Giriş
(3)

büyük marketlerdeki tıraş malzemeleri

Tochinoshin
büyük marketlerde neden ustura ve ustura bıçağı yok? özellikle dikkat ettim, migros, gratis, watsons, rossman, eve'de erkek tıraşı için hazır tıraş bıçakları var ama ustura ve jilet yok. neden olabilir?
büyük marketlerde neden ustura ve ustura bıçağı yok? özellikle dikkat ettim, migros, gratis, watsons, rossman, eve'de erkek tıraşı için hazır tıraş bıçakları var ama ustura ve jilet yok. neden olabilir?
0
Tochinoshin
(22.03.21)
halkın çok kullanmadığı şeyler çünkü alıcısı az.
0
jelly bear
(22.03.21)
Yurtdışında da aynı. Jilet bulmak baya zor, o yüzden amazon vs alıyoruz.
Cok fazla kisi kullanmiyor denildiği gibi.
0
logisticsmanager
(22.03.21)
Aynı anda üç - beş bıçağın konforu varken tek bıçakla uğraşılır mı ki ?
Daha önce birisi, hazır bıçakların önündeki koruma plastiğini kırıp kullandığını söylemişti. Bu da bir çözüm.
0
prizmatik
(22.03.21)
(5)

Otomobillerde sert plastik neden sevilmiyor?

hadi ya la
Son zamanlarda otomobillere ilgim arttı, ehliyet aldım, youtube'da otomobil videoları izlemeye başladım.Genelde aracın içindeki malzemeye dokunup sert plastik, dandik veya yumuşacık, çok kaliteli diyorlar.Sert olduğu halde kaliteli parçalar olamaz mı? Bu mantığı anlayamadım.
Son zamanlarda otomobillere ilgim arttı, ehliyet aldım, youtube'da otomobil videoları izlemeye başladım.

Genelde aracın içindeki malzemeye dokunup sert plastik, dandik veya yumuşacık, çok kaliteli diyorlar.

Sert olduğu halde kaliteli parçalar olamaz mı? Bu mantığı anlayamadım.
0
hadi ya la
(20.03.21)
Görüntü olarak güzel gözükenleri var ama yumuşak plastik daha kaliteli hissettiriyor. Trim sesi olma olasılığı daha az yumuşak olunca.
0
thewhitewolf
(20.03.21)
Dacia Duster'a bin
Honda Crv'ye bin
Audi Q5'e bin
Range Rover'a bin.

Sertten, yumuşak plastik, en sonda da ahşap & deri karışık'a geldim.
anlarsın farkı

dacia kullanan kendine de hayatına da değer vermiyordur :)
0
summatinyourteeth
(20.03.21)
Açıkçası belli bir para veriyorsan düz sert plastik istemiyorsun. Bu kısmı anlıyorum. bazı sert olup iyi olanlar da var. Neyse yani sallıyorum 30 bin Euro'luk arabada sert plastik görmek garip geliyor. Ama benim 13 bin Euro'ya aldığım fiestada var hiç de umrumda değil.

Ama açıkçası bütçe araba alıyorsan en önemsiz en gereksiz şey plastik parça. Önemli olan euro ncap, motorun güvenilirliği vs.

Summatin başkan aradaki farki sen vereceksen sıkıntı yok insanlar crv alir dacia yerine.
0
logisticsmanager
(20.03.21)
bi kere en başlıca sebebi görüntü, ikincisi koku ve arabanın içine kattığı genel hissiyat, dokunma hissi, trim sesi, kalite vs. liste uzar gider.
0
garavel
(20.03.21)
sert malzeme daha düşük kalite demek. hiçbir etkisi de yok değil, mesela kabin içinde daha yüksek ses seviyesi, yani daha düşük konfor.
0
gkhncnzdgn
(20.03.21)
(6)

avukatlık ücretleri yüksek olmasına rağmen avukatlar neden iyi kazanamıyor

roket adam
şu anda x bi davam var abi bir şey sorucam desen adamlar 250-500 liradan kapı açıyorlar. davamı takip et desen tazminatın %25'ine çöküyor, kaybedersen avukatlık masraflarını da sana ödetiyorlar. e dava desek gırla, yargı sistemi yetişemiyor resmen. (haklarıdır tabii aldıkları parayı kesinlikle yadır
şu anda x bi davam var abi bir şey sorucam desen adamlar 250-500 liradan kapı açıyorlar. davamı takip et desen tazminatın %25'ine çöküyor, kaybedersen avukatlık masraflarını da sana ödetiyorlar. e dava desek gırla, yargı sistemi yetişemiyor resmen. (haklarıdır tabii aldıkları parayı kesinlikle yadırgamıyorum yanlış anlaşılmasın, sorum başka)

peki avukatların kendisi bu pastadan yeterince pay alamıyorsa, asgari ücretle falan çalışıyorsa bu pasta kime gidiyor? ya da kaçırdığım bir nokta mı var? avukatların tr gibi bi yerde gerçekten iyi kazanıyor olması gerekmez miydi? sistemde bu parayı neresi yutuyor?
0
roket adam
(20.03.21)
yeni mezun bir nevi sudan çıkmış balık misali olan avukat hangi davayı takip edecek? neyin ne olduğunu bilmeden nasıl para kazanacak? işi öğrenene kadar avukatlık bürosu olan birinin yanında asgari ücret veya karın tokluğu maaşa çalışıyorlar işte. biraz akıllıysa 30 larından sonra orada edindiği bağlantılarla kendi çevreleriyle vs. iyi kazanmaya başlarlar.
0
papuayenigine02561
(20.03.21)
Yakin arkadasim avukat;
Bir kere cok fazla yeni mezun var, sürekli de geliyor.
Ilk baslarda harbiden kötü sartlarda calisiyorsun.
Kendi yerini açsan kim neden sana gelecek, o kisim icin acayip networking yapman lazım.
Sonrasinda davalar kazaniliyor da o para öyle gelmiyor. Benim arkadas dava kazandi ama daha süreçler sonuna kadar bitmedi. Bittiginde bir 80bin alırım diyor ama iki sene sonra biter diyo. E haliyle ceptekini bitiriyorsun ya da borç.

Ha bir de baya ciddi vergi ve masrafı var. O sizden aldığı 250 lira direkt cebine gidemiyor diye biliyorum.
0
logisticsmanager
(20.03.21)
Bence de yani mezunlarla ilgili eskiler kazanıyor zaten. Bir de şimdi avukat sayısında da artış var. Yeni işe başlayanların çok kazanacak kadar davası olmuyor.
0
turkce konusan uzayli
(20.03.21)
O davalar yıllar sürüyor. Bi davadan 20.000 tl para alıyor diyelim. Ama 20 yıl da sürüyor :) Danışma ücretini alabilen avukat da görmedim. Lafta var. Asgari ücrete çalıştırılma tamamen piyasanın avukat dolması ve stajyerlerin ücretsiz çalıştırılması ile alakalı. Nasılsa buluyor asgari ücrete çalışacak. Bulamazsa da stajyer alıyor.

Sorduğunuz soru şey gibi ülkenin gsmh şu kadar, niye bir sürü insan fakir. Çünkü öyle.
0
eatpraylaw
(20.03.21)
Ben mezun oldugumda anca yuzde 50 bursla falan veya asiri kotu devlet unilerinde hukuka tutuyordu siralamam. En son meraktan bakmistim gecen sene falan galiba baraji gecen okuyabiliyor gibiydi
0
Anjelik
(20.03.21)
Çok fazla hukuk mezunu var. Bu kadar hukukçuya talep yok. Müşteri bulmaları da zor. Reklam falan yapamıyorlar.
0
Andrew
(20.03.21)
(4)

Şu tasmayı nereden bulabilirim?

megalomaniac
İlk fotodaki tasmadan. https://www.instagram.com/p/CL2S-3Nsxe1/?igshid=njz4jaatgs3p
İlk fotodaki tasmadan.
www.instagram.com
0
megalomaniac
(19.03.21)
Yanlış görmüyorsam düz tasma değil harness denilenlerden ve deri.
Öyle fabrikasyon markalı bir ürün olduğundan emin değilim. Etsyden vs bakilabilir belki.
0
logisticsmanager
(19.03.21)
Başka bir fotoda gördüm;
supakit.co
Supakit yazıyor. Bakarsaniz denk gelirsiniz.
0
logisticsmanager
(19.03.21)
@logistic
Kendi sayfasında da gösteriyor ama fiyatı 50 pound :) ben trendyol-n11-vb.’de bulabilir miyim acaba benzerini diye umutlanmıştım
0
🌸megalomaniac
(19.03.21)
Yani bunu Türkiye'de yapan firma yoktur. Ama kaliteli deri ürün yapan insanlar var, instagramda vs görüyorum. Onlar yapabilir bunu.

50 pound aslında pahalı degil de işte Türkiye'ye pahalı :/
0
logisticsmanager
(20.03.21)
(6)

suratımla sürekli telefonu beklemeye falan almam hk.

matilda
sad bir story evet. xiaomi mi 9 pro kullanıyorum. telefonla konuşurken sürekli ya sesi kapat'a ya hoparlöre ya beklemeye, bir yerlere mutlaka dokunuyorum. bunu nasıl kapatabilirim?
sad bir story evet. xiaomi mi 9 pro kullanıyorum. telefonla konuşurken sürekli ya sesi kapat'a ya hoparlöre ya beklemeye, bir yerlere mutlaka dokunuyorum. bunu nasıl kapatabilirim?
0
matilda
(17.03.21)
Normalde proximity sensor galiba, otomatik ekrani karartmasi lazim. Ayarlarinda sıkıntı olabilir.
0
logisticsmanager
(17.03.21)
Ayni telefon degil ama benimki de xiaomi. Duzeltemedim ben... Konusurken gozumun ucu hep ekrani kontrol ediyor, ekran yandigi anda(normalde kapali kalmasi lazim) yandaki tus ile kapatiyorum. :/
0
invictae
(17.03.21)
xiaomi var aynı sorunu yaşıyorum
0
prezarlatif
(17.03.21)
Bu sorundan dolayı xiaomiden samsung a geçtim. Xiaomi amiral gemisi almayacaksanız pişmanlıktır. Diğer ürünlerine birşey diyemem ama alt ve orta segment telefonları tamamen çöp.
0
Arthur Dayne
(17.03.21)
sorunun bende olduğunu düşünüyordum ama şuan yalnız olmadığımı görünce rahatladım :D
mi 9t, sinir ediyor bazen.
0
ada meltemi
(17.03.21)
Ben sorunu şu programla çözdüm
play.google.com

Bununla arama ekranını istediginiz gibi değiştirip. İstediginiz kısmı ekleyip çıkarabiliyorsunuz. Epey özelleştirilebiliyor
0
limonlu eksi
(17.03.21)
(9)

20.000 euro'dan 209 euro transfer ucreti kesilmesi normal mi?

buenosdias
ispanya'dan turkiye'ye 20.000 euro gonderildi.gonderirken karsi taraf 70 euro gibi birsey nakit odemis.sonra bana gelirken 39 euro eksik gelmis.bir de ustune benim banka 100 euro kesmis.bu normal mi?
ispanya'dan turkiye'ye 20.000 euro gonderildi.
gonderirken karsi taraf 70 euro gibi birsey nakit odemis.
sonra bana gelirken 39 euro eksik gelmis.
bir de ustune benim banka 100 euro kesmis.

bu normal mi?
0
buenosdias
(17.03.21)
transferwise ile gönderseydi keşke


normal ya bankalar çok para kesiyor
0
jelly bear
(17.03.21)
Transferwise ile eger karsi tarafa lira gitmesi sikinti degilse 139 euro tutardi herşey dahil.
Ama karşı tarafa euro gitmesi gerekiyorsa wise kullanilamazdi.
0
logisticsmanager
(17.03.21)
Kripto para ile gönderse binde bir falan keserdi. On kat fazla komisyon ödemişsin yazık olmuş.
0
smurfsmurfsmurf
(17.03.21)
bankaların normal tarifelerine göre az bile kesmiş diyebilirim.
0
gkhncnzdgn
(17.03.21)
%1 normal.
0
plutongezegendegilmi
(17.03.21)
eğer sizin de karşıya göndermeniz gerekirse aklınızda bulunsun, Türkiye'de banka şubesi % alırken internet bankacılığı sabit 60-70 liraya gönderiyor. (şu an kaç bilmiyorum)

Aracı bankalar, karşı banka falan kesiyor orası normal ne yazık ki.
0
nhk ni youkosu
(17.03.21)
herkes transferwise deyip duruyor da, garanti ile lokal bankaya yuklu para transferi 50 tl arti 10-15 pounda mal oldu. bunu da bakin bence.
0
camussar
(17.03.21)
ben bunu bayagi 3-4 yil once arastirmistim, en avantajli garanti bankasi idi
0
camussar
(17.03.21)
Garanti bankası - swift her ay düzenli Amerika’dan gelen yüklü miktara 20 euro kesiyor.
0
goodman
(17.03.21)
(13)

takim tutmayi birakiyorum

speedy
15 mart karnimin acikmasi gibi oldu ama:) cocukken bir secim yapiyorsun, sonraki yillarda surekli zamanini, zihnini veriyorsun bosa seviniyorsun, moral durumunu etkiliyor, cogu zaman da uzuluyorsun. paralari cukkalayan sporcular, yayincilar. bilmemkim istifa etsinmis, bilmemkim transfer oluyormus, b
15 mart karnimin acikmasi gibi oldu ama:) cocukken bir secim yapiyorsun, sonraki yillarda surekli zamanini, zihnini veriyorsun bosa seviniyorsun, moral durumunu etkiliyor, cogu zaman da uzuluyorsun. paralari cukkalayan sporcular, yayincilar. bilmemkim istifa etsinmis, bilmemkim transfer oluyormus, bilmem kacinci yildizi takiyorlarmis bunlar ne sacma seyler allah askina. kitlelerin afyonu resmen. birey olarak ne faydasi var bana? siz ne dusunuyorsunuz.
0
speedy
(15.03.21)
takım kötü gidiyorsa kafayı takmayıp hemen bu sene takibi bırakacaksın. seneye sinerji olursa tekrar dönersin. öbür türlü cidden çekilcek dert değil. ama mutluluğu da bambaşka bir şey. gerçi bizim takımda çok mutsuzluk olmuyor :))

not: musleraspor
0
xrated
(15.03.21)
Ben eğlence gözüyle bakıyorum. GS kazandığı zaman hafta sonum daha keyifli hale geliyor. Yenilirse de öyle karalar bağlamıyorum. Fener loser bir camia olduğu için onlarla dalga geçiyoruz falan, güzel oluyor.

Eğlence olarak düşünmek lazım. Dediğiniz gibi parayı başkaları götürüyor çok önemsememek lazım.
0
pispinti
(15.03.21)
babam hasta fenerliydi ve beni "rüyanda rıdvanı gör" diye uyuturdu
muhtemelen bu yetiştirme tarzından sebep ben de ilk gençlikte hasta fenerli biri oldum
sonra gel zaman git zaman basketbol izlemenin çok daha keyifli olduğunu fark ettim ve futbola olan ilgim azaldı
4-5 senedir de hiç takip etmiyorum ve eksikliğini hissetmiyorum
0
superb
(15.03.21)
Ben bunu bazen düşünüyorum bir Galatasarayli olarak: acaba orta sınıf Avrupa takımı tutsam nasıl olurdu diye. Ne hakem ne federasyon yok yabanci siniri vs vs yok yani. Izleyip geciyorsun.

Malesef Türkiye'de sikinti cok, insanı kafa olarak yoruyor futbol izleyicisi olmak e oynanan futbol da dandik olunca.
Ama birakamiyorsun iste. Ben birakamiyorum yani.

Birey olarak faydasi; yenince mutlu oluyorsun, arkadaslarinla iki bira icip mac izliyorsun. Ama dedigim gibi, sıkıntı biraz da Türkiye'de.
0
logisticsmanager
(15.03.21)
10-15 yıl önce yaptım, sigarayı bırakıp sigara içen adamlara acıyarak bakarsın ya şuan gözümde futbol muhabbeti öyle. zaten hiç aşırı ilgili olmadım fakat fanatiklik çok komik geliyor bana, kendi becerin başarın olmayan bir şeyle sürekli övünmeye çalışmak. Sporu severim, S sport üyeliği aldım hatta. Futbol izlemiyorum gerçi ama izlediğim sporda bazen taraf tutarım ama sırf mücadele ruhu için. Bu kadar takımlara bağımlı olmak aşırı zaman israfı. Kazanma duygusunu kolay yoldan tatmak için girilen yollar
İzleme demiyorum hobi olarak yine izle gibi oldu. bırakınca ıyy bu neymiş ya diyorsun. Ben futbolu bırakıp 2-3 yıl sonra yapamıyorum abi diyen görmedim :)
0
asbe
(15.03.21)
ben 3 temmuzda biraktim. takim tutmayi degil, futbola olan ilgim bitti. kombine alan, evini stada yakin tutan biri idim.
0
camussar
(15.03.21)
türkiyede futbolun hali ortada, şampiyonlar liginde 4-5 senede bir anca gruptan çıkabiliyoruz gerisi yok. 25 senede iki kere çeyrek final görmüşüz bu kadar.

işbu sebeple aç alman/fransız/italyan/ispanyol ligini onları izle. futboldan keyif al.
0
hosein
(15.03.21)
Yıllar önce ben de bıraktım, öneririm. Lisedeyken sınavdan önceki gün istanbul'a derbiye giden biriydim.

Tribünde tartışmaya girdim, neden volkan'a (kaleci olan) küfür etmiyormuşum. Kendisini hiç sevmem ama neden edeyim. Türk futbolunun özeti bu. Ortada oynanılan bir spor da yok zaten ne türkiye'de ne dünyada.


Benim gibi abartıp bi noktada tüm profesyonel sporlara karşı hale gelebilirsiniz uyarayım :D
0
aguen
(15.03.21)
Onun büyüklüğü ne kupa büyüklüğü, ne şampiyonluk büyüklüğü, ne o ne bu olmadığı için; sadece sevgiden, aşktan olduğu için; tabiki, elbetteki, her zaman ve her yerde tutmaya devam edersin... Hoyrat eller kirli kumpaslar kurduğunda daha iyi anlarsın neden onu sevdiğini...

Maçlarını izlemesen bile, bazen sezondaki futbolcularını tanımasan bile, ligde kaçıncı olduğunu bilmesen bile o renkleri seversin ya... Hani böyle gördüğün zaman sarının yanında laciyi, yüreğin pır pır eder, ağzın kulaklarına varır ya... İçin coşar, bir kez daha mırıldanırsın “sevgi neydi?”

Ve bilirsin ki “sevgi, kalbindeki onun yeriydi”

:)
0
epitaf
(15.03.21)
türkiyede büyük takım tutmak kadar saçma bir şey yok. çok anlamsız. döngü aynı 0 ilerleme ve başarı var. horoz dövüşü gibi manasız. premier lig ve bazı yabancı ligleri takip ediyorum.
0
mikahakkinen
(15.03.21)
Kucuklugumde cok kisa bir donem haric cok ciddi takip etmedim futbolu. 15 sene once de tamamen biraktim.

Eksiden gorebildigim kadari ile zaten kirli bir sektorken iyice tiyatroya donmus. E tiyatro izlemek isteyince de tiyatroya gidilir maca degil.

Maslow piramitinin alt basamaklarindan olan "Bir gruba aidiyet hisetmek" ihtiyacini cok guzel karsiliyor ona lafim yok.
0
cleric
(15.03.21)
Canan Karatay'in cok guzel bir tespiti var: biz spor yapan bir millet degiliz, televizyonda mac izleyen bir milletiz. Sporu izlemenin degil bizzat sporu yapmanin, egzerzisin onemini kavrasak tum toplum daha dinc ve saglikli olur, uzun vadede yasam omru uzar, devletin saglik harcamalari azalir. Hayir bir de Turkiye'deki toplumsal yapiyi, birlikteligi de zedeliyor, kutuplasmayi, kavgayi arttiriyor en egitimli kesim bile konu futbol olunca iqsu 50 oluyor, gecen mac size penalti calinmisti, burda bize aynisi calinmadi, o hakem fenerli, federasyon cemisgezekli, o onun adami, yok bize operasyon var, Zorlu'da bulustular, senin klubun fetocu:) Koca koca kelli felli adamlarin konustugu konuya bakar misin:) Sosyal medyasi ayri, mac onu mac sonu dirdiri ayri. Ortaokullu liseli ergen isi, o enerjinin o zamanin %20si baska alanlara kanalize edilse tum toplum icin daha yararli olur

Son olarak Ugur Meleke'nin efsane tespiti:
"biz birey olarak yetersiz bireyleriz genellikle. güzel değiliz, yakışıklı değiliz, uzun boylu değiliz, iyi eğitim sahibi değiliz, enstrüman çalmıyoruz. çok iyi okullarda okumadık, çok güzel kız arkadaşlarımız yok... birey olarak bir şey ifade etmeyince, sokaklardan bakıyor; kalabalıklardan ayrılamayınca ne oluyor? kalabalıklara katılıyor. ben fenerliyim, ben galatasaraylıyım; mahvederim sizi. ben şu partinin sempatizanıyım, nasıl yendik? ben ibrahim tatlıses fanıyım, ben beren saat'e bayılıyorum. kalabalıklara katılıyor bir şey ifade etmek için. birey olarak bir şey ifade etmediği için... birey kalitesi düşük toplumlar bu tarz sıkıntılar yaşamaya mahkumdur. bunun yolu*, toplumsal hareketlerden geçer...."
0
neverletyougodown
(15.03.21)
soranlara "galatasaray süper kupayı aldığı gün, zirvede bıraktım" diyorum şakayla karışık.

hani bir şeyle yakinen ilgilendiğinde sana olduğundan önemli görünür de arana belli bir mesafe girdikten sonra önemini yitirip silinir gider ya,, futbol da öyle oldu.

babamda, eniştemde gs-fb ya da çok önemli şampiyonlar ligi maçı 2 yılda bir filan denk gelirse oturur bakar, "öyle pas mı atılır oç" filan diye ortama ayak uydurmaya çalışırım.

onun haricinde şu an bana 3 büyük takımdan ikişer futbolcu say desen sayamam. fatih terim hariç kim çalıştırıyor filan bilmem.

nasıl kafam rahat var ya, bilemezsin.
kesinlikle doğru yoldasın demeye geldim. bunu sen de anlayacaksın, başka bir seçenek yok.
0
filteria
(15.03.21)
(12)

İş bulma olasılığı

karaca2
Merhaba. Çevremde tanıdığım çoğu arkadaşım yurtdışında yüksek lisans yaparken aynı zamanda iş veya staj buldular. Çevremdeki bu yüksek olasılığı görünce bu kadar kolaysa neden herkes gitmiyor diyorum ama iş bulamayan ve tr’ye dönmek zorunda olma olasılığı da oluyor mu sizin çevrenizde de hep pozitif
Merhaba. Çevremde tanıdığım çoğu arkadaşım yurtdışında yüksek lisans yaparken aynı zamanda iş veya staj buldular. Çevremdeki bu yüksek olasılığı görünce bu kadar kolaysa neden herkes gitmiyor diyorum ama iş bulamayan ve tr’ye dönmek zorunda olma olasılığı da oluyor mu sizin çevrenizde de hep pozitif mi bu hikaye?
0
karaca2
(14.03.21)
bu kadar kolaysa derken? yüksek lisansa kabul almak, oturum izniyle, taşınmakla uğraşmak, ilk masrafları karşılamak, sonra burs bulmak, orada tutunmak, dersleri geçmeye uğraşırken bi yandan iş aramak, iş bulduktan sonra orada tutulmak bana pek kolay gibi gelmedi.
0
roket adam
(14.03.21)
Haklisiniz yanlis ifade ettim tum bu saydiklariniz kesinlikle kolay degil ama demek istedigim bu surecleri; cevremdeki 10 ornekleme bakarak soyluyorum; hepsi basariyorsa yapilabilen bir sey gibi goruyorum. Basaramayan varsa neden basaramiyor diye sormam belki daha dogru olur.
0
🌸karaca2
(14.03.21)
Mesleğe göre, bölüme göre değişir o. ama bence türkiye'de iş bulmaktan kolaydır.
0
horowitz
(15.03.21)
Yurtdışına yüksek lisans öğrencisi olarak giden 5 kişi tanıyorum. Üçü gittikleri ünide asistan olarak çalışıyorlar.Bir tanesi daha Almanya'ya gitmeden işini bulmuş. Bu süreçte çok da zorlandıklarını biliyorum. Ama Türkiye'de kalsalardı iş bulamayacaklarının da farkında oldukları için çabalıyorlar. Bu arada çalışanlar gittikleri ülkede tanıdıkları, akrabaları yok. Ama bir tanesi var ki, iş bulamadı ve de derslerini de geçemedi. Okulu baya uzayacak belli ki. Ve içlerinde almancayı bilen ve akrabaları olan o. Yani şans mı insan zorunda hissetmeyince boşluyor mu bilmiyorum. 5'de 1 olumsuzluk gördüm kısacası.
Bu arada youtubeda Serkan Beyde'nin kanalını öneririm. Eşi yüksek lisans sonrası stajyer olarak başladığı yerde işe girmiş. Süreci gerçekçi bir şekilde anlatıyor. Tam olarak günlük gülüstanlık gözükmüyor.
0
tulumba
(15.03.21)
yapılabilir bir şey olduğuna katılıyorum ben de, hatta mesela almanyada düzgün bir kariyer sahibi olmak buraya göre çok daha kolay iş imkanı daha çok olduğu için. ancak tabii ki emek ve şans isteyen bir süreç. fi tarihinde öğrenciyken almanya'da staj ayarlamıştım, aynı firmanın tr şubesi beni kapısından almazdı ama almanya'daki genel merkezinde baya maaşlı staja girdim. yani olabiliyor. giden çok arkadaşım var, öyle acayip zorluklar yaşamadılar genel olarak. iş imkanı fazla çünkü, iş çok.
0
roket adam
(15.03.21)
İtalya’da yüksek lisans yaptım. Çalışma izni alamadığım için trye geri döndüm:/ her zaman herkes iş buluyor ve çalışma izni alabiliyor değil bence:(
0
suicides underground
(15.03.21)
Yurtdisi bir deneyim, ilk 2-3 seneyi atlatabilirsen gerisi gelir. Yurtdisinin sagladigi en buyuk avantaj i$ imkani. Eli yuzu duzgun ulkelerde ortalama bir zekaya sahipsen ve asiri tembel biri degilsen issiz kalma olasiligin bence sifir.

Hikayeler tabiiki hep pozitif sonuclanmiyor. Ben kafayi yiyip donen birini gordum mesela, baya hunilik oldu eleman.
0
cooperr
(15.03.21)
Y.lisans yaparken is, staj bulmuslar yani part time calisiyorlar, staj neyse o bulunur, firmaya beles ya da dusuk fiyata is gucu sonucta. Okurken kendi alaninda part time is bulmak kolay degil, kolay olsaydi kendi vatandasi native ogrenciler kasiyerlik, garsonluk, tezgahtarlik yapmazdi kaldi ki bu isleri dile hakim olmayana da vermezler sonucta musteri ile iletisim kurman lazim. Atiyorum Italya'da magazada calisican musteri gelmis bir seyler soruyor sen anlamiyorum falan diyorsun kovarlar yani depoda beden gucu isi yaparsin insaflilarsa. Calisma izni sorunu da var, avrupa vatandasi olsa neyse. Atiyorum part time calisacak adam icin calisma izni cikartiyorsa firma cok kalifiyedir o zaman zaten o kisi ya da mesleginde inanilmaz acik, ihtiyac vardir ya da itci, yazilimci tayfadandir buyuk ihtimal. Bana biraz abarti geldi senin cevren (rte mode). Mezun oldukta sonra, dili de gelistirirse kendi alaninda bulabilir keza zor da olsa ama okurken cok zor bence universitede falan asistanlik gibi seyler denk getirirse baska. Bir de kimse Turk donercide, Turk supermarketinde saati 3 euroya calisiyorum demez yani:) O ilk zamanlar, gecis, alisma sureci toz pembe degildir bir de algida secicilik var sen sadece basarmislari goruyorsun bir premier ligi maci actigimizda nasil 19,20 yasinda fisek gibi gencler gorup vay be adamlara bak diyoruz ama onlar binlerce kisi arasinda basarip gelebilenler, arka planda basaramamis o seviyeye gelememis, sakatlanmis, harcanmis binlerce genc var biz onu gormuyoruz orada mesela
0
neverletyougodown
(15.03.21)
isvec icin konusuyorum - y.lisans yapip is bulanlarin buyuk cogunlugu teknik/muhendislik bolumu ogrenciler turk ve diger milletler hepsi dahil.

mba ve benzer bolumlerde dil bariyeri daha cok one cikiyor diye gormustum. mba, social sciences ogrencileri doktora kabulu almadikca bir turk firmasi, bahis sirketi vs gibi alaniyla alakasi olmayan yerlerde buluyuorsa buluyordu 2010-2011 senelerinden bahsediyorum bu arada.
0
bay b
(15.03.21)
Kuzenim berlinde yüksek lisans yapıyordu baya da borç yapıp gitti ama iş bulamayınca ger döndü malesef. Sosyoloji mezunu.
0
Olric
(15.03.21)
zeki ve çalışkan insanlar gidebildiği için gerisi geliyordur
0
bir soru sorcam
(15.03.21)
Vallaha gidip hiçbir şey yapamadan dönenler var ama bunlar burada da yapamiyordu, gidip 30 bin euro bayilip geri donduler.
Tam tersi burada da yapip orada da yapanlar var ki ben de dahilim; hiç sıkıntı yaşamadan is bulunuyor. Ben Fransa'ya yerlesmeden önce daha Fransa'ya varmadan iş buldum. Sonraki isimi de telefonda 30dklik görüşme ile aldim. Eger mobilseniz, ingilizceniz ve fransizcaniz (az/orta) varsa, kafaniz calisiyorsa her türlü iş bulursunuz. Çünkü Türkiye'deki gibi bir ilana 5 bin kisi başvurmuyor. Hep örnek veririm ama bir ilan açıyoruz 10 kisi anca basvuruyor. 3'u anca aday olabilir. Türkiye'de aynisi olsa temiz 2bin kisi.
0
logisticsmanager
(15.03.21)
(6)

yurtdışına remote çalışmakmı yurtdışında iş bulmak mı?

ShadowOfMoon
şu an fiziki çalışma sponsorship yazılım işleri için çek,litvanya, uk, hollanda gibi çeşitli ülkelere başvuruyorum. bir yandan da remote yazılım işlere. hangisi olursa artık diye karman çorman ilerliyorum.remote mu yoksa fiziki mi istiyorum diye bir sonuca ulaşamadım. fiziki bir çalışma istiyorsam ü
şu an fiziki çalışma sponsorship yazılım işleri için çek,litvanya, uk, hollanda gibi çeşitli ülkelere başvuruyorum. bir yandan da remote yazılım işlere. hangisi olursa artık diye karman çorman ilerliyorum.

remote mu yoksa fiziki mi istiyorum diye bir sonuca ulaşamadım. fiziki bir çalışma istiyorsam ülke şehir bazlı başvurular yapmam gerekir mesela veya remotelara başvurmayı bırakmam. birine kanalize olmam lazım ama hangisi başarılı olursa teklif gelirse o an karar veririm diye kendimi avutuyorum.

mesela londrada iş bulup gittiğimde orda en az 6-7 ay kalacak olmak korkutuyor. istediğim zaman gelebilirim tabi. denemek önemli olan. remote ise daha bağımsız geldiğinden daha tatlı geliyor. arkadaşımın gezmediği ülke kalmadı. şu an covid sebebiyle herkes gezebilir de ne kadar daha devam eder bilmiyorum.

mesela her ay türkiyede şehir değiştirerek çalışmak olabilir şu anki uzaktan çalışma imkanıyla.

siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

araştırmalarıma ve arkadaşlarımdan gördüğüm avantaj dezavantajları yazayım yazılım sektörü:

yurtdışı remote avantajlar
-fiziki çalışmaya göre maaş yüksek
-belli bir yerde olmak gerekmediğinden ülke ülke gezilebilir

yurtdışı remote dezavantajlar
-avrupadan usa ya çalışma gibi durumlarda çalışılan şirketin saatlerine uymak gerektiğinden gece çalışmak gerekebilir
-sigorta yok(kendisi yapabilir kişi tabi) laptop vermiyorlar genelde
-yoğun çalışmak gerekebiliyor haftaiçi

yurtdışı fiziki avantajlar
-o ülkede yaşaman için vize verilyior. eş çocuk vs de varsa onlara da. visa sponsihip genelde çünkü
-kurumsal şirketler genelde ve çalışma saatleri dışında çalışma yok.
-uzun zaman kalınacağı için kira daha uyguna gelebilir

yurtdışı fiziki dezavantajlar
-maaş remotea göre daha az
-yerleşik bir düzen ister istemez oluşuyor.iyi mi kötü mü değişir kişiye göre
-sponsorship varsa şirketten ayrılınca başka sponsorship bulmak gerek
0
ShadowOfMoon
(12.03.21)
türkiye'de dövizle para kazanmak, avrupa'da lokal para biriminde para kazanmaya göre çok daha farklı bir yaşam vaad ediyor. eğer yurtdışı firmasına döviz kazanacak şekilde remote çalışabiliyorsan, türkiye'de paşa hayatı yaşıyorsun. kafana göre istediğin yere gider yaşarsın. ama yurtdışına yerleşmekle ilgili bir talebin varsa bu ayrı bir konu tabii ki.

ben ilkini tercih ediyorum it sektöründe biri olarak, öğrenciyken zamanında yurtdışında 1 sene geçirdim hevesimi aldım. yurtdışında yaşayıp yok göçmenlik, yok vize, ıvır zıvır uğraşıp orta sınıf hayat yaşamaktansa, burada kral yaşamak çok daha mantıklı geliyor. istediğim zaman zaten yurtdışına gidebiliyorum, tvde gösterilen insanların şikayet ettiği trafik, kalabalık, müge anlı, ıvır zıvır şeyler bana zaten etki etmiyor böyle bir hayat yaşayınca. sevdiklerimden de uzak kalmıyorum, kafam rahat ediyor. gider bi ay bodrumda bi ay kaşta bi ay kamboçyada bi ay balide yaşarsın, kimse de bir şey diyemez.

bu arada sigortayı kendin yapıyorsun çok bi para değil, şimdiye kadar laptopumu hep kendim aldım şirket laptopu hiç kullanmadım, hiç sevmem bana marka dayatılmasını :) ama dediğim gibi burada konu nasıl bir yaşam istediğin, amacın ne olursa olsun taşınmaksa remote'a hiç bakma zaten.
0
roket adam
(12.03.21)
Yurtdisina gitme amacin paraysa remote olarak da takilabilirsin ancak ne kadar para kazanirsan kazan turkiyedesin. Turkiye'de yasamanin pozitif (alistigin cevre, arkadaslarin, ailen vs) ve negatif (siyasi baski, disarda muhatap olmak zorunda kaldigin insanlar vs) taraflari var. negatif taraflarin bir kismi parayla cozulebilirken buyuk bir kismi cozulemiyor.
0
fakyoras
(12.03.21)
fakyoras+1
yurt dışı fiziki veya remoteken orada kalmanın avantajı: kalıcı oturum veya vatandaşlık..büyüktür > diğer hepsi.
0
rewlack
(12.03.21)
bi süre burda yaşayıp sonra giderim ben olsam. sokağa çıktığında uğraştığın insan konu komuşu bozuk mimari ,siyaset, kadın ölümleri bunlar kafayı çok dolduruyor ve huzur bulamıyorsun istesen de. her türlü imkanım olsa giderdim.
0
camene87
(12.03.21)
Bu biraz size bagli. Ben Türkiye'ye, türk insanina vs dayanamayan biriyim bu sebepten Türkiye'ye anca bir kac yıl görev vs diye gelirim ama kalici gelmem.
Sizin bu sorulardaki tek derdiniz paraysa remote ile daha rahat olursunuz, tabi Türkiye Avrupa'ya göre de pahalı. Türkiye'de üretilen şeyler dışında herşey size Avrupa'dan daha pahalıya mal olacak.

Onun dışında ab vatandaşı olmanin vereceği kafa rahatlığı da başka tabi.

Türkiye'de cok mutluysaniz ve tek sorun paraysa remote. Yok siz de benim gibi her gecen yıl daha kötüye gittigini dusunuyorsania en mantiklisi oraya yerlesmek. Avrupa'ya tatile gitmek ile Avrupa'da bir hayata sahip olmak arasında cok ciddi fark var.
0
logisticsmanager
(12.03.21)
bence gitmeye hazir degilsiniz, bu nedenle orada mutlu olmayacaksiniz, kalin cunku gercekten gitmeyi cok isteyen kisilerin sansi yok olmasin, siz Turkiye'de mutlu olacaksiniz, onlar AB'de. Herkes mutlu oldugu yerde kalsin.
0
howfaristhesky
(12.03.21)
(2)

avrupa'da sarelle'nin online satışı var mı? (hediyelik)

boyle buyurdum
yine google'ın cozemedigi ama duyuru'nun derman olabilecegi tarzda bi sorum var.ukrayna'da bir adrese sarelle göndermek istiyorum, en pratik yöntem nedir? yurtdisindaki amazon sitelerinde aradim fakat bulamadim.buldursana be duyurucum.
yine google'ın cozemedigi ama duyuru'nun derman olabilecegi tarzda bi sorum var.

ukrayna'da bir adrese sarelle göndermek istiyorum, en pratik yöntem nedir? yurtdisindaki amazon sitelerinde aradim fakat bulamadim.

buldursana be duyurucum.
0
boyle buyurdum
(11.03.21)
Cok hayvani fiyatlar ödemek istersen ebayden Türkiye'den yollayacak birini bulursun.
Baktım misal 350gr sarelle icin 30 euro falan istiyolar.
Onun dışında öyle internetten sipariş verip eve yollayabilecegin bir sistem yok.
0
logisticsmanager
(11.03.21)
sarelle'nin sahibi sanset gıda pernigotti'yi satın almıştı yıllar önce.. avrupa'da bilinen köklü bir firma.. ona bir bakın derim.. sarelleyle şişeleri bile aynı..

pernigotti.it
0
sahlanankoc
(11.03.21)
(20)

topkapı sarayı'nda sergilenen musa'nın asası

soru
gerçekten o asa mıdır sizce? 1. evet bence gerçekten o asa. (söz konusu kişinin ve malum olayın yaşandığına inanıyorum)2. hayır bence o asa değil. (söz konusu kişinin ve malum olayın yaşandığına inanıyorum)3. hayır çünkü öyle bir asa hiç olmadı, malum olay yaşanmadı.
gerçekten o asa mıdır sizce?

1. evet bence gerçekten o asa. (söz konusu kişinin ve malum olayın yaşandığına inanıyorum)
2. hayır bence o asa değil. (söz konusu kişinin ve malum olayın yaşandığına inanıyorum)
3. hayır çünkü öyle bir asa hiç olmadı, malum olay yaşanmadı.
0
soru
(10.03.21)
2
0
fakyoras
(10.03.21)
3
0
dafuq
(10.03.21)
3
0
uuth
(10.03.21)
3
0
acad r12 for dos
(10.03.21)
3
0
eazy
(10.03.21)
3
0
astronom bey
(10.03.21)
3
0
summatinyourteeth
(10.03.21)
3
0
ankara06
(10.03.21)
Bence dördüncü şıkka ihtiyaç var, kendim ekliyorum yüksek müsadenizle :)
4. Asa konusunda net bir fikrim yok ancak olay tabiki yaşandı, şeksiz şüphesiz

Hatta Rus fizikçilerin nasıl gerçekleşmiş olabileceğine dair teorilerinin izahı mevcut.

Bir de şu var (o kadar 3 cevabını görünce nasıl emin olabiliyorlar diye merakımdan yazıyorum) misal, peygamberin bir gece Mekke’den Kudus’e gidişi var, isra olayı. Mesela o dönem için müşrikler de “hadi canım, yok daha neler öyle şey mi olurmuş” demişlerdi ancak bugün bu mucizeyi hepimiz gerçekleştiriyoruz. Bir kaç saate hoop kilometrelerce ötedeki ülkelere uçabiliyoruz.

Eh peygamberlerin de nihayetinde birazcık farkı olmalı sıradan insanlardan, zamanlarının çok ilerisindeydiler. O zamanlar için mucize olan şeyler vakti gelince normalleşebiliyor, henüz keşfetmemiş olmamız gerçekleşmeyeceğinin ispatı sayılmaz ki :)
0
epitaf
(10.03.21)
3
0
silver apple
(10.03.21)
3

@epitaf: tahtanın sürüngene dönüşemeyeceğine dair delile ihtiyacımız olmamalı.
0
sinek kral
(10.03.21)
murat bardakçı kutsal emanetlerin pek çoğunun gerçek olmadığı iddia eder. dediğine göre bu eserlere karbon testi yaptırmak için fon da bulmuş fakat o dönem müze müdürü olan ilber ortaylı izin vermemiş. yorum sizin.
0
bihaber
(11.03.21)
3

karbon testi yapsalar o müzedekilerin yarısı çöpe gider.
0
das ende der welt
(11.03.21)
3
Rahmetli rasim Öztekin'i anarak;
"Peygamberlerimiz diye genel bir durum yok".
0
logisticsmanager
(11.03.21)
2
0
ezeriko
(11.03.21)
Bence de şıklar yetersiz, bana göre olay doğru, asa var ama bu gösterilen asa o değildir, kopyasıdır.

Bu kadar önemli bir hazineyi herkesin göreceği bir yere koyacaklarını sanmıyorum.
0
John Bloor
(11.03.21)
murat bardakçının ya da fatih altaylının sanıyorum bu konuyla ilgili yazısı var. Dünyanın bir çok yerinde bu asadan olduğu söz ediliyor.Bence 2
0
ayağiniza gelen overlokçu
(11.03.21)
3
0
co2s2
(11.03.21)
3
0
ada meltemi
(11.03.21)
Asanın yılana dönüşmesi konusunda bilgi eklemek gerektiğini düşündüm. Olay aslında illüzyon, Sermet Erkin’le büyüdüm ben, şapkadan sürekli tavşan çıkıyordu :) Sonra Aref geldi, gözümüzün önünde kaşığı eğdi falan.

Latife bir yana, Hz.Musa’nın olayında Firavunun bir sürü sihirbazı var ve güya topluma onların sihirli güçleriyle, illüzyon ile hükmediyor. Toplanan en yetenekli sihirbazlar Hz. Musa’nın karşısında da bu şekilde bir gösteri yapıyor ve Musa’da şaşırıyor aslında, çünkü onun illüzyonla ilgili bir bilgisi/yeteneği vs yok. Tabiki arkasında Allah olduğun için, merak etme sen de asanı yere bırak diyor, yani bir tür o iş bende diyor. Musa asasını yere bıraktığında da daha büyük bir illüzyon gerçekleşiyor ve diğer yılanları yutuyor.

Peygamber mucizeleri yaşandığı dönemdeki insanları şaşkınlığa uğratacak şeyler, kendi zamanının ötesinde şeyler. Biz ise bugün sihirbazlığı gösteri olarak görüp, nasıl yapılıyor diye çözmeye çalışıyoruz, çünkü farklı bir çağdayız.

Hatta kutsal emanetler ne kadar gerçek bunu da sorguluyoruz. Ben de bir çok kalıntının gerçek olup olmadığını düşünüyorum, Hz.Muhammed’e ait olduğu söylenilenler dahil. Elbetteki toplumda hiç sorgulamadan inananlar da mevcut.

Musa olayına dönersek, Allah sorgulayın diyor, firavunun yaptığı şey sihirbazlık o tanrı olamaz diyor, ona kanmayın diye ispat ediyor ve oradaki sihirbazlar olayın ehli oldukları için konuyu çok iyi anladıklarından iman ediyorlar.

Toplumda mucizeler vs abartılı bir gerçeklik ile anlatıldığı için bugünkü bakış açısıyla saçmaymış gibi gelebiliyor, bu aslında bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor. Ama işte mesela illüzyonu bilmeyen bir hacı amcayı da öyle kabul etmek gerekiyor belki.
0
epitaf
(14.03.21)
(3)

excel geliştirme

kondansator
iş gereği devamlı excel üzerinde çalışıyorum. elim hızlı, kullandığım kadarı ile hakimim. ancak kendimi daha da geliştirme amaçlı bir şeyler daha öğreneyim diyorum. ancak eğitimler hep sıfırdan başlayan insanlar için. youtube da ileri excel başlıklı videolarda da düşeyara, etopla vb anlatıyorlar. ke
iş gereği devamlı excel üzerinde çalışıyorum. elim hızlı, kullandığım kadarı ile hakimim. ancak kendimi daha da geliştirme amaçlı bir şeyler daha öğreneyim diyorum. ancak eğitimler hep sıfırdan başlayan insanlar için. youtube da ileri excel başlıklı videolarda da düşeyara, etopla vb anlatıyorlar. kendimi ben nasıl geliştirebilirim bu konuda?
0
kondansator
(09.03.21)
VBA (makro) öğrenerek.

Formüller seni bir yere kadar götürür. Asıl yoldaş makrolardır.
0
himmet dayi
(09.03.21)
senaryo üretin. özellikle de kendi işinizle alakalı farklı senaryolar düşünün. bunları excel'le nasıl otomatik hale getirebileceğinizi ya da sunumlarını nasıl daha görsel hale getirebileceğinizi düşünün.
0
co2s2
(10.03.21)
Co2s2 +1
Kendinizi bu tarafa yönlendirin. Sadece vba vs değil, bazen çok garip formüller ya da dosyalar görüyorum. Bunlar üzerinde calisabilirsiniz.
Vba çok önemli ama vba sürekli kullanmazsiniz. Benim sürekli vba yazacak zamanim ypk, bazen bir kere kullanilacak dosya vs oluyor yani. Bunu en kisa sürede düzgün görsel ve datalarla hazirlamak bana göre iş hayatinda baya önemli.

Tavsiyem bol bol excel senaryosu yapin, kendinize is cikarin. Stackoverflow, youtube en çok yararlandigim yerlerdi.
0
logisticsmanager
(10.03.21)
(9)

araç yatırımında değer kaybını engellemek

roket adam
son 3-4 yıldır trde vergi artışlarından ötürü eldeki kullanılan aracın bile fiyatı çok arttı ancak bundan sonra öyle olacağını düşünmüyorum. özellikle premium segmentte aracın değer kaybı yaşlandıkça / km yaptıkça çok daha yüksek oluyor.2018'de aracımı sıfır almıştım, şu anda 51 bin km'de. fazlasıyl
son 3-4 yıldır trde vergi artışlarından ötürü eldeki kullanılan aracın bile fiyatı çok arttı ancak bundan sonra öyle olacağını düşünmüyorum. özellikle premium segmentte aracın değer kaybı yaşlandıkça / km yaptıkça çok daha yüksek oluyor.

2018'de aracımı sıfır almıştım, şu anda 51 bin km'de. fazlasıyla memnunum, hiç bir şikayetim yok, ama bu saatten sonra değeri düşecek diye düşünüyorum. sizce maddi açıdan bakıldığında aşağıdakilerden hangisini yapmak mantıklı?

1) şimdi eldeki aracı satıp, üstüne çok borçlanmadan 0 km 2008, corolla gibi bir araç alabiliyorum (örnek olarak). yani premium segment değil ama normal markaların birinden araç alıp arabayı sıfırlayabilirim.
2) üstüne 100-150 bin tl civarı krediye girip aracı 0'ı ile değiştirebilirim. ancak çok da borçlanmak istemiyorum artık. bi de araba birebir aynı yani sadece kasası farklı diye o kadar para vermek mantıksız geliyor (araç audi a3 1.5, tüm bakımları yetkili serviste yapılıyor)
3) bu haliyle aracı bırakıp 5-6 sene kullanmaya devam ederim. ancak 5-6 sene sonra araç değiştirmek istediğimde çok daha fazla para ödemem gerekir.

çevremdekiler genellikle 2. seçeceği seçiyorlar ama 3-4 senede bir araç değiştirmek gerçekten israf gibi geliyor bana. özellikle 0 araç tercih eden arkadaşlara soruyorum, siz ne düşünüyorsunuz?
0
roket adam
(09.03.21)
3 tabii ki. uzun yıllar kullanırsan daha fazla kar edersin.
0
jelly bear
(09.03.21)
Sadece senin markana modeline özel bir fiyat artışı olmuş olsa sat başka al belki mantıklı olabilir, ama tüm piyasa artmış durumda şu an.

Satıp yenisini alana kadar çekeceğin sıkıntılar ya da sen alana kadar piyasanın iyice artmasıyla oluşacak zarar da olabilir.

Araban daha sıfır sayılır, uzun yıllar kazasız belasız bin inşaallah. Hani zaten premiumsa daha ne diye değiştireyim?
0
John Bloor
(09.03.21)
3 ya da 1 ama 2 değil.

Ha arac premiumsa ben satar corolla alirdim, premiumun masrafindan cikardim (sigorta, servis vs). Sonra o corollayi 7-8 yil kullanirdim.
2008 bindim; açıkçası dokunmatik ekrandan klima ayarlama uzun donemde sikinti cikartacak bir olay. Bu dokunmatige cok bağımlı arabadan uzak durmak lazım uzun donem kullanacaksak.
Corolla bence uzun dönem kullanacaksaniz hybrid motoruysa iyi secim olur.
0
logisticsmanager
(09.03.21)
Arac bir yatirim degil, deger kaybini engelemek de teknik olarak mumkun degil.

Arac dedigin devamli degeri dusen bir makina, bazi istisnalar haric tabii. Belli bir yasa gelince degeri sifirlanacak gibi dusunmek lazim.

Sen ne kadar kayiba tahammul edebilirsin bunu bilmen lazim. Araci sifir almissin, eger seni su ana kadar gordugun kayip strese sokuyorsa, boyunu gecen derinlikte yuzmeye calisiyorsun demektir, o zaman arac secimin hatali.

Bence 1 ve 2 direk hamallik. Bu sekilde 2 senede bir yeni arabaya binersin ama hayatin boyunca o arabanin kolesi olursun eger cok paran yoksa va arada farki aninda cikartip masaya koyamiyorsan. Bu secenekler icin ya cok paranin olmasi lazim ya da ana para kaynaginin araba olmasi lazim, baska turlu gereksiz para kaybindan baska birsey degil..

Dolayisiyla verdigin secenekler arasinda en mantiklisi 3.
0
cooperr
(09.03.21)
Hem değer kaybını önlemek hem de araç değiştirmek istiyorsanız, bence en mantıklı olan %50 ÖTV ye sınırdan girmiş araçlara bakmak. Mesela seat arona, sınırdan %50 ÖTV dilimine giriyor. İlerleyen yıllarda eğer seat ekstra bir indirim yapmazsa bu modelde döviz artışına bağlı olarak %80 ötv dilimine girecektir.
0
ciagra
(09.03.21)
iktisatçılar kan ağlıyor şu anda:)

Şaka bir yana araç bir yatırım değil yukarda da dendiği gibi.
Bir otomobili alıp yıllarca kullanmayı tercih ederim açıkcası.
O yüzden japon markaları rules:)

Sıfır araç bayide imzayı attığın anda değer kaybetmeye başlar.
O yüzden temiz ikinci eller kovalamak daha mantıklı olabilir.
0
anten
(09.03.21)
@ciagra +1
0
co2s2
(09.03.21)
EV'ler yaygınlaşana kadar o araba idare eder
o zamana yakın gelişmemiş illerden alıcı çıkar

araç keyfinden vazgeçme
0
bir soru sorcam
(09.03.21)
Mümkün değil ve tek yolu vergi artışı +1. O yol da artık ileride şansına nasıl denk gelirse öyle yansır. Bu yüzden 1 diyorum ki ben zaten aynısından yeni aldım. Bana kalırsa zaten bir eski evi bir de eski arabayı aldıkları fiyata aldıklarını düşünenler bence önümüzdeki senelerde kötü sürprizlerle karşılaşacak. Seninki yeni araç sayılır, istersen seni epey götürür. Düşündüğün fiyata elden çıkarıp sıfır aracı şu an görünen fiyattan alabileceksen değişiklik düşünülebilir, zamanlaması makul, ama bunun için bence elini biraz çabuk tutman lazım.
0
osssy
(09.03.21)
(7)

Güvenli 4'lü Priz

Anjelik
Akim dalgalanmalarina falan karsi korur mu priz? Sanki aklimda bir ise yaramaz diye kalmis ama fark olur diyorsaniz ne onerirsiniz?
Akim dalgalanmalarina falan karsi korur mu priz? Sanki aklimda bir ise yaramaz diye kalmis ama fark olur diyorsaniz ne onerirsiniz?
0
Anjelik
(08.03.21)
himmet dayi
(08.03.21)
Öncelikle sorununuz tam olarak nedir? Sürekli olarak bağlı bulunduğunuz şebekede voltaj artışı/düşüşü yaşanıyorsa kullanmanız gereken ürün bu değil.

Akım korumalı prizler daha çok ani gerilim pikleri bunlar milisaniyelik olaylar ve 50kA, 100kA gibi noktalara çıkıyor. Kısa devre, Yıldırım vs durumlar...

Bahsettiğim ikinci durumda kullanmak istiyorsanız işinizi görür. Tavsiyem Schneider Electric APC ürünleri. Hatta aldığınız ürün üzerinde UPS, RJ11/RJ45, CATV/SATV Anten (coaxial) için uçlarda olması

Genelde bu darbe akımları buralardan gelir ve cihazın elektronik kartını hurdaya çıkarır.

Bir örnek vermek gerekirse

www.se.com

linkte gördüğünüz cihaz genel kullanımlda 48kA/1ns (kilo amper) faz başına 60kA/1ns pik değere kadar anlık koruma sağlıyor.
0
draconas
(08.03.21)
zaten amacı akım dalgalanmalarına karşı korumak değil mi?
0
co2s2
(08.03.21)
evet, fakat burada püf nokta şu; isim insanları yanıltıyor. akım korumalı prizler gerilim düşümünde etkisiz cihazlar. yani sadece anlık gerilim yükselmelerinde iş görüyorlar.

Eğer şebekenizde gerilim düşüşü/artışı yaşanıyorsa online ups kullanabilirsiniz. bakın ups demiyorum. (bkz: online ups)

ya da elektrik panosunda revizyon yaparak giriş şalterine bir açma bobini ekler, evinize gelen gerilim seviyesini hatta frekansı kontrol edersiniz (bunun için de röleler var). ayarladığınız değer aralığı dışına çıkacak olursa şalteriniz açar ve elektrik kesilir.
0
draconas
(08.03.21)
@draconas valla sorumu ben de bilmiyorum. cahil olunca ne sorduğumu bile tam olarak bilmiyorum işte cahil korkusu bendeki şöyle ki, elektrikler çok fazla gidip geliyor buna karşı farklı bir priz almam gerekir mi diye merak ediyordum. bazen anlık yani saniyelik gidip gelişler yaşanıyor. şimdiye kadar bir şey olmadı ama acaba önlem almalı mıyım diye düşünmeye başladım.

benim aklımda kalan şey elektrik gidip gelmeleri için özel bir şeye gerek olmadığı olabilir mi acaba?
0
🌸Anjelik
(08.03.21)
Saniyelik gidip gelmeler sebebiyle elektronik cihazlara birşey olmasin istiyorsaniz draconas dediği gibi upse yonelmelisiniz. O da açıkçası ucuz olmaz prizle karsilastirdiginizda ki normal.
Bilinen markanin akim korumalı priz ve 550va ups 750 lira. Yok online ups olursa bir kac bin lira.
Türk markalarini tanımıyorum pek.
0
logisticsmanager
(08.03.21)
Hocam aslına bakarsan türkiye’de elektrik şebekesi kaliteli sayılabilir. Elbette istisna durumlar var. ben şahsen elektronik cihazlarımın bağlı olduğu hat üzerinde bu cihazları kullanıyorum. Hatta uydu kablosu ve telefon hattını da bu cihaz üzerinden geçiriyorum ama bahsettiğim diğer durum için bir tadilat yapmadım. Aklımın bir köşesinde duruyor ama üşendiğim için yapmıyorum. Vakit bulduğum bir zaman söz ettiğim devreyi panoya dahil edeceğim. (terzi kendi söküğünü dikemez derler) :) Durduk yere kombinin ana kartını elime almak istemiyorum. Tabi illa başınıza gelecek diye bir durum yok ama harcadığınız paraya karşılık koruduğunuz şey önemli. Bu illa maddi bir değer olmayabilir, şans bu ya bilgisayarınız gider içindeki veriler de gider hem maddi hem manevi olarak zarar görürsünüz.

Eğer cebinize çok zarar vermeyecekse ben olsam alırım. Hatta oturduğunuz ev kendi evinizse söz etiğim gibi aşırı/düşük gerilim, faz kaybı, faz sırası, faz dengesi koruması yapan röle ile şalteri açtırırım.
0
draconas
(08.03.21)
(5)

İphone se alınır mı?

berkes2
Kullanan tavsiye eden var mı? Yeni nesil olan se
Kullanan tavsiye eden var mı? Yeni nesil olan se
0
berkes2
(08.03.21)
alınır tavsiye ediyorum kullanıyorum.
0
jelly bear
(08.03.21)
İs telefonu olarak kullaniyorum, gayet memnunum. Anneme aldim gecen hafta, o da fazlasiyla memnun.

İci guclu, disi kucuk. Mis gibi.
0
fakyoras
(08.03.21)
alan arkadaşlarım çok memnun
0
co2s2
(08.03.21)
kullanıyorum memnunum. Fakat hep dediğim şeyi yazayım, almışken 128gb al ki uzun yıllar kullanabilesin.

Bataryasına laf ediyorlardı ama bence o bile hiç fena değil.(telefon, mesaj, internet vs.)
0
nhk ni youkosu
(08.03.21)
Is telefonu olarak var. Bence bu kullanim icin ideal.
0
logisticsmanager
(08.03.21)
(6)

Hata yapmak

kondansator
Bir yönetici hiç hata yapamaz mi? Büyük ölçekli, küçük ölçekli fark etmeksizin. Yani yöneticiler, departman müdürleri gerçekten sıfır hata ile mi çalışıyor normalde?
Bir yönetici hiç hata yapamaz mi? Büyük ölçekli, küçük ölçekli fark etmeksizin. Yani yöneticiler, departman müdürleri gerçekten sıfır hata ile mi çalışıyor normalde?
0
kondansator
(07.03.21)
yok maşallah bizim bir tanesinin standardı hata yapmak normal yapınca hata olmuş gibi bakıyorum artık.
0
nahtoderfahrung
(07.03.21)
herkes hata yapar, ders çıkarıp öğrenmiyorsa problem var demektir.
0
vampir akrep
(08.03.21)
bizim direktörlerden biri zamanında bi hesap hatası yapmış. 20 bin euro zarar etmişler. yapacak bişey yok, sonra daha dikkatli oldum demişti.
0
sttc
(08.03.21)
Yok ya. Önemli olan tekrarlanmamasi ama bazilari da kabul edilemez;
Şöyle diyeyim yeni fabrika yapiminda bitmiş ürün deposu yapilmasi unutulmuş, proje müdürü gitti haliyle ve bir kaç milyon dolar yani zarar.

Ama onun dışında hata oluyor yani. Misal bizim fabrika cinden Filipinlere tasindi, planda lojistikten falan kar ediyorduk lead time düşüyordu.
4 sene oldu, lead time cin'den daha uzun, lojistik maliyetleri neredeyse aynı üstüne üstelik tren/kamyon gibi opsiyonlar olmadığı için acil durumda ancak hava kargo var.
Kisacasi bu projeyi tasarlayan adam hata yapmış iste.
Ya da depomuz Almanya'ya tasindi, vallaha sorundan, sikintidan islere yetisemiyoruz. Ama en üst tepedekiler böyle demis, sözde süper olacakti falan. Proje iki kere ertelendi çünkü lojistik servis saglayici (dhl) bazi şeyleri unutmus vs vs.

Oluyor yani.
0
logisticsmanager
(08.03.21)
Tabiki yapar ama sucu bi alt kademeye atar :)
0
c1b2k3
(08.03.21)
yönetici de insan, tabii ki hata yapar. şirketler nasıl batıyor sanıyorsunuz siz?

önemli olan takım oyunudur. eğer yönetici, kararlarını ekibiyle birlikte alıyor ve muhtemel hataları sadece kendisinin değil, tüm ekibin görebilmesini, engellemesini sağlıyorsa ne ala. önemli olan doğru ekibi kurmak ve ekiple birlikte hareket etmektir.

şöyle de düşünebiliriz. yönetici aslında iş yapmaz. işin doğru yapılması için gerekli ortamı sağlar.
0
co2s2
(08.03.21)
(14)

İçki sıklığı?

fragile lady
Haftada kaç gün ve ne kadar içki içiyorsunuz? Sizce sağlıklı içki içme miktarı nedir? Alkolik olmadığınızı ya da vücudunuza zarar vermediğinizi düşünüyor musunuz?
Haftada kaç gün ve ne kadar içki içiyorsunuz? Sizce sağlıklı içki içme miktarı nedir? Alkolik olmadığınızı ya da vücudunuza zarar vermediğinizi düşünüyor musunuz?
0
fragile lady
(06.03.21)
Haftada bir gün, güzel ortam varsa 2 bira birkaç bardak yuksek alkollu icki yaklasik 30 cl 50 cl edebilir gecenin guzelligine gore ya da siradan bir geceyse 5 6 bira falan.

Bilerek haftada bir gün iciyorum maksimum iki gun sonra icmemeye calisiyorum. Bu yuzden alkolik oldugumu dusunmuyorum ama vucuduma bazen zarar verdigimi biliyorum.
0
turkce konusan uzayli
(06.03.21)
içkimi kendim yapmaya başladığımdan beri bayağı içiyorum. öncesinde bu kadar içmezdim, evde olunca ve (neredeyse) bedava olunca içiliyor. haftada ortalama 4-5 gün içip kalanında karaciğerimi dinlendireyim biraz diyorum. miktar duruma göre değişiyor, 2-3 bira / 4-5 kadeh şarap / 3-5 kadeh rakı gibi ortalama. alkolik değilim bence ama biraz azaltmazsam uzun vadede zararı olur diye de düşünüyorum.
0
pati
(06.03.21)
haftada 1 kere party out yaparken. duruma gore. bazen 10-15 taneyi buluyor sabaha kadar partiliyorsam. diger turlu 5-6 tane.

oyle her cok icen alkolik degildir bu arada. ciddi fiziksel bagimlilik yapinca hasta sinifina giriyorsunuz.
0
baldur2
(06.03.21)
Her gün yatmadan önce şarap. 1 litre 5 günde bitiyor. Fiona 38.9 tl.
0
Tochinoshin
(06.03.21)
Haftada 1-2 gün içiyorum, onda da 3-4 bira ya da 2-3 kadeh şarap şeklinde genel olarak.

Yani genel olarak dünyanın en sağlıklı şeyi değil tabi ama tüm gün bilgisayar karşısında oturmaya kıyasla ciddiye alınacak bir sorun değil.
0
plutongezegendegilmi
(06.03.21)
Neredeyse sadece sarap tüketiyorum. Birada bir süredir alkolsuz tercih ediyorum. Haftada toplamda iki sise diyelim. Haftada iki, ideal olarak uc gun hic icmemeye ozen gosteriyorum. Onun disinda denemek icin actigim sise sayisi 4, cok nadiren 5. Denemek icin aciyorum, uc kisi iciyoruz. Korona oncesi farkliydi, sosyal icicilik de oldugundan cok net bir rakam soyleyemezdim, ancak simdi ne kadar ictigimi biliyorum.

Saglikli icme miktari diye bir sey yok. Alkol sinirler icin zehir. WHO´nun onerdigi sinirlar, her ülkenin onerdigi sinir farkli. Boyle sacma is mi olur? Simdi yine baktim, sayilar soyle:

Almanya kadinlar icin 12 gr sinirini uygun gormus, erkekler icin 20-24 gr alkol demis. Isvec ise hem kadin hem erkek icin 20 gr demis. Fransa da kadin-erkek esitligine evet deyip her ikisine de bol keseden 30 gr vermis. En güzeli Ispanya, 30 ile 70 gr arasi diyor gunluk, her iki cins icin de.
(1 kücük sise birada 12,7 gr alkol varmis yaklasik olarak.)

Almanya´da alkolik sinirindayken Ispanya´da siniri bile gecmis olmuyorsunuz. Bu onerilerin ne kadar tutarsiz oldugunu anlamissinizdir. Alkolik olmak gercekten kolay bir sey degil. Cevremde sarap kuluplerinde olan ve neredeyse her gün bir kadeh icen insanlar var, bircogu "dry January" falan yapiyor ya da bir ayin bir haftasi asla icmiyor.

Alkolik olmadigimdan eminim. Zira sürekli doktor kontrolu altindayim, benden daha cok kan veren, olcum yaptiran da azdir. Ancak zarar verdigini elbette biliyorum, hic alkol icmesem cok daha saglikli olurdum tabii ki.
0
buf-e kür
(06.03.21)
Son 2 aydır cuma akşamı başlayıp cumartesi akşamına Kadar içiyorum. cin kokteyller ya da viski, şişe bitiyor.
Hafta içi içmiyorum, alkolik olduğumu düşünmüyorum ama zararı var tabii. Güzel olan neyin zararı yok ki zaten...
0
Jux
(06.03.21)
Haftada 1-2, o da günde bir 33lük bira veya bir kadeh şarap.
0
Hallegadola
(06.03.21)
Yazın bazen günbatımı izlerken 2 bira içesim geliyor. Onun dışında çok nadiren sosyalleşme amaçlı içerim. Canım çekmiyor.

Sağlıklı içki içme miktarı 0'dır. Alkol tamamen zehirdir. Fayda/zarar oranı bugün illegal olan kimi maddelerden bile düşüktür. Günde 1 bardak şarap içmenin faydalı olduğuna dair inanışın doğru olmadığını ortaya koyan güncel araştırmalar var.
0
otonomo
(06.03.21)
Haftada 3-4 aksam 2-3 duble viski ya da ipa bira ya da cidre.

Vucuduma zarar veren cok şey var. Cok da umrumda değil bundan gelecek zarar. Ayda iki kere de puro iciyorum.
Alkolik değilim çünkü içmedigim zamanlar da oluyor. Misal iki hafta icmeden gidiyor vs. Düzenli bir icisim yok.
0
logisticsmanager
(06.03.21)
Netflix'deki the truth about alcohol belgesinde İngiltere tarafından haftalık sınır 14 birim olarak belirlenmiş ve bu 14 birimi haftanın en az 3 güne yayılması tavsiye edilmiş.

50 Cl'lik bir bira 2 birim olarak kabul edilmiş.

bir kadeh şarap : 3 birim
bir kadeh viski : 1 birim
0
put it in your appropriate place
(06.03.21)
her gün 2 tane efes extra içtiğim de oldu. 1 seneyi aşkın hiç içmediğim de. bu aralar haftada 2-3 bira. o kadar.
0
rain when i die
(06.03.21)
ben normalde sosyal içiciyimdir evde içersem 1 hadi en fazla 2 bira içerim gazoz niyetine cipsle falan. dışarıda içerken de zaten çok cozutmam ama dışarı çıktığımda içki içme oranım yüzde 40 falan vardır.

neyse, son 1-2 aydır haftada 1-2 içiyorum evde 1-2 kadeh biradan ağır şeyler.
0
ufockinwotm8
(06.03.21)
Bana eşlik eden olmazsa haftada 1 gün. Yancı bulursam haftada 3-4 gün rahatlıkla çıkar.
0
baal
(07.03.21)
(4)

yurtdisindan 20.000 euro transfer etmenin en ideal yolu

dokunmakalbime
swift, transferwise vs.. bir suru sey duydum ama hiç bir fikrim. en az zararla ve maks. guven ile nasil gondeeilir.portekizden turkiyeye olacak
swift, transferwise vs.. bir suru sey duydum ama hiç bir fikrim. en az zararla ve maks. guven ile nasil gondeeilir.

portekizden turkiyeye olacak
0
dokunmakalbime
(06.03.21)
çok bir para değil aslında banka yolu ile alırsanız en garantili iş olur.
0
duyurukullanıcısı
(06.03.21)
transferwise. defalarca kullandim, benzer miktarlari transfer ettim.
0
baldur2
(06.03.21)
Kimse bitcoin yazmamış.
0
stillalive
(06.03.21)
Transferwise. 7 bin dolar transfer etmistim en yüksek, sikintisiz
0
logisticsmanager
(06.03.21)
(5)

Ssangyong korando nasıl bir araba?

avatar is back
İlk defa 2-3 gün önce site bahçesinde gördüm 2021 model bir tane aşırı beğendim ya. Bayıldım döndüm baktım etrafında bi tur attım falan. Dünden beridir videolarını falan izliyorum oldukça dolu güzel bir araç. Fiyatlarıysa beni şok etti 290 civarından başlıyor Tiguan ile kıyasladım, torku ve beygir g
İlk defa 2-3 gün önce site bahçesinde gördüm 2021 model bir tane aşırı beğendim ya. Bayıldım döndüm baktım etrafında bi tur attım falan.

Dünden beridir videolarını falan izliyorum oldukça dolu güzel bir araç. Fiyatlarıysa beni şok etti 290 civarından başlıyor

Tiguan ile kıyasladım, torku ve beygir gücü korando’nun daha iyi. Genişliği de bir tık daha iyi.

Ayrıca euro ncap’te 5 yıldız alan tek suv imiş. %74’ü çelikten üretilmiş aracın.

Sorum şu. Bu araç neden satılmıyor neden tutmadı? O kadar cazip bir araba ki, ben mi büyülendim ben mi bişey kaçırıyorum? Rakiplerinden çok daha mantıklı bir araç değil mi?
0
avatar is back
(04.03.21)
Kağıt üstündeki verilerle araç karşılaştırmamak lazım, hem tiguyu kullanıp hem de bunu kullanıp bakmakta fayda var. Ancak bir türlü tr pazarında tutmayan bir marka. Yedek parça, servis, vs sorunu olursa diye ikinci el değeri de düşük olur dolayısıyla. Vs, vs.
0
roket adam
(04.03.21)
@roket adam, ikinci el konusu aklıma tek gelendi ama yıllar geçse de bu kadar yüksek oranda çelikten üretilmiş bir araç 10 sene de bile diri kalmaz mı? mesela insanların peugeot, citroen'e soğuk olmalarını anlıyorum çünkü bi yerden sonra arabalar bildiğin yorgun yıkık oluyor. volkswagen nispeten daha iyi. yedek parça vs için de "24 saat içerisinde temin edilmeyen her parça ücretsiz olacak" diye maddeleri var o kadar iddialılar.

benim sorum uzun yıllar kullanmalık olur mu olmaz mı diyeydi aslında.
0
🌸avatar is back
(04.03.21)
Araç iyi midir bilmiyorum ama aracın %74’ü değil, şasiyi oluşturan metal aksamın %74’ü yüksek gergili çelikten üretilmiş. Muhakkak diğer üreticilerden farklı olduğu için belirtmişlerdir, iyi bir şey yani ama satın alma kararını etkileyecek kadar önemli bir şey değil bence. Rakiplerinin de gövde ömrü açısından aşağı kalır yanı yoktur. 86 model Taunus’umuz artık bir başkasına ait ama hala yollarda mesela, iyi bakarsanız pas falan olmuyor. Muhtemelen ekonomik ömrü gövde ömründen daha önce dolacaktır. O yüzden kaportaya takılmayın, 10 sene sonra ne olacağını kestirmek zor, belki içten yanmalı motorlu araçların trafiğe çıkmasına bile izin vermeyecekler..

Ayrıca tek 5 yıldızlı suv değil, tiguan da 5 yıldız mesela, premium markaları söylemiyorum bile.

Çok beğendiyseniz elbette alınır da çok talep gören bir araç değil, satması zor olabilir, satışlar az olduğu için Türkiye’den çekilebilirler belki vesaire, başka riskler var. 2020 yılında marka olarak toplam 650 tane araç satmışlar, adil bir kıyas olması açısından sadece suv satan jeep markasına bakarsak 4369 tane satmış mesela.
0
orient blue
(04.03.21)
m.koreaherald.com

Olur da düşük satış sebebiyle cekilirse hem ikinci eli üç kuruş olur hem yedek parçası sıkıntı olur.
0
logisticsmanager
(04.03.21)
amerikalılar bu duruma
"too good to be true" derler

bu tip gerçek olamayacak kadar iyi şeyler genelde gerçek değildir.
aynı verilere sahip dediğin araba ile arasında 200 300 bin varsa, kalitesi, sürüşünde de vardır o kadar fark.
tiguan alan herkes salak, ssangyong alan herkes kapitalizm oyununa gelmemiş ultra zekiler değiller.

bütçenize uygun, daha çok olan bir araç seçin.
Bu tip durumlarda çoğunluğun bi bildiği vardır.

konudan bağımsız ama şöyle bir not vereyim.
320d
x3
x5
xc60
crv kullanmış biri olarak bir ara tiguan denemek istemiştim.
Mall of istanbuldan istoça arka yoldan giderken bir viraj vardır
en soldan girip sağdan çıkmıştım.
320d ve x3 le santim kıpırdamadan girip çıktığım virajdı.
yol tutuşu pek başarılı değil tiguan'ın
0
summatinyourteeth
(04.03.21)
(13)

bankalar emeklilieri enflasyona karşı koruyor mu?

duyurukullanıcısı
mesela tek başına yaşayan ayşe teyzenin bankada boş duran 20.000tl'si var diyelim. banka arayıp bunu şöyle yapalım diyor mu?
mesela tek başına yaşayan ayşe teyzenin bankada boş duran 20.000tl'si var diyelim. banka arayıp bunu şöyle yapalım diyor mu?
0
duyurukullanıcısı
(04.03.21)
demiyordur muhtemelen, niye desinler ki? babam emekli hiç duymadım öyle bi hikaye.
0
nahtoderfahrung
(04.03.21)
20bin lira için aramazlar.
0
sutlu nescafe
(04.03.21)
20 bin dusuk bir rakam, kendi giderse parami nasil tutayim vs diye yardimci olurlar tabi ama durup duruken ugrasmazlar.
0
neverletyougodown
(04.03.21)
Bankanın amacı kişiye yardımcı olmak değil kar yapmak, bankaya en çok para kazandıran şeye yönlendirmek. O yüzden bu işle uğraşmaz banka, sen özel olarak ugrasmadikca.
0
logisticsmanager
(04.03.21)
Eger kacma tehlikesi yoksa bos duran para en temizi. Bankaya maliyeti yok. Boyle para cok var mi? Yok tabi ki.

20bin degil ama 200binse ve vadeli filan kullaniyorsa bitmeye yakin arayip su su tekliflerimiz var diyorlar. Miktar bankadan bankaya degisir tabi.
0
fakyoras
(04.03.21)
bence 65 yaş üstüne finansal danışmanlık ücretsiz verilmeli bankalar tarafından veya bir fon ile min getiri sınırı getirilmeli

10 yıldır ayşe teyze parasını yastık altı yaptıysa vay haline

gerçi bizde de herkes altın alır en azından.
0
🌸duyurukullanıcısı
(04.03.21)
@duyurukullanicisi devlet dairesi değil ki bu, banka. O tarz olaylar devletin isi. Bankanin amaci en cok kar etmek, banka neden 65 yaşında kişiye 10-15 bin lira icin laf anlatmakla ugrassin onun icin istihdam yapsin.

Finansal okur yazarlik devletin vatandasina saglamasi gereken bir olay.
0
logisticsmanager
(04.03.21)
bankanın amacı kar etmek ise müşterisini koruyarak da kar edebilir yoksa müşteri gider başka bankaya

kar sadece sömürmek değildir.
0
🌸duyurukullanıcısı
(04.03.21)
özellikle emekliler için tabu olabilir böyle şeyler. Birincisi dolandırılacaklarını düşünebilirler (ki bu yapılmaya başlansa bir şekilde dolandırmaya çalışan da çıkar)

ikincisi paranız duracağına faiz verelim deseler tersleyecek bir takım insan var.

Fonlara yönlendirseler ve bir kısmı düşse banka 20 bin liramı aldı 18 bin lira yaptı diye şikayet edenler çıkar.

İnsanlara eğitim verilmeli ve onlar küçüklükten beri bu enstrümanları kullanmayı öğrenmeli bence.
0
nhk ni youkosu
(04.03.21)
bankalar 65 yaş üzerine 'yaşlılık primi' adı altında enflasyon veya mevduat faizi yüzdesinde boşta duran paralarına prim verebilir bence.

adamın parası altındadır, fondadır emeklilik hesabındadır vs ona diyecek bir şeyim yok

ama yastık altında eriyen parasını bankaya koymak veya sürekli bankaya gidemeyecek olan insanların maddi kayıplarını önlemek için bence makul bir sistem olabilir.
0
🌸duyurukullanıcısı
(04.03.21)
@duyurukullanicisi yani mukemmel bir dünyada tabiki. Ama x teyzenin parasi bankanin sorunu değil. Tabiki mükemmel dünyada firmalar sürekli kar amacinda değil, herkes cok etik, herkes dünyanın iyiligi pesinde.

Dedigim gibi, bankalarin böyle bir zorunlulugu yok ve olamaz.

Okullarda ogretilmesi gereken birşey finansal okur yazarlik.
0
logisticsmanager
(04.03.21)
Başlıktaki sorunun cevabı hayır.
Diğer fikrin de naif. Zaten onu düşünecek olsa önce enflasyonu kontrol altına alır.
Ayrıca insanlara bebek muamelesi yapmaya lüzum yok. Herkes kendi parasını korumakla mükellef.
0
osssy
(04.03.21)
"Faiz haram degil mi? Bana bu yastan sonra haram mi yedireceksiniz?" diye patir patir bankaya kizip, paralarini cekip banka degistiryorlarmis, ne gulerim:) Banka icin cok buyuk risk yani, kas yaparken goz cikartmak da var.
0
freedonia
(04.03.21)
(16)

Filtre Kahve İçme Tercihiniz

ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
Filtre kahve içine eklediğiniz herhangi bir malzeme var mı ? Tarçın, krema, hindistan cevizi gibi ? Yoksa sade içmek daha mı güzel oluyor ?Yine filtre kahvenin yanında tükettiğiniz neler var ? Kruvasan, çikolata, lokum gibi ?
Filtre kahve içine eklediğiniz herhangi bir malzeme var mı ? Tarçın, krema, hindistan cevizi gibi ? Yoksa sade içmek daha mı güzel oluyor ?

Yine filtre kahvenin yanında tükettiğiniz neler var ? Kruvasan, çikolata, lokum gibi ?
0
ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
(04.03.21)
Süt tozu veya süt ekliyorum.Genelde süt tozu.
0
drako
(04.03.21)
sade. şekersiz. sütsüz.
kahvaltıda içtiğimiçin kahvaltıda ne varsa onla içiyorum. en tepe noktası kavurmalı tost ile içmemdi.
0
sutlu nescafe
(04.03.21)
Şekersiz, sütsüz, sade içiyorum. Yanında bir şey aramam. Bazen sigara içerim.
0
himmet dayi
(04.03.21)
Ben de sade ve yanında sigarayla tüketiyorum.
0
plutongezegendegilmi
(04.03.21)
sade şekersiz.
0
mikahakkinen
(04.03.21)
sade, ecnebilerin değişiyle bullet proof

hatta şimdi içerken yazıyorum
0
yemrem
(04.03.21)
sade ama yanında tatlı bişey mutlaka ararım
0
aynenbencede
(04.03.21)
kesinlikle sade içmelisin. kahvenin kendine has aromasını, tadını alamadıktan sonra içmenin gerçekten bir anlamı olmuyor.
0
ada meltemi
(04.03.21)
filtre kahveye süt koyunca tadını hiç beğenmiyorum, süt koymak istersem espresso bazlı bir şey yapmak daha mantıklı.
ama yanında bir şeyler atıştırmayı severim. ceviz, badem ya da bitter çikolata gibi.
0
red g
(04.03.21)
Sade.
0
logisticsmanager
(04.03.21)
Sade kahve yanına şok markette satılan selanik gevreği ya da tarçınlı zencefilli kağıt kurabiye
0
freebird5406_2
(04.03.21)
hissettigim ve anladigim kadariyla filtre kahveye pek birsey karistirilmaz. aromalandiracaksan espresso kullanmak daha mantikli. mesela soya sutunu filtre kahveye koyunca biseye benzemiyor; ama espresso'ya cok guzel gidiyor.
0
buenosdias
(04.03.21)
Sade içerim diğer türlü tadına varamıyorym. Yanına kek, kurabiye, lokum Allah ne verdiyse..
0
cilekli pasta
(04.03.21)
Sade içerim. Yazıldığı gibi filtre kahvenin tadı sade içmekten geçiyor bence de.
Yanında varsa cookie, bazen çikolata güzel gidiyor
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(04.03.21)
sade tuketiyorum bir ara naneli filtre kahveye sarmistim kahve dunyasinda yapiyorlardi. ekseriyetle sade tuketimlemeye devam. kahvaltida da her turlu icebilirim yumurtali ekmekle cok seviyorum
0
ala09
(04.03.21)
Sutsuz ve sekersiz sekilde sade iciyorum. Yaninda bir sey aramam.

Ha bi ara kuzenimle hindistan cevizi yagina dadanmistik, ondan atiyorduk kahveye, hosuma gidiyordu. Ama ozellikle gidip almam, olmasa da olur benim icin.
0
invictae
(05.03.21)
(11)

Tesla alayim mi?

actor-observer bias
Is yerim degisti. Yeni is yerim ile ev arasi uzaklik araba ile 5 dakika. 27000 km'deki 2019 Toyota Avalon'u verip, 38000 km'de 2018 Tesla model 3, Mid Range, alsam pisman olur muyum? Menzili: 260 mil.
Is yerim degisti. Yeni is yerim ile ev arasi uzaklik araba ile 5 dakika.

27000 km'deki 2019 Toyota Avalon'u verip, 38000 km'de 2018 Tesla model 3, Mid Range, alsam pisman olur muyum? Menzili: 260 mil.
0
actor-observer bias
(03.03.21)
teslalarda trim şikayeti çok var. Avalon konforunu çok ararsın. bi test sürüşüne çık derim
kısa mesafe ok ama uzun mesafe dert olur
0
sttc
(03.03.21)
tesla yerine porsche taycan alırdım.
0
false pretension
(03.03.21)
@sttc

Avalonun motoru dahi isinmadan is yerine varmis oluyorum. Bu yuzden elektrikli birseyler bakiyorum.

@false pretension

Taycan bu araclardan yaklasik 3 kat daha pahali.
0
🌸actor-observer bias
(03.03.21)
garajda sarj etme imkanin varsa alinir.
0
rm
(03.03.21)
5 dakikalik mesafe ise bisiklet al bitsin, hem sabah sporu yaparsin, mis gibi..
Tesla toyota kadar problemsiz olmaz, birsuru sikinti yasayan insan var.

Yok illa elektrikli olacak diyorsan ben olsam, yasadigin yerde varsa honda e alirim, tasarim harika bence.
0
cooperr
(03.03.21)
Elektrikli scooter alin o kadar yakinsa. Uzak yerlere yine Toyotanizla gidersiniz mis gibi.
0
taurina
(03.03.21)
abi cidden git bisiklet al belli ki ya amerikada ya da avrupada yaşıyosun. şekil yapıcam diyosan al eyvallah da 5 dakikalık yol için tesla almak ne bileyim..benim hayalim ya işe bisikletle gitmek varsa böyle imkanın kaçırma derim
0
KidLazer
(03.03.21)
bizi bi tur bindireceksen tesla al yoksa bisiklet çok daha iyi fikir
0
aloneinthedark
(03.03.21)
evde başka bir araba daha varsa fosil yakıtlı, Tesla al.
Yoksa fosil yakıtlı bir arabaya ihtiyaç duyabilir misin uzun yok vs. onu irdele.
ama almaya çalış :)
0
burfak
(03.03.21)
Yanlış biliyorsam düzeltin ama hybridse avalon zaten şehir içi, kisa mesafe vs için ideal değil mi? Yani teslaya geçişin bu açıdan mantigini çözemedim. Ya da ben yanlis biliyorum.

Bu arada başka araç olsa belki ama toyota avalon sonrasi tesla bilemiyorum. Ben üzülürdüm, oldukça güzel araba avalon.
0
logisticsmanager
(03.03.21)
ilk defa direksiyonuna geçtiğimde "gelecek buymuş" dedirten teknoloji harikası. sessiz çalışıyor, basınca uçuyor, autopilot'la resmen otomobili değil de bir bilgisayarı sürüyormuşsun gibi hissettiriyor.
kullanıcıların toplanacağı bir forum önerim de:
yerliotomobil.com
0
ForzAras
(16.03.25)
(7)

Araba garantisini uzatayım mı?

logisticsmanager
Selamlar,Soru basit; 2019 Aralık model ford fiestam var, 1.1 85 beygir.Aralikta bitiyor garantisi. Diyorum ki gideyim bir 3-5 yil daha garanti yapayim.Biraz arastirdim, 5 yil 695 euro civari. Ne dersiniz? Gelecek 4-5 yil cocuk plani yok haliyle arabayi zaten degistirmem. Kredisi de 3.5 sene kaldı.Ma
Selamlar,
Soru basit; 2019 Aralık model ford fiestam var, 1.1 85 beygir.
Aralikta bitiyor garantisi. Diyorum ki gideyim bir 3-5 yil daha garanti yapayim.
Biraz arastirdim, 5 yil 695 euro civari.
Ne dersiniz? Gelecek 4-5 yil cocuk plani yok haliyle arabayi zaten degistirmem. Kredisi de 3.5 sene kaldı.
Mantıklı mi? Yoksa gereksiz mi kafama takıyorum, yetkili servise götürsem etsem boşuna ekstra garantiye para vermesem mi?
0
logisticsmanager
(02.03.21)
Eğer otomatikse ben olsam kesin yaptırırdım.
0
eloharp
(02.03.21)
5 yıl 695 euro gayet düşük bir rakam, bence yapılabilir.
0
roket adam
(02.03.21)
otomatikse kesin yaptırın +1
0
la lykia
(02.03.21)
Manuel araba, otomatikten kaçınması gerektiğini bilerek almadim ford otomatik :)
0
🌸logisticsmanager
(02.03.21)
alınır.5 yıl uzun bir süre.ayrıca arabayı satmanız gerekirse de garantisinin devam ediyor olması ciddi avantaj sağlar.
0
since1907
(03.03.21)
Arabanız bozulsa bile garanti işlemez. Kullanıcı hatası diyorlar. Paranız cebinizde kalsın. Yetkili servise zaten gitmeyin eş dost size bi usta tavsiye etsin.
0
luluki
(03.03.21)
5 yılda arabaya hiçbi şey olmaz uzatmana gerek yok, para tuzağı
0
bir soru sorcam
(03.03.21)
(5)

Satın alma nasıl yapılır

havadakarada
Satın alma yapmaya başladım kısa bir süredir bir şirkette. Google üzerinden ürünlerin üreticilerini bulup iletişime geçerek bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Alternatifi nedir bu işin?
Satın alma yapmaya başladım kısa bir süredir bir şirkette. Google üzerinden ürünlerin üreticilerini bulup iletişime geçerek bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Alternatifi nedir bu işin?
0
havadakarada
(02.03.21)
Direkt üretici değil toptancidan alırsın.
Misal üretici senin (alim rakaminizi düşük varsayarak) uc bes kuruşluk satisinla ugrasmaz, düzgün servis vermeyebilir, vade vermez vs.

Ama toptanci sana bunları saglayabilir. Misal bir çalıştığım sirkette toptanci farkli firmalardan mallari toplardi, serbest bölgede sirf bizim icin depo açmıştı. Jti yapardi bu sekilde. Win-win.

Alternatif kısmını dogru anladıysam bu bir alternatif'
0
logisticsmanager
(02.03.21)
Biraz puslu ve belirsiz bir yardım çağrısı olmuş. Sizin alım yaptığınız malzemeyi şirket direkt satıyor mu ? Yoksa imalat için hammadde alışverişi mi yapıyorsunuz ? gibi biraz daha ipucu verebilseniz daha çok yardımcı olan çıkar.

Ben imal ettiğim ürün için üreticiden aracısız mal almaya çalışıyorum zira fiyat ve kalite istikrarı çok önemli. İnternet araştırması ile bağlantı kurup çalıştığım üreticide var aralarında.

Birde ufak not ; satınalma için temas ettiğiniz kişilerle diyaloğunuzu hep iyi tutun çok faydasını görürsünüz, misal benim daha önce alım yaptığım yerde temas ettiğim eleman işten çıkarken benim daha önce hiç ulaşmadığım ve bilmediğim bir firmanın numarasını vermişti 3 yılı geçti hala o firmayla çalışıyorum :)
0
synax
(02.03.21)
Hocam hangi sektör olduğunu söyleyebilirseniz 10 yıllık satınalmaxı olarak yardımcı olmaya çalışayım :)
0
yimirta
(02.03.21)
@yimirta paketleme ürünleri. Bant, streç, balonlu naylon vesaire gibi.
0
🌸havadakarada
(02.03.21)
Ticaretle uğraşan biri olarak direkt üreticiyle iletişime geçiyorum. Kesinlikle pazarlık yapıyorum. Eğer sürekli alım olacaksa toplam alım üzerinden fiyat istiyorum. Genellikle revize ediyorlar.
0
monseur thenardier
(03.03.21)
(12)

Bu yazılımcılar niye bu kadar cok kazanıyor

condom kurşunu
Ya da öyleymiş gibi Bir hava mı yaratıyorlar?
Ya da öyleymiş gibi Bir hava mı yaratıyorlar?
0
condom kurşunu
(28.02.21)
Üreten insan için normal kazanıyorlar. Memur oturarak o parayı alabiliyor.
0
horowitz
(28.02.21)
Bence az bile kazanıyorlar. Eşim yazlımcı. şu an toplantıda mesela. Pazar akşamı 22:42de hala toplantıda. Çok çalışıyorlar benim gözlemlediğim.
0
suicides underground
(28.02.21)
yazılımcılar çok kazanıyor çünkü yapılan iş çok karlı. insan maliyeti dışında bir maliyeti yok ve sonsuza kadar ölçeklenebiliyor. yani mesela atıyorum domates yetiştireceksin, tarlanın kapasitesi kadar domates satabilirsin ancak. ama iyi bir yazılım yaparsan milyonlarca hatta milyarlarca insan kullanabilir ve her birinden para kazanabilirsin. gerekli olan altyapı da sonsuza kadar ölçeklenebiliyor. yani iş çok ama çok karlı olduğu ve büyüme potansiyeli artı sonsuz olduğu için yazılımcılar çok kazanmak zorunda.

ha bu arada çok kazanmıyorlar en azından türkiye'de, onu da kenara yazmak lazım. o da potansiyeli katma değeri yüksek yazılım işleri üretemediğimiz için.
0
roket adam
(28.02.21)
en basit haliyle tamamen arz talep meselesi. her sektorde her sirkette limitsiz miktarda yazilim isi mevcut. ama bu isleri yapacak yazilimci(ozellikle kaliteli) yok. sadece turkiyede degil dunyada da bu durum gecerli. talep fazla arz yetersiz oldugu icin de fiyatlar yuksek.
0
crucio
(28.02.21)
çok basit çünkü bu işi yapan az kişi var ve yazılım değerlenen bir iş kolu, ihtiyaç çok. arz/talep meselesi.
0
rose parks
(28.02.21)
Yazılımcı çok geniş bir tanım. Maaş için alması gerektiği kadar yüksek almayan da var, asgarinin bi tık üstüne çalışan da var. Ama yapılan iş bazında, mesela wordpress'in kendisini yazan adam da yazılımcı, birine wordpress site kuran adam da kendine yazılımcı diyor. Bilgi/iş bakımından arada dağlar var.
0
plutongezegendegilmi
(28.02.21)
@plutongezegendegilmi sizin mantikla baktigimizda windowsu yazan da yazilimci, uzerine program/oyun geliştiren de yazilimci :) is kolu farkliligi diyelim diyelim biz ona. Eger wordpress yazilimcisi bu sisteme plugin gelistirip ozellestirebiliyorsa amerikayi tekrar kesfetmenin anlami yok.
0
melancholia
(28.02.21)
talep hala dengeye gelmedi. 10 sene sonra 6k'dan fazla(bugünün parasıyla) alanına imrenerek bakacaklar.
0
Anjelik
(01.03.21)
Herkes kazanmıyor.
Bir kuzenim Avrupa'da çalışıyor, normal bir maas aliyor.
Bir kuzenim Türkiye'de calisiyor, İzmir'de 15 civari aliyor, üstüne sirketten hisse aldi.
Bu ikinci kuzenim aksam yatarken kod videoları falan izleyen, Amerika'daki müşteri sıkıntı yasadimi 11de bilgisayari açan biri.

Çalıştığım sirkette de yazilim isinde çalışanlar var, aksam 4-5 kapatiyorlar. Kisacasi herkes değil.

Diger konularda da herkesin dedigi gibi karli bir is, maliyeti fabrikalara göre az. Hâliyle normal.

Bir de düzgün yazılımcı bulmak kolay is değil. Herkesin yapacagi is de değil.
0
logisticsmanager
(01.03.21)
Gelirlere dair aşağıda bir araştırmayı koydum. Türkiye şartlarında iş imkanlarının çok geniş olduğunu ben de söyleyebilirim. Türkiye, Avrupa, uzaktan çalışma, esnek çalışma, proje bazlı çalışma.. her türlü.

www.webtekno.com

Onlarca üniversitede bilgisayar/yazılım vb. mühendislikleri var ama yazılımda maaşlar hep yükseldi. Bölüm mezunlarının artması birşeyi değiştirmiyor (ben de bu konudan tereddüt ediyordum) çünkü bu iş gerçekten ZOR. Her mezunu bu işi yapamıyor. "Yetenek" bulmak çok çok zor. Yurtdışına giden çok oldu. İş alanı sürekli değişiyor/gelişiyor. Bİrkaç sene önce Java/.NET yazılımcıları popülerdi şimdi ML/AI; veri ve modelleme odaklı projeler çok revaçta. Gelecekte başka konular önde olacak.
0
Lethe
(01.03.21)
arz - talep.
0
camussar
(01.03.21)
Gorece olacak yeni bir sektor ve buyume trendinde. Buyudugu icin de iyi para uretiyor, bu da iyi maaslara sebep veriyor. Isinde iyi insan/kotu insan gorece olarak rahat farkedilebildigi icin sirketler iyi insanlara iyi para vermeye calisiyor. Rekabet oldugu icin tutmak icin daha cok para veriyorlar
0
fakyoras
(01.03.21)
(8)

takip ettiğiniz yabancı podcastler

benevolent sun
ingilizce hangi podcastleri takip ediyorsunuz? doğrudan ingilizce öğretme amaçlı değil de gündem, güncel gelişmeler veya felsefe sanat, sohbet üzerine akıcı yabancı podcast tavsiyelerinize talibim.mesela fularsız entelliğin yabancı versiyonu gibi bir şey arıyorum. rogan experience'i denedim ama anla
ingilizce hangi podcastleri takip ediyorsunuz?

doğrudan ingilizce öğretme amaçlı değil de gündem, güncel gelişmeler veya felsefe sanat, sohbet üzerine akıcı yabancı podcast tavsiyelerinize talibim.

mesela fularsız entelliğin yabancı versiyonu gibi bir şey arıyorum.

rogan experience'i denedim ama anlamakta takip etmekte zorlandım. daha bbc news, dw news ayarında bir şeyler lazım ingilizce seviyesi bakımından.
0
benevolent sun
(28.02.21)
timur podcast open.spotify.com
bbc global news open.spotify.com
our fake history open.spotify.com
Overheard at National Geographic open.spotify.com
Philosophy Bites open.spotify.com
0
unalub
(28.02.21)
Conflict zone
Hardtalk
Inside europe
The inquiry
Eu confidential
0
kojonotsuki
(28.02.21)
you are not so smart
0
phoenixbucklesby
(28.02.21)
Bill burr the monday morning podcast
Athletico mince
0
logisticsmanager
(01.03.21)
Post Reports (The Washington Post) open.spotify.com
0
Ufuk
(01.03.21)
open.spotify.com
David Tennant Does a Podcast With…
0
kobuzchu kiz
(01.03.21)
Hepsini düzenli takip etmiyorum ama:

Daniel and Jorge Explain the Universe - www.iheart.com

Philosophize This! - www.philosophizethis.org

Ancient Greece Declassified - greecepodcast.com

In Our Time - www.bbc.co.uk

Imaginary Worlds - www.imaginaryworldspodcast.org

Planet Money - www.npr.org

Talking Fussball - www.talkingfussball.com
0
bruce mclaren
(01.03.21)
Hepinize teşekkürler arkadaşlar çok faydalı bi baslik oldu. Hardtalk ve the inquiry tam aradığım formatmış özellikle. Diğerlerine de bakacağım zamanla.
0
🌸benevolent sun
(01.03.21)
(8)

Üreticiden mal alıp internet pazaryerlerinde satmak

havadakarada
Sizce mantıklı mı?
Sizce mantıklı mı?
0
havadakarada
(25.02.21)
malın fiyatı, bütün masrafların vs. toplamına x dersek ve sattığın fiyata da y dersek. y eğer x'ten büyükse evet mantıklı.
0
papuayenigine02561
(25.02.21)
al-sat ticareti işte, niye amerika'yı keşfetmek mantıklı mı gibi bir soru sordunuz anlamıyorum. aldığınız fiyatın üzerine masraf ve kâr koyup satacaksınız sonuçta. önemli olan ne satacaksınız.
0
uuth
(25.02.21)
Satabileceksen tezek satmak bile mantıklı.
0
etna
(25.02.21)
Soru anlaşılmamış galiba. Sorunun odak noktası kendi üretimimiz olmayan şeyin alıp satımı.
0
🌸havadakarada
(25.02.21)
neden mantikli olmasin? maliyetinin uzerine karini koyarsan ve bu kar seni tatmin ederse sat tabi

bir cok perakendeci bu sekilde yapiyor, yalniz olmayacaksin

her satici ayni zamanda sattigini ureten degil
0
exlibris
(25.02.21)
100 esnaftan 90ı böyle yapıyor zaten. önemli olan ne satacağın
0
plastic_angel
(25.02.21)
Iki arkadaşım böyle yapiyor. Kendileri gibi yapan binlercesi var. Hayatlarında üretimin ü'sünü bilmezler ama kahve/temizlik malzemesi/maske/meyvr sebze hepsini sattilar/satiyorlar.
0
logisticsmanager
(25.02.21)
amazon fba ile bunu yapıyorsun, misalen bir biblo hayal ettin, bu bibloları üreten üreticiler var, onlara bu aklındaki tasarımı söylüyorsun, bir kaç çizim ve demo ürün yapıyorlar diyorsun ki tamam bundan 1000 adet üret, bu sırada sende marka ve barkod başvuruları yapıyorsun ki bunlar dijital olarak yapılıyor zaten, ürünler paketlendikden sonra bir palette ne kadar ağırlık olduğunu ve boyutları öğreniyorsun (üreticilerde salak değil bu bilgileri veriyorlar sana zaten de neyse) sonra taşıma firmalarından bu bilgilere göre amerika yada hangi ülkede satış uyapacaksan o ülkenin amazon depolarıan üreticinin deposundan taşınmak üzere diye fiyat alıyorsun, uygun olanı ile gönderiyorsun ve amazondan satıyorsun. tüm depolama, kargolama, iade vs. ile amazon ilgileniyor senin tüm enerjin ise ürünü pazarlayabilmek ve tutarsa devamlılığını sağlayabilmek üzerine yoğunlaşıyor.

tabii burada hesap kitap yaparken kuruşları dahi hesaplaman lazım ki maliyet ve satış rakamı mantıklı olabilsin bir kaç kuruşluk hata zarar etmene neden olabilir
0
selam
(25.02.21)
(4)

Google websitesini indexlemiyor

logisticsmanager
SelamlarEsimin bir websitesi var. Normalde günde 300 click falan alirdi ama bir anda 150-100-50-30 derken resmen 2-3'e düştü son 3-4 gunde.Önceden googleda ilk cikan linkler su an googleda bile yok ne bizim yaptigimiz birşey yok.Google search consolea bakinca bize ;Url is not on googleCoundt fetchIn
Selamlar
Esimin bir websitesi var. Normalde günde 300 click falan alirdi ama bir anda 150-100-50-30 derken resmen 2-3'e düştü son 3-4 gunde.
Önceden googleda ilk cikan linkler su an googleda bile yok ne bizim yaptigimiz birşey yok.
Google search consolea bakinca bize ;
Url is not on google
Coundt fetch
Indexing not allowed vs diyor site ile alakali.
Request indexing de diyemiyoruz.

Bir fikri olan var mi?
0
logisticsmanager
(25.02.21)
@sertac akin update ettik simdi belki sıkıntı vardır diye ama hiç dokunmamistik önceden robots.txtye.
0
🌸logisticsmanager
(25.02.21)
Kopya icerik girisi vs mi olsu acaba? Sandbox'a atmis olmasin google?

(Google sandbox)
0
brkylmz
(25.02.21)
@brkylmz yok yani kendi yemek tarifleri kopya icerik yok. Ki dedigim gibi googleda yok resmen websitesi. 1 hafta once 300 tik alan yer bugun 9 tik aliyor, indexlenme yok.
0
🌸logisticsmanager
(25.02.21)
Sitemap yukluyor musunuz seaech console'dan? (Yukleme kismi da mi kapali)
0
brkylmz
(25.02.21)
(9)

Kariyerinizle İlgili Bir Şeyi Değiştirebilseniz Neyi Değiştirirdiniz?

Bluesque
SB.Şirket/maaş/yapılan iş/ yönetici/ ekip her şey olur.İlk taş: Uzun süre çalıştığım eski kurumsal işyerim yerine daha çok şey öğrenebileceğim startup'ın teklifini değerlendirirdim.
SB.

Şirket/maaş/yapılan iş/ yönetici/ ekip her şey olur.

İlk taş: Uzun süre çalıştığım eski kurumsal işyerim yerine daha çok şey öğrenebileceğim startup'ın teklifini değerlendirirdim.
0
Bluesque
(22.02.21)
Çok fazla iş değiştirdim (6. işime başlıyorum). Tercihlerimi daha mantıklı yapardım.
0
himmet dayi
(22.02.21)
Ya kariyerimden genel olarak çok memnunum, yani her zaman daha fazla para kazanılabilir tabi ama şu anki şirketimden, yaptığım işten falan keyif alıyorum epey.

Tek "keşke"m daha çok open source yazmak olabilirdi. Mesela yarım kalmış 4-5 tane oyunum var, iki tanesi de büyük projeler, oturdum hayvan gibi mmorpg networking tool'u yazdım mesela. Bunu yapıp sonra çöpe atacağıma en azından kütüphane olarak yayınlasaydım çok iyi olurdu. Öğrendim yine ama portfolyo konusunda eksiğim var.
0
plutongezegendegilmi
(22.02.21)
ben de genel olarak çok memnunum. sadece önceki çalıştığım iş yerlerinde belli eğitim ve sertifikasyon programlarını alıp şirkete kitleyebilirdim, bunları yapmadığım için pişmanım. bi de her ayrıldığım iş yerinde içeride çok izin bıraktım, daha çok izin yapmam daha çok gezmem lazımdı.
0
roket adam
(22.02.21)
Şu anki işime girerken yöneticim beni uyarmıştı. Çok meraklı birisin, şirket bu bu konularda gelişmiş bir yer değil, sana yetmeyebilir demişti. Gireli 1.5 sene oldu aynı nedenden dolayı iş aramaya başladım. Bu kadar acele etmeyebilirdim. Bu yüzden uzun süreli bir yerde kalamıyorum.

Yine de, buradaki tecrübeyi hiçbir yerde göremem. Tamamen kötü bir fikir değildi ama gelişmek için bir noktada çıkmam gerekecek.
0
jazzabel
(22.02.21)
ben de memnunum genel olarak.

degistirebilecek olsam kariyerime ilk basladigim sirketi degistirirdim, 3. ayimda bana gore olmadigini anlayip istifa etmistim ama totalde bosa giden 6 ay oldu. 6 ay su anki kariyerimi gelistirmis olurdum. denetim pismanliktir.
0
fakyoras
(22.02.21)
2000 tl daha az maaş alayım, ama üstüm kadın olmasın. hatta 2500 daha az alayım, iş yerimde altım da üstüm de erkek olsun.
0
mermize
(22.02.21)
Bulunduğum şehir. Nedense aha ben burada bir ömür yaşarım kafasına giremiyorum. Bundan bir önceki şehir daha ufaktı ama daha icim isinmisti (havasi haric)
0
logisticsmanager
(22.02.21)
Butun kariyerim bastan basa hata hepsini cope atarim en basa donebilsem.

Bende isinde iyi olursan maasin yukselir anlayisi vardi, tamamen yanlis. Ozel sektorde ne kadar az bilirsen o kadar yukselme sansin artiyor.

Astrologlarin uzay bilimcilerden cok kazanmasi gibi bu konu.

Teknik bilgisi iyi olan adam nasil olsa odulumu alirim diye dusunuyor enflasyon zammi aliyor, cahil adam kovulmayim korkusuyla 7/24 lobi yapiyor tepene yonetici oluyor.
0
divit
(23.02.21)
Bu sektöre girmezdim. İşe girmiş olsam da istediğim gibi bir iş bulana kadar iş aramaya devam ederdim. Beş yıl oldu. Şimdi her şeyi değiştirmek çok daha zor.
0
peki madem
(23.02.21)
(24)

İş yeri hitap şekli

black mamba
yöneticinizle, üslerinizle aranızda nasıl bir hitap şekli var? Nasıl bir yerde çalıştığınızı da yazarsanız sevinirim. Kurumsal, çokuluslu şirket, kobi, kamu. Bir de yaş farkı çok mu az mı?A- ikimiz de siz diye hitap ediyoruzB- o bana sen diyor, ben siz diyorumC- ikimiz de sen diye hitap ediyoruzD- o
yöneticinizle, üslerinizle aranızda nasıl bir hitap şekli var? Nasıl bir yerde çalıştığınızı da yazarsanız sevinirim. Kurumsal, çokuluslu şirket, kobi, kamu. Bir de yaş farkı çok mu az mı?

A- ikimiz de siz diye hitap ediyoruz
B- o bana sen diyor, ben siz diyorum
C- ikimiz de sen diye hitap ediyoruz
D- o siz diyor, ben sen diyorum
0
black mamba
(22.02.21)
b
0
reanarchy
(22.02.21)
Eski iş yerim için, kurumsal. Gmy ve üzeri, x bey
Onun dışındakiler sadece isim
Gmy ve üzeri ise diğerlerine sadece isim
0
kisa
(22.02.21)
b kamu
0
ala09
(22.02.21)
Kurumsal olmaya çabalayan patron şirketi, 1000 kişilik fabrika.

C- müdürüm 6 yaş büyük benden. İsmiyle hitap ederim, sen derim. Teknisyenlerim de bana ismimle ve sen diye hitap eder, çünkü ben öyle isterim. Onların yaşı da benden 7 yaş büyükle 10 yaş küçük arasında değişiyor. Ben işe başladığımda müdür olmayıp şimdi müdür olanlara da isimle, sen diye hitap ediyorum.
0
pati
(22.02.21)
b kamu
0
sizofren06
(22.02.21)
b- küçük bi ofis. normal yani:)
0
matilda
(22.02.21)
C - kurumsal, cok uluslu
0
orange coffee
(22.02.21)
b
yaş farkı cok
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.02.21)
Yönetici değil fakat kendisine dışardan destek şeklinde çalıştığım bir avukat üstat var 66 yaşında, birbirimize x bey y bey şeklinde hitap ediyoruz. Ben 26 yaşındayım.
0
vedatchilipeppers
(22.02.21)
sen - sen, kurumsal özel sektör.

ha herkese sen demiyorum tabii, direktör ve üstü "siz"dir benim için.
0
piremses
(22.02.21)
A- Siz (ya da Bey/Hanım) diye hitap ediyoruz. Müdürlerden biri sen diyor arada. Ama benimki genel durum değil, istisna. Şıklar yetersiz bence. Kamu kurumu için bir E şıkkı olmalıydı.

E- Müdürüm, Başkanım, Genel müdürüm. Kamuda en çok kullanılan hitap şekli. Son heceye bastıra bastıra söylenir genelde.
0
zihua
(22.02.21)
C, yas farki var baya. Hatta isimle hitap ediyoruz ama sirket kulturumuz bu.
Yurtdisinda calisiyorum, avusturyada. Sirket devlet sirketi, 10000 calisan filan vardir herhalde.

Sadece CEOya siz diye hitap ediyorum ama onda da mesela “saygideger mr x” gibi degil de “hello Mr X, dear mr x” gibi mesela.
0
kuehles blondes
(22.02.21)
yaş farkı olsa da olmasa da insanlarla yüz güz olmaya gerek yok, o yüzden ben herkese siz diye hitap etme taraftarıyım. onlar nasıl rahat ediyorlarsa öyle hitap edebilirler.
0
pigletvsdaisy
(22.02.21)
C
Kurumsal sirket.

Onun ustune b
0
mor oje
(22.02.21)
Kurumsal
B
Kendi yoneticim benden 11 yıl daha kıdemli kurumda. Ben girdiğimde de yöneticiydi.
Ben girdiğimde yönetici pozisyonunda olmayip daha sonra yöneticiliğe yükselenlere ismiyle hitap ediyorum.
0
sckxyss
(22.02.21)
C, startup, yöneticimle aramızda 8 yaş var. Herkes herkesle böyle konuşuyor.
0
plutongezegendegilmi
(22.02.21)
tepe yöneticiyim. patronlara siz diyorum, onlar sen diyor. kalan herkes (50 kişi yaklaşık) siz diyor, ben de sen diyorum.
0
co2s2
(22.02.21)
cokuluslu sirket. arada yirmi yas fark var. ama burada kimse yasi sallamiyor.

ikimiz de sen/siz diyoruz. ingilizce

ben hi ile baslarim. o bazen hi bazen ismimi yazar direk. allahin almani, ama on numara adam. bayagi severim kendisini, workaholic olmasaydi iyi olurdu.
0
camussar
(22.02.21)
C olmayan şirket de ne bileyim.
0
kenarortay
(22.02.21)
Çokuluslu bir şirkette yönetici olarak çalışıyorum. Uzun yıllardır bu şirketteyim. Hem lokalde hem de yurtdışında yöneticim var. Lokal yöneticimle durumumuz (a) benden yaş olarak da büyük, yurtdışı yöneticimle durumumuz (c) - sadece ingilizce sebebiyle değil, yaşı belki benden biraz büyüktür ya da yaşıtızdır, sormak ayıp.
Bana bağlı çalışan 4 kişi var. İkisi ile durumumuz (c) diğer ikisi ile (d). Bu iki kişiye "bana adımla hitap edebilirsin" dedim, onlar kendilerini rahat hissetmediler. Yaş farkı var ancak daha önemlisi sanırım onlar beni yönetici olmamdan önce tanımıyorlardı, sanırım o yüzden. Diğer ikisiyle öteden beri tanışıyorduk, sen olarak kaldı. Bana sen diyenlerden biriyle siz diyenlerden biri aynı yaşta.
0
SiyamkedisiZorro
(22.02.21)
b, kurumsal şirket, yaş farkı 12 civarı.

istesem c de olurmuş aslında. ama bir kadın olarak adama sen demek istemedim. bilmiyorum, yani çekindim biraz. sanki yanlış anlaşılır gibi geldi. niye böyleyim ya. gereksiz bir düşünce bu sanırım. ama böyle başlayınca böyle devam etti. gerçi o da hiç "bana sen diyebilirsin" demedi.

altımdakilerle ise c. başta siz diyenler olur, düzeltirim.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(22.02.21)
Çokuluslu kurumsal şirket, flat hierarchy.
Hanım bey demek yasak, herkes sen ben diyor. 1 günlük elemana da, senior manager'a da ismiyle hitap edilir. Kendine hanım bey dedirten olursa ciddi uyarı alır.
0
Jux
(22.02.21)
Total çalışan sayısı 90bin civarı olan bir Amerikan firmasınin Avrupa ofisinde.
N+1 müdürumle aramda 33 yas var. N+2 ile 23 falan. N+3 de bu civarlar, ustuyle daha oturup normal konusmadim, toplantida falan anca.

C. Ki firmada siz demek yok.
0
logisticsmanager
(22.02.21)
herkese "basgan" diyorum. herkeste bana "basgan" diyor. adimi bilen azdir
yazilimspor
0
foster
(22.02.21)
(5)

dağdan bayırdan ot koparmanın cezası

izole
şöyle haberler görüp duruyorum bu aralar:https://tr.sputniknews.com/turkiye/202102141043808757-kardelen-cicegini-koparmanin-cezasi-80-bin-lira/https://tr.sputniknews.com/cevre/202102171043830028-izinsiz-orkide-toplayan-iki-kisiye-160-bin-lira-ceza/bu haberler gerçek olabilir mi? ot kopardı diye bir
şöyle haberler görüp duruyorum bu aralar:

tr.sputniknews.com

tr.sputniknews.com

bu haberler gerçek olabilir mi? ot kopardı diye bir insana nerdeyse bir ev parası kadar ceza verilir mi? bir de bu insanlar bu cezayı gerçekten ödüyor mu?
0
izole
(21.02.21)
Bunlar "ot" degil, ikisi de koruma altinda olan nadir turler. Haberler gercektir.
0
fakyoras
(21.02.21)
yabani endemik bitkilerin toplanması çevre koruma kanununa göre yasak, her sene bu tarz haberler çıkıyor. izin alıp yetiştirmek serbest.
0
nahtoderfahrung
(21.02.21)
herhangi bir ormanlık alanda, yere düşmüş kuru dalları alırsan bile çok ciddi cezası var. öyle kamyona yükleyip götürmekten bahsetmiyorum, gittin ormanlık bi alana mangal yakıcan yakacak lazım falan. ormancılar ve jandarma göz açtırmıyor.

www.hurriyet.com.tr


en düşük ceza da 3000den başlıyor.
0
killerbee
(21.02.21)
Ot diyince kekik falan topladılar sandım.
Adamlar orkide toplamış. Yani bir zahmet cezası olsun. Ki bugün kekiğin sayısı azalsa kekik için de aynısı olur.
0
logisticsmanager
(21.02.21)
Devlet ormanları için yasaklarını ve uygulamalarını gerçekten sıkı tutuyor, bırakın çiçeği otu odunu, ormandan toprak bile almak yasak.

Orman toprağı çok faydaladır bitkiler için, gidip toplar ve yakalanırsanız büyük sıkıntı çekersiniz.
0
John Bloor
(22.02.21)
(3)

fransız filmi

saykotek
yok mu şöyle kafayı dağıtmalık güzel bir fransız sinema filmi?
yok mu şöyle kafayı dağıtmalık güzel bir fransız sinema filmi?
0
saykotek
(20.02.21)
La Belle Epoque filmine göz atabilirsiniz.
0
krang
(20.02.21)
Le placard
Bienvenue chez les ch'tis
Trois frères
Le dîner de cons
Le prénom
0
logisticsmanager
(20.02.21)
les traducteurs
0
signore
(21.02.21)
(3)

Protein tozu ile beslenme hk

kondansator
Günaydın sevgili duyurucular. Ofisteki bir grup arkadaş beraber diyete başladılar. İçlerinden birisi de akşam öğünü olarak protein tozu satmış bunlara. Akşam çıkmadan bir ölçek tozu içip gidiyorlar. Normalde spor sonrası kullanıldığını biliyordum. Öğün yetime protein tozu kullanılabilir mi bir avant
Günaydın sevgili duyurucular. Ofisteki bir grup arkadaş beraber diyete başladılar. İçlerinden birisi de akşam öğünü olarak protein tozu satmış bunlara. Akşam çıkmadan bir ölçek tozu içip gidiyorlar. Normalde spor sonrası kullanıldığını biliyordum. Öğün yetime protein tozu kullanılabilir mi bir avantaj/dezavantajı olabilir mi acaba
0
kondansator
(19.02.21)
üzerinde beslenme amacıyla kullanılamaz yazıyor bazılarında bendeki
0
ShadowOfMoon
(19.02.21)
bir ömür protein tozu ile yaşama gibi şeyler yapmayacaklarsa günlük alacakları 30 gr wheyden bir şey olmaz. arsenik içmiyorlar.
0
Efoody
(19.02.21)
Bir zararı olmaz. Ha bana göre mantıklı değil sonuçta onun da bir kalorisi var ve onun yerine 100-200gr tavuk göğsü yiyip tok hissetmeyi tercih ederim. Ama bir zarari falan olmaz.

Tek sorun surdurulebilir degil ve surdurulemeyen diyete ben karsiyim biraz.
0
logisticsmanager
(19.02.21)
(7)

diş çürümesi iyileştirilebilen bir hastalık mı

roket adam
arka dişlerimde bazı siyah lekeler oluştu. dişlerime normalin üstünde çok iyi baksam, yani günde 2 değil 3 kere fırçalasam, listerine kullansam, oxyjet falan alsam, diş ipi kullansam, zamanla bunlar iyileşir mi? yoksa sadece daha kötü olmasını mı durdurmuş olurum?
arka dişlerimde bazı siyah lekeler oluştu. dişlerime normalin üstünde çok iyi baksam, yani günde 2 değil 3 kere fırçalasam, listerine kullansam, oxyjet falan alsam, diş ipi kullansam, zamanla bunlar iyileşir mi? yoksa sadece daha kötü olmasını mı durdurmuş olurum?
0
roket adam
(19.02.21)
Dişte iyileşme yoktur ki, hasta kısım alınıp protez yapılır. Derinin morarması gibi bir şey değil çürüme, besin taşıyan damarlar sadece dişin üretildiği kökte var.
0
Tochinoshin
(19.02.21)
onlar diş taşı olabilir. bende de vardı (kök kısmına doğru) temizletince beyaz haline döndü.
0
bohr atom modeli
(19.02.21)
evet ve çok yavaş olduğu için bunu sağlayamıyor, bu konuda iyileştirme sürecini hızlandıran çalışmalar var hatta fda dan onay bekleyen bir ilaç var ama şimdilik piyasada değil.
0
Big bada bum bum
(19.02.21)
şu ana kadar bende olmadı. o sebeple dolgu yaptırdım büyümesin diye. yaptırmasam ne olurdu belki 20 yıl sonra kötüleşirdi. ağrı yoksa yaptırmam bir daha zaten. diş ipi yapmaya çalışıyprum her gün ve yumuşak fırçalama
0
ShadowOfMoon
(19.02.21)
Dislerime iyi bakan biriyim ama çürük oldu sonuçta.
Pandemi de girince disciler kapandi 5 ay kadar gidemedim. Sonunda o çürük ebesininki oldu. Normalde tek dolgu ile hallolacak yerde disi devitalize etti üstüne porselen dolgu yapti saglam para girdi.

O yüzden bence dişçiye gidin.
0
logisticsmanager
(19.02.21)
dis curumesini geriye cevirebilen bulusu yapan adam direk nobel alir, simdilik caresi yok, dolgu ile yavaslatilabiliyor sadece.
0
cooperr
(19.02.21)
dişçimin söylediğine göre ne yaparsan yap hiçbir çürük iyileşmez, her gün daha kötüye gider. çürük kısmın temizlenip doldurulması gerekir.
0
d e j i n
(19.02.21)
(8)

komedi suç filmleri

EasyTiger
merhabalar,silver streaksee no evil, hear no evilclue 1985knives outmatchstick menhangover I (kısmen sayılır)bunlar gibi filmler arıyorum. işin içerisine suçun da girdiği komedi filmleri arıyorum. atış serbest, teşekkürler.edit : yanıt yazınca duyuruya gitmiyor :( sting'i izledim, çok güzel film. te
merhabalar,

silver streak
see no evil, hear no evil
clue 1985
knives out
matchstick men
hangover I (kısmen sayılır)

bunlar gibi filmler arıyorum. işin içerisine suçun da girdiği komedi filmleri arıyorum. atış serbest, teşekkürler.

edit : yanıt yazınca duyuruya gitmiyor :( sting'i izledim, çok güzel film. teşekkür ederim.
0
EasyTiger
(18.02.21)
Eski bir film. Belalilar. Türk versiyonu da var. kesinlikle tavsiye ederim
0
kisa
(18.02.21)
The Sting di adı sanırım
0
kisa
(18.02.21)
snatch
lock stock and two smoking barrels
hot fuzz
0
uuth
(18.02.21)
a fish called wanda
take the money and run
small time crooks
0
filteria
(18.02.21)
In bruges
0
logisticsmanager
(18.02.21)
9 queens izlediğim en iyi filmlerden biriydi. Komedi değil ama çok kaliteli ve farklı bir suç filmi
0
suicides underground
(18.02.21)
Game Night sayılır mı bilmiyorum ama çok güzel.
0
aguen
(18.02.21)
(11)

Zorla Covid-19 aşısı olacağım

işimdeyim gücümdeyim
Yurt dışındayım ve burada Biontech/Pfyzer aşısı var. Çalıştığım işyerinde herkese aşı yapılacakmış (aileleri ile birlikte). Ben başından beri bu aşılara güvenmiyorum, sonunda altından bir pislik çıkabilir diye düşünüyorum. Sadece komplo teorisi olarak düşünmeyin, doğru düzgün test bile edilmedi bu a
Yurt dışındayım ve burada Biontech/Pfyzer aşısı var. Çalıştığım işyerinde herkese aşı yapılacakmış (aileleri ile birlikte). Ben başından beri bu aşılara güvenmiyorum, sonunda altından bir pislik çıkabilir diye düşünüyorum. Sadece komplo teorisi olarak düşünmeyin, doğru düzgün test bile edilmedi bu aşılar. Şimdi ben aşı olmuyorum deme hakkım var tabi ama bu sefer de kaç kişinin arasından çıkıntı gibi olucam.

Sizce aşı olmak istememekte haksız mıyım?

Utana sıkıla da olsa aşıyı reddetmeli miyim yoksa ne reddedicen ol gitsin mi dersiniz?
0
işimdeyim gücümdeyim
(17.02.21)
“Ne reddedicen ol gitsin”

Durumun vahametinin farkında olmayabilirsin. Ama en azından bilim insanlarına kulak ver, imkanın varken ol aşını. Komplo teorisinden kaldır kafanı, gerçekleri gör. En fazla etkisizdir aşı dediğin şey, kimsenin bize çip takacağı yok.
0
helena
(17.02.21)
helena +1

Doğru düzgün test edilmediğini nereden çıkarıyorsunuz? Bilim insanları ve doktorlar varken siz hangi uzmanlığınıza dayanarak aşılara güvenmiyorsunuz?

Geçerli bir nedeniniz (aşının içindeki maddelere bilinen alerjiniz, organ/ilik nakli gibi nedenlerle zayıflamış bağışıklığınız vs.) yoksa aşı olmak istememekte haksızsınız.

@kaerin'in cevabına da cevaben edit: aşının çok sayıda insana yapılması sadece sizi değil, bir üstteki cümlede bahsettiğim aşı "olamayan" insanları da koruyor. Toplum sağlığı için, "ben vücuduma güveniyorum" diye aşı olmamak da yanlış.
0
kobuzchu kiz
(17.02.21)
Evet, siz hangi uzmanlığınıza dayanarak, kulaktan dolma bilgilerle güvenmiyorsunuz? Doktor musunuz?

İ
0
sydney
(17.02.21)
Bir adet direkt aşı sektöründe çalışan arkadaşım var, üstüne şu an direkt covid için çalışan sağlıkçı arkadaşım var ikisinden de duymadim birşey.
Onun dışında 65 yaşında bill gates ve diğer zenginlerin bizi kontrol edecegine, bizi evlere kapatip evrensel maas olayi gelecegine, cinsiyetlerin ve geleneksel kavramlarin ortadan kaldirilip yeni bir dünya yaratilacagina ve bunun 40-50 yildir planda olduguna, dunyayi big pharma yonettigine, trump'un big pharma tarafından yollandigina ve bu yüzden Amerika'nın geleceğinin çok kötü olduguna, amerikan secimlerinin calindigina, teknolojinin cok hizli ilerledigine hatta camasir makinesinin bile bulunmasinin bizi evlere kapanip daha az is yapmamizi sağlamak icin olduguna inanan Fransız bir kayinvalidem var.

Ben bu ikisi arasinda ilkine güvenmeyi seciyorum. Siz ikincisini seciyor olabilirsiniz, bana göre sacmalik ama pasa gönlünüz bilir.
0
logisticsmanager
(17.02.21)
Reddetmelisin. Sen reddetmezsen başkaları reddetmezse o aşıların yaratacağı fark(!?!!) ortaya çıkmaz. Virüs bile son derece tartışmalı, nerden çıktığı belli değil, testleri güvenilir değil aşıları ispatlı değil... niye aşı olasın ki? Olma.
0
1bir1bir1
(17.02.21)
Istemiyorsan istemiyorsundur, basit ve net.

Senin bedenin senin kararın.

Ben de olmayacağım, kimsede yaptıramaz
0
kleider
(17.02.21)
mis gibi biontech aşısını bulmuşsun, yaptır işte. Test edilmediğini nereden çıkardın ki? Yeterli olacak şekilde test edildi bu aşılar. Vücuduna güvenmekle de alakası yok bu işin. Gencecik sağlıklı insanlar hayatını kaybetti bu hastalıktan. Ayrıca toplumsal bağışıklıkta ne kadar kişi aşı olursa o kadar iyi. Bu durumda aşı olmak istememeyi toplum düşmanlığı olarak görüyorum ben ve hiç onaylamıyorum.
0
nundu
(17.02.21)
ben de aşı olmayı reddedenlerin bir pislik çevirdiğini düşünüyorum. aşılar aslında taş gibi, yan etkileri yok ama bu aşı olmayı istemeyenler, pandemi nedeniyle oluşan ortamdan nemalanıyorlar, bir kazançları var. tam olarak neden bilmiyorum ama kesin bir pislik peşindeler.

bu düşüncem, aşı olmak istemeyenlerin düşüncelerinden daha "tabansız/argümansız" bir düşünce değil.
0
co2s2
(17.02.21)
Yukarıda linç eden arkadaşların, soruyu soran kişiyi suçlamalarını haksız buluyorum. Zira bu arkadaşlara göre amerikanın FDA kurumu, piyasaya sürülecek ilaçları yıllarca, boş yere “uzun vadede yan etkileri”ni görmek için bekletiyor. Öyle ki göz lazer ameliyatlarını FDA onayını beklemeden yapmaya başlayan türkiye gibi düzgün bir ülke varken:)
Başka bir durumda ise, üzerinde “diğer antibiyotiklerin etki etmediği durumlar için son çare olarak kullanın” şeklinde uyarı olan antibiyotik grupları var. Ve ekşisözlükte de bir ara gündem olan bu birkaç antibiyotik grubu, kalıcı psikiyatrik sorunlara neden oluyordu (yan etkileri). Ve sizin “ya siz doktorlardan daha mı iyi bileceksiniz” dediğiniz doktorlar veriyordu bu ilaçları. Ha son çare midir değil midir ben bilemem ama kalıcı psikolojik sorunlarım olacağına hafif seyreden faranjitim olsun daha iyi.

eksisozluk.com

www.sozcu.com.tr

Tabi FDA dediğimiz en güvenilir kurum bile yeri geliyor piyasadan onayladığı ilacı toplattırıyor. Neyse, bana bu konularda ahkam kesmek pek mantıklı gelmiyor.

Cevaba gelirsek de; güvenmiyorsanız olmayın bence de. Yukarıda verdiğim örneklerde de görüldüğü üzere, ilaçlara olan yaklaşım kötü olunca komplo teorisyeni olmuyorsunuz.

Şahsen türkiyedeki bir kişi olarak aşı imkanı verseler olurum fakat yukarıdaki kaygılarla olmayacak kişileri yadırgamam. Zira uzun vadede olası yan etkileri görüldüğünde küçümseyerek linç ettiğiniz insanlar sizden daha akıllıca iş yapmış olabilirler.
0
Unde bach canim
(17.02.21)
Hocam senin bedenin senin kararın. Haksız değilsin, istemiyorsan olmazsın. Senin vücudun üzerinde senden yüksek bir otorite yok, vücuduna ne yapılacağına karar vermek için herhangi bir uzmanlığa ihtiyacın da yok.
0
plutongezegendegilmi
(17.02.21)
Bence de istemiyorsan olma. Prifizer aşısının yüz felcine neden olduğuyla ilgili haberler filan çıkmıştı. Bi de aşı olanlar da virüse yakalanıyor öyle haberler de var. Yani bu yıllardır uygulanan bi aşı değil ki.

Örneğin burda çiçek aşısı olmak istemiyorum deseydin, benim cevabım farklı olurdu, etkinliği kanıtlanmış bir aşıyı olmamak sadece sana değil çevrendekilere de zarar verme ihtimali taşıyacağı için aşı olmama hakkın olduğunu düşünmezdim. Mutlaka aşı olmalısın derdim.

Ama bu korona aşısının uzun vadedeki yan etkisini bilmiyoruz. Kısa vadedeki koruma oranını tam bilmiyoruz. Şüphe etmekte haklısın. Neyse çok uzattım ben olsam aşı olurdum ama sen istemiyosan olma.
0
turuncu tonlarda
(17.02.21)
(14)

Türkiye astronomik maaş

basubadelmevt
Türkiye'de duyduğunuz en astronomik maaş neydi? Pozisyon bilgisi de yazabilirsiniz. Ek gelirleri değil de maaş olarak soruyorum. Yurtdışından örnekleri de kur farkından dolayı eliyoruz.Bir çok alanda faaliyet gösteren bir holdingte genel müdür yardımcısı- 75 Bin TL23 yıldır aynı yerde çalışıyor.
Türkiye'de duyduğunuz en astronomik maaş neydi? Pozisyon bilgisi de yazabilirsiniz. Ek gelirleri değil de maaş olarak soruyorum. Yurtdışından örnekleri de kur farkından dolayı eliyoruz.


Bir çok alanda faaliyet gösteren bir holdingte genel müdür yardımcısı- 75 Bin TL
23 yıldır aynı yerde çalışıyor.
0
basubadelmevt
(16.02.21)
fatih terimin maaşı olaydı bi ara
0
efruz
(16.02.21)
Aylık 100 bin TL alan bir kaç müdür tanıyorum, özel sektörde üst seviye pozisyonlar için o maaşlar çok anormal değil. Astronomik dediğin çok başka bir olay zaten. Fatih Terim mesela denildiği gibi yıllık 3,5 milyon euro aldığı söyleniyordu milli takımdan.

Ha bir de malum kişi var tüm ülke ona çalışıyor, herhalde en astronomik gelir ondadır :)
0
zikardo
(16.02.21)
Orta sinif global sirket, emea vp, 1.5 sene önce 100 bin aliyordu İzmir'de.
0
logisticsmanager
(16.02.21)
2017 yılında ünlü bir giyim markasının CFO’su o zaman 110 bin gibi bir rakam alıyordu
0
esinikaybetmiscorap.
(16.02.21)
bi ara eski tcell ceosu süreyya cilivin primini boş çek olarak aldığını efsanesi vardı.
0
nuisance
(16.02.21)
geçen sene bir bankanın ödeme sistemleri (kredi kartı, çek, online ödemeler vs her şey) şirketinin genel müdür asistanına 100bin var mıdır bu adamın maaşı demiştim ve gülmüştü.

ben 10 bine tavım aynı iş için.
0
d e j i n
(16.02.21)
yönetici değil individual contributor olarak tanıdığım en yüksek alan 10 bin - primlerle 15 bin euro civarları var. bir siber güvenlik firmasının türkiye'deki teknik danışmanları.

yönetici dedin mi paketler çok değişiyor.
0
roket adam
(16.02.21)
kanlı canlı gördüğüm en yüksek olamn, özel hastanede genel cerrah organ transplantasyonu yapıyor. asistanı 1 milyon tl yi bulduğu aylar oluyor demişti.
0
sumuklu asilzade
(17.02.21)
gozumle gordugum 70000 tl civarıydı sanırım global ilaç firmasının tr iştirakinin genel müdürü
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(17.02.21)
105.000 ama ikramiye vardı.
Maaşla bir şey olmaz tabi. Bu adamlardan günlük milyon TL hacimli borsa forex yapanlar vardı. Paradan para kazanmak asıl mesele.
0
zoghurt
(17.02.21)
2011 yılında babamı ameliyat eden prof genel cerrah sadece bizim ameliyattan 80k almıştı. Maaşı nedir düşünemiyorum bile.
0
suicides underground
(17.02.21)
Banka hazinesi müdürünün yıllık net 1m aldığını kendim bizzat biliyorum (primler dahil)
0
silverleaf
(17.02.21)
Hatta birkaç tane yazayım:

Ankara'da bir hastaneler zincirinin (?) mali işler direktörü 3 sene önce 25 bin netti.
Telco'da müdürler ortalama 16-25 bin arasında alır primsiz. Direktörler 38-48 bin arası.
Bankalarda müdür maaşları değişken, ortalama 18-25 bin arası.
0
silverleaf
(17.02.21)
Maaşlarda genelde şirketten ziyade sektörler daha ön plana çıkıyor diyebilir miyiz.

Belli sektörlerde maaşlar diğer sektörde aynı işi yapan kişiden çok daha fazla alıyor.
0
liberal
(17.02.21)
(3)

Bu ikisi arasındaki fark nedir? Basit Ingilizce

havadakarada
Are you watching a video?Do you watching a video?
Are you watching a video?
Do you watching a video?
0
havadakarada
(16.02.21)
Ikincisi grammar olarak hatalı.
Birincisi şimdiki zaman. Aksiyon su an oluyor.
Ikincisi "do you watch a video" geniş zaman.
0
logisticsmanager
(16.02.21)
1- bir video mu izliyorsun?
2- bir video izler misin?

ikinci cümle hatalı söylendiği gibi.
0
bohr atom modeli
(16.02.21)
İkisi arasındaki fark birinin doğru diğerinin yanlış bir kullanım olması.

İkinciyi düzeltmek için mesela “do you watch videos” dersen ilki şimdiki zaman, ikincisi geniş zaman olur.

Ek olarak mesela “do you LIKE watching videos” diye araya bi anlam ifade edecek bir kelime koyarsan da grammer hatası düzelir, video izlemekten hoşlanır mısın? olur.
0
pandispanya
(16.02.21)
(25)

İş mi beğenmiyorsunuz siz?

işimdeyim gücümdeyim
Bir öğretmen arkadaşımla bu konuyu tartıştık.Ben işsizlik var dedim ama haksız çıktım.Tanıdığı bir sürü işveren çalıştıracak işçi bulamıyormuş. Karadeniz'e fındık toplamaya hep gürcüler geliyormuş. Çok da iyi para veriyorlarmış. Öyle diyor bu arkadaş.Siz iş mi beğenmiyorsunuz?
Bir öğretmen arkadaşımla bu konuyu tartıştık.
Ben işsizlik var dedim ama haksız çıktım.

Tanıdığı bir sürü işveren çalıştıracak işçi bulamıyormuş. Karadeniz'e fındık toplamaya hep gürcüler geliyormuş. Çok da iyi para veriyorlarmış.

Öyle diyor bu arkadaş.
Siz iş mi beğenmiyorsunuz?
0
işimdeyim gücümdeyim
(16.02.21)
evet halkımızda var maalesef böyle bir şey.
0
neverguesser
(16.02.21)
gurcistanin parasi bizden degerli neden gelsin ki?
0
turbo sadık
(16.02.21)
Yav insanı sinirlendirmeyin. İnsanlar üniversitesini okuyup yüksek lisansını yapıp işsiz kalıyor siz karadenizde neden fındık toplamıyorlar diyorsunuz. Oldu ya okuyup okuyup amelelik yapalım iş beğenmiyor olmamak için. İşsizlik var hemde aşırı derecede işsizlik var. İşveren çalıştıracak işçi bulamıyor çünkü rezalet şartlar sağlıyor. Karadenizde fındık toplamaya iyi para verilse karadenizliler salak mı onlar kendisi toplar zaten.
0
alaimisema
(16.02.21)
harbi beğenmiyorum ben. ama kabul de ediyorum işi sonra öf pöf yaparak yapıyorum. herkes de beni bundan dolayı suratsız bilir.
0
alperz
(16.02.21)
Evet iş beğenmiyorum. Ben 10 yıldır otomotiv sektöründen mühendis olacak çalışıyorum. Ekip yönetmişliğim var. Bana bu saatten sonra 2-3 yıl tecrübe istenen pozisyonlar için gelen teklifleri düşünmüyorum bile. Her önüme gelen işi beğenme gibi biz zorunluluğum mu var?

Bir de fındık toplama işi denmiş. Oldu, çıkıp fabrikanın tuvaletlerini de ben temizleyeyim iş yok piyasada diye.
0
himmet dayi
(16.02.21)
Asiri bir universite ve hatta yuksek lisans mezunlugu enflasyonu soz konusu. Herkes beyaz yaka olmak istiyor ve issizlikten kastimiz buysa evet herkese yetecek kadar beyaz yaka is yok.

Bir de egitim kalitesi cok tirt ve cogu okunan universitenin, alinan yuksek lisans diplomasinin bir degeri yok. Dolayisiyla birisi "benim yuksek lisansim var findik toplamam" dediginde (herkes icin gecerli degil ama azinsanamaz sayisi) aslinda layigi findik toplamaya daha yakin cunku daha komplike bir is icin kalifiye degil.
0
hot potato
(16.02.21)
genellemek yanlış ama ne yazık ki bence de doğru bir durum.
bir mühendislik firmasında yöneticiyim. mülakata gelenlerin %90'ında müthiş bir özgüven var (bu kötü birşey değil) ama CV'ler bomboş. hadi diyorum CV boştur da belki kendisini sözlü ifade ediyordur, konuşuyorum adayın içi de boş. konuşmadan çok net algılıyorum ki adam işi de beğenmiyor ki çok net söyleyebilirim: piyasanın üstünde maaş ve çalışma şartlarına sahibiz. "yok ben seyahat etmem, yok ben ofiste oturmayı sevmem, halamın bıyıkları var ona amca derim"... iş beğenmiyorlar. kimsede kariyerime bir noktadan başlayayım da yükseleyim düşüncesi yok. herkes CEO'dan başlamak istiyor halbuki tecrübe etmek için önce CEYO'dan başlamak gerekir.
0
KidLazer
(16.02.21)
Yalan dolan.
Üç kuruş paraya köle olmayi kabul etmeyince is begenmiyor oluyoruz.
Zamaninda daha 1 ay olmuş olmamis, is bulamayinca daha alt kademe bir ise bakmistim, bir forwarderda calismak.
Ise gomlek kravat geliyorsun, asgari ücret, her gün mesai var ama mesai parasi yok, haftasonu cumartesileri calisiliyor. O an belki dedim sirf is olsun, sonra benim mentor gibi olan birini aradim, piyasanın sağlam adamlarindan, güldü telefonda, bir de s.kslermis bu ne saçma sey dedi, kabul etme sen bulursun dedi. Sonrasinda iki hafta sonra normal calisma, haftasonu yok iki is buldum 2500liradan o donem asgari 1200 falandi, birine girdim.
Kısacası ben köle gibi çalıştırilmadim diye is begenmedim oluyor.

Türkiye'de is hayati kalitesi cok düşük. Ben Avrupa'dayim ornek veriyorum (hep de bunu diyorum) carrefourda çalışan adamin sartlari;
Asgari ucret
Alisverisinde %10 indirim
Bir maas ek para
Kar payi
35 saat calisma
35 gun tatil ki daha yükseğe çıkıyor bazı eklerle
Zorunlu ek sağlık sigortasi

Bu sebepten carrefourda calisan adam mutlu, bimde çalışan kişi malesef mutsuz haliyle yüzüne gülemiyor bile.

O yüzden hayatimda duyduğum en boş şeyler bunlar. Herkesi üniversite mezunu yapip, bunla övünen ülkelerde anca olur.
0
logisticsmanager
(16.02.21)
dogru. is yaptiracak adam bulamiyorum, dijital sektordeyiz. herkesin beklentisi milyon dolarlar. ceplerinde 5 tl yok, babalari bakiyor, ama calismiyorlar. is yapmak istemiyorlar, surekli ulkeye lanet ediyorlar. 5 dakika calisayim 500 bin dolar kazanayim kafasinda gorustugumuz herkes. dizilerdeki hayati istiyorlar.
0
müptezel dostoyevski
(16.02.21)
Boşa çalışıyoruz hissi, iş beğenmemeye yol açıyor. Verilen 3,5-4 bin tl maaşlar da bi nebzeye kadar tamam ama ( başlangıç için ) istenen şartlar insanlık dışı. Bazı yerlerde ayak işlerini yaptırıyorlar, bazı yerlerde fazla fazla çalıştırıp sızlanmamalısın diye mobbing uyguluyorlar, üniversite mezunu adam bu durumda tabii ki iş beğenmez. Aldığın 4 bin tl’nin de değeri olmayınca haliyle absürt bi durum oluşuyor. Alım gücü olan bi ülkede gayet alınabilen standart bir maaş olan 1800-2000 kazansa millet mesela başlangıçta şikayet edecek bir allahın kulu var mı ? Paranla dünyaları alabiliyorsun çünkü çalışmaya şevkin oluyor, ay sonunda belki paran birikiyor ya da hobilerine harcıyorsun. 2000 euronun getirdiği motivasyonu ve hayat standardını tr’de 13-14 bin anca getirir. Bunu verebilecek kaç işveren var ? 2000 euro gelişmiş bir ülke için halkın %80 inin alabileceği bir ücretken trde 13-14 bini halkın %5-10 u anca alıyordur ( belki almıyordur ). Ya gayet iyi olan 8 bin tl maaş alsan gram yemesen içmeden 1 yilda 96 bin tl yapar, bak hiç yemedin içmedin diyorum, 2007 model peugeot falan alabiliyorsun böyle ülke mi olur allahını seversen ?

O yüzden insanlar, yeni mezunlar türkiyede beyaz yaka olmak yerine almanya’da kasiyer olayım abi diyor. Taksicilik yaparım diyor, tr’de asla yapmayacağı mesleği yapıyor. Çünkü motivasyon var, alım gücü var. Tr’de yok, boşa çalışıyoruz hissi var.
0
garavel
(16.02.21)
Ben beğenmiyorum açıkçası. TR "kurumsal" yazılım sektörü leş gibi.

Devlet ihaleleri, kişisel bağlantılar vs. sayesinde patronculuk oynayan 5-10 tane aptal boomer güzel iş yaptıklarını zannedip boş zamanlarında kendilerini elliyorlar. Başka bir şey yaptıkları yok.

Altlarında gerçekten iş yapan (ama onu da kötü yapan) ölücüler var bi de. Onlar da karaktersiz oldukları için "fazla para almayalım ama kimse bizi ellemesin, aman başımız ağrımasın" diye hem piyasayı düşürüyorlar, hem de güzel iş yapılmasını engelliyorlar.

Sonuçta daha az paraya daha güzel iş yapabilmek mümkünken hem hayvan gibi paralar harcanıyor, hem de eldeki ürün çöp.

Kaçtım kurtuldum. Kalanları da allah kurtarsın.
0
plutongezegendegilmi
(16.02.21)
İşler beğenilecek gibi değil. O işverenler Türkiye'nin en iyi üniversiteleri olan İTÜ, ODTÜ, Boğaziçi gibi yerlerden mezun, tecrübeli mühendis alıp haftada 45+ saate, mesai ödemesiz 4000₺'ye çalıştırmaya çalışıyorlar. bu kölelik şartlarını kabul eden olmayınca da "iş var, beğenmiyor kimse" diyorlar.

bir de "her diploma sahibi, iş bulacak, mezun olduğu alanda çalışacak değil ya" diye saçma bir bakış var. üniversite diplomasını duvara asılacak tablo sanıyorlar. aynı şekilde bunlar için iş bulamadığı için taksicilik yapan ya da tezgahtar olarak çalışan makine mühendisi "işsiz" değil mesela. aksine gidip giresun'da fındık toplamazsa "iş çok yiğenim, iş beğenmiyonuz siz" oluyor.
0
nawar
(16.02.21)
iş beğenmeme olayı var, şöyle var: mesela burada da arkadaşlar yazmışlar ben 5 sene ekip yönettim, şimdi jr işe girecek halim yok. adam aslında haklı, doğru söylüyor yani. ama türkiyede kalifiye insan gerektirecek yeterince iş açığı yok. yani kalifiye işçi fazlamız var, iş az adam çok. dolayısıyla kalifiye bir çok insan, aslında olmasından daha jr pozisyonlarda çalışmak zorunda kalıyor, dolayısıyla işi beğenmiyor, mutsuz oluyor. bu tamamen o diplomaları bol keseden dağıtmamızdan kaynaklanıyor maalesef. ben o yüzden bu arkadaşlara aslında olmamaları gereken bir pozisyonda olduklarını belirtmeye çalışıyorum ama bu onların suçu değil, devlet bir sürü vasıfsız gence o kadar diploma ve başarı pompaladı ki adamlar acayip bir şey olduklarını düşünüyorlar. hasbelkader 2 sene bi işte çalışınca birden ben acayipim abi ya triplerine giriliyor. yani ciddi birkaç üniversite ve bölüm dışında "ben ayak işi yapmam abi üniversite mezunuyum" denecek bi durum yok çünkü ayak işi yapmak için sırada bekleyen milyonlar bekliyor arkada. şu anda üniversite mezunu "çoğunluk" gerçekten o kadar hiç bir şey bilmiyor hiç bir şey öğrenmiyor ki, hakikaten bu adamlar fındık toplamayı öğrense memlekete daha faydalı bir iş yapmış oluruz.

mavi yaka perspektifinden bakınca da başka bir sosyolojik durum var. vasıfsız işçiler, özellikle gençler iş beğenmiyorlar, umursamıyorlar, zaten o işe girseler de, işi kaybetseler de hayatlarında çok bir şey değişmeyecek. çoğu kredi kartı borçlusu, yükselme yırtma umutları yok yani. öyle olunca sallayabildiği kadar sallıyor herkes. nolucak zengin mi olucam kafasında çoğu kişi.

sonuç olarak ben gençleri suçlamıyorum yanlış anlaşılmasın. ama herkesin ne olduğunu nerede olduğunu da net bilmesi lazım. aksi takdirde beklentiler gerçeklerle uyuşmuyor, üstüne sosyal medya etkisini de ekleyince mutsuz oluyorsunuz. burası avrupa değil yani bunu bilmek lazım, aldığınız üniversite avrupa üniversitesi eğitimi değil, iş olanakları da avrupadaki uluslararası şirketler gibi değil. burada karabük üniversitesi var, kardeşler holding var. onların sunduğu olanaklar da belli.
0
roket adam
(16.02.21)
iş beğenmiyorum evet, konu para da değil bu arada. bak @garavel 13-14 iyi para halkın
%5-10 u alır demiş. ben o parayı hatta fazlasını alıyorum ama gene de mutsuzum. Çalışma motivasyonum sıfır çünkü insan gibi davranmıyolar, gecenin bir yarısı whatsappdan mesaj atıp maile cevap yaz demeler, pazar günü sabahın köründe arayıp hesap sormalar insanın bütün motivasyonunu yok ediyor. Üstüne de giderek fakirleşiyorum alım gücüm her geçen gün düşüyor. 2017 de aldığım para 3 bin euro ya denk geliyordu, şimdi onun yarısı bile etmiyor. Gayri resmi min %40-50 enflasyon var, devlet dalga geçer gibi %14,6 açıklıyor, patron %5 zam yapıyor. Nesini beğeneyim ben bu işin?
0
zikardo
(16.02.21)
bütün ülkeyi üniversite mezunu yaparsan kimse iş beğenmez.
iş beğenilmeyen ortamda da kimse güvenip yein iş kolları açmaz.

bayburt üniversitesinde mühendislik okuyan adam kendini mühendis görüp, iş bğeenmiyor.
normal bir ülkede bu arkadaş meslek yüksekokulu okuyup sanayide iyi bir usta başı falan olacak halbuki.

haliyle noluyor? usta başına çırak arayan adam çırak bulamıyor, dükkan açmıyor.
kendini mühendis gören adam da, iş bulamıyor. çünk üaslında mühendis değil.
0
tchuck
(16.02.21)
adam normalde 17 yaşında sanayide çırak olarak çalışmalıyken,
25 yaşında bayburt üniversitesinden mezun oluyor.

17 yaşında 1500 liraya çalışmak koymazken,
25 yaşında kendini mühendis sandığı için 2500 lirayı bğeenmiyor. halbuki dünyaya bundan fazlasını da katmıyor.

ülkedeki üniveersitelerin %90'ı kapatılıp çalışma yaşı düşürülmeli artık.
0
tchuck
(16.02.21)
Beğenmem ve seçerim tabii. Kendimi iyi hissetmediğim bir alanda çalışıyordum, başka bir alana geçtim. Yine şartlardan rahatsız olsam, yine değiştiririm. Bu değişim sürecinde de bir süre işsiz kalmayı göze alabilirim.


Eğitim ve donanınımına güvenen ve minimum finansal standartı zaten olan insanlar (birikmiş paranız olur, devlet desteği olur, aileden gelir vs...) niye nefret edecekleri işlerde çalışsınlar?
0
buf-e kür
(16.02.21)
bu işverenler o kadar boş konuşuyor ki. 4 yıllık mühendislik programını bitiren her genç senin işini en fazla 2 ayda öğrenir çatır çatır yapar. hangi okul olduğu da çok önemli değil. ben avrupa'da yüksek lisans yapıyorum kimse uçup kaçmıyor. herkes işi işte öğreniyor.

bunlarınki kezban tribi. aday çok diye sömürülmeye en yatkın olanı seçmeye çalışıyorlar hepsi bu. üniversite mezunu çok diye üniversite mezununun kalitesiz olması gerekmiyor. hayır yaptığın iş ne ki? ülkede kaç tane şirket kaç tane gerçek anlamda ar-ge yapacak mühendis arıyor? gerisi boş boş işler. mühendislik pozisyonundaki işlerin çok büyük kısmını 2 yıllık makine teknikerleri bile yapabilir. mühendise kendini gösterecek bir alan yaratılmamış. mühendis adam okulda termodinamik, mukavemet dersleri alıyor senin bu adamdan en büyük beklentin excel bilmesi.

bu avam insanlar patron oluyor sonra otorite gibi çıkıp iş beğenmiyorlar diyorlar. la bi gidin allah rızası için.
0
bohr atom modeli
(16.02.21)
mesleki anlamda iş bulmak zorlaştı bence , bulunsa bile işveren asgari ödeyince insanın çalışası gelmiyor
0
nivoandmira
(16.02.21)
@bohr atom modeli +1 demeye geldim. kalbur üstü ortalama bir üniversite olduğu sürece iş kesinlikle işte öğrenilir. 5 yıl deneyimli gerçekten işini seven herkesin mezun olduğu üniden bağımsız yakın seviyelerde olacağını düşünüyorum. en azından belli bir tatmin edici standarda kadar bu böyle. müdürlük, şeflik, hatta belki ceolukta falan ise maalesef okul bir tık etiket olduğu için orada iş değişebilir ama normal çalışan için bir fark yok.
0
garavel
(16.02.21)
Evet insanların asgari ücretle günde 10 saat eşek gibi çalıştırılıp üstüne mobinge uğradığı ve asla saygı görmediği, kendini mutlu hissedemedigi, kendine ayıracak enerjisinin kalmadığı, hobiler edinemediği, ayda bir kitap almak için bir kez tiyatroya sinemaya gitmek için bile bütçe ayıramadığı işleri beğenmiyorum.

İnsan en alt kademede başladığı en dandik işte bile bu kadar sömürülmeyi haketmez. İnsanlar hemen cebim dolsun aman da hemen ceo olayım derdinde değil, gencecik yaşlardayız bir işe girdiğimizde bu gençliğimizde enerjimiz varken biraz hayatın tadına bakabilecek imkan istiyoruz. Kırk yılda bir tiyatroya gidince bile insan ne kadar iyi hissediyor. Bunlar ihtiyaçtır. Kitap alışverisi ihtiyaçtır.

Ama bunlara gelene kadar yeni işe girmiş asgari ücret alan bir insan bir ayda alması gereken protein miktarını bile karşılayamıyor. Haftada bir et yemek balık yemek, düzenli bir şekilde kandaki besin denğerlerini koruyabilecek kadar kuru yemiş tuketebilmek lüks değildir. Kimse bunları konuşmuyor. Bunlara lüks değil demek bile abes geliyor kulağa artık. Bu ülkede lüks anlayışı değişti insanların. İnsanlar iş beğenmiyor diyen biri o parayla ve o eforla kendisi nasıl yaşardı biraz empati yapsın.
0
Mossy
(16.02.21)
Arkadaşın bayağı cahilmiş. Gebze'de, Tuzla'da ortalama bir fabrikada işçilere sigortasından tatiline, servisinden yemeğine kadar hak veriliyor. Adam fındık için Karadeniz'e mi gitsin yol, yemek, tatil, belki sigorta bile olmadan? Ülkede işsizlik yüksek. Çevrenizde insanlar iş beğenmiyor diyen biri varsa hayatınızdan çıkarın.
0
dissendium
(16.02.21)
yazılanları görünce insanın içi sıkılıyor hakkaten. biz şu an teknikere 7 8k TL maaş veriyoruz ona rağmen gelip tehdit ediyor gidicem diye. biz de yolun açık olsun diyoruz. insanoğlu hep ister de serde biraz arsızlık var malum..
0
KidLazer
(16.02.21)
mavi yakadaki haklar beyaz yakada yok. bu ülkeyi sırtlanan okumuş beyaz yaka kesimdir. kimden bu kadar vergi alabiliyorlar başka? mavi yaka işi bırakırım diyince fabrikaların götü atıyor, beyaz yaka sigara molasını 2 dakika uzatsa kapının önünde.
tamamiyle sömürü üzerine konulmuş yalan titlelar varken kim neyi beğensin allah aşkına?
0
wild honey suckle
(16.02.21)
bu kavram çok yanlış anlaşılıyor bence.

beğenilmeyecek işi beğenyemeyeceğiz elbette. o zaman hiç iş görüşmesi olmasın vs. iş verenler artık karşı tarafın seçme şansı hiç yokmuş gibi düşünmeye başladı. siz iyi misiniz ya?
biri beğenmez öteki beğenir. nasıl ki siz kötü (?) çalışanı beğenmiyorsunuz, çalışanlar da bazı işleri beğenmiyor bazılarını beğeniyor bundan doğal ne var?

tabiiki beğenmeme hakkı var herkesin.
beğenen insanı bulup çalıştırsınlar o zaman.
0
rewlack
(16.02.21)
(6)

Köpek sahiplendik, köpek için ne alsak?

logisticsmanager
Geçen hafta barınaga gittik bir 40 dk dolastik kopekle, uyumlu olduk ve ok diyip rezerve ettik. Simdi bu hafta hayvanin ciplenmesi, kisirlastirmasi falan var, tahminen cumartesi bizle olur.Kendisi 1 yaşında erkek bir kirma labrador. Ilk kopegimiz.Simdi haliyle malzemeler almamiz lazim, benim aklima
Geçen hafta barınaga gittik bir 40 dk dolastik kopekle, uyumlu olduk ve ok diyip rezerve ettik. Simdi bu hafta hayvanin ciplenmesi, kisirlastirmasi falan var, tahminen cumartesi bizle olur.
Kendisi 1 yaşında erkek bir kirma labrador. Ilk kopegimiz.
Simdi haliyle malzemeler almamiz lazim, benim aklima gelenler;
-mama ve su kabi
-arabanin arkasinda tasimak icin kullanilacak koltuk kilifi tarzda birsey (buldum böyle su gecirmez bir ürün, www.amazon.fr
-furminator ve normal firca
-tasma ve göğüs tasmasi (bunda nasıl alsam emin değilim, biraz fazla cekiyor genc de olduğu için. Hanimi biraz zorladi)
-yatacak yer (bunu da ne tip almam konusunda emin degilim, yikanmasi önemli gibi bence)
-mama (bir iki tane buldum, yüzde 70 et yüzde 30 sebze/meyve ürünleri ideal gibi. Içinde tahil ya da katki maddesi vs yok)
-oyuncak (bunu da ne alsak bilemedik, köpekle de gidip seçemeyecegimize göre sizin öneriniz var mi?)
-banyo icin ve disaridan geldiginde temizlemek icin havlular
-sampuan (bunu hassas ciltler icin olan doğal yaglarla yapilan versiyonlari var ondan alicam gibi ama sampuan sonrasi ek conditioner da kullanin diyolar)

Sorduğum sorulara ek olarak başka almam gereken bir şey var mı?
0
logisticsmanager
(15.02.21)
bir labrador kırması da bende var. tarak olarak tek ürün kullanıyorum ben, şundan: productimages.hepsiburada.net furminator hiç kullanmadım, ama bu yetiyor, ince uçlu kısmıyla tarıyorum.

boyun tasması kullanıyorum, benimki biraz ayı olduğundan çok çekiştiriyor. encrypted-tbn0.gstatic.com bunun özelliği çok çekince boğazda baskı yaratıyor, dizginlemesi kolay oluyor.

yatacak yer olarak minder diktirmiştim, piyasadaki köpek yataklarından daha uyguna gelmişti, öyle de araştırabilirsiniz.

fransa'daki mama markalarını bilmediğimden bi şey diyemiyorum, trde olsa imkanınız varsa acana alın derdim.

oyuncak biraz şans işi, benimki sadece kemireceği tarzda oyuncaklar seviyor, şunun gibi: www.amazon.com.tr ama ne sevdiğini anlayana kadar çok oyuncak denedik.

havlu için biz evdeki eski bi bornozu kullanıyoruz, yeni bi şey almaya gerek var mı bilemedim.

şampuandan sonra ek conditioner kullanmadım hiç, gerek de yok bence ya.

ek olarak evde tentürdiyot hazırda olsun. yağmurlu havalar için yağmurluk da iyidir, daha az üşür. tasma kayışı olarak uzayanlardan alın çok rahat edersiniz. bir de kıyafetleriniz için tüy toplayıcı rulo alın.
0
pide
(15.02.21)
Hayırlı olsun:) oyuncak için veteriner önerisi halat tipi oyuncaklardan alın. Diş taşlarını yok etmede yardımcı oluyor.
0
suicides underground
(15.02.21)
öncelikle starter pack olayını çok kapsamlı tutmayın.
acil ihtiyaçları alın ve gerisini yavaşça toparlarsınız. 1 yaşında diyorsunuz, büyüme daha bitmemiş.
-göğüs tasması çekiştirmeye teşvik eder köpeği. bunu şimdilik sallayın, öncelikle @pidenin ki gibi bir 7/24 takılı olacak tasma, bir tanede zincir boğma alın. gezilerinizde bunu kullanarak yanınızda yürümeyi ve çekiştirmemeyi oturtacaksınız.
- fırça tamamen size kalmış, 2tane almaya gerek yok 1 tane alın. laboşlar kısa tüylü olduğundan çok sorun yaşamazsınız zaten.
-yatak konusunda ben her yere taşıyabileceğim şeyleri tercih ediyorum. (yatak aldım 1 kere kullanmadı) bir kilim, polar battaniye, shaggy halı gibi. salonda yeri belli, yatak odasının girişine seriyorum yatağa çıkmıyor ve yerini biliyor gibi gibi gider bu olay.
-mama konusunda fazla kasmayın. 3-5 kilo küçük paket 1-2 marka deneyerek seveceğini bulacaksınız. çok enerjik köpekler değil labradorlar, sakın ha protein miktarı maksimum olan acana gibi mamalara yönelmeyin. ishalden kurtulamazsınız.
-oyuncak ısırma-çekiştirme için ip, bir tane de top işinizi fazlasıyla görür.
-aksine şampuan çok tavsiye edilmez. hatta köpeği gelişi güzel yıkamamalısınız dahi. kısırlaştırma falan filan zaten bir süre yıkayamayacaksınız, en kötü kontrolde falan gittiğinizde veterinerde yıkatırsınız.
0
qxgviper
(15.02.21)
Yüzde yüz tahılsız mamalar yorucu. Az tahıllı bir şey alın.
Yüzde 70 protein oranı hayvan için çok fazla.

Evden bir havluyu köpeğe ayırabilirsiniz. Köpek ayakkabıları alırsanız her çıkış girişte el ayak silmeyle uğraşmazsınız. Biz siliyoru, uğraşıyoruz.

Ödül maması, kemik, halatlı oyuncak iyidir.

Masrafları çok abartmayın, heyecanınızı anlıyorum. Köpek yatağı gereksiz mesela. Nerede isterse orada yatacak çünkü.
0
jalapeno
(15.02.21)
@jalapeno hocam ben de nerede isterse yatsin istemiyorum, özelikle yatakta :) ona calisacagiz iste.

Onun dışında harbiden bu mamaları öyle almayalim mi ya? Tahilsiz alin diyorlardi genelde redditte falan.

Yikama konusunda ayda 1 olarak gördüm.

Havlu konusunda biz de yeni eve tasindigimiz için ve bir kaç yıldır burada oldugumuz için bir sürü havlumuz yok haliyle lazim :)
0
🌸logisticsmanager
(15.02.21)
yıkamak için ayda bir sık bir süre. ben havalar kötüyken yıkamıyorum mesela, yazın pansiyona bırakacaksam onun dönüşünde yıkıyorum, bir de havalar ısınırken ve sonbaharda. sık yıkanması kokmasına neden oluyor derideki koruyucu tabakanın zarar görmesiyle alakalı olarak.

ben acanayı önerdim çünkü bizde tüy dökümünü en aza indirdi mucizevi bir şekilde. aldığım mamada tahıl vardı ama az da olsa. labradorlar enerjik köpeklerdir ayrıca, ishal durumunun yaşanmaması için mamayı önceki mamasıyla karıştırarak alıştırıyordum.
0
pide
(15.02.21)
(8)

Klasik tıraş 101

Weeze3r
Selamlar, uzun zamandır mach 3 tıraş bıçakları ile tıraş oluyorum ve ciddi şekilde tahriş oluyor.Klasik tıraş makinesi, fırça vs. Takım almak istiyorum ama fiyatlar çok yükseklere gidebiliyor.Ortalama 350-400 tl civarı hangi klasik tıraş makinesi almalıyım?
Selamlar, uzun zamandır mach 3 tıraş bıçakları ile tıraş oluyorum ve ciddi şekilde tahriş oluyor.

Klasik tıraş makinesi, fırça vs. Takım almak istiyorum ama fiyatlar çok yükseklere gidebiliyor.

Ortalama 350-400 tl civarı hangi klasik tıraş makinesi almalıyım?
0
Weeze3r
(13.02.21)
cildiniz öncesine göre çok tahriş oluyor ve kepek gibi sorunuz da var mı?
0
frostpunk
(13.02.21)
@frostpunk evet çok tahriş oluyor ve kepeklenme oluyor sakallarımda.
Edwin jagger markası öne çıkıyor ürünlerden.
0
🌸Weeze3r
(13.02.21)
Bende edwin jagger de86 var. Prorasa sabun, normal çerez kabı, omega tıraş fırçası, 5 10 çeşit jilet. Ucuz makineyle farkı var mı bilmiyorum. Direkt bunlarla başladım.
0
glamdr1ng
(13.02.21)
tıraş makineleri alerjik etki yaratabiliyor. ucuz bir tane ile başlayıp yüzünüzü izleyin, sonra kalitelisini alın derim. beni mahvediyordu.
0
uuth
(13.02.21)
tahrişin sebebi çok büyük ihtimal kullandığınız cihaz değil.
saçlı deri mantarından mustaripsiniz büyük ihtimalle. zararsız görünse de tüm baş bölgesini zaman içerisinde kuşatabiliyor.
eğer öyleyse nemli ve tüylü her bölgeye yerleşir. burun içi, kulak içi, göz kapakları gibi. zamanla görme, nefes alma ve duymada sorun oluşturabiliyor ve ülkemizde çok yaygın.
muhakkak cilt mantarıyla ilgili doktora gidin makine almaktan önce.
0
frostpunk
(13.02.21)
İlk etapta ben olsam wilkonson classic alırım belki sana uygun değil klasik tiras
0
all girls dream
(13.02.21)
Edwin jagger, farkli türde jilet (su an bende 10-15 çeşit var), proraso hassas cilt için sabun, tras sonrasi proraso hassas cilt icin balm.

Ek olarak tras öncesi kendim sicak havlu yapıyorum.
0
logisticsmanager
(14.02.21)
Olayın mach3 ile alakası yok da traş öncesi ile alakası var diye düşünüyorum.
0
Kahir ekseriyet
(14.02.21)
(5)

Kia Stonic mi Citroen C3 mü

sayha
Otomatik vites olarak alınacak. hangisini almak daha mantıklı? fiyatları birbirine çok yakınç
Otomatik vites olarak alınacak. hangisini almak daha mantıklı? fiyatları birbirine çok yakınç
0
sayha
(12.02.21)
ctröen kullanıyorum. kaza yaptım, bir aydır yedek parça bekleniyor :(
parça parça geliyor ctröenin parçaları.
kia da kullandım, ikisinin de kullanımı rahat ama özellikle kaza gibi durumlarda hangisinden rahat parça tedariği yapılacaksa onu tercih edin derim.
0
ananotherlife
(12.02.21)
C3
0
since1907
(12.02.21)
Kia araçlarını çok seviyorum ama çift kavramalı motorlar kullanıyorlar, citroen in peugeot larda da kullanılan bmv6 motoru daha kullanışlı geliyor bana, tiplerinden ziyade buna göre karar vermeli
0
freebird5406_2
(12.02.21)
Avrupa'da olsa 7 yil garanti ile kia derdim.
Ama Türkiye'de nedense sadece 2 yil veriyorlar.
O yüzden c3 diyorum. Motoru bana göre daha iyi ki kialarda avrupada ya atmosferik 1.2 var ya turbolu 1.0 var. Ikisi de süper motorlar değiller. dizay olarak da farkli ve güzel c3.
0
logisticsmanager
(12.02.21)
parça vb. ağı ve motor bakımından citroeni tercih ederim.

@freebird5406_2 çift kavramalı şanzıman olmasın?
0
mikahakkinen
(12.02.21)
(29)

Evden çalışanlar psikolojiniz bozuldu mu?

spacevan
Sabah 9 da geçiyorum bilgisayarın başına akşam kalkıyorum. Akşamd hiç birşey yapmadan TV karşısında uyuyakaliyorum resmen. Haftasonu da bilgisayar TV artık psikolojim bozuldu. Günler o kadar rutin ki. Başlarda spor falan yapıyordum onu da bıraktım. Hergece ulan yine bişey yapmadan günü bitirdim diyo
Sabah 9 da geçiyorum bilgisayarın başına akşam kalkıyorum. Akşamd hiç birşey yapmadan TV karşısında uyuyakaliyorum resmen. Haftasonu da bilgisayar TV artık psikolojim bozuldu. Günler o kadar rutin ki. Başlarda spor falan yapıyordum onu da bıraktım. Hergece ulan yine bişey yapmadan günü bitirdim diyorum.
Siz napiyirsunuz nasıl geçiyor zaman? Lutfen bişey onerin

Bns:m.youtube.com
0
spacevan
(11.02.21)
Çok oldu kafayı kıralı. 1 yıldır evdeyim.
0
Take it away honey
(11.02.21)
var böyle birşey evet, yalnızsan daha kötüdür.
0
nucleon
(11.02.21)
ben evde takılmayı çok seven biriyim. hatta hep şu güzel evimde doya doya takılamadım tek başına derdim hep.

berbat bi haldeyim. sıfıra yakın verimlilik. asla o planladığım gibi güzel vakit falan geçiremiyorum. eve eliptik bisiklet aldım, sadece tozunu alıyorum.
en son spor salonuna gidip üyeliğimi yenilettim, böyle olmayacak korka korka gideceğim napiim. : /
bomboş geçiyor günlerim. ama bommmmmmmmmmmm boş.
0
rewlack
(11.02.21)
hayatım seyahatlerde geçiyordu bu evden çalışma olayından önce. ofis bile değil sürekli dışarıda. korona öncesi bekardım. evlendim ve şimdi full evdeyim istisnasız. inanılmaz radikal bir değişim oldu bende yani spor yapmaya kitap okumaya iş dışı aktiviteler yaparak hayatımı idame ettirmeye ve psikolojimi korumaya çalışıyorum. spor çok işe yarıyor diyebilirim, bırakınca direkt fark ediyor. yoga falan yap. spor yapmadığım günler gece zor uyuyorum açıkçası.
0
roket adam
(11.02.21)
Aynen yanlız yaşıyorum.
Bbende spor salonunu bırakıp evdeki salona yatırım yaptım. Bir sürü ekipman aldım. Ama salon kapısını acmayya çekiniyorum. Birde üstüne peteklerini bile kapattım resmen hiç girmeyeyim diye.
Önceden PS biraz zevk verirdi. Onu da tamamen bıraktım. Ne oalcak böyle artık işte de verimim düşüyor gitgide
0
🌸spacevan
(11.02.21)
Bozuldu. Bozulmadı diyen varsa tebrik ediyorum kendisini.
0
jjimyl
(11.02.21)
Çok oldu kafayı kıralı +1
Yazın idare ediyordum hafta sonu çıkıp ama son yasaklardan beri evden çıkamıyorum çünkü akşama kadar yoğun çalışıyorum.
Evin kendisi hapis gibi geldiği için içinde ne yaparsam yapayım rahatlayamıyorum.
0
Jux
(11.02.21)
Hayvan gibi çalışıyorum. Normalde de cok calisirdim de su an sabah 9da aciyorum arada aralar yemek vs derken bazen gece 1de kapatıyorum. Ya dur sunu da yapayim diye diye bu hale geldi.

Spor salonu, restoran özledim. Maskesizligi özledim.
Evliyim, aliskiniz evde olmaya ama bu kadar da evde olmak sıkıntı.
Spor yapiyorum ama vallaha barbelle siir yazicam özlemimden.
0
logisticsmanager
(11.02.21)
güzel gidiyor. 1 senedir evdeyim. arada ofise gidiyorum, arada arkadaşlarla buluşuyorum. akşamları da programlama öğreniyorum, egzersiz bazen vs. tv yok, dizi film çok nadir.
0
sttc
(11.02.21)
Yok aksine, benim psikolojim düzeldi.

5 senedir aralıksız günde minimum 10 maksimum 18 saat arası çalışıyordum. Şimdi 2,5 aydır hiç çalışmıyorum. Her gün ev temizliyorum bana süper iyi geliyor. Yıllardır içimde kalan bütün detayları, çekmeceleri, kitapları tek tek düzenliyorum.

Gün aşırı dükkana gidip orada da boya, temizlik vs yapıyorum. Evde resim yapıyorum, taş boyuyorum. Yıllar sonra duyuruya döndüm çok uzun uzun yazıyorum. Kedimle köpeğimle oynuyorum.

Kendime, aileme, arkadaşlarıma yemek yapabiliyorum. Senelerdir yaptığım yemeklerin daha ben tadına bakamadan bitmesinden, stok kaygısıyla yiyememekten ve bunları parayla satmak zorunda kalmaktan çok sıkılmıştım. Dur iki porsiyon kalmış şimdi müşteri isterse eksilmesin diye senelerdir her gün 10 saat yemek yapıp kendim peynir ekmekle besleniyordum asjdkah :D

Haftada 2 gün filan misafir geliyor, bizim gibi evden dışarı adım atmayan arkadaşlarımız. Ya da biz gidiyoruz. Oyun oynuyoruz, mangal yakıyoruz. Yalnızken dizi, film vs. Baktığın zaman verimsizlik akıyor üzerimden ama bu da benim kendi iç verimim diye bakıyorum. Yıllardır hayalini kurduğum bir şeydi. Tek kelimeyle kusursuz.
0
pandispanya
(12.02.21)
kafeler açıkken kafeye gidiyordum arada. onlar kapanınca kötü oldu biraz
dizi vs seyretme açısından iyi oluyor. belgesel açıyorum işle birlikte sürekli
0
ShadowOfMoon
(12.02.21)
Pandeminin basindan beri yaklasik 11 ay evden calistim. Cok nadiren ofise gidiyordum bi degisiklik olsun diye. Sabah 8:30 uyan, 9:00 bilgisayari ac, programlanmis bi makine gibi isleri yap ama 15 dk'lik kahvaltiyi bile saat 13-14 gibi yap gibi bi akis.

1 senelik surecte 3 senelik is cikardim. Ama insan yuzu bile goremiyordum, en buyuk aktivitem markete gitmek ve arabayi yikamakti, ki bazen onlara bile vakit kalmiyordu.

Dedim ben istifa edeyim. Maasim falan da iyiydi baya ama yok dedim bu hayat degil.

Simdi daha iyiyim. Hala anlamsiz bi yogunluk var hayatimda ama oteki turlu olacak gibi degildi.

Birak isi.
0
msb
(12.02.21)
Bozulmadı. Yola giden zamana çok acırdım ben. Şimdi yola gitmeyen zamanda sabah spor yapıyorum, akşam resim, heykel, dizi, film geçiyor öyle. Her güne yapacak bir sey buluyorum.
0
turk kizi
(12.02.21)
Eve geçtiğimizden beri o kadar yoğun 7/24 çalışıyoruz ki yöneticim artık yeter dedi ve istifa etti. İki kişi çalışıyorduk ben tek başıma kaldım. Delirdim biraz.
0
jazzabel
(12.02.21)
Bir aralar hep evdeydik, şimdi 50%. Keşke hep evde olsam. Hazırlanma derdi yok, yol derdi yok.

Boş zamanlarda internette boş boş dolanmak veya telefonda oyun oynamak yerine piyanoya sarmıştım, hayalimdeki oyunun prototipini yapmıştım zengin olacaktım, Just Dance oynuyordum, kitap okuyordum, dizi izliyordum vs :(

Keşke hep evde olsam.
0
aguen
(12.02.21)
katiliyorum, ayrica bu evde calismayi yucelten tiplere de ayrica ayarim. linkedin'de falan ilik ilik postlar paylasiyorlar bunla ilgili hepsinin altina doseyesim geliyor canima yetti valla; ki ben 2-3 gun ofise gidiyorum ona ragmen..
0
bay b
(12.02.21)
evdeyim, mutluyum ofise gitmeyi gerek duymuyorum. uzun vadede bu şekilde çalışmaya pozitif bakıyorum mümkünse insanlar istedikleri şehirlerde yaşayabilsinler.
0
prezarlatif
(12.02.21)
İşimden nefret ettiğimi anladım. Çalıştığım yer değil, işin kendisinden. Evde sadece ben ve iş varız başka hiçbir şey yok. Benim için işe giderken yolda geçirilen zaman (bu benim için günün en güzel kısımlarından biriydi mesela, kitap/müzik/podcast dinliyordum, yolun bir kısmını yürüyordum), ofisteki insanlarla muhabbet etmek falanmış günü kurtaran. Başka bir planım olsa işi bırakacağım ama her şey için motivasyonum o kadar düşük ki işi bıraksam da bir şey yapamayacak haldeyim. Zaten bu dönemde nasıl iş değiştireyim, hele de tamamen sektör değiştirmek hiç mümkün değilmiş gibi geliyor. Yaptığım işin de gittikçe kötüye gittiğini görüyorum. İnsan çalıştıkça işinde daha iyi olmaz mı? Ben geriye gidiyorum işte. O da üstüne biniyor senden bir bok olmaz şu haline bak diye iyice kendimden de nefret ettim. Geçen sene hayatım için baya radikal değişiklikler yapma kararlarım vardı ama bu olay dünyayı öyle bir sikip attı ki onları da asla gerçekleştiremeyeceğim ile de yüzleşmem lazım. Bu dönemin benim için görece ne kadar rahat geçtiğinin farkındayım bu arada, onu aklımda tutarak çabalıyorum işte. Tekrar terapiye başlamam lazım sanırım. Bunu da yıllardır diyorum ama onu bile yapamadım peh

Büdüt: Hep evden çalışalımcı veya hep ofisten çalışalımcı değilim. Herkesin nerede verimli çalıştığı farklı. Bence evden çalışılabilecek işlerde insanlara bu seçenek sunulmalı. Ama bizim şirket full evden çalışmaya geçiyoruz, ofisi kapatıyoruz falan derse işi bırakırım direk. Ben bu şekilde çalışamıyorum, benim için çalışma yeri ve yaşama yerinin ayrı olması çok önemli. Öğrenciyken bile evde ders çalışmazdım hep kütüphaneye, ya da bir kafeye vb giderdim. Ben de sinir oluyorum karantinada verimin dibine vurdum, her akşam gurme yemek yapıyorum, 3 dil öğrendim diyenlere ama dediğim gibi herkes farklı.
0
peki madem
(12.02.21)
Yedim kafayı ya , benim kadar gamsız insanı dert sahibi yaptı, terapi falan alıyorum o derece. Sıyırdık valla
0
paramolacak
(12.02.21)
ev hapsi gibi bir şey evden çalışma + haftasonu yasakları.
0
nuisance
(12.02.21)
ben aylardır atlatamadığım bir ayrılığa rağmen psikolojik olarak gayet iyiyim.

etkisi olduğunu düşündüklerim:

-yıllardır düşük olan demir seviyem için demir ilacı almaya başladım. (kan değerlerine baktır. halihazırda düşük olan değerlerin olabilir ya da bu yeni evde oturma düzeninde düşmüş olabilirler. bazıları direkt psikolojini etkiliyor.)
-çok fazla dışarı çıkıyorum. yürüyüş yapıyorum. birilerine gidiyorum. birileri bana geliyor. senelerdir görüşmediğim arkadaşımı aradım, sıkıntıdan ölüyormuş. arayınca çok sevindi hemen gel dedi. herkes baymış, herkes yalnız hissediyor. sosyalleşmek lazım.
-karbonhidrat yemiyorum olabildiğince.
-yoga yapıyorum. zoom üzerinden yapılan online yoga dersleri var, kendi kendine yapmaktan çok daha iyi ve etkili oluyor. yasaklar başlamadan önce de birçok farklı aktivite yapıyordum. kamp, dalış, wakeboard.. bence kafayı yememenin çözümü hareket etmekten geçiyor.
-evde oturacaksam xbox oynuyorum. hafta boyu bir sürü şey yaptığımdan bazen bütün cumartesiyi oyun oynayarak geçirsem de hiçbir şey yapmadan günü bitirdim hissi olmuyor.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(12.02.21)
@nuisance +1

Evden çalışmak iyi güzel de şu düzende tam bir ev hapsi.

Yazılımcıyım, yeni işe başladım Ekim gibi. İş arkadaşlarımın hiçbirini yüz yüze görmedim. Kalabalık bir ekibiz aslında ama bire bir çalıştığım 3-4 kişi var, günlük toplantılarda 3-4 kişi daha ekleniyor bunun haricinde kimseyle tanışmıyor ve işin düşmedikçe iletişim kurmuyorsun. Ama trafik çekmemek, mesaiye beş kala uyanmak vs. bunlar güzel şeyler tabi.

Önceden düzenli spor yapardım. Şu an salon üyeliğim var ama salona gitmek istemiyorum. Havalar 10 derecenin üstüne çıktı mı bisiklet sürüyorum, boş boş yürüyorum evden uzaklaşıp.

Eşimle bazen birlikte bazen ayrı ayrı bir şeyler yapıyoruz da vakit geçiyor. Yoksa yalnız olsam çoktan keçileri kaçırmıştım.

Hasta olmadık, olmuyoruz belki ama bu durum çoğumuzun psikolojisini bozdu. Ben iyiyim, böylesi daha iyi diyen elbette vardır ancak yasaklar devam ederse özellikle yaşlılar vs. ciddi sağlık sorunları yaşayacak fiziksel/psikolojik.
0
chicha_v2
(12.02.21)
Yorumlar için teşekkürler.
En azından yanlız değilmişim çoğu kişi ben gibi kafayı sıyırmış:) Tamamiyle pozitif etkilenen kişilere saygılarımı sunuyorum ve tebrik ediyorum gerçekten.
Ama hayatı aynı kalan kişi pek yok gibi yani ya çok olumsuz etkilemiş ya da pozitif bu durum da ilginç olmuş.
0
🌸spacevan
(12.02.21)
Ben de “yine bir şey yapmadan gün bitti” kısmını anlamıyorum. Diyorum ki ne güzel hayatları varmış pandemiden önce.
Ofise gittiğimiz normal dönemlerde, haftanın 4-5 günü falan yogaya gidiyordum geri kalan 2-3 günde de iş çıkışı yemek, alkol ve sohbet ile geçiyordu. Son bir yılın rutini buydu hatta. Bazen haftasonları 1-2 arkadaşım gelirdi kalmaya. Ama ofise gitmekten, mesaiye ofiste kalmaktan, dedikodulardan nefret ediyordum.
Pandemi ile beraber yoga salonu kapandı onun yerine haftada üç gün özel hoca ile çalışıyorum. Sabahları 15 dakikalık bir akışım var onu yapıyorum. Onun haricinde öğle arasında çamaşır yıkama özgürlüğü var, istediğim müziği dinleyerek çalışabilme özgürlüğüm var mesela bugün ofiste olsam muhtemelen karın ağrısından ağlayarak çalışıyor olurdum ama şu an koltuğa uzandım, sıcak su torbam var. Kapkalın giyindim, topuklu ayakkabı üzerinde ağrıya sabretmeye çalışmıyorum.
Çok stresli bir işim var ama ona rağmen iş arkadaşlarımın yüzünü görmeden çalışabildiğim için her gün şükrediyorum, bu bile yeterli bir sebep mutlu olmam için.
Arkadaşlarımı pek özlemedim sanırım, telefonla görüşüyoruz.
Deniz kenarında yürüyüş yapmayı özledim ama bunu yapamadığım için delirdim, öldüm bittim diyemem.
Sadece daha iyi şartlarda nasıl olabilirdi diyorum. Biraz daha geç yatabilsem daha çok kitap okumak isterdim. Bir de bazen yalnız olmak zorluyor. Mesela geçen haftasonuydu sanırım arayan soran da olmayınca 2 gün konuşmadığımı fark ettim. Garip bir his. Ailesiyle değil ama sevdiği insan ile yaşayanlara özeniyorum. Ben de en azından haftada 3 gün falan sevdiğim bir insanla beraber kalarak birlikte vakit geçirmek isterdim. Sanırım o da olsa, ağzımdan memnuniyetsiz herhangi bir söz çıkmazdı.

Mesela spor yapıyormuşsun, neden bıraktın? Hayat manasız mı geliyor, spor yapmaya mı değmez? ”bir şey yapmak”tan kasıt nedir tam olarak? Kendini geliştirmek mi? Vakti bir şeylerle doldurmak mı?
Mesela ben bu haftasonu resim yapacağım, yazı yazacağım. Temizlik yapacağım mesela, onu bile zevkle bekliyorum. Bu his çok kötü, anlıyorum. Ama öneri verebilmek için en azından normalde sevdiğin şeyleri yapmayı neden bıraktığını anlamamız lazım.
0
irene
(12.02.21)
Evet. Psikoloji bozukluğunun kıstası nedir bilemiyorum ama bir anormallik hali seziyorum ben de.
0
alessandro del pieroglu
(12.02.21)
2020 martindan beri evden calisiyorum, ilk 6 ay turkiyedeydim, son 6 aydir londradayim.

Turkiyedeyken normalde sabah 7.15'te uyanir, eve de 7.30-8 gibi gelirdim. Haftaici pek bir sey yapamazdim haliyle. Evden calismaya baslayinca 6'dan sonra bisiklete binmeye basladim. Esimle duzenli yuruyuse cikmaya basladik.

Ardindan londra'ya geldik, su anda ha istanbul'dayim ha burda. Gunduz calisiyorum, is bitince cevredeki parklara yuruyuse gidiyoruz o kadar. Hayatimda pek degisikligi olmadi.

Koronavirus olmasaydi cok daha farkli olurdu tabi ki ama ofiste olmaktansa evde olmak daha guzel geliyor bana. Hem istedigim gibi calisabiliyorum hem de evde oluyorum (Biraz evci bir insanim).

Eger yalniz olsaydim cok daha kotu gecerdi.
0
fakyoras
(12.02.21)
Evde olmayı aşırı seven ve işe gitmekten nefret eden bir insan olarak bunca zamandır içten içe keşke böyle devam etse diye düşünürken artık dayanamayacak noktaya geldiğimi hissediyorum ne yazık ki

Cafeler, barlar, sinemalar vs. açılsa bu kadar problem olmazdı ama benim için.
0
jacque
(12.02.21)
Her sabah hazırlanıp işe gitmenin kadar iğrenç ve acı verici olduğunu bildiğim için zerre şikayetim yok bu durumdan. Yasaklar bitip de rahat rahat dolaşmaya başladığımız zaman home-office olayı çok daha iyi olacak. Şu an tek sıkıntı akşam işi bitirdikten sonra yapacak bir şeyin, gidecek bir yerin olmaması.
0
synesthesia
(12.02.21)
bozulmaması için bilinçli çaba sarf ediyorum. :) daha doğrusu, bozulma seviyesini asgari seviyede tutmaya çalışıyorum. her ne kadar evde vakit geçirmeyi seven biri olsam da, ben de iş ve ev ortamlarının ayrı olmasını tercih eden insanlardanım. kafeler açık olsa bu kadar zorlanmazdım, bir yandan yiyip içerek saatlerce çalışabiliyordum çünkü. aynı zamanda bir iki insan yüzü görmek, dışarıda hayata karışmış olmak da iyi geliyordu.

bu yeni düzen bakımından, sürekli verimli olmaya çalışmak bana çok yorucu geliyor. buna harcanan çabanın kendisi, işin kendisinden de zorlayıcı. bu açıdan kendimi çok sıkıştırmamaya çalışıyorum ama bir yandan da uzun süreler verimli olmamı gerektiren bir işim var; o yüzden sıkışmışlık hissinden kurtulamıyorum. :) yalnız yaşıyorum ve kendimle keyifli vakit geçirebilen biriyim. düzenli spor yapıyorum, enstrüman çalıyorum, bol bol okuyorum çiziyorum vs. ancak sevgilim olsaydı ve en azından hafta sonlarını onunla birlikte vakit geçirerek ve bir şeyler paylaşarak değerlendirebilseydim, hafta içi iş günleri daha verimli olabilirdi benim açımdan, bir ihtimal. :)

ha şu da var, çok sıkıldığımdan yola çıkarak özellikle sosyal medya bazında abuk subuk insanlarla vakit geçirmeye de çalışmıyorum. enerjimi pozitif ve hayat kalitesini yüksek tutmaya çalışan, buna özen gösteren insanlara yöneltemiyorsam, tek başına vakit geçirmeyi her türlü tercih ediyorum. ötekisi psikolojiyi daha da bozuyor bence. ^^
0
brena
(12.02.21)
(12)

saat tavsiyesi

baldur2
hem gunluk hem de formal ortamlara uygun kacabilecek tissot, seiko, orient, citizen, hamilton bandinda hangi modelleri onerirsiniz? hakikaten soyle klas bir saat olabilirse muthis olur.
hem gunluk hem de formal ortamlara uygun kacabilecek tissot, seiko, orient, citizen, hamilton bandinda hangi modelleri onerirsiniz? hakikaten soyle klas bir saat olabilirse muthis olur.
0
baldur2
(08.02.21)
bütçe nedir?
0
rentts
(08.02.21)
seiko presage kullanıyorum deri kayışlı. çok memnunum
0
kisa
(08.02.21)
frederique costant öneririm, her bütçeye uygun güzel saatleri var.
0
Bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte
(08.02.21)
@rentts
4-5 bin liraya kadar cikabilirim.
@kisa
hangi model kanka.
0
🌸baldur2
(08.02.21)
Ben nedense armani saatleri çok beğeniyorum. Tam söylediğin kullanıma uygun gibi geliyor.
Misal: www.saatvesaat.com.tr ya da www.saatvesaat.com.tr
0
pandispanya
(08.02.21)
www.saatvesaat.com.tr

Lütfen asla ama asla işi saat olmayan markadan saat almayın. Armani, polo, diesel, guess, tommy vs vs.

Bahsettikleriniz hepsi iyi markalar. Benim tavsiyem otomatik bir saat almaniz, ozellikle o fiyatlara çıkmısken.
Buna ek olarak da spor tarzi casio gshock alin kafaniz rahat olsun. Ya da bir adet seiko 5 nato kayis ile.
0
logisticsmanager
(08.02.21)
wainer bak ben memnunum. hatta deri kayışı değiştirip silikon takınca daha bi memnun oldum.
0
erty_ksk
(08.02.21)
@bu yol; casio saat markasi, üretimini nerede yaptığının önemi yok. Ben de amerikan firmasinda calisiyorum ama ürünler Filipinler ve Asya'da yapiliyor. Ama kimse de gidip markamizi bu sebepten kötülemiyor. Çünkü üretim kendimizin, dizayn kendimizin, icindekilerin tasarımı vs kendimizin.

Moda markalari saatin üstüne sadece marka yapistirip geciyor. Misal armani, kors, marc jacobs, diesel vs saatler fossil tarafindan uretiliyor. Bunlara marka icin para vermek yerine fossil almayi tercih ederim. Ki casionun kendi fabrikasinda üretmesi ile moda markalarinin fason urettirmesi sizce ayni sey mi?

Bir de casionun farki surada; malzeme bulmasi, tamir ettirmesi vs hepsinden daha kolay, gshock oldugu icin zarar görmesi çok zor. Ama aramizda armani saat 5 yil hic sıkıntı cikarmaz diyebilecek var mi? Ya da sıkıntı olsa hemen yetkili armani servisi var mi?
Yani 5 bin lira para verilecekse armaniye degil seiko presage'a verilir.
Ha gene de kişinin kendi tercihi, 5bin liraya armani de alinabilir.
0
logisticsmanager
(08.02.21)
@logisticsmanager;

daha detaylı anlatmam gerekirse, kullanılan mekanizma eta, bu mekanizma ünlü saat markalarının replikalarında ve saymış olduğun markalarda kullanılan bir mekanizma.
tek bir farkla, aynı eta üst segment saatler için 2824-2 üretiyor, bu mekanizmayı isviçreli ünlü saat markalarının çoğu kullanıyor.

O almayın dediğiniz markalar da eta kullanıyor casio'da eta kullanıyor. Bir fark yok. casio g-shock ile armaniyi kıyaslamak ise tamamen jeep ile binek arabayı kıyaslamak gibi. Çünkü g-shock zaten dayanıklı bir saat, armani'nin ise o segmentte ürettiği bir saat yok çünkü müşteri profili tamamen farklı.

Aynı segment saat üretse kıyaslama mantıklı olabilir ama şu durumda elma ile armut gibi kalıyor bu kıyas. mekanik bir saat alınmayacaksa casio ile armani'nin arasında bir fark yok. ikisinin mekanizması da aynı üretim yeri de aynı.
0
Bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte
(08.02.21)
birfincankahvedahaisteyenadam
(08.02.21)
Teknik olaylarından pek anlamıyorum ama kullanıcı olarak yeri gelmişken belirtmek isterim. Başlangıçta biz de misalen Armani’ye önyargılı bakıyorduk. Şu an eşimin 5-6, benim de 2 tane bu marka saatimiz var. En eskisi 9-10 yıllık, en yenisi de 4-5 yıllık. Şu ana kadar kayış problemi dışında hiçbir problem yaşamadık ikimiz de. Kayış için de saat&saate gönderdik, yenileyip gönderdiler. Lacoste’dan ayakkabı almak gibi facia bir durum olduğunu düşünmüyorum :D Dediğim gibi, mekanikten anlamam ama kullanıcı tecrübem bu şekilde.
0
pandispanya
(08.02.21)
5 bin bütçe varsa bu Saydığın Markalardan en ıyisi hamilton modelde verecek olursam intramatic
0
all girls dream
(08.02.21)
(3)

Çalışma saatleri

ırene adler
>>>Selamlar, aşağıdaki çalışma saatleri ile ilgili açıklamadan ne anlıyorsunuz?----Available to work 40 hours/week (full-time job), including weekends (approximately three hours per day)40 saate ek olarak mı haftasonu 3'er saat çalışma var? 7 gün mü çalışılacak?
>>>Selamlar, aşağıdaki çalışma saatleri ile ilgili açıklamadan ne anlıyorsunuz?



----Available to work 40 hours/week (full-time job), including weekends (approximately three hours per day)


40 saate ek olarak mı haftasonu 3'er saat çalışma var? 7 gün mü çalışılacak?
0
ırene adler
(08.02.21)
Ben hafa sonları da günlük yaklaşık 3 saatlik çalışma süresinin haftalık total 40 saate dahil olduğunu anlıyorum.
0
pandispanya
(08.02.21)
Haftasonu günlük 3er saat calisma dahil 40 saat.
0
logisticsmanager
(08.02.21)
İlani yazan firma native ise herkese katiliyorum. Turk ise bi sormak lazim
0
Anjelik
(08.02.21)
(18)

Mühendisin Araba Alamaması

yanqoue
28 yaşındayım, ayıptır söylemesi 12 bin TL civarı bir gelirim var, yeni yeni bu paraları kazanmaya başladım, dolayısıyla birikim yapıp araba almayı kafaya koydum. Geçtiğimiz ay 7 bin kenara ayırarak başladım diyebilirim.Ama arkadaşlar umudum yok :(İhtiyaçlardan kesmeden ayda 7 bin TL atabiliyorum ke
28 yaşındayım, ayıptır söylemesi 12 bin TL civarı bir gelirim var, yeni yeni bu paraları kazanmaya başladım, dolayısıyla birikim yapıp araba almayı kafaya koydum. Geçtiğimiz ay 7 bin kenara ayırarak başladım diyebilirim.

Ama arkadaşlar umudum yok :(

İhtiyaçlardan kesmeden ayda 7 bin TL atabiliyorum kenara ama hesabını yaptığımda 2 veya 3 sene sonra belki düzgün bir araba alabileceğim. Bu ülke nasıl bu hale gelebildi? Geleceğe dair hiçbir umudum yok. Ortalamanın üzerinde kazanıyorum ama borç altına girmeden ve ot gibi yaşamayı kabullenmeden ev/araba almak imkansız hale geldi. Fazla mı karamsarım?
0
yanqoue
(07.02.21)
eğer işin ve gelir modelinde bir değişiklik yapmayacaksan arabayı hemen alıp borçlan. min 3-4 yıl ot gibi bir hayatın olacak. araban olacak ama gezemeyeceksin. ayrıca onunda sigortasi, mtv, muayenesi, bakımı gibi giderlerin olacak yapacak birşey yok ortadoğu burası.

ya bu deveyi güdersin yada bu diyardan gidersin koçero.
0
paudi
(07.02.21)
Normal vatandasin alacagi araba fiyatlari ev fiyatlarina gelince sifir arabayi kredisiz almak imkansiz hale geldi. 2-3 sene iyimser bi tahmin olmus bence.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(07.02.21)
ben 33 yasimda senin gelirine gelebildim ilk kez ve maalesef cok haklisin. benim de umduum yok. hicbisey birikmiyor bu ulkede, arabayi gectim bir macbook, iphone bile alamiyoruz. fazla karamsar degilsin. burasi ortadogu yorumuna katiliyorum.
0
camene87
(07.02.21)
bir süre daha para biriktir bu sürede parayı değerlendirebileceğin yatırım yöntemleri bul fon olur borsa olur. araba fiyatları da düşüşte gibi sanki. bir de maaş bu seviyeye yükselene kadar kazanılan para nerde merak eden olabilir. birden 12 k ise sakin kalmakta fayda var.
0
andlee
(07.02.21)
İstediğiniz bir modelin bulunduğunuz bölgedeki en büyük bayilerinden birine gidip konuştunuz mu hiç? İlk defa araç alacak insanlar çat diye parayı masaya koymuyor mesela. Durumunuzu anlatıp gelirinizi falan anlatın. Köşede 50-75bin cash varsa, geri kalanı taksitli, faizsiz kredili falan ayarlanabilir. 400-500binlik araçsa bilemem ama en azından %50’lik dilimdeki max fiyatlı (231bin) aracı alabilirsiniz gibi duruyor
0
avatar is back
(07.02.21)
Welcome to Middle East. Deve gütme yorumuna +1
0
lion de la Turquie
(07.02.21)
Şimdi iki sıkıntı var.
1- Şu an ki piyasaya göre 12 bin TL ayıptır söylemesi denilecek bir para değil. Yani kaba bi hesapla aslıda 4-5 bin bir para bu.

2- Tüm fiyatlar yüksek. Başkasını 3 haneli bir rakama alabildiği şeyleri biz 4 haneli rakamlarla alıyoruz.

Çözüm olarak faizsiz krediler veriyorlar firmalar onlara bak ama senin 2 katından fazla bir maaş alıyorum fakat bu paraları bu arabalara vermem. Gereksiz şişirme fiyatlar.
0
infernalcadre
(07.02.21)
çok fakiriz alım gücü de düşük ülkede buna lafım yok. ama neden araba almak? herkes neden araba almaya çalışıyor veya zenginiliği/alım gücünü arabayla ölçüyor anlayamıyorum.

süt olmuş 10 lira o da yağı alınmış, günlük demesine rağmen bi hafta raf ömürlü dandik bişey.
yani yaşam kalitemizi düşüren çok fazla şey varken zengini fakiri genci yaşlısı herkesin araba sevdasında (sanki çok kullanışlı bir karayolu alt yapısı, iyi sürücüler ve makul benzin ücretleri varmışçasına) olmasını anlamıyorum....

kusurabakma kardeş : ) elemimi kederimi sana kustum.

ama bence başlık mühendisin niye araba alması falan olmalıydı. veya herkesin niye araba almaya çalışması.şimdi takvim gazetesi gibi olmayayım da herkesin bi de birinci el araba almaya kasmasına akıl sır erdiremiyorum. evet tabiiki çalışan insanın hakkıdır, evet ülke fakir ondan alamıyoruz bunlara lafım yok.

yani komik geliyor 28 yaşında insanın hayaline bak ev alam beton alam, araba alam.



neyse umudu kesme, ya enflasyon oranları böyle kalmaz, ufak ufak biriktirir alırsın. ya da enflasyon hep böyle gider, komple batarız bi kaç seneye sen de işinde gücünde insansın kaçar bi yere kurtulursun heralde.
0
rewlack
(07.02.21)
5 senelik birikiminle alırsın. Bu Türkiye için normal süre. Aslında kredi çekip de alırsın şimdi. O zaman ödeme süren 10 yılı bulabilir.

Araba bir ihtiyaç. Bence lüks falan değil. Özellikle sabah işe giderken toplu taşıma eziyet.
0
horowitz
(08.02.21)
Araba bir ihtiyaç ve fakir ülkelerde ya da zengin ülkede şehrin içinde yaşayıp "yaaaa niden araba kullaniyorsun nolcak 20km bisikletle gitsen" diyen tipler tarafından tartisiliyor. Onun dışında arabanın verdiği özgürlüğü veren birşey yok. Bugün hic plan yapmadan arabaya atlayıp bir yere gidebilirim, bu farkli birşey. Telefon, araba, bilgisayar gibi şeyleri tartisilmasi bile komik.

Senin dediklerinde malesef haklısın ama yapacak birşey yok. Kredi cekip ödemek en mantıklısı ve belli miktara düşük faiz vs veren araç firmalari oluyor onlara bakabilirsin. Ya da fiyatlarin birgün düşeceğine inancin varsa parani yatirimda kullanirsin ve o sürede gerektiğinde araç kiralayarak halledersin.

Bu arada malesef aldığın para gercek enflasyona göre 5 sene öncesinin 5-6 bin lirası. O zaman da o paralara alinamiyordu araba zaten.
0
logisticsmanager
(08.02.21)
@rewlack

Bahsettiğin konu aslında enflasyonla ilgili ekonomik bir fenomen. Uzun yıllar parası değer kaybetmiş ülkelerde insanlar elleri ile tutabileceği gözleri ile görebilecekleri yatırımlara yönelirler. Araba gibi ev gibi. Herkes sıfır araba almak zorunda değil. Fakat sıfır araba alacak birileri varsa bunun da devlet yetkilileri, mafya patronları ve hükümete yakın iş yapan müteahhitler yerine genç mühendisler olduğu bir dünya görürüz inşallah.
0
twelfth
(08.02.21)
Cunku bi 5sene oncesine kadar hem döviz ucuzdu hem de krediler. Çevreme bakıyordum bankacılar vs bmw 3 serisi passat kaynıyodu etraf. Çek uygun krediyi seniçok etkilemeden al geç. Şimdi öyle değil maalesef, bol para basılan dönemde millet iyi alıştı bunlara ama artık devir değişti. Sen kendini Almanya , Amerikayla karşılaştırma, gelişmekte olan ülkeler klasmanındayız neler onlar mesela Güney Afrika, Brezilya, Hindistan, Romanya gibi ülkeler. Bunlardaki mühendislerle karşılaştırmamız lazım orda yanlış yapıyoruz. Ekstradan enflasyon denen bi gerçeğimiz var ki dünyada en üst sıralardayız...
0
solenkol
(08.02.21)
bu carki kirabilmenin tek yolu, birikim yapip, o birikimlerle yatirim/girisim yapip daha az vergi veren tarafa gecmek.

yoksa cok fantastik maaslar alsan bile gun sonunda kendinden cok baskalarini mutlu edecersin
0
foster
(08.02.21)
kardeş hangi arabayı istiyorsun da ayda 7 bin tl kenara koyup yine de alamıyorsun? elinde 30-40 bin peşinat olacak, sonra 2-3 sene vadeli krediye girip 100-150 bin bandında bir araç alacaksın işte. araba fiyatları yüksek evet ama biraz kafayı değiştir derim bu noktada. küçüğü beğenmezsen büyüğe asla ulaşamayacaksın bu gidişle. küçükten başlayacak, sonra borcu bitince büyüteceksin.
0
roket adam
(08.02.21)
ilk araba zordur haklısın
sonra satıp üstüne koya koya gidersin.

ilk araba için freelance iş miş yapıp toplu ödeme almak en kestirme yol
ben öyle yapmıştım.
0
summatinyourteeth
(08.02.21)
Başlık yanlış olmuş, doğrusu "mühendisin bir aylık maaşıyla araba alamaması" olacak.
0
alfred
(08.02.21)
maaşlı işle lux araba almak zor

ucuz araba alıp, birikim yapmak daha mantıklı
0
bir soru sorcam
(08.02.21)
15 bin dolara 2016 grand cheeroke aldim, 28 yasinda yolun basinda, edirnenin otesinde bi hayata bakmanizi oneririm
0
cairo
(08.02.21)
(4)

yurtdışından ps5 ile ilgili

uuth
selamlar, almanya'da kuzenim var, para gönderip ona aldırsam, o da şahsen bana fedex, dhl vb gibi bir şirket ile yollasa hediye mahiyetinde gümrükte problem çıkar mı vergi vesaire?
selamlar, almanya'da kuzenim var, para gönderip ona aldırsam, o da şahsen bana fedex, dhl vb gibi bir şirket ile yollasa hediye mahiyetinde gümrükte problem çıkar mı vergi vesaire?
0
uuth
(07.02.21)
Çıkar. Vergi odetirler. Hediye vs yok artık gümrükte, 1 dolar bile olsa gene odetirler hele ps5.
0
logisticsmanager
(07.02.21)
peki yurtdışına çıkan sürücülerimiz var şirkette, dönüşte onlar getirse?
0
🌸uuth
(07.02.21)
Bir tane getirebilirler. Yani uçakta böyle, normal bir araç ile de sıkıntı olacağını sanmam ki gümrük mevzuatinda da 1 tane diye yazıyor olmasi lazim.
0
logisticsmanager
(07.02.21)
Şu an Almanya'da da stok sıkıntısı var gerçi ama stok geldiğinde şirkettekiler getirebilir. Kutusu biraz büyük yalnız. Ona göre valizde getirilecekse büyük valizle gitmekte fayda var.
0
himmet dayi
(07.02.21)
(3)

Yorumları dinlenebilen akpartili gazeteciler, yorumcular

avatar is back
Benim aklıma kimse gelmiyor ama bu siyasi çekişmede tek taraftan izlemek çok yorucu olabiliyor. Fatih altaylının programında faruk acar diye biri var çok saygılı ve mantıklı biri olduğu için izliyorum.Böyle başka birileri de var mı?
Benim aklıma kimse gelmiyor ama bu siyasi çekişmede tek taraftan izlemek çok yorucu olabiliyor. Fatih altaylının programında faruk acar diye biri var çok saygılı ve mantıklı biri olduğu için izliyorum.

Böyle başka birileri de var mı?
0
avatar is back
(05.02.21)
Cuneyt Ozdemir
Gecen youtube canli yayinini gordum de tikladim ne diyor Bogazici konusunda diye. Adam kendini cumhurbaskani danismani zannediyor resmen, siz bunlari bilmezsiniz, ben laik camianin icini bilirim, Bogazici olayinda soyle davranin soyle yapin diye tavsiye veriyor saraya. Bildigin muhbir olmus. Muhalefet bu gosteriler icin ellerini avusturuyormus, muhalefet pusuya yatmis, Bogazici olayi ile kendine prim yapacakmis, bu oyuna gelmeyin diyor saraya. 2 dakika dinledim bogure bogure kusuyordum. Cuneyt varken baska akpli aramayin
0
neverletyougodown
(05.02.21)
Bir insanın 2021 yılında hem malum partili hem dinlenebilir olmasının imkanı yok. Ilk 5 yıl 10 yıl hadi neyse ama 2021 yılında. Aynısını viktor orba', trump, putin destekcileri icin de düşünüyorum. Oturup dinlenebilecek nokta geçildi.
0
logisticsmanager
(05.02.21)
dinlenebilir olanları kovaladılar. benim de aklıma kimse gelmiyor. takvim gastesi ankara temsilcisi vardı. zafer şahin . o olabilir bak... şaka şaka...
0
alicandan
(06.02.21)
(6)

Seboreik dermatit "cilt"

JusticeBooster
Merhaba, aşağıda birisi sorunca sormak istedim.Head and shoulders clinical strength aldım. Saçımdaki dökülmeyi yüzde yüz bitirdi ama yüzümdeki ve kulaklarımdaki dökülmeye ve kaşınmaya hala çözüm bulamadım. Kullanıp da memnun kaldığınız bir krem veya ilaç var mı? Teşekkür ederim.
Merhaba, aşağıda birisi sorunca sormak istedim.
Head and shoulders clinical strength aldım. Saçımdaki dökülmeyi yüzde yüz bitirdi ama yüzümdeki ve kulaklarımdaki dökülmeye ve kaşınmaya hala çözüm bulamadım. Kullanıp da memnun kaldığınız bir krem veya ilaç var mı?

Teşekkür ederim.
0
JusticeBooster
(04.02.21)
Şundan çok memnun kaldım ben www.amazon.com.tr
0
roket adam
(04.02.21)
roket adam +1

ayrıca şu ürün de iş yapar ;

www.hepsiburada.com

aslında bulabilirsen bu işin en iyisi sebclair ama satılmıyor türkiye de. yurtdışından gelen falan olur ise aldır bir dene derim ;

www.eczaonline.com
0
delidir yakalayin
(04.02.21)
Elidel
0
dreamsandcolours
(04.02.21)
coresatin. (git: www.dogalyontemler.com) sarı renkli olan.. artık kavanoz şekklinde satılıyor sanırım.
0
jepa
(04.02.21)
Sebclair ama Türkiye'de yok. Yalniz sebclair krem, her gün kullanmıyorum da cok azmissa sürüyorum.

Onun dışında bioderma, noreva vs bir sürü şirketin "ds" ürünleri var, bunlar seboreik dermatit icin. Bana göre cogu ayni hangisini bulursan; losyonları günlük icin daha iyi bence.
0
logisticsmanager
(05.02.21)
m-furo solusyon. şu: (git: prospektus.co )
0
vampir akrep
(05.02.21)
(11)

İzmir'de hangi semtte ev alınır?

anahtarr
İzmir'de oturmalık(yatırım değil) ev alacak olsanız nereden ev almak istersiniz?
İzmir'de oturmalık(yatırım değil) ev alacak olsanız nereden ev almak istersiniz?
0
anahtarr
(03.02.21)
Bostanli.
Balçova.
0
logisticsmanager
(03.02.21)
Bostanli'nin belli bir yerinden sonrasi ve mavisehir asla... Yagmurdan nefret edersiniz. Karsiyaka tarafi olabilir.
0
invictae
(03.02.21)
İş yeri nerede ? Nereye gidip geleceksiniz ? önemli soru bu bence.
Lokasyonunuzun yakınlığına göre ;
- Güzelbahçe
- Balçova
- Bostanlı
- Yeni Foça
0
tss
(03.02.21)
Bostanlı +1
0
himmet dayi
(03.02.21)
Oturmalık Güzelbahçe
Yatırım Gaziemir
0
false pretension
(03.02.21)
Karşıyaka, Bornova, Hatay, Göztepe, Balçova İzmir denilince akla gelen yerler herkes kendi sevdiği yeri yazıcak doğal olarak hepsinin bi artısı eksisi var.

Deprem mevzusundan sonra Hatay hem merkezi hem de sağlam olarak güzel gelmeye başladı benim gözüme ama park yersizlikten saçlarınız dökülür.

Herkesin bayıldığı Karşıyaka'da üzerine para verseler oturmam mesela.
0
hedep
(03.02.21)
sahil evleri
0
brakgn
(03.02.21)
hatay kesinlikle. özellikle inönü caddesine yakın olan tarafları. metro dibinde olur, her yere ulaşım rahat. murat reis mahallesi buna bir örnek. en son olan 4 ile 5 arası depremleri hiç hissetmedik bile. büyük depremde hafif ile şiddetli arasında giden bir sarsıntı (çok kısa sürdü) oldu sadece. 99 istanbul depremini yaşamış biri olarak kesinlikle hatay diyorum. :) park yeri sorunu saç baş yoldurur fakat artıları yüzünden buna değer.
0
veri
(03.02.21)
Hayalim üçyol metro civarında deniz gören yaşlı olmayan bir evde oturmak.
Park sorunu hayallere dahil değildir..
0
kanlakarisikyagmur
(03.02.21)
karşıyaka
0
mikahakkinen
(03.02.21)
@kanlakarisikyagmur +11111

bayılıyorum o bölgenin yokuşlu yapısına ve denize sıfır olmasına. park tabi inanılmaz zor bir mevzu ve sürekli keşmekeş hakim, fakat yine de mütttthiş konum.

onun haricinde Karşıyaka İzmir’den bağımsız gibi zaten. Bostanlı falan başka yer gibi, yaşamak için en ideal yer kuşkusuz Bostanlı ama ev fiyatları uçuk haliyle.
0
garavel
(03.02.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.