Giriş
(12)

Yetişkinlik hayatınız boyunca...

sucvecezve
kaç kitap okumuşsunuzdur? Yani çocuk kitapları hariç soruyorum.
kaç kitap okumuşsunuzdur? Yani çocuk kitapları hariç soruyorum.
0
sucvecezve
(29.01.26)
Y30. Goodreadste listesini tutuyorum aktif olarak o yüzden biliyorum. 340 olmuş. Eksiği vardır artısı yoktur. Son 5 yıldır falan çok kitap okumuyorum ve aşırı özlüyorum delice kitap okuduğum zamanları.
0
chanandler bong
(29.01.26)
Ben de senelerdir goodreads kullanırım sayıyı oradan bildiriyorum 635. Ama buna storytelden dinlediğim kitaplar da dahil ama o sayı 50 filandir. Yıllardır storytel üyeliğim de var. Bazı okuduğum ve sevdiğim kitapları da oradan tekrar dinliyorum. (Sayılara dahil değil)
Hani para verip de almayacağım ama neymiş diye merak ettiklerimi de burdan dinliyorum.

Benim de bu sayıda eksik yoktur fazlası vardır. Bundan daha fazla okuyamadigim kitabım vardır. Daha vakit var.
0
a perfect lie
(29.01.26)
18-30 arası 200 civarı kitap okumuşumdur. aynı dönemde 500'den fazla film izlemişimdir.
0
summerjam0306
(29.01.26)
Ben de goodreadstan takibini yapıyorum ama 2 sene boyunca tam bir şekilde girmemiştim. 220 civarlarındadır. Son birkaç senedir okuma ağırlığı makale, kitap bölümüne kaydı.
0
black holes in the sky
(29.01.26)
450-500 vardır.
0
love and trust
(29.01.26)
Üniversiteye giderken 3 bin civarındaydı o zamanlar liste tutuyordum. Artık saymıyorum, zaten artık okumuyorum da.
0
Gradient_tabanlı_mor
(29.01.26)
268.
0
unalub
(29.01.26)
Goodreads'e kaydettiğim 234 varmış. Son 5 yıldır neredeyse hiç kitap okumuyorum ne yazık ki.
0
peki madem
(29.01.26)
Dinlediğim sesli kitaplarla birlikte 500e yakın
0
iwasbornonamountainside
(29.01.26)
2011'den beri goodreads hesabım var ve aktif kullanıyorum orada şu an okundu statüsünde 900 kitap var.
0
rayde
(29.01.26)
15 yaşında Henry Charriere' nin Kelebek'i ile Yaşar Kemal'in Ağrı Dağı Efsanesi'ni eş zamanlı okuyarak başladım. İlk yıllar okuduklarımın listesini tutardım ama sonra ipin ucu kaçtı. Ama net olarak, haftada bir kitap okuyorum diyebilirim. Aynı anda birkaç kitap okuyorum, patinaj yaptıran kitaplar, akıcılarla dengelenmiş oluyor.
Yılda 52 kitap. Toplam sayıyı vermeyeyim, yaşım ortaya çıkmasın.
0
Mirket
(29.01.26)
ilkokuldan beri aralıksız okuyorum ve bir yazarı seversem o yazarın bütün kitaplarını bulup okuyorum. bazen aynı kitabı birden fazla okuyorum .
2013 yılından beri tabletten okumaya başladım ve çok az kitap satın alıyorum. sayıyı tahmin etmem mümkün değil . çok kitap okuduğum için lisede psikoloğa götürülmüş biriyim.
kitapsever arkadaşımla büyük bir kitapçıya gittiğimizde rafların arasında gezerken bunu okudum, bunu da okudum , bu rafın tamamını okudum gibi cümleler kurabiliyorum .
Francesco Petrarca şöyle demiş ;
" Libri quosdam ad scientiam, quosdam ad insaniam deduxere "
(Kitaplar bazılarını bilgiye, bazılarını deliliğe götürdü.)
0
devilone
(29.01.26)
(3)

Gümüş ve Altın Alımı

sezai karesort
Arkadaşlar öncelikle herkeşe şelam.Fiziki olmayacak şekilde gümüş ve altın alımını nasıl yapıyorsunuz ?Yani seçenekler şunlar ama bunların da en dezavantajlısı hangisi sizce ?Altins1 = Fiziki ile arasında ciddi bir makas farkı var şu an 1 gram altın karşılığı 9.000 küsür civarına gelir. Fiziki altın
Arkadaşlar öncelikle herkeşe şelam.

Fiziki olmayacak şekilde gümüş ve altın alımını nasıl yapıyorsunuz ?

Yani seçenekler şunlar ama bunların da en dezavantajlısı hangisi sizce ?

Altins1 = Fiziki ile arasında ciddi bir makas farkı var şu an 1 gram altın karşılığı 9.000 küsür civarına gelir. Fiziki altın o seviyeleri gelir mi bilemem ama risk.

GMSTR / GLDTR / ZGOLD = Bunlarda da Yönetim Ücreti + 17,5% oranında stopaj kesintisi var, bana kalırsa en zararlısı bunlar.

Yatırım Fonları da aynı şekilde Yönetim Ücreti + 17,5% stopaj kesintisi var.

Direkt Bankadan almak sanki daha mantıklı gibi geliyor bana kambiyo vergisi + bsmv + banka makası bu 3 kesintiye rağmen yukarıda saydığım alternatiflerin kesintileri yanında sinek ısırığı gibi kalıyor.

Bunlar dışında önrebileceğiniz farklı yollar var mı ? bir de yukarıda atladığım bir şey var mı sizce ?

Şimdiden teşekkürler cevaplar için.
+1
sezai karesort
(28.01.26)
Fonların olumsuzluklarına bir de valör konusu ilave edilebilir.

AltınS1 de %20 ye kadar makas hoş görülebilir.

Bankaların herhangi bir şelale düşüşünde alım satım makasını uzaya doğru açma ihtimali gözardı edilmemelidir.
0
Mirket
(28.01.26)
Altin.s1 çok daha karmaşık aslında.

Şu an kapalı çarşı gram fiyatı 7.698 lira. Altin.s1 8.955 lira. Fark %16. Kuyumcularda kapalı çarşı fiyatının da biraz üstündedir. "Ciddi makas" denemez bence şu halde. Bir süre önce çok daha yüksek bir farktan kapandı bu fark.

S1 spekülasyona açık bunu görüyoruz, ancak çok yüksek fiyattan alınmadığı sürece hala iyi geliyor bana.

Bir de alım satım makası yok, bunu atlamışsınız. Neticede siz s1 aldığınızda satarken altın fiyatından satmıyorsunuz, yine s1 fiyatından satıyorsunuz. Ancak bankadan aldığınızda saydığınız vergilere ek alım-satım makası da var. Buna da çok "sinek ısırığı" demezdim.

Karar yine sizin, S1 ve gram arasındaki farkı nerede normal görüyorsanız oradan almak mantıklı. S1'i tehlikeli yapan gramla farkı absürt dereceye çıktığında almak aslında.

Gümüşle ilgili çok bilgim yok, ben ona kaçmış tren olarak bakıyorum kendi adıma.
0
akhenaten
(28.01.26)
Dünya Katılım Bankasında altın ve gümüş hesabı açtım, ordan alıp satıyorum. Alış-Satış farkı çok az. Haftasonları bile makas pek açılmıyor.
0
faberkastelli
(29.01.26)
(4)

Maxipuan

alibaba06
İş bankasının verdiği maxipuanlarin geçtiği bir market vs var mı acaba? Bu puanlari nerde kullanabilirim? Teşekkürler
İş bankasının verdiği maxipuanlarin geçtiği bir market vs var mı acaba? Bu puanlari nerde kullanabilirim? Teşekkürler
0
alibaba06
(28.01.26)
Migros, macro, carrefour
0
eileengray
(28.01.26)
+ watsons
0
inheritance
(28.01.26)
Pazarama
0
Mirket
(28.01.26)
hepsiburada.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
(5)

İzmir Çiğli-Karşıyaka Civarı Misafirhane tarzı Konaklama Önerisi

tss
Merhabalar,İzmir Çiğli-Karşıyaka civarında her hafta 1 veya 2 gece konaklayabileceğim misafirhane, apart tarzı bir yer arıyorum. Önerisi olan var mı ?Not: Kamu personeliyim.
Merhabalar,

İzmir Çiğli-Karşıyaka civarında her hafta 1 veya 2 gece konaklayabileceğim misafirhane, apart tarzı bir yer arıyorum. Önerisi olan var mı ?

Not: Kamu personeliyim.
0
tss
(28.01.26)
Karsiyaka sahildeki ogretmenevine baktiniz mi?
+1
ırene adler
(28.01.26)
Sahildeki benim bildiğim Lokal olarak hizmet veriyordu, bir dönem tadilat için kapandı. Tekrar açıldı mı bilmiyorum.
Karşıyaka öğretmenevi Bahçelievler'de.
+1
Mirket
(28.01.26)
ksk çamlık orman misafirhanesi, alaybey karayolları ya da öğretmen evi.
+1
erty_ksk
(28.01.26)
maliye konuk evi var. ama leş.
+1
mikahakkinen
(28.01.26)
Karşıyaka öğretmenevi kapandı dediler, internette de bir bilgi bulunmuyor.

Bahçelievler'de derken ?

Orman misafirhanesi dolu diyor, Karayolları internette baktığımda Bornova'da gözüküyor,

Maliye ise online başvuru alıyoruz diyor ama başvuruya dönmüyor.
0
🌸tss
(29.01.26)
(19)

Üniversiteye geri dönseniz hangi özelliğinizi değiştirirdiniz?

zen1th
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
0
zen1th
(27.01.26)
İstanbul dışında okurdum.
Ekşi sözlük gibi yerlere girmezdim.
Daha az ilişki yaşar, daha çok ders çalışırdım.

Ama bunların tamamı boş laf bakınca. O zaman öyleydi şimdi böyle neticede.
+1
sekizdokuzon
(27.01.26)
ben bilgisayar okudum, ama bilgisayarla alakalı bir iş yapmadım, yapmıyorum. şu andaki sektörümle alakalı bir şey okurdum.
0
co2s2
(27.01.26)
Rusça yerine bir avrupa dili öğrenirdim ama bize yol gösteren yoktu o dönem.
Onun dışında bir şey değiştirmem çünkü hanımla tanıştım, kendisiyle tanışmama riskini alamam. Kelebek etkisi olmasın.
0
logisticsmanager
(27.01.26)
Sosyal yönümü daha erken olgunlaştırmak amacıyla insan içine çıkardım bilen bilir Görükle'yi, orada yaşıyordum okurken. Hatta kaldığım yer Görükle'nin de dışında kalıyordu. :D Öğrenci ortamlarına girmekten bahsetmiyorum aslında insan içine çıkamk derken. Haftasonu, dönem arası, yaz dönemi gibi tatillerde muhakkak alanımla ilgili işerde çalışırdım.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.01.26)
Uzun ilişki istemezdim, 1 tane uzun ilişki yerine 5 kısa ilişki daha iyi olurdu, sosyalliğimi geliştirirdim
-7
arbre
(27.01.26)
Derslere daha çok asılırdım ve iş hayatına o zamandan ufak ufak adım atmak iyi olurmuş. Daha fazla skill edinmeye çalışırdım tabi o zamanlarda öngörülü olamıyor insan.
0
pembediken
(27.01.26)
Bölümümü değiştirirdim öncelikle. 4 senede bitirmeye de çabalamazdım, bir yandan değişik işlerde çalışırdım, okul gerekirse biraz uzardı. Ders çalışmaktan ilgi alanlarımı geç keşfedebildim, kendimi çok sonradan buldum. 18 yaşın ömür boyu yapılacak mesleği seçmek için çok erken olduğunu düşünüyorum.
0
kullanicadi
(27.01.26)
Branşımla ilgili CVmde bana artı değer katacak bütün kurslara giderdim.
İkinci bir dil kovalardım.
Finansal okuryazarlığımı o yıllarda geliştirirdim.
0
Mirket
(27.01.26)
Gurbette değil memleketimde okumak isterdim. Dini vecibelerimi yerine getirmek isterdim. Okuduğum bölümü de belki değiştirmek isterdim ondan tam emin değilim. Arkadaş ortamımı kesinlikle değiştirmek isterdim.
0
Topalordek
(28.01.26)
Sosyal bilimler yerine teknik bir bölüm hatta burun kıvırdığım mühendislik bölümlerinden birini okurdum.
0
Amaranta ursula
(28.01.26)
anksiyetemi, depresyonumu, beni, kendimi...
0
anon1m
(28.01.26)
Üniden mezun olmadan iyi bir yayın yapma şansım vardı, üşenmiştim. Onu yapardım. Onun dışında bi keşkem yok. Uzun bi süre yanlış bölüm seçtiğimi düşündüm ki hâlâ daha bana daha uygun bölümler olduğunu biliyorum ama hayatımın şu ana kadarki kısmından şikayetim yok pek. Riske atmak da istemem
0
nundu
(28.01.26)
Laboratuvarlar ve sınavlar dışında okula uğramamış birisi olarak okula daha çok gider, insanlarla daha çok kaynaşmaya çalışırdım. Okul dışı etkinliklere de katılmaya çalışırdım. Koskoca şehrin sosyal imkanlarını kullanmadan sap gibi okul okuyup mezun olduk.

Dövüş sporlarına daha üniversitedeyken başlardım. Mezun olduktan sonra can sıkıntısından başladık ama gençlerin reflekslerini, yaşıtlarımın deneyim seviyesini görünce geç kalmış hissettiğim oluyor.
0
aloha snackbar 3
(28.01.26)
Başka bir üniversite seçerdim.
0
peki madem
(28.01.26)
yirmi yıldan fazladır kesintisiz üniversite okuyorum. meslek seçimime ailem karışmadı; ama önlisanstan sonra maddi destek de sağlamadıklarından, oldukça zorlu yıllar geçirdim. bununla birlikte mesleğimle alakalı okunabilecek tüm okullarda ve seviyelerde okuma şansı buldum diyebilirim. bu sebeple kendi adıma çok pişmanlığım yok.
gençlere en temel önerim; zaman yönetimini baştan öğrenip, okula ve notlara olduğu kadar, sosyal hayata, klüplere, etkinliklere de yeterli vakit ayırıp, her alanda donanımlı bir insan olmaya çabalamaları olurdu. benim bunlar için ne halim, ne vaktim, ne de beş kuruş param vardı ne yazık ki. bu sebeple full ineklemekten başka şansım yoktu.
şimdiki gençler çok daha şanslı. mesela aileler artık yüksek lisansı, lisansın devamı gibi görüp, finanse ediyor. bu türlü, sosyalleşme imkanı olan bir öğrencilik hayatı çok tatlı olurdu bence. bakıyorum, lisans öğrencileri, skuba gibi -bana çalışan halimle pahalı gelen- sporları yapabiliyorlar. böyle finansman imkanlarım olsa 20 değil, 30 yıl öğrenci olurdum :D
0
lil siztah
(28.01.26)
En az bir dil daha öğrenirdim, hatta mümkünse daha çok. Şu anki kariyerimde bir kaç dil daha konuşsam çok çok güzel olurdu.
0
kumandanim
(28.01.26)
"şimdiki aklınla o zamana döneceksin" türü, mevcut becerimiz ve tecrübemiz dâhilinde bir değişiklikse bu önüme bakıp kazandığım ilk bölümü bitirirdim. severek, isteyerek gitmiştim aslında ama çok çabuk vazgeçtim. aslında devamında olanlardan da pişman olmadım, hikâyenin ta en sonunda pişman oldum. şimdi dönüp bakınca en başta fantezi aramamak en iyisi olabilirmiş diyorum. orada sefillik olarak gördüğüm şey bütün hayatım oldu. şimdi imkânım olsa o sefilliği paşa paşa 4-5 sene çeker, önüme bakardım.

şıp diye cinden dilek dilemeli bir özellik değiştirebiliyorsak anksiyetemi yok etmek isterdim. böyle söyleyince insanlara şımarıklık gibi geliyor. gerçekte HİÇBİR ŞEY YOKKEN nasıl perişan olduğumu, yaşadığım bazı şeylerin de etkisiyle nasıl yıprandığımı ben bilirim. o yaşlarda bu kadar ürkek, gergin, mutsuz olmak yerine çok basit şeylere odaklanabilseydim hayatım bambaşka olurdu şüphem yok. hatta anksiyetesiz yaşamak, üç üniversite bitirmekten çok daha iyi olurdu sanırım ama bu ömür boyu uğraşacağım bir şey o yüzden tümüyle elimde veya şimdiki aklımla yapabileceğim bir iş sınıfına koymuyorum.

bir önceki duruma ve hatta daha geçmişe gidersek sanırım "çalışmayı öğrenme" kavramını oturtabilmeyi çok isterdim ek olarak. hayatım boyunca hiçbir şeyi çalışarak elde etmedim desem yeridir. altın tepside de sunulmadı. müthiş keyif verdiği, ben uğraşmakla sevdiğim için saldırdım ve bu bana liseyi kitap açmadan yüksek not ortalamasıyla bitirme/alanımda iyi üniversitelere girme şansı verdi. öyle 500 üzerinden 490'lık puanlardan bahsetmiyorum asla ama ben kendi alanımda canım sıkılınca istanbul üniversitesi, ertesi sene ankara üniversitesi filan yazıp tutturuyordum yani. ama sevmediğin şeye katlanma, anlamadığın şeyin üstüne düşme, sistemli olarak emek verme, 30 gün boyunca 1 verip en sonunda 30 alma... bu mefhumları hiç geliştiremedim. genel bilişsel kapasite olarak şikayetim yok ama bazı açılardan çok aptal hissediyorum kendimi yalan yok.

öyle olunca GLOBALLEŞEN DÜNYAMIZDA tutunamadık zaten. gerçekten kendimi övmek için söylemiyorum üç tane adamın işini tek başıma yapardım ama cv hazırlamaya üşendiğim için başvurmazdım çünkü ustası olduğum, sevdiğim, bildiğim bi şey değildi. bu herif aptal değil de nedir? yav olum düz yolda herkes sürer, sen en ufak virajda şarampole yuvarlanıyon? bir değil iki değil insan hiç mi ders çıkarmaz, hiç mi öğrenmez? einstein ne demiş, bir şeyi bir kez yapmak hatadır ama aynı şeyi ikinci kez yapmak ise ulan bu der meister ne mal herif demiş.

onu çözebilmek isterdim. bu yaştan sonra da yapabileceğime inancım yok beyin muşmulaya döndü zaten becerebildiğimizi de beceremez olduk pii.
0
der meister
(28.01.26)
Daha fazla sosyal olurdum. Daha fazla film dizi izlerdim. Daha fazla kitap okurdum. İngilizeye abarnırdım. Kendime hayat ve yaşam anlayışı geliştirebilseydim.

Keşke evde mal mal boş takılmasaydım.
0
put it in your appropriate place
(28.01.26)
ya istanbul'da okur (yıldız teknik makina) ya da 8-10 senede bitireceğimi bile bile yurt dışında (viyana teknikte herhangi bir bölüm) okurdum ve en başından yurt dışına kapağı atardım.

veya taa 2010 - 2011'den beri green card başvurusu yapardım.
0
rain when i die
(28.01.26)
(6)

temu ne idüğü belli olmayan kargo kodu

iddaaci
selamlar temu'dan alışveriş yaptım kapanmadan önce. bana ne aras ne dhl kodu verdi. 89791239J9VE8U301 diye bir kod verdi. kargo uçağa alındı, ilerliyor ama bu kod hangi şirkete ait? ship24 vb. sitelerinden de takip edilemiyor.
selamlar temu'dan alışveriş yaptım kapanmadan önce. bana ne aras ne dhl kodu verdi. 89791239J9VE8U301 diye bir kod verdi. kargo uçağa alındı, ilerliyor ama bu kod hangi şirkete ait? ship24 vb. sitelerinden de takip edilemiyor.
0
iddaaci
(27.01.26)
dhle verilince bildirim gelir ya boşver
0
jelly bear
(27.01.26)
türkiye gümrüğünden çıktıktan sonra takip çalışır, takmayın şu an.
0
Rao
(27.01.26)
başka kargolarım kargolandığı anda dhl ya da aras kargo numarası alıyordu. bahsettiğim şey o değil. hiç bir şirkete atanmadı kargo.
-1
🌸iddaaci
(27.01.26)
Gümrükten geçip kargoya verilince ayrıca kargo şirketi adı ve takip numarası mesajı geliyor. Bugün bana geldi.
Sizdeki numara sipariş kodu olsa gerek.
0
Mirket
(27.01.26)
@Mirket sizdeki kargo numarası kısmında ne yazıyordu temu sayfasında? aras ve dhl'ye atanmadan mı geldi?
0
🌸iddaaci
(27.01.26)
DHL den mesaj ile kargo takip numarası, Temudan da DHL'e teslim edildiğine dair mail geldi.
0
Mirket
(27.01.26)
(9)

U dönüşü neden yasak? (tekrar soru)

kibritsuyu
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu k
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.

tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.

sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu kestikten sonra arabamın ne yana gittiğinin ne önemi kalıyor? sola dönüş yasak değil, döndükten sonra dümdüz gidip karşıdaki yola girebiliyorum. ama arabamı biraz daha çevirip geldiğim yolun ters şeridine U dönmem niye yasak?

i.imgur.com

ileri veya sola mecburi yön tabelası ile U dönüşü yasak tabelası birbiri ile çelişmiyor mu? kaldı ki ışık var, ama ışık olmasa bile bana sola dönüşü serbest kılan tabela varken, döndükten sonra ne yana gideceğimi engelleyen tabelanın mantığı nedir?
0
kibritsuyu
(27.01.26)
Sizin attiginiz ornekte nasil isleyis bilemiyorum ama iki sebebi olabilir.
1) Sola dondugunuz yerden gelen arabalar icin saga donus icin yesil sizinle ayni anda yaniyor olabilir. Bu durumda o caddeye bir araba akisi var.
2) Caddenin genisligi isik bolgesinde tam nasil belli degil ama saga sola arac park edilen, daraltilan, kalabalik bir yerse, tek seferde U donusu yapamama ihtimali trafigin akisini bozabilir diye yasak olabilir.

Tabii belirttiginiz gibi sebepsiz de olabilir. Trafikte mantikli olmayan durumlar gorulmeyen seyler degil.
+2
mbond
(27.01.26)
bence sebebi bazi araclarin u donusu yaparken tek hamlede yapamayacak olmasi ve trafigi tikama ihtimali. siz bir arabayla donebilirsiniz belki tek hamlede ama serbest oldugunda bu bir kamyona da serbest oluyor. o donmeye kalktiginda geri manevra yapmadan donemiyor ve trafigi tikayabiliyor.
+2
lemmiwinks
(27.01.26)
Emin değilim ama sola dönüşte araçlara yeşil yanarken, yayalara da karşıdan karşıya geçmesi için yeşil yanıyor olabilir.
+3
duyuruuser
(27.01.26)
U dönüşü yapan araçların tek seferde dönemeyip bir;/birkaç manevra yapması gerekebileceği söylenmiş zaten.
Bu durum ve tek seferde dönebilecek olsa bile normal akışa nazaran yavaş olması gerekliliği trafiği çok engelliyor.
Fazıl Say Caddesinden Nevzat Çobanoğlu Bulvarına çıkarken çok küfretmişliğim vardır.
+1
Mirket
(27.01.26)
U dönüşü dar alanlarda tecrübesiz sürücüler oldukça riskli olabiliyor. buna benzer yolda hızlı gelip arabayı yan yatıran sürücü gördü bu gözler. onun için trafik güvenligi için ordan degil de ilerideki göbekten dönmenizi istiyorlar. böylesi daha güvenli
0
limonlu eksi
(27.01.26)
Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil.
0
ground
(27.01.26)
U dönüş yapan aracın,
görüş mesafesi çok düşüktür,
özellikle
hizli gelen motorsiklet gibi araçlar ile çarpisma olasiliğı çok yükseliyor.
0
designer
(28.01.26)
"Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil."

ayrım yapılmaz denmiş de. ayrım yapılıyor. alta otomobil hariç yazılıyor.
0
renegade
(29.01.26)
kuzey amerika'daki kural su, eger isik varsa U donusu yasak, U donusu yasak tabelasina gerek yok. Eger isik yok ise, U donusu yapabiliyorsun, kimse ceza yazamaz.
Mantik ne, bilmiyorum..
0
cooperr
(29.01.26)
(4)

Küf önleme

arbre
Selam. Kış gelince yine küf oluştu. Küf temizleyiciyle yeni temizledim. Ama tekrar etti. Bunu nasıl önleyebilirim? Nem alıcı mı kullanmak gerekiyor? Duvara bir şey mi sıkılmalı? Nasıl çözülür? Sağ olun.
Selam. Kış gelince yine küf oluştu. Küf temizleyiciyle yeni temizledim. Ama tekrar etti. Bunu nasıl önleyebilirim? Nem alıcı mı kullanmak gerekiyor? Duvara bir şey mi sıkılmalı? Nasıl çözülür? Sağ olun.
-4
arbre
(27.01.26)
muhtemelen yalıtımla ilgili bir sorun var. sen evin içinde ne kadar uğraşsan da düzeleceğini sanmıyorum.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
küfün kışla ilgisi yok aslında. tam tersine küf sıcakta daha iyi gelişir.
ama kış olduğu için sık yağmur yağıyor ve kurumuyor. o duvara da bir yerden
nem geliyor olmalı.
0
orpheus
(27.01.26)
Dış cephede sıva çatlağı var. Onu onarın.
En üst katsa çatı küpeşte kenarlarına bakın
0
Mirket
(27.01.26)
bizim ev 50 senelik. dış cephe yalıtımı yapılana kadar soğuk odalarda yoğuşma sebebiyle hem döşemede -genelde baza gibi eşya altlarında- hem de duvarlarda küf oluyordu. ev içinin sıcak havasındaki su buharı, mekanın soğuk yüzeylerinde yoğuşunca küf oluşuyor. ne denediysek kar etmedi, ta ki yalıtıma kadar. biz çok sallamasak da, amerika'da falan küften öcü gibi korkuyorlar; zira ciğerlere çok zararlı. yalıtım imkanı yoksa sık sık havalandırın ve nem emici çarelere bakın.
0
lil siztah
(28.01.26)
(7)

aile yılı ve 5.5 saat doktor beklemek

Mirabel
Bugün hastaneye gittim göz kontrolüne. Devlet hastanesi ama prof olduğu için paralı tabii ki. Randevum 13:40taydı. 13te işlerimi hallettim beklemeye başladım. 3 oldu hala çağıran yok. Benden sonra gelenleri alıyorlar. Neymiş çocuklar öncelikliymiş, arkasından 65 yaş üstü varmış. İptal etmek istedim.
Bugün hastaneye gittim göz kontrolüne. Devlet hastanesi ama prof olduğu için paralı tabii ki. Randevum 13:40taydı. 13te işlerimi hallettim beklemeye başladım. 3 oldu hala çağıran yok. Benden sonra gelenleri alıyorlar. Neymiş çocuklar öncelikliymiş, arkasından 65 yaş üstü varmış. İptal etmek istedim. Girişiniz ve ölçümünüz yapıldı olmaz dediler. O zaman bana başka randevu verin 1 ay sonra gel deyin yeter ki beni burda boş boş bekletmeyin dedim.
Sekreter zar zor sen git 5te gel dedi. İşe gittim 5te geri geldim ancak 18.30da aldılar. Tüm bekar/genç/orta yaş bekliyor. Sondan 2 önce girdim. Hoca hastaları bitirmeden gitmezmiş.

Aşırı gıcık oldum. Aciliyeti olan tabii ki her koşulda benden önce girmeli. Ama neden çocuklu, 65 yaş üstü girecek diye ben 5.5 saat boş boş hastaneden beklemeliyim ki? 1-2 kişi olur anlarım. O zaman randevu almanın ne anlamı var? Tüm işlerim aksadı.
Bu aile yılı nedeniyle mi böyle? Neye dayanarak böyle bir uygulama yapılıyor?
Çok mu bencil düşünüyorum? Şikayet edeyim mi?
+5
Mirabel
(26.01.26)
hayatımda hiç böyle bir şey yaşamadım. Sık sık kendim ve ailem için gittiğim dönemler oldu bu yıl da gittim. randevulu olarak en fazla bekleme sürem yarım saat oldu. Hatta bazen randevudan önce gidip kayıt açtırarak erken girdiğim de oldu. 65 yaş önceliği doğrudur ama bu kadar 13.40 randevusuna 3 de dahi girememek tuhaf olmuş. paralı dediğiniz sanırım üniversite hastanesi onunla ilintili olabilir. bazen şöyle durumlar oluyor ilgili doktor ameliyata gidiyor ya da yatan hastalarını geziyor bu bir istisna.
+3
biravekahve
(26.01.26)
Bire bir aynısını yaşadım. Üniversite hastanesi. Klasik Türkiye sistem eksikliği. Birilerinin işini yapmaması.
-4
arbre
(26.01.26)
devlet hastanesi dediğiniz üniversite hastanesiyle süreç gerçekten farklı. özel hastane gibi muameleye beklemeyin. hocalar da keyfinden geç almıyor. ben de geçen 13.30a randevu almıştım 3e doğru girebildim.

doktorun sabahki hastaları bitmemiş. ve arada sonuç gösterenler oluyor bunlar randevusuz tabii. bi de doktor her hastaya bilgi vermeye çalışınca sorusunu cevaplamaya çalışınca hastalar bitmiyor. bence de aşırı sinir bozucu ama durum bu. ben çareyi devlete gitmemekte buluyorum. özele gidiyorum kafam rahat oluyor. onun dışında normal devlet hastanelerine gidince randevun varsa çok sıra beklenmiyor.
+4
jelly bear
(26.01.26)
Yok çok salak sistemmiş. Bencillik göremedim.
0
logisticsmanager
(26.01.26)
Aile yılı ile konunun alakasını anlamadım. 65 yaş üstünün öncelikli olması konusu da bir 30 yıldır falan var olan bir uygulama. Yeni bir şey değil.
+1
Mirket
(27.01.26)
hastaneye giderken a4 kağıt ve tükenmez kalem götürüyorsunuz, şikayetinizi yazıp evrak kayıt kısmına dilekçe formatında veriyorsunuz. evrağın sayısını ve barkotunu aldıktan sonra (ki evrağı barkot yapıştırıp size verecektirler) beklemeye başlıyorsunuz. 30 gün içinde cevap gelmezse savcıları göreve sokuyorsunuz. cimer'den copy paste yapmaya alışıklar çünkü. m*murlar somut bir delil olmadıpı taktirde cezalandırılmayacaklarını bildikleri için sülaleleri rahattır, hatta amirleri de onlara arka çıkıyordurlar ama bu şikayetler birikirse doktoru da sekreteri de öttürürler. Sağlık bakanlığı HBYS'lere milyonla para ödüyor, herkesin randevu saati belirli. Kamu görevi yapan adamlar kendilerini dokunulmaz sanmasın, hepsini adam etmesi 1 tane savcıya bakar.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Aile yılı 2025'deydi. 2026'da kaldığımız yerden devam. aileyili.gov.tr
+1
tiredofwaiting
(27.01.26)
(9)

Mülakat?

Topalordek
Herkese selamlar. Kamu kurumunda bir alım açıklandı. Kpss a grubu ve puanım yüksek. 100 kişi alınacak, mülakat için 300 kişi çağırıyorlar. Yazılı sınavda 65.oldum, alınacak kişi sayısı 100. kimle konuşsam referans bul yoksa almaz diyolar. Referans arasam mı sizce? Başkasının hakkını yemek istemiyoru
Herkese selamlar. Kamu kurumunda bir alım açıklandı. Kpss a grubu ve puanım yüksek. 100 kişi alınacak, mülakat için 300 kişi çağırıyorlar. Yazılı sınavda 65.oldum, alınacak kişi sayısı 100. kimle konuşsam referans bul yoksa almaz diyolar. Referans arasam mı sizce? Başkasının hakkını yemek istemiyorum ama kendi hakkımı da yemesin istiyorum kimse. Yazılı sınavdan başka başarıyı adam gibi ölçecek bişey de yok, nasıl derseniz mülakat 2 dk sürüyor. Bu ne bktan iş anlamadım ben. Tus olsa dus olsa benim atanmam gerekiyor ama bu benim İİBF bölümüm böyle bktan işte, her yer sözlü sınav. Merkezi atama 0. Ne yapacağım, kafamın içi allak bullak, hafiften de depresyon.
0
Topalordek
(26.01.26)
Referans diye hemen umudunuzu kaybetmeyin. Ben de referans olmadan imkansız diye bazı pozisyonlara hiç başvurmuyordum, uğraşmaya değmez diyordum.

Ama gördüğüm kadarıyla oluyor. Mesela bir belediye iştirakine kabul almıştım. Ve bayağı sağlam bir iştirak, milyon dolarların döndüğü. Oryantasyondaki çoğu kişi Boğaziçi, itü, ytü’den idi. Sonra birimlere dağıldık, 2-3 hafta sonra benim olduğum ofise biri geldi. Direkt ilk gün ofiste şefle konuşurken kendisi dedi, x önerdi sağ olsun öyle buldum, diye.

Öylede oluyor ama böylede oluyor yani.

Mesela savunma saniyeye hiç bulamamıştım, özellikle sosyal medyadaki o aşırı negatif yorumlar yüzünden. Hata yapmışım. Bir arkadaşım gayet başvurmuş, mülakatına girmiş ve almışlar.
+2
substituent
(26.01.26)
Yüz kişinin yüzü de torpilli olmayacaktır. O yüzden kendinize güvenin ve ya nasip diyerek mülakata girin bence.
0
candide
(26.01.26)
Hocam işte sorun kimi duysam ulaşıyor birilerine. 100 kişi alınacak ama 300 kişi çağırıyorlar sözlüye. Sözlü dediğim de 2dk. Sorular kime ne denk gelirse, objektif bile değil. 101.olsam içime sinmez gitmezdim kimseye ama 100 kişi alacaklar ben 65.yim. başkasının hakkına girmekten de ödüm kopuyor.
0
🌸Topalordek
(26.01.26)
Çok zor bir ikilem. Ancak şu sıralar yalnızca puanınızla girebilmeniz rüya gibi bir şey olurdu. Ne yazık ki durum bu. Umarım kimsenin hakkının yenmediği adil bir süreç olur.
+1
lil siztah
(27.01.26)
Başkasının hakkına girmekten korkuyorsanız referans olayına girmemeniz lazım zaten. Candide'nin dediği gibi yapmanız en iyisi. Referans bulsanız bilemezsiniz ki gerçekten zaten 65. sıradasınız diye mi oldu yoksa referanstan dolayı mı oldu diye.
+1
mbond
(27.01.26)
Şu anki haliyle, mülakaatsız, merkezi sistemle atama yapılsa, müracaat ettiğiniz pozisyon zaten sizin hakkınız. Sonuçta kimsenin hakkına giremezsiniz. İşinizi sağlama alın. İmkanınız varsa referans bulun.
+1
Mirket
(27.01.26)
yüz kişinin yüzü torpilli olmaz çünkü sadece yazılı sınavın birincisini alırlar. diğer 99 kişinin referansı olur.

referans ara acil.

kamu kurumuna dereceyle girmiş bir merkez uzmanı olarak diyorum bunu. işin içinde olmayan insanların lafını dinleme burada insanların çoğu hayal dünyasında yaşıyor.
+1
Hallegadola
(27.01.26)
devlet memuruyum, ne referansım vardı ne de tanıdığım yerleştim. mülakatlıydı. 2 sene önce de tayinim çıktı. 10 sene yazdım olmadı ama sonra oldu. ne referans ne tanıdık var. yani referans/torpilsiz zor diyorlar ama oldu mu oluyor. hakkımızın yenilmediği bir alan var mı ki?
+1
mikahakkinen
(27.01.26)
Sen beni dinle referans bul
+1
Hallegadola
(28.01.26)
(6)

QQQM almıştım 300 bin liralık, altın ve gümüş uçarken yerinde sayıp durdu. Gümüş ne olur bilmem ama altın devam eder. Satıp altına mı geçsem?

santimantal
Amerikan borsasından anlamıyorum.Bir finans uzmanını tavsiyesine uyarak aldım.Şimdi bakıyorum:- QQQM son bir yılda dolar bazında %20 artmış.- Altın %120Bilmiyorum, belki yapay zekâ devrimi 2026'da bu ETF'teki hisseleri daha da yükseltebilir.Ne dersiniz? Satsam mı, satmasam mı , yoksa kısmen mi satsa
Amerikan borsasından anlamıyorum.
Bir finans uzmanını tavsiyesine uyarak aldım.
Şimdi bakıyorum:
- QQQM son bir yılda dolar bazında %20 artmış.
- Altın %120
Bilmiyorum, belki yapay zekâ devrimi 2026'da bu ETF'teki hisseleri daha da yükseltebilir.

Ne dersiniz? Satsam mı, satmasam mı , yoksa kısmen mi satsam? Gerekçesiyle yazarsanız sevinirim. :)
Bu akşam kararımı vermem lazım.
0
santimantal
(26.01.26)
Sepet yap.

Şu an dünyanın başında bir tane deli var. Sözü sözüne uymuyor ve ağzından çıkan her söz dünya siyasetini ve ekonomisini şekillendiriyor. Yarın ne yapacağını, ne diyeceğini yakın çevresi dışında kimse bilmiyor. Böyle bir ortamda bir tek ata oynamak büyük kumar olur bence. Sepet önerim ondandır.
Yarın 'Çinle anlaştık, Dünyayı aramızda paylaştık.' dese de şaşırmam, Çin, 'Yeter ulan yaptıkların.' deyip, Basra körfezine bir uçak gemisi yollasa da şaşırmam. Çivisi çıktı artık her şeyin.
0
Mirket
(26.01.26)
vallahi aynı dertten muzdaripiz. bir miktar qqqm aldım öylece duruyo. tunç hoca altın gümüş aşırı alım bölgesinde dediği için almadık faizde kaldık nerdeyse 700k öylece tl de kaldı. altın gümüş almıştım da onları çok az almıştım ne yazık ki.
0
Sadece soruyorum
(26.01.26)
@Sadece-soruyorum,
TL'de asla kalmamak lazım. Faiz, dolar bazlı varlıklara göre hem çok daha az kazandırıyor hem de diğer şeyler yükselirken insanın psikolojisi bozuluyor.
Ben TL'de kalmaktan, faiz yüzünden çok para kaybettim. Kaybedince kumarda kaybedenler gibi telafi etme ümidiyle BİST'e girdiğim oldu ve orada daha fazla kaybettim. En baştan altına yatırım yapsaydım hem sağlığımı kaybetmeyecektim hem de paramın değerini korumuş olacaktım. Artık elime geçen ve lazım olmayan her parayı gram altına çeviriyorum düşük yüksek demeden. Kafam da rahat. Ben elimde TL olsa şimdi bile altına geçerdim. Eninde sonunda TL'nin devalüe olacağını düşünüyorum. Hani diyorlar ya: Sen doları bırakmazsan o seni bırakacak, diye. Yüksekten atın alınca zarar olacaksa bile dolar adil değerine gelince zaten yine kâra geçilmiş olur. Bir de Trump ABD'nin başında oldukça dünyada gerginlik bitmez, bu da altını yükseltir.
Not: Yatırım önerisi değildir. :)
+1
🌸santimantal
(26.01.26)
Abi böyle şunu övdüler ona gireyim bunu övdüler ona gireyim şu yükseldi ona gireyim riskli bir olay.
En mantıklı yatırım aracı uzunca sürece devam edeceğin araçtır. Bu altınsa altın yap, bu yurtdışı borsasıysa onu yap. Ama devam et yani.
Bak msci world aldım, 2021 başı. 3 ay sonra düştü. Gene aldım. Bir kere kendime "acaba çekip başka şeye mi yatirsam" sorusu geldi ve o noktada psikolojiyi anladım. Ve o zamandan beri bir saniye bile çıkmayı düşünmedim.
Yazdıklarınızdan okuduğum siz o an ne yükseliyorsa ona girmeye çalışıyorsunuz, bu biraz piyasayi zamanlamak. Bunu sürekli başarılı yapabiliyor olsanız zaten bize sormaz broker olurdunuz. Koskoca Buffett bile yapamıyor.
Benim size tavsiyem herhangi bir şeyi satmayın ama yatırım yapın. Mirket zaten sepet demiş, ruh sağlığı için bile daha iyi yani.
Bir de gümüş vs diyorsun yükselirken almak iyidir de kar realize edebilecegine bu kadar da emin olmamalı insan. Sadece bir günlük bir habere bakar gümüşün tepetaklak olması.
Ben olsam bir yatırım türü seçerim (yüzde 20 bist 30, yüzde 35 yabancı borsa, yüzde 15 döviz, yüzde 30 altın vs neyse) ve buna uyarım ve sürekli ne yükselmiş ne alcalmis pesinde kosmam.
Kendi fikirlerim tabi.
0
logisticsmanager
(27.01.26)
trend neredeyse para orada kazanılır.
Bunun hangi yatırım aracı olduğu farketmez
Trump gidene, Fed faiz indimleri bitene kadar emtia super döngüsü devam etmesi bekleniyor.
Bununla birlikte yeterli bilgi varsa diğer yatarım araçlarındada fırsatlarda kısa vadeli trade edilir.
Berk dinçtürkü takibi tavsiye ederim.
0
Rao
(27.01.26)
ya karmaşık yatırım sepetlerine gerek yok. köydeki ilkokul terk amcan gibi varını yoğunu altına gömeceksin. analizlere bakıp içini mi rahatlatmak istiyorsun. gir bak altının grafiğine. abi yatırımdan anlamıyorsan altına basacaksın işte niye kafanızı bulandırıyorsunuz. 80 yıldır bunu yapıyor anadolu insanı. bi tek siz beyaz yaka öğrenemediniz.
+2
plastic_angel
(27.01.26)
(6)

uyku kalitenizi arttıran neler var?

duyurukullanıcısı
son zamanlarda zor uyuyup, dinlenmemiş kalkıyorum. ortalama yatak yastık vs sahibim.yatağı değiştiremem ama yastık, örtü veya pijama vs değiştirsem uyku kalitem artar mı?otellerde falan da pek rahat edemiyorum mesela.
son zamanlarda zor uyuyup, dinlenmemiş kalkıyorum. ortalama yatak yastık vs sahibim.

yatağı değiştiremem ama yastık, örtü veya pijama vs değiştirsem uyku kalitem artar mı?
otellerde falan da pek rahat edemiyorum mesela.
0
duyurukullanıcısı
(26.01.26)
temiz hava, dertsiz bir zihin, sigarasız bir yaşam, akşam hafif bir yorgunluk (tempolu yürüyüş sonrası bir duştan kalan)
0
erty_ksk
(26.01.26)
yastık olarak şunu kullanıyoruz çok memnunuz, 2 tanesi 580 tl

www.madamecoco.com

yatağın çok eski değilse ondan olmuyodur bence rahatsızlık. yamuk yumuk uyuyorsan ondan olabilir. uyuduğun oda çok sıcaksa ondan olabilir. uyumadan önce ben bu aralar kitap okumaya başladım, telefonla çok uğraşınca ben kolay uyuyamıyorum. bi de uzun zamandır kahve içmiyorum akşamları, çayı da bırakmak istiyrum da henüz başaramadım, açık çay içiyorum.
0
Sadece soruyorum
(26.01.26)
Yattığınız odaya bir higrometre koyup nem oranını ölçün. 40 ın altındaysa zor uyur, 65 in üstündeyse dayak yemiş ya da gece boyu taş taşımış gibi uyanırsınız.

Ayrıca daha önce sorduğumda chaygptnin bana önerileri şunlardı.
Saat 16 dan sonra çay ve kahve içme,
1 saat önceden ekran orucuna başla.
Ilık duş al.
Yatak odanda loş sarı ışık olsun.
Bir saat erken yatıp yatakta kitap oku.
İki dakika süreyle 4-7-8 nefes egzersizi yap.
+1
Mirket
(26.01.26)
psikiyatristin yazdığı uyku hapı
+1
yurtsuz john
(26.01.26)
Hava temizleyici
0
bepicolombo
(26.01.26)
Öncelikle karanlık ve sessiz ortam. Göz bandı kullanabilirsiniz. Odanın oksijeni iyi olsun. Pencereyi 1 parmak falan aralık bırakırsanız iyi olur. Tek yastık yerine çok yumuşak 2 ya da 3 yastık. Kalın olmasa da ağır bir yorgan. Yatmadan 3-4 saat önce sıvı almayı kesin.
0
ground
(26.01.26)
(7)

Ego problemi

arbre
Instagram'da gördüğüm kadarıyla kızlar çok güzel, çok havalı, hepsinin burnu havada. Ama paylaşımlara bakıyorsun hepsi ağlıyor. Yani bugün liseliler bile öpüşüp el ele geziyor ama manken gibi kızların flörtleşeceği erkek bile yok. Bu durum çok ironik değil mi? Egoları bir erkekle konuşmayı kabul etm
Instagram'da gördüğüm kadarıyla kızlar çok güzel, çok havalı, hepsinin burnu havada. Ama paylaşımlara bakıyorsun hepsi ağlıyor. Yani bugün liseliler bile öpüşüp el ele geziyor ama manken gibi kızların flörtleşeceği erkek bile yok. Bu durum çok ironik değil mi? Egoları bir erkekle konuşmayı kabul etmiyor, ama evlenemiyorum yazmış. Kadınlar daha az egolu olmayı akıl edemiyor mu? Ego ilişkilerin önündeki en büyük engel değil mi şu an?
-21
arbre
(26.01.26)
Abi sen şundan 1 sene önce insanların mesleklerine göre kendinden düşük seviye gördüğünü söylerken kadınları ego sahibi oldukları için evlenemiyorlar yazman biraz garip degil mi?
Bence sosyal medyaya çok fazla bakıyorsun. Sosyal medyada belki böyle yazmaları kendilerine bir sürü adamın yazmasını sağlıyordur ve egoları pohpohlaniyordur falan egleniyorlardir bilemeyiz.
+8
logisticsmanager
(26.01.26)
onlar ego'lu değil, paralı adam avındalar. gel seni evinden bmw ile alayım, boğazda yemek yiyelim dedin mi? muhtemelen dememişindir. ama diyenler çook.
-2
michael harddd
(26.01.26)
Yanına yakıştıracağı birini henüz bulamadı diye ne yapsın? Çıtayı mı düşürsün? Ne yapsa uygun olur sence? Beklentin ne?
+1
Mirket
(26.01.26)
Hepimizin kendimizin dışındakilere gösterdiğimiz bir yüzümüz var. Yani iç dünyamız ile herhangi biriyle iletişim kurduğumuz halimiz asla aynı değil, olamaz da. Buna sosyal maske diyorlar sanırım. Hepimizin birer sosyal maskesi var yani. Birine baktığında gördüğün şey ile, onun gösterdiği şey de farklı olabilir. Sosyal medyalar insanların kendilerini ortaya koyarken epey özen gösterdikleri, plan yaptıkları yerler. Dolayısıyla bir yapaylık var.

Kadınların sosyal medyada neden bu kadar egolu göründüğünü hiç merak ettin mi? Sosyal medyada erkeklerin de aslında ne kadar egolu olduklarını hiç fark ettin mi? Kadınların görüntülerinin büyük bir savunma mekanizması olduğunu ama erkeklerin görüntülerinin aslında bilinçaltlarını dışa vurduğunu biliyor musun?

Sen kendini dışarıya bu kadar egolu göstersen bunu neden yaparsın?
0
muhayyer divan
(26.01.26)
Bu durum seni niye ilgilendiriyor ki?

Kızlar egosu yüzünden flört edemiyorsa bu onların problemi, senin değil.

Ha sen eğer, " manken gibi kızlar flörtleşecek erkek bulamıyor, halbuki kriterlerini düşürseler burada ben de varım, bizi de görsünler, farketsinler" demeye çalışıyorsan o zaman aynı fikir senin için de geçerli. Madem öyle sen de kriterlerini düşür, manken gibi kızlara değil daha sıradan kızlara bak.
+15
thracia
(26.01.26)
@thracia +1

"çok güzel" ve "çok havalı" olmasına rağmen "flörtleşeceği erkek bile yoksa" ve "evlenemiyorsa" bu onların problemi. isterse kriterlerini biraz düşürür ve 100 tane aday karşısına çıkar.

peki sen kritelerini düşürsen veya kriteleri tamamen ortadan kaldırsan karşına 100 kişi çıkar mı?
0
tabudeviren
(26.01.26)
Herkes sınıfının üstüne oynuyor yavrum şunu bi anla. Ağlayan da yine üst segmente ağlıyor, senlik bizlik bi durum yok yani
0
olaylar olaylar
(26.01.26)
(10)

Sözlük hesabı olan duyuru kullanıcıları

alice in potatoland
Başka bir soruda gördüğüm cevapla şunu fark ettim, bazı duyuru kullanıcılarının sözlük hesapları da var ama onunla girmiyorlar buraya. Neden girmiyorsunuz? Belli bir sebebi var mı?
Başka bir soruda gördüğüm cevapla şunu fark ettim, bazı duyuru kullanıcılarının sözlük hesapları da var ama onunla girmiyorlar buraya. Neden girmiyorsunuz? Belli bir sebebi var mı?
0
alice in potatoland
(26.01.26)
ben üşeniyorum. böyle daha kolayıma geliyor o yüzden. sözlük hesabımın adını beğenmiyorum bir de (şimdiki nickimin 2 t'lisi ama dondurdum)
0
matilda
(26.01.26)
eksiye girmeyi birakali cok uzun zaman oldu. hicbir sekilde girip sol frame'i gormeye tahammul edemiyorum. hesap oylece yatiyor anlayacagin.
0
arakaali
(26.01.26)
Sözlük hesabım bazı akraba, eş, dost arasında ifşa oldu. Kullanırken kendimi huzursuz hissediyorum. Anonim kalabilmek için böyle iyi.
0
Mirket
(26.01.26)
Duyuru hesabım sözlük hesabımdan daha eski.
0
peki madem
(26.01.26)
sözlük hesabım duyuruda banlandığı için farklı hesap açıp giriyorum
0
my fault
(26.01.26)
eskiden hep ve tek sözlük hesabımdan giriyordum. herkesin ban yediği dönemde ban yiyenlerdenim :d geçenki aktifleştirmelerde tekrar aktif edildi hesabım ama şimdi de bu hesaba alıştım, tarayıcıya e yazınca da direkt bu açılıyor. kolayıma geliyor yani. hem bu nickimi seviyorum <3
0
art cat chocolate
(26.01.26)
iki hesap arasında 1 yıl zaman farkı var, ama burada hep daha eski olan denef kullanıcı adımla varlık gösterdim. sonradan da birleştiremedim. buradaki bazı kullanıcılar beni tanıyor, geçmiş duyurularımdan hareketle şunu yaptığını hatırlıyorum o yüzden şimdi böyle yapsan daha iyi olur diye geri bildirimlerde bulunuyorlar özel mesajla açıkçası bunu kaybetmek istemediğim için sözlük hesabımla giriş yapmıyorum.
0
denef
(26.01.26)
Bazısı sadece nick benzerliği.
0
lazor
(26.01.26)
Ben yıllarca sözlük hesabımdan yazdım buraya, hatta buradaki herkesi sözlükçü sandım bu sürede. Sanki sözlük dışından giren yokmuş gibi geliyordu, sözlüğün yan bayiisi sanıyordum hehehe. O nicki emekliye ayırdım, yedekte duran kulkanmadığım bir nikle biraz sözlük okuyup biraz duyuru bakıyorum şimdi mesela. Sözlük nicki yani bu. Bura apayrı bir dunya imiş sonradan anladim ama ne fark eder.
+1
covered
(26.01.26)
sözlük hesabımla ifşalanmak istemiyorum.
-1
deartheodosia
(27.01.26)
(7)

Arkadaş aranıyor...

isimsizbiri
Arkadaşlar merhaba, ben bir süre önce Bodrum'a taşındım. (1 yıla yakın) burada çok yalnızım, hiç arkadaşım yok. Eskiden yaşadığım yerdeki tüm arkadaşlarım da resmen beni hayatlarından çıkardı. Eski samimiyetimiz ve konuşma sıklığımız kalmadı. her neyse, şu an taşındığım yerde nasıl arkadaş edinebili
Arkadaşlar merhaba, ben bir süre önce Bodrum'a taşındım. (1 yıla yakın) burada çok yalnızım, hiç arkadaşım yok. Eskiden yaşadığım yerdeki tüm arkadaşlarım da resmen beni hayatlarından çıkardı. Eski samimiyetimiz ve konuşma sıklığımız kalmadı. her neyse, şu an taşındığım yerde nasıl arkadaş edinebilirim? uzaktan freelance kurgu işleri yapıyorum o nedenle iş okul ortamım da yok. sosyal bi çevrem de yok. nasıl olacak bu iş? özellikle hemcinslerimle arkadaşlık kurmak çok isterim (kadınım)
0
isimsizbiri
(25.01.26)
Belediyelerin, Halk eğitim merkezlerinin açtığı kurslara git.
Sivil toplum kuruluşlarına katıl.
Grup dersi yapan spor salonlarına üye ol.
Günlük turlara katıl.
Komşundan tuz iste, Yemek yapıyordum, soğanım kalmamış de. Lafı uzat.
+3
Mirket
(25.01.26)
Reddit olabilir. Veya her gün belli bir saatte parklarda yürü, köpek falan gezdirenlerle selamlaş, zamanla muhabbete dönüşür zaten.

O aramayan arkadaşların yaza doğru aramaya başlar merak etme :))
+2
gobekliraki
(25.01.26)
Sevgilin vardı ya??
-2
Kahvedesu
(25.01.26)
@Kahvedesu evet var sorun zaten ondan başka kimsemin olmayışı :( çıkıp arkadaşlarımla laflamak ve sevgilim dışında sohbet edebileceğim birileri olsun istiyorum
0
🌸isimsizbiri
(25.01.26)
belirli zamanlarda belirli yerlerde belirli şeyler yap, mesela iki günde bir saat 3'de bir park/cafe vs. de olmak gibi,zamanla oradakileri sima olarak tanımaya başlarsın, selamlaşma, ufak sohbetler derken çevren oluşur.

bodruma taşınanlar vb. isimlerle whatsapp grupları vardır illaki, oralara dal, muhabbet et.
0
selam
(26.01.26)
egede kışın hareketli olan tek tatil beldesi kuşadası. diğer yerler çeşme, marmaris vb. hepsi kışın emekli haricinde yaşayanlar bellidir. bodrumda diğerlerine göre iyidir ancak sezon olmadığı için pek de bir hayat yok. @mirket +1
0
mikahakkinen
(26.01.26)
Bodrum'da herhangi bir ihtiyacın olursa haber ver.
0
etna
(27.01.26)
(3)

yurtdisi seyahatlarinde banka karti veya kredi karti kullanimi

baldur2
nakit yerine ne kullaniyorsunuz? kur konusunda kaziklamayan? wise iyi mi? is yapar mi yurtdisinda?
nakit yerine ne kullaniyorsunuz? kur konusunda kaziklamayan? wise iyi mi? is yapar mi yurtdisinda?
0
baldur2
(25.01.26)
Tercihe göre Dolar, Euro ekstresi de veren kredi kartları var. Ziraat gibi İş Black gibi. Ekstren Dolar ya da Euro olarak geliyor. Döviz hesabındaki paranla ödüyorsun, kur farkı olmuyor.
0
Mirket
(25.01.26)
şu anki kartımın euro ve dolar ekstresi var. böylece hiç kur farkı olmadan kaç euro harcadıysam o kadar euro olarak oluşuyor ekstre.

bu arada yüz binlerce lira harcamayacaksanız, pek farkı da yok ya. öncesinde normal tl ekstre ile harcıyordum, bazen karlı bile çıkıyordum çünkü ekstre kesim tarihindeki kur, 20 gün önce harcama yaptığım kurdan çok oluyordu vs.
+2
gitdaddy
(25.01.26)
kk'na dolar veya euro ekstre tanımlatarak.
avrupa ülkelerinde millet kk'nı bile bırakmış; çoğunluk, apple pay gibi araçlarla telefon dokandırarak ödüyor.. wise'ı bilmiyorum.
dolar veya euro kullanılmayan bir ülkeye gittiğinizde (örn. polonya, çek cumhuriyeti gibi), kk ile ödeme yapıldığında pos makinası çoğunlukla [o ülkenin parası]/usd/eur gibi bir seçenek çıkarıyor ve satıcı sizden bunu seçmenizi istiyor. o durumda, o ülkenin parasını seçmek daha avantajlı oluyor; çünkü pos üzerindeki çevrim kuru bayaa yüksek oluyor. bizim bankalar da o ülkenin parası ile yapılan harcamayı tekrardan dolar ya da euro'ya çevirirken yüksek kur koyuyor ama o ülkenin pos'undaki kadar değil. bu da böyle bir tip olsun.
0
lil siztah
(25.01.26)
(14)

Doğum günü hediyesi olarak ne beklersiniz?

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(24.01.26)
1000’e yakın parçalı Lego technic
+1
substituent
(24.01.26)
Piyano
-4
arbre
(24.01.26)
ben subs'u artılıyorum lego technic asla üzmez
+1
milletin efendisi olmaya gelen adam
(24.01.26)
E book reader.
Benimki bozuldu da. :(
0
Mirket
(25.01.26)
Motosiklet montu
0
mirty
(25.01.26)
1 set kış lastiği, ps5
0
datnet
(25.01.26)
Lego'nun LOTR için olan setine bir bilet de benden.
0
rakicandir
(25.01.26)
Drone
+1
ground
(25.01.26)
Lego botanicals kır çiçekleri buketi
Ürün olarak aklıma başka bişi gelmedi. Sacred house'da 2 gece konaklama olabilir, orayı çok merak ediyorum
0
kullanicadi
(25.01.26)
5'li Kodak portra 400
+1
mirafiori
(25.01.26)
ground +1
bir de balance board.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.01.26)
Gel kanka sana iki kadeh viski ısmarlayım. Viski olmadı iki bira oldu, o da olumlu. Maksat güzel vakit geçirmek.
0
put it in your appropriate place
(25.01.26)
firuze taşından 99'luk tespih
0
yemrem
(25.01.26)
Lego botanics istiyorum hep
-1
suicides underground
(25.01.26)
(3)

2025 yılı konut fiyatları

kulustur
Selam 2025 yılında kınut fiyatları ne kadar arttı bilginizi paylaşır mısınız ?Pendik ve Tuzla civarında %30 artış gösterdi.Bakırköy'de yaşayan bir arkadaşım burada %50 arttı diyor.Sizin yaşadığınız yerde neler oldu bubartılı gösteren bir site vs. Var mı ?Teşekkürler.
Selam 2025 yılında kınut fiyatları ne kadar arttı bilginizi paylaşır mısınız ?

Pendik ve Tuzla civarında %30 artış gösterdi.
Bakırköy'de yaşayan bir arkadaşım burada %50 arttı diyor.

Sizin yaşadığınız yerde neler oldu bubartılı gösteren bir site vs. Var mı ?

Teşekkürler.
+1
kulustur
(24.01.26)
Mirket
(24.01.26)
Kira gelirine ekstra gelir vergisi koydular, istisnayı kaldırmışlar.

%30 zaten mevduat faizinin altında.

Yani ev almak ciddi ciddi zatar ettiriyor.

Çevremde 10-12 tane evi olan kişiler var. Kafayı yemişler.
0
🌸kulustur
(24.01.26)
İlan siteleri bölge bölge yayınlıyor.
0
osssy
(25.01.26)
(11)

Aynı anda endoskopi ve kolonoskopi olan var mı?

truew
Biraz süreçten bahseder misiniz? Nasıl zorluklarla karşılaştınız? En önemlisi galiba full anestezi yapılıyormuş ayıldıktan sonra araç kullanılabilir mi?
Biraz süreçten bahseder misiniz? Nasıl zorluklarla karşılaştınız? En önemlisi galiba full anestezi yapılıyormuş ayıldıktan sonra araç kullanılabilir mi?
0
truew
(24.01.26)
Araç kullanmayın. Ayılmış oluyorsunuz hastaneden çıkarken, ama risk almaya değmez.
Kolonoskopinin tek sıkıntılı yanı diyeti. Açlık zorlamıştı beni.
İkisini birlikte aradan çıkarmak daha iyi. Ekstra bir zorluğu yok.
0
auroraaurora
(24.01.26)
geçen ay amcam devlet hastanesinde yaptırdı ikisini beraber. narkoz verilmemiş (yaşlı adam hiç gerek yok)
30 dakika yatıp bekliyorsun zaten ama sonrasında kendine zor geldi arabayla götürdük (yine yaşlılık farkı olabilir)
bir kaç gün sıvı diyeti var bir de
0
neira
(24.01.26)
Hastane başka bi yerde araçla gitmeyi düşünüyordum. Peki toplu taşımayla gitsem tek başına dönecek kadar halim, aklım olur mu?
0
🌸truew
(24.01.26)
Operasyon sonrasi zaten ayilma odasina aliniyorsunuz, bir sure sonra kendinize gelirsiniz ama yine de yalniz olmayin.
0
duster
(24.01.26)
Yanınızda biri olsun, anestezi de olsa sedasyon da olsa sonrasında kendinize geldiniz derken aniden tansiyon düşebiliyor, tek başınıza olmaz. Bir de bunu hastaneden söylemiş olmaları gerekiyordu, eşim için gittiğimizde kesinlikle yanında biriyle gelmesi gerektiğini söylemişlerdi bize.
0
kobuzchu kiz
(24.01.26)
Bildiğim kadarıyla hastaneler refakatçiniz olmadan kabul etmiyorlar.

Diyet kısmı dışında herhangi bir zorluğu yok.

Bir yarım saatte kendinize geliyorsanız da bir gün süreyle araç kullanmak sizin ya da trafiktekilerin can güvenliği açısından sakıncalı olabilir ki zaten o şekilde de ikaz ediyorlardır. Ben işlem bitiminde araba kullanıp eve gittim diyenler olabilir. Onlara itibar etmeyin. Sarhoşken de araba kullananlar var sonuçta.
+2
Mirket
(24.01.26)
babam aynı anda endoskopi ve kolonoskopi oldu. aynı anda olması zaten da iyi. tek seferde diet ve tek seferde anestezi oluyor bitiyor. yarım saatte kendine gelirsin ancak araba kullanılması tavsiye edilmez. toplu tasıma ile git, taksi ile dön mümkünse.
0
abelardo
(24.01.26)
Bütçeden tasarruf için kolonoskopiyi genel anestezi altında yapmıyorlar yaşadığım ülkede. Kesinlikle aklınız kalmasın, Türkiye'deki sistem çok daha konforlu.
Refakatçiniz olsun. Toplu taşıma ile dönmeyin. Şahsi araç yoksa taksi tutun.
0
alice in potatoland
(24.01.26)
refakatçiyle gidin, araba kullanmayı da düşünmeyin.
devlet hastanesinde mide endoskopisi yaptırdım. bir kere ben, bir kere de hastane randevumu erteledi; iki ay falan ileri attı öyle olunca. Bana refakatçi gerektiği söylenmediğinden, üçüncü randevuya işten çıkıp sap gibi gittim.
refakatçisiz anestezi yapamayacaklarını söylediler. ben de bir kez daha erteletmek istemediğimden, ayık olarak yapabiliriz tekliflerini kabul ettim (hemşirelerin tezahüratlarından da anlamadım olayı..). tek gidebilme ve arabayla dönebilmenizin tek yolu ancak bu olabilir. ben nasıl bişey olacağını araştırmamış olduğumdan atladım.
şahsen ağrıya, sızıya, mide bulantısına falan çok dayanıklıyımdır fakat asla, asla, asla kimseye tavsiye etmiyorum. aklınızdan bile geçirmeyiniz. geçmiş olsun.
0
lil siztah
(24.01.26)
Şimdi aklıma geldi, anestezinin üzerine bir de iki günün açlığı olacak, onu da hesaba katın. İşlem biter bitmez hemen yemek yiyemiyorsunuz, anestezi etkisini atsanız bile bitkin olacaksınız.
0
kobuzchu kiz
(24.01.26)
refakatçi olmali,
anestezi sonrasi neler gelisir kesin olmuyor.
0
designer
(25.01.26)
(4)

Ağırlık seti almak istiyorum

tchuck
en doğru fiyatı falan hangi sitede bulurum? çok kaliteli bir sete ihtiyacım yok.zaten benchte 30ar kg falan takabiliyorum anca (30+30),dambelde de 30kg üstüne pek çıkmıyorum.halyile bu ağırıkların biraz üstüne çıkabileceğim bir set + olimpik bar satın almak istiyorum.hangi markaya veya hangi siteye
en doğru fiyatı falan hangi sitede bulurum? çok kaliteli bir sete ihtiyacım yok.

zaten benchte 30ar kg falan takabiliyorum anca (30+30),
dambelde de 30kg üstüne pek çıkmıyorum.

halyile bu ağırıkların biraz üstüne çıkabileceğim bir set + olimpik bar satın almak istiyorum.
hangi markaya veya hangi siteye bakayım?

dambeller set olarak da olabilir veya onlar da ayarlanabilir olabilir. açıkçası hangisi daha uygunsa ona yöneleceğim.
-1
tchuck
(24.01.26)
Abi sahibinden'e bak bu şekilde ürün satan çok oluyor daha iyi bi fiyata alabilirsin.
0
kizil karga
(24.01.26)
Sahibinden +1

Bir heves alıp bırakanların ilanlarıyla dolu. Döküm ağırlık al daha az yer kaplar.
0
yurtsuz john
(24.01.26)
Şunları incelemek lazım. Videolarında falan çok pratik ve sağlam gibi görünüyor da, yine de bir bakmak gerek. Yer kaplamaması ve pratikliği sebebiyle ev için ideal gibi.

www.beymen.com
0
Mirket
(24.01.26)
msb
(24.01.26)
(4)

hala altın / gümüş alınır mı?

steve rogers
selamlar son 1 yıldır aldıkça alasımız geliyor. ne diyorsunuz? tahminleriniz nedir? yatırım amaçlı. biraz daha alalım mı?
selamlar son 1 yıldır aldıkça alasımız geliyor. ne diyorsunuz? tahminleriniz nedir? yatırım amaçlı. biraz daha alalım mı?
0
steve rogers
(24.01.26)
Yatırım amaçlı her zaman alınır
0
gobekliraki
(24.01.26)
Şimdi alıp 1 ay sonra bozdurulacaksa alınmasın. Ama elimde para var, kısa sürede bu paranın haracanacağı herhangi bir durum yok deniyorsa her zaman, gram fiyatına bakmadan alınır. 2020 den bu yana fiyatına bakmadan sürekli alıyorum.
0
ebeş
(24.01.26)
Geçtiğimiz günlerde bir ALTINS1 çakılışı izledik. Öyle durumlarda tabandan satış veririm gider diyemiyorsunuz. Satamadan günlerce düşüşünü, paranızın eriyişini seyrediyorsunuz. Benzeri bir şeyin her an olabileceğini düşünüp ona göre alınabilir durumda.

Ama ben şu andan sonra fizikiye ve fonlarına girmem. Riskin bilincinde olarak bankadan almaya devam.
0
Mirket
(24.01.26)
arkadaşım dedi ki gümüş çok arttı son birkaç aydır, daha artar mı bilmem. ben de gaza geldim, bu haftanın başında 125 küsür tl'den aldım bir miktar. sadece bu hafta %14 arttı. bu yıl sonu gümüş 400 olacak beklentisi var dedi, kıfsmet artık. ama ben elime geçtikçe çocuğuma birikim olsun diye gümüş alacağım. bir miktar da bes'e yatırıyorum. ordaki fon dağılımım da %40 altın, %30 gümüş, %30 hisse şeklinde.
0
faberkastelli
(24.01.26)
(4)

Evde Nasıl Egzersiz Düzeni Oluşturabilirim?

vaveylababa
Selam,Ben spor disiplini konusunda çok kötü olduğum için genelde parasını verip salona yazılır ve istediğim noktaya gelince de birkaç ay sonra bırakırım ama mevcut şartlarımda bunu yapamıyorum. Havalar soğuk, spor salonu uzak. Zaten işe git-gel çok uzun. Yolda çok zamanım geçiyor ve evden tekrar çık
Selam,

Ben spor disiplini konusunda çok kötü olduğum için genelde parasını verip salona yazılır ve istediğim noktaya gelince de birkaç ay sonra bırakırım ama mevcut şartlarımda bunu yapamıyorum. Havalar soğuk, spor salonu uzak. Zaten işe git-gel çok uzun. Yolda çok zamanım geçiyor ve evden tekrar çıkacak mentalim asla olmuyor.

Ama bi yandan da bütün bunlara rağmen beni motive edecek en azından evde bir düzenim olsun da istioyrum. Bir youtube video serisi olabilir mesela. Link atarsanız sevinirim. Atıyorum 30 gün workout gibi. Binlerce detay video var ama basit öz bişey bulmakta zorlandım.

Basit bir program da olabilir. atıyorum bisiklet var, 2 tane 7kg dambılım var. yarım saat bisiklet. dambıllarla şu hareketler. 20 şınav 20 mekik vs gibi. her gün yapabileceğim basit ama verimli spesifik bir program da olabilir.

yahut benim tahayyül edemediğim bir yönteminiz varsa o da olur. şurdan online program al, şununla görüş çok faydasını görürsün de olabilir.

önerilerinizi bekliyorum. teşekkürler.
0
vaveylababa
(23.01.26)
Chatgpt'ye sot. O anlatır. Günlük de gelişmeleri birlikte takip edersiniz. Duruma göre yazdığı programı revize de eder.
İstersen diyet programı da yazar.
0
Mirket
(23.01.26)
Ben ergin kırbaç'ı beğeniyorum. Hergün mutlaka bir videosunu yapıyorum. Çoğu zaman 2-3 tanesini yapıyorum.
Düzenli 30 gün şunu yap videolarını sürdüremem, sıkılırım. O yüzden tavsiye veremiyorum.

Motivasyon için aynada kendine iç çamaşırınla bak ya da fotoğrafını çek. Kendinde iyileşmesini istediğin yerler olacaksa tetikler.
Kaslar belirginleştikçe bağımlılık yapıyor spor.
Tabi sevgili- eş de çok büyük motivasyon sağlıyor.
Güzel bir müzik listesi oluşturup keyifli bir vakit oluyor benim için.
Umarım sizin içinde öyle olur.
0
duhan
(23.01.26)
arnold filmlerini, rambo, rocky serilerini izle.

yazın plajda hava atacağın günleri düşün.

millet olarak gazla çalışıyoruz.

ayrıca çocukluktan gelen bir alışkanlığın yoksa online şeylerle, aplikasyonlarla kazanılacak bir şey değil bence. geçen salonda yüzlerce kişiye ait programı çöpe attılar. hepsi bir ay gelip bırakanlar.
0
yurtsuz john
(23.01.26)
nike training uygulamasını öneririm
0
a7x
(24.01.26)
(16)

Yaşlı ve tek yaşıyorsun ve ciddi sakatlandın/hastalandın.Ne yaparsın?

trablon
bizim neslimiz arkadaşlar evlenmeyip tek yaşayacak.Diyelim ki rahatsızlandık ciddi bir hastalığımız var ne bok yiyecez? Ya kalp ameliyatı olman gerekecek tek başınasın siksen olaman çünkü bakıma muhtaç kalıyorlar bir bir ay.Ne yapacaz arkadaşlar?
bizim neslimiz arkadaşlar evlenmeyip tek yaşayacak.Diyelim ki rahatsızlandık ciddi bir hastalığımız var ne bok yiyecez? Ya kalp ameliyatı olman gerekecek tek başınasın siksen olaman çünkü bakıma muhtaç kalıyorlar bir bir ay.Ne yapacaz arkadaşlar?
0
trablon
(23.01.26)
Sonunu düşünen kahraman olamaz
Su akar yolunu bulur
-1
artıküyeolmakistiyorum
(23.01.26)
Compuya baskı yapalım bu siteyi hiç kapatmasın. Yaşlanınca olmadı duyuru açarız. "Düştüm galiba kalçam kırıldı" diye. Birileri gelir buradan yardıma artık, o kadar mesaimiz var sonuçta.
+21
gobekliraki
(23.01.26)
Şu an bir arkadaşım söylediğin şekilde hastanede yatıyor. Dün ameliyat oldu. 10 gün kadar yatacak hastanede. Sonra, radyoterapi falan, işi uzun. Şu an refakatçisi bir arkadaşı.

Geç olmadan evlenin. Çoluk çocuğa karışın. Şu an için sevgi açlığınızı giderirler ama o günler geldiğinde kedileriniz size bakamaz.
+1
Mirket
(23.01.26)
Kendi işimi kendim görebilen bir yaşlı olurum ben ama dediğin durumlar da olabilir. Bu sebeple yaşım çok ilerlemeden bir huzurevi ya da kendime bakacak bir yardımcı arayışına girerim herhalde.
0
rock n roll
(23.01.26)
evde sağlık hizmeti var arıyorsun geliyolar. devletin hem de. özelde zaten var.
0
jelly bear
(23.01.26)
Allah yardım eder.
0
michael harddd
(23.01.26)
Çok para biriktirip en lüks huzur evine gitsek veya o zamana kadar robot sektörü gelişir bir tane robot satın alırız her işimizi görecek.
0
egerbiryolcu
(23.01.26)
Bu bağlamda sadece evlenmek de kurtarmıyor çünkü eşlerden biri elbet vefat edecek. Sana bakabilecek çocuklar olmalı yada money talks gençlikte yaşlılık için sağlam birikim yapılmalı.

Bir teyze ile tanışmıştım eşini genç yaşta kaybetmiş çocuğu da yok. Acil beyin ameliyatı olması gerektiğinde bakıcı parası maaşını geçtiği için refakat edebilecek akrabası da Trabzon’da olduğu için vakti zamanında oraya gitmiş ameliyata.

Çocuğum var ama Allah düşürmesin muhtaç olmak istemem…
0
cilekli pasta
(23.01.26)
@Mirket, her eş hayırlı mı? Babam 40 yıllık 73 yaşında yürüyemeyen eşini bırakıp köye gitti. Komşularımız olmasa yapamazdı tek.
+1
Kahvedesu
(23.01.26)
Bizim zamanımıza yaşlı bakan robotlar çıkacak, ahan da yazıyorum. İlacını verir, altını temizler, yemeğini getirir ciddiyim bak hepsi olacak :D kaygıyı bırakıp keyfinize bakın gençler :)
+1
titanic kemancısı
(23.01.26)
Herhangi bir şehirde bir sebepten yıkılan evi örnek gösterip ev almamak gibi bir durum bu.
Her an herşey olabilir. Eş önce ölebilir. Eş ve çocuklar hayırsız olabilir. Savaş çıkabilir. Hepsi mümkün. Onun için her şeyde B planları C planlarına gerekvar ya. Komşuluk ilişkilerini iyi tutmak. İyi arkadaşlar biriktirmek önemli konular.
Ben yalnız yaşarım düşüncesi ergen kafası bence. İnsan bazı durumlarda çok aciz bir canlı. Sosyal ortamlar ve ilişkiler, adetlerimiz, törelerimiz hep bunun için.
Bir arkadaş evde bakım hizmetinden söz etmiş. Ya fiyatlardan haberi yok ya da aşırı zengin. Dün küvezdeki bebeği döven hemşireyi seyrettik. Daha önce de huzurevinde yaşlı döven adamın videosu vardı. Kendinde değilken alacağın bakım hizmetinin kalitesini sen düşün.
0
Mirket
(23.01.26)
abi hep bu tarz sorular soruyorsun ya. gelecek kaygısı herkeste var ama senin bu konudaki endişen takıntı düzeyinde, şu an yaşadığın hayatı da silip atıyor belli ki. imkanın var mı bilmiyorum da keşke bi profesyonel destek alsan. savaş bölgesinde her gün patlama sesi duyan adamlar senin kadar pesimist ve endişeli değildir.

ne olacağını gerçekten bilme şansımız hiç yok. belki 60 yaşında sağlıklıyken tak diye düşüp öleceksin. belki "yalnız kalmayayım" deyip evleneceksin ama mutsuz bir evlilik olacak. "yaşlandığımda çocuklarım bana bakar" diyen bir anne babanın tüm evlatlarını bir kazada kaybetmeyeceğinin garantisi var mı mesela? ya da yaşı geçtim abi iki saat sonra duştan çıkarken ayağımızın kaymayacağını nereden biliyoruz?

maddi imkan, sosyal ilişkiler vs. elbette bir yetişkin için çok önemli, asla aksini iddia etmiyorum. sosyal canlılarız. yaşadığımız sistemde, düzende var olabilmek için bazı konulara özellikle eğilmemiz gerekiyor eyvallah. "kafana takma bro yarın yokmuş gibi yaşa" filan demeyeceğim ama en başta ifade ettiğim gibi sen bunlara o kadar takılıyorsun ki paralize oluyorsun, öyle bir noktaya geliyorsun ki ne bugününe ne yarınına faydan var.

sen şimdi sağlığına dikkat et işte, yaşlıyken düşerim diye onu dert etme. dünyada milyar tane yaşlı insan var. yüzde 1-2'lik felaket senaryolarına odaklanma.

("ya ne edebiyat yapıyon birader adam gayet makul bi soru sormuş" diyenler için not: başkası sorsa yadırgamam ama bu duyurucu hep benzer içerikli, felaket senaryolu, aşırı gelecek kaygılı şeyler yazıyor. konuya bakışının o yüzden farklı olduğunu biliyorum, ondan böyle yazdım)
+7
der meister
(23.01.26)
Soru sahibine bakmadan cevaplamıştım.

@der meister' e tamamen katılıyorum. Yerden göğe haklı.
+4
Mirket
(23.01.26)
40 yaşlardayım. dizimden ameliyat oldum, babam anam yaşlı olduğu için hastaneye çağıramadım. Çocuğum var 2 yaşında eşim yalnız bakmak zorunda, bana mı baksın, çocuğa mı. Yıllardır sövdüğüm kardeşim geldi. sidiğimi 3 gün wcye taşıdı. Dedim ki iyi ki kardeşim var. 1 çocuk yaptım, o da kariyer ve benzeri şeyler yapıp yurtdışına giderse kimsemiz kalmaz. 2ciyi yapmaya gücüm yok.(ruhen).
Başkan net olarak sıçtık. İnsan başına gelince anlıyor.
+1
mikahakkinen
(23.01.26)
kardeşlerim var
kuzenlerim var
yeğenlerim var

benim başında refakatçi kaldıklarım (veya onların çoukları) 1er gün bana kalsalar bypass dahil her ameliyata yeter

ama sürekli bakım gerekirse bu zaten ne eşle ne kardeşle çözülecek bişey değil, profesyonel bakım gerekir

benim ailemde 80+ yaşta çok kişi var
kimseye de bakan yok çünkü yatalak vs. değiller
büyük oranda yani, 1-2 kişi oldu öyle sürekli bakım gereken

gördüğüm kadarıyla son anına kadar evinin işini yapan, elini ayağını çekmeyen
kızım gelinim yapsın diye bir kenarda oturmayan muhtaç da kalmadı yani biraz da dirayetli olmak, sağlığına ve psikolojine dikkat etmek de önemli (tabi bir kısmı nasip bunun kaza geçirip felç de kalabilirsin ya da bazı hastalıklar elde olmayabiliyor) ama elimden geleni yaparım
kafam durmadığı sürece çalışmaya üretmeye devam
elim ayağım tuttuğu sürece evimin işini yapmaya devam

planlar böyle
0
subcomponent
(24.01.26)
Kendinize iyi bakın ve kenarda hep paranız olsun. Ailenin, akrabanın, eşin, çocuğun vb hayat boyu yanında olacağının garantisi yok
0
pembediken
(24.01.26)
(7)

Yurtdışında doğup büyüyen çocukta yerel dil gelişimi

but that was just a dream
Herkese merhaba,Hollanda’da yaşayan 1.5 yaşında kızı olan bir çiftiz. Kızımız burada doğdu, burada büyüyor. Çocuğun dil gelişiminin nasıl olacağını düşünüyordum da merak ettim benzer bir deneyime sahip olan var mı acaba diye. Çocuğun Türkçe’sinde bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Zaten şu an söyle
Herkese merhaba,
Hollanda’da yaşayan 1.5 yaşında kızı olan bir çiftiz. Kızımız burada doğdu, burada büyüyor. Çocuğun dil gelişiminin nasıl olacağını düşünüyordum da merak ettim benzer bir deneyime sahip olan var mı acaba diye. Çocuğun Türkçe’sinde bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Zaten şu an söylediği 1-2 kelime hariç bütün kelimeler Türkçe. Ancak gel gelelim ki ne eşim ne de ben Hollandaca biliyoruz. İkimiz de çalıştığımız için 6 aylıkken çocuk kreşe başladı. İlk 6 ay haftada 2 gün son 6 aydır da haftada 3 gün kreşe gidiyor. Bakım veren öğretmenleriyle konuştuğumuzda kızımızın kendilerini anladıklarını düşündüklerini söylemişlerdi. Çift dilli büyüyen çocuklarda en önemli şeyin istikrar olduğu belirtiliyor. Yani aynı kontekstte daima aynı dil. Çocuk da evde daima Türkçe kreşte de daima Hollandaca’ya maruz kalıyor. Ancak neticede toplam vaktinin yaklaşık %20’sini kreşte geçiriyor ve 6 ayda bir 1 ay kadar tatile gidiyoruz kreşten uzak kalıyor. Acaba Hollandaca konuşabilecek mi diye merak ediyorum ben de. Benzer deneyimleri ya da konu hakkında görüşü/bilgisi olanlar paylaşabilirlerse çok memnun olurum.
Şimdiden teşekkürler.
0
but that was just a dream
(23.01.26)
Çocukları sizinkinden daha büyükken (yaklaşık 3-9 yaş aralığı gibi) Hollanda'ya taşınan birçok arkadaşımız var. Çocuklar Hollandaca öğrenmeye o yaşlarda başladı ve hepsi çok hızlı öğrendi, çok hızlı adapte oldu. Sizin çocuk da zaten büyüdükçe okul öncesi eğitimde geçirdiği süre artacak, sadece öğretmenleriyle değil arkadaşlarıyla da iletişim kuracak. Daha 6 aylıkken Hollandacaya maruz kalmaya başladıysa çok hızlı ilerler ve anadili gibi konuşur.

Esas kaygılanmanız gereken şey, bir noktada çocuğunuzun Türkçesi olabilir çünkü gündelik dilde konuşulan kelime dağarcığı kısıtlı. Yukarıda örnek verdiğim çocuklar okulda sürekli Hollandaca konuşuyor, her dersi Hollandaca öğreniyorlar ama (benim hem anne babalarıyla hem benimle iletişimlerinde gözlemlediğim kadarıyla) bu sırada Türkçeleri geride kalıyor, kendilerini ifade etmekte zorlandıkları yerler oluyor çünkü yeterince kelime-kavram bilmiyorlar.

Siz de evde sadece Türkçe konuşmakla kalmayıp çocuğunuz büyüdükçe yaşına uygun kitaplar, çizgifilmlerle destekleyip farklı farklı konularda konuşur/konuşturursanız mis gibi olur eminim :)
+4
kobuzchu kiz
(23.01.26)
hocam siz asıl türkçe'den endişelenin. 10 yaşındaki çocuklar bile 2-3 yıl sonra ana dili gibi konuşmaya başlıyor.

sadece çevremde bazen gözlemlediğim bir durum oluyor, konuşmaya biraz geç başlayabiliyorlar yaşıtlarına göre. o konuyu da bir uzmanla kontrol altında yürütebilirsiniz. endişe etmeyin hemen diye söylüyorum.
+2
brkylmz
(23.01.26)
Belli bir yasa kadar orada kalirsaniz anadil seviyesinde Hollandaca konusur. 4 yasinda zaten normal okula basliyor. 5 gun giderse zaten o noktada Hollandaca Turkceyi gecmeye baslayabilir. Evinde sadece Turkce konusulan ailelerde bile cocuklar Hollandaca'da genelde daha iyi oluyorlar. Turk cocuklar genelde kendi aralarinda karisik dil kullaniyor. Turkce basliyorlar genelde ama Turkiye gunluk hayatinin parcasi olmadiklari icin her tabir akillarina gelmiyor o nedenle Hollandaca serpistiriliyor aralara.

Kobuzchu'nun belirttigi gibi endiselenecek tek sey cok dille buyumesinden kaynakli Turkcesi oyle ya da boyle zayiflayacaktir. Ama mesela baska herhangi bir dili ogrenmesi de kolaylasacaktir. Ben Turkiye'ye gurbetcilik sonrasi donen insanlar da biliyorum, mesela kuzenlerimden biri 10 yildir falan Istanbul'da yasiyor. Dogma buyume Hollanda'da yerlesik olsa da su an Turkce'si Hollandacasini gecti. Yani geri donusu olmayan seyler pek yok bence.
Benim kiz da 3 yasina geldi nerdeyse krese gidiyor haftada 2 gun bir suredir. Bir miktar ogrendi.
0
mbond
(23.01.26)
Kreş dili hollandaca, anne baba dili Türkçe diye bir kafa yapısı gelişiyor. Her iki dili eş zamanlı öğreniyor. Kiminle hangi dili konuşacağını biliyor. Sıkıntı yok.

@kobuzchu kiz çok haklı. Ama yaşın büyümesine gerek yok. Okul öncesi kitaplar var. Şu an Bim'lerde bile satılıyor. Dünya kadar hikaye kitabı alın ve Anne Baba çocuk okuma saatleri koyun. Her gün ona yaşına uygun Türkçe kitaplar okuyun. Zaten bir süre sonra çocuk kitabı alıp getiriyor, Oku bana diye.
0
Mirket
(23.01.26)
Bu konuyu ben de detaylıca araştırdım. Ailecek bir avrupa ülkesine taşınsak mı diye düşünüyoruz. Şu an sizin çocuk çok küçük konuşması beklenilmez zaten. ama 3-5 yaş arası çocuklar dili o kadar hızlı öğreniyorlar ki bu konuda endişe etmenize gerek yok. çocuğunuz net olarak bilingual olacak. bence çocuk yerine siz endişe etmeye başlayın çünkü bu çocuk ilkokula başladığında ödevlerinde sınavlarında destek olmanız gerekir. Dutch dili bilmeden seyirci kalırsınız. Hollandada her ne kadar herkes ingilizce konuşabiliyor olsa da eğitim dili dutch. Yani sizin de sisteme entegre olmanız gerekiyor çocuğunuza destek olabilmek için. O yüzden bence dutch öğrenmeye başlayın.
0
nuevo
(23.01.26)
Elbette konuşabilir. Küçükken öğrenmek çok kolay ve sizinki daha küçükten de çok küçük.
Evde Türkçe kitap çizgi film demişler o bana çok yanlış geldi.

Uzman değilim ama eskiden çocuktum. Çizgi filmleri karakterleri, konseptleri Flemenkçe öğrensin çünkü arkadaşlarıyla konuşacak onları.
0
michael_knight
(23.01.26)
etrafımda 4 yaşında 6 yaşında ve 10 yaşında yurtdışına gelmiş örnekler var. 4 yaşında olan yarı türkçe yarı yerel konuşuyor, 6 yaşında olan kreşte ve özel ders aldığı için o da senden benden iyi konuşuyor. 10 yaşında gelen şuan 12 yaşında o kız yapılan son değerlendirme sınavında yerellerden daha iyi dil bilgisi çıkarmış. 4 yaşında olan hariç gelenler hep özel ders aldı.
0
dirildimde geldim
(24.01.26)
(2)

Başkasına ait kredi kartı borcunu ödeyebilir miyim?

dedeminhirkasi
Başkasına ait Denizbank’in kullanıma kapatilmis kredi kartı borcunu ben şubeye gidip kapatabilir miyim?Mobilden ödeyemiyorum çünkü kredi kartı numarasını vs bilmiyoruz. Kişinin hesabı da yok bankada.
Başkasına ait Denizbank’in kullanıma kapatilmis kredi kartı borcunu ben şubeye gidip kapatabilir miyim?

Mobilden ödeyemiyorum çünkü kredi kartı numarasını vs bilmiyoruz. Kişinin hesabı da yok bankada.
0
dedeminhirkasi
(23.01.26)
ben ödemiştim zamanında ama şu anda kvkk nedeni ile ödenemeyebilir. ödeyemezsiniz değil ama borç miktarını öğrenemeyeceğiniz için ödeme imkanı da olmayacaktır diye düşünüyorum.
0
ground
(23.01.26)
İsim ve kart numarası söyleyerek para yatırabiliyorsunuz ama borcun ne kadar olduğunu öğrenemiyorsunuz. Numarayı bilmeden kabul edeceklerini hiç sanmam. Kabul ederlerse, o şahsın o bankadan kredi kartı olduğuna dair bilgiyi size kanunsuz olarak vermiş olurlar zira.
0
Mirket
(23.01.26)
(15)

Yeşil pasaport kimlere verilsin?

michael_knight
Sizce başka kimlere verilmeli?
Sizce başka kimlere verilmeli?
+1
michael_knight
(23.01.26)
Devletin vatandaşına vizesiz seyahat imkanı vermesi mümkünse herkese verilmeli.
0
burfak
(23.01.26)
herkese. devlet eliyle ayrimcilik neden bu kadar normal karsilaniyor bu ülkede?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.01.26)
Devletin vatandaşına vizesiz seyahat hakkı sağlaması yeşil pasaport dağıtarak değil, devletin itibarını uluslararası alanda artırarak olur.
Yeşil pasaport hakkı yaygınlaştıkça yeşil pasaportun itibarı azalacak ve böyle de devam ederse yeşil pasaportun vize muafiyeti de yavaş yavaş ortadan kalkacak diye düşünüyorum.
Türk bayrağı tüzüğü madde 18de listelenen makam sahipleri dışında kimseye verilmemeli diye düşünüyorum.
+3
Mirket
(23.01.26)
herkese verilince kimseye verilmemiş gibi olacak, diğer ülkeler tarafından tanınmaz. bir anlamı yok. 10 sene düzenli vergi vermiş, sabıka kaydı, herhangi bir borcu olmayan vatandaşlara verilebilir.
0
glamdr1ng
(23.01.26)
kimseye verilmemeli fakat devletin kendi memurlarına kefil olması olağan bunun dışında mantıklı olmaz.
0
biravekahve
(23.01.26)
bir kaç diplomatik dokunuş ve regülasyon ile bu vize meselesi hemen çözülür.

çözmemek ve beklenti yaratmak için böyle çabalar gösteriliyor
+1
duyurukullanıcısı
(23.01.26)
yeşil pasaport kaldırılmalı. bordoya vize serbestisi gelmeli. yoksa avrupaya yaptırım uygulanmalı.
yeşil pasaport gibi bir örnek hiçbir ülkede yok.
+3
jelly bear
(23.01.26)
halkın belli bir bölümüne ayrıcalık vermektense herkese aynı hakları vermek daha mantıklı. Herkes bu ülkenin vatandaşı sonuçta.
+1
nuevo
(23.01.26)
O gruba bu gruba şu mesleğe yeşil verileceğine bordo pasaportun etkinliği artırılsın ve herkes eşit faydalansın vize serbestliğinden.

Konu geri dönme dönmeme değil gri pasaportla belediye aracılığıyla iltica etti bir sürü insan yani.
+1
chicha_v2
(23.01.26)
sadece yurt dışında türkiye cumhuriyetini temsil edecek resmi görevlilere verilmeli. görevleri süresince ve sadece o kişiyi kapsamalı.
sırf gezsin dolaşsın diye memurlara ve ailelerine has bir ayrıcalık olmamalı. hele yok avukatmış yok mühendismiş yok sanayici-iş adamıymış gibi saçma sapan mesleklere de verilmemeli.
onun yerine bordo pasaportun itibarını yükseltip insanların sorunsuzca istedikleri ülkeden vize alabilmesini sağlamak lazım. senin vize muafiyeti tanıdığın ülkelerinde sana aynı şekilde vize muafiyeti tanımasını sağlanmalı.
0
my fault
(23.01.26)
şu anki sistem hem avrupanın hem de hükümetin işine geliyor.

hükümet; vize serbestisi diye avrupa birliğini darlamıyor artık. göçmen politikalarında esneklik sağlıyor, göçmenlerin avrupaya geçişini zorlaştırıyor.

bu sayede elinde istediğine verip istediğinden anında geri alabileceği, yeşil pasaport gibi bir gücü bulunduruyor.

normalde avrupa'ya seyahatin kontrolü schengen ülkelerinde olması gerekirken, bu süreci hükümet yönetiyor. istediği topluluğa da bunu bir ödül gibi sunup (bkz avukatlar), istediğim zaman iptal ederim diyebiliyor.
+1
brkylmz
(23.01.26)
Konu yeşil pasaport olunca neden mesele sadece Türkiye'nin tekelindeymiş gibi ele alınıyor ki?

Pasaportun verilmesi bir konu, pasaportun gidilmek istenen ülkede kabul görmesi ve tabi tutulduğu muamele ayrı konu. Bu karşılıklı anlaşmalarla ilgili. Türkiye, yaptığı kabul görecek olduktan sonra komple herkese de yeşil pasaport verir, hal böyleyken vizeleri kaldırma müzakerelerine ne gerek var o zaman? Kendi kendimize herkesle kaldıralım vizeyi.

Yeşil pasaport şu haliyle bile riskli durumda, kapsamını genişletmeyi bırakın daraltılmazsa şükür.
0
akhenaten
(23.01.26)
Mali müşavirlere
0
gabe h coud
(23.01.26)
memur bile iltica ediyor şu aralar. memur dışında meslek grubuna verseler ülkede insan kalmaz.

hani şuraya buraya taşındım diye sosyal medyada paylaşanların çoğu iltica etmiş kişiler. 4-5 sene takılıp oradan başka yere geçiyorlar
-1
michael harddd
(23.01.26)
anlasilan devlet sengen sorununu cozmenin bir yolunu buldu. kademe kademe herkes yesil pasaporta sahip olacak, vizesiz gidip gelecek. bir anda tepki cekmesin diye yapiyorlar.
0
Sour
(23.01.26)
(9)

Bu anı unutmam lazım

don’t panic
Arkadaşlar dün eşim ve çocuğum ile çok ama çok ciddi bir trafik kazasının eşiğinden döndük ve çarpışsak direkt ölürdük hepimiz. Kamyon sollarken karşıdan gelen arabayla çarpışıyorduk, kılpayı kurtulduk. Dünden beri eşimin de benim de aklımdan çıkmıyor o an. Bundan kurtulmak için tavsiyeniz var mıdır
Arkadaşlar dün eşim ve çocuğum ile çok ama çok ciddi bir trafik kazasının eşiğinden döndük ve çarpışsak direkt ölürdük hepimiz. Kamyon sollarken karşıdan gelen arabayla çarpışıyorduk, kılpayı kurtulduk. Dünden beri eşimin de benim de aklımdan çıkmıyor o an. Bundan kurtulmak için tavsiyeniz var mıdır? Teşekkürler…
0
don’t panic
(22.01.26)
Güzel bir bağış yapın. Bir de ders almaya çalışın. Sollamak yasak mıydı?
-3
arbre
(22.01.26)
Birkaç gün yorgun gibi olacaksınız. Hep o an aklınızda olacak ve canınız hiçbir şey yapmak istemeyecek. Sonra çok sinirli birkaç gün geçireceksiniz. Birbirinizi incitmemeye gayret edin. Sonra yavaş yavaş dağılacak sisli puslu hava. Unututulup gidecek.
+2
Mirket
(22.01.26)
Çok geçmiş olsun, zor bir durum atlatmışsınız ve şu an hepiniz iyi durumdasınız önce buna odaklanın. Bir şey olmadı, iyisiniz, bence önce bunu bir idrak etmek gerekiyor. Beynimiz sürekli "ya olsaydı" diye binbir çeşit senaryo üretir, bu senaryoları üretmeyi reddedin kendi içinizde.
Yakın zamanda benzer bir durum yaşamış birisi olarak ben böyle bir durumda konu hakkında tekrar tekrar konuşmayı istemiyorum kesinlikle. Kardeşimle motosiklet kazası atlattık, ilk gün olay şokuyla bir konuştuk ama ertesi günlerde kesinlikle bir daha konuyu açmadık. Çünkü deştikçe deşiyoruz ve bu durum sadece kaygımızın artmasına neden oluyor, başka hiçbir faydası yok. Kendi içimde düşünsem dahi ona bakıp "acaba o anı mı düşünüyor" demedim, desem dahi sormadım, o da aynı şekilde. Eşinizle konuyu bir daha açmamak üzere kapatın. Bir de konuyu ailelere eş dosta filan anlatmamak gerekiyor çünkü her anlatışta tekrardan yaşıyorsunuz o korkuyu.
Olay olmamış gibi davranmak değil yaptığımız, kötü bir şey yaşadık, dersimizi aldık ve yolumuza bakıyoruz.
0
hayalhayal
(22.01.26)
çok geçmiş olsun. hiç bir şey olmamış, en önemlisi bu, düşüncelerinizi hep buna odaklamaya çalışın konuya dair olumsuz hisler geldikçe.

bir an önce geçsin gitsin diye panikleyip olayı daha da içselleştirmeyin, kendinize zaman verin, sürece yayılsın. çocuğun yaşını hiç bilmiyorum ama onu da gözlemleyin, uykusu bölünüyor mu, kabus görmeye başladı mı, davranışları sertleşti mi gibi gibi. gerekli görürseniz uzmandan da destek alırsınız.

mirket'in dediği gibi, doğal akış içinde o sisler dağılıp gidecek.
0
Phoebe
(22.01.26)
Çok geçmiş olsun.
0
gabe h coud
(22.01.26)
gecmis olsun,
bir sans daha verilmis,
hayatın tadini cikarmaya bakin.
0
designer
(22.01.26)
çok geçmiş olsun, gerçekten çok korkutucu. yanınızda eşiniz ve çocuğunuz da olduğu için ekstra korkmuşsunuzdur. gerçekten sarsıcı bir şey yaşamışsınız. şükür ki hiçbir şey olmamış.

travma olduğu için sakinleşmeniz zor olur, bu normal. bu his zamanla azalarak biter. bu histen kurtulmak için acele etmeyin ve kendinizi zorlamayın. eşiniz ve çocuğunuzla (konuşabilir yaştaysa) bu konuyu ve hislerinizi konuşmak veya başka yakınlarınızla konuşmak, belki de hatta ağlamak sizi rahatlatabilir. küçük bir tatil veya en azından işlerden izin alıp evde dinlenme iyi gelebilir. çok zorlanıyorsanız da bir uzmandan destek almak iyi olabilir. umarım çocuğunuz da çok etkilenmemiştir. resim yapma etkinliği gibi şeylerle duygularını atmasını sağlayabilirsiniz belki. hafiften rahatlamak için de sıcak içecekler iyi gelebilir belki. üçünüz yorganın altına girin birbirinize sarılın, bir şeyler izleyin belki o da iyi gelir. aklıma gelen tavsiyeler bunlar.

tekrar geçmiş olsun.
0
art cat chocolate
(22.01.26)
gelmiş geçmiş olsun, verilmiş sadakanız varmış diye düşünün. önemli olan hatadan/deneyimden ders çıkarmak ve aynı şeyleri yinelememek. şayet araç sürücüsü neyi farklı yapabilirdim sorusuna cevap bulamıyorsa, konum paylaşarak duyuruda sorabilirsiniz.

tavsiye olarak: sürücü bence vakit kaybetmeden araç kullanmaya devam etmeli. hatta mümküse aynı güzergahı yeniden kullansın. araya zaman girdikçe korkular, endişeler büyüyüp insana engel olur hale gelebiliyor. o duyguyu aşmak gerek.

buraya kadar söylediklerim sürücü içindi. sürücü dışındakileri ise bilemiyorum. zira bir şekilde onların da sürücüye yeniden güven duymaları gerekiyor. bu ise hemen olacak bir şey değil. sürücünün sabırlı ve anlayışlı olması lazım.
+1
tnz
(23.01.26)
geçmiş olsun. tek çözüm düşünmemeye çalışmak. aklınızı bir şeylerle oyalayın o ana asla dönmemeye çalışın.
0
Başka
(23.01.26)
(18)

yiyecek satılan dükkana evcil hayvan sokulması hijyenik mi sizce?

michael harddd
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
0
michael harddd
(22.01.26)
Üretim kısmında veya tezgah üstünde gezmedikçe sorun yok
+2
my fault
(22.01.26)
üretimde gezinmediği sürece ok bence de, aksine mutlu olurum gördükçe
+2
mor oje
(22.01.26)
İnsanlar bu konuya takıldıkları kadar pis insanlara takılmıyor mesela. Kaç tane iş yeri bu sebeple mühürleniyor. İçerisi pis, temizlik yüzü görmemiş. Çalışanlar eldiven, bone, maske takmıyor. Müşteriler eldiven takmadan ekmekleri tek tek sıkarak, dokunarak seçiyor. Maske takmıyor, öksürüğü ve tıksırığı her yerde ama kedi ve köpek olmaz.

Özellikle hayvan dostu yerlerden alış veriş yapıyorum. Şu soğukta dışarıdaki hayvanı işletmesine alan yerleri tercih ediyorum, sokağa kovalayanlari değil.
+4
rock n roll
(22.01.26)
Değil.
-2
arbre
(22.01.26)
değil tabii ki. hele bazı mekanlarda hayvanlar koltukların üstüne falan çıkıyor, sonra bir bakıyorsun ki koltuğun üstü full tüy.
+1
bobinhoo
(22.01.26)
hijyenik değil.
0
inheritance
(22.01.26)
bence değil, hatta köpek ayrıca tedirgin eder. köpek var köpek var, hadi köpek köpektir de bizim insanımızın çoğu aptal olduğu için güvensizlik ortamı oluşur bende.
0
Improbable
(22.01.26)
Hijyenik değil .

Hayvanları sevmek başka bir yerden sonra artık insanların, çocukların yerine geçmesi ve onların yerini ailenin bir üyesi olarak alması başka konu.
Bu gittikçe dozu artan etkileşimin sınırı nedir, neresidir diye düşünmek lazım.
İncelendiğinde konu sadece hayvanseverlikle kalmıyor olayın çeşitli ideolojik inanç boyutuna varan yönü de var.
+2
diyecevaplandı
(22.01.26)
Sokak hayvanlarına açık işletmeleri tercih ederim.
+1
auroraaurora
(22.01.26)
sokulmaz, hijyenik değil.
kedi, köpek kendini kaşırken bir sürü tüy havada uçuşuyor, sağa sola sürtünüyor. içeride kedi olan dükkanlardan zorunlu olmadıkça alışveriş yapmıyorum.
+2
duyuruuser
(22.01.26)
Tuvaletten çıkarken elini yıkamayan insanlarla bir arada yaşıyoruz onların dokunduğu kapı kollarına falan dokunuyoruz, bence bu insanlar hijyen açısından daha riskli kediler falan en azından kendi kendini temizliyor pis hissettiğinde.
+3
kizil karga
(22.01.26)
açık alanda bi kafede vs görsem sorun etmem ama fırın gibi küçük dükkanlar için bence hijyenik değil. çünkü aniden kaşınmaya veya silkelenmeye başlarlarsa feci derecede kıl tüy yayarlar.

fırında hayvan görmek istememek : hayvan düşmanı olmak
bana bu çok mantıksız geliyor. hayvan düşmanı değilim. evde kedim var. kedimin ucundan yaladığı yoğurdu filan yemeye devam ederim. ama başkasının köpeğinin kılının düştüğü ekmeği yemek istememem gayet normal bence.

insanlar daha pis diyenler için
işletme pis ise zaten ordan alışveriş yapmam. alışveriş yapıyorsam temiz olduğunu varsayarım. bilmediğim şey beni üzmez diyor olabilirim. ama hayvanın pisliğini anlık olarak görüp rahatsız olabilirim. insan pisliği okey, hayvan pisliği hayır filan demiyoruz ki.

çocuğum var. çocuk kabul etmeyen işletmeler, oteller, düğünler vs aşırı normal bence. gayet anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir durum çoğu açıdan. ama yani çocuğun bile yasaklanabildiği durumlar varken, hayır hayvanımızla 7/24 her yerde olmalıyız!!! şeklinde bi dayatma aşırı saçma geliyor.
+6
elorelia
(22.01.26)
fırın gibi hele gıdanın yarı açık olduğu yerlere alınmamalı, olay pislik hayvanın pis olup olmaması değil. yani tüyleri uçuyor bu tüyler pis olmayabilir, bir çoğu söylendiği gibi insanların bir kısmında çok çok daha temizdir ama sonuçta aldığınız ekmekte tüy kıl görmek istemeyiz. bu yüzden bence hijyenik değil,
+1
atom karincanin torunu
(22.01.26)
Ayakkabısını çıkarıp çorapla tezgahın üzerine çıkıp ampul değiştirmeye kalksa fırıncıya tepki gösterecek insanların, tezgahta dolaşan sokak kedisini hoş görmesi, buna da, bazı insanların daha pis olması durumunu gerekçe göstermesi akıl tutulmasından başka bir şey değildir
diye düşünüyorum.
0
Mirket
(22.01.26)
Aynen abi fırıncını ekmeği hazırlarken elini sikine taşağına götürmediğini falan düşünenler de var mesela bemce asıl alıklar fırıncının hijyene çok dikkat ettiğini düşünen kerizler aslında, fırının önü süper ama bir de aşağı kata inin bakalım kediye gelene kadar neler oluyor orada :)
-1
kizil karga
(22.01.26)
yiyecek içecek olan hiç bir ortamda kedi-köpeği hiç bir şekilde hijyenik bulmuyorum. aynı şekilde yemek yediğim restoranda vb. de kedi-köpek görünce beni hem hijyen, hem köpek fobisi hem de kedilerin sürekli masadaki yemeğe atlamaya çalışması açısından çok tedirgin ediyor, yediğimden de hiç bir şey anlamıyorum o tedirginlikten dolayı.
+1
Phoebe
(22.01.26)
2 tane köpeğim var. Ben uygun görmüyorum.
Hayvan tüyü havada uçan bir şey.Bunu her hayvan sahibi bilir.
Üstü açık ve yemeye hazır satılan ürünlerin olduğu yerde hayvanların işi yok.
+4
sucvecezve
(22.01.26)
Hindistan birdenbire oluşmadı. Çok düşünmeye gerek yok. Kedi bir nebze ama köpekle girilmesi hiç de hijyenik değil.

Bu hijyen konularında herşey yavaş yavaş ilerliyor. İnsan kokuya da, mikroplara da zamanla alışabiliyor. Bu yüzden kabul görmüş sınırlar önemli.
-1
hebanon
(22.01.26)
(4)

böyle bir ev yatırımlık alınır mı

xportant
bodrum kat, kot farkı olan, bahçeli, merkezi-iyi bir semtte, 1+1, içi yapılı ama bina eski (30+), kat mülkiyeti olan bir ev eşyalı bir şekilde kiraya vermelik ve yatırımlık alınır mı ya da hangi şartlarda alırdınız?
bodrum kat, kot farkı olan, bahçeli, merkezi-iyi bir semtte, 1+1, içi yapılı ama bina eski (30+), kat mülkiyeti olan bir ev eşyalı bir şekilde kiraya vermelik ve yatırımlık alınır mı ya da hangi şartlarda alırdınız?
0
xportant
(21.01.26)
Yeni bir göç dalgası ihtimali yükselmediği sürece ben almam. Ama alana da 'Yanlış yapıyorsun.' demem.
0
Mirket
(21.01.26)
Alınmış alınmıştır. Orayı aldıktan sonra ihtiyarlığına kadar başka bir yer alamayacak bir maddi durumda değilsen neden olmasın? İyi semtte eski bina da olsa kiracı bulmak zor olmaz.

Ama özellikle İstanbul’da bir dönüşüm furyası hakim malum. 30 yıllık binanın sahipleri de birden dönüşüme girme kararı alabilirler. Bütçen karşılarsa ne ala. Yoksa bir de başına iş alırsın, kiradan da olabilirsin.
0
lazor
(21.01.26)
şu aralar inanılmaz geri dönüşüm var herkes taşınıyor bir yerden bir yere ama 1+1 tercih edillirmi bu aileler tarafından bilemiyorum, kiracı bulursunda temiz kiracı sorunsuz kiracı bulmak imkansıza yakın. kiracı ile uğraşılmaz.
geri dönüşüme girerse en az 1.5m isteniyor.
0
eja
(21.01.26)
hocam semt vs önemli. 30+ bir bina kentsel dönüşüme girebilir. Şimdi mesela istanbul Bostancı'da kentsel dönüşüme giren binalarda inşaat şirketi daireni olduğu gibi teslim ediyor. belki biraz metrekare kaybı oluyor sadece.

Ama hemen 500 metre ilerde küçükyalıda aynı tipte bina dönüşüme giriyor, yarısını ev sahibi ödüyor. İkisi de görece güzel semt. Ama bostancıda kat sınırı daha yüksek, küçükyalıda maks 4-5 kat.

Ev alırken iyi düşünmek araştırmak lazım.

O yüzden bunların iyi düşünülmesi lazım.
0
anten
(21.01.26)
(6)

Buzdolabının kırılan kolu için hangi yapıştırıcı ürün

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/a1lnt8sNasıl olduysa bu şekilde elimde kaldı. Nalburdan hangi ürünü istemem gerekir?
hizliresim.com
Nasıl olduysa bu şekilde elimde kaldı. Nalburdan hangi ürünü istemem gerekir?
0
egerbiryolcu
(20.01.26)
japon yapıştırıcı iyi tutar.
0
jelly bear
(20.01.26)
Japon yapıştırıcı ile karbonatı karıştırın. Youtube'da videoları vardır.
Dünyanın en iyi yapıştırıcısı şimdilik bu karışım.
+1
Mirket
(20.01.26)
Epoksi de kullanabilirsiniz.
www.hepsiburada.com
+1
compumaster
(20.01.26)
tam vida yerinden kırılmış, yapıştırsan bile sürekli orada bir yük olacak, tekrar tekrar kırılma ihtimali yüksek.

beko ya da Arçelik buzdolabı olduğunu düşünüyorum. hatta şu buzdolabı kulbu olduğunu düşünüyorum:

www.online-yedekparca.com

çok yüksek bir meblağ olmadığı için değiştirmek daha doğru bir karar olabilir.
0
co2s2
(21.01.26)
surekli asildigin kolu yapistirici ile tutturamazsin.

yeni kol al tak +1
0
cooperr
(21.01.26)
Yeni kol çok uygunmuş.
Nalburdan iki tüplü Arap yapıştırıcısı diye bir ürün verdiler üstünde de italyono yazıyor:d bugün onu deniycem dediğiniz gibi zamanla yine kırılır tutsa da.

Teşekkürler
0
🌸egerbiryolcu
(21.01.26)
(6)

Ziraat Bankası Kullanılabilir Bakiyeyi nasıl kapatırım?

lodlest23
Arkadaşlar merhaba,Ziraat Telefon uygulamasına girdiğimde banka hesabımda 100.000 liralık bir kullanılabilir bakiye olduğunu görüyorum. Ziraat Bankasını aradığımda müşteri temsilcisine bağlanamıyorum, bana ne yapmak istediğinizi söyler misiniz diyorlar, ancak bunu söylediğimde sistem kredi kartı tut
Arkadaşlar merhaba,

Ziraat Telefon uygulamasına girdiğimde banka hesabımda 100.000 liralık bir kullanılabilir bakiye olduğunu görüyorum. Ziraat Bankasını aradığımda müşteri temsilcisine bağlanamıyorum, bana ne yapmak istediğinizi söyler misiniz diyorlar, ancak bunu söylediğimde sistem kredi kartı tutarını anlayıp, beni yanlış yönlendiriyor.
0
lodlest23
(20.01.26)
esnek hesap limiti sanki. esnek hesap limitimi kapatmak istiyorum diyin.
0
awlmi
(20.01.26)
Ziraat bankasındaki adı Kerdili mevduat hesabı.
Kredili mevduat hesabımın kapatılmasını istiyorum diyeceksiniz.
0
Mirket
(20.01.26)
ben bunu şubeye gitmeden kapatamamıştım. yazılı dilekçe vermiştim. lanet banka.
0
jelly bear
(20.01.26)
hocam ben müşteri temsilcisine bağlandım ama şubeye gitmem gerekiyormuş, şubedeki kişi bana Whatsapp üzerinden ulaşabilir ve kapattırabilirsiniz demişti ama benim yazdıklarıma cevap vermedi, şubeye gittiğimde baya kızacağım.
0
🌸lodlest23
(20.01.26)
Bu bankaya özel değil de anladığım kadarıyla tüm bankalarda her müşteriye bu hesabın tanımlı olması için, bankaların özel bir gayreti ve personeline de baskısı var. Öyle tahmin ediyorum. Kapatabilmek için şubeye gitmek mantıklı.
0
Mirket
(20.01.26)
diğer bankalarda online kapanıyor. ziraat illa şubeye çağırıyor. mantıklı değil.
0
jelly bear
(20.01.26)
(14)

Sizce burada kim haklı?

don’t panic
Olay şöyle gelişti: Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır
Olay şöyle gelişti:

Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır altında yaşanan artışın yüzdesinden bahsedip bu aylarda dolar/euro/altın sepeti yapmaktan vazgeçip full altın aldığımı söyledim.

Cevap olarak: “Altına yatırım yapanlar yatırımdan bir bok anlamıyor, sen de dahil.” cevabını aldım.

Buna karşılık “böyle yazmanın yeri ve zamanı değil abi, ne gerek var böyle şeylere” yazınca bana “şu yazdıkların net kırıcı” dedi. Ben de abi asıl senin yazdıkların kırıcı dedim.

Her neyse şu an sakin kafayla olmadığımdan boktan bir durum değerlendirmesi yapıyor olabilirim, o yüzden size soruyorum. Burda kim haklı veya kırıcı sizce?

Teşekkürler.
+1
don’t panic
(20.01.26)
sen haklısın, ayıp etmiş. bunu da uygun bir dille belirtmişsin. o da utancından üste çıkmaya çalışmış.
+7
bloodymoon
(20.01.26)
altına yatırım yapanların yatırımından anlamıyor olması ne alaka onu anlamadım
+1
co2s2
(20.01.26)
yakın arkadaşıma böyle bir şeyden bahsetsem ve bana bu cevabı verse, siktir lan sikimin warren buffetı derim, o da güler geçer. aynı şekilde tam tersinde de farklı bir senaryo olmazdı. yani yeri ve zamanı vs bunu bilemem, ilişkiler kişi bazında farklı olabilir ama benim bakış açıma göre ya yakın arkadaş değilsiniz veya kavramı algılama şekliniz farklı, ya da fazla alıngansınız.

bu arada ben diyelim arkadaşıma ne gerek var böyle şeylere gibi sizin cevabınızla cevap versem bana cevabı noldu zoruna mı gitti yarraaam olurdu. yani sizin karşılıklı ilişkinizde bence bir mesafe var.
+5
awlmi
(20.01.26)
Bu yazdıklarınıza kırıcı dediyse ya deli ya da siz kendi sözlerinizi buraya aktarırken yumuşatmışsınız. Başka bir alternatif gelmiyor benim aklıma.
+4
akhenaten
(20.01.26)
Arkadaşın arkadaşın değil
+2
basond
(20.01.26)
Tersinden bakarsak , onun avanakça yazdıklarına katlanıyorsan bu noktada senin kırıcı olmadığını söylemeye çalışmış ve tabi saçmalamış .

Altının yanında ileriye dönük insani yatırımlar için başka abiler aramak iyi gelir.
+1
diyecevaplandı
(20.01.26)
İkiniz de yanlışsınız. Sen ona altın aldığını alabildiğini söylememeliydin. O da senin bu bildirimin hakkında incindiğini bu şekilde ifade etmemeliydi. Altın alabilmene veya bahsettiğin söyleme içerlemiş gibi görünüyor, demek ki ya parası yeterli değil yahut yaptığı yatırım senin ona aktardığın sözlere ters yönde. Üzülmüş, korkmuş, gerilmiş ve bunu sana böyle yansıtmış.

İkiniz de yanlışsınız.
0
muhayyer divan
(20.01.26)
Kırıcı olan şeyin ne olduğunu anlayamadık ki. Neye kırıldın kardeş diye soraydın. Başka bişey mi demek istedi acaba mesela kendisi maddi olarak zor bi durumda da sen altın yatırımlarından bahsediyor olabilir misin. Çünkü bu haliyle saçma sapan bi diyalog bu.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
hikayede biseyler eksik gibi. cunku ortada kirici birsey yok.
+1
buenosdias
(20.01.26)
Maddi durumu sıkıntıdaysa kıskanmış gibi duruyor. Değilse, yazdığınız gibi söylediyseniz, hava atıyorsunuz gibi düşünüp, terslemek istemiş de olabilir. Her türlü çok tuhaf bir diyalog olmuş.
0
lil siztah
(20.01.26)
Karşılıklı kırılasınız varmış da bahane bulmuşsunuz da diyemiyorum. Bahane çok eğreti olmuş.
0
Mirket
(20.01.26)
yakın arkadaşlarla yatırım konularının konusulmaması gerektiğini, yapılan yatırımlar hakkında detaylı bilgi verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. olay böyle saçma yerlere varabiliyor
0
abelardo
(20.01.26)
Haklı haksızı diyemeyiz, aranızdaki muhabbetin seviyesini bilmiyoruz.

Çok yakın arkadaşlar zaman zaman birbirlerine içten içe bilenip saldırıya geçebiliyor, yahut saldırıya uğradığını düşünebiliyor. Ayrıca burada iki taraftan en azından biri kendinde bir şeylerin eksikliğini hissediyor ve bundan rahatsızlık duyuyor.

muhayyer divan da gayet makul yaklaşmış ama ana konu maddiyat olmak zorunda değil.

Mevzuyu siktir et geç. İçten içe karşındakinin adi bir puşt olduğunu biliyor değilsen takılma bunlara. Arkadaşlık güzel şey.
+1
lazor
(21.01.26)
yakın arkadaş değilsiniz bence.
0
elorelia
(21.01.26)
(5)

Sözlüğün değerli, eski güzel yazarları nerede?

duhan
Merhaba,Soru başlıkta. Epeydir ilgilenmiyordum sözlükle. Bugün ayarları kurcalarken aslında takip ettiğim kişileri kayıp olarak gördüm. Sebebini bile var mı?
Merhaba,
Soru başlıkta. Epeydir ilgilenmiyordum sözlükle. Bugün ayarları kurcalarken aslında takip ettiğim kişileri kayıp olarak gördüm. Sebebini bile var mı?
0
duhan
(20.01.26)
Evlenip barklandılar. Çoluk çocuğa karıştılar.
İşlerinde güçlerindeler. Ortam artık onların yaş grubuna hitap etmediği için meydanı gençlere bıraktılar.
+2
Mirket
(20.01.26)
O güzel atlara binip gittiler.
+2
kizil karga
(20.01.26)
Sözlük artık eski sözlük değil ki, sol frame deki başlıklara bi bak istersen. Zamana yayarak bütün entrylerimi sildim mesela ben. Alışkanlıktan bakıyorum arada, o kadar.
+2
antihero
(21.01.26)
zamanları yok. çocuk bakıyorlar.
+1
mikahakkinen
(21.01.26)
Bir ara da sürekli kapanıyordu sözlük hatırladım.
Kapanmasın diye sanırım bir şeyler yapılıp troller alınmış..
Kuşak değişimi olmuş biraz da.
Ben de çocuk büyütürken bakamamıştım.
Ne diyelim hayırlısı.
0
🌸duhan
(21.01.26)
(8)

Bu kuantum, olumlama olaylarına inanıyor musunuz?

Kahvedesu
Her yerde karşıma çıkıyorlar. Serpil Ciritli, Anıl Şehirlioğlu takip ediyor musunuz?
Her yerde karşıma çıkıyorlar. Serpil Ciritli, Anıl Şehirlioğlu takip ediyor musunuz?
-12
Kahvedesu
(20.01.26)
Din, insanlar için içgüdüsel bir ihtiyaç. Malum sebeplerden İslamdan uzaklaşanlar, içlerindeki bu boşluğu doldurmak için eski Çin, Hint din öğretilerine meylediyorlar.

Kendilerini mutlu hissediyorlarsa elbette yapsınlar da, inanılacak bir tarafı yok.
+2
Mirket
(20.01.26)
İşte bunlar hep sahtebilim.
evrimagaci.org
evrimagaci.org
+8
kobuzchu kiz
(20.01.26)
asla inanmıyorum. ya öyle şey olabilir mi hiç.
0
deartheodosia
(20.01.26)
bana iyice bokunu çıkardılar gibi geliyor. bu iş başta kendini telkin etmek için ortaya atılmış bir şey değil miydi? "ben dönyanın en gözel garısıyam" mantığında yani :D
0
neira
(20.01.26)
Yapabilecek yüzü olanlara güzel para kazandırıyordur eminim. Eh, bir nevi placebo etkisi de vardır muhtemelen. O kadar para verdikten sonra kendini iyi hissediyordur insanlar.
0
salihdt
(20.01.26)
ordan burdan duyduklarıyla ibrahimi dinleri reddederken hayata karşı materyalist duruş sergileyecek bilgi birikim donanımını sağlayamayan okumamış insanların son sığınağı.
0
beatbox yapan metalci
(20.01.26)
Kuantuma, her şeyin titreşimden/frekanstan oluştuğuna, suyun frekansları, kendisine sesle verilen mesajları kodladığına ve insan vücudundaki suyun da bu şekilde kodlandığına inanıyorum. Bilinçaltını şekillendirme yöntemlerinden biri epifiz bezi üzerinden görsel kodlama ise biri de kulak üzerinden sesli kodlamadır, bunu bütün psikoloji ve nöroloji uzmanları bilirler. 25. Kare denen şey de bu sebeple kullanılır, ses frekansları kullanılarak hazırlanan subliminal mesaj içerikli ses kayıtları da. İnanıyorum yani.
-6
muhayyer divan
(20.01.26)
inaniyorum diyemem; ama inanmiyorum da diyemiyorum. bana mantikli gelen taraflari var.

ayrica bilimsel baglantilari da var.

string theory, gozlemci etkisi vs...
-4
buenosdias
(20.01.26)
(5)

bizi engelleyenin açtığı duyuruyu "son cevaplananlar" altında görebiliyor muyuz?

m e b
selam.az önce "son cevaplananlar" kısmında bir duyuru gördüm, ilgimi çekti ve tıkladım.bomboş bir sayfa çıktı. sonra onu başka bir tarayıcıda açtım, gördüm. duyuru sahibini tanımam etmem, kendisiyle hiçbir diyaloğum bile olmadı ama belki de bir sebepten engellenmişimdir, bilemiyorum. (zaten yeni duy
selam.

az önce "son cevaplananlar" kısmında bir duyuru gördüm, ilgimi çekti ve tıkladım.
bomboş bir sayfa çıktı. sonra onu başka bir tarayıcıda açtım, gördüm. duyuru sahibini tanımam etmem, kendisiyle hiçbir diyaloğum bile olmadı ama belki de bir sebepten engellenmişimdir, bilemiyorum. (zaten yeni duyuru tasarımına geçtiğimizde kontrol ettiğimde beni engelleyen tek bir kişi görünüyordu)

bu bahsettiğim durum bizi kimin engellediğini gösteren aleni ifşa yöntemi değil mi?
0
m e b
(20.01.26)
Evet
Yazdığın bir duyuru veya cevap ona ters gelmiştir, engellemiştir. Olabilir yani. Engelleyenin kim olduğunu öğrenmenin de kimseye bir faydası ya da sakıncası yok ki.
+2
Mirket
(20.01.26)
Engellediğin biridir. Arbre falandır. swh. Bunu site ilk değiştiğinde ilettik ama bakarız dendi.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Seni kimin engelledigini gormek neden ifşa olsun ki? Bu bilginin ne derece onemi olabilir?
0
üğpoıuy
(20.01.26)
benide Arbre engellemiş öyle mutlu oldum ki. artık gereksiz duyurularını görmüyorum.
+1
gercekdunya
(20.01.26)
@gabe h coud: bir-iki sene önce özel mesajla herkese küfredip kaçan bir tip vardı, onun haricinde kimseyi mallara eklemedim ben.

@üğpoıuy: benim açımdan sorun yok zaten. sadece birini engelleyecek kadar sorun/rahatsızlık yaşamışsan, bu bilinçli/bilinçsiz ifşa ile belki kafası kırık o kişi tarafından yeniden rahatsız edilebilirsin gibi diye düşündüm bir an.
0
🌸m e b
(21.01.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(7)

6.500.000 tl paran olsa ne yapardın? (Yatırım odaklı)

thefirstaction
Senaryo şu. Yaş 30, erkek. Özel sektör çalışanı. Bekar, çocuk yok, evlenmeyi de düşünmüyor.Ele geçen 6.500.000 tl bir para ( miras bölüşümünden kalan payı olarak düşünün)Halihazırda oturacağı ev yok, ya kiraya çıkacak, ya istanbul dan ev alıcak. Arabası da yok.Bu para en mantıklı makul olarak nasıl
Senaryo şu. Yaş 30, erkek. Özel sektör çalışanı. Bekar, çocuk yok, evlenmeyi de düşünmüyor.

Ele geçen 6.500.000 tl bir para ( miras bölüşümünden kalan payı olarak düşünün)

Halihazırda oturacağı ev yok, ya kiraya çıkacak, ya istanbul dan ev alıcak. Arabası da yok.

Bu para en mantıklı makul olarak nasıl değerlendirilebilir? Herkesin görüşüne açığım.
0
thefirstaction
(18.01.26)
Oturacağım ev yoksa, hemen gider alırım. Net.
+7
Mirket
(18.01.26)
Mirket +1
+2
black holes in the sky
(18.01.26)
Bir tane ev alınmalı bence de bu senaryoda. Ama paranın hepsiyle mi?

Yani mesela 2.500.000 e kadar 1+1 daire. 500.000 tl civarına ikinci el bir araba. Geri kalanı Dolar/altın/hisse senedi/arsa tapusu/yatırım fonu vs. Bu tarz bir sepet yaparak, ilk baştaki sermayemin enflasyona karşı ezilmemesini istiyorum. Burda sadece biraz araba lüks oldu yani fiyatı değil ama hem çok değer kazanmıcak, hem de giderleri olacak. Onu da artık bindiğime sayacağım.
0
🌸thefirstaction
(18.01.26)
İstanbulda 2,5 milyona ev mi var?
Nerede o?
+3
Mirket
(18.01.26)
Türkiye'ye yatırım yapmazdım. Mesleğe bağlı olarak oturum veren ülkeden bir ev
+1
michael harddd
(19.01.26)
evi olmayan adamın yapacagı ilk yatırım, kafasını sokacagı bir ev almak. tabi bu sizin standartlarınız ölçüsünde olur. örnek veriyorum kötü bir semtten eve girip çıkarken bıçaklanma riskiyle 1+1 bir ev alıp geri kalan parayla yatırım yaparsınız. veya 6.5 milyona gider iyi bir lokasyondan güzel bir ev alır krallar gibi yaşar gidersiniz.
+1
limonlu eksi
(19.01.26)
türkiyede daimi yaşama istediğiniz varsa, başını sokacak, uygun fiyatlı bir ev kredi kullanarak alınılabilir.

Kalan para ile ihtiyaç var ise ikinci el temiz, sağlam, piyasası olan bir araç alınabilir.
Yeni uygun oranlı kredi bulunabiliyorsa, kredi ile alınabilir.

Zaman ve tecrübe var ise paranın bir kısmı ile günlük trade yapabilir.

Kalan kısmı için, borsa fonu, altın, gümüş, vb. gibi sepet.
0
Rao
(19.01.26)
(13)

Safra kesesi ameliyatı olanlar

chanandler bong
Selamlar. Bu haftamı şiddetli ağrı ile birlikte acil ve hastane serüvenimi safra kesemde birden fazla (en büyüğü 5mm) taşın olduğu haberi ile sonlandırdım. İltihap yok ama taşlar var. Doktor direkt ameliyat dedi. Herhangi bir ilaç tedavisinin olmadığını, sadece dikkatli beslenerek ameliyatsız bir ş
Selamlar. Bu haftamı şiddetli ağrı ile birlikte acil ve hastane serüvenimi safra kesemde birden fazla (en büyüğü 5mm) taşın olduğu haberi ile sonlandırdım. İltihap yok ama taşlar var. Doktor direkt ameliyat dedi. Herhangi bir ilaç tedavisinin olmadığını, sadece dikkatli beslenerek ameliyatsız bir şekilde yaşayabileceğimi söyledi. Aksi halde yine şiddetli ağrı atakları ile ileride sarılık, iltihap vs falan falan birsürü şey olabilir dedi.

Araştırdım. İnternette de her yerde görece kolay (sonuçta ameliyat..) bir ameliyat olduğunu, max 2 günde normal hayata geri dönüldüğü falan söylenmiş.

Bi yandan yok olma ne gerek faln diyen bi çevre de var. ( klasik ameliyat olursan daha kötü olursun gibi düşünenler)

Ben eğer bi tedavi yoksa ameliyat olup kurtulma taraftarıyım. Daha önce hiç ameliyat olmadım. Bi tırsmıyo da değilim.

Neyse çooook uzattım ama daha önce aynı durumda olan, ameliyatı olan ya da olmayan o şekilde devam eden var mıdır? Gerçekten çok arada kaldım ne yapsam bilemedim.

Şimdiden teşekkürler.
0
chanandler bong
(18.01.26)
Taşlarımla mutlu mesut yaşıyorum. 6 ayda bir dahiliye kontrolünden geçmek, yediğine içtiğine dikkat etmek yumurta sarısından uzak durup, yağlı yemeklerden kaçınmak gerekiyor.

Ameliyatı çok kolay. Laparoskopi ile alıyorlar. ertesi günü normal hayatına devam edebiyorsun ama ameliyat sonrası da beslenme şeklin ömür boyu yukarda söylediğim gibi olmak zorunda.
0
Mirket
(18.01.26)
annem senelerce erteledi sonunda bilinç kapatacak derecede sancıyla oldu safra kesesi ameliyatını. laparoskopiyle 1 gece kalıp taburcu oldu. beslenme şeklinde hiç bir şey önermediler bize. her şeyi yiyor ve hiç bir sıkıntı yaşamıyor. aksine doya doya türk kahvesi, simit yiyebildiği için çok mutlu
0
melodi
(18.01.26)
Andreas Moritz. google it.
-1
tezek
(19.01.26)
taşla başladı sıkıntı. "taş ocağı" diye tabir ettikleri derecede çok taş olduğunu söyledi doktor. belki 50'ne kadar bile problem yaşamazsın ama bir anda da ortaya çıkabilir demişti. o nedenle aldırdım kurtuldum. ama vücut yapımın değiştiğini hissediyorum. daha çok yemek rahatsız ediyor, gaz miktarı arttı vs. acelesi yoksa beklemenizi öneririm. üzerinden 2,5 sene geçti.

ameliyat çok çok kolay bu arada. 6. günde 7 saat otobüs yolculuğu yaptım.
0
summerjam0306
(19.01.26)
Tedavisi yok. Daha önce burada yine biri sormuştu, böbrek taşı gibi atılmaz mı falan mevzuları olmuştu. Böbrek taşı gibi atılmıyor, parçalayalım da küçük küçük dökülsün olmuyor, çünkü çıkış yolu yol değil. Safra kesesine ellemeden sadece taşları almak da olmuyor çünkü safra kesesi yenilerini üretmeye devam ediyor.

2019'dan beri safra kesesizim, her şeyi yiyorum, doktora gidip de sağlık geçmişimi verirken ameliyat olduğumu unuttuğum oluyor. Safra kesemde taşlar olduğunu da zaten tesadüfen görmüştü bir doktor, hiç sıkıntım yoktu. Konuştuğum genel cerrah "çok acelesi yok ama başına dert olmadan bir ara gel de alalım" dedikten iki sene sonra gittim, başıma dert olmadan kurtuldum.

Fakat ertelerseniz ve @konusma'nın annesinin başına gelen gibi, safra kanalı tıkanırsa çok daha büyük dert ki sizinki sıkıntı vermeye başlamış bile. Verin kurtulun. :)
0
kobuzchu kiz
(19.01.26)
benim hiçbir şikayetim yokken check-up yaptırdığımda "safra keseniz ful taş" dendi -ki her yıl check up yaptırırım- (sonradan düşününce aklıma geldi beynime zınkk diye bi acı geliyordu bazı zamanlar ama 1 saniye kadar olduğu için önemsemiyordum).

Ben de özel hastane olduğu için pek güvenmedim ve 2-3 yere tanıdıklara da raporumu gösterdim ve kesinlikle ameliyat dediler. Hatta bir tanesi MR'a bile soktu iyice emin olmak için: "Kesin ameliyat ol yoksa kanala girerse laporoskopi yerine açık ameliyat olursun, iyileşme sürecin daha da uzar" dedi.

İlk ameliyatımdı ve ilk narkozumdu doğal olarak. Bana damardan verdiler ve hafif bir yanmadan sonra uykuya geçtim. Ameliyat gayet iyi geçti. 1 gün hastanede tutuyorlar, gazın çıktıysa taburcu ediyorlar. Sonrasında 1 hafta duş almak yasak, ben medikal ıslak bezlerle vücudumu siliyordum. 1 haftanın sonunda dikişlerini alıyorlar. Bu sırada normal yaşamına devam ediyorsun ama 1 ay boyunca diyet yapıyorsun. Yani yağlı yemek, asitli içecekler, yumurta yasak. 1 ay sonra normal yeme düzenine devam ediyorsun.

Korkulacak bir şey yok yani. Bence olun. Zaten şu an işlevsiz bir organ sizin için. İlerde başınıza bela olmasın.

Geçmiş olsun.

edit: @mirket ömür boyunca diyet yapmak zorundasın demiş ama kısmen yanlış. benim doktorum yeme-içmede kısıtlayacağın bir şey yok dedi. ama edindiğim tecrübelere dayanarak şöyle diyebilirim. mesela 2 tane kruvasan yemeyin hele ki tuvaletten uzaktaysanız :) onun dışında sıkıntı yaşamıyorsunuz.
0
elektr10
(19.01.26)
herkese dönüşleri için çok teşekkür ederim. olmayı düşünüyordum ama şu an net olarak olmanın daha mantıklı olduğuna kendimi tekrar ikna ettim
0
🌸chanandler bong
(19.01.26)
Ameliyat çok kolay denildiği için annem de çok rahat ameliyat olmuştu fakat sonrası hiç de aşırı kolay değildi. sanki açık ameliyat olmuş gibi günlerce şiddetli sırt ağrısı çekti. en azından dikişler alınana kadar çok rahat şekilde hareket etmek, bir iş yapmak mümkün olmamıştı. Eşimde de aynısı olmuş. Bünyeden bünyeye ya da ameliyata göre de değişiklik gösteriyordur tabi ama ameliyat ameliyattır bence. Ertesi gün hayatına normal devam etmek gibi bir şey yoktu yani bizde. bir hafta kadar sürdü
0
dfn4
(19.01.26)
ben oldum rahat ettim sende çekinme ol. Nerede ne zaman kanalı tıkayacağını bilemezsin benim tıkadı ölümden döndüm yok böyle bir ağrı. hastaneye bağıra bağıra gittim beni ameliyata alın diye.
0
jamswety
(19.01.26)
Öncelikle geçmiş olsun.
Güncel bilgi veriyorum; geçen hafta müdür oldu bizim, kendisi ağrı eşiği çok yüksek biri, Böbrek taşı ve böbrek ağrıları, sancıları çekmişliği de var. Aniden rahatsızlanıp acile gidiyor, burada risk, taşın kanala düşme olasılığı bence.
40 dakika süren kapalı bir operasyon (ameliyat değil bence) ile ertesi gün işe gelecekti, gelme dedik.
Bir an önce aldırın derim.
Yeme içmeyle ilgili de hiçbir şey yasak değil demiş doktor.
0
pccopath
(19.01.26)
Şimdi size rotasyon günlerimden yani hafızamın baya derinlerden bilgi çıkarıyorum. Tek büyük taştansa, birden çok küçük taş daha tehlikeli olabiliyor çünkü bunların her bir ayrı ayrı safra kanalını tıkama riski taşıyor, küçük oldukları için kanala daha rahat hareket ediyorlar ve kolanjit riski artıyor.
Her doktor gibi muhakkak ameliyat olun demem ama ameliyatı ben önerirdim ama uzmanlığım itibariyle pek önerebilecek konumda değilim.
0
alice in potatoland
(19.01.26)
kendi kendime update yapayım: ptesi ameliyat oldum. 40dk falan sürmüş. 4 tane delik açıp işlemi kapalı olarak yapıyorlar. sonrasında hafif ağrım vardı odaya çıkarken ama o da ağrı kesici / serumlarla falan geçti. 1 gün hastanede kaldım. o sürede de bi ağrım vs olmadı. yürüme tuvalete çıkma vs okaylendikten sonra bişiy kalmıyo. aynı gün ayağa kalktım yürüdüm vs sorun olmadı. bugün hastaneden çıktım. ağrım vs yok şükür. yağlı şeyler yemediğim ve ağır kaldırmadığım sürece istediğini yiyebilirsin ve gezebilirsin dedi doktor. ilaç yazdı vs.

y30 kronik bi hastalığım vs yok. olmayı düşünen varsa çok zor bir süreç değil yani.
0
🌸chanandler bong
(28.01.26)
Geçmiş olsun.
Sürecin sıkıntısız geçmesine sevindim.
0
Mirket
(28.01.26)
(4)

Cruise tur seçimi

kondansator
Selamlar, Ege kalkışlı Yunan adaları turu bakıyorum. Nelere dikkat etmeliyim sizce 🙏
Selamlar, Ege kalkışlı Yunan adaları turu bakıyorum. Nelere dikkat etmeliyim sizce
🙏
0
kondansator
(18.01.26)
Hatun kişiyle balayı tadında, çok başbaşa kalmalı bir tur düşlemiyorsan eğer, kamarayı, balkonu falan çok önemseme. Kamarada geçireceğiniz süre aşırı kısıtlı olacak. Uyumadan uyumaya anca.
Gezi noktalarında Atina varsa ve şehir turu opsiyonel ise, tura katıl. Liman şehir dışı olduğu için, kendim gezeceğim desen daha zor ve masraflı oluyor.
0
Mirket
(18.01.26)
sahibini sevmesemde en iyisi etstur. eğer çok iyi para verip çok iyi bir manzarası olan bir oda almayacaksan, deniz görenle görmeyen oda çok fark etmiyor. 4 gün 3 veya 4 yer yetmiyor.1 haftalık olan geziler daha iyi gibi.
0
mikahakkinen
(18.01.26)
nerdeyse hergün yapılan extra turlara katılacaksın buna maddi olarak hazırlıklı ol
0
eja
(19.01.26)
en onemli sey cruise gemisi sirketi secmek. gemi turunun sirketi ile ilgili yorumlara bakin, gemi tipi, gemideki atraksiyonlar, yemekler, odalar, gemi ici eglence sistemi vb. ayni sirketlerin farkli gemileri de olabiliyor ve her gemi (ayni class degilse) farkli atraksiyonlar barindirabiliyor.

ben odamda balkonumdan denizi seyrederim havuza, kafeye, restorana yemekler harici cikmam diyorsaniz balkonlu oda tercih edin. ama yoksa deniz gunlerinde bile yemekti, havuz kenarinda dinlenmeydi, kafesinde kahve icmekti derken cok vaktiniz olmuyor odaya cikmaya cunku gemiler devasa buyuk. o aradaki farki liman gezilerine yatirirsiniz.
0
warrior princess
(19.01.26)
(9)

askerlikten muafiyet

baldur2
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
-1
baldur2
(17.01.26)
Askerlik mükellefiyetini tamamlamamış ya da bir yasa gereği muaf sayılmamış kişi yasal yas sınırı dışına çıkamaz.
Yani şu yaşa kadar kaçarsam muaf oluyorum diyemiyorsun.
0
Mirket
(17.01.26)
yaştan muafiyet yok. hiç yapmazsan emeklilik ikramiyesi ve emekli maaşı olmuyor. 60-65'li yaşlarda yapanlar gördüm
+3
runaway
(17.01.26)
41 yaş meselesi askere alma kanunu'ndaki askerllik dönemi tabirinin 20-40 yaş arası olmasından kaynaklanabilir.

keşke mirket bize kaynak verse.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.01.26)
Kanunu biliyorsun, yazıyordur bir yerlerinde.

Üşeniyorsan ben arayayım. :)
0
Mirket
(17.01.26)
7179 sayılı Askeralma Kanunu Madde 3.(1) (a) da Askerlik Yükümlülüğü, 'Nüfus kayıtlarına göre her erkeğin 20 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününden başlayan ve 41 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününde biten süre' olarak tanımlanmış.

Ancak;
Madde 5.(11)de :
Bu Kanunda tespit edilen esaslar dışında muvazzaflık hizmetini yapmadıkça veya yapmış sayılmadıkça hiçbir yükümlü askerlik çağı dışına çıkarılamaz.
denmiş. Yani yukarıda söylediğim gibi.

İlgilenenler için Kanun şurada.

www.mevzuat.gov.tr
+3
Mirket
(17.01.26)
askeri hastanede askerlik yaparken 50'li yaşlarda bir amca geldi. alamancı hep kaçmış. askeri hastaneden askerliğe elverişsiz raporu alıp askerliğini sonlandırdı. ancak hastanede er üniformasıyla geziyordu. kimse amca sen kenarda otur talime katılma demiyor. askerlik şubesini arayıp sorabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(17.01.26)
sadece yas sebebiyle askerlikten kacamazsin.
60 yasinda ve saglikli isen, 60 yasina kadar kactiysan, yine de alirlar.
0
cooperr
(17.01.26)
71 yaşında asker gördüm gözlerimle gördüm hatta komutan aman benim emrimdeyken ölmesin diye dua ediyordu.
Bizim bölükte 45 yaşında bir abi vardı hepsinln hayat hikayesi farklı
Özetle Yaştan muafiyet yok+1
0
basond
(17.01.26)
Abi yaştan muafiyet olsaydı hepimiz o sınır neyse onu kovalardık ama olmuyor.
0
kizil karga
(17.01.26)
(5)

trafik kavşak sorusu

kixo
https://streamable.com/717kve0.20 de kavşak içinde niye duruyor? yani teknik olarak yol hakkı kavşağın içindekilerde değil mi?yine aynı kavşaktan çıkarken sinyal vermesi gerekmez mi?
streamable.com
0.20 de kavşak içinde niye duruyor? yani teknik olarak yol hakkı kavşağın içindekilerde değil mi?
yine aynı kavşaktan çıkarken sinyal vermesi gerekmez mi?
0
kixo
(17.01.26)
kural olarak evet, hatta düz gelene yol ver tabelası da vardır.

Fakat hep derim Türkiye'de bunların tasarımı yanlış. Kimse düz gidememeli şöyle olmalı:
bicycledutch.wordpress.com

Burada sanki dönel kavşaktaki ana yola bağlanıyor gibi oluyor durmak zorunda kalıyor. Millet de dümdüz gelirken yavaşlama/durma ihtiyacı hissetmiyor. Yolun tasarımı kuralı doğal olarak anlatmalı.
0
nhk ni youkosu
(17.01.26)
Bu ülkede, kavşak içindekilere yol verilmesi gerektiğini bilen adam sayısı çok az. Yol vermezsen ya da kontrollü çıkış yapmazsan altına alıverirler adamı.
0
Mirket
(17.01.26)
Yanlış görmediysem bu dönel kavşak değil, dolayısıyla kavşak içindekinin geçiş önceliği yok. Düz gidenin önceliği var, o yüzden yol veriyor.

Yani “kavşak içindekilere yol verilmeli” diye genel bir kural yok. Kavşak türüne göre değişen kurallar var. Zaten tabela ile belirtilir. Tabela yoksa kontrolsüz kavşaktır bu videodaki gibi.

Edit: herhangi bir işaret yok. Dönel kavşak işareti de olmadığına göre burası kontrolsüz kavşak. İçeridekinin önceliği yok.
-1
orient blue
(17.01.26)
bence bu dönel kavşak. öncelik kavşak içinde olanındır, haklısınız. Türkiye’de sinyal vermek artık nasıl kalmadıysa dönel kavşak kuralı da bilinmiyor. Halbuki benim zamanımda yazılı trafik sınavında çıkıyordu. kuralı uyguladığım için bir gün kafa kafaya geleceğim biriyle.
0
eileengray
(17.01.26)
sen sola dönüyorsun ancak karşı taraf düz gidiyor. diğer tarafta yol ver işareti yoktur bile. sola dönenin tarafında da yok zaten.
0
osssy
(17.01.26)
(7)

Doktorun takviye edici gıda reklamı yapması

Caletti
Instagram'da bir doktor; hiçbir klinik veriye dayanmadan toplumun tamamını "hasta" ve "yetersiz" ilan etmekte, paylaşımlarında " Kitaplar %50 der ama bence toplumun %100'ünde b12 eksik, Magnezyum bence%100 eksik"" demir kadınlarda %100 eksik" " sabah 1 akşam 1 x vitamini" gibi akıl dışı ve bilimsel
Instagram'da bir doktor; hiçbir klinik veriye dayanmadan toplumun tamamını "hasta" ve "yetersiz" ilan etmekte, paylaşımlarında " Kitaplar %50 der ama bence toplumun %100'ünde b12 eksik, Magnezyum bence%100 eksik"" demir kadınlarda %100 eksik" " sabah 1 akşam 1 x vitamini" gibi akıl dışı ve bilimsellikten uzak iddialarla halkın sağlık algısını kasten bozuyor

Takipçilerini doğrudan veya dolaylı olarak kendi ilişkili şirketinin(ticaret sicilden teyit ettim) ürettiği ürünlere yöndendiriyor. Hatta 2 ayda bir kampanya paylaşıyor diyor ki "satıcıyla konuştum, az kalan stoğu zamsız paylaşacakx Şubat'ta bu fiyatı bulamazsınız', " kampanya olmasa paylaşmam" veya '2 alana 1 bedava' gibi ifadelerle kendi ürünlerine yönlendiriyor.

Kendi hikayelerine yapılan kurgu olduğu belli olan yorumları paylaşıyor. Yorum da şu : "Hocam vitaminler bitti, 1 ay ara verdim, ecza depolarında yok, ruhum çöktü, ". Saçma sapan fake yorumları paylaşıp toplumda panik ve ihtiyaç algısı yaratıyor.
Üretilen ürünlerinde iddia edilen değerlere sahip olmadığını düşünüyorum. Bu herifi nasıl nereye şikayet ederim.? Annem kendisine inanmış sürekli kapmanya var bana vitamin al diyor. Baktım profiline adam bildiğin yolunda.
+2
Caletti
(16.01.26)
Ticaret Bakanlığı ve Türk tabipler birliğine ayrı ayrı şikayet edilebilir.
Şurada bu konuyla ilgili bir madde vardır diye düşünüyorum ama şahsın tıp doktoru olduğundan emin miyiz? Örneğin Su ürünleri fakultesi doktoralı da olabilir?

www.ttb.org.tr
0
Mirket
(16.01.26)
Sosyal medya doktoru olup bilgi paylaşmak dışında marka ismi veren, link veren, kampanya paylaşanların hepsi boş insandır.
Daha bir tane bu işi yapıp ciddi olan bilim insanına denk gelmedim. Fitness dünyasında da böyledir.
Ha Türkiye'de şikayet etseniz ne olur bilmiyorum, sonuçta kendi özel hastaneleri olan sağlık bakanının olduğu bir ülke. Balık baştan kokar.
+1
logisticsmanager
(16.01.26)
@mirket dahiliye uzmanı tıp doktoru
@banch 2 3 yıldır tüm sosyal medyada magnezyum inanılmaz şekilde övülüyor. Bu kadar övülmesi garip geliyor. Nedense 5 - 10 yıl öncesinde hiç magnezyum bilmezdik. Bence pr çalışması.
0
🌸Caletti
(16.01.26)
Hocam linkini verin topluca sikayet edelim, elbette yaptigi sey bilimsel olarak dayanaksizken, tip etigine de aykiri. Gercekten boyle bir sey olsa bile, etik olarak kendisinin bunu yapmamasi gerekiyor.

Ustelik bu isin bencesi, sencesi de yok, bir sey iddia ediyorsaniz bilimsel veri ile destekleyeceksiniz, dediginiz gibi magnezyum mevzusu son donemlerde cok populer ve insanlarda bayiliyor boyle, ucuz, zahmetsiz kisa yoldan akil satanlara. Kisa yoldan zengin olma pesindekiler gibi, iste sunu icin acayip olacaksiniz, bunu icin ucacaksiniz diyenlerin hicbirisinin elinde dogru duzgun hicbir verileri yok, insanlarda bir boka yaramamasina ragmen, sirf toplum icinde bir soz soyleyebilmek adina, onaylanmak adina bunlari gereksiz hype'liyorlar. Neyse sinirlendim yine yersiz.
0
bosver nicki
(16.01.26)
@banach mYaşlı insanlar nasıl dolandırıcılara inanıp altın veya banka hesabını boşaltıp veriyorsa. magnezyumun olağanüstü bir vitamin olduğuna da inanıp o sahtekar doktorun magnezyumunu almaya yöneliyorlar.

Sorun burada. Ben inanmıyorum fakat annem inanmış. Annem tarafından taciz ediliyorum indirim varmış diye.
0
🌸Caletti
(17.01.26)
Sahte bal satıcısı gibi doktor mu olur ya:D Annenizin yakınması varsa dahiliyeye yoksa aile hekimine gidip kan tahlili yaptırın. Değerleri düşükse doktoru ilaç yazar zaten.
0
gnosis
(17.01.26)
Dün Osman Müftüğlu programında instagramdaki takviye tavsiye eden doktorlardan bahsediyordu. dedi ki mesela kişi tavukçuluk alanında doktora yapmış, oraya yazıyor Dr. Bilmem Ne... sonrası malumunuz... 22 çeşit takviye yazan varmış...
Üç kuruş para için yeni doğan bebekleri katleden insanların yaşadığı bu çürümüş toplumda kimseye güven olmaz. çok dikkatli olun.
+1
santimantal
(18.01.26)
(17)

hangi su markasını alıyorsunuz (damacana)

eja
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi m
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.
artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi markayı beğendirsem anneye?
0
eja
(16.01.26)
hamidiye-javsu-abant. büyük damacana değil de 5 lik alıyorum, migrosta en ucuz hangisiyse onu kullanıyorum.
0
kisa
(16.01.26)
Taşdelen cam damacana kullanıyoruz ama fiyatlar aşırı artınca 5 ve 10 litrelik sulara geçtik. Carrefour, Saka ve Hamidiye alıyoruz, cam damacanaya aktarıyoruz. yosun tutana kadar böyle devam edeceğiz sonra tekrar taşdelen alırız.
0
elektr10
(16.01.26)
javsu alıyorum ama 1.5 lt. damacanaları sağlıklı bulmuyorum. ve genelden daha ucuza alıyorum ben damacanadan.
0
jelly bear
(16.01.26)
10'luk Saka veya 5'lik Buzdağı. Migros sanal markette hangisine denk gelirsem.
0
auroraaurora
(16.01.26)
su kaynakları genel olarak aynı, sonuçta saka uzaydan çekmiyor suyu. ben genelde özel bir bölge tercihim varsa o kaynaktan çıkan en ucuz markayı araştırır satın alırım.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
Duyuru sayesinde aydınlandim resmen,
Ben de saka kullanıyorum yillardir ve kedinin atomatik su kabi kirecleniyor, nasıl olur ki bu musluk suyu vermiyoruz diyordum,
Ağlayacağım,

Yanıt yok ama gelen önerilere göre ben de değiştireceğim,
+2
a perfect lie
(16.01.26)
Migros'tan Abant ve Mila, dışarıdan Fuska. 1.5 litre alıyorum.
0
black holes in the sky
(16.01.26)
Pürsu alıyorum damacana yıllardır. Sudan tat alma konusunda seçici biriyim, en sevdiğim su bu. Eskiden damacana dışında 0,5 ya da 1,5 litrelik pek bulunmazdı, şimdi o boyutları da bulmak kolay. Koçların şirketi olması lazım, yıllardır kendileri benim kadar reklamını yapmıyor bu suyun yani her su muhabbetinde pürsu övüyorum :D
0
nundu
(16.01.26)
Yıllardır 3 harfli marketlerde hangisi rastlarsa onun 5 litrelik sularından kullanırım. Ama çaydanlığımda biriken kireçten bezmiş durumdayım. @eja'nın yazdıklarını okuduktan sonra carfur'a geçmeye karar verdim. Kireçten kurtulursam ona minnettar kalıcam.
0
Mirket
(16.01.26)
ben fuska'yı tercih ediyorum yıllardır. tavsiye ederim.

arada bir başka marketlerden başka suları aldığım da oluyor. fuska dışında elmacık'ı da seviyorum.
0
biseysorcaktim
(16.01.26)
arıtmaya geçtik tamamen.
0
summerjam0306
(16.01.26)
pınar madran(bozdoğan)
0
mikahakkinen
(16.01.26)
Her yerde olmayabilir ama Çenesuyu en iyisi :D
-2
arbre
(16.01.26)
kuvars<3
0
ala09
(16.01.26)
sipariş kolaylığı ve hızından dolayı pınar alıyoruz.
0
eileengray
(16.01.26)
kendimiz dolduruyoruz. istanbul anadolu yakasındaki kayışdağı suyu çeşmelerinden.
0
my fault
(16.01.26)
uzun zamandır getir'in kuzeyden marka suyunu alıyorduk; çünkü suyun bittiğini çoğunlukla gece geç saatte fark ediyoruz ve bir tek orası açık oluyor. geçenlerde kampanya yaptığı için saka suya geçtik. ilk kez damacana borusu kısa sürede yosun tuttu. kampanya da bitince kuzeyden'e geri döndük; memnunuz.
0
lil siztah
(16.01.26)
(5)

Vintage balyaları

yurtsuz john
Vintage mağazaları tırlar dolusu eski kıyafetleri hangi ülkelerden getirtiyor?Yani anlamıyorum. Avrupada yardım kuruluşlarına bağışlanan kıyafetler mi bunlar. Onu mu suistimal ederek paraya çeviriyorlar? Yoksa başka bir şey mi? https://hizliresim.com/ckzijg3
Vintage mağazaları tırlar dolusu eski kıyafetleri hangi ülkelerden getirtiyor?

Yani anlamıyorum. Avrupada yardım kuruluşlarına bağışlanan kıyafetler mi bunlar. Onu mu suistimal ederek paraya çeviriyorlar? Yoksa başka bir şey mi?

hizliresim.com
0
yurtsuz john
(15.01.26)
Google'a bağış kutularına atılan kıyafetler deyince şöyle bir yazı çıktı:

Tekstil kutularına atılan atık kıyafet yığınları, genellikle özel geri dönüşüm şirketleri tarafından toplanıyor ve sınıflandırılıyor. Bu şirketler, giysilerin kullanılabilirliğini kontrol ederek hala giyilebilir durumda olanları çeşitli yardım kuruluşlarına veya ikinci el mağazalarına bağışlıyor.

'veya'dan sonrası ilgini çekebilir.
+1
Mirket
(15.01.26)
Kilise satışları,ikinci el kıyafet depoları,aynı zamanda dediğin gibi yardım kuruluşlarına bağışlanan kıyafetler.bunlar belli merkezlerde toplanıyor,yıkanıp temizleniyor,sortisi yapılıyor.sonra satılıyor.
0
duptıs
(15.01.26)
@duptıs

Kilise satışı nedir, nasıl oluyor? Bizim ülkemize gelişi ne şekilde gerçekleşiyor.

Bu süreci merak ediyorum.
0
🌸yurtsuz john
(15.01.26)
UK, US, EU, UAE gibi yerlerden geliyorsa alınıyor yoksa çöp. Türkiye dahil diğer ülkelerin vintage'i kalitesiz olur.
0
plastic_angel
(15.01.26)
Yardımın buna dönüşmesi suistimal değil aslında.gelen eşyalar nakite dönüştürülüyor ve ihtiyaca göre kullanılıyor.

Kilise tam dediğin mantıkta ,birde ölenlerin falan esyaları,kermesler gibi .bunları toplayıp bu konuda profesyonel firmalara satıyorlar.

Şimdi o resimdeki tır muhtemelen yurtdışı resmi çünkü reelde türkiye ye ikinci el eşya getirmek yasak.tabi gelmez mi yine gelir ama kimse tırı böyle aleni paylaşıp kaçakçılık şubeyi oraya toplamaz.birde kaçakçılık yapacaksan getirecek başka bir sürü eşya var.

Bi bu iş birde efemera,porselen falan çok gözde son zamanlar,eyt li kim varsa antikacı ilan etti kendisini.neredeyse her gün birileri arıyor nasıl getiririz diye.

Zati eşya rejimiyle filan göze batmayacak kadar getirenler var,otobüs,tırcı yanı falan yardırıyorlar.konteyner yapanda duydum ama kaçak göçek o da burda mevzu olmaz.
0
duptıs
(17.01.26)
(13)

Nişan sorusu

egerbiryolcu
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını dü
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.

Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını düşünmüyorum ama mekan tutulmussa takı da takılıyordur sanirim.

Bonus soru nişana bir aydan kısa bir süre kaldı ama ben damatla tanistirilmadim. Çocukluktan gelen bir bağımız samimiyetimiz var ve çok da destek oldum çünkü ailesi karşı çıktı. Buna da üzülüyorum ama zaten zorlu bir süreçten geçiyor diye paylasmadim. Sadece çekirdek aile ile mi tanıştırılır bu çok normalse boş yere garipsemeyeyim:/
0
egerbiryolcu
(15.01.26)
düğünde de takacaksan nişan şart değil. takmasan da olur. nişanda genelde aile yakınları takar.
+3
ground
(15.01.26)
Ailelerin taşınması faaliyetine söz kesmek,
Aile dışı, eş dost akrabanın tanışması için yapılana da nişan deniyor. Yani sizin nişana kadar tanışmamanız normaldir.

Bir şey takmanız uygun olur ancak ne kadarlık bir şey olduğu, nişanlananların ve sizin gelir durumunuz, statünüz, yöresel ve etnik örf adetlerinizle ilintili. Buradan bir fikir edinmek doğru olmaz.
+1
Mirket
(15.01.26)
Ben çok yakınlarımın nişanında da düğünde de takmıştım ama o zamanın koşullarıyla bugün aynı değil şu an altın çok fazla, zorlayıcı.
Bugün olsa nişanda 50 euro, düğünde çeyrek planlardım.
Nişanda takmak şart değil ama insan çok yakını olunca bir şey yapmak istiyor bu yüzden 50 euro makul bence, takı alınmaz ama bir ihtiyaç da görür yani.
+1
mutekebbir
(15.01.26)
Zenginsin galiba. Nişanda akrabaya çeyrek altın bence fazla. Annesi babası takar anca onu. Nişanda bence bir şey takılmaz. Bir tartışmada direkt nişan atıyor insanlar. Para takabilirsin. Euro falan.
-5
arbre
(15.01.26)
@arbre şöyle söyleyeyim aslında baya fasfakir durumdayım:d ama durum şu kızın anne babası yok bu evlilik sürecinde aileden karşı çıkıp ilişkiyi kesen birkaç kişi daha oldu yani aile akraba olarak en yakınındaki üç dört kişiden biri kaldım.

Euro da mantikliymis
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz. anne baba taksa yeterli.
0
elorelia
(15.01.26)
bence nişanda aileler dışında akrabaların ya da arkadaşların takı takması uygun değil. çünkü nişanın bozulma ihtimali çok yüksek ve kolaydır. sonra kim ne taktı diye dolaşıp iade edecek halleri de yok.
0
gercekdunya
(15.01.26)
ilişki dinamiklerine göre cevabı çok değişken bir soru bu.
biz istanbul'da eski bir semtte oturuyoruz, en az 40 yıllık komşularımız var. düğünlerde akrabalar bile artık çeyrek takmıyorken, biz komşularımıza takıyoruz; çünkü onlar da bize takmıştı. nişanlarda kız tarafı tanıdıksa kesin takarız; çünkü nişanı kız evi yapar ve onların bütçesine katkı sağlanmış olur böylece.
anlattığınız tabloda ben olsam en az bir gram takardım, bi eksiğini görür diye. ama siz bu fikri duyduğunuzda size fazla geldiyse mesela, o his asıl cevabı veriyor aslında. örneğin işyerinde bu mantık doğrultusunda katılıyorum ben toplanan paralara. damatla tanıştırmadı falan demişsiniz; oradan bi puan kırılmış anladığım kadarıyla. kendinizi yoklayın; sonradan dert etmeyecek bir tutar takın ya da takmayın.
0
lil siztah
(15.01.26)
geçen sene nişanlanan arkadaşıma yarım gram taktım ben. 50 euro, 50 dolar vs de olabilir. bizim buranın adetinde nişanda yakın aile dışında da takı takılıyor.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Nişanda aile dışındaki kişilerin takı takması diye bir şey yok bana göre de. Gerek yok yani, nişan bozulabilir bir şey. düğünde nasıl olsa takılacak. Çok büyük düğün gibi bir nişansa belki euro falan olabilir. O da şart değil. Öyle küçük bir mekanda kız isteme şeklindeyse falan zaten aşırı saçma
0
dfn4
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz +1
düğünde de o kişi ile çok çok yakınsan + iade edecekse + senin de durumun iyiyse yarım altın veya çeyrek altın tak. durumn iyi değilse gram altın tak.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
çok samimiysen nişanda gram, düğünde çeyrek ya da bütçene göre yarım takabilirsin.
0
duyuruuser
(15.01.26)
nişanı düğünü gelenel görenek bilmem, damatı tanımadığım nişanda takmam; eskimiş bir yakınlık varsa 50 euro iyi hediye fikriymiş.
0
klassno
(15.01.26)
(22)

Bugün ne yiyeceksiniz?

alice in potatoland
Ne yaptınız? Dışarıdan söylenen değil de evde neler yaptığınızı merak ediyorum. Yaratıcılığımın sonuna geldim.
Ne yaptınız? Dışarıdan söylenen değil de evde neler yaptığınızı merak ediyorum.
Yaratıcılığımın sonuna geldim.
-1
alice in potatoland
(14.01.26)
Beyaz lahana yemeği/Kapuska.
kıymasız, yanında kocaman beyaz peynir.
Yemek üzerine karabiber ve limon
+2
kisa
(14.01.26)
Airfryerde yapılmış tavuk
Buharlı pişiricide yapılmış pilav
Ev yapımı yoğurt
+1
Mirket
(14.01.26)
Kapuskaya bayılırım ama kızım ne der bilemedim. Bu hafta deneyeceğim.
Güveçte kumpir hiç duymamıştım, kabuklu mu koydunuz? Yoksa patatesi püre yapıp güveçlere dağıtıp üstüne harç mi koydunuz? Nasıl oluyor tam?
Tavuk pilav yoğurt kombini de tam sporcu yemeği olmuş :)
0
🌸alice in potatoland
(14.01.26)
Salçalı normal Kapuska yapınca tabağın kenarına güzel bir dilim peynir deneyin. Yemek üzerine de karabiber ve limon.
Peynir akla gelmiyor ama çok yakışıyor.
+1
kisa
(14.01.26)
Somon
0
üğpoıuy
(14.01.26)
Fırında bal kabağı, köfte.
0
mutekebbir
(14.01.26)
mercimek yemeği yapacaktım son anda kalabalıklaştık bulgur da kattım içine oldu sana mercimekli bulgur mis
0
neira
(14.01.26)
Pizza
0
gabe h coud
(14.01.26)
dünden kalan haşlanmış tavuk vardı biraz, tereyağı ve hafifi tuz ile soteledim,
dürüm ekmeğine biraz yeşillik, didilmiş tavukları ve turşu ekledim dürüm yaptım. yanında da ayran. bir de fırında karnıbahar graten vardı menüde...
0
exlibris
(15.01.26)
Önceki gün etli biber dolması yapmıştım, o duruyor. Ondan önceki gün yeşil mercimek yemeği yaptım erişteli.

Hepsi bitti. Bu akşam da tavuklu, domatesli, labneli burgu makarna yapacağım, oğlan internette görmüş.

kisa'nın kapuska yanına beyaz peynirini de 1 yıldır deniycem fırsat olmadı.
0
kibritsuyu
(15.01.26)
Portakallı kereviz ve pilav idi.
0
ekimoloji
(15.01.26)
www.instagram.com
Şu tarifle et, hesap sahibi ilginç bir abi ama tarifi çok güzel.
Yanına bol karabiberli mantar kavurması, airfryer'da tatlı patates kızartması, nohut unundan humus.

Bugün de buzluktan domates çorbası çıkarırım, dünden kalanlarla beraber yeter herhalde. Çorba da şu: cafedelites.com biraz zahmetli ama bir seferde koca tencereyle yapıp buzluğa atmak çok iyi oluyor.
0
kobuzchu kiz
(15.01.26)
1 byük veya 2 orta patates haşladım, içine biraz süt karabiber tuz koydum püre yaptım.

kıyma + tuz + baharat + rendelenmiş ve suyu sıkılmış soğan ile yuvarlak köfteler yaptım. pürenin üzerine koydum. onların üstüne de kaşar koyup 5-10 fırında üzerini kızarttım. çok güzel oluyor ve basit. youtubeda görmüştüm.

bazen de evdeki sebzelerle (artık ne varsa) havuç, patlıcan, kabak, patates bunları küçük küçük doğruyorum. yağ tuz baharat ile fırınlıyorum, piştikten sonra üzerine de beşamel sos ve kaşar ekleyip üzerini kızartıyorum. bu da kolay bir tarif bence. bu tarifler yanında pilav makarna veya çorba yapılabilir.

YORUMA EKLEME YAPIYORUM: KÖFTELERİ AYRI TAVADA KIZARTIYORUM TABİ HEPSİNİ BİRLEŞTİRİP FIRINA ATMADAN ÖNCE.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
100 gram yeşil mercimekten, herşeyli mercimek salatası yaptım. 300 gram tavuk göğsü kızarıyor. Kahvaltı sağlamdı. Kalanı Optimum whey ile serıus mass ile tamamlayacağız artık.
0
Mirket
(15.01.26)
kofte+piyaz yapmayi planliyorum
0
65 derece
(15.01.26)
Bugün kapuska yapıyorum. Kıymalı yapacağım yalnız. Yanına da beyaz peynir :)
Şans dileyin kızım sevsin.
+1
🌸alice in potatoland
(19.01.26)
Yeşil mercimekli, pirinçli pırasa yemeği ve salata.
0
rock n roll
(21.01.26)
Küçük hanım sevdi mi?
0
Mirket
(21.01.26)
Evet, kapuska WINS. Yanlışlıkla acı salçadan koyarak yaptığım için çocuğu biraz yaktım. Bu kadar yakmasaydım iyiydi (: Ben de bastım yanına yoğurdu. Gık etmeden yedi.
Bugün de falafel almıştık. Bayıldı resmen.
Bu %75 İsviçreli çocuğun içinden resmen Ortadoğulu çıktı. Ver salçayı, götür acıyı.
+2
🌸alice in potatoland
(21.01.26)
Lahanayı zerdeçallı, zencefilli, ekşili ve acılı olarak da yapabilirsin madem acı olunca sevmiş :)

Bu dediğim de Etiyopya usulü. Bulunduğun ülke neresi bilmiyorum ama berberi ve mitmita bulabilirsen yaşadığın yerde bu iki baharatı da kullanman lazım. İkisi de çok acı ama berberi aşırı derecede acı. Bulamazsan da acı biber koyabilirsin. Bu yemekte salça yok. Bir de zencefili sarımsakla karıştırıp koyacaksın. Taze zencefil ve sarımsağı birlikte rondoya koyup çek sonra da yemeğe ekle.

Ekşi diyorum ama limonu söylememişim. Normalde limon tuzu konuyor ama çocuk yiyecek limon sık sen. Pişerken sıkacaksın :)
0
rock n roll
(21.01.26)
@rock n roll
18 aylık olduğu için henüz o kadar acı yediremem. Acı kapuskayı da başta verdiğimde yiyemedi, yoğurtla karıştırınca bayıldı ama ilerisi için tarifini not ediyorum :)
+1
🌸alice in potatoland
(22.01.26)
kreşte bi sıkıntı olmuştu sizin. onu hallettiniz mi
0
Sadece soruyorum
(22.01.26)
(7)

Su faturası kaçak durumunda (İSKİ)

egerbiryolcu
Evde fark edilmeyen bir kaçaktan dolayı fahiş fiyatlı bir fatura gelirse tesisat sonrası faturada düzenleme yapılmıyor mu? (Raporlu tesisat durumunda)İSKİ hiçbir şekilde müdahale etmeyiz diyor ama cevreden duymuştum bazı tesisatçılar rapor mu bir şey veriyorsa o numarayla gidip düzenleme talep edile
Evde fark edilmeyen bir kaçaktan dolayı fahiş fiyatlı bir fatura gelirse tesisat sonrası faturada düzenleme yapılmıyor mu? (Raporlu tesisat durumunda)

İSKİ hiçbir şekilde müdahale etmeyiz diyor ama cevreden duymuştum bazı tesisatçılar rapor mu bir şey veriyorsa o numarayla gidip düzenleme talep edilebilir diye. Asli astarı nedir?
0
egerbiryolcu
(14.01.26)
İlk kez böyle bir şey duydum. Hiç mantıklı gelmedi. Takipteyim.
+1
Mirket
(14.01.26)
Sayaçtan sonrasında problem varsa İski'nin ne suçu var...
+1
kimlanbu
(14.01.26)
@kimlanbu
Kim durduk yere her gün sayacını kontrol eder ? Kaçak olduğunu bilmeden astronomik bir fatura geliyor nasıl odeyeyim ki? Fark etsek zaten bu kadar yükselmesini beklemeden müdahale ederdik. 300 TL nerede 8 bin TL nerede
0
🌸egerbiryolcu
(14.01.26)
ufak bir ihtimal kaçak vardıysa eski aylara bakıp ortalama fiyat çıkartırlar.

iski değil ama sanırım bizim memlekette sayaç patlayınca komşuya böyle muamele yaptılardı.
0
qobel
(14.01.26)
fatura bir "ceza" olsaydı belki dediğiniz mantıklı olurdu da... yani sayaçtan sonraki kaçaklar için siz sorumlusunuz. su zayi olmuş ama "kullanılmış" sonuçta. böyle durumlarda konut sigortası falan varsa yardımcı olabilir belki.

kiracıysanız belki ev sahibinin bir çeşit sorumluluğu olabilir (kaçak iç tesisattaysa), ona bakmak lazım. tamirinden ve verdiği zarardan o sorumlu oluyor.

dediğiniz gibi bir uygulama olsa millet suyu foşur foşur kullanıp ay sonunda bir boruyu delip "ay kaçak varmış" der sistemin anasını ağlatırdı zaten.
0
robokot
(15.01.26)
@thetruenorthstrongandfree1 klozette sifondan ipince bir şu siziyordu. Henüz yaptirmadik ama durdurduk ve sayaçtaki çark durdu. Eskiden de o su bazen sizardi ama bizim faturamiz hep 300 TL civarı gelirdi o yüzden hiç ihtimal vermemistik ondan kaynaklı olduğuna.

@robokot şoyle ilk defa böyle bir şey olmuşsa bir kereliğine böyle bir hak var diye duyduk. Onun için de bazı tesisatçılarda kaşe basma yetkisi oluyormuş yani bunu belgelemek gerekiyormuş bu hakkı talep etmek için.

Yoksa tabii ki her kacakta arızada talep edilmez ama mesela ben bu faturayla birlikte su sayacını arada kontrol etmem gerektiğini, musluklar kapalıyken çarkin dönüp dönmediğine dikkat etmem gerektiğini öğrendim. bu kaçak 15 bin TL ye de sebep olabilirdi. Elimizde olmayan bir şey için neden ödeme yapalım. Genel kullanıma bakıp oranlamalari bence garip olmamalı istisnai durumlarda diye düşünüyorum.
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
@egerbiryolcu o zaman dediginiz gibiyse, klozetteki ip gibi su kacagiyla olacak bir sey degil bence bu. son 3-4 ayın faturasını online edinip okunan değerleri bir karşılaştırın. çarkın dönmesi su harcanıyor demek evet, ama ne kadar hızlı döndüğü (ne kadar su kaçağı olduğu) da önemli. "bir kereliğine böyle bir hak" durumunu bilmiyordum ama sizin sorununuz başka olabilir o zaman, kaçak sebebiyle olduğu konusuna değil bir hata olduğu konusuna yoğunlaşabilirsiiz bence.
0
robokot
(16.01.26)
(5)

şu zımbırtıyı nereden bulabilirim?

bay b
https://ibb.co/JDTVMMk
0
bay b
(14.01.26)
shadowfollower
(14.01.26)
çerçevecilerin bazıları da satıyor. bu değil de L şeklinde olanları var yuva açmadan çekiçle çakarak hallediyorsunuz.
0
ground
(14.01.26)
@ground konudan bagimsiz cerceveci bulmak ne kadar zorlasmis ya eskiden camcilar falan cerceve yapardim mahallede bulamadim bir turlu. koctas bauhaus da birakmis cerceve yaptiracak iki uc seyim var bekliyor aylardir :(
0
🌸bay b
(14.01.26)
Abi, şununla zımba vursak olmaz mı?

www.hepsiburada.com
0
Mirket
(14.01.26)
abi olur da onu bulmak diğerini bulmaktan daha zor olur bence :) bir de onun kadar iyi olmaz.
0
🌸bay b
(14.01.26)
(4)

Kuruyan topukları ne yapalım?

strawberry first
Sadece topuklarım değil hayatımda ilk defa ayaklarım kuru, topuklarım çatlak. Ayaklarım katman katman soyuluyor. Çok üzgünüm, ne yapabilirim? Pedikür bile çözmedi bu durumu.
Sadece topuklarım değil hayatımda ilk defa ayaklarım kuru, topuklarım çatlak. Ayaklarım katman katman soyuluyor. Çok üzgünüm, ne yapabilirim? Pedikür bile çözmedi bu durumu.
0
strawberry first
(14.01.26)
Parafin alın, benmari ile eritip yanmayacak şekilde soğuduğunda ayaklarınızı bu muma sokun her yer parafin olunca bir poşet geçirin ayağınıza ve sıcak tutması için havlu sarıp yarım saat bekleyin bunu haftada 2 yaparsanız baya düzelir
0
eja
(14.01.26)
ayak maskesi alın. ben daha önceden sürekli gratisten cettua markasının exfoliating foot mask ini alıyodum. sanırım artık satılmıyor ama bulursanız mutlaka bundan alın. bulamazsanız da bir sürü markada var foot mask. ama iyi bir markadan alın missha gibi falan. ayağa takıp biraz bekliyorsunuz içindeki sıvıda, sonra yıkıyorsunuz 1 hafta içinde o deriyi atıyor. siz soymaya çalışmayın ama kendisi dökülecek. yumuşacık oluyor.
+1
chanandler bong
(14.01.26)
topuk çatlağı için clasy care isimli krem almıştım 1 kullanımda çözmüştü.
0
a7x
(14.01.26)
Bundan yıllar önce, bir kız arkadaşım bu konuya takıktı. Benim tabanlar zımpara gibi, topuklar çatlak falan, laf söyleyip dururdu.
15 günlüğüne memleketine gittiği bir zaman, Migrosta bir alana bir bedava kampanyalı, adını unuttum da Norveçli balıkçılarlı reklamı vardı, onların en ucuzundan nemlendirici krem aldım. Akşamları tabanıma yoğurt sürer gibi özensiz bir kalın tabaka sürer, etrafa bulaşmasın diye çorap giyer yatardım. 15 gün sonra, sonuç mükemmeldi, kız hayret etmiş, nasıl becerdiğimi sormuş, kremin adını almıştı.
0
Mirket
(14.01.26)
(7)

Birikimi olmayan emeklinin kentsel dönüşümdeki durumu?

stanley5m
mahallede selamlaştığımız komşu teyze var. bana sordu ben de bilmiyorum öğrenirim dedim. emekli maaşı ve eşinden kalan maaş harici geliri ve birikimi yok anladığım kadarıyla. bir de yaşadığı ev kendinin. apartman dönüşüme gidecekmiş ne yapacağım nerede kalacağım diye paniklemiş. dönüşüm için para is
mahallede selamlaştığımız komşu teyze var. bana sordu ben de bilmiyorum öğrenirim dedim. emekli maaşı ve eşinden kalan maaş harici geliri ve birikimi yok anladığım kadarıyla. bir de yaşadığı ev kendinin. apartman dönüşüme gidecekmiş ne yapacağım nerede kalacağım diye paniklemiş. dönüşüm için para isteseler onu da verecek durumu yok haliyle

şöyle baktım kira yardımı 18 ay 8000 lira falan diyor. istanbulda bu fiyata içine girilecek karton kutu yok. apartman kentsel dönüşüme giderse %50+1 kararla bu durumda bu insanlara ne oluyor?


edit: tek evi yaşadığı evi kira geliri yok
0
stanley5m
(13.01.26)
Evi satıp köyüne dönmesi uygun bir hal tarzı gibi görünüyor.
-3
Mirket
(13.01.26)
sizin anlatımınıza göre aylık en az 35-40 bin lira civarında geliri var ve kira ödemiyor. bu paranın daha azına kira ödeyip çocuk okutan insanlar var.
teyzenin eski evinin yıkılıp yenisinin yapılması için de devlet 1750000 lira veriyor. bunun yarısı hibe, yarısı da uzun vadeli ve düşük faizli kredi. yıkılıp yapılan binalara ayrıca genelde 1 kat fazla yapılıyor ve bu da inşaat maliyetini azaltıyor.
bina yıkıldıktan sonra yenisinin yapılması genelde 6-7 ay sürüyor.
ayrıca bina yıkıldıktan sonra kira yardımı da var.

evet devlet evi olmayan biri ev almaya kalktığında hiçbir şekilde yardımcı olmuyorken, evi olanların evini yenilemesi için yardımcı oluyor.

teyzemizin durumuna üzülmenize çok da gerek yok, bir şekilde başının çaresine bakacaktır.
0
de jure
(13.01.26)
@de jure sanırım yanlış anlattım (edit olarak ekledim), kira geliri yok. sadece emekli maaşı ve oturduğu ev (dönüşüme gidecek ev) var. yani bina yıkılırsa yaşayacağı bir yeri yok. bu hibe ve kredi yeni evin yapılması için inşaata veriliyor sanırım. esas problem bu sürede nerede oturacağı. 18 ay falan süreler konuşuluyormuş. bahsettiğin kira yardımı aylık 8-10bin lira arası olarak görüyorum.
0
🌸stanley5m
(13.01.26)
Yok doğru anlattınız, inşaat 18 ay sürmez çünkü 1750000 lirayı müteahhide tek seferde vermiyor devlet, hakediş şeklinde ödüyor. Bu yüzden müteahhitler 6-7 ayda bitiriyor inşaatı.
İnşaat uzasa bile dediğim gibi 40 bin lira emekli maaşı ve kira yardımı olacak. Ayrıca İbb dışında ilçe belediyeleri de kira yardımı veriyor.

Şu an asıl düşünülmesi gerekenler, kentsel dönüşüme giren evlerde kiracı olanlar, onların işi çok daha zor.

O kadının da yalnızlık, yaşlılık, sağlık vs dertlerinin yanında ekonomik sorunları devede kulak.
-1
de jure
(14.01.26)
Süreç başlamadan dairesini satması yararlı olabilir.

Müteahhit zaten havada kapar. Şimdi ödeme yapmayıp, inşaat bittikten sonra (yepyeni sıfır daireyi) satıp bölüşecek şekilde anlaşabilirler. Bunu da yapıyorlar.

Sonra aldığı parayla bir başka ev alacak kendine. İnşaat sürecinde ne olacak bilemiyorum.
+1
lazor
(14.01.26)
Müteahhitler ayrıca kira yardımı yapıyorlar benim gördüğüm örneklerde.
Aynı muhitte olmasa da yine de 8000'den daha fazla olabiliyor. Sanırım ikisi ayrı ayrı alınıyor.
Kira yardımı doyurucu olan bir müteahhit olduğu zaman inşaat süresince "başını sokacağı" bir yer tutma ihtimali var. Taşınma yardımı yapanlar da oluyor.
Sanırım bu tüm şartlar, dönüşüme girecek binanın yeri ve değeri ile ilgili olabilir.

Teyze evi satarsa yine eski ve muhtemelen daha kötü bir yerden ev alabilecek. Çok iyi bir seçenek değil gibi duruyor.
0
burfak
(14.01.26)
bu tip sözleşmelerde bu durumdaki insanlar için kentsel dönüşüm kredileri öngörülmüştür. kredi işlemlerini müteahhit halleder. kredi ödeyemeyecek durumda olanlar için ise aynı sözleşmede kat karşılığı sözleşme yapmak da mümkün. yani yeni bir çıkacak fakat nakit parası yok diyelim. düşük faizli ve ödemesi müteahhide yapılan kredi kullanabilir. bu da yoksa kendisinin hak edeceği evi kat karşılığı mantığı ile verebilir. şu an hissesini satsa 1-2 milyon anca eder. fakat çıkacak ev 15 milyon değerinde diyelim. müteahhitle %50 veya daha yüksek veya düşük oranlarda verip inşaat bitiminde daha çok kazanırsınız. sakın hisseyi satma yoluna gitmeyin. bu tip sözleşmeler çok fazla seçeneği olan karma sözleşmelerdir uygulamada. değişik ödeme, peşinat, taksitlendirme veya kat karşılığı gibi seçenekler mevcuttur.
0
ground
(14.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.