Giriş
(4)

Apartman aidatı için yasal hesap nasıl açılır?

santimantal
Oturduğum apartmanda yönetici esnaf. Aidatları elden topluyor. Hesaba gönderelim deyince, "Ticaret yaptığımız için hesaba gönderilmesi ........................" gibi bir cevap verdi. Şimdi bu adamın hesabına aidat yolladığımız zaman alışveriş için mi gönderildi diye suçlanmaması için ne yapmalıyız?B
Oturduğum apartmanda yönetici esnaf. Aidatları elden topluyor. Hesaba gönderelim deyince, "Ticaret yaptığımız için hesaba gönderilmesi ........................" gibi bir cevap verdi. Şimdi bu adamın hesabına aidat yolladığımız zaman alışveriş için mi gönderildi diye suçlanmaması için ne yapmalıyız?

Belli türde yeni bir hesap mı açmalı? Ya da biz para yollarken açıklamaya bir şeyler mi yazmalıyız?

Apartman adına bir hesap açılabilir mi?
0
santimantal
(11.01.26)
Bizim apartmanın var. Yönetim karar defteriyle gidilip açılıyor sanırım. Biz aidatları apartman hesabına gönderiyoruz.
+1
rodeocu
(11.01.26)
Apartman adına hesap açılabiliyor. Hatta bazı internet bankacılığı uygulamalarında transfer tipini seçerken "apartman aidatı" diye bir seçenek olduğunu da keşfettim geçenlerde.
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
Genel kurul yöneticiyi seçecek, yönetici seçim sonuçlarını notere tasdik ettirilmiş karar defterine yazacak.
Sonra vergi dairesine müracaatla vergi kimlik numarası alınacak.
Sonra karar defteri ile bankaya gidilip yönetim olarak hesap açılacak.
+4
Mirket
(11.01.26)
Kat malikleri kurulu (daire sahipleri) toplantıda 'filanca bankada, apt adına hesap açmaya, aidat toplamaya, ödemeleri yapmaya, havale yapmaya ...(muhtemel bütün banka işlemlerini yazmak gerekiyor) yönetiçiye yetki vermiştir' gibi bir karar alıp bununla ilgili bankaya gidilecek ve apt yöneticiliği hesabı açılacak. Hesabın adı 'falanca apt yöneticiliği' gibi kurumsal bir isim olacak. Bu isimle defterdarlıktan vergi numarası gibi bi şey alınacak.
Yöneticinin şahsi nesabına göndereceğiniz paralar herkes için sıkıntı oluşturabilir.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(12.01.26)
(4)

Şah damarı daralması için hangi bölüme gidilmeli?

my fault
Babamın geçen sene rutin kardiyoloji kontrolünde şah damarı usgsi de istemiştik. Orada %30-40 daralma ve plaklar görülmüştü. Kan sulandırıcı ve kolestrol ilacı yazmışlardı.Geçenlerde küçük bir operasyon için kan sulandırıcısını soran doktora şah damarı için kullanıyor deyince nöroloji doktorunuzla g
Babamın geçen sene rutin kardiyoloji kontrolünde şah damarı usgsi de istemiştik. Orada %30-40 daralma ve plaklar görülmüştü. Kan sulandırıcı ve kolestrol ilacı yazmışlardı.
Geçenlerde küçük bir operasyon için kan sulandırıcısını soran doktora şah damarı için kullanıyor deyince nöroloji doktorunuzla görüşün demişler.
Şah damarına nöroloji mi bakıyor yoksa kardiyoloji yada kalp damar cerrahisi mi ?

Tekrar kontroller için hangi bölüme gitmek gerek.
0
my fault
(11.01.26)
Nöroloji daha mantıklı geliyor, gerek görürse kalp damar cerrahına gönderir de kardiyolojinin konuyla ilgisi yok bence.

Geçmiş olsun.
0
Mirket
(11.01.26)
Plak kısmıyla kardiyoloji ve kalp damar ilgilenir.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.01.26)
normalde kalp ve damar hastalıklarıyla kardiyoloji ilgilenir ama babanıza hangi bağlamda "nöroloji doktorunuzla görüşün" dedikleri önemli. belki aldığı ilaç norolojik başak bir rahatsızlığını olumsuz etkiliyor olabilir. o nedenle söylemiş olabilirler. veya nörolojik bir olabilecek denge kaybı vb. teşhis konulmamış bir rahatsızlığını söylemiştir babanız. ona istinaden söylemiş de olabilirler.
0
merhum
(12.01.26)
kalp damar soktoruna sevketmişlerdi beni.
0
ground
(12.01.26)
(9)

eksik aidat ödeyen kiracıya ihtar

sezercik yavrum benim
selamlar. kiracım geçen yıl 250, bu yıl 400 lira olan aidatı arada sırada 100 tl olarak ödüyormuş. birikmiş bi 3000 tl borcu varmış.yöneticiye ihtar çekmesini söyledim. toplantı yapamadığı için yasal olarak yönetici olamamış, çekemiyormuş. ülkenin %80'i böyle gönüllü gibi yapıyo bu işi dedi.ben ev s
selamlar. kiracım geçen yıl 250, bu yıl 400 lira olan aidatı arada sırada 100 tl olarak ödüyormuş. birikmiş bi 3000 tl borcu varmış.

yöneticiye ihtar çekmesini söyledim. toplantı yapamadığı için yasal olarak yönetici olamamış, çekemiyormuş. ülkenin %80'i böyle gönüllü gibi yapıyo bu işi dedi.

ben ev sahibi olarak ihtar çekebilir miyim? bazı ev sahipleri kendi ödüyormuş aidatı. zaten hem tahliye hem de kira tespit davamız var, bir de aidatını ödemek istemiyorum.

cevaplar için şimdiden teşekkürler.
+1
sezercik yavrum benim
(11.01.26)
Apartman kaç daireli? Kira kontratında aidatın ödenmesine ilişkin bir madde var mı?
0
Mirket
(11.01.26)
Resmi yönetici kimse o ihtar çeker, çektirir. Ayrıca borçlardan müteselsilen sorumlu olduğunuz için sizden de tahsil edebilir
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.01.26)
Bizim apartman da böyle. Kapıcı dairesini kiraya vermişler duyduğuma göre. Aidat benim dışımda kimseden alınmamış. Ben de vermiyorum artık. Resmi yönetim de yok, biri kendini yönetici ilan ediyor.
0
Kahvedesu
(11.01.26)
Bildiğim kadarıyla (ki çok da iyi bilmiyorum) yönetici kiracıya değil ev sahibine ihtar çekebilir.
Kendi kendinize ihtar çektirmeye çalışıyor olabilirsiniz, dikkat edin.
0
michael_knight
(11.01.26)
yönetim doğrudan kiracıya ihtar çekebiliyor. ama ortada yasal olarak bir yönetim olması lazım.
0
co2s2
(11.01.26)
kira sözleşmesinde, avans ve giderlerin kiracı tarafından karşılanacağı açık olarak belirtilememişse; kat mülkiyeti kanunu (634) 20. maddenin a ve b fıkrasına göre avans ve giderler mal sahibine aittir.eğer kiracı avans ve giderleri kendi ödüyor ise 22. maddeye göre yaptığı ödemeleri kiradan düşebilir.

kira sözleşmesinde avans ve giderlerin kiracı tarafından ödeneceği açıkca belirtilmiş ise; yönetici varsa yönetici, yönetici yoksa diğer kat maliklerinden biri veya tümü, aynı kanunun 20. maddesinin c fıkrasına göre kat malikine(ev sahibi) dava açabilir, icra takibi yapabilir.

kira sözleşmesinde, avans ve giderlerin kiracı tarafından karşılanacağı açıkça belirtilmiş ve kat maliki olarak ödeme yaptığınıza dair belgeler elinizdeyse dava veya icra yolu ile alacağınızı tahsil edebilirsiniz.
0
krtkartal
(12.01.26)
aidatın kiracı tarafından ödeneceği sözleşmede yazıyor. zaten 5 yıldır ödüyor ama eksik.

ben aslında tüm borcu kapatıp bunu kiracıdan tahsil etmek istiyorum.
0
🌸sezercik yavrum benim
(12.01.26)
ödeme bankadan mı elden mi? Ben ödedim makbuzları da kaybettim.
0
Kahvedesu
(12.01.26)
aidat ödemesi nasıl bilmiyorum, elden veriyor sanırım.
0
🌸sezercik yavrum benim
(06.02.26)
(1)

Yatırım Soruları

namandigurai
Birikimimin tamamını şu anda AFT fonunda tutuyorum ve muhtemelen benzer bir şekilde devam edeceğim. Ancak fonun yıllık yönetim ücretinin oldukça yüksek olması beni düşündürüyor ve bu yüzden alternatifleri araştırıyorum. Bu noktada QQQ almak mantıklı bir seçenek olur mu? Bildiğim kadarıyla QQQ için p
Birikimimin tamamını şu anda AFT fonunda tutuyorum ve muhtemelen benzer bir şekilde devam edeceğim. Ancak fonun yıllık yönetim ücretinin oldukça yüksek olması beni düşündürüyor ve bu yüzden alternatifleri araştırıyorum. Bu noktada QQQ almak mantıklı bir seçenek olur mu? Bildiğim kadarıyla QQQ için parayı dolara çevirmek gerekiyor; bu durumda hem TL → USD hem de ileride USD → TL dönüşlerinde kur farkı maliyeti oluşacak. Sizce bu maliyetlere rağmen QQQ daha mantıklı olur mu, yoksa önerebileceğiniz başka benzer fon veya yatırım araçları var mı?
İkinci olarak, Midas sizce ne kadar güvenilir bir platform? Teorik olarak bir gün faaliyetlerini sonlandırma veya lisans iptali gibi bir risk söz konusu olabilir mi? Son dönemde bazı finansal kurumların lisanslarının iptal edildiğini görüyoruz. Bu tür riskleri göz önüne aldığımızda, daha yüksek komisyon ödemeyi göze alıp bankalar üzerinden devam etmek mi daha güvenli olur?
0
namandigurai
(11.01.26)
Ben sadece iki konuya dikkat çekmek isterim.
Birincisi, yatırımda asla tüm yumurtalar aynı sepete konmamalı. Yatırım araçları çeşitlendirilmeli. Sadece Amerikan teknoloji hisse yatırımı düşünüyorsunuz ve bu işi bilen neredeyse herkes orada bir balon olduğunu söylüyor. Vardır ya da yoktur, bilemem de tüm gücünüzle oraya abanmayın bence.
İkincisi direkt amerikan borsasına yatırım yapacaksanız vergi otomatik ödenmiyor kendiniz ödemelisiniz. O konuya vakıf olun.
+1
Mirket
(11.01.26)
(9)

Havlu neden kirleniyor?

michael_knight
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor. Neden?İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor.

Neden?
İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
0
michael_knight
(10.01.26)
İdeal bir dünyada elinin kirlenmemesi gerekiyor.
-17
arbre
(10.01.26)
Elinizi her seferinde tertemiz yıkayamıyorsunuz. Havluya, bilekleriniz gibi yıkmadığınız yerler değiyor. Havluyu koyduğunuz yer mesela, en son ne zaman temizlediniz?

Havluya az miktarda bakteri geçsede nemli olunca bir şekilde ürüyor.

Kaldı ki tek sıkıntı bu değil. Siz ıslak elinizi aynı havluya sildikçe doğru düzgün kuruyamıyor. Bekledikçe koku yapıyor. Bir yerden sonra ıslaklıktan zaten elinizi kurulayamıyorsunuz.
+1
substituent
(10.01.26)
peki madem
(10.01.26)
havlu kirleniyor çünkü açıkta duruyor ve tozlanıyor. evde her eşya tozlanırken havlunun tozlanmamasını bekleyemezsin. sıkıntı elinde değil havada yani.
+1
abelardo
(11.01.26)
Islak kalınca kirleniyor havlular. Hatta çok uzun süre kullanınca çıkması zor yayvan lekeler bile oluşabiliyor. Her seferinde havlunun farklı bir yeriyle silin elinizi, böylece ıslanmayı yaymış olursunuz, ıslanan yerler daha çabuk kurur.
0
santimantal
(11.01.26)
Deri. Aynınşey bornoz için daha da geçerli. Bol bol keselenmişim, şampuanı ayrı vücut şampuanı ayrı misler gibi olmuşum. Ama bir süre sonra kararıyor. Sebebi derimizdir.
0
ground
(11.01.26)
Bazı akıllı saatler el yıkama sürelerini ölçüyor. Varsa ve baktıysanız hiç de öyle sandığımız kadar süre ayırmadığımızı, genelde üstünkörü yıkadığımızı görüyorsunuz. Yani sandığımız kadar temiz değiliz.

Ayrıca derimiz sürekli kendini yenileyen, yenilenen, sürekli ölü hücrelerini döken ve korunma maksatlı yağ ifraz eden bir organ. Parmak izi alma işi bu özellikten istifadeyle yapılıyor. Dokunduğumuz her yere yağ ve ölü hücreler bırakıyoruz. İyi ki o yağı yok edecek kadar yıkayamıyoruz yoksa egzamadan kırılırdık.

Bu iki durum havlulara kir olarak yansıyor.
0
Mirket
(11.01.26)
@mirket bir ara Apple Watch kullanmıştım, dediğin gibi süreyi ölçüyordu. Genelde o süreyi tamamlayacak kadar yıkıyordum ama her zaman mükemmel yıkamadığım doğrudur.
@mirket "istifadeyle" ne demek? "Sadece gerekli hallerde" anlamında mı?
Teşekkürler cevaplarınız için
0
🌸michael_knight
(12.01.26)
'İstifade', fayda, 'istifadeyle' de faydalanarak anlamına geliyor.

Hukuk diliyle fazla haşır neşir olunca günlük hayatta kullandığım dil de eski Türkçeye kaçıyor sanırım.

Yani, parmak izimiz, dokunduğumuz yüzeyde bıraktığımız cilt yağıdır aslında.
+1
Mirket
(12.01.26)
(7)

su kıtlığı tartışmasında kayıp-kaçak olayı

biseysorcaktim
altyapı eksikliği yüzünden ve yenilenmesi çok büyük miktarlara mal olacağı için altyapıdaki kayıp-kaçaklar göz ardı ediliyor ama insanların ve sanayinin tükettiğine denk bir oran deniyor.korsan kuyulardan değil, toprağın altından geçen su borularındaki kaçaklardan bahsediyorsak eğer; yine topraktaki
altyapı eksikliği yüzünden ve yenilenmesi çok büyük miktarlara mal olacağı için altyapıdaki kayıp-kaçaklar göz ardı ediliyor ama insanların ve sanayinin tükettiğine denk bir oran deniyor.

korsan kuyulardan değil, toprağın altından geçen su borularındaki kaçaklardan bahsediyorsak eğer; yine topraktaki boşluklardan geçip de eninde sonunda yeraltı akarsularına ve göllere ulaşmayacak mı?

altyapıdaki kayıp-kaçakların önemi nedir?
0
biseysorcaktim
(09.01.26)
En son bu konudaki sorudan sonra, hep kafama takılan Deniz suyunun arıtılarak kullanılması konusunu yapay zekalarla falan epey bir araştırdım.
Kayıp kaçak oranı bazı şehirlerde %40 ı bulabiliyormuş ki bana çok inandırıcı geldi.
0
Mirket
(09.01.26)
yüzde 40'ı bulabiliyor diye duydum ben de o yüzden merak ettim.

toprağın altındaki boruda kaçak varsa, toprağı ıslatır. zaman içinde o su da yeraltı kaynaklarına gider ve yeraltı sularını tekrar besleyip döngüye katılır. belki yenilenme hızı çok yavaştır. ama yine de sistemde kalır, kuraklık nedeni değildir diye düşündüm.

ama sanırım kayıp-kaçak analojisi şöyle; A noktasından alınan su B noktasındaki toprağa bırakılıyor. oradan da nehre birleşiyor, nehirler de denizlere akıyor. gölgen 6 birim çekmek yeterliyken 10 birim çektik, 4 birimi su kaynağına uzak olan toprağa ve bunun bir kısmı da dolaylı yoldan denize mi karıştı?

öyleyse yine büyük sorun. ama su sorununu ilgilendirdiği kadar enerji sorunu da. boşuna bir sürü su çekildi az çekilebilecekken.
+1
🌸biseysorcaktim
(09.01.26)
Çektiğin her su ile döngüyü bozuyorsun.
Tekrar toprağa vermekle döngüyü sağlıyor olsan, hatalı tarımsal sulama Aral Gölünü kurutmazdı.

Türkiyede şu anda bu konuyla ilgili en büyük sorun tarımda vahşi sulamanın terkedilememesi.
+2
Mirket
(09.01.26)
her şey maliyete göre hesaplanıyor.

örneğin yukarıda dendiği gibi deniz suyu desalinasyon + arıtma mümkün ama çok çok maliyetli. şu anda mevcut su kıtlık seviyesinde değil ve böyle idare etmesi daha kolay. kesintilerle falan aşılacak bir şey değil, kesintiyi gören depo ediyor aynı şeye geliyor. bir yerden sonra su azaldıkça fiyatlar artmak zorunda kalacak. fiyatlar arttıkça daha önce ekonomik olmayan çözümler ekonomik olmaya başlayacak.

kayıp kaçak önüne geçmek, kaçakları bulmak tamir etmek çok çok zor ve maliyetli. kaçak hiç istemiyoruz dersen gerekli çalışma sonucu suyun maliyeti tüketici için aniden astronomik olur. sonuçta su direkt doğadan geliyor. maliyet arıtım ve dağıtımında. sen kayıp kaçağı engellersen suyu tüketen kişi hiç bir şey hissetmeyeceek, ve aynı fiyattan suyu isteyecek. yani sen zaten bedava olan kaynaktan tasarruf yaparsan (dağıtıcı olarak) sana bir avantajı yok, maliyeti var. tüketici de bu maliyeti ödemek istemez. devlet eliyle yapmak istesen kimse oy vermez. cehape doneminde abdest alamadık suyun pahalılığından der alaşağı eder seni.

o yüzden dünyada olacak şey: su azaldıkça maliyetinin artması, maliyet arttıkça ve bel bükmeye başladıkça önceden ekonomik olmayan çeşitli önlemlerin yavaş yavaş ekonomik olmaya başlaması şeklinde olacak...
0
robokot
(09.01.26)
dünya kapalı çevrim bir sistem ve 2/3 ü sudan oluşuyor. bu yüzden su krizi hiç bir zaman olmayacak. tek fark yer değiştircektir. binlerce yıl önce afrika belki su cenneti iken şimdi kuraklık çekiyor. yıllar sonra da türkiye ve avrupa aynı sorunu yaşayabilir. bu yüzden kapitalist ülkeler kendini korumak için böyle kriz var ayaklarına yatıyor. nasıl ve neden çizildiği belli olmayan sınırlar yüzünden ülke adını verdiğimiz yerler kendini kurtarmak için dünyaya zarar veriyorlar. gelecekte ülke kavramı kalmayacak ve globalleşme başlayacaktır. o zamanda insanoğlu su nerdeyse oraya rahatça gidebilecek ve böylece insanlığın su ile bağlantısı hiç bir zaman kesilmeyecektir.

ayrıca deniz suyu artımak enerji olarak maliyetli bir iş. nükleer enerjin olmadan bu maliyetlerle başa çıkamazsın.
0
gercekdunya
(10.01.26)
@gercekdunya 2/3 suyun %98 i tuzlu su / deniz suyu. kalan %2'nin %75'i buzullarda hapis. erisilebilir icilebilir su %0.5 bahsettigin yerde. Bu su da dogal olarak temiz hale gelmiyor, endustriyel kimyasallar, agir metaller ile bu su kalici sekilde kirletilebiliyor. yani dolasimdan cikiyor. "dunyanin cogu kapali sistem su" argumanin gecerli degil.
0
robokot
(10.01.26)
@robokot tuzlu su da olsa buharlaşıyor bulut oluyor sonra saf su olarak yağmur ve kar olup toprağa akıyor. sonra yer altı su kaynağı olarak kullanıyoruz ya. ha sen bu buharlaşma ve geriye dönüş oranı, kullanım oranından çok daha az diyorsan haklı olabilirsin, o tartışılacak başka bir konu. ama kapalı çevrim sistemi doğrudur. ayrıca "dunyanin cogu kapali sistem su" değil dünyanın kendisi kapalı çevrim sistemdir. ne zaman atmosferi delip suyu uzaya kaçırırsın o zaman zaten bittiğin anlamına gelir. sanırım sen kafanda kapalı çevrim sistemini yanlış kodlamışsın.

benim anlatmak istediğim de kapitalist ülkeler bu kullanımı azaltmadan temiz su kaynağını ele geçirmek istiyorlar. ayrıca kullanılan endüstirel suyu toprağa verdiğin zaman bir çok arıtma sisteminde olduğu gibi topraktaki kum,çakıl,kömür parçacıkları onu artırak yer altına alır. yani yer altındaki su yine kullanılabilir hale gelir ama üzerindeki kimyasallar tabiki toprağına zarar verecektir. toprak su gibi değil bir kere bozarsan çöl olursun. çünkü onda herhangi bir çevrim söz konusu değil. ve bir daha hiç bir işe yaramaz.

kısacası dünyada su sorunu olması mümkün değil. onun yerine verimli topraklar yok olduğu için, besin sorunu çok yakında başlayacaktır.
0
gercekdunya
(12.01.26)
(11)

Astronomik su faturası:(

egerbiryolcu
Az önce eve fatura gelmiş 7600 civarı:(300-700 civarı geliyordu en fazla. İlk defa böyle bir fatura geldi. Klozetten su aktigini fark ettim taharet muslugunun altındaki siyah bir düğme var onu ters tarafa döndürdüm o su durdu. Su sayacina gittim baktım tüm musluklar kapalı çiçek gibi çark var dönüyo
Az önce eve fatura gelmiş 7600 civarı:(
300-700 civarı geliyordu en fazla. İlk defa böyle bir fatura geldi. Klozetten su aktigini fark ettim taharet muslugunun altındaki siyah bir düğme var onu ters tarafa döndürdüm o su durdu. Su sayacina gittim baktım tüm musluklar kapalı çiçek gibi çark var dönüyor daha önce hiç su sayacina bakmalik bir durumum olmamıştı. Sayı olarak da beş haneli bir kutu var şu an 0093? Sondaki net bir sayı değil.

Ne yapmam lazım?

Tüm musluklar kapalı dedim ama kombiyi unutmuşum. Sabah bir de onu kapatıp deneyeceğim.

Arkadaşlar eski ve yeni fatura karşılaştırması atacağım. 0-934 garip geldi. Umarım hatalı okumadır

resmim.net
0
egerbiryolcu
(09.01.26)
Yanlış bilmiyorsam o sayaçtaki çark dönüyorsa su akışı var demek. Görünürde akıntı olmasa bile belki duvarın içinden geçen borularda akıntı, sızıntı olabilir. Su tesisatçısı ile bir görüş istersen, onların cihazları oluyor, her yeri tarıyorlar o cihazla ve bu cihaz kaçak varsa buluyor ve ora düzeltiliyor.
0
rock n roll
(09.01.26)
Sayacının değiştirilmesini iste ve faturaya itiraz et.
Sayaç dairene mesafeliyse arada boru patlağı vs sebeple kaçak olup olmadığını kontrol ettir.
0
Mirket
(09.01.26)
Kaçak kontrolü sonrasında sayaç kontrolü için su idaresine de başvurun. Belki sayaç bozulmuştur? Bozuksa geçmiş kullanımı baz alarak hesaplayıp fazla kullanımı mahsup ederler muhtemelen.
0
orient blue
(09.01.26)
Bu arada ise yarar bir bilgi mi bilmem evimiz müstakil bahçe katı başka daire yok.
0
🌸egerbiryolcu
(09.01.26)
Son gelen bilgiden sonra ben sayaç sonrası boru patlağına kesin gözüyle bakıyorum.

Hemen bugün, kaçak tespiti yapan cihazı olan bir tesisatçı bul. İş hallolana kadar da sayacın giriş ya da çıkışındaki vanayı kapat ki paran toprağa akmasın.
0
Mirket
(09.01.26)
şehir neresi? bazı şehirlerde su pahalı
-4
michael harddd
(09.01.26)
su deposu varsa depo doluyor olabilir. yani görünürde açıl musluk veya su kullanımı yoktur da depo dolduğu için çark dönüyordur.

yine depo varsa, şamandırası bozulmuş ve taşıyor olabilir. bahçede mahçede ise taşan su toprağa gidiyordur, fark edilmiyordur.

gömülü tesisatta kaçak olması muhtemel ama ben pek ihtimal vermiyorum, o kadar olmaz. o kadar büyük kaçak varsa illa ki bir yerden patlar çıkar o su.

üçüncü bir ihtimal de sayacı doğru okumamış olmaları. son rakam okunmuyor demişsin. önceki sefer 931 okumuştur. şimdi atıyorum 938 olmuştur, ama son rakamı okuyamadığı için 93 yazmıştır. yani sanki sayaç 999'a kadar gitmiş, sıfırlanmış, sonra da 93'e gelmiş gibi tüketim yazmıştır. ama bu dediğim faturadan anlaşılır. faturaya bak, ilk okuma kaç, son okuma kaç, tüketim kaç gözüküyor.

dördüncü ihtimal, sizden habersiz bir işlem (sayaç değişimi, zart onarımı, zurt bedeli vs) yapılmış olması ve faturaya yansıtılması. boş duran yazlığa kışın ortasında 1000 küsur lira fatura gelince ben de boru patladı da evi günlerdir su basıyor diye telaş yapmıştım, sayaç değiştirmişler. ama bu da faturada gözükür.

yani en önce faturaya bir bak, sebebi ne görünüyor. ilk yazacağım şeyi en son yazdım.
0
kibritsuyu
(09.01.26)
Daha önce bizzat başıma gelen olayı anlatıyorum bütün apartmana astronomik rakamlar gelmişti kimine 1.500 kimin 2.500 kiminle 3000 anlaşıldı ki su saati okuyan kişi Sarhoş muydu neydi bilemiyorum ama bütün rakamları yanlış yazmış hep herkes itiraz edince tekrardan gelip okuma yaptılar Yapabileceğin şey iski sitesinden son okunan sayaç numaranı bakmak ve şu andaki saatindeki rakamı kontrol etmek Eğer gerçekten yeni faturamdaki kadar fark varsa bir yerde Kaçak var benim de faturam inanılmaz yüksek geldi ama 19 metreküp seninkiyle aynı değil
+1
eja
(09.01.26)
Güncelleme yapıyorum.
@kibritsuyunun yorumuyla faturaya baktım
ilk okuma 0 durum 50 yazıyor
Son okuma 934 durum 11 yazıyor


Geçmiş bir fatura buldum evde ona baktım.
İlk okuma 839
Son okuma 837 fatura 300 TL gelmiş


0-934 ilişkisi hatalı yani değil mi?

@eja senin de yazdıkların okuma hatasını destekliyor gibi..umarım okuma hatasıdır da kaçak vs ugrasmayiz. Artık bu hataya sevincek durumdayim
0
🌸egerbiryolcu
(09.01.26)
butun musluklar kapaliyken sayactaki cark dönüyorsa kaçak var işte, sayaçtan sonra bir yerden bir yere su akıyor. evde olur bahçede olur, duvar içi tesisatta olur. bulunması lazım. o zamana kadar para harcamak istemiyorsanız sayaçtaki vanayı kapatın (tabii evde su da kesilecektir, kullanılacağı zaman açın).
0
robokot
(09.01.26)
İlk okuma bilgisi 0 olarak yanlış girilmiş gibi gözüküyor, ya sayacı değiştiler orada hata oldu ya da sistemsel bir sıkıntı var. İtiraz edin zaman kaybetmeden, zaten hemen bakıp söylüyorlarlar eğer sayaç değişmediyse ilk okuma sıfır olmaz.
0
koskoca kirpi
(10.01.26)
(4)

File Marketlerde Bolez Tavuk sürekli bulunuyor mu?

Mirket
Donuk ve bütün mü, fileto olarak bulabiliyor muyuz?
Donuk ve bütün mü, fileto olarak bulabiliyor muyuz?
0
Mirket
(09.01.26)
fileyi bilmem de. migros ve bimde de var.
0
mikahakkinen
(09.01.26)
Bim'de bütün ve donuk var. 5 Migros gezdim. Şu an kalmadı dediler.
0
🌸Mirket
(09.01.26)
sanal markette vardır. orbitalde iyidir.
+1
mikahakkinen
(09.01.26)
tüm sorularınıza evet (ist. acıbadem ve kısıklı file'leri için).
ben çoğunlukla migros uygulamasındaki tazedirekt'ten alıyorum; üçü de bulunuyor. bazen akşam saatlerinde kalmamış oluyor ama sabah stok yenileniyor daima.
edit: bütünde donuk ve taze seçenekleri var; diğerlerinde de donuk görmedim sanırım.
0
lil siztah
(09.01.26)
(5)

ihmal etme doktora git, acile git

kibritsuyu
arkadaşlar ben bazı şeyleri anlayamıyorum. ben mi yanlış yapıyorum, siz nasıl yapıyorsunuz bana bir anlatırsanız gerektiğinde faydalanayım.durumumuz yoktu okumadık diyen üşengeçler için asıl soru son cümlede.aşağıda tamponun uzun süreli değiştirilmemesi nedeniyle mide bulantısı ve kusma geçiren ama
arkadaşlar ben bazı şeyleri anlayamıyorum. ben mi yanlış yapıyorum, siz nasıl yapıyorsunuz bana bir anlatırsanız gerektiğinde faydalanayım.

durumumuz yoktu okumadık diyen üşengeçler için asıl soru son cümlede.

aşağıda tamponun uzun süreli değiştirilmemesi nedeniyle mide bulantısı ve kusma geçiren ama şu anda herhangi bir şikayeti olmayan ve toksik şok şüphesi yaşayan bir arkadaşa denmiş ki "derhal doktora git, toksik şok öldürür, elin kolun düşer".

şu anda hiçbir şikayetimiz olmadan ama olma ihtimali de olan durumda acile gidip ne diyoruz ve ne yapıyorlar? bir şey yapmaları için ne demek gerekiyor? hastaneye gidin emin olun denmiş. gitsin emin olsun elbet ama hastanede bundan emin olmak için ne yapıyorlar? ben ne zaman ihmal etmeyeyim, emin olayım diye gitsem bir şey yapmıyorlar çünkü, salıyorlar geri, bir şey olursa gel diyorlar. siz ne yapıyorsunuz da emin olmak için müdahale edip emin oluyorlar?

cumartesi günü 190/130 tansiyonla acile gittim, devlet üniversitesi hastanesi. triyajda tansiyonumu ölçtüler, 190/130 çıktı. sonra elime numara verip bekleme salonunda oturttular. 2-3 saat sıra gelmeyince eeh diyip özel üniversite hastanesine gittim. gittim. orada da tekrar ölçüp beklettiler, 15 dakikada bir gelip ölçtüler. düşmeyince bir dil altı hapı verdiler (ki evde kendim de içmiştim onu), 150/100'e düşünce de taburcu ettiler.

bana "yüksek tansiyon çok tehlikelidir, öldürür, mutlaka acile git" denildiği için gittim. 6 saat vakit kaybettim, 2-3 saati acil sıralarında beklemekle geçti. en sonunda da evde kendi yatağımda yatıp dinlenip, kendi içebileceğim ilaçtan öte tedavi de uygulanmadı. 1500 lira da para ödedim. e ben şimdi bu hastaneye niye gittim? neyi eksik yaptım? böyle mi emin olunuyor? yani emin olmak için bana ne yapıldı şimdi? oracıkta beyin kanaması geçirsem hemen müdahale edilebilecek olması mı bana güven vermeli?

kafamı dolaba vurdum ölür müyüm diyorsun, gelen cavap: "beyin kanaması olabilir acile git". acile gidiyorsun. soruyor baş ağrısı, baş dönmesi, kusma var mı, yok. kalk bi yürü, tamam. parmağımı gözünle takip et, tamam. iyi şimdi git, baş dönmesi olursa, kusarsan gel. e ulan bunları ben evde kendim de yaparım. baş dönmesi kusma olunca da gelirim. şimdi biz hastaneye niye gelmiş olduk?

sorunun kısası: başımıza bir iş geldikten sonra, hiçbir şikayetimiz yokken emin olmak için hastaneye gidip emin olabiliyor muyuz? emin olmak için ne yapmamız gerekiyor?
+1
kibritsuyu
(09.01.26)
tansiyon yuksekse günde 4-5 kere ölçüp saatleri ile not edip(en az 1 hafta) kardiyologa gitmek lazım, benzetmek gibi olmasın tansiyonu yuksek giden 45-50 yaş arası iş yeri arkadaşımız takipli olmasına ragmen kalp krizi geçirdi allahtan yakındı hastaneye 2 ana damar tıkalıymış acil angioya aldılar..

acil sevk etmeliydi kardiyolojiye eğer tansiyon sık sık yuksek seyir ediyorsa, sanal angio angio yapılmalı. doktor değilim etrafımda çok kalp sıkıntısı olanlar bu şekilde yaptı.

senelik check up yaptırmak lazım özel hastanelerden içeriğine bakıp fiyat karşılaştırması yapacaksınız içinde ekg kardiyoloji kons. olan tercih edeceksiniz.

bende kendi acil maceramı özetliyeyim, annem kendini kötü hissediyordu dur acile gidelim baksınlar kan falan dedim, bi gittik tansiyon 21 ,dil alti verdiler (ben acil doktoruna söyledim kardiyoloji görmesi gerekse randevu alalım ne gerekirse yapalım dedim) hemen aynı gün ilk randevusunu bekledik kardiyoloji gördü ekg çekildi eko yapıldı angio yapılcak şimdi.. özel hastane ve parasını verince herşeyle ilgileniyorlar.
+1
eja
(09.01.26)
yani doktorlara lafım yok da sistem doktorun sizi görmesi üzerine kurulmuş, tedavi üzerine değil.
11 ayda 1 milyarın üzerinde muayene gerçekleştirilmiş mesela. doktor görmüş müyüz? görmüşüz.

sizin durumda konuşursak mesela üniversite hastanesi yapması gerekeni yapmış gibi. sonuçta tansiyonu düşürmüşler. yatarak tedavi edecek halleri yok ki. ya da her kafasını dolaba vuranı tomografiye yönlendiremezler. kafayı dolaba vurdu diye acile gitmek saçma ( çocuk ya da çok yaşlı filan değilse) yani bahsettiğiniz iki örnekte bence yapılması gerekenler açısından bi sıkıntı yok. ama tabi ki sağlık çalışanı değilim, fikrimi söylüyorum.

2-3 saat sıra gelmemesi filan zaten asıl mesele aslında. geçen bizim kızın ateşi çok yüksekti. özele götürdük. 7 hastalık için pcr testi yaptırdık (2000 tl) influenza a pozitif çıktı. doktoru aradık, ilaçları yazdı vs vs. komşunun çocuğu aynı ateş şikayeti ile devlet hastanesine gitti, 80 kişi varmış önlerinde. sonra bi daha denemişler şanslarını calpol ile eve yollanmışlar. yine düşmeyince doktor antibiyotik yazmış. 2 gün bekleyin düzelmezse kullanın demiş. pcr filan yok. belki aynı hastalık ve bu hastalığa antibiyotik işe yaramıyor. yani bu örnekte mesela sorun sistemde mi, doktorda mı bilemiyorum.

özet olarak gerçekten evde takip edilebilecek ya da poliklinik muayenesi gerektirecek durumlar için acile gitmenin manası yok. sonra 80 kişi sıra bekleniyor ya da düzgün muayene olunamıyor işte.
+2
elorelia
(09.01.26)
'oracıkta beyin kanaması geçirsem hemen müdahale edilebilecek olması mı bana güven vermeli?' sözün kulağa çok mantıklı geliyor.

Ayrıca sen bilinçli bir hastasın. Başka hangi belirtilerin anlamlı olduğunu biliyorsun. Ama orada tansiyonunu ölçüp bekle diyen şahıs bu konunun uzmanı. Mutlaka tansiyon ölçme dışında da bir şeylerine bakmış ve sormuştur.

Ve yine de başına bir şey gelirse sen elinden geleni yapmış olmanın huzurunu hissedebilirsin. Günah benden gitti diyebilirsin.

Ayrıca tansiyonu yüksek olan kardiyoloğa değil Dahiliye uzmanına görünmeli. Kardiyolojik sorunlar yüksek tansiyon sebeplerinden çok küçük bir kısmını oluşturuyor. Acilde bunu da söylerler son olarak.
0
Mirket
(09.01.26)
1. İsteyen istediğini yazar, sorumlusu kendidir.
2. Borsa, coin vb başlıklarında millet tavsiye bile olmayıp kendi yaptığını anlatırken risklerden korunmak için "ytd' diyor; burada ise can söz konusu.
3. Bi şikayeti yok diyorsun ama duyuruda 'şiddetli bulantı ve kusma' olduğunu söylüyor, yani çarpıtıyorsun.
4. Toksik şok öldürür.
-3
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(09.01.26)
Bir de o sorular disinda da ozellikle tecrubeli doktorlar bi terslik olup olmadigina dair cok fazla kontrolu sadece bakarak yapiyor aslinda. Doktor olmayan farketmeyecegi detaylardan nokta atisi teshis koyduklarina cok sahit oldum. Yapilan cogu tetkit emin olma/dogrulama amacli. Hepsi bunu yapmayi haiz degil ama o dogru.
+1
ghilleinthemist
(09.01.26)
(7)

su faturamın artık çıldırması

eja
daha öncede duyuru açmıştım, klozetlerden şüphelendim değiştirdim su akıtmıyor artık ama 2 kişilik ev 19 m3 su tüketmişiz 1300 tl fatura geldi, aile evinde 6 m3 300 tl gelmiş.çamaşır bulaşık makinası 2 günde 1 falan çalışıyor diyelim ortalama, duşada ortalama 2 günde 1 desek su sayacı eylülde yenile
daha öncede duyuru açmıştım, klozetlerden şüphelendim değiştirdim su akıtmıyor artık ama 2 kişilik ev 19 m3 su tüketmişiz 1300 tl fatura geldi, aile evinde 6 m3 300 tl gelmiş.çamaşır bulaşık makinası 2 günde 1 falan çalışıyor diyelim ortalama, duşada ortalama 2 günde 1 desek su sayacı eylülde yenilendi sayaçta olamaz. ne olabilir başka neyi kontrol etmek lazım veya iskiye gel sayacı kontrol et mi demeliyim? size ne kadar geldi?

ev tipi faturam
0
eja
(09.01.26)
ondan mı bilemedim ama acaba eviniz tapuda ofis/işyeri vb. görünüyor olabilir mi?
0
matilda
(09.01.26)
evde olmadığınız bir gün öncesi sayacı not edin ertesi gün kontrol edin. ya da gün içinde ara ara kontrol edin. makine vs. açılmadığı halde anormal bir hareket var mı diye.
+3
lazpalle
(09.01.26)
Bana da 7m3 için 300 küsur bir şey geldi yaz aylarında. 19m3 bir sonraki kademeye geçtiği için daha fazla ödüyorsunuz muhtemelen. Ben su kaçağını anlamak için evde musluk açık değilken, makine çalışmazken sayaca bakıyorum.
0
gnosis
(09.01.26)
@ lazpalle +1
Bunu mutlaka ve öncelikle yapın.
0
Mirket
(09.01.26)
Evde tüketim yokken sayacı kontrol edin, endeksi not edip bir süre takip edin. Gerçi sayaç değişmiş diyorsunuz ama yine de bakın bence. Onun dışında tutardan bağımsız olarak (birim fiyat her şehirde farklı çünkü, bir de kademeler var) tüketim miktarına bakmak lazım. Referans olması açısından yazayım; 2 kişi benzer senaryoda ayda 5-6 m3 su kullanıyoruz.
0
orient blue
(09.01.26)
iskan yoksa şantiye suyu geliyordur ve yüksek faturalandırılır.
elektirik de aynı şekil.
0
jamswety
(09.01.26)
2. Kademe ya da şantiye filan alakasız cevaplar gelmiş. Sorun tutarın fazla gelmesi değil 19 m3 kullanılmış olması. İki kişiyiz diyorsunuz. Kaçak var gibi. Evde su arıtma cihazı var mı? Varsa bunlar arızalanıp sonsuz döngüye girebiliyor. Karşı dairenin size yazıyor olabilir cevabı da düşündürdü, Tr'de olamaz böyle bir şey diyemeyiz. Sizin su nereye gidiyor onu bulmanız gerekli. Kesin bir kaçak/arıza/başka yere giden su var.
0
adivar
(10.01.26)
(10)

kıyıda köşede kalmış kullanılmayan satmaya üşenilen şeyler

cisimcik golgi
hem üşenilen hem de kıyılamayan da diyebiliriz.benimkiler:çok eski pili bozuk bir macbook air2018'lerden kalma magic mouseeski bir swatch saatkimler neyi satmakla uğraşmıyor, evlerde ne istifleniyor onu merak ettim. hem de belki birilerinin de işi görülür bu duyuru vesilesiyle.
hem üşenilen hem de kıyılamayan da diyebiliriz.
benimkiler:
çok eski pili bozuk bir macbook air
2018'lerden kalma magic mouse
eski bir swatch saat

kimler neyi satmakla uğraşmıyor, evlerde ne istifleniyor onu merak ettim. hem de belki birilerinin de işi görülür bu duyuru vesilesiyle.
0
cisimcik golgi
(08.01.26)
Bana bir numara küçük Colombia sandalet,
Bana bir beden büyük Colombia mont,
Bana bir beden küçük Colombia polo yaka tişörtler
Bana bir numara büyük adidas ayakkabı.
Hepsi de yurtdışı alım

İlk aklıma gelenler bunlar.
0
Mirket
(08.01.26)
Üç ay önce aldığım hiç kullandığım elektrikli fırınım var. Bayağı ağır olduğu için kimseye elden hediye diye veremiyorum, pahada ağır olmadığı için satmaya uğraşmıyorum. Kaderine terkedilmiş vaziyette bekliyor bir köşede. Şişli - Taksim civarlarında ihtiyacı olan varsa verebilirim.
0
sekizdokuzon
(08.01.26)
Onlinedan satın aldığım için rengini tutturamadığım fondöten kapatıcı gibi bilumum kozmetik ürünü.
0
ekimoloji
(09.01.26)
istif yok, satiyorum cunku. ozellikle elektronik ise isim bittigi anda okutuyorum.
satamazsam arkadaslara soruyorum ihtiyaci olabilecek.
arkadaslar da almazsa bagisliyorum
bagislamayacak durumda ise cop kutusunun yanina koyuyorum, kutu toplayan evsizler var onlar alip goturuyor.
0
cooperr
(09.01.26)
kullanım dışı kalan cep telefonu ve dizüstü bilgisayarlarımı istiflerim, güvenlik sebebiyle. teknolojiyle çok alakam yok. içindeki verilerin silinmesi vs. muhtemelen mümkündür ama açıkçası akıllı telefondur, bilgisayardır bu tip şeylerde güvenlik endişem var.

ha tabii bu cihazlarda kuzey kore'nin nükleer silah bilgilerini filan saklamıyorum ama standart bir endişe benimki.
0
wilhelmwasmuss
(09.01.26)
hatırası olan şeyler var , annemin dantelleri var . hiç dantel sevmediğim ve kullanmadığım halde 1 koli dantel masa örtüleri vs bekliyor evde . yün kazak hırka ve yelekler var yine annem ördü diye .
tabaklar bardaklar fazla fazla ve hiç kullanılmamış eski antika denebilecek şeylerle dolu ev .
kıyafetleri falan facebook üzerinden "atmaver " grubundan ücretsiz verdim , vermeye devam ediyorum ama orada da her teklife istiyorum diye atlayan kurnaz kişiler var dikkat etmek lazım . gerçekten kullanmak için ihtiyacı olanlara fırsat vermiyorlar .
0
devilone
(09.01.26)
Elimde sorunsuz çalışır durumda 1050ti ekran kartı var. Bir türlü elim giymiyor satmaya
0
limonlu eksi
(09.01.26)
shark ninja koltuk yıkama makinesi yine shark ninja dondurma yapma makinesi aylardır kutusundan bile çıkmadı
0
zozjotejmnk
(09.01.26)
artık küçük gelen takım elbiselerim var. bir kaç kez giydim. buzdolabında kimsenin yemediği reçel gibi duruyorlar öyle.
0
yurtsuz john
(09.01.26)
Epey fazla gıda ürünü var nohut, makarna vb. Öğrencilere verebilirim.

Hava nemlendirme cihazı var.
Profesyonel bisiklet koltuğu
Cat6 kabloları, pc güç kabloları
Güncelleme gelecek..
0
Teran
(09.01.26)
(4)

işgal altındaki ülkelerde günlük yaşam hakkında kitap, makale vs.

wilhelmwasmuss
merakımı uyandıran bir konu olarak, genel olarak işgal durumunda bulunan ülkelerde sivil halkın ve kurumların günlük işleyişini merkeze alan kitap olur(mümkünse), makale olur, araştırma olur bu tarz öncelikle kaynaklar biliyor musunuz? aradığım şey romanlardaki gibi dolaylı yoldan bilgi veren türde
merakımı uyandıran bir konu olarak, genel olarak işgal durumunda bulunan ülkelerde sivil halkın ve kurumların günlük işleyişini merkeze alan kitap olur(mümkünse), makale olur, araştırma olur bu tarz öncelikle kaynaklar biliyor musunuz? aradığım şey romanlardaki gibi dolaylı yoldan bilgi veren türde şeyler değil. mesela kemal tahir'in esir şehrin insanları tarzında şeyler değil aradığım. örneğin hastanelerin, postanelerin, sıradan devlet dairelerinin, işinde gücünde olan maaşlı çalışan insanların günlük yaşam rutinleri, polis hizmetleri vs. nasıl işledi. daha ziyade kastettiğim bu tarz bilgiler üzerine yazılmış araştırmalar veya derli toplu kitaplar. teşekkürler.
0
wilhelmwasmuss
(08.01.26)
Mirket
(08.01.26)
Yazılı kaynak arıyorsunuz sanırım o nedenle ne kadar cevap oldu bilemedim ama The Kyiv Independent'ın Youtube sayfasında Dare to Ukraine diye bir seri var belki ilginizi çekebilir:

www.youtube.com
0
peki madem
(08.01.26)
bu kitabın argümanı beni bayağı ters köşe yapmıştı (okulda chapter 5'i makale şeklinde okumuştuk): sömürge zamanı hindistan bürokrasisinin işleyişini/değişimini tarihsel epistemoloji açısından ele alıyor:

bhavani raman, document raj
press.uchicago.edu
0
eileengray
(08.01.26)
Daha eski kaynaklar icin:

-Esir Sehrin Insanlari
-Atesten Gomlek
0
trixi
(08.01.26)
(4)

Temu'dan kaç kere sipariş verebiliriz?

çabuk kalkan boy stepsi
Anladığım kadarıyla 6 Şubat'a kadar ne sipariş verdiysek verdik. Peki kaç ayrı sipariş geçebiliriz? Aylık 5 sipariş gibi bir şey gördüm. Daha fazla sipariş versek gümrükte sıkıntı olabilir mi? Vereceğim siparişler birbirinden farklı ürünler olacak. Eve alacağım incik cincik vs.
Anladığım kadarıyla 6 Şubat'a kadar ne sipariş verdiysek verdik. Peki kaç ayrı sipariş geçebiliriz? Aylık 5 sipariş gibi bir şey gördüm. Daha fazla sipariş versek gümrükte sıkıntı olabilir mi? Vereceğim siparişler birbirinden farklı ürünler olacak. Eve alacağım incik cincik vs.
0
çabuk kalkan boy stepsi
(08.01.26)
6 subata kadar gumrukten gecmesı lazım. yanı 5 subatta verdıgın sıparıste gumrukte kalır. temu sıparıslerı ortalama 30 gunu buldugu ıcın cokta sansınız zorlamanı tavsıye etmem.

temu nun turkıyeden gonderdıgı urunlerı alırsan sorun yasamazsın.
+1
paudi
(08.01.26)
6 şubata kadar sipariş değil, 6 şubata kadar gümrükten geçecek şekilde benim bildiğim kadarıyla. takvim ayı içinde 5 sipariş hakkınız var. teorik olarak ocakta 5, şubatın 6 sına kadar gümrükten geçecek şekilde ocak sonuna doğru sipariş verirseniz bir 5 daha toplam 10 sipariş hakkınız var.
+1
inheritance
(08.01.26)
temu baya hızlı 29 aralıkta verdiğim sipariş 5 ocakta gümrükten geçti.
toplam 5 sepet sipariş verebilirsin.
-2
jelly bear
(08.01.26)
Son bir ısırık daha alayım diyenlerin sebep olacağı bir yığılma olacaktır.
Temu hızlı olabilir de burada Temu'nun hızından ziyade gümrüğün yavaşlığı önemli.
Sipariş verecekseniz riski göze alın.
+3
Mirket
(08.01.26)
(2)

Altın mevzusu

WithWorth
Ekşi başliğinda bir sürü felaket senaryosu yazmişlar. Şunların oluru var mı ?1- "senin 500 gram altinin varmış, yıllık maden vergisini ver bakalım" diyebilirler mi ?2- "500 gram'ini tl'ye çevirirken; bu altinlari nereden buldun, bu altın numaralarinin senin üzerinde kaydı yok" diyebilirler mi ?3-alt
Ekşi başliğinda bir sürü felaket senaryosu yazmişlar. Şunların oluru var mı ?

1- "senin 500 gram altinin varmış, yıllık maden vergisini ver bakalım" diyebilirler mi ?
2- "500 gram'ini tl'ye çevirirken; bu altinlari nereden buldun, bu altın numaralarinin senin üzerinde kaydı yok" diyebilirler mi ?
3-altin alirkenki/satarkenki vergiyi artirip, halki altin almaktan sogutabilirler mi ?
+1
WithWorth
(07.01.26)
Üçüncü madde kulağa çok makul geliyor.
+2
Mirket
(07.01.26)
şu an zaten kambiyo bilmemne vergisi var ama ileride "gramını 5000 liradan almışsın, 8000 liradan satmışsın. Aradaki 3000 liranın %x'ini ver bakalım" demeyeceklerinin garantisi yok bence.

bu arada 2.maddeyi tüm Avrupa ülkeleri uyguluyor zaten (altın değil ama herhangi "para" üzerinden. Bankaya gidip 5000 euro yatırıcam desen yatıramayabilliyorsun)

not: x.com
0
nhk ni youkosu
(08.01.26)
(10)

2. el araç satan galericiler nasıl para kazanıyor?

ya ben lan neyse
ucuza alıp pahalıya satıyorlar değil mi? e bu adamların ucuza aldığı yerden ben neden gidip almıyorum? galericilerin özel bir yeteneği mi var arabayı çok ucuza almak için? ya da radar mesafeleri mi bizden geniş?
ucuza alıp pahalıya satıyorlar değil mi? e bu adamların ucuza aldığı yerden ben neden gidip almıyorum? galericilerin özel bir yeteneği mi var arabayı çok ucuza almak için? ya da radar mesafeleri mi bizden geniş?
0
ya ben lan neyse
(07.01.26)
Tuhaf tuhaf alıcılarla ve alıcı gibi yapıcılarla uğraşmak istemeyen satıcı, üç kuruş az olsun kafam dinç olsun, o kadar salakla uğraşamam deyip galeriye satıyor.
+4
Mirket
(07.01.26)
Emlakçı gibi düşünebilirsiniz bence. Her gün iti kopuğu, can sıkıntısından ev gezmek isteyeniyle vs uğraşmamak için emlakçıya devrediyor insanlar
+3
hakmut
(07.01.26)
hepsi olmasa da bazıları aldıkları çürük çarık arabaları allayıp pullayıp 'çıtır hasarlı' diye satıyorlar.
+1
brkylmz
(07.01.26)
Emlakçıdan farklı bir durum var bence burada, sonuçta emlakta size uygun bir hizmet var, emlakçı evlerin hepsine sahip ve size satıyor değil, size yönelik bir araştırma yapıp gezdiriyor ediyor, tüm süreçte destek oluyor ama galericinin parası var alıyor satıyor. Üstelik arabaların modeli belli ev gibi çeşitli mahalle, oda, metrekare farkı, cephe, mobilya, aidat farkı vs durumları yok ki. Yani zaten toplam kaç çeşit araba var 100 olsun boyutu, kilometresi, yıl ve bütçenize uyan derken zaten kaldı mı taş çatlasa 10, beğendiğiniz modellere indirgedik kaldı 5 tür.
Tek avantajı nereden aldığını bilmek götürüp geri satmak ya da sorun olursa muhatap bulmak olabilir kimi galerilerin garantisi oluyor ya da kredi kartına taksit ve kredi imkanı oluyor. Onun dışında kusurları olan araçları alıp tamir ettirip satanlar var daha pahalıya. Ama geçen ay araç aldık sahibinden satan kalmamış gibi bir şey, yüzde 80’i galeriydi ve adamlar arabadaki kaza ne bilmiyor, sorununu bilmiyor, ihaleden almış rastgele umrunda değil nasılsa biri alır diyor.
Aracımız perte çıktığı için aynı yıl ve modelden alalım dedik sigortanın verdiği para ile, ama galericilere tahammül edemedik gittik sıfır araç aldık en sonunda, halbuki sahibinden bulsak direkt ikinci alıp konuyu kapatacaktık.
0
kullanıcıadımbuolsun
(07.01.26)
arabayı satmak için ilan veriyorsun bir sürü arayan soran oluyor.
kimisi ek iş olarak al-sat yapıyor.
ağzı laf yapıyor, az çok arabadan anlıyor -hatta bazıları bir araba modeli üzerine uzmanlaşmış mesela sadece fiat doblo alıp satıyor.
adam galerici değil ama boş zamanlarında bu işi yapıyor.

sen satılık ilanı verince bu adam gibileri (sayıca epey fazla) arayıp bir sürü şey söylüyor. zaman ayırıp görüşüyorsun, 10 paraya anlaşmışsın bir sürü şey söyleyip 9'a düşürmeye çalışıyor.

sonra başlarım böyle işe diyorsun, elindekini de nakite çevirmen lazım zaman geçiyor, adresi belli bir yere yani galericiye veriyorsun. az paraya alıyor senden belki ama en azından günde 50 defa arayıp soran bir kısmı dolandırıcı olan insanlarla muhattap olmuyorsun. dolandıracaksa adresi belli bir yer dolandırsın diyorsun kısaca.

galerici övgüsü gibi olmasın onlar da az şeytan değiller ama piyasada "abi vallahi son param" deyip de al-sat ile gününü gün eden insanlar da az değil.
0
biseysorcaktim
(07.01.26)
insan psikolojisini unutma. Sahibindene ilana 1 milyona koyup, satamayınca galeriye 900 bine satan vardır mesela. Ama ilanı 900'e düşürse yine anında satacak belki, ama çoğu kişi bunu yapmıyor :D Sana o fiyata satmıyorlar yani.

Alış kısmında da, rasgele bi insana güvenmek yerine 1 milyon vereceğime 1100 veririm adresi belli olan yerden alırım diye de var. ¯\_(ツ)_/¯
0
nhk ni youkosu
(07.01.26)
ben arabamı az daha galeriye satacaktım.

arabamın durumuna benzer arabaların fiyatlarının ortalamasını aldım, sonra da yaklaşık 50-60.000 liralık bir pazarlık payı da bıraktım.

biçtiğim fiyata 500.000 lira diyelim, vereceğim fiyata ise 450.000 lira diyelim zaten bu enflasyon ortamında parayı hesapta tutsan çevirsen etsen 1 ay geç satılacağına parayı 1 ay çeviririm daha iyi olur dedim.

aga telefonlar gelmeye başladı konuşuyoruz ediyoruz düşebileceğim son rakam 450.000 diyorum bana 400.000 yapsak ama ben 350 versem 2 ay sonra 50.000'i ödesem demeler direkt 300 garibanım demeler sinir hastası oldum gitti. galeri de diyor 400 falan. bununla uğraşacağıma 1 ay parayı faizde altında tutsam zaten fark kapanacak demeye başladım.

en son da yeni araba alacağım bayiye gittim bu arabayı kaçtan sayarsınız bu araba+ yeni araba fiyat farkı dedim arabayı 470.000 liradan saydılar. hemen orada verdim gitti arabayı.

2 hafta sonra benim arabayı bir galerinin ilanında gördüm neredeyse 600.000'e, takibe aldım düştü düştü en son 550.000'e düştü sonra da satıldı.

özet: araba daha 1-2 yıllık ve düşük km'li değilse çekilecek bir çile değil, salak salak pazarlıklar yapılıyor. arabanı ilana koy ve insan kalitemizin nasıl yerler altında olduğunu gör.
+1
denizgonen
(08.01.26)
gecen ay arabamı satmak ıcın sarı sıteye koydum. Takas için gelen teklifler

- 2 Tane erkek 1 yaşında sivas kangal köpeği
- Karsta kaz çifliği. Çiftlikte 200 ün üzerinde kaz ve 1 milyon TL nin üzerinde yem ve yatırım varmış.
- 1987 Model boyasız değişensiz Kartal SLX+ bir miktar para
- 2. hafta sonrasına 1 milyonluk müşteri çeki + bir miktar nakit. (dolandırıcı)
- Urfa Siverek te 4+2 Daire üzerine para istiyor. ( Ben İstanbuldayım.) Siverek neresi haritada yerini bulamam.
- 1 Yaşında 2 adet Düve. ( Ne oldugunu bende bilmiyorum.)
-Kırşehir mucur da arsa. üstüne para istiyor.

Bunlarla muhattap olmak istemiyorsan galeriye satıyorsun arabayı.
+1
paudi
(08.01.26)
marketlerde bile fiyatlar farklıyken pazarlık payı %10'larda olan bir malın tabii ki alım satımından kar elde edilebilir.
0
gabe h coud
(08.01.26)
birkaç teknik var.

paraya çok sıkışmış biri gelir, acil nakit lazımdır aracı ucuza alır.

arabasını yenileyecek biri gelir eski aracını satmakla uğraşmak istemez ve piyasının altına takasa verir.

piyasada felegin çemberinden geçmiş kullanıcının elden çıkaramayacağı aracı çok ucuza alır. onu sanayide bir güzel toplatır. dışardan havalı görünecek şekle sokar ve çok cazip bir fiyat ile hatta vade-senet takas opsiyonları ile satışa koyar.
0
orpheus
(08.01.26)
(5)

çini gezen youtuber var mı

plastic_angel
türk yabancı farketmez. ingilizcesi temiz olursa iyi olur.böyle vietnamı falan geziyorlar ya. o şekil. gezen kişi çince bilmeyecek.çini gezmek kolay zor onu merak etmiyorum. sadece gezen varsa izlemek istiyorum.
türk yabancı farketmez. ingilizcesi temiz olursa iyi olur.
böyle vietnamı falan geziyorlar ya. o şekil. gezen kişi çince bilmeyecek.

çini gezmek kolay zor onu merak etmiyorum. sadece gezen varsa izlemek istiyorum.
-1
plastic_angel
(07.01.26)
Ben şu ablayı takip ediyorum. Şehir lerden ziyade kırsalla ilgili ve genellikle de tapınakları konu alan videolar yapıyor. Soruna cevap olur mu bilemedim de severek izliyorum.

www.youtube.com
-1
Mirket
(07.01.26)
fatih koparan'ın videoları güzel çin, vietnam gezdi ve güzel bölümler tavsiye ederim
+1
croswell
(07.01.26)
Uğur Kola
+1
iwasbornonamountainside
(07.01.26)
Ugur kola
0
oscar
(07.01.26)
fatih ve uğur bomboş adamlar.
-1
🌸plastic_angel
(08.01.26)
(14)

Yeni bir şeyler öğrenmek için farklı kurslara gidiyorum ama

pembediken
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar. Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğ
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar.

Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğitimlere katılmak?
0
pembediken
(06.01.26)
Yeni şeyler deneyip öğrenmek güzel bence. Garip değil yaptığınız.
+3
peki madem
(06.01.26)
Bu kurslara profesyonel amaçla gitmiyorsanız neden bir başarı gereksin ki zaten anlamadım hiç.

Hobi işte, kendinize uğraşlar buluyorsunuz, bundan zevk alıyorsunuz. Enstrumanı, sporu, el sanatlarını kendinize hayat hedefi olarak değil iyi vakit geçirmek için kullanmışsınız. Sorun ne ki? Belki aileniz sizin bu kurslara gitmekteki amacınızı kavrayamamıştır.

Tabi bunları söylerken zaten bir işininin olduğunu ve kendi başınıza hayatınızı devam ettirebildiğinizi varsayıyorum. Aksi takdirde aileniz işin bu tarafına odaklanmanızı haklı endişelerle istiyor olabilir.
+3
akhenaten
(06.01.26)
Harika şeyler yapıyorsun. Kulak asma onlara.

Ek: @ akhenaten'in de dikkat çektiği gibi, kendi kendine yeten biriysen tabii.
+1
Mirket
(06.01.26)
Şimdi gittiğim kursun ücretini kendim karşılıyorum. Yaşım 37. Daha önce gittiğim birçok kurs ücretsizdi.
+1
🌸pembediken
(06.01.26)
Kendiniz için harika bir şey yapıyormuşsunuz. Kimsenin ne düşündüğünün bir önemi olmamalı.
-1
suicides underground
(06.01.26)
Mükemmel bir şey. Bunu kurs bazında değil, 37 yaşına gelmişsin, evlenememişsin, çocuk yapamamışsın bazında söyleme ihtimalleri var mı?
-5
arbre
(06.01.26)
@arbre hayır. O konularda asla tek kelime etmez ailem.
0
🌸pembediken
(06.01.26)
aileni onayladigimdan degil de, 3 ay 5 ay 1 yil gidip bir dili veya enstrumani kayda deger bir yere getirmeden ha bire baska seye atliyorsan ciddiye almiyor olabilirler cunku en basta sen ciddiye almiyorsun gibi bir durum olusuyor. yani tutup gitar kursuna gidiyorsan onda eline aldiginda etrafindaki insanlar vay be ne guzel caliyor dedirtecek seviyelere kadar istikrar gostermen lazim ki bir anlami olsun.

spora git. spora herkes surekli gitmeli zaten. turkiye'de bir turlu yerlesmedi. sogukla ne alakasi var ki turkiye'nin cogu yerinde oyle aman aman bir kis da olmuyor.
+1
hot potato
(06.01.26)
Muhtemelen kır dizini otur evinde ailesine sahipsin. Hobi konseptine de hakim değil gibiler de.
-2
Bruce
(07.01.26)
Değil, demekki aradığınızı bulamamışsınız. Denemeye devam diyorum ben. En azından siz farklı şeyler deniyorsunuz ve hayata bir kere geliniyor, onu da evde oturarak geçirmemek istemeniz bence tuhaf değil.
0
tiredofwaiting
(07.01.26)
insanların beklentisi, bir şeyi öğreniyorsan oradan devam et ve ustalaş yönünde olduğu için, onların gözünde bir çok kursa gidip sonuç alamamış birisin.

onlara, asıl maksat kursta bir şey öğrenmeyi sevmek ve sosyalleşmek olduğunu anlatırsan artık daha farklı bakarlar.
+1
duyuruuser
(07.01.26)
Bazı aileler @bruce'un dediği gibi seni aşağı çekme, bir şey yapmanı istememe eğiliminde olabiliyor ama bir yandan da bu da sürekli bi şeyler deniyor ne aradığını kendi de bilmiyor diye düşünüyor da olabilirler.

Hayat senin hayatın, zaman senin, para senin kime ne aw

Kimisi de sürekli iki yıllık kazanıyor bir hevesle başlıyor birkaç derse başlayıp bırakıyor. Instagram hesabı açıyor tutmuyor başka temalı hesap açıyor. Ne aradığını bilmiyor da olabilirsin kısaca ama bizi/onları ilgilendirmez.
-1
chicha_v2
(07.01.26)
aile başka bir jenerasyon, siz başka. sizi herhangi bir konuda %100 anlamalarını ve desteklemelerini beklememelisiniz. ha olsa ne tatlış bal börek olur ama bizim aile yapılarımız böyle değil maalesef. Tepki gösterdiklerinde he he, hımm bir bakayım ya falan deyip savuşturacaksınız ve içselleştirmeyeceksiniz olacak bitecek.

çok yönlü olmak iyidir. disiplinlerarası etkileşimi kuvvetli olan insanın psikolojisi de daha sağlam olur, sosyal iletişim becerileri de daha gelişkindir, genel kültürleri daha yüksektir, farklı disiplinlerin kazandırdığı bilgi ve deneyimi diğer disiplinlere entegre edebilir vesaire vesaire. maymun iştahlı olmakla çok yönlü olmak bambaşka şeyler. gittiğiniz kurslarla ilgili muntazam olmanız, virtüöz olmanız falan gerekmiyor. bu da toplumsal bir dayatma.
+1
Phoebe
(07.01.26)
@Bruce öyle insanlar değiller. Kalksam mesela Amerika'ya taşınıyorum evleniyorum desem tamam derler. Bu konu biraz kuşak çatışması gibi bir şey işte ama açıklama yapmak yoruyor işte
0
🌸pembediken
(07.01.26)
(10)

sürükleyici çerezlik roman

bloodymoon
en son beğenerek okuduğunuz neler var(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
en son beğenerek okuduğunuz neler var

(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
0
bloodymoon
(04.01.26)
Okuyup beğenmezsen kitabın parasını ben ödeyeceğim.

www.kitapyurdu.com
0
Mirket
(04.01.26)
Mary Doria Russell - Serçe
0
beatbox yapan metalci
(04.01.26)
Romain Gray- Onca yoksulluk varken
+3
Amaranta ursula
(04.01.26)
Suat Kozluklu - Kam Davası

2 kitaptan oluşan bi seri. Toplamda 771 sayfa mı neydi sanırım.
Çok severek okudum. Uzun ama sürükleyiciydi.
0
matilda
(04.01.26)
celil oker kitaplarini sevmiştim. Keşke daha fazla olsaydı ://

Çağatay Yaşmut'un tek bir kitabını okudum seneler önce, hiç beğenmedim. Bir daha da okumadım.

Tess Gerritsen'in Rizzoli & Isles kitap serisi güzel. Cidden kafa dağıtır.
0
put it in your appropriate place
(04.01.26)
İhsan oktay anar ve ahmet hamdi tanpınar okuması bence müthiş sürükleyici
+1
benim bir gizli bildiğim var
(05.01.26)
Yırtıcı Kuşlar Zamanı/Ahmet Ümit
0
ekimoloji
(05.01.26)
Richard Osman'ın kitapları tam olarak bu kategoride; eğlenceli, sürükleyici ve çok uzun değiller.
+1
salihdt
(05.01.26)
elorelia
(05.01.26)
haruki murakami kitapları öyle ya aşırı akıyor. normalde çok kitap okuyan biri değilim ben bile çok hızlı okıyup bitiyorum. fantastik ögeler baya fazla, olaylar aşırı gizemli merak ediyosun. dili de çok sade.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
(22)

Duyuru kadınlarına: bir yüzüğe en çok kaç lira verirsiniz?

muhayyer divan
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
0
muhayyer divan
(04.01.26)
Hayal etmekten bıktım, önüme gelenlerin sırtlan gibi sürekli beni yemelerinden de bıktım. Ne inanç ne güven kaldı. Yaşım iyice ilerledi, bu saatten sonra kimle ne zaman uyum yakalayacağız. Herkes evli çıkıyor, bıktım usandım yani.

Yüzüğü takmak bana ne katacak bilmiyorum, ellerim öyle uzun ince parmaklı değil tam tersi, küçücük ve dolma parmaklı. Bilemedim. Kaldım öyle.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Partner hediyesi tipinde yüzük ne demek?
Ben çok iyi paralar verebilirim. 3700€ da verebilirim. Kalitesi ve ne kadar sevdiğim önemli.
+1
alice in potatoland
(04.01.26)
Yani o yüzüğü takan kadınların hayatında bir ilişki var anlamı verebilir yüzük, bir kadın arkadaşının parmağında görsen "ooo sevgili mi yaptın" veya "oo vatandaş ciddiyete mi gidiyor" dedirtir. Çok da cafcaflı bişey, aşırı gösterişli. Ya da bana öyle geliyor, bilemedim şimdi. Pırlanta sever değilim ama yüzüğün tasarımı pırlanta kullanılmış hissiyatı veriyor (3700 liraya pırlanta yüzük satmazlar tabii) ve şekli yapısı çok hoşuma gitti.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
veririm, daha fazlasını da veririm. yüzük takmayı çok seviyorum :D partner meselesi de umrumda olmaz.
+2
nolmus yani
(04.01.26)
🤭🤭🤭 ben epey bir balığım yalnız 🤭🤭
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Duyuru erkeğiyim. Açıklamana üzüldüm. Ben alayım sana. Hehe. Al ya. 3700 para değil çalışan insan için.
0
arbre
(04.01.26)
3700 veririm çok beğendiysem de ama asıl allah bir partner nasip etsin istiyosam alyansa veya tektaşa benzeyecek dışarıya başım bağlı mesajı verecek takı takmam. Yani single yazan tişörtle de gezmem ama tek taş da takmam. Yanlış mesaj verip doğru anlaşılmayı beklemek olur.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(04.01.26)
Yüzüğü ya da herhangi bir hediyeyi sevgilinden bekleme. Yüzüğünü de sevdiğin bir şeyi de sen kendine al. Kim ne derse, ne düşünürse düşünsün.

Yüzük takmak için sevgili lazım değil ve yüzük almak için de sevgili lazım değil. Sen kendine al.

" Yüzüğü takmak bana ne katacak ellerim ince ve uzun değil, parmaklarım da dolma" demişsin çok üzüldüm. Yüzük takmak için ince uzun parmaklı mı olmak lazım? Kendini hiçbir şeyden mahrum etme. Bir model üzerinde bir kıyafet mi gördün o kıyafetin büyük bedenini al. Bedenini çok sev ve lütfen şunu asla unutma; seni sen yapan senin bedenin değil. Yüzüğe verilecek paradan bağımsız yorum yapmak istedim
+3
rock n roll
(04.01.26)
3700 çok beğendiğiniz bir yüzük için çok da yüksek bir para değil.

Bir kadına evlilik teklif edecek olsanız kaç paralık yüzük alacaksınız?
+1
michael_knight
(04.01.26)
@rock n roll seviyorum seni. Ben de senin gibi düşündüğüm için almak istedim de, arada kaldım filan, haklısın.

@michael_knight ben erkek değilim kadınım 😁

@benim bir gizli bildiğim o yüzük tek taş veya alyans değil, minik minik kristallerle su damlası formuna gelecek şekilde işlenmiş, ortasına büyücek su damlası şeklinde tek bir kristal konmuş bişey. Reklam olmasın diye link vermedim.

@arbre çok hoşsun :)) teşekkür ederim.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Çok beğendiyseniz ve kullanacağınızı düşünüyorsanız alın.
En güzel hediye insanın kendine aldığı hediyedir.
+3
mutekebbir
(04.01.26)
Saçma sapan bir markadan Bijuteri yüzükse vermem. Ama kendim için güzel bir altın takıya çok daha yüksek rakamlar veririm neden verilmesin ki? Ha ben yüzük değil de kolye bileklik severim o ayrı. 3700 bi şey değil
+3
dfn4
(04.01.26)
geçen sene yurtdışında bir ikinci elcide 1930'lardan bir yüzük görüp beğenmiştim. 12 bin lira falandı sanırım. gezimin son günüydü ve halihazırda çok fena içeri girmiş durumdaydım. hiç ikinci el takı almamıştım daha önce ve işin ilginç tarafı yüzük anca serçe parmağıma oluyordu. buna rağmen aşırı beğendiğim için aldım. normalde aynı yüzük istanbul'da 5 bin lira olsa almazdım; ama o gün onu alasım geldi.
o günden beri hemen her gün takmak istiyorum ancak sağa sola çok çarptığım için pek kıyamıyorum. en ufak pişmanlık yaşamadım. biraz kilo verdiğim için, yüzük parmağıma rahatlıkla olur oldu. benimki de partner hediyesi görünümünde bu arada da, kime ne yani..
çok*3 beğendiyseniz bi dakka bile durmayın, yarınımızın garantisi mi var?

edit: dolma parmak kısmını yeni okudum. benim de elim iridir ama üstten baktığımızdan, olduğundan daha iri görünüyor bence. yüzüğü denemek için parmağınıza takıp, türkan şoray gibi ayna karşınıda şöyle yüzünüzü gözünüzü okşayacaksınız:D öyle yapınca yukarıdan baktığımızdan daha iyi görünüyor:)
+1
lil siztah
(04.01.26)
Bekar kadın olsam ve ilişkim olmasa, 'ilişkisi var' intibaı uyandıracak bir takı takmazdım. İlgimi çeken bir kadında ilk baktığım şeydir, parmaktaki yüzük.

@benim bir gizli bildiğim var +1
+3
Mirket
(04.01.26)
Satınca para etmeyecekse
Hayatımda biri olsun istiyorsam karşı tarafa ilişkisi var intibası bırakacaksa almam.
0
Amaranta ursula
(04.01.26)
Çook beğendiysem 20 bin veririm ya bir daha mı gelicez dünyaya
+2
ekimoloji
(04.01.26)
@rock n roll çok güzel söylemiş. Parmaklarınıza dolma deyip de o kadar beğendiğiniz yüzüğü almaktan kaçınmayın diye bir destek de ben vermeye geldim. Alın, güzel güzel kullanın <3
+1
kobuzchu kiz
(04.01.26)
o kadar begendiysem alırım 3700e
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
Fiyatından bağımsız olarak ilişkin var zannedilecek bir şey takma bence.
+1
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
çok beğendiğin bir takı için 3700 çok değil +1
ilişkin olduğunu belli edecek bir yüzük takma +1
+1
Sadece soruyorum
(05.01.26)
Sağlam kaliteli yüzüğe verilir bu para. Mutlu edecekse alın. Takılarda kaybolması durumları var ona dikkat edin. Diğer meseleler de gelip geçici canını sıkma
+1
pembediken
(05.01.26)
Bijuteri ürünü çelik gümüş vs. ise kuruş vermem, hoşlanmıyorum. Altın ise ve o ay mani olacak ödemem yoksa 3700 değil 37000 de veririm severim takıyı.
+1
cilekli pasta
(05.01.26)
(12)

Bel fıtığı ameliyatsız tedavi edilir mi?

rasluka
Bel fıtığıyla ilgili kafam biraz karışık, o yüzden bilenlere sormak istedim.MR’da bel fıtığı çıktı ama birkaç farklı doktora gidince çok net bir yol haritası çizilmedi. Kimisi “şimdilik ameliyatlık değil” dedi, kimisi fizik tedavi önerdi. Açıkçası ameliyat fikrine de çok sıcak bakmıyorum ama “ertele
Bel fıtığıyla ilgili kafam biraz karışık, o yüzden bilenlere sormak istedim.

MR’da bel fıtığı çıktı ama birkaç farklı doktora gidince çok net bir yol haritası çizilmedi. Kimisi “şimdilik ameliyatlık değil” dedi, kimisi fizik tedavi önerdi. Açıkçası ameliyat fikrine de çok sıcak bakmıyorum ama “erteleyip daha kötü mü olur” kısmı da kafamı kurcalıyor.

Ameliyatsız tedavi gerçekten her hastada mümkün mü, yoksa bu biraz duruma göre mi değişiyor? Özellikle hangi evrede ne yapılır / ne yapılmaz konusu önemli gibi geliyor.

Araştırırken Ankara’da bu konuyu proloterapi diye bir tedaviye denk geldim.(bkz: https://drderyacan.com/proloterapi-tedavisi-nedir/)

Bilen var mı konuyu?
0
rasluka
(04.01.26)
güç kaybı, idrar kaçırma veya uyuşma vb yoksa iyi bir fizik tedavi uzmanı ile süreci yönetin. Ameliyat ancak bunlar olduğunda olun çünkü ameliyatın da yarattığı komplikasyonlar oluyor.
+1
spankenstein
(04.01.26)
"bel fıtığı" diye bir hastalık yok. o bizim halk olarak taktığımız isim.

omurganın içinde kemiklerin arasında süspansiyon görevi yapan bir jel var. bu jeli akmasın diye tutan bir zar var. zarın arkasında da ellerine, kollarına, bacaklarına, ayaklarına, bütün motor kaslarına sinyal ileten bir sinir var.

bel fıtığı dediğin şey o jelin ne kadar dışarı taşması, taşarken sinire ne kadar değmesi, belki zarı yırtıp dışarı akması, dışarı akarken sinire basıp hareketini kısıtlaması. ya da dışarı akmasına rağmen sinire değmemesi. veya zarı yırtmadan şişip şişip sinire basması. bunların tamamı bize göre "bel fıtığı". mr'da neyin ne olduğu ayna gibi görünüyor. ama ondan önemlisi, fizik muayenede sizin neyi yapıp yapamadığınız da kabak gibi görünüyor.

ameliyat olan biri olarak söyleyebileceğim, fıtık sinire basıp zarar vermeye başlıyorsa içeri girip almaları gerekiyor. bu durum ağrıya değil, bacakta uyuşukluğa, güç kaybına, felce, hatta çiş tutamamaya kadar gidiyor.

ama yok sadece bombe yaptıysa, sinire basmıyorsa, 1-2 fizik tedavi ile yerine sokabiliyorsun.

benim fıtığım patlamış, akmış ve sinire bası yapıyor haldeydi, sol bacağımı sürüyerek gidiyordum. ameliyat oldum. gücü yerine geldi, ama hala dizimin üst tarafı uyuşuk ve sol ayağımı yukarı kaldırma gücü zayıf. ameliyata rağmen iz kaldı. çünkü fıtık o sinire zarar vermiş ve zarar gören sinir eski haline gelmiyor.
+3
kibritsuyu
(04.01.26)
fitik patladi. 2 ay yuruyemedim. tekerlekli sandalye ile gezdim. beslenme, uyku egzersiz vs ile duzeliyor ama cok sabirli olmak lazim. o bolgede kilcal damarlar az bu yuzden iyilesme cok yavas.
0
tezek
(04.01.26)
Ameliyatsız sadece egzersiz ve fizik tedavi ile düzeliyor mu yani? Fıtık patlamadı ama belimi doğrultamıyorum.
0
🌸rasluka
(04.01.26)
@ kibritsuyu harika cevap vermiş gerçi ama ben de bir şeyler söyleyeyim.
Sinir harabiyeti veya ihtimali sözkonusuysa Doktor, ameliyat diyecektir ve ameliyat kaçınılmazdır.
Eğer öyle bir durum yoksa etraftaki kas grubunun güçlendirilmesiyle omurganın yükü azaltılarak rahatlama sağlanabilir. Kas yapacağım diye body'ye başlamakla olmuyor tabi. Bu işlem fizik tedavi uzmanı ve fizyoterapist rehberliğinde olacak bir şey.
Yani Doktor ya ameliyat diyecek ya da FTR uzmanına yönlendirecek. Bazı doktorlar ameliyat konusunda daha kıyıcı. Öyle bir tereddüt varsa bir başka doktora daha görünmekte fayda var.
Alternatif tıp bu işe de el atmış durumda, bu yolda şifa buldum diyeni de gördüm, sakat kalanı da duydum.
Yani her hastalık hastaya özeldir. Ameliyatsız da oluyormuş diye doktorunuzu dinlememezlik etmeyin. Doktorunuz MR sonucuna ve klinik bulgulara göre en doğrusunu bilir. Onun dışındaki yollara giderseniz sakat dahi kalınabilir bu hastalıkta.

Geçmiş olsun.
0
Mirket
(04.01.26)
ben 2 defa oldum hatta galiba 3 defa oldum tam hatırlayamadım şimdi. bel fıtığı ameliyatı eğer büyük ve küçük tuvaletinizi tutamıyorsanız o zaman son çare olarak görülüyor. ben bunu kendi tecrübelerimden biliyorum ve doktor değilim. siz yine doktorunuza danışın.

bel fıtığının belli başlı sebepleri var. aşırı kilo. çok uzun süre oturmak. yanlış pozisyonda oturmak. aşırı yük kaldırmak gibi.

eğer bu problemleri düzeltmezseniz istediğiniz kadar ameliyat olun tekrar edecektir.

bel fıtığı için en iyi çözüm eğer yapabilecek durumdaysanız(ağrı sızı veya diğer hastalıklar, fiziksel durumunuz vb) bel kaslarını güçlendirmektir. bel kaslarını güçlendirdiğiniz zaman omurlarınızın arası açılır ve sinire olan bası azalır.

bunun için en etkili şey yüzmek olsa da ulaşılabilir olmadığı için benim için pratik olmadı. ikinci olarak merdiven inip çıkmak ve yürümek var. merdiven inip çıkmak bel kaslarınızı güçlendirmek için muhteşem bir hareket.

bu dediğim şeyleri bir fizik tedavi doktoruna gözükmeden yapmayın. bunun dışında çeşitli egzersizler de veriyor doktorlar.


özetle 1 saat oturuyorsanız mutlaka 15 dakika ayakta durup yürüyün. kaykılıp oturmayın. arkanıza yaslanarak oturmayın. merdiven inip çıkın. yürüyüş yapın. aşırı tuz kullanmayın. belinize kesinlikle korse vb takmayın iyi gelir gibi gözükür ama bel kaslarınızı tamamen eritir. kas gevşeltici alıyorsanız eğer. onun etkisindeyken ufacık bişey bile kaldırmayın. bunlara dikkat ederseniz bir süre sonra ağrılarınızın bile büyük ölçüde azaldığını göreceksiniz.
+1
omer460
(04.01.26)
yoldan 10 kisi cevir, 8inde fitik cikar. Asiri yaygin bir mevzu, modern cag hastaligi.
Sinire baski yapana kadar hiseetmezsin.
Sinira baski yapmadan da ameliyat etmezler zaten. Ameliyat etmeleri icin ciddi guc kaybi, uyusukluk lazim. Yani nerdeyse yatalak pozisyona gelinceye kadar dokunmuyorlar.

Prolo isini ben denedim, beni daha da kotu yapti, kasildim kaldim 3 ay. o yuzden kesinlikle tavsiye etmiyorum. Pek kurcalatmani tavsiye etmem.
0
cooperr
(05.01.26)
bunun seviyeleri var aslında. onu söylemediler mi? bulging, protrude, extrude, sekestre vs. kötülük bakımından 3. seviye olan extrude ile yıllardır idare ediyorum. arada ağrı veya bacakta uyuşma oluyor ama daha fazlasını yaşamadım şimdilik. sekestre ise son evre. orada zaten ameliyat kaçınılmaz gibi bir durum oluyor. ilk iki seviyede ameliyatsız işi çözersin. extrude için kimisi ameliyatsız geriye toparlar diyor ama o konuda çok emin değilim.
0
lazpalle
(05.01.26)
Ameliyat için son çare olana kadar (umarım o seviyeye gelmez tabi) beklemenizi tavsiye ederim. Bir kere o kapı açıldı mı iflah olmuyor, patronumdan biliyorum.

Fizik tedaviye gelince ben faydasını gördüm. Onun dışında düzenli ağırlık çalışıyorum genel olarak gövde kaslarını güçlendirmek için. Ağrılarım arada oluyor yine ama çok azaldı gerçekten.
+1
peki madem
(05.01.26)
sirt agrisi belden gelmez, boyundan gelir. belinde ciddi sikinti varsa da ayaklarina vurur.

uyusukluk yoksa ameliyatlik durum yok genelde.

muhtemelen hareketsizlikten, bilgisayar/telefon basinda durmaktan boyun duzlesmesi gibi bir sey oldu. fizik tedavi ile (esneme, kaslari calistirma) gerekli bolgeleri guclendirince gecer.

yoldan 10 kisiyi cevirseniz 8'inde oyle veya boyle bir fitik vardir hic sikayetleri olmamasina ragmen +1
+1
icim urperiyor
(05.01.26)
@cooperr Nükleoplasti var bir de son zamanlarda onu da çok duyuyorum. Prolo işe yaramadı demene üzüldüm. Çare arıyoruz bir şekilde. Yani ameliyatsız dayanabilirim belki uzun yıllar belki hiç ameliyat gerekmez ama bu da bir yaşam sonuçta. İnsan böyle yarım şekilde yaşamayı kendine yediremiyor. Onun orada olmamasını istiyorum.
0
🌸rasluka
(06.01.26)
@rasluka

valla benim yaptirmadigim sey kalmadi, bacak uyusuklugu devam ediyor, 10 seneyi gectim. hayatini kisitliyor malesef, spor yapamiyorum agrim ve uyusukluk artiyor.

benim anladigim su, norolojik olaylarda tip buyuk oranda caresiz, cunku MRda bile net gorunmuyor. Sinir bir yerde sikisiyor, eger net ekranda gozukmuyorsa isin zor.
Benim nerde sikistigi belli degil mesela. 6 tane MR cektirdim, 2 defa EMG cektirdim, hepsi temiz.

su aralar dry needle deniyorum, biraz ise yariyor gibi. bir de masaj falan.
gecmis olsun..
+1
cooperr
(06.01.26)
(6)

Ev taşıma

tulumba
Selamlar,Ekşici kardeşlerime dert yanmaya geldim. Resmen yıllar yıllar sonra ilk defa kiraya çıkıyoruz. Kira parasıyla geçinme hayalleri kuruyordum smskd ama şu anki gerçeğim ise kiraya çıkmak :D nerden çıktı bu taşınma kardeşim.Kiralar ooooo, aidatlar ise “e yaniii olmaz o kadar da” diye düşünür
Selamlar,

Ekşici kardeşlerime dert yanmaya geldim.
Resmen yıllar yıllar sonra ilk defa kiraya çıkıyoruz. Kira parasıyla geçinme hayalleri kuruyordum smskd ama şu anki gerçeğim ise kiraya çıkmak :D nerden çıktı bu taşınma kardeşim.

Kiralar ooooo, aidatlar ise “e yaniii olmaz o kadar da” diye düşünürken bu evler kaça satılıyor ki diye düşündüm. 1+1 amerikan mutfak evler minicik hallerine rağmen en ucuz 3,75. Ya hu ev nasıl alınabilen bir şey mi? Bir kısmı kredi ile halledilse asıl kısmı nasıl olacak? Ev almak için kenarda ne kadar para tutmak gerekiyor? Ayda kaaaaççç binler ödeniyor bankaya? Ay resmen ben umursamaz bir şekilde hayatım devam ediyormuşum. Bu arada merkezi bir yerde değil ev baktığımız lokasyon. Resmen büyüdüğüm yerde kiralık eve çıkarken bile elim ayağım titriyor. Filtrelerim ise en fazla 10 yıllık olsun, 2+1 olsun, mahallemde olsun. 777ler dualar ilee bulurum diiii mii skdkdk

Bi de mevcut evimizden bir oda eksik eve geçeceğimiz için evde ne var ne yok attık. Bie yandan rahatladım, bir yandan da inşş önemli bi şey atmıyoruz diye düşündüm.

Neysee kısaca, taşınmak çok zor, kiracı olmak çok zor, ev sahibi olmak aşırııı zor.
0
tulumba
(03.01.26)
öte yandan bazı şehirlerde kürt gecekondularına iskan veriliyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.01.26)
Hahahaha ya hiç beklediğim yerden bir dönüş oldu.

Ekşide her zaman geçirdiğimde ufkum iki katına çıkıyor. Abicim ben burada yaparsın edersin demeni bekliyordum konu ne ara kürtlere geldi. Şimdi bu cevabım sonucunda kürtçü müsün diye dönüş bekliyorum senden, amaa düşündüğümden farklı cevaplar verilen bir yer olduğu için daha farklı bir dönüş bekliyorum.
0
🌸tulumba
(04.01.26)
Tum sorular ve soru isaretlerinizde ziyadesiyle haklisiniz, zira tasinma basli basina gercekten zor bir surec.

Ama daha sonrasi icin soyluyorum, yer degistirmek gercekten guzel bir sey, insani daha canli hisettiren bir yonu var bana kalirsa.

Neyse umalim ki yeni ev sahibiniz, irkci falan olmasin mazaallah, bir gece kapiniza gelip iskan verilen gecekondular hakkinda dert yanarsa, o kotu iste.
0
bosver nicki
(04.01.26)
Öte yandan bir devlet başkanını evinden alıp götürüyorlar. Kira değil de lojman galiba.
Onun da ikametgah değişmiş oldu.

Sizin işiniz zor ama onun daha zor.
0
michael_knight
(04.01.26)
Rahatlıkla bir 30 defa falan taşınmışlığım var. Bir gün oturup sayayım hatırladığım kadarıyla kaç kere olduğunu. Öyle ki bazılarında, nasıl olsa yine taşınacağım diye tüm kolileri açmadığım olmuştur. Bir de kolileyip hazırladığın bir şeyin anlık lazım olma durumu vardır. Hele ki hangi kolide olduğunu da bilmiyorsan tam bir kabus. Her koliye muhteviyat listesi hazırlamayı tecrübelerle akıl edebilir olduk tabii.
Neyse, taşınmak güzeldir. Her taşınma eski defterin kapanmasıdır. Yeni bir başlangıçtır. Hayırlısı olsundur.
0
Mirket
(04.01.26)
Hepiiinize çook teşekkür ederim.
Ama en orijinali (ilk yorum haricinde tabii :D) @michael_knight ‘ın yorumu. Cidden beyefendiiyiii alıp götürdüler, bizden daha kötü durumdakileri düşünüp daha az üzülücem :D
0
🌸tulumba
(04.01.26)
(6)

Eski 100 Dolar Bozduramama - Ankara

kirlipam
Selam duyuru,Validenin annesi vefat etmisti 2 ay once kadar, eski huviyet cuzdani icinden de 100 dolar cikmis. Nerden almis nasil kendisine gelmis hic bir fikrimiz yok. Neyse valide bozdurayim diyor bir kac kuyumcu doviz burosu felan dolasiyor ufak bi mahallede. Hic biri bozmamis. Biri eski demis bi
Selam duyuru,

Validenin annesi vefat etmisti 2 ay once kadar, eski huviyet cuzdani icinden de 100 dolar cikmis. Nerden almis nasil kendisine gelmis hic bir fikrimiz yok.

Neyse valide bozdurayim diyor bir kac kuyumcu doviz burosu felan dolasiyor ufak bi mahallede. Hic biri bozmamis. Biri eski demis bir digeri yipranmis demis vs. Dedim ver bakim. Serisi FE :))) arka tarafinda da arapca damgalar felan var. Dedim anne iyi tutuklanmamissin hehe.

Nere bozar bunu ankara'da kizilayda felan? Bir de hakkaten neye takiliyor olabilirler? Damgalara mi seriye mi?

Fikriniz var mi?
0
kirlipam
(02.01.26)
Biraz aşağıda aynı konuda bugün sorulmuş bir soru ve cevaplar var. Cevaplar sizin için de tatmin edici olmalı.

Kaşeden ziyade eski dolar olması sorun edilmiş olmalı. Yine de kaşe için
(bkz: para üstüne kaşe basmak )
0
Mirket
(02.01.26)
bende de böyle banknotlar vardı. hiçbir atm kabul etmedi, ziraat gişesi de kabul etmedi ama yapı kredi'nin gişesi aldı.
0
fenoksibenzamin
(02.01.26)
www.silverrecyclers.com
www.coinworld.com
Yeni dolar bu görsellerdeki gibi, iki yüzünde de altın yaldızlı 100 yazısı var. Eski dolarlar gayet tedavülde olsa da bizim döviz büroları almamakta ısrar ediyor. Bazı yerler ufak bir komisyon keserek alabiliyor.
0
kobuzchu kiz
(02.01.26)
Geçen haziranda eski dolarları gişeden TEB'deki hesabıma yatırırken hepsini A4 kağıda çıktı alıp imzalatıp öyle almışlardı benden.
0
efreet sultan
(02.01.26)
Mesaiden sonra sakarya girişindeki döviz bürosu önünde döviz bozan adamlar olur. Biraz düşükten alırlar ama bozarlar.
0
kibritsuyu
(03.01.26)
94 dolara aldi bir dovizci.
0
🌸kirlipam
(04.01.26)
(4)

Şu hareketin zorluk derecesi nedir? (hanging windshield wipers)

kizil karga
Bugün salonda bi arkadaşım yapıyordu bunu ama çok rahat yapıyordu, yani hareket mi basit yoksa eleman mı basit yapıyordu anlamadım, ben de deneyeyim diye aklımdan geçirdim ama sonra yapamazsam rezil olurum kaygısıyla vazgeçtim, bi hilesi falan olabilir mi çok rahat yapıyordu bu kadar rahat yapması ş
Bugün salonda bi arkadaşım yapıyordu bunu ama çok rahat yapıyordu, yani hareket mi basit yoksa eleman mı basit yapıyordu anlamadım, ben de deneyeyim diye aklımdan geçirdim ama sonra yapamazsam rezil olurum kaygısıyla vazgeçtim, bi hilesi falan olabilir mi çok rahat yapıyordu bu kadar rahat yapması şüpheli geldi. youtube.com
0
kizil karga
(02.01.26)
boyuna göre normal veya skinny kilodaysan yapılır, sıfırdan yapamazsın bunu ama koşulları sağlıyorsan bi süre sonra alıştıra alıştıra yaparsın, bara tutunmak da hareketin parçası onu da başarman lazım
0
nahtoderfahrung
(02.01.26)
Senin için evimdeki barfiks demirinde denedim şimdi.

Karın kası, core bölgesi, el kavrama kuvveti ve sırt kasının idmanlı olması gerekiyor. Kuşkusuz zor bir hareket. 10 küsur senedir bu işin içindeyim beni bile zorladı.
+2
yurtsuz john
(02.01.26)
Bazı insanlar bazı kasların gücü konusunda genetik şanslı olabiliyor. Böyle istisnai bir durum yoksa en az iki yıllık yoğun bir emeğin sonucudur. Cimnastik çalışmış olmalı.
0
Mirket
(02.01.26)
İyi ki gaza gelip denememişim.
0
🌸kizil karga
(02.01.26)
(11)

Ülkedeki ahlak sorunu denince ne anlıyorsunuz?

michael_knight
Türkiye’de ahlaki sorun, ahlaki çöküş var dendiği zaman ne anlıyorsunuz, ne gibi örnekler geliyor aklınıza?Çoğu ülkede durum benzer mi yoksa Türkiye’de daha mı kötü?
Türkiye’de ahlaki sorun, ahlaki çöküş var dendiği zaman ne anlıyorsunuz, ne gibi örnekler geliyor aklınıza?
Çoğu ülkede durum benzer mi yoksa Türkiye’de daha mı kötü?
0
michael_knight
(02.01.26)
Sanayiye araba götürürken ya da eve tamirci çağırırken yaşadığın duygu var ya, işte o.
+4
Mirket
(02.01.26)
nahtoderfahrung
(02.01.26)
6-7 ay oldu TR'e tasinali ben simdilik rahatsiz oldugum;
herkesin kendine almanya ve ingiltereyi layik gormesi ama belki bangladese'e bile yakismayacak davranislar sergilemesi.
+8
Ley
(02.01.26)
x.com Toplumda bu yaratiklardan milyonlarca var. Temel neden fakirlerin cok cocuk yapmasi. Bu cocuklarin sansa, bala buyumesi belli yaslara gelmesi. Ailesinden ilgi, sefkat, merhamet, sevgi, terbiye gormemis, bir cikolata icin, sofradaki kuru ekmek icin oz kardesiyle yarisan, dovusen biri disardaki herkesi dusman olarak gorur haliyle.
+3
freedonia
(02.01.26)
Bir canlıya zarar verme, kamu malına zarar verme, toplum düzenine zarar verme vb. davranışlarda bulunmak ve bunda sorun görmemek, rahatsız hissetmemek,

Yalan söylemek, dolandırıcılık, hırsızlık, hak yeme gibi davranışlarda bulunma ve bunda sorun gormeme, utanmama,

Aklıma genelde böyle şeyler geliyor,
+5
a perfect lie
(02.01.26)
aracin kislik lastikleri taktirmak için fiyat aldim,

15 jant ,üzerinde lastikler takili halde,
sadece montaj fiyati sordum,

300 ila 1000 lira arasinda fiyat verdiler,
20 adet bijon sök tak yapilacak.
+1
designer
(02.01.26)
1900lerde yazılan romanda da, antik yunanda da aynı benzer şeylerden bahsediliyordu. gençlerin kontrolsüzlüğünden, toplumun ahlaksızlığından. bence ahlaksızlık hep vardı, ancak bu kadar göz önünde değildi. memurum herhangi bir memurla konuşurken ankaradaki tanıdığından bahsetmesi beni baydı.

@love and trust +1 gayet süreç bu arkadaşın dediği gibi.
0
mikahakkinen
(02.01.26)
@love and trust 'ın dediği süreç doğru olsa bile Türkiye bunu yanlış zamanda yaşıyor ve gelecek umutlu değil. Çünkü bunu yaşayıp refah toplumuna ulaşacağız (ABD'nin geçmişi veya şimdiki körfez ülkeleri gibi olabileceğiz) desek okey. Ama olmayacak, zira AB ve Amerika da geriye gidiyor. 2.Dünya Savaşını yaşayıp oradan toparlanıp kapitalistleşen ülkeler bir ara refah ve dolayısıyla "ahlaksızlığa gerek duymama" halini yaşadı. Şimdi ekonomi kötüleştikçe orada da ahlak bozuluyor. Benim aklıma toplumsal kurallara uymak, kimse uyarmasa hatta cezası olmasa bile vergisini vermek biletini almak vs. toplumsal anlaşma geliyor. İngiltere'de bu bozulmuş gibi, içinde yaşıyorum şu an. Burada da bir ustaya bişey emanet ettiğimde kazıklanacak mıyım veya iş düzgün yapılacak mı emin değilim.

Fakat, mesela burada bi başbakan yardımcısı ev alırken vergiden kaçtı (az ödemiş) diye işinden istifa etti(rildi). Bu tür konularda Türkiye aşırı kötü durumda.
+1
nhk ni youkosu
(02.01.26)
bir servisin fiyatinin degiskenligi ile ahlakin baglantisi bence yok. ben de gecen lastik degistirmek icin pahali oldugum bir yere gittim ve bilerek duduklendim. ama isimi yarim saatte halledip araci tertemiz teslim ettiler. yari fiyatina da yaptirabilecegim yerler var ama ya butun gun beklemek zorundayim ya da 2 hafta onceden randevu almam gerekiyor. her servisin fiyati heryerde ayni olacak diye birsey yok. (bkz: serbest piyasa ekonomisi)

ahlak sorunu/erozyonu/cokuntusu vs vs diyince benim aklima daha farkli seyler geliyor:

+ hakkin olan birseyi yapmak icin savasman ve para vermenin gerekmesi. mesela iki sokak ilerde okula cocugunu kaydetttirirken bagis adi altinda rusvet istenmesi..

+ bir isi yapan insanlardaki kalitesizlik ve umursamazlik. ulkedeki vissel blower eksikligi. cogunlugun evden "bugun isimi kitabina uygun yapmaliyim" kafasiyla cikmamasi, gunu kurtarmaya calismasi. bunun sonunda da hatalar cig gibi buyuyor ve kartalkaya yangini gibi sonuclar doguruyor.

"gelismis" ulkelerle aramizda bu basit noktalarda ciddi farklar var.
0
cooperr
(03.01.26)
zina, alkol, kumar.

not: ateistim.
0
hold the door
(03.01.26)
Yukarida verilen is ahlaki ornekleri cok guzel. Bunlara ek olarak, uyusturucu ve alkol kullanimi, kumar bagimliligi, telefon ve internet bagimliligi, cinsel teshircilik, pespaye cinsellik, aile kavramindaki erozyon, kurumlarin curumesi, olumsuzluklarin normallesmesi, ilkelilik ya da namus gibi hassasiyetlerin kalmamasi, cahilligin ve kabaligin kutsanmasi gibi bircok ornegi var bu cokusun. Hayir, cogu yerde benzer degil maalesef.
0
osssy
(05.01.26)
(5)

"Eski tip dolar"lari bankalar kabul ediyor mu?

14
6 ay kadar once bankadaki dolar hesabima para yatirmaya calistigimda "bu eski tip dolarlari para sayma makinesine update gelene kadar kabul edemiyoruz" dendigini hatirliyorum. Doviz burosunda da ayniydi sanirim. Bu durum duzeldi mi?
6 ay kadar once bankadaki dolar hesabima para yatirmaya calistigimda "bu eski tip dolarlari para sayma makinesine update gelene kadar kabul edemiyoruz" dendigini hatirliyorum. Doviz burosunda da ayniydi sanirim. Bu durum duzeldi mi?
0
14
(02.01.26)
İsim vermeyeyim de bir banka şubesinde sorduğumda, 'ancak hatırlı müşterilerimizden deste içinde arada kalmış tek tükleri' şeklinde bir cevap almıştım, bir ay kadar önce.
+1
Mirket
(02.01.26)
kuyumcularda 50 dolara kadar sıkıntı yok, 100 dolar olursa kurun 1-2tl altında bozuyorlar.
0
kimlanbu
(02.01.26)
Ben yazın halkbanka 2 tane eski 100 dolar veremedim. Dövizciler alıyor ama.
0
lazor
(02.01.26)
Bu mevzu ilk çıktığı zamanlarda dövizcide bozdurmuştum. Aynı fiyattan aldılar.

Farklı dövizcilere sorun. Bankada zor...

.
0
kartallar yuksek ucar
(02.01.26)
Ediyor. Makinenin saydiklari kabul. Bankamatige de yatirabiliniyor.
0
osssy
(05.01.26)
(7)

yurt dışına giderken

deranzo1
ne kadar cash dolar götürebiliriz yanımızda? 8k var yanıma almak istiyorum çıkışta veya diğer ülkeye girişte sorun yaratacak miktar mı?
ne kadar cash dolar götürebiliriz yanımızda? 8k var yanıma almak istiyorum çıkışta veya diğer ülkeye girişte sorun yaratacak miktar mı?
0
deranzo1
(02.01.26)
Avrupa için 9999€ götürebilirsin beyan etmeden. Üzerini beyan etmen lazım (ev araç satışı vs gibi)
0
Take it away honey
(02.01.26)
japonya'ya gideceğim. ama benzerdir sanırım o zaman miktarlar. 10k altına uğraştırmadan beyan istemiyorlarsa güzel
0
🌸deranzo1
(02.01.26)
10k alti problem olmamasi lazim son zamanlarda bir sey degismediyse. Ben hep o rakami baz aliyorum yillardir. Biraz fazla olsa da, hepsini ayni yerde tasimamaya ozen gosteriyorum bir de, cihazlarda gereksiz dikkat cekmesin diye.
0
bosver nicki
(02.01.26)
10.000 euro'dan az euro veya muadili para için beyan gerekmiyor.
0
Mirket
(02.01.26)
Burda yazılan öneriler AB bölgesi için. Japonya yazmışsınız, gümrük bilgilerine göre ~ www.customs.go.jp ~1 million yen nakit götürebiliyorsunuz. Yani 8k USD bu sınırı aşmış oluyor. Yanılıyor muyum? Beyansız geçiş için yani.
0
truf
(02.01.26)
tahminim her ulkenin limiti asagi yukari $10k nakittir.
bunun 2-3bin dolar ustune de kolay kolay laf etmezler, aa limit ben daha yuksekti saniyordum der gecersiniz, basima geldi ordan biliyorum.
ama 50bin cash ile yakalanirsaniz ne olur bilmem :D
-1
cooperr
(02.01.26)
sinir yok bildigim kadariyla ama belli bir miktarin uzerini beyan etmeniz gerekiyor. gittiginiz ulkenin gumruk kanunlarina bakmaniz lazim.
0
antikadimag
(02.01.26)
(7)

Canınız sıkıldığında ne yapıyorsunuz?

stejerners
Bir sürü film izledim, müzik dinledim. Kar tatilinden dolayı bir haftadır evdeyim. Sosyal yaşantının sıfır olduğu, kardan dolayı mağduriyetin yaşandığı bir yerdeyim. Ne yapsam bu yalnızlık hissiyatı geçer? Arkadaşların evi uzak ve her yer kar kaplı ve yağmaya devam ediyor.
Bir sürü film izledim, müzik dinledim. Kar tatilinden dolayı bir haftadır evdeyim. Sosyal yaşantının sıfır olduğu, kardan dolayı mağduriyetin yaşandığı bir yerdeyim. Ne yapsam bu yalnızlık hissiyatı geçer? Arkadaşların evi uzak ve her yer kar kaplı ve yağmaya devam ediyor.
0
stejerners
(01.01.26)
Spor yapıyorum. Dumbbell aldım, mat aldım, yer olsa koşu bandı alırım. Bunları alabilirsin. Dil öğrenebilirsin. Bir hafta neden evdesin. Bin uçağa git bir yere.
-5
arbre
(01.01.26)
çok canım sıkıldığında antik mısır'la ilgili youtube videoları açıyorum genelde. bi ara da diamond tema'nın videolarını izliyordum. değişiyor. bir ara da uçak kazası raporunu çok izliyordum...
0
naksidil
(01.01.26)
Gerçek Kesit izliyorum
+1
yurtsuz john
(01.01.26)
Sana en yakın kitabın 76.sayfasını aç .
Maksat etkinlik olsun .

Yalnızlık hissiyatının geçmesinin bir yolu yeni faydalı kimseleri tanımakla , onlardan yeni şeyler öğrenmekle olur.Bana kalırsa ayrıca herkesin iş haricinde bir hobi edinmesi lazım.
Küçük çapta dahi olsa üretime dayalı olması daha iyi. Diğer yandan tüketim toplumu olduk çıktık zaten .
+2
diyecevaplandı
(01.01.26)
koleksiyon isleriyle ilgileniyorum.
ucuza yeni parcalar bulmaya calisiyorum, bir bakmissin 2-3 saat gecmis.
0
cooperr
(01.01.26)
Ai yardımıyla içerik üretmeye başladım. Abone olursanız sevinirim :d

youtube.com
0
messina123
(01.01.26)
@messina123,
Abone oldum ama, hiçbi video ilgimi çekmedi Abi.
Bakarım bir ara.
0
Mirket
(02.01.26)
(11)

2026 yatırımları

Çuvaldızı
Dostlar,Elimizde 3 milyon nakit var.Kresi kullanıp, borçlanıp 4.5 milyona 1+1 alabilirim.Getirisi kira olarak aylık 22 bin falan.Para elimde durdukça eriyor.Fakat ev almak mantıklı gelmiyor, suriyeliler basıp gitmeye başladı, istanbul'a göç azaldı, zaten işsizlik var ve daha önemlisi doğum hızı düşü
Dostlar,

Elimizde 3 milyon nakit var.
Kresi kullanıp, borçlanıp 4.5 milyona 1+1 alabilirim.

Getirisi kira olarak aylık 22 bin falan.

Para elimde durdukça eriyor.

Fakat ev almak mantıklı gelmiyor, suriyeliler basıp gitmeye başladı, istanbul'a göç azaldı, zaten işsizlik var ve daha önemlisi doğum hızı düşüyor.

Tavsiye edebileceğiniz bir yatırım var mı ?

Arsa daha mantıklı geliyor.

Mutlu yıllar.
+1
Çuvaldızı
(01.01.26)
3 milyonun aylık faizi ortalama 80-100 bin civarı desek aylık 22 bin için kredi ödeyip üstüne kiracı ve geriteceği potansiyel dertlerle uğraşmak mantıklı değil. bunun da bir yatırım tavsiyesi olmadığının altını çizmek isterim.
-2
in vino veritas
(01.01.26)
Evin kira getirisi 22 bin lira ama en nihayetinde bir evin oluyor ve fiyatı düşmüyor aksine enflasyona rağmen artıyor, bununla birlikte 3 milyonun aylık faizi 80-100 bin lira ama 1 sene sonra 3 milyonun reel enflasyonun etkisiyle 2 milyon oluyor, faize para yatırmak boktan ekonomiye sahip ülkelerde para kazanmak için değil paranın değerini korumak için kullanılan bir araçtır ama çok boktan ekonomilerde açıklanan enflasyonla reel enflasyon farklı olduğu için paranın değerini de koruyamaz bilakis değer kaybedersin, faizden para kazandığını düşünmek "biliyorsunuz ben ekonomistim" seviyesinde bir ekonomi bilgisi gerektirir.

Cevabımı küçük bir örnekle pekiştireyim de bu faiz olayı Türkiye'de nasıl çalışıyor daha net anlaşılsın. Senin 3 milyonun var, ben sana diyorum ki paranı bana ver bende dursun ben de sana her ay 2000 lira vereyim ama paranı bana verdiğin için benim ona yer sağlama koruma giderleri tozunu alma masraflarım olacak o nedenle ben senin 3 milyonundan her ay 5000 lira alacağım diyorum, sen de "ooo her ay 2000 lira demek güzel para" deyip kabul ediyorsun, Türkiye'nin ekonomisinde faiz olayı böyle işliyor.
+3
kizil karga
(01.01.26)
Ne kirası yav. O parayı betona gömen yatırımın y'sinden anlamıyordur. Bir de kredi demişsin. Koy faize gitsin. Faizle de altın al. Win win.
-10
arbre
(01.01.26)
Doğum oranı düşmesi ve tersine göç ile konut ihtiyacının azalacağı argümanını ortaya koyduktan sonra arsa yatırımının nasıl gelir getirebileceğini düşünüyorsunuz? Çelişkili değil mi? Onu anlamadım ben. Açıklar mısınız?
+1
Mirket
(01.01.26)
Ev eskiyor, arsa hiç olmazsa kullanılana kadar masrafsız ve eve göre daha çok değerleniyor ama en az 10-15 sene beklemek gerek.
0
🌸Çuvaldızı
(01.01.26)
oturacağınız konut alma şansınız varsa onu yapın. 1+1 ev için ise kira anlamında değil, konum anlamında bakın. konumun değerlenecek potansiyeli varsa girilir tabii. ev almış olmak için almayın yani, iyice gezin.

diğer tarafta 2026 için tahvil tarafı sanki daha iyi getiri verecek faize göre. ev almazsanız bir sepet yapın. kıymetli maden, tahvil (borçlanma araçları fonu da olur). biraz belki borsa olabilir, ucuz kaldı toparlayacak gibi biraz ama siyasi risk her zaman var. örneğin Thy hissesi bence baya ucuz kaldı, yatırım tavsiyesi değil.
+1
awlmi
(01.01.26)
Benim arkadaş emlakçı. Uzunca dönem yapilabilecek tek mantıklı işin 1+1 almak olduğunu söylerdi ki aldırdigi bazi kişiler çok mutlu oldu yatırımdan.
Ama son zamanlarda söylediği satislar durmusken kiralamalar da durmuş durumda, özellikle izmir'de. Yani bugün kiralık ev sahibi olan herkes ekonomik durumun iyi olduğu, herkesin kirasını odeyebildigi zamanlari düşünüyor.
Yalnız onunla Eylül'de bunu konuştuğum zaman 2.5-3 için 20 kira diyordu. Sizinki buna oranla çok düşük oluyor ve bence çok mantıklı olmuyor ki bir de kredi masrafı var.
Bence 15 yıl altında geri dönüş bulabilirseniz belki olabilir.
Bu arada emlak bir yatirimdir, faiz yatırım değildir. Faiz enflasyon karşısında bile zor korur hatta korumaz. Emlak misal ben beğenmem çünkü uğraşmak lazım (yok evde bir sıkıntı var, yok kiracı ödedi mi odeyecek mi issiz mi kaldi, yıllık kira beyani, apartmanda olacak demirbaş masraflarina katilma boyama vs gibi) ama bu bir yatırım biçimi olduğunu değiştirmez. Dünyanın hiçbir yerinde faize yatırmak gibi bir öneri verilmez(eger paraya kısa sürede ihtiyaç yoksa) Türkiye'de şu an yüksek faiz olduğu için böyle. Onda da zaten gerçek hayatta olan enflasyonu karşılamıyor.

Bu arada hisse vs yerine ben illa borsaya girilecekse fon öneririm ve benim sevdiğim basit fonlardan biri hsbc bist 30 fonu hbu. Içinde olanlara buradan bakabilirsiniz;
www.hsbcportfoy.com.tr

Ben misal annemin parasinin bir kısmını mac'te tutarken o kısmı komple buna geçtim. Geri kalanı da döviz, altın, ppf, yabancı yatırım fonlari diye sepet halde.
+1
logisticsmanager
(02.01.26)
Uzun vadede arsa evden daha mantıklı bir yatırım aracı bana göre, ama acil nakite ihtiyaç yoksa onun dışında ev arsadan sonra geliyor bana göre.
0
olaylar olaylar
(02.01.26)
bence emlak ve altin hicbir zaman kotu yatirimlar olmadi, olmayacak.
benim icin iyi bir mulk parasini 10 senede cikartir.
4.5 milyon verdigin ev yatirimi 17 senede oduyor 22bin lira kira baz alirsak, o yuzden bence cok mantikli degil. 37-38bin kira alacagin bir yer bulman lazim, o da turkiye sartlarinda buyuk ihtimal zor.
dukkan bakilabilir, getirisi tahminim daha cok olur.
0
cooperr
(02.01.26)
Bahsi gecen kira ve aylik taksit orani cok iyi gelmedi bana. Bir de ev asla deger kaybetmez algisi yanlis. Istanbul'da tam tarihleri hatirlamasam da atiyorum 2015 yilinda 100 bin euroya ev alan adam 2019 yilinda o veya bu sebepten satmak istedi ve ancak 50 bin euroya satabildi. Pendik taraflarindan bahsediyorum, 0,69 faiz olayinin hemen oncesinde fiyatlar boyleydi. TL olarak baksan dusmemisti belki ama gercek degeri bariz dusmustu. Ayni sey altin icin de gecerli, 80'lerde bir ara ons 2000 dolarlara yaklasmis, sonra 2004 yilina kadar pek de yukselmemis. Asil cosmalar ondan sonra, gene zaman zaman dususler oldu. Su an da zirvede ama tabii bilemeyiz, belki de zirve daha yukarlardadir.

Neyse yari saka yari ciddi Bill Gates de tarla falan aliyor diyorlar. O da dusunulebilir. Icinde su kaynagi olan bir tarla ne guzel olurdu ama muhtemelen gidip isleyemeyeceksiniz. Bir de dunyada kitlik vs olursa, memleketiniz olmayan bir koyden alinan tarlaya cokerler gibi geliyor, yani devlet otoritesi sarsilirsa falan.
+1
mbond
(02.01.26)
Gayrimenkul vergi şartları değişti. Hesabınızı buna göre yapın.
0
anten
(02.01.26)
(6)

Milli piyango gerçekten dağıtıldığına inanıyor musunuz?

messina123
Toplam 10 milyon ihtimal var ve her ihtimalin değerini 800 liraya sattılar. Tüm biletlerin dağıtıldığı senaryoda 8 milyar lira ciro yaptılar. Toplam dağıtılan ikramiye 4.6 milyar lira. Bunun ek maliyetlerini, bayii karlarını falan da eklersek 5 milyar lira maliyetleri olacak.Satışların geçen seneye
Toplam 10 milyon ihtimal var ve her ihtimalin değerini 800 liraya sattılar. Tüm biletlerin dağıtıldığı senaryoda 8 milyar lira ciro yaptılar.

Toplam dağıtılan ikramiye 4.6 milyar lira. Bunun ek maliyetlerini, bayii karlarını falan da eklersek 5 milyar lira maliyetleri olacak.

Satışların geçen seneye göre %35 düştüğü haberleri var. Yani geçen sene tüm biletleri satmış olsalar, bu sene ise satışları %35 düşmüş olsa edecekleri ciro 5.2 milyar lira.

5 milyar liralık bilet satmak için toplam biletlerin %62’sini satmaları lazım. Bu kadar bilet satarlarsa anca 0 noktasına varabilecekler. Ben bu kadar bilet sattıklarını sanmıyorum. Çevremde piyango bileti aldım diyen 1 kişi bile yok.

Bu iş tamamen bir holdingi zengin etme üzerine kurulu.
0
messina123
(01.01.26)
söylenecek çok söz var,
ama halkı,
sevgi ve dostluga sevk etmekten işlem yapiliyor.
+2
designer
(01.01.26)
Büyük ikramiyeden daha çok küçüklerde bir oyun olduğunu düşünüyorum. Amorti, son 2 ve 3 rakamının ikramiye dağıtımında oranı %68 gibi oluyor. Bazı sayıları az bas, az sat. O sayıları kazandı olarak ilan et. Örneğin yılbaşı çekilişinde, %68 i bu yöntemler %18 e düşürsen 2,5 milyar lira kasada kalır.
+2
krtkartal
(01.01.26)
Valla onu bunu bilmem de ben bu sene de bi çeyrek aldım, yılbaşına son bi kaç gün kala hayaller kurmak öyle tatlı geliyor ki bana :)
+1
antihero
(02.01.26)
2005 yılından bu yana almadım da almam da.
+1
Mirket
(02.01.26)
adamlar toplanan bağışları bile yiyorlar. filistin milistin ayağına malı vuran dolu. ne piyangosu
+1
runaway
(02.01.26)
ben gerçekten random bi şekilde herhangi bir insana piyango çıkacağına inanmıyorum. hilesiz olduğuna inanmıyorum yani. ama bilet almamamın sebebi sadece bu değil. inansam bile almam muhtemeln, zaten bana çıkmaz, çıksa da o paradan hayır geleceğine pek inanmam.
0
Sadece soruyorum
(02.01.26)
(6)

marangozluk yabıyoruz toplaşın.

Fodera
arkadaşlar eve bir tane gömme dolap. mutfak dolabının üstüne bir sıra daha dolap. antre de altı ayakkabılık. üzeri ıvır zıvır koymak için bir dolap. ve kapı girişinin üzerine bir dolap yapacağım.bunların çizimini yaptım ölçülerini çıkardım.şimdi benim ihtiyacım olan kitaplık tv ünitesi falan var. bu
arkadaşlar eve bir tane gömme dolap. mutfak dolabının üstüne bir sıra daha dolap. antre de altı ayakkabılık. üzeri ıvır zıvır koymak için bir dolap. ve kapı girişinin üzerine bir dolap yapacağım.

bunların çizimini yaptım ölçülerini çıkardım.

şimdi benim ihtiyacım olan kitaplık tv ünitesi falan var. bunları da aradan çıkartayım diyorum.

bu konularda nasıl bişey önerirsiniz? beğendiğiniz şeyleri paylaşırsanız ben de bakıp bana lazım olan ölçüye göre evirip çizerim yaparım takarım.


ayrıca elimde 30mm mutfak tezgahı var suntadan. dolaplarla beraber gönderilen. onun ölçüsü kurtarmadığı için mermer falan yaptıracağım. bu tezgaha da ayak yapıp 2 adet masa yapacğaım. bana masa ayağı öneriniz olur mu? kendim kaynakla feriştahını bile yapabilirim ama evin tadilatı bitti için evde artık kesme biçme ve kaynak yapamıyorum.
+1
Fodera
(01.01.26)
Merhaba, duvarın renginden odanın ölçüsüne, tavan yüksekliğinden kapı-pencere konumlanmasına kadar birçok farklı etken var. Bence uygun bir açıdan fotoğraf çekip paylaşın, aramızda estetik algısı yüksek insanlar vardır, belki yorumlar, öneri verirler.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(01.01.26)
Ben öyle bir şeyler yapacak olsam, İkea'ya gidip, model beğenir, fikir çalardım.

Masa ayağının hazırı da satılıyor. Ama bu da rahat yapılır bence.

izmirsandalye.net
0
Mirket
(01.01.26)
arkadaşlar şöyle ben herşeyi çizdim ölçülerini çıkardım benim ihtiyacım olan kitaplık modelleri. tv ünitesi modelleri. hani ölçüp biçip eve uygun hale getirip sonra yapacağım.


sizin beğendiğiniz modelleri merak ediyorum ben hani estetik olarak kazma bir insanım. ha bak şu şu çok güzel bu olabilir dediğiniz şeylere yöneleceğim.
0
🌸Fodera
(01.01.26)
tv ünitesini sehpa yüksekliğinde ve sağa sola normal ünite uzunluğunda yap. yükselip bütün duvarı kaplamasın. televizyon ya duvara montalanacak ya ayakları üstünde duracak zaten. masrafa gerek yok.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.01.26)
Toz yağan bir evim var. Evdeki tozun çoğusu da nedense kitaplarımın üzerine yağıyor. Onun için cam kapalı kitaplık hayalim var. Bir gün boydan boya şundan alacağım.

www.ikea.com.tr

TV ünitesi de şu olabilir belki.

Yapılabilir ikisi de.

www.ikea.com.tr
0
Mirket
(01.01.26)
bu arada bir odanın parke döşemesini bitirdim. tek başıma olmam dışında hiç bir zorluk yaşamadım. ustası olsa benim gibi de uğraşmazdı acayip güzel oldu :)
+1
🌸Fodera
(02.01.26)
(1)

Şu 2 ev ilanından hangisi daha mantıklı sizce? Konumu vs. herşeyi dikkat alınca?

winston insani
Merhabalarhttps://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-karacaibrahim-mah-ultra-luks-satilik-dublex-daire-1281035717/detayhttps://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-aydinlar-batisehir-3-plus1-daireler-1257469282/detayFiyatları sırasıyla 7.5 ve 8 olarak düşünebilirsiniz.
Merhabalar

www.sahibinden.com

www.sahibinden.com

Fiyatları sırasıyla 7.5 ve 8 olarak düşünebilirsiniz.
0
winston insani
(01.01.26)
Bitmemiş inşaat bitmeme ihtimali olan inşaattır.
derim ben.
0
Mirket
(01.01.26)
(7)

kolonoskopi tecrübesi

panamera
Selamlar, iki temel sorum olacak. Refakatçi bulmam şu an çok mümkün değil, yakınlarım şehir dışındalar rahatsızlık vermek istemiyorum. kendim halledeyim istiyorum. refakatçi olmadan gitsem nasıl olur? Diğeri uyandıktan sonra hemen araba kullanabiliyor muyuz? Taksi ile mi gitmek daha doğru olur?bir d
Selamlar, iki temel sorum olacak. Refakatçi bulmam şu an çok mümkün değil, yakınlarım şehir dışındalar rahatsızlık vermek istemiyorum. kendim halledeyim istiyorum. refakatçi olmadan gitsem nasıl olur? Diğeri uyandıktan sonra hemen araba kullanabiliyor muyuz? Taksi ile mi gitmek daha doğru olur?
bir de işlem nasıl oluyor?
İyi günler herkese
0
panamera
(31.12.25)
bünyeye göre değişir, ciddi sersemlik olabiliyor. araba kullanmak pek mantıklı olmaz.

edit: arkadaşıma refaket etmiştim, Kızı arabaya zor götürdüm, tekerlekli sandalyede giderken bile uyudu, arada cevap verdi ama kafayı kaldıramıyordu, evde yine uyudu vs. (2 yıl önce)
0
kisa
(31.12.25)
rutininde de işlerini kendin hallediyorsan refakatçiye gerek yok. sedasyonla yapıyorlar o da öyle gerçek anestezi gibi değil, ben yarım saate toparlamıştım. yarım saatin peşine 15dk sonra da araç kullanmıştım. geçmiş olsun.
0
eisberg
(31.12.25)
Refakatçisi olmadan hastayı kabul etmeyen iki hastane biliyorum. Yarım saat kadar size refakat edecek birini görevlendirmiyorlarsa refakatçi isterler.

Araç kullanmak ciddi anlamda riskli olur, sizin için de çevredekilerin can güvenliği için de.
0
Mirket
(31.12.25)
Araç kullanmamakta fayda var. Tek başınıza gidin, yarım saate kendinize gelirsiniz zaten ama taksiye binin. Ne olur ne olmaz.
0
cay koy geliyorum
(31.12.25)
önerilen süre 24 saat geçmesi ama endoskopiden çıktıktan bir saat sonra araba ile eve dönmüştüm. kendimi iyi hissediyordum ama kişiden kişiye değişebilir bu işler.
0
lazpalle
(31.12.25)
Taksi.
Uyutacaklar narkoz etkisi hemen geçmez.
0
HellKeePer
(31.12.25)
Araç kullanmayı aklınızın ucundan dahi geçirmeyin. Kullanır da kaza yaparsanız sigortanın 5 kuruş ödemeyeceğini de hatırlatayım.
0
mikro patlama
(31.12.25)
(9)

airfryer'ın elektrikli fırından farkı nedir?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
üzerinde ısıtma elementi ve fan var. aynısından fırında da var. airfryer benim 200 dereceye kadar ısıtan fırınımın yapamadığı neyi yapıyor?
üzerinde ısıtma elementi ve fan var. aynısından fırında da var. airfryer benim 200 dereceye kadar ısıtan fırınımın yapamadığı neyi yapıyor?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.12.25)
Turbo fanlı mini fırının daha miniği.
Hacminin küçük olması, haznesinin tencere biçiminde olması, tezgah üstünde durup da her daim kullanıma hazır olması sebebiyle kullanışlı.

Tek yaşarken de sevgili ile yaşarken de başat bir mutfak aleti olarak kullandık kullanıyorum. Ben kadar etkin ve efektif kullanıp da reklamını yapanla karşılaşmadım. Aileler de genelde sevmiyorlar.
+1
biseysorcaktim
(30.12.25)
mini fırın ile çok benzer. (ama ben de airfryer aldım çünkü daha az yer kaplıyor) Büyük fırınlar bu kadar efektif ısınmıyor.(ama o da kullanılır. Fırında birçok şey bayağı lezzetli oluyor.)

Airfryer tamamen yeni bi kelime ile popüler olmuş bişey. Eskiden babaannemlerde falan mini fırın olurdu ve çok güzel kullanırlardı. Ama şimdi insanlara mini fırın al desen almazlar, airfryer al dersen alırlar ahah.
+1
nhk ni youkosu
(30.12.25)
Günümüz evlerinde ayrı ve kocaman bir mutfak yok, salonların bir köşesinde adı açık mutfak olan bir tezgahta dönüyor bütün iş, ve artık herkes çalışıyor, kimsenin yufka açacak, dolma saracak, uzun pişme süreleri bekleyecek, bulaşıkla uğraşacak vakti de hali de yok.

Dolayısıyla kullanılan aletler küçük, seri ve kolay temizlenir türden olmalı. Babaanne evindeki mini fırın airfryerin üç katı yer kaplar. Turbo fan özelliği olmadığından pişirme süresi de var bir üç kat. Dolayısıyla, kıyas kabul eder bir ürün değil.

İki yıldır falan sürekli kullanıyorum. Adı airfryer değil, elektrikli motorlu tencere fala olsa da kullanırdım.
+2
Mirket
(30.12.25)
aynı şeyin kompakt olanı, zaten dikkat ederseniz mesela sharkninja airfryer üzerinden turbo mini fırını tekrar icad etti. tam bir circlejerk oldu.
+1
malheiros
(30.12.25)
Yalnız yaşıyorsanız ve/veya tek porsiyon bir şey ısıtacak veya pişirecekseniz mantıklı. Olayı bu.

Bir anlamda kettle'ın fırın versiyonu.
0
akhenaten
(30.12.25)
airfryer aninda isiniyor ve yarim saatte 3 kisiye yetecek kadar patates kizartmasi yapabiliyor, bir kasik yag ile.
bunu yapabilen bir firin bildigim kadariyla yok.
+1
cooperr
(30.12.25)
hizli pisirmesi. esas olayi bu. Turkiye'de bulunuyorsa Ninja Speedi guzel bir model.
+1
warrior princess
(31.12.25)
sadece daha küçük başka hiç bir farkı yok.
küçük olduğu için çabuk ısınıyor.
+1
duyuruuser
(31.12.25)
benim açımdan hiçbir fark yok. evde fanlı bir fırınım var, bu yüzden airfryer edinmeyi düşünmedim. benim için farkı sadece boyutu. yapabileceklerimin hepsini fırın ile yapabiliyorum ama ya "fırını yakmışken" diyip 3-4 kişilik yemek çıkıyor, ya da tek kişilik bir şey pişireceksem o kadarcık şey için koca fırını ısıttığıma değmiyor, harcanan elektriğe acıyorum. tek kişilik durumlar için keşke airfryer olsa daha az enerjiyle daha çabuk pişirirdim diyorum.
+1
kibritsuyu
(31.12.25)
(4)

sevdiğimiz birine para vermek?

baldan kaymak
yaşça benden büyük bir abim var.bir miktar zor dönemde, hiçbir etkisi olmayabilir belki ama bir miktar ayırıp destek olmak istiyorum.Ne desem alınmaz, zoruna gitmez, rahatça kabul görür? Nasıl yaklaşayım.
yaşça benden büyük bir abim var.

bir miktar zor dönemde, hiçbir etkisi olmayabilir belki ama bir miktar ayırıp destek olmak istiyorum.

Ne desem alınmaz, zoruna gitmez, rahatça kabul görür? Nasıl yaklaşayım.
0
baldan kaymak
(29.12.25)
ondan da yaşlı bir ortak arkadaş bulun o versin. o bilir ne diyeceğini.
0
esmer
(29.12.25)
Geçen gün bir hisseye yatırım yaptım. Kazanırsam kazandığım parayı bi sevdiğimle kırışacağım diye söz verdim. Al Abi, bu yarısı senindir.
-3
Mirket
(29.12.25)
Borç olarak ver, müsait olduğunda ödersin de.
Ayrıca mirket -1, hiç samimi değil.
+1
mikro patlama
(29.12.25)
esmer -1, ben bir iyilik yapıyorsam niye puanı başkası alsın, bu kadar saçma öneri duymadım. para kiminse o verir tabi ki. araya adam koymak saçmalık. iş saçma sapan yerlere gidebilir

mirket -1, gereksiz yalan, hisse misse kar mar, hava atar gibi sadaka verir gibi.

en güzeli şöyle diyeceksin. sana değer veriyorum, seni bir abi gibi görüyorum, kenarda biraz param vardı, sana vereyim müsait oldugun zaman ödersin, ödemesen de aramızda bu paranın lafı olmaz zaten. diyeceğin şey bu
+5
abelardo
(29.12.25)
(12)

Ev Sahibim Kiramı Kızının Ibanına Göndermemi İstedi, Sizce Ne Yapmayalım ?

sislerrr
Merhabalar, Ev Sahibim geçenlerde beni aradı ve ocak ayı itibariyle kiramı kızına göndermemi istedi. Whatsapp'tan da kızının ismini ve soy ismini yazmış ve belirtilen ibana kirayı göndermemi belirten bir yazı yazmış. İleride yasal olarak bir sıkıntı yaşatır mı ? Acıklama kısmına ev sahibinin adını &
Merhabalar,
Ev Sahibim geçenlerde beni aradı ve ocak ayı itibariyle kiramı kızına göndermemi istedi. Whatsapp'tan da kızının ismini ve soy ismini yazmış ve belirtilen ibana kirayı göndermemi belirten bir yazı yazmış. İleride yasal olarak bir sıkıntı yaşatır mı ? Acıklama kısmına ev sahibinin adını & soyadını ve apartmanın adı ile daire numarasını belirteceğim. Sizce yeterli olur mu ?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
0
sislerrr
(28.12.25)
kiracıyım, benzer bir durum yaşadım, avukatım göndermememi söyledi. Kızıyla kira sözleşmesi yapmanız gerekiyor. Yoksa ben filanca aydır kira almıyorum filan der, siz uğraşırsınız.
+11
nefertarii
(28.12.25)
yaygın hikaye bu son zamanlarda, sonra kira ödemedi diye sıkıntı yaratır
+3
nahtoderfahrung
(28.12.25)
Ev sahibi, kiracı ilişkisi de ticarette olduğu gibi bir noktadan sonrası iyiniyet ve karşılıklı güvene dayanmalı. Acaba ilerde başıma bir şey gelir mi sorusu, paranoyaya dönüşmemeli diye düşünüyorum.

O whatsapp yazısını muhafaza etseniz, açıklama hanesine de adres yazıp konutun kira bedeli deseniz, adamla kızın soyadı da aynıysa falan.
Fazlasında da mahkemelik olursanız da, bunları da hakim, kanıt olarak kabul etmezse de...

Olay artık şey gibi oluyor. Biri balkondan kafama saksı atarsa diye sokağa çıkmamak gibi bir şeymiş gibi geliyor bana.
+2
Mirket
(28.12.25)
yakalayamadığın.ışıklar
(28.12.25)
ben yapmam. çok istiyorsa parayı geldiği gün kızına kendi havale yapsın.
verilecek yanıt da çok basit. aile avukatımıza/muhasebecimize sorduk. bu durumda kızınız kira geliri elde ediyor görünerek zor durumda kalabilir. bizim açımızdan da ileride yasal sorun olabilirmiş. kusura bakmayın.

gene bir avukat yardımı ile gönderilecek hesabın yenilendiğine dair bir belge oluşturulabilir.
+4
orpheus
(28.12.25)
Yarın bir gün sıkıntı çıkması durumunda ödememiş kabul edilirsiniz. Size yazılı olarak bundan sonra kızımın şu iban numaralı hesabına gönder tarafıma ödenmiş gibi kabul edilecektir şeklinde imzalı belge vermesi durumunda bir sıkıntı olmaz.
0
al sana nick it
(28.12.25)
Bir aksilik yapmak isteyen olduktan sonra, “ben yaşlı insanım kızım almış kendi yazmış benim haberim yok. Kira gelmedi şaşırdım” bile diyebilir. Elinden bir yazı almak en sağlıklısı.

Ama Normal insanlarsa, kira gününde “dediğin gibi kızının şu ibanına atıyorum tamam di mi” diye de yazar cevap almakla yetinirdim ben.
+1
lazor
(29.12.25)
Arkadaşım şöyle bir şey yaşadı; ev sahibi kirayı iki ay elden ver hesabımda bloke var gibi bir şey söyleyip iki ay kirayı elden aldı. Sonra da arkadaşımk kiramı ödemedi diye mahkemeye verip evden çıkarttı. Üstelik mahkeme bir delil olmadığı için ev sahibini haklı buldu.
+1
suicides underground
(29.12.25)
Ev sahibi siz oldugunuz için ben size göndermeye devam ediyorum. siz kızınıza kendiniz gönderirsiniz diyip konuyu kapatın.
+2
limonlu eksi
(29.12.25)
yasal olarak sıkıntı yaşarsınız.

ev sahibiniz önce gidip; 'taşınmazımı kiraya vermeye, kira sözleşmesi imzalamaya, kira bedelini tahsil etmeye' maddelerinin olduğu bir vekaletnameyi noterde kızı ile imzalayacak.

bu vekaletname sonrası sizinle yeni bir kira sözleşmesi yapılacak.

ha ben göndereyim derseniz ne olur? 3 ay sonra bana kiramı göndermedi der tahliye açar. whatsapp görüşmeleri maalesef kanıt değil.
0
galahad reloaded
(29.12.25)
Ben de eşinin adına gönderiyordum veya kızı bilemiyorum tam bunu kira sözleşmesine yazmıştık.
kira sözleşmesi yazılı olma zorunlulugu olmayan bir sözleşmedir lakin siz yazılı sözleşme yaptıysanız iki sözleşmeye de yazarsınız şu şu tarih arasında bu ibana, bu tarihten sonra şu ibana diye yazarsınız.
0
liberal
(29.12.25)
Ek sözleşme. Kira yatirilacak iban
0
topkapiaksaray
(29.12.25)
(3)

Sürekli benzin alanların kullandığı avantajlı bir kredi kartı var mı?

mikahakkinen
Mesela Opet World var. Genelde kartlar bin tl 4 alışverişe 250 350 tl arası puan veriyor. Sürekli alımda avantaj yaratan kart var mıdır?
Mesela Opet World var. Genelde kartlar bin tl 4 alışverişe 250 350 tl arası puan veriyor. Sürekli alımda avantaj yaratan kart var mıdır?
0
mikahakkinen
(28.12.25)
Birkaç kart bulundurup, her kartın anlaşmalı olduğu istasyonlardan 1000x4 alışveriş yapıp diğer karta geçme olayını uyguluyorum ben.

Ziraat ve Paraf, genelde marka gözetmeden istasyonda posu varsa şeklinde kampanya yapıyor.
+1
Mirket
(28.12.25)
her kart her ay akaryakıt kampanyası yapmayabiliyor. yapıkredi ve chippin kullanıyorum genelde her ay opette kampanya oluyor.
bazen ziraatte (geçen pos bulmak lazım)
bazen akbankta oluyor.
+1
jelly bear
(28.12.25)
ON kredi karti (burganbank)
yeni siparis ettim,
her 1000 liraya 100 ,toplam 400 lira veriyormus denemedim daha,

nays,vadofonepay gibi
uygulamaya para yukleyip,
hepsiburada-aytemiz yakit kodu aliyordum,
%13 avantaji oluyordu,

paycell e nakit yükleyip,
market-akaryakit alisverisine
gecen ay 2000 liraya 400 verdi,
bu ay 1000 liraya 150 verdi,
shellden aliniyor,

en dusuk maksimum ,%6 veriyor gibi ..
+2
designer
(28.12.25)
(6)

Fiziki altin bankada nasıl saklanır?

Cherea
Bir miktar fiziki altını bankada aynı şekliyle saklamak istiyorum. Direkman fiziki altınları olduğu gibi alan bir banka var mıdır? Yoksa bankada kasa kiralanip o kasada tutulabilir mi?
Bir miktar fiziki altını bankada aynı şekliyle saklamak istiyorum. Direkman fiziki altınları olduğu gibi alan bir banka var mıdır? Yoksa bankada kasa kiralanip o kasada tutulabilir mi?
0
Cherea
(28.12.25)
Kiralık kasa ile olur ancak.

Edit: cins belirtmediğiniz için işçiliği olan altınlar da olduğunu varsayarak öyle söyledim.
+2
orient blue
(28.12.25)
Mirket
(28.12.25)
@Mirket, daha önce görmemiştim bu sistemi.

Mesela kuyumcudan 5 tane çeyrek altın getirip bu Vakıfbank hesabına yatırsam bir hafta sonra 5 tane çeyrek altınımı geri alabiliyor muyum? Hiçbir ücret de ödemiyorum, doğru mu?
0
michael_knight
(28.12.25)
Vakıfbankla hiç işim olmadı. Ben Ziraat bankasındaki şekliyle biliyorum. Ziraat bankasının bu hesabı açan şubesine gidip (her şubede olmuyordu) altınlarını veriyorsun, hesap açılıyor. İstediğin zaman bir hafta önceden çekeceğim diye haber verip gidersen altın olarak ve masrafsız alabiliyordun. Soruyu görünce internetten araştırdım, Ziraatte artık bu hesap yok, Vakıfta devam ediyor görünüyor.

Ama bildiğim kadarıyla bu İAR operasyonundan sonra KadSis sisteminde bir aksama oldu. (Yanılıyor olabilirim.) Yani bankadan direkt bilgi almakta fayda var. Yani benim bilgim de internetteki bilgiler de güncel olmayabilir veya günceldir de sistem aksıyor olabilir çünkü şikayetvar.com'da da konuyla ilgili bir şeyler gördüm.
+1
Mirket
(28.12.25)
ben bankayı aradım o sistem şuan yok denildi ama ,başından mı savdı tam anlayamadım

başka banka bilgisi olan varsa yardımcı olsun lütfen

Örnek 30 gram külçe vereceğim,6 ay sonra 30 gram külçe alacağım
0
trkg60
(06.01.26)
Bir de Kuveyt Türk ile görüşün. Onda da olmuyorsa tek seçenek kiralık kasa olur.

www.kuveytturk.com.tr
0
Mirket
(06.01.26)
(4)

İlk Defa Servise Araba Vermek

renegade
nelere dikkat etmek gerekir?arabayı verip orada başında mı bekliyoruz, yoksa bir bekleme odası mı oluyor?ödeme en son mu yapılıyor?teşekkürler
nelere dikkat etmek gerekir?
arabayı verip orada başında mı bekliyoruz, yoksa bir bekleme odası mı oluyor?
ödeme en son mu yapılıyor?

teşekkürler
0
renegade
(28.12.25)
Randevu saatinde arabanızı götürüyorsunuz. Resepsiyondaki müşteri temsilcisi arabanızı alıp, kontrollerini yapıyor. Bir şikayetiniz varsa söylüyorsunuz. Yapılacak işleri ve muhtemel tutarını söylüyor. Muhtemel bitiş saatini söyleyip, isterseniz gidin, isterseniz bekleme salonunda bekleyin diyor. Bekleseniz bile aracınıza yapılanları göremiyorsunuz. İşlem bitiminden yarım saat önce sizi arıyorlar. Gidip ödemeyi yapıp aracınızı alıyorsunuz.
0
Mirket
(28.12.25)
randevu alıp gidiyorsunuz. aracınızın işine göre size şu saatte gelin diyorlar ya da bekliyorsunuz. gitmeden önce ikame araç verip veremediklerini sorun. araçsız kalmazsınız. iş bitince proforma çıkarıp ödemeniz gereken miktarı size söylerler.
0
false pretension
(28.12.25)
Servisle tam olarak ilgili değil ama kendim taksi bulamıyorum arabayı servise verince, onlardan rica edince onlar bir duraktan bir şekilde çağırıyor. Öyle bir ihtiyacınız olursa aklınızda olsun.
0
michael_knight
(28.12.25)
markaya bağlı olarak,

ev yakınız sizi eve yoksa en yakın metro durağına vs bırakabiliyorlar. hatta oradan daalabiliyorlar. bunları da sorun. beklemek mantıksız çünkü çok uzun sürüyor genelde.
0
jelly bear
(28.12.25)
(17)

Suclularin irk istatistigi

die fetten jahre sind vorbei
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(27.12.25)
%90 kürt
-4
runaway
(27.12.25)
Eğitim seviyesi, eğitimin kalitesi, kaybedecek neyim var kafası yaratacak kadar gelecek kaygısı gibi hususları gözardı edip ırka yönelirsen çok yanlış yerlere gidersin.

İyi bir eğitim verip belirli bir yaşa geldiğinde iyi bir işe yerleştirirsen, ailelere yetiştirebileceği kadar çocuk yapma bilinci aşılarsan, toplum içindeki gelir adaletsizliğini yok edip, tüm kamu hizmetlerinin adil dağılımını sağlarsan suça elilimli ırk kalmaz.
Bazı ırkların yoğun yaşadığı bölgelere devlet hep sopa için gidiyorsa, hizmet için gidenler asaletim tasdik edilsin de kaçayım diyen yeniyetme memurlarsa, eski olanlar o bölgede hizmeti sürgün yeri görüyorsa, o bölgeden çıkıp okumak çok da öyle kolay bişey değilse, o ırkı suça eğilimli diye suçlamak, geniş açılı düşünememektir.
0
Mirket
(27.12.25)
paylaştığım dakikadan itibaren duyabilirsin

youtu.be
+5
yurtsuz john
(27.12.25)
2021 tarihli Konda araştırması var. Ne kadar doğru ve güvenilir tartışılır: "Gözaltına alınanların yüzde 58’ini Türkler, yüzde 35’ini Kürtler, yüzde 7’sini ise Arap, Zaza ve diğer etnik kökenler oluşturuyor. Tutuklananların etnik kökenlerine bakıldığında ise yüzde 47’sini Türklerin yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturduğunu görüyoruz. Kürtlerin, Türkiye nüfusunun yüzde 17’sini oluşturduğunu göz önüne aldığımızda daha önce gözaltına alınanların yüzde 35’ini, tutuklananların ise yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturması yüksek bir oran olarak dikkat çekiyor."
www.ihd.org.tr
Hükümlü istatistiği yok:(
+2
gnosis
(27.12.25)
Irkçıların gerizekalı olması +1 demeye geldim
-9
suicides underground
(27.12.25)
Irk ile değil sosyo kültürel seviye ile orantılı bir yüzde vardır. Ama bu resmi olarak yapılamaz. Levantenlerin suç oranı çok ama çok düşüktür mesela. İranlılarında suç oranı düşüktür. Ermeni asıllıların da düşüktür. Çünkü hepsi iş güç sahibi malı mülkü eğitimi olan kişiler. Kürtlerin suç oranı yüksek olabilir. Ama bu ırkla ilgili değil de doğu ve güneydoğu insanının yeterli eğitim alamaması, ülkenin kaynaklarından eşit olarak yararlanamaması nedeniyle ekonomik olarak da düşük seviyede olmaları ike ilgilidir.
Not: evet canım senin tanıdığın bir kürdün sahilde diskosu plajı falan vardır ve çok zengindir. Ben başka bir şey diyorum.
+4
ground
(27.12.25)
türk nüfusu fazla olduğu için türk oranı tabi ki fazla çıkacaktır. onun yerine etnik kökenlerin kendi içinde suça yatkınlık ve suç işleme oranına bakmak daha doğru olacaktık.
+6
my fault
(27.12.25)
cerkez, manav ve kurt karisimiyim. ismime bakarsan turkcuyum.
kagit ustunde sunni musluman gozukuyorum
benim icin turkiye sinirlarin icinde dogan herkes yurttas.
yurttaslik diye birsey var yaw. ayni meridyende dogma.
tahminim anadolunun cogunda zaten bu karisim var.
simdi bu guruh, suc isleyince ne oluyor, hangi gruba girecek?

birakin bu isleri devlet su isleri..
-2
cooperr
(27.12.25)
merhaba. verilen cevaplara bakınca konunun ırkçılıkla bağdaştırıldığını görüyorum. oysa çok basit istatistiki bir veri sormuşsunuz. bunun sorulması bile ırkçılıktır diyorsanız, içeride ben kürdüm diyen insanlara kafadan tersine ırkçılık yapıyorsunuz. dünyanın en basit sorusu, içeride yatan insanlara sen kimsin diye sorulduğunda adım bu soyadım bu ben şuyum (türküm/kürtüm...) vs gibi basit bir cevap verecektir. bunun sorulması neden ırkçılık, sen kişinin kendisini ifade etmesinin önüne geçiyorsun.

verilen istatistiksel rakamlara göre aydın en yüksek il. açık açık türk nefreti, düşmanımın düşmanı dostumdur bakıs açısıyla kürtlere sempatiyle yaklaşan sevan nişanyan ın cezaevi anılarını dinlerseniz bile neredeyse tüm koğuş kürttü dediğini duyarsınız (aydın da benim bildiğim üç farklı cezaevinde yattı). kendisi bu durumu ege de mafyatik kürtleşmeye bağlıyor. bırakacağım linklerden eğitim durumuna göre tutuklu sayısı vb gibi istatistiklere bakıp kendi çıkarımlarınızı yapabilirsiniz.

adlisicil.adalet.gov.tr

cte.adalet.gov.tr

kürtler cevabını duymak istemeyen arkadaşların arkasına sığınabileceği bir terim olan "sosyoekonomik" batıda suç oranlarının yüksek olduğu şehirlerin yoğun göc alan şehirler olduğu gerçeğini değiştirmez. sosyoekonomik teriminin yerine sosyokültürel terimi üzerine kurulabilecek bir tez coğrafi dağılımda kürt/türk dengesini açıklayacaktır.
+3
libertine
(27.12.25)
yumurta mi tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar sorusu bu.

turkiye de ya da amerika da bazı irklar suc islemeye daha megilli ise acaba bu ırkları yüzünden mi ya da ırkları yüzünden maruz kaldıkları ekonomik yapıdan dolayı yeterli eğitime ulaşamayıp suca yönelmelerinden mi ?

amerika da siyahiler suca daha yatkin gorunuyorlar ama 1950 kadar adamların otobus durağı bile farklıydı, adamları kole gibi kullandıktan sonra simdi bu kisilerin bir anda beyazlar ile ayni ekonomik yapıya gelmesini bekleyebilir miyiz ?

turkiye de Kürtler suca daha yatkin dururlar ama simdi dogu ile diğer bölgeler ayni sosyoekonomik yapıya sahip mi ?

ya da ayni sosyoekonomik yapıya sahip insanların hepsi de suca karismiyor ki ?

dogdugun ev kaderindir = )
-4
oscar
(28.12.25)
Aciklamazlar
+3
osssy
(28.12.25)
Bakanlık bu konu hariç her konuda istatistik tutuyor. Ardef formunda her soru var ama ırkla alakalı bir sekme yok. Ancak uyapta her hükümlü tutuklu kayıtlı. Doğum yeri olarak ayrıştırıp ortalama çıkarılabilir. Ama dünyaya da böyledir, azınlık gruplarda suç işleme eğilimi vardır. Suç işlemenin ırktan çok, çevre ve ekonomiyle alakası var.
+1
mikahakkinen
(28.12.25)
Bu konuda herkesin bildiği gerçekleri kimse kalkıp da ortaya koyamaz. Zira devletin kayıtlarında yalnızca vatandaşlık bilgimiz var, ırklarımız değil. İçerideki insanlara tek tek beyanlarını da soramayız tabii. Belki cezaevleri seçim sandıklarının sonuçlarından bir fikir çıkarılabilir bilemem; x.com

İstatistikler var mıdır, varsa ne diyorlar bilemem ama verilen cevaplar arasında teorik açıdan takıldığım yerler var.

Yıl olmuş 3500 hala daha ırk-suç bağlantısını inkar etmeye çalışan saçma tipler kendilerini ciddiye alıp konuşuyor. Kişinin içinde yetiştiği çevre ve kültür çeşitli suçları normal sayıyorsa, o kişinin de o suçlara yatkın olacağı açıktır. Buna da türlü çeşitli masallarla bahaneler uydurulabilir ama ırkın suça yatkınlıkla bağlantısı açıktır.

Bir ırk hayal edelim ki her türlü pislik her türlü ahlaksızlık bunların kültürünce normal kabul edilsin. Bunların soyundan gelen bir bebek daha bunlara hiç maruz kalmadan, insana benzeyen, ahlaki değerleri olan, normal insanlardan kurulu bir ailenin elinde büyüse, ileride suça bulaşma ihtimali çok daha düşük olur mu olmaz mı?

Sosyo ekonomik zart zurt falan diye kimsenin kültüründeki insanlığındaki sorunların kabahatini başkasına atmaya çalışıp daha da gülünç olmayın.
+1
lazor
(29.12.25)
x.com

bilimsel açıklaması: x.com
0
Hallegadola
(29.12.25)
Cezaevi oy oranları da gerçeği tam olarak yansıtmıyor çünkü kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar oy kullanamıyorlar. Oy verme hakkı olanlar tutuklular ve taksirli suçtan hükümlü olanlar.
0
gnosis
(29.12.25)
tamam işte kasıtlı suç işleyenler de oy kullansa hdp oyu daha yüksek çıkardı
+2
Hallegadola
(29.12.25)
@Hallegadola Dolaylı çıkarımlar yapılabilir. Tutuklular arasında HDP'ye oy verenler çoğunluktaysa kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar arasında da HDP seçmeni çoğunluktadır gibi.
0
gnosis
(29.12.25)
(15)

sevgilinize bir başkası evlilik teklifi etse?

islergucler
durumu baskı altında itiraf ettiği halde ben olmayacağını söyledim sorun yok dese ve aynı gün kişinin dmsinde ilk sırada karşı taraftan yeni mesajları görseniz onları da sizden saklasa ne tepki verirsiniz? histerik bir emoji koymak isterdim buraya. :)sizinle sabah akşam birlikte olurken, evlilik ve
durumu baskı altında itiraf ettiği halde ben olmayacağını söyledim sorun yok dese ve aynı gün kişinin dmsinde ilk sırada karşı taraftan yeni mesajları görseniz onları da sizden saklasa ne tepki verirsiniz?

histerik bir emoji koymak isterdim buraya. :)

sizinle sabah akşam birlikte olurken, evlilik ve çocuk isterken tüm bunları sizden saklaması normal mi oldu?

günümüz ilişkileri bu hale geldi mi gerçekten?

ne yapalım yani güven ilişkisi yok mu bundan sonra?

yorumlarınıza sakinleşme tavsiyeleri de iliştirin lütfen, şimdiden teşekkürler.

*bu arada karşı taraf okul arkadaşım dediği ve zaman zaman lafını ettiği bir kişi.
-1
islergucler
(27.12.25)
Bu mesajlardan haberdar olursan olayların büyüyeceğini düşünüp haklı olarak seni dahil etmek istememiş ve olmayacağını söylemiş daha büyütecek bir sorun yok ortada bence.
0
grimavi
(27.12.25)
Mutluluk dile.
0
anon1m
(27.12.25)
Hayır demiş işte. Karşı taraf da ısrarcı olmuş. O da hayır demeye devam ediyor.
Nasıl olmalı yani, sana 'gel beraber hayır diyelim, hatta sen bağır, çağır, küfret, ortam gerilsin iyice, sakinliğin alemi yok.' falan mı demeliydi.
Hakikaten kadın olmak zor bu ülkede.
Bi sakin ol, bi otur, soluklan. Kızcağız olaya hakim.
+5
Mirket
(27.12.25)
" aynı gün kişinin dmsinde ilk sırada karşı taraftan yeni mesajları görseniz " bu kısım işi karıştırıyor. hayır diyip bahsetmemesini sineye çeksen de hala irtibatı sürdürüyorsa olmaz dostum.
+1
biravekahve
(27.12.25)
Duygularımı psikolojik rahatsızlığım yüzünden gerçek hayatta çok zor gösteren biriyim. Bu kadar güvendiğim biri böyle bişey yapsa heralde doğduna pişman ederdim.
-7
gobekliraki
(27.12.25)
Seni sevseydi engellerdi o tipi. Ayrıl geç. İlişkilerin boku çıktı. Düzgün kadın bulmak mümkün değil artık.
-4
arbre
(27.12.25)
Seni sevseydi engellerdi +1
+2
rodeocu
(27.12.25)
elbette biterdi, konuyu zorla itiraf etti. komik videolar paylaşmayı sürdürdüklerini ve verdiği emoji tepkilerini görmemem gerektiğini söyledi. iletişim uzun süredir ilk sıradan sürüyor anlayacağınız.
0
🌸islergucler
(27.12.25)
Mesele bu durumun normalleştirilmesi ve nasıl yargılanması gerektiği.
0
🌸islergucler
(27.12.25)
evlendirirdim ben olsam
0
hold the door
(27.12.25)
thetruenorth, bile isteye aldatılmak isteyen insan pozlarındasın.

bi kadın olarak yorumum engellerdi +1
demek ki arkadaşı ve arkadaşının sınırsızlığı ilişkinizden önemli değil. aynısı senin başına gelseydi nasıl davranırdı, bunu da göz önünde tutabilirsin
0
deartheodosia
(27.12.25)
serbest piyasa ekonomisinde sevgilime baskasinin evlilik teklif etme sansi var.
hatun bunu gizlemiyorsa, red verip isi uzatmiyorsa sikinti yok.
gizleme egilimi varsa ve arkadaslik da olsa iliski suruyorsa sikinti buyuk.
0
cooperr
(27.12.25)
durduk yere edemez, mutluluklar
0
baldan kaymak
(27.12.25)
Ben sevgilisi olmayan birinin nasıl çat diye birine evlenme teklif ettiğine takıldım. Bu işin öncesi flörtü mü vardı diye düşünmeden edemem. Abla yedekte tutuyor olabilir mi bu kişiyi? Sakinleştirilmek istemişsiniz ama şüpheci biri olarak bunları öğrenmeden, aklımdaki kurtları susturmadan sakinleşemezdim şahsen.
+1
ekimoloji
(28.12.25)
Adam sevgili olduğunuzu biliyor mu? Biliyorsa bu sıkıntı. Onun dışında ben de benimle ilgilenen, evlilik teklifi vs eden birini sevgilime söylemezdim gerginlik olmasın diye, ama ciddi bir sınır çizer gerekirse arkadaşlığı noktalardım. Hiçbir şey yok gibi arkadaşlığa devam etmeleri sen kenarda dur demek bana göre. Duygular açıklandıktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmamalı, karşı taraf bunu umut görüyor reddetsen de.
0
mslny
(28.12.25)
(9)

Kreatin + Preworkout (2in1)

onemoremile
Ağırlık antrenmanı öncesi kullanılacak, biraz araştırdım bulamadım, ikisini bir arada sunan ürün bilen var mı. Protein tozunun her ölçeğinde 2.000 mg kreatin alıyormuşum meğersem, toz bitti ve artık almayı düşünmüyorum, o yüzden uzun vadede sorun olmaz diye düşünüyorum.amaç: belki ekonomi umudu.
Ağırlık antrenmanı öncesi kullanılacak, biraz araştırdım bulamadım, ikisini bir arada sunan ürün bilen var mı. Protein tozunun her ölçeğinde 2.000 mg kreatin alıyormuşum meğersem, toz bitti ve artık almayı düşünmüyorum, o yüzden uzun vadede sorun olmaz diye düşünüyorum.

amaç: belki ekonomi umudu.
+1
onemoremile
(27.12.25)
ekonomik olmaya çalışıyorsan düz kreatin al yanına da bi kutu nescafe 3ü1 arada çünkü preworkoutun çok bi olayı yok.
0
nahtoderfahrung
(27.12.25)
bende var hocam, kahveden aşırı hissedilir derecede daha çok etki ediyor ve kahveyi keyif saatleri dışında kullanmak istemiyorum.
0
🌸onemoremile
(27.12.25)
Protein tozunu niye alıyorsun? Makrolar mı tutmuyor? Ne kadar noksan kalıyor?

2 gr. az değil mi?
0
Mirket
(27.12.25)
günden güne değişiyor, sabah istediğin kadar yumurta ye geri kalan 2 öğünden birinde et yoksa tutmamış oluyor misal.

2 gr bence şu yüzden tercih etmişler, her ölçekte 5 gr alıp 2,3 kg'ı bitirdiğinde dünya çapında kabul gören kreatin yüklemesini aşırı dozda aşmış olursun ve firma başına bela alabilir.
0
🌸onemoremile
(27.12.25)
O zaman o günkü beslenme durumuna göre noksanı protein tozu ile tamamlayıp, kreatin noksanı için de bir kutu kreatin bulunduralım diyelim bence.

Bir de antrenman öncesi bir kahve içersen voltran oluşmuş olur.

Başkaca da bir şeye ihtiyaç yok.
0
Mirket
(27.12.25)
1- Günde 2 kahve hala uykumu kaçırabiliyor ve bu bozulsun istemiyorum, bağışıklık gelişmesin.
2- Preworkout kaşındırıyor, her tekrarda çakmak çakmak kıvılcım çakıyormuş gibi his oluşturuyor, kahvede bunlar olmuyor. plaseboysa plasebo, benim için önemli olan her zaman hissiyat. sonuçta keyif için yapıyoruz.
0
🌸onemoremile
(27.12.25)
kaşıntı yapmayan preworkout arıyorsan içinde beta alanine olmayanlara bak kaşıntı/karıncalanma hissi yapan madde o.
0
nahtoderfahrung
(27.12.25)
kaşıntı yapmayan aramıyorum.
0
🌸onemoremile
(27.12.25)
Buldum ama fiyatta bir avantaj olmuyor.

Çakallık sonlandırıldı.
0
🌸onemoremile
(28.12.25)
(11)

lambayı ne şekilde modifiye edeyim?

kibritsuyu
öncelikle dandik çizimimin kusuruna bakmayın. yazarak da anlatacağım.https://i.imgur.com/bbmLWn0.jpegelimde 4 tane ampulü olan bir tavan armatürü var. ama bağlantı noktasındaki klemens iki uçlu. yani anahtarı açınca dördü birden yanıyor.ama tavanda üç adet kablo var ve anahtarı ikili. ben bu dörtlü
öncelikle dandik çizimimin kusuruna bakmayın. yazarak da anlatacağım.

i.imgur.com

elimde 4 tane ampulü olan bir tavan armatürü var. ama bağlantı noktasındaki klemens iki uçlu. yani anahtarı açınca dördü birden yanıyor.

ama tavanda üç adet kablo var ve anahtarı ikili.

ben bu dörtlü lambayı ikili ikili yakmak istiyorum. anahtarın birine basınca ikisi yansın, diğerine basınca öbür ikisi yansın, ikisine birden basınca hepsi yansın. tabii bağlamak için de lambanın klemensinde de üç tane kablo bağlantısı olmalı.

soru: hangi kabloları nasıl değiştireyim de istediğim olsun?

tek noktada birleşen 4 kırmızı kabloyu 2-2 ayırsam istediğim olur mu?
+1
kibritsuyu
(27.12.25)
dogru anladiysam hayir, dedigin sekilde olmaz. ikinci kirmizi kablonun buatta bulunmasi gerek ki istegin olsun. cunku obur turlu ikili kablolara bir de anahtar eklemen gerekecek ki cok sacma olur.

i.imgur.com

bence buna kafa yormaktansa 1x dimmer anahtar ve 4x dimmable ampul alip isigi istedigin gibi ayarlamak daha mantikli.
0
arakaali
(27.12.25)
yanlış anladın sanırım. buatla tesisatla işimiz yok. tesisat zaten iki devreli lamba bağlamaya uygun şekilde çekildi. tavanda da üç kablo (2 faz 1 nötr) var, duvarda da ikili anahtar (komütatör) var. yani halihazırda lambacıya gidip ikili ikili yanan bir lamba alırsak lak diye bağlayabiliriz.

ama benim almak istediğim lamba tekli. duvardaki ikili anahtarın birine basınca hepsi birden yanacak, ötekine basınca hiçbir şey olmayacak. ben istiyorum ki bu dördü birden yanan lambayı ikili ikili yanacak şekle çevireyim.

gönderdiğin görselde de benim dediğimi yapmışsın ki zaten.
0
🌸kibritsuyu
(27.12.25)
hocam simdi soyle; sen gorselde tek kirmizi ve tek mavi hat kullanmissin. halbuki ikili yakabilmen icin benim gonderdigim gorseldeki sekilde baglamalisin. madem ki buatta bir sorun yok o zaman isin cok kolay. elektrikciden bakir kablo alip ek yapacaksin sadece. bu da su sekilde olabilir: eger armatur seri baglanmissa oncelikle armaturdeki kablo semasi degistirilecek. iki duy icin bir mavi bir kirmizi kablo cekilmesi lazim. ayni islem diger iki duy icin de yapilacak. sonrasinda attigim gorseldeki gibi dort duy da maviye, ikili duylar da birer farkli kirmizi kablo alacak sekilde baglanmali.
0
arakaali
(27.12.25)
avizenin içinden 2-2 bölünmediği sürece iki kabloyla bunu yapamazsın.
çözüm: ya avizenin içinden faz hatlarını ikiye ayıracaksın ya da 3 kablolu bir avize alacaksın.
+1
neira
(27.12.25)
2-2 çok mantıklı değil.
3-1 yap bence.
+2
Mirket
(27.12.25)
mantık olarak çok haklısın, o da aklıma geldi ama yanarken görüntü olarak çok kötü görünür, ampuller tek sıra dizili çünkü. altılı olsa 2-4 düşünürdüm, simetrik olurdu. şimdi hiç simetrik olmayacak. ayrı ayrı yakmanın tek mantığı sadece yarısını yakabilmek olacak.
+1
🌸kibritsuyu
(27.12.25)
normalde tavana bir tane nört ve anahtardan 2 uç gelir.
anahtarada yukarıdaki buattan tek bir faz gelir ve 2 uç tavandaki lambaya döner.
sistem bu şekilde ise dediğin gibi 2+2 bağımsız kontrol edebilirsin.
0
orpheus
(27.12.25)
hocam soruyu anlatamıyorum galiba, evet tesisat o şekilde, tavana da öyle geliyor, anahtara da öyle geliyor. ikili olarak da kontrol edebilirim. ben yaptırdım, elektrikçiye dedim, öyle çekti.

ama elimdeki lamba, avize, armatür, aplik, artık adına ne derseniz, o tavana asılan ve ortamı aydınlatmaya yaratan edevatın dört tane ampulü var, ama içinde tavana bağlayacak iki tane kablosu var. tavanda üç kablo, lambada iki kablo. lambayı üreten adam tek bir düğmeye basınca dört ampul aynı anda yansın diye üretmiş.

ben de diyorum ki hazır tesisatım buna müsait. bu gözünü sevdiğimin lambasındaki iki kabloyu nasıl kesip birleştirip ekleyip üç tane uç olacak şekilde çevireyim ki ikili ikili yanabilsin.

çizimini de yaptım.
0
🌸kibritsuyu
(27.12.25)
lambada zaten ortak olan nötr grubuna dokunma, boşta kalan ve köprülenmiş diğer hattı köprülendiği noktada ikiye bölerek oradan bir hat daha çekmek gerekiyor.
+2
orpheus
(27.12.25)
Orpheus +1

Detay bilgi, apligin duylari var ya, o duyun vida gibi olan dış yüzeyi nötr E bağlı olsun, en dipteki uç kısmı faza bağlı olsun. (olmasa da olur ama böyle daha iyidir)
Notrler hepsinde ortak
İki tanesinin fazi ortak ve tavandaki faza
Diğer iki faz da aynı şekilde.
0
kisa
(27.12.25)
Eğer her bir ampulden ayrı ayrı kırmızı kablolar gelip klemenste birleşiyorlarsa işiniz çok kolay, istediğiniz herhangi ikisini ayırıp ayrı bir klemens üzerinden bağlayacaksınız. Dediğiniz gibi yani. Lambadaki ikili yerine üçlü klemens takabilirsiniz veya tekli bir klemens eklersiniz. 2+2 olmak zorunda çünkü tek ampul kötü bir aydınlatma yapar. Ama 2lilerin birinde düşük diğerinde daha yüksek watlı ampul kullanırsanız 3 farklı aydınlık seviyeniz olur. Mesela düğmenin biri 1 birim, diğeri 2 birim, ikiside basılınca 3 birim aydınlatır.
0
mikro patlama
(27.12.25)
(6)

Duşakabin

Fodera
arkadaşlar banyoya duşakabin yaptıracağım ama fayanslar porselen olduğu için normal hiltiyle darbeli matkapla falan delinmiyor. böyle olunca bunları benim delmem lazım. dün askı, tuvalet kağıdı tutucusu, yuvarlak havlu askısı ve üstüne şampuan falan konulan cam dalgayı takmam yarım gün sürdü. porsel
arkadaşlar banyoya duşakabin yaptıracağım ama fayanslar porselen olduğu için normal hiltiyle darbeli matkapla falan delinmiyor. böyle olunca bunları benim delmem lazım. dün askı, tuvalet kağıdı tutucusu, yuvarlak havlu askısı ve üstüne şampuan falan konulan cam dalgayı takmam yarım gün sürdü. porselen için özel uçla deliniyor ve çok uzun sürüyor. normal hiltiyle deleyim derseniz tuz buz oluyor cam gibi.

hal böyleyken duşakabinciye sipariş vermem pek mantıklı değil. internetten alayım diyorum. bu sefer tam ölçü tutmuyor.

iki kapılı birisi sürgülü birisi sabit duşakabine ihtiyacım var benim ölçü 123 cm geliyor. elimde bu duşakabin profillerini kısaltabilecek her türlü takım taklavat var. bu cam olayı biraz kafamı karıştırıyor. şimdi bunların yükseklikleri standart. ben atıyorum 125cm lik alsam profillerini 2 cm kısaltsam cam iki cm büyük olsa bana bir sıkıntı yaratır mı?

beğendiğim duşakabinler 120 veya 125 cm oluyor. özet soru 123cm gelen yere 125 cm lik duşakabin alsam. profillerini kısaltsam takabilir miyim yoksa sorun yaşar mıyım?
+2
Fodera
(27.12.25)
Fayansı darbesiz modda deldikten sonra matkabı darbeliye alıp (dikkatli sıkı ve düz tutarak tabii) duvarın içine doğru Darbeli şekilde delebilirsiniz. Bütün duvarı darbesiz delmek büyük çile olur yahu :)

Fayansı darbesiz modda delerken deleceginiz yere şeffaf bant yapıştırmak da pratik olur matkap ucu fayansda kaymasın diye.

Duşakabini aslında direkt üretici ile irtibata geçip tam ölçüde isteyebilirsiniz uğraşmayın kesme vs ile. Monte ederken silikona vs dikkat etmek gerek siz zaten daha iyi bilirsiniz :)

Bir de youtube videosu bekliyorum senden bütün bu yaptığın tadilatla ilgili. Valla helal olsun her şeyi baştan sona tek başına yaptın, bütün duyurularini takip ettim bu konudaki :)

Tekrar kolay gelsin.
+3
makbur
(27.12.25)
hocam porselen fayans delme olayı şöyle.

bu meretin uçları 5 tanesi 6 binlira. ben ondan alamadım. bosch hex9 aldım 1 paketi tükendi. ikinci paketi sipariş ettim. bu uçların arkasını yuvarlak normal matkap için deği, sds yani kırıcı delici için değil, bildiğin şarjı vidalama delme için altıgen yapıyolar.

darbeli matkabın veya darbeli delicinin darbesi çok fazla geliyor ve fayansı cam gibi patlatıyor. evet bildiğin cam gibi boydan boya fayansın her tarafına kadar gidiyor çatlak. bu şarjlı delici vidalama zımbırtısının darbesi minik minik titreşim şeklinde onunla deliniyor. elimde 120 newton metre torklu einhell şarlı delici vidalayıcı var. darbeli onunla deliyorum. bu alet dewalt ya da bosch marka olsaydı muhtemelen 30 binlira falan olurdu. einhell bu konuda çok iyi iş çıkarmış.

1 uçla 5 defa porselen fayans deldiğin zaman ucu; ucu bitmiş kurşun kalem gibi kalıyor.

yandex.com.tr

dediğim uç bu ama bunun orjinal porselen fayans için olanı 6 binlira ve türkiyede yok.

bant yapıştırma fikri iyiymiş. bir de fayanslar 12mm. delici uç konik. koniğin geniş yerine geldiğin zaman zaten fayansı komple delmiş oluyorsun ve bu uçlar betonu tereyağı gibi deliyor. büyük hiltiyle bu kadar rahat delemiyorum. acayip sert ve psikopat bi fayans.
+1
🌸Fodera
(27.12.25)
Tamamdır ben seramik fayans delmiştim. Yerler mermerdi kapı stoperi takmak için mermeri 1 saatte delebilmistim, porselen fayans hiç delmedim ama yapısı mermere daha yakın anladigim kadariyla.

Kolay gelsin :)
+1
makbur
(27.12.25)
hocam fayansı döşeyen ustalara aynısını ben demiştim. mermer için uç alsam olur mu diye. mermer bunun yanında peynir gibi yumuşak kalır. bunu delmek çok bela demişlerdi harbiden de öyleymiş.
+1
🌸Fodera
(27.12.25)
Abi bu porselen fayans patlıyor derken, birkaç fayans patlattın mı? Öyle patlatıp, uğraşıp çıkarıp yenisini mi döşedin? Anlık şahsi tecrübe mi, önceden kalma bir bilgi mi? Valla hayranım sana. Hayranlıkla izliyorum yaptıklarını, ettiklerini.
0
Mirket
(28.12.25)
banyoya batarya montajı yaparken deldiğim ilk delik dolayısıyla tuzla buz oldu.

balkonu boyarken yere naylon çekmiştim. bişey de düşürmedim ama aynen araba camına taş gelmiş gibi çatladı. çatlağın merkezi gözüküyor oradan 5 tane kol çıkıyor bütün fayansın bitimine kadar gidiyor. muhtemelen altı boş kaldı oranın ondan öyle oldu.

keserken 10 pakete yakın kırıldı. kimisi tuz buz oldu. taşı değdirdiğin anda tuz buz olan fayanslar oldu. büyük şekilde kırılanlar tekrar kesildi kullanıldı. fayans elması kesmiyor. taşla da zor kesiliyor. hepsi taşla kesildi. o yüzden iş uzadı zaten.

elimde 5 paket fayans var. antre zemininde naylon var halen. bütün iş bitsin. kırılan fayansları değiştirteceğim.

özel taşı var porselen fayansın onu aldım. usta kesiyor ben su sıkıyorum. yine ateş çıkartıyor sanki demir kesiyorsun. üstten 5 mm kestikten sonra kesiliyor ama üstteki sır tabakası çok sert.

şu ev bitsin yaklaşık 2 ay falan sürer. çok sağlam bir video çekeceğim. neler yaptım nasıl yaptım ne zorluklarla karşılaştım falan diye :)

bu günlerde belki 10 a yakın müteahit teklifi inceledim. hepsinde bütün kullanılacak malzemelerin markası modeli yazıyor. jeneratörüne , asansörüne, banyoda kullanılacak klozetine fayansına kadar. porselen fayansı sadece tezgah arkası kullanıyorlar.

seramik ile porselen fayans arasında atla deve bir fiyat farkı yok. porselen olunca fayans yapıştırıcısı pahalı, kesmesi zor, fayans arkasına da tarak çekmek zorunda kalıyorsun. işçiliği çok yani. ben bilmediğime, satan kişi de bilmiyordu bu olur mu duvara zemine dedim. olur olur dedi aldım. işçilik 2 katı pahalıya geldi, yapıştırıcısına sağlam para ödedim. keserken kırılan oldu çok fire verildi falan.

2 set matkap ucu aldım bosch 4 binlira sadece o tuttu :)
0
🌸Fodera
(28.12.25)
(2)

1 milyon tl para ne yapalım?

baldan kaymak
1+1 ev kredisialtın fizikihisseMevduatArabaSizin öneriniz?
1+1 ev kredisi
altın fiziki
hisse
Mevduat
Araba
Sizin öneriniz?
0
baldan kaymak
(26.12.25)
altın
0
plastic_angel
(26.12.25)
İhtiyaç varsa elbette konut.
Yoksa, şuradaki amca güzel anlatmış.
www.youtube.com
0
Mirket
(26.12.25)
(5)

Turkiyede makarnaların lezzetsizligi

basubadelmevt
Klasik paket makarnalar bana pek lezzetli gelmiyor. Pek çok farklı markayı denedim ama aradığım tadı bulamadım.Aslında ev yapımı ya da artizan makarna arayışında değilim; ev makarnamız zaten var ve onu beğenerek tüketiyorum.Benim aradığım, marketlerde bulunan klasik makarnaların daha lezzetli, daha
Klasik paket makarnalar bana pek lezzetli gelmiyor. Pek çok farklı markayı denedim ama aradığım tadı bulamadım.

Aslında ev yapımı ya da artizan makarna arayışında değilim; ev makarnamız zaten var ve onu beğenerek tüketiyorum.

Benim aradığım, marketlerde bulunan klasik makarnaların daha lezzetli, daha tok dokulu bir versiyonu.

Bu tarz bir makarna için hangi markalara ya da hangi tür ürünlere bakmamı önerirsiniz? Eatalyden bisiler çıkar mi?
0
basubadelmevt
(26.12.25)
ben barilla alıyorum. tadı fena değil gibi
0
runaway
(26.12.25)
Rummo yu beğenmediniz mi?
0
kullanicadi
(26.12.25)
@kullanicadi

Rummoyu denemedim
0
🌸basubadelmevt
(26.12.25)
Bir şans verin, beğenirsiniz gibi geldi. Eataly den taze makarna almıştım ve beğenmiştik ama çoook zaman geçti üzerinden. Hala başarılıdır ama bence
0
kullanicadi
(26.12.25)
Mirket
(26.12.25)
(10)

Yeni daire alırken neye dikkat ediyorsunuz? (Deprem açısından)

Unde bach canim
Var mı belli bir kriteriniz?Deprem açısından güvenli olup olmadığını tespit edebileceğimiz bir durum var mı? Yeni bina olması depreme dayanıklı olduğu anlamına helmiyor malumunuz.
Var mı belli bir kriteriniz?
Deprem açısından güvenli olup olmadığını tespit edebileceğimiz bir durum var mı? Yeni bina olması depreme dayanıklı olduğu anlamına helmiyor malumunuz.
-1
Unde bach canim
(26.12.25)
Ses yalıtımı
+2
artıküyeolmakistiyorum
(26.12.25)
Ses yalıtımı +1
Türkiye'de bundan önemli şey olamaz ama ara ki bulasın.
0
nothing in my way
(26.12.25)
-zemini ve bölgesi (haritalar mevcut)
-strukturel sistemi ve aksların, core’un duzeni
-strukturu etkileyen bir değişiklik olmuş mu zaman içinde? (Kolon kesme, kat çıkma vb.)
-betonarme ise sadece kolonların değil; ters yönlere bakan perde duvarların da olması.
+1
eileengray
(26.12.25)
Gölcük depremi sonrası mevzuatlarda değişiklik oldu. Önceki tarihli bina almam ama sonraki tarihlilere de sağlam deyip geçmem.
Zeminin kayalık olması fay hatlarına uzak olması önemli.
Bodrumu gezerim. Kolon ve kirişlerde çatlama, dökülme, alttan rutubet alma var mı?
Merdiven boşluğu pisse, ayakkabı eşya bırakılıyorsa almam.
Komşularla laflarım, Arıza komşu var mı?
Alt kat dükkan ise noksan kolon var mı diye bakarım.
Zemin, Bodrum, Dükkan üstü ve en üst kat almam.
Çift cephe tercihimdir ama değilse, güney illerinde güneye ve batıya, kuzey illerinde kuzeye ve doğuya dönük ev almam.
Araç park yeri, toplu ulaşım durağına yakınlık ve en az bir markete çok yakınlık önemli.
Ses yalıtımı şart önceliğim.
Rutubet olmamalı, bir gece evin en kuytu yerine higrometre bırakırım.
Üst katımda okul öncesi çağda erkek çocuk varsa almam.
Bina ısı yalıtımı önemli.
Islak mahal tavan kontrolü yaparım, eski de olsa akıntı var mı?
Kapı ve pencere ve tüm dolap kapaklarını açıp, kapatıp bakarım.
+1
Mirket
(26.12.25)
5 kat üzeri olmamalı, bitişik olmamalı. zemin etüdüne bakılmalı.
0
mikahakkinen
(26.12.25)
Ses yalıtımı diyenler nasıl bir kontrol yapıyor acaba? Ayrıca Mirket, kac tane yeni ev aldigini merak ettim.
+1
osssy
(26.12.25)
5 ev satın aldım. Şu an sadece oturduğum ev bende. Ekonominin durumuna göre yeni yılda 2 ev alma niyetim var.
Bugüne kadar 40a yakın evde kira vs. oturmuşluğum var. Konuyla epeyce hemhal vaziyetteyim yani.

Diğer sorunun cevabı şöyle. 1000 liralık ayakkabı alırken satıcıyı 10 dakika oyalayabiliyorsan milyonluk ev alırken ne kadar oyalama hakkın olduğunu sen düşün. Günün değişik saatlerinde ve saatlerce içini dışını incelemeden ev alırsan sonuç hüsran olabilir.

Fırsat bulmuşken listeye bir ilave yapayım. Hastane yolu üzerinde ev almam. Geceleri ambulans siren sesi hoş olmuyor.
0
Mirket
(26.12.25)
boyle sorulara verilen cevaplari gorunce, aci aci gulumsuyorum.
size ufak bir hikaye anlatayim:

kentsel donusumden bizim yasadigimiz binayi yiktilar. 1975 modeldi zaten, bitik vaziyetteydi, sikinti yok.

benim peder de muteahhit. komsularla toplanildi, dediki ben yapayim, zaten binada da yasiyorum satma niyetim yok, saglam bisey yapalim. once peki dediler. bu arada zaten apartmanda 10 daire var, tahminim egitim ortalamasi da cift diploma falandir. yani kagit ustunde hersey mukemmel.

neyse, fiyat cikarttik, bu arada bu arkadaslar gidip 2-3 yerden daha fiyat almislar.
dedilerki sizin fiyat baya yuksek, sizin kaba insaata harcadiginiz paraya diger firmalar komple binayi yapip bitiriyor. kavga cikti tabii. en sonunda isi bize vermediler.
isi verdikleri adamin hayatinda yaptigi ikinci bina bizim bina oldu.
adamin asil meslegi de "kuyumculuk". ulkede biraz parasi olan zaten "insaat yapayim" diyor. enteresan.

simdi bu bina guyya son deprem yonetmeligine gore yapildi.
5 katli, garajli, zemin etudlu cart curt.
burdaki cevaplara bakilirsa hersey mukemmel "ama" bu adamin kaba insaat fiyatina nasil butun binayi bitirebildigini kimse sorgulamiyor.

biz bu "rant" kafasini birakmadikca ben oncelikle iki kalfayla yapilabilecek dusuk katli binalarin hicbirine guvenmem.

bence buyuk sehirlere bakarsak, ciddi anlamda guvenilir binalar, 20+ kat ve nispeten iyi zemin ustune oturmus yerler. zira belli bir kat ustune cikinca biraz hesap kitap yapman gerekiyor. bir de zemin iyiyse kolay kolay birsey olmaz.

sene olmus 2025, ulkede hala 30cm asmolen doseme, hayvan gibi kirisler ama noddle'dan hallice kolonlar kullaniliyor. butun binayi da dandik bir asansor boslugu duvarlarina baglayinca is bitti saniyorlar. asansor boslugu duvarlarinda dogru duzgun demir falan da yok. binalarin alayi hantal, sacma sapan cikmalarla dolu.

ya bizim millet olarak 21. yuzyila ayak basabilmemiz bile bence allahin bir lutfu, "lan yine seviyor allah", bunun bilimsel baska bir aciklamasi olamaz.
+3
cooperr
(27.12.25)
üzülerek söylüyorum ki, bu çok komik bir soru.

binayı kendin yapmadıysan bunu bilmenin imkanı yok. elbette özellikle eski binaların bodrum katlarına indiğinizde kolonları kirişleri tüm çıplaklığıyla görürsünüz ama, yeni binalar da ne yazık ki sağlam değil.

rönesans rezidans bunun iyi bir örneği. 2011 yapımı, şehrin en pahalı gözde yapılarından biri. hakkında onlarca teori var, kolon bağlantılarının yanlış olduğundan, statik hesaplamasının hatalı olduğuna vs.. bakın bu binada şehrin en zenginleri öldü..

google earth programında uydu görüntülerine yıl yıl ulaşma şansı var. maraş'a bakın mesela, yıkılan binaların yarısı 2007 sonrası yapım. (google earth 2002'den başlıyor ama görüntü çok net değil, 2007 daha net)

gölcük depremi bina yapım yönetmeliği açısından evet devrim niteliğinde oldu ama türkiye hiçbir zaman kurallara kanunlara uyulan, liyakatli adamların işlerinin başında olduğu ve devletin asli görevini yapması gereken -vatandaşını korumak- bir ülke olmadı.

yarısı birinci derece deprem bölgesi olan ülkemizde "imar barışı" denen bir garabeti çıkardılar utanmadan, sırf mümkün olduğunca fazla sıcak para gelsin diye. izin verilen kat sayısının üstüne bir o kadar daha kat çıkılan binalarla dolu istanbul. daha acısı, bu binaların hepsi imar barışısından faydalanıp parasını bastırıp "yapı kayıt belgesi" aldılar. 2023'te bir tane daha patlatacaklardı ki o acı deprem oldu, reisin açıklamalarındaki aşırı kızgınlık biraz da bundandı. (hoş 3 sene bunları unutmak için fazlasıyla yeterli bir süre, her an patlatabilirler bir tane daha :)

zemin etüdü tabii ki çok önemli. binayı istediğin kadar sağlam yap, zemin etüdünü hesaplayamazsan bu sefer de lego gibi öne arkaya sağa sola bütün olarak devriliyor binalar. burada da üzücü bir detay vereyim;

zemin etüdü yapılmış diye güvenle aldığınız evlerde de, zemin etüdünde acayip işler çeviriyorlar. normalde 20 metre alınması gereken örneği işi uzatmamak için 5 metreden alarak oldu bittiye getirip işi hallediyorlar. belediyeler, laboratuvarlar hepsi ortak çalışıyor. çünkü ne doğru düzgün denetleyen var, ne de kanunları uygulayan. sizin zemin etüdü "yapılmış" sandığınız bina, aslında zemin etüdü eksik yapılmış bina. hatay'daki o parçalanmadan bütün halde öne arkaya sağa sola yatmış binalar var ya. işte bunun eseri o binalar.

bu arada bunlar sadece temel gerçekler. mesela sağında solunda binanıza yapışık bir sürü binanın olduğu bitişik nizam bir mahallede oturuyorsunuz. binanız müthiş sağlam yapılmış, zemin etüdü vs de her şey kitabına uygun yapılmış. ancak sağınızdaki solunuzdaki binaların katları sizinkiyle aynı hizada değil:) geçmiş olsun, büyük bir depremde sağınızdaki ve solunuzdaki binaların kirişleri kolonlarınızı döve döve yıkacak. (ki bitişik nizam binalarda buna da dikkat edilmesi gerekiyor ki ben istanbul'da çok az gördüm. beşiktaş, şişli falan allah'a emanet..) bu tarz detay küçük detaylar da çok fazla var, bir tane inşaat mühendisi ile vs konuşursanız size uzun uzun anlatır.
-1
makbur
(27.12.25)
Mirket, söylediklerin mantıklı ancak bana pratik gözükmedi. Zaten kriterlerin tamamı evlerin %99.99unu eler. Kalanlar arasında da fiyatı piyasa fıyatında bulsan bile kriterleri test etme imkanı bulamazsın gibi geliyor bana. Örneğin yeni bina ise komşuları bilemezsin, eski bina ise 40 komşunun kaçıyla konuşacaksın? Kolonların düzeni küçük binalarda anlaşılabilir ama büyükçe bir binada mesala 300-500m2 bir dükkana girdiğinde sana kolon kontrolü yaptırsalar bile olması gereken doğru kolon sistemini bilmen çok zor. Satın almadan önce bir eve bir cihaz bırakmaya kim izin verir? Üst kattaki ailenin kütüğünü nereden temin edebilirsin ya da kütükte görünmeyen fakat orada yaşayan yeğeni kim sana bildirmekle mükellef? Bu sorularla bir emlakçıya gidildiğinde en iyi durumda alınacak cevabın yuvarlak ya da bilinmeden söylenecek geçiştirici cevaplar olacağını düşüyorum. Ayrıca ses yalıtımı diyenler elinde desibel ölçerle birkaç günlük test mi yapıyor yoksa emlakçının ya da müteahhitin ses yalıtımı var demesine mi bakıyor veya evde bulunduğu toplam yarım saatteki sesleri mi dinliyor?
0
osssy
(27.12.25)
(1)

Kuşların dış cepheye musallat olmasını engelleme

nivoandmira
Evin dışında çıkıntı varsa gelip konup pisliyorlar, Can sıkıcı bi hal almaya başladı buna karşın çözümünüz varsa payalaşabilir misiniz ?
Evin dışında çıkıntı varsa gelip konup pisliyorlar, Can sıkıcı bi hal almaya başladı buna karşın çözümünüz varsa payalaşabilir misiniz ?
-1
nivoandmira
(26.12.25)
Mirket
(26.12.25)
(7)

El bileğinde iğnelenme batma hissi

kralja milutina
Merhaba arkadaşlar,Sağ el bileğimde 3 gündür bir iğne batma hissi var. Baş parmak hizasında kolun bitip elin başlayacağı yerde. Kolumu herhangi bir yöne uzattığımda veya gergin bir hale getirdiğimde sızlama şeklinde bir acıya ve karıncalanmaya dönüşüyor. Bu olay çarşamba ortaya çıktı pazartesi akşam
Merhaba arkadaşlar,

Sağ el bileğimde 3 gündür bir iğne batma hissi var. Baş parmak hizasında kolun bitip elin başlayacağı yerde. Kolumu herhangi bir yöne uzattığımda veya gergin bir hale getirdiğimde sızlama şeklinde bir acıya ve karıncalanmaya dönüşüyor.

Bu olay çarşamba ortaya çıktı pazartesi akşam aynı koldan ağrı kesici iğne vuruldum ve inanılmaz ağrıdı vurduğu an ve sonrasında bir bağlantısı olabilir mi bilmiyorum.

Aynı zamanda boyun sırt arasında da biraz ağrı var.

Ne olabilir acaba teşekkürler.
0
kralja milutina
(26.12.25)
Bir nöroloji uzmanının kapısını çalma vaktiniz gelmiş.
Geçmiş olsun.
+1
Mirket
(26.12.25)
çok kalın veya sıkı bir şeyler giydiysem bende de oluyor. (sağ bilek) bol, rahat giyersem olmuyor anlamadım. belki faydası olur diye yazdım. nedeni nörolojik olabilir evet, sinir sıkışması gibi.
+1
Improbable
(26.12.25)
Bir ortopedi ya da nöroloji uzmanı yardımcı olabilir. Nedenleri çeşitli olabilir. Nedenlerini burada tartışmanın pek faydası yok şikayetlerin hayat kaliteni etkilemeye başladığı için artık üzerine gitmen ve bir uzmana görünmen iyi olur.
0
alice in potatoland
(26.12.25)
ortopedi ya da nöroloji uzmanı +1

sinir sıkışması olabilir. bende var, benzer geldi anlattıklarınız...
0
art cat chocolate
(26.12.25)
Ortopedi ve nöroloji uzmanı +1 zaten doktor yazar gerekeni söylemiş.

Umarım karpal tünelden öte bir durum değildir.

Not: bir Rrms hastası
0
suicides underground
(26.12.25)
Bana sinir sıkışmasını hatırlattı. Uzaktan sorarak, 2-3 güne geçecek deneyimler de duyabilirsin, yatağa düşen örnekler de.

Korkacak bir şey olmadığını ümit ederek, mutlaka bir doktora görün. Bakmışsın biraz vitamin takviyesi, biraz el yayı kullanmakla geçecek bir şeydir. Şikayetin devam ediyorken göster ki ne olduğunu tespit edebilsin doktor.

Ben hep geciktiriyorum böyle şeyleri, sonra “ya şöyle olmuştu, böyleydi” falan diye hikaye anlatıyorum. Doktor boş gözlerle konuşmamın bitmesini bekliyor haliyle. Elde veri olmadığı için bir cevap alamıyorum. Sen benim gibi yapma.
0
lazor
(27.12.25)
11 gun sonraya randevu veriyor ve doktorlar krem verip yolluyor. Daha once daha ciddi olan sorun icin de gittim filmde kirik cikmiyorsa ortopedi doktoru krem yazip gonderiyor.
0
🌸kralja milutina
(27.12.25)
(8)

toprak mulkiyeti neden var? olmasa ne olur?

antikadimag
uzun suredir ekonomik sistemler uzerinde dusunuyorum. serbest piyasada insanlarin bir sey uretmesi ve bu urettiklerine deger bicmesi ve bunlarin satilip alinmasi, bunlara sahip olunmasi cok makul. eyvallah. ancak kimsenin uretmedigi bir sey olan topragin yani arazinin parsellenerek alinip satilmasi
uzun suredir ekonomik sistemler uzerinde dusunuyorum. serbest piyasada insanlarin bir sey uretmesi ve bu urettiklerine deger bicmesi ve bunlarin satilip alinmasi, bunlara sahip olunmasi cok makul. eyvallah.

ancak kimsenin uretmedigi bir sey olan topragin yani arazinin parsellenerek alinip satilmasi mantiga uymuyor. bunu kimse uretmedigi icin birinin mulkiyetinde olmasi su an gordugumuz sosyal adaletsizligin en buyuk nedenlerinden biri gibi geliyor.

cunku piyasadaki her sey bir sekilde deger kaybederek tekrar yikima ugruyor. evler, arabalar eskiyor ve yikiliyor. aldigimiz alet edevat entropiye yenik dusuyor. ancak topraga sahip oldugunuz zaman bu hicbir sekilde deger kaybina ugramadan yuzyillarca geliyor.

topragin devlet mulkiyetinde olmasi ne gibi problemler dogurur? hadi madeni bile birinin gidip cikarmasi gerekiyor. bir deger yaratimi var. ama toprak sahipliginin tek dayanagi zamaninda birisinin buralar benim diyip bunu kilic zoruyla mesrulastirabilmis olmasi.

sadece insanoglu tarafindan yaratilan seylerin mulkiyet kapsamina girmesi gerektigi gibi bir dusuncem var. topragin mulkiyet kapsamina girmedigi bir duzende ne gibi problemler olabilir?

(bu sistemde yine evlere sahip olunabilir, ama evin altindaki arazi devletin olacak. eve sahip olunabilir cunku sonucta birisi kaynak harcayarak o evi insa etmek zorunda.)
0
antikadimag
(26.12.25)
Ama yürüttüğün mantık kişi ve kurumları kapsıyor da niye devletleri kapsamıyor. Madem öyle, Devletler de toprağa sahip olamasın, bu vatan benim diyemesin. Sonuçta zamanında kılıçla alınmış olması kabul edilemez ya.
0
Mirket
(26.12.25)
toprağı pasif bir kaynak olarak konumlandırmazsak ve aslında değerini (use value) üzerine işlenen emekten aldığını düşünürsek mülkiyet (ve ifraz gibi araçları) bir bakıma değer arttıran bir teşvik mekanizması oluyor. ben açıkçası toprağın da “üretilen” bir meta olduğunu düşünüyorum; en azından kavramsal olarak. bu yüzden özelleşmesi ya da ifraz yoluyla metalaşması bu ekonomik sistem içinde normal geliyor bana. aktör sayısı arttıkça rekabet ve takas değeri de artıyor. özellikle de sınırlı olduğu için.

bu arada özel mülkiyet osmanlı’ya aslında çok geç gelen bir sistem. internette güzel makaleler var (hatta bir tanesi bu yüzden sınıf bilincinin gelişmediğini söylüyor). bir de seveceğinizi düşündüğüm bu ara okuduğum bir kitap var: alyssa battistoni, free gifts: capitalism and the politics of nature. kapitalizmin doğaya bir kaynak olarak paha biçip biçmediğini tartışıyor.
+2
eileengray
(26.12.25)
Ben de son zamanlarda çok bakıyorum ekonomik fikirlere. Misal toprak vergisi getirmenin ev vergisinden daha iyi olacağını savunanlar var aynı sizin dediğiniz gibi çünkü toprak kullanılmadığı sürece bir işlevi olmuyor. Ve misal Fransa'da endüstriyellesme için devletin topraklari hazırlaması vs çalışması var (ama zor is yani).
Merak edip baktım cin'de misal toprak sahibi olunmuyormus. Bu sebepten heralde devlet istediğini yapabiliyor yani. Sadece üst kullanım hakkı aliniyormus, bu sebepten heralde insanlar çocuklarına aktara aktara gelecek nesilleri zengin ederken toprak sahibi olmayanlarin fakir olması olayı olusmuyordur.
0
logisticsmanager
(26.12.25)
@mirket; dogru, diyemesin. onlari da kapsiyor. nihayetinde butun insanlari ortak paydada bulusturan federatif bir dunya devletini dusunerek yazmistim. burada kastettigim herhangi bir devlet degil, "the devlet".

@eileengray; kitap tavsiyesi icin tesekkurler. toprak elbette uzerine islenen emekten katma deger aliyor. ancak base olarak da korkunc bir degerinin oldugunu kabul etmek gerek. yani hic uretilmeyen bir degeri de var ve benim meselem bu degerin unjustified bir guc asimetrisi yaratmasiyla. toprak uzerinde yapilacak islemler sonucu deger kazanir ve bu degerin karsiligi ozel tesebbuslere verilir. drenaj, arazi tesviyesi gibi seyler yine yapilabilir ve karsiliginda para kazanilabilir (cunku katma deger var) ancak devlet kontrolunde. ayni devletin yol, kopru yaptirmasi gibi.

nihayetinde toprak uzerindeki tasarrufun x kisisinde olmasini justify edemiyorum. paylasilmis bir mulkiyet geregi devletin tasarrufunda olabilir topragin nasil kullanilacagi. yani devlet der ki, su araziye iskan verecegim. bunun icin arazi isleri, bina insaati gibi gerekler var ve bunlari yapan sirketlere odeme yapacagim.

mevcut sistemde tesvik yarattigina katiliyorum. ancak bunun ne kadar hayati oldugunu kestiremiyorum. bir tarafa bu tesvigi, diger tarafa yarattigi guc asimetrisini koydugum zaman bence problem tarafi agir basiyor. sonucta toprak ifrazi tesvigi olmasa da, serbest piyasanin tesvikleri hala gecerli. bu ekstra tesvigi torpuleyerek karsiliginda muazzam bir guc asimetrisini kirmis oluruz gibi geliyor.

@logistics; bu konuyu baska bir tanjanta goturecek ama onlarda da guc simetrisi toprak mulkiyeti degil parti uyeligi ekseninde oluyor, hatta cok daha kisitli bir kesimde guc toplandigi icin daha buyuk problemler yaratiyor. kapitalizm en azindan bu gucu daha genis bir sinifa yayiyor ve sistem isledigi surece sinif gecislerine acik kapi birakiyor. sanirim benim derdim ayni chomsky'nin dedigi gibi politik veya ekonomik butun guc asimetrilerinin justify edilmesi gerektigi yonunde. bu yapilmadigi noktada somuru olusuyor.
0
🌸antikadimag
(26.12.25)
toprak mülkiyeti devletteyse monarşi, hiç kimsedeyse anarşi olur. evrensel bir devlet de "imperial"dir, o da olmasın zaten. kötü bir hayal. :(
0
klassno
(26.12.25)
bütün araziler devletin olsa iyice zıvanadan çıkıp en güzel konumları kendi projelerine yandaşlarına paslarlar sanki. bu da önemli bir eşitsizlik riski. insanların ailesinden kalan toprakları kendi insiyatifi ile değerlendirmesi serbest piyasa ekonomisi içinde daha sağlıklı geliyor bana. isteyen eker, isteyen satar, isteyen ev diker, isteyen boş tutar vs.

güç asimetrisi tarafında da bana bu konu biraz sanki toplumu en altta eşitlemeye çalışmaya zorlamak gibi geliyor. egzajere ederek söylersem toplumu fakirlikte eşitlemek gibi. bazı insanlar da dedelerinden kalan araziyi doğru değerlendirip zenginleşebilir. sadece şanslı oldukları için belki evet ama bunda problem görmüyorum ben. bu serbest piyasanın da işleyişine katkı sunar. çünkü gelir bireylere akar, birey bir şekilde istihdama döndürecek şekilde değerlendirir. az veya çok.

not: köydeki fındık bahçesinden başka bir arazi kalmıyor aileden :)
0
awlmi
(26.12.25)
devletin [D]evlet olması da bir güç asimetrisi yaratmaz mı? bunun sonu leviathan olur. devletin bu kadar otorite ve güç sahibi olması her zaman halkın iyiliğini ve çıkarını garantilemiyor.
devonandexeterinstitution.org

belki gerçekten de @awlmi'nin de bahsettiği gibi "miras" kavramı üzerinden düşünmek gerekir. yine osmanlı örneği vereceğim ama mülkiyet kavramı yokken askeri zumre mensuplarının mirasının büyük bir bölümü devlete dönüyordu. bir bakıma devletin bu üst sınıfı dengeleme mekanizması olarak okunabilir. gerçi bunu da bypass etme yolu bulundu. bu üst sınıfın mirasının bir alt soya aktarılabilmesi için vakıflar kuruldu. böylece miras bu şahısların (ve çocuklarının) vakıflarına geçiyordu ve devlete dönmüyordu. vakıflar böyle böyle önemli bir aktör haline geldi. sırf philanthropic değil yani.
0
eileengray
(26.12.25)
@eileengray; evet maalesef hatta daha kotu bir asimetri yaratiyor. sosyalist devletlerin islememe sebebi de bu bence. parti/devlet o kadar gucleniyor ki, geri kalanlar uzerinde korkunc bir tahakkum kuruyor. kapitalizmde sinif esitsizliginden ve elitlerden sikayet ediyoruz ama bunlar en azindan daha dispersed bir sinif, konsantre degil. partide hepi topu ayni toplanti odasina sigacak 10-20 kiside korkunc bir guc toplaniyor. bkz akp. erdogan, stalin, hitler, putin ekiplerinin kurdugu sistemler.

bu noktada guc asimetrisini kirmada kapitalist ve demokratik sistemler monarsiye, sosyalizme gore net daha iyi. ancak hala ideal degiller ve bircok problem var. bir sonraki asama ne olmaliyi dusunuyorum cunku bu sistem de islemiyor. sistemde ilerleme var, kole gibi calistirilmiyoruz, topraga bagli degiliz. ama hala finansal bir can pazari yasiyoruz. yarinlarimizdan endise duyuyoruz. bilirsin amerika'da yuzbinlerce dolar kazanan insanlar bile can havliyle yasiyor. cunku akarken kesesini doldurup yarin huzura kavusacagi, zamanini satmak zorunda olmayacagi bir noktaya ulasmaya calisiyor.

halbuki insan akliyla ve ahlakiyla bundan cok daha guzel ve duzenli bir sistem kurabilir. ancak ozgurluk sosuyla bize gucu gucu yetene sistemi dayatiliyor. bu guc artik kilicla degil, banka hesaplariyla, tapu senetleriyle olusturuldugu icin ortacaga gore daha civiliz, daha az kan goruyoruz. ama hala en onemli sermaye olan insan aklini ve yaraticiligini carcur ediyoruz gibime geliyor. neyse.
+1
🌸antikadimag
(26.12.25)
(3)

1 ocakta 100.000 Euro’su olan biri

turk kelekom
bozdurup faize yatırsaydı şuan ne kadar kazançta olacaktı? euro’da kalsaydı ne kadar zarar edecekti?
bozdurup faize yatırsaydı şuan ne kadar kazançta olacaktı? euro’da kalsaydı ne kadar zarar edecekti?
0
turk kelekom
(25.12.25)
Euro %43 kazandırmış.
Örneğin PRY para piyasası fonu %57 kazandırmış.

Bir daha baktım da PPF lar ortalama 51 kazandırmış. Yani Euroya nazaran ortalama %8 daha karlı imiş.
0
Mirket
(25.12.25)
2 Ocak - bugünkü Euro kuru farkı %38. Yani Euro’da kalan enflasyon karşısında para kaybetmiş.

Ppf alan ortalama brüt %51 almış ama stopajı düşünce %42 civarında net getirisi var. Netice itibariyle iki senaryoda da para kaybetmiş. Kazanç yok yani.
0
orient blue
(25.12.25)
altın ytd x3 olmuş. :( kirayı on gün geç ödesem -fantaziye bak- bu ay bedavaya çıkıyordu.
0
klassno
(25.12.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.