama da en ucuzlarından birisi o da öyle.

einhell'in üst seviye modellerini alırsan inan pişman olmazsın. yani delme vidalama mesela 120 nm tork var. duvar da deliyorum. günde 200 tane vida attığım da oluyor. bunun bosch olan emsali 18bin + benim einhell olanı 4800 + pil.

şarjlı freze mesela bosch 9300 + pil benim einhell 4300 + pil. çok da memnunum.

izeltaştan tek bir takım bile alma. kısa açık ağzılı anahtar takımı aldım. 17 anahtar 17 somuna olmuyor. 19 anahtar 19 civataya olmuyor. gittim perçin pensesi aldım. 10 tane perçin atamadan bozuldu. dandik marka aldım 1000 tane perçin attım hala bişey olmadı.

izeltaş eski izeltaş değil. ceta form ve beta izeltaştan 10 kat kalitelidir. ha pense grubunda da knipex iyidir ama pahalı.

bana sorarsan tamirci dükkanı işletmeyeceksen beta izeltaş, knipex falan böyle şeylere ihtiyacın yok. normal ucuz takımlar da çok rahat işini görecektir.

son olarak şarjlı aletler için 4 amperden küçük batarya alma. tam güçte çalışmıyorlar 4 amper altında. bir de bunların elektrikliler kadar güçlü olduğunda düşünme.

bir alete 30 40 verip dewalt makita almak var. bir de 3 4 lira verip einhell almak var. tabii ki 30 40 binlira verdiklerin iyi olacak. bunu da göz önünde bulundur.

10 binliraya 9 parça set olayını kesinlikle düşünme. alacağın en kötü marka einhell olsun. onun da en ucuzu olmasın
0
omer460
(25.07.26)
einhell ler çin malı ve problemli diye biliyorum.

bosch yeşiller amatör için iyi. black decker de iyi.

param var dersniz bosch pro, stanley falan takılırsınız.

ama bu dörtlü genel olarak iyi. fazla şaşmamak lazım.
0
gurur
(26.07.26)
@gurur einhell alman markası merkezi ve tasarım vs. kısmı orada ama üretim çinde evet. bugün bakınca çinde üretim yaptıran birçok amerikan veya avrupalı marka var bu da onlardan biri. mantıklı olan bu çünkü. maliyeti ya kaliteden kısarak düşürürsün ya işçilik maliyeti düşük yerde ürettirirsin.

çin üretimi kötüdür algısına sahip biri değilim arabam bile çin malı geely :) ve memnunum. einhell ürünlerinden de memnunum. expert plus ve professional serileri yeşil boschla kıyaslanamayacak kadar iyi. ki bugün bosch da alman üretimi filan değil, onlar da üretim maliyeti düşük yerleri tercih ediyor maviler bile macaristan malezya üretimi vs. çinin üretim konusundaki deneyimi macaristandan iyidir benim gözümde. hangi kalitede ürün istersen üretebilecek kapasitede bir ülke çin.

millet impact driver, impact wrench gibi ürünlerde yalpa var diye şikayet ediyor :D sanki bunlarla hassas delme işi yapacaklarmış gibi... matkapta mandrenin dış kısmına bakıp çok salgı var ya diyorlar, şikayet ettikleri videoların çoğunda matkap uçları salgısız dönüyor aslında.

kaliteli çin mallarını severim ben, o fiyat aralığında rakiplerinin üzerinde kalite ve özellik sunar genelde. bi iki segment daha üstün ürünü alırsın. no-name dibin dibi ürünler de çinden çıkma bunlar çöp evet. einhell bunlardan biri değil.
0
konetsu
(26.07.26)
@konetsu çin var çin var...

yorumlarına bakınca einhell iyi değil. muhakkak problem çıkmış ve destek yok dye hatırlıyorum.

bosch da almanya'da üretilmiyor nihayetinde o da çin. ama dediğim gibi çin var çin var.

yoksa tek batarya ile tümü kullanılıyordu einhell'de sanırım. müthiş olay. ancak dediğim problemler beni vazgeçirdi. ki hobi olarak makine alırım :)
0
gurur
(26.07.26)
@gurur benim yorumlarda gördüğüm sorunlar bahsettiğim gibi özellikle yalpa/salgı olayı ki matkap olmayan cihazlar için bu problem değil matkaplarda da genelde mandrenin içinde ucu etkileyen bi yalpa olmuyor. dış taraftaki yalpalamaya takılıyorlar tamamen etkisiz bir durum bu.

çok fazla geri gönderdim değişim yapıldı şeklinde yorum da gördüm özellikle bu yalpa konusuyla ilgili. değişim/onarım konusunda çok sıkıntı çıkarıyor destek vermiyor gibi bir izlenim oluşturmadı.

sözlükte güncel yorumlarının ve garanti ile ilgili yorumların büyük kısmı olumlu.
eksisozluk.com
şikayet edende de kırılan parçayla alakalı konu, fiziksel hasar hiçbir markada garanti kapsamına girmez?

bosch'un garanti/servis süreçleri de çok daha iyi görünmüyor. şikayetvar'da einhell'in puanı biraz daha düşük evet ama bosch da düşük www.sikayetvar.com

3 yıl kadar önce mercedes f1'a da sponsor oldu ve birçok aleti takım tarafından kullanılıyor www.einhell.com.tr

c serisi yani classic serisi ürünleri genelde daha düşük kalitede gibi görünüyor bunlar yine no-name ürünlerden iyi olsa da çok çok az kullanmayacaksanız tercih etmemek daha doğru olabilir. expert serisi ve üzeri benim aldığım tüm ürünler.

bir diğer gördüğüm ve benim de birkaç kez başıma gelen problem matkapta cihaz duruyor tetiği bırakıp tekrar bassan da çalışmıyor bataryayı söküp takmak gerekiyor zorlanınca.

bu ürünün kendisinden değil de bataryadan gibi, 60nm matkapta 2ah aküyle bunu bazen yaparken 4ah aküyle yapmıyor mesela. 2ah akü de yeni şarj etmişken tam doluyken yapmadı sanırım hiç. aşırı akıma karşı bataryadaki koruma sistemiyle alakalı olabilir ama gücü kesince direkt kendini resetlemek yerine sök tak gerektirmesi can sıkıyor biraz.

çok zorlanmadıkça 2ah ile de bu problem olmuyor. şehir dışına çıkarken yanıma sadece 2ah aküyü almıştım metal ucuyla 3 tane bayağı sağlam çelik vida deldik hem tek küçük bataryanın gücü ve şarjı yetti hem bu problemi çıkarmadı. daha çok vidalama sırasında olabiliyor bu olay. başta yalama vida sökmek için olan şu speedout tarzı şeylerden denedik ama vidalar sertleştirilmiş çelik olduğundan yalama vida sökme şeyleri yalama oldu :D mecbur matkapla patlattık.

matkap dekupaj süpürge kompresör ve üfleyici var birkaç güne de darbeli somun sıkma almayı düşünüyorum.

bu arada sanayide kullanılmaz/profesyonel kullanılmaz deniyor da ben sanayide assur ve benzeri dibin dibi ürünlerden kullanan "usta" bile gördüm :D einhell her türlü kullanılır gibi. işçiliğini beğendiğim şu arkadaş da birkaç einhell ürünü kullanıyor mesela www.youtube.com birkaç başka youtube'da video paylaşan ustada gördüm. sponsorluk vardır yoktur bilmiyorum artık. ama işlerini görüyor.
0
konetsu
(26.07.26)
aldım :) i.imgur.com
TP-CW 18/350-C Li BL - Solo 3800'e geldi.
www.einhell.com.tr
0
konetsu
(30.07.26)
kalite olarak Einhell ile ilgili bir bilgim yok, kuzey amerika'da kullanilmiyor.
ama yakin zamanda elektrikli herseyi sattim komple pilli sisteme gectim.
simdiye kadar aldiklarim:
1 tane impact driver
2 tane daire testere, biri tahta kesmek icin digeri metal.
3 tane pil, 2 tane sarj aleti.
bendeki piller 2.0Ah, cabuk bitiyor. tavsiyem 4.0Ah olur pil olarak. Daha cok kapasiteye bence girmemek lazim cunku bu sefer pil buyuyor ve alet agirlasiyor.
0
cooperr
(30.07.26)
(5)

Ev Sahibinin Eve Ekspertiz Göndermek İstemesi

sislerrr
Merhabalar,Ev sahibi bugun benı aradı ve icralık oldugunu yüksek bir miktar davadan para kaybettiğini söyledi. Eve ekspertiz geleceğini ve evde olmamızı talep etti. Ben de neden geleceğini sordugumda da mal varlığını anlamak için geleceklerini belirtti. Evi mi satacaksınız diye sordugumda ise, oyl
Merhabalar,
Ev sahibi bugun benı aradı ve icralık oldugunu yüksek bir miktar davadan para kaybettiğini söyledi. Eve ekspertiz geleceğini ve evde olmamızı talep etti. Ben de neden geleceğini sordugumda da mal varlığını anlamak için geleceklerini belirtti. Evi mi satacaksınız diye sordugumda ise, oyle bir durumun olmadıgını belirtti. İlk defa kiracı oldugumuz için ( tam 1 sene geçti ) bir hata yapmamak adına sizlere sormak istedim. Bu durum nereye gider ? ( 3 yıllık sözleşmemiz mevcut )
-1
sislerrr
(24.07.26)
Sizlik bir durum yok. Yapılması gereken ekspere makul bir zamanda evi göstermek, kiraları düzenli ve kayıtlı biçimde ödemeye devam etmek.
0
orient blue
(24.07.26)
borçlarına karşılık evin değerlemesi yapılacak makul bir istek gösterin ekspere.
borcunu ödeyemezse evini ipotek ederler. sizlik bir durum yok.en olmadı bankanın kiracısı olursunuz.
0
jamswety
(24.07.26)
3 yıllık sözleşme ne ki?
Yeni bir şey mi çıktı?
-1
Mirket
(24.07.26)
Sözleşme yeni olan kişiyle bağlar ancaaaaak yeni alan kişinin aynı il veya ilçede başka evi yoksa ev ihtiyacı varsa ihtiyaç nedeniyle tahliyemizi isteyebilir bu da yasal. Sözleşmenin üç yıl olmasıyla bir yıl olması arasında hiçbir farkı yok. Sadece 3 + 10 yıl 13 yıl kalabilirsiniz bir yılı sözleşmelerde 1+10, 11 yıl olarak uzatılabilir.
0
ground
(25.07.26)
sonuç?
-1
sivri_sinek
(31.07.26)
(6)

en son hangi kitabı okudunuz ve şimdi hangi kitaptasınız?

kurmalifare
sbfakat kendim de cevap vermek istiyorum. Uzun süredir kitap okuma alışkanlığını edinme hevesim vardı. Hatta bunun için 2022 den beri kitap önerilerimi telefona not alsam da bu konuda kendimi hiç zorlamamıştım ve bu alışkanlık`tsundoku` dan ibaret kaldı. Şimdi planlı ilerliyorum, 1 saat gibi makul b
sb
fakat kendim de cevap vermek istiyorum. Uzun süredir kitap okuma alışkanlığını edinme hevesim vardı. Hatta bunun için 2022 den beri kitap önerilerimi telefona not alsam da bu konuda kendimi hiç zorlamamıştım ve bu alışkanlıktsundoku dan ibaret kaldı.

Şimdi planlı ilerliyorum, 1 saat gibi makul bi hedefim var ve her biri için deadline ekliyorum.

Bu ay içerisinde okuduğum iki kitabım Cengiz Aytmatov'dan beyaz gemi ve Paulo Caelho'dan Simyacı oldu ve başlangıç için çok yerinde tercihler olduğunu görüp motive oldum. İki kurgu üzerine yazılmış kitabın ardından Antik Roma ve Yunan üzerine kaleme alınmış Jerry Toner'den Antik Dünya'ya başladım. Yazar, Aristokrat ve elit kesimden ziyade alt sınıfın sosyal hayatını, yaşam koşullarını bulgular ışığında kaleme almış. Dili rahat ve anlaşılır.

Herkese keyifli okumalar ₍^ >⩊< ^₎Ⳋ
0
kurmalifare
(24.07.26)
Oscar Wilde - Dorian Gray'in Portresi son okuduğum kitap. Şimdi de Stendhal- Parma Manastırı' na başlıyorum.
0
rock n roll
(25.07.26)
Dolunay Katilleri: Osage Cinayetleri ve FBI’ın Doğuşu okudum. Güzeldi

Şimdi ise Moskova'da Bir Beyefendi romanını okuyorum. Güzel gidiyor
0
put it in your appropriate place
(25.07.26)
Haşhaş savaşı üçlemesine başladım. İlk kitap bitti şimdi ejderha cumhuriyetini okuyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(26.07.26)
En son uçurtma avcısını okumuştum. Güzel kitaptı. Afganistan'ın öncesi, dünü ve bugünü hakkında fikir sahibi olmak için, yaşananları bir çocuğun gözünden izlemek için okunması gereken, asla sıkıcı olmayan bir kurgu roman. Ya da yazarın otobiyografisi olabilir. Bilemedim.

Şimdi İnce Memed'i okuyorum. Kitap okumayı çok sevdiğim halde yanımda kitap taşımak fikri bana hiç cazip gelmiyor. Allahtan kargo pantolon yan cebine sığan bir e book'um var. Kitaba başladım ki 20 yıllık Nook e book'um beni terketti. Haddinden fazla yaşlanmıştı. Önce sayfa çevirme konusunda isteksizleşti, Sonra da şarj ederken şişip kaldı.
Yeni bir e book ile yoluma devam ediyorum. İkinci kitaptayım. İlk okuyuşum lise yıllarıydı sanırım. Kitaplardan her okuyuşta alınan tat farklı oluyor. Bazı bölümlerde gereksiz uzamalar olduğunu düşünsem de harika bir kitap. Genç Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki sancılar. O sancılarla inim inim inleyen köylülerimiz. Hangi yollardan geçip nereden nereye geldiğimizi bir usta kalemden okumak harika bir duygu.
Gereksiz uzamalar deyince aklıma Staretz Zosima geldi. Nasıl bir çağrışımsa yıllar öncesi okuduğum Karamazof Kardeşlerden adıyla soyadıyla kalkıp geldi. Dostoyevski paraya ihtiyacı olduğu bir an, tefrikanın uzatılması kaygısıyla olsa gerek, bu keşişin hayatını çok da alakalı olmadığı halde kitabın içine koca bir bölüm halinde koymuş ama o kadar muhteşem anlatmış ki, bir solukta okumuştum.
Sanırım sıradaki kitap Keşiş Zosima hatırına Karamazof Kardeşler tekrarı olacak. Gerçi Janet Wallach'ı koymuştum da sıraya. Bakalım artık.
0
Mirket
(26.07.26)
Sait Faik Abasıyanık - kumpanya. Tiyatro ve Istanbul odaklı bir kitap
0
pembediken
(29.07.26)
en son lyndsay gibson'ın how to raise an emotionally mature child'ını dinledim, şimdi campbell&stauble'ın tiny humans, big emotions'ını dinliyorum. sesli kitaplar iyi ki var, çok uzun zamandır okuyamıyorum
+1
mezzosprite
(30.07.26)
(22)

Bu teklifi kabul eder misiniz?

bobinhoo
Diyelim ki 20 yıllık güvendiğiniz bir arkadaşınız var. Öyle boş beleş bir adam değil, ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun.Kendisi batum'daki
Diyelim ki 20 yıllık güvendiğiniz bir arkadaşınız var. Öyle boş beleş bir adam değil, ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun.

Kendisi batum'daki casinoların bazılarında bir oyun bulmuş ve bunun doğru oyun ve strateji ile yenilebileceğini farketmiş (şu 21 filmindekine benzer şekilde). Arkasındaki matematiği kendim doğrulamadım ama bu konuda hata yapacak biri değil kolay kolay.

Yani "bu kupon kesin tutar yeğenim" diyen dayılarla aynı kefeye koymayın diye anlatıyorum.

Size teklifi şu, gel sana oyunu ve stratejiyi güzelce öğreteyim, benim adıma oyna diyor. Tüm parayı o koyacak ortaya, kar da onun, zarar da tamamen onun. Size oynadığınız süre boyunca sabit bir miktar verecek kar da olsa zarar da olsa (oynadığınız saat başına 100 dolar mesela). Kar olması durumda da %1 pay.

Tüm ulaşım, konaklama masrafları da ona ait, yani sizin aldığınız hiç bir risk yok maddi olarak; maaşlı eleman gibi.

Ha tabi akla ilk gelen soru "kendisi niye oynamıyor?" olacaktır. Zaten uzun süre oynamış ve casinolar belli bir yerden sonra bunun o oyunda kaybetmediğini fark edip, onu o oyundan blacklist etmişler. Oyuna oturmaya çalıştığında oradaki çalışanlar gelip, bu oyunu oynamanızı istemiyoruz diyorlar kibarca.

Belli bir yerden sonra siz de blacklist olacaksınız muhtemelen, ama öyle arka odalarda dayak yemek falan gibi bir şeyler yok kesinlikle.

Malum kumar insanları en çok korkutan kötü alışkanlıklardan biri son zamanlarda, sırf işin içinde kumar var diye çekinip kabul etmez misiniz? Yoksa bu şartları baba oğluna sunmaz deyip kabul eder misiniz?
📊 Teklifi kabul eder misiniz?

Bu anket sona erdi. 66 oy kullanıldı.

-1
bobinhoo
(24.07.26)
Kabul etmem, bu yaştan sonra oturup ders çalışır gibi kafama bir şeyler dolduramam.
Birisi için de kendimi blackliste aldırmak istemem.
Sadece masraflarımı değil kardan da pay verecek olsa biraz daha düşünürdüm üzerine ama değmez.
0
mutekebbir
(24.07.26)
hocam bu şekilde kolay yoldan para kazanmanın tadını alırsanız, maaşlı işle para kazanmak zor gelir size. kolay yoldan para kazanma peşine düşüp kumar/sanal kumar bağımlılığına düşebilirsiniz. bence hiç bulaşmayın, zira bir noktada psikolojiniz bozulabilir.
+7
shadowfollower
(24.07.26)
"ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun."

Bunlar hiçbir şeyin garantisi değil. Tam tersine böyle insanlar kendi zekalarının her şeye uzandığını zannedip egolarına yenik düşerek çok pis tornaya gelebiliyorlar.
+8
peki madem
(24.07.26)
beyin her daim üşengeç ve kolaycı bir organdır. büyük paraları kolay yolla kazanır ve buna alışırsanız. ekonomik zorlukta kaldığınızda mantıksız hareket eder ve hata yaparsınız. bağımlılıkla ilgili yapılan çalışmalarda bağımlılığın tamamen sönümlenmediği ve yok olmadığı belirtiliyor. bağımlılık konusunda yani 1 kereden bir şey olmaz denilen söylem yanlış bir söylem. eğer bağımlılıkla ilgili bir gen var ve sizdeki bu gen bağımlılığa yatkın değilse bu teklifi değerlendirin.
0
mikahakkinen
(24.07.26)
'İlerde kumar bağımlısı olacağım ama o zamana kadar iyi para kazanacağım bir fırsat geçti elime.' diyorsunuz yani?

Bir de;
'ama öyle arka odalarda dayak yemek falan gibi bir şeyler yok kesinlikle.' demişsiniz de, bu kesin bilgiden nasıl emin oldunuz öyle? Adamlar eninde sonunda uyanınacaklar ve finalde dayakla kurtarabilir misiniz acaba?
+3
Mirket
(24.07.26)
Madem bu kadar garanti bir yol bulmus Batum'da degil dunyanin geri kalanindaki casinolarda da geze geze ayni taktigi uygulayabilir. Ya da arada kucuk kucuk kaybedip en sonda buyuk kazanip gider taktik farkedilmesin diye.

Bir casino mudurunun videosu vardi, kendini en zeki zannedip sistemi yenebilecegi dusunenler egolari sebebiyle en cok kaybedenlerdir diye.
+6
sertac akin
(24.07.26)
Eğer ortada cidden çözülmüş bir algoritma varsa bu kumar olmuyor ki zaten? Ancak kumar olmadığı için iyi bir durum da oluşmuyor çünkü yapılan iş çok büyük ihtimalle legal değildir. Tutup da Gürcistan'ın casino mevzuatını bilemem tabi ancak tarif ettiğiniz şey en hafif tanımıyla gri bir alanda kalıyor. Çünkü o makinalar şans oyunu amaçlı tasarlandı, siz bunun etrafından dolaşırsanız ve risksiz fayda sağlarsanız bu objektif şekilde "hortumlama" oluyor. Elbet bir yasal yaptırımı vardır eğer yaptığınız ispatlanabilirse.

Ben düz adamım, tutup "ya bir şey olmaz olum ya" düsturuyla sırf başkasına bir şey olmadı diye bir kumarhanenin sistemindeki açıktan faydalanmak üzere yurt dışına çıkmam :D Çok fantastik bir şey bu.

Bu seçimimde "kumar kötü bir şey" gibi genel geçer bir ahlaki tutumun zerre alakası yok. Çünkü zaten ortada kumar yok. Mesele bundan çok da riskli bir şey.
+1
akhenaten
(24.07.26)
ben oynarım arkadaşınıza iletebilirsiniz 2009 öss sıralamam 10907
0
rajkoothrapali
(24.07.26)
arkadaşınız sizin ulaşım, konaklama, yeme içme gibi masraflarınızı karşılayacak. maaş verecek. kar ederseniz pay verecek. dayak yeme şansınız da yok.

kabul etmemek için ne sebebiniz var ki?
-1
co2s2
(24.07.26)
Arkadaşlar benzer işi binlerce insan Blackjack oyununda ABD'de yapıyor zaten, dayak mayak gibi şeyler söz konusu değil. Ortada yasal olmayan da bir şey yok (hile vb.). Zaten random sokaktan çevirdiğiniz herkesin yapabileceği bir şey de değil, biraz sayısal zeka ve bol bol pratik gerektiriyor. Bu yüzden adam herkese teklif edemiyor bu işi, altından kalkabileceğine inandığı ve güvendiği insanlara ediyor.
-1
🌸bobinhoo
(24.07.26)
Eee Yap o zaman. Bize ne sordun?
0
Mirket
(24.07.26)
@Mirket

Sorunun neresine bana böyle bir teklif geldi, lütfen akıl verin arkadaşlar dedim acaba?
Bu konuya çevremdeki insanların tepkilerinden sonra random başka insanlar böyle bir teklife nasıl bakar diye kamuoyu araştırması yapıyorum sadece.
-1
🌸bobinhoo
(24.07.26)
bir kaç haftalığına yapılabilecek bir şey, zaten sürekli kazanırsanız çok uzun ömürlü olmayacaktır oyununuz. kendinizde kumar bağımlısı olma potansiyeli görmüyor, rasyonel düşünebiliyorsanız güzel teklif, ben kabul ederdim.
0
atom karincanin torunu
(24.07.26)
Yeterli vaktim varsa yapardım muhtemelen.
0
kumandanim
(24.07.26)
macera arıyorsanız ne duruyorsunuz?

ama biz çok makine çözen adamlar gördük. dikkat edin size kredi çektirmesin orada. para hazır göndereceğim paranın çözülmesini bekliyorum diye :)
0
Jazz
(24.07.26)
Bitik durumda ve beni gözüne kestirdi diye düşünürüm. Kumar bağımlılığı zeki insanları daha çok içine çekiyor. Karakterini de değiştirdiği malum olduğuna göre amaç beni bir şekilde Romanya'ya çekmek ve bir planın içinde yok etmek olabilir.

Kumara alıştırmak, kumarhaneden komisyon koparmak, orada tanıştığı kişilere yem etmek dahil herşey aklıma gelirdi. Terslerdim
+1
hebanon
(24.07.26)
Valla açıkcası kumar ile ilgili hiçbir şeyi kabul etmem, olanları görüyoruz işte tekrar açıklamaya gerek yok. Ama gene de sorunuza bir yanıt verecek olursam bunu detaylandırayım:

1. Güvenilir arkadaş kısmı çok önemli. Sizin anlattığınızdan da kendisinin zeki biri olduğu izlenimini alıyoruz. Bu arkadaşınızın mevcut ekonomik, iş/kariyer, ailevi durumunu iyice bir gözden geçirin. Hiç ummayacağınız şeyler ile karşılaşmamak adına ilk test bu, insanların zamanla nasıl değiştiğini bilemeyiz.

2. Arkadaşınız paraya, servete önem veren birisi mi? Ne kadar büyük kazançlardan, paralardan söz ediyoruz ki kendisi bu dümeni sürdürmek istiyor? Neden daha fazlasının peşinde olduğunu iyice bir anlamaya çalışın, olasılıkları tartın. Belli ki daha önce hiç bilmediğiniz bir dünya bu kumarhane dünyası, karar vermeden önce 2 kere düşünün.

3. Size sunulan teklif "Gerçek olamayacak kadar güzel". Tüm masraflar arkadaşınıza ait, zararı da o üsteleniyor. Üstüne size maaş ödüyor ve kazançtan da % veriyor. Burada ya para çok tatlı ya da başka riskler var. Ayrıca arkadaşlığınızın içine para, hele de böyle bir ortaklık ilişkisi girerse istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Bunu göze alabilecek misiniz onun da yanıtını vermelisiniz. Bir de; sizin bu paraya ihtiyacınız var mı bu da önemli. Çok sıkıntıda olan bir insan için eğer gerçek ise büyük bir fırsat olabilir. Öte yandan işin bir de kumar bağımlılığı, hayatın alt üst olma olasılığı var. Her şey bir yana; riske atılacak şey çok büyük.

Ben "Duruma göre değişir" diye yanıtladım ama kuvvetle muhtemel bu teklifi kabul etmezdim.
+2
burka
(24.07.26)
Kafası zehir gibi olan biri kumarla kafayı zehirlemiş görünüyor .
Güç zehirlenmesi de böyle bir şey .
Hiç bu işlere girmeyin .
+1
diyecevaplandı
(24.07.26)
kendim kumara meyilli oldugum icin kabul etmezdim, cunku harbiden dogru cikarsa - ki bence dogru cikma olasiligi, 6/49 tutturmandan daha dusuk- isi gucu birakip butun mesaiyi kara listeye girene kadar ona harcarim.

ama yok kumar bana cekici gelmiyor diyorsan, bir de macera pesinde isen, denenebilir.

bir oneri, baslamak icin kesinlikle retainer alirim, yani hesaba bir $5000 attiririm, ordan harcarim. diyelim ki $500 kaldi ve pek kazanamadiniz, bir $5000 daha koymadan devam etmem, donerim. eksiye dusmem hicbir sekilde.

bir de %1 bence komik bir komisyon. ilk etapta saat ucreti OK ama harbiden kazanma durumu varsa komple komisyona ceviririm, 50/50 gibi.
0
cooperr
(24.07.26)
Hayatta kabul etmezdim. Bu teklif sonrasında da direkt uzaklaşır ve görüşmezdim sözde arkadaşımla.
0
j r r tolkien hayrani
(25.07.26)
Oyunda büyük bir tasarım hatası yoksa ya da arkadaşınız Laplace'ın Şeytanı falan değilse en iyi ihtimalle ağır kolpa sıkıyor ya da daha kötü bir niyeti var. Bedava peynir fare kapanında olur
0
fatihdr
(25.07.26)
Kibarca(şüpheli).
Adamlar bir şekilde aranızda bağlantı kurarsa sıkıntı olur. Neticede kumarhane,kasa kazanır.bir oyun kaybettirmeye başlarsa adamlar bunu inceler bence.dertsiz başıjıza dert almayın
0
denizciman
(25.07.26)
(4)

Sağlık spor kondisyon yoga ile ilgili birkaç soru

egerbiryolcu
36 yaşında bir kadınım.Kilom 46-50 civarı genelde Hareketli bir yaşamim var ama bunun sanırım kondisyona hiç etkisi olmuyor. Özellikle bacaklarım çok kuvvetsiz. Her gün ciktigim çok da abartı olmayan yokuş var mesela. Her zaman nefes nefese kalıyorum çıkarken dimdik duramıyorum. Çok yokuş biraz merd
36 yaşında bir kadınım.
Kilom 46-50 civarı genelde

Hareketli bir yaşamim var ama bunun sanırım kondisyona hiç etkisi olmuyor. Özellikle bacaklarım çok kuvvetsiz. Her gün ciktigim çok da abartı olmayan yokuş var mesela.
Her zaman nefes nefese kalıyorum çıkarken dimdik duramıyorum. Çok yokuş biraz merdiven çıkınca dizlerimin alt tarafı zangirdiyo resmen. Hiç esnek de değilim. Hiç vücudum dümdüz olmuyor yani istedigim şekli almıyor. Bir de her gün çok adım da atıyorum. Tabii ki spor amaçlı bir yürüyüş değil ama demek istediğim ham biri de değilim. On bin adım vardır ortalama günlük.
Bir de şöyle bir şey oldu benim düzenli bir tuvalet alışkanlığım yoktu zaten mide bağırsak rahatsızlıklarım da oluyordu bazen. Bu tempolu süreçten sonra baya şikayetlerim bitmiş her şey düzene girmişti. Bir hafta evde kaldım ve çok şiddetli bağırsak hastalığı yaşadım. Acaba benim en azından bağırsak mide ilacım belki harekettir.

Şimdi,
Özellikle bu bacak kuvvetlenmesi için ne yapmam lazım?
Esneklik için yogaya baslamak istedim?
Hareketlilik için evde yürüyüş koşu bandı mi bulundursam?
Başka neler önerirsiniz?
-1
egerbiryolcu
(23.07.26)
Bağırsak hareketliliği için günde 1 saat tempolu yürüyüş öneririm. Her gün aynı saatte olmasını tavsiye ederim. Ayrıca her gün aynı saatte bir kahve içip 15 dakika sonra 10 dakika klozette oturmayı alışkanlık hale getirmende fayda var. Bi tane de şundan al
www.amazon.com.tr

Kondüsyon için, o bir saatlik yürüyüşün içine seni beş dakika nefes nefese hale getirecek iki adet yokuş veya koşu koyman işe yarayacaktır.

Kas kuvveti ile postür bozukluğu için reformer plates yapmanda fayda var. İlla evde yapacağım dersen de şu teyzeyi takip et.

www.youtube.com

İlaveler yapayım. Teyzenin videolarıyla ilgilenecekseniz zor bir yerden başlarsanız hem kısa sürede havlu atarsınız ve hem de sakatlanma riski ortaya çıkabilir. Onun için bir Begginer serisi vardı. Oradan başlamanızda fayda var.

Evde koşu bandını tavsiye etmiyorum. Çünkü bildiğim kadarıyla koşu bantlarında belirli bir hızın üstüne çıkmak komşu kızdırma garantili oluyormuş. Alttaki komşu isyan etmeden kullanmak ise tekdüze olup zaman içinde (kısa sürede) faydasızlaşacaktır.

Akıllı saatiniz varsa ve kardiyo fitness düzeyi veya VO2 Max'ı gösteriyorsa onun gelişimi demek kondüsyonunuzun artışı demek oluyor ve isterseniz bu konuda daha detay bilgi verebilirim.

Ayrıca Google'dan nasıl yapıldığına bakarak, 6 dakika yürüyüş testi, 30 saniye otur kalk testi, 6 dakika yürüyüş testi, nabız iyileşme testi gibi testlerle ne durumda olduğunuzu da test edebilirsiniz.
0
Mirket
(23.07.26)
iskelet sistemini ayakta tutan kaslar,
hareketsizlik,
uykusuzluk,
beslenme,
stres,
saglikli olmadiginda, vucudu yumusatiyor,
günlük merdiven cikmaya özen göster,
merdivenden inerken yavaş inmeye bak,diz kapaklarini üzen sey; hizli merdiven inmek,
iki duvarin birlestigi kösede
yada oda kapisinin kirisine ,
iki kollarini acarak ,ayakta iken şinav cekiyormus gibi, bunu yapmak faydali.
m.youtube.com
0
designer
(23.07.26)
bağırsak, yürüyüşü sever.
yoga iyi gelecektir. kaslandırmadan güçlendirir.
0
co2s2
(24.07.26)
aynı yaştayız, ben 52-54 kg civarıyım, benim de hareketli bi yaşamım var, köpeğim var yürüyoruz koşuyoruz falan ama şikayetlerinize bunların etkisi tam olmuyor bence. bir de yakın zamanda bel ağrısı yaşayıp doktordan "beliniz düz zaten, ağrı da fıtık başlangıcı olabilir" lafını duyunca bi fizyoterapist eşliğinde reformer yapmaya karar verdim. çünkü hem metabolizmamız yavaşlıyor tam da bu yaşlarımızda hem de genel sağlık için postür her şey. o nedenle yoga ya da pilates gibi vücudu doğru pozisyonlarda kuvvetlendiren bir spor ben de öneririm.
0
ofelia
(24.07.26)
(8)

dışarda yeme içmeye en son ne ödediniz?

alester
dışarda yeme içme sıklığınız nedir ve en son neler yiyip ne kadar ödediniz?
dışarda yeme içme sıklığınız nedir ve en son neler yiyip ne kadar ödediniz?
0
alester
(23.07.26)
İşte öğle yemeği dışında çok nadir dışarıda yediğim. O da haftada iki kere genelde. En son tavuk burger, çıtır tavuk, patates, ve kutu gazoz için 500 lira verdim.
0
inheritance
(23.07.26)
haftada 1 - 2 defa. ortalama 800-1500 arası tutuyor iki kişi kebap, çorba, pide vs. nadiren mekana göre 2000-2500 çıkabiliyor.
0
orpheus
(23.07.26)
oğlum ve 2 yeğenimle sinema öncesi fast food yedik. 1500 lira civarı bir şey ödedim.
0
co2s2
(23.07.26)
2 kişi yemek yedik 1350 TL ödedim
0
kendimefotograflarim
(23.07.26)
İzmir yakını bir tatil merkezi ilçedeki GYM salonundan günübirlik çalışma ücreti sordum. 750 tele dedi. Yeme içme değil gerçi de.
0
Mirket
(23.07.26)
Geçen cumartesi mantı yedim. Tabağı 580tl
Tabakta ıspanaklı, patatesli, kıymalı çeşitleri vardı. Ispanaklı mantıya o kadar para ödemek bana fazla geldi ama artık piyasası nedir onu dahi bilmediğim için az mı ödedim çok mu ödedim bilmiyorum.
0
umutt
(23.07.26)
1500e patlıyor ortalama
0
Hallegadola
(23.07.26)
geçen hafta esattaki yıldız aspavaya girdim. 2 kişi SSK yendi, içecekler adisyona dahildi. haricinde gelen patates, mevsim salata, kaşarlı mantar, çiğköfte, çay ve dondurmalı irmik helvası ile beraber 1800 lira hesapla kalktık.
0
kurmalifare
(24.07.26)
(10)

Toyota CH-R Hibrit 2026 Model

elektr10
Valla ben çok beğendim. Flame paketi 2.250'ye düşmüş. Sizce nasıldır? SUV diyorlar ama bence SUV gibi de değil ama araba gerçekten çok tarz olmuş eski kasaya göre. Sizin yorumunuz nedir? "Bu paraya şunu alırdım" dediğiniz marka-model var mıdır?
Valla ben çok beğendim. Flame paketi 2.250'ye düşmüş. Sizce nasıldır? SUV diyorlar ama bence SUV gibi de değil ama araba gerçekten çok tarz olmuş eski kasaya göre. Sizin yorumunuz nedir? "Bu paraya şunu alırdım" dediğiniz marka-model var mıdır?
0
elektr10
(22.07.26)
Teknik detay bilmiyorum ama baktim simdi guzel gorunuyor. Eskisinde arka taraf bir garip duruyordu, hem de cok basikti sanirim arka koltuklar.
0
mbond
(22.07.26)
2025 modelini yurtdışında şirket aracı olarak kullanıyoruz, en uzun yolculuğum aynı gün içinde 14 saat civarıydı. Keyifli minik bir araç, içi ve bagajı geniş değil ama adaptif cruise kontrol, şerit takibi, kör nokta uyarısı, çarpışma engelleme gibi özellikleri ile uzun yol, sıkışık trafik farketmeden keyifle kullanılabilecek bir araç olmuş.
0
kimlanbu
(22.07.26)
Suv ve toyota kullanmayi seviyorsaniz alin. Sorunsuz zaten. Hybridse tadindan yenmez. Keyifle kullanirsiniz. Dediginiz gibi suv degil, adi suv. Arka kisim kucuk ve basik. Cogu b-suv modellerde oldugu gibi.

Ben suv da toyota da sevmem. Fakat kisisel bir durum tabi bu.
0
narod
(22.07.26)
Deneme sürüşü yaptım. Arabaya amortisör takmayı mı unutmuşlar. Yolda çakıl olsa hissedersin. Parası cebimdeydi. Üzülerek vazgeçtim.

Bir de arkadaki yolcular için hiç de eğlenceli olmaz. Arka pencere camlarında çok cimri davranmışlar.
0
Mirket
(22.07.26)
gayet güzel ama o paralara alınmaz. çünkü SUV değil, SUVcuk. ben de arabayı değiştireceğim ama araba almak çok zor. o kadar çok alternatif var ki optimumunu almak istiyorsun ve tercihler arasında çok kararsız kalıyor insan. DS4, İonic 5, Alfa Tonale ve BMW iX1. şimdilik bunlara indirgedim. umarım ağustos bitmeden aracı değiştireceğim :)
0
ending credits
(22.07.26)
arka görüş sıfıra yakın, arka koltuklar fiat panda ayarında.
0
orpheus
(22.07.26)
Bagaj ihtiyacı yoksa ve arkada kimse oturmayacaksa değerlendirilir
0
mirty
(22.07.26)
ioniq alırım o paralara
+1
gurur
(22.07.26)
Üstüne biraz daha çıkabiliyorsam sıfır formentor yoksa da ikinci el temiz formentor bakardım o paraya.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(23.07.26)
çok dar ve turbosuz bir araç ayrıca mtv'si 1.8 motor nedeniyle senelik 20k civarı
0
Murat1407
(29.07.26)
(12)

para piyasası fonu hk

Rondak
ben garanti kullanıyorum hangisini almayalım hiç anlamadım :)mesela şöyle bir şey var ama aylık getirisi %3 yazıyor. faizden nasıl daha iyi oluyor buhttps://ibb.co/gLk62tx7
ben garanti kullanıyorum hangisini almayalım hiç anlamadım :)

mesela şöyle bir şey var ama aylık getirisi %3 yazıyor. faizden nasıl daha iyi oluyor bu
ibb.co
0
Rondak
(21.07.26)
Genelde yatırıma ilk girenler için öneriyorlar...ben de alıp sattım biraz tez csnlı biri olarak. Nasıl kar ediyorlar anlamış değilim
0
gadlemler
(21.07.26)
Şu listeden istediğinizi alabilirsiniz

www.tefas.gov.tr
0
Mirket
(21.07.26)
@mirket

Alayım da aylık getirisi yazan yerde %2 %3 yazıyor neden öyle onu anlamadım

46 faiz veren bankalar var. aylık %4 civarı daha iyi değil mi? Ben mi bir şey kaçırıyorum
0
🌸Rondak
(21.07.26)
Geçen ay o kadar getirmiş. Önümüzdeki ay farklı olabilir. Getirileri günlük belli olur. Risk sevmiyorsan Risk seviyesi 1/7 yazanları seçmelisiniz. Vadeli mevduat civarı kazandırır. İstediğin zaman günlük satıp alabilirsin. Ama öğleden önce talimat vermelisin. Kendi bankanın PP fonlarını alırsan gün boyu alıp satabilirsin.
0
Mirket
(22.07.26)
@mirket

ben sabit sanıyordum şimdi anladım. evet o zaman daha mantıklı çok teşekürler bilgi için🙏
0
🌸Rondak
(22.07.26)
para piyasasi fonlarinin getirileri genelde faizle benzer oluyor. ben acikcasi getiri olarak pratikte faize koymakla bir farkini pek goremiyorum, hatta dediginiz gibi bazen daha kotu oluyor.
avantaji sanirim gunluk alim satim yapilabilecek sekilde daha esnek olmasi. ve icinde yatirim yapilan devlet tahvili gibi bazi yatirimlarin riskinin bankaya yatirilan mevduatlardan farkli olmasi.
0
king lizard
(22.07.26)
fonların olayı bitti. stoptaj, vergi vs. derken kar marjları düştü.
0
HellKeePer
(22.07.26)
maaş yattı kartı kirayı ödeyeceksin diyelim o parayla günü gelmeden 5 10 gün neyse ppf ye koyuyorsun 300 500 paranı alıyorsun .

şaks diye bozabilmen avantajı vadeliye göre.
+1
jülsezar
(22.07.26)
Çok güzel özetlemiş.

www.youtube.com
0
Mirket
(22.07.26)
faize para koyunca belli bi kısmı yatırmıyor. ppf'de böyle birşey var mı?
eğer yoksa ppf'nin günlük faiz kazanma dışında ne avantajı var ben anlamadım.
0
plastic_angel
(22.07.26)
Paylaştığım videoda, istediğin zaman çekme avantajı ile bileşik faiz avantajından bahsedilmiş. Özellikle bileşik faiz konusu büyük avantaj sağlıyor. Ayrıca her bankadan her bankanın fonuna para yatırabiliyorsun.

Vadeli mevduatta, sürekli fazla faiz veren banka kovalaman, hesap açıp hesap kapaman gerekiyor. Söylediğin şekilde ilk elde göremediğin dezavantajlar da cabası
0
Mirket
(22.07.26)
Para basan fonlar ve hisseler varken ppf ve faiz nedir allasen? Hangi çağdayız?
-1
a summer day
(22.07.26)
(11)

Hangi köpek ırkı sizin yaşam tarzınıza en uygun?

ContextualizedChaos
Hangi köpek ırkı sizin yaşam tarzınıza en uygun? Günlük rutininiz, çalışma saatleriniz, ev ortamınız ve beklentilerinizle neden uyum sağladığını düşünüyorsunuz?Ayrıca hangi köpek ırkına sahip olmak isterdiniz ve bunun sebebi nedir?Not: “Köpek beslemek zor, şöyle olur, böyle olur, evde köpek olmaz,
Hangi köpek ırkı sizin yaşam tarzınıza en uygun?
Günlük rutininiz, çalışma saatleriniz, ev ortamınız ve beklentilerinizle neden uyum sağladığını düşünüyorsunuz?
Ayrıca hangi köpek ırkına sahip olmak isterdiniz ve bunun sebebi nedir?

Not: “Köpek beslemek zor, şöyle olur, böyle olur, evde köpek olmaz, sahip olmak istemezdim” tarzı gereksiz cevaplar yazmaya zahmet etmeyin. Bu soru köpek sahiplenmek isteyenlerin deneyim ve tercihlerini konuşmak içindir.
-4
ContextualizedChaos
(21.07.26)
Sosis köpek.
0
kizil karga
(21.07.26)
Bana en uygun ingiliz bulldog. Egedeyiz 45 derece, sürekli dışarı çıkıp gezmek isteyen köpek beni yorar. Ağır sakin olmalı ben zaten aceleciyim o sakin olmalı ki dengeleyelim.
+1
mikahakkinen
(21.07.26)
İzmir'de yaşıyorum. Soğuk bir yerde yaşasaydım Husky derdim. Havlamak değil ama ulumak huyları vardır. Onun için de çevreyi rahatsız etmeyecek kadar müstakil bir ev gerek.

O olmazsa Alman çoban köpeği derim. Duruşundaki asalet yeterli. Zeka sıramasında da zirveye yakın. Daha önce bilikte yaşamışlığımız var. Bir gözünün hep sende olması. Bazan söylemeden anlaması muhteşem. Her zaman ama mevsiminde özellikle çok fazla tüy dökmesi problem. Hareketliliği bazen yorsa da insan severek katlanıyor. Apartman dairesi hayvanı değil. Bahçe şart. Yaklaşık 16 sene yaşıyorlar. O süre yaşayacağımı ve zorunlu durumlarda bırakacak kişilerim olduğunu bilsem ve bahçeli müstakil bir evim olsa bir gün durmam sahiplenirim.

Hayvanları seviyorum. Geçenlerde Urla'da bir kahvaltı yerinde köpeğini çatal ile besleyen bir canlı vardı. Parklarda köpeğinin kakasını almayan canlılar da var. O canlı çeşidini sevmiyorum.
0
Mirket
(22.07.26)
büyük cinsleri seviyorum güreşebilmem lazım hayvanla :) imkan yok tabii ama olsa idi büyük cinsler, kangal birinci sırada sonrasında alman kurdu, büyük sayılmaz ama becerikli ve zekası nedeni ile border collie
0
selam
(22.07.26)
biz yıllarca kısa bacaklı köpek sevdik. sokağa terk edilmiş, kısa bacak sosis-sokak köpeği kırması bi köpeğin ilanını görünce dayanamadık sahiplendik. daha önce hiç köpeğimiz olmamıştı ama bi şekilde o bize biz ona uyum sağladık. şu an onsuz bi hayat düşünemiyorum.

müşkül durumdaki bi köpeği sahiplenip de mutsuz olmuş birisi hiç duymadım.
+1
a7x
(22.07.26)
keşke bir goldenım olsaydı hayat kalitem en az 3 kat artardı diye düşünüyorum
0
Hallegadola
(22.07.26)
öncelikle bir köpek ırkı sizin bir mağazaradan aldığınız bedeninize uyan bir kıyafet gömlek değil.

büyük veya küçük ırk köpeğin sizinle uyumlu olup olmayacağına karar verebileceğiniz tek nokta vücudunuz ve yaşınız. Yaşlı bireyler için büyük ırklar uygun değil çünkü yeri gelir bu köpeği kucağınızda taşımanız gerekir. Veya daha zayıf biri insan için de büyük ırk uygun olmayabilir, ani çekiştirmede direnç uygulamayabilir sizi sakatlayabilir. Şişman biri için küçük ırk da problem olabilir. Akrep nalan'ın köpeğini uyurken ezme efsanesi gibi.

tüm bunların dışında gönül rahatlığı ile her "ırkı" besleyebilirsiniz. Eviniz 20m2 mi? kangal besle. Çünkü kangal rizeli müteahhit değil 500m2 ev aramaz. Sadece sizi arar. Yanınızdan uzaklaşmaz. Siz 100m2 evi ne kadar kullanıyorsanız o da o kadar kullanır.

antalya'da mısın? Husky sahiplenebilirsin. Sanılanın aksine husky sıcaktan bayılmaz. Tüy yapıları nedeniyle bizden çok daha hızlı iklime uyum sağlarlar. Ör: çok sıcak diye köpeği tıraş etmek çok büyük bir yanlış. Derisinde bir problem yoksa yapılmamalı. Dilerseniz basit termometrelerle veya termal kameralarla deneyebilirsiniz.

köpekle bağınız önemli. Bir kangaldan dünyanın en sakin köpeğini de yaratırsınız, bir terrierden canavar da çıkarabilirsiniz.

Bir köpeğin zihinsel, fiziksel aktivitelerini yerine getirebilecek bir hayatın var ise hep köpek sizin için uyumlu olur. (gün içerisinde gezdirmek, koklamasına, sosyalleşmesine izin vermek)

yolunuz bir tanesiyle kesişsin en güzel, en uyumlu ırk o olur, merak etmeyin.
-6
croswell
(22.07.26)
Antalya'da değil ama İskenderun'da Husky besleyeni görmüştüm. Penguen de besleyebilirsin. Kutup olması şart değil. Ağzı dili yok. Tercih hakkı yok. Olanla ve verdiğinle yetinmek zorunda.

Hayvanat bahçesinde ya da sirkte kafese Aslan tıkan insanoğlu Apartman dairesine Kangal da tıkar yani. Sonuçta tasmayı tutan kuralı koyuyor. Düzen böyle.
0
Mirket
(22.07.26)
köpek tüy yapıları çift katmanlıdır. Üst katman ve alt katman çaprazdır. Köpeği sıcak ve soğuk iklimlere karşı korur, ılıman kalmasını sağlar.
Pengueni sıcak iklimde yaşatamazsın. Deveyi de soğuk iklimde. Buna evrim diyoruz. Milyonlarca yıllık süreç. Senin düzenin değil doğanın düzeni belirliyor. Evrim buna karşı olsaydı evet husky'i de yaşatamazdın. Ağzı dili olmasına gerek yok. Cildinde döküntülerden sık sık oluşan egzamalardan anlarsın. İklim ile ırkı bağdıştıramadığın yerde sahibinden izin iste ve köpeğin cildini kontrol et.

her şeyden öte zaten öncelik sahiplenmek olmalı. Başta da söylediğim gibi "ırk" seçme lüksünüz yok.
-4
croswell
(22.07.26)
Bu soruyu kendime sormadan direkt zor durumdaki bir köpeği sahiplenmiştim. Benim yaşam tarzıma en uyan köpek buymuş meğer. Maltese terrier kırması küçük ırk. Kendim de ufak tefek olduğum için büyük köpekleri zaptetmekte zorlanırmışım bu deneyimden sonra anladım. Irkın genel özelliği olarak değil ama benim köpeğim bireysel olarak herhangi bir sosyalleşmeden hoşlanmıyor. Bu da yaşam tarzıma uygundu. Buradan da çıkarmanız gereken asıl konu,, köpeğin ırkından öte bir karakteri olabileceği. Reaktif bir köpek bir her insan için çok zor bir şey mesela. Agresif-reaktif hangi ırk olursa olsun çok sabırlı ve dirayetli olmak gerekiyor.
+1
alaimisema
(23.07.26)
Saint Bernard
0
darkwizard
(02.08.26)
(13)

10 saat oda sıcaklığında kalan pilav yenir mi

havadakarada
Sabah yapılan pilavı sıcak diye buzdolabına koymadım 10 saat olmuş 30 derece oda sıcaklığında bakteri üretmiş mıdır yenir mi
Sabah yapılan pilavı sıcak diye buzdolabına koymadım 10 saat olmuş 30 derece oda sıcaklığında bakteri üretmiş mıdır yenir mi
0
havadakarada
(20.07.26)
Yenmez tabi ki
+3
elorelia
(20.07.26)
Sokak sıcaklığında bekleyenini satıyorlar da, oda sıcaklığını bilemedim.

www.tiktok.com
0
Mirket
(20.07.26)
Kesinlikle yenmez. Hatta 3 gun buzdolabinda kalan pilav da yenmez.
+3
compumaster
(20.07.26)
Kesinlikle tavsiye değildir ama 30-32C de 7-8 saat arası beklemiş olanı birkaç defa yemiştim, neyseki bir sıkıntı olmadı :)
-4
truf
(20.07.26)
@mirket ben de şüphelendim şimdi, restoranlarda bile sabah yapılanı bütün gün satan yerler vardır herhalde. İdeal koşullarda bekletmiyorlarsa risk oluşturuyor düz mantıkla.

@truf ben ünideyken günlerce bekleyeni de yiyordum ama şans işi biraz anladığım kadarıyla, bugün olmazsa yarın olabilir bakteri durumuna göre. Risk almayıp atacağım
0
🌸havadakarada
(20.07.26)
Yenir. Varsa üstten kuruyan kısmını alın
Her tarafı yağlı olacağından azda olsa koruyucu etki yapar.
-5
diyecevaplandı
(20.07.26)
AI ya zamanında yaptirdigim arastirmanin özeti:

Risk: Bacillus cereus, Toksinler ve Soğuk Zinciri
Konu: Pişmiş pirinçte Bacillus cereus bakterisinin çoğalma mekanizması, emetik toksin (cereulide) oluşumu ve buzdolabı sıcaklığının bakteriyel süreçlere etkisi.
Görsel bozulmaları ve küf oluşumunu tamamen göz ardı edip yalnızca bakteriyolojik açıdan incelediğimizde, konu tamamen Bacillus cereus bakterisinin termal toleransına ve soğuk ortamdaki davranışına dayanmaktadır.
1. Bacillus cereus ve Toksin Üretim Mekanizması
Pirinçte temel bakteriyel risk, toprak kaynaklı Bacillus cereus sporlarıdır. Bu bakterinin davranışı iki aşamalıdır:
* Çimlenme ve Çoğalma: Pirinç pişirildiğinde canlı bakteri hücreleri ölür, ancak ısıya dayanıklı sporlar hayatta kalır. Pirinç soğumaya başladığında bu sporlar çimlenir ve canlı bakterilere dönüşerek çoğalmaya başlar.
* Toksin Oluşumu (Cereulide): Bakterinin kendisinden ziyade asıl tehlike, çoğalırken salgıladığı emetik toksindir (cereulide). Bu toksin 121C sıcaklığa kadar dayanıklıdır; yani bir kez oluştuktan sonra pilavı tavada veya mikrodalgada ne kadar ısıtırsanız ısıtın toksin yok edilemez.
2. Klinik ve Mikrobiyolojik Gerçeklik: Sıcaklık Eşiği
Mikrobiyolojik açıdan bakterinin çoğalması doğrudan sıcaklığa bağlıdır:
* Minimal Çoğalma Sıcaklığı: Standart (mesofilik) Bacillus cereus suşlarının çimlenip toksin üretebilmesi için ortam sıcaklığının en az 11.8C olması gerekir.
* Sıcaklık Altındaki Durum: Pirinç pişirildikten hemen sonra hızla soğutulup, sıcaklığı stabil olarak -4C tutulan bir buzdolabına konulursa, bu bakterinin metabolik faaliyeti tamamen durur. Sıcaklık bu eşiğin altında kaldığı sürece bakteri çoğalamaz ve cereulide toksini üretemez.
Klinik/patolojik bakış açısının dayandığı temel nokta budur: Termal ortam sağlanmazsa bakteriyel toksin oluşamaz.
3. Kamu Sağlığı Kurumlarının Tedbir Gerekçeleri
Eğer 4C altında bakteri çoğalamıyorsa, gıda güvenliği kurumları (USDA, FDA, BfR vb.) neden 1-4 gün gibi sınırlar koymaktadır?
* Yavaş Soğuma ve Çekirdek Sıcaklığı: Büyük veya yoğun bir kap pilav buzdolabına konduğunda, kabın iç/orta kısmının 11.8C eşiğinin altına düşmesi saatler alabilir. Bu süre boyunca bakteri tam da ihtiyaç duyduğu ideal üreme ortamında kalır.
* Ev Bitişik Şartları ve Evaporasyon: Ev tipi buzdolapları kapak açıldıkça veya yoğun kullanımlarda sık sık 6C - 8C seviyelerine çıkar.
* Psikrotrophic (Soğuğa Dayanıklı) Suşlar: Literatürde nadir de olsa 4C - 6C gibi düşük sıcaklıklarda da çok yavaş bir şekilde çoğalabilen soğuğa adapte olmuş B. cereus suşları tanımlanmıştır.
Özet
Bakteriyel açıdan bakıldığında:
* Eğer soğuk zincir mükemmelse (hızlı soğutma yapılmış ve dolap ısısı kesin olarak -4C tutuluyorsa), bakterinin toksin üretme şansı yoktur.
* Ancak ev ortamında yavaş soğuma ve dolap içi sıcaklık dalgalanmaları nedeniyle bakterinin 11.8C üstünde zaman geçirme riski oluştuğundan, gıda güvenliği otoriteleri riski sıfırlamak adına tüketim süresini birkaç günle sınırlar.
+1
compumaster
(20.07.26)
1921 Japon Pirinç Yasası; Japonya, 1921 yılında kalp hastalığı (beriberi) salgınıyla mücadele etmek için pişirilmiş pirincin taze tüketilmesini zorunlu kılan bir düzenlemeyi yürürlüğe koydu.
www.hawaiiansouthshore.com
0
ground
(21.07.26)
catir cutur yenir. ama internette fda'nin basini cektigi teror orgutu 2 saat disarida kalmis seyleri cope attiriyor. engelleyemiyoruz.
-3
antikadimag
(21.07.26)
at gitsin. yenmez.
+2
mikahakkinen
(21.07.26)
pilav yeni yapıldıysa ve 10 saat beklediyse mis gibi yenir.
daha önce buzdolabındaysa ve ayrıca 10 saat dışarıda kaldıysa kesinlikle yenmez.
-2
duyuruuser
(21.07.26)
tek bir hayatın var bunu riske atmak istiyorsan ye istemiyorsan yeme
+2
alester
(21.07.26)
yenir tabii ki neden yenmesin? ne çok pembe popolu varmış ya.
-6
televole0
(21.07.26)
(16)

40 yaşına gelip neleri yapmamış olmak büyük eksiklik?

mikahakkinen
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi. Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine kat
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi.

Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim.

Ekonomik anlamda memurum, ekonomik risk almadım standart bir maaşla çalışıyorum. Babamla ticaret yapıp çok para kazanabilirdim.

Çok başarılı ve iş konusunda hırslı biri değilim. Üniversiteye ek yerleştirmeyle girdim. Lisede içine kapanık 3 5 arkadaşı olan biriydim.

Üniversite sürecimde ve ilerleyen süreçte eğlence anlamında eksik kaldığımı düşünüyorum. Partilemek gibi, büyük arkadaş grubuyla tatile gitmek gibi eğlenceli şeyler yapamadım. Bu büyük bir eksiklik mi?
0
mikahakkinen
(18.07.26)
Herkesin hayat akışı farklı. Her şeyi yapmamız gerekmiyor bana göre. Şunu yapmadıysan eksiksin, şunu yaptıysan tamam gibi bir şey değil hayat bence.

Yapamadıkların için üzülme, yapabilseydin yapardın zaten.
+7
rock n roll
(18.07.26)
Sağlığın yerinde ve işinden memnunsan bence gerisini takma. 15 sene önce şuan ki gibi gezeyim dünya turu yapayım gibi bir yaşam tarzı yoktu. Ondan yapmamışsındır. Şuan ki durum da çok sağlıklı değil bence.
+4
runaway
(18.07.26)
abi böyle şeyler bence çok büyük oranda kişisel algıya bağlı ya. çok daha ÇILGIN bir hayat yaşamış olabilir ama onu da yetersiz görebilirdin bence. bunların sonu yok. insanın aklında her zaman onu da yapabilirdim, şunu da yapabilirdim, şunu da yaşayabilirdim vs. sorusu olur. bu normal. hayat biraz bunları seçme, belli yolları tercih etme üzerine kurulu. sen diyorsun ki eşimle üniversiteden beri birlikteyim, evliyim, bir çocuğumuz var. 50 yaşında yatla katla gezen bir adam da senin yaşantına özenebilir mesela, "ulan her şeyi yaptık ama yanımızda bir tane güvenilir insan, başını okşayacağımız bir çocuk yok" diyebilir.

istisnai durumlar haricinde ben bu tür karşılaştırmaları sağlıksız ve gereksiz buluyorum. ömrümüz kısıtlı, hepimizin gideceği yer aynı. ben şimdi sana "az yaşamışsın bro böyle hayat mı olur amk" desem ne yapacaksın ki mesela eşini çocuğunu mu bırakacaksın? yaptın diyelim bu sana daha mı iyi gelir?

hayatı sıkıcı, monoton, yetersiz vs. buluyorsan bence bu noktadan SONRASI için fikirler ve planlar geliştirmek en sağlıklısı. yoksa geçmişte kim ne yapmış, ne yaşamış, ne olmuş vs... oraya girersen çıkmanın yolu yok. ne yaşadıysan bir fazlasını yaşamış birileri olur. işin içine bunların algılanışı, kişiye yansımaları filan da girince çıkamayız yani oradan.

ayrıca "fena takıldım brocum" hayatının da biraz yalan olduğunu düşünüyorum. şu açıdan: bir nevi survivorship bias. nedir? 100 adamdan 7 tanesi bunu yaşar. sever, hoşuna gider. anlatır. sen bunları görürsün. 93 kişinin hayatını değil. o yüzden sana herkes muhteşem hayatlar yaşıyormuş, fatura düşünmüyormuş, akşam çorba içmiyormuş gibi gelir. dersin ki ulan bir enayi benim herhalde böyle sığır gibi yaşıyorum. gerçekte ise durum böyle değildir.

hepsini geçtim yaşın hala genç abi. bundan sonra niye bi şey yapamayasın ki? eşinle, çocuğunla, arkadaşlarınla, başka insanlarla... yine önünde yaşanacak bir ömür yok mu? bence bunu düşünmek daha sağlıklı. geçmiş neyse ne. üzülsen, düşünsen geri gelmeyecek neticede.

onun da ötesinde şöyle sorayım biz burada duyurucak sana "evet abi bu eksiklik, sen sığır gibi yaşamışsın, senin yaşadığın hayatı zkiyim" diyelim... biz böyle desek sen bize "ulan siz kimsiniz hıyar ağaları?" der misin demez misin? biz kimiz, senin yaşantına dair fikirlerimizin niye bir önemi olsun?

o yüzden hiç canını sıkma derim. o olsaydı, bu olsaydı diyerek hayat yaşanmaz çünkü. bunu maradona'ya, rock yıldızına sorsan o bile çok fazla şeyi farklı yapmak isterdi muhtemelen. onun sonu yok. geçmiş bazen güzel bir nostalji, bazen ders çıkarmak ve geleceği güzelleştirmek içindir benim gözümde. onun ötesinde çok fazla üzerinde durmanın kimseye faydası olmaz.
+6
der meister
(18.07.26)
Çoğu şey aslında insanın kişisel yorumu olacaktır ama yalnız yaşamayı beceremeyen yemek yapamayan markete alışverişi ya da evdeki bir onarım işi için usta ayarlayamayan biri, 40 yaşına geldiyse orada eksik çok şey var demektir. Kadın erkek fark etmez bir makarna bile yapamayan bir sorunu bile çözemeyen insanlar hayatta pek çok şeyi de yapamıyor sonrasında. Bunun yetenekle ya da merakla da alakası yok tamamen hayatta kalma bir şeyleri becerebilme hali bu, çok temel bir şey aslında.
Onun dışında senin bahsettikleri çok kişisel şeyler. Kimseyle kıyaslamamak lazım kendini. Herkesin hayata karşı farklı, hayata bakışı farklı. Dolayısıyla insan aslında kendisiyle yarışır ve kıyaslanır başkasıyla değil.
Onun dışında ben mesela bu yaşa gelmiş hâlâ ailesiyle yaşıyorsa orada bir işareti koyarım. Bu da benim kişisel yorumum
+1
mor oje
(18.07.26)
Herkesin geçtiği yol aynı değil ama insan ne yaşamak istiyorsa geciktirmeden yaşamalı bana göre çünkü yaşanmadığında olduğundan daha önemliymiş gibi hsissettiriyor böyle şeyler.

Bir liste yapıp, mevcut şartlarınızla gerçekleştirebileceklerinizi deneyimleyin bence.
+2
kendimefotograflarim
(18.07.26)
Kimisi evde oturup sessiz ortamda kitap okumaktan zevk alır, kimisi barda sabahlayıp, o gece tanışıp ismini bile hatırlamadığı kadının koynunda uyanmaktan.

Arkana baktığında keşke'lerin yoksa, mutluydum diyorsan o sana yetmeli.
+2
Mirket
(18.07.26)
70+ yasinda, baya parasi olan, akici almanca konusabilen bir tanidigim var.
50 senedir ayni kadinla evli, coluk cocuk vs.
adamin pasaportu yok, hic olmamis, hic yurtdisina cikmamis.
ucak fobisi var, ucaga binemiyor.
ankara'da yasiyor, ankaran'da pek ayrilmiyor. adamin yazligi falan da yok, herif deniz kum gunes de sevmiyor.
ve inanilmaz mutlu, keyfi yerinde.

ozetle, sen nasil mutluysan oyle yasayacaksin. sen mutluysan eksiklik falan yok.
baskalarini mutlu eden seylerin seni mutlu edecek diye birsey yok.
+1
cooperr
(18.07.26)
büyük partiledim, 15-20 kişi tatile gittim, çok kereler kendimi hatırlamayacak kadar içtim. hiç birini özlemiyorum. 20-25 yıl geriye gitsem yine yapar mıyım? yaparım büyük ihtimalle ama yapmasam da eksikliğini hissetmem.
+1
co2s2
(18.07.26)
Kendimden yola çıkarak cevap yazayım; gözün arkada değilse başarmışındır.

37 yaşımdayım. Hayatımın son 8 senesi dolu dolu geçti. Lise yıllarımın yüzde 99ü asosyal geçti. Üniversite senelerim ise yüzde 93ü asosyal geçti.

Yine de hayatımın son 8 senesi, komple bütün hayatımı kapsıyor.
+1
put it in your appropriate place
(19.07.26)
hayat herkesin ayni yerden baslayip ayni yere kostugu bir yaris degil ki. buna cevap vermek imkansiz. hepimiz farkli yerlerde baslayip farkli yonlere kosuyoruz. tam bir kaos. bu sorunun cevabini sen verebilirsin.
+1
antikadimag
(19.07.26)
36 yasindayim kafada hep bir what if sorusu cinliyor. Bunu, yani gecmisi takmamaya calismak hayatta buyuk bir luks.
+2
baldur2
(19.07.26)
“ Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim”

Tertemiz mis gibi hayat yasamissin iste bunlar dizi filmlerde gosterildigi gibi degil yorucu les gibi hayatlar.
+1
ceann deas
(19.07.26)
"ekonomik anlamda memurum" şahame bir tabirmiş.
"Zamanında" yaşanmamış hiçbir duygu telafi edilemez çünkü onları "zamana" baglayan sizsiniz. On koşulla başlamişsiniz. İlk olarak kadin, ortam ve dizilerden bahsetmeniz herkesin zaman zaman yaptığı bir şeyler mi kaçırdım, boşa mi yaşadim hissi. İyi kötü ortami olan biri olsaydiniz bu kez de evlenmedim çocuğum yok bomboş bir insanım diyecektiniz. Analizi bırakıp soruya cevap verecek olursam; hayatınızın aynı şekilde devam etmediği ve görece pozitife gittigi bir durum düşünün. Örneğin ömrünüzün sonuna kadar memurluk yapmaniz gerekmiyor ve X yaşınızda parasal bir sikintisi olmayan ve memurluğu birakabileceksiniz. bugünden o güne taşımanız gereken, temelini atmaniz gereken bir şey olur muydu? Mesela bir enstrüman iyi kötü calsaydim simdi onun en iyisini alir birkaç yetenekli elemani da tutar sirf param var diye kendime müzik grubu kurardim (gibi)
Aynısını büyük ihtimalle şu anda her işini halletmeniz ve takip etmeniz gereken çocuğunuzun yükünün azaldığı bir zaman için ya da başka ihtimalleri icin dusunebilirsiniz.
İyi bir düşünce yöntemi olabilir.
+1
sparkle kiddle
(19.07.26)
Grup
0
üğpoıuy
(19.07.26)
Söylediklerinizin hepsini yaptım gençliğimde, aah ah iyiki yapmışım demiyorum. (keşke yapmasaydım da demiyorum). Bahsettiğiniz şeyleri yapardınız zaten çok ihtiyaç duysaydınız.
+1
redlinetheturk
(20.07.26)
Anahtar soru; mutlu musunuz?
+1
kumandanim
(20.07.26)
(2)

BES Fonları Hakkında Tavsiye

sahadaki adam
Selamlarben şirketin maaştan kesip yatırdığı bes'i bozmadım anadolu hayat emeklilik içerisindeyim ve bireysel bes açmak yerine bunu tutuyorum 1 yıldır falan birikiyordu ama açıkçası farkında değildim hiç. dedim bunda fonları falan bir ayarlayayım neymiş ne değilmiş bakalım. fon sayısı çok az zaten a
Selamlar

ben şirketin maaştan kesip yatırdığı bes'i bozmadım anadolu hayat emeklilik içerisindeyim ve bireysel bes açmak yerine bunu tutuyorum 1 yıldır falan birikiyordu ama açıkçası farkında değildim hiç. dedim bunda fonları falan bir ayarlayayım neymiş ne değilmiş bakalım.

fon sayısı çok az zaten altın vs yok içerisinde otomatik katılım olduğu için ama sunduğu fonları inceledim ve dümdüz kumbara gibi birikeceğine en yüksek riskli olanları seçtim ki onların da pek bir riski yok bence dümdüz hisse senedi ağırlıklı fonlar borsa istanbul'daki ağırlık olarak ve aşağıdaki 2 fonu aldım

aja %70 (bu fon %75 hisse senedi ağırlıklı 10 ve altında farklı türde şeyler de var)
ajb %30 yaptım normalde katılım fonuna girmeyecektim ama bu %30 alma sebebim olur da diğer fonda çok absürt bir düşüş olursa bu katılım fonu biraz daha az risk içeriyor diye.

siz bu fonlar hakkında ne yorum yaparsınız? son 5 yılda düzenli olarak artış göstermiş bunlar zaten toplasan 100 bin lira bile bir yatırım yok bes'te birike birike öyle düştü çıktı ne batıracak ne zengin edecek de birikirken biraz düzgün biriksin mantığım vardı.

fikrinizi almak isterim farklı öneriler varsa.
0
sahadaki adam
(18.07.26)
ABE , BGL, GMF, VET ve daha birçokları olabilir. Niye sadece iki kağıda takılıp kalmak? Niye sadece AHE fonları? BEFAS'ın tamamından alabilirsin?
0
Mirket
(18.07.26)
ahe’nin sunduklarından aldım diğer fonkarı da alabilirdim fikir almak niyetim şu an yaptığım mantıksız mı?
0
🌸sahadaki adam
(18.07.26)
(4)

Bu hangi şarkının çakmasıydı?

artıküyeolmakistiyorum
Nefes almak istiyorum - Yonca Evcimikhttps://open.spotify.com/track/1Ly3DuA5QkJ34AGbueavdO?si=Qtd8lKIfQpGZVKj0jnvmXA&utm_source=copy-link
Nefes almak istiyorum - Yonca Evcimik

open.spotify.com
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.07.26)
0
Mirket
(17.07.26)
Evet galiba çünkü benim de aklıma sonradan bu geldi
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(17.07.26)
Duman da söylüyordu.
0
Mirket
(17.07.26)
kobuzchu kiz
(17.07.26)
(6)

35 bin tl borç kapama mı aylık 2 bin ödemek mi?

skr1292
2 farklı kredi kartı borcu yapılandırması var. erken kapama tutarları toplam 35 bin. aylık ödemeleri toplam 2 bin tl.aylık ödemeye devam edersem toplam 46 bin ödeyeceğim.hangisi daha mantıklı?
2 farklı kredi kartı borcu yapılandırması var. erken kapama tutarları toplam 35 bin.

aylık ödemeleri toplam 2 bin tl.

aylık ödemeye devam edersem toplam 46 bin ödeyeceğim.

hangisi daha mantıklı?
0
skr1292
(17.07.26)
Matematiksel olarak ₺35.000'e erken kapatmanız daha mantıklı görünüyor. Çünkü aylık ₺2.000'den devam ederseniz 2 yılda ₺46.000 ödeyeceksiniz, yani ₺11.000 fazla ödeme var. (Doğru anladım sanırım.)

Bu ödeme planının maliyeti aylık net %2-2,5, yıllık bileşik %33 faize denk geliyor. Yani elinizdeki ₺35.000'i risksiz bir şekilde bundan daha yüksek bir getiriyi garanti edecek bir yatırım aracında değerlendiremiyorsanız, erken kapatmanız avantajlı diyebiliriz.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(17.07.26)
eğer 2 bin tl 23 ay ödeyeceksen 2 bin tl ödemek daha mantıklı tabii ki.
0
jelly bear
(17.07.26)
Tabiiki taksit hocam. Ne erken ödemesi. Aksam 200 lira ile yatıyorsun sabah 197 ye düşüyor değeri. Uzak vade ve taksit.
0
primetime
(17.07.26)
yapılandırma diğer kredili ürünlerinizi de engeller. engelliyorsa diyeyim, 35 kapatmaya değer. sonra tekrar kredi ihtiyacı olduğunda karttır vs rahat kullanırsınız.
0
klassno
(18.07.26)
Hazırdaki para bazı insanları dürter, 'Harca beni, Harca beni.' diye.
Öyle biriyseniz para çarçur olmadan borcu kapatın.
Yatırım yapma beceriniz varsa da yatırım yapıp taksit ödemeye devam edin.
0
Mirket
(18.07.26)
35000 lirayı bana borç ver ben sana 23 ay 2.200 şeklinde öderim. 2000 lirasıyla taksidini ödersin 200 lirayı da harçlık yaparsın.
0
Jazz
(19.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.