Giriş
(14)

Cenazelerin hızlı bir şekilde defnedilmesi olayi

dedeminhirkasi
Sebebi nedir kiMesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
Sebebi nedir ki
Mesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
0
dedeminhirkasi
(04.12.25)
cenaze bekletilmez diye bir gelenek, bir inanış var.

annem perşembe öğlen öldü cumartesi öğlen defnettik. babam pazarı pazartesiye bağlayan gece öldü, salı defnettik. şehir dışından cenazeye gelmek isteyenler de yetişebilsin diye. bana da dediler bekletilmez, bir an önce defnetmek icap eder diye. dedim yeğenleri gelmek ister, ertesi gün olsun ne olacak.

gerçekten ölmeyip ne olacak? doktor muayene edip rapor veriyor öldü diye.
0
kibritsuyu
(04.12.25)
The Premature Burial'ı mı okudun? Adger Allen Poe'nun en büyük kabusu. Adamda resmen canlı canlı gömülme korkusu varmış. Gerçi o dönemde öyle hataların yapıldığı söylenir.
0
Mirket
(04.12.25)
Abi bence süper bir olay çünkü hemen gömmek zorunda olmasak ölen kişinin verdiği ızdırap katlanarak artıyor ama gömünce "gömdük gitti" deyip daha çabuk iyileşme topralanma sürecine giriyorsun, gözden ırak olan gönülden de bi şekilde ırak oluyor bu şekilde. Ha sabah ölen kişi de ikindiye kadar ölmediğini ispat edemiyorsa ona da yapacak bir şey yok, sorry.
+2
kizil karga
(04.12.25)
bekletmemek daha iyi cenaze için de yakınları için de. çünkü bir an önce defin işleminin tamamlanması gerekiyor manevi olarak. şehir dışından yakınlar gelecekse bir gün sonra defin uygundur bence.

bu arada anadoluda cenaze üzerine bıçak koyma adeti vardır duymuşsunuzdur. bunun nedeni mefta bir şekilde hayattaysa nefes alıyorsa ya da hareket ediyorsa o bıçak üzerinden düşsün diye tespit için konuyor aslında.
0
exlibris
(04.12.25)
arkadaşların söylediğine ek olarak eğer ekstra bir işlem yapılmayacaksa cenaze her ne kadar morgda da beklese zamanla bozulan bir şey. bu tip nahoş etkileri de minimize edebilir.

ayrıca, soruyu tersten sorarsak, bir sebep yoksa neden beklesin ki?
+2
eisberg
(04.12.25)
yahudilikte dini bir olay. biri öldügü vakit ruhun bedeni terk ettigine ve defin gerceklesene kadar arada kaldigina inaniliyor. bu arada kalmislik da ruha cok rahatsizlik verdigi icin 24 saatten önce gömmeye calisiliyor. eger cenazenin parcalari tam degilse, tüm vücut parcalari toplanmaya calisiliyor bu sebeple. bu 24 saatte cenaze asla tek birakilmiyor, 7/24 biri basinda bekliyor ve tehillim'den psalm'lar okunuyor.

müslümanlikta da muhtemelen böyle bir nedeni olacagini düsünüyorum. size sormali.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.12.25)
Benim de canımı sıkan bir durum. Defnedilene kadar azap çeker dedi dindar büyüklerim, alelacele defnettik. Daha uzun vedalaşabilmek isterdim
0
mezzosprite
(04.12.25)
Dinen de uygun olan defni geciktirmemektir. Genel uygulama bu yönde.
Ama kalp krizi geçirerek öldüğü düşünülenler için 3 gün beklemek gerek.
Yeniden kendine gelenler dahi var .
0
diyecevaplandı
(05.12.25)
İslam dininde sebebi:

“Cenazeyi çabuklaştırın; eğer (ölen) hayırlı ise, onu hayra kavuşturmuş olursunuz. Şayet kötü biri ise, omuzlarınızdan bir an önce kurtulmuş olursunuz.”
(Buhârî, Cenâiz 51; Müslim, Cenâiz)
0
suicides underground
(05.12.25)
Uç bir örnek vermek istiyorum. İnsanın bir uzvu koptu diyelim. Karşınıza koyup izlemek mi daha iyi hissettirir. Yoksa onu bir an önce gömmek ve iyileşme sürecine başlamak mı?

İnsan ölüm/kayıp sonrası kaybettiği kişiyi o "araftaki" haliyle görmek istemez. Bu bir belirsizliktir ve kaygı doğurur. Hele ki ölümse bizim de evrensel ölüm kaygımızı da tetikleyebilir.

Ölüme ya da ölüm hastalığına kaçınılmaz şekilde bulaşmış kişiden en yakınımız dahi olsa içten içe bir an önce kurtulmak ve normalleşme sürecine girmek isteriz. Bu istemsiz bir psikolojik tepki bence.

Bunun sebebi temelde bence biraz ölüm kaygısıyla, acıyla yüzleşmekten kaçınmak, bir nevi psikolojik savunma mekanizması ve bir an önce normalleşme isteği diye düşünüyorum.

İnsanların sevgiliden ayrılınca tüm eşyalarını iade etmesi, bir aile üyesi yıllardır yaşanılan evde vefat edince taşınmak gibi gibi örnekler hep bununla ilgili.

Ölüm, ölümcül hastalık bunlar hepsi yüzleşmesi zor ama evrensel doğal süreçler.

Hemen gömme/defin adetinin İçgüdüsel ve evrimsel olduğu da kesin. Hayvanlarda bile benzer davranışlar var. (Karınca, tilki, kurt vb)

Bunun sebepleri; Ölen üyenin kokmasından duyulan rahatsızlık, öleni yemle benzeterek saklama gömme iç güdüsü, hastalıktan kaçınma iç güdüsü vb de canlılarda otomatik olarak bir an önce gömme iç güdüsü geliştirtiyor.

Son bir neden de Geçmişte soğutma imkânlarının olmaması

Tarihin büyük bölümünde:

Morg yoktu,

Soğutma sistemleri yoktu.

Doğal bir şekilde Dini tarihsel gelenekler toplum kültürü de bu çerçevede gelişti.

Özetle düşüncem bu şekilde.

Sorunun cevabıyla ilgilenen pek çok disiplin var: Antropoloji, arkeoloji, evrimsel psikoloji, din bilimleri, tıp/adli tıp, sosyoloji, tarih gibi gibi

bu disiplinlerin hepsinin ayrı ayrı cevapları doğru ve birleştirince toplam cevap olarak düşünülebilir özetle.
+1
psmstc
(05.12.25)
Kalender bir doktorla tanışmıştım bir cenaze evinde, çok güzel anlatmıştı bu mevzuyu.

Demişti ki cenaze törenleri kalanlar içindir. Gidenin zaten bir mevzusu kalmıyor dünyayla.

Cenazenin hızlı olup bitmesi de kalanları bir an önce normal hayatlarına döndürebilmek için. Aslında bu konudaki gelenekler binlerce yılda oturmuş. Sebepsiz görünen çoğu şeyin mantıklı sebepleri var.

Cenaze beklediğinde yakınları için rahatsız edici bir hale dönüşebilir öncelikle. Koku, bozulma vs. Bu zaten zor olan kaybı daha da zorlaştırır.

İkincisi yapılabilecek hiçbir şey kalmamış. Hasta vefat etmiş. Bir an önce o kişiyi normal rutinine döndürmek lazım. Bekledikçe kafasında kuruyor da kuruyor. Aslında arafta kalan biraz da yakınları oluyor.

O yüzden hemen gömüyorlar ki, normal hayatına devam etsin.

7 gün her akşam buluşup dua okutmanın bile aslında arkasındaki mantık cenaze evindekiler yalnız kalmasın. Kalabalıkla uğraşsın, özellikle ilk bir hafta akşamları tek başına acısıyla başbaşa kalmasın diye.

Bu eleştirilir ama yemek yaptırmak, helva kavurtmak aslında bunlar tamamen cenaze yakınının kafasını meşgu edebilmek için. Günlük rutinler stresi azaltır, psikolojik bir durumdur bu. Mesela helvayı özellikle cenaze yakınlarına kavurturlar.

Babam vefat etmeden önce araba bakıyordum biraz birikmişim vardı. Cenazeden 2 gün sonra eniştem beni araba bakmaya götürdü zorla, kafa boşaltmak için. Başta biraz ayıp buldum ama sonra iyi geldi. En azından o yas ortamından kontrollü bir şekilde uzaklaşıyorsun.

Yas tutmak sağlıklı, ama uzatmak sağlıksız. Toplumlar, kültürler bir şekilde kendi içlerinde ideal ritueller oluşturmuşlar bu süreyi sağlıklı bir seviyede tutmak için.
+4
anten
(05.12.25)
Evde ölümde doktor gelinceye kadar ölü katılığı oluşuyor. Birinin ölüp ölmediğini siz de anlarsınız. O yüzden kimseyi canlı gömeceklerini sanmıyorum. 50 kişiyi aynı anda muayene ederken arada birinin canlı olduğunu fark etmeyebilir belki. Onun dışında pek mümkün değil.
+1
gnosis
(05.12.25)
Şafilerde hemen gömülür. Biz de yakını dostu beklenir. Hristiyanlıkla özel törenle uzun süreçte gömülür. Bizim gibi sıcak iklimli ve islami toplumlarda hemen gömmek istenilir. Dini ve çevresel sebepler.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
bir arkadaşta demiş aynısını yahudi geleneğidir. tıpki sünnet, kara çarşaf ve bıyıksız sakal bırakmak gibi.

birde aslında ortadoğu sıcak olduğu için bozulmasın diye hızlıca gömerler. mesela arabistanda gece gündüz farketmez.
+1
gercekdunya
(05.12.25)
(15)

Bu flört de mi olmaz

euteamo
Her şeyin doğrusu bilen sevgili ekşiciler,Daha önceki yorumlarınız nokta atışı olduğu için yine size danışmak istedim.Malum bi etkinlikte tanıştığım bana bi yakın bi soğuk yapan saçma sapan biriyle buluşmuştum ve adam bana eski kız arkadaşlarını falan anlamıştı detaylı bir şekilde. saçma sapan bi ak
Her şeyin doğrusu bilen sevgili ekşiciler,

Daha önceki yorumlarınız nokta atışı olduğu için yine size danışmak istedim.

Malum bi etkinlikte tanıştığım bana bi yakın bi soğuk yapan saçma sapan biriyle buluşmuştum ve adam bana eski kız arkadaşlarını falan anlamıştı detaylı bir şekilde. saçma sapan bi akşam yaşamıştım. Her sabah günaydın mesajı vs yazan adam buluşmadan sonra da bir daha hiç yazmadı ben de ona yazmadım, ilginç bir deneyimdi ama biraz canımı sıktı itiraf edeyim. Çünkü normalde kafamı çevirip bakmayacağım adam bi kaç saçma mesajla yakın gibi davrandığı için resmen düştüm hahah.


Neyse biraz bu mevzudan kafam dağılsın diye uzun süredir tanıdığım (6-7 senedir ama toplam 4 kere biri de hariç hep başkalarıyla birlikte görüştüğüm) İspanyol bi çocukla daha sık görüşmeye başladım. Çok iyi Türkçe biliyor ve Türkçe konuşuyoruz bu arada.

Bu çocuk da sıkıntılı bir ilişkiden çıkmış bol dopaminli. O kızı unutmaya çalışıyor anladığım kadarıyla. App’lerden falan da birileriyle görüşüyormuş, kendisi anlattı. Onu hep ben davet ediyorum bi yerlere, o da geliyor. Bir kere bienal gezdik beraber çok eğlendik. 5 saat falan takıldık yemek yedik. (hesabı ben ödedim – bunu daha sonra beni evine davet ediyor onu açıklamak için söylüyorum). Güzel sohbet ettik ilişkiler neden yürümüyor vs muhabbeti oldu. O zaman bana applerden insanlarla görüştüğünü anlattı falan komik birkaç bişi. Eski kız arkadaşından ve dopamin mevzusundan bahsetti. Benim de bu buluştuğum saçma insanın bana yaşattığı sanırım aynı şey dopamin, bağımlılık yaptı haha

Neyse o akşam başka arkadaşlarımızla buluşmamız gerekiyordu, o sigara içmiyor ve dumana vs alerjisi var. Oturduğumuz yer öyle olunca o hiç oturmadan kalktı. Ben de çok ilgilenmedim açıkçası.

Buluştuğumuzda Türk kadınlarından yakındı, hepsi evlenmek ve çocuk istiyor falan dedi. Biraz itici geldi bu şekilde anlatması itiraf edeyim benim çocuk- evlilik gibi bi düşüncem yok ama yine de itici geldi. Bir de “pasaport olarak görüyorlar”. Dedi. Benim vize problemim yok o yüzden böyle rahat konuşmuş olabilir ama yine de itici geldi.

Yolda yürürken birinin beni süzdüğünü söyledi. Ben de fark etmedim dedim. Hakkaten de fark etmedim, etmem. O zaman ben Türk erkekleri gibi değilim dedi, işte biri bir kıza bakarsa onunla kavga etmem mealine gelen bir şey söyledi. Hindistanda öğrendiği bir masajdan bahsetti falan filan hahah ama genel olarak eğlenceli bi gündü.

Neyse bir hafta sonra ben yurt dışında bi yere gittim ve ona bi foto attım güzel bir sanat eseriyle. O zaman ona da kusura bakma başka yerde oturabildik, neden kalktığını anlayamadım falan dedim. O da işte önemli değil seninle çok güzel vakit geçirdim falan dedi. Yemeğe gel, yemek pişirmeye başlamak istiyorum dedi. Harika olur dedim. Bir daha yazmadı. Bu Perşembe oldu, Salı günü ben yazdım yarın senin o taraftayım işin yoksa buluşalım diye. O da bana gel dedi. Ben de işim geç bitebilir erken biterse gelirim dedim. İşim de erken bitti, çok yorgun olmama rağmen gittim evine. Ben biraz daha romantik bir şey bekliyordum sanırım. Gerçi çok kibardı ve gayet güzel bir yemek pişirmişti. 2 saat falan oturdum ve ertesi gün de işim olduğu için kalktım. Benimle metro istasyonuna kadar yürüdü. Gayet güzel bir sohbetti ama çok arkadaşça gibi geldi. Bana mı öyle geldi yoksa bilemedim. Acaba ben ona yemek ısmarladım diye mi eve davet etti, bilemiyorum. Dün akşam görüştük. Ne o yazdı sonra ne de ben. Bu adam beni friendzone mu yaptı acaba, bir şey çıkar mı? Tatlış bir insana benziyor, yorumlayım pls.
-1
euteamo
(04.12.25)
Ablam bu kadar değişik tipi nereden buldun. Bu kadar eve gidip cinsel öbüşme olmadıysa gay falandır. Olmaz kısaca. Uzatmayayım. Normal insan bul.
0
arbre
(04.12.25)
İçini kimse bilemez, ama anlattıklarıza bakalım;

1- Unutmaya çalıştığı birinden size bahsetmesi
2- İlişki konusu açılınca görüştüğü insanlardan bahsetmesi
3- Oturulan mekan sebebiyle başka yol önermeden ortamdan sıvışması
4- Türk kadınları özelinden "hepsi ilişki istiyor" vurgusu (ilişki yaşamakla ilgilenmiyor)
5- Birinin süzdüğünü söylemesi (wingman eğilimi)
6- Yoktan gelen kavgaya girmem muhabbeti (benden beklentin olmasın mesajı)
7- Konuşma başlatma ihtiyacı duymaması

Bunlar arasında bence en kritik olanlar 2. ve 4. maddeler. İlgi duyduğunuz birine hiçbir zaman böyle yaklaşmazsınız.

Bunları analiz edince sizi friendzone'a itmeyi geçtim. Umut vermemek için çaba harcıyor gibi. İlginiz olduğunu anlamış ve bu ilgiyi beslemek istemiyor.

Sonuç: Tamamiyle umutsuz.
+2
akhenaten
(04.12.25)
@arbre gayet kibar aşırı normal bi çocuk aslında, gay değil :-P
0
🌸euteamo
(04.12.25)
anlatılan son paragrafta netliğe dair bir şey yok. hep olaylardan ve flörtöz davranışlardan anlam çıkartılmış. ben artık bir şeyi hareket olarak ya net ya da söz olaraksa da net bir şekilde söylüyorum. açıkçası bunları net yapmadığınız şekilde insanlar gidiyor ve sizin anlattığınız şekilde bol kafa karışıklığı olan durumlar yaşıyorsunuz. netlik candır.
0
evimin paspasi
(04.12.25)
Olmaz, siradaki gelsin. Ama böyle mikroskop ile inceler gibi iliskiyi an be an anlam çıkarmak için inceler, kafaya takarsan zaten hic bisey olmaz. Sal be kardesim...
+1
duster
(04.12.25)
ayrıl koko diyorum.
0
mungojerry
(04.12.25)
@cosmicstring yani ciddi derken güzel vakit geçirmek istiyorum sadece normal bir insanla :-) daha nasıl net sinyal gönderebilirim onu da bilmiyorum. Şimdiye kadar her buluşmayı ben ayarladım. Bence o beni anladı ama eski kız arkadaştan dolayı onun kafası karışık. Bu bir soğuk bir sıcak yapan insanlar karşı tarafın dengesini altüst ediyorlar. O kızla yaşadıklarıyla karşılaşyürüyorsa benden sıfır dopamin aliyor çünkü kaos yok haha
-1
🌸euteamo
(05.12.25)
Öncelikle bir ilişkiden beklentiyi kesinleştirmek lazım. Ayrıca mevcut durumda karşı tarafın manipülasyonuna açıksınız. Evlilik, çocuk, vize muhabbetinde ağırlığınızı koymamışsınız, teslim olmuşsunuz.

Adam resmen one night stand'ın yolunu yapmış, gelecek sıfır. Endorfin, dopamin, serotonin, adrenalin salgılamak için güzel fırsat ama mantıklı bir ilişki için süper saçma bir seçim.

Eski eleman kızlardan bahsedince problem oluyor ama bu eleman online görüştüğü kızları anlatınca sıkıntı yok, destekli atabilirim ki yeni elemanın ekonomik durumu ve tipi eskisinden daha iyi.

Özet : Neeeexxxt.
0
kimlanbu
(05.12.25)
@kimlanbu desteksiz attın haha ekonomik durum da tip de sanırım eşit. ikisi de çok tipim değil aslında ama diğeri hakkaten deliymiş. adam görüntülü arayıp tüm evini göstermişti - yatak odası, banyosu dahil haha - bana yakınmış gibi yapmak için. bu arkadaşın evine gittim ve sadece salonunu gördüm hahaha. diğer arkadaş gerçek bi deliydi sanırım. ayrıca öbürüyle buluşmamız date'ti hakkaten ve saçmaydı eskilerden bahsetmesi. ispanyol arkadaşı yıllardır tanıyorum date gibi buluşmadık ve konuşurken gelişti ben de anlattım. ayrıca yemekte eskilerden hiç bahsetmedi gibi. Ama haklısın maalesef manipülasyonuna açığım, kabul.
0
🌸euteamo
(05.12.25)
Normal değil anlattıkların.
Adamın evine gitmişsin sevişme olmamış. İspanyol da sıkıntı var.
0
Cezcez
(05.12.25)
senin baktığın gibi bakmamış çocuk bu olaya. sen flörtleşmişsin ama o sıradan arkadaş gibi yaklaşmış. belki kafasında seninle ilişki yaşamayı düşünmüştür ama seni koyacak yer bulamamıştır.

bu çocuk tanıdıkça daha çok nefret edeceğin biri. bu konularda pek yanılmam. ben o vibe'ı aldım. şu an sevgilin olmadığı için yeni yeni görüştüğünüz için her şeyi sana güzel geliyor can sıkan şeyleri de tolere ediyorsun ama tanıdıkça daha tersi olacak.

gelişmelerden bizi haberdar et.
0
koela
(05.12.25)
bu kadar direkt bir insanın romantik bir ilgisi olsa çok net belli ederdi. seninle arkadaşça ilgileniyor.
0
orpheus
(05.12.25)
@koela niye öyle dedin ya haha Türk erkeklerinden zaten tanıdıkca nefret ediyoruz ispanyoldardsn da mı öyle olacak
0
🌸euteamo
(05.12.25)
İncitmeden kırmadan nasıl anlatırım bilemedim ama,
Nefes alsın yeter kafasındaki aç Türk erkeği alışkanlığından sıyrılıp,
Seçici, doymuş, Avrupa erkeğine geçiş yapamamışsın diye düşünüyorum.
Adam seninle ilişkiyi mevcut durumdan daha öteye taşımak istemiyor işte.
Çok basit değil mi?
0
Mirket
(05.12.25)
O kadar ileri gitmek istememiştim ama,
Her sabah günaydın mesajları yazan adam ilk buluşma sonrası iletişimi kesiyorsa,
App'lerde dolaşan adam, hep senin aramanı bekleyip o kadar davetkar davranışı görmezden geliyorsa
adamlarda yanlış aramayı bir kenara bırakman gerekmiyor mu? Nefes alıyor olman yetmiyor demek ki.

Aynı şey erkek halimle üstüste iki kez bana olsa, öncelikle dişçime giderdim. Nefesim falan mı kokuyor diye.
0
Mirket
(05.12.25)
(13)

Papağan istiyorum

devilone
selam arkadaşlar , eski duyurularımda bahsetmiştim geçen aylarda bebek bir karga buldum büyüttüm sonra özgür bıraktım etrafta uçuyor . onu balkona alıştırmak için büyük bir papağan kafesi almıştım . Şimdi boş kafese bakıp sabah akşam ağlıyorum .Evde uzun yıllar ailemizden biri olacak ev arkadaşım ol
selam arkadaşlar , eski duyurularımda bahsetmiştim geçen aylarda bebek bir karga buldum büyüttüm sonra özgür bıraktım etrafta uçuyor .
onu balkona alıştırmak için büyük bir papağan kafesi almıştım . Şimdi boş kafese bakıp sabah akşam ağlıyorum .
Evde uzun yıllar ailemizden biri olacak ev arkadaşım olacak bir papağan hayal etmeye başladım . üretmek satmak gibi bir niyetim yok . hatta yaşlı ve huysuz bile olabilir . ben sevgi ile onu alıştırırım .
evde 3 adet yaşlı scottish fold kedim var ama kargamı hiç rahatsız etmemişlerdi , hatta onu seyretmeyi çok seviyorlardı.

Jako ya da Eclectus cinsleri çok seviyorum ama aşırı pahallılar 50 bin TL istiyorlar .
ucuz ya da ücretsiz sahiplenme şansım hiç yok mudur ?
Evinde papağan besleyenlerden yorum bekliyorum . daha ucuz olan alexandrine ya da pakistan papağanı nasıldır ? çok bağırırlar mı ?
sesiz bir mahallede oturuyorum komşularımı rahatsız etmek istemem .

charlotte bronte demiş ki ;
"diğer canlılar tarafından sevilmek ve sizin varlığınızın onların rahatlığına katkıda bulunduğunu hissetmek kadar büyük bir mutluluk yoktur."

ben de mutluluğu hayvanlara çok iyi bakmaya çalışmakta buldum sanırım . Kargam gitti ev boş gibi geliyor .
+1
devilone
(04.12.25)
Öncelikle hayvanlar canlıdır aynı bizler gibi ve parayla alınıp satılamazlar. Ucuza alabilir miyim diye sorman yüzünden bunu söyledim.
Kafese de koyamazsın çünkü kafese koymak o hayvanın yaşam kalitesini düşürür. Doğasında kafeste yaşamak yok, hiçbir hayvanın yok.

Bunları söylemek zorunda hissediyorum kendimi.
+2
rock n roll
(04.12.25)
ben de senin gibi düşünüyorum ama sahiplendirme ilanlarını aradığımda daha cümlemi tamamlamadan 55 bin TL diyorlar.
Kafes içine kapatmak için değil yemek yemesi ve isterse uyuma alanı olarak kullanabilir Kargam da kafesi bu şekilde kullandı.Kapısı hep açıktı .
Beni tanımadığın için bu cümleler normal :)
0
🌸devilone
(04.12.25)
hayvanlar satilamaz diyorsunuz da, hayvanlari satiyorlar yani, biz n'apalim? gidip dogadan mi yakalasin papagani?

ben lovebird cok seviyorum. bir de sultan papagani. bunlar cift olarak geliyorlar (tek diyenlere aldirma, cift olmalari önemli), insanlarla iliskileri gayet iyi, uysal ve cok sosyal kuslar. hem kus ciftleriyle hem de onlarla ilgilenen insanla cok güclü baglar kuruyorlar.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.12.25)
Hayvan satın almayabilirsin. Doğadan da yakalamazsın. Noluyor yani, papağan olmaması hayati risk mi oluşturuyor?

Bir de o hayvan uçmak isteyecek evin içinde, kısıtlı bir alanda mı uçacak? Evde 3 tane kedi varmış, papağanın nasıl bir stres yaşayacağını tahmin edebiliyor musun?
+1
rock n roll
(04.12.25)
ben de bir kuş sever olarak papağan olayını çok araştırdım. asntronomik rakamlar istiyorlar... yakınlarınızda yavru bulmadıkça zor.
+1
evimin paspasi
(04.12.25)
@rock n roll

butun ev hayvanlarini yasaklamak lazim ayni mantik ile, o kapsama kedi/kopek de giriyor, tehlikeli sular bunlar..

dikkat et hayvanlari koruyayim derken aforoz edilirsin burda :D
+1
cooperr
(04.12.25)
Yüzyıllar önce atalarımız kedi ve köpekleri evcilleştirmiş. Bu hayvanlar insanlarla yaşamaya uyumlu hale gelmiş. Doğa onların eviyken biz bina dikmişiz. Bu hayvanları kendimize bağımlı hale getirmişiz. Şimdi onlara karşı sorumluyuz.
Kediyi, köpeği de hapsetmişsin gibi bir mantığın var ama evimize almak zorunda kalıyoruz. Apartman kapısından çıkınca doğaya adım atmış olmuyorsun. Bu hayvanlar zaten doğal ortamında değil. Araba çarpıyor, insanlar zarar veriyor. Anne ve babalar karne hediyesi olarak çocuklarına kedi köpek alıp, çocuk sıkılınca sokağa atıyorlar. Ne yapalım?

Engelli, hasta bir papağan bulursam tedavisi varsa elimden geleni yaparım; yoksa evimde de bakarım bir şekilde ölüme terkedemem tabii ki. Hayvan satılıp alınmasına da karşıyım evet. Afaroz da etsinler problem değil.
+2
rock n roll
(04.12.25)
'Yüzyıllar önce atalarımız kedi ve köpekleri evcilleştirmiş ...' diye başlayan muhabbete de bayılıyorum. Hiç aynı kafayla evinde eşşek beslemeye kalkanını da görmedim. 'Kedi ile olmayı seviyorum.' de geç. Kimseye gerekçe sunmak zorunda değilsin. İçi boş argüman üretmenin alemi ne? 'Doğa onların eviyken biz beton dikmişiz.' Pişmansan git mağarada yaşa. Bu mahcubiyet sana ağır geliyorsa ayı da besle. Beton dikip onlara da in bırakmamışız sonuçta.

Adım papağan almak istiyorsa bırak alsın. Bir salın insanları. Yuvadan düşmüş karga bulan haber versin, gelir alır bakarım diyen adama hayvan sevgisi öğretmeye kalkmak da ne?
+1
Mirket
(04.12.25)
Burada sana neden hayvan satılmaması ve satın alınmaması gerektiğini anlatmayı çok isterdim ama zaman kaybı olur. Çünkü hayvanlara karşı düşüncelerini biliyorum. Burada çok kez gördüm. Gerçekten zaman kaybı olmayacağına dair ufacık bir umudum olsa anlatırdım.

Hayvan satın almayın dedim diye adam çılgına döndü.
+2
rock n roll
(04.12.25)
Bu arada o kargayı koruduğun, baktığın için seni takdir ediyorum. Eleştirdiğim konu farklı.
+1
rock n roll
(04.12.25)
burada bir tartışma başlatmak istemezdim.çocukluğumdan beri evimde hep hayvan arkadaşlarım oldu .şu an 3 kedim evimizin fertleri bizim gözümüzde . Para ile alınıp satılmalarına ben de karşıyım ama bu durumu değiştiremeyiz malesef .
yine de umudumu kaybetmeyeceğim belki duyurudan biri yuvadan düşmüş bir karga ya da başka bir kuş bulur ben ona gözüm gibi bakarım beslerim yine gitmek isterse özgür bırakırım.
0
🌸devilone
(04.12.25)
valla mirket+1
bir de biz toplum olarak sekilciyiz, evdeki hayvan yakisikli olacak.

kedi ve kopeklerin dili olsa acaba ne olurdu cok merak ediyorum, sulalemize sovduklerine eminim ama ispatlamasi zor..

asiri kedi seven biri olarak ben apartman dairesinde hayvana karsiyim ya..
ha bahcen olur git istersen ayi bul besle..hayvanin topraga degmesi lazim "bence".
kisirlastirma falan zaten bunlara da karsiyim.

dogal seleksiyon abicim, doganin insanlara ihtiyaci yok, bir rahat biraksak hersey yerine oturur da iste, millet bozulmus yemegi kaba koyup disariya birakmayi hayvan sevgisi saniyor. zorla makarna yediren gordum ya kediye, baya duduk makarna..

sokakta kedilere birakilan bok pusuru yiyen martilar hindiye donustu, ucamiyorlar amk. alayi obez.

turkiye cok garip bir ulke ya, hicbirseyin ortasini bulamiyoruz, herseyin bir yolunu bulup bokunu cikartiyoruz. sevgimiz de oyle, olduresiye..
+1
cooperr
(05.12.25)
Arkadaşım uzun zaman önce yalan olmasın hatay civarından Jako satın aldı, piyasanın oldukça altındaydı. Sonuç pek iyi değildi, hayvan vahşi doğadan yakalandığı için resmen hayati risk yaratıyordu, devamlı ötüyor (hırsız alarmından beter), kafesin yanına kimseyi sokmuyor, yem, su değişimi, kafes temziliği imkansıza yakın. bizimki pes edip hayvanı başkasına verdi.

Özet : papağan sahiplendiren birisi varsa sebebini iyi araştırın :)
0
kimlanbu
(05.12.25)
(2)

Kredi kartı ile fiziki altın alabileceğimiz güvenilir bir site var mı?

Bartebly
sb
sb
0
Bartebly
(04.12.25)
Nadir Gold
Tuğrul Kuyumculuk
Ahlatçı

Ben Ahlatçı'dan alıyorum. PTT ile geliyor.
+1
gabe h coud
(04.12.25)
Nadir Gold'tan 3-5 defa aldım. Bir sorun çıkmaz orda. Bilezik türü şeyler diyorsan, Çiçek Dede'nin hep oralardan aldığını söylediği 3-5 yerin listesini verdiği bir video vardı. Onu bul istersen.
0
Mirket
(04.12.25)
(28)

Lise kütüphanesi için kitap desteği yapar mısınız?

kobuzchu kiz
Tekirdağ'da bir anadolu lisesinin kütüphanesi için kitaplara ihtiyaç var. Hepimiz 3-4 kitap göndersek çok güzel olmaz mı? :)Direkt internetten satın alıp göndermek, evdeki kitapları kargolamaktan daha ucuza geleceği için ve Amazon'da istek listesi paylaşmak çok kolay olduğu için okulun edebiyat öğre
Tekirdağ'da bir anadolu lisesinin kütüphanesi için kitaplara ihtiyaç var. Hepimiz 3-4 kitap göndersek çok güzel olmaz mı? :)

Direkt internetten satın alıp göndermek, evdeki kitapları kargolamaktan daha ucuza geleceği için ve Amazon'da istek listesi paylaşmak çok kolay olduğu için okulun edebiyat öğretmeni bir liste oluşturdu. Direkt oradan alıp öğretmenimize ulaşmasını sağlayabilirsiniz. (Satın alınan kitaplar listeden düşüyor, özellikle kontrol ettim, böylece aynı kitabı birden fazla kişi almamış oluyor.) Kendi kütüphanenizden veya başka bir site üzerinden göndermek isterseniz detaylı bilgi için @üğpoıuy'a mesaj atın lütfen.

4 Şubat 2026 editi: Bu postu paylaşmamın üzerinden iki ay geçti. Artık wishlist linkini kaldırıyorum, hâlâ destek olmak isteyen olursa doğrudan @üğpoıuy'la iletişim kurabilir.
+6
kobuzchu kiz
(04.12.25)
var mı benden başka yollayan :D (gaza gelen olur mu acaba?)
+4
kisa
(04.12.25)
kisa +1
+3
lazpalle
(04.12.25)
Ben listeden özellikle en sevdiğim kitapları seçtim yolladım valla. Listede olmayan bir kitabı da göndermek istiyordum, öğretmenimiz eklerse bir tur daha alışveriş yapacağım. :)
+3
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Yolladım ben de.
+4
kumandanim
(04.12.25)
en uygunlardan bi sepet yaptım ben :D iyi düşünmüşsünüz.
+4
elorelia
(04.12.25)
destek oldum ben de.
+5
koela
(04.12.25)
Affınıza sığınarak sorayım.
Buradaki konu nedir?
Yurdumun fakir yörelerinde bir ilkokul için olsa anlayacağım,
Evinin kütüphanesini bağışlayıcılar hedefleniyor olsa yine anlayacağım.
Tekirdağ, Lise ve Amazon kelimeleriyle bağış konusunu bir araya getirmeye çalıştım.
Başaramadım.
Neyi kaçırıyorum ben.

Ben görev yaptığım lisede şöyle bir şeye heveslendim, (bana) desteğinize ihtiyacım var şeklinde bir açıklama olsa, ona da tamam diyeceğim de.
+4
Mirket
(04.12.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Amazon'dan alıp göndereceksen bu liste dışından gönderemiyorsun diye biliyordum (o yüzden göndermek istediğim bir kitabı listeye eklesinler diye bekliyordum) fakat şimdi tekrar baktım, listeden herhangi bir kitabı sepete ekledikten sonra başka kitap eklersen beraber gönderebiliyorsun. Listeden bir şey eklemezsen hediye olarak gönderemiyorsun, @üğpoıuy'dan adres alıp adresi girerek göndermen gerekiyor.

Diğer soruların cevabı bende yok. :)
0
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
@Mirket
(git: 1616433) şu duyuru üzerine ben @üğpoıuy'a ulaşıp bilgi istedim, kitapları göndereceğimiz okulun kütüphanesinin çok zayıf olduğunu ve kütüphaneye kitap eklemeye çalıştıklarını söyledi. Kendi kitaplığımdan kitaplar seçip göndermeyi düşündüm fakat kargo çok pahalı, kitap gibi ağır nesnelerin kargosu daha da pahalı oluyor, o yüzden evden göndermek yerine internetten satın alıp göndermeyi daha mantıklı ve ekonomik buldum.

Sonra da, duyuruda belirttiğim gibi, Amazon'da istek listesi yapmak ve oradan alıp göndermek çok pratik geldiği için böyle bir şey yapabilirler mi diye sordum, yaptılar. İlk duyuru çok az görüntülendiği ve artık bir de istek kitap listesi eklendiği için yeni duyuru açtım. Mevzu bundan ibaret.

Arzu ederseniz evinizin kütüphanesinden de gönderebilirsiniz elbette. Ya da mantıklı bulmadıysanız hiçbir şey yapmazsınız. Ve maalesef ülkemizin her yerinde fakir okullar, boş kütüphaneler var. (İzmir'in göbeğinde okulun hademesi olmadığı için çocuklarının sınıfını nöbetleşe temizleyen veliler tanıyorum, "fakir yöre" olmasına gerek yok.)
+4
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
iyi niyetli kolektif eylemler çok hoşuma gidiyor.
bir kaç kitap aldım listede yer alan, 1 tane de listede bu da olmalıydı dediğim bir kitabı yolladım. umarım daha önce alınmış olduğu için listede görünmüyor değildir.

çok güzel bir seçki yapılmış, kimisi okuduğum çoğu ise okumak için heves ettiğim kitaplar.

mirket'in sorgusu yerinde bence. ama okullarda kitaba bütçe ayıramayan çok öğrencinin olması ve bazen bir kitap okumanın bile insanlara fayda sağladığı düşünülünce; alınan bazı kitapların hiç okunmayacağı ihtimalini de göze alarak okul kütüphanesi oluşturmayı çok yerinde buluyorum. teşekkürler.
+7
biseysorcaktim
(04.12.25)
Şu kitaplar olur mu diye mesaj attım @üğpoıuy'a, mesaj okundu ama geri dönüş yapmadı.
-2
i'm gonna start a revolution from my bed
(04.12.25)
@biseysoracaktim'in yazdığı ilk cümlenin etkisiyle çorbada tuzum olsun isterim. Adres paylaşılırsa Amazon'dan ama liste dışı katkıda bulunmak isterim.
+4
Mirket
(04.12.25)
@mirket listeden mesela en ucuz kitabı sepete atıp sonra üstüne başka kitaplar ekleyince göndermek mümkün oluyor, alternatif çözüm olarak ekleyeyim buraya.

@i'm gonna start a revolution from my bed yapacaktır, o sırada zamanı yoktur ya da o da öğretmene sorup cevap bekliyordur belki :)
+3
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
@kobuzchu kiz, Konuya senin yaklaşımına ve yaptıklarına ancak saygı duyulur. Maksadımı aşıp seni eleştirmiş gibi oldumsa, üzdümse bağışla.
+2
Mirket
(04.12.25)
@Mirket yok yok, olur mu öyle şey, hiç sorun yok, ben de neyin ne olduğunu daha net açıklamış oldum işte :)
+1
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Şu duyuru ve altındak, konuşmalar ülke kalitesini 0,01 yükseltmiyosa ben de bi' şey bilmiyorum.
+3
kumandanim
(04.12.25)
Çok pratikmiş Amazon üzerinden göndermek. Organize edenlerin eline sağlık.
+3
auroraaurora
(04.12.25)
Lise ve kitap denilince, hemen aklıma elimdeki hiç kullanılmamış üniversite sınavına hazırlık soru bankaları geldi. Ancak baktım ki mesele bu değilmiş.
Duyuru daha açık yapılamaz mıydı acaba?
Elimizdekilerden de gönderebilir miyiz mesela?
Yoksa deprem zamanında olduğu gibi, illaki sıfır giysi ve yatak, battaniye isteyen kuruluşlara yapılan bağışlar gibi mi olacak?
Amazon'dan ve belli serilere ait kitaplar (!)
-3
pro9it9is9
(04.12.25)
@pro9it9is9
"Kendi kütüphanenizden veya başka bir site üzerinden göndermek isterseniz detaylı bilgi için @üğpoıuy'a mesaj atın lütfen."
0
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Bir de şöyle bir şey var.

www.ptt.gov.tr
+1
Mirket
(04.12.25)
ben de gönderdim, aracı olduğunuz için teşekkür ederim.
+3
awlmi
(05.12.25)
Guncelleme: kitaplarin bi kismi bugun ulasmis cok tesekkurler <3 fotografli guncelleme de gelecek
+2
üğpoıuy
(05.12.25)
satın alındı listesini de görebileceğimiz bir yer var mı?
satın alınanlar listede görünmediği için bazı alımlar mükerrer oluyor ister istemez.
+3
biseysorcaktim
(06.12.25)
@üğpoıuy aslında Google drive'da falan bir spreadsheet oluşturup paylaşsan çok güzel olur gerçekten, alınan kitapları güncellersin geldikçe.
+1
🌸kobuzchu kiz
(06.12.25)
Fotografli tesekkurlu guncelleme: hizliresim.com simdiye dek ulasan kitaplar icin katki veren herkese tesekkurler

@bisey, alinanlar listeden ciktigi icin mukerrer alım amazonda olmuyor. ama @kopuscuyla konustuk bireysel gonderimde boyle bir durum ortaya cikabiliceni hatirlatti. O yuzden onerdigi listeyi hazirlicaz
+1
üğpoıuy
(08.12.25)
Paylaşım için teşekkürler, gönderdim ben de.
+2
daddy
(08.12.25)
Kardeşlerimize feda olsun :)
Vesile ve destek olanlara helal olsun !
Çok fazla aynı kitaplardan olmaması adına seçtiklerimi paylaşıyorum.

Kuzgun
Bozkır – Bir Yolculuk Hikayesi
Pal Sokağı Çocukları
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Morgue Sokağı Cinayetleri
Köpek Kalbi
+1
erty_ksk
(09.12.25)
Arkadaslar cok özür ama listeyi hazirlamaya vakit bulamiyorum kesinlikle, bazi ozel durumlardan oturu :( yeni gonderim yapacak birileri olursa buradaki kitap ismi paylasimlarina goz atmanizi rica etsem affiniza siginarak

Bi de zaten okul cok kalabalik. Bir kitabin birden cok olmasi pek kaynak israfi da olmayacaktir bi yandan
+1
üğpoıuy
(16.12.25)
(5)

İş yerindeki garip buhran

madurumdamadurum
Merhaba,İşe henüz yeni başladım sayılır ve benimle birlikte aynı departmana yeni başlayanlarda oldu. Geçen hafta birimizi işten çıkardılar ve kalanlarla devam ediyoruz. Bu süreçte bende terfi aldım ancak arkadaşın çıkışı üzerine sevinemedim ne yazık ki bu tabloda ya ben kalacaktım ya o imiş şu an se
Merhaba,
İşe henüz yeni başladım sayılır ve benimle birlikte aynı departmana yeni başlayanlarda oldu. Geçen hafta birimizi işten çıkardılar ve kalanlarla devam ediyoruz. Bu süreçte bende terfi aldım ancak arkadaşın çıkışı üzerine sevinemedim ne yazık ki bu tabloda ya ben kalacaktım ya o imiş şu an seçeneklerde ben kaldım.
Doğru düzgün durumu patronumla görüşemedim bile şaşkınlıktan nedir ne yapacağım maaşımda iyileştirme olacakmı bilmiyprım bile ancak önemi de yok gözümde.
Tek üzüldüğüm konu birimimdeki iki kişi son zamanlarda beni dışlamıştı ve bu dışarıdan da çok Belli olur hale gelmişti yinr de ben bu durumu çok umursamıyordum çübkü amacım iş yapmak ve işimi de en iyi şekilde yapabilmekti. Şimdi yakın olan diğer kız kaldı benimle birlikte ve bir anda bana karşı değişti iyi oldu. Ama ben suçluluk duyuyorum.
Keşke bu şekilde olmasaydı süreç, hiç istemez ve tahmin de etmezdim. Yöneticim aynı anda hem terfi konusunu hemde bu konuyu söyledi ve ben tepkisiz kaldım terfime sevinemedim modum düştü.. Yakın zamanda yanına giderek bu konuda o gün duygularımın karışıklığı sebebiyle olması gereken tepkiyi veremediğimi teşekkür edeceğimi söylemek istiyorum sizce yapmalı mıyım?
..
0
madurumdamadurum
(03.12.25)
Ne suçu ya işini iyi yap geç
+2
arbre
(03.12.25)
İkinizden biri işten çıkarılacakmış, sen daha iyi olduğun için o çıkarılmış. 'Tüh, niye ben daha iyiyim sanki, ne kötülük ettim de daha kötü olamadım sanki?' şeklinde bir suçluluk duygusundan mı bahsediyoruz tam olarak?
0
Mirket
(03.12.25)
kendini suçlamanı anlamadım hocam. bir şey mi yaptın ki ya da onlar hakkında bir geri bildirimin mi oldu da bu olaylar yaşandı ve suçlu hissediyorsun kendini?

olmasaydı daha iyi olurdu ama iş hayatında işten çıkarmalar ne yazık ki olabiliyor özellikle zam dönemlerinden önce.

şimdi iş yükü sana daha fazla binecek ve bence bu durumu kesinlikle konuş. hatta nedenini anlamadıysan neden bu işten çıkartılmanın olduğunu sor. bakalım ne cevap verecekler.

ve mutlaka maaşındaki zam oranını da sor tabii ki.
0
elektr10
(04.12.25)
kendini suclayacak karsı tarafa da acıyacak bi durum yok. onune bakmakta fayda var.
0
koela
(04.12.25)
Siz cikarilsaydiniz da diger kisi kalsaydi sevinecekti bile. Ben de cikarilabilirdim bak yirttim diye. Is hayatinda cok duygusal davranmaya gerek yok. Ben de iyi bir is bulmustum o tarafa gecmek icin cekindim yari yolda birakmayayim diye, isi elimden kacirdiktan sonra patronum elektrikli sobayi cok kullaniyorum diye (kapinin dibindeydim ve çok üşüyordum) beni cikartti :)
Kendi cikarinizi dusunun sadece. Kimseyle arkadas olmaniza bile gerek yok. Zamani gelince sizi satacak kisi sayisini arttirirsiniz sadece.
+2
matilda
(04.12.25)
(8)

bu ufak yatırım işine ne diyorsunuz?

avatar is back
arkadaşım müdür olarak çalıştığı (3-4 katlı spor, dans vs eğitim salonu) yerdeki %50 sahipliği olan kişi %10'unu cash'e çevirmek istiyor e-ticaret için biraz nakit akışına ihtiyacı varmış, arkadaşıma teklif etmiş. piyasada hızlı gitmez ama 800-900'e gider ama sana 500'e bırakayım zaten müdürsün işi
arkadaşım müdür olarak çalıştığı (3-4 katlı spor, dans vs eğitim salonu) yerdeki %50 sahipliği olan kişi %10'unu cash'e çevirmek istiyor e-ticaret için biraz nakit akışına ihtiyacı varmış, arkadaşıma teklif etmiş. piyasada hızlı gitmez ama 800-900'e gider ama sana 500'e bırakayım zaten müdürsün işi iyi biliyorsun falan. ben de gittim açtık pc'yi falan hesap kitaba baktık, %10 için aylık 35 ile 42k arası net getirisi olmuş son aylarda hep.

arkadaş da diyor ki borç vs var bugün benden 250 çıkar, 250 kredi çekerim bir süre gelen parayı ödemeye gönderirim ama çok mantıklı. ben de "işi sen biliyorsun bayadır da çalışıyorsun hesapları direkt yapan da sensin her şeye okeysin adam da sana devretsin sorun vs olmadan yapıştır geç" diyorum da o da çok garantici memur kafalı olduğu için kararsız biraz. siz ne diyorsunuz bu işe?

bu devir mevir işlerinde neye dikkat etmek gerek ne önerirsiniz? mesela ramazanda 20k %10 pay bile anca gelir diye tahmin ediyoruz. diğer taraftan ise diyorum ki 35-40k kira getirisi için bile insanlar 5-7 milyon eve bağlarken sen de al geç, 1 sene parayı ceplersin sonra sahibindene sağa sola ilan verirsin 1 milyona satarsın diyorum ama ben de ticaretten marketten sigara almak harici bir bilgiye sahip değilim. önerilerinize ve görüşlerinize açığım.
0
avatar is back
(03.12.25)
@die fetten, ben değil arkadaş zaten :) nedeni ne söyleminin?
0
🌸avatar is back
(03.12.25)
%50 nin %10 unu mu?
Bu %10 luk dilim mi getiriyor ayda 35-40 bin.
AYDA 35-40 bin NET getiri mi, BRÜT değil yani?
Bunun fiyatı mı 500 bin TL?
Diğer ortakların devirde öncelik hakkı var, onlar niye atlamamış bu altın yumurtlayan tavuğa?
Yakınlarda çok büyük bir yatırım gerekliliği, kentsel dönüşüm, ruhsat iptali vs husus olmadığından emin miyiz?
Ortaklardan birinin ya da satanın konkordato ilanı veya iflas ihtimali var mı?

gibi sorular geldi aklıma
+2
Mirket
(03.12.25)
@mirket, %50'nin %10'u değil, 5 ortak var, 1 tanesi %50 3 tanesi %10 1 tanesi %10 hisseye sahip, adam kendi payını %40'a çekecek. ayda 35-40 net evet. mesela son ay 1,5 ciro 1,1 gider 420k net kalan olmuş ordan hesapla 42k olmuş. he %10 vergisi var 42k'da ama onu geçtim. yatırım gerekliliği, kentsel dönüşüm vs yok. iş riskli biraz işte. mesela ramazanda işler baya düşecek bir ay, üye gelmezse gelir yok gibi gibi. son 12 aylık tüm tabloları inceledik aşağı yukarı böyle olmuş. sadece geçen sene ramazanda işler durgunken 2 hoca part time girmiş ciro'dan bişey kalmamış gibi ama istisnai şeyler. çok da altın yumurtlayan tavuk değil yani riski var
0
🌸avatar is back
(03.12.25)
Bir buçuk yılda amorti ediyor kendini. Nesi riskli. Ortakların öncelik hakkından feragat ettiklerine dair belge alınırsa, ortaklık belgesinde yamuk bir durum yoksa, son iki yazdığımla ilgili de bir sorun yoksa balıklama dalarım ben.
Ama gözünüzden kaçan bir durum da var bence.
0
Mirket
(03.12.25)
bence mantıklı girilebilir.
0
duyuruuser
(04.12.25)
finansal olarak mantıklı görünüyor. fakat sonradan satmak için değil, düzenli akarı olacağı için yapmak lazım. çünkü muhtemelen kendisi de öyle dediğiniz 1 milyon gibi rakamlara filan satamayacak. ordan gelecek aylık gelirle birşeyler yapacağını öngörerek bu işe girsin.

bir de diğer ortaklar vs konuları ve şirketin gidişatı ile ilgili olan tarafı çok ciddi değerlendirin. sadece son ay kalan paraya göre bir işlem yapmak eksik olur. son 6 ay ne yapmış, forecast nedir iyi değerlendirin.
0
awlmi
(04.12.25)
420net şirkete kalmış.

%25 kurumlar vergisi ödeyecekler. %10 nedir anlamadım.

yani 105bin ödeyecekler. kalacak 325bin. bunu ortağın cebine koymak için %15 de gelir vergisi ödenecek. kalacak 276bin. %10'u 27bin. hesap böyle olması gerekir.
+1
co2s2
(04.12.25)
co2s2+1, fakat 27bini aldiktan daha sonra son %15 vergiyi arttirarak tamamlaman gerekiyor. Gelirine gore dilimin %35 olsa, 32,5binden kalan yaklasik 20bin olur. Icerideki kisi ya da mevcut ortaklar icin mantikli olabilir. Disaridakine satmak daha zordur cunkuhem is bilgisi az, hem de isletmenin kurumsal riskini almak zorunda kalir. Bilinmeyen borclar, yukumlulukler, anlasmalar olabilir. 500bin onerisi getiriye gore piyasa icin normal, siz de karsi teklif goturebilirsiniz. Daha sonra ev gibi hizli satilmaz, alici bulmak zor olur.
0
osssy
(06.12.25)
(1)

tek sigara takılan aletlerden nereden bulabilirim?

vss
fiyatı uygun olan bildiğiniz marka model var mıdır acaba?
fiyatı uygun olan bildiğiniz marka model var mıdır acaba?
0
vss
(03.12.25)
Mirket
(03.12.25)
(6)

Düşük su basıncı ve ısınmaya su

runaway
banyoda su çok zor ısınıyor ve basınç düşük. su basıncını nasıl arttırabilirim?
banyoda su çok zor ısınıyor ve basınç düşük. su basıncını nasıl arttırabilirim?
0
runaway
(03.12.25)
Doğalgaz kombisi mi mevcut? Evinizdeki çeşmelerin basıncı mı düşük, sadece banyodaki sıcak suyun mu?
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(03.12.25)
Diğer musluklarda basınç normal ise banyodaki muslukların filtrelerini kontrol edin, vanalarını da biraz gevşetebilirsiniz.

Yok her yerde basınç düşük ise su deposu + hidrofor ya da ana girişe basınç yükseltici jet pompa takılabilir.
0
orient blue
(03.12.25)
Bina eskiyse, basınç düşüklüğünün sebebi eski ve çapı daralmış borular olabilir. Bizim öyleydi; duvarı kırmadan üstten tekrar boru döşetmiştik, sorun çözülmüştü.
0
lil siztah
(03.12.25)
Soğuk kısımda basınç normal sıcak musluk zayıfsa sebep genelde kireçlenme nedeniyle boruların daralması oluyor. Ben kombi tesisatından bir makina ile giriş yapıp kimyasalla boruları açan bir firmaya 1.5 yıl önce açtırdım ama zamanla tekrar basınç düştü. Eski demir borular yerine plastik boru kullanmak gerekiyormuş ama tesisatı yenilemek çok masraflı.
0
creepy
(03.12.25)
sadece banyo çeşmesinden az su geliyor. bina oldukça eski
0
🌸runaway
(03.12.25)
Tek başına bir sıcak su musluğu var da ondan mı az su geliyor, yoksa lavabo bataryasında sıcağı açınca mı az su geliyor?

Sıcağı açınca az su geliyor ise,
Lavabonun altında iki adet musluk olması lazım. Ara musluk denir onlara, Onlarda üzerinde vida çentiği olan veya ingiliz anahtarıyla açılabilecek bir parça vardır. O parçayı açarsanız içinde bir filtre vardır ve muhtemelen o filtre tıkanmıştır. Filtreyi çıkarıp kireç, pislik vs tortuyu temizleyip tekrar yerine koyup takarsanız sorun çözülür.

Ana vanayı kapatmadan dediğimi yapmayın evi su basar.

Edit: Aha sana video da buldum.

www.youtube.com

Büdüt: Sökme takma işine kalkışmadan önce ara vananın tam açık olduğundan emin ol. Bir sebepten biri o vanayı kıstı ise basınç ondan da düşmüş olabilir.
+1
Mirket
(04.12.25)
(5)

north face yağmurluk

edgenabby
https://www.trendyol.com/the-north-face/quest-dis-katman-erkek-yagmurluk-nf00a8azbo91-yesil-xl-p-978257834?boutiqueId=61&merchantId=125613şunu alsam, içine de polar giysem, ankara kışı için yeterli olur mu?bahar da giyebileceğim bir şey almak istiyorum çünkü...
www.trendyol.com

şunu alsam, içine de polar giysem, ankara kışı için yeterli olur mu?

bahar da giyebileceğim bir şey almak istiyorum çünkü...
0
edgenabby
(03.12.25)
Kışın sadece bazı günlerini kurtarır. Soğuk günlerini kurtarmaz.
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.12.25)
bununla donarsın hocam içine kat kat da giyinsen. totonu da örtecek bir şey olmalı. ama ilkbahar/sonbahar için ideal.
0
elektr10
(03.12.25)
mont degilse bir rüzgarlıga bu kadar para verilmemeli bence. genellikle kapalı ortamalarda klima ya da kalorifer acık oldugu için ince giyinilir.
0
koela
(03.12.25)
Aynısının Colombia'sı var bende. İzmir'de söylediğin şekliyle kullanıyorum. Ankara'ya öyle gitmem.
0
Mirket
(03.12.25)
Ankara'dayım şu an hava 4-5 filan ince bir tsirt ve save the duck montla gezebiliyorum. Ben bu markaları pek sevmiyorum yurtdışına çıkıyorsanız veya çıkan birileri varsa 140-150 euro bandında -4-5'lere kadar dayanan bir save the duck aldırın derim.
0
herseysoyledigimgibioldu
(03.12.25)
(9)

Bugün ne için şükrettiniz?

sekizdokuzon
Ailem sağ, insanlardan destek ve sevgi görüyorum. Tek başıma hayatta kalabiliyorum. Düzenli bir işim var, karnımı doyurabiliyorum. Sorunlarımı çözecek kadar aklım başımda.Siz bugün ne için şükrettiniz?Teşekkürler.
Ailem sağ, insanlardan destek ve sevgi görüyorum. Tek başıma hayatta kalabiliyorum. Düzenli bir işim var, karnımı doyurabiliyorum. Sorunlarımı çözecek kadar aklım başımda.

Siz bugün ne için şükrettiniz?

Teşekkürler.
+4
sekizdokuzon
(02.12.25)
Hiç bir şeye, başkalarının kötü talihi bana da vurmadı diye sevinmek kötü bir alışkanlık.
+3
nahtoderfahrung
(02.12.25)
Telefonuma çeşitli yerlerden vefat haberlerine dair mesajlar geliyor. Ölümü hatırlamak güzel. Ama bu kadar yakında olduğunu bilmemize rağmen biz ne kadar doğruyuz ayrı konu.
Her halimize şükretmek lazım .
Her şeyin şükrü, kendi cinsindendir.

Karnımızı doyurabildiysek, fakir başkasına da bir çorba ısmarlayabilmeliyiz .
Kendim ise bugün bir fakir evini ziyaret ettim mesela.
0
diyecevaplandı
(02.12.25)
Anaaaa!
Engelim kalkmış.
İngilizce kelime haznemi geliştirmeye devam edebileceğim.

Durun ben bi şükredip geleyim. :D
0
Mirket
(02.12.25)
etmedik. unutmazsak ederiz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.12.25)
hiçbir şeye.
0
lazpalle
(02.12.25)
Ota foka şükür etme hali midenizi bulandirmiyor mu? Ben igreniyorum.
Oturuyor şükür kalkiyor şükür? İyi değilsiniz
-4
artıküyeolmakistiyorum
(02.12.25)
Bugün sabah ehliyetime el konuldu (alkol değil) acil işlerim vardı. Aradıklarım yağdı adeta. Biri arabayı teslim aldı. Diğeri randevuma yetiştirdi. Yarın sabah 2 saatlik yola gitmem gerekiyordu aradığım ilk kişi tamam dedi. Köpekler yalnızdı bir başka aradığım işim bitince hemen geldi beni götürdü yemeklerini verdim. 2 gün içinde ehliyeti geri alacağım ama uzarsa hafta sonu için bile gerek kendi aracı ile gerekse benim aracımla her işimi görecek dostlarım varmış. Hiç beklemiyordum bu arada. Şükür demesem de gurur duydum.
+4
ground
(02.12.25)
İyi haber beklediğimiz birinden haber geldi, oturup biri yaşayacak mı ölecek mi diye beklemek çok zor, belki kimseyi bu şekilde bekletmediğimiz için şükür edilebilir bugün.
0
mutekebbir
(02.12.25)
Nasıl oldu da bu memlekette delirmedim? Gercekten şaşıyorum. Evet şükrediyorum.
Sanırım insan alışıyor tüm bu rezilliğe.
0
luluki
(03.12.25)
(2)

Normal kiloma döndükten sonra nasıl kas kazanabilirim?

archmeister8
Öncelikle ağırlık çalışarak 82 kilodan 72 kiloya düştüm. kaslarımı bir miktar koruduğumu düşünüyorum. Şu an göbek düz. Kafama takılanlar şunlar;1- Kas kazanımı için kalori fazlası mı vermem gerek yoksa kilomu aynı tutacak kaloriyi mi almam gerekiyor?2- Bunu şu nedenden dolayı soruyorum. Ben 80 85 ki
Öncelikle ağırlık çalışarak 82 kilodan 72 kiloya düştüm. kaslarımı bir miktar koruduğumu düşünüyorum. Şu an göbek düz. Kafama takılanlar şunlar;

1- Kas kazanımı için kalori fazlası mı vermem gerek yoksa kilomu aynı tutacak kaloriyi mi almam gerekiyor?

2- Bunu şu nedenden dolayı soruyorum. Ben 80 85 kilolara çıktığımda yüzümden kilo alıyorum ve yüzümün kemikli yapısı kayboluyor. Kısaca yüzümden kilo almadan ben nasıl irileşebilirim. 80-85 kilolara yağlanmadan kaslanarak nasıl çıkarım?
0
archmeister8
(02.12.25)
Abi yeni başlayanlarda kalori fazlasına çok girmeden balans kaloriye yakın kalori alındığında kas alıyorsun, bende öyle oldu, ben geçen sene başlamıştım kalori fazlasında değilken de kas aldım ama süreç tabii yavaş oluyor, ben sonra kalori fazlasına geçip süreci biraz daha kısalttım.

2. madde için bir şey demek güç o biraz genetiğe giriyor.
0
kizil karga
(02.12.25)
Yağlanmadan kas kazanırsan yüzündeki o istenmeyen durum oluşmaz.

Sağlam bir antrenman programın ve makroları düzenlenmiş bir beslenme programın varsa kalori arttırarak yağsız kas kazanmaya devam edersin. Yağ oranını sürekli kontrol altında tutman, gerektiğinde definasyonprogramı uygularsan bu iş olur gibi duruyor.
0
Mirket
(02.12.25)
(5)

Grip aşısı oldunuz mu

condom kurşunu
İşe yarıyor mu?
İşe yarıyor mu?
0
condom kurşunu
(01.12.25)
Mirket
(01.12.25)
olmadık. bilmiyoruz.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.12.25)
son 20 senede 1 kere oldum denemelik, o kis berbat gecti.
kesinlikle asi karsiti degilim ama bu grip asisi isi bana biraz kolpa geliyor, ki zaten 1 sene onceden hazirlanan asinin son surum mikroba karsi ne kadar ise yaradigi tartisilir.
0
cooperr
(02.12.25)
ben olmadım ama üşenmekten. hani gelip ofiste filan yapan bi sistem olsa olurdum. eczacı arkadaşım, gittiğimiz doktor vs tavsiye ediyor hep.
0
elorelia
(02.12.25)
tam olacaktım grip oldum, sonrada zaten grip oldum diye bu sene olmamaya karar verdim.
0
my fault
(02.12.25)
(6)

ses yalıtımı vol 2

Fodera
selamlar, geçenlerde arkadaşın dükkanına ses yalıtımı için soru sormuştum benim için çok faydalı oldu ama şu an evdeki bir odaya yalıtım yapmaya karar verdim. bununla alakalı kafama takılanlar var.odanın genişliği 2.5 metre uzunluğu yaklaşık 4 metre. toplam 10 m2 bir alanımız var. burada ben 4 duvar
selamlar, geçenlerde arkadaşın dükkanına ses yalıtımı için soru sormuştum benim için çok faydalı oldu ama şu an evdeki bir odaya yalıtım yapmaya karar verdim. bununla alakalı kafama takılanlar var.


odanın genişliği 2.5 metre uzunluğu yaklaşık 4 metre. toplam 10 m2 bir alanımız var. burada ben 4 duvar, tavan ve zemin olarak ses yalıtımı yapmak istiyorum. 45mm bariyerli dekopan kullanacağım. duvarlarda ve tavanda sorun yok. güzelce monte edip üzerini alçıpanla kapatacağım. yalnız eğer zemine sadece 45mm dekopan kullanırsam üzerine parke döşediğimde muhtemelen parkenin tırnakları kırılacak esneme muhabbetinden dolayı.

bu sorunu gidermek için arkadaşım şöyle bir öneride bulundu. zemine 45mm dekopan döşiyelim. üzerine 30 40 cm aralıkla 3x3 çıtalardan kafes yapalım veya dekopanın üzerine 18mm sunta döşeyip sonra parke şiltesi serip parke döşeyelim. bana mantıklı geldi. bu plana ne diyorsunuz? önereceğiniz herhangi bir fikre açığım.


ikinci olarak 45mm bariyerli dekopanı nereden uygun fiyata alabilirim. çevremde büyük aracı olan bir arkadaşların birisiyle istanbula gidip alıp geleblirim. internette çok farklı fiyatlar mevcut. bana ürün temini konusunda istanbulda bir yer öneriniz olur mu?


böyle deli gibi bir ses yalıtımı planım yok. iki tane stüdyo monitörüm bir kaç tane bas gitar amfim var. biraz gürültü yapabilmek istiyorum. hani dekopan pahalı malzeme ama knauf marka taş yününün 14 metrekaresi internette 1200 lira civarı.

burayı stüdyo gibi kullanacağım kadar aynı şekilde film tv izleme eş dost ile şamata yapmak için de kullanmayı düşünüyorum. hiç bir zaman öyle herşeyi köküne kadar açayım. gecenin ikisinde delireyim fikrim yok. yukarıdaki komşumun çoıcuğu var ve hemen hemen her hareketini , bağırmasını duyuyorum. haliyle ben de bu tarz bi gürültü yapsam duyacaklar. bu da benim özgürlük alanımı sınırlıyor.


dediğim gibi fikirlerinize ve yönlendirmelerinize ihtiyacım var. teşekkür ederim.
0
Fodera
(01.12.25)
Çok anlarmışım gibi bir noktaya değineyim. Orayı stüdyo niyetine kullanacaksan, kayıt falan yapacaksan, yalıtıma ilave olarak eko konusu da önemli değil mi?

Bu, 'yumurta kolisi yalıtım' ya da 'akustik sünger' ya da her ne diyorlarsa konularını da inceledin mi?
0
Mirket
(02.12.25)
evet o konuda çok haklısın. ses yalıtımı ve akustik düzenleme her ortama ayrı bir mühendislik çalışması ile olan şeyler. ilk önce gürültü problemini çözersem ondan sonra akustik düzenleme ve kalibrasyon olayına girişeceğim.

bu bahsettiğim arka odada duvar yıkınca bayağı bir alçı boya işi çıktı. eve fayans döşenirken bu odada avuç taşlama ile kesildi. her taraf toz toprak. madem alçı boya için ıuğraşacağım bari yalıtım yapayım dedim. bakalım umarım bir şekilde burayı tamamlayıp normal yaşamıma dönebilirim. iki haftadır ilk defa banyoda yıkanabildim. ne mutfak var ne banyo hepsini kırıp attım. 5 yaşında çocuk gibi mavi leğende yıkanıyordum düne kadar :)
+1
🌸Fodera
(02.12.25)
teknik bilgim ve tecrubem pek olmamakla birlikte zamaninda arastirdigimda, parke zeminli yuzeylere ses izolasyonu yaparken dediginiz gibi 1) kafes sistemini gordum, citalardan yapilmis bir kafes, icine izolant malzeme doldurulup, ustune linoleum gibi sok emici bir malzemeyle kapatip ustune parke yapiyorlar. Bu kafesin altina da silikon/fonoizolant pabuc takildigini, ya da kafesin borularla yerden kaldirildigini da gordum. Direk olarak yere yaslanmiyor sanirim maksimum verimlilik icin.
0
mirafiori
(02.12.25)
53 mm bariyerli dekopan siparişi verdim. 65 m2 alan kaplayacağım. oda biraz ufalacak ama yapacak başka bişey yok. umarım kolayca altından kalkarım. bu zemine kafes olayı için hem ince hem de çok dayanıklı metal olmayan ve sesi çok iletmeyen birşey bulmam lazım. 12mm pleksiglas aslında çok iyi olurdu ama çok pahalıya gelir altından kalkamam onun.
0
🌸Fodera
(02.12.25)
Bir önceki duyurunda bas seslerin ses yalıtımının meşakkatli bir iş olduğundan bahsetmiştim.

Eğer amfi tonunu cok sevip kullanmakta ısrarcı isen (kayıt vs yapacaksan) İsolation box - isobox olayını araştırmanı tavsiye ederim. (Amfiyi yalıtımla döşenmiş bir kutu içine koyup mikrofonlayip öyle kayıt alma)

Farklı bir tavsiye de, odada yalıtım işi ile hiç uğraşma, amfi ile değil de ses kartı ile hallet işlerini (müthiş işler çıkaran plug in ler var) odaya sadece belirli yerlere akustik paneller koy. Hem vakit hem odadan alan kaybetmeden bu işi huzur içinde çöz :)

Gün içinde çocuk da gürültü yapıyormuş zaten belirli bir saate kadar referans monitorunden alırsın sesleri. Ben evdeyken mesela akşam 8-9 a kadar biraz gürültülü çalıyorum sonra kulaklığı geçiyorum. Evde yalıtım vs de yok .

(Yapacağın o kadar masraf ve uğraş a verim alamama riskin var onun için yazdım bunları kafada alternatif bir plan olarak kalsin)
0
makbur
(02.12.25)
Makbur önerilerin için çok teşekkür ederim çok faydalı daha önce hiç duymadığım sistemlerden bahsediyorsun.

Ben yıllarca bilgisayarda plugin kullanarak falan kayıt aldım onda sıkıntı yok. Bu böyle hani monitörleri sonuna kadar açayım, amfiyi kökliyeyim olayından biraz farklı. Oturduğum site kötü yapılı olmasa bile, vidalı sistem olduğundan dolayı köşelerde neredeyse yarım parmak boşluk var ve sadece tavan sıvayla örtülü. yani sıvayı dökersen çok rahat bir kaynak elektrodunu üst kattan çıkartabilirsin.


Bir de sadece müzik değil. hani film izliyorum normal konuşma sesini duyamıyorum. azcık duyabileceğim kadar açıyorum. bu sefer aksiyon oldu mu yer yerinden oynuyor. Bas gitat kulaklıkla çok çok eziyetli bir enstruman. Yine de kalkıp evde akustik davul çalamayacak olsam bile beni çok rahatlatacağını düşünyorum. Sadece film izlemek, müzik dinlemek değil, arkadaş eş dost geldiğinde de gece vakti biraz daha rahat olabilirim. mesela yıllardır üfleme enstruman öğrenmek isterim. buna faydası olacaktır diye umuyorum. yani aslında ben tam yüzer sistem. dekopan+ hava boşluğu+ alçıpan+dekopan+hava boşluğu+ alçıpan şeklinde de yaparım ama bu sefer alan çok daralacak.

Bu odada balkonu yıktım. Yani bayağı bir alçı sıva işim var. Şapı atıldı geçen, seviye eşitlendi. Evde su tesisatıntan tut bütün fayanslara kadar kırıldı tekrar yapıldı. Yani şuraya harcayacağım maks 50 bin lira bence buna değer. 53mm bariyerli 120 dns dekopana yaklaşık 37500 verdim nakliyeyle beraber. biraz da alçıpan masrafım olacak. onun dışında herşey elimden geliyor.


yalnız şunu kafamda oturdamadım. yere karkas sistemi yapıp aralara dekopanları yerleşyireyim diyorum. buraya tahta koysam sesi çok iletecek. metal zaten olmaz. bana öyle bi malzeme lazım ki plastik olsun veya kompozit olsun. karbonfiber gibi çok pahalı olmasın yerlere bunu döşeyip üzerine mdf döşeyip onun da üzerine parke döşiyebileyim.
0
🌸Fodera
(02.12.25)
(3)

En avantajlı kredi kartı hangisi?

bobinhoo
Sizce en avantajlı kredi kartı (puan, indirim, yan özellikler vb.) hangisi? Kartın en beğendiğiniz özelliği nedir? Kıyaslama açısından kullandığınız diğer kartları da yazarsanız daha iyi olur sanki.
Sizce en avantajlı kredi kartı (puan, indirim, yan özellikler vb.) hangisi? Kartın en beğendiğiniz özelliği nedir? Kıyaslama açısından kullandığınız diğer kartları da yazarsanız daha iyi olur sanki.
0
bobinhoo
(01.12.25)
axess(akbank) bonus(garanti) ve ing kullanıorum en iyisi bonus
bu arada kendinde juzdan bonus flash falan gii tüm kartların puan verdikleri katılım uygulamalarını indirip bakabilirsin.
mesela bonus markette her 2k harcamaya 50 tl bonus verirken akbank 4k ya veriyor gibi ayrımları oluyor.

tek kart değil bir kaç kart kullanıyorum yapacağım harcama öncesi bakıyorum uçak bileti thy ise bonustan alıorm 6 taksit yapıyor, yaz tatili jolly bonusta puan verio yine onu kullanıorm.
0
eja
(01.12.25)
hepsiburada yapı kredi world. şu an beni en çok tatmin eden kart.
0
summerjam0306
(01.12.25)
Üst gelir grubundayım, ömrüm havaalanlarında, uçaklarda, restoranlarda ve otellerde geçiyor diyorsanız Maximiles Black.

Yok ben market, manav, giyecek, e ticaret işlerinde kullanacağım diyorsanız Paraf.

Taksit yapsın başka ihsan istemem diyorsanız Bonus ya da world.

Benim işim akaryakıtla diyorsanız, yakıt aldığınız şirketin anlaşmalısı banka

en iyisidir.
+1
Mirket
(01.12.25)
(7)

fırın nasıl temizlenir?

jelly bear
4-5 aylık yeni fırınım var. ama içi nokta nokta yağ lekeleriyle doldu. nasıl oldu anlamadım ama her yeri yağ lekesi. domol fırın temizleyici denedim rossmanda satılan hiç fayda etmedi. fırın tepsisine karbonat-sirke-su ekleyip yüksek derecede çalıştırdım yine fayda etmedi. bu lekeler nasıl temizleni
4-5 aylık yeni fırınım var. ama içi nokta nokta yağ lekeleriyle doldu. nasıl oldu anlamadım ama her yeri yağ lekesi. domol fırın temizleyici denedim rossmanda satılan hiç fayda etmedi. fırın tepsisine karbonat-sirke-su ekleyip yüksek derecede çalıştırdım yine fayda etmedi. bu lekeler nasıl temizlenir? yepyeni fırındı leş gibi oldu.
0
jelly bear
(01.12.25)
Efsane temizler.

www.a101.com.tr
0
Mirket
(01.12.25)
yeni fırınların temizleme modları oluyor. ona baktınız mı, kullanım kılavuzunda vardır.
0
elorelia
(01.12.25)
temizleme modu yok. olsa bile o sıcaklıkla alakalı bi şey değil mi?
0
🌸jelly bear
(01.12.25)
1 METALİK SÜNGER www.rossmann.com.tr
2- YAĞ ÇÖZÜCÜ www.cif.com.tr
3- KOL GÜCÜ www.metesports.com

çitiliyorsun yağ çözücü ve pril ile, eldiven giymeyi unutma sonra sarı bez ile bol bol kpüğü alıp duruluyorsun, en sonra içinde direk su dök ama yanlardan falan akmasın ayrıca tepsiyede su koy içinde kaynasınki yağ çözücünün kalan kırıntıları gitsin, arada içi buharlaşınca su damlası olunca elini yakmadan durulamaya devam temiz bezle
0
eja
(01.12.25)
metalik sünger dediğin alüminyum tel. asla olmaz fırını çizer.
cif asperox vs her şeyi denedim zaten çoktan.
0
🌸jelly bear
(01.12.25)
turuncu olan cifi mi denedin? her cif aynı değil?
0
eja
(01.12.25)
Her kullanım sonrası temizleyecekseniz, sihirli sünger, su ikilisi bu konuda çok başarılı ve kimyasala bulaşmadan olayı hallediyor.
0
Mirket
(01.12.25)
(7)

banyoda hacı şakir sabunu sonrası ciltte kuruma

iddaaci
merhaba, duş jelleri kaşındırıyor. hacı şakir saf sabunla yıkanıyorum. ama o da kuruma yapıyor. çare ne olabilir?
merhaba, duş jelleri kaşındırıyor. hacı şakir saf sabunla yıkanıyorum. ama o da kuruma yapıyor. çare ne olabilir?
0
iddaaci
(30.11.25)
ben çözümü Bioderma Atoderm Intensive Foaming Gel ile buldum. tabi ki biraz pahalı ama.
+1
melodi
(30.11.25)
İki doktordan biri Beisya Zeytinyaşlı sabun, biri de bebe sabunu önerdi. En son şunu kullandım, rahat ettim.

agartakozmetik.com.tr
0
Mirket
(30.11.25)
Denemediyseniz Hacı Şakir'in zeytinyağı ve bal sabununu denemenizi öneririm.
0
gnosis
(30.11.25)
ben hacı şakir ile banyo sonrası ellerime krem sürüyorum. rutinim budur. adam olana çok bile
0
abelardo
(30.11.25)
sabun calisma prensibi geregi yagi soker, yani cildi kurutur. sert ve guclu bir temizleyicidir. vucudun her yerini sabunlamak overkill oluyor. kirli yerleri sabunlamak kafi.

dove gibi sentetik sabunlari deneyebilirsiniz. sentetik detergent olarak gecen body washlar da ayni isi gorur, daha hafiftir. vucudu surekli kendi urettigi yag tabakasindan arindirmak iyi bir fikir degil. cilt bakimi diye aslinda hic gerek olmayan urunler satiliyor insanlara maalesef. exfoliating de boyle gereksiz bir mevzu. amerika'nin saglik sektorune marketing sokmasinin sonuclari.
+4
antikadimag
(30.11.25)
yikandiktan sonra medikal nemlendirici surmek ve daha az dus almaktan baska care yok.
+1
The_Lollok
(01.12.25)
www.dermoeczanem.com

kuru cilde birebir
0
eja
(01.12.25)
(5)

Tükenmiş, yorgun, stresten bunalmış olsa da bir anne çocuğuna bağırıp, dayak tehdidi, sarsma gibi hareketler yapabilir mi? Normal mi karşılanmalı?

psmstc
Ben ne olursa olsun 2-3 yaşında bir çocuğa bu davranışların olmaması gerektiğine inanıyorum. Yeğenim içeceği içeceğinin içine makarna tanesi attı diye ablam kızdı bağırdı, yemek sandalyesinde oturmuyor iniyor hep diye sarstı çocuğu çocuk ta ağladı gitti odasına. Ben de gittim yanına “Anne bana kızdı
Ben ne olursa olsun 2-3 yaşında bir çocuğa bu davranışların olmaması gerektiğine inanıyorum.

Yeğenim içeceği içeceğinin içine makarna tanesi attı diye ablam kızdı bağırdı, yemek sandalyesinde oturmuyor iniyor hep diye sarstı çocuğu çocuk ta ağladı gitti odasına. Ben de gittim yanına “Anne bana kızdı diyor.” yazık.

Ablama diyorum böyle yapmamalısın, Stresten bunaldım tükendim çünkü artık diyor.

Babannem Tek başına eşi vefat ettiği için 6 çocuk büyüttü mesela. Bana şimdiki ebeveynler çok tahammülsüz geliyor tek çocuk olmasına rağmen.

Ablam hafta içi yarım gün de çalışıyor bu arada.

Siz ne dersiniz?
0
psmstc
(30.11.25)
Öncelikle annelik çok zor bir şey kabul ediyorum ama nolursa olsun çocuğun öz güveni dikkate alınmalı. Benim abimde öfke problemi var o da yeğenlerime bazen en ufak şeylerde bagirirdi. Yemek yerken kaşığı düşürdü ayranı döktü gibi sebeplerden. Çocuğun öz güveni çok etkileniyo. Bazen sakinken gel kitap okuyalım derdi yegenime yeğenim sen kızarsın deyip çekiniyordu veya babasıyla kitap okuyunca çok belli oluyordu yanlış yaparsam kızar endisesiyle okuduğu. O yüzden bazen diyorum ki iyi ki yengemle bosanmislar ve çocuklar annesinde diyorum yalan yok. Ebeveynler için belki basit şekilde düşünülen öfke patlamaları çocuklarda yetişkinlikte de kalıcı tavmalara sebep oluyor bence.
0
egerbiryolcu
(30.11.25)
Araba sürmek için ehliyet gerekiyor, çocuk yetiştirmek için gerekmiyor. Yanlış bu noktada başlıyor.

Ek: O tükenmişlik hissiyle kocasına bağırabiliyor mu, ya da kocası ona?

Kocası ona bağırır hatta örselerse 'Ah canıııım, tükenmişlik hissi yaşıyor, dur ben şuna yardıma gideyim diye kayınpeder mi geliyor?

Hakkaten bazı cevaplar fazla toy.
0
Mirket
(30.11.25)
evet yapabilir. çok normaldir.

bu yeni neslin her şeye "aaa uuu" yaklaşmasından sıkıldım artık.
-2
tchuck
(30.11.25)
Belli ki anne çok tükenmiş. Bir anne olarak o kadar normal karşıladım ki. Tabi ki doğru bir davranış değil ama benim de zaman zaman tükenip kafamı duvara vurduğum olmuştur. Annelik çok zor. Eskilerle karşılaştırmamak gerek.
+1
suicides underground
(01.12.25)
Hayatta her şey oluyor. Bir insan tükendi diye sizin de olaya şahit olan biri olarak "ha tükendiği için yapıyor ya, sorun yok devam" demeniz gerekmiyor. Ancak engizisyona tabi tutmak da bir o kadar anlamsız bence.

İnsanlar yanlış şeyler yapabilirler. Bir anne çocuğuna haksız sebeple kızabilir, bu dünyada yaşanmamış şok edici bir olay değil. Ancak doğru da değil.
+2
akhenaten
(01.12.25)
(9)

hangi diş macunu?

steve rogers
ROCS, Marvis, Opalescence veya Eyüp Sabri Tuncer?
ROCS, Marvis, Opalescence veya Eyüp Sabri Tuncer?
0
steve rogers
(30.11.25)
İçinde tanecik, granül bulunmayan en ucuz diş macunu. Bu pütürlü tanecikler diş beyazlatmayı vaadediyor bir yere kadar da doğru fakat fazla kullanımı da diş minesini aşındırıp zarar verir

Biraz daha para veririm içeriği daha temiz olsun dersen sls siz diş macunlarından herhangi biri
0
grimavi
(30.11.25)
Şu (tadı güzel)

www.amazon.com.tr
0
Mirket
(30.11.25)
powerdent.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.11.25)
Oral B glamorous çok beğendim. Opal'den daha iyi. Opal balon.
-1
arbre
(30.11.25)
Himalaya kullanıyorum ben. Memnunum.
+1
efreet sultan
(30.11.25)
Florurlu herhangi bir macun olur aslinda, tadi kotu olmadigi surece cok buyuk fark yaratmiyorlar bildigim kadariyla.
+2
bosver nicki
(30.11.25)
sensodyne
0
koela
(01.12.25)
biomed.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(01.12.25)
biomed +1
+1
ucurulmamak umidiyle
(01.12.25)
(8)

siz de yapay zeka ile tartısıyormusunuz?

abelardo
bak şimdi çok kızdım lavuga ya. buraya gelip içimi dökeyim bari hhahahaabuk subuk konusuyor. niye öyle dedin diyorum, yoo öyle demedim diyor.
bak şimdi çok kızdım lavuga ya. buraya gelip içimi dökeyim bari hhahaha
abuk subuk konusuyor. niye öyle dedin diyorum, yoo öyle demedim diyor.
-4
abelardo
(29.11.25)
Görsellerde çok büyük rezilliklere imza attığı için tartışıyoruz.
En çok kızdığım daha önce yapabildiği şeyi yapamaması, delirtiyor beni.
0
mutekebbir
(29.11.25)
Bence ayrıl
0
benim bir gizli bildiğim var
(29.11.25)
Köpeğim biraz hasta. Veterinerden daha sıkı, şunu yapma bunu yapma vs. Gestapo gibi vallaha. Bir de saçmalıyor misal ilacı 6 saatte bir veriyorsun, saçma bir şekilde üçüncü ile dördüncü doz arasında 3 saat kalacak ya da benim gece 2de 3te uyanmam gerekecek şekilde plan yapabiliyor.
Bir de yeni chatta sorduğum soruya farklı önceki chatte sorduğum soruya farklı cevap verebiliyor. böyle olunca geriliyoruz...
0
logisticsmanager
(29.11.25)
Bazen laubalilik yapınca haddini bildiriyorum, seviyeli moda geri dönüyor.
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
Bugüne kadar sorduğum hiçbir soruya yanlış, çelişkili, saçma cevap vermedi.

Çeşitli platformlarda okuduklarım beni şaşırtıyor açıkcası.
0
Mirket
(29.11.25)
ChatGPT son zamanlarda hacking ile ilgili ne sorsam etik guguk deyip sıyrılmaya çalışıyor. Perplexity'ye geçtim rahatladım.
(bkz: perplexity)
0
rakicandir
(30.11.25)
evet, çünkü chat gpt benim kullanım alanıma göre tam bir gerizekalı gibi davranıyor. hatta geçenlerde aboneliğim yenilendiği gün öyle bir manyaklık yaptı ki, bir sürü saydırıp paramı iade alacağım dedim; çok haklısın, ben de yardımcı olurum dedi :D
0
lil siztah
(30.11.25)
ana avrat sövüyorum bazen. o kadar aptallık ediyor ki, göz göre göre yapma dediğim şeyi yapıyor sonra sövünce de haklısın iyi bir noktaya parmak bastın diyor.
+1
neira
(30.11.25)
(5)

Çay makinesi öneri

rayde
Hem çay demleme hem de kettle olarak kullanacağım. Mevcutta Arcelik gusto cay makinem vardi ama demliği camdı ve kırılınca normal çaydanlıktan devam ettim. Onda da bütün gün ocak açık zor oluyor o sebeple memnun olduğunuz çay makinesi varsa önerir misiniz? Arzum/ tefal falan baktım pas sorunundan ba
Hem çay demleme hem de kettle olarak kullanacağım. Mevcutta Arcelik gusto cay makinem vardi ama demliği camdı ve kırılınca normal çaydanlıktan devam ettim. Onda da bütün gün ocak açık zor oluyor o sebeple memnun olduğunuz çay makinesi varsa önerir misiniz? Arzum/ tefal falan baktım pas sorunundan bahsetmişler hep :/
0
rayde
(29.11.25)
Arzum var bende. Gayet de memnunum.

Bir de demlik kırılınca servisten yeni demlik alabiliyorsun. Atman gerekmezdi.

www.akakce.com
0
Mirket
(29.11.25)
Karaca alma. Çaydanlığa kıyasla çiğ oluyor çaylar.
0
xururuca
(29.11.25)
bende bu var 5 yıldır kullanıyorum ve çok memnunum

www.amazon.de
0
rain when i die
(29.11.25)
www.karaca.com

Şundan var bizde, aşırı memnunum. Ki bu kaçıncı çay makinesi...
+1
antihero
(29.11.25)
üstteki demlik kısmının herhangi bir fonksiyonu yok ki. çay makinesinin numarası alttaki su kaynayan kısımda.

eskisinin üstüne oturan herhangi bir demlik, hatta mümkünse porselen demlikle eski cihazı kullanabilirsiniz.

bende fakir'in bir çay makinesi var, gayet memnunum.
+1
kibritsuyu
(29.11.25)
(5)

kimliğimin çipi düşmüş kıbrısa girebilir miyim?

burcem
bugün farkettim ve haftaya cuma günü kıbrıs uçuşum var. pazartesiye yeni kimlik için randevu aldım ama yeşmezse diye hiç değiştirmesem mi?pasaportumuda kullanmak istemiyorum. ne yapmam lazım :(
bugün farkettim ve haftaya cuma günü kıbrıs uçuşum var. pazartesiye yeni kimlik için randevu aldım ama yeşmezse diye hiç değiştirmesem mi?
pasaportumuda kullanmak istemiyorum. ne yapmam lazım :(
+1
burcem
(28.11.25)
Pasaportu kullanmayacaksan büyük ihtimalle sorun çıkar. Hemen yenileme randevusu alıp harcı yatır. Cumaya yetişir.
+1
Mirket
(28.11.25)
bu çip bende de düşmüştü. niye bunu sağlam yapmıyorlar anlamıyorum.
0
dolantindr
(29.11.25)
kimliğimin çipinin düştüğünü kktc'ye giriş sırasında fark ettim. ilk götüm attı biraz, neyseki ne olur ne olmaz diye pasaportu koymuşum çantaya. ama hiçbir sorun olmadı.

ne olur ne olmaz pasaportunu al bence ama ihtiyaç olmadı bende.
0
gitdaddy
(29.11.25)
bu arada pazartesi'den cuma'ya kimlik net yetişir. geçen yıl, istanbul'dan başvurdum, gerçek manada sabah 10 gibiydi randevum ve ertesi gün öğlen eve kimliğim geldi :)
0
gitdaddy
(29.11.25)
çipin kullanıldığı herhangi bir yer görmedim ben. veya bana denk gelmedi. en fazla nfcyi okutuyorlar.
0
bravoteam
(29.11.25)
(3)

Bacak kasları için eliptik bisiklet mi trainer mı daha iyidir?

anaphylacticshock
Merhaba,Bacak kaslarımı, özellikle alt bacak ve aşil tendonu kısmını çalıştırmam lazım. (Varisim var.) Eliptik bisiklet iyi diyorlar. Şu büyük pedallı, yürür gibi adım attıran modeller. Bir de normal bisiklete sabitleyici bir aparat takılıp evde kullanılabiliyormuş sanırım. Bunun adına da TRAINER di
Merhaba,

Bacak kaslarımı, özellikle alt bacak ve aşil tendonu kısmını çalıştırmam lazım. (Varisim var.)

Eliptik bisiklet iyi diyorlar. Şu büyük pedallı, yürür gibi adım attıran modeller.

Bir de normal bisiklete sabitleyici bir aparat takılıp evde kullanılabiliyormuş sanırım. Bunun adına da TRAINER diyorlar galiba.

İkisinin yaptığı hareket farklı. Eliptik bisiklet, büyük kar ayakkabısı gibi şeylerle ileri doğru adım attırıyor. Trainer ile ise normal bisiklet pedalı çeviriyorsunuz.

Sizce bacak, özellikle bilek kasları için hangi seçenek daha uygun?

Bisikletim çok eski. Eğer trainer seçeneğini tercih edersem yeni bir bisiklet ve o sabitleyici aparattan alıcam. Bisikleti ileride dışarıda da kullanabilirim diye düşündüm.

Eliptik bisiklet seçersem de kaliteli bir şey almak istiyorum. Mümkünse profesyonele yakın bir cihaz. Fiyat meselesi çok önemli değil.

Sizce hangisi benim işimi görür? Hangisi bacak ve bilek kaslarını daha iyi çalıştırır?
0
anaphylacticshock
(28.11.25)
Çok sağolun. Benim de aklım eliptik bisikletten yana ama diğer alternatifi de araştırayım dedim.

Profesyonele yakın olanların taşıyabileceği kilo sınırı daha yüksek oluyor genelde.

Yoksa ben de uygun fiyatlı bir ürün almak istiyorum ama ev ahalisi olarak hepimizin kilo sorunu var maalesef.
0
🌸anaphylacticshock
(28.11.25)
Hocam bisiklet ve eliptik yürüyüş aletleri daha çok kardiyo çalışmaları içindir.

Tabii ki etkisi olur ama sizin kas kazanmak için direnç antrenmanları yapmanız lazım.

Bilek kasları için özellikle calf raise / dumbbbell calf raise türü çalışmalar yapmalısınız. Spor salonunuzda calf machine varsa o da olur.

Calf dışında leg curl, leg extension gibi makinelerle yapabileceğiniz çalışmalar da bacak kas grubunu toparlar.

Bunlar başlangıç aşamasında işinize yarayacak çalışmalar.

Ama tabii spor salonuna gidiyorsanız. Evde de yapılabilir ama spor rutininiz, salon alışkanlığınız yoksa, evde sakatlanabilirsiniz.
0
anten
(28.11.25)
@anten +1
O iki alet de işinize yaramaz. Doktor önerisi değilse vazgeçin ve standing calf raise ile seated calf raise hareketlerinin evde yapılan şeklini haftada 3 gün 3x15 tekrar yapın, hareket kolaylaştıkça ağırlık arttırın. İki ay içinde ve devam ettiğiniz sürece faydasını görürsünüz.
0
Mirket
(28.11.25)
(4)

Mevduat faizi

baldur2
Su anda en iyi faizi hangi banka veriyor? 6 milyona yakin bir meblag icin pazarlikla faiz orani ne kadar arttirilabilir?
Su anda en iyi faizi hangi banka veriyor? 6 milyona yakin bir meblag icin pazarlikla faiz orani ne kadar arttirilabilir?
0
baldur2
(28.11.25)
43 Akbank günlük
-2
arbre
(28.11.25)
ing 46 günlük ama özel oran net verirler, 2m uzerine genel mudurlukten oran alıyorlar bir kaç bankaya sor oran al.
+1
eja
(28.11.25)
Bu aralar vade uzadıkça faiz oranı düşecektir. Öncelikle paranın vadesini belirleyin.

Bazı bankalar paranın bir kısmını vadesiz hesapta tutmak şartıyla yüksek faiz veriyorlar. Toplamın faizini hesaplayınca başta görünen kar uçup gidiyor. Onu gözönüne alın.

O pazarlık sistemi de kurban pazarlığı gibi, tarafların bir şey söyleyip ortada buluşmak şeklinde olmuyor. Sen meblağı söylüyorsun, o bir telefon edip şu kadar diyor. O da bir iki puan.
+1
Mirket
(28.11.25)
hoş geldinle yüksek faiz veren bankaların çoğu günlük faize veriyor ve bloke limitleri var.
ing 46 veriyor ama bloke ile 43 civarına geliyor.
+1
my fault
(28.11.25)
(3)

bu fotoğrafta Atatürk'ün yanındaki kim?

karisik hisli adam
merhaba, Atatürk'ün yanındaki kişi mareşal Fevzi Çakmak'a benziyor gibi ama tam da çıkaramadım, kim olabilir?https://i.hizliresim.com/r8uu8f2.pngbir de, orduda tek tip ve nizami üniforma önemli değil mi, neden Atatürk kalpak takarken diğeri başka bir başlık takıyor olabilir? bu konuda bir serbesti m
merhaba, Atatürk'ün yanındaki kişi mareşal Fevzi Çakmak'a benziyor gibi ama tam da çıkaramadım, kim olabilir?

i.hizliresim.com

bir de, orduda tek tip ve nizami üniforma önemli değil mi, neden Atatürk kalpak takarken diğeri başka bir başlık takıyor olabilir? bu konuda bir serbesti mi vardı? tarihçi arkadaşları sahneye alalım.
0
karisik hisli adam
(28.11.25)
Mareşal Fevzi Çakmak.

adamlar ordunun en başındalar mareşal olmuş kepti, kalpaktı onlara takılacaklarını sanmıyorum.
+1
duyuruuser
(28.11.25)
Atatürk daha üst (en üst) konumda olduğu için kalpak takmış olabilir ya da basitçe soğuk olduğu için de takmış olabilir, Fevzi Çakmak’taki üst subayların taktığı tarzda siperliksiz bir başlık. Tabii diğer subayların da kalpaklı fotoğrafları var, demek ki mevsimsel sebeplerle takıyorlar gibi geldi bana. Fakat o dönem biraz karışık, üniformalar tek tipe yakın ama farklılıklar da var, Osmanlı’dan kalan üniformalar, yeni tasarlananlarda Alman ve Rus etkisi gibi.
+3
orient blue
(28.11.25)
Kalpak Milli mücadelenin sembolü olarak görülüyor üniformayla ya da sivil kıyafet ile giyilebiliyordu.
+1
Mirket
(28.11.25)
(4)

Paşabahçe kavanozların kapakları paslandı, kapak nereden bulabilirim?

santimantal
Paşabahçe'nin aynı kapakları satılmıyor, aradım ama bulamadım.Aslında herhangi kapak da uyabiliyor. Çeşitli boyutlarda kapakların satıldığı yerler var mı? Nereden alabilirim? Büyük ihtimalle uyan bir şeyler çıkar.
Paşabahçe'nin aynı kapakları satılmıyor, aradım ama bulamadım.

Aslında herhangi kapak da uyabiliyor. Çeşitli boyutlarda kapakların satıldığı yerler var mı? Nereden alabilirim? Büyük ihtimalle uyan bir şeyler çıkar.
0
santimantal
(28.11.25)
Züccaciyelerde, milyoncuların hepsinde ve pazaryerlerinde bulunur. Kavanoz kapakları çok ekstrem olanlar dışında standart ve genelde iki boydur.

Ek: 3 harfli marketlerde, migros'ta falan da var.
0
Mirket
(28.11.25)
kavonoz kapağı kullandıktan sonra atıyorum ben, yani turşu falan kurup açıp bitirdikten sonra çöpe atıyorum zaten aynı kapakla 2.ye kurmayın diyor herkes.
üzerinde paşabahçe yazanlardan al, piyasada çok kapak var çoğu kötü sonradan attırıyor veya paslanıyor.
0
eja
(28.11.25)
Ben trendyol'dan siyah kapak sipariş etmiştim zamanında, hala vardır kesin.
0
a7x
(28.11.25)
Mahalle pazarı, milyoncu, züccaciye
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.11.25)
(6)

Tek tip giyinmek. Mutfağı restoran ürünleriyle tamamlamak adı neydi?

ground
Marka yok. Her şey tek tip beyaz tabaklar beyaz kase ve meze tabakları. Herhangi bir restoranda göreceğiniz standart ürünleri kullanmak. Abidik gubidik renkli ve moda hiç bir şeyi mutfağa sokmamak. Bazı erkeklerde de 20 tane siyah pantolon, 20 tane beyaz gömlek sahibi olup tek tip giyinmek. Eren Tal
Marka yok. Her şey tek tip beyaz tabaklar beyaz kase ve meze tabakları. Herhangi bir restoranda göreceğiniz standart ürünleri kullanmak. Abidik gubidik renkli ve moda hiç bir şeyi mutfağa sokmamak. Bazı erkeklerde de 20 tane siyah pantolon, 20 tane beyaz gömlek sahibi olup tek tip giyinmek. Eren Talu galiba böyle biriydi. Bunun genel bir adı var mı? Giyim değil de diğerini uygulamak istiyorum.
0
ground
(27.11.25)
Minimalizm (sadecilik) bu söylediğini karşılamıyor mu?
0
Mirket
(27.11.25)
Mirket; tam karşılamıyor. Belki 36 kişilik tabak kase vs takımı olacak ama markasız, endüstriyel mutfak ekipmanları satılan yerlerden almak istiyorum. 20 sene sonra bile aynı takımlar olsun, kırıldıkça yenisini alayım mesela. Biraz da tüketim trendlerine tepki gibi. Böyle bir şey var ama bulamadım.
0
🌸ground
(27.11.25)
monochrome mu acaba? bilemedim oyle aklima geldi. bu arada aradigin seyler metro market'te var tam olara. restoranlar vs de oradan aliyor cunku.
-1
arakaali
(27.11.25)
ben otistik diyorum, bunlar o tarz takintilar cunku.
hep ayni kombini giyen bir arkadas vardi, beyaz gomlek, kot pantalon, siyah makosen.
agir otistikti.
0
cooperr
(27.11.25)
essentialist bir bakıma
0
eileengray
(27.11.25)
ton sür ton?
-2
lüzumsuz adam
(28.11.25)
(4)

Yaş Zeytin Kurmak

rock n roll
Bir ay önce yaş zeytin kurdum. Önce üzerlerine çizik attım ve bir kavanoza koydum üzerine de suyunu ilave ettim. İki günde bir suyunu değiştiriyorum ama bir aydır olmadı. Çok sert ve çok acı. İlk defa yaptım. Bu ne zaman olur ya da olur mu? Umudumu ne zaman kesmem lazım?
Bir ay önce yaş zeytin kurdum. Önce üzerlerine çizik attım ve bir kavanoza koydum üzerine de suyunu ilave ettim. İki günde bir suyunu değiştiriyorum ama bir aydır olmadı. Çok sert ve çok acı.

İlk defa yaptım. Bu ne zaman olur ya da olur mu? Umudumu ne zaman kesmem lazım?
-1
rock n roll
(27.11.25)
Çizik baya sürüyor, cinsine de bağlı. Eninde sonunda olacak, zeytin diri kaldığı sürece devam edin. Cesaretiniz kırılmasın, ama bir dahakine zeytini kırarak yapın.
0
akhenaten
(27.11.25)
Sert domat zeytinini çizdiysen ve çizerken de çok nazik davrandıysan geç olacaktır. Sıkıntı yok. Beklemeye devam. Yenmeyecek şekilde yumuşamadığı sürece sorun yok. Tatlanmadan da yumuşamaz zaten. Umut kesmelik bir durum yok yani.

Ek: Bir daha zeytin alırken iki parmağının arasında sık. Cırrrk diye patlıyorsa, sulu suluysa, çekirdeği etinden hemen ayrıldıysa, çekirdeği bütüne nazaran ufaksa o zaman al. Yoksa alma.
0
Mirket
(27.11.25)
Tuz atmadın mı? Ayrıca çizmek yerine kırmak daha iyi sonuç verir yeşil zeytinde. Ama bira hızlı tüketmeniz gerekir.
0
ground
(27.11.25)
Markette bir teyze kilo kilo alıyordu ben de ilk defa yapacağım o yüzden teyzeye sordum çok aldığına göre iyi biliyordur diye.

Üzerine çizik atıp, iki günde bir suyunu degistireceksin, bir ayda olur dedi. Sonra tuz, baharat, yağ koyarsın, nasıl seversen dedi. Hatta bir komşusu 15 günde yapmış. Ben de onun demesine göre yaptım :)
0
🌸rock n roll
(27.11.25)
(13)

Sobalı dönemlerde haftada 1 banyo yaparken kokmuyor muyduk?

Piukh
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlaya
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlayamıyorum.
+2
Piukh
(27.11.25)
Beynin sürekli maruz kaldığı etkiye karşı hassasiyeti ortadan kaldırma gibi bir özelliği vardır.
Gemi makine dairesinde uzun süre çalışanlar artık o sesi duymaz.
Ahırda çalışanlar artık gübre kokusunu almaz gibi.

Yani kokuyorduk ama farketmiyorduk.
0
Mirket
(27.11.25)
Sobayla ilgisi yok bence ya. Ben kaloriferli evde büyüdüm. Pazardan pazara banyo yapıyordum. O zamanlar öyleydi.
Evet, kokuyorduk. Belki tek tek kimse kokmuyor, ama okuldaki tüm öğrenciler biraraya gelince tipik bir koku oluşuyor. Üniversiteyken bir gönüllülük projesi için bir ilkokula gidiyorduk. O koku o kadar tanıdık geldi ki. :) Öğrenciler kokmuyordu, ama binaya girer girmez burnumun direği sızlıyordu.
+1
auroraaurora
(27.11.25)
nerde dinledim hatırlamıyorum ama bir konuşmada bu geçti sebebini yiyeceklerin organik falan olmasına bağladılar, şimdi yediklerimizin kokuyu yaptığından tohumlarında genlerinin değiştirilmesinden bahsettiler..
0
eja
(27.11.25)
bence kokmuyorduk. hatta hala aynısını yapsak yine kokmayız.

duş alma rutinini sıklaştırdıkça vücut da kirlenme rutinini sıklaştırıyor. sürekli haftada 1 duş alan kişi 1 haftada anca kokacak kadar kirleniyor. her gün duş almaya başlayınca ertesi gün duş almazsan kokuyorsun.

biz kendimiz süreyi kısaltıp kokuşma rutinini kendimiz bozuyoruz bence.

yine haftada 1 duş almaya başla, ilk zamanlar ertesi gün kokacaksın. aradan zaman geçtikçe kirlenme rutinin uzamaya başlayacak.
+1
kibritsuyu
(27.11.25)
ben 1 hafta yıkanmıyorum, kendi kokumu almıyorum, leş gibi kokuyorsun diye tepkiler alıyorum. çocuk olsaydım umursanmayabilirdi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Ben de bu süreçten geçtim ama hiç koktuğumu hatırlamıyorum. Yine de her gün okuldan gelince eli-ayağı-yüzü falan soğuk suyla küvete girip yıkardım onu hatırlıyorum bi. Ama öyle koşturup terleyen bi çocuk da değildim belki onun da etkisi vardır.
0
truf
(27.11.25)
bu sorunun cevabi hem evet hem hayir.
günümüz standartlarinda kokuyorlardi ancak insanlarin "kötü koku" algisi tarih boyunca degismis.
bugün 1970 senesine isinlanirsan, "uff bu ne koku" dersin ama 1970 senesindeki kokudan hic rahatsiz olmayan adami 1570'e isinlarsan o da "uff bu ne kötü koku" der.
yenilen icilenden, yani diyetten daha farkli ve büyük problemler vardi.

mesela insanlar sik yikanmazdi ama camasirlar da sik yikanmazdi. günümüzdeki kokulu sampuan, sabun, deterjan o dönemde yoktu; kül, yag ya da at kestanesi bazli dogal sabunlar kullanilirdi ve emin olun bu sabunlar kötü kokuyordu. mesela kumasi, özellikle yünü yumusatmak icin fulling (dinkleme) adi verilen bir yöntem vardi, köylerde kadinlar yapardi (özellikle iskocya gibi ülkelerde günümüzde bile devam eden bir gelenek), bunun icin idrar kullaniliyordu ve kadinlar evlerine idrar kokarak gidiyordu ama kimse yadirgamiyordu.
insanlar icin vücut kokusu, hayvan kokusu ve hatta tarihte geriye gittikce diski kokusu gayet alisilmis oluyordu. herhangi bir sokakta binlerce, aylardir yikanmamis, üstbas degistirmemis insan, derisi yüzülüp satilmaya hazirlanan hayvan, balik tezgahlari, baharat tezgahlari, havada asili kalan kömür kokusu, cogu zaman bunlara eslik eden idrar ve diski kokusu... seni bayiltabilir bu kokular ama o zamanlar insanlar icin normaldi. onlarin da rahatsiz oldugu anlar oluyordu ama insan vücudu kokusu genelde bu listede yer almiyor, alacaksa bile en sonunda yer aliyordu.
koku olarak zamanin insaninin en büyük problemi lagimdi.
parfümler, dogal cicek özlerine batirilmis eldivenler ve sapkalar, parfümlü mendiller, elbiselerin ic kisminda tasinan lavanta keseleri, kat kat giyilen ve karsi tarafin kabarikligiyla yakinina gelmesini engelleyen elbiseler sadece moda anlayisi degil ayni zamanda koku problemine bulunmus cözümlerdi.
bizim modern burun hassasiyetimiz evlerde akan suyun ulasilabilir olmasiyla birlikte degismeye basladi. akan suyun kolay isitilabilir olmasiyla hizlandi.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.25)
o zamanlar bu kadar prenses değildik.
0
orpheus
(27.11.25)
sobalı evde tam da bahsedildiği şekilde haftada bir banyo yapardım çocukluğumda, bence kokmuyordum çünkü henüz ergenlik dönemi değildi (benim için) ve hormonlar henüz değişime uğramamıştı, bu da vücut kokularını olumsuz etkilemiyordu. dikkat ederseniz küçük çocuklar çok terledikten sonra bile bir yetişkin gibi kokmazlar, hormonlarla ilgili bir durum. kış mevsimini geçtim yazları da her gün banyo/duş almıyorduk. nasıl rahat ediyorduk bilemedim.
+1
exlibris
(27.11.25)
Şimdiki koku eşiğine göre evet kokuyorduk. Ama hepimiz kokuyorduk. O yüzden de normal geliyordu. Altına işeyenler bazen sidik kokardı. Ama genelde onlar işedikleri günün sabahında anneleri yıkardı.
0
ground
(27.11.25)
bence bu kadar kokmuyorduk, giysilerle de alakasi olabilir.
o zamanlar giyim esyalari genelde pamuklu olurdu.
simdi olay full sentetige kaydi, sentetik de feci koku yapiyor.
0
cooperr
(27.11.25)
Exlibris +1
Ergenlik öncesi o kadar değil. Ergenlik sonrası tam teşekküllü kokmaya başlıyor insan.
0
yadigar
(28.11.25)
kokmuyorduk. hala her gün duş almak hastalıklı bir düşünce. 3-4 günde bir idealdir.
-1
tchuck
(28.11.25)
(2)

Eurobond

baldur2
Su anda en fazla kupon odemesi kac dolar icin.?Biraz inceledim de asiri risksiz ve dusuk kazancli bir yatirim araci gibi duruyor.
Su anda en fazla kupon odemesi kac dolar icin.?

Biraz inceledim de asiri risksiz ve dusuk kazancli bir yatirim araci gibi duruyor.
0
baldur2
(26.11.25)
Sorunu tam anlamadım ama, 1315 dolar fiyatlı, 15.10.2030 vadeli eurobonda 59 dolar kupon önemesi yapıyor 6 ayda bir.
0
Mirket
(26.11.25)
riski olan ve hic de az olmayan, orta-yuksek kazancli bir yatirim araci. Itfa tarihine kadar elde tutarsaniz riskinizin dustugune katilmakla birlikte temerrut riski de her zaman mevcut. Bir seyin hic olmamasi olmayacagi anlamina gelmez. Itfa tarihine gitmediginiz takdirde riski herhangi bir yatirim aracindan cok farkli degil. Bugun 1315 ten alirsiniz yarin biri anayasa kitapcigi firlatir CDS'ler patlar olur size 1000 eur, ve elden cikarmaniz gereken bir duruma dusersiniz. Elbette bu hisse senedi, bitcoin vb. gibi bir risk durumu olmamakla birlikte yine de kontrolunuzde olmayan anlik sorunlarin etkileyebilecegi bir urun.

Son olarak dolara %8-%9 alip dusuk kazancli diyorsaniz kiyasladiginiz urunu merak ederim.
En iyi eurobond en cok kupon odeyen degil.
0
wallcan
(27.11.25)
(11)

Doktora nakit ödemeyi nasıl yapayım?

chicha_v2
Doğum için olan ücreti elden istemiş eşimin doktoru.En büyük banknot 200'lük olunca epey bi para demek bu. Euro falan alsam bu kez durduk yere komisyon ödeyeceğim. Eski usül bankadan çantayla alıp poşetle mi vereyim napayım?
Doğum için olan ücreti elden istemiş eşimin doktoru.

En büyük banknot 200'lük olunca epey bi para demek bu. Euro falan alsam bu kez durduk yere komisyon ödeyeceğim. Eski usül bankadan çantayla alıp poşetle mi vereyim napayım?
-1
chicha_v2
(26.11.25)
100 lük para destelerini bir A4 zarfa koyar, dağınık duruyorsa dışardan bir lastik takarsın. Uygunu odur.
+2
Mirket
(26.11.25)
@mirket Birkaç asgari ücretten bahsediyorum yüzlük desteyle çözülecek gibi değil pek
-1
🌸chicha_v2
(26.11.25)
Asgari ücretin netinden bahsediyorsak ve 'birkaç'ı 5 olarak kabul edersek 6 deste eder ki bir A4 zarfa sığar. :)

Abi koy poşete, pazar çantasına götür. Bu devirde nakit para isteyen düşünsün, sen neden düşünesin ki?
+5
Mirket
(26.11.25)
bırak onu nakit isteyen düşünsün koy bir poşete sırt,bel çantasın at sonra çıkartıp verirsin.
+3
biravekahve
(26.11.25)
Ödemeyi yaptıktan sonra doktoru maliyeye ispiyonlamayı unutmayın.
+7
gnosis
(26.11.25)
Her ay oğlanın okuluna 40k nakit veriyorduk kağıt keseye koyuyorduk yani her ay torbacı gibi hissediyorduk ama ne yapalım nakit isteyen düşünsün
+4
suicides underground
(26.11.25)
poşete koyun verin. onu kürekle para kazaip vergi kaciran doktor dusunsun.
+3
oscar
(27.11.25)
dandik, pembe mavi pazar poşetine koyup ver gitsin.
0
scudman1
(27.11.25)
abi yanlış anlama ama siz dogumu merdiven altı bir yerde mi yaptırdınız. parayı elden istemek nedir.
bu işlere anca mobilyacı galerici inşaatçı adamlar girişir.
parayı verin ama fatura v.s kesmesini isteyin. 2hafta sonra gelse para nerde dese nasıl kanıtlayacaksın?
+2
limonlu eksi
(27.11.25)
cop posetine koy at onune
+1
koela
(27.11.25)
Keske limonlu eksi'nin dedigi gibi olsaydi ama degil. Burada psikologlarla ilgili de ayni muhabbetleri yapanlar oldu. Ben prensip olarak bu sekilde vergi kacirmayi 10 kusurlu hareketten biri olarak gormuyorum ama dusununce bir garip yani, adama yuksek bir tutar karsiliginda sikintilarini falan anlatiyorsun, adamin derdi %18 KDV ve gelir vergisini azaltmak.
0
mbond
(27.11.25)
(16)

cocuk ve kopek ismi

in vino veritas
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musun
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musunuz?
0
in vino veritas
(25.11.25)
Köpeğime adıyla seslenmeye devam ederim ve adını degiştirmeyi düşünmem. Çocuğun ebeveyni olsam hiç rahatsız olmam çünkü hiçbir canlıyı birbirinden aşağı görmüyorum. Hatta hoşuma gider ve çocuğuma da " bak isimleriniz aynı, adaşsınız" derim.
+8
rock n roll
(25.11.25)
Bu tip şeylere alınmak için 0 hayvan sevgisi olması gerekiyor. Bir şey yapmam.
+2
arbre
(25.11.25)
Hayvana insan adı konmuş olması bence uygunsuz bir şey. Çocuğumun adı olması şart değil. Rahatsızlık duyar, o şahsa mesafeli olurum.

En azından bu tip durumlara maruz kalınabileceği öngörüsü güzel bir şey.
-18
Mirket
(25.11.25)
Köpeğe it mi diyelim. Çocuğa köpek ismi koymak mı abes sen mi köpeğe insan ismi koydun o önemli. Sen köpeğe ferit ismini koyduysan o senin çapsızlığın. Ama çocuğa kahraman ismini koyduysa ebeveyn suçu.
-2
mikahakkinen
(25.11.25)
Bazı yerlerde unutulmuş olabilir ama komşuluk hakkı denen bir şey var sonuçta .
Çocuğun hakkı burada daha önemli . Arkadaşlarının onunla bu sebeple kafa bulması da mümkün.
Köpeğe başka isim de bulunabilir.
Çocuğun ismin değişmesi ise adliye dava mahkeme işleri falan çok uzun iş .
Çocuğun babasının da bir yavru sokak köpeği bulup ona bizim adımızın koymasını istemeyiz.
Bu sebeple böyle muhitte meşhur olmakta iyi bir şey değil.
-4
diyecevaplandı
(25.11.25)
Köpeğin adını değiştiririm.
Komşu olsam bu kişinin çocuğu yok herhalde diye düşünürüm.
Çocuk için akran zorbalığından tutun yeni taşınılan yerde kötü komşuluk ilişkilerine(dedikoduya) kadar birçok şeye gebe.
Çocuğun değil doğrudan komşunun ismi de olabilirdi.
"Sen bir şey mi ima etmek istiyorsun ?" bile diyebilir.
-5
WithWorth
(25.11.25)
Sorun sizde değil ki, sorun çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Ahahahah ben çok eğlenirdim bak adaşın geldi diye sürekli takılırdım
-3
Hallegadola
(25.11.25)
yurt dışında bu durum oldukça yaygın aslında, kimse de gocunmuyor ya da tersi bir şekilde zorbalamıyor. Genelde hayvan sevgisi eksik olan topluluklarda garip karşılanacak bir durum. Zaten hayvanlar direkt aşağı seviye olarak görülüyor bu insanlar tarafından. dikkat ederseniz sosyo-kültürel seviye indikçe “köpek”, “kuduz”, “ötede havla”, “hoşt” gibi hakaretler de çok fazla kullanılıyor. köpeklerle alakalı ilginç bir kolektif hafıza yaratılmış gibi geliyor bana. Özellikle belli bir kesimde... böyle insanların yaşadığı bir yere taşınmıyorsanız sorun olmaz bence.
+6
eileengray
(25.11.25)
Sorun bence çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Yabancı isim koyma modasının iyice boku çıktı. Yeğenimin Hektor ve Ares adında bir arkadaşı var örneğin.. yüz kişiye bunlar Türkiye’de bir insan ismi mi yoksa köpek ismi mi diye sorsan yüz kişi de köpek ismi der.. öte yandan alınırlarsa da bu onların problemi.
+3
suicides underground
(26.11.25)
ay hayir, köpegimin adini degistirmem tabii ki de. öncelikle hayvana insan ismi verilmesinde sakinca görmüyorum, yani köpegime caner adini verdim diye alinacak adam fazla silik bir tiptir. öyle kırılgan narsisist insanlarla sahiden ugrasamam.
ikinci olarak son dönemde asiri mal insan isimleri cikti. bir lise arkadasim ogluna MİLO adini verdi. duyunca ilk tepkim "köpek adi ya bu" olmustu. yüzüne karsi da dedim valla. köpegimin adi milo olsa bu sebeple ismini mi degistireyim?
baska bir lise arkadasimin ogluna verdigi isim ŞANS. ortak bir arkadasimiz var, kücük bir toy poodle'i var, onun da adi şans. ananin babanin da hayirlisi nasip olsun cocuklara sahiden.
kendi ismimi bir köpekte duysam da alinmam, gel adasim biraz oynayalim, derim.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.11.25)
bizim sitede vardı böyle bi durum. eylüldü bi kızın ve köpeğin ismi.hiç yadırgamamıştık açıkçası. hatta çocuklar aaa iki eylül oldu, dilek tutalım filan diyorlardı. ki bence eylül insan ismidir, köpekte ne alaka ama olabiliyor yani. kızımın adı komşunun köpeğinin adı olsa ben umursamazdım ya. biraz buluttan nem kapmak gibi olur. sonuçta tanışmadan önce verilmiş bi isim. ama karşı taraf rahatsız olabilecekse veya sonuçta çocuk kafaya takacak gibiyse karşılaşma durumlarında köpeğe adıyla seslenmezdim heralde. zaten ne kadar iç içe olacaksınız ki.
+3
elorelia
(26.11.25)
köpeğe insan adı verildiyse umursamam.
çocuğa köpek adı verildiyse köpeğin adı değişmesi lazım.
0
duyuruuser
(26.11.25)
bizim kedinin adı da insan ismi ya jhdfjghjgh okuduğumuz bir kitap karakterinin bizde etkisi olduğu için kedimize bu karakterin adını koymuştuk. ve bize "yaa benim kaynımın adı da ..." falan diyenler olmuştu gülümseyerek tepki verdik. zaten baya geleneksel bir isim, şimdiki çocuklara konulmuyor artık. ben bu duruma gülüyordum sadece ama şimdi toplumun köpeğe bakış açısı biraz daha küçümseyici. dile öyle yerleşmiş. sizin komşu hayvan sevgisi yüksek biri ise bence dert etmenize gerek yok ama daha geleneksel bi yaşam tarzları var ise alınabilirler ve evet çocuk zorbalanmaya maruz kalabilir. bence kendiniz durumu tartıp ona göre karar verin. köpek adını öğrenmiştir artık değiştirilebileceğini çok sanmıyorum ama onların yanında seslenmezsiniz. adını sorarlarsa da "boncuk" vs gibi klasik bir şey söyleyip geçebilirsiniz :)
0
Sadece soruyorum
(26.11.25)
sözlük'te şöyle bir hikaye vardı. orijinal entry silinmiş ama ekşi şeyler'de yayınlandığı için ulaşabiliyoruz:

eksiseyler.com
+2
kibritsuyu
(26.11.25)
Bunun bir sorun olabileceği aklımın ucunun kenarından geçmez. Buna alınan insanın en büyük derdi bu olsun derim.
+2
peki madem
(26.11.25)
Ya ben hayvanlara insan ismi konmasını çok seviyorum. Arkadaşlarımın kedisi Ali Rıza vardı, dünyanın en minnoş kedisiydi. Biri bana "köpeğime/kedime senin adını verdim" dese kişisine bağlı olarak güler geçerim ya da çocuğuna koymuş gibi mutlu olurum.
+1
kobuzchu kiz
(26.11.25)
(6)

duvarı matkapla delmek, elektrik tesisatına zarar verir mi?

istististist
duvara barfiks aleti monte etmek istiyorum.https://www.youtube.com/shorts/JCT16cTQqxsvideoda anlatıldığı şekilde, normal duvara değil de kapının üzerindeki kalın kirişe monte etmek istedim.fakat orada şu şekilde, kapaklı alanlar var (sanırım elektrikle alakalı bir şeyler) :https://soz.lk/i/68vq6sx0h
duvara barfiks aleti monte etmek istiyorum.

www.youtube.com

videoda anlatıldığı şekilde, normal duvara değil de kapının üzerindeki kalın kirişe monte etmek istedim.

fakat orada şu şekilde, kapaklı alanlar var (sanırım elektrikle alakalı bir şeyler) :

soz.lk

herhangi bir sıkıntı yaratır mı?
0
istististist
(25.11.25)
Buat onlar. İçinde iki ya da üç yöne giden borular vardır. O boruların içinden de kablolar geçer. Buatların kapaklarını aç, boruların ne tarafa gittiğine bak. O istikametlerden uzak dur ki duvarla beraber kabloyu da delmeyesin.
+1
Mirket
(25.11.25)
Mirket +1
Ama her zaman düzgün şekilde çekmiyorlar kabloyu. Kabloya denk gelirse tehlikeli evet.
0
kisa
(25.11.25)
@kisa +1 tinyurl.com
diğer yandan o kalın kiriş binanızın taşıyıcı sisteminin önemli bir parçası olduğundan, fazladan delik açmak vs bünyesine zarar verebilir; illa yapacaksanız delikleri çap ve sayı olarak minimumda tutmakta fayda var.
0
lil siztah
(25.11.25)
kirişte ve sütunda buat olmaz. orası büyük ihtimal tuğladır. tuğlaya da barfiks yapılmaz kopar düşersin.
0
ground
(26.11.25)
peki en uygun nereye monte edebilirim bu aleti hocam?
0
🌸istististist
(26.11.25)
onlar işe yaramıyor malesef; ya düşüyor ya da çok alçakta kalıyor.
0
🌸istististist
(26.11.25)
(11)

Tefal Ingenio'nuz Varsa Sorum Size

mor oje
Daha uzun kullanım için bulaşık makinesinde değil elde yıkamanızı öneririz yazmışlar kullanım kılavuzunda. Şimdi bu arkadaşlar tencere olduğu için her yemek yaptığınızda sürekli foşur foşur elde mi yıkıyorsunuz yoksa aman ne olacaksa olsun deyip makinada yıkayan var mı?
Daha uzun kullanım için bulaşık makinesinde değil elde yıkamanızı öneririz yazmışlar kullanım kılavuzunda. Şimdi bu arkadaşlar tencere olduğu için her yemek yaptığınızda sürekli foşur foşur elde mi yıkıyorsunuz yoksa aman ne olacaksa olsun deyip makinada yıkayan var mı?
0
mor oje
(25.11.25)
@bir sıcak el; seramik taban kullanıyordum yıllardır, hep de atarım makinaya. Onları değiştirip ingenio aldım, makinaya atmayayım bari madem..
+1
🌸mor oje
(25.11.25)
makinaya atmayın. çizilmesini ve kaplamasının soyulmasını kolaylaştırır. soyulduğunda, altından çıkan alüminyum -nasılsa üstü kaplanıyo diye- terbiyesiz olduğu için zararlı etki yapıyor (demişti kimya hocamız).
+1
lil siztah
(25.11.25)
teşekkür ederim yanıtlar için <3 ikna oldum, elde yıkamaya devam :)
0
🌸mor oje
(25.11.25)
en iyisi çelik.
0
jelly bear
(25.11.25)
ya teknoloji ilerledikçe bize hayatın daha da kolaylaşması gerekmiyor mu? bu ne saçma iş? zaman geçiyor, teknoloji ilerliyor ama hayat kolaylaşacağına sürekli zorlaşıyor.

hayır bunları söyleyince kendimi gibi'deki yılmaz gibi hissediyorum ama sene oldu 2026, millet uzayda koloni kuruyor, sen daha bulaşık makinesinde zarar görmeyecek tencere üretemiyor musun? hangi devirde yaşıyoruz anasını satayım, koskoca tefal bulaşık makinesinin zarar veremeyeceği tencere yapamıyor mu? bu mu lan teknolojiniz? yerin dibine batsın öyle teknoloji.

biri çıkar elde yıkamak 254345 litre suyu boşa harcattırır der, öteki çıkıp makinede yıkanacak tencere üretmeyi beceremez.

elde sulu boya ile boyanmış sanat eseri narin tabak değil ki ulan bu, endüstriyel tencere. ne demek makinede yıkanmaz? e o zaman otur yıkanabilecek şekilde üret. onu da ben mi söyleyeceğim? yakında ocağa koymayın ısı zarar veriyor da derler, sadece soğuk yemeği buzdolabına koymak için alırız.

tencereyi koyma boyası dökülür, tavayı koyma çizilir, bardağı koyma yıpranır, ahşabı koyma suyu emer, tabağı koyma incinir.

ey çevre örgütleri. tavanın dibinde kalmış bir kaşık yağı lavaboya döksem "bir damla atık yağ 233245 ton suyu kirletiyor" diye yaygara kopuyor. çıkıp tefal'e de desenize senin ürettiğin boktan tencere yüzünden de insanlar bulaşık makinesi yerine tencereyi elde yıkıyor, senin yüzünden yılda 2344 milyor ton su boşa gidiyor diye. çıkıp desenize hadi.
+3
kibritsuyu
(25.11.25)
8 yildir makineye atiyorum.soyulma, sokulme yok. ha 30 yil sonra boynuzlarim falan cikarsa bilemem. atalarimiz ne demis?

life is too short to remove usb safely
0
buenosdias
(25.11.25)
Telefonları tam şarj etmeyin gibi bir şey bu bence. Hiç bir şey olmaz, olsa da 5 yıl değil de 4 yil 10 olur ömrü.
Ha elde yıkanacak birnseyker vardır ayrı ama atın gitsin makineye.
Üreticiler de bir yandan sorumluluk almamak için her şeyi bildirdik kafasıyla yazıyorlar. Elde yıkayınca sorun olsa süngerin yeşil kısmı olmaz demiştik diyecekler
0
kisa
(25.11.25)
@kibritsuyu, Tefal'e yükselmiş de, konunun Tefal ile alakası yok. Teflon malzemenin bulaşık makinesinde yıkanması önerilmiyor. İki sebepten, birincisi bulaşık makinesi teflondan küçük parçacıklar koparıyor ve zaman içinde teflon özelliği bozuluyor. İkincisi kopan o küçük parçacıklar makine içinde yıkama boyunca dolaşarak yıkanan cam malzemenin çizilmesine ve zaman içinde de bulanık bir görünüm almasına neden oluyor.
10 yılı aşkındır Tefal İngenio'm var. Zaman zaman makinede de yıkıyorum. Bu konuda çok titizlenmiyorum yani. Tencere, tava içlerinde beyazlaşmalar var. teflon özelliğiyle vedalaşılma başlamış yani.
10 yıl deyince, normal demeyin. Mutfağı sık kullanan biri değilim.
+1
Mirket
(25.11.25)
Tefal'e yükselmiyorum, soruda tefal sorulduğu için ona denk geldi. Ben genel olarak teknoloji geliştikçe işimiz kolaylaşacağına zorlaşıyor ona yükseliyorum.

Teflonun makinede yıkanması önerilmiyorsa meflon diye makinenin zarar vermeyeceği ve insan sağlığına zararlı olmayan yapışmaz bir kaplama üret. 2026 yılında bu çok zor olmasa gerek ya. 1990 yılında da teflon vardı bulaşık makinesi yoktu. 2026 oldu, bulaşık makineleri wifi'den çalıştırılabilir hale geldi, teflon hala aynı mı? Onu makineye uygun hale getiremedik mi 40 yıldır?
+2
kibritsuyu
(26.11.25)
ben @kibritsuyu'na çok hak verdim. gerçekten bardak alırsın elde yıka deseni siliniyor derler, tencere bozuluyor elde yıka derler, ahşap gereç kullanın silikon kullanmayın ama ahşabı makinada yıkamayın derler. vallahi fenalık geldi bana da, çok haklı bir isyan.

Ben bir süre daha elde yıkıycam, gına gelirse makineye atarım diye düşünüyorum.
Bu arada makinada program biterken kurutmayı durdurup bi 15 dk deterjansız durulama programında yıkamak bana iyi hissettiriyor, tavsiye edebilirim. Faydasını bilemem ama en azından bi de deterjansız su tutmuş oluyorum.
+2
🌸mor oje
(26.11.25)
tefal ingenio şeyinden yok ama çok sık kullandığım tefal tava ve tencerelerim var. hiç bulaşık makinesi görmediler. hep elde yıkadım. hatta hafta içi yıkamak mümkün olmuyor, öyle birikiyorlar, hiç sevmediğim bir durum ama ona rağmen bulaşık makinesinde yıkamıyorum. ben belirtilen kaygıları önemli bir risk olarak görüyorum. ne lüzum var bu riski almaya?
benzer durumu termos bardaklarda da yaşıyorum. bu yüzden bardaklarımın içi pırıl pırıl olmuyor.
0
panamera
(26.11.25)
(13)

Hanımdan ozur dilerken ele yüze bulaştırmak

dedeminhirkasi
Tartıştık, biraz da haksızdım. Cam sıkıntısıyla kafam yerinde değildi, işyerine gittim. Odasına girdim sevimli sevimli sırıttım. Sonra pideciye gittik. Cüzdanımı işyerinde birakmisim, hesabı o ödedi, sonra bir de dolmuş paramı verdi. Gönderirken de keşke gelmeseydin be valla bak daha iyi olurdu dedi
Tartıştık, biraz da haksızdım. Cam sıkıntısıyla kafam yerinde değildi, işyerine gittim. Odasına girdim sevimli sevimli sırıttım. Sonra pideciye gittik. Cüzdanımı işyerinde birakmisim, hesabı o ödedi, sonra bir de dolmuş paramı verdi. Gönderirken de keşke gelmeseydin be valla bak daha iyi olurdu dedi. Yedirdik içirdik bir de adamı gönderiyoruz cep harçlığı da vereyim mi diye bir güzel de laf soktu, hala sokuyordu o arkadan ben dolmuşla giderken ohh serinliği geldi.
-3
dedeminhirkasi
(25.11.25)
Yemekte özürünü kabul etti mi? Mesele bu, kabul ettiyse sonra toparlarsın bu durumu bir şey olmaz.
Laf sokulmasını gayet hak etmişsin o da tatlı tatlı lafını sokmuş işte ne güzel :)

Cüzdanın yanındayken güzel bir yerde yemek ısmarlarsın.


Ekleme;
Bu para lafı yapmak mı yaa bu kadar kırılgan olmayın artık. Şaka yapmış işte ne olacak.
+3
mutekebbir
(25.11.25)
Epey bir süre evli kaldım. Gırtlağımıza kadar sorun dolu bir evlilikti. Evlenirken o öğrenciydi, boşanırken öğretmen. Onca sorun içinde bir gün bile para konusuyla ilgili en ufak bir sorun olmadı.
Böyle espiri dahi olsa para konu edilen evlilik ya da birliktelikler çok tuhaf geliyor bana.
+1
Mirket
(25.11.25)
telefonun yanında değil miydi? tüm kartlarda qr ile ödeme imkanı mevcut. qr ile para da çekilir. bi daha başına gelirse diye yazdım.

ama evlilikte para sorun edilmemeli. ediyorsa sıkıntı. ha o ödemiş ha sen.
+1
jelly bear
(25.11.25)
sadece yazdiginizi okuyarak soyluyorum: ozur dilememissiniz ki? sevimli sevimli siritmak ne ya bes yasinda cocuk gibi? bu kadar mi zor dogru duzgun ozur dilerim demek?
+5
Sour
(25.11.25)
biraz şey gibi olmuş. yüzsüzlük.
planlı düzgün bir şeyler yapmalısın.
+2
ohmho
(25.11.25)
kalkıp iş yerine gitmek gayet güzel bir özür dileme yöntemi aslında niye beğenilmedi ki.
para konusunu ben hiç sorun etmezdim. sonuçta tüm paralar ortak değil mi zaten. biz kimin kartından ne harcadık diye bile bakmıyoruz rastgele ödeniyor hep.
0
kaptan maydanoz
(25.11.25)
evlilikte bütçe ortak olur. eşiniz şaka yapmıştır. takılmayın bu kadar.
+3
summerjam0306
(25.11.25)
İyi bile denk gelmiş.
Kontrolü ele almış olması, size espiriyle karışık laf dokundurması... Psikolojik olarak size karşı güçlü hissetmiştir. Gazını almışsınız yani. Tatlıya bağlanır.

(Olayın ekonomik boyutu ile ilgili burada söylenenlerin bir kısmını ciddiye almayın. Bir problem yok ortada o açıdan)
+2
yadigar
(25.11.25)
hanımdan özür dileyip ele yüze bulaştırmayan mı var. ananın babanın kimsenin sana söyleyemediği hakaretleri sana güzelce söyleyip, ağzına sıçp, bir gün sonra hiç bir şey olmamış gibi davranmamızı sağlayan kişiye eş denir. bu saçma düzene de evlilik denir. ben haklı olup haklı çıktığım herhangi bir durumda eşimle tartışmayı kazanamadım. hayatımda olan kadınlarının hiç birininde hatasını kabul ettiğini görmedim. anam eşim kaynanam...
0
mikahakkinen
(25.11.25)
Haksızlık ettiğiniz konu çocukça idiyse, devamını da tam bir çocuk gibi getirmişsiniz gibi görünüyor :)
Soru yok sanırım ama bence bundan sonra biraz daha adam adam, şöyle jestli mestli bişeyler iyi gider.
+2
lil siztah
(25.11.25)
bir yemek ısmarlayıp yol parası verdi diye laf ediyorsa sorun büyük demektir, kolay gelsin
-2
sweetoffice
(25.11.25)
@mirket abi sen neden kocasından sürekli hediyeler alan kadını kıskanan karşı komşu gibi cevap veriyon abi bana
+2
🌸dedeminhirkasi
(25.11.25)
Bence kötü bir durum yok hatta komik bile olmuş, 7 yıllık mutlu bir evliyim.
0
mirty
(25.11.25)
(5)

kuduz haberi

WithWorth
https://eksisozluk.com/kuduzdan-olen-cocugun-son-goruntuleri--8048204şu videoyu atlatamadım.çocuğun kuduz olmasını anladım.acılar içerisinde can çekişerek ölmesini de anladım.ama rolü `hemşire` olan birinin su uzatması gereken son insana su uzatmasını anlayamıyorum.özellikle "biraz su içer misin" di
eksisozluk.com
şu videoyu atlatamadım.
çocuğun kuduz olmasını anladım.
acılar içerisinde can çekişerek ölmesini de anladım.
ama rolü hemşire olan birinin su uzatması gereken son insana su uzatmasını anlayamıyorum.
özellikle "biraz su içer misin" diyerek şefkatle(!) seslenmesini anlayamıyorum.
bu spesifik anın özenle videoya çekilmesini anlayamıyorum.
bunları anlayamıyorum ağabey.
biri anlatabilir mi ?
-2
WithWorth
(24.11.25)
Eğitim için çekilmiş bir video olmalı.
Daha sonra bir insanlık nasipsizi blurlamadan gereksizce servis etmiş gibi.

Ek: O nasipsizlik o videoyu paylaşan herkeste var tabii.
0
Mirket
(24.11.25)
Rastgele değildir, tıpla ilgili olanlar için çekilmiştir sanırım ama yine de yayılması hoş değil.
0
diyecevaplandı
(24.11.25)
eğitim amacıyla çekilmiştir. kuduzun son evresindeki su hassasiyetini başka türlü gösteremezlerdi. kaldı ki doktorluk hayatlarında kitaplarda okudukları böyle bir vakayı kaç kere görebilecekler.. böyle bir durumu kayıt altına almaktan daha doğal ne var.
hatta kamu spotu olarakta kullanılmalı. tedavisinin tek bir aşı kadar basit bir durumun ihmal edilince ne hallere sebep olduğu tüm topluma gösterilmeli özellikle de aşı karşıtlarına.
+1
my fault
(24.11.25)
Umarım sizler haklısınızdır ve ben yanılıyorumdur arkadaşlar. Ve internette halihazırda 10'larca örneği çekilmiş olan bir konuya yeni bir eğitim videosu çekilmiştir. Ülkedeki organize bir dehşet olan yenidoğan skandalı yada eksisozluk.com gibi henüz yılı dolmuş örnekler münferid olaylar olduğundan sağlık sektörünün kalitesine gölge düşürmemeli.
0
🌸WithWorth
(24.11.25)
twit altında yorumlar da vardı, bazı sağlıkçılar yazmışlardı.
kuduz vakasının tespitlerinden biri de su teklifiymiş.

vakayı teşhiş etmek / onaylamak ya da emin olmak adına bu test yapılırmış. öyle yazmış bir kaç sağlıkçı.
0
biseysorcaktim
(24.11.25)
(9)

Evlenirken ya da ev kurarken alıp pişman olduğunuz eşyalar?

grimavi
başta heves edip alınan fakat pratikte kullanırken düşündüğünüz gibi olmayan, ev eşyaları, elektronik eşyalar neler varBir de şunu düşünerek almıştım fakat şu sebepten yararlanamadım gibi açıklamalar da olursa, şu aleti aldım ama temizliği uğraştırıcıydı gibi, aynı hataya biz de düşümeyelimDinliyoru
başta heves edip alınan fakat pratikte kullanırken düşündüğünüz gibi olmayan, ev eşyaları, elektronik eşyalar neler var

Bir de şunu düşünerek almıştım fakat şu sebepten yararlanamadım gibi açıklamalar da olursa, şu aleti aldım ama temizliği uğraştırıcıydı gibi, aynı hataya biz de düşümeyelim

Dinliyoruz ama yargılamıyoruz, bu da bizim haftasonu goygoyumuz olsun :)
0
grimavi
(23.11.25)
ikeadan almak oldu kullanışına göre ayarlıyorsun ama malzeme kalitesi inanılmaz düşmüş, raflar kırıldı

edit: pax gardroplar, brimnes serisi bunların hep kalitesi düşmüş, 15 sene önce aldığım ile alakaları yok.
yeni aldığım yer silerken azcık sudan kabardı karşısında aynı yerde olanda kabarma yok, raflar asla yerinde durmuyor tutamaçlar sürekli kırılıyor.

en memnun olduklarım kazanlı ütü, roborock, hamur yoğurma makinası, çok amaçlı doğrayıcı robot(blendderın büyükversiyonu) içinde çiğ köfte bile yapılıyor
0
eja
(23.11.25)
@eja dolap ve model ismini de yaz hocam :)
0
🌸grimavi
(23.11.25)
Aklıma ilk buharlı temizleyiciler geldi. Hayal kırıklığı. 2-3 kullanım sonrası durdu kenarda.
O zamanlar "nicer dicer" denen bir nane vardı. Aşırı kullanışsızmış. Zaten kırıldı kısa süre içinde.
Robdöşambr da çok kullanışsız bir giysiymiş.
Çok fonksiyonlu aletlerdense işini düzgün yapan tek/az fonksiyonlu aletler daha iş gördü ve daha uzun ömürlü oldu hep. Kurutmalı çamaşır makinesindense çamaşır makinesi ve kurutma makinesi almak ya da tam teşekküllü mutfak robotu yerine bir el blender'ı, bir sürahili blender almak gibi...
Yumurta pişirici, buharlı pişirici, ekmek yapma makinesi, pilav pişirici, yoğurt makinesi gibi cihazlar hep kısa süre ve az heves sonrası kenara kalktı. Tencere, tava ile devam ettik.
Kazanlı ütüler güzel aletler olsa da, klasik buharlı ütüler daha kullanışlı bizim evde.
Kaliteli dikey süpürge cidden kullanışlıymış ama. Klasiğini pek kullanmıyoruz artık.
+4
thunder thunder thunder thundercats
(23.11.25)
Küçük ev aletlerini üç defa düşünüp almak lazım. Çoğu ilk heves geçer geçmez çöp oluyor. Ama şunu al, bunu alma diyemem. Diyene de çok itibar etme. Bunlar yaşam tarzına göre kullanılan ya da kullanılmayan aletler. Bir arkadaş 'Yumurta pişirici, buharlı pişirici, ekmek yapma makinesi, pilav pişirici' yi saymış mesela. Ben bunların hepsini neredeyse her gün kullanıyorum. Yine Ekşi'de Airfryer ve robot süpürge düşmanları var ki onlar da benim neredeyse elim ayağım.
Bir en kalitelisinden katı meyve sıkacağı almıştım. O bir iki kullanım sonrası rafa kalktı. Keza mikrodalga fırın ve krep makinesi bende boş duruyor.
0
Mirket
(23.11.25)
Goygoy duyurulari bos gecmemeye calisiyorom ama buna yazacak cevab bulamadim yeeey o/ ne kadar da her seyi gerekli ve yerinde almisim.

En cok is gorenleri de mi konussak
0
üğpoıuy
(23.11.25)
Tost makinası sanıp ızgara makinası aldım. İki defa kullandım kenarda duruyor. İsteyen varsa İstanbul'da elden vereyim, evde yer kaplamasın.
+1
sekizdokuzon
(23.11.25)
eğer çok gelen gideniniz olmayacaksa ya da geniş aile sofraları kurmayacaksanız salonunuza kesinlikle büyük bir masa ve etrafına 6-8 sandalye almayın, gereksiz yer kaplıyor. daha minimal 4 sandalyeli ufak bir masa işinizi görür. minimal eşya hayat kurtarır. gereksiz fazla her eşyaya bir süre sonra hizmet ediyor olarak buluyorsunuz kendinizi. "less is more" demiş atalarımız...
+1
exlibris
(23.11.25)
Evi iki kişiye göre ayarlayıp eşyaları da iki kişiye göre alın.
12 kişilik yemek takımına, 18 çay bardağına gerek yok.

10 kişi size yemeğe gelirse zaten ya dışarıdan söyleyeceksiniz ya da sizi sevdikleri için gelen 10 kişi kağıt tabakta da yese sorun etmez.

Her şeyi önceden almamaya çalışın bence. Yaşamaya başlayıp eksikliğini hissedince alırsınız hem de böylece daha isabetli şeyler almış olursunuz. Ayrıca birlikte karar verip almanın da ayrı bir keyfi olur.

Tencere tava olarak bence bir adet teflon tava dışında diğerleri çelik olmalı.
+1
michael_knight
(23.11.25)
Dyson süpürge.

Fanboylar gelmeden hemen söyleyeyim; cihaz çok iyi, çok pratik. Ama 10'da 1'i fiyatına satılan mudaillerinden çok çok daha iyi bir iş çıkardığını söyleyemem. Emiş gücü kablolu süpürgelere göre çok zayıf. Bütün işi dönen fırça yapıyor. Temizlemek ayrı dert. Ucundaki lazer de insana kafayı yedirtir. Ulan burası hiç tozlu değil diye düşündüğün yerde 10 kilo toz olduğunu görüyorsun. İyi bir şey tabii ama süpürdükten 10 dakika sonra aynı yere bir daha baksan yine toz görüyorsun (havada ıçışan tozlar yere inince).
0
himmet dayi
(24.11.25)
(9)

Apple macbook kullanabilir miyim?

sonhakan
20 yillik windows kullanicisi olarak macbook air duşünuyorum. Zorlanir miyim?
20 yillik windows kullanicisi olarak macbook air duşünuyorum. Zorlanir miyim?
0
sonhakan
(22.11.25)
spesifik ihtiyaclariniz yoksa zorlanmazsiniz bence. bazi seyleri (kisa yollar vs) yapmak icin basta bir iki google aramasi falan gerekebiliyor. ama sonra alisiyor insan. zor degil.
0
lemmiwinks
(22.11.25)
Saç baş yoldurduğu oluyor. Ama kullanılır yani. Sorun yok.
0
Mirket
(22.11.25)
başlangıçta zorlanırsınız ama alıştıktan sonra problem kalmıyor.
0
black holes in the sky
(22.11.25)
1-2 hafta içinde alışırsınız. Çok güzel videolar var, birkaç tanesini izleyip temel şeyleri öğrenirsiniz, gerisi zaten gelir.
0
10551037
(22.11.25)
ben aldim zorlaniyorum. cunku is bilgisayarim windows. haftada 20-30 saat is bilgisayarini kullaniyorum. sonra evde haftada 2-3 saat macbooku acinca (bazen o bile olmuyor) bu nasildi su soyle miydi falan diye karistiriyorum hep. O yuzden windowsa geri donuyorum.
0
icim urperiyor
(23.11.25)
En büyük pişmanlığım apple'a geçmek oldu. O kadar saçma bir işletim sistemi ki.
Windows herşey ile uyumlu, çok kolay kullanması. Kısayolları vs çok zor apple'da
0
plastic_angel
(23.11.25)
İş yerinde macbook kullanıp eve döndüğümde windows makineme sarılıyorum.
0
rakicandir
(23.11.25)
Bir heves aldım ama doğru dürüst hiç kullanamadım. Pişman değilim ama almasam daha iyi olurmuş kesinlikle
+1
umutt
(23.11.25)
Çevremde Windows'a alışık olup Mac'e geçenlerin yarısı ya bir yıl içinde sattı ya da işlerini yine Win yüklü makinede halledip, Macbook'u nadir kullandılar.

℅50 ihtimal yani.

(Ben ikisini de kullanmıyorum. 20 yıllık Linuxçuyum)
+1
yadigar
(23.11.25)
(4)

Eksik uyku sizi nasıl etkiliyor?

anaphylacticshock
Merhaba, Eskiden bu kadar farkına varmazdım ama son senelerde 1 saat bile eksik uyumak beni çok etkiliyor. Günde normalde 7,5 - 8 saat arası uyuyorum. Bazen sabah erken saatte tuvalete kalkıp sonra bir daha uykuya dalamıyorum. Ya da gece geç yatıyorum ve sabah 6 saat uykuyla falan uyanıyorum. Ve ma
Merhaba,

Eskiden bu kadar farkına varmazdım ama son senelerde 1 saat bile eksik uyumak beni çok etkiliyor.
Günde normalde 7,5 - 8 saat arası uyuyorum. Bazen sabah erken saatte tuvalete kalkıp sonra bir daha uykuya dalamıyorum. Ya da gece geç yatıyorum ve sabah 6 saat uykuyla falan uyanıyorum.

Ve maalesef böyle zamanlarda günüm berbat oluyor. Aşırı halsiz ve keyifsiz oluyorum. Gün içinde yapmam gerekenlere, odaklanmam gerekenlere odaklanamıyorum. Hem kafam hem bedenim çok yorgun hissediyor. Hafif başım ağrıyor. Leyla gibi oluyorum.

Yani sadece 1 saat hatta yarım saat eksi uyusam bile aşırı etkileniyorum. Kahve falan da fayda etmiyor.

Siz de böyle misiniz? Bu durumu nasıl aştınız? Kendinize ait çözüm yollarınız var mı?
0
anaphylacticshock
(22.11.25)
Apple watch'a göre son 26 haftadır günde ortalama 6 saat 11 dakika uyumuşum.
Uzun uğraşlarla 4 buçuk saatten buralara getirebildim. 8 saati hedefliyorum ama şimdiden kendimi daha iyi hissediyorum.

Çözüm önerileri:
16.00 dan sonra asla kafein almayın.
Yatma saati belirleyin ve o saatte kesinlikle yatın.
İki saat öncesinden yeme içmeyi kesin Tüm ekranları kapatın.
Yatak odası bir sarı okuma ışığı dışında zifiri karanlık olsun.
Yatıp o sarı ışıkta bir saat kitap okumayı hedefleyin ama uykunuz gelirse hemen bırakıp ışığı kapatın.
En az iki dakika nefes egzersizi yapın.

Söylemeyi unutmuşum:
Yine de uyuyamıyorsanız kulaklı ile sesli kitap veya beyaz gürültü dinleyin.
0
Mirket
(22.11.25)
Sizdekinin tam tersi.
Bünyem eksik uykuyu bir şekilde tolere edebiliyor ama fazla uykuyu zor atlatıyorum.
Erken kalkmak için zorluyorum kendimi kalkmak zor oluyor ama kalkabilirsem günüm çok daha iyi geçiyor.
Eğer dayanamayıp tekrar uyursam o gün bitti, artık salağa dönüyorum.

Sıcak günler bittiğinden beri her gün yürüyüş yapıyorum bunun dışında hiçbir şeyi değiştirmedim ama yürüyüş yapmak beni toparladı, bunu önerebilirim. Gün içinde kendinizi normalden fazla yorunca uyku kalitesine etkisi oluyor. Bir de su için.
0
mutekebbir
(22.11.25)
Eksik uyku benim de ayarlarımı bozuyor. Ya çok halsiz ya da aşırı dalgın oluyorum. Bütün hayatımı 8+ uyumak üzerine kurdum. Bu uğurda onlarca iş değiştirdim, üniversiteyi geç bitirdim. Benim için olmazsa olmaz.
0
sekizdokuzon
(22.11.25)
Döngü önemli. 90 dakikalık periyotlarda uyununca süreden bağımsız dinç olunabiliyor. 1,5 - 3 - 4,5 gibi. Tabi sağlık için 6-7,5 saatlik süre iyidir
0
epitaf
(22.11.25)
(6)

Yatağı yere koymak

cambalkon
Yatağı baza, karyola, palet vs olmaksızın doğrudan yere koymanın bir zararı olur mu? İnternette böcek olabilir denmiş. Evi düzenli temizlediğimizde yerde gezen böcek de yoksa yine de yatağın doğrudan yere temas etmesi havasız kalıp böceklenmesine yol açar mı? Bir de soğuk çeker denmiş. Yerden ısıtma
Yatağı baza, karyola, palet vs olmaksızın doğrudan yere koymanın bir zararı olur mu? İnternette böcek olabilir denmiş. Evi düzenli temizlediğimizde yerde gezen böcek de yoksa yine de yatağın doğrudan yere temas etmesi havasız kalıp böceklenmesine yol açar mı? Bir de soğuk çeker denmiş. Yerden ısıtmalı evde kalorifer açıkken soğuk çekmez diye düşünüyorum ama bahar ve yaz aylarında kalorifer kapalıyken sorun olur mu?
+3
cambalkon
(22.11.25)
Eskilerin döşekte yattığını düşünerek sorun olmayacağını tahmin ediyorum. Böcek hususu bence de birinci problem. Havasızlıktan böceklenme söz konusu olmaz ama evin gerçekten de böceksiz olması lazım. Bir de ne yaparsanız yapın, kir/toz olacak altı. O yüzden haftada/on günde bir kaldırıp altını süpürmek gerekebilir.

Öğrenciyken uzun müddet öyle kullandım yatağı. Sabahları yandan kaldırıp duvara yaslardım ben.

Ekleme: Soğuk çekmez tabii ki ama balkon kapısı varsa odada, hava akımı/cereyan olabilir yerde. O şekil üşütebilir.

Bir de, kışın kaloriferin önünde güzel oluyor.
+1
yadigar
(22.11.25)
Yerde niye böcek olsun. Yerde olup bazaya tırmanamayacak böcek çeşidi mi var.

Hiçbir şey olmaz. Rahat ol.
+1
Mirket
(22.11.25)
Kapı altlarından hava akımı olur. Hasta olursun. Gereksiz bir şey.

Isı geçişi açısından da verimsiz.
0
arbre
(22.11.25)
Yatağı battal boy bir nevresime geçirip nevresimin ağzını sıkıca dikin. Sonra yatağın altına da üzerine de bir çarşaf serin. On günde bir yatağı koyduğunuz bölgeyi silip iyicene kurutup, alttaki çarşafı değiştirin. Tertemiz, mis gibi bir olur. Gayette kullanışlı olur.
+1
anaphylacticshock
(22.11.25)
Evde, gece işemesi sorunu olan yoksa alez kullanılmamalı bence. Poşet üzerinde yatmaktan ne farkı var. Sıvı geçirmeyen şey hava mı geçirir :(
+1
Mirket
(22.11.25)
Japonların tatami zemin odaları var. Bildiğimiz hasır. Yatağın altına hasır konursa olur sanki. Yatağı her gün kaldırmak, arada güneşlendirmek şart ama.
0
gnosis
(22.11.25)
(14)

Şu video hakkında ne düşünüyorsunuz?

messina123
Bana maymunluk gibi geliyor. Manitayı şöyle rezil duruma düşürmemAnkara Metrosu'nda şarkı söyleyen müzisyene eşlik genç çift:https://x.com/bosunatiklama/status/1991807966920708114?s=46
Bana maymunluk gibi geliyor. Manitayı şöyle rezil duruma düşürmem

Ankara Metrosu'nda şarkı söyleyen müzisyene eşlik genç çift:

x.com
0
messina123
(22.11.25)
insan aşık olunca böyle şeyler yapabiliyor (herkes bunu yapmak zorunda değil tabi)

Orada olsam vay be gençlik işte deyip gençler adına mutlu olurum
0
grimavi
(22.11.25)
Ben hayatta yapmam ama yapani da yadirgamam. Ortada garip bir durum yok.
0
bosver nicki
(22.11.25)
orada bir maymunluk varsa solda memnuniyetsiz teyze gibi olanlardır.
-3
jepa
(22.11.25)
Mutlu gibiler. Değil mi? Çok yadırgadım doğrusu. Olmamalılar.

Şaka bir yana. Çoğumuzda öyle bir gen var sanırım. Hazetmiyoruz mutlu insan görmekten.
0
Mirket
(22.11.25)
maymunluk yapmak bilinçli bir tercihtir. buradaki düşük iq'luluk. dekart bunları görseydi düşünmeden de var olunabildiğini görür, tövbe ederdi. içimizdeki robotların bu sürümünde sınırlı sayıda nöron var, özgür iradeleriyle çiftleşme dansı bile yapmaya kabil değiller. bunlar tek bir beacon'dan kontrol ediliyor, güncelleştirmelerini elektromanyetik radyasyonla alıyorlar. milletin npc diye dalga geçtiği tipler tam olarak budur. bu tiplere güya şaşıracakları bir şey yapın, size filmlerden öğrendikleri şu pozlarla karşılık verirler: img.freepik.com
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
Kendi adıma, dans eden insanlardan rahatsız olmam. Mutlular işte. Bana da bir zararları yok. Mal gibi kameraya alıp sosyal medyada paylaşılmasını doğru bulmuyorum.

Ulaşım aracı içinde müzik yapılmasına karşıyım. Orada oturan insanların sizin seçtiğiniz/sevdiğiniz tarzda gürültülere maruz kalmaya hakları yok.

Sokak ve metro durağı müzisyenliğine karşı değilim. İsteyen bekler, dinler. İsteyen katılır, eşlik eder. İsteyen çeker gider. Kimseye zorla dinletmiyorlar.

Dans etmenin de rezillik veya maymunluk olduğunu düşünmüyorum. Velev ki öyle olsun, insanlar kimseyi rahatsız etmeden rezillik ve maymunluk da yapabilir. Çocukların gelişimini olumsuz etkileyecek, aile ve toplum değerlerine, genel ahlaka mugayir şeyler olmamak kaydıyla tabii.

Bırakın gençler mutlu olsun.
0
yadigar
(22.11.25)
maymunluk, rezillik derken? dans ediyor ya insanlar.

ha ulaşım aracında müzik gürültü falan olmamalı bence o ayrı.
+1
robokot
(22.11.25)
sağır insanlar dans edenleri deli sanar diye enfes bir söz vardır.
+1
galahad reloaded
(22.11.25)
ben yapmam. ama farklılıklarada bu kadar kapalı değilim. ülke muhafazakar sapkın grupların elinde. onları görmektense bunları görmeyi tercih ederim.
-1
mikahakkinen
(22.11.25)
Ben de zannettim ki rezillik var. Zaten ülkece mutsuzuz, keyfi yerinde gençler görelim işte ne güzel.
(Toplu taşımada müziğe maruz bırakılmayı ben de sevmiyorum, o ayrı.)
0
kobuzchu kiz
(22.11.25)
teklif kadından gelmiştir derim.
erkek kalıp da "haydi dans edelim :)" sanmıyorum desin.
-2
WithWorth
(22.11.25)
maymunluk değil tabi ki. ama bu kadar dar ve insan olan bir ortamda çok da abartılı hareketler yaparak dans edemem. ben irrite olmadım. insan aşık olunca böyle şeyler yapabiliyor. ayrıca bazı erkekler kadınlardan daha dans etmeye yatkın olabiliyor.
-1
sevilen progressive türkücü
(22.11.25)
koca bir saçmalık.

www.youtube.com
0
gurur
(22.11.25)
İçlerinden gelmiş, dans etmişler, mutlular, hoşuma gitti, ha bu bir akıma dönüp tabelada fotoğraf çektirmek gibi sırf paylaşmış olmak için başkaları tarafından tekrarlanırsa o zaman irite olurum.
0
(23.11.25)
(4)

Reflü Boğaz Ağrısı

Take it away honey
Dostlar bende reflü ve gastrit var yıllardır. Dün kola içip çikolata yedikten sonra gece mide suyu ağzıma geldi ve gece gaviscon içip uyudum. Sabah kalktığımdan beri bademcik şişmesi gibi bir his var. Yutkunurken acı vs oluyor. Şu an yurtdışındayım o nedenle bana ne iyi gelir? Anksiyetem tuttu yemek
Dostlar bende reflü ve gastrit var yıllardır. Dün kola içip çikolata yedikten sonra gece mide suyu ağzıma geldi ve gece gaviscon içip uyudum.

Sabah kalktığımdan beri bademcik şişmesi gibi bir his var. Yutkunurken acı vs oluyor. Şu an yurtdışındayım o nedenle bana ne iyi gelir? Anksiyetem tuttu yemek borusu kanseri falan çıkıyorum google'da.
0
Take it away honey
(21.11.25)
Kakao (cikolata) kafein (kahve, Cola?) reflü azdırıcıların başı bunlar.

Uyurken hele bir de alcak yastıkla yatiyorsaniz o reflu sıvısı bütün gece boğaza ve genze dolar. Yara da yapar. Ben de zamanında çok karıştırdım, boğaz enfeksiyonu vs zannettim.

Reflü için gaviscon şurubu icwbilirsiniz özellikle yatmadan önce. Gastroenteroloji ye de gidin tabii ki reflu yoğunsa mide koruyucu + daha yoğun gaviscon kullanımı verebilir.
0
makbur
(21.11.25)
Bir bardak ılık suya yarım çay kaşığı tuz erit. Bu suyla, günde üç dört defa iki dakika gargara yap.

Doktor imkanı olmayan yerler için kocakarı ilacıdır ama iş görür. Ağza gelen acı su tahriş ediyor boğazı. Bende olunca bir de öksürük başlar. Haftalarca devam eder :(

Geçmiş olsun.
0
Mirket
(21.11.25)
Öncelikle çok geçmiş olsun. Ben ve annem de reflüden muzdaribiz ve benim kullandığım şeker ilaçlarından da reflüm maalesef azıyor. İlaç önermek istemem çünkü herkesin bünyesi farklı ama bu tarz durumlarda ilk olarak reflü yastığı kullanmak çok önemli.
Beslenme düzeninizi de değiştirmek oldukça önemli, yediklerinizin bazik yiyecek ve içecekler olması midenize daha iyi gelecektir.
Yurtdışında rahatlıkla hindistan cevizi suyu bulabilirsiniz. Reflüye ve onun sebep olduğu boğazdaki tahribata aşırı iyi geliyor.
0
mermaidd
(22.11.25)
Reflü yastığı, dikkatli beslenme+1.

Reflü yastığı şu an bulamıyorsanız yastıkları üçgenimsi (internette reflü yastığı yazınca çıkana benzer) hale getirip yatın.

Bir de bana doktor boğaz reflüsü teşhisi koyduğunda koltukta yan yatarak, uzanarak, kaykılarak bir şey atıştırmamamı, oturur pozisyonda yememin çok önemli olduğunu söylemişti.

Çok geçmiş olsun.
0
Phoebe
(22.11.25)
(11)

polis teşkilatı nasıl kötü şöhretinden kurtuldu?

plastic_angel
işkence, yolsuzluk, faili meçhul ve çete bağlantısı iddialarıyla anılan, halkın korktuğu bir kurumdu. bugün ise büyük oranda profesyonel ve güvenilir. kimse karakola gitmeye çekinmiyor artık. bu değişim nasıl gerçekleşti? akp döneminden sonra değişti bu. türkiye bunu nasıl başardı? mesela bu değişim
işkence, yolsuzluk, faili meçhul ve çete bağlantısı iddialarıyla anılan, halkın korktuğu bir kurumdu. bugün ise büyük oranda profesyonel ve güvenilir. kimse karakola gitmeye çekinmiyor artık. bu değişim nasıl gerçekleşti? akp döneminden sonra değişti bu.
türkiye bunu nasıl başardı? mesela bu değişim gümrük, tapu, nüfusta tam olamadı (kişisel fikrim)
-12
plastic_angel
(21.11.25)
Akp ile birlikte polis devleti olduk, ülke devasa bir yandaş, polis teşkilatı da öyle, haliyle korkacak bir şey kalmadı.
+2
kizil karga
(21.11.25)
z kuşağıyım. polisin kötü şöhretli olduğu bir dönem hatırlamıyorum. bugünkü polisin kötü yanı profesyonel olmamaları.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.11.25)
bahsettiğiniz işkence, kötü muamele işleri darbe zamanları işkenceleri, hortum süleymanlar, Mehmet Ağar polisliği, Metin Göztepenin gözaltında öldürülmesi gibi simgelerle ifade edeceğimiz şeylerse
1- polis her zaman devlet aparatıydı, hala öyle ama o eski kaba dayak tırmak sökme gözaltında kaybetme kadar olan olaylar zaten genel olarak kalmadı. devletin tarzı dğeişti.
cezaevlerinde de döve döve öldürmüyorlar. ilacını vermeyip tahliye etmeyip öldürüyorlar ama elektrik vermiyorlar mesela. (her yer kamera her yer kayıt her yer kanıt çünkü, darbe gibi gezi gibi çok büyük kargaşada gümbürtüye gitmediğin sürece illa ortaya çıkar)
80de 90da ortaya çıkartılamıyordu kolay kolay
devir değişti yani.

2) bir de AB uyum sürecimiz vardı bizim eskiden, açılan fasılların en dişe gelir maddeleri arasında karakolların cezaevlerinin bu eski yapılarının temizlenmesi idi. o zamanlarda hakikaten baya uğraşıldı bu konularla.

3) 95'lerde filan PKK mücadelesi kılıfıyla çok pis şeyi polislere yaptırdılar, şimdi öyle bir PKK mevzusu yok

4) çete bağlantısı kısmında ise bence konu polisin değil çetelerin yapısının değişmiş olması.
eskiden çeteler daha siyasi idi Alaattin Çakıcı filan idi mesela. onlar devletten adam kullanma kendilerinin devletin adamı görme vs vs gibi işlere eğilimli idi. Şimdiki çeteler ise daha az devletten adam kullanıyor (sanırım). Bu polis temizlendiğinden değil, şimdiki çeteler sosyal medyadan tas kafalı tetikçiyle işini yapıyor sonra o arkadaşları gürcistana filan atıyor, polis lazım olmuyor. yoksa polis lazımsa onu da bulur -bence.

5) kuruma mahsus olmayan diğer konularda (yolsuzluk, usulsüzlük) bir farkları yoktur muhtemelen
+2
subcomponent
(21.11.25)
Bunun üç nedeni var.

Birincisi Dünya bir bütün halinde medenileşiyor. Türkiye'de bundan nasibini alıyor. Bunun herhangi bir yönetimle ya da siyasi partiyle alakası yok.
Eskiden anne babalar çocuklarını terbiye etmek için dövermiş. Bir çocuk çırak olarak ustanın yanına verilirken 'eti senin kemiği benim' denirmiş. Eskiden okullarda dayak varmış. Öğretmen dövdü diye evde söylersen bir dayak da evde yermişsin. Eskiden dayak yemeden teskere alabilen mümkün değil olmazmış falan. Yani konu sadece karakol ve polis konusu değil.

İkincisi. İnternetin icadı herkesin ayağını denk almasına sebep oldu. Şimdi herhangi bir yerde olan herhangi bir aşırılık anında sosyal medyanın konusu oluyor. Videolar internete düşüyor. Bu durum muktedirde oto kontrole sebep oldu.

Üçüncüsü. AKP iktidara ilk geldiğinde sebebine burada girmeyeyim de, Avrupa Birliği uyum yasaları konusu üzerine eğildi. Eskinin devlet otoritesi epey yumuşatıldı.
0
Mirket
(21.11.25)
90'larda peki bahsettiğin bu olaylardan nasıl haberdar oluyorduk?

Medyada, haberlerde, gazetelerde bir şekilde gazeteciler haber yapabiliyordu değil mi?

Fıkra bu kadar.

(Bu arada mirket in yazdıklarina da katiliyorum ama esas meseleyi atlamayalim)
+2
makbur
(21.11.25)
akp sayesinde kurtuldu. bugün yolsuzluk var, enflasyon kontrolden çıkmış falan diyemiyorsak nedeni biraz da polis devletinden korkmak.

türkiye bir devlet ülkesi. yol yap, körü yap; bunları yaparken de biraz çukkala ülkesi yani. polis bu açıdan bir güvence oluyor.
-2
michael harddd
(22.11.25)
polis teskilati buyuk oranda profesyonel ve guvenilir mi? mhp genel merkezinden mi yaziyorsunuz yahu boyle seyleri, akpliler bile boyle dusunmuyordur lol
+1
ghilleinthemist
(22.11.25)
Dünya bütün halinde medenileşmiyor. Bizde değişim oldu. Yaşı yeten ve dünyanı gezen herkes fark eder.

2002'deki iktidar değişikliğini müteakip ilk yıllarda Türkiye'de agresif değişiklikler oldu. Sonra genetik kodlarımız ağır bastı ve yeni statüko oluştu.
0
yadigar
(22.11.25)
90'lara gore degisen sey arabalar, baska bir numara yok.

sene olmus 2025, bizim polisler hala bos beles dolasirken cakarlarin yakilmamasi gerektigini ogrenemedi, cakari "hos gorunuyor" diye yakiyorlar. yaw sizin devriye atarken gorunmemeniz gerekmiyor mu? 2 km oteden isiklari goren zaten bir is ustundeyse birakir kacar.
0
cooperr
(22.11.25)
eskiden kamera yoktu. cezaevlerinde neden dayak yok? her yer kamera, hükümlüye vurduğun an meslekten ihraca kadar gidiyor. polis teşkilatında düzelme falan yok. mobbing ve baskıdan geçen sene intihar eden en az 10 polis var.
0
mikahakkinen
(22.11.25)
Ben hatırlıyorum. AB uyum yasalarıyla ve internetin gelip kameranın yaygınlaşmasıyla çok şey değişti. Eskiden karakol mahkeme gibiydi. Hem yargı hem ceza infaz kurumu. AB sürecinde kısa zamanda değişim oldu

O zamanlar mahkeme kararıyla ehliyetimi geri almaya emniyet müdürlüğüne gitmiştim orada oturan memur ehliyeti teslim ederken "al buna da itiraz et" diye yeni bir ceza daha yazdı. AB yasalarından önce olsa belki döverdi.

Bu arada polis, doktor, tamirci, politikacı hepsi de toplumun aynası. Kimse gökten gelmiyor toplumun içinden çıkıyor
+1
hebanon
(22.11.25)
(14)

Müzik aleti çalıyor musunuz?

pembediken
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
0
pembediken
(20.11.25)
Hevesle ukulele almıştım 3-4 tıngırtıdan sonra 4 sene kenrada yattı. Geçenlerde 5 yaşındakı yeğenime verdim.
0
Amaranta ursula
(20.11.25)
16 yıl boyunca piyano. Ankara’nın en sevdiğim binası olan eski sergi evi’nde bir gösteride çaldım ve sonra zirvede(!) bıraktım. başarılı bir öğrenci değildim.
+2
eileengray
(20.11.25)
Gitar çalıyorum ama bana yılın bu zamanları bodhran çalma isteği gelir
youtu.be

Arada ingilteredeki arkadaşıma söylesem oralardan bulur deyip masraftan dolayı vazgeçiyorum
0
grimavi
(20.11.25)
tin whistle ım var. arada sevdiğim soundtrackleri çalışıp onları çalıyorum
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Arp ilgimi çekiyor ama Türkiye'de pek yaygın değil.
0
🌸pembediken
(20.11.25)
Kendi çapımda ney üflüyorum. (Başarısız küçük gitar ve piyano denemelerim oldu. Serileşemedim, sebat edemedim) On yıldır da alto saksofon alıp çalmayı öğreneceğim...
0
yadigar
(20.11.25)
Gitar, bateri, akordeon biraz da keyboard.
+1
Bruce
(20.11.25)
Gitar terk ama bir şeyi doğru düzgün öğrenmek istiyorum
-2
arbre
(21.11.25)
Bir ortamda, rahmetli annemin çok sevdiği bir parçayı basit notalarla baştan sona çalabilecek kadar bağlama öğrenebileceğime dair iddialaşıtık.

Öğrendim, çaldım, bıraktım.
0
Mirket
(21.11.25)
Alto saksafon çalıyordum az çok. Pandemi dönemi girdi araya ve hocam da başka şehire taşınınca maalesef devam edemedim. Çevremde başka düzgün de hoca bulamayınca hevesim kırıldı. Şimdi de klarnete ve trompete heves ediyorum.
+1
mermaidd
(21.11.25)
Enstrüman öğrenmek yetenek değil, pratik ve zaman ayırma işi. Yetenek sadece süreyi hızlandırıyor. Genelde insanlar hevesle başlayıp hemen bir şeyler çalabilmek istiyor, olmayınca da vazgeçiyor. Halbuki enstrüman çalmayı öğrenmek de tıpkı dil öğrenmek gibi. Nasıl ki hiç bilmediğiniz bir dili 2 ayda öğrenemezseniz, enstrümana da hakim olamazsınız. Ama günde sadece yarım saat ayırabilseniz ne kadar gelişeceğinize inanamazsınız. Buradaki tüm olay süreklilik.

Bir dönem hayatımı müzisyenlikle kazanırdım. Ana enstrüman bas gitar ama telli enstrümanların çoğunu -kimini çok az kimini fena olmayan bir seviyede- çalabilirim. Bas gitar mantık olarak gitardan çok vurmalılara yakın olduğu için davul haricindeki pek çok perküsyon aletini de belli bir seviyede çalabiliyorum. Ama çok istememe rağmen nefesli denemelerim hüsranla sonuçlandı. Yaylılara ise cesaret bile edemedim. Şimdi bir piyano aldım, onu öğrenmeye çalışıyorum. Piyano armoni bilgisini pekiştirmek için de şahane bir enstrüman tabi, her şey gözünüzün önünde. Ama bilmek başka şey yapabilmek ise bambaşka.
+1
thracia
(21.11.25)
Kucukken piyanoyla basladim, cocuk halimle sarmadi, bass gitar basladim, lisedeyken muzisyen arkadaslar edinince bass gitar agirlikli devam ettim, bu sirada gitar ve bateri de ogrendim, piyanoya da devam ettim. Bas gitar icin saglam bir egitimle basladim, metodlar calistim, ama su an sorsan bisey hatirlamiyorum, fakat iyi caliyorum diyebilirim. Oburlerini o kadar iyi calamam, piyanoda bi sonata falan calamam, ama caliyorum. Aklima bir melodi gelirse gercege donusturebiliyorum. Her gun en azindan 15 dakika da olsa calmaya calisiyorum. Herhalde 20 yillik bir seruven su anda tam hatirlamiyorum.
0
mirafiori
(21.11.25)
Ortaokulda bandoya katilmamla birlikte trombon çalmaya başladım. Yillarca çaldım, is bandodan orkestraya evrildi, birkaç kez davetlerde de çaldım, sonra cocuk olunca vakitsizlikten bıraktım. 25 sene civarı çaldım.
0
mirty
(21.11.25)
cocukken zorla konservatuara gonderildim piyano egitimi icin. 5 yil dayandim ama nefret ettim. egitim stili cok sert, hataya tolerans 0, yaraticiliga hic yer yok. minor biseyi majorde calip kendi capimda eglenmistim de hocalar acayip kizmisti. klasik muzik ortaminin cok snob, cok elitist, cok "herseyin en iyisini biz biliriz" havasinda, cok "gercek muzik bu, geri kalan hicbir sey gercek muzik degil" kafasinda insanlar olmasi cok darlamisti beni o yasta bile. ne bileyim bilindik populer bir sarki turku vs calmaya kalktigim zaman hep "he he sen onu bosver simdi bak surda bach'in 9. minueti var var" gibi seylerle karsilastim hep.

bir de genel olarak basari mevcut eserleri dogru icra edebilmek ile olculuyor, onu yapabilmek icin de aylarca minicik deyatlara calismak zorunda kaliyorsunuz ve bu surec inanilmaz sikici. sonuc, zaten daha once yuzbinlerce kez calinmis biseyi bir de siz caliyorsunuz. azicik farkli calayim, oraya 4. parmagimi degil de 3. parmagimi koyayim fln yok. ellerim de ufak zaten oktavlara yetismek icin felc oluyordum. zilyon tane skala, metod, teori fln ogrendim ama hicbirini hatirlamiyorum artik.

esim bas gitar calisyor, benden 180 derece farkli sekilde baslamis bu islere. lisede arkadaslariyla ogle yemegi paralarini fln biriktirip enstruman almislar 2-3 sarki calabilmek icin, sora kompleks kompleks islere girmisler. ama baslangic noktalari hep "beraber bsiseyler yapalim, biseyler calabilelim" olmus, baslarinda kimse elinde sopayla durmamis bunu yanlis caldiniz hoyyt diye. o yuzden cok eglenmisler zamaninda, festivallerde filan sahne almislar, hepsi de hala ayri ayri muzikle ugrasiyor ve epey iyiler.
+2
taurina
(21.11.25)
(7)

Apple Watch Kullananlara Sorum

elektr10
Şimdi aslında hali hazırda klasik saat kullanıcısıyım ama yaş da 35 olunca sağlık verilerimi takip edebileceğim bir saat de fena olmaz diyorum. Baba tarafında da kalp olduğu için EKG çekmesi vs güzel bir özellik bence. Hazır Berlin'e de gidiyorken acaba oradan mı alsam diyorum ama bu saati kullananl
Şimdi aslında hali hazırda klasik saat kullanıcısıyım ama yaş da 35 olunca sağlık verilerimi takip edebileceğim bir saat de fena olmaz diyorum. Baba tarafında da kalp olduğu için EKG çekmesi vs güzel bir özellik bence.

Hazır Berlin'e de gidiyorken acaba oradan mı alsam diyorum ama bu saati kullananlar acaba memnunlar mı diye de sormak isterim. Spor alışkanlığım eskisine göre pek yok. Eskiden spor yapardım ama şu an yapmıyorum. Yakın bir zamanda başlayacağım yürüyüş, ağırlık kaldırma vs yapıyorum genelde.

Bir diğer sorum da Almanya'dan mı almak yoksa Türkiye'den mi almak daha mantıklı? Karşılaştırma yapacak olursam:

Apple Watch 11 Series Almanya'da 479 euro (alüminyum, 46 mm, Nike Kayış, GPS). Tax free ile 400 euro'ya gelecek (20.000 TRY)

Türkiye'de ise aynısı ama kordonu dümdüz plastik 23.500 TL + 3 Taksit

Titanyum'da ise fiyat farkı daha fazla.

Türkiye fiyatı 58.000 TRY + 3 Taksit (kordon alternatifi çok fazla yok)
Almanya fiyatı 900 euro (tax free ile 770 euro'ya geliyor yani 38.000 TRY)

Hangisi daha mantıklı sizce? Bir saate yaklaşık 40 bin vermek titanyum olması vs değecek bir şey midir? Titanyum alınacaksa yurt dışı daha mantıklı gibi görünüyor ama sizin de düşüncelerinizi merak ediyorum.
0
elektr10
(20.11.25)
watch 11 aldım. ilk birkaç hafta merak edip inceliyorsunuz, sonra sadece kolunuzda ışıklı bir aksesuar olsun da insanlar baksın diye takıyorsunuz. ne kadar koştun ağğırlık kaldırdın merdiven çıktın bunları gerçekten takip etmen gerekiyorsa (ki niye anlamıyorum) al.
0
plastic_angel
(20.11.25)
Titanyum olmasının bir avantajı yok, boşuna para vermeyin. Hatta 11’e de gerek yok, ekg olan en düşük model olan seri 4 bile alsanız pratikte hiçbir farkı olmayacak 11 ile ama tabii artık bulunmaz. O yüzden en mantıklısı 9 ya da 10. Seri + Türkiye + taksit.
0
orient blue
(20.11.25)
Önceliğiniz ekg ve tansiyon ise Huawei Watch D2 yi de bi araştırın.

iphone kullanıyorsanız. wacth 11 işinizi görür.
garanti ve taksit seçeneklerinden dolayı türkiyeden almak daha mantıklı
titanyum kasa sadece daha parlak, o kadar para vermeye gerek yok.
0
duyuruuser
(20.11.25)
Yıllardır kullanıyorum. Kendime aldığım en güzel hediyedir. Başına bir hal gelse, hafta beklemem, borç harç, gider yenisini alırım.
Bence gerçekten ihtiyaç.
0
Mirket
(20.11.25)
apple watch kullanıyorum ilk baslarda cok gereksiz gelmişti ama şimdi onsuz yapamıyorum. insanın bir süre sonra uvzuna dönüşüyor. birkaç kişiye de aldırdım herkes memnun.

40 bin vermelik bir durum yok bence. Apple Watch 11 Serisini gönül rahatlıgıyla satın alabilirsin
0
koela
(20.11.25)
Huawei GT5 Pro kullanıyorum. Şarjı 10 günden fazla gidiyor. EKG, Nabız, Uyku takibi, damar sertliği ölçme gibi bir sürü özelliği de var. ben apple watch'a o paraları vermem. hele ki şarj konusunda bu kadar geride iken. değerlendirmenizi tavsiye ederim.
0
faberkastelli
(20.11.25)
spor ve günlük aktivite takibi yapıyorsanız çok kullanışlı. sadece şarjının 1.5 günde bitmesi can sıkıcı, eşimde garmin var, onunki uzun gidiyor, ama sanırım ekg yok. benimki sanırım watch 9 ve titanyum filan değil, bir eksikliğini yaşamadım. huawei, garmin gibi markalar da değerlendirilebilir, şarjın uzun gitmesi büyük konfor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(20.11.25)
(12)

Gerçekten kilo vermiyor olabilir miyim?

whatdreamsnevercome
bazal metabolizmam günlük 2200 kalori.dünkü aktivitem; 1560 kalori.dün yediklerim, totalde 2300 kalori (95gr yağ, 170gr karbondihdrat, 180 gram protein)bir önceki gün 550 kalori aktivitem.gün içi yediklerim 1600 kalori. bir önceki gün 950 kalori aktivitem..gün içi yediklerim 1600 kalori.bir önceki g
bazal metabolizmam günlük 2200 kalori.

dünkü aktivitem; 1560 kalori.
dün yediklerim, totalde 2300 kalori (95gr yağ, 170gr karbondihdrat, 180 gram protein)

bir önceki gün 550 kalori aktivitem.
gün içi yediklerim 1600 kalori.

bir önceki gün 950 kalori aktivitem..
gün içi yediklerim 1600 kalori.

bir önceki gün aktivitem 1700 kalori.
yediklerim 2100 kalori.

genel olarak yeme ve aktvite tempom 2 haftadır böyle.
yeme genelde 2000 kalori ve biraz üstüne çıkıyor. proteini 140-160 gram arasında tutmaya çalışıyorum ama bu hafta çok iştahım yok diye düşük kaldı hep.

genelde ağırlık idmanı + gün içi yürüyüşler yapıyorum. düşük aktiviteli günlerde ise sadece yürüyüş yapıyorum.


------

ve tartıda 2 haftadır sanki pek kilo vermiyorum gibi.
idmanlarda gücüm artıyor, hissediyorum. ancak ne görüntüde, ne tartıda gram oynama yok gibi.

bir şeyi yanlış yapıyor olabilir miyim?
matematiğe göre günlük 700-800 ortalama açık veriyor olmam lazım. bu da illa ki tartıya etki ediyor olmalı. ama etmyior gibi.

bu arada şuan 98 kilogramım.
50 gün önce 105 kilogram olarak başlamıştım ama kilonun çoğunu zaten 5 kasıma kadar vermiştim.
5 kasımdan bugün 15 gün geçti, tartıda sanki 1 kilo bile oynamadım gibi.
(bu arada ağırlık idmanlarına son 15 gün başladım, ondan önceki günler daha kardiyo ağırlıklı idmanlar yapıyordum)

vücut su tutar diyorlar, glikojen bilmem ne bir şeyler diyorlar.
ama yine de bana normal gelmiyor yav.

bu formüllerde bir hata mı var?
0
whatdreamsnevercome
(20.11.25)
ha bu arada da beklentim neydi?
düzgün bir şekilde kilo verip çok kas kaybetmemek, kas kazanmak. mart ayına kadar böyle sürdürüp, marttan sonra daha ciddi bir diyetle yağlardan kurtulabildiğim kadar kurtulmaktı.

ama şuan 2 haftadır yerimde sayıyor gibi hissediyorum, ki bu süreçte 1.5-2 kilo civarı vermeyi beklerken.

biraz canım sıkıldı bu duruma.

hani baze ngece kalkıp peynir yiyorum 20-30 gram. onu bile ekliyorum fat secret'a, takip edebilmek için. onlar dahil yukardaki kalorileri alıyorum. kalori açığım olduğu aşikar, en azından matematiksel olarak. ama tartıya hiçbir şey yansımaması çok tuahfıma gidiyor artık.

ne sorun olabilir cidden?
0
🌸whatdreamsnevercome
(20.11.25)
belirli bir kiloyu verdikten sonra tartıda fark görmek zorlaşıyor, fakat tam da o esnada vücudunuzda farkı hissetmeye/görmeye başlıyorsunuz (bende öyle olmuştu). tartıda değişiklik yokken vücudum çok daha fit gözükmeye, kıyafetler üstümde farklı durmaya, kaslarım daha belirgin olmaya başlamıştı. eğer kalori ve özellikle makrolarınızın hesabını takibini doğru yapıyorsanız, günlük onbin adımı geçiyosanız yani aktifseniz, rest daylere dikkat ederek ağırlık antremanı düzenli olarak yapıyosanız yaptığınız şeyleri bırakmamanız çok kritik.
0
a7x
(20.11.25)
Ben de diyetteyim şu an ben günlük aktivitemi kalori hesabında kullanmıyorum o çok yanıltıcı olabiliyor kalori açığını günlük kalori ihtiyacından düşüyorum, bir de çok fazla yağ alıyorsun bence maks. 40-60 gram yeterli gibi.
0
kizil karga
(20.11.25)
Yağ kaybedip kas kazanıyor olabilirsin. O durumda kilon aynı kalırken hacmen küçülmen devam eder. İnternetten vücut yağ oranı hesaplayıcı bul ve oradan da takip et.

www.instagram.com

vucut-yag-orani.hesaplama.net
+2
Mirket
(20.11.25)
Mirket +1 kas kazandiginiz icin kilo farketmiyor olabilir. bence hedef sadece kilo olmamali. boyunuz uzunsa kilonuz asiri olmayabilir. bu durumda kilo kaybindan cok yag kaybina odaklanmak lazim. onun icin de dandik de olsa yag olcen bir baskulunuz yoksa alin bence. olcu tam dogru olmasa da en azindan ilerlemeyi gorursunuz. kendi icinde tutarli oluyorlar gercek olcuyu veremeseler de.

bir diger ihtimal de kalorilerinizi yanlis hesapliyor olabilirsiniz.
0
lemmiwinks
(20.11.25)
yağlar kasa dönmüştür. fitness merkezlerinde ölçüm yapan cihazlar var. 8 ay spora gittim 3 kere ölçüm yaptım son ölçüm ile ilk ölçüm arası kilo kaybı = 0, ancak kas 4 kg gelmiş yağ 4 kg gitmişti.
0
denizmaniaherif
(20.11.25)
Bazal metabolizma hızınızı nasıl biliyorsunuz?

Yani ölçüm falan mı yaptırdınız?

Nasıl õlçülüyor metabolizma hızı?

Geçen biri gene metabolizma hızından bahsetmiști. Nereden öğreniyorsunuz bunu?
0
anaphylacticshock
(20.11.25)
abi kasla ilgili iyimser davranmışsınız ama matematiksel olarak çok mümkün değil.
benim bu hesaba göre haftada en az 0.7 - 1 kilogram arası kilo veriyor olmam lazım.

bir insanın bir ayda kazanabileceği makismum kas miktari ise zate 1 kilogram (ki onda da çok iyimser olmak lazım)

aynı kasla açıklanamaz herhalde.

su topluyor desem, kaça kadar su toplayacak onu da anlamadım. verdiğim kilo kadar su toplayamayacağına göre.

kaloriyi yanlış saymıyorum, çünkü her şeyi gramı gramına tartıyorum.

günlük kaloriyi fazla alıyorum desem; ağır sağlam vb. bir çok uygulamaya göre mevcut hareketliliğim ile, "kas kaybı yaşamadan kilo vermek için" 2600 kalori civarı beslenmem gerektiği yazıyor. ben 2100leri geçmiyorum.

ben anlamadım bu matematiği ve galiba motivasyonum da tamamen bitti.
eskisi gibi günlük maksimum 1000 kalori yediğim ölüm diyetlerine dönecem gibi gözüküyor.
0
🌸whatdreamsnevercome
(21.11.25)
Ben de bir aydır aralıklı oruç ve egzersizlere 100 kg'dan başladım 183cm boy ile. günde en az 600 kalori açık veriyorum, 30 günde sadece 2 küsur kg vermiş gibi görünüyorum ama o da oynuyor, alkol aldığım günler sonrası direk 1 kg artıyor bir kaç günlüğüne. ben yavaş ilerlemeyi alkole bağladım ama moralimi bozmadan devam ediyorum sonuçta küçük de olsa ilerleme var.
1700 kalorilik spor yaptığınızı belirtmişsiniz ama bu aşırı yüksek bir rakam gibi geldi bana, 1 saat dağda bisiklet sürüyorum en fazla 350 - 400 kalori yakıyorum. 40 dakika evde ağırlık egzersizleri yapıyorum o da taş çatlasa 300 kalorilik, 1700 kalorilik ne yapıyorsunuz merak ettim, hesap hatası olabilir.
Gıdaların kalori değerleri de genelde hatalı oluyor çok güvenmemek lazım. ama protein ağırlıklı ve kaliteli beslenince eninde sonunda sonuç alınıyor. yağ kas dönüşümü de var, ama bu kadar kısa sürede bu miktarda olmaz gibi.
0
creepy
(22.11.25)
sihirli bir sey yok. tartida ve goruntude degisim yoksa vermiyorsundur.
tabii daha iyisi mezura ile boyun cevresi, bel cevresi vs surekli olcmek.
ama gercekten goruntude fark yoksa sebebi kas kazanmak falan degildir.
insanlar kalori sayarken cok yanlis hesapliyor. yediklerini az yaktiklarini cok yorumluyorlar.
ustune aktivite gercekten 500 kalori olsa bile, sonrasinda metabolizma hizi dusuyor, o 2200 olarak kalmiyor.
2200 bazal metabolizma da yine "teyide muhtac"
ama kilo verme olayinin rutini sudur yedigin her seyi (gercekten her seyi) not edip aldigin kaloriyi sayarsin 1 hafta sonra kilo verdiysen super o kaloriyle devam. yoksa kaloriyi azaltirsin. allah kelami degil sonucta, vermiyosan yedigini azaltacaksin baska yolu yok. ozempic bile kullansan bu boyle. sadece yedigini azaltmayi kolaylastiriyor o da.
0
ghilleinthemist
(22.11.25)
evet 1 ayın neticesinde;

ortalamada günlük 850 kalori yakmış olmama rağmen (yürüyüş + sporla),
günde 2000 kaloriyi ortalamada hiçbir şekilde geçmemiş olmama rağmen (daha gerçekçi olamk gerekirse 1800 lerdedir ortalama kalorim)

0kg verdim, hatta 0.5 ağırlaştım.

haliyle bundan sonra bilimsel methodlarla kilo vermek yok :)

bugünden itibaren günlük 1000 kaloriyi geçmeyecek şekilde 0 karbonhidrat diyeti yapıyorum. 1-1.5 ayda muhtemelen 7-8 kilo veririm.

bir daha da bu saçma salak "kas kaybetmeden kilo ver" mevzularına girmeyeceğim.

şimdiden de söyleyeyim; tüm kalorileri salatanın içine attığım 1 tatlı kaşığı zeytinyağına kadar tek tek sayarak, her şeyi tartarak hesapladım. haliyle "kalori sayımın yanlıştır" kısmı kesinlikle doğru değil. yaktığım da, aldığım da %100 tamamen ölçülebilirdi.
0
🌸whatdreamsnevercome
(02.12.25)
Abi 1 ayda 1000 kaloriyle 0 karbonhidratla 10 kilo da verirsin ama verdiğin kayıp yağ değil kas olur o da affedersin pörsük bir vücut demek, yani buna değinmek sence salaklık olabilir ama asıl salaklık böyle bir şey olmayacağını düşünmek olabilir, yani ayrıca bize de bi şeyler ispat etmek zorunda değilsin senden öyle bir vibe aldım, yani sizi dinledim ama siz hakssızsınız diyor gibisin, eğer olması gereken şartlar altında kilo veremiyorsan çözüm ölüm orucu mu olmalı sence yoksa metabolizmanda bi bozukluk mu var acaba deyip kontrol mü ettirmelisin bunu bilmek lazım, ben de diyet yapıyorum mesela 2300 kaloriyle başladım diyete o noktada bile yağ yakıyordum, sende olmuyorsa sorun yöntemde değil sende olabilir.
0
kizil karga
(02.12.25)
(12)

Tariflerini yaptığınız aşçı

fildirfildir
Yeni tarifler denemek istiyorum. Çoğunlukla ev yemeği ama diğer mutfaklar da olur. Tariflerini denediğiniz, gerçekten lezzetli olduğunu düşündüğünüz aşçıları yazarsanız çok sevinirim.
Yeni tarifler denemek istiyorum. Çoğunlukla ev yemeği ama diğer mutfaklar da olur. Tariflerini denediğiniz, gerçekten lezzetli olduğunu düşündüğünüz aşçıları yazarsanız çok sevinirim.
+1
fildirfildir
(19.11.25)
Ahmet şef in mutfağı youtube, anam babam usülü salçalı soğanlı en temel tencere ev yemeklerini öğrenmek için iyi bir kaynak
+1
grimavi
(19.11.25)
Yemek.com Ferhat Bora şef
+1
chicha_v2
(19.11.25)
200 e yakın yaptığımız yemek vs. Belki ilginizi çeker.
www.tiktok.com
+1
ground
(19.11.25)
Ferhat şef demeye gelmiştim. Onun dışında YouTube da çok eskilerden bir kadın vardı Hatice mazi diye. Bir kere ekşili sulu köfte bir kere de şekerparesini yaptım (ki bu benim geleneksel Bayram tarifimdir yıllardır) ikisi de tam tutan tariflerdi. Belki sayfası duruyorsa diğer tariflerine bakılabilir geleneksel ev yemeği tarifleri veren bir konsepti vardı.
0
egerbiryolcu
(19.11.25)
Ahmet Şef demeye gelmiştim. @grimavi söylemiş.
0
Mirket
(19.11.25)
ferhat bora
sadık kılıç
0
jelly bear
(19.11.25)
hafif pasif agresif ancak mükemmel tüyolar veren şemsa denizsel. her tarifi çok iyi oluyor.

sebze yemeklerinde sıvı yağ öneren hiçbir şefi takip etmem.
+1
eileengray
(19.11.25)
Teşekkürler^^
0
🌸fildirfildir
(19.11.25)
Görüyorum ki yeterince Ferhat Bora övülmemiş.
+1
kumandanim
(20.11.25)
Bengi Kurtcebe
0
mor oje
(20.11.25)
instagramda ferah kitchen kullanıcı adıyla seda ferah tariflerini sıkça kullanıyorum.
0
Kediyi üzdün
(20.11.25)
Hamur işleri için youtube da masmavi3
Tatlılar için masterchef burcu
Diğer bütün tarifler için ardanın mutfağı bence çok başarılı.
Refikanın yaptığı tüm tarifleri izlerken çok beğeniyorum, kendim yapınca asla tutturamıyorum. Bu üstteki 3 lünğn daha kötü çıkan tarifini görmedim.
Ferhat borayı da beğeniyorum bu arada.
0
physcos physcos
(21.11.25)
(10)

Bumble'da erkekler için ne tarz fotolar iş yapıyor?

norules
Arabada çekilen fotoğraflar ve Gym fotoları olumlunun aksine olumsuz etki yaratıyor sanırım. Zira kadınların profillerinde sık sık "Bıktım o çıplak vücutlarınıza denk gelmekten", "Tamam araban var kardeş, anladık" vs. tarzı yazılara denk geliyorum da.Peki Bumble ve Bumble türü mecralarda bir erkek i
Arabada çekilen fotoğraflar ve Gym fotoları olumlunun aksine olumsuz etki yaratıyor sanırım. Zira kadınların profillerinde sık sık "Bıktım o çıplak vücutlarınıza denk gelmekten", "Tamam araban var kardeş, anladık" vs. tarzı yazılara denk geliyorum da.

Peki Bumble ve Bumble türü mecralarda bir erkek için ne tarz, "nerede çekilen" fotoğrafların iş yaptığını düşünüyorsunuz?
0
norules
(19.11.25)
erkek-kadin iliskisinde son deger verecegin sey kadinlarin yorumlari olsun. bu tur uygulamalar hayatin yansimasi biraz, sex sells money talks
+2
gule gule
(19.11.25)
En az reyting alan programlar belgesellerdir ama sorsan herkes belgesel izliyordur, abuk Türk dizilerini ve surviverı herkes ya market televizyonunda ya da misafirlikte gördüğü kadarıyla anlatır.

Yorumlara inanma ve @gule gule'ye kulak ver.
0
Mirket
(19.11.25)
Gym veya araba fotosuna gelen kişi yarın öbür gün hasta olur da fitliğin giderse ya da iflas edersen de araban altında olmazsa gidecek kişidir.

amacın sadece seks değilse (evet bumble sadece seks aranan bir yer değildir bkz: 'bumble subreddit' evlenenler uzun süreli ilişkisi olanlar) bu tarz fotoları koymaktan kaçın.

sürekli selfie de olmasın bir sosyalliğin olduğu belli olan ya da spor olacaksa bile spor salonu aynasında olmayan bir spor fotosu olsun.

eyyorlamam bu kadar
+2
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(19.11.25)
adabı vardır show off'un. o söylenenler butun fotoları araba veya butun fotoğrafları gymden olanlara diyorlar. 5 fotoğraf koyacaksan atıyorum, biri gymden olsun, biri arabalı, biri şık bir mekandan (selfie değil), biri bir aktiviteden, biri selfie. böyle dağıt işte. o şikayet edenler de arabalı erkekleri sağa kaydırıyor. sen kadınların dediklerine bakma. yaptıklarına bak.
0
fyodor fyodorovic
(19.11.25)
Fotoğraftan ziyade kariyer, para, iş-güç mevzuları iş yapıyor. İyi kariyer, tek yaşadığın ev ve biraz da tip iş yapıyor.

Bumble ve türevlerindeki temel beklenti buluşmada masrafları çekebilecek misin çekemeycek misin olay bu. Seks bağlamında da kendi yerin yoksa zaten 10-0 geridesin

Sen foto kasarken başkası şu saatte gel boğazda yemek yiyelim diyor. Bu açıdan bak
0
michael harddd
(19.11.25)
Kariyerli olduğunu gösterecek fotoğraflar +1
0
gabe h coud
(19.11.25)
seneler once calistigim isyerinde bir hatun vardi evlilik caginda, proje olarak adam aradi baya planli programli. eli yuzu duzgun birseydi, kafasida calisan bir tipti. ne istedigini bilen hatunlardan. tinder'a daldi, datelere basladi. biz de isyeri olarak sureci takip ettik, anlatiyordu cunku.. sosyal kelebekti biraz.

beyaz yaka kariyerleri adamlarla yedi icti gezdi tozdu. yagiz delikanlilar, yakisikli, six pack cart curt. foto falan da gosteriyordu arada.

en sonunda sectigi adam kariyeri falan olmayan, tipi mehh olan, gym ile isi olmayan, ama bok gibi parasi olan bir elemandi. simdi altinda son model cayenne ile mutlu mesut yasiyor. en son konustugumda alplere kayaga gidecez falan diyordu.

para royal flushdir yaw. yemisim kariyerini, sporunu, kasini, hobisini...
+1
cooperr
(20.11.25)
benim kadın arkadaşlarım genelde en az bir tane arkadaşlarla olan fotoğraf olsun istiyorlar, mümkünse ekipte kadın da olsun. "sosyalleşebiliyor, kadınlarla arkadaş da olabiliyor." mesajını veriyor. gym fotoları yine neyse ama arabalı fotoları olanları da direkt eliyorlar (gym'de genelde kasıntı pozlar yerine daha sakin, sempatik verilen pozlar işliyor). nasıl bir kitleye hitap etmeye çalıştığına göre değişir tabii.
+1
knight of cydonia
(20.11.25)
Kariyerli olan birinin bumble de ne işi var aq, ben de buna ayar oluyorum. Bu kadar mı bitiksiniz.
0
olaylar olaylar
(20.11.25)
Soruya cevap olarak düşünmek lazım. Adam zengin olsa zaten ne tarz fotolar iş yapar demez asdfhsd onun için bunlar yalan, asıl iş zenginlikte demenin soru sahibine faydası nedir. En güzel cevap sosyal ortamda çekilmiş fotoğraf bence de. Kızlı erkekli olması en iyisi.
+4
gabe h coud
(20.11.25)
(7)

Çamaşır yumuşatıcısı gerçekten işe yarıyor mu?

michael_knight
Vernel ve türevi çamaşır yumuşatıcıları gerçekten çamaşırları yumuşatıyor mu yoksa sadece koku mu veriyor?Sadece koku veren bir ürün neden yok piyasada?Siz kullanıyor musunuz?Yıllar önce internetteki neredeyse her bilginin doğru olduğu zamanlarda yumuşatıcının havluları sertleştirdiği ve zarar verdi
Vernel ve türevi çamaşır yumuşatıcıları gerçekten çamaşırları yumuşatıyor mu yoksa sadece koku mu veriyor?
Sadece koku veren bir ürün neden yok piyasada?

Siz kullanıyor musunuz?
Yıllar önce internetteki neredeyse her bilginin doğru olduğu zamanlarda yumuşatıcının havluları sertleştirdiği ve zarar verdiğini okumuştum, bilgisi olan var mı?
0
michael_knight
(19.11.25)
yumuşatıyor.
yumuşatıcı kullanmadan makineden çıkınca biraz sert oluyor, soğukta kurutulmuş da donmuş gibi. silkeleyip, hareket ettirince geçiyor aslında.

yumuşatıcı ile daha güzel bir hissiyat var.

ama ben kullanmıyorum ve hatta kullanamıyorum.
değil bir ölçek, bir iki damla ile yıkansa bile gözlerim kızarıyor ve yanıyor.
bende bu kadar etki gösterdiği için olsa gerek, sağlığa zararlı olduğuna inanıyorum.
+3
biseysorcaktim
(19.11.25)
yumuşatıcı uzun vadede çamaşırı yıpratıyor evet. bildiğim kadarıyla havluları sertleştirmiyor ama fazla yumuşattığı için sıvı emme kapasitelerini düşürüyor. bir de çamaşırın üzerinde kalıp durulanmıyor olması da kötü. çamaşırların yapay şekilde kokmasındansa temizlenmesi yeterli bence.

ekstra bir koku istersen rossmann'da falan çamaşır parfümü diye şeyler satılıyor, deterjana ek olarak kullanabiliyorsun.
+1
knight of cydonia
(19.11.25)
Bulunduğunuz bögede su çok kireçliyse, kalgon da kullanmıyorsanız, beyazlarınız gri ve tüm çamaşırlarınız kaskatı olur.

Yumuşatıcı bir yandan çamaşırı mahvederken diğer yandan da gerçekten yumuşatır.

Bizim bölge suyu haddinden fazladan da fazla kireçli olduğu için havlu ve yatak takımlarında yumuşatıcı kullanıyorum. Giysilerde asla.
0
Mirket
(19.11.25)
Yumuşatıcıya alerjisi olan bir arkadaşım var, yumuşatıcı yerine beyaz sirke kullanıyor.

Ben havluları diğer çamaşırlardan ayrı, yumuşatıcısız yıkıyorum. Asarak kurutunca kaskatı oluyor ama kurutma makinesinde kurutursam yumuşuyorlar. Diğer çamaşırlara da önerilen miktarın üçte biri kadar falan yumuşatıcı koyuyorum, yetiyor.
Kurutma makinesi için şöyle koku verici mendiller de var: www.rossmann.com.tr

Edit: @mirket'in cevabını görünce aklıma geldi, suyunuz kireçliyse deterjanla birlikte çamaşır sodası kullanın, calgon'dan çok daha ucuz ve çok işe yarıyor.
+1
kobuzchu kiz
(19.11.25)
gavurun sert su dediği kireçli suyu yumuşatmaya yarıyor olabilir. kireçli suyla daha yüksek sıcaklıklarda yıkama yapmak zorunda kalmak yerine daha düşük sıcaklıklarda benzer deterjan performansını alabilmek için kullanılıyor olabilir. benim bu konudaki spekülasyonum budur.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.11.25)
lisede yumuşatıcı kullanmıyordum. ve kireçli olan bir yerdeydik. düz en baz çamaşır toz deterjanını kullanıyorduk. çamaşırlar kuruduğunda beton gibi oluyordu. kokunun yanı sıra bir miktar yumuşatma olayı var gibi. ama bence günümüzdeki sıvı deterjanlar böyle işlemiyordur.

ikincisi rossmanlarda falan sadece koku veren koku kapsülleri var. onları kullanabilirsiniz. minik toplar halinde böyle.
+1
sanal hayvan
(19.11.25)
Beyaz sirke kullanıyorum. Bir ara herkes birbirine bunu tavsiye ediyordu.
Pamukluları kurutucuya atmayınca her türlü sertleşiyor.
Parfümlü deterjanlar var. Unibaby'nin var mesela. Kokusu için alınabilir.
0
auroraaurora
(20.11.25)
(3)

Yediklerime ne oluyor? (Tuvalet sorusu)

kizil karga
Normalde böyle soruları Kaleci Saçlı abime soruyordum ama burada olmadığı için sizleri rahatsız edeceğim mecbur kusura bakmayın. Geçen yaz buradan aldığım tavsiyelerle 5-6 ay bulk yaptım güzel de kilo aldım, 3 haftadır da definasyon sürecindeyim, Chatgpt ile kalori-makro hesabı yaptım süreç güzel gi
Normalde böyle soruları Kaleci Saçlı abime soruyordum ama burada olmadığı için sizleri rahatsız edeceğim mecbur kusura bakmayın.

Geçen yaz buradan aldığım tavsiyelerle 5-6 ay bulk yaptım güzel de kilo aldım, 3 haftadır da definasyon sürecindeyim, Chatgpt ile kalori-makro hesabı yaptım süreç güzel gidiyor ama dikkatimi çekti ben artık 3-4 günde bir tuvalete çıkıyorum, normalde (bulk döneminde) günde 2 defa çıkıyordum, tamam yüksek kalori alıyordum ama şimdi de az kalori almıyorum kesin kalori açığındayım ama yinede 2000 kalori alıyorum (bulk döneminde 3500 kalori alıyordum) bunları da et ve patates pirinç karabuğday gibi kaynaklardan alıyorum, e peki bu benim yediklerim ne oluyor son zerresine kadar enerji olarak mı kullanılıyor ben neden tuvalet yapmıyorum? Yani yanlış anlama olmasın var da yapamıyor değilim yok yani hissetmiyorum, bir yandan da bu bir sağlık sorunu mu diye endişe ettim biraz, tamam düşük kaloride tuvalet ihtiyacı azalıyor ama bu kadar mı azalıyor, normal mi bu?

*Önemli mi bilmiyorum ama haftada 5-6 gün de antrenmanım var.
-2
kizil karga
(19.11.25)
%100 cevap veremeyeceğim ama düşük lif yüksek protein kabızlık ve sindirim problemlerine sebep olur. yoğun sporcularda kabızlık yaygın görülür, antreman sıklığınız da yüksek. olay kalori ile ilgili değil de besin dağılımınızda olabilir mi? bir besinden alınabilecek max kalori ve sindirilebilecek miktar kalori ihtiyacı ile böyle değişmez. su tüketiminiz ve bir de brokoli vs gibi lifli sebze tüketiminizi artırıp takip edin derim. bir de probiyotik takviyesi olabilir.
+4
awlmi
(19.11.25)
Bitki tüketimimde sorun yok aslında ama onları kalori hesabına eklemediğim için söylemedim, normalde protein aldığım her öğünde yeşilliklerden yemeye özellikle dikkat ediyorum ama common of demons'un söylediği bir şey ufkumu açtı dışkının 3/4'ü sıvı deyince, bu dönemde idrar miktarım inanılmaz arttı acaba bu da bağlantılı bir konu mu bilemedim.
-1
🌸kizil karga
(19.11.25)
Sıkıntı yaratıyorsa ki uzun vadede yaratabilir. Şöyle bir suplament yapmışlar o iş için.

www.amazon.com.tr
+1
Mirket
(19.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.