Giriş
(2)

Tıbbi ihmal ve şüpheli ölüm hakkında fikirleriniz (Hukukçu ve doktorlar bakabilir mi?)

dokunmakalbime
Merhaba arkadaşlar,Bir yakinin vefatı ile ilgili kafamı kurcalayan bazı durumlar var ve bu işin içinde bir "tıbbi ihmal" veya "usulsüzlük" olup olmadığını merak ediyorum. Olayı kişiselleştirmeden özetliyorum: Olay Ispanya'da geciyor. 1. Hastanın Durumu: 79 yaşında, kronik kalp yetmezliği ve kalp rit
Merhaba arkadaşlar,

Bir yakinin vefatı ile ilgili kafamı kurcalayan bazı durumlar var ve bu işin içinde bir "tıbbi ihmal" veya "usulsüzlük" olup olmadığını merak ediyorum. Olayı kişiselleştirmeden özetliyorum: Olay Ispanya'da geciyor.

1. Hastanın Durumu: 79 yaşında, kronik kalp yetmezliği ve kalp ritim bozukluğu olan bir hasta. Aynı zamanda kan sulandırıcı kullanıyor. Bu hasta kardesim dedigi kisiyle yasiyor. Hesaplari, varliklari hepsi ortak. Ama evli degiller. Kardesim dedigi kisinin sevgilisi ic hastaliklari doktoru. Doktor ikisinin de tum saglik islerini hallediyor.

2. İlaç ve Doktor Süreci: Bu hastaya yabanci bir doktor tarafindan son donemde 2 doz ağır bir zayıflama ilacı (Mounjaro) veriliyor. Ayrica arkadas olan doktor tarafindan olumunden bikac gun once agir bir agri kesici ve bir antidepresan reçete ediliyor.

3. Ölümden Önceki 72 Saat: Hasta vefatından 3 gün önce şiddetli bir "kolik" (karın ağrısı) şikayeti yaşıyor. Arkadasi olan doktor, hastayı bu durumda tam teşekküllü bir hastaneye sevk etmek veya acile götürmek yerine, hastaya kendisi bir ağrı kesici yazıp evde tutuyor. Bu müdahaleden yaklaşık 72 saat sonra hasta evinde vefat ediyor.

4. Şüpheli Durum: Ölümün hemen ardından, hiçbir otopsi yapılmadan ve ailenin aslında başka bir ulkede aile mezarlığı (hazır yeri) olmasına rağmen, naaş çok hızlı bir şekilde yakılıyor (kremasyon). Böylece naaş üzerinde tıbbi bir inceleme yapma ihtimali tamamen ortadan kalkıyor.

Sorum şu:
Kalp hastası birinde şiddetli karın ağrısı varken (kalp krizi veya iç kanama belirtisi olabilir) doktorun hastayı hastaneye sevk etmeyip evde ilaçla tutması "ağır ihmal" sayılır mı?

Naaşın, aceleyle yakılması, hukuki olarak bir "delil karartma" şüphesi doğurur mu?

Sizce bu tabloyla bir soruşturma açılsa, doktorun yazdığı reçeteler ve ölüm arasındaki bu kısa zaman dilimi bir suç unsuru teşkil eder mi? Muhtemelen olum raporunu yazan da ayni arkadas olan doktor. Ama onu simdilik kanitlayamiyorum.

benim yorumum su: monjaro'dan sonra fenalasti. sonra arkadas doktor ilac verdi. sonra ev arkadasi ve doktor, sevgili olduklari icin doktorun sorusturma yememesi icin hizlica kalpten oldu diye rapor yazip iz birakmamak icin vaziyeti yakilmakti diye beyan verip cenaze islemlerine basladilar.

Ulastigim kanitlar:
-arkadas doktor tarafindan olumden 1 ay once yazilan detayli saglik raporu(kullandigi ilaclar, hastaliklari vs..)
-arkadas doktor tarafindan olumden bikac gun once yazilmis recete.
-diger doktorun yazdigi monjaro/kilo verme ignesi recetesi.
-vefat eden anne ve babanin aile mezari kayitlari.

Fikirleriniz benim için çok değerli, teşekkür ederim.
📊 sizce ihmal/suc var mi?
0
dokunmakalbime
(2 saat)
öncelikle başınız sağolsun.
yaşı ileri hastada her türlü durum gelişmiş olabilir; bu sebeple sağlıklı genç bir insan gibi değerlendirmemek lazım. ama zaten beden artık ortada olmadığından, suç olasılığını araştırmak da imkansız hale gelmişe benziyor.
bir de bence süreci, tamamen tr şartlarından alışageldiğimiz gibi değerlendirmemek lazım. bizde hastane süreçleri avrupa ve amerika'ya göre çok daha hasta dostu. oralarda acilde günlerce müdahale beklerken ölenler var. dolayısıyla burada acillik olarak değerlendirilebilecek bir şikayete, ilaç yazıp evde tutma, orada rutin prosedür falan olabilir.
cenaze işine hızlı karar verilip verilmediğini anlamak için, biraz daha araştırmak gerekiyor bence. çünkü nakil veya orada defnetmek çok masraflı işler olabilir; belki hiçbir şaibe yoktu ve tamamen para odaklı bir karar verildi, o kadar..
tamamen sade vatandaş olan bana, bundan bişey çıkmaz gibi geldi. kolaylıklar dilerim.
0
lil siztah
(2 saat)
79 yaşında ve veya kalp yetmezliği olan birine zayıflama ilacıı reçete eden doktor soruşturulmalı bence.
Diğerleri gayet olağan şeyler.

Edit: Bir daha düşündüm de:
İlk aklıma gelen doğrudan estetik kaygılardı. Doktor, bünyeye yetmeyen kalbin, fazla kilolara hiç yetmeyeceği düşüncesiyle verilmiş olmalı ilacı.
Bunca mesafeden bir uzman hakkında hüküm vermek bana hiç yakışmadı. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanları hep ayıplardım oysa. Ben sözümü geri alıyorum.
0
Mirket
(1 saat)
(2)

elektrikli ocak temizlik problemi yardım!!

deartheodosia
görsel: https://hizliresim.com/f6ipovtmarkanın (siemens) tavsiye edilen temizlik ürününü ve kazıma aparatını aldım (aparat çiziyormuş gibi his de verdi) ama faydası olmadı şunları çıkartmaya. tencereden minik su taşıp damlasa böyle iz bırakıyor v geçmiyor bir türlü. internette çok araştırdım ama dir
görsel: hizliresim.com

markanın (siemens) tavsiye edilen temizlik ürününü ve kazıma aparatını aldım (aparat çiziyormuş gibi his de verdi) ama faydası olmadı şunları çıkartmaya. tencereden minik su taşıp damlasa böyle iz bırakıyor v geçmiyor bir türlü. internette çok araştırdım ama direkt kullanıp şunun nasıl temizleneceğini bilen biri varsa yardımcı olursa çok memnun olurum, beni çok rahatsız ediyor. teşekkürler 🙏🏻
0
deartheodosia
(4 saat)
Şu yöntemi deneyebilirsiniz: www.youtube.com

Not: kaynar su döküyor en başta.
0
himmet dayi
(4 saat)
Sihirli sünger temizler gibi geldi bana.
0
Mirket
(4 saat)
(4)

ilk tanışma hk.

ercu cozer
daha önce başkası aracılığı ile değil hep kendim akışta tanıştığım kişilerle ilişkim oldu. şimdi iş yerinden bir büyüğüm bana bir hanımefendiyi(k-28 yaşında ben 33) yakıştırdığını kızı arkadaşının işyerinde gördüğünü istersem araştırabileceğini ve aracı olabileceğini söyledi, kızın ismini vs verdi.
daha önce başkası aracılığı ile değil hep kendim akışta tanıştığım kişilerle ilişkim oldu. şimdi iş yerinden bir büyüğüm bana bir hanımefendiyi(k-28 yaşında ben 33) yakıştırdığını kızı arkadaşının işyerinde gördüğünü istersem araştırabileceğini ve aracı olabileceğini söyledi, kızın ismini vs verdi. aranızda görsel olarak da denklik var bir deneyelim istersen dedi.

bende biraz stalkladım kızı hoş biri gibi ,tanımak istedim açıkçası. ama ilk defa aracı vasıtası ile tanışmayı deneyeceğim için yöntem konusunda kararsızım , adamla fotoğraf gönderip sormak vs de saçma geliyor.

aracı kişi kızla konuşsa birbirimizi insta ya da wpden ekleyip sohbet etsek orada beni görür zaten ben de onu, sonrasında isterse kahve içip birbirimizi tanıyabiliriz istemezse de orada kapanır gider zaten bu tanışma adımı olduğu için bu yöntem daha uygun değil mi ? ya da doğrusu nedir nasıl olmalıdır?
0
ercu cozer
(22 saat)
Aracı olan şahıs nasıl uygun görüyorsa öyle.
+1
Mirket
(22 saat)
aracı kişiye "kendisi için de uygunsa instagram'dan ekliyorum, oradan sohbet ederiz" demeniz en doğrusu olur gibime geldi.
+2
co2s2
(21 saat)
Abi şu sitede kızları geçtim seni görmek istiyorum herhangi bir ifşada. Bereket yağıyor maşallah. Insta'dan takipleşin.
-7
arbre
(21 saat)
arbre kardeşim, bereket yağmıyor ama sadece bir yetişkin gibi davranıyorum ve geçmişe ya da birine takılı kalmıyorum. sen de öyle davranırsan senin deyiminle sana da ''bereket yağar'' sen de yeni fırsatlara şansa ver.
+6
🌸ercu cozer
(20 saat)
(8)

Amerikan borsasında temettü emekliliği

adwokat
Bu nasıl mümkün oluyor ağalar?Mesela VOO 670 dolarYılda 4 kez 2 dolar bile olmayan temettü veriyor.670.000 doları buraya bağlasan yılda 200 dolar bile vermiyor. Bunun yerine ev alsan kat kat falzasını aylık kira geliri olarak alırsın. Evin değeri de hisse değeri gibi artar. Artmasa bile garanti kira
Bu nasıl mümkün oluyor ağalar?

Mesela VOO 670 dolar
Yılda 4 kez 2 dolar bile olmayan temettü veriyor.
670.000 doları buraya bağlasan yılda 200 dolar bile vermiyor.

Bunun yerine ev alsan kat kat falzasını aylık kira geliri olarak alırsın. Evin değeri de hisse değeri gibi artar. Artmasa bile garanti kirayla o açığı kapatırsın.

Durum böyleyken bu aralar çokça duyduğumuz temettü emekliliği nasıl olacak? Özellikle and borsasında yerli ve yabancı kanallarda çok sık duymaya başladım
0
adwokat
(24 saat)
temettü emekliliğine karşıt olan da çok insan var.
öyle altın tepside sunulan bir şey değil.

ama idealde şöyle oluyor.
x bir hisse var, hem büyüyor hem temettü veriyor. 10-15 sene boyunca düzenli alım yapıyorsun, ayrıca verdiği temettüyü de geri yatırıp hisse alıyorsun.

10-15 sene sonra hem hisse büyümüş, ama büyümese bile sayısı arttığı için çok temettü verir hale gelmiş oluyor.

temettü emekliliği sisteminde 600bin doları tek seferde koymuyorsun ki hisseye. zaten bu bir çeşit birikim sistemi. 600bin nakitim varsa onu başka şekilde değerlendir temettüsüyle uğraşmazdım.

ev almak garanti değil, kiracıyla uğraşmak kolay değil.
ben geçen yıllardaki istanbul'da olan depremlerden sonra başka şehirde ev aldım hisselerimi bozup. zarar ettim sayılır mı emin değilim ama ev almasaydım muhtemelen 1.5 ev parası değerinde hissem olurdu. üstüne bir de bir ödediğim banka kredi faizi cabası. evi satsam aynı hisseleri alamam. üstelik o hisseler hem iyi temettü veriyordu hem de değeri artıyordu.

böyleyken böyle. bu arada, VOO 670 dolar civarında ve hisse başına yıllık toplam 7 dolara yakın veriyor. bahsettiğiniz tutarda yıllık 7bin dolar temettü olur. çok mu, değil tabi.
ama bunun yanında her sene değer kazanmaya devam ediyor.
+2
biseysorcaktim
(23 saat)
temettu emekliligi benim takip ettigim finans kanallarinda, reddit'te vs. insanlarin pek de tavsiye etmedigi bir yol.

onun haricinde mumkun olup olmamasina gelirsek, evet VOO ile mumkun degil. zaten temettu emekliligi yanlisi kaynaklarin, rehberlerinin hicbiri de temettu emekliligini VOO ile tavsiye etmiyor.

VOO bu siralar yaklasik 1.1% temettu veriyor. 670.000 dolari buraya baglarsan yaklasik 1 yilda yaklasik 6700 dolar alirsin su anki sartlarla. o yuzden cok avantajli degil.

Turkiyeden almak mumkun mu bilmiyorum ama mesela temettu odakli ETF'ler var, Schwab US Dividend Equity gibi. bu ETF'in yaklasik temettu orani yillik 3.3%. 670.00 dolarini buraya yatirirsan yillik yaklasik 22.000 dolar alirsin.

4% methodu/kurali bizim gibi normal insanlar icin daha gerceklestirilebilir bir emeklilik yontemi :)
0
king lizard
(23 saat)
ABD enflasyonu yıllık %3,3. Bundan fazla divident veren bir etf bulup, o fazla ile ben 12 ay geçinirim diyebileceğiniz bir anaparanız ya da o anaparaya zaman içinde ulaşma olanağınız yoksa o iş hayaldir.
+1
Mirket
(22 saat)
Ben de Schwab var. Asagi yikari $300.000 yatirima yilda $13000 dividend veriyor. Onun disinda Vanguard FTSE var. Yine yuvarlak hesap $100.000'a yilda $3000-$4000 arasi da ordan geliyor.

Bunlarin hangi tur hesaplarda oldugu da onemli. Hesap detayi vermiyorum cunku her ulkenin vatandasina sundugu emeklilik hesaplari, cesitli yatirim hesaplari var. Hesap turune gore ek vergi olabiliyor, vergiden muaf olunabiliyor, ya da parayi cekerken vergi odenebiliyor...

Yaptigim emlak yatirimlari da var. Emlak yatiriminin vergi avantaji var. Mesela ben normal aldigim benzini, odedigim faturalari, boyayi, tamirati, cim kesme islerini, avukat masraflarini, sigortayi vs harcama kalemi olarak gosterebiliyorum. Bu cok iyi. Yalniz emlak sahibi olmak, kesinlikle pasif yatirim degil. Bir suru seyle ugrasmak zorunda kaliyorsun. ETF'i sadece aliyorsun...Ayrica ETF'de birden fazla hisseye yatirim yaptigin icin risk azaliyor. Emlak'ta oyle degil. Risk daha yuksek.

Edit: Bir de bu yatirimlarin getirisini sadece su an gozuyle degerlendirmemek lazim mesela 2006-2007 yillarinda dolar ile tl kafa kafayayken boyle bir yatirim yaptigini dusun? O zamanlarda 10.000 tl $7500 ediyordu. Bugun $300 bile etmiyor....
0
thetruenorthstrongandfree2
(22 saat)
Temettü emekliliği korkak yerinde sayacak memurlar ve ihtiyarlar içindir. Geçen sene tehol 50, derhl 17, vsnmd 20, klrho 43, ktlev 8 kat gitti. Bizim millet gözünün önündeki hazine dururken yok temettü yok nasdaq yok şişecam kovalıyor. Bu millet fakirliğe niye bu kadar aşık anlamıyorum. Bütün yapman gereken takası toplu dipteki spek hisseyi alıp mal gibi sığır gibi beklemek.
-5
mezarlik
(18 saat)
Hesaplariniz dogru.Amerikan hisseleri ile birkac sekilde geleceginizi garanti altina alabilirsiniz.

1) Asiri yuklu paraniz varsa risk istahiniz dusukse Voo gibi bir yere yatirirsiniz ve temettuler ile yasarsiniz ancak burada gozden kacirdiginiz konu temettu orani degil Amerikan borsasinin ortalamada guvenli sekilde yukselecegine oynuyorsunuz.Kisaca temettu aldigim varlik akmaz kokmaz Amerika dunya lideri oldukca %10 civari her sene yukselir diyorsunuz.Pek sevdigim bir tarz degil
2) FTSE-MSCI world benzeri %65 ABD borsasi %35 diger gelismis ve gelismekte olan ulkeler borsasi seklinde bir dagilima sahip bir etfin temettusuz versiyonunu alirsiniz.ABD riskinizi hafiften dagitiyorsunuz ayrica temettu olmadigi icin vergi konusunu yonetmek daha kolay.Vakti gelince gerektigi kadar satabiliyorsunuz

3) Hisse secip konjekture gore buyume hisselerine oynamak.Ornegin su an AI hype var gecmisten itibaren Nvidia,AMD, memory firmalari vb. ciddi getiri sagladilar.

Ben 2 ve 3'un mantikli kombinasyonunu oneririm
0
turkuaz
(8 saat)
Şu anki fiyatına bakıp da hesaplamaları yapmak yanlış. Kimse aaa bugün 600binim var, oraya yatırayım da emekli olayım demiyor.

Emeklilik denilen şey uzun vade, aylık ödeme, ve emeklilik öncesi 0 geri dönüş.

Yani 10 yıl önce, sgk primi yatırır gibi bu hisseden almaya başlıyorsun. 100-150 dolar. O dönemki temettülerle de almaya devam ediyorsun. 200-250 dolar almaya devam ediyorsun. O anki değeri doğrusal artmadığı için 5.yılın sonunda 300 bin, 10 yılın sonunda 600 bin gibi bir durum da yok. Bu sırada normal maaşın vs. artıyor daha fazla hisse alabiliyorsun.

Böyle gidiyor. En sonunda da aylık getirisi 6bin olunca; Oh diyorsun bu aylık bana yeter, artık emekliyim. Devletlerin emeklilik sisteminde 6bin dolar emekli maaşı yok. O yüzden şu sisteme mantıksız demek mantıksızlık.

Ama bugün başlamak mantıklı mı? O başka bir soru, sisteme mantıksız diyenler bu soruya cevap veriyorlar aslında. Çünkü başarı hikayesi olarak anlatılanlar uç örnekler. 10 yıl boyunca şanslı olup doğru hamleyi yapmak ile alakalı. Sistem matematiksel olarak çalışıyor ancak dönüp eski değerlere baktığımız için. Onda bile gerçekçi olmayan fiyatlar var. Kim maaşından arta kalan ile 100dolarlık hisseden 10 tane alabilir vs.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(8 saat)
670.000 dolara 25,00 USD tutarından AT&T alsaydın 26.800 adet hissen olacaktı.
geçen sene 0.2775 4 defa temettü vermiş.

26.800 * 0,2775 * 4 = 29.748 USD Bu da 0,044 gibi bir yüzde ediyor. Aylık 2.479 USD eder, bu da 111.555,00 TL

Ev almak daha mantıklı gibi dursa da 5. yıla dogru giderken kiralar sürekli düşer. Temettüde kiracı ile ugraşmazsın.

670.000 USD gidip temettü hissesi alan 60 yaşından falan fazla olması lazım.

30larında kişi büyüme hisselerine yönelir genelde.
0
liberal
(8 saat)
(4)

Bu böcek nedir

basond
Bir sürü minik örümcek/böcek gördüm cam önünde nedir bilen var mı?https://hizliresim.com/tdoihrj
Bir sürü minik örümcek/böcek gördüm cam önünde nedir bilen var mı?

hizliresim.com
0
basond
(10.05.26)
Kırmızı kadife akarı ya da kırmızı örümcek akarı. Bu dönemde çıkarlar piyasaya.
0
orient blue
(10.05.26)
Kadife akarı dedi yapay zeka. Zararsızmış. Daha küçük akarları yediği için tarım için faydalıymış.
0
Mirket
(10.05.26)
Kene sandım ama değilmiş.
www.izmir.bel.tr
0
tolgan
(10.05.26)
Bu sabah araştırdım bende bunu bizim pencere önü bununla dolu. Beyaz sirke + su karıştırıp camın önüne sıktım kaçtılar hemen
0
pislick0
(10.05.26)
(4)

3-4 aylık yazlık arayışındayım

1837837
Daha önce de sordum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yetler olursa sevinirim.
Daha önce de sordum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yetler olursa sevinirim.
0
1837837
(10.05.26)
Gitmek istediğiniz ilçeyi tespit edip o ilçenin facebook gruplarına üye olun, en uygun fiyatlıları orada bulursunuz.
0
Mirket
(10.05.26)
devremülklere de bakabilirsiniz
0
mantık
(10.05.26)
Keşan mecidiye diye bakın. Akrabalarımın sezonluk kiralık villaları var orada. Hoşunuza giderse yönlendiririm.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(10.05.26)
sahibinden'e de bakın. emlakçılara sorun. sezonluk ev arıyorum diye bakmaya başlarsanız, airbnb'den hallice sitelerle muhatap olmaya başlıyorsunuz.

bölge olarak da Çanakkale - Edirne gayet mantıklı olabilir. mesela Çanakkale'de Dalyan tarafları (Bozcaada'nın tam karşısı) gayet makul bir yer olabilir.
0
co2s2
(21 saat)
(7)

Olen Baliklar

krmzbvl
7 litrelik kucuk bir akvaryumuz var. 5 tane japon baligi aldik. Bir hafta sonra bir kac gun arayla teker teker olmeye basladilar. 4 tane daha aldik. 3 tanesi gene 1 hafta-10 gun sonra 1-2 gun arayla olmeye basladilar. Sonuncusu 2-3 haftadir tek basina yasiyordu. Bugun o da rahmetli oldu. Cok uzuldum
7 litrelik kucuk bir akvaryumuz var. 5 tane japon baligi aldik. Bir hafta sonra bir kac gun arayla teker teker olmeye basladilar. 4 tane daha aldik. 3 tanesi gene 1 hafta-10 gun sonra 1-2 gun arayla olmeye basladilar. Sonuncusu 2-3 haftadir tek basina yasiyordu. Bugun o da rahmetli oldu. Cok uzuldum.

Ayni yerden komsu 2 tane japon baligi aldi. Kucucuk bir fanusta kac aydir bana misin demiyorlar. Yemini zamaninda ve kararinda veriyoruz. Suyunu kirlenince oda sicakliginda dinlendirilmis suyla degistiriyoruz. Japon baligi en dayanikli akvaryum baligi diyorlar. Bu baliklar neden ölüyor olabilir?
-4
krmzbvl
(08.05.26)
7 litre suya 5 balık ne ya, çok o. 3 bilemedin 4 yeter
0
gobekliraki
(08.05.26)
akvaryum kurmak ve balik beslemek hakkinda biraz okuma yapsaydiniz keske de hayvanlara eziyet etmeseydiniz. 7 litre akvaryum filtre ve kum kapasitesini de düsersen bir sasal su bidonundan hallicedir. onda 1 tane balik bile saglikla yasamaz.

buraya üye olun: www.akvaryum.com
akvaryum kurmak hakkinda saglikli bilgiler edinin. sadece kültür olusturmak bir ay sürüyor, hayvanlarin yeni akvaryuma tasinmasiyla ilgili izlemeniz gereken alistirma yollari var, eminim hayvanlari löp löp suya atmissinizdir siz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.05.26)
Akvaryumda hava motoru yok sanırım. Suyun belli miktarını da her gün değiştirmediniz. Değiştirdiyseniz bile klordan yeterince arındırılmamış su kullandınız?

Japon balığı öldürmek de başarıdır valla. İhmal ile ölmez o balık. Kasıt vardır kesin.
0
Mirket
(08.05.26)
Taziye vereceginize bu soyledikleriniz bana hak mi? Eger yer sorun olsaydi son baliklar yasamaya devam ederlerdi tek basina. Daha buyuk bir akvaryum almak istiyorum ama hanim birakmiyor evde yer yok diye. Ortada aile saadeti soz konusu. Hem yazdim ya. Komsum ayni yerden aldigi ayni turdeki iki baligi kucuk bir fanusta aylardir besliyor. Akvaryumcu japon baligi icin hava motoruna gerek yok demisti. Ama arastirip buna gore hareket edecegim. Hanimla papaz olacagiz.
-4
🌸krmzbvl
(08.05.26)
Bunlari olduren baska bi sey. Ama ney? Akvaryumun icinde boyali taslar vardi. Onlari cikardim cocuklarla gidip dere keneraindan guzel taslar toplayip guzelce yikayip koyduk. Gene olduler. Icinde plastik kucuk bir bitki var. Bi de akvaryumun camlari arasindaki yapistirici mi etki ediyor acaba diye dusunuyorum.

Su veya hava motoru neden degil. Komsunun baliklari niye olmuyor. Adam namaz da kilmiyor.

m.youtube.com
-9
🌸krmzbvl
(08.05.26)
ya trollsun ya da ne cevap versek yetmez.

baliklara yazik. gozunun onunde bilerek isteyerek olduruyorsun, hala da yenilerini alip katletmeye devam ediyorsun.
+6
aguen
(09.05.26)
Sinir zıplatmak için yazılmış gibi dursa da düzgünce cevap vereyim.

En çok akvaryum kirleten balığı sürahiden hallice bir hacme o kadar fazla adette eklersen, tabiri caizse balıklar kendi pisliğinde boğulur.

Amonyak seviyesi artar, sonunda ölürler. Balık başına 30-40lt hacme ihtiyacınız var, bu doğru düzgün koşullarda yaşamaları için gerekli. Dümdüz suyu koydum yemi verdim şeklinde olmuyor.

Fanusta balığa karşıyım ama bakılacaksa tek balık ve düzenli su değişimi, düzenli ortam sıcaklığı gerekli.
+1
kimlanbu
(09.05.26)
(6)

Sesler duyuyorum ve hastaneye yatmaktan korkuyorum!?

trablon
bir video izledim hastanedeki odadaki adam kalkıp diğer yatanın gözlerini oyuyordu.Bende fobi oldu öyle biri denk gelir mi hastaneye yatarsam diye
bir video izledim hastanedeki odadaki adam kalkıp diğer yatanın gözlerini oyuyordu.Bende fobi oldu öyle biri denk gelir mi hastaneye yatarsam diye
0
trablon
(08.05.26)
öncelikle sesler duymanız kısmını yanlış mı yazdınız, emin olamadım. videodaki adam mı sesler duyuyordu? sesler duymanız sebebiyle mi hastaneye yatma durumunuz var?

soru metnine gelirsek; ona bakarsanız, evimizde hiçbir şeyden habersiz yatarken, komşunun yanlış uyguladığı ilaçlama sebebiyle ölmemiz çok daha olası. ya da biliyorsunuz; genç kızın biri kaldırımda yürürken, sırf o gün o saatte orada diye samuray kılıcıyla katledildi. dolayısıyla en basitinden en ekstremine, olasılıklar bitmez.

bu türlü durumlarda, şunu düşünmek lazım: bugün gerçekten acil bir durum olsa ve hastanede yatmanız gerekse, "bu korku nedeniyle kesinlikle yatamam" diyorsanız, bu korku, artık sizin hayatınızı zorlaştıran bir noktaya gelmiştir ve tedaviye başvurmanız gerekir. durum böyleyse, beklemeden bir psikiyatriste başvurunuz.
ancak eğer başlıktaki gibi, sesler duyma sebebiyle hastaneye yatma durumunuz varsa, doktora bu fobinizden de bahsedersiniz; onlar gereğini yapar.
-1
lil siztah
(08.05.26)
O olaydan sonra tecrit ve gözetim tedbirleri yeniden düzenlendi, hastanelerde sıkı tedbirler alındı. Rahat ol sen. Git biran önce tedavini ol.
0
Mirket
(08.05.26)
İçeriye kemer bile sokmuyorlar, o tarz bir olayın gerçekleşmesi mümkün değil. En kısa sürede tedaviye başlamanı tavsiye ederim. Geçmiş olsun.
0
sekizdokuzon
(08.05.26)
Senin acilen ruh sinir hastalıkları hastanesine gitmen lazım. Yüksek ihtimalle delirdin. Sorduğun sorulardan belliydi zaten.
-4
runaway
(08.05.26)
Allah kurtarsın
-6
artıküyeolmakistiyorum
(08.05.26)
O olay akıl hastanesinde olmuştu. Kaşıkla oymuştu gözlerini. Ama şahıs ağır şizofren ve paranoyaktı. Diğeri ise olayda hiç tepki bile vermemişti. Olaydan sonra müşahede kuralları daha da sıkılaştırıldı.
0
ground
(08.05.26)
(7)

Ev tuvaletine havalandırma düzeneği

muhayyer divan
SelamNasıl ifade edeyim bilemiyorum, önce sorunu anlatayım ki ne istediğim daha kolay anlaşılsın.Tokilerde oturuyoruz (cidden çok sıkıntı var arkadaş tokiden ev almayın) tuvalet banyo aynı yerde, havalandırması çok sıkıntılı. Komşuların tuvalet kokusu geliyor (muhtemelen bizimki de onlara gidiyordur
Selam

Nasıl ifade edeyim bilemiyorum, önce sorunu anlatayım ki ne istediğim daha kolay anlaşılsın.

Tokilerde oturuyoruz (cidden çok sıkıntı var arkadaş tokiden ev almayın) tuvalet banyo aynı yerde, havalandırması çok sıkıntılı. Komşuların tuvalet kokusu geliyor (muhtemelen bizimki de onlara gidiyordur), arada lağım kokuyor falan.

Annem ise alerjik astımı olan ve zaten yapı itibariyle de kokulara çok fazla hassas biri, tuvalete girme konusunda ciddi sıkıntı yaşıyor, temiz hava geldiğine inanabilmek için tuvalete kapıyı açık bırakarak giriyor falan.

Şimdi bana buraya yerleştirilecek, artık nasıl çalışıyor bilmiyorum ama tuvaleti hemen havalandıracak bir düzenek lazım. Hani bazı avm'lerin veya hava alanlarının tuvaletlerini oluyordu dşye hatırlıyorum, girer girmez başlar ya havalandırma. Onun gibi.

Böyle bir şey eve yaptırılır mı, yaptırılırsa kime yaptırılır, nelere dikkat etmek lazım, kaça patlar vs. Bilginiz varsa yazar mısınız, çok memnun olurum. Annemi başka türlü rahatlatamayacağım. 🙏🏻🌷
-1
muhayyer divan
(06.05.26)
Mini aspiratör. Banyo aspiratoru olarak arastiravilirsin
-1
artıküyeolmakistiyorum
(06.05.26)
Komşu kokusu, lağım kokusu deyince, kokunun dışarı atılmasından ziyade koku nereden içeri giriyor konusunu araştırmak gerekir diye düşünüyorum.

Klozet mi var, alaturka mı?
Lavabo gideri, banyo su gideri ve duş teknesi giderini ayrı ayrı koklayın oralardan geliyorsa çözüm üretelim. Klozetin fayansla temas ettiği noktadan geliyorsa, onun çözümü farklı. Asma tavan, ya da alçıpan varsa orada bir hava bacası var o mu geri tepiyor? Havalandırma penceresinden mi geliyor?

Kısaca koku kaynağını bulun bence.
0
Mirket
(06.05.26)
Koku kaynağını bulunca ve sorunu çözünce bütün sorun bitmiş olacak mı emin değilim, bir de annemin havalandırma ihtiyacı geçmez gibi geliyor, psikolojik sebeplerle kokular alıp iğrenebilen bir şahıs kendisi 🩷
0
🌸muhayyer divan
(06.05.26)
Banyoda havalandırma penceresi varsa pencere tipi aspiratör alacaksın. Vibrasyon nedeniyle ses yapmayacak şekilde monte edilmesi lazım. Yoksa komşular kapıya gelir. Elektrikçiye aydınlatma düğme anahtarına bağlatırsanız, ışığı yakınca çalışır, kapatınca durur. Ayrı bir aç kapa düzeneğine ihtiyaç kalmaz. Gücü arttıkça sesi de artar. Banyo hacmi ve koku şiddetine göre gücünü bilen birinin seçmesi gerek.
+3
Mirket
(06.05.26)
Tuvaletin yanındaki giderden geliyor muhtemelen. O gider sık sık su dökmek lazım. Ayrica su ürünü aldım ben baya işe yaradı. Koku cok azaldi.

app.hb.biz

En iyi havalandırma banyo camını açmak. Gelen kokuyu alacak bir sistem yok maalesef
0
basubadelmevt
(06.05.26)
Banyo camını açıyoruz da, bazen yetmiyor, bazen soğuktan dolayı açmamak gerekiyor filan. Bulunduğumuz yer Ankara'nın en sivri tepelerinden biri, hem merkezden 5-6 derece daha serin hem çok fazla eserekli, bir ara evin içinde hiç pencere açmadan da rüzgar esiyordu 😁
0
🌸muhayyer divan
(06.05.26)
ilk olarak koku gelmemesi için havalandırma boşluğuna panjurlu bir kapak ekletebilirsiniz. ama asıl sağlıklı çözüm sessiz bir fan ekleyerek pozitif basınç oluşturmak. yani havalandırmadan size doğru hava akışı olmamalı. evdeki havayı az miktarda da olsa sürekli havalandırmaya basıyor olacaksınız.

bir de bina yönetimi ile konuşun bazen çatılara bir aparat takıyorlar rüzgarda dönerek oradaki havayı sürekli vakumluyor, kokuyu engelliyor.
0
orpheus
(07.05.26)
(7)

Bu trençkotlar çok mu muhafazakar?

pembe nohut
Trençkot modelindeki kot ceketleri çok seviyorum ancak genelde kapalıların kullanması bende de çok mu muhafazakar durur endişesi oluşturuyor. Bir de boyum da aşırı uzun değil, 1.65'im yani diz kapağının altında duracak her türlü. Pardösü gibi mi görünüyor? Ne dersiniz? Aklıma en çok yatan 3 numara.1
Trençkot modelindeki kot ceketleri çok seviyorum ancak genelde kapalıların kullanması bende de çok mu muhafazakar durur endişesi oluşturuyor. Bir de boyum da aşırı uzun değil, 1.65'im yani diz kapağının altında duracak her türlü. Pardösü gibi mi görünüyor? Ne dersiniz? Aklıma en çok yatan 3 numara.

1- cdn.dsmcdn.com
2- cdn.dsmcdn.com
3- cdn.dsmcdn.com
4- cdn.dsmcdn.com
0
pembe nohut
(06.05.26)
Bence de 3 en guzeli ama muhafazakar gorunme endisesi yersiz bir endise bence.
0
baldur2
(06.05.26)
muhafazakar demezdim de, tarz olarak kötü derdim.
+4
mor oje
(06.05.26)
3'ün çok benzeri üniversite yıllarımda bende vardı(marks and spencer marka). benimkinde bele oturtan dikişler vardı; kemerini de arkadan bağlıyordum. eteklerle, palazzo pantolonlarla falan gayet güzel duruyordu.
yalnız boy uzun ve beden ince olmalı. ben genişleyince, üzülerek elden çıkarmıştım.
0
lil siztah
(06.05.26)
muhafazakar durmaz bence ama çok kötü. bir de muhtemelen trendyol vıttırıvızdık butik ürünleri olduğu için dikişleri, duruşu vs kalitesiz.
+1
elorelia
(06.05.26)
Kıyafette muhafazakar duruş biraz kombinle alakalı sadece bir ürün belirlemez ama bu görsellerin hepsi birbirinden kötü, şık değiller, bence hiçbir kombin bunu kurtarmaz.
0
mutekebbir
(06.05.26)
:D
daha güzel kumaş kalitesi olan ve daha iyi dikilmiş ürünleri satan "tesettür", "muhafazakâr" markaları var onlara bakabilirsiniz
0
black holes in the sky
(06.05.26)
Bornoza mı benziyorlar, fabrika işçi elbisesine mi?
+1
Mirket
(06.05.26)
(6)

Kardiyolog akıllı saati dikkate alır mı?

yenibirgüzelnick
Daha önce doktora akıllı saat verisi sunduğunuz oldu mu? Ben kalbimde ağrı, çarpıntı vs hissettiğim için daha önce holter taktırmıştım ama onun yeterince sağlıklı ölçüm olduğunu düşünmüyorum. Çünkü orda 150 oluyor ritim ve bu efor altında olan ritim zannediliyor. Ama akıllı saat verisi gösterebilirs
Daha önce doktora akıllı saat verisi sunduğunuz oldu mu?

Ben kalbimde ağrı, çarpıntı vs hissettiğim için daha önce holter taktırmıştım ama onun yeterince sağlıklı ölçüm olduğunu düşünmüyorum. Çünkü orda 150 oluyor ritim ve bu efor altında olan ritim zannediliyor.

Ama akıllı saat verisi gösterebilirsem; uyurken 80, uzanırken 110, kıyafet değiştirirken 157 hatta makineye çamaşır atarken 180 ritim olduğunu gösterebilirim. Sonuçta orda dinlenirken uyurken diye ayrım oluyor.

Ne diyorsunuz? Akıllı saat verisi gösterebiliyor muyuz?
0
yenibirgüzelnick
(06.05.26)
Çarpıntım var deyince dikkate alacaktır, niye ayrıca kanıt sunman gereksin ki.
Ayrıca, tetkik sonucuymuş gibi değilse de dikkate alıyorlar.
Yalnız ben antrenmanlarda akıllı saati ve göğüs bandını birlikte kullanıyorum. Arada 20-25 atım falan fark olabiliyor. Akıllı saati tam referans almamanda fayda var.
0
Mirket
(06.05.26)
Bende ayakta olusan sebepsiz damar tıkanması sonucu damar doktorundan kalp doktoruna vs her yeri gezdim. Kalp doktoru holter vs taktı ve saati görünce hiç saat size yüksek kalp atışı bilgisi verdi mi vs diye sordu, yok diyince ok genel olarak su formülü kafanizda tutun, bu noktalara gelirse bakmak gerekebilir dedi.
Spor yaparken kaça çıktığım falan saatten söyledim.
0
logisticsmanager
(06.05.26)
doktorun holterde nabız 150 olduğu her zaman efor altında oldugunu düşündüğünü zannetmiyorum.
siz yine de anlatın kendi gözleminizi ve gösterin tabi ki akıllı saat verilerini. dikkate alacaktır.
+1
abelardo
(06.05.26)
Mirket, daha önce bir iki kez gittim doktora ve doktor heyecanıdır, yoğun bir gündü sanırım filan dediler yani dikkate alınmadı.
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.05.26)
kafası milattan öncesinde kalmadıysa evet akıllı saatlerden gelen veriyi dikkate alıyorlar. elbette %100 güvenilmemeli ama soruna ilişkin referans değerler veriyor ve doktor buna göre dikkate alıyor.

1,5 yıldır hipertiroide bağlı çarpıntı sorunum var. apple watch kullanıyorum. çarpıntıyla birlikte coşan anksiyete sorunum için saatin çok faydasını gördüm.
+2
scudman1
(06.05.26)
Bir dönem çok çarpıntım vardı, ama ne hikmetse egk çekilirken hiçbir şey olmuyordu. Haliyle doktor göremiyordu.

Ben de saatle birkaç farklı zamanda ekg aldım. Tam çarpıntımın olduğu saniyeleri de işaretledim. Bunların çıktılarını aldım, ekgyi göstereceğim zaman bunlar da saatten, ekgde çarpıntım olmamıştı, belki faydası olur diye önüne koydum. İyi yapmışsın bakalım dedi, evet çarpıntın var dedi, türünü tipini falan söyledi şimdi hatırlamıyorum. olur arada sorun değil dedi bitirdik. En azından rahatladım :D

Ama doktora göre değişir heralde. Kafamdan EKG'de bir türlü görünmeyen şeyi silmiş oldum.

Ama sizin durumunuzda holter varmış ve holterin sağlıklı ölçüm yapmadığını neye dayanarak söylediğinizi biraz somutlaştırmanız gerekebilir, çünkü normal şartlarda insan saatin holtere uyduğunu görmek ister, holterin saate değil. Holter ölçümleri için de gününüzü anlatabilirsiniz sonuçta. Ayrıca saatte anlık sapmaların payı daha yüksek olur, kordon bilekte sabit kalmayabiliyor.
0
akhenaten
(06.05.26)
(11)

Hiç estetik yaptırdınız mı?

ekimoloji
Yaptırdıysanız iyi ki yaptırmışım mı keşke yaptırmasaydım mı? (Hangi bölge olduğunu belirtmek opsiyonel)
Yaptırdıysanız iyi ki yaptırmışım mı keşke yaptırmasaydım mı? (Hangi bölge olduğunu belirtmek opsiyonel)
0
ekimoloji
(05.05.26)
Yok
-4
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Yaptırmadım.
-4
rock n roll
(05.05.26)
Yaptirmadim.
Sorry ama cok büyük, canini sikan bir sey olmadikca estetik yaptirip duranlar baya bos tipler oluyor.
Dogallik cok kiymetli, özel bir şey aslinda.
-6
Purple life
(05.05.26)
Evet
Burun
İyi ki
Niye sordun?
0
Mirket
(05.05.26)
Ben de burun ameliyatı düşünüyorum da o yüzden. Memnun kalanlar olduğu kadar pişman olan da çok… benimkine sağlık durumu dahil olduğu için devlet hastanesinde yaptırma imkanım var ama risk mi almış olurum bilemiyorum. Sizin süreç nasıldı?
0
🌸ekimoloji
(05.05.26)
Damat dolgusu yaptırdım.
-3
runaway
(05.05.26)
4 kere Masseter botoksu yaptırdım amaaaaa diş sıkma tedavisi için. Yaptırınca yanaklarım bi toparlandı fakat diş sıkmam fazla güçlü olduğu için etkisi sıfırlandı hep. Bir yerden sonra yaptırmayı bıraktım.

Estetik amaçlı yaptırmayı hiç düşünmedim. Ben hayatı o kadar sevmiyorum ondan biraz swh
0
substituent
(05.05.26)
Saç ektirdim 15 yıl önce. Hayatımın en büyük hatasıydı. Travma oluşturdu. Çok zor kurtuldum. Halen uğraşıyorum.
0
Caletti
(06.05.26)
erkek adam modifiye yaptırmaz.
-1
mikahakkinen
(06.05.26)
Septum deviasyonu ameliyatım şekil değişikliği yaratmayacaktı ama ben estetik de olsun istediğim için araştırıp kbb uzmanına rinoplasti ameliyatı oldum. Tek pişmanlığım, neden daha önce yaptırmadığım oldu.
0
dediysem dedim
(06.05.26)
yaptırmadım. estetik görüntüleri, güzel insanları izlemeyi severim ama yapay olanları değil.
septum deviasyonu için dahi araştırırken çok korkunç hikayeler okumuştum; septumu delinenler, burnu sürekli ıslık çalanlar falan.. eğer çok niyetiniz varsa, fazla irdelemeyip gidip olun derim. burnum mükemmel oldu diyeni çok nadir duydum. biraz şans ve hata payını da kabul edip giderseniz, tatmin olursunuz. detaycı ve takıntılıysanız, girmeyin derim.
-1
lil siztah
(06.05.26)
(19)

araçlarda cam tavan mantıklı mı?

OgutucuRecep
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir g
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.

abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir görsel oluyor mu bilmem işte.

sizce cam tavan tamamen bir görselden mi ibaret?
📊 cam tavan araç iyi mi?
0
OgutucuRecep
(05.05.26)
Aracın tavanı metal(sac) olacak. Yağmur, kar, su damlatmaz. Olası kaza anında cam tavana göre daha güvenlidir.
0
HellKeePer
(05.05.26)
caddy için cam tavan gereksiz ya.
cam tavan araçta sera etkisi yapıyor. kaplatmak gerek bence filmle.
ama diğer arabalarda açılabilir cam tavan iyi bence.
0
jelly bear
(05.05.26)
açılmıyorsa çok da esprisi yok aslında. cam tavanların perdesi de oluyor ayrıca öyle sera mera yandık piştik durumu olmuyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.05.26)
bendeki açılır değil, panoramik cam tavan. yazın normalden çok farkı yok. perdesi sürekli kapalı ama kışın iyi oluyor, arabanın içi daha ferah oluyor (bence). yeni araba alacak olsam cam tavanı olsun isterdim.
0
inheritance
(05.05.26)
"cam tavanın daha iyi olmaması" gibi bir seçenek bence mümkün değil. sadece çok pahalı olabilir.
0
co2s2
(05.05.26)
cam tavana akıllı film yaptırılıyor. proshade adı. tek dokunuşla tüm cam tavan kararıyor, kapanıyor.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Turklerin cam tavan ya da sunroof sevdasini anlamiyor. Bu kadar fiyat performans olmayan, attigin tasin urkuttugun kurbagaya degmediyi bir urun olamaz. Derdiyle birlikte geliyor bence kendisi.
Kaldi ki arac caddymis. E yani buna dense dense tamam da kankaaa ne alakaaa denir.
-3
narod
(05.05.26)
bi keresinde bi apartmanın dibine parketmiştim. 5. katta cam balkon yapıyorlarmış, küçük küçük taşlar düşmüş tavana. cam çatır çatır çatlamış ama bütünlüğü bozulmamış. bulunduğum yere en yakın servis 500 km idi. amma uğraşmıştım. o gün tövbe ettim cam tavana da sunroof a da.

ha bi de evin sahibiyle mahkemelik olduk, o da ayrı terane tabi.
+1
antihero
(05.05.26)
açılabilir cam tavan = potansiyel sorun

açılmayanı da dahil olmak üzere ikisi de ferahlık veriyor ama yazın perde olsa da daha sıcak olabiliyor.

dıştan tüm tavanı kaplayacak şekilde cam tavan olunca kuş pisliklerinin zarar verebileceği boyalı alan küçülüyor. bu bir avantaj fakat bu sefer sac tavanın dayanabileceği mekanik streslerde camın çatlama ihtimali de oluyor. tamir masrafı saca göre daha uygun olabilir, bilmiyorum.

sonuç itibariyle bence olsa da olur olmasa da, her seçeneğin avantaj ve dezavantajı var. fiyat farkı çok değilse belki %51 cam tavanlı almak en azından estetik açıdan mantıklı olabilir.
0
orient blue
(05.05.26)
Cam tavanli araclar ikinci elde daha kolay satiliyor diye dusunuyorum...
0
thetruenorthstrongandfree2
(05.05.26)
cam tavanlı vitaram var 4 yıldır.
arabanın cam tavan perdesini hiç kapamadım.
çok ferah duruyor içi cam tavanla.
açılabiliyor da.
0
rain when i die
(05.05.26)
aciliyorsa kesinlikle gerekli.
acilmiyorsa gereksiz.
0
cooperr
(05.05.26)
Kabin için çok daha büyük ve ferah hissi veriyor. Bu artısı.

Ancak perdeli dahi olsa içeriye ısı alıyor. Özellikle Güney illerinde tavsiye etmem.
0
Mirket
(05.05.26)
Sadece satarken işe yarayan otomobil özelliklerinden biri işte. F1 vites, hız sabitleyici gibi.
0
ground
(05.05.26)
dezavantajlarının tamamı objektif, avantajları kişinin zevkine göre subjektif.

güvenlik konusunda çok büyük sorun olacağını sanmam lamine cam kırılınca dağılmaması lazım, tavan sacı da çok dayanıklı sağlam bi malzeme değil. direkler koruyor tavan sacı değil. ama yine de metal psikolojik de olsa daha güvenli hissettirir.

araç daha çok ısınır, cam tavan daha ağırdır. haliyle hem daha çok yük taşıyor olacağından hem klima daha çok çalışacağından yakıt tüketimini de arttıracaktır. minimal de olsa gerçek bir etki olacak burada.

cam tavanı geçtim sunroof/moonroof bile gereksiz. içeri su sızma riski oluşturuyor bozulabilecek can sıkabilecek ek bi donanım... hava soğuksa yağmurluysa vs. zaten açmazsın sıcak havada da tavanı açacağına klimayı açarsın daha iyi serinlersin. dış ortamın havası kirliyse olduğu gibi içeri gelecek, ama aracın kendi havalandırma sistemini kullandığında polen filtresinden geçecek yine dışarıdan taze hava gelecek.

şahsen asla istemem, araç alırken de ancak olmayan araçtan çok daha ucuzsa düşünürüm, katlanılır ama özellikle tercih edilmez. üstüne bu cam tavan vs. olsun diye ekstra para vermek ise tamamen saçmalık benim gözümde.
+1
konetsu
(06.05.26)
preminyum hariç araçlarda cam tavan gereksiz. arıza yaptığında ağlayacağına düz tavan al. fakir avuntusu gibi bir şey. adam duster alıyor cam tavan var diyor. masraf çıkarmasın diyorsan cam tavanada gerek yok. zaten ticari araçlar diğer araçlara göre daha dengesiz ve devrilme ihtimali daha yüksek. böyle bir risk varken cam tavan saçma.
ayrıca cam tavana alıcaksan ıd4 golf falan almalısın.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
Aynı aracın (Hyundai Tucson) 4 yıl boyunca cam tavan olmayanını kullandım, şu an cam tavanlı versiyonunu kullanıyorum. Yaz, kış İzmir'deyim.

Açılır cam tavan yazın çok ferah oluyor. Açmak istemediğimde de perdesini kapalı tutuyorum, cam tavan yüzünden daha sıcak olmuyor. Hatta güneşin altında pişmiş araba cam tavanı açınca çok daha çabuk serinliyor. Kışın da aydınlık oluyor. Bir eksisini görmedim.
0
matematisyen
(06.05.26)
Bence cam tavan gereksiz. Isınma sıkıntısı, milyonda bir olsa da üzerine bir şey düşme endişesi vs.

Ama asıl önemli kısmı şu ki cam tavan önde oturan şoför ve yolcu için zaten hiç etki yapmıyor bence.
Arkadakiler için bir miktar ferahlık veriyor olabilir ama zaten çoğu arabada arkada pek kimse oturmuyor.

Bence gereksiz, cam tavan almayın.
-2
michael_knight
(06.05.26)
benim bir aracım ailemin iki aracı cam tavandı. ısı sorunu yaşamadık zaten perdesi olur. hiçbir dezavantajını da tecrübe etmedik, oldukça ferah oluyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-4
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(19)

Boşanma

zeze12
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona bakmak. (Defalarca tamam bakma ben bakarım sen yat dedim bu kez de nasıl olsa uyumayacağım çocuğun sesinden diyor) çocuk olduğu için gece ders çalışıyorum sınava hazırlanıyorum bu arada. Ardından kahvaltı hazırlıyor. Yaptığı şey çay koyup yumurta haşlayıp kahvaltılıkları çıkarmak. Mutfakta çok oyalanma huyu var, takıntı derecede mutfak tezgahı ve bulaşıklar temiz olacak, evin başka hiçbir yerinde bu kadar titizlenmiyor. İki gündür ben de midemi üşüttüm halsizlik ve bulantıyla uğraşıyorum. Bugün bir saat kahvaltıyla uğraştığı için, sofrada eksik bir şeyden dolayı söylendim diye çıldırdı. Yine halsizlikten masada bile oturamayınca gidip koltuğa uzanmama laf etti, içeride uzanacakmışım çocuk da masada durmuyormuş halbuki iki dk kendime gelir oturacaktım tekrar bunu söylememe rağmen uzattıkça uzattı. Kendisinin de geçen sene hasta olduğunu ama böyle yapmadığını alışverişe gittiğini söyledi, kendi hastalığı uzun süren öksürüktü bu arada halsizlik yoktu. Neyse en son epey bağırdı çocuk ağladı zoru sakinleştirip uyuttum. Tartışma kültürü yok direkt kavgaya çeviriyor ve böyle böyle beni kendinden çok soğuttu, ailesi de öyle önünü sonunu düşünmeden en son söylenecek lafı başta söyleyip çirkinleşen insanlar. Ben lohusayken yine evde kıyameti kopartıp anneme saygısızlık yapmıştı onu hiç unutamıyorum.

Boşanma durumu olursa çocuğuyla sürekli görüşemeyecek mesleği gereği farklı şehirde yaşayacağız. Bu durumda çocuğumun bir yanı eksik büyümesi düşündürüyor bir yandan da huzursuz ortamda büyümesi ona iyilik olmayacak… kafam allak bullak oldu mantıklı yorumlara ihtiyacım var.
0
zeze12
(04.05.26)
anlatımınızdan iletişiminizin iyice zayıfladığı, karşılıklı kinlenmelerin başladığı anlaşılıyor. anlattığınız olaylarda, kahvaltı hazırlamasını biraz fazla azımsamışsınız bence + söylenmişsiniz. o hastalığa laf etti diye sizinkiyle onunkini yarıştırmışsınız falan. fi tarihinden kırgınlıklara girmiyorum.. adam da, çocuğu babanızın evinden getirmişsiniz gibi davranıyor sanırım. bu kadar tahammülsüzlük buradan döner mi bilmem.
görünen tabloda, çocuğun baba bağırtısı ya da ana-baba atışmasıyla ağlaya sızlaya büyümesindense, babasını aralıklı görmesinden daha az travmatize olacağı anlaşıyor.
hayırlısı olsun.
0
lil siztah
(04.05.26)
Çocuk olmuş, evde işyükü artmış. Yeni duruma ikiniz de adapte olamamışsınız, karşılıklı özveri bekliyorsunuz, göremeyince de aklınıza ilk gelen şey boşanmak olmuş.

İnanın boşandıktan sonra herşey çok daha fazla zorlaşacak. Medeni iki insan olarak bir gün oturun, sorunlarınızı tek tek, sinirlenmeden ama çözüm arayarak konuşun. Bir aile büyüğünden ya da ortak samimi bir arkadaşınızdan moderatörlük desteği de alabilirsiniz ya da çift terapisi alın.

Yalnız, öküze kızdım. Çocuğun yanında ses yükseltilmez. Çocuk sahibi olmak için ehliyet almak gerekliliğine iyi bir örnek.
0
Mirket
(04.05.26)
bu nasıl evlilik yav, hastalık karşılaştırmalar falan.
-1
antihero
(04.05.26)
huzursuz ortamda büyüyeceğine babasız büyümesi daha iyi bence.
bir tanıdığımızın çocuğu oldu, çocuk biraz büyüyünce çocuğa hafif düzeyde atipik otizm tanısı konuldu. yani ilgi ve bol bol sevgiyle bayağı düzelir demişlerdi. ama anne de baba da kedi köpek gibiler sürekli kavga halindeler, internette bi video var ya "sen büyüyle mi böyle oldun" tarzı kavga eden çift, aynı onlar gibiler. çocuk şu anda bildiğin ağır zihinsel engelli gibi. bayağı kötü durumda.
sizinkiyle aynı şey değil ama çocukların kötü ortamdan nasıl etkilendiklerini az çok anlayın işte.
+2
matilda
(04.05.26)
boşanın karşılıklı sevgi saygı bitmiş zaten
+2
alester
(04.05.26)
Icinizde sevgi varsa karsilikli konusup iliski terapisi falan alin bence.
Bunaldiginiz isler ayrilinca bitmeyecek hatta artacak.
0
Purple life
(04.05.26)
siz boşanırsanız da kolay boşanamazsınız, yıllar sürer. şu an birbirinizden hoşlanmıyorsanız o zaman nefret edersiniz ve çocuk olduğu için zaten hiçbir zaman diyalogunuz bitmeyecek. hayat herkes için karanlık, sıkıcı, bunaltıcı. bunu kabul edip öyle yaşamak gerekiyor. bence çift olarak duygu regüle edebilme becerisine, anlayış göstermeye ve “saygı”ya ihtiyacınız var. boşanınca da her şey muhteşem mükemmel olmayacak. bu kez çocuğu tek başına büyütmeye çalışacaksın ve yine birbirinize kurulup duracaksınız. ki şimdi bile lohusayken anamgile şunu yapmıştı, ben geçen yıl hastayken yatıp dinlenememiştim falan skor tutuyorsunuz kavga anında ortaya çıkartmalık. zor.

bilmiyorum, öyle bir şeyler yazdım işte. umarım düzeltirsiniz ama boşanınca sorunlarınız bitecek diye bir şey yok.
0
deartheodosia
(04.05.26)
Buradan yazılanlardan tavsiye almayın öncelikle, çocuk varken boşanmak kolay bir karar değil. Eğer karşılıklı özveriyle birşeylerin düzelme ihtimali varsa beraber destek alın ve iletişiminizi sakince kurun, açık olun. Tüm çabaya rağmen olmuyorsa o zaman düşünebilirsiniz
0
mirty
(04.05.26)
Herkese teşekkür ederim önerileri ciddiye alacağım sakinleşince kendi hatalarımı da farkettim.
@artiküyeokmakistiyorum aksine sade bi nikahla evlendik hiçbir zaman düğün gösteriş insanı olmadım, umarım sen de bizimki gibi bir evlilik yapar daha uzun eğlenirsin.
+1
🌸zeze12
(04.05.26)
Ne terbiyesiz ve yanık biri çıktın sen ya? Mutsuzluğunun sebebi neyse git onu çözmeye çalış insanların dertleriyle eğlenen incel falan mısın?
+2
🌸zeze12
(04.05.26)
Abi sen ne şuursuz yapışkan bir şeysin ya komşun kapına geldiğinde korkudan kapıyı açamayan adamsın ne bu ilgi çekme merakı ben farklıyım havaları?
+3
🌸zeze12
(04.05.26)
Shepard isimli mahluk geri gelmiş sanırım. Direkt engeli basıp yok sayın, en çok ona kuduruyordu bu.
+5
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Hahahah yeni gelen bile çözmüş artıküyeyi
+1
ekimoloji
(04.05.26)
sidik yarışına girmişsiniz. herkes "ben daha fedakarım" diyor. o da, siz de. çocuk yanında kavga edilmez, ses yükseltilmez. nokta. çocuk hatırlıyor. bu konuda çok net sınırlar koyun. gerekiyorsa şöyle bir cümle kurun:

"çocuk yokken gerekiyorsa yumruk yumruğa kavga edelim ama çocuk varken sesini bir tık bile yükseltirsen doğrudan boşanma davası açarım"

benim bir kaç önerim olacak:

1- kavga eden bir ailedense boşanmış bir aile daha doğru olabilir. çocuk hasar alacağına, "eksik" kalsın daha iyi.

2- çift terapisine kesinlikle gidin. aile büyüğü ya da arkadaş moderatörlüğü ara bir çözüm olabilir, ama bir yerde tıkanmanız çok olası. terapistlerin de asıl işi bu tıkanılan yerlerde sordukları sorularla konuşmaya/tartışmaya devam etmeniz.

3- eşinizi değiştirmek için harcayacağınız çabayı, sınavınız için harcayın. yarın öbür gün boşanırsanız bu sınav sizin için çok önemli hale gelebilir. önce can, sonra canan.
+3
co2s2
(05.05.26)
karşılıklı hastalık ve yapılan işler konusunda yarışa gitmenin bi manası yok. o sizin hastalığınızı küçümsüyor, siz onun kahvaltı hazırlamasını küçümsüyor. iki tarafta da hata var. bu olaylar ve kavgalar harici iyi bir baba ve iyi bir eş mi onu sorgulamak lazım. onu da ancak siz bilirsiniz. ama yok yani bu adam ne babalık ne kocalık yapıyor vs diyorsanız yapılacak şey belli. tabi emin olmak lazım.
-1
elorelia
(05.05.26)
Annene saygisizlik yaptığında neden affettin? O kısmı hiç anlamadım ben. Konu dışı belki ama. Sanki hak ediyorsun gibi geldi. Çünkü annenize saygısızlık ettiği anda yol. Vermeniz gerekirdi.
-4
hacirotti
(05.05.26)
kahvaltıda eksik bir şeyden söylenmişsin. nasıl söylendin, tam olarak ne dedin, anlamaya çalışıyorum. peynir de koymamışsın o kadar çalıştığın boşuna, gibi mi? söylenmek bazı insanların çok ağırına gidebilir.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Şöyle adamlarla neden evlenip bir de üremesine izin veriyorsunuz yemin ederim bu insanlık iflah olmaz ya.

Biz eşimle arada ufak tefek tartışıyoruz diye çocuk düşünmüyoruz. Babamda şüphecilik var diye annem ben 2 yaşındayken ayrılmış. Hiç öyle düzelir falan diye de beklememiş. Çocuğa böyle bir aile ortamı yaşatmaya ne hakkınız var ya.

Boşanın gitsin merhamet ve saygı olmayan yerde de çocuk yapmayın nasıl eğitim alıyorsunuz anlamıyorum ki.

Ayrıca siz niye adamın yaptığı her şeyi küçümsüyorsunuz o da ayrı bir konu...

Sürekli eleştiren, söylenen kadınla da hayat sürmez, öfke kontrolü olmayan adamla da.

Edit: Ha bu arada normalde sorun yoktu da çocuktan sonra böyle olduysa bir ilişki terapisti ile iki taraf da çözüm arıyorsa düzeltilebilir.
-1
ananiyimioguz
(05.05.26)
Tartışma kültürü olmayanın o olduğuna emin misin? Yazdıklarında onun söyledikleri mantıklı gözüküyor çünkü. Tartışmak içindekini döküp rahatlamak demek değil, konuyu mantık çerçevesinden bakıp argümanları objektif değerlendirmek demek. Ayrıca geçen de vardı benzer bir durum. Eşi bebeğe bakıyor ev işine yardım ediyor, öğle arası işten gelip ütü filan yapıyor ama soruyu soran kadın, erkek kendi kendine bağırıyor diye bize şikayet ediyor. Sizde de benzer bir tatminsizlik var. Eşiniz vardiyalı çalışıyor, sabah çocuğa bakıyor kahvaltı hazırlıyor mutfağı temizliyor ama siz kahvaltıya katılmıyorsunuz, söyleniyorsunuz ve çıldırdı diyorsunuz. Tartışmada onun size yaptığı açıklamaları dinlemediğiniz anlaşılıyor, hazırladığı kahvaltıyı ve yaptığı temizliği hor görür şekilde de yazmışsınız. Bu tavırlarla sağlıklı bir evlilik yürütmek çok zor olur. Ben burada işten arta kalan zamanını çocukla vakit geçirmek için kahvaltıya özenen ve eve emek vermekten çekinmeyen bir erkek ve evde oturtmaya çalıştığı bu aile düzenine uymayan ve küçük gören tatminsiz bir kadın görüyorum, üzgünüm.
+1
osssy
(05.05.26)
(4)

Yan rezidansın jeneratör sesi

lasttrain
Merhaba arkadaşlarBütün mahallede elektrik olmasına rağmen yandaki nef rezidansının elektrikleri 14 saattir yok ve gece dahil bütün mahalle jeneratör sesiyle yankılanıyor.Bunu en etkili olacak şekilde nereye şikayet edebiliriz?Bir sonuç alabilir miyiz?
Merhaba arkadaşlar

Bütün mahallede elektrik olmasına rağmen yandaki nef rezidansının elektrikleri 14 saattir yok ve gece dahil bütün mahalle jeneratör sesiyle yankılanıyor.

Bunu en etkili olacak şekilde nereye şikayet edebiliriz?
Bir sonuç alabilir miyiz?
0
lasttrain
(03.05.26)
Belediye Zabıta Müdürlüğüne şikayet edebilirsiniz. Bir sonuç alabileceğinizi sanmıyorum. Bireysel değil de Yönetim olarak veya toplu müracaatla belki.
0
Mirket
(03.05.26)
kimse keyfi olarak koca rezidansı jeneratörle beslemez. elektrik birim maliyeti çok daha yüksek olacak sonuçta. bi problem vardır illaki... orada oturanlar da duyuyor o sesi kendileri de çok memnun değildir. hemen şikayet etmek yerine önce bi bilgi almayı deneyip anlayış göstermeyi düşünseniz? sırf rahatsızlık vermek için jeneratör çalıştırma ihtimalleri yok burada. sorun giderilene kadar elektriksiz mi kalsınlar? ilgilenecek ekip pazar günü çalışmamış, gelmemiş olabilir en basitinden.
0
konetsu
(03.05.26)
@ konetsu, zaruret durumunda söylediklerin doğruysa da jeneratörlerin sessiz çalışması için ses izolasyon kabinleri vb gibi dünya kadar yöntem varken, her ihtiyaç hasıl olduğunda yedi mahalleyi rahatsız etmeye pek hakları yok bence.
Şikayet edilir, bu seferlik idare edilir, sonrası için bir çözüm yoluna gidilir, diye düşünüyorum.
0
Mirket
(03.05.26)
bir sonuç alamazsınız. ancak jeneratör geçici kullanılan bir şey. bu kadar süredir çalıştırılıyorsa ve hala da uzun süre çalışacaksa bu durumu da bildirip mirket'in de dediği gibi izalasyon veya kapalı bir yere konulmasını talep edin. sorunu azaltacaktır.
0
ground
(04.05.26)
(8)

Yapay zekaya bakış açınız

darkwizard
Arkadaşlar ben ressamım hem yağlıboya hem dijital çalışıyorum evet ekmeğimin kısmen elinden aldı ama sizce de pratik ve hayatı kolaylaştıran bir şey seğil mi. O yapay zeka ile hazırlanan absürd videolardeğik. Tarihi figürleri fotoğraflaştırması ve kolayca renklendirmesi ya da fotoğraflara Photoshop
Arkadaşlar ben ressamım hem yağlıboya hem dijital çalışıyorum evet ekmeğimin kısmen elinden aldı ama sizce de pratik ve hayatı kolaylaştıran bir şey seğil mi. O yapay zeka ile hazırlanan absürd videolardeğik. Tarihi figürleri fotoğraflaştırması ve kolayca renklendirmesi ya da fotoğraflara Photoshop yapması iyi değil mi? Ben memnunum aslında .
📊 Ai sizce iyi mi

Bu anket sona erdi. 39 oy kullanıldı.

0
darkwizard
(02.05.26)
Excel'de çok ciddi işime yarıyor. Normalde 3-4 saatimi alacak formülleri, 1 saatte hallediyorum sayesinde.

Tabii Yapay Zekaya Excel formülünü tam doğru alabilmek için ne ve nasıl yazılması gerektiğini iyi idrak gerekiyor.

Kısaca Yapay Zekayı kullanmayı iyi bilmek gerekiyor.
+1
put it in your appropriate place
(02.05.26)
Antrenman ve beslenme programı hazırlamada ve takipte gerçekten ufuk açıcı oluyor. Ama konuya vakıf olmanız gerek. Bilinçli sorularla ancak verimli cevaplar alınabiliyor.

@put it in your appropriate place'ın söylediği çok doğru. Ben excell konusunda beklediğim verimi hiç alamadım mesela.
0
Mirket
(02.05.26)
Birçok konuda aslında kişiyle beraber olursa işi hizlandiran bir şey.
Ama kapitalist bazı manyaklar tarafından herkesi kovalim, herkesin emeğini çalalım tarzi kullanilacagi kısmı sıkıntılı.
Yoksa tedarik zincirinde çalışan biri olarak oldukça memnunum.
0
logisticsmanager
(02.05.26)
Dijital sanat, AI art olarak update edilecek. AI bir araç yani. Korkmaya gerek yok
0
runaway
(02.05.26)
İşin big data ve özel hayat gizliliği ihlali boyutu olmasa, tech devlerini dünyanın yegane sahibi ve bizi de köleler haline getirmese, savaşlar vb. tonla kötü şey için kullanılmasa ve her kullanımdaki her veriyi kaydetmese güzel diyeceğim. Tuvalete gidip gitmemeyi bile yapay zeka’ya soran ve her cevaba inanıp mutlak kabul eden şuursuzları bir kenara koyarsak; günler, haftalar süren işleri saatlere, dakikalara indiren bir teknoloji için hiç kimse “kullanışsız” diyemez.

Büyük devrim. Ben “keşke olmasaydı” diyenlerdenim.
0
yadigar
(02.05.26)
Insani biraz yalnizlastiriyor ve tembellestiriyor. En buyuk dezavantaji bu benim gordugum simdilik.
0
baldur2
(02.05.26)
AI ek bir alet sonuçta. Kötü yanı, sağladığı kolaylıkla çöp içeriğin artması. İyi yanı, profesyonel çalışan insanların hamallığını hafifletmesi.

İyi işler nitelik olarak daha iyi, kötü işler nicelik olarak daha fazla sayıda oldu, olan daha çok bu sanırım.
0
akhenaten
(02.05.26)
iyi yanı çok ama kötü yanları da buna yaklaşır ölçüde.

ai, araç olarak kaldığı takdirde iyi ama bir çok zaman insanların kullandığı bir nesneden ziyade, kendi başına bir özne oldu. burası sıkıntılı.

ai'in söylediği şeyin doğru olma zorunluluğu yok. o doğruyu yanlışı bilmiyor, sadece matematiksel bir işlem sonucuyla çıktı veriyor. o hissetmiyor, algılamıyor, güzel-çirkin konusunda fikir sahibi değil. düşündüğümüzden daha fazla hata yapıyor, halüsinasyonları ve manipülasyonları hala fazla ve asla sıfır olmayacak.

kötü kişilerin başrolde olduğu filmlerde; insani ve sosyal yeteneği olmayan çok zeki olan o kişi aslında ai. iyi ya da kötü demiyorum ama insani yeteneği yok, her şeyi yapabilir. insan yerine koymamak lazım kendisini.
0
biseysorcaktim
(02.05.26)
(20)

orta sinif misiniz?

Purple life
orta sinif oldugunuzu düsünüyor musunuz?sizce hangi kritere göre orta sinifsiniz?orta sinif olmadiginizi düsünüyorsaniz hangi kriterle bu grubun disinda kaldigini düsünüyorsunuz?
orta sinif oldugunuzu düsünüyor musunuz?
sizce hangi kritere göre orta sinifsiniz?

orta sinif olmadiginizi düsünüyorsaniz hangi kriterle bu grubun disinda kaldigini düsünüyorsunuz?
-3
Purple life
(01.05.26)
En aşağı 3*asgari ücret alan orta sınıftır. Şahsi fikrim
-2
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
Bana kalırsa asgari ücretin 6-7 katı orta sınıf...Ben orta altım.
0
gadlemler
(01.05.26)
Orta sınıf deyince hemen akla para gelmesin. Tatil deyince aklına sadece çoluk çocuğu alıp köye götürmek gelen zengin, orta sınıf değildir. 'Haftada bir ailecek dışarda yemek yiyen, yılda bir tatile giden, sinemaya, tiyatrpya gitme kültürü olan, Dünya ve ülke siyaset ve ekonomisinden az buçuk haberdar ve fikir sahibi olan, çocuklarının istikbali konusunda kaygı duyan ve bu yaşamını destekleyecek nispette gelir sahibi olan' diye tanımlardım ben olsam.
+2
Mirket
(01.05.26)
ne kadar kazandigin kadar toplam degerinin ne oldugu da onemli.
bence orta direk 500 bin dolar mal mulk ve kesintisiz 6-7 asgari ucretten basliyor.
obur turlu gelirin yuksek bile olsa daha ev alamamis adam orta direk degildir bence.

eskinin orta diregi cogunlukla fakir klasmanina dustu artik. ben de kendimi orta direk falan olarak gormuyorum, dogru durust mali mulku arsasi, ufak da olsa pasif geliri olmayan adamdan orta direk falan olmaz.
-1
cooperr
(01.05.26)
Üst sınıfım. Yılda 10 milyon liranın üzerinde ücret gelirim var. Menkul kıymetlerden de en az bu kadar kazanıyorum. Kira / Airbnb gelirim de var. 3 araba, Biri 20 m tl’lik 3 yazlık, 30 m tl’lik ev, 80 m tl’lik hisse senedi.
-18
gabe h coud
(01.05.26)
Bu çok göreli bir şey. takdir edersiniz ki Amerika’da ve Türkiye’de orta sınıf çok farklı olur. Türkiye’de ekstra farklı.

Çalışan kesimden,
Asgari ücret alan %40
70k+ %5-10
100k+ %1-2

Kalanlar da asgari ücret ve 70k+ arası işte. Bunlar 2025 verisi ama yüzdelik dilimler çok değişmemiştir.

Türkiye’de çok dengisiz olduğu için ney bir şey söylemek zor. İstanbulda dededen kalma evi olup asgari ücretle çalışan birisi 50-60k maaş alan biriyle aynı skalada olur herhalde?

Birde Türkiye’de tek yaşayan çok yok. Kişileri teker teker düşündüğümüzde orta sınıf altı, ama aile şeklinde düşündüğümüzde orta sınıf hayatı oluyor.
0
substituent
(01.05.26)
Eskiden bu ayrım daha basitti, örneğin karı koca öğretmen olan bir aileye orta sınıf diyebiliyorduk. Maalesef artık gelir adaletsizliği ile sınıflar arası dilimler çok açıldı. Aileden ev bark, otomobil vs kalmadı ise kira ödüyorsa iki memur artık zor geçinen kısımda. Ben kendimi eskiden orta sınıfta olarak konumlandırırdım, şimdi lüks villa, lüks otomobil, yazlık sahibi, asgari ücretin 5-6 katı gelir sahibi ve bir iki yerden kira geliri olan kimselerin kendilerini orta sınıf saydığına şahit olup şaşırıyorum bazen. Bankada miras vs yolu ile 20 milyonu olan adam aylık 1 milyona yakın gelir sahibi olabiliyor ki bu rakamı rüyasında gören hiç bir zaman tek seferde eline alamayacak milyonlar var ülkede.
0
creepy
(01.05.26)
görünürde orta sınıfız, ekonomik olarak alt orta.
0
mikahakkinen
(01.05.26)
orta sınıf kapitalizm soytarılığıdır.

ben orta sınıf değilim. işçi sınıfıyım. maaş alanım. iki ay maaş alamazsa sokağa düşecek olanım. emeğini, iş gücünü satarak para kazanan vatandaşım. ne kadar insan bunun farkına varır, o kadar hızlı aşama kaydederiz.
+6
der meister
(01.05.26)
Bir binami sattigim icin $450.000 sermaye kazanci vergisi odedim. Kesinti falan da degil direkt kendi hesabimdan devletin hesabina gonderdigim rakam bu. Karsiligini alamadigimi dusunuyorum...

Yillik hane gelirim $400.000'in uzerinde. Kuzey Amerika'da %2'lik dilime girerim. Gidip Ferrari'ye binemem ama cok rahat yasiyorum. Neth worth'um $5.000.000'i bulur.

Gelecek 20 yilda aklimdaki sistemi oturtabilirsem, cocuklarimin calismasina gerek kalmayacak.
-7
thetruenorthstrongandfree2
(01.05.26)
sınıfın ortası olmaz. ya işçi ya da sermayedarsındır.

bir de mevsimlik işçi (prekarya) olabilirsin, o zaman zaten geçmiş olsun.
0
klassno
(01.05.26)
@thetrue, gelirinin vergisi 450k ama yillik hane geliri toplam 400k.

Kanadada vergileri baya yüksekmis :)
0
🌸Purple life
(01.05.26)
@purple

Yazdigina bakilirsa sen neyin ne oldugunu cozememissin. Bir de acik yakalamis gibi poz kesmissin. Tam bir komedi.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(01.05.26)
Kanada'da vergiler yüksek gerçekten. Tecrübeli bir mühendis ayda 10 000 USD yi pek geçemez. Yukarıdaki arkadaş gerçekten iyi sallıyor. Kanada gibi Hintli ve Bangladesli göçmen merkezi olan bir yerde yaşamak psikolojiyi fena zorluyor olsa gerek
+2
runaway
(02.05.26)
kanadalı arkadaşın demek istediği: insanların en temel yaşam ihtiyaçları üzerinden para kazanıyorum, onlar bütün bir ay çalışıp kira ödeyecekler ki benim çocuklarım çalışmasın. eğer o da gerçekse tabii.

umarım çanına ot tıkarlar ve sen de çocukların da madende çalışırsınız allahın beleşçi parazitleri.

yattığın yerden para kazanıp "millet iş beğenmiyor" diyeceksin, sende o ışığı görüyorum. o ışığını söndürecekler, sana şimdiden söyleyeyim. o yüzden kendine iş bak.
gelecek 20 yılda kendine iyi iş bul bence. çünkü senin gibi insanların başkalarının parasıyla yaşamasının önüne geçecekler. o zaman ağlama.
+4
der meister
(02.05.26)
Gelirim yaşadığım şehre göre orta sınıf ama aileden zengin olmadığım için bunun bir önemi yok fakirim.
-1
kestane gürgen palamut
(02.05.26)
@der meister

Bak yazdigin tamamen varsayim... ofke, ve saldirlangik uzerine kurulu. Benim ne is yaptigimi, nasil yasadigimi bilmeden kafandan hikaye uydurmussun. Uydurdugun hikayenin benimle alakasi yok.

Ben kimsenin sirtindan gecinmiyorum. Calisiyorum. Vergimi veriyorum. Tanimadigim insanlarin cocuklarina ailelerine hakaret etmiyorum.

Bak bu kadar nefret dolu olmanin sebebi ben degilim. Bunun sebebi kendi hayatina duydugun ofke. Kendini kucuk dusuruyorsun.


@runaway,
Hint, Banglades ne alaka... Etnik nufus sayimi mi yapiyorsun? Once federal hukumette calisan ex seviyesindeki maaslara bir bak. Sonra gel konusalim. Elinde veri olsun once.
-1
thetruenorthstrongandfree2
(02.05.26)
bildigin isci sinifiyim ben de. zengin sevmem, gotu kalkmis zengini hic sevmem.
-1
banach
(02.05.26)
Sadece parayı söyleyerek orta ve üst sınıf olduğunu iddia edenler ne yaşıyor. Erzurum'da, Kars'ta 500 tane ineği olan insan da mı orta sınıf. Hey Allah'ım ya. Ben orta sınıf değilim, mühendis olmama rağmen işçi sınıfıyım ama çoğu konuda kendini orta, üst sınıf görenlere tek atarım. Bu modası geçmiş, anlamsız bir sınıflandırma.
-5
arbre
(02.05.26)
Bundan bi 10-12 yıl öncesine kadar sınıfsal olarak değil tabii ama kendimi ruhsal olarak daha orta sınıf hissederdim, istediğim müzikallere gidebilen, kaygısı olmadan dışarıda istediği yere oturup yemek yiyip içki içebilen, sosyal hayatta daha aktif, etkinliklere çok rahat bilet alabilen biriydim, alışveriş yaparken etikete bakmaya gerek duymazdım (normal mağazalara giderdim tabii lüks değil).

Zamanla artık menüye bakmadan yemek siparişi veremediğim, etkinlikleri ayda bire kadar düşürmek zorunda kaldığım, alışveriş yaparken günlerce düşündüğüm günlere geldim.
Sınıfsal olarak işçi sınıfı, ruhsal olarak fakir.
Hayatımın hiçbir döneminde şu anki kadar fakir hissettiğimi hatırlamıyorum ve bu her geçen gün yinelenmeye devam eden bir his.
+3
mutekebbir
(02.05.26)
(16)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(30.04.26)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(30.04.26)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(30.04.26)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(30.04.26)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(30.04.26)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+2
kimlanbu
(01.05.26)
1. Hayatim alt ust olmadi ama plan yaparken cocuk faktoru hep aklimda. Adapte olmak diye bir sey yok zaten. Hastanede eline aliyorsun bir daha hic ayrilmiyorsun. Buyuduklerinde isler cok daha kolaylasiyor.

2. Zamani geldi hissi olusuyor.

3. Benim icin bu sorunun cevabi "su anlik evet." Yalniz ileri de ne olur bilemiyorum. Kimseyi korkutmak istemem ama bir arkadasimin son derece basarili ve normal bir cocukluk geciren oglu 20'lerin baslarinda universitedeki ilk yilinda sizofreni tanisi aldi... Mesela bu soru arkadasima sorulsa cevabi evet olur mu bilemiyorum ya da asiri derecede otizmli konusamayan bir cocuga sahip olan bir baba bu soruya evet der mi bilemiyorum...

4. Kimseye tavsiye verecek bir pozisyonda degilim. Sorumluluk sevmiyorsaniz hem cocuk hem de sizin icin oldukca zor olabilir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(01.05.26)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(01.05.26)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(01.05.26)
1, 2, 3- Evet
4- Çocuk çok zor bir şey, normalde zorlukla mücadele edebilen bir insan değilseniz çocuğu hiç sanmıyorum. Ama çocuk sevmekle çocuğunu sevmek aslında birbirinden çok alakasız iki şey. Hayatım boyunca çocuklara karşı nötrdüm ama kendi çocuğumu aşırı fazla seviyorum, yapmayı sevmediğim her şeyi yapabiliyorum. Çok biyolojik bir durum
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(11)

bu pilates niye bu kadar önemli?

duyurukullanıcısı
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
-7
duyurukullanıcısı
(30.04.26)
Tayt giyilip ayak fetişi objesi olunuyor. O yüzden
-8
runaway
(30.04.26)
fazla kas yapmadan vucudu toparladigi icin bence. biraz da moda tabi.

bir erkek olarak ben de yapiyorum. core kaslari iyi gelistiriyor.
+3
lemmiwinks
(30.04.26)
çünkü kadınlar moda olan her şeyin kulu kölesidir. faydası var mı yok mu bakılmaz.
-12
yazar yazmaz yazan yazar
(30.04.26)
önce beyaz yaka silkelemesiydi, şimdi ev kadınlarına kadar indi. tayt giyip herkesi silkelemeye başladılar.
-9
mikahakkinen
(30.04.26)
yazar yazmaz yazan yazar +1

17 yıllık aktif sporcuyum anatomiyi diyeti baştan aşağı anlatıyorum beni dinlemez gider zattiri zort instagram ünlüsünün lafıyla iş yapar.

Geçen tanıdığım bir kadın şu sırt kütletmecilerden birine gitmiş yarım saatlik seansa 14 bin lira verip gelmiş...Git 5 şınav çek desem çekmez.
-2
yurtsuz john
(30.04.26)
benim bel ağrılarımı bitirdi. fıtıklı erkek bireyim. yüzmeyle beraber tabiki.
0
kveldulv
(30.04.26)
Çünkü pilates faydalı bir spor. Pilatesten çıkınca kendimizi iyi hissediyoruz, başka bir sebebe gerek var mı? Her pilates dersi aynı etkiyi vermiyor bu arada, doğru hoca ile yapılırsa o izometrik kasılmaların bağımlısı olabilirsiniz. Biraz zorlayan, ertesi gün kas ağrısı yaşatabilen pilates derslerini ben de seviyorum. Hot sculpt, pilates, barre vs fark etmez düşük etkili ama yüksek tekrarlı tüm egzersizlerin hastasıyım. Erkekler genel olarak güç antrenmanı sevdiği için bu tarz endurance geliştiren sporları küçümsüyorlar gibi geliyor
+7
kullanicadi
(30.04.26)
Ciddi derecede skolyozu olan kadının iki ay pilates sonrası postürünün gözle görünür derecede düzeldiğini gözlerimle görmüş fotoğraflarla belgelemişliğim var. Sıkılaşma ve göbek ve basende incelme konuları da cabası.
Pilates işe yaramıyor diyene sadece güler geçerim.
Sporun herhangi bir dalında ter döken her kim varsa eli öpülesidir ve pilates de ciddi bir spordur.
+1
Mirket
(30.04.26)
kadınlar icin biraz daha vücudu sıkılastıran bir spor turudur. Ayrica salonlarda agirlik kaldırmaktan ziyade reformerlar, toplar falan daha eglenceli gelir bazı kadınlara gore.
+1
acelaacedebela
(01.05.26)
fiziksel etkisinden çok psikolojik bir etkisi var

3phd mi? pilates hocalığı mı? desen?

sanırım kadınların %90'ı pilates e gider
-4
🌸duyurukullanıcısı
(01.05.26)
"kaynak: götüm" özgüveniyle konuşmak kolay tabi. aynı şeyi önceden yoga, meditasyon, hatta terapi için de söylediniz. şimdi sırada pilates var demek. anlamadığınız ya da size hitap etmeyen şeyleri değersizleştiriyorsunuz. pilatesin olayı düşük sakatlık riskiyle core gücünü, postürü ve beden farkındalığını geliştirmek. az yorup çok etki ediyor. ayrıca herkesin spor motivasyonu, zevki ve ihtiyacı farklı. "kadınlar moda kölesi" gibi genellemeler dümdüz tembellik. argüman değil. bi şey popüler diye değersiz olmaz, işe yaradığı için yaygınlaşır. kısacası bilmediğiniz için küçümsemek yerine gidin öğrenin ya da işinize bakın
+3
mezzosprite
(01.05.26)
(4)

magnezyum takviyesi - uyku icin

baldur2
ne onerirsiniz?
ne onerirsiniz?
0
baldur2
(30.04.26)
Bisglisinat ve sitrat. Bu iki formun beraber satıldığı bir ürün var. Mesaj attım.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
magnimore plus şase - toz olduğu için içimi biraz daha zahmetli ama hızlı etki ediyor.
0
orpheus
(30.04.26)
Bir zamanlar yapay zekalardan birine, takviye olarak magnezyum ya da bir formunu almanın (kan değerlerinde bir eksiklik bulunmaması kaydıyla) uyku üzerinde kaydadeğer olumlulukta bir etkisinin olduğuna dair genel kabul görmüş bilimsel bir araştırma raporu bulmasını söyledim.
Bulamadı.
-3
Mirket
(30.04.26)
Faydasını gördüğüm ve çok sevdiğim magnezyum NBT Life.
Bir aydır doktorun yazdığı Magnezic isimli takviyeyi kullanıyorum kısa bir süre öncesine kadar hiçbir etkisi olmadı ne zamanki aynı anda melatonin de kullanmaya başladım uyku kalitem arşa çıktı, mükemmel rüyalar, sabah dinç kalkmak, her şey harika.
İkisini farklı zamanlarda yalnız içtiğimde hiç böyle olmamıştı müthiş ikili oldular.
(Tavsiye etmiş gibi olmayayım da sonuçta herkesin bünyesi farklıdır. Mesela yazılan Magnimore bana iyi gelmemişti...)
0
mutekebbir
(30.04.26)
(11)

Pestisit krizi

liberalhippi
Arkadaşlar hangi ilaçlı meyveleri sebzeleri tüketiyorsunuz nolacak bu memleketin hali ? Napacağız?
Arkadaşlar hangi ilaçlı meyveleri sebzeleri tüketiyorsunuz nolacak bu memleketin hali ? Napacağız?
+1
liberalhippi
(29.04.26)
kahvaltıda maydonoz, dereotu gibi üzerindeki olası ilacı ovalayarak atması zor şeyleri yemeyi seviyorum. bu sebeple yıkarken sirkeli-karbonatlı suda bekletiyorum.

köydeki hobi bahçesinde tarım yapan arkadaşım, ben seviyorum diye bir kaç sezondur brüksel lahanası yetiştirmeye çalışıyor ama böcekle başedemediğinden yakınıyordu. komşusu da maydonoz-dereotu vd salata malzemeleri yetiştirip satan bir çiftçi. onunla muhabbeti geçmiş; ardından bana dedi ki, onları sakın yeme! zira komşusu ilacı bitkinin üstüne değil direkt sulama suyuna karıştırıyormuş (belki zaten hepsi öyle yapıyor; bilmiyorum artık). yani benim sirke-karbonatla üstünden yıkayıp arıtma falan hikaye..

bütçem elverdiği ölçüde organik tarım sertifikalı üreticilerden almaya çalışıyorum ama bunda süt ürünleri ve yumurtayı öncelediğimden, sebze-meyveye pek para kalmıyor. bu sebeple bunları sezonunda ve az yemeye çalışıyorum.
+4
lil siztah
(29.04.26)
İki sezon minicik bir alanda unlu bit zararlısıyla tarım ilacı kullanmadan mücadele edip kaybetmiş, konuya da kenarından köşesinden vakıf biri olarak,
- paran varsa organik sertifikalı tarım ürünlerine yönel,
- sirkeli ya da karbonatlı sudan bahsedenlere de gülüp geç, çünkü olmaz öyle şey. derim.
-1
Mirket
(29.04.26)
depremden önce yakınım Hatay’da tarımla uğraşıyordu. Orada ve çevre bahçelerde zaman geçirme fırsatım oldu ve ürünlerde kullanılan ilaçların haddi hesabı yok. bir de ucuz olsun diye bilinmedik ilaçlar kullanılıyor. yetiştirilen ürünleri bırakın Avrupa’yı, Rusya almıyor. Ürünler o ülkelerin standart testlerini geçemiyor. Meyve suları da çürümüş, toplanmayan hastalıklı artıklardan yapılıyor. O günden beri organik almaya ve meyve suyu tüketmemeye özen gösteriyorum.
0
eileengray
(29.04.26)
organik denilen ürünler bildiğiniz organik değil. ülkenin en büyük organik tarım şirketinden aldığım bilgi. her isteyen ürününe organik diyebiliyor.

karbonat işe yarıyor. deneyini yapmışlardı bunun. dış yüzeydeki pestisitlerin tamamını alıyor.

hiç meyve suyu içmem. meyve de genel olarak çok az ve mümkünse ithal yerim. salata çok yerim. haftada 4-5. roka, domates, salatalık, havuç ve kapya biber ile yapıyorum. haftalık alıp iyice yıkıyorum, kağıt havluya sarıp kilitli torbalarda dolapta saklıyorum.
+3
gabe h coud
(30.04.26)
organik işi türkiyede özellikle tamamen pazarlama işi. bunu daha önceden yazmıştım, avrupada satışı yasaklanan tarım ilacını zirai ilaç satan yerler, al bunu daha ucuz diye çiftçiye satıyorlar. durumu olmayan çiftçi de alıyor. büyük marketlerede analizi yapılıyorsa oralardan almak daha mantıklı gibi. meyvede çok fazla tüketim yapmıyorum. özellikle çilek tüketmiyorum. çilek yetiştirilen bölgede yaşıyorum, çileğin aldığı ilacı alan bir meyve yok.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
sadece bu sebep ile evime ufak bir topraksız tarım serası kurmayı planlıyorum.
sıradan manav yerine macrodan vs almaya çalışıyorum. gene garanti değil ama en azından kurumsal firma. mal needennasıl geliyor takip ederler, yarın öbür gün bi denetleme olsa yüksek çıksa sorun yaşarız korkusu ile az da olsa dikkat ediyorlardır diye ümid ediyorum.
0
orpheus
(30.04.26)
@gabe'e ek olarak, mesela migros ve macro'da, organik diye 2 katı fiyata satılan, bu sebeple tercih ettiğim (ve açıkçası tadı da hiç iyi olmayan) kara*li çay, tağşiş listesinde çıkmıştı; boya ekliyor diye. bu gibi sebeplerle türkiye tarım organik sertifikasına ben de şüpheyle yaklaşıyorum açıkçası.
ancak ölümüne vegan ve organikle kafayı kırmış bir mühendis arkadaşımın anlattığına göre, ecocert sertifikasının yamuğu olmazmış; ona güveniyoruz bakalım..
0
lil siztah
(30.04.26)
Organik olması aslında çok iyi bir şey değil. O gördüğünüz %100 organik meyve sebzeler genelde çok çabuk çürür.

Ayrıca çoğu meyve sebzenin genetiği değiştirildi. Doğada bulunan saf hallerini yiyemezsiniz bile.

Hem seri üretim hem de ucuzluk için kimyasal ilaçlamadan başka şansımız yok. Emin olun, öyle tertemiz bahçeden gelen meyve sebzeleri istemezsiniz. Çok fazla böcek olur. Ayrıca genelde pörsümüş olur. Bunlar bir yana, aşırı pahalı olur. Hem üretim zamanı çok yavaş hem de miktar çok çok az olur. Emin olun kimse meyve sebze alamaz.

O yüzden kimyasal ilaçlama kötü bir şey değil. 8 milyar insanı doyurmanın başka yolu yok.
0
substituent
(30.04.26)
@substituent, bütün bunların hepimiz farkındayız, ancak tarım ilaçlarının bizdeki gibi bilinçsiz kullanımının insanları hasta ettiği de malum. elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz işte..
+2
lil siztah
(30.04.26)
8 senedir sertifikalı organik bir üreticiden koli alıyorum, aynı üretici semt organik pazarlarına da geliyor ama bana koli gelmesi daha rahat oluyor. Birkaç arkadaşım merak edip denedi ama onlar sevmedi çünkü anında yıkayıp hemen aynı hafta tüketmezseniz hemen çürüyor. Kalabalık aileyse yetmiyor, benim kendi düzenim için ideal olduğu için memnunum ama haftanın 1 günü 10 kilo meyve sebze yıkama hazırlığı gerektiren bir iş. Bayağı salyangozlu filan geldiği oluyor bazen. Bir de seçmece yok hasat neyse onu koyuyor o hafta, böyle zorlukları var o yüzden herkes sevmeyebiliyor. Ben seviyorum o hafta hasadın sürpriz gelmesini ama sebze sevmeyenler oluyor, ben de önayak olmuyorum kimseye. Eğer böyle uğraşmak istemezseniz en iyi seçenek kendi semtinizdeki organik pazarlar. Ha buna rağmen arada yetmiyor metro marketten de alıyorum tabi ama genelde market ürünü tüketimim çok azdır.
+1
titanic kemancısı
(30.04.26)
renegade
(01.05.26)
(11)

Erkek bakış açısı

sessizce aglayan sanat
SelamGönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten
Selam

Gönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.

Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten başka bir ley düşünemiyorum" dercesine bir davranış tarzı varsa bu erkek ruh hastası mıdır değil midir? Görüşlerinizi merak ediyorum.

Ayrıntı isteyenler için söyleyeyim, kadının cilveli davetkar falan davrandığı yok, kadın aslında güzel de sayılmaz ama erkek kadını çok fazla dişil buluyor ve bunu ona birkaç kez de söylemiş.
-4
sessizce aglayan sanat
(27.04.26)
Gonul isi yok zaten ortada. Amacini belli etmis. Ruh hastasi demezdim ben sadece seks disinda bir iliski beklemeyin.

Karsilik vermediginiz halde boyleyse ruh hastasidir sapiktir tacizcidir tabii
+3
aguen
(27.04.26)
burada tek mesele rıza kavramı. kadının rızası var mı? istiyor mu? istiyorsa ne ruh hastalığı yahu. canımın çektiği kadına kur yapmıycam da kime yapıcam. ayrıca kadın beni istiyorsa niye ipe un seriyor?
+1
yurtsuz john
(27.04.26)
eğer bu kişi cinselliği tabu haline getirmiş, cinselliği ulaşılmaz görmesinden dolayı bu olayı bayağı büyütmüş biriyse evet sıkıntılı bir durum olduğunu düşünürüm. kadının beklentisi aşk + sevgi + cinsellik ise ama erkeğin tek beklentiisi cinsellikse bu ilişki iyi bir yere gitmez. ama erkek cinsellik konusunda zaten cool biri ise o kadını sevdiği ve bu aşk + sevginin peşinden gelen bir arzusu varsa normal hatta çok güzel bi durum.
0
Sadece soruyorum
(27.04.26)
Sürekli yapıyorsa abazanlıktan başka bir şey değil. Bir de yaşlar kaç 30+ ise daha vahim bu abilerin bazıları afedersiniz ağır *mcı oluyor. Dillerine vuruyor ancak icraat genelde sıkıntılı oluyor.
+1
ekimoloji
(27.04.26)
Bir nevi Saldıray Abi yani.

www.youtube.com
+1
Mirket
(27.04.26)
cinsel cekimi sapiklik, abazalik, tabu olarak gormeyen normal bir insan da olabilir. cinsel cekim de bir nevi duygularin dile gelmesi cunku. yani cok asik oldugu icin cinsel cekim sarhosu da olabilir.
-3
buenosdias
(27.04.26)
O kadınla evlenmeyi düşünmüyordur.
Orgazm olup anlık hazlar peşindedir.
-1
HellKeePer
(27.04.26)
sadece seks kovalıyor.
karşı tarafın ağızını arıyor.
0
duyuruuser
(27.04.26)
Arkadaş şu hale gelmiş;
youtu.be
0
logisticsmanager
(27.04.26)
Değildir. Ama hanzodur. Diğer erkekler de onun gibi abazayız ama belli etmeyiz
+1
Cezcez
(27.04.26)
Sen burda 3. Kişi mi oluyorsun acaba,meselenin hangi tarafısın ya da.ona göre yorum yapardım. Genel olarak konuşacak olursam,olabilir,normaldir.şahsen ben de benzer bir duruma girdim yakın zamanda ,hiç de her kadına salça olan biri değilim.mesele tamamen hormonal bence.detay da verecek olursam yatağa atayım bi kere kafasında değildim ama evlenecek olsam baya renkli bir hayat yaşardık yani,hoş iş o raddeye gelmedi,neyse.
0
denizciman
(27.04.26)
(7)

Bu nasıl görsel?

strawberry first
Oğluma terlik bakıyordum hepsiburada uygulamasında. O sırada karşıma çıktı, ben gördüm siz de mahrum kalmayın lütfen!https://app.hb.biz/FCJHCZd5aCQsUcuz da değil... İnsanlar nasıl para kazanıyor? Ben fazla özenli ve kurallı davrandığım için atak değilim sanırım...
Oğluma terlik bakıyordum hepsiburada uygulamasında. O sırada karşıma çıktı, ben gördüm siz de mahrum kalmayın lütfen!

app.hb.biz

Ucuz da değil... İnsanlar nasıl para kazanıyor? Ben fazla özenli ve kurallı davrandığım için atak değilim sanırım...
+2
strawberry first
(26.04.26)
Antep malı
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.04.26)
Hiç prens videosu izlemedin mi?
2:39'a bak.

www.youtube.com
0
Mirket
(26.04.26)
uygulama yok göremiyorum
+2
herzan
(27.04.26)
Sorun terlik değil, nasıl sunulduğu...ribanalı bir pijama altı, sanki evde oturan abi giymiş de fotoğrafları çekmişler :/
Kirli topuklar, bakımsız tırnaklar...?

Bu arada hiç prens videosu izlemedim.
0
🌸strawberry first
(27.04.26)
Aslinda bence bu resim degisen paradigmayi gosteriyor. Eskiden satilan her sey en iyi sekilde, en suslu bicimde gosterilirdi. Satilan seyden ziyade nasil satildigina, kimin sattigina gore alici sayisi degisirdi. Bir urunu pazarlayanlar belirli kisilerdi ve strateji sadece onlara bagliydi.

Ama şimdi olay farkli. Bir urunun sadece tek pazarlayani yok, herkes pazarlamaci ve herkes de tuketicilere kendilerince hitap edip en cok satma derdinde. Mesela burda strateji, "samimiyet, "dogallik" ya da "kolaylik". Cok fazla efor sarf edilmemis cunku cok buyuk getirisi yok.
0
Ancientforest
(27.04.26)
Hedef kitlesinin pek önemsemeyeceği detaylara takılmışsın.
+1
Mirket
(27.04.26)
Kirli topuk olmayabilir sanki adamın ten rengi koyu ve ondan öyle gözüküyor gibi ama tırnakları savunacak bir yan bulamıyorum hatta bi tırnağında mantar var galiba :D Evet pek ayak modeli olmaması gereken birini seçmişler de ödeme yapmadılar herhalde modellik için :D
+1
truf
(27.04.26)
(4)

Pelteklik düzelir mi ?

madridista19021902
c, ç, z harflerini peltek olarak telaffuz ediyorum, bu harfleri içeren kelimeleri telaffuz ederken bazen insanlar bazen ne söylediğimi anlamakta zorluk yaşıyor.ç söylerken k olarak çıkabiliyor ağzımdan. yine c derken g olarak anlaşılıyor. Yıllardan beri kabusum oldu.pelteklik düzelen bir şey midir ?
c, ç, z harflerini peltek olarak telaffuz ediyorum, bu harfleri içeren kelimeleri telaffuz ederken bazen insanlar bazen ne söylediğimi anlamakta zorluk yaşıyor.

ç söylerken k olarak çıkabiliyor ağzımdan. yine c derken g olarak anlaşılıyor. Yıllardan beri kabusum oldu.

pelteklik düzelen bir şey midir ?

bu konuda bilgisi, tecrübesi olan var mı ?
0
madridista19021902
(26.04.26)
Bir kulak burun boğaz uzmanına görünmenizde fayda var. Öncelikle sebebi araştırılmalı.
0
Mirket
(26.04.26)
Annemin bir arkadaşı diksiyon dersleri alarak çok büyük ölçüde düzeltmişti. Düşünür müsün bilmem.
0
truf
(26.04.26)
2015 yılında bir kızla tanışmıştım konuşurken peltekti. Aradan 5 yıl geçti aynı kızla tekrar bir araya geldik ve peltekliği birazcık düzelmişti ama hala bazı sözcükleri telaffuz ederken dili iki dişinin arasından çıkıyor zorlanıyordu. Öğretmendi bu kız devamlı konuşması gereken biriydi.
0
yurtsuz john
(26.04.26)
dil ve konuşma terapistlerinin alanı. heyet raporu çıkarırsan rehabilitasyon merkezlerinden ücretsiz faydalanabilirsin, ya da ücretiyle yardım alacaksın. düzeltebiliyorlar.
0
antihero
(27.04.26)
(5)

Spor ve kilo verme

duhan
Selamlar, Hafta 3-4 kere 30-40 dk tempolu yürüyüş. Haftada sadece bir gün ara vererek her akşam dambıl ile pilates yapıyorum (40 dk video) hiit cardio her akşam farklı. Ağırlıkları harekete göre değiştiriyorum. 3,4,5 kg ağırlıkları var. Çift dambıl da kilo 6 ve 8 e çıkıyor yani. 5 kg olandan tek va
Selamlar,
Hafta 3-4 kere 30-40 dk tempolu yürüyüş. Haftada sadece bir gün ara vererek her akşam dambıl ile pilates yapıyorum (40 dk video) hiit cardio her akşam farklı. Ağırlıkları harekete göre değiştiriyorum. 3,4,5 kg ağırlıkları var. Çift dambıl da kilo 6 ve 8 e çıkıyor yani. 5 kg olandan tek var.
162 cm, 62 kg (40 yaş)
Beslenmeye dikkat etmekle birlikte aşırı kısıtlamıyorum. Spordan önceki beslenmeye devam diyebilirim. Sıkılaşma var epey ama tartıya yansımıyor.
Tartının oynaması için çok sıkı diyet yapsam antrenmanı yapacak enerjim olmaz.
çok mutsuzum. Kilo basen bölgesinde bu arada.
Önerisi olan var mı?
0
duhan
(25.04.26)
Çok sıkı değil, bilinçli diyet yapıp kalori say. Makro besinlerini düzenle..
Söylediklerim önerildi. Bunu nasıl yaparım diye yapay zekaya sor. O anlatır.
Sporla zayıflayamazsın, sıkılaşırsın.

Ek:

Dumbbell ile kilo vermekten bahsettiğiniz için ben sizi, burada hep saçmalayan bir üye sanmıştım. Madem o değilsiniz bir ilave yapayım. Makroları düzenlenmiş günlük diyet programını birlikte hazırladığımız birkaç kız arkadaşım, 'ben bu kadar çok yiyemem, midem almaz.' demişti. Bilinçli, hesaplı, kitaplı diyet yapmak az yemek yemek değildir.

Ayrıca sporda da belirli bir aşamaya gelince ki hiit falan yapıyorsanız, oralardasınız demektir, tartıdaki kiloya değil de vücut yağ oranınıza bakmanız ve kilonuzu değil de vücut yağ oranınızı düşürmeniz gerekir. Şu resim konuyu anlatıyordur.

scontent.fadb3-2.fna.fbcdn.net
+3
Mirket
(25.04.26)
2 saat deli danalar gibi koş yaktigin sadece 2-3 dilim ekmek. O yüzden orantılı ve yağ yakım odaklı beslenmek, sipor yapmak lazım. Kendinizi boşuna yoruyorsunuz kısaca
+1
artıküyeolmakistiyorum
(26.04.26)
Abicim bosu bosuna dertleniyorsun. Bak acik konusayim, benim kolum kadar insansin. Neyin kilosunu takiyorsun? Yaptigin hersey iyi. kendine haksizlik etme.

Basen dedigin bolge zaten en inatci yer. Herkesin derdi bu bolge. Aynen boyle devam et. Sonuc almak zaman aliyor. Tartiya falan da bakma...
+1
thetruenorthstrongandfree2
(26.04.26)
Yapay zekaya gün içinde yediklerimi yazınca o da abartmışsın demiyor ama kilo verenlere bakıyorum 1 kurabiye 1 ince dilim kek asla yemiyorlar ben bunu yapamıyorum :( her gün değil bu bahsettiğim.
Dambıl ile çalıştığımı söylemekte ki amacım kasların su tutması vs gibi söylemlerden dolayı. Fotoda ki kadar olmasada kaslarım görünür oldu.

4 aydan beri böyle bir şeyler yapıyorum kendimce. İlerleme epey yavaş, muhtemelen mutfakta gerekli dikkati yapmadığım için.
Teşekkür ederim cevaplar için.
0
🌸duhan
(26.04.26)
hanımefendi kilonuz normal, yaşınızı da göz önüne alırsak hiç de fena değil. ayrıca kilonuzun internette yer alan aralıkta olma zorunluluğu da yok ben de kiloluyum mesela 100 kiloyum ama bunun 66 kilosu kas bende. internetteki hesaplama araçları ise 72 kilo olmamı söylüyor kemiklerimin ağırlığı da 3.5 kilo etti kas ile birlikte 69.5 kilo. organlarım ıvırım zıvırım için geriye kalıyor 2.5 kilo. 72 kilo olursam ya ciddi kas kaybederim ya da acayip bir şeye dönerim kısacası.

sıkılaşma varsa doğru yoldasınız bırakın kilo vermeyin ama kas yapın daha iyi bir şey. ayrıca kadın olduğunuzu da unutmayın basenlerinizde yağ olacak bu doğal gerçeğiniz.
+1
denizgonen
(26.04.26)
(5)

Şifalanmak, Hizalanmak, Olumlamak, Dizilim... Bunlar ne olm? Kim bunlar?

brkylmz
Benden habersiz yeni bir din mi cikti? Herkes birinin pesine dusmus, sifalanmak derdinde. Yakin cevremde olmadigi icin farkinda degildim ama baska ortamlarda cokca denk gelmeye basladim artik.Bi kacini inceledim bahsettikleri isimlerin, hic bir egitimleri olmayan, facebook dayisindan hallice genelle
Benden habersiz yeni bir din mi cikti? Herkes birinin pesine dusmus, sifalanmak derdinde. Yakin cevremde olmadigi icin farkinda degildim ama baska ortamlarda cokca denk gelmeye basladim artik.

Bi kacini inceledim bahsettikleri isimlerin, hic bir egitimleri olmayan, facebook dayisindan hallice genellemeleri seksi ses tonuyla okuyan, 1000 yillik ogretileri sanki kendi tespit etmis gibi bunlari yaptiklari kamplarda satan tipler.

Biri beni aydinlatsin rica edicem. Napiyoruz agaca mi sariliyoruz?
+2
brkylmz
(25.04.26)
Burada ağaca sarılmakta birlikte işin özü anlatılmış :
m.youtube.com
Şifalanırken bile borçlandırılmak asla ihmal edilmiyor .
0
diyecevaplandı
(25.04.26)
Siyasete uzandığı için pek bahsetmek istemediğim sebeplerden hak dininden uzaklaşan ve (bkz: chp kadın kolları saçı)lı kadınların başı çektiği bazı insanlar, (din içgüdüsel bir olgu olduğu ve insanoğlu dinsiz yaşayamayacağı için), Hindistan'ın kadim dinlerine yöneldiler. Bu dinler Hindistan'da zaten yüzyıllardır var diye değil de, moda diye bazı öğretilerini alıp benimsediler. Her alıcının da bir satıcısı olur ve konuyu paraya dönüştürmenin bir yolunu bulur.
Olay budur.
0
Mirket
(26.04.26)
Abicim, yeni bir din falan degil bunlar. Tamamen yeni bir ticaret kapisi. Kimsenin aydinlandigi falan da yok.

Hayat zor, stressli, herkes gidince ben de bir bakayim diye gidiyor insanlar. Ozellikle beyaz yaka.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(26.04.26)
@brkyılmz ve @thetruenorthstrongandfree2

Psikologdan haftalarca görüşmedikçe (o da asla garantisi yok), psikyatrdan da 5 dk içinde kendini ifade edebilemedikçe fayda görmeyen insanlar bu noktaya yöneliyorlar. Kaç psikolog işinin ehli bilinmiyor, kaç işinin ehli psikolog ve psikiyatr ise o an gerçekten seni anlamaya çalışıyor gerçekten sağlıklı bir kafayla sana odaklı bilinemez. İnsanlar ana babalarından vakitlice alamadıkları ilgiyi ve manevi desteği alabilmek için bunlara gidiyorlar, o da bilinçsizce. Her şey bozuk yani. Bunlar çok normal.
+1
yaren
(26.04.26)
(13)

Saçımı boyasam mı?

pembediken
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
0
pembediken
(25.04.26)
Güzel kızlarda problem olmuyor ama çirkin kızlarda psikolojisi bozuk olarak algılanıyor. Honestly.

Bir yere kadar evet, bir yere kadar hayır.
-6
arbre
(25.04.26)
Güzellik görecelidir
-2
🌸pembediken
(25.04.26)
Kamudan bağımsız olarak boyama derim. Doğal renkler en güzeli. beyaz saçın olduğunda boyamaya karar verirsin tabii eğer rahatsız ederse beyazlık.
Bildiğim kadarıyla saçların koyu renkse seçtiğin rengin olması için açıcı uygulanabilir o da boya aktığında turuncu olarak çıkıyor ortaya.
+1
duhan
(25.04.26)
İçinden geldiği gibi davran. Boyamak istiyorsan boya. Beğenmezsen tekrar boyarsın eski rengine.
+1
rock n roll
(25.04.26)
Ben uçlara yeşil/mavi atmıştım (saçım kahverengi). Uzadı. Şimdi gökkuşağı rengi atmayı düşünüyorum :D Çalıştığn kurumda kılık kıyafet yönetmeliği yoksa ya da içinde böyle bir madde yoksa boya gitsin.
0
truf
(25.04.26)
No way.
Sacma sapan isler.

Tuhaf karsilanir. Yüzüne bir sey söylenmese de seni yadirgayacak bircok insan olacak. Mesela ben fkfkf
-4
Purple life
(25.04.26)
Doğallıktan yana olduğunu sanıp, zerre kadar doğal olmayan kırmızı ve sarı tonlarını benimseyen, nereden gelip yerleştiği belli olmayan statükoyu körükörüne benimseyen kişileri önemseme bence. Nasıl içinden geliyorsa öyle yap.
Eninde sonunda kabulleneceklerdir.
-2
Mirket
(25.04.26)
Hevesiniz varsa yapın gitsin kimin ne düşündüğü çok da önemli değil, beğenmeyen küçük oğluna almasın.
+1
ekimoloji
(26.04.26)
Ben boyatmıştım pembeye.
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Sonra mora boyattım hazır saçın açılmışken
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Tamamen akınca da şöyle oluyor. Gri gibi.
hizliresim.com

Yani bence çok güzel oluyor ama hemen akıyor. Ayda bir boyatman lazım. Evde de boyayabilirsin ama zahmetli biraz, ben eşime boyatıyordum.
Bir de saç inanılmaz yıpranmıştı benim. Oyuncak bebek saçı gibi olmuştu. Kuaföre ya da malzemeye göre değişiyordur tabi.

Kamu olayını bilemiyorum ama dikkat çekiyor illaki. Tabi sadece alt kısımları boyatırsan kestirerek de kurtulabilirsin.

Yani doğum yaptığım bir dönem olduğu için daha fazla uğraşmamak için koyu renge döndüm sonra. 5 ay filan kullanabildim. Üstüne boyayarak daha uzun süre kullanabilirsin ama dediğim gibi sık gitmek gerekiyor.

Boya bence istiyorsan. Ama pembe yerine mor daha güzel gelmişti bana .
-1
elorelia
(26.04.26)
Benzer düşüncelerden geçtim zamanında ve hevesin varsa yap gitsin diyorum. Dikkati kesinlikle çekiyor. Hem kendini hem de çalıştığın yeri denemek için küçük bir miktarı boyayarak başlayabilirsin. Uçlara veya küçük bir tutama değişiklik yapınca geriye çevirmesi çok kolay olur ve daha az dikkat çeker. Asıl problem koyu renk açılırken saçın yıpranması ve boyanın hızlı akması oldu bende de, düzenli uğraşırım diyorsan bunlar da mesele değil.
-1
matlii
(26.04.26)
Neden saçma sapan ve nesi yadırganacak tam olarak? @elorelia her renk güzel olmuş sizde. Ben tamamını değil sadece alt kısımları boyarim orada gölge olan kısımlar boyayı alır.
+1
🌸pembediken
(26.04.26)
Farkli renk sac, piercing, dövme marjinal insan itemi. Marjinal olsan bile, bana göre, marjinal gözükmemen gerekiyor.

Insan taktigi tokadan, catal bicak kullanimina kadar her seyde disariya bir algi yayiyor. Bir ton kod var. Pembe sacin da yaydigi bir kod olabilir elbet.

Tartisma ciksin diye söylemiyorum valla. Senin sacindan bana ne yoksa. Sadece comara bak yhaa dersin ya da aklinin bir kösesine not eder gecersin.
-3
Purple life
(26.04.26)
icinizde en ufak heves var ise direk yapin. sonucu dönülmez bir sey degil
-1
oscar
(27.04.26)
(6)

Saç ekimi

allanpoe
3000-4000 dolar harcamayı düşünüyorum. Kimi önerebilirsiniz
3000-4000 dolar harcamayı düşünüyorum. Kimi önerebilirsiniz
0
allanpoe
(25.04.26)
Şehir?
0
HellKeePer
(25.04.26)
kanka 4000 dolar ödeyen uçak bileti verir gelir bence.
+2
OgutucuRecep
(25.04.26)
Dr. Koray erdogan
Greft basina 4 euro aliyordu en son. Yogun bi ekim degilse bakin
0
brkylmz
(25.04.26)
İzmir ya da İstanbul. Gelecem zaten yurtdışından
0
🌸allanpoe
(25.04.26)
Yıllar içinde ve çok değişik yaşlarda, ensesinde fut çizgisi olan en az 20 tane kel adam görmüşümdür.

Konu hakkında çok araştırmacı ve çok seçici olmanızı tavsiye ederim.

Edit: scalp-pigmentation.com
0
Mirket
(26.04.26)
İzmir ise Sibel ulusan (medicalhair)
0
HellKeePer
(26.04.26)
(8)

"Tam anlamıyla bir nodül olmayabilir" ne demek?

sessizce aglayan sanat
SelamGeçen bahsettiğim gibi dün özel hastaneye gittim muayene oldum, doktor tiroidlere bakmak için ultrason çekti, bakarken de 3-4 nodül gördü her birini ölçtü falan, ölçerken başlıktaki cümle çıktı ağzından. Benim doktor tutukluğum vardır konuşmayı beceremem, soramadım o ne demek diye. Ne demek bu,
Selam

Geçen bahsettiğim gibi dün özel hastaneye gittim muayene oldum, doktor tiroidlere bakmak için ultrason çekti, bakarken de 3-4 nodül gördü her birini ölçtü falan, ölçerken başlıktaki cümle çıktı ağzından. Benim doktor tutukluğum vardır konuşmayı beceremem, soramadım o ne demek diye. Ne demek bu, madem tam anlamıyla nodül olmayabilir ne olabilir ki bu? Kanser mi olabilir ne olabilir kimden öğrenicem ben bunu? Böyle şeyler gugıla nasıl sorulur ne bileyim ya. Ben niye böyleyim.
0
sessizce aglayan sanat
(25.04.26)
ultrasonun bir raporu falan yok mu? "tam anlamıyla nodül olmayabilir" cümlesi ne tarafa çekersen o tarafa gidebilecek bir cümle.

google'a öyle sorarsan kesin kanser der, sorma. ultrasonun raporu varsa onu ya buraya yaz, ya da yapay zekaya kopyala yapıştır. raporları güzel yorumluyor.
+3
kibritsuyu
(25.04.26)
yakın zamanda kanser şüphesiyle ameliyat olan arkadaşımın söylediğine göre, tiroid'de kanser tanımlamaları son zamanlarda değişmiş. eskiden kanser denilen küçük nodüller artık bu sınıfa girmiyormuş, gibi bişey söyledi. bununla ilgili olsa gerek.

ancak anlatımınız eksik gibi; doktor bunu söyledi ve "hadi, hoşçakal" mı dedi? korkulacak bişey olsa, size söyleyip tedavi falan planlaması gerekirdi. takip edelim dediyse, takip pediyodlarına uyun; kafanızı da bulandırmayın. hiçbir bildirimde bulunmadıysa, ikinci bir görüş alın tabii.
+2
lil siztah
(25.04.26)
Bende iki tane var. Yıllardır gül gibi geçinip gidiyoruz. 6 ayda bir kontrol demişlerdir.
+1
Mirket
(25.04.26)
Herkese çok teşekkürler,

Biyopsi istedi. Başka diğer tahliller de istedi bir sürü. Biyopsiye de hiç yanaşasım yok. Kimseye güvenim kalmadı, bir tanıdığımın tiroid nodüllerini alırken ses tellerini kesmişler.
+1
🌸sessizce aglayan sanat
(25.04.26)
biyopsiden bişey olmaz yahu, yaptırın içiniz rahatlasın. risk her zaman var; doktora giderken araba altında kalmayacağımızın (olmasın tabi de) garantisi var mı?
geçmiş olsun tekrardan.
+2
lil siztah
(25.04.26)
özel hastane ise nodüller konusunda suistimaller çok oluyor. nodül ve ona benzeyen çok fazla parçacıklar var özellikle boyun boğaz bölgesinde. bana da aynısını söylediler ve ek tahliller istediler. daha sonra biyopsi istendi. nodül var evet. hatta herkeste de varmış. sadece yıllar içinde büyüyüp büyümemesini kontrol etmek gerekiyor.
+1
ground
(27.04.26)
2019 senesinde ayni sebeple biyopsi yaptirdim, sonra tiroitlerim tiroit kanseri sebebiyle alindi. büyütülecek bir sey yok. tiroit ameliyatinda ses teli kesen doktor sahiden kasaptir. öss'de 400 bininci olmus, ittire ittire tip okumus bir sakildir. iyi bir doktor demeye bile gerek yok, tiroit cerrahkarinin %90'i paratiroitlere ve ses tellerine zarar vermeden isi halleder.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.04.26)
@konusma ven konus...

Güya Türkiye'nin en iyi doktorlarını dolaştılar, en iyi cerraha gittiler. Olan bu. Zerre güvenemem.
-1
🌸sessizce aglayan sanat
(27.04.26)
(7)

Türkiye neden demiryolu yapmıyor

messina123
Yapsa bile aşırı yetersiz. Ülkeden çıkmayan petrole muhtacız.
Yapsa bile aşırı yetersiz. Ülkeden çıkmayan petrole muhtacız.
0
messina123
(24.04.26)
Şu arkadaş videosunda dolaylı olarak değiniyor

youtu.be
+1
yurtsuz john
(24.04.26)
Dış güç mış güç diyip kolaya kaçmadan yorumumu şuraya bırakayım. Adamlar kendi ülkelerindeki şehir içi raylı sistemi petrol şirketlerinin baskısıyla söktü. Los angelesta şehir içi raylı sistem petrol şirketlerinin baskısıyla söküldü. Türkiyenin ilk demir yolu hattı izmir aydın denizli demiryolu, ulaştırma bakanı binali yıldırımken ihaleyle çift yön yapılsın diye proje açıldı. 11 senede sadece sinyalizasyon yenilemesi yapıldı. Mesai saatlerine tren seferi özellikle konulmuyor. Ama bu 4 senede denizli aydın izmir otobanı birbirin3 bağlandı. Otobana harcanan paranın 1000 de birine 2. Hat yapılıp ulaşım kolaylaştırılabilinir. Şu an aydın denizli arası ulaşım nazilli aydın birlik araçlarıyla yapılıyor. Sprinter araçlarla. Yani olayın başı taaa marshall yardımlarına dayanıyor.
+1
mikahakkinen
(24.04.26)
Türkiye, Atatürk döneminden sonra dış yardım ve krediye ihtiyaç duymuş, bu yardım ve krediyi verenlerin yönlendirmesiyle politikalarını belirlemek durumunda kalmış bir ülke.
Bize muhtaç olmamanı sağlayacak yatırımlar için harca diye kim kredi verir bi ülkeye?
+1
Mirket
(24.04.26)
kısaca: demiryolu iktidarlar için popülist bir seçim aracı değil.

demiryolu faydası uzun vadede görülen,anlık bireysel etki yaratmayan bir ulaşım aracı. Fakat karayolu hem yapımı hızlı hem de bireylerin kişisel kullanımı daha yoğun olduğu için göz önünde.
+1
biravekahve
(24.04.26)
Atatürk bugünkü demiryollarınin tamamını yaptı 15 senede.

Erdoğan 21. Yüzyılın ilk çeyreği biterken sadece karaman'a tren getirebildi.

Sadece beceriksizlik
+1
topkapiaksaray
(25.04.26)
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
(bkz: marshall planı)'dan okumaya basla, neden demiryolu yok anlarsin.
+1
cooperr
(25.04.26)
(2)

Alt bacak arka kisimda kas agrisi gibi agri

narod
Bacak kaslarimin oldugu yere yakin ama biraz altinda. Sorun su ki bu agriya sebep olacak bir spor yapmadim. Bu aralar duzenli yuruyorum ama cok degil o da. Gunde 15 bin adim falan.Gece yatarken bir sey yoktu. Uyandigimda vardi. Agri sag bacakta, diger bacakta bir sey yok.Neden olabilir?
Bacak kaslarimin oldugu yere yakin ama biraz altinda. Sorun su ki bu agriya sebep olacak bir spor yapmadim. Bu aralar duzenli yuruyorum ama cok degil o da. Gunde 15 bin adim falan.
Gece yatarken bir sey yoktu. Uyandigimda vardi.
Agri sag bacakta, diger bacakta bir sey yok.

Neden olabilir?
0
narod
(23.04.26)
Calf kaslarından bahsediyor gibisin. Zorlamışsındır. Uygunsuz ayakkabıyla yürüyüş yapmışsındır. Ya da bir yere çarpmışsındır. İki defa 15 dakikalık soğuk kompress uygula. Evde kas gevşetici bir şeyler varsa sür. Birkaç güne geçer.
Doktor değilim de sporda çok başımıza gelir. Geçer yani.
+1
Mirket
(23.04.26)
Yokuş çıkınca olur öyle
0
filipis
(24.04.26)
(6)

Islatınca pirinç neden dağılır?

dolantindr
Merhaba arkadaşlar. Marketin birinden aldığım pirinci suda 20 dakika 25 dakika beklettim, sonrasında süzgece alacaktım ki dağıldığını gördüm. Pirinç türü Osmancık. Ben daha önce bu pirinci kullandım ve suda bekletince dağıldığını hiç görmedim. Pirinçten kaynaklı olabilir mi, bayat olabilir mi, sorma
Merhaba arkadaşlar. Marketin birinden aldığım pirinci suda 20 dakika 25 dakika beklettim, sonrasında süzgece alacaktım ki dağıldığını gördüm. Pirinç türü Osmancık. Ben daha önce bu pirinci kullandım ve suda bekletince dağıldığını hiç görmedim. Pirinçten kaynaklı olabilir mi, bayat olabilir mi, sormak istedim size. Yani pirinç ıslatınca kırık pirinç gibi oldu.
0
dolantindr
(23.04.26)
ömrümde ilk defa suya yatırılan pirincin dağıldığını duyuyorum. kağıt bile 25 dk suda beklese dağılmaz. yerinde olsam o pirinci yemezdim.
+2
yurtsuz john
(23.04.26)
Baldo kadar değilse de iyi pirinçtir. Alırım arada.
Çatlak pirinç suya girince yumuşayıp dağılmış. Aslında iyi pirinçtir de o partide bi üretim hatası olmuş olmalı. Kuruturken, öğütürken falan. Pilavı da güzel olmazşimdi onun. Dolma falan yapın bence.
0
Mirket
(23.04.26)
Sütlaç yapın valla
0
antihero
(23.04.26)
Sadece suya tutup pişirdim dağılınca, yedim. Tadı gayet iyiydi. Bende son iki farklı pirinç alımımda oldu iki değişik markada da. Normal soğuk suya koydum, sadece soguk suya koymadan elimle suyun altinda az ovuyorum, o suya bıraktığı beyaz renk gitsin diye. Pilavı da eh işte oldu. Basmati de böyle şeyler olmuyor, bir daha basmati alayım. Osmancık da da olmuyordu da yazar arkadaşın dediği gibi üretim sürecindeki bir sorun ihtimali gibi.
0
🌸dolantindr
(23.04.26)
cevabı bilmiyorum da pirinci neden suda bekletiyosunuz arkadaşlar? ben direkt yıkayıp 1 e 2 ölçüyle pişiriyorum
0
Sadece soruyorum
(24.04.26)
Beyaz suyunu yani nişastasını daha kolay salsın diye. Nişastasından arınırsa daha tane tane olur diye ılık suda bekletilip birkaç su yıkanır.

Bir de pirinç ve elma topraktan arsenik çeken bitkilerdir. Elmanın çekirdeği yenmez. Pirinç de suda bekletilir. Arsenik almamak için.
+1
Mirket
(24.04.26)
(2)

Tik tak dan araba kiralama nasıl oluyor?

sonhakan
Ücretlendirme nasıl? Anahtar arabanin üzerinde mi oluyor? Taksiye göre avantajli mi? Dez avantaǰları neler?
Ücretlendirme nasıl?
Anahtar arabanin üzerinde mi oluyor?
Taksiye göre avantajli mi?
Dez avantaǰları neler?
0
sonhakan
(22.04.26)
Web sitesinde yazıyor ücretlendirme, çok bariz bir fiyat avantajı yok, taksi pratikliğinde değil.

Örnek olarak İzmir’de uçtan uca körfezi geçelim. Güzelbahçe Karşıyaka arası kabaca 50 km. Ortalama bir trafikte 60 dakikada gidilir. Taksi 2180 lira, tiktak en ucuz araçla optimum koşullarda fiyatlama tercihine göre 1600-1900 lira tutuyor web sitesine göre.

Aradaki fark kiralık araç bulmaya, uygulamasıyla uğraşmaya, 1 saat araba sürmeye, sonrasında park etmeye, kaza riskini göze almaya değer derseniz mantıklı.
0
orient blue
(23.04.26)
Migros Money uygulamasında %25 kampanya indirim kodu vardı onun. Halen devam ediyorsa.
0
Mirket
(23.04.26)
(11)

Sonsuza kadar bir metronun içinde yolculuk mu yoksa ölmeyi mi tercih ederdiniz

egerbiryolcu
Bugun çok uzun bir metro durağı mesafesinde bu soruyu düşündüm. Ayaktaydim çok yorulmuştum ve bir an önce durağa gelelim de birileri insin belki yer boşalır beklentisindeydim. Ama mesafe o kadar uzun geldi ki sonsuza gider gibi bir türlü bitmedi. (Havalimanı metrosunda İhsaniye duragiydi sanırım)Bla
Bugun çok uzun bir metro durağı mesafesinde bu soruyu düşündüm. Ayaktaydim çok yorulmuştum ve bir an önce durağa gelelim de birileri insin belki yer boşalır beklentisindeydim. Ama mesafe o kadar uzun geldi ki sonsuza gider gibi bir türlü bitmedi. (Havalimanı metrosunda İhsaniye duragiydi sanırım)

Black mirrorde tabi metro olarak değil ama farklı bir döngüye sıkışıp kalmakla ilgili bir bölüm vardı diye anımsadım.

Benim döngüm metro. Metro sürekli seyir halinde olacak. Siz de yolcusunuz. Metro olduğu için haliyle gün yüzü görmek de olmayacak. Sadece sonsuza kadar bir yere gideceksiniz ama hiç varmayacaksiniz. Metroda yapabilecek veya yapamayacaklarımızı detaylı düşünmedim ama mesela oturabilirsiniz. Kitap okuyabilirsiniz. Diğer yolcularla sohbet edebilirsiniz. Yemek yiyebilirsiniz. Oturur vaziyette ne yapılabiliyorsa yapılabilecek yani. Ve tabii ki ayıp şeyler yasak sigara da yasak olacak. Toplu taşıma kuralları çerçevesinde olacak bu yolculuk. Belki sadece beden yorgunlugundan muafiyet olabilir. Çekilir kılmanın bir çözümü de olmalı çünkü.

İşte böyle sonsuza kadar gider miydiniz yoksa ölmek mi isterdiniz?
+1
egerbiryolcu
(21.04.26)
Ömür boyu sigara içilmeyen bir ortamda yaşamak kulağa çok hoş geliyor. Ortamda kül tablası gibi kokan kimse de yok, Değil mi?
+3
Mirket
(22.04.26)
ömür boyu metro'da kalmaktansa ölmek daha iyi sanırım.
metro istasyonlarını kullanabiliyorsak durum değişebilir ama yine de -sonsuza dek- ifadesi geçen ne olursa olsun ölmeyi yeğlerim.

ama mesela desen ki, klasik hapis mi yoksa metroda hapis mi, sanırım metro'yu seçerdim daha uzun süre olsa bile.
0
biseysorcaktim
(22.04.26)
şöyle yapardım

i.hizliresim.com
+2
deranzo1
(22.04.26)
Sorunun cevabı Suç ve Ceza'da verilmiş:

www.youtube.com
+2
cek
(22.04.26)
Simülatif ortamda bile yasaklar var. Şerefimle öleyim daha iyi.
+1
yurtsuz john
(22.04.26)
en iyi ve konforlu şartlarda bile sonsuza kadar yaşamak istemez insan.

soruyu "ömrünün kalanını" olarak revize edersek metroda sınırsız yemek ve tuvalet seçeneği de varsa metro olabilir. farklı insanlar gelip gider sıkılmazsın.
+1
duyuruuser
(22.04.26)
Kontroll diye bir Macar filmi var tavsiye ederim.

Cevap olarak ben ölmeyi tercih ederdim.
+1
peki madem
(22.04.26)
Metroda delirirsin o sekilde. Olmek daha cazip kalir onun yaninda.
0
baldur2
(22.04.26)
kanka türkiyede yaşıyorsun daha ne simülasyonu :D
gürültü, sigara, yorgun suratlı insanlar, trafik, sosyalleşelim dediğin gürültülü kadıköyl sokaklarında içki içmek, çocuk gürültüsü içindeki sahile gitmek, sigara dumanı altında cafede oturmak vs. daha saymaya gerek var mı? al sana simülasyonun kralı.
0
plastic_angel
(22.04.26)
Doctor who da benzer bir bölüm vardı.trafikte takılı kalıyordun orda araçla ,metro değildi ama benzer.isterseniz bakın.
Gridlock bölümün adı da şimdi buldum
+3
denizciman
(22.04.26)
sonsuza kadar yaşanır mı ya şartlar çok iyi olsa bile?
+1
f02561
(22.04.26)
(4)

8 metrekarelik banyoyu tamamen yenilemek ne kadar tutar?

marowak
Banyo çok eski değil ama yenilemeye ihtiyacı var. Bütçe el verirse fırsat varken her şeyi yenilemek isterim. Fayanslar, duşakabin, tuvalet, lavabo hepsinin sökülüp yenisinin takılması yaklaşık ne kadar tutar İstanbul şartlarında?
Banyo çok eski değil ama yenilemeye ihtiyacı var. Bütçe el verirse fırsat varken her şeyi yenilemek isterim. Fayanslar, duşakabin, tuvalet, lavabo hepsinin sökülüp yenisinin takılması yaklaşık ne kadar tutar İstanbul şartlarında?
0
marowak
(21.04.26)
3 milyon da tutabilir, malzemeye bağlı ama mütevazi düşünürsek;

Kabaca 45 m2 yüzey olsa, m2’si 1000 liralık seramik kullansanız 45 bin, klozet 12 bin, 6-7 bin duşakabin (teknesiz), lavabo seti 10 bin, bataryalar 3-4 bin, yapıştırıcısı borusu 4-5 bin olsa. 80-85 bin lira malzeme tutar. İşçilikle birlikte x2 civarı tutar bence.

Edit: elbette aydınlatma, tavan falan varsa onları da eklemek lazım.
+1
orient blue
(22.04.26)
Yukaridaki hesap iyi fakat dolaplar eksik kalmis ki onlar da epey tutuyor.
0
osssy
(22.04.26)
Asma tavan ve aydınlatma işi de var.
0
Mirket
(22.04.26)
Tüm evi tadilata soktuk; banyo ve WC de yenileniyor (50 m²)
Yer: Kocaeli / İzmit – Nisan 2026

Tavanlar, kalekim sıva üzerine dekoratif olarak yapılacaktır. Köşelere stropiyer uygulanacak olup, bu kalemler ana işe dahildir.

Seramik ve malzeme kalemleri

(Seramik tarafında fiyatlar oldukça değişken, çok fazla alternatif mevcut)

30×60 Fauna beyaz: 300 TL
30×60 Tuna Floral kemik gri fon: 300 TL
40×40 Fauna beyaz zemin: 321 TL
Seramik yapıştırıcı: 168 TL
Açık gri derz: 643 TL

Köşe profilleri, derz artıları, diğer sarf malzemeleri ve nakliye dahil toplam: 40.000 TL

İşçilik

Mevcut fayansların komple kırılması, taşınması ve uygulama dahil:
50.000 TL

Banyo dolabı + lavabo
Ekonomik: 8.000 – 11.000 TL
Orta seviye: 13.000 – 18.000 TL
Üst segment: 22.000 TL ve üzeri

Armatür ve vitrifiye
2 adet lavabo bataryası (Artema)
2 adet ara musluk (Artema)
2 adet klozet taharet musluğu (Artema)
1 adet duş seti + batarya (Artema)
2 adet klozet (VitrA S25 kare, tanesi 13.500 TL)

Toplam: 41.000 TL

Diğer kalemler
Havlupan (Demirdöküm, 500×1000): 4.500 TL
Duşakabin: ~15.000 TL
Tesisat sarf malzemeleri: 5.000 TL
Tesisat ve ek işçilik

WC ve banyoda tüm hatlar yeniden döşenmiştir (temiz su hattı, giderler, banyo peteği vb.).
Ayrıca tüm ev tadilatta olduğu için 10 adet peteğin sök–tak işlemi de dahil olmak üzere işçilik:
25.000 TL
+3
sealth
(22.04.26)
(11)

Eğitim sisteminde ne değişmeli?

antihero
Sb.
Sb.
0
antihero
(21.04.26)
Mevcut siyasi iktidar.
+13
thracia
(21.04.26)
önce bakan değişmeli. zorunlu eğitim 5 seneye tekrar inmeli. ilkokulda ahlak ve çevre dersi eklenmeli. yere tükürmek çöp atmak kötü davranış diye tüm çocuklara öğretilmeli. çalıştığım yerin yanında ilkokul var, 3 harfli marketlerden aldıkları yiyeceklerin tüm çöpünü yere atıyorlar.
+4
mikahakkinen
(21.04.26)
Zorunlu egitim kesinlikle aynı kalmali btw. Cocuk gelinlerden, cocuk iscilerden kismen yeni kurtulduk.

Sanata, spora, uretime agirlik verilmeli
Mevcuda bakilmaksizin her okulda en az bir rehber ogretmen (ki o bile az) olmali
Geziler, sosyal etkinlikler ogretmenin inisiyatifinde degil milli egitimin programinda ve sistemli olmali
Dolayisiyla sinav sistemi de degismeli
Meslek egitimi hakkıyla verilmeli
Sinif mevcutlari azaltilmali
Köy okullari yeniden acilmali
Listeyi bitirmek zor. Ekliyorum. Disiplin surecleri islevsel hale getirilmeli
Sınıfta kalma ogretmenin inisiyatifinde (belki ekstra bir kurul karari) olmali
Cok parlak ogrenciler icin BILSEMler disinda bir plani olmali milli egitimin
+2
üğpoıuy
(21.04.26)
Liselere 1 yıl zorunlu İngilizce hazırlık sınıfı getirilmeli.
-5
arbre
(21.04.26)
Tüm öğretmenler sözleşmeli yapılmalı, sözleşme yenileme dönemlerinde ilmi yeterlilik ve mesleki beceriler incelenmeli.
Tüm sınavlar merkezi yapılmalı, sınav sonucu ile dershane başarısı birlikte değerlendirilmeli,
Sınıf geçmek zorlaşmalı, becerilere göre mesleki eğitime yönlendirmeli,
Her öğrenci mutlaka bir spor dalıyla uğraşır hale getirilmeli,
Tüm okullar millileştirilmeli, özel okul kavramı olmamalı,
Üniversiteye giriş zorlaşmalı, üniversite sayısı, her mezunun iş bulabileceği sayıda azaltılmalı.
Yabancı dil ve bilgisayar ders olmaktan çıkarılıp eğitimin bir parçası olmalı.
Köy okulları açılmalı

Liste uzar gider
0
Mirket
(21.04.26)
Reşit olma yaşı düşürülmeli ve zorunlu eğitim kısaltılmalı. Genç nüfusun en üretken olduğu zamanlar öğretim adı altında sıralarda sınavlarda geçmemeli. Bu devlet için de büyük kayıp. üniversite master doktora yüksek lisans ile 30 - 40 yaşından sonra hayata atılmak olmaz.

Burak Can, Berkecan, Aylincansu Ayçasu' ların velilerine çocukların olumsuz durumlarıyla ilgili idareden olumsuz bilgi verildiğinde anında çocuğunu savunmaya geçen ve hatta idareyi suçlama tavırları içerine giridikleri an çocuklarını okuldan almaları yönünde bir tebligat iletilmeli.

Çocuğunun adeta emrinde olan ve çocuğu haksız olmasına rağmen onu savunan anne ve baba , okul devlet komşu vs. herkes için sorundur.
O çocuk büyüdükçe giderilmeyen sorunlar da doğrudan kendisiyle büyür.

Anaokulunda da o çok renkli ortam/eğitim yine çocuk tabiatına uygun olarak yeniden ele alınmalı.
maneviyatla birlikte ciddiyet resmiyet saygı düzen güven , girişimcilik , kendine hakim olma, zor zamanlarda panik olmama gibi kavramlar daha o yaşlardan itibaren minik yavrulara usüle uygun öğretilmeli.
Oyun eğlence yanında bunlar asla ihmal edilmemelidir.

Ayrıca doğal olarak nasıl beslenmeleri gerektiği de önemle ele alınmalı . Besin dediğimiz sadece mideye giden bir şey değil ayrıca karakteri de şekillendirir.
...
Ek olarak tarih dersine de büyük önem verilmeli . En azından yabancı dil öğreniminde en baştan toplumların kim ve ne olduklarını ? öğrenmiş olur çocuklar.
Kısacası onlar gibi konuşmak onlar gibi düşünmeye ve onların psikolojisine girmeye tamamen onlara uymaya sebep olmamalı. Bu çizgiyi çoğu zaman kaçırıyoruz .
Mesela her açıdan İngiliz hisseden bir Türk'ün Türkiye'ye de faydası olmuyor malum .
+1
diyecevaplandı
(21.04.26)
Eğitim sisteminde nasıl bir değişikliğe gidilmesi gerektiği eğitimcilere yani işi bu olanlara sorulmalı. Veliye ya da öğrenciye değil. Aslında eğitim sisteminin en büyük sorunu bu.

youtube.com
+3
cek
(21.04.26)
Staj adı altında çalıştırılan çocukların tedbirsizlikler yüzünden ölüp durduğu bir yerde hala birilerinin eğitim kısalmalı, çocuk hayata atılmalı diye düşünmesi ne kadar korkunç ya.

Sadece eğitim sisteminin bugün sihirli değnekle düzeltildiğini varsayalım diğer sistemler bozukken hiçbir faydası olmaz bu yüzden ana çözümün iktidarın değişmesi olduğunu düşünenlerdenim.
Bugün değişse ve gelecek iktidar da çok doğru adımlar atan bir yapıda olsa düzelmesi 100 yılı alır sanıyorum ki bu ülkede yüzde yüz doğru adımlar atabilecek bir yapı olduğuna da inanmıyorum.
+2
mutekebbir
(21.04.26)
okulu, hayatın geri kalan unsurlarından bağımsız bir fen deneyi gibi algılayıp içine bir şeyler katıp çıkarıp değiştirip bir şeylerin mükemmel hale getirileceğini düşündüğümüz sürece hiçbir şey olmayacaktır.

okul eğitimi en nihayetinde belirli bilgilerin ve üzerine çeşitli değerlerin aktarılmaya çalışıldığı bir ortam. örneğin öğretmen saatlerce çalışkan olmanın öneminden, eşitlik, ahlak, dürüstlük gibi değerlerden bahsetsin. çocuk toplumda, sokakta, televizyonda bu değerleri hiçe sayanların başına bir şey gelmeyip aksine ödüllendirildiğini gördükçe o da hayatta hedeflerine ulaşmak için yöntemin başka türlü şeyler olduğunu kanıksayacak. gücü yeterse başaracak başaramazsa da durumuna içerlenip köşede oturacak.

okul dediğimiz şeyin insanlığın zaman süreci içerisinde kapsadığı alan çok çok kısa. okul yapalım, ders ekleyelim, daha çok daha çok ders ekleyelim ve her şey mükemmel olsun kafasından bir sonuç çıkmaz. okul kavramı gereğinden fazla abartılıyor. çünkü herkesin kolayına geliyor.

hadi illa somut bir şeylerden örnek vermek gerekirse vereyim. Edebiyat dersinde tiyatro türü anlatılıyor, bir sürü çok güzel teorik bilgi şahane. Ama adam gibi profesyonel sahnede, profesyonel oyuncuların olduğu kaç tane tiyatro salonu var Anadolu'da. Adam sabah kahvaltısı yapamadan, öğle yemeğini ıvır zıvır kayıntılarla geçirerek sabah 8.30' dan akşama kadar, ben şu an burada oturmaktan sıkılıyorum ve sıkıntım azalsın diye öğretmene sataşmaktan, çevremdeki öğrencilere bulaşmaktan beni alıkoyan bir şey olmadığı için de rahat durmuyorum diyor. rahat duran çocuk da bu ne saçma sapan durum, hapishane gibi ömür tüketiyoruz diyor içten içe. sonuç olarak birileri de tüm bu acayipliğin içinde üslü sayı, kanuni dönemindeki bilmem ne seferi, dünyanın eksen eğikliğinin sonuçları bilmem ne bir şeyler söylüyor.
0
wilhelmwasmuss
(21.04.26)
Kafası matematiğe fene basmayan çocuklar zorla o dersleri görmemeli. Daha çok mesleki eğitime ağırlık verilmeli, kimin neye yeteneği varsa o doğrultuda eğitim görmesi.
Üniversite okumak bu kadar kolay olmamalı. Mantar gibi türeyen apartman üniversiteleri kapatılmalı.
0
ekimoloji
(21.04.26)
Eski bir matematik öğretmeni olarak konuşmam gerekirse herkes bir nebze haklı ama bir nebze de haksız. Konunun eğitim bakanıyla tamamen bir ilgisi olmayabilir (mevcut bakanı hiç ama hiç beğenmiyorum o da ayrı). Baana kalırsa hangi eğitim sistemi neden iyi, hangi şartlar altında nasıl uygulanmış bu konu netleştirilmeli.
İkincisi şu andaki üniversiteye giriş sınavında sorulan sorular 1960'lardan bu yana üç aşağı beş yukarı aynı şekilde soruluyor. Bunun yerine çok daha çağdaş bir eğitim metodolojisi getirirdim. Kendi dalımdan örnek vermek gerekirse matematikte 3-5 tane basit ispat yapamayan çocuğu matematik bölümünden içeri almazdım.
Kentten köylere dönüşü sağlayacak atılımlar yapardım. Mutlaka insani davranışlar geliştirecek bir eğitim modeline yöneltirdim.

Yapacağım ilk şey ise merkezi sınavları, dershaneleri kapatmak olurdu. 13 yaşından 18 yaşına kadar fiziksel/mental açıdan gelişmesi gereken gençleri sınav kaygısıyla yalnız bırakmanın önüne geçerdim.
0
rakicandir
(21.04.26)
(2)

kadın tipi saç dökülmesi için tedavi

steve rogers
annemde kadın tipi saç dökülmesi var. doktor demir yazmış. biotin de kullanmak mantıklı mı? veya kolajen?https://hizliresim.com/lcsz4xf
annemde kadın tipi saç dökülmesi var. doktor demir yazmış. biotin de kullanmak mantıklı mı? veya kolajen?

hizliresim.com
0
steve rogers
(18.04.26)
kortizollu ilaclar vardi ama bir doktora görünüp sebebini ögrenseniz daha iyi olur.
0
designer
(18.04.26)
Hormonal olabilir, herhangi bir vitamin, mineral eksikliğinden olabilir, kullanılan bir ilacın yan tesiri olabilir.
Bunların her birinin tedavisi, çözümü farklı. Buradan bir öneriyle çare bulabileceğinizi sanmıyorum. Bir cildiye ve bir dahiliye muayenesi uygun olur düşüncesindeyim.
0
Mirket
(19.04.26)
(6)

Hafta sonu temizliğini hangi gün yapıyorsunuz?

Lubb
Türkiyede yaşayıp hafta içi çalışan ve hafta sonu 2 gün izni olanlara soruyorum?Gün içi zaman dilimi belirtmek isterseniz ya da sebepleriniz varsa okumak isterim. en stratejik olanı bulmaya çalışıyorum. mesela bazen cumartesi yapasım gelmiyor ama pazarı buna ayırmak istermiyorum vs. hiçbir tercih m
Türkiyede yaşayıp hafta içi çalışan ve hafta sonu 2 gün izni olanlara soruyorum?

Gün içi zaman dilimi belirtmek isterseniz ya da sebepleriniz varsa okumak isterim. en stratejik olanı bulmaya çalışıyorum. mesela bazen cumartesi yapasım gelmiyor ama pazarı buna ayırmak istermiyorum vs. hiçbir tercih memnun etmiyor da.
📊 Hafta sonu temizliğini hangi gün yapıyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 21 oy kullanıldı.

0
Lubb
(18.04.26)
açıkçası öyle temiz, planlı birisi değilim ama benim için ideal aralık cumartesi günü 12-15 arasıdır. biraz öne gelebilir, ileriye gidebilir. çünkü erken değildir, geç değildir, o saatlerde genelde kaçırılacak pek bir şey yoktur (en azından benim için) ve cumartesi günü saat 15-16 gibi boşa çıkınca günü kaybetmiş hissetmem, hâlâ yeterince zaman vardır.

pazar günleri hiçbir şey yapmak istemiyorum. gerçi ben herhangi bir gün de hiçbir şey yapmak istemiyorum ama ne bileyim pazar gerçekten tam anlamıyla vitesi boşa aldığım bir gün olmalı gibi hissediyorum özel durumlar haricinde. ya sevdiğim şeyleri planlayayım ya da plansız, boş boş geçireyim. pazar günü benim olsun.

bi de sorumlulukları cumartesi aradan çıkarınca pazar günü daha tatlı geliyor insana. hem ev temiz hem bütün haftanın işini bitirmişsin. nefis.
+2
der meister
(18.04.26)
Tek yaşadığım için genel olarak canım istediği günde yapıyorum ama asla pazar günü yapmam. Ya cumartesi ya da hafta içi bir akşam, cumartesi erken saatlerde bitirmeye çalışırım eğer yapacaksam.
0
öylesinebiri
(18.04.26)
Hafta içi akşamlara yayıyorum temizlik işini.
Balkonum ve odamı düzenli tutup sık sık temizlemeye çalışıyorum kütüphanemi çok ihmal ettim bir ara kendimi boşa çıkarıp tüm gün onunla ilgileneceğim.
İzin günümü temizliğe ayırmak istemediğim için akşamları parça parça yapmak bana daha mantıklı geliyor. Bir de evde olacaksam bile temiz ortamda keyif yapmayı severim ben bu yüzden temizliği akşamdan bitirmeye çalışırım.
+1
mutekebbir
(18.04.26)
haftaici yapamiyorsam cmtsi. alisveris da ayni sekilde.

pazar günleri tamamen bosum. sadece hobilerim ve ben.
0
Purple life
(18.04.26)
Cumartesi sosyal hayat, Pazar temizlik ve dinlenme günü. Temizlik bende biriktirilip yapılan bir şey değil, sürekli faaliyet olduğu için, Pazar gününü doldurmuyor. Bir, birbuçuk saatlik dokunuş yetiyor.
0
Mirket
(18.04.26)
ben kocam ne zaman evde yoksa o zaman temizlik yapıyorum. kedi alerjisi olduğu için o evdeyken temizlik yaptığımda burnu filan tıkanıyor. o ne zaman işi varsa veya arkadaşlarıyla buluşacaksa ben o zaman temizlik yapıyorum. evin hizmetçi kölesi gibi bir şeyim.
0
Sadece soruyorum
(20.04.26)
(4)

Serin hikaye mi?

tantamount_to_equivalent
Evde hamam bocegi besliyormus falan https://eksisozluk.com/entry/85163960
Evde hamam bocegi besliyormus falan eksisozluk.com
0
tantamount_to_equivalent
(17.04.26)
Mirket
(17.04.26)
@Mirket: Ilan detayinda zaten www.ankaracanliyem.com diye yaziyor bu isi profesyonel yapan adamdir o isi yapan. Ogrenci evinde hamam bocegi yetistirme cok fantastik geldi.
0
🌸tantamount_to_equivalent
(17.04.26)
Evde yetiştirmek deyince, mutfakla lavabonun altı gelmesin akla. Bir cam kavanoz veya akvaryumda doğala yakın bir ortam oluşturup yetiştirilebilir.

İşin profesyonellerinin sattığının üçte bir fiyatına da alıcı rahatlıkla bulunur.
+1
Mirket
(17.04.26)
"3 tane öğrenci, evde hamamböceği yetiştirip ev kirasının yanı sıra her haftasonu meyhanede krallar gibi rakı sofrası kurup yiyip içecek kadar para kazanabildiği" yazmış. Yani öğreci standartlarına göre en fazla 90 - 120 bin civarında bir para kazanmışlar diye anlıyorum. Muhtemelen tek seferlik bir kazanımdır bu.3 kişi köyden limon toplayıp mahalle arasında gezerse de yaklaşık o kadar para kazanır. 3 kişi asgari ücretle bir yerde çalışsalar da yaklaşık aynı parayı hem de sürekli kazanır. Bu tür işlerde devamlılık önemlidir. Evde hamam böceği yetiştirmek sürdürülebilir bir iş midir bilemiyorum ama sanmıyorum.
Öğrenciyken bahar şenliğinde dart oynatarak 3 kişi kirayı ödeyip meyhanede yiyecek kadar para kazanmıştık ama bunu bir iş modeli olarak anlatamam. Umarım o yazıyı favorileyip beğenen gençler gaza gelip hamam böceği yetiştirmeye başlamaz.
0
creepy
(18.04.26)
(12)

neden herşeyi yasaklama eğilimindeyiz?

inheritance
cevap birşey yapmış olmak için ve daha kolay olduğu için, farkındayım.fail oyun oynamış, oyunları yasaklayalım. anime izlemiş, animeleri yasaklayalım. yemek de yiyormuş, yemek yemeyi de yasaklayalım mı? mafya dizilerinden, dizi/filmlerdeki silah ve şiddet övgüsünden bahseden yok. aileler çocuklarını
cevap birşey yapmış olmak için ve daha kolay olduğu için, farkındayım.

fail oyun oynamış, oyunları yasaklayalım. anime izlemiş, animeleri yasaklayalım. yemek de yiyormuş, yemek yemeyi de yasaklayalım mı? mafya dizilerinden, dizi/filmlerdeki silah ve şiddet övgüsünden bahseden yok.

aileler çocuklarının internet kullanımını kontrol etmediği için, çocuklarını eğitmediği için neden kurunun yanında yaş da yanıyor? bir güvenli internet muhabbeti vardı o ne oldu?
+6
inheritance
(17.04.26)
halk karşısında birşey yapıyor gibi görünmenin en kolay yolu bu. ayrıca bu yasakların ardına işine gelmeyen konuları da ekleyerek. tek başına yasaklansa halkın ses çıkaracağı durumlardan da kaçınabilirsin.
+10
orpheus
(17.04.26)
Sadece biz değil dünyadaki genel durum böyle. Çocuklar,gençler anne baba öğretmen söz ve nasihatleriyle değil piksellerin karşısında özel şirketlere bağlı algoritmalarla eğitiliyorlar.
Önceden çocuklar sokakta dışarıda çok kalmasın denirdi ama şimdi odasında dijital dünya ile birlikte fazla kalan çocuklar sorun olmaya başladı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen' nin sosyal medya yasaklarına dair yeni açıklamalarına bakın .

Mantıklı çözüm veya yasaklarla kurunun yanında yaş yanmaz tam aksine o ateşten korunmuş olur .
-6
diyecevaplandı
(17.04.26)
anlamak yerine yasaklayan bir coğrafya burası.
+2
plastic_angel
(17.04.26)
cahillik. kolay cözüm arayisi. anti demokratik kisilik bozuklugu.
0
Purple life
(17.04.26)
@orpheus'a ilave olarak,

Yasak koymanın halkta karşılığı var. Öneri onlardan geliyor. Neden yasaklama eğilimindeyiz diye sorup, 'mafya dizilerinden, dizi/filmlerdeki silah ve şiddet övgüsünden bahseden yok.' deyip yeni bir yasak önermiyor musun mesela?
+3
Mirket
(17.04.26)
Katliamı yapan çocuk kendi VPN ini kuracak donanımdaymış. İnternetin içine doğan çocuğa internet yasağı kar etmez. Sorun çok katmanlı, çözümü de öyle. İnterneti kısıtlamak, oyun, anime yasaklamakla olacak iş değil.
+7
sekizdokuzon
(17.04.26)
Halkımız aslında kendinden korkuyor. Yasakçı politikacı da bu halkın içinden geliyor.
Bize sınır çizen her kural aslında kendi korkusunun haritasını çıkarıyor.

Özgürlük ürkütür; çünkü artık suçlayacak kimse kalmaz.
0
yurtsuz john
(17.04.26)
En kolayı o çünkü. Bir şey yapmış oluyorlar kendilerince, insanlar da kendilerini bununla avutuyorlar, hiçbir şey yapılmasa ve sessiz kalmaya devam etseler kendileri de rahatsız olacaklar, dünyanın en faydasız adımı, ve bu adımlar iki tarafında içini rahatlatıyor yeni bir olaya kadar.
0
mutekebbir
(17.04.26)
en kolayi o cunku arti 1. yuzeysel cozum iste.
0
baldur2
(17.04.26)
Haberlere/davalara yayin yasagi, web sitelerine kapama, elestrilere aninda dava, film, dizi ve muzikleri yasaklama... Bunlarin hicbiri varolan problemi cozmuyor...

Bir sey sizin dezavantajiniza olana kadar anlamiyorsunuz...
0
thetruenorthstrongandfree2
(17.04.26)
gerçeklerin konuşulmaması için bütün sosyal medya, yandaş medya vs teyakkuzda..

gündüz eve babamı getirdim, annem atv mi ahaber mi öyle bir yeri açık unutmuş. bütün haberler "bilgisayar oyunları çocukları bozuyor". akşam tekrar yanlarına uğradım bu sefer show tv haberleri vardı, onda da uzun uzun verdiler..

sosyal medyada troller "sosyal medya yasaklanmalı, bakın yurtdışında da yapıyorlar, yasaklayalımi kapatalım hüloo" vs belli bir merkezden çıktığı çok çok bariz olan söylemler..

halbuki çarşamba günü yaşanan olayda sorgulanması gereken esas mevzuları "kendi iğrenç çıkarları" için çarpıtıyorlar, çarpıtmaktalar ve çarpıatacaklar da. durmayacaklar..

1- bir devlet memurunun evinde neden 2 av tüfeği 5 tane tabanca olur?

2- 1. sınıf emniyet müdürü bu işlerin hiç mi eğitimini almamış? bu adam o makama "nasıl" getirilmiş? çocuk olan evde o silahlar güvenli bir yere konulmaz mı? (ifadesinde silahları ve mermileri "kilitli maraş sandığı" diye üç düğmeyle açılan bir şeyin içine koyduğunu belirtiyor. insnalar silahlar ve mermilerin bile ayrı ayrı saklanması gerektiğini konuşurken, bu herif çeyiz saklar gibi..)

3- bu çocuk okulda başka şiddet eylemleri de gerçekleştirmiş, arkadaşları ve diğer veliler rahatsız olmuşlar. hatta 1 tane müdür yardımcısı insanlar müsterih olsun diye okula geldiğinde her gün bu çocuğun çantasını kontrol ediyormuş. bilin bakalım nolmuş? müdür yardımcısı 1-2 ay önce başka okula atanmış. (acaba sürüldü mü?)

4- okuldan defalarca uyarı gelmiş, çocuğun psikolojik sorunları olduğuna dair. psikiyatriste götürülmüş ama ne ilaçlarını almış ne de götürmeye devam etmişler.

5- çocuk özel bir çocuk. farklı cinsel yönelimleri olabilecğeine dair kuvvetli veriler var. çocuğun babası %99.9 akp/mhp tadansından gelme. belli ki çocuğu mantak etmişler -yazdıklarından çizdiklerinden nalaşılıyor-

6- okullarda psikolog eksikliği. anası babası sıkıntılı dahi olsa okulda düzgün bir psikolog olsaydı yine de bu çocuk (ve tabii diğer çocuklar) bir şekilde kurtarılabilirdi. okullarda neden psikolog yok?

7- anne babaların cehaleti. o eleştirdikleri bilgisayar oyunlarının hepsinde uzman psikologlar tarafından değerlendirilip belirlenen "yaş sınırı" var. silahlı şiddet içeren oyun sorunu değil; çocuğunun ne yaptığını ne oynadığını denetlemeden saldım çayıra mevlam kayıra şeklinde büyüten anne babalar sorunu var. 5 yaşındaki çocuğunun bilgisayar başında counter strike oynamasına müsade eden ana baba ile doğuda çocuğunu pkk eylemine gönderen ana baba arasındaki fark 0.

bu saydıklarım konuşulmasın diye yasaklar konuşuluyor. yasaklar konuşuluyor ki başımızdakiler vitesi gazı daha da arttırıp bastırsınlar bizi. satılık trolleri de bu yüzden bu işler peşinde koşuyorlar. bunlar saydıklarım konuşulmasın tartışılmasın diye..
+1
makbur
(17.04.26)
Otoriteleri güçlü kılmak için Cahil halkı uyutmak gerekiyor. Bunun için kolayca yenebilecek dandik düşmanlar lazım. Millet oh iyi oldu oyunlar yasaklandı diyecek.
Suç otoritede değil. Hep başkasında.
Suçlu hep cia mossad dış güçler yahudiler falan.
Bunlara inananlara laf anlatılmaz.
+1
luluki
(17.04.26)
(4)

Hemoroid anal fissür

liberalhippi
Önceki duyurumda da bahsetmiştim doktora anlattığıma göre görmeden etmeden ameliyat demişti benim mabad için. ben de ameliyatı biraz abartı bulup çokca tavsiyelerle daflon isimli tableti günde 2 adet şeklimde kullanmaya başladım. şuan ilacın 3. Günü ağrıda azalma yok çoğalma var. Bir de sanki 1 meme
Önceki duyurumda da bahsetmiştim doktora anlattığıma göre görmeden etmeden ameliyat demişti benim mabad için. ben de ameliyatı biraz abartı bulup çokca tavsiyelerle daflon isimli tableti günde 2 adet şeklimde kullanmaya başladım. şuan ilacın 3. Günü ağrıda azalma yok çoğalma var. Bir de sanki 1 meme daha fazladan çıktı sivilceden büyük ve sert. Kullanmış olan varsa? Sorum odur ki bu daflonun etkisi ne zaman hissedilir daha erken midir. Not: Diyetlere uyuluyor, oturma banyoları yapılıyor. Ağrım tuvaletten sonra 3 saat sürüyor ve gece rahat uyuyorum
0
liberalhippi
(16.04.26)
Geçmiş olsun. Meme yapması kanın oradaki damarlarda göllenip birikip pıhtılaşmasıyla oluyod. Onun ağrısı çok fena olur, daflon vb çözmez o ağrıyı. Genelde müdahale ile rahatlar meme.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(16.04.26)
ankara'da bir doktor var, sizi o net çözer. ankara götçü doktor diye aratınca güncel bilgisi çıkar.
+2
klassno
(16.04.26)
Kabızlık durumu, ıkınma, ıkınarak hacet görme durumları yok. Değil mi?

Otururken sıkıntı varsa şundanın olsa iyi olur.

(bkz: oturma simidi)
0
Mirket
(17.04.26)
çok oturuncada iyileşmez simit yastık alman lazım yatman lazım sadece daflonla değil bir kremide var ama 1 haftadan önce acısı geçmez, yumuşak dışkılama yapmak lazım bunun içinde mushil tarzı ilaç almak lazım
bir doktora daha gidin olmadı meme yapmamıştı annemde 2 haftada yatmakla geçmişti ilk defa ve az olduğu halde.
0
eja
(17.04.26)
(7)

Ev tipi koşu bandı

chanandler bong
Selamlar, evde çok fazla yer kaplamayacak şu portatif koşu/yürüyüş bandından istiyorum. Biraz baktım bazıları çok küçük, bazıları dayanıksız falan gibi geldi. Max 10bin ayırmak istiyorum bütçe olarak. Kullanan, memnun olan veya olmayan, şöyleyse alma ya da mutlaka böyle böyleyse al diye önerebileceğ
Selamlar, evde çok fazla yer kaplamayacak şu portatif koşu/yürüyüş bandından istiyorum. Biraz baktım bazıları çok küçük, bazıları dayanıksız falan gibi geldi. Max 10bin ayırmak istiyorum bütçe olarak. Kullanan, memnun olan veya olmayan, şöyleyse alma ya da mutlaka böyle böyleyse al diye önerebileceğiniz var mıdır? Şimdiden teşekkürler.

örnek olarak kochler 1.5hp olan var mesela 6.9k. tipi yorumu iyi gibi ama uygun mu değil mi hiç bilmiyorum :D
0
chanandler bong
(16.04.26)
2. el bir eliptik bisiklet alarak daha az yer kaplar, daha fazla kalori yakar ve diz sağlığını korumuş olursun.

(17 senelik aktif sporcu)
+4
yurtsuz john
(16.04.26)
Eğimli yürüyüş iyi yağ takımı için. Onlarda eğim özelliği yok bildiğim kadarıyla. O açıdan verimsiz olabilir. Kalori hedefine ulaşman zor olur.
-5
arbre
(16.04.26)
www.walkingpadturkiye.com

şunlardan almıştık memnunuz da ben çok dayanıklı olacağını düşünmüyorum 1 sene oldu ama kullanıyoruz çok az yer kaplıyor o güzel
0
croswell
(16.04.26)
Bir dönem incelemiştim. Parkta gezinti yaparmış hızında yürüyüş için elverişli olduğu ama bunun için alınamayacağı, daha yüksek hızlarda kullanıldığında alt katta oturanlarla papaz olmamanın pek mümkün olamayacağı, o denli sesli çalıştığı sonucuna varmıştım.
Son iki üç yılda teknolojileri geliştiyse bilemem.
0
Mirket
(16.04.26)
Kosu bandinin ucuzu alinmaz. 1-2 senede cope gider.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(17.04.26)
kosu bandinin ucuzu alinmaz +1
sakatlar adami...
+1
cooperr
(17.04.26)
Kochler dümdüz yürüyüş bandı almıştım, o zaman 4k falandı. 2 ay kadar şov yaptım sonra elbette elbise askısı oldu :) Fakat spor hocam artık kardiyoyu antrenmana dahil etmek istediği için onu çalıştırttı ve ilk sorduğu şey eğimi olup olmadığı oldu. Yani ille alınacaksa belli ki doğru düzgün bir şey olması lazımmış.
0
charbiel
(17.04.26)
(10)

Zamanı geçiremiyorum

mete kudur
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu. Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişm
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.

Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu.

Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişmediği gibi: bir de üstüne, artık zamanı geçirememe problemi ortaya çıktı.

Vakit geçiremiyorum, herhangi bir hobim, dizi/film izlemeye hevesim olmadığı için de ilerleyemiyoruz. İlerlemek demişken, geçmişten beri hep bi' ''gelişmek'' ''ilerlemek'' üzerine eylemlere geçerdim. bu sebeple mesela; hızlı kitap okumaya çalışır, roman okuyamaz, bana birşeyler kazandırmayacak dizi film izlemezdim.

ama işte son 2 yıldır bunları da yapmamama rağmen zaman geçmiyor.

çalışmak dışında neler yapıyorsunuz, zamanı nasıl geçiriyorsunuz. Özellikle yalnız yaşayanlar.

Çalışmak eve dönmek ve evdeki curcuna içinde kaybolmak, saklanmak gibi kalabalık ailelerden yaşayıp gitmek üzerine kurgulanmış sanırım bu hayat. buna sahip olamayanlarınız neler yapıyor ?
+1
mete kudur
(16.04.26)
Hep söylemişimdir, kariyer, para vs hepsi boş iş. Ruh eşinizi bulmaya bakın. Hayat sevgilisi olup, gezip tozana güzel.
0
augustine azuka okocha
(16.04.26)
din, ahiret işleri
-2
mantık
(16.04.26)
bir evcil hayvan gerekir sanki size
0
devilone
(16.04.26)
-Spora başla. Bir spor dalında kendini geliştir.
-Bir müzik aleti çalmayı öğren.
-Seni sosyalleştirecek bir hobi edin.
-Bir yabancı dil öğren, geliştir.
-Daha temiz, daha tertipli ol. Yalnız yaşıyorsan çok zaman alıcı bir aktivitedir.
-Mutfak becerini geliştir. Zaman alıcıdır. Mükafatı fazladır.
-Bir kedi edin, yalakalığını sömür.
+3
Mirket
(16.04.26)
Yalnız yaşamıyorum ama yemeğini bile ayrı yapan biri olarak yalnız sayılırım.
Belli başlı ritüellerim vardı özellikle festival dönemlerinde çok aktiftim o bana çok iyi gelirdi, program hazırlamak, bilet kovalamak, o filmden bu filme koşturmak gibi o yoğunluk yaşama sebebimdi o kadar iyiydim ki.
Maalesef iksv boykot listeme girdiğinden beri benzer bir boşluğu ben de yaşıyorum, tek sebep bu değil tabii geçtiğimiz 1,5 yıl farklı bir çalışma düzenindeydim hayatım mahvolmuştu, bu sene başından itibaren bu düzeldi ben de kendimi zorlayarak bir şeyler yapmaya çalışıyorum.

Alternatifler bulmaya çalıştım, yapamadığım şeylerin yerine başka bir şey aldım, boş bırakmadım o canlılığı yoğunluğu kendim oluşturdum.
Hareketli bir bölgede çalışıyorum biraz da rahat bir işim var gün içinde yakındaki bir sergiye gidip gelebiliyorum mesela o bana iyi geliyor, kendi yaptığım şeylerden size birkaç öneri;

Sergileri takip edebilirsiniz.

Sinematek'te çok güzel film programları oluyor onları takip edebilirsiniz, film/dizi izlemekle aynı şey değil ben de artık bunlara motivasyon bulamıyorum ama sinemada izleme imkanımızın olmadığı filmleri sana perdede görme imkanı sağlıyor burası mükemmel bir şey.

Tiyatrolar.com'a sık sık girip listemdeki oyunlara bilet bakarım yeni oyunları araştırıp listeme eklerim. Ayda en az 2 oyuna gitmeye çalışıyorum.

Canlı performans dinlemeye başladım, ayda 3-4 kez yine yakınımdaki bir caz bara gidip müzik dinleyip bir şeyler yiyip içiyorum, son zamanlarda bana ruhsal olarak en iyi gelen şey bu oldu, şahane müzisyenler tanıdım.

Spora başladım, iki sene kadar önce heveslenip ara verdiğim tenise bu sefer ders alıp ciddi bir şekilde eğilmeyi düşünüyorum.

Bulduğum her fırsatta yürümeye çalışıyorum.

Geçen yıl içine düştüğüm bunalımdan yavaş yavaş kurtulmam bunlar sayesinde oldu.

Evcil hayvan önerisine de katılıyorum ama bu öyle herkese önerilebilecek bir şey değil siz kendinizi biliyorsunuzdur yapabileceğiniz bir şeyse çok iyi geleceğine eminim, ama kendinize güvenmiyorsanız da çocuğu umutlandırmaya gerek yok.
Ben köpek konusunda kendime güvenemediğim annem kedi istemediği için balkonda kuş bakmaya başladım sokaktaki kuşlara bakıyorum, bu da bana çok iyi geldi.
0
mutekebbir
(16.04.26)
Kankacım bu işin net bir formulu yok maalesef, kendini keşfetmenle alakalı bişey. Kendini keşfetme derken öyle börtü böcek öpen, dağa, taşa, ağaca sarıl kafası değil. Mesela spor' nefret ederim , ben bişeyi istediğim için yapıyorum zorunda olduğum için değil, o nedenle bende o işlemiyor, koşu, yürüyüş vs işlemiyor. Ben mesela yazı yazıyorum benim kafayı o topluyor, ya da midi klavyem var sample kesip yalandan müzikler yapıyorum. Yani deneme yanılma yöntemi yapıyorum ben, baktım sarmıyor sallıyorum. Dün sevdiğimi bugun sevmeyede biliyorum
0
ebeş
(16.04.26)
bilgisayar oyunlarına başlayabilirsin. zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın bile.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.04.26)
Oldum olası yalnız vakit geçirmeyi severim, tek çocuğum zaten belki onun etkisi bilemiyorum. Eve gelince zaman nası geçiyor da sabah oluyor anlamıyorum hiç. Düşündüm neyi farklı yapıyo olabilirim diye ama :D

Evcil hayvanım var, geldiğimde ilgi bekliyor beyefendi ama çok yorgun geldiğim için aradığını bulamıyor çoğu zaman :D Yine de kum kabı temizliği, su değişimi, biraz oyun vs derken zaman geçiyor. Titiz bi insanım, geldiğimde evi süpürürüm. Yemek hazırlamaya çok vakit harcamam. Çok sabrım yok o nedenle netflixde iki bölüm dizi bazen izlerim bazen izlemem. Zihnen aşırı yorulup çökmediysem sonra okurum klasöründe tuttuğum makalenin birini açıp göz gezdiririm ve genelde tamamını bitirmeden kapatırım. Gün içinde yoğunluktan cevap veremediiğim mailler varsa onlara dönerim. Sonra birden yatma vakti geliyor zaten.

Sosyalleşmek kafa şişirdiği için pek sosyal hobim olduğu söylenmez ama haftasonu dağ bayır yürürüm o da max. 2 saat. Alışveriş çok vakit alıyor, indirimleri kollayınca farklı marketlere gir çık çok vakit harcıyor. Sonrası sıkıcı işler çamaşır falan. Bilgisayar oyunları da almıştım bi ara fakat oynarken içim sıkılyor çünkü bi yere varmıyor, sana bir şey katmıyor. Asıl yapman gereken işler kalıyor vs. Bu beni içten içe darladığı için boşa yatırım olarak kaldı :D

Yani iş dışı zaman nasıl bu kadar çabuk geçebiliyor hiç anlamıyorum açıkçası.

Eğer sen de bir şeyler öğrenmeyi seven biriysen tavsiyem çok temel bir sorunun cevabını googlelayarak başla. Atıyorum "Güneş batarken neden turuncu renk gökyüzü olur?" bunun üstüne bağlantılı olaylar ve açıklamaları okumaya başlayınca zaman nası geçiyor anlamıyorsun.
0
truf
(16.04.26)
(bkz: anhedonia)
0
elvan abeyiylegezse
(16.04.26)
Kendine yakın gördüğün bir siyasi partiye üye olarak çalışmalara katıl. İşe yarar manada sosyalleşirsin. Genç yaşlı her telden insan tanırsın.
0
yurtsuz john
(16.04.26)
(6)

Başkasının hesabıyla hisse alım satımı

synesthesia
Yaşadığım ülkenin yüksek kazanç vergilerinden dolayı Türkiye'de yaşayan ailemden birinin adına hisse hesabı açıp parayı ona gönderdikten sonra işlemleri onun hesabıyla yapmak istiyorum. Böylece vergiyi yaşadığım ülkeye değil, sadece Türkiye'ye ödeyeceğim. Öngöremediğim bir sorun yaşar mıyım ilerde?
Yaşadığım ülkenin yüksek kazanç vergilerinden dolayı Türkiye'de yaşayan ailemden birinin adına hisse hesabı açıp parayı ona gönderdikten sonra işlemleri onun hesabıyla yapmak istiyorum. Böylece vergiyi yaşadığım ülkeye değil, sadece Türkiye'ye ödeyeceğim. Öngöremediğim bir sorun yaşar mıyım ilerde?
-1
synesthesia
(15.04.26)
yaptiginiz tabiki yasal degil, baskasinin hesabindan islem yapabilmek icin spk tarafindan yetkilendirilmis yatirim uzmani olmaniz gerekir.
Yatirim yonlendirmesi veya tavsiyesi degildir.

turkiyede borsaya (turk borsasi) vergi uygulanmaz ancak belli mir miktari asan temettu getirisinde gelir vergisi beyannamesi doldurulmasi gerekir. hesap sahibinin bunu bilmesi gerekir, kayincomun parasiydi vs denmez dense bile gecerliligi yoktur, sikinti dogurur.

turkiyeden yabanci mesela Nasdaq vb yatirimi yapacaksaniz nerede olursaniz olun ilk kaynaktan vergi kesintisi yapilacaktir zaten

sorun yasarmisiniz kismi tamamiyle kisisel deneyim, bi sikinti olur yasarsiniz, olmaz yasamazsiniz.

Amerikadayim ve buradaki turkler aman turkiye gelirlerini beyan etme diye birbirine gaz veriyo, sorun yasiyorlar mi? ben gormedim ancak radara girerlerse cok incinirler onu biliyorum. ben 20 liralik kirik hisse hesabini bile Fbar ile beyan ediyorum. belki 1000 dolar fazla oduyorum ama kafam rahat.

neyse sorunuza gelirsek, muhtemelen esiniz dostunuz paraya cokmez ise, sizden habersiz islem yapmaz ise ( malum hesap onun adina ve tek yetkili) caniniz sikilmaz. ancak bir sekilde ( nasil neden ve ne zaman olur gaybi ancak allah bilir) radara girerseniz hafiften ortam gerilir, hava bozar yagmur yagar.

asla tavsiye degildir. olasilik tahminidir.
0
cairo
(15.04.26)
Bir sekilde nasil radara girecegim onu anlamadim. Parayi anneme gonderecegim. Islemlerden dogacak gelirlerin vergisini Turkiye'ye beyan edip vergiyi yine onun adina odeyecegim zaten. Para annemin hesabinda durmaya devam edecek. Benim yasadigim ulkenin bunu bilmesine imkan yok. Gelir Idaresi Baskanligi Turkiye'de finansal hesaplarda adiniza tutulan varliklarin miktarini yerlesik oldugunuz ulkeye raporluyor sadece. Kendi hesabimin yil sonu bakiyesinde bir artis gorunmedigi surece bulundugum ulke bana bir sey sormayacaktir diye dusunuyorum.
0
🌸synesthesia
(15.04.26)
tekrar ediyorum belli limit ustu temettu geliriniz (brut 660 bin tl idi en son) yoksa turkiye borsasi islemlerini gelir beyani olarak vermezsiniz. yani bu olumlu bir sey.

yazdiklariniza gore sikinti yasanacak bir durum gorunmuyor, dediginiz dogru para sizin hesabiniza girmedigi surece sorgulanacak bir sey olmaz,
0
cairo
(15.04.26)
Benim bi ara banka hisse alım-satım limitimi düşürmüştü, tekrar yükseltmek için şubeye gitmem gerekiyordu üşenip gitmemiştim 2 sene falan annemin hesabıyla alım satım yaptım başıma bi iş gelmedi.
0
kizil karga
(15.04.26)
Para sizin hesaptan onun hesaba, onun hesaptan sizin hesaba akacak. Dikkate değer bir meblağ ise intikal vergisi konusu irdelenecektir diye dünüyorum.

Murat Muratoğlu'nun videolarından birinde, Kızına araba alması için para gönderen Baba'nın parası hakkında bu tip bir işlem yapıldığına dair bir konu vardı diye hatırlıyorum.
0
Mirket
(15.04.26)
@Mirket aslinda evet asil bu tarz bir seyden endiseliyim acikcasi. 2 milyon lira civari parayla bu tarz transfeler yapinca harketlerin sebebini sorarlar gibime geliyor.
0
🌸synesthesia
(15.04.26)
(2)

Depozito yatırmayan ev sahibine bir yaptırım var mıdır?

wild honey suckle
Eski ev sahibim depozitoyu yatıracağını söylemesine rağmen 1 ay oldu yatırmadı. Her gün mesaj atıyoruz “unuttum yollayacağım” diyor. Artık rahatsız olmaya başladık. Az buz da rakam değil. Kimse kimsede 60 bin tl bırakmak istemez. Mesajları var yatıracağına dair ama işte öteliyor.Ne yapabiliriz, ya d
Eski ev sahibim depozitoyu yatıracağını söylemesine rağmen 1 ay oldu yatırmadı. Her gün mesaj atıyoruz “unuttum yollayacağım” diyor.
Artık rahatsız olmaya başladık. Az buz da rakam değil. Kimse kimsede 60 bin tl bırakmak istemez.
Mesajları var yatıracağına dair ama işte öteliyor.

Ne yapabiliriz, ya da ne yapardınız?
+1
wild honey suckle
(15.04.26)
Noterden ihtar ile icra takibi gerekir ama elinizde geçerli bir belge olması lazım ki bu konuda bir Avukata danışmanızda fayda var.

Mesela, döviz ile depozito yatırıp kontrata da döviz cinsinden yazdıysanız ikiniz de Türkiye Cumhuriyeti yerleşiği iseniz o belge geçersizdir.

Ek: www.youtube.com
-1
Mirket
(15.04.26)
direkt icra takibi açın.
0
ground
(16.04.26)
(6)

bu durumda evi kiraya vermeli mi?

ercu cozer
ben başka şehirdeyim , bekarım.anneme yaşadığı yerden ev almıştım. anneannem de annemin yanında olduğu için evin büyük kısmını da dayadım döşedim. hem o dönem sevgilim vardı evlenirsem annemlerin ayrı evi olsun diye düşündüm, hem de anneannem hayattaydı.anneannem çok yaşlı da olsa anneme ses oluyord
ben başka şehirdeyim , bekarım.anneme yaşadığı yerden ev almıştım. anneannem de annemin yanında olduğu için evin büyük kısmını da dayadım döşedim. hem o dönem sevgilim vardı evlenirsem annemlerin ayrı evi olsun diye düşündüm, hem de anneannem hayattaydı.
anneannem çok yaşlı da olsa anneme ses oluyordu. ancak anneannem vefat etti.
orada artık annemi tek bırakmak istemiyorum tek başına bir şey olsa aramız bin km neredeyse.

hem önceden tek takılmak istiyordum rahat takılmak çapkınlık yapmak için falan ancak anneannemin kaybı annemi evlenene kadar yakınımda tutma isteği doğurdu bende.

ev dayalı döşeli , ancak bu durumda yılda 10-15 gün ancak kullanılabilir.
evlenene kadar ya da daha kısa bir süre evi kiraya versem mi?

avantajları
-ayda 30-35 bin getirisi olur evin kalan borcu 400 zaten
-ev hastane ve ünv yakınında yani öğrenci, tayinci memur gibi 1-2 yıl duracak kiracı bulup tahliyesini garanti edecek hukuki altyapıları hazırlayabilirim (noterden tahattüt vs)
- annemin borçlarını bitirip birikim yapmasını sağlar ilerisi için ,çünkü emekli maaşı çok az

dezavantajları
-annemin bir süre kendi evi olmaz, ben eve istediğimi getiremem takılamam
- yeni eşyalarımız harap olabilir

sizce bu şartlarda bu ev kiraya vermeli mi?vermemeli mi?
0
ercu cozer
(14.04.26)
Annenizin fikri nedir? İçine duygu karıştırılmadığında kiraya vermek mantıklı gözüküyor ama belki anneniz de düzenini değiştirmek istemiyodur.
+1
(14.04.26)
Evlenene kadar annenizi yanınıza almak nasıl bir şey. Kadına ping pong topu muamelesi mi yapacaksınız? Evlenene kadar bana yemek yapacak biri lazım, gel. Ben evlendim, sana ihtiyaç kalmadı, Git. Kadının bir sosyal hayatı var. Yeriyle yurduyla oynamayın bence. Bırakın evinde yaşasın.
+2
Mirket
(14.04.26)
paraya ihtiyacınız yoksa kiralamayın. boş dursun daha iyi
0
yankee jumping
(15.04.26)
Kısa süreli kiraya vermeyin sakın.

Orospu çocuğu bir kiracıya denk gelirseniz: Ev harap olur, eşyalar harap olur, aldığınız kiradan daha fazla para çıkar sizden. Kiracı "çıkmam" diye diretirse 3-4 sene uğraşırsınız. Anneniz evine geçemez bu sürede...


.
0
kartallar yuksek ucar
(15.04.26)
mirket +1

maddi olarak durumları bilmiyorum ama orada kurulu bir çevresi vs yoksa evi satıp sizinle aynı şehirde/yakın başka bir ev alıp oraya yerleştirmek daha mantıklı olabilir annenizde istiyorsa.
-1
elorelia
(15.04.26)
anneniz istiyorsa yakınınıza taşıyıp, eşyaları da yeni eve geçirip, diğerini boş olarak kiraya vermek en makul seçenek. ancak kısa süre (3-4 sene gibi) sonra lazım olur düşünceniz varsa boş kalsın; kiracıya da size de yazık olur.
0
lil siztah
(15.04.26)
(14)

Kaliteli zeytin yagi

b w n s p
Kaliteli guvenilir zeytin yagi almak istiyorum. siz nereden aliyorsunuz?
Kaliteli guvenilir zeytin yagi almak istiyorum. siz nereden aliyorsunuz?
0
b w n s p
(14.04.26)
Aydın'dan getirtiyor annem, markası yok pet şişede geliyor ama yediğim en iyi zeytinyağı diyebilirim.
Getirtme imkanınız varsa detayını sorarım, bildiğim kadarıyla kendileri göndermiyor.
0
mutekebbir
(14.04.26)
yok maalesef internetten siparis verebilirim.
0
🌸b w n s p
(14.04.26)
ben boztepe alıyorum beğeniyorum ama gıda mühendisi bir tanıdığım fiyatı o kadar abartmana gerek yok markette satılan komili kristal gibi markalar da gayet fiyat performans ve kaliteli dedi onları denemeyi düşünüyorum
0
tabii lan manyak mısın
(14.04.26)
eğer güvenilir köyden getirtemeyecek gibiyseniz market zeytinyağı olarak kriistal ya da tariş markasını öneririm.

www.kristalyaglari.com
www.tariszeytin.com.tr

marketlerde belki daha ucuz olarak satılıyor olabilir
0
exlibris
(14.04.26)
evet ben de o yuzden kuskuda kaldim. markette satilanlarla arada cok fark yoksa cok gerek de yok uzun uzun arayip bulmaya.
simdi gemlik belediyesi satiyormus onu buldum cok mantikli geldi
www.gemtar.com.tr
0
🌸b w n s p
(14.04.26)
Bizim kendi üretimimiz. Kargo satış vs işleriyle uğraşabilsem gönderirdim. Ailem topluyor. Fabrikaya götürüp yağ olarak geri alıyoruz.

Zeytinyağı işinde hile hurda çok fazla. Dikkat edin.
0
jackyr
(14.04.26)
aydında yaşıyorum pazardan pet şişede zeytinyağı aldım ve şüphelendim. il tarımda çalışan kuzenime test ettirdim. zeytinyağında başka yağlarda aldığım yağın içinden çıktı.
dünyada sıralamaya giren markalarımız var. hermus, nova vera, oleamea, palamidas.
ben palamidas soğuk sıkım alıyorum.
+2
mikahakkinen
(14.04.26)
Çooook kaliteliyse novavera, yok ağam abartma dersen özgün alınabilir bence
+2
wild honey suckle
(14.04.26)
Özem, Kocamaar ve Avilo'yu beğeniyorum, web sitelerine bakabilirsiniz.
+1
fotrsapka
(14.04.26)
Zeytinyağı asidik bir üründür. Su için bile sağlıklılığı tartışmalı olan ped şişelere konmuş zeytinyağından uzak durun bence.
Zaten gün ışığından etkilenen bir ürün şeffaf kapta olmaz.
+2
Mirket
(14.04.26)
Yıllardır Özgün'den alırız, gayet memnunuz.
0
10551037
(15.04.26)
Ben Tariş alıyorum. Fiyatı biraz kol gibi ama en azından Tariş. Alsancak mağazasından alıyorum genelde. Güney ege ve Kuzey ege yağları var. Zeytin aroması almayı seviyorsanız yağdan güney sevmiyorsanız kuzey. Yani böyle ekmek banayım yiyeyim domatesin üzerine döküp yiyeyim diyen bir zeytinyağı seviciyseniz Güney ege. Bu ikisi dışında özel serileri var onların fiyatı iyice kol gibi ben Bi kere ilk el diye Bi yağını aldım bambaşka bir şey gerçekten. Sonra almadım zaten. Zengin işi onlar.
0
Batuhanolabilir
(15.04.26)
pet şişede ise dünyanın en iyi yağı da olsa almayın, açık renkli cam şişeler de bile sıkıntı oluyor zeytinyağında; mümkünse koyu renk cam şişe en sağlıklı olanı, kampanyada ne yakalarsam onu alıyorum bu şartlara uyan :)
+1
sweetoffice
(15.04.26)
Tariş alıyorum ben. Bazen süpermarkette indirim oluyor bazen internette. Biraz takip etmek gerekiyor.
0
peki madem
(15.04.26)
(7)

Strava benzeri uygulama

Take it away honey
Dostlar merhaba, koşu için ayakkabıdan sonra sıra uygulamada. Strava ücretine değer mi? Yoksa daha uygun veya ücretsiz benim işimi görecek bir uygulama var mı? Amacım koştuğum mesafeyi haritalandırmak ve gerekli bilgileri sağlaması. Elimde apple watch 7 ve iphone telefon var. Garmin vs almayacağım o
Dostlar merhaba, koşu için ayakkabıdan sonra sıra uygulamada. Strava ücretine değer mi? Yoksa daha uygun veya ücretsiz benim işimi görecek bir uygulama var mı? Amacım koştuğum mesafeyi haritalandırmak ve gerekli bilgileri sağlaması. Elimde apple watch 7 ve iphone telefon var. Garmin vs almayacağım o nedenle bu ekosistemle çalışan bir uygulama olursa tadından yenmez. Yapay zekaya sordum ama ben daha çok kullanıcı deneyimi arıyorum.

Cevaplarınız için çok teşekkürler!
0
Take it away honey
(14.04.26)
Nike Run club işinizi görür.

Runkeeper' ın free uygulaması da gayet gayet güzel.
0
kumandanim
(14.04.26)
Adidas ve Nike
0
gabe h coud
(14.04.26)
sports tracker
www.sports-tracker.com
0
ao12
(14.04.26)
İstediğin şeyler zaten iwatch yapmıyor mu?
İlaveten şunu alabilirsin. Uygulaması da var.

www.decathlon.com.tr
0
Mirket
(14.04.26)
stravayi bedava kullaniyorum, kostugun yerleri haritada gosterebiliyor - nesi eksik ki?

apple watch'la direkt entegre ettim ben, apple watch'ta kosuyu baslatiyorum - otomatik strava'ya her seyi atiyor. kalp hizinin degisimi vs gibi seyleri de gosteriyor
+2
fakyoras
(14.04.26)
strava’yi ucretsiz de kullanabilirsiniz, bazi ozellikleri kapali olur o kadar. akilli saatinizle eslestirebilirsiniz.
0
taurina
(15.04.26)
yeni öğrendim. decathlonun varmış. görevleri tamamlayınca puan veriyor alışverişte kullanılıyormuş.
+2
mikahakkinen
(15.04.26)
(25)

Biz de mi kötü olalım?

ananiyimioguz
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...Fakat geçenlerde eşim
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.

1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...

Fakat geçenlerde eşimin kiracısı tutturdu gerçek enflasyon beni ilgilendirmiyor, çevredeki kira artışı da beni ilgilendirmiyor. ben tüik in mi dedi tefe tüfe mi dedi ona bakarım dedi, isterseniz dava açın dedi 2-3 yıldır bu şekilde kendi keyfine göre ödüyor. Bizim dükkan kirası da ev kirası da neredeyse 2x artıyor her yıl, başka yerler pahalı olduğu için, kavga etmemek için, zaten bir şekilde çıkartırlar kabul etmezsek... dediğimiz için bir şekilde hep enflasyonun üstünde artışları kabul ediyor ve ödüyoruz.

Ama bize denk gelen kiracımız hem böyle davranmıyor hem de evde ne olsa bize yazıyor. Yav kardeşim çok büyük bişey olmadıktan sonra sen hallet işte biz öyle yapıyoruz bizim ev sahibimiz evle de dükkanla da ilgilenmiyor...

Eşim de diyor ki biz miyiz enayi biz de kötü olalım sorun çıkartalım... Şimdi bu burada bi dursun.

2- Geçenlerde eşim site içerisinde manevra yaparken bir aracın ön tamponunu azıcık sürtmüş. İnmiş bakmış pek bişey yok, neyse bişey olmaz demiş işe gitmiş.

Sonra apartman grubuna bir resim geldi, 1 karışa bir karış bir alanda siyah bir sürtme, aynı zamanda tampondaki siyah şerit de soyulmuş falan... Site yöneticisi demiş ki değerli apartman sakinleri, bir komşumuz bu araca sürtmüş, araç sahibi aracını daha yeni boyatmış, belki fark etmemişsiniz bana ulaşır mısınız zararını karşılayalım gibisinden...

Aracın konumundan fark ettim ki bizim aracı son koyduğumuz yerin yanı... Hemen hanımı aradım. Evet ya ufak bi sürttüm de bişey olmaz dedim dedi, bize hep sürtüyorlar biliyor muyuz kimin olduğunu dedi.

Abi ben bi durduk yere sinirlendim. Öğrenci halimle bile böyle bir şey yapsam not yazıp cama bırakıyordum ben. Şimdi kaç yaşına geldik milletin aracına sürtüp sürtüp ne var canım normal mi diyeceğiz. Hayır bir de çok kalabalık şehirde, sokak parklarında falan haaadi belki normal diyeceğim de kendi sitemiz içindeyiz ya. Komşu komşuya da bunu yapmasın yani.

Ben söyleme gereği duymadım çok bişey yoktu dedi eşim. Ben de olmaz öyle şey ulaşıp kusura bakmayın deyip ödiycez zararını dedim. Adama ulaştım, o da aşırı kibar, valla olur öyle şeyler de yeni boyatmıştım daha ondan üzüldüm ulaşmaya çalıştım dedi belki çıkar diye dedi. Şimdi tekrar boyatmam gerekecek dedi. Ne kadar tutar kusura bakmayın hanım fark etmemiş ben de aracı yıkattıktan sonra fark ettim dedim. 2-3 bin tutar dedi aramızda hallettik kapandı. Hanıma kalsa sessizliğe bürünecektik.

3- Geçen farklı bir şehirde kahvaltıcıya gittik. Onun bulunduğu alan kendi kalabalıklığından ötürü çok dolu. Ama etrafta da aparmanların altında kendi etraflarında ufaktan açık otoparkları var. Onlardan birine girelim işte suraya dedi. Dedim ki buralar apartmana aittir olmaz dolanalım buluruz bir yer...

Yok ya ne olacak dedi sanki bu koyanlar hep apartmanda mı oturuyordur millet hep koyuyor bence dedi. Hey allahım neyse girdim gösterdiği yere. Tam inicez camdan bi teyze "yalnız burası apartmana ait" dedi. Bizimkiler hiç duymamazlıktan geldi öf hiç şimdi senle uğraşamıycaz diye söylenerek mekana geçtiler.

Ya şimdi türkiyede yaşıyoruz. Ben de bazen ufak tefek kuralların veya yasaların çevresinden dolanabiliyorum. Ama bu kadar bişeyler üst üste gelmemiş miydi veya benim kural dışılığım daha hafif de bunlar rahatsız edici mi geldi bilmiyorum.

Ama şuna ayar oluyorum, bu tarz şeyleri bir şekilde dışarıdan biri bize yapsa hanım küplere biner. Kendi yapınca da -e ne var bize de yapıyorlar- gibi bir bakış açısı beni sinir ediyor. E böyle böyle yozlaşıyoruz işte dedim en son sinirlendim. Nefret ettiğin insanlara dönüşüyoruz işte böyle böyle dedim.

O da benim onunla aynı fikirde olmadığım için sinirleniyor. Sen çok kuralcı davranıyorsun biz miyiz enayi diyor.

Yani kötü mü olalım illa bu memlekette ne yapalım bilemedim...

Şöyle kaldım allahın güneydoğusunda :(
pbs.twimg.com
media.normalsozluk.com
+2
ananiyimioguz
(13.04.26)
Burada soru ne?
1. Kiracınız haklı. Siz de mülk sahiplerine karşı kiracınız gibi davranın.
2. 'Arabaya sürttüm ama PEK BİR ŞEY YOK.' ne demek ya? Yuh.
3.Kuralcı olmamak değil ki, hak gaspı bu. Medeni olamamak durumu var.
+7
Mirket
(13.04.26)
1) temelde ev sahipleri de, kiracılar da kendilerine göre haklı. suçlu, pandemi dönemi bu dengeyi kurcalayıp bozan hükümet. ancak mevcut ekonomik koşullarda ortam teksas oldu artık, gücü yeten yetene. bu sebeple hakkınızı sonuna kadar arayın derim.
benim kiraya ihtiyacım olmasına rağmen, evin benden çok sahibiymişçesine racon kesen kiracıma, kira tespit zamanı geldiği halde direkt tahliye davası açacağım. ardından da evi boş tutacağım (bir kaç sene içinde kentsel dönüşüm sebebiyle oraya taşınmam gerekebilirdi; bu tipin yüzünden erkene çekeceğim). bana yaramıyor, ona da yaramasın. ben bu konuda kötü olmaya zorlandım mesela, yapacak bişey yok.

2) eşiniz haksız. zarar verdiği malın sahibine sormadan hükme varamaz. gerekirse böyle durumlarda o da peşine düşsün; düşmemek kendi seçimi. bu konuda kötülüğe kaymayı doğru bulmuyorum, zira karşıda masum bir kişinin hakkı söz konusu.

3) eşiniz haksız ama idare edilebilir. aracı kullanan bensem, sizin gibi yapardım. eşimse, kendine yedirebiliyorsa, yesin milletin lafını, otursun.

sonuç: siz etik değerleri olan, karşı tarafın haklarına karşı hassas bir insansınız. eşiniz ise kafayı fazla yormadan işine bakmanın peşinde; bu arada gerekirse karşıdakilerin hakkını çiğnemekten çekinmiyor. bu konularda ilişkinin en başında fikir sabihi olmakta hayati fayda vardı.. ama geçinmeye gönlünüz varsa, bu saatten sonra pek irdelemeyin derim. söz gelimi arabayı kullanan oysa, nereye parkettiğine karışmayın. aracı sürttüyse, kameradan falan tespit edildiğinde kendi uğraşsın; yanında durmayın. mesela mal sahibi adamla kendisini muhatap edin. kısacası tepkiyi sizden değil, çevreden gördükçe törpülenmesini umabilirsiniz.

son söz: siz çok üzülürsünüz, eşinizin işleri daha yolunda gider. ben de sizin gibiyim, değişemem ama yapı olarak eşiniz gibi olsaydık hayat bize daha kolay olurdu; bu bir gerçek.
+3
lil siztah
(13.04.26)
Hocam hepsinde haklısın ve maalesef toplum olarak acaip bi' yere gidiyoruz.
Kiracıyı çıkartmak için işlemlere başlayın derim, diyorlar ya hep Allah iyilerle karşılaştırsın diye gerçekten öyle.

Eşinizin hareketleri aşırı sinir bozucu ve bencilce.
+1
kumandanim
(13.04.26)
Kiracı konusunda haksızsınız. Siz enflasyonun üstünde artış yapıyorsunuz diye o da yapmak zorunda değil. Sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal artışı yapar geçer hakkıdır.
Diğer iki konuda eşin haksız
+3
dfn4
(13.04.26)
" Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık"
yanlış yapmışsınız. kira orta yolu bularak değil sözleşmede yazan yüzdeye göre belirlenir. tefe tüfe yazıyorsa tefe tüfe oranında zam yapar kullanan kiracı.
siz sözleşmeyi kendi kafanıza göre kira artışı yapacağınız bir şey mi sanıyorsunuz anlamadım ki. eğer kendi kaldığınız evin kirasını bu şekilde veriyorsanız zaten mülk sahibi size büyük kötülük yapıyor.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(13.04.26)
eşiniz gibi insanlarla aynı toplumda yaşamak beni çok üzüyor ya.
+11
yenibirgüzelnick
(13.04.26)
:( tum maddelerin altinda yatan sebep medeniyetsizlik :( kira konusunda tamam yasal sinir var ama bi de bi seylerin oluru var. Hukumet suclu +2

En azindan teyze öyle deyince mahcubiyet duysa ok dicem, bi de öf pöf yapma ozguveni harikaymis.

Hele baskasinin arabasina carpip sallamadan devam etmek... yanlislikla birinin ayagina bassam vijjdan azabindan ölürüm aq
+5
üğpoıuy
(13.04.26)
Kira dışında haklısın.
Kiracı hukuken de etik olarak da senin ev sahibinle yaşadığın olayla zerre alakası yok. Yasal kontrata imza atmış iki taraf.
0
logisticsmanager
(13.04.26)
1- hukuk ne diyorsa o. Kiracınız yasalara aykırı davranmıyorsa sorun yok. Her kiracı farklı tepki verebilir masraf meselelerine.

2 ve 3- eşiniz cahil gibime geldi. Hakaret anlamında söylemiyorum. Farkında değil yapılanın cahillik olduğunun.

Şöyle örnek vereyim, yazarak biraz zor oluyor anlatmak: daha yeni yarı kapalı bir mekandayız, etrafı böyle naylonla yarı kapalı çay bahçesi gibi. Pöfür pöfür ama. Ben sigara içen biriyim, baya içerim. Yan masamızda çocuklu aile vardı. Ben hiç sigara yakmadım. Benim masamdakiler niye içmiyorsun dedi, ben de dibimizde çocuklu aile oturuyor dedim. "Nolcak yasak değil sonuçta, içiliyor burda" falan dediler.
İşte bu cahillik. O sigarayı yakmamak için illa duvarlarda "sigara içmek yasaktır" yazmasına gerek yok.
+3
gobekliraki
(13.04.26)
@ Mirket, abi işte soru ben mi fazla abartıyorum böyle kötü mü olunmalı bende mi bi tuhaflık var sorusu...

Ya aslında eşime de bir şeyler yapıldığında "ya işte bu dünya böyle medeniyetsizlik hakim, buralarda kaba kuvvet hakim, güçlü olanın borusu öter, zayıf olanı ezerler vs. vs." diye karşılasa hadi neyse diyeceğim de.

Kendisine bu tarz şeyler yapılınca, yapanın ne anası kalıyor ne bacısı kalıyor da, e kardeşim sen de yapıyorsun aynısını yani bu normal ise sen de kabullen. Yok değil ise sen niye eline fırsat geçince yapıyorsun. Yani ben mental olarak kafayı sıyırıyorum böyle tutarsızlıklar gördükçe.

Kiracı konusunda da bence iki taraf da birbirini düşünerek orta yolu bulmalı. Ne biz doğru yapıyoruz ne karşısı doğru yapıyor. Doğru olan çevreye bakıp insani, vicdani ölçüde ayar çekmek. Herkesin 30k verdiği yerde ne ben ev sahibi olarak kiracım 15e kalsın isterim, ne de ben kiracı olduğum yerde 15e oturmak isterim yani işime gelir de vicdanen istemem yani.

Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Yani ben dark side a geçemiyorum bir yerde haklı olabilir ama ben bana davranılmasını istemediğim bir şeyi karşıya yaparak mutlu olamam yani kendisi bu motivasyonu nasıl sağlıyor bilemiyorum. Böyle mi olmak lazım bu topraklarda onun iç savaşını yaşıyorum ondan yorunları merak ettim.

Mesela burada dışarıda tanıştığım genç bir arkadaş var tutturdu abi ben silah alıcam sen de ister misin...

Lan oğlum manyak mısın ne silahı dedim cezası var bilmemnesi var kafana göre silah alınır mı...

Olsun abi evde bulunsun veya bagajda falan bulunsun. Dünyanın bin bir türlü hali var benim anam ağlayacağına başkasının anası ağlasın diyor.

Ya havle kafa aynı kafa işte şimdi ben bu zihniyetle baş edemiyorum. Bir yerden bakınca haksız da gelmiyor şimdi ortamına göre adapte olman lazım ama yok ben kendi içimde oturtamıyorum bu yaklaşımı. Ne yapsam bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
@ gobekliraki, heh işte demek istediğim bu... ama ben bunu anlatamıyorum.

Mesela tamamen farazi bir örnek vereyim böyle bir şey yaşanmadı;

Eşim diyelim ki yukarıdaki komşu çocuklarının patır kütür koşturmasından şikayetçi.

Bir gün yeğenleri gelse aynı şeyi onlar yapsa derim ki başka bir şey oynayın ayıp alt kata gider...

Eşim de der ki karışma çocuklara sanki dışarıda oynayacak yer mi bıraktılar nerede oynasın çocuklar...

YA MADEM ÖYLE BAŞKALARINA NEDEN KIZIYORSUN

Bir de ben karışıyorum diye bana da çemkirebilir üstüne :D Yani anladınız sanıyorum örnekler böyle uzar gider...
+1
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
1- kiracı 5 yıl ve üstü değilse haklı. yasa ne diyorsa o gerisi kişileri bağlamaz. bende ev sahibime 5. yıl bitince %260 zam yaptım, ama 6. yıl bitince bu sefer %300 zam istedi hop noluyoruz dedim. şimdi 2 senedir mahkemelik durumdayız. 5. yılda mahkeme kararı olmadan yapmış olduğum zamda boşa gitmiş oldu.
2- eşiniz haksız olduğu gibi yüzsüz de. çarptın madem wp grubu var yaz oraya.
3- 2. maddeye ilaveten terbiyesizlik de varmış. kimse uyarmamış olsa hadi diyecem parkettin gittin ama teyze uyardıktan sonra ben özür diler hemen arabayı çekerdim.

eşiniz, bir de bunları yapıp üste çıkıyorsa vay halinize. gerçi şu an ki konjoktürde de gayet normal herkes başkasına yaparken normal ama kendi başına gelince nerde adalet diye bağırıyor.
+4
gercekdunya
(13.04.26)
eşiniz haksız ve zor bir insan. başkasının otoparkına girmem biraz daha dolanır yer bulurum.
+4
orpheus
(13.04.26)
1 konusunda hayatım boyunca sizin gibi oldum. faydasını da gördüm zararını da, kazığını da. ama içim böyle rahat ediyor.

2 ve 3 kabul edebileceğim şeyler değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.04.26)
ya millet $oklar gecirerek e$ini gommus de, 3. dunya ulkeleri kuralsizliklar ulkeleridir.
senin davranis bicimin de sanki iskandinav ulkelerinde yasiyor gibi, burda bazi arkadaslar da ayni kafada ama uzgunum, oneri verdikleri sekilde yasadiklarina inanmasi guc.

senin hatun ortama uyum saglamis, ben ayipla(ya)miyorum.
sen ise yasadigin ulkenin gerceklerinin pek farkinda degilsin gibi, inat ediyorsun, duzelir diye bekliyorsun ama malesef senin omrun boyunca o hayal ettigin seviyeye gelinemeyecek.

ortasini bulmaniz lazim bence.

1 - kiraciya tefe/tufe zammi yapin, siz de tefe/tufe kadar arttirin. eger size cikin derlerse verin mahkemeye der gecerim.
2 - her ufak surtmeyi bende iplemiyorum, bana da surtuyorlar, aracin kapilarin yamuk yumuk surekli kapiyi carpip duruyorlar. kimsenin 1 lira verdigi yok. ha biri gelip carpmissin kardes ode derse anlasirim.
3 - arac gozumun onundeyse park eder gecerim, yukardan bagiran teyzeyi iplemem. biri gelip cek cikamiyorum falan derse cekerim.
-4
cooperr
(13.04.26)
Bana da eşin sıkıntılı gibi geldi.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
@ cooperr, tamam da o zaman kendine yapildiginda da normal karsilamasi lazim madem öyle bir dunyadayiz... kendisi hem kendine yapildiginda ona sinirleniyor, hem de ben onun onceden sinirlendigi bir konuyu veya benzer bir konuyu onun o zaman karsidan davranilmasini bekledigi sekilde bir yol izledigimde yine sinirleniyor.

Tam anlatamadim da neyse anladiniz saniyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Birader sen niye devamlı bize karını kötülüyon? Tam bir … evlisin diyince rahatlayacan mı?
+5
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, nerenden anlıyorsun sorun olmayan şeyleri gelip burada neden anlatayım, insan çıkmaza girdiğinde, sorun yaşadığında falan paylaşma isteği duyar.

Sence ben karımı kötülüyorum diye mi buraya yazdım? Konu eşimin 'biz de kötü olalım, herkes gibi yapalım' tarzı bakışı ve kendi yaptığı şeylere başkası yapınca sinirlenmesi. Ben de bu ikilemi yönetmekte zorlanıyorum farklı bakış açısı duymak hoşuma gidiyor. Sen bunu 'karı kötülüyor' diye okuyorsan, ya anlamadın ya da bilerek saptırıyorsun. Git başka yerde provokatörlük yap.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Cevap:
-Başkası arabaya vurup kaçıyor, biz de kaçalım.
-Başkası kuyruğa girmeyip kaynak oluyor, biz de olalım.
-Başkası emniyet şeridini kullanıyor, biz de kullanalım.
-Başkası alt kattakinin üzerinde tepiniyor, biz de tepinelim.
-Başkası çalıyor, çırpıyor, biz de çalalım.
-Başkası tecavüz ediyor, biz de edelim.

Bunun sonu var mı? Nerede duracağız?
+3
Mirket
(13.04.26)
@oguz

anlattiklarindan o ortama uyum saglamis, sen ise uyum saglamamakta direniyorsun cikarimi yaptim ben.

sana haksizsin demiyorum, senin dusunce yapin dogru AMA senin kafa yapinda bir adamla (babam) senelerce ayni evde yasadim, sonunda uzulen hirpalanan kendisi oldu.

o yuzden salla diyorum, Turkiye'de yasayabilmek istiyorsan kafa yapin "Laissez-faire" olacak, yoksa delirirsin.

eger problem aramak istiyorsan, turkiye'de senle sokaga cikalim, her adimda sana olmamasi gereken birsey gosteririm, her adimda. bununla basa cikmak mumkun degil.
-2
cooperr
(13.04.26)
Ben beynimle algılıyorum hakarete geçtiğine göre seninki malum…
Kadını dün tanıyıp evlenmediysen ne olduğunu biliyorsundur işte satmaya çalıştığın üstün ahlak erdem etik zart zurt kavramların olsaydı hayat arkadaşını burda itin götüne sokmazdın kimse seni evet o çocuğu olalım şerrefszi olalım diye gazlamayacak sandığın kadar iyi bi adam değilsin.
0
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, sen neden kendi kendine kuruluyorsun, tamam degilim hatta ben daha kötüyüm için rahat edecekse. Başta da böyle bir yaklaşımı yoktu ayrıca. Vardıysa da göstermedi veya gösterecek olay yaşanmadı. Kaldi ki güzel şeyleri neden yazıp çizeyim durup duruken. Onlar bir sorun teşkil etmiyor ki. Güzel ki devam ediyoruz. Pürüzler sorun oluyor. Sen onlari görüyorsun diye ne diye kendi kendine kuruluyorsun. Her bu tarz sorumun altina "bakin böyle böyle oldu bir kac huyu var ama karim aslinda cok iyi bir insan ve ben onu cok seviyorum" diye açıklama mi yapmam lazim.

Şu an soru kim daha kötü kim daha etik değil değil ki. Belli bir kac olay özelindeki çelişkiyi, sinirlendiğimi ama o an bunu anlatamadığımı falan söylüyorum,

Sen gelmiş burada bana saldırıyorsun bir de sana laf yetiştiriyorum. Hayatta bir secim yaptik diye hic icimizi dokmeyelim anamiz babamiz karimiz cocugumuz ile ilgili yani öyle mi.

Sen yapma erdemli kardesim ne güzel kendi sorunlarını dertlerini sıkıntılarını kendin çözebiliyorsan ne mutlu sana.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
of yine soru sahibine bakmadan cevaplamışım. senin eşin antepliydi değil mi? antepliler böyle olur normal.
0
Hallegadola
(14.04.26)
@ Hallegadola, antepli eşleri olanlar her sorunu "antepli" sepetine atıp çözemez ya sdfjsg

Memlekete, ırka, ülkeye göre genelleme yapılmasını hiç sevmem ama yavaştan hak vericem gibi artık bir değil iki değil tamam sevdiğim yanları da var ama bazı davranışları kabullenemiyorum.

Ama böyle bu tarz davranan tüm insanlar antepli olamaz değil mi. Eşimin kardeşleri bile birbirine benzemiyor e onlar da antepli nasıl olacak şimdi.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.