Giriş
(9)

Kariyerinizle İlgili Bir Şeyi Değiştirebilseniz Neyi Değiştirirdiniz?

Bluesque
SB.Şirket/maaş/yapılan iş/ yönetici/ ekip her şey olur.İlk taş: Uzun süre çalıştığım eski kurumsal işyerim yerine daha çok şey öğrenebileceğim startup'ın teklifini değerlendirirdim.
SB.

Şirket/maaş/yapılan iş/ yönetici/ ekip her şey olur.

İlk taş: Uzun süre çalıştığım eski kurumsal işyerim yerine daha çok şey öğrenebileceğim startup'ın teklifini değerlendirirdim.
0
Bluesque
(22.02.21)
Çok fazla iş değiştirdim (6. işime başlıyorum). Tercihlerimi daha mantıklı yapardım.
0
himmet dayi
(22.02.21)
Ya kariyerimden genel olarak çok memnunum, yani her zaman daha fazla para kazanılabilir tabi ama şu anki şirketimden, yaptığım işten falan keyif alıyorum epey.

Tek "keşke"m daha çok open source yazmak olabilirdi. Mesela yarım kalmış 4-5 tane oyunum var, iki tanesi de büyük projeler, oturdum hayvan gibi mmorpg networking tool'u yazdım mesela. Bunu yapıp sonra çöpe atacağıma en azından kütüphane olarak yayınlasaydım çok iyi olurdu. Öğrendim yine ama portfolyo konusunda eksiğim var.
0
plutongezegendegilmi
(22.02.21)
ben de genel olarak çok memnunum. sadece önceki çalıştığım iş yerlerinde belli eğitim ve sertifikasyon programlarını alıp şirkete kitleyebilirdim, bunları yapmadığım için pişmanım. bi de her ayrıldığım iş yerinde içeride çok izin bıraktım, daha çok izin yapmam daha çok gezmem lazımdı.
0
roket adam
(22.02.21)
Şu anki işime girerken yöneticim beni uyarmıştı. Çok meraklı birisin, şirket bu bu konularda gelişmiş bir yer değil, sana yetmeyebilir demişti. Gireli 1.5 sene oldu aynı nedenden dolayı iş aramaya başladım. Bu kadar acele etmeyebilirdim. Bu yüzden uzun süreli bir yerde kalamıyorum.

Yine de, buradaki tecrübeyi hiçbir yerde göremem. Tamamen kötü bir fikir değildi ama gelişmek için bir noktada çıkmam gerekecek.
0
jazzabel
(22.02.21)
ben de memnunum genel olarak.

degistirebilecek olsam kariyerime ilk basladigim sirketi degistirirdim, 3. ayimda bana gore olmadigini anlayip istifa etmistim ama totalde bosa giden 6 ay oldu. 6 ay su anki kariyerimi gelistirmis olurdum. denetim pismanliktir.
0
fakyoras
(22.02.21)
2000 tl daha az maaş alayım, ama üstüm kadın olmasın. hatta 2500 daha az alayım, iş yerimde altım da üstüm de erkek olsun.
0
mermize
(22.02.21)
Bulunduğum şehir. Nedense aha ben burada bir ömür yaşarım kafasına giremiyorum. Bundan bir önceki şehir daha ufaktı ama daha icim isinmisti (havasi haric)
0
logisticsmanager
(22.02.21)
Butun kariyerim bastan basa hata hepsini cope atarim en basa donebilsem.

Bende isinde iyi olursan maasin yukselir anlayisi vardi, tamamen yanlis. Ozel sektorde ne kadar az bilirsen o kadar yukselme sansin artiyor.

Astrologlarin uzay bilimcilerden cok kazanmasi gibi bu konu.

Teknik bilgisi iyi olan adam nasil olsa odulumu alirim diye dusunuyor enflasyon zammi aliyor, cahil adam kovulmayim korkusuyla 7/24 lobi yapiyor tepene yonetici oluyor.
0
divit
(23.02.21)
Bu sektöre girmezdim. İşe girmiş olsam da istediğim gibi bir iş bulana kadar iş aramaya devam ederdim. Beş yıl oldu. Şimdi her şeyi değiştirmek çok daha zor.
0
peki madem
(23.02.21)
(24)

İş yeri hitap şekli

black mamba
yöneticinizle, üslerinizle aranızda nasıl bir hitap şekli var? Nasıl bir yerde çalıştığınızı da yazarsanız sevinirim. Kurumsal, çokuluslu şirket, kobi, kamu. Bir de yaş farkı çok mu az mı?A- ikimiz de siz diye hitap ediyoruzB- o bana sen diyor, ben siz diyorumC- ikimiz de sen diye hitap ediyoruzD- o
yöneticinizle, üslerinizle aranızda nasıl bir hitap şekli var? Nasıl bir yerde çalıştığınızı da yazarsanız sevinirim. Kurumsal, çokuluslu şirket, kobi, kamu. Bir de yaş farkı çok mu az mı?

A- ikimiz de siz diye hitap ediyoruz
B- o bana sen diyor, ben siz diyorum
C- ikimiz de sen diye hitap ediyoruz
D- o siz diyor, ben sen diyorum
0
black mamba
(22.02.21)
b
0
reanarchy
(22.02.21)
Eski iş yerim için, kurumsal. Gmy ve üzeri, x bey
Onun dışındakiler sadece isim
Gmy ve üzeri ise diğerlerine sadece isim
0
kisa
(22.02.21)
b kamu
0
ala09
(22.02.21)
Kurumsal olmaya çabalayan patron şirketi, 1000 kişilik fabrika.

C- müdürüm 6 yaş büyük benden. İsmiyle hitap ederim, sen derim. Teknisyenlerim de bana ismimle ve sen diye hitap eder, çünkü ben öyle isterim. Onların yaşı da benden 7 yaş büyükle 10 yaş küçük arasında değişiyor. Ben işe başladığımda müdür olmayıp şimdi müdür olanlara da isimle, sen diye hitap ediyorum.
0
pati
(22.02.21)
b kamu
0
sizofren06
(22.02.21)
b- küçük bi ofis. normal yani:)
0
matilda
(22.02.21)
C - kurumsal, cok uluslu
0
orange coffee
(22.02.21)
b
yaş farkı cok
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.02.21)
Yönetici değil fakat kendisine dışardan destek şeklinde çalıştığım bir avukat üstat var 66 yaşında, birbirimize x bey y bey şeklinde hitap ediyoruz. Ben 26 yaşındayım.
0
vedatchilipeppers
(22.02.21)
sen - sen, kurumsal özel sektör.

ha herkese sen demiyorum tabii, direktör ve üstü "siz"dir benim için.
0
piremses
(22.02.21)
A- Siz (ya da Bey/Hanım) diye hitap ediyoruz. Müdürlerden biri sen diyor arada. Ama benimki genel durum değil, istisna. Şıklar yetersiz bence. Kamu kurumu için bir E şıkkı olmalıydı.

E- Müdürüm, Başkanım, Genel müdürüm. Kamuda en çok kullanılan hitap şekli. Son heceye bastıra bastıra söylenir genelde.
0
zihua
(22.02.21)
C, yas farki var baya. Hatta isimle hitap ediyoruz ama sirket kulturumuz bu.
Yurtdisinda calisiyorum, avusturyada. Sirket devlet sirketi, 10000 calisan filan vardir herhalde.

Sadece CEOya siz diye hitap ediyorum ama onda da mesela “saygideger mr x” gibi degil de “hello Mr X, dear mr x” gibi mesela.
0
kuehles blondes
(22.02.21)
yaş farkı olsa da olmasa da insanlarla yüz güz olmaya gerek yok, o yüzden ben herkese siz diye hitap etme taraftarıyım. onlar nasıl rahat ediyorlarsa öyle hitap edebilirler.
0
pigletvsdaisy
(22.02.21)
C
Kurumsal sirket.

Onun ustune b
0
mor oje
(22.02.21)
Kurumsal
B
Kendi yoneticim benden 11 yıl daha kıdemli kurumda. Ben girdiğimde de yöneticiydi.
Ben girdiğimde yönetici pozisyonunda olmayip daha sonra yöneticiliğe yükselenlere ismiyle hitap ediyorum.
0
sckxyss
(22.02.21)
C, startup, yöneticimle aramızda 8 yaş var. Herkes herkesle böyle konuşuyor.
0
plutongezegendegilmi
(22.02.21)
tepe yöneticiyim. patronlara siz diyorum, onlar sen diyor. kalan herkes (50 kişi yaklaşık) siz diyor, ben de sen diyorum.
0
co2s2
(22.02.21)
cokuluslu sirket. arada yirmi yas fark var. ama burada kimse yasi sallamiyor.

ikimiz de sen/siz diyoruz. ingilizce

ben hi ile baslarim. o bazen hi bazen ismimi yazar direk. allahin almani, ama on numara adam. bayagi severim kendisini, workaholic olmasaydi iyi olurdu.
0
camussar
(22.02.21)
C olmayan şirket de ne bileyim.
0
kenarortay
(22.02.21)
Çokuluslu bir şirkette yönetici olarak çalışıyorum. Uzun yıllardır bu şirketteyim. Hem lokalde hem de yurtdışında yöneticim var. Lokal yöneticimle durumumuz (a) benden yaş olarak da büyük, yurtdışı yöneticimle durumumuz (c) - sadece ingilizce sebebiyle değil, yaşı belki benden biraz büyüktür ya da yaşıtızdır, sormak ayıp.
Bana bağlı çalışan 4 kişi var. İkisi ile durumumuz (c) diğer ikisi ile (d). Bu iki kişiye "bana adımla hitap edebilirsin" dedim, onlar kendilerini rahat hissetmediler. Yaş farkı var ancak daha önemlisi sanırım onlar beni yönetici olmamdan önce tanımıyorlardı, sanırım o yüzden. Diğer ikisiyle öteden beri tanışıyorduk, sen olarak kaldı. Bana sen diyenlerden biriyle siz diyenlerden biri aynı yaşta.
0
SiyamkedisiZorro
(22.02.21)
b, kurumsal şirket, yaş farkı 12 civarı.

istesem c de olurmuş aslında. ama bir kadın olarak adama sen demek istemedim. bilmiyorum, yani çekindim biraz. sanki yanlış anlaşılır gibi geldi. niye böyleyim ya. gereksiz bir düşünce bu sanırım. ama böyle başlayınca böyle devam etti. gerçi o da hiç "bana sen diyebilirsin" demedi.

altımdakilerle ise c. başta siz diyenler olur, düzeltirim.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(22.02.21)
Çokuluslu kurumsal şirket, flat hierarchy.
Hanım bey demek yasak, herkes sen ben diyor. 1 günlük elemana da, senior manager'a da ismiyle hitap edilir. Kendine hanım bey dedirten olursa ciddi uyarı alır.
0
Jux
(22.02.21)
Total çalışan sayısı 90bin civarı olan bir Amerikan firmasınin Avrupa ofisinde.
N+1 müdürumle aramda 33 yas var. N+2 ile 23 falan. N+3 de bu civarlar, ustuyle daha oturup normal konusmadim, toplantida falan anca.

C. Ki firmada siz demek yok.
0
logisticsmanager
(22.02.21)
herkese "basgan" diyorum. herkeste bana "basgan" diyor. adimi bilen azdir
yazilimspor
0
foster
(22.02.21)
(5)

dağdan bayırdan ot koparmanın cezası

izole
şöyle haberler görüp duruyorum bu aralar:https://tr.sputniknews.com/turkiye/202102141043808757-kardelen-cicegini-koparmanin-cezasi-80-bin-lira/https://tr.sputniknews.com/cevre/202102171043830028-izinsiz-orkide-toplayan-iki-kisiye-160-bin-lira-ceza/bu haberler gerçek olabilir mi? ot kopardı diye bir
şöyle haberler görüp duruyorum bu aralar:

tr.sputniknews.com

tr.sputniknews.com

bu haberler gerçek olabilir mi? ot kopardı diye bir insana nerdeyse bir ev parası kadar ceza verilir mi? bir de bu insanlar bu cezayı gerçekten ödüyor mu?
0
izole
(21.02.21)
Bunlar "ot" degil, ikisi de koruma altinda olan nadir turler. Haberler gercektir.
0
fakyoras
(21.02.21)
yabani endemik bitkilerin toplanması çevre koruma kanununa göre yasak, her sene bu tarz haberler çıkıyor. izin alıp yetiştirmek serbest.
0
nahtoderfahrung
(21.02.21)
herhangi bir ormanlık alanda, yere düşmüş kuru dalları alırsan bile çok ciddi cezası var. öyle kamyona yükleyip götürmekten bahsetmiyorum, gittin ormanlık bi alana mangal yakıcan yakacak lazım falan. ormancılar ve jandarma göz açtırmıyor.

www.hurriyet.com.tr


en düşük ceza da 3000den başlıyor.
0
killerbee
(21.02.21)
Ot diyince kekik falan topladılar sandım.
Adamlar orkide toplamış. Yani bir zahmet cezası olsun. Ki bugün kekiğin sayısı azalsa kekik için de aynısı olur.
0
logisticsmanager
(21.02.21)
Devlet ormanları için yasaklarını ve uygulamalarını gerçekten sıkı tutuyor, bırakın çiçeği otu odunu, ormandan toprak bile almak yasak.

Orman toprağı çok faydaladır bitkiler için, gidip toplar ve yakalanırsanız büyük sıkıntı çekersiniz.
0
John Bloor
(22.02.21)
(3)

fransız filmi

saykotek
yok mu şöyle kafayı dağıtmalık güzel bir fransız sinema filmi?
yok mu şöyle kafayı dağıtmalık güzel bir fransız sinema filmi?
0
saykotek
(20.02.21)
La Belle Epoque filmine göz atabilirsiniz.
0
krang
(20.02.21)
Le placard
Bienvenue chez les ch'tis
Trois frères
Le dîner de cons
Le prénom
0
logisticsmanager
(20.02.21)
les traducteurs
0
signore
(21.02.21)
(3)

Protein tozu ile beslenme hk

kondansator
Günaydın sevgili duyurucular. Ofisteki bir grup arkadaş beraber diyete başladılar. İçlerinden birisi de akşam öğünü olarak protein tozu satmış bunlara. Akşam çıkmadan bir ölçek tozu içip gidiyorlar. Normalde spor sonrası kullanıldığını biliyordum. Öğün yetime protein tozu kullanılabilir mi bir avant
Günaydın sevgili duyurucular. Ofisteki bir grup arkadaş beraber diyete başladılar. İçlerinden birisi de akşam öğünü olarak protein tozu satmış bunlara. Akşam çıkmadan bir ölçek tozu içip gidiyorlar. Normalde spor sonrası kullanıldığını biliyordum. Öğün yetime protein tozu kullanılabilir mi bir avantaj/dezavantajı olabilir mi acaba
0
kondansator
(19.02.21)
üzerinde beslenme amacıyla kullanılamaz yazıyor bazılarında bendeki
0
ShadowOfMoon
(19.02.21)
bir ömür protein tozu ile yaşama gibi şeyler yapmayacaklarsa günlük alacakları 30 gr wheyden bir şey olmaz. arsenik içmiyorlar.
0
Efoody
(19.02.21)
Bir zararı olmaz. Ha bana göre mantıklı değil sonuçta onun da bir kalorisi var ve onun yerine 100-200gr tavuk göğsü yiyip tok hissetmeyi tercih ederim. Ama bir zarari falan olmaz.

Tek sorun surdurulebilir degil ve surdurulemeyen diyete ben karsiyim biraz.
0
logisticsmanager
(19.02.21)
(7)

diş çürümesi iyileştirilebilen bir hastalık mı

roket adam
arka dişlerimde bazı siyah lekeler oluştu. dişlerime normalin üstünde çok iyi baksam, yani günde 2 değil 3 kere fırçalasam, listerine kullansam, oxyjet falan alsam, diş ipi kullansam, zamanla bunlar iyileşir mi? yoksa sadece daha kötü olmasını mı durdurmuş olurum?
arka dişlerimde bazı siyah lekeler oluştu. dişlerime normalin üstünde çok iyi baksam, yani günde 2 değil 3 kere fırçalasam, listerine kullansam, oxyjet falan alsam, diş ipi kullansam, zamanla bunlar iyileşir mi? yoksa sadece daha kötü olmasını mı durdurmuş olurum?
0
roket adam
(19.02.21)
Dişte iyileşme yoktur ki, hasta kısım alınıp protez yapılır. Derinin morarması gibi bir şey değil çürüme, besin taşıyan damarlar sadece dişin üretildiği kökte var.
0
Tochinoshin
(19.02.21)
onlar diş taşı olabilir. bende de vardı (kök kısmına doğru) temizletince beyaz haline döndü.
0
bohr atom modeli
(19.02.21)
evet ve çok yavaş olduğu için bunu sağlayamıyor, bu konuda iyileştirme sürecini hızlandıran çalışmalar var hatta fda dan onay bekleyen bir ilaç var ama şimdilik piyasada değil.
0
Big bada bum bum
(19.02.21)
şu ana kadar bende olmadı. o sebeple dolgu yaptırdım büyümesin diye. yaptırmasam ne olurdu belki 20 yıl sonra kötüleşirdi. ağrı yoksa yaptırmam bir daha zaten. diş ipi yapmaya çalışıyprum her gün ve yumuşak fırçalama
0
ShadowOfMoon
(19.02.21)
Dislerime iyi bakan biriyim ama çürük oldu sonuçta.
Pandemi de girince disciler kapandi 5 ay kadar gidemedim. Sonunda o çürük ebesininki oldu. Normalde tek dolgu ile hallolacak yerde disi devitalize etti üstüne porselen dolgu yapti saglam para girdi.

O yüzden bence dişçiye gidin.
0
logisticsmanager
(19.02.21)
dis curumesini geriye cevirebilen bulusu yapan adam direk nobel alir, simdilik caresi yok, dolgu ile yavaslatilabiliyor sadece.
0
cooperr
(19.02.21)
dişçimin söylediğine göre ne yaparsan yap hiçbir çürük iyileşmez, her gün daha kötüye gider. çürük kısmın temizlenip doldurulması gerekir.
0
d e j i n
(19.02.21)
(8)

komedi suç filmleri

EasyTiger
merhabalar,silver streaksee no evil, hear no evilclue 1985knives outmatchstick menhangover I (kısmen sayılır)bunlar gibi filmler arıyorum. işin içerisine suçun da girdiği komedi filmleri arıyorum. atış serbest, teşekkürler.edit : yanıt yazınca duyuruya gitmiyor :( sting'i izledim, çok güzel film. te
merhabalar,

silver streak
see no evil, hear no evil
clue 1985
knives out
matchstick men
hangover I (kısmen sayılır)

bunlar gibi filmler arıyorum. işin içerisine suçun da girdiği komedi filmleri arıyorum. atış serbest, teşekkürler.

edit : yanıt yazınca duyuruya gitmiyor :( sting'i izledim, çok güzel film. teşekkür ederim.
0
EasyTiger
(18.02.21)
Eski bir film. Belalilar. Türk versiyonu da var. kesinlikle tavsiye ederim
0
kisa
(18.02.21)
The Sting di adı sanırım
0
kisa
(18.02.21)
snatch
lock stock and two smoking barrels
hot fuzz
0
uuth
(18.02.21)
a fish called wanda
take the money and run
small time crooks
0
filteria
(18.02.21)
In bruges
0
logisticsmanager
(18.02.21)
9 queens izlediğim en iyi filmlerden biriydi. Komedi değil ama çok kaliteli ve farklı bir suç filmi
0
suicides underground
(18.02.21)
Game Night sayılır mı bilmiyorum ama çok güzel.
0
aguen
(18.02.21)
(11)

Zorla Covid-19 aşısı olacağım

işimdeyim gücümdeyim
Yurt dışındayım ve burada Biontech/Pfyzer aşısı var. Çalıştığım işyerinde herkese aşı yapılacakmış (aileleri ile birlikte). Ben başından beri bu aşılara güvenmiyorum, sonunda altından bir pislik çıkabilir diye düşünüyorum. Sadece komplo teorisi olarak düşünmeyin, doğru düzgün test bile edilmedi bu a
Yurt dışındayım ve burada Biontech/Pfyzer aşısı var. Çalıştığım işyerinde herkese aşı yapılacakmış (aileleri ile birlikte). Ben başından beri bu aşılara güvenmiyorum, sonunda altından bir pislik çıkabilir diye düşünüyorum. Sadece komplo teorisi olarak düşünmeyin, doğru düzgün test bile edilmedi bu aşılar. Şimdi ben aşı olmuyorum deme hakkım var tabi ama bu sefer de kaç kişinin arasından çıkıntı gibi olucam.

Sizce aşı olmak istememekte haksız mıyım?

Utana sıkıla da olsa aşıyı reddetmeli miyim yoksa ne reddedicen ol gitsin mi dersiniz?
0
işimdeyim gücümdeyim
(17.02.21)
“Ne reddedicen ol gitsin”

Durumun vahametinin farkında olmayabilirsin. Ama en azından bilim insanlarına kulak ver, imkanın varken ol aşını. Komplo teorisinden kaldır kafanı, gerçekleri gör. En fazla etkisizdir aşı dediğin şey, kimsenin bize çip takacağı yok.
0
helena
(17.02.21)
helena +1

Doğru düzgün test edilmediğini nereden çıkarıyorsunuz? Bilim insanları ve doktorlar varken siz hangi uzmanlığınıza dayanarak aşılara güvenmiyorsunuz?

Geçerli bir nedeniniz (aşının içindeki maddelere bilinen alerjiniz, organ/ilik nakli gibi nedenlerle zayıflamış bağışıklığınız vs.) yoksa aşı olmak istememekte haksızsınız.

@kaerin'in cevabına da cevaben edit: aşının çok sayıda insana yapılması sadece sizi değil, bir üstteki cümlede bahsettiğim aşı "olamayan" insanları da koruyor. Toplum sağlığı için, "ben vücuduma güveniyorum" diye aşı olmamak da yanlış.
0
kobuzchu kiz
(17.02.21)
Evet, siz hangi uzmanlığınıza dayanarak, kulaktan dolma bilgilerle güvenmiyorsunuz? Doktor musunuz?

İ
0
sydney
(17.02.21)
Bir adet direkt aşı sektöründe çalışan arkadaşım var, üstüne şu an direkt covid için çalışan sağlıkçı arkadaşım var ikisinden de duymadim birşey.
Onun dışında 65 yaşında bill gates ve diğer zenginlerin bizi kontrol edecegine, bizi evlere kapatip evrensel maas olayi gelecegine, cinsiyetlerin ve geleneksel kavramlarin ortadan kaldirilip yeni bir dünya yaratilacagina ve bunun 40-50 yildir planda olduguna, dunyayi big pharma yonettigine, trump'un big pharma tarafından yollandigina ve bu yüzden Amerika'nın geleceğinin çok kötü olduguna, amerikan secimlerinin calindigina, teknolojinin cok hizli ilerledigine hatta camasir makinesinin bile bulunmasinin bizi evlere kapanip daha az is yapmamizi sağlamak icin olduguna inanan Fransız bir kayinvalidem var.

Ben bu ikisi arasinda ilkine güvenmeyi seciyorum. Siz ikincisini seciyor olabilirsiniz, bana göre sacmalik ama pasa gönlünüz bilir.
0
logisticsmanager
(17.02.21)
Reddetmelisin. Sen reddetmezsen başkaları reddetmezse o aşıların yaratacağı fark(!?!!) ortaya çıkmaz. Virüs bile son derece tartışmalı, nerden çıktığı belli değil, testleri güvenilir değil aşıları ispatlı değil... niye aşı olasın ki? Olma.
0
1bir1bir1
(17.02.21)
Istemiyorsan istemiyorsundur, basit ve net.

Senin bedenin senin kararın.

Ben de olmayacağım, kimsede yaptıramaz
0
kleider
(17.02.21)
mis gibi biontech aşısını bulmuşsun, yaptır işte. Test edilmediğini nereden çıkardın ki? Yeterli olacak şekilde test edildi bu aşılar. Vücuduna güvenmekle de alakası yok bu işin. Gencecik sağlıklı insanlar hayatını kaybetti bu hastalıktan. Ayrıca toplumsal bağışıklıkta ne kadar kişi aşı olursa o kadar iyi. Bu durumda aşı olmak istememeyi toplum düşmanlığı olarak görüyorum ben ve hiç onaylamıyorum.
0
nundu
(17.02.21)
ben de aşı olmayı reddedenlerin bir pislik çevirdiğini düşünüyorum. aşılar aslında taş gibi, yan etkileri yok ama bu aşı olmayı istemeyenler, pandemi nedeniyle oluşan ortamdan nemalanıyorlar, bir kazançları var. tam olarak neden bilmiyorum ama kesin bir pislik peşindeler.

bu düşüncem, aşı olmak istemeyenlerin düşüncelerinden daha "tabansız/argümansız" bir düşünce değil.
0
co2s2
(17.02.21)
Yukarıda linç eden arkadaşların, soruyu soran kişiyi suçlamalarını haksız buluyorum. Zira bu arkadaşlara göre amerikanın FDA kurumu, piyasaya sürülecek ilaçları yıllarca, boş yere “uzun vadede yan etkileri”ni görmek için bekletiyor. Öyle ki göz lazer ameliyatlarını FDA onayını beklemeden yapmaya başlayan türkiye gibi düzgün bir ülke varken:)
Başka bir durumda ise, üzerinde “diğer antibiyotiklerin etki etmediği durumlar için son çare olarak kullanın” şeklinde uyarı olan antibiyotik grupları var. Ve ekşisözlükte de bir ara gündem olan bu birkaç antibiyotik grubu, kalıcı psikiyatrik sorunlara neden oluyordu (yan etkileri). Ve sizin “ya siz doktorlardan daha mı iyi bileceksiniz” dediğiniz doktorlar veriyordu bu ilaçları. Ha son çare midir değil midir ben bilemem ama kalıcı psikolojik sorunlarım olacağına hafif seyreden faranjitim olsun daha iyi.

eksisozluk.com

www.sozcu.com.tr

Tabi FDA dediğimiz en güvenilir kurum bile yeri geliyor piyasadan onayladığı ilacı toplattırıyor. Neyse, bana bu konularda ahkam kesmek pek mantıklı gelmiyor.

Cevaba gelirsek de; güvenmiyorsanız olmayın bence de. Yukarıda verdiğim örneklerde de görüldüğü üzere, ilaçlara olan yaklaşım kötü olunca komplo teorisyeni olmuyorsunuz.

Şahsen türkiyedeki bir kişi olarak aşı imkanı verseler olurum fakat yukarıdaki kaygılarla olmayacak kişileri yadırgamam. Zira uzun vadede olası yan etkileri görüldüğünde küçümseyerek linç ettiğiniz insanlar sizden daha akıllıca iş yapmış olabilirler.
0
Unde bach canim
(17.02.21)
Hocam senin bedenin senin kararın. Haksız değilsin, istemiyorsan olmazsın. Senin vücudun üzerinde senden yüksek bir otorite yok, vücuduna ne yapılacağına karar vermek için herhangi bir uzmanlığa ihtiyacın da yok.
0
plutongezegendegilmi
(17.02.21)
Bence de istemiyorsan olma. Prifizer aşısının yüz felcine neden olduğuyla ilgili haberler filan çıkmıştı. Bi de aşı olanlar da virüse yakalanıyor öyle haberler de var. Yani bu yıllardır uygulanan bi aşı değil ki.

Örneğin burda çiçek aşısı olmak istemiyorum deseydin, benim cevabım farklı olurdu, etkinliği kanıtlanmış bir aşıyı olmamak sadece sana değil çevrendekilere de zarar verme ihtimali taşıyacağı için aşı olmama hakkın olduğunu düşünmezdim. Mutlaka aşı olmalısın derdim.

Ama bu korona aşısının uzun vadedeki yan etkisini bilmiyoruz. Kısa vadedeki koruma oranını tam bilmiyoruz. Şüphe etmekte haklısın. Neyse çok uzattım ben olsam aşı olurdum ama sen istemiyosan olma.
0
turuncu tonlarda
(17.02.21)
(14)

Türkiye astronomik maaş

basubadelmevt
Türkiye'de duyduğunuz en astronomik maaş neydi? Pozisyon bilgisi de yazabilirsiniz. Ek gelirleri değil de maaş olarak soruyorum. Yurtdışından örnekleri de kur farkından dolayı eliyoruz.Bir çok alanda faaliyet gösteren bir holdingte genel müdür yardımcısı- 75 Bin TL23 yıldır aynı yerde çalışıyor.
Türkiye'de duyduğunuz en astronomik maaş neydi? Pozisyon bilgisi de yazabilirsiniz. Ek gelirleri değil de maaş olarak soruyorum. Yurtdışından örnekleri de kur farkından dolayı eliyoruz.


Bir çok alanda faaliyet gösteren bir holdingte genel müdür yardımcısı- 75 Bin TL
23 yıldır aynı yerde çalışıyor.
0
basubadelmevt
(16.02.21)
fatih terimin maaşı olaydı bi ara
0
efruz
(16.02.21)
Aylık 100 bin TL alan bir kaç müdür tanıyorum, özel sektörde üst seviye pozisyonlar için o maaşlar çok anormal değil. Astronomik dediğin çok başka bir olay zaten. Fatih Terim mesela denildiği gibi yıllık 3,5 milyon euro aldığı söyleniyordu milli takımdan.

Ha bir de malum kişi var tüm ülke ona çalışıyor, herhalde en astronomik gelir ondadır :)
0
zikardo
(16.02.21)
Orta sinif global sirket, emea vp, 1.5 sene önce 100 bin aliyordu İzmir'de.
0
logisticsmanager
(16.02.21)
2017 yılında ünlü bir giyim markasının CFO’su o zaman 110 bin gibi bir rakam alıyordu
0
esinikaybetmiscorap.
(16.02.21)
bi ara eski tcell ceosu süreyya cilivin primini boş çek olarak aldığını efsanesi vardı.
0
nuisance
(16.02.21)
geçen sene bir bankanın ödeme sistemleri (kredi kartı, çek, online ödemeler vs her şey) şirketinin genel müdür asistanına 100bin var mıdır bu adamın maaşı demiştim ve gülmüştü.

ben 10 bine tavım aynı iş için.
0
d e j i n
(16.02.21)
yönetici değil individual contributor olarak tanıdığım en yüksek alan 10 bin - primlerle 15 bin euro civarları var. bir siber güvenlik firmasının türkiye'deki teknik danışmanları.

yönetici dedin mi paketler çok değişiyor.
0
roket adam
(16.02.21)
kanlı canlı gördüğüm en yüksek olamn, özel hastanede genel cerrah organ transplantasyonu yapıyor. asistanı 1 milyon tl yi bulduğu aylar oluyor demişti.
0
sumuklu asilzade
(17.02.21)
gozumle gordugum 70000 tl civarıydı sanırım global ilaç firmasının tr iştirakinin genel müdürü
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(17.02.21)
105.000 ama ikramiye vardı.
Maaşla bir şey olmaz tabi. Bu adamlardan günlük milyon TL hacimli borsa forex yapanlar vardı. Paradan para kazanmak asıl mesele.
0
zoghurt
(17.02.21)
2011 yılında babamı ameliyat eden prof genel cerrah sadece bizim ameliyattan 80k almıştı. Maaşı nedir düşünemiyorum bile.
0
suicides underground
(17.02.21)
Banka hazinesi müdürünün yıllık net 1m aldığını kendim bizzat biliyorum (primler dahil)
0
silverleaf
(17.02.21)
Hatta birkaç tane yazayım:

Ankara'da bir hastaneler zincirinin (?) mali işler direktörü 3 sene önce 25 bin netti.
Telco'da müdürler ortalama 16-25 bin arasında alır primsiz. Direktörler 38-48 bin arası.
Bankalarda müdür maaşları değişken, ortalama 18-25 bin arası.
0
silverleaf
(17.02.21)
Maaşlarda genelde şirketten ziyade sektörler daha ön plana çıkıyor diyebilir miyiz.

Belli sektörlerde maaşlar diğer sektörde aynı işi yapan kişiden çok daha fazla alıyor.
0
liberal
(17.02.21)
(3)

Bu ikisi arasındaki fark nedir? Basit Ingilizce

havadakarada
Are you watching a video?Do you watching a video?
Are you watching a video?
Do you watching a video?
0
havadakarada
(16.02.21)
Ikincisi grammar olarak hatalı.
Birincisi şimdiki zaman. Aksiyon su an oluyor.
Ikincisi "do you watch a video" geniş zaman.
0
logisticsmanager
(16.02.21)
1- bir video mu izliyorsun?
2- bir video izler misin?

ikinci cümle hatalı söylendiği gibi.
0
bohr atom modeli
(16.02.21)
İkisi arasındaki fark birinin doğru diğerinin yanlış bir kullanım olması.

İkinciyi düzeltmek için mesela “do you watch videos” dersen ilki şimdiki zaman, ikincisi geniş zaman olur.

Ek olarak mesela “do you LIKE watching videos” diye araya bi anlam ifade edecek bir kelime koyarsan da grammer hatası düzelir, video izlemekten hoşlanır mısın? olur.
0
pandispanya
(16.02.21)
(25)

İş mi beğenmiyorsunuz siz?

işimdeyim gücümdeyim
Bir öğretmen arkadaşımla bu konuyu tartıştık.Ben işsizlik var dedim ama haksız çıktım.Tanıdığı bir sürü işveren çalıştıracak işçi bulamıyormuş. Karadeniz'e fındık toplamaya hep gürcüler geliyormuş. Çok da iyi para veriyorlarmış. Öyle diyor bu arkadaş.Siz iş mi beğenmiyorsunuz?
Bir öğretmen arkadaşımla bu konuyu tartıştık.
Ben işsizlik var dedim ama haksız çıktım.

Tanıdığı bir sürü işveren çalıştıracak işçi bulamıyormuş. Karadeniz'e fındık toplamaya hep gürcüler geliyormuş. Çok da iyi para veriyorlarmış.

Öyle diyor bu arkadaş.
Siz iş mi beğenmiyorsunuz?
0
işimdeyim gücümdeyim
(16.02.21)
evet halkımızda var maalesef böyle bir şey.
0
neverguesser
(16.02.21)
gurcistanin parasi bizden degerli neden gelsin ki?
0
turbo sadık
(16.02.21)
Yav insanı sinirlendirmeyin. İnsanlar üniversitesini okuyup yüksek lisansını yapıp işsiz kalıyor siz karadenizde neden fındık toplamıyorlar diyorsunuz. Oldu ya okuyup okuyup amelelik yapalım iş beğenmiyor olmamak için. İşsizlik var hemde aşırı derecede işsizlik var. İşveren çalıştıracak işçi bulamıyor çünkü rezalet şartlar sağlıyor. Karadenizde fındık toplamaya iyi para verilse karadenizliler salak mı onlar kendisi toplar zaten.
0
alaimisema
(16.02.21)
harbi beğenmiyorum ben. ama kabul de ediyorum işi sonra öf pöf yaparak yapıyorum. herkes de beni bundan dolayı suratsız bilir.
0
alperz
(16.02.21)
Evet iş beğenmiyorum. Ben 10 yıldır otomotiv sektöründen mühendis olacak çalışıyorum. Ekip yönetmişliğim var. Bana bu saatten sonra 2-3 yıl tecrübe istenen pozisyonlar için gelen teklifleri düşünmüyorum bile. Her önüme gelen işi beğenme gibi biz zorunluluğum mu var?

Bir de fındık toplama işi denmiş. Oldu, çıkıp fabrikanın tuvaletlerini de ben temizleyeyim iş yok piyasada diye.
0
himmet dayi
(16.02.21)
Asiri bir universite ve hatta yuksek lisans mezunlugu enflasyonu soz konusu. Herkes beyaz yaka olmak istiyor ve issizlikten kastimiz buysa evet herkese yetecek kadar beyaz yaka is yok.

Bir de egitim kalitesi cok tirt ve cogu okunan universitenin, alinan yuksek lisans diplomasinin bir degeri yok. Dolayisiyla birisi "benim yuksek lisansim var findik toplamam" dediginde (herkes icin gecerli degil ama azinsanamaz sayisi) aslinda layigi findik toplamaya daha yakin cunku daha komplike bir is icin kalifiye degil.
0
hot potato
(16.02.21)
genellemek yanlış ama ne yazık ki bence de doğru bir durum.
bir mühendislik firmasında yöneticiyim. mülakata gelenlerin %90'ında müthiş bir özgüven var (bu kötü birşey değil) ama CV'ler bomboş. hadi diyorum CV boştur da belki kendisini sözlü ifade ediyordur, konuşuyorum adayın içi de boş. konuşmadan çok net algılıyorum ki adam işi de beğenmiyor ki çok net söyleyebilirim: piyasanın üstünde maaş ve çalışma şartlarına sahibiz. "yok ben seyahat etmem, yok ben ofiste oturmayı sevmem, halamın bıyıkları var ona amca derim"... iş beğenmiyorlar. kimsede kariyerime bir noktadan başlayayım da yükseleyim düşüncesi yok. herkes CEO'dan başlamak istiyor halbuki tecrübe etmek için önce CEYO'dan başlamak gerekir.
0
KidLazer
(16.02.21)
Yalan dolan.
Üç kuruş paraya köle olmayi kabul etmeyince is begenmiyor oluyoruz.
Zamaninda daha 1 ay olmuş olmamis, is bulamayinca daha alt kademe bir ise bakmistim, bir forwarderda calismak.
Ise gomlek kravat geliyorsun, asgari ücret, her gün mesai var ama mesai parasi yok, haftasonu cumartesileri calisiliyor. O an belki dedim sirf is olsun, sonra benim mentor gibi olan birini aradim, piyasanın sağlam adamlarindan, güldü telefonda, bir de s.kslermis bu ne saçma sey dedi, kabul etme sen bulursun dedi. Sonrasinda iki hafta sonra normal calisma, haftasonu yok iki is buldum 2500liradan o donem asgari 1200 falandi, birine girdim.
Kısacası ben köle gibi çalıştırilmadim diye is begenmedim oluyor.

Türkiye'de is hayati kalitesi cok düşük. Ben Avrupa'dayim ornek veriyorum (hep de bunu diyorum) carrefourda çalışan adamin sartlari;
Asgari ucret
Alisverisinde %10 indirim
Bir maas ek para
Kar payi
35 saat calisma
35 gun tatil ki daha yükseğe çıkıyor bazı eklerle
Zorunlu ek sağlık sigortasi

Bu sebepten carrefourda calisan adam mutlu, bimde çalışan kişi malesef mutsuz haliyle yüzüne gülemiyor bile.

O yüzden hayatimda duyduğum en boş şeyler bunlar. Herkesi üniversite mezunu yapip, bunla övünen ülkelerde anca olur.
0
logisticsmanager
(16.02.21)
dogru. is yaptiracak adam bulamiyorum, dijital sektordeyiz. herkesin beklentisi milyon dolarlar. ceplerinde 5 tl yok, babalari bakiyor, ama calismiyorlar. is yapmak istemiyorlar, surekli ulkeye lanet ediyorlar. 5 dakika calisayim 500 bin dolar kazanayim kafasinda gorustugumuz herkes. dizilerdeki hayati istiyorlar.
0
müptezel dostoyevski
(16.02.21)
Boşa çalışıyoruz hissi, iş beğenmemeye yol açıyor. Verilen 3,5-4 bin tl maaşlar da bi nebzeye kadar tamam ama ( başlangıç için ) istenen şartlar insanlık dışı. Bazı yerlerde ayak işlerini yaptırıyorlar, bazı yerlerde fazla fazla çalıştırıp sızlanmamalısın diye mobbing uyguluyorlar, üniversite mezunu adam bu durumda tabii ki iş beğenmez. Aldığın 4 bin tl’nin de değeri olmayınca haliyle absürt bi durum oluşuyor. Alım gücü olan bi ülkede gayet alınabilen standart bir maaş olan 1800-2000 kazansa millet mesela başlangıçta şikayet edecek bir allahın kulu var mı ? Paranla dünyaları alabiliyorsun çünkü çalışmaya şevkin oluyor, ay sonunda belki paran birikiyor ya da hobilerine harcıyorsun. 2000 euronun getirdiği motivasyonu ve hayat standardını tr’de 13-14 bin anca getirir. Bunu verebilecek kaç işveren var ? 2000 euro gelişmiş bir ülke için halkın %80 inin alabileceği bir ücretken trde 13-14 bini halkın %5-10 u anca alıyordur ( belki almıyordur ). Ya gayet iyi olan 8 bin tl maaş alsan gram yemesen içmeden 1 yilda 96 bin tl yapar, bak hiç yemedin içmedin diyorum, 2007 model peugeot falan alabiliyorsun böyle ülke mi olur allahını seversen ?

O yüzden insanlar, yeni mezunlar türkiyede beyaz yaka olmak yerine almanya’da kasiyer olayım abi diyor. Taksicilik yaparım diyor, tr’de asla yapmayacağı mesleği yapıyor. Çünkü motivasyon var, alım gücü var. Tr’de yok, boşa çalışıyoruz hissi var.
0
garavel
(16.02.21)
Ben beğenmiyorum açıkçası. TR "kurumsal" yazılım sektörü leş gibi.

Devlet ihaleleri, kişisel bağlantılar vs. sayesinde patronculuk oynayan 5-10 tane aptal boomer güzel iş yaptıklarını zannedip boş zamanlarında kendilerini elliyorlar. Başka bir şey yaptıkları yok.

Altlarında gerçekten iş yapan (ama onu da kötü yapan) ölücüler var bi de. Onlar da karaktersiz oldukları için "fazla para almayalım ama kimse bizi ellemesin, aman başımız ağrımasın" diye hem piyasayı düşürüyorlar, hem de güzel iş yapılmasını engelliyorlar.

Sonuçta daha az paraya daha güzel iş yapabilmek mümkünken hem hayvan gibi paralar harcanıyor, hem de eldeki ürün çöp.

Kaçtım kurtuldum. Kalanları da allah kurtarsın.
0
plutongezegendegilmi
(16.02.21)
İşler beğenilecek gibi değil. O işverenler Türkiye'nin en iyi üniversiteleri olan İTÜ, ODTÜ, Boğaziçi gibi yerlerden mezun, tecrübeli mühendis alıp haftada 45+ saate, mesai ödemesiz 4000₺'ye çalıştırmaya çalışıyorlar. bu kölelik şartlarını kabul eden olmayınca da "iş var, beğenmiyor kimse" diyorlar.

bir de "her diploma sahibi, iş bulacak, mezun olduğu alanda çalışacak değil ya" diye saçma bir bakış var. üniversite diplomasını duvara asılacak tablo sanıyorlar. aynı şekilde bunlar için iş bulamadığı için taksicilik yapan ya da tezgahtar olarak çalışan makine mühendisi "işsiz" değil mesela. aksine gidip giresun'da fındık toplamazsa "iş çok yiğenim, iş beğenmiyonuz siz" oluyor.
0
nawar
(16.02.21)
iş beğenmeme olayı var, şöyle var: mesela burada da arkadaşlar yazmışlar ben 5 sene ekip yönettim, şimdi jr işe girecek halim yok. adam aslında haklı, doğru söylüyor yani. ama türkiyede kalifiye insan gerektirecek yeterince iş açığı yok. yani kalifiye işçi fazlamız var, iş az adam çok. dolayısıyla kalifiye bir çok insan, aslında olmasından daha jr pozisyonlarda çalışmak zorunda kalıyor, dolayısıyla işi beğenmiyor, mutsuz oluyor. bu tamamen o diplomaları bol keseden dağıtmamızdan kaynaklanıyor maalesef. ben o yüzden bu arkadaşlara aslında olmamaları gereken bir pozisyonda olduklarını belirtmeye çalışıyorum ama bu onların suçu değil, devlet bir sürü vasıfsız gence o kadar diploma ve başarı pompaladı ki adamlar acayip bir şey olduklarını düşünüyorlar. hasbelkader 2 sene bi işte çalışınca birden ben acayipim abi ya triplerine giriliyor. yani ciddi birkaç üniversite ve bölüm dışında "ben ayak işi yapmam abi üniversite mezunuyum" denecek bi durum yok çünkü ayak işi yapmak için sırada bekleyen milyonlar bekliyor arkada. şu anda üniversite mezunu "çoğunluk" gerçekten o kadar hiç bir şey bilmiyor hiç bir şey öğrenmiyor ki, hakikaten bu adamlar fındık toplamayı öğrense memlekete daha faydalı bir iş yapmış oluruz.

mavi yaka perspektifinden bakınca da başka bir sosyolojik durum var. vasıfsız işçiler, özellikle gençler iş beğenmiyorlar, umursamıyorlar, zaten o işe girseler de, işi kaybetseler de hayatlarında çok bir şey değişmeyecek. çoğu kredi kartı borçlusu, yükselme yırtma umutları yok yani. öyle olunca sallayabildiği kadar sallıyor herkes. nolucak zengin mi olucam kafasında çoğu kişi.

sonuç olarak ben gençleri suçlamıyorum yanlış anlaşılmasın. ama herkesin ne olduğunu nerede olduğunu da net bilmesi lazım. aksi takdirde beklentiler gerçeklerle uyuşmuyor, üstüne sosyal medya etkisini de ekleyince mutsuz oluyorsunuz. burası avrupa değil yani bunu bilmek lazım, aldığınız üniversite avrupa üniversitesi eğitimi değil, iş olanakları da avrupadaki uluslararası şirketler gibi değil. burada karabük üniversitesi var, kardeşler holding var. onların sunduğu olanaklar da belli.
0
roket adam
(16.02.21)
iş beğenmiyorum evet, konu para da değil bu arada. bak @garavel 13-14 iyi para halkın
%5-10 u alır demiş. ben o parayı hatta fazlasını alıyorum ama gene de mutsuzum. Çalışma motivasyonum sıfır çünkü insan gibi davranmıyolar, gecenin bir yarısı whatsappdan mesaj atıp maile cevap yaz demeler, pazar günü sabahın köründe arayıp hesap sormalar insanın bütün motivasyonunu yok ediyor. Üstüne de giderek fakirleşiyorum alım gücüm her geçen gün düşüyor. 2017 de aldığım para 3 bin euro ya denk geliyordu, şimdi onun yarısı bile etmiyor. Gayri resmi min %40-50 enflasyon var, devlet dalga geçer gibi %14,6 açıklıyor, patron %5 zam yapıyor. Nesini beğeneyim ben bu işin?
0
zikardo
(16.02.21)
bütün ülkeyi üniversite mezunu yaparsan kimse iş beğenmez.
iş beğenilmeyen ortamda da kimse güvenip yein iş kolları açmaz.

bayburt üniversitesinde mühendislik okuyan adam kendini mühendis görüp, iş bğeenmiyor.
normal bir ülkede bu arkadaş meslek yüksekokulu okuyup sanayide iyi bir usta başı falan olacak halbuki.

haliyle noluyor? usta başına çırak arayan adam çırak bulamıyor, dükkan açmıyor.
kendini mühendis gören adam da, iş bulamıyor. çünk üaslında mühendis değil.
0
tchuck
(16.02.21)
adam normalde 17 yaşında sanayide çırak olarak çalışmalıyken,
25 yaşında bayburt üniversitesinden mezun oluyor.

17 yaşında 1500 liraya çalışmak koymazken,
25 yaşında kendini mühendis sandığı için 2500 lirayı bğeenmiyor. halbuki dünyaya bundan fazlasını da katmıyor.

ülkedeki üniveersitelerin %90'ı kapatılıp çalışma yaşı düşürülmeli artık.
0
tchuck
(16.02.21)
Beğenmem ve seçerim tabii. Kendimi iyi hissetmediğim bir alanda çalışıyordum, başka bir alana geçtim. Yine şartlardan rahatsız olsam, yine değiştiririm. Bu değişim sürecinde de bir süre işsiz kalmayı göze alabilirim.


Eğitim ve donanınımına güvenen ve minimum finansal standartı zaten olan insanlar (birikmiş paranız olur, devlet desteği olur, aileden gelir vs...) niye nefret edecekleri işlerde çalışsınlar?
0
buf-e kür
(16.02.21)
bu işverenler o kadar boş konuşuyor ki. 4 yıllık mühendislik programını bitiren her genç senin işini en fazla 2 ayda öğrenir çatır çatır yapar. hangi okul olduğu da çok önemli değil. ben avrupa'da yüksek lisans yapıyorum kimse uçup kaçmıyor. herkes işi işte öğreniyor.

bunlarınki kezban tribi. aday çok diye sömürülmeye en yatkın olanı seçmeye çalışıyorlar hepsi bu. üniversite mezunu çok diye üniversite mezununun kalitesiz olması gerekmiyor. hayır yaptığın iş ne ki? ülkede kaç tane şirket kaç tane gerçek anlamda ar-ge yapacak mühendis arıyor? gerisi boş boş işler. mühendislik pozisyonundaki işlerin çok büyük kısmını 2 yıllık makine teknikerleri bile yapabilir. mühendise kendini gösterecek bir alan yaratılmamış. mühendis adam okulda termodinamik, mukavemet dersleri alıyor senin bu adamdan en büyük beklentin excel bilmesi.

bu avam insanlar patron oluyor sonra otorite gibi çıkıp iş beğenmiyorlar diyorlar. la bi gidin allah rızası için.
0
bohr atom modeli
(16.02.21)
mesleki anlamda iş bulmak zorlaştı bence , bulunsa bile işveren asgari ödeyince insanın çalışası gelmiyor
0
nivoandmira
(16.02.21)
@bohr atom modeli +1 demeye geldim. kalbur üstü ortalama bir üniversite olduğu sürece iş kesinlikle işte öğrenilir. 5 yıl deneyimli gerçekten işini seven herkesin mezun olduğu üniden bağımsız yakın seviyelerde olacağını düşünüyorum. en azından belli bir tatmin edici standarda kadar bu böyle. müdürlük, şeflik, hatta belki ceolukta falan ise maalesef okul bir tık etiket olduğu için orada iş değişebilir ama normal çalışan için bir fark yok.
0
garavel
(16.02.21)
Evet insanların asgari ücretle günde 10 saat eşek gibi çalıştırılıp üstüne mobinge uğradığı ve asla saygı görmediği, kendini mutlu hissedemedigi, kendine ayıracak enerjisinin kalmadığı, hobiler edinemediği, ayda bir kitap almak için bir kez tiyatroya sinemaya gitmek için bile bütçe ayıramadığı işleri beğenmiyorum.

İnsan en alt kademede başladığı en dandik işte bile bu kadar sömürülmeyi haketmez. İnsanlar hemen cebim dolsun aman da hemen ceo olayım derdinde değil, gencecik yaşlardayız bir işe girdiğimizde bu gençliğimizde enerjimiz varken biraz hayatın tadına bakabilecek imkan istiyoruz. Kırk yılda bir tiyatroya gidince bile insan ne kadar iyi hissediyor. Bunlar ihtiyaçtır. Kitap alışverisi ihtiyaçtır.

Ama bunlara gelene kadar yeni işe girmiş asgari ücret alan bir insan bir ayda alması gereken protein miktarını bile karşılayamıyor. Haftada bir et yemek balık yemek, düzenli bir şekilde kandaki besin denğerlerini koruyabilecek kadar kuru yemiş tuketebilmek lüks değildir. Kimse bunları konuşmuyor. Bunlara lüks değil demek bile abes geliyor kulağa artık. Bu ülkede lüks anlayışı değişti insanların. İnsanlar iş beğenmiyor diyen biri o parayla ve o eforla kendisi nasıl yaşardı biraz empati yapsın.
0
Mossy
(16.02.21)
Arkadaşın bayağı cahilmiş. Gebze'de, Tuzla'da ortalama bir fabrikada işçilere sigortasından tatiline, servisinden yemeğine kadar hak veriliyor. Adam fındık için Karadeniz'e mi gitsin yol, yemek, tatil, belki sigorta bile olmadan? Ülkede işsizlik yüksek. Çevrenizde insanlar iş beğenmiyor diyen biri varsa hayatınızdan çıkarın.
0
dissendium
(16.02.21)
yazılanları görünce insanın içi sıkılıyor hakkaten. biz şu an teknikere 7 8k TL maaş veriyoruz ona rağmen gelip tehdit ediyor gidicem diye. biz de yolun açık olsun diyoruz. insanoğlu hep ister de serde biraz arsızlık var malum..
0
KidLazer
(16.02.21)
mavi yakadaki haklar beyaz yakada yok. bu ülkeyi sırtlanan okumuş beyaz yaka kesimdir. kimden bu kadar vergi alabiliyorlar başka? mavi yaka işi bırakırım diyince fabrikaların götü atıyor, beyaz yaka sigara molasını 2 dakika uzatsa kapının önünde.
tamamiyle sömürü üzerine konulmuş yalan titlelar varken kim neyi beğensin allah aşkına?
0
wild honey suckle
(16.02.21)
bu kavram çok yanlış anlaşılıyor bence.

beğenilmeyecek işi beğenyemeyeceğiz elbette. o zaman hiç iş görüşmesi olmasın vs. iş verenler artık karşı tarafın seçme şansı hiç yokmuş gibi düşünmeye başladı. siz iyi misiniz ya?
biri beğenmez öteki beğenir. nasıl ki siz kötü (?) çalışanı beğenmiyorsunuz, çalışanlar da bazı işleri beğenmiyor bazılarını beğeniyor bundan doğal ne var?

tabiiki beğenmeme hakkı var herkesin.
beğenen insanı bulup çalıştırsınlar o zaman.
0
rewlack
(16.02.21)
(6)

Köpek sahiplendik, köpek için ne alsak?

logisticsmanager
Geçen hafta barınaga gittik bir 40 dk dolastik kopekle, uyumlu olduk ve ok diyip rezerve ettik. Simdi bu hafta hayvanin ciplenmesi, kisirlastirmasi falan var, tahminen cumartesi bizle olur.Kendisi 1 yaşında erkek bir kirma labrador. Ilk kopegimiz.Simdi haliyle malzemeler almamiz lazim, benim aklima
Geçen hafta barınaga gittik bir 40 dk dolastik kopekle, uyumlu olduk ve ok diyip rezerve ettik. Simdi bu hafta hayvanin ciplenmesi, kisirlastirmasi falan var, tahminen cumartesi bizle olur.
Kendisi 1 yaşında erkek bir kirma labrador. Ilk kopegimiz.
Simdi haliyle malzemeler almamiz lazim, benim aklima gelenler;
-mama ve su kabi
-arabanin arkasinda tasimak icin kullanilacak koltuk kilifi tarzda birsey (buldum böyle su gecirmez bir ürün, www.amazon.fr
-furminator ve normal firca
-tasma ve göğüs tasmasi (bunda nasıl alsam emin değilim, biraz fazla cekiyor genc de olduğu için. Hanimi biraz zorladi)
-yatacak yer (bunu da ne tip almam konusunda emin degilim, yikanmasi önemli gibi bence)
-mama (bir iki tane buldum, yüzde 70 et yüzde 30 sebze/meyve ürünleri ideal gibi. Içinde tahil ya da katki maddesi vs yok)
-oyuncak (bunu da ne alsak bilemedik, köpekle de gidip seçemeyecegimize göre sizin öneriniz var mi?)
-banyo icin ve disaridan geldiginde temizlemek icin havlular
-sampuan (bunu hassas ciltler icin olan doğal yaglarla yapilan versiyonlari var ondan alicam gibi ama sampuan sonrasi ek conditioner da kullanin diyolar)

Sorduğum sorulara ek olarak başka almam gereken bir şey var mı?
0
logisticsmanager
(15.02.21)
bir labrador kırması da bende var. tarak olarak tek ürün kullanıyorum ben, şundan: productimages.hepsiburada.net furminator hiç kullanmadım, ama bu yetiyor, ince uçlu kısmıyla tarıyorum.

boyun tasması kullanıyorum, benimki biraz ayı olduğundan çok çekiştiriyor. encrypted-tbn0.gstatic.com bunun özelliği çok çekince boğazda baskı yaratıyor, dizginlemesi kolay oluyor.

yatacak yer olarak minder diktirmiştim, piyasadaki köpek yataklarından daha uyguna gelmişti, öyle de araştırabilirsiniz.

fransa'daki mama markalarını bilmediğimden bi şey diyemiyorum, trde olsa imkanınız varsa acana alın derdim.

oyuncak biraz şans işi, benimki sadece kemireceği tarzda oyuncaklar seviyor, şunun gibi: www.amazon.com.tr ama ne sevdiğini anlayana kadar çok oyuncak denedik.

havlu için biz evdeki eski bi bornozu kullanıyoruz, yeni bi şey almaya gerek var mı bilemedim.

şampuandan sonra ek conditioner kullanmadım hiç, gerek de yok bence ya.

ek olarak evde tentürdiyot hazırda olsun. yağmurlu havalar için yağmurluk da iyidir, daha az üşür. tasma kayışı olarak uzayanlardan alın çok rahat edersiniz. bir de kıyafetleriniz için tüy toplayıcı rulo alın.
0
pide
(15.02.21)
Hayırlı olsun:) oyuncak için veteriner önerisi halat tipi oyuncaklardan alın. Diş taşlarını yok etmede yardımcı oluyor.
0
suicides underground
(15.02.21)
öncelikle starter pack olayını çok kapsamlı tutmayın.
acil ihtiyaçları alın ve gerisini yavaşça toparlarsınız. 1 yaşında diyorsunuz, büyüme daha bitmemiş.
-göğüs tasması çekiştirmeye teşvik eder köpeği. bunu şimdilik sallayın, öncelikle @pidenin ki gibi bir 7/24 takılı olacak tasma, bir tanede zincir boğma alın. gezilerinizde bunu kullanarak yanınızda yürümeyi ve çekiştirmemeyi oturtacaksınız.
- fırça tamamen size kalmış, 2tane almaya gerek yok 1 tane alın. laboşlar kısa tüylü olduğundan çok sorun yaşamazsınız zaten.
-yatak konusunda ben her yere taşıyabileceğim şeyleri tercih ediyorum. (yatak aldım 1 kere kullanmadı) bir kilim, polar battaniye, shaggy halı gibi. salonda yeri belli, yatak odasının girişine seriyorum yatağa çıkmıyor ve yerini biliyor gibi gibi gider bu olay.
-mama konusunda fazla kasmayın. 3-5 kilo küçük paket 1-2 marka deneyerek seveceğini bulacaksınız. çok enerjik köpekler değil labradorlar, sakın ha protein miktarı maksimum olan acana gibi mamalara yönelmeyin. ishalden kurtulamazsınız.
-oyuncak ısırma-çekiştirme için ip, bir tane de top işinizi fazlasıyla görür.
-aksine şampuan çok tavsiye edilmez. hatta köpeği gelişi güzel yıkamamalısınız dahi. kısırlaştırma falan filan zaten bir süre yıkayamayacaksınız, en kötü kontrolde falan gittiğinizde veterinerde yıkatırsınız.
0
qxgviper
(15.02.21)
Yüzde yüz tahılsız mamalar yorucu. Az tahıllı bir şey alın.
Yüzde 70 protein oranı hayvan için çok fazla.

Evden bir havluyu köpeğe ayırabilirsiniz. Köpek ayakkabıları alırsanız her çıkış girişte el ayak silmeyle uğraşmazsınız. Biz siliyoru, uğraşıyoruz.

Ödül maması, kemik, halatlı oyuncak iyidir.

Masrafları çok abartmayın, heyecanınızı anlıyorum. Köpek yatağı gereksiz mesela. Nerede isterse orada yatacak çünkü.
0
jalapeno
(15.02.21)
@jalapeno hocam ben de nerede isterse yatsin istemiyorum, özelikle yatakta :) ona calisacagiz iste.

Onun dışında harbiden bu mamaları öyle almayalim mi ya? Tahilsiz alin diyorlardi genelde redditte falan.

Yikama konusunda ayda 1 olarak gördüm.

Havlu konusunda biz de yeni eve tasindigimiz için ve bir kaç yıldır burada oldugumuz için bir sürü havlumuz yok haliyle lazim :)
0
🌸logisticsmanager
(15.02.21)
yıkamak için ayda bir sık bir süre. ben havalar kötüyken yıkamıyorum mesela, yazın pansiyona bırakacaksam onun dönüşünde yıkıyorum, bir de havalar ısınırken ve sonbaharda. sık yıkanması kokmasına neden oluyor derideki koruyucu tabakanın zarar görmesiyle alakalı olarak.

ben acanayı önerdim çünkü bizde tüy dökümünü en aza indirdi mucizevi bir şekilde. aldığım mamada tahıl vardı ama az da olsa. labradorlar enerjik köpeklerdir ayrıca, ishal durumunun yaşanmaması için mamayı önceki mamasıyla karıştırarak alıştırıyordum.
0
pide
(15.02.21)
(8)

Klasik tıraş 101

Weeze3r
Selamlar, uzun zamandır mach 3 tıraş bıçakları ile tıraş oluyorum ve ciddi şekilde tahriş oluyor.Klasik tıraş makinesi, fırça vs. Takım almak istiyorum ama fiyatlar çok yükseklere gidebiliyor.Ortalama 350-400 tl civarı hangi klasik tıraş makinesi almalıyım?
Selamlar, uzun zamandır mach 3 tıraş bıçakları ile tıraş oluyorum ve ciddi şekilde tahriş oluyor.

Klasik tıraş makinesi, fırça vs. Takım almak istiyorum ama fiyatlar çok yükseklere gidebiliyor.

Ortalama 350-400 tl civarı hangi klasik tıraş makinesi almalıyım?
0
Weeze3r
(13.02.21)
cildiniz öncesine göre çok tahriş oluyor ve kepek gibi sorunuz da var mı?
0
frostpunk
(13.02.21)
@frostpunk evet çok tahriş oluyor ve kepeklenme oluyor sakallarımda.
Edwin jagger markası öne çıkıyor ürünlerden.
0
🌸Weeze3r
(13.02.21)
Bende edwin jagger de86 var. Prorasa sabun, normal çerez kabı, omega tıraş fırçası, 5 10 çeşit jilet. Ucuz makineyle farkı var mı bilmiyorum. Direkt bunlarla başladım.
0
glamdr1ng
(13.02.21)
tıraş makineleri alerjik etki yaratabiliyor. ucuz bir tane ile başlayıp yüzünüzü izleyin, sonra kalitelisini alın derim. beni mahvediyordu.
0
uuth
(13.02.21)
tahrişin sebebi çok büyük ihtimal kullandığınız cihaz değil.
saçlı deri mantarından mustaripsiniz büyük ihtimalle. zararsız görünse de tüm baş bölgesini zaman içerisinde kuşatabiliyor.
eğer öyleyse nemli ve tüylü her bölgeye yerleşir. burun içi, kulak içi, göz kapakları gibi. zamanla görme, nefes alma ve duymada sorun oluşturabiliyor ve ülkemizde çok yaygın.
muhakkak cilt mantarıyla ilgili doktora gidin makine almaktan önce.
0
frostpunk
(13.02.21)
İlk etapta ben olsam wilkonson classic alırım belki sana uygun değil klasik tiras
0
all girls dream
(13.02.21)
Edwin jagger, farkli türde jilet (su an bende 10-15 çeşit var), proraso hassas cilt için sabun, tras sonrasi proraso hassas cilt icin balm.

Ek olarak tras öncesi kendim sicak havlu yapıyorum.
0
logisticsmanager
(14.02.21)
Olayın mach3 ile alakası yok da traş öncesi ile alakası var diye düşünüyorum.
0
Kahir ekseriyet
(14.02.21)
(5)

Kia Stonic mi Citroen C3 mü

sayha
Otomatik vites olarak alınacak. hangisini almak daha mantıklı? fiyatları birbirine çok yakınç
Otomatik vites olarak alınacak. hangisini almak daha mantıklı? fiyatları birbirine çok yakınç
0
sayha
(12.02.21)
ctröen kullanıyorum. kaza yaptım, bir aydır yedek parça bekleniyor :(
parça parça geliyor ctröenin parçaları.
kia da kullandım, ikisinin de kullanımı rahat ama özellikle kaza gibi durumlarda hangisinden rahat parça tedariği yapılacaksa onu tercih edin derim.
0
ananotherlife
(12.02.21)
C3
0
since1907
(12.02.21)
Kia araçlarını çok seviyorum ama çift kavramalı motorlar kullanıyorlar, citroen in peugeot larda da kullanılan bmv6 motoru daha kullanışlı geliyor bana, tiplerinden ziyade buna göre karar vermeli
0
freebird5406_2
(12.02.21)
Avrupa'da olsa 7 yil garanti ile kia derdim.
Ama Türkiye'de nedense sadece 2 yil veriyorlar.
O yüzden c3 diyorum. Motoru bana göre daha iyi ki kialarda avrupada ya atmosferik 1.2 var ya turbolu 1.0 var. Ikisi de süper motorlar değiller. dizay olarak da farkli ve güzel c3.
0
logisticsmanager
(12.02.21)
parça vb. ağı ve motor bakımından citroeni tercih ederim.

@freebird5406_2 çift kavramalı şanzıman olmasın?
0
mikahakkinen
(12.02.21)
(29)

Evden çalışanlar psikolojiniz bozuldu mu?

spacevan
Sabah 9 da geçiyorum bilgisayarın başına akşam kalkıyorum. Akşamd hiç birşey yapmadan TV karşısında uyuyakaliyorum resmen. Haftasonu da bilgisayar TV artık psikolojim bozuldu. Günler o kadar rutin ki. Başlarda spor falan yapıyordum onu da bıraktım. Hergece ulan yine bişey yapmadan günü bitirdim diyo
Sabah 9 da geçiyorum bilgisayarın başına akşam kalkıyorum. Akşamd hiç birşey yapmadan TV karşısında uyuyakaliyorum resmen. Haftasonu da bilgisayar TV artık psikolojim bozuldu. Günler o kadar rutin ki. Başlarda spor falan yapıyordum onu da bıraktım. Hergece ulan yine bişey yapmadan günü bitirdim diyorum.
Siz napiyirsunuz nasıl geçiyor zaman? Lutfen bişey onerin

Bns:m.youtube.com
0
spacevan
(11.02.21)
Çok oldu kafayı kıralı. 1 yıldır evdeyim.
0
Take it away honey
(11.02.21)
var böyle birşey evet, yalnızsan daha kötüdür.
0
nucleon
(11.02.21)
ben evde takılmayı çok seven biriyim. hatta hep şu güzel evimde doya doya takılamadım tek başına derdim hep.

berbat bi haldeyim. sıfıra yakın verimlilik. asla o planladığım gibi güzel vakit falan geçiremiyorum. eve eliptik bisiklet aldım, sadece tozunu alıyorum.
en son spor salonuna gidip üyeliğimi yenilettim, böyle olmayacak korka korka gideceğim napiim. : /
bomboş geçiyor günlerim. ama bommmmmmmmmmmm boş.
0
rewlack
(11.02.21)
hayatım seyahatlerde geçiyordu bu evden çalışma olayından önce. ofis bile değil sürekli dışarıda. korona öncesi bekardım. evlendim ve şimdi full evdeyim istisnasız. inanılmaz radikal bir değişim oldu bende yani spor yapmaya kitap okumaya iş dışı aktiviteler yaparak hayatımı idame ettirmeye ve psikolojimi korumaya çalışıyorum. spor çok işe yarıyor diyebilirim, bırakınca direkt fark ediyor. yoga falan yap. spor yapmadığım günler gece zor uyuyorum açıkçası.
0
roket adam
(11.02.21)
Aynen yanlız yaşıyorum.
Bbende spor salonunu bırakıp evdeki salona yatırım yaptım. Bir sürü ekipman aldım. Ama salon kapısını acmayya çekiniyorum. Birde üstüne peteklerini bile kapattım resmen hiç girmeyeyim diye.
Önceden PS biraz zevk verirdi. Onu da tamamen bıraktım. Ne oalcak böyle artık işte de verimim düşüyor gitgide
0
🌸spacevan
(11.02.21)
Bozuldu. Bozulmadı diyen varsa tebrik ediyorum kendisini.
0
jjimyl
(11.02.21)
Çok oldu kafayı kıralı +1
Yazın idare ediyordum hafta sonu çıkıp ama son yasaklardan beri evden çıkamıyorum çünkü akşama kadar yoğun çalışıyorum.
Evin kendisi hapis gibi geldiği için içinde ne yaparsam yapayım rahatlayamıyorum.
0
Jux
(11.02.21)
Hayvan gibi çalışıyorum. Normalde de cok calisirdim de su an sabah 9da aciyorum arada aralar yemek vs derken bazen gece 1de kapatıyorum. Ya dur sunu da yapayim diye diye bu hale geldi.

Spor salonu, restoran özledim. Maskesizligi özledim.
Evliyim, aliskiniz evde olmaya ama bu kadar da evde olmak sıkıntı.
Spor yapiyorum ama vallaha barbelle siir yazicam özlemimden.
0
logisticsmanager
(11.02.21)
güzel gidiyor. 1 senedir evdeyim. arada ofise gidiyorum, arada arkadaşlarla buluşuyorum. akşamları da programlama öğreniyorum, egzersiz bazen vs. tv yok, dizi film çok nadir.
0
sttc
(11.02.21)
Yok aksine, benim psikolojim düzeldi.

5 senedir aralıksız günde minimum 10 maksimum 18 saat arası çalışıyordum. Şimdi 2,5 aydır hiç çalışmıyorum. Her gün ev temizliyorum bana süper iyi geliyor. Yıllardır içimde kalan bütün detayları, çekmeceleri, kitapları tek tek düzenliyorum.

Gün aşırı dükkana gidip orada da boya, temizlik vs yapıyorum. Evde resim yapıyorum, taş boyuyorum. Yıllar sonra duyuruya döndüm çok uzun uzun yazıyorum. Kedimle köpeğimle oynuyorum.

Kendime, aileme, arkadaşlarıma yemek yapabiliyorum. Senelerdir yaptığım yemeklerin daha ben tadına bakamadan bitmesinden, stok kaygısıyla yiyememekten ve bunları parayla satmak zorunda kalmaktan çok sıkılmıştım. Dur iki porsiyon kalmış şimdi müşteri isterse eksilmesin diye senelerdir her gün 10 saat yemek yapıp kendim peynir ekmekle besleniyordum asjdkah :D

Haftada 2 gün filan misafir geliyor, bizim gibi evden dışarı adım atmayan arkadaşlarımız. Ya da biz gidiyoruz. Oyun oynuyoruz, mangal yakıyoruz. Yalnızken dizi, film vs. Baktığın zaman verimsizlik akıyor üzerimden ama bu da benim kendi iç verimim diye bakıyorum. Yıllardır hayalini kurduğum bir şeydi. Tek kelimeyle kusursuz.
0
pandispanya
(12.02.21)
kafeler açıkken kafeye gidiyordum arada. onlar kapanınca kötü oldu biraz
dizi vs seyretme açısından iyi oluyor. belgesel açıyorum işle birlikte sürekli
0
ShadowOfMoon
(12.02.21)
Pandeminin basindan beri yaklasik 11 ay evden calistim. Cok nadiren ofise gidiyordum bi degisiklik olsun diye. Sabah 8:30 uyan, 9:00 bilgisayari ac, programlanmis bi makine gibi isleri yap ama 15 dk'lik kahvaltiyi bile saat 13-14 gibi yap gibi bi akis.

1 senelik surecte 3 senelik is cikardim. Ama insan yuzu bile goremiyordum, en buyuk aktivitem markete gitmek ve arabayi yikamakti, ki bazen onlara bile vakit kalmiyordu.

Dedim ben istifa edeyim. Maasim falan da iyiydi baya ama yok dedim bu hayat degil.

Simdi daha iyiyim. Hala anlamsiz bi yogunluk var hayatimda ama oteki turlu olacak gibi degildi.

Birak isi.
0
msb
(12.02.21)
Bozulmadı. Yola giden zamana çok acırdım ben. Şimdi yola gitmeyen zamanda sabah spor yapıyorum, akşam resim, heykel, dizi, film geçiyor öyle. Her güne yapacak bir sey buluyorum.
0
turk kizi
(12.02.21)
Eve geçtiğimizden beri o kadar yoğun 7/24 çalışıyoruz ki yöneticim artık yeter dedi ve istifa etti. İki kişi çalışıyorduk ben tek başıma kaldım. Delirdim biraz.
0
jazzabel
(12.02.21)
Bir aralar hep evdeydik, şimdi 50%. Keşke hep evde olsam. Hazırlanma derdi yok, yol derdi yok.

Boş zamanlarda internette boş boş dolanmak veya telefonda oyun oynamak yerine piyanoya sarmıştım, hayalimdeki oyunun prototipini yapmıştım zengin olacaktım, Just Dance oynuyordum, kitap okuyordum, dizi izliyordum vs :(

Keşke hep evde olsam.
0
aguen
(12.02.21)
katiliyorum, ayrica bu evde calismayi yucelten tiplere de ayrica ayarim. linkedin'de falan ilik ilik postlar paylasiyorlar bunla ilgili hepsinin altina doseyesim geliyor canima yetti valla; ki ben 2-3 gun ofise gidiyorum ona ragmen..
0
bay b
(12.02.21)
evdeyim, mutluyum ofise gitmeyi gerek duymuyorum. uzun vadede bu şekilde çalışmaya pozitif bakıyorum mümkünse insanlar istedikleri şehirlerde yaşayabilsinler.
0
prezarlatif
(12.02.21)
İşimden nefret ettiğimi anladım. Çalıştığım yer değil, işin kendisinden. Evde sadece ben ve iş varız başka hiçbir şey yok. Benim için işe giderken yolda geçirilen zaman (bu benim için günün en güzel kısımlarından biriydi mesela, kitap/müzik/podcast dinliyordum, yolun bir kısmını yürüyordum), ofisteki insanlarla muhabbet etmek falanmış günü kurtaran. Başka bir planım olsa işi bırakacağım ama her şey için motivasyonum o kadar düşük ki işi bıraksam da bir şey yapamayacak haldeyim. Zaten bu dönemde nasıl iş değiştireyim, hele de tamamen sektör değiştirmek hiç mümkün değilmiş gibi geliyor. Yaptığım işin de gittikçe kötüye gittiğini görüyorum. İnsan çalıştıkça işinde daha iyi olmaz mı? Ben geriye gidiyorum işte. O da üstüne biniyor senden bir bok olmaz şu haline bak diye iyice kendimden de nefret ettim. Geçen sene hayatım için baya radikal değişiklikler yapma kararlarım vardı ama bu olay dünyayı öyle bir sikip attı ki onları da asla gerçekleştiremeyeceğim ile de yüzleşmem lazım. Bu dönemin benim için görece ne kadar rahat geçtiğinin farkındayım bu arada, onu aklımda tutarak çabalıyorum işte. Tekrar terapiye başlamam lazım sanırım. Bunu da yıllardır diyorum ama onu bile yapamadım peh

Büdüt: Hep evden çalışalımcı veya hep ofisten çalışalımcı değilim. Herkesin nerede verimli çalıştığı farklı. Bence evden çalışılabilecek işlerde insanlara bu seçenek sunulmalı. Ama bizim şirket full evden çalışmaya geçiyoruz, ofisi kapatıyoruz falan derse işi bırakırım direk. Ben bu şekilde çalışamıyorum, benim için çalışma yeri ve yaşama yerinin ayrı olması çok önemli. Öğrenciyken bile evde ders çalışmazdım hep kütüphaneye, ya da bir kafeye vb giderdim. Ben de sinir oluyorum karantinada verimin dibine vurdum, her akşam gurme yemek yapıyorum, 3 dil öğrendim diyenlere ama dediğim gibi herkes farklı.
0
peki madem
(12.02.21)
Yedim kafayı ya , benim kadar gamsız insanı dert sahibi yaptı, terapi falan alıyorum o derece. Sıyırdık valla
0
paramolacak
(12.02.21)
ev hapsi gibi bir şey evden çalışma + haftasonu yasakları.
0
nuisance
(12.02.21)
ben aylardır atlatamadığım bir ayrılığa rağmen psikolojik olarak gayet iyiyim.

etkisi olduğunu düşündüklerim:

-yıllardır düşük olan demir seviyem için demir ilacı almaya başladım. (kan değerlerine baktır. halihazırda düşük olan değerlerin olabilir ya da bu yeni evde oturma düzeninde düşmüş olabilirler. bazıları direkt psikolojini etkiliyor.)
-çok fazla dışarı çıkıyorum. yürüyüş yapıyorum. birilerine gidiyorum. birileri bana geliyor. senelerdir görüşmediğim arkadaşımı aradım, sıkıntıdan ölüyormuş. arayınca çok sevindi hemen gel dedi. herkes baymış, herkes yalnız hissediyor. sosyalleşmek lazım.
-karbonhidrat yemiyorum olabildiğince.
-yoga yapıyorum. zoom üzerinden yapılan online yoga dersleri var, kendi kendine yapmaktan çok daha iyi ve etkili oluyor. yasaklar başlamadan önce de birçok farklı aktivite yapıyordum. kamp, dalış, wakeboard.. bence kafayı yememenin çözümü hareket etmekten geçiyor.
-evde oturacaksam xbox oynuyorum. hafta boyu bir sürü şey yaptığımdan bazen bütün cumartesiyi oyun oynayarak geçirsem de hiçbir şey yapmadan günü bitirdim hissi olmuyor.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(12.02.21)
@nuisance +1

Evden çalışmak iyi güzel de şu düzende tam bir ev hapsi.

Yazılımcıyım, yeni işe başladım Ekim gibi. İş arkadaşlarımın hiçbirini yüz yüze görmedim. Kalabalık bir ekibiz aslında ama bire bir çalıştığım 3-4 kişi var, günlük toplantılarda 3-4 kişi daha ekleniyor bunun haricinde kimseyle tanışmıyor ve işin düşmedikçe iletişim kurmuyorsun. Ama trafik çekmemek, mesaiye beş kala uyanmak vs. bunlar güzel şeyler tabi.

Önceden düzenli spor yapardım. Şu an salon üyeliğim var ama salona gitmek istemiyorum. Havalar 10 derecenin üstüne çıktı mı bisiklet sürüyorum, boş boş yürüyorum evden uzaklaşıp.

Eşimle bazen birlikte bazen ayrı ayrı bir şeyler yapıyoruz da vakit geçiyor. Yoksa yalnız olsam çoktan keçileri kaçırmıştım.

Hasta olmadık, olmuyoruz belki ama bu durum çoğumuzun psikolojisini bozdu. Ben iyiyim, böylesi daha iyi diyen elbette vardır ancak yasaklar devam ederse özellikle yaşlılar vs. ciddi sağlık sorunları yaşayacak fiziksel/psikolojik.
0
chicha_v2
(12.02.21)
Yorumlar için teşekkürler.
En azından yanlız değilmişim çoğu kişi ben gibi kafayı sıyırmış:) Tamamiyle pozitif etkilenen kişilere saygılarımı sunuyorum ve tebrik ediyorum gerçekten.
Ama hayatı aynı kalan kişi pek yok gibi yani ya çok olumsuz etkilemiş ya da pozitif bu durum da ilginç olmuş.
0
🌸spacevan
(12.02.21)
Ben de “yine bir şey yapmadan gün bitti” kısmını anlamıyorum. Diyorum ki ne güzel hayatları varmış pandemiden önce.
Ofise gittiğimiz normal dönemlerde, haftanın 4-5 günü falan yogaya gidiyordum geri kalan 2-3 günde de iş çıkışı yemek, alkol ve sohbet ile geçiyordu. Son bir yılın rutini buydu hatta. Bazen haftasonları 1-2 arkadaşım gelirdi kalmaya. Ama ofise gitmekten, mesaiye ofiste kalmaktan, dedikodulardan nefret ediyordum.
Pandemi ile beraber yoga salonu kapandı onun yerine haftada üç gün özel hoca ile çalışıyorum. Sabahları 15 dakikalık bir akışım var onu yapıyorum. Onun haricinde öğle arasında çamaşır yıkama özgürlüğü var, istediğim müziği dinleyerek çalışabilme özgürlüğüm var mesela bugün ofiste olsam muhtemelen karın ağrısından ağlayarak çalışıyor olurdum ama şu an koltuğa uzandım, sıcak su torbam var. Kapkalın giyindim, topuklu ayakkabı üzerinde ağrıya sabretmeye çalışmıyorum.
Çok stresli bir işim var ama ona rağmen iş arkadaşlarımın yüzünü görmeden çalışabildiğim için her gün şükrediyorum, bu bile yeterli bir sebep mutlu olmam için.
Arkadaşlarımı pek özlemedim sanırım, telefonla görüşüyoruz.
Deniz kenarında yürüyüş yapmayı özledim ama bunu yapamadığım için delirdim, öldüm bittim diyemem.
Sadece daha iyi şartlarda nasıl olabilirdi diyorum. Biraz daha geç yatabilsem daha çok kitap okumak isterdim. Bir de bazen yalnız olmak zorluyor. Mesela geçen haftasonuydu sanırım arayan soran da olmayınca 2 gün konuşmadığımı fark ettim. Garip bir his. Ailesiyle değil ama sevdiği insan ile yaşayanlara özeniyorum. Ben de en azından haftada 3 gün falan sevdiğim bir insanla beraber kalarak birlikte vakit geçirmek isterdim. Sanırım o da olsa, ağzımdan memnuniyetsiz herhangi bir söz çıkmazdı.

Mesela spor yapıyormuşsun, neden bıraktın? Hayat manasız mı geliyor, spor yapmaya mı değmez? ”bir şey yapmak”tan kasıt nedir tam olarak? Kendini geliştirmek mi? Vakti bir şeylerle doldurmak mı?
Mesela ben bu haftasonu resim yapacağım, yazı yazacağım. Temizlik yapacağım mesela, onu bile zevkle bekliyorum. Bu his çok kötü, anlıyorum. Ama öneri verebilmek için en azından normalde sevdiğin şeyleri yapmayı neden bıraktığını anlamamız lazım.
0
irene
(12.02.21)
Evet. Psikoloji bozukluğunun kıstası nedir bilemiyorum ama bir anormallik hali seziyorum ben de.
0
alessandro del pieroglu
(12.02.21)
2020 martindan beri evden calisiyorum, ilk 6 ay turkiyedeydim, son 6 aydir londradayim.

Turkiyedeyken normalde sabah 7.15'te uyanir, eve de 7.30-8 gibi gelirdim. Haftaici pek bir sey yapamazdim haliyle. Evden calismaya baslayinca 6'dan sonra bisiklete binmeye basladim. Esimle duzenli yuruyuse cikmaya basladik.

Ardindan londra'ya geldik, su anda ha istanbul'dayim ha burda. Gunduz calisiyorum, is bitince cevredeki parklara yuruyuse gidiyoruz o kadar. Hayatimda pek degisikligi olmadi.

Koronavirus olmasaydi cok daha farkli olurdu tabi ki ama ofiste olmaktansa evde olmak daha guzel geliyor bana. Hem istedigim gibi calisabiliyorum hem de evde oluyorum (Biraz evci bir insanim).

Eger yalniz olsaydim cok daha kotu gecerdi.
0
fakyoras
(12.02.21)
Evde olmayı aşırı seven ve işe gitmekten nefret eden bir insan olarak bunca zamandır içten içe keşke böyle devam etse diye düşünürken artık dayanamayacak noktaya geldiğimi hissediyorum ne yazık ki

Cafeler, barlar, sinemalar vs. açılsa bu kadar problem olmazdı ama benim için.
0
jacque
(12.02.21)
Her sabah hazırlanıp işe gitmenin kadar iğrenç ve acı verici olduğunu bildiğim için zerre şikayetim yok bu durumdan. Yasaklar bitip de rahat rahat dolaşmaya başladığımız zaman home-office olayı çok daha iyi olacak. Şu an tek sıkıntı akşam işi bitirdikten sonra yapacak bir şeyin, gidecek bir yerin olmaması.
0
synesthesia
(12.02.21)
bozulmaması için bilinçli çaba sarf ediyorum. :) daha doğrusu, bozulma seviyesini asgari seviyede tutmaya çalışıyorum. her ne kadar evde vakit geçirmeyi seven biri olsam da, ben de iş ve ev ortamlarının ayrı olmasını tercih eden insanlardanım. kafeler açık olsa bu kadar zorlanmazdım, bir yandan yiyip içerek saatlerce çalışabiliyordum çünkü. aynı zamanda bir iki insan yüzü görmek, dışarıda hayata karışmış olmak da iyi geliyordu.

bu yeni düzen bakımından, sürekli verimli olmaya çalışmak bana çok yorucu geliyor. buna harcanan çabanın kendisi, işin kendisinden de zorlayıcı. bu açıdan kendimi çok sıkıştırmamaya çalışıyorum ama bir yandan da uzun süreler verimli olmamı gerektiren bir işim var; o yüzden sıkışmışlık hissinden kurtulamıyorum. :) yalnız yaşıyorum ve kendimle keyifli vakit geçirebilen biriyim. düzenli spor yapıyorum, enstrüman çalıyorum, bol bol okuyorum çiziyorum vs. ancak sevgilim olsaydı ve en azından hafta sonlarını onunla birlikte vakit geçirerek ve bir şeyler paylaşarak değerlendirebilseydim, hafta içi iş günleri daha verimli olabilirdi benim açımdan, bir ihtimal. :)

ha şu da var, çok sıkıldığımdan yola çıkarak özellikle sosyal medya bazında abuk subuk insanlarla vakit geçirmeye de çalışmıyorum. enerjimi pozitif ve hayat kalitesini yüksek tutmaya çalışan, buna özen gösteren insanlara yöneltemiyorsam, tek başına vakit geçirmeyi her türlü tercih ediyorum. ötekisi psikolojiyi daha da bozuyor bence. ^^
0
brena
(12.02.21)
(12)

saat tavsiyesi

baldur2
hem gunluk hem de formal ortamlara uygun kacabilecek tissot, seiko, orient, citizen, hamilton bandinda hangi modelleri onerirsiniz? hakikaten soyle klas bir saat olabilirse muthis olur.
hem gunluk hem de formal ortamlara uygun kacabilecek tissot, seiko, orient, citizen, hamilton bandinda hangi modelleri onerirsiniz? hakikaten soyle klas bir saat olabilirse muthis olur.
0
baldur2
(08.02.21)
bütçe nedir?
0
rentts
(08.02.21)
seiko presage kullanıyorum deri kayışlı. çok memnunum
0
kisa
(08.02.21)
frederique costant öneririm, her bütçeye uygun güzel saatleri var.
0
Bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte
(08.02.21)
@rentts
4-5 bin liraya kadar cikabilirim.
@kisa
hangi model kanka.
0
🌸baldur2
(08.02.21)
Ben nedense armani saatleri çok beğeniyorum. Tam söylediğin kullanıma uygun gibi geliyor.
Misal: www.saatvesaat.com.tr ya da www.saatvesaat.com.tr
0
pandispanya
(08.02.21)
www.saatvesaat.com.tr

Lütfen asla ama asla işi saat olmayan markadan saat almayın. Armani, polo, diesel, guess, tommy vs vs.

Bahsettikleriniz hepsi iyi markalar. Benim tavsiyem otomatik bir saat almaniz, ozellikle o fiyatlara çıkmısken.
Buna ek olarak da spor tarzi casio gshock alin kafaniz rahat olsun. Ya da bir adet seiko 5 nato kayis ile.
0
logisticsmanager
(08.02.21)
wainer bak ben memnunum. hatta deri kayışı değiştirip silikon takınca daha bi memnun oldum.
0
erty_ksk
(08.02.21)
@bu yol; casio saat markasi, üretimini nerede yaptığının önemi yok. Ben de amerikan firmasinda calisiyorum ama ürünler Filipinler ve Asya'da yapiliyor. Ama kimse de gidip markamizi bu sebepten kötülemiyor. Çünkü üretim kendimizin, dizayn kendimizin, icindekilerin tasarımı vs kendimizin.

Moda markalari saatin üstüne sadece marka yapistirip geciyor. Misal armani, kors, marc jacobs, diesel vs saatler fossil tarafindan uretiliyor. Bunlara marka icin para vermek yerine fossil almayi tercih ederim. Ki casionun kendi fabrikasinda üretmesi ile moda markalarinin fason urettirmesi sizce ayni sey mi?

Bir de casionun farki surada; malzeme bulmasi, tamir ettirmesi vs hepsinden daha kolay, gshock oldugu icin zarar görmesi çok zor. Ama aramizda armani saat 5 yil hic sıkıntı cikarmaz diyebilecek var mi? Ya da sıkıntı olsa hemen yetkili armani servisi var mi?
Yani 5 bin lira para verilecekse armaniye degil seiko presage'a verilir.
Ha gene de kişinin kendi tercihi, 5bin liraya armani de alinabilir.
0
logisticsmanager
(08.02.21)
@logisticsmanager;

daha detaylı anlatmam gerekirse, kullanılan mekanizma eta, bu mekanizma ünlü saat markalarının replikalarında ve saymış olduğun markalarda kullanılan bir mekanizma.
tek bir farkla, aynı eta üst segment saatler için 2824-2 üretiyor, bu mekanizmayı isviçreli ünlü saat markalarının çoğu kullanıyor.

O almayın dediğiniz markalar da eta kullanıyor casio'da eta kullanıyor. Bir fark yok. casio g-shock ile armaniyi kıyaslamak ise tamamen jeep ile binek arabayı kıyaslamak gibi. Çünkü g-shock zaten dayanıklı bir saat, armani'nin ise o segmentte ürettiği bir saat yok çünkü müşteri profili tamamen farklı.

Aynı segment saat üretse kıyaslama mantıklı olabilir ama şu durumda elma ile armut gibi kalıyor bu kıyas. mekanik bir saat alınmayacaksa casio ile armani'nin arasında bir fark yok. ikisinin mekanizması da aynı üretim yeri de aynı.
0
Bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte
(08.02.21)
birfincankahvedahaisteyenadam
(08.02.21)
Teknik olaylarından pek anlamıyorum ama kullanıcı olarak yeri gelmişken belirtmek isterim. Başlangıçta biz de misalen Armani’ye önyargılı bakıyorduk. Şu an eşimin 5-6, benim de 2 tane bu marka saatimiz var. En eskisi 9-10 yıllık, en yenisi de 4-5 yıllık. Şu ana kadar kayış problemi dışında hiçbir problem yaşamadık ikimiz de. Kayış için de saat&saate gönderdik, yenileyip gönderdiler. Lacoste’dan ayakkabı almak gibi facia bir durum olduğunu düşünmüyorum :D Dediğim gibi, mekanikten anlamam ama kullanıcı tecrübem bu şekilde.
0
pandispanya
(08.02.21)
5 bin bütçe varsa bu Saydığın Markalardan en ıyisi hamilton modelde verecek olursam intramatic
0
all girls dream
(08.02.21)
(3)

Çalışma saatleri

ırene adler
>>>Selamlar, aşağıdaki çalışma saatleri ile ilgili açıklamadan ne anlıyorsunuz?----Available to work 40 hours/week (full-time job), including weekends (approximately three hours per day)40 saate ek olarak mı haftasonu 3'er saat çalışma var? 7 gün mü çalışılacak?
>>>Selamlar, aşağıdaki çalışma saatleri ile ilgili açıklamadan ne anlıyorsunuz?



----Available to work 40 hours/week (full-time job), including weekends (approximately three hours per day)


40 saate ek olarak mı haftasonu 3'er saat çalışma var? 7 gün mü çalışılacak?
0
ırene adler
(08.02.21)
Ben hafa sonları da günlük yaklaşık 3 saatlik çalışma süresinin haftalık total 40 saate dahil olduğunu anlıyorum.
0
pandispanya
(08.02.21)
Haftasonu günlük 3er saat calisma dahil 40 saat.
0
logisticsmanager
(08.02.21)
İlani yazan firma native ise herkese katiliyorum. Turk ise bi sormak lazim
0
Anjelik
(08.02.21)
(18)

Mühendisin Araba Alamaması

yanqoue
28 yaşındayım, ayıptır söylemesi 12 bin TL civarı bir gelirim var, yeni yeni bu paraları kazanmaya başladım, dolayısıyla birikim yapıp araba almayı kafaya koydum. Geçtiğimiz ay 7 bin kenara ayırarak başladım diyebilirim.Ama arkadaşlar umudum yok :(İhtiyaçlardan kesmeden ayda 7 bin TL atabiliyorum ke
28 yaşındayım, ayıptır söylemesi 12 bin TL civarı bir gelirim var, yeni yeni bu paraları kazanmaya başladım, dolayısıyla birikim yapıp araba almayı kafaya koydum. Geçtiğimiz ay 7 bin kenara ayırarak başladım diyebilirim.

Ama arkadaşlar umudum yok :(

İhtiyaçlardan kesmeden ayda 7 bin TL atabiliyorum kenara ama hesabını yaptığımda 2 veya 3 sene sonra belki düzgün bir araba alabileceğim. Bu ülke nasıl bu hale gelebildi? Geleceğe dair hiçbir umudum yok. Ortalamanın üzerinde kazanıyorum ama borç altına girmeden ve ot gibi yaşamayı kabullenmeden ev/araba almak imkansız hale geldi. Fazla mı karamsarım?
0
yanqoue
(07.02.21)
eğer işin ve gelir modelinde bir değişiklik yapmayacaksan arabayı hemen alıp borçlan. min 3-4 yıl ot gibi bir hayatın olacak. araban olacak ama gezemeyeceksin. ayrıca onunda sigortasi, mtv, muayenesi, bakımı gibi giderlerin olacak yapacak birşey yok ortadoğu burası.

ya bu deveyi güdersin yada bu diyardan gidersin koçero.
0
paudi
(07.02.21)
Normal vatandasin alacagi araba fiyatlari ev fiyatlarina gelince sifir arabayi kredisiz almak imkansiz hale geldi. 2-3 sene iyimser bi tahmin olmus bence.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(07.02.21)
ben 33 yasimda senin gelirine gelebildim ilk kez ve maalesef cok haklisin. benim de umduum yok. hicbisey birikmiyor bu ulkede, arabayi gectim bir macbook, iphone bile alamiyoruz. fazla karamsar degilsin. burasi ortadogu yorumuna katiliyorum.
0
camene87
(07.02.21)
bir süre daha para biriktir bu sürede parayı değerlendirebileceğin yatırım yöntemleri bul fon olur borsa olur. araba fiyatları da düşüşte gibi sanki. bir de maaş bu seviyeye yükselene kadar kazanılan para nerde merak eden olabilir. birden 12 k ise sakin kalmakta fayda var.
0
andlee
(07.02.21)
İstediğiniz bir modelin bulunduğunuz bölgedeki en büyük bayilerinden birine gidip konuştunuz mu hiç? İlk defa araç alacak insanlar çat diye parayı masaya koymuyor mesela. Durumunuzu anlatıp gelirinizi falan anlatın. Köşede 50-75bin cash varsa, geri kalanı taksitli, faizsiz kredili falan ayarlanabilir. 400-500binlik araçsa bilemem ama en azından %50’lik dilimdeki max fiyatlı (231bin) aracı alabilirsiniz gibi duruyor
0
avatar is back
(07.02.21)
Welcome to Middle East. Deve gütme yorumuna +1
0
lion de la Turquie
(07.02.21)
Şimdi iki sıkıntı var.
1- Şu an ki piyasaya göre 12 bin TL ayıptır söylemesi denilecek bir para değil. Yani kaba bi hesapla aslıda 4-5 bin bir para bu.

2- Tüm fiyatlar yüksek. Başkasını 3 haneli bir rakama alabildiği şeyleri biz 4 haneli rakamlarla alıyoruz.

Çözüm olarak faizsiz krediler veriyorlar firmalar onlara bak ama senin 2 katından fazla bir maaş alıyorum fakat bu paraları bu arabalara vermem. Gereksiz şişirme fiyatlar.
0
infernalcadre
(07.02.21)
çok fakiriz alım gücü de düşük ülkede buna lafım yok. ama neden araba almak? herkes neden araba almaya çalışıyor veya zenginiliği/alım gücünü arabayla ölçüyor anlayamıyorum.

süt olmuş 10 lira o da yağı alınmış, günlük demesine rağmen bi hafta raf ömürlü dandik bişey.
yani yaşam kalitemizi düşüren çok fazla şey varken zengini fakiri genci yaşlısı herkesin araba sevdasında (sanki çok kullanışlı bir karayolu alt yapısı, iyi sürücüler ve makul benzin ücretleri varmışçasına) olmasını anlamıyorum....

kusurabakma kardeş : ) elemimi kederimi sana kustum.

ama bence başlık mühendisin niye araba alması falan olmalıydı. veya herkesin niye araba almaya çalışması.şimdi takvim gazetesi gibi olmayayım da herkesin bi de birinci el araba almaya kasmasına akıl sır erdiremiyorum. evet tabiiki çalışan insanın hakkıdır, evet ülke fakir ondan alamıyoruz bunlara lafım yok.

yani komik geliyor 28 yaşında insanın hayaline bak ev alam beton alam, araba alam.



neyse umudu kesme, ya enflasyon oranları böyle kalmaz, ufak ufak biriktirir alırsın. ya da enflasyon hep böyle gider, komple batarız bi kaç seneye sen de işinde gücünde insansın kaçar bi yere kurtulursun heralde.
0
rewlack
(07.02.21)
5 senelik birikiminle alırsın. Bu Türkiye için normal süre. Aslında kredi çekip de alırsın şimdi. O zaman ödeme süren 10 yılı bulabilir.

Araba bir ihtiyaç. Bence lüks falan değil. Özellikle sabah işe giderken toplu taşıma eziyet.
0
horowitz
(08.02.21)
Araba bir ihtiyaç ve fakir ülkelerde ya da zengin ülkede şehrin içinde yaşayıp "yaaaa niden araba kullaniyorsun nolcak 20km bisikletle gitsen" diyen tipler tarafından tartisiliyor. Onun dışında arabanın verdiği özgürlüğü veren birşey yok. Bugün hic plan yapmadan arabaya atlayıp bir yere gidebilirim, bu farkli birşey. Telefon, araba, bilgisayar gibi şeyleri tartisilmasi bile komik.

Senin dediklerinde malesef haklısın ama yapacak birşey yok. Kredi cekip ödemek en mantıklısı ve belli miktara düşük faiz vs veren araç firmalari oluyor onlara bakabilirsin. Ya da fiyatlarin birgün düşeceğine inancin varsa parani yatirimda kullanirsin ve o sürede gerektiğinde araç kiralayarak halledersin.

Bu arada malesef aldığın para gercek enflasyona göre 5 sene öncesinin 5-6 bin lirası. O zaman da o paralara alinamiyordu araba zaten.
0
logisticsmanager
(08.02.21)
@rewlack

Bahsettiğin konu aslında enflasyonla ilgili ekonomik bir fenomen. Uzun yıllar parası değer kaybetmiş ülkelerde insanlar elleri ile tutabileceği gözleri ile görebilecekleri yatırımlara yönelirler. Araba gibi ev gibi. Herkes sıfır araba almak zorunda değil. Fakat sıfır araba alacak birileri varsa bunun da devlet yetkilileri, mafya patronları ve hükümete yakın iş yapan müteahhitler yerine genç mühendisler olduğu bir dünya görürüz inşallah.
0
twelfth
(08.02.21)
Cunku bi 5sene oncesine kadar hem döviz ucuzdu hem de krediler. Çevreme bakıyordum bankacılar vs bmw 3 serisi passat kaynıyodu etraf. Çek uygun krediyi seniçok etkilemeden al geç. Şimdi öyle değil maalesef, bol para basılan dönemde millet iyi alıştı bunlara ama artık devir değişti. Sen kendini Almanya , Amerikayla karşılaştırma, gelişmekte olan ülkeler klasmanındayız neler onlar mesela Güney Afrika, Brezilya, Hindistan, Romanya gibi ülkeler. Bunlardaki mühendislerle karşılaştırmamız lazım orda yanlış yapıyoruz. Ekstradan enflasyon denen bi gerçeğimiz var ki dünyada en üst sıralardayız...
0
solenkol
(08.02.21)
bu carki kirabilmenin tek yolu, birikim yapip, o birikimlerle yatirim/girisim yapip daha az vergi veren tarafa gecmek.

yoksa cok fantastik maaslar alsan bile gun sonunda kendinden cok baskalarini mutlu edecersin
0
foster
(08.02.21)
kardeş hangi arabayı istiyorsun da ayda 7 bin tl kenara koyup yine de alamıyorsun? elinde 30-40 bin peşinat olacak, sonra 2-3 sene vadeli krediye girip 100-150 bin bandında bir araç alacaksın işte. araba fiyatları yüksek evet ama biraz kafayı değiştir derim bu noktada. küçüğü beğenmezsen büyüğe asla ulaşamayacaksın bu gidişle. küçükten başlayacak, sonra borcu bitince büyüteceksin.
0
roket adam
(08.02.21)
ilk araba zordur haklısın
sonra satıp üstüne koya koya gidersin.

ilk araba için freelance iş miş yapıp toplu ödeme almak en kestirme yol
ben öyle yapmıştım.
0
summatinyourteeth
(08.02.21)
Başlık yanlış olmuş, doğrusu "mühendisin bir aylık maaşıyla araba alamaması" olacak.
0
alfred
(08.02.21)
maaşlı işle lux araba almak zor

ucuz araba alıp, birikim yapmak daha mantıklı
0
bir soru sorcam
(08.02.21)
15 bin dolara 2016 grand cheeroke aldim, 28 yasinda yolun basinda, edirnenin otesinde bi hayata bakmanizi oneririm
0
cairo
(08.02.21)
(4)

yurtdışından ps5 ile ilgili

uuth
selamlar, almanya'da kuzenim var, para gönderip ona aldırsam, o da şahsen bana fedex, dhl vb gibi bir şirket ile yollasa hediye mahiyetinde gümrükte problem çıkar mı vergi vesaire?
selamlar, almanya'da kuzenim var, para gönderip ona aldırsam, o da şahsen bana fedex, dhl vb gibi bir şirket ile yollasa hediye mahiyetinde gümrükte problem çıkar mı vergi vesaire?
0
uuth
(07.02.21)
Çıkar. Vergi odetirler. Hediye vs yok artık gümrükte, 1 dolar bile olsa gene odetirler hele ps5.
0
logisticsmanager
(07.02.21)
peki yurtdışına çıkan sürücülerimiz var şirkette, dönüşte onlar getirse?
0
🌸uuth
(07.02.21)
Bir tane getirebilirler. Yani uçakta böyle, normal bir araç ile de sıkıntı olacağını sanmam ki gümrük mevzuatinda da 1 tane diye yazıyor olmasi lazim.
0
logisticsmanager
(07.02.21)
Şu an Almanya'da da stok sıkıntısı var gerçi ama stok geldiğinde şirkettekiler getirebilir. Kutusu biraz büyük yalnız. Ona göre valizde getirilecekse büyük valizle gitmekte fayda var.
0
himmet dayi
(07.02.21)
(3)

Yorumları dinlenebilen akpartili gazeteciler, yorumcular

avatar is back
Benim aklıma kimse gelmiyor ama bu siyasi çekişmede tek taraftan izlemek çok yorucu olabiliyor. Fatih altaylının programında faruk acar diye biri var çok saygılı ve mantıklı biri olduğu için izliyorum.Böyle başka birileri de var mı?
Benim aklıma kimse gelmiyor ama bu siyasi çekişmede tek taraftan izlemek çok yorucu olabiliyor. Fatih altaylının programında faruk acar diye biri var çok saygılı ve mantıklı biri olduğu için izliyorum.

Böyle başka birileri de var mı?
0
avatar is back
(05.02.21)
Cuneyt Ozdemir
Gecen youtube canli yayinini gordum de tikladim ne diyor Bogazici konusunda diye. Adam kendini cumhurbaskani danismani zannediyor resmen, siz bunlari bilmezsiniz, ben laik camianin icini bilirim, Bogazici olayinda soyle davranin soyle yapin diye tavsiye veriyor saraya. Bildigin muhbir olmus. Muhalefet bu gosteriler icin ellerini avusturuyormus, muhalefet pusuya yatmis, Bogazici olayi ile kendine prim yapacakmis, bu oyuna gelmeyin diyor saraya. 2 dakika dinledim bogure bogure kusuyordum. Cuneyt varken baska akpli aramayin
0
neverletyougodown
(05.02.21)
Bir insanın 2021 yılında hem malum partili hem dinlenebilir olmasının imkanı yok. Ilk 5 yıl 10 yıl hadi neyse ama 2021 yılında. Aynısını viktor orba', trump, putin destekcileri icin de düşünüyorum. Oturup dinlenebilecek nokta geçildi.
0
logisticsmanager
(05.02.21)
dinlenebilir olanları kovaladılar. benim de aklıma kimse gelmiyor. takvim gastesi ankara temsilcisi vardı. zafer şahin . o olabilir bak... şaka şaka...
0
alicandan
(06.02.21)
(6)

Seboreik dermatit "cilt"

JusticeBooster
Merhaba, aşağıda birisi sorunca sormak istedim.Head and shoulders clinical strength aldım. Saçımdaki dökülmeyi yüzde yüz bitirdi ama yüzümdeki ve kulaklarımdaki dökülmeye ve kaşınmaya hala çözüm bulamadım. Kullanıp da memnun kaldığınız bir krem veya ilaç var mı? Teşekkür ederim.
Merhaba, aşağıda birisi sorunca sormak istedim.
Head and shoulders clinical strength aldım. Saçımdaki dökülmeyi yüzde yüz bitirdi ama yüzümdeki ve kulaklarımdaki dökülmeye ve kaşınmaya hala çözüm bulamadım. Kullanıp da memnun kaldığınız bir krem veya ilaç var mı?

Teşekkür ederim.
0
JusticeBooster
(04.02.21)
Şundan çok memnun kaldım ben www.amazon.com.tr
0
roket adam
(04.02.21)
roket adam +1

ayrıca şu ürün de iş yapar ;

www.hepsiburada.com

aslında bulabilirsen bu işin en iyisi sebclair ama satılmıyor türkiye de. yurtdışından gelen falan olur ise aldır bir dene derim ;

www.eczaonline.com
0
delidir yakalayin
(04.02.21)
Elidel
0
dreamsandcolours
(04.02.21)
coresatin. (git: www.dogalyontemler.com) sarı renkli olan.. artık kavanoz şekklinde satılıyor sanırım.
0
jepa
(04.02.21)
Sebclair ama Türkiye'de yok. Yalniz sebclair krem, her gün kullanmıyorum da cok azmissa sürüyorum.

Onun dışında bioderma, noreva vs bir sürü şirketin "ds" ürünleri var, bunlar seboreik dermatit icin. Bana göre cogu ayni hangisini bulursan; losyonları günlük icin daha iyi bence.
0
logisticsmanager
(05.02.21)
m-furo solusyon. şu: (git: prospektus.co )
0
vampir akrep
(05.02.21)
(11)

İzmir'de hangi semtte ev alınır?

anahtarr
İzmir'de oturmalık(yatırım değil) ev alacak olsanız nereden ev almak istersiniz?
İzmir'de oturmalık(yatırım değil) ev alacak olsanız nereden ev almak istersiniz?
0
anahtarr
(03.02.21)
Bostanli.
Balçova.
0
logisticsmanager
(03.02.21)
Bostanli'nin belli bir yerinden sonrasi ve mavisehir asla... Yagmurdan nefret edersiniz. Karsiyaka tarafi olabilir.
0
invictae
(03.02.21)
İş yeri nerede ? Nereye gidip geleceksiniz ? önemli soru bu bence.
Lokasyonunuzun yakınlığına göre ;
- Güzelbahçe
- Balçova
- Bostanlı
- Yeni Foça
0
tss
(03.02.21)
Bostanlı +1
0
himmet dayi
(03.02.21)
Oturmalık Güzelbahçe
Yatırım Gaziemir
0
false pretension
(03.02.21)
Karşıyaka, Bornova, Hatay, Göztepe, Balçova İzmir denilince akla gelen yerler herkes kendi sevdiği yeri yazıcak doğal olarak hepsinin bi artısı eksisi var.

Deprem mevzusundan sonra Hatay hem merkezi hem de sağlam olarak güzel gelmeye başladı benim gözüme ama park yersizlikten saçlarınız dökülür.

Herkesin bayıldığı Karşıyaka'da üzerine para verseler oturmam mesela.
0
hedep
(03.02.21)
sahil evleri
0
brakgn
(03.02.21)
hatay kesinlikle. özellikle inönü caddesine yakın olan tarafları. metro dibinde olur, her yere ulaşım rahat. murat reis mahallesi buna bir örnek. en son olan 4 ile 5 arası depremleri hiç hissetmedik bile. büyük depremde hafif ile şiddetli arasında giden bir sarsıntı (çok kısa sürdü) oldu sadece. 99 istanbul depremini yaşamış biri olarak kesinlikle hatay diyorum. :) park yeri sorunu saç baş yoldurur fakat artıları yüzünden buna değer.
0
veri
(03.02.21)
Hayalim üçyol metro civarında deniz gören yaşlı olmayan bir evde oturmak.
Park sorunu hayallere dahil değildir..
0
kanlakarisikyagmur
(03.02.21)
karşıyaka
0
mikahakkinen
(03.02.21)
@kanlakarisikyagmur +11111

bayılıyorum o bölgenin yokuşlu yapısına ve denize sıfır olmasına. park tabi inanılmaz zor bir mevzu ve sürekli keşmekeş hakim, fakat yine de mütttthiş konum.

onun haricinde Karşıyaka İzmir’den bağımsız gibi zaten. Bostanlı falan başka yer gibi, yaşamak için en ideal yer kuşkusuz Bostanlı ama ev fiyatları uçuk haliyle.
0
garavel
(03.02.21)
(9)

Xiaomi Mi Stick'e 290 TL Verilir Mi?

edaddy
Ne dersiniz, yılbaşında fiyatlar 200-250 bandına düşmüş galiba. Geçenlerde 350 idi şimdi 290 TL'ye bulunabiliyor. Beklemeli mi başka bir indirimi daha?
Ne dersiniz, yılbaşında fiyatlar 200-250 bandına düşmüş galiba. Geçenlerde 350 idi şimdi 290 TL'ye bulunabiliyor. Beklemeli mi başka bir indirimi daha?
0
edaddy
(03.02.21)
Stick yerine box mi iyidir
0
kleider
(03.02.21)
televizyonum 4k değil standart full hd olduğundan stick almayı planlıyorum
0
🌸edaddy
(03.02.21)
xiami mi box s alın derim.kafanız rahat olur.
0
drako
(03.02.21)
ben kullanıyorum yazlık tvsinde, acayip isteklerin yoksa iş görür, biz spotify netflix blu tv youtube için falan kullanıyoruz. biraz yavaş sadece.
0
roket adam
(03.02.21)
Bir yakinim bakiyordu, sanki ne zamandir fiyati 300'den asagi dusmuyordu gibi. Yilbasinda 250 tl civari reklamlarda donup duruyordu ama 5 tane filan stok koymuslardi resmen. Alamiyordunuz yani :D 290 a alirdim ben olsam.
0
invictae
(03.02.21)
birkaç ay önce 250 civarına almıştım yatak odamdaki eski tv için. yavaş yorumuna katılmıyorum, milisaniyeler oynuyor. olağanüstü memnunum.
0
brakgn
(03.02.21)
black friday'de en düşük fiyatı amazon 268 tl ile vermişti. ondan düşüğünü daha sonra görmedim. zaten hemen her hafta en az 1 online satış sitesi (hepsiburada, trendyol, amazon vs.) 290 civarına indiriyor fiyatı zaten. hatta geçen hafta a101 bile o fiyattan satışa çıkarmıştı. yani bu fiyat kaçırılmayacak bir fırsat değil. onun dışında alınır, ben de almayı düşünüyorum ne zamandır
0
yemrem
(03.02.21)
Daha 1 ay önce anneme 330'a falan aldim heralde. Ben de böyle okumustum yok takiliyo vs vs ama annem cok memnun, hic sikintisi olmadi.
0
logisticsmanager
(03.02.21)
black friday zamanı çiçeksepetinden 230 aldım ben, sonrasında hep takip ettim 270 ten aşağı görmedim.

Netflix, amazon video ve iptv için kullanıyoruz çok memnunuz, hız konusunda falan hiç bir sıkıntı yok, donma yavaşlama vs yok.

Mi box kullanmadım bilmiyorum ama mi stick alırsan pişman etmez, gayet kullanışlı bir alet.
0
zikardo
(04.02.21)
(10)

Türkiye’de toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı var mı?

microfiction
Türkiye’de, devletimizin altında imzası olan uluslararası sözleşmeler ve Anayasa tarafından bir temel hak olarak korunduğu söylenen toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının gerçekten olduğunu düşünüyor musunuz? Mesela AİHM diyor ki gösteri şiddet içermiyorsa bu gösterinin izinsiz olduğuna dayanılarak (
Türkiye’de, devletimizin altında imzası olan uluslararası sözleşmeler ve Anayasa tarafından bir temel hak olarak korunduğu söylenen toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının gerçekten olduğunu düşünüyor musunuz? Mesela AİHM diyor ki gösteri şiddet içermiyorsa bu gösterinin izinsiz olduğuna dayanılarak (Ki Anayasa’ya göre gösteri izne tabi kılınamayacak bir hak olarak ifade edilmiş) polis müdahalesinde bulunulamıyor, gözaltı falan yapılamıyor. Ama gel gör ki... Neyse. Mikrofon sizde. Sizce bu hak Türkiye’de uygulanıyor mu? Neden?
0
microfiction
(01.02.21)
uygulaniyor tabii. seriat naralari atarak sokaklarda festival bile duzenleyebilirsiniz kimse bir sey demez. polis de korur hatta. e ama gelip insan hakki, hayvan hakki vay efendim cevre gibi anarsik anarsik seylerle sokaga cikarsaniz, devletimis esas amacinizi gorup vatanimisi ve birligimisi korumak icin harekete gecer ve kahraman polisimizin cobunun tadina bakarsiniz. anarsiklikle gosteri hakki bir degil. ulkemizi bolemeyeceksiniz.
0
hazen
(01.02.21)
Hayır.
Malum kisilerin istedigi ve savundugu şeyler icin yurumuyorsan kesinlikle hayır.
0
logisticsmanager
(02.02.21)
Peki polis neden bir gösteri yapıldığında “Bu gösteri izinsizdir! Dağılın!” diye saldırıyor göstericilere? Normalde Anayasa’da toplantı ve gösteri yürüyüşü izne tabi kılınamaz diyor. Koskoca devletin polisi Anayasa’yı mı çiğniyor? AİHM’in de “Bir gösteri barışçılsa polis müdahale edemez, ancak gösterinin sağsalim tamamlanması için gerekli önlemleri alır” diye kararları var. Hukuk bunu söylüyorken neden bu hak engelleniyor?
0
🌸microfiction
(02.02.21)
hocam siz turkiye'de yasadiginiza emin misiniz? :) aihm, anayasa falan ne diyorsunuz afkjs hukuk gukuk olali da epey oluyor halbuki. acaba gizli polissiniz de bizi mi fislemeye geldiniz acayip acayip sorular :D sordugunuz her seyin cevabi fasizmde sakli.
0
hazen
(02.02.21)
Hocam son 10 yılda falan acaba özel bir yerde tv, gazete vsden eksik birakilip simdi de eksiduyuruya mi salindiniz? Sordugunuz sorulari sormak icin son 10 yilda gördüğünuz ilk haberin Boğaziçi haberi olmasi lazim.
0
logisticsmanager
(02.02.21)
kağıt üstünde var, pratikte her eylemde pıtrak gibi bitip örgüt sloganı atmaya başlayan pkk'lılar yüzünden halk gözünde tüm eylemciler terörist algısı oluşturuldu. ondan sonra sopalamak, gazlamak, her türlü eziyet serbest. duran adam'a bile terörist muamelesi yapıldı bu ülkede.
0
sinek kral
(02.02.21)
Var var. Ifade ozgurlugu, haber alma ozgurlugu, seyahat ozgurlugu, gizlilik hakki, yasal islem hakki ve haysiyetli bir yasamin yaninda duruyor. Zaten gecen oy verdim ve yasama ve yurutmeyi sectigim icin cok mutluyum.
0
dunal
(02.02.21)
"Koskoca devletin polisi Anayasa’yı mı çiğniyor? AİHM’in de “Bir gösteri barışçılsa polis müdahale edemez, ancak gösterinin sağsalim tamamlanması için gerekli önlemleri alır” diye kararları var. Hukuk bunu söylüyorken neden bu hak engelleniyor?"

Biz aynı ülkede mi yaşıyoruz, aynı olayları mı tecrübe ediyoruz bilmiyorum ama dedikleriniz çok naif. Çok uzağa gitmeye gerek yok, son 1 ay içinde aihm'in açıkça demirtaşı tahliye et, tutukluluğu sözleşmede korunan hakkın ihlalidir dedi, hatta çok nadir başvurduğu madde 18'den ihlal verdi. sayın cumhurbaşkanı ne dedi? Aihm kararları bağlayıcı değildir dedi. Başkaları aihm mahkemelerimiz yerine geçemez dedi, bu yargı bağımsızlığımızın sınırlandırılması dedi.

Dİğer tarafta ab yolunda ilerlemeye kararlıyız denildi, yargı alanında reform yapılacak denildi. Diğer elde ne var, yargının bağımsız olup olmadığının göstergesi hsk'nın neredeyse hepsi siyasi irade tarafından atanıyor.

Ben bunları uzatır, liste yaparım. Ama gerek yok. Bundan sonra sosyal medyada, basında, internette olması gereken hukuku açıklamaya, rasyonel gerekçelendirmelere başvurmaya gerek yok. Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler. Aihm kararını uygulamazlar mı, istanbul sözleşmesinden çıkarlar mı, kendileri bilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşüne gelince. Bizde konuyu düzenleyen 2911 sayılı kanun, izin mekanizması öngörmüş. Kolluk da bu yasaya dayanarak uygulama yapıyor. Tamamen aihs ve aihm içtihatlarına aykırı bu durum. Rıza Hocanın bu konuda güzel bir yazısı vardı, okumak isteyenler olursa: t24.com.tr
0
kojonotsuki
(02.02.21)
Rıza hocamızdan daha iyi bilemem fakat yasalar öyle kuru kuruya sadece kağıt üstüne yazılmış cümleler değiller, onların birer ruhu var, biz bu ruhu kaybettik
0
freebird5406_2
(02.02.21)
(6)

saat tavsiyesi

baldur2
hem gunluk hem de dress saati olarak kullanilabilecek saat tavsiyesinde bulunabilir misiniz? seiko, hamilton, citizen gibi markalar olabilir.
hem gunluk hem de dress saati olarak kullanilabilecek saat tavsiyesinde bulunabilir misiniz? seiko, hamilton, citizen gibi markalar olabilir.
0
baldur2
(31.01.21)
Bütçe varsa hamilton intramatic
0
all girls dream
(31.01.21)
tissot prs 516 automatic ve seastar - biraz daha sportif, metal kordon olan modeller bayağı ağır oluyor. Klasik olsun dersen visodate serisine bakabilirsin.
orient sun and moon - biraz daha şekilli dress watch
seiko presage ve premier serisi, cocktail time çok beğendiğim bir model
citizen signature grand touring serisi çok güzel modeller var ancak türkiye de satışını göremedim.
0
sealth
(31.01.21)
secenekler arasinda swiss yoksa tabi ki de seiko. model olarak SNK809K2 guzel. ozellikle ecnebiler bayiliyor bu saate. bakimini aksatmadigin surece nukleer savasa kadar dayanir.
0
nibba
(31.01.21)
@ ninja
O saat dress değil military ve seiko yerine hamilton khaki field çok daha iyi bir tercih olur
0
all girls dream
(31.01.21)
Bütçe yoksa seiko 5 serileri.
Ben daha yeni aldim ve oldukça mutluyum. Strapi iki saniyede degistirip military strap takip daha sportif de yapabilirsin. Ben deri taktim is icin.
0
logisticsmanager
(31.01.21)
otomatik saat alıp winding'iyle, geri kalmasıyla, bakımıyla uğraşmak yerine casio eqb alabilirsin.
akıllı saat gibi görünmüyor ama telefonunla senkronize olup asla geri kalmıyor.
telefonu kaybettiğinde saatin yanındaki tuşla ses vermesini sağlayabiliyorsun.
güneş enerisi ile kendi kendini şarj ettiği için pil derdi yok.
www.casio-intl.com
0
sinek kral
(31.01.21)
(9)

Neden ekmek yapamıyorum?

plutongezegendegilmi
Yapıyorum, yeniyor, tadı da güzel. Ama maksimum 5 santim kabarıyor. Youtube'dan bakıyorum millet 15-20 santim kabartabilmiş, bende niye olmuyor çözemedim.- Beyaz un kullanıyorum, ama 3 farklı un kullandım, sonuç aynı.- Eledim unu, o da bi fark yaratmadı.- 250 derecede de 180 derecede de pişirdim, so
Yapıyorum, yeniyor, tadı da güzel. Ama maksimum 5 santim kabarıyor. Youtube'dan bakıyorum millet 15-20 santim kabartabilmiş, bende niye olmuyor çözemedim.

- Beyaz un kullanıyorum, ama 3 farklı un kullandım, sonuç aynı.
- Eledim unu, o da bi fark yaratmadı.
- 250 derecede de 180 derecede de pişirdim, sonuç aynı.
- Izgarada da pişirdim, döküm tencerede de, bi fark yok.
- %100 hidrasyon ve %70 hidrasyon arasında deniyorum genelde, o da farketmiyor.
- Hazır maya da denedim, ekşi maya da kullandım, yine aynı.
- 1 saatten 8 saate kadar çeşitli sürelerde mayalanmaya bıraktım, güzel kabarıyor, ama pişince pısıyor geri.
- Tuz şeker vs. bir sürü kombinasyon denedim, onda da bir sonuç yok.
- Döküm tencerenin altına ya da fırının içine kaynar su koyup nem oranını da artırdım, yine bi fark yaratmadı.
- Fırına atmadan önce katladım, o da farketmiyor.
- Roux da farketmedi.

Hamurumda bir sorun yok gibi, pişi yapıyorum mesela efsane oluyor. Ama ekmek olmuyor.

Brute force yöntemiyle aklıma gelen bütün kombinasyonları deniyorum ama bir sonuç yok. Neyi kaçırıyor olabilirim?
0
plutongezegendegilmi
(30.01.21)
fırında problem vardır, kapağı açık pişirmeyi deneyin diye salladım brute force =)

bir de mayalanmasından emin miyiz, 8 saat çok da 1 saat de az.

bence ortalama mayalanmayla fırının performansıyla ilgili probleminiz.
0
kveldulv
(30.01.21)
Tüm malzemeler oda sıcaklığında olmalı. Mayanın doğru sıcaklıkta olmasına dikkat ediyor musun?
0
kaptan maydanoz
(30.01.21)
çok kısa sürede pişiriyorsanız şişmesine izin vermez. tepside mayalansın. 2 saat kadar mesela. 180 derecede 20 dk sonra 200de 5-10 dk daha fırınınıza göre deneyin.
çünkü fırın çabuk pişirirse mayalanıp kabarmasına izin vermiyor. ek olarak sıcak fırına koymayın.
0
turbo sadık
(30.01.21)
- Oda sıcaklığında
- Dereceye göre değişiyor ama 20 dk ila 60 dk arası denedim.
- Fırın da başka şeyleri pişirirken normal çalışıyor :G Ekmek için dikkat etmem gereken bir ayarı (fan ışık vs) mi var acaba?

Bonus: resim ekliyim belki oradan bir şey çıkar, bu hava cepleri hep ekmeğin üstüne doğru oluşmuş, alt kısımlarda boşluk yok. Niye acaba?

ibb.co

@turbo sadık, hep sıcak fırına koyuyordum ya. Soğuk deneyeyim bir de, sağolun.
0
🌸plutongezegendegilmi
(30.01.21)
bence daha düşük hidrasyonda deneyin. yüksek hidrasyonla çalışmak ustalık istiyor. hamura doğru şekilde son şeklini verip yüzey gerilimi oluşturmak önemli, çok uzun süre mayalanmıyorsa katlama yaparak ya da masaya vurma tekniğiyle gluteni oluşturabilmek önemli. ustalaşana dek türk usulü %60-65 hidrasyon aralığında ekmek yapın uzun süre anne usulü yoğurarak. youtube'da sanalfırın'ı da takip etmenizi öneririm. bu tip ekmek tutmaya başladığında daha yüksek hidrasyona geçersiniz. fırından fırına da çok fark ediyor fırının tam ısınması (büyük fırınlar zor ısınıp çabuk ısı kaybedebiliyor).
0
slow like honey
(30.01.21)
Hamur iki saat oda sıcaklığında mayalansın. İlk hamurun iki katı kadar olacak. Kalorifer peteğine çok yakın koymayın, mayalanırken balkon kapısı vs açık tutarak odayı soğutmayın. Alt üst ısıtma seçin, fan kapalı olsun.

Şurda sık yapılan hatalar var, belki yardımı olur:
www.google.com
0
?
(30.01.21)
Hanima sordum, firin gibi sikinti dedi.
Bazi firin termometreleri oluyormus. Ondan alip olcsun diyor. (Misal önceki evimizde eski firin vardi, 20 derece fark ediyordu dedi)

Bir de firini en az 20-30dk önceden isitmiyorsaniz onu da yapabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(31.01.21)
Tüm malzemeleri aynı ısıda ve oda ısısında kullanmalısınız, şekeri ilk etapta ekleyin, şeker ve tuzu birlikte eklemeyin. Tuzu daha sonra un ile birlikte ekleyin. Mayaladığınız kap çok geniş olmasın. Yani hamur yanlara doğru değil, yukarı doğru ilerleyebilsin. 38 derecede maya kendini kaybediyor. Dolayısıyla eğer mayalama işini fırında yapıyorsanız, fırını önceden kapatıp, hamuru içine bırakmadan önce bi 5 dakika bekleyip fırının da aşırı sıcak olmadığından emin olmalısınız. Maya nemli ortamı sevdiğinden fırının içerisine bi bardak kaynar su koyulabilir. Maya sürecinde hamurun üstü mutlaka kapalı olmalı. Üzerine hava değmemeli. Tereyağı kullanılıyorsa, tereyağı aşırı ısınmadan soğukken ufak ufak yedirilmeli. Hamur çok güzel yoğurulmalı. Ekmeğe şekil verip fırına attığınız evrede de fırın sıcak olmalı. Aklıma gelenler bunlar. Bol şans :)
0
pandispanya
(31.01.21)
Yaş mayadan vazgeçip kuru maya ile denedim. Geri kalan her şey aynı ama kafam kadar kabardı valla. Yaş maya zor iş demek ki.
0
🌸plutongezegendegilmi
(04.02.21)
(10)

peugeot 2008 vs Skoda Kamiq

spacevan
Sizce hangisi?Kullananlar var mı bu araçlardan bazı sorularım olabilir.
Sizce hangisi?
Kullananlar var mı bu araçlardan bazı sorularım olabilir.
0
spacevan
(30.01.21)
Gecen sene 2008 almaktan son anda donen biri olarak aracin cok dar ve basik oldugunu soyleyebilirim. Gt-line alacaksaniz far ve aksesuarlarin etkisiyle arac cok şık ama diger paketlerde tasarim iyice siradanlasiyor. Yani pence far olmayinca araba %50 dusuyor sanki.

Haliyle arac b sinifi bi platformun yukseltilmesinden ibaret. o darlik, A sutununun resmen surucunun gorus alanina girmesi vb hep bu yuzden. Onun haricinde guncel pejolarda moto/sanziman ikilisi epey ovgu aliyor.

Kamiq hakkinda yorum yok.
0
msb
(30.01.21)
"bence" 2008in karşılığı kamiq değil karoq.
kamiq'i yerinde gittim gördüm ve hoşuma gitmedi. kamiq ve karoq arasında kalsam karoq seçerdim. içiyle dışıyla suv'a daha yakın geliyor bana.
0
sutlu nescafe
(30.01.21)
pejo dizaynı güzel ancak ikisi de donanım olarak bence yetersiz araçlar. ancak görüntü olarak kamiq daha güzel. bu araçlar b suv ona göre değerlendirmek lazım.
0
mikahakkinen
(30.01.21)
tabiki kamiq Fransız araba piyasası biteli yıllar oldu. Önce dökülmeyen araba yapsın fransızlar.
0
jamswety
(30.01.21)
Ben de bu arabaları kim alıyor diyordum.
Alınmayacak 2 araba söyle deseler belki de ilk söyleyeceğim 2 araba
0
otopsicocugu
(30.01.21)
Yazılanların çoğu ilginç. 2008 bayağı csuvlara yakın genişlikte. Satışlarda iyi bir ivmesi var peugeot'un. Şanzımanı Aisin'in dsgyi sorunsuzlukta tokatlar. Motorları da gayet iyidir. 2008 rağbet görüyor ve tasarim olarak cok daha dikkat çekici. Ikinci eli de saha başarılı.
0
karacigerim vur kadehlere
(30.01.21)
Sağolun güzel görüşleriniz için. Bu araçlar b suç olarak geçtikleri için bakınıyorum. Yani bütçem bunlara yetiyor. 300 350k bandına çıkabilse bütçem ben de farklı arayışlara geçerim mesela c sedan ya da suv lara.
Daha önce Fransız araba kulanmistim evet elektronikler de sıkıntı yaşamıştım ama yeni araçlar da sorun duymadım henüz.
@otopsicocugu siz ne tavsiye edersiniz 250k bandında?
0
🌸spacevan
(30.01.21)
Bu arada pejoyu opsiyonladım pazartesiye kadar
0
🌸spacevan
(31.01.21)
2008 aralikta test ettim;
-otomatik vites oldukça iyi.
-arabanin ici ve disi baya güzel.
-arka cam biraz dar geldi sportif görüntü sebebiyle, bilemiyorum.
-klimanin ekrandan kullanilmasi negatif benim icin
-biraz fazla piano black var, parmak izi cok olur.

Bu arada araba dayanir mi sikinti cikarir mi gibi seyler icin basit x'ten araba alir mi gibi şeyleri kafaya takmak yerine reliability İndexlere falan bakabilirsiniz. Diğer türlü üstün alman teknolojisini dsg 'den ağlayan insan dolu ortalik.
0
logisticsmanager
(31.01.21)
Arac bakarken ikisini de inceleyip elemistik ama 2008 gt line alamadigimiz icin elemistik. En ust veya bir altı donanim alabiliyorsaniz kesinlikle 2008. Kamiq bana cok bos geldi. Scala yi daha çok beğendim.

Bu arada opel grandland x de Peugeot ile ayni motor ve şanzımanı kullaniyor diye biliyorum. Hem daha büyük ve kullanisli geldi. Tek eksigi on konsol cok eski duruyor. Yine de kaliteli. Koltuklari cok rahat. Ici ferah. C sinifi

Biz sahsen Opel GL X ve Suzuki Vitara arasinda kaldık. Vitara da sirf aynı fiyata deli gibi donanim veriyor diye ama ici tirt.
0
ananiyimioguz
(31.01.21)
(4)

Kozmetik

Karmaşıklık
Kozmetik ürünlerinin hepsi sanayi ürünü olduğu için tamamen kendimce zararlı olduğuna kanaat getiriyorum. Şimdi bunlar gerçekten ve toptan zararlı değil mi
Kozmetik ürünlerinin hepsi sanayi ürünü olduğu için tamamen kendimce zararlı olduğuna kanaat getiriyorum. Şimdi bunlar gerçekten ve toptan zararlı değil mi
0
Karmaşıklık
(30.01.21)
aynen, hepsi kanserojenmiş. oje falan dahil
0
mezzosprite
(30.01.21)
Süslü Sözlükçüler bu konuyu iyi biliyor, içeriği kontrol edebileceğiniz bir site var (linkini unuttum)

Aktarlardaki gül suyu gibi ürünler, Badecanlar Zehirsiz Şeyler gibi doğal kozmetiklere yönelebilirsiniz. Ayrıca Sebamed ve bazı bebek ürünleri de daha az zararlı madde içeriyor bildiğim kadarıyla.
0
kaset
(30.01.21)
Sanayi ürünü olmayan herhangi bir şey var mi?
Yani gül suyu; bunlar da üretiliyor sonuçta.
Ayni şekilde yiyeceklerin yuzde 90i da sanayiden geçiyor. Bu mantıkla peynir, makarna, sucuk, cikolata falan da yemiyorsunuz heralde?

Yani dermatolojik ürünler kullanmanizi anlarım da urunleri sanayiden çıkma olmasi sebebiyle kullanmamayi anlamam.
Gerçekten ve toptan zararli değil. Bu tarz şeylere kafayi takiyorsaniz dedigim gibi bio ve dermatolojik onaylı ürünler kullanin (pahalidir hele Türkiye'de)
0
logisticsmanager
(31.01.21)
Bu duyurudan sonra Badecanlar'la tanıştım ve çok memnunum. Teşekkürler @kaset.
İşbirliği değildir, herhangi bir çıkarım yok, kullanıcı olarak kendi kendime yorum yapıyorum :)
Badecanlardan kullandığım ve memnun kaldığım ürünler: Hale Jalenin yüz serumu (lekelere karşı ve antiaging etkili nemlendirici serum), Naciyenin yüz sabunu (detoks sabunu, sivilcelere ve izlerine iyi geliyor), dişperver (diş macunu), tam isabet (sivilce kurutma serumu).
Bir de "hepsimis" diye bir üreticinin güneş kremini kullanmaya başladım, gayet iyi. Aynı markanın minik göz canavarı, hiç yaşını göstermiyorsun, leke 301 isimli ürünlerini aldım ama düzenli olarak kullanmıyorum. Etkililiğini ölçemedim. Ama hissiyat olarak iyiler.
Zehirsiz ve zararsız olduklarına inanıyorum.
Bu arada kaset'in bahsettiği içerik kontrol sayfası instagramda "içerikleri ne" ya da "içinde ne var" gibi bir sayfa.
0
mezzosprite
(04.10.21)
(3)

akılsız 4K televizyon

kelepir
arkadaşlar merhaba apple tv 4K aldım ancak evimde amerikalıların evlerde 80 li yıllarda kullandığı teknolojiye sahip hd tim var. buna uygun tüm özelliklerini kullanabileceğim çözünürlüğü yüksek 4K dolby molby olan hangi tv yi önerirsiniz ?
arkadaşlar merhaba apple tv 4K aldım ancak evimde amerikalıların evlerde 80 li yıllarda kullandığı teknolojiye sahip hd tim var. buna uygun tüm özelliklerini kullanabileceğim çözünürlüğü yüksek 4K dolby molby olan hangi tv yi önerirsiniz ?
0
kelepir
(30.01.21)
Mevcut tv'nizde hdmi girişi varsa apple tv onu akıllı hale getirecek zaten (netflix vb kurabilirsiniz apple tv'ye). Dolayısı ile mevcut tv'nin görüntüsünden memnunsanız onunla devam edebilirsiniz. Değiştirmek isterseniz de LG tavsiye ederim.
0
faithless
(30.01.21)
4K özelliğini de kullanmak istiyorum şu an tv im full hd sadece.
0
🌸kelepir
(30.01.21)
Hem 4k hem non-smart tv yok.
Ayni pili cikarilamayan telefon gibi, endüstri standardi oldu smart.
0
logisticsmanager
(31.01.21)
(3)

Avrupa eticaret pazaryerleri

havadakarada
Bizim Hepsiburada, Trendyol gibi siteler neler Avrupa ülkelerinde; herkes bildiğini yazabilir mi?
Bizim Hepsiburada, Trendyol gibi siteler neler Avrupa ülkelerinde; herkes bildiğini yazabilir mi?
0
havadakarada
(28.01.21)
etsy, amazon
0
diffarentiationation
(28.01.21)
Fransa; Cdiscount, fnac/Darty (ayni holding), amazon, rakuten, rue du commerce (carrefour).
0
logisticsmanager
(28.01.21)
amazon tek kelime ile .
0
kaankaan
(28.01.21)
(10)

Seboreik Dermatit tedavisinde

gameofannen
herhangi bir değişiklik var mı? doktor kortizon dışında başka yeni bir şeyler öneriyor mu.. ona göre gitmek istiyorum da.. bıktık o merhemlerden
herhangi bir değişiklik var mı? doktor kortizon dışında başka yeni bir şeyler öneriyor mu.. ona göre gitmek istiyorum da.. bıktık o merhemlerden
0
gameofannen
(27.01.21)
head & shoulders clinical strength kullan. doktorun tedavileri bi işe yaramıyor. konazol, ketoral veriyor anca.
0
jelly bear
(27.01.21)
yok maalesef. sadece türkiye il ilgili bir durum da yok. en son baktığımda yurtdışında da yoktu. yabancı makalelere varana kadar bakmıştım yakın zamanda. araştırıyorlarmış hala.

gerçi covid varken herşey durma noktasında şu an...
0
istanbul gecesi
(27.01.21)
@jelly bear

Bu şampuanı internetten mi alıyorsunuz? Migrosta falan bulunur mu?
0
the coon
(27.01.21)
migrosta bulunmaz internette satılıyor. hatta türkiye genelinde sayılı satan yer var.
0
jelly bear
(27.01.21)
antiseptik solusyon ile temizletiyor, gerekirse kortizon veriyor. kökten çözüm yok.
0
vampir akrep
(27.01.21)
head & shoulders clinical strength bulamazsanız vichy nin yeşili de çok iyi geliyor.
0
benaslinda
(27.01.21)
sorun benim cildim de. o merhemleri kullanan kullana derinin içinden geçtik... yeni bir tedavi varsa gideyim dedim..
0
🌸gameofannen
(27.01.21)
Sac icin ben clinical strength ve t-gel kullandim.
Krem olarak da; sebclair kremi var.
Onun dışında losyon olarak da fransiz markalarinin (misal uriage) DS (dermatite séborrhéique) adi altinda cikardigi ürünler var. Onlar oldukça iyi (la roche posay, bioderma, ducray)
Malesef fiyatlar Türkiye'de yüksek. Baktığım kremler 100 lira civari.
0
logisticsmanager
(27.01.21)
Sedolin ve pirdolin bunlardan birini deneyebilirsiniz..
0
jjimyl
(27.01.21)
Deneme yanılma, kortizon (konazol) bir şampuanla atak doneminde baskiliyorum 2,3 hafta. Sonrasinda kepeğe karşı etkili standart head&shoulders.
Herkesin cilt yapısı farklı. Denemen lazim
0
sarcophagus
(27.01.21)
(25)

Pandeminin Başından Beri- Kilo Durumları

dreamnesiac
Sorum daha çok evden çalışanlara:Kaç kilo aldınız/ verdiniz? Bunun için ne yaptınız? :)
Sorum daha çok evden çalışanlara:

Kaç kilo aldınız/ verdiniz? Bunun için ne yaptınız? :)
0
dreamnesiac
(26.01.21)
8 kilo aldım aktif spor yapmama rağmen
0
nahtoderfahrung
(26.01.21)
20 kilo aldim, hamile kaldim :)
0
in vino veritas
(26.01.21)
Pandemiden beri daha disiplinli bir şekilde spor yapmaya ve beslenmeye başladım. Kilomu bilmiyorum sonuç iyi.
0
ruhen hastayim ben
(26.01.21)
Hamile kalmadım, 10 yıldır yaptığım aktif spor yaşamımı pause ettim, 10 kg aldım.
0
goodz
(26.01.21)
10 kilo verdim. IF yapıyordum zaten, aynen devam ettim. Toplamda da 2 yılda 20 kilo verdim.
0
plutongezegendegilmi
(26.01.21)
20 kilo aldım, sabah akşam yiyip içip yatıyorum. İnşallah bir ara diyete/spora başlayacağım :)
0
zikardo
(26.01.21)
surekli yatmama ragmen hic kilo almadim. on yildir ayni kilodayim.
0
hazen
(26.01.21)
nisan basindan beri evden calisiyorum. basta kilo verdim. sonra geri aldim.

sonuc olarak 1 kilo daha fazlayim sadece.

ne yaptigima gelecek olursak, pek fark yok. ise giderken de disardan cok az yerdim. simdi de oyle. bu demek degil ki borek corek yemiyorum. bayaa yiyorum hem de. 3-5 kilo daha hafif olsam iyi olur ama neyse :)
0
supergirl
(26.01.21)
Ben 5 kilo aldım. Böyle olmayacak dedim diyetisyene gittim 13 verdim :)
0
jazzabel
(26.01.21)
10 kilo aldım, ilk defa bu kilolardayım.
0
iustitia omnibus
(26.01.21)
çok zor kilo alırım ona rağmen hareketsizlikten ilk iki ay 3 kilo aldım. sonra adapte olunca durdu.
0
juliette
(26.01.21)
Ben de kasım başı gibi yurt dışından dönüp eve kapandım, ondan sonra 8 kilo civarı aldım. toplamda başından sonuna 85 den 97 oldum ama hangi kiloları ne ara aldın bilmiyorum
0
garavel
(26.01.21)
Mart ayinda tek basima yasadigim Amerika’dan dönüp partnerimle yasamaya basladim. Amerika’dayken kilo alma korkusuyla cok sade ve sebze, et ve tam tahillara dayanan bir beslenme seklim vardi. Abur cubur, sekerli ve yagli yiyeceklerden tamamen uzaktim. Türkiye’ye dönünce kendimi Türk mutfagina vurdum ve gelsin cigerler gitsin mantilar seklinde beslenmeye basladim. Disaridan da cok yemeye basladik, evde de denemedigim kek, pasta, börek tarifi kalmadi. Mart-Haziran arasi 11 kg aldim. Yazin 3 kg verdim, su an +10 kg ile baslangica geri döndüm. Pandemiden önce yoga, trx vs grup derslerine katilan ve her gün 8-10 bin adim yürüyen biriydim. Pandeminin ilk aylarinda günlük yürüyüslere cikmamiza ragmen su an onu da birakmis durumdayiz. Atistirmalari kestik, iki ögüne indik ve pasta börek islerini biraktik su an. Kah gram gram kilo verip kah yerimizde saymaya devam :)
0
feliss
(26.01.21)
Ha bir de ilk lockdown sirasinda alkol tüketimimiz acayip artmisti. Günlük kokteyl saatimizin yaninda yemeklerle sarap eslestirip icmeye falan baslamistik. Su an onu da oldukca azalttik.
0
feliss
(26.01.21)
Mart 2020: 79,61 kg
Ocak 2020: 76,92 kg

3 kilo verilmiş. Beslenmeye dikkat ediyorum, günde 20-30 dk yoga yapıyorum, yazın bi de bisiklet sürüyordum.
0
roket adam
(26.01.21)
değişmedim. spor yapıyorum
0
yüzyıllık yalnızlık
(26.01.21)
6 kilo aldım :(
0
ms brownstone
(26.01.21)
7 kilo verdim. Evde olunca hem spora daha çok zaman ayırabildim. Hem de daha sağlıklı beslenmeye başladım.
0
turkce konusan uzayli
(26.01.21)
ilk 2-3 hafta hariç hiç spor yapmadım, 3 kilo verdim. dışarıda güzel şeyler yemeyi kesince otomatik olarak vermiş oldum. zaten 3 senedir if yapıp istediğimi yememe rağmen kilomu koruyordum, denklemdeki kalori girişi azalınca veriverdim.
0
Jux
(26.01.21)
8-9 kg verdim.
Noelden beri 2-3 kg aldim.

Kalori takibi yaparak verdim ki sporum salonlarin kapanmasi sebebiyle barfisk sinav kettbell ile hareketr donustu.

Kalori takibi yapmadigim icin sonrasinda aldim.
0
logisticsmanager
(27.01.21)
3 kilo verdim. Hiç bi zaman kilolu bi insan olmamıştım. Pandemi başında yemek ile daha az uğraşmak için IF’e başladım. Genel olarak tatlı ve abur cubur seven bi insan değilim. İlk 6 ay nike training’i çok aktif kullandım kas oranımın ciddi bi şekilde arttığını gözle görülür bi şekilde gördüm. Sonra nike training’i yapmamaya başladım bu sürede kilo değişimi olmadı ama kas oranımın azaldığını hissediyorum.
0
a7x
(27.01.21)
Basinda 2 kg aldim, sonra 5 kg verdim.
Havalarin isinmasiyla parka gitmeye ve disarda vakit gecirmeye basladim, sikintidan yemek yeme durumum da gecti. Net etkiyi paketli gidalardan uzak durarak almisimdir.
0
pike
(27.01.21)
Evde tartı yok o yüzden kesin bir şey diyemiyorum ama kıyafetlerim hala aynı şekilde oluyor o yüzden hiç değişmedim diyebilirim.
0
peki madem
(27.01.21)
mart 2020:82 civari

şubat 2021: 91 civari

94 e kadar çıkmıştım ancak şuan diyetteyim.hedefim yeniden 82 leri görebilmek.
0
drako
(27.01.21)
5 kilo falan verdim. Evde olunca öğünleri atlıyorum, işteyken yine öğle yemeği yerdim, sabah bişeyler yerdim. Evde tek düzgün öğün yiyorum gerisi atıştırma şeklinde geçiyor :D
0
nhk ni youkosu
(27.01.21)
(35)

Türkiye’nin Avrupa’ya göre avantajları

garavel
İklim vs doğal sebepler değil bahsettiğim, sosyal çevre, ailenin yakın olması vs de değil. Mesela iş yapma kolaylığı, bankacılığın biraz daha gelişmiş olması, e- devlet’in orada pek alternatifinin olmaması ( sanırım ). Konut sahibi olmada biraz daha rahat bir de sanırım ( yüksek birim maaşlar, ayni
İklim vs doğal sebepler değil bahsettiğim, sosyal çevre, ailenin yakın olması vs de değil. Mesela iş yapma kolaylığı, bankacılığın biraz daha gelişmiş olması, e- devlet’in orada pek alternatifinin olmaması ( sanırım ). Konut sahibi olmada biraz daha rahat bir de sanırım ( yüksek birim maaşlar, ayni birim ev fiyatlarından dolayı )

Sizin aklınıza gelenler neler?

almanya, hollanda, ingiltere, fransa baz alınabilir.
0
garavel
(25.01.21)
vergiden kaçınma imkanlarının fazlalığı olabilir
0
roket adam
(25.01.21)
Torrent kullanma imkanı
0
freebird5406_2
(25.01.21)
yazmışsınız zaten bankacılık diye. ben de spesifik bir şey yazayım.

kredi kartı ya da genel olarak her yerde kart kullanabiliyor olmak.

kanser ediyor avrupada nakit muhabbeti.
0
AlsterWasser
(25.01.21)
aklıma giyim kuşamın daha ucuz olması geldi, istediğiniz şeyse tabii.
0
candide
(25.01.21)
issizlik asiri yuksek ve asgari ucret asiri dusuk oldugu icin hizmet isleri ucuz.
0
hot potato
(25.01.21)
@alster bu tuhaf mesela, hangi ülke için bu söylediğiniz acaba ? ben genelde özellikle son dönemde sadece kart ile alışveriş gördüm hep, öncesinde de kart çoğunluktaydı sanki.
0
🌸garavel
(25.01.21)
Aslında say say bitmez. 1. Vergiler düşük ve esnaf gelir vergisinden muaf 2. Online eğitimde başarılıyız. AÖF sisteminde Anadolu AÖF dünyada ikinci sırada 3. edevlet uygulamalarında başarılıyız hans'ın hala kağıt kalemle yaptığı günlerce süren bürokratik işlemleri Mehmet edevletten bir kaç dakikada halledebiliyor. 4. İnternet bankacılığı 5. Geniş ve yeni otoyollar avrupada bizdeki kadar yaygın değil 6. Avrupanın en büyük avmleri bizde zorlu center bu konuda Türkiye'nin yüz akı. 7. İş yapma ve iş yeri açma bizde daha kolay ve bürokrasi daha az ayrıca teşvikler ve hibeler var 8. Devlet dönem dönem vergi ve kredi yapılandırması getirip mükelleflere ödeme kolaylığı sağlıyor 9. Ticari taksiler çok ucuz toplumun her kesimi kullanabiliyor 10. Çalışıp krediyle ev sahibi olma süresi avrupadan çok daha kısa
0
acebi
(25.01.21)
@garavel yazdıklarım corona öncesi tabi :..) tabi tüm avrupayı genellemek ahmaklık olur. örneğin izlandada tam tersi kart her yerde geçiyor her miktara kadar.

marketler dışında çoğu dükkan tarzı işletmede özellike yeme-içme vb. durumlarda belli bir miktara kadar nakit sonrasında kart daha yaygın.

en azından ben çok denk geldim. tabii azalıyordur haliye. bankacalılık hizmetleri geriden geliyor resmen. daha bir kaç sene öncesinde kadar manuel şifre kağıdı veriyordu deutsche bank internet bankacılığında.. daha yeni yeni geçtiler yeni sistemlere.
0
AlsterWasser
(25.01.21)
En başta sağlık sistemi gelir zannımca
0
but that was just a dream
(25.01.21)
1- Turkiye'de ustalik cok ucuz. Muslukcu, boyaci, catici, dogalgaz tesisatcisi, elektrikci cagirdin mi battin demektir Avrupa'da, sayi olarak da azlar ha bos gununu denk getireceksin falan buyuk basagrisi. Terzi, kuru temizleme, bakim, tamirat pahali keza. Yenisi alsaydim daha iyiydi durumlari oluyor.
2- Hizmet sektoru. Resepsiyonist, garson, satis elemani bizim Turklerin kiymetini bilmemiz gerekiyor kesinlikle. Avrupadakiler hep artist. Adam kendini benle mi karsilastiriyor napiyor? Olum sen hizmet sektorundesin illa Rothschild ailesinden mi olmam lazim iyi bir hizmet alabilmek icin.
0
neck_and_neck
(25.01.21)
Emek ucuz, patronlar için güzel ülke.
0
alfred
(25.01.21)
insanların daha çözüm odaklı olması. en suratsız memura bile "abi be, işim çok zor zaten bak böyle böyle benim işi bi hallediversen" desen adam yapabiliyorsa yapar yapamıyorsa yol gösterir hiç yoktan. avrupa'da bi yönerge vardır onun dışına hayatta çıkmazlar deli ederler. adama mesai sonrası sorsan bu konuyu "he valla ne saçma iş helelelülele" der ama mesaide hiçbir riski olmasa da bütün inisiyatif onda olsa da o işini yapmaz.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.01.21)
avrupa çok geniş bir tanım. bulgaristan da avrupa, norveç de avrupa. bu arada yazılanların neredeyse tamamını avrupalı ortalama biri bir dezavantaj olarak görür.

örneğin:

@acebi'nin dediği aöf sistemi bir avantaj mı dezavantaj mı bilemedim. örneğin aöf mezunu bir insan almanya'da yüksek lisans yapamıyor. genelde kabul etmiyorlar. yani aöf ciddiye alınmıyor pek. yoksa avrupa'nın yapmak isteyip de yapamadığı bir şey değil. eğitim kalitesini düşürdüğünden olabilir.

@proletarier'in dediği için de geçerli olabilir. avrupa'da bir standart vardır, herkes bu standarda uygun iş yapmak zorundadır. sen müşteri olarak onlar hizmeti sağlayan olarak uyar. dolayısıyla herkes aynı muameleyi görür. hataya veya kayırmaya yer olmaz.
0
Sour
(25.01.21)
@Sour, böyle düşününce doğru ama şöyle açayım. Kurumlar hantaldır, gelişmeye kapalıdır. Bu kurumları gelişmeye zorlanması gerekir. Ortada çağ dışı-geçerliliğini yitirmiş bir prosedür varsa ve herkes buna uymaya devam ederse o süreç herkes için eziyet olmaya devam eder hasbelkader yetkili bir abinin gözüne batana kadar. Kuralları zararsızca esneten kişiler olması bu tür durumları yetkililerin gözünün önüne daha çabuk getirir. Kurumları gelişmeye zorlar yani.

Benim fikrim bu tabii böyle sanki değişmez bir gerçek gibi yazdım ama düşüncelerimi yazdım sadece.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.01.21)
@Sour avrupadan kasit bati avrupa ulkeleri bulgaristan moldova romanya degil tabii ki. Ikincisi AOF mezunuyla orgun mezunu ayni haklara sahipler hic bir fark yok ve dunya genelinde yuksek lisans yapabiliyorlar. AOF sistemi egitim kalitesini dusurmez firsat esitligi saglar yoksa AOF te muhendislik, tip veya mimarlik egitimi verilmiyor isletme veya kamu yonetimi egitimi vermek icin orgun fakulte kurmaya gerek yok. Ayrica avrupada da AOF var ve dunyada en basarilisi ingilterede.
0
acebi
(25.01.21)
Yok.

Online bankacılıkta şimdiye dek yapamadığım tek şey ev kredisi için birikim hesabını açamamaktı. Açmak için gereken randevuyu da online aldım.

Oturma izni başvurusundan kütüphane kartına, şahıs şirketi açmaktan reçeteli ilaç almaya kadar her şey online.

İki yılım dolmak üzere. Banka hesabımı açtıktan sonra nakit kullandığım tek yer Türkiye elçiliğiydi. Masamda hala elçilikte lazım olduğu için çektiğim paranın kalanı duruyor.

Vergi meselesinin az gibi görünmesi dolaylı vergilerin çokluğundan, kimsenin vergi bilinci olmamasından ve vergi kaçırmanın çok kolay olmasından dolayı. Finlandiya'da
ve Türkiye'de ödediğim gelir vergisi %25 (Edit: Tekrar düşündüm de sanırım Türkiye'de ödediğim gelir vergisi daha yüksek olabilir.) Dolaylı vergisiyle, ödediğim paranın karşılığını alamamamla, otuyla bokuyla Türkiye'de daha fazla vergi ödüyordum.

Türkiye'de düzgün bir semtte düzgün bir evi aileden ve eşten destek almadan alabilmek neredeyse imkansız. 2010 yılında Beylikdüzü'ndeki evler için 150 bin lira peşinat istiyorlardı. 4-5 sene önce Dereboyu caddesindeki saçmasapan bir evi 950 bin liraya satmışlardı. Burada tek başıma 10-12 ayda ofise 30-40 dakika mesafede bir ev için gereken mortgage'ın peşinatını biriktirebildim (Bir sırt çantası ve bavulla ülkeye girip her şeyi sıfırdan düzmeme rağmen.) Tek dezavantaj şehir merkezlerindeki ortalama ev büyüklüğünün Avrupa'da Türkiye'ye oranla daha küçük olması.

Türkiye'de musluk falan filan için bir sürü para döküp bir ay sonra tekrar çağırmak zorunda kaldığım 'usta'ların yerine buradaki işini yavaş ama düzgün yapanları tercih ederim.

Türkiye siyasi iradeye yanlarım, her türlü memuru siyasi networküm ve paramla satın alırım, işçiyi sömürür kısa yoldan köşeyi dönerim kafası için cennet gibi bir ülke.
0
bruce mclaren
(25.01.21)
Maasli calismiyorsan Türkiye daha güzel.
Istedigin an kov, istedigin gibi mobbing yap, istedigin gibi süresiz izine çıkar, sigortasini asgariden yatir, haftada 50 saat calistir ayni maasi ver, haftasonu ara, mesai sonrasi ara, tatilde ara. Cok mu vergi veriyorsun? Araba al sirkete vergiyle ode. Vergi borcun mu var? Odeme, af bekle vs vs

Onun dışında servis isleri ucuz; restoran vs ucuz, muslukcu vs isleri ucuz. Çünkü herkes cani istediği gibi bu islerde çalıştigi icin bir sürü var. Haliyle uc kuruşa düşüyor iscilik. Aynisi restoran islerinde de geçerli.

Onun dışında caninin Türkiye'de paran varsa caninin istedigi her şeyi yaparsin. Gece canin dondurma mi istedi? Kebap mi istiyorsun? Peki özel profesör doktor randevusu ? Hepsini parayi basarak yapabilirsin ama gelismis Avrupa ülkelerinde yapamazsin. En azından öyle 1000lira verdim randevuyu aldım falan yok buralarda. Özel hastane yok zaten.

Herhangi bir yerde tanıdığın varsa is halledersin. Devlet dairesi, polis, yargıç, savci. Zenginsen bütün bu sistemi alt edersin zaten, sistem seni korumak icin var.

Edevlet, kredi ve kart almanin olağanüstü gereksiz hizliligi (o yüzden yer gök kredi ve kredi kartı borcu), kiyafet/ayakkabi/deri ürünleri ucuz olmasi.

Eğitim sistemini ovecek durumda değilim. Ülkede yer gök üniversite mezunu kasiyer/fabrikada isci dolu ama bir tane aklı başında elektrikci, muslukcu bulmak imkansiz. Bunlari hiç egitmeyip herkesi üniversite mezunu yapman süper bir şey.
0
logisticsmanager
(25.01.21)
tüm dünyaya göre avantajı, eğitim araştırma hastanesinde tedavi oluyorsun, ödediğin ücret 7 tl, reçetenin yüzde seksenini ssk ödüyor(yani hepimiz), muayene eden uzman hekim, isviçrenin en baba hekimleri kalitesinde, belki daha iyi, bak sıfır mübalağa! aman nazar değmesin
ek: özetle bu konuda güncel tabirle tam bir sosyal devlet. amerikada donuna kadar alırlar, avrupada doktor bulamazsın sade vatandaşsan.
0
esref
(26.01.21)
gerçekten merak ediyorum e-devlet gibi çok kapsamlı bir site var mı mesela avrupa ülkelerinin herhangi birinde ? ya da e-nabız vs.


@bruce ev konusunda ben hep türkiye'nin daha basit olduğunu düşünüyorum. ev bi kere bol çünkü. avrupada o durum yok.
0
🌸garavel
(26.01.21)
TR'nin ALmanyaya gore avantajlari:

- Burokrasi daha az.
- Kurallari esnetmek cok daha kolay.Sorumlunun iki dudaginin arasinda her sey. Bu sayede adamini bulup kurallari esnetip herkesin onune gecebiliyorsunuz.
- Yemekler
- Teklifsiz iletisim ve tanisma daha kolay
- Giyim cok ucuz
- Sehir ici ulasim daha ucuz

Bu arada konut edinmek Turkiyede daha rahat degil bence.Turkiyede ucuz denilen kalitesiz yerlerle Avrupadaki pahali ve kaliteli yerleri karsilastirmak sik yapilan bir hata.
0
turkuaz
(26.01.21)
şu yorumları okuyan türkiye'yi dünyanın en iyi ülkesi sanır:)
0
nothing in my way
(26.01.21)
@garavel, evin kalitesi kötü ve fiyatı fahiş olduktan sonra çok olmasının bir esprisi yok bence. 1 yıldır anneme babama emekliliklerini geçirecekleri yaz kış yaşayabilecekleri bir ev bakıyorum. Bakınca "acaba burada gerçekten insan yaşamış mı?" denilecek evler 600-700 bin liradan başlıyor. Balıkesir, İzmir ve Muğla taraflarında oturulabilecek bol ev varsa üzerime link atın :)
0
bruce mclaren
(26.01.21)
@bruce mclaren ciddi misiniz bilmiyorum ama 700 bine hele hele balıkesir muğla'da falan deli güzel evler alınabilir ya, ben izmirde yaşıyorum olduğum bölgede 700 bine mesela 4-5 yaşında 3+1 gayet güzel bir ev alınabilir, merkezi yerlerin civarında güzel bir sitede yani.

dediğiniz şey yazlık vs müstakil evse bilemem. ki yine alınır diye düşünüyorum ama aramaya çok üşendim :)
0
🌸garavel
(26.01.21)
@garavel yazlık-müstakil evet. Konak'ta 30+ yıllık 2+1 ara kat daireye 400 bin lira vermek de bana pek akıl kari gelmiyor açıkçası :)

Edit: Acaba yanlış mı hatırlıyorum diye tekrar bakayım dedim. Alsancak'ta 30+ yaşında ara kat 2+1 daire 800 bin lira: www.sahibinden.com
0
bruce mclaren
(26.01.21)
zenginsen dunyadaki en guzel ulkedir. yalakalar, kurallarin, kanunlarin zenginin lehine islemesi, daha fazla saygi gormen, hizmet sektorunun hem kaliteli hem de ucuz olmasi. dis, sac, goz gibi estetik saglik operasyonlarinin cok ucuz olmasi.
0
baldur2
(26.01.21)
@bruce mclaren izmirin en en en merkezi yerinde bakıyorsunuz, bu çok normal. mavişehire 5 dakika bostanlıya 10 dakika uzaklıkta çiğli ataşehir bölgesinde mesela nezih bir sitede 700 bin civarına çok iyi evde oturulabilir.

ama çok çok merkezi yerde tabii ki oturulamaz.

foça, gümüldür gibi yerlerde de ortalama bir yazlık alınabilir.
0
🌸garavel
(26.01.21)
@garavel İzmir'i sizin kadar bilmediğim için uçuk bir örnek seçmiş olabilirim. Ama anlatmak istediğim farkı yine de gösteriyor. Helsinki'nin en en en merkezi yerinde bir evin mortgage'ına ayda 1.500-2.000 euro vererek satın almak ve hala fazla kasmadan kenara 1.000 euro koyabilmek mümkün. Ben bunu Türkiye'den ayrıldığım zaman da hayal edemiyordum, hele şimdiki ekonomik koşullarda hiç hayal edemiyorum.

Öneriler için ayrıca teşekkürler :)
0
bruce mclaren
(26.01.21)
Ev alma konusunda bati da en az turkiye kadar zor sartlar sunuyor acikcasi. Ev almak avrupa ulkelerinde kat kat daha kolay degil. Et, araba, benzin, elektronik vs turkiye'ye oranla cok daha rahat alinabiliyor olabilir ama ev ayni oranda zorlukta bence.
0
baldur2
(26.01.21)
@hayat gercekten guzel

Neler mesela ?
0
🌸garavel
(26.01.21)
Ucuz iş gücü, bürokrasi, bankacılık ve sağlık sistemleri kesinlikle.

Tabii bir de en önemli konu: gıda/mutfak/yemek (fiyatları değil çeşitleri).
0
nawar
(26.01.21)
e-devlet, bankacılık, genç nüfus ve acelecilik dolayısıyla gelen şeyler yani. Sağlık (gerekirse parasını verip özel hastaneye gidebilme lüksü.)

konut sahibi olma olayı her yerde sıkıntı ama mortgage sistemi olan ve enflasyonu yılda %1-2 olan yerlerde çok daha uzun vadeli rahat alıyorlar sanıyorum. Bizde ölüm.(şunu da hesaba katmak lazım, bizde iyi maaşla iş bulabildiğin yer İstanbul. Batıda illa Paris, Berlin, Londra'da yaşamadan da iyi maaş alabiliyorsun hatta ortalama aynı maaşı alıyorsun çoğu yerde. Gördüğüm bu. Biz küçükçe bir şehirde benzer paraları alabilsek daha rahat ev alıyor olurduk, alım gücümüz de artardı. İstanbul'un 8 milyon, gerisinin anadolu şehirlerine dağıldığı bir Türkiye hayal etsenize :)

şirket kurma işleri ve vergi çok mantıksız/kötü geliyor bana. Ki dünyada da en karışık sistemlerden biri olarak anılıyordu. Estonya mesela o işi çok basitleştirmiş, ben açıkçası internetteki işim tutarsa Türkiye'de değil Estonya'da falan şirket kurup oraya vergi vermek istiyorum.

Bence alt-orta sınıf için Avrupa süper, üst sınıf için Türkiye istediğin gibi at koşturabileceğin müthiş bir ülke.

edit: birçok konuda sorun olarak kuralsızlık, örneğin kriptopara gibi şeylerde işimize yarıyor. ABD'de hatta sanırım Fransa'da vs. yaşayanlar sattıktan sonra gelir vergisi vermek zorunda. Türkiye'de henüz belirtilen bir vergi yok. Abd, kanada, çin vb. ülkelerdeki insanlar çeşitli borsalara kaydolamıyor, coin satışlarına katılamıyor, biz katılabiliyoruz. Bu devlet bizi korumadığı için oluyor ama eğer para kazanabilirsen işine de yarıyor işte.
0
nhk ni youkosu
(26.01.21)
eğer çok paran varsa ve kötü bir alışkanlığın yoksa kafan rahat olsun kimse yanına yaklaşamaz
0
duyurukullanıcısı
(26.01.21)
Ya herkes paradan evden bahsetmiş, kimse kültürden (ve özellikle iş kültüründen) bahsetmemiş, çok şaşırdım. (Değinen olmuş gerçi haklarını yemeyeyim, ama çok değil yine).

Tabi Avrupa'nın tamamını bilmiyorum ama gördüğüm kadarıyla "kuralcılık" çok baskın.

Bunun iyi yönleri var, ne yapman ve nasıl yapman gerektiği belli. Yap geç, kimse fazlasına zorlamaz, emeğine çökmez, tertemiz. Bizde memuriyet arayan ama biraz daha çok param olsun diyenlerin hayali gerçek olmuş.

Öte yandan sana sunulan ile yetinemiyorsan, daha iyisini güzelini yapmak istiyorsan, o kalıbın dışına çıkmanı çok zorlaştırıyorlar. Mantığı da şu: risk istemiyoruz. Plan yaptık, plana uyalım, fazlasına gerek yok, başımıza bir iş gelmesin yeter. 20 yaşındaki insanlar bile benim nenem gibi.

Bi 100 yıl öncesinde dünyayı keşfeden, kültürün, bilginin sınırlarını zorlayan insanların bunların ataları olduğuna inanmakta güçlük çekiyorum.

İşe gir, 9-5 arası git gel takıl, 30 yıllık ev kredisine gir, haftasonları da git drone uçur, gitar çal, dağda bayırda yürüyüş yap gel. Güzel/anlamlı bir ömrün böyle bir şey olduğuna inanan çok fazla insan var. Rahatları azıcık bozulduğunda bir anda aşırı sağ partilere yönelmeleri de bundan. Aman sorunları çözelim, yeni çıkış yolları arayalım vs. yok, para yok, mültecileri atalım gitsin. Sıradan adamı suçlamıyorum ama elitleri, okumuşları da bundan çok farklı değil.

TR'de gidilen yönü beğenmesem de bir dinamizm var, bu iyi bir şey bence, ben seviyorum.
0
plutongezegendegilmi
(26.01.21)
Hollanda'da yasiyorum, burasi ile Turkiye'yi karsilastiracak olursak iklim, mutfak/yemek Turkiye'nin en buyuk artisi. Bunlar ve aile, yakinlar disinda Turkiye'de ozlenen pek bir sey yok.

Is yapma, is kulturu/ahlaki ise karsilastirilamaz. Turkiye'de birakin sozlu anlasmayi, yazili anlasmalari dahi kimse sallamiyor. Hukuken hakkinizi aramaya kalksaniz zaten o baska hikaye. Ozetle Turkiye'de ticaret ve is ahlaki yerlerde.

Turkiye'de bankacilik sistemi daha gelismis ve esnek fakat Avrupa gittikce arayi kapatiyor. Ozellikle odeme sistemleri konusunda Turkiye cok kisitli imkanlar sunuyor. e-devlet bu ulkelerin hepsinde var. Hollanda icin konusursak gayet basarilir ve bir suru ozel sirket ile ( elektrik, su gibi ) entegre olarak da calisiyor.

Ev alma meselesini karsilastirmak anlamsiz. Hollanda'da asgari ucret sahibi bir cift rahatlikla ev alabilir ( sehir merkezinde, kanal manzarali degil tabi ki ) bunun icin pesinata da gerek yok. AB vatandasi degilseniz faiz biraz daha yuksek ya da bir miktar pesinat (%10 sanirim) ayni faiz orani ile kredi almak mumkun. Gerekli olan tek sey suresiz is kontrati ve Hollanda'da 1 yildir ikamet etmek.

Turkiye'nin en buyuk avantajlarindan birisi ( tabi ki paraniz varsa ) ucuz iscilik. Zaten bahsedilmis, evde ampul patlasa degisitirmek icin adam cagirabilirsiniz. Gunluk yasam icin ornek verirsek, makul fiyata berber/kuafore gitmek mumkun.

Uzun uzun yazmak gereksiz aslinda. Turkiye'nin Avrupa'ya gore en buyuk avantaji yeterli paraniz var ise her turlu kurali, kanunu kendi avantajiniza olacak sekilde esnetebilirsiniz. Avrupa'da bu o kadar kolay degil.
0
whisky
(28.01.21)
@acemi

aöf mezunları almanya'da yüksek lisans yapabiliyor mu? (benim bildiğim kadarıyla kabul etmiyorlar, o nedenle soruyorum)

ingiltere'deki sistemi başarılı kılan nedir?

türkiye için online eğitimde başarılıyız, türkiye 3. sırada demişsiniz mesela. neye göre üçüncü sırada? öğrenci sayısına göre mi? eğer öyleyse anlamsız. eğitim kalitesine göre mi? bunu nasıl ölçmüşler bilmek isterim. yani buradan mezun olan öğrencilerle ilgili örgünlerle karşılaştıran bir araştırma mı yapılmış?
0
Sour
(04.02.21)
(4)

lojistik ve tedarik zinciri yönetiminin farkı

Tochinoshin
lojistik yönetimi ve tedarik zinciri yönetiminin farklarını bulmak için bir araştırma bile yapılmış, baktığım kaynaklar net bir ayrım yapamamış. bence ikisi de aynı, tedarik zincirinde olan lojistikte olamaz diye bir kural yok. karşınıza böyle bir soru gelse ne cevap verirdiniz?
lojistik yönetimi ve tedarik zinciri yönetiminin farklarını bulmak için bir araştırma bile yapılmış, baktığım kaynaklar net bir ayrım yapamamış. bence ikisi de aynı, tedarik zincirinde olan lojistikte olamaz diye bir kural yok. karşınıza böyle bir soru gelse ne cevap verirdiniz?
0
Tochinoshin
(25.01.21)
Tochi sen akşamları dış ticaret kursuna mı gidiyorsun?gece oldu mu bir tane banko sorun var.

İkisi bambaşka şeyler ama lojistiğin içinde tedarik var kafanı karıştıran kısım bu.tedarik senin ürünümoluşturana kadar yaptığın tüm işlemleri içeriyor.lojistik ise bu detayların bitip ürünün depoya girmesiyle başlıyor.iç nakliye,gümrükleme,dış nakliye şeklinde gidiyor.

Burada senin nihai ürünün bir başkasının tedariğide olabilir,nihai kullanıcı ürünüde ama lojistik bu boyutuna bakmaz.ürünün fonksiyonel biçimde teslimini içerir.
0
duptıs
(25.01.21)
Lojistik, tedarik zincirinin bir parçası değil mi? Tedarik zinciri ürünün taaa ar-ge sürecinden üretimine, dağıtımına kadar uzanan dev zincirin adı, lojistik de bu dağıtım/nakliye kısmı.

Ben böyle biliyorum. Yine de birbiri yerine çok kullanılıyor, sanırım lojistiğin kapsamının genişlemesiyle birbirine yakınsar oldular.
0
influx
(25.01.21)
influx +1

Tedarik zinciri > lojistik

Lojistik urunun tasinma kismi ile ilgilenir.

Tedarik zinciri ise urunu olustururken kullandigin ham maddelerin tedarik edilmesi,saklanmasi, ihtiyac oldugunda ulasilabilir olmasini ve aliciya ulastirilmasini saglayan sureclerin adidir.

Lojistik tedarik zincirinde genelde ilk ve son asamalarda kullanilmakta.
0
kaiserr76
(25.01.21)
Introduction to logistics dersine tekrar girmis gibi oldum soruyla.
Kaynak neresi bilmiyorum ama ingilizce bu soruya kaynak cok.
Bu konuda en iyi üniversitelerden olan michigan state göre;
www.michiganstateuniversityonline.com

"Tedarik Zinciri Yönetim Uzmanları Konseyi, lojistiği “menşe noktası ile tüketim noktası arasındaki malların, hizmetlerin ve ilgili bilgilerin müşterinin gereksinimlerini karsilamak için verimli, etkili bir şekilde ilerlemesini planlayan, uygulayan ve kontrol eden tedarik zinciri sürecinin bir parçası olarak tanımlar. "
Kısacası influx+1.
0
logisticsmanager
(25.01.21)
(7)

Audi A3'ten arazi aracına

mcmanus
Merhabalar,Köy yerine göç edince 2016 model A3 aracımı daha geniş hacimli (yük açısından) ve araziye uygun bir araçla değiştirmeyi düşünüyorum. Ama çok sık olmamakla birlikte uzun yolda da üzmeyecek bir araç arayışınıdayım. Fakat bu olaylardan hiç anlamam. Siz olsaydınız hangi marka/model araçları a
Merhabalar,

Köy yerine göç edince 2016 model A3 aracımı daha geniş hacimli (yük açısından) ve araziye uygun bir araçla değiştirmeyi düşünüyorum. Ama çok sık olmamakla birlikte uzun yolda da üzmeyecek bir araç arayışınıdayım. Fakat bu olaylardan hiç anlamam. Siz olsaydınız hangi marka/model araçları araştırırdınız?

Aracım 230-240 binlere alıcı bulmakta. -+10 bin gibi duruyor.

Bu değişim için 30 bini geçmeyen ekstra ödeme yapabilirim.

Tavsiyeler için şimdiden teşekkür ederim.
0
mcmanus
(17.01.21)
arazi çok engebeli değilse hafif ticarileri tercih edebilirsiniz. vw caddy veya biraz daha büyük isterseniz peugeot rifter. pikap tarzı araçlar uzun yolda çok rahatsız, rifter ve caddy'de otomobil konforu da var, geniş bagaj da var.
0
cowboy
(17.01.21)
Kadjar tarzı bi şey alabilirsin. Geniş ve altı yüksek. İş görür.
0
mg3929
(17.01.21)
Köy diyince köysel faaliyet var mı bunun içinde kısmı önemli.eğer varsa kesinlikle pick up olmalı.yok dediğimiz yerde bile köy ihtiyacını lüks arabanın döşemesinde halledemezsin.
0
duptıs
(17.01.21)
Eger amacin boyle arazi falansa ben yeni duster derim.
Önceki Dusterlara oranla ciddi bir gelisme var.
Yani araziye cikmak icin bence ideal.
Verdigin fiyata sıfır 4*4 bile alabilirsin yani.
Genelde daciaya karsi onyargiliydim ama Avrupa'da baya tavsiye edilen bir araç olmaya başladı. Yorumlari falan oldukca iyi.
0
logisticsmanager
(17.01.21)
Toyota Hilux ya da Peugeot Rifter.

Yeni Hilux oldukça otomobil, bir test sürüşü öneririm.
0
fever
(17.01.21)
mcmanus beye opsiyonlanmıştır: www.sahibinden.com

ben olsam duster gibi dağa taşa sürülebilecek sıfır bi suv veya bunun gibi bi şey alırdım.
0
tek yaprak havlu
(17.01.21)
zaten köye gittiğinizde kullanılan 4-5 farklı araç görüyorsunuz, geneli pikap oluyor l200 gibi, biraz daha parası olan mercedes x alıyor, pikap ihtiyacı olmayan da canavar gibi duster kullanıyor. ben de oyumu duster'dan yana kullanırım. hem ucuz araç, hem 4x4 opsiyonu var, hem de gerçekten arazide gidebiliyor, hem az yakıyor, hem parçası da ucuz. a3'ten sonra kalite olarak yetersiz gelir tabii ama o paraya bu kadar.
0
roket adam
(17.01.21)
(12)

Çok büyük işler yapanlar psikolojilerini nasıl koruyabiliyorlar?

kahver
Merhabalar. kafama takıldı, şimdi devasa şirketleri yönetenler, ya da büyük bilimsel çalışmalarda yer alanlar, komplike yazılımlar, mühendislikler, tıp vb. yani kafayı çok yoran işlerde yer alan insanlar psikolojilerini nasıl koruyor olabilirler? ve o tempoya nasıl dayanıyorlar? işte günde 4 saat uy
Merhabalar. kafama takıldı, şimdi devasa şirketleri yönetenler, ya da büyük bilimsel çalışmalarda yer alanlar, komplike yazılımlar, mühendislikler, tıp vb. yani kafayı çok yoran işlerde yer alan insanlar psikolojilerini nasıl koruyor olabilirler? ve o tempoya nasıl dayanıyorlar? işte günde 4 saat uyuyan büyük dijital platform sahipleri, ya da yöneticiler gibi.

şimdi ben de işim gereği çok fazla insanla ve teknik bazı çalışmalarla uğraşıyorum. yaptığım iş teknik anlamda belki çok üst düzey değil ama, beni inanılmaz yoran, bütün zamanımı işe ayırmamı gerektirecek yoğunlukta ve streste. bu çalışma şeklimden şikayetçi değildim (kimse böyle çalış demiyor, ben istediğim için böyle çalışıyorum), çok kafa yorup saçma sapan şeylerin kafamı meşgul etmesini önlediğimi düşünüyordum. ancak, uyurken bazı reflekslerimin olduğunu öğrendim. araştırdığımda da (uyku terörü deniyormuş galiba), günü çok stresli ve yorucu geçirenlerde olabileceğini okudum.

bilemiyorum kafama takıldı sorayım dedim.
0
kahver
(16.01.21)
Koruyamiyorlar. Cok azi belki biraz koruyorlar. Mindhunter’da bi replik vardi buyuk sirketlerin ceo’larinin cogu narsisisttir diye. Zaten duygulariyla dusunen biri koskocaman sirketleri daha zor yonetir, cok mantik olan birine gore.

Kisacasi zaten cok da normal olmuyorlar. O yuzden kendilerini rehabilite etme gibi durumlari olmuyor. Ya cok iciyorlar, ya dogaya donuyorlar, ya evde kendilerine kaliyorlar.
0
mor oje
(16.01.21)
bir anda o pozisyonlara gelmiyorlar. daha alt kademelerde işe başlıyorlar. strese alışa alışa üst kademelere çıkıyorlar. zaten psikolojileri izin vermezse üst kademelere yükselemezler.
0
nickini degistiren yazar
(16.01.21)
Günde 4 saat uyuyan birinin sağlığını koruduğunu düşünmüyorum. Yetersiz uyku sağlık sorunlarına neden olur. Normalden fazla iş yapıyorsanız orada başkalarının yapması gereken işler de bulunuyor olabilir. Örnek olarak mühendislikte birçok çizim işi teknik ressamın yapması gereken bir iştir. Siz çizim yapıyorsanız aslında başkasının işini yapıyorsunuz demektir. Bahsettiğiniz büyük işlerde herkesin görevi bellidir. Çalışan sayısı fazladır. İşin planlaması çok iyi yapılmıştır.
0
dissendium
(16.01.21)
"bu çalışma şeklimden şikayetçi değildim, çok kafa yorup saçma sapan şeylerin kafamı meşgul etmesini önlediğimi düşünüyordum."

sakincali bi dusunce
0
ala09
(16.01.21)
pişe pişe o pozisyonlara geliyorlar
0
kelepir
(16.01.21)
bir günde o noktaya gelmiyorlar. yıllar içinde her seferinde bir adım daha büyük işler yaparak ilerliyorlar. o durumda bile bahsettiğin yöneticinin altında çalışan gene yılların tecrübesine sahip mühendisler altyöneticiler oluyor.

sen işin organizasyonunu bir kişilik düşünüyorsun. şirketlerin yıllar içinde kurduğu sistemler çok daha fool proof. tabi daha masraflı, daha yavaş ve daha az efektif. ama günün sonunda iş bitiyor.
0
orpheus
(16.01.21)
İşkolik olup çalışmaktan zevk almayanlar kolay kolay yükselemez bence. Yani adamlara çalışmak zor gelmiyor, aksine hoşlarına gidiyor.
Bkz: rte.
0
prizmatik
(16.01.21)
Nerede ceo olduguna bagli. 100 kisilik sirkette ceo'ya daha cok iş düşer. Misal Türkiye'de calistigim sirkette cfo resmen acil para odeme onaylarini veriyordu.
Su an çalıştığım şirketin 100 bin calisani var. E haliyle ceo/cfo boyle olaylarla uğraşmıyor. Ceo'ya bir mail gidiyorsa emin ol en az 5-6 müdürü gecip gidiyor (misal su an avrupa-asya lojistik krizi ceo'ya kadar cikti ya da lojistik servis saglayici ile olan sikintida iki sirketin ceosu görüştü en son).

Yani benim de cok stresim var, tek fark benim stresimi aktarabilecegim üst müdürüm var. Ceo ise ulasilabilecek en son nokta.
Yani zaten oraya da yillarin birikimi ile gidiyorsun. Ben su an 3 sene icinde aldigim birikim ile ilk günkü kendimi karsilastirsam peheey. Düşün bir de 3-4 kademe atlayıp uzun yillar sonra oraya gelen adamlar haliyle belli yetkinlikleri olan kisiler.
Bu arada 4-5 saat uyuyorum olaylarina cok inanmiyorum.

Bana göre ceo vs değil de hayati isler (doktor/polis/asker/hemsire) daha ciddi. Açıkçası hayatini kaybetme riski ile sirketin para riski bana karsilastirilamaz geliyor. O sebepten askerdeki liderlere çok büyük ilgim var, sonuçta sirket yönetmekle emrindeki 20-30 kisinin hayatindan sorumlu olmak apayri.
0
logisticsmanager
(16.01.21)
işkolik oluyorlar
alt kademelerde pişerek ve alışarak o noktaya geliyorlar
aileden ve çevreden görerek o noktaya geliyorlar

benim ailemde üst düzey yönetici ve işkolik yok. o yüzden hiç alışkın olmadıgım durumlar. ben başa çıkamam mesela. bu da dışarıdan belli oldugu için kimse beni yönetici yapmıyor :)
0
dafuq
(17.01.21)
işkolik oluyorlar'dan farklı bir yorumum olacak: benim o tarz pozisyonlara yükselmiş tanıdıklarımın çoğu orta seviyeden sonra iş-yaşam dengesini çok iyi kurmuş admalar oluyorlar. ne bileyim hobileri olan, spor falan yapan tipler oluyor. bahsettiğin kronik stres junior pozisyonlarda var, sonrasında artık insan onu yönetmesini de, dengelemesini de öğreniyor. birkaç defa iş değiştirip, kötü şeyler yaşayınca da bu konuya karşı direnç kazanıyorsun.

iş benim için bir araç. şirkete hayatımın bir kısmını kiralıyorum ve para kazanıyorum, hepsi bu. bunun bir adım ötesi bile hayatını alt üst eder, o yüzden bu profesyonelliğe en başında ulaşmak önemli. komplike yazılımlar, mühendisler vs bunların hepsinde her zaman bir safety net vardır, hata yapsan bile bireysel olarak sana kalmaz. sıkıntı yok yani.

bi tek tıbbı ayırıyorum bu listeden, tıp bireysel başarısızlığın adamı öldürebileceği tek dal olabilir. o yüzden zaten doktorları müthiş takdir ediyorum bir mühendis olarak, çok zor iş.
0
roket adam
(17.01.21)
senin psikolojini bozan şey bilinmezlik, bilinmezlikle baş etme durumu. mesela bana deseler ki dk 1 saat sonra apandisit ameliyatı yapacaksın yoksa adam ölecek olduğum yere lacivert sçarım ama uzman doktora söylediğinde önce bi pizza yiyelim sonra ameliyata girelim diyor.

bu aralar tr'deki büyük firmaları it managerları ile görüşüyorum adamlardaki rahatlık kimsede yok. zaten 3-4 marka var satın alacağı adamın işi sadece satın almak. ucuza almak. yani yaptığı tek şey atıyorum windows'u rakipten ucuza almak. bu sebeple tr'de öyle aman aman bir dert tasa yok. çünkü iş yapan yok.

koskoca vestel, arçelik dünya'da bir numaraya oynayacak ürün bile çıkarmıyorlar çünkü ceo'nun tek derdi standart ürünü ucuza üretmek.

veya togg'u düşün.

togg'un ceo'sunun tek derdi avrupa'dan parça alıp aracı ucuza çıkarmak. adamın teknolojik olarak bir derdi yok.

dünyada ki örneklerinde ise hayatı sürekli stress içerisinde geçen insanların mutlaka sabit bir hobisi oluyor ve dünya yansa bu hobiye ayırdığı vakitten vazgeçmiyor.

çeşitli magazinel 4 saat uyuyor falan onları geçiniz. 4 saat ben uyuyorum zombi gibi geziyorum.
0
duyurukullanıcısı
(17.01.21)
Olağan Psikopatlar diye bir kitap okumuştum. Bu kitapta sizin tabirinizle çok büyük işler yapan insanların. Psikopat olduğunu(cezaevlerine düşenlerden değil) ve yoğun stres altında etkilenmeden çalışabildiklerini yazıyordu..
0
komando kani var bende
(17.01.21)
(12)

Buzdolabı markalarının tümünde lanetli yorumlar

Semi
Uzun zamandır buzdolabı bakıp, en fazla 3000 bütçe belirleyip, baktıkça en az 4-5 bin Tl'ye orta karar bir buzdolabı alabileceğimi anlama aşamasına geldim. Sorun şu ki hangi marka? Neden hepsinde yüzlerce kötü yorum var. Sinirlerim yıpranık, gözlerim yorgun, varsa gelsin güzel buzdolabı beni bulsun.
Uzun zamandır buzdolabı bakıp, en fazla 3000 bütçe belirleyip, baktıkça en az 4-5 bin Tl'ye orta karar bir buzdolabı alabileceğimi anlama aşamasına geldim. Sorun şu ki hangi marka? Neden hepsinde yüzlerce kötü yorum var. Sinirlerim yıpranık, gözlerim yorgun, varsa gelsin güzel buzdolabı beni bulsun. Eskide kalmış 15 20 senelik buzdolabı efsaneleri. Yeni teknoloji ürünlerinden hangisi 8 10 sene götürür onun derdindeyim. Varsa 4 5 senedir sorun cıkarmayan buzdolabı kullanan üstüme bi' toprak atsın.
0
Semi
(16.01.21)
Boşa aramayın. O ürünler bilinçli şekilde belirli bir süre sonra bozulacak şekilde üretiliyorlar. O kadar şikâyet olmasının sebebi bu. 20 yılda bozulmayacak buzdolabı üretseler kimse buzdolabı satamaz.
0
dissendium
(16.01.21)
İşte o yüzden 8 10 sene de olsa gidebilecek kötünün iyisi bir marka önerisi arıyorum. Ne yazık ki öyle
0
🌸Semi
(16.01.21)
Şöyle bir durum var aslında. İnternette ne ile ilgili yorum okursan oku insanlar mutsuz. Çünkü mutlu olanlar kullanıyor geçiyor ve yorum yapmıyorlar bence. Yorum yapanlar sorun yaşayanlar.

En bilinen markalardan 3-5 tane seç rastgele ve 2 saat ver kendine. Bu 2 saatte bu 5 tanesini araştır ve al birini. Diğer türlü içinden çıkılmıyor iyice zaman kaydediliyor. Bir de birbirine yakın markalar arasında ne kadar fark olabilir ki?
0
black mamba
(16.01.21)
bosch veya arçelik'in istediğin fiyatta olan birini alıp geç. renk, büyüklük, dondurucu derken fazla seçenek kalmaz zaten.
0
diffarentiationation
(16.01.21)
Dediklerinize katılıyorum, bu sebepten marka değil de özellik bakmanızı tavsiye ederim.
Bir kere amacınız dayanikliliksa buz makinesi kesinlikle olmasın. Üstüne böyle teknolojik, touchpad gibi şeyler olmasın çünkü anakart bir sekilde bozulacak.

Bana göre hacim bakin, buzluk asagida olmasi daha iyidir, üçüncüsü de enerji sarfiyati.
Buna ek olarak kapi alarmi resmen bir cok cihazda hala yok, bu benim icin onemli. Buna da bakabilirsiniz.

Yoksa harbiden her markada bir şekilde sıkıntı oluyor. O dediginiz makineler eskide kaldi. Bu her sey icin gecerli artik.
0
logisticsmanager
(16.01.21)
www.akakce.com

4 yıldır kullandığımız dolap. Aynısından anneme almıştım o da 5 yılı devirdi. Taş gibi cihaz. Tek eksiği kapak açık kalınca ötmüyor. Hiç sıkıntı yaşamadan kullanılır.
0
baal
(16.01.21)
Aklınız da olsun NoFrost diyenleri almayın.Eski teknolojiyi yeni diye kaktırıp ortada bırakır.AA yada 3A sınıfı enerji kimliği olanları tercih edin.Bide bekonun arçelik e göre daha geniş dolap modelleri var arçelik küçük kalıyor aynı firma olmasına rağmen
0
smokee
(16.01.21)
Annemler için bir süre araştırmıştım. Tabi onlar beklemeden kafalarına göre Profilo aldilar. Evde Bosch var, tavsiye etmem. Takir tükür buz kırıyor. Beko ise avrupada yandığı için mimliymis. İşin zor. Kolay gelsin.
0
fikox
(16.01.21)
Valla biz beko almıştık beğendiğim özelliklerine göre. 4 sene oldu, hiçbir sorun yaşamadım; aksine gayet memnunum.

O dönem bayağı arastirmistik, hatırlıyorum. En sonunda fiyat ve ozellikleri bana uyuyor diye beko alıp geçtik, dediğiniz gibi 7-8 sene kullansam yeter diye düşünmüştüm ki daha da uzun süre idare eder gibi görünüyor şu an için.

O yüzden sizde çok takılmadan bilinen markaların birinden alın bence.
0
fraise
(17.01.21)
Yerli mallardan uzak dur. Git kendine bir adet ucuzundan samsung al, keyfine bak..
0
anteelope_
(17.01.21)
her halükarda arıza çıkarabilir. o yüzden servisi yaygın ve orta halli markaları öneririm ben de. her mahallede bi arçelik, beko servisi var, bakıyorlar uğraşıyorlar, kafa rahatlığı sağlıyor. dolabı arızalanınca 3 ay boyunca yurtdışından gelecek samsung parçası beklemektense arçeliğin tak tak halletmesini tercih ederim.

15-20 senelik buzdolabı diye bir şey yok günümüz dünyasında maalesef.
0
roket adam
(17.01.21)
eğer kötü yorumlara bakarsan hiçbir şey alamazsın.

hepsiburada'nın, vivense'in filan başlıklarına baksan şirket merkezine molotof kokteyl atasın gelir. ikisini de defaaten kullandım hiçbir majör sorun yaşamadım. gecikme, hatalı ürün gibi sorunlar yaşadıysam da anında müdahale edildi, iade aldım.
hele hepsiburada'yı 13 yılı geçmiş kullanmaya başlayalı. 60-80 kalem arası alışveriş etmişimdir. ben mi şanslıyım bilmiyorum.

bir de tavsiye bırakayım:

www.hepsiburada.com

1,5 yıla yaklaştı en ufak bir sorunu yok.
zaten arçelik garantisinde.
4 kişilik aileyseniz filan dar gelebilir de bana fazla bile geliyor.
0
filteria
(17.01.21)
(13)

Neden Barselonaya Göç Etmeyeyim?

rewlack
bu duyuruda Barselona ve İspanyayı gömüyoruz :/gelecek sene civarı eu'ya göç etmek istiyorum. blue kartla ve iş aracılığıyla yapmak istiyorum bunu. birden fazla mesleğim var. almanca ve ispanyolcam şu aşamada B1 civarı gibi düşünün. her iki tarafta da öyle veya böyle iş bulabilirim diyorum ama mesel
bu duyuruda Barselona ve İspanyayı gömüyoruz :/
gelecek sene civarı eu'ya göç etmek istiyorum. blue kartla ve iş aracılığıyla yapmak istiyorum bunu. birden fazla mesleğim var. almanca ve ispanyolcam şu aşamada B1 civarı gibi düşünün. her iki tarafta da öyle veya böyle iş bulabilirim diyorum ama mesele "öyle veya böyle" oluşu.

amacım kısa vadede eu'dan kalıcı oturum alabilmek. bu beni motive eden birşey. almayaya gidersem berlin'den başka seçeneğe bakmayacağım.
ancak berlin vs barselona karşılaştırmasında ekonomik gerekçelerin dışında berlin benim açımdan bir sürü dezavantaja sahip : ( genel olarak almancanın zorluğu (aynı sürede ispanyolcaya aşırı hakim olabilcekken almancada çok zorlanacağım) , sosyal ilişkiler, iklim, adaptasyon, almanyadaki türk algısı, kiraların yüksek oluşu vs vs.

öte yandan özellikle pandemi sebebiyle barselona zaten iç açıcı olmayan ekonomisini artık daha da zor toplar gibi düşünüyorum bu da bence sosyal yaşama dolaylı olarak yansıyan bişey. yani tr'nin son 10-15 yıldaki sosyokültürel dönüşümünde de ekonominin direkt etkisi olduğunu gözlemliyorum. bir kişi de duymuyorum zaten barselonaya göç ettim, çok rahatım, mutluyum, gelin vs diyen :D

ama işte berlinde de yalnızlık, coğrafi mutsuzluk amaan ne bileyim..
iş bulmak berlinde daha kolay olacak, belki alım gücü yüksek olacak ama cezbedici tarafları benim için biraz eksik kalıyor. tabi herkes aptal mısın git berline orada düzen kur bi daha dönme falan diyor..

yani karşılaştırma kötü.. berlin londra olsa kendi adıma direkt londrayı tercih ederim. berlin venedik olsa direkt berlini tercih ederim. ama bu ikilemde aşırı kararsız kalıyorum.

söyleyin neden gitmeyeyim?
gelsin yorumlar : (




*barselonada katalanca konuşulduğunu biliyorum.
** iki şehirde de bir kaç defa, 3-4 hafta civarı bulundum.
*** master+deneyim var. ist.da 10k kazanıyorum şu an. eski beyaz yakalıyım.
0
rewlack
(16.01.21)
berlini seçerdim ben kesin olarak, ispanya tamam çok güzel ama sıfırdan başlamaya özellikle bizim gibi ekonomik sebeplerle göçenler için değil. Berlindeki kazançla yılda 1 ay rahat şekilde tatil yaparsınız diyorum zaten.
0
garavel
(16.01.21)
bir alman hayranı olarak söylüyorum: berlin'de yaşam fikri bu kadar üzüyorsa göçün hocam. istediği kadar kötü olsun, AB ülkesi sonuçta ispanya, orada bir kez tutunduktan sonra barcelona'da değilse başka yerde yaşarsınız mesela ne bileyim, bir yol bulunur. hepsini geçtim AB'de kalıcı oturum aldıktan sonra isterseniz zaten almanya'ya geçemiyor musunuz?

ispanya'yı eskiden hiç sevmezdim, hatta ispanyol dili ve edebiyatı bölümünü "kendimi veremiyorum, o bölgeye ilgi duyamıyorum" diyerek bırakmıştım zamanında. yaş 26 oldu, şimdi deseler ki seni valencia'ya gönderiyoruz, valla kar buz hastası bir adam olarak şıpıdık terliğimi ve domatesimi alır koşarak giderim.

kaldı ki bahsettiğiniz yer ispanya'nın köyü değil yahu, barcelona... barcelona'nın çekici olmadığı, yaşanmaz hale geldiği, "yeni türkiye"den daha kötü olduğu bir dönem olmuş mudur ki tarihte? savaş falan çıkmadığı sürece orası bence her şekilde buradan iyidir. sarmadı diyelim 1-2 sene sonra (olmadı 3-4 diyelim hadi) yine gidersiniz berlin'e, ne olacak?

bana öyle geliyor ki bu şekilde siz berlin'e giderseniz pek iyi hissetmeyeceksiniz. anladığım kadarıyla almancayı öğrenmek de istemiyorsunuz. kafanızın bir köşesinde barcelona da varken berlin'e tutunmak, adapte olmak vs. zor olabilir.

o yüzden bence barcelona'ya gidin. bunu tabii ki iyi kötü bi geliriniz olacağını varsayarak söylüyorum, yok eğer "berlin'de iş garanti, barcelona'da sıkıntı" gibi bir durum söz konusuysa bence almanya'ya gitmek daha iyi olur. barcelona'ya gezmeye gidersiniz.
0
der meister
(16.01.21)
vallaha ben barcelonaya goc edip mutluyum diyen duydum, lakin zaten parasi var ve azimsanmayacak aylik geliri.

barcelonada yuksek nitelikli is gucu olunca calisma izni alabiliyorsunuz, eger sektor it ise yazilim falan...sansiniz var...

barcelonada kazanacaginiz maksimum aylik 2500-3000 euro olur.(net) o da yuksek nitelikli is gucu iseniz.

yeter mi? tek kisiye evet iki kisiye hayir.

yani is buluyorsaniz gitmemeniz icin hic bir neden yok.
0
cairo
(16.01.21)
Berlin'i bilmiyorum, barcelonada sadece tatil yaptım.
Yalniz sunu bilmiyorum; almanya, fransa, Avusturya. bu üç ülke kendi bilgilerim dahilinde en iyi maaş oranlarina sahip.
Barcelona'da yasamak benim gibi izmirli biri icin hepsinden güzel olurdu ama maas ve ekonomik durum iyi değil ispanya ve İtalya'da (burada da cok guzel yasardim :(
Ikisinde de yaşayan arkadaşlarım bu dedigim 3 ülkeye gitmeye calisiyor/gidiyor.

Neyse, su covid dönemi hele ben almanya varken İspanya'ya gitmem. Ekonomik etkisi oldukça büyük. Covid sonrasi nasil olacagini kimse bilmiyor.
0
logisticsmanager
(16.01.21)
boyle bir secim luksunuz varsa biraz birinde biraz birinde yasayin? ya da once birine gidin, deneyin. olmazsa oburune gidin. engel ne?
0
hazen
(16.01.21)
Bi gidene soralim podcastinda barcelona bolumu vs var, onlari dinleyebilirsiniz.

Ayrica berlin vs barcelona baya alakasiz geldi iklim ve tarz olarak.

Eileengray +1 diyorum, hicbir yerde sirketler sizi almak icin yarismayacak muhtemelen, cok kisitli seceneginiz olacak.
0
kuehles blondes
(16.01.21)
@hazen yaş ve buna bağlı olarak hadi biraz da şurada takılayım demek istememek. eğer böyle istesem zaten berlini öncelikli tercih eder, 2 yılda oturum/çalışma izni alır sonra da istediğim yerde daha kolay iş bulurum. üstelik süreç de ekonomik açıdan daha rahat geçer. ama uzun vadede almanyada kalmayacaksam dille cebelleşitiğim, nispeten yalnız ve soğuk geçen 2 yıl elimde kalmış olacak. tabiiki berbat bi durum değil, ne güzel deneyim işte ama değer mi veya o süreç mutsuz eder mi bilmiyorum.

@eileengray, evet kolay olmayacağını tahmin ediyorum. sadece şu olacak her ikisinde de iyi ihtimalleri düşünelim. barselona bana kesinlikle daha az ücret teklif edecek. gerçi kiralar bi tık daha ucuz ama.. sonuçta blue kart skalasında bile iki ülkenin maaş farkları belli. ayrıca işsizlik,eleman ihtiyacı oranları da belli. barselonada -ispanya bölgesinde en gelişmiş şehirlerden biri olsa da- iş bulmak berline göre daha zor.
0
🌸rewlack
(16.01.21)
4,5 senedir Berlin'de yasayip, Barcelona'yi 3 günlük seyahatte görmüs birisi olarak Berlin'i gözden cikarmadan önce cok iyi düsünmeni tavsiye ediyorum.

Burasi Almanya'nin genelinden cok farkli, cok kozmopolit bir yapisi var ve sosyallesmek istedigin anda her milletten envai cesit arkadas ediniyorsun. Kücük bir Amerika modeli gibi. Son dönemde Berlin'e gelmis olan, beyin göcü yapmis Türkler de cok burada. Benim iki tane farkli ve can arkadasim diyebilecegim Türk grubum var Berlin'de yabanci arkadaslarimin yani sira.

Buraya gel, yasa, 6 ay sonra begenmezsen kalkip Barcelona'da is ararsin.
0
chitosan
(16.01.21)
ben berlini seçerdim. akdeniz iklim ve curcuna sıktı artık. ispanyollar büyük avrupa ülkeleri arasında en kaba olanlar. barcelona için genelleme olsa da kuzey avrupa her daim ilk tercihtir. türklere her yerde ön yargı var.
0
mikahakkinen
(16.01.21)
Neden Barcelona'ya Goc Etmeyeyim?
Pahali cunku. Turist tokatlamak uzerine bir sehir Barcelona. Hani Big Mac indexi vardir ya, benim de Lidl indexim var:) Lidl'a 5dk uzakliktayim Ingiltere'de, o yuzden cogu urunun ezberimdedir fiyati. Gittigim yerlerde karsilastiririm fiyatlari, cogu urun de standarddir, asagi yukari ayni markalar vardir, ambalaj dili degisir ulke degistikce sadece. Otelime yakin Lidl var diye de sevindirik olmustum Barcelona'da, gittim gezdim, fiyatlari karsilastirdim, Londra Lidl'larindan 20% gibi falan daha pahaliydi urunler Barcelona'da. Simdiye kadar gezdigim yerlerde hep Londra Lidl'i pahali oluyordu, Barcelona istisnasi olmustu. Ispanya'da maaslarin da yuksek oldugunu sanmiyorum.
0
neck_and_neck
(16.01.21)
Bir akdenizli olarak barselona'yı seçerdim ama siz seçmeyin:) almanya'da alım gücü daha fazla, sistem daha düzenli. Berlin de almanya'da yaşanabilecek en ideal şehir bence. Hareketli, çok farklı kesimlerden insanın yaşadığı, sosyalleşmeye elverişli bir şehir. Bir de bu katalanlar kendilerini pek seviyorlar, o da belki sıkıntı yaratır.
0
asteriks
(16.01.21)
Merhaba,
Almanya’da neden sadece Berlin düşünüyorsunuz? Münih mesela hem iklim olarak hem de maaş ve doğa olarak çok daha iyi. (Kiralar da buna göre artıyor tabii ama maaş daha iyi olduğu için görece standart çok değişmiyor.)
Merak ettim:)
0
bfm
(17.01.21)
münihi pek sevmedim. evet classy bi yer ancak benim için çok küçük çok sakin.
metropolsüz yapamıyorum. öğrenciyken ingilterede birmingham'da bile yapamadım kaçıp kaçıp londraya gidiyordum.

üstelik ev bulmak daha zor. iş alanım orada daha dar.
0
🌸rewlack
(17.01.21)
(13)

Arabayı satıp banka borcunu kapatsam mı? Ekonomi 101

avarel dalton
Sevgili Lidya’lılar, Robert Solow’un yol arkadaşları!Şu durumda olsanız siz ne yapardınız? (Tikler bilahare gelecek)2019 yılının son aylarında annemin rahatsızlığı nedeniyle araba ihtiyacım olmuştu buna istinaden gözümü karartıp kredi çekip bir araba aldım. Ne yazıktır ki annem hastalığı yenemedi. G
Sevgili Lidya’lılar, Robert Solow’un yol arkadaşları!

Şu durumda olsanız siz ne yapardınız? (Tikler bilahare gelecek)

2019 yılının son aylarında annemin rahatsızlığı nedeniyle araba ihtiyacım olmuştu buna istinaden gözümü karartıp kredi çekip bir araba aldım. Ne yazıktır ki annem hastalığı yenemedi. Geçtiğimiz Kasım ayında kaybettim :(

Araba kredi taksidi olarak maaşımın yaklaşık %40’ına tekabül ediyor. (Sigorta, kasko, vergi vb masraflar hariç) bununla birlikte ikinci el araba fiyatlarındaki mantıksız artışı hayretle izliyorum buna rağmen piyasaya göre çok daha uygun bir fiyat versem (mesela 30k daha ucuz) bankaya olan kredi borcumu kapatıyorum hatta elimde bir miktar para kalıyor.

Ancak bu durumda karşı karşıya olduğum soru/nlar

1- yeniden araba almak istesem piyasa uçmuş durumda, bankalara güncel faizler üzerinden gerdan kırmak durumunda kalacağım.

2- iş yerimin servisi var işe gelip giderken sıkıntım yok (servisin kaldırılması durumu da yok, 1 kişi olsa bile geliyor) ancak anneannem ile benim evimin arası 30km haftada 2-3 defa ziyaretine gidiyorum (toplu taşıma kullansam metro-otobüs) yapacağım ve pandemi döneminde toplu taşıma bir miktar korkutuyor yalan yok. (Bu arada toplu taşımayı ücretsiz kullanabiliyorum) ve arabanın rahatlığına alıştım :/

3- her hafta annemin mezarına gidiyorum oraya toplu taşıma ile gitme biraz sıkıntılı (kiralık araç veya taksi alternatifi var)

Kredi, faturalar, sair harcamalar üst üste gelince ay sonu ya kafa kafaya geliyor veya KMH’a dalıyorum.

Siz olsanız ne yaparsınız? Arabayı satıp bankaya olan krediyi kapatayım kullandığım yanıma kar kalsın ama arabasız bir hayat mı süreyim, kredinin bitmesine 3 sene var biraz dişimi sıkıp çok gerekirse arabanın direksiyonunu filan mı kemireyim :)

Bankayla konuştum bugün krediyi kapatsam kaç lira lazım dedim, bana söyledikleri rakamın 30-40k üzerine arabayı satabiliyorum.

Ne yapardınız?
0
avarel dalton
(15.01.21)
Turkiye ve buyuk sehirdeyseniz, isinizin de servisi varsa araba kolayliktan cok dert. Krediyi kapatip para biriktirmeye ve birikmis paranizin degerini korumaya calisin.
0
cleric
(15.01.21)
Anlattıklarına bakarsam bence araba senin için Bi ihtiyaç ve arabaya alıştığını görüyorum, satarsan pişman olursun bence.
0
valarmurgulis
(15.01.21)
arabayı satsanız da krediyi kapamayın. faize koyun en kötü. yine taksitleri düzenli ödeyin tabi. daha çok kar edersiniz.
0
jelly bear
(15.01.21)
kredi sizi maddi olarak çok zorluyor mu? asıl mesele bu bence. hayat kalitenizi düşürüyor mu ciddi manada? arabasızlık berbat bir şey. parasal anlamda ne kadar etkilendiğime göre kararımı veririm.
0
anarsika
(15.01.21)
Ben satmazdım. Krediyi bugüne kadar bir şekilde ödediysem bundan sonra da öderim diye düşünüyorum.
0
dissendium
(15.01.21)
Anladığım kadarıyla arabayı satmak için aceleniz yok. Haliyle piyasanın 30-40 bin altına satmanıza da gerek yok ve araba size şart. Aslında günümüzde hemen herkese şart.

Şöyle de yapabilirsiniz; arabayı satıp yerine "ayağı yerden kessin yeter" şeklinde bir araba alıp, kalanını bankaya öder, ister taksit, ister toplam tutar isterseniz de ikisini birden azaltabilirsiniz. Böylece hem ödemeler düşer, hem de arabasız kalmamış olursunuz.

Borç 100 bin ise 140 bine satsanız, 60 bine bir araba alsanız 80 bin ödeme yapıp, aylık taksitlerde ciddi bir düşüş sağlayabilirsiniz.
0
sumuklurakun
(15.01.21)
Sumuklurakun+1

Arabaniz nedir bilmiyorum ama üçüncü seçenek bu. Eğer salliyorum 200binlik arabaysa bunu yapabilirsiniz kesinlikle. Yok zaten 60binlik arabaysa daha düdüğünü almak riskli bulmak da zor zaten.

Bu arada basiniz sağolsun.
0
logisticsmanager
(15.01.21)
Öncelikle başınız sagolsun. Kesinlikle aracı satmam. Satarsan da borcu kapatmam.o kredinin maliyeti güncel e gore baya düşük
0
primetime
(15.01.21)
Basiniz sag olsun. krediyi odersiniz birden krediyi kapatmayin +1

70-80-100 bin civari bi aracsa satmayin.
0
ala09
(15.01.21)
arabayı sat, eline geçen paradan ucuz ve sadece iş görecek bir araba al. 40-50 bine günü kurtaracak araçlar mevcut. ucuz arabanın kaskosu,vergisi bakımı-masrafı da ucuz olacak.

kalan parayı kredi maliyetini düşünerek bir yatırımda değerlendir. karlı oluyorsa krediyi kapatmana gerek yok.
0
orpheus
(15.01.21)
model düşmen en anlamlısı gibi duruyo. hem aracın olur hem de masrafları düşer hem de nefes almalık bi alan kalır sana. model düş dedim diye de gidip ilk gördüğün pert arabaya girip kendini dert sahibi yapma. düzgün ve bakımlı bi araç alabiliyosan düş yoksa sorunlu arabanın arızasıyla uğraşmaktansa taksi tutmak daha uyguna gelir.
0
johnnie w lker
(16.01.21)
bobregimi satarim yine arabami satmam.
0
rm
(16.01.21)
Öncelikle başınız sağolsun, Allahrahmet eylesin.

Yerinizde olsam kesinlikle model, sınıf vb düşürürüm.

arabanız 250 bin ediyorsa satar örneğin 150 binlik bişey alırsınız ya da 100 bin nsyse.

Ayağımı yerden kessin+1
0
kumandanim
(16.01.21)
(12)

eşimi hafta sonu arabayla havaalanına bırakmak

yazar yazmaz yazan yazar
giderken sorun olmaz bilet olduğu için sanırım ama dönüşte ben ne yapıcam polis çevirirse? eşimi bıraktım dönüyorum bahanesi kabul görmez herhalde? nasıl yaparız bu işi?
giderken sorun olmaz bilet olduğu için sanırım ama dönüşte ben ne yapıcam polis çevirirse? eşimi bıraktım dönüyorum bahanesi kabul görmez herhalde? nasıl yaparız bu işi?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.01.21)
Giderken de sorun oluyor. Bir bilet bir kişi için mazeret. Sen yine gidemezsin. Taksi çağırıp gitmenizi söylüyor Polis.
0
himmet dayi
(15.01.21)
taksi zaten kesin çözüm de o magandalara muhtaç kalmak istemediğim için çözüm arıyorum aslında.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(15.01.21)
maalesef gidemezsiniz tek tek kontrol ediyorlar biletleri. ben istanbul havalımanı alıbeykoy arasında 3 kere cevırmeye denk geldım. biri sıkıntı cıkarmazsa dıgerı cıkarır
0
zenc
(15.01.21)
refekatçiye izin yok.o nedenle siz bırakmazsınız. ya toplu taşıma kullanacak, ya taksi ya da aracı kendi kullanacak.
0
helenart
(15.01.21)
eşinizin biletini bilgisayarda çoklayıp çıktı alın.
0
nuisance
(15.01.21)
Giderken de sorun olur.
E devletten izin almak deneyin.
0
etna
(15.01.21)
Ben emniyet müdürlüğünü aradım, görevli memur, "bilet çıktınızı alın arkadaşlara gösterin sorun olmaz." dedi. Olmadı.
0
karacigerim vur kadehlere
(15.01.21)
Konuya yardimci değil ama hayatımda gördüğüm en salakca olaylar Türkiye'deki sokaga cikma yasaklarindaki belirsizlik. Yok polisi arayip soruyoruz, yok o olur mu bu olur mu.
Ya madem bu kadar yazilimci egitecekmissin falan, yap Avrupa'daki gibi sistem; insanlar ya form doldursun ya telefondan yapsin. Böyle refakatciye falan izin ver, adam kanit göstersin bitsin.

Kolay gelsin simdiden, ben burada elimde belge olduğu sürece bile tedirgin oluyorum (belki Türkiye'den aliskanlik), Türkiye'de hele her seyin belirsiz olduğu donemde polis yazar mi yazmaz mi tedirginligi zordur
0
logisticsmanager
(15.01.21)
emniyetle görüştüm şimdi; bilet çıktısı yanınızda olsun giderken de dönerken de hiçbir sorun olmaz dedi. ses kaydı da var telefonumda olası piçlikte ses kaydını da dinletirim.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(15.01.21)
O ses kaydının yasal olmadığını belirteyim de :)

İzinsiz ses kaydı almak suçtur. Başın ağrır. Arkadaşın annesi hapis cezası almıştı öğretmenler odasında gizli ses kaydı aldığı için.
0
himmet dayi
(15.01.21)
emniyetle olan görüşmeni ses kaydı aldığını bi yerde söyleme polise hatta o ses kaydını silsen iyi olur:D
0
nahtoderfahrung
(15.01.21)
e devletten seyahat izni al. 5 dakikada çıkıyor uğraşma boş işlerle.
0
tenekeadam
(15.01.21)
(4)

Haftada 10 kere farklı ülke ve numaralardan aranıyorum

logisticsmanager
Eskiden Afrika'daki az duyulan ülkelerden caldirirlardi, onları öğrendik.Yalniz son zamanlarda haftada 10 kere farkli ülke ve numarlardan (misal bu hafta Fransa, İngiltere, litvanya, bulgaristan, yunanistan, kongo'dan) aranıyorum, hepsi de arayip üstüne çince sesli mesaj birakiyor. Sesli mesajda da
Eskiden Afrika'daki az duyulan ülkelerden caldirirlardi, onları öğrendik.
Yalniz son zamanlarda haftada 10 kere farkli ülke ve numarlardan (misal bu hafta Fransa, İngiltere, litvanya, bulgaristan, yunanistan, kongo'dan) aranıyorum, hepsi de arayip üstüne çince sesli mesaj birakiyor. Sesli mesajda da translate koydum; dhl siparisiniz var, 1e basin ogrenin diyor kısacası.
Kafayi yiyecegim, blokla blokla bitmiyor.
Bir bilgisi/çözümü olan var mi?
0
logisticsmanager
(13.01.21)
dhl'yi aradınız mı? bir sorun belki gerçektir :)
0
The_Lollok
(13.01.21)
Hocam dhl böyle aramaz ki. Su ana kadar 20 ülkeden arandim belki, her hafta değişiyor. Belli ki bir dolandiricilik ama durduramiyorum...
0
🌸logisticsmanager
(13.01.21)
Konuyla bağlantılı olabileceğini düşündüğüm bir şey sormak isterim. Yakın zamanda acaba papara kartına başvurdunuz mu?
0
ahmetmehmetsenmisinahmet
(14.01.21)
Hayır.
0
🌸logisticsmanager
(14.01.21)
(2)

Seiko snke51k1 kayış kalınlık

logisticsmanager
Saat aldım, 18mm diye düşündüm çünkü düzgün bir veri bulamadim. Ama aldığım 18mm deri kayış ufak geldi resmen.Bunun için net bilgi bulabilen var mi?
Saat aldım, 18mm diye düşündüm çünkü düzgün bir veri bulamadim. Ama aldığım 18mm deri kayış ufak geldi resmen.
Bunun için net bilgi bulabilen var mi?
0
logisticsmanager
(12.01.21)
modelin adını aradığımda 10-15 tane sonuç sayfası çıktı, 20mm diye bağırıyor hepsi. kayış almadan önce baksaydınız keşke. elinizde olan bir model için cetvel, mezura ne varsa artık bizzat ölçmek de mümkündü.
0
ckorkmaz
(12.01.21)
Baktim ve 18mm hallerini buldum ben de. 18mm yazinca da 20mm yazinca da cikiyor. Hatta aldigim yerde de "band 18mm" demisti.
www.amazon.com

Neyse, iade edip 20sini alicam artik, siz 20 bulduysaniz.
0
🌸logisticsmanager
(12.01.21)
(13)

Yurtdışına gidip YouTube kanalı açan mutlu tipler

trgydl
Neden buraya geldik ne kadar da mutluyuz acayip mutluyuz iyi ki geldik 10 dolara bu kadar şey aldık Tr de alamazsınızkonseptli videolar niye çekiyor? Altta yatan sebep ne sizce?
Neden buraya geldik ne kadar da mutluyuz acayip mutluyuz iyi ki geldik 10 dolara bu kadar şey aldık Tr de alamazsınızkonseptli videolar niye çekiyor? Altta yatan sebep ne sizce?
0
trgydl
(11.01.21)
para kazanmak ve başka insanları bilgilendirmek
0
cemlemikonusuyorsun
(11.01.21)
izleyenler soruyor ve hatta en fazla izlenen videolar bunlar oluyor.
0
sutlu nescafe
(11.01.21)
ileride, türkiye kötüleştikçe daha da fazla izlenecek. ben de bir gün yerleşirsem yurtdışına şayet gayet de çekebilirim diye düşünüyorum aslında. bir süre yaşadım hatta keşke çekseydim market alışverişi, metrolar, günlük yaşam vs iyi kötü bi izlenme olurdu belki sonra ivme yakalardım.

çekenin amacı : para
izleyenin amacı : merak, boş vakit
0
garavel
(11.01.21)
Sadece para değil, geldiği iyi durumu diğerlerine anlatma ihtiyacı. Şu fıkra aydınlatıcı olacaktır :) eksisozluk.com
0
marsli gocmen
(11.01.21)
birincisi çok izleniyor
ikincisi herkes müthiş bir hayat yaşadığını göstermek istiyor. milleti kıskandırmak kültürümüzde var.
0
roket adam
(11.01.21)
Kanka YouTube da japonic vardı. Fetocu diyorlar ama ben severdim ilk zamanlarını. Hatta o dönemde melike uysal diye bir hanım abla vardı onu da çok izlerdim. İkisinin de ortak noktası Japonya'daki yaşaması idi. Melike Hanım abla taşındı, ilgim kayboldu kendisine. Ancak her ikisi de videolarına japonya da hayat diye başladı. Hatta melike hanım abla japon tuvaleti bile tanıttı. Benim gibi ilgi duyanlar için güzeldi. Japonic in sokakta yürüme videosu vardı. Hiçbir şey yapmadan sağa sola yürüyordu. Sonra ne oldu. Millet ısrarla bu tip videolar istiyor. Melike Hanım da o ise girişti, japonic de. Hatta öyle bir hale geldi ki, japonic sadece Nissan gtr fan sayfasına döndü. İlk başlarda hoşuma gitse de artık takibi bıraktım. Durum bu
0
allah yazdiysa bozsun
(11.01.21)
Şimdi ben yurtdışına yerlesmeden gidecegim ülke icin ararken resmen bulamiyordum, ki fransa yani, mozambik değil. Simdi bir baktim oha dedim. Bundan 4 sene önce 3 tane falan vardi belki.

Ulke o kadar dandik hale geldi ki insanlar kacmak istiyor, kaçmak isteyen bunlara bakiyor.
Sirf hayal etmek isteyen bile bunlara bakiyor. Yani ülkede konsol, telefon, giyim kusam resmen zengin isi artik. Bu soru sey gibi; neden oturup zenginlerin hayatini anlatan yapım izliyoruz (hani vardi ya zenginlerin evini gösteren programlar vs)? Işte Türkiye'de seviye o kadar düştü ki kicikirik araba, konsol alan adam bile zengin geliyor. Malesef ama böyle.

Izlendiği icin de çeken cok gibi.
Yalniz bunlarin olmasi, en azından düzgun bilgi verenlerin olmasi, önemli. Ben gelirken kafamda düzgün bilgi yoktu, maas, kira, is hayati vs. Yasayarak ogrendik.
0
logisticsmanager
(11.01.21)
para bence ikinci üçüncü plandadır. Paylaşmak belki üstlerdedir, fakat herkesin atladığı şey, sıfırdan bir ülkede sosyal ortamını kurman vakit alır. Hiçbir arkadaşın yokken bir şeyle meşgul olman lazım, paran da yoksa etkinlik vs yapamazsın. Video çekip Türklere gördüklerini anlatmak iyi bir sosyalleşme yolu. Hatta bu sosyalleşmede sen üst konumda olan biri gibisin, millet izleyip özenip güzel yorumlar yapıyor falan (belki.)
0
rodriguez2
(11.01.21)
Bence altta yatan sebep mutsuzluk. Mutlu olan kimsenin böyle şeylerle uğraştığını görmedim henüz.
0
bruce mclaren
(11.01.21)
Eziklik.. Yurtdışına çıkmamış ve oralarda senelerce yaşamamış olsam neredeyse inancam hayatlarının çok güzel çok şahane olduğuna..
0
superfluid
(11.01.21)
Neden altında olumsuz bir şey arıyorsunuz? Fazla toksik yaklaşımlar bütün bu cevaplar. İnstagrama neden fotoğraf koyuyorsanız aynı sebeplerden. Ben seviyorum. Yurtdışına hiç çıkmadım. Ama en azından yüzeysel de olsa bilgi edindim. Bu insanların tecrübelerini gözlemlemek bir şey katıyor. Bir paylaşımda bulunmak da onları mutlu ediyordur.
0
black mamba
(11.01.21)
Millet deli gibi bunlari izliyor. Yok mehmet su arabayi almis, yok veli 5 saat calisip bilgisayar almis vsvs.

Turkiyenin bile yarisi youtube'a tiktok'a is yapip populer olmanin pesinde ama anlatacaklari ilginc bir sey yok.

Bu adamlarin elinde cok tutan bir senaryo (yurtdisina yerlesmeleri) ve guzel de bir set (yasadiklari ulke) var.

Geriye oynayip populer olmak kaliyor. Onlar da yapiyor.
0
brkylmz
(11.01.21)
Ana sebep tabiiki para kazanmak cunku cogunlugu surunuyor. Surunmeyenler, gittiklerinin ilk 6 ayinda araba alip luks daireye tasinanlar da zengin arkadaslar. Onlar da vallaha param yok, burada alim gucu cok yuksek abi diye sallayip duruyor.

Ciddi yanlis bilgi iceren videolar var, 1-2 seneden beri disarda olmalarina ragmen uzundur orada yasiyormus gibi davraniyorlar, kullaktan dolma bir suru hurafe anlatip duruyorlar.

Cok hatali bilgi yakaladigimda altina bilgi hatali, yanlis yonlendiriyorsunuz diye yorum yaptigim oluyor, genelde negatif donus aliyorum, bana Ahaber tarzi sitelerden linkler yollayip duruyorlar kanit olarak.

Izleyici kitleleri enteresan, ya zir cahil ergen takimi, butun hayalleri disari cikip bir Mustang alip gezmek. Varsa yoksa araba, tartisma en sonunda ama arabalar ve elektronik orada cok ucuz noktasina gelip tikaniyor. Ya da parasi olan ama istedigi hayati Turkiye'de yasayamayan kitle. Bir tanesini yakaladim gecen, ah oralar soyle guzel boyle super keske orada yasayabilsem diye yorum yapmis. Herifin kanalina baktim altinda 911 var, kolundaki Audemars Piguet'in tanitimini yapmis vs.
0
cooperr
(11.01.21)
(14)

THY sizce sempatik miydi? Sempatisini kaybetti mi?

kırmızıayakkabılıgargamel
Turk Hava Yollari yakin bi zamana kadar herkesin sahiplendigi bir kurumdu da, sonra icindeki haksizliklar vs duyulunca sempatisini mi kaybetti? bende boyle oldu ama bendeki sempatisi hizmetleri ve reklamlariydi.Sizde THY neden degerli bir kurum? (eger oyleyse?)
Turk Hava Yollari yakin bi zamana kadar herkesin sahiplendigi bir kurumdu da, sonra icindeki haksizliklar vs duyulunca sempatisini mi kaybetti? bende boyle oldu ama bendeki sempatisi hizmetleri ve reklamlariydi.

Sizde THY neden degerli bir kurum? (eger oyleyse?)
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(10.01.21)
katılıyorum, gurur duyulabilecek bir markaydı. yazık oldu.
0
candide
(10.01.21)
THY avrupada birinci dunyada da ilk 10'da yer alan dunyanin en genis destinasyonuna sahip bir sirket. İlla begenmeyeni ve sevmeyenide olacaktir ama THY'nin dunya capinda basarilari ve kalitesi ortada.
0
acebi
(10.01.21)
thy maalesef cepten yiyen bir kurum yani devletten, maalesef kendi bütçesi ile dönemiyor ve iktidarın temel kalesi durumunda o sebeple sürekli besleniyor.

iktidar güç kaybettiğinde ilk thy'de sıkıntılar çıkacaktır diye düşünüyorum.

hisse değerlerini de check edebilirsiniz.
0
duyurukullanıcısı
(10.01.21)
Pilot alimlarinda iki arkadaşım sinavlari vs geçti ama mülakat için malum kisilerden tanıdık bulmak zorunda kaldi. Biri calisiyor digeri pandemi dönemi olmasa girecekti ama pandemi olunca is şimdilik yatti.

Onun dışında malum calisanlarinin nerelerden nasıl geldigini biliyoruz. Bir baksak üst yöneticilerin kim bilir hangi meşhur liselerden, kimin nesi tanıdık cikacak.

Duyurukullanicisi+1.
0
logisticsmanager
(10.01.21)
Altın yere düşmekle değer kaybetmez THY Türkiye'nin yüz akıdır. İnsan faktörü olan her yerde olumsuz durumlarda olabiliyor bunlar normal şeyler kaldı ki THY gibi global büyüklükte binlerce çalışanı olan bir şirkette çok normal. Neye nasıl baktığınızla alakalı. Dünya genelinde havayolu şirketleri kamu eliyle fonlanmaktadır sebebiyse havacılığın çok fazla karlı olmaması ve şirketleri ayakta tutmak, büyümek gibi nedenler yani hemen hemen hiç bir havayolu şirketi kendi bütçesiyle dönmez :)
0
berkan11
(10.01.21)
duyurukullanıcısı + 2

yönetimle ilgili. kalitesizlik ülkenin her yerinde ne yazıkki.
torpil/referasnla mahalle bakkalına çırak alır gibi eleman alamazsınız. eleman derken yani üst yönetimden söz ediyorum. sadece halkın değil herkesin gözünde prestij kaybeder.

öte yandan hizmet- yolcu açısından da hem pandemide ne kural ne bişey sallamasyon :D
şekilde takıldıkları için hem de genel olarak ikram kuralları (pandemiden öncesini diyorum) değiştiği için o taraftan da irtifa kaybetti.

2000-2012 arası falan en iyi zamanlarıydı bence.
0
jimjim
(10.01.21)
technic kısmındaki cübbeli sakallı tipler ve eski fetöcü tanıdıkların bir anda sürekli gezmeli tozmalı işlere girmiş olması nedeniyle eski sempatiyi duyamıyorum ne yazık ki.
0
marla is in my head
(10.01.21)
geçmişte sempatikti, karizmatikti. şimdi ilker aycı, elif can yetim vs.
0
soft
(10.01.21)
Servis kalitesi yüksek olan bir firmaydı gerçekten. Şimdi pandemi dolayısıyla patates olmuş durumda.
Tabii dış yüzü böyle klas olan bir firmanın iç yüzünde malum kişiler çalışıyor, o da tüm sempatiyi silip süpürüyor ayrı konu.
0
roket adam
(10.01.21)
uçarken yolcusuna yemek vermesi filan bir havayonunu itibarlı kılmaz. hiçbir zaman sempatik bir havayolu değildi thy. değerli de değil. 00-12 arasında da değersizdi rakiplerine kıyasla. a380'e sahip olmayan hiçbir havayolu muteber değildir gözümde.
0
in a world of magnets and miracles
(10.01.21)
türkiyede hiçbir kamu kurumuna sempati duymadım.
0
aslindasorunumpsikolojik
(11.01.21)
Sempatik demeyelim ama güven veren, iyi hizmet anlayışına sahip bir çizgisi vardı. 2000'li yılların öncesinde Türkiye'nin batıya bakan yüzüydü. ABD'ye ve Almanya'ya çok sık seyahat etmek zorundaydım bir süre. O zaman Delta, Lufthansa ve THY arasında hep THY seçtim. Türk markası diye değil, hakikaten aralarında kalite olarak dağlar kadar fark vardı.
0
SiyamkedisiZorro
(11.01.21)
değerli olmasının esprisi , kar amacı gütmeyen bir firma olduğu için masraf kısma ile ilgili yapılanlar makul bir seviyede. böylelikle sinir bozucu bazı şeylerle daha az karşılaşıyorsunuz.

dediği saatte kalkar, uçaklar temizdir vs vs vs
0
co2s2
(11.01.21)
(14)

geçen sene sopranos bu sene wire izledim 2021'de hangi dizi?

eurhka
kaliteli yapımları zamana yayarak izlemeye calısıyorum. bu ikisinden sonra üçüncü olarak ne önerirsiniz? konusu suç üzerine olmak zorunda değil. hikayesi güzel olsun, karakterleri derinlemesine tanıyalım vs.teşekkürler.not: six feet under izledim.edit: breaking ve better call saul da izledim...
kaliteli yapımları zamana yayarak izlemeye calısıyorum. bu ikisinden sonra üçüncü olarak ne önerirsiniz? konusu suç üzerine olmak zorunda değil. hikayesi güzel olsun, karakterleri derinlemesine tanıyalım vs.

teşekkürler.

not: six feet under izledim.

edit: breaking ve better call saul da izledim...
0
eurhka
(09.01.21)
İzlemediyseniz tabii ki Breaking Bad.
0
dissendium
(09.01.21)
battlestar galactica
0
clones
(09.01.21)
prison break
0
jelly bear
(09.01.21)
Madem eskilerden gidiyoruz Oz ve lost. Yenilerden ise True detective.
0
Jux
(09.01.21)
Carnivale?
Görece underrated kalmış, saydığınız dizilerin kalibresinde bir dizi kesinlikle.

Son yıllardan ise The Leftovers. Benim izlediğim en iyi dizidir.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(09.01.21)
izlemedim dediklerini, ama hepsine biraz biraz baktım ve benzer sıkıcılık :) seviyesine sahip dizi olarak house of cards diyorum.

derin dizi sevmiyorum galiba.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(09.01.21)
treme
the night of

drama kalitesi aynı seviyede olmasa da erkekseniz :

ray donovan
0
qaram
(09.01.21)
Justified
Bosch
Band of brothers
0
logisticsmanager
(09.01.21)
the night of
leftovers (dunyanin en underrated dizisi olabilir)
battlestar galactica
rome
0
nefertarii
(09.01.21)
Her ne kadar bu diziler kadar başarılı olamasa da uzun soluklu olması ve karakterleri nedeniyle Sons of Anarchy’ i önerebilirim.
0
monty python
(09.01.21)
Rome
True detective
Fargo
Oz
0
zoghurt
(10.01.21)
Wire sevdiysen oz gider sana.
0
eazy
(10.01.21)
Orange is the new black (omce citir cerez baslasa da hikaye ilerledikce cok guzel derinlesen ve incelikli siyasi ve sosyokulturel mesajlar barindiran, insanlari derrinden tanitan bi dizi)
Weed (bu da fena değil daha egleneceligimsi)
Broadchurch (bu tam polisiye, ingiliz, heyecanli)

Damages (digerlerinden daha sert, underrated kalmis, guzel bi dizi)
0
red g
(10.01.21)
sopranostan sonra wire sonra oz izledim ben de. güzeldi. tüm sezonları izlemedim.

mafya olarak gomorra var.

aynı benzerlik olmasa da the shield ve blacklist de aksiyon olarak yüksek
0
ShadowOfMoon
(10.01.21)
(9)

seboreik dermatit için hangi şampuan?

miyav lan miyav
doktorun verdiği işe yaramadı. nette vichy dercos yeşil ile head and shoulders clinical strength işe yarıyor demişler ama kararsız kaldım. ikisini de kullanan varsa hangisi daha iyidir?bir de h&s olanı alıp memnun kaldığınız satıcı var mı?
doktorun verdiği işe yaramadı. nette vichy dercos yeşil ile head and shoulders clinical strength işe yarıyor demişler ama kararsız kaldım.
ikisini de kullanan varsa hangisi daha iyidir?
bir de h&s olanı alıp memnun kaldığınız satıcı var mı?
0
miyav lan miyav
(09.01.21)
Bende işe yarayan tek şampuan: www.dermokozmetik.com

Pirdolin de yarıyor diyorlar ama o da yaramadı. Daha ucuzu vardır ilk bulduğum yerden attım. 2 yıldır kullanıyorum kesin çözüm bu oldu.
0
montreal
(09.01.21)
h&s iyi. happy.com.tr den almıştım
0
jelly bear
(09.01.21)
H&s clical strength kullaniyorum iyi. Onun dışında neutrogena t-gel de oldukça iyi.
0
logisticsmanager
(09.01.21)
Bende vichy işe yarıyor. Pirdolin işe yaramamıştı. Ketoral ilk kullanımlarda çok iyi sonra çöp. Head shouldersı sürekli kullanmak lazımmış o yüzden yorum yapamayacağım. Kullandım ama sürekli değildi.
0
glamdr1ng
(09.01.21)
vichy dercos yeşil de, head and shoulders clinical strength de uzun süreli kullandım.

kesinlikle h&s.
vichy onun yokluğunda yedek oyuncu.

eczaneden alıyordum ama artık eczanelerde bulunmuyor.

elimdeki stok bittikten sonra ilk kez trendyol'da ağız bakım doktoru adlı satıcıdan aldım, memnun kaldım.
ama daha yüksek puanlı satıcılar da var şu an, yeni sipariş vereceğim ben de.
0
la lykia
(09.01.21)
bir de araştırırken şu detaya dikkat edebilirsiniz: sorununuz daha çok kepeklenme mi yoksa kabuklanma mı.

bazı kişilerde birinden biri daha yoğun olabiliyor diye biliyorum.

bu tür şampuan ambalajlarında da dikkat ederseniz dandruff (kepek) ve scalp (kabuk) ifadeleri var genelde.
bazılarında sadece dandruff yazıyor. o zaman sizin sorununuz ağırlıkli kabuklanma ise ona çok iyi gelmeyebilir örneğin.
0
la lykia
(09.01.21)
Bende sadece şu işe yaradı kullandıklarım arasından: www.amazon.com.tr

Hem kepeklenme, hem kabuklanma vardı, yara olacak derecede kaşıyordum saçımı. Bir aydır falan kullanıyorum, 2 günde bir yıkıyorum, neredeyse sıfırladı diyebilirim. he bir de medikal şampuan değil, yani içinde kortizon tarzı bir şey yok, o da tercih etmemde bir etken oldu.
0
roket adam
(09.01.21)
10’dan fazla şampuan denedim
S&s clinicl strenght dışında işe yaramadı maalesef şampuanlar
0
otopsicocugu
(09.01.21)
h&s clinical strength alıyorsunuz hocam hemen. aynı durumda çok fazla şampuan değiştirdim. insanlar neredeyse h&s çalışanıyım sanıyorlar ama hayatımı kurtardı desem yeridir
0
visenfoni
(10.01.21)
(6)

corona aşılarıyla ilgili dedikodular vs..

entropik
net bir kaynak bulamıyorum ama sürekli etrafımda şu aşıdan şu kadar kişi ölmüş, yok aşıların şu yan etkileri varmış gibi dedikodular duyuyorum. annem, ki baya yaşlı, bu dedikodular yüzünden aşı olmak istemiyor ikna edemiyorum. nedir nasıl olacak bu işler. bana açıkçası güven veriyor, aşı olmak da is
net bir kaynak bulamıyorum ama sürekli etrafımda şu aşıdan şu kadar kişi ölmüş, yok aşıların şu yan etkileri varmış gibi dedikodular duyuyorum. annem, ki baya yaşlı, bu dedikodular yüzünden aşı olmak istemiyor ikna edemiyorum. nedir nasıl olacak bu işler. bana açıkçası güven veriyor, aşı olmak da istiyorum. yabancı kaynaklardan da karamsar bir haber vs bulamadım. nedir insanların bu kadar korkusu. erken olması sonuçların net olmaması tabi ama bütün dünya yapıyor bunu başka çaresi de yok sonuçta. nasıl olacak ??
0
entropik
(08.01.21)
Anneni su anda ikna etmek zorunda degilsin. Benimki ara sıra zarflıyor sen asi olacak misin diye... Bugüne kadar evet demedim halbuki ilk gunden beri kararım evet. Anneme asisina gore 'bakacagiz' diyorum. Koru korune asi olundugu algisini kiriyor bu.

Ayrıca asi olmak icin degilse bile hangi asiyi olacagimiza karar verme durumu olup olmayacagini bilemiyoruz su anda. O yüzden yaslilari ikna etmeye calismak icin erken.
0
pass
(08.01.21)
Yani mantıken aşı olmanın çok yan etkisi olsa ve ölenler olsa, planları da bu olsa; gidip ilk olarak sağlık çalışanları ve benzeri kritik yerde çalışanlara yapmazlardi.

Altın yükseldi artti gibi şimdide corona böyle dedikodu üzerinden konuşuluyor heralde.

Erken olması dedigin hizlica bulunması ise şöyle düşün; bizim sistem projemiz var, proje 1 sene sürecek ve tahmini 4 milyon dolar.

Ama bana 20 milyon dolar verirsen bunu 2 ayda da yapariz. 1 tane proje müdürü yerine 3 tane alirim, 1 danışman yerine 10 tane alirim, al 1 senelik is 2 ayda olur.
Aynisi asi icin de gecerli. Su an dunyada devlet başkanından ceolara kadar herkes asi bekliyor. Haliyle normalde az bütçe ayiran, bir iki bilim adami calisan yerlere para akiyor, yer gök calisan, üstüne devlet sittin senede üzerinde çalıştığı onaylamalari falan ilk siraya aliyor. Yani düşünün ab genel kurulunun en önemli maddesi yeni cikan asilarin onaylanip onaylanmamasi, yok böyle bir şey.
Haliyle normalden hızlı olmasi kadar mantıklı bir şey yok.
0
logisticsmanager
(08.01.21)
Kuzenim (49) sağlık çalışanı, aşı oldu, aşı olduktan sonra da hastanelik oldu. İki hafta hastanede yattı. Eve çıktıktan sonra da bir hafta kadar nefes almakta zorlandı.
0
pati
(08.01.21)
@pati,

Aşılamalar başladı mı? Bir de hastanelik olma sebebi nedir?

Çok geçmiş olsun.
0
msb
(08.01.21)
Şüphe hissetme durumlarını şöyle baz alabilirsiniz, bir ülke x aşıdan olanların aşısını kabul edilmeyecek.
0
kleider
(08.01.21)
Pati’nin örneğindeki akraba faz3 e katıldıysa plasebo da olabilir veya ikinci dozu olamadan corona olmuş olabilir (genelde böyle o haberler). İlk doz çok da etkili değilmiş 21 gün sonra ikinciyi olmadan o koruma olmuyor pek. Geçmiş olsun.

Bi gelsin de, bizim yaşımıza gelene kadar düşünürüz.
0
rodriguez2
(08.01.21)
(6)

Avustralya'dan Türkiye'ye para nasıl ulaştırılır?

anon1m
En uygun yolu nedir?Teşekkürler.
En uygun yolu nedir?


Teşekkürler.
0
anon1m
(07.01.21)
kripto paralar
0
aslindasorunumpsikolojik
(07.01.21)
karipto işi pek gelmez bize ya :|
0
🌸anon1m
(07.01.21)
Transferwise
0
baldur2
(07.01.21)
Kripto. Usdt
Sıfır masraf 15dk süre maksimum.
0
zoghurt
(07.01.21)
Transferwise.
0
logisticsmanager
(07.01.21)
En uygun yolu nedir sorusunun cevabı kripto, kripto özelinde nedir dersen bence usdt dir. Kripto bize gelmez dersen de swifttir.
0
Kahir ekseriyet
(07.01.21)
(20)

Evde bardak kullanımı

kaptan maydanoz
Evde içecek içerken hangisini uygularsınız? 1- bir bardak içecek içince onu makineye koyarım, tekrar iceceksem yeni bardak alırım. 2- ikinci bardağı hemen iceceksem aynı bardak, arada zaman gececekse (örnek: 10 dakikadan fazla ara varsa) ikinci bardağı temiz alırım. 4- gün boyu aynı bardağı kullanır
Evde içecek içerken hangisini uygularsınız?

1- bir bardak içecek içince onu makineye koyarım, tekrar iceceksem yeni bardak alırım.
2- ikinci bardağı hemen iceceksem aynı bardak, arada zaman gececekse (örnek: 10 dakikadan fazla ara varsa) ikinci bardağı temiz alırım.
4- gün boyu aynı bardağı kullanırım.

Edit: 3.secenegi size bıraktım farklı fikirler için.
0
kaptan maydanoz
(07.01.21)
4
0
yarey
(07.01.21)
4
0
freebird5406_2
(07.01.21)
Tezgahın üzeri bardaklarla doluyor aynısını kullanmayı unutuyorum
0
scholes
(07.01.21)
2
0
stewie
(07.01.21)
Su içerken: 4
Kola içerken: 2
0
himmet dayi
(07.01.21)
2
0
ala09
(07.01.21)
su icin 4, cay icin 2 ama 1 saatten fazla ara varsa.

3 nereye gitti?
0
lemmiwinks
(07.01.21)
2

(3. şık nerde? :D )
0
lcha
(07.01.21)
4.
0
logisticsmanager
(07.01.21)
2
0
baldur2
(07.01.21)
4
Bıraktığım yerden milim hareket edince ölümcül hastalık taşıyan biri tarafından kullanıldığını düşünerek tezgahı yeni bardaklarla doldurduğum için, ilk kullandığımı buzdolabının üstüne koyarak bu şüphelerden kurtuluyorum.
0
IncredibleMau
(07.01.21)
4
0
mattiadestro
(07.01.21)
3. bu sorunu çözmek için cam matara aldım
0
asbe
(07.01.21)
2.
0
irene
(07.01.21)
2
0
blatta hiberna
(07.01.21)
4.

Calkalayip ayni bardagi kullanirim genelde. Zaten sicak iceceklerde bardagi isitmayi severim, icine kaynar su koyup calkalayinca da benim kriterlerime gore yeterince temiz oluyor.

Kokulu seyler haric, ayni bardagi ayni amac (icecek) icin defalarca kullanirim sikinti yok.
0
icim urperiyor
(07.01.21)
3- şekerli içecekten sonra tuzlu içecek içeceksem farklı bardak alırım, aynı türden ise suyla çalkalar aynı bardağı kullanırım. şekerli ya da tuzlu içecek içtiğim bardağa su doldurup içemem, su içeceksem temiz bardak.
0
nonik
(07.01.21)
Su için 4, diğerleri için 2.
0
auroraaurora
(07.01.21)
Su: 4
Digerleri icin: 3 (1-2 saat icinde ayni seyi iceceksem ayni bardak)

Cevreye daha az zarar vermeye calisiyorum, artik elimden ne gelirse. O yuzden cok bulasik cikarmamaya calisiyorum
0
mor oje
(07.01.21)
3- Her içecek için ayrı bardak kullanırım. İçtiğim ne ise onu peş peşe içeceksem aynısından devam ederim. Araya zaman girecekse yeni bardağa geçerim.
0
mutekebbir
(07.01.21)
(5)

Yurtdışından Türkiye’de ki spotify aile üyeliğine nasıl katılırım?

yapma be
Başlıkta da belirttiğim gibi ben yurtdışındayım. Ailem Türkiye de spotify aile üyeliği almış ve ben bu üyeliğe dahil olmak istiyorum. Ailemin benim için gönderdiği katılım linkine tıkladığımda yurtdışında olduğum için katılamayacağımı söylüyor. Bu durumu nasıl aşabilirim?
Başlıkta da belirttiğim gibi ben yurtdışındayım. Ailem Türkiye de spotify aile üyeliği almış ve ben bu üyeliğe dahil olmak istiyorum. Ailemin benim için gönderdiği katılım linkine tıkladığımda yurtdışında olduğum için katılamayacağımı söylüyor. Bu durumu nasıl aşabilirim?
0
yapma be
(07.01.21)
Yurtdışından olmasaydınız adres bilgisine ailenizin verdiği adresi yazarak girebiliyorsunuz. Ülke içindekileri ayırt edebilme şansı olmadığından yıllarca böyle kullandık ama ülkelerarası durumdan anlıyorlar (diğer sitelerde başımıza geldi) vpn dışında çözüm olmaz, VPNle bile olur mu emin değilim hiç denemedim.
0
lcha
(07.01.21)
ailenden biri senin şifreyle giriş yapıp katılsın? Sonra bakmıyorlar.
0
passion rules the game
(07.01.21)
cok yakin zamanda basima geldi,
Turkiye'den bir mail adresi acip (mail.com gibi telefon istemeyen basit sitelerden alabilirsiniz) yine Turkiye'den size yeni bir Spotify hesabi acsinlar, sizi aile uyeligine ekledikten sonra kullanici adi ve sifreyi sizle paylasirlarsa sizde premium kullanabilir misiniz.
0
coksorumvarhiccevapyok
(07.01.21)
Ben böyle kullanıyorum da nasıl yaptığımı hatırlamıyorum. Galiba googleda ingilizce arayıp bulmustum çözümü.
0
logisticsmanager
(07.01.21)
O linke Türkiye’den bir bilgisayarla girmen gerek. Bir arkadaşıma teamviewer ile bağlantı açtım, benim bilgisayarimdan girdi.

Türkiye vpn kullanarakta yapabilirsin sanırım.
0
Northern Mariner
(07.01.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.