Giriş
(18)

eski çağlarda yaşamak ister miydiniz?

ilgeru
bir tane zaman makinesi icat edildi diyelim. sizi de orta çağ veya daha öncesine, istediğiniz bir yere (coğrafi konum olarak), zamana, tam da şu anki halinizle gönderiyor. gitmek ister miydiniz? isterseniz, nereye ve neden gitmek isterdiniz? istemiyorsanızsa da neden gitmek istemezdiniz?teşekkürler.
bir tane zaman makinesi icat edildi diyelim. sizi de orta çağ veya daha öncesine, istediğiniz bir yere (coğrafi konum olarak), zamana, tam da şu anki halinizle gönderiyor. gitmek ister miydiniz? isterseniz, nereye ve neden gitmek isterdiniz? istemiyorsanızsa da neden gitmek istemezdiniz?

teşekkürler.
0
ilgeru
(01.08.21)
1930 türkiyesi iyi. Mustafa Kemal hala sağken.
0
photo85
(01.08.21)
Valla tarihi dönemleri, onları okumayı falan severim de geri dönüş imkanı yoksa hayatta gitmezdim sanırım. Bu kadar rahata, imkana alışmışken gidip her şeyden feragat etmek zor. Hani bilsem ki huzur ve mutluluk olacak neyse de saçma sapan krallıklar dönemlerine, çok kötü yaşam koşullarına, değişik savaş olaylarına falan girmenin pek huzurlu yanı yok.

Haa olay turistik gezi tarzındaysa yani geri dönüş varsa o zaman olur. Onun dışında video oyunlarinda, kitaplarda, filmlerde okumak/izlemek ve yalandan "keşke o zamanlarda yaşasak" geyiğini yapmak yeter bana.
0
j r r tolkien hayrani
(01.08.21)
Geri dönüş imkani olsa sadece görmek icin giderdim. Misal antik yunan vs olabilir.
Ama orada kalmak istemezdim. Tahminen gripten bile olurduk artik birak baska hastaliklari. Onun dışında cani isteyen kisi kılıçtan gecirip giderdi. Gerek yok.
0
logisticsmanager
(01.08.21)
gözlerim falan bozuk, gitsemde bisey göremezdim.
0
durgunfoton
(01.08.21)
Haci piramitler donemine kesin gitmek isterdim. Siz bunlari nasil yaptiniz kurban olduklarim deme firsatim olurdu o yuce insanlara.

www.youtube.com
0
tezek
(01.08.21)
Eskiyi istemezdim. İleriyi daha çok merak ediyorum.
0
ananiyimioguz
(01.08.21)
Hayatta gitmem. Teknoloji ve modern tıp süper bir şey.
0
kobuzchu kiz
(01.08.21)
İsterdim. 1930-1940 ve 1950'lerin başları güzel. Ayrıca 90'ları da seviyorum
0
stephen
(01.08.21)
Antik Roma zamanlarında (10-100 arası falan) Güney İtalya (Magna Graecia) muhtemelen dünyada yaşanabilecek gelmiş geçmiş en iyi yermiş. Oraya gitmek isterdim.

Savaş yok, hastalık yok, stres yok, her şeyin en iyisini yiyip içebiliyorsun. Köleleri saymazsan günlük ortama çalışma süresi en fazla 6 saat. Mis gibi.

Teknolojiyi çok iyi bir şey zannediyoruz ama aslında bireysel hayatımıza katkısı sınırlı. Daha çok toplumsal bir işlevi var. İşte 8 milyar insan yaşayabiliyor dünyada mesela (eskiden yaşayamazdı), ama ortalama bir Roma vatandaşından daha az kalori ve daha az protein alabiliyor şu an ortalama bir insan. Daha kötü şartlarda yaşıyor yani.

Tıp konusunda da benzer bir durum var. Eski çağlarda "ortalama yaşam süresi" kısa, ama sebebi bebek ölümü. İnsan bebeği, insan sonradan iki ayaklı bir canlı olmaya karar verdiği için, olması gerekenden çok daha erken doğuyor, bu yüzden de ilk bir kaç yılda ölüm riski çok yüksek. Modern tıp bunu çözdü. Ama bebek ölümlerini çıkardığın zaman 2000 yılda en fazla 10 yıllık bir ilerleme var. Günümüzde bir sürü insanın ömrünün son yıllarını hastane koridorlarına geçirdiğini düşününce o kadar da değmiyor gibi geliyor bana.
0
plutongezegendegilmi
(01.08.21)
kesinlikle yaşamak istemezdim. hukukun olmadığı; klimanın, kombinin, cep telefonunun, internetin, buzdolabının, otomobilin, metronun, uçağın, prezervatifin, aşının, hijyenik pedin, röntgen cihazının, modern tıbbın olmadığı; ırkçılığın ve dinciliğin had safhada olduğu, 5-10 yılda bir büyük savaşların olduğu dönemlerde asla yaşamak istemezdim

günümüz insanı bu yüzyılda yaşamanın ne büyük şans olduğunun farkında değil.
0
dafuq
(01.08.21)
Tabii ki isterdim. Tanrı olacak olmam bir yana, çok daha iyi bir yer haline getirebilirdim dünyayı bence.

Şey sorgulamıştık eski sevgililerimden biri ile; ilk çağlara tek başıma hiçbir kaynak olmadan gitsem nereye kadar getirebilirdik dünyayı diye.

Elektronikler olsun, bilgisayarlar olsun 1950'lere kadar falan gelebiliyorum, fena durumda değilim. Gidip madenini kazıp işleyip basit çipler yapabilirim.

Tıp konusunda çok bilgim yok ama yine de genel kültür ve 21.yy common sense'i ile bence 1920'lere 30'lara falan gelebilirdim.

Tabii bu yanımda hiçbir şey götüremediğim koşuluna dayanıyor. Bir tane kitap götürme hakkım varsa 21. yy'ın entertainment dışında tüm imkanlarına kavuşurdum zaten.

Gitsem hem hayat kalitem inanılmaz artardı bence, zaten 40 yaşında emekli olup villa yaptırıp tüm gün denizde yüzüp bahçemde tavşan besleme hayalim var; gittiğim yerde de yapabilirim bunu.
0
aguen
(01.08.21)
Bi 10 yıl geriye gidip kariyer değişikliği yapabilsem çok yeterli. Onun dışında günümüzde bile kadın olarak özgürlük zorken asla gitmek istemem daha da geriye hangi coğrafya olursa olsun.
0
hindistan cevizi
(01.08.21)
sınırsız kullanabileceğim bi makinem olsa turistik gezi gibi değişik yer zamanlara gidip gelirdim ama asla kalıcı kalmam.

Hangi yılda doğmak istersen deseler 2980 derim. Hem 1000 sene sonrada yaşardım hem de milenyuma geçişi net kutlayabileceğim bir yaşta olurdum :d son milenyum geçişinde 4 yaşında olduğum için üzgünüm biraz dhshsd

ben kesinlikle gelecekte yaşamak isterdim yani
0
nundu
(01.08.21)
istemezdim. evde musluk bile yok.
0
ya ben lan neyse
(01.08.21)
Asla. Gunumuzdeki modern tipla bile zar zor idare ediyorum
0
hot potato
(01.08.21)
kesinlikle istemezdim ama beni asıl meraklandıran şey 100-200 sene sonra o tarihlerde yaşayan insanların bugünlere bakıp '' kesinlkle dönmek istemezdim, x bile yok '' diyecek olması muhtemelen.

dünyanın 300-400 sene sonraki halini görmek isterdim :(
0
garavel
(01.08.21)
Romantik bir sekilde evet, rasyonel bir sekilde hayir.

20 yasimda gripten olmek veya birilerinin kolesi olmak istemem sahsen.
0
thesomberlain
(01.08.21)
bir bakıp çıkardım antik romaya kuş bakışı. sonra geleceğe gitmek isterdim 2500ler 3000ler. ara dönemde yaşadığım için üzülüyorum. ya geçmişte ya gelecekte yaşamalıydım. şuan sahip olduğumuz teknoloji ara bir teknoloji ve dünya daha neler görecek heyecanlanıyorum. sırf daha çok şey görmek arzusundan 150 yıl yaşamak istiyorum
0
Hallegadola
(02.08.21)
(5)

TSK'nın sosyal medya yönetimi neden bu kadar zayıf?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Instagram'da İsrail ordusunu (IDF) takip ediyorum, TSK da takip ettiklerim arasında. Dikkat ettiğim bir şey var, TSK neredeyse hiç kendi reklamını yapmazken, "Biz ortamlardayız!" minvalinde paylaşımlar yapmazken IDF günde en az 2-3 gönderi paylaşıyor. Sürekli eğitimlerden kareler
Merhaba arkadaşlar,

Instagram'da İsrail ordusunu (IDF) takip ediyorum, TSK da takip ettiklerim arasında. Dikkat ettiğim bir şey var, TSK neredeyse hiç kendi reklamını yapmazken, "Biz ortamlardayız!" minvalinde paylaşımlar yapmazken IDF günde en az 2-3 gönderi paylaşıyor. Sürekli eğitimlerden kareler paylaşıyorlar, ordudaki kadın askerlerin önemini belirten gönderiler, Hamas'ın nasıl okul, yerleşim yerleri gibi sivil alanları kendilerine kalkan olarak kullandıklarını harita üzerinde gösteren gönderiler falan paylaşıyorlar. Bu da onların insanların gözündeki sempatilerinin artmasına neden oluyor.

Bir de TSK'nın Instagram hesabına bakıyorum, ayda yılda bir gönderi paylaşılmış. Onların da geneli resmi bayramları kutlamak, önemli günleri hatırlatmak için falan. Sahadan, tatbikatlardan falan çok az gönderi var. Devir internet, sosyal medya, imaj devri olmuşken nedir bu ortamlardan uzak durma sevdası? Siz ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim, teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(31.07.21)
İKK (istihbarata karşı koyma) kuralları var. bu kurallar nedeniyle paylaşım yapılmıyor.
0
trajikomix
(31.07.21)
TSK bence doğru olanı yapıyor. Son zamanlarda üretilen her silahın ayrıntılı tanıtımının yapılmasını yanlış buluyorum. Bunlar güvenlik zaafı oluşturabilir.
0
dissendium
(31.07.21)
Açıkçası aynı sey mi bilmiyorum ama Fransa'da malum zorunlu askerlik vs yok e baska isler de çok olduğu icin kimse "aman maasi guzel asker olayim" demiyor kolay kolay.
Bu sebepten Facebook, twitch, YouTube sürekli karsima fransiz silahli kuvvetleri reklamlari falan cikiyor gencleri etkilemek için.
Aha bu da Instagramlari;
instagram.com

Yani biz buradayızdan ote gencleri cekmek icin. Ben de katılıyorum ama belki de tsk'nin adam ihtiyaci yok.
0
logisticsmanager
(31.07.21)
bir ülkenin silahlı kuvvetlerinin neden reklama ihtiyacı olsun ki? mesela sallıyorum ermeniler sosyal medyada görüp vay be türkler ne güçlüymüş mü diyecekler? ya da yunanlılar "ya türkler çok ponçik" mi diyecekler?

israil bu denli aktif kullanması insanları savaşlarına ikna edememesinden kaynaklı (bence). bella hadid, dua lipa, roger waters falan sosyal medyalarından israil saldırıları arttığında tepki göstermişlerdi. ilk aklıma gelen ünlüler. o yüzden israil "aslında suçlu onlar, bakın sivilleri onlar kullanıyor" tarzı propaganda yapmak için tüm medya araçlarını kullanmak "zorunda" gibi geliyor bana. türkiye'nin konumu ile israil'in konumu bir değil. türkiye'nin kimseye bir şey kanıtlamasına gerek yok. yalnızca israil örneğine bakarak aklıma gelenler bunlar.
0
ilgeru
(31.07.21)
ihtiyacı yok çünkü. Ama bu işi öğrenip yapsalar çok iyi olur o ayrı. Türkiye içinde de dünyada da algıyı değiştirebilirler.

Zorunlu askerlik olmayan ülkelerde (mesela İngiltere'de gördüm) baya sinemada televizyonda "ülkenize hizmet edin, askerlik ne güzel şey, dostlar edinin vücut yapın bakın burada hayat çok güzel" temalı reklamlar yapılıyor. Askere adam toplamak için mantıklı bu. Ama senin dediğin biraz dış dünyaya mesaj, onu yapacak ekip bambaşka olmalı. Mesela bazen polisin askerin çocuklarla hayvanlarla falan fotoğraflarını paylaşıyorlar ama çok Türk kafası birileri çekmiş oluyor. Bizde duygusallık, arabesklik vs. ön planda. Daha batıda yetişmiş olaylara dışarıdan bakan birinin organize etmesi lazım bunları. Amerika bu tür şeyleri çok iyi becerir, işgal ettiği yerleri bile müthiş kahramanlık hikayesi olarak paylaşıyor genelde.
0
nhk ni youkosu
(01.08.21)
(3)

Gece uyurken top patlasa uyanmayanlara önerileriniz nedir

muratback
MerhabaGece uykusu ağır olanlar için bir öneriniz varmi
Merhaba

Gece uykusu ağır olanlar için bir öneriniz varmi
0
muratback
(31.07.21)
hep böyle olsunlar. hayat onlara güzel. her sese uyanmak çok leş bi durum
0
glamdr1ng
(31.07.21)
Akıllı bileklik veya saat ile uyumak ne kadar sağlıklı bilmem ama bazı cihazlar ses algıladığında falan titreyebiliyor diye hatırlıyorum.
0
ananiyimioguz
(31.07.21)
Abi ben de bundan korkardim ama ciddi seste uyanıyorum; bir kere esim bardak kirdi ayy dedi allah noluyo lan diye kosarak gittim aninda uyanıp. Galiba bu tarz seylerde bilincaltim hazir ama misal hanim yanimda oyun oynasa uyanmam o kadar rahat uyurum ama aksine o ben yaninda sadece dönsem uyaniyor.

Ben köpek aldim kafam rahat artık. Köpek alabilirsiniz :)
0
logisticsmanager
(31.07.21)
(12)

istanbul üniversitesi sosyoloji

uzaklara cizittirsak di mi
merhaba. istanbul üniversitesi sosyoloji bölümünü tercih etmeyi düşünüyorum. ileride sinema sosyolojisi ya da göç sosyolojisinde araştırma yapma hedefim var. tercih için istanbul üniversitesi'nin ismi bile beni cezbetmeye yetse de, bölümün başarı sıralamasının kötü olması beni düşündürüyor. yks sıra
merhaba. istanbul üniversitesi sosyoloji bölümünü tercih etmeyi düşünüyorum. ileride sinema sosyolojisi ya da göç sosyolojisinde araştırma yapma hedefim var. tercih için istanbul üniversitesi'nin ismi bile beni cezbetmeye yetse de, bölümün başarı sıralamasının kötü olması beni düşündürüyor. yks sıralamam 32 bin, iü sosyoloji sıralaması ise 130 bin bandında. sıralamam ve bölüm sıralamasındaki bu fark beni hayal kırıklığına uğratır mı? öğrenci profili açısından, akademik kadro vs.
0
uzaklara cizittirsak di mi
(31.07.21)
Türkiye’de herkes mühendis, doktor olmaya çalıştığı için bu alanlara “başarısız” kişiler girmek zorunda kalıyor. Öyle güzel bölümler var ki sıralamar yerlerde. Eğer içinizde böyle bir aşk varsa o bölümde çok başarılı olup güzel bir kariyer yapabilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(31.07.21)
İÜ sosyoloji'nin muazzam bir Twitter hesabı var. Eger mesaj gönderimi açıksa mutlaka cevaplarlar diye düşünüyorum. akademik kadronun nasıl olduğunu görmek için Google scholar da hocaları aratıp ne kadar aktif çalışma yaptıklarına ve aldıkları atıf sayılarına bakılabilir. fakat kesinlikle akademide ilerleme hedefi varken Türkiye şartlarındaki akademiyi bir düşünürüm çünkü İÜ'den yurtdışına gidebilme oranlarının çok yüksek olduğunu düşünmüyorum.
0
sana bir sarki yazdim fernando
(31.07.21)
Ben kendi sıralamamdan neredeyse 30k düşük bir okulda okuyorum. Evet maalesef ortam fark ediyor :( Ama İÜ Hukuk'ta okuyup oradaki ortamdan da memnun olmayan arkadaşlarım var, İÜ gayet iyi bir puanla kapatmasına rağmen. Bu biraz sizinle, çevrenizle, yaşadığınız ortamla da alakalı. Boğaziçi Sosyoloji de okuyup öğrencilerden memnun olmama ihtimaliniz var sonuçta. Yine de benzer bir tecrübeyi yaşayan ve yaşamaya devam edecek bir insan olarak önemli olanın bölüm azmi olduğunu düşünüyorum. Bölümdeki en azimli ve çalışkan arkadaşlarımdan bazılarının YKS sıralaması çok çok iyi değil ama bölümü gerçekten seviyorlar. YKS puanı iyi olup dersi sulandırmaya çalışanlar da yok değil. Tek ölçüt bu değil.

Başarılar diliyorum.
0
black holes in the sky
(31.07.21)
Sosyolojide akademik alanda ilerlemek istiyorsanız İngilizce bir sosyoloji bölümü okumanızı tavsiye ederim. Türkçe okuduğunuz metinlerin çoğu zaman çevirisi bile güzel olmayacak ve siz metinlerden tam verimi alamayacaksınız bile. Aynı zamanda yurtdışı doktora ve yl programları söylediğiniz alanlarda çok çeşitli konularda çalışıyor, belki de siz hocalarınızı vizyonu, dil ve aldığınız dersler sebebiyle bu programları inceleyemeyeceksiniz bile. Bir de İst Sosyoloji’nin verdiği ders yöntemi ve Boğaziçi, Bilgi, ODTÜ, Bilkent farklı mesela, ben İstanbul Üni’nin bi kaç dersinden hiç zevk almamıştım, öğretilen yöntem bi garip ama nasıl anlatacağımı bilemiyorum.

Akademik kadrosu iyi olan ve yurtdışı bağlantılı olan özel okulları da düşünün derim ben. Bilgi, Kadir Has vs olabilir belki, Mef Üni hocaları da güzel olabilir sosyoloji varsa eğer. Hem özel ünilerde disiplinlerarası dersler almak da kolay olabilir, devlette böyle şeyler çok da mümkün olmuyor diye biliyorum.


Sıralama konusunda da, evet fark olacaktır. Sizin gibi isteyerek bu bölümü seçen kaç tane insan olacak? Bu sizi ne kadar tatmin edecek? Ben Boğaziçi Sosyoloji mezunuyum, orada bile insanlar psikoloji tutmadığı için ya da sırf Boğaziçi olsun diye gelenler vardı, ama öğrencilerin akademik başarısı yüksek olduğu için derslerden yüksek alma pahasına bile olsa çalışıyorlardı ve bu derslerin verimliliğini arttırıyordu. Ama sosyolojiye ilgili ve isteyerek gelen arkadaşlarımdan daha çok beslendiğimi, entelektüel anlamda, söyleyebilirim.

Tüm bunların yanında İstanbul Sosyoloji’den çıkıp Boğaziçi, ODTÜ gibi yerlerde yüksek yapabilir misiniz? Elbette yapabiliriz ve yapanlar da var. İlgili olmanız, sahada neler yaptığınız, çalışmalarınız önemli. Ama dediğim gibi İstanbul Sosyoloji ortamı sizi ne kadar geliştirir, geliştirirse bu Türkiye’yeyle mi sınırlı kalır orasından şüpheliyim.

Bir de İstanbul Sosyoloji hocalarının görüşlerini de araştıemanızı tavsiye ederim, size yakın olmaz mesela referans alamazsınız, ya da yüksek lisansa kabul alamazsınız. Böyle şeyler maalesef akademide oluyor. Hı, Boğaziçi’nde oluyor mu? Evet, orada da oluyor.

Özetle, bir sürü değişken var ve bunların hepsi size ve ortama bağlı değişkenler. Ne derece yararlanırsınız size kalmış. Sosyoloji akademide güzel yurtdışı imkanları oluyor kovalarsanız, ben yurtdışına çıkmanın çok cazip geldiği bu günlerde İngilizce eğitim veren bir yerleri seçmenizi tavsiye ediyorum.

Not: söylediğim gibi Boğaziçi Sosyoloji mezunuyum, ve İstanbul Sosyoloji’den bazı hocalardan ders aldım oradaki öğrencilerle birlikte.

-galiba sosyoloji küçük yazılmalı, emin değilim :)

Sorunuz olursa cevaplayabilirim.

Başarılar diliyorum.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(31.07.21)
Baktım da puanlara, sizin sıralamada iyi bir İngilizce sosyoloji bölümü görünmüyor :( aklınızı daha fazla karıştırmak gibi olacak belki ama, Odtü Felsefe seçip Sosyoloji’yle çap yapabiliriz belki? Sosyoloji çapı için yanıp tutuşan var mıdır ODTÜ’de bilmiyorum ama bu lisans eğitiminin sizi akademik anlamda geliştireceğini düşünüyorum. Sosyolojide farklı alanlardan ders almak çok güzel oluyor, farklı disiplinlerden beslenmek sizi sosyolojik bakış açısından geliştiriyor illa ki. Tabii ki de ilk söylediğim felsefe olmazdı belki, tarih olurdu, politika olurdu vs ODTÜ Felsefe’de çap yapamazsanız bile bu okulda göç sosyolojisi dersleri alıp; yine göç alanında farklı disiplinlerden ders alıp, batı dillerinden sinema dersleri alıp sonrasında niyet mektubunuzda ben şu şu dersleri bu alanda çalışmak için aldım derseniz yüksek lisansta çok etkili bir durum olur. Ama bunun Türkiye’de şöyle bi dezavantajı var, lisans felsefe diyelim siz sosyoloji yl yapıyorsunuz, bazı okullar sizi Araştırma görevlisi olarak almıyor ve parasız kalıyorsunuz. He derseniz ki ben direkt Amerika’ya doktora bütünleşik programa gideceğim, bu da güzel bi seçenek ve olur da :) ODTÜ’de Erasmus ve Exchange imkanları yine size yurtdışı sosyoloji akademisinde farklı kapılar açar. Felsefe okurken yurtdışında gittiğiniz okulda sosyoloji bölümünden dersler alıp; oradaki hocalarla tanışıp aranızı iyi tutup network yapabilir, gitme ihtimalinizi arttırabilirsiniz mesela. Ama felsefe sevmiyorsanız giymeyin, okumak hiç de kolay değil İngilizce sanki. Felsefi düşünmenin sosyolojik düşünmek için yararlı bir şey olduğunu da düşünüyorum ayrıca ama okumak isterseniz.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(31.07.21)
İÜ sanıldığı kadar kaliteli bir okul değil. Başka bir okulda lisans eğitimi alıp buraya master için gelmiş biri olarak gözlemim bu. Sadece bunu söylemek için geldim.
0
Mossy
(31.07.21)
Hangi bölümde yüksek lisans yapıyorsunuz?
0
🌸uzaklara cizittirsak di mi
(31.07.21)
Maalesef istanbul dışı tercih yapma imkanım yok.
0
🌸uzaklara cizittirsak di mi
(31.07.21)
kırmızıayakkabılıgargamel'i bolecegim.

odtüde sosyoloji hem cap hem de yandal için yanıp tutusulan bir alan. iki yıl önce cap için 3 kişi aldılar en düşük ortalama 3.90 idi. 3.90 gibi çılgın bir ortalamayı yapmak için çalışmak yetmez şans da lazım. Buna güvenerek odtuye gelme.
0
sana bir sarki yazdim fernando
(31.07.21)
Puan yetiyorsa tam bursla; güzel vakıf ünivleri tercih edin. (Boğaziçi ve gs olmuyorsa)
Sosyolojiyle ilgili başka bölümler de bakabilirsiniz.
İü birkaç istisnası dışında her anlamda çok konservatif bir bölüm. Sosyoloji gibi bir alan için bu açıdan çok yanlış.
Herşeyden öte iü size ingilizce öğretmez. İngilizce “akademik” okuma yazma yapamazsınız.
0
rewlack
(31.07.21)
Sifir bilgim var ama sunu demeye geldim;
İzmir'de vakif üniversitesi mezunuyum, okul full İngilizce ve cok ama cok ciddi İngilizce egitimi var (hazırlığı 3-4 sene gecemeyen arkadaslarim var öyle sallamasyon gecilmiyor)
Sosyoloji mezunu arkadaslarimin cogu(hepsi degil) fena olmayan yerlere geldi. Yurtdisina giden de var baya.

Eğer akademik kariyer düşünürseniz kesinlikle İngilizce okumanizi tavsiye ederim. Kendi cabanizla İngilizce öğrenmek ile okulda full İngilizce okumanin farki oluyor.
0
logisticsmanager
(31.07.21)
iü yazma boşver. tadilat, tamirat okul leş gibi, kolay düzelmez.
odtüde felsefe falan oluyorsa zaten hiç durma, daha usturuplu bir eğitim almış olursun.
çok meşhur bir twitter hesapları var, evet; ülke yanıyor her anlamda, bunlar mühim şahsiyetlerin hayatlarıyla ilgili kıymetli! bilgiler veriyorlar boyuna.
0
bumbum
(01.08.21)
(16)

izmirde karşıyaka mı alsancak mı sizce

ShadowOfMoon
istanbulda merkezde hiç yaşamadım. acıbademde osmanbeyde yaşadım. istanbulda şu an yaşasam kadıköyde eve çıkarım herhaldeantalyada 1 ay kaleiçinde yaşadım. güzel ama bir yerden sonra sıktı sürekli kalalbalıta olmak. sonuçta mekanlara her gün gitmiyorum. konyaaltına yüzmeye yakın olmak daha iyi.izmir
istanbulda merkezde hiç yaşamadım. acıbademde osmanbeyde yaşadım. istanbulda şu an yaşasam kadıköyde eve çıkarım herhalde

antalyada 1 ay kaleiçinde yaşadım. güzel ama bir yerden sonra sıktı sürekli kalalbalıta olmak. sonuçta mekanlara her gün gitmiyorum. konyaaltına yüzmeye yakın olmak daha iyi.

izmire gitme planım var şimdi. alsancak kordon kıbrıs şehirleri hepsi birbirine yakın ve bu çok hoşuma gitti. istanbul kalabalığı kadar kalabalığı kordonda, istiklaldeki kadarını da kıbrıs şehitlerinde görmek hoşuma gitmese de. çekti sanırım.
karşıya bostanlı tarafları da hoşuma gitti ama alsancaka geri dönerken gece 70 lira taksi verdim. yani gece alsancakta olursam geri dönerken sıkıntı yaratacak böyle.

daha elit deniliyor karşıyaka için. ama sanat yerleri genelde alsancak taraflarında gördüğüm.

siz ne düşünüyorsunuz
0
ShadowOfMoon
(31.07.21)
Kesinlikle karşıyaka.
0
OrangeYellow
(31.07.21)
Alsancak
-Atatürk voleybol salonu civarı
-İtalya sokağı civarı
0
kanlakarisikyagmur
(31.07.21)
Her gün sanat aktivitesine katılamayacaksanız, bostanlı geri kalan her şey için yeterli. Sakin ve huzurlu yaşam, sosyal olanakları da iyi.
0
anarsika
(31.07.21)
karşıyaka - bostanlı + 1.

yalnız alsancağa da şimdi konutlar dikiliyor alsancak stadının oralara. evora izmir ve allsancak adı altında. kaderi değişir önümüzdeki 5 senede alsancağın. sonuçta izmirin merkezi.

ama ben yine de her türlü bostanlı.
0
garavel
(31.07.21)
karşıyaka elit ama daha elit yerler de mevcut. alsancakta yaşanmaz. milyonlar verseler belki. o kadar kaos dolu bir yer.
0
false pretension
(31.07.21)
25 yıl İzmir'de yaşadım. Bostanlı diyorum. Alsancak gezilecek yerdir, bara gidilecek yerdir ama yaşanacak yer değildir. Alsancak daha elit falan da değildir. Her gün sanat aktivitesine katılmayacaksanız bostanlı yeterli +1
Bostanlı tarafında da sanat aktivitesi yok değil. Suat Taşer tiyatrosun epey güzeldir.
0
himmet dayi
(31.07.21)
açık ara karşıyaka. alsancak artık bitti. karşıyaka bostanlı benzeri kadıköy. alsancak lümpenleşti tamamen. alsancağa bir vapur kadar yakınsın.
0
mikahakkinen
(31.07.21)
Bostanli.
Izmirliyim.
0
logisticsmanager
(31.07.21)
Karşıyaka'dan hiç ama hiç hazetmem. Fakat alsancak'ta yaşamak istemeyebilirsiniz. Ankara'daki sürekli kalabalık içinde olma mevzusu da alsancak'ta şişebilirsiniz.

Kıbrıs Şehitleri / Kordon yöresini zaten ev için tavsiye etmem (gidip takılmaya bayıldığım, yıllardır çalıştığım yerlerdir) biraz daha insancıl Atatürk Spor Salonu tarafı kahramanlar'da çok keşmekeş olmayan fakat merkeze de aşırı yakın yerler olabilir belki.

Kısaca alsancak'ta nokta atışı yapmanız lazım ve kira fiyatları saçmalayabilir ortam düzgünleştikçe. Karkşıya oturmak için daha uygun olabilir fakat dediğiniz gibi gece vapurlarını yıllar evvel kaldırdılar, bi fırtına çıkınca yine durur vapurlar fakat üçkuyular'a (az da olsa göztepe'ye) ve alsancağa vapurla ulaşım fevkalade basit bostanlı tarafından.
0
hedep
(31.07.21)
karsiyaka, mümkünse bostanli.
0
spivak
(31.07.21)
ikisi de güzel lokasyonlar. Ben alsancak'ta gül sokak civarını çok seviyorum. Avrupai geliyor sokakları falan. Gül sokak diyince bir sokak değil de mahalleyi kastediyorum. Gazi ilkokulunun arka taraflarından başlayan kısımlar gibi gibi.

Karşıyaka Bostanlı da çok güzel ama niyeyse pek takıldığım yerler değil. Alsancak'a da vapurla gidilir yav taksiye gerek yok bence.
0
nundu
(31.07.21)
Karşıyaka Bostanlı ya da Girne iyidir, Alsancak olacaksa mimar Sinan mahallesi sakindir. Onun dışında gürültülü ve hareketli gelebilir size.
25 yıl kskde yaşadım, 4 yıldır da alsancakta yaşıyorum.
0
veritaslibertas
(31.07.21)
karşıyaka. kesinlikle ama kesinlikle karşıyaka.
0
mermize
(31.07.21)
Alsancak da olabilir,çünkü senin istediklerine de orası uygun gibi.
0
mermize
(31.07.21)
antalyada lara var orası da bostanlıya benziyor biraz. hem uzak merkeze yani kaleiçine hem daha sakin elit ve genç ve güvenli. ama orda yaşamak istemem.
0
🌸ShadowOfMoon
(02.08.21)
bostanlı lara gibi değil yalnız
0
veritaslibertas
(03.08.21)
(3)

araç fiyatlarında ocak ile temmuz arası fark neden çok arttı

rhan
ocakda 230 olan araçlar, temmuzda 330 olmuş.bu arada ne oldu da böyle oldu?https://www.sifiraracal.com/hyundai-modelleri/kona
ocakda 230 olan araçlar, temmuzda 330 olmuş.

bu arada ne oldu da böyle oldu?

www.sifiraracal.com
0
rhan
(31.07.21)
Tahminen fiyat artışı sebebiyle otv katlandi.
www.google.com
0
logisticsmanager
(31.07.21)
dolar artti, dolar artinca tl fiyati artti o da ust otv paketine soktu butun arabalari.
0
divit
(31.07.21)
232bin tl ötv sınırı. bu noktadan sonra yüzde 80 ötve dilimine giriyor araçlar ve fiyat 300 bin üzerine çıkıyor.
0
xrated
(31.07.21)
(3)

Kalp krizi oranları

basubadelmevt
Bu aralar genç,yaşlı kimi duysam kalp krizinden ölenler var çevremde. Genel olarak medyada da denk geliyorum çok fazla. Türkiye'de kalp krizinden ölüm çok mu fazla? Belki dünyada da öyledir istatistiklere bakmadım. Genel olarak bilginiz var mı konuda?
Bu aralar genç,yaşlı kimi duysam kalp krizinden ölenler var çevremde. Genel olarak medyada da denk geliyorum çok fazla. Türkiye'de kalp krizinden ölüm çok mu fazla? Belki dünyada da öyledir istatistiklere bakmadım. Genel olarak bilginiz var mı konuda?
0
basubadelmevt
(30.07.21)
Ill olarak eski veri buldum ama Türkiye oecd ulkelerine göre yüksek.
www.statista.com

Sebeplerinden biri bence;
www.google.com

Fransa bakarsaniz en düşüklerden; sebebi benim gördüğüm deli gibi sportifler. Yaşadığım şehrin sponsoru Decathlon gibi. Sürekli yok dag yürüyüşü, kayakking, tenis vs. Haftasonu herkes bir sportif aktivitede. Buna ek olarak tabiki gida kalitesi cok yüksek.

Tabi böyle net bir cevap bilmiyorum ama bence Türkiye obezite orani yüksek haliyle kalp krizi fazla olmasi cok sasirtmiyor.
0
logisticsmanager
(30.07.21)
Konuyla direkt ilgili değil ama, az önce aşı ve kalp krizi başlığını görünce aklıma geldi. Asemptomatik covid hastalarında da kalp sorunu olabilir diye bir şey gördüm. İlginizi çekerse: www.forbes.com
0
fadetoreality
(31.07.21)
Flu tv'ye bir kalp doktoru cikmisti bu sene, 2003'ten beri bu isi yapiyorum ilk kez bu kadar pihti olayi goruyorum dedi.

Asiya baglamadi zaten bu kadar asi yoktu o donemler. Korona yuzunden muhtemelen.
0
divit
(31.07.21)
(7)

hangi saat daha klas?

adwokat
günlük kullanım için en klas olanı hangisi sizce?seçenekler: https://www.saatvesaat.com.tr/marka/seiko-5
günlük kullanım için en klas olanı hangisi sizce?

seçenekler: www.saatvesaat.com.tr
0
adwokat
(30.07.21)
bence hiç biri.
0
kanlakarisikyagmur
(30.07.21)
illa bunların arasından seçmek zorunda kalacaksam aşağıdakini seçerdim

www.saatvesaat.com.tr
0
nahtoderfahrung
(30.07.21)
seiko 5'in olduğu yerde de hiçbiri demezsin ya :D
0
🌸adwokat
(30.07.21)
S5-SRPD51K
0
hushhush
(30.07.21)
Bunların hiçbiri bana göre de.
Seiko 5'lerde şunları seviyorum;
www.ioomobile.com
0
logisticsmanager
(30.07.21)
gerçekten bunların hiçbiri klas görünmüyor, akrep yelkovan çerçeve hepsi gereksiz süslü, sanki çocuk saati gibi.
eğer ille içlerinden birini seçmem gerekecekse @nahtoderfahrung'un dediği.
ama @logisticsmanager'ın linkini verdiği saat çok daha klas.
0
gkhncnzdgn
(30.07.21)
scholes
(30.07.21)
(6)

Hangi ulkede daha rahat kalinir?

karaca2
merhaba. yurtdisinda yuksek lisans icin gerekli tum kosullara ve maddi guce sahibim. yuksek lisans sonrasi oturma vizesi alma orani en yuksek ulkeler nerelerdir? boyle bir istatistik yayimlayan site var mi? bir kere yapacagim ve buyuk ihtimal tum birikimimi bu amacta harcayacagim icin isimi sansa bi
merhaba. yurtdisinda yuksek lisans icin gerekli tum kosullara ve maddi guce sahibim. yuksek lisans sonrasi oturma vizesi alma orani en yuksek ulkeler nerelerdir? boyle bir istatistik yayimlayan site var mi? bir kere yapacagim ve buyuk ihtimal tum birikimimi bu amacta harcayacagim icin isimi sansa birakmak istemiyorum. ben almanya, avusturya dusunuyorum ama buralarda vize alabilen insanlarin sayisi nasil?
0
karaca2
(30.07.21)
Almanya 1,5 yıl iş arama vizesi veriyor eğitim sonrası. Hollanda İngiltere gibi diğer ülkelerde de var benzer uygulamalar. Kendi ülkesinde eğitim almış kalifiye personeli her ülke tutmak ister zira. Önemli olan iş piyasasının durumu. Vize uygulamalarından ziyade iş bulabilir miyim diye bakardım ben olsam. İş bulabileceğiniz bir yere giderseniz her türlü kalırsınız.

Bol şans
0
but that was just a dream
(30.07.21)
Son yıllarda maalesef göçmen başvuruları vs. biraz sıkılaştı. Birkaç arkadaşım çok iyi cvleri, çok iyi görüşmeleri olmasına rağmen "eu-first" ya da "us-first" vizyonu yüzünden iş bulamadan dönmek durumunda kaldı.

Özellike AB ülkelerinde firmalar o topa girmek istemiyor. Çünkü adama önce "niye bu ülkenin bir vatandaşı değil de türkiye'den birini işe alıyorsun" diyorlar. Onun için geçerli bir sebep göstermesi ve kabul ettirmesi gerekiyor. Sonra tamam, hadi bu nitelikte bir adamı bu ülkede bulamadın. AB ülkelerinde de mi bulamıyorsun deniyor. O aşamada da ikna etmesi gerekiyor...

Alanınızı bilmediğim için net bir şey diyemiyorum. Ama sektör çok çok önemli bu kararı verirken. Yani bazı sektörler var ki aşırı göçmen karşıtı bir ülkede bile çok rahat iş buluyor, bazı sektörler var ki en göçmen dostu ülkede bile iş bulamıyor.

Mesela Türkiye'ye yoğun ihracat yapan bir şirket vardır, pazarlama faaliyetleri için "ana dili türkçe olan" marketing manager arıyordur. Anadil sebebiyle iş teklifi alan arkadaşlarım oldu. Ama tamamen sektör ve iş alanıyla alakalı bir durum.

Bu arada estonya vb. ülkeler mesela teknoloji alanında çalışanlar için daha esnek koşullar sunuyor ve bürokrasi engelini kaldırıyor.
0
anten
(30.07.21)
Boyle bir istatistik yok. Bati Avrupa´da gocmen cok, yasalar ve duzenlemeler daha sert.

Cunku "rahat" dediginiz kavram, yukaridaki Almanya orneginde de sehirden sehire degisiyor. Almanya´da iki yil bloke hesap icin kac liraya ihtiyaciniz var? Bir servet ediyor. Dil yoksa, dil kursu icin en az bir yil harcayacak, bu surecte calisma vizesiz, sadece cebinizden yiyecekseniz. Ust duzey bir ogrenci olsaniz dahi iki yilda MA bitirebilen cok cok az. Uc yil boyunca en iyi ihtimalle yari zamanli calisabilirsiniz. Oturum veren memurlari genelde "rahat" insanlar degillerdir.

Avusturya üniversite okumak icin daha "kolay" bir secenek. B2 ile aliyorlardi. Girisi daha kolay diye bircok yabanci ogrenciden duydum. Ama ikisinde de üniversite, ozellikle master bitirmek zordur.

Almanca ogreneceksiniz de, akademik dili kavrayacaksiniz da... Ingilizce programlara bakin, Hollanda iyi bir secenek olabilir.
0
buf-e kür
(30.07.21)
Fransa'da iki arkadaşım var böyle olan biri hintli biri türk. Ikisi de cok iyi yerlerde calistilar.
www.campusfrance.org
12 ay kalabiliyorsun mezuniyet sonrasi

Meslege bakmak lazim. Ben supply chain, muhendislik gibi alanlara garanti veririm kalirsin, is bulursun her türlü. Business vs olaylarinda da bulursun. Mobil olduğun, Fransızca bilmesen de bilmeye niyetliysen Fransa'da is var bu tarz bölümlere. Ama her is icin söyleyemem.
0
logisticsmanager
(30.07.21)
Data science&Big data alaninda master yapacagim. Finans fonksiyonunda da 6 yillik tecrubem var halihazirda. Data science bu ara hot topic ama cok insan birikti o alanda o yuzden is bulma konusunda biraz tereddute dustum
0
🌸karaca2
(30.07.21)
hayır yok.
çünkü kimin nereden geldiği (vize ihtiyacı) veya ne yapmak istediği çok değişken.

avrupada hemen hemen her ülke veriyor yl sonrası iş arama süresi ve veya izni.
oturum, kalıcı oturumsa bu süreç daha başka işleyebilir.
bir de rahat kalmaktan kastınız nedir? ispanyada rahatlıkla sonrasında kalırsınız ama işsizlik çok veya hayat pahalıysa ne olacak?


irlanda,
almanya,
fransa,
hollanda overallda kendi bakışıma göre okuması, kalması, iş bulması kolay ülkeler.

*hepsinde ingilizce master gayet mümkün.
0
rewlack
(30.07.21)
(10)

Avrupa'da kalmak vs Türkiye'de bağcı olmak

chezidek
Dikkat uzun yazı. Çok garip bir yol ayrımındayım. tl;dr: Akademisyen olarak devam mı edeyim, yoksa Türkiye'ye dönüp bağcı mı olayım?Şu anda Fransa'da bir üniversitede araştırmacı olarak çalışıyorum. Yine Fransa'dan aldığım doktorayı da sayarsak 8 yıllık tecrübem var. Kontratım tam yılbaşında bitiyor
Dikkat uzun yazı. Çok garip bir yol ayrımındayım.

tl;dr: Akademisyen olarak devam mı edeyim, yoksa Türkiye'ye dönüp bağcı mı olayım?

Şu anda Fransa'da bir üniversitede araştırmacı olarak çalışıyorum. Yine Fransa'dan aldığım doktorayı da sayarsak 8 yıllık tecrübem var. Kontratım tam yılbaşında bitiyor. Şu aralar Avrupa'daki çeşitli üniversitelere yard. doç. olarak, bazı büyük teknoloji firmalarına da biliminsanı olarak başvuru yapıyorum ama tahmin edersiniz ki rekabet çok. İlk yurtdışı deneyimim değil, son 8 senenin 5'ini yurtdışında geçirdim zaten. Ama karantina, iş bulma stresi derken tek başıma çok sıkıldım buralarda.

Şimdi madalyonun diğer yüzüne geçeyim.

İzmir'in yazlık bir ilçesinde 3 yaşında bir üzüm bağımız var. İçinde 5 bin adet üzüm olan toplam 40 dekar bir yer. 4200 adet cabernet sauvignon, 200er adet merlot ve şiraz, kalanlar da red globe, trakya ilkeren, hatun parmağı ve misket. Mayıs 2019 civarlarından bir foto.

soz.lk

Burayı tamamen sıfırdan kendimiz yaptık, babam, amcam ve ben. Esas meslekleri bu değil. Babam teknik işlerden pek anlamaz, o paradan haber verir sadece. Gelir getiren bir işi var. Bütün planlamayı ve uygulamayı amcamla beraber yaptık. Her aşamasında işin bizzat içindeydim. O zamanlar izmir'de bir üniversitede yine böyle geçici araştırmacı olarak çalışıyordum.

Yabani çalılarla dolu o tepelerin temizlenip pulluk çekilmesinden 5 bin tane çukurun açılmasına, traktörle sürdükten sonra çıkan taşların elle toplanmasından sınır çitlerinin direklerinin dikilmesine ve tel örgülerin çekilmesine, üzümlerin tek tek dikilip 40 derece sıcağın alnında haftada bir sulanmasına kadar her santimetrekaresinde çok emeğim var. arazide gün içerisinde 17-18 km yürüdüğümü bilirim. İşten hayatta kaçmam, fiziksel işlere bayılırım. Eve usta sokmam, bütün işleri kendim yaparım. DIY'dan çok iyi anlarım.

Ayrıca traktör, pulluk, dipkazan, tırmık, traktör kasası, su depoları, su tankeri, sulama göleti, ilaçlama, bir atölyeye yetecek kadar el aleti falan derken her türlü ekipman mevcut.

Bundan sonraki aşama her sene budama, ilaçlama ve hasattan sonra şarap fabrikalarına satış olacak artık. Şarap yapıp el altından da satılabilir elbet. Komşu bağdan 100 kilo üzümle iki varil deneme yapmıştım evde. Bilenlere dağıttım, oldukça başarılı dediler. Ama bizde henüz büyük çaplı şarap yapım ekipmanları yok.

Araziye çok yakın eşyalı, internetli, deniz kenarında, bahçeli, boş duran bir evimiz var, 2 sene öncesine kadar burada oturuyordum tek başıma ama arazinin içinde bağ evi yapmaya müsait bir yer de var. Sebze mebze her şeyi yetiştirme imkanı var. Bağ evi olursa en yakın komşu 600 metre mesafede. Manzarası şöyle.

soz.lk

Buranın olumsuz tarafı şu, cep telefonu, elektrik ve su şebekesi yok, olmayacak da. elektrik ve su mühim değil, halledilir ama baz istasyonu olmaması en büyük dezavantajı.

Bu kadar girizgahtan sonra soruma geleyim.

Ben avrupa'daki umutları tüketene kadar uğraşıp olmazsa akademisyenlik kariyerini bırakarak bağcı olmak için Türkiye'ye döneyim mi?

Bir yandan o işin başında durmak istiyorum, bir yandan da bu kadar sene okumak boşa mı gitsin diyorum, hazır buradayken avrupa'da bir şekilde devam etme şansını tepmek olur bu. Tarla tapan işlerini çok severim, ikinci üniversite programıyla açıktan tarım okudum zaten İzmir'de çalışırken. Avrupa'da da ordan oraya sıkıldım artık. Sabit bir yerde kalmak istiyorum.

Dönersem burasıyla ilgilenmek zorunda kalacağım için başka bir işte çalışamam, Bütün zamanımı buraya vermek isterim zaten eğer dönersem, yoksa ne işim var. İzmir'deki iş piyasasının durumu da malum. Bir yandan mülteci istilası derken Türkiye'nin geleceği de düşündürüyor. Emekli olma olayı var.

Dönersem sabit bir gelirim olmayacak, maaş almayacağım, bir süre hazırdan yemek durumunda kalacağım. Biraz birikimim var. Yaş 35, bekarım, arabam var, yatıyor şu an Türkiye'de. Kira, fatura derdi de yok dediğim gibi.

Neyse, ne yapayım ben?

Bağın instagram hesabını buraya yazmak reklama girer mi bu arada? özelden atarım olmazsa.
0
chezidek
(30.07.21)
Akademik hayatı rahat olduğu için severim, masabaşı iş sonuçta. Git gel, bir heyecanı yok.

Tek çocuğum. Bu arada amcamla arada ortaklık yok. Kendisi bu işlerden anladığı için, bir de emekli olduğu için herhangi maddi bir beklenti içinde olmadan yapıyor. Yoksa mirasçılık konusunda haklısınız.
0
🌸chezidek
(30.07.21)
Eşime sesli okudum onun cevabı:

Bence Fransa'da ya da X yerde Avrupa'da kontaklara ticaret yapsın. Bir ayağı hep orada olsun bu iki işi birlikte götürsün. Bağ evine yerleşip tek plana düşmek her zaman cepte. Türkiye nin ne olacağı belli olmaz.
0
liondelaturquie
(30.07.21)
yani bana acaip uç 2 hayat tarzı gibi geliyor. biri avrupada akademisyenlik, diğeri fiziki efor gerektiren nispeten izole bir hayatta tarımcılık.

çok değişik bir case. Vallahi gerildim. Bağa duyduğunuz tutkuyu ve verdiğiniz emeği cümlelerden hissedebiliyorum. Analizim aslında gönlünüzde dönüp bağda çalışmak olduğu ama mantığınızın ülkenin hali ve bağın maddi getiri belirsizliği nedeniyle sizi bok yeme otur noktasına çektiği yönünde. bir de o kadar emeği verdiren şey bir heves olamaz gibi geliyor. illa ki o bağa döneceğinizi biliyordunuz sanki, ya da içten içe planlıyordunuz.

gerçekten zor ve önemli bir karar. ama bence bağ işini denemezseniz pişman olacaksınız gibi geliyor.

Bence bu kadar önemli bir kararı verirken ya yardım alın (terapi gibi) ya da oturup kendinizi hayale din. hangi hayalde gülümsüyorsanız, oraya aitsiniz demektir.

ha ben olsam Türkiye'de belirsiz bir durumun içine atmam kendimi hele de bu saaten sonra. tarım toprak hobimi uzun vadede avrupa'da devam ettiririm. birilerine yardım etmek ya da hobi bahçesi yapmak gibi.

dilerim kendiniz için en hayırlı ve mutlu kararı verirsiniz.
0
hushhush
(30.07.21)
Bagdan ciddi gelir elde etmek ve iyi bir is cikartmak istiyorsaniz, aceleniz de yoksa, Fransa´da onoloji dersleri alin, universitede calisirken daha da kolay. Vakit ayirmak istemezseniz, kesinlikle sarap ureticilerinin yaninda staj yapin. Staj organize etmek cok kolay is.

Yol yakinken yerli uzum dikin. Kimse Izmir´den ya da Ankara´dan Merlot icmek istemiyor, kimsenin merak edecegi saraplar cikmiyor. 20 yila yerli uzumden eski baginiz olur, ki Türkiye´de eski bagi olan üretici cok az.

Yerli uzumden ve iyi baglardan az uretim yapsaniz da saraplariniz kapis kapis gider. Bunun ornegi Gelveri.
0
buf-e kür
(30.07.21)
dediğin gibi biriysen, istediğin yere git, her işi becerirsin
bağı da ziyan etme/ettirme, emanet et
0
mimo
(30.07.21)
interneti dert etmeyin. 1-2 seneye uzaydan internet tüm dünyada satılmaya başlancak ve fyatları düşecek. internet varsa zaten telefon görüşmeside yapabiliyorsunuz internet üstünden.
0
aslindasorunumpsikolojik
(30.07.21)
@hushhush: mesaj attım size.

@liondelaturquie: yurtdışında kalırsam bu da çok mantıklı bir seçenek, çok teşekkürler.

@buf-e kür: şarap eğitimi veya staj mantıklı geldi aslında evet. çok teşekkürler.

yol artık yakın değil ama hocam. dikim işlerini tamamen bitirdik, pek yer de kalmadı. zaten parçalı parsel olduğu için net 20 dekarda üzüm var, diğer yerler ya yamaç, ya da traktör yolu.

o bölge tarihi olarak zaten yüzyıllardır üzüm yetiştirilen bir bölge. iklim analizi ve piyasa araştırması sonucu bunlarda karar kılmıştık. bu saatten sonra değiştirmek imkansız. zaten çoğu cabernet sauvignon, merlot çok az. kupaj yaparız diye diktik.

@mimo: çok haklısın. ben becerebileceğimi düşünüyorum, ama bakalım, hayat bu.

@aslindasorunumpsikolojik: internet olayı zaten çok sorun değil, ben hani orada 3-4 gün kalma durumları açısından söylemiştim. hemen 20 km aşağıda, arazinin bağlı olduğu ilçede dayalı döşeli, atıl durumda müstakil bir ev var.
0
🌸chezidek
(30.07.21)
Hocam ben de Fransa'dayim ve anladığım caniniz bag isine girmek istiyor.
-ben olsam hazir Fransa'dayken bu ise girerdim hatta ve hatta bunun okulunu okut, stajını (alternance da olabilir) orada yapardim. Bu sayede bu bagla ugrasirken "egitimini Fransa'da bilmem ne okulunda aldi, su sarap evlerinde calisti" diye cv olur size.

Buna ek olarak Fransa'da eğer böyle bag evlerini tanimaya, okuldaki kisileri tanimaya baslarsaniz gelecek icin network olur. Türk saraplari malesef Fransa'da yok. Carrefour'da dünyanın her yerinden sarap var ama Türkiye yok. Bunun nedenlerini öğrenirseniz türk ic piyasasiyla ugrasmak yerine yurtdışına ihrac mantikli (Türkiye hem ekonomik durum hem reklam yapamama vs derken sikinti).

Bir de Fransa'da kac yildir çalışıyorsunuz bilmiyorum ama vatandaslik hakkı oldu mu? (5 mi 7 yil mi neydi). Eğer o olduysa bence vatandaslik almadan dönmeyin, ileride eğer sağa sola gitmeniz gerekirse ugrasmazsiniz.
0
logisticsmanager
(30.07.21)
Öncelikle belirteyim ben biraz türkiye de olma tarafına meyilliyim.senden daha genç olanlara mutlaka yurtdışına gidin diye baskı kurarım.istediğim oranın vizyonunu edinebilmeleridir ama sadece burada ki soruları bile takip etsen adam daha giderken emeklilik soruları soran bir gurbetçiye dönüşüyor.bir kısmıda buradan gideyimde ne olursa olsun mantığı.

Sana gelince akademik kariyerinin nereye gidebileceğini az çok kestirebiliyorsundur.ama bir gerçek var ki insanların çoğunun hayali özellikle bu pandemininde katkısıyla çalışıp kazanayım kendime güzel bir bağ bahçe kurayım,köydür,tavuktur,organik ,kaliteli bir hayat süreyim.

Dışarıdan bakınca insanların hayaline sen şu anda sahipsin.dışarıda ne yaparsan yap sonunda sıkılıp arayacağın seçeneklerden birisi şu an elinde mevcut.ne mutlu sana ki iki seçeneğinde harika,burada sahip çıkman gereken mülkiyetlerin,belki de alıp büyütmen gereken bir baba mesleğin var.

Ben olsam ,üzüm bağım varsa ve fransadaysam son zamanlarımın tamamını orada bağlarda geçiririm,irtibatlar kurmaya çalışırım.şarap üretip dünyaya satmaya çalışmak harika bir amaç olur.evet devler olabilir,rakipler olabilir ama sende köyden çıkıp bunu başlatmıyorsun,yolun önemli kısmını zaten biliyorsun.

Ben yurtdışında iş yapıyor olmama rağmen evimi türkiye de tutmaya devam ediyorum.finalde planım güney amerika da bir genelevde ölmek olduğu için bu tip yatırımlara girmiyorum ama böyle imkanım olsaydı önceden de dediğim gibi çıkar gelir sahip çıkardım.
0
duptıs
(30.07.21)
@logisticsmanager: evet eğitim ve network işi gerçekten faydalı olur.

algıda seçicilik olunca bu benim de dikkatimi çekti, dünya'dan şaraplar reyonlarında bir tane bile türk şarabı yok gerçekten de. buradaki carrefour'da da 2 sıra halinde upuzun bir şarap reyonu var hatta.

doktorayı burada yaptığım için 2 sene kalış yetiyor vatandaşlık işi için, şu an hakkım var ama önce kalıcı bir iş bulmak gerekiyor maalesef. yoksa başvuruyu bekletmeye alıyorlar.

olmazsa işsizlik maaşından faydalanabilirsem bir süre daha kalıp burada eğitim işlerine ağırlık vereyim evet. tavsiyeler için teşekkürler.

@duptıs: öncelikle sıradışı emeklilik planına bayıldım diyebilirim :D

baba mesleği olmasa da en azından mali anlamda destek var evet. benim aklımı kurcalayan kısım başarısız olup "elde var sıfır" konumuna düşmek. ayrıca bizimkiler bir yandan yumurta işlerine de girmeyi planlıyorlar anladığım kadarıyla haha. bir komşu yapmış, biz de yapalım diye gaza geldiler herhalde. bakacağız.
0
🌸chezidek
(30.07.21)
(10)

Türkiye'de eylem kültürü

dissendium
Türkiye'de neden hiç eylem kültürü yok? Hatırladığım tek eylem Gezi Parkı. Şu an her şeye tepkisiz, tepki verme özelliğini kaybetmiş bir halk var. Bu nereye kadar böyle gidecek? Fransa'da her şeye eylem yapıyorlar. Polislerin fotoğrafını çekmeye yasak getiren bir yasa tasarısını protesto etmek için
Türkiye'de neden hiç eylem kültürü yok? Hatırladığım tek eylem Gezi Parkı. Şu an her şeye tepkisiz, tepki verme özelliğini kaybetmiş bir halk var. Bu nereye kadar böyle gidecek? Fransa'da her şeye eylem yapıyorlar. Polislerin fotoğrafını çekmeye yasak getiren bir yasa tasarısını protesto etmek için çatışma çıkardılar. ABD'de de seçim sonrasında birçok eylem oldu. Tabii ki ortalığı yakıp yıkmaktan bahsetmiyorum ama hiç tepki vermemek de anlamsız değil mi?
0
dissendium
(30.07.21)
bunun sebebi insanların eylem yapmaya imtina etmesi değil, en barışçıl eyleme bile gazla copla müdahale edilmesi. insanlar artık korkuyorlar çünkü 10 kişi toplanınca tepene toma biniyor. bir noktadan sonra bunu riske alanlar "militan" denen tipler olunca da "omo onloron nuyotu boskooo" diyorlar. kimse kusura bakmasın, ben orada slogan atarken üzerime polis çullanıyorsa kendimi savunmak için elimden geleni yaparım. bunu anlamayan sözde barışçıl özde pasifize edilmiş konformist kesim de twitter'dan hükümet düşürsün.
0
Bruce
(30.07.21)
Fransa'da belli haklar var. Tabiki hala polisin orantisiz guc olayi vs var ama kimse kolay kolay sokakta protestoya katilmaktan korkmaz.
Ama fransa ile herhangi bir ülkeyi karsilastirmak yanlis, fransa legendary seviyede bu iste, olimpiyati olsa ambargo koyar. ha bunun sebebi de fransiz ihtilalinden beri gelen hak ve özgürlük olayi. Adamlar her şeyi savaşa savaşa almış iste.

Bruce haklı; Türkiye'de biraz basini cikarsan jopu yersin kimse de seni savunmaz. Kimse seni kurtaramaz. Bu cok uzun zamandır böyle.

Bu arada Amerika'daki gösteri ile lütfen herhangi birşeyi karsilastirmayalim. Fransa'da bir grup gidip sarayi basmaz, o kadar da değil. O bahsettigin kisiler tufaya gelen salaklar, hepsi de saglam cezalar aliyor.

Ortaligi yıkmak; bazen sesin anca böyle çıkıyor. Yoksa devlet seni dinlemiyor.
0
logisticsmanager
(30.07.21)
Söyleyeyim, kimin haksızlığına karşı protestolara katıldıysam; boykot yaptıysam aynı kişiler tarafından terörist ilan edildik sonra :)

Bu noktadan sonra beni doğrudan ilgilendirmeyen şeyler umrumda değil. Yine protestolarımı boykotlarımı yapıyorum ama başkaları için değil. Haber izlemesem iyi bir hayatım bile var her anlamda. Öküzler takmıyor ben onlar adına neden üzülüyorum ki.
0
aguen
(30.07.21)
Üç kişi yürüsen polis üzerine gaz sıkıyor. Korkudan yapılamıyor bence. :(
0
suicides underground
(30.07.21)
Hatırladığım kadarıyla darbe zamanı OHAL ilan edildiğinde gösteri ve yürüyüşler de uzun bir süre yasaklanmisti. Yanlissam düzeltin. Hatta valilikler kendi illeri için gerektiğinde çat diye bu kararı alıyordu. Orada da bir kırılma yaşandı bence

Diğer durumları arkadaşlar açıklamış.

Bir de ben 2021 yılında artık sokağa çok da gerek olmayabilecegini düşünüyorum. Binlerce insanin dusuncelerine çok daha kolay etki edebileceğin sosyal medya varken, sokakta iki esnafın önünden geçmeye çok da gerek olmayabilir. Hem daha güvenli

Sonuçta doğal seçilim ;) değişime adapte olup hayatta kalabilen türünü devam ettirir
0
abuzer
(30.07.21)
"devlet babanın" büyüklüğü ve kutsallığı sebebiyle bence. devlet için ne doğrusuyla çilemi çekerim kafası var toplumda. bir de bir genç eyleme katıldığında hemen tutukluyorlar adli sicil kaydına geçiyor. devlette zaten güvenlik soruşturmasında çıkıyor. özel sektörde de adli sicile işlendiği için sıkıntı yaşıyorsun. bir de alt doy üst soyunu da etkiliyor. çocuğunu da kardeşini de işe almıyorlar vs vs.
0
Hallegadola
(30.07.21)
TR'de polis sokakta adam vuruyor çünkü.
0
plutongezegendegilmi
(30.07.21)
burası eylem yapılacak bir ülke değil artık. Polis tarafından öldürülsen adın bile duyulmaz. Fikrini ifade edenler direk hapiste zaten. Ayrıca herhangi bir amaçla toplanmak bile bir anda yasaklanıyor. Bırak eylem yapmayı, maçka parkında piknik bile yaptırtmıyorlar. Ne eyleminden bahsediyorsun. Gezi parkı eylemlerinden sonra halkın tekrar toplanmaması için ne gerekiyorsa yapıldı.
0
zimbirik
(30.07.21)
Ic guvenlik yasasi ciktiktan sonra o is zora girdi. Eylemleri cekip ceviren 90lilar bunu biliyor, Gezi´de cok sopa yediler, o topa bir daha zor girerler.

Ayrica eylem kültürü, sadece sol tabanli ya da demokrat insanlarin tekellerinde degil. Hep bu yonuyle bakiyor olabiliriz.

Fransa, Avrupa´da da bilinen, bazen sakasi yapilan, farkli bir ornek. Fransa´nin -en azindan Avrupa menseeli halkinin- hak savasini okudunuz mu? Hicbir hak bedavaya kazanilmiyor. Polis siddeti orada da var. Polisin oldurdugu olaylar da var. Zaten polis siddetinin olmadigi ulke var mi acaba? Ancak dogru, polis her zaman "halka düsman bir yapidir. devletin istedigini eylemde oldurtmesi ve dovdurtmesi icin kullanilir." onyargisi bizdeki haliyle yok.
0
buf-e kür
(30.07.21)
ohal ile birlikte sadece sokak gösterileri degil salon toplantilari bile izne baglandi, film gösterimleri, paneller, baro ve meslek odasi secimleri bile iptal edildi. en son pride haftasinda piknik yapacak kuir topluluga polis müdahale etti, parka giris cikis yasaklandi, piknik yapabilirler diye.

türkiye aslında 80 darbesinden beri de facto ohal ülkesi. dernek kurarsin ama polis basinda, okulda etkinlik düzenlersin polis başında, türkiyede basılan her derginin her kitabin bir kopyasini basın savcisina verme zorunlulugun var. daha da kötüsü türkiyede yasayan insanlar kaypaklik derecesinde konformist, bencil ve cıkarci. ikizderede hes i protesto eden köylü, bizim köye yapmayin yan köye yapin diyordu, ovacikta altin madenini protesto eden köylüleri maden işe aldı, köyün yarısı protestocularin aleyhine döndü. son 50 yildir gösteri yapan, birseyleri protesto edenleri toplasan genel nufusun yüzde 1ine denk gelmez. biraz bu etkinliklere gösterilere protestolara katilirsan, hep ayni tiplerle karsilastigini göreceksin.
0
spivak
(30.07.21)
(7)

Messi mi Ronaldo mu

Fusha
Ronaldo'nun bir belgeseli vardı, karanlıkta da topa vuruyordu vs. Bu tarz belgesele konu olmak aralarındaki rekabette öne geçirir mi Ronaldo'yu? Yani Ronaldo daha iyi olduğu için mi o belgesel yapıldı? Ayrıca Zlatan yakın mi bu iki top tepiciye? Futbolu takip etmiyorum ama merak ediyorum bu konuyu.
Ronaldo'nun bir belgeseli vardı, karanlıkta da topa vuruyordu vs. Bu tarz belgesele konu olmak aralarındaki rekabette öne geçirir mi Ronaldo'yu? Yani Ronaldo daha iyi olduğu için mi o belgesel yapıldı? Ayrıca Zlatan yakın mi bu iki top tepiciye? Futbolu takip etmiyorum ama merak ediyorum bu konuyu.
0
Fusha
(29.07.21)
messinin de belgeseli var. belgesele konu olunca daha iyi olunmuyor ki.
bu arada messi mi ronaldo mu diye sorarsan aşağıda her ikisinin fanboyları kapışırlar. kapışma seyretmekten keyif alıyorsan sözlükteki başlığı bul ve oku.
zlatan ibrahimovic de büyük futbolcu ama messi ve ronaldo kadar efsane değil. messi ve ronaldondan önce de zidane ve diğer ronaldo efsaneleri vardı. eskiler bu ikisini daha çok beğenir mesela.
0
dafuq
(29.07.21)
Renault Megane mi Ford Focus mu diye sormaya benziyor bu.
İkiside aynı segment, aynı işi görüyor. Konfor, ekonomi, güvenlik, yol tutuş vs. diye karşılaştırıldığında ikisininde birbirine üstün ve düşük yanları var.
Kimisi Renault sever ve seçer kimisi Ford.
Ben karşılaştırma yapmak yerine ikisinden de keyif alma taraftarıyım.
0
etna
(29.07.21)
ronaldo'dan kasıt, brezilyalı "gerçek" ronaldo'ysa ronaldo.
yoksa, messi.
0
pangea
(29.07.21)
yav ne gerçek ronaldosu bırak bu işi ihtiyar
0
karpuzcu
(29.07.21)
Subjektif bir gerçeklik söz konusu olamıyor mu bu tarz kıyaslamalarda? Birinin kupası daha çok o zaman o daha iyi diyemiyoruz değil mi bireysel bir oyun olmadığı için bu futbol?
0
🌸Fusha
(29.07.21)
Ben messi izlemeyi seviyorum. Bana da ronaldo mekanik geliyor izlemeyi sevmiyorum.
Ayni şekilde hayatimda izlemeyi en çok sevdiğim futbolcu ronaldinho.

Bunun subjektif bir tarafı olamaz. Ama bu mantıkla misal Messi'de 6 tane yılın futbolcusu ödülü var ronaldo'da 3 tane. Ha bana göre bunlar çok önemli şeyler değil.
Misal ronaldo'da kupa fazla ama o farkli takımlarda oynadı. Messi sirf la liga. Messi'de misal 10 tane var ronaldo'da 2 tane. Ama şampiyonlar ligi ronaldo'da 5 tane Messi'de 3 tane.

Ikisinin yanina yaklasabilecek futbolcu yok. Eski ronaldo, ibrahimovic, pele, maradona falan onlarla alakasi yok yani sirf eski futbolcu diye böyle yapılıyor.
0
logisticsmanager
(29.07.21)
messi saf yetenek, ronaldo hırsın ve çalışmanın güzel bir örneği.

yani bu doğuştan zeki olup başarılı olmak mı, yoksa çok çalışıp başarılı olmak mı sorusuna benziyor bence :)
0
rose parks
(29.07.21)
(12)

izmirliler veya izmiri bilenler, izmirdeki iyi şirketler hangileridir?

la lykia
kurumsal diyebileceğimiz, maaşları izmir ortalamasının biraz olsun üzerinde olan, köklü şirketler hangileridir?
kurumsal diyebileceğimiz, maaşları izmir ortalamasının biraz olsun üzerinde olan, köklü şirketler hangileridir?
0
la lykia
(28.07.21)
Tüpraş var.
0
dissendium
(28.07.21)
özgörkeyler geliyor aklıma.
0
false pretension
(28.07.21)
Arkas
0
limonlu eksi
(28.07.21)
jti
0
Bruce
(28.07.21)
Tüpraş, jti, philip morris, socar, tpi composites (bir dönem öyleydi hala öyle mi bilmiyorum), tetrapak.
0
logisticsmanager
(28.07.21)
Ek;
Hugo boss bir dönem cok iyi denirdi son halini bilmiyorum.
Ball corporation fena değildi en son.
Köklü dersek bu arada yaşar holding çok iyi adam yetistiren bir şirket. 4-5 tane yasar holding çıkmasi arkadaşım oldu hem insan hem calisan olarak oldukça iyilerdi. Müdür maaslari iyi orada ama calisan kismi cok iyi değil diye biliyorum. Ama kurumsallik olarak İzmir'de belli firmadan biri.
Onun dışında groupe atlantic var, fransiz. Bunun Türkiye ayağını bilmiyorum ama Fransa ayagindan bildiğim oldukca iyi bir firma, bence denenebilir.
Amcor bir ara fena değildi. Schneider global olarak iyi firma ama Türkiye'de fabrika falan kapattilar son hallerini bilmiyorum ama girenin çıkmadığı firmalardan.
0
logisticsmanager
(28.07.21)
Bu arada sadece maaşa bakmamak lazım; misal gene en son bildiğim (4-5 senedir yurtdışındayim) tetrapakcilar erken çıkardı. Schneider'de esnek calisma vardi (1 saat gec gel 1 saat gec cik).
Onun dışında koç holding firmalarinda yan haklar cok ciddi.

Sigara firmalarında yöneticiler cok ciddi bonuslar alıyor. Maaslar zaten iyi giren cikmaz.

Aslinda çok güzel firmalar var ama nedense kurumsal desek değiller maas desek rezil...
Izmir ve firma diyince dolmusum yazdıkça yazasim geldi :)
0
logisticsmanager
(28.07.21)
Izmirde kurumsal ve gunu gunune yatiranlar maas vermiyor harclik veriyor.

Maas beklentin olmasin izmir icin :)
0
divit
(28.07.21)
@divit ortalama olarak İstanbul'dan az vermesi zaten normal (yurtdışında da böyle) de sigara firmalari ve belli başlı firmalar çok ciddi maas veriyorlar. Yanlış bilgi olur İzmir'de maas veren yok demek. Sadece İstanbul'a oranla bu firmalar daha az.
0
logisticsmanager
(28.07.21)
@logistic

Abi eskiden normaldi de artik degil.
En son bir bursa firmasi burasi ucuz sehir o yuzden az veriyoruz dedi.

Ya dedim ne ucuzu kol gibi olmus kiralar :) sanki bursa'da et yari fiyatina

Sigaracilar veriyordur onlar istisna ama cogu hayalkirikligi
0
divit
(28.07.21)
izmir şirketlerinin hepsi ölü sevici bence.

buna manisa organize sanayideki firmaları da dahil edebilirsin.

-------

nispeten uluslararası firmalarda rahat edersin.
0
rain when i die
(28.07.21)
petkim, arkas, folkart, yaşar holding, türk tuborg, izmir demir çelik, ravago. ilk aklıma gelenler bunlar.
0
mermize
(28.07.21)
(3)

Yurtiçi uçak 70lik viski

Karmaşıklık
El bagajında durabilir mi?
El bagajında durabilir mi?
0
Karmaşıklık
(28.07.21)
Duty free’den almadıysan hayır.
0
zoghurt
(28.07.21)
Artık duty free ile aldıysan bile el bagajında alkollü içecek almıyorlar. Bunu da güvenlik sebebiyle değiştirmişler.
0
limonlu eksi
(28.07.21)
@duty freeye girebilmen için bagajini vermen lazim, o zaman duty freeden alkol alamiyorsun demek olur bu.
Evet duty freeden almadiysan hayir.
0
logisticsmanager
(28.07.21)
(3)

vücut geliştirmecilere soru

diffarentiationation
Parklarda aletler var. Çoğu yer çalıştırılıyor. Mesela oturup bacakla yukarı itiyorsun kendini.Ben bunu dün denedim. Kalp atışım, nefes alışım hiç hızlanmadı. Güç yetersiz geldiği için 30 tekrarda dinlendim.Ama squat yapınca ya da ağırlıkla eğil kalk yapınca nefes nefese kan ter içinde kalıyorum.Dün
Parklarda aletler var. Çoğu yer çalıştırılıyor. Mesela oturup bacakla yukarı itiyorsun kendini.

Ben bunu dün denedim. Kalp atışım, nefes alışım hiç hızlanmadı. Güç yetersiz geldiği için 30 tekrarda dinlendim.

Ama squat yapınca ya da ağırlıkla eğil kalk yapınca nefes nefese kan ter içinde kalıyorum.

Dün parkta bacak çalışmamdan sonra bugün kas ağrısı başladı. Sadece ön taraf ağrıyor, squat gibi komple değil.

Şimdi ben parkta kasları mı çalıştırdım yoksa eklem falan mı çalıştı? Neden nefes alışım bile hızlanmadı?
0
diffarentiationation
(28.07.21)
Nefes alip verisin hizlanmasi ile kas calistirmanin bir alakası yok. O kardiyovasküler antrenmanda olur. Bütün vücut calistirilan ve nefes kontrolü gereken hareketlerde de olabilir (squat gibi)
0
logisticsmanager
(28.07.21)
kakaolu kremali biskuvi
(28.07.21)
Kaslar biraz çalıştı işte. Parklardaki bazı aletler kısmi etki sağlayabilir ama çok bir şey beklememek lazım.
0
arnold schwarzeneger
(28.07.21)
(2)

bi film vardı

bohr atom modeli
doctors without borders ile alakalıydı yanılmıyorsam aklıma gelmedi bi türlü. izleyen var mı? bi adamın bu harekete öncülük etmesini anlatıyordu galiba.
doctors without borders ile alakalıydı yanılmıyorsam aklıma gelmedi bi türlü. izleyen var mı?

bi adamın bu harekete öncülük etmesini anlatıyordu galiba.
0
bohr atom modeli
(28.07.21)
www.doctorswithoutborders.org

Bunlar kendi sitelerinde alakali filmler diye verilmiş.
0
logisticsmanager
(28.07.21)
buna baktım da tanıdık gelmedi hiçbiri nedense.
0
🌸bohr atom modeli
(28.07.21)
(12)

Kaç saat uyku yetiyor?

ssiradanbirigibi
Sb.
Sb.
0
ssiradanbirigibi
(28.07.21)
Düzgün bir düzen kurduğumda 7 saatte kendiliğimden uyanıyorum ben.

Çok uzun süredir böyle yaş 33
0
hedep
(28.07.21)
7.5'tan aşağı birkaç gün uyuyunca yetmediğini fark ediyorum. 7.5-8 arası ideal benim için. 5-6-6.5 uyuduysam birkaç gün üst üste, 9 uyuyup toparlıyorum.
0
signore
(28.07.21)
Bir buçuk aydır kaval kemigim kırık olduğu için full hareketsizim. Enerji harcamayinca insan uyku ihtiyacı da hissetmiyor. Bazen günde 4 bazen 7 saat uyuyorum. Bir aydır 7 saati geçmemiştir.
0
burty
(28.07.21)
7.5-8 gibi.
0
OrangeYellow
(28.07.21)
8+
0
false pretension
(28.07.21)
ben de 8+
0
batlegolas
(28.07.21)
Normalde 6 saat yetiyor, nadiren yorgunluktan geberdiğim günler 9 10 saati bulabiliyor.
0
lappuntamento
(28.07.21)
5.5-6 saat diyebilirim

29 yaşındayım
0
data
(28.07.21)
6.40-7. iki gün 5-5.20 uyudum, 3. Gün hissediyorum etkisini. Bugün 6.50 uyudu, mis gibi uyandim.
0
logisticsmanager
(28.07.21)
8 yetiyor ama gun boyu tadim olmuyor. idealim 9.
0
buf-e kür
(28.07.21)
4-5 saat yetiyor.
0
astrid
(28.07.21)
6 saat civarı uyuyorum. 7+ daha iyi geliyor. 8 uyumak isterdim ama olmuyor.
0
arnold schwarzeneger
(28.07.21)
(13)

ustalar neden calisan bulamiyor

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
turkiye'de, abd'de vs. ustalar (özellikle otomobil ustaları) yetistirecek eleman bulamiyoruz, calisan bulamiyoruz derler. kazanci sorunca da kazancimiz iyi falan derler hep. bu işlere neden eleman bulamiyorlar dünyada?
turkiye'de, abd'de vs. ustalar (özellikle otomobil ustaları) yetistirecek eleman bulamiyoruz, calisan bulamiyoruz derler. kazanci sorunca da kazancimiz iyi falan derler hep. bu işlere neden eleman bulamiyorlar dünyada?
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(27.07.21)
insanların büyük bir çoğunluğu masa başında yorulmadan para kazanacakları bir iş istediği için olabilir mi?
0
candide
(27.07.21)
az para veriyordur
0
vanqusih
(27.07.21)
Cevap çok net, asgari ücrete bankada çalışmak, üniversite okumak, 3 bin liraya plazada çalışmak bizim millete daha çekici geliyor.

Olay tamamen bu, traktör pulluğu tamir eden bütün gün kir pas içinde çalışan arkadaşım aylık net 50 bin kemiksiz kazanıyor, evleri arabaları falan saymıyorum. ( hemde büyükşehirde bile değil)

Ben büyükşehirde takılcan kadıköy'de yaşıcam, network peşinde koşçam diyen yazılımcı kardeşi 20 bin kazanıyor ve ay sonunu denk getiremiyor.
0
paramolacak
(27.07.21)
eskiden çırak verme kültürü vardı bu bitti. 2.cisi fazla para kazanmadıkları için az para verip koşulsuz saygı bekliyorlar. herkes masa başı iş istiyor. kasiyerlik yaparım inşaatta çalışacağıma diyor insanlar.

bir örnek babam elektrik teknikeri. iş yeri var ancak sigorta ödeyecek ve haftalık olarak elemana verebilecek kadar kazanamıyor. eğer bu tarz ustalar asgari ücret verse çalışan bulunur ancak küçük çaplı ustalar için bu zor. emeğin karşılığı yok ülkemizde.
0
mikahakkinen
(27.07.21)
Insanlar para kazanamıyor asıl olay bu. Patron kazanır, eleman kazanmaz. Öncelikle o ay çok müşteri gelmeyebilir, başka yerde aylık kazancını bilirsin. Sadece kir içinde olmak değil, güven içinde olacağını da bilirsin. AVM'de mağazada çalışmak temizdir ama oto sanayide çalışmak güvenli olmayabilir.
0
howfaristhesky
(27.07.21)
Gösterişsiz iş o yüzden. Çok kazandıklarını sanmıyorum. Masrafları çıkarınca ellerinde 8-10 bin tl kalıyorsa çok iyi. Bu parayı memur oturarak alıyor
0
Gabriel
(27.07.21)
kayınço zamanında sanayide forklift tamircisine girmişti.
6 ay sonra kaçarak uzaklaştı.
maaş zaten asgarinin bir tık üstü.
mesai 10 saat cumartesi dahil.
akşam yada haftasonu acil servise gidersen (bazen şehir dışı) extra mesai yok.
yemekler piyasadaki en ucuz iğrenç yemekler.
garsonluk yaparım , evde boş otururum daha iyi demişti.
0
aslindasorunumpsikolojik
(27.07.21)
1- ekstrem örnekler dışında rezil çalışma şartları ve maaşlar. Evet Ford'un bilmem ne egitimlerini alıp hybrid araçları falan bilen eden adam kazanır da otosanayide arabanin yağını değiştiren oyle kazanamaz. Herkes de usta olamaz. Buna ek olarak holdingte bile ne mobingler ne haksizliklar varken bu tarz islerin durumunu düşünemiyorum. Ne mesai ne tatil ne yemekler vs. Maas asgariden bile yatabilir.

2-pis iş. Öyle dışarıdan şey gözükse de zor iş. Ailemde var ford tamircisi emekli belinde sorun var yıllarca vücut gücü ile çalışan bir meslekte olmaktan. Belli yerden sonra calismasi da zor ama masabasi adam icin cok ciddi bir sorun değil bu.

3- Türkiye'de özellikle egitimsiz, kafasi pek basmayan tipler bu işlere gidiyor ama böyle olmamasi lazım. O da ulkedeki egitim sistemi sacmaligindan. Haliyle kimse cocugunu falan göndermek istemiyor oralara.

4-gosterissiz evet. Prestiji falan yok yani.

Ekstrem örneklere gerek yok. Benim çalıştığım sektörde de ekstrem örnekler var ama geneli o maaşlar değil.
Bir de vücutla yapilan bir meslek olduğu için herhangi bir rahatsizlikta kariyerin bitebilir.
0
logisticsmanager
(27.07.21)
Akrabamın sanayide yeri var. Otomatik şanzıman tamir ediyor. Çalışma saati diye bir şey yok. Türkiye'nin her yerinden müşteri geliyor. İyi de kazanıyor. Müşterinin memnun olması için işin hızlı yapılması lazım. İşi yapan kişi için de hızlı olmak önemli çünkü diğer müşterilere sıra gelmeli. Bu da günde 10, 12 saat çalışmak demek. Herkesin yapabileceği bir şey değil.
0
dissendium
(27.07.21)
Ağır çalışma şartları/düşük maaşa dayanmak zor. Ancak sebat edip işi kapanlar iyi paralar kazanıyorlar. Araba tamircisi bir arkadaşım var. kalfa ikenden beri tanıyorum. Yetiştikten sonra çalıştığı yerden ayrıldı ve kendi yerini açtı. İlk başlarda benden maddi destek alırken 3-4 sene içerisinde tüm borçlarını kapattı. Sonraki 5 senede ise benim bildiğim 2 ev, 2 arsa ve işyerine giderken kullandığı bir normal, evde duran 1 lüks araba sahibi oldu.
0
faithless
(27.07.21)
herşeyde olduğu gibi bir işin kazancını arz talep belirler. bu tarz ustalık diyebileceğimiz işler çok kazandırmaz genelde. çünkü öğrenmesi zor değildir. ustaların büyük bölümü onbinlerce lira kazansa daha fazla insan girer ve yine piyasa düşer. öğrenmesi zor değil çünkü. 2 yıl günde 8-10 saat bu işe ayırsan kurdu olursun. genelde nasıl oluyor? 10 yaşında ustanın yanına veriliyor çocuk. 18-20 yaşına gelince belki usta oluyor. ancak bu 8-10 yıllık sürecin yarısından fazlasında yerleri süpürüyor, ustanın basit işlerini yapıyor. %20'sinde bir şeyler öğreniyordur. o yüzden formal, düzenli bir eğitimle 2 yılda usta çıkar bir insan. birçok ustalık için geçerli bu. yani 4 yılda mühendis yetişiyor, 2 yılda tekniker. usta da buna oranla daha az kısa sürede yetişir.

çok kazanan vardır ama azınlıktadır. yani mühendislerin kazancı 5 bin -30 bin arasındadır ve %80'i 8-10 bin arasında kazanıyordur. ustaların kazancı 5 bin - 50 bin arasındadır ama %80'i 5 bin kazanıyordur. bir de her mühendis mühendislik yapmıyor. türkiye'deki işler belli. mühendisim diyenlerin kaçı gerçekten mühendislik gerektiren işlerde çalışıyor? ondan bir mühendisin maaşını kazanmıyor birçok insan. bir de ustanın yeri kendisiyse işletme sahibi oluyor. bu da avantaj. 20 bin lira kazanan maaşlı bir çalışan işinde çok iyi olması gerekirken bir işletmeci için alt sınır daha fazla olabilir.

sözlükte, beyaz yakalılar arasında şöyle bir algı olabiliyor. "keşke okul okuyacağıma küçükken meslek öğrenseydim" şeklinde yakınmalar oluyor. büyük bir yanılgı bence. ayrıca olmak isterseniz 2-3 yıl idare edecek kadar nakitiniz varsa olursunuz. hiçbir ustalık eğitimi günde 8-10 saat pratik yapmak kaydıyla 2 yıldan fazla sürmez.
0
black mamba
(27.07.21)
Tamamen prestij meselesi.

Yani ben kendi ailemden de biliyorum, fazla para kazansa da beden gücüyle iş yapan insana kimse saygı duymuyor TR'de. İnsanlar da bunu istemiyor. Sokak ropörtajı da vardı böyle çocuğun biri güzel güzel anlatıyordu, AVM'de garsonluk yapmak sanayiden iyi, parası çok daha az ama kıza "sanayide çalışıyorum" diyince cevap atmıyordu, o yüzden AVM'ye geçtim falan diye.
0
plutongezegendegilmi
(27.07.21)
ABD ve türkiye çok farklı sebeplere sahip.
Öncelikle dünyanın her yerinde beden işçiliği genellikle en alt seviye iş kolları olarak görülüyor. Bizdekine benzer yorumlar ABD'de de geçerli:www.quora.com

Türkiye'deki sebeplere gelelim. Çok basit bir iktisat prensibi: Bir yerde ne bolsa o ucuz olur. Türkiye'de vasıfsız işçi / genç nüfus bol. Haliyle işçi maliyetleri düşük. Yani sanayide çalışan bir adam o işin karşılığı olan parayı aldığını düşünmüyor. İlk fırsatta da başka işe geçiyor. Yani sanayide orta ölçek bir dükkanın sahibi ayda cebine 40 bin koyuyor olabilir. ama yanında çalışanlara verdiği maaş 4-5 bini geçmez. O da kıdemliyse.

Gelişmiş ülkelerde ise durum farklı. Aslında benzer bir konu burada da geçerli. Avrupa ve ABD'de teknoloji ve sanayi üretimi bolluğu var. haliyle otomobil ucuz. Bu sayede insanlar bizdeki gibi eski araçlar kullanmıyor. Almanya'da ortalama araç yaşı 8, Türkiye'de 12 mesela. Haliyle daha az tamire ve tamirciye ihtiyaç duyuluyor. Bir de adamın gelir seviyesi yüksek zaten direkt servisine gidiyor.
Bizdeki gibi serviste araç yaptırmak bir zenginlik alameti değil.

bir diğer sebep gelişmiş ülkelerde otomobil ustası sanayide değil okulda yetişir. Motor okullarında eğitim alır, iş hayatına atılır.

Son olarak gelişmiş ülkelerde bu tarz işler genelde göçmenlerin yaptığı işler. Haliyle öyle aşırı popüler bir iş olmaması normal.
0
anten
(28.07.21)
(12)

Çinliler neden Türkiye'de otomotiv sektörüne girmiyorlar?

biravekahve
Türkiye'de son 2-3 yılda telefon sektöründe ciddi bir pay edindiler. Avrupadan gelen araçlar kur problemi ve vergiler yüzünden çok masraflı bir hale büründü. Çin ile bu kur sorunu yok. Burada üretim tesisi açarak vergi muafiyeti de alabilirler. Aslında uygun bir fiyatla çıktıklarında bizim pazarda
Türkiye'de son 2-3 yılda telefon sektöründe ciddi bir pay edindiler. Avrupadan gelen araçlar kur problemi ve vergiler yüzünden çok masraflı bir hale büründü. Çin ile bu kur sorunu yok. Burada üretim tesisi açarak vergi muafiyeti de alabilirler. Aslında uygun bir fiyatla çıktıklarında bizim pazarda ciddi yer edinebileceklerini düşünüyorum. Tabii sektöre uzağım, dıştan bir gözle düşündüklerimi ifade ettim ve merak da ettim neden Türkiye'de bu sektöre girmiyorlar?
0
biravekahve
(27.07.21)
Aksam yattiginda sabah %20 zararla uyanabilirler. O yuzden girmiyorlar.

Almanlar vazgecti, japonlar fabrikayi kilitledi gidiyor.
0
divit
(27.07.21)
Çin'in Türkiye'de üretilen otomobillerle rekabet edebilecek bir otomobili yok. Zaten Çin'de işçilik ucuz. Türkiye Çin için kârlı olmayabilir. Tam tersi Türk firmaları işçilik ucuz diye Çin'de fabrika kuruyor.

Arabayı ucuza alabilirsin belki ama o araba kullanıldıkça sorunlar ortaya çıkacak. Bu sorunları çözecek servis desteği gerekiyor. Servis dışında en önemli şey oto sanayi. Servise para vermek istemeyen oto sanayide istediği bir ustaya gidebiliyor. Ustalar da yılların tecrübesiyle birçok modeli biliyor. Piyasaya yeni giren bir arabayı öğrenmeleri zaman gerektiren bir şey. Bu durumda da bakım, tamir, tedarik sorunları ortaya çıkabilir.
0
dissendium
(27.07.21)
Çinliler elektronik araç olayına girecekler. Yoğun caba harcıyorlar. Yavaştan da giriyorlar. O furyaya bağlı olarak gelebilirler bence. Ama önce pazarda yer edinmeleri lazım.

Telefon pazarında da benzer oldu. Önce piyasada yer edindiler sonra fabrika vs. Açtılar Türkiye'de. İlk çin mali telefonlar hatırlayın hatta Trident falan. Kocaman kocaman sekilsiz tvli telefonlar. Şimdi ise oldukça kaliteli cihazlar var. Buna benzer bir senaryo olabilir bence.

Not: Sektör dışıyım. Sadece yorum yapmak istedim.
0
westblack
(27.07.21)
Çin'in zaten Avrupa'ya kadar uzanan "bir kuşak, bir yol" adlı devasa projesi var. Ve buna bağlı olarak ürünlerin olabildiğince hızlı olarak müşteriye ulaşması için depo olarak kullanılması planlanan "lojistik şehir" uygulaması da söz konusu. Türkiye'de buna dahil yanılmıyorsam.
Belki satışı planan yüzbinlerce ürün arasında elektrikli araba da söz konusu olabilir. Nede olsa zamanla fosil yakıt yerine yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan araçlar trend halini alacak.
0
Erva
(27.07.21)
risk, güvensiz ortam.
ekonomi sadece mal al sat veya para güvencesi değildir.
temel insani hak ve özgürlükler gittikçe, sadece toplumsal değil doğrudan ekonomik riskler de büyür. çünkü gelişim tehlikeye girer, ilerleme vaadi azalır, hukukun uygulanırlığı tehlikeye girdikçe bu parasal konuları da ilgilendirir.

atıyorum en basitinden sokakta kadın kesmek neblim çocuk tecavüzleri ve bunların ceza almaması vs sadece toplumsal meseleler değil. barbar bir toplumda hele ki otomotiv gibi dev sanayiler yatırım yapmaz.
en iyi fabrikalarımız veya yabancı yatırımlar bile (otomotiv yan sanayi rexroth, neblim wilo, bosch kombi klima) ağırlıkla montajdan ibaret.

sadece kurla açıklanabilecek kadar düz bir olay değil. temel iktisat ve risk kitaplarında güzel açıklanıyor bu durum.

çin ise olsun olmasın en azından demokratik "görünmeye çalışan", bunun gerekliliğini masa üstünde kabul eden bir ülke. tıpkı 2002-2010 arası tr gibi.
0
rewlack
(27.07.21)
Çin'in arabası yok ki hocam? Yani var da, hayvan gibi dünyaya ihraç ettikleri bir markası yok. Sanırım önce iç talebi ucuz yollu karşılamaya çalışıyorlar, sonrasında dünyaya açılırlarsa ve daha ucuz olursa TR'ye gelirler, niye gelmesinler. @dissendium +1 yani.

Diğer yanıtlarla ilgili anlamadığım şey, bir ülkenin demokratik olmasıyla oraya yatırım yapmanın arasında ne gibi bir ilişki olduğu. Why nations fail de okudum, konsepti biliyorum ama o da ucuz bir propoganda kitabı gibi geldi bana.

Yanisi, "TR'de çökerler" endişesi var diyelim. X ülkesinde maliyetim 2 milyar, TR'de 1 milyar olsun. Fabrikayı TR'ye kurar, 500 milyonu da 1 kişiye rüşvet olarak verir, kendimi başka ülkede yapamayacağım kadar garanti altına alırım. "Demokratik" ülke diye bir şey yok ki, başka yerde saçma sapan bürokratik kurallar/kanunlarla seni batırıp rakibini koşturmayacaklarının garantisi nedir? ABD'de Parler'a böyle çöktüler mesela, şirketler bu yüzden ABD'ye yatırım yapmaktan vazgeçtiler mi? Çin'de demokrasiyi geçtim fiili kölelik var, bu yüzden yatırım yapmıyorlar mı artık?
0
plutongezegendegilmi
(27.07.21)
Açıkçası cin'in araclari kendi ic piyasasina yönelik gibi. Ki zannetmiyorum ki kalite olarak diğer araclarla ayni kaliteyi verip ucuz olacak arac yapsinlar. Yani cin telefon deniliyor ama xiaomi kullanmis biri olarak bir daha kullanmam. Disi cok kaliteli ama yazilim hayatimi karartti.
Illa ucuz araba istenilseydi dacia var ama görüyoruz yapılan muameleyi.

Ayni soruyu Avrupa için de sorabiliriz; neden girmiyorlar. Para var, risk yok, stabil ortam. Demekki soru ülkenin ic durumuyla cok net alakali değil.
O denilen ancak ülkede üretim vs yapılmak istenildiginde olurdu. O konuda evet sadece ucuz is gücü olmak yeterli bir kriter değil. O kadar basit dusunulemiyor.
0
logisticsmanager
(27.07.21)
Iyi de dunya sadece Turkiye ve Cin'den ibaret degil ki? Yatirim yapmak icin daha elverisli baska bir suru ulke varken Turkiye'ye sira gelmeyebilir. Turkiye icin saydigin avantajlarin mantikli olmasi icin diger ulkelerle kiyaslaman gerekiyor.
0
hot potato
(27.07.21)
bir de ben eksik aktarmış olabilirim. tr gelişmekte olan ülkeler kategorisinde. gelişmiş bir ülke değil. amerikadaki güvencesiz durumlarla veya oradaki ekonomik büyüme hızı vs ile kıyaslanmamalı. ama benim görüşüm bu tabii.

@plutongezegendegilmi
çok makale var ama bir örneğin;

www.researchgate.net

özellikle pakistan veya afrika ülkelerindeki yabancı yatırımlarla ilgili araştırmalar fikir verebilir.
0
rewlack
(27.07.21)
Biraz daha acarsak konu demokrasi degil stabilite.

Adam gidip irak'ta yatirim yapiyor buranin gidisat belli diyor atiyorum ayda 100 cinayet sabit.
Bizim sirketler 30 yil libya'da ekmek yedi hic de demokrasi asigi bir ulke degildi ama yarin ne olacagi belliydi.

Burada bir guvensizlik havasi var.
Yarin maasima %50 zam gelmesi ya da vergilerin %50 zamlanmasi beni sasirtmiyor.
Arabama yarin 1 ev edebilir ya da otv kaldirilir arabam 5 para etmez.

Ayni anda (hic bisey yapmadan) vergi cezasi ve vergi iadesi almis adamim.
0
divit
(27.07.21)
@rewlack, hocam bana attığınız makaleyi okudunuz mu yoksa ben mi anlamıyorum bilemedim. Conclusion kısmından alıntılıyorum:

"...a clear relationship between the institutional sphere and the economic sphere is far from being found."

"...since among all the studies done to test this relationship, they registered three empirical studies leading to a positive relationship, three going in the opposite direction, and ten which identify no conclusive relationship between democracy and economic growth."

Zaten korelasyonu bile 0.5 bulmuş. Bunun bir şey ifade ediyor olması bana garip geldi ne yalan söyleyeyim.

Edit: @divit, stabilite demokrasiden daha mantıklı geldi bana da. O durumda yeterince demokratik değilken ülkeye çok yatırımcı gelmesi biraz tatsız olur. Stabilite bozulmasın diye ülkenin radikal bir şekilde demokratikleşmesini istemezler muhtemelen.
0
plutongezegendegilmi
(27.07.21)
@pluton

Aynen istemiyorlar zaten.
Libya su an nasil yonetiliyor bilmiyorum ama turk sirketleri para kazanamiyor eskisi gibi.

Ulkenin basindaki adami baglarsan 30 yil is yapiyorsun.
0
divit
(27.07.21)
(23)

Yurt dışından ucuza almak nasıl oluyor?

1bir1bir1
SelamBir örnek kullanarak anlatmalıyım:Geçen bir soru sormultum, clover marka patchwork cetvellerinin (hatta bu markaya ait her şeyin) aşırı derecede pahalı olduğunu, niye böyle olduğunu sormuştum. Sağ olsun bazı arkadaşlar çözüm getirmişlerdi.Az önce düşündüm, diyelim ki yurt dışından buraya gelece
Selam

Bir örnek kullanarak anlatmalıyım:

Geçen bir soru sormultum, clover marka patchwork cetvellerinin (hatta bu markaya ait her şeyin) aşırı derecede pahalı olduğunu, niye böyle olduğunu sormuştum. Sağ olsun bazı arkadaşlar çözüm getirmişlerdi.

Az önce düşündüm, diyelim ki yurt dışından buraya gelecek ve bunları alıp bana getirebilecek birini buldum. Yani dolarla veya euro'yla satılan bu şeyleri onun alıp bana getirmesi bana nasıl bir kâr sağlayacak ki? Zaten dolar/euro karşısında TL'nin değeri ortada, nasıl olacak da ucuza almış olacağım? Bu iş nasıl oluyor?

Ek: aliexpress veya o cins siteleri düşünmüyorum.
0
1bir1bir1
(27.07.21)
daha ucuza satılıyor işte. türkiyede 100 dolar diyelim mesela, türkiyede 200 dolar. daha ucuza almış oluyosun yurtdışından.
0
jelly bear
(27.07.21)
@jelly bear

Hiç anlamadım.
0
🌸1bir1bir1
(27.07.21)
dolar bu seviyelere cikmisken olmaz o is. Simdi bazilari disarda her mal yari fiyatina satiliyor saniyor ama turkiye'de ozel tuketim vergisine falan tabii degilse oyle birsey yok.

Outletlerden ucuz mal kovalayip bulabilirsen pahali markalarin urunlerini (burberry falan gibi) enteresan fiyatlara alabilirsin. Onun disinda telefonda 2-3bin lira fark ediyordu onun da kayit parasini yukselterek yok ettiler. Dutyfree'den icki olabilir ama orada da her istedigin sey yok.

Butun delikleri yavas yavas kapattilar.
0
cooperr
(27.07.21)
şöyle basit bir örnek vereyim. burada jacobs'un yarım kilo filtre kahvesi 3,5 euro. türkiye'de şimdi baktım hepsiburada'da 55 lira.

bazı mallarda böyle uçuk farklar olabiliyor. eskiden euro bu kadar yüksek değilken çok daha barizdi farklar. adam telefonu almak için abd'ye uçak bileti falan alıp oradan aldığında daha ucuza geliyordu hatta.
0
bohr atom modeli
(27.07.21)
ithal mallara turkiyede ekstra vergi var sinirdan girerken.

mesela amerika'da 2000 dolara satilan bir urun dusun. 17000 liraya denk geliyor. Senin de 17000 liran var diyelim. bu urunu turkiye'de 17000 liraya alabiliyor musun? hayir. turkiye'de ayni urunu ithal edip satan kisi, turkiye'nin gumruk vergilerini, kendi isletme vergilerini, kdvyi otvyi ve kendi karini ekliyor, oluyor sana 30000 lira. Yani 3600 dolara geliyor. Turkiye'den alirsan.

Ama diyelim amerika'da bir arkadasin var. ona 2000 dolar (17000 lira) veriyorsun o sana oradan aliyor, bavuluna koyup kendi maliymis gibi getiriyor, gumruk vergisi odemeden iceri sokuyor. boylece sen turkiye'de 30000 liraya satilan bir urunu 17000 liraya almis oluyorsun.
0
robokot
(27.07.21)
@ robokot

ornek ver abi, disarda $2000 olup turkiye'de $3600 olan ne var? OTVli urunler haric.

Simdi macbook air fiyatlarina baktim mesela, arada cevirdigin zaman pek bir fark yok.
0
cooperr
(27.07.21)
basit bir ornek olarak verdim, hesap net olmak zorunda degil. ama gecen gun benim yaptigim mesela: www.akakce.com

bu klavye turkiye'de 1700 lira. amazon.com amerika'da 100$ (850 lira). Hatta birak arkadas getirmesini amazon amerika'dan direk siparis versen bile daha ucuza geliyor. son 10 yilda boyle 20-30 alisveris yapmisimdir, hepsinden iskontom %35-%50 arasi.
0
robokot
(27.07.21)
bu arada apple urunleri konusunda haklisin son 1-2 senedir burada cok kotuye gelmiyor acikcasi, yine de arkadas getirse daha ucuz tabii ama oyle astronomik bir fark yok eskisi gibi. sanirim kurlari gec guncelliyorlar bir sebeple, ama yine de fena degil apple olunca.
0
robokot
(27.07.21)
Yani bunun galiba en mantıklı örnekleri konsol, konsol aksesuarlari, kamera ve aksesuarlari, sporcu beslenmesi ürünleri, alkol, Daha kesin vardir misal müzik aksesuarlarinda hayvani artislar olduğunu duymustum.

Ama onun dışında telefon gibi şeylerde o farkı boyle kayit vs diyerek imkansiz hale getirdiler. Apple ürünlerinde de fark yok diye biliyorum.

Yani bazi spesifik urunlerde ciddi fark olduğunu biliyorum.
0
logisticsmanager
(27.07.21)
evet eskiden millet telefonlari da boyle aliyordu, pasaport kaydi olayini o yuzden getirdiler. bu sefer millet pasaport kayitlarini satmaya basladi yurtdisindan geldikten sonra, bu yuzden "kaydedilen telefon sadece pasaport sahibinin adina kayitli bir hat ile kullanilabilir" kisitlamasi getirdiler. kayit fiyatini da astronomik bir hale getirdiler.

ve evet pek cok urun grubunda inanilmaz farklara denk gelmek mumkun. urun turkiye'de ne kadar az populerse potansiyel fark o kadar fazla oluyor cunku turkiye'de cok az sirket cok fahis fiyatlara satiyorlar o urunleri. cok niş bir urun arayan kisi mecbur bizden alacak diye basiyorlar fiyati. o zaman amazon amerika'dan normal siparis verip gumruk vergisini odeterek bile baya parayi cepte tutmak mumkun olabiliyor getirecek arkadas falan yoksa.
0
robokot
(27.07.21)
@ robokot

hocam turkiye'de amazon viyatlari ucuk, Kanada'da bile yuksek fiyat cekiyorlar. Amazon Amerika'da isliyor, ben bile kanada'dan mal alirken .com'dan satin alip amerika'daki arkadaslarima yonlendiriyorum pakedi bazen, onlar bana yolluyorlar daha.

ayni klavye mesela burda 1132tl:

tr.banggood.com

senin $100'luk klavye ye de yasadigin yere gore vergi ve kurye ucreti ekle, asagi yukari kafa kafaya gelecektir. Ozetle, kur bu seviyede iken ugrasdigina degmez, arastirmayi Turkiye'de yapip gidip elden pazarlik falan yaparak tahminim daha ucuza bile alma sansin var.
0
cooperr
(27.07.21)
tam anlamadim, banggood da gumruge sokup getirtmiyor mu? ben bu klavyeyi kemiksiz 850 liraya alabiliyorum arkadas vasitasiyla mesele o. ki bu kucuk kalem bir ornek. bir ekran karti falan getirecek olsan binlerce lira para cebinde kalir. gecen gun gtx 3090 lara falan bakiyordum 10-15000 lira fark ediyor. 4-5 aylik asgari ucret burada.

cok ugrasacak bir sey de yok, arkadasin adresine yollatiyorsun, ya da amazondan falan normal siparis veriyorsun, geliyor.

orijinal soru arkadas vasitasi ile getirme uzerine. siparis verip gumruge sokup getirme daha ekstrem bir ornek - onun bile bazen daha karli olabildigini gostermek icin ornek verdim. arkadas bavulunda getirince ekstra hic bir sey odemiyorsun sonucta.

tas catlasin yarim saat fazla harcayarak binlerce dolar cebimde kalmistir bu iki yontemle toplamda, acikcasi bana pek yük gelmiyor.
0
robokot
(27.07.21)
Robokot harika anlatmissin, cok tesekkurler
0
balpolen
(27.07.21)
1132tl lik mali gumruge soksa ne kadar para alacak, vergisi belli degil mi? %50 alacak hali yok, KDV alir birakir. Zaten kargo da bedava denmis.

Ekran kartlari fiyatlari su anda yaniltici, sana $1500 fiyat gosterebiliyor ama stoklarda mal yok ciplerde sikinti oldugu icin, kartlar karaborsada. Ayni kart turkiye piyasasinda farkli firmalar arasinda 10-15bin tl oynayabiliyorm aynisi yurtdisi icin gecerli. Mining icin bir arkadasa kart aradik bulamadik mesela.

Tek kalemde 10bin tl kar yapsan amerika'da millet isi gucu birakir bavul ticaretine baslar. Iki bavul mal getirip tek sefer $25-30k vurur donersin, mis gibi. Ustne bir de tatil patlatirsin. Eskiden her giden 10-15 iphone goturup satiyordu. Ama dedigim gibi o donem bitti.
0
cooperr
(27.07.21)
abi tamam da 1132tl + KDV > 100$ butun mesele o, neyi tartisiyoruz anlamadim.

turkiye'de hic bir ithal urunu burada satis yapan bir firmadan amerika fiyatlarina alamazsin. Cari acik manyagi bir ulkeyiz, devlet istemiyor ithal urun almamizi. Buna gore onlemler var.

Turkiye'deki en en en iyi fiyattan %50 ucuza amerika'dan arkadasa urun getirdigim oldu. %35 civarina amazondan vergisini vererek getirdigim oldu, oluyor yani.

bavul ticareti o kadar kolay degil, tek urun, 2 urun goz yumuluyor ama cantani sifir urunlerle doldurup gumrukten gecmeye calisirsan "hop" derler. ama eskiden yapiliyordu, hala yapiliyor. ilk macbook promu zamaninda oyle birinden almistim. 20 kutu macbook pro anlasip almistik online bir grup. Turkiye'nin cari acigi o zamandan baya yukarida. ithal urunlere kisitlama azalmadi yani.

vaktine degecek deallar her zaman oluyor. halin vaktin yerindeyse ugrasmazsin belki. sonucta her turlu daha ucuza alabiliyorsun. sana degmez, baskasina deger.
0
robokot
(27.07.21)
abicim ben zaten 100-200-500tl kar yaparsin birsey demiyorum. o kadar da olsun zaten yurtdisindan gelen birini beklemen lazim bari bekledigine degsin. tek kalemde 10-15bin tl kardan bahsediyorsun, bende o kadar da degil, oyle olsa orayi "yikarlar" diyorum. mevzu bundan ibaret.

Ayda yilda denk getirir belki bir gol atarsin, ama her muz ortayi 90'a taktigini iddia edince olmuyor..

Bana toplu halde istedigin ekran kartini alacak 25 tane adem bul. Sen tek karttan $1000 kar edilir diyorsun, hatta daha fazla da $1000 diyelim. Kari 3 yollu paylasalim. $350 alan kisi kar etsin, $350 sen et, $350'de bana kalsin. Kisi basi $8750 dolar yapacaz senle ben. Hemen yarin kartlari alip ucaga atliyorum. Ulan keske para kazanmak o kadar kolay olaydi:)
0
cooperr
(27.07.21)
Xbox series s tr de 5000,
Amazon Almanya'da 3500.

Türkiye'de manyak vergiler olduğu için yurtdışı ücretinden daha pahalıya geliyor her şey.
0
baal
(27.07.21)
oyun konsollarinda %50 vergi olmasi lazim.
0
cooperr
(27.07.21)
Amerika icin bahsediyorsak bu tip elisi urunlerini satan magazalardan alisveris yapabilecek bir arkadasiniz varsa kuponlarla cok ucuza alabiliyorsunuz oyle birsey kovalayabilirsiniz.

Ama yine de burada vergi bindirimi, luks tuketim oldugunu varsayan saticinin bindirimi derken ithal urunu 300 tlye satiyorsa yurtdisindan alabilseniz urunun orjinali size 150-200 tlye malolacak olabilir. ithal urun her zaman pahalidir.
0
2oda1salon
(27.07.21)
inanması daha doğrusu kabul etmesi güç ama ne yazıkki çok çok çok büyük oranlarda vergi veriyoruz ve bu kura rağmen pek çok ürün trde daha pahalıya geliyor.

iç acıtan bir örnek vereyim; bilindiği gibi tr tekstilde çok başarılı. kaliteli ve ucuz üretim var. bu rağmen made in turkey etiketli bir ürünü örneğin h&m, zara marka olsun, londra'da sterlin kuruna rağmen daha ucuza aldım. bir de gümrükte tak free alsam daha da ucuza patlardı. benzer durum türk markalar için de geçerli.

özetle özellikle yabancı markalara inanılmaz yüksek vergi veriyoruz.
0
rewlack
(27.07.21)
çok vergi veriyoruz denmiş, belirteyim

3 harfli mağazalardan birine pandemi döneminde tek seferde 10bin ürün satan(tanesi 100 küsür liradan) bir firma, normal zamanlarda tek tük mağazalı müşterilerine fatura kesmiyor. düşünün nasıl bir meblağdan söz ediyoruz. yani vergi kaçırıyor.

işte o kaçan vergiyi senden benden, hepimizden alıyor devlet.
şaşmaz kaidedir, sen o firmanın sahibi olsan sen de kaçıracaksın. iflah olamayız.
0
mimo
(27.07.21)
Büyük fark olan ürünlerden biri:

Sony A7S3 body 3489 dolar (29980 tl): www.bhphotovideo.com

Türkiye fiyatı 41000 tl civarı: fotografium.com

Ha Amerikada eyaletine göre vergi eklenebiliyor sanırım ama vergi olmayan eyaletler de vardı. Bizde ötv geldiği için böyle tabii. Devlet kimse bunları alamasın diye uğraşıyor.
0
nhk ni youkosu
(27.07.21)
@ nhk

Son bir cevap vereyim.

www.fotoaksesuar.com

Tek cekim 36800, bulmam iki dakika surmedi.
Cagaloglu'ndaki fotoculara gitsen, TR gibi ciklete 3 taksit yapilan ulkede nakit para ile 35000 altina alirsin rahat.

Amerika fiyatina vergileri de ekleyince makas iyice kapaniyor.

Turkiye'de garantideyken makina bozulsa bu sefer bir suru sikinti cikartacaklar. Bence degmez ama siz bilirsiniz.
0
cooperr
(27.07.21)
(9)

Nerede yaşayayım?

vernonj
Selamlar herkese. Çalıştığım şirket tamamen uzaktan çalışmaya geçti. Uzun süredir ailemin yanından çalışıyorum ve aileyle yaşamanın sürdürülebilir olmadığına karar verdim. Eskiden İstanbulda yaşıyordum ancak hem pahalı hem de şehrin keşmekeşiyle uğraşmak istemiyorum. Yaşamak istediğim yerde aradığım
Selamlar herkese. Çalıştığım şirket tamamen uzaktan çalışmaya geçti. Uzun süredir ailemin yanından çalışıyorum ve aileyle yaşamanın sürdürülebilir olmadığına karar verdim. Eskiden İstanbulda yaşıyordum ancak hem pahalı hem de şehrin keşmekeşiyle uğraşmak istemiyorum. Yaşamak istediğim yerde aradığım özellikler büyükşehir imkanlarına sahip olması, insanlarının açık fikirli olması(üniversite çevrelerinin bu kriteri sağlayacağını düşünüyorum), eğlenilebilecek eli yüzü düzgün yerlerin olması (örneğin Eskişehir-Peyote, İstanbul-Bomontiada), aşırı pahalı olmaması. Özetle sosyalleşmenin zor olmadığı, hobilerimle ilgilenebileceğim pahalı olmayan bir yer arıyorum. Bulabildiğim semtler, Ankara 100. Yıl Mahallesi, Ankara Bahçeli, İzmir Bornova Sanayi Mahallesi, Eskişehir Vişnelik. Aradığım kriterleri sağlayan önerilerinizi ve nedenini duymak isterim. Çok teşekkürler ♥
0
vernonj
(26.07.21)
bütçe ne? bahçeli ucuz bi mahalle değil mesela. oturulabilir bi ev 1800tlden falan başlıyor. ankarada kiralar abuk bi biçimde arttı. eskişehir hasan polatkan civarı her türlü tokatlar tabii bahçeliyi, 100.yılı. arabasız ulaşım da daha iyi ankara'ya göre.
0
glamdr1ng
(26.07.21)
@glamdr1ng eşyasız 2300, eşyalı 2600'e kadar çıkabilirim
0
🌸vernonj
(26.07.21)
İzmir tabi ki!
0
photo85
(26.07.21)
Izmir.
Ben bostanli tarafinda yasardim ya da yali tarafında ama orada park yeri bulmak falan daha zor. Bir de bostanli tarafi daha güzel.
0
logisticsmanager
(26.07.21)
@logisticsmanager bostanli bana sosyalleşme gidilebilecek mekan olarak kısıtlı gibi geliyordu. Öyle değil mi sizin bu konularda deneyimleriniz nasıl?
0
🌸vernonj
(26.07.21)
@photo85 İzmir'de semt olarak neresi mesela?
0
🌸vernonj
(26.07.21)
Not: arabam yok yakın gelecekte de alabileceğimi sanmıyorum
0
🌸vernonj
(26.07.21)
Hocam karşıyaka ve bostanli'da sosyallesecek yer var baya. Yani tam aklınızdaki neyse onu söylerseniz daha net olur yoksa bana göre o konuda hiçbir eksiği yok.
0
logisticsmanager
(26.07.21)
Ben de izmir diyorum ama isterseniz once bikac ay esyali ev kiralayip deneyin farkli yerleri, hangisini severseniz orada kalin
0
balpolen
(26.07.21)
(6)

pepsi twist kalori

liberal
pepsi twist 2,5 kalori, üzerinde şekersiz demekte.şimdi bu sıfır kalorili asitli içecekleri içmenin zararı var mıdır?
pepsi twist 2,5 kalori, üzerinde şekersiz demekte.

şimdi bu sıfır kalorili asitli içecekleri içmenin zararı var mıdır?
0
liberal
(25.07.21)
zararı var mıdır mı? vardır da çok yani yaz yaz bitmez. kalori mevzusunu bilmem ama buradaki en önemsiz mevzu kalori olabilir. şeker olmasa da içinde şekerden beter tatlandırıcılar bulunur başka bir sürü zararlı işlenmiş ıvır zıvırın yanı sıra.

sürekli tüketimde kalbe zarardan kanserojenliğe, kemiklere verdiği zarardan böbrekler üzerindeki etkilerine kadar bir dünya zararı olan içecekler oluyor bunlar kabaca.
0
nimberjack
(25.07.21)
pek kola içen birisi değilim, senede toplasan 2-3 litreyi geçmez.

Bugun çok fazla ydolaştım, sıfır kaloriyi görünce denemek istedim. iced latte bile 74 kalori oldugu dünyada sıfır kalorili serinleten bir içecek nasıl olur su mu bu diye düşünmeden edemedim.
0
🌸liberal
(25.07.21)
Kalorisi o.
Zarari konusunda kanitlanan birşey yok.
examine.com
0
logisticsmanager
(25.07.21)
benim anladığım kadarıyla kalorisi az olabiliyor ya da hiç kalorisi olmayabiliyor çünkü içerisinde hiç besin değeri içeren madde de yok. yağ yok, protein yok, şeker yok, o yok bu yok şeklinde gidiyor, bunlar da "kalori de yok" anlamına geliyor galiba, konunun uzmanı değilim de anladığım bu.

şu healthline linkine bir bakabilirsiniz, birtakım makalelere verdiği linklerle bazı olası zararlar anlatılmaya çalışılmış.

www.healthline.com

sanırım doğrudan içeceklerin kendisinin verdiği zararlara ilişkin az sayıda çalışma bulunuyor. fakat malzemelerin kendisi zaten zararlı benim anladığım kadarıyla (mesela tek başına aspartamın zararlarına bakılabilir, ya da bu tip içeceklerde kullanılan diğer şeker türlerinin). toplamda en azından bir yararları olmayan içecekler olduğu belki daha rahatlıkla söylenebilir.
0
nimberjack
(25.07.21)
İç gitsin 3 günlük dünya
Neyin zararı yok ki her yanımız kimyasal
İlla ki bu da zararlı bence her hazır şey gibi tabi
0
photo85
(25.07.21)
sanırım sadece dişlere zararı var çünkü manyak diş taşı oluyor içmeyi artırınca.
0
aokp
(26.07.21)
(11)

İnsanlar nasıl Almanya, İsveç vs. vatandaşlığı alabiliyor?

ya ben lan neyse
şartlara baktım, 8 yıl yasal oturum; özel hallerde 3 yıl oturum, yeterli Almanca diyor. evlenince 4 yıl oturma şartı vs diyor.neredeyse imkansız ama hala alabilen insanlar var. nasıl alıyorlar?kendim ya da arkadaşım için sormuyorum. sokak röportajlarında tüm gençler gitmek istiyor. oradan çıktı.
şartlara baktım, 8 yıl yasal oturum; özel hallerde 3 yıl oturum, yeterli Almanca diyor. evlenince 4 yıl oturma şartı vs diyor.

neredeyse imkansız ama hala alabilen insanlar var. nasıl alıyorlar?

kendim ya da arkadaşım için sormuyorum. sokak röportajlarında tüm gençler gitmek istiyor. oradan çıktı.
0
ya ben lan neyse
(25.07.21)
Almanci kizla evlenip gidiyorsun gerisi cok hizli sekilde gelisiyor.

Evlilik sahte olur gercek olur orasi sana kalmis.
Burada kariyi bosayip orada evlenen sonra vatandasligi alinca tekrar karisiyla evlenenler var.

Tabi o da vatandas oluyor artik.
0
divit
(25.07.21)
kalifiye bir meslek ile gitmeyi başarınca şartlar daha esnek.
0
nahtoderfahrung
(25.07.21)
neredeyse imkansiz olan nedir anlamadim. tasinabildikten sonra sadece zaman? vatandas olacaksan dili de ogrenirsin bir zahmet.
0
robokot
(25.07.21)
Ne açıdan imkansız olduğunu ben de anlamadım.
Kanada veya şimdi yeni kanunla ingiltere göç yasasını net şekilde belirlemiş zaten. Şunu şunu yaparsan alırsın diyor oturumu sonrasında vayandaşlığı.
Evlenmek en kolayı.
Diğer durumda da bekleyeceksin sadece. En önemlisi bu sürenin nasıl geçeceği onun da kolayı var; eğitim sonrası ilk yıl veya iki yıl boyunca iş arama veya çalışma izni veren ülkelerde eğitim almak. Veya direkt nitelikli göçmen olarak gitmek. En berbat senaryoda “yeterince nitelikli “ yani mesela blue cardla gitmeseniz bile, çalışacak yasal bir iş bulduğunuzda yine ölmüyorsunuz. Çünkü temel yaşam masrafları çok ucuz.

Gençler için sormuşsunuz diye +90 kanalındaki yurt dışında okumak serisini öneriyorum.
0
rewlack
(25.07.21)
Vatandaşlık için beklemesine gerek yok ki. Çoğu ülkede kalıcı oturma izni kişinin yeterliliklerine göre 2-4 yılda alınabiliyor.

Almanya'da kalifiye çalışansanız ve Alman okulundan diplomanız varsa 2 yılda kalıcı oturma iznini alabiliyorsunuz diye biliyorum.

Finlandiya'da dil testini geçen 4-5 yılda vatandaşlık alabiliyor. Dille uğraşmak istemezse 4 yılda süresiz oturma izni alabiliyor. 1 sene sonra da kalıcı AB oturum iznine başvurabiliyor.
0
bruce mclaren
(25.07.21)
İmkansızın kelime anlamını bildiğinize emin misiniz? Ülkelerin istedikleri en temel şeyler. Ne yapsınlar türkiye akın eden afganlar gibi kapıları açsınlar ve her gelene vatandaşlık mı versinler?
0
tavish11
(25.07.21)
Nasil imkansiz +1

Fransa'da Fransız değerlerine uymak ve bilmek, biraz fransizca ile evliler 4 yilda alir. Normal çalışanlar 5-7 yil civari galiba. Bu kadar da zor bir olay değil. Zor olan gelebilmek
0
logisticsmanager
(25.07.21)
İmkansız değil.

İş bulduktan sonra veya evlendikten sonra bu yıllar bir çırpıda geçer. Bunun dışındaki diğer şartları da eşek değilse insan sağlar. Örneğin 4 sene almanyada yaşamış biri de bir zahmet b2 almanca öğrenmiş olsun artık.
0
eloharp
(25.07.21)
Mevzu vatandaşlık değil,oturma ve dolayısıyla çalışma izni.Vatandaşlıktan tek farkı oy veremiyor olmak.Ama vatandaşlık da zaten zamanla bonus olarak geliyor.
0
arenas
(25.07.21)
iyi meslek iyi kariyer yurtdışında okul dil + para varsa daha kolay paradan haber verin
0
photo85
(25.07.21)
fransa 5 sene boyunca yasal olarak kalmis kisilere vatandasliga basvurma imkani veriyor.

hatta fransa'da lisans, master, doktora gibi herhangi bir yuksek egitim gormus kisiler icin bu kalma suresi sadece 2 yil. sonra vatandaslik basvurusunda bulunmasina izin veriyor. tabii sonrasinda kalici bir is bulmus olmasi gerekiyor, aksi halde basvuruyu reddetmiyor ama bekletmeye aliyor.

ben doktorayi fransa'da yaptim mesela, simdi de fransa'da yasiyorum. su an vatandasliga basvurabilirim ama surec 1 seneyi bulabiliyor. burada kalacagim tam belli degil, o yuzden su anda herhangi bir aksiyon alamiyorum.
0
chezidek
(26.07.21)
(9)

beyaz eşya alırken nelere dikkat etmeli?

le petit bonheur
Uzun yıllar kullanabileceğimiz beyaz eşyalar almak istiyoruz. Şimdilik iki kişilik bir aileyiz. Nelere dikkat etmeliyiz? :)Çamaşır makinesi için 7 kilo yeterli olur diye düşünüyorum. 9 kiloluk bir makineye gerek var mı? Bulaşık makinesi ve buzdolabıyla ilgili neler önerirsiniz? :)
Uzun yıllar kullanabileceğimiz beyaz eşyalar almak istiyoruz. Şimdilik iki kişilik bir aileyiz. Nelere dikkat etmeliyiz? :)

Çamaşır makinesi için 7 kilo yeterli olur diye düşünüyorum. 9 kiloluk bir makineye gerek var mı?

Bulaşık makinesi ve buzdolabıyla ilgili neler önerirsiniz? :)
0
le petit bonheur
(25.07.21)
7 az 7 olmaz 9 olsun. Hiç havlu nevresim yıkamayacaksınız galiba.
Bosch al geç. Çok araştırmaya gerek yok.
0
zoghurt
(25.07.21)
Kalitesi Bosch olsun ama fiyatı az olsun derseniz Profilo da olur. Bosch, Siemens ve Profilo'nun ortak modellerinde tek fark logo ve yazıların fontu.
0
himmet dayi
(25.07.21)
Dokunmatikli vs şeyler olmasin.
Ekstra teknoloji gerek yok (iceriyi görmeye yarayan kamera yok üstüne ekran vs).

Bunlar hep bozulacak seyler ve hepsi para.

Enerji sarfiyati ve desibeline bakmak lazim.
0
logisticsmanager
(25.07.21)
Arçelik ya da beko, dünya kullanıyor bu markaları bizimkiler hala Bosch Samsung. En temel modellerden ( 3 4 fonksiyonlu) al geç. 5 yıl garantililer zaten. Servisleri de iyi ve çok sayıda.
0
syabk
(25.07.21)
Bu ara cok gezdim bu isler icin.

Hepsi ayni.
Altus,bosch,profilo ne alirsan al 1 tane buton fazlasi yok.

A++ olanlar F sinifina dusmus.
Saticilar da aleti ovemiyor cunku ovecek bir ozellikleri yok.
Fiyatlar da her markada 3 katina cikmis bu yuzden sen markayi degil marka seni seciyor.
0
divit
(25.07.21)
dokunmatik olsun. düğmeler zamanla takılıyor aiırı kirleniyor vs..
0
buenosdias
(25.07.21)
kesinlikle servisinin yaygın olması lazım.

5 milyon dolarlık makinene parça yoksa neyleyim ben o makineyi
0
Techsavvy
(25.07.21)
yorgan ve battaniyeleri evde yıkayabilmek önemli. 7 kga yorgan vs sığıyor mu ona bakmak lazım. beyaz eşyada yaygın servis ağı en önemli kriter. ikinci kriterim enerji ve su tasarrufu. bi de çok alengirli özellikli şeylere aldanmayın ne kadar sade o kadar dayanıklıdır. arçelik beko grubu iyidir şaşmayın. taş gibi çalışıyor hala belki 15 yıl öncenin modeli var bende.
0
photo85
(25.07.21)
Edit büdüt : arçelik ve bekoda küçük ev aleti kampanyası da varmış şu an. Almışken yanında hediyesini de isteyin
0
photo85
(26.07.21)
(13)

pek sosyal olmayan biri yurtdisinda hayat kurabilir mi

pardonazbirbaksanız
erkek arkadasimla avrupaya tasinip yasama planlari yapmaya basladik. is guc bir sekilde bulunur gec olsa da diye dusunuyorum. ama asil sorun benim kendi ulkemde kendi dilimi konustugum insanlarla bile arkadaslik kuramamis bir tip olmam, az arkadasim var. cok sosyal biri de degilim galiba, asosyal bi
erkek arkadasimla avrupaya tasinip yasama planlari yapmaya basladik. is guc bir sekilde bulunur gec olsa da diye dusunuyorum. ama asil sorun benim kendi ulkemde kendi dilimi konustugum insanlarla bile arkadaslik kuramamis bir tip olmam, az arkadasim var. cok sosyal biri de degilim galiba, asosyal biraz abarti bi sifat. simdi ben almanya ya falan gitsem, orada nasil bir hayat kurucam ki diye endiseleniyorum. 30 yasinda arkadaslik kuruluyor mu ki, zaten beceriksizim insan iliskilerinde, bir de gidip sonradan orada kendime bir cevre nasil kurcam ki? endiselerimde haksiz miyim? zaten burada da cok yokmus cevren git iste diyebilirsiniz(olsun istiyorum bu arada he secim falan da degil beceriksizlik) ama 3-5 kisi var en azindan yakin oldugum, orada bir kahve icip konusacak kimsem olmazsa otobus duragina cokup aglarim gibi geliyor. hashtag dramaqueen.
0
pardonazbirbaksanız
(25.07.21)
valla turkiyede cok sosyal olanlar da avrupada cevre yapamayabiliyorlar, bu oranin kulturuyle vs ilgili. o yuzden oyle bir cevre yapamama bir eksiklik degil aslinda. turkiye gibi olmasini zaten genel olarak beklemeyin ama turkiye cok mu iyi?

edit: homesick zaten olursunuz hic yurtdisi uzun tecrubeniz yoksa. ama gelir gecer. uzun vadeli dusunmek lazim.
0
do you remember me
(25.07.21)
@do you remember me ne kadar surer homesick acaba? ay olmuyor deyip bir kac ay sonra donmemek lazim sanirim.
0
🌸pardonazbirbaksanız
(25.07.21)
Çok da güzel kurarsın.

Mesela benim Türkiye’de 1-2 arkadaşım ya var ya yok. Ama İsviçre’de (orada doğdum) buradakinden daha çok var. Her gittiğimde de yeni insanlarla tanışıyorum.

6 ay Malta’da bulundum, hayatımın en güzel aylarıydı sosyal olarak.

Ben şahsen kendimi Türkiye’ye bağlamak istemediğim için ne kız arkadaş, ne de normal arkadaş olaylarına girmiyorum. Biraz tuhaf bir yaklaşım ama burası bana hiç sıcak gelmiyor.

Olur yani, kurulur bence.
0
deveyidiken
(25.07.21)
Vallaha ben evli olmasam kesin daha cok bulurdum. Acikcasi spor salonundaki kisiler disinda pek insan yoktu muhabbet ettigim.
Simdi is yerinde iki tane yabanci arkadas var onlarla takiliyoruz cumartesi aksamlari. Düzgün şehre giderseniz expat/yabanci gruplari oluyor onlardan bulursunuz.

Onun dışında hobi vs edinirseniz ondan da bulursunuz. Ha belli yastan sonra ayni yakinlikta arkadas cok zor ama imkansiz değil.

Ama bu kadar kafaya takiyorsaniz böyle şeyleri homesick olma ihtimaliniz yapamama ihtimaliniz fazla, en azından bana göre. Yani 4 tane arkadas ile kahve iceceksiniz diye burada potansiyel kötü bir gelecek sahibi olmayi göz ardi edebiliyorsaniz yapamazsiniz. Terazide hangisi önemli bakarsiniz.
0
logisticsmanager
(25.07.21)
@logisticsmanager omrumun sonuna kadar orada hayat kuracagimi sanmiyorum zaten ama deneyimlemek istiyorum bir kac yil da olsa, sonrasina sonra bakarim. potansiyel kotu gelecek tanimi kisiden kisiye degisir sanirim, benim icin akil sagligim, huzurum nerede daha iyiyse orasidir.
0
🌸pardonazbirbaksanız
(25.07.21)
sosyal olan daha cok zorlanir.
0
durgunfoton
(25.07.21)
Kişiden kişiye göre değişir tabii ama bence "ya bir gidelim 1-2 yıl takılalım sonrasına bakarız" diye o kadar prosedürle belgeyle otla bokla uğraşılmaz (İş başvurusu, iş görüşmesi süreçlerinin stresine hiç girmiyorum bile.) Benim yaşadığım ülkede neredeyse her resmi kurumun İngilizce sayfası ve online servisi olmasına rağmen baymıştım, Almanya bu açıdan daha da kötü.

Yurtdışına gönüllü hariciyecilik yapmaya gitmemiş kendi halinde ortalama bir insansanız pek bir sorun yaşamazsınız. Sektöre ve ülkeye göre değişir tabii ama genellikle ilk geldiğiniz zaman çalıştığınız şirketteki insanlar epey yardımcı oluyor. Zaten şirkette, yaşadığınız apartmanda vb. habire sosyal etkinlikler olduğu için bir yerden sonra sosyalleşememek imkansız hale geliyor.
0
bruce mclaren
(25.07.21)
@bruce mclaren iste o kadar sosyallesmek bile yeterli olabilir benim icin, insanlar arkadas canlisi olursa, nezaket norm halindeyse - tanimadigin insanla ayakustu 5 dk sohbet edebiliyorsan gelisiguzel mesela. min sosyallesmeye tamamim yani. ama bazi izledigim almanyada hayat videolarindaki insanlar kahve icmek icin bile birini bulamadiklarini, yani arkadas edinsen bile kultur farkliligindan oturu hadi gel musaitsen bir kahve icelim tarzi spontan planlari yapamadigini belirtmisti. sinsi irkcilik mi denir artik kultur farkliligi mi bilmiyorum ama, hissetirilirse rahatsiz olabilecegim durumlardan cekiniyorum. ay aman neyse gitmeden bilemeyecegim bir endise bu ama, herkes de durumu farkli yasayabilir. gidip yasadigin mahalle, is cevresi falan herkesin deneyimini bambaska kiliyordur.
0
🌸pardonazbirbaksanız
(25.07.21)
Kapı tutarken selamlaşmak, markette sırada beklerken goygoy yapmak gibi şeyler insanlarının soğukluğuyla ünlü Kuzey Avrupa'da bile epey yaygın (büyük şehirler için konuşuyorum)

Kendimi o kahve içme teklifi edilen Alman'ın yerine koyuyorum: Eşimle veya kız arkadaşımla zaman geçirmek varken, bahçemle uğraşmak varken ya da evde yemek yaparken kafa dinlemek varken neden random bir kahve teklifini kabul edeyim ki? :)

Türkiye'de yaşarken hiç reddedilmemiş, ekilmemiş veya insanlarla frekansı uyuşmamış gibi davranmanın bir alemi yok bence.
0
bruce mclaren
(25.07.21)
Sosyal olan biri daha çok zorlanır bence. Türkiye'de çok sosyal olmayan biri zaten
0
evandro roncatto
(25.07.21)
Üstteki cevap yarım kalmış mobil olduğum için silemiyorum kusura bakmayın.

Sosyal olan biri daha çok zorlanır bence. Türkiye'de çok sosyal olmayan biriyse zaten Avrupa'da da ilk etapta sosyalleşememek problem olmayacaktık. Fakat sosyal biri için durum daha kötü bence. Bilmediğin bir ülkeye bir "yabancı" olarak gidiyorsun ve sosyalleşme ihtimalin ilk başlarda kolay değil. Daha büyük bir şok yaşayabilir sosyal olmayan birine göre.
0
evandro roncatto
(25.07.21)
orda da iki üç türk bulursun yeter sana. bu şartlarda tez elden evlenmeni tavsiye ederim. çoluk çocuk vs derken hissetmeyeceksin artık bunu
0
photo85
(25.07.21)
Bence en buyuk sikinti sosyal olmamaktan ziyade erkek arkadasinizla gitmeniz. Genelde gozlemim ciftlerin birbirlerini kisitladiklari. Gittiginiz yerde erkek arkadasinizi evde birakip is yerinden veya okuldan insanlarla gorusmeniz zor olacak. Bir cok seyi beraber yapmaniz beklentisi olacak, zamaninizin buyuk bir kismini erkek arkadasinizla gecirmeye mahkumsunuz, haliyle entegre olup kulture alisma, arkadas edinme falan firsatlariniz azalacak.

Ayni sekilde bekar olsaydiniz gittiginiz yerin yerlisi sevgili yapip onun ailesine ve arkadas ortamina girebilirdiniz. Oyle bir opsiyon da yok.
0
hot potato
(25.07.21)
(12)

statüsüz bol para mı maaşlı prestijli meslek mi?

montakristokondu
ilk seçenek; dijital sektörlere usd ile freelance işler yaparak tr şartlarında değişken yüksek maaş fakat toplumsal statüsüzlük ve sosyal çevre yok.ikinci seçenek; tr standartlarında orta-üst sabit maaş, devlette ömürlük prestijli memurluk.paranın satın alamayacağı bazı şeyleri düşünüyorum ikinci se
ilk seçenek; dijital sektörlere usd ile freelance işler yaparak tr şartlarında değişken yüksek maaş fakat toplumsal statüsüzlük ve sosyal çevre yok.

ikinci seçenek; tr standartlarında orta-üst sabit maaş, devlette ömürlük prestijli memurluk.

paranın satın alamayacağı bazı şeyleri düşünüyorum ikinci seçenek ağır basıyor fakat ilk seçeneğin verdiği özgürlük de acayip bi şey.

siz bu ikilemde kalsanız nasıl bir tercih yapardınız?
özet: hali hazırda ilki devam ediyor ikinci tercih aşamasında.
0
montakristokondu
(25.07.21)
sürdürülebilir olacaksa ilk seçenek. 3-5 yıl sonrası için umutsuzluk varsa ikincisi.
0
sanal uyku
(25.07.21)
Para her şeyi satın alıyor. Artık kadınlar sanayideki ustayla takılıyor. Paraya bak derim.
0
integrative
(25.07.21)
süreklilik varsa ilk. yoksa da ilk. sonra ikincisine geçerim iş biterse.
0
jelly bear
(25.07.21)
ikinci secenege istedigin an transfer olabilirsin gibi, titrsiz de olmayacaksin ki isleri freelance yapman seni statusuz yapmaz, cevren az olur evet de 3-5 sene calis dunyaligini yap bence. tr ekonomisinde orta maasla araba falan alinamiyor.
0
pardonazbirbaksanız
(25.07.21)
1. secenek. anca o biterse ikincisine gecilir +1

ayrica mesele statuyse, paran varsa ve tabi o parayi kendine de harciyorsan zaten statu sahibi gozukursun ki.
0
Kittie
(25.07.21)
prestijli memur diye bir şey olduğunu düşünmüyorum

bizim akrabalar full memur hepsi en top devlet yerlerinde müdür vs çalışıyor, düz insan biz dahil kimselere bir faydaları yok.
0
duyurukullanıcısı
(25.07.21)
Prestijli memurluk ne ki?
Su an heralde "vay anasini" diyecegim memur tipi meslekler;
Nato, avrupa birligi gibi şeylerde calismak.
Buyukelcilik vs gibi yurtdisi işlerde üst seviyelerde calismak
Savunma bakanligi vs gibi gizlilik vz gerektiren yerler

Onun dışında bilmem ne dairesinde başkan olsa bile banane derim.
0
logisticsmanager
(25.07.21)
Hocam para nerdeyse oraya yanla,

Ayrıca prestijli memurluk diye bişey yoktur, memurluk düzlüktür, ha bürokratlık diyorsan o ayrı ama onuda sana zaten yedirmezler. Kamuda bilginin, birikimin kalifiye olmanın bir önemi yoktur, Elon Musk bile ben T.C. ye hizmet edeceğim bu işleri bıraktım desin alırlar nüfus müdürlüğüne atarlar bütün gün fotokopi çektirirler adama.
0
paramolacak
(25.07.21)
prestijli memurluk diye bir şey yok. prestij diye bir şey yok. para hocam gerisi teferruat. "prestijli" meslek sahibi biri olarak yazıyorum.
0
benevolent sun
(25.07.21)
prestij ve statü dediğin cebindeki paraya bakıyor maalesef bizde.
ama sizin seçenekleriniz arasında bir fark var: her ikisi de paralı iş. biri riskli öteki garanti. dolayısıyla garantili ve paralı olanı seçerim. (seçme nedenim prestij değil ömürlük maaş ve emeklilik garantisi olur) ayrıca ikinciyi de bi şekilde yaparsınız arada Not: 657ye aykırı ise ben karışmam :)
0
photo85
(25.07.21)
Statüsü havalı meslek dediğiniz şey çoğu zaman insanlara az maaşla çok iş ittirme üzerine kurulu beyaz yaka işleri oluyor:)
0
anten
(26.07.21)
kariyer memuruyum yani yarının prestijli memur adayıyım. dünyaya yeniden gelsem asla bu yola girmezdim. parana bak hayatını yaşa. memur olup her türlü insanla konuşma zorunluluğuna girme. yorucu ve yıpratıcı. uzmanlığımı alıp başka işlere yönelmeyi düşünüyorum. kemal sunalın düttürü dünya filminde kızına söylediği "oku kızım oku da memur ol" sözüyle büyüyen memur çocuğuyum. olduk tamam ee noldu.
0
Hallegadola
(26.07.21)
(15)

Arabada olmazsa olmazlar neler?

chicha_v2
Yeni araba aldım şu an yangın tüpü, ilkyardım kiti, güneşlik, kolonya ve kağıt havludan başka bir şey yok. Telefon tutacağı aklıma gelen ilk ihtiyaç. Onu alacağım. Bunun dışında şu da olsa iyi olur dedikleriniz neler?
Yeni araba aldım şu an yangın tüpü, ilkyardım kiti, güneşlik, kolonya ve kağıt havludan başka bir şey yok.

Telefon tutacağı aklıma gelen ilk ihtiyaç. Onu alacağım.

Bunun dışında şu da olsa iyi olur dedikleriniz neler?
0
chicha_v2
(24.07.21)
benim için olmazsa olmaz ıslak mendildir.

ayrıca stepne yada lastik onarım kiti.
0
trajikomix
(24.07.21)
Kaza tutanağı vardır muhtemelen ama yoksa bulundurun. Sigorta ve kasko evrakları da bulunsun.
0
Fusha
(24.07.21)
Microfiber bez. Ne zaman ihtiyac olacağı belli olmaz.
Bir adet büyük sise su, gene ayni mantik.
Isvicre cakisi ya da leatherman tarzi birşey.
El feneri.
0
logisticsmanager
(24.07.21)
ehm bir ara ceset torbasi zorunluydu hala oyle mi bilmiyorum.
0
robokot
(24.07.21)
sigorta ve kasko evraklarına artık gerek yok çünkü dijital ortamda hemen ulaşabiliyorsunuz.

bana kalırsa en önemli akü takviye kablosu. en kalitelisinden bulundurun. akünün ne zaman biteceği, arıza yapacağını bilemezsiniz.

aracınızın tekerlekleri runflat değilse lastik onarım kiti hayat kurtarır. bide lastik basınç ölçüm cihazı olabilir.

el ile şarj edilebilen fenerlerden bi tane olsun.

aracınızın boyasına dikkat ediyorsanız sıvı cila, yapışan böcekleri silen sprey ve sünger ya da bez bulundurabilirsiniz.


ek olarak araç kamerası öneriyorum. hayırlı olsun.
0
false pretension
(24.07.21)
Not Defteri + Kalem
Su(Araba için bagaja büyük şişede, yolcular ve şoför için ön tarafta)
Güneşlik
0
2027
(24.07.21)
ha bir de yedek giyecek bir takim alt ust ve ic camasir.
0
robokot
(24.07.21)
deodorant bulundurmakta fayda var.
0
cay koy geliyorum
(24.07.21)
oncelikle hayirli olsun. guvenlik icin reflektor hirka, lastik pompasi, olur da virajli filan bi yerde karanlikta arac bozulursa diye su zimbirtidan (git:www.hepsiburada.com) (yola koyabiliyosun veya miktanisla arabaya takabiliyosun. bi de ben yedek ayakkabi/corap bulunduruyorum. ayakkabilar islanirsa yedek iyi oluyo.
0
lamartin
(24.07.21)
Telefon için çakmak şarj aleti (telefonda hızlı şarj varsa hızlı şarj destekleyenlerden) ve şarj kablosu.

Arabada sürekli su bulundurmanıza gerek yok. Araba güneşin altında bekledikçe bence içilmez hale geliyor. Uzun yola çıkarken yanınıza alsanız yeterli.

Sigorta kasko poliçeleri ve kaza tutanağı da bulunsun. Telefon bozulur, şarjı biter acil bir durumda hemen ulaşamazsınız.
0
inheritance
(24.07.21)
Şöför
0
Kahir ekseriyet
(24.07.21)
mümkün olan bir parayı (20,50 tl vs. ) torpidoda bulundurun. Hayat kurtarıcı olabiliyor zamanı gelince.
0
aslil
(24.07.21)
2. El aldıysan stepneyi kontrol et. Havası basıncı yerinde mi. Değilse bir benzinlikte şişir. Lastik değiştirmek için gerekli ekipman tam mı kontrol et. (Kapak çıkarma maşası, kriko, bijon anahtarı, varsa anti hırsız somunu). Böyle basit bir iş için yol yardım çağırmak zorunda kalma.
0
zoghurt
(24.07.21)
beklenmedik durumlarda tok tutacak abur cubur.
şehirler arası yolda kaza falan olur trafikigin açılmasi saatler sürebilir.
0
Sir Anthony Hopkins
(24.07.21)
İsviçre çakısı.
Mutlaka mini bir afet çantası olsun. Su olsun.
Şu geçici olarak lastiği şişiren spreyler
0
renegade
(24.07.21)
(9)

Yabanciya daire için şehir tavsiyesi

logisticsmanager
SelamlarIs arkadasim Türkiye hastası müslüman bir kadin, emekliliği için Türkiye'de bir daire arıyor.Isteği ; en az 90m2, max 60bin euro, deniz vs birşey görmesini istiyor ve eski içinin renovasyonu vs uğraşmak istemiyor.Istanbul dedi ama bana göre İstanbul hem pahalı hem de çok da emeklilik yeri de
Selamlar
Is arkadasim Türkiye hastası müslüman bir kadin, emekliliği için Türkiye'de bir daire arıyor.

Isteği ; en az 90m2, max 60bin euro, deniz vs birşey görmesini istiyor ve eski içinin renovasyonu vs uğraşmak istemiyor.

Istanbul dedi ama bana göre İstanbul hem pahalı hem de çok da emeklilik yeri değil. Buna ek deprem riski oldukça fazla.

Kişi Fransız, ingilizce ve Fransızca konuşuyor. Gelirse eşiyle, çocuklarıyla gelecek. Her sene Türkiye'ye geliyor, Türkiye bilgisi genel olarak İstanbul/kapadokya/antaly/bodrum ibaret.

Haliyle yabanci birinin yasayabilecegi ve Fransa'dan max iki uçak ile gelebileceği bir yer olmalı.
0
logisticsmanager
(23.07.21)
Türkiye hastalığı değildir muhtemelen İstanbul hastalığıdır. Türkiye'nin müslümanlar için en cazip yeri zaten tarihi yarımada odaklı oluyor. Bir de parası olanlar için Nişantaşı :)

Deniz görmesini isitiyorsa ve bütçe 60 bin euro ise tabii merkezi yerlerde işi zor. Büyükçekmece taraflarında olabilir bir ihtimal. Hem orası tatil kasabası gibi bir ilçe hem de aslında İstanbul.
0
himmet dayi
(23.07.21)
Yabancı istanbul dışında idare edemez. Artık tarihi yarımadanın da bir numarası kalmadı suriyeli afgan dolu. Çok istiyorsa feneryolu-bostancı minibüs yolunun tercihen altıda yani sahil tarafında olmazsa da minibüs yolu ile e5 arasında alsın. 60bin euroya buralarda çok ev alabileceğini de sanmıyorum, bi 40k euro daha koyarsa ya da sabit döviz emeklilik geliriyle kredi çekerim vs derse buralarda 100k euroya oturulabilir evler bulunur.
0
mg3929
(23.07.21)
İstanbula yakınlık önemliyse Bursa Mudanya’ya baksın. Feribotla iki saate Eminönü, sabiha gökçenden de iki saate evinde olur. Deniz görür. İstanbul’da yaşamaktan daha iyidir.
0
Depik
(23.07.21)
Bence halıcıoğlu ideal. Haliç manzaralı…
0
neysene
(23.07.21)
Alanya-gazipaşa arası bunun için çok uygun
0
duptıs
(23.07.21)
istanbul'da o paraya o evi bulamaz. Cok kuzeyde hala yerlesimin oturmadigi dandik yerlerde bulabilir orada da rahat edemez.

Ya da pendik,kartal,tuzla tarafini zorlamasi lazim. Orada da o paraya zor ama deneyebilir.

Deniz gorsun 600bin tl olsun ve yabanci insan rahat etsin deyince kesisim noktasi baska sehir oluyor.
0
divit
(23.07.21)
Balıkesir - ayvalık - altınoluk vs taraflarına bakarım ben olsam, 60 bin euro para değil çünkü.
0
roket adam
(23.07.21)
Peki acaba bana x paraya surada olur diyebilir misiniz?
Çünkü kişinin parası var. Yasadigimiz yerde 3-4 tane dairesi falan var. Çok mantıklı birşey olursa bence 100bine falan çıkabilir.
0
🌸logisticsmanager
(23.07.21)
muglanin ilceleri olabilir, ingiliz populasyonun yüksek oldugu yerler. ama bodrum merkez icin falan az. fethiye calis belki olabilir. dalamanda havalani var zaten.
miktar az. yoksa göcek falan tam emekli yeri
0
durgunfoton
(23.07.21)
(7)

Yurtdisi is cv

austenn
Merhaba, kendi alanimda yurt disinda is bulma konusunda faydali oldugunu dusundugum sertifika kazandim. Simdi gerekirse 100 tane bile olsa tum islere basvurmak istiyorum. Mulakat tecruebsi bile yeterli su an icin. Ancak cv konusunda tr’de ise basvurdugum cv iyi midir? Europass mi kullanilmalidir? Yu
Merhaba, kendi alanimda yurt disinda is bulma konusunda faydali oldugunu dusundugum sertifika kazandim. Simdi gerekirse 100 tane bile olsa tum islere basvurmak istiyorum. Mulakat tecruebsi bile yeterli su an icin. Ancak cv konusunda tr’de ise basvurdugum cv iyi midir? Europass mi kullanilmalidir? Yurtdisi is basvurusunda kabul gormus cv template ornegi iletebilirseniz cok cok mutlu olurum. Simdiden tesekkurler!
0
austenn
(22.07.21)
Hangi ulkeler oldugunu yazarsaniz ona gore tavsiye gelir. Yurtdisinin tamami ayni degil.
0
hot potato
(22.07.21)
Haklisiniz yazdigimi sandim atlamisim. Avusturya, Almanya, Fransa, ispanya, portekiz gibi ulkeler oncelikli hedefim.
0
🌸austenn
(22.07.21)
Europass.
0
heartwork
(22.07.21)
Vallaha ben Türkiye kullandığım düz cv ile is buldum Fransa'da. Ilk işim en ünlü fmcg firmalarindan biri, diğeri 20 milyar dolar ciroluk teknoloji firmasi.
Su an actigimiz ilanlara gelen cvlerin europass ile alakası yok. Gelenlerin yüzde 95'i aha bunla geliyor;
gss.gs
0
logisticsmanager
(23.07.21)
Logisticsmanager +1
Europass abartılıyor bizim ülkede, belirli bir standardı sağlıyor ama asgari gereklilik değil. Ben de yurt dışı bir sürü başvuru kontrol ediyorum, europass çok az. cv/resume template diye aratınca çıkan generic taslaklar iş görür. Sürekli kovalayacağım diyorsan novoresume'den üyelik alabilirsin.
0
Bruce
(23.07.21)
Ben her yerde europass kullanıyorum, ABD'de bile
0
howfaristhesky
(23.07.21)
Europassı gömmüşsünüz de yukarıdaki arkadaşın yolladığı template zaten europassın nerdeyse aynısı.
Neyse bence de europass çok profesyonel durmaz. Fakat buradaki gibi net, iş tecrübelerinizi daha öne çıkaracak bir format iyidir.
Linkedin hesabı önemli.
Her işe ayrı motivasyon mektubu hepsinden daha önemli.

Kolaylıklar.
0
rewlack
(23.07.21)
(2)

jti izmir çalışma şartları

bronz böcek
nasıldır? yeni mezun pozisyonlarından birine başvuracağım. üretim değil
nasıldır? yeni mezun pozisyonlarından birine başvuracağım. üretim değil
0
bronz böcek
(22.07.21)
Oldukça iyi. Genelde girenin bir daha çıkmak istemediği yerlerden. Kalıcı pozisyon almak zor (eger su 11 aylik programla giriyorsaniz). İzmir'in en yüksek maas veren yerlerinden biri.
0
logisticsmanager
(22.07.21)
Giren kalıyor.
0
kanlakarisikyagmur
(22.07.21)
(3)

zengin ve ünlülerin para yönetimi

black mamba
aşırı zengin sporcuların, oyuncuların paralarını yönetmek için finansal danışmanları oluyor mu? mesela ünlü bir futbolcunun milyonlarca doları var. bu parayı yönetmek için hem tecrübe ve bilgileri yok hem de zaman ayıramayabilirler. o kadar büyük bir parayı da yönetmek gerekir. ne yapıyorlardır? kim
aşırı zengin sporcuların, oyuncuların paralarını yönetmek için finansal danışmanları oluyor mu? mesela ünlü bir futbolcunun milyonlarca doları var. bu parayı yönetmek için hem tecrübe ve bilgileri yok hem de zaman ayıramayabilirler. o kadar büyük bir parayı da yönetmek gerekir. ne yapıyorlardır? kimlerdir bunlar? bill gates'in finansal danışmanları var diye biliyorum ki kendisi zaten para yönetiminden anlar.
0
black mamba
(21.07.21)
Ikinci dakikadan itibaren;
youtu.be

Genelde akli calisanlarin evet. Ama çoğunda hayir. Olsa bu halde olmaz emekli olanlar.
Geçen ayhan akman çok güzel konusmustu misal;
youtu.be

Kısacası finansal okur yazarlik çogu sporcuda olmayan birşey.

Bu arada bir kaç milyon dolarin varsa büyük finansal kuruluslar sana özel danismanlik vs verir. Ama eminim çoğu sporcu bu tarz islerle ugrasmak yerine kayinbiraderi ile bar acar, esi ile restoran acar, inşaat isine girer falan. Türkiye'de borsa, yurtdışı fonlar, eurobond vs isleri ile uğraşan sporcuyu tebrik ederim.
0
logisticsmanager
(21.07.21)
uk kralicenin bile var finansal danismani, yatirim yoneticisi.
0
camussar
(21.07.21)
Zenginden zengine fark ettiğini düşünüyorum. Mankenlik, futbolculuk vb meslekler ile çok para kazanan ama bir süre sonra para akışı duracak/azalacak insanların vardır mutlaka çünkü ihtiyaçları da var böyle bir şeye. Fakat büyük bir sermayedar, finansal danışmanı holdigini/şirketini büyütmek / ticarette doğru adımlar atmak için kullanır kişisel harcamalarını yönetmekten ziyade. Örneğin Ali Koç'un çok ve kontrolsüz para harcayıp parasını bitirme şansı yok para akışı durmadığı için. O tip bir finansal yönetimi de ihtiyacı yok ama profesyonel hayatta kullanıyordur.
0
evandro roncatto
(21.07.21)
(5)

çalışma deneyimi

vacigok
merhaba. hiç başvurduğunuz bir iş ilanında belirtilen minimum çalışma deneyiminden daha az tecrübeye sahip olduğunuz halde işe alındığınız oldu mu? bu durumun sizce kurumsal yerlerde gerçekleşme ihtimali var mıdır?
merhaba. hiç başvurduğunuz bir iş ilanında belirtilen minimum çalışma deneyiminden daha az tecrübeye sahip olduğunuz halde işe alındığınız oldu mu? bu durumun sizce kurumsal yerlerde gerçekleşme ihtimali var mıdır?
0
vacigok
(21.07.21)
Evet. 3 yil denilen yere 1 yil ile girdim.
Zaten 3 yıl içinde aldığın deneyim ile 1 yil civarinda aldığın deneyim arasında dağlar kadar fark yok. Bir de deneyim dışında spesifik bilgi demedilerse sorun olacagini sanmam.
0
logisticsmanager
(21.07.21)
kendini nasil sattigina, konu hakkinda bilgine bakar. evet var.
0
camussar
(21.07.21)
Neredeyse bütün işlerime bu şekilde girdim. İlanlardaki deneyim bahsi bizim ülkede biraz tuhaf işliyor. İstenen özellikler çarşaf çarşaf misalen, deneyim olarak 2 yıl yazılmış. Laf olsun diye ekliyor çoğu.
0
kislar gecmez beresiz
(21.07.21)
yukarıda da yazmışlar. (yazdıkları deneyim - 2 yıl) olarak düşün istenilen deneyimi.

ben de girdiğim işlerde hep bu şekilde girdim.
0
mrtkp1234
(21.07.21)
En az 3 yıl denilen yere sıfır tecrübe ile girdim. Kurumsal sayılırdı.
0
kaptan maydanoz
(21.07.21)
(18)

Lüks şeyler

dissendium
Buradaki lüks gereksinim dışı anlamında. Yani ihtiyacınız olmasa da satın aldığınız şeylerden bahsediyorum. Konunun çıkış noktası aslında şu.Harry Potter ve Büyülü Taş kitabını çok merak ediyorum. Bu kitap Harry Potter ve Felsefe Taşı kitabının YKY tarafından yayımlanmadan önce başka bir yayınevinde
Buradaki lüks gereksinim dışı anlamında. Yani ihtiyacınız olmasa da satın aldığınız şeylerden bahsediyorum. Konunun çıkış noktası aslında şu.

Harry Potter ve Büyülü Taş kitabını çok merak ediyorum. Bu kitap Harry Potter ve Felsefe Taşı kitabının YKY tarafından yayımlanmadan önce başka bir yayınevinden çıkmış biçimi. Ama kitap 200 TL düzeyinde. İhtiyacım yok ama bir gün almak istiyorum. Sizce almaya değer mi?

Size sorum şu. Sizin de bu şekilde ihtiyacınız olmasa da belirli bir düzeyde para harcayıp aldığınız lüks şeyler neler?
0
dissendium
(20.07.21)
Parfüm
Puro
Viski
0
logisticsmanager
(20.07.21)
Asla değmez. Popüler kültür ,kişisel gelişim ya da bestseller yayınlar hiç bir işe yaramıyor.
Bir de arka kapaklarındaki tanınmış medya kuruluşlarının önde gelen isimlerinden eser hakkındaki görüşler sıralanmıyor mu satış amaçlı yalancılıktan başka bir şey değil.


i.hizliresim.com
Benim için lükstür. 90ların çocukluk tatlarındandır. unutulmazdır. Az önce tanıdıklarıma dağıttığımdır.
Her yerde bulunmazdır.
Arı maya silgisi burna, bu ise dile hitap eder. O derece..
0
Erva
(20.07.21)
Taş plak almaya çalışıyorum kelepir denk geldikçe. Dinleyecek ekipman bile yok elimde 15-20 sene içinde ancak güzel bir koleksiyon olduktan sonra falan alabileceğim sanırım. Bazen düşünüyorum çok gereksiz diye ama heves işte alıyorum denk geldikçe de...
0
nickimin hakkini veremedim
(20.07.21)
@Erva, bahsettiğim kitabı çok sattığı için almıyorum. Harry Potter çocukluktan gençliğime kadar hayatımda yer almış, yeri bende ayrı olan bir kitap ve film serisi. Bu seriye işe yarama ya da işe yaramama olarak bakmıyorum. Zaten çok satması da söz konusu değil. Bu kitap çıktığında Harry Potter Türkiye'de bilinmiyordu bile.
0
🌸dissendium
(20.07.21)
Valla bu kadar istiyorsan ve merak ediyorsan al gitsin, düşünme bu kadar bence.

Benim lüks tanımımı genelde değişik oyunlar oluşturuyor. Hiç ihtiyaç yokken alıyorum sonra da deli gibi vakit geçiriyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(20.07.21)
Hepsi saçmalık. Değmez. Özel basım, ilk basım, cart curt edisyon. Tüketim çılgını olmanın gösteriş sevdası ile evliliği günümüzdeki insanı çıkarıyor.

Minimalizm gerekli. Az sahiplik, sağlıklı düşünce.
Benim lüksüm yok. Her şeyi pragmatik amaçlı alıyorum.
0
ryhmer
(20.07.21)
@ryhmer yazmak istediğim her şeyi yazmış.

Eski ben olsa ödünç alarak okuyup çok beğendiğim kitapları sırf sahip olmak adına satın almak derdim. Ama artık eşyayı şeyleri ise yaramadiklari sürece yük olarak görüyorum.

Sorunuza cevap: Bence değmez, o paraya işinizi görecek başka bir şey alsanız daha iyi.


Edit: Cevabinizdan sonra anladım. Bu kadar seviyorsanız, onu tekrar okumak sizi mutlu edecekse alın. Ben yine de almazdım sanırım.
0
Amaranta ursula
(20.07.21)
@ryhmer, olay yanlış anlaşılıyor. Kitabı ilk olduğu için satın almak istemiyorum. YKY'nin çevirisiyle ilk yayınevinin çevirisi farklı. Ben ilk çeviriyi okumak istiyorum. Amaç burada kitabı okumak. Kitabı almayınca da kitabı okuyamamış oluyorum.
0
🌸dissendium
(20.07.21)
Alırdım 200 tl çok para değil değer. Benim gereksiz para harcadığım şeyler teknolojik şeyler oluyor genellikle, gereksiz yere gittim 9k’ya macbook aldım kendi laptopumu da kardeşime verdiim onda iş gören külüstür bişey olmasına rağmen.

Ama abartısız 7-8 ay düşündüm aklım gitti geldi. Ondan al gitsin ya çok düşünmemek lazım
0
phiphi
(20.07.21)
arabaya uzundur olmasi gerektiginden fazla para harciyorum ama tek luksum o diyebilirim.
onun disinda arada bir pahali bir sise icki olabilir.
0
cooperr
(20.07.21)
Bence al çünkü belli ki Harry Potter hayatında önemli yeri olan bir şey. Bu durumda alınır bence.

Benim bu tanıma en çok uyan şeylerim plaklarım. Bir süredir düzenli olarak almıyorum ama istediğim plaklar denk geldikçe fazla düşünmeden alırım.
0
ms brownstone
(20.07.21)
Alırdım yerinde olsam. Bu tür keyfi alışveriş yapmamak sanki annelerimizin özelliği gibi :) belki ben de yakında öyle olacağım ama şu an biraz salsak olur sanki.
Ben de ihtiyacım olmadığı halde keyif aldığım ya da hoşuma giden şeyler alıyorum arada.
Mesela çok aktif değilim, çalışmıyorum da bir süredir, çocuğu büyütüyorum, online eğitim okul vs. Ama apple watch aldım sırf beğendiğim için.
0
somethinginthewayshemoves
(21.07.21)
Ben bu kadar sevdiğim bir şey olunca zaten o 200 tl cebimden başka şeyler için çıkacak bunun için çıksın diyorum genelde.
0
jazzabel
(21.07.21)
Kitap almaya değer mi? Valla hocam inanılmaz kötü bir çevirisi var. Okurken gülebilirsin ama cringe de olabilirsin. Her türlü 200 liraya değecek bir tecrübe olduğunu düşünüyorum.

Ben "gereksiz" harcama yapmıyorum, ama o biraz paradan bağımsız bir mevzu. Yani @ryhmer'in minimalizm olayına katılmıyorum.

Misal oturduğum sandalye kırıldı, yenisini almak yerine (kötü bir şekilde) tamir ettim ve öyle idare ediyorum. Niye? Çünkü kocaman sandalye, bunu atsam dünyanın bir yerindeki çöp dağlarına ya da okyanusun dibine gidecek, herkesin sürekli bunu yapması sürdürülebilir bir şey değil. Bu benim kişisel çabamla çözülecek bir sorun değil tabi ama başka türlü içim rahat etmiyor. Aldığın her şey bi noktada çöp olacak, bu kadar çok tüketmek sağlıklı bir şey değil. Bu seviyede tüketim dünya için bir problem bence şu an.

Öte yandan netflix'te bile minimalizm belgeseli var. Bi noktada bu işin insanları 50 m^2'lik kümeslerde tatsız tutsuz bir hayata ikna etmek için pompalandığını da düşünmüyor değilim. Yani bir şeylere sahip olmak iyidir, ama çok tüketmek iyi değildir. Bu ikisi farklı şeyler, arada bir nokta tutturmak lazım.

Mesela evimin bahçesine 150 tane çiçek ektim bu sene. "İşlevsel" bir faydası var mı, yok. Minimalizme halel getiriyor mu, evet. Ama güzel mi, evet. Bazı şeyleri güzel olduğu için yapmak lazım yani, pragmatizmi o yüzden sevmem, Adolf Loos'u yaşarken yakalasam darp ederdim. Allahtan 100 sene önce ölmüş.

Karışık yazdım ama demek istediğim şu: bir şey güzellik olsun diye yapılıyorsa lüks (ya da gereksiz) değildir. Güzellik de bir ihtiyaçtır. O kitabı alınca hayatın güzelleşecekse al. Ama bunu yaparken çok çöp üretip gezegeni mahvetme. Arada bir çizgi tutturmak mümkün.
0
plutongezegendegilmi
(21.07.21)
Bahsettiğin şey 200₺ değerinde kitap, Rolex değil :) ama seni Rolex kadar mutlu edecek gibi duruyor, al bence hiç düşünmene bile gerek yok.
Kendimi düşündüm böyle şeylerim var mı diye, parfüm sayılırsa o var onun dışında tüm paramı kedi ürünlerine harcıyorum galiba:)
0
megalomaniac
(21.07.21)
"Lifestyle" kapsaminda iste. Size bu kitabi bulundurmak bir haz verecek mi? Ilgi alaniniz Harry Potter ise buyuk ihtimalle evet. Tartisilacak bir konu degil. Adi uzerinde luks tuketim.

Ozel saraplari icmeye "ihtiyacim" yok ama denemek istiyorum, merak ediyorum. Gecen hafta saraplarini merak ettigim bir yerde tadim icin 3.000 km uzakliktaki yere gittim ve iki yildir gitmek istiyordum.

Cevremde kimse cikip bu harcamami yargilamiyor. Herkesin ilgi alani var. "Siradan" bir ise sahip arkadasim kisin kayak tatiline gidiyor haftalarca. Kayak sporlarini seviyor, takip ediyor. Muhtemelen parasinin buyuk kismini bu alana "gomuyor". Türkiye´de daha farkli. Luks ve gereksiz bir arac alsam kimse yargilamaz, ama pahali bir sey yiyip iciyorsam yargilanirim.
0
buf-e kür
(21.07.21)
al gitsin bro 3 günlük dünya ya seni de mutlu eder
0
all girls dream
(21.07.21)
Seni mutlu edecekse al. Kendimi mutlu edecek luks harcamalar yaptigim zamanlar oluyor. Kalem aliyorum. El yapimi deri malzemeler aliyorum.
0
nax
(22.07.21)
(10)

gününüze/hayatınıza kalite katan şeyler

hsktr
kullandığınız bir aplikasyondan dinlediğiniz bir podcast'e, tükettiğiniz bir yemek türünden idmanda yaptığınız bir harekete kadar geniş bir skalada kaliteli vakit geçirdiğinizi düşündüren şeyler neler hayatınızda?
kullandığınız bir aplikasyondan dinlediğiniz bir podcast'e, tükettiğiniz bir yemek türünden idmanda yaptığınız bir harekete kadar geniş bir skalada kaliteli vakit geçirdiğinizi düşündüren şeyler neler hayatınızda?
0
hsktr
(20.07.21)
Duştan çıktıktan sonra sadece üzerinde durmak suretiyle kullandığım pofidik ayak paspasının ayağımdaki tüm suyu emmesi ve evde kuru ayaklı bir şekilde cap cap dolaşabilmek. Ruhum okşanıyor, arş-ı aleme yükseliyorum refahtan.
0
Bruce
(20.07.21)
bi tane akıllı ampul aldım salondaki lambadere, artık ışığı kapattın karanlık oldu derdi yok, yatağıma yatıyorum sonra kapatıyorum ışığı mis gibi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.07.21)
Açıkbilim podcast'in "Muhabbet Teorisi"ni çok seviyorum, yolculuklar kısalıveriyor gözümde.
0
laputa
(20.07.21)
Bill burr monday morning podcast
Mortimer and whitehouse gone fishing

Onun dışında strength training yapmak.
Köpeğimle oynamak.
Eşimle goygoy yapmak.
Kaliteli whisky
0
logisticsmanager
(20.07.21)
Klima
Elektrolikit raid
Buz gibi bira
0
astrid
(20.07.21)
yataga telefonla girmemek. Telefonu, tableti vs ya baska odaya ya da cok uzak bir yere koymak.
0
hot potato
(20.07.21)
hafta da 3 gün masaja gidiyorum.
0
dirildimde geldim
(20.07.21)
eti kurabi
0
zagrebingözleri
(20.07.21)
sigarayı ve içkiyi kompil bıraktım.

güç antrenmanı yapmaya başladım. salgından dolayı salonlar 8 ay falan kapalı kaldı. şu an ilk başladığımdaki kadar disiplinli devam etmiyorum ama deadlift'i 100 kilo, squatı da 80 kilo yapana kadar devam etmeyi düşünüyorum. şu an sırasıyla 80 ve 60'talar.
0
chezidek
(20.07.21)
-sabah-öğle arası saatte, çok kalabalık olmayan bir plajdan denize girip en az yarım saat yüzmek
-öğle uykusu
-erken uyuyup erken uyanabildiğim günler
-kaliteli ve sağlıklı malzemeler ile hazırlanmış lezzetli bir yemek yemek
-ailem ile vakit geçirmek
-ailecek sevdiğimiz bir lokasyona haftasonu seyahati yapmak
-yazın güzel bir akşamüstü deniz kenarında şu menü: buz gibi rakı, lakerda, tekmilli fava, patlıcan, hardal, turp otu, karidesli şevketibostan, kalamar
-tüm şarkılarını bildiğim bir sanatçının açıkhava konserine gitmek
-kitap okumaya en az 30 dakika ayırabilmek
0
la lykia
(20.07.21)
(19)

Arabalar hiç ucuzlamaz değil mi?

mezarkabul
Ülkemiz tarihinde şahit olunmuş bir şey midir bir şeylerin ucuzladıgı? Kia Rio var şu an satıp başka bir araba almayı düşünüyorum da fiyatlar uçmuş gitmiş. ikinci el de yükseldi diye kendimi teselli edeyim diyorum ama o da ise yaramıyor :D
Ülkemiz tarihinde şahit olunmuş bir şey midir bir şeylerin ucuzladıgı?

Kia Rio var şu an satıp başka bir araba almayı düşünüyorum da fiyatlar uçmuş gitmiş. ikinci el de yükseldi diye kendimi teselli edeyim diyorum ama o da ise yaramıyor :D
0
mezarkabul
(20.07.21)
Daha da yükselecek.
0
heartwork
(20.07.21)
Ne zaman satışlar azalır o zaman gündeme gelir.
0
spacevan
(20.07.21)
Çubuk Kraker'in bile ucuzlamadığı dünyamızda Arabaların ucuzlamasını bekleyecek kadar iyi niyetli olmayın üzerler sizi :)
0
paramolacak
(20.07.21)
arabalar hiç ucuzlamayacak

ne ikinci elde, ne sıfırda

insanlar avrupada amerikada araba almak kolay diyor da, hayır orada da zor.

bak benim bir arkadaş zamanında 7-8 bin euroya 2008 audi a3 aldı 2.0 dizel otomatik. 2 ayda bir yeni bir problemiyle uğraşıyor şu günlerde.

sıfır alınacak araba bile en az 15 bin euro avrupa piyasasında.
0
rain when i die
(20.07.21)
en son geçen yaz bana "bekle boolm ucuzlayacak." dediklerinde 135'e bir araç almıştım.

şimdi o araç 175 oldu. öyle diyeyim.
0
avianthem
(20.07.21)
@rain anlamadim nesi zor Avrupa'da araba almanin? Avrupa'da yasiyorum, 1 sene oldu sıfır titanium fiestayi 13 bin euroya alali.
Su an belki bir tik artmistir cip krizi ile alakali ama arkadasinizin yaptığı hata zaten audi öyle kaliteli sikintisiz bir araba değil. Premium arac almis premium arac sikintisi cekiyor.

Nice dostlarim sikintisiz ikinci eller ile dolaşıyor. En kötü ikinci en Hyundai/kia alirsin. Hyundai 5 yıl kia 7 yil garanti veriyor. Kafan rahat.

Türkiye için; düşmez. Imkani yok.
0
logisticsmanager
(20.07.21)
Bayramdan sonra ucuzlamaz mı?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(20.07.21)
Türkiye'de bugün her şey alabileceğin en ucuz fiyatta şu an.
0
Acil kan
(20.07.21)
@rain when i die, Ahahahaha Allah da sizi güldürsün.

Ucuzlamayacak. Alışın zamlara. Ne lazımsa erkenden alın. 90larda her şeyi toptan cok cok alır kilerde bekletirdik. O moda giriyoruz tekrar.
0
westblack
(20.07.21)
ucuzlayacak diyenler nasıl temellendiriyor anlayamıyorum.

Ülkede yüksek enflasyon var bir kere, zaten bu yüzden hiçbir şey olmasa bile her sene fiyat %15 artacak. Yüksek kur ve kur oynaklığı konusuna girmiyorum bile.
0
biravekahve
(20.07.21)
eğer bir aktrollsen kendini ucuzlayacağına inandırabilirsin:)
0
nothing in my way
(20.07.21)
Tüketim çok azalsa ÖTV indirimi olurdu belki ama şu an asla öyle bir ihtimal yok.
0
chavezding
(20.07.21)
Şu anda ÖTV sıfırlansa araba fiyatları 1 sene önceki fiyatlara gelir, ucuzlamaya yönelik bir şey olacağı yok. Kur düşmesi lazım. Bayiler muazzam karlılıkla çalışmıyor zaten, yani bu pahahalık markalardan gelen bir şey değil, fakirliğimizden ötürü. Avrupadaki kar marjları ile çalışıyor olsalar şu anki fiyatların üstüne %15 falan daha binerdi sanırım.
0
atom karincanin torunu
(20.07.21)
@rain when i die
alım gücünü atlıyorsunuz ama.

ben türkiyede 2013 honda crv satıp ingiltereye yerleştim 2 ay önce.
crv 20küsür bin pound'a satıldı (275bin tl)

burada 2018 full qashqai aldım 12 bin pound'a

burada asgari ücret 1600 pound.
türkiyede 2800

burada bir asgari ücretli benim arabamı alabiliyor 8 ayda
türkiyede 9 senede.

araba almak burada/avrupada/amerikada ucuz yani.
hem fiyatı türkiyeden ucuz
hem alım gücü/fiyat çok çok ucuz
0
summatinyourteeth
(20.07.21)
ben de bakıyorum ve en azından önümüzdeki birkaç yıl ucuzlamayacak gibi duruyor. (en optimum çözüm hükümetin değişip doların düşmesi, üstüne yeni hükümetin ötv'yi de azaltması falan)

bu arada Türkiye'de her şey brutal seviyede o yüzden ekstrem pahalı evet. Hem alım gücünden hem vergiden.

Ekşiye zamanında Volvo XC90 başlığında hesaplayıp yazmıştım,
elin Avrupalısı yılda en az 30-40 bin euro kazanıp 70 bin euro ile bu arabayı alabiliyor,
biz yılda 9000 euro kazanıp bu araca *140 bin euro* ödemek durumunda kalıyoruz. Hem az kazanıyorsun, hem arabaya çok çok fazla (bu örnekte 2x) veriyorsun. Vergi işi beni çıldırtıyor. Hani paramız 10 kat çöp orası tamam ama niye devlete deli gibi vergi vermek zorundayız...

Ha İngiltere'de 1000-3000 pound arasına bir sürü ikinci el araba görmüştüm. Gayet bir asgari ücretle bile araba alıyorlar ama biz öyle zengin değiliz, hadi para birimimiz 12 kat düşük 12 asgari ücretle alalım, o da olmuyor :D
0
nhk ni youkosu
(20.07.21)
3 ay önce 185 bin liraya sattığım aracı alan arkadaş 205 bin'e sattı. öyle tüccar falan da değil he mühendis çocuk. araç: c180 2013
0
dirildimde geldim
(20.07.21)
şimdi arkadaşlar herkes bana @rain demiş de anca gelebildim.

öncelikle satış sonrası hizmetlerde çalışıyorum. modern bir arabayı öyle bir bozarım ki 40 tane servis tamir edemez, o derece :) hyundai, kia, toyota dahil buna.

dediğim arkadaşlardan audi'li olanın triger kayışı koptu bükreş civarı bir yerlerde. şu an piyasası 4-5 bin euro olan arabamız, oldu sana 0 euro. kayışa sahip her arabada başınıza gelebilir bu. zincirse de ille de 100 bin civarı car car car zincir sesi çıkaracak mesela.

romanya'da 13 bin euro fazla bir para mesela. ortalamanın biraz üstü bir mühendis büyük şehirdeki maaşıyla kira mira yemek gibi hayati işlemlerini tamamladıktan sonra elinde kalan parayla ancak 1.5 - 2 senede 13 bin euroyu toplayabilir mesela.

burada yetkili servis bakımlı astra k 1.4 turbo 6 ileri manuel, dynamic donanımlı 10 bin euro (pazarlıkla 9 bine alınır bence)

yaklaşık 2 ay önce 1.6 turbo (160 hp mi 180 hp mi ne) 6 ileri manuel astra k (filo aracıydı geçmişinde) 12 bin euro'ya sattılar.

bunlara dediğim gibi 1.5 sene para biriktirerek (bak salt maaşı koyarak değil, arta kalanla) ulaşılabilir de sokacağın yine bok gibi romanya yolları olur.

ulan başka bir 9 bin euroluk astra k 2 kere piston kırmış amk. 9 bin euroya 2 kere motoru açılmış araba var oha. bilmeyeni sikerler resmen.

ha gider 10 senelik a3 alırsın 1.8 turbo benzin, yağ kaçırır. 320d alırsın partikül filtresi yanar.

belki de ben mesleğim dolayısıyla sorunlara ve masraflarına odaklanıyorumdur, kim bilir, meslek hastalığı.

mesela tyler hoover diye bir youtuber var. çok sever ucuz ve harap araba alıp gezmeyi. bir akrabasına bmw 645i hediye etti. sadece soğutma kaçaklarını tamir ettirdi. arabanın gerçekten adam olması için 6 bin dolar mı ne gerekiyordu halbuki. bakalım ne kadar süre dayanacak.

bu arada kayış koparan a3 2.0 dizel sahibi arkadaş, 2.0 dizel ford edge bakıyordu 2017 model 25 bin euro muydu neydi. s40 1.9 dizel sahibi arkadaş da kendine ford ecosport 1.0 turbo aldı 0, 22 bin euroya. bunlar da romanya'da büyük para bence de girdiler işte borca harca.

ben ise 0 borç, cimri harcamayan yahudi tayfa.
0
rain when i die
(28.07.21)
dövizde bir sıçrama olmazsa yaz sonu ikinci el piyasasında fiyatlar bi miktar geri çekilir, pazarlık şansınız artar.
0
nuisance
(28.07.21)
Evet arkadaşlar, cevabı çok acı bir şekilde alıyoruz her geçen gün ;)
0
🌸mezarkabul
(18.12.21)
(2)

Decathlon'daki direnç bantlarını kullanan var mı?

hadi ya la
Sürekli yer değiştirdiğim için ağırlıkları yanımda taşıyamıyorum.Direnç bantlarının işe yaradığını Reddit'de okudum, videolar izledim fakat kaç kilo almam gerektiğine kadar veremedim.Spor salonuna son gittiğim dönem kol ve omuz hareketleri için daha çok 10 kiloluk ağırlıkları kullanıyordum.Direnç ba
Sürekli yer değiştirdiğim için ağırlıkları yanımda taşıyamıyorum.
Direnç bantlarının işe yaradığını Reddit'de okudum, videolar izledim fakat kaç kilo almam gerektiğine kadar veremedim.

Spor salonuna son gittiğim dönem kol ve omuz hareketleri için daha çok 10 kiloluk ağırlıkları kullanıyordum.

Direnç bandı tercihim nasıl olmalı peki? Çalışma prensibi farklı olduğu için deneyerek görmek gerekir sanırım, ama önceden fikir edinmek istiyorum.

25 veya 35 kilo olanlar kol ve omuz egzersizleri için ideal olur mu?
0
hadi ya la
(19.07.21)
45 kg versiyonu var covid dönemi almıştım. Güzel yani ama tabiki uzun süre ise yarayacak birşey değil. Ama sürekli yoldaysaniz, otel vs kaliyorsaniz ideal.
0
logisticsmanager
(19.07.21)
ben decathlonun 15 lik ve 35liğini kullanıyorum. şöyle düşünün, ben 15likle 12 tekrar shoulder press yapabiliyorum (kadınım ve pek de güçlü değilim). yani örneğin barfiks yüksekliğinde bir yere takıp tricep pushdown yapınca lastik en uzun haline gelmeyeceği için maksimum direnç olan 25'e ulaşmayacaktır. o yüzden 25 lik az olabilir gibi geldi bana. bir başka markanın 25 liği var onunla pushdown yapabiliyorum ben çok sayıda. 35lik alırdım ben olsam.
0
slow like honey
(19.07.21)
(7)

fazla kilolar, kilo vermek, spor salonu vs.

jamesdeanbradfield
merhaba, 26 yaşında 172cm 93 kilo bir tosuncuğum. bir ay öncesine kadar 105 kiloya sahipken intermittent fasting ile 1 ayda 12 kilo verdim. hala 1. sınıf obezite olduğum için gücümün yettiği kadar devam edeceğim if'e. çok hızlı kilo vermenin yanında hedefim 70-75 kilo arası. tahminen yılbaşında hede
merhaba, 26 yaşında 172cm 93 kilo bir tosuncuğum. bir ay öncesine kadar 105 kiloya sahipken intermittent fasting ile 1 ayda 12 kilo verdim. hala 1. sınıf obezite olduğum için gücümün yettiği kadar devam edeceğim if'e. çok hızlı kilo vermenin yanında hedefim 70-75 kilo arası. tahminen yılbaşında hedefi tutturacağım.

soru şu; şimdiden ufak sarkmalara tahammülüm yok. spor salonuna gitmeyi düşünüyorum. bu boy ve kiloyla hayatında hiç spor salonuna gitmemiş birisi daha hızlı fit olmak için ne yapabilir? hangi programlar önerilir? youtube'da birkaç program izledim powerlifter başlangıcında olanlar bile korkunç idmanlar yapıyor... ne kadar süre zorlanırım? hedefim şişkin görünmek değil sadece sarkmaları engellemek. ve az da olsa kol ve karın kası yapabilmek.
0
jamesdeanbradfield
(18.07.21)
ağırlık antrenmanları faydalı olabilir. hafif ağırlıklarla başlayabilirsiniz. henüz hamken çok zorlayıp ağır antrenmanlar yapmak hem sakatlık riskine yol açar hem de motivasyonunuzu kırar. spor salonundaki hocalar yardımcı olabilir aslında ama onlarla çalışmak istemiyorsanız da "beginner lifting exercise" gibi aramalar yapıp uygun gördüğünüz bir programı seçebilirsiniz sanırım.

tabii "kas yaparken göz çıkarmak" durumunu yaşamamak için beslenmenize çok dikkat etmeniz lazım çünkü normalde kilo verirken kas yapmak zordur çünkü kilo vermek için kalori açığı, kas inşası için kalori fazlası gerekiyor. o yüzden makrolar ve antrenmanlar konusunda hassas olmak gerekebilir.
0
alevli deniz sortu
(18.07.21)
@alevli deniz sortu teşekkür ederim, yalnız çalışmayı sevdiğim için salondaki hocalar vs. hiç aklıma gelmemişti. dediğiniz gibi yararlı olabilirler. ama şu aşamada ikinci paragraftaki acı gerçeği unutmuşum. günde max 500 kalori alıyorum. makrolarım %50 karbonhidrat %30 protein ve %20 yağ. bu durumda sanırım kas yapmak imkansız. sarkmalar için ağırlık kaldırsam yeterli o halde...
0
🌸jamesdeanbradfield
(18.07.21)
hocam ne yaptınız? :/ günde 500 kaloriyle bırakın kas yapmayı, vücudu direkt elinize alırsınız. metabolizmanıza ciddi zarar verirsiniz. nadiren IF ile birlikte yapılabilir tabii (örneğin haftanın bir günü sadece 500 kaloride kalırsınız, tam gün oruç tutmuş gibi olursunuz) ama onun dışında uzun vadede hem sürdürülebilir değil hem de yararından çok zararı olur. kilo vermek için acele etmeyin. çok hızlı vermek de sarkmaları olduğundan daha kötü hale getirebilir. genel olarak düşük karbonhidrat ve IF zaten yeterince verimli bir yaklaşım, aceleye gerek yok.

ideal kilonuza yaklaştıkça daha yavaş vermeye başlayacaksınız. onu da düşünün. o noktaya geldiğinizde vücut diyecek ki, "sen benim ekstra 25 kilom varken günde 500 kalori alıyordun. al yakmıyorum ben de o zaman, git hadi 100 kalori ye de yakayım". bu kadar düşük kalori sağlıklı değil, uzun vadede kilo vermeyi sıkıntılı hale getirebilir.
0
alevli deniz sortu
(18.07.21)
@alevli deniz sortu vallahi herkes aynı şeyi söylüyor da şimdiye kadar bir zararını görmedim şahsen. gün boyu evde oturduğum için hiçbir sıkıntı yaşamadım. vücudum da alıştı. if'le beraber yapıyorum zaten. 24/0-500 kalori. ve o tek öğünde yemek yemek bile istemiyorum. ama sizin de dediğiniz gibi ileride sıkıntısı çekeceğim kilo verme konusunda. yavaş yavaş arttırmaya bakayım. yine de maksimum 1000 olur.

tekrardan teşekkür ederim, ben hep kısa vadeyi düşündüğümden bahsettiğiniz kalori açığı mevzusunu hesaplayamamıştım...
0
🌸jamesdeanbradfield
(19.07.21)
Bmr 1800 kalori, siz 500 aliyorsunuz. Bütün gün yatsaniz zaten 1300 kalori aciginiz var.
Powerlifter antrenmani falan yapamazsiniz iki gün sonra bayilirsiniz bu kalori alimi ile.

If yapmaniza gerek yok zaten bu kalori alimi ile her türlü kilo verirsiniz. Kas mas her şey yanıyor tabi. Su anki aliminiza göre ayda 5 kilo verirsiniz, oturdugunuz yerde bütün gun dursaniz ama hareket ettiginiz icin daha fazla olur.

Saglikli değil. Kalori artirmazsaniz herhangi bir sarkma önleme vz gibi bir hayaliniz olmamali.
En az kg*1.5gr-2gr protein almaniz lazim ki kas yapabilesiniz (sporla beraber).
0
logisticsmanager
(19.07.21)
@logisticsmanager son bir haftadır günde 8-10 km yürümeye başladım. yüksek tempoda kilometreyi 9 dakika civarında alıyorum. 75-90 arası yürüyorum. runkeeper verisine göre her yürüyüşüm 600-700 kalori götürüyor benden. bunun dışında evde mekik ve yay çekiyorum.

şimdi benim bu hesaba göre metabolizmamı ve vücudumu fazla hırpalamadan ortalama kaç kalori almam lazım sizce? 80-85'i görünce spor salonuna gideceğimi de varsayıp if'e devam etmemi de göz önüne alarak tabii.
0
🌸jamesdeanbradfield
(19.07.21)
Hocam salonlarda korona falan kapılır mapılır. Parklardaki belediye aletlerine falan takıl boş olduğu zamanlarda. En azından açık hava.
0
d max
(19.07.21)
(18)

son birkaç yılda hayat standartlarınızda olumsuz olarak değişen şeyler?

la lykia
neler?aklınıza gelen her türlü konu olabilir.örnek olarak;x marka peynir alırdım, artık onu alamıyorum, y markaya geçtim.aracımı satmak zorunda kaldım.x marka arabam vardı, onu satıp y marka (x'ten çok daha ucuz) marka aldım.ailece yazlık evimizi satmak zorunda kaldık.ayda x kez et/balık yerdik, şim
neler?

aklınıza gelen her türlü konu olabilir.

örnek olarak;
x marka peynir alırdım, artık onu alamıyorum, y markaya geçtim.
aracımı satmak zorunda kaldım.
x marka arabam vardı, onu satıp y marka (x'ten çok daha ucuz) marka aldım.
ailece yazlık evimizi satmak zorunda kaldık.
ayda x kez et/balık yerdik, şimdi y kez yiyoruz.
ayda x kez dışarıdan/dışarıda yemek yerdik, şimdi yemiyoruz.
yılda 1 kez parfüm alırdım, artık almıyorum gibi gibi.
0
la lykia
(18.07.21)
Yatağımdan acayip rahatsızım, yeni yatak almam gerekiyor ama nerden nasıl alacağım hakkında fikrim yok ve fiyatları da çok pahalı geliyor.
0
oldz
(18.07.21)
telefon için: amiral gemisi sayılan modelleri kullanırken şimdi orta modelleri alıyoruz.
0
MtKrt
(18.07.21)
tatile gidemiyorum, çok pahalı. 3-5 gün için bütün yılın birikimini dökmek gerekiyor.
0
anais
(18.07.21)
Covidden bağımsız şu anda dışarda yemek ve dışardan sipariş vermek.
Tatil ve geziyi de yazacaktım ama o konuda covid etkisi de var.
0
epitaf
(18.07.21)
market alışverişinden sonra moralim bozuluyor. pandemi öncesine göre şu an dışarda yeme içme sayımız azaldı. tatile gitmek bütçemiz için daha büyük sorun haline geldi. doğru düzgün bir araba almak şu an hayal.
0
zgrydn
(18.07.21)
Parfüm ve spor ayakkabı almak hayal oldu.
0
suicides underground
(18.07.21)
market alışverişi

4.5 liralık lifalif yulaf ezmesinin 10 lira olması
7.45 gold fıstık ezmesinin 15 lira olması
9 lira barilla makarna soslarının 20 lira olması
7-8 liralık standart deodorantların 20 lira olması

bunlar elzem ürünler gibi görünmeyebilir fakat ilk aldığım fiyatı hatırladıklarımla şimdiki fiyatlar bunlar, bir paket yulaf ezmesi alırken de düşünmek zorunda kalmamalıyız
0
grimavi
(18.07.21)
Gıdada elimden geldiğince ucuza kaçmamaya çalışıyorum, bir şekilde almak zorundayız onu. Ancak kıyafet işi çok canımı sıkıyor. En dandik tişörtler bile gereksiz pahalı. Eskisi kadar giyime harcama yapamıyorum, parasına değmiyor çünkü.
0
tamam sakinim
(18.07.21)
çikolata ve dondurmaların kalitesi inanılmaz düştü.

yenmeyecek düzeyde.
0
duyurukullanıcısı
(18.07.21)
Yurtdışı seyahatine verilecek parayı göze alamıyorum, her gün yürüyüş yaptığım için sık spor ayakkabı alırdım, önceden Columbia falan alırdım, şu an 3-4 ayda eskiyecek bir ayakkabıya o fiyatı vermeyi düşünemiyorum. Kask almam gerekiyor, yıllardır Nolan kullanırım, şimdi daha makul fiyatlı kasklara şans versem mi diyorum. Pandemi sebebiyle sosyalleşmiyorum ama fiyatları duydukça dudağım uçukluyor, açık hava sinemalarının fiyatlarını gördüm mesela 65 ile 95 arasında değişiyor, filmlerin ancak yönetmeni tarafından bana özel sunumla gösterilmesi karşılığında 100 lira hak ettiğini güşünüyorum.
0
(18.07.21)
kafama göre dışarı çıkıp harcama yapamıyorum. 5 sene önce öğrenciyken çok daha rahattım.
0
westblack
(18.07.21)
benim hayatimda degisen hicbir sey yok. pandemi sebebiyle insanlarin hayatlarinin benimkine benzemek zorunda kalmasindan da memnunum. gerek sosyal gerekse de ekonomik etkilerden dolayi yani. artik yalniz degilim.
0
boyle buyurdum
(18.07.21)
yilda ortalama 3 kez yurt disi tatili yapardim artik 2 veya 1 kez oluyor. gecen seneyi saymiyorum ama pandemi ve hamilelik sebebiyle evden cikmadim cunku. bu sene kaldigim yerden devam etmeyi dusunuyorum hayirlsiyla.
0
in vino veritas
(18.07.21)
Disarda daha az kahve iciyorum. Evde kendim yapip termosa koyuyorum ya da kampanyalari falan bekliyorum. Yurtdisi seyahatlerimi yaparken cok dusunmezdim artik yapamiyorum bile.
0
dedim ben sana
(18.07.21)
Kedi maması. Daha uygun fiyatlı bir markaya geçmek zorunda kaldım.
4 günlüğüne tatile gideceğim, 18 ay taksit ödeyeceğim.
Yurt dışı imkansız.
Yeme içme ve özellikle giyimden kısmadım, ama kredi kartı fena şişti. Daha kontrollü olmam lazım.
0
auroraaurora
(18.07.21)
kiram 200 tl zamlandi. zaten zor oduyordum iyice zorlasti.

issiz kaldim. ise giremiyorum. maddi olarak cokmus durumdayim.

eti lifalif ve muz almak artik benim icin cok daha zor.

evden calistigimiz icin ve zamlar dolayisiyla faturalarim artti ve sirtima bir yuk daha oldu.

iki kedi sahiplendigim icin ek masraf da onlar oldu. aslinda bakabilirim ama is bulmam lazim. ha tabii ki asla birakmam cocuklarimi. kendi ogunumu 1 ogune indirdim ve parayi onlara ayiriyorum. en kaliteli mama ve kumu aliyorum. asla onlardan kismam ve onlari birakmam.

süt... sek süt aliyorum ve cok pahalandi. baska sut icemedigim icin katlaniyorum.

onceden surekli tavuk kanat alirdim. simdi cok pahali. alamiyorum.

kiyafet zaten alamiyorum artik.

yeni telefon almam lazim bu kullandigim arkadasimin eski telefonu ve bozuk. laptopim ise aylardir acilmiyor öldü. ama bunlara asla para veremem. o kadar parayi calissam da bulamam.

kagit havlu, tuvalet kagidi ve deterjan almam da zorlasti.

eskiden makarna sosu alabiliyordum, barilla. simdi alamiyorum.

makarnalar bile cok pahalandi.

eskiden arada bir dardanel aliyordum simdi alamiyorum.

sebze meyve almak da cok pahali artik. kabak almaya kalksam 2 kabak anca alabiliyorum. eskiden kabak ve patlicani bol alir gunlerce yemek yapardim. simdi tadimlik oldular patatesin yaninda.

9 lira olan 19L damaca su 15 lira oldu. cus diyorum.

asla tatile gidemiyorum. memlekete ailemin yanina bile gidemiyorum.

kitaplar da cok pahalandi. eskiden gidip gidip kitap alirdik arkadasla. simdi 2 kitaba 90 tl verdik. yuh ulan.

sosis ve sucuk alamiyorum. kasar peynir alamiyorum. luks oldular.

kuruyemis fiyatlari da cosmus durumda. cok zorlaniyorum.

islak mendiller kafayi yedi. 11 tl ne lan.

sivi sabunlar ayri pahalandi.

psikologumun ucreti iki katina cikti.

psikiyatristimin ucreti de iki katina cikti.

antidepresanimin ucreti de iki katina cikti.

...

cok zor durumdayim. hem maddi hem manevi berbat durumdayim. kedilerim olmasaydi intihar ederdim.
0
batlegolas
(18.07.21)
Herhangi bir dusus olmadi, dusme olmamasi icin devamli is degistirmem gerekti bu da olumsuz tabi.

Bir de bu yillarda artik range rover alirim diyordum hala alamadim. C segmentine saplanip kaldik.
0
divit
(18.07.21)
Benim hayatimi etkilemiyor yurtdisina tasindigim icin ama esim ile 2017 sonrasi 2019'da ülkeye dönünce oha olmuştuk her seyin fiyatı iki katiydi. Ben Eylül'de tekrar döneceğim ve eminim sok olacagim gene.

Ailem malesef bunu yasiyor. Eskiden her hafta tavuk, balik yiyen insanlar simdi daha cok bakliyat, sebze yiyebiliyor. Ben ayda ekstra bir 200-300 yolluyorum ki oyle şeyler alsinlar. Beni iki kere yurtdisina yolladilar su an hayatta yapamazlar.
Zamaninda 35 bin liraya aldik arabayi su an 120 bin lira falan. Gene bu parayi hayatta veremezler.

Yalniz basliga sözlüğün malum parti sevenlerinin yazmamasi da çok komik. Bundan 1 sene önce burada kurlar düşecek, Çin'den uretim buraya kayacak, şöyle böyle diyen bir arkadas vardi. O anlatsin bize hayat standardi neden düşmüyor...
0
logisticsmanager
(18.07.21)
(7)

5 saatlik uçuş için maske yerine takılabilecek en rahat şey?

buenosdias
siperlik geldi aklıma o’da tam öyle değil heralde. var mı fikri olan?
siperlik geldi aklıma o’da tam öyle değil heralde. var mı fikri olan?
0
buenosdias
(17.07.21)
iç rahatlığı için 2 maske üst üste. klimalı ortamda maske takmaktan rahatsız olanda ne bilim...
0
srjkvon
(17.07.21)
gercekten korunmak icin mi yoksa goruntu olsun diye mi? korunmak icin n95'ten baska caren yok. aerosol yoluyla bulasan bir hastalik sonucta ucakta bir pozitif varsa cevredeki herkese ulasacaktir. ondan da n95 tipi bir maskeyle korunursun anca.
0
robokot
(17.07.21)
Size bilmediğiniz bir şey söyliyim; Maske takmak zorunlu.
0
suicides underground
(17.07.21)
Maske takmak zorunlu +1
0
logisticsmanager
(17.07.21)
Maske takmak zorunlu +1

Ayrıca @robokot’un dediği yanlış, covid aerosolle değil damlacıkla bulaşır, ikisi farklıdır. Aerosol olsa şu an hepimiz mortingen şıtraze olurduk çünkü
0
helena
(17.07.21)
Ben bir saatlik ucusa bile N95 takardim. Ayrica,

Maske takmak zorunlu +1
0
invictae
(17.07.21)
@Helena, malesef sen yanlissin. covidin airborne oldugu damlacigin vektorlerden sadece biri oldugu bayadir biliniyor. havalandirma falan diye bosuna mi kasiyoruz aylardir? kapali ve havalandirilmayan alanlarda birbiriyle yakin mesafede olmayan kisiler birbirlerine bulastirabiliyor. beraber gecirilen sure / kapali alanin hacmi onemli parametreler (ayrica kisilerin nefes alis veriste ne kadar viable virus yayabildigi baya degisiklik gosteriyor - kimisi cok az, kimisi cok fazla). kesin bilgi. 1.5 senedir suren pandemide bu temel bilgilerin hala halka yayilmamis olmasi baya sasirtici.

www.cdc.gov

www.who.int

(airborne transmission alt basligi, olaya daha yeni uyanilan zamanlardan)

academic.oup.com

www.nytimes.com
0
robokot
(17.07.21)
(13)

Misafir

on and off
Yatılı misafir sever misiniz? Sizin ya da eşinizin akraba/arkadaşlarını sık ağırlar mısınız? Evinizde misafir tuvaleti yoksa rahatsız oluyor musunuz aynı tuvaleti kullanmaktan?Bizde misafir tuvaleti var ama küçük ve alaturka olduğu için herkes bizim kullandığımız diğer tuvaleti kullanıyor. Bi şey de
Yatılı misafir sever misiniz? Sizin ya da eşinizin akraba/arkadaşlarını sık ağırlar mısınız?
Evinizde misafir tuvaleti yoksa rahatsız oluyor musunuz aynı tuvaleti kullanmaktan?

Bizde misafir tuvaleti var ama küçük ve alaturka olduğu için herkes bizim kullandığımız diğer tuvaleti kullanıyor. Bi şey de denmez herhalde bu saatten sonra. İlk gelen olsa wc nerede sorsa gösterirsin ama artık iş işten de geçti.

Alaturka tuvaleti söküp klozet taktırsak o zaman da ayıp mı olur artık burayı kullanabilirsiniz falan desek acaba? :/
0
on and off
(16.07.21)
Klozet taktırın olmadı orayı siz kullanırsınız misafir varken.
0
kisa
(16.07.21)
misafire alaturka tuvaleti kullanın denmez tabi ki, öyle şey mi olur? kaçıncı yüzyıldayız? ilk gelen de olsa wc diye orası gösterilmez. tabi ki alaturkayı klozete çevirin ama onlar hala oradayken değil tabi. artık bu sefer geçti.
0
cokponcik
(16.07.21)
Evime aynı tuvaleti kullanmaktan ötürü rahatsız olacağım misafir almıyorum/gelmiyor.

Klozet +1
Yıl olmuş 2021 hala evlerde alaturka tuvalet olması üzücü.
0
Jux
(16.07.21)
21 yüzyılda askerlik dışında ya da cok kötü bir durumda olmadığım sürece alaturka kullanmam, onu kullan diyen kişiye de bir daha gitmem heralde.

Evet gelenler, kalanlar cok. Hiç umrumda olmadi.
0
logisticsmanager
(17.07.21)
Yatılı misafirden hoşlanmam ve mantığını da anlamam. Memleketten İstanbul’a gezmeye gelen adam kıysın paraya otel tutsun hayat düzenim var benim de sonuçta. Hastalıktır ihtiyaçtır başımla beraber zaruri durumda.
velev ki yatılı kabul ettim alaturkayı ben kullanırım gerekirse beğenmediğini misafire kakalamak olmaz.
0
cilekli pasta
(17.07.21)
çok zorunlu haller dışında yatılı misafir kabul etmem, başka bir yere de yatılı misafir gitmem. sırf tanıdıklar kal diye ısrar etmesin diye bir yere gittiğimde gizliyorum. gidip otelde kalıyorum. hasbelkader kalmak zorunda isem o gece uyku haram oluyor. tuvaleti, duşu, yemeği hepsi ayrı dert.
0
delidir yakalayin
(17.07.21)
Çok samimi olmadığım kişilerle evde kalmak zorunda kalmadığım için böyle bir endişem olmadı. Ama eğer endişe ettiğiniz hastalık/pislik boyutuysa hiç mi yurtta kalmadınız kalanla karşılaşmadınız insanlar nerelerde dip dibe kalıyor, aslında düşündüğünüz kadar pis değil merak etmeyin, içinize sinmiyorsa başka tabii. Duyurudaki bu alaturka nefretini de anlayamadım doğrusu, herkesin şartları bir değil alaturka tuvaleti olan bir evde konaklayan arkadaşınıza/dostunuza/akrabanıza bir daha gitmeyeceğini söylemeyi gaddarca buldum. Alaturkayı temas olmadığından dolayı daha steril buluyorum özellikçe kamusal yerlerde içsel olarak kendimi daha rahat hissetmemi sağlıyor.
0
laputa
(17.07.21)
başka bir yere de yatılı misafir gitmem. sırf tanıdıklar kal diye ısrar etmesin diye bir yere gittiğimde gizliyorum. gidip otelde kalıyorum. hasbelkader kalmak zorunda isem o gece uyku haram oluyor. tuvaleti, duşu, yemeği hepsi ayrı dert.
@delidir yakalayin

Benim de düşünce yapım böyle ama eşimin farklı.
0
🌸on and off
(17.07.21)
@laputa; normal klozet olan yerde misafire "orasi benim sen alaturka kullan" denilen yere gitmem diyorum. Bunun nesi gaddarca?
0
logisticsmanager
(17.07.21)
Alaturkayı temas olmadığından dolayı daha steril buluyorum özellikçe kamusal yerlerde içsel olarak kendimi daha rahat hissetmemi sağlıyor.
@laputa

Ben de insanlar kendi evinde değilse böyle düşünür zannetmiştim. Dışarıda wclerde de hijyen açısından hep alaturkalarda sıra oluyor, alafrangalar boş oluyor genelde çünkü.
Görüşler farklıymış ama.
0
🌸on and off
(17.07.21)
Yok zaten ben de diyemem kimseye misafir tuvaleti burası diye. En fazla ikisini de gösteririm hangisini tercih ederlerse.
0
🌸on and off
(17.07.21)
Klozet taktırın olmadı orayı siz kullanırsınız misafir varken. @kisa

Ailemin elindeyken iki tuvalet vardı, ikisi de alafranga. Misafir tuvaleti küçük, dar diye herkes diğerini tercih ediyordu. Burada da aynı hesap olur büyük ihtimal. O yüzden en mantıklısı sizin dediğiniz gibi kendim kullanırım misafir varken.

Teşekkür ederim cevaplar için.
0
🌸on and off
(17.07.21)
Tuvalet çok önemli. Resmen çift wcsi olmayan evleri seçmiyorum
0
photo85
(19.07.21)
(12)

aşı olduğumu unutup duş aldım, sorun olmuş mudur?

boyle buyurdum
yandım mı? çıkayım mı?not: biontechspor.
yandım mı? çıkayım mı?

not: biontechspor.
0
boyle buyurdum
(16.07.21)
ben de almıştım. bunun bilimsel bir bilgi olduğunu sanmıyorum. muhtemelen halk arasında uydurulmuş bir şeydir.
0
yine de donuyor
(16.07.21)
Avrupa'da olmayan bir bilgi bu. Kim çıkardı bilmiyorum. Bilimsel birşey olduğunu sanmıyorum.
0
logisticsmanager
(16.07.21)
çok eskiden dikkate alınması gerekilen ama şimdi geçerliliğini yitirmiş bilgi. gönül rahatlığıyla duşunuzu alabilirsiniz.
0
kurmalifare
(16.07.21)
Ben 2 aşıda da aldım. Hiç bir şey olmadı.
0
mysticriver
(16.07.21)
eski iğnelerde delik kalma ihtimali olduğu için su vs enfeksiyondan korumak için böyle bir önlem alınıyordu. 20 senedir gereksiz bir bilgi
0
avatar is back
(16.07.21)
Aldım ben de. Hic bir sıkıntı yok şu anlık
0
westblack
(16.07.21)
İlk aşıda hemşire duş alma dedi ama ikincide hiçbir şey denmedi. demekki hemşire dahi olsa 20 sene önceki bilgiyle konuşabiliyor.
0
🌸boyle buyurdum
(16.07.21)
Aşıdan 30 dk sonra duşa girdim, oyuna gelmeyin hava 374774 derece duş alın
0
materyalist imam
(16.07.21)
covid-19 aşısı olduktan sonra duş alabilir miyiz?

alabilirsiniz. “aşıdan sonra 24 saat duş almayın” uyarısı, artık hastalık tarihe karıştığı için uygulanmayan çiçek aşısı zamanlarından kalma. ancak içiniz rahat etsin istiyorsanız, banyoyu bir gün erteleyebilirsiniz. hiçbir zararı olmaz.

covid-19 aşısı olduktan sonra içki içebilir miyiz?

aşılama sonrası makul derecede içki içmenin covid-19 aşısına karşı bağışıklık tepkisini azaltacağını gösteren bir kanıt bulunmuyor.

ancak sağlık bakanlığı, olası istenmeyen etkileri izlerken karışıklık yaratabileceği için içki içilmemesini öneriyor. bu şu demek: vücudunuzda aşı sonrası gelişen bir etkinin, aşıdan mı yoksa alkol alımından mı kaynaklı olduğu karışmasın diye, “içki” değişkeninin denklemden çıkarılması salık veriliyor.

kaynak: teyit.org
0
d e j i n
(16.07.21)
kas içi aşılamalar sonrası duş almak problem yaratmıyor. duş alma diyen de bir şey bilmiyordur.
0
bass solo take one
(16.07.21)
Aşıdan sonra banyo yapmama konusu sadece çocuklarda yapılan bir aşı için vardı, ya verem ya çocuk felci, emin değilim.

Bu bir tek aşı dışında hiç bir aşının banyo yapmaya engel bir yanı yok.
0
John Bloor
(17.07.21)
bu muhabbet nerden çıktı bilmiyorum ama almanya'da aşıdan sonra doktora sordum neden problem olsun ki git şimdi al istersen demişti.
0
bohr atom modeli
(17.07.21)
(7)

kaç maaşlık birikimde rahat hissediyorsunuz

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
kaç maaşlık bir birikimi kenara koyduğunuzda kendinizi rahat hissediyorsunuz? ev değiştirme, işsiz kalma, herhangi bir dava, hastalik-sağlık için gerekebilecek masraflar, ani ortaya çıkan giderler vs. gibi çok sık yaşanmayan ama olduğunda da maddi külfeti beraberinde getirebilecek durumlarda az da o
kaç maaşlık bir birikimi kenara koyduğunuzda kendinizi rahat hissediyorsunuz? ev değiştirme, işsiz kalma, herhangi bir dava, hastalik-sağlık için gerekebilecek masraflar, ani ortaya çıkan giderler vs. gibi çok sık yaşanmayan ama olduğunda da maddi külfeti beraberinde getirebilecek durumlarda az da olsa kendinizi güvencede hissedebilmek icin ne kadarlık bir meblağı kenara ayırırsınız veya ayırmayı dilersiniz?
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(16.07.21)
5 ay issiz kaldigim bir donem olmustu. cok kotuydu. 6-7 aylik bir birikimim olsa iyi olur.

ancak bu birikimi asla yapamam.
0
batlegolas
(16.07.21)
1 senelik kira+fatura giderlerimi karsilayacak birikime sigortam gozuyle bakardim yalniz yasiyorken.
0
in vino veritas
(16.07.21)
Fransa'da yaşıyorum haliyle sosyal güvenlik ve issizlik durumundaki yardimlar farkli.
Bu sebepten kendi güvenlik fonum;
Bir aylik maas nakit günlük faizli hesapta.
Bir aylik maas yatirim fonu gibi bir hesapta, 72 saat icinde hesabıma para aktarabiliyorlar.

Cocugum olsa bu sefer bunu ikiye katlardim.

Ne kadarda rahat hissediyorum? Su an totalde 6-7 kati var ve oldukça rahat hissediyorum. Galiba 4 katindan itibaren rahat hissederdim.
0
logisticsmanager
(16.07.21)
1 senelik kira ve fatura kenarda durduğu sürece rahat ediyorum
0
nahtoderfahrung
(16.07.21)
1 senelik giderimi kenara attığımdan beri kafam çok rahat. Hatta biraz fazla rahat sanırım, mesai kavramını bile bıraktım kafama göre gidiyorum işe.
0
plutongezegendegilmi
(16.07.21)
min 3 ay
optimum 6 ay
0
orpheus
(16.07.21)
10 senelik harcama kadar birikimim yoksa rahat hissetmezdim
0
turkuaz
(17.07.21)
(4)

Köpeğe başka ne komut öğreteyim?

logisticsmanager
Mart basindan beri köpeğimiz var. Su an İngilizce olarak;Otur, yat, bekle, birak(leave it; yediği seyi, baktigi şeyi vs), birak (drop; agzindaki topu) getir, koş, dur, bırak/dur(off; yemek veriyorum bitti ama hala bakıyor off diyorum anliyor, oyun oynarken off diyince oyunu bırakıyor vs), hadi (ya b
Mart basindan beri köpeğimiz var. Su an İngilizce olarak;
Otur, yat, bekle, birak(leave it; yediği seyi, baktigi şeyi vs), birak (drop; agzindaki topu) getir, koş, dur, bırak/dur(off; yemek veriyorum bitti ama hala bakıyor off diyorum anliyor, oyun oynarken off diyince oyunu bırakıyor vs), hadi (ya bunu Türkçe öğrettim agiz aliskanligi sebebiyle, eve gelince yere öyle bir pozisyonda yat ki patilerini sileyim demek bu), halter (kafasini head haltera gecirmek), gel, heel (Türkçesi ne bilemedim, solumda yürüyüp bana bakmasi icin), benimle (with me; neredeysen kos, soluma gel ve otur bana bak), lets go (bunu yürürken hadi yon degistirirken falan kullanıyorum), sag/sol pati (patisini vermesi icin)

Baska ne ogreteyim hareket ya da komut olarak? Hızlı öğreniyor zaten burnunun üstün ödül koyup beklemesini saglamam 2-3 deneme aldi, bacaklarimin arasindan geçmesini sağlamam 2 deneme. Ne verdiysek aliyor çocuk borador(border collie, labrador) haliyle eğitime, öğrenmeye aç.

Bunlarin bir de fransizcalarini öğretebilirim misal.
0
logisticsmanager
(16.07.21)
labradorlar koklayıp bir şeyleri bulma konusunda da iyiler zaten doğal olarak. border collie de çoban köpeği zaten.

komuttan ziyade geniş alanlara bir şeyler saklayın salın sonra bulmak için saatlerce koşsun getirince ödül verin :D
0
passion rules the game
(16.07.21)
@passion malesef anskiyete sorunu var su an için cok fazla kendi basina salamiyorum, ilac+conditioning. Yani belki denerim biraz seyrek saat denk getirirsem. Evde yapiyorum bunu ofelia'nin önerisi sonrasi; evde baya mutlu oluyor manyak gibi kokluyor zaten ve buluyor.
0
🌸logisticsmanager
(16.07.21)
sizden başkasının elinden bir şey yememeyi ya da en azından sokakta bulduğu ve/veya ona verilen şeyleri yememeyi öğretebilirsiniz.
bu komut değil tabii ama bir şekilde öğretmeniz iyi olur.
0
blatta hiberna
(16.07.21)
şu durum için komutunuz yoksa diye yazayım. benimkiler ağaçların etrafından geçerken bazen aralarından dolanıyorlar, yani kayış dolanıyor, ya tasmayı ağaç gövdesinden geçirip almam gerekiyor ya da köpeğin geri geri çıkması gerekiyor. "bu tarafa" komutuyla geri çıkıyor benimki.
0
pide
(16.07.21)
(4)

Euro/döviz neden düşüyor?

gelmeistemem
Ne oldu bir iki günde? Faiz de sabit.
Ne oldu bir iki günde? Faiz de sabit.
0
gelmeistemem
(16.07.21)
Aslında normalleşiyor biraz. Zaten gereğinden fazla değersizdi Türk Lirası. Olumsuz ekonomik hareketlilik bir miktar durulduğu için TL'nin az da olsa değer kazandığını düşünüyorum. Teknik bir analiz değil yalnız bu; kişisel görüş.
0
himmet dayi
(16.07.21)
Bayram öncesi insanların TL talebinden dolayı düşüyor. (mahfi eğilmez geçen yayımladığı yazısında demişti)
0
biravekahve
(16.07.21)
logisticsmanager
(16.07.21)
Bayram öncesi tl talebi + yabancı turist
0
materyalist imam
(16.07.21)
(12)

eşinizin kendi ailesiyle yaşadığı problemlere karışır mısınız

roket adam
biliyorsunuz türk kızını ailesi evlendikten sonra bile rahat bırakmaz. talepler, gereksiz ıvır zıvır laflar, tantanalar falan. kız hala elinden geldiğince ailesiyle ilgilenmeye çalıştığı halde üstüne geliyorlar, bu tarz olaylar yaşıyorum ara ara, eşimin huzurunun kaçtığını görüyorum, doğal olarak ba
biliyorsunuz türk kızını ailesi evlendikten sonra bile rahat bırakmaz. talepler, gereksiz ıvır zıvır laflar, tantanalar falan. kız hala elinden geldiğince ailesiyle ilgilenmeye çalıştığı halde üstüne geliyorlar, bu tarz olaylar yaşıyorum ara ara, eşimin huzurunun kaçtığını görüyorum, doğal olarak bana da yansıyor.

böyle durumlarda açıp biraz rahat bırakın der misiniz, yoksa bu onun kendi meselesi, ben kötü olmayayım deyip karışmaz mısınız?
0
roket adam
(16.07.21)
Evli değilim ama muhtemelen ölü taklidi yapardım
0
jamiro
(16.07.21)
açıp "rahat bırakın" asla denmez. sen kötü olursun.
0
dafuq
(16.07.21)
eşinle konuşursun, derdi varsa dinlersin, fikrini sorarsa tavsiye de verirsin ama aile ile konuşmazsın kesinlikle.
0
elorelia
(16.07.21)
eşine karşı kötü olursun, eşin sıkıntıları çözer ailesiyle, sen onlara karşı kötü kalırsın.

en iyisi hiç karışmamak ya da eşinle ortak hareket etmek.
0
reanarchy
(16.07.21)
Demem. Esimle konusurum ancak, ona destek olur yol gösteririm ama araya girmem (esim öyle bir istekte bulunmadığı sürece ki neden bulunsun).
0
logisticsmanager
(16.07.21)
Sİz eşinizi düşünürsünüz, o da; ''onlar benim ailem, döver de, sever de'' der. Ortada kalırsınız. Demez de, öyle düşünün.

Gerçekten nedir bu kadınların çektiği?
0
gelmeistemem
(16.07.21)
Yapacagin en buyuk hata olur.
0
brkylmz
(16.07.21)
prensip olarak es dahil, baskalari arasindaki iletisime karismak veya araci olmak iletisimi bozan bir durumdur. bu sadece tr'de degil her yerde böyledir.
0
helenart
(16.07.21)
eşinize sarılıp yanında olduğunuzu hissettirmek, onu dinlemek ama sadece isteğinde tavsiye vermek güzel.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(16.07.21)
Eşiniz makul bir insansa orta yolu bulacaktır. Ben öyle yaptım mesela.
0
suicides underground
(16.07.21)
Ben öyle bir sorun için yeni evli olduğumuz zamanlarda kendimce şöyle önlem almıştım. Bütün ailenin toplandığı mecliste konu o ,şu, bu olurken ; kimse kusuruma bakmasın sizin kızınız, diğerinin kardeşi , berikinin baldızı olabilir , olabilir de değil saçının telini koparmak ağzınızdan çıkacak kelimeden bile üzülürse hanım ,kalbinizle beraber bedeninizide kırarım demiştim. Önce bir şok oldular ama hiç sıkıntı yaşatmadılar bugüne kadar.

Kayınpeder balkonda kıstırınca ; oğlum diğerlerinin yanında bir şey demedim ama gel öpeyim deyip alnımdan öpmüştü :)
0
synax
(16.07.21)
Sadece türk kızı demeyelim. oğluna tapan analar ve genç yaşta ev borcu yükleyen babalar yüzünden de er kişisi ana babasıyla iletişimi koparamıyor.

valla iş eşinizde. ben nişanlıyım arada beni de darlıyor bizimkiler ama aşırı sudan sebepler. ben geçiştiriyorum genelde. işim var tez yazıyorum nişanlım izin vermiyor diyorum konu kapanıyor.

ama siz hiç yorum yapmayın kendi kendinize, sorarsa söylersiniz, onlar düzelir sizin dediğiniz hafızada kalır. Dediğinizi babam yapıyor arada teyzemlere anneanneme. annem çok naif ve dertten stresten hemen hastalanıyor. babam da bu yüzden aramayın artık dert anlatmayın kafaya takıyor hasta oluyor demişti. tabi artık evlilikler oturmuş babam 60 annem 52 yaşında, diğer taraf da yaşlı olduğu için belki anlayış gösteriyorlar.
0
Hallegadola
(16.07.21)
(5)

Sık sık darlayan iş veren

kondansator
Çalıştığım şirketin 2 ortağı var, bunlar çocukluk arkadaşı. Bir tanesi gerekmedikçe iletişime geçmiyor ancak diğeri aklına gelen ger konuda zaman fark etmeksizin arayıp yazıyor. Hatta tatil günleri sabahları adamın mesajı ile uyanır oldum ve bu beni inanılmaz derecede germeye başladı. İşin kötü yanı
Çalıştığım şirketin 2 ortağı var, bunlar çocukluk arkadaşı. Bir tanesi gerekmedikçe iletişime geçmiyor ancak diğeri aklına gelen ger konuda zaman fark etmeksizin arayıp yazıyor. Hatta tatil günleri sabahları adamın mesajı ile uyanır oldum ve bu beni inanılmaz derecede germeye başladı. İşin kötü yanı da bu iletişim kurduğu anlarda konular hiç de önem arz etmiyor. Adam devamlı arıyor, sorduğu şeyleri yeniden soruyor. Mesai birimine yakın hatta sonrasında iş verip anlık yapılmasını bekliyor. Başta göz ardı ediyordum ama şimdi inanılmaz demoralize etmeye başladı. Devamlı fikir değiştiriyor vb. Bununla nasıl baş ederim dersiniz
0
kondansator
(16.07.21)
iş saatleri dışında telefonunuzu açmayın, aradan 2 saat geçtikten sonra geri dönüş yapın. o dönüş sonrası iş verecek olursa eğer "bu iş hemen yapılması gerek bir iş değilse yarının programına alıyorum diye vurgulayın". bunu her seferinde yapın. tatil günlerinde de açmayın, aramaya geri dönecek olursanız iyice geç dönüş yapın. (5 saat sonra falan.) normal mesai saatleri içinde işinizi yapıyorsunuzdur. bunu dışında kalan zamanda telefonunuzu açmadığınız için size bişey demeye hakkı yok. üstüne bir de siz lütfedip dönüş yapmış olacaksınız ki öyle bir zorunluluğunuz da yok.
0
draconas
(16.07.21)
mesai saatleri disinda telefonunuzu kapatin. bu isin baska bir cozumu yok.
0
in vino veritas
(16.07.21)
Vay arkadaş ne garip adamlar var ya...
Normal bir yer olsa konuş diyeceğim ama belli ki değil.
Bence yapilmasi gereken;
-yeni is bakmak
-yukarida denenleri yapmak
-eger is bulma potansiyeli varsa is verene durumu anlatmak. Anlamazsa zaten baska ise gecersiniz.

Bir de size tavsiyem simdiden bunlari kayit altina alin. Ileride dava vs acmak icin. Hatta gün gun excel tablosuna yazin ne zaman aradi ne icin aradi/mesaj atti.

Çünkü bu kafada insanlar "haa telefonu kapali tamam ben bir daha haftasonu aramiyayim" demeyecek. Size gelip neden kapali falan diyecek muhtemelen mobbing yapacak.
0
logisticsmanager
(16.07.21)
Bazi insanlar is yaptirmayi boyle ogrenmis ve ise yaradigi icin de devam ediyor.
Diger patron da biliyordur onun da isine geliyordur.
Cunku gercekten onun isine en one aliyorsun aramasin diye.

Adami degistiremezsin su an benim de basimda var aynisi.
Arayinca is saati degilse acmayacaksin mesajina donmeyeceksin.
Biraz terbiye edebilirsin boylece.

Ben 18de aradi diye actim, 1 hafta sonra 22de aradi ee zaten pc basindayim ise bakiyordum yine actim. 1 hafta sonra gece 1'de aradi, acmaya devam etsem sabah 5'de de arardi.

O gunden beri gunduz de arasa acmiyorum, mesai disinda aramiyor artik.
Biraz da ehlilesirse gunduzleri acicam :)
0
divit
(16.07.21)
iş saatleri dışında telefon kapatmak hepten ayıp olur ama iki şey önerebilirim:

1 - telefonu açmayın , yarım saat bir saat sonra dönüp hayırdır şimdi gördüm ÇOCUKLA OYNUYORDUM ya da ÜTÜ YAPIYORDUM gibisinden evde olduğunuzu hatırlatan şeyler söyleyin. sonrasında da bir şey sorarsa, "ezberimde yok, masamdaki defterde not etmiştim, yarın sabah bakar söylerim" ya da "yarın sabah ilk iş buna bakarım" gibisinden cevap verin.

2 - telefonu yine açmayın ama otomatik sms ile reddedin. otomatik sms'e de "acil değilse, en kısa süre içerisinde döneceğim" şeklinde bir şeyler yazın.
0
co2s2
(16.07.21)
(10)

istanbuldan tasinmak

blackpen
selam, istanbulda yazilim muhendisiyim. uzaktan calisma imkani suresiz olarak tanindi yakin zamanda. egede cok bilinen sahil kentlerinden birinde evim var.istanbuldan tasinsam mi tasinmasam mi konusunda kararsizim. neyi dusunerek karsilastirma yapip karar verecegimi de bilmiyorum. pandemi basindan b
selam, istanbulda yazilim muhendisiyim. uzaktan calisma imkani suresiz olarak tanindi yakin zamanda. egede cok bilinen sahil kentlerinden birinde evim var.istanbuldan tasinsam mi tasinmasam mi konusunda kararsizim. neyi dusunerek karsilastirma yapip karar verecegimi de bilmiyorum. pandemi basindan beri bu firsati yakalamaya calismak icin bir cok is gorusmesi de yaptim, simdi imkanim var ve dusunuyorum. bana yol gosterebilir misiniz?
0
blackpen
(16.07.21)
hmm senin durumunda dusuneceklerim:

uzak kalinca yoksunlugu cekilecek aile ve arkadas grubu var mi? gecici olsa bile yalnizlikla basa cikabilecegini dusunuyor musun?

ve tasinacagim yerdeki internet baglantisi hizi / tipi vs :)
0
robokot
(16.07.21)
Çok düşünme çünkü kendi kendini yapmamak için ikna edeceksin. İhtiyacın olan tek şey kesintisiz hızlı internet.
0
rm
(16.07.21)
Ev bile kiralamayacaksınız, zaten varmış. Bence düşünecek çok bir şey yok. Mutlaka denenmeli.
0
prodeq
(16.07.21)
İstanbul'un hangi özelliklerinden faydalandığınızı düşünürseniz belki daha kolay olabilir. Arkadaşlarınız bu çevrede mi genel olarak. Evden dışarı çok çıkar mısınız? Çıktığınızda neler yapıyorsunuz? Harhangi bir aktivite, hobi, kurs vs alıyor/yapıyor musunuz? Eğer çok bir bağlılığınız yoksa belli bir süre denenebilir. Ne de olsa dönmek isteseniz çok kolay dönersiniz.
0
jkg
(16.07.21)
Düşünecek bir şey yok taşının gitsin. Biz taşındık çok iyi geldi. Doktor işi için istanbula gittik geçen hafta. İyi ki taşınmışız diye şükrettik:)
0
suicides underground
(16.07.21)
Cosmicstring+1

Dikkat etmek lazım, şirketlerin sağı solu belli olmaz.
Ama onun dışında İstanbul'da hayatta yasayamazdim, gezmeye vs gidilir ama yasamak?
0
logisticsmanager
(16.07.21)
Bence taşının olmadı geri dönersiniz. Hiç olmazsa denemiş olduğunuz için bundan sonrasında kafanız rahat olur, ya memnun olur kalır ya da bir daha bunu düşünmezsiniz. İyi bir fırsat çıkmış denemek için
0
epitaf
(16.07.21)
Bi ay git kal beğenirsen devam edersin olmazsa dönersin
0
Kahir ekseriyet
(16.07.21)
istanbul'da kalırsanız:

1 - iş için keyfekeder bile olsa, düzenli ya da düzensiz ofise toplantıya gidiyor musunuz?

2 - aile nerede?

3 - arkadaşlar nerede?

4 - gideceğiniz sahil kenti hangisi?
0
co2s2
(16.07.21)
Arkana bile bakma kaç istanbuldan
0
photo85
(19.07.21)
(13)

evde kedi beslemek ama tüy problemi yaşamamak

boyle buyurdum
mümkün mü :')
mümkün mü :')
0
boyle buyurdum
(16.07.21)
2-3 günde 1 süpürge + kediyi her gün tararsanız sorun yaşamazsınız. her gün taratan kedi çok azdır yalnız. benimki haftada 2'ye bile zor dayanıyor, çoğu zaman kavga ediyoruz :D
0
golgi aygıtı
(16.07.21)
Kisa tuy ya da tuysuz. Ama barinakta cok zor bu cins kediler.
0
logisticsmanager
(16.07.21)
Sfenks türü dışında mümkün değil.

Aman alayım, tıraş ettiririz diye düşünecekseniz lütfen sahiplenmeyin bile..
0
himmet dayi
(16.07.21)
Teoride mumkun pratikse asla mumkun degil :)) Tuy problemini her gun tarayarak ve sabah-aksam supurerek azaltabilirsin ama asla yok olmuyor, asla :) Buzdolabindaki domatesin uzerinden benimkinin tuyleri cikiyor artik nereleri nasi geziyosa :D
0
e mice
(16.07.21)
Ben kedi beslemiyorum benim bile tuy problemim var, araba ustunde yatan sokak kedisi her yeri tuy yapiyor. Ki haftada 1 yatiyor.
Evcil kediyi dusunemiyorum.
0
divit
(16.07.21)
2 kedim var.

ilk geldiklerinde 6 ayliklardi yani baya buyuk boyutlardalardi. oglanin tuyleri de masallah kiloyla sanki.

ilk iki ay her gun taradim bunlari. her gun evi supurdum. acik mutfak oldufu icin her gun tezgahi sildim. o tuy toplayici rulolardan surekli kullandim. her gun koltuklari ve yatagi o ruloyla temizledim.

ama sonra bir durdum. butun bu islemleri 20 yil boyunca yapamam. bunun icin fazla usengecim. ve saldim cayira mevlam kayira. 3 gunde 1 evi supuruyorum o kadar. nadiren de koltuklari ruloluyorum. bununla mi ugrascam be? zaten her halukularda her yer tuy oluyor. haftada 1 de tariyorum kedileri. zaten asiri yogun bir is hayatim var. su an issizim ama normalde yogunum. oyle bir meslegim var yani.

kisacasi, tuye muye takilacaksaniz hiic sahiplenmeyin.

ben kedilerimin tuylerinden igrenmiyorum. onlari opuyorum ben sonucta degil mi? isiriyorum da. benim tabagimdan veya kasigimdan yemelerinden de igrenmiyorum. evladim sonucta onlar benim. benden temizler zaten. dakka basi yalaniyorlar. tuylerinin yarisini kendileri yalanirken yutuyorlar. :)))
0
batlegolas
(16.07.21)
pencereyi açıp soğuk üfleyen saç kurutma makinesiyle üfleyince üstlerine o da yararlı oluyor.
0
bronz böcek
(16.07.21)
Çocuğum olsun ana sıçmasın, ağlamasın demek gibi bişey
0
elorelia
(16.07.21)
@batlegolas +1
İki kedimiz var ve bu kedilerin tüyleri var, yapacak bir şey yok. İki kedili arkadaşlarım karı koca yurt dışına taşındılar, kedileri birkaç ay sonra alabildiler yanlarına. "Evde kedi yokken haftalarca her yerden kedi tüyü çıktı" dedi adam. Kedim yokken kedili arkadaşımın evinde kaldıktan bir hafta sonra evimden kedi tüyü çıkıyordu.

Ya kedileri sürekli tarayıp evi sürekli süpüreceksiniz ya da salacaksınız. Robot süpürge hayatı kolaylaştırıyor, haftada 4 gün bütün evi süpürmeye ayarladık, epey temiz kalıyor ev.

Edit: yukarıda bir cümleyi baya yarım bırakmışım. Onu tamamladım.
0
kobuzchu kiz
(16.07.21)
Dyson ile mümkün:)
0
suicides underground
(16.07.21)
Ev süpürmekle de mümkün değil bunu yok etmek, kapıların üstünden, menteşelerin yağına kadar her yere sirayet eden bir şey bu kedi tüyü. Kapı üstü diyorum bak, oda kapısının üstündeki 2 cm'lik yeri kim 3 günde bir temizler? Hadi toz tamam da, oradan bile kedi tüyü çıkıyor.
0
Jux
(16.07.21)
Ben kedimi her gün sabah aksam tariyorum. Taratmayi seven ender kedilerden;) evi de 2-3 günde bir dip köşe süpürüyorum. Tüy inanılmaz döküyorlar özellikle yatağın, kanepenin üstü oluk oluk tüy oluyor.
0
stejerners
(16.07.21)
Değil. Tüy döküm zamanlarında, havaların ısınmaya başladığı ve soğumaya başladığı zamanlar olur, günlük, haricindeyse 2 günde bir kez süpürge almak lazım. Yine de olacaktır.
0
sumuklurakun
(16.07.21)
(4)

Bu site gerçek mu dolandirici mi?

marjinal kereste
Merhaba. Ekte görseli bulunan Nike ile ilgi sitenin fake mi yoksa gerçek mi olduğunu anlayamadım. Bu siteden alışveriş yapan var mı? Yıllardır online alışveriş yapıyorum ama normalde 2500 tl olan ayakkabi bu sitede 1000 tl civari olunca killanmadim değil ama gönül de sitenin dolandırıcı değil gerçek
Merhaba. Ekte görseli bulunan Nike ile ilgi sitenin fake mi yoksa gerçek mi olduğunu anlayamadım.

Bu siteden alışveriş yapan var mı? Yıllardır online alışveriş yapıyorum ama normalde 2500 tl olan ayakkabi bu sitede 1000 tl civari olunca killanmadim değil ama gönül de sitenin dolandırıcı değil gerçek olmasını istiyor.
0
marjinal kereste
(15.07.21)
Tabii ki sahte.
0
himmet dayi
(15.07.21)
.top diye biten nike sitesi olmaz sanırım.
0
la traviata
(15.07.21)
10 km öteden dolandiriciyim diye bağırıyor.
0
logisticsmanager
(16.07.21)
dolandırıcı +1
0
boyle buyurdum
(16.07.21)
(11)

Kaçta yatıyorsunuz?

ssiradanbirigibi
sb.
sb.
0
ssiradanbirigibi
(15.07.21)
01.30 - 02.00
0
candide
(15.07.21)
Değişiyor da genelde 3 gibi falan yatarım.
0
j r r tolkien hayrani
(15.07.21)
Haftanın 6 günü sabah koşuya çıktığım için 11 30-12.00 gibi yatıp 6'da kalkıyorum.
0
marjinal kereste
(15.07.21)
01-02 arasi.
0
logisticsmanager
(16.07.21)
11:30-12:00
0
Amaranta ursula
(16.07.21)
normalde 00.00 - 02.15 arası
tatilde 01.30 - 08.00 arası

edit: mesela birazdan yatarım
0
bluntaf
(16.07.21)
9:30
0
monicapp
(16.07.21)
Sabah altida kalktigim icin 22:00 23:00 arasinda bir yerde uyumuş oluyorum. Tatil filan fark etmiyor. Çok nadir 00.00 i gecerip uyuyorum. Ayda belki bir kere filan.
0
a perfect lie
(16.07.21)
00.00-02.00 arası

hafta içi 7.30 da kalkıyorum haftasonu 8,30 gibi. genelde haftanın 5-6 günü 5 saat uyurum, haftasonu dinlenirim aradaki farkı kapatırım ama o da 7-8 saati geçmez. çok uyumam, baş ağrısı ve sersemlik yapıyor bende.
0
Hallegadola
(16.07.21)
Öğrenciyken sabaha kadar oturur insanlar uyanıp güne başlarken ben uyurdum.
Çalışmaya başladıktan sonra 01.00 - 01.30'da uyumaya başladım.
30'lu yaşlar bittiğinden beri gece yarısını çok geçmiyorum.
0
pispinti
(16.07.21)
00.00- 00.30 arası.
0
stejerners
(16.07.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.