Giriş
(6)

Kira depozitosu niye dolar cinsinden alınıyor

nundu
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır sözleşmeye" tavsiyesi, hem de aşağıda 1000 dolar depozito sorusunu görünce aklıma geldi. Bu sene evden çıkacağım muhtemelen, üç sene önce girerken bir kira bedeli verdim 7000 lira. Çıkarken al 7000 liran git mi diyorlar artık? Hukuki bir değişiklik mi oldu yoksa hep böyleydi de genel uygulama son ay kira almama şeklinde iyi niyetten mi oluyordu?
0
nundu
(1 saat)
dolar cinsinden aliniyor cünkü verdigin depozitonun degerini yitirmemesi ya da olabildigince az yitirmesi hedefleniyor ki geri depozitonu aldiginda önceden vermis oldugu tutarin ederini kiraci alabilsin.

kuralsizligi kural edinmek ve bunu kaniksamak baska bir konu. normalde evi düzgün bir sekilde alirsin ve evin yipranmasindan kaynakli durumlar disinda evi aldigin sekilde iade edersin. daha sonra da depozitonu geri alirsin. benim kirama say diyip cikmak ancak mahkemelerin cok uzun sürecegi ve kimsenin bir aylik kira bedeli icin bu sürece girmeyecegi pek de gelismemis ülkelerde olur. ayrica artik ev sahipleri bir aylik degil üc aylik kira bedelinde depozito aliyor.
ne yapacaksin? üc ay boyunca kira ödemeyecek misin?
+1
edmond honda
(1 saat)
Cahilliklerinden yapıyorlar.
Her iki tarafın da Türkiye'de yerleşik olma durumunda döviz karşılığı sözleşme yapması yasaktır.
-2
Mirket
(1 saat)
nasıl ilk girişte 1 kira ödeyip çıkışta 1 kira ödemeden çıkıyorsun.
bu söylediğin şey depozito olmuyor ki?
0
sivri sinek
(39 dk)
@edmond honda
@sivri sinek

İlk girişte peşin bir kira, bir kira bedeli depozito ve bir kira bedeli emlakçı ücreti ödeniyor benim şu ana kadar tuttuğum tüm evlerde. Çıkarken de ev sahibi bir kira bedeli depozito ücretine denk olarak son ay kira almadı. Evden kaçarak çıkmadığım, iki ay öncesinden haber verdiğim için ev sahibi açısından bir sorun yaratmadı. Mantıken Ayın 15'inde kirayı atıp 25 gün sonra evden çıkarken depozito olarak geri almamla son ay kira vermemem arasında majör bir fark yok. İsteyen olursa öyle de yapılır da benim denk geldiğim ev sahipleri (ailemin ve benim de kirada evim var, kendim de ev sahibi olarak) hep öyle yaptık. Tüm Türkiye'de sistem böyle değil mi yahu?

Üç aylık depozito istiyorlarsa da sözleşmeye üç aylık kira bedeli yazılır, o miktar alınır yine dolara gerek yok
0
🌸nundu
(31 dk)
son ayı ödemem depozitodan saysın diye bir dünya yok. depozito(güvence bedeli) ayrı şey kira ayrı şey. ev sahibi icra takibi başlatıp o son ayın kirasını alır.
en fazla 3 aylık kira bedeli kadar depozito istenebilir. o da banka hesabı açılıp oraya yatırılmalı. iki tarafın onayı olmadan kullanılamaz olmalı. böylece verilen paranın değerini korunması amaçlanır.
dolar depozito verme mantığı da yine param değerini kaybetmesin diye. bu arada kira kontratları döviz cinsi olamaz ama döviz cinsi depozito verilebilir.
sözleşmeye bir/iki kira bedeli kadar şeklinde yazılmalı, doğrudan verilen para yazılırsa ev sahibi ilk aldığı para kadar iade eder. sonra uğraşır durursun.
0
my fault
(8 dk)
1 kira bedeli depozito odediysen cikarken 1 kira bedeli olarak mahsuplasirsin zaten degerini kira guncellemeleriyle korumus oluyor ancak dolar olarakta depozito verilip alindigi olur bunda garip bir durum yok asil sark kurnazlari 1 kira bedeli alip sonra ben bir kira bedeli almadim 7000 lira aldim simdi sana 7000 liran diyebilir buna dikkat etmek icin sozlesmede mutlaka depozito kismina 1 kira bedeli olarak belirtilmesi gerekir
0
tahtakafa
(4 dk)
(14)

Kosmak cok populer oldu ama?

tuborg yesili
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?

Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki gibi eksileri varken bir anda populer olup ilk siraya yerlesti, neyi kaciriyorum?
+1
tuborg yesili
(17 saat)
Eskiden genel popülasyon açısından düşünürsek daha popülerdi. Sizin çevrenizde yeni bir gelişme olabilir.

Dizler için riskli değil. Fazla kilolu insanlar için bir anda yüksek hızla koşmak, alışkın olmadığı için koşarken dengesizce bağları zorlamak (yan basmak) riskli.

Eğimli parkurda koşarsan kas kaybı olmaz.

Neyi kaçırıyorsun. Dopamin ve serotonin high şansını kaçırıyorsun. Sosyalleşme imkanını kaçırıyorsun. Kardiyovasküler sistemini, staminanı iyileştirmeyi kaçıyorsun.
-3
gabe h coud
(17 saat)
1) Neye kiyasla eksik? Ornegin sadece agirlik kaldiranlara “kardiyavaskuler antrenmanlar icermiyor, eksik” diyor musunuz?
2) Kosuyu ilerleten istisnasiz herkes istese de istemese de agirlik antrenmanlariyla desteklemek zorunda.
3) Ust vucudu calistirmak neden bir gereklilik? Tabii ki ucgen vucut yapmak icin oyle ama herkesin amaci o degil.
4) Dize olan etkileri abartiliyor/onlenebilir riskler.
5) Ilk siraya yerlesmedi(?)
6) Turkiye gibi cok az spor yapilan bi ulkede herhangi bir sporun bu sekilde elestirilmesi anlamsiz geliyor. Ortalamada millet haftalik 100 km kosmuyor mesela. Bu volumeleri abartip riskleri abartmaya gerek yok.

Kosunun en guzel yaniysa mental etkileri, runner’s high vs.
+3
ghilleinthemist
(17 saat)
15-35 arasi baya kostum, bir ara ortalamam senede 500km'ye yakindi. populerlesmesine hic sasirmiyorum. sehirlerin duzenledigi 5k/10k/yarim maraton kosulari olayin tabana yayilmasina cok yardimci oluyor.

kosunun en buyuk avantaji tshirt/shirt/ayakkabi uclusu yetiyor ve aninda evden cikip baslayabiliyorsun. spor salonu ihtiyaci yok, ozel takim taklavat kiyafet yok. ucuz.
bir de ders kurs ihtiyaci yok, kosabilmek herkesin dogustan becerebildigi birsey.

cok cok guzel kilo verdirir, cunku uzun mesafede hucrelerdeki depolari sifirlatir, ciddi yag yaktirir. guzel ciger acar, hafifletir kendini kus gibi hissedersin.

en buyuk dez avantaji, ne yaparsan yap dizleri ve kalcalari hirpaliyor.
yurtdisinda kosmak cok yaygin o yuzden de 50 yasini goremeden herkesin dizler kalcalar bitik zaten, cevremde bol miktarda 50 yasini gecmemis kalca protezli adam var, cogu 50sine daha yeni girmis tipler ve oldukca fit adamlar, ciddi spor gecmisleri var.
+2
cooperr
(17 saat)
bu soruyu elestirmek icin acmadim, 3 yildir duzenli spor yapiyorum ve sagligim geregi amacim kas kutlemi arttirmak herhangi bir kilo problemim yok ancak dizimdeki dogustan gelen bir yapisal durumdab dolayi - doktorun aciklamasi bu- kosmak bana onerilmiyor ve doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle- yorumlayinca ve cevremde bu kadar populer oldugunu gorunce neyi kacirdigimi sormak istedim.

Ust vucut antremani sadece ucgen vucuda sahip olmak isteyenler icin gerekmiyor bu arada, spor sonucta bir butun.
+1
🌸tuborg yesili
(16 saat)
cardio yapmak lazim ve en basiti kosmak. ama diz ve kalcalara hasar veriyor mu evet veriyor. her gun kosanlar veya gun asiri kosanlar var ve bence bu pek saglikli degil.

hatta cok kosarak kalbi yormak da iyi degil bence. atim sayisi butun memelilerde uc asagi bes yukari benzer sonucta. cardio ile resting bpm'i dusurmek uzun vadede atim sayisini dusurdugu icin avantajli.

haftada 1 veya 2 yeter diye dusunuyorum. kendi adima oyle yapiyorum.
+1
antikadimag
(16 saat)
son zamanlarda ortaya çıkan koşu kulüplerinin amacı koşmak değil. ortam yapma, manita düşürme amacıyla bu kadar popüler oldular.
birde koşmadan koşamazsın gibi koşu eğitimi veren oluşumlar var. onların hedef kitle çok daha farklı.
şahsen bende koşarken çok zorlanıyorum. özellikle dizlerime çok yük bindiğini hissediyorum. o yüzden yürümek daha güzel bence. tabi avmde gezer gibi değil yüksek tempoda.
+6
my fault
(16 saat)
Tamamen ortam. Koşu bahane. Atlet mantığıyla çalışırsan faydası zararından çok. Ben 85 kiloyum. Benim kaldırdığım 16 kiloyu belki bir atlet kaldıramaz kol olarak ama o barfikste kendini kaldırabilirken ben barfikste kendimi kaldıramam ağırlıktan. Atlet vücudu farklı bir olay. Bilmem anlatabildim mi.
-1
arbre
(16 saat)
Çok ilginç bir başlık olmuş. Sizleri okuyan da tüm maratoncuların hayvan gibi bacakları olan sıska tipler olduğunu ve daha kırkına gelince tekerlekli sandalyeye mahkum olduklarını sanacak.

Günümüz spor ayakkabıları her tür olumsuzluğu ortadan kaldırmaktadır.

Eğer bir yerlerinizi ağrıtıyor, yük bindiriyorsa ya tedavi gerektirir bir rahatsızlığınız vardır ya da bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur.

Kardiyovasküler sistem için en faydalı, hiç tesis gerektirmeyen, şort, tişört, ayakkabı dışında malzeme de istemeyen en ideal spordur.
0
Mirket
(16 saat)
acikcasi, doktorlar da bu konulara ilgi duyup arastirmiyorlarsa oldukca cahiller.

bazi kisiler icin kosunun uygun olmamasi normal/mantikli bir sey. ama su sacmalik mesela:
> doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle-

zone 2 antrenmani denen sey kalbin en buyuk destekcisi. kosu antrenmanlarinin da %70-80'inin zone 2'de olmasi hedeflenir. mesela ben 11-12 km/h hizda kosarken zone 2'de kalabiliyorum. simdi benim kalbim duz yolda yururken 110-120 nabza cikan birinden sagliksiz olabilir mi? ve hayir agirlik calismak bu konuda bir ise yaramiyor dogal olarak.

tabii ki darbeli bir spor oldugu icin fazla kilolarla, gucsuz baglarla kosmak zararli, ama bunun kaldiramayacagin agirligin altina girip tendonlarina zarar vermekten farki yok.

neyi kacirma konusu dedigim gibi daha cok mental tarafta, kosmadan anlasilacak bir sey degil. thc benzeri maddeler salgilaniyor kosu sirasinda. diger sporlara karsi farki yaratan bu. uzun mesafe kosucularinin genellikle bagimliliga yatkin kisiler olmasi tesaduf degil.
-1
ghilleinthemist
(14 saat)
koştuğun zemin çok önemli diz için. betonda koşarsan dizleri tabii ki mahvedersin. bisiklete binmek de dizleri mahvediyor bu arada.

ama kalp sağlığı açısından tempolu yürüyüş her zaman daha iyidir. özellikle belli bir yaştan sonra vücudu çok fazla yormamak lazım.
0
elektr10
(6 saat)
küçük şehirlerde böyle bir popülerlik yok büyük ihtimal 3 büyük şehirde sosyalleşme etkinliği olabilir.
zararlı olmaması için düzgün zemin ve düzgün ayakkabı lazım. ayrıca vücudu tanıyarak spor yapmakta lazım. vücudun farklı yerlerine ekstra bir yük biniyorsa zararlı olabilir ancak tamamen zararlı demek mantıksız. eklemlere ekstra yük bindirmeden dengeli koşulduğunda zararlı değil. eklemleri yormamak içinde kasların kuvvetli olması lazım.
0
mikahakkinen
(6 saat)
- Dizler açısında risk mevcut, iyi bir koşu ayakkabısı ile bunun üstesinden gelinebiliyor.
- Üst vücut çalıştırmadığı için eksik ve fakat belli bir yoğunluğun üzerinde koşuyorsanız zaten ağırlık çalışmanız da şart. Olay bi' yerden sonra bacaklardan çıkıp core bölge, kalça vb. üst vücut ile de alakalı zaten. Ayda ortalama 100 km koşuyorum 12-13 senedir ve hiç başka egzersiz yapmıyordum, son iki senedir bel, diz vb. sorunlar çıkmaya başladı, demem o ki belli bir yoğunluğun üstündeyseniz mecburen üst vücut, full body vb çalışmanız gerekiyor.
- popüler oldu evet son yıllarda, ilk başlarda koşarken 3-5 koşan insanlar karşılaşıyorken şu anda onlarca kişi gördüğüm oluyor. Koşu grupları çoğaldı hem spor hem de (bkz: Türk genci tanışmak ister) amaçlı.
- aşırı konforlu bir spor, üst seviye yapmayacaksanız ortalama bir ayakkabı, şort, tişört iş görüyor. Evden çıktığınız gibi bu sporu yapmaya başlayabiliyorsunuz. Spor saloun üyeliği vb. masraf minimum. Zamana karşı yarışmıyorsunuz ne bileyim top, saha vb gerekli değil.

Koşu bitirdikten sonra salgılanan hormonlar, yogunluğun üzerine alınan o haz bambaşka (bkz: runners high)
Ben bağımlıyım, hayatıma kattığı fiziksel, mental ve ps,kolojik faydaları anlatamam.
Bağımlıyım.
0
kumandanim
(6 saat)
Amerika/Avrupa'dan ülkemize giren yeni trend. Sağlıklıdır, zararları vardır onu geçiyorum. Bu runners club mevzuları batıda son 10 yılda inanılmaz popüler oldu. New York maratonu gibi popüler maratonların giriş ücretleri uçtu talepten dolayı. Mesela Türk genci tanışmak ister denmiş. Amerika'da koşu kulüplerinde mavi çorap giyiyorsan ilişkiye açıksın demek gibi mevzular var. Yani aslında batıdan yükselmesi de "yeni nesil sosyalleşme" üzerinden ilerliyor.

www.youtube.com

batıdaki yükselmesiyle ilgili bu videoyu izleyebilirsin. Oradan da Türkiye'ye geldi işte çok düşünülecek bir mevzu değil. Bir anda insanlar sağlıklı olalım bilinciyle dolmadı, batıda popüler olan, trend olan mevzu buraya geldi. Gündüz kafe partilerinden farkı yok popülerleşmesinin altındaki nedenin
+2
nundu
(4 saat)
Çok popü şu aralar. Diğer popü şeyler gibi götü başı dağıtmaya sebebiyet verebilir. Diz falan derken bir bakmışsın kardiyak sorundan nalları dikmişsin. Koşmak herkese göre değil.
-1
runaway
(3 saat)
(3)

ABD İran Savaşı Takip

eisberg
Ekşi'den bakıyordum ama yazarların kendi yorumları (haliyle) mevcut daha çok. Onlar da ikiye bölünmüş durumda zaten; bir kısmı israil&abd'nin kaybettiğini bir kısım da İran'ın iyice bitik bir hal aldığını abd'nin galip olduğunu söylüyor.Gelişmeleri objektif veren, rasyonel veriler paylaşan birileri
Ekşi'den bakıyordum ama yazarların kendi yorumları (haliyle) mevcut daha çok. Onlar da ikiye bölünmüş durumda zaten; bir kısmı israil&abd'nin kaybettiğini bir kısım da İran'ın iyice bitik bir hal aldığını abd'nin galip olduğunu söylüyor.

Gelişmeleri objektif veren, rasyonel veriler paylaşan birileri var mı?
0
eisberg
(17 saat)
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14 saat)
En rasyonel veri veya yorum, seçimde Trump a destek olan ama bu savaşta Trump yanında olmayan ABD deki Cumhuriyeçilerin kendi paylaşımları olsa gerek.
Trump'ın savaşlara son veren başkan olma iddiasının (seçimden sonraki bir yıl içinde) İran'da ABD'nin çamura saplanmasına sebep olan başkana dönüşmesini herhalde onlar daha açık olarak ifade edeceklerdir.

Ayrıca Trump'ın yardım isteğine destek vermeyen Avrupa devletlerinin medyası.
Bir de petrol gelirleri ve kendilerini koruyacağı söylenen bir çok yerde kurulu ABD üslerinin verdiği rahatlığa dalan körfez devletlerinin İran füzeleri ile uyanmasından sonra körfez medyasının haberlerini takip etmek gerek sanırım.

Bir de yakın tarihte bu gibi abd için artık fiyasko olmuş bazı sonuçlara bakarakta bazı fikirler elde edebiliriz :
1- Vietnam'a kömünistlere karşı olarak gidildi. büyük kayıplar verdikten sonra yine bölge onlara bırakıldı .
2- Irakta saddam'dan sonra bölgeye hala o adı çok söz edilen özgürlük, demokrasi gelmedi ve hala düzen sağlanmış değil .
3- Afganistan da (terörist denilerek ) yıllarca Taliban'la savaşıldı. ABD'nin geri çekilmesinden sonra Afganistan yine Taliban unsurları ile yönetilmeye devam ediyor.
Oysa Afganlar , geçmişte Ruslarla ile savaştıklarında ise Abd için mücahittiler.
(Rambo 3 filminde de bu görülebilir)

4- Ve günümüz...
İran'da güya rejim değişecekti. Hamaney'den sonra, yine ABD sayesinde yaklaşık 30 yaş genç jr.Hamaney İran halkına kazandırıldı (!)
Şimdilik görünen ise İran halkı içinde rejime daha fazla bir bağlılık söz konusu

İran, yönetim sistemi olarak batıdaki devletler gibi yapılanmadığı için hala ayakta.
Belli ki Trump o kadar danışman, Ortadoğu uzmanı, bölge hakkında bilgisi olan komutan , düşünce kuruluşlarının bilgisine uyarısına bakmadı siyonistlerin elinden çıkan bir kaç rapora baktı.
Dikkat edin netanyahunun ABD ye gidişlerinin sebeplerinden biri de İran'a yapılacak harekâtın uygulanmasını içeriyor.

Trump için belki çok zor ama siyonistler için nükleer kullanımı daha kolay inançları gereği . Bunun haricinde de ellerinde pek şanş yok .

İran hiç bir şey yapmasa sadece Hürmüz boğazını kapatsa ABD petrolsüz değil nefessiz kalır adeta. Zorlanmaya da başladı . O çok övündükleri uçak gemileri bile yara aldığı için bölgeden uzakta .

Bu sayede hakaret ettikleri Rusya'nın da enerji pazarı açıldığından şanslı şu an.
0
diyecevaplandı
(11 saat)
Olaylara bakış açısı ne kadar da önemli.

Amerika Afganistan'dan yenilerek mi çekildi yoksa, 'Benim istediklerimi yap, sonrasında ne istersen yap.' deyip ve bunun sözünü alıp mı çekildi?

Ayrıca Irak'a öyle, özgürlük, demokrasi falan mı götürecekti de beceremedi. Petrolümü Euro ile satacağım deyip Dolar'ı ekarte etmeye kalkan Saddamı ekarte ettiği, tüm petrolüne çöktüğü, kuzeyinde piyonluk edecek bir oluşum kurduğu halde beceriksiz mi sayıldı?

Ve şimdi de İran.
İran şu an hem Amerikayı ve hem de İsrail'i dövüyor mu?
Hürmüz'ün kapatılması petrol ihracatçısı Amerika'ya nasıl bir zarar verebilir ki?
Amerika yapay zeka destekli yeni nesil füzeler için savaşı uzatarak data topluyor olamaz mı?
Eski nesil füzesavarlarını şu an parasını sonra tahsil etmek üzere Arap ülkelerine pazarlıyor olamaz mı?
Ya bizim zavallı medyanın söylemiyle mahvolan İsrail ne durumda?
Gazze katliamı unutturulmadı mı?
Şu anda Gazze'de neler oluyor sahi?
İran tarafından füze manyağı yapıldığını sandığımız İsrail Litani nehri güneyindeki Şiilere saldırmıyor mu?
Litani nehrini mi ele geçirmek amacında yoksa nehir güneyindeki verimli Lübnan topraklarını işgalle mi yetinecek, tüm Dünya İran'da cambaza bakarken neler oluyor orada?
0
Mirket
(4 saat)
(6)

Şu smslerden kurtulmanın yolu yok mu?

ekimoloji
https://hizliresim.com/r6m5cu3 gecenin üçünde mesaj atmaları yetmiyormuş gibi bir de iptal etmeme rağmen tekrar geliyor, instagramdan şikayetçi olacağımı yazmıştım devam ediyorlar. Bunlara iletişim bilgilerimizi kim veriyor ve nasıl kurtuluruz?
hizliresim.com gecenin üçünde mesaj atmaları yetmiyormuş gibi bir de iptal etmeme rağmen tekrar geliyor, instagramdan şikayetçi olacağımı yazmıştım devam ediyorlar. Bunlara iletişim bilgilerimizi kim veriyor ve nasıl kurtuluruz?
0
ekimoloji
(23 saat)
androidde google messages engelleyebiliyor. iphone bilmiyorum.
0
inheritance
(22 saat)
bilinmeyenleri engelle. tek riski sana ulasmak isteyen ama rehberinde olmayanlar ulasamiyor ama bildirim olarak dusuyor/iphone
0
buenosdias
(22 saat)
Bana da geliyor, ben devletten şikayet edilebilir mi bu adam?
0
pek iyi degilim bugunlerde
(21 saat)
Sayfasına girdim bir kadın canlı yayın yapıyordu birilerine çemkiriyordu, neden gece 3te rahatsız ediyorsunuz mesaj atmayın minvalinde şeyler yazdım takipçileri saçma sapan saldırdı. Kadın diyor ki yabancı numaralara kapat o zaman telefonunu, güler misin ağlar mısın… bu pişkinlik karşısında iyice bilendim.
0
🌸ekimoloji
(21 saat)
Mirket
(19 saat)
Bunlar, akp millet vekilleri, bir de bahis sirketleri. Bunlarin elinden kacacak delik yok mu? Telefondan numara olmayan isimle gonderilen sms'ler engellenemiyor. Google, samsung app'lerinden sonuc alamadim. Allah razisi icin bi yol gosterin.
0
krmzbvl
(17 saat)
(5)

Bir tabak nohutlu pilav'ı evde yapma maliyeti

WithWorth
Ne kadara gelir yaklaşık ? Bim'den alınan pirinçle.Pilavcıda 115 tl şuan.
Ne kadara gelir yaklaşık ? Bim'den alınan pirinçle.
Pilavcıda 115 tl şuan.
0
WithWorth
(16.03.26)
30 lirayı geçmez. o da yani hakiki tereyağ, baldo pirinç filan. o adam eminim ki tereyağ kullanmıyordur, baldo pirinç kullanmıyordur... yoksa 15 lira filan ederi vardır kendi tabağının. ama tabii elektrik, su, doğal gaz, işçi maaşı, kira, stopaj vs vs gibi kalemler devreye giriyor diyecektir işletme sahibi. yine de bu kadar para eder mi emin olamadım.
0
elektr10
(16.03.26)
elektr10 +1
en kalitelisinden pirinç, nohut, tereyağ maliyetini kabaca hesapladım 22 TL çıktı.
0
surprise
(16.03.26)
80 gram yayla baldo pirinç 7,28 kuruş
30 gram yayla koçbaşı nohut 2,64
30 gram torku tereyağı 20,25
0,5 lt. abant su 4,75

Toplam: 34,92
+1
Mirket
(16.03.26)
tam yerken okudum soruyu. aşçımızı çağırdım hesapladık.
yayla yarım kilo baldo 40 tl
700 gr (suyu dahil) yayla haşlanmış hazır nohut 48 tl
1,2 gram banvit piliç bonfile 320 tl
tire kaymaklı yoğurt 66,5
büyük tabaklarla 10 tabaktan çıktı 47,4 tl. tüp su falan koca bir tabak 50 tl.
tavuğun üçte biri arttı başka yemekte kullanılacak. yoğurt 1 alana 1 bedava olduğu için 1 paket de oradan arttı. kabaca 40 lira falan. ama tekrar ediyorum koca bir tabaktan bahsediyorum. yoğun bir nohut ve tavuk da cabası.
0
ground
(16.03.26)
Maliyetinin en az üç katına satmak gibi bir standartları var. Her şeyi üçe böl, daha pahalıya mal etmiyordur.

Bir payı malın maliyetine,
Bir payı kiraya ve diğer giderlere
Bir payı da cebime.
0
gabe h coud
(16.03.26)
(4)

Araç Muayene tarihi geçerse noluyor?

messina123
Az önce muayenenin sonuna geldiğimi fark ettim. Bi tek tuzlada randevu var. Taaa tuzlaya gitmektense 3-5 gün sonraya randevu alsam sorun olur mu?
Az önce muayenenin sonuna geldiğimi fark ettim. Bi tek tuzlada randevu var. Taaa tuzlaya gitmektense 3-5 gün sonraya randevu alsam sorun olur mu?
0
messina123
(15.03.26)
yakalanmadığın ya da kaza yapmadığın sürece bir sorun olmaz.
0
co2s2
(15.03.26)
Bir de araç muayene gecikme bedeli ödersiniz.
0
Mirket
(15.03.26)
Çevirmeye denk gelirsen ceza yersin, sana 1 haftalık süresi olan bi kağıt verirler o aralıkta tekrar çevirmeye girersen sorun yaşamazsın ama biraz daha sallayıp tekrar çevirmeye denk gelirsen aracın bağlanır.
0
kizil karga
(16.03.26)
bende bir ay sonra farkına varmıştım. hemen randevu aldım ama ertesi günü aksilik polis çevirmesine girdim. daha polis plaka sorgulaması yapmadan, durumu anlattım , randevuyu gösterdim sağolsunlar anlayış gösterdiler.
0
delidir yakalayin
(16.03.26)
(10)

tek cocuklarin askere alinmamasi gerekliligi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
ben böyle bir yasa olmasi gerektigini düsünüyorum. aklima gene tarik tarcan geldi. https://pbs.twimg.com/media/Fn-KXZeWIAE9Ki8.jpgbir evin bir cocugu. terhisine 20 gün kala sehit düsmüs. bir ailenin tek umudu. bütün umudu. gene gece gece bu cocuk dert oldu icime.bunu kimse düsünmüyor mu?suriye'de ev
ben böyle bir yasa olmasi gerektigini düsünüyorum.
aklima gene tarik tarcan geldi. pbs.twimg.com
bir evin bir cocugu. terhisine 20 gün kala sehit düsmüs. bir ailenin tek umudu. bütün umudu. gene gece gece bu cocuk dert oldu icime.
bunu kimse düsünmüyor mu?
suriye'de evin tek erkek cocugu varsa askere alinmiyorlarmis mesela, suriyeli arkadaslarimdan ögrenmistim. iki veya daha cok erkek cocugu varsa da sirayla askerlik yapiyorlarmis.
zorunlu askerlik fikri rahatsiz edici ama bunu degistirmiyorlarsa bari tek cocuk kuralini getirsinler. siz ne düsünüyorsunuz?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.03.26)
İlber Hoca'nın Türk halkının asker millet olduğuna dair sözleri vardı. Haklıdır.
Ailelerin tek çocuğu ölmesin, ikincisi ölebilir mantığı çok saçma geldi bana.

Bir de Asker kardeş varsa askerliğin ertelenmesi uygulaması bizde de var.
+1
Mirket
(15.03.26)
asker kardes varsa askerligin ertelenmesi uygulamasi bizde de varsa, iki kardesin ayni anda sehit düsüp evi evlatsiz birakma riskini almak istememisler. o halde tek cocuk sehit düsünce evin cocuksuz kalacagini neden düsünememisler? mantik ayni.
ikinci cocuk da ölmesin elbet ama tek cocuk ölüp bos duvarlarla basbasa kalmak versus ikinci cocuktan güc bulmak arasinda bence muazzam fark var.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.03.26)
bildiğim kadarıyla eskiden gerek türk devletlerinde gerek osmanlıda bile tek oğulu almamak bizde de varmış
ya da kulağına küpe takılıyormuş o geri göreve veriliyormuş filan

askerlik tımar sisteminden vs. çıkıp düzenli merkezi askere almalar başladıktan sonra bu tek oğul istisnası kalkmış gibi duruyor

o zamanlarda da biz maalesef sürekli savaşıp sürekli kaybeden taraf olmuşuz, zaten gerekli asker yok, teknolojide çok geriyizi askerden kaçanı bile takip edemiyormuşuz doğru düzgün
olan da biner biner ölmüş
yani istisna uygulayamamışlardır herhalde...
0
subcomponent
(15.03.26)
Size katılmıyorum. Tek çocugun askere alınmaması veya alınsa bile cephe hattına sürülmemesi gibi uygulamalar tarihte bizde olmuş ama bu uygulamaların sebebi duygusal sebepler değil. Eski dönemlerde savaş, çatışma şimdikinden çok daha olağan durumlardı ve birinin askerde savaşta ölmesi şimdiki zamanlara kıyasla çok daha fazla yaşanıyordu. Günümüz Türkiye'sinde birinin askerlik esnasında hayatını kaybetmesi haber değeri taşıyan olağan dışı bir durum. Eskiden nüfus çoğunlukla kırsal da yaşıyordu ve üretim toprağa dayalıydı, tarımda makineleşme falan olmadığı için ailede genç erkek kalmaması ülkenin üretim gücünü doğrudan tehdit eden bir şeydi ayrıca sadece savaş değil askerde salgın hastalık gibi sebeplerle de ölüm olayı yaygındı. Tifo dan falan askerin ölmesi günümüzde vaki değil mesela. Yani askerin pisi pisine hayatını kaybetmesi durumu hiç yaşanmıyor mu ülkemizde evet yaşanıyor ama bir yıl içinde askere alınan kişilerden askerde hayatını kaybeden oranı herhalde yüzde 0,bilmem kaç gibi çok çok az bir durumdur. Bir de artık ailenin tek çocuğu olması çok rastlanan/bi 10-20 yıl sonra ülkede tek çocuk olmak çok sıradan bir durum olacak devlet böyle bir kanun çıkarsa ileride asker bulamaz.
0
wilhelmwasmuss
(16.03.26)
kız çocğu çağırıp çözüm bulabilir, ne de olsa çocuk yapmıyorlar
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim : tek çocuk musunuz?
-1
co2s2
(16.03.26)
tek çocuk olarak hakkari'de yedek subaylık yaptım (meslek kurasına tabiydim gerçi) 11 yıl önce.

not: baba ve dede emekli albaydı ayrıca.
-1
rain when i die
(16.03.26)
Haklısın ama yukarıda da yazılmış birkaç on seneye çoğu aile tek çocuklu olacak. En iyisi zorunlu askerlik diye bir şeyin olmaması da işte.
+3
sadakatsiz
(16.03.26)
Askerlik vazifesi bağlıklı erkeklerden alınan deli dumrul vergisine döndü. Tek erkek için düşünceniz çok nazik kalıyor.
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(16.03.26)
Tek cocuk degilim.
Ayrica kadinim.
Türk vatandasligim da yok.
Yani kendime pay cikarmak icin actigim bir soru degil.
Ölene ayri, geride kalana ayri acidigim icin sordum.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22 saat)
(10)

babanin dairesinde kira vermeden oturmak

out595
https://eksisozluk.com/babasinin-dairesinde-kira-vermeden-oturan-erkek--6011107soyle bi baslik var, benim de benzer durumda oldugum bir nokta.2 kardes varken, biri bu sekilde kira vermeden oturuyorsa, digeri de yurtdisinda maasinin yarisi kiraya veriyorsa bu durumu nasil yorumlarsiniz? kardeslerin c
eksisozluk.com

soyle bi baslik var, benim de benzer durumda oldugum bir nokta.

2 kardes varken, biri bu sekilde kira vermeden oturuyorsa, digeri de yurtdisinda maasinin yarisi kiraya veriyorsa bu durumu nasil yorumlarsiniz?

kardeslerin cinsiyetleri onemli degil bu arada.
0
out595
(15.03.26)
yurtdışındaki kardeş kurulu düzeni olmasaydı da dönseydi ben de burada birlikte kalacağım deseydi buna itiraz edilip edilmeyeceğine göre değişir. napsın adam diğer çocuğunun olduğu ülkeden de ev mi alsın? boşta evi varsa kira gelirine ihtiyacı yoksa gayet normal. eğer o yurtdışındaki kardeş bundan rahatsız oluyorsa kendinde sorun var demektir, kendi türkiyeden kurtulmuş her yönden daha iyi yaşayabilecek şartlara sahipken türkiyedeki birini kıskanmıyordur umarım :D
+4
konetsu
(16.03.26)
Babasinin evinde oturan babasina evin piyasa degerine es deger kira ödemeli.

Böyle seyler önemsenmedigi, kardes yhaaa denildigi icin kardeslerin arasinda anlasmazlik cikiyor. Bekarken okay olunsa evlenince esler birbiriyle madi oluyor. Cocugun da olsa, kardes de olsa kimse kimsenin hakkini yememeli.

Biz aile isi yapiyoruz. Cesitli nedenlerle cok kavga dövüs vs de cikiyor. Ok yani. ama anneannem ben tek cocugum oldugum için bayramda bana 10tl verirken kuzenlerimin kardesi oldugu icin 5er tl verirdi. O kadar dikkat edildi. Kimse kimsenin hakkini yedi diyemez. Evlat ayrildi diyemez. O yüzden de ne evlilik bosanmalar vs isleri bozmadi.

Herkes mirasina ve hakkini sahip cikmali. Anne babalar evlat ayirmamali cok ayip. Hakki yenen kisi cok kötü hissediyor.
-4
Purple life
(16.03.26)
Babamlarin ev neredeyse tamamen bos duruyor. Bizim kalma ihtimalimiz masaya gelmisti. Ben acikcasi biraz haksizlik olur diye dusundum ama bizimkiler biz hayattayken biz karar veririz dediler.

Tabii diger kardeslerin maddi durumu rahatsa cok onemsememeliler belki ama diger herseyin esit sartlarda oldugunu dusunursek bir cocuga ekstra fayda saglanmis oluyor. Kira dedigimiz sey yerine gore kaydadeger rakamlar olabiliyor. 50 bin edecek bir evse ayda bu miktarda destek olmuslar gibi oluyor. Bu durumda kira vermeyene mesela 40 bine kiralamis olarak dusunup, yarisi ile kardesine para vermesi bence asiri garip olmaz. Ayip olurculuk yapmayip duzgunce konusmak en iyisi.

Ayrica yurtdisinda yasadigi yere gore degisir ama Amsterdam'da yasiyor olsa 5000 euro alip yarisini kiraya veren bir aileyse maddi durumu hic de iyi sayilmaz. Burada tabii baba evinin degeri kritik. 10-15 bin edecek bir evse euro bolgesinde yasayan biri icin gorece onemsiz bir rakam.
0
mbond
(16.03.26)
Yurtdışında yaşayan ben olsam bunu kafaya takmam. Yurtdışında yaşayan kardeşim olsa kira vermeden aile evinde oturmam. Benim görüşüm bu şekilde. Belirtmem gerekiyor mu bilmiyorum ama bu yazdığım herkes böyle yapmalı tadında bir yorum değil tabii ki, ailemizin kendi dinamikleri vs. ile alakalı.
0
peki madem
(16.03.26)
Baba hayattaysa, baba ile evinde oturan çocuğu arasında bir husus bu. Diğer kardeşlere söz düşmez.
Ölmemiş adamın malında hak ya da haksızlık görme saçmalığı da yeni çıktı.

Baba ölmüş ve henüz hisse paylaşımı yapılmamışsa o durumda diğer kardeşlere hissesi nispetinde kira ödenmeli.
+1
Mirket
(16.03.26)
Valla bir yorumda bulunamıyorum açıkçası, ne diyeyim ki :D biri babasının evinde, babasının eviymiş gibi kalıyor. Diğeri elin evinde kalıyor. Bu ikisi nasıl aynı olabilir ki? Yani bu konuda bir şey düşünülmesi gerekeceğini bile düşünmemiştim.

Neyle ilgili sorduğunuzu bile anlamadım, mesele "diğeri kira öderken babasının evinde kalan da ödemeli" mi tartışılıyor yoksa bir kardeş kira ödemiyorsa diğer kardeşin kirasına destek olsun gibi mi? Bunların ikisi de çok manasız olurdu.

İnsan hayatını kurarken avantajlı, dezavantajlı durumlar olabilir. Yurtdışına giden kardeş bir gelecek görmüş, bir plan yapıp gitmiştir. Giderken kira ödeyeceğini de biliyordur. Kalan da heralde ben burda iyiyim, babamın evi de var kira da almazsa masraftan kısarım demiştir vesairedir. Şimdi bundan sonra hangisinden kime ne?
+2
akhenaten
(16.03.26)
iki kardes var ve babanin iki evi varsa ve bu evler her bir cocuga ileride miras olacaksa kolay. Bir tanesi kaldigi evi alsin kira vermesin digeri de babanin yasadigi evi alsin ileride.Ancak mirasla ilgili farkli planlar ve farkli ev sayisi varsa isler degisebilir.
0
turkuaz
(24 saat)
hayattayken kararı baba verir; yurtdışındaki kardeşin bilenmesine gerek yok bence.
ancak baba vefat ettikten sonra (Allah gecinden versin tabii ki), artık ev miras statüsüne geçeceği için, baba evinde kalan kardeşin -ev paylaşılana kadar- rayiç kiranın yarısını diğer kardeşe göndermesi gerekir.
yorumum: şu durumda yapacak bişey olmadığı gibi, bişey yapmayı düşünmek de şık olmaz.
+1
lil siztah
(23 saat)
baba evinde oturanin kira bedelinin yarisini kardesine yollamasi lazim.
her sene de tefe/tufe uzerinden artis yapilir. ben olsam oyle yaparim ki hak gecmesin.
0
cooperr
(20 saat)
İlk yorum çok mantıklı. Onu bir daha oku.

Yurt dışına gitmek senin kararının. Maaşının yarısına ev tutmak senin kararın. Hoşuna gitmiyorsa dön ve babanın benzer bir yardımda bulunmasını talep et o zaman.
Adaletli değil elbette ancak babanın kararı böyle. C9k birsey yapamazsın. İtiraz edip pay talep etsen şık olmaz. Ayıp etmiş olursun aynı zamanda. Kardeşin sana teklif etmedikçe birsey yapma bence . Ayrica kira bedelinin yarısını sana verse v sende euro ya cevirsen belki komik bir rakam olur.
+1
hacirotti
(19 saat)
(15)

Kafayı nasıl resetliyorsunuz?

tiredofwaiting
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
tiredofwaiting
(15.03.26)
-Kardiyo egzersiz. Podcast esliginde. Müzik degil. Müzik dinlerken spor yapamiyorum. Modum falan düsüyor. Ama podcast beni yükseltiyor.

- bos bos weekly vlog fln izlemek. Amerikali kanadali kizlarin haftalik vloglari. Sunu aldim, sunu bitirdim, surayi temizledim fkfkfkf

- gossip girl veya yaprak dökümü izlemek. Aski memnu da olur. Benim oldugum ülkede full bölümleri yok.

- temizlik yapmak, carsaflari degistirmek, ardindan dus cilt bakimi ve tertemiz carsafla uyumak

-oje sürmek

Ilham olur umarim :)
-2
Purple life
(15.03.26)
Yoga ve meditasyon yapıyorum. Yürüyüş yapmak da çok iyi geliyor bana. Resim yapıyorum, boyama kitabı boyuyorum. Kedilerimle ilgileniyorum, oyun oynuyoruz.

Doğada vakit geçiriyorum. Sokakta yaşayan hayvanları seviyorum, konuşuyorum onlarla.
0
rock n roll
(15.03.26)
Bazen içinde bulunulan duruma göre değişiyor.
Normal şartlarda sıradan hatta usendirici bir aktivite gibi hissetiren bir kafede oturup çay kahve içmek şu an benim için en büyük ihtiyaç gibi bir şey.

YouTube da kaydırma yapmak skeç, talk show izlemek iyi gelir bazen.

Mutfakta farklı tarifler denemek.

Kedi köpek sevmek.

Alışveriş yapmak.

Bir ara yapay zeka ile fikir alışverişi yapmak çok sarıyordu şimdilik rafa kaldırdım.

Kelime oyunlari oynamak. Bir de GeoGuessr oyununa sardım.
+1
egerbiryolcu
(15.03.26)
Yürüyüş
Uyumak
+1
mutekebbir
(15.03.26)
sahilde yürüyüş en iyi yöntem.
+1
my fault
(15.03.26)
Yürümek.
Yüksek ağırlıklı antrenman.
3 dakika kadar meditasyon.
Mindfulness yapmak, çiçeğe böceğe bakmak.
+1
logisticsmanager
(15.03.26)
içiyorum
+1
yurtsuz john
(15.03.26)
En masrafsız rahat ve ulaştığı bir olan Tabii ki yürüyüş
Bir de davul çalmak çok rahatlatıyor beni sanırım ondan daha rahatlatan yok dolayısıyla odaklanabileceğin bir hobi işini çözer.
+1
kisa
(15.03.26)
Bisiklet sürüyorum, süremediğim günlerde yürüyorum.
+1
chicha_v2
(15.03.26)
normalde uyuyunca bir nebze resetleniyor zaten. bütün harddiski resetleyemezsin ama gün içindeki zihinsel gürültüyü kısmak için düşünsel olarak biraz iradeli olmak lazım. yoksa kafa kendi kendine autoplay’e geçiyor. spor, müzik dinleme gibi bazı aktiviteler gürültüyü geçici olarak pause ediyor, tatil/seyahat gibi şeyler ise biraz daha uzun :)
+1
ermanen
(15.03.26)
super lemon haze severim. eve girmeden ince bir joint yapar o yorgunlukla kendimi sokağa atarım. veya evin arka bahçesine. sıfır ses. ilk dumanı aldıktan sonra yeni dünyanın perdeleri açılır. o günün sabahından, daha önceki dertlerden hiçbiri kalmamış. kendi sessiz evrenimde kafamı hangi yöne çevirirsem düşüncelerim o tarafa akar.
0
birdirbir
(15.03.26)
Spor salonu çıkışında veya bir saat hiç başımı kaldırmadan kitap okuduğumda resetlenmiş oluyor.

Gün sonunda da sesli kitap dinlemek veya youtube'da yağmurda sokak yürüyüşü veya karavan-çadır kamp videoları izlemek işe yarıyor.
0
Mirket
(15.03.26)
Kardiyo ve motosiklet sürmek
0
baldan kaymak
(15.03.26)
bazen hiç yapmadığın bir şeyi yapmak ancak resetler kafayı
0
co2s2
(16.03.26)
20 km üzeri koşu.

7-8 tane soğuk sevdiğim bira.
0
kumandanim
(23 saat)
(4)

Ortadoğuda vurulan havalimanları hk

avatar is back
Mesela az önce kuveyt uluslararası havalimanının radar sistemi vurulmuş abd kullanıyor diye. Bu normalde uçakların kullandığı kulenin kullandığı sistemler öyle değil mi? O yüzden savaş bugün bitse bile kuveyt dubai vs buralara aylarca yenileme ve bakımdan dolayı uçak inip kalkamaz diyebilir miyiz?
Mesela az önce kuveyt uluslararası havalimanının radar sistemi vurulmuş abd kullanıyor diye. Bu normalde uçakların kullandığı kulenin kullandığı sistemler öyle değil mi? O yüzden savaş bugün bitse bile kuveyt dubai vs buralara aylarca yenileme ve bakımdan dolayı uçak inip kalkamaz diyebilir miyiz?
+1
avatar is back
(14.03.26)
Dubai'yi niye dahil ettin ki konuya?
0
Mirket
(14.03.26)
dubaiye şu an 5 dakikada bir uçak iniyor. flight radardan görebilirsin.
0
orpheus
(15.03.26)
dubai kapalı moruklar
0
🌸avatar is back
(16.03.26)
Kalkiyor gorunuyor. Abim geldi 4-5 gun once.

dubaiairports.ae
0
mbond
(16.03.26)
(13)

3,5 milyon ile nasıl bir yatırım yapmalı?

emreemre
Babamlar yazlığı sattılar. Fikirleri 1+1 bir daire bulup kira almak (20-25 bin TL civarı). Böylelikle emeklilik gelirine bir ek gelir olsun diyorlar.Ama kiracı ile uğraşmak bir mesele. Kiracının huyunu bilemeyebiliriz. Evi satmak istese kiracılı evin talibi az olur vs. Babam, biraz altın biraz dolar
Babamlar yazlığı sattılar. Fikirleri 1+1 bir daire bulup kira almak (20-25 bin TL civarı). Böylelikle emeklilik gelirine bir ek gelir olsun diyorlar.
Ama kiracı ile uğraşmak bir mesele. Kiracının huyunu bilemeyebiliriz. Evi satmak istese kiracılı evin talibi az olur vs. Babam, biraz altın biraz dolar alalım diyor. (Böyle olunca da ek gelir yaratamıyorsun)
Faiz getirisi aylık 100K civarı. Benim de aklımda o var.

Sizler, olabildiğince konvansiyonel yatırım araçlarından nasıl bir yol haritası izlerdiniz. Veya ev almak doğru mu?
0
emreemre
(14.03.26)
şöyle; öncelikle ev almazdım. kiracı formülü riskli. sabit getiri şüpheli.
duruma : 25k x 12 = 300k gelir olarak bakmayın. yıl sonunda yaklaşık 30k vergi ödeyeceksiniz. ayrıca evin diğer giderleri vs. 11 ay kira alacaksınız gibi.

3.500k bende olsa şunu yaparım (mevcutta ben de bu durumu uyguluyorum)
2.000 k bankaya faize atarım. buradan 70-75 k aylık faize gelir. neden hepsi değil? parayı enflasyona karşı korumam gerekir.

1.000 k direkt altın veya döviz yaparım. bu meblağı enflasyona karşı önlem yaparım. 2.000k dan harcamadığım artan para olursa burayı beslerim.

500k ile parayı ise para piyasası fonunda günlük tutarım. bunu acil ihtiyaçlar için aynı gün çekip kullanmak için yaparım. sağlık, alışveriş vb. böylece 2.000 k paranın vade bitimini beklemem.
-2
galahad reloaded
(14.03.26)
Ev alırım, ama bütün paramla değil, 2 milyon peşinat yaparım geri kalanını kredi çekerim 60 ay vade ile, yıllardır kirasını düzgün ödeyen işi gücü olan minyonlarca insan var, kötü örnekler yatırım kararınızı olumsuz etkilemesin.

Evet kısa vadede faiz daha fazla kazandırıyor doğru ama reis 10 dakika sonra çıkıp nas der, dut gibi kalırsınız ortada.

Ayrıca üzerine bir tapu olması finansal anlamda senin bankalar tarafından ciddiye alınmanı sağlıyor, ipotek gösterip malını, yarın öbürsün kredi alman kolaylaşır.

İşin vergi tarafına takılma, araba alıncada mtv, kıl tüy bi dünya bişey ödüyorsun.

Evinin değerinin artması kısmını saymıyorum bile, Enflasyona karşı paranı mevduat korumaz bu arada.
0
ebeş
(14.03.26)
Ev alsınlar.
Yaşları sebebiyle kredi çıkmaz onlara, tek çocuksanız sizin üzerinize alınsın.

Hemen, herhangi bir evi değil acil satması gerektiği için ucuza satılan ve akıllarına yatan bir ev bulana kadar beklesinler.

Faiz en yanlış seçenek, enflasyona karşı korumuyor ki.
O parayla bugün 100 kilo peynir alınıyorsa, parayı faize koysanız ve 5 yıl boyunca tüm faiz getirisi de aynı hesapta faize yatırılmaya devam etse 5 yılın sonundaki parayla 80 kilo peynir alırsınız.
Halbuki bugün o evi 100 kilo peynir fiyatına alırsanız hem 5 senede 1,2 milyon TL kira getirir hem de 5 yıl sonra yine 100 kilo peynir değerinde bir eviniz olur.

Peynir örneğine takılmayın, onun fiyatı düşer çıkar, ben hayatımızdaki gerçek bir masrafın değeri olarak demek istedim.

1,2 milyon TL kira getirisinin bir kısmını kira vergisine, emlak vergisine, apartmanın çatısı yapılacak ödemesine vs. ödeyeceğiz ama bu olsa olsa 100-150 bin lirasıdır herhalde.

Ayrıca şöyle çok önemli bir psikolojik kısım var, aşırı aptalca bir hareket yapmıyorlarsa onların kararını değiştirmeye çalışmamanızı öneririm. Diyelim ki yüzde 10 hatalı bir karar verecekler, versinler. Belki de daha doğru çıkar. Ama sizin öneriniz yüzde 1 daha hatalı bir karar olursa size vicdani yükü ağır olur.
+1
michael_knight
(14.03.26)
Ev alsınlar. Risk alacak yaşlarda değiller.
0
gabe h coud
(14.03.26)
Ben de ev diyorum efendim. Şahsen kendim de öyle yapardim.
0
narod
(14.03.26)
Parayı Dolara çevirip tamamına 15.01.2030 vadeli eurobond alsınlar.
0
Mirket
(14.03.26)
Cins bir kiracıya denk gelirsiniz hem paranızdan hem huzurunuzdan olursunuz. Ben olsam ev almazdım, kiracı sıkıntılı iş.
0
koskoca kirpi
(14.03.26)
altın veya altın fonu + eurobond diyorum bir kısmınıda acil ihtiyaç için gunluk faize
kiracı ile uğraşılmaz çıktığında içine 5-6 ira adar masraf yaptırıosun yeni kiracı için uğraştığında cabası
0
eja
(14.03.26)
Kesinlikle ev alsın. Burası ortadoğu. Ya fiziki altının olacak ya evin. Detayı yok bu işin. Uzun vadede zaten kazanacak. Kiracı olmasın boş dursun güvenilir biri bulana kadar. O süre en fazla 3 ay.
0
mimikikili
(14.03.26)
Fiziki gr 8000 tl den 437.5 gr altın yapar
Asgari ücretin de aynı gr fiyatından 3.5 gr olduğunu hesaplarsak her ay 3.5 gr harcasalar bile 10 yıl yapıyor.
E altin da bu sürede yerinde durmayacak.
Azicik aşım Ağrısız başım.. yaşlar kaç bilmiyorum ama en mantıklısı fiziki kenara atıp ihtiyaç oldukça bozdurup harcamak.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.03.26)
Babanin dusuncesi mantikli. Ev almak ve kira geliri onlar icin en mantikli secenek.

Kuzey Amerika'da emekli olmak uzere olan, ayni zamanda yasi da ilerlemis insanlara yatirim yapMAMAlari tavsiye ediliyor.

Cunku yapilan yatirimin hem para kazandiracak zamani yok, hem ani inis cikislardan etkilenip para kaybetme riski var. Bu yuzden emekliligine bir iki yil kalmis insanlara para harcamalarini tavsiye ediyoruz.

Yatirim 20-30-40 sene boyunca istikrarli ve duzenli olarak para yatirarak oluyor. Para bu sekilde buyuyor. Bir sure kayip olsa bile, uzun vadede market hep toparliyor ve yukari yonlu hareket ediyor.
0
thetruenorthstrongandfree1
(14.03.26)
o yaşta ev makul.

alternatif yatırımı anlama, kaybetme riski falan çok dert.

ev alsınlar.
0
gurur
(15.03.26)
Beyoglunda yeni binadaki dairemizi satiyoruz, verelim size. Kiralamasini da biz yapariz. 25 30 bin kira getirisi olur.
0
die fetten jahre sind vorbei
(15.03.26)
(13)

Fikirlerinizi merak ediyorum

darthvader
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme dur
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme durumları git gelli devam ediyor - ki zaten direk aldatmadır bu ve her tür etik ahlaki değil.- ve bunu bize anlattığında kendi dilimiz döndüğünce doğru olmadığını bir abisi / ablası olarak anlatmaya çalıştık- nereden baksanız herkesin kendi hayatı ve müdahaleci de görünmeden zaten bu durum kendisinin de bilebileceği üzere doğru olmadığı ve hoşlandığı kişinin de eşini aldattığına göre güvenilir olmadığını anlattık. daha sonra kadın boşandı, birlikte olmaya başladılar. bu işin sonunun olmadığı ve sonunda üzülecek olanın da bizimki olacağı çok belli zaten ama arada gelip böyle anlatıyor; yargılamak yada başkasının hayatına karışmak için değil ama gerçekten onun için endişeleniyoruz ama nasıl yaklaşacağımızı da bilemiyoruz. durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz, öte yandan çocuğu sırf ben bile kaç yıldır biliyorum , kendini böyle durumlara sokacak biri değildi. bir kere yapan bir daha yapar ve nasıl güvenebileceksin dediğimizde abi öyle biri değil ya ve seviyorum gibi cevaplar duyuyoruz. 1- eşini/sevgilisini aldatmış bir insana güvenebilir miydiniz? 2- siz olsanız nasıl yaklaşırdınız konuya, nasıl davranırdınız? bu konudaki fikirleri merak ediyorum.
+1
darthvader
(14.03.26)
Sopranos dizisinde Tony nin oğlu aynı duruma düşüyordu. 1. Güvenilmez 2. Bilemiyorum
0
pembediken
(14.03.26)
Yaşasın görsün abi size ne. Bakış açınız yanlış. Çocuk diyerek, seviyoruz diyerek masum olarak kodlamışsınız ama masum değil.
-1
arbre
(14.03.26)
1 hayır, sana da yapar.
2 uzaklaşırdım mesafe anlasın diye.
+1
baldan kaymak
(14.03.26)
Ben hep aldatanla suç ortağının aynı kumaştan olduğunu düşünmüşümdür.
+1
Mirket
(14.03.26)
Abicim, herseyin ucu sizin dusundugunuz yere cikmayabiliyor. Tamam her iliskinin bir riski var ama risk olmasi kotu olacagi anlamina gelmez.

An itibariyle kadin bosanmis dolayisiyla iliskileri daha net bir zeminde ilerleyebilir.

Ayrica. boyle seyler olabilir... yanlis zamanda karsilasip bunu cok iyi bir iliskiye donusturen cok insan vardir.

Bu iki insan birbirini seviyor, birbirine guveniyor, birbirine iyi geliyor olabilir.

Bence bir problem yok. Insanlar hata yapar, yanlis kararlar alir, bu birinin kotu oldugu anlamina gelmez.
+2
thetruenorthstrongandfree1
(14.03.26)
Çocuğunun babasına yapan diğerine de yapar kafasındayım. Arkadaşı yeterince uyarmışsınız ilişkiye başlamış bile. El mahkum, yaşamadan anlamayacak.
0
ekimoloji
(14.03.26)
iki yetişkin insan konuşmuş, anlaşmış. bize yorum yapmak düşmez. bence kuzen haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.03.26)
''durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz'' .

üstad yanlış anlamayın da kimin kimin altında kimin kimin üstünde kalacağına karar verecek insanlar siz değilsiniz. onlar yetişkin insanlar. size göre yanlış olan onlara göre doğru olabilir. bırakın insanlar hayatlarını yaşasınlar. hataları varsa yüzleşsinler, hataları olursa hormonları devreye girsin. hata yapmazlarsa gül gibi yaşasın gitsinler.

sizin uygun gördüğünüz hayatı neden yaşasın koca adam :)
+3
galahad reloaded
(14.03.26)
Sizin ahlak anlayışınızla örtüşüp örtüşmeme durumu bu kardeşinizin seçimlerine etki etmeli diye bir şey yok öncelikle. Siz bunun size uymadığını, sizce yanlış olduğunu belirtmişsiniz, tamam. Çizginiz ve artık durmanız gereken yer burası. Olur da işler yolunda gitmezse sığınacağı, yolunda giderse de sevincini paylaşacağı abisi ve ablası olmaya devam etmekten başka bir şey yapmanız gerekmediği gibi, haddinize de değil. Zira siz bu ilişkinin taraflarından biri değilsiniz, bu onun ilişkisi.

Şimdi gelelim ilişkiye... "Bir kere yapan bir daha yapar" önermesi doğru olabilir evet, ama spesifik olarak bazı ilişkilerde geçerli olmayabilir. Çünkü kadının koşullarını bilmiyoruz (zannederim siz de bilmiyorsunuz). İletişim bile kuramadığı, belki şiddet gördüğü ya da kağıt üzerinde süren bir evlilik de olabilir geride bıraktığı evlilik. Hayat siyah ya da beyazdan ibaret değil. Terminolojik olarak baktığımızda evet, süregelen bir ilişki/evlilik mevcudiyetinde bir başkasına ilgi duyma/bir başkasıyla arkadaşlıktan öte bir diyaloğa girme/sevişme, bunların tümü aldatmadır. Kadının yaptığının aldatma olmadığını söylemiyorum. Sadece bu aldatmanın bir gönül eğlendirmesi olmayabileceğini söylemeye çalışıyorum. İlişkisi olan bir kişi sırf "sıkıldığı" için ya da tatmin olmadığı için başka biriyle ilişkiye giriyorsa, bu kişinin karakteri böyledir ve hangi ilişkiye koyarsanız koyun muhtemelen aynı davranış örüntüsünü sergilemeye devam edecektir. Öte yandan içinden çıkamadığı, çıkmak için çabaladığı ama buna partner tarafından/toplum tarafından izin verilmeyen, belki çocuğu için katlandığı ve onun için formaliteden başka bir anlam ifade etmeyen bir evlilik ya da ilişkiyse bu, durum farklı olabilir. Eylemsel olarak yaptığı hala aldatmadır, ama bu onun kişilik özelliği değildir ya da aynı örüntüyü bir başka ilişkisinde de sergileyecek diye bir şey olmayabilir. Bu şekilde başlayan ve sadakat üzerine kurulu çok mutlu ilişkiler sürdüren insanlar da var, aynı şey kendisine yaşatıldığında perişan olan insanlar da. Bu riski alıp yaşayıp görmek de kardeşinizin kararı.

"Öyle biri değil ya, bana yapmaz" şeklindeki saf ve kuvvetli inancı biraz tehlikeli olabilecek gibi geldi bana. Kadınin mücbir sebepleri olduğunu paylaşmaktansa "yapmaz o" savunmasına sığınmak pek sağlıklı değil. Ama siz zaten uyarınızı yapmışsınız. Kardeşinizi sevmeye devam edin, ve gerisini zamana bırakın.
+3
starbuck
(14.03.26)
Yapacak pek bir şey yok gibi. Kadın da boşanmış zaten. İş kendi temposunda ilerliyor. Ne deseniz boş kalacak gibi. Çünkü sorun prensip sorunu.

Ben şunu anlatmaya çalışırdım, insanlar sırf iyi diye aklıselim olmak zorunda değil. İlişki ciddi bir şey, insanın ayakları yere basmalı. Bir şeyler güzel giderse iyi, ancak gitmezse telafisi çok zor olabilir. Bu durumda prensipler, kıstaslar devreye girer. Evliylen başka biriyle ilgilenip, bu ilgisi üzerine evliliğini bitiren birisi ne kadar "iyi" olursa olsun "güven veren" bir kişi değildir. Bu ikisi ayrı karakter özellikleri. Bir insan iyidir, ama aptal olabilir her türlü belaya girer. İyidir ama manipülasyona açık olabilir, her yere çekilir. Veya bu durumdaki gibi iyidir ama romantiktir, sorumluluk bilinci olmadan hayatını derinden etkileyen kararlar alabilir. Kişinin iyiliği onun sizle ilişkisinde, size vereceği güvenden bağımsız bir şey. Bu iyi insan bu güveni başkası için bir kere kırmış zaten.

Şimdi sorsanız elbette evliliğinde sorunlar vardır boşandığına göre. Ancak bu kişi sorunlar varken habersizce başka biriyle görüşmüş. Şunu anlarım; birini görürsünüz, ilginizi çeker ve mevcut evliliğinizden mutlu olmadığınızı anlayıp bitirmeye karar verebilirsiniz. Bu sürede ilginizi çeken kişiyi yoklamazsınız, flört etmezsiniz... Bitirme sebebiniz "yeni birinin olması" değil bu durumun mevcut evliliğinizin yürümediğine işaret etmesidir. Bu yeni kişi size yüz versin veya vermesin evliliğinizi bitirirsiniz artık. Bitti mi? O zaman kimle olursanız olun. Bence doğrusu bu. Burada bahane üretmek isteyen biri "zaten her türlü ayrılacaktı" diyebilir, ama aynı şey değil. Olay a şeklinde değil, b şeklinde gerçekleşmiş bir kere. Konu kapanmış.

Ancak sizin anlattığınız senaryo da tam bir yeşilçam senaryosu. Hiç insanın arkasını yaslayacağı bir senaryo değil. Yanlış yollardan bir kere geçilmiş artık.

En anlaşılır senaryoda şu olabilir. Kişinin evliliği gerçekten kötüdür, aldatılmıştır, şiddet görüyordur veya izole kalmıştır, kolayca ben boşanıyorum diyememiştir. Yaşanmayan şeyler değil, çok kötü durumda olan insanlar var. Bu durumda yaşanan üzücüdür. Kişinin aldatması da vicdanen kabul edilebilir diyelim. O zaman soru sizin tanıdığınız kişinin, ayrılan kişinin yanında taşıyacağı psikolojik yükü paylaşmaya ne kadar hazır olunacağı ile ilgili. Çünkü belli ki her şey toz pembe olmayacak. Bu senaryo büyük fedakarlık içeriyor. Eğer tanıdığınız kişi bunu somut olarak kabul ediyorsa, durumun ne tür bir sefalete gebe olabileceğini idrak etmişse ve hazır olduğunu söylüyorsa diyecek söz kalmaz.
+2
akhenaten
(14.03.26)
ahlaki degerleriniz sizi baglar+1 terso bi durum goremedim kadin esini sevmiyormus ve bosanmislar mertce. cogu bosanmiyo da
-1
ala09
(14.03.26)
öncelikle çocuk bir "çocuk" değil. masum hiç değil.

ben olsam bu yaptıklarını ahlak dışı bulduğumu, diğer adama kötülük ettiklerini söylerim. bu yüzden bir daha o kadınla ilişkisi hakkında hiçbir şey duymak istemediğimi ve sonucu iyi de olsa kötü de olsa asla destek olmayacağımı, kendi edip kendi bulacağını, umrumda olmadığını söylerim. zorunda kalmadıkça da görüşmem. kırılan kırılsın, darılan darılsın. bana ne diye diye bu kötü insanları utanmaz ve pişkin yaptınız. bence herkes çizgisini çekmeli böyle insanlara karşı.

aşk böyle bir şey değil. başka insanların hayatlarını başına yıkarak mutlu olunmaz. doğru insan sadece bir tane değil. evli birini mi buldu bula bula.

bir benzerini çok eski bir iş yerimdeki iş arkadaşlarımda gördüm. (arkadaşım değiller) o kadın da boşandı ama sonra beraber mutlu falan olmadılar. üçü de başka yollara gittiler.
-1
art cat chocolate
(14.03.26)
tamam yanlış başlamış ama yoluna girmeye en yakın olduğu zaman da şu an. o yüzden bence işin ucunu bırakın ve denesinler artık. kadın boşandıktan sonra bir problem kalmamış zaten.
0
enteg
(16.03.26)
(10)

Koşu bandında hızlı koşmak dizlere

aloneinthedark
Zarar verir mi Teşekkürler
Zarar verir mi
Teşekkürler
0
aloneinthedark
(14.03.26)
çook.
+1
renegade
(14.03.26)
kesinlikle verir, menisküs, sıvı kaybı ne ararsanız yapabilir dikkat etmek lazım
+1
darthvader
(14.03.26)
Tartan pist veya ham toprak zemin dışında her tür zemin ve özellikle de koşu bandı koşuda dizlere zarar verir. İyi bir koşu ayakkabısı bu zararı nispeten tolere eder.
0
Mirket
(14.03.26)
dizler koşuyu sevmez. postacı hızında yürüyebilirsiniz en fazla yani diz sağlığı gözetiyorsanız.
0
suicmeyenadam
(14.03.26)
"Journal of Orthopedic and Sports Physical Therapy dergisinde yayınlanan yeni bir makale, koşu hızının koşu sırasında dizin maruz kaldığı darbe miktarında önemli bir rol oynadığını ortaya koydu. Çalışmada, bir grup hobi koşucusundan 1000 metreyi üç farklı koşu hızında (5 mil/saat, 7,3 mil/saat ve 9,8 mil/saat) koşmaları istendi.
Her bir adımda diz üzerine binen yük koşu hızıyla birlikte artarken, aynı mesafeyi kat etmek için gereken adım sayısının daha az olması nedeniyle, daha yüksek hızda diz üzerine binen toplam yük yüzde 30 daha azdı. "
0
thetruenorthstrongandfree1
(14.03.26)
Hiç bir zararı olmaz. Diz sıvısını artırıyor, yeniliyor aksine. 41 yaşında, 30+ yıldır koşan adam.
0
gabe h coud
(14.03.26)
@gabe iki gun 12 km hizla kostum agri olsutu dizlerde ama birseyi yanlis mi yaptim
0
🌸aloneinthedark
(14.03.26)
Zamanla artır hızını. 8-9-10-12 ben iyi koşucuyum 12-13 ile koşuyorum yarış için hazırlanmıyorsam. 12 fazla.
0
gabe h coud
(14.03.26)
nerde kosarsan kos bacak eklemlerini zorluyorsun. ben kendimi kosu bandinda sakatladim 10 sene oldu hala duzelemedim.
insan vucudu "malesef" uzun kosulara uygun degil.
0
cooperr
(14.03.26)
Niye hızlı koşma telaşındasın?
Yağ yakmak için koşuyorsan interval yap 30 ya da 60 sn tepe hızda, nabzını hedef seviyeye getirdiğinde yeterli. Önemli olan hız değil nabız olduğu için dizlerini zorlamamış olursun.
0
Bruce
(16.03.26)
(2)

Sahibinden.com Mayıs ayından sonra tamamen edevlete mı entegre olacak

pembediken
Bu nedenle ev fiyatları artacak gibi söylentiler var. Haberi bulamadım
Bu nedenle ev fiyatları artacak gibi söylentiler var. Haberi bulamadım
0
pembediken
(13.03.26)
Bu nedenle ev fiyatları niye artsın ki?
+1
Mirket
(14.03.26)
emlakçılar için ev fiyatı artırmaya herhangi bir bahane yeter. onlar artış olsun komisyon artsın diye bakıyor sürekli. yada alıcı varsa hemen alsın diye sürekli şöle artacak böle artacak yalanları.
+2
gercekdunya
(14.03.26)
(13)

"Yaşadım" demek için ne yapmalı?

öylesinebiri
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında ol
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?
Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.

Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında olmanız veya 70 yaşında olmanız bir şeyi değiştirmiyor ama daha çok 40'a merdiven dayayanların görüşlerini merak ediyorum.
+1
öylesinebiri
(13.03.26)
Hiçbir şey bana bunu söyletemez. Söylenen avunuyordur, kendini kandırabiliyordur.
-3
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
Benim kriterim: olabildigince dunyayi gezmek + sevip sevilmek. Bitdieee 70 yila max bu
+5
üğpoıuy
(13.03.26)
40'ımı az geçtim. hala yaşadım diyemiyorum. ne yapmak lazım?

- kafanda bir kaygı olmadan gezebilmek gerek.
- çok severek yaptığın bir hobin olması gerek.
- birilerine yardım edebilmek gerek. illa maddi olmasına gerek yok.
- zor bir işi başarmak, "evet ben bunu yapabildim" demek gerek.
+2
co2s2
(13.03.26)
olabildigince dunyayi gezmek +1

Güzel restoranlara gitmek
Bira ile Viski tadımları
Kültür sanat sepet işleri
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
Anlık karar alabilmek, plansız programsız hareket edebilmek isterdim…
Ben maalesef her şeyi planlayan biriyim, utanmasam tuvalete gitmeyi bile ajandaya yazacağım.
O yüzden geriye dönüp “yaşadım” diyebilmek için biraz daha cesur ve spontane biri olabilmek isterdim.
0
mutekebbir
(13.03.26)
anda kalmalı bence. çok fazla geçmişte boğulmamalı, gelecekle gereğinden fazla meşgul olmamalı
+2
mezzosprite
(13.03.26)
Her şeyi dolu dolu ve tadında yaşamış bir gençlik
Mutlu olmayı ve mutlu etmeyi bilen bir eş
Düzgün yetişmiş ya da yetişmekte olan iki çocuk,
Menfaatsiz seven, arayan, aradığına sevinilen akrabalar,
Gerektiğinde seni taşıyacak(her anlamda) en az dört arkadaş,
Sonrası için yetecek ve seni asla muhtaç etmeyecek, sana her yıl tatil planları yaptıracak birikim, yatırım ve kariyer

sahibiysen, 40+ yaşında iyi yaşadım diyebilirsin.

'Ulan gezmediğim ülke kalmadı, kırmadığım fındık kalmadı ama daha kırkımda kıçıma giyecek don da yok, başımı sokacak dam da yok' diyenlerden olma bence.

Ek: 'Edinilmiş iyi bir hobi, yaşam tarzı parçası olmuş bir spor dalı ve diktiğin ve gölgesinde çay içebileceğin boya gelmiş en az 40 orman ağacı' nı da ilave edeyim.
-1
Mirket
(13.03.26)
dünya turu yapmak istiyorum. her şehri görmek deneyimlemek istiyorum. tüm doğal güzellikleri görmek istiyorum. tüm tarihi sanatı görmek istiyorum. tüm yemekleri tatlıları (vejetaryen) yemek istiyorum.

olur da bir gün cidden piyango çıkarsa sürekli gezerim. kedilerimle beraber <3
+1
art cat chocolate
(14.03.26)
Para, zaman, saglik. Yasadim diyebilmek icin bu 3'u yerindeyken bir seyler yapman gerekli. Bu kosullar saglandigi zaman attigin her adim sana ait olur. Kendi kararlarini verir, kendi hatalarini yapar, kendi dogrularini insa edersin. Siyasetin, dinin baska bir dis etkinin etkisinde kalmadan kendi aklinla sekillendirebilirsen hayatini yasamis olursun...
-1
thetruenorthstrongandfree1
(14.03.26)
şahsi düşüncem böyle bir şey deme şansı yok.

insan illa yetersiz hissediyor ve yaşlanmak bok gibi bir şey

şu belki, akademik olarak iyi araştırmalar yapmak

bi taraftan da iyi bir yatırım geçmişi veya kalan para da olabilir, finansal özgürlük

kafaya göre takılabilme şansı, dünyada serbest dolaşım ve harcama yaparken sıfır düşünme

istediğin kişilerle istediğin konularda çalışma

bilemiyorum bunlar da olsa hayat çok kısa.
+1
gurur
(15.03.26)
hayat her ne kadar benzer temaları içerse de hayat deneyimi öznel bir şeydir. Bu sebeple her yaşam bu hayat nasıl yaşanmalıdır sorusuna verilmiş bir cevaptır. Bu sebeple "yaşadım" diyebilmeniz için genel geçer ve herkes tarafından kabul görebilecek bir tanımlama olabileceğini sanmıyorum. Bana göre insanın kendi değerlerini anlama ve kendini geliştirme çabası, bu dünyada tüketerek değilde emeğiyle yaratarak var olması, sevgisi-özeniyle etrafındaki herşeyi beslemesi iyileştirmesi, bazen yalnızca başka bir yaşamın mümkün olduğu göstermesiyle "yaşadım" demeyi hak ettiğini düşünürüm. Bu konuyu en iyi bu şiir anlatabilirdi herhalde:
www.youtube.com
+1
elvan abeyiylegezse
(15.03.26)
Bana kalirsa

Mobilyaci gezmek, cocuk yapmak, misafir agirlamak, yemek yapmak, parka falan gitmek, survivor izlemek, aile kurmak.

Bunlari yapamayanlar da dünyayi geziyor.
0
Purple life
(15.03.26)
gezmek abi. baska bir sey degil bence.
0
baldur2
(15.03.26)
(5)

protein tozu

baldur2
gercekten kaliteli olanini turkiye'de nereden aliyorsunuz?
gercekten kaliteli olanini turkiye'de nereden aliyorsunuz?
0
baldur2
(13.03.26)
Supplementler.com
0
kizil karga
(13.03.26)
Ben Optimum Nutrition alıyorum. Genelde Amazon'dan. Ürün üzerindeki koddan ürün orijinalliğini kontrol edebiliyorsun. Ama emsallerinden pahalı.
0
Mirket
(13.03.26)
supplementler.com

en iyisi weider
sonra optimum nutrition.
0
tabudeviren
(13.03.26)
ben optimum nutrition'i yurtdisindan aliyordum. bitince turkiye'den aynisini aldim. gozle gorulur bir kalite farki vardi. onu gordukten sonra komple supplement isinden sogudum. illa alicam diyorsaniz yurtdisindan bulabiliyorsaniz bulun derim.
0
cilgin fantezilerin adami
(13.03.26)
ben trendyol'dan yesilmarka aliyorum genelde. en dogal o gibi ama son zamanlarda bozdu gibi.

optimum turkiye'de daha kotu +1 ve gereksiz pahali

avrupa'ya gidince daha iyi protein tozu alip getiriyorum bi de
0
ermanen
(13.03.26)
(24)

Anne ve sigara kokusu

tiredofwaiting
Aşağıdaki sigara kokusu duyurusunu görünce dayanamadım.Ben sigara içmiyorum, evimde içilmesini de istemiyorum, kokusu beni çok irite ediyor.Birkaç haftadır annemle babam bende, annem bende vakit geçirmeyi seviyor. Fakat bu sefer dayanılmaz bir sigara kokusu var. Annem bendeyken sigarayı balkonda içi
Aşağıdaki sigara kokusu duyurusunu görünce dayanamadım.

Ben sigara içmiyorum, evimde içilmesini de istemiyorum, kokusu beni çok irite ediyor.

Birkaç haftadır annemle babam bende, annem bende vakit geçirmeyi seviyor. Fakat bu sefer dayanılmaz bir sigara kokusu var. Annem bendeyken sigarayı balkonda içiyor, ama yeni içtiyse ve onun bulunduğu odaya girdiğimde sanki tüm oda sigara kokuyor gibi oluyor. Yanıma bi 10 saniye bile gelse bütün oda kokmaya devam ediyor. Sigaraya olan nefretimden mi yoksa kokunun gerçekten böyle bir etkisi var mı ama başımı çok ağrıtıyor. Bir de babama sinirlenince -ki bu çok sık olur- tütünü yakmadan yiyor galiba.

Gençliğinden beri sigara içmiş, bırakmaya hiç niyeti yok, konunun açılmasına bile tahammül edemiyor. Eğer değiştirmesi gereken birşey ima bile etseniz alınıyor, küsüyor, hassas bi yapısı var. Bir de bende misafir olduğu için zaten en sevdiği alışkanlığıyla ilgili negatif birşey diyemem. Geçen bi azalt lütfen, hem sağlığın için vs dedim, araya bir de "keskin bir kokusu var"ı sıkıştırdım ama duymadı bile sanırım.

Ben biraz hafif titiz olabilirim büyüdüğüm aileye görece. Küçüklüğümde de annemin göğsüne başımı yasladığımda, kucağında durduğumda filan gücenirdim biraz beni bu kokuya maruz bıraktığı için.

Napacağım ben böyle. Bi yandan onun hayatı karışmaya hakkım yok ama bi yandan da benim evim ve benim de hayatım etkileniyor. Bırak diyemem sanırım, zaten balkonda soğukta içiyor sigarayı ona da üzülüyorum.

1.Konuşsam mı, konuşsam ne denir ki?
2. Sigara kokusuna çözüm olacak sprey alet vs var mı. Hava temizleyiciler etki eder mi?
0
tiredofwaiting
(12.03.26)
Kadın bu konu hakkında ima edilmesinden bile rahatsız oluyormuş konuşsanız ne olacak? Üzülecek sadece. Sizinle de yaşamıyormuş yani biraz sabredin, anneniz sonuçta.
-2
sadakatsiz
(12.03.26)
sigara içen insanlara kokusu konusunda bir şey demeyin abicim. içiyor işte. napsın!
-6
summerjam0306
(12.03.26)
Kokusuz birşey içseydi tamam ama ben perişan olmuş vaziyetteyim, bana da yazık değil mi. Sabahtan beri baş ağrısıyla cebelleşiyorum.
+4
🌸tiredofwaiting
(12.03.26)
Anneniz o sigarayı bırakmayacak. Tek seçeneğiniz var kovun evden o zaman. Ne diyelim başka?
-7
sadakatsiz
(12.03.26)
Evi havalandir. Kokular koy. Anneye bir şey deme ima da etme. Ne yapacak annen sigarayı mi bırakacak sizdeyken? Sadece küslük dargınlık
+1
topkapiaksaray
(12.03.26)
Hocam git bi sigara iç kendine gel belli sinir stres basmış seni.
-4
🌸tiredofwaiting
(12.03.26)
en sinir olduğum tipler. senin sigara içmediğini ve bundan rahatsız olduğunu bildiği halde gelir evinde sigara içer. dahada beteri marifetmiş gibi gider balkonda içer ama bütün leş koku yine evine dolar.
benim böyle tipleri kovmuşluğum çok var. annemin arkadaşları gelirdi her seferinde içeride sigara içerlerdi. anneminde astımı var biliyorlar. en sonunda bunları direk kovdum. yüzlerine bağıra çağıra evden kovdum bir dahada gelemediler.
dayımda aynı şekilde bildiği halde gelir bizde balkonda sigara içer bütün leş koku eve dolardı. en sonunda ona da patladım bir daha gelmedi. işi olduğunda kapıdan uğruyor.
böylelerine yüz vermeyeceksin tepkini en başta koyacaksın. orası senin evin senin kuralların geçerli. kendi evlerinde ne bok yerlerse yesinler.
+4
my fault
(12.03.26)
benim annem de öyle benim evime gelince bazen midemi bulandıracak kadar kötü kokuyor ama sabrediyorum çünkü sigarayı bırak dediğimde hiç umursamıyor. seninki alınıyormuş benimki sana ne bi zevkim var diyip hayatına devam ediyor. hatta bunu tehdit ettim çocuğum olursa geldiğinde sevmene izin vermem çok kötü kokuyosun dedim, korkmuş ve kendi evine gidince bırakmayı denemiş bırakamamış.
+1
Sadece soruyorum
(12.03.26)
1. konuşma, diyecek bir şey yok, sadece içindekini kusmak olur kavga olur kırgınlık oluır.
2. hava temizleyici etki eder. sprey olarak koku değil, febrez faydası olur ama annen her balkondan geldiğinde üzerine febrez sıkarsan hay senin yapacağın işi der.
hava temizleyici al hepa filtreli, varsa karbon filtreli (var mı bilmiyorum) kesinlikle işe yarıyor.
3. annene kokmayan bir paket sigara al, bunu denesene bi de
4. sigaraya başla
+2
kisa
(12.03.26)
Sinirle yazmadım güzel kardeşim, başka bir seçeneğin yok diyorum. Bir tanesi de gelmiş orası senin evin kov gitsin diyor sksndjldslf aynen anneni kov, anne dediğin nedir ki elini sallasan ellisi, yenisini bulursun.
-3
sadakatsiz
(12.03.26)
Başka seçeneğim var abi, sen de bunu anlamak istemiyorsun. Soruyorum işte hava temizleyici olur mu, sigara kokusunu hapseden sprey var mı. Belki bilmediğim başka birşey de vardır diye soruyorum. Bak hava temizleyici etki ediyormuş.

Çözüm odaklı değil ki senin yaklaşımın, kestirip atmak. Dayanabilsem zaten gelip buraya soru açmazdım. Ne tuhaf insanlarsınız gerçekten anlamak mümkün değil. İçin abi, böyle bir saldırganlıkla etrafınızdaki herkesi kendinizden nefret ettirene kadar içmeye devam edin.
+4
🌸tiredofwaiting
(12.03.26)
Kadın balkonda içiyor ve içeri girdiğinde sizin başınıza ağrılar giriyormuş. Hiçbir hava temizleyicinin sizin garip durumunuzu çözeceğini sanmıyorum. Denemek size kalmış tabii. Psikoloji biliminden de faydalanabilirsiniz. Saldırmadım da diyorum bence siz biraz sakin olun :d
-6
sadakatsiz
(12.03.26)
Oğlum 'Pis kokuyorsun' dediği için 18 sene içtiğim sigarayı bir anda bıraktım. Ama dört yaşındaydı. Ama siz nazınız geçecek zamanı kaçırmışsınız. Onu her durumda çekme yaşındasınız. Annedir, ona yapabileceğiniz bir şey yok.

Birkaç gündür oda temizleyicileri konusunu araştırıyorum. Şunda karar kılmak üzereyim. Yorumlarda bol miktarda sigara kokusuna çözüm olduğundan bahsedilmiş. Bir bakın isterseniz.

www.trendyol.com
+1
Mirket
(12.03.26)
Bilmem biliyor musun ama sigara kokusu insanların kıyafetlerine sinen birşey. Bu garip bi durum değil.

headachejournal.onlinelibrary.wiley.com: The study demonstrated that heavy SHS exposure (serum cotinine at 1 to 10 ng/mL) had a significant positive association with severe headaches or migraine in never-smoking adults. Prospective studies are necessary to verify this relationship in the future.

Psikoloji biliminden benim faydalanmama gerek yok etrafına rahatsızlık verip bunu normal kabul eden insanlar için daha ideal.

Saldırmadım demedin, ama gayet proveke edici konuştun "kov o zaman" vs diye. Eğer çözüm sunmayacaksan kimse senin mavrana maruz kalmak zorunda değil. Üslup önemli, pek bir çareniz olduğunu zannetmiyorum ile "Anneniz o sigarayı bırakmayacak. Tek seçeneğiniz var kovun evden o zaman. Ne diyelim başka?" arasında fark var. Her soruya cevap vermek zorunda değilsin. Yine: çözüm sunmayacaksan susabilirsin.
+1
🌸tiredofwaiting
(12.03.26)
Tamamdır randevumu aldım kardeşim teşekkür ederim. Size de huzur dolu bir hayat diliyorum :d
-4
sadakatsiz
(12.03.26)
sigara içenler ya da sık sık maruz kalanlar anlamıyor ama başka şehirde içip gelse bile kokusu hassas bünyeleri etkiliyor. hatta sigarayı içen kişi isterse kıyafetlerini yaksın kendini çamaşır suyuna yatırsın, zararı da devam ediyor evde verdiği kontamine nefesten bile (bkz: üçüncül maruziyet)

ben de çözemedim bu konuyu, çok rahatsız oluyorum ama yapacak bi şey yok söylemekle bi şey değişmiyor. hava temizleyici işe yarar. kolay gelsin çok iyi anlıyorum sizi
+2
mezzosprite
(12.03.26)
Evde maske takın. "Annecim o kadar çok sigara kokuyorsun ki bu bende baş ağrısı yapıyor. Bu koku benim sürekli ağrı kesici almama sebep oluyor. Biliyorum sen sigarayı bırakmak istemiyorsun, n'apalım ben de böyle çözüm buldum. Maske taktığımda baş ağrısı olmuyor" diye suçlamadan gayet yapıcı bir çözümmüş gibi anlat annene. Sonra da eve misafir falan çağırıp onların yanında da maskeyle takıl, soranlara da sebebini anlat herkesin içinde. Eğer annen tüm bu olanlara rağmen hiçbir adım atmazsa o zaman bu kadar bencilce hareket eden biriyle çok daha ciddi bir konuşma yapman gerekir.
0
thracia
(12.03.26)
arkadaş ağır tiryaki sanırım. başka açıklaması olamaz. insanların sigarayı bu kadar sahiplenmesine anlam veremiyorum. gurur meselesi yapıyorlar. ağızlarını diksen başka yerlerinden içecekler.
sigara içen insanın kendisine ve çevresine saygısı yoktur.
bak annesi balkonda da içse evin içinde yaşayan birey etkileniyor. sigara içen birinin bunu anlaması imkansız. iş yerinde odamın kapısını kapatıyorum ancak orta alanda içen sigara dumanı içeri bir şekilde sızıyor. o koridordan geçtiğim için üstüm başım, saçlarım sigara kokuyor. odamda içmiş kadar oluyorlar.
sigara içen insan leş gibi kokuyor. asla kabul etmiyorlar ama içen insan ile içmeyen insan çok kolay ayırt ediliyor.

çözüm hava temizleyici ve sürekli öksürerek rahatsızlığı belli etmek.
+2
elorelia
(12.03.26)
30 sene sigara içmiş, 2 sene olmuş bırakalı bir insan olarak size çok hak veriyorum. annemde bana gelince ayni tepkileri verirdi bende çok sıkılırdım, ama şimdi çok iyi anliyorum içmeyen birine o kadar rahatsiz edici bir koku ki. ama hemen elini agzini sabunlayinca bir nebze fayda edebiliyor. siz nazikçe bunu söyleyebilirsiniz.
0
sinematikcrop
(12.03.26)
yani burada anne baba 1-2 haftadır neden sizde konusu önemli.

size bir yardım için gelip 1-2 haftadır kalıyorlarsa insanların hayatına saygı duymanız lazım, keyfen orada değiller. onlar olağan akışlarına devam ediyorlar. zaten anneniz sigarayı dışarıda içiyor bu soğukta.

size tatile gelip 1-2 haftadır kalıyorlarsa o zaman değişir. o zaman ihtiyarlar size uyacaklar.
0
galahad reloaded
(12.03.26)
o lanet sigara kokusu evdeki duvarlara bile siniyor. sırf bu yüzden bir teyzeme gitmiyorum. en büyük nefretim sigara.

ben olsam hayatta izin vermem. annenizle ilişkiniz çok samimi değil sanırım, yüzüne direkt söyleyemiyor musunuz? "benim evimde içme, ben hoşlanmıyorum" demek zor değil.

benim bu konuda çok büyük bir tiksintim var. benim evime kardeşim ve kuzenim gelirler ama yılda bir anca. ikisi de sigara içen insanlar. asla ve asla evde sigara içirmiyorum. balkonda bile içirmiyorum. çok içmek istiyorlarsa aşağı inip öyle içmeleri ve o koku biraz dağılsın diye de hava şartları ne olursa olsun beklemeleri lazım. yoksa benim evime gelemezler. ayrıca montlarını balkonda tutarım hiç acımam.

evimde parfüm ve deodorant sıkmak da yasak. benim astımım ve alerjim de var.

bir saniye bile olsa kimse için o iğrenç sigara kokusunu çekemem. ben kimseyi evime davet etmiyorum. gelmek isteyen olursa da kuralları söylüyorum, işlerine gelirse. o bahsettiğim kuzenim ve kardeşimin evlerine de bir kere bile gitmedim, kıraathane gibidir eminim.
0
art cat chocolate
(12.03.26)
Eski bir sigara içen olarak, birinin sigarayı bırakmasını istiyorsanız özellikle de sağlık yönüne vurgu yapmamalısınız. Tamamen ters tepiyor. İnatla içesi geliyor insanın.

Yani denebilir ki bana gıcık oluyorsa yine zararı kendine çok mantıksız içmesi. Olsun. Mantıksız mantıksız içesi geliyor insanın. Bağımlılık böyle bir şey.

Amacınız sizde sigara içmemesi ise evde sigarayı yasaklayın komple. Mantıklı sebep sunmayın. Yasak. İçilmeyecek, benim evim benim kararım deyin. Ancak iş ciddiye binince bırakabilir.

Sigara içen aile üyesine sigarayı bıraktırmanın belki de tek yolu "içeceksen iç, ama benim yanımda değil." Yöntemlerinden geçiyor.

Ya da örneğin balkonda sigarayı içecek, sonra duş ve diş fırçalama zorunlu olacak. Bir daha mı içti, o zaman bir daha duş ve diş fırçası...
0
akhenaten
(12.03.26)
ben bu olayı çözdüm gibi büyük kavgalar sonunda.
bir kere insanların yaşambiçimine saygı etrafa zarar verdiği noktada durur. ben de sininlenince yumruk atmak istiyorum bana saygı duyacaksın diyebilir miyim?
neyse çözüme gelelim.
sigara gönlünce içsin ama bazı kurallar dahilinde sigarayi senden çok seviyorsa gülü seven dikenine katlanır.
sigara balkonda bile aşağıda apartman dışında içilecek. bititkten sonra hemen gelinmeyecek ufak bir yürüyüş yapılıp ciğerde kalan dumanlar atılsın diye beklencek.
eve girer girmez üstünü değişecek girişte. bütün kıyafetlerini bir naylon torbaya koyup ağzını düğümleyecek. yeni temiz kıyafetler girecek eskiler tek başına yıkamaya atılacak.
eller yüz yıkanacak. dişler fırçalanacak.
eğer uzun saçlı bir insan ise sigara içerken saçına duş bonesi taksın eve girmeden hipkolroz spreyi sıkarak saçlarını savurup havalandırsın.
odaya da hava temizleyen bir alet siz alın bunun maddi yükünü çekerek bütün zararlı huylarına rağmen hala seviyorum anlamına geliyor.
bu arada bence çocukluk travma mağdurusunuz. küçük bir çocuğun annesinin babasının sigara içip ona sarılmasına inanamıyorum.
anneniz bunu farkedemeyebilir ama bvence farketmesi için terapiye gidin.
çünkü siz ona hassasiyet gösteriyorsunuz, yetişkin olan sizi dünyaya getiren kişi size sorumluluk yüklüyor. size zarar veriyor ve buna tepki gösterince bundan da rahtsız oluyor.
0
mavicorap
(12.03.26)
balkonda icerken kapiyi arkasindan kapatacaksiniz, sigarasi bittikten sonra 2-3 dk bekleyecek ki o duman acik havada dagilsin, sonra kaoiyi tiklatacak ve siz acacaksiniz. o kapi 0.01 cm acik olsa bile o lanet duman iceri doluyor.
ek olarak anneniz kiyafetlerini günlük degistirecek. bunu hali hazirda yapiyorsa ikinci bir secenek de sigara icmeye cikarken belli bir kiyafeti olacak, onu giyip cikacak, eve girince tekrar ev kiyafetine degistirecek.
bu cok üsendirici bir sey oldugu icin belki zamanla günde ictigi sigara da azalir.
bir de aklima gelen bir baska sey ince sigaralara gecmesi olabilir. hem sigarayi birakmasini teklif etmediginiz icin küsmez gönlü olur, hem de size bir tik rahatlik saglar.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.03.26)
(9)

Doktorlar neden devlette çalışıyor?

michael_knight
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum. E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum.

E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
0
michael_knight
(11.03.26)
Bir ara bir doktor, yeşil pasaport hakkı kazanmaya ne kadar zamanının kaldığını soruyordu.
+1
Mirket
(11.03.26)
özelde cmtsi günü de calistirirlar.
bir de cok iyi bir ismin vs yoksa özelde de köle gibi calistiriyorlar.
ayrica malpractice davalari özelde daha cok oluyor. devlette calisinca arkanda hastane oluyor. özelde doktoru korumazlar.
+2
Purple life
(11.03.26)
bazi doktorlarin ozelde 500 bin kazanabiliyor olmasi doktorlar ozelde 500 bin kazaniyor demek degil.

bir uzman hekimin devlette 150 bin kazaniyor olmasi da uzman hekimler devlette 150 bin kazaniyor demek de degil.
+2
ghilleinthemist
(12.03.26)
o devlet hastanesindeki doktorlardan birinin eşiyim.

öncelikle şu gerçek; aynı performansla özel hastanede daha fazla para kazanabilirsiniz. doğru. çalışma ortamı daha konforlu, ortam 5 yıldızlı otel gibi, yemekler güzel. burada hemfikiriz.

ancak ;
Devlet memuru statüsü, özel sektöre göre çok daha yüksek bir iş güvenliği sağlar. Özel hastanelerde "ciro odaklı" baskılar veya işletme kararlarıyla işten çıkarılma riski varken, kamuda böyle bir şey olmaz.

izin süreleri çok daha yüksek ve kullanım odaklı. şimdi sordum bu sene çatır çatır kullanacağı 30 gün izni var. geçen seneden de 14 günü varmış, onu da kullanacak. cumartesi günleri çalışmaz. gecenin köründe hasta ya da hasta yakını aramaz, ararsa ona cevap verme zorunluluğun yok.

diğer taraftan malpraktis davalarında devlet daha güvenli.

bir başka etken yeşil pasaport :)

mesleki olarak bakacak olursanız; vaka çeşitliliği ve tecrübe açısından kesinlikle devlet daha iyi.

farklı bir nokta vereyim ; kendi hayatımızdan örnek, eşim yaklaşık 25 yıldır cluster baş ağrısı hastası. 13-14 ayda bir yaklaşık 1 ay hayattan kopuyor. iş hayatı yok, ev hayatı köstebek formunda ses ve ışık yok. mesela devlette bu sürede rapor ve izin alabiliyor. ama özel hastanede bu durumda o departmanı 1 ay kapalı tutmaları mümkün olmayabilir ve iş devamlılığı gerekçe gösterilerek çıkartılabilirsiniz. bu durum kalp krizi geçirirsiniz de böyle, halı sahada bacağınızı kırarsınız da böyle, bel fıtığı olursanız da. devlet bu konuda daha 'anlayışlı' ve 'şefkatli'.
+6
galahad reloaded
(12.03.26)
özel hastane eşittir ticarethane. sana ne kadar yüksek maaş verirse beklentisi de senden artar. özelde çalışıyorsan, instada reklam yapman gerekli, sürekli hasta bakman gerekli, hasta olmasa da hastadan bin tane test görüntü isteyip yalan söylemen gerekiyor. devlette 4 de bırakırsın bugün hasta bakmıcam dersen de kimse bir şey demez.
+1
mikahakkinen
(12.03.26)
özel hastane her doktoru hop diye almıyor ki çoğu öneri ile geliyor , özellikle genç ise okul hocalarından tanıdık varsa hocası tavsiye ederse geliyor. doktorluk tecrubesi ve vaka sayısı veya ameliyat sayısı çok veya hastası çok olan gibi bildiğim kriterleri var.
0
eja
(12.03.26)
özelde ya köle gibi çalıştırıp daha az para veriyorlar, ya da çok kalifiye doktorlara çok para veriyorlar.

ek olarak özellerdeki doktorlarıma gece mesaj atmaya falan çekiniyorum ben mesela sonuçta ölmek üzere değilim. niye aramadınız vs. lütfen çekinmeyin arayın 24 saat diyorlar. çok normal karşıladıkları belli. hoş değil.
0
aguen
(12.03.26)
özel prof veya doç isen ve biraz sosyal medya bilinirliğin varsa, hasta sayın fazlaysa iyi para kazanıyorsun. belki tıp merkezi tarzı yerler daha iyidir. yoksa zincir hastaneler kölelikten beter.
devlette ki uzman hekimler 150 binden fazla kazanıyorlar. döner sermaye ek ödenekle 300 bini buluyor olması lazım. tabi döner sermaye ücretleri hastaneden hastane de çok değişiyor.

birde bazı özellerde sana şirket kurdurup fatura kestirtiyorlar. sadece o hastanenin muayene odasını kullanmış gibi oluyorsun. bir anlamda esnaf kurye gibi bir durum var.
0
my fault
(12.03.26)
devlet doktorlarının çoğu özelde çalışabilecek yetkinlikte değil.
-1
thawne
(12.03.26)
(10)

Neden bazı insanlar aşırı sigara kokuyor?

Kahvedesu
Bazıları kül tablası gibi kokuyor gerçekten ya. Sabah yaklaşıyorlar midem kalkıyor. Bazıarı içiyor ama kokmuyor. Kokmayan sigara varsa neden onu içmiyorlar?
Bazıları kül tablası gibi kokuyor gerçekten ya. Sabah yaklaşıyorlar midem kalkıyor. Bazıarı içiyor ama kokmuyor. Kokmayan sigara varsa neden onu içmiyorlar?
0
Kahvedesu
(11.03.26)
çok farklı şeyler olabilir ama temelde sigaralar arasında bile koku farkı var. bazı tütünler çok ağırdır mesela. niye tütün dersen daha ucuz. bir paket sigara 105-110 lira şu an, tütün sarsan bir paketi yarı fiyatına hatta daha ucuza gelebilir. ağır olduğu için genelde daha az içersin bi de. yani en temel sebeplerden biri bu.
0
der meister
(11.03.26)
Karşı dairemde oturan bekar kadının liseli oğlu koridordan geçince 5 dakika asılı kalıyordu kül tablası kokusu.

Ben sadece bazı erkekler öyle kokuyor sanıyordum. Geçen gün otobüste yanımda oturan genç ve hayli bakımlı bir kadının da öyle koktuğunu görünce hayli şaşırdım.

Bir bilene sordum bu nedir diye. Kaçak, sarma tütün içenler kokuyor öyle dedi.
0
Mirket
(11.03.26)
sigara içme sıklığı, duş alma sıklığı, diş fırçalama sıklığı, kıyafet değiştirme sıklığı vs birçok etken olabilir.

sigara içip kokmamaya uğraşan insan da çok tanıdım. sakız, parfüm vs kullanıyolardı baya. çok içen çok kokuyor. içtiğin sigaraya göre bile değişir.
+1
jelly bear
(12.03.26)
kokmayan sigara yok, bazısı daha ağır kokuyor üstte açıklandığı gibi.
kapalı ortamda sigara içilen bir yerde çok fazla vakit geçiriyorsanız da üstünüze siner. üniversitede kalabalık arkadaş grubuyla bir yere oturduğumuzda sigara üstüne sigara yakılırdı. herkes aynı sigarayı da içmiyor. öyle ortamlarda açık hava olsa bile bedenine, kıyafetine siner. parfüm bocalasan üstüne daha rahatsız edici bir koku elde edersin, anlamı olmaz. içmesen bile üstüne siner yani.
0
black holes in the sky
(12.03.26)
genelde sarma sigara içiyorum. her içen bu tütün epey sert diyor.

günde bir paketi aşar.

epey de sigara koktuğumu düşünüyorum.

sarma sigara içmezken camel box içerdim.

o da epey kokar.

yani: çok içen çok kokuyor.
0
rain when i die
(12.03.26)
Kıyafetine sinmiştir. Duş alıyordur, üstünü değiştiriyordur ama dışarı çıkarken sigara kokan montunu giyer. Diye salladım.
0
gabe h coud
(12.03.26)
- kıyafetlerini yeterince havalandırmıyorlar/yıkamıyorlar.
- aşırı sigaralı ortamdalar.
- içmesini bilmiyorlar. tüm dumanı dışarıya salıyorlar. rüzgarın da etkisiyle yine kendi üstlerine geliyor.
0
elektr10
(12.03.26)
toplu taşımada son anda üstüste sigaradan duman çekip apar topar binersen ilk anlarda çok ağır bir koku olur. onlara denk gelmişsindir. bir de kıraathane gibi herkesin sigara içtiği mekanlarda sigara içmeseniz bile bütün giysileriniz hatta saçınız sigara kokar.
0
ground
(12.03.26)
Ben bunu daha çok yaşlılarda görüyorum. Kişisel hijyenin eksikliği ve her türlü kapalı ortamda sigara içmeleri bence bunun sebebi. Ayda yılda bir yıkanıp evde, kahvehanede fosur fosur sigara içiyorlar bütün koku da kıyafete, vücuda siniyor.
-1
sadakatsiz
(12.03.26)
sigara içip de kokmayan tek bir insan tanımıyorum. kokmuyorum diyen kendini kandırıyodur.
+1
elorelia
(12.03.26)
(3)

Otoyoldan ihlalli geçiş

love and trust
İhlalli geçiş yaptığımızda, HGS uygulama ekranına düşerdi önceden. Artık düşmüyor mu? (Osmangazi köprüsü, izmir otoyolu vs)Ödeme için HGS ye para atacağım ama toplamda ne kadar ödemem gerektiğini göremedm. Önceden anlık HGS uygulamasında görünürdü. Sanırım artık görünmüyor ya da bir seferlik böyle o
İhlalli geçiş yaptığımızda, HGS uygulama ekranına düşerdi önceden. Artık düşmüyor mu? (Osmangazi köprüsü, izmir otoyolu vs)

Ödeme için HGS ye para atacağım ama toplamda ne kadar ödemem gerektiğini göremedm. Önceden anlık HGS uygulamasında görünürdü. Sanırım artık görünmüyor ya da bir seferlik böyle oldu?
0
love and trust
(10.03.26)
Devlet otoyollarından ihlalli geçince bakiyeniz yetersiz, 15 gün içinde yükleme yapın diye mesaj geliyor. Miktar belirtilmiyor. (Geçen hafta yaşadım)

Diğer otoyollarda çark nasıl dönüyor, bilmiyorum.
+1
Mirket
(10.03.26)
webihlaltakip.kgm.gov.tr

buradan sorgulayın. geçiş görünmüyorsa henüz sisteme düşmemiş olabilir. 15 gün içinde bakiye yüklerseniz otomatik ödemiş olursunuz. ya da bu sayfadan direkt ödeyebilirsiniz.
+2
exlibris
(11.03.26)
teşekkür ederim. telefonuma sms olarak bilgi geldi, yine de eski usül hgs'de gözükse iyi olurdu :)
0
🌸love and trust
(11.03.26)
(38)

90'ların unutulan şarkıcıları

yurtsuz john
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı... Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bun
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı...
Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bunlar unuttum.

Öztürk
Ufuk Bigay
Nilüfer Örer
Orçun

Bu isimler aklıma geliyor. Hepsi kaybolup gitti. Sizin hatırladıklarınız var mı?
+3
yurtsuz john
(10.03.26)
Oh, tam benlik bir başlıkmış bu :)

"Ah canım Ahmet", Deniz Arcak, Tayfun ve Soner Arıca şimdilik ilk aklıma gelenler. Ha bir de Rengin vardı.

Bundan birkaç sene evvel adını hatırlamadığım bir Türkçe müzik kanalı bu saydıklarımdan bazılarını döndürürü döndürür dururdu gece kuşağında.
+2
RaiseThySword
(10.03.26)
@raise

mutlu olduğuna sevindim ama senin yazdıkların ünlü isimler :)

yani nasıl söylesem, ben bayağı underground kalmış isimleri arıyorum. 40+ arkadaşlar hatırlar anca.
+3
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Taner
+1
Başka
(10.03.26)
bay x diyorum o zaman. tek şarkılık biriydi sana değmez diye bi pop şarkısıyla meşhur olmuştu sene 95 96 civarıydı. seneleeer sonra prestij müziğin ve fantezi müziğin sükse yaptığı yıllarda şiveli türkücü olarak çıktı tekrar piyasaya ama yine tutunamadı.
sibel gürsoy vardı yine tek şarkıyla çıkmıştı unutuldu gitti sonra.
akın vardı rebekanın yeri diye şarkısı vardı

sizin bahsettiğiniz 3 kişilik grup komedi dans üçlüsü müydü acaba? içlerinden biri erol köseydi o da doktordu. baktım diğerleri değilmiş gerçi.
+1
pide
(10.03.26)
tarik vardi ama 2000 senesindendi. of aman mi of deli gönül mü bir sarkisi vardi.
rüya ersavci. istemiyorum baba sarkisini cok severdim.
grup merdiven. akdeniz aksamlari'nin yaraticisi.

youtu.be
diger sarkilari da güzeldi.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
Haspam diye bir şarkı vardı, üç kişilik bir grubun şarkısıydı, baktım grup gmg imiş adı, haspam haricinde bir albüm daha çıkarmışlar.
+2
(10.03.26)
*Grup laçin
*"Gel etme gözlerim yaşlarla doldu" şarkısını söyleyen bir grup genç çocuk vardı.
*Reha var aşk cicegimi söyleyen.
*Akın vardı. Rebeka, kız milleti, lanet olsun vs
*Melih Görgün 14 Bahar geçti vardı. O adam da yok olup universtede hoca olmuştu en son.
*Ayşen miydi sanki adı "var mıydı böyle kaçmak nerdesin" şarkısı vardı.
*Dokun bana yarışmasının çıktığı dönem "dokun bana" şarkısını söyleyen bir kadın vardı.
*Hey barmen bana bir bira şarkısını söyleyen bir adam vardı.



Çoğu belki bilinen isimler ama yok olduklari için örnek verdim.
+2
egerbiryolcu
(10.03.26)
Bunun videosuna denk geldiğimden emindim, bu muydu bilmiyorum ama bunu buldum; m.youtube.com

Buralara bakmadan aklıma gelen
Sibel Bilgiç - Alışamadım var ama bu biraz unlu galiba
Jale - Üzgünüm
+1
mbond
(10.03.26)
dediğin grup beyaz önlük. son defa sarıl bana:)
+2
nothing in my way
(10.03.26)
Hakan kurşun - boğazın üstünde

m.youtube.com

Ünlü - estarabim

m.youtube.com

Cenk Eroğlu - son rüya
(Bu şarkıyı aslında zamanin devlet Bakanı Kürşat Tüzmen den torpilli Tüzmen diye bir herif söylüyordu ama şarkı cenk eroglu'nun)

m.youtube.com

Güzel duyuru aklıma geldikçe yazarım daha :))
0
makbur
(10.03.26)
bir de kamyonet arkasinda sarki söyleyen bir abla vardi. egerbiryolcu bilir gibi geldi.
nadide sultan diye de bir kadin vardi. konyalim diye sarkisi vardi :D
oya bora da kayboldu. ben bilmiyorum yani boy gösterdilerse.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim pınar aylin mi kamyon arkasındaki? www.youtube.com
0
nothing in my way
(10.03.26)
@nothing

ömrüne bereket çok yaşa e mi canımsın :)

@konusma

pınar aylin ve nadide sultandan bahsediyorsun. onlar ünlü konumuz dışı.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Göksel - gönüllü yazıldım sana ve aşkına
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
Metro- avucumda gökyüzü
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
90'ların sonunda Binnaz şarkısıyla Ciguli vardı rahmetli.
0
Mirket
(10.03.26)
@yurtsuz john taksicilik yapan emre matraş.
0
nothing in my way
(10.03.26)
90 yazmışsın özellikle ama 2000ler başı da sayılır mı? :)

irem diye bi hanım vardı hayalet sevgilim miydi neydi bi patlamış şarkısı vardı. herkesin dilindeydi ve ben nefffret ediyordum. sonra yok oldu gitti ama ne oldu hiç bilmiyorum, merak da etmiyorum :D
+1
truf
(10.03.26)
@nothing

ben böyle duyurucunun canını severim ya. helal olsun. bu şarkıcının acayip bir erotik klibi vardı :)

@mirket
@truf

sağolun ama ciguli, irem falan bunları herkes tanıyor.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Sen, senin tanıdıklarını herkesin tanıdığı yanılgısında mısın, bana mı öyle geliyor?
0
Mirket
(10.03.26)
@mirket

ciguli öyle meşhur olmuştu ki star tv ona dizi bile çekmiş, çıkmadığı program kalmamıştı.

ben meşhur olamamışları arıyorum :)
+2
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Umay umay
0
rodeocu
(10.03.26)
@yurtsuz john www.youtube.com bu mu?
0
nothing in my way
(10.03.26)
exlibris
(11.03.26)
nezih ünen www.youtube.com çok severdim ama sonra pek faal olmadı

tual www.youtube.com
0
exlibris
(11.03.26)
ne güzel duyuru olmuş, gece gece öküz oturdu içime maziyi andıkça.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(11.03.26)
Burak aydos
Af grubu vardı, asrın ve emre. Ünlü oldular ama silinip gittiler
Endi+pol vardı
Bir de 9da9 diye bir albüm vardı böyle tek şarkılık sanatçıları toplamıştı.
Işığın yansıması vardı grup olarak.
Haramiler de mavi duvarla ünlü oldu ama tek albümde kaldılar.
Bunlar yukarıda sayılanlara ilave. Düşünsem daha bulurum.
+1
strawberry first
(11.03.26)
İlk aklıma gelenler:
Sima - Her Şeye Rağmen (YouTube'da kendi klibine yaptığı yorumu okumuştum seneler önce.)
Meyra (Nazlı Ilıcak'ın gelini kontenjanından dönmüştü bir ara.)
Murat Gürkan - Barmen (Klibi de efsanedir.)
Tuğçe San (Merak edip bakmıştım; makyaj işindeymiş sanırım.)
0
auroraaurora
(11.03.26)
senin aradigin bir zamanlar unlumsu olan ama artik taksimde yuruse kimsenin tanimayacagi tipler. rahmetli ciguli falan bunlara gore tarkan seviyesinde unluydu.

benim aklima direk ragga oktay geldi nedense.

youtu.be

dur bi tane daha buldum, murat gurkan'dan geliyor. hey barmen bana bir bira :D

youtu.be
0
cooperr
(11.03.26)
ragga oktay yazmışlar :) adam hala ünlü.

benim aklıma kerim geldi. 2000ler başıydı sanırım. animasyon bir "yanıldım" klibiyle çıkmıştı.
0
summerjam0306
(11.03.26)
Bu basligin rock versiyonu acilsa keske :)
Kaybolan cok kaliteli popcudan cok rockci var bence
0
turkuaz
(11.03.26)
Emre Matraş Haydi Çal Çal bu bankolar bankosu

Tuğrul Arsever söylendi mi? Bende Günah Gitti

Bora Öztoprak sayılır mı?
0
kumandanim
(11.03.26)
Bora Öztoprak falan bu kategoriye giriyorsa, Ali Güven Ardına Bakma Yolcu diyorum
0
(11.03.26)
Mert Ekren - Alo orda mıısn?

www.youtube.com
+1
runaway
(11.03.26)
@runaway verdim şukunu karşim.
0
kumandanim
(11.03.26)
Ümit Yaşar Ateşlerde yanacağım

Emral vardı bi' de Küçük Emrah' ı taklit ediyor muydu neydi.
0
kumandanim
(11.03.26)
@turkuaz

popla sınırlı değil rockçılar da dahil :)
0
🌸yurtsuz john
(11.03.26)
ateş-çingene ruhum
dr. tarık- yes sir
meriç-şebboy
0
nothing in my way
(11.03.26)
(14)

Kafanızın içindeki günlük sorunları bir sıraya koyup çözüm bulamadığınızda ne yaparsınız?

rayde
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.
Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle yani.
+4
rayde
(10.03.26)
bu tarz durumlar için oluşturduğum bir çalma listem var. intihar etmeden önce dinlenecek şarkılar diye. o listeyi açar ağlarım. tertemiz rahatlarım. ağlamak da çok güzel bir rahatlama yöntemi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.03.26)
O an hiçbir şey derman olmuyor. Zamana bırakıyorum.
0
auroraaurora
(10.03.26)
komşu teyzelerle oturup sohbet ediyorum
0
yurtsuz john
(10.03.26)
hiçbirşey yapmam. aynı gün içinde hem iphone'um yere düşüp paramparça oldu, hem klavyeme su döktüm, hem çaydanlık yandı ve daha hatırlamadığım bir sürü şey. bazen böyle herşey üstüste gelir. evrenin oyunu, kendi sakarlığım deyip geçerim.
0
buenosdias
(10.03.26)
Hahaha. Takmam. Evime giderim. Insta, Youtube, oyun, keyif alırım.
-5
arbre
(10.03.26)
Uyurum.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Yürüyorum, yürüyerek (bir süreliğine) akışına bırakmaya çalışıyorum.
+1
Amaranta ursula
(10.03.26)
murphy kanunları. kabullenip bir sonraki günü bekleyeceksin.
0
Başka
(10.03.26)
Bunlar oldu bundan sonrası da kötü olacak diye düşünmem. Sakin kalır bir şey yapmam
0
pembediken
(10.03.26)
Çok başıma geldi bu durum.
Bir anda farkına varıp tablonun dışına çıkıp, ressam burda ne demek isterken ne hata yapmış, ona bakıyorum.
Kısa bir süre durumdan azade olmak, sorunları öncelik sırasına koyup tek tek çözmeye yetiyor.
Kendinize bir çay yapıp, bir kağıt kalem alın. Altında büyük boşluklar olacak şekilde sorunlar listesi çıkarın.
Alttaki boşluklara da çözümleri yazın.
İncir çekirdeğini doldurmaz şeylerle uğraştığınızı görüp huzur içinde uyuyorsunuz.
En azından bende etkisi o oldu.
0
Mirket
(11.03.26)
er kişiyim bu tarz durumlarda eskiden olsa hemen çözüm bulmak için strese girerdim. eşim sakin ılımlı bir insan, ona baka baka beklemeyi düşünüp hareket etmeyi öğrendim. arka arkaya gelen aksaklıklarda dert yanacak birini bulur anlatırım. eğer ki bulamazsam buraya yazar kendime hizmet eden önyargılı cevapları seçer kendimi rahatlatırım.
0
mikahakkinen
(11.03.26)
her şeyi bırakıp, iki paket sigarayı cebime koyup sahile iniyorum. sigaralar bitene kadar yürüyorum.
0
klassno
(11.03.26)
bazen bilgisayar çok kasar, bir sürü program açıktır.
kapatıp açınca iyi olur biraz daha.
öyle günlerde öyle bir reset düğmesi arıyorum ama yok çoğu zaman.

oluyor öyle, çok normal.
zaten bir iki şey yolunda gitmezse peşi sıra bir sürü şey de üstüne geliyor. trafikte bir araç arıza yapınca hemen arkasında trafik oluşması gibi.

zaman geçince düzeliyor.
başka yolu yok.
0
biseysorcaktim
(11.03.26)
Telefondan notlar uygulamasını açıp sorunları ve çözümleri listelerim. Sonra da bir daha o listeye bakmam.
+1
michael_knight
(11.03.26)
(10)

Bebeğe hiç tatmadığımız şeylerden vermek?

eisberg
Merhaba, bebeğimiz daha 2 yaşında sayılır. Yaban mersini, chia tohumu, keçiboynuzu/badem unu, mango vb. şeyler de veriyoruz. Bunların çoğunu ben bile yeni tanıdım desem yeridir ama çocuğa veriyoruz. Hoş verdiğimiz miktarlar çok az ama yine de emin olamadım bu tip "ailenin (hatta ülkenin) besin gelen
Merhaba, bebeğimiz daha 2 yaşında sayılır. Yaban mersini, chia tohumu, keçiboynuzu/badem unu, mango vb. şeyler de veriyoruz. Bunların çoğunu ben bile yeni tanıdım desem yeridir ama çocuğa veriyoruz. Hoş verdiğimiz miktarlar çok az ama yine de emin olamadım bu tip "ailenin (hatta ülkenin) besin geleneklerinde olmayan" şeyleri vermenin sakıncası var mı?
0
eisberg
(10.03.26)
Bu saydıklarınız günümüzdeki pek yabancı değil. Ben çocukluğumda mangoyu en iyi ihtimalle televizyonda görmüşümdür. Şimdi semt pazarında almayanı dövüyorlar neredeyse. Hakeza yaban mersini de öyle. Chia tohumu zincir restoranlarda menülere gireli çok oldu. Ayrıca bence çok iyi bir şey yapıyorsunuz. Bizim eve roka girmezdi mesela. Hala yemez annemler. Dışarıda yemeğin yanında gelince nevrim dönüyor. Nefret ediyorum. Bir de yekpare koymuyolar mı! Hah, çocuğunuz benim gibi olmasın istiyorsanız her şeyden tattırın bence.
+1
auroraaurora
(10.03.26)
Ben de tatlı patatesi oğlanın tadımları sırasında yemiştim ilk kez :) Gelecekten spoiler vereyim nasıl başlarsanız öyle gidiyor. Eşek sıpası eti sadece kuzu seviyor, en sevdiği meyve ejder mervesi, yoğurdunu yaban mersini ile yiyiyor. Anası pudra şekeri serperdi mesela kış günü yaban mersinini mi görmüş.
Sakıncası ona değil de sizin cebe olur olsa olsa.
+1
cilekli pasta
(10.03.26)
sorunuza cevap: bir sakincasi oldugunu zannetmiyorum.
ama bu dönemsel cikan superfood olayi beni asiri irrite ediyor. cocuga her sabah keciboynuzu unundan muffin yapmaz, omletinin icine chia tohumu koymazsan cocuk gerizekali olacakmis gibi bir algi ve baski var. ek beslenmeye gecen cocuklar icin tarif veren kanallardan bu sebeple gercekten nefret ediyorum. abartisiz haliyle hislerimi nefret kelimesi tanimlar. insanlarin %90'i fakirlik sinirindan bir tik üstte yasiyor, asiri görgüsüzlük olmasi da bir yana, sanki herkes bir anthony bourdain yetistiriyor, o bicim tarifler.
cogu cocuk yemek seciyor. simdi secmese yuvaya baslayinca arkadasindan görüp seciyor. adventurous eater cocuk ben hayatim boyunca belki iki tane tanidim, onu da görünce sak diye anliyorsun zaten. marketteki sebzeyi meyveyi yese kafi. kicindaki beze dolduran cocugun refined palate sahibi olmasina gerek yok.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
ülkenin geleneksel ek gıdası çaya şeker atıp ekmek doğramaktı eskiden mesela çok mu iyi :) siz ne yapıyorsanız aynen devam edin, her nesil üzerine bir şey koyarak ilerliyor sonuçta. yani öyle olmalı. ejder meyvesini benim bebe de 7 aylıkken yiyodu hapur hupur :D
yine de keçiboynuzunu fazla kaçırmayın bazı doktorların erken ergenliğe soktuğu görüşü var. hurma özü, keçiboynuzu özü gibi özler yerine direk hurmanın kendisini verebilirsiniz.
+1
rayde
(10.03.26)
Bu işlere başlarken bizim doktor dedi ki siz sofrada ne yiyosanız ona adapte olması önemli. Kahvaltıda avokado yiyorsanız ona da verin, yemiyorsanız ona da gerek yok. Kahvaltıda yeşillik yiyosanız yeşillik kıyın verin gibi. O kadar makul o kadar benlik bir öneri ki harfiyen öyle yapıyorum. Bizim yediğimizden gayrı tuza şekere dikkat ediyorum.
Beslenme ihtiyaçlarının yanında o ailenin bi parçası olarak alışkanlıkları değerleri de şekilleniyor. Çok hoşuma gidiyor bizle birlikte bize benzer bişey olarak büyümesi.
Ha gelecekte müthiş egzotik siksok çekirdeği kahvesi içmeyi tercih eder kendi bilir. Ben düz çayımı içmeye devam ederim muhtemelen.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(10.03.26)
Ya ben sürekli superfood verilen bebeklere üzülüyorum. Reel hayatta karşılığını göremeyecekler. Çocuk büyüyecek ve ne yiyecek? Sen ben ne yiyorsak o. Bence asıl superfood ev yemeğidir. O kültüre topluma ait reel yiyeceklerdir.
Anaokulunda alerji listesinde gojiberry olan çocuk var ya. Sen ne ara yedin de alerjin çıktı.
Ben kızıma evde lor yapmadım, kendim ilik çırpmadım ya da sürekli chia vermedim. Şimdi içli köfte bile yiyen bir 18 aylık kendisi.
+6
wild honey suckle
(10.03.26)
Bana göre sürdürülebilir gelmiyor. Ek gıdaya başladığımızda bulamaç gibi labne avokado vermedim her şeyi kendi haliyle yedirdim şimdi maşallah çok iştahlı bir çocuk olmasa da biz ne yiyorsak onu yiyor.
+1
ekimoloji
(10.03.26)
hiçbir sakıncası yok bence, çeşitlilik iyidir. sadece şeyi yazmaya geldim, keçiboynuzu erken ergenliğe sebep olabilir çok seyrek vermek lazım verilecekse. yaban mersini de çok pestisit tutan yiyeceklerdendi diye hatırlıyorum, karbonatta falan bekletilebilir organik değilse
0
mezzosprite
(10.03.26)
Chia tohumunda protein var diyenlere yumurtadan fazla mı deyin.
Omega 3 var diyenlere "ALA'dan DHA'ya dönüşüm: Genellikle %1'den azdır (bazı kaynaklarda %0.01 - %1 olarak belirtilir)." deyin.

Tırnak içinde yazdığım cümleyi AI'a zorla söylettim. O da baştan bana Chia tohumu güzellemesi yapıyordu. :)

Yani @konuşma +1

Edit: Şimdi de "bitkisel beslenen kişiler için (vejetaryen/vegan) önemli bir kaynak yaratır. Hiç yoktan iyidir, ancak balığın yerini tutmaz" dedi.
Bu yapay zekalarla sohbet için konuya vakıf olmak lazım. Yoksa yanlış bilgi veriyorlar.

"Günlük ihtiyacın 10 katı omega 3" ten "hiç yoktan iyidir"e evrildi gerizekalı.
0
Mirket
(10.03.26)
annemize sorsak avakadonun ne olduğunu bilmez. biz de bilmezdik. ama çocuk olunca ek gıda döneminde millet avakado veriyor. ne mana anlamıyorum. çoğu doktor zaten bunun gereksiz olduğunu söylüyor. siz ne yiyorsanız çocuk da onu yesin. sürdürülebilir değil zaten.
bizimki kreşe başladı mesela. kahvaltıda peynir, zeytin, omlet vs. bizden her gün bir meyve istiyorlar. elma, portakal, armut... yani çocuk ileride bunlarla karşılaşacak.
pankek yapıyorlar mesela sanmıyorum keçiboynuzu unu kullandıklarını.
diğer meyveler kötü mango çok besleyici desek öyle bi durum da yok.
ha sakıncası var mı, yok. ama gerek de yok.
0
elorelia
(11.03.26)
(2)

Gözlerin aşırı uykulu olması bahar alerjisi olabilir mi çözümü var mi

egerbiryolcu
Son iki üç gündür normal uyku saatimi uyguladigim halde gün içinde inanılmaz uykulu oluyorum. Gözlerimde de yoğun bı ağırlık var. Yaşadığımız yer de bol otlu bahçeli ağaçlık bir yer. Bu sıralar yorucu günler de geçirdim ama ne kadar yorulsam da uyuyup uyanınca bu kadar yoğun en azından erken saat it
Son iki üç gündür normal uyku saatimi uyguladigim halde gün içinde inanılmaz uykulu oluyorum. Gözlerimde de yoğun bı ağırlık var. Yaşadığımız yer de bol otlu bahçeli ağaçlık bir yer. Bu sıralar yorucu günler de geçirdim ama ne kadar yorulsam da uyuyup uyanınca bu kadar yoğun en azından erken saat itibariyle uykum olmazdı.

Bahar alerjisi ise ne yapılabilir bu durumda? Bu aralar benzer şeyler yaşadınız mı?
0
egerbiryolcu
(10.03.26)
Bahar yorgunluğu denen bir olay var da bence daha o günler gelmedi. Akdenizdeysen olabilir.
Öyle ise çok klasik olacak ama, bol sıvı tüketimi, vitaminler, mineraller, uyku düzeni ve spor iyi iş görür.
Alerji kısmı için de bir Hehime görünmekte fayda var.
+1
Mirket
(10.03.26)
Göz kuruluğu da benzer şikayetler yapabilir.
0
efx
(10.03.26)
(7)

Çocuğa ekran verip/vermeme konusunda pişmanlık?

mikahakkinen
3 çocuklu aile iftara gittik. Diğer 2 ailenin çocuklarında telefon vardı ve sürekli telefonda oyun oynadılar. Ben çocuğuma telefon ve oyun vermiyorum. Kızım, yaşıtı ve sınıf arkadaşı olan diğer çocukla her türlü oynamaya çalışsa da çocuk oynamak istemedi ve telefonla oynadı. Kızım boş boş etrafa bak
3 çocuklu aile iftara gittik. Diğer 2 ailenin çocuklarında telefon vardı ve sürekli telefonda oyun oynadılar. Ben çocuğuma telefon ve oyun vermiyorum. Kızım, yaşıtı ve sınıf arkadaşı olan diğer çocukla her türlü oynamaya çalışsa da çocuk oynamak istemedi ve telefonla oynadı. Kızım boş boş etrafa bakınca üzülüp telefonuma oyun indirip verdim.

Doğruyu yapmaktan çok kızımın dışlanmaması için yaptığım hareket yanlış mı? Vermemekte diretmelimiydim?
0
mikahakkinen
(09.03.26)
Çevresinin farkında olsun, ortamdan kopmasın, insanlarla iletişim kurabilsin diye ekran vermiyoruz.

Çevresinin farkında olmayan, ortamdan kopmuş, sosyallikten uzak bir çocuk ,sizi bu güzel kararınızdan caydırmış. Çok ironik değil mi?

Yanlış mı anladım ben?
+3
Mirket
(09.03.26)
diğer çocukların aileleri yanlış yapmış. siz mecbur kalmışsınız. ortada oyuncak falan yokken, misafirlikteyken, çocuk boş boş oturup ne yapacaktı? yetişkinlerle mi sohbet edecekti?

hiç vermemek de bir çözüm değil bence. yaşıtlarının telefonla yaptıklarıyla alakalı sohbetlerinden uzak kalmamalı.
+2
art cat chocolate
(09.03.26)
olabildiğince sıfır ekran savunuyorum ben ama "olabildiğince" olması önemli. başka seçenekleri zorladıysam ve yapacak bi şey kalmadıysa veririm ve pişmanlık duymam. bu durumda önce boyama vs çıkarırdım, işe yaramadıysa ilgisi telefona bakan diğer çocuktaysa o çocuğun yanına oturtup ekranına yandan bakmasına izin verirdim. telefonu almaya çalışırsa falan kendi telefonumu verirdim.
vermemeyi denemişsiniz olmamış vermişsiniz pişman olacak bi şey yok. dışarda bi kere verdiniz diye alışacak da değil, o durumun farklı bir durum olduğunun farkındadır, değilse anlatırsınız.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
3 yaşına gelmiş, yavaş yavaş ekranla tanışmasına bi mahsur yok bence. ama ne izlediği, ne yaptığı önemli tabi. videodan ziyade basit oyunlara vs alıştırırsanız daha iyi olur. video dünyasına girince kopması zor oluyor.

sadece şu kısma takıldım. ortamda çocuk da olmayabilirdi. o zaman ne yapacaktınız? sanki ekran vermenin vicdan yükünü başkalarına yüklemeye çalışıyor gibisiniz. hiç çocuk olmaması durumunda da sizin çocuk sıkılabilirdi? o zaman plan neydi?

ben de ekran veriyorum bu arada. 3 yaştan önce de ara ara renk eşleştirme vs oynuyordu. yaş*10 dk kuralına bile uyamıyoruz bazen. ama sadece hafta sonu veriyoruz mesela, hafta içi vermiyoruz. o şekilde alıştığı için de bazen soruyor ama ısrar etmiyor. hafta sonu ise uyanır uyanmaz çizgi film diye tutturabiliyor tabi :/ ama kreşe gidiyor, çocuklu ortamlara giriyor, yazın sürekli parktayız. e bu hayatın içinde o kadar da ekran olsun yani.
+2
elorelia
(10.03.26)
gayet doğru yapmışsınız.

çocuğa ortama uyum sağlamayı, yeni şartlara göre alışkanlıklarını değiştirmeyi öğretiyorsunuz. çevresine uyum sağlamayı, yeni çevrelerde kuralları esnetmeyi ve uyumlanmayı gösteriyorsunuz.

bu hayatta çok önemli bir yetenek.
+4
babilfish
(10.03.26)
mis gibi havada park çimen her şey varken hatta plajda bile ekran başından kalkmayan çocukları çok gördüm maalesef. oynamayı sevenler yine oynuyor. aynen devam.
0
princess eugenie
(10.03.26)
yanlis yapmissiniz. cocuklara bir kere izin verdiginizde bunu emsal karar olarak aliyorlar. bunu yabanci bir cocuk gelisim uzmanindan duydugumdan beri aklimdadir. emsal karar olmasini istemedigim birseyi yapmiyorum.
+1
warrior princess
(11.03.26)
(3)

İzmir Ulaşım

rakicandir
Bayraklı'da Çiğli'ye toplu taşıma ile nasıl en kolay biçimde ulaşılır?Bir de F.Altay'dan hangisine önce gitmeliyim? Teşekkürler.
Bayraklı'da Çiğli'ye toplu taşıma ile nasıl en kolay biçimde ulaşılır?
Bir de F.Altay'dan hangisine önce gitmeliyim?

Teşekkürler.
0
rakicandir
(09.03.26)
İzban hattına yakınsanız en rahat o olur herhalde.
+1
orient blue
(09.03.26)
Bayraklı da Çiğli de çok büyük semtler.
İkisi arasında ana ulaşım @orient blue'ın da dediği gibi İzban ile sağlanır.
Ancak bulunduğunuz yerden Bayraklı aktarma istasyonuna,
Çiğli İzban istasyonundan da Çiğli'de gideceğiniz yere Çiğli aktarma istasyonundan gideceğiniz yere hangi otobüsün götüreceğine bakıp,
otobüs-izban-otobüs şeklinde bir plan çıkarmanız uygun olur.

İzmir'de genelde ulaşım bu şekilde sağlanıyor. (Metro güzergahı ayrı)
+1
Mirket
(09.03.26)
Fahrettin Altay > Bayraklı > Çiğli
Diğer türlü çok saçma git gel yaparsınız.
+1
kobuzchu kiz
(10.03.26)
(4)

Dikkat dağınıklığı olup bunu aşan var mı?

ekimoloji
İki işi aynı anda yapmaya çok alıştım mesela boş boş oyun oynamak zaman israfı geldiği için bir şeyler izlerken bir yandan da oyun oynuyorum. Tabi bunlar kafa yoracak oyunlar değil. Çok fazla reel kaydıran biri değilim arkadaşlarım video atarsa ordan biraz bakıyorum sadece ancak alışkanlıktan telefo
İki işi aynı anda yapmaya çok alıştım mesela boş boş oyun oynamak zaman israfı geldiği için bir şeyler izlerken bir yandan da oyun oynuyorum. Tabi bunlar kafa yoracak oyunlar değil. Çok fazla reel kaydıran biri değilim arkadaşlarım video atarsa ordan biraz bakıyorum sadece ancak alışkanlıktan telefon hep elimde. Bunlar sebep olmuş olabilir. Dikkat dağınıklığımı soru çözene kadar farketmemiştim ama bilgi eksikliğinden ziyade gözden kaçırdığım için yanlış yaptığımı farkettim.
Toparlanmak için ne yapmalı?
0
ekimoloji
(09.03.26)
Her türlü oyunu hayatından kesinlikle çıkarmak.
Sosyal medya hesaplarının tamamını kapamak.
WhatsApp'ı sadece haberleşme için kullanmak. Gruplardan çıkmak.
Saatli ya da hedefli programlar yapmak ve uymak. (saat 3 e kadar kitap okuyacağım ya da şu bölümü bitirmeden kalkmayacağım. gibi)

Bunu yaşam tarzı haline getirmek işe yarıyor. En azından bende yaradı.
0
Mirket
(09.03.26)
düzenli uyku, özellikle erken yatmak ve erken kalkmak. haftada en az 3 defa orta yoğunluklu spor, magnezyum, demir, çinko, b12 gibi yorgunlukla ilişkili vitamin mineral kontrolü, çöp gıdalardan ve işlenmiş şekerden, alkolden uzak durmak.
son olarak sıkılmayı tecrübe etmen lazım. yani ertelediğin bir iş var onun yerine oyun+video gibi geçiştirceğine koltukta boş otur duvara bak o sıkılma hissini de yaşaman lazım.
+1
orpheus
(09.03.26)
benden önce yazılan her şey + dopamin detoksu ve mindfulness egzersizleri
+1
mezzosprite
(09.03.26)
bugünkü debe entry'sini de öneririm.
eksisozluk.com
+1
lazpalle
(09.03.26)
(3)

Yaş ortalaması anketi

Bruce
Şu cinsiyet ve yaş belirtin sorularında görünce aklıma geldi, 25 yaş altı kimse yok sanki burada; size de öyle geliyor mu?
Şu cinsiyet ve yaş belirtin sorularında görünce aklıma geldi, 25 yaş altı kimse yok sanki burada; size de öyle geliyor mu?
📊 Hangi yaş grubuna dahilsiniz
+1
Bruce
(08.03.26)
Vardır. Niye olmasın? İlişki sorularında kendini büyükmüş gibi gösteren ama ergen gibi davranan kişi sorusu çok fazla mesela.
-2
Mirket
(09.03.26)
Duyuru da bizimle birlikte yaşlanmış :') buradaki çoğu kullanıcı eskidir diye tahmin ediyorum, 20li yaşlarda tanıştık duyuruyla. Böyle giderse bizim kuşağın ölümüyle beraber sitenin selası da okunur.
+7
sadakatsiz
(09.03.26)
@sadakatsiz, bunu yazmaya gelmistim. Onlar basamagi 1 olan yaslar cogunluktaydi :') vay be
+4
üğpoıuy
(09.03.26)
(5)

eve fare girmeye çalışması

nathanieltroy
selamlar. çalışması diyorum, henüz girmedi ama bence girmeye çalışıyor.giriş kattayım, cuma günü akşam bahçeye açılan pimapen kapının oradan, duvarın içinden tıkır tıkır sesler gelmeye başladı. yaklaşık 2 dakika sürdü sonra durdu. bi 15-20 dk sonra tekrar 1 dakika kadar aynı ses oldu. ilkten böcek s
selamlar. çalışması diyorum, henüz girmedi ama bence girmeye çalışıyor.

giriş kattayım, cuma günü akşam bahçeye açılan pimapen kapının oradan, duvarın içinden tıkır tıkır sesler gelmeye başladı. yaklaşık 2 dakika sürdü sonra durdu. bi 15-20 dk sonra tekrar 1 dakika kadar aynı ses oldu. ilkten böcek sandım ama böceğin o kadar ses çıkarabileceğini düşünmüyorum. ev eski bi ev, alçıpanlar, silikonlar falan hep eski. zeminle süpürgelik arasında ufak bi yatay boşluklar vardı, 4-5 cm kadar. onları bulaşık teliyle tıkayıp üstüne çekebildiğim kadar silikon çektim. spesifik olarak tam o kısımlardan ses geliyor zaten. chatgpt ve gemini ile uzun sohbetlerimin ardından bunları yaptım.

dün akşam 10-15 saniye kadar aynı ses geldi. bugün de akşamüstü yine 15 saniye aynı ses oldu. evin içinde kendisine dair bi şey görmedim, belki de sadece duvarın içinde geziyor veya eve girmeye de çalışmıyor bilmiyorum. ama tabii ki o sesi duyduğum anda inanılmaz huylanıyorum. gündüz de ev bomboş oluyor hafta içi. hani bi şekilde oraları kemirip girse müdahale edemicem girmiş olacak.

kapan veya yapışkanlardan hangisi daha mantıklı? fare zehiri çok geç etki ediyomuş sanırım. bi yandan da kapana yemek koymak istemiyorum çünkü hamamböceği gibi başka böcekleri de çekmek istemiyorum. veya hayvanın girmeyeceği varsa da kokusunu alıp girmeye çalışırmış gibime geliyor :) eve girdiğinden emin olmadan bunlara gerek yok değil mi? bir de ola ki kendisiyle karşılaştım, nasıl öldürmek gerekir? çok da korkak biriyim, nasıl öldürürüm nasıl atarım hiçbir fikrim de yok :(
0
nathanieltroy
(08.03.26)
o kücük serefsizler girmek isterse bir sekilde giriyor. benim evime banyo tesisatı boslugundan duvarı delip girmisti. ben canlı kapanla yakaladım ama yakalaması 2 gün sürdü yatak odasını kapatıp salonda yatmıstım 2 gün. sonrasında tüm evi ilaçlattım. ilaçlayan çocuk süpürgeliklere, köşelere birkaç zehirli macun sürdü, naftalin benzeri zehirli topcuklar attı sağa sola. (zehirli şekerli şeyler gibi ismi şuymuş: Mum Blok Fare Zehiri). ne kadar doğru bilmiyorum ama bundan sonra gelmez dedi. ara sıra bu zehirli şekerleri kontrol ederim kemirilme vs. var mı diye 2 senedir sağlam duruyorlar. karınca vs. de gelmedi.

evde kedi/çocuk yoksa bu zehirli macunlardan alabilirsin, kedi varsa zaten fare giremez o eve. :)

yapışkan çok etkili, belki en etkili yöntem. zamanında ben de yapıskan kullandım ama cok acımasızca geliyor, ayrıca kertenkele/kuş vs. de yapısırsa onları da kurtaramazsın ölürler orada.
0
dr doofenshmirtz
(08.03.26)
yapışkanlar baya işe yarıyor.
0
jelly bear
(08.03.26)
Arkadaşlar biz onların doğal yaşam alanlarını işgal ettik :)
Öldürmeyin hayvanları.
Ultrasonik fare kovucu aletler epey işe yarıyor. Ancak tabii ki dandik olanları var. Yorumlarını okuyarak seçici olun. Öyle alın.
Hayvansever değilseniz, itlaf düşünüyorsanız, bir de onun cesediyle falan uğraşıyorsunuz ki iğrenç bişey. Tavsiye etmem.
Öldürmeyin, kovun.
Yaşasın hayvanseverlik :)
-7
Mirket
(08.03.26)
Yaklaşık iki yıl önce evimizin kısmen bir bölümüne (kiler gibi bir yerdi) fare girmişti. Belki iki ay o fareyi yakalayamadık. Tuzaklar kurduk bana mısın demedi. Cin gibi bı şey. En son bir işe yaramayacağını düşünerek de olsa internetten fare kapanı sipariş ettim. Hiç umudum yoktu ama on dakika içinde fare yakalandı. Sonra çok kizdik kendimize çözüm bu kadar basit olduğu için. Ola ki fareyle karşılaşırsanız mutlaka böyle bir ürün alın. Hem hayvan ölmemiş oluyor.

Ahşap bı kafes gibi. Tavanında bir demir sarkiyor. Ucuna yiyecek koyuyorsunuz. Fare o yiyeceği yediği an kafesin kapısı kapanıyor. Hassas bir düzenek var. Sonra gidip atıyorsunuz. Ucuna peynir çikolata gibi kokulu lezzetli yiyecek koyabilirsiniz.

Not: farenin büyüklüğü küçüklüğü kapanın ise yaramasini etkiliyor mu bu konuda bilgim yok.
+1
egerbiryolcu
(09.03.26)
egerbiryolcu'ya ek yapayım. bizim eve çok küçük bir fındık faresi girmişti. bahsettiği o kapanlardan ben de aldım ama çok küçük olduğu için kapanı kapatmaya yetmemişti yaptığı kuvvet. peyniri yiyip çıkıyordu. o yüzden çözümü şu üründe buldum: www.hepsiburada.com bir kere girdi mi çıkamıyor çünkü ne tarafa gitse rampa sebebiyle kapı kapanıyor. takır tukur ses gelince bunu bi poşete koyup uzağa bir yere götürüp fareyi saldım böylece dexterlığa da gerek kalmamış oldu.
0
pide
(09.03.26)
(5)

Balığı dondurucuya atsam?

fildirfildir
Merhaba, sabah balık almıştım ama şimdi yapamicam. Sabahtan aldığımda normal buz dolabının üstüne koymuştum. Şimdi buzluğa atıp dondursam olur mu? Kaç gün durur? Ve sonra yemek için çıkaracağımda buz dolabının üstüne mi çıkarmalıyım yoksa direkt çıkarıp oda ısısında mı çözdürmeliyim?
Merhaba, sabah balık almıştım ama şimdi yapamicam. Sabahtan aldığımda normal buz dolabının üstüne koymuştum. Şimdi buzluğa atıp dondursam olur mu? Kaç gün durur? Ve sonra yemek için çıkaracağımda buz dolabının üstüne mi çıkarmalıyım yoksa direkt çıkarıp oda ısısında mı çözdürmeliyim?
0
fildirfildir
(08.03.26)
Aylarca durur. Buzdolabında çözdürün.
+1
inheritance
(08.03.26)
bence iç organlarını almadan buzluğa atmayın. raf ömrünü kısaltacağını düşünüyorum.
0
suicmeyenadam
(08.03.26)
Fileto kestirmiştim temizlendi, teşekkür ediyorum
0
🌸fildirfildir
(08.03.26)
Temizlenmeden buzluğa atılmaz . Buzlukta da aylarca sorunsuz aidatsız kira vermeden subzero bir ortamda RAR formatlı olarak kalır .
0
diyecevaplandı
(08.03.26)
O balık size çok büyük bir ihtimalle dondurulup çözülüp ulaşmıştır. çözünmüş bir gıdanın tekrar dondurulması tavsiye edilmez.

Daha önceki cevaplarımı okuyan arkadaşların dikkatini çekmiştir. Bu konuda çok cesurumdur ama balıkta ve tavukta tereddütsüz imha yoluna giderim.

Tavsiye etmem dondurmanızı. Atın bence.
0
Mirket
(09.03.26)
(6)

Enjeksiyon eğitimi

ashleybon
1. Damaryolu açma, enjeksiyon yapma gibi şeyleri öğrenmek için nerde kursa gidebilirim. ilkyardım kurslarında bulunmuyormuş.2. Botoks yapmatı öğrenmek için kurslar var onlara doktor olmadan katılım sağlanıyor mu ki? ticari amaçlı değil kendime tapmak için öğrenmek istiyorum.
1. Damaryolu açma, enjeksiyon yapma gibi şeyleri öğrenmek için nerde kursa gidebilirim. ilkyardım kurslarında bulunmuyormuş.
2. Botoks yapmatı öğrenmek için kurslar var onlara doktor olmadan katılım sağlanıyor mu ki? ticari amaçlı değil kendime tapmak için öğrenmek istiyorum.
-1
ashleybon
(08.03.26)
Kursu değil yüksekokulu var o işin. Diploma gerektiriyor o yetki.

90 lı yıllarda hafızam beni yanıltmıyorsa ilaç alerjisinden bir ya da birkaç ölüm olayı oluyor. Medya bu olayın üzerinde haddinden fazla durunca, enjeksiyon işi çok ciddiye alınır oluyor. Bu konuda yetkiler tekrar gözden geçiriliyor. Enjeksiyon uygulaması yapılan muayene masalarının kenarında duvarlara hemen ulaşım için alerji ilaç tüpleri bantlanıyor falan. Ciddi bir konu yani.
+2
Mirket
(08.03.26)
bence asla riske atilacak bir konu degil. zaten youtube dan bakip ogrenmekle bir yere gitmenin bir farki oalcagini zannetmiyorum.
doku butunlugunu bozmak risktir. cilt dusundugunuzden daha onemli bir bariyer ve organ.
+3
mavicorap
(08.03.26)
Aşı yanlış vurulduğu için kolu sakat kalan bir kız çocuk vardı. 90larda çok çıkardı televizyona. Enjeksiyon yapmak şaka değil.
+2
sucvecezve
(08.03.26)
bizim hemşire komşuya sormuştum. bir seferde öğrenilip biten bir şey değil, sürekli yapman lazım devamlılık şart yoksa beceremezsin demişti.
+2
yurtsuz john
(08.03.26)
yapmayın öyle bir şey. neden yapmamanız gerektiğiyle alakalı bir kitap dolusu madde sıralanabilir ama özetle denemeyin. profesyonel yetki ve tecrübe şart.
0
suicmeyenadam
(08.03.26)
O malum sahnenin tam zamanı
m.youtube.com
+3
parka
(08.03.26)
(8)

Son kullanma tarihi 10 gün geçmiş yumurta yenir mi?

Bartebly
Akşam iftarda kızartıp yedim ama şimdi midem biraz kötü oldu psikolojik mi yoksa bozulmuş olabilir mi? Yumurta buzdolabı dışında mutfakta camın önündeydi. Cam da 7/24 açık ama mutfak da sıcak petekler yandığı için.
Akşam iftarda kızartıp yedim ama şimdi midem biraz kötü oldu psikolojik mi yoksa bozulmuş olabilir mi? Yumurta buzdolabı dışında mutfakta camın önündeydi. Cam da 7/24 açık ama mutfak da sıcak petekler yandığı için.
0
Bartebly
(08.03.26)
yenebilir. ama bozulmuş da olabilir. başka yumurtalar kaldıysa bayatlık testi yap.
0
jelly bear
(08.03.26)
Bozuk yumurtayı kırınca genelde sarısı cilik olur akar gider ve baya kötü kokar. Taze olmamasina bir şey diyemeyecegim ama bozuk olsa anlardiniz bence.
+2
a perfect lie
(08.03.26)
Kırınca ortalığa bir kötü koku yayılmadıysa yerim ben.

Sait Faik Abasıyanık'ın Kameriyeli Mezar hikayesinde, Hikaye kahramanının anlattığına göre, martı yuvasında iki yumurta varsa, bu yumurtaları korkmayın alın der. Çok tatlı olurmuş. Eğer yumurta üç taneyse uzak durun der. Bozuk olabilirmiş. Son kullanma tarihinden bahsetmemiş.
Hikayenin adı, martı yumurtası yemeye giderken önünden geçtiği mezarlıkta gördüğü bir mezardan geliyor. Yumurtalarla ilgili değil.
+1
Mirket
(08.03.26)
Bozulmaya yaklaşanlar kırılınca az çok dağılır, bu tabii mide bozacağı anlamına gelmez. Kesin bilgi değil tabii belki de yanılıyorumdur.
0
mbond
(08.03.26)
Ya bu yenir denen arkadaşlar neye dayanarak söylüyor bunu? Skt si 10 gün geçmiş yumurta en az 40 günlük demek . 40 günlük yumurta nasıl yenebilir?
0
benaslindayohum
(08.03.26)
Yenmez tabii ki. Son günü gelen yumurtayı bile yemem, yumurta yani bu.
0
sadakatsiz
(08.03.26)
skt ürünün tam o tarihte çöp olacağı anlamına gelmiyor ki sadece bayatlıyor. bozuk demek değil. hatta gıda israfının önüne geçmek için ürünlere artık tett yazıyorlar yani tavsiye edilen tüketim tarihi. yımurtayı ben her ihtimale karşı dolapta tutuyorum. mutfakta petek yanmıyor ama yemek yapınca falan çok ısınıyor. yumurtayı da kırınca sarısı dağılıyorsa ve kötü kokuyorsa yemem tabi ama sırf son kullanım tarihi geçti diye de çöpe atmam. ayrıca sen bozuk yumurtayı yesen bile illa gıda zehirlenmesi geçireceksin diye bir şey yok belki basit semptomlarla atlatır bi daha bu hataya düşmezsin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
yumurtada skt değil tett olur. tett geçtikten sonra bozulup bozulmadığını kontrol ederek tüketebilirsiniz
0
mezzosprite
(09.03.26)
(10)

Büyüklerin yanında çocuk sevmemek

michael_knight
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum. Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum.
Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?

Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
+1
michael_knight
(07.03.26)
Kafkas halklarının adetidir. Aşırı ayıptır.
Adet kanıma işlemiş olsa gerek, yılışık bir davranış gibi gelir bana.
+1
Mirket
(07.03.26)
Erzurumluyuz bizde de varmış hatta ayıp karşılanıyormuş, gelenek anneannelerimiz dedelerimizle bitti. Neyse ki onların çocukları çocuklarını torunlarını gayet de seviyor. Bunun gibi çook mantıksız adet var, erkek çocuk dahi olsa gelince kocaman kadınlar ayağı kalkarmış falan…
+1
ekimoloji
(07.03.26)
anadan babadan 600 kusaktir cerkesim. ailemde konusulan birinci dil de cerkesce ve cecencedir. bizde bu adetin oldugu dogrudur ama ne cekirdek ne büyük ailemizde uygulanir. bizde cocuga kiymet verilir ve herkesin yaninda sevilir. hayatimda duydugum en aptal adetlerdendir bu.

ayni cerkeslerde baba ile dogrudan konusmamak, damat evdeyken evin babasinin evde bulunmamasi, babanin cocugu tasimamasi, gelinin kayinpederle dogrudan konusmamasi, kadinlarin ve yasi kücük erkeklerin evde erkekler otururken onlarla oturmamasi gibi adetler de var. xabze'yi noktasi noktasina uygulamiyorsaniz bunu normallestirmeyin.
agzi süt kokan yavruyu sevmemeyi normallestirip orada durmanizi saglayan sey nedir? mesela neden bir annenin yavrusunu sevememesi normal ama digerleri degil?
bana kalirsa hicbiri normal degil.
arkadasim babasiyla enseye saplak takiliyor, dedesinin yaninda ayaklarini uzatip oturuyor, sonra ogluna diyor ki bizde cocuk aile büyükleri yaninda sevilmez, git annenin yanina ben dedenle oturuyorum. hahahasktr. kendi konforunu etkileyen seyler xabze'de yazmiyor galiba?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.03.26)
Bizim de 2 kusak oncesi varmis bu örf. Herkeste ayni saniyodum 🤔

Hep cocugun yapim sureci kaynakli diye dusunmustum :) hamilelikten utanmak gibi bisi
0
üğpoıuy
(07.03.26)
Ama arkadaşlar ben sebebini, mantığını soruyorum.
Yani mesela baba ile direkt konuşmamanın sebebi bir tartışma çıkmasını önlemektir, gelinin kayınpederle konuşmaması işte cinselli laf/düşünce olmasın diyedir vs.

Peki çocuk sevmemek?
0
🌸michael_knight
(07.03.26)
Cocuk severken hanimis de hanimis oyyy falan gibi gevşek hareketler yapildigindan olabilir :)
+1
Purple life
(07.03.26)
Genel olarak ataerkil aile yapısında ciddiyet esastır. Çocuk sevmek, onunla oynamak falan zaten görece yeni şeyler. Çocuk dediğin eski zamanda bir düzine yapılan (Ki burada da irade zaten kısıtlı), bir kısmı verimli olacak yaşa gelmeden ölen, o zamana kadar da kaynak tüketen bir varlık onlara göre.
Zamanının önemli bir kısmını ağır iş yaparak geçiren, hayatını sürekli kontrol edemediği şeylerden (Kuraklık, toprağın verimsizliği, hayvan sürüsüne dadanacak bir hastalık, ağanın canının sıkılması) korkarak yaşayan insanların da çocukla oynamaması ya da oynanmasını hoş karşılamaması normal herhalde.
+2
salihdt
(07.03.26)
Sebebini sorduğumda kimse mantıklı bir şey söylemiyordu, sadece agucuk gugucuk sevmek de değil. Köyde bilmem kaç sene önceden bi adam çocuklarını kucağına alıyormuş diye söyleyip söyleyip gülerek dalga bile geçmişler. Kuzenim (erkek) çocuğunu sık kucağına alıyor diye anneannem daha yeni “x gibi çocuğunu kucağından indirmiyor” demişti :d
Evde iş yapan kocam hakkında da ergen kız diye dalga geçmiş, yaşlılar ve saçma sapan düşünceleri işte mantıklı sebebi olduğunu düşünmüyorum.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Eskiden birisi araştırırken yaşlı birine sormuş. Tarihte yokken neden şimdi var diye sormuş.
Aldığı cevaba göre büyük savaştan sonra çok fazla dul ve yetim çocuk ayrıca çocuğu ölenler kalmış ve başka ailelerin yanına yerleşmiş. Onlar incinmesin diye eşi ,çocuğu olanlar daha dikkatli davranmış.
+1
hebanon
(08.03.26)
altta yatan mesaj şu. adam oldun da bizim yanımızda büyüklük mü taslıyorsun. yani ailenin en büyüğü varken ortamda baba rolüne giremezsin. babam bunu bana yapmadı ama dedemin yanında durumları böyleydi. çepni kökenli giresunlıuyum.
+1
lazpalle
(08.03.26)
(4)

İran ve etrafında neler yaşanıyor?

michael_knight
Haberler zaten yanlı ve bizi yanıltmak için yapıluyor diye pek takip edemedim. Şu anda durum ne? Ne kadar sürer ve dünyayı ne kadar etkiler anlamak için nereye bakayım?Siz biliyor musunuz?
Haberler zaten yanlı ve bizi yanıltmak için yapıluyor diye pek takip edemedim.
Şu anda durum ne? Ne kadar sürer ve dünyayı ne kadar etkiler anlamak için nereye bakayım?
Siz biliyor musunuz?
0
michael_knight
(06.03.26)
Şu yayın epey doyurucuydu.

www.youtube.com
0
Mirket
(06.03.26)
İran diş geçiremezse Suriye savaşı ne kadar etkilediyse o kadar etkiler.
0
prole
(06.03.26)
Geçen merak edip groka sormuştum. Bunlar dışında mehmet akif koç, 49w kanalını izleyebilirsin.

--Şu anda (Mart 2026 itibarıyla) İran'da (özellikle Tahran ve çevresinde) sahadan bilgi veren ve X'te aktif paylaşım yapan bazı Türk gazeteciler/muhabirler var. Güncel paylaşımlara göre öne çıkanlar şunlar:Gürkan Demir (@gurkandemirr_
): Tahran'dan canlı bağlantılar yapıyor, meydanlardaki gelişmeleri (örneğin "ateşkes" sloganları) aktarıyor. TV100 ve Aydınlık Gazetesi adına İran temsilcisi olarak çalışıyor. En aktif saha muhabirlerinden biri gibi görünüyor.
Fulya Öztürk (@Fullyaozturk
): CNN Türk ekibiyle İran'da (Tebriz ve diğer bölgeler), savaşı yerinden takip ediyor. Canlı yayınlar ve fotoğraflarla güncel paylaşımlar yapıyor.
Çağlar Tekin (@mcaglartekin
): Tahran ve Tebriz'e giderek halkın nabzını tutuyor, İran halkının ABD müdahalesi hakkındaki görüşlerini aktarıyor. Bağımsız gazeteci olarak detaylı paylaşımlar yapıyor.
Ali Çabuk (@aliicabuk
): NTV Bölge Temsilcisi olarak Tahran'dan bildiriyor, uzun süredir bölgede.

Bunlar son günlerde İran'dan doğrudan Türkçe içerik paylaşan ve doğrulanabilir gazeteciler. Diğer bazı isimler (örneğin A Haber, AA veya TRT muhabirleri) de Tahran'dan yayın yapıyor diye bahsediliyor ama bireysel X hesapları bu paylaşımlarda net çıkmadı.Durum çok hızlı değişebildiği için hesaplarını doğrudan kontrol etmeni öneririm. Eğer belirli bir kanal veya isim arıyorsan daha detaylı bakabiliriz!
0
potsdamer
(06.03.26)
Eğer Orta Doğu hakkında doğru bilgi almak istiyorsanız takip etmeniz gereken kişi Hediye Levent.
0
nefertarii
(06.03.26)
(3)

BES hangi şirketten açayım?

sabenburak
soru başlıkta. en avantajlı BES şirketi diye bir şey var mı? hangilerini önerirsiniz?tikler geç de olsa gelecek.
soru başlıkta. en avantajlı BES şirketi diye bir şey var mı? hangilerini önerirsiniz?

tikler geç de olsa gelecek.
0
sabenburak
(06.03.26)
Şu ablanın bütün videolarını seyretmeden,

www.youtube.com

Şu videoda 1:16 daki çizelgeyi iyice anlamadan

www.youtube.com

BES'e bulaşma bence.
0
Mirket
(06.03.26)
Yönetim gideri kesintisi veya buna benzer kesintilerin en az olduğu veya olmadığı bir kampanya, anlaşma bulmaya çalış.
10 bin lira paran olunca önemsiz oluyor o binde bilmem kaç kesintiler ama 10 milyon para birikince ve her ay kesildiğini görünce can acıtır.
+2
michael_knight
(06.03.26)
istediğin şirketten diğer şirketlerin bes fonunu alabiliyorsun. O yüzden fon çeşitliliği açısından şirketin bir önemi kalmıyor.

tek önemli kriter şu bes devlet garantisi olan bir yatırım aracı değil. o yüzden tercihen nispeten güçlü şirketleri tercih et. Mümkünse yönetim gider kesintisi olmasın veya minimum olsun.

bir de 15 yıldır besten uzak durun diyen insanlar hep var. En iyi yatırım aracı olmadığı doğru olabilir. Ama parayı köşeye atıp dokunmamayı zorladığı için ben oldukça mantıklı buluyorum. 2 tane besim var ve bunlar bes olmasaydı eminim ki bozdurup birşey almak için harcayacaktım. Niyetiniz doğrultusunda doğru kullanırsanız mantıklı bir araç. Ama kısa vade düşünüyorsanız uzak durun.
+2
nuevo
(06.03.26)
(11)

Düşük tansiyonla yaşamanın ne zararı olabilir?

Cesario
Son zamanlarda tansiyonum 8/5 falan çıkıyor. Pek bir belirtim yok. Yani ölçmesem hiç farkında olmam. Hatta yanlış ölçüyorum galiba diye şüpheye düştüm ama yanlış olduğunu sanmıyorum. Hangi durumda muayene olmam gerekir?Bu durumun uzun vadede zararı nedir? Hani yüksek çıkınca deriz ya felç riski var,
Son zamanlarda tansiyonum 8/5 falan çıkıyor.

Pek bir belirtim yok. Yani ölçmesem hiç farkında olmam. Hatta yanlış ölçüyorum galiba diye şüpheye düştüm ama yanlış olduğunu sanmıyorum.

Hangi durumda muayene olmam gerekir?

Bu durumun uzun vadede zararı nedir? Hani yüksek çıkınca deriz ya felç riski var, kalp krizi vs. Düşük olunca neler oluyor vücutta?

Not: 33 yaşındayım. 3 ay önce doktora gidip muayene oldum. Kan, idrar tahlili vs tam kapsamlı. Hiçbir şey çıkmadı.
0
Cesario
(05.03.26)
Ereksiyon problemi
-6
arbre
(05.03.26)
doktor değilim. benim bildiğim uzun vadede bir sakıncası yok yüksek tansiyon gibi. doktorların ilaç vermek gibi bir yönlendirmesi de olmuyor bildiğim kadarıyla. geniş ailemde de bende de mevcut. özellikle yazları kötü oluyorum. hafif bir baş dönmesi eşlik ediyor, nabzım yükseliyor. bulantı kusma pek olmadı. düşüp bayılma ihtimalinize karşı uzanmak ya da güvenli bir yere gitmek lazım. ben mümkünse ayaklarımı uzatıp tuzlu ayran içiyorum. hemşire sade soda içebileceğimi söylemişti kötü hissettiğimde. ayağa kalktığımda gözüm kararıyor bazen. aile hekimi de genç yaşlardayken öğün atlamaktan olabileceğini söyledi bu durumun. kardiyolojiye vs. gitmedim açıkçası bu durum için.
0
black holes in the sky
(05.03.26)
aile hekimime sormuştum bu durumu; ''biz düşük tansiyonu severiz'' demişti.

ekstrem sporlarla uğraşıyorsan sorun yaratabilir. göz kararması, kısa süreli kendinden geçme gibi.
0
yurtsuz john
(05.03.26)
yatak yaraları, çoklu organ yetmezliği, kangren, nekroz.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
Sabah yazıp silmiştim. Yine yazayım.
Basınç düşükse organlara yeterli kan gitmiyor demektir.
Her organı ayrı ayrı düşünün. Uzun vadede ve hep yetersiz oksijen alan, yetersiz beslenen organ ne olur.
-1
Mirket
(05.03.26)
@mirket, bu söylediğin yanlis.

Oksijeni verebilmek için tansiyon yükseliyor zaten. Eger bayilma fenalasma gibi durumlar yoksa düsük tansiyon kalbin daha rahwt calismasi demek.
+3
Purple life
(05.03.26)
yuksek tansiyon dolasim sistemini yorup erken olduruyor. ona dikkat etmek lazim. organik bir tesisat sonucta bu surekli basinca maruz kalirsa bir yerde yipranacak mantiken. dusuk tansiyon iyidir. benim de genelde 10 6'dir tansiyon. ama 8 5 bana bile dusuk geldi.

semptom var mi onlara bakmak gerekir. bas donmesi falan olmuyorsa, vucutta genel bir yorgunluk yoksa aktif sporunu normal yapan biriysen vucudun idare ediyor olabilir. yeteri kadar tuz/elektrolit almiyor olabilir misin?
0
antikadimag
(05.03.26)
@antikadimag

Sağlıksız şeyler yemiyorum ama öğün olarak da yeterli beslenemiyorum.

Bu sebepten olabilir. Düzenli aralıklarla ayran mi içeyim tuzla karıştırarak?

Himalaya tuzu aldım mesela iyi midir?
0
🌸Cesario
(05.03.26)
valla hocam tavsiyeyi doktor versin ya tam butun verileri gorenler onlar. yani doktor bunu problem olarak gorup ilac vermediyse bence cok endiselenecek bir sey yok. ama genel kural olarak tuz tansiyonu arttirir. eksik tuz aliyorsaniz ondan ekstra dusuk cikmis olabilir ama hali hazirda tuzlu besleniyorsaniz veya baska bir saglik komplikasyonu varsa tuzu arttirmak da mantikli olmayabilir.
+2
antikadimag
(05.03.26)
Babam 76 yaşında ve ömrü boyunca tansiyonu 8-9 / 5. Hayatı boyunca zayıf fit biriydi, hep çok uzun mesafeler yürürdü.

Geçen sene akciğer kanseri oldu, 9 hafta haftada 1 kemoterapi aldı. İnanılmaz yorucu ve zor bir süreçti ve bu dönemi atlattı. Hala immunoterapi alıyor -akıllı ilaç-

Bunu sunun için yazdım; pek çok kanser hastasi bu dönemlerde kalp yetmezliği, organ yetmezliği gibi sorunlar yaşıyor. Akciger kanseri 4. Evre Adam buralardan hasarsız çıktı ama burada 33 yasinda saglikli adama organ yetmezliği falan yazanlar olmuş :)

Kangren yazan var. Hayır ağzımı bozmayacagim :))
+1
makbur
(06.03.26)
doktorlar yüksek tansiyondan daha iyi oldugunu söylüyorlar. Tavsiyem yaninizda kucuk paket tuzlardan bulundurmanız. Ben oyle yapıyorum. Nerede ne zaman düşeceği pek belli olmuyor.
0
acelaacedebela
(06.03.26)
(11)

Outdoor marka bulmak

strawberry first
Yerli üretim, uygun fiyatlı sanırım north ile başlayan ya da ona benzer bir marka vardı, goratex bot falan bakmıştım online olarak.Ama unuttum, neydi ki adı?
Yerli üretim, uygun fiyatlı sanırım north ile başlayan ya da ona benzer bir marka vardı, goratex bot falan bakmıştım online olarak.
Ama unuttum, neydi ki adı?
0
strawberry first
(04.03.26)
Lumberjack olabilir mi?
0
Mirket
(04.03.26)
North Face, Columbia, Salomon, Jack Wolfskin, bunlardan birisi olabilir (gerçi yerli üretim demişsiniz)

En rahat ettiğim Columbia oldu hep, hatta outlette uyguna düşünce stokluyorum yazlık kışlık
-3
su olsam ates olsam
(04.03.26)
Tik atıyorum cevaplara ama bu lar değil maalesef...
0
🌸strawberry first
(04.03.26)
north pacific diye bir marka vardı üç harflilerde. north face çakması olabilir.çok kötü durmuyordu ürünleri.
0
parka
(05.03.26)
Ona da baktım ama ayakkabı yok onda... Başka bir markaydı. Hatta sözlükte başlıktan yorumları okumuştum, kullananlar da memnundu. Ay neydi??
0
🌸strawberry first
(05.03.26)
Vaneda?
0
Bruce
(05.03.26)
Maalesef :/
0
🌸strawberry first
(05.03.26)
sanırım north of wild'ı diyorsun. epey araştırıp soft shell botunu teyzeme hediye etmiştim. çok beğenmişti.
0
buenosdias
(05.03.26)
North değil de National Geographic ya da Nautica olabilir mi?
0
prole
(05.03.26)
North sails?
0
etna
(05.03.26)
Evet north wild imiş aradığım marka. Herkese teşekkürler.
0
🌸strawberry first
(05.03.26)
(6)

Kalori acigim nasil bi bakar misiniz?

Kittie
Bugun yediklerim:Bir adet karamel latte kucuk boy.Salata (iceberg, badem salata, mmaydonoz) bir dilim izgara et, 3, 4 kasik normal yogurt. Bowl yaptim bunlari. 1 adet alaska frigo.Spor oncesi bir adet muz.Bunu 2 gundur yapiyorum. Ve devam ettirmeyi dusunuyorum. Normalde frigo yemiyorum ve latteyi sa
Bugun yediklerim:
Bir adet karamel latte kucuk boy.
Salata (iceberg, badem salata, mmaydonoz) bir dilim izgara et, 3, 4 kasik normal yogurt. Bowl yaptim bunlari.
1 adet alaska frigo.
Spor oncesi bir adet muz.

Bunu 2 gundur yapiyorum. Ve devam ettirmeyi dusunuyorum. Normalde frigo yemiyorum ve latteyi sade iciyorum. Ama bugun tatli bi seyler yemek istedim.
30 dak kardiyo.

Hedefim hizlica 5, 6 kilo vermek.
Uzun suredir ayni kilodayim. Depresyondan dolayi, en azindan kilo almiyorum diyodum ama artik vermeye karar verdim alt tarafi 5 kilo. Boyle devam etsem verir miyim soyle maksimum 2 ayda?

Not: Bana az yedim gibi geldi dun. Ama bu sabah tartida hic fark yoktu :( ki bugun frigo falan da yedim herhalde yarina 1 kilo almis uyanirim...
Bir de kahvalti alternatifi var mi? Bu salata rutinine eklemelik.
-2
Kittie
(04.03.26)
hiçbir şeyin gramajı yok. o yüzden bir şey söylenemez.

kalori açığı yaratmanın tek yolu, her şeyi gram gram ölçtürmek.
karamel latte'nin içinde kaç ml süt var mesela? sütün yağ oranı ne? 100ml tam yağlu sütte 65-70 kalori var, 200ml koyduysan 150 kalori sırf sütten almışsın. "karamel" demişsin 100 gram karamelde 400 kalori var, 10 gram koydularsa 40, 20 gram koydularsa 80-100 kalori ordan aldın demektir.

ama kaç gram koyulduğunu bilmiyorsun.

1 dilim et dediğin çiğden kaç gram tartılmış mesela? etin neresi? 100 gram antrikotta 250 kalori var, 100 gram bonfilede 150 kalori var.yediğin antrikotun yağ oranı fazlaysa, o bile değişir 300-350 kalorilere çıkar. 200 gramlık bir dilimse; antrikotta 500 üstü, bonfilede 300 civarı kalori alıyorsun.

yine gramaj yok.
sırf burda kaç ml süt, kaç gr karamel, hangi et, kaç gr et farklarından 500-600 kalorilik fark yatıyor nerdeyse.


---

onu geç bazal metabolizman ne?
yaptığın yürüyüş vücut ağırlığına ve kas oranına göre farklı kalori yaktırıyor. 100 kiloysan, %20 yağ oranın varsa, 30 dakikalık kardiyoda 500 kalori üstü yakabilirsin, ki o da kardiyo şiddetine bağlı. 65 kilo ve %30 yağ oranına sahipsen ve yaptığın kardio şiddetli değilse 250 kalori bile yakmamış olabilirsin.

haliyle gramı gramına tartmıyorsan hiçbir şekilde kalori açığı yapamazsın.

kalori açığına göre diyet ypamanın 1. kuralı: her şeyi ama her şeyi evde, tartıda, çiğden tartaran koymak. yağdan tut pirincine etine kadar. içine sıktığın limona kadar.

çünkü dışarda yediğin 200 gram eti belki 50 gram yağın içinde pişirip önüne getiriyorlar. yediğin salataya belki yarım bardak zeytinyağı döküp gönderioyrlar. belki de hiçbirini koymuyorlar. bilgi yoksa, kesinlik yok. o zaman kalori açığına göre kilo veremezsin.
+3
tchuck
(04.03.26)
bazal metabolizmanı neden soruyorum?
60 kiloluk bir kadınsan, bazal metabolizman 1100 kalori civarıdır. yaptığın kardiyoyla birlikte bugün 1300 kalori anca yakmışsındır.
zaten latteden minimum 250 kalori aldın. salatandaki bademinden yağına, etine, yoğurduna kadar eklersen 700-800 kalori de ordan almış gibi gözüküyorsun. üstüne frigo, muz (150 kalori orta boy muz) eklersen zaten belli ki 1200 kalorileri çoktan görmüşsün.

haliyle kilo veremezsin.

ha bazal metabolizman 2000 kalori civarıysa. kardiyoyla da bi 300 kalori civarı verdiysen, 2300 kalori yakmışsındır tüm gün.
yediklerin de 1200-1300 kalori arasıysa, bu şekilde haftada 1 kilo vererek devam edebiirsin yoluna.
+1
tchuck
(04.03.26)
Chat gpt'ye vücut yağ oranımı hesaplayıp bana 5 kilo vermem için bir diyet programı hazırla. Makrolarımı da düzenle. Bir de arada gaz ver bana ki diyete devam edebileyim de.
Harika işler çıkarıyor.

Edit: Şu anki diyet, gördüğüm kadarıyla seni platoya sokar. 100 gram veremez yapar.
0
Mirket
(04.03.26)
Karamel latte ve Alaska Frigo ile kalori açığı oluşmaz. Şekeri bırakmadıkça kilo veremezsiniz.
0
huladancer
(04.03.26)
Ben yediğim içtiğim her şeyin kalorisini yapay zekaya soruyorum.

Aldığım ve yaktığım kalori miktarları arasında da böyle denge kuruyorum.

7000 küsur kalori yakımı tam 1 kg'a denk geliyormuş.

Yani 1 kg verebilmek için en az 7000 kalori yakmanız gerekiyor.

Her gün yaktığınız kaloriden 700 kalori kadar eksik miktarda gıda tüketseniz, 1 kg vermeniz 10 gün sürer.

Yani öyle 1-2 günde tartıya yansımaz.

Çok kolay değil ama zor da değil bence.

Bazal metabolizma hızınızı hesaplayın. Spora devam edin.
Günlük olarak aldığınız kalorinin yaktığınız kaloriden az olmasına dikkat edin.
0
anaphylacticshock
(05.03.26)
yediğiniz herşeyi gramı gramına fatsecrete yazıp kendiniz hesaplayabilirsiniz.
0
inheritance
(05.03.26)
(10)

ayni paraya is degistirip...

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
memur olur muydunuz? :pavantaj: is güvencesi (kovulmak yok), yol ve yemek parasi, daha iyi emeklilik haklari, daha iyi ebeveyn haklari, stressiz.dezavantaj: uzun vadede maasin özel sektöre göre bir tik daha düsük kalacak olmasi (emekliligi etkilemeyecek), evden calisma imkaninin olmamasi (su an %90
memur olur muydunuz? :p

avantaj: is güvencesi (kovulmak yok), yol ve yemek parasi, daha iyi emeklilik haklari, daha iyi ebeveyn haklari, stressiz.

dezavantaj: uzun vadede maasin özel sektöre göre bir tik daha düsük kalacak olmasi (emekliligi etkilemeyecek), evden calisma imkaninin olmamasi (su an %90 evden calisiyorsunuz).

memuriyette de özel sektördeki gibi yükselebiliyorsunuz. önü acik bir pozisyon.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.03.26)
Olurdum. Dezavantaj kısmı göreceli. Şuan memur ve özel sektör maaşları kıyaslamasında her özel sektör işi önde değil. Ama olduğunu varsaysak da yaşam kalitesi her koşulda daha düşük.

Bana göre 3 kat fazla maaş yoksa özel değmez.
+1
runaway
(04.03.26)
Söylediğin şartlarda koşa koşa memur olurdum.
+5
Mirket
(04.03.26)
tabi ki memurluk.
+2
antihero
(04.03.26)
Digital nomad olacağım ben, her gün fiziksel olarak işe gitmeyi mentalim kaldırmayabilir bu noktadan sonra.
-1
sekizdokuzon
(04.03.26)
50 yasina kadar, kazandigimin iki katini verseler belki memur olmayi dusunurum, ve kabul etme olasiligim yine de dusuk.
50 yasindan sonra zaten benden bu noktadan sonra bisey olmaz diyip iki katini buyuk ihtimal kabul ederim.
ayni paraya 60 yasinda da olsam memur olmam.
-1
cooperr
(04.03.26)
Hic dusunmezdim bile.
Ozel sektor her gecen gun kotuye gidiyor. Isten cikarmalar acisindan soyluyorum.
Maasli calisacaksan en temizi memurluk tabii ki de
0
Kittie
(04.03.26)
tabii ki olurdum. ramazanda adamlar masalarında uyuyor yahu! öyle göz kapama değil, bildiğin koltuğunu yatırıp uyuyorlar!

özel sektörde her an kovulma ihtimalin var. gerekli maaş dolgunluğuna eriştiğinde hemen yenisini alıyorlar. sonra ötekini de kovup daha yenisini alıyorlar.

bence günümüzde artık ya memur/kamu personeli olacaksın ya da kendi işinin patronu olacaksın.
0
elektr10
(05.03.26)
@thetruenorth,
abicim ciddi soruyorum bak, sen konuyu acan kisiyle dalga mi geciyorsun?
+1
turkuaz
(05.03.26)
cevaplar icin cok tesekkür ederim. ülke türkiye degil bu arada ama ayda 20 bin euro'ya yakin kazanacagim kanada da degil.

burada, "su anki maasimin iki katini kazanayim" diyebilecegim gibi bir ucurum yok genel olarak maaslar arasinda. o beklentiyle calisirsam asla is degistiremem. yani, ne o kadar vahsi kapitalist ne o kadar adaletsiz. devlette alacagin maas 4-5 bin euro bir sey, kidem arttikca maas yükseliyor. "özel sektörde su kadar kazaniyordum, simdi bu pozisyon icin 9 bin euro istiyorum" desem zaten dalga gectigimi düsünürler.
is stressiz ama "mangala iki sis kebap atayim geleyim, surada gözümü kapatip uyuyayim" gibi bir ortam yok elbette.
aklimi celen en güzel avantaji isten kovulmuyorsun. bu ekonomik ortamda resmen ödül gibi bir sey. acikcasi sirf bunun icin bu pozisyona evet demeyi düsünüyorum.
burada yazmadigim baska bir sürü yan hak daha var, ama bunun yaninda onlar önemsiz kaliyor bence.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.03.26)
yok kanada'da da o kadar kazanilmiyor, amerika'dan kanada'ya gecince maasin yariya dusuyor mesela o yuzden kimse gitmek istemiyor. o arkadas boyle maddi duyurulara gelip ufurmesiyle unlu. yani bu duyurunun kendi maasiyla ne alakasi var degil mi ama gelip yaziyor efendim durduramiyoruz.

isin kotusu anglosakson ulkelerde devlet maaslari seffaftir. yani kanada'da devlet'te x sektorunde calisan senior engineer maasi diye aratirsaniz maaslari gorursunuz. ayda $20k kazaniyormus gibi yaziyor (gittikce artiyor :) ama hem maasi o kadar degil, hem de $ yaziyor ama aslinda cad. yani euro'ya cevirirsek net olarak eline tas catlasa 5-6 bin euro falan ancak geciyordur. ama nedense boyle sisirmeye calisiyor. hayir benim kadar bile kazanamayan birinin buralara gelip surekli bunu yazmasi enteresan. (duyuru altinda baskasina dalastigim icin ozur ama dayanamadim)

soruya cevap olarak ben olsam kesin dusunurdum. tek problem remote olmamasi. yani evden calisirken aslinda 8 saat calismiyorsunuzdur diye tahmin ediyorum. ben remote oldugumda isimi kompakt 3-4 saatte bitirip yoluma bakardim. burada is yerine gidip 8 saat mesai doldurmak zorunda kalinacaksa salary degismese bile efektif olarak saat basina ucret yariya dusecek olabilir. bu onemli benim acimdan. insanlar genelde maasa bakiyor ama ben sattigim zamana saat bazinda ne kadar aliyorum diye bakiyorum. eger saat bazina cok bir degisim olmayacaksa dunyanin geldigi bu noktada memur olmak kesinlikle iyidir, dusunmezdim.
0
antikadimag
(05.03.26)
(14)

özel sağlık sigortası prim ödemesi

kibritsuyu
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bil
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.

lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bilgilerimizi, son kullanma tarihi ve cvc koduyla birlikte yazıp mail atacakmışız.

ya diyorum sene 2026 olmuş. bas bas bağırıyorsunuz kimseyle paylaşmayın, telefonda söylemeyin. 200 liralık yemek siparişi verirken telefona kod falan geliyor. banka şifremi 3 ayda bir daha önceki 5 şifremle aynı olmayan sayıyla değiştiriyorum. güvenlik güvenlik diye kıçınızı yırtıyorsunuz. ama ödeme almak için benden kredi kartımın tüm bilgilerini kağıda yazıp mail atmamı mı istiyorsunuz? diyor ki sistemimiz böyle.

acenteniz yok mu diyorum, gideyim, pos cihazından taksitle çeksin? yokmuş. ya bir insan evladı da mı yok, mail order yapıyorsa bile alsın kartımı sisteme girsin? o da yok. ne o? 2026 yılında kağıda yazıp mail atacağım. kimin göreceği, nerelere gideceği belli olmadan gezip dolaşacak. yoksa sigorta yaptıramıyoruz.

evet soruyorum 2026 yılında bunun daha güvenli yolu yok mu? adamlar ısrar ediyorsa bunu şikayet edebileceğim üst merci neresidir?

edit: sanal kart oluşturup onun numarasını vermek, ek kart çıkarttırıp onun numarasını yazmak gibi yöntemler olduğunu biliyorum. ama sorum o değil. güvenlik güvenlik diye kıçlarını yırttıkları sistemde hala böyle ilkel bir tahsilat yöntemi kullanılıyor olması, bu yüzden benim ek kart, sanal kart vs çare aramak zorunda kalmam normal mi?

bana "şifrenizi 3 ayda bir daha önce kullandığın 5 şifreden farklı bir sayıyla değiştirmek zorundasın", "alışverişinde 3d secure kullanmak zorunludur" diyen, güvenlik güvenlik diye benim burnumdan getiren sistem, koskoca sigorta şirketine "tahsilatını yapmak için pos cihazından şifreli işlem yaptırmak zorundasın", "128 bit bilmemneyle şifrelenmiş sistem ile kart çekimi yapmak zorundasın" diyemiyor mu?
-2
kibritsuyu
(04.03.26)
limitli sanal kart açıp onun bilgilerini vermekten başka çözüm gelmedi aklıma.
ben ve kızım da aynı şekilde tssliyiz. eşimin maaşından kesiliyor mesela. kredi kartıyla vs bi alakaları yok.
0
elorelia
(04.03.26)
Şikayet et kkvk ya görelim sonucu.
0
anon1m
(04.03.26)
Senden bunu isteyen muhtemelen eşinin çalıştığı yerin muhattap olduğu acenta, genel merkezlerini aramayı denedin mi?

Eğer şirkette bu haktan fayadalanacak eş sayısı çoksa birleşip eşinin şirketine taşıyabilirsiniz konuyu, onlar görüşür çözerle.

Eğer eş üzerinden ciddi maddi avantaj sağlıyorsa hiç uğraşmam sanalkart bilgilerimi verir geçerim, zaten bütün bilgilerimiz var kasmıyorum o kadar
+1
ebeş
(04.03.26)
tamam ben aklı çalışan, teknoloji kullanmayı bilen, ödeme için güvenli yok oluşturmayı başarabilen bir adamım.

ama tekrar okuyalım ne dedim? "ödeme için güvenli yol oluşturmak". ödeme için güvenli yol oluşturmak benim görevim mi? olması gereken tahsil edecek kişinin "tahsilat için güvenli seçenek sunması" değil midir? kredi kartım var diye internet bankacılığı da kullanmak zorunda mıyım? kullanmayı bilmiyor olamaz mıyım? yaşlı, engelli, veya dümdüz salak olamaz mıyım? güvenli tahsilat yolunu bana parayı alacak olanın sunması gerekmiyor mu?
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
sigorta sektörü için yapılan, tckn/vkn ve kartın ilk 8 son 4 hanesi ile ödeme alma imkanı var ama sahada kullanıldığını hiç görmedim.
+1
inheritance
(04.03.26)
@inheritance'nın bahsettiği yöntemle sanal kart kullanarak "sencard acıdabem sigorta" da ki iki adet poliçeyi bu ay yeniledim.
Senin durumunda olsam genel merkeze bu durumu sorardım, buna benzer bir altyapıları var mı yok mu yoksa acente uğraşmak mı istemiyor belli olur.
0
sealth
(04.03.26)
mail orderdan bu kadar korkmayın sürekli yaptığımız bir şey. ayrıca kredi kartında fiziksel çekilmeyen her işleme itiraz edildiğinde anında işlem iptal edilir ve geri ödeme yapılır. yani bankalar bu konuda kullanıcıyı fazlasıyla koruyor. o yüzden imzalı form olmadan kimse sizin karttan bir şey çekmez.
0
gercekdunya
(04.03.26)
sanal kart +1
evet mail order hala kullanılıyor çokça sigorta işlemlerimi bende aynen bu şekilde yapıyorum senelerdir.

katılmadığım kısım; şüpheli işlemde öyle hemen çekilen tutar geri alınmıyor 500 tl için ben 3 ay uğraştım en sonunda kartı kapttımda geri verdiler.
0
eja
(04.03.26)
mail order'dan korkmuyorum. kredi kartı bilgilerimi kağıda yazıp tanımadığım birine mail atmaktan çekiniyorum. "telefonda hiçbir bilginizi sormayız, kesinlikle kart bilgilerinizi telefonda kimseye vermeyin", "kendini polis savcı olarak tanıtan kişilere kart numaranızı vermeyin" diye içişleri bakanlığı'ndan mesaj alıp da allahın sigortacı personeline kart numaramı yazıp göndermemin mantığını anlamaya çalışıyorum. savcıyım diyene güvenme, sigortacıyım diyene güven.

tek sigorta işlemim bu değil, trafik sigortam var, kaskom var, dask var. sigortacıma gidiyorum, kartımı veriyorum, 10 taksit yapıyorum diyor, yap diyorum. kart numaramı bilgisayarına giriyor, telefonuma şifre geliyor, onaylıyorum, kartımı geri veriyor. kağıt yok, kürek yok, mail yok, yaptığı işlem telefonuma gelen şifre ile onaylanıyor, kendi bilgisayarında numaramı saklamış olsa bile şifresiz işlem yapamaz.

ama ben tanımadığım adama kart numaramı niye yazıp gönderiyorum ya. ona güveneyim, o mailin geçtiği yol ne olacak? ne kadar güvenli bir yoldan gidiyor ki? ona da güvenmiyorum, adamın bilgi işlemi de okuyacak o maili. ne bileyim aradaki mail server'ındaki adam da okuyacak, servis sağlayıcının server'ı neyle şifreleniyor bilmiyorum ki.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
Soru soranın muradı ile verilen cevaplar çok mu uyumsuz, bana mı öyle geldi?

Uygulanmayan kurallar kargaşasında bir sigorta şirketi kafasına göre takılmış. Başka bir şirkete geçme olanağınız da olmadığına göre sineye çekeceksiniz gibi duruyor.

Uğraşılmaz bunlarla.

Pek kullanmadığın bir bankadan bir sanal kart üret ver bunlara. Sadece çekececekleri günde limit yükle olsun bitsin.
+1
Mirket
(04.03.26)
evet işte bende diyorum ki kullanıcıdan mail order formunu aldık. onu bizim satıcı görüyor. danışma görüyor. ofis boy görüyor. muhasebe görüyor ve en son finans görüp işlemi yapıyor. yani o numaranın elden ele dolaşmasından hiç bir sakınca yok. banka seni fazlasıyla koruyor. işlem itirazınız olduğu anda o işlemi iptal ederler. ve o işlemi yapan firmadan işlemin doğru olduğuna dair ispat isterler.

bunun çok reklamını yapmıyorlar çünkü alış veriş yapıp yapıp hatta restoranda yemek yiyip ödeme yapan sonra işlem itirazı ile iptal ettiren çok kişi var. biliyorsunuz ki biz ahlaksız bir toplumuz. şifreli işlemler aslında kullanıcıyı değil işyerini koruyor anlayacağınız.

bu yüzden o elinizdeki kredi kartı numarası bir sır değil. öyle yada böyle korumanız gerekmiyor. yukarda bir arkadaşın da dediği gibi avrupada bu tarz form ile ödeme yapmak çok yaygın.
+1
gercekdunya
(04.03.26)
Tüm sigorta acenteleri böyle çalışıyor bildiğim kadarıyla.
Tamam haklısınız ama eşinizi, eşinizin şirketiyle ilişkisini, şirketin acentesi ile ilişkisini bozacak hareketler yapmayın.
+2
michael_knight
(04.03.26)
bu konuda yüzde bir milyor haklısın. mail order formu bilmem ne diye diye acentelerin ellerinde trilyon tane kredi kartı bilgisi oluyor. ıvır zıvır sigortalarımı yaptırdığım acentedeki arkadaşla WhatsApp yazışmama bakmıştım bir kaç sene önce, bir dolu kredi kartı resmi göndermişim.

bunun yerine online bir mail order formu oluştururlar, kredi kartı bilgilerini o sayfada girersin. kimse görmemiş olur.

ya da doğrudan online bir ödeme sayfası olur.
+1
co2s2
(04.03.26)
benim sigortacı da iki yıl önceye kadar böyle çalışıyordu; mail yoluyla sanal kartımın tüm bilgilerini yolluyordum mecbur. iki yıldır telefonla tuşlama ile yapıyoruz; bu bilgiler gerektiğinde aktarıyor; ben tuşluyorum, sonra tekrar ona dönüyor arama. daha güvenli yolu bu. ancak anlaşılan sizin firma biraz geride kalmış.
0
lil siztah
(04.03.26)
(12)

Bebek Alışverişi Tavsiye

elektr10
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler elzem sanırım. Beşik konusunu eşimin abisinden çözeceğiz sanırım onlarda büyüyebilen meşhur markalı bir beşik varmış.

Başka neler alınabilir ilk etapta? Acaba bebek bezi stoğu şimdiden yapsak mı onu da sormak isterim.
0
elektr10
(04.03.26)
beyaz gürültü telefondan açıyorsun zaten. göğüs pompası lazım evet.

"bebek bezi stoğu" düşüncesini ilk kim başlattı bilmiyorum da bebek bezi her zaman indirimde veya kampanyada olan bir ürün zaten. tek tek markaları deneyeceksiniz pişik yapmayan, sızdırmayan hangisiyse bebeğe en uygun ona devam edersiniz. stok kesinlikle yok yani.

reflü yatağı almanızı tavsiye ederim. ayrıca anne için gümüş göğüs ucu kapağı lazım olabilir. (bu da kesin değil ama kullanan çok var. yani biz peşinen aldık ama hiç lazım olmadı mesela)

bu dönemde şunu da alın bunu da stoklayın diye çok tavsiye gelecek ama birçoğunun gereksiz olduğunu göreceksiniz zamanla.

ayrıca aşırı hijyen takıntınız yoksa her şeyin 2. elini alın. reflü yatağı, bebek arabası, ana kucağı, kanguru. telsiz vs.

şimdiden gözünüz aydın. hayatınızın son güzel 6 ayının keyfini çıkarmaya bakın:) zira sonrasında bir hayatınız olmayacak (bunu da kimse size söylemeyecek mesela)

bu arada mutlaka ama mutlaka emziğe alıştırın bebeği. maça 3-0 önde başlarsınız. bizimkini ne yaptıksa alıştıramadık. özellikle annesi mahvoldu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun. sağlıkla kucağınıza alın.
cinsiyetin kesinleşmesi için 16. haftayı beklemek en doğrusu.

bez stoğu yapmayın. en kaliteli bez bile bebekte pişik yapabilir. o yüzden sadece doğum sonrası ilk hafta için bez alıp sorun yaşamazsanız devam edebilirsiniz. ben hep sleepy kullandım, sorun yaşamadım. ortalama fiyatlı üründen başlamak iyidir. primalar vs gereksiz pahalı. ıslak mendil konusu da aynı şekilde. ama bir kere doğruyu bulduktan sonra stok yapabilirsiniz (bedenine dikkat ederek)

beyaz gürültü şart değil. her çocuğun uyuma şekli farklı. biraz sizin nasıl alıştırdığınız da önemli ama telefondan filan da açabilirsiniz. özellikle almaya gerek yok bence.

göğüs pompası benim çok işime yaradı ama hiç almayan arkadaşlarım da oldu. ama anne çocuğun emzirme döneminde işe başlayacaksa elektrikli pompa gerekli. yok çalışma durumu olmayacaksa bence duruma göre alınabilir. elzem değil yani. zaten acil durumda eczanelerden hemen manuel bi pompa edinebilirsiniz.

ana kucağı evet gerekli. çok pahalı bir modele gerek yok. içinde çok uzun süre yatmaması gerektiğini bilin ama.

beşik varsa iyi olur tabi. umarım bebek de beşiği kullanır :D :D

hemen büyüdükleri için çok fazla yenidoğan kıyafet almayın. ama kusma kazaları vs sık yaşanabilir. 5-6 takım alırdım sanırım ben. ama mutlaka elinizde 1-3 ay kıyafet filan da olsun. bir günde büyüyebiliyor bebekler neredeyse. ileri ay kıyafetlerini mevsime göre almaya dikkat edin. yine çok para vermeyin derim. çünkü gerçekten hızlı büyüyorlar ilk yıl. önlük alın ama bol bol.

ilk aylar değil de sonrası için piyanolu oyun halısı düşünebilirsiniz.

çok fazla oyuncak, çıngırak vs almayın. plastik yemek kaplarıyla filan da oynuyolar çünkü.

anneye önü düğmeli pijama takımlarından alabilirsiniz, emzirme döneminde pratik oluyor.

emzik konusu sizin kararınıza bağlı. kimi bebek kendisi kabul etmiyor ama benim kızım tutmuştu emziği. iyi de oldu açıkçası. ben sadece uyurken verdiğim için bıraktırırken zorlanmadım. yani emzik bence okey, ama tüm gün sabahtan akşama emzik vermek doğru değil. bıraktırması da zor oluyor çok alışınca. ama benim uyku anları için kurtarıcım oldu.

uyku tulumu vs almıştım ben önden fermuarlı. ama gece boyu çiş yaptıkları için hiç pratik olmadı. alttan ayrıca çıtçıtı olmayan ya da kolay çıkarılamayan bir şey almayın gece için.

aklıma geldikçe güncellemeye çalışırım.

size en önemli tavsiyem ama uyku konusunu araştırmanız. ilk zamanlar meme uyku tabi başka bir şey yok ama uyanıklık süreleri arttıkça bir düzen oluşturmanız gerek. kaç aylık bebek günde kaç kere uyur, iki uyku arası kaç saat uyanık kalabilir, uyku rutinleri, akşam uykusu kaçta olmalı vs vs benim bebekte en zorlandığım şey uykuydu. uyutma şekli çok önemli. mesela sallayarak uyumaya alışırsa 3 yaşında hala ayakta sallıyor olabilirsiniz ve 3 yaşında bir çocuğun uykuya dalma süreci iki saati bile bulabiliyor. ya da emerek uyumaya alışırsa ki ilk zamanlar hep öyle olduğu için anneye de kolaylık oluyor ama bu sefer 2 yaşında gece boyu on kere meme için uyanan bir bebeğiniz de olabilir. çok fazla ayrıntısı var. mutlaka bi konuda araştırmanızı yapın. düzen oluşturacağınız döneme hazır olun. uyku konusu çok önemli.
mesela siz uyanıksınız, bebek de anlamıyor nasılsa diye akşam onda on birde salonda olmasın bebek. ne olursa olsun belli bir akşam uykusu saatiniz olsun ve o saatten sonra uyansa dahi odadan çıkıp tekrar hayatın içine katmayın. odada kalsın, odadan çıkılmaması gerektiğini bilsin.

bebek arabasını ben olsam ikinci el şey bakardım. çünkü bebeklik dönemi arabaları hantal oluyor. 2 sene sonra kullanması eziyet oluyor. daha pratik, kolay katlanan modellere geçiyorsunuz.
+2
elorelia
(04.03.26)
bebek arabasını şimdiden al, fiyatlar hep artıyor. (maxi-cosi, cybex, stokke, mamas papas vb.)
ana kucağıyla uyumlu aynı marka bebek arabası alırsan gezdirmesi kolay olur.
bebek bezi stoğuna gerek yok, en iyi markayı alırsın kızarıklık olur ölü yatırım olur. doğum yaklaşınca ıslak mendil stoklayabilirsin.
pompa pahalı bir şey doğumdan sonraki duruma göre alman daha mantıklı.
bebek kamerası da ileriye dönük bir yatırım.
şu da lazım bu da lazım diye alıp boşa giden bir çok harcama oluyor. temel ve ileride kullanılacak şeyleri almak daha mantıklı.

mesela oto koltuğunu 2. el olarak alabilirsiniz.

hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(04.03.26)
@yazar yazmaz yazan yazar teşekkürler tavsiyeler için. valla hayatımız baya bir değişecek orası kesin ama moralimi bozdun hocam ya :')

@elorelia çok teşekkür ederim. gerçekten verdiğiniz detaylı bilgiler başka ebeveyn adaylarına da faydalı olacak.

@mikahakkinen çok teşekkür ederim. bebek arabası da var aslında ama çok hantal gibi. ona bir bakacağız.
0
🌸elektr10
(04.03.26)
Hayırlı olsun.
Önünüzde çok zaman var, acil bir şekilde bir şey almanız gerekmiyor henüz.
Satın alma kararlarını mümkün olduğunca anneye bırakın. Dünyanın en iyi ürününü alsanız da başka bir anne eşinize diğer bir ürünü övdüğünde o ürünü almak gerekebilir.

Bez stoklamaya hiç gerek yok. Maddi durumunuzu bilmiyorum ama bez aslında çok büyük bir masraf değil. En pahalı bezin aylık masrafı bir kişinin bir kere rakı içmeye çıkması civarında bir para. Bebek olunca zaten pek rakı içmeye çıkmayacaksınız.
Bebek arabasını Yunanistan veya Avrupadan almak Türkiye’ye göre ucuza geliyor Cybex markası için özellikle. Yazın Yunanistan’a arabasıyla tatile gidecek yakınınız varsa ondan istenebilir.

Beyaz gürültü mesela biz hiç ihtiyaç duymadık, almadık. Her şeyi de almanız gerekmiyor.
Aileler bir şey alacaksa (büyük şeyler için diyorum) bir şekilde önceden konuşun ki sizin beğenmeyeceğiniz bir ürün almasınlar. Örneğin kullanışlı olmadığı için kullanmayacağınız bir ana kucağı almasınlar.
0
michael_knight
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun, umarım hem bebek, hem anne açısından sağlıklı ve rahat bir süreç geçirirsiniz.

süt pompalarını kiralayabiliyorsunuz. hastanenizin yeni doğan servisi ile görüşün isterseniz.

şu an heyecan var belli, ancak yüklü alışveriş yapmayın. bebek çok hızlı büyüyen ve ilginç rutinleri olan bir canlı. biz emzik için en iyi markalara dünya para verdik, yurtdışından filan getirdik, kendisinin tercihi noname bir şey oldu.

illa harcama yapayım diyorsanız eşinize hediye alın şu an :)
+1
galahad reloaded
(04.03.26)
tebrikler hayırlı olsun. yukarıdaki yorumlara istinaden yazıyorum eğer anne bebeği emzirmeyi planlıyorsa asla emzik ve biberon vermeyin. emzirme ile ilgili sıkıntılarda emzirme danışmanından yardım alın. çocuk doktorunuzu emzirme taraftarı ihtiyacı olsun olmasın tüm bebeklere direk mama vermeyen tarzda seçin. emzirme planı yoksa emzik ve biberon alabilirsiniz
0
wenlock
(04.03.26)
Merhaba, hayırlı olsun bebeğiniz. Ben de henüz alışveriş yapmak için çok erken olduğunu düşünenlerdenim.

Sanırım tavsiyem az alın demek olur. Mümkünse ve sizin bakış açınıza uygunsa kıyafet dahil çoğu şeyi bebeğini büyütmüş bir arkadaşınızdan temin etmeye çalışın. Eğer mümkün değilse veya istemiyorsanız yukarıda harika listeler var.

Ben ilk baştaki dönem için bir iki şey söylemeye geldim :)
1- Meme ucu için krem alın mutlaka, Lansiloh'un da var başkaca markaların da var, kokusuz ve doğal içerikli olmasına dikkat edersiniz zaten. Doğum zamanı yaklaşmadan bir iki hafta önce kullanmaya başlasın eşiniz.
2- Gümüş meme ucu kapaklarından alabilirsiniz, ben almadım ve lansiloh ile atlattım o dönemi ama faydasını gören çok arkadaşım oldu, meme başlarının yara olmasını engelliyor.
3- Emzik kullanımını tavsiye etmiyorum, gak meme guk memeciyim; ileriki dönemlerde meme reddi veya kafa karışıklığı yaşatabiliyor. O yüzden bence bırakın parmak emsin ama emzik emmesin. Şu aşamada kendinizi şartlayıp almayın derim. Ek olarak doğum çantasına emzik, ne olur ne olmaz diye hazır mama, biberon koymayın. Öyle aileler görüyorum, hiç gerek yok.
5- Eşiniz işe dönmeyecekse ve emzirecekse süt sağma makinesine gerek yok. Meme süt üretimini bebeğin ihtiyacına göre ayarlıyor, fazla üretim memede mastit yapacaktır. Ama ihtiyaç olursa mutlaka giyilebilen/hands-free modellerden alın. Biraz pahalı ama hayat kalitenizi artıracak.
6- Bebeği kendinize bağlamak için sling alın.
7- Emzirmeyi dışarıda kolay hale getirecek emzirme t-shirtü, sweatshirtü diye geçen kıyafetlerden alın ikişer üçer tane.
0
kaymaktutmayansicaksut
(04.03.26)
yazar yazmaz yazan yazar'dan aldığım ilhamla devam edeyim.

Bebişle gelecek güzelliklerle birlikte zorluklara da alışmanız herkes için iyi olur. Çocuk sahibi ve gerçekçi arkadaşlarınız varsa, onlarla konuşun. Hangi problemlerde nasıl hareket etmişler, öğrenin. Uykusuzluk için power nap alıştırmalarına başlayın. Bebeğin boğazına bir şey kaçarsa nasıl çıkarılır vb. için bebek ilk yardımını öğrenin. Eşinizin yaşayabileceği, hamilelikten kaynaklanan ruh durumlarında nasıl hareket etmeniz gerektiğini öğrenin. Aslında sorsanız buradan da yazanlar çıkacaktır ama buradakiler anonim olduğundan saçma sapan şeyler de yazılabilir.

Hazır olursanız panik yapmazsınız, siniriniz bozulmaz. Birçok şey sizi üzebilir, işinize gelmeyebilir, biz neyin içine girdik diyebilirsiniz ama çoğu çift bebekle gelen güzelliklerin diğer her şeyi örtebildiğini söylüyor.

Umarım aileniz için sağlıklı, huzurlu geçen bir süreç olur. Minnoşa da şimdiden şans dolu yıllar dilerim :)

Ek: Eşiniz her şeyden panik olan, kolay morali bozulan biriyse bu hazırlıkları ondan habersiz siz yaparsınız.
+1
cosmicstring
(04.03.26)
Seyahat boyun yastığınız yoksa alın.
Ayaküstü uyumalarınızda çok faydası oluyor.
0
Mirket
(04.03.26)
emzirme yastigi alin. herseyi olan bir arkadasima hediye etmistim, "oha herkesin ilk bunu almasi lazim muhtesem biseymis" dedi. cocuk agir bisey, buyuyor da surekli, emzirirken hep kolda tutmak epey yorucu.
0
taurina
(05.03.26)
gumus gogus ucu kapaklari oluyor mesela silverette marka, yara olmasina iyi geldigini duymustum bebegi olan yakinimdan
0
lonelily
(05.03.26)
(9)

Kaan uçağı

parka
Gerçekten seri üretimi yapılabilir mi?Bana motoru bir şekilde bulunsa bile imkansız gibime geliyor.Araba üretimimiz bile bu kadar şüpheliyken.
Gerçekten seri üretimi yapılabilir mi?
Bana motoru bir şekilde bulunsa bile imkansız gibime geliyor.
Araba üretimimiz bile bu kadar şüpheliyken.
-1
parka
(03.03.26)
Uçakların seri üretimi araba gibi çok sayıda olmuyor. Yılda 5 10 gibi bir hedef belirlenir. Yaya yaya yapılır. Yakın zamanda beklemiyorum. Eurofighter satın almak var en gerçekçi ve var olan plan şu an.
-4
arbre
(03.03.26)
big brother izin verirse yapılır
-1
plastic_angel
(03.03.26)
yapılır. kimseden izin alınmasına gerek yok.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.03.26)
Biz uzaya astronot göndermiş, Gabar'dan çıkmış haliyle traktör çalıştıran petrol ile Karadeniz'den kışın ortasında pencere açtıracak doğalgaz çıkarmış bir devletiz. Bir uçağın seri üretimini mi yapamayacağız. Aşkolsun yani.
+10
Mirket
(03.03.26)
Araba üretiminde şüpheli bulduğunuz şey nedir? Arabaların İtalya’da üretilip buraya getirildiği zırvalarına mı inandınız? Onlarca değil, yüzlerce otomobil gazetecisi (ki bunların çok büyük kısmı iktidar partisine cepheden karşı insanlardır) fabrikaya gittiler gezdiler gördüler ve bu gazetecilerin neredeyse tamamı yapılan işin başarılı kısımlarını alkışlıyor, yanlış kısımlarını ise mümkün olduğunca yapıcı şekilde eleştiriyor.

Türkiye uzun yıllardır araba üretiyor zaten. Avrupa’nın en büyük ticari araç üreticisiyiz. Egea’yı Türk mühendisler Bursa’da geliştirdi. Ford’un son çıkan kamyonlarını Türk mühendisler Türkiye’de geliştirdi. Türkiye’de arabanın nasıl geliştirilip üretileceği gayet iyi biliniyor, bu konuda yıllar içinde ciddi birikimimiz oldu.

Uçak yapmak buradaki uzmanların inandığı kadar zor bir şey değil Türkiye için. Uçağın alt sistemlerinin çok büyük kısmı Türkiye’de yapılıyor zaten. F16’lar için geliştirilen Özgür projesi ile birlikte uçağı büyük oranda millileştirdik. En kritik bileşen motor, motoru yaparsak uçağı yaptık demektir. Motor konusunda çalışmalar tam gaz ilerliyor, ben ilk aşamada ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir motorun ortaya çıkacağına inanıyorum.

Brezilya yıllardır yolcu uçağı üretiyor Embraer markasıyla. Bu uçakları BoraJet yıllarca kullandı. Brezilya bizden çok daha gelişmiş bir ülke mi? Pakistan Çin’le ortak olarak savaş uçağı geliştirdi. İsveç dünyanın en büyük teknoloji devlerinden biri değil ama savaş uçağı üretebiliyor (motor ve alt sistemlerde ABD’ye bağımlılar).

Türkiye’nin de elbette Rusya ve ABD kadar olmasa da uçak üretmeye aşinalığı var. F35 projesi için ciddi parça üretecektik ve bakım merkezi olacaktık. A400 projesinin ortaklarından biriyiz, parça üretiyoruz ve çok büyük bir A400 bakım merkezimiz var. Uçak üreten bir ülke olan İspanya ile Hürjet satış anlaşmasını imzaladık. Yer testi için üretilen ve uçması planlanmayan prototip Kaan, tüm dünyanın gözleri önünde uçtu.

Sizin inanmanız için ne görmeniz gerekli, gerçekten merak ediyorum.
-8
10551037
(04.03.26)
Araba üretimi günlük ihtiyaç, askeri alanda bir aracın üretilmesi ise bir millet için varlık yokluk meselesi demektir ve gereklidir .
Seri üretim olmasa /görünmese bile o potansiyelimiz var diye düşünüyorum.

@10551037 ++
0
diyecevaplandı
(04.03.26)
@10551037 +++

Gerçekten bu ülkede muhalif kesimin üretilen bir şeye inanması için ne gerekiyor ben de meraktayım. Yapılanı alkışla ve üzerine bir tuğla sen de koy ki katkın olsun.
-2
msb
(04.03.26)
(bkz: altay tankı)
(bkz: swh)
+1
makbur
(04.03.26)
imkansiz diye birsey yok AMA inovasyonlarin amerika'dan cikmasinin bir sebebi var.

hayal kurmak isteyen cocuklarin onunu kapatmayan bir yasam tarzi kurulmasi lazim oncelikle.

biz bundan cok uzagiz, bizdeki hayat ve egitim sistemi torna tesfiye sistemiyle isliyor. farkli agaclardan birebir ayni urunu cikartmaya calisiyoruz.

benim yurtdisinda gordugum en buyuk olay, adamlar bu kafayla is yapmiyor, bir nevi "odundan anliyorlar" diyebiliriz. biz duz odun olarak bakiyoruz. herifler bunu kayin, gurgen, kavak falan diye ayiriyor oncelikle. sonra islemeye geciyor. islerken de acele ettirmiyor, sakin sakin takiliyorlar.

sistemi oturtursan araba da ucak da yapilir, bunlar zaten buyuk oranda "cozulmus" hadiseler.

yaw ulkede 100bin muteahhit var, yuzbinlerce muhendis var. depreme dayanikli bina yapimi 50-60 sene once cozulmus bir hadise ama orta siddetli bir depremde onbinlerce insan oluyor.

once sen bunlari bir hallet sonra araba ucak yaparsin derler adama.

falan filan..
0
cooperr
(05.03.26)
(15)

toplu taşımada en çok neye sinirleniyorsunuz ?

devilone
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ? mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ?
mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?
ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
0
devilone
(03.03.26)
Evet. Haklısın. Var böyle bir durum.
Çocukerkil ailelerin 'özgüveni yüksek olsun' çocukları bunlar.
+3
Mirket
(03.03.26)
Bacaklarını öküz gibi açıp "en errrrrkekk benim" havalarına giren hemcinslerim daha çok sinirimi bozuyor. Bacak bacak üstüne atan birine hiç sinir olmadım sanırım şu ana kadar demek ki rahatsız etmemiş beni ya da pek denk gelmedim.

Onun dışında, sırt çantanı indir diyenlere sinir oluyorum. Çantam kendi şahsi eşyam yani oraya da bir kişi sığmayıversin o kadar ten tene geçmeyelim. 20 senedir sırt çantamla toplu taşıma kullanırım, bu konuda katıyım, asla elimde taşımam

Bi de ineceği durak olmamasına rağmen kapı önüne kamp kuranlar. Çekilir misiniz diyince de bön bön bakıyorlar yani sanki kendisinin durağı gelene kadar kimse inmeyecek diye anlaşma yapmış da şaşırıyor aa nasıl biri inebilir diye
+2
nundu
(03.03.26)
Bacaklarını açarak oturan erkekler,
İki tarafı da kaplayan yaşlılar,
Metrodan inenler inmeden binmeye çalışan insanlar,
İlk duraktan delirmiş gibi insanları ezip oturduktan iki durak sonra inenler,
Yürüyen merdiven bittiği an sanki arkasından akmaya devam etmiyormuş gibi bekleyip nereye gideceğine karar vermeye çalışanlar,
Yürüyen merdivende önümdeki kişiyle aramda bıraktığım iki basamağın birine geçip sıkıştıranlar, hemen bir basamak arkamda bekleyenler...
+4
mutekebbir
(03.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
çok iyimiş taktikler , yüksek sesle telefonda konuşanlar için ben de deneyeceğim bu fikiri çok sevdim
toplu tasimada sigara içene denk gelmedim hiç
0
🌸devilone
(03.03.26)
parfümle yıkananlara ve küllük gibi kokanlara.
+2
art cat chocolate
(03.03.26)
Telefonla konuşanlara.
+2
arbre
(03.03.26)
Istanbulda metro vagonlarında havalandırmayı çalıştırmıyorlar, kışın içerisi 35 derece falan oluyor. herkes terliyor, en çok bundan nefret ediyorum. bu klimayı çalıştırmama olayı deodoranta alkol olarak bakan bir toplumda yapılmamalı. ayrıca insanlar da soğuk-sıcak-soğuk şoklamasına maruz kalıp hastalanmamalı.

onun dışında yayılarak oturanlara ayar olurum, çantasını da yanına koyar hatta. direkt gidip onları sıkıştıracak şekilde çökerim.

durakta inenlere öncelik vermeden binmeye çalışanlara laf sokarım.
+3
eileengray
(03.03.26)
@eileengray aynen bunlara ben de içimden yaşlı gibi söylenip sinirleniyorum . yalnız olmadığıma sevindim okurken
çantasını yanına koyan ve 1,5 koltuk kaplayanlar yanına biri oturunca bir de ters bakıyorlar neden insanlar bu kadar kaba ?
0
🌸devilone
(03.03.26)
-Ceset gibi kokanlar.
-Ayakta olup oturanlara yaslananlar, bunu genelde orta yaşlı kadınlar yapıyor ağırlığını sana veriyor resmen.
0
ekimoloji
(03.03.26)
@ekimoloji sen yazınca aklıma geldi marmaray ve metroda ortadaki ya da kapı yanlarındaki demirlere sımsıkı sarılanlar var tutunacak yer bırakmıyorlar
0
🌸devilone
(03.03.26)
bindikten sonra içerisi gayet boş, hatta oturacak yerler bile olmasına rağmen kapının ağzında kümelenenler.

eskiden otobüs şoförleri "arkaya ilerleyelim, arka taraf boş, sağlı sollu yanaşalım" falan diye bağırırken kızardım. hakikaten bu milleti koyun güder gibi dürtükleyeceksin ki laftan anlasın. dürtmeyince kendi kendine yapamıyor. ortası boş işte, niye kapının ağzını kalabalık ediyorsun, inenlere ayrı, binenlere ayrı engel oluyorsun.

hoş kapı önlerinde bekleme yapmayınız diye anons da kaydetmişler ama o otomatik olduğu için "arga taraf boş argalara ilerleyelim sağlı sollu yanaşalıım" diyen otobüs şoförü kadar etkili olmuyor. kimse sallamıyor anonsu.

metrodan inmeden binmeye çalışanlara, özellikle ankara'daki "ankaray" isimli raylı taşıma sisteminde pek kızamıyorum. çünkü treni kullanan vatman hıyarı tabakhaneye bok mu yetiştiriyor ne yapıyorsa insanları kapıya sıkıştırmaya çalışıyor. içeride sürekli "inen yolculara öncelik tanıyınız", "kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra trenlere binmeye çalışmayınız" şeklinde anons dönmesine rağmen, vatman hıyarı daha inen yolcular bile bitmeden kapı kapanma sinyaline basıyor. lan mantık olarak benim hiçbir zaman binememem lazım o zaman. hem inen yolculara öncelik verip, hem de kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra binmeye çalışmazsam trene binemem. ya adama öncelik tanımadan bineceğim, ya sinyali duyduktan sonra binmeye çalışacağım. çünkü sen o sinyali inenler bitmeden, binenler binmeden veriyorsun. önünde ayna var, kamera var amk, bir bak arkana, bekleyen herkes bindikten sonra kapatırsın. gideceğin yere 30 saniye geç gidiver.
+1
kibritsuyu
(03.03.26)
yaşlıların mesai saatinde beleş diye toplu taşımayı doldurmasına sinir oluyorum.
+2
mikahakkinen
(03.03.26)
Yer isteyen yaslilar
Yemek yiyen insanlar
Bagira bagira telefonla konusan araplar
+5
Purple life
(03.03.26)
Hayır yaptığını sanıp çocuk dilencilere para verenlere.
+2
yurtsuz john
(03.03.26)
çok ağır parfüm kullananlar
sırt çantasını önüne almayanlar
0
hrskrs
(03.03.26)
(17)

kedi alerjisinden en kötü ne olabilir

Sadece soruyorum
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı kullandı falan o arada yaz geldi alerji hafifledi, bir süre hiç ilaç kullanmadı. şimdi yine başladı. bu işi nasıl çözeceğiz bilemiyoruz, en kötü ne olabilir? astıma falan çevirir mi?

(kediyi verebileceğimiz biri yok. alerji olduğunu bilsek hiç almazdık. kedi geldikten 7-8 ay sonra çıktı alerji)
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
hava temizleme cihazı ve sık sık desmont
yapacak bir şey yok
+1
croswell
(02.03.26)
Hayatı hayvanlarla iç içe geçmiş, astım ve alerjik bünyeye sahip olan biri olarak 40 yaşından naçizane tavsiyem eşinizin yaşam alanında alerjen olmaması. Hayvanları çok seviyorum, kedi alerjim olmasına rağmen hala kedimiz var ama bence alerjik insanın kendine yapabileceği en büyük kötülük alerjenle aynı ortamda yaşamaya çalışması.

Vücudunuz sürekli sinyal veriyor, siz bastırmaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra alerji hapları yetersiz gelmeye başlıyor, kaşınan ve sulanan göz kronik alerjik konjonktivite dönüyor, deride kaşıntı oluyorsa bu egzamaya dönebiliyor. En azından benim deneyimim bu yönde, ki ben kediyi köpeği ağzına yüzüne sokan insanım.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut
kedi gelsin diye ısrar eden bendim, ve olayların bu noktaya geleceğini asla bilemezdim çünkü eşimin kedilerle arası çok iyiydi. ama şu anda kediyi bırakabileceğim hiçbir yer yok mecburuz birlikte yaşamaya. biz de çok seviyoruz bebeğimiz gibi.
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
@sadece soruyorum
Son yirmi senemi hep bir kedi-köpekle geçirdim ve ikisine de alerjim vardı :) Çok iyi anlıyorum, o sevgiyi de biliyorum, o kıyamama halini de. O kadar yerinize koyabiliyorum ki kendimi. Eşiniz bu durumda olduğu için çok kötü de hissediyorsunuz muhtemelen, o da hem sağlığından oluyor hem kediye kıyamıyor, hem sizi üzmek istemiyor.
Sokak-ev alıştırabileceğiniz bir kediyse,eviniz güvenli bir yerdeyse belki bu seçeneği değerlendirebilirsiniz. Biz kedimizi kakasını dışarı yapacak şekilde alıştırdık, küçüklükten beri de sokak-ev birlikte büyüdü, dışarıya çok alışık. eve gir-çık yapıyor,i geziyor, evde hapis gibi yaşamıyor. Böylelikle hayat daha kolay.
0
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut +1

bizim de kedimiz part-time evde takılıyor. daha doğrusu bizim bahçemizde sokak kedisiydi, pandemiyle beraber evimize girip çıkmaya başladı, tuvaletini dışarı yapıyor. sadece akşamları özellikle kışın kapalı balkonumuzu otel olarak kullanıyor :)

ama sizin kediniz eve daha çok alışıktır tabii öyle gördüğü için. o yüzden onun için özel bir alan yaratabilirsiniz. kapalı bir balkon olur, oda olur. arada da dışarı çıksın tabii. eşiniz mümkün olduğunca az etkileşimde bulunsun. bir de hepa filtreli havalandırma cihazları da çok işe yarar. onun dışında aklıma bir şey gelmiyor.

bence sakın birine vermeye kalkmayın. olan olmuş artık yapacak bir şey yok. eşinizin sağlığını minimum etkilemesini sağlayın yeter.

not: bu arada ben de alerjik astımlı biriyim. ben de kedim ve köpeklerle minimum temas halindeyim. arada tabii kedimi mıncırıyorum ondan da bir şey olmuyor zaten.
0
elektr10
(02.03.26)
biz bu sorunu dysonla çözdük. her gün özellikle kedinin yattığı yerleri süpürmek çok işe yaradı.
0
scudman1
(02.03.26)
bahar geldi normal alerjinin azması, bende de kediye %100 alerji çıktı hapşırma göz kızarıklığı oluyor ama 3 sene sonra heralde kedinin tüyüne alıştım artık eskisi gibi ataklar olmuyor veterinerde demişti kedin senin evdeki toz akara bünyesi alıştığında sana alerji yapmayacak 7 uyumlanacaksınız demişti.

+1 atak zamanları desmond hava cihazı ve yoksa kesinlikle hepa filtreli robot süpürge her gün çalıştırısanız alerjiyi inanılmaz azaltıo toz her gün sürüldüğü için
0
eja
(02.03.26)
arkadaşlar öyle böyle değil adam ölü gibi yatıyo evde. hafta içi gündüz dışarıda olduğu için sorun yok ama gece neredeyse hiç uyumuyor sabaha kadar nefes almaya çalışıyor. hali hal değil görseniz bi :( öyle süpürmeyle falan olacak gibi değil
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
Kedi alerjisi ve kedisi olan arkadaşımın yatak odasında hava temizleme cihazı vardı, gece sıkıntınızı çok azaltır.
+2
kobuzchu kiz
(02.03.26)
kedi alerjim yok ama alerjik rinitim ve astımım var. 2 kedim var. 5 yıldır beraber yaşıyoruz. alışılıyor. evi havalandırmak ve düzenli temizlik şart.
0
art cat chocolate
(02.03.26)
'En kötü ne olabilir?' sorusuna 'Bir şey olmaz yaaa.' tadında ve ona yakın cevapları hayretle okudum.
Arkadaşlar bu alerji denen olay böyle homojen, her insanı aynı derecede etkileyen, öyle bir biraz rahatsızlık vermek dışında bir sıkıntı çıkarmayacak bir dert midir?
Emin misiniz?
Kedi alerjisinden anafilaktik şok olabilir mi? Hayati risk gelişebilir mi?
Bir araştırın bence.
+2
Mirket
(02.03.26)
Antihistaminik kullanmak lazım. Doktora sormak şartıyla tabii. Fakat yakın zamanda bir bilgi okumuştum, bebeklikten itibaren yapılan aşıların içinde alüminyum varmış ve bu metal alerji deneylerinde vücudu alerjik hale getirmek için kullanılırmış. Yani vücuttaki alüminyum varlığını giderince alerji tepkisi ortadan kalkabilir. Bunu bir araştırmanızı öneririm, şu ağır metaller meselesiyle de ilgisi olabilir.
-6
muhayyer divan
(02.03.26)
Vay arkadaş evdeki birey acı çekecek kadar alerjik ama kediyi hala evde tutuyolar
0
kullaniciadimvar
(02.03.26)
çözüm belli ama senin o çözüme pek yanaşasın yok gibi görünüyor malesef, biraz içini rahatlatmak, "bak insanlar sorun olmaz dediler" demek için sormuş gibisin. "kediyi verebileceğimiz kimse yok" demek çözüm değil, bir şekilde sahiplendirilir. dünyada çok çeşitli ağrılar acılar vardır belki ama nefes alamamak kadar hayat kalitesini düşüren şey çok azdır. ben de alerjik biri olarak 2 kez eşimin ısrarıyla kedi besledim ki çok da seviyordum kedileri ama sürdürülebilir değil malesef. en kötü ne olabilir derken ölümden bir tık öncesine kadar zorlayacak gibi sormuşsun ama şu an adama işkence ediyorsun.
+1
hrskrs
(02.03.26)
Kedi tam bir haydut, eşşek gibi ısırıyor, birine versem almaz. Kaldı ki dünden beri eşime yalvarıyorum lütfen birilerine soralım belki almak isteyen çıkar diye. Kendisi de kabul etmiyor kediye kıyamıyor. Ben zorlamıyorum onu. Aldık artık bırakamayız diyor. Bi de geçen sene de böyle olmuştu mart sonu nisan gibi hafiflemişti belki yine öyle olur diye bekleyelim diyor.
-1
🌸Sadece soruyorum
(03.03.26)
@Sadece soruyorum

Buralarda beni sevmezler, muhtemelen sen de sevmeyenlerdensin bilmiyorum ama bak yukarıda günlük süpürme konusunu ve söylediğim şeyleri es geçmeyin. Kediye alerji aldığınız gün eşinde mevcut olsaydı en geç 2 saat içinde belirtilerini yaşardı, 7-8 ay sonra ortaya çıkması vücudun aslında kediye alerjiyi sonradan geliştirdiğini gösterir. Bu da eşinin vücudunda bazı biyolojik ve belki de psikosomatik değişiklikler olduğunu gösterir. Belki de sadece bilinçaltı çalışmasıyla geçebilecek bir şey bile olabilir, buradakiler şimdi eksi yağmuruna tutarlar beni, yine de araştırın diye ısrar ediyorum.
-6
muhayyer divan
(03.03.26)
abi alerjiniz varsa evlenip milletin basini belaya sokmayin diye defalarca soyledik.
bo$an coco, kedinle sen birbirinize yetersiniz. :D
0
cooperr
(03.03.26)
(12)

Şu an ülkenin başında kılıçdaroğlu olsaydı ne olurdu?

messina123
Ciddi soruyorum. Ben de kılıçdaroğlu’na oy verdim. Dünyanın hali ortada. Şu an iyi ki tayyip var bence. İlk seçimde yerini ekrem başkan’a bırakması dileğiyle tabii ki
Ciddi soruyorum. Ben de kılıçdaroğlu’na oy verdim. Dünyanın hali ortada. Şu an iyi ki tayyip var bence. İlk seçimde yerini ekrem başkan’a bırakması dileğiyle tabii ki
-20
messina123
(01.03.26)
Saydigin üç isimdende umudum yok. Bize bambaşka ve gerçekçi bir şey lazım. Genç, kararlı, ikna edici olmalı. Ekonomist kökenli olursa iyi olur çünkü işimiz var
-3
artıküyeolmakistiyorum
(01.03.26)
togg ve silah fabrikaları kapatılır, nükleer santraller ve denizaltılar askıya alınır, doğum kontrolü teşvik edilir, köpek mamalarına sübvansiyon uygulanır, konser ve heykel yapımına, veteriner kliniklerine öncelik verilirdi. camiler kapatılır, pkk'lılara kadro açılır, ilk öğretim, orta öğretim, lise ve yüksek öğretimde başörtüsü ve sakal yasağı uygulanırdı.
-13
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
kk dönemide şimdide chpnin üst yönetimi amerikancı dolu. natocu namık tan, tr705..
şuan ki politikalardan farklı olmazdı. onlarda biden yönetimi olsa daha iyi çalışırlardı. trump geldiğinde bunlara da bir mektup yazar hizaya getirirdi. hatta şuan doğrudan incirlik kullanımına bile izin vermişlerdi.
yani öyle trump karşısında dik duracak bir yönetim beklenmezdi.
belkide erdoğanın tek başarılı olduğu konu abd ile rusya arasında bir köprü olabilmesi. gerek ukrayna konusunda gerekse suriye konusunda. yani dibine kadar amerikanın yanındayız ama sizide anlıyoruz oyununu iyi oynuyorlar.
+1
my fault
(01.03.26)
türkiye'nin "demokratik siyaset tarihi" abd ve israil'le oluşturulmuş aşk üçgeninden ibarettir. bu ülkeyi gerçek anlamda bağımsız kılabilecek birisi çıkarsa da merak etmeyin en başta vatandaş kendisi huylanıp alaşağı eder. amerikan demokrasisi ülkeleri topla tüfekle işgal etmekten çok daha ucuz bir yöntemdir, bu coğrafyada onların istemediği lider uzun süre barınamaz. barınacak olursa farklı şekillerde barış ve demokrasi getiriliyor zaten görüldüğü üzere.
+1
der meister
(01.03.26)
hadi oradan troll. su an nefret etsem de kk'dan, asla ve asla tayyip kadar olamaz. ulke her turlu iyiye gitmis olurdu.
0
aguen
(01.03.26)
Enflasyonu düşürmek için kamu tasarrufu başlar, maliye politikaları devreye sokulurdu.
Kamuya personel alımında mülakaat kaldırılırdı.
Çakarlı araba sayısında dramatik bir düşüş yaşanırdı.

diye düşünüyorum.

Not: Kendisini de, şu an Silivri'de olanı da sevmem.
0
Mirket
(02.03.26)
bu devirde artık hiçbir ülke kalkınamaz.
başa gelen birinin yüzlerce milyon doları olması lazım.
kimse o noktaya temiz ve tavizsiz gelemez.
o yüzden cebinizi doldurup (çalın demiyorum) 60-70 yıllık hayatınızın tadını çıkarın.
kemo, ekmelo, muhar, ekro .. hepsi bu ülkenin başına bela adamlar.
+1
plastic_angel
(02.03.26)
0
freedonia
(02.03.26)
Yukarıdaki karısıyı uyuyan vatandaşın troll mü yoksa orijinal süper zeka ürünü mü olduğunu çözecek kadar duyuruda takılmadım, ona göre engelleyeceğim.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
cevabını aşağıdaki videoda görebilirsin.

x.com


Ülkemizdeki bir takım muhalif cenah bunu ya göremedi ya da görmemek için çaba sarfederek kafasını kuma gömdü. ama gerçekler yok sayılsa da var olmaya devam eder. Ve kafasını kuma gören ancak kendini kandırabilir.

Hafazanallah.
+1
ezkaza
(02.03.26)
kamuda mülakat kaldırılır diyen kişinin kafasını yaşamak istiyorum.

çankaya veya izmir belediyesine bakabilirsiniz nasıl bir yönetim olacağını oradan kestirebilirsiniz.
+3
Hallegadola
(02.03.26)
+1
Hallegadola
(02.03.26)
(27)

İsim bulamıyoruz

sacrilegious
Merhaba,Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden? Ya d
Merhaba,

Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden?

Ya da Güneş nasıl? Kız ismi gibi sanki… Unisex olmasa iyi olurdu.

Sizin beğendiniz erkek isimleri neler? Soyadı Yüksel olacak bu arada.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(01.03.26)
Sezer. Ceasar diye de kullanır.
0
Bruce
(01.03.26)
Güneş kiz ismi gibi olur evet. Ozan falan olmaz mi? Türk vurgusu isterseniz eski komutanlarda karizmatik bir suru isim var. 1000’li yillara bir bakin derim.
0
mbond
(01.03.26)
Güneş erkeğe olmaz. Soyadı iyi değilmiş. Kuzey adını beğeniyorum. Bence kafa karıştırmamak için her gün bir harfin isimlerini inceleyin.
-5
arbre
(01.03.26)
Barış.
+1
rock n roll
(01.03.26)
Onur
Karel
Hazar
0
hakmut
(01.03.26)
ekin, ata, ozan, gökalp, alp, berk, kaan, deniz, doruk, gökay, mete, orkun, batu

uniseks olmasın demişsiniz ama bilge de çok güzel.
0
oyokbuyoknevar
(01.03.26)
Uniseks olması belki bozabilir ama deniz iyi bir seçenek. Evrensel de kullanılır herkes anlar rahatça.
Bu yeni nesil araz uraz cart curt isimler bana şahsen çok itici geliyor.
0
cay koy geliyorum
(01.03.26)
Sungur

Sungur ismi, Türkçe kökenli bir isim olup, genellikle erkek çocuklarına verilmektedir. Bu ismin anlamı, “şahin” ya da “şahin gibi güçlü ve cesur” olarak tanımlanabilir. Türk kültüründe ve edebiyatında yer alan bu isim, güçlü ve cesur bir karakteri simgeler.
-4
meko
(01.03.26)
Yurtdisinda kullanimi zor olmamasi icin Turkce karakter icermemesi lazim ve okunusu kolay olmali.

𝗘𝗿𝗲𝗻 var mesela, Turkce kokenli. Japon animesinde bile kullanilmisti bu isim :) Yurtdisinda kullanilan Aaron'a benziyor.

𝗔𝗱𝗲𝗺 de kolay ve yaygin ama Arapca kokenli. Ibranice ve Sanskritce'ye, hatta Sumer'lere kadar gidiyormus ismin kokeni. Yurtdisinda Adam olarak kullaniliyor genelde ve neredeyse her dilde var:
en.wikipedia.org

𝗘𝗿𝗺𝗮𝗻 olabilir :) Turkce kokenli. Ama yurtdisinda Arman daha yaygin. Arman Farsca kokenli.

su basliklara bakabilirsin:
(bkz: çocuğa yurt dışında kullanışlı isim koymak)
(bkz: yurt dışında sıkıntı yaşatan türk isimleri)
(bkz: en güzel erkek isimleri)

ve ben de sunu sormustum:
oğlunuz olsa ne isim koyardınız?
www.eksiduyuru.com

bonus edit:
kaya ilginc mesela. turkce'de erkek ismi. yurtdisinda kiz ismi daha cok ama bicok ulkede var:
en.wikipedia.org

atilla veya attila avrupa'da kullaniliyor. macaristan'da da yaygin. bilindik tarihi bir figur. (ama iki 't' ve iki 'l' versiyonlari karisiklik yaratabilir)
en.wikipedia.org
+2
ermanen
(01.03.26)
Baran. Turkcesi yagmur demek. Anne babasinin Kurak kalbine hayat, Ait oldugu yere ferahlik, bereket getirsin insallah.
0
krmzbvl
(01.03.26)
And. hep ıstemısımdır, bır kısıde duydum sankı sadece.
0
deepness
(01.03.26)
Ömür ve Önder. Abilerimin isimleri.
Noyan. En sevdiğim arkadaşlarımdan birinin abisinin ismi.
Gün. Tek heceli olması sorun değilse gene düşünülebilecek bir isim.
0
huladancer
(01.03.26)
Koray
+1
black holes in the sky
(01.03.26)
arden olur seviyorsanız. çevremde ona yakın arven var armin var. ve bunlar çevremdeki en unusual isimler değil. güneş evet önce kız diye düşünürüm ama ha oğlanmış denince de yadırgamam.
0
mezzosprite
(01.03.26)
Güneş unisex ama kesinlikle kız ismi olarak kullanılıyor. Erkek arkadasımın ismi Güneş. Herif nefret ediyo isminden. Müşteri hizmetleri arıyor. Hemen Güneş Hanım diye hitap ediyolar.
+2
luluki
(01.03.26)
Deniz
0
yurtsuz john
(01.03.26)
mert. hem türkiye hem de abd, kanada, fransa gibi ülkelerde kullanımı aşırı rahat olur, kimse sorgulamaz.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
mert, eren ve atlas, arden +1
bir de umut olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Yurtdışında kullanımı zor olmayan bir isim arayışındayken iki tane Türkçe karakterli 'Güneş' ismine takılmanız da çık ironik olmuş.

Yurtdışı ile bir alakanız varsa Türkçe karakterlerden uzak durun bence.
0
Mirket
(02.03.26)
Sezai
ai çağı geliyor, havası olur
hey allam ya ekşiden çocuğuna isim buluyo insanlar
-4
plastic_angel
(02.03.26)
Alp, Tuna, Ege

*Yurt dışında sıkıntı olmasın derken bire bir karşılığı olsun mu yoksa türkçe karakter olmasın mı anlamadım ama ben türkçe karakter olmasın gibi düşünerek yazdım
0
ananiyimioguz
(02.03.26)
Cem, Cenk, Deniz.
0
ekimoloji
(02.03.26)
ben de bebek bekliyorum soyadıyla uyumlu olması için düşündüğüm isimler
teoman
talat
ferit
tanju
ben ferit eşim tanju diyor bakalım ne olacak

bir çılgınlık yapıp kudüs fatihi imparator titus ismini koymak istiyorum ama çok kişinin ismiyle dalga geçtim ondan çekiniyorum
0
Hallegadola
(02.03.26)
Kaan
0
duyuruuser
(02.03.26)
Can veya cem
0
Kittie
(02.03.26)
Aren var çevremde kulağa güzel geliyor bence
Eren ya da Eray olabilir
0
devilone
(02.03.26)
toprak
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
(8)

belediyelerin her yere kasis koyma hastalığı ?

biravekahve
https://ibb.co/d0Ggz1Q0yol çift şeritli git gel. alt taraf boş arsa üst taraf binalar vs. 2-3 km lik caddede 6-7 kasis var. Yol sınırı muhtemel 50 fakat 70 olsa da tuhaf olmaz fakat kasisler 20 ile geçsen bile aracın altı vuruyor. bunun mantığı nedir ? 50 ile geçilecek bir kasis ya da eds daha makul
ibb.co

yol çift şeritli git gel. alt taraf boş arsa üst taraf binalar vs. 2-3 km lik caddede 6-7 kasis var. Yol sınırı muhtemel 50 fakat 70 olsa da tuhaf olmaz fakat kasisler 20 ile geçsen bile aracın altı vuruyor. bunun mantığı nedir ? 50 ile geçilecek bir kasis ya da eds daha makul değil mi?
0
biravekahve
(28.02.26)
Denetim ve yaptırım -genel olarak- olmadığından, 'dinsizin hakkından imansız gelirmiş' tarzı bir bakış açısıyla 'hadi şimdi de hız yap da görelim' temalı "sözde" çözüm.
+2
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.02.26)
Belediyelerden bu derece zeka ürünü çözüm beklemiyoruz, başakşehir tarafında bir sebze hali var, deli gibi bir rampa ile çıkılıyor, bu rampaya sıra dağlar gibi kasis koymuşlar, 20 ton domates yüklü kamyon, o rampayı tırmanırken o kasisleri atlayacak. Yani zeka mantık bunun neresinde. Yavaşlayip geçiyoruz fazla kafaya takmıyoruz.
+1
covered
(28.02.26)
Sevmediğim ama gerekli gördüğüm bir uygulama.
Medeni ülkelerde daha medeni çözümler vardır elbette ama bize yakışanı budur.
0
Mirket
(28.02.26)
Hız yapmalık kaymak gibi yeni yol. Kasis doğru karar. 50'ye kimse uymuyor ki. Yol boşsa kamera yoksa 80'le gidiyordur herkes.
-3
arbre
(28.02.26)
Vatandas her sokaga 5 tane istiyor, belki de 8 tane. Cok talep var, ukome karari ile konuluyor bunlar.
0
duster
(28.02.26)
az bile. hiz yapmayi engelliyor. sokak arasinda hiz yapmak nedir ya.
+3
baldur2
(28.02.26)
başka ülkelerde çok güzel çözümler var da bizde hayal tabi böyle şeyler...

www.youtube.com
www.youtube.com

öncesinde hızını algılayıp hız sınırını aşmıyorsan düz kalıyor hızlıysan kasise dönüşüyor.

şehir içi burada yollar eziyet resmen, 20 ile geçsen bile rahatsız ediyor üstündeki çizgiler silinmiş özellikle gece görünmüyorlar farketmediğinde hız sınırını aşmıyor olsan 30 ile gitsen bile alt takıma zarar verecek seviyede yüksekler. kasisi geçtim mazgallar bazı yerlerde daha beter, yollardaki çukurlar yamalar derken off road sürüşü gibi şehir içi. 2 yerde de mazgalla kasis hemen arka arkaya inadına yapar gibi...

suv moda oldu millet yüksek araca biniyor bu kasislerden o kadar etkilenmiyor 30 hız sınırı olan yerde 40-50 ile de geçebiliyor normal araçla 20 km çok sorun olmadan geçebileceğin maksimum hız adaletsizlik tamamen.

hızlı gidenler çoksa sıkıntı varsa tehlike oluşturuyorsa koy edsyi radarı şunu bunu ne gerekiyorsa otomatik yaz plakaya cezayı, 2 kere ceza yiyen dikkat eder zaten. kasisi göremeyen hızlı giden adam o hızla kasise girdiğinde daha büyük tehlike, aracın kontrolünü kaybetmesine sebep olabilir normalde olmayacak kazayı o kasis yaptırabilir.
özellikle standardı olmayan gereğinden sık ve yüksek kasislerimiz çağ dışı uygulama şuan.

tam viraj sonrasına kasis yaparlar görünmesin diye tuzak gibi, aydınlatma yetersiz olur, uyarı levhası olmaz hop bi anda karşına kasis çıkar...

öncesinde kasis olan yaya geçidi var, 40-50 metre sonra bi kasis onun 10-15 metre ötesinde bi kasis daha... millet yaya geçici kullanmaya üşenir sağa sola bakmadan yola atlar kaza olur belediye gelir bi kasis daha yapar...
0
konetsu
(28.02.26)
kasisleri karayolları koyuyormuş.
belediyeye dilekçe yazmıştım kasis koyun kediler ölüyor diye; "kedilerden bize ne okul vs varsa koyarız yoksa karayolları bakıyor o işe" diye cevap geldi.
0
neira
(28.02.26)
(7)

İran’a yapılacak olan bir saldırı doları nasıl etkiler?

dedeminhirkasi
TL nin dolar karşısındaki değerini etkiler mi?
TL nin dolar karşısındaki değerini etkiler mi?
0
dedeminhirkasi
(28.02.26)
Bişi olmadı. İçinden geçecekler İran ın. Bize yarar bu. İran bizim de azılı düşmanımız
-5
benaslindayohum
(28.02.26)
Pek etkilemez sanırım. İran'ın içinden tamamen geçmeleri de zor. ABD nin de bunu isteyeceğini sanmıyorum çünkü İran bölgede onlar için " lazım ".
Sadece bazı bombalamalar ile İran'ın biraz havasını alırlar.

Doları burada belki en fazla etkileyecek şey 1-2 ABD uçak gemisinin yeni
nesil silahlarla deniz dibini boylaması olur. Sanırım ABD de bunu bildiği için yemen'deki husilerin üstüne çok gidemedi .

Hayat sonuçta...
Nemrud da o kadar gücüne rağmen sivrisineğe yenilmişti.
-1
diyecevaplandı
(28.02.26)
bush ıraka saldırdığında tl karşısında dolar artmıştı. böyle zamanlarda insanlar güvenli liman aramaz mı. altın da dolar da yükselir. ha ne kadar yükselir bilemem.
0
yurtsuz john
(28.02.26)
Amerikanın İranı vuracağı belliydi. Malum olan bir şey gerçekleşti. Bu Dolar fiyatında genel gidişatı etkilemez.
Bilinmeyen şey, savaşın ne kadar büyüyeceği ve süresi.
Süre uzarsa her an her şey olabilir.
İran Hürmüzü kapatırsa bu, petrol fiyatlarını yükseltir, o da enflasyonu azdırır. O durumda da birşeyler olabilir.
Amerikanın büyücek bir gemisi okyanusun dibini boylarsa ya da Çin, 'Yettim gayrı' demeye kalkarsa da çok şeyler olabilir.

diye düşünüyorum.
0
Mirket
(28.02.26)
Tr’de güvenli liman dolar değil 1-2 senedir, altın. Altına kayış kaynaklı dolar artar biraz çok etkilemez gündem bile olmaz
0
avatar is back
(28.02.26)
Bir çok uzman ABD asla İran'ı vurmaz diyordu. Hiç bir yoruma güven yok. Analiz, strateji terste bırakıyor. Bildiğiniz yoldan gidin. Dolar ve altın düşüşe geçerse hiç şaşırmayın.
0
HellKeePer
(28.02.26)
iran azılı düşmanımız diyen kanziyi 3-5 ay sonra ülkemde mülteci istemiyorum diye dolaşırken görürüz muhtemelen.

şu an tl/dolar hesabı, daha doğrusu genel olarak emtia fiyatlaması çok karışık ya. şimdilik görebildiğim kadarıyla zaten iki taraf da gücünü saklıyor, kontrollü kullanıyor. petrol sahaları hedef alınmadı bile mesela. hürmüz boğazı kapanır mı, iran uçak gemilerine saldırır mı vs. bunlar belirleyici olur diye düşünüyorum. şimdilik pek ses yok.
+1
der meister
(28.02.26)
(2)

Bir gazete sayfasını çerçeveleteceğim

Lubb
Bir gazete sayfasını çerçeveleteceğim. Kim yapar bunu? dikkat etmem gereken bişi var mı sararma muhabbeti için bir de sayfanın zamanla?
Bir gazete sayfasını çerçeveleteceğim. Kim yapar bunu? dikkat etmem gereken bişi var mı sararma muhabbeti için bir de sayfanın zamanla?
0
Lubb
(27.02.26)
çerçevecilere götürün onlar direkt hazırlayıp verirler
0
cay koy geliyorum
(27.02.26)
Rutubet, güneş ve yoğun aydınlık, toz ve kağıt güvesi
Aklıma gelen zarar vericiler bunlar.
Çerçeve camlı olursa, doğrudan güneş vuran ya da çoook aydınlık bir yere asmazsan bir de yapıştırıcı kullanmazlarsa (özellikle nişasta bazlı) iyi olur.
0
Mirket
(27.02.26)
(15)

Yerli muz mu ithal muz mu?

michael_knight
Hangisini tercih ediyorsunuz?Neden?
Hangisini tercih ediyorsunuz?
Neden?
📊 Muz tercihiniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

-1
michael_knight
(27.02.26)
Yerlinin tadı çok daha lezzetli aroması daha yüksek ve tatlı geliyor bana.
İthal muz görsel olarak çok diri ve taze görünse de aroması çok düz ve yapay geliyor.
Meyveler içinde en az sevdiklerimden biridir görüşüme güvenmiyorum, bu yüzden oylama sonuçlarını merak ediyorum.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
yerli muz. çünkü küçük boyutlu oluyor. ayrıca biraz daha ucuz.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
her şeye anket :)) bir sonraki anket; yeşil elma mı kırmızı elma mı?

ithal muz, çünkü para var, huzur var. eskiden zenginlik itemı olan muz, ithal muz. şaka bir yana, yerli muz ithal gibi büyük, rengi ve tadı benzer olsun asla ithal almam.
-8
gabe h coud
(27.02.26)
İthal.

Yerli muzun tadı hiç yok. Güzel olanlar yurtdisina çıkıyor, Antalya ve çevresinde güzeline denk gelmiyorsaniz sıradan marketten yerli muzdan güzel bir lezzet beklememek lazım.
+3
kisa
(27.02.26)
İthal tabii ki. Yerli muza verilen paraya yazık yani, sıfır tat.
+1
sadakatsiz
(27.02.26)
maaşın ilk üç günü ithal sonra yerli
+3
yurtsuz john
(27.02.26)
Bence ikisi değil, salatalık.
İnanmayan fiyatlarını karşılaştırsın.
:)
0
Mirket
(27.02.26)
Hangisinin fiyati düşükse onu
+1
narod
(27.02.26)
Yerlinin tadı hicbirinde yok
0
mirty
(27.02.26)
Bizim ulkemize gelen ithal muzlar çöp. Dünyanın neresinde yerseniz yiyin yabancı muzlar iyidir. Bonita vs gerçekten patatesten hallice. O yüzden yerli muzub tadı iyi geliyor. Bir Pakistan'da İran'da satılan muz burada olsa aydınlanma yasarsiniz
0
topkapiaksaray
(27.02.26)
ithal muz
0
koela
(27.02.26)
Arkadaşlar karar verin lütfen. Bazılarınız yerli muzun bazılarınız da ithal muzun tadının olmadığını söylüyor.
Lütfen ama.
0
🌸michael_knight
(27.02.26)
Ben de çok şaşkınım.
İthal muzu sadece kardeşim seviyor zannediyordum. Onun yerli sevmeme sebebi de görsel olarak beğenmemesi aslında tadıyla bir derdi yok.

Şöyle söyleyeyim muz kabuklarını suda bekletip çiçeklere veririz biz, onda bile fark ediyor yerli muz kabukları çiçeklere ithalden çok daha iyi geliyor.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
yerli fazla yumuşak ve fazla tatlı geliyor. çok az mayhoş ama yine de tatlı ve sert olanını yani çikitayı seviyorum
0
neira
(27.02.26)
yerlinin kotusu saman, iyisi cok iyi. ithal daha standart o saman cikma riskini alamiyorum
+2
ala09
(28.02.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.