Giriş
(13)

türkiye'de neden yabancı okullar var?

ardt
türkiye'de (aslında sanırım sadece istanbul'da) amerikan okulları var mı bilmiyorum ama bir sürü alman ve fransız liseleri var (en çok da fransız, sürüyle).bu okullar dini misyonerlik okulları mı? öyleyse, misyonerliği bırakmak zorunda kaldıktan sonra neden varlıklarına devam etmişler?bunların varol
türkiye'de (aslında sanırım sadece istanbul'da) amerikan okulları var mı bilmiyorum ama bir sürü alman ve fransız liseleri var (en çok da fransız, sürüyle).

bu okullar dini misyonerlik okulları mı? öyleyse, misyonerliği bırakmak zorunda kaldıktan sonra neden varlıklarına devam etmişler?

bunların varolma sebebi osmanlı'nın bir zamanlar sömürgemsi bir devlet olmasından mı kaynaklanıyor? öyleyse, bu okulların ülkemizde bulunması bizim için bir utanç kaynağı değil mi?

sorumsu bir cümle: herhalde almanya, fransa, ispanya gibi yerlerde başka ülkelerin okulları bulunmuyordur?
0
ardt
(06.06.21)
Pek çok ülkenin pek çok ülkede okulları var.

Evet misyonerlik amacı var ancak utanç kaynağı da değil.

Bu ülkenin en eski Amerikan okullarından biri Tarsus’ta.

Bunlar üşkenin zenginliği olarak görülmeli. Şunu da kabul etmek gerekiyor bu ülkede cidd bir entelektüel baskınlığı var kolej mezunlarının. Bu da kötü demek değil.

Türkiye’nin de başka ülkelerde okulları var aynı şekilde.

Ayrıca bizimkiler de misyoner okulları.
0
tessera
(06.06.21)
@tessera: "Pek çok ülkenin pek çok ülkede okulları var."

gelişmiş ülkelerin, gelişmiş ülkelerde okulları var mı?

milliyetçi bir insan değilim ama bir fransız lisesinde, fransa'nın kültürünü ve değerlerini, önemli kişiliklerini bizim türk çocuklara öğretmek bana oldukça saçma geliyor. sanki biz medeniyet görmemişiz de fransızlar bizi medeniyetle tanıştırıyormuş gibi geliyor.
0
🌸ardt
(06.06.21)
saçma geliyorsa gönderme çocuğunu o okula, öğrenmesin? ben almanca okudum okulu ss subayı olmadım.
0
nahtoderfahrung
(06.06.21)
tessera +1

Hollanda ve Almanya'da Amerikan okulları var örneğin. Google'da bulabilirsiniz detaylarını.
0
fotrsapka
(06.06.21)
Gelismis ulkelerde de var.
Los angeles'ta, berlin'de fransiz liseleri var.

Fransa'da yaşadığım şehirde Amerikan lisesi var.
Kısacası tahmininiz yanlış.
0
logisticsmanager
(06.06.21)
fisna.org Kuzey Amerika kıtasındaki Fransız okulları
www.internationalschoolparent.com Birleşik Krallık'taki Fransız liseleri
www.completefrance.com Fransa'daki uluslararası okullar
en.wikipedia.org/wiki/Category:British_international_schools_in_Germany Almanya'daki İngiliz okulları
vesaire vesaire.

Gelişmiş ülkelerin gelişmiş ülkelerde okulları var evet, aşağılık kompleksi yapılacak bir mevzu değil.

Edit: Wiki linki tuhaf çıktı, alternatif olarak Almanya'daki uluslararası okullar linki:
www.expatica.com
0
kobuzchu kiz
(06.06.21)
Hemen hemen her yerde italyan fransız okulları var.

Mesela diplomatlar ve benzeri işlerdeki insanlar çocuklarını fransız okullarına yollar. Neden derseniz birkaç nedeni var. Birincisi bakalorya veriyorlar ki her yerde lise eğitimi geçerli olsun diye. İkincisi her ülkede o eğitim aynı seviyede ya da yakın seviyede. Ülke değiştirmek zorunda kaldıklarında çocuklarınon problem yaşamasını önlüyor. Tabi bi de uluslar arası ilişkiler dünyasında fransızca değerli bir dil, statü gibi biraz da.

Her ülkenin her yerde yok ama çoğu gelişmiş ülkenin çok fazla yerde var.
0
tessera
(06.06.21)
Fransizlar cok eski.
misyonerlik amacli acilmistir italyadan fransaya falan gecmistir.
Misyonerlik deyince osmanliyi batirmak icin degil kendi aralarindaki kavgadan da dolayi var. Papayla falan kavgalari barismalari vs.. cok degisik tarihleri vardir.
Bundan cikanlar turkcu falan olur fransizlardan nefret eder.
Mezunlardan cogu elci konsolos falan olurdu eskiden.

Amerika okullari sonradan acilmis, 1. Dunya savasi oncesi osmaliyi parcalamak icin.
Savastan sonra cogu kapatilmis.

Kalanlar amerikan aski pompalar. Ogrenciler amerikayi cok sever.

Aha bunlar yabanci o zaman dusmandir diye tek potaya koymamak lazim hepsinin amaci kulturu falan farkli.

Zaten kanunlari yonetmelikleri falan ayri, tarih dersini gidip yabanci dilde vermeleri yasak falan.
0
divit
(06.06.21)
Şu anda en iyi eğitimi bu okullar veriyor. Adam devşirme kısmı bence de var. Aileler genellikle de yurt dışına gidiş olanağı için çocuklarını gönderiyor.
Rahatsız olan göndermez.
Yerli ve milli okullarımız var ne de olsa.
0
pro9it9is9
(06.06.21)
Bu arada eski derken gercekten eski, istanbul'un fethinden daha once acmislar okulu.
0
divit
(06.06.21)
Türkiye'nin de yurt dışında okulları var. Hatta kurulduğu zaman cumhurbaskani ziyaret ediyor. Umarım Türkiye'ye de başka ülkelerin iyi okulları gelir, Türkiye de iyi okullar açar. Örneğin Japonya bir lise açıp iyi bir mühendislik dersi verebilir.
0
howfaristhesky
(06.06.21)
Yabanci okul mezunuyum.
Hic de o ulkenin degerlerini, onemli kisiliklerini, tarihini filan ogrenmedik.
Turk dili ve edebiyati dersimiz vardi, tarih ve cografya da turkceydi ve turk müfredatina goreydi. Milli guvenlik dersimiz de vardi, ordudan emekli birisi geliyordu hatta.

Alman dili ve edebiyati dersimiz vardi, okulun asil diliydi sonucta. orada tabi ki onlarin onemli yazarlarini, edebi donemlerini vs ogrendik, bunda yanlis bir sey gormuyorum.
Matematik, fizik gibi derslerde konular turk mufredatindan farkliydi, o yuzden yurtdisina hazirladiklari bir gercek. Turkiye’de okumayi isteyen öss’ye iyi hazirlayan, son senesinde raporla okula gitmeyecegi yerli ve milli bir okula gitmeli zaten, bu okullar bunun icin yanlis yerler ama mezunlarinin cogu da turkiye’nin en iyi universitelerine girmeyi basarabiliyorlar her seye ragmen.

Gelismis ulkelerin gelismis ulkelerde okullari var, evet.
0
kuehles blondes
(06.06.21)
Okullar kültür emperyalizminin önemli bir parçasıdır. Mesela ispanyollar da esmer, türkler de. Ama ispanyollar bundan gocunmuyor hatta avrupa'da oldukça yakışıklı / güzel bulunurken, türkler kendilerini sarışın ve renkli gözlü yapmak için deliriyor.

Acaba neden?

Batı ülkeleri birbirilerinin sınırları içinde okullar açıyorlar. Almanya fransa'da, fransa amerika'da. Ama bu daha çok kültürel bir dayanışmanın ve ekonomik işbirliklerinin bir parçası. Bir diğer amaç da o ülkede kendi çıkarlarına uyacak insanlar da yetiştirmek. ATıyorum abd'deki fransız şirketlerinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmek de bu okulların misyonu. Tabii yine kendi içlerinde ufak istihbarat faaliyetleri de yürütüyorlardır bu okulları paravan olarak kullanarak.

Ama dediğim gibi batı ülkelerinin birbirleri içinde okul açması daha çok kültürel dayanışmanın bir parçası.

Asıl mevzu, batı ülkelerinin gelişmekte olan ülkelerde açtıkları okullar. Özellikle 18-20 yüzyılda bu okulların bir çoğu misyonerlik ve emperyalist faaliyetler için kuruldu.

Bu tarz faaliyetlere yumuşak güç denir. Elbette kimse gelip de öğrencilere hadi ülkenizden nefret edin demiyor. Tam tersine, okulu kuran ülke kendi değerlerini sevdirmeye ve sempati toplama gayretinde oluyor. Kitle iletişim kuramlarında fikir ekme gibi bir teori vardır. Muazzam bir yöntemdir. Sempati toplayarak, telkinlerle ya da farklı tekniklerle insanların bir fikri benimsemesini sağlarsınız. Örneğin batı medeniyetinin üstünlüğünü orta okul çağında aldığınız çocuklar üniversiteye gelene kadar tatlı tatlı benimsetebilirsiniz. Burada bahsettiğim teknik ya da ekonomik üstünlük değil.

Mesela Osmanlı'nın son dönemlerinde, cumhuriyet döneminin neredeyse tamamında batılı insan tipi epey yüceltilmiştir. İnsanlar bir alman, fransız, ingiliz karşısında kendini daha yetersiz hissediyor. Güzellik algımız bile böyle şekillenmiş. Ülkenin yarısının sarışın renkli gözlü olmak istemesi tuhaf değil mi? Yukarıda bahsettiğim gibi, ispanyollar bizimle benzer fiziksel özelliklere sahip olmalarına rağmen bundan gocunmuyorlar. Çünkü bizim kadar kültürel emperyalizme maruz kalmadılar.

Bunda osmanlı entelektüellerinin ve ilk dönem cumhuriyet entelektüellerinin önemli bölümünün dönemin yabancı okullarında okumuş olmasının etkisi büyük bence. 1. dünya savaşı'ndan sonra ülkedeki tüm gazetecilerin, yazarların, bürokratların okudukları lisenin bağlı olduğu ülkenin mandasına girmeyi savunması tesadüf olmasa gerek.

Dediğim gibi kimse bu insanlara gidip de "bizim için çalışın" demiyor. Ama propaganda öyle güçlü bir silah ki, insanlar farkında olmadan kendilerine dayatılan düşünceyi büyük bir istekle kendi fikirleri gibi benimseyebiliyorlar.

Fransız okullarından mezun çok arkadaşım var. Birçoğu farkında olmadan fransızlara benzemeye çalışıyor. "parissienne" görünmeye çalışıyorlar. Tarif etmesi çok garip bir psikoloji bu. ama ne demek istediğimi anlatabildiğimi sanıyorum. Sürekli "ben fransız kültürüyle büyüdüm" imasında bulunuyor çünkü o kültürü daha üstün görüyor bilinçaltında. gibi gibi...

Ha türkiye de bunu yapıyor farklı ülkelerde okullar açarak elbette. JAponlar da... Ama batı medeniyeti daha yayılmacı bir politika izlediği için bu daha ilginç noktalara varabiliyor.

Bu arada "yeni kültürler tanımaktan ne çıkar" algısı da gelişmekte olan ülkelere öğretilen bir tavır. Elbette yeni kültürlere açık olmak çok değerli. Ama siz fransa'da
müfredatının türkler tarafından belirlendiği, türk kültürünün baskın olduğu bir okul açabilir misiniz bir düşünün:) Bir türk olarak okul açabilirsiniz. Ama türk kültürünün baskın olduğu bir okul fransa'da türkiye'deki fransız okullarından daha fazla baskı görür.

Şu bir gerçek ki, milliyetçiliğin ve patriotismin modası geçti anlayışı sadece nedense gelişmekte olan ülkelerde oldukça yaygın. Batı medeniyeti kendi sınırları içinde son derece patritotic, milliyetçi ve muhafazakar olabiliyor. Yabancı dil öğrenmek için bizim kadar gereksinim duymuyorlar mesela.
0
anten
(07.06.21)
(7)

İdeal sağlık sistemi diye bir şey var mı?

vatanperver
Birkaç ana problem var konuyla ilgili: 1) ücretsiz olmalı mı? bedava olunca suistimal edilebilir.2) doktor risk alabilmeli mi? başım ağrıyor diyene 1000 tane test yapmalı mı? belki adamda beyin kanseri var, milyonda bir ihtimal.3) tedavisi milyonlarca dolar olan hastalıklar ne olmalı? devlet vergile
Birkaç ana problem var konuyla ilgili:

1) ücretsiz olmalı mı? bedava olunca suistimal edilebilir.

2) doktor risk alabilmeli mi? başım ağrıyor diyene 1000 tane test yapmalı mı? belki adamda beyin kanseri var, milyonda bir ihtimal.

3) tedavisi milyonlarca dolar olan hastalıklar ne olmalı? devlet vergilerin önemli bir kısmını buna mı ayırmalı?

4) kendine bakmayana devlet bakmalı mı? örneğin diş bakımı yapılmazsa, pahalı bir tedavi olan diş implantı gerekebilir.

Dünyada bunları dengeli biçimde çözebilmiş bir ülke var mı?
0
vatanperver
(06.06.21)
Eğer bu sorduğun soruların başında vatandaş vergi veriyor ise hepsine ücretsiz olmalı.
Vermiyor ise hayır.
0
paramolacak
(06.06.21)
1) Vergi veriyorsan çoğu şey onun karşılığında ücretsiz olmalı. Ama çoğu Avrupa ülkesi tam da bu yüzden "aylarca sıra bekliyorsun" diyor. Türkiyedeki gibi devlet + özel hibrit çözümler daha iyi bence.

3) O hastalıklara para ayırdığı için diğer şeyler şaşıyorsa sıkıntı. Denge bulunmalı bence.

4) Kendine bakmak ne demek? Mesela ülkede alım gücü çok düşük, herkes işlenmiş et almak durumunda, bunun sonucunda yaşlılığında kanser olacak belki de. Bunu insan kendine mi yaptı yoksa devletin etkisi de var mı? Fakir bırakıldığı için mi zorunda kaldı?

Dümdüz dişini fırçalamadığı için dişi çürüdü gibi mantık yürütsek o bile doğru değil. Kimi genetik olarak daha yatkın oluyor, kimi hiç bakım yapmasa da çürümüyor. Zaten genel sağlık sistemleri iki tarafı da koruyan orta yolcu sistemler oluyor işte.

Bildiğim kadarıyla artık hasta olduktan sonra değil, tam tersi hasta olmaması için yapılan şeyler öne çıkarılıyor. (bkz: önleyici sağlık hizmetleri)
Mesela devlet sağlık sistemini geliştirmek yerine, stresi azaltıp insanları spora ve daha sağlıklı beslenmeye yönlendirse daha iyi sonuçlar alınacak belki de.
0
nhk ni youkosu
(06.06.21)
Hollanda fena degil.

Aile hekimi isini iyi oturtmuslar doktor ustune titriyor, evine mektup atiyor yarin ac gel tahlil yapicam diye.
Devamli takip ediyor senin hastaligini. Bizdeki gibi aile hekimi pesinde kosmuyorsun.
Ben kendi doktorumu 1 kere denk getirip muayene olamadim. Ne zaman gitsem cikmis oluyor, oradaki doktorlar da trip atiyor.

Sana para veriyorlar spor salonuna git diye, ya da salon devletin tam bilmiyorum. Bi sekilde sporu zorluyor ev kadinlarina falan. Boylece hastaligi onluyor.

Dis olayi zaten rutin sanirim, emin degilim de duzenli gidiyorlar diye biliyorum.

Ayni doktor 3 nesil aileye baktigi icin her seylerini biliyor.

Ama orada da uzman doktor olayi cok zor, cat diye gidemiyorsun bu yuzden hastaneler bos.
Gitsen de cozemiyorlar.


Sigortan yoksa hayvani masraf cikartiyorlar. Mecburen sigorta yaptiriyor herkes.

Yaslaninca patliyor sistem.
Bu yuzden olene kadar calisman lazim, mezarda emekli oluyorsun.
0
divit
(06.06.21)
İnsan en başta tedavi olmayı değil hasta olmamayı bilmeli. Hasta olanın sağlığa ihtiyacı vardır ve belli bir düzeyde bu harcama gerektirir. Genel olarak Devletin her hastaya ücretsiz bakması şu zamanda zor görünüyor. Öncelikle sağlık giderleri, ilaçlar ve ekipmanları tamamen yerli olmalı.

Hasta ve devlet arasında işleyişi sağlayan doktorla diğer ara kurumlara kadar yeniden yapılandırılmalı. Tamamen her şey ücretsiz olmasa da maliyet/fiyat düşürülebilir.

Osmanlı ve Selçuklu zmaanında parası olmayan hastaya ücretsiz yardımda bulunulur ve dönüşü için yol parası dahi verilirmiş. Bu bakımdan eskilerden ama asla değerini yitirmeyen geçmişimizde öğreneceğimiz çok şey var.

Senen 90lara gelindiğinde ise hastane ölen masraflar karşılanmadığı için rehin kalabiliyordu. Hasta ziyareti mi ? O da "ücretliydi"
Trafik kazasından sonra acı içinde kıvranan, konuşamaz haldeki yerdeki yaralıya müdahale için ambulansla gelen sağlık görevlisinin ilk sorusu "sigortan var mı? " ydı
Doğum yapan anneye, çocuğun öldü diyerek evine gönderilmesi çocuğun başka ailelere verilmesi. neredeyse her ameliyattan sonra hastanın vücudu içinde unutulan gazlı bez ve makaslar, gizli kamera görüntülerinde ispatlı olarak doktorun hastasından ameliyat için bıçak parası istemesi, daha neler neler.. akşam haberlerinin değişmezleriydi.
Kısacası insan odaklı tedavi anlayışına sahip doktor ve böyle doktorların yetişmesini sağlayan bir sağlık sistemi anlayışı/müfredatı gerekiyor. Tabi o da temelde manevi değerlerle sağlanabilecek bir şey.

Geçen sene salgın başında aşıların geliştirilmesi bile 2-3 seneye varabilirken açıklamalarda.
Bu pazarda(!) farklı ülkelerden, farklı rakipler ortaya çıkınca 1 senede bir çok ülkeden aşı haberleri gelmeye başladı.
Sağlık anlayışının içinde kapitalizm olduğu sürece insanlar sağlığına kavuşmaz.

3. Soruya cevap tedavi yüksek tutarlı hastalıklar için geçmiş kaynaklar sıkı bir araştırılmalı.
Ve dışarıdan tedavi değil kendi kültürümüze, toprağa ve doğal kaynaklara bağlı bir tedavi anlayışı geliştirilmeli.
O zaman hastaneleri arttırmak yerine tedavi olan insanları arttırmanın önemi daha çok anlaşılır.
0
Erva
(06.06.21)
1) ücretsiz değil zaten. öyle ya da böyle birileri ödüyor. olay kimin ödeyeceği. sigorta herkese zorunlu olursa türkiye'deki gibi, olan ücretli çalışan ya da geliri çok aşırı uçlarda olmayan orta sınıfa oluyor. gibi gibi

2)sevk zinciri bundan ötürü var. uzman doktora aylar sonra görünebilmek anlamına gelse de, doğrusu daha çok bu.

3)sma en güncel örnek. evlilikte eşlere test yapılabilecek bir hastalık. hepatit falan gibi zorunlu tutulabilir. diğerleri de vergiler arasında önemli kısım değildir, virgülden sonraki basamak falan olur anca.

4)kendine bakmayı kolaylaştırmak gerek.

dengeli çözebilen ülke... yok heralde.
0
heeresgruppe
(06.06.21)
Bunu tam çözebilen bir ülke yok bence. Ki zaten çok zor bir denklem. Ben kendi deneyimimden soyleyecegim;
1) ucretsiz saglik diye bir olay yok. Biri her sekilde ödüyor. Türkiye'de sağlık ücretsiz değil. Ek olarak sürekli devlet hastanesi kullanıp ilerlemeye kalkarsaniz Türkiye'de de deli bir sıra var. Isteyen denesin uzman doktor randevusu. Fransa'da da bu var, isleyis; aile hekimi kontrol edip sevk ediyor. Uzmanlarda sıra var. Suistimal edilebildigini sanmıyorum.

2-sevk zinciri. Onun dışında bu risk olayi cok kolay cozulebilecek bir şey degil. Gecen bir yerde gördüm, doktor parmağında birşey yok demis. Bu da inanmıyorum, eğer kirik cikarsa dava edebilir miyim diyordu. Maalesef zor yani bunlarla ugrasmak.

3- sma'dan bahsediyorsaniz test ile anlasilabilecek birşey ama test en son baktigimda ciddi pahaliydi (10bin lira diyordu özel). Bunu devlet karsilamaz ya da ucuzlatmazsa ödemeli. Ki Avrupa'da bazi ulkelerde ödüyorlar milyon euroluk tedaviyi (Fransa'da gene doktorlar onay verirse zolgensma ödeniyor.)

4-ucu acik. Türkiye gibi siyasal islam ülkelerine alkol sigara icen kendine bakmaz odemiyoruz derler. Kendine bakmak tabiki önemli ama onun için de sağlıklı ürünleri daha ucuz yapmalisin, insanlari spora teşvik etmelisin vs. Türkiye'de saglikli besin cok pahali, çoğu ekmek ve karbonhidrat ile besleniyor. Spor salonu pahali ama spor hobisi daha da pahalı. Yasadigim yerde herkes haftasonu doga yürüyüşü, daga tırmanış, göle gitmede falan. Etrafimda kilolu insan yok resmen.

Ama bunu tam çözebilen ülke yok.
0
logisticsmanager
(06.06.21)
Olay eğitimle de alakalı. Eğitimli insan daha az hasta oluyor. Öncelikle bilinçli oluyor. Çocuğu ağlamasın diye önüne cips, meyve suyu dayanıyor. Bu durum maddi gelirden alakasız, eğitimle ilgili. Ikinci olarak eğitimli kişi insan vücudunu tanıyor. Akcigerle karaciğeri çok yakın sanan çok insan var. Örneğin geçen hepatit aşısının covid'e iyi gelecegini sanan insanlar duydum. Çünkü hepatit karacigerdeymis, covid akciğere gidiyormuş, ikisi de ciğer olduğundan hepatit aşısı akciğere iyi gelirmiş. Durum eğitimsiz insanlarda bu şekilde. Sonra antibiyotik kullanımı gelişmiş ülkelerde çok az. Diğer ülkelerde aspirin gibi alıyorlar..
0
howfaristhesky
(06.06.21)
(6)

Baba için klasik saat önerisi

Bakkalmühendisi
Selam dostlar, başlıkta görüldüğü üzere babama doğum günü için saat alacağım fakat pek anlamıyorum. Tarz olarak klasik saatler sever kendileri önerileriniz varsa alırım. Bütçe ortalama 5000 ve biraz daha yukarı çıkabilirim. teşekkürler şimdiden
Selam dostlar, başlıkta görüldüğü üzere babama doğum günü için saat alacağım fakat pek anlamıyorum. Tarz olarak klasik saatler sever kendileri önerileriniz varsa alırım.
Bütçe ortalama 5000 ve biraz daha yukarı çıkabilirim. teşekkürler şimdiden
0
Bakkalmühendisi
(05.06.21)
Seiko 5
Orient Bambino
Tissot Heritage Visidate
Hamilton H32451581 vb.
Steinhart Ocean
0
Başkalaşım
(05.06.21)
5000+ bütçeye Seiko 5 olmaz. Olacaksa Seiko Presage olur. Arada dünya kalite farkı var. Seiko Presage ya da Orient Star derim ben. İsviçre dersen Victorinox olabilir.

Ek: Lütfen dünya para verdiğiniz saat don gömlek markası olmasın.
0
prole
(06.06.21)
Hamilton intra-matic
0
scholes
(06.06.21)
Seiko 5
0
komando kani var bende
(06.06.21)
yukari cikabilirsen kesinlikle vacheron constantin. tam peder saati uretiyor adamlar.
0
nibba
(06.06.21)
Prole +1
O bütçeye çok güzel seiko presage'lar var. Seiko 5 o bütçe varken çok sönük kalir.

Tissot da olabilir.
Ve evet; o paraya kesinlikle saat markasi alin, don gömlek üreten adamlardan değil.
0
logisticsmanager
(06.06.21)
(14)

Müzeler hakkında ne düşünüyorsunuz ?

phiphi
Akşam akşam internette gezinirken aklıma geldi, 2 sene önce italya'ya gitmiş ve roma, floransa , venedik, napoli , verona gibi şehirleri gezmiştik. Gezimiz roma'dan başladığı için önce 3-4 müzedir, tarihi eserdir vs gezdik ( isimlerini çok hatırlamıyorum ) ama beni sonra aşırı şekilde baymıştı. Mese
Akşam akşam internette gezinirken aklıma geldi, 2 sene önce italya'ya gitmiş ve roma, floransa , venedik, napoli , verona gibi şehirleri gezmiştik. Gezimiz roma'dan başladığı için önce 3-4 müzedir, tarihi eserdir vs gezdik ( isimlerini çok hatırlamıyorum ) ama beni sonra aşırı şekilde baymıştı. Mesela vatikan'ın müzesini gezdiğimde ekstra para verilip içeri girilen kısma girdim oradaki eserlere bakıyorum falan ama hiç ilgimi çekmiyor. Belki anlatan birisi olmadığı içindir tabi ama ilgimi çekmiyor yani elimde değil. Aziz petrus bazilikası, pantheon vs müthiş yapılar büyülü falan içine girince ' wow ' oldum ama eser bakımından söylüyorum.

Onun haricinde floransa'da dünyaca ünlü 2-3 müzeyi falan da gezdik mi gezmedik mi hayal meyal hatırlıyorum tamamen. Davut'un olduğu müzeye girmedik, dolayısıyla davutu'da görmedik mesela. Tamam bu belki abartıydı ama, internetten bakınca falan öyle yine çok ilgimi çekmiyor. Görsem öyle 1-2 dkmı ayırır bakarım geçerim gibime geliyor. Uffizi'deki o tablolar vs hiç ama hiç ilgimi çekmiyor mesela girip bakmadım bile.

Onun haricinde 3 ay londra'da bulundum, ki müzeler ingiltere'de ücretsiz olmasına rağmen british museum, national gallery ( önünden kaç kere geçtim hatırlamıyorum ) , london science museum falan hiç ilgimi çekmedi. Yani pandemi de vardı tabi orası ayrı randevu işiyle uğraşamam dedim ama, girip 30 dk dolaşsam patlarım sanırım sıkıntıdan. Greenwich'i gezmiştim mesela dünyanın 0 noktasındasın falan filan da yani ee ? Yine öyle yanımdakileri ayıp olmasın diye ilgileniyormuş gibi yaptım. Bunun haricinde açık havada gezmek, sokak turu veya doğal güzellikler vs daha çok ilgimi çekiyor.

Etrafımda çok samimi olduğum tüm arkadaşlarım da benimle aynı düşünüyor. Parise gidip louvre'u gezmeyen var mesela. Adamın ilgisini çekmiyor.

Sözün özü, sorun bende mi ya ? Harbiden kasıyorum kendimi ulan dur diyorum bişeyleri kaçırıyorum diye de yok yani olmuyor. Bana öyle geliyor ki gerçekten oraya gidenlerin %80i sanki paylaşmak, 1-2 story post çıksın diye gidiyor. Gerçekten ilgisini çeken kısım %10-15i geçmez gibi. Sizce, sizde durum nasıl ?
0
phiphi
(05.06.21)
İlgi meselesi bence. Hayatta en çok sevdiğim şeylerden biridir müze gezmek, antik şehir gezmek.
Ama ilgi alanlarimla alakalı biraz da. Tarih sevmiyorsan, geleceğe dönük insansan vs. Müze sevmemen de doğal.
Zorlamaya gerek yok yani doğa gezin onun yerine :)
0
Benyinegulerim
(05.06.21)
müze var müze var. mesela amsterdam'daki van gogh müzesi bana biraz bayık gelmişti, çünkü modern sanatla falan alakam yok. ama stuttgart'taki mercedes benz müzesi hayatımda gittiğim en güzel aktivitelerden biriydi, yarım günden fazla kalmışımdır içeride. ilgi meselesi yani. tüm müzeler hoşuna gidecek diye bir şey yok, sorun sende değil diye düşünüyorum.
0
roket adam
(05.06.21)
Ben de gittiğim şehirde en önemli 1 belki 2 müzeyi ve özel olarak ilgi duyduğum şeylere dair müzeler varsa onları geziyorum sadece. Mesela Paris’te büyük müzelerden sadece Louvre’a gitmiştim ama çok sevdiğim için Victor Hugo’nun evine de gitmiştim ve bu beni daha çok etkilemişti. Aynı şekilde Prag’da da Kafka Müzesi’nden çok etkilenmiştim. Bu tarz daha spesifik ve ilgi duyduğum şeylere dair bir yerleri gezmeyi daha çok seviyorum büyük müzelerden.

Bahsettiğiniz gibi şehirde park bahçe gezmeyi ya da şehrin sokaklarında yürümeyi daha çok seviyorum galiba ben de. Ama müzeye girince de sıkılmıyorum çünkü büyük ihtimalle ilgimi çekecek şeyler olduğunu bildiğim yerlere giriyorum sadece. Uffizi’yi çok beğenmiştim mesela sizin aksinize. “Müze gezmeliyim” kafasında değilim yani pek ama ilgimi çeken bir şeyler varsa da gayet keyif alıyorum.
0
ms brownstone
(05.06.21)
sanat ve mimarlık tarihi hatta siyasi tarih ile ilgili olmak gerek zevk almak için. hikayesini bildiğiniz olayların objelerini görmek, olayın geçtiği atmosferi solumak duvarlarına dokunmak müthiş bir şey benim için.

ama ilginiz yoksa daha eğlenceli aktivitelere yönelin gezdiğiniz şehirlerde. bilmediğiniz şeylerin müzedeki etiketini okumak çok açmaz. sizin için demiyorum çoğu kişiyi açmaz sıkılır yani.
0
xrated
(05.06.21)
Abi müze öyle random gezilen bir şey değil zaten. Bir konuya ilgin (ve bilgin) olur, o konuyla ilgili müzeye gidersin, hem bi kaç bişey daha öğrenirsin, hem de internetten öğrendiğin şeyleri kanlı canlı görmüş olursun, daha ilginç bir tecrübe olur.

Yani sanat tarihi sevmeyen adam Louvre'a gidip napsın, ne anlasın, ne ifade etsin gördüğü şeyler ona. Louvre hadi çok geniş ve popüler ama özellikle küçük ve odaklı müzeleri gezmenin hiçbir anlamı yok konuya özel bir ilgin yoksa.

Bi de TR'de orta eğitim bok gibi olduğu için Avrupa'da ne olup ne bitmiş kimsenin haberi yok. O yüzden normal yani arkadaşlarının da böyle düşünmesi, haklılar.
0
plutongezegendegilmi
(05.06.21)
Sindire sindire gezmek önemli. Ben bunu şuna benzetiyorum. Bir yerde 100 tane Ferrari, 1 tane Audi görsen Audi'ye burun kıvırırsın ama Ferrari'nin olmadığı bir yerde Audi iyi bir arabadır. Müze de aynı şekilde daha ünlü eserleri görünce geri kalanlar daha sönük kalabilir. Benim gezdiğim müzeler çok büyük ya da önemli değildi ama ilgili olduğum konuların eserlerini incelerken keyif almıştım.
0
dissendium
(05.06.21)
Son paragrafa katılıyorum. Öyle ki bazı müzelerde aptal aptal fotoğraf çeken insanlar yüzünden eserleri göremiyorsun. Zaten google’da milyonlarca fotoğrafını bulabileceğin bir eserin fotoğrafını neden çekerler anlamıyorum. Vatikan’da Pieta heykelini görebilmek için fotoğraf çeken japonlarla kavga etmem gerekmişti.

Heykel mezunuyum.Floransa’da master eğitimi aldım ve David heykelini canlı görmedim öyle söyliyim:) o kadar çok fotoğrafını gördüm, araştırmasını yaptım ki gerçeğini görmek istemedim.

Ayrıca taş toprak sergilenen müzeler var ya bir de onlar da hiç ilgimi çekmiyor. Bilmemkaç yılında bulunmuş bir mağara taşı, ee??

Ama mesela Koç Müzesi çok güzel:)
0
suicides underground
(05.06.21)
@roket adam o da şimdi aklıma geldi, amsterdamda da bir tane bile tarihi yeri gezmemiştik.. vondelpark'da kafayı çekmek daha cazipti mesela öyle de yaptık, ya da şehirde bisiklet turu. büyük keyifti bana göre. hatta ajax maçına gitmiştik o ara yine en keyif aldığım aktivitelerden biriydi. ne anne frank, ne van gogh yani düşünmedik bile.

yalnız o bmw müzesi, mercedes müzesi falan sanırım evet ilgi alakaya göre şeyler benim de çok çok fazla ilgimi çeker.
0
🌸phiphi
(05.06.21)
Ben çok severim müze gezmeyi. Floransa'ya gidip Davut'u görmemeyi düşünemem bile. Once in a life time experience resmen. Hatta böyle minnoş, ufak müzelere ayrıca bayılırım. Böyle dandik kasaba etnografya müzesi olsun mesela, birinin özel müzesi olsun direkt gitmek isterim. Garip nostaljik/romantik bir şeyler hissediyorum müze gezerken. Tanrısal olmayan bir tür huşu hissediyorum, bir tür huzur. Yaşadığımız zamanın öncesinde birilerinin aktüel olarak elinin değdiği bir şeylerle karşılaşmak çok özel bir deneyim bence. Neyse.

Açıkhava müzeleri, antik kentler falan apayrı bir mevzu zaten. Büyülü gibi geliyor bana öyle yerler.

Ama mesele kalabalık olmayan zamanları bulmakta sanırım. Yaşayan insanlar büyüyü bozuyor. Belki sende de öyle bir durum olabilir. Mesele sanatsevmezlik değil insansevmezliktir belki.

Yıllar önce bi şubat ayında Perge'yi ve Aspendos'u gezmiştim mesela, kimse yoktu neredeyse ve aklım gitmişti. Hala unutamıyorum, inanılmaz etkilenmiştim. Ama aynı yerlere atıyorum haziranda falan gitmiş olsaydım bu kadar etkilenir miydim, eminim etkilenmezdim.

Ek: Hayalim The London Dungeon'u ziyaret etmek <3
0
buff
(05.06.21)
Bilmiyorum bazıları ilgimi cekiyor ama genel olarak ilgimi çekmiyor. Esim sevdiği icin her muzeye gidiyoruz ki o da biliyor umursamadigimi ama onun için gittigimi.
Sosyal medyamız zaten yok. Ama onun icin giden coktur eminim.
0
logisticsmanager
(05.06.21)
Valla benim de hiç ilgimi çekmiyor. Ne bileyim gidip bir takım nesneleri görmek ya da o atmosferde bulunmak pek ilgi çekici gelmiyor bana. Yani atıyorum X kişisinin Y zamanında Z yaparken kullandığı şeyi görünce pek bişey değişmiyor benim için. Verdiğim tepki "iyiymiş" tarzında bir tepkiden fazlası olmuyor.

Gerçekten ilgi duyanların oranıyla ilgili bişey söyleyemem doğal olarak ancak story olayı vs dışında bişekil zorunluluk gibi bakan da var. Yani "hazır şuraya gittim bari şurayı da gezeyim" tarzı bir mantıkla gezen de çok.
0
j r r tolkien hayrani
(06.06.21)
@j r r tolkien bende o zorunluluktan var işte. sanki oraya gitmezsem gezimin verimliliği %100 değilde %50-60’da kalcak gibi. özellikle çok çok ünlüyse o müze vs.

o yüzden de sırf görmüş olmak için ilgimi çekmese de girmeye çalışıyorum ama nafile..
0
🌸phiphi
(06.06.21)
Gormus olmak icin gormemek isin anahtari. Ilginiz yoksa paranizi ilginiz olan bir seye harcarsiniz, daha verimli olur.

Mesea ben de ne kadar meshur olursa olsun, “yapmadan dönme!” listesinde olsa da yapmiyorum. Kime gore neye gore yani. Sadece bu gitmeme durumunun bilincli olmasi gerektigini dusunuyorum. Baskalari ne der gitmedigimi ogrenirse diye degil
0
kuehles blondes
(06.06.21)
Görmüş olmak için görmemek +1

Ben mimar/akademisyenim, sanat tarihi ve siyasi tarihe ilgim yüksek. Bununla birlikte doktora da müzeler üzerine. Dolayısıyla yurtdışı gezilerimin önemli bir kısmını müze gezileri ve kenti yaya olarak gezmek oluşturuyor. Eşimin de tarihe, özellikle yakın dönem tarihe ilgisi yüksek, o da bana ayak uyduruyor çoğunlukla ama sanat ilgisini çekmiyor. O yüzden bir noktada ayrılıp, birimiz sanat müzesine, birimiz askeri müzeye gidip sonra tekrar buluşuyoruz mesela :)

Bu noktada önceden bilgi birikimi yoksa araştırarak gitmek, sesli rehber edinmek veya müze rehberi ile gezmek çok fark yaratıyor. Yoksa hiçbir bilginizin olmadığı tabloya dümdüz bakmak elbette bir şey ifade etmez. Mesela Viyana'da çağdaş sanat müzesinde her hafta ücretsiz gerçekleştirilen rehberli tura katılmıştım, muhteşemdi. Ama herkesin "mutlaka görmelisiniz" dediği, Viyana'nın ünlü saraylarının hiçbirinin içine girmedim çünkü ilgimi çekmiyor.

Bununla birlikte müzeler çok çeşitli artık. Hem konu, hem de çalışma yöntemleri bakımından. Dolayısıyla herkese göre bir müze mutlaka oluyor. Doğa tarihi, sanat tarihi gibi konvansiyonel müzelerin yanı sıra müzik müzesi, ne bileyim bilgisayar oyunları müzesi, 90'lar müzesi bile var. Kimi müze uzaktan bakmalı, kimisi daha interaktif.

Dolayısıyla anahtar nokta kendi ilgi alanlarını bilmek ve önden araştırma yapmak. Buna rağmen ilginiz çeken bir şey yoksa o şehirde, o müzelere gitmeseniz de olur. Sizin seyahatiniz, başkalarının nasıl değerlendireceğinize karar vermesine izin vermeyin.
0
gmzo
(06.06.21)
(7)

herkes elektrikli arabaya geçince petrole ne olacak?

ahm1
2030'dan itibaren satılan her iki arabanın bir tanesinin elektrikli, 2040'tan itibaren ise tüm satılan arabaların elektrikli olacağı tahmin ediliyormuş.tabii ki eldeki benzinle çalışan araçların hurdaya çıkması da zaman alacak ama bu tahmine göre 2040'ta benzinle çalışan araçların sayısı bir hayli d
2030'dan itibaren satılan her iki arabanın bir tanesinin elektrikli, 2040'tan itibaren ise tüm satılan arabaların elektrikli olacağı tahmin ediliyormuş.

tabii ki eldeki benzinle çalışan araçların hurdaya çıkması da zaman alacak ama bu tahmine göre 2040'ta benzinle çalışan araçların sayısı bir hayli düşecek demektir.

1) o zaman eldeki petroller ne olacak? petrol rezervleri bulunanlar artık onları çıkartmayacak mı? petrolü bulunan ülkeler, petrol için farklı kullanım alanları mı bulur?

2) ek olarak, bu araçların çıkış noktası "petrol bir gün bitecek, elektrikli araç yapalım" idi değil mi? peki bu kadar elektrik ihtiyacı nasıl karşılanacak? herkes bitcoin'e laf ediyor ama bu araçlar muhtemelen çok daha fazla elektrik tüketecek. bu da gezegenimiz için olumsuz bir durum oluşturmayacak mı?
0
ahm1
(04.06.21)
Petrolün sadece otomobil için kullanıldığını düşünmüyorsunuzdur herhalde. Petrol kavgası petrol olduğu sürece bitmez
0
olaylar olaylar
(04.06.21)
1- Petrol, yalnızca yakıt için kullanılmıyor. Aynı zamanda ilaç, solventler, gübre, pestisit ve plastik gibi birçok kimyasal ürünler için ham madde.

tabi ki talep azalacak ancak petrole bağımlılık her zaman olacaktır.

2- fosil yakıtlar yandığında kirli hava ortaya çıkarıyor. elektrikte böyle bir sorun yok. ayrıca doğal enerji denen yöntem var. rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, çevreyi kirletmeden arabanıza yakıt sağlama oluşacak.
0
trajikomix
(04.06.21)
biliyoruz da, bence kullanımın büyük çoğunluğu otomobiller içindir. yüzde kaçı acaba? böyle bir istatistik olsa vardır. bence %60-70 vardır.
0
🌸ahm1
(04.06.21)
Oran bilmiyorum da petrolu esas yiyenler buyuk araclar. Gemi,ucak vs...
Hele ucaklarin tuketimi hayvani boyutlarda, cozumu de yok.

Bir de elektrik icin butun dunya komur kullaniyor, ilerde de bu degismeyecek. Elektrik uretimini petrole cevirirler.
0
divit
(04.06.21)
Bu sektörün icinde olan biri olarak sunu soyleyebilirim ki altyapı olarak da ciddi bir yatırım var ama evet; su an bütün dunya elektrikli arabaya donse yarin elektrik kalmaz. Toyota ceo'sunun açıklamalari var bu konuda.

Ama 20 sene falan uzun bir zaman. Su son iki senede olan gelişmeleri bile gördükçe olmaz demem hayatta.
Yesil enerji daha artarsa ya da nukleer enerji ki en temizi galiba nükleer enerji: petrol kadar kirletemez.
0
logisticsmanager
(04.06.21)
www.eia.gov

Asıl kullanım alanı neredeyse herşeyin üretimi için bir şekilde kullanılması. Bunun içinde ulaşım dışında yakıt olarak kullanılması ve poliüretan ve benzeri hammade olarak kullanılıp, değerlendirilmesi var.
0
heritage
(04.06.21)
Sorunuza şöyle cevap vereyim, elinizi cebinize sokun ve elinize geçen ilk eşyaya bakın, çıkan her neyse onun içinde, üretiminin herhangi bir aşamasında mutlaka bir petrol yan ürünü var.

Petrol dediğiniz şey çok zengin bir madde, rafinerilerde petrol bir çok işlemden geçirilerek sayısız yan ürün çıkartılıyor, marketten aldığınız poşet bile petrolden üretiliyor.
0
solo
(04.06.21)
(13)

Ticari araç almak?

chicha_v2
Malum araç fiyatları iyice sapıtmış durumda. 200 bin liranın altına da araç kalmayacak çok yakın zamanda. Pekiii ben vw polo alacağım fiyata vw caddy alsam (189 bin tl) ve hususi kullansam ne olur? Araçta 2 litre motor var, tipi de gayet güzel, fiyat desen leziz. Köprüden geçme vs. durumları vardı h
Malum araç fiyatları iyice sapıtmış durumda. 200 bin liranın altına da araç kalmayacak çok yakın zamanda.

Pekiii ben vw polo alacağım fiyata vw caddy alsam (189 bin tl) ve hususi kullansam ne olur? Araçta 2 litre motor var, tipi de gayet güzel, fiyat desen leziz.

Köprüden geçme vs. durumları vardı hatırladığım, bir de yılda bir muayeneye sokmak gerekiyordu sanırım. Bunların dışında boşver ticariyi, üzülürsün diyeceğiniz bir şey var mı ya?

Bir anda çok mantıklı geldi ama bir akıllı ben değilimdir herhalde. Enişte yaftasına falan tamamım, arkaya tuğra bile yapıştırırım dalgasına asfdg
0
chicha_v2
(02.06.21)
mtvde yüksek sanırım.
0
kljgslsdkjsd
(02.06.21)
1.2 polo icin 1200 lira vergi diyor.
2.0 caddy icin 6 bin lira vergi.

Kısacası yillik 4-5 bin lira ekstra masrafi olacak.
0
logisticsmanager
(02.06.21)
Muayeneyi 2 yılda bir değilde her sene yaparım diyorsan, karayolunda 110 ile değilde 88 km hızla giderim diyorsan, uzun yola çıktığımda, karayolları denetim istasyonlarına (kantar) girerim diyorsan gayet de alınabilir.
0
etna
(02.06.21)
Hocam ben peugeot rifter gt aldım. Özellikleri 400 bin liralık arabalarda bile yok. 2019 model 25 bin km'de 225'e mal oldu bana.
Dezavantajları sadece yılda bir muayene gerekiyor, bir de hız limiti otomobile göre 10 km düşük. Ruhsata hususi kullanım olarak geçerse kantara falan girmez. Camlı minivanlar birinci köprüden geçebiliyor. Caddy 2.0 motor olduğundan vergisi çok yüksek ama benim aldığım 1.5 motor olduğu için yıllık 1700 lira vergisi var. Şu ana kadar aldığım en mantıklı karar diyebilirim
0
cowboy
(02.06.21)
mtv yüksekliği ticari olduğu için değil, 2.0 motor olduğu için. 2.0 motor binek de alsan mtv aynı, binek/ticari farkı açısından bunu geçiyorum.

onun dışında ticari var, ticari var. yani bahsettiğin hangisi bilmiyorum ama caddy'nin arka tarafı camlı ve koltuk olanı da ruhsatta kapalı kasa kamyonet diye geçiyor, ama kullanım amacı hususi yazdığı için binekten bir farkı yok. yani köprüden de geçersin, muayenesi de binek gibi olur, kantara da girmezsin. sadece karoseri yapısı farklı bir binek olur.www.log.com.tr

ammaaaa arka tarafı camlı değil de kapalı ise, koltuk yoksa, işte onun yük taşıyan kamyonetten hiçbir farkı yok. köprü kısıtlamasına da, yük kısıtlamasına da, bineğe serbest olup kamyonete yasak olan ne varsa hepsine de takılırsın. www.donanimhaber.com
0
kibritsuyu
(02.06.21)
@kibritsuyu kullanım amacı hususi de yazsa muayene her sene şart.
0
cowboy
(02.06.21)
Camlı ve koltuklu alırım alırsam, evet 2 litre motora çok vergi çıkıyormuş ama Caddy şart değil @cowboy'un dediği gibi Peugeot veya Citroen de olur. Onların da motorları, şanzımanı vs. sorunsuz.
0
🌸chicha_v2
(02.06.21)
toyota proace city'ye de bak bence.
bu arada emin olmamakla birlikte caddynin ruhsatında hususi yazmayabilir. çünkü hususi yazarsa ötvsi 15ten 80e hatta 110a çıkıyor olabilir.
2014 yılında ötv indirimli caddy almayı düşündüğümde hususi araca çeviremez miyiz diye sormuştum. hayır ticari olarak geçiyor demişlerdi.
0
sutlu nescafe
(02.06.21)
hususi oldu mu, o araç 230 bini bulur.
0
mikahakkinen
(02.06.21)
Araç sınıfı ayrı, kullanım amacı ayrı. "Otomobil" ruhsatlı olursa ötv artar, fiyat artar. Diğer türlü araç sınıfı "kamyonet" kullanım amacı da ticari veya hususi olur. Kullanım amacı ötv'yi, mtv'yi etkilemez.
0
cowboy
(02.06.21)
Toyota proace
Peugeot Rifter
Citroen Berlingo
Opel Combo

Bu 4 araç aynı kalıbı kullanıyor. Kasa aynı, sadece ufak tasarım farkları var. İçi de dışı da aynı yani. Ama donanım olarak farklılıklar çok.
0
cowboy
(02.06.21)
şimdi konu karıştı. madem öyle teknik bilgiye gireyim.

otomobilin binek mi, ticari mi olduğu da, % kaç ötv'ye tabi olduğu da, gümrük tarife istatistik pozisyonu cetveli isimli bir tabloya göre belirlenir. bu tablotaki kodlarına göre binek mi, ticari mi, %kaç ötv uygulanacak ayrılır. ruhsatta yazana göre belirlenmez. daha doğrusu, ruhsata da buna göre yazarlar.

drive.google.com

listenin uygun kısmını size kestim. 87.03 kodundakiler binektir, ötv'si yüksektir. 87.04 kodundakiler ticaridir, ötv'si düşüktür, bütün o bineklere serbest olup ticarilere yasak olan kısıtlamalara, muayene şartına vs tabidir.

alacağınız caddy 87.03 ise herhangi bir binekten farkı yoktur, ötv yüksek olduğu için de o dediğiniz fiyata olmaz. 87.04 ise ötv düşük olur, uygun fiyata alırsınız, ama ticari olduğu için sıkıntı çekersiniz.
0
kibritsuyu
(02.06.21)
Abi tek farki hiz limiti ve her sene muayeneye girmesi. Bir de konfor olarak, surus zevki olarak binek arac gibi olmuyor. Bunlara tamamsan mantikli. Sadece 20kmh fark var deme. Ozellikle hiz limiti olayi cok can sikici.
0
Kirmizibavul
(02.06.21)
(16)

Seboreik dermatit

Filinta61
Sakalimin cene kisminda bundan var. Biyik kisminda da bundan var. Momecon diye birnilac var damlatiyorum arada bir. Bir haftavrahat ediyor. Sonra pul pul kepeklenme oluyor. Sonra tekrar tatli tatli kasinmaya basliyor. Boyle devam ediyor. Bundan kurtulan var mi. Kepeklenmeyi ve komple kurtulmayi basa
Sakalimin cene kisminda bundan var. Biyik kisminda da bundan var. Momecon diye birnilac var damlatiyorum arada bir. Bir haftavrahat ediyor. Sonra pul pul kepeklenme oluyor. Sonra tekrar tatli tatli kasinmaya basliyor. Boyle devam ediyor. Bundan kurtulan var mi. Kepeklenmeyi ve komple kurtulmayi basarabilrn var mi.
0
Filinta61
(01.06.21)
benim saçımda var, head and shoulder clinical strength ya da vichy nin dercos diye bir şampuanı var yeşil, bunlarla çok rahatım hangini bulabilirseniz onu deneyin.
0
benaslinda
(01.06.21)
Dostum sorun bagirsaklar. youtube da arastir cozersin
0
tezek
(01.06.21)
travazol krem!
0
levybroo
(01.06.21)
Sac; head and shoulders clinical strength.
Plase olarak t/gel neutrogina
Ikisinde de kepeklenme cok azaldi.

Krem; ds solution

Simdi biraz bakinca cicalfat ürünü redditte çok önerilmiş. Onu da alacagim.

Arada da biyolojik elma sirkesi sürüyorum yüzüme. Sac icin de yapabilirsiniz ama su ile yari yariya gibi yapmak lazim ph dengesini bozmamak icin.
0
logisticsmanager
(01.06.21)
o dediğin kortizonlu bir ilaçmış. Doktorlar çok rahatsız olursan kısa süre kullan diye o tür ilaçlar veriyor ama seboreik dermatit bitmeyen bir şey. Mevsim geçişlerinde artıyor, sonrasında azalıyor.

Ben başta o tür kremler kullanmıştım ama artık çok sallamıyorum şampuan vs. ile halletmeye çalışıyorum.

Neutrogena T/gel bende işe yarıyor mesela. Ama dönem dönem H&S Intensive treatment(clinical strenght), başka markalar vs. dolaşıyorum.
0
nhk ni youkosu
(01.06.21)
head and shoulder clinical strength haftada 3 kere şart
her duşta yüz temizleyici kullanmak şart
duştan sonra kızarık bölgelere bepanten sensiderm şart
bira, yağlı ve baharatlı yemekler, abur cubur vs yasak
dikkat etmezsen zamanla tüm yüzüne yayılır
0
hasmetizm
(01.06.21)
çözümün kremlerde, losyonlarda, şampuanlarda olmadığını, bağırsaklarda olduğunu ve candida diyetiyle buna dur dendiğini yazıyor pek çok insan yabancı kaynaklarda.
sözlükte de değinmiş bi çok kişi.

eksisozluk.com
0
la traviata
(01.06.21)
Bu konuda yıllarca doktorlara gittim, herkes farklı bir şey söyledi, özellikle bir dönem travozol gibi kortizonlu kremleri kullanarak kalıcı deri incelmesi yaratmışım suratımda, kızarıklık epey de yayıldı, rozasea denen bi cilt hastalığı da oluştu, çok çektim yani. Sonuç olarak yağlı, zararlı yiyeceklerden, alkolden, uykusuzluktan uzak durma + aşağıdaki kremler ile konuyu çözmeye yaklaştırdım.

Saç için: www.amazon.com.tr
Yüz için: www.amazon.com.tr

Ama dediğim gibi %100 bir tedavisi yok. İki gece ard arda içip, geç falan yatsam suratım yine kızarıyor, ama normal yaşadığım ve bu kremleri kullandığım sürece işim çözüldü diyebilirim.
0
roket adam
(01.06.21)
head and shoulder clinical strength Ve blue cap
Başka çözüm yok
Kalıcı çözüm hiç yok
0
otopsicocugu
(01.06.21)
Içki yok, bagirsaklar saglam, travozolu gogsumun ortasina ayda bir suruyorum. Orada da var mir miktar. Momeconu da ayda bir sakal bolgesine suruyorum.

Sampuani bir deneyeyim ama sac dokmesi hoş degilmis. Zaten az sac var.

Beslenme hazir degil, evde nispeten yagsiz besleniyirum. Baharat karabiber ve pul biberciyim.

Cevaolar icin tesekkurler.
0
🌸Filinta61
(01.06.21)
Head & Shoulders kullanıyorum ben de yıllardır ama saça çözüm oluyor sadece. Sakala çözüm olmuyor. Onun için m-furo merhem kullanıyorum ama sadece çok kızarınca yüzüm ve rahatsız edince kullanıyorum. Sık kullanılması önerilmiyor hiçbir yerde.
0
himmet dayi
(01.06.21)
Bu illetin tedavisi yok maalesef 20 senedir hayatımda kendileri. Arttığı zamanlarda baskılamak için dermovate pomad ve losyon kullanıyorum. Kortizon maalesef fakat bana tek iyi gelen bu ürün. Bir de ek olarak eskiden zetion sampuan kullanıyordum tek fayda gördüğüm şampuan idi kendileri fakat hammadde sıkıntısından su aralar üretilmiyor.
0
apocalipy
(01.06.21)
Süt ve süt ürünlerini kesince düzeliyor benim. Eşiminde aynı şekilde. Benim yüzümde var onun saçında var.
0
zimbirik
(01.06.21)
Takip için yazıyorum. Geçmiş olsun
0
kisa
(01.06.21)
selamlar,

5 senedir denemediğim hiçbir nane kalmadı. kreme şampuana verdiğim paraya acıyorum. bu duyuruyu görünce tekrar araştırmaya başladım. sabah ve akşam yemekten yarım saat önce 1 bardak suya 1 silme çay kaşığı sodyum bikarbonat/ingiliz karbonatı atıp eritip içme gibi bir öneri buldum. bunu deneyeceğim. bu duyuruya da gelişmeleri yazacağım.

www.youtube.com
0
hemsta
(01.06.21)
Ben 20 senedir çekiyorum bu illeti. Kullanmadığım kortizonlu ilaç, şampuan kalmadı. Kalıcı çözüm malesef yok, head and shoulders clinical strength benim saçı da sakalı da rahatlatıyor, ciddi bir saç dökülmesi de yok.
0
cowboy
(02.06.21)
(12)

Kurumsal Hayata Dair Bazi Sorular - Tecrube Paylasimi

yuzır
Merhabalar, soracagim soru belki cok naif olabilir bilmiyorum, fakat buradaki bu kadar insanin tecrubelerine dayanarak yorumlarini ve deneyimlerini ogrenmek istedim.Kurumsal hayatta yalakalik yapmadan bir yerlere gelmek mumkun degil mi? Surekli gorunur olmak mi gerekiyor bir sekilde? Surekli yaptigi
Merhabalar, soracagim soru belki cok naif olabilir bilmiyorum, fakat buradaki bu kadar insanin tecrubelerine dayanarak yorumlarini ve deneyimlerini ogrenmek istedim.

Kurumsal hayatta yalakalik yapmadan bir yerlere gelmek mumkun degil mi? Surekli gorunur olmak mi gerekiyor bir sekilde? Surekli yaptigimiz her seyi yoneticimizin gozune mi sokmaliyiz mesela? Sadece isimizi iyi yapiyorsak bu yeterli degil mi? Bu Turkiye’de de yurtdisinda da bu sekilde mi?

Ben karakter geregi boyle biri degilim ve eger genel bakis acisi bu ise yoneticilerin vs bu benim hicbir zaman isimi duzgun yaparak bir yere gelemeyecegimi gosteriyor. Cunku karakter olarak “o kisi” olamam gibi. Bir noktada yoneticilerin gorevi her calisaninin kisisel olarak kapasitesini bilmesi ve buna gore bir kariyer ve gelisim belirlemesi ve buna gore yonlendirmesi degil mi? Bunu yapan yonetici yok mu?

Bu durumda aslinda sorun kurumsal hayatta degil de bende mi oluyor? (Buradaki ben aslinda benim gibi olan elbet baska insanlar da vardir, onlari da temsilen) Ben kurumsal hayata uygun degil miyim? Birileri beni fark etsin ve yonetici yapsin gibi bir amacim yok ama sadece isimi iyi yaptigimin ben soylemeden de fark edilmesi gerekirmis gibi geliyor. Tanima ve farkinda olma aslinda. Sonucta bunun bir onemi yoksa, benim isimi iyi yapmamin hicbir karsiligi olmuyor aslinda. Belki daha cok enayi bile oluyorum. En azindan boyle hissettiriyor.

Umarim kendimi anlatabilmisimdir, gerekirse cevaplara gore ekleme yaparim, tesekkurler simdiden.

Edit: Bu arada global bir sirkette calisiyorum, orada durum boyle mesela, burada o yuzden sirket kulturunden ziyade, konu yoneticiyle mi ilgili, anlattigim diger turde de olan yoneticiler var mi, bunun orani nedir gibi sorularin cevabi da benim icin iyi olur.
0
yuzır
(31.05.21)
Eğer çok şanslı değilsen türkiyedeki çalışma kültürü insan kültürüyle doğru orantılı olarak tam anlattığın gibi
0
freebird5406_2
(31.05.21)
işini iyi yapmak her zaman yetmez, o işe fikir ya da yenilik katman beklenir. bunu da yöneticine sunman yalakalık değildir.

insanlar sosyal etkileşim için gereken psikolojik birkaç ipucunu yalakalık olarak anlıyor. her ne kadar profesyonel bir ortam da olsa insanla çalışıyoruz ve insan psikolojisi, sosyal iletişim becerisi gibi konular tüm bu sürecin ortasında. insanlarla iyi ilişkiler kurmak, insanların hoşuna gideceği şeyleri söylemek, onlara kendilerini iyi hissettirmek tüm bu iş hayatının olmazsa olmazı. olmayan şeyleri oldurmak, yalan söylemek, birilerinin kuyusunu kazmak doğal olarak yaşanan şeyler oluyor ama bunları yapmadan bir yere gelemeyeceğini düşünmek yersiz.

çalıştığın yerdeki düzen bunlara, kuyu kazmaya, yalancılığa izin veriyorsa evet, bunları yapmamak seni arka plana itebilir. ve evet, kurumsal görünen çoğu yer bu "vahşi" ortama izin veriyor. hatta tüm iç işleyişini, organizasyon şemasını bu rekabete göre, bile isteye düzenlemiş şirketler de var. eğer onların arasındaysan evet, sana uygun değil denebilir. ama bu durumda dahi bakış açını değiştirip işe birilerine yalakalık yapmak değil, sosyal ilişkileri, insanı yönetebilmek olarak bakarsan gelişme kaydedersin. aksine, herkesin kaypak olduğu ortamda senin dürüst bir şekilde bu iletişimi sağlaman sana avantaj bile olur.

birçok detay var bu bahsettiğim iletişim noktasında, buraya yazmak çok zaman alır. üzerine biraz düşünsen senin de aklına gelir bu arada, öyle gizli, sır şeyler değil. sadece bakış açını değiştirip farklı açılardan bakmaya çalış, sonra kendi örneklerin üzerinden değerlendir; eminim kendi kendine de fark edersin.
0
Jux
(31.05.21)
@jux merhaba bu dediginizi ben iyi detaylandiramamisim soruda, isini iyi yapip bunu aktaran kisiler degildi aslinda ilk bahsettigim grup, daha cok isini o kadar iyi yapmayan ama bunu iyi satan ve yalakaliklarla destekleyen kisilerdi, ornegin yanlis giden seylerin farkinda olup yonetici ile ters dusmemek icin soylememek vb gibi hareketler. Ya da safi haset de duyuyor olabilirim belki de.
0
🌸yuzır
(31.05.21)
Aynen dediğin gibi,
Yalaka olmadım, zaten işim olan, yapmam gereken şeyleri allayıp pullayıp yöneticime anlatmadım, anlatanlarada açık açık ee zaten bu işin hacım ne diye yaldızlıyorsun dedim, yöneticimde dahil olmak üzere bir çok arkadaşımın içinde bulunduğu durumlara göte göt dedim.

Yöneticimin de yöneticisi beni kenara çekip ''olum bak yöneticinde dahil en eskisi sensin, az daha parlat şu işleri senin önünü açalım dedi, hacım sen benim karakterimi biliyorsun ben yapamam 3 lira fazla alıcam, patron herkesin ortasında beni alkışlıcak diye değiştiremem karakterimi dedim, ayrıca yönetici olunca şakşakçı adamlarla daha yakından çalışmak zorunda kalıcam o nedenle de istediğiniz duruma gelmek istesemde gelmem dedim.

Şimdi çok rahatım, insanlar işimi yaptığımı biliyor, şakşakçı olmaduğımı vitrine önem vermediğimi biliyor, bu sayede hem gerçekten benim gibi düşünen insanlarla çalışıyorum hemde göte göt dediğim için kimse bana bulaşmıyor :)
0
paramolacak
(31.05.21)
o da yetmez. bazı alanlarda monopol olacaksın. iş öğretmeyeceksin, sana mecbur olacaklar. işin devamı için senin olman gerekecek vs. böyle kurgulanmış iş hayatı.

ben kendimi anlatayım. aşırı çalışkan, vızır vızır, speedy gonzales bir adamdım ilk yıllar. çalıştığım denetim sektöründe kendini göstermesen bile eğer çok çalışkansan çalıştığın görülür. sonra geçtiğim şirkette kendini de pazarlaman gerekiyordu ama benim bilgimle ilerleyecek işler olduğu için değerim biliniyordu. şimdi ise üst düzey yöneticiyim. nasıl geldim buraya? eski şirketimin küçük versiyonuna geçtim. global bir şirket yine ama minnak bir yer. eski global şirketlerdeki tecrübemi buraya çok iyi aktarıyorum. bunları yaparken yine görünür oluyorsun.

sana almak istersen tavsiyem, yine global kurumsal ama az çalışanlı yerleri dene. hiç zorlamasan da kaliteni göstermen çok kolay. küçük gölde büyük balık ol. bir sürü departmanla bitmek bilmeyen toplantılar yok. kafa rahat. kararları 2-3 kişi alıyor :)

böyle yerler kalifiye insanı kendine çekemiyor. kalifiye insan gelince de değeri biliniyor.
0
stewie
(31.05.21)
Birkaç kere yazıp sildim. Ben de uluslararası bir şirkette çalışıyorum. Sizi tenzih ederim ama bana gelen örneklerde büyük çoğunluk sosyal anlamda sorunlu kişilerdi. İçlerinden birkaçını aslında prensipte haklı buldum, ancak sorunu ortaya koyuş biçimleri çok kaba ve uzlaşmazdı. Her türlü kategorizasyon yanlıştır ama ben de bana baş vuran insanları gruplasam şöyle bir profil çıkartırdım:
1- Pasif Agresifler: Çoğunluğu haset içinde. Öne çıkan herkes ya torpilli, ya yalaka ya da onun fikirlerini çalıp (daha iyi satıp) yükseliyor. Sesleri genelde çıkmıyor, ama çıktığı zaman da gemileri yakıp gidiyorlar.
2- Sinsiler: Grup çalışmasına yanaşıyorlar ama çalışmadan anladıkları grup çalışsın ben nemalanayım. Arada fırsat çıkarsa grubun sessiz kişisinin emeğinin üzerine çökmek için fırsat kolluyorlar. Bunların düz eleman olanları ayrı dert, yönetici kisvesi altında çalışanının emeğine çökenler daha bir dert.
3- Çalışkan arılar: Bunlar nahifler hakikaten. Yöneticiden gelecek bir takdir, az bir prime dünyanın işini yaptırabilirsin. Sanıyorlar ki yöneticisi takdir ediyorsa herkes onların nasıl çalıştığını görüyor, yükselmek için önlerinin açık olduğunu düşünüyorlar.
4- Tembel tenekeler: Tanım anlatıyor durumu
5- Sunum perileri: Valla en takdir ettiklerim bunlar. Ellerindeki 1 liralık malı, 5 liralık mal gibi sunma becerisine sahipler. Alıcıları da çok. Hayat onlara güzel.

Ben uzun zaman 3 numaradaydım, ne zaman ki aslında yaptığım işin sadece bir üstüm tarafında tıkanıp onun üstü tarafından asla görülmediğini öğrendim o zaman içimdeki sunum perisi galeyana geldi. Ama içimden gelen bir şey değil bu sunum perisi hali, üzerinde çalışmam lazım. Size de tavsiye ederim. Yalakalık değil. Sadece düşündüğünü ifade ederken çok stratejik davranıyorlar. Resmen adam "fikrimi nasıl satarım" üzerinde düşünmüş. İtiraz ederken bile öyle bir sunuyor ki, "Tabii" diyorsun, "aslında ben de öyle düşünüyorum ama onun kadar iyi ifade edemediğimden farklıymış gibi duruyor düşüncem".
Size tavsiyem çok rigit olmayın. Sizden farklı davranan insanları da önyargısız anlamaya çalışın.
0
SiyamkedisiZorro
(31.05.21)
Isi iyi yapmak yeterli degil, kendini / isini pazarlayabilir durumda olman da gerek. "yalakalik" degil bu , insanlar "yuzir isini iyi yapar, sirkete faydalidir" seklinde dusunebilmeli.
0
fakyoras
(31.05.21)
Alanınızda çok iyiyseniz, teknik bilgi gerektiren bir işiniz varsa, özetle size muhtaçlarsa yükselebilirsiniz. Gözünüzü hırs bürümediyse, ananız babanız sizi düzgün yetiştirmişse vs. bunun bedelini ödersiniz. Bir ihtimal yıllar içinde kendinize sınırlar çizmeyi, hayır diyebilmeyi, bazen ağırlığınızı koyabilmeyi öğrenir, ortamın doğasını kabullenir ve emekliliği beklersiniz.

*Mevcut yöneticiler yükselebilmek için yalakalık yapmışlardır, yapmaya devam ediyorlardır, sizden de beklerler.
*İş ortamında, daha çok kamuda ekoller(?) vardır, gruplaşarak birbirlerini bir yerlere getirirler. *Yöneticiler ricacıların işini görürler, zamanı gelince isteme sırası onlara gelir. Yükselmeniz olası bir pozisyon varsa dahi önemli bir referansı araya sokmazsanız daha çok beklersiniz. (Kamu ve büyük şirketler)
*Aykırı sesleri sevmezler. Olası olumsuz sonuçları dile getiren tek kişi siz misiniz? Papağan gibi saçma sapan konuşanlar sandığınız kadar aptal degil.
*"Bu işleri de birileri yapacak" : Yozlaşmış yönetici atasözü. Birini kimbilir hangi sebeple kayıran her yönetici, hunharca yüklendiği kişiyle ilgili vicdanını rahatlatmaya, durumu normalleştirmeye çalışır.
*"Okşamayı bileceksin" Beni tiksindirse bile iş hayatımda bana kurulan en dürüst cümle bu olabilir. Devamı RTÜK'e takılacağı için sadece girizgahı yazdım. Bu cümleyi kuran aldı başını yürüdü, daha ne diyeyim.
*Sürekli sunum yapma derdinde olan tipleri gözlemleyin. Yakında yöneticiniz olabilirler.
0
zihua
(31.05.21)
Yoneticilik icin bir kere en onemli oncelik isini iyi yapmaman.

Isini iyi yapan birine terfi verirsen o isi yapacak birini bulman gerekir.
Bunu yapmak her sirket icin buyuk bir salakliktir.
Behzat c'yi vali yaparsan yerine behzat c bulman gerekir.


Birinci sarti sagladiysak ikincisine geliyorum.
Terfi icin yalakalik yetmez oyle olsa terfi cok kolay olurdu.
2 ay yalakalik yap kap terfiyi dimi.

Terfi icin ozellikle de yoneticilik icin kosulsuz biat gerekir, ust tarafin kararlarini sorguluyorsan terfi alamazsin.

Bunu da cok guzel test ederler, absurt bir karar alirlar senin ne derece itiraz ettigine bakarlar.
Mesela biz hep evden calisiyoruz korona var diye, alakasiz birgun bizi ofise cagirdilar.
Mudurumuz bunu asiri savundu.
Sonra virus cok artti diye patron vazgecti.

Mudur bunu da asiri sekilde savundu :)


Bu adam oyle salak falan degil, beynini kiraya vermis degil.
Rolunu oynuyor.


Daha da kriterler var da temeli bu.
Bunlara uymadan transferle olabilirsin belki.
0
divit
(31.05.21)
Herkes yalakalar yükseliyor sanıyor. Millet mal mı da boş adamı yükseltsin? Biz kimin ne yaptığını görüyoruz. Yalaka da olsa senin görmediğin veye görmek istemediğin bir yeteneği vs olabilir. Çalışmasında sorun olmadığı sürece de sorun yok ki.

İşini çok güzel yaptın diyelim bunun üzerine ikili ilişkiler de lazım. Yöneticinle aran iyi değilse seni yükseltip kendine niye rakip yaratsın? Sen çalışma arkadaşların tarafından sevilmezsen niye sevilmeyen adamı yükseltsin? Oyunlarda bile belli başlı seviyeler var. Atıyorum karizmaya +3 vermezsen şunu tavlayamazsın gibi. Sen sessiz sakin oturup sadece verilen işi yapıyorsan seni kim ne yapsın? Sevilmezsen fark edilmezsin.

@divit 'in verdiği behzat ç örneği yanlış. Sen behzat ç gibi bir yeteneği alıp yükseltmezsen de olmaz. Bu adam işinde iyi, çevresinde saygı uyandırıyor. Bunu vali yap milleti mum gibi yapar kendinden bir şeyler katar. Bir tane suçlu yakalayan adam emrindekiler aracılığıyla 100 kişi yakalar. Gidip de klimacıyı ihracat sorumlusu yap demiyoruz sonuçta.
0
Amory Lorch
(31.05.21)
Hayatta bir kaybedenler vardır, bir de kazananlar. Kazananlar bir yolunu her zaman bulur, kaybedenler de kazananları izler, yorum yapar, yalakaydı, onu yalıyordu, bununla iyi geçiniyordu der. Bu yol şirketten şirkete değişir. İş hayatındaki başarının %10-20'si teknik bilgiyse %80'i sosyal zekadır. Bu sosyal zekayı ve teknik bilgiyi nasıl harmanlayacağın, nasıl ilerleteceğin şirketten şirkete değişir.Bir de şu var, işini iyi yapmak takdir edilecek bir şey değil. İşini iyi yapmak zorundasın zaten, mecbursun buna.

Ben de global bir firmadayım, yöneticilerimin çoğuna sümüğümü atmam. Ama adamlar doğru zamanda doğru yerlerde bulunmuş ve doğru adımları atmışlar. Yalakalık değil, adam olması gerektiği gibi işini yapmış ve o senaryoyu oynamış. Eğer iyi bir çalışan olup yılda %10 zam almak istiyorsan aynen devam et, ama daha büyük oynayacaksan bu işi öğrenmek mecburiyetindesin. Hele ki firman yabancı yöneticilerin falan olduğu, gerçekten uluslararası bir ortamsa işin içine kültürel farklılıklar da geliyor, ve evet sosyal zekan yoksa bu ortamda fark edilme ihtimalin yüzde 0..
0
roket adam
(31.05.21)
Dünyanın en büyük fmcg firmalarindan birinde calistim; egitimde exposure dediler. Kisacasi evet, isini ne kadar iyi yaptığın önemli ama bunu kaç kişinin bildiği de çok önemli. Yalakalik değil ama sadece işini iyi yapmanin yettiğine inanmiyorum.

Misal su anda da büyük firmadayim, kendim cok yapmasam da Kendi yöneticilerim benim yerime yapıyor (misal rapor vs hazirlarsam üst yönetime benim mailimi forwar ederek yolluyorlar ya da direkt üst yönetime benim yollamami söylüyorlar vs vs. Bu sayede giriş seviye bir müdür olarak n+3 ile iletisimim var ya da benden bahsettikleri için emea ik direktörü ile tanıştım vs.)

Yalakalik ile isini düzgün yaptığını gösterme arasinda fark var bence. Misal benim bir calisan var. Bazi isleri var sirf o yapiyor ve yaptigi islerin ne kadar zaman aldigini falan kimse görmüyor. Bu aslında kötu çünkü çok fazla iş yükü yok gibi gözüküyor bazen.

Edit: yurtdisinda calisiyorum.
0
logisticsmanager
(31.05.21)
(6)

burada ne yazıyor?

levybroo
GönNo yazan yerdeki sayılar neler?edit: doğrusu hangisi bilsem ona göre tiklicem ama bilemiyoruz :D herkese benden tik.
GönNo yazan yerdeki sayılar neler?

edit: doğrusu hangisi bilsem ona göre tiklicem ama bilemiyoruz :D herkese benden tik.
0
levybroo
(28.05.21)
999720580598
0
logisticsmanager
(28.05.21)
999720560550
diye okudum.
0
mutekebbir
(28.05.21)
999720560598
0
juliette
(28.05.21)
@juli+1
..72056.. ya da ..72058.. olmalı tam belli değil ancak bana 6 gibi geliyor.
0
j r r tolkien hayrani
(28.05.21)
"imam hatipler kapatılsın" gibi okudum. emin değilim.
0
himmet dayi
(28.05.21)
999720500598
0
pro9it9is9
(28.05.21)
(7)

130 bin tl'ye kadar bekar adam arabası

roket adam
bir arkadaşım için araba bakıyoruz da, buraya da bir sorayım dedim.sınır 130 bin tlmümkünse otomatik, ama çok eski olacaksa manuel de olurarkadaşım tek, bagajının kendisinin vs büyük olması vs önemli değilmümkün olduğu kadar yeni ve max 60-80 bin kmde bir araç olması lazımağır kazası, hasar kaydı vs
bir arkadaşım için araba bakıyoruz da, buraya da bir sorayım dedim.

sınır 130 bin tl
mümkünse otomatik, ama çok eski olacaksa manuel de olur
arkadaşım tek, bagajının kendisinin vs büyük olması vs önemli değil
mümkün olduğu kadar yeni ve max 60-80 bin kmde bir araç olması lazım
ağır kazası, hasar kaydı vs olmasın
mümkünse çabuk satılabilsin (arkadaş yurtdışına gitmeyi düşünüyor 1-2 sene içinde)

aklınıza neler geliyor yıl / araç / paket olarak?
0
roket adam
(28.05.21)
2012-2013 model suzuki swift
0
temasettin
(28.05.21)
Suzuki swift+1
Ek olarak yaris
0
logisticsmanager
(28.05.21)
Çabuk satılabilir bir araç için toyota, honda, hyundai, renault, fiat, volkswagen ekseninde dolaşmak lazım.

Bu fiyata yaris, belki auris,
honda jazz, renault clio,
volkswagen polo (zor ama bir ihtimal)
skoda fabia bakılabilir.

Suzuki swift'i ben de pek beğeniyorum ama satışı zor olabilir.
0
anten
(28.05.21)
www.sahibinden.com var bende almak istersen118K da.
0
dallaque
(28.05.21)
abi otomatik şart mı egea alsın geçsin sıfır gibi binsin ne güzel. satılması da 15 dakika falan sürüyor.
0
tabii lan manyak mısın
(28.05.21)
Selamlar, aynı kaygılarla aldığım aracımı yurtdışına taşındığım için satıyorum. Aradığınızda ismimi verirseniz indirim yapılacaktır www.arabam.com
0
mesutcang
(29.05.21)
Nissan Micra aldı.
0
🌸roket adam
(05.06.21)
(22)

yurt disinda mutlu olamadigim icin vicdan azabi cekiyorum

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
evet dostlar, üzgün veya mutsuz degilim ama mutlu da degilim. konuyu biraz acayim.disaridan bakinca herkesin cok yasamak isteyecegi bir sehirde ve muhitte yasayip, cogu insanin yapmayi dileyecegi bir isi yapiyorum ama hayata karsi inanilmaz nötrüm. sosyal medyada turk timeline'ina bakip insanlarin y
evet dostlar, üzgün veya mutsuz degilim ama mutlu da degilim. konuyu biraz acayim.

disaridan bakinca herkesin cok yasamak isteyecegi bir sehirde ve muhitte yasayip, cogu insanin yapmayi dileyecegi bir isi yapiyorum ama hayata karsi inanilmaz nötrüm. sosyal medyada turk timeline'ina bakip insanlarin yurt disi hayallerini, isteklerini görünce veya yurt disina cikmis insanlarin mutlulugunu gorunce kendime kendime "ulan sen neden mutlu degilsin, ne buyuk sorunun var hayatta" diyorum ve kendime kiziyorum.

zamaninda okuyup calistigim yere birkac yillik turkiye arasindan sonra sirketin istegiyle geri geldim. dilini biliyorum, egitimim bu ulkeden, ortami biliyorum, tanidiklarim var ama icimde hicbir ekstra sevinc yok. turkiyede nasil yasiyorduysam ayni duygularla yasiyorum. diger insanlar gibi ne guzel iyi bir ulkede yasiyoruz diyemiyorum.

insanlarin avrupada cekilmis herhangi bir sokagin fotografina verdikleri tepkileri gorunce sasirip, insanlar senin bu hayatina ne kadar ozlem duyuyor ama sen sifir neşe ile oturuyorsun diyorum kendi kendime ve yasadigim hayata karsi nankörlük yapiyormusum gibi hissediyorum.

es dostun bir kismini turkiyeden taniyorum, bir kismi da bu ulkenin insani ama hicbir türk'e bu konuyu acamadim. nedense biraz cekindim bu konuyu konusmayi. belki onlar da benle ayni duygulari paylasiyor ama emin olamiyorum.

birkac haftadir dikkat ediyorum. is sonrasi veya hafta sonlari yaptigim aktiviteler ve bulusmalar bir gorevmis gibi gelmeye basladi. inzivaya cekilip kendi kendime evde kafa dinlemeyi istemem sanki yasadigim hayata nankorluk gibi geliyor.

evet, kazanc olarak daha iyi durumda oluyorsun. her ne kadar turkiyeden gorundugu kadar olmasa da maddi olarak rahatliyorsun. evet, sehirler guzel ve planli. evet, insanlarin hepsi olmasa da cogu daha duzgun. evet, daha huzurlu vs. fakat bunlarin hicbiri beni daha neşeli kilmadi.

gecenlerde turkiyeden yeni gelmis (sanirim okumak icin) ve bana bir konuyu danismak isteyen iki gencle tanistirdilar. nasil mutlular, nasil yuzleri guluyor anlatamam. ben de onlaro oyle gorunce mutlu oldum ama modumun onlar kadar yuksek olamamasina kizip durdum sonrasinda.

bu soruyu acma nedenim de aslinda yurt disinda en azindan bir 5 yili devirmis arkadaslarin ne hissettigini ogrenmek. ben calisan sinifa mensup bi insan olarak yine calisan kesimden, orta sinif arkadaslarin duygularini merak ediyorum.
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(27.05.21)
10 seneye yakın okul+iş milano. şu an geri istanbul.
Şehir ülke insanı mutlu etmeye yeten şeyler olmadığı gibi mutsuzluk sebebi de değil aslında.

dünyanın en klasik sorusu bu, "sen hayatta ne yapmak istiyorsun? istediğin, sana iyi gelecek şey nedir?" cevabını ucundan yakala ve peşinden koş. her gün 7/24 mutlu olunamayacağını kabullen, kabullenmeyi kabullen ve içinde bulunduğun anda dur ve sana iyi geleni fark etmeye çalış.
her akşam yastığa kafayı koyduğumda kurduğum hayali milano'da gerçekleştiremeyeceğimi görüp istanbul'a döndüm. döndüğümün 3. senesi hayalin yarısı gerçekleşti. acelenin, telaşın, kendini yiyip bitirmenin gram faydası yok, akısına bırakıp sana iyi gelen şeyleri hatırla, hayal kur. kıstasın ayda ne kazandığın değil ayda kaliteli geçirebildiğin zaman olsun.

sıkma canını, yaşadığı yerden bağımsız insan aynı insan, senin de mutsuz olma memnun olmama hakkın var.
atalet-erteleme gelmeden sana ilham verecek beynini besleyecek bir şeyler bulmaya bak.

sevgiler
0
nwnd
(27.05.21)
kendini neden seninle benzer şartlarda olmayan insanlarla karşılaştırıyorsun ki...
0
heeresgruppe
(27.05.21)
Yurtdisina hic cikmadim ancak izin verirseniz cevaplamak istiyorum.

Bilgisayar muhendisiyim ve iyi bir devlet okulundan mezunum, su anda da yuksek lisansima devam ediyorum.

Etrafimdaki hemen hemen herkes yurtdisina tasindi ya da tasinma hayali kuruyor. Yurtdisi sihirli degnekmis gibi davraniyor insanlar. Giden insanlar da sanki orda en ufak bir zorluk cekmiyormus her sey muhtesemmis gibi anlatiyor ve davraniyor.

Yurtdisina gitmek bir nevi hayatin instagram versiyonu gibi. Nasil orda kimse kotu anini paylasmiyorsa gidenler de onu yapmiyor. Cok asiri minnettar olmaniz gereken dunya nimetiymis gibi davraniliyor disardan.


Ben her seyde oldugu gibi bunu da abartili buluyorum. Siz herhangi bir sahip oldugunuz sey yuzunden, millet buna gipta ediyor diye cok sukretmeliyim, %200 mutlu olmaliyim hissi yasamak zorunda degilsiniz.

Size ozenen insanlara da ozenen milyonlar var ona bakilirsa.

Olayin sehirden ziyade kendinizle ilgili oldugunu dusunmeniz gerekiyor. Kendinizi mutlu ve tatmin olmus hissedebileceginiz yollar arayin. Bu da illa spor ya da hobi ile ilgili olmak zorunda da degil. Belki bir ogrenciye burs verirsiniz belki alaninizdaki birilerine mentorluk saglarsiniz. Bambaska seyler de olabilir ama kendiniz aramali ve bulmalisiniz. Basakasinin onerdigi sizi tam anlamiyla tatmin etmez.
0
tessera
(27.05.21)
Yurtdisina geldigim icin mutluyum da bir yerden sonra geciyor yani ne yapacagim her gün Fransa'da yasadigima dua ederek kalkacak değilim. Belli yerden sonra rutin, normal hayat olmasi kadar normal birşey yok.

Yani ben de ilk geldiğimde oha ne güzel falan oldum ama artik alistim yani. Tamam maas guzel, yeme icme kaliteli, insanlar iyi ama polyanna gibi de dolasamayiz :) 5. Seneye giriyorum bir kac aya. Her Türkiye'ye gidince geri dönesim geliyor hemen o kadar daralıyorum.
0
logisticsmanager
(27.05.21)
Gecen bir yerde okumustum, "yurtidisina gidince arka fon degisiyor sadece, sen yine ayni sensin"

Not: 3 sene yurtdisinda yasadim.
0
brkylmz
(27.05.21)
4 yildir almanyadayim. bende hemen hemen benzer duygular icersindeyim. vicdan azabi cekmiyorum da buraya hicbizaman ait olamayacagimdan sanki bosuna burda zamanimi harciyormusum gibi geliyor. daha yeni izinden geldim türkiyeden. sanki hep orda rahat yasabilmek icin bu zamanimi feda ediyormusum gibi geliyor.

türkiyede az paraya calistigim üzüldügüm seyler olmamis gibi sebepsiz bir özlem duygusu oluyor.
galiba tipik bir almanci olma yolunda ilerliyorum.
0
vhs kaseti
(27.05.21)
Devlet okulundan koleje gecmis gibi oluyorsun, okul yine okul hergun derse giriyorsun.
Mutlu olmak zor bence.
0
divit
(27.05.21)
olay biraz nerde olduğun değil kimle/kimlerle olduğunda bence. ben de iki sene atinada çok mutsuz yaşadım, sonra ankaraya taşındım çok mutlu bir sene yaşadım.
0
sipsiyah
(27.05.21)
sikinti yasadigin hayatta veya kisiliginde degil, sikinti kendini baskasiyla karsilastirmanda. kendini degistirmene veya kafandan bir seyi silmene gerek yok. baglarini koparmana da gerek yok. kafana gore takil iste. evde durmak istiyorsan da evde dur, 'ben olsam hep gezerdim' diyen de ciksin gelsin kendisi gezsin. hem sanane baskasinin ne yaptigindan/yapacagindan, onlara ne senin ne yaptigindan?

ben de hic hazzetmiyorum turkiye'de yasayan cogu kisiyle konusmayi. resmen insani yurtdisinda yasadigi icin suclu hissettiriyolar. sanki hayat bi orda zor amk. biz burda yattigimiz yerden para kazaniyoruz sanki. evet refah duzeyi yuksek, zaten o yuzden geldik ama napayim yani benim sucum mu? kimle konussam 'oh lan kurtuldun valla, oh lan ne guzel istesen ferrari alirsin orada araba ucuz, oh valla ne guzel is hayati cok kolay' diye diye insani konusmaktan sogutuyolar. hic takmican.
0
icim urperiyor
(27.05.21)
20 seneyi devirdim.

Yurtdisi luks bir restaurant gibi. Dekor super, servis harika, tabak canak masa duzeni inanilmaz. Bir yemek soyluyorsun geliyor tabak harika hazirlanmis. Sonra bir catal aliyorsun tadi bombok.

Turkiye'de esnaf lokantasi, iceri korkarak girersin bazen saga sola dokunmak istemezsin. Onune bir yemek koyarlar goruntu olarak birseye benzemez, catallar bardaklar kirlidir vs. Sonra bir tadina bakarsin soka girersin.

Uzun sure disarida yasamayanin anlayabilecegi mevzular degil bunlar. Obur taraftan ne olursa olsun cikmak isteyenleri de anliyorum. Ama ciktikdan sonra iluzyon 3-5 sene icinde dagiliyor, bu da bir gercek.
0
cooperr
(27.05.21)
Maddi olarak rahatlamak, düzenli şehir evet güzel şeyler ve ilk akla gelenler de Türkiye’den kaçış furyası o kadar basit değil. Siz ne kadardır yurtdışındasınız bilmiyorum Göz göre göre her gün daha kötüye uyanmak çok yıpratıcı, gelecek kaygısı sadece maddi yönlü değil. Sorunların her zaman üstünün örtülmesi, hukuksuzluk, eskiden eğitimin, görgünün, yeteneğin getirdiği bütün avantajların yerini kaotik bir düzene bırakması... Boğulmak üzere hissediyor gençler o yüzden bu kadar büyük bir olay. Siz kendi düzeninizde bu hissiyata elbette uzaksınız o yüzden aşırı gelmesi çok doğal ama işte normal koşullarda değiliz. Aslında dediğiniz gibi sıradan bir Avrupa şehri fotoğrafına delirmek saçma.
Ha sizin haftasonu aktivitenizle bunun ne alakası olabilir? Orada durum kişisel bence. Evinizde oturun, dışarı çıkın kime ne? Bence bu mutsuzluk meselesini kendi şartlarınızda değerlendirin, cevabı yurtdışındaki çevreniz, yaşadıklarınız çerçevesinde arayın. Türkiye’nin olağanüstü şartları, bunalımı sizi yanlış yönlendirir.
0
not dark yet
(27.05.21)
8-9 aydir yurtdisindayim, oncesinde istanbul'da rahatim yerindeydi. Burda da rahatim yerinde. Farkettim ki icinde olmasam bile turkiye gundemi beni etkiliyor. Artik dolar arttiginda "napicaz yau" demiyorum belki ama yine uzuluyorum. Yasama kalitesi/gelir acisindan filan belki yurtdisi daha rahat ama kopamadim ben henuz turkiyeden. Kopabilecegimi de sanmiyorum. 5 haftalik tatilimin en az 2 haftasini turkiyede geciririm herhalde bundan sonra da.
0
fakyoras
(27.05.21)
ben olayin mantigini anlamadim.

yurtdisinda oldugun icin mi mutsuzsun? turkiye'de daha mi mutlu olacagini dusunuyorsun? yazdiklarindan anladigim kadariyla cevabin "hayir" - ayni hissediyorsun.

o zaman mutsuzlugunla yurtdisinda olmanin alakasi nedir onu cozemedim. hayattan tad alamiyorsun, belli ki bir cesit depresyondasin. nerede olursan ol bu problem cozulmedikce boyle hissedeceksin sonucta. butun meselenin yurtdisiyla alakasini anlamadim ozetle.

acaba "turkiye'de mutsuzum, yurtdisina gidersem mutlu olurum" diye dusunup gittin de hayal kirikligina mi ugradin? o zaman biraz daha anlasilir, ama problemin kaynagini degistirmiyor: bir cesit depresyon icindesin demek ki. bir profesyonelle gorusursen yardimci olur bence.
0
robokot
(27.05.21)
Bulundunuz yerde kök salamamissiniz.

Derdiniz, anlattiginiz kadariyla bu.

Insan iliskileri ictenlikli, samimi olacak. Oylesine kurulan arkadasliklarin tabii ki sosyallesmek adina bir onemi var. Ancak samimi olacaginiz, icerisindeyken cok rahat hissedeceginiz bir sosyal cevreye ihtiyaciniz var.

Avrupa´dayim, 5 yili da devirdim.

Surekli ilerlemek, kendimi gelistirmek amaciyla gelmistim, bir dakika bile "durmaktan" inanilmaz rahatsiz oluyordum. Sonunda istedigim ulkeye gelmistim, hicbir seyi geciktiremezdim. En kucuk sorunda da demoralize oluyordum. Kendimi bu yaris psikolojisinden cikartmam zamanimi aldi.

Burada her anim mutlu mesut gecmek zorunda degil. Karsilastirma yapmiyorum, surekli karsilastirma yapmaktan yoruldum. Benimle yakin tarihlerde baska sehirlere gocen arkadaslarimda da durum bu. Biz burada bir hayat kurduk. "Türkiye´de olsam simdi nasil olurdum?" sorusu sadece ve sadece yipratici.

Yasadigim ulkenin vatandasi da oldum. Burada bir hayat kurdum. Ve bu hayattaki sorunlar sadece benimle ilgili. Yasadigim yerin firsatlarindan, islerin ve hayatin kolayligindan memnunum. Bunlar minumum, bunlar standart. Insanca yasamanin minumum gereklilikleri saglaniyor diye ben niye neseleneyim?

Türkiye ormanindan cikinca, evet, ilk sene ben de cok neseli ve enerjiktim. Survivor modundan ciktiktan sonra normale dondum. Avrupa´dan anlasilacak sey cennet degil, sadece insani standartlari saglamis yer olmali.
0
buf-e kür
(27.05.21)
biraz beklentiyle alakalı bir problem var burada. ben 1 sene yaşadım daha önceden, giden, kalan ve dönen de çok arkadaşım var. yurtdışında yaşamak kendi evinde yaşamaya göre çok daha büyük ve sürprizlere açık bir challenge. zaten bu kadar çok göz önünde olmasının sebebi de bu, gidenlerin çoğu "acımadı ki" modunda "biz aşırı memnunuz, 1 liraya 10 kilo et alıyoruz" diyor ancak işin duygusal yönünde hissettikleri sakatlıkları anlatmıyorlar. dolayısıyla bir kere kesinlikle yalnız değilsin, sadece işin bu noktası konuşulmuyor. özellikle psikolojik açıdan gurbet gerçekten zor, bunun vizyonla falan da alakası yok. bunu amerikaya giden alman da yaşıyor, japonyadan avrupaya taşınan japon da. 40 milletten sadece biz bunu ayıplıyoruz, halbuki gavur homesickness diye terim bile üretmiş.

ikincisi, o uzak ülkede bir yabancı olarak kendi evini özlemen çok ama çok normal. kendine haksızlık etme kesinlikle. farklı çıkış yolları ararsın, denemeler yaparsın, ama işin sonunda ben trde 3 kuruş daha az kazanırım ama kendi çöplüğümde yaşarım dersen bu ayıplanacak bir şey değil, aksine çok normal bir şey. ben şahsen böyle düşünüyorum 1 senelik tecrübemin sonunda, ve o zamanlar kalma imkanım olduğu halde kalmadığım için de genel olarak çok memnunum, iyi ki de öyle yapmışım. her ne olursa olsun yabancılar şubesiyle uğraşmamak, kendimi anlatmak zorunda kalmamak, önyargılarla uğraşmamak, arkadaşlarına ve aileme yakın olmak, ailemden biri hasta olduğunda koşabilmek, kendi anadilimi konuşabilmek (ki 2 dili çok iyi seviyede biliyorum) bunların hepsi benim için paradan çok ama çok daha önemliydi, o yüzden mutluyum. zorlukları var evet, cool bir şey de değil, ama belki de bu iş sana göre değildir? yani öyle bi zaman gelir ki lan keşke istanbulda olsaydım da gidip çöplükte bira içseydim ama yanımda şu arkadaşım olsaydı dersin, işte o önemli bi detay. biraz makina olmak, duygusuz olmak lazım yani, fazla düşünmemek lazım.
0
roket adam
(27.05.21)
herkes farklı. Kimi insan arkadaş ilişkilerini veya ailesini özlüyor dönüyor mesela. Mutsuzsan dönmeyi de değerlendir tabii FAKAT tek söylemek istediğim bir şey var, lütfen mümkünse oranın vatandaşlığını almaya çalış (zaten 5+ yıldır oradasın sanırım), B planın ve garantin olarak dön Türkiye'ye. Çünkü burada işler iyi gitmiyor, belediyenin verdiği Gri pasaportlarla insan kaçakçılığı falan yapılıyor öyle düşün. Ben Türk pasaportunun hiçbir değeri kalmadığını ve ileride en ufak vize için bile çok zorlanacağımızı düşünüyorum. Gitmişken elin boş dönme.

Bu arada gördüğüm çoğu arkadaşım ilk 2-3 yıl içinde çok alışıp(başta zorlanıp) sonra "ya Türkiye'de bunu nasıl yapmışız çılgınlık" moduna giriyorlar. Good for them.
0
nhk ni youkosu
(27.05.21)
Merhaba,

Çok uzun süre sayılmaz ama bir yıl yurt dışında yaşayıp yaklaşık 4 ay önce geri döndüm. Kalıcı olmasam da bir yıl daha kalma imkanım vardı ama dönmeyi tercih ettim.

Benim gördüğüm kadarıyla sizin durumunuz o yurt dışına imrenip "kaçarcasına" Türkiye'den gidenler gibi değil. Yani sizin gitme motivasyonunuz muhtemelen o "Süper bir ülkeye geldik. Türkiye'den kurtulduk" diyenler kadar yüksek değilmiş. O nedenle böyle düşünmeniz oldukça normal geliyor bana. Sizinkisi iş için ülke değiştirmek gibi olmuş.

Ben de görece güzel bir ülke ve şehirde yaşadım. İşim buradakine göre oldukça hafifti. Büyük bir şehirdi ama doğası güzel, sessiz sakin bir yerdi. Ama inanın kendimi bu kadar güvensiz hissettiğim bir yer daha olmamıştı. Silahlı soygun ve ölümler çok yüksekti. Akşam hava kararmadan eve girmeye özen gösteriyordum. Markete giderken sürekli etrafı kolluyordum. Her şey mükemmel olmuyor maalesef. Bununla birlikte pandemi sebebiyle sosyal ortamım da olmadı. Ben de döndüm. Dönünce de "Biz, sen orada kalırsın artık diye düşünüyorduk." dediler hep. Öyle bir imaj var hep. Bu anlattıklarımı duysalar inanmazlar. :)
0
shatskikh
(27.05.21)
Bence genel olarak hissettiklerinizin yaşadığınız ülkeyle bir alakası yok. Biraz orta yaş bunalımına girip hayatı anlamlandırma noktasında zorluk çekiyorsunuz gibi gördüm yazınızdan.

Gelişmiş ülkeler sihirli bir şekilde sizin psikolojinizi düzeltecek, size hayat sevinci verecek diye bir şey yok bana göre. Size rahat ve mutlu bir hayat yaşamanıza yardımcı olacak şeyler veriyor sadece.

Türkiye'de zaten hayatın default zorluklarına ek olarak her geçen gün oldukça kötüye giden şeyler var. Insanlar önünü göremiyorlar. Düşünün orta sınıf görülen iyi eğitimli bir kişi, kıçı kırık ikinci el bir araba alabilmek için yıllarca çalışmak zorunda kalıyor. Fazla uzatmaya gerek yok ama buna benzer bir sürü olumsuzluk var siz de biliyorsunuz zaten. O yüzden insanların size imrenmeleri, daha mutlu olduğunuzu düşünmeleri normal.
0
synthetic a priori
(28.05.21)
Buna aslında kişilik ya da karakter diyoruz. Depresyonda olduğunu düşünmüyorum. Bir şeye nankörlük ettiğin de yok Neyden keyif alıyorsan ona devam.
0
velvetmorning
(28.05.21)
1 ay kadar falan once bir instagram reels izledim ve jeton tam manasiyla dustu: mutluluk depresyon gibi bir uc noktadir. her zaman mutlu olamazsin, aranan duygu tatmin olmaktir (being content)..

Bunun ustune epey bir dusundum cunku hayatindan genel olarak tatmin olan bir insan olarak bu deliler gibi mutlu olma kismi beni hep zorluyordu. Boyle bir baski var uzerimizde cunku ve bu bizi oldugumuzdan farkli olmak icin zorluyor. Yani evden ise isten eve rutiniyle gayet iyi gecinen bir insanim, kalabaliklarda olmak, arka planda istemedigim muziklere maruz kalmak (ki mutlulugun tanimini yapamam ama gercek bir mutsuzluk sebebidir benim icin), small talk dedikleri nane mutlu etmiyor beni ama cizilen portre o. bunun bir gereklilik olmadigini anladim o videoyla.
0
2oda1salon
(28.05.21)
Mutlu ya da mutsuz olmanın fonla değil insanın kendisi ile alakası var. Ama mutlu/mutsuz bir insanın tr'de mi mutlu/mutuz olması daha güzeldir yoksa insan hayatına değer verilen bir yerde mi diye sorarsan 2ncisini seçerim. Tr'nin kötü yanlarını kimi kesin her gün tadıyor, kimisi her gün tv'den izliyor, kimisi ise hayatında 1-2 defa yaşıyor. Fakat herkes etkileniyor. Bu gerçekliği denklemden çıkarırsan sen senle başbaşa kalıyorsun. Mutlu olmak oradan sonra sana kalmış durumda.
0
twelfth
(28.05.21)
Twelfth +1000

Soyledigi sey cok dogru. Kucuk cocuguyla yasayan bekar bir anne olarak, kendi can ve mal guvenligim icin ekstradan endiselenmek durumunda degilim. Turkiye'ye gelmemek icin en buyuk sebeplerimden birisidir bu. Erkeksiniz anlamayabilirsiniz bu durumu ama boyle bir rahatlik var.

Ekonomik olarak enflasyondu oynak fiyatlardi gecim icin endiselenmek durumunda degilim. 8. seneye giriyorum burada, tupgaz fiyatlari artmadi aksine geldigim zamankinden daha dusuk (buyuk bir rezerv bulunmustu geldigim sene onun etkisi oldu deniyor), bakliyat, sebze ve meyve yetisebilme bolluguna gore fiyati artar ve azalir. bu da 8 senedir hemen hemen ayni fiyatlarla olur. Bol zamaninda ne kadara dusecek, kit doneminde ne kadara yukselecek kafamda belli ve 8 senedir degismedi. 8 senedir degisen yeni sivi yag fiyati oldu. Oradaki artista tek yon sehir ici toplu tasima ucretine tekabul ediyor (2 lolipop parasi). Fiyatlarin artmamasina o kadar alismisim ki cok geldi bana.

bu tip artilar var

u
0
2oda1salon
(28.05.21)
(6)

bu araba nasıl sizce?

ayseee
https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-kia-hayat-plaza-dan-2019-kia-rio-1.4-cvvt-elegance-tekno-otomatik-923185984/detay
0
ayseee
(26.05.21)
Para kolay kazanılmıyor. Marka algısindan ötürü bu kadar parayı bu araca ben vermem. İki üç yaş daha düşük olur polo, jazz, corsa olabilir mesela.
0
fikox
(26.05.21)
Kia gayet donanımlı ve arıza vermeyen bir araçtır benim bütçem uysa alırdım
0
mirty
(26.05.21)
Su versiyonu Fransa'da bulsam almistim. Burada ya 1.2 var ya 1.0 turbolu.
Bir kere iyi araba, paraya göre iyi yani. Sana saçma sapan sensörler falan satmaz, mis gibi araba iste.

youtu.be

www.honestjohn.co.uk

Avrupa'da 7 yil garantisi olduğundan aslında süper ama Türkiye'de galiba hem servis hem garanti hem parca gibi olaylar biraz sıkıntı. Ikinci eli de ayni.
0
logisticsmanager
(26.05.21)
Kia mis gibi arabadır. bir arkadaş marka algısı demiş ama kia neredeyse hatasız kronik sorunları olmayan araçlar üretiyor. 2012 model kia ceed dizel otomatik arabamızı 8 sene kullandık. düzenli servisi dışında bir arıza çıkartmadı hiç. bu fiyata bu donanımda araçlar veriyorlar daha ne.
0
bigcaptain
(27.05.21)
Kia iyidir hyundai ile ortak yonu coktur.

Ama sunu da dusunmeden edemiyorum eger degismediyse bu ay neredeye ayni fiyata sifir hyundai i20 alinabiliyordu.
0
anten
(27.05.21)
Anten hakli gibi; kia-hyundai i20 ve rioda ic dizayn haric ayniydi (yeni i20 değil).
Ikisi de kaliteli ve 2019 ikinci el Rio yerine sıfır i20 daha mantikli ki arada 10-20 bin oynayacak gibi. Bence i20 düşünün.
0
logisticsmanager
(27.05.21)
(7)

Ekip yönetimi

kondansator
Ekip yönetimi, yöneticilik konuları doğuştan gelen bir yetenek midir? Bu konuda insan kendisini nasıl geliştirebilir sizce?
Ekip yönetimi, yöneticilik konuları doğuştan gelen bir yetenek midir? Bu konuda insan kendisini nasıl geliştirebilir sizce?
0
kondansator
(26.05.21)
Ayni sorulari sordum ilk müdür olunca. Ilk olarak kendi mudurlerimden cok akil aldim.
Ek olarak kitaplar okudum biraz. Su sıralar sevdiğim kitaplardan biri extreme ownership.
Bir de en önemlisi hatalarindan ders alip devam etmek. Hata kesinlikle olacak yani.

Doğuştan gelen liderlik vs olabilir ama her liderlik her yerde ise yarayacak diye bir olay yok. Misal askerdeki liderlik gibi ekip yönetmeye calisamazsin yani.
Bence kesinlikle insanin kendisini gelistirebilecegi bir olay.

Eğer çalıştığınız yerde falan mentor diyebileceginiz kisiler varsa daha kolay oluyor. Çok kez müdürüm şöyle birşey var sence nasil yaklasmaliyim/cevap vermeliyim diye gidiyorum.
0
logisticsmanager
(26.05.21)
Doğuştan değil de yaşam tecrübesi sonucu edinilen ciddi tecrübeler var ancak insan kendini geliştirebilir tabii. Gözlem yeteneğin iyiyse, özel sektörde ciddi vakit geçirdiysen, seninle ilgili olmasa bile olaylardan ders çıkarabildiysen ve sosyal zekanı geliştirebildiysen bence gayet de olur.
0
roket adam
(27.05.21)
Yöneticinin ilk 90 günü
Etkili insanların yedi aliskanligi
Bir de David Anderson nün kanban kitaplarını tavsiye ederim
0
seyyar satıcı
(27.05.21)
Liderlik eğitimleri var. Almanya’ya gidip aldım. Adamlar formüle etmiş olayı. Nasıl geri bildirim verilir, nasıl hayır denir, nasıl toplantı yönetilir, nasıl itirazlar cevaplanır, onlarca konu, madde madde. İnanılmaz etkisi oldu bende. Koçluk da aldım. O da kendimi tanımamda etkili oldu. Türkiye’den eğitim, koçluk alacaksanız Baltaş grubu tavsiye ederim. Solaunitas da olur. Yurtdışında Krauthammer.
0
stewie
(27.05.21)
yoneticilik dogustan gelmez; ama kisi lider karakterli olabilir. bunu egitimle torpuleyip is dunyasina aktaranlar cok daha basarili olur. 16personalities testi var internette ona bakabilirsiniz.
0
buenosdias
(27.05.21)
Bu arada udemyde koçluk eğitimleri var uyguna
0
seyyar satıcı
(27.05.21)
nasıl alfalar varsa liderlik vasfı sadsa olanlar da var

"insan kendisini nasıl geliştirebilir" dediğin kısım zaten
doğuştan dediğin insanlar bu işi 0-ergenlik-25 arası yapıp üstüne koyuyor

bizim gibiler sonradan yavaş yavaş

diğer konu
biyolojik: zeka, hafıza, fizik ne kadar iyiyse o kadar kolay olur
0
bir soru sorcam
(27.05.21)
(3)

Çalışanlara yönelik yüksek lisans

pasaklıpepee
selamlar bildiğiniz İstanbul dısında yasayan ve calısanlar için program hazırlayan okullar var mı? Çok arastırdım ama gördüğüm sadece Koc'ta modüler MBA var ayda 1 kez cuma-cumartesi ve pazar. bunun dısında uzaktan/online eğitimle ya da haftasonu derslerle devam eden programlar var mı? tesekkürler
selamlar

bildiğiniz İstanbul dısında yasayan ve calısanlar için program hazırlayan okullar var mı?

Çok arastırdım ama gördüğüm sadece Koc'ta modüler MBA var ayda 1 kez cuma-cumartesi ve pazar.

bunun dısında uzaktan/online eğitimle ya da haftasonu derslerle devam eden programlar var mı?

tesekkürler
0
pasaklıpepee
(26.05.21)
yurtdışında çok var online mba. 5k-6k euro civarı
0
duyurukullanıcısı
(26.05.21)
Calisanlar icinden kastiniz ikinci ogretim degil mi? Mesela (3) isaretlenmis bir ton program var surada:
www.metu.edu.tr

hangi alanda yuksek lisans yapmayi planladiginizi soylerseniz daha spesifik oneri yapan cikabilir.
0
hot potato
(26.05.21)
Ieu'de var, online mba. Dersler aksamlari oluyor, bilmiyorum sizin icin uygun mu saatleri.
0
logisticsmanager
(26.05.21)
(1)

Yılık Satış beyannamesi nedir?

juan pablo pino
Yurtdışından bir telif almak üzereyim. Almış olduğum bu telifi kullanarak sadece bin adet ürün satabileceğim. Telife sahip firma yıllık satış beyannamesi talep etti. Tam olarak ne demek istiyor çözemedim?
Yurtdışından bir telif almak üzereyim. Almış olduğum bu telifi kullanarak sadece bin adet ürün satabileceğim. Telife sahip firma yıllık satış beyannamesi talep etti. Tam olarak ne demek istiyor çözemedim?
0
juan pablo pino
(25.05.21)
Yanlis anlamadiysam sizden sales statement istiyorlar bu sayede hangi ay ne kadar sattiniz kac tane sattınız vs görecekler.
0
logisticsmanager
(25.05.21)
(5)

shaya grup starbucks temsilcisine nasıl ulaşılır?

denef
merhaba, şirketimizin ticari alanları için bu firmadan birisi ile görüşmek istiyorum ama tüm kanalları karşılıksız bırakıyorlar. santralden yanıt almak zor, alsam bile maile yönlendiriyorlar, maile yanıt yok, linkedin'den yazıyorum tek tek görmüyorlar bile. gerçekten buradaki insanlara nasıl ulaşılı
merhaba, şirketimizin ticari alanları için bu firmadan birisi ile görüşmek istiyorum ama tüm kanalları karşılıksız bırakıyorlar. santralden yanıt almak zor, alsam bile maile yönlendiriyorlar, maile yanıt yok, linkedin'den yazıyorum tek tek görmüyorlar bile. gerçekten buradaki insanlara nasıl ulaşılıyor ya? bunun dışında birçok büyük markayla iletişim kurdum ama burada bir bağlantı bulamıyorum. belki buradan yol gösteren, yardımcı olan, tanıdığı olan vardır diye yazıyorum. teşekkürler şimdiden.
0
denef
(24.05.21)
bir subeye gidin, sube mudurune konuyu anlatin bolge mudurunun telefonunu ya da mailini alin
0
oscar
(24.05.21)
Linkedin de olabilir. Her hafta biri beni ekliyor ya lojistik servisi ya da elektronik parca satmak icin
0
logisticsmanager
(24.05.21)
Şubelerinde genelde kahvemizi aldığımız yerde bölge sorumlularının kartvizitleri bulunuyor. Bu işlere bakan kişilere ulaşmanın en kolay yolu bu.
0
lcha
(24.05.21)
umraniye anel plazadaydi bunların yeri yakindaysaniz bir uğramayı deneyin
0
nahtoderfahrung
(24.05.21)
Şubelerdeki barda bölge sorumlularının kartvizitleri oluyor +1

Covid sebebiyle o bar eskisi gibi değil ama isterseniz verirler. Telefon numarası da var kartta.

Ben bu şekilde bambaşka bir mevzu için ulaşıp çözmüştüm.
0
infernal majesty
(24.05.21)
(11)

Para verip ev almak mı kredi çekip ev almak mı

condom kurşunu
Almak istediğiniz evin fiyatı kadar birikiminiz olduğunu düşünün, parayı verince elinizde pek bir para kalmayacak. Aile evinde yaşıyorsunuz şu an. Ev ailenizin kira değil. Özel bir şirkette ynetici olarak çalışıyorsunuz 5 haneli bir maaşınız var ama özel sektör neticede yönetim değişikliği şirket d
Almak istediğiniz evin fiyatı kadar birikiminiz olduğunu düşünün, parayı verince elinizde pek bir para kalmayacak. Aile evinde yaşıyorsunuz şu an. Ev ailenizin kira değil. Özel bir şirkette ynetici olarak çalışıyorsunuz 5 haneli bir maaşınız var ama özel sektör neticede yönetim değişikliği şirket dinamikleri sürekli değişebilir kesin bir durum yok yani maaş anlamında. Bu durumda biriyseniz ne yaparsınız?

Bu anlattığım kişi kardeşim oluyor. Ben paran varken al kafasındayım sonra kredi mdemek için yıllarca uğraşma diyorum ama yanlış yönlendirmek de istemşyorum. Siz ne diyorsunuz?
0
condom kurşunu
(24.05.21)
Şu an faizler çok yüksek. Elde para varken kredi çekmek çok mantıklı değil bence. Kredi çekip elindeki parayı faize yatırsa bile alacağı faiz evin kredi faizinden az olacak.
0
robin one persie
(24.05.21)
500 bin liralık evin kira getirisi maks 2000 olur diye düşünüyorum. hadi çok çok 2500 olsun. 32 günlük vadeli 7500-8000 arası. şu an ne dolar ne ev ne araba almak mantıklı geliyor bana. tabi o kadar param da yok yatırımım da bu yüzden kolay geliyor :D fakat faizler de düşeceğe benzemiyor.
0
golgi aygıtı
(24.05.21)
Yatırım olarak değil de alıp içinde oturma olarak düşünüyor aslında.
0
🌸condom kurşunu
(24.05.21)
Kredi ile ev almak demek, 10 yıllık vade ile alınırsa ev fiyatının 2 katından fazlasını bankaya ödemek demek. Şuan kredi faizleri çok yüksek.

Kardeşiniz ticaret ile uğraşsa ve sıcak parayı çevirerek, bu tutardan çok daha fazlasını bu kredi süresince kazanacak olsaydı, kredi çekmesi mantıklı olabilirdi. Amma velakin şuan için onun durumunda, kredi çekmenin mantıklı bir yönünü göremiyorum.
0
cursor
(24.05.21)
ben her zaman bir miktar kredi alınması taraftarıyım. kenarda bir miktar nakit bırakmak iyidir her zaman.

trde gerçek enflasyon çok yüksek ve daha bir süre yüksek seyredecek, ödeyeceğiniz taksitler ilerleyen yıllarda sonra komik rakamlara dönecektir.

ayrıca diyelim konut kredi faizleri 1-2 sene içinde düşerse yapılandırma yapma şansınız var.
0
nuisance
(24.05.21)
şu andaki faiz oranlarını göz önüne aldığımızda nakit tabi ki.
şu an krdi çekerseniz geri ödemesi neredeyse tam iki katı.
geçen seneki 0.64'lük faiz ornaı olsaydı düşünülürdü belki.

yine de bence paran varsa ver nakit parayı al evi.

ama bir ekspertiz raporu çıkartın almadan önce mutlaka.
0
teritori
(24.05.21)
Şimdi şöyle hesapladım:
500 binlik kredi çekersen, 1,39 civarından 1.034.000 tl ödemiş oluyorsun. Yani yaklaşık 550 bin tl ek faiz ödüyorsun.

Elindeki parayı, önümüzdeki 10 senede 550 bin tl'den yükseğe çıkarabileceğini düşünüyorsan evet kredi çekilebilir. Ticaret yaparsın, işyerin vardır, borsaya coine girersin vs vs bir sürü şey.

Ama öyle bir düşüncen, planın, becerin, tecrüben yoksa, boşu boşuna 550 bin tl ek faiz ödemene gerek yok. Yine de nuisans'ın dediği gibi bir miktar kredi almak mantıklı olabilir, tüm nakitini tek eve basmamış olursun.
0
roket adam
(24.05.21)
Bir miktar kredi+1

Kenarda kesinlikle biraz para kalsin, Türkiye'de ne olduğu belli değil.
0
logisticsmanager
(24.05.21)
Geçen seneki 0,64-0,74 olayında krediyle alabilirdin ev. Ama şu anda kredi çekerek ev almak saçma. En azından elinde kredisiz satın alma imkanın varken.. Biz 0,74’le denk getirdik ama keşke biraz daha fazla çekseymişiz.. Arabayı da yenileyebilirdik.
0
silah taciri
(24.05.21)
Bu faiz oranları ile kredi çekmek çok mantıklı gelmiyor. Ben olsam nakit alırdım. Giderin azalacağı için kısa vadede bir birikim oluşur.
0
mesutcang
(25.05.21)
Alsın en kötü işten çıkarsa kiraya verir aç kalmaz
0
photo85
(25.05.21)
(14)

Korona aşı tercihi

kondansator
Dahil olduğum meslek grubu sayesinde uzun zaman önce bana da aşı çıktı. Ancak hem güven sorunu hem de aşı hakkındaki spekülasyonlar karşısında aşı olmak istemedim. Şimdiki gidişat da elbet bir şekilde aşı olmak zorunda kalacağız gibi geliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Haziran gibi tüm yaş gru
Dahil olduğum meslek grubu sayesinde uzun zaman önce bana da aşı çıktı. Ancak hem güven sorunu hem de aşı hakkındaki spekülasyonlar karşısında aşı olmak istemedim. Şimdiki gidişat da elbet bir şekilde aşı olmak zorunda kalacağız gibi geliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Haziran gibi tüm yaş gruplarına sıra geleceği söyleniyor. Aşı olacak mısınız
0
kondansator
(23.05.21)
öncelikli gruptaydım. oldum. sıra yeni gelse yine olurdum.
0
sutlu nescafe
(23.05.21)
Elbette olacağım, dört gözle sıramın gelmesini bekliyorum. Aşı karşıtlarının söylemleri üzerine yorum yapmak istemiyorum çünkü sinirleniyorum, bu kadarını söyleyeyim.
0
kedimedi
(23.05.21)
olacağım tabi.

spekülasyon yapanlar aynı zamanda dünya düz diyorlar. napalım, ona da mı inanalım?
0
tantunisultansuleyman
(23.05.21)
Sıram gelmeden önce olmak için yurtdışında imkan araştırdım geçen hafta. Ne gelirse yaptıracağım. Aşı karşıtlarını destekliyorum, onlar olmazsa sıra bize çabuk gelir diye düşünüyorum + doğal seçilim doğanın kanunu malum. Son olarak bir de yaptığım iş gereği uluslararası seyahat etmem gerekiyor, ülkeler daha şimdiden aşı olmayanı almayacağız demeye başladı. Güzel bir fırsat yakalarsam ve aşı olmadım diye gidemezsem gerçekten rezalet olur.
0
roket adam
(23.05.21)
Olmayacağım.

30 yaş altı, sağlıklı bir insanım, covid de geçirdim. Bu noktada uzun vadeli etkisinin ne olduğunun bilinmediği deneysel bir aşıyı olmak çok mantıklı bir hareket değil.
0
plutongezegendegilmi
(23.05.21)
olacağım. abi en kötü nolacak ya? kısır mı kalacağız? neden korkuyoruz aşıdan bu kadar?
0
dog day afternoon
(23.05.21)
@roket adam +1 inşallah olmak istemeyenleri es geçip isteyen bizlere çabuk sıra gelmesini sağlarlar. Yani onların olmasını beklemezler.
Sıram gelirse ellerinde ne varsa olacağım. Aylardır sıramın gelmesini bekliyorum.
0
gullak
(23.05.21)
Spekülasyon ne bilmiyorum. Eğer asi bizi öldürecekse öldürsün. Annem babam oldu, arkadaslarim oldu. Hep beraber ölürüz iste. Esimin annesi asi karşıtı. Ilk bizi cipleyecekler dedi. Sonra bizi kontrol edecekler dedi. Simdi asi ile bizleri steril yapacaklarmis bir de bagisiklik sistemimiz yerle bir olacakmış sürekli hasta olacakmisiz. Nasil dünyaysa bütün dünya hasta olacak, kim fabrikada calisacak kim lojistigi halledecek hic dusunmemis bu big pharma. Herkes hasta. Bir de big pharma marsta yasiyor, bütün dünyada milyonlarca insani etkilerken kimse birşey yapamayacak. Bu arada bazen big pharma bazen bill gates diyor zor takip ediyoruz. Kendi annem ölüp böyle biriyle başbaşa kalacagima ölürüm ben de aman :)

Ki zaten komplo teorilerinin hiçbirini mantikli bulmuyorum ve genel düşüncelerim de bill burr ile ayni;
youtu.be

Yaklasik 3 dk önce esimle moderna olduk.
0
logisticsmanager
(23.05.21)
İki kere covid geçirmiş biri olarak -ki biri belirtisiz, biri hafif- %10 koruyucu tek bir aşı dahi olsa yaptırırım.
0
elorelia
(23.05.21)
Aşı olacağım yeter ki sıram gelsin
0
photo85
(23.05.21)
Oldum bile. AB kabul ettiği için biontech oldum. Kısırlık diyen büyük resim uzmanları olmasın bir zahmet.
0
zoghurt
(23.05.21)
2. dozu oldum, sıra gelse gene olurum. eğer toplum içinde yaşıyorsak aşı da olmak zorundayız. dağda yaşanacaksa olunmayabilinir.
0
mikahakkinen
(23.05.21)
Tabii ki olacağım, koşarak. Neyin spekülasyonu? Spekülasyon yapanlar biliminsanı mı? Tanıdığım bütün tıp doktorları tereddütsüz aşı oldu, internet trollerini mi dinleyeceğim.
0
kobuzchu kiz
(23.05.21)
ilk dozu oldum, ikinciyi bekliyorum. domuz gribini de olmuştum, hepatit de oldum. ikiyüz senelik bir tıbbi uygulamadan böyle kitlesel oranda korkulabiliyor olması beni dehşete düşürüyor. wright kardeşlerin ilk uçağı 1903, ilk aşı 1796, uçakta da yerin üç* misli radyasyon alıyorsunuz, biraz insafa gelin ya.
*:edit
0
engelbert humperdinck
(23.05.21)
(7)

Bu araclardan hangisini alirdiniz?

KidLazer
Citroen c4 cactus 2016 veya 2017 dizel otomatikOpel mokka 2017 dizel otomatikPeugeot 2008 2017 dizel otomatikAgirlikli sehir ici kullanilacak ama benzindeki sessizligi sevmiyorum:)Gonlum c4ten yana yorumlar da iyi. Passatlardaki gibi eski kronik sanziman hatasi vs bildiginiz ve suraya dikkat et dedi
Citroen c4 cactus 2016 veya 2017 dizel otomatik
Opel mokka 2017 dizel otomatik
Peugeot 2008 2017 dizel otomatik

Agirlikli sehir ici kullanilacak ama benzindeki sessizligi sevmiyorum:)
Gonlum c4ten yana yorumlar da iyi. Passatlardaki gibi eski kronik sanziman hatasi vs bildiginiz ve suraya dikkat et dediginiz bir nokta varsa super olur
0
KidLazer
(23.05.21)
hiç düşünmeden pejo alırdım. tipi çok hoşuma gidiyor, acayip bir karizması var.

ama o parayı verir miydim? sanmam.
0
respect
(23.05.21)
Farkli model onerilerine de acigim bu arada:)
0
🌸KidLazer
(23.05.21)
Farklı model Nissan Qashqai olabilir. Bunların arasından ya Citroen ya Opel.
0
dissendium
(23.05.21)
Peugeot. Kayinpederim kullaniyor ve ben de kullandim ve memnun kaldim o süreçte.

Cactus yanlış hatırlamıyorsam ekrandan klima ayarlanıyor. Sirf bu sebepten eleniyor bende. Ayni şekilde yeni 2008de eleniyor sirf bu sebepten.
0
logisticsmanager
(23.05.21)
pejo eski kasa ve etg şanzımanlı sanırım, öyleyse direkt elenir o şanzımandan ötürü. citroen’de eat 6 var sanırım, alınabilir. opel’de de klasik tork konvertörlü şanzıman var diye hatırlıyorum, bu durumda citroen alırdım ben olsam. motor şanzıman dışında hepsi birbirine benzer araçlar, estetik kaygılar dışında satın alma kararını etkileyecek bir fark yok bana göre, hangisini beğendiyseniz onu alabilirsiniz.
0
orient blue
(23.05.21)
C4 kullanıcısı olarak 2008 diyorum.
0
orpheus
(23.05.21)
opel kronik sıkıntıları olan araçlar yapıyor, şanzımanları da sıkıntılı. c4 güzel ama 2. eli sıkıntılı. mantık olarak 2008 duruyor ama ben seçersem c4 seçerim.
0
mikahakkinen
(23.05.21)
(6)

akım korumalı priz

nathanieltroy
merhaba. yeni bir televizyon sipariş ettim, biraz hassas ve pahalı bi cihaz olduğundan prizi de iyi olsun dedim. çok sık olmasa da elektrik gidiyor ara ara. dahası bazen sigorta atıyor evde birkaç elektronik cihaz aynı anda çalıştığında. o nedenle almak gerekir gibi düşündüm. peki aşağıdaki cihazlar
merhaba. yeni bir televizyon sipariş ettim, biraz hassas ve pahalı bi cihaz olduğundan prizi de iyi olsun dedim. çok sık olmasa da elektrik gidiyor ara ara. dahası bazen sigorta atıyor evde birkaç elektronik cihaz aynı anda çalıştığında. o nedenle almak gerekir gibi düşündüm.

peki aşağıdaki cihazların bir farkı var mı? hangisi tercih edilmeli?

www.amazon.com.tr

www.amazon.com.tr

www.amazon.com.tr
0
nathanieltroy
(22.05.21)
Bende ikincisinden var ve bu ürünleri satan bir şirkette calisiyorum ama teknik bilgim yok.

Bu ürünlerin sigorta atmasinda, elektrik gitmesinde size yardim edeceği bir durum yok. Onun için UPS almanız lazım, şöyle birşey;
www.amazon.com.tr

Daha teknik arkadaşlar net bilgi verir gibi.
0
logisticsmanager
(22.05.21)
bunlar neye yarıyor peki? normal prizden ne farkı var ki? ben de hiç anlamıyorum da :(
0
🌸nathanieltroy
(22.05.21)
Bunlarin farki elektrik kesintisinde bagli ürünlere güç vermeye devam ediyor. Bu sayede sallıyorum bilgisayarı, tvyi kapatacak zamaniniz oluyor ve elektrik kesintisinden etkilenmiyorlar.

Şöyle diyeyim; güney Afrika'da covid dönemi home office gecen amazon calisanlarina yüzlerce bundan sattik, şirket her çalışana vermiş çünkü sürekli elektrik kesiliyor. Böylece calisanlar kesintiden etkilenmiyor.

Akim korumanın olayi yildirim carpmasinda falan koruyor, dalgalanmalarda da koruyor. Ama elektrik kesilirse normal priz ile sizin verdikleriniz arasında fark yok.
0
logisticsmanager
(22.05.21)
Bunlarin icinde varistor oluyor, ani akim gelirse o yaniyor.
Sonra alet cop oluyor, mesela utu taksan bile yaniyor utuyu koruycam diye kendini feda ediyor.

Ayni varistorden tv icinde de var zaten. Yaninca acip degistiriyorlar.
0
divit
(22.05.21)
bunların sana teknik olarak hiç bir faydası yok. ancak apartmana yıldırım düşerse veya şebeke voltajı 250'leri geçerse gibi durumlarda enerjiyi kesiyor o kadar.

zaten elindeki televizyonun girişi switch mode giriş voltajına bakarsan muhtemelen 85-260 arası bir değerdir. prizin korumasına ihtiyacı yok yani. şebeke voltajı da 280-300 olmaz.

sigorta atması cihaların bağlı olduğu hattın yetersiz olmasıyla alakalı.
0
orpheus
(23.05.21)
Oled tv mi?
0
Mistyimage
(23.05.21)
(8)

Araç önerisi

tchuck
250bin tl civarında araç arıyorum.normalde sıfır bir araç alacaktım, bi ton mevzu çıktı alamadım.o yüzden elimdeki aracı da sattığım için, en azından daha düşük bir model araba alayım istedim.250bin civarı, yukarı aşağı oynayabilirim yani 30ar 40ar bin tl. ama 250 civarında olması daha iyi.araçtan n
250bin tl civarında araç arıyorum.
normalde sıfır bir araç alacaktım, bi ton mevzu çıktı alamadım.

o yüzden elimdeki aracı da sattığım için, en azından daha düşük bir model araba alayım istedim.

250bin civarı, yukarı aşağı oynayabilirim yani 30ar 40ar bin tl. ama 250 civarında olması daha iyi.

araçtan ne beklyiorum?
%95 şehir içinde sarıyer-beşiktaş arasında kullanılacağı için tasarruflu olması iyi olur.
seneye satacağım büyük ihtimalle, satabileceğim bir araç olsun isterim.

bir de teknolojik özelliği falan olsa iyi olur. peugeot 208'ler uyuyor gibi sanki biraz (hatta sıfırı da uyuyor gibi) ama onlar da bana çok fazla spor geliyor gözüme.

ne önerirsiniz bana?

not: arabalardan çok anlamam, çok da ilgilenmem.
0
tchuck
(22.05.21)
208 bize de biraz fazla spor görünümlü geldiği için biz Citroen C3 aldık ve çok memnunuz. Pahalı değil, içinde dolu teknoloji var, iç mekan sınıfına göre baya rahat, koltuklar çok konforlu, yakıt tüketimi başarılı.
0
chavezding
(22.05.21)
bir yıl sonra satılacaksa benim tercihim civic, megane gibi elden kolay çıkarılacak modellerden yana olur.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(22.05.21)
1 yıl sonra satacaksan sıfır araç almak mantıklı değil. B segmenti yerine 4-5 yaşlarında C segmenti araç öneririm. Golf, Leon, Megane gibi.
0
himmet dayi
(22.05.21)
egea cross al lounge paket sıfır, full dolu 200k. tabela tanıma sistemi koltuk ısıtmaya kadar var. tek eksisi otomatiği yok
0
xrated
(22.05.21)
corolla civic yaris jazz golf polo 2008 3008 1 sene sonra rahat satılır. corolla 0 alabilirsin. civic önermem. c3 alırsın satamazsın 2 sene satamadım ben. vw toyota honda dışına çıkma.
0
mikahakkinen
(22.05.21)
yaris'e baktım da biraz,

YARIS 1.5 Flame Multidrive S ile YARIS 1.5 Flame X-Pack Multidrive S arasında 60k fark var ama aralarındak ifarklar ne hiçbir tablo bulamadım sitede.
0
🌸tchuck
(22.05.21)
3 yılını doldurmamış 2. el VW Polo da iş görür, kolay satılır gibi gözüküyor.
0
aramizda egon kadar mesafe var
(22.05.21)
Iki yaris arasindaki fark vergi diliminden olabilir.
Belli bir vergi dilimine girince fiyat bir anda 290a firliyor.
Örnek seat leon. Giris fiyati 129, otv 64 bin. Seat leon dsg giris fiyati 142, otv 114 bin. Kısacası 13 bin liralik fark icin ekstra 80 bin oduyorsunuz, üstüne ek 11 bin lira da kdv farki var.
0
logisticsmanager
(22.05.21)
(14)

Askerlik veya Asteğmenlik

bigfella
Merhaba dostlar, şuan halihazirda İngilizce Öğretmenliği okuyorum, bizim bölümden mezun olmuş arkadaşım eğer asteğmen olursan dilden Ankara veya Çorlu'ya atanıyorsun gibi birşeyler söyledi. Normal 6 aylık askerlik yapmaktansa 1 yıl boyunca maaşlı asteğmen olmak mantıklı geliyor. 70-80 Bin TL birikti
Merhaba dostlar, şuan halihazirda İngilizce Öğretmenliği okuyorum, bizim bölümden mezun olmuş arkadaşım eğer asteğmen olursan dilden Ankara veya Çorlu'ya atanıyorsun gibi birşeyler söyledi.

Normal 6 aylık askerlik yapmaktansa 1 yıl boyunca maaşlı asteğmen olmak mantıklı geliyor. 70-80 Bin TL biriktirebilerim bu süreçte ve inanılmaz iyi olur böyle bişey olursa.

Bir yandan da KPSS atanması şusu busu var eğer askere gideceksem asteğmen olarak 1 yıl iptal olacak gibi.

Okulum bu yaz bitecek, asteğmen olma konusunda tecrübeli dostlar fikirleriniz nelerdir. Normal askerlikten zorlar mı?

Her türlü yanıta açığım
0
bigfella
(21.05.21)
Kısa dönem yaptım. Gördüğüm kadarıyla asteğmenliğin zor yönleri.

1. Sorumluluğun fazla olacak. Takım komutanı olursan 70, 80 kişiden sorumlu olacaksın. Takıma gerekli eğitimi vermen gerekecek.

2. Nöbetçi subay olunca bölüklerin içtima kontrolleri olur. Nöbetin süresince gerçekleşen olaylardan sorumlusun.

3. Sınıf eğitimi zorlu olabilir. Kısa dönem olursan spor bile yapmazsın belki ama sorunlu bir yere düşersen gerekenden fazla eğitim alabilirsin.

4. Bir yıl gerçekten uzun. Seninle aynı gün askerliğe başlayan bir kısa dönem eve gittiğinde senin daha 6 ayın olacak.

5. Şehir ve birlik büyük bir şans konusu.

Öğretmenlere çıkma şansı çok yüksek değil diye biliyorum bu arada.
0
dissendium
(21.05.21)
Asteğmenlik çıkmadı, 6 ay yaptım.

Artıları:

1) Maaş alıyorsun, giderlerin çok az.

2) Mesai bitiminde karargahtan çıkıp eve/lojmana gidiyorsun.

3) Er değilsin, normalde sümüğünü atmayacağın insanların dediklerini yapmak zorunda olma oranın ere nazaran çok daha düşük.

Eksileri:

1) 1 sene boyunca askersin.

Ben çıkmadığı için çok üzülmüştüm başta ama 2. Ayımdan itibaren şükrettim. Akşam olup evime de gitsem ertesi sabah gene o sıfatları görmek istemezdim.
0
materyalist imam
(21.05.21)
Cevaplar için teşekkürler

askerlik yapmış olan herkes yorum yapabilse yapabildiği kadar sevinirim.

Dilden dolayı NATO Karargahına atanma olabilirmiş arkadaşım öyle söylemişti onu belirtmeyi unutmuşum
0
🌸bigfella
(21.05.21)
hocam yazılanlar doğru ancak şöyle de bir şey var. hangi asteğmenlik? meslek kurası çekip er-erbaş görmeden askerliği tamamlayabilirsiniz. veya takım komutanı olup dağ bayır cirit atabilirsiniz.

ankara veya çorlu olayını bilmiyorum. avantajları ve dezavantajları yazılmış. bunlara ekstra bir şey eklenebileceğini zannetmiyorum. mesele sizin hayat tercihlerinizle alakalı bu saatten sonra.
0
jangbogo
(21.05.21)
Maddi durum kritik seviyedeyse asteğmenlik mantıklı, değilse gereksiz.
0
alfred
(21.05.21)
öğretmelikten asteğmenlik gelmesi çok çok düşük. eskiden bile mucizeydi, şimdi bu ekonomik ortamda büyük ikramiye çıkması gibi bir şey. askeriyede öncelik her zaman doktor ve mühendislerin.

ama ben yerinde olsam hiç bulaşmazdım, benim yakın arkadaşıma çıktı ama doğuda insan yüzü göremeden izinsiz askerlik yaptı 1 sene. iyi para aldı ama lanet etti her geçen güne. askeriye çok şans işi bir yer. ister er ol rahat yerde paşa gibi takılırsın, istersen yüzbaşı ol sıkıntılı yere denk gelirsin ömrünü yer.
0
ada meltemi
(21.05.21)
Kisa dönem Kıbrıs'ta askerdim, acemilik ankara mamak.

Bir kere her astegmenlik iyi degil. En azından konustuklarim ve gorduklerime göre.
Mamaktaki aksam 5te giderdi, her türlü olanak var. Haftasonu yok. Mutluydu.

Kibristaki; ufak sinir karakolunda harabe bir odada kalma, manyak bir yüzbaşının oyuncagi olma, hicbir olanagin olmamasi vs. Hic mutlu degildi.

Askerlikteki gibi sans isi. Misal kısa dönem arkadas gitti askeri markette yapti askerligi. Her haftasonu carsisi vardi. Biz sinir karakolu diye iki haftada bir giderdik, her şey rezillikti.
0
logisticsmanager
(21.05.21)
Maddi olarak dipteysen kesinlikle git
Eğer değilsen kesinlikle asteğmen olarak gitme
Ayrıca 1 yıl kayıp olacak ve asteğmenliğin sivilde işine yarayacak bir tarafıda olmayacak.
0
paramolacak
(21.05.21)
Hocam ben uni biter bitmez 21 yasinda aralikta askere gitmistim. Sene 2001. Gittim sinava girdim. Ankara topcu okulu cikti 4 ay acemi ogrenci oldum. Derslere girdim. 450 ogrenci icinden 100 uncu oldum. Kurada 3 tane olan asiri doguda bir yer cektim. Gittim orada 12 ay da orada izin filan kullnamadan yedek subaylik yaptim.

Simdi 40 yasindayim. Geriye baktigimda askerligimin her gunu o kadar guzel gecmis ki yildiz gibi parliyor zihnimde.

Hayatimin en keyifli zamanlari gecti. Siki dostluklar, turlu turlu zorluklar , 100 tane sana bagli asker ve sinirsiz bir arazi.

Yani bilmiyorum belki ben de asker olmak icin dogmus olanlardan olabilirim.

Kisa bir anektod yazarak sonlandirim.

Askere gittigim ilk gun yani bavulla polatliya gittim kapiyi caldim. Ilk gun elbise bot filan dagittilar , baglamayi filan analtiyorlar, inan olsun docentler, yonetmenler, ogretmenler, envai cesit adam zaril zaril aglayanlar mi dersin , ayilip bayilan mi dersin neler gordum saka gibiydi. Peki ben naptim bak ilk gece havluyu aldim gardas duslar nerde ya cok terledim bi suya girim diye hamammi ariyordum. Millet wc yeri soramiyordu.

Bir ay agri daginda cadirda yattim. Biraksalar bir ay daha kalirdim.

Neyse cok uzattim. Sin bir sey soyleyeyim.

Askerlik nereye nasil gittigin ile ilgili degil , komutaninin nasil biri oldugu ile ilgili cok iyi de gecebilir, sıkıcı da gecebilir.

Ben askerligim bittikten 1 hafta sonra donmustum.

Askerlik sonu cikisi bayrama denk geliyordu. Cikis islemlerini yapan bi tabur assubayi vardi. Astegmenleri inletiyor bayramdan once cikmak isteyenleri soyle boyle derken , bana dedi , dedim ben bayramda burda kalacam sivil olarak , bayraman sonra gidecem diye ,sasirmisti hic unutmam o surati.
0
Filinta61
(21.05.21)
Filinta dostum güzel zamanlar geçirmişsin gerçekten senin adına sevindim, yıllar çabuk geçiyor böyle anıların olması çok güzel birşey.

şuan durum farklı terörle mücadelede profesyonel birlikler kullanılıyor.
0
🌸bigfella
(21.05.21)
Şu dönemde astek olmak biraz zor. Makine, inşaat vb mühendislik değilse daha da düşük ihtimal. Ayrıca 70-80K biriktirmek imkansız. Zaten yaklaşık 10-11 ay maaş alıyorsun(piyadeysen daha da az sanırım). Arkadaşım şimdi son aylarında ve teğmen olunca maaşı bir tık artmış. Yine de 6K civarı bir maaş alıyor. Yani eline toplamda 80K geçmeyecek nasıl 80K biriktireceksin. Bide askerlik para harcanmayan bir yer değil. Ben sivilde harcadığımdan fazla harcıyordum. Ayrıca ev tutmak da gerekebilir. Özetle, başvurun ama umutlanmayın.
0
the coon
(21.05.21)
Öğretmenlerin asteğmen olması düşük ihtimal. Daha çok mühendis gibi işlerine yarayacak adamları alıyorlar.

Zor/kolay meselesine gelince, hep söylerim, askerliğin zor ya da kolay olması gittiğin birliğe, başındaki komutana göre değişir. Başındaki komutan kötüdür, ankarayı sana cehennem yapar, ama başındaki komutan iyidir şırnak'ı sana cennet yapar.

Bence şansını dene, 6 ay fazladan kalsan bir şey kaybetmezsin, ama 80 bin lira kazanırsın. 6 ayda kim kime 80 bin verir?
0
el conquerador
(22.05.21)
2018 de mühendis olduğum halde asteğmen olmak istemedim. er olarak 6 ay askerlik yaptım. Asteğmenlik tercih eden sınıf arkadaşlarım buna hak kazandılar.

Özellikle sektördeki işsizlik durumları ve er olunca keko uzman çavuşlarla/erlerle muhattap olmamak için keşke asteğmen olsaydım dedim. Birde 2. Terör bölgesinde, ilçe merkezi bir yerde 4 duvar içinde o süre boyunca çarşı izni vermediler. Verdikleri nizamiye işi nedeniyle 7 gün, her gün 12 saat mesai yaptık. Yedek üniformam olmadığı için yıkanırken ıslak giydiğim oldu. Mesai bitince asteğmenlerin o kapıdan çıkıp gitmesi içime dert olmuştu. Bir de aylık 500 lira gibi komik bir para almak. Benim bildiğim 5.5k alıyordu asteğmenler.

Acemi birliğinde asteğmenlere teori derslerleri de veriyorlar ve sınava sokuyorlar. İhtiyaç bildiren askeriyeler kontenjan da belirtiyorlar. O an nereler ihtiyaç bildirmişse sınavdaki %10 luk dilimdeyseniz tercih yapıyorsunuz ve oraya gidiyorsunuz. Değilseniz kura ile belirleniyor. Şansınıza yani.

Ama bildiğim kadarıyla öğretmenlere asteğmenlik zor çıkıyor.

Materyalist imam+1
The coon+1
0
filipis
(22.05.21)
Tamamen şans işi. 70-80k biriktirmek hayal, aklının bir köşesinde kalsın. Kuvvete göre öğretmen olarak gideceğin yerler değişir. Ama hangi kuvvet olursa olsun meslek kurası en iyisi. Takım komutanı olursan kuzey güney gibi ya çok seversin ya çok nefret edebilirsin.

Çalışacağını insanlar çok önemli. Asteğmen olmak bu dönemde zor meslek kurası daha da zor. Evli değilsen lojman yok. Mesai sonrası evine gidersin. Ere göre daha sosyal bir hayatın olur. Emir alacağın insan sayisi hem az hem alacağın emirler daha nitelikli olur
Pandemi sırası izin yok. Sorumlulukların olur. Birliğine göre ayda min 4-5 nöbetin olur. 24 saat ayakta olursun. Nöbetçi subay olursan yine birliğine göre sorumluluğun çok olabilir. Nöbetçi amiri varsa daha kolay. Bence süre fazla değil ha 6 ay ha 12 ay. Oraya çok takılma. Ben yaptığım zamanda bazen er olsaydım bazen de iyi ki olmamisim dediğim çok oldu. Hangisi ağır basar dersen atgm daha iyidir. Askerlerin olur. İnsan yönetmeyi, kriz ve stres yönetimini öğrenirsin. Er vs atgm ayrımı her yapana göre farklıdır. Kesin bir sonucu yoktur. Başından sonuna şanstır. Atgm olursan yaz bu sefer ona göre tavsiyeler vereyim.
0
mekaniker
(22.05.21)
(2)

İstanbul'daki En İyi Retina Doktorları

daddy
Herkese merhaba,Retina, göz içi cerrahisinde bildiğiniz en iyi doktorların isimlerini paylaşmanızı rica edebilir miyim acaba?Çok teşekkürler,*Mod'lardan rica etsem duyuru birkaç gün yukarıda kalabilir mi acaba?
Herkese merhaba,

Retina, göz içi cerrahisinde bildiğiniz en iyi doktorların isimlerini paylaşmanızı rica edebilir miyim acaba?

Çok teşekkürler,

*Mod'lardan rica etsem duyuru birkaç gün yukarıda kalabilir mi acaba?
0
daddy
(20.05.21)
Zamanında retinada olan bir sikintidan (sonunda birşey cikmadi) prof. Dr. Süleyman kaynak'a yonlendirmisti bütün doktor tanidiklar (ailem sağlık sektorundeydi).
Galiba sizin isteklerinize uyuyor.
0
logisticsmanager
(20.05.21)
Medicana Hastanesi Prof.Dr.Peykan Türkçüoğlu
0
arenas
(20.05.21)
(8)

fetö vs akp savaşında muhalifin rolü

roket adam
fetönün tc'nin başına gelen en büyük felaketlerden biri olduğunu düşünüyorum. bence pkk'dan bile daha tehlikeli bir grup. akp'nin, onlara sağladığı imkanlarla fetönün uzun vadeli planını çok hızlandırdığını ve olası bir darbeyi çok öne çektiğini, böylece sürecin bu örgütü başarısız olmaya mecbur bır
fetönün tc'nin başına gelen en büyük felaketlerden biri olduğunu düşünüyorum. bence pkk'dan bile daha tehlikeli bir grup. akp'nin, onlara sağladığı imkanlarla fetönün uzun vadeli planını çok hızlandırdığını ve olası bir darbeyi çok öne çektiğini, böylece sürecin bu örgütü başarısız olmaya mecbur bıraktığını düşünüyorum. bu şartlar altında bana kalırsa muhalefette chp tarafında olan biri olarak fetö'nün f'si ile alakalı şüphesi bile olan kimseyi adam yerine koymamam lazım. ama genel olarak cevheri güven gibi ne idüğü belirsiz arkadaşları, sırf akp'ye karşı bir şeyler söyledi / uydurdu diye meşhur ettiğimizi görüyorum sözlükte.

bu fikrime katılıyor musunuz? sizce bir kişi, fetöcü olup akpye karşı olduğunda onunla saf tutulması doğru mu (düşmanımın düşmanı dostumdur şeklinde)? yoksa bu arkadaşları direkt aforoz mu etmeli? eğer maruz görelim insanlar hata yapabilir derseniz, bu arkadaşların, gerçekten geçmişi bırakıp, evet abi biz hata etmişiz artık atatürkçü olacağız diyeceğini düşünüyor musunuz? deseler de, geçmişteki kuyruk acılarını bırakıp sizce gerçekten samimiyetle bu yola gelecekler mi?

ben samimiyetle ıslah olacaklarına inanmıyorum bu arkadaşların, o yüzden sabit somut kanıtı olan kişilerin (siyasiler de dahil gerekirse) vatandaşlıktan çıkarılıp bu coğrafyadan uzaklaştırılması gerektiğini düşünüyorum. düşüncem çok radikal geliyor, o yüzden bir de sizlerin fikrini alayım dedim.
0
roket adam
(18.05.21)
Fetocu, akpli, mhpli. Benim icin ayni torbadalar. Hiçbirine saygim ve sevgim yok. Onceden de yoktu, olmayacak da. AKP'ye ilk yillardan sonra oy verip kötü duruma düşen herkese de gülüp geçiyorum. Batan batsın, ölen olsun, hapse atilan atilsin diyorum zerre umrumda değil. Iclerinde bizi zerre düşünecek insanlar oldugunu dusunmedigim icin hayatlarinin ne halde olduğu da ilgilendirmiyor.

Bugün fetocu denilen kisiler onceden akpliydi zaten. Ayni havayi soludular.
0
logisticsmanager
(18.05.21)
AKP'ye karşı olan herkesin yanında olmak mantıklı değil. Zaten bu yüzden CHP'nin imajı bazen zarar görüyor. FETÖ'cüler her yerden temizlenmeli. Geçmişi bırakmaları söz konusu değil. Bu ülkenin sonradan Atatürkçü olmuş FETÖ'cülere ihtiyacı yok. TBMM'yi bombalayan teröristlerden Atatürkçü olmaları beklenemez. Yıllarca örgüt için faaliyet göstermek hata değildir, tercihtir.
0
dissendium
(18.05.21)
FETÖ kadroları muhalifler tarafından tanınan kadrolar değil. Bu kadroları en iyi, "beraber yürüdük biz bu yollarda" diyen kişiler tanıyor. O yüzden Akepenin temizlik harekatı her ne kadar "bazı kişiler FETÖcüdür, bazıları daha çok FETÖcüdür" şeklinde olsa da kimin ne olduğunu kendileri daha iyi bilir.

FETÖ, 15 Temmuzdan önce de terör örgütüydü, bugün de terör örgütü, yarın da öyle olacak. Kendisiyle beraber yürüyenler de farklı değil.

Memlekete yapılanlar ortada. GEMİDE filminin meşhur repliğiyle özetleyeyim. "Bütün bu bokları yedikten sonra, halkın karşısına geçip, kusura bakmayın abi yanlışlıkla oldu" diyemezsin
0
elestirman
(18.05.21)
Feto dedigimiz olusum CIA.Acikca CIA'nin kurdugu, liderini kendi evinde besledigi bir olusum.Turkiyenin basina cok corap orduler.Dusmanimin dusmani dostumdur dusturu burada gecmemeli. Hamlelerini dogru oynasalardi yada sanslari biraz yaver gitseydi ic savas cikacakti.
0
turkuaz
(18.05.21)
Benim için aralarında en ufak bir fark yok. Hiçbirini muhalif olarak görmüyorum. Güç ellerindeyken her şeyi göstere göstere yaptılar. En alttan en üste hepsi yargılanmalı.

Bunlara ve diğer AKP artıklarına kredi verenleri de yavaş yavaş takip etmeyi bırakıyorum. Mesela Ahmet Nesin bunlarla program yapıp durduğu için takip etmeyi bıraktım.

Ayrıca ağzından Atatürk'ü düşürmeyenlerin hatırı sayılır bir kısmı devlet mevlet bahanesiyle bu rejime ya açıktan ya da örtülü olarak destek veriyor. Belki de artık olaya Atatürkçüler-Atatürkçü olmayanlar ikiliğinden daha geniş bir perspektiften bakmanın zamanı gelmiştir.
0
bruce mclaren
(18.05.21)
Parmağa mı bakacaz, gösterdiği yere mi?

Söylediğin o kadar absürt ki, herif öyle veya böyle kaydı yapmış. Paralar nasıl sıfırlanıyor ortaya döktüler. Hoop fetöymüş mü diyeceğiz.

O zaman iktidarın fetö ile ilişkili olduğunu iddia ettiği herkesin argümanı iptal mi?

Kılışdar'a da fetöcü dediler?

Meral Akşener'e de dediler?
0
baal
(18.05.21)
olay fetöden çok, siyasal islam. bu yapılanmalar 1980 öncesinden başlar. şu anki durumunun bilemem ama sol cenah cumhuriyet gazetesi vb. yayınlar 90ların başından beri fetönün devlet için tehlike olduğunu her yerde haykırırdı. bunların böyle güçleneceğini herkes biliyordu. sırf akepe muhalifi diye fetöyü destekleyecek bir muhalif yok. bu hükümet tamamen yansıtma yapıyor. o fetöcü bu fetöcü diyen bence en tehlikelisidir.

@baal +1 gerçekten kafası çalışan okuyan muhalif biri fetöcü,siyasal islamcı kesime hiç bir zaman bunlar hata etmiş demez. bunlar aynı geminin farklı yolcuları.
0
mikahakkinen
(18.05.21)
Olaya saf tutma olarak değil içeriden birinin bilgi vermesi olarak bakmak mantıklı olan. baal +1
0
arnold schwarzeneger
(18.05.21)
(8)

hangi bitki çaylarını beğeniyorsunuz?

tabudeviren
sallama çaylar için soruyorum ama sallama çaylar haricinde alıp karışım yaptığınız, demlediğiniz çaylar da olur.
sallama çaylar için soruyorum ama sallama çaylar haricinde alıp karışım yaptığınız, demlediğiniz çaylar da olur.
0
tabudeviren
(17.05.21)
Chado ve Beta Tea Shop diyeyim öncelikle, buralardan keyfinize göre girişin.

Chado'nun özellikle Berry Punch ve Rooibos Vanilla'sı şahane. Tadı değil ama rengi şahane olduğundan Blue Butterfly Pea Tea de önereyim, çok keyifli ice tea oluyor.
Beta'nın Fusion Karışık Meyve Çayını aldım, tadı güzel ama bir Berry Punch değil.
Bir de beyaz çay çok seviyorum ama onu rasgele alıyorum, belli bir çay öneremedim.
Ha bir de Hayfene Baharat'ın kış çayı karışımı güzeldi ama yazın ıhlamur papatya falan iyi gitmiyor, içinden kuşburnu ayıklayıp siyah çaya katıyorum ice tea yaparken.
0
kobuzchu kiz
(17.05.21)
hibiskus, ıhlamur, adaçayı.
0
lesmiserables
(17.05.21)
Herby’nin tüm çaylarına bayılıyorum. Özellikle skinny tea.
0
ruhen hastayim ben
(17.05.21)
doğadan'ın bergamotlu yeşil çayı, doğuş'un tarçın karanfilli yeşil çayı, doğadan büyülü bohça serisinin kavunlu beyaz çayı ile mango/hindistan cevizli oolong çayları, lipton'un lavantalı papatyalı "time to relax" isimli çayı en sevdiklerimden ilk aklıma gelenler oldu.
0
nimberjack
(18.05.21)
herby +1 ama soruda sanki sallama olmasın demişsiniz. fit tea nin içeriği güzel geliyo kırmızı çaylar <3
0
ala09
(18.05.21)
Çaykur zümrüt yeşil çay. Normalde sallama yeşil çay içemezdim ama çaykurun zümrüt çayı demleniyor ve sallama çaylara göre çok daha hafif güzel oluyor.
0
jazzabel
(18.05.21)
Doğadan ayvalı ihlamur
0
logisticsmanager
(18.05.21)
doğadan ve lipton'u bıraktım, gerçekten kötülerdi bence.

şimdi french press'e taze nane veya maydanoz(saplarıyla) veya biberiye ya da papatya (çiçek çiçek haliyle kurutulmuş) koyup demliyorum. kupama koyduğum 1 dilim limon eşliğinde enfes oluyor.
0
noxell
(19.05.21)
(20)

Şükretmeyi sever misiniz?

matilda
Dinden bagimsiz olarak şükreder misiniz halinize hic? Ben hep sukrederim ve bu durumun ruhuma cok iyi geldigini ve mutlu olmama yardimci oldugunu fark ettim. Dindar degilim ama sukretmeyi bayagi seviyorum.Aslinda kotumser bi insanimdir ama bazen nispeten guzel bi hayatim oldugunu dusunnuyorum. Tabii
Dinden bagimsiz olarak şükreder misiniz halinize hic?
Ben hep sukrederim ve bu durumun ruhuma cok iyi geldigini ve mutlu olmama yardimci oldugunu fark ettim. Dindar degilim ama sukretmeyi bayagi seviyorum.
Aslinda kotumser bi insanimdir ama bazen nispeten guzel bi hayatim oldugunu dusunnuyorum. Tabii bu ekonomik sartlarla ne kadar iyi olabilirse..
0
matilda
(17.05.21)
Şükretmem ve minnet duymam. Daha iyi olabilirdi diye düşünürüm genelde.
0
Mossy
(17.05.21)
ben şükretmeyi sevmiyorum yarın başıma ne geleceği belli değil, bugün başıma birşey gelmediği için şükretmiyorum. şükretmek kendi yaşantınızı başkalarının kötü talihi ile avutmaktır ve bana göre hoş değil.
0
nahtoderfahrung
(17.05.21)
Sukretmem.daha iyisi isterim. Bu demek değil ki bulundugum konum beni mutsuz ediyor.
0
logisticsmanager
(17.05.21)
Kafamda oturtamadığım kavramlardan biri. İyi veya kötü içinde bulunduğum duruma hiçbir gücün etkisiyle değil tamamen hür irademle gelmişim. İyi olduğun için şükret, daha kötüsü olmadığı için şükret.. iyi ama niye?? Kaderimi bir güç tayin ediyorsa eğer, her şey iyi giderken şükretmem gerekiyorsa eğer kötü giderken de isyan etme hakkım olmalı o zaman. Bunu bi türlü anlayamıyorum.

Dolayısıyla şükretmiyorum. Hem anlayamadığım için hem de dindar olmayıp bunu yapmayı samimi bulmadığım için.
0
IncredibleMau
(17.05.21)
Dinden uzağım ve şükrediyorum.
Sağlıklı olduğum için, bir eksiğim olmadığı için.
0
yarey
(17.05.21)
İnançsızım ve şükrediyorum. Ben bana sahip olduğum için. Nolursa olsun mutlu hissettiriyor.
0
Corpsebridee
(17.05.21)
Alemin derdini gördükçe kendi derdime şükrediyorum.
0
allah yazdiysa bozsun
(17.05.21)
Şükretmem. Aksine başkalarının kötü haline bakarak kendi haline sevinmenin/şükretmenin hoş bir şey olmadığını düşünüyorum.

İnsanların, başkasının mutsuzluğuyla nasıl mutlu olduklarına şaşırıyorum hatta.
0
jacque
(17.05.21)
Şükür ediyorum fakat bir şey yanlışsa, eksikse ifade etmekten çekinmiyorum.
0
put it in your appropriate place
(17.05.21)
Sevmem.
0
j r r tolkien hayrani
(17.05.21)
Zaman zaman şükrederim, özellikle bazı konularda. İnançlı biri değilim, Allah'a etmiyorum bu şükrü. Şükür söz konusu olduğunda onu genelde tek tip yorumlama eğilimi gösteriyor toplumumuz ama herkesin şükürden anladığı elbette farklı olabilir. Ben bahsettiğim şükretme eylemini her anlamda kendi kazançlarıma ilişkin bir sevinç ifadesi ve kendime karşı duyduğum bir memnuniyet göstergesi olarak görüyorum mesela. Kendimi benden kötü durumda olanlarla asla karşılaştırmam ve bundan dolayı herhangi bir varlığa minnet duymam.
0
kedimedi
(17.05.21)
Bazen şükrederim.Ama genel olarak kendini kötüsüyle kıyaslayıp haline mutlu olmak saçma geliyor.
0
jjimyl
(17.05.21)
şükretmek ile sahip olduklarının kıymetini bilmek aynı şey değil. "buna da şükür" tabirinden nefret ediyorum, bizim gibi gelişmemiş toplumların gelişimi karşısındaki en büyük engellerden biridir bu. hiç şaşırtıcı değil ki dinlerle ilgili bir yaklaşım...

ben iyimser, elindekilerin kıymetini bilen, hatta sahip olduklarına kıymet verme konusunda biraz da safça bir bakışa sahip biri olarak şükür kavramına çok uzağım. çünkü sahip olduklarının kıymetini bilmek sadece sahip olduklarınla ilgili bir şey. şükür ise sahip olduklarının kıymetinin olamadıklarından daha fazla olduğu altmetnine sahip bir kavram.

sağlıklı insan psikolojisini temellerinden biri sahip olduklarının kıymetini bilmek bence. günümüzdeki diğerleriyle karşılaştırmalı özgüven problemlerinin temelinde insanların kapasitelerinin, sahip olduklarının farkında olmamalarıyla ilgisi var. kendinizi sevin goygoyunun altındaki de bu işte; neyi yapıp neyi yapamayacağının farkında olmak özgüvenli bir birey olmanın temel şartlarından biri. evet bende bunlar bunlar var, şunlar yok. olmasını sağlayabilir miyim? cevabı evetse onun için uğraşmaya devam ama bazı şeylerin olmasını sağlayamazsın. o durumda da elindekilere odaklanıp kendini onlar üzerinden motive edebiliyor olman lazım.
0
Jux
(17.05.21)
Bir çok şey için, günde bir çok kere şükrederim. Başta sağlık ve düşünme gücü oldu üzere sahip olduğum bir çok şey için. En güzeli de sabah uyanır uyanmaz bu güne de çıktığım için ve akşam yatarken sağ salim yatağa yatabildigim için şükrederim.
0
etna
(17.05.21)
şükretmek ya da şükran duymak çok sık kendime hatırlattığım bir şey.

bir sürü kadim gelenekte var ve bence insana çok iyi geliyor. şükür tam olarak ne bence oranın ayrımını tam yapamadığımız bize abes geliyor.
0
ruh i tibbiye
(17.05.21)
Sevmem, duyunca irrite olurum.
0
jazzabel
(17.05.21)
Hiç sevmem.
0
ms brownstone
(17.05.21)
Sevmem, neden sukrediyoruz?
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(17.05.21)
dinsizim, şükrediyorum. böyle söyleyince 'şükretmek' doğru kelime oluyor mu emin değilim ama.
'hayat güzel lan oh' durumunu hissediyorum yani. yaratıcıya inansam 'allaam çok şükür' derdim.
*hayatım süper falan değil bu arada.
0
asisamus
(17.05.21)
Şükrederim. Sağlıklı olduğum için, yeni bir güne uyandığım için. İç ferahlatan bir aktivite benim için. Ateistim. Bir yaratıcıya şükür gibi değil ama sabah vaktinin güzelliğin, deneyimlemeye, sağlıklı olma haline şükretmek benimki.
0
tül perde
(17.05.21)
(3)

Eğlence sektörü çalışanlarını neler bekliyor

condom kurşunu
Sinemalar 1.5 yıldır kapalı keza barlar vb de. Ki çoğu holdinglerin altında iştirak olarak hayatına devam eden kurumsal şirketler. İşten çıkarma yasağı bitince ne olacak bu insanlara?
Sinemalar 1.5 yıldır kapalı keza barlar vb de. Ki çoğu holdinglerin altında iştirak olarak hayatına devam eden kurumsal şirketler. İşten çıkarma yasağı bitince ne olacak bu insanlara?
0
condom kurşunu
(17.05.21)
sinemalar 1,5 yıldır kapalı değil ya geçen yazın sonunda ben tek başıma salonda film izlemiştim, işten çıkarma yasağı olmasa bile daha beterini yapıyorlar ücretsiz süresiz izin veriyolar para alamayınca kendin istifa ediyon. kötü niyetli olanlar çözümü uyguladılar abi.
0
nahtoderfahrung
(17.05.21)
Bugün restoran sektörü için;
m.bloomberght.com

300-500 bin kisi isten cikarma diyolar ki cogu zaten suresiz izin adlı garip sistemdedir.

Benim bir tanidigim bir kac ay maaslari ödemeye devam etti ama sonra herkesi yolladi, elde para kalmadi. Durumlar kötü.
0
logisticsmanager
(17.05.21)
İşten çıkarma yasağı olsun olmasın önümüzdeki 2-3 yıl ciddi ekonomik bunalım olacak. Bu da minimum süre tahminim. Yani bir aksilik olmazsa(türkiyede olduğumuz için bu aksiliğin olma olasılığına siz karar verin)
Üstelik bu, sadece eğlence sektörü için de değil pek çok alana sirayete edecek.

Ha ama eğlence sektörü dijitale kayabilir, oralarda üretim alanları artarsa biraz şans artabilir. Eğlencenin hizmet tarafındaysanız daha zor.

1. Risk hep olacak, bürün bu sıkılmalara rağmen kolay kolay eski hasılatları görmek zor olacak
2. İnsanlar bu hayata/olasılığa alıştı veya en azından bu durumla (indoor) tanıştı. Ucuz, konforlu ve kolay. Hemen bırakmayabilirler.
0
rewlack
(17.05.21)
(6)

Yurtdışından otel rezervasyonu

sta
https://twitter.com/lordsinov/status/1393863206632841219?s=21Burdaki gibi indirimli fiyatlara hangi sitelerden ulaşabiliriz? Bir de Ukrayna’dan ya da İngiltere’den bağlanır gibi gösterecek ücretsiz vpn var mıdır? Bir de sanırım türk vatandaşlarına olmuyor ama eşim Bulgaristan vatandaşı benim de Bulg
twitter.com

Burdaki gibi indirimli fiyatlara hangi sitelerden ulaşabiliriz? Bir de Ukrayna’dan ya da İngiltere’den bağlanır gibi gösterecek ücretsiz vpn var mıdır?
Bir de sanırım türk vatandaşlarına olmuyor ama eşim Bulgaristan vatandaşı benim de Bulgaristan oturumum var. Biz böyle bir şeyden faydalanabilir miyiz?
0
sta
(17.05.21)
seneler önce 2 arkadaşım antalya'da bir otelden yer ayırtmak istediler. hem fiyat pahalı geldi, hem de 2 erkek alamayız dediler. bunlar da rezervasyonu, uçak da dahil olmak üzere ukrayna'da bir acente üzerinden yaptılar. ayrıca bir uçak bileti alıp ukrayna'ya gittiler, 2-3 gün orada kaldılar, sonra acentenin ayarladığı uçak bileti ile antalya'ya gittiler, otelde kaldılar. ukrayna'ya dönmeden yine kendi aldıkları biletlerle istanbul'a döndüler.

yine de daha ucuza geldi.
0
co2s2
(17.05.21)
Co2s2 peki ukrayna’dan değil de direkt tr’den gidemiyorlar mıydı? Bir de acentenin adını öğrenebilir misin?
0
🌸sta
(17.05.21)
@sta : bu dediğim olay 15 sene önce oluyor. acentenin ismini hatırlamaları mümkün değil. neden doğrudan gitmediler? yanlış hatırlamıyorsam, bir grupla tur gibi yapılan bir organizasyon idi. "biz geldik ukrayna'dan yaptılar rezervasyonumuzu" demeleri işe yaramayacaktı
0
co2s2
(17.05.21)
Ben Fransa'dan booking üzerinden baktim, sonra Türk sitelerinde arastirdim. Türkiye'deki daha ucuzdu. Böyle bir fark var mi emin olamadm yani.
Yanlis hatirlamiyorsam pasaport falan istiyorlardi yurtdışından geldigini görmek icin, gecen de sorulmustu.
0
logisticsmanager
(17.05.21)
şuradan bir bak uçak dahil bu fiyatlar. tabi sofya'ya gidip uçağa oradan binmek gerekiyor. gerçi istanbul-sofya arası 100 - 150 lira falandı en son.

şimdi baktım twitte yer alan otel de var seçeneklerde. 7 gece 18 bin tl falan yapıyor sanırım uçak dahil.

www.romanticholidays.eu
0
delidir yakalayin
(17.05.21)
(git: eksiduyu.ru)

burada olay aslında firmaların bütün oteli kapatıp charter uçak kiralayarakvs. maliyetleri inanılmaz düşürmesinden kaynaklanıyor. yerli-yabancı algısının çok doğru olduğunu düşünmüyorum. yukarıdaki linkte de yazdım, türk pasaportuyla bahsi geçen ucuz tatilden ben yaptım.
0
semyasa
(18.05.21)
(22)

hangi ab ülkesinde yaşamak isterdiniz?

matilda
aslında bunu kendim için soruyorum da, yani bulgar vatandaşlığı alma durumum var, şimdi değil tabii ki ama 3-5 seneye belki bi ab ülkesinde yaşayabilirim. sizce hangi ülkeyi seçmek gerekir. amacım bolluk bereket içinde yaşamak değil olsa güzel olur ama refah ve huzurlu yaşamak istiyorum. siz hangi a
aslında bunu kendim için soruyorum da, yani bulgar vatandaşlığı alma durumum var, şimdi değil tabii ki ama 3-5 seneye belki bi ab ülkesinde yaşayabilirim.
sizce hangi ülkeyi seçmek gerekir. amacım bolluk bereket içinde yaşamak değil olsa güzel olur ama refah ve huzurlu yaşamak istiyorum.
siz hangi ab ülkesini niye tercih ederdiniz?
0
matilda
(17.05.21)
hollanda.
huzurlu ülke. doğası var. insanı ingilizce biliyor. ırkçılık yok.
0
brakgn
(17.05.21)
Almanya mantikli zira ekonomisi guclu oldugu icin is bulmak daha kolay ve is piyasasi yabanci calisan istihdam etmeye bircok ulkeye gore daha yatkin.
0
hot potato
(17.05.21)
atış serbestse italya. yaşarken gerçek avrupa'da kendimi rahat hissedeceğimi sanmıyorum; buraya yazılacak tüm önemli başkentleri büyük kentleri görmüşümdür denebilir, kendimi en rahat hissettiğim ülkeler italya ve ispanya. öyle medeniyet başkenti ekonomik uçup kaçma beklentilerim yok, zaten güncel türkiye'den her türlü iyi olacağı için bu koşullar, düşünmeme de gerek yok. roma, floransa, milano, madrid ve barcelona'da gül gibi yaşardım.
0
Jux
(17.05.21)
Ben de aynı durumdayım, vatandaşlık başvurusu yaptım bekliyorum. İşler bittiğinde, seneye filan ver elini İtalya :)

Kuzey ülkelerinde (Alp dağlarının kuzeyinde yani) yaşamadım da işte turist gibi gidip gezdim bi kısmını, çok soğuk ve kapalı bir havası var. Genelde hep kışın gittim belki ondan iyice bastı beni ama oralarda yaşanmaz ya.
0
plutongezegendegilmi
(17.05.21)
hollanda'da turistik sehirlerin disina cikarsaniz babalar gibi irkcilik gorursunuz. ancak ben yine de hollanda'da yasamak isterdim.

ingilizce ile isleri yurutme orani cok yuksek, yeri guzel.
amsterdam harikulade bir sehir. ulke kucuk oldugu icin her yer birbirine yakin.
insani gelismislik seviyesi yuksek.
0
antikadimag
(17.05.21)
ingiltere, ab’den cikti tabi artik gecerli degil ama gecerliyken tercihimi ingiltere’den yana yapmıştım.

hollanda’ya da bir tık yakın olsam da ab ülkesi olduğundan zaten ne zaman istersem gidip yaşarım düşüncesiyle en azından birleşik krallık vatandaşlığı da alayım dedim, pişman değilim.

tek sebep bu değil tabii ki, kültür ve dil de büyük etmen + avrupa’da sanırım biraz paris hariç londra gibi bir metropol yok. londra parisi de tokatlar tabi orası ayrı.
0
garavel
(17.05.21)
@garavel. ben de ingiltere'ye gitmeyi çok isterdim. paris görüntüde güzel ama yaşaması nasıldır bilmiyorum ve tek kelime fransızcam yok :)
o yüzden ingilizce konuşmaya karşı olmayan bi ülke olması lazım.
0
🌸matilda
(17.05.21)
Ingilizce diyorsaniz Irlanda
0
hot potato
(17.05.21)
Almanya bildiğim kadarıyla hollanda'ya kıyasla ev fiyatları ve kredi imkanları açısından daha mantıklı. Uzun vadeli bakınca kira ödemek yerine ev almayı bi noktada mutlaka isteyeceksiniz. Şehir merkezinde 2 odalı bir daire almak yerine kırsalda dublex bahçeli bir ev almak daha mantıklı gelecek.

Ev fiyatlarına vs. çok aşina olduğumdan değil de hollanda'da yaşayıp almanya sınırında ev alan akrabalarımdan hareketle söylüyorum. Gideceğiniz ülkenin göbeğine yerleşeceksiniz diye bi kaide yok sonuçta.
0
IncredibleMau
(17.05.21)
Normalde İspanya, İtalya derdim ama Almanya'nın bu ülkelerden bir basamak üstte olduğunu düşünüyorum. Almancayı pek sevmesem de mesleğim gereği (mühendisim) Almanya iyi bir tercih olabilir. Bu nedenle Almanya'yı tercih ederdim.
0
dissendium
(17.05.21)
Calisacaksam; İsviçre.
Calismayip hayati yasayacaksam; güneyde akdenize sahili olan ülkeler. Fransa'nın güneyi, İtalya güneyi olur hep. Ev fiyatlari da metropollere oranla oldukça iyi. Misal yasadigim yerde 300 bin euroya apartman dairesi alirken beziers/fransa sehrinde havuzlu villa alıyorum.

Almanya da derim ama kültür olarak cok alakasizim. Fransa'da yaşadığım yerde kültürel olarak sıkıntı çekmiyorum misal ama Avusturya/Almanya'da yaşayan Fransız arkadaslar var, onlar bile biraz sikinti cekiyor.
0
logisticsmanager
(17.05.21)
Lüksemburg.
Hollanda.
İngiltere.
İsveç
Norveç
0
rene
(17.05.21)
Amaciniz nedir?
Mesleginiz nedir?
Nasil bir hayat surmek istiyorsunuz?
Nelerden hoslanirsiniz? Bunlari bilmeden cevap veremeyiz. Hayatinizi degistirecekseniz “ayy hangisi olsa”dan daha fazlasi gerekiyor :D cocuklukta/genclikte hayalinizi kurdugunuz bir ulke ya da sehir var miydi?

Ben viyana’da yasiyorum, cok da memnunum hayatimdan. Viyana cok kompakt bir sehir, gece hayati cok iyi ama kulturel acidan da hem modern akimlar olsun hem klasik akimlar, hepsi temsil ediliyor. Sosyal konutlar var, sehir yesil vs.
Vatandaslik alinca “isvec’e giderim” diyordum, viyana’dan bir yere gitmedim. Ama sizin icin Stockholm ve Gotheburg olabilir yani. Herkes ingilizce biliyor.

Is imkanlari ve o ulkenin refahi onemli.
0
kuehles blondes
(17.05.21)
Herhangi
0
howfaristhesky
(17.05.21)
sizin kim oldugunuz ve ne istediginize gore cok degisir... ama bana sormussunuz, ben fransa ispanya gibi ulkelerde olmaktan(zaten yasadim bu yerlerde) memnunum ama hayatimin 1-2 senesini kuzeyde gecirmek isterdim. Isvec norvec danimarka belcika belcika hollanda gibi...
0
hewit
(17.05.21)
yukarıdakilere gıcıklık olsun diye değil, bilgi olsun diye yazıyorum. iskoçya, norveç ve isviçre ab ülkesi değil.

ben ab içinde hollanda'da yaşamak isterdim. gezip gördüğüm ülkeler içerisinde, en huzurlu ve nezih bulduğum yer orasıydı.
0
ack3000
(17.05.21)
İngiltere açık ara farkla. Gerçi ab ülkesi değil ama, dil sorunu çekmezdim. İskandinav ülkeleri de güzel olurdu ama kısa biriyim hemen dikkat çekerim. :)

Ama çalışmama gibi bir lüksüm olsa İspanya, İtalya, Portekiz, Fransa'nın Nice, Cannes gibi şehirleri..
0
Hallegadola
(17.05.21)
nerede iş bulacaksam orada yaşarım ama bunu göz ardı edeceksek hollanda, hatta hollanda den haag'da yaşarım.
0
sir gawain
(17.05.21)
Norveç AB değil ama AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu) üyesi, haliyle Schengen bölgesi sayılıyor.

Norveç diyen arkadaşlar sadece güzel şehirler veya iyi bir yaşam hayal ediyorlar ancak gerçekler pek öyle değil.

Misal kış günleri saat 10-10:30'ta aydınlanan hava (aydınlanmadan kasım bizdeki en karanlık yağmurlu gün kadar :)) öğlen 15:30 gibi tekrar akşam karanlığına dönüyor.

Ben ilk gittiğimde şaşırmıştım. Trenler ve otobüsler ne kadar dakik diye. Ancak yine yaşadıkça anlaşılıyor ki merkez veya merkeze yakınsan işler kolay, yoksa ufak bir yerde yaşayanlar için günde 2-3 defa tren seferi var.

Bir diğer husus, çok uluslu bir şirkette çalışsanız bile kendi vatandaşının sahip olduğu haklara sahip olmuyorsunuz. Hatta departmanda 5 senelik tecrübeniz olmasına rağmen yeni sıfır tecrübe gelen Norveçli daha yüksek maaş alabiliyor. Bu ırkçılık değil aksine kendi vatandaşını korumak gibi düşünebilir.

Alım gücü iyi ancak bir yandan da pahalı, misal şehir içinde 20m2 yada 10m2 gibi evlere binlerce euroya yakın kira ödemek gerekiyor (O ikea'daki bir odada yaşam konsepti gerçekten var). Şehir dışına çıktıkça bahçeli evler var ama yukarıda bahsettiğim gibi merkezden uzaklaştıkça ulaşım azalıyor. Düşünsene akşam parti var ama son tren 18:00'de :) Araba kullanmakta problem, şehir içinde neredeyse studio daire parasına garaj kiralayabiliyorsun.

Bunlar tabiki benim gözlemlerim, senenin yarısını geçirdiğim için kaçırdığım yada hatalı bildiklerim de olabilir.
0
Northern Mariner
(17.05.21)
Nice
Cannes
Barcelona
Valencia
Akdeniz kenarından sıkılırsak :)
Amsterdam
Paris
Madrid
Roma
Söylemeye bile gerek yok amaa binlerce değişen parametre var. Şartlara göre liste değişir.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(17.05.21)
Hepsi öğreneceğiniz dile bakar bence. Kültürü öğrenmek, anlamlı sohbetler etmek vs için ihtiyaç. Hollanda'da da İngilizce bir avantaj evet, doğası güzel.

Almanya'da Berlin gibi şehirlerde İngilizce ile idare edersiniz ama bir şekilde Almanca öğrenmeniz gerekecek ki yavaş ilerliyor.

Ben Prag, Lyon, Valencia gibi yerleri tercih ederdim.
0
kaset
(17.05.21)
İngilizce konuşulması sebebiyle irlanda.

-Artık şu vizeler verilmeye başlansa da ilk adımı atsak :(-
0
deveyidiken
(17.05.21)
(4)

Dijital platformlar

berkes2
Diğer ülkelerde de bu kadar çok platform var mı?Netflix ve amazon harici soruyorumTürkiyede blutv exxen ve gain var galiba belki bilmediğim de vardırDiğer ülkelerde de böyle mantar gibi var mı?Her dizi için platform çıkarmak neyin kafası 100 tane platforma üye mi olalım nedir yani?Saçma değil mi bu
Diğer ülkelerde de bu kadar çok platform var mı?

Netflix ve amazon harici soruyorum

Türkiyede blutv exxen ve gain var galiba belki bilmediğim de vardır

Diğer ülkelerde de böyle mantar gibi var mı?

Her dizi için platform çıkarmak neyin kafası 100 tane platforma üye mi olalım nedir yani?

Saçma değil mi bu olay?
0
berkes2
(17.05.21)
bu bişey değil ki; hbomax, disney+, paramount+, hulu, appletv bizde olmayıp amerika'da olup ilk aklıma gelenler. vod platformları başlangıç evresinde olduğu için herkes yarışa girdi, zaman içinde 2-3 oyuncuya dönüşecekler. ama bu çok zaman alacaktır çünkü x filminin y ülkesindeki dağıtım haklarına sahip firmalar genelde farklı oluyor, bu platformlar da dağıtım hakkını almak için çok para ödemek zorundalar. ne kadar güçlenirlerse o kadar çok yatırım yapacaklar. biraz tekelleşmeye gitmesi lazım oturması için. o zamana kadar torrent devam.
0
Jux
(17.05.21)
Fransa'da da var ama kendi dizilerini bu kadar cikartmiyorlar.
Canal+, ocs, salto ilk aklima gelenler. Gecen bir tane daha vardi unuttum simdi.
Ocs misal cok begenmistim ama zaten bir şey izleyeme vaktim yok onu da alamazdim. Hali hazirda netflix, amazon, disney sahibiyim. Ama atacak param olsa üstüne bein, canal plus(rugby icin), ocs alirdim.
0
logisticsmanager
(17.05.21)
Evet saçma, prodüktörler de kendi spotify sini çıkarsın o zaman. Bu bence Netflix'in pastasından pay almak için başlayan bi akım. Kendi kendilerini bitirecekler böyle giderse
0
olaylar olaylar
(17.05.21)
Bir sürü var, zaten yazılmış. bunda bir gariplik görmüyorum ama. İstemediğim içerik için niye para vereyim deyip kafama uyan bir kataloğa sahip platform seçiyorum sonuçta. Her bir katalog için ayrı bir abonelik olması kadar doğal bir şey yok.
0
eksisozlukokuryazari
(17.05.21)
(5)

Google kendi ofislerne temizlikçi gibi pozisyonlar için nereden ilan açıyor

spartamed
Merhaba, google career'daki ilanlarda hep mühendis ve yönetici gibi pozisyonlarda açık var. Acaba temizlik vs gibi pozisyonlar için burayı kullanmıyorlar mı?
Merhaba, google career'daki ilanlarda hep mühendis ve yönetici gibi pozisyonlarda açık var. Acaba temizlik vs gibi pozisyonlar için burayı kullanmıyorlar mı?
0
spartamed
(16.05.21)
çok yüksek ihtimalle bir facility management şirketi ile anlaşmışlardır onlar halleniyorlardır. böyle büyük şirketler genelde taşere eder bu tarz işlerini.
0
roket adam
(16.05.21)
Outsource ediyorlar öyle pozisyonları. Ofis yönetim şirketleriyle, temizlik şirketleriyle hallediyorlar. Uluslararası büyük şirketlerin Tr ofisleri genelde böyle.
0
Jux
(16.05.21)
Outsource. Google hele cok büyük, googledan küçük firmalar bile outsource ediyor bu isleri.
0
logisticsmanager
(17.05.21)
örnek olarak iss; www.tr.issworld.com
0
archmage mahmut
(17.05.21)
itü teknokentin tüm güvenlik ve temizlik işlerini ISS yapıyor mesela. kendi kadrolu personeli değil.
0
orpheus
(17.05.21)
(25)

yurtdışında yaşayanlar Türkler neden böyle?

alko ikarus
ahali merhaba. sosyal medyada özellikle twitter ve sözlükte gördüğüm kadarıyla, yurtdışında yaşayan daha doğrusu bir çoğu tepki gösterip göçüp giden türkler tükiye gündemini takip ediyorlar, yazıyorlar, eleştiriyorlar, küçümser bir halde akıl veriyorlar bizlere. hepsinin ortak noktası bizleri küçüms
ahali merhaba.

sosyal medyada özellikle twitter ve sözlükte gördüğüm kadarıyla, yurtdışında yaşayan daha doğrusu bir çoğu tepki gösterip göçüp giden türkler tükiye gündemini takip ediyorlar, yazıyorlar, eleştiriyorlar, küçümser bir halde akıl veriyorlar bizlere. hepsinin ortak noktası bizleri küçümsemeleri.

şimdi anlamadığım bir insan memnun olmadığı bir ülkesini terk ettikten sonra neden ülkesinin gündemini, toplum olaylarını takip eder ki? neden akıl veriri ki?
bakıyorum twitter'a gittikleri ülke alakalı bir tane tweet atmamışlar. varsa yoksa türkçe ve türkiye ile alakalı.

şahsen ben abd'ye gitsem şehirle, ülke ile alaklı şeyleri takip eder yazarım.

bunun sebebi ne ola ki?

edit : aklıma geldi şimdi. kanada'ya bir çift göç etmiş. gider gitmez kadın bizleri aşağılayan bir yazı yazmıştı epey olmuştu.

edit : tam ifade edemedim sanırım. nefret edip, gemileri yakıp gidenlerden bahsediyorum.
0
alko ikarus
(16.05.21)
- diğer ülkeye entegre olmaya çalışmaktansa, mevcut bildiği yer hakkında yorum yapmak daha kolay. göçmen olarak zaten hakim olmadığı bir yerin jargonunu öğrenip, yorum yapıp, göçmenliğinin yüzüne vurulma riskini göze almaktansa tr'ye odaklanmak daha konforlu ve risksiz, ayrıca -->
--> ülkemizde yurtdışında yaşayanlara ekstra bir hürmet gösteriliyor, ıvır zıvır ne anlatsa aaa adam orada abi biliyordur gözüyle bakılıyor.
- yurtdışına siyasi sebeplerden kaçmak zorunda kalan çok ciddi sayıda insan var, onların ciddi kuyruk acısı olduğu için bırakamıyorlar
- sosyal medya bu ülkede daha etkin kullanılıyor, bu şekilde takipçi kasma ihtimali daha yüksek, son dönemde bu tarz içerikler çok izleniyor takip ediliyor
- tamamen arabesk sebeplerden, gitse de kalbini ya da beynini burada bırakan çok insan var.
0
roket adam
(16.05.21)
Cunku giden siz degilsiniz, onlar. Onlar da ailesinin, esinin dostunun yasadigi yere ilgi duyuyorlar. Yasanan olaylara fikri ve duygusal bagliliklari var. ne yapsin adam ohio eyaletindeki yolsuzluk hakkinda mi twit atsin mesela? O olayla bagdaslasacak altyapisi yok, kisi ve kurumlar hakkinda bilgi sahibi degil. Kulturel ve sosyolojik birikimi yok henuz. Bunlar zamanla olusan seyler. Gider gitmez butun olaylari cozup yorum yapacak duzeye gelmek imkansiz.

Kucumseme konusuna bisey diyemiyorum, kisisel olabilir.
0
icim urperiyor
(16.05.21)
o zaman bunlar gerçek anlamda nefret edip ayrılmamışlar. şekil yapmak olayları.

hangimiz nefret ettiğimiz işten ayrıldıktan sonra o iş yerini takip ettik ki?
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
ben de gittim.
ama tabiki bu ülke hakkında yorum yapacağım ne hakkında yapayım?
neden gittim ben? o yorum yaptığım pislikler yüzünden gittim.
Tepkimi gösteriyorum.

3 hafta eve kapatıp, aşı maşı yapmayıp, tekrar açıyor adam
ne değişti 3 haftada? hiç
napiym? aferim mi diyim.

bu durum beni etkiliyor tabii, gelemiyorum gidemiyorum, kırmızı liste bok püsür.
türkiye evlerimden kira alıyorum, ekonomi sıçtıkça aldığım kiranın buradaki karşılığı çöp oluyor, ne diyim? aferim mi diyim?

ne demek gittin ve senin yorum hakkın yok.
sen gelemedin diye mi öfkelisin?

edit: iş yeri örneği pek doğru değil.
Eski iş yerinin sana borcu varsa, yorum yaparsın.

Benim de bu ülkede evim, akrabam var.
tabi yorum yapacağım
0
summatinyourteeth
(16.05.21)
@summatinyourteeth

sakin :) gemileri yakıp, nefret eder halde gidenlerin bu halini anlamıyorum olay o.
ne öfkem var ne de kimseye niye gittin diyorum.

sen gemileri yakmamışsın.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
severek gidenlerde yoktur bence bu. en azından küçümseme yoktur diye düşünüyorum.

ama çoğu insan para araba almak için falan gidiyor. Bir de orada bulunduğu durumu justıfy etmesi lazım hep.
iyi ki burdayım vs. e nası yapacak? kalanları gömerek :)
eziklikten başka bir şey değil.

ama mesela youtubeda kanadaya göç diye bir youtube kanalı var. onların durumunda dışarıda daha iyi hayat şartlarının olduğunu bizimkilere göstermek ve bizde de olmalı hatta daha iyisi olsun demek var bence.
0
sonsuz
(16.05.21)
Genel olarak haklisin. Turkiye kulturu ASIRI ice donuk ve bu yuzden de yurtdisina giden vatandaslarda genel olarak entegrasyon zayif. Bir cogu yasadigi ulkenin siyasetinden gundeminden asiri habersiz, veya haberdarsa da algisi fikirleri cok yuzeysel.

Hem yasadigi ulkenin yerlileriyle kaynasma, kulturu ozumseme eksikligi (en basit ornegi mutfak) hem de anavatandan kopamama eksikligi var. Ikisi birden.
0
hot potato
(16.05.21)
Bence bu empati yapması o kadar zor bir konu değil.

Ülke yangın yeri olmasaydı kimse o tweetleri atmazdı. İnsanların doğup büyüdükleri yer, sevdiklerinin yaşamaya devam ettikleri ülke. Tweet atmaktan başka yapabilecekleri çok fazla bir şey yok.
0
archmage mahmut
(16.05.21)
Çok genelleyici ve soyut bir başlık olmuş. Ortada herhangi bir örnek, savını destekleyecek biseyler yok. Onu da geçtim varsayımların, vardığın sonuçlar da hatali. Dolayısıyla nereden tutarsan tut, elinde kalıyor.

En başından, bir ülkeyi terk edenler o ülkeden nefret ettikleri için terketmez. Herkesi bu şekilde kabul etmek yanlış. Kişi ülkesini sevse bile başka bir yerde daha iyi bir yaşam şansını görürse terk edebilir. Ülkeyi terk etti diye ülkenin olaylarına kendini kapatması da saçma. Aile, arkadaş vs olmasa bile kişi uzunca süre bir ülkede kaldığı zaman doğal olarak ordaki gelişmeleri merak edebilir. Konu hakkındaki görüşlerini de paylasabilir. Hatta ve hatta hiç yaşamadığı, görmediği yer hakkında da fikir beyan edebilir. Olayın sekilcilikle vs de alakası yok genel olarak.
0
j r r tolkien hayrani
(16.05.21)
@sonsuz

eziklik konusuna katılıyorum.

yıllardır sözlükten takip ettiğim kadın badilerimden giden nefret ederek gittiler hatta kurtulduk dediler. hepsi gittikten sonra sözlükte daha fazla takılmaya başladılar. resmen sözlükte yaşıyor gibi oldular. sonra bir çoğu geri dönüş yaptı. işle alakalı problemleri yoktu.

olay şu, cinsel açlığın afrikası ülkemizde çok ilgi görüyorlardı ama o ilgiyi orda bulamışlar. kadın egosunun kırılması bu bir. ikincisi orda farklı olamıyorlar. nasıl olacaklar ki? bizde herkesten farklı yapan şeyler mesela eşcinsellere destek vermek, hayacan hakları, insan hakları gibi meseleler orda yok. haliyle farklı da olamıyor sıradan oluyorlar. bunu kaldıramayıp dönüyorlar.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
nereye giderse gitsin tabi ki doğup büyüdüğü ülke gündemini takip edecek ve yorum yapacak. çocuğu olsa o bile büyüyünce yorum yapacak türkiye için. türkiyeden gidenlerin türkiyeyi tamamen silmesi gerektiğini düşünmeniz çok yanlış.
0
dafuq
(16.05.21)
@j r r tolkien hayran

örnek çok yazıyı uzatmak istemedim.

mesele üslup. yukardan bakış, küçümse. resmen bunun için göç edilmiş gibi bir hal var.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
Yurtdisinda yasayan ve Türkiye pasaportuna sahip olan kac milyon insan var, farkinda misiniz? Nasil genellendi bunlar, bu kadar basit olarak?

Almanya´ya 40 sene once gocmus uzaktan akrabalarim, sürekli Türkiye´yi ovuyor, sifir elestiri ile. Boyle milyon tane insan var burada. Tabii, twitter hesaplari yok. Algida secicilik bu biraz.

1. Ulkesinden ayrildiktan sonra, ulkesinin halini durumunu takip eden ve hatta ulkesinin gundemine direkt etkisi olan insan topluluguna diaspora denir. Diaspora illaki kotu degildir; egitimli ve etkili bir diaspora her goc veren ulkenin yararinadir. Yoksa "siz"i uluslararasi alanda iteklemeye devam ederler. Sosyal medyada Türkiye elestirisi yapan insanlarin hepsi, Türkiye´nin bulunduklari yerde kara propagandasini yapiyor demek degildir.

2. Her insan, insan oldugundan oturu, dusunur ve etrafindaki seyleri karsilastirir. Bakarsiniz ki bazi seyler ülkenizdekinden cok daha iyi, farki ya da kotu, bunlari paylasirsiniz. bkz. insan olmak.

3. Bu noktayi anladim. Türkiye de oyle bir bela iste. Ama Türkiye tek degil. Bakiyorum, bol dertli ulkelerden gelen tüm gocmenler, ulkelerinin derdiyle dertleniyor. Bu insanlar köksüz degil, aileleri ve arkadaslari orada. Geldikleri yerle ilgilenmeleri kadar dogal bir sey yok. Bu da, bulunduklari yerde bir hayat kurmalarina engel degil.

Ayrica, baska ulkede yasayan ve Türkiye ile ilgili paylasim yapmayan insanlarin sayilarini nasil tespit ettiniz? Adanali biri Danimarka´da yasayip Danca paylasim yapsa, zaten ondan nasil haberiniz olacak?

Türkiye ilgili paylasim yapmiyorum, sosyal medyamda Türkiye ile ilgili icerik sifir. Ama profesyonel alanim, Türkiye ve Orta Dogu odakli. Beni saydiniz mi? Benim gibi tonlarca insan var, hepimizin ozelligi "sizi kucumsemek" degil. Siz, biz ne gercekten? Bu gidenler nelerden, nicin bu derece "rahatsiz" olmuslar, bir anlamaya calistiniz mi?
0
buf-e kür
(16.05.21)
Ek olarak, bakış açında çok ciddi survivorship bias var. 100 kişiden 10 kişi tweet atsa, sen sadece tweet atan insanları görüyorsun ve yurt dışında yaşayan insanlar onlardan oluşuyormuş algısı oluşuyor.
0
archmage mahmut
(16.05.21)
Hocam mesele üslupsa senin bu başlıkta yurtdışında olanlara karşı takındığın üslup da küçümseyici. Sen de kendince onlara tepeden bakıp onları kucumsemeye çalışıyorsun. Yok orada ezik oluyorlar, yok sekilcilik yapıyorlar vs.

Olay çok genelleyici ve hesap sorucu tarzda. Birkaç kişiden herkese çıkarım yapip, üstüne de anlamaya çalışma kisvesi altında bişekil saydırma amacı guduyorsun gibi.
0
j r r tolkien hayrani
(16.05.21)
@j r r tolkien hayran

hocam allesen ne küçümsemesi yapıyorum :)
göç etmiş olsam hayatımı yaşarım beni mutsuz edip göç etmeme sebep olan şeylerle meşgul olmam. e zaten olay mutlu olmak değil mi? göç onun için değil miydi?

geri dönüş yapanların, orda mutsuz olanların dediklerini aktardım.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
Yani sorduğunuz sorunun sorulma sekli sacma. Herkesi bir kaba koyup üstüne etiket yapistirmissiniz.

Ben diyorum; türk insaninin yüzde 70ini sevmiyorum. Ayni yerde bulunmak istemem. Ülkedeki sacmaliklar beni bezdirirdi. Ayrildim cok mutluyum. Ülkede ailem, arkadaslarim dışında özlediğim bir iki şey var; deniz ve gece de açık olan yerler. Yoksa Fransa insanini türk insanina tercih ederim.

Neyse, ben kendimden bahsettim simdi de soruya cevap vereyim; Fransa'da 4 yildir yasiyorum ve ne chirac dönemi yasadim ne sarkozy ne hollande. Ne de yasadigim yerlerin eski belediye başkanlarını gordum. Buna ek olarak yaşadığım sehre bağım olusmadi çünkü yaşadığım sehre is icin geldim (Fransa'ya ise normal geldim, is yoluyla değil). Yani ben gidip azicii deneyimimle ne diyeyim Fransızca; marine le pen mi konuşayim? Macron mu diyeyim? Ki bir Türk'e göre burada yapilanlar hafif bile geliyor. Bir tarafin devlet başkanı "hakkinizi helal edin" diyor, diğer bir tarafta 500 milyar euro yardim paketi söylendi.
Bir tarafta süresiz ücretsiz izin çıktı bir diğer tarafta devlet maasin tamamini karsiladi.
E bunları gördükçe bana macron süper geliyor ama bir fransiza göre super falan degil. Işte benim bu farki anlamam icin bir 10 sene daha değişim gecirmem lazim, ben halkini ezen, vergilerle cebindeki uc kurusa goz diken, yasalari kafasına göre uygulayan ülkeye alismisim.

Neyse kısacası; benim dert olarak gördüğüm sey ile Fransızin gördüğü farksiz. Ben 50-60 sene geriden geliyorum alistigim devlet olarak.
Sosyal medyada eksiduyuru disinda bir yorumum yok ama ailem var, arkadaslarim var. Tamamen kopamam ülkeden.

Bu arada burayi da takip ediyorum. Ama burasi hakkinda yorum yapacak bilgi, yetkinlik ve yasanmisliga sahip değilim.
0
logisticsmanager
(16.05.21)
@logisticsmanager

hocam göç mutlu olmak için yapılıyor. mutsuzluğa sebep olan şeylerle göç ettikten sonra ilgilenmek mutsuzluğun devamı demek. hayatı yaşamak varken, adapte olmak varken napayım ben türkiye gündemi.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
Hocam bak yukarda yüz kişi farklı bakış açısı ve farklı gerekçeler sundu sana. Sen ise hala gelmiş "X böyle olmalı" şeklinde kendi düşüncenin, kendi tanımının doğru olduğuna yönelik cümle kuruyorsun. Gerçekten anlamaya çalışan birinin yapacağı bir olay değil bu.
0
j r r tolkien hayrani
(16.05.21)
@j r r tolkien hayran

peki sorayım öyleyse. mutsuzluktan giden insanlar neden mutsuzluk veren şeylerle ilgilenir?
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
Hocam yine başa döndük, ailesi oradaysa eğer ordaki mutsuzluk onu da etkileyebilir. Onu geçtim kişi tekrar oraya dönüp mutlu olmayi amaçlayabilir. Onu da geçtim o mutsuzluk veren sey için bişeyler yazmayı ya da yapmayı kendisine bir görev sayabilir. Var da var yani. Olay öyle ülkeden çıktım, herşeye reset atayım olayı değil. Herkesin gerekçesi farklı olabilir.
0
j r r tolkien hayrani
(16.05.21)
Valla benimki tamamen katıksız akp nefreti. Ülkede hükümet değişse dönüp bakmam siyasetine falan. Akp'nin bana yıllardır yaşattıkları var ve inanılmaz şekilde kinliyim, öfkeliyim. Dünyanın öbür ucuna da gitsem bu kini ve öfkeyi içimden atabilmem münkün değil.

Tek sebebi o yani.
0
garavel
(16.05.21)
toplum olaylarını takip eder ki?
- yillarimizin gectigi, sevdiklerimizin, arkadaslarimizin oldugu hadi hic biri yoksa anilarimizin oldugu bir ulke. Kim turkiye'nin kotu durumda olmasini ister ki? Olaylari takip ediyoruz cunku sevdiklerimiz orda, hic sevdigimiz biri yoksa yuzlerce ani biriktirmisiz. Yurt disindaki imkanlar(hem ekonomik, hem siyasi, hem sosyal) turkiye'de olsa kim giderdi ki? Yarin obur gun turkiye'ye donebilecegim bir ortam olusursa donmek isterim tabi ki, sevdiklerimin cogunun oldugu yerde yasamayi secerdim. Yurt disinda yasayarak elde edilen ekonomik, sosyal, politik rahatlik karsiliginda bedel olarak sevdiklerinden ayri kaliyorsun.

neden akıl veriri ki?
- akil vermeyi genel olarak sevmiyorum, turkiye'de akil verenler yurtdisindayken de veriyor. Bulunduklari yerle ilgili pek yok bence.
0
fakyoras
(16.05.21)
Yurtdışına çıkanın sesi daha rahat çıkıyor. Bilirsin toplumda içerisinde genel alışkanlık, adet ve geleneklerin tersine hareket eden veya konuşan nadir olur.
Başlarına ne geleceklerini bilirler çoğu zaman.
Eskiden beri böyledir malum.
Bunun yanında normal bir muhalifi ya da ülkesine karşı iyi şeyler hazırlanmasına, proje üretmesine rağmen gerekli karşılığı alamayan gönlü kırıkları saymazsak, bu ülkeye karşı eleştiri işini artık hainlik derecesine vardıran şu an bulunduğu ülkenin sadık uşağı olan kimseler de yok değil.

Gündemdeki son bir kaç haftadır olan olaylardan sonra youtube artık nasıl bir algoritma varsa bana hep dışarıdan Türkiye hakkında "aleyhte" konuşan bazısı da bildiğim kadarıyla gazeteci olan kişilerin kanalını, videosunu önerir oldu.
Bir kaçına baktım artık kimin adamları ise bunlar varsa yoksa devleti yada hükümeti ya da bazı uygulamaları olayları eleştiri.. eleştiri.. eleştiri.. başka bir şey yok.
Güya temiz, güzel bir şey kalmamış.
Fetöcüsü ayrı mesele zaten. Onlar da meslek hayatlarını oralarda sürdürüyorlar.
Bulundukları devlet yatak,yemek agi de verdi mi tamamdır. Artık gelsin Türkiye aleyhine açıklamalar..

Türkiye'de bulunmasına rağmen meseleleri tahlil etme noktasında yine bu ülke içinde olan biten şeylerin eleştirilerini samimi olarak söyleyenleri de anlarım.
Hak verdiklerim var.
Ama o dışarıdakiler bulundukları, artık mensubu oldukları yeri eleştiremezler."Yapamazlar"

Sadece para için yurt dışına arkasına bakmadan sözüm ona beyin göçü olarak gittiğini sanan zaten oralıdır. Sadece Türkiye'de bulunma süreleri dolmuştur. Dolayısıyla öyle beyin göçü gibi entel etiketlere gerek yok. O beyinden fazlası Türkiye'de de var.

Halen Türkiye'ye bir şekilde küsmüş(!) ve yurt dışına gitme niyetinde olmasına rağmen dikiş tutturamama kaygısından dolayı beklemede olanlar da yok değil.

Gittikten sonra dediğin üzere bir de gittikten mektup yazanlar var.
Yazanları geçtim bu mektup kimin elinde haber oluyor ve şekilleniyor diye düşünmemek zor.

Kanadaya göç eden çift..
Karavanla dünyayı gezen çift..
Bilmem x teknoloji firmasında çalışan Türk.
Abd'deki Türk bir doktorun başarısı..
Bilmem hangi ülkedeki Türk milletvekili..
Bize ne ? Evet bize ne bunlardan?
Rahatı keyfi için dışarıya gidenin arkasına biz mi takılacağız?
Bu da yeni haber. Bir çok yerde
yayımlandı:
m.bursahakimiyet.com.tr

Hayat böyle değil mi zaten? kim tarafından besleniyorsa ona çalışılır.

Bazen dediğin üzere kimi Türklerin hayatlarına geçmişlerine bakarım.
mesele öyle yerlere varıyor ki . Onlar Türk değil aslında . Sadece Türkçe konuştukları için biz Türk zannediyoruz. Kısacası Türklük sadece bir gizlenme yolu bu topraklarda birileri için.
0
Erva
(16.05.21)
Orada yeterli ilgiyi goremiyorlar. Sosyal hayatlari da tirt oldugu icin bize sariyorlar.

Bizden bi mudur kadin gitti, burada kral gibi hayati vardi.
Mini etegi giyince it ekibini pesine takiyordu.
Herkes 10 aliyorsa bu 15 aliyordu.
Mudur oldugu icin is yapmasi da gerekmiyordu.

Gittigi ulkede butun kadinlar bunun 2 kati boyunda, kafasi kadar memesi var hepsinin, maas olarak herkes ayni parayi aliyor, herkes 1 euro'ya kahve iciyor.
Kizin hicbir ozelligi kalmadi tirtin onde gideni oldu.
Zaten ulkede kiyafeti sallayan da yok.

Gunde 3 kere story atiyor, oradan kimse sallamiyor. O da buraya satasiyor :)

Baska bir arkadasim gitti 2 sene ulke cok super kizlar cok super diye kafamizi utuledi, simdi turkiyeden eski kiz arkadasina donmus :)
Muhtemelen kesin donus yapacak.
Onla beraber en az 5 kisi taniyorum donus yapan.

Bu dediklerim modern cagdas dil bilen insanlar. Belki kaosa alismislardir duzenli hayat zor geliyordur.
Gidip de 10 numara mutlu olan cok az adam gordum.
0
divit
(16.05.21)
(4)

20 takımlı lig

tempor
futbol bilgim çok iyi olmadığı için şunu cevaplayamıyorum.teknik direktörler, yorumcular bu yıl 20 takımlı ligin çok zorlu ve yorucu olduğundan bahsediyor.benim bildiğim avrupada almanya hariç tüm ligler senelerdir 20 takımla oynanıyor.ayrıca adamların bizden daha çok kupa karşılaşması ve (maalesef)
futbol bilgim çok iyi olmadığı için şunu cevaplayamıyorum.

teknik direktörler, yorumcular bu yıl 20 takımlı ligin çok zorlu ve yorucu olduğundan bahsediyor.

benim bildiğim avrupada almanya hariç tüm ligler senelerdir 20 takımla oynanıyor.

ayrıca adamların bizden daha çok kupa karşılaşması ve (maalesef) avrupa serüvenleri devam ettiği için avrupa maçları var fakat kimse orda serzenişte bulunmuyor.

Premier lig'te neredeyse her gün bir maç var. bizim sorunumuz nedir?
0
tempor
(16.05.21)
cevap soruda gizli aslında. onlar yıllardır böyle zaten alışkınlar. üstelik daha kaliteliler yani bu zorluğa ayak uydurmak zorunda oldukları için kondisyonları vs. daha iyi. bizim milyonluk eşekler normalde haftada 1 maç yaptığı için zorlu geçecek dendi bu sene.
0
fff02561
(16.05.21)
Şöyle ki 20 takimli lig olur. Onceden planlarsin, covid vs olmaz 2 sene sonra vs olacak dersin.
20 takimli lig olmasinin sebebi oy getiren anadolu sehri takimlari düşecekti, devlet müdahale etti böyle.
Kısacası plansiz, ligin gelecegini düşünerek degil maksat birilerinin gönlü hos olsun denilerek alinan bir karardi.
Antrenorler icin; lig daha az bir sürede daha cok mac ile bitti. Buna ek covidli futbolcular vs derken zaten zorlanan kadro daha da zorlandi. Altyapi oyunculari ile maca çıkan takimlar oldu.

Bu arada premier lig ile Türk ligini karsilastirmak mantiksiz. Bizim hicbir seyimiz avrupa ligi kivaminda değil. Tek yayın geliri bu kivamda ama o da biter yakinda.
0
logisticsmanager
(16.05.21)
en büyük sorun covid-19 nedeniyle zaten iyice ağırlaşan fikstürün maç sayısının arttırılmasıyla içinden çıkılmaz hale gelmesi. bu süreçte imkanı olan ülkeler takım ve maç sayısını azaltmaya çalıştı. hem bu süreci sağ salim atlatabilmek hem de olası erteleme durumlarında fikstürü fazla sıkıştırmamak için... biz ne yaptık? takvimin tamamen bozulduğu, futbolcuların üç ay yatıp sonra bir ayda 8 maç yapmak zorunda kaldıkları abuk bir dönemde ekstra maçlar koyduk. bu açıdan hem sporcu sağlığı hem de organizasyon planlaması anlamında lüzumsuz, anlamsız bir iş oldu. tabii bu sezondan bahsettiğini varsayıyorum, yoksa ligin önümüzdeki sezondan itibaren 20 takımla oynanacak olmasında bence hiçbir sakınca yok. olması gereken buydu.

ligdeki takım sayısı belirlenirken çok sayıda faktör göz önünde bulundurulur ama bunların en önemlisi tabii ki kulüplerin geliri ve dolayısıyla ligin kalitesidir. türkiye zibil gibi profesyonel takımı, yüksek nüfuslu onlarca şehri olan bir ülke. burası isviçre değil ki 16 takımlı lig yaptığında 4-5 takım çok geride kalsın... süper lig gayet de 20 takım kaldırır. avrupa'yı yakalamak, uluslararası organizasyonlarda başarılı olmak istiyorsak bu tempoyu ve seviyeyi kaldırabilmemiz gerekiyor. her sezon dört maç daha fazla oynamak kulüpler açısından da önemli bir gelir kalemi oluşturabilir ayrıca.

şu ana kadarki süreçte sıkıntı yukarıda yazdığım şeylerdi. ertelemelerin, belirsizliklerin olduğu; daha kısa zamanda daha fazla maç oynamanın gerektiği bir ortamda takım sayısını arttırarak yükü ağırlaştırmak br nevi yangına körükle gitmek oldu.

onun dışında "süper lig'de niye 20 takım var?" diye sormak eleştirel anlamda bence anlamsız olur çünkü dediğim gibi süper lig rahatlıkla 20 takım kaldırabilecek bir lig. daha fazla maç, daha yüksek tempo, daha fazla temsil (şehirler ve kulüpler açısından). gayet güzel bence.

ben asıl bu "lig 14 takımla oynanmalı"cıları hiç anlamıyorum. la üç büyükler, trabzon zaten dört takım etti. b*şakşehir'i de ekle beş. bak koskoca ülkeyiz. dokuz tane takım kaldı geriye. böyle lig mi olur? profesyonel takım sayısının bir elin parmağını geçmediği isviçre miyiz biz, niye 14 takım olsun ligde? aynı bir avuç takımın oynayıp durduğu lig kime ilginç gelecek? adana demirspor'un, samsun'un, kocaeli'nin, alanya'nın vs. olmadığı ama üç büyüklerin dönüp dönüp aynı 7-8 takımı tokatladığı ligden ne hayır gelir?
0
der meister
(16.05.21)
Esas sorun bizim ligdeki ahlak, is disiplini sorunu, mental sorunlar. Oyuncularin mac secmesi, bir oyuncunun bir mac 10 uzerinden 2 oynarken, sonraki mac 10 uzerinden 8 oynayabilmesi. Istikrarsizlik, tembellik de var. Mis gibi sezon aslinda seyirci baskisi, stres yok, 5 oyuncu degisikligi hakki var. Avrupa'da zaten ilk turda elendiler
0
neverletyougodown
(16.05.21)
(17)

Korona yasakları saçmalıktır

dafuq
Fikrimi degistirirmisiniz. İki hafta daha kademeli yasaklar devam edecekmiş.Dünyada yasaklar ilk başladığı zaman Amerikalılar buna isyan etmişlerdi, aşağıda duyuruda paylaşmıştım. Ne kadar haklı oldukları ortaya çıktı. Özgürlüğüne bu kadar düşkün bir ülkenin dünyanın süper gücü olmasına sasmamali. B
Fikrimi degistirirmisiniz. İki hafta daha kademeli yasaklar devam edecekmiş.

Dünyada yasaklar ilk başladığı zaman Amerikalılar buna isyan etmişlerdi, aşağıda duyuruda paylaşmıştım. Ne kadar haklı oldukları ortaya çıktı. Özgürlüğüne bu kadar düşkün bir ülkenin dünyanın süper gücü olmasına sasmamali. Bizim gibi yasak isteyen milletlerin de geldiği yer ortada. Amerikalılar ne büyük insanlar yahu

www.eksiduyuru.com
0
dafuq
(16.05.21)
biraz eksik görmüşsün bence pandeminin başındaki newyork şehrinde ölüm nüfus oranlarına bir bak, bence başlarda böyle bir uygulama zaman kazanmak için gerekliydi, günümüzde ise tamamen yönetim beceriksizliği
0
freebird5406_2
(16.05.21)
Valla fikrini değiştiremem, çünkü sonuna kadar haklısın.

Gerçi Amerika'da da "aşı olanlar maske takmasın" dediler, şimdi hala "hayır ben açık alanda bile maske takmaya devam edicem" diyenler mevcut. Her yerde var böyle manyaklar, yapacak bir şey yok.
0
plutongezegendegilmi
(16.05.21)
Ilk baslarda mesafeli olmak icin yasaklari destekleyen taraftim cunku tum dunya ayni sekildeydi.
Ama bu son yasaklarda yok filistin, yok sampiyonluk, yok bayram namazi derken bizim gibi aptallara yasak digerlerine bir yasak olmadigi ortaya cikti. Kusura bakmasinlar ama bu saatten sonra yasaklar benim icin yok hukmundedir. Yasaklar sacmaliktir fikrini degistiremem +1
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(16.05.21)
Valla yasaklarin pek ise yaradigini dusunmuyorum. Sokaga cikma yasagi degil de belirli sure kafelerin barlarin sinemalarin vs kapatilmasi makul geliyor bana sadece ama o da bizde fazla uzadi. Ha maddi destegini versin 1 sene kapatsin da bu haliyle buyuk sacmalik.

Ben de olen olsun kafasindayim. Diyorlar ki ama saglik calisanlari cok yoruluyor. Hayatlari boyu saglik calisanlarindan daha fazla yorulan milyonlar var bu ulkede ve yaptiklari is ulkenin gelirinin temelini olusturuyor ama orada da ust sinif alt sinif vatandas ayrimciligi var bariz olarak
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.21)
Zaten bütün mekanlar kapalıyken 21:00 sonrası nasıl bir bulaşma artışı olacak? Hiçbir destek vermeden esnafı ekmeğinden de ediyorlar. Aç kalan esnaf gık bile demiyor, özgürlüğü kısıtlanan halk kırbaçlasalar bile ağzını açmaz. Türkiye bütün dünyanın en büyük eğlencesi bence, bütün kötü olayları hak eden bir topluluk.
0
biravekahve
(16.05.21)
Kısıtlamaları eskiden savunuyordum, belki eski duyurularımı hatırlayanlar vardır. Ama şu andan itibaren a'dan z'ye saçmalık haline geldi diye düşünüyorum. O kadar çok istisna var ve yasaklar o kadar karmaşık hale geldi ki artık hiç bir mantığı kalmadı. 17 gündür mal gibi evdeyiz, o süreçte filistin olayları, maç kutlamaları, saçma sapan bir sürü mesele için insanlar sokağa döküldü. Ne manası kaldı kısıtlamanın.

Ya tam yapılır ya hiç yapılmaz. 55 yaş üstü isteyenler zaten aşılandı. Artık ölen ölsün moduna geçilmeli bence de. Kafayı yiyorum artık her saniye küfür etmekten yoruldum.
0
roket adam
(16.05.21)
Amerika'da yasaklar vardı yalniz, neden yasak yoktu dediniz anlamadim?

Türkiye bu konuda çok kötü yönetiliyor (ne konuda iyi yönetiliyor ayrı konu). Eksiduyuruda sürekli su yasak mi bu yasak mi sorusu var ki anliyorum herkesi.

Fransa'da bayadir aksam 7de couvre feu vardi. O zamana kadar sikinti yoktu yani. 19 mayista o 9'a cikiyor, restoranlar, kafeler falan teraslari aciliyor, haziranda da spor salonlari falan. Disari cikarken de couvre feu saati, telefondan belge doldurup cikiyorsun 5 sn aliyor.

Amerika'nın iyi olmasinin sebeplerinden biri asi. Asi konusunda cogu ülkeden iyiler ki normal. Ama amerika covidde cok iyi falan dogru onerme degil. Olu sayilari falan düşük değil.

Türkiye'nin rezil durumda olması yasaklarin ise yaramadigini göstermiyor bence. Türkiye yasaklari zaten takmadi ki ise yarasin. Kendi hükümeti takmadi yasagi.
0
logisticsmanager
(16.05.21)
Ha bu arada; kendi hükümeti kongreler, yemekler yaparken halkina evde kal, hakkini helal et diyen bir ülkeden yasaklara uyulmasi da beklenemez. Hele hele her işyerini kapatip "allah vere" kafasiyla yardim etmezsen insanlar kafayi yer. Bu ikisini yapamayacaksan yasak falan koymayacaksin.
0
logisticsmanager
(16.05.21)
tam kapanma dedikleri şeyde resmi olarak izinli olanların sayısı 8 milyonun üzerindeydi. yani tam kapanma falan yoktu zaten. işi gücü olanlar çalışmaya devam etti, işsizler kendi mahallelerinde gezdi, yaşlılar zaten kafalarına göre yürüyüşe çıkıyor, gençler sokaklarda takılmaya devam ediyordu. okula giden bir avuç öğrenci de evden devam etti. oturduğum sokaktan ne araba ne çocuk sesi eksikti. yasak boyunca 3 kere markete çıktım. ana caddeye çıktığımda durum vahimdi. herkesin elinde bir poşet insan trafiği vardı resmen. sokak köşelerinde oturanlar, sağda solda sohbet edenler daha neler neler. halka sıfır destek ver, üretene sıfır destek ver, işsize sıfır destek ver, sonra ben sizi eve kapatıyorum de, yok öyle şey. bizim insanımız biat etmeyi anadan babadan öğrendiği için amerika'daki gibi kitlesel bir yeter artık isyanı anca bıçak kemiğe dayanınca olur. o da bu iş 1 sene daha devam ederse anca olur.

bakın mesela bir kısım ads şampiyon olunca sokağa döküldü, öbürleri israil'i protesto ettiler, beriki beşiktaş'ın şampiyonluğunu kutladı. kimse de bir şey diyemedi. çünkü insanlar örgütlü olarak dışarı çıktılar. halk örgütlü olursa, birbirlerinin yanında olursa her istediğini alır.
0
golgi aygıtı
(16.05.21)
yarim yamalak yasak koymak bir koyup bir kaldirmak sacmalik evet. ama ciddi manada yasaklama ve kisitlama bu isin en etkili cozumu. son derece siki yasak getiren ve bu yasaklari ciddi sekilde uygulayan Cin, Kore gibi ulkelerde asidan cok once virusu kontrol altina almislardi. yasaklari kaldirip normal hayata donen Hindistan'in da iki hafta icinde ne hale geldigi ortada.
0
crucio
(16.05.21)
ABD'de 140 milyon doz aşı uygulanmış (Mart 2021 haberi)
Bizde aşılama yeterli mi? Aç kapa ile idare ediliyor.
Ne bakımdan iki ülkeyi karşılaştırıyoruz burada?
Fikrinizi değiştirmeye hiç uğraşmam.
Ben sahada gördüğüme bakarım. Öyle karar veririm saçmalık mi değil mi.
0
pro9it9is9
(16.05.21)
Süreç en başından beri yönetilemedi.

- Hatırlarsınız şubat-mart 2020 civarı Türkiye'nin tüm çevre ülkelerinde covid vakaları varken, Avrupa ve İran kırılırken, bu ülkelerden uçaklar Türkiye'ye gelirken olan vakalar açıklanmadı.

- Hidroksiklorokin denen ilaç, hiçbir faydası olmamasına hatta zararı olmasına rağmen ve bas bas bağırılmasına rağmen stoklandı, şimdi tedavi protokolünden çıkarılıyor.

- Vaka sayıları şeffafça açıklanmadı. Belki ülkede günlük 60-70 bin vaka varken her gün dalga geçer gibi 1500-2000'li sayıları gördük. Pozitif çıkan insanların kaç olduğu dahi gizlendi.

- Aşı konusu tam bir felaket. 20 gün sözde tam kapanma oldu, ilerleme bir arpa boyu. Türkiye'de üretilecek denen Sputnik, milyonlarca doz gelecek denen Sinovac ortada yok, Nisan ayında yerli aşı çıkacaktı o da ortada yok.

- Vatandaş, esnaf yeterince desteklenmedi, kaderine terk edildi. Şimdi de helallik isteniyor.

- Zincirleme yanlış politikalar, 3 kuruş döviz için "I'm vaccinated" saçmalığını birlikte getirdi. Yabancı sahilimizin, denizimizin tadını çıkarırken Türk'ler aşağılandı. Kur 6,8 TL iken aklı başında herkes bas bas bağırdı MB rezervlerini kuru tutmak için satmayın diye. Hatalar, israflar, liyakatsizlik, cahilce ekonomi politikaları şu saçmalıkları beraberinde getirdi. Hazırlıksız yakalanıldı.

- Sözde tam kapanma var, İsrail protestoları, bayram namazları, şampiyonluk kutlamaları vs. herkes dışarıda dip dibe. Devamlı uzaktan çalışan kurumda olan kişilere dışarı çıkabilsinler diye izin kağıdı veriliyor. 1 hafta sonra vakalar yine her gün 3-5 bin artıyor olacak.

Hiç zannetmiyorum ama umarım artık vatandaş aklını başına alır.
0
Lethe
(16.05.21)
hükümetin bu süreci düzgün yönetememesi ve yasaklara bizzat uymayarak her şeyi çorbaya çevirmesi elbette yasakların gereksiz ve yararsız olduğu anlamına gelmiyor. yukarıda birkaç kullanıcı daha açıklayıcı bir şekilde anlattığından tek tek yorum yapıp fikrinizi değiştirmeye uğraşmak istemiyorum fakat amerika hakkındaki söylemleriniz bazı popülist twitter hesaplarının gazlaması sonucu ortaya konmuş temelsiz düşünceler olarak yansıdı bana.
0
kedimedi
(16.05.21)
roket adam +1

Ama bir yandan da kısıtlamalar varken bir yolunu bulup izin belgesi çıkarıp keyfine gezenlere, ev partileri verenlere, ay bayramlaşmadan olur mu diye oradan oraya gidenlere hâlâ kızıyorum. Ailece mangal partisi verip hepsi hastalanan akrabam var; genel müdür toplantı yaptı diye hastalanan, ailesine bulaştıran, kayınpederiyle üç gün arayla ölen yakınım var; kısıtlamaların faydasız olduğuna asla katılmıyorum. Ama uygulamayı beceremediğimiz için hiçbir işe yaramıyor.
0
kobuzchu kiz
(16.05.21)
yasakların hiçbir işe yaramadığı düşüncemi hiçbir zaman değiştirmeyeceğim. artık kesinlikle sürü bağışıklığına geçilmeli.
0
nothing in my way
(16.05.21)
"Amerikalılar ne büyük insanlar yahu"

hahah

kapatmamakta ısrar eden brezilya'ya, abd'ye, ingiltere'de yüzbinlerce insan öldü. faşist bolsonaro hala kapatmamakta ısrar ediyor, insanlarına aşı olmayın diyor. herkes adama küfrediyor brezilya'da. ingiltere de "sürü bağışıklığı" stratejisinden vazgeçmek zorunda kaldı, çünkü ölümler alıp başını gitmişti. abd'nin de hali ortada, biden biraz tersine çevirmeye çalışıyor.

avrupa'da yasak yok mu sanıyorsunuz? sizin "biz geri ülkeyiz, o yüzden bizde her şey yasak" algınız var ki çok yanlış. hemen hemen her ülkede yasaklar var. ben pek takip etmiyorum artık ama geçen sene italya'da ordu sokağa inmişti yasakları uygulayabilmek için. mesela fransa: www.dw.com

hangi ülkedeydi hatırlamıyorum, avrupa'da olması lazım, geçenlerde bir futbolcu evinde 15-20 kişilik bir parti verdi diye adama ceza kesmişler.

"ölen ölsün kafasında" olanlar, ingilterece denenmiş ama vazgeçilmiş sürü bağışıklığını savunanlarla aynı ortamda bulunmaktan da ar ediyorum. bu insanlar lütfen gidip anne babalarını arayıp "benim hayatı yaşamama engel oluyorsunuz. ölsenize siz, umrumda değilsiniz" desinler. dürüstlük bunu gerektirir.
0
hlot
(16.05.21)
@hlot annem babam olmek istemiyorsa disari cikmasinlar. Bu kadar basit. Bunu diyebiliyorum yeterli mi? Biraz abartiyorsun gibi
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.21)
(10)

Ünlü zenginlere çok mesaj gönderiyorlar mıdır insanlar?

etna
Yani Bill Gates veya LeBron James veya cem yılmaz ne bileyim Abdurrahim Albayrak gibi zengin bilinen insanlara sosyal medyadan çok mesaj gönderiyorlar mıdır? Açım, işim yok, bisiklet alicam maaşı yardım eder misiniz gibi?
Yani Bill Gates veya LeBron James veya cem yılmaz ne bileyim Abdurrahim Albayrak gibi zengin bilinen insanlara sosyal medyadan çok mesaj gönderiyorlar mıdır?
Açım, işim yok, bisiklet alicam maaşı yardım eder misiniz gibi?
0
etna
(15.05.21)
Evet. Özellikle yorumlar kısmında bir sürü böyle yorum var.
0
logisticsmanager
(15.05.21)
Pahalı ayakkabı ve telefon olduğunu görenler o kişiden para istiyor. Düşün yani sadece buna bakarak.

Dediğin kişilerden kesinlikle çok isteyen vardır. Sadece isteme de değil. Mesela benzin almak ister pompacı bahşiş ister, mekana gider garson bahşiş ister.
0
rene
(15.05.21)
Bence evet.
0
invictae
(15.05.21)
Ohoo. YouTube'da, Instagram'da takipçi sayısı 10 bin olan kişiler bile mesajlara çok olduğu için bakamıyorum dediğine göre onlara binlerce mesaj geliyordur.
0
dissendium
(15.05.21)
Bill gates lebron falan ülkenin en büyük gazeteleri bile ulaşmak için ajanslar aracılığıyla mesaj gönderiyor çok mesaj gidiyor mu ne? :)

1 milyon takipçisi olan adama sosyal medyada aktifse günde 3-4bin mesaj atılıyordur emin ol
0
avatar is back
(15.05.21)
Bana bile gunde 10 tane mesaj geliyorsa(eksiden) onlar bildirimleri acamiyorlardir.
0
divit
(15.05.21)
Ünsüz olduğum halde ben bile günde birkaç mail alıyorum.
0
pro9it9is9
(15.05.21)
sirf sizofrenler gunde binlerce mail atiyorlardir.
0
robokot
(15.05.21)
Her yer modern dilenci dolu.

Bir ürünle ilgili distribütörlük sayfam var instagramda.deneme için ürün seti isteyenler,300 takipçiyle ürün tanıtımı yaparımlar,ürün göndermezsem kötü reklam yapacağını iddia edenler gırla gidiyor.numuneci dolu ortalık.
0
duptıs
(15.05.21)
Saydigin isimlere ben zaten her gün beni evlat edinmeleri yonunde bilincalti telkinler iceren atıyorum.
0
yuzo
(16.05.21)
(3)

Tatilde nereye gitmeli?

bitse de gitsek
(Normalleşme olursa) Tatil için sevgilinizle veya arkadaşlarınızla nereye gitmeyi planlıyorsunuz, daha önce gidip memnun kaldığınız önerileriniz neler? Denizli ve kültürel yönden ikisi bir arada olursa güzel olur, teşekkürler.
(Normalleşme olursa) Tatil için sevgilinizle veya arkadaşlarınızla nereye gitmeyi planlıyorsunuz, daha önce gidip memnun kaldığınız önerileriniz neler? Denizli ve kültürel yönden ikisi bir arada olursa güzel olur, teşekkürler.
0
bitse de gitsek
(15.05.21)
Yurt disinda yasamamiza ragmen turkiye'de yapacagiz sanirim el mahkum. Marmaris'e gideriz diye dusunuyoruz.

Begendigim yerler: gokceada

Deniz: kaş (serin deniz sorun olmuyorsa datca da iyi, soguk deniz seviliyorsa asos - edremit filan da olur)
Kultur olarak kas'in oralarda pek cok yer var, datca ve asos civarinda da yine gorulebilecek pek cok yer var
0
fakyoras
(15.05.21)
Hayatımın en güzel iki tatilinden birini midilli'de yapmıştım. Böyle bir sakinlik, rahatlik ve ucuzluk yoktu. Yeniden yapmak isterim açıkçası.
Son zamanlarda Suriyeliler ile ilgili olaylar vardi ama petra tarafı ne kadar etkilendi bilmiyorum. Etkilenmediyse çok güzel tatil yapilabilir, eğer amaciniz sessiz sakin güzel yemek ve deniz ise.
0
logisticsmanager
(15.05.21)
Petra da mülteci yok.
0
Mistyimage
(16.05.21)
(15)

Ücretsiz sahiplendiğimiz köpek ameliyatlık çıktı. Bu yaşta yapılır mı?

ananiyimioguz
Geçenlerde annem bir hayvan sever sayfasında görmüştü yavru ilanını. Çok da tatlı bişey. Ufak beyaz kuzu gibi bir şivava. 3 aylıktı daha. Köpek istemez bizimkiler normalde ama kanları ısınmış, yakın zamanda 8 yaşında kedimizi de kaybettiğimiz için girelim bu yola dedik.Görüştüm, bir sözleşme imzalad
Geçenlerde annem bir hayvan sever sayfasında görmüştü yavru ilanını. Çok da tatlı bişey. Ufak beyaz kuzu gibi bir şivava. 3 aylıktı daha. Köpek istemez bizimkiler normalde ama kanları ısınmış, yakın zamanda 8 yaşında kedimizi de kaybettiğimiz için girelim bu yola dedik.

Görüştüm, bir sözleşme imzaladım tüm aşılarını yaptıracağıma, vakti gelince kısırlaştıracağıma ve bakamazsam geri anne sahibine geri getireceğime dair ve eve getirdim yavruyu. Çitlerle alan oluşturdum, ne gerekiyorsa aldım falan. Isındı hemen bize.

Arkadaşlarıma anlattım, o yavrular genelde 3 ila 7 bin lira arası değişiyor, cins köpeği nasıl ücretsiz alabiliyorsunuz, insan yakınlarına verir neden sayfalarda paylaşsınlar diye içime bir kurt düşürdüler zaten başta. Dedim ne bileyim çiftleştirmişlerdir, karşılardır parayla satılmasına, çevreden de isteyen çıkmamıştır olur böyle şeyler vs.

Fakat ilginçtir, yavru eve geldiğinden beri kusuyor. 2-3 gün geçmeyince veterinere götürdüm. Mama aynı mama, başka bir şey de vermedik. E hep kendi alanında duruyordu, arada kucağa alıyorduk falan. Ne oldu bu hayvana?

Röntgen çekmemiz lazım, normal değil dedi veteriner. Tamam dedim ne gerekiyorsa yapalım ben yakın zamanda kedimi kaybettim, ihmalsizlik olmasın dedim.

Röntgende gördük ki, 10-25 kuruş boyutlarında bir parça var. Ne yuttuğunu bilmiyoruz. Midesi davul gibi olmuş. Akciğerle baskı yapıyormuş. Bazen solurken hırıltı geliyor. Anne altından aldığım yer dedi ki bazen hırıltı yapabilir, onu sorduk korkulacak bir şey değil, küçük ırklarda boğazda darlık falan olabiliyormuş ama bir şeyi etkilemiyor dedi sadece.

Kusmayı duyunca çok şaşırdı. Üşütmüş olabilir dedi. Giderken araba tutmuş olabilir dedi. Anlam veremedik. Parça olayını duyunca da çok şaşırdı. Artık günahları boyunlarına, sanmıyorum bu yavrunun böyle bir problemi vardı da onu birine kakalayalım diye düşündüklerini ne diyorsunuz?

Veteriner ile 4 günlük bir tedaviye girdik her gün götürdüm 3 farklı iğne vurdurdum ki cismi dışkı yoluyla attırabilelim. Ama cisim sertçe birşey olduğu için vücut atamadı büyük ihtimalle. Kusmalar kesilmedi. Enerjisinde ve dışkısında bir sorun yok ama kusuyor. Bugün 4 gün oldu tekrar röntgen çektirdim. Bu arada ben yavru aldık, iç dış yaptırılmış zaten, karma aşı yaptırıp hayatımıza devam edeceğiz diye planlar yaparken bunlarla uğraşıyorum tabi maddi manevi.

Neyse sokağa atacak halimiz yok, çok da ısındık kısa sürede çocuğumuz gibi oldu. Fakat veteriner diyor ki bu yaşta ben anestezi verip bayıltma taraftarı pek değilim. 5 aylık olsa neyse ama 3 aylıkken pek girişmiyorum ölümcül bişey yoksa ama siz bilirsiniz dedi. Bence iğnelere devam edelim dedi mide koruyucu, antibiyotik ve sindirim hızlandırıcı falan diye ama her gün 3 iğne parası + belli aralıklarla röntgen de maaşallah özel hastane masrafları gibi oluyor. Hayır işe yarayacağını bilsem canıma minnet ama 4 gündür bu işlemler yapılıyor, hiç ilerleme kaydedemedik. Daha uzatmanın bir anlamı var mı sizce?

Ben endoskopi ile tek seferde alınsın içimiz rahat olsun diyorum?
Fakat onla da gelmezse ameliyat diyor.
Ki ameliyat zorlu bir ameliyatmış mideye kadar yarıp geri kapatmak ve sonraki iyileşme süreci falan.

Doğal yollardan atması için tedaviye devam mı etsek yoksa direkt endoskopiye mi girişsek? Tedavi sürecinde de sürekli kusuyor ve bu şekilde sağlıklı beslenemediği için de sıkıntıymış.

Ne yapsak bilemedim. Bizimkiler diyor hasta yavru vermişler bize kesin masraflarından kaçtılar birisine itelediler. Vallahi bilemedim. Ben bu yavruyu böylece bırakamam. Ama iş ameliyata giderse hem yavru için büyük risk olacak, hem de sağlam bir masraf çıkartacak :/ Evimizde uslu uslu otururken omuzladığımız yüke bakın durduk yere -_-
0
ananiyimioguz
(15.05.21)
Bulunduğunuz ilde veterinerlik fakültesi varsa oraya da göstermenizde fayda olabilir.
0
marla is in my head
(15.05.21)
Yani sizce adamlar başlarından atmak isteseler neden sözleşmeli takipli versinler size? Bedavaya cins köpek görünce atlamışsınız, iki kuruş masraf çıkınca hemen defolu ürün gibi mırın kırın geri verin. Sonradan çıksa böyle bir durum kime verecektiniz acaba köpeği? Maddi durumunuz müsait değilse, keşke hiçbir yükü omuzlamasaydınız, hazır olamadığınız sorumluluklara sırf bedava ve cins diye atlamasaydınız. Sizin farklı bir versiyonunuz da petshoptan parayla hayvan alıp, hasta olunca iade edenler. Hayvan değil mal çünkü bunlar. Garantisi var.
0
hipopotamus
(15.05.21)
Yahu yok, sonuçta çocuk yapıyorsun, hastalanıyor. Napıcan çocuğu sokağa mı atıcan.
Ben sadece biraz dert yandım. Sonra da işlemleri nasıl ilerletelim diye fikir alıyorum.

Bedava yavru kaynıyor her yer. Annem yıllardır takip ediyor o sayfaları. Atlamak falan ayıp oluyor.

Bir veterineri aradım Beşiktaş'ta. Endoskopi 3000 TL dedi. Endoskopi böyleyse ameliyatı düşünün artık. Bunları düşünmek suç mu? Vermesine veririm ama gözüm kapalı veremem tabii ki.
0
🌸ananiyimioguz
(15.05.21)
Bilemem, sanki geri vermek için destek istiyormuşsunuz gibi geldi. İşlemleri veterineriniz nasıl öneriyorsa öyle ilerletin ya da başka bir veterinerden görüş alın, her gün kusarak zaten hayatını devam ettiremez, gaz anesteziyle yapsınlar ameliyatını.
0
hipopotamus
(15.05.21)
"bakamazsam geri anne sahibine geri getireceğime"

ben de size kakalamak istediklerini düşünmüyorum. sözleşme yapmışlar bir durum olursa geri alabilmeleri için.

bir de bu boğaz darlığı ve hırıltı mevzusunu ben de daha önce duymuştum. küçük cins köpeklerde oluyor diye biliyorum. aklınıza gelmesi normal, bence suçlu değiller ama.

geçmiş olsun. bir can emanet aldınız, sorumluluğu çok büyük. şöyle yap böyle yap demem ancak ben olsam önce aşılara, veterinerin tavsiyesi doğrultusunda, devam ederim. baktım çözüm değil endoskopi seçeneğini değerlendirirdim. ameliyat gerçekten ağır. hayvancağızı yaracaklar komple. ne kadar canı var ki o ufaklığın daha bir de öyle bir ameliyat yaşayacak. umarım en kolay şekilde çözülür.
0
not sure if serious
(15.05.21)
Onu ben de düşündüm sonuçta bir sorunu olduğunu bilseler ve üzerlerinden atmaya çalışsalar sözleşme neden yapsınlar. Baya bir kişiyi elemişler çünkü her şeyi soruyorlar evde kimler var, kimsin nesin, mesleğin ne, daha önce hayvan baktın mı vs.

Fakat annem de diyor ki sözleşme de yapmazlarsa insanlar iyice kıllanabilir, o yüzden sözleşme yapmışlardır. Güven sağlamak için. Şimdi anneme iç kötülüğü ile ilgili sövebiliriz ama kadın da yaşadıklarından yola çıkarak yorumluyor ve benim polyanacılığımdan da rahatsız olduğu için böyle çıkışları oluyor arada ne yapalım :(

Neyse günah almayalım, ben şu işlemler konusunda nasıl ilerleyelim, araştırmaya devam edeyim.
0
🌸ananiyimioguz
(15.05.21)
Valla guzel kaktirmislar, cins kopegin bedava olmasindan killanma diye de sozlesme imzalatmislar.

Cins hayvan olunca en hayvansever takilanlar bile ellerini ovusturuyor. Ciftlesince kac tanesi bizde kalacak pazarligi yapiyorlar.

Belki fakulte kolayca halleder mahalle veterinerinden daha cok hayvan goruyorlar.
0
divit
(15.05.21)
Bence bir şekilde ameliyatını yaptırın gerekirse borç harç bulun.

Yakın zamanda bir kedi sahiplendim Instagramdan. Tekir yavru sokak kedisi :)
Bana geldiğinde çok hastaydı. Haftalarca uğraştım. Sadece antibiyotik ve vitaminlerine 3 binden fazla harcadım.
Su an çok iyi. Harcadigim da gözümde değil hiç.
O yüzden size hasta verilmiş veya sonradan hastalanmış hiç farketmez sonuçta masum bir canlı. Umarım iyileşir.
0
kaptan maydanoz
(15.05.21)
Bu arada bu yavrunun anne ve babasının sahipleri akraba. İkisi de genç 20-25 yaşlarında kızlar.

Ve onlar petshoptan almış. Yani parayla evcil hayvan alımına karşı değiller.

E birden imana mı geldiler de yavruları ücretsiz vermeliyiz diye düşünmeye başladılar. Sonra da birden fazla sayfaya ilan verdiler?

Oraya takıldım ben. Bu yavru tek kaldı diğerlerini sahiplendirdik dedi.

Bu tarz şeyler kuşku uyandırıyor, sinir bozuyor. Yoksa yapacak bir şey yok tabii ki ilgilenicez artık bizim sorumluluğumuzda.

Tek içime sinen kısmı, vermeden önce çok soruşturmaları ve hala iletişim halinde olmaları.

Bu sorunu biliyorlarsa, çok çok ayıp yaptıkları. Yoksa biz aldıktan sonra da bir şey yutabilirdi ona yapacak bir şey yok.
0
🌸ananiyimioguz
(15.05.21)
annenizin bulduğu hayvan sahiplendirmeyi yapan aracı ile hayvanın anne babasının sahibi aynı insan mı? değilse maalesef bir bit yeniği var bence. o hayvanı çiftleştirip ürettikten sonra insafa gelmemişlerdir, diğer yavruları satmışlardır sizin garibanı satamamışlardır hayvan sahiplendirme sayfasına ilan vermişlerdir. hatta hasta olduğunu sahipleri biliyordur da belki sahiplendirme ilanı verdikleri yerler bilmiyor olabilir. bütün hayvan sever sayfaları sözleşmeli sahiplendiriyor zaten o bir standart prosedür.

bu saatten sonra yapılacak şey tabi önce yavruyu sağlığına kavuşturmak allahtan siz vicdanlı çıkmışsınız. bütün masrafları tek kalemde cebinden çıkarmak zor tabi. bence sahiplendirmeyi yapan yerden destek isteyin. şöyle ki onların veterinerlerle anlaşmaları oluyor, indirimler alabiliyorlar. en azından benim üye olduğum derneğin pek çok veterinerle anlaşması var. yardımcı oluyorlar. bir de tabi hayvanın anne babasının sahiplerine de söyleyin. bu yavrunun böyle böyle sıkıntıları varmış hiç mi fark etmediniz diyin. üsteleyin belki dökülürler. biraz az gelişmiş dedi veteriner, siz de fark etmişsinizdir, nasıl yapsak, tedavi ettireceğim ve ona bakmaya devam edeceğim ancak tek başıma üstesinden gelmekte zorlanıyorum falan deyin bakalım ne diyecekler.

yine sahiplendirmeyi yapan sayfa gerekirse sizin için bağış isteyebilir bu yola girmek ister misiniz bilemiyorum tabi. teknik konularla ilgili bir şey diyemem ama dediğim gibi mutlaka yavrunun önceki sahipleri ve sahiplendirme yapan yeri konuya dahil edin, kesinlikle size destek olsunlar.

bu arada şunu da söyliyim, cins hayvanlar bazen satılıyor ama satın alan kişi bakamıyor geri alıyor sahipleri. ama hayvan 8-10 aylık oluyor o zaman tekrar satamayacakları için sahiplendirme yapıyorlar. cins bir hayvan ancak bu şekilde ücretsiz sahiplenilebiliyor. sizinki daha 3 aylık. yanlış anlamayın sağlıklı olsa her türlü dünya para verecek birilerini bulurlardı.
0
ofelia
(15.05.21)
Bu bana cok masraf cikariyor bir musteri buldum satiyorum desene tepkileri ne olacak :)
0
divit
(15.05.21)
Ofelia+1
Bu arada biz de yeni köpek sahiplendik(barinaktan) ama bunu önceden istesek de paramız yoktu. Su an kenarda bir 10bin euro paramiz vardı haliyle kafamız rahat haldeydik ama malesef hayvan sahiplenmek çok riskli bir iş ve ters bir hayvan gelirse de (hastalıklı ya da davranış problemleri olan) denk gelirse masrafı fazla.

Cins hayvanların bedava verilmesi bana da garip geldi. Millet cins hayvani yurtdışına yolluyor bazen ki bırakın bedava vermeyi. Ama ben olsam malesef yaptık bir hata (istemeden de olsa sonuçta belli maddi durum olmadan hayvan bana göre hata. Kendi aileme asla izin vermezdim) diyip masrafları karşılardım. Gerekirse başka veterinere de sorun yani.
0
logisticsmanager
(15.05.21)
@ofelia, farkli insanlar. Ordaki kadin cok iyiydi. Sokak hayvanlarına mama istedi hatta destek oldum. Kızının arkadasiymis yavrunun sahipleri. Rica etmisler sen tecrubelisin anlarsin, duzgun bir aile bulur musun diye.

Simdi direkt ona yazilabilir ama sikayet etmis gibi olmaz mi ya bilemedim.

Ama ufak bir yakınma yapabilirim ve şu derneklerin anlasmali veteriner olayini bilmiyordum onu falan sorabilirim, mantikli.
0
🌸ananiyimioguz
(15.05.21)
Benim aklıma da kaktırdıkları geldi fakat yine de hastalığını bilmeden vermiş olma ihtimalleri var kusması yeni başladıysa.

Açıkçası yavru yaşta pahalı arı ırk bir köpeği ücretsiz sağa sola veren bir insandan şüphelenirim. Neden?

Sahibinde arı ırk bir köpek varsa bu insanın masum hislerle bunu alacağını sanmıyorum. Soy karnesi falan. Ama kırma bir ırksa masum olabilir.
0
neysene
(16.05.21)
Bence takilmaniz gereken son nokta hayvani size kaktirip kaktirmamalari. Zaten bilerek size vermisler ise, siz geri goturseniz de hayvani oyle birakacaklar olecek. Eger vicdaniniz ok ise oyle birakin geri verin. Bence odaklanmaniz gereken hayvanin tedavisi.

Ben olsam vererinerlik fakultesime gotururdum. Ayrica simdi istanbula da sube aciyor kesinlikle ates barut hoca ile de konusur rontgenleri yollar fikir alirdim. Bunu kesinlikle yapin derim. Istanbula geldiginde gormek isteyebilir.

Hayvan surekli kusuyor ise bir sure sonra baska sorunlar da cikmaya baslar, isin icinden hic cikamazsiniz.

En olmadi veteriner ile kk taksit fln yaptirin ameliyati
0
oscar
(16.05.21)
(8)

Özel üniversite ücretlerinde indirim yapılıyor mu?

mkrk
İyi bayramlar,Aslında sormak istediğim burs vs haricinde farklı yollardan pazarlık yaparak indirim yaptırmak mümkün mü? Özel sağlık sektöründe bile insanların sağlık hizmeti için pazarlık yapıp indirim yaptırdığını biliyorum. Ama özel eğitim sektöründe bu tip şeyler mümkün mü bilgim yok. Tecrübesi v
İyi bayramlar,

Aslında sormak istediğim burs vs haricinde farklı yollardan pazarlık yaparak indirim yaptırmak mümkün mü? Özel sağlık sektöründe bile insanların sağlık hizmeti için pazarlık yapıp indirim yaptırdığını biliyorum. Ama özel eğitim sektöründe bu tip şeyler mümkün mü bilgim yok.

Tecrübesi ve bilgisi olanlar paylaşabilir mi?

Teşekkürler.
0
mkrk
(15.05.21)
arkadaşım %75 ile kazanmıştı, %50 ödüyordu. olabilir yani.
0
rose parks
(15.05.21)
Özel üniversitede burslu okudum. Daha "bunun bize oluru nedir" tarzı indirim alan arkadaşım olmadi.

Belli indirimler var; sporcu, mezun ailesinden, vs vs ama bunlara girmeyip indurim alan görmedim.

Bana göre oluru yok ki böyle pazarlık usulü öğrenci alacak yerde de nasıl okunur bilemiyorum.
0
logisticsmanager
(15.05.21)
Mümkün,

Sonuçta oralar üniversite falan değil ticarethaneler. Ayakkabı aldığın esnaf mantığı ile aynı mantık
0
paramolacak
(15.05.21)
kardes indirimi, pesin odeme indirimi, ib school indirimi, tercih siralamasi indirimi (bize ilk 3te yer ver, su kadar indirim al gibi)... bunlar disinda hic duymadim. bunlar da normal seyler zaten. yani pazarlikla olmaz bu isler. en azindan isim yapmis olanlarda olmaz.
0
Kittie
(15.05.21)
Ben lise sondayken bi özel üniversitenin programlama yarışmasına katılıp birinci olmuştum. "Bizi tercih et gel, puanın yetmese bile %100 burslu yaparız seni" demişlerdi. Kötü bir üniversite de değildi. Oluyor yani böyle şeyler, ama en azından burssuz girecek kadar puan alabilmesi lazım öğrencinin.
0
plutongezegendegilmi
(15.05.21)
Pazarlıkla indirim yaptırdım yüksek lisansa başlarken, bilgi üniversitesiydi yeni açılan bir bölümdü, iyi mezunlar istiyorlardı vs vs
0
roket adam
(15.05.21)
Barajı geçemeyen tipler bile yalvar yakar, torpille oralarda okuyabiliyor. Bizzat şahit oldum.
0
ruhen hastayim ben
(15.05.21)
"Mütevelli Heyeti Bursu" diye geçiyor mesela bizimkinde, diğerlerinde de benzer bir uygulama olabilir. Tamamen yönetimin kanaatine bağlı olarak çok farklı burslarla okunabiliyor.
0
tel tokasini duzelten samuray
(15.05.21)
(17)

cumartesi günü şampiyon kim olur?

neoluyokardesimnebutantantana
tahminleri alalım...
tahminleri alalım...
0
neoluyokardesimnebutantantana
(13.05.21)
duygusal bakıyorum ve umuyorum, beşiktaş
0
hooiken
(13.05.21)
Galatasaray.
0
himmet dayi
(13.05.21)
akşamına motorları maviliklere süreriz :) anlaşılmıştır sanırım :)
0
freebird5406_2
(13.05.21)
Galatasaraylıyım, Galatasaray'ın şampiyon olmasını isterim ama büyük ihtimalle Beşiktaş şampiyon olacak.
0
muzmin evli
(13.05.21)
Gs
0
Hallegadola
(13.05.21)
ben hala beşiktaş diyorum. güldük eğlendik ama üst üste üç maçta takılmazlar bence.
0
der meister
(13.05.21)
Iyi gulduk eglendik ama gs sampiyonlugu zor. O yüzden bjk olur diyorum.
0
logisticsmanager
(13.05.21)
Cimbomun olmasini isterim ama aslinda bjk haketti.
Bjk olursa uzulmem, buradan verirlerse buyuk yikim olur. Sergen alsin, Fatih hoca da artik emekli olsun.
0
cooperr
(13.05.21)
galatasaray %80

beşiktaş yense bile tek farkla yener, galatasaray en az 5-6 fark atar.
0
bohr atom modeli
(13.05.21)
fenerbahçe diyeyim de çeşit olsun :D
0
passion rules the game
(13.05.21)
Ben Beşiktaşın berabere kalacağını düşünüyorum, skor da verelim tam olsun 1-1.
Gs 3-1 yener şampiyon olur.
0
Jux
(13.05.21)
bjk'liyim. muhtemelen gs alır gibi.
0
jangbogo
(13.05.21)
Galatasaray
0
2027
(13.05.21)
gs olacak ama beşiktaşlı olarak beşiktaşın kazanmasını dilerdim :/
0
rose parks
(13.05.21)
galatasaraylıyım. maçlar bittiğinde skorların verdiği gazla "tamam haftaya gs bırakmaz şampiyonluğu." dedim. hatta eğer gs şampiyon olursa bir parçalı çekeceğim üstüme. sonra ortalık duruldu, mantıklı düşünmeye başlayınca bjk'nın şampiyonluğunun çok büyük bir ihtimal olduğuna kanaat getirdim. neyse 200 küsür tl cevimde kalır. (:

bjk şampiyon olur.
0
avianthem
(13.05.21)
Göztepe ve Malatya, şampiyonluk stresi taşıyan rakiplerine karşı favori olarak sahaya çıkacaktır. Arkadan gelmenin rahatlığıyla Fenerbahçe galibiyeti alıp şampiyon olacaktır. Bunu haftasonu herkes görecektir.
0
havadakarada
(13.05.21)
kartal
0
zagrebingözleri
(13.05.21)
(16)

Gece çalışmak

plutongezegendegilmi
Bi şirkete başvurdum, iyi güzel gibi görünüyor. Parası da iyi. Ama şirket Amerikada ve onlarla aynı saatte çalışmamı istiyorlar. Bu da en iyi ihtimalle 18:00 - 02:00 arası, en kötü ihtimalle 20:00 - 04:00 arası gibi bir şeye tekabül ediyor. Relocation imkanı şu an için yok, ileride belki olur diyorl
Bi şirkete başvurdum, iyi güzel gibi görünüyor. Parası da iyi. Ama şirket Amerikada ve onlarla aynı saatte çalışmamı istiyorlar. Bu da en iyi ihtimalle 18:00 - 02:00 arası, en kötü ihtimalle 20:00 - 04:00 arası gibi bir şeye tekabül ediyor. Relocation imkanı şu an için yok, ileride belki olur diyorlar.

Kafamdaki sorular şunlar:

1- Sosyal hayatım (karantina dolayısıyla zaten olmasa da) epey sıkıntıya girecek. Sadece haftasonu görüşebileceğim insanlarla. Haftaiçi zaten herkes gündüz çalışıyor, akşamları da ben çalışıyor olucam.

2- Sağlık konusunda sorun olur mu bilmiyorum ama sonuçta günün "karanlık" zamanlarında uyanık, "aydınlık" zamanlarında uyuyor olacağım. Hani 2-3 gün sabahlanır da bu tempoyu 1-2 yıl götürmek nasıl etki eder kestiremiyorum.

Böyle bir şey yaşayan var mı, tecrübeleriniz neler? Veya genel olarak ne düşünüyorsunuz konsept hakkında? Siz olsanız çalışır mıydınız?
0
plutongezegendegilmi
(10.05.21)
Yakin bir arkadasimin sirketi abd'de, tam kovid donemi buradaydi, donemedi bir sure ve burdan calismak zorunda kaldi. Baya kotuydu durumu.

haftaici sosyal hayat diye bir sey kalmiyor, haftasonunun yarisi da uykuyla geciyor. Pek surdurulebilir gormuyorum ben. Eger yasayamayacaksam kazanacagim parayi ne yapim.
0
fakyoras
(10.05.21)
zor olur gibi be... ben ikinci öğretim okudum. her gece 3 4ü bulurdu yatmam ama internette takılıyorum dizi izliyorum boş boş, çalışmıyordum. 5 sene bu şekilde geçmesine rağmen vize final haftaları ders çalışarak sabahlayamazdım. 12den 1den sonra kafa basmıyor bazı şeylere, verim düşüyor. sağlık sorunları olabilir, fiziksel sorunlar belki hemen vurmayabilir ama psikolojik etkileri de olur illaki.
0
olutaklidi
(10.05.21)
Pandemide daha evlerdeyiz zaten, seni bilmem ama ben güneş göremiyorum mesela. Ve bunun öyle kolay bitmeyeceği de ortada. Ben olsam parası için girer, hayat normale dönünce de başka iş bakardım sanırım. Tabii aradaki para farkının değmesi lazım buna.
0
Jux
(10.05.21)
Ben olsam çalışırdım. Normalde zaten yetişkin bir insan 01.00, 02.00 saatlerinde uyanık olabiliyor. Sırf ileride oraya taşınma durumu için bile çalışırdım. CV'ye bir şirket daha eklenmiş olacak. ABD olması bir avantaj.
0
dissendium
(10.05.21)
Ben 2-3 yıl bu şekilde yaşadım, şimdi gece 2-3 gibi yatıp 10'da kalkıyorum. Çalışırken gece bitiyor, gün doğuyor... Hoşuma da gidiyordu, sanki geceyi ben bitirmişim gibi hissediyordum :)

Hiçbir sağlık sorunum yok, alışılıyor.
0
hayirsiz
(10.05.21)
bu soruyu burada sormak biraz yanıltıcı çünkü mesela adam güvenliktir, fabrika işçisidir, yapacağı şey kafa gerektirmiyordur bu ritme alışır.

ama sen yaratıcı bir iş yapacaksan yazılım gibi, bunun senin üretkenlik ritmine uyması lazım. ritmi bir kere bozarsan daha sonra diğer işlerinde de sıkıntı yaşama riskin çok yüksek. ben maksimum 1'den sonra kesinlikle yaratıcı çalışamayacağıma inanıyorum, ayrıca sadece para kazanmak değil sosyal hayatım, evliliğim vs de benim için çok önemli. Maksimum 1'e kadar okey bence, 4'e kadar falan çalışmak çok iddialı.
0
roket adam
(10.05.21)
Vallahi benim durumumda ben direk atlarım. Aslında bu kişiye göre, tercihlere göre değişir. Ben zaten sabaha karşı yatıyorum, 13-14 civarında kalkıyorum. Ben de mesela gece çalışmaya alışkınım. Şu anlık kimsede sosyal hayat olmadığı için yapıştırın gitsin derim ben.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(10.05.21)
15 aydır Amerika’daki doktora programıma uzaktan, İstanbul’dan devam ediyorum. Hem ders alıyorum hem de ders verdim. Ben hep genellikle gece saatlerinde çalışmayı seven bir insan oldum, o yüzden çok sorun olmadı. Ama sahura kalkar gibi sabah 4’te uyanıp ders anlatıp geri yatmak, gece 3’te giyinip makyaj yapıp sunum yapmak biraz dengemi bozdu ilk başta, sonra alıştım. Bir de normal düzende yaşayan biriyle aynı evde yaşasam kanlı bıçaklı olurduk muhtemelen ama partnerim de akademisyen ve genellikle günlük programı, yatma-kalkma, yeme düzeni benimkilere endekslenmiş durumda. Çünkü çok büyük bir evde yaşamıyorsanız ne kadar sessiz olsanız bile sıkıntı olabiliyor. Sosyal hayat kısmını çok bilemiyorum tabii çünkü benim dersim vs olmayan günler oluyor. Ama özetle Türkiye’de dolar kazanıp harcamak karar sürecinde ağır basan bir faktör olmalı bence. Özellikle de $2500 ve üstü bir maaştan bahsediyorsak.
0
feliss
(10.05.21)
şu anın şartlarında bence gayet güzel çünkü akşam kısıtlamaları varken gündüzü değerlendirebilirsiniz herkes evine döndüğünde iş yaparsınız. home office bencee düzeninealışırsınız ben vardiyalı bi çalışanım sabah uykusuzluğuyla iş yapmak günü çok zor bitirmeme sebep oluyordu ama güzelce uyuyup rahat rahat kahvaltı yaptığımda işe sanki gezmeye gider gibi gidiyorum. 1800-0200 gayet güzel bence

insanlarla sadece haftasonu görüşebileceğim dediğiniz gerginliğiniz haftaiçi çok sosyal oluyor muydunuz normalde? öyleyse biraz insiyatif ister bu durum
0
ala09
(10.05.21)
Çok yorucu ve yıpratıcı olur kesinlikle. Sosyal hayatın kalmaz.

daha iyi şartlarda başka iş bulabileceğine inanıyorum. Beklemekte fayda var.
0
kaptan maydanoz
(10.05.21)
16:24 teklif et
0
bir soru sorcam
(10.05.21)
Kisiye bagli.
Evliyseniz, cocugunuz falan varsa, sürekli hafta ici pre-covid zamani disarida takılan biriyseniz zorlar.

Ama zaten böyle biri degilseniz bir kere alisveris, spor salonu, sinema vs gibi olaylar çok güzel olur, sürekli bos zamanlar denk gelir. Ek olarak sevgiliniz/esiniz calismiyorsa kendisi ile gün içinde birşeyler yapmak bazen akşamdan sonra yapmaktan da iyi olabilir.

Bu arada verimlilik falan da hep kisiye bagli. Bazilari isik varken uyuyamaz vs. Yani cok değişken var.
Ama bunlarin size etkisi olmayacaksa 1-2 sene yapilir güzel paraysa.
0
logisticsmanager
(10.05.21)
revize saatler teklif edin
atıyorum 4 saatiniz beraber olsun gibi

neticede devamlı beraber çalışmayacaksınız diye düşünüyorum?
0
superb
(10.05.21)
uluslararası bir şirketin abd müşterileriyle doğu yakası saatlerinde çalışıyordum (3-12), iki yıl öyle çalıştıktan sonra daha iyi saatlerde çalışmak istediğimi söyleyip emea kısmına geçtim, iki yıldan uzun süredir de ingiltere saatine göre çalışıyorum.
amerika saatleri çok zorlamadı, bazen batı yakası saatlerinde çalıştığım da oldu, 3'e kadar falan.
sosyal biriyseniz olumsuz etkilenirsiniz, akşamları bir şey yapamamak benim de canımı sıkmıştı ki ben pek sosyal birisi sayılmam. ama çalışma açısından benim için o saatler daha verimliydi, hatta o zamanlarda şirkette en iyilerdendim, şimdi performansım daha düşük (bilmiyorum bu belki çalışma saatleriyle değil benimle alakalıdır). yalnız olduğunuzda o saatlerde karışan görüşen de olmazsa daha verimli oluyor gibi. ama evde aile eş çoluk çocuk varsa nasıl olur bilemem.
0
gkhncnzdgn
(10.05.21)
ben de tum gece calismak sandim basliktan.

atesle gitsin genc adamsin.
0
baldur2
(10.05.21)
gündüz çalışsanız da insanlarla görüşemeyeceğiniz bir dönemdeyiz. akşam/gece çalışsanız ne olacak?

sağlık konusunda bir problem olacağını sanmıyorum. aydınlık zamanlarında uyanık olabilirsiniz. mesainiz bittiğinde yatarsınız, sabah da 1000-1100 gibi kalkarsınız.

işin içeriğine göre de, bir zaman sonra mesai saatlerinizi öne ya da arkaya çekersiniz.
0
co2s2
(10.05.21)
(6)

Ne Olacak Bu Ekran Kartı Fiyatları?

pangea
Çam dibine kavanoz olasıca minigciler sağolsun ekran kartı fiyatları uçmuş!rtx 3070 almak istiyorum; ancak 20.000 fiyat çekiyorlar.şunlara ederi kadar para ödeyip alabileceğimiz bir yer yok mudur? yurtdışından felan getirilemez mi bunlar?
Çam dibine kavanoz olasıca minigciler sağolsun ekran kartı fiyatları uçmuş!
rtx 3070 almak istiyorum; ancak 20.000 fiyat çekiyorlar.
şunlara ederi kadar para ödeyip alabileceğimiz bir yer yok mudur?
yurtdışından felan getirilemez mi bunlar?
0
pangea
(07.05.21)
asıl kriz kartların üretilememesi ve 2022'den önce bu krizin bitmesi beklenmiyor, haliyle fiyatlar da azalmaz.
sorun global olduğu için yurt dışında bulmak da güç.
0
Jux
(07.05.21)
çok nadiren stok giriyor yabancı sitelere. amazon, target vs. onlarda da botlar var anında alınıyor kartlar.

çok komik geliyor bana 3070 dediğiniz kart 500$ vergisi algısı koy 5000 tl. satılan fiyat 20.000 tl. türkiye'de böyle diye düşünmeyin yurtdışında da 3070 1250$'a gidiyor.
0
a darkness coming
(07.05.21)
Dünyada çip krizi var madencilerle alakası yok fiyatların. Yurtdışında stok bulup 1250$‘A alabilecek kişi bir tane de bana alsın. 500$ komisyon veririm.
0
zoghurt
(07.05.21)
Finlandiya'da stokta olan en ucuzu 1,245 euro şu an. Gümrüğüyle kargosuyla yine 15'ten aşağı gelmez.
0
bruce mclaren
(07.05.21)
Denildiği gibi mining degil global tedarik zinciri krizleri ile alakasi var.
2022'ye dogru kismetse düzelir. :/
0
logisticsmanager
(07.05.21)
Epey bir süre daha böyle gider, yakın zamanda düzeleceğini sanmıyorum. Mining konusu ve çip sıkıntısı bunları ciddi etkiledi. Bir de tayvan-çin arası gerginlik artarsa vay halimize.
0
roket adam
(07.05.21)
(9)

laptop alma zamanı

MtKrt
10 senedir kullandığım yoldaşımı satmayı düşünüyorum ama fiyatları görünce de içim karardı. laptop almanın zamanı var mı? hangi aylarda ucuz olur veya yeni modeller çıkar? iphone gibi zamanı var mı? bileyim de ona göre planlama yapayım dedim.
10 senedir kullandığım yoldaşımı satmayı düşünüyorum ama fiyatları görünce de içim karardı.

laptop almanın zamanı var mı? hangi aylarda ucuz olur veya yeni modeller çıkar? iphone gibi zamanı var mı? bileyim de ona göre planlama yapayım dedim.
0
MtKrt
(06.05.21)
Tedarik zincirinde olan sıkıntılardan ötürü piyasa çok kötü ve yakin süreçte de duzelmez.
Illa beklerim derseniz sene sonu belki kampanyalarla, stok bitirmeye calismakla falan.
0
logisticsmanager
(06.05.21)
black friday yani kasım ayı en ucuz. 11k lık laptopu 8k ya almıştım amazondan 2020 de.
0
xrated
(06.05.21)
Hiç vakit kaybetmeden al alacaksan bence
0
primetime
(06.05.21)
almadığın hergün zarar bence
0
spacevan
(06.05.21)
Güncel ekonomik koşullarda bi ürünü ihtiyaç halinde hemen almak en uygunu. Kasımın indirimli fiyatları bugünün normal fiyatlarından fazla bile olabilir.
0
mg3929
(06.05.21)
ihtiyacın varsa şimdi al. bu ekonomik gidişatta indirim de olsa şimdiki fiyatların üzerine çıkar.

kasım'daki black friday'de "11k lık laptopu 8k ya almış" olan arkadaş muhtemelen mayıs ayında 6k'ya alırdı en fazla. mayıstan kasıma kadar dolar %30 arttı.
0
lancelot du lac
(06.05.21)
Ortam ateş pahası.
İyi düşün istersen. Bir kaç sistemdeki başta ram olmak üzere ve hdd gibi bir kaç birimi upgrade ederek biraz daha sürdürebilirsin.

Böyle cihazların 2 yıl garantili ve genelde de 7 yıl kullanım ömrü olur.
Sizinki en az bir kaç bakım ile kullanım süresi 10 yıla vardı ise bu iyi. O halde sıfır cihaz almaya da hiç gerek yok.
Upgrade durumu kurtarmaz diyorsanız Sistem konfigrasyonu ile ilgili temel bilginiz varsa piyasaya göre daha uygun fiyatlı ikinci el temiz sistemlere göz atmak ikinci tercihiniz olsun.
( Böyle anlarda her zaman için satıcının yalan söylemesi ihtimaline karşın sistem donanım bilgisini gösteren cpu z gibi bir yazılım flash belleğinizde hazır olsun)
0
Erva
(06.05.21)
hepsiburadDa kampanyalarda arada pcler cikiyor o kampanyalar fena degil
0
ala09
(07.05.21)
En son dolar 4 lirayken, biraz bekleyeyim de dolar düşsün öyle alırım dedim. Hala bekliyorum.
0
foma
(07.05.21)
(5)

Erkek Giyim Markası Tavsiyesi

yanqoue
Beğendiğim markalar:Massimo DuttiMangoTarz olarak ise gösterişten uzak, sade, çok yanarlı dönerli olmayan, kalıp olarak aşırıya kaçmayan, üzerinde yazı veya baskı olmayan ama kaliteli görünen kıyafetleri tercih ediyorum.Yaş: 28.Bana bu doğrultuda alışveriş yapabileceğim markalar tavsiye edebilir mis
Beğendiğim markalar:

Massimo Dutti
Mango

Tarz olarak ise gösterişten uzak, sade, çok yanarlı dönerli olmayan, kalıp olarak aşırıya kaçmayan, üzerinde yazı veya baskı olmayan ama kaliteli görünen kıyafetleri tercih ediyorum.

Yaş: 28.

Bana bu doğrultuda alışveriş yapabileceğim markalar tavsiye edebilir misiniz?
0
yanqoue
(03.05.21)
Sadelik ve kumaşlarını çok beğeniyorum: www.kaft.com
0
fotrsapka
(03.05.21)
pantolonlarıyla pek anlaşamasam da (genelde dar paça üretmiyorlar) diğer kıyafetlerde mudo'yu beğeniyorum.
0
tempor
(04.05.21)
Bir dönem network hastasıydim ama 2017den beri nasillar bilmiyorum.

Lufian beğeniyorum.
0
logisticsmanager
(04.05.21)
Pierre cardin bu sezon çok güzel. Spor şık kavramını öğrendiklerini düşünüyorum. Çok tarz duran rahat pantolonları var. Tişörtler gömlekler de hiç dede tarzı değil. Ancak bunları mağazasına giderek anlayabilirsiniz, sitesi ve foto çekimler rezalet.
0
megalomaniac
(04.05.21)
Kaft +1
0
evandro roncatto
(04.05.21)
(4)

Sizce veteriner yanlış mi davrandi?

logisticsmanager
Geçenlerde iki aydir bizle olan barinaktan aldığımız kopegimizin ikinci defa götürdük. Ilkinde kadin vardi ve kisirlastirma dikislerini almisti, sifir problem geçti (bir iki dis gosterdi alinirken ama olur).Yalnız ikincide gecici veteriner vardi, 190 boyunda böyle ruhsuz görünüşlü adam. Kopek zaten
Geçenlerde iki aydir bizle olan barinaktan aldığımız kopegimizin ikinci defa götürdük. Ilkinde kadin vardi ve kisirlastirma dikislerini almisti, sifir problem geçti (bir iki dis gosterdi alinirken ama olur).

Yalnız ikincide gecici veteriner vardi, 190 boyunda böyle ruhsuz görünüşlü adam. Kopek zaten veterineri kac kere iyi sey icin gördü ki cok rahat olsun. Hayvan adsmi görünce havlamaya başladı, korku halinde. Dediği ilk şey;
"Bu reaksiyonu üstünde calismaniz lazim". Adamin merhaba, x beyden sonra dediği ilk şey. Hayvan kac aydir bizle falan yok yani.

Sonra iceride hayvani kendisine isitacak hiçbir sey yapmadi. Hayvana ilk dokunusu muayene icindi. Hayvan iyice tirsar haldeydi yani.

Bana göre; cok yanlis bir davranis gibi geldi. Heyecanli, korkan köpeği veteriner kisinin yatistirmasi mantikli değil mi? Vallah askerlikte doktor nasılsa ahanda ayni muamele vardi. Hatta askerde daha sevecenini gördüm.

Yoksa bana mi böyle geliyor ve adamin hali normal mi? Yani Türkiye'de de gittim veterinere. Veteriner köpeğimle kedimle hep bir konusurdu sonra baslardi falan. Hatta biraz ödül verirdi alissin diye.

Bilmiyorum ama onun yüzünden de olabilir; uzun boylum erkeklere falan reaktif halde biraz.
0
logisticsmanager
(03.05.21)
öyle düşünme veterinerin işi rehabilitasyon değil. orada muaynesini yapıp aşısı, iğnesi işini bitirip gidecek. her köpeğe, kediye kendimi sevdireyim aman biraz alışsın dersen günde bir hasta bakman lazım. kedi,köpekte muayne esnasında zor kullanmaya mecbur kalınıyor.ama hayvan çok sakindir veteriner acımasız davranır tabi bu saçma.
0
orpheus
(03.05.21)
Haklısın fazla önyargılı davranmış. Hekim değiştirmek en doğrusu olur.
0
1bir1bir1
(03.05.21)
@orpheus zor kullanmadi hic ya. Hayvan denilenleri yapti ama resmen adamdan korktu yani. Agresif havlama da degil odadan kacmaya calisma falandi hali.
Gecen basket oynayanlara havladi, birine ödül verdim. Susunca uzaktan atti yavas yavas yanina geldi. 1 dk sonra elinden mama yiyordu.
Bilmiyorum belki de normal veterinerden sonra garip geldi bana. Ki bir daha yedek veteriner var dediklerinde zaten kabul etmeyecegiz.
0
🌸logisticsmanager
(03.05.21)
Köpekler karşılarındaki kişinin yaklaşımındaki değişiklikleri çok çabuk farkedebiliyor, oturup uğraşılması gereken bir durum değil.. O anda köpeği sakinleştirmek ilerdeki muayeneler için de güven sağlar ki bir veterinerin hastasına bunu elinden geldiğince sağlaması lazım. Haklısınız.
0
not dark yet
(03.05.21)
(9)

Yasaktan muaf olanlar çok değil mi?

infernalcadre
Bu nace kodu mudur nedir ona baktım çok fazla değiller mi?Yani rasgele salladım birini hububat bilmem ne üreticisi filan diyor; bu adam 1 hafta çalışmasa kıyamet kopuyor mu?Ya da emlak değerleme uzmanları isyan ediyormuş biz niye muaf değiliz diye; mesela 1 hafta ev satılmasa olmuyor mu?Evet acil iş
Bu nace kodu mudur nedir ona baktım çok fazla değiller mi?

Yani rasgele salladım birini hububat bilmem ne üreticisi filan diyor; bu adam 1 hafta çalışmasa kıyamet kopuyor mu?

Ya da emlak değerleme uzmanları isyan ediyormuş biz niye muaf değiliz diye; mesela 1 hafta ev satılmasa olmuyor mu?

Evet acil işler var, ilk aklıma gelen bankaların teknik elemanları mesela ama muaf çok fazla kişi var gibi geliyor.

Özet olarak o nace kodlarını baz aldığımızda muaf sayısı çok değil mi?
Bunların arasında; "yav bu olmasa da olur" diyebileceğimiz kodlar yok mu?

Edit: Değerli üyeler, kapanma iyi oldu kötü oldu diye sorgulamıyorum. Devlet yardımı değil sorduğum şey.

Özetin özeti soru; Muaf olan firmalar "1 gün bile kapalı kalırsa ülke çöker, aç kalırız, üretim durur" firmaları mı? İçlerinde "amaaan haftaya yaparız ya" firmaları yok mu? Sadece bunu soruyorum.
0
infernalcadre
(03.05.21)
Hububat üreticisi dediğiniz adam çiftçi. Tarımla ve hayvancılıkla uğraşanlar zaten çok net muaf olmalı, onların işi hava durumuna göre yürüyor, "iki hafta evde otur da tarlayı sonra halledersin" derlerse hepimiz aç kalırız. O adam bir hafta çalışmasa kıyamet kopar evet.

Ama genel olarak haklısınız, galiba bir ben evde oturuyorum diye düşünüyorum ben de.
0
kobuzchu kiz
(03.05.21)
Biz evden de çalışabiliriz ama illa gelin diyorlar izin de çıktı. Saçma sapan.
0
anarsika
(03.05.21)
Bu bir hafta çalışmasa kismindaki gelir kaybini devlet karsiliyorsa sikinti yok. Ya da yüzde 70/80 karsiliyorsa.
Ha hiçbir şey yapmayip "kapat" diyip geçiyorsa öyle devlet olmasin.

Yani olay muaflik veya muaf olmamasi değil. Calisan icin de aynisi gecerli. Sen bu kisiler calisamaz diyip kapatirsan tas mi yiyecekler?

Fransa'da kapanan yerlerde maaslarin yüzde 80'ini (beyaz yaka mühendisi/müdür değilse, cadre diye geçiyor, öyleyse tamamini) devlet karsiladi. O zaman sikinti yok.

Arkadasimin annesi restorant sahibi, bu sebeplerden 4 kisilik ekipten 3unu isten cikardi. Napacaklar tas mi yiyecekler? Bu kadin ne yapacak maas odemek icin ev mi satacak? Aylardir ac kapa zaten yalama oldu ulke.
0
logisticsmanager
(03.05.21)
bizde de tam tersine açık olan devlet kurumlarında hizmet yüklenicisiyiz. ama nace kodumuz listede yok, izinde çıkmıyor, kurumlarda başınızın çaresine bakın işlerimizi aksatmayın diyor.

demem o ki, bu nace kodlarının hepsinin doğru ve verimli bir şekilde seçildiğini düşünmüyorum ben. nace kodu listede olmayıpta izin belgesi çıkarabilende bir sürü kişi oldu. mantık aramamak lazım şu aşamada.
0
Phoebe
(03.05.21)
Nace kodu aynı olmasına rağmen iş hacmi ve etkisi farklı olan bir sürü işletme var.
Yani aynı kod için 30 şirket toptan iflas etse sadece sahibi üzülür belki ama başka bir şirket çalışmazsa büyük sıkıntı yaşanabilir.
Bu yapılan işlem doğru demek değil, kıyaslama için doğru yaklaşım değil
0
kisa
(03.05.21)
Kararın alındığı günün gecesine kadar e-devlet nace kodu kontrolü yapmıyordu aslında. O gün bitmeden başvurusunu yapabilen bir şekilde çıktıyı alabildi. Ertesi gün kontrol düzgün çalışınca "muafiyet kapsamında değilsiniz" uyarısı gelmeye başladı.

Edevletten alınan sonuca tam olarak uyuluyor olsaydı eğer dışarıda bu kalabalığı görmeyecektik. Kalabalığın çoğunluğu aslında muafiyeti olmayan geçici belgeyle çalışan eden insanlar.

Geçici belgelerin edevlet hatası vs ile ilgili olduğunu da zannetmiyorum ben. Devlet hangi sektörlerin muaf olması gerektiğini tam olarak kestiremiyor bence. Geçici belgelerin uzatılması da bundandır diyorum.
0
IncredibleMau
(03.05.21)
ideal duruma bakınca evet izin alabilen çok, kimsenin dışarı çıkmaması, bir araya gelmemesi gerek. fakat ülkemizdeki ekonomik duruma bakınca çok fazla değil, az bile.
hükümet de bu işi düzgün yapamadığı, yeterince kaynağı olmadığı için "ulan herkesi eve tıkarsak ekonomi ikinci günü göremez" dedi ve epey bir insanın çalışmasını uygun gördü.

"ekonomi durmasın, virüs dursun" gibi bir şey yani niyet. daha ileri bir mantığı yok evet, tamamen bu kadar sığ. değilse de kimse çıkıp açıklamasını yapmıyor, zaten artık yapılan herhangi bir şey için açıklamaya gerek duyulmuyor.

kimisine göre kıyamet kopar, çünkü ekonomi yerlerde olduğu için pamuk ipliğinde hayatını idame ettirenlerin sayısı çok fazla.
adam/kadın dünya kadar plan yapmış, üretimle, ticaretle uğraşıyor, makina, ekipman veya mal almış krediyle, bunun da taksidi/vadesi gelmiş. bankalar/alacaklılar müşterilerinden bunu ödemelerini bekliyor, ama devlet çalışmaya izin vermiyor. şimdi sizce sorunuz devlet yardımı ile mi ilgili?

aslında onun adı devlet yardımı değil, olmamalı. benim gelirimden olmama sebep oluyorsa, zararda olmama sebep olan emri veren devlet olduğu için benim mağdur olmamı engelleyecek, buna devlet yardımı demeyin.
0
gkhncnzdgn
(03.05.21)
örneğin ben çiftçiyim ve laylaylom geziyorum. sadece sahile kaçabilmek için oradan bir tanıdığa rica ettim. mandalin bahçesini icara (kiraya) almış görünüyorum kağıt üzerinde.

aslında öngörülemeyen bir çok durum var. serayı kuracağım bana kaynakçı lazım, demirci lazım, damla sulama sistemini kuracağım zirai malzeme satan nalbur lazım. ekim yapacağım tohumcu lazım. gübre çekeceğim nakliyatçı lazım.

hayatımda gördüğüm en saçma tam kapanma.
0
phonex
(03.05.21)
Arkadaşım emlakçı izni var. Her akşam ofislerinde iftara toplaşıyolar. Aşırı saçma.. emlakçı neden izinli yani anlayamıyorum.
Abim mimar. Aktif çalışan inşaatı var diye izinli. Ne alakaysa:)
Olan esnafa oldu:(
0
suicides underground
(03.05.21)
(15)

Yurt dışı hakikaten çok mu iyi?

ir mania
Bu cahil gurbetçi sallıyor mu yoksa gerçek mi?https://youtu.be/15Kn3eHZWdUBir de almanya almanya demiş de amerika ingiltere fransa falan almanyadan daha iyidir bence. Siz ne diyorsunuz.
Bu cahil gurbetçi sallıyor mu yoksa gerçek mi?

youtu.be

Bir de almanya almanya demiş de amerika ingiltere fransa falan almanyadan daha iyidir bence. Siz ne diyorsunuz.
0
ir mania
(01.05.21)
Amerika, İngiltere, Fransa falan Almanya’dan daha iyi değil. Endüstriye dayalı bir işte çalışıyorsan güzel kazanıyorsun Almanya’da. Adam da diyor aslında, Almanya çok iyi değil, Türkiye çok kötü.
0
Deathrow
(01.05.21)
bu ulkeler iyi ama turkiye cok kotu daha dogru bir tanim. ozellikle son 5 senede turkiye inanilmaz fakirlesti. bu tip ulkelerde herhangi bir iste calisip, karsilayamacagin temel ihtiyac yok. araba, bilgisayar, laptop, marka kiyafetler (en azindan lee, adidas, levi's diyelim) devamli et, findik, fistik yersin, yilda da yurtdisi tatilini yaparsin.

ben avustralya'dayim, fakir gormedim burada. fakir diye bir sey yok aq.
0
baldur2
(01.05.21)
Ben ekonomiden ziyade sosyal yaşamı soruyorum. Ama anladigim kadarıyla her ülkenin benzer sorunları var. O nedenle Turkiyedeki yönetimi ve insanları beğenmeyip yurt dışına gitmek mantıksız diye yorumladım.
0
🌸ir mania
(01.05.21)
o ülkeler şuanki konumlarına 10-20 yılda gelmedi, zenginlikleri tesadüf değil. türkiye'nin o ülkelerle aynı klasmana girmesi imkansız, önümüzdeki 100 senede dahi imkansız. bunun başlıca sebebi müslümanlık. avrupalılar dini bırakalı çok oluyor, her şeyi açıkca ve özgürce tartışırken sen hala aşı orucu bozar mı diyorsan ve ramazan programlarında 10 senedir ayrı soruları soruyorsan ilerleme katetmen imkansız. insanların '' ya ben burada ne yaşarım '' diyebildiği bir tane müslüman ülke var mı ? bae, katar çok ekstra yüksek paralar verdikleri için istisna, ki oraya dahi gidenler aldıkları paranın yarısına avrupa'ya okeydir bence.

yani türkiye'deki yaşamı beğenmeyen birisi için yurtdışına gitmek mantıksız değil, göç hep vardı hep de var olacak. bir tane hayatımız var neticede.

@baldur2 +1 bu arada.
0
garavel
(01.05.21)
Almanya bu saydiklariniz icinde sosyal devlet olmanin hakkini veren tek ulkedir. Zengin sinifi kiyaslayarak degil, en dusuk gelir grubunu kiyaslayarak anlarsiniz bunu. Yoksa zengin her yerde iyi yasar.

Bu su demek, paran olmasa bile en temel standartlari saglayabilme imkani saglarsin almanyada. Zengin fakir ayrimi daha az hissedilir. Yani en basitindrn et urunleri tuketebilmek icin illa ortalama ustu gelirjn olmasi gerekmez. En problemli gocmen mahallelerinde bile temel ihtiyaclarini karsilarsin.

Fransa ve ingiltere'de iyi bir isiniz ve gelirini varsa iyi yasarsiniz. Ama alt siniflarda durum cok oyle degildir. Fransa ve ingiltere'de yokluk icinde yasayan insanlar da var. Zengin fakir ayrimi daha belirgin. Karnı tok insan kolay kolay isyan etmez mesela. Almanya o kadar yogun gocmen nufusa ragmen, fransa ve ingikteredeki getto isyanlarina bener durumlara o kadar maruz kalmiyor.

Abd bunlar icinde en fenasi. Ekonomik sistem geregi devlet her seyden cekildigi icin, size hizmet ve guvence sunan bir yapi bulamazsiniz. Elbette adalet vb sistemleri guclu bu ayri bir konu. Ama abd'de paraniz oldugu surece sisteme dahil olabilirsiniz. Parasiz kaldiginiz anda mesela bir sene issiz kaldiniz ve kenarda birikkminiz yok evinizi bile alirlar altinizdan. Survivor of the fittest durumu gecerli biraz ABD'de. Obama Turkiye'deki sgk sistemine benzer bir model onerdi herkes saglik hizmetinden yararlanabilsin diye. Ulke ayaga kalkti komunizm mi geliyor diyerek.

Mesela Turk toplumu eskisi kadar olmasa bile hala epey yardimseverdir. Devletin sosyal imkanlari bircok anlamda daha iyidir ABD ile kiyaslandiginda. Simdi diyeceksiniz ki olur mu oyle sey. Tamam Abd guclu ve zengin bir ulke. Ama bu zenginligi ulkenin belli bir kesimi yasiyor. Onu guclu yapan niteliklerinj dunyanin bircok ulkesinde insan transfer ederek sagliyor. Mesela abd'nin egitim sistemi bile epey sorunludur.

Kanada mesela daha insani bir ulkedir. Almnya gibi daha sosyal devlwt nitelikleri tasir.
0
anten
(01.05.21)
garavel+1

türkiye aşırı fakirleşti ayrıca.
saydıkların -ekonomik olarak ve herkes için almanyadan daha iyi değildir. en azından şimdilik. uk belki ileride daha iyi olur veya şu anda optimum yaşam stadartlarına sahip denebilir ama maksimum diyemeyiz, optimum deriz.

not: adama neden cahil dedin anlamadım. cahil, cehaletinin farkında olmayan ve öğrenmeye direnene denir. bu adam mütavazı, kendi sosyal pozisyonun farkında ve öğrenmeye kapalı bi şmaj çizmiyor.
0
rewlack
(01.05.21)
Eğer ki sosyal hayat anlamında soruyorsanız, bu 4 5 ülke içinde Türkiye'den giden birinin mutlu hissetme şansı zor. Çünkü bize gore daha mesafeliler.

Ekonomiden bagimsiz olarak biz akdeniz ikliminde daha mutlu oluruz. Ispanya, italya, politik sorunlari bi kenara birakirsak yunanistan vb...

Bizdeki mahalle ve aile hayatindan cok da farkli degildir bu ulkelerdeki yasanti. Yunanistanda bir sokakta gezin, turkiyede herhangi bir mahalleden farki yoktur.

Almanyada birine gecerken ugradim diyemezsiniz, italya ya da yunanistanda cat kapi gittiginizde sizi buyur ederler.
0
anten
(01.05.21)
Gelelim dine. Turkiye'nin eksiklerini dine baglamak oldukca eksik. Avrupa'nin gelisimini de dinden uzaklasmaya baglamak da oyle.

Ne olursa olsun, son yillarda biraz daha dinin baskinligi hissedilse de Türkiye'den daha fanatik seviyede dindar Avrupa ülkeleri var. Ama ekonomik olarak daha güçlüler.

Mesela İtalya ya da Yunanistan'da devlet kanalında pazar vaazları canlı yayınlanırsa şaşırmazsınız. Türkiye'de cuma hutbesinin trt'de yayınlandığını göremezsiniz.

Ya da bakmayın orta sınıfın agnostik takıldıgına, Avrupa ve ABD'nin ust siniflarinda fanatik derecede dindar insanlar vardir ve ABD de dini gruplar ulke politiklarina bile yon verecek kadar gucludur.

Yani bir ulkenin yasanabilir olup olmamasi dindarlikla alakali degil, insanlarin dini yorumlama bicimiyle alakqlidir.insanlarin ahlaki bakis acilariyla ilgilidir.
0
anten
(01.05.21)
Türkiye kuralları esnetebilenlere göre iyi. Aileden malı mülkü olanlara iyi. Bir şekilde korunup kollananlara iyi.

İdealist ve amaçlı insana göre ABD ve batı Avrupa iyi. Hak hukuk arıyorsan yine oralar daha iyi.

Türkiye'de herkes kolaya kaçmaya çalışıyor. İdealistlik yok. İnsan ilişkilerinde mesafe yok ama bu iyi bir şey değil.

Daha ilk muhabbette Türk kadın ne kadar kazanıyorsun, ne kadar harcıyorsun vb tarzda salt maddiyata dayalı bir muhabbet yapıyor. Kadınalr halen daha çalışmadan ev hanımı olarak yaşam sürdürecek bir eş bulma fantazisinde. Kısaca herkes birbirinin sırtından geçinmek istiyor. Biri evlenmiş mesela ona halen ana babası destek oluyor. Zaten bunlar olmasa halk sokağa dökülür. O yüzden dini ve milli değerleri sürekli diri tutmak istiyorlar
0
Andrew
(01.05.21)
Gelelim finale. Turkiye ile bu umsaydigimiz ulkeler ayni sinifta sayilmaz.

Abd almanya ingiltere fransa sanayilesmis, hatta post sanayi donemine gecmis ulkeler. Yani orasi sampiyonlar ligi 1. Torba gibi dusunun. Biz Avrupa ligindeyiz bazi konularda da 2. 3. Torbadan sampiyonlar ligine dahil oluyoruz.

Son yillarda politik ve ekonomik olarak ulkede sorunlar yasansa da, turkiye o kadar da gucsuz ve zayif bir ulke degildir. Guclu bir mirasi da vardir.
0
anten
(01.05.21)
Benim gozumde Tr bu ulkelerin hepsinden daha iyi, ama biz kendi ellerimizle kendimizi mahvediyoruz.
Almanya'ya ilk geldigimde bizim bunlardan bi eksigimiz yok ama biz neden boyle refah seviyesinde degiliz diye cok dusundum.
En basitinden bireysel olarak cevre bilincleri cok yuksek. Gercekten milliyetciler, Hukuk guclu oldugu icin ters bisey yapamiyorlar, bi keresinde polisi cagiracagim dedigimde alman geri vites yapti, Tr olsa benim biseyim Xci, istediğini çağır falan der. vs. vs.
0
wishmaythşngs
(01.05.21)
almanya hem çalışmak için, hem yaşamak için gerçekten çok iyi bir ülke. sadece oranın sosyal kodlarına ayak uydurmak zor, yani sosyal yaşam, insanlarla içice olmak, türk tipi duygusallık falan bunları bir kenara bırakıp makina gibi yaşarsan gerçekten yaptığın işten bağımsız olarak refah içerisinde yaşayabiliyorsun. stabil bir ekonomi var, gelecek kaygın olmuyor, 20 yaşında işe girip aynı işten 60 yaşında emekli olabiliyorsun. o yüzden evet, almanya gerçekten iyi. bir çalışan için ekonomik açıdan almanya ile yarışabilecek tek yer abd, ancak onda bile almanya'daki "ne iş yaparsan yap insan gibi yaşarsın" olayı yok, ABD'de sefil olma şansın varken almanya'da bir şekilde yaşayabiliyorsun. bir çok anlamda müthiş bir sistem yani kısacası.

fransa, ingiltere falan bunların almanya ve alman sistemi uzaktan yakından ile alakası yok. almanya'da üretim zenginliği var, sömürge zenginliği, finans zenginliği değil. sistem işçinin çalışması ve üretmezine dayalı olduğu için insanı el üstünde tutuyor.

tr'ye gelirsek, tr de güçlü ve zengin bir ülke. resource değil resource allocation problemi var. sistemin içine edilmiş durumda. dolayısıyla bir grup insan almanya'daki standart insandan çok ama çok daha zengin olacak. ama o grubun dışında kalanlar balkan ülkelerindeki gibi çok fakir bir hayat yaşayacaklar. yine kariyerin ve hayatına göre burada kalmayı da tercih edebilirsin, bu da mantıksız bir seçim olmaz.
0
roket adam
(01.05.21)
Fransa falan amma gömülmüş ha. Meğer ne kötü hayat yasiyormusuz :)

Otobus icin siraya giremeyen insanlardan sonra buralara gelince oha burasi super diyor tabi insan.

Sosyal hayat icin diyorsaniz bir kere bunun ülke ile değil yasanilan sehir ile alakası daha cok var. Güney fransa insani ile kuzey fransa insani alakasiz. Kuzeyden güneye dogru İtalya sinirina yaklasinca "oha insanlar ne kadar iyi" demiştik çünkü yoldan gecerken millet selam falan veriyordu kuzeye oranla degisim.

Fransa'da maaş belki daha düşük ama sosyal haklar daha iyi. Fransa'da işsizlik maaşı, emeklilik ve tatil daha iyi Almanya'ya oranla.

Neyse yani hayat maddi ve sosyal olarak daha güzel burada. Sosyalden kastim en azından döner kavsak kullanmayi bilmek bile ekstra özellik yani...
0
logisticsmanager
(01.05.21)
Ingiltere, Fransa ve Amerika Almanya´dan iyi mi? Hangi kriterler soz konusu?

Bilemiyorum salliyor mu? Saatinin buyuklugunden, adamin konusmasina odaklanamadim. Atlaya atlaya ilerlettim. Vergi konusunda hakli sayilir. Ancak verilen o denli verginin hepsi, gercekten birilerinin cebine gitmeden geri donuyor mu? Hep degil. Neyse ki dolandiricilik, Türkiye´deki gibi, bir meziyet olarak sayilmiyor. Foyasi cikan politikaci istifa etmek durumunda birakiliyor hala. Arabalarin o kadar ucuz olmasinin sebebi, o sanayiden deli dehset para kazanilmasi ve lobicilik sebebiyle devletin bu sanayiye olan duzenli destegi. Bu sebeple de eski sanayi sehirlerinde berbat bir bisiklet yolu duzeni var. Ayni zamanda kamusal ulasim araclari agi kotu. Ucuz bir ozel arac alip onunla ulasimini saglamak, sehir ici otobus bileti alip ise gitmekten cok daha ucuza denk geliyor mesela. Kotu derken, Türkiye´ye gore tabii ki iyi.

"Yurt disi" hakiketen ruya gibi mi? Bilemiyorum. Almanya iyi, bayagi iyi, ciddi iyi, her seyi iyi mi? Hayir, tabii ki degil. Cok iyi olmasinin sebebi, karsilastirma noktamin Türkiye olmasi da olabilir.
0
buf-e kür
(01.05.21)
yurt disi cok iyi degil, turkiye cok cok kotu.
0
oscar
(01.05.21)
(8)

Her Gün Mutlaka Ziyaret Ettiğiniz Siteler?

istanbul gecesi
Pandemide evde patladık.Ekşi duyuru, ekşi sözlük ve malum sosyal medya platformları dışında nerelere bakıyorsunuz her gün? Browser'ı açtığınızda gündemi takip etmek için nerelere gidiyorsunuz? Haber siteleri, teknoloji, medya, spor veya siyaset, genel kültür....Farklı seslere, sitelere ihtiyacımız v
Pandemide evde patladık.

Ekşi duyuru, ekşi sözlük ve malum sosyal medya platformları dışında nerelere bakıyorsunuz her gün? Browser'ı açtığınızda gündemi takip etmek için nerelere gidiyorsunuz? Haber siteleri, teknoloji, medya, spor veya siyaset, genel kültür....

Farklı seslere, sitelere ihtiyacımız var, evdeyiz malum...

Paylaşın da sık kullanılanlara ekleyelim.
0
istanbul gecesi
(30.04.21)
Zaten bakmıyorsanız eğer, Reddit. Subredditleri keşfetmeye başlayınca sonu gelmiyor.
0
kobuzchu kiz
(30.04.21)
Gssozluk
Reddit
Eksiduyuru
Bloomberght
0
logisticsmanager
(30.04.21)
Ben Twitter'ı çok kullanıyorum çünkü dediğiniz her şeyi anlık öğrenebiliyorum takip ettiğim kişiler aracılığıyla. Ya da ilgi alanına uygu kişileri takip ediyorum. Ama çok negatif bastığı için arada 1 hafta falan ara veriyorum. Mesela 1 hafta girmeyeceğim 2 gün önce söz verdim kendime.

Bence redditte kafanıza göre subredditler bulmak daha iyi çözüm olacaktır.

Twitter beni depresyonlardan depresyonlara sürüklüyor. 2013-14te falan felaket eglenirdim Twitter'da. Şu aralar sırf alışkanlık ve gündem için takip ediyorum. Gündem gerçekten çok kötü. Ruh sağlığıma zarar veriyor artık.
0
westblack
(30.04.21)
Ekşiduyuru,
İş yatırım
Bundle’i özellikle istediğim tüm alanları seçip sabah ve akşam mutlaka bakarım.
0
esinikaybetmiscorap.
(30.04.21)
Sözlük ve Duyuru
İş Yatırım
BTC Türk
Hukuki Haber
Resmi Gazete
Chess.com
0
vedatchilipeppers
(30.04.21)
twitter
reddit
quora
hackernews
vaktimin %99'u bunlarla geçiyor.
0
roket adam
(30.04.21)
Twitter, sözlük, duyuru, instagram btcturk, binance
0
goodyes
(01.05.21)
sozluk, duyuru, youtube, reddit, thingiverse.

gecen gun sozluk ani bir sekilde 501 hatasi verdi 2-3 saat boyunca. kudurdum evde, duyuru da acilmiyor oyle olunca, hic iyi olmadi hehe.
0
chezidek
(01.05.21)
(10)

yurt disindakiler - ev masrafiniz

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
yurtta kalan, paylasimli evde kalan ve ailesiyle birlikte yasayanlari konu disi tutarak soruyorum.eve giren gelirinizin yüzde kaçını evin kirasina, elektrigine, sicak suyuna, isitmasina, (varsa) aidatina ödüyorsunuz?hangi sehirde, kac odali/m2lik evler?isterseniz ev sehirde mi? banliyode mi, kirsald
yurtta kalan, paylasimli evde kalan ve ailesiyle birlikte yasayanlari konu disi tutarak soruyorum.

eve giren gelirinizin yüzde kaçını evin kirasina, elektrigine, sicak suyuna, isitmasina, (varsa) aidatina ödüyorsunuz?

hangi sehirde, kac odali/m2lik evler?

isterseniz ev sehirde mi? banliyode mi, kirsalda mi, iyi yonlerini, kotu yönlerini de yazabilirsiniz.
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(30.04.21)
İsviçre Cenevre.
36 m2 esyali bir stüdyo. Her şey dahil 1200 isviçre frangı ödüyorum. Maaşımın %25ine denk geliyor. Sadece bavulu alıp geldim.
Kiraya bütün faturalar dahil olduğu için onlar ne kadar bilmiyorum.
Ev banliyöde. Ama şehre çok uzak değil. Merkeze tramwayla inmek 20-25 dk. Ayrıca sakin ve güvenli bir alan. Burada oturmayı seviyorum o yüzden. Tek kötü yanı biraz küçük.
Kiralar çok pahalı burda ve emlak piyasası aşırı rekabetli. O yüzden küçük falan demeden severek yaşıyorum. Yine de misafir yatağım bile var.
Ayrıca bu ev sous-location dedikleri ev sahibinin kendisinin kiraladığı ve emlak şirketlerinin denklemde olmadığı bir ev. Daha büyük bir yer olmazsa artık yaşayamam dediğim noktada taşınırım ancak.

Edit: ek bilgi
0
interview with the vampire
(30.04.21)
paris'in 30 km guneyinde bir sehirde yasiyorum.

ev kira, 1+1, 39 m2. ise yuruyerek 10 dakika uzaklikta. mutfak aletleri de dahil esyali olarak tuttum, bir tek valizimi aldim geldim. ekstradan sadece internet ve elektrik oduyorum. sicak su, soguk su, cop vergisi, aidat falan her sey kiraya dahil. maasin %30'unu veriyorum.

herhangi bir sosyal imkan eksigi yok; sinema, tiyatro, spor salonu, kocaman bir alisveris merkezi, aklina gelebilecek her turlu mekan var ama genel olarak tarihi bir albenisi olan bir sehir degil. merkeze yakin yerlerde calisan insanlarin nispeten ucuz konaklamasi icin sehrin genislemesiyle yapilasmaya gidilmis bir yer. zaten trenle paris'e 45 dakika uzaklikta. paris'te bu kiraya anca 20 metrekare bir yer bulunur herhalde.

arabam olsa biraz daha guneyde veya guneybatida gene 30-40 m2 ama mustakil bir eve tasinirdim. mustakilin alti cizili. turkiye'deyken iki katli bir evde yasardim, apartman hayati tat vermiyor artik pek.
0
chezidek
(30.04.21)
Fransa'da italya/İsviçre sinirina yakin orta büyük şehir (çok spesifik olmak istemiyorum)

55m2, otoparkli, depolu 2+1 ev. 2017 yilinda ici yeni yapilmis.
720 euro kira, 90 euro da aidat+sicak su+ısınma ödüyorum. Aidata haftada bir apartman temizligi, her iki ayda bir asansor bakimi, bahce vs hepsi dahil.

Evim sehre bir iki otobus durağı mesafede. 5 dk yürüyüş mesafesinde alışveriş merkezi, cikolataci, kasap, cicekci, veteriner, firin, peynirci, bar, tekel hepsi var. Onun dışında spor salonu 10dkt yürüyüş mesafesinde ve park sorunu yok. Bu sebepten sehirden kat kat daha iyi ki en pahali yerlerden biri buralarda.
Elektrik iki ayda bir 100 euro geliyor, yesil enerji aliyoruz.
Su 11 euro.
Ev sigortasi 23 euro (ama en kapsamlisi, köpeğim televizyonu devirse onu ödüyor, tesisat/elektrik sikintisinda tesisatci/elektrikci ödüyor. Daha ucuzu da var yani)

Iyi yanlari; dedigim gibi ici cok iyi, iki yönü de acik. 2 dk yuruyus mesafesinde park var haliyle köpek için ideal.
Kötü yanlari; Türkiye'den sonra bazen balkondan bakip akan trafigi, insanları görmek istiyorum ama gece 11 oldu mu benim yaşadığım yerde olmuyor kimse. Bir de tabi öyle sehrin içi olmadığı icin böyle enteresan kafe/bar olaylari yok yakinda iki dk yuruyup bir kahve iceyim diyemezsin.
Diğer kötü yani da evler pahali, kiralariz ama almak zor olacak gibi :/

Esim calismiyor ondan tek gelir benim su an. O calissa zaten komple kenara kalirdi para.
Gelirim 2730€ net. Elektrik, su, sigorta dahil evin masrafina yüzde 33 harciyorum.
0
logisticsmanager
(30.04.21)
Amsterdam, sehir merkezine bisikletle 15dk mesafede ring'in tam sinirinda oturuyorum. ev 105m2. faturalarla beraber 2000€ veriyorum. maasin yaklasik ucte biri.
apartman yeni, dairede ilk oturan biziz. o yuzden butun beyaz esyalar sifir, temiz ve guzel. evin konumu cok guzel. merkezde olmadigi icin etrafi aciklik ve parka bakiyor ama merkeze bisikletle 15dk, cevre yoluna ve diger baglanti yollarina da cok yakin. evin iki tarafinda da metro duragi var.
0
crucio
(30.04.21)
berlin/charlottenburg, bati berlin merkezi diyebiliriz. 3 odali, 82 metrekare, guzel, sirin bir ev.

maasimizin 22%'si kira+faturalar. esim de calistigi icin nispeten pahali bir evi karsilayabildik. esim calismiyorken, baska bir evdeyken(daha merkezi ama cok kucuk, manzarasiz, mutfak salon bir arada), maasimin 31%'ine denk geliyordu.

3 odali bulabildigimiz en uygun fiyatli evlerden biriydi. zaten berlin'de fiyatlar cok artti son yillarda ve ayrica kopegim de oldugu icin ev bulmak zor oldu.
0
tannen
(30.04.21)
londra, zone 3, 2 calisan, 1+1. kira £1375, council tax £180, diger tum faturalar £150. temmuz'da tasinicaz o year end balance neredeyse 0 olacak.

ibb.co
0
try again fail again fail better
(30.04.21)
Londra, 1 oda, esyali, ortak kullanimli bahceli, zone 3 (merkeze 30-35dk)

Kira ve faturalara toplam 1700 pound civarinda gidiyor. Evin ici biraz eski, bir sonraki evde biraz daha yeni ev bulmaya calisiriz sanirim. Kedi oldugu icin ev bulmak bir tik zor olabiliyor
0
fakyoras
(30.04.21)
Köln, bir yil oldu bu evi kiralayali, bu ay son ayim: 3 oda, üc katli, nadir bulunan tarihi bir ev, kücük bir terasi var, mustakil. Sanirim 65m2 civarinda, Türkiye standartlarina gore minicik, 1300 Euro. Sicak kirasi bu. 65m2 ev belki bir tik daha ucuza bulunabilir, normal daire ise.

Elektrigi ayri oduyorum. Genelde elektrik ayri odeniyor burada.

Ev sehirde. Sehrin en merkezi yerine metro ile 7 dakikada variliyor.

Kotu yani, merkez istasyona yakin olmasindan dolayi fazlasiyla kriminal olaylarin yasanmasi. Tasiniyorum zaten onumuzdeki ay. Ancak kiralar Köln´de hep boyle.

Baska bir daireye tasinacagim yakinda, o da 80m2, yeni bir binada, asansorlu (bu da nadirdir sehir merkezinde ve cok guzel muhiti) ve yine sicak kirasi 1300 civarinda.

Maasin 33%´ünden fazla ise, kiraya ciktigim apartmanin sahibi olan sirket, dairelerini kiraya vermiyor. Maasimin 33%´ünden az kisacasi.
0
buf-e kür
(30.04.21)
Munih, 1+1, butun esyalar bize ait (mutfak dahil), 60m2, 1500 euro veriyoruz, gelirimizin %25i yaklasik olarak.
garaj dahil. yeni bina, 3 yil once yapilmis, ilk tasinan bizdik. asonsoru var.
sehrin tam merkezine 5-6 km. toplu tasima acisindan yeri cok iyi, otobus, sbahn, ubahn, tramvay hepsine 5 dk yurume mesafesindeyiz.
0
the end of time
(30.04.21)
Munih, gelirim 1900 euro, ev 1200 euro 1+1imsi stüdyo, merkezde. sehir disina dogru 600-700e falan bulurum ama ben merkezde yasamak istiyorum sirf ondan. burada evlerin mimarisi bir tuhaf trdeki gibi düzenli degil, penceresiz odalar falan gördüm.
kalt/warm kira olayi var. internet falan hepsi kiranin icinde.
0
wishmaythşngs
(30.04.21)
(4)

Yeni Başlayacaklar İçin Borsa ve Yatırım Kitapları

zemun
Merhabalar elimde olan sermayenin bir kısmını borsa ve yatırım araçlarına yatıracağım. Fakat bu Bitcoin vb. olmayacak. Daha çok hisse senedi, fon, tahvil, bono vb..Daha önce böyle bir işe girişmedim.Başlangıç ve orta düzeyde, tanımlama, tavsiye ve örnekler içeren kitap tavsiyelerinizi bekliyorum.Teş
Merhabalar elimde olan sermayenin bir kısmını borsa ve yatırım araçlarına yatıracağım. Fakat bu Bitcoin vb. olmayacak. Daha çok hisse senedi, fon, tahvil, bono vb..

Daha önce böyle bir işe girişmedim.

Başlangıç ve orta düzeyde, tanımlama, tavsiye ve örnekler içeren kitap tavsiyelerinizi bekliyorum.

Teşekkürler.
0
zemun
(29.04.21)
Teknik Analiz mi Dedin Hadi Canım Sende serisini okuyabilirsin.
0
Dr_Stat
(29.04.21)
tabii lan manyak mısın
(29.04.21)
Teknik Analiz mi Dedin Hadi Canım Sende +1
0
logisticsmanager
(29.04.21)
mutlu yillar sana
(29.04.21)
(6)

micromanagement bağımlısı yeni yönetici sorunsalı

roket adam
uluslararası bir firmada farklı bir ülkeye danışmanlık yapacak şekilde uzaktan çalışıyorum, bordrom trde. yaklaşık 4 sene olacak, yaş 31. son dönemde bizim ekip içinden 6 senedir falan çalışan benle aynı görevde bi eleman biraz işsiz kaldığı için onu gidip ben ve bir grup vatandaşa yönetici yaptılar
uluslararası bir firmada farklı bir ülkeye danışmanlık yapacak şekilde uzaktan çalışıyorum, bordrom trde. yaklaşık 4 sene olacak, yaş 31. son dönemde bizim ekip içinden 6 senedir falan çalışan benle aynı görevde bi eleman biraz işsiz kaldığı için onu gidip ben ve bir grup vatandaşa yönetici yaptılar.

sorun şu ki çalışma şekli inanılmaz değişti. bir danışman olarak kendi sorumluluğumuz bizde olacak şekilde çalışırken, şimdi yazdığın word dökümanının rengine kadar inen bir micromanagement bağımlısı egoist bu arkadaşla çalışıyoruz. herif günde 1 call koyuyor, muhtemelen yakında yolladığın her maile beni de ekle triplerine girecek. işin kötüsü kendi yaptığı eski işleri ben görebiliyorum sistemimizden, kendi yaptığı eski işlerin hiç biri şu an istediği kalitede değil.

şimdi bu tantanayı çekmek istemediğim kesin, sağlığımı bozacak derecede sinirleniyorum çünkü, gece falan uyuyamıyorum bu ara pandemi etkisi de var malum. eski yöneticime de konuyu söyledim, o da karar budur kusura bakma dedi. bu şartlar altında bu deveyi güdecek ya da bu diyardan gideceğiz.

benzer senaryoyla yüz yüze kalan arkadaşlar, sizin tavrınız ne oldu? acaba daha esnek olup, bu çocukça oyunu oynayıp kral öldü yaşasın yeni kral diyebilmek mi lazım? yoksa yerim işini deyip tazminat isteme yoluna mı gitmeli?
0
roket adam
(28.04.21)
şu anda yeni pozisyon heyecanıyla mükemmeliyetçi davranıyordur.
konuyu kişisel olarak algılamadan soğukkanlı ve profesyonel davranmanız lazım.
onun işiyle istediği işi karşılaştırmak gibi egosantrik davranmayın.
önemli olan getirildiği pozisyon ve kendi yaptığı işten iyisini isteme hakkı da maalesef mevcut.

biraz abartmışsınız bence.
böyle bir şey için dört yıldır çalışıp memnun olduğunuz işinizi bırakmayı düşünmeniz saçma gibi geldi bana.

kendinizi olaya kaptırmayın, işi işte bırakın.
takışmayın, size söylenileni yapın ve sakinliğinizi koruyun.
mantıksız veya yanlış bir şey istediğinde de bunu açıkça, tartışma çıkartmayacak şekilde dile getirin ve "işinize bakın".
bir süre sonra hevesi geçtiğinde veya kendini yeni pozisyonunda güvende hissettiğinde zaten o da salacaktır.

baktınız ki durum çok feci bir hâl alıyor, o zaman başka bir şey düşünürsünüz.
"son dönem" dediğinize göre böyle bir şey düşünmek için daha erken gibi geldi bana.
0
blatta hiberna
(28.04.21)
eski işyerinde benzer bir yöneticim vardı. tabii işe alınma kararımı veren gm idi kendisi. ben de doğrudan ona bağlı çalışıyordum.

çok düzgün entellektüel birisi falan ama konu yöneticilik olunca tanıdığım en berbat insandı. arkamdaki dolapta biriktirdiğim dosyaları, hangi sırayla, hangi renk dosyayla koyacağıma kadar karışırdı. müşterimle yaptığım toplantımda kullandığım tükenmez kalemin rengine kadar karışırdı. öyle ruh hastası bir tipti.

iş iyiydi, kazancı iyiydi, pozisyon iyiydi, şartlar iyiydi vs derken 4 sene geçmiş. istifa etmeyi ara ara düşünmedim değil tabii de hiç öyle çok hevesli olmadım. bu arada adam bana takmış vaziyette, en ufak şeye bağırıp çağırmaya başlamıştı artık.

ben de çok sakin biriyim , şöyledir böyledir bir şekilde idare ettim. bir keresinde benim de ters bir anıma denk geldi. odasında yine sesini yükseltmiş bağırırken vurdum elimdeki dosyaları masaya ondan daha fazla bağırmaya başladım. odaya hemen loop diye girdi arkadaşlar. müdürü dövüyorum sanmışlar haha. o kadar hararetlenmiştim yani.

neyse bu olaydan sonra müdür bana karşı değişti. artık limitime geldiğimi gördüğü için olsa gerek, daha yapıcı davranmaya başladı falan ama benim teller atmıştı bir kere. dediğim olaydan 3-4 gün sonra gittim odasına. istifamı verdim çıktım.

şimdi daha iyi şartlarda, daha iyi pozisyonda, daha iyi yöneticilerle çalışıyorum. birkaç ay işsiz kaldım tabii ama sonunda oldu işte. 2 yıldır da şu anki işyerimde çalışıyorum.

yani demek istediğim, bahsettiğin tipte biriyle çalışmak zor olur. ve ne kadar kalayım düzeni bozmayım desen de bir şekilde patlar o. senin şansın, bahsettiğin kişi gm falan değil. belki senden önce gider. bilemezsin. benimkisi şirketin kar ortağı olan gm idi.

özetle, eğer bu arkadaş gidici değilse, yeri sağlamsa, ufaktan kendine farklı bir düzen kurmaya bakabilirsin.
0
reanarchy
(28.04.21)
harbiden çekilmiyo bu. ben saldım şahsen maaşımı aldığım müddetçe fark etmez diyerekten denileni yapıyorum denilmeyeni yapmıyorum.
0
papuayenigine02561
(28.04.21)
Ben olsam onu müdür yapan kişiye rahatsızlıgımı iletirdim.

hiçbirşey yapamazsan da bunu yap.
0
liberal
(28.04.21)
Simdi uluslararası bir firmada calisiyorum demissiniz, ben de öyle bir firmada calisiyorum ve ben müdür olunca kendi müdürüm benim altimdakilere nasil nedir diye sormuş onlarin feedbacklerini almak icin. Sonra benle de paylasti (pozitif feedback tabi).

Bence bu müdür olan kisiye soyleyin derdinizi. Onun için de onemsizse geri bildiriminiz, o zaman is aramaya baslayin. Çünkü bu degistirilebilecek bir olay (maas değil, calisma saati değil, calisma yeri vs değil. Müdür olan kisinin yönetim sekli) ve buna ragmen aksiyon alinmayacaksa durmaniza gerek yok.

Bu arada böyle garip yerde calistim ben de. Bir de tam aksine large management yapip hiçbir şeye yardim etmeyen biriyle de çalıştım. Ikisi de kötü, arayi tutturmak lazim. Belki yeni müdür olan kisi zamanla düzelir çünkü ben de ilk müdür oldugumda bazen teraziyi iyi ayarlayamadigim oldu.
0
logisticsmanager
(28.04.21)
böyle konular çok hassas konular. yapacağınız şikayetlerin "neden ben yönetici olmadım da, o yönetici oldu?" gibi anlaşılması çok muhtemel. profesyonelce iş yapmaya devam edeceksiniz.
0
co2s2
(28.04.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.