Giriş
(33)

Evlilikte kadının kendisi için birikim yapması?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(16.02.26)
Her kadının muhakkak yapması gereken şey bence, hatta büyükannem bana kimsenin bilmediği, kocanın çocuğunun annenin dahi bilmediği bir paran olmalı demişti. Bayanım.
+4
sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
Hangi kötü günler?
ailenin kötü günleri mi? Ayrılırsak kendimi garantiye alayım kötü günü mü?
+5
kisa
(16.02.26)
@kisa,
Kendisi için garanti olsun diye ama ailenin kötü günü için de kullanılabilir.
-1
🌸Amaranta ursula
(16.02.26)
Kadınım. Eşimin de benim de sadece kendimize ayırdığımız kişisel birikimlerimiz var. İmkanı olan her kadının yapması gerektiğini düşünüyorum.
+2
fotrsapka
(16.02.26)
Erkekte atsın o zaman. Ailede ortada para kalmasın.
0
michael harddd
(16.02.26)
Sorun değil.
0
Bruce
(16.02.26)
Bu işin kadını, erkeği yok bana göre. Her insan maaşının bir kısmını kendi özel şeyleri için ayırmalı evli olsa da. Erkeğim.
+6
arbre
(16.02.26)
Yine çok bilinmeyenli denklem.

Saklanan paranın bedeli nedir?
Yani tekne tatili mi yoksa eve alınacak 1kg kıyma mi? Neye karşılık o para ayrılıyor?

Yazarken sildim,
eşler arası gelir ve iş yükü dağılımı adil ise herkes ortak ve genel masraflar dışında kalan şahsi para ile istediğini yapabilmeli.
iki taraf için de kimse birbirini sömürmeli.
+1
kisa
(16.02.26)
Ben, evliliğimde de birlikteliklerimde de kadın kişisinin geliri ve harcamaları ile kesinlikle ilgilenmedim. Ama bu konuda hepsinden Allah razı olsun ki, maddi güçlerini müşterek hayatımıza ellerinden geldiğince vakfettiler.
Ancak, aksini iddia ederseniz şu an en az üç tane tiktok veya insta videosu koyabilirim ki, kadınların anladığım kadarıyla çoğusunda bir 'benim param benimdir, senin paran ikimizindir.' mantığı hakim. O kafada bir kadınla zaten bir birlikteliğim olmaz. Onları değerlendirmem dışı tutuyorum ve soruya cevap olarak oyumu 'onun parası, ne isterse yapar.' şeklinde kullanıyorum.
0
Mirket
(16.02.26)
Evlilikte “gizli” yapılan her şey yanlıştır bence.
Bu gizliyi yapan insan zaten karşısındakine güvenmiyordur ve belki karşısındaki belki de evren bunu hisseder ve kötü bir şey olur ve “iyi ki güvenmemişim, bak ne oldu sonunda” diye kişi kendini çok haklı ve iyi yapmış hisseder.

Ha bazen çiftlerden biri gizlice değil de çaktırmadan para biriktirir ve günü gelince “bunu peşinat yapalım ev/araba” alalım der. O başka.
Gizlilik değil de güvensizlik kısmı belirleyici.
+1
michael_knight
(16.02.26)
iki tarafın da hem kendi adına hem çift olarak ortak birikim yapması gerektiğini düşünüyorum. kişisel birikimler ortak amaç için de kullanılabilir elbette. yani bu birikim gizli ya da habersiz olmalı demiyorum.

bu devirde birikim yapmayan ve birikim yapamayan insanla birlikte olmak çok tehlikeli.

kuş kadar maaş alıyoruz, neyine birikim yapacağız kısmı tartışılır elbette ama birikim yapabilme imkanı olduğu halde bunu farketmiyor çoğu insan. hayat pahalı, maaşım az bahanesine sarılıyorlar. kimisi için gerçekse de kimisi için bahane bu durum.
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
Bir insan kendi kazandığı parayı canı isterse götürüp çöpe bile atabilmeli. tek kriterim, serbest hareket ettirilecek para miktarını yükseltmek için diğer eşin mali yükünü artırmamak. bu konudaki kurnazlıktan aşırı derece midem bulanıyor.
-1
loch ness
(16.02.26)
Gizlilik garip bir konu. Hem gizli olmasına hak verebiliyorum (çok garip insanlar var çünkü hayatta) hem vermiyorum. Gizli ise üzücü bulurum. Eşlerin en başta bu maddi konularda nasıl karar aldığı ve eşlerin karakterleri önemli.

Bizde mesela serseri serbest stil.
Kimse kimsenin harcamasına karışmıyor, hesap sormuyor. Kazanç olarak aramızda baya büyük bi fark da var. Ama bakış açımızı degistirmiyor.

Ben kadınım. Yarına çıkacağım ne malum deyip harcamayı ve yaşamayi tercih ediyorum kötü bir örneğim aslında ama maaşımdan kalan anlamsiz miktarları biriktirdiğim oldu. Hiç saklamadim. Ya da gizleme ihtiyacı duymadim. Mesela bilinirse ne olur ki? Niye gizli olsun. Kardeşimin ya da eşimin kimin ihtiyacı olsa veririm. Benim için de onlar öyle yapar. Hem eşe hem aileme baya guvendigim için kenarda bir şey olsun ya kaygım da yok herhalde.

Başıma gelen kötü seyin çözümü yeterki para olsun. O bulunur fikrindeyim hep. (Saçma ama benim fikrim, yaşayışım bu)

Yani erkek olsaydım ve eşimin benden gizli para biriktiriyor olsaydı guven vermiyorum herhalde diye kirilirdim.

Kısaca bu konu bana güvenle çok ilintili geldi. Yapani yadirgamam, mantıklı bulurum ama bı taraftan da üzülürum. Kendim yapmam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
her evlilik ayniymis gibi "gizli" olmasina takilmak abes. bu ülkede teyzesinin kiziyla evlenip, karisi kanser olunca kadini "ugrasamam" diyip ana evine götürüp birakan insanlar var (true story).
kadinin birikim yapmasi, ev ekonomisini idare ettirmesi ezelden beridir olan bir sey. isgücüne katilmayan, gidecek bir kapisi olmayan, adamin eline bakan kadinin, hele isin icinde dayak, alkol, kumar, metres ya da baska bir tür hirtlik varsa birikim yapmasi ve bunu gizli tutmasi kadar normal bir sey yok. adamda bunlar olmadigi durumlarda dahi bosanmalari durumunda adam ay sonu gene maasini alir. kadin ne alacak? özellikle is gücüne katilmayan kadinin birikim yapmasi sart. istediginde kapiyi cekip cikabilmesinin yolu o.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.26)
arbre'nin tek eksilenmeyen hatta arti rekoru olan entrysi bu galiba :D

calismayan kadin yapabilir, garipsemem. calisan kadinin veya erkegin gizli birikim yapmasini tuhaf bulurum. zaten birikim yapiyor olmasi lazim ama bunu gizli yapiyorsa (mesela atiyorum mortgage'a girmisiz para ucu ucuna yetiyor, arabanin da tamir edilmesi lazim, parasi yokmus gibi davranmamali) veya ne kadar parasi olduguna dair kabaca bir fikrim yoksa veya sorunca gizliyorsa olmaz.
+2
antikadimag
(17.02.26)
erkeğim. eşimle ortak hesabımız da var, kendi hesaplarımız da. ikimiz de hem kişisel olarak hem ortak olarak birikim yapıyoruz. yapılır yani bir sorun görmüyorum bunda ben.
+1
elektr10
(17.02.26)
Eşimle herşeyimiz ortak eve giren çıkan para hakkında ikşmizde çok net ve şeffafız.

Birimiz derse ki ben şu kadar parayı kendime harcayacam yada kenara koyacam diğerine kimse karışmaz.

Biz bir aileyiz böyle ayrı gayrı gizli saklı işler bana göre değil. Ben yapmam bana yapılırsada bozulurum.
+1
basond
(17.02.26)
saçmalık.
+1
summerjam0306
(17.02.26)
ben maaşımın tamamını eve vereceğim, karı kenara gizlice para atacak öyle mi?
amaç ne? bu adam beni ilerde boşarsa güvencem olsun diye mi?

evlenirken karıların hepsi golluma dönüşüp zaten altın ziynetleri, bir sürü gereksiz ev aleti almıyor mu? sürekli arkadaşlar yurtdışına gidiyor biz de gidelim diye erkeği darlamıyor mu? harcaması bitmiyor ki kadının...

böyle salak ve bencilce birşey yaptığını öğrendiğim an dava açar boşarım.
-3
plastic_angel
(17.02.26)
kadının türk toplumu içinde gördüğü muameleyi bilip "yapmaması gerekir" diyen erkek bikini giysin.
+1
birdirbir
(17.02.26)
kadınım. her kadının birikmiş parası olması gerektiğine inanıyorum. bu eşe güvenip güvenmeme meselesi değil dünyanın bin türlü hali var.

bizim evde ailenin ortak birikimi de bende durduğu için ayrıca birikim yapmadım. zaten hepsi bende.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.26)
Bence birikim olmali ve gizli olmasina teoride gerek yok. Hatta bence aldatma gibi bir sey bu. Ama su kosullarda gizli olabilir. Karsidaki sifira sifir yasamayi seviyordur, ondan ekstra para istiyordur, kumar bagimlisidir vs bu durumda saklamak lazim.
Saklayanlar genelde para biriktiremeyenler oluyor olabilir baska türlü.
+3
Purple life
(17.02.26)
iki tarafta kendi kişisel zevkleri, ihtiyaçları için kenara bir miktar para ayırıyorsa sorun yok.
ama tek taraf ve gizli bir şekilde oluyorsa sıkıntı. hele ki bu ilerde ayrılırız önüme bakarım kafasıysa.
0
my fault
(17.02.26)
Meriçler ve kedici kadınlar toplanmış birbirlerini nasıl da haklı çıkartıyorlar.

Adam veya kadın; kumarbaz, alkolik veya para biriktirmeyi bilmiyor şeklinde nedenleriniz olsa dahi kabul edilebilecek bir durum değil. Boşa o halde. İt gibi çalış, her türlü harcamalarda elini taşın altına koy.. ama evin hanımı “bir süre sonra bu beni boşarsa güvencem olsun” diye senden gizlice para biriktirsin, yok öyle yağma. Kadın erkek eşit ve eşit olacak diye çingenelik yapan bunlar değil miydi yahu? Ne oldu şimdi? Herkes eşit ve harcamalar da, birikimler de aynı şekilde eşit olmalı. İyi günde kötü günde diye neden söz veriyorsun o halde iki yüzlü !!

Evlilikte veya ilişkide bir taraf diğer taraftan iyi niyetli de olsa bir şey saklıyorsa, ki burada iyi niyetli bir durum yok tamamen bencillik var… ondan bir halt olmaz.
-1
dedeminhirkasi
(17.02.26)
21. yüzyılda evlenmemek için yeterli şeyler bunlar. evlenmek 21. yüzyılda erkek için çok saçma.

herkes b planıyla yaşıyor.
evlilik denen şey karşılıklı alışverişe dayalı bir şeydi. şuan iki taraf da birbirine bişey verip, bir şey alma derdinde değil. ev arkadaşı gibi. o yüzden manasız.

ben ne düşünürdüm?
şunu düşünürdüm; dünyanın kalna %99'u gibi, bu kadın da evliliği "ev arkadaşlığı" olarak görüyor ve yarın bir gün zor günler geldiğinde basıp gidip "başka evde yaşamak" için kendine yolluk hazırlıyor.

o zor günler hiç gelmeyebilir, gelebilir.
-1
tchuck
(17.02.26)
Erkek.
yapabilir. hatta kokusunu alırsam borç isterim :)

bende eşimde çalışıyoruz. maaşımın cüzi bir kısmını kendime alıp kalan tüm parayı eşime gönderiyorum, çocuğun okul taksidi, ev, mutfak, fatura şu bu kalanına karışmıyorum. herkese tavsiye ederim.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Eşten gizli para biriktirmeyi neden bu kadar kötülediniz anlamadım, kimi buna ihtiyaç duyar kimi duymaz. Siz ihtiyaç duymadınız diye bunun yapılmasını ya da yapanları neden kötü ilan ediyorsunuz ki. Dünyanın milyarlarca hali var, kadın erkek fark etmeksizin herkesin yapması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum şahsen. Nedir yani, başkasına yedirirse tepki gösterin bence, mesele gizli biriktirmek olmamalı.
-2
muhayyer divan
(17.02.26)
cinsiyetten bagimsiz olarak yapilmasi gereken bir durum olarak goruyorum. hem erkek hem de kadin maaslarindan bagimsiz olarak kendilerine para ayirmali, birikim yapmali.

ikincisi gizli olmasi durumu kotu bence. ne bicim iliskileriniz var anlamis degilim. insanin kendini dusunerek para ayirmasi ve bunu partnerine soyleyememesi, soylediginde ise partnerin buna kizmasi veya engellemeye calismasi ne igrenc bir durum.

cinsiyet: erkek
+1
Sour
(17.02.26)
Erkek. Esim de ben de calisiyoruz.Esime kendi adina yatirim yapabilmesi icin bir yatirim hesabi actirdim.Maasi gelir gelmez %90'ini oraya atiyor.Bu su acidan faydali oluyor.Butceler zaten ortak.Eger sadece benim aile icin actigim (kendi adima) yatirim hesabini kullanacak olsak esim birikim yapma hissiyatinda olmayacakti.Bu sekilde her ay canli canli biriktirilen miktari-yatirilan miktari gorerek motivasyon oluyor ona. Her sey acik oldugu surece sorun yok
0
turkuaz
(17.02.26)
@Gradient_tabanlı_mor Her kadin yapmali, fakat sende yok cunku aileninki sende zaten?
Feminist diliniz zarar verici. Birikim iyidir. Ailenin birikim yapmasi cok iyidir. Fakat kendi yapmayip her kadin yapmali demek?
+2
osssy
(17.02.26)
Soruyu, 'Evlilikte taraflardan birinin ...' diye sorsaydın, daha adil cevaplar alırdın diye düşünüyorum.

Çünkü bu sitede 'Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız olarak kadını haklı görsem.' diye bekleşenler var.
0
Mirket
(18.02.26)
Her kadının gizli bir zulası olduğunu düşünürüz, o kadar ki herkesin yapması gerektiğini bile düşünürüz ama şu “kendisi için” kısmı şüphe uyandırıyor.

“Ben yarın öbür gün bundan boşanırsam elimde hazır param olsun” diye düşünmek art niyetli bir yaklaşım. Gözden çıkaracağı insana masraflarını yıkıp, kendini maddi olarak tatmin olmuş noktaya getirdiğinde eyleme geçmeyi planlıyormuş gibi.

“İyi gün var kötü gün var. Kimsenin aklı kalıp da çarçur etmeyeceği şöyle bir parayı bulundurayım da ailenin başına kötü bir şey gelirse bir derde derman olur” ne kadar iyi bir düşünce ise diğeri de bir o kadar kötü, ahlaksızca.

Dışarıdan bakınca değişen bir şey yokmuş gibi görünüyor; herkesten gizli para biriktiriyor kişi. Durumu belirleyen ise niyeti oluyor bu durumda.

Tahmin edilir ki; erkeğim.
+1
lazor
(18.02.26)
kadınım. böyle bir birikim yapılıyorsa, bir ayrılık yaşanması durumunda ya karşı tarafın o gün göstereceği tavra güvenilmediğindendir, ya da o gün gelince kadının kendisi adil bir yaklaşım sergilemeyeceğindendir. konu ilkiyse, belki kabul edilebilir. ya da erkek eş o biriken paranın değerlendirilmesi noktasında zayıfsa, çarçur etme gibi alışkanlıkları varsa vs, olabilir. bunların söz konusu olmadığı bir ilişkide, gizli şekilde para ayrılması çok doğru gelmiyor.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.02.26)
(10)

Apple Watch 11 46mm alınır mı?

substituent
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.

İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.

Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de olmadı. Bu bilgileri ne yaparım ben de bilmiyorum. 9 ay taksit cazip geldi sadece. Geçmiş yıllarda mekanik saat kullandım ama amaçsız geldiği için kullanmayı bırakmıştım. Apple Watch dinamik olduğundan az da olsa işime yarar. Ama olmasa da hayatımda hiçbir şey değişmeyecek.

Ne dersiniz? Bu durumda alır mıydınız?
0
substituent
(15.02.26)
nabız, ekg, uyku başlarda takip ederken max 1-2 ay sonra bakmamaya başlıcaksın.

yürüyüş bisiklet için güzel motive eder.

ben almam çünkü şarjı çok az gidiyor. her gün şarj etmen gerekecek. onun yerine şarjı 2 hafta giden akıllı saatler var.
+1
jelly bear
(15.02.26)
alinir. telefondan daha faydalı, herkes kullanmadan önce ön yargılı yaklasıyor ama bir uvza dönüşüyor günün sonunda. telefondan daha fazla ihtiyaç. kullanınca anlarsın.
0
koela
(15.02.26)
Aynı durumda almadım, çok memnunum :)
0
lil siztah
(15.02.26)
alma devamlı bir dalga boyu bilekte zararlı olduğu da söylenmeye başladı.
0
jamswety
(15.02.26)
benzer durumda aldim gecen sene apple watch 10. 1 sene kullandim ama artik sikildim, hem anlamsiz geliyor, hem kolumda cukur yapti biraz. uyurken surekli takiyordum, ama takmayinca daha rahat hissetmeye basladim. yaza dogru kosmaya baslamayi dusunuyorum, o zaman takarim, bi de sporda takarim, onun disinda cok takmam artik. simdi olsa almazdim. hevesimi aldim bitti.
0
lemmiwinks
(15.02.26)
Her akşam şarj ediyorum. Şarj süresi dışında 24 saat kolumda. Bir parçam oldu. Onsuz ne yapardım bilmiyorum. Evin içinde telefonu sürekli kaybediyorum. Telefonla yapılabilir her şeyde saati kullanıyorum.
Her türlü spor etkinliği dışında sağlık verileri, makarna pişirirken Siri'ye zaman tutturma veya anımsatıcıya not yazdırma gibi işler yaşamı kolaylaştırıyor. Tüm alarmlar sessizde. Kolumda titreşiyor.
Sert bir hareket yapsam Düştün mü SOS vereyim mi diye soruyor.
Grip olmadan bir ya da iki gün önce, nabzınız ve nefesiniz ortalamanın üstünde diye haber veriyor. Sporda, kalori, hız, güzergah, nabız, VO2 max bilgileri ve 6 dakika ile kardiyolojik iyileşme testleri en büyük yardımcım.

Aklıma gelenleri yazdım sadece.
0
Mirket
(15.02.26)
Almadan once en gereksiz aksesuar diyorsun. Sonra o olmadan evden cikmiyorsun.
Sarj konusu sorun gibi ama 20 dk dursa sarjda yine gunu kurtariyor. Uzun sure sarji giden modeller asla tam entegrasyon saglamiyor telefon hangi markaysa saatte ayni olmali.
0
kuzey li
(16.02.26)
Alınmaz çünkü ekg hariç (ki ona da gerek var mı tartışılır) aynı işi SE 2 10 bin liraya, SE 3 ise 13 bin liraya yapıyor, bunlardan biri alınır.

Şarj problem değil, tuvalete girerken şarja koysanız %20 dolar. İşten gelince soyunup dökünürken koysanız %50 olur. Neden bu kadar abartılıyor anlamıyorum. iPhone için başka saat alınmaz.
0
orient blue
(16.02.26)
akıllı cep telefonu kullananın dalga boyuna(?) takılması manasız.

ben kullanıyorum tavsiye ederim. özelliklerin yarısı anca kullanıyorum ama yanımda olmadığı zaman eksikliğini hissediyorum.
0
duyuruuser
(16.02.26)
bende var sana vereyim. masada duruyor hiç kullanmadım. bu kadar gereksiz bir alet olamaz... sürekli titreyen birşey var kolumda. çok sıkıcı.
+1
plastic_angel
(17.02.26)
(6)

İlişkilerde farklı hayat tarzlarının altında ezilmek ve benzeri

pembe nohut
Erkek kişi sosyal medyadaki popüler insanlarla yakınlığı olan (çok yakın), YouTuber ve Instagram fenomeni erkek tayfayla sık zaman geçiren biri. Bunların çoğu Cadde mekanlarından çıkmayan, ortamcı çocuklar ve hatta benzer muhitlerde direkt kendi mekanları var. Kadın tarafıysa o çevreden pek hoşlanmı
Erkek kişi sosyal medyadaki popüler insanlarla yakınlığı olan (çok yakın), YouTuber ve Instagram fenomeni erkek tayfayla sık zaman geçiren biri. Bunların çoğu Cadde mekanlarından çıkmayan, ortamcı çocuklar ve hatta benzer muhitlerde direkt kendi mekanları var. Kadın tarafıysa o çevreden pek hoşlanmıyor, hayat tarzı ve hem karakter hem entelektüel birikim olarak epey farklı olduklarını düşünüyor. Aslında kadına göre bu adamın da o tiplerin arasında işi yok, zaten yaş olarak kendisinden daha küçükler ama işten ötürü haşır neşir olunurken bir samimiyet kurulmuş belli ki. Sık sık bir yerde davet oluyor, e hadi toplaşıp şu etkinlik yapılsın deniliyor, birlikte şu mekana gidelim teklifi ortaya atılıyor falan. Sürekli bir birilerini etiketleme, her yerden tanıdık fışkırma, reklam storysi atma, #davet yazma hali mevcut.

Mesela bugün Bostancı'da mekan açılışı vardı. Kadın yüzeysel, laylaylom, ortamcı bulduğu bu insanlarla zaman geçirmek istemediği için erkek tek başına gitti ama bozuldu da açıkçası. Sosyal çevre dışında aralarında aslında hiçbir problem yok. Normalde dediğim gibi erkek de onlar gibi yetişen, düşünen, yaşayan biri değil ve kadına göre o çevreye sonradan dahil olma çabası içerisinde. Zorunluluklar olur, muhatap olunmak mecburiyetinde kalınır ama bu adamda özellikle bir araya gelme gayreti ve ait olmadığı bir yerde olma arzusu var. Network işi değil, zaten buna ihtiyacı da yok. Ona sorulsa ya eskiden garip işleri, taşkınlıkları olurdu ama artık herkes büyüdü ve olgunlaştı diyor. Kadınsa o çerçeveye ne kendisini ne erkeği bağdaştırabiliyor ne yazık ki. O arkadaşlara dair çok şey yazılır ama daha fazla uzatmak istemiyorum. Biri yakın zamanlarda olan operasyonlardan gözaltına alınmıştı mesela ki bu bile en normali.

Bu farklılıklar zamanla aşılır mı? İki taraf da ortak bir nokta bulabilir mi? Kadın ait olmadığı ortamlara erkeğin hatırına girmeye çalıştıkça suya alışır mı? Veya erkek açıkça kendisiyle ciddi ve uzun vadeli bir ilişki isteğinde olduğunu söylediği bu kadın için zaman içerisinde bu müthiş arkadaşlıklarıyla arasına mesafe koyabilir mi? Yoksa kadın direkt benim bu hikayede yerim yok diyerek onları birbirine mi bıraksın? Yorumlayalım
-1
pembe nohut
(15.02.26)
"Sektör bu, içime sinmese de bu deveyi gütmek zorundayım" tavrı biraz çakal bir tavır. Ait hissetmediği yerde bu derece var olabilen biri beni korkutur. Kendine bunu yapan bana ne yapmaz.
+2
sekizdokuzon
(15.02.26)
bir ilişkide, birbirimizin arkadaşlarıyla buluşmak zorunda mıyız?

en yakın dostlarımızla tanıştırırız birbirimizi, kafalar uyuşursa görüşülür 2-3 ayda bir. onun dışında her hafta görüşmeye gerek yok. herkes kendi arkadaşıyla kendi takılsın.

birdenbire o arkadaş çevresini yok edip, görüşmeyi kesip ne yapsın erkek kişisi? kızın eline mi baksın? bu sefer de kız darlanır.

kadın kişisi o arkadaş ortamından sevgilisine zarar geldiğini düşünüyorsa ve elinde kanıt da varsa, bunu sevgilisiyle konuşsun. eğer kendisi zarar görüyorsa bunu da konuşsun ve olmuyorsa bıraksın.

sonuç olarak ortada zarar görme yoksa, sadece kafalar uyuşmuyorsa, sevgilinin arkadaşlarıyla görüşme olsun bitsin. sevgilin de hiç boşa mızmızlanmasın alınmasın. açıkla "ben hoşlanmıyorum onlardan ama sen görüş tabii ona bir şey elbette diyemem" falan de.

hani bir özel gündür, nişandır düğündür, ona mecbur sevgiliyi yalnız bırakmamak için katılmak gerekir. o kadarı da olur artık yapacak bir şey yok.
0
art cat chocolate
(15.02.26)
'Erkek kötü değil ama çevresi kötü.'
'Erkek bu çevrenin adamı değil ama bıdı bıdı sebeplerle bu çevredenmiş gibi yapıp bu çevreye katlanıyor.'

Yapmayın ablacım, gerçeklikten bu kadar kopmayın. Objektif olabilin biraz.
+3
Mirket
(15.02.26)
Mirket+1

Benim edindiğim izlenim de bahsedilen kişinin o çevrenin bir parçası olmak istediği yönünde.

Uzun vadeyi bilmek ise zor bir sürü değişken işin içine girer. lişki en nihayetinde tarafların birbirleriyle birlikte olma iradesine dayanıyor. Bu iradenin dayanağı da ortak müşterekte buluşabilmek.

Ortak müşterek ile kişinin şahsi arzuları arasındaki mesafe ne kadar büyükse de o kadar acı çekiliyor; ego sürtünüyor, fiziksel ya da duygusal emek miktarı artıyor vb. Yukardaki mevzuda o ortamda olmak kişiye kendini daha özel ve genç hissettiriyorsa, kendini bu ortamın bir parçası olarak kodlamışsa, kimliğini buna dayandırmaya başlamışsa vb., bunlar hayatından çıktıktan sonra tatminsiz ve mutsuz biri olur, haliyle de ilişkinin bir anlamı kalmaz. Ya da benzer şekilde ilişki ile bunlar arasında seçim yapmak zorunda kalırsa da orta vadede bunları seçebilir.
+1
salihdt
(16.02.26)
tam teyze cevabı olacak ama;
-etrafındaki 5 kişinin ortalamasısın
-bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

ayrıca mirket+1

kadın kişisi beyninin onaylamadığını kalbine onaylatmaya, oldurmaya çalışmasın derim naçizane.
+1
Phoebe
(16.02.26)
zamanla aşılmaz.
0
orpheus
(16.02.26)
(18)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait?

korkut
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
0
korkut
(15.02.26)
4,5 - 5
0
yurtsuz john
(15.02.26)
Hikaye şeklinde değil ama "an" anısı olarak 3 aylık. Çok eskiden sürekli bi çekyat üstüne asılmış sarkaçlı saat görüntüsü geliyodu gözümün önüne. Sonra anneme sormuştum böyle bi saatimiz var mıydı yoksa uyduruyor muyum tamamen diye. Meğer varmış. Annemin doğum izni bittikten sonra anneannemlerden bizim eve geçmişiz. Orda da bizimkiler evin içinde koşturup iş yaparken beni hep koltuğun üstüne küçük bi yatak yapıp saatin karşısına yatırırlarmış, 2 ayın bitmişti o zamanlar diyor annem :)
+1
truf
(15.02.26)
5 galiba. gece sene bunu konustuk arkadaslarla herkes 2-3 yas diyor bende hic yok o donemden hatira.
0
antikadimag
(15.02.26)
bu soru bana her zaman ilginç gelmiştir çünkü insanların hatırladıklarını görünce şok oluyorum. bende en erken düzce depremi var, 5 yaşındaydım. hatta o akşam balık yemiştik, amcam bizdeydi. ben erken bitirip koltuğa çıkmış, koltuktan atlamıştım. avize sallanınca "ulan ne güçlüyüm be evi titrettim" diye düşündüğümü hatırlıyorum, tam o anda deprem oluyormuş meğer.

o dönemi uzun uzun konuşsak belki daha eski bir şey çıkar bilmiyorum ama benim aklıma ilk bu geliyor yani bende 5 yaştan öncesi hiç yok.
+4
der meister
(15.02.26)
2-2.5 yaşından travmatik bir olayı hatırlıyorum.
0
eileengray
(15.02.26)
3 falan herhalde..
dedemin beni parka goturdugunu hatirliyorum bebek arabasiyla ama baya bulanik.
-1
cooperr
(15.02.26)
2.5 yaşımdaki sünnetim. Full resolution :) bütün gün.
-1
gabe h coud
(15.02.26)
Birkaç küçüklük anımı hatırlıyorum ama bu bana sanki en eskisi gibi hissettiriyor. Yattigim yerden uyanıyorum ve güneş yüzüme vurmuş. Yanımda kimseyi goremeyince baya ağladigimi hatirliyorum. Ailem ya başka odadaydi ya da bahçede çalışıyorlardi.
-1
egerbiryolcu
(15.02.26)
4 yaşımı net hatırlıyorum
0
basond
(15.02.26)
3 yaş civarındaydım hatta anlatayım, kendime dair hatırladığım ilk anım bir köy evinde hapsedilmem :) iskenderundan adıyamana düğüne gitmişiz, ben de çok yaramazdım cidden rahat durmazdım en sonunda beni köy evinin birine kilitlediler. sonra baktım yatakta bi tane bebek uyuyor, çok net hatırladığım şey ise oradan kurtulmak için kapıya vururken bebeği uyandırmamaya çalışacak kadar nazik vuruyordum. bugün insanları rahatsız etmemek ya da her yerde hayvan gibi ses çıkarmamak konusundaki özenimin oradan geldiğini düşünüyorum.
-1
tabii lan manyak mısın
(15.02.26)
bende 7 öncesi yok. hiç yok. çok anormal şekilde.
0
summerjam0306
(15.02.26)
5-6 yaş
0
jelly bear
(15.02.26)
Bebekken havale geçirdiğimi hatırlıyorum. Beyin hücrelerindeki elektriksel aktivitelerden dolayı rüya gibi 3 boyutlu ışıklı küp nesneler görmüştüm. Küpleri birleştirmeye çalışıyordum o sırada havale geçiriyormuşum.
0
dawsonscreek
(15.02.26)
1 1.5 yaş arası. ateşle oynamayı severdim, kardeşimin beşiğinin altına girip çakmakla oynarken az kalsın çocuğu yakıyordum.
-1
klassno
(15.02.26)
2-2.5; ölüm, cenaze vd.
0
lil siztah
(15.02.26)
Çocukluğumuzdan beri bize büyüklerimiz tarafından çocukluğumuzla ilgili bir şeyler anlatılıyor.
Bu anlatı bombardımanına o kadar çok maruz kalıyoruz ki, hangisini gerçekten hatırlıyoruz, hangisini anlatılanların etkisiyle hatırlıyor sanıyoruz, bunu tespit etmek güç.
0
Mirket
(15.02.26)
5 yaşındayken tasinmisiz. Önceki eve dair pek çok şeyi hatiriiyorum. Demek ki 3-4 yaşımi hatırlıyorum.
0
abelardo
(16.02.26)
1.5 kardeşimin doğumu ve bizim bir süre farklı evde kalmamız ve oradaki birkaç sahne. ama zaman içinde bu tip eski anıların kendileri kaybolup onların tekrar hatırlanması ile oluşan kısımları kaldı. yani bir şekilde o anıları hatırlayıp tekrar etmeseydim bence silinirlerdi.
0
orpheus
(16.02.26)
(4)

Çatı teraslı ev hk

aligunal
Arkadaşlar merhabaİzmir’de 10 yıllık, 3 katlı bir binanın en üst katında bir ev buldum. Çatının yarısı düz teras, diğer yarısı odaya çevrilmiş. Ancak bu odanın kaçak olup olmadığından emin değilim, henüz net bilgi alamadım.Ev 3+1 ve çatı dubleksi şeklinde. Bu tip evlerle ilgili çok olumsuz yorum var
Arkadaşlar merhaba

İzmir’de 10 yıllık, 3 katlı bir binanın en üst katında bir ev buldum. Çatının yarısı düz teras, diğer yarısı odaya çevrilmiş. Ancak bu odanın kaçak olup olmadığından emin değilim, henüz net bilgi alamadım.

Ev 3+1 ve çatı dubleksi şeklinde. Bu tip evlerle ilgili çok olumsuz yorum var. Binada asansör yok ama zemin üstü iki kat çıkılıyor, bunun benim için büyük bir sorun olacağını sanmıyorum.

Emsal evlere göre fiyatı daha uygun. Evi beğendim fakat zemin kattaki dairenin de satılık olması beni şüphelendirdi.

Sizce nelere dikkat etmeliyim? Benzer bir evde yaşayan var mı? İleride başım çok ağrır mı?
0
aligunal
(14.02.26)
Isıtma, soğutma ve yalıtım sorunlarından biri ya da bir kaçını yaşama ihtimaliniz yüksek. Genelde bu sebeple tercih edilmez. İmar durumu için, bağlı olduğu belediyenin imar müdürlüğü’nden bilgi alabilirsiniz.
0
lil siztah
(14.02.26)
Ben İzmir'de bir süre çatı katında yaşadım görece sıcak olduğu için evde ısıtma tesisatı yoktu ve kışın donardım. Kışın donar yazın pişersin, o yüzden İzmir'de hep çatı katları el değiştirirken Ankara'da giriş katları el değiştirir.
+1
mirty
(15.02.26)
istanbul'da çatı dubleks evimiz var. bina sizinkine göre daha büyük. teras zaten size ait, fakat "çatının tamamı sizin o bahsettiğiniz odayı kapatacak şekilde ise" çatı da size ait olacak, bunu böyle kabul edeceksiniz. ev böyle ise ve eğer çatı akıtıyorsa, siz cebinizden yaptıracaksınız, bunun öyle kmk'ya, hukuka göre yorumlatırsanız akan yerde oturmaya mahkum olursunuz. biz çatıya kimseyi çıkarmıyoruz anten vb. için, zaten evin içinden çıkılabiliyor ve çatının tamir işleriyle de komşulardan para istemiyoruz, siz de böyle yaparsanız rahat edersiniz.

ikinci şey, nasıl yönetiliyor ve yönetilecek? ben böyle yerlerden usandım, çünkü ne doğru düzgün kapıcısı olur, temizlenir çöpü toplanır, ne komşulara ihtar çekecek bir otorite olur, ne de bir sorun için para toplayabilirsin. ha eğer sen de rahat bir insansan öyle yaşar gidersin, ama titizsen kafayı yedirir. böyle yerler aynen avrupa'da olduğu 3 dairenin bir sahibinin olduğu, birinde oturduğu, diğerlerini kiraya verdiği şekilde olursa düzgün şekilde yaşatır, yoksa uğraş dur.

tapusu kat mülkiyeti ve çatı dubleksi vb. ise içiniz rahat olsun. diğer türlü kaçak olup olmadığını tam olarak ancak belediyeden öğrenebilirsiniz.
+1
malheiros
(15.02.26)
O terasta yazın güneşte çok güzel, betona yumurta kırıp pişirilebilir.
0
Mirket
(15.02.26)
(7)

telefon operatörlerinin tarife fiyat politikasındaki saçmalık

semaforo de medianoche
benim hattım vodefone. taahhütüm bitti yenilemek için bakıyorum geçebileceğim paketler olarak 600 küsür liralık şeyler var. ama bakıyorum yeni vodafonelu olana 300 küsür lira benzer paketler. sonra turkcell'e baktım orada da benzer durum. peki bu durumda ben neden numaramı başka bir operatöre taşıma
benim hattım vodefone. taahhütüm bitti yenilemek için bakıyorum geçebileceğim paketler olarak 600 küsür liralık şeyler var. ama bakıyorum yeni vodafonelu olana 300 küsür lira benzer paketler. sonra turkcell'e baktım orada da benzer durum. peki bu durumda ben neden numaramı başka bir operatöre taşımayayım? oradaki taahhütüm de bitince yine değiştiririm böyle böyle hep ucuzdan alırım. çünkü aynı hatta kalınca yarı yarıya fazla ödüyorsun. operatör değiştirmenin başka bir dezavantajı falan mı var da böyle saçma bir fiyatlandırma politikaları var telefon operatörlerinin?

acaba müşteri hizmetleriyle konuşunca bu şekilde farklı teklifler gelir mi diye aradım dedim turkcelle geçersem aynı pakete şu kadar ödeyeceğim neden geçmeyeyim bu durumda. bir şey diyemedi. ilginç geldi.
0
semaforo de medianoche
(13.02.26)
Bu durum uzun süredir böyle. Operatörler kullanıcılara tek tek değil, yığın olarak bakıyorlar. Bir süredir hattını taşıyıp daha benzer paketi daha ucuza alan müşteri sayısı, mevcut operatörde kalıp daha fazla para ödeyen müşteri sayısından az olduğu için eski müşteriye yüksek, mevcut müşteriye yüksek fiyat çekiyorlar.

Üşenmiyorsanız değiştirin, başka çare yok.
+3
10551037
(13.02.26)
Psikoloji bilimi ile pazarlamacılığın kesiştiği alanda marka sadakati denen bir olgu var. İnsanların hatırı sayılır kısmı her alanda belli bir markaya sadakat hissi geliştirirler. Genelde diğer markaların daha iyi ya da daha ucuz olabileceğini düşünmezler, duysalar bile kulak arkası ederler.
Her ticari kuruluş gibi operatörler de insanın bu zaafını dibine kadar sömürüyor.
Google'da marka sadakati diye aratırsan daha da detay bulabilirsin.
+1
Mirket
(13.02.26)
@10551037: eskiden sanırım arıyorlardı uygun bir fiyat veriyolardı sana da tek gereken tamam demek oluyordu. o zaman evet kolaylık sağlıyor kendi operatöründe devam etmek ama bu sefer beni arayan olmadı (ya da müşteri hizmetleri diye engellemişimdir belki bilmiyorum) ve şu an taahhütsüz kaldım istediğimi yapabilirim yani. kendi operatörümde tarife seçip o süreci başlatmakla başka operatörde tarife seçip numara taşıma sürecini başlatmak arasında fark var mı ki? ekstra kağıt kürek işi mi çıkıyor? öyle bir şey yoksa üşenmeyle de ilgisi yok her türlü aynı eforu vermek gerekiyor demektir.
0
🌸semaforo de medianoche
(13.02.26)
Ben yeni taahhüt döneminde internet paketimi yükseltmek için aradım Vodafone'u. Yapamıyorlarmış. Hayatımda ilk defa ben size daha çok ödeyeyim diyen müşterinin geri çevrildiğine şahit oldum. Fatura sorunum da yok, otomatik ödemedeydi zaten hep. Kırk çeşit birimle görüştüm, olmadı da olmadı. İstediğim şey de 60gb. Satılıyor yani bu paket. Öyle bana özel absürt bir paket oluşturun gibi bir talebim yoktu.

Demem o ki resmen operatör değiştir demiş gibi oldular bana. Baya anlaşmalı falanlar heralde kendi aralarında.

Sistem bu. Siz vodafone'dan usanıp turkcell'e, türk telekoma geçiyorsunuz ondan bıkanlar da bunlara geliyor.

Paketlerin fiyatlandırmaları da bir acayip zaten. Ben çıldırmış vaziyetteyim açıkçası. Bir operatörden arandığımda sinir basıyor direkt. Normal kişiliğimden çıkıp bambaşka bir şey oluyorum.
0
akhenaten
(13.02.26)
Gir çık yapıyorum her sene bu mallar yüzünden. Daha daha ucuza dönüyorum haha
0
topkapiaksaray
(13.02.26)
ben her sene farklı bir operatöre taşıyorum.
ama taşımayan, bunla uğraşmak istemeyen kitle çok fazla.
geçen sene annemin hattında da yüksek fiyatlar çıktı twitter üzerinden vodafonedestek e yazdım. geri arayıp aynı tarifesine göre çok az bir zamla yeni bir tarife önerdiler öyle devam etti. yanımda da yoktu o teklif.
0
my fault
(13.02.26)
Böyle yapıyorlar, çünkü kimse bunlarla uğraşmıyor. İşyerindeki, whatsapp gruplarındaki birkaç kişi bunu yaptığını söyleyince biz arkadaki milyonları görmüyoruz. Haliyle adamlar bir avuç müşteri için altın yumurtlayan tavuğu kışkışlamıyor. Bir yıl oraya bir yıl buraya gide gele insan gibi fiyatlardan kullanabilirsin bir dezavantajı yok. Adresine kadar geliyorlar adamlar yeter ki taşın diye.

İlk kullanımda kimi banka uygulamaları bi takılma yaşıyor telefon etmek gerekiyor. Sadece bu.
0
lazor
(15.02.26)
(14)

Kitap okuma klübü var mı?

michael_knight
Yabancı filmlerde görüyorum sadece. “ şu tarihe kadar şu kitabı okuyup bitiriyoruz sonra bir araya gelip üzerine konuşuyoruz” temalı bir etkinlik biliyor musunuz?
Yabancı filmlerde görüyorum sadece.
“ şu tarihe kadar şu kitabı okuyup bitiriyoruz sonra bir araya gelip üzerine konuşuyoruz” temalı bir etkinlik biliyor musunuz?
0
michael_knight
(12.02.26)
Bir zamanlar Feyste dünya kadar öyle grup vardı. Bir bak bence. Hala vardır belki.
0
Mirket
(12.02.26)
Melikşah Altuntaş
Flu TV
Begüm Çakır
Ebru Aykaç

Şu an aklıma gelenler bunlar. Youtube ya da Instagram sayfalarına bakarsanız bulursunuz.
0
anatomik
(12.02.26)
kobuzchu kiz
(12.02.26)
fotrsapka
(12.02.26)
online mı yüz yüze mi, hangi şehirde? detay verebilirseniz daha nokta atışı önerilerde bulunabiliriz. Örneğin İzmir derseniz Yakın kitabevinin ve farklı organizasyonların kitap/okuma kulüpleri var.
0
Phoebe
(12.02.26)
Çok teşekkürler arkadaşlar. Bol bol varmış.
@phoebe katılmak için değil de genel olarak merak ettiğim için sormuştum.
0
🌸michael_knight
(12.02.26)
Orhan Şener Deliormanlı yutup kanalı.
0
yurtsuz john
(12.02.26)
emrah sefa gürkan codex adlı program ile her hafta yapıyor. önceden kitap ismi veriyor sonra o kitapla ilgili çok güzel bir program yapıyor. flu tvdekini tavsiye etmem çok uzun ve ilker hoca sulandırıyor.
0
ground
(12.02.26)
İş arkadaşımın arkadaşlarıyla bir grubu var böyle. Sırayla seçiyorlar. Arada anlatıyor ben de oradan biliyorum.
0
peki madem
(12.02.26)
Dahil olduğum iki kulüp var, eğlenceli ve güzel oluyor. Az kişi ile yüzyüze olan grupları daha verimli buluyorum kendi açımdan. Online olanda devamlılık sağlayamadım.
0
hayalhayal
(12.02.26)
kulüp var da klüp yoktur bence. bol bol oku bence de işine yarar belki.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.02.26)
@yazar yazmaz, ne dediğimi anlayabiliyorsan kurduğum cümle amacına ulaşmış oluyor.
Böyle gereksiz konularda kurallara aşırı sıkı bağlanıp başka insanların kalbini kırıp canını sıkacak kadar ileri gidenlerin çok mutsuz ve zeka konusunda sorunlu insanlar olduğuna inanıyorum. Umarım sen öyle biri değilsindir.
Kib, bye.
-2
🌸michael_knight
(12.02.26)
tabii canım ne dediğini anlıyorsam her şeyi yanlış yazalım ne olacak sanki. çok haklısın ebu cehil.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.02.26)
eger felsefe, sosyoloji ve psikoloji seviyorsaniz pelin dilara colak'in athenaum kitap kulubu var. okunan kitaplar ve bulusmalar icin buraya bakabilirsiniz:
www.athenaum.tr
0
Sour
(13.02.26)
(3)

bilmece gibi acayip bir soru

mavicorap
turk ave amerikan vatandasligi olan 2 kucuk cocuk turkiye'den hollanda'ya amerikan pasaportuyla gidecek. bu cocuklarin anne babasi evli. anne turk baba amerikali. turkiye de yasiyorlar. cocuklari sadece anne goturuyor hollanda'ya akraba ziyareti icin. bu cocuklarin yurtdisi cikisinda veya hollanda g
turk ave amerikan vatandasligi olan 2 kucuk cocuk turkiye'den hollanda'ya amerikan pasaportuyla gidecek. bu cocuklarin anne babasi evli. anne turk baba amerikali. turkiye de yasiyorlar. cocuklari sadece anne goturuyor hollanda'ya akraba ziyareti icin.
bu cocuklarin yurtdisi cikisinda veya hollanda girisinde bir sorun olur mu? babanin noter onayli muvafakkatnamesi gibi bir belge istenir mi?
bir de bu sorunun cevabi kimdedir?
turk makamlarinda mi hollanda da mi?
ben bir meslek grubuna mi yoksa bir kuruma mi bunu sormaliyim?
0
mavicorap
(11.02.26)
Mantık yürütüyorum, yanlış olabilir.
Bu belge, çocukların diğer ebeveynden kaçırılma ihtimaline tedbir diye var ise ki bildiğim kadarıyla öyle.
Türkiyeden çıkışta (ikamet Türkiye olduğu için) pasaport kontrolü esnasında sorulacaktır.
düşüncesindeyim.
+1
Mirket
(11.02.26)
Daha önce kuzenimi muvafakatname ile çıkardım, trden sınırdan çıkarken baktılar, giriş yapılan ülkede bakmadılar ama bakadabilirlerdi. Bence garanti olması açısından ve mantıken alırdım muvafakatname.
0
tuborg yesili
(11.02.26)
muvafakatname gerekir bence. tek ebeveyn çocukla vizeye başvururken bile istiyorlar. kim bilir derseniz havalimanı yer hizmetleri olabilir.
0
elorelia
(12.02.26)
(10)

Kucuk milletler 5 yil sonrasini

lapaz
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
+1
lapaz
(11.02.26)
size oyle gelmiyor. turkler kurumu ve kurali sevmez. bir asir sonrasini dusunebilmek ve tasarlayabilmek icin bugunden sabitlenmis, degismeyen referans noktalariniz olmali. bizde boyle baglayici unsurlar yok.
+5
Sour
(11.02.26)
türk milleti diye bir şey mi kaldı ortada ki yarını düşünsün. eflatun'un siyaset yapmazsan siyaset yapanlar seni yönetir sözünü yaşıyor bu ülke 85 senedir.

milleti tarihine sövdüre sövdüre bitirdiler. yüz yıllardır sömürge niyetine kullanılan bir yere dönüştü, bir atatürk denedi kırmayı onun da ömrü yetmedi.
-2
gule gule
(11.02.26)
Türkiye bence israfta apayrı bir ülke. İnsanlar tüketim ile mutsuzluktan kurtulabilecegini sanıyorlar.
-1
michael harddd
(11.02.26)
1800lerin ikinci yarısından beri tek politikamız var: denge politikası
0
Hallegadola
(11.02.26)
Değil bir asır sonrasını, bir dakika sonrasını tahmin edemeyiz özetle.

İki örnek vermek istiyorum;
1- Benzer kategorideki en sevdiğim filmlerden biri, Alman yapımı (bkz: Lola Rennt )

2- Kuran-ı Kerim - Rahman Suresi
كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فٖي شَأْنٍۚ
- O, her an, Bir yaratma halindedir.
-4
love and trust
(11.02.26)
Bu Türkiye'ye özgü bir şey değil. Öncelikle "Yüz yıl sonrasını görmek" diye bir şey zaten mümkün değil. Ancak gelişmiş ülkelerin orta vadeli politikaları, bu politikaları iktidardaki partiden bağımsız yürütecek bir siyasi - bürokratik kültürleri, nihayetinde de askeri ve finansal güçleri var. (Ya da en azından vardı. Trump falan derken bunun orada da ne kadar kaldığı tartışılır)

Türkiye gibi ülkeler ise her şeyden önce etki eden değil, etkilere tepki üreten tarafta; ekonomisi ve siyaseti reaksiyoner. Bu da politikanın da popülizmin en dip noktasında olmasını kendince zorunlu kılıyor, zira millet açken gidip öyle uzun vadeli siyaset falan yapamazsınız; ufkunuz bir sonraki yerel ya da genel seçimlerle sınırlı, o da iki, üç yıl demek.
0
salihdt
(11.02.26)
Kücük millez büyük millet ne güzel kafalar bunlar
-2
Purple life
(11.02.26)
Millet değil Devlet. Onu baştan düzeltelim.

Küçüklük, büyüklükten değil, Zenginlik, fakirlikten bahsediyoruz. Bunun da Devletler seviyesindeki adı Gelişmiş ve Gelişmemiş devletlerdir. Gelişmemiş devletlerin de gururu zedelenmesin diye Az gelişmiş, hatta onunla da yetinmeyip, Gelişmekte olan devletler diyoruz.
Türkiye bir Gelişmekte olan Devlettir.

Bugünün Dünyasında Devletlerin, varolabilmek için kendi kendine yeterli olması, aldığıyla sattığının birbirini karşılaması gerekmektedir. Enerji ithal etmek zorunda olan bir Devlet olduğumuz için ve bunu karşılayabilmemiz için dışarıya teknoloji satmamız gerekmekte çünkü doğal kaynak olarak da tarım olarak da Dünya ile rekabet edebilecek güçte değiliz.
Turizm biraz damlıyorsa da maşrapayı dolduramamaktadır.
Bu durumda borç ile geleceği ipotek etmek dışında çare kalmamakta.

Günü kurtarmak için boğazdaki köprüyü, pardon, mutfaktaki tencereyi diyecektim satmayı düşünen bir aileye 3-5 yıl sonrasının hesabını sormak çok akılcı durmuyor bu durumda.
0
Mirket
(11.02.26)
tam facebook profil arkasi sozu
0
antikadimag
(11.02.26)
turkish people en "zen", "ruhani", "tasavvuf ehli" adına ne dersen insanlar olduğundan (‐muzdan) anı yaşıyor ki bu da halkımızı en büyük yapıyor.

"ben, pollyanna" uluslararası en iyi film oscarı ile 2026'da adayım.
-2
klassno
(12.02.26)
(14)

ev ve bir takım kararlar hk

tuborg yesili
Rüyama girdi dün gece uyuyamadım.5 yıldır evli ve 5 yıldır da trde olmayan ama her 2-3 ayda bir git gel yapan bir çift olarak geçen baharda benim kendime ait bir yerim olsun istiyorum hezeyanımın da verdiği gaz ile evlenince gelen altın nakit her şeyi gömüp 3 yıllık bir kredi ile türkiye'de denizi o
Rüyama girdi dün gece uyuyamadım.
5 yıldır evli ve 5 yıldır da trde olmayan ama her 2-3 ayda bir git gel yapan bir çift olarak geçen baharda benim kendime ait bir yerim olsun istiyorum hezeyanımın da verdiği gaz ile evlenince gelen altın nakit her şeyi gömüp 3 yıllık bir kredi ile türkiye'de denizi olan ama pek gelişmemiş ( altayapısı yok) bir yerden ev aldık. alırken de şimdi de motivasyonumuz kiralamak değildi zaten kiralamaya da uygun bir konum değil, gittikçe geldikçe bize kapı olsun, başımız sıkışınça gidelim, yazın gidelim tatilimizi de orada geçirelim kafasıydı. Yazlık gibi ama değil. - başka evimiz falan yok- Hali hazırda da kira ödüyoruz tabiki, bulunduğumuz yerden ev almak ise hem süreçlerin çok uzun sürmesi, hem kalıcı oturum beklememiz, hem de ancak 30 yıl borçlanarak vs nedenlerle mantıklı gelmedi. Bu bilgiler cepte olsun.

Bu konuda çevremizden sürekli salaklık, kiraya verin kiraya vermeyecekseniz niye aldınız, boşa para verdiniz, hımmm köy mü :/ vs eleştirileri geldi, gelmeye devam ettikçe de bu konuya ben de üzülür oldum. Etkilendim.

Evet aldığımız paraya bir şehirden 1+1 de alabilirdik, kiraya da verebilirdik ama biz bahçesi olsun biraz insandan uzak olsun istedik. Ve her türlü geri döneceğiz zaten tamamen, şimdiden evimiz olsun mantığı vardı.

Kredinin kaldı 2,5 yılı, şu an kira + kredi ödemek bizi zorlamıyor ama ikimiz de özel sektördeyiz her an işsiz de kalabiliriz tabiki. Hatta benim işim biraz sallantıda bu yüzden de belki de ben kafamda elli tane senaryo kuruyorum. Acaba cidden kira geliri getirecek hale mi döndürsek diye ama bir yanım da hiç istemiyor.

Mevcut durumu yorumlayıp, siz olsanız ne yapardınız fikri verebilir misiniz?

Teşekkürler.
0
tuborg yesili
(10.02.26)
Valla tek kriter maddi fayda değil psikolojik fayda da kriter.
odeyebiliyirsaniz gönlüne göre hareket et derim.
+1
kisa
(10.02.26)
Böyle mantıklı ve güzel bişey yaptığım için çok mutlu olurdum.
+2
gobekliraki
(10.02.26)
İnsanlar kendi yatırımlarıyla ilgili yorum yapsın ya bir zahmet, buna da karışmasınlar.
Bitmesine az zaman kalmış, sizi ekstra bir zorluğa sokmuyor, bence bunlardan etkilenmenize hiç gerek yok.
Bahçeli, şehirden uzak, sakin yerdeki ev şehirdeki 1+1 eve tercih edilir her türlü.

Bu konuşmaların altyapısında hep bi haset olur, boş verin takılmayın bunlara.
+3
mutekebbir
(10.02.26)
Paraya sıkışmadıkça kiraya vermeyin. Kiracı çıkan evler gerçekten genellikle savaş görmüş gibi oluyor. Benim ailem de yılın yarısını bir şehirde diğerini de başka bir şehirde geçiyorlar. Yaklaşık 5 sene boyunca insanlar bari kiraya verin diye minnoş anamın canını sıktılar. Kiralık olmamasına rağmen insanlar aradı. Milletin ağzı torba değilki büzesin gerçekten.

Ev sizin, keyif sizin, para sizin. İsterseniz tek başınıza dubleks evde oturursunuz, isterseniz köyde ev alırsınız. Bence etrafınızdaki sesleri susturacak "biz öyle istedik" gibi kesin bir cevap hazırlayın. Herkes yerini bilsin.
+1
tiredofwaiting
(10.02.26)
hava serinleyince mont almışsınız, insanlar niye mont aldın, hırka alsaydınız ya demiş gibi bir durum. yani siz kendi ihtiyacınıza göre bir alışveriş yapmışsınız. insanların ihtiyaç ve beklentisine göre alışveriş yapmadığınız için eleştirilmişsiniz ki çok saçma.
ödenebildiği sürece ben bi problem göremiyorum.
ayrıca kiracı ile uğraşmak başlı başına bir problem olabiliyor şu dönemde.
+3
elorelia
(10.02.26)
Boş kalması bana mantıklı gelmiyor.
Eğer kiradan edineceğiniz gelirle Türkiye’de 3 hafta ultra her şey dahil beş yıldızlı tatil yapacak parayı alacaksanız kiraya verin derim.

Çünkü zaten Türkiye’ye mesela toplamda 4 hafta gelseniz bile bunun ancak 2 haftası orada kalırsınız. 52 haftanın 50 haftası boş kalacak bir ev bana çok mantıksız geliyor. Bu arada oturulmadığı için ekstra masraflar da açabilir ev size.

Ama psikolojik etkisi sizi rahatlatıyorsa onu parayla ölçemeyiz. Boş kalmaya devam etsin.

Çok emin olduğunuz zaman kiraya verirsiniz.
+1
michael_knight
(10.02.26)
Yurtdışında olsam, mutlaka senin yaptığını yapardım. Gitmesem de kalmasam da istediğim an gidebileceğim bir evimin olmasının bana vereceği psikolojik desteğe paha biçilemez bence.

Çok iyi yapmışsın.
+2
Mirket
(10.02.26)
Yorum yapanlar aile ve yakın arkadaş çevresi kötü niyet yok aslında.

Sadece 2 hafta değil, 2-3 ayda bir min 1 hafta ve kesintisiz her yıl 1,5 ay gibi sıklığı belirleyebiliriz. Yani kafadadan yılda 10 hafta 2,5 ay diyelim.

Şansımıza da komşularımız çok tatlı insanlar, anahtar bıraktım mesela arada girip bakıyorlar bizim uzakta olduğumuzu bildiklerinden.
+4
🌸tuborg yesili
(10.02.26)
yilda 10 hafta kaliyorsaniz bence gayet mantikli bir yatirim. kiraya vermeye gerek yok. insanlar yazlik alip ayni sure kullaniyor, hatta daha az kullananlar vardir.
+2
lemmiwinks
(10.02.26)
@tuborg yeşili, yılda 10 hafta kalıyorsanız kiraya vermeyi hiç düşünme. Hem evi kullanıyorsunuz hem de seni psikolojik olarak rahatlatıyor. Fikir veren akrabalara teşekkür et, sebep söyleme. Sen sebep söyledikçe karşıt nedenler geliştirirler.
Bu süreçte anahtarı hiçbir akrabaya kaptırmamaya dikkat et.
Hayırlı olsun.
+1
michael_knight
(10.02.26)
Altyapısı aşırı kötü değilse bana kiralayın? :)
www.eksiduyuru.com
+2
sekizdokuzon
(10.02.26)
normalde kiraya vermek icin ev almazdim,
oturmayacagim eve para vermezdim,
ama yurtdışında olsam ,
burada bir ikametim olmasini isterim.
cok borca girmediysen kira ile uğraşma,

illa kiraya vereceksen
muhtemel bir kisi buldun @8910

hem buradanda aklina geldikce sorarsin evin durumunu.
+1
designer
(10.02.26)
Şuan trde yaşayanlar olarak maddi laygılarımız çok yüksek. Bunun sonucu olarak da boşa akan bi kaynak gibi görüyor insanlar.
Sizin durumunuzda kredi ve kiranızı ödemek zorlamıyor. İşiniz de var. Hiç kötü bi karar değil. Keyfini sürün evinizin.
İşsiz kalırsanız da o zaman düşünürsünüz.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(10.02.26)
bence çok güzel yapmışsınız hayırlı olsun
+1
Hallegadola
(11.02.26)
(18)

Kaymaksız yoğurt

sessizce aglayan sanat
Selam merhaba iyi akşamlar Evet yapımı yoğurt yapmak istiyorum ama içinden kaymak çıkmasın istiyorum. Çıkınca midem bulanıyor bütün midemdekileri iade ediyorum çünkü :/ Sütün yağını kaynata kaynata topla demeyin öyle de olmuyor, çok denedim, illa ki kalıyor bişey. Çok fenayım market yoğurduna alıştı
Selam merhaba iyi akşamlar

Evet yapımı yoğurt yapmak istiyorum ama içinden kaymak çıkmasın istiyorum. Çıkınca midem bulanıyor bütün midemdekileri iade ediyorum çünkü :/

Sütün yağını kaynata kaynata topla demeyin öyle de olmuyor, çok denedim, illa ki kalıyor bişey. Çok fenayım market yoğurduna alıştım çok kötü bişey bu. Bilen duyan gören var mı? Makinesi falan var mı bunun?
0
sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
Sütü kaynat, soğut, üzerindeki yağı al, sütü buzdolabına koy, bir gece beklet, ertesi gün kaynatıp ılıyana kadar bekle, kaymağını tekrar al.

Kaymağı homojenize edilmiş pastorize sütler var. Tire süt var mesela poşette satılanı. O öyledir. O sütten bulursan kaymak göremezsin.
0
Mirket
(09.02.26)
Market yoğurdu neden kötü??

Yapamazsin Bence, homojonize etmen lazım ki evde yapılabilecegini sanmam.
+2
kisa
(09.02.26)
Market yoğurdu ev yoğurdu kadar sağlıklı değil, doğal da sayılmaz. Şifalı olan asıl ev yoğurdu. Yoksa yemiyor muyum, bayıla bayıla yiyorum hem de, pürüzsüz ya. Ama işte ne zaman ondan yesem iştahım açılıyor mesela, ev yoğurdu yerken öyle olmuyorum.
-2
🌸sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
bende arçelik ve bekonun yoğurt yapma makineleri var. bekonun çok daha ucuz, herşeyi aynı (hatta öyle aynı ki arçelik sensörü bozuldu, onun yerine bekonunini kullanıyorum). sütü marketten %3, %3.7 yağ oranlı filan alıyorum. normal usulde öyle çok taş gibi kıvamlı olmasa da yine de güzel, ayrıca süzme kabı var. istersen bayağı taş gibi süzülmüş olarak da yiyebilirsin 1.5 yıldır bu şekilde yoğurt yapıyorum. hele jersey süt kullanırsam o zaman süzme kapsız taş gibi oluyor. kaymak jerseyde biraz oluyor ama diğer market sütlerinde hiç olmadı.

link: www.akakce.com
+2
panamera
(09.02.26)
Keşke ev yoğurdunun kaydadeger sekilde daha sağlıklı olduğunu birisi anlatsa.
Daha çok sevmeyi anlıyorum da daha sağlıklı demek için net bir şey ortaya koymak. Lazim.
+1
kisa
(09.02.26)
Ev yoğurdunu daha çok sevebilmem için içinden kaymak çıkmayacağından tam olarak emin olmam lazım. Bir de diyetisyenler doktorlar ev yoğurdu yiyin diyorlar, başka neden diyor olabilirler ki?
-1
🌸sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
Eğer ev yoğurdu pastorize sütten yapılmıyorsa, market yoğurdunun daha sağlıklı olduğunu iddia edebilirim.
+2
Mirket
(09.02.26)
@mirket, senin bilgine güvenirim. Anlatırsan bakayım ben de.
Ancak şunu diyeyim önce, kast ettiğin sanırım cog sütten kaunatarak yapmak?
pastorize sütten nasıl daha sağlıklı olabilir bu?
Bakteri (zararlı olanlar) patojenler vs gitsin diye ciddi bir kaynatma süreci gerekiyor bu da yararli bakterileri de öldürüyor. (emin değilim) ancak evdekinkaynatma ile her zararlinin elemine edilemecegi söyleniyor ve son olarak da çiğ sütün (markette satılan değil de sutcuden alınan) denetimsiz ve daha riskli olduğu da söyleniyor.
+1
kisa
(09.02.26)
Edit:
Mesajla uyarildim :)
Benzer şeyi söylemişsin.

Yukarıdakiler dursun, ekmyapayim

Pastorize sütle yapılsa bile evdekinin neden daha sağlıklı olduğunu anlatırsan sevinirim.
0
kisa
(09.02.26)
Pastorize sütten dahi yapılsa ev yoğurdunun daha sağlıklı olduğunu iddia edemeyiz. Çünkü sütten emin olsak dahi kullanacağımız mayanın içeriğinden emin olamıyoruz ve zararlı bakteri varsa arındırma olanağımız yok.

Ayrıca mayanın ihtiva ettiği probiyotikler hakkında da fikrimiz yok. Ancak bu konuda çalışma yapan bir ziraat fakültesinden temin edilecek maya olursa ona güvenirim ben.

Probiyotik konusunda market yoğurtlarına da güvenmiyorum ben.

Çiğ sütlerde de şöyle bir olay var. Hayvanın herhangi bir sebeple kullandığı ilaçlar olduğu gibi süte geçiyor. Parazit ilaçları, antibiyotikler insanlar için sakıncalı. Hayvanın bu ilaçları tükettiği dönemlerde sütleri imha edilmeli. Tamamen kontrolsüz olan bu sektörde imha edileceğini hiç sanmıyorum. Çiğ süt alan kurumsal firmalar bunun kontrolünü tahlilini yapıyordur ama biz bu konuda savunmasızız.

Yani seninle hemfikirim.
+6
Mirket
(09.02.26)
Katılıyorum 🖖🤘
0
kisa
(09.02.26)
bu konunun uzmanı diyetisyenler ve doktorlar değil, gıda mühendisleri. uzun zamandır market yoğurtlarının ev yoğurdundan daha sağlıklı olduğunu anlatmaya çalışıyorlar ama sesleri pek duyulmuyor nedense. tuğba parıltının paylaşımlarına bakabilirsiniz, yoğurt uzmanlık alanı.

özetle; market yoğurdu daha hijyenik, içinde belli bi oranda yararlı bakteri olduğunun garantisi var, katkı maddesi yok çünkü sade yoğurtta zaten yasak. evde fabrika ortamı hijyenini sağlamamız mümkün değil. mükemmel ortamı, süreyi, sıcaklığı, mükemmel bakteri sayısını ayarlayamayız. çiğ sütün adını bile anmak istemiyorum da pastörize sütü de kaynatanlar var yoğurt yaparken, protein yapısı bozuluyor.
+3
mezzosprite
(09.02.26)
Hayretler içindeyim o halde diyetisyenler doktorlar işin ciddiyetinin hiç farkında değiller. Müthiş ironi. Herkese teşekkürler.
-5
🌸sessizce aglayan sanat
(10.02.26)
bu konunun uzmanı doktorlar veya diyetisyenler değil, gıda mühendisleri +1. doktorlar, diyetisyenler market yoğurtlarının içinde katkı maddesi olduğunu, bu yüzden uzun süre dayandığını, bozulmadığını, o yüzden ev yoğurdunun daha sağlıklı olduğunu düşünüyorlar. ama bir doktorun veya diyetisyenin yoğurt fabrikasına gidip ne koyduklarını gördüğünü, görse bile konulan şeyin ne olduğunu anlayacağını hiç sanmıyorum, o da sağdan soldan duyduğunu, okuduğunu anlatıyordur. doktorun diyetisyenin işi gıda üretmek değil, insan sağlığı.

ben de market yoğurdunun her türlü ev yoğurdundan daha sağlıklı olduğunu iddia edebilirim. kaynağım ise kayınbiraderimin eşi. kendisi gıda mühendisi, kamu personeli ve girip çıkmadığı, denetlemediği gıda fabrikası yok. bizzat kendi ifadesi, yoğurtlarda herhangi bir katkı maddesi kullanımının zaten yasak olduğu, yoğurtların herhangi bir katkı içermediği.

bilenler benim 9 yıllık yoğurt deneyimi bilirler. burada da paylaştım, üstüne de konuştuk. bilmeyenler için kısaca özet geçmem gerekirse, 2016 yılının ocak ayı başında ofise, dörtlü satılan yoğurtlardan aldım. bir tanesini yedim, kalan üç tanesini dolabın dibinde unuttum. son kullanma tarihleri 31 ocak 2016 idi. taa haziran ayında yoğurtları dolapta buldum, son kullanma tarihinin üstünden 5 ay geçmiş. aldım çöpe atacaktım ki merak ettim. bir tanesini açtım aaa mis gibi duruyor. kokladım, mis gibi de kokuyor. bütün cesaretimi toplayıp bir kaşık yedim, nefis yoğurt. son kullanma tarihi 5 ay geçmiş ama zerre bozulma yok. sonra kalan açılmamış 2 tanesini saklamaya karar verdim, 1-2 sene sonra açıp bakacaktım (yıllarca bozulmayan mcdonalds hamburgeri gibi). ama ben o yoğurtları yine unuttum. araya pandemiler girdi, ofis kapandı, kaç yıl kapalı kaldı falan. neticede o yoğurtlar yaklaşık 9 yıl dolapta durdu. hatta pandemide dolabı da kapattığımız için oda sıcaklığında durdu. daha birkaç ay önce açtım, sadece kapak jelatini kuruyup kenardan hava aldığı için suyu buharlaşıp kurumuş. hala bozuk değil, ne bir küf var, ne bir ekşi koku. kuru yoğurt gibi bir şey olmuş. bu sefer yemeye cesaret edemedim tabii.

deneye başladığımda kayınbirader evli değildi. deneye başlarken herhangi bir bilimsel kaynağım yoktu. evlendikten sonra deneyi anlattım sordum, hatta sitem ettim "ne koyuylarsa 5 aydır bozulmamış, bize ne yediriyolar!!!" diye. dedi ki pastörize edilip koruyucu atmosferde paketleniyor, içinde bozulmaya neden olacak hiçbir zararlı bakteri yok, hava zerreciği bile yok. havayla temas etmediği için bozulmaz. tetra pak sütler de öyle, uzun ömürlü diye içinde katkı var sanılıyor ama adı üstünde uht, ultra high temperature, ultra yüksek sıcaklıkta bakterileri öldürüp dışarı ile ne ısı, ne ışık, ne hava teması olmayan ambalajla kapatıyorlar, aylarca bozulmuyor.

ben her zaman bilimden yanayım, ikna oldum. ama teyzeler emmiler çıkıp ne kadar anlatsan da hiçbir dayanakları olmadan "aylarca bozulmuyor içine kimbilir ne katıyorlar" masallarına inanmayı tercih ediyorlar.

ev yapımı yoğurtlar genellikle açık sütten yapılıyor. adam o sütü neyle sağdı, nereye sağdı, inek ne yedi, ne içti, hangi ilacı aldı. sağdığı sütü hangi koşullarda sakladı, kamyonetin arkasındaki tankta kaç saat gezdirdi. hepsini mükemmel şartlarda yapsa bile sen getirdin kaynattın, içinde faydalı bir şey kaldı mı, açık havada kaynatıp soğuturken içine toz kaçtı mı, sinek sıçtı mı. bu şartlarda yapılan yoğurdun market yoğurdundan sağlıklı olduğunu nasıl iddia edebiliriz ki? market yoğurdunun, eğer merdiven altı bir marka değilse en azından sütünün ne olduğu belli, hangi koşullarda üretilip paketlendiği belli.

çok güzel yoğurt yaparım. hatta daha pazar günü yaptım, hem de sütçüden aldığım açık sütten. ama daha sağlıklı olduğunu düşündüğüm için değil, oğlum benim yaptığım yoğurdu çok sevdiği için. baba yoğurt yap diyip duruyordu, gittim eski mahalledeki sütçüyü bulup 3 kilo süt alıp mayaladım. faydası için değil, lezzeti için yaptım.
+5
kibritsuyu
(10.02.26)
Yoğurt makinesi çok kullanışlı. Kızım doğduktan sonra bana hediye gelmişti. Benimkinin porsiyonluk kavanozları var. Başta "uff be ne beeağ" demiştim ama 6. ayda ek gıdaya geçince çok işime yaramıştı. Alanı arayıp teşekkür etmiştim. Kaymak çok severim ama makineyle 0 kaymak.
+1
alice in potatoland
(10.02.26)
Ama kimse senin yenge gibi anlatmıyor ki, bak soru sormasam siz dökülmeyeceksiniz (yani evet anormal bir durum değil) ama doktorların bunu bilmemesini anlayamıyorum mesela, gıda mühendislerinin bu konuyu doktorlara ısrarla taşımaları gerekirdi... bence. Dikkat çekilirdi hiç olmazsa ve uyanan doktorlar olurdu. Biz de market yoğurtlarının margarin katkılı olduğu bilgisiyle kaçıp duruyoruz. Halbuki ne kadar da severim.

Bütün bilgiler için çok teşekkür ediyorum, meğer bünyem doğruya yöneliyormuş da bilmiyormuşum, sayenizde öğrendim çok çok teşekkürler emekleriniz için.
-1
🌸sessizce aglayan sanat
(13.02.26)
benim yenge gibi anlatanı da israyilin oyunu sorosçu siyoniz komonizlerin üzerimize oynadığı büyük oyun diyip reddediyorlar. bak uçağın götünden çıkan izin ne olduğunu bin kişi anlatıyor egzozdan çıkan sıcak havanın o yükseklikte soğuk hava ile karşılaştığında su buharı ve buz kristaline dönüşmesi diye, adam diyor ki israyilin oyunu siyoniz komonizler bizi spreyleyip beyin dalgalarımızı bozüyür. anlat, istediğin kadar bilimden bahset, biri çıkıp siyoniz komoniz diyip reddediyor. anlatsan kaç yazacak.
+3
kibritsuyu
(13.02.26)
Kibritsuyu

Evet izrayilin oyunu yalnız, epşteyn belgelerinde de çıktı, zaten devletin sitelerinde de yazıyor üstelik bulutlu bir yerde yaşıyorum ve geçen gün evime giderken genzimi yaktı o bulut, müthiş bir koku vardı. Bence bu kadar katı bakma. Market yoğurdu en sağlıklısıdır sözüne çok güvenemiyorum, bahsettikleri su buharı meselesine de öyle. Bu kadar rezilliği gördükten sonra, üstelik suud çöllerinin basbayağı yeşertildiğini, sellerin götürdüğünü gördükten sonra maalesef o açıklamaları ciddiye alamam. Bence tekrar bi dikkat et.
-4
🌸sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
(4)

dolar verip fon almak veya altın mı?

mavicorap
elimde fiziki dolar var kasadan çıkacak. döviz bazlı fon hiç almadım. almak mantıklı mı? ne alayım? veya şu youtuber bu twitçi biliyor dediğiniz biri var mı? veya bunlara hiç girmeyip satıp altın gümüş mü alayım?yaklaşık 10bin dolar kadar ve hemen ihtiyaç olacak bir para değil. kötü gün parası. elim
elimde fiziki dolar var
kasadan çıkacak.
döviz bazlı fon hiç almadım. almak mantıklı mı? ne alayım? veya şu youtuber bu twitçi biliyor dediğiniz biri var mı?
veya bunlara hiç girmeyip satıp altın gümüş mü alayım?
yaklaşık 10bin dolar kadar ve hemen ihtiyaç olacak bir para değil. kötü gün parası.
elimde euro da var ama az.
0
mavicorap
(09.02.26)
Kardeşim yatırım uzmanlarını takip ediyor, olmayan parasıyla ne yapabileceğini kovalıyor 🫠 öğretmen sevgilisine sürekli ya altın ya gümüş aldırıyor, kıza hayatını yaşatmıyor nerdeyse :)) öğrendiğim şu, eline geçen her türlü parayı gram bile olsa altına yatırmak, granül ile 10 gram bile olsa gümüş almak ve bu şekilde biriktirmek uzun vade için en kârlısı. Fiziki olacak ama, bankada sanal bir yatırım olmayacak. Diğer türlü bankaları zengin ediyoruz bize yarayacağına.
-4
muhayyer divan
(09.02.26)
eurobond(dolarada alınıo) gibi şey mi alacaksınız, bankaya direk döviz yatırıp parayı bozmadan döviz ile alabiliyorsunuz fonları, yalnız fonların risk seviyeleri var aldığınız adet değişmiyor ama adedin tl karşılığı düşerse çıkmasını beklemeniz gereken bir dinamiği var.
fonlar risklere göre ayrılıyor ama en azından düşük riskli fonda 3-5 gelir faiz olarak(bozduruncada geri dolar yatan fonmu diye teyit ettirin tabi).
bazen şube sana özel fona sokuyor kazancı daha fazla oluyor bir bankaya danışmakta yarar var. ytd tabi.
0
eja
(09.02.26)
Sepet yapmanızı öneririm.
Bankanızdan dolar ile eurobond alabilirsiniz. Vade bitimine az kalmış olanları tercih etmenizi öneririm.
Bankanızdan dolar karşılığı altın alabilirsiniz. Bankanızın fx uygulaması varsa makas çok daha az olur. Vadeniz çok uzun değilse fiziki altın önermem. Makası çok olur.
ve Dolar ile alınabilen fonlardan alabilirsiniz. Listesi google'dan bulunabilir. TL ile yabancı borsalara yatırım yapan fonlarda döviz fiyat artışı da stopaja tabi olduğu için önermem.
0
Mirket
(09.02.26)
doları boz türk lirası faizine yatır, kredi kartlarıyla 3 taksitli olarak altın al, faizden gelen parayla kart borçlarının asgarisini öde. böylece hem paranı kaybetmemiş, hem de uzun vade borçlanarak altın almış olacaksın. ama cebindeki parayla direk altın alırsan, cebindeki para gidecek.

daha basit olarak şöyle anlatayım:
elimde 10 liram var diyelim. Bu 10 lirayı cebimde tutarsam öylece durur. Ben de gidiyorum onu **"Sihirli Kumbara"**ya (Faiz) koyuyorum. Bu kumbara, her ay bana "Aferin parana sahip çıktığın için" diyerek 1 lira hediye veriyor.

Sonra canım bir altın elma almak istiyor. Ama kumbaradaki parama dokunmuyorum! Gidiyorum satıcıya, "Benim bir kartım var, bu elmanın parasını 3 ayda parça parça ödeyeceğim" diyorum.

1. Ay: Kumbaradan gelen 1 lirayı alıyorum, gidip elmanın o ayki borcunu ödüyorum.

2. Ay: Kumbaradan yine 1 lira geliyor, elmanın ikinci borcunu ödüyorum.

3. Ay: Yine hediye paramla son borcu ödüyorum.

Sonuç ne oldu? Kumbaradaki 10 liram hala orada duruyor, hiç azalmadı! Ama artık elimde bir de altın elmam var. Üstelik o altın elmanın fiyatı artarsa, ben daha da karlı çıkıyorum. Yani aslında altın elmayı, ana paramı hiç harcamadan, kumbaranın bana verdiği ödüllerle almış oldum.

Neden Bu Mantıklı? (Büyükler İçin Not)
Bu yöntemi şu üç basit kurala dayandırıyoruz:

Paranın Zaman Maliyeti: Türk Lirası faizi şu an yüksekse, nakit paran sana düzenli bir nakit akışı sağlar.

Başkalarının Parasıyla Zenginleşmek: Kredi kartı taksitleri, aslında bankanın sana verdiği "faizsiz" veya "düşük maliyetli" bir kredidir. Enflasyonun olduğu bir yerde, bugün aldığın taksitli borç, 3 ay sonraki maaşınla veya gelirinle daha kolay ödenir.

Varlık Çeşitlendirme: Dolar tek başına beklediğinde (eğer kur artışı faizin altındaysa) aslında erir. Ama bu sistemde hem faiz getirisi hem de altın gibi değerli bir madene sahip oluyorsun.

Özetle: Nakit parayı "işçi" olarak çalıştırıp maaşını alıyorsun; o maaşla da taksitle "mal" alıp borcunu bedavaya getiriyorsun.
-2
zeleno
(09.02.26)
(3)

Böyle bir mesaj nasıl geliyor?

Rondak
Yasal mı bu?https://i.hizliresim.com/t89x873.jpeg
Yasal mı bu?

i.hizliresim.com
0
Rondak
(09.02.26)
yasal değil. koca koca şirketler mesaj gönderebilmek için izin istiyor, kutucuk tıklatıyor.

şikayet etseniz ceza alabilir. vicdani olarak bu mesajı nasıl olsa şikayet etmezler diye düşünüp gönderiyordur.
0
kibritsuyu
(09.02.26)
@ kibritsuyu' na katılmıyorum.
Elektronik ticari iletiler için kısıtlama var. Bu bir ticari ileti değil.
Hoş değil. Orası ayrı.
-2
Mirket
(09.02.26)
mesajın sonunda görünen kod yani b372 toplu sms firmasına ait kod. bu kodu arattığımızda interaktifsms.com.tr firması çıkıyor. bu tip smsleri bir şekilde gönderiyorlar. özellikle bet smslerininden nefret ediyorum. kesinlikle yasal değil. ben sms firmasına mesaj atıp numaramı kara listeye almalarını yoksa şikayet edeceğimi belirtiyorum. genelde işe yarıyor. netgsm kara listeye almayacaklarını belirtti şikayet ettim ama sonuçlanmadı henüz.
+3
scudman1
(09.02.26)
(3)

Kredi borcu otomatik ödenmiyor mu?

Rondak
Kredi borcu taksidine otomatik ödeme talimatı veremiyor muyuz?
Kredi borcu taksidine otomatik ödeme talimatı veremiyor muyuz?
0
Rondak
(09.02.26)
Bankadan bankaya değişiyorsa bilemem de aynı banka kredisini otomatik ödersin. Ama çok akılcı olmaz. Vadesiz hesapta faiz işlemeyen bir bakiye bulundurman gerekir hep.
0
Mirket
(09.02.26)
@sivri

Otomatik Ödendi sanıyordum ama 2 gün geçmiş yeni fark ettim ödenmemiş.

Ödenmiyor yani
0
🌸Rondak
(09.02.26)
kart borcunu otomatik öde
secenegi isaretli degilse
ödenmez.
0
designer
(09.02.26)
(6)

Bu dükkanı almalı mıyım ?

ebeş
Selamlar, 2 Milyon tl değerinde pasaj içinde bir dükkan buldum, içinde kiracısı var ve 15 bin tl ödüyor. aşağıdaki mevcut varlık durumuma göre bu dükkanı satın almayı düşünüyorum. Üzerimde bir ev var.Soru 1: Bana bu durumda 1,5 milyon tl kredi çıkar mı ( kredi puan çok yüksek )Soru 2: dükkan için kr
Selamlar, 2 Milyon tl değerinde pasaj içinde bir dükkan buldum, içinde kiracısı var ve 15 bin tl ödüyor. aşağıdaki mevcut varlık durumuma göre bu dükkanı satın almayı düşünüyorum. Üzerimde bir ev var.

Soru 1: Bana bu durumda 1,5 milyon tl kredi çıkar mı ( kredi puan çok yüksek )
Soru 2: dükkan için kredi çekeceğim için konut kredisi olmuyor sanırım bu kredi hangi kapsama giriyor ?
Soru 3: Ev kirası ödemiyorum sizce bu yatırım mantıklı olur mu ?


Elimdeki birikimim : 600 bin tl
Aylık kira gelirim: 18 bin tl
Dükkan fiyat: 2 milyon tl
0
ebeş
(09.02.26)
Bence mantıklı olmaz. Ev kiraları 20 bin oldu. 15 bin kira ne iş yeri için. Faize bassan borca bulaşmadan 40 50 bin TLgetirecek.
+1
arbre
(09.02.26)
fiyatını iyi araştır. pasajlar eskisi gibi iş yapan yerler değil. zaten 10-15m2 falandır, tuvaleti-mutfağı yoktur ve onun için 2 milyon verilir mi? 5 milyon'a 100m2 büro alır 25'e kiraya verirsin, ama ileride pasajdan daha olacaktır. fiyatını buna göre değerlendir mutlaka ve şu an zaten herkes sıkışık, öyle istedikleri fiyatlar yok.
0
malheiros
(09.02.26)
Kira çarpanı 11 yıl. Mantıklı oluyor bu durumda.
Parayı faize yatırmanı, faizin daha çok getireceğini söyleyenler olabilir. Faize yatırılan ana paranın enflasyon karşısında nasıl eridiğine ama gayrimenkul fiyatlarında bu erimenin olmadığına hala akıllar ermedi nedense.

Yani mantıklıdır, alınır.
Kredi kısmını bilemiyorum.
-1
Mirket
(09.02.26)
Soru 2: dükkan için kredi çekeceğim için konut kredisi olmuyor sanırım bu kredi hangi kapsama giriyor ?

cihat dede anlatmıştı geçenlerde. ekspertiz değerinin %75'i kredi çıkıyor dükkan için. ilk evim vs gibi şartlar yok. istediğin kadar alabilirsin. faizi daha yüksek oluyomuş tabii ev kredisine göre.
+1
spirit crusher
(09.02.26)
Benzer rakamlara ben de bir yakınım için dükkan bakıyorum yatırımlık, 2 milyona 15 civarı kira getirisi bence iş yeri için iyi, çünkü ev kiralamadaki gibi ekstra vergi yükü olmuyor ve eskime amortisman giderleri daha az ama pasaj konusu düşündürücü. Düz ayak olmayan veya caddeye bakmayan yerler sadece m2'leri yüksek ise değerli benim gözümde.
0
creepy
(09.02.26)
Mantıklı. Daha mantıklısını yok hatta. Ofis/iş yeri her zaman daha iyidir konuttan. Kiracın kirayı vergiden düştüğü için ödemede sıkıntı çekmen pek olası değildir. Kiracı çıkınca yerine gelecek kiracı her zaman kendi tasarımını yaptığı için sana bir tadilat masrafı da çıkmaz. Ayrıca kira çarpanı 11 yıl bir yer bulmakta o kadar kolay değildir. Kredi bulman da konuta göre daha kolaydır.
0
onepointzero
(09.02.26)
(4)

Içecek onerisi

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,Asitli içecekler, hazır meyve suları, soda vs. hiç içmiyorum.Ictiklerim kahve, salep, muzlu süt, kefir, süt, boza, komposto, sicak cikolata, yesil çay. Sürekli aynı şeyleri içmek artık keyif vermemeye başladı. Iceceklerime extra şeker katmıyorum. Bir ara kuru dut çayı yapıyordum. Dutların
Merhabalar,

Asitli içecekler, hazır meyve suları, soda vs. hiç içmiyorum.
Ictiklerim kahve, salep, muzlu süt, kefir, süt, boza, komposto, sicak cikolata, yesil çay. Sürekli aynı şeyleri içmek artık keyif vermemeye başladı. Iceceklerime extra şeker katmıyorum.
Bir ara kuru dut çayı yapıyordum. Dutların içinden kurtlar çıkınca onunla vedalastim.

Bana farklı içecekler, tarifler önerebilir misiniz?

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(08.02.26)
Hibiskus çayı kışın sıcak yazın buzlu içilebilir
0
grimavi
(08.02.26)
Elmalı limonlu kırmızı pancar suyu.

Diyabetliyseniz dikkatli tüketin.
0
Mirket
(08.02.26)
sonbaharda hasat edilir,
su icinde bekletilir,
suyuyunu cikarmak icin,
tülbent vb sey arasina koyulup sıkılır,
yada meyve sıkma makinesi ilede olur,

tadi eksidir,icerisine yari yariya su ve biraz toz seker ilave edilir,

ic anadoluda agir yemeklerden sonra tuketilir,

www.hepsiburada.com
0
designer
(08.02.26)
@ designer'a ilave

Böbrek taşı döktürdüğü iddia edilir.
-1
Mirket
(08.02.26)
(8)

Cicek sulama fikri

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Yüz kusur tane bitkim var evde baktigim. Bunları sulamak aşırı zamanımı alıyor. 2 litrelik su kabini doldurup bitkileri sulamak tekrar su kabini doldurmak vs. saatler gidiyor. Büyük bir kısmı balkonda. Hortum alıp uğraşmak istemiyorum hemde bataryalar geniş ağızlı normal hortumlar uymaz. Şöy
Merhaba,

Yüz kusur tane bitkim var evde baktigim. Bunları sulamak aşırı zamanımı alıyor. 2 litrelik su kabini doldurup bitkileri sulamak tekrar su kabini doldurmak vs. saatler gidiyor. Büyük bir kısmı balkonda. Hortum alıp uğraşmak istemiyorum hemde bataryalar geniş ağızlı normal hortumlar uymaz.

Şöyle beş--on litrelik su şişelerine veya damacanaya takabilecegim püskürtme ve normal sulama yapabileceğim bir aparat veya düzenek var mı? Nasıl bir şey yapabilirim fikir verebilir misiniz?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(08.02.26)
Balkona ben damla sulama sistemi kurmuştum. Zaman ayarlayıcılı falan. Herşey otomatikti. Saati gelince kendisi suluyordu.
Yapabilirsin.
+2
Mirket
(08.02.26)
Damla sulama sistemi degilde ben kendim istediğimde sulamak istiyorum aslında. Öneri için teşekkür ederim.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(08.02.26)
Damla sulama sistemi gibi şeyler oluyor ev yapımı onlara bakabilirsin.

Edit: :(
0
kizil karga
(08.02.26)
Teşekkürler kızıl karga.

Benim istediğim mesela damacananin dışında bir iki metrelik hortum olsun ucundada sulama tabancası olsun ama damacanadan suyu nasıl çekerim?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(08.02.26)
Şu olabilir. Pulverize ayarına getirince basıncın da bir zararı olmaz.

www.youtube.com
0
Mirket
(08.02.26)
Evet aradığım bu tarz bir şeydi, teşekkür ederim.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(08.02.26)
www.hepsiburada.com

ihtiyacınız olan şey bu hortumu damacanaya salacaksınız tabancaya bastıkça su sıkacak. ama içindeki güç kablosu araç soketi, yorumlarda 5A 12V DC adaptörle de çalışır yazmışlar. aşağıdakıyle tamamlayabilirsiniz.

www.hepsiburada.com
0
nahtoderfahrung
(08.02.26)
Çok teşekkür ederim
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(08.02.26)
(11)

Türkiyeden yabancılara market abur cuburlarından hediye götürmek isteseniz

iwillsee
hangi ürünleri götürürdünüz? aklıma antep fıstıklı çikolatalar geldi ilk. sizin tercihiniz ne olurdu..
hangi ürünleri götürürdünüz? aklıma antep fıstıklı çikolatalar geldi ilk. sizin tercihiniz ne olurdu..
+1
iwillsee
(08.02.26)
Westpark'da Lokum atölyesi var. Oradan Afyon lokumu al. Severler.
Bulamazsan baklava da olur.
0
Mirket
(08.02.26)
lokum, pişmaniye
0
mezzosprite
(08.02.26)
Saray helvası
+1
kisa
(08.02.26)
- meşhur bebek badem ve fıstık ezmesi (başka marka olmaz)
- divan antep fıstıklı lokum
- divan çikolata kaplı lokum
- marsel lokum (farklı aromalı olanları)
0
eileengray
(08.02.26)
Gofrik, tadelle, çay olabilir ama siyah çay bizim yaptığımız şekilde içerler mi bilmiyorum, o yüzden Çaykur Yeşilçay olabilir mesela. Kaliteli fındık ezmesi. Bulunmayan birşey değil ama kuru incir, kuru kayısı falan. Kategori olarak abur cubur sınıfında olmayan örnekler oldu bazıları ama farketmez sanırım.
0
mbond
(08.02.26)
ben tuğba kuruyemişten karışık lokum tabakları oluyor onlardan geitiryorum çokta memnun kalıyorlar.
+1
dirildimde geldim
(08.02.26)
Bizim Yunanistan'da tanıdıklar var, sucuğa bayılıyorlar. İyi bir kasap sucuk hepsinden iyi bence.
-1
etna
(08.02.26)
Sucuk +1

Bizde satılan çikolatalar çikolata değil (belki gofrik hariç). Adamlar alasını yapıyor zaten çikolatanın, tatlının. Belki hakkı verilerek yapılan baklava olabilir.
-1
orient blue
(08.02.26)
Market abur cuburu değil ama Batılılarsa mesela kaliteli lokum götürmek iyi oluyor zira Narnia'dan dolayı sürekli dolaşan bir geyik var.
0
peki madem
(08.02.26)
yakın zamanda amerikaya götürdük market abur cuburu. ülkerin istanbul çikolatası çok sevildi, onlar da dubai'den bıkmış :D
ama en popüler ürün doritos alaturca, orda bi ton çeşit var ama alaturca türkiyeye özel ve aşırı seviyolar iki yıldır paket paket alaturca taşıyoruz.
0
turk kizi
(09.02.26)
ben lokum götürmeyi planlıyorum
0
kondansator
(09.02.26)
(2)

spor rutinime bakabilir misiniz

allanpoe
Şimdi 1 yılı tamamladım sporda. Böyle aman aman bi değişim yok çünkü yeni yeni öğreniyorum. yemek olayını, agirliklari doğru kaldırmayı vs PLL olarak çalışıyorum. Bacak olarak herhangi bir sorunum yok. sırtım belli oluyor ama o V görünümü halledemiyorum. Ayin 16si gibi tam bir başlangıç yapmak istiy
Şimdi 1 yılı tamamladım sporda. Böyle aman aman bi değişim yok çünkü yeni yeni öğreniyorum. yemek olayını, agirliklari doğru kaldırmayı vs

PLL olarak çalışıyorum. Bacak olarak herhangi bir sorunum yok. sırtım belli oluyor ama o V görünümü halledemiyorum.

Ayin 16si gibi tam bir başlangıç yapmak istiyorum. Diyetime dikkat ederek vs


Spordan önce kahve içiyorum kreatin ile. Birseyler yemiyorum. Kardio da yapmıyorum. Stair master çok hoşuma gidiyor ama fazla olur diye yapmamaya başladım.

Neleri degistirip / güzelleştirmem gerekiyor

Push
bench press
Shoulder press
Dips
Incline press
Lateral raise
Tricep pushdown
Pec deck


Pull
Pull ups
1 arm lat pulldown
Wide grip pulldown
Straight arm pulldown
One arm db row
Reverse pec deck
Hammer curl
Barbell curl
0
allanpoe
(08.02.26)
Günlük kalori işi tamam mı? Makrolarını düzenledin mi? Uyku süren ve periyodun ayarlanmış mı? Hipertrofi dönemi ve kuvvet dönemi uygulaması yapıyor musun, Kaç set kaç tekrar yapıyorsun? Tekrarlar arası mola süren ayarlı mı, İnstegrama, tiktoka takılıyor musun aralarda? Her gün ağırlık arttırma gayretin var mı? Son setlerde tükenişe gidiyor musun yoksa kaç sayıysa lap lap kaldırıp bugünü de hallettik mi diyorsun? Formunun doğru olduğundan emin misin?
Uzar gider bu sorular.
-1
Mirket
(08.02.26)
@Mirket söylediği gibi aslında çok fazla detay var ama özellikle dikkat çekmek istediğim, irileşmek istiyorsan setlerini ağırlık arttırarak ve tekrar sayısını düşürerek düzenlemelisin (bkz: progressive overload)

bench press mesela 4 set ilk set 12 tekrar, sonra 10-8-6. 40 kg ile başladın 60-80-100 şeklinde. 2-3 hafta bu ağırlığı artık düzgün kaldırabiliyorsun ya, her sete 5 kg daha koy. onu da yapmaya başladın sonra 5 daha ekle şeklinde. (ilk ağırlık arttırdığında son set 5 tekrar da çıkabilir sorun değil)

hatta bana hocam bench press'i 8-7-6-5 şeklinde yaptırırdı :)

böyle ağır gireceğin hareketlerde set öncesi hafif kilo ile 20-30 tekrar yapabileceğin ısınma seti her zaman faydalıdır.

bu arada progressive overload hepsine uygun değil; yani bazı hareketlerde kaldırabileceğin kadar ağır değil de min 12 tekrarı tamamlayabileceğin şekilde kurgulaman gerekiyor = lateral raise, dumbbell fly vs gibi hareketler.

hareketlerinin sıralaması da böyleyse, beğenmedim; bölgeden bölgeye çok atlıyorsun :) bir de madem 1 yıl olmuş, en azından itiş gününe daha çok dambıl hareketi ekle.

push

bench press, incline dumbbell press (35 derece eğim), dips (eğer makinası yoksa decline press yap), dumbbell fly (pep deck yerine) göğüs hareketleri bunlar. 6-8 haftada bir program değiştir, bench press i kaldır onun yerine dumbbell press koy, incline ı smith machine e al vs gibi

shoulder press (tercihen makinada), dumbbell shoulder press, lateral raise; bunlar da omuz

pull

Wide grip pulldown; bu şekilde kollar hayvan gibi açık çekişin hiçbir anlamı yokmuş, bilimsel olarak da kanıtlanmış. bunun yerine chin-up pull down yap.
close grip pull down
1 arm lat pulldown
machine row -tercihen close grip-
One arm db row
dumbbell pullover (yalnız bunu sehpaya normal dikey uzanarak değil de, enine doğru uzanacaksın belin boşlukta kalacak)

ben bu şekilde çalışırdım. kollar nerede dersen, ben olsam kol çalışacağım set kadar yerine göğüs-omuz ve sırt a hareket eklerdim. kol zaten her türlü çalışıyor bu hareketlerde ve inan bana büyüyor da. gelişimin de daha atletik oluyor.

kolay gelsin, iyi antremanlar :D
+2
makbur
(08.02.26)
(3)

Parafpara halkbank nerelerde geciyor

optimistbakunin
Hepsiburadada yokmus. Online oncelikli olmak uzere nerelerde bu paraciklar geciyor biliyor musunuz
Hepsiburadada yokmus. Online oncelikli olmak uzere nerelerde bu paraciklar geciyor biliyor musunuz
0
optimistbakunin
(07.02.26)
Üç harfli marketlerde, pos'u bulunan akaryakıt istasyonlarında,
0
Mirket
(07.02.26)
Online olarak neredeyse yalnızca N11’de geçiyordu yakın zamana kadar; bir kontrol edin.
Fiziksel pos olarak A101, Şok ve Migros’ta geçiyor; ilk ikisinde çok sorun çıkıyor ama, her mağaza çekemiyor vs.
-1
lil siztah
(07.02.26)
Online olarak kullanılamıyormuş maalesef.

Parafmobil uygulamasını indirin. Profil kısmında program ortakları var. Oradan filtreleyerek hangi mağazalarda geçerli görebilirsiniz.
0
elorelia
(08.02.26)
(4)

60 yaş üstü için egzersiz aleti

plastic_angel
ne önerirsiniz? evde 3-5 dakikalık kullanım içinyaylı aletler ve bantlar hariç. bunlar tehlikeli.
ne önerirsiniz? evde 3-5 dakikalık kullanım için
yaylı aletler ve bantlar hariç. bunlar tehlikeli.
0
plastic_angel
(07.02.26)
Alete hiç gerek yok. Bir tane mat alın. Her gün şu abladan bir tane videyu yapsın.
Kadın için de erkek için de geçerli.

www.youtube.com

Ek: Beginner seviyesinde olan seriden
0
Mirket
(07.02.26)
yurtdışında 60 yaş üstü insanlar indoor badminton oynuyor ama biizm ülkede şartlar ne kadar uygun bilinmez. aslında pahalı değil decathonda uygun fiyat raket vs var
0
iwillsee
(07.02.26)
Abi bence o yaşlarda kardiyodan çok kasları uyarmak çok daha önemli olabilir evde bir şeyler yapılacaksa kendi vücut ağırlıklarıyla başlayıp sonra egzersiz bantlarıyla basit çalışmalar yapılabilir ama önce bi sağlık kontrolü şart tabii.
0
kizil karga
(07.02.26)
(bkz: Tai chi)
0
tiredofwaiting
(07.02.26)
(12)

Annenin evlilik baskısı

egerbiryolcu
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?

Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda hep net oldum. Bu konuların açılmasını istemedim. Allah var gerçekten durduk yere beni darlamadilar ama ne zamanki komşunun biri anneme kıza bir talip bulduk dese evde kavga gürültü bitmiyor. Annem beni ikna etmeye çalışıyor. Tamam evlenme ama git görüş diyor. Bir hafta bu konu açilip duruyor. Annem tam ikna oluyor bu defa komşu tekrar arayıp sorunca baskı yeniden başlıyor. Ara ara bir kaç zamanda böyle konu hortluyor. Günün sonunda annem hem sinirleniyor hem üzülüyor. Ben de bu defa içten içe komşulara kızıyorum kimseye böyle bı talepte bulunmuyorum. Evde huzursuzluk çıkıyor. Ama hangi birine anlaticam. Birine tepki versen başka biri bu konuyla çıkıyor karşımıza.

Çok güzel bir kadın olduğumu düşünmüyorum yaşım da 35. Ama olmuyorsa da olmasın ne yapayım. Ben yıllarca hayatla mücadele ettim. Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım. Ayıp olmasın diye evlilik veya görüşme mi olur. Ben kendimi çok iyi tanıyorum. Bir insana alışmam sevmem kolay olmuyor rastgele biri icin neden vaktimi veya o kişinin vaktini alayım? Annem gerçekten üzülüyor fark ediyorum ama o mutlu olsun diye de istemediğim bir şeyi yapmam. Ne hikmetse komşularımızın anlattığı kişiler ultra zengin işinde gücünde aile sorunları olmayan varlıklı insanlar. Böyle anlatilinca da annem çok daha hevesli oluyor.

E bir git görüş ne kaybedersin diyenlere de şu örneği vereyim. Birkac yıl önce komşular birini bulmuş ama öyle böyle ısrar etmiyorlar kendileri varlıklı insanlar o kişiler de varlikliymis. Kaç defa ikna için bize gelip gittiler. Babam da sağdi o zaman. Adam o kadar nahif biri ki biliyor gönülsüz olduğumu istemedigimi komşuların emrivakilerne ayıp olmasın diye artık telefonda tamam buyrun gelin demek zorunda kalıyor. Akşam komşular, çocuk ve ailesi bize geliyor. Tanımadığım insanlara çay ikram ediyorum bir köşede oturuyorum..neyse gidiyorlar komşumuz daha sonra tekrar bize gelip bana baskı yapıyor. Evet tamam desem sıra biz onlara ailecek gidecektik. Yani ben çocuğu tanımadan aileler arası gorusmeler sonucu evlendirilecektim. Dindar kişiler bunlar. Muhtemelen sadece böyle aile görüşmeleri sırasında ne kadar taniyabilirsem.

Neyse işte hadi bı goruseyim desem bunu da oldubittiye getirmeye calisacak veya gönüllü olduğuma yoracaklar.

Görücü usulü komşu arkadaş tanistirmasi böyle şeylere karşı on yargili değilim ama bana uymuyor bu yüzden yanasmiyorum. Annem de çok üzülüyor bu defa onu üzdüm diye ben çok üzülüyorum halbuki oturduğum yerde hiçbir sorun yokken durduk yere dert sahibi oluyoruz.

Evlilik niye böyle bir şey ya. Velev ki evlenmedim gider huzurevinde kalırım yaslaninca. Zaten herkes boşanıyor. Çıkar ilişkileri çoğu. Bu baskı niye böyle yıllardır var?
+1
egerbiryolcu
(07.02.26)
Belirli bir sosyo-ekonomik seviyedeki eski kuşak böyle gördüğü için bunu sürdürmeye çalışıyor. Pek fazla yapacak bir şey yok, siz kendi doğru bildiğinizi yapmaya devam edin bence, zaten bir denge kurmuşsunuz (kalp kırmadan ama kendinizden de ödün vermeden).

Ben olsam mümkün olduğu an kendi evime çıkarım.
+2
orient blue
(07.02.26)
Sorunuza cevap değil ama, şu 'gider bir huzurevinde kalırım' lafını çok kullanan arkadaşların
devlet huzurevi sırası,
devlet huzurevlerinde ne zamana kadar kalınabildiği
ve
özel huzurevi fiyatları
konuları hakkında en ufak bir fikirleri var mı acaba diye hep merak etmişimdir.
+1
Mirket
(07.02.26)
Tam tersi bizimkiler “bu yaşa kadar evlenmediniz bu yaştan sonra bizi uğraştırmayın lütfen” modundalar.
Sadece bana değil erkek kardeşime de aynı şekilde. İkimiz de hiç düşünmüyoruz gündemimizde böyle bir konu hiç yok.

Yuva kurunca mutlu olunacağına dair bir inanış var ya büyüklerde bu ısrar buradan geliyor. Umarım düzelir sizinkiler de kabullenirler durumu.
0
mutekebbir
(07.02.26)
@mirket evet fiyatlardan haberdarim. Zaten huzurevi için yaşım genç henüz. Lafın gelişi söyledim ki gerçekten de kalınabilir kimbilebilir ki onu şimdiden. Huzurevi olmasa da nice yalnız evlenmemiş insan var onlar da bir şekilde idame ettiriyorlar hayatlarını.
0
🌸egerbiryolcu
(07.02.26)
Aileler geleneksel olan ne varsa onu uygulamak istiyor, evlenmeyeceğim deyince yeni nesilden bile garip garip tepkiler alırsın hatta, kaldı ki eski nesil her türlü baskı uygular. Aile evinde kalmanın bir getirisi de iş ve evlilik baskısı. Kendi evine çıkmak bundan kurtulmanın en önemli yolu diyebilirim +1.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
Yoğun bir aşk duygusuna o yaşlarda hiç rastlamadım. Evliliği uzatmadan yapmak bu yaşlarda çok makul. Görüşeceğin kişiye ben acele yapamam edemem diye anlatırsan adamda kendini ona göre hazırlar veya ona göre yanıt verir, ister veya istemez. Ben 33 yaşındayım ve evliyim. 35 yaşında bekar erkek olsam çok uzatmadan evlenmek isterdim, yoğun bir aşk duygusu ds tasimazdım büyük ihtimalle.
Huzurevi dediğin şeyi unut. İnsan sosyal bir varlık. Bekarlık bir yere kadar.
Ailenin dediği evlenme ama git bir görüş mantığı da karşı tarafa saygısızlık olabilir. En azından bir fotoğraf filan görünce hoşuna gitmiyorsa kimsenin vaktini de almamak lazım bu yaşta. Adamla görüşüp evlenmek istemiyorum ki zaten desen adam bozulabilir.
+1
Topalordek
(07.02.26)
"Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım."

Sonuna kadar arkandayım. Bu tip zorlamalar devam edecekse ben yememden icmemden kısar ayri eve çıkarım ültimatomunu verme zamanın gelmiş. Böyle bir şey yapacak durumun olmasa da söyle,.ne kadar rahatsız olduğunun farkına varsınlar. Aileler çocuklarının büyüdüklerinin ve kendilerine özgü bir hayat yaşadıklarının farkına varmakta inanılmaz zorlanıyorlar,. özellikle pek çoğumuz gibi aynı evde yaşamak zorundaysan.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
burada aslansın, kaplansın diye birbirlerini gazlayan kadınlar kimsenin 30 yaş üstü bir kadından çocuk yapmak istemediğini hesaba katmıyorlar sanırım. 35, sağlıklı çocuk doğurmak için son şanstır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.02.26)
Senin gibilerinden neden çocuk yapalım, dünyaya yazık. Kendi bklu donunu yıkamaktan aciz tipler kadınlar hakkında atıp tutunca ben çok ayrı tetikleniyorum.
+2
sekizdokuzon
(07.02.26)
ailem bana bu konu dahil hiçbir konuda baskı yapmıyor, yapamıyor. yorum dahi yapmıyorlar. izin vermiyorum.

ben hiçbir zaman evlenmeyi düşünmüyorum. gerek yok. çünkü çocuk hiç istemiyorum. insan sosyal bir varlıksa tamam ben insan değilim, uzaylıyım. evlenmeyeceğim. :d kendi ailemin, akrabalarımın derdi yetmiyormuş gibi bir de kocamınkilerle uğraşamam. sevgililik güzel işte, o yeter.
+2
art cat chocolate
(07.02.26)
Ailem bu konuları benimle konuşmaz. Kendi aralarında konuşuyorlar mı bilmiyorum (sanmıyorum) ama bana söylemiyorlar o nedenle kafam rahat. Ben ayrı yaşıyorum yani ekonomik olarak tamamen bağımsızım. Sert bir mizacım vardır bir de. Mesela kardeşim evlendi yakın zamanda darısı senin başına diyenlere yok kalsın dedim orada kesildi. Muhabbete limon sıkmakta üstüme yoktur.
+2
peki madem
(07.02.26)
evlilik gül bahçesi değil zaten. içinizden gelmiyorsa boş verin canınızı sıkmayın. ne zamanki içten gelir o zaman hayırlıdır.
+3
iwillsee
(07.02.26)
(16)

Bitkimi şımartmak için premium saksı sorusu

aguen
Merhaba duyuru. Güleceksiniz, biraz da komik olsun diye yazdım böyle ama ciddili soru.5 yaşında bir bitkim var. Zamanında migros'ta kasanın orada indirimde görünce 3tl'ye almıştım mini bonsai. Adı da köksal. Köksal çok büyüdü hatta birkaç sene önce bir gün randomly "köksal nerede?!" dedim bi baktım
Merhaba duyuru. Güleceksiniz, biraz da komik olsun diye yazdım böyle ama ciddili soru.

5 yaşında bir bitkim var. Zamanında migros'ta kasanın orada indirimde görünce 3tl'ye almıştım mini bonsai. Adı da köksal. Köksal çok büyüdü hatta birkaç sene önce bir gün randomly "köksal nerede?!" dedim bi baktım bayağı büyümüş. Hemen saksısını değiştirdim tabii.

köksal yaşama çok güzel tutunuyor. çabalarım ederim bitkilerimi öldürmemeye çalışırım tabii ama çok badireler atlattı. bu yaşama tutunması beni zamanında bir kere depresyondan bile çıkardı diyebiliriz.

geçenlerde 2 hafta bir tatilden dönünce gitmeden hazırladığım sulama düzeneğinin bozulduğunu, köksal'ın yapraklarının düştüğünü görünce çok üzülmüştüm. hemen acil bakıma aldım ve dün bir baktım bir sürü yaprak açmış tekrardan.

10-15cm çapta eğlenceli olabilir, güzel olabilir saksı önerilerinizi bekliyorum. beymen'den bile baktım köksal en premium saksıyı hak ediyor.

buraya kadar geldiyseniz okuduğunuz için teşekkürler.
+11
aguen
(06.02.26)
Böyle bağ kurduğum bir bitki olsa ona seramik kursuna gidip kendim saksı yapmak isterdim.
Evin dekorunu renk dağılımını vs. bilmediğim için öneride bulunamadım, ikea'da, koçtaş'ta vs. ara ara güzel saksılar denk gelebiliyor biraz gezilebilir.
+2
mutekebbir
(06.02.26)
Köksal böyle birşeyden hoşlanır mı acaba: www.fidanburada.com

ya da bundan: www.pasabahcemagazalari.com

www.pasabahcemagazalari.com

wohha.com
+1
tiredofwaiting
(06.02.26)
Köksal için şurada birtakım premium bonsai saksıları var. Sanırım bir kısmı japonyadan ithal.

www.bonsaiseika.com

Bir de burası var;

www.bonsaimarketi.com
+1
akhenaten
(06.02.26)
Köksal bonsai ise, saksı büyütmek formunu bozacaktır. Mevsiminde de kök ve dal budaması yapmak gerekir ki formu bozulmasın da ağaçlaşmaya başlamasın. Ama sen budama konusundan hiç bahsetmemişsin. Bunca yılda sanırım ağaçlaşmaya başladı.

zaten de sen onu formu için değil de her şeyiyle seviyor ve mutlu olsun istiyorsun.

dekor olsun, göze hoş görünsün derdinde değil de sırf o mutlu olsun düşüncesindeysen, plastikten, seramikten uzak durup sırlı olmayan toprak saksı almalısın ki kökleri de hava alsın ve Ohh, Dünya varmış. desin.
+1
Mirket
(06.02.26)
peki köksal'ın 15 cm çapta saksının kendisine iyi geleceğinden haberi var mı? bitkinin türünün ne olduğunu, köklerinin ne kadar derine inebileceğinin, ne kadar genişliğe yayılabileceğini biz nereden bilelim.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.02.26)
Bitkisine köksal ismin koyan insan, sen Feyyaz Yiğit misin :) şaka bi' yana çok kral hareket, aşırı takdir ettim.

ben extra gübre fln da alırdım.
+1
kumandanim
(06.02.26)
çok tatlısınız , çiçek ve hayvansever insanları ayrıca seviyorum . ben de evdeki çiçeklerimin çoğunu bim ve migros kasa kenarlarından aldım . salonumun bir köşesi amazon ormanlarına dönüyor şimdi , devasa büyüyorlar.
ben de büyük saksılara geçtim ve sarımsak bekletilmiş su , tarçın ve gübreli topraklar ile onları delirtiyorum.
Bonsai bakımı çok başka araştırmak gerek büyük saksıyı sever mi sevmez mi bilemedim .
+1
devilone
(06.02.26)
Madem konumuz Köksal şımartma. Gübre ve suyu verirken bilinçli olmak lazım. Azı kadar çoğu da zararlıdır çünkü.
O konuda da şu sensörü öneririm.

www.alibaba.com
+1
Mirket
(06.02.26)
bi fotoğrafını atsana.
+1
antihero
(06.02.26)
su hayatta koksal kadar degerimiz yok ona yanarim..
+2
cooperr
(06.02.26)
Koksalin fotosunu koy sana saksı atayim
+1
topkapiaksaray
(06.02.26)
sabah atayim foto
+2
🌸aguen
(07.02.26)
gelmedi fotoğraf.
+1
antihero
(08.02.26)
Bize güzel bir hikaye anlattın ve her güzel hikayede olduğu gibi bu hikayenin de galiba gerçek olmayan tarafları da vardı. Köksal vardır yoktur başka, ihtimali de hoştu.

Siz de fotik de fotik diye ne tutturdunuz, yalandı belki ama güzeldi hahaha

(bkz: öğlen rakısı)
+1
tiredofwaiting
(08.02.26)
köksalı çok abarttığımı düşünüyor olabilirsiniz, bunun için mi bu kadar anlattın diyebilirsiniz ama bende yeri ayrı <3

i.imgur.com

0 yaprak kalmıştı geçenlerde, oradan buraya gelmesi de köksalın iradesini gösterir.
+6
🌸aguen
(08.02.26)
koksal bize bir sey anlatmaya calisiyor gibi
-1
antikadimag
(08.02.26)
(14)

Yurt disinda cocuk büyütmek hangi semt?

Purple life
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre. 2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim

1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre.

2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto bir yer degil. Nispeten daha düsük gelirli insanlarla daha zengin vs olarak yasamak, iyi evde oturmak. Tatile ciksan enayi misin o paraya dükkan alsana surdan diyen komsularla yasamak.

Sizce hangisi?

Yani bebekte, arnavutköyde bir kücük yerde yaşamak mi yoksa büyükcekmece, esenler gibi sehirden uzak ama lüks bir yerde yasamak mi?

Yetiskin insan icin fark etmez ama cocugunuz icin hangisi daha iyi olurdu sizce? Cocuk orada da dogsa da sonucta türk olacak.
-3
Purple life
(05.02.26)
Her türlü zengin semt, kötü ev.
+3
gobekliraki
(05.02.26)
1
+1
lemmiwinks
(05.02.26)
Ulkeye gore degisebilir ama bana 2 daha sicak geldi.
0
mbond
(05.02.26)
cocuk kaç yaşında?
iki gün sonra anneeee jasonun nike airforce u var istiyorum beni dışlıyorlar demesin ihtimali çok yüksek veya arakdaşları tatile tura okulla gittiğinde gönderebilecekmisiniz.

yani kısacası çevrene ayak uyduramazsan ekonomik olarak çocuğa zorbalık yaparlar. şu ara ilk okulda bile bu dönüyor.
+2
eja
(05.02.26)
Birinci seçenekte çocuk ezik olur, ikincisinde şişik egolu.
İkisi de kötü.
Bence arada bir üçüncü seçenek olmalı. Onu bulun.
+1
Mirket
(05.02.26)
iki durum da kötü. ilk seçenekte çocuğunuz ve sizler dışlanabilir, her zaman "auslander" damgası yersiniz. ikinci seçenekte de kötü bir çevresi olur ve göçmen çevresiyle ülkeye adapte olamaz.

ikisi de çok uç. orta yolu bulmanız gerekir bence ama yoksa da 1. seçenek daha kabul edilebilir.
0
elektr10
(05.02.26)
İlla birini seçmek gerekirse 2.

en azından cocuk cocukluğunu yaşar.
+3
duyuruuser
(05.02.26)
@duyuru, cocuklugunu yasamakla ne alakasi var?
-1
🌸Purple life
(05.02.26)
Zengin semtteki okulda çocuğun ismine bakıp geleceğiyle oynamasınlar, Almanya ise mümkün. Ben olsam 2. seçeneği seçerdim .
0
nahtoderfahrung
(05.02.26)
Aynı durumu hem bekarken hem de çocuklu olduğumda birkaç kez yaşadım. Her defasında birinci seçeneği tercih ettim ve hiçbir zaman pişman olmadım. Ama ikinci seçenekteki gibi insanlarla yüz yüze gelmeye bazen gerçekten tahammül edemiyorum, haliyle hata benim de olabilir.

- Birinci seçenekteki okulun velileri, öğretmenlerden farklı beklentilere sahip olacak. Bu durum, orta-uzun vadede ciddi bir fark yaratabiliyor. Biz de bir süre bunu deneyimledik: Birinci seçenekte otururken, çocuğu ikinci seçenekteki bir kreşe göndermiştik. İkinci seçenekteki kreş de her şeyi doğru ve düzenli yapıyordu, fakat birinci seçenekteki çocuklar çok daha hızlı gelişim gösteriyorlardı. Demek ki bir yerde bir fark var dedik, eski okulumuza geri donduk.

- Bulunduğunuz yerin okul şartları ne kadar önemli bilemiyorum ama bazı yerlerde birinci ve ikinci seçenek arasındaki fark, okulun spor salonunda eskrim yapmakla, ara sokakta bıçaklanmak kadar farklı olabiliyor, bu benim cocugum icin almak istedigim bir risk degil

Ayrıca, zengin bir mahallede yaşadığınız için ayrımcılığa uğrayacağınız kesin bir durum değil ama kaygınızı tamamen anlıyorum.
+1
adrianapole
(05.02.26)
net 1
0
cooperr
(05.02.26)
Abi kesinlikle zengin muhit. Gerekirse yememden icmemden kisardim. Ozellikle Avrupa bazinda konusuyorsak malum cok irkci bir ortam, gocmen mahallesiyle elit mahalle arasinda imkanlar, genel atmosfer falan cok degisir. Bir de bu cok bilinen bir sey ama, cocugun etrafindaki arkadas profili falan nasil bir patikaya girecegine dair en buyuk etken bence de.
+1
hot potato
(05.02.26)
Amerika icin dusundum, 1. Secenek
+1
brkylmz
(05.02.26)
Çocuktan çocuğa değişir. Kardeşten kardeşe bile değişiyor. Eğer girişken, dışa dönük, sosyal bir çocuksa 1. seçenek. Ama duygusal, saf, ezik bi çocuksa 2. seçenek.

Parka gittiğinde arkadaş edinebiliyor, oyuna katılıyor, oyun kuruyor, kendisini salıncaktan indirmeye çalışan çocuğa itiraz ediyor, 2'li arkadaş gruplarının kolayca 3. oluyor, en kötü ihtimalle sırasını bekleyip kendi oyununa bakıyorsa 1. seçenek.

Sümük gibi dışarda duruyorsa 2. seçenek.

Parkta tuhaf hareketler yapıyor, bağırıp çağırıyor, sıra mıra dinlemeden oyuncaktan oyuncağa atlıyorsa tokat.
0
nickini vermek istemeyen uye
(06.02.26)
(8)

Enpara'nin artik subesi var mi?

fak dedi sanirim
Selamlar, ev almak icin bozdurdugum altinlardan aldigim nakiti hesabima yatirmam gerekiyor ancak ATM'den yatiralamayacak bir miktar. Artik Finansbank subelerine gidip yatirabiliyor muyuz? Simdiden tesekkurler
Selamlar, ev almak icin bozdurdugum altinlardan aldigim nakiti hesabima yatirmam gerekiyor ancak ATM'den yatiralamayacak bir miktar. Artik Finansbank subelerine gidip yatirabiliyor muyuz?
Simdiden tesekkurler
0
fak dedi sanirim
(05.02.26)
şubesi yok. qnbden yatırılıyo olmalı.
ben olsam başka bankaya yatırıp eft yapardım.
+1
jelly bear
(05.02.26)
Qnb subesinden yatırabilirsiniz.
0
duster
(05.02.26)
Yüklü parayı QNB şubelerine yatırabiliyorsunuz da çok gönüllü oldukları bir şey değil. Önceden şubeyle konuşmanızda fayda var.
0
Mirket
(05.02.26)
@jelly bear, cok tesekkurler. YKBde de hesabim var ancak once oraya yatirirsam, baska bankaya eft yaptigimda ciddi masraf kesmesler mi? Maas musterisi falan da degilim cunku.
0
🌸fak dedi sanirim
(05.02.26)
qnb'yi kulanabilirsiniz bunun için.

diğer sorununuz cevabı burada var.

www.yapikredi.com.tr
mobilden yaklaşık 200 tl (şubeden yaparsanız 700) eft ücreti ödersiniz ykb'ye yatırıp eft yaparsanız.
0
biseysorcaktim
(05.02.26)
yüklü miktarsa 5m üzeri. qnb şubesini arayın şubeyi arayın özellikle.ne zaman gelceğinizi randevulaşın. çünkü sayım işlemi uzun sürdüğü için baya bi bekletebilirler sizi..
0
deepex
(05.02.26)
yani başka bankada eft ücretsiz opsiyonu varsa mantıklı yoksa qnbye gidin tabi. ben şubesiz bankalarda hep böyle yapıyorum.
0
jelly bear
(05.02.26)
Sorudan bağımsız;

Enpara şube açacaktı en son ama ne oldu ne bitti bilmiyorum.
0
put it in your appropriate place
(05.02.26)
(13)

Sizce özel hastanelerdeki doktorlar, hastalığın derecesini bilerek olduğundan daha yüksek gösterip hastayı operasyona yönlendirebilir mi?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?

Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
+1
lostinway91
(04.02.26)
Ameliyat kotasının olduğu sır değil. Her zaman birden fazla hekimden fikir almakta fayda var.
+4
auroraaurora
(04.02.26)
Fakültedeyken ortopedide bir hocamız;

"kemeraltı'nın girişine sandalye atıp baksanız, geçen 60 yaş üstü herkesi kılıfına uydurup kalça protezi ameliyatına alabilirsiniz, özelde böyle yaparlar ama her vakaya ameliyat illa şart değildir" demişti.

Ciddi sağlık sorunlarıyla ilgili üniversite hastanesinden şaşmam. Konforu eksiktir belki ama hem tıbba uygunluk hem de hijyen açısından üniversite hastaneleri daha iyidir
+4
nundu
(04.02.26)
Depresyona girip girmemen umurlarinda degil.
Doktorlarin gözünde sen bir müsterisin. Daha cok test, daha cok islem daha cok para.

Doktorlarin cogu para kazanmak icin doktor oluyor insanlara yardim etmek için degil.
+1
Purple life
(04.02.26)
Birkaç doktor görüşü almak olayı çözmez. Hekimlerin vakayı değerlendirme şekilleri değişebilir.
Örnek, safra kesesinde bir tane taş gören hekim, bünye taş üretmeye başlamış, üretecektir, bir taş kanala girerse tehlike arzeder, safra kesesi alınmalıdır da diyebilir. Takip altında bulunduralım da diyebilir.
Ben kalbim için en az 20 öğretim üyesine gitmişimdir yıllar içinde. Yarısı derhal ameliyat dedi, yarısı takip altında bulunduralım dedi.
Bir kaç yerden görüş almak şart ama bir şekilde de doktoruna güven duymak zorundasın.
Soruna da kısaca cevap vereyim. Burası Türkiye.
0
Mirket
(04.02.26)
hocam ben depresyon için demedim ama psikologların çoğunu da bu kısma sokabiliriz herhalde.
0
🌸lostinway91
(04.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
en son bacak uyusmasi sebebiyle 3-4 operator doktor ile konustum turkiye'de.
hepsi ozel hastanede calisiyor, amerikan, acibadem, vs..

adamlara dedim ki ya kesin bicin bu problemi cozun, para problem degil.

hepsi beni gulerek sepetledi, ameliyatlik olman icin bundan cok cok daha kotu durumda olman lazim sende birsey yok diyip yolladilar.

bu "ozel hastanelerdeki doktorlar kafasina gore kesip biciyor" lafi bizim halkin hurafelerinden biri.
0
cooperr
(05.02.26)
birkaç doktordan görüş almak mantıklı da kendimiz doktor olmadığımız için hangisi mantıklı bi yol öneriyor, onu nereden anlayacağız ki?

hastane politikası o şekilde olabilir ama her doktoru da zan altında bırakmanın manası yok.

annemin gömülü böbrek taşı vardı ve doktor ameliyat dedi. özele gittik görüş almak için, özeldeki doktor da evet ameliyat şart ama burada çok masraflı, git dışkapıda yaptır ameliyatı dedi.

tahlil konusu ise şöyle. çocuk için gidiyoruz genelde ve çok zorda kalmadıkça kan tahlili istemiyorlar çocuk zorlanıyor diye. gerekli ise akciğer filmi istiyor mesela,
önce bi film sonucuna bakalım, sonra belki kan tahlili isteriz diyorlar. malum çocuklar çok sık hasta oluyor. her gelenden kan da isteyebilir. hatta bazen sadece muayene ile ayrılınca keşke bi kan alsaydı filan diyoruz klasik türk kafası. ama iyileşme belirtisi yoksa tetkik istiyorlar genelde.

ama bunlar bence doktor özelinde yaşanan şeyler dediğim gibi. tam tersi durumlar da vardır mutlaka.
+1
elorelia
(05.02.26)
kesinlikle yaparlar. para için el kadar bebeklerin canına bile kıydıkları kanıtlanmadı mı? üniversite hastaneleri en güvenilir hastane tipi bence şu an.

edit: tabii ki istisnalar vardır ama kaide bence bu artık
0
mezzosprite
(05.02.26)
Yıllar önce KBB doktorum, sigortanın maliyetleri karşılamasınını garantilemek için radyoloğu arayıp MR raporunu daha ciddi olacak şekilde değiştirtmişti. Bir de özel hastanelerde bel fıtığı konusunda bir çok gereksiz ameliyat mevcut. Eşimin durumu ağır olmadığı halde "hayat kaliten artsın" diyerek ameliyat etmeyi öneren bir profesör vardı. Eşim dinlenip ilaç tedavisiyle birkaç haftada toparladı, ameliyatsız.

Yani evet, kota doldurmak için bazen durumu abartabiliyorlar. Yada bir şekilde sizi ikna etmeye çalışabiliyorlar.
+1
vampir akrep
(05.02.26)
beni üniversite hastanesinde prof ayağımdan gereksiz ameliyat edecekti mesela. illa olman lazım diye baskılayıp durdu. sonra bir kaç doktor gezdik hatta özele de gittik. kesinlikle gerek yok bu ameliyatı düzgün yapacak doktor da bu ülkede yok belki yurt dışı dediler zaten yürümemde sıkıntı yok, estetik açıdan sorunları var. uygun ayakkabıyla gayet yürüyebiliyorum. bu dediğimin üzerinden 20 yıl geçti hala da bir problemim yok. eğer ameliyat olsaydım platin takacaklardı ve ayak gibi vücudun ağırlığını çeken bi organdaki komplikasyonlarını veya zorluklarını düşünemiyorum bile.

yani özel devlet fark etmez, kendine tecrübe çıkarmak isteyen empatiden yoksun doktorlara her yerde denk gelebilirsiniz.
+1
rayde
(05.02.26)
Ufak bir sorun oldugunda abartan biri olarak 2 kez ameliyat diye tutturdum bugune kadar, ikisinde de ne ameliyati sacmalama diyip saldilar beni.

Hayatimda hic ameliyat olmadim disci sayilmazsa.

O yuzden ozel hastanelere guveniyorum ben.
0
aguen
(05.02.26)
Genelde olumsuz görüş bildirilmiş ama pozitif yanı da var. Devlette fakir olduğun ön kabulüyle, pahalı tedavileri hiç önermiyorlar. Bunun çözümü yok deyip geçiyorlar.
0
parka
(05.02.26)
(3)

Altında 300 lira makas normal mi?

Rondak
Geçenki düşüşten önce 100 lira falan değil miydi? bankada şimdi 300 lira görünüyor. Hep mi böyleydi ben mi yanlış hatırlıyorum.
Geçenki düşüşten önce 100 lira falan değil miydi? bankada şimdi 300 lira görünüyor. Hep mi böyleydi ben mi yanlış hatırlıyorum.
0
Rondak
(04.02.26)
Sabit olmaz o makas. Volaliteye göre makas açılabilir ya da kapanabilir. Bugünlerde açılması çok normal. Ama 300 lira için bir şey diyemem. Diğer bankalara da bakmak lazım.

Ek: Enparada şu anda 204 lira
İş'te 178 lira
İş'te fx'de 73 lira
0
Mirket
(04.02.26)
bankalar hareketli piyasa olunca çok fazla makas açıyorlar.
0
gercekdunya
(04.02.26)
fxlerden al. nkolay fxte 50 tl falandı en son
0
jelly bear
(04.02.26)
(32)

Dindar hristiyan biriyle sevgili olur musunuz?

pembediken
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
0
pembediken
(03.02.26)
Olurum neden olmayayım.
-4
arbre
(03.02.26)
esim katolik. kayinpederim hristiyan demokrat partiden bakan :p
nema problema.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.02.26)
olmam
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Benim hayatıma müdahale edene kadar evet, sonra hayır.
+4
kisa
(03.02.26)
din denen afyona bazilarinin ihtiyaci var.
eger esimin boyle birseye ihtiyaci var ise, beni baglamaz. kendisine iyi gelen ne varsa onunla ugrassin, burda kitabin cinsinin bir onemi yok. zaten asagi yukari hepsi ayni seylerden bahsediyor.
hayat boyle seylere takilmak icin cok kisa, "laissez faire"
0
cooperr
(03.02.26)
Asla.
+2
gabe h coud
(03.02.26)
Hayir. Herhangi bir seye aşırısı olanla yapamam. Din, spor, siyaset, hayvanlar, saglikli beslenme, alkol, komplo teorileri vs vs...
0
duster
(03.02.26)
Dindar ve kendi ülkesinin Akp'sine gönül vermişse sokağından geçmem; dindarsa merhaba-merhaba; inançlı ama inanç seviyesi 1-10 arası 4 ya da altındaysa o zaman olabilir ama tabii Hristiyan var Hristiyan var misal Protestan ya da Anglikan biriyle dindar da olsa sıkıntı yaşamam gibi ama Katolik dindar biri benim için sıkıntı yaratır, bunun Amish'i var var kılı var yünü var oralara girmiyorum bile. Ha Ortodoks kökenli Hristiyan bireyse o da nispeten sıkıntı bi tip olabilir. Kısacası sadece Hristiyan dindar olması tek başına anlamlı bir kriter değil.
0
kizil karga
(03.02.26)
direkt olurdum. +1000 puan.
-3
Purple life
(03.02.26)
Farklı adet, farklı kültür, farklı ritüel.
Hayat zaten yeterince zorken niye, bile isteye yeni yeni sorunlar edineyim ki?
Nikah kilisede mi kıyılacak? Annen gelecek mi nikaha ya da çocuğun vaftiz törenine?
gibi gibi
0
Mirket
(03.02.26)
Soran kişi olarak ben de cevap vereyim. Geçinmeye gönlü varsa anlayış varsa olurum.
0
🌸pembediken
(03.02.26)
hristiyan olanlardan zarar gelmedi ancak müslüman geçinen birisi evli çıkmıştı. tanıdığım en yalancı insandı. bu işler dinle belli olmuyor tabii ancak kendi deneyimime göre müslüman olan dindarlar sorunlu çıkıyor. şahsen uzak duruyorum.
+3
eileengray
(03.02.26)
Olmam. Arkadaşlık başka sevgililik başka, bana müdahale edip etmeyeceği bilinmez.
+1
muhayyer divan
(03.02.26)
Dindar biriyle yolum kesişmez ki. İş zaten oraya varmaz. Hadi zorladık oldu diyelim.
Sonuç yüksek ihtimalle bu olur:

www.reddit.com
0
yurtsuz john
(03.02.26)
ahlak,
tarikat,
atatürk,

kendisi ve ailesi bu kümelerin ne kadar içinde yada dışında kaldigina göre degişir.
0
designer
(03.02.26)
Hangi dine mensup olursa olsun dindar herhangi biriyle birlikte olmazdım. Seküler hayatı seviyorum.
+5
ekimoloji
(03.02.26)
Herhangi bir dine inanan biriyle işleri o noktaya getirmem zaten. Arkadaşlık başka ama sevgili olmam. Karışıp karışmaması da mesele değil, dünya görüşünde din kavramının olması yeterli sevgili olmamam için.
+1
Phoebe
(03.02.26)
mormon olmaz belki ama latin katolik veya istanbul ortodoxları olur.
0
klassno
(03.02.26)
Eşim Katolik. Babam Katolik. Büyürken de kendi evliliğimde de bir sorunumuz olmadı+1.
0
alice in potatoland
(03.02.26)
din tüccarları yüzünden bütün dinler istismar edilmişken. Herkesin dini kendisine deyip kafaya takmam.
0
Rao
(03.02.26)
birkaç sene önce görsem asla derdim. şimdi daha iyi bile olur diyorum.
-1
beatbox yapan metalci
(03.02.26)
Ben okuduğum kurgularda bile daralıyorum bu din işlerinden. Yani cevabim hayır.
+2
a perfect lie
(03.02.26)
Sevgililik dediğin nedir ki zaten, olurdum. Benim inancımla bir derdi yoksa evlilik bile düşünülebilir. Tabii genelde o kadar muhafazakarsa pek yanaşmaz böyle şeylere.
0
mbond
(03.02.26)
hayır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
valla bu yasa gelip din islerinin hikaye oldugunu cozememis biriyle gercekten zor. daha baska neleri cozemedi acaba derim. yani ciddi ciddi inaniyorsa, dindarsa olmaz.

ama evrende bir kutsallik, bir ruhaniyet hissedip bunu oyle alisageldigi icin veya kulturel olarak dine kanalize edenler ok. ona takilmiyorum. ozetle koyu dindar hayatta olmaz, ama sirf inancli diye de sorun yapmiyorum.
0
antikadimag
(04.02.26)
dindar hristiyan, hele ortodoks hristiyan ile olurum ama o benimle sevgili olmak istemeyebilir çünkü türküz işte.
0
rain when i die
(04.02.26)
teoloji baglantili her soruda oldugu gibi yine insanimiz dincilik ile dindarligi karistiriyor.
ayrimini bir turlu yapamadik gitti.
+2
cooperr
(04.02.26)
bir de ermeniyse nikahi basardim. biz de dinliyiz kendimizce hizliresim.com
+2
ala09
(04.02.26)
@ala09 onlar kim :)
0
🌸pembediken
(05.02.26)
cooperr Karıştırmıyoruz hocam dinci dediğimiz tipin zaten denklemde yeri yok onun ben amk ama dindara karşı da çok hoş değiliz dünyaya bakışımız farklı.
0
kizil karga
(05.02.26)
@pembediken seyhim ve ben
0
ala09
(06.02.26)
Herhangi bir finin dindarı ile bir şey yaşayabileceğimi zannetmiyorum.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
(3)

Göbek Fıtığımsı Yırtık ve Spor

fatihdr
Geçen başka bir rahatsızlıktan dolayı ultrason çektirirken doktor göbeğe de bakalım dedi ve 2-3mm civarında bir yırtık olduğunu fıtık başlangıcı olabileceğini söyledi. O an böbrek derdinde olduğum için soramadım ama bu yırtık ağır kaldırma, şınav barfiks gibi aktiviteler yüzünden büyür mü? Hiç mi iy
Geçen başka bir rahatsızlıktan dolayı ultrason çektirirken doktor göbeğe de bakalım dedi ve 2-3mm civarında bir yırtık olduğunu fıtık başlangıcı olabileceğini söyledi. O an böbrek derdinde olduğum için soramadım ama bu yırtık ağır kaldırma, şınav barfiks gibi aktiviteler yüzünden büyür mü? Hiç mi iyileşmez, bu hareketleri ömrümün sonuna kadar yapamayacak mıyım? Ai öyle diyor ama inanmak istemedim
0
fatihdr
(03.02.26)
bende agirlik kaldirmaktan dolayi diskte kayma oldu. agirligi kaldirirken bir sey oldugunu fark ettim belimde aci falan degil sadece bir his. muhtemelen diskin kaydigini hissettim ve hemen biraktim.

sansima sinirlere dogru degil de disariya dogru kaymis. elimle dokununca hissediyorum 2 senedir ayni duruyor. aci agri falan yapmiyor sukur. ama arada hissettiriyor kendini.
0
antikadimag
(03.02.26)
Ağırlık kaldırırken, şınav ya da barfiks çekerken istemsizce yapılan ve adına valsalva manevrası denen bir hareket vardır. Karın içi basınç anormal artar.
Yani yapma.

Ayrıca kabız falan olmamaya da gayret et. Ikınmak yaramaz sana.
+1
Mirket
(03.02.26)
fıtık denilen şey o yırtık zaten. yırtık varsa zamanla kaçınılmaz olarak büyüyor ve karında veya kasıktaysa iç organların o büyüyen yırtıklardan çıkıp sıkışmasına kadar gidebiliyor bu da müdahele edilmezse ölümcül zaten. boyun ve bel fıtıklarında ameliyat son çare oluyor oradaki durum farklı bağırsak vs. gibi çıkıp sıkışacak bir şey yok ama karın ve kasıkta muhakkak ameliyat gerekiyor (bana söylenen böyleydi). yani aşırı dikkat ederek yaşarsan tüm hayatını (5 kg üstünde ağırlık kaldırmadan) belki sorun olmaz bilmiyorum ama bu da pek mümkün değil. o yüzden başta dediğim gibi kaçınılmaz olarak ameliyat gerekecek sende özel bir durum yoksa. bir doktordan randevu alıp görüş durumu kesinlikle. muhtemelen bunları diyecek sana. ameliyat olduktan 1-2 ay sonra normal sporuna vs. devam edebilirsin. karında varsa kasıkta da olabilir bu arada ikisi bağlantılı olabiliyor bende ikisinde de vardı.
+1
semaforo de medianoche
(03.02.26)
(9)

Enpara artısı

yetkili birine benzeyen abi
enpara müşterisi oldum az önce faiz oranı internetteki gibi değilmiş onu öğrendim. diğer bankalarda daha iyi görünüyor. sizce iptal etmeli miyim, ek bir faydası var mı hayatın içinde? iptal etme, çünkü diyebileceğiniz sebepler var mı? kredi kartı aidatı olmaması falan diğer bankalarda da var.
enpara müşterisi oldum az önce faiz oranı internetteki gibi değilmiş onu öğrendim.
diğer bankalarda daha iyi görünüyor. sizce iptal etmeli miyim, ek bir faydası var mı hayatın içinde? iptal etme, çünkü diyebileceğiniz sebepler var mı? kredi kartı aidatı olmaması falan diğer bankalarda da var.
0
yetkili birine benzeyen abi
(03.02.26)
kaç faiz veriyor?
faizler düşünce en yuksek 41 oldu sanırım, birde para yatırdıktan sonra faiz oanı güncellenior onu bi teyit ettirin kimse bireysel temsilcinizi arayın, mail atın geri dönüyorlar şu kadar paraya kaç faiz veriyorsunuz gibi soruluyor
0
eja
(03.02.26)
-Müşteri temsilcisine ulaşma kolaylığı,
-Faturaların masrafsız olarak kredi kartıyla ödenebilmesi,
-Uygulamasının kullanım kolaylığı,
-Mesai saatleri dışında da eft nin ücretsiz olması
-Eğitim, sağlık ve vergi ve sigorta harcamalarının üçünün sonradan 6 taksit yapılabilmesi
-Döviz, kıymetli maden makasının diğer bankalardan daha az olduğu söylendi ama dün baktığımda İş'te fx'ten daha uygun değildi.

Ayrıca ayın enparalısına da bazı ayrıcalıklar var ama ayın enparalısı olmayı epey zorlaştırmışlar.
0
Mirket
(03.02.26)
kenarda dursun. çok bir artısı yok evet. bu ay yeni kampanyalar geldi ayın enparalısına ama şartlar zorlaştı. ben genelde para transferi vs için kullanıyorum.
0
jelly bear
(03.02.26)
ilk çıktığı günden beri kullanıyorum ama son 4-5 yıldır bir artısı kalmadı.
mirket in yazdıklarına ek saat 23e kadar günlük vadeli hesap açabiliyorsun. boşta para olduğunda değerlendirmek için yolluyorum.
faiz oranlarıda kişiden kişiye değişiyor. bazen standart veriyor bazen +0,5-1 puan yüksek veriyor.
0
my fault
(03.02.26)
websitesindeki faiz oranlarını sordum. onlar güncel değil dedi ben de ona bakıp görüntülü görüşmeyle müşteri olmuştum. şimdi kredi kartı ve hesap açılmış durumda.
şu anda QNB ve Akbank daha avantajlı görünüyor. Yarın değişir mi bilmiyorum. Ama açtırmış bulundum.

sözlük'te de eski avantajları artık yok yazmış çoğu kişi.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(03.02.26)
faizsiz nakit avans kampanyası vardı açmışken onu çek bari
0
jelly bear
(03.02.26)
internette yazan faiz oranları hosgeldin faiz oranları. Maksimum doksan gün sonra eski haline geri gelecek. 37 uzerine veren varsa bana da söylesin.
0
evimin paspasi
(03.02.26)
ben aktif olarak biri para gönderecekse enparaya alıyorum, istediğim bankaya masrafsız eft yapabiliyorum. bunu yapan başka seçenekler de var tabi... alışkanlık oldu daha kredi kartı yokken bile vadesiz hesabı vardı ilk çıktığı zamanlardan beri kullanıyorum.

kredi kartının çok bi avantajı yok diğerleri gibi puan kampanyaları yok mesela garanti ayda 2-3k puan veriyor yeri geliyor 5-6k oluyor enpara 0... ama karttan masrafsız fatura ödenmesi güzel yine. bir de vergi ödemelerine faizsiz 6 taksit olayı var. kyk borcum vergi dairesine düşmüştü onu parça parça ödedim aylık 15k sınırı var o kampanyanın, ödedikçe 15k'ları 6'ya böldüm. arabanın mtvsinin ilk taksidi ödedim 6'ya böldüm aylık 98tl olarak ödeyeceğim. bu 6 taksit bitince mtvnin 2. taksitinin vadesi gelecek onu da 6'ya bölerim, mtv 12 taksit aydan aya ödemeye dönüyor. benim aracın mtv düşük ama mtvsi yüksek araçta daha fazla farkeder. 3'e 4'e bölen başka bankalar var ama 6 veya fazlasına bölen başka görmedim.

kartı normal alışverişlerde neredeyse hiç kullanmıyorum. ancak ekstresi yeni kesilmişse ödemesi en uzak olacak kartsa ve hiçbir kampanyaya dahil olmayacak bir harcamaysa enparadan geçerim. fatura ve vergi dışında ayda max 2-3 harcamam oluyor bazen o bile olmuyor.

eskiden daha iyiydi, bu 6'ya bölme olayında kategori sınırı yoktu. cep telefonu alsan onu bile bölebiliyordun :D market harcaman e-ticaret harcaman hepsini faizsiz 6 taksit yapabiliyordun ama bitirdiler onu uzun süre önce. şuan eğitim sağlık ve vergide geçerli.
0
konetsu
(04.02.26)
Otomatik fatura ödemelerinde faiz istememeleri olayı çok iyi. Sırf o yüzden bile kullanılır.
0
jackyr
(04.02.26)
(5)

22 ayar işçiliksiz Ajda bilezik

AWD
Ben bunun fiyatını takip ederken 22 ayar bileziğin fiyatını mı takip edeceğim,22 ayar gram fiyatını mı?
Ben bunun fiyatını takip ederken 22 ayar bileziğin fiyatını mı takip edeceğim,
22 ayar gram fiyatını mı?
0
AWD
(03.02.26)
çok bilgili değilim fakat altın fiyatları listelenirken zaten 22 ayar gram fiyatı diye listelenmiyor. direkt 22 ayar bilezik diye listeleniyor.
uzun lafın kısası aldığınız ajda bileziğin gram cinsinden ağırlığıx22 ayar bilezik fiyatı sizin aradığınız meblağ.
0
lazpalle
(03.02.26)
spirit crusher
(03.02.26)
Hocam küçük külçe şeklinde gram altın alıyorsunuz ya ona bile işçilik var. Rica ediyorum işçiliksiz bilezik lafına inanmayın.

Ajda bileziğin fiyatını anlık olarak takip edebileceğiniz bi' yer yok zira işçiliği her yerde aynı değil, çok yakın fiyat verirler ama standart fiyat diye bişey yoktur.

Tekrar ediyorum işçiliksiz altın diye bi' şey yoktur.
+1
kumandanim
(03.02.26)
Adam altına bilezik şekli vermişse elbette bir işçilik harcamıştır.
Ama bu işçiliği için ayrıca bir ücret talep etmeyip, ben emeğimin bedelini alış satış fiyatları arasındaki makastan karşılarım, ayrıca da bir ücret talep etmem, alış satış makasını da şişirmem diyorsa,
Biz buna 'işçilik ücretsiz' ya da 'işçiliksiz bilezik' demeyelim de ne diyelim?
0
Mirket
(03.02.26)
" ben emeğimin bedelini alış satış fiyatları arasındaki makastan karşılarım, ayrıca da bir ücret talep etmem, alış satış makasını da şişirmem diyorsa, "

hocam adam alış satış fiyatlatı arasındaki makası açmadan, şişirmeden yaptığı işçilik masrafını ve karını karşılayamaz, bu imkansız.
+1
kumandanim
(04.02.26)
(10)

Dedemden maddi destek isteyeceğim ama nasıl istesem bilmiyorum

darkwizard
Öncelikle dedem bana bu hayatta pek destek olmadı diger kuzenlere yaptığı kadar veya oğluna yaptığı kadar her neyse 7 sene önce hayatımda ilk kez dedemden bir tablet istedim sagolsun aldi halen kullanıyorum. Yeni bir modele geçmek istiyorum psikolojik sorunlarım olduğu icin çalışamıyorum su an. Ask
Öncelikle dedem bana bu hayatta pek destek olmadı diger kuzenlere yaptığı kadar veya oğluna yaptığı kadar her neyse 7 sene önce hayatımda ilk kez dedemden bir tablet istedim sagolsun aldi halen kullanıyorum. Yeni bir modele geçmek istiyorum psikolojik sorunlarım olduğu icin çalışamıyorum su an. Askerden muaf oldum bu yüzden ipad kullanıyorum 75-100.000 arasi güzel cihazlar var ama dedemin durumu diye en son dayima vize başvurusu icin 4000 euro vermis. Bana gelince cimri ve bencil oluyor adam. Mesela 1500 euro verse hic eksilmez maddi durumu çünkü hem almanyadan hem burdan emekli bankada parası var tarlaları sattı babadan kalma. 4 kardes annemler en cok dayima destek oldu is kurdu çocuklarını okuttu evlendirdi falan ayrımcılık yapıyor sizce ne yapmalıyım?
+1
darkwizard
(03.02.26)
Ben olsam bu adamdan bir sey istemem, görüsmem de.
+7
Purple life
(03.02.26)
Pek haz etmiyorsun anladığım kadarıyla dedenden. İste gitsin o yüzden. Vermezse de canını sıkmamış olursun, zaten ayrımcılık yapıyordu dersin.
0
gobekliraki
(03.02.26)
Yaşlı bir akrabaya doktor yürüyüş yapman lazım demiş. En eski modelinden en ucuzundan bir akıllı bileklik aldım götürdüm. 150 liraydı. Ayarlarını yapıp, adımlarını nasıl sayacağını, nereden göreceğini öğrettim. Yemin ediyorum, dünyaları verseler öyle sevinmezdi. Sanırım hayatında ilk kez hediye alyordu. Ağladı adam.

Yaşlılar çocuğuna, torununa eşit davranmak zorunda mı, değil bence. Sahi siz dedeniz için bir şeyler yaptınız mı? Sizi sevmesine sebep olacak bir şeyler. Karşılık beklemeden. Sırf mutlu olsun diye.
+7
Mirket
(03.02.26)
@gobekliraki zaten 1 kere istedim yok daha kimseye bir şey almam falan dedi sonra gitmiş dayima para vermis dayımın kızının kızına akülü araba almış oysa hepsi işinde gücünde okurken ben bana zorla harçlık veren dedem, dayımın kızı baska şehirde okuyacak diye peşinden o şehre gidip ev tutmuştu kızla beraber yaşamıştı okul bitene kadar mesela hep o okuttu onu her maddi manevi. Ama ben nedense sevilmiyorum ise yaramaz hasta ve hayırsız görülüyorum ama onlara hiç saygısızlık yapmadım. Ha arada anneme falan destek çıkar ama sevgi ve maddi olarak diger 2 çocuğuna yaptığı kadar yapmaz 2 teyzem ve 1 dayım var diger teyzem de üzülüyor bu durumdan ayrımcılık sevgisizlikten. Sadece anneannem dayima cok bağlı aşırı seviyor yani her dediğini yapıyor diyebilirim. Bana hitap ederken bile kızgınlıkla darkwizard efendi diyor bazen. Diğer kuzenime canım cicim falan diyor kiz kuzenlerime. Dayımın kızlarına. Diger 2 teyze yurtdisinda o yüzden uzaklar ama oraya gidince dedem o zaman orada da ayrımcılık yapıyormuş torun ve evlat arasında
0
🌸darkwizard
(03.02.26)
Klasik dayı ayrımcılığı.
+1
Kahvedesu
(03.02.26)
bence erkek evladının çocuğunu sahiplenirken kız evladının çocuğunu aileden görmeme durumu var. erkek evlat ayrımcılığı yani. eskilerde çok olur böyle.
iste gitsin kaybedeceğin bişey yok.
+2
rayde
(03.02.26)
@mirket tabii ki yaptım küçük yaşta kaybettiği anne babası ile resmi yoktu çizim tablo yaptım hediye ettim. Anneanneme de tablo hediye ettim. Maddi olarak hiç ihtiyaçları yok bir şeye zaten. Hiç saygısızlık yapmdım. Bencilce düşünmeyin. Madem öyle çocuk yapmayacaktı. Eşit ve adil sevgi ve destek vermeyecekse.
+2
🌸darkwizard
(03.02.26)
@ thetruenorthstrongandfree1 büyük dededen kalan toprakları sattı. Büyük meblaya
+1
🌸darkwizard
(03.02.26)
Tablet için minnet etmeye gerek yok. Ne zaman toplu paraya ihtiyacın olur bir iş yapacak bir şeye kullanacak olursun o zaman destek iste. Verdi verdi, vermedi siktir edersin sen de.

Bunu tablet için yaşamaya gerek yok.
+1
lazor
(04.02.26)
Dogru konusan tek kisiyi eksileyip tik vermemissin. Aferim.
+1
warrior princess
(04.02.26)
(2)

Çengelköy salatalığı tohumu

prole
İstanbul'da bunun halis tohumunu nerede bulurum? Şimdiden teşekkürler.
İstanbul'da bunun halis tohumunu nerede bulurum? Şimdiden teşekkürler.
0
prole
(02.02.26)
Face'de ata tohumu grupları vardı. Oralara bakman lazım.
Ticari maksat güdülmeden karşılıklı yardımlaşmalar oluyordu.
0
Mirket
(02.02.26)
Çengelköy diye bir hıyar yok aslında, oradaki derenin suyuna salatanın verdiği tepki o ve dereyle birlikte bitti. Tohumcuya gidip tipine bakılır ve numarasına Göre alınır
0
Teran
(03.02.26)
(11)

evi ne zaman almalı?

ilgeru
eşimle kiradayız. gelirimizin sınırda olmasından ötürü toki moki hiçbir şeye katılamadık. ikimizin üzerine ne ev ne arsa hiçbir şey yok. kirada olduğumuz evin biraz daha küçüğünü (hemen yan blokta) kredi çekerek alabilecek durumdayız. ev 2. el ve biraz da tadilat işi olacak (ek masraf). ancak kredi
eşimle kiradayız. gelirimizin sınırda olmasından ötürü toki moki hiçbir şeye katılamadık. ikimizin üzerine ne ev ne arsa hiçbir şey yok. kirada olduğumuz evin biraz daha küçüğünü (hemen yan blokta) kredi çekerek alabilecek durumdayız. ev 2. el ve biraz da tadilat işi olacak (ek masraf). ancak kredi oranı 2.49-2.69 arasında şu an. bu da yüksek aylık taksit demek. kenardaki birikimimizin de çok büyük bir kısmı altında.

yakın zaman önce evi olmayanlara özel kredi limitlerini arttırdılar. söylentilere göre yine evi olmayanlara 1.20 gibi oranlarla kredi verilebilirmiş. az buçuk bir hesap yaptım. eğer 2.49'dan kredi çekip şu an evi alırsam, 1.20 oran çıkarsa şu an aldığımdan daha zarar olacağım. zararda olmamam için evin en az yüzde 25 artması gerek bu da kısa dönemde mümkün mü bilemiyorum. malum seçim dönemi de yaklaşıyor bi yerde muslukları açacaklar, o kesin.

özetle kafam çok karışık. evet ev almak güzel ama kısa vadede büyük zararda da olabiliriz. siz ne yapardınız?
0
ilgeru
(02.02.26)
1.20 orana kredi imkansız bence. Ayrıca 2 buçuklardan 1 buçuklara ineceğine inanıyorsan evlere yüzde 25 zam geleceğine de inanman lazım. Bence maks. kredi ile alınabiliyorsa 2.49 gayet iyi bir oran.

Ayrıca en son 1 noktalı orandan krediler, normal vatandaşa 200-300 bin üst limitle gelmişti. Yine öyle bir şey de gelebilir.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(02.02.26)
Evim yoksa, içime sinen bir ev ve ödeyebileceğim de param ya da kredim varsa, başkaca herhangi bir şeyi bir saniye bile düşünmem.
+4
Mirket
(02.02.26)
altın %20 düşmeden önce en iyi zamandı, şu an altının düşebileceğinin görülmesi hem elinde altın tutan insanları konuta yönlendirip piyasayı hareketlendirdi. hem de rekabetten dolayı konutta fiyatları yukarı yönlendirdi.

tok alıcı olarak sahibindende bakınmak, aşağıdan teklif vermek gayet mantıklı şu aşamada.

+nickini vermek istemeyen üye
1.20 imkansız, bu ya gelmeyecek gelirse de herkesi kapsamaması için 50 tane şart ile gelecek. çok umursamayın
0
egokalp
(02.02.26)
Öncelikle şimdiden hayırlı olsun,
Valla hiç kredi oranı, kenardaki yatırımları zararına bozma, ev değer yapar mı yapmaz mı hesaplama vs gibi konulara bakmadan direkt yapıştır hocam evi.

Kenarda olanlar gerekirse zararına gitsin yeter ki evin olsun Kirada oturma psikolojisini sadece kiracılar bilir. Kira dediğimiz şey altı delik kumbaraya senelerdir para atmak gibi bişey.

Sözün özü, kenarda ne var ne yok boz, krediyi yapıştır rahat rahat huzurla otur
+1
ebeş
(02.02.26)
2010 lardaki furya mümkün değil tekrar gelmeyecek. O zaman sıcak parayı inşaata gömdüler krediler de düşüktü. Yani düşük kredi düşük fiyatlı ev devri kapandı. Ben 3.09 dan kullandım şimdi de 2.6 ile yapılandıracağım. Sen de 2.6 ile alıp önümüzdeki sene belki 2.1 ile yapılandırırsın.
0
administ
(02.02.26)
1.20 yakın vadede bence zor. eğer olursa bin tane şart sunarlar. ayrıca 1.20 çıktığı gün ev fiyatları 2ye katlar.
0
scudman1
(02.02.26)
Türkiye‘de ev almak sart.
Iyi kötü demeden bir yer alip kiradan kurtulmak en iyisi.

Bu ilk evin firsatlari da gayet iyi.
Akp basta oldugu sürece enflasyon düsmez. Bedavadan gelir kaynagi yaratiyorlar.
0
Purple life
(02.02.26)
en iyi zaman fırsat olan ilk zaman. kredi taşınabilir,yapılandırılabilir. 3.05 den çektik bir sene sonra 2.49 dan yapılandırdık vade 22 ay kısaldı.
0
biravekahve
(02.02.26)
2.50 oranlı kampanyalarda 2.5 milyona 6 milyon faiz alıyorlar. şu an tam ev alınacak zaman ama bu oranlara çok saçma. oran 1.20'ye düşerse ev fiyatları artacak. ne kadar desteklemesem ve sevmesem de cemaat finansmanları daha mantıklı. damat bu işe girmiş albayrak finans olarak. bu ekonomide aldığın süreçte kazanırsın.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
ev alabilecegin anda alinmali, bekleyecek bisey yok.
0
cooperr
(03.02.26)
1.2 civarı krediler artık imkanıza yakın. Olsa bile seçim öncesi olur. ama değişen bir şey olmaz bu seferde ev fiyatları tekrar arşa çıkar.

Ödeme gücü varsa, iyi pazarlık yapılarak alınmalı. Krediler düştüğünde ise yapılandırma kovalanmalı.
0
Rao
(03.02.26)
(8)

Zaten A1 olan ingilizcemin daha da gerilemesi

yazar yazmaz yazan yazar
Son zamanlarda fark ettim. Hayatım boyunca (37) are you sex? seviyesinden öteye gidemeyen ingilizcemi de kaybetmek üzereyim. Eskiden tek tük de olsa duyduklarımı anlar, en azından "şunu dedi bunu dedi, herhalde bunu demek istedi" diye yorumlayabilirdim. Şimdi ingilizce, rusça gibi gelmeye başladı. N
Son zamanlarda fark ettim. Hayatım boyunca (37) are you sex? seviyesinden öteye gidemeyen ingilizcemi de kaybetmek üzereyim. Eskiden tek tük de olsa duyduklarımı anlar, en azından "şunu dedi bunu dedi, herhalde bunu demek istedi" diye yorumlayabilirdim. Şimdi ingilizce, rusça gibi gelmeye başladı. Neredeyse hiçbir şey anlamıyorum.

Geçmişte dil kursu, duolingo, memrise denemelerim olmuştu. Hep yarım yamalak kaldı. Evet hayatımın geri kalanını 1 kelime ingilizce bilmeden de gayet düzgün yaşayabilirim ama bu devirde bu kadar karacahil kalmak istemiyorum.

Şu saatten sonra sonra ne yapabilirim? Dil kursu hariç tavsiyelerinize açığım. Gün içinde vaktim bomboş geçiyor zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.02.26)
Ben de benzer durumdayım. Yapay zeka ile öğrenme konusu araştırmayı düşünüyorum boş bir zamanımda. Belki pratik yapılabilir.
0
egerbiryolcu
(02.02.26)
Youtube'a A1 ingilizce yaz. Çıkan videoları seyret. Repeat dediği yerleri tekrar et.
+1
Mirket
(02.02.26)
Çerezlik sitcomları ingilizce alt yazıyla izle, çok etilidir. Önce hiçbişey anlamazsın, sonra yavaş yavaş anlamaya başlarsın aşağı yukarı
+1
gobekliraki
(02.02.26)
İngilizce dizi, film, youtube videoları izle. Türkçe altyazı olsun. Mümkünse İngilizce altyazı olsun.
0
gabe h coud
(02.02.26)
istersen 24 saat İngilizceye maruz kal, dudağını oynatmayınca öğrenilmiyor.
bol bol konuşman lazım.

Türkçe cümleleri İngilizceye çevir.
0
duyuruuser
(02.02.26)
arabada ingilizce şarkı dinleyeceksin
evde alt yazılı dizi film izleyeceksin.
etrafındaki sesleri oalbildiğince ingilizce seslerle donatacaksın.
mesela markete gidiyorsun kendini londra da hisset ve bir ürünü reyon görevlisine nasıl tarif ederdim gibi hisset ve bunun antremanını yap. bu tarz görevler le acayip ilerleme sağlıyorsun.
0
jamswety
(02.02.26)
Demişsin zaten, Duolingo gayet işe yarar.
0
kumandanim
(02.02.26)
babamın bana öğrettiği yöntemle ingilizceniz 1 sene içerisinde arşa çıkacaktır. ingilizce hikaye kitapları oluyor bunlar stage 1-2-3-4-5-6 gibi gidiyor. bunlardan sırasıyla edinin ve mutlaka fiziki bir ingilizce türkçe sözlük alın, red house iyidir mesela. fiziki sözlüğü sadece bilmediğiniz kelimeleri aratmak için değil benzer kelimeleri de öğrenmek için kullanacaksınız. okunuşlarında problem yaşarsanız google amcayı devreye sokabilirsiniz. günde 3 sayfa dahi okusanız yeterli seviyede ingilizceye maruz kalacağınız için ingilizceniz çok gelişecektir. dizi filmleri başta türkçe altyazılı ardından ingilizce altyazılı olarak izlerseniz o da çok geliştirecektir. benim ingilizce seviyem şuan 6.5 ielts academic, ne bir kursa gittin ne ekstra eğitim aldım. babam sayesinde bu yolla ingilizceyi öğrendim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
(16)

yeni işe başlayan kıza tanışma çiçeği

duyurukullanıcısı
hoşlandığım kız yeni işe başlamış, bir çiçek gönderip date e davet istiyorum. ne göndersem? çiçekleri seviyor, anlıyor vs.
hoşlandığım kız yeni işe başlamış, bir çiçek gönderip date e davet istiyorum. ne göndersem? çiçekleri seviyor, anlıyor vs.
0
duyurukullanıcısı
(02.02.26)
gül olmaz.
şakayık çok pahalı.
orkide çok klasik.

bence antoryum
0
co2s2
(02.02.26)
illa buket olacaksa sade bir aranjman olabilir.

ama bence kuruyunca çöpe atılacak bir buket yerine canlı çiçek öneririm. nene gibi açelya falan da olmaz. o yüzden çift dallı bir orkidenin her türlü gideri var.
0
kibritsuyu
(02.02.26)
Sevgiliniz degil diye anliyorum. O zaman ofise cicek isi cok iyi fikir gibi gelmedi. Cicek gondermeden davet etseniz olmaz mi? Iki sebepten iyi fikir degil diye dusunuyorum, birincisi cicek gelmesini istemiyor olabilir cesitli sebeplerden ve sevgilisi/esi olmayan birinden, ikinci sebep ise siz daha ortada birsey yokken yatirim yapmis oluyorsunuz.
0
mbond
(02.02.26)
eğer sohbetiniz arkadaşlığınız yoks direkt çiçek göndermek hızlı bir başlangıç olabilir.

yine de önerilerim şunlardan biri:

www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
0
art cat chocolate
(02.02.26)
Kıza 'Ben seninle ilgileniyorum.' mesajı değil de, ofistekilere 'Uzak durun' mesajı gibi algılanacağı için hoş bir fikir gibi gelmedi bana.
+3
Mirket
(02.02.26)
Çiçek bence de olmaz. İlle de alacaksan masasına koyabileceği ufak bir mini kaktüs al.
0
gobekliraki
(02.02.26)
imkanın varsa lokal bir yerden yolla fiyatı bilmesin.
sitesine girip fiyatını kontrol edip kafasında sana bir fiyat biçebilir.
her senaryoya hazırlıklı ol.
+1
plastic_angel
(02.02.26)
"sitesine girip fiyatını kontrol edip kafasında sana bir fiyat biçebilir."

böyle bir kızsa zaten bu kıza çiçek miçek göndermeyin.

böyle bir şey yapabileceğini düşündüğünüz kişilere farklı taktikle çiçek göndermek yerine ilgilenmeyi keserseniz, "vay efendim benim paramı yedi bu kız paracı" diye 3-5 ay sonra ağlamazsınız.
+1
art cat chocolate
(02.02.26)
Abi hiç sevgilin olmadı mı. Flört bile olmayan kıza ne çiçeği.
-1
arbre
(02.02.26)
tanışma çiçeği derken sen kızı hiç mi tanımıyorsun hocam?

halihazırda flört düzeyinde bile olsa herhangi bir ilişki yokken işe çiçek gönderme işi zaten tartışmalıyken tanımadığın birine göndermek direkt ofsayt. yok zaten diyalog halindeyiz, bir iletişim var diyorsan o zaman orkide iş görür.
+2
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(02.02.26)
Daha date bile olmadıysa çiçek göndermek biraz fazla olabilir. İlla göndermek istiyorsanız da ufak bir şey daha şık olur, abartmaya gerek yok.
Kaktüs +1
0
mutekebbir
(02.02.26)
çiçek gönderme fazla olur+1
+1
Sadece soruyorum
(02.02.26)
çiçeksepetinde şu çiçek şeklinde çikolatalar var ya onlardan gönder. Ekipçe yersiniz dersin. Fazla da olmaz. Tam yeni işini kutlamalık. Olumlu karşılarsa da bu kadar yetmez ayrıca da bi kutlayalım diye bi yere davet edersin.
0
nickini vermek istemeyen uye
(02.02.26)
Onu yapma bunu yapma
Nasi tanisicam ben bu kizla?
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.02.26)
şimdi bir saniye durumu bir netleştirelim.

1. kız seni hiç tanımıyor, adını bile bilmiyor. sen sadece uzaktan tanıyorsun, gördün ve hoşlandın, tanışmak istiyorsun.
2. kızı tanıyorsun, kız da seni tanıyor, ama sadece biliyor. selamlaşmanız, ufak bir muhabbetiniz var ve sen hoşlanıyorsun, ama kızın bu hoşlantıdan haberi yok.

önce durumu anlayalım da nasıl tanışıacaksın/açılacaksın ondan sonra bakarız. önce aranızdaki tanışıklığın/muhabbetin derecesini bilelim.
+1
kibritsuyu
(03.02.26)
böyle bir şey alırsan olur bu iş.

rosanigrum.com

rosanigrum.com
rosanigrum.com
rosanigrum.com


ben büyükçe bir sepette (orada görüyorsun altındaki sepet. çiçek, böyle bir çikolata, mum ve oda kokusu göndermiştim. gül yapraklarıyla yapılmış lokum da vardı (rosa nigrum) ama ondan kalmamış.

rosanigrum.com
rosanigrum.com
rosanigrum.com
+1
gabe h coud
(03.02.26)
(11)

magnezyum olayı

duyuru
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
-1
duyuru
(02.02.26)
Geçen gün uyku problemimi nasıl aşabileceğimi chatgpt'ye sordum. Bana Magnezyum glisinat / sitrat önerdi.
Magnezyum gerçekten uykuya yardım eder mi? Veya sadece internetin “pazarladığı bir efsane” mi? Ve eksik değilsem neden takviye vitamin mineral alayım? dedim.
Epey bi fikir alışverişimiz oldu.
Bilimsel dayanak istedim. Bulamadı ve bünyede eksikliği yok ise kullanmanın gereksiz masraf olacağı konusunda hemfikir olduk kendisiyle.
0
Mirket
(02.02.26)
Yine sosyal medyada 1-2 kişinin “abi inanamıyorum bla bla” paylaşımlarıyla başladı. Bir kaç ay daha gider sonra unutulur.

Vücutta eksiği yoksa kullanmanın anlamı yok ki :)
0
avatar is back
(02.02.26)
doktor yazdiktan 1 hafta sonra
alerji yapmaya baslamisti,

ve sonra yine danistim,
demek ki eksiklik gitmis dediydi.
0
designer
(02.02.26)
Bir kısım diyor ki kan testinde serum seviyesi ölçülüyor, eksik çıkmaması normal hücre içi seviyesi ölçülmesi lazım.
Benim normal aralığın içindeydi, doktor kabak çekirdeği ye, maden suyu iç dedi :)
0
black holes in the sky
(02.02.26)
Su an doktorum dedi diye d vitamini aliyorum her gun ama bu takviyelerin her turlusunu son 10+ senedir aldim, magnezyum da dahil. Hicbirinde benim farkedebilecegim bir olumlu etki gormedim. Deneyimim bu.
0
hot potato
(02.02.26)
magnezyum malat kullanıyorum. yorgunluğa çare olsun diye. tamamen placebo. zaten omega 3 harici takviyelerin işe yaramadığı araştırılmış.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Ben göz seğirmesi için kullanıyorum ve faydasını görüyorum.
0
rahmi pinkfloydoglu
(02.02.26)
hamileyken doktorum sırt ağrılarım için magnorm yazmıştı. hatırlamıyorum faydasını gördüm mü... ama takviyeler konusunda çekimserim biraz. sadece d vitaminine inanıyorum çünkü ne zaman tahlil yapılsa düşük çıkıyor. doktor da sürekli kullan zaten güneş mi görüyoruz demişti. geçen eczanede konusu açıldı yine kreşe giden çocuk sebebiyle sürekli hastayız vs vs. d vitamini kullan, başka bişeye gerek yok dedi :D
0
elorelia
(02.02.26)
ben faydasını görüyorum hem migren hem yorgunluk/kas ağrıları için. huzursuz bacak sendromu için yıllar yıllar önce doktor önerisiyle başlamıştım. hangi tip magnezyuma ihtiyaç olduğunu bilerek almak gerekiyor fayda sağladığını anlayabilmek için, ben daha çok insanların rastgele popüler olan veya tavsiye edilen herhangi bir magnezyumu kullandıklarını gözlemliyorum. Doktora da mutlaka sorulmalı ama genel bilgi için;

youtu.be

ben mevsim geçişlerinde migren coştuğu için bir tane kahvaltıdan sonra, bir tane de akşam yemeğinden yaklaşık iki saat sonra alıyorum. 3 ay kullan 3 ay kullanma şeklinde ilerliyorum bütün takviyeler için.
0
Phoebe
(02.02.26)
Ben haftada 50km'den fazla koşuyorum ve üstüne ağırlık idmanı da yapıyorum. Magnezyum recovery ve kasılmalar için kesinlikle fark ediyor. Kullanmadığım ve kullandığım zamanlarda çok etkisini görüyorum. Uyku için olanın etkisini ben göremedim. Belki gören vardır.
0
gabe h coud
(02.02.26)
kabak çekirdeği çitleyerek başlayabilirsiniz.
0
klassno
(02.02.26)
(12)

Büyükşehirden küçük bir yere taşınma

gobekliraki
Var mı yapan aranızda? Bir süredir kuşadasındaki evdeyim, kafa dinlemek için geldim. Ne kadar mutlu huzurlu olduğumun yeni yeni farkına varıyorum. Yine her sabah laptopu, telefonu falan açıp çalışıyorum, ama tadı bir başka. Acaba insan 40 yaşından sonra böyle bişey yapabilir mi. Ne bileyim emekli de
Var mı yapan aranızda? Bir süredir kuşadasındaki evdeyim, kafa dinlemek için geldim. Ne kadar mutlu huzurlu olduğumun yeni yeni farkına varıyorum. Yine her sabah laptopu, telefonu falan açıp çalışıyorum, ama tadı bir başka.
Acaba insan 40 yaşından sonra böyle bişey yapabilir mi. Ne bileyim emekli desen emekli değilsin, e kariyerinin başında da değilsin.

Diğer taraftan para kısmı da tam bir dilemma. Parayla çok işi olan biri değilim, öyle harcayım edeyim falan. Ama param da var, en absürt harcamaları sırf canım istiyor diye yapabiliyorum.
Şimdi öyle "hayal" kuruyorum. İstanbula yerime maaşı dolgun bir müdür alayım, ben buralarda inzivaya çekileyim, burada kendime bi şube açayım, başında olayım. Ayda 1-2 istanbula gideyim 2 günlüğüne, asayiş berkemal mi ona bakayım.

Ama bilemiyorum, cesaret edemiyorum daha doğrusu. İlla işin başında olmam gerek gibi hissediyorum. Diğer taraftan yıl olmuş 2026, artık her şey telefondan, whatsapptan hallediliyor. Kafam aşırı çorba yani.

Siz ne diyorsunuz? Böyle bir fikir hayal mi, yoksa "yooo gayet mantıklı" mı? Bahçem bile var lan burda :(

Ailem falan destek aslında, benim kafa da biraz kırık olduğu için huzurlu hissettiğim yerlerde olmamı tercih ediyorlar. Diğer türlü burnum boktan kurtulmuyor, bi şekilde çekiyorum kötüyü.
0
gobekliraki
(01.02.26)
Büyük şehrin göbeğinde de, tatil beldesinde de, kışın yolları kapanan dağ köyünde de yaşamış biri olarak cevap vereyim. Tekne, balık, sahil kahvehanesinde emekli dayı muhabbeti olayların yoksa seneye bu vakitler sıkılmaya başlarsın.
0
Mirket
(01.02.26)
@mirket oldum olası o adamım ben işte. Hele yaş da ilerledi ya, istanbulda ev-iş. Başka bi olay yok.
0
🌸gobekliraki
(01.02.26)
Yaşa o zaman hayatını. Baktın olmuyor, dönersin, güzel bir anı olur. İçinde ukte kalmaz.
0
Mirket
(01.02.26)
insanoglu sosyal bir hayvan,
tatmin ediyorsa gusel tabi.
0
designer
(01.02.26)
İş sizin kendi işiniz galiba. Ben olsam kademeli denerdim. Baktım uzaktan da oluyor kaçardım buralardan.

Eski çalıştığım bir şirkette yazları full evden çalışabiliyorduk. 3 ay rüya gibi gelmişti adeta ayda 2 kere başka bir husus için istanbula bir gecelik gidip dönüyordum.

Bu çalıştığım yer de remote için okey verse anında çeker giderim yazlığa. Sessiz sokak, mutlu insan görmek istiyorum.
0
cilekli pasta
(01.02.26)
Sosyallik aramıyorsan muhteşem bence, 3 yıl olacak istanbuldan ayrılalı, yılın 6 ayı köyde, 6 ayı şehirde(küçük bir il) yaşıyorum, bana pc ver, interneti ver bir şey aramam kafasında olan birisiyim, havalar ısınınca köye geçmek için sabırsızlanıyorum, 2 dönüm bahçe içinde bir sürü iş çıkıyor, ağaç kesiyorum, sebze meyve yetiştiriyorum, evin gerekli tamiratını yapıyorum, kaliteli besleniyorum, istemezsem 1 tane insan görmüyorum. Geceleri de hobilerime veriyorum bünyeyi, huzurla yaşıyorum. İş freelance olduğu için gerektiğinde 2 saatte istanbula gidip gelebiliyorum, dönüşte tiksinerek kaçıyorum bildiğin.

Kendi kendine vakit geçirebilmek en önemli şart diye düşünüyorum, eğer ki iki muhabbet edeyim birileriyle yüz yüze dersen ihtimaller baya düşük, ha Kuşadası'nda belki daha kolay olabilir tabi ama kafa uyumu sağlayabilecek insan bulmak en büyük handikap diyebilirim.
0
diabolus79
(02.02.26)
Calismayi birakip rahat istedigin yerde yasayacak servete sahip degilsen (ben degilsin gibi anladim) buyuksehirdeki hayatinin kalitesini yukseltmeye calis. Mesela benim rutin hayatimdan en memnun oldugum donem ev is arasi yuruyerek 25 dakika, ikisi de iyi mahallede oldugu zamanlardi. Hem stres azdi hem de baska seyler yapmaya zaman ve enerji kaliyordu. Bu bir ornek.
0
hot potato
(02.02.26)
@hot potato çalışmayı niye bırakyım, hayatta bırakmam
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
kendi deneyimim ve youtubeda taşınan ünlü ünsüz herkesin bir kaç sene ortak paydası sıkılmak oluyor, kendinle aynı kültür seviyesinde arkadaş bulamamak kültür sanat konser etkinliklerinden uzak kalmak yani en sonunda sıkılmak aileden uzakta olmak geri dönüşü başlatıyor. en sosyallik aramayan bile bir süre sonra arar oluyor. birde üçkağıtçı köylülerden bıkanlar var, milletin evine bile sabotaj yapan cahil köylü o kadar çok ki özellikle egede yoktur diyordum ama herkes şikayetçi
0
eja
(02.02.26)
eja +1 ben iş sebebiyle egede büyük bir ilçedeyim. aynen @ejanın anlattığı gibi. anadolu insanının çakallığıyla uğraşılmaz. en güzeli büyükşehirde oturup oraya 100 km yakınında bağ evi tarız bir şey alıp kafana göre takılmak. doğal beslenme, kalitel insanlar vb. öyle şeyler yok.
kuşadası özelinde konuşursak. kuşadası zaten izmirin ilçesi gibi, bakir bir bölgesi yok. büyükşehir gibi trafiği var, avm var, yazın her türlü etkinlik var.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Aslında olduğum mahalle daha bakir (yazları hariç). Yabancısı da değilim buraların. Aman ne bileyim işte :)
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
Yaptım, memnunum, işler uzaktan da gayet sorunsuz yürüyebiliyor, fiziksel toplantı bence iş yürütmede fazla abartılan ve çoğunlukla zaman kaybı olan bir eylem.

Sosyallik, kafa dengi insan eksikliği ve kültürel aktivite yoksunluğu olabilir eksi tarafları, hoş İzmir'e 2 saat mesafede bir yer Kuşadası, bunlar haricinde en önemlisi karakter uygunluğu ve istek. İstanbul'dan Kuşadası'na taşınan tanıdığım evli bir çift boşandı mesela, taraflardan biri İstanbul'a dönmek, diğeri Kuşadası'nda yaşamaya devam etmek istediği için.
0
(02.02.26)
(11)

telefona gelen bu mesaj yanıltıcı mı?

uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
ahali merhaba. telefona cezai soruşturmanızdan dolayı uzlaşmak için son gününüz diye bir mesaj geldi. mesajın sonunda telefon numarası hukuk bürosu ismi vardı. numarayı aradım mesajı söyledim, karşı taraf kimlik numaramın ilk iki ve son iki sayılarını söyledi, doğru mu size mi ait dedi. evet kimlik
ahali merhaba.

telefona cezai soruşturmanızdan dolayı uzlaşmak için son gününüz diye bir mesaj geldi. mesajın sonunda telefon numarası hukuk bürosu ismi vardı. numarayı aradım mesajı söyledim, karşı taraf kimlik numaramın ilk iki ve son iki sayılarını söyledi, doğru mu size mi ait dedi. evet kimlik öyle dedim telefon kapandı.

memurum. rutin bir hayat yaşıyorum. kimseyle bir sorunum yok.
uzlaşmacı böyle mi iletişime geçiyor?
e devlette her hangi bir dosya da görünmüyorç
0
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
%100 dolandırıcılık
+5
co2s2
(01.02.26)
Abi bunlar tokatcılık numaraları ama bi olayın yoksa eğer zaten bunu anlamış olman lazım, uzlaşma dolandırıcılığı diye arat örneklerini görürsün.
+2
kizil karga
(01.02.26)
@kizil karga hocam acilde çalışan bir sağlıkçıyım. envai çeşit insanlarla muattap oluyoruz. hukuktan hiç anlamam. böyle mesajla iletişime geçerek oluyor mu diye şey ettim.
0
🌸uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
Abi bir olayın varsa ve uzlaşma bürosuna intikal olduysa bunun bilgisi sms'le de gelebilir arayabilirler de vs ama o noktaya gelene kadar senin zaten bu konuda bilgin olur, sms olayı zurnanın zırt deliği, sen eğer "bu ne şimdi amq" durumundaysan %100 dolandırıcılık.
0
kizil karga
(01.02.26)
Mirket
(01.02.26)
Avukatım. %100 bile az. Kesin dolandırıcılık. Aşağıda örnek bir mesaj paylaşıyorum. Bu şekilde olmalı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan ve tarafı olduğunuz 2025/……. sayılı dosyada uzlaştırma işlemlerini yürütmek üzere ….. sicil nolu uzlaştırmacı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı uzlaştırma bürosunca görevlendirilmiştir.
Uzlaştırmacı en kısa sürede sizinle irtibata geçecektir.
Uzlaştırmacı Bilgileri :
Adı Soyadı: x….. y…….
İletişim : 0532………..
Uzlaştırmacı bilgilerini www.alternatifcozumler.adalet.gov.tr adresinden öğrenebilirsiniz.
Bilgi için :
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu
İletişim : .... büro numarası B001
+6
ground
(01.02.26)
bana hep geliyo
0
deartheodosia
(01.02.26)
Birilerinde telefon numaranız vardır. O numaradan tüm sülaleniz ve tclerine ulaşabiliyorlar.
0
Kahvedesu
(01.02.26)
@ground

hocam çok teşekkür ederim size...
0
🌸uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
o "evet" fena bir kayıt.
0
klassno
(01.02.26)
e devletten ,
davalarinizi,
tebligatlari goruntuleyebilirsiniz.
0
designer
(01.02.26)
(7)

Su tarz cocuk yetistirme

tantamount_to_equivalent
Alllah cikardi bu videoyu karsima, bizim bir akraba var aynen su sekilde cocuk yetistiriyor: https://x.com/jurnalhabertr/status/2017922375745233037 Cocuk surekli insanlara saldiriyor, gures, bogusma halinde. Anne, babasi da ilginc sekilde rahatsiz degil. Guluyorlar falan. Istedigi olmayinca agresifl
Alllah cikardi bu videoyu karsima, bizim bir akraba var aynen su sekilde cocuk yetistiriyor: x.com

Cocuk surekli insanlara saldiriyor, gures, bogusma halinde. Anne, babasi da ilginc sekilde rahatsiz degil. Guluyorlar falan. Istedigi olmayinca agresiflesiyor guluyor mu, ciddi mi, sakalasma mi anlayamiyorsun bile. "Cok simarik bu, biraz sert davranin buna" falan diyoruz bu sefer "bizim gibi pisirik, utangac olmasin, biz buyuklerin yaninda agzimizi acamadik, yabanci gelince odaya kacardik, cesur olsun, hakkini arasin" falan diyorlar. Cocugum falan yok. Hakli olma ihtimalleri var mi?
0
tantamount_to_equivalent
(01.02.26)
Okulda arkadaşlarını, ileride iş hayatında iş arkadaşlarını, oturduğu apartmanda komşularını zorbalamaz umarım.
+1
rock n roll
(01.02.26)
Bu yaptıkları şey, çocuklarının sosyal iletişimlerini değil önce duygusal ilişkilerini şekilendirecek bir şey. Babasına bunu yapabilen erkek çocuk partnerinde bir otorite davranışı gördüğünde ona da böyle yapacak. Annesine bunun yapabilen erkek çocuk kendisine bunları yapamayacağı her kadını kullanıp kullanıp atacak mesela. Bunları yapabileceği kadınlar seçtikçe de onlara şiddet gösterecek, bunun şiddet olduğunun bilincinde olmadan, çünkü bunu aile böyle öğretti.

Sosyal ilişkilerde de benzer şeyler olacak tabii. Ben istediğimi yapamadığım/söyleyemediğim herkese şiddet uygularım kafasında olacak.
+1
muhayyer divan
(01.02.26)
Ben şahsen çocuğumun böyle olmasını istemem. Ama bu anlayışa sahip ebeveyn sayısı da azımsanamayacak ölçüde. Toplumumuzda diğer insanların hak ve sınırlarına riayet etmemek yaygın bir davranış. Doğru düzgün bir hesap verme mekanizması da olmadığı için diğer insanların mağduriyetinde bir bedel ödenmiyor. Dolayısıyla bu insanlar bu tarz etkileşimler sonucunda karlı çıkan taraf oluyorlar. Hayatlarında gerek aileden alınan terbiye gerek kişilik özellikleri gereği bu insanlara karşı koyamamış insanlar da çocuklarının da benzer dezavantajlar yaşamalarını istemiyorlar.

Meşrulaştırmak için söylemiyorum ancak arka planda yatan mekanizma bana kalırsa bu şekilde.
0
but that was just a dream
(01.02.26)
Z kuşağından itibaren şehirli tayfa ebeveynler çocuklarını böyle yetiştiriyor.

Çocukerkil aile yazınca Google'da güzel tanımlamalar çıkar.


Bu çocukların büyümüş hali de antisoslal kişilikli oluyor işte. Trafikte bol miktarda karşımıza çıkıyor kural uyumsuzu tipler.
+1
Mirket
(01.02.26)
çocuk ileride senin benim çocuğa yönetici olacak at fava bekle.
0
WithWorth
(01.02.26)
haklı mı değiller mi bu çok garip bi soru, hatalılar orası kesin. bu çocuğu da bir gün akranları döver, dövmezse zaten bi şeye yaramayan biri olur çıkar.
0
klassno
(01.02.26)
böyle şeylerden utanmak yerine bir de övünerek sosyal medyaya atıyorlar, cidden tuhaf bir zamanda yaşıyoruz... kural tanımaz, nerede ne yapacağını bilmeyen çocuklar demek ki böyle yetişiyor... bu yetiştirilişle hakkını arayan yada pısırık olmayan biri değil, saygısızlığı meşrulaştıran bir ortam sunuluyor..
0
darthvader
(02.02.26)
(6)

Dans spor ilişkisi

muhayyer divan
SelamSporu dans gibi yapmak istiyorum. Bu işlerden anlayan var mı, kime danışılır bu iş? Olay şu, çook kilolu ve muhtemelen de tip 2 diyabetli olduğum için hem ortopedik hem de metabolik olarak kendimi harekete getiremiyorum, ağrılarım çok, hareket etmezsem daha beter olacak, spor yapmayı da o kadar
Selam

Sporu dans gibi yapmak istiyorum. Bu işlerden anlayan var mı, kime danışılır bu iş?

Olay şu, çook kilolu ve muhtemelen de tip 2 diyabetli olduğum için hem ortopedik hem de metabolik olarak kendimi harekete getiremiyorum, ağrılarım çok, hareket etmezsem daha beter olacak, spor yapmayı da o kadar tuhaf acaip ve anlamsız buluyorum ki, yüzme hariç spor da yapamıyorum (yüzmüyorum yani, yüzme hariç her şey anlamsız geliyor, dans çok daha anlamlı ve eğlenceli geliyor).

Benim gibi böyle ağrılı sıkıntılı bir kadına yavaş yavaş harekete başlatıp hareketi sevdirecek, hareketini ve enerjisini artırmasına yardımcı olacak, iskeletine çok yüklenmeden yapabileceği dans gibi bir spor arıyorum. Bu işin tıbbî bir uzmanlığı varsa (bence yoktur, keşke olsa) beni aydınlatır mısınız?

Line dance diye bişey çıktı karşıma, o uygun mu mesela?
-1
muhayyer divan
(01.02.26)
Step aerobik olmaz mı?

www.google.com

Yalnız anladığım kadarıyla grup derslerinde geri kalır ya da zorlanırsın. Eklemlerine binecek yükü en iyi sen bilir, durman gereken noktayı sen takdir edersin.

Onun için grup dersi değil de bilgisayar başında evde kendin başlaman için de şöyle şeyler var.

www.youtube.com
+1
Mirket
(01.02.26)
Evet evet grup dersi olmaz, anca bir doktor veya uzmandan görüş ve tavsiye alarak tek başıma başlarım diye düşünüyorum, zaten utangaçlık da var kolay kolay uluorta dans edemem :)

Fakat işte step aerobik pek dans değil gibi, müzikle uyumlu ve anlamlı hareketler olsun istiyorum :)

Göksu Tümaç iyiymiş yalnız, bakalım bakalım, güzel başlangıç 👏🏻👏🏻👏🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻
0
🌸muhayyer divan
(01.02.26)
Aradığınız şey barre olabilir, bale egzersizleriyle karışık esneme ve kardiyo hareketleri. Yakınınızda barre dersi varsa çok keyifli olabilir aslında. Ya da takip edebileceğiniz bir sürü video var. www.youtube.com

O olmazsa zumba var, hiç utanıp sıkılmadan derse gidebilirsiniz bence, benim kuzenim gidiyor, sınıfında her boyda her kiloda kadınlar var, çok eğleniyorlar. Ya da yine Youtube'dan yapabilirsiniz. www.youtube.com
0
kobuzchu kiz
(01.02.26)
Çok teşekkürler, zumba epey hareketli zıplamalı atlamalı bir şey, şu an için yapmam pek mümkün değil. Ufak hareketler lazım. Step gibi bir dans olsa çok tatlı olur. 👏🏻👏🏻👏🏻🌷
-1
🌸muhayyer divan
(01.02.26)
Kilonuz çoksa, kendi seçtiğiniz dans tarzı hareketler içeren bir sporla sakatlanma/kendine zarar verme ihtimaliniz yüksek olur. Bu sebeple, güvenli bir kiloya inene kadar yürüyüş öneriliyor. Eğlenceli bişeyler dinleyerek yürüyüş yapabilirsiniz mesela. toplayamadığımdan ara vererek yaptığım setler, sonrasında hiç zorlamaz oldu. Bir yaştan sonra kalp açısından da dikkat etmekte fayda var.
+1
lil siztah
(01.02.26)
Evet onu yapmaya da gayret ediyorum, anlamsız gelse de yapıyorum :)
-1
🌸muhayyer divan
(01.02.26)
(3)

Nohut yemeği ve şiskinlik

egerbiryolcu
Dün küçük bir kase nohut yemeği yedim. Tüm gece uyuyamadim şiskinlikten. Hâlâ da devam ediyor. Bu kadarı abartı değil mi??Çorek/ poğaca yemiştim evde yapılan. Bir de antibiyotik kullanıyorum. Ama bence en şüphelisi nohut gibi geldi bana. Mide olarak hassas biriyim ama merak ettiğim bu tür rahatsız e
Dün küçük bir kase nohut yemeği yedim. Tüm gece uyuyamadim şiskinlikten. Hâlâ da devam ediyor. Bu kadarı abartı değil mi??
Çorek/ poğaca yemiştim evde yapılan. Bir de antibiyotik kullanıyorum. Ama bence en şüphelisi nohut gibi geldi bana.
Mide olarak hassas biriyim ama merak ettiğim bu tür rahatsız eden yiyecekler sadece hassas midesi reflusu olanlari mi bu derece rahatsız ediyor yoksa genel olarak hassaslık olmasa da yaşıyor mu herkes?

Hayattan soğudum. Doğal yöntem var mı bu baskıyı geçirecek? Doktor birkaç ay önce reflü için birlac ilaç yazmıştı doktordan sonra kendime gelince ilaçları hiç kullanmamıştım. Böyle zamanlarda onları mi kullsnmaliyim?
0
egerbiryolcu
(01.02.26)
En şüphelisi antibiyotik kullanma sürecinde gıda diye yediğin ama bağırsak floranı çok yanlış oluşturan beyaz un, nişasta, şeker ve yağ birleşimleri. Şüpheliyi geç en yanlışı bu. Antibiyotik kullanma sürecinde beyaz un ve şeker muhakkak ve mutlaka sıfır olmalı ki doğru prebiyotik probiyotik alımını, doğru protein ve yağ miktarlarını ayarlayasın. Bağırsak florasını un şeker nişasta resmen hasta eder. Bu işi lütfen bir araştır. Nohut bunların arasındaki en masumu.
0
muhayyer divan
(01.02.26)
Bakliyatı gece suda bekletirken buzdolabına koyun. Pişirirken de oluşan köpüğü alın. Bakteri oluşumunu engellemiş olur, gaz sorunundan kurtulursunuz demişti, yanlış hatırlamıyorsam Ahmet Şef.
0
Mirket
(01.02.26)
Nohut ve poğaça şişkinlik konusunda çok masum değillerdir ama esas sorumlu antibiyotik gibi duruyor, benim de midem hassastır, antibiyotik almak zorunda kaldığımda muhakkak mide koruyucu kullanıyorum.
0
(01.02.26)
(4)

Hepsiburada giriş

strawberry first
Instagramda linke tıklayıp hb'ye geçince giriş yapmamı istiyor. Mail adresim ve şifrem yanlış dediği için telefon doğrulama yapıyorum bu sefer tıkladığım linkteki ürün görünmüyor; çünkü anasayfaya gidiyor.Son 15 gündür böyle, baktığım şeyleri favoriye atamamaktan ve sürekli giriş yapmaya çalış aktan
Instagramda linke tıklayıp hb'ye geçince giriş yapmamı istiyor. Mail adresim ve şifrem yanlış dediği için telefon doğrulama yapıyorum bu sefer tıkladığım linkteki ürün görünmüyor; çünkü anasayfaya gidiyor.
Son 15 gündür böyle, baktığım şeyleri favoriye atamamaktan ve sürekli giriş yapmaya çalış aktan bunaldım. Neyi bozdum? Nasıl düzelteyim?
0
strawberry first
(31.01.26)
Bilgisayardan giriyorsanız yeni sekmede hepsiburadayı açın ve hesabınıza girin, sonra instegram sekmesine geçip linki tıklayın.

Tıklanan linkte açılan pencereye şifre girmek çok hatalı bir şey. En yaygın şifre çalma yöntemi bu.
+1
Mirket
(01.02.26)
hem uygulama üzerinden hem de browserdan login ol belki bir daha sormaz
0
neira
(01.02.26)
Kullandığınız tarayıcıda gizli pencere kısmından dener misiniz ?
Değilse de phishing saldırısı yiyor olabilirsiniz, antivirüs kurulu mu bilgisayarınızda?
0
rakicandir
(01.02.26)
Fake bir hepsiburada sitesi e gitmiyor degil mi?

Linke tiklayinca instagram browser ı mı açılıyor?

Uygulama telefonunuzda yüklü degil mi? Silip tekrar yujlryin olmadi.

Linke basinca hepsiburada acilmasi lazim.
0
ananiyimioguz
(01.02.26)
(2)

İzmir - Evye

pisiklet
İzmir'den yarın bir yerden evye almam lazım. Bauhaus yokmuş bu şehirde, Koçtaş var, orada da istenilen şekilde yok. İzmirli arkadaşlar nokta atışı yapar mı? Direkt sabah alıp sonra köyüme doğru yola çıksam??
İzmir'den yarın bir yerden evye almam lazım. Bauhaus yokmuş bu şehirde, Koçtaş var, orada da istenilen şekilde yok. İzmirli arkadaşlar nokta atışı yapar mı? Direkt sabah alıp sonra köyüme doğru yola çıksam??
0
pisiklet
(31.01.26)
Gıda Çarşısı'na gideceksin.

(bkz: Gıda çarşısı)
+1
Mirket
(31.01.26)
Gıda çarşısı +1 2 hafta önce 1700 liraya aldım. Piyasada 3-4 diyorlardı.
+1
ground
(01.02.26)
(9)

sokak kedilerinin balkonumu kullanmasını istemiyorum

plastic_angel
öncelikle böyle bir hakkım var mı? daha önce sözlü ve bedensel iletişim denedim ama işe yaramadı.kedi eğitmenlerinin videolarını izledim o da işe yaramadı. psikolojilerini bozmadan onları uzaklaştırmak için doğal hangi yöntemi deneyebilirim? sirkeli su işe yarar mı?
öncelikle böyle bir hakkım var mı?
daha önce sözlü ve bedensel iletişim denedim ama işe yaramadı.
kedi eğitmenlerinin videolarını izledim o da işe yaramadı.
psikolojilerini bozmadan onları uzaklaştırmak için doğal hangi yöntemi deneyebilirim?
sirkeli su işe yarar mı?
-12
plastic_angel
(31.01.26)
Mirket
(31.01.26)
balkonun konumu gereği file kullanamam.
-1
🌸plastic_angel
(31.01.26)
neden ki? bu soğuklarda sığınıyorlardır üzüldüm. :( eğer halı koltuk vs yoksa balkonda ,bence izin verin tuvalet yapmazlar asla kum yoksa
+2
isimsizbiri
(31.01.26)
çiftleşme dönemi. iğrenç kokuyorlar. yaşam alanımda başka bir canlı görmek istemiyorum.
-3
🌸plastic_angel
(31.01.26)
Hocam gördükçe su sık. Bol bol kaçır. Bi süre sonra gelmemeye başlarlar. Ama sürekli kovalaman lazım.
-2
nickini vermek istemeyen uye
(31.01.26)
hocam file en mantıklısı en tuy dökmeyeni bile döküyor çop koysan karıştırır. file taktır rahat et kovmakla baş olmaz.
+1
kuzey li
(31.01.26)
Balkonun ortasına korkuluk dik.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(31.01.26)
sırf bunun için yüksek giriş balkonlu bir evde oturmak isterdim ama "insanlardan" korktuğum için yüksek giriş ve bahçe katı evlere çıkamıyorum.

valla dua edin hırsız, sapık falan değil de kedi giriyor.

balkonu kapattırmaktan başka çözüm yok.

balkonun fotoğrafını atarsanız belki bir şeyler söyleyen çıkar.
+2
art cat chocolate
(31.01.26)
ben gerçekten şok oluyorum, insanların ben merkezciliği ve empatiden yoksun tavırlarına... yaşadığımız yerde hayvan - insan dengesi bir arada hoş görü ile yaşamakla sağlanır. zira insan, fare dolu bi evde yaşasaydı kediyle dost olacaktı. çıkarımıza göre hayvanları kullanmayı biliyoruz fakat konu bir arada yaşamak olunca , " balkonuma sığınmasın." ki kedi nereye gitsin? şehir mi değiştirsin? barınaklara tıkılıp hastalıktan gebersin mi? soğukta karda kışta başınızı sokacak bi yer bulamadığınızda anlarsınız...
+1
isimsizbiri
(01.02.26)
(10)

uzun zamandır beni etkileyen bir film yok.

Rondak
öyle bir film söyleyin lütfenteşekkürler.
öyle bir film söyleyin lütfen

teşekkürler.
0
Rondak
(31.01.26)
Lucky 2017
0
Amaranta ursula
(31.01.26)
ordinary angels...

ağla ağla için çıkar.
+1
antihero
(31.01.26)
11'e 10 Kala
+2
yurtsuz john
(31.01.26)
Mirket
(31.01.26)
Yakın dönemden Tavşan İmparatorluğu.
+1
auroraaurora
(31.01.26)
The Lives of Others
+1
biravekahve
(31.01.26)
Bergman - Autumn in Sonata
Juan Pablo Rebella ,Pablo Stoll - Whisky
Tunç Başaran - Uçurtmayı Vurmasınlar
Haneke - The Piano Teacher
Mikheil Kalatozishvikli - Soy Cuba
Costa Gavras - Z (1969)
Jerzy Skolimowski - EO
Pasolini - Love Meetings 1964
Victor Erice - the spirit of the beehive 1973
Bresson - Mouchette
+2
isimsizbiri
(31.01.26)
Robot wild beni çok etkilemişti en son.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(31.01.26)
babam ve oglum :)
+1
koela
(31.01.26)
@isimsizbiri, sov yapmissiniz, sukelanizi verdim :) bunlar da benden gelsin:

mandalinalar (mandariinid)
gunesli pazartesiler (los lunes al sol)
sercelerin sarkisi (avaze gonjeshk-ha)
leviathan
down by law
+3
banach
(31.01.26)
(4)

Masaüstü nota sehpası Üreticisi

muhayyer divan
Selamlar https://www.hepsiburada.com/cagri-plastik-masa-ustu-rahle-krem-pm-HB00001AKU1RBu ürünün asıl üreticisine ulaşmak istiyorum ama bir türlü bulamadım. Evelüx diye bir marka görünüyor üstünde ama arayınca bununla hiç alakası olmayan şeylerin üreticisi bir firma çıktı. İcap ederse onlara da bir
Selamlar

www.hepsiburada.com

Bu ürünün asıl üreticisine ulaşmak istiyorum ama bir türlü bulamadım. Evelüx diye bir marka görünüyor üstünde ama arayınca bununla hiç alakası olmayan şeylerin üreticisi bir firma çıktı. İcap ederse onlara da bir mail atarım ama cevap alabileceğimi sanmıyorum.

Bu ürünün asıl üreticisine nasıl ulaşırım veya bunun bir gelişmiş halini kime yaptırırım? Endüstri ürünleri tasarımcısı mı bulmam lazım, ne yapmam lazım?

Yapmak istediğim şu: masa üzerine koyduğumuzda üzerine en az 3 notayı yan yana dikey koyabilmek, aynı bu ürünleri gibi kademeli yükseklik vermek, sağlamlık, katlanabilir ve hafif olması.

Bir gün bir şefin nota sehpasının iki yana doğru ek parçalarla açılabildiğini görmüştüm, bunun bu tarz bir seyyarlıkta olanı var mı onu bulmak istiyorum aslında. Bulsam herhalde 10 tane falan alırım.
0
muhayyer divan
(30.01.26)
co2s2
(30.01.26)
co2s2 sen harikasyon bir insansın 👏🏻👏🏻👏🏻

ÖHHÖM: Başka tavsiye olur mu acaba...??
0
🌸muhayyer divan
(30.01.26)
Bugün Temu'da şunu gördüm. İlgini çeker mi?

www.temu.com

www.temu.com
0
Mirket
(31.01.26)
Mirketciğim çok teşekkür ediyorum sevgili dostum sağ olasın. Vigowood yerli bir marka çok da kalitelidir ama ben bu adamlara ulaştım, aklımdakini anlattım cevap bile vermediler. Bir başka yine yerli ve kaliteli marka reddetti. Halbuki iyi bir reklamla çok ciddi pazar bulabilirsin. Kendileri bilir. Bunlar güzel ama benim ihtiyacımı karşılamaz maalesef, sağ ol Mirketciğim.
0
🌸muhayyer divan
(02.02.26)
(11)

Verdiği borcu faiziyle alan var mı

yakalayamadığın.ışıklar
Borç verince eksi hesaba inilirse bankanın yansıttığı kmh faiz bedeli normal olarak alınır ama onun haricinde atıyorum 50 bin vermiştim 1 sene geçti deyip faiziyle alanınız oldu mu? Misal o paraya altın alacaktım aradaki fark şu şu diyerek.
Borç verince eksi hesaba inilirse bankanın yansıttığı kmh faiz bedeli normal olarak alınır ama onun haricinde atıyorum 50 bin vermiştim 1 sene geçti deyip faiziyle alanınız oldu mu? Misal o paraya altın alacaktım aradaki fark şu şu diyerek.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.01.26)
Tefeci değilim çok şükür.
0
gobekliraki
(30.01.26)
Faizini düşünecek kadar borç vermiyorum hiç, bir kere aileme vermiştim, o da ailem zaten.

Ama bir şekilde dışarıya yüklü borç verecek olsam enflasyon hesabıyla vereceğimi baştan söylerdim. Ya da belki en azından tl cinsinden vermezdim bilemedim şimdi.

Ama tl cinsinden verdiğimi 1 sene sonra eşit tl olarak alacaksam kusura bakma hocam, o kadar durumum yok der vermem o borcu, yok cidden :D Sıkıntılı bir şey. Ocak 2025'teki 50 bin, Aralık 2025'te 62 bine denk.
+1
akhenaten
(30.01.26)
Kardeşime her zaman faizle borç veririm çocukluğundan beri onu buna alıştırdım artık kendisi direkt bu teklifle geliyor.
Direkt iki katını isterim.
-1
mutekebbir
(30.01.26)
benim de kardeşimden alacağım vardı. 4-5 yıl geçmişti. bana güncelleyip gönder dedim. mesaj atmış; o tarihin parası ile gram, yarım, çeyrek, dolar ve euro olarak. hangisinden göndereyim dedi. ben de en yüksek olan yarım altındı galiba onu seçtim. yaklaşık 33 bin lirayı 290 bin falandı galiba o rakamdan geri aldım. hiç sıkıntı olmadı aramızda.
-1
ground
(30.01.26)
teyzemler araba alırken kaynından borç alacaklardı. gram altın üzerinden hesaplamışlardı. 100 gram altına denk gelen bi borç almışlar iade ederken de 100 gram olarak iade edecekler. ama tl olarak verdiysen ve gram altına göre geri alırım demediysen şimdi borcu iade edecek olan kişi karşı çıkabilir böyle konuşmamıştık diye.
+2
Sadece soruyorum
(30.01.26)
50 bin hiç borç vermedim maks. 10 verdim o da birkaç aylık onu da geri aldım ama çok zaman geçtiyse altın ya da euro değerinde isterim yani.
0
matilda
(30.01.26)
Çevremde, arkadaştan, eşden dosttan borç alma verme adeti yok. İhtiyacı olan bankaya gidiyor.
Ama, oldu da gerekti, alacak da verecek de olsam ödemenin dolar üzerinden mi altın üzerinden mi banka faizinden mi olacağını konuşurum. Bu enflasyonist ortamda konuyu askıda bırakmak, baştan konuşmamak, bir yıl önceki parayla şimdikinin aynı olduğu pişkinliğini yaşamak, yaşatmak arkadaşlığa sığmaz.
Ama oldu da baştan konuşulmadı. Borç veren, para ne şekilde dönerse kabullenmeli, sineye çekmeli ve artık konuşmamalı. Herhangi bir şeyi gerekçe gösterip fark parası isteyememeli. Çok ayıp eder yoksa.
0
Mirket
(30.01.26)
Baştan konuşmak gerekir ki iki taraf da razı olsun sonucuna.
Baştan altın diye konuştuysan altın geri alırsın. Ama TL verip, bunu konuşmayıp, altın bir anda çıkmışken bu kadar "ben altın alacaktım aslında" deyip altın geri istemek ayıptır, etik de değildir.
Altın %50 düşmüş olsaydı da "ben altın alacaktım" deyip düşük mü geri isteyecekti?
Baştan altın konuşmuş olsaydı iki taraf da kaderine razı olurdu.
Hiç konuşulmadıysa dolar/euro ortalaması olabilir ya da altın/dolar ortalaması olabilir.
+1
burfak
(30.01.26)
ben abimle para alışverişimiz oluyor, asla tl vermiyoruz birbirimize. dolar oluor genelde. bazılarına bu durum abes geliyor ama parayı zor durumda kalıp istemiyorken, yatırım için para alışverişi yapılıyorken borç veren kişinin de magdur edilmemesi lazım.

Baştan belli bizimkiler sonradan altına çevirelim yok bitcoine çevirelim işi biraz zorlama. en güzeli bu para işlerini açık açık konuşmak.
0
liberal
(30.01.26)
Genelde insanlar altinla borc verip altinla aliyor bu yuzden.
Kimse tefeci degil ama enflasyonun %40 in uzerinde su an 1-2 sene once %60 di. Bu tarz bir durumda kimse enayi yerine konmamali.
+1
nuevo
(30.01.26)
parayı sevmediğimden tl ile borç verir altına endeksli borç alırım.
0
klassno
(30.01.26)
(2)

afyonda nerede sucuk alınır?

OgutucuRecep
internet üzerinden vereceğim sipariş.cumhuriyet hariç.kocaşaban almıştım fena değil et var ama baharat sıfırdı ama pişirince lezzetliydi genede.bildiğiniz yerler var mı?
internet üzerinden vereceğim sipariş.
cumhuriyet hariç.
kocaşaban almıştım fena değil et var ama baharat sıfırdı ama pişirince lezzetliydi genede.
bildiğiniz yerler var mı?
0
OgutucuRecep
(30.01.26)
Uzun çarşı’da itimat sucuklarından alırdık biz gençken.
+1
Mirket
(30.01.26)
düzeltme: bolvadinde hacıoğlu sucukları var. afyon merkezde yüksel sucuk var. sipariş üzerine yapıyor ve en az 30 kilo olması gerekiyor.
0
ground
(30.01.26)
(9)

Ameliyat korkusu

arbre
Olmak istediğim bir ameliyat var. Günü de belli. Ama korkuyorum hafif. Ameliyat olanlar nasıl aştınız bu korkuyu? Kadınlar burun ameliyatı oluyor korkmadan. Nasıl cesaret ediyorlar?
Olmak istediğim bir ameliyat var. Günü de belli. Ama korkuyorum hafif. Ameliyat olanlar nasıl aştınız bu korkuyu? Kadınlar burun ameliyatı oluyor korkmadan. Nasıl cesaret ediyorlar?
-7
arbre
(29.01.26)
Stres olman normal bende olmuştu aynısı. Yapacak birşey yok.
Olman gereken bir ameliyatsa olacaksın. Optional birşeyse eğer çok korkuyorsan olmayacaksın. Yani genelde insanlar böyle karar veriyor. Ne ameliyatı olacağınızı bilmiyorum ama gerilmek-korkmak bunlar tamamen normal şeyler.
0
nuevo
(29.01.26)
sonra gülerek anlatıyorsun o anları. Allah büyük korkma, sonunda rahata ereceğin günleri düşün. çok geçmiş olsun.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
3 ameliyat oldum. Üç tane de sırada var ki biri açık kalp ameliyatı. Gram endişe yok.
Birkaç güne Doktorumla görüşeceğim, sırama yap da aradan çıkaralım şunları diye.

Rahat ol. Bişey olmaz.
-2
Mirket
(29.01.26)
bir tane büyük ameliyat(omurga ameliyatı) bir de tane de sezaryen geçirmiş biri olarak diyorum ki olman gerekiyorsa hiçbir şey hatırlamayacak olmana odaklan. anesteziyi verdikleri an küt diye gidiyorsun ve sanki aynı anda uyanıyorsun. uyku gibi değil anlık gidip gelme gibi. e sonrasında zaten ağrı kesiciyi basıyorlar, yanında da destek olacak birileri varsa mis. genel anestezi olacaksan ilk gün ayılsan da uykulu ve leyla gibi oluyosun.
hiç korkma. ya da neyden korkuyorsun tam olarak onu düşün. yolunda gitmemesinden mi? çekilecek ağrı sancı falan mı? ona göre korkuna çözüm bulabilirsin.
+1
rayde
(29.01.26)
Gozunu kapiyorsun ve aciyorsun. Senin icin 1 salise surecek. Benim korkum tamamen ya komplikasyon yasarsamdi. Yani olum de degil. Ki bence en guzel olum sekli olabilir narkoz halindeyken olmek :)
Korkun olum korkusuysa burada soylenenlerle asamazsin. Ama soyle dusun her gun olum tehlikesi geciriyoruz veya trafige cikiyoruz ama onlemimizi aliyoruz. Iste onlemini alicaksin. Komplikasyon korkum icin bunu dusundum. Onlemini alicaksin. Yani iyi bir hastane, iyi bir anestezi ekibi, iyi bir doktor. Icine sinen bir ekip ve mekan olsun yani. Seni rahatlatacaktir. Biraz gozun tutmadi doktoru mesela isterse dunyanin en iyi cerrahi olsun rahat edemezsin bu korku oldukca.
Agri sanciysa korkun onu direkt bosver. Ilac diyr bi sey var agri duymazsin.
+1
Kittie
(29.01.26)
bir kaç ameliyat oldum en kötüsü sedye ile ameliyathane kapısında sıra beklemekti .
diğerinde odamda koldan sakinleştirici vermişlerdi asansöre gidene kadar uyumuştum. anestezi uykusu güzeldir , korkmayın .
teknoloji çok ilerledi en çok tıp alanında hızlı gelişme yaşanıyor . ne ameliyatı olacağınızı bilmiyorum ama kapalı ameliyatlar var ve dikiş ağrısı falan olmuyor artık .
* bu arada ben de kadınım ve burun ameliyatı oldum korkmadan : )
0
devilone
(29.01.26)
geçmiş olsun. korkman normal. neden korktuğunu yazsana, belki de korkmana gerek olmayan bir şeydir.

ben apandisit ameliyatı olmuştum. ani gelişmişti. çok korkmuştum ama oldum bitti. gözümü kapatmamla açmam bir oldu. hiç anlamadım.

bir de bu yıl sonunda çift çene ameliyatı olacağım. deli gibi korkuyorum. zorunda değilim ama istiyorum. ameliyattan önceki 1 ay ve sonraki 2 ay hayatım çok zor olacak. çok acı çekmekten ve sinir hasarı yaşamaktan korkuyorum. yüzümü bozmasından korkuyorum bir de. umarım her şey iyi gider. benden daha küçük kişilerin bu ameliyatı olduklarını instagram ve tiktok'ta izleyince rahatlıyorum.
0
art cat chocolate
(29.01.26)
Kadınlar burun ameliyatı oluyor korkmadan. Nasıl cesaret ediyorlar?
-
Çünkü ortamlarda atacakları havanın getirisi o korkunun üstünde .

Korku için diyeceğim ise işi oluruna bırak . Kaderinden başkasını da yaşamıyorsun zaten.
-6
diyecevaplandı
(29.01.26)
ben de ilk ameliyat olduğumda baya tedirgindim. o narkoz hissi nasıl olacak acaba, uyanabilecek miyim korkusu vardı bende ama hiç korkulduğu gibi bir şey değil içiniz rahat olsun ve geçmiş olsun şimdiden.
0
elektr10
(30.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.