Giriş
(8)

Altın bozup ev alınır mı?

i am a legal alien
Yatırımlık ev alacağım ilerde pasif gelir olması açısından. 220 gr altın bozacağım beğendiğim ev için. Altının yükselmesini beklesem bu sefer ev fiyatları da artabilir.Mantıklı mı bozmak?
Yatırımlık ev alacağım ilerde pasif gelir olması açısından. 220 gr altın bozacağım beğendiğim ev için. Altının yükselmesini beklesem bu sefer ev fiyatları da artabilir.
Mantıklı mı bozmak?
0
i am a legal alien
(30.03.26)
Altın şu an düşük gibi bence, evlerde kapış kapış gitmiyor fayizler uçuk. Tabi karar senin ytd
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.03.26)
Ülkede yaşanan ahlak erozyonu, kanunlarda ve uygulanmasında kiracıya yapılan pozitif ayrımcılık, yargı sürecinin aşırı uzunluğu, kira artış hızının reel enflasyonu karşılamada yetersiz kalması konuları bir araya gelince yatırım için ev alma konusunun cazibesini ortadan kaldırıyor diye düşünüyorum.

Onun dışında konut fiyatlarının da altın fiyatının da geleceği, savaşın seyri ve süresine bağlı ve bunların cevabını da sadece Trump biliyor bence
0
Mirket
(30.03.26)
Kimse bilemez...
+1
HellKeePer
(30.03.26)
Ev için kesinlikle bozulur. Hele ki ev beğenildiyse. Altın artınca ev fiyatı da artar. Hiç düşünmeyin bile. Hemen alın.
+1
halk
(30.03.26)
Bu kadar belirsizliğin içinde kimse bilemez. Kendiniz oturacaksanız mantıklı, ama amaç yatırımsa bence büyük risk. Ben yakın zamanda ev aldım. 4.5m ev için emlakçı, vergi vs derken zaten 400k falan durduk yere para ödedik. Paranın hepsi peşin olmayınca bir de finansman masrafı çıkıyor, yatırımın getireceği yatırım gelmeden gitmiş oluyor.

1 ay önce kardeşim altın bozdurup araba aldı. Bana aşırı saçma gelmişti ama bugünden bakınca iyi ki bozdurmuş diyorsun zira bugünün kuruyla 500 tl fazladan bozdurdu altını. Yarın ne olur, kimse bilemez.
0
but that was just a dream
(30.03.26)
ev için bozulur bence, çok şanssız bir insan değilseniz ev sahibi olmak günün sonunda her koşulda kazandırıyor. hatta bahsi arttırıp arsa almak bile faydalı olabilir. bizim dededen kalma alalhın keşanında ki arsa ya bile şuan 2 apartman yapıyorlar toplam 12 daire bize 4 daire düşüyor. öncesinde motosiklet parası vermiyorlardı oraya.
0
dirildimde geldim
(30.03.26)
üç günlük dünya. malım olsun dersen altın, mülküm olsun dersen ev.
0
klassno
(30.03.26)
kardeşim 1 ay kadar önce kısmen altın bozdurarak yatırımlık ev aldı. altın düşünce, aynı sitedeki benzer dairenin fiyatı da o oranda düşmüş, takip ettiğine göre. kısacası değişen bişey olmadı. ancak normalde kiracısı eksik olmayan bir site olmasına rağmen, henüz istediği gibi bir kiracı bulamadı.
0
lil siztah
(30.03.26)
(6)

Makarna, ekmek, pilav, noodle, borek poaca yemeden kilo vermek

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Mumkun mu? Onceden bunlari yiyordum, spor da yapmiyorum ama hareketli bir yasamim var her nakadar evden calissamda butun gun bilgisayar basinda degilim. Aslinda saglikli da besleniyorum, sebze meyve et yerim. hazir seyler yemem fast food turu yemekler falan ama yine de kilo aldim 10 kilo fazlam var.
Mumkun mu? Onceden bunlari yiyordum, spor da yapmiyorum ama hareketli bir yasamim var her nakadar evden calissamda butun gun bilgisayar basinda degilim. Aslinda saglikli da besleniyorum, sebze meyve et yerim. hazir seyler yemem fast food turu yemekler falan ama yine de kilo aldim 10 kilo fazlam var.

Artik basliktaki yazdiklarimi asla yememeye karar verdim fakat spor yapmak da istemiyorum gym e gitmek vs.. vaktim yok cunku. Sadece bu sekilde belli kilo yapan seyleri yemeden kilo verilir mi?
-1
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(30.03.26)
Hepsi glisemik indeksi yüksek gıdalar olduğu için kan şekerini hızlı yükselterek yağ depolamaya sebep olur. Bunları bırakmak en başta yağlanmayı durdurur.

Alternatif olarak sağlıklı karbonhidrat (bulgur, yulaf, karabuğday, esmer pirinç) yersen mutlaka kilo verirsin.
+1
yurtsuz john
(30.03.26)
Bunları yiyerek de kilo verirsin yemeden de kilo verirsin spor yaparak ya da yapmayarak da kilo verirsin, kilo vermenin bunların hiçbiriyle bir ilgisi yok.
-2
kizil karga
(30.03.26)
ben bunları yemeden 12 kg verdim. ekmek ve pilavı zaten hayatıma dahil etmemiştim. makarnayı diyet döneminde tüketmedim. poğaça direk kg zaten. 6 ay diyet günde 30 dk yürüyüşle kg verebilirsin. ama diyette önemli olan kendine belli bir beslenme tarzı oluşturup verdiğin kgyu geri almadan tutabilmek.
0
mikahakkinen
(30.03.26)
Ağa ister ye ister yeme hiç farketmez.
Günlük kalori ihtiyacın 2000 mi, 1500 kalori al yavas da olsa bunları yiyerek de kilo verirsin. Önemli olan ne kadar yediğin. Süreci hızlandırmak ya da uzatmak yediklerine bakar
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.03.26)
Makarnayla ekmeğe hayır deyip bulgura evet diyen arkadaş konuyu biraz açabilir mi? İkisi arasındaki farkı bilemedim ben.

Artık üye olmak isteyen arkadaşa +1 deyip makro besinlerin de dengelenmesi gerektiğini ilave ediyorum.
0
Mirket
(30.03.26)
@mirket

beyaz undan imal edilen tüm ürünler, beyaz pirinç, haşlanmış patates vs bunların hepsi kan şekerini bir anda yükselttiği için vücut insülin salgılar ve dolaysıyla vücut yağ depolar. kısa sürede yeniden acıkırsın.
fakat saydığım düşük glisemik indeksi olan karbonhidratlar kana şekeri yavaş yavaş verir. çabuk acıkmazsın. tokluk hissi uzun sürer. tabi bu demek değil ki otur bir tencere bulgur pilavı ye :) ölçülü olsun bir porsiyon yeter. yağsız vücudun sırrı çok protein az karbonhidrat. üstüne egzersiz de ekleyebilirsen şahane.

2009 yılından beri aktif olarak fitness yapıyorum. on defa foto attım buraya görmüşsünüzdür illa ki beni.
0
yurtsuz john
(30.03.26)
(4)

evde fare sorunu

nathanieltroy
merhaba. bundan 3 hafta önce, salonun duvarından köşeden sesler geliyordu. 4-5 gün kadar aralıklı olarak duymuştum. sonra birkaç gün bol bol nane yağı ve lavantalı sprey ve pamuklara nane yağı damlatarak ve sabah akşam yenileyerek kurtuldum. yani ses kesildi.fakat birkaç gündür banyoda klozet, sifon
merhaba. bundan 3 hafta önce, salonun duvarından köşeden sesler geliyordu. 4-5 gün kadar aralıklı olarak duymuştum. sonra birkaç gün bol bol nane yağı ve lavantalı sprey ve pamuklara nane yağı damlatarak ve sabah akşam yenileyerek kurtuldum. yani ses kesildi.

fakat birkaç gündür banyoda klozet, sifonu çektikten sonra arkadan su sızdırıyordu. ve dün gece 3 kez klozetten sesler geldi. bugün tesisatçı geldi, bi açtık boruyu baya kemirmiş. ama çıkamamış herhalde.

boru değişti, alçı yaptı, silikon falan çekti ama tekrarlamasından korkuyorum. yine deli gibi nane yağı lavanta falan yaparak yıkadım resmen o bölgeyi. tekrar yeni boruyu kemirir mi diye korkuyorum. kapan da aldım kafes tipi olanlardan ama henüz eve girmediği için ucuna yemek koyup daha da evi cazip yapmak istemiyorum şu an.

henüz eve girmemiş fareyi uzaklaştırmak için farklı önerileriniz var mı?
+1
nathanieltroy
(29.03.26)
Fare kafese girmez. Zeki hayvan. Plastik hassas kapan alacaksınız yeni nesil. Ama onlarin da üstüne bozuk para vs ekleyerek daha hassas hale getirmeli. Sıkıntılı işler.

Evde kapan harici açıkta hiçbir şey bırakmayın.

Fare tek yaşamaz. Binayı ilaclatin
-1
topkapiaksaray
(29.03.26)
Ultrasonik fare kovucu cihaz işe yarar.
-1
Mirket
(29.03.26)
daha önce anne olmuş bir kedi bul,
yaşam alaninda fare barindirmaz.
-2
designer
(30.03.26)
Tek çözüm istasyon denen siyah kutulardan almak. İstasyon al içine de klerat mum blok koy.

İstasyona koymazsan eğer en kral zehri de alsan yemezler.


Sadece senin eve koymak yetmez. Apartmana da koyup tel ile sabitlemen lazım duvara falan. Yönetimin yapması lazım yani. Yoksa kurtulamazsınız. Fare çok hızlı çoğalan bir şey çünkü. Muhtemelen bütün katlarda vardır.
0
jackyr
(30.03.26)
(4)

Katkısız sosis nerde yenir - istanbul

condom kurşunu
Hı?
Hı?
0
condom kurşunu
(29.03.26)
Evde olmaz mı?
(bkz: nebyan doğal)
0
orient blue
(29.03.26)
+1
Mirket
(29.03.26)
katkısız derken gıda koruyuculardan bahsediyorsan market veya şarküteride sıfır katkılı bir sosis bulamazsın raf ömrü aşırı kısa olur anında bozulur. kasap el yapımı sosis işine girersen de bu defa farklı sağlık riskleri başlıyor.

aslında gayet iyi frankfurter dana sosisler var. diğer içi nişasta ve artıklardan toplanan market sosislerini zaten sosis olarak saymıyorum.

www.macrocenter.com.tr
0
orpheus
(29.03.26)
dün hunger da yedik fena değildi
0
basond
(29.03.26)
(2)

Tenisçi Dirseği

zen1th
selamlar, 4 yıldır tenisçi dirseğiyle boğuşuyorum. her iki kolumda da var ama sol kolumdaki iyi leşti gibi ağrımıyor. sağ kolumu daha sık kullandığım için ara ara ağrıdığı ya da güçten düştüğü oluyor o zaman dinlendirmem gerekiyor. doktora gittim çoğu kez. önce ağrı kesici veriyorlar geçmezse iğne d
selamlar, 4 yıldır tenisçi dirseğiyle boğuşuyorum. her iki kolumda da var ama sol kolumdaki iyi leşti gibi ağrımıyor. sağ kolumu daha sık kullandığım için ara ara ağrıdığı ya da güçten düştüğü oluyor o zaman dinlendirmem gerekiyor. doktora gittim çoğu kez. önce ağrı kesici veriyorlar geçmezse iğne dediler. iğne de oldum ama 6 ay için ağrısı dindi güç kazanmadım. en son darladığım doktor ağırlık çalış çok yüklenmeden dedi bu iyi geldi baya ama sağ kolumdaki ağrılar tam anlamıyla geçmedi. Aklınıza gelen pratik bir çözüm var mı bant takmak dışında?
0
zen1th
(28.03.26)
Çok iyi bir fizik tedavi merkezi, iyi bir fizik tedavi uzmanı muayenesi, uygun görülecek miktarda fizik tedavi seansı, sonrasında fizyoterapide öğretilen hareketlerle o bölgedeki kas grubunun güçlü tutulması için ömür boyu spor öneririm .
Başka ama benzeri sorunlar için bu süreçten geçmiş biri olarak.
0
Mirket
(29.03.26)
bunun çözümü prp. ben de her şeyi denedim, en son gittiğim doktor prp olmadan geçmez dedi. 3 iğne oldum ve geçti. cidden berbat bir ağrı.
0
nothing in my way
(29.03.26)
(12)

Çocuklukta, ergenlikte favori çizgi filmleriniz ve tv programlarınız neydi?

yadigar
Opsiyonel olarak isteyen yaş da yazabilir.
Opsiyonel olarak isteyen yaş da yazabilir.
0
yadigar
(27.03.26)
Çizgi Film: Thundercats. (Şimdi geriye dönüp baktığımda, taş devri, eek the cat, taz gibi her yaşta izlemesi zevkli muazzam şeyler olsa da, çocukken en çok thundercats, ergenken benjamin (gol) en zevdiğim çizgi dizilerdi.

Tv programı olarak, atv’de uzaklar vardı, atasoyların dünya turunu anlatan…
0
🌸yadigar
(27.03.26)
Benim çocukluğumda olup hiç kaçırmadıklarım: uçan kaz, güneşin oğlu esteban ve şeker kız candy.

Uçan kaz pazar öğlenleri çıkıyordu. TRT’nin programı, pazar konseri> işitme engelliler haber bülteni>uçan kaz şeklindeydi. Çizgi filmi izlicem diye erkenden oturup, işkence çeke çeke pazar konseri ve işitme engelliler haber bülteni’ni de izliyordum :D

Candy üniversite zamanımda yeniden yayınlanmaya başlamıştı. Bir kaç bölümünü izleyip şoka girmiştim, bunları bize nasıl izletmişler diye. İşte candy ile antony mi terry mi unuttum, küsüyorlar. Candy bunun evinin önüne gidip barışmak için yalvarıyor; oğlan da pencereden bakıyor. Sonra çok şiddetli bir yağmur başlıyor, candy de çok ıslanıyor. Oğlan bunu eve alıyor; ıslak kıyafetlerini çıkarıp sarınması için bir havlu veriyor. Bir sonraki sahnede candy havluya sarınmış, oğlana yalvarıyor, özür diliyor falan. Oğlan da “tamam, gel hadi” gibi bişeyler söylüyor. Kamera arkadan candy’i gösterirken havlu yavaşça aşağı iniyor.. :D
+1
lil siztah
(27.03.26)
Clémentine
+2
compumaster
(28.03.26)
mac gyver ve contact (3-2-1 contact olan)
0
orpheus
(28.03.26)
Akıllı Bıdık.
Google'a yazınca alakasız şeyler çıkıyor. Onun için bir örnek bırakayım.

www.youtube.com
0
Mirket
(29.03.26)
redkit
tsubasa
sirinler
insan vucuduyla ilgili bir cizgifilm var di birde, mikroplarla savas vs. biyolojiye bayilirdim ya keske dr olsaydim aluminyum..
0
cooperr
(30.03.26)
laff-a-lympics’e bayılırdım.
0
eileengray
(30.03.26)
90'ların ortası gibi Kanal D ana haberden önce Şirinler yayınlanıyordu. Reytinglerde üst sıralarda yer alması haber olmuştu. Ben de müptelasıydım.

Ondan önce Şeker Kız Candy.

Daha da öncesinde Looney Tunes ve Çakmaktaşlar
0
auroraaurora
(30.03.26)
pembe panter bir numaralı çizgi filmimdir, hala bayılırım ilk versiyonlarına.

taş devri, tom ve jerry, laff a lympics, tom ve jerry falan zaten klasik.
0
kibritsuyu
(30.03.26)
Yine olsa yine izlerim diyebileceğim çizgi filmler muhtemelen batman ve tusubasa olurdu.
0
rakicandir
(30.03.26)
laff-a-lympics +1
0
osssy
(30.03.26)
burada sayılan klasiklerin hepsini severek izledim ama yeri ayrı olanlar:
He-Man and the Masters of the Universe
Batman: The Animated Series
X-Men: The Animated Series
Spider-Man
0
late viper
(30.03.26)
(7)

Eski madalyalarınızı ne yapıyorsunuz?

baldan kaymak
Sb2 tanesini sergiliyoruz kalanı çöpe atcam bugun
Sb

2 tanesini sergiliyoruz kalanı çöpe atcam bugun
0
baldan kaymak
(27.03.26)
aile evinde bırakıp kaçmıştım. sonra bir gün "süpriiz bunlar senin bak hatırlandın mı sevinirsin diye getirdik senin evinde olmalı bunlar" diye onlar da bana geri sattı. :D

valla şu an bazanın altında toplu duruyor.
+2
AlsterWasser
(27.03.26)
Benim tek bir tane oldu (Liselerarası güreş il birinciliği). Babam saklıyor onyıllardır.
+1
yadigar
(27.03.26)
Uzun süre kapıdan girişte dilsiz uşakta takılıydı hepsi,şimdi depoya kalktı.
0
duptıs
(27.03.26)
Kitaplığın altındaki dolabın içinde bir kutudalar. Kutuyu en son ne zaman açtığımı hatırlamıyorum.
0
Mirket
(28.03.26)
Bazanın altındaki kutudalar,
En son ne zaman baktım bilmiyorum

Matematik ve TÜBİTAK proje yarışmasında aldığım madalyalardı.
0
purplee
(28.03.26)
benimkiler baba evinde paslaniyor
ben ise baskalarinin antikalarini topluyorum bir yandan..
0
cooperr
(28.03.26)
Ben bizimkilerin evindeki odamdaki bazanın altına tıkmıştım. Annem olmaz öyle deyip çıkarttı ortalık yere dizdi. Neyseki son görüşmeler sonucu odamda ortalık yere koymaya ikna ettim. En azından salonda falan değil artık :D Gösteriş sevmiyorum, gösteriş yapanlara da ısınamadım bi.
0
truf
(28.03.26)
(2)

askeri gemide böyle bir hasar olunca ne yapılıyor

biseysorcaktim
https://www.defenceturk.net/besiktas-m-gemisi-ile-carpisan-ucak-gemisi-yunanistandaşu haberi görseller için paylaştım. geçen seneye ait bir haber.abd'ye ait uçak gemisi mısır açıklarında başka bir gemi ile çarpışmış. iki gemi de hasar almış ama hala yüzer durumdalar.uçak gemisinin aldığı hasar, gemi
www.defenceturk.net

şu haberi görseller için paylaştım. geçen seneye ait bir haber.

abd'ye ait uçak gemisi mısır açıklarında başka bir gemi ile çarpışmış. iki gemi de hasar almış ama hala yüzer durumdalar.

uçak gemisinin aldığı hasar, geminin kendi ölçülerine göre belki binde 1 seviyesinde.

mısır'dan yunanistan'a gitmişler tamir için. bir dünya yol.
uçak gemisini tamir ettirmek için kıyıya yanaşmak nasıl oluyor?

mısırdan yunanistan'a gideceklerine tamir gemisi gibi bir şey olmaz mıydı? normal gemi gibi tersaneye yanaşamazlar zaten, yunan karasularında açıkta bir yere parketmişledir, başka bir gemi/yüzer tersane gelmiş tamir etmiştir.

kaldı ki askeri bir araç, hatta uçak gemisi. kendisini tamir edecek personel-araç gerek bulunmuyor mu gemide?

uçak gemileri şehir gibi değil mi, bu kadar bir arızayı kendileri onarabilirler diye düşünmüştüm o yüzden merak ettim neden yunanistan'a gitmişler diye.

son soru: bir gemi uçak gemisi ile nasıl çarpışabilir?
0
biseysorcaktim
(26.03.26)
Geminin kendi kaza kırım kurtarma ekipleri vardır da kapasitesi bir yere kadardır.
Alargada da kalabilir de her büyüklükte geminin yanaşabileceği rıhtım vardır. Hatta büyük onarımlar için gerekli büyüklükte havuz dahi vardır. Türk donanması için bir zamanlar, bir Yavuz, bir Havuz derlermiş. Yavuz varsa Havuzu da vardır yani.
Gemi onarım için bir yerde bir süre kalacaksa, bu sürede vardiyaya kalmayacak personelin evlerine ulaştırılması, gemide çorbanın kaynaması için lojistik destek vs durumları düşünülerek nerede onarılacağına karar verilmiştir.
Çarpışma konusu da şöyle. Boğazda bazen İstanbul bile bir tanker gemiyle çarpışabiliyor. Hani otomobil kullanırken, frene basmak için çok geç kalındığı hissedilen an vardır ya, gemilerde o hissin yaşandığı süre çok fazladır. Bu yüzden çarpışmalar çok olur. Çarpışabileceğini anlayacaksın. Tüm motorlara tornistan diyeceksin falan. Uzun sürebiliyor. Dümen kilitlenmesi de çok görülen bir şey.
0
Mirket
(26.03.26)
Hasar alan uçak gemisi Yunanistan'da herhangi bri yere değil, Girit'te bulunan Amerikan Askeri Deniz Üssüne yanaşmış. Geminin güvenliğini sağlamak ve tamir işlerini güvenli bir ortamda yapmak istedikleri için bu yapılmıştır. Özellikle gemilerin dış yapılarındaki hasarlara ilişkin tamirleri gemi seyir halide iken yapmak hem zor hem de tehlikeli olduğu için üsse yanaşmışlardır.

Girit, Akdeniz'de çok uygun bir konumda, fazla rotadan sapmalarına gerek kalmamıştır.

Kaza Süeş Kanalının çıkışında olmuş. İstanbul bopazı gibi düşün, çok dar ve kalabalık bir yer. Gemiler bu bölgede çok çatışıyorlar. Ayrıca askeri gemiler, ticari gemiler gibi deniz trafik ve çatışmayı önleme kurallarını pek takmazlar. O yüzden de iki gemi çatışmış olabilir.
+1
kaptan memo
(26.03.26)
(7)

Askılı banyo rafı

strawberry first
Son 1-2 yıla kadar üç harfli marketlerde hep olurdu. Şimdi lazım oldu, bulamıyorum. Fotoğrafını eklediğim ürünün plastik olanını arıyorum. Rafları öyle ince tel gibi değil, kapalı plastik gazetelik gibi bir şeydi. Ama duşakabine asılıyordu direkt, delme vb yoktu askısı ile yekpare bir üründü. Market
Son 1-2 yıla kadar üç harfli marketlerde hep olurdu. Şimdi lazım oldu, bulamıyorum. Fotoğrafını eklediğim ürünün plastik olanını arıyorum. Rafları öyle ince tel gibi değil, kapalı plastik gazetelik gibi bir şeydi. Ama duşakabine asılıyordu direkt, delme vb yoktu askısı ile yekpare bir üründü. Marketlerde, milyoncuda, internette aramaktan helak oldum, bir el atın bulalım lütfen...

Görsel: hizliresim.com
0
strawberry first
(25.03.26)
Mobil edit:

Aradığım ürün bunun gibi bir şey, sepetli olmalı içine koyacağım ıslak mendil, pamuk vb kayıp düşmesin. Ve duşakabine dıştan takacağım için kendisinden askısı olsun. Delme, yapıştırma vb şansım ve duşakabin in yan camından başka asmaya yerim yok.
hizliresim.com
0
🌸strawberry first
(25.03.26)
Mirket
(25.03.26)
Metal değil, plastik arıyorum. Metal olanlar hem biraz pahalı hem de çok ince telli olduğu için aradan koyduğum paketler (makyaj silme mendili, ped vb), törpü, tarak vb... kayıp düşüyor.
0
🌸strawberry first
(26.03.26)
www.hepsiburada.com

Böyle bir şey olur mu
0
egerbiryolcu
(26.03.26)
şundan olur mu?

2 tane alıp üst üste koyabilirsin

delme yapıştırma derdi yok. vantuzlu. cama ve fayansa yapışır

www.ikea.com.tr

www.ikea.com.tr
0
exlibris
(26.03.26)
dediysem dedim
(26.03.26)
Aradığım böyle bir şeydi. Teşekkür ederim.
0
🌸strawberry first
(30.03.26)
(6)

Borsada kâğıdın değeri düşünce patron en çok zarar eden değil mi

Cezcez
Mesela patronun 30 milyon lot hissesi var. Hisse 100 liradan 25 e düşmüş. Herkes patrona küfrediyor. Hissene sahip çık diyor. Adam neden düşürmek istesin hissesini?Hissenin bilançosu gayet iyi. Şirket çalışmış.
Mesela patronun 30 milyon lot hissesi var. Hisse 100 liradan 25 e düşmüş. Herkes patrona küfrediyor. Hissene sahip çık diyor. Adam neden düşürmek istesin hissesini?
Hissenin bilançosu gayet iyi. Şirket çalışmış.
0
Cezcez
(25.03.26)
hissenin kontrolü onda. pahalıdan satıp kendi hissesini el altından ucuza geri toplayabilir.
+1
orpheus
(25.03.26)
Kötü niyetliyse adam hissesini düşürmek isteyebilir.

Şirketin gerçek değerini, gelecek potansiyelini en iyi bilen kişi o.
Şirketin değerinin 50 olduğuna inanıyorsa hisse 25'e düşünce alabildiği kadar alır.

O patron o şirketi satana kadar hatta satacağı an bile aslında hissenin 25 veya 100 lira olması patronun ve şirketin hayatını çok da etkilemiyor. Ha sadece ismi Elon Musk gibi bir şeyse Fortune listesinde 3 numara mı 8 numara mı olacağını filan etkiler.
0
michael_knight
(25.03.26)
Bir tarlan var, ekip biçiyorsun.
Ekip biçmeye devam edip en iyi ürünü almaya mı çalışırsın,
Sahibinden.com'a her gün girip, tarla fiyatları düşüyor mu, yükseliyor mu diye bakıp bakıp ayılır bayılır mısın?
Adam, işinde gücünde. Fazladan bir de traderlık yapmıyorsa, ki yakışanı yapmamasıdır, hisse düşüyor mu, yükseliyor mu, O'na ne?
+1
Mirket
(25.03.26)
@cezcez zaten patronlar 1 liralık şirketini halka açarken 1 değil 2-3 lira belki daha fazlası üzerinden degerlenip çıkıyor.

1 liralık şirketini 1 liradan halka arz etti ve sattı, sonra millet aldı sonrasında 0,1 liraya düştü, kendi şirketini daha da ucuza getirmiş olur.

ayrıca halka açıklık oranına baglı. Orada da halka yuzde 10 açık oldugunu düşünsek hşsse fiyatı düşerse düşsün şirket sahibi için en önemlisi kar elde ediyopr mu, satışları iyi mi, nakit akışı yerinde mi. Bunlar iyiyse zaten belli tahtacılar adama düşman olmadıysa ileride hisse zaten çıkar.
+1
liberal
(26.03.26)
yukarida belirtilen dusukten almayi konu disi birakiyorum. normal sartlarda dusurmek istemez. fakat burada insanlarin ettigi kufur daha iyi calis, bir seyler yap, hicbir sey yapmiyorsun baglaminda kullaniliyor.

sahada iyi performans gosteremeyen futbolcuya edilen kufur gibi dusunebilirsiniz. elbette o futbolcu gol atip daha cok para gazanmak ister. kotu performans en cok ona zarar verir. fakat seyirci de "kossana o.c." veya "o nasil sut" falan gibi kufur ediyor. mantik biraz boyle.
+2
Sour
(26.03.26)
firmanın yanıltıcı veriler veya bilgiler ile hisseyi düşürmesi ve hisse toplaması suç zaten.
bunun dışında firma kötü gider satış olur pek tabii hisseleri toplayıp şirketteki gücünü arttırabilir.
0
croswell
(26.03.26)
(9)

Cumhuriyet tarihindeki en buyuk finansal skandal/suc nedir

voltairem
Ciftlikbank veya jet fadil tarzi bir sey degil de Amerikadaki enron tarzi muhasebe skandali olarak soruyorum. Siyasi dava da olmasin
Ciftlikbank veya jet fadil tarzi bir sey degil de Amerikadaki enron tarzi muhasebe skandali olarak soruyorum. Siyasi dava da olmasin
0
voltairem
(25.03.26)
imar bankası sayılabilir
+2
summerjam0306
(25.03.26)
1975 yılında Uğur Mumcu'nun ortaya çıkardığı Mobilya Skandalı ilk aklıma gelen olay. Hayali ihracatla o zamanın parasıyla devletten 25 milyon lira haksız vergi iadesi alınmış.
+2
yurtsuz john
(25.03.26)
Banker Kastelli olayı
0
kaptan memo
(25.03.26)
BKM vurgunu geliyor aklıma. Emrah Şener diye aratın.
+1
Mirket
(25.03.26)
oha nasıl yazılmamış?

cumhuriyet tarihinin en büyük batık kreisi olayı var;

eksisozluk.com
www.youtube.com
www.youtube.com

edit: bu arada siyasi olmasın denmiş de, türkiye'de bu meblağda yüksek para işlerinin içine siyaset girmemesi imkansız. keza "kuvvetler ayrılığı" oluşmamış ülkelerde aksi de düşünülemez zaten
+1
makbur
(25.03.26)
belki verdiğiniz örneklere dahil değil ama benim cumhuriyet tarihinde gördüğüm en büyük finansal suç, asrın depremi yaşanırken bunu finansa çevirip parayla çadır satan kızılay'dır. benim vergimle insanlara yardım etmesi gereken kurum, özel bir kuruma parayla çadır tedarik ediyor.

bence cumhuiyet tarihindeki en iğrenç vurgun budur.
+6
koela
(25.03.26)
türk telekom satışı, imarbank/adabank olayları, cem uzan/motorola dolandırıcılığı tabi ki banker kastelli olayı efsanedir.
0
ground
(26.03.26)
siyasi dava olmasın diyince cem uzan, anlamadım babacımlar, 128 milyar dolar ve imamoğlunu içeride tutmak için 1 ayda harcanan 70 milyar dolar (1 senede katlanmıştır) sayılmıyor sanırım.

türk telekom diyorum o zaman
0
aguen
(26.03.26)
büyüklük olarak thodex yaklaşık 2milyar euro. keza çiftlik bank 1 milyar euroyu buldu.

mağdur sayısı olarak onbinlerce insanı perişan eden banker kastelli. yanılmıyorsam o zaman başbakan yardımcısı olan turgut özal' ı istifa ettirmişti. baya baya kriz çıkardı ülkede.

muhasebesel kriz aklıma gelenler ; iski skandalı ve akbil yolsuzluğu.
0
galahad reloaded
(26.03.26)
(10)

Ne zamanlar okursunuz?

AlsterWasser
Okumalarınızı (iş gereği olanlar hariç) gününüze veya daha genel anlamda hayatınıza nasıl entegre ediyorsunuz?bu soruyu sorma sebebim örneğin bugün öğlen arası boşluğum vardı. bulduğum sessizlik ve yalnızlıktan yararlanmak istedim ve yemek yemek yerine kitap okumayı tercih ettim. her zaman böyle olm
Okumalarınızı (iş gereği olanlar hariç) gününüze veya daha genel anlamda hayatınıza nasıl entegre ediyorsunuz?

bu soruyu sorma sebebim örneğin bugün öğlen arası boşluğum vardı. bulduğum sessizlik ve yalnızlıktan yararlanmak istedim ve yemek yemek yerine kitap okumayı tercih ettim. her zaman böyle olmuyor tabii..çok da aç hissetmediğim için oldu biraz da ama güzel oldu.

açsam okuyamam/çalışamam kabul ediyorum :)

yatmadan önce rutini olanlar, sabah herkesten önce kalkıp iş öncesi okuyanlar...yürüyerek kitap okuyan insanlar da gördüm...

sizde durumlar nedir? hatta burdan çok isteyip okuyamayan insanlara tavsiyelerde de bulunabiliriz.
+2
AlsterWasser
(24.03.26)
İşe giderken ve gece uyumadan önce okuyorum. Gidene kadar bir 20-25 sayfa civarında bitmiş oluyor. Yatmadan önce de sızana kadar okumaya çalışıyorum.
Son bir aydır rutine alabildim gibi görünüyor.
+1
rakicandir
(24.03.26)
gün içinde yaptığım okumadan hiç verim alamıyorum maalesef, aklım sürekli başka yerde oluyor. saat önemli değil ama kafa olarak kendimi vermem, "şimdi oturup bir saat kitap okuyacağım" diyebilmem lazım benim. toplu taşımada, boşlukta vakit geçirmek için en fazla broşür veya 3-4 sayfalık kısa metinler okuyabilirim herhalde.

genelde yatmadan önce okuyorum. hem beyni dinlenme moduna alıyor hem de telefonla uğraşmamış oluyorum. onun dışında hafta sonu öğleden sonra mesela güzel oluyor vakit varsa şöyle 1-2 gibi bi köşeye oturup okumak. kritik nokta beynimi belli bir süre kitap okuyacağıma, şu an başka bir şey düşünmemize gerek olmadığına ikna edebilmem.
+2
der meister
(24.03.26)
Benim öyle belirli bir zaman dilimim yok. Ben, oturup örneğin 1 saat kesintisiz okuyamıyorum. Kendime göre bir sistem oluşturdum.

Her saat başı iki ya da üç sayfa okuyorum. Saat 7' de kalktım diyelim, iki ya da üç sayfa, saat 8' de iki ya da üç sayfa. Bu şekilde akşama kadar epey okumuş oluyorum. Bu doğru bir sistem değildir belki ama dikkatimi ancak bu şekilde verebiliyorum.

Bir de tekrar söylemek istiyorum bu grup gerçekten çok güzel oldu. İhtiyaçmış resmen 😀
+2
rock n roll
(24.03.26)
Sabahları epey erken uyanıyorum, okumak için en güzel saatler de sabah saatleri oluyor. Onun dışında sesli kitap ile yürüyüşü birleştiriyorum. Bazen sırf kitap dinlemek için yürüyüşe çıkıyorum.
+3
thracia
(24.03.26)
E Kitabın özelliği ve güzelliği sayesinde her an ve her yerde okuyabiliyorum.
Çorba karıştırırken bile.
+1
Mirket
(25.03.26)
Şu sıralar kızımı uyutunca okuyabiliyorum sadece. Çalışırken de öğle aralarında ya da boş derslerimde okuyorum.
+1
sadakatsiz
(25.03.26)
Yolda çok iyi okuyorum, toplu taşımada kitap okumak ortamdan soyutlanma anlamında çok iyi geliyor.
Kafede kahve içerken okumayı severim, açık alanda okumak iyi hissettiriyor, bazen deniz kenarında bir yerde oturup okurum.
Evde okumaktan hoşlanmıyorum ama zorluyorum kendimi umarım alışırım.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
Toplu taşımada okurum hep. Onun dışında belli bir saatim yok. Genelde sabah rutinini müteakip oluyor. Dışarıda bir şey beklerken de okurum. Sürükleyici bir şeyse, bitirene kadar sürekli okuduğum (günde 18 saat) da olur. Araç kullanırken, iş yaparken ve uykuya dalarken sesli kitap...
+1
yadigar
(25.03.26)
istanbul'dayken toplu tasimada okurdum. simdilerde toplu tasimam 5-6 dk suruyor, oy uzden kitap okumaya degmiyor. uyumadan once yarim saat okuyorum, reels kaydirmaktansa daha faydali oluyor.
+1
fakyoras
(26.03.26)
toplu taşımada, yolculukta ve sabahları ortam sakinken kitap okuyabiliyorum genellikle.
+1
a7x
(30.03.26)
(1)

Kim petrol kullanmayacak?

michael_knight
100 petrol vardı, şimdi 80 petrol var. Diyelim ki bu yıllarca böyle devam edecek. Ne olacak? Hangi 20 petrol kullanmayacak?
100 petrol vardı, şimdi 80 petrol var. Diyelim ki bu yıllarca böyle devam edecek.
Ne olacak? Hangi 20 petrol kullanmayacak?
-5
michael_knight
(24.03.26)
Herkes kullanacak. Kullanmaya devam edecek. Ama mesela polyester tişörtün fiyatı artacağı için fakirler yılda iki tişört alabiliyorken, bir tişört alabilecek.
Bu sebeple 10 tişört üreticisinden ikisi işsiz kalacak.
O ikisi belki ekmeğe erişebilecek ama artık kahve içemeyeceği için iki kahveci dükkanı kapatmak zorunda kalacak.
+1
Mirket
(24.03.26)
(12)

kedim ve oğlum

kaptan maydanoz
https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1569440/kedim-kayinvalideme-saldirdihttps://www.eksiduyuru.com/duyuru/1585356/kedim-herkese-saldiriyorkedimle ilgili açtığım diğer duyurular yukarıda. kendisi saldırgan ve vahşi bir kedi. biz kabullendik ama evde küçük bebek var. oğlum 1.5 yaşında, kediyle anlaşamıy
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com

kedimle ilgili açtığım diğer duyurular yukarıda. kendisi saldırgan ve vahşi bir kedi. biz kabullendik ama evde küçük bebek var. oğlum 1.5 yaşında, kediyle anlaşamıyorlar. çünkü kedim saldırgan, oğlum doğduktan sonra kıskançlıktan olsa gerek artık bize de hiç sevdirmiyor dokununca bile ısırıyor bizi.

oğlum başlarda sevmek istiyordu hep heyecanlanıyordu onu görünce ama ayaklanınca biraz daha bilinç kazanınca hiç anlamaşamadılar. mesela bebeğim yerde oturmuş kitap bakıyor, kedim geliyor kitabın üstüne yatıyor, oğlum kitabı almak için ona dokununca ısırıyor hemen. veya oğlum top oynuyor kedim koşup o topu yakalıyor oğlum da almak istediğinde tekrar ısırıyor tıslıyor.

yani kedim gelmese öyle kendi halinde takılsa sorun olmayacak ama sürekli gelip bir şekilde çocuğa bulaşıyor hem üstüne yatıyor hem dokununca ısırıyor.

napacağım bu kediyle? 5 senedir eziyet bize.
+1
kaptan maydanoz
(24.03.26)
çok benzeri senaryoyu biz de yaşadık. kedi ısırdığı anda bağırarak uyardık o anda zaten biraz uzaklaşıyor ve zamanla daha uysal olmaya başladı. çocuğun da bu süreçte farkındalığı arttı ısırlacağını anlıyor çok yanaşmıyor. ama ne olursa olsun kedi ile yalnız bırakmamaya dikkat ediyoruz.

siz de belki kedişe zarar vermeye kalktığı o anlarda bağırarak falan yola getirebilirsiniz.
0
eisberg
(24.03.26)
@eisberg işte mesele çocuğu uzaklaştırmak olsa kedinin yanına gitme vs anlatırım öğrenir ama tam tersi senaryoda bir şey yapamıyoruz bir de kedi ısırınca çok tepki vermemeye çalışıyorum oğlum korkmasın iyice ondan diye çünkü korkarsa evin içinde hep tedirgin olur. o yüzden kediye de bağıramıyoruz.
0
🌸kaptan maydanoz
(24.03.26)
çocukluğumdan beri kedilerle yaşayan biriyim .yorumuma çok kişi tepki gösterebilir bunu önceden söylemek istedim .
kedilerin de insanlar gibi karekterleri var bazıları sakin ve sevecen bazıları da huysuz sinirli olabiliyor ve değişmezler.
ablamın benzer bir kedisi vardı , oyunu bile sehpanın altına saklanıp yanından geçerken gizlice çırmık atmaktı . yeğenimin yüzünü çok çizdi . yalnız yaşayan bir tanıdığımıza verdi ablam o kediyi .
bir de bazı kediler çocuk sevmez . benim şu an 3 kedim var eve çocuklu arkadaşlarım geldikleri anda saklanıyorlar . onlar evden gidene kadar kedileri bulamıyoruz .
+2
devilone
(24.03.26)
Kediler iyidir hoştur ama bazen sizin ki gibi bir durum ara ara yaşanıyor. Size tavsiyem kedinizi sahiplendirin. Komşumuzun kedisi 1 yaşındaki kızlarının tek gözünü kör etmişti. Malesef kıskançlık çok oluyor. Bu da onları saldırganlaştırabiliyor .bu olayın üzerine kediyi sahiplendirmişlerdi ama tabiki iş işten geçti
+2
limonlu eksi
(24.03.26)
aksiyona geçmeden önce belki kafanızdaki kedi-sahip ilişkisini, bu ilişkinin rollerini ve rollerin sınırlarını gözden geçirebilirsiniz. böylece yapacağınız iş daha çok içinize siner.
0
WithWorth
(24.03.26)
@limonlu eksi böyle vahşi kediye bizden başka kimse katlanmaz maalesef o sebeple veremiyoruz
0
🌸kaptan maydanoz
(24.03.26)
Kediye mi bağırıldı kendisine mi ayrımını yapamayacak yaşta bir çocuğun yanında bağırarak kedi terbiye etme seçeneğini kullanmayın bence.
-3
Mirket
(24.03.26)
Vahsi kediyi sokaga mi salayim uyutayim mi diye sorulsa daha mantikli bir soru olurdu.
-3
osssy
(24.03.26)
Gün içinde mümkünse ve akşam bol bol oynamayı denediniz mi? Bazılarını iyi yoruyor ve başka şeylere hali kalmıyor.
0
kaset
(24.03.26)
anlattığınız davranış şekli ve ötesi benim kedimde bebeklikten itibaren var (şimdi 5,5 yaşında, dişi). biz çeşitli taktikler geliştirdik ama işlemediği de oluyor; bu sebeple daha bu sabah elimi çok kötü yaraladı.
bizde bebek gibi hassas bir canlı olmadığından ve misafirleri ciddi olarak uyardığımızdan, yuvarlanıp gidiyoruz. size tavsiyem, taktiklerle idare etmeye çalışın + amerikalılar feliway gibi fişe takılan sakinleştiricilerin bu konuda çok etkili olduğunu söylüyor; onları bir araştırın (öncelikle bebek için güvenliğini araştırın tabii). tırnaklarını kısa tutmaya çalışın (biz bunu yapamıyoruz; bu da hasarın şiddetini arttırıyor). tepkinizi bağırarak değil de, kedi dilinde vermeye çalışın; annelerinin patisiyle kafasına basması ya da alnını ittirmesi gibi. bağırmak kediyi güvensiz hissettirip agresifliğini arttırıyor. çünkü yaptığı zarar verici eylemle, bağırma tepkisinin ilişkisini anlamadıkları söyleniyor. ciddi yaralayınca ben de bağırıyorum ne yazık ki, eğitilemedim o konuda :/

taktik de şöyle; mesela bizde en çok kendisi yakınlardayken, gayrıihtiyari yerden bişey alırken, eli parçalayacak kadar saldırması can yakıyor. bunun için elimizi yere uzatacaksak, mutlaka arkamızı dönüp, uzatacağımız elimizle kedi arasında bariyer oluşturuyoruz. dar bir salonumuz var; oradaki koltuğun önünde yatmayı seviyor. orada yatıyorken önünden geçecek olursak, kesin tırnaklı pati atıyor. bu sebeple önce iki yönden birine çağırıyoruz bunu (genelde çağırmaya gelmez ama yere çömelirsem mesela hemen dizlerime sürtünmeye gelir), sonra öyle geçiyoruz. mantık şu: davranışları böyle, değişmiyor da; taktiksiz yaklaşırsam suç benim. böylece kızgınlığımı kontrol edebiliyorum. günlük koşturmacada dikkatsiz davrandığım çok oluyor tabii. mesela yerdeki yatağının örtüsü bozulduysa hızlıca düzelteyim diyorum; yakındaysa yiyorum tırnaklı patiyi..

geliştirdiğiniz taktikleri bebeğe öğretmek eminim bir yetişkine öğretmekten daha kolay olacaktır. mesela top kedinin yakınındaysa, topu önce ayağıyla uzaklaştırsın, sonra eline alsın. kedi kitaba yatarsa, kendisi uzaklaşsın ve kedi gittiğinde alsın kitabını gibi. benim de 1,5 yaşında yeğenim var; bu kadarını anlıyor.
yeniden sahiplendirmek benim için bir seçenek değil ancak sizinkilerin geçimsizlikleri artarsa bunu da düşünebilirsiniz. belki başka -olasılıkla daha güvenli hissettiği- bir ortamda kedi de daha sakinleşir.
0
lil siztah
(24.03.26)
@lil siztah inan hiç bağırmadık bile çünkü çocuktan önce ısırması vs çok problem değildi idare ediyorduk zaten çok üstüne düşüyorduk hani bebek gibi bakıyorduk. sonra çocuk oldu bu sefer de çocuk etkilenir diye bağıramadık kibar kibar konuşuyoruz kediye. kafasını ittirmek filan seçenek değil zaten direk saldırıya geçiyor biz uzaklaşıyoruz böyle durumlarda.

oğluma da ne kadar öğretsem de nihayetinde 1.5 yaşında bir bebek her zaman aklında tutup da ona göre davranamaz.
ama şu fişe takılanları araştıracağım zararsız bir şeyse belki faydası olur.
0
🌸kaptan maydanoz
(24.03.26)
bağırmayı siz yapmıyormuşsunuz, pardon.
aşağıdaki üründen söz ediyordum. veterinerlerde de satılıyor. açıklamasında insanlara etkisi yok diyor ama bebek konusunu sorarsınız yine de.
vetqom.com
0
lil siztah
(24.03.26)
(2)

mantıklı bir pt bulmak

duyurukullanıcısı
pt ile çalışmak istiyorum ama adamlara para vermemize rağmen 1-2 dersten sonra sallamaması çok sinirime dokunuyor.mantıklı, düzenli çalışabilen birini nasıl bulurum?kendi başıma yapınca hem sıkılıyor hemde hızlıca bırakıyorum.
pt ile çalışmak istiyorum ama adamlara para vermemize rağmen 1-2 dersten sonra sallamaması çok sinirime dokunuyor.

mantıklı, düzenli çalışabilen birini nasıl bulurum?
kendi başıma yapınca hem sıkılıyor hemde hızlıca bırakıyorum.
0
duyurukullanıcısı
(23.03.26)
Aldığım her dersin parasını o dersin sonunda ibanına gönderirim. Bir sonraki dersi yapıp yapmayacağımızı da o an söylerim de.
0
Mirket
(24.03.26)
Pesin aliyorlar benden hep
0
🌸duyurukullanıcısı
(24.03.26)
(4)

Altın neden düşüyor

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(23.03.26)
Kimse analiz yapamaz. Dünyanın en büyük yatırım tahmin firması yıl içinde 5 kez yorum güncelledi.
+4
HellKeePer
(23.03.26)
gpt dolar yukselince altından çıkıp dolara geçiş yapıldı diyor global piyasada bana mantıklı gelmişti savaş ilk çıktığında düşmeye başlayınca savaşta altın çıkmazmı neden düşüyor diye sormuştum
-2
eja
(23.03.26)
Savaş nedeniyle belirsizliğin artması yatırımcıların kardıraçlı işlemlerden çıkıp nakite (yani dolara) dönmesine neden oluyor. Bu durum dolar talebini arttırıyor. Doların değeri yani fiyatı artıyor.
Yatırımcılar yurtdışı ve risk gördükleri yatırımdan uzaklaşıp, rahat hareket ettirebilecekleri paraya yani dolara dönüyor. Dolara talep doların değerini arttırıyor.
Petrol fiyatının savaşın başından beri neredeyse iki katına çıkması ve boğazın durumu nedeniyle daha da ve uzun süre artacağı beklentisi tüm dünyada enflasyona neden olacak. FEDin faiz artışına başlayacağı beklentisi dolara talebi ve dolayısıyla doların değerini arttırıyor.
Doların değer artışını biz altının değeri düşüyor olarak algılıyoruz.
Ayrıca bütün bunlar son zamanlarda oluşan altın ve gümüşün hızlı yükseliş köpüğünü eritiyor.
0
Mirket
(23.03.26)
dolar çok artmadı dxy'nin yaklaşık 10 katı kadar hareket var altında.

iki sebebi olduğunu düşünüyorum,

1-savaş bitmek üzere ve bu fiyatlanıyor
2-körfezin turizm ve petrol geliri bir anda bıçak gibi kesilince ödemeleri altın satarak yapıyorlar
0
avatar is back
(23.03.26)
(3)

anlık kuyumcu ekran fiyatı?

avatar is back
iş yerinde yolda falan şu an gören eden var mı? kuyumcu sitelerinde 300 tl makas görünüyor gramda da çok mantıksız bi uçurum bu
iş yerinde yolda falan şu an gören eden var mı? kuyumcu sitelerinde 300 tl makas görünüyor gramda da çok mantıksız bi uçurum bu
0
avatar is back
(23.03.26)
Bayram tatili dolayısıyla makas çok açıktı, saat 11-12 gibi piyasalar açılır, fark kapanır hocam.
0
kumandanim
(23.03.26)
Onsun şu an günlük düşüşü %4,82
O söylediğin makas az bile.
0
Mirket
(23.03.26)
mikahakkinen
(23.03.26)
(11)

Kalori açığı yaratmak için

huladancer
Sabah: iki yumurta + yarım avokado + 6 adet cherry domates + 2 adet sivri biber + bir küçük havuç + 8 adet siyah zeytin + kibrit kutusu kadar beyaz peynir + 1 dilim yulaf ekmeği + bir bardak süt (230ml)Öğlen: kepekli pirinç pilavı + 100 gram haşlanmış tavuk göğsü Öğle ve akşam arası: 1 elma ya da 1
Sabah: iki yumurta + yarım avokado + 6 adet cherry domates + 2 adet sivri biber + bir küçük havuç + 8 adet siyah zeytin + kibrit kutusu kadar beyaz peynir + 1 dilim yulaf ekmeği + bir bardak süt (230ml)

Öğlen: kepekli pirinç pilavı + 100 gram haşlanmış tavuk göğsü

Öğle ve akşam arası: 1 elma ya da 1 kivi ve 1 bardak süt (230ml)

Akşam(en geç 5'te): yeşil salata + 1 dilim yulaf ekmeği + yoğurt(200gr)

Her gün bu menü değil ama buna benzer şekilde 4 ayda 3 kilo verebildim.Günde x30 dk tempolu yürüyüş var, bir defa sabah bir defa akşam.
Bana az geldi bu. Daha hızlı vermeyi bekliyordum.Hedefim 6 kg vermek.
Ne değiştirmem gerekiyor sizce? Eksiklerim neler?
0
huladancer
(22.03.26)
ben sabah yemiyorum. kilo verdigim donemlerde oglen sadece 3 yumurta ve aksam yemegine kadar acikirsam meyve, kuruyemis falan atistiriyordum.

insanlar cok yiyor, kilo vermek istiyorsaniz yemeyin. sabah yemek zorunda hissediyor musunuz? ben hic yemiyorum oglene kadar ki erken kalkarim 6-7 gibi. bir yastan sonra 3 ogun yemek cok gereksiz metabolizma hizi dusuyor.

oglen protein agirlikli yerseniz acikmazsiniz. pilav her ne kadar kepekli olsa da sonucta karbonhidrat. ne kadar yediginizi de bilmiyoruz. ben sizin yerinizde olsam sabah yazdiginiz ogunu oglene alir, sabah yemez, ogle yemegindeki tavugu aksama alir pilavi keserdim.

spor bence kalori acigi yaratmak icin kullanilacak bir yontem degil, onu vucut sagligi icin yapin. kilo vermenin en basit ve etkili yolu yemeyi azaltmak. yarim saat hizli tempoyu gectim normal kossaniz 300 kalori falan ancak yaniyor. bir gofreti yakmak icin yarim saat haldir huldur kosmak gerekiyor. insan vucudu vahsi doga kosullarinda mukemmel verimli bir makine haline evrilmis. hoplayarak ziplayarak kilo verme isi yas. yememek lazim.
0
antikadimag
(22.03.26)
yetersiz beslenme bu. vücudun kendini korumaya almış. bu diyet listesiyle yağ yakarsın ama uzun zaman alır. proteini, sağlıklı yağları arttır. kuruyemiş ekle öğününe.

cinsiyet, boy, kilo da bilmiyoruz.
+1
yurtsuz john
(22.03.26)
Cinsiyetinizi, yaşınızı, ne kadar hareketli bir yaşantınız olduğunu, vücut yağ oranınızı, bu listenizin kaç kalori olduğunu, ne kadar, protein, karbonhidrat ve yağ ihtiva ettiğini yazarsanız sağlıklı bir cevap alabilirsiniz.
Çok kabaca bakınca gereğinden fazla yağ, yetersiz ptotein alıyor gibi görünüyorsunuz.
+1
Mirket
(22.03.26)
Benim kalori açığıyla öğrendiğim ilk şey (Kaleci, R.I.P.) kalori açığının ölüm orucu olmadığıydı, bir dönem bulk yaptıktan sonra diyete geçtiğim sürece 2200 kaloriyle başlayıp (bu miktar cinsiyete yaşa kiloya göre değişebilir) dönem dönem revize ederek istediğim yağ oranına düşmüştüm, seninki de bu anlamda kalori açığı değil ölüm orucunun bir tık üstü bence o nedenle kilo veremiyor olabilirsin, verdiklerin de büyük oranda ortaklaşa yağ-kas kaybıdır.
0
kizil karga
(22.03.26)
Protein çok az ve ağırlık antrenmanı yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Boy: 166
Başlangıç kilosu: 62
Hedef kilo: 56
Cinsiyet: Gadın.
Yaş: 29
Arkadaşlar ben body yapmak istemiyorum. Ağırlık egzersizini ne yapayım?

Salatada zeytinyagi ve avokado sağlıklı yağ? Kuruyemiş asla eklemem bu diyete. Bir avuç yiyorsun, karnın bile doymuyor cips gibi sırf enerji alıyorsun.

Mirket: 70 gramdan fazla protein var? Daha ne kadar almam gerek? Şu an bana önerilen günlük 50-60 gram.

Normalde de bundan daha çok yemiyordum bu arada. Değiştirdiğim şey şu oldu, akşam yemeklerinde çorba + sebze yemeği yiyordum ve daha geç saatte yiyordum, onu burada dediğimle değiştirdim. Akşamları televizyon karşısında ya çubuk kraker ya cips ya kuruyemiş yerdim, ek olarak da onu kestim tamamen. Bu öğünlerle gayet doyuyorum. Bir de yürüyüş temposunu arttırdım tabii.

Vücut kitle endeksim diyet öncesi de normaldi, gene normal kalacak. Ben kış kilosundan kurtulmak istiyorum.
0
🌸huladancer
(22.03.26)
Kahvaltıyı direkt sil.
Öğleden önce bir zeytin bile yeme.
Akşam da geç saatte yemezsen başka bir şey yapmana gerek kalmaz
0
nop
(22.03.26)
Chat gpt'ye sordum, bu mönüde ~76gram hayvansal protein ve toplamda ~95 gram bitkisel + hayvansal protein var.


Bence gelen cevaplarin tamami erkek oldugunuz varsayilarak gelmis cünkü ben de yakin boy ve kiloda günde bu kadar yiyorum ve kilomu koruyorum. Bir kadin daha ne kadar yiyebilir? Yukaridaki cevaplari dinleyip daha cok yemek yeseniz 75 kilo olursunuz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
ben bu kadarcık şey yesem saatte 4 kilo veririm bu ne ya sende bir sıkıntı var insülin direnci vb baktır
0
neira
(22.03.26)
Arkadaşlar ben body yapmak istemiyorum. Ağırlık egzersizini ne yapayım?

Demişsiniz: kemiklerinizi sağlam tutmak, yaşla gelen kas ve güç kaybının hızını azaltmak. Yaşınız ilerledikçe gelecek eklem ağrılarını ötelemek, bir yerde dengenizi kaybedip düşünce kendinizi toplayabilmeniz ve bir yerinizi kırmamanız. Çocuk istiyorsanız onu kaldırmak, taşımak ve onunla oynama için güçlü olmak, istemiyorsanız da yine de market alışverişini taşımak mesela. Daha uzun süre bağımsızlığınızı korumak.

Bunların kilo vermek ile alakası yok biliyorum ama daha çok sağlığınız için aklınızda olsun diye yazdım.
0
peki madem
(22.03.26)
(Sonradan gelen bilgiyle) proteinde sıkıntı yok.
Yine hesaplamadım ama alınan yağda fazlalık olduğunu düşünüyorum. Konuya hakimsiniz. Yağı ve karbonhidratı da hesaplayın.
İyi yağları fazla almak iyidir diye birşey yok. Onların miktarı da yağ kontenjanına dahil.
Yürüyüşünüzün içine iki tane, nabzı (şimdilik) 120 ye çıkaracak yokuş koyarsanız ve bünye alıştıkça o yokuşlarda hızı ve nabzı arttırırsanız harika olur.
0
Mirket
(22.03.26)
(4)

Diş tabiblerine basit soru - diş macunu

jean baptiste grenouille
Merhabalar, mordor’da yaşıyorum. Signal White Now dişlerimi parlak yapıyor ama acaba diyorum minesini ve durumunu koruyor mu bilmiyorum. Sensodyne kullandım dişlerim sarardı. Anlamadım. Siz ne tavsiye ediyorsunuz?
Merhabalar, mordor’da yaşıyorum. Signal White Now dişlerimi parlak yapıyor ama acaba diyorum minesini ve durumunu koruyor mu bilmiyorum. Sensodyne kullandım dişlerim sarardı. Anlamadım. Siz ne tavsiye ediyorsunuz?
+1
jean baptiste grenouille
(22.03.26)
Benim diş hekiminin bu soruya verdiği cevap şöyleydi:

Günde iki defa, en az ikişer dakika ve mutlaka doğru şekilde dişlerinizi fırçalayın.
Macun kullanmasanız da olur.
Kullanıyorsanız, bezelye tanesi büyüklüğünde olsun.
+1
Mirket
(22.03.26)
Diş hekimliği fakültesi 1. ders - piyasada bulunan 2-3 diş macunu hariç over-the-counter diş macunlarının tamamı aynı.
0
huladancer
(22.03.26)
Bu konu çok muallak ağa
Günde 30 kez dış fircalayip dişi çürüyen var bir de ömrü boyunca ağzını calkalamaktan aciz ama dişleri sapasağlam bembeyaz olanlar var. İkincisi sana abartı gelmesin çünkü kendisi kuzenim. Kola içmeyi, sodayi ağzıyla açmayı da çok sever. Yani sen istediğin kadar fircala konu başka
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Ek bilgi olarak, diş hekimimin bana söylediği, beyazlatıcı macunların koladan bile daha fazla dişlere zararlı olduğuydu.
+1
pro9it9is9
(22.03.26)
(41)

Ekşi Duyuru'ya yeni bir özellik geldi: Gruplar

compumaster
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.Gruplar nasıl çalışıyor?Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuz
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.

Gruplar nasıl çalışıyor?

Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuzu oluşturabilirsiniz. Her grubun kendine ait bir sayfası, üyeleri ve yöneticileri var.

Grup oluşturmak için hesabınızın en az 6 aylık olması, en az 5 duyuru ve 10 cevap yazmış olmanız gerekiyor. Bu sayede spam grupların önüne geçmeyi hedefliyoruz.

Her grubun bir kısa ismi var ve /g/kisa-isim şeklinde erişilebiliyor. Grup adı sonradan değiştirilebilir ama kısa isim kalıcı.

Grup içindeki duyurular ana sayfada (bugün, her bir şey) görünmüyor. Sadece grubun kendi sayfasında listeleniyor. Kategoriler (soru, duyuru, müzik vs.) gruplardan bağımsız, aynen devam ediyor. Bir duyuru hem bir kategoriye hem bir gruba ait olabiliyor.

Gruplarda üç farklı görünürlük ayarı var:

- Sadece üyelere: Üye olmayanlar içeriği göremez
- Herkese açık görünüm, sadece üyeler yazabilir
- Tamamen açık: Herkes görebilir ve yazabilir

Grup sahipleri kendi moderatörlerini atayabilir. Grup moderatörleri duyuruları sabitleyebilir, üyeleri çıkarabilir veya yasaklayabilir ve üyelik başvurularını onaylayabilir.

Grup içindeki şikayetler site moderatörlerine değil, grup yöneticilerine gidiyor. Yani bir duyuruyu bildirdiğinizde bunu grup sahibi ve moderatörleri değerlendiriyor.

Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir ve sahipsiz kalan grupları yönetebilir.

Gruplarım bölümü sol panelde kategorilerin altında görünüyor. Üye olduğunuz gruplardan en son duyuru paylaştığınız 5 tanesi orada listeleniyor.

Bu özellik henüz yeni. Eksikler ve hatalar olabilir, geri bildirimlerinizi bekliyorum. Keyifli gruplar oluşturmanız dileğiyle.
+7
compumaster
(20.03.26)
''Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir''

istemem eksik olsun
-13
yurtsuz john
(21.03.26)
grup kurup silsen bile sağdaki GRUPLARIM menüsünden silinmiyor.
0
co2s2
(21.03.26)
Olumlu bir gelişme gibi görünüyor ama biraz erken sanırım. Bunun yerine ana sayfada açılacak duyurulara yeni kategoriler eklense daha iyi gibi yoksa ana sayfadaki hareketlilik azalacak. Zayen azalmıştı .

Zamanla açılacak gruplar gözümün önüne geldi de :)
zurna, beginner, ayna , yalnızlar, boomer, Z kuşağı, depresyondakiler, kripto, reddedilenler, batıda bohem doğuda derbeder olanlar, alış veriş rehberi, karşı cinse nasıl yürüsem?..

Neyse..hep deriz duyuruda nitelik öne çıkmalı .
+2
diyecevaplandı
(22.03.26)
compü çalışıyor, helal olsun compü!
-1
duyurukullanıcısı
(22.03.26)
compü angelusun yaptıklarını böyle unutturacağını sanıyor galiba. siteye eklediği yeni özellikleri kendisi ekibiyle takılabilir, bizlik bir şey yok.
-9
Rondak
(23.03.26)
Üye olmayanların giremeyeceği, göremeyeceği grup duyuruları ve cevaplarını , son cevaplananlar başlığında da göremezsek iyi olur.

Kendileri çalıp kendileri oynasın. Görmeyelim hiç.
+1
Mirket
(23.03.26)
Gruba nasıl gireceğim. Moda mı mesaj atmak gerekiyor
-1
tolgan
(23.03.26)
Katil dugmesine basiyorsun uyelik onayi gerekirse soyluyor. Sahibi onayliyor.
0
🌸compumaster
(23.03.26)
Reddit'te gruplara onaysız üye olabiliyorsun. Üye olmadan içeriği görebiliyorsun. Grupların akışına gelmesi için taglemek gibi bir şey. Burada akış için content ve kullanıcı az. Kapalı gruplar, onay süreci etkileşimi azaltır diye düşünüyorum.
+1
gabe h coud
(24.03.26)
Gruplara eklenen sorular tarayıcıdayken ana sayfaya düşmüyor, fyi.
0
Bruce
(25.03.26)
Anlamadim?
-1
🌸compumaster
(25.03.26)
Edit: Duzeldi. Tesekkurler compu.

Telefondaki browserdan girince layout degismis sanirim, sagdaki dropdown reklamin arkasinda kaliyor veya acilmiyor tam. sekmelere erisilemiyor. ios.
0
eileengray
(25.03.26)
Bildirim özelliği de gelmiş. Sağ üst köşede zil işareti var.
0
rock n roll
(25.03.26)
gruptaki mesajların ana sayfa akışına düşmemesi gerekiyor zaten. bug değil, özellikle öyle.

asıl; uygulamada ana sayfada çıkıyor olması bug. daha doğrusu grup özelliğinin uygulamaya henüz entegre edilmemiş olmasından kaynaklı.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
dediğinize cevap olarak, grup üyelerinin akışına kesin düşmesi gerekmez mi? yoksa sürekli gruplarımıza girip girip soru var mı diye kontrol etmemiz gerekiyor. redditte bile üyeysen önüne düşüyor.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gruplar sayfasina gidersen dusuyor tum gruplarin orada
0
🌸compumaster
(25.03.26)
bildirimlere de düşüyor, zilin üstünde sayı yazıyor, tıklayınca hangi grupta ne olmuş gözüküyor.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
bildirimler çok karışık bu aşamada, sadeleşirse dediğiniz olur tabii. mesela mesaj gelince hem mesaj ışığının yanması hem de bildirim gelmesi gereksiz geldi, bildirim kısmında yer kaplıyorlar ve diğer şeyler gözden kaçıyor. telefonda görmek daha da zorlaşıyor. bildirimden girmezsek bildirim sayısı düşmüyor vb. gibi şeyler.

bir de gruplarda ve ana akışta aynı sorular açılmak zorunda kalınacak. herkes üye değil sonuçta. hatta az kişi olduğundan grup kullanımı gereksiz gelmeye başlayacak. duyuruya rakip bir mini duyuru gibi olmuş. bence grup duyuruları üyelerinin akışına düşmeli.
0
eileengray
(25.03.26)
biraz önce müzik grubunda bir duyuru açacaktım ama alışkanlık normal duyuru açıp kategoride müzik seçtim. grupta açılmamış oldu valla sil tekrar yükle yapmak da istemedim.

bence duyuru açarken kayıtlı olduğumuz grupları da seçme şansı olsa direkt o grup sayfasında da çıksa iyi olabilir. tag gibi.

ama yapılabilir bir şey mi bilemem. yine de her şey için teşekkürler
0
AlsterWasser
(25.03.26)
Tek bir grup açma hakkı mı var?
0
tithousand
(26.03.26)
her 24 saatte, evet.
0
🌸compumaster
(26.03.26)
compu merhaba, kapalı bir grupta günler önce açtığım bir duyurunun üye olmayan bir kişi tarafından bugün akışta göründüğü söylendi. Mümkün mü böyle bir şey?

www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(26.03.26)
Saçma. Beğenmedim.
Zaten 200 kişiyiz. Bu 200 kişinin 100 tanesi de 10’lu 20’li gruplar içinde takılacaklar kalacak 100 kişi.
E hareket azalınca o 100 kişi de gidecek.

Bu grup özelliği faydalı değil bilakis zararlı bence şu aşamada.
10 bin kullanıcı her gün ziyaret ettiği zaman belki gerekebilir.
0
michael_knight
(26.03.26)
android uygulamasına henüz grup özelliği entegre olmadığı için, uygulamadan girenlerde grupta yazılanlar da akışta çıkıyor. muhtemelen uygulama kullanan biri orada gördü.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Aslında kendisine uygulama üzerinden mi diye sordum, browserdan girmiş. bug o zaman herhalde?
0
eileengray
(26.03.26)
ha bir de browser'da akışta değil ama son cevaplananlar penceresinde çıkıyor. belki onu söylüyordur.

ben mod olduğum için dahil olmadığım grupta yazılanları da görebiliyorum, o yüzden tıklayınca açılıyor. ama herhangi bir kullanıcı son cevaplananlarda gördüğü kapalı grup duyurusuna tıklayınca ne çıkıyor bilmiyorum. pasta dilimi çıkıyor olsa gerek.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Bana tam adım adım ne gördüğünüzü ve ekran görüntüsunu paylaşın lütfen zor bulması yoksa bana
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Onaylık gerektirmesin özelliği bozuk, çalışmıyor, kaydet diyince uygulamıyor
0
baldan kaymak
(26.03.26)
baldan kaymak duzelmis olmali
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Gruplar fasilitesi duyuru tarihindeki belki en kompleks güncelleme olduğu için, eksiği-gediği çok oluyor, normal. (Eline sağlık compu)

Benimkisi bug mı, değil mi bilmiyorum ama, açık grup olan kitap grubuna üye olmamama rağmen, duyurularına cevap yazabiliyorum. Bu, olması gereken şey mi yoksa hata mı?

Şimşek hızında edit: Evet, “herkese açık/herkes yazabilir” seçeneği varmış…
0
yadigar
(27.03.26)
olmamasina yazsini bu sekilde kullanimini ilk kez gordum, cok yaratici, masallah.
+2
🌸compumaster
(27.03.26)
yalnız ekşi duyuru kitap grubu "hiçbir zaman herkese açık herkes yazabilir" olmadı.

"herkese açık, sadece üyeler yazabilir" şeklinde grup.

eğer bu durumda da üye dışı yazılabiliyorsa o zaman belki burda bir bug olabilir.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
Ekşi duyuru kitap grubuna hiç üye olmadım. Grup sayfasında üyeler arasında görünmüyorum:
www.eksiduyuru.com
Cevap yazdığım duyuru da burada:
www.eksiduyuru.com
Demek ki bug…

Edit: Üye olmamış olmamın özel bir nedeni yok. Olurum illa ki, şu anda üyle olmadan da görüntüleyip cevaplayabiliyorum nasıl olsa :)
0
yadigar
(28.03.26)
Bu bahsedilen bug tamamen gizli bir grupta da oldu. Bu grupta açılan bir duyuru browserda herkesin akışına çıkmış, üye olmayan birisi de cevap yazabilmişti.
0
eileengray
(28.03.26)
Sanırım üye listesinde sadece ilk 50 gözüküyor şayet bu da bir bug değilse. üye olsan da listede çıkmayabilir @yadigar :D ama bekleriz :)

edit: 50 görüntüleme limiti düzeldi.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
bug yazmaya gelmiştim yazılmış daha önce de ama devam ediyor. kullanıcının duyurularına ve verdiği cevaplara girince kapalı gruplardaki gönderiler herkes tarafından okunabiliyor. siteye giriş yapmadan denedim.
+2
mezzosprite
(31.03.26)
duzelmis olmali.
0
🌸compumaster
(31.03.26)
düzelmiş teşekkürler
0
mezzosprite
(31.03.26)
ana sayfada sağ tarafta, gruplarım kısmında yer alan katıldığımız grupların listesinde, eğer herhangi bir grupta yeni bir duyuru varsa o grup ismi renkli görünecek şekilde ayarlanabilir mi?
0
emfuzi
(02.04.26)
Compu bir şey deniyor herhalde, tüm bildirimler gitti.
-1
douchebag
(02.04.26)
yoo?
0
🌸compumaster
(02.04.26)
(2)

Yarın İzmir kalabalık olur mu?

hadi ya la
Yollar nasıl? Öğlen İzmir’e geliyorum, kız arkadaşımla bir yerlere gidelim diyoruz. Araba var. Nerelere gidelim? Kafe, restoran, gezilecek yer önerisi alabilirim. Teşekkürler
Yollar nasıl? Öğlen İzmir’e geliyorum, kız arkadaşımla bir yerlere gidelim diyoruz. Araba var. Nerelere gidelim? Kafe, restoran, gezilecek yer önerisi alabilirim. Teşekkürler
0
hadi ya la
(20.03.26)
Urla'dan bildiriyorum. Yazlıkçı + İstanbul Tayfa köyleri bile doldurdu.
Bununla birlikte havanın kötü olması hasebiyle her zamankine oranla daha az ziyaretçi var.
+1
rakicandir
(20.03.26)
Merkezden bildiriyorum.
'Bayramın birinci günü, kısacık da tatil. Hava da hiç uygun değil, kimse olmaz.' diye trafiğe çıktım ve pişman oldum. Yabancı plakalı araba basmış şehri.
Çok kalabalıktı.
0
Mirket
(20.03.26)
(5)

Vakumlu hurç

muhayyer divan
Selam milletÖncelikle inananlar, benimseyenler ve sevenler için Ramazan Bayramınız kutlu olsun, dilerim gittikçe daha tatlı, daha mutlu, daha güven ve huzur içinde ve coşkusu artan nice güzel bayramlar görelim hep birlikte. İnanmayanlar benimsemeyenler ve sevmeyenler için merhaba, nasılsınız, nasıl
Selam millet

Öncelikle inananlar, benimseyenler ve sevenler için Ramazan Bayramınız kutlu olsun, dilerim gittikçe daha tatlı, daha mutlu, daha güven ve huzur içinde ve coşkusu artan nice güzel bayramlar görelim hep birlikte.

İnanmayanlar benimsemeyenler ve sevmeyenler için merhaba, nasılsınız, nasıl gidiyor hayat? Umarım çok şahane güzel şeyler olsun.

Soru: şu piyasada sağda solda satılan, elektrikli süpürgelerle kullanılması öğütlenen şeffaf vakumlu hurçlar var ya, onlardan kullanıyor musunuz? Memnun musunuz? Bana nedense çok dandik şeylermiş gibi geliyor ama kullanışlı olmasa bu kadar üretilmez diye düşünüyorum, bana denk gelenler çok kötüydü, sizin tavsiye edebileceğiniz marka model vs var mı?
-4
muhayyer divan
(19.03.26)
Anneme şundan aldım çok memnun kaldı ablası için de istedi sonra eve bir tur daha aldırdı çok sevdi bir tanesi bir kere hava aldı ama aparatı var onunla kapatınca çok sağlam kapanıyor.
ty.gl
+1
mutekebbir
(19.03.26)
Hurçları bilmem de poşetlerini çok kullandım.
Markasına bakmadan aldım. Tek tük sorunlusuna rastladım. Genel olarak memnunum.
Şu an baktım, evdekinin markası Vindex'miş.
+1
Mirket
(19.03.26)
Beni eksileyenlerin de bayramı kutlu olsun, deliye her gün bayram çünkü. Evet.
-3
🌸muhayyer divan
(19.03.26)
Tchiboda denk gelirsen al ya da rossman onların ki bir tık daha kaliteli ve iş görüyor. Mutlu bayramlar.
+1
tuborg yesili
(20.03.26)
ben aldım baya iş yapıyor, paket halinde kutuda aldım içinden minik fan çıktı süpürgeye gerek kalmadı.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(24)

1 Günde kahve içme sıklığınız ne?

tuborg yesili
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var. Yalnız mıyım?
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var.

Yalnız mıyım?
0
tuborg yesili
(19.03.26)
Günde 2
+1
basond
(19.03.26)
Günde 2.
Birincisi antrenman öncesi ikincisi mutlaka saat 16.00 dan önce, şeklinde planlıyorum.
+1
Mirket
(19.03.26)
Günde 2-3, 14.00 öncesi. Sonrasında içersem uykumu olumsuz etkiler.
+1
auroraaurora
(19.03.26)
1 sabah, 1 öğle yemeği sonrası americano.
+1
awlmi
(19.03.26)
En az 2 ya da 3 Türk kahvesi

1 adet filtre kahve ya da americano
+1
kullanicadi
(19.03.26)
1, nadiren 2 double espresso. en geç saat 3-4'e kadar içmiş olurum aksi halde gece uyku kalitemi düşürüyor.
+1
orpheus
(19.03.26)
hemen her sabah bir latte.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Evdeysem günde 3-4 türk kahvesi. 4. yü iciyorsam kafeinsiz.

Ofisteysem sabah yolda giderlen bir cappucino, öglen de 1 americano
0
Purple life
(19.03.26)
Sabah iki Amerikano yapıyorum termosa koyuyorum. Öğlene kadar içiyorum.
+2
gabe h coud
(19.03.26)
Son 3 yıldır hafta içi günde 3 espresso, hafta sonu ise 2 espresso artı 1 v60 kahvesi, evet tek bağımlılığım.
+1
blue rebel motorcycle club
(19.03.26)
Her sabah kupada bir filtre kahve. O da kahvalti bogazdan gecsin diye. Gun icinde cay, kahve aramam, aklima bile gelmez.
+1
tantamount_to_equivalent
(19.03.26)
Sabah Türk kahvesi öğleden sonra filtre kahve. Günde 2
+1
ekimoloji
(19.03.26)
Evde genelde 0 nadiren 1 ofise gidiyorsam genelde 3 ama o da cappucino, ya da kendim sut goturup espressoyla karistiriyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
1 cortado ya da latte. günün devamında 2-3 kupa filtre kahve. bu arada lattede bitkisel süt (badem, soya, yulaf vb) sevmiyorum.
+1
eileengray
(19.03.26)
sıfır.
kahve içmem.

ne diyor sting abimiz şarkısında ''I don't drink coffee, I take tea, my dear.''
+3
yurtsuz john
(19.03.26)
Aç karınla 2 (4 saatlik falan uykuyla iş yapmak zorunda kalıyorsam 3) filtre kahve içiyorum ama öğlene kadar. Çok az uyuyabilen bir insan olduğum için sonrası uykumu etkiliyor benim de.
+1
truf
(19.03.26)
2 tane latte, 300ml civari her biri.
ucuncuyu icersem titrek oluyorum.
+1
cooperr
(19.03.26)
Gün içinde toplam 2 litre oluyordur.
+1
kizil karga
(19.03.26)
Günde bir, sabah saatlerinde.
+1
rakicandir
(19.03.26)
Normal günlerde 2 americano bi Türk kahvesi. Yoğun ve stresliysem daha fazla kahve
+1
euteamo
(19.03.26)
Günde 5-6 bardak.
+1
peki madem
(19.03.26)
bazen 1 bazen 5 ama kafeinsiz içtiğim için içim rahat ediyor
+1
mezzosprite
(20.03.26)
Bu soruyu gördüğüme çok sevindim, kendim sormayı düşünüyodum, ben sabah kahvaltı sonrası ve öğlen yemek sonrası birer kahve içiyorum, kendim yapıyorsam genelde sade bazen sütlü, dışardaysam bilmediğim bir kahvecideysem latte, çay bahçesi tarzı bir yerdeysem türk kahvesi içiyorum.
+1
(20.03.26)
Günde dört fincanı geçmemeye çalışıyorum, son zamanlarda bu konuda daha başarılıyım.
Genellikle americano içerim, nadiren filtre.
0
mutekebbir
(20.03.26)
(8)

bu beslenme nasil sizce

Purple life
sabah1 büyük boy muzkahveöglenbir adet yumurta, rice paperla wrap yapilmis icinde yesillik sebze turp falan var.peynir tüketimi yok.ögleden sonrabiraz meyve ya da kuruyemisaksam3 yemek kasigi quinoa, yesil salata, protein olarak da tofu ya da kirmizi et (100gr falan)kapanis.
sabah
1 büyük boy muz
kahve

öglen
bir adet yumurta, rice paperla wrap yapilmis icinde yesillik sebze turp falan var.
peynir tüketimi yok.

ögleden sonra
biraz meyve ya da kuruyemis

aksam
3 yemek kasigi quinoa,
yesil salata,
protein olarak da tofu ya da kirmizi et (100gr falan)

kapanis.
-1
Purple life
(19.03.26)
Zengin kesimin gittiği restoranlarda büyük, renkli, kalın menülerde fahiş fiyatlara zemin hazırlamak maksadıyla yabancı ülkelerden ithal ettikleri isimlerle hazırlanmış görüntüsü veren
ve bünyeyi kısa sürede platoya sokmakla sonuçlanacak bir diyet listesi
0
Mirket
(19.03.26)
@mirket, neden platoya sokacagini düsünüyorsun? Ne eksik sence? Platoya girmemek icin napmaliyim
-1
🌸Purple life
(19.03.26)
Protein çok çok az. Tofu yediğin günde totalde 30 gr falan, kırmızı et gününde 40 45 gram protein alıyorsun. Spor yapıyorsan hele iyice az
+2
kullanicadi
(19.03.26)
protein shake mi icmeliyim? proteini nasil artirabilirim?
daha fazla hayvansal ürün yiyemem. süt ürünü tamamen kesmis durumdayim.
salataya bakliyat mi ekliyim?
-1
🌸Purple life
(19.03.26)
Rejimse iyi
Değilse protein az bence de.
0
Cezcez
(19.03.26)
@cezcez, cok ciddi disiplinli bir diyet yapiyorum. ama kilo vermek ama kas kaybetmek istemem.
-1
🌸Purple life
(19.03.26)
Boy/kilo bilgisi ve beslenmenin amacını (yağ mı kaybetmek istiyorsun, kas mı kazanmak istiyorsun?) bilirsek daha iyi önerilerde bulunabiliriz. Günde kabaca 80 90 gr arası protein alıyorum ben mesela ama kas kazanımım çok yavaş. Senin beslenmeyi yaparsam kas kaybederdim

Bu arada chatgpt çok güzel makro hesaplıyor. Başka uygulamalar da var ama bence gerek yok
+1
kullanicadi
(19.03.26)
Günlük kalori ihtiyacını hesapladın mı? Bu liste kaç kalori?
Bunların, ayrıca da makro besin ihtiyacının hesaplarını yapmadıysan öncelikle onu yap bence. Chatgpt'ye bilgilerini girip sorarsan hesaplıyor. Amacının ne olduğunu söylersen ona göre diyet listesi de hazırlıyor.
sabah muzu gözümü tırmaladı mesela. Sabah sabah 18 gram şekere ne gerek var.
Ayrıca 26-30 gram protein hesapladım. 30-40 kilo biri değilsen çok az bence.

AI ile ilerlemende fayda var bence. Hem her gün aynı şeyler yenmez. Canın ne istiyorsa onu yazarsın. Miktarını o hesaplar.
-1
Mirket
(19.03.26)
(10)

10 günlüğüne 40K lazım, ne yapardınız?

dedeminhirkasi
Arkadaşlar 10 gün sonra maaş alıyorum ama şu an 40.000 TL lazım. Nakit avans mı çekmek mantıklı, ek hesap mı kullanmak yoksa başka bir öneriniz var mı? En az zararla nasıl çıkarım bu işten? Elden borç alma durumuna girmem. Teşekkürler.
Arkadaşlar 10 gün sonra maaş alıyorum ama şu an 40.000 TL lazım. Nakit avans mı çekmek mantıklı, ek hesap mı kullanmak yoksa başka bir öneriniz var mı? En az zararla nasıl çıkarım bu işten? Elden borç alma durumuna girmem. Teşekkürler.
0
dedeminhirkasi
(19.03.26)
aslında en mantıklısı elden borç alabileceğiniz biri varsa onu kullanmak. diğerleri için bankanın faiz politikasında hangisi en düşükse o tercih edilebilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(19.03.26)
para nereye lazımsa, onu sallarım. biliyorsun bayram derim, bir yerden para bekliyorum derim, kaçmıyoruz ya derim, 10 gün öyle böyle sallarım.
0
babilfish
(19.03.26)
hangikredi vb sitelerden yeni müşterilere özel 0 faizli kredi veren bankalar bulabilirsin. en son qnb yeni müşterilere özel 85.000 TL sıfır faizli kredi veriyordu. başka bankalar da vardır mutlaka.
0
elektr10
(19.03.26)
Nakit avans ve ek hesap aynı şey hiçbir farkı yok
Kredi oranı düşükse kredi çek
Ele muhtaç olma faiz öde ama kimseye düşmüş görünme
+1
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
Nakit avansta hesap kesim tarihine kadar faiz işler. Ek hesabı kullanırsan maaş gününe kadar faiz ödersin.
Ek hesap mantıklı gibi duruyor ama yine de faizlerine bakmak gerek.
0
Mirket
(19.03.26)
Elde olan fazlalıkları sat .
0
diyecevaplandı
(19.03.26)
garanti de 4.25 faiz ile 10 gün boyunca 40k try 567tl faiz oluyor. miktara göre 567tl bence hiçbir şey?

Yanlış bilgi: konu dışı ama binler basamaklarını Türkiye'de "," ile ayırırz. 40.000 TL, 40 tl demek.
ben karıştırmışım. uyaran/düzelten herkese teşekkür ederim.
0
substituent
(19.03.26)
Binler basamağı nokta ile, ondalık kesirler virgül ile ayrılır diye öğretmişlerdi bize.

Yanlış mıymış?

Öğrenmenin yaşı yok diye bundan diyorlar.
+1
Mirket
(19.03.26)
@substituent
tam tersi; Türkiye'de binler "." ile Ameriga'da "," ile ayrılıyor.

share.google
+1
late viper
(20.03.26)
tdk.gov.tr:~:text=Say%C4%B1lar%C4%B1n%20Yaz%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20%E2%80%93%20T%C3%BCrk%20Dil%20Kurumu

7. Dört veya daha çok basamaklı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve aralarına nokta konur: 4.567, 326.197, 49.750.812, 28.434.250.310.500 vb.

8. Sayılarda kesirler virgülle ayrılır: 15,2 (15 tam, onda 2); 5,26 (5 tam, yüzde 26) vb.
+1
Mirket
(20.03.26)
(9)

Radar Cihazlarının Hassasiyeti

eisberg
Kanun değişmişti geçenlerde malum. Artık +6 - 10 km/s arasına 2k, 11 - x arası 4k diye artarak gidiyor. Bu hız ölçüm cihazlarının hassasiyeti ne kadar acaba? 10 mu 11 mi karar verecek doğruluğa sahip ölçüm cihazları ile mi yapıyorlar ölçümleri?
Kanun değişmişti geçenlerde malum. Artık +6 - 10 km/s arasına 2k, 11 - x arası 4k diye artarak gidiyor. Bu hız ölçüm cihazlarının hassasiyeti ne kadar acaba? 10 mu 11 mi karar verecek doğruluğa sahip ölçüm cihazları ile mi yapıyorlar ölçümleri?
0
eisberg
(18.03.26)
Bu tip ölçerler fabrikadan gayet hassa ölçüm yapacak şekilde çıkar, zamanla kalibrasyon denen hassasiyet ayarlarını yaptırmak gerekir. Merak edilen, bu cihazların kalibrasyonlarının periyodik yapılıp yapılmadığı olmalı. Onu da bizler bilemeyiz ancak kurumdan biri, memur falan kendi tecribesinden bilebilir, buraya yazar mı o ayrı konu.
0
covered
(18.03.26)
avukatlık yapan hukuk hocam kendisine kesilen tüm cezalar için yanlış ölçmüş diye mahkemeye itiraz ederek ödemiyorum demişti, kabul edildiğine göre kalibrasyon olayı düzenli olmayabilir
0
eja
(18.03.26)
@covered "gayet hassas" dediğiniz nedir hocam? +- 0,5 mi? 0,1 mi?
0
🌸eisberg
(18.03.26)
Radar hassasiyetinin yanında senin hız göstergenin doğruluğunu da düşünmen lazım.
Radar belirli periyodda kalibre edilebilir ama aracın hız göstergesinin doğruluğu lastik aşınmışlığından bile etkilenir.
Uygun olanı öyle üçe beşe takılmayıp limitlerde dolaşmamak.
+1
Mirket
(18.03.26)
mirket +1 sen kaçla gittiğine nasıl emin olacaksın
0
jülsezar
(18.03.26)
Soruya bir cevap değil ama bir çok ülkede araç üreticilerinin yasal olarak aracın hızını olduğundan daha yavaş göstermemeleri gerekiyor, bu yüzden sorun yaşamamak için de genelde hız göstergesini aracın gerçekte gittiği hızdan daha hızlı gösterecek şekilde kalibre ediyorlar. Dolayısıyla araç 100 gösterirken sen aslında 95-96 ile gidiyorsun. Yani kameranın kalibrasyonundan bağımsız normalde sınırın baya bir üzerinde gitmen lazım ki yakalanasın.
0
salihdt
(18.03.26)
yüzde 10luk tolerans payı işte bu sebeple vardı. alet yanlış ölçebilir diye sana yüzde 10 iltimas tanıyordu. ama halkımız bunu yüzde 10 daha hızlı gitme diye algılayıp +10un üstüne çıkıp birde alet yanlış ölçüyor diye itiraz ediyorlardı.

mirketin dediği çok doğru madem radardaki cihazın hassasiyetini sorguluyorsun o zaman senin aracındaki hız göstergesinin doğruluğuna nasıl bu kadar güvenebiliyorsun.
+1
my fault
(18.03.26)
Cihazların hata payını sormuşsunuz. Normalde 1000’de uzerinden degil de yuzde uzerinden hata payi verisi olan cihazlar ortalıkta “ben hassas ölçüm cihazıyım” diye gezemez. Bu cihazlarin temel gorevi hızı olcmek degil belgelemek daha cok, polis göz karari hizli gidiyirsun diyemeyecegi için var bu cihazlar. Bize düşen az daha yavas gitmek çunku kendi aracinin km gösterge sapmasından emin olup, 90lik yolda 90la gidip ceza yiyen var.
0
covered
(18.03.26)
ne kadar kalibre edilirse edilsin.
ben tesla aracımla 140 ile gidiyordum, arkamda arkadaşım geliyordu telefondaydık. onda 156 yazıyormuş. aynı hızda, arka arkaya gidiyorduk.

şimdi gerçekte 155 ile gidiyorsam ben suçlu muyum örneğin?
0
tchuck
(18.03.26)
(4)

Yapı ruhsatı başvurusu yapılmamış arsaya konteynır ve ağaç fikri ?

denizmaniaherif
normalde imarı var ama tarla vasfında şuan.. önündeki yolu meğilli ( bir noktası yüksekten alçağa gidiyor arkasında yanında yol yok diğer araziler var) olan arsanın, arkaya doğru da yükseltisi var biraz bu arsayı düzlettirip inşaat yapmaya başlamadan önce ağaç dikip tel çevirmeye kalksam sizce en ma
normalde imarı var ama tarla vasfında şuan.. önündeki yolu meğilli ( bir noktası yüksekten alçağa gidiyor arkasında yanında yol yok diğer araziler var) olan arsanın, arkaya doğru da yükseltisi var biraz bu arsayı düzlettirip inşaat yapmaya başlamadan önce ağaç dikip tel çevirmeye kalksam sizce en mantıklı yol ne olur ? mesela yapı ruhsatı alınacağında atıyorum yoldan kot 1 metre yükseltme hakkı verecekler ya o sebeple düzleyip ağaç yapma işi önden yaş mı ? ruhtas alınmadan çivi bile çakmamak mı lazım dostlar ? amaç burayı düzleştirip belkçi para biriktirinceye kadar boş duracağına bir konteynır atmak.. )
0
denizmaniaherif
(18.03.26)
Konteyner'ın suya, elektriğe ve kanalizasyona erişimini nasıl sağlamayı düşünüyorsun?

Bir de orası ya tarladır, ya da arsa. Ben mi yanlış biliyorum. İmarlı tarla nasıl bir şey?
0
Mirket
(18.03.26)
önce imara başvurup hazır meyil de varken kot farkından kat da alabilirsin. gerçi yan parsellerle de kot farkı varsa gerek de yok. konteyner de koysan içine elektirk su bağlatırsan imara aykırılıktan sıkıntı olur. imarı varsa imara uygun bir yapı olmalı. çekmelere falan dikakt etmen lazım. ağaçlandırma yaparsın ancak yola giden çekmeler yapıldığında ağaçların senin arazinini dışında kalma tehlikesi var. bir kadastrocu veya yapı kontrolcülerden biri ile görüşüp ona göre hareket et.
0
ground
(18.03.26)
öncelikle eksik bilgilendirme için özür dilerim.
Tarla vasfında olan bir alan burası seneler önce imar getirildi. Dolayısıyla şuan vergisi daha az ve bir yapı yapacak gücüm yok diye arsa olarak bıraktım. Tarla vasfından Arsa vafsına çevirdiğinizde imar olduğu için zaten otomatik geçiyor. çekme uzatma yok yani. nokta atışı parsel belli.
0
🌸denizmaniaherif
(18.03.26)
Eğer arsa ise e-plan'dan bakıverin ayrık nizam mı bitişik niam mı? Ayrık nizamsa her türlü çekme uzatma olur. Ayrıca kot yolun kırmıı kotundan alınır daha yol yok diyorsunuz o yüzden şu an kotu da belirsiz. Ayrıca arsa da olsa konteyner koymak için belediyedne ruhsat almanız lazım. Ama biri şikayetçi olmadıkça gelip elleşen olma. Sınırlar belliyse çit ve ağaçta problem yok. Ama dipnot sınırlara 3 metreden daha yakın ağaç dikmemek lazım, ilerde komşu konutlar şikayetçi olabilir.
0
koskoca kirpi
(19.03.26)
(7)

120000 euro ya ev almak

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Annem ve babam için 120000 euroya 6 milyon lirayı biraz geçiyor bir ev almak istiyorum. Ben yurt dısında yasıyorum dört yıldır falan biriktiriyordum bu parayı. Tabi ki daire olucak. 70 yaslarında emekli ikiside. Herkes gibi hayaller işte Çanakkale, Köyceğiz yada Datça taraflarında müstakil evdi, öyl
Annem ve babam için 120000 euroya 6 milyon lirayı biraz geçiyor bir ev almak istiyorum. Ben yurt dısında yasıyorum dört yıldır falan biriktiriyordum bu parayı. Tabi ki daire olucak. 70 yaslarında emekli ikiside. Herkes gibi hayaller işte Çanakkale, Köyceğiz yada Datça taraflarında müstakil evdi, öyle Avrupa'daki gibi olan tek katlı yada iki katlı içerden merdivenli falan ama Türkiyede o tür evler 20 ,30 milyondan aşaga değil hem de daha çirkin, esnetiksiz ve kalitesiz duruyor. O yüzden daire almaya yöneldik. Kriterler, ege taraflarında daha çok emeklilerin yasadıgı temiz sessiz sakin saglik ocagı yada devlet hastanesi olan mugla aydın İzmir ilçeleri? Nerelerden bakabiliriz?
Selçuk ilçesi nasıldır? Bir kere görmüştüm orayı çok hoşuma gitti ama denize uzak gibi.. siz nereleri tavsiye edersiniz?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(17.03.26)
Anne babaya ev bakıyorsan bence hiç öyle içerden merdiven olayına girme. Ayrıca alacağın daire illa ki asansörlü olsun.
İnsanlar çok hızlı yaşlanıyor.
+2
Mirket
(17.03.26)
Balikesir, Burhaniye.
Benim annem izmir'de yaşıyor ama yazlık Burhaniye'de. Yaş 70 olmasa da tam bahsedilen hayatı yaşıyor yazın. Sessiz, sakin, denizi güzel, insanı iyi. Tek sıkıntısı denizi soğuk.
+3
logisticsmanager
(17.03.26)
Hastaneye toplu taşımayla gidebilmek çok önemli. Bir gün araba kullanamayacak yaşa gelecekler ve çok uzak bir gün değil o.
Merdiven de kesinlikle olmamalı, düz ayak veya asansör. Tercihen düz ayak.

Burhaniye, Çanakkale, Ayvalık civarlarına bakın.
İzmir’in aşağısı yazın 2 ay sokağa çıkamayacak kadar sıcak bir hayat. Yaşlıya o kadar sıcak iyi bir şey değil.

Mesela Ayvalık’ta nefroloji uzmanı yok, arabayla 90 dakika mesafede Balıkesir merkeze gitmek gerekiyor. 90 dakika da dönüş.
Hastanede hiç sıra beklemese, ayakta durmasa bile 3 saat yolculuk 70 yaşından sonra kolay olmuyor. Bu gibi özel ihtiyaçlar varsa onlara da dikkat etmeyi unutmayın konum seçerken.
+1
michael_knight
(18.03.26)
Hastane konusunda çok bilgim yok ama Edremit' i araştırın derim.
0
kumandanim
(18.03.26)
Fethiye'yi öneririm.
Büyük bir devlet hastanesi var.
Villa tipi evler biraz pahalı.
Fakat 8-10 km uzaktaki köylerinden (ki merkezle bitişik artık) Karaçulha, Esenköy gibi. uygun bir yer bulunabilir. Halkı da çok iyi. Hırsızlık filan da yok. Merkeze minibüs otobüs var. Tam bir emekli cenneti.
0
ankarakecisi
(18.03.26)
annenizle babaniz su anda nerde yasiyorlar? kardesleriyle yakinlar mi? arkadaslari, komsulari ile araları nasil?

kurulu duzenleri ve sosyal iliskileri olan bir yerden onlari ev sahibi yapmak ugruna koparmak cok saglikli bir hamle olmayabilir, yanlizlik gercekten cok zor ve belli bir yastan sonra sifirdan iliski kurabilmek icin caba harcamak zorunda kalmak yorucu ve uzucu olabilir.

bir de evin icinde merdiven olmasin +1.
+1
taurina
(18.03.26)
Balıkesir - Burhaniye Akçay yolunda bulunan Orjan, İmko, Denetko gibi sitelere bakabilirsiniz. Çok büyük siteler, yanlış değilsem Orjan sitesi içerisinde sağlık ocağı, market, sosyal alan gibi imkanlar mevcut. Deniz kenarında, emeklilerin bolca yaşadığı bir yer. Biz de anne - baba için buradan bir ev bakıyorduk. Kısmetse seneye alacağız. 2 katlı içeriden merdivenli küçük bahçeli evler 5-7 milyon aralığında bulunabiliyordu.
+1
yercekimini kendine ceken adam
(19.03.26)
(9)

Kira depozitosu niye dolar cinsinden alınıyor

nundu
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır sözleşmeye" tavsiyesi, hem de aşağıda 1000 dolar depozito sorusunu görünce aklıma geldi. Bu sene evden çıkacağım muhtemelen, üç sene önce girerken bir kira bedeli verdim 7000 lira. Çıkarken al 7000 liran git mi diyorlar artık? Hukuki bir değişiklik mi oldu yoksa hep böyleydi de genel uygulama son ay kira almama şeklinde iyi niyetten mi oluyordu?
0
nundu
(17.03.26)
Cahilliklerinden yapıyorlar.
Her iki tarafın da Türkiye'de yerleşik olma durumunda döviz karşılığı sözleşme yapması yasaktır.

kulacoglu.av.tr
-1
Mirket
(17.03.26)
@edmond honda
@sivri sinek

İlk girişte peşin bir kira, bir kira bedeli depozito ve bir kira bedeli emlakçı ücreti ödeniyor benim şu ana kadar tuttuğum tüm evlerde. Çıkarken de ev sahibi bir kira bedeli depozito ücretine denk olarak son ay kira almadı. Evden kaçarak çıkmadığım, iki ay öncesinden haber verdiğim için ev sahibi açısından bir sorun yaratmadı. Mantıken Ayın 15'inde kirayı atıp 25 gün sonra evden çıkarken depozito olarak geri almamla son ay kira vermemem arasında majör bir fark yok. İsteyen olursa öyle de yapılır da benim denk geldiğim ev sahipleri (ailemin ve benim de kirada evim var, kendim de ev sahibi olarak) hep öyle yaptık. Tüm Türkiye'de sistem böyle değil mi yahu?

Üç aylık depozito istiyorlarsa da sözleşmeye üç aylık kira bedeli yazılır, o miktar alınır yine dolara gerek yok
0
🌸nundu
(17.03.26)
son ayı ödemem depozitodan saysın diye bir dünya yok. depozito(güvence bedeli) ayrı şey kira ayrı şey. ev sahibi icra takibi başlatıp o son ayın kirasını alır.
en fazla 3 aylık kira bedeli kadar depozito istenebilir. o da banka hesabı açılıp oraya yatırılmalı. iki tarafın onayı olmadan kullanılamaz olmalı. böylece verilen paranın değerini korunması amaçlanır.
dolar depozito verme mantığı da yine param değerini kaybetmesin diye. bu arada kira kontratları döviz cinsi olamaz ama döviz cinsi depozito verilebilir.
sözleşmeye bir/iki kira bedeli kadar şeklinde yazılmalı, doğrudan verilen para yazılırsa ev sahibi ilk aldığı para kadar iade eder. sonra uğraşır durursun.
+1
my fault
(17.03.26)
1 kira bedeli depozito odediysen cikarken 1 kira bedeli olarak mahsuplasirsin zaten degerini kira guncellemeleriyle korumus oluyor ancak dolar olarakta depozito verilip alindigi olur bunda garip bir durum yok asil sark kurnazlari 1 kira bedeli alip sonra ben bir kira bedeli almadim 7000 lira aldim simdi sana 7000 liran diyebilir buna dikkat etmek icin sozlesmede mutlaka depozito kismina 1 kira bedeli olarak belirtilmesi gerekir
+3
tahtakafa
(17.03.26)
bu soruyu kendi içinizde muhakeme edip sormak için türkiyede yaşamıyor olmanız gerekiyor. sanırım hiç türkiyede bulunmadınız.
0
plastic_angel
(17.03.26)
evden çıkmadan depozitoyu neden iade ediyor ki ev sahibi? bana ilginç geldi. kiracı evden çıkacak, eşyalar taşınacak, evde hasar olup olmadığı o zaman anlaşılır.
+2
co2s2
(17.03.26)
depozito bedeli olarak kontrata ne yazmışsan onu talep edebilirsin. en önemli durum şurası aslında diyelim ki 2022 ocak ayında bir depozito bir kira olarak 10000 tl den girdin.
2026 da 40000 tl oldu kiran 3 kira ödedin nisan ayında ben çıkıyorum dedin.zurnanın zırt dediği nokta burası .depozitonu almayı bırak ev sahibi senden Makul Süre Tazminatı adı altında 3 ay ( eğer evi kiraya veremezse ) x 40.000 tl alır.
bunu da göz önünde bulundur.
0
jamswety
(17.03.26)
dovizle sozlesme yapmak yasak, dogru.
ama dandik ekonomi yonetimi yuzunden de insanlar kendilerini saglama almak zorundalar.
bu kadar basit.
-1
cooperr
(17.03.26)
Sözleşme dediğin şey, konuyu aranızda çözemezseniz mahkemeye sunacağınız belge değil mi?
Sunduğunda savcının hakkında 3 bin ila 25 bin lira arası idari para cezası uygulayacağı, muhtemelen de geçersiz sayacağı belgeyi mahkemeye niye sunasın ki?
Paylaştığım linkteki 5. maddeyi okusana.
Kendini nasıl sağlama almak bu?
+1
Mirket
(17.03.26)
(14)

Kosmak cok populer oldu ama?

tuborg yesili
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?

Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki gibi eksileri varken bir anda populer olup ilk siraya yerlesti, neyi kaciriyorum?
+1
tuborg yesili
(16.03.26)
Eskiden genel popülasyon açısından düşünürsek daha popülerdi. Sizin çevrenizde yeni bir gelişme olabilir.

Dizler için riskli değil. Fazla kilolu insanlar için bir anda yüksek hızla koşmak, alışkın olmadığı için koşarken dengesizce bağları zorlamak (yan basmak) riskli.

Eğimli parkurda koşarsan kas kaybı olmaz.

Neyi kaçırıyorsun. Dopamin ve serotonin high şansını kaçırıyorsun. Sosyalleşme imkanını kaçırıyorsun. Kardiyovasküler sistemini, staminanı iyileştirmeyi kaçıyorsun.
-3
gabe h coud
(16.03.26)
1) Neye kiyasla eksik? Ornegin sadece agirlik kaldiranlara “kardiyavaskuler antrenmanlar icermiyor, eksik” diyor musunuz?
2) Kosuyu ilerleten istisnasiz herkes istese de istemese de agirlik antrenmanlariyla desteklemek zorunda.
3) Ust vucudu calistirmak neden bir gereklilik? Tabii ki ucgen vucut yapmak icin oyle ama herkesin amaci o degil.
4) Dize olan etkileri abartiliyor/onlenebilir riskler.
5) Ilk siraya yerlesmedi(?)
6) Turkiye gibi cok az spor yapilan bi ulkede herhangi bir sporun bu sekilde elestirilmesi anlamsiz geliyor. Ortalamada millet haftalik 100 km kosmuyor mesela. Bu volumeleri abartip riskleri abartmaya gerek yok.

Kosunun en guzel yaniysa mental etkileri, runner’s high vs.
+5
ghilleinthemist
(16.03.26)
15-35 arasi baya kostum, bir ara ortalamam senede 500km'ye yakindi. populerlesmesine hic sasirmiyorum. sehirlerin duzenledigi 5k/10k/yarim maraton kosulari olayin tabana yayilmasina cok yardimci oluyor.

kosunun en buyuk avantaji tshirt/shirt/ayakkabi uclusu yetiyor ve aninda evden cikip baslayabiliyorsun. spor salonu ihtiyaci yok, ozel takim taklavat kiyafet yok. ucuz.
bir de ders kurs ihtiyaci yok, kosabilmek herkesin dogustan becerebildigi birsey.

cok cok guzel kilo verdirir, cunku uzun mesafede hucrelerdeki depolari sifirlatir, ciddi yag yaktirir. guzel ciger acar, hafifletir kendini kus gibi hissedersin.

en buyuk dez avantaji, ne yaparsan yap dizleri ve kalcalari hirpaliyor.
yurtdisinda kosmak cok yaygin o yuzden de 50 yasini goremeden herkesin dizler kalcalar bitik zaten, cevremde bol miktarda 50 yasini gecmemis kalca protezli adam var, cogu 50sine daha yeni girmis tipler ve oldukca fit adamlar, ciddi spor gecmisleri var.
+3
cooperr
(16.03.26)
bu soruyu elestirmek icin acmadim, 3 yildir duzenli spor yapiyorum ve sagligim geregi amacim kas kutlemi arttirmak herhangi bir kilo problemim yok ancak dizimdeki dogustan gelen bir yapisal durumdab dolayi - doktorun aciklamasi bu- kosmak bana onerilmiyor ve doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle- yorumlayinca ve cevremde bu kadar populer oldugunu gorunce neyi kacirdigimi sormak istedim.

Ust vucut antremani sadece ucgen vucuda sahip olmak isteyenler icin gerekmiyor bu arada, spor sonucta bir butun.
+1
🌸tuborg yesili
(16.03.26)
cardio yapmak lazim ve en basiti kosmak. ama diz ve kalcalara hasar veriyor mu evet veriyor. her gun kosanlar veya gun asiri kosanlar var ve bence bu pek saglikli degil.

hatta cok kosarak kalbi yormak da iyi degil bence. atim sayisi butun memelilerde uc asagi bes yukari benzer sonucta. cardio ile resting bpm'i dusurmek uzun vadede atim sayisini dusurdugu icin avantajli.

haftada 1 veya 2 yeter diye dusunuyorum. kendi adima oyle yapiyorum.
+1
antikadimag
(16.03.26)
son zamanlarda ortaya çıkan koşu kulüplerinin amacı koşmak değil. ortam yapma, manita düşürme amacıyla bu kadar popüler oldular.
birde koşmadan koşamazsın gibi koşu eğitimi veren oluşumlar var. onların hedef kitle çok daha farklı.
şahsen bende koşarken çok zorlanıyorum. özellikle dizlerime çok yük bindiğini hissediyorum. o yüzden yürümek daha güzel bence. tabi avmde gezer gibi değil yüksek tempoda.
+7
my fault
(16.03.26)
Tamamen ortam. Koşu bahane. Atlet mantığıyla çalışırsan faydası zararından çok. Ben 85 kiloyum. Benim kaldırdığım 16 kiloyu belki bir atlet kaldıramaz kol olarak ama o barfikste kendini kaldırabilirken ben barfikste kendimi kaldıramam ağırlıktan. Atlet vücudu farklı bir olay. Bilmem anlatabildim mi.
-4
arbre
(16.03.26)
Çok ilginç bir başlık olmuş. Sizleri okuyan da tüm maratoncuların hayvan gibi bacakları olan sıska tipler olduğunu ve daha kırkına gelince tekerlekli sandalyeye mahkum olduklarını sanacak.

Günümüz spor ayakkabıları her tür olumsuzluğu ortadan kaldırmaktadır.

Eğer bir yerlerinizi ağrıtıyor, yük bindiriyorsa ya tedavi gerektirir bir rahatsızlığınız vardır ya da bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur.

Kardiyovasküler sistem için en faydalı, hiç tesis gerektirmeyen, şort, tişört, ayakkabı dışında malzeme de istemeyen en ideal spordur.
0
Mirket
(16.03.26)
acikcasi, doktorlar da bu konulara ilgi duyup arastirmiyorlarsa oldukca cahiller.

bazi kisiler icin kosunun uygun olmamasi normal/mantikli bir sey. ama su sacmalik mesela:
> doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle-

zone 2 antrenmani denen sey kalbin en buyuk destekcisi. kosu antrenmanlarinin da %70-80'inin zone 2'de olmasi hedeflenir. mesela ben 11-12 km/h hizda kosarken zone 2'de kalabiliyorum. simdi benim kalbim duz yolda yururken 110-120 nabza cikan birinden sagliksiz olabilir mi? ve hayir agirlik calismak bu konuda bir ise yaramiyor dogal olarak.

tabii ki darbeli bir spor oldugu icin fazla kilolarla, gucsuz baglarla kosmak zararli, ama bunun kaldiramayacagin agirligin altina girip tendonlarina zarar vermekten farki yok.

neyi kacirma konusu dedigim gibi daha cok mental tarafta, kosmadan anlasilacak bir sey degil. thc benzeri maddeler salgilaniyor kosu sirasinda. diger sporlara karsi farki yaratan bu. uzun mesafe kosucularinin genellikle bagimliliga yatkin kisiler olmasi tesaduf degil.
-1
ghilleinthemist
(17.03.26)
koştuğun zemin çok önemli diz için. betonda koşarsan dizleri tabii ki mahvedersin. bisiklete binmek de dizleri mahvediyor bu arada.

ama kalp sağlığı açısından tempolu yürüyüş her zaman daha iyidir. özellikle belli bir yaştan sonra vücudu çok fazla yormamak lazım.
+1
elektr10
(17.03.26)
küçük şehirlerde böyle bir popülerlik yok büyük ihtimal 3 büyük şehirde sosyalleşme etkinliği olabilir.
zararlı olmaması için düzgün zemin ve düzgün ayakkabı lazım. ayrıca vücudu tanıyarak spor yapmakta lazım. vücudun farklı yerlerine ekstra bir yük biniyorsa zararlı olabilir ancak tamamen zararlı demek mantıksız. eklemlere ekstra yük bindirmeden dengeli koşulduğunda zararlı değil. eklemleri yormamak içinde kasların kuvvetli olması lazım.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
- Dizler açısında risk mevcut, iyi bir koşu ayakkabısı ile bunun üstesinden gelinebiliyor.
- Üst vücut çalıştırmadığı için eksik ve fakat belli bir yoğunluğun üzerinde koşuyorsanız zaten ağırlık çalışmanız da şart. Olay bi' yerden sonra bacaklardan çıkıp core bölge, kalça vb. üst vücut ile de alakalı zaten. Ayda ortalama 100 km koşuyorum 12-13 senedir ve hiç başka egzersiz yapmıyordum, son iki senedir bel, diz vb. sorunlar çıkmaya başladı, demem o ki belli bir yoğunluğun üstündeyseniz mecburen üst vücut, full body vb çalışmanız gerekiyor.
- popüler oldu evet son yıllarda, ilk başlarda koşarken 3-5 koşan insanlar karşılaşıyorken şu anda onlarca kişi gördüğüm oluyor. Koşu grupları çoğaldı hem spor hem de (bkz: Türk genci tanışmak ister) amaçlı.
- aşırı konforlu bir spor, üst seviye yapmayacaksanız ortalama bir ayakkabı, şort, tişört iş görüyor. Evden çıktığınız gibi bu sporu yapmaya başlayabiliyorsunuz. Spor saloun üyeliği vb. masraf minimum. Zamana karşı yarışmıyorsunuz ne bileyim top, saha vb gerekli değil.

Koşu bitirdikten sonra salgılanan hormonlar, yogunluğun üzerine alınan o haz bambaşka (bkz: runners high)
Ben bağımlıyım, hayatıma kattığı fiziksel, mental ve ps,kolojik faydaları anlatamam.
Bağımlıyım.
0
kumandanim
(17.03.26)
Amerika/Avrupa'dan ülkemize giren yeni trend. Sağlıklıdır, zararları vardır onu geçiyorum. Bu runners club mevzuları batıda son 10 yılda inanılmaz popüler oldu. New York maratonu gibi popüler maratonların giriş ücretleri uçtu talepten dolayı. Mesela Türk genci tanışmak ister denmiş. Amerika'da koşu kulüplerinde mavi çorap giyiyorsan ilişkiye açıksın demek gibi mevzular var. Yani aslında batıdan yükselmesi de "yeni nesil sosyalleşme" üzerinden ilerliyor.

www.youtube.com

batıdaki yükselmesiyle ilgili bu videoyu izleyebilirsin. Oradan da Türkiye'ye geldi işte çok düşünülecek bir mevzu değil. Bir anda insanlar sağlıklı olalım bilinciyle dolmadı, batıda popüler olan, trend olan mevzu buraya geldi. Gündüz kafe partilerinden farkı yok popülerleşmesinin altındaki nedenin
+2
nundu
(17.03.26)
Çok popü şu aralar. Diğer popü şeyler gibi götü başı dağıtmaya sebebiyet verebilir. Diz falan derken bir bakmışsın kardiyak sorundan nalları dikmişsin. Koşmak herkese göre değil.
0
runaway
(17.03.26)
(3)

ABD İran Savaşı Takip

eisberg
Ekşi'den bakıyordum ama yazarların kendi yorumları (haliyle) mevcut daha çok. Onlar da ikiye bölünmüş durumda zaten; bir kısmı israil&abd'nin kaybettiğini bir kısım da İran'ın iyice bitik bir hal aldığını abd'nin galip olduğunu söylüyor.Gelişmeleri objektif veren, rasyonel veriler paylaşan birileri
Ekşi'den bakıyordum ama yazarların kendi yorumları (haliyle) mevcut daha çok. Onlar da ikiye bölünmüş durumda zaten; bir kısmı israil&abd'nin kaybettiğini bir kısım da İran'ın iyice bitik bir hal aldığını abd'nin galip olduğunu söylüyor.

Gelişmeleri objektif veren, rasyonel veriler paylaşan birileri var mı?
0
eisberg
(16.03.26)
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.03.26)
En rasyonel veri veya yorum, seçimde Trump a destek olan ama bu savaşta Trump yanında olmayan ABD deki Cumhuriyeçilerin kendi paylaşımları olsa gerek.
Trump'ın savaşlara son veren başkan olma iddiasının (seçimden sonraki bir yıl içinde) İran'da ABD'nin çamura saplanmasına sebep olan başkana dönüşmesini herhalde onlar daha açık olarak ifade edeceklerdir.

Ayrıca Trump'ın yardım isteğine destek vermeyen Avrupa devletlerinin medyası.
Bir de petrol gelirleri ve kendilerini koruyacağı söylenen bir çok yerde kurulu ABD üslerinin verdiği rahatlığa dalan körfez devletlerinin İran füzeleri ile uyanmasından sonra körfez medyasının haberlerini takip etmek gerek sanırım.

Bir de yakın tarihte bu gibi abd için artık fiyasko olmuş bazı sonuçlara bakarakta bazı fikirler elde edebiliriz :
1- Vietnam'a kömünistlere karşı olarak gidildi. büyük kayıplar verdikten sonra yine bölge onlara bırakıldı .
2- Irakta saddam'dan sonra bölgeye hala o adı çok söz edilen özgürlük, demokrasi gelmedi ve hala düzen sağlanmış değil .
3- Afganistan da (terörist denilerek ) yıllarca Taliban'la savaşıldı. ABD'nin geri çekilmesinden sonra Afganistan yine Taliban unsurları ile yönetilmeye devam ediyor.
Oysa Afganlar , geçmişte Ruslarla ile savaştıklarında ise Abd için mücahittiler.
(Rambo 3 filminde de bu görülebilir)

4- Ve günümüz...
İran'da güya rejim değişecekti. Hamaney'den sonra, yine ABD sayesinde yaklaşık 30 yaş genç jr.Hamaney İran halkına kazandırıldı (!)
Şimdilik görünen ise İran halkı içinde rejime daha fazla bir bağlılık söz konusu

İran, yönetim sistemi olarak batıdaki devletler gibi yapılanmadığı için hala ayakta.
Belli ki Trump o kadar danışman, Ortadoğu uzmanı, bölge hakkında bilgisi olan komutan , düşünce kuruluşlarının bilgisine uyarısına bakmadı siyonistlerin elinden çıkan bir kaç rapora baktı.
Dikkat edin netanyahunun ABD ye gidişlerinin sebeplerinden biri de İran'a yapılacak harekâtın uygulanmasını içeriyor.

Trump için belki çok zor ama siyonistler için nükleer kullanımı daha kolay inançları gereği . Bunun haricinde de ellerinde pek şanş yok .

İran hiç bir şey yapmasa sadece Hürmüz boğazını kapatsa ABD petrolsüz değil nefessiz kalır adeta. Zorlanmaya da başladı . O çok övündükleri uçak gemileri bile yara aldığı için bölgeden uzakta .

Bu sayede hakaret ettikleri Rusya'nın da enerji pazarı açıldığından şanslı şu an.
0
diyecevaplandı
(17.03.26)
Olaylara bakış açısı ne kadar da önemli.

Amerika Afganistan'dan yenilerek mi çekildi yoksa, 'Benim istediklerimi yap, sonrasında ne istersen yap.' deyip ve bunun sözünü alıp mı çekildi?

Ayrıca Irak'a öyle, özgürlük, demokrasi falan mı götürecekti de beceremedi. Petrolümü Euro ile satacağım deyip Dolar'ı ekarte etmeye kalkan Saddamı ekarte ettiği, tüm petrolüne çöktüğü, kuzeyinde piyonluk edecek bir oluşum kurduğu halde beceriksiz mi sayıldı?

Ve şimdi de İran.
İran şu an hem Amerikayı ve hem de İsrail'i dövüyor mu?
Hürmüz'ün kapatılması petrol ihracatçısı Amerika'ya nasıl bir zarar verebilir ki?
Amerika yapay zeka destekli yeni nesil füzeler için savaşı uzatarak data topluyor olamaz mı?
Eski nesil füzesavarlarını şu an parasını sonra tahsil etmek üzere Arap ülkelerine pazarlıyor olamaz mı?
Ya bizim zavallı medyanın söylemiyle mahvolan İsrail ne durumda?
Gazze katliamı unutturulmadı mı?
Şu anda Gazze'de neler oluyor sahi?
İran tarafından füze manyağı yapıldığını sandığımız İsrail Litani nehri güneyindeki Şiilere saldırmıyor mu?
Litani nehrini mi ele geçirmek amacında yoksa nehir güneyindeki verimli Lübnan topraklarını işgalle mi yetinecek, tüm Dünya İran'da cambaza bakarken neler oluyor orada?
0
Mirket
(17.03.26)
(6)

Şu smslerden kurtulmanın yolu yok mu?

ekimoloji
https://hizliresim.com/r6m5cu3 gecenin üçünde mesaj atmaları yetmiyormuş gibi bir de iptal etmeme rağmen tekrar geliyor, instagramdan şikayetçi olacağımı yazmıştım devam ediyorlar. Bunlara iletişim bilgilerimizi kim veriyor ve nasıl kurtuluruz?
hizliresim.com gecenin üçünde mesaj atmaları yetmiyormuş gibi bir de iptal etmeme rağmen tekrar geliyor, instagramdan şikayetçi olacağımı yazmıştım devam ediyorlar. Bunlara iletişim bilgilerimizi kim veriyor ve nasıl kurtuluruz?
0
ekimoloji
(16.03.26)
androidde google messages engelleyebiliyor. iphone bilmiyorum.
0
inheritance
(16.03.26)
bilinmeyenleri engelle. tek riski sana ulasmak isteyen ama rehberinde olmayanlar ulasamiyor ama bildirim olarak dusuyor/iphone
0
buenosdias
(16.03.26)
Bana da geliyor, ben devletten şikayet edilebilir mi bu adam?
0
pek iyi degilim bugunlerde
(16.03.26)
Sayfasına girdim bir kadın canlı yayın yapıyordu birilerine çemkiriyordu, neden gece 3te rahatsız ediyorsunuz mesaj atmayın minvalinde şeyler yazdım takipçileri saçma sapan saldırdı. Kadın diyor ki yabancı numaralara kapat o zaman telefonunu, güler misin ağlar mısın… bu pişkinlik karşısında iyice bilendim.
0
🌸ekimoloji
(16.03.26)
Mirket
(16.03.26)
Bunlar, akp millet vekilleri, bir de bahis sirketleri. Bunlarin elinden kacacak delik yok mu? Telefondan numara olmayan isimle gonderilen sms'ler engellenemiyor. Google, samsung app'lerinden sonuc alamadim. Allah razisi icin bi yol gosterin.
0
krmzbvl
(16.03.26)
(5)

Bir tabak nohutlu pilav'ı evde yapma maliyeti

WithWorth
Ne kadara gelir yaklaşık ? Bim'den alınan pirinçle.Pilavcıda 115 tl şuan.
Ne kadara gelir yaklaşık ? Bim'den alınan pirinçle.
Pilavcıda 115 tl şuan.
0
WithWorth
(16.03.26)
30 lirayı geçmez. o da yani hakiki tereyağ, baldo pirinç filan. o adam eminim ki tereyağ kullanmıyordur, baldo pirinç kullanmıyordur... yoksa 15 lira filan ederi vardır kendi tabağının. ama tabii elektrik, su, doğal gaz, işçi maaşı, kira, stopaj vs vs gibi kalemler devreye giriyor diyecektir işletme sahibi. yine de bu kadar para eder mi emin olamadım.
0
elektr10
(16.03.26)
elektr10 +1
en kalitelisinden pirinç, nohut, tereyağ maliyetini kabaca hesapladım 22 TL çıktı.
0
surprise
(16.03.26)
80 gram yayla baldo pirinç 7,28 kuruş
30 gram yayla koçbaşı nohut 2,64
30 gram torku tereyağı 20,25
0,5 lt. abant su 4,75

Toplam: 34,92
+1
Mirket
(16.03.26)
tam yerken okudum soruyu. aşçımızı çağırdım hesapladık.
yayla yarım kilo baldo 40 tl
700 gr (suyu dahil) yayla haşlanmış hazır nohut 48 tl
1,2 gram banvit piliç bonfile 320 tl
tire kaymaklı yoğurt 66,5
büyük tabaklarla 10 tabaktan çıktı 47,4 tl. tüp su falan koca bir tabak 50 tl.
tavuğun üçte biri arttı başka yemekte kullanılacak. yoğurt 1 alana 1 bedava olduğu için 1 paket de oradan arttı. kabaca 40 lira falan. ama tekrar ediyorum koca bir tabaktan bahsediyorum. yoğun bir nohut ve tavuk da cabası.
0
ground
(16.03.26)
Maliyetinin en az üç katına satmak gibi bir standartları var. Her şeyi üçe böl, daha pahalıya mal etmiyordur.

Bir payı malın maliyetine,
Bir payı kiraya ve diğer giderlere
Bir payı da cebime.
0
gabe h coud
(16.03.26)
(4)

Araç Muayene tarihi geçerse noluyor?

messina123
Az önce muayenenin sonuna geldiğimi fark ettim. Bi tek tuzlada randevu var. Taaa tuzlaya gitmektense 3-5 gün sonraya randevu alsam sorun olur mu?
Az önce muayenenin sonuna geldiğimi fark ettim. Bi tek tuzlada randevu var. Taaa tuzlaya gitmektense 3-5 gün sonraya randevu alsam sorun olur mu?
0
messina123
(15.03.26)
yakalanmadığın ya da kaza yapmadığın sürece bir sorun olmaz.
0
co2s2
(15.03.26)
Bir de araç muayene gecikme bedeli ödersiniz.
0
Mirket
(15.03.26)
Çevirmeye denk gelirsen ceza yersin, sana 1 haftalık süresi olan bi kağıt verirler o aralıkta tekrar çevirmeye girersen sorun yaşamazsın ama biraz daha sallayıp tekrar çevirmeye denk gelirsen aracın bağlanır.
0
kizil karga
(16.03.26)
bende bir ay sonra farkına varmıştım. hemen randevu aldım ama ertesi günü aksilik polis çevirmesine girdim. daha polis plaka sorgulaması yapmadan, durumu anlattım , randevuyu gösterdim sağolsunlar anlayış gösterdiler.
0
delidir yakalayin
(16.03.26)
(10)

tek cocuklarin askere alinmamasi gerekliligi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
ben böyle bir yasa olmasi gerektigini düsünüyorum. aklima gene tarik tarcan geldi. https://pbs.twimg.com/media/Fn-KXZeWIAE9Ki8.jpgbir evin bir cocugu. terhisine 20 gün kala sehit düsmüs. bir ailenin tek umudu. bütün umudu. gene gece gece bu cocuk dert oldu icime.bunu kimse düsünmüyor mu?suriye'de ev
ben böyle bir yasa olmasi gerektigini düsünüyorum.
aklima gene tarik tarcan geldi. pbs.twimg.com
bir evin bir cocugu. terhisine 20 gün kala sehit düsmüs. bir ailenin tek umudu. bütün umudu. gene gece gece bu cocuk dert oldu icime.
bunu kimse düsünmüyor mu?
suriye'de evin tek erkek cocugu varsa askere alinmiyorlarmis mesela, suriyeli arkadaslarimdan ögrenmistim. iki veya daha cok erkek cocugu varsa da sirayla askerlik yapiyorlarmis.
zorunlu askerlik fikri rahatsiz edici ama bunu degistirmiyorlarsa bari tek cocuk kuralini getirsinler. siz ne düsünüyorsunuz?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.03.26)
İlber Hoca'nın Türk halkının asker millet olduğuna dair sözleri vardı. Haklıdır.
Ailelerin tek çocuğu ölmesin, ikincisi ölebilir mantığı çok saçma geldi bana.

Bir de Asker kardeş varsa askerliğin ertelenmesi uygulaması bizde de var.
-1
Mirket
(15.03.26)
asker kardes varsa askerligin ertelenmesi uygulamasi bizde de varsa, iki kardesin ayni anda sehit düsüp evi evlatsiz birakma riskini almak istememisler. o halde tek cocuk sehit düsünce evin cocuksuz kalacagini neden düsünememisler? mantik ayni.
ikinci cocuk da ölmesin elbet ama tek cocuk ölüp bos duvarlarla basbasa kalmak versus ikinci cocuktan güc bulmak arasinda bence muazzam fark var.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.03.26)
bildiğim kadarıyla eskiden gerek türk devletlerinde gerek osmanlıda bile tek oğulu almamak bizde de varmış
ya da kulağına küpe takılıyormuş o geri göreve veriliyormuş filan

askerlik tımar sisteminden vs. çıkıp düzenli merkezi askere almalar başladıktan sonra bu tek oğul istisnası kalkmış gibi duruyor

o zamanlarda da biz maalesef sürekli savaşıp sürekli kaybeden taraf olmuşuz, zaten gerekli asker yok, teknolojide çok geriyizi askerden kaçanı bile takip edemiyormuşuz doğru düzgün
olan da biner biner ölmüş
yani istisna uygulayamamışlardır herhalde...
+1
subcomponent
(15.03.26)
Size katılmıyorum. Tek çocugun askere alınmaması veya alınsa bile cephe hattına sürülmemesi gibi uygulamalar tarihte bizde olmuş ama bu uygulamaların sebebi duygusal sebepler değil. Eski dönemlerde savaş, çatışma şimdikinden çok daha olağan durumlardı ve birinin askerde savaşta ölmesi şimdiki zamanlara kıyasla çok daha fazla yaşanıyordu. Günümüz Türkiye'sinde birinin askerlik esnasında hayatını kaybetmesi haber değeri taşıyan olağan dışı bir durum. Eskiden nüfus çoğunlukla kırsal da yaşıyordu ve üretim toprağa dayalıydı, tarımda makineleşme falan olmadığı için ailede genç erkek kalmaması ülkenin üretim gücünü doğrudan tehdit eden bir şeydi ayrıca sadece savaş değil askerde salgın hastalık gibi sebeplerle de ölüm olayı yaygındı. Tifo dan falan askerin ölmesi günümüzde vaki değil mesela. Yani askerin pisi pisine hayatını kaybetmesi durumu hiç yaşanmıyor mu ülkemizde evet yaşanıyor ama bir yıl içinde askere alınan kişilerden askerde hayatını kaybeden oranı herhalde yüzde 0,bilmem kaç gibi çok çok az bir durumdur. Bir de artık ailenin tek çocuğu olması çok rastlanan/bi 10-20 yıl sonra ülkede tek çocuk olmak çok sıradan bir durum olacak devlet böyle bir kanun çıkarsa ileride asker bulamaz.
-1
wilhelmwasmuss
(16.03.26)
kız çocğu çağırıp çözüm bulabilir, ne de olsa çocuk yapmıyorlar
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim : tek çocuk musunuz?
-2
co2s2
(16.03.26)
tek çocuk olarak hakkari'de yedek subaylık yaptım (meslek kurasına tabiydim gerçi) 11 yıl önce.

not: baba ve dede emekli albaydı ayrıca.
-1
rain when i die
(16.03.26)
Haklısın ama yukarıda da yazılmış birkaç on seneye çoğu aile tek çocuklu olacak. En iyisi zorunlu askerlik diye bir şeyin olmaması da işte.
+3
sadakatsiz
(16.03.26)
Askerlik vazifesi bağlıklı erkeklerden alınan deli dumrul vergisine döndü. Tek erkek için düşünceniz çok nazik kalıyor.
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(16.03.26)
Tek cocuk degilim.
Ayrica kadinim.
Türk vatandasligim da yok.
Yani kendime pay cikarmak icin actigim bir soru degil.
Ölene ayri, geride kalana ayri acidigim icin sordum.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.03.26)
(15)

Kafayı nasıl resetliyorsunuz?

tiredofwaiting
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
tiredofwaiting
(15.03.26)
-Kardiyo egzersiz. Podcast esliginde. Müzik degil. Müzik dinlerken spor yapamiyorum. Modum falan düsüyor. Ama podcast beni yükseltiyor.

- bos bos weekly vlog fln izlemek. Amerikali kanadali kizlarin haftalik vloglari. Sunu aldim, sunu bitirdim, surayi temizledim fkfkfkf

- gossip girl veya yaprak dökümü izlemek. Aski memnu da olur. Benim oldugum ülkede full bölümleri yok.

- temizlik yapmak, carsaflari degistirmek, ardindan dus cilt bakimi ve tertemiz carsafla uyumak

-oje sürmek

Ilham olur umarim :)
-2
Purple life
(15.03.26)
Yoga ve meditasyon yapıyorum. Yürüyüş yapmak da çok iyi geliyor bana. Resim yapıyorum, boyama kitabı boyuyorum. Kedilerimle ilgileniyorum, oyun oynuyoruz.

Doğada vakit geçiriyorum. Sokakta yaşayan hayvanları seviyorum, konuşuyorum onlarla.
0
rock n roll
(15.03.26)
Bazen içinde bulunulan duruma göre değişiyor.
Normal şartlarda sıradan hatta usendirici bir aktivite gibi hissetiren bir kafede oturup çay kahve içmek şu an benim için en büyük ihtiyaç gibi bir şey.

YouTube da kaydırma yapmak skeç, talk show izlemek iyi gelir bazen.

Mutfakta farklı tarifler denemek.

Kedi köpek sevmek.

Alışveriş yapmak.

Bir ara yapay zeka ile fikir alışverişi yapmak çok sarıyordu şimdilik rafa kaldırdım.

Kelime oyunlari oynamak. Bir de GeoGuessr oyununa sardım.
+1
egerbiryolcu
(15.03.26)
Yürüyüş
Uyumak
+1
mutekebbir
(15.03.26)
sahilde yürüyüş en iyi yöntem.
+1
my fault
(15.03.26)
Yürümek.
Yüksek ağırlıklı antrenman.
3 dakika kadar meditasyon.
Mindfulness yapmak, çiçeğe böceğe bakmak.
+1
logisticsmanager
(15.03.26)
içiyorum
+1
yurtsuz john
(15.03.26)
En masrafsız rahat ve ulaştığı bir olan Tabii ki yürüyüş
Bir de davul çalmak çok rahatlatıyor beni sanırım ondan daha rahatlatan yok dolayısıyla odaklanabileceğin bir hobi işini çözer.
+1
kisa
(15.03.26)
Bisiklet sürüyorum, süremediğim günlerde yürüyorum.
+1
chicha_v2
(15.03.26)
normalde uyuyunca bir nebze resetleniyor zaten. bütün harddiski resetleyemezsin ama gün içindeki zihinsel gürültüyü kısmak için düşünsel olarak biraz iradeli olmak lazım. yoksa kafa kendi kendine autoplay’e geçiyor. spor, müzik dinleme gibi bazı aktiviteler gürültüyü geçici olarak pause ediyor, tatil/seyahat gibi şeyler ise biraz daha uzun :)
+1
ermanen
(15.03.26)
super lemon haze severim. eve girmeden ince bir joint yapar o yorgunlukla kendimi sokağa atarım. veya evin arka bahçesine. sıfır ses. ilk dumanı aldıktan sonra yeni dünyanın perdeleri açılır. o günün sabahından, daha önceki dertlerden hiçbiri kalmamış. kendi sessiz evrenimde kafamı hangi yöne çevirirsem düşüncelerim o tarafa akar.
0
birdirbir
(15.03.26)
Spor salonu çıkışında veya bir saat hiç başımı kaldırmadan kitap okuduğumda resetlenmiş oluyor.

Gün sonunda da sesli kitap dinlemek veya youtube'da yağmurda sokak yürüyüşü veya karavan-çadır kamp videoları izlemek işe yarıyor.
0
Mirket
(15.03.26)
Kardiyo ve motosiklet sürmek
0
baldan kaymak
(15.03.26)
bazen hiç yapmadığın bir şeyi yapmak ancak resetler kafayı
0
co2s2
(16.03.26)
20 km üzeri koşu.

7-8 tane soğuk sevdiğim bira.
0
kumandanim
(16.03.26)
(4)

Ortadoğuda vurulan havalimanları hk

avatar is back
Mesela az önce kuveyt uluslararası havalimanının radar sistemi vurulmuş abd kullanıyor diye. Bu normalde uçakların kullandığı kulenin kullandığı sistemler öyle değil mi? O yüzden savaş bugün bitse bile kuveyt dubai vs buralara aylarca yenileme ve bakımdan dolayı uçak inip kalkamaz diyebilir miyiz?
Mesela az önce kuveyt uluslararası havalimanının radar sistemi vurulmuş abd kullanıyor diye. Bu normalde uçakların kullandığı kulenin kullandığı sistemler öyle değil mi? O yüzden savaş bugün bitse bile kuveyt dubai vs buralara aylarca yenileme ve bakımdan dolayı uçak inip kalkamaz diyebilir miyiz?
+1
avatar is back
(14.03.26)
Dubai'yi niye dahil ettin ki konuya?
0
Mirket
(14.03.26)
dubaiye şu an 5 dakikada bir uçak iniyor. flight radardan görebilirsin.
0
orpheus
(15.03.26)
dubai kapalı moruklar
0
🌸avatar is back
(16.03.26)
Kalkiyor gorunuyor. Abim geldi 4-5 gun once.

dubaiairports.ae
0
mbond
(16.03.26)
(10)

3,5 milyon ile nasıl bir yatırım yapmalı?

emreemre
Babamlar yazlığı sattılar. Fikirleri 1+1 bir daire bulup kira almak (20-25 bin TL civarı). Böylelikle emeklilik gelirine bir ek gelir olsun diyorlar.Ama kiracı ile uğraşmak bir mesele. Kiracının huyunu bilemeyebiliriz. Evi satmak istese kiracılı evin talibi az olur vs. Babam, biraz altın biraz dolar
Babamlar yazlığı sattılar. Fikirleri 1+1 bir daire bulup kira almak (20-25 bin TL civarı). Böylelikle emeklilik gelirine bir ek gelir olsun diyorlar.
Ama kiracı ile uğraşmak bir mesele. Kiracının huyunu bilemeyebiliriz. Evi satmak istese kiracılı evin talibi az olur vs. Babam, biraz altın biraz dolar alalım diyor. (Böyle olunca da ek gelir yaratamıyorsun)
Faiz getirisi aylık 100K civarı. Benim de aklımda o var.

Sizler, olabildiğince konvansiyonel yatırım araçlarından nasıl bir yol haritası izlerdiniz. Veya ev almak doğru mu?
0
emreemre
(14.03.26)
şöyle; öncelikle ev almazdım. kiracı formülü riskli. sabit getiri şüpheli.
duruma : 25k x 12 = 300k gelir olarak bakmayın. yıl sonunda yaklaşık 30k vergi ödeyeceksiniz. ayrıca evin diğer giderleri vs. 11 ay kira alacaksınız gibi.

3.500k bende olsa şunu yaparım (mevcutta ben de bu durumu uyguluyorum)
2.000 k bankaya faize atarım. buradan 70-75 k aylık faize gelir. neden hepsi değil? parayı enflasyona karşı korumam gerekir.

1.000 k direkt altın veya döviz yaparım. bu meblağı enflasyona karşı önlem yaparım. 2.000k dan harcamadığım artan para olursa burayı beslerim.

500k ile parayı ise para piyasası fonunda günlük tutarım. bunu acil ihtiyaçlar için aynı gün çekip kullanmak için yaparım. sağlık, alışveriş vb. böylece 2.000 k paranın vade bitimini beklemem.
-2
galahad reloaded
(14.03.26)
Ev alırım, ama bütün paramla değil, 2 milyon peşinat yaparım geri kalanını kredi çekerim 60 ay vade ile, yıllardır kirasını düzgün ödeyen işi gücü olan minyonlarca insan var, kötü örnekler yatırım kararınızı olumsuz etkilemesin.

Evet kısa vadede faiz daha fazla kazandırıyor doğru ama reis 10 dakika sonra çıkıp nas der, dut gibi kalırsınız ortada.

Ayrıca üzerine bir tapu olması finansal anlamda senin bankalar tarafından ciddiye alınmanı sağlıyor, ipotek gösterip malını, yarın öbürsün kredi alman kolaylaşır.

İşin vergi tarafına takılma, araba alıncada mtv, kıl tüy bi dünya bişey ödüyorsun.

Evinin değerinin artması kısmını saymıyorum bile, Enflasyona karşı paranı mevduat korumaz bu arada.
0
ebeş
(14.03.26)
Ev alsınlar.
Yaşları sebebiyle kredi çıkmaz onlara, tek çocuksanız sizin üzerinize alınsın.

Hemen, herhangi bir evi değil acil satması gerektiği için ucuza satılan ve akıllarına yatan bir ev bulana kadar beklesinler.

Faiz en yanlış seçenek, enflasyona karşı korumuyor ki.
O parayla bugün 100 kilo peynir alınıyorsa, parayı faize koysanız ve 5 yıl boyunca tüm faiz getirisi de aynı hesapta faize yatırılmaya devam etse 5 yılın sonundaki parayla 80 kilo peynir alırsınız.
Halbuki bugün o evi 100 kilo peynir fiyatına alırsanız hem 5 senede 1,2 milyon TL kira getirir hem de 5 yıl sonra yine 100 kilo peynir değerinde bir eviniz olur.

Peynir örneğine takılmayın, onun fiyatı düşer çıkar, ben hayatımızdaki gerçek bir masrafın değeri olarak demek istedim.

1,2 milyon TL kira getirisinin bir kısmını kira vergisine, emlak vergisine, apartmanın çatısı yapılacak ödemesine vs. ödeyeceğiz ama bu olsa olsa 100-150 bin lirasıdır herhalde.

Ayrıca şöyle çok önemli bir psikolojik kısım var, aşırı aptalca bir hareket yapmıyorlarsa onların kararını değiştirmeye çalışmamanızı öneririm. Diyelim ki yüzde 10 hatalı bir karar verecekler, versinler. Belki de daha doğru çıkar. Ama sizin öneriniz yüzde 1 daha hatalı bir karar olursa size vicdani yükü ağır olur.
+1
michael_knight
(14.03.26)
Ev alsınlar. Risk alacak yaşlarda değiller.
0
gabe h coud
(14.03.26)
Ben de ev diyorum efendim. Şahsen kendim de öyle yapardim.
0
narod
(14.03.26)
Parayı Dolara çevirip tamamına 15.01.2030 vadeli eurobond alsınlar.
0
Mirket
(14.03.26)
Cins bir kiracıya denk gelirsiniz hem paranızdan hem huzurunuzdan olursunuz. Ben olsam ev almazdım, kiracı sıkıntılı iş.
0
koskoca kirpi
(14.03.26)
altın veya altın fonu + eurobond diyorum bir kısmınıda acil ihtiyaç için gunluk faize
kiracı ile uğraşılmaz çıktığında içine 5-6 ira adar masraf yaptırıosun yeni kiracı için uğraştığında cabası
0
eja
(14.03.26)
Kesinlikle ev alsın. Burası ortadoğu. Ya fiziki altının olacak ya evin. Detayı yok bu işin. Uzun vadede zaten kazanacak. Kiracı olmasın boş dursun güvenilir biri bulana kadar. O süre en fazla 3 ay.
0
mimikikili
(14.03.26)
Fiziki gr 8000 tl den 437.5 gr altın yapar
Asgari ücretin de aynı gr fiyatından 3.5 gr olduğunu hesaplarsak her ay 3.5 gr harcasalar bile 10 yıl yapıyor.
E altin da bu sürede yerinde durmayacak.
Azicik aşım Ağrısız başım.. yaşlar kaç bilmiyorum ama en mantıklısı fiziki kenara atıp ihtiyaç oldukça bozdurup harcamak.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.03.26)
(13)

Fikirlerinizi merak ediyorum

darthvader
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme dur
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme durumları git gelli devam ediyor - ki zaten direk aldatmadır bu ve her tür etik ahlaki değil.- ve bunu bize anlattığında kendi dilimiz döndüğünce doğru olmadığını bir abisi / ablası olarak anlatmaya çalıştık- nereden baksanız herkesin kendi hayatı ve müdahaleci de görünmeden zaten bu durum kendisinin de bilebileceği üzere doğru olmadığı ve hoşlandığı kişinin de eşini aldattığına göre güvenilir olmadığını anlattık. daha sonra kadın boşandı, birlikte olmaya başladılar. bu işin sonunun olmadığı ve sonunda üzülecek olanın da bizimki olacağı çok belli zaten ama arada gelip böyle anlatıyor; yargılamak yada başkasının hayatına karışmak için değil ama gerçekten onun için endişeleniyoruz ama nasıl yaklaşacağımızı da bilemiyoruz. durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz, öte yandan çocuğu sırf ben bile kaç yıldır biliyorum , kendini böyle durumlara sokacak biri değildi. bir kere yapan bir daha yapar ve nasıl güvenebileceksin dediğimizde abi öyle biri değil ya ve seviyorum gibi cevaplar duyuyoruz. 1- eşini/sevgilisini aldatmış bir insana güvenebilir miydiniz? 2- siz olsanız nasıl yaklaşırdınız konuya, nasıl davranırdınız? bu konudaki fikirleri merak ediyorum.
+1
darthvader
(14.03.26)
Sopranos dizisinde Tony nin oğlu aynı duruma düşüyordu. 1. Güvenilmez 2. Bilemiyorum
0
pembediken
(14.03.26)
Yaşasın görsün abi size ne. Bakış açınız yanlış. Çocuk diyerek, seviyoruz diyerek masum olarak kodlamışsınız ama masum değil.
-2
arbre
(14.03.26)
Ben hep aldatanla suç ortağının aynı kumaştan olduğunu düşünmüşümdür.
+1
Mirket
(14.03.26)
Çocuğunun babasına yapan diğerine de yapar kafasındayım. Arkadaşı yeterince uyarmışsınız ilişkiye başlamış bile. El mahkum, yaşamadan anlamayacak.
0
ekimoloji
(14.03.26)
iki yetişkin insan konuşmuş, anlaşmış. bize yorum yapmak düşmez. bence kuzen haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.03.26)
''durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz'' .

üstad yanlış anlamayın da kimin kimin altında kimin kimin üstünde kalacağına karar verecek insanlar siz değilsiniz. onlar yetişkin insanlar. size göre yanlış olan onlara göre doğru olabilir. bırakın insanlar hayatlarını yaşasınlar. hataları varsa yüzleşsinler, hataları olursa hormonları devreye girsin. hata yapmazlarsa gül gibi yaşasın gitsinler.

sizin uygun gördüğünüz hayatı neden yaşasın koca adam :)
+3
galahad reloaded
(14.03.26)
Sizin ahlak anlayışınızla örtüşüp örtüşmeme durumu bu kardeşinizin seçimlerine etki etmeli diye bir şey yok öncelikle. Siz bunun size uymadığını, sizce yanlış olduğunu belirtmişsiniz, tamam. Çizginiz ve artık durmanız gereken yer burası. Olur da işler yolunda gitmezse sığınacağı, yolunda giderse de sevincini paylaşacağı abisi ve ablası olmaya devam etmekten başka bir şey yapmanız gerekmediği gibi, haddinize de değil. Zira siz bu ilişkinin taraflarından biri değilsiniz, bu onun ilişkisi.

Şimdi gelelim ilişkiye... "Bir kere yapan bir daha yapar" önermesi doğru olabilir evet, ama spesifik olarak bazı ilişkilerde geçerli olmayabilir. Çünkü kadının koşullarını bilmiyoruz (zannederim siz de bilmiyorsunuz). İletişim bile kuramadığı, belki şiddet gördüğü ya da kağıt üzerinde süren bir evlilik de olabilir geride bıraktığı evlilik. Hayat siyah ya da beyazdan ibaret değil. Terminolojik olarak baktığımızda evet, süregelen bir ilişki/evlilik mevcudiyetinde bir başkasına ilgi duyma/bir başkasıyla arkadaşlıktan öte bir diyaloğa girme/sevişme, bunların tümü aldatmadır. Kadının yaptığının aldatma olmadığını söylemiyorum. Sadece bu aldatmanın bir gönül eğlendirmesi olmayabileceğini söylemeye çalışıyorum. İlişkisi olan bir kişi sırf "sıkıldığı" için ya da tatmin olmadığı için başka biriyle ilişkiye giriyorsa, bu kişinin karakteri böyledir ve hangi ilişkiye koyarsanız koyun muhtemelen aynı davranış örüntüsünü sergilemeye devam edecektir. Öte yandan içinden çıkamadığı, çıkmak için çabaladığı ama buna partner tarafından/toplum tarafından izin verilmeyen, belki çocuğu için katlandığı ve onun için formaliteden başka bir anlam ifade etmeyen bir evlilik ya da ilişkiyse bu, durum farklı olabilir. Eylemsel olarak yaptığı hala aldatmadır, ama bu onun kişilik özelliği değildir ya da aynı örüntüyü bir başka ilişkisinde de sergileyecek diye bir şey olmayabilir. Bu şekilde başlayan ve sadakat üzerine kurulu çok mutlu ilişkiler sürdüren insanlar da var, aynı şey kendisine yaşatıldığında perişan olan insanlar da. Bu riski alıp yaşayıp görmek de kardeşinizin kararı.

"Öyle biri değil ya, bana yapmaz" şeklindeki saf ve kuvvetli inancı biraz tehlikeli olabilecek gibi geldi bana. Kadınin mücbir sebepleri olduğunu paylaşmaktansa "yapmaz o" savunmasına sığınmak pek sağlıklı değil. Ama siz zaten uyarınızı yapmışsınız. Kardeşinizi sevmeye devam edin, ve gerisini zamana bırakın.
+4
starbuck
(14.03.26)
Yapacak pek bir şey yok gibi. Kadın da boşanmış zaten. İş kendi temposunda ilerliyor. Ne deseniz boş kalacak gibi. Çünkü sorun prensip sorunu.

Ben şunu anlatmaya çalışırdım, insanlar sırf iyi diye aklıselim olmak zorunda değil. İlişki ciddi bir şey, insanın ayakları yere basmalı. Bir şeyler güzel giderse iyi, ancak gitmezse telafisi çok zor olabilir. Bu durumda prensipler, kıstaslar devreye girer. Evliylen başka biriyle ilgilenip, bu ilgisi üzerine evliliğini bitiren birisi ne kadar "iyi" olursa olsun "güven veren" bir kişi değildir. Bu ikisi ayrı karakter özellikleri. Bir insan iyidir, ama aptal olabilir her türlü belaya girer. İyidir ama manipülasyona açık olabilir, her yere çekilir. Veya bu durumdaki gibi iyidir ama romantiktir, sorumluluk bilinci olmadan hayatını derinden etkileyen kararlar alabilir. Kişinin iyiliği onun sizle ilişkisinde, size vereceği güvenden bağımsız bir şey. Bu iyi insan bu güveni başkası için bir kere kırmış zaten.

Şimdi sorsanız elbette evliliğinde sorunlar vardır boşandığına göre. Ancak bu kişi sorunlar varken habersizce başka biriyle görüşmüş. Şunu anlarım; birini görürsünüz, ilginizi çeker ve mevcut evliliğinizden mutlu olmadığınızı anlayıp bitirmeye karar verebilirsiniz. Bu sürede ilginizi çeken kişiyi yoklamazsınız, flört etmezsiniz... Bitirme sebebiniz "yeni birinin olması" değil bu durumun mevcut evliliğinizin yürümediğine işaret etmesidir. Bu yeni kişi size yüz versin veya vermesin evliliğinizi bitirirsiniz artık. Bitti mi? O zaman kimle olursanız olun. Bence doğrusu bu. Burada bahane üretmek isteyen biri "zaten her türlü ayrılacaktı" diyebilir, ama aynı şey değil. Olay a şeklinde değil, b şeklinde gerçekleşmiş bir kere. Konu kapanmış.

Ancak sizin anlattığınız senaryo da tam bir yeşilçam senaryosu. Hiç insanın arkasını yaslayacağı bir senaryo değil. Yanlış yollardan bir kere geçilmiş artık.

En anlaşılır senaryoda şu olabilir. Kişinin evliliği gerçekten kötüdür, aldatılmıştır, şiddet görüyordur veya izole kalmıştır, kolayca ben boşanıyorum diyememiştir. Yaşanmayan şeyler değil, çok kötü durumda olan insanlar var. Bu durumda yaşanan üzücüdür. Kişinin aldatması da vicdanen kabul edilebilir diyelim. O zaman soru sizin tanıdığınız kişinin, ayrılan kişinin yanında taşıyacağı psikolojik yükü paylaşmaya ne kadar hazır olunacağı ile ilgili. Çünkü belli ki her şey toz pembe olmayacak. Bu senaryo büyük fedakarlık içeriyor. Eğer tanıdığınız kişi bunu somut olarak kabul ediyorsa, durumun ne tür bir sefalete gebe olabileceğini idrak etmişse ve hazır olduğunu söylüyorsa diyecek söz kalmaz.
+2
akhenaten
(14.03.26)
ahlaki degerleriniz sizi baglar+1 terso bi durum goremedim kadin esini sevmiyormus ve bosanmislar mertce. cogu bosanmiyo da
-2
ala09
(14.03.26)
öncelikle çocuk bir "çocuk" değil. masum hiç değil.

ben olsam bu yaptıklarını ahlak dışı bulduğumu, diğer adama kötülük ettiklerini söylerim. bu yüzden bir daha o kadınla ilişkisi hakkında hiçbir şey duymak istemediğimi ve sonucu iyi de olsa kötü de olsa asla destek olmayacağımı, kendi edip kendi bulacağını, umrumda olmadığını söylerim. zorunda kalmadıkça da görüşmem. kırılan kırılsın, darılan darılsın. bana ne diye diye bu kötü insanları utanmaz ve pişkin yaptınız. bence herkes çizgisini çekmeli böyle insanlara karşı.

aşk böyle bir şey değil. başka insanların hayatlarını başına yıkarak mutlu olunmaz. doğru insan sadece bir tane değil. evli birini mi buldu bula bula.

bir benzerini çok eski bir iş yerimdeki iş arkadaşlarımda gördüm. (arkadaşım değiller) o kadın da boşandı ama sonra beraber mutlu falan olmadılar. üçü de başka yollara gittiler.
0
art cat chocolate
(14.03.26)
tamam yanlış başlamış ama yoluna girmeye en yakın olduğu zaman da şu an. o yüzden bence işin ucunu bırakın ve denesinler artık. kadın boşandıktan sonra bir problem kalmamış zaten.
0
enteg
(16.03.26)
İnsanlar ne yaşıyor bilmeden etmeden yargılamak bana hiçbir zaman doğru gelmedi. Kadının belli ki yolunda gitmeyen evliliği varmış ve boşanmış zaten. Bunun üzerinden kötü diye etiketleyip kuzeninizle de öyle olacağını varsaymak yanlış. Bırakın kendi hatasını da doğrusunu da kendi kararlarıyla yapsın. Siz birden fazla kez zaten konuşmuşsunuz dahasına gerek yok.
0
Kediyi üzdün
(23.03.26)
açıkçası bu şekilde başlayıp mutlu devam etmiş, stabil, kaliteli ilişkiler gördüm. konu insan ilişkileri olduğunda dinamikler çok çeşitli. dışarıdan bakanın bilmesi, görmesi, değerlendirmesi pek mümkün değil. onu geçtim isabetli değil. ha bir tanıdığım böyle bir ilişkiye yelken açsa uyarır mıydım? kesinlikle evet. sağlıksız hatta tehlikeli olma ihtimali çok yüksek çünkü. ama özellikle de eşimin yakını olan yetişkin bir adam için bu kadar dil dökmezdim, "onaylamıyorum kardeşim" deyip geçerdim. beni ilgilendirmez. çünkü yarın bir gün bu ilişki sağlam temeller üzerine oturtulur, o zaman sizin dedikodunuzu yaparlar "bu bizi istemedi, kıskandı" filan diye. bu işler böyledir. ben görüşüme başvurulursa fikir belirtir, sevip saydığım biriyse kısmen müdahale olur ama gerisine karışmam.

sorulara cevab,

1- eşini/sevgilisini aldatmış bir insana güvenebilir miydiniz?

koşullar önemli. temelde aldatmak korkunç bir şey olsa da ne zaman, hangi şartlarda gerçekleştiği göz ardı edilmemeli. "güvenirim" diyemiyorum ama aldatmış bir insanı komple arsız, namussuz, şerefsiz, itovlit diye tümüyle silmek de bana çok sağlıklı gelmiyor. kendi adıma söyleyebileceğim tek şey şu: eşini aldatan çocuklu bir kadınla ASLA birlikte olmazdım. karşı tarafın medeniyetine güvenmiyorsam direkt kaçarım. güveniyorsam da en kısa sürede net sınırların çizilmesini, tüm tarafların mutabakata varmasını, adamın durumu bilmesini isterim. insanlara travma yaşatmanın da sokak ortasında gte mermi yiyip bk yoluna gitmenin de gereği yok.

2- siz olsanız nasıl yaklaşırdınız konuya, nasıl davranırdınız?

"yolun yol değil" derim, durumun yanlışlığını izah ederim, kenara çekilirim. çocuklu ve evli kadınla ilişki yaşayacak yaşa gelmiş adama odasını toplamayan çocuk muamelesi yapacak değilim. siz sanırım "bu kişiye karşı hisleriniz nasıl değişir" minvalinde soruyorsunuz daha çok. ben açıkçası soğurum. dediğim gibi böyle bir ilişkinin çok sağlıklı zeminlere oturması, bu yeni çiftin 15 sene sonra da bir arada mutlu olması ihtimali sıfır değil. olabiliyor. ama şu gün, şu başlangıcı onaylamadığımı belirtirim. bunu da KENDİSİ İÇİN yaptığımı özellikle belirtirim. mesele şahsi ahlak anlayışım değil.
-1
der meister
(23.03.26)
(2)

Sahibinden.com Mayıs ayından sonra tamamen edevlete mı entegre olacak

pembediken
Bu nedenle ev fiyatları artacak gibi söylentiler var. Haberi bulamadım
Bu nedenle ev fiyatları artacak gibi söylentiler var. Haberi bulamadım
0
pembediken
(13.03.26)
Bu nedenle ev fiyatları niye artsın ki?
+1
Mirket
(14.03.26)
emlakçılar için ev fiyatı artırmaya herhangi bir bahane yeter. onlar artış olsun komisyon artsın diye bakıyor sürekli. yada alıcı varsa hemen alsın diye sürekli şöle artacak böle artacak yalanları.
+2
gercekdunya
(14.03.26)
(12)

"Yaşadım" demek için ne yapmalı?

öylesinebiri
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında ol
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?
Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.

Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında olmanız veya 70 yaşında olmanız bir şeyi değiştirmiyor ama daha çok 40'a merdiven dayayanların görüşlerini merak ediyorum.
+1
öylesinebiri
(13.03.26)
Hiçbir şey bana bunu söyletemez. Söylenen avunuyordur, kendini kandırabiliyordur.
-3
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
Benim kriterim: olabildigince dunyayi gezmek + sevip sevilmek. Bitdieee 70 yila max bu
+5
üğpoıuy
(13.03.26)
40'ımı az geçtim. hala yaşadım diyemiyorum. ne yapmak lazım?

- kafanda bir kaygı olmadan gezebilmek gerek.
- çok severek yaptığın bir hobin olması gerek.
- birilerine yardım edebilmek gerek. illa maddi olmasına gerek yok.
- zor bir işi başarmak, "evet ben bunu yapabildim" demek gerek.
+2
co2s2
(13.03.26)
olabildigince dunyayi gezmek +1

Güzel restoranlara gitmek
Bira ile Viski tadımları
Kültür sanat sepet işleri
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
Anlık karar alabilmek, plansız programsız hareket edebilmek isterdim…
Ben maalesef her şeyi planlayan biriyim, utanmasam tuvalete gitmeyi bile ajandaya yazacağım.
O yüzden geriye dönüp “yaşadım” diyebilmek için biraz daha cesur ve spontane biri olabilmek isterdim.
0
mutekebbir
(13.03.26)
anda kalmalı bence. çok fazla geçmişte boğulmamalı, gelecekle gereğinden fazla meşgul olmamalı
+2
mezzosprite
(13.03.26)
Her şeyi dolu dolu ve tadında yaşamış bir gençlik
Mutlu olmayı ve mutlu etmeyi bilen bir eş
Düzgün yetişmiş ya da yetişmekte olan iki çocuk,
Menfaatsiz seven, arayan, aradığına sevinilen akrabalar,
Gerektiğinde seni taşıyacak(her anlamda) en az dört arkadaş,
Sonrası için yetecek ve seni asla muhtaç etmeyecek, sana her yıl tatil planları yaptıracak birikim, yatırım ve kariyer

sahibiysen, 40+ yaşında iyi yaşadım diyebilirsin.

'Ulan gezmediğim ülke kalmadı, kırmadığım fındık kalmadı ama daha kırkımda kıçıma giyecek don da yok, başımı sokacak dam da yok' diyenlerden olma bence.

Ek: 'Edinilmiş iyi bir hobi, yaşam tarzı parçası olmuş bir spor dalı ve diktiğin ve gölgesinde çay içebileceğin boya gelmiş en az 40 orman ağacı' nı da ilave edeyim.
-1
Mirket
(13.03.26)
dünya turu yapmak istiyorum. her şehri görmek deneyimlemek istiyorum. tüm doğal güzellikleri görmek istiyorum. tüm tarihi sanatı görmek istiyorum. tüm yemekleri tatlıları (vejetaryen) yemek istiyorum.

olur da bir gün cidden piyango çıkarsa sürekli gezerim. kedilerimle beraber <3
+1
art cat chocolate
(14.03.26)
şahsi düşüncem böyle bir şey deme şansı yok.

insan illa yetersiz hissediyor ve yaşlanmak bok gibi bir şey

şu belki, akademik olarak iyi araştırmalar yapmak

bi taraftan da iyi bir yatırım geçmişi veya kalan para da olabilir, finansal özgürlük

kafaya göre takılabilme şansı, dünyada serbest dolaşım ve harcama yaparken sıfır düşünme

istediğin kişilerle istediğin konularda çalışma

bilemiyorum bunlar da olsa hayat çok kısa.
+1
gurur
(15.03.26)
hayat her ne kadar benzer temaları içerse de hayat deneyimi öznel bir şeydir. Bu sebeple her yaşam bu hayat nasıl yaşanmalıdır sorusuna verilmiş bir cevaptır. Bu sebeple "yaşadım" diyebilmeniz için genel geçer ve herkes tarafından kabul görebilecek bir tanımlama olabileceğini sanmıyorum. Bana göre insanın kendi değerlerini anlama ve kendini geliştirme çabası, bu dünyada tüketerek değilde emeğiyle yaratarak var olması, sevgisi-özeniyle etrafındaki herşeyi beslemesi iyileştirmesi, bazen yalnızca başka bir yaşamın mümkün olduğu göstermesiyle "yaşadım" demeyi hak ettiğini düşünürüm. Bu konuyu en iyi bu şiir anlatabilirdi herhalde:
www.youtube.com
+1
elvan abeyiylegezse
(15.03.26)
Bana kalirsa

Mobilyaci gezmek, cocuk yapmak, misafir agirlamak, yemek yapmak, parka falan gitmek, survivor izlemek, aile kurmak.

Bunlari yapamayanlar da dünyayi geziyor.
-1
Purple life
(15.03.26)
gezmek abi. baska bir sey degil bence.
0
baldur2
(15.03.26)
(5)

protein tozu

baldur2
gercekten kaliteli olanini turkiye'de nereden aliyorsunuz?
gercekten kaliteli olanini turkiye'de nereden aliyorsunuz?
0
baldur2
(13.03.26)
Supplementler.com
0
kizil karga
(13.03.26)
Ben Optimum Nutrition alıyorum. Genelde Amazon'dan. Ürün üzerindeki koddan ürün orijinalliğini kontrol edebiliyorsun. Ama emsallerinden pahalı.
0
Mirket
(13.03.26)
supplementler.com

en iyisi weider
sonra optimum nutrition.
0
tabudeviren
(13.03.26)
ben optimum nutrition'i yurtdisindan aliyordum. bitince turkiye'den aynisini aldim. gozle gorulur bir kalite farki vardi. onu gordukten sonra komple supplement isinden sogudum. illa alicam diyorsaniz yurtdisindan bulabiliyorsaniz bulun derim.
0
cilgin fantezilerin adami
(13.03.26)
ben trendyol'dan yesilmarka aliyorum genelde. en dogal o gibi ama son zamanlarda bozdu gibi.

optimum turkiye'de daha kotu +1 ve gereksiz pahali

avrupa'ya gidince daha iyi protein tozu alip getiriyorum bi de
0
ermanen
(13.03.26)
(9)

Doktorlar neden devlette çalışıyor?

michael_knight
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum. E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum.

E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
-1
michael_knight
(11.03.26)
Bir ara bir doktor, yeşil pasaport hakkı kazanmaya ne kadar zamanının kaldığını soruyordu.
+1
Mirket
(11.03.26)
özelde cmtsi günü de calistirirlar.
bir de cok iyi bir ismin vs yoksa özelde de köle gibi calistiriyorlar.
ayrica malpractice davalari özelde daha cok oluyor. devlette calisinca arkanda hastane oluyor. özelde doktoru korumazlar.
+1
Purple life
(11.03.26)
bazi doktorlarin ozelde 500 bin kazanabiliyor olmasi doktorlar ozelde 500 bin kazaniyor demek degil.

bir uzman hekimin devlette 150 bin kazaniyor olmasi da uzman hekimler devlette 150 bin kazaniyor demek de degil.
+2
ghilleinthemist
(12.03.26)
o devlet hastanesindeki doktorlardan birinin eşiyim.

öncelikle şu gerçek; aynı performansla özel hastanede daha fazla para kazanabilirsiniz. doğru. çalışma ortamı daha konforlu, ortam 5 yıldızlı otel gibi, yemekler güzel. burada hemfikiriz.

ancak ;
Devlet memuru statüsü, özel sektöre göre çok daha yüksek bir iş güvenliği sağlar. Özel hastanelerde "ciro odaklı" baskılar veya işletme kararlarıyla işten çıkarılma riski varken, kamuda böyle bir şey olmaz.

izin süreleri çok daha yüksek ve kullanım odaklı. şimdi sordum bu sene çatır çatır kullanacağı 30 gün izni var. geçen seneden de 14 günü varmış, onu da kullanacak. cumartesi günleri çalışmaz. gecenin köründe hasta ya da hasta yakını aramaz, ararsa ona cevap verme zorunluluğun yok.

diğer taraftan malpraktis davalarında devlet daha güvenli.

bir başka etken yeşil pasaport :)

mesleki olarak bakacak olursanız; vaka çeşitliliği ve tecrübe açısından kesinlikle devlet daha iyi.

farklı bir nokta vereyim ; kendi hayatımızdan örnek, eşim yaklaşık 25 yıldır cluster baş ağrısı hastası. 13-14 ayda bir yaklaşık 1 ay hayattan kopuyor. iş hayatı yok, ev hayatı köstebek formunda ses ve ışık yok. mesela devlette bu sürede rapor ve izin alabiliyor. ama özel hastanede bu durumda o departmanı 1 ay kapalı tutmaları mümkün olmayabilir ve iş devamlılığı gerekçe gösterilerek çıkartılabilirsiniz. bu durum kalp krizi geçirirsiniz de böyle, halı sahada bacağınızı kırarsınız da böyle, bel fıtığı olursanız da. devlet bu konuda daha 'anlayışlı' ve 'şefkatli'.
+6
galahad reloaded
(12.03.26)
özel hastane eşittir ticarethane. sana ne kadar yüksek maaş verirse beklentisi de senden artar. özelde çalışıyorsan, instada reklam yapman gerekli, sürekli hasta bakman gerekli, hasta olmasa da hastadan bin tane test görüntü isteyip yalan söylemen gerekiyor. devlette 4 de bırakırsın bugün hasta bakmıcam dersen de kimse bir şey demez.
+1
mikahakkinen
(12.03.26)
özel hastane her doktoru hop diye almıyor ki çoğu öneri ile geliyor , özellikle genç ise okul hocalarından tanıdık varsa hocası tavsiye ederse geliyor. doktorluk tecrubesi ve vaka sayısı veya ameliyat sayısı çok veya hastası çok olan gibi bildiğim kriterleri var.
0
eja
(12.03.26)
özelde ya köle gibi çalıştırıp daha az para veriyorlar, ya da çok kalifiye doktorlara çok para veriyorlar.

ek olarak özellerdeki doktorlarıma gece mesaj atmaya falan çekiniyorum ben mesela sonuçta ölmek üzere değilim. niye aramadınız vs. lütfen çekinmeyin arayın 24 saat diyorlar. çok normal karşıladıkları belli. hoş değil.
0
aguen
(12.03.26)
özel prof veya doç isen ve biraz sosyal medya bilinirliğin varsa, hasta sayın fazlaysa iyi para kazanıyorsun. belki tıp merkezi tarzı yerler daha iyidir. yoksa zincir hastaneler kölelikten beter.
devlette ki uzman hekimler 150 binden fazla kazanıyorlar. döner sermaye ek ödenekle 300 bini buluyor olması lazım. tabi döner sermaye ücretleri hastaneden hastane de çok değişiyor.

birde bazı özellerde sana şirket kurdurup fatura kestirtiyorlar. sadece o hastanenin muayene odasını kullanmış gibi oluyorsun. bir anlamda esnaf kurye gibi bir durum var.
0
my fault
(12.03.26)
devlet doktorlarının çoğu özelde çalışabilecek yetkinlikte değil.
-1
thawne
(12.03.26)
(10)

Neden bazı insanlar aşırı sigara kokuyor?

Kahvedesu
Bazıları kül tablası gibi kokuyor gerçekten ya. Sabah yaklaşıyorlar midem kalkıyor. Bazıarı içiyor ama kokmuyor. Kokmayan sigara varsa neden onu içmiyorlar?
Bazıları kül tablası gibi kokuyor gerçekten ya. Sabah yaklaşıyorlar midem kalkıyor. Bazıarı içiyor ama kokmuyor. Kokmayan sigara varsa neden onu içmiyorlar?
0
Kahvedesu
(11.03.26)
çok farklı şeyler olabilir ama temelde sigaralar arasında bile koku farkı var. bazı tütünler çok ağırdır mesela. niye tütün dersen daha ucuz. bir paket sigara 105-110 lira şu an, tütün sarsan bir paketi yarı fiyatına hatta daha ucuza gelebilir. ağır olduğu için genelde daha az içersin bi de. yani en temel sebeplerden biri bu.
0
der meister
(11.03.26)
Karşı dairemde oturan bekar kadının liseli oğlu koridordan geçince 5 dakika asılı kalıyordu kül tablası kokusu.

Ben sadece bazı erkekler öyle kokuyor sanıyordum. Geçen gün otobüste yanımda oturan genç ve hayli bakımlı bir kadının da öyle koktuğunu görünce hayli şaşırdım.

Bir bilene sordum bu nedir diye. Kaçak, sarma tütün içenler kokuyor öyle dedi.
0
Mirket
(11.03.26)
sigara içme sıklığı, duş alma sıklığı, diş fırçalama sıklığı, kıyafet değiştirme sıklığı vs birçok etken olabilir.

sigara içip kokmamaya uğraşan insan da çok tanıdım. sakız, parfüm vs kullanıyolardı baya. çok içen çok kokuyor. içtiğin sigaraya göre bile değişir.
+1
jelly bear
(12.03.26)
kokmayan sigara yok, bazısı daha ağır kokuyor üstte açıklandığı gibi.
kapalı ortamda sigara içilen bir yerde çok fazla vakit geçiriyorsanız da üstünüze siner. üniversitede kalabalık arkadaş grubuyla bir yere oturduğumuzda sigara üstüne sigara yakılırdı. herkes aynı sigarayı da içmiyor. öyle ortamlarda açık hava olsa bile bedenine, kıyafetine siner. parfüm bocalasan üstüne daha rahatsız edici bir koku elde edersin, anlamı olmaz. içmesen bile üstüne siner yani.
0
black holes in the sky
(12.03.26)
genelde sarma sigara içiyorum. her içen bu tütün epey sert diyor.

günde bir paketi aşar.

epey de sigara koktuğumu düşünüyorum.

sarma sigara içmezken camel box içerdim.

o da epey kokar.

yani: çok içen çok kokuyor.
0
rain when i die
(12.03.26)
Kıyafetine sinmiştir. Duş alıyordur, üstünü değiştiriyordur ama dışarı çıkarken sigara kokan montunu giyer. Diye salladım.
0
gabe h coud
(12.03.26)
- kıyafetlerini yeterince havalandırmıyorlar/yıkamıyorlar.
- aşırı sigaralı ortamdalar.
- içmesini bilmiyorlar. tüm dumanı dışarıya salıyorlar. rüzgarın da etkisiyle yine kendi üstlerine geliyor.
0
elektr10
(12.03.26)
toplu taşımada son anda üstüste sigaradan duman çekip apar topar binersen ilk anlarda çok ağır bir koku olur. onlara denk gelmişsindir. bir de kıraathane gibi herkesin sigara içtiği mekanlarda sigara içmeseniz bile bütün giysileriniz hatta saçınız sigara kokar.
0
ground
(12.03.26)
Ben bunu daha çok yaşlılarda görüyorum. Kişisel hijyenin eksikliği ve her türlü kapalı ortamda sigara içmeleri bence bunun sebebi. Ayda yılda bir yıkanıp evde, kahvehanede fosur fosur sigara içiyorlar bütün koku da kıyafete, vücuda siniyor.
-1
sadakatsiz
(12.03.26)
sigara içip de kokmayan tek bir insan tanımıyorum. kokmuyorum diyen kendini kandırıyodur.
+1
elorelia
(12.03.26)
(3)

Otoyoldan ihlalli geçiş

love and trust
İhlalli geçiş yaptığımızda, HGS uygulama ekranına düşerdi önceden. Artık düşmüyor mu? (Osmangazi köprüsü, izmir otoyolu vs)Ödeme için HGS ye para atacağım ama toplamda ne kadar ödemem gerektiğini göremedm. Önceden anlık HGS uygulamasında görünürdü. Sanırım artık görünmüyor ya da bir seferlik böyle o
İhlalli geçiş yaptığımızda, HGS uygulama ekranına düşerdi önceden. Artık düşmüyor mu? (Osmangazi köprüsü, izmir otoyolu vs)

Ödeme için HGS ye para atacağım ama toplamda ne kadar ödemem gerektiğini göremedm. Önceden anlık HGS uygulamasında görünürdü. Sanırım artık görünmüyor ya da bir seferlik böyle oldu?
0
love and trust
(10.03.26)
Devlet otoyollarından ihlalli geçince bakiyeniz yetersiz, 15 gün içinde yükleme yapın diye mesaj geliyor. Miktar belirtilmiyor. (Geçen hafta yaşadım)

Diğer otoyollarda çark nasıl dönüyor, bilmiyorum.
+1
Mirket
(10.03.26)
webihlaltakip.kgm.gov.tr

buradan sorgulayın. geçiş görünmüyorsa henüz sisteme düşmemiş olabilir. 15 gün içinde bakiye yüklerseniz otomatik ödemiş olursunuz. ya da bu sayfadan direkt ödeyebilirsiniz.
+2
exlibris
(11.03.26)
teşekkür ederim. telefonuma sms olarak bilgi geldi, yine de eski usül hgs'de gözükse iyi olurdu :)
0
🌸love and trust
(11.03.26)
(38)

90'ların unutulan şarkıcıları

yurtsuz john
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı... Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bun
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı...
Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bunlar unuttum.

Öztürk
Ufuk Bigay
Nilüfer Örer
Orçun

Bu isimler aklıma geliyor. Hepsi kaybolup gitti. Sizin hatırladıklarınız var mı?
+3
yurtsuz john
(10.03.26)
Oh, tam benlik bir başlıkmış bu :)

"Ah canım Ahmet", Deniz Arcak, Tayfun ve Soner Arıca şimdilik ilk aklıma gelenler. Ha bir de Rengin vardı.

Bundan birkaç sene evvel adını hatırlamadığım bir Türkçe müzik kanalı bu saydıklarımdan bazılarını döndürürü döndürür dururdu gece kuşağında.
+2
RaiseThySword
(10.03.26)
@raise

mutlu olduğuna sevindim ama senin yazdıkların ünlü isimler :)

yani nasıl söylesem, ben bayağı underground kalmış isimleri arıyorum. 40+ arkadaşlar hatırlar anca.
+3
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Taner
+1
Başka
(10.03.26)
bay x diyorum o zaman. tek şarkılık biriydi sana değmez diye bi pop şarkısıyla meşhur olmuştu sene 95 96 civarıydı. seneleeer sonra prestij müziğin ve fantezi müziğin sükse yaptığı yıllarda şiveli türkücü olarak çıktı tekrar piyasaya ama yine tutunamadı.
sibel gürsoy vardı yine tek şarkıyla çıkmıştı unutuldu gitti sonra.
akın vardı rebekanın yeri diye şarkısı vardı

sizin bahsettiğiniz 3 kişilik grup komedi dans üçlüsü müydü acaba? içlerinden biri erol köseydi o da doktordu. baktım diğerleri değilmiş gerçi.
+1
pide
(10.03.26)
tarik vardi ama 2000 senesindendi. of aman mi of deli gönül mü bir sarkisi vardi.
rüya ersavci. istemiyorum baba sarkisini cok severdim.
grup merdiven. akdeniz aksamlari'nin yaraticisi.

youtu.be
diger sarkilari da güzeldi.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
Haspam diye bir şarkı vardı, üç kişilik bir grubun şarkısıydı, baktım grup gmg imiş adı, haspam haricinde bir albüm daha çıkarmışlar.
+2
(10.03.26)
*Grup laçin
*"Gel etme gözlerim yaşlarla doldu" şarkısını söyleyen bir grup genç çocuk vardı.
*Reha var aşk cicegimi söyleyen.
*Akın vardı. Rebeka, kız milleti, lanet olsun vs
*Melih Görgün 14 Bahar geçti vardı. O adam da yok olup universtede hoca olmuştu en son.
*Ayşen miydi sanki adı "var mıydı böyle kaçmak nerdesin" şarkısı vardı.
*Dokun bana yarışmasının çıktığı dönem "dokun bana" şarkısını söyleyen bir kadın vardı.
*Hey barmen bana bir bira şarkısını söyleyen bir adam vardı.



Çoğu belki bilinen isimler ama yok olduklari için örnek verdim.
+2
egerbiryolcu
(10.03.26)
Bunun videosuna denk geldiğimden emindim, bu muydu bilmiyorum ama bunu buldum; m.youtube.com

Buralara bakmadan aklıma gelen
Sibel Bilgiç - Alışamadım var ama bu biraz unlu galiba
Jale - Üzgünüm
+1
mbond
(10.03.26)
dediğin grup beyaz önlük. son defa sarıl bana:)
+2
nothing in my way
(10.03.26)
Hakan kurşun - boğazın üstünde

m.youtube.com

Ünlü - estarabim

m.youtube.com

Cenk Eroğlu - son rüya
(Bu şarkıyı aslında zamanin devlet Bakanı Kürşat Tüzmen den torpilli Tüzmen diye bir herif söylüyordu ama şarkı cenk eroglu'nun)

m.youtube.com

Güzel duyuru aklıma geldikçe yazarım daha :))
0
makbur
(10.03.26)
bir de kamyonet arkasinda sarki söyleyen bir abla vardi. egerbiryolcu bilir gibi geldi.
nadide sultan diye de bir kadin vardi. konyalim diye sarkisi vardi :D
oya bora da kayboldu. ben bilmiyorum yani boy gösterdilerse.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim pınar aylin mi kamyon arkasındaki? www.youtube.com
0
nothing in my way
(10.03.26)
@nothing

ömrüne bereket çok yaşa e mi canımsın :)

@konusma

pınar aylin ve nadide sultandan bahsediyorsun. onlar ünlü konumuz dışı.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Göksel - gönüllü yazıldım sana ve aşkına
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
Metro- avucumda gökyüzü
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
90'ların sonunda Binnaz şarkısıyla Ciguli vardı rahmetli.
0
Mirket
(10.03.26)
@yurtsuz john taksicilik yapan emre matraş.
0
nothing in my way
(10.03.26)
90 yazmışsın özellikle ama 2000ler başı da sayılır mı? :)

irem diye bi hanım vardı hayalet sevgilim miydi neydi bi patlamış şarkısı vardı. herkesin dilindeydi ve ben nefffret ediyordum. sonra yok oldu gitti ama ne oldu hiç bilmiyorum, merak da etmiyorum :D
+1
truf
(10.03.26)
@nothing

ben böyle duyurucunun canını severim ya. helal olsun. bu şarkıcının acayip bir erotik klibi vardı :)

@mirket
@truf

sağolun ama ciguli, irem falan bunları herkes tanıyor.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Sen, senin tanıdıklarını herkesin tanıdığı yanılgısında mısın, bana mı öyle geliyor?
0
Mirket
(10.03.26)
@mirket

ciguli öyle meşhur olmuştu ki star tv ona dizi bile çekmiş, çıkmadığı program kalmamıştı.

ben meşhur olamamışları arıyorum :)
+2
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Umay umay
0
rodeocu
(10.03.26)
@yurtsuz john www.youtube.com bu mu?
0
nothing in my way
(10.03.26)
exlibris
(11.03.26)
nezih ünen www.youtube.com çok severdim ama sonra pek faal olmadı

tual www.youtube.com
0
exlibris
(11.03.26)
ne güzel duyuru olmuş, gece gece öküz oturdu içime maziyi andıkça.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(11.03.26)
Burak aydos
Af grubu vardı, asrın ve emre. Ünlü oldular ama silinip gittiler
Endi+pol vardı
Bir de 9da9 diye bir albüm vardı böyle tek şarkılık sanatçıları toplamıştı.
Işığın yansıması vardı grup olarak.
Haramiler de mavi duvarla ünlü oldu ama tek albümde kaldılar.
Bunlar yukarıda sayılanlara ilave. Düşünsem daha bulurum.
+1
strawberry first
(11.03.26)
İlk aklıma gelenler:
Sima - Her Şeye Rağmen (YouTube'da kendi klibine yaptığı yorumu okumuştum seneler önce.)
Meyra (Nazlı Ilıcak'ın gelini kontenjanından dönmüştü bir ara.)
Murat Gürkan - Barmen (Klibi de efsanedir.)
Tuğçe San (Merak edip bakmıştım; makyaj işindeymiş sanırım.)
0
auroraaurora
(11.03.26)
senin aradigin bir zamanlar unlumsu olan ama artik taksimde yuruse kimsenin tanimayacagi tipler. rahmetli ciguli falan bunlara gore tarkan seviyesinde unluydu.

benim aklima direk ragga oktay geldi nedense.

youtu.be

dur bi tane daha buldum, murat gurkan'dan geliyor. hey barmen bana bir bira :D

youtu.be
0
cooperr
(11.03.26)
ragga oktay yazmışlar :) adam hala ünlü.

benim aklıma kerim geldi. 2000ler başıydı sanırım. animasyon bir "yanıldım" klibiyle çıkmıştı.
0
summerjam0306
(11.03.26)
Bu basligin rock versiyonu acilsa keske :)
Kaybolan cok kaliteli popcudan cok rockci var bence
0
turkuaz
(11.03.26)
Emre Matraş Haydi Çal Çal bu bankolar bankosu

Tuğrul Arsever söylendi mi? Bende Günah Gitti

Bora Öztoprak sayılır mı?
0
kumandanim
(11.03.26)
Bora Öztoprak falan bu kategoriye giriyorsa, Ali Güven Ardına Bakma Yolcu diyorum
0
(11.03.26)
Mert Ekren - Alo orda mıısn?

www.youtube.com
+1
runaway
(11.03.26)
@runaway verdim şukunu karşim.
0
kumandanim
(11.03.26)
Ümit Yaşar Ateşlerde yanacağım

Emral vardı bi' de Küçük Emrah' ı taklit ediyor muydu neydi.
0
kumandanim
(11.03.26)
@turkuaz

popla sınırlı değil rockçılar da dahil :)
0
🌸yurtsuz john
(11.03.26)
ateş-çingene ruhum
dr. tarık- yes sir
meriç-şebboy
0
nothing in my way
(11.03.26)
(14)

Kafanızın içindeki günlük sorunları bir sıraya koyup çözüm bulamadığınızda ne yaparsınız?

rayde
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.
Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle yani.
+4
rayde
(10.03.26)
bu tarz durumlar için oluşturduğum bir çalma listem var. intihar etmeden önce dinlenecek şarkılar diye. o listeyi açar ağlarım. tertemiz rahatlarım. ağlamak da çok güzel bir rahatlama yöntemi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.03.26)
O an hiçbir şey derman olmuyor. Zamana bırakıyorum.
0
auroraaurora
(10.03.26)
komşu teyzelerle oturup sohbet ediyorum
0
yurtsuz john
(10.03.26)
hiçbirşey yapmam. aynı gün içinde hem iphone'um yere düşüp paramparça oldu, hem klavyeme su döktüm, hem çaydanlık yandı ve daha hatırlamadığım bir sürü şey. bazen böyle herşey üstüste gelir. evrenin oyunu, kendi sakarlığım deyip geçerim.
0
buenosdias
(10.03.26)
Hahaha. Takmam. Evime giderim. Insta, Youtube, oyun, keyif alırım.
-6
arbre
(10.03.26)
Uyurum.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Yürüyorum, yürüyerek (bir süreliğine) akışına bırakmaya çalışıyorum.
+1
Amaranta ursula
(10.03.26)
murphy kanunları. kabullenip bir sonraki günü bekleyeceksin.
0
Başka
(10.03.26)
Bunlar oldu bundan sonrası da kötü olacak diye düşünmem. Sakin kalır bir şey yapmam
0
pembediken
(10.03.26)
Çok başıma geldi bu durum.
Bir anda farkına varıp tablonun dışına çıkıp, ressam burda ne demek isterken ne hata yapmış, ona bakıyorum.
Kısa bir süre durumdan azade olmak, sorunları öncelik sırasına koyup tek tek çözmeye yetiyor.
Kendinize bir çay yapıp, bir kağıt kalem alın. Altında büyük boşluklar olacak şekilde sorunlar listesi çıkarın.
Alttaki boşluklara da çözümleri yazın.
İncir çekirdeğini doldurmaz şeylerle uğraştığınızı görüp huzur içinde uyuyorsunuz.
En azından bende etkisi o oldu.
0
Mirket
(11.03.26)
er kişiyim bu tarz durumlarda eskiden olsa hemen çözüm bulmak için strese girerdim. eşim sakin ılımlı bir insan, ona baka baka beklemeyi düşünüp hareket etmeyi öğrendim. arka arkaya gelen aksaklıklarda dert yanacak birini bulur anlatırım. eğer ki bulamazsam buraya yazar kendime hizmet eden önyargılı cevapları seçer kendimi rahatlatırım.
0
mikahakkinen
(11.03.26)
her şeyi bırakıp, iki paket sigarayı cebime koyup sahile iniyorum. sigaralar bitene kadar yürüyorum.
0
klassno
(11.03.26)
bazen bilgisayar çok kasar, bir sürü program açıktır.
kapatıp açınca iyi olur biraz daha.
öyle günlerde öyle bir reset düğmesi arıyorum ama yok çoğu zaman.

oluyor öyle, çok normal.
zaten bir iki şey yolunda gitmezse peşi sıra bir sürü şey de üstüne geliyor. trafikte bir araç arıza yapınca hemen arkasında trafik oluşması gibi.

zaman geçince düzeliyor.
başka yolu yok.
0
biseysorcaktim
(11.03.26)
Telefondan notlar uygulamasını açıp sorunları ve çözümleri listelerim. Sonra da bir daha o listeye bakmam.
+1
michael_knight
(11.03.26)
(10)

Bebeğe hiç tatmadığımız şeylerden vermek?

eisberg
Merhaba, bebeğimiz daha 2 yaşında sayılır. Yaban mersini, chia tohumu, keçiboynuzu/badem unu, mango vb. şeyler de veriyoruz. Bunların çoğunu ben bile yeni tanıdım desem yeridir ama çocuğa veriyoruz. Hoş verdiğimiz miktarlar çok az ama yine de emin olamadım bu tip "ailenin (hatta ülkenin) besin gelen
Merhaba, bebeğimiz daha 2 yaşında sayılır. Yaban mersini, chia tohumu, keçiboynuzu/badem unu, mango vb. şeyler de veriyoruz. Bunların çoğunu ben bile yeni tanıdım desem yeridir ama çocuğa veriyoruz. Hoş verdiğimiz miktarlar çok az ama yine de emin olamadım bu tip "ailenin (hatta ülkenin) besin geleneklerinde olmayan" şeyleri vermenin sakıncası var mı?
0
eisberg
(10.03.26)
Bu saydıklarınız günümüzdeki pek yabancı değil. Ben çocukluğumda mangoyu en iyi ihtimalle televizyonda görmüşümdür. Şimdi semt pazarında almayanı dövüyorlar neredeyse. Hakeza yaban mersini de öyle. Chia tohumu zincir restoranlarda menülere gireli çok oldu. Ayrıca bence çok iyi bir şey yapıyorsunuz. Bizim eve roka girmezdi mesela. Hala yemez annemler. Dışarıda yemeğin yanında gelince nevrim dönüyor. Nefret ediyorum. Bir de yekpare koymuyolar mı! Hah, çocuğunuz benim gibi olmasın istiyorsanız her şeyden tattırın bence.
+1
auroraaurora
(10.03.26)
Ben de tatlı patatesi oğlanın tadımları sırasında yemiştim ilk kez :) Gelecekten spoiler vereyim nasıl başlarsanız öyle gidiyor. Eşek sıpası eti sadece kuzu seviyor, en sevdiği meyve ejder mervesi, yoğurdunu yaban mersini ile yiyiyor. Anası pudra şekeri serperdi mesela kış günü yaban mersinini mi görmüş.
Sakıncası ona değil de sizin cebe olur olsa olsa.
+1
cilekli pasta
(10.03.26)
sorunuza cevap: bir sakincasi oldugunu zannetmiyorum.
ama bu dönemsel cikan superfood olayi beni asiri irrite ediyor. cocuga her sabah keciboynuzu unundan muffin yapmaz, omletinin icine chia tohumu koymazsan cocuk gerizekali olacakmis gibi bir algi ve baski var. ek beslenmeye gecen cocuklar icin tarif veren kanallardan bu sebeple gercekten nefret ediyorum. abartisiz haliyle hislerimi nefret kelimesi tanimlar. insanlarin %90'i fakirlik sinirindan bir tik üstte yasiyor, asiri görgüsüzlük olmasi da bir yana, sanki herkes bir anthony bourdain yetistiriyor, o bicim tarifler.
cogu cocuk yemek seciyor. simdi secmese yuvaya baslayinca arkadasindan görüp seciyor. adventurous eater cocuk ben hayatim boyunca belki iki tane tanidim, onu da görünce sak diye anliyorsun zaten. marketteki sebzeyi meyveyi yese kafi. kicindaki beze dolduran cocugun refined palate sahibi olmasina gerek yok.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
ülkenin geleneksel ek gıdası çaya şeker atıp ekmek doğramaktı eskiden mesela çok mu iyi :) siz ne yapıyorsanız aynen devam edin, her nesil üzerine bir şey koyarak ilerliyor sonuçta. yani öyle olmalı. ejder meyvesini benim bebe de 7 aylıkken yiyodu hapur hupur :D
yine de keçiboynuzunu fazla kaçırmayın bazı doktorların erken ergenliğe soktuğu görüşü var. hurma özü, keçiboynuzu özü gibi özler yerine direk hurmanın kendisini verebilirsiniz.
+1
rayde
(10.03.26)
Bu işlere başlarken bizim doktor dedi ki siz sofrada ne yiyosanız ona adapte olması önemli. Kahvaltıda avokado yiyorsanız ona da verin, yemiyorsanız ona da gerek yok. Kahvaltıda yeşillik yiyosanız yeşillik kıyın verin gibi. O kadar makul o kadar benlik bir öneri ki harfiyen öyle yapıyorum. Bizim yediğimizden gayrı tuza şekere dikkat ediyorum.
Beslenme ihtiyaçlarının yanında o ailenin bi parçası olarak alışkanlıkları değerleri de şekilleniyor. Çok hoşuma gidiyor bizle birlikte bize benzer bişey olarak büyümesi.
Ha gelecekte müthiş egzotik siksok çekirdeği kahvesi içmeyi tercih eder kendi bilir. Ben düz çayımı içmeye devam ederim muhtemelen.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(10.03.26)
Ya ben sürekli superfood verilen bebeklere üzülüyorum. Reel hayatta karşılığını göremeyecekler. Çocuk büyüyecek ve ne yiyecek? Sen ben ne yiyorsak o. Bence asıl superfood ev yemeğidir. O kültüre topluma ait reel yiyeceklerdir.
Anaokulunda alerji listesinde gojiberry olan çocuk var ya. Sen ne ara yedin de alerjin çıktı.
Ben kızıma evde lor yapmadım, kendim ilik çırpmadım ya da sürekli chia vermedim. Şimdi içli köfte bile yiyen bir 18 aylık kendisi.
+6
wild honey suckle
(10.03.26)
Bana göre sürdürülebilir gelmiyor. Ek gıdaya başladığımızda bulamaç gibi labne avokado vermedim her şeyi kendi haliyle yedirdim şimdi maşallah çok iştahlı bir çocuk olmasa da biz ne yiyorsak onu yiyor.
+1
ekimoloji
(10.03.26)
hiçbir sakıncası yok bence, çeşitlilik iyidir. sadece şeyi yazmaya geldim, keçiboynuzu erken ergenliğe sebep olabilir çok seyrek vermek lazım verilecekse. yaban mersini de çok pestisit tutan yiyeceklerdendi diye hatırlıyorum, karbonatta falan bekletilebilir organik değilse
0
mezzosprite
(10.03.26)
Chia tohumunda protein var diyenlere yumurtadan fazla mı deyin.
Omega 3 var diyenlere "ALA'dan DHA'ya dönüşüm: Genellikle %1'den azdır (bazı kaynaklarda %0.01 - %1 olarak belirtilir)." deyin.

Tırnak içinde yazdığım cümleyi AI'a zorla söylettim. O da baştan bana Chia tohumu güzellemesi yapıyordu. :)

Yani @konuşma +1

Edit: Şimdi de "bitkisel beslenen kişiler için (vejetaryen/vegan) önemli bir kaynak yaratır. Hiç yoktan iyidir, ancak balığın yerini tutmaz" dedi.
Bu yapay zekalarla sohbet için konuya vakıf olmak lazım. Yoksa yanlış bilgi veriyorlar.

"Günlük ihtiyacın 10 katı omega 3" ten "hiç yoktan iyidir"e evrildi gerizekalı.
0
Mirket
(10.03.26)
annemize sorsak avakadonun ne olduğunu bilmez. biz de bilmezdik. ama çocuk olunca ek gıda döneminde millet avakado veriyor. ne mana anlamıyorum. çoğu doktor zaten bunun gereksiz olduğunu söylüyor. siz ne yiyorsanız çocuk da onu yesin. sürdürülebilir değil zaten.
bizimki kreşe başladı mesela. kahvaltıda peynir, zeytin, omlet vs. bizden her gün bir meyve istiyorlar. elma, portakal, armut... yani çocuk ileride bunlarla karşılaşacak.
pankek yapıyorlar mesela sanmıyorum keçiboynuzu unu kullandıklarını.
diğer meyveler kötü mango çok besleyici desek öyle bi durum da yok.
ha sakıncası var mı, yok. ama gerek de yok.
0
elorelia
(11.03.26)
(2)

Gözlerin aşırı uykulu olması bahar alerjisi olabilir mi çözümü var mi

egerbiryolcu
Son iki üç gündür normal uyku saatimi uyguladigim halde gün içinde inanılmaz uykulu oluyorum. Gözlerimde de yoğun bı ağırlık var. Yaşadığımız yer de bol otlu bahçeli ağaçlık bir yer. Bu sıralar yorucu günler de geçirdim ama ne kadar yorulsam da uyuyup uyanınca bu kadar yoğun en azından erken saat it
Son iki üç gündür normal uyku saatimi uyguladigim halde gün içinde inanılmaz uykulu oluyorum. Gözlerimde de yoğun bı ağırlık var. Yaşadığımız yer de bol otlu bahçeli ağaçlık bir yer. Bu sıralar yorucu günler de geçirdim ama ne kadar yorulsam da uyuyup uyanınca bu kadar yoğun en azından erken saat itibariyle uykum olmazdı.

Bahar alerjisi ise ne yapılabilir bu durumda? Bu aralar benzer şeyler yaşadınız mı?
0
egerbiryolcu
(10.03.26)
Bahar yorgunluğu denen bir olay var da bence daha o günler gelmedi. Akdenizdeysen olabilir.
Öyle ise çok klasik olacak ama, bol sıvı tüketimi, vitaminler, mineraller, uyku düzeni ve spor iyi iş görür.
Alerji kısmı için de bir Hehime görünmekte fayda var.
+1
Mirket
(10.03.26)
Göz kuruluğu da benzer şikayetler yapabilir.
0
efx
(10.03.26)
(7)

Çocuğa ekran verip/vermeme konusunda pişmanlık?

mikahakkinen
3 çocuklu aile iftara gittik. Diğer 2 ailenin çocuklarında telefon vardı ve sürekli telefonda oyun oynadılar. Ben çocuğuma telefon ve oyun vermiyorum. Kızım, yaşıtı ve sınıf arkadaşı olan diğer çocukla her türlü oynamaya çalışsa da çocuk oynamak istemedi ve telefonla oynadı. Kızım boş boş etrafa bak
3 çocuklu aile iftara gittik. Diğer 2 ailenin çocuklarında telefon vardı ve sürekli telefonda oyun oynadılar. Ben çocuğuma telefon ve oyun vermiyorum. Kızım, yaşıtı ve sınıf arkadaşı olan diğer çocukla her türlü oynamaya çalışsa da çocuk oynamak istemedi ve telefonla oynadı. Kızım boş boş etrafa bakınca üzülüp telefonuma oyun indirip verdim.

Doğruyu yapmaktan çok kızımın dışlanmaması için yaptığım hareket yanlış mı? Vermemekte diretmelimiydim?
0
mikahakkinen
(09.03.26)
Çevresinin farkında olsun, ortamdan kopmasın, insanlarla iletişim kurabilsin diye ekran vermiyoruz.

Çevresinin farkında olmayan, ortamdan kopmuş, sosyallikten uzak bir çocuk ,sizi bu güzel kararınızdan caydırmış. Çok ironik değil mi?

Yanlış mı anladım ben?
+3
Mirket
(09.03.26)
diğer çocukların aileleri yanlış yapmış. siz mecbur kalmışsınız. ortada oyuncak falan yokken, misafirlikteyken, çocuk boş boş oturup ne yapacaktı? yetişkinlerle mi sohbet edecekti?

hiç vermemek de bir çözüm değil bence. yaşıtlarının telefonla yaptıklarıyla alakalı sohbetlerinden uzak kalmamalı.
+2
art cat chocolate
(09.03.26)
olabildiğince sıfır ekran savunuyorum ben ama "olabildiğince" olması önemli. başka seçenekleri zorladıysam ve yapacak bi şey kalmadıysa veririm ve pişmanlık duymam. bu durumda önce boyama vs çıkarırdım, işe yaramadıysa ilgisi telefona bakan diğer çocuktaysa o çocuğun yanına oturtup ekranına yandan bakmasına izin verirdim. telefonu almaya çalışırsa falan kendi telefonumu verirdim.
vermemeyi denemişsiniz olmamış vermişsiniz pişman olacak bi şey yok. dışarda bi kere verdiniz diye alışacak da değil, o durumun farklı bir durum olduğunun farkındadır, değilse anlatırsınız.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
3 yaşına gelmiş, yavaş yavaş ekranla tanışmasına bi mahsur yok bence. ama ne izlediği, ne yaptığı önemli tabi. videodan ziyade basit oyunlara vs alıştırırsanız daha iyi olur. video dünyasına girince kopması zor oluyor.

sadece şu kısma takıldım. ortamda çocuk da olmayabilirdi. o zaman ne yapacaktınız? sanki ekran vermenin vicdan yükünü başkalarına yüklemeye çalışıyor gibisiniz. hiç çocuk olmaması durumunda da sizin çocuk sıkılabilirdi? o zaman plan neydi?

ben de ekran veriyorum bu arada. 3 yaştan önce de ara ara renk eşleştirme vs oynuyordu. yaş*10 dk kuralına bile uyamıyoruz bazen. ama sadece hafta sonu veriyoruz mesela, hafta içi vermiyoruz. o şekilde alıştığı için de bazen soruyor ama ısrar etmiyor. hafta sonu ise uyanır uyanmaz çizgi film diye tutturabiliyor tabi :/ ama kreşe gidiyor, çocuklu ortamlara giriyor, yazın sürekli parktayız. e bu hayatın içinde o kadar da ekran olsun yani.
+2
elorelia
(10.03.26)
gayet doğru yapmışsınız.

çocuğa ortama uyum sağlamayı, yeni şartlara göre alışkanlıklarını değiştirmeyi öğretiyorsunuz. çevresine uyum sağlamayı, yeni çevrelerde kuralları esnetmeyi ve uyumlanmayı gösteriyorsunuz.

bu hayatta çok önemli bir yetenek.
+4
babilfish
(10.03.26)
mis gibi havada park çimen her şey varken hatta plajda bile ekran başından kalkmayan çocukları çok gördüm maalesef. oynamayı sevenler yine oynuyor. aynen devam.
0
princess eugenie
(10.03.26)
yanlis yapmissiniz. cocuklara bir kere izin verdiginizde bunu emsal karar olarak aliyorlar. bunu yabanci bir cocuk gelisim uzmanindan duydugumdan beri aklimdadir. emsal karar olmasini istemedigim birseyi yapmiyorum.
+1
warrior princess
(11.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.