Daha önce metro İstanbul’da staj yapmıştım. Demiryolu konusunda kabaca fikirlerim oldu.
Öncelikle, demiryolu sistemleri çok pahalı. Ciddi yatırım getiriyor ve periyodik bakımları yapılması gerekiyor.
Diğer yandan, aslında bize çok pahalı tabii. Her şey neredeyse ithal olduğundan ve bilet fiyatları çok ucuz olduğundan sürdürülebilir olmuyor. Kuzey Avrupa’da şu anda 120₺ den aşağı metro bileti olmadığını biliyorum.
Ama İstanbul’da 42₺. Tam basan da bi asgari ücretliler var. bir sürü indirimli basan var. E haliyle gelirler çok düşük.
Tek bir tane pantograf kömürü 8 bin dolar. Her trende 2 tane var. Her 50k km de değişiyor. Bunu tüm 330 tane tren için düşünün. Periyodik olarak gitmesi gereken sadece tek bir gider bu. Bunla beraber neler var neler. Hepsi dövizle olduğundan büyük gider oluşturuyor.
Avrupa’yla aynı maliyetli projelerimiz var, ama gelir açısından sürekliliğimiz yok.
Metro İstanbul hep zararına çalışıyor, İbb den hep destek oluyor.
Marmarayda aynı. Hatta daha fenadır. Çünkü Marmarayda tren bakımını da Hyundai yapıyor onlar gideri çok çok fazladır büyük ihtimal.
Yine bildiğim kadarıyla Avrupa’da flixbus, trenden daha uyguna geliyor.
Yani düşük milli gelir, raylı sistemler için sınırlayıcı oluyor.
Bu dediğim metro sistemleri için tabii ama yer üstü sitemleri de aşağı yukarı aynıdır.
Ayrıca Trenin elektrifikasyonu, sinyal sistemi, kumanda odası gibi bir sürü yan operasyonları da unutmamak lazım.
0