Giriş
(4)

yurtdisina cikis yasagi yurtdisi oturumlulari da kapsiyor mu?

chezidek
`türk pasaportunu eleştirenlere ceza verilmesi` hadisesini gorunce aklima geldi, hep merak ettigim bir konudur.diyelim ki yurtdisinda yasal olarak calisiyoruz. oturum moturum her sey tam, ikametgah da orada gozukuyor. turkiye'ye tatile geldik. bu sekilde bi' b.klar oldu, boyle bir ceza aldik mesela.
türk pasaportunu eleştirenlere ceza verilmesi hadisesini gorunce aklima geldi, hep merak ettigim bir konudur.

diyelim ki yurtdisinda yasal olarak calisiyoruz. oturum moturum her sey tam, ikametgah da orada gozukuyor.

turkiye'ye tatile geldik. bu sekilde bi' b.klar oldu, boyle bir ceza aldik mesela. n'apiyoruz? turkiye'den cikamiyo' muyuz bildigin? e yasadigimiz ulkeye donup ise gidemeyecek miyiz?
0
chezidek
(28.04.21)
Çıkamazsın ve gidemezsin tabii ki. Çıkış yasağı bunun için zaten. Yasal olarak başka ülkede oturumun olsa bile tc vatandaşısın ve tc pasaportuna tabiisin.

Bu arada buonosdias'ın yolladığı link, yabancı pasaportu olup trde ikamet izni olanlarla alakalı, bununla ilgisi yok.
0
roket adam
(28.04.21)
kalıcı oturum, vatandaşlık, öğrencilik veya iş durumuna bağlı geçici oturum gibi durumlarda gidebiliyorsunuz.
ancak çıkış yasağı başka bişey. bu ülkenin vatandaşı olarak ülkenin sana uygun gördüğü bir ceza/yaptırım oluyor bu. çıkamazsın.
khk'Lı akademisyenleri düşünün.

EDİT: NŞA'da demek istedim. ben kötü cevaplamışım. pandemi yasaklarına gitti aklım. sonradan idrak etmişim ne sorulduğunu.
bu çocukların oturumu olsaydı bile gidemezlerdi.
ancak 2. vatandaşlık varsa gidilir. veya pek çok kişinin yaptığı gibi sığınmacı falan olunabilir yasağınız kalıcı hale gelirse.
0
rewlack
(28.04.21)
@rewlack: abi cikis yasagi nasil baska bi' sey oluyor? tam anlamadim. hem gidebilirsin diyosun, hem cikamazsin diyosun :D
---

celiskili cevaplar var ama herkese tik atiyorum, farazi sormustum zaten ama cok sacma durumlar. neyse.
0
🌸chezidek
(28.04.21)
Khkli akademisyenler+1
Insanlara eziyet etme yollarından biri. Burada is buldurtmuyorsun, oraya gitmelerine izin vermiyorsun. Ac kal diyorsun.

Ben size şöyle diyeyim; bir tanidigim(ayni sirkette calisiyoruz) v;arNorveç vatandasi turk/kurt. Facebook paylasimlarinda Türkiye/erdogan/kurt/pkk alakali seyleri var(mis). Türkiye'ye babasi hastalanip geldiğinde havalimaninda tutuklanmis, orada havalimani yakininda yabancilarin tutuldugu yerde iki hafta tutulmuş, yurtdisi cikis yasagi verilmis vs. Sonunda sirket devreye girince vs cikarildi, ceza vs yok sonuçta sosyal medya paylasimi. Ama kendisi gibi arkasinda yabanci şirket olmayip bu durumda kalan gariban çok. O yüzden sasirmamak lazim boyle şeylere.
0
logisticsmanager
(28.04.21)
(9)

Oyun mouse'lari ile yarıyor mu?

Mehmet Ersoz
dandik bir mouse'um var. Acaba oyun mouselarına göre performans kaybım oluyor mudur? mesela cs:go için?oyun mouselarına baktım 750 liraya bile mouse var. bunlar gerçekten işe yarıyor mu?
dandik bir mouse'um var. Acaba oyun mouselarına göre performans kaybım oluyor mudur? mesela cs:go için?

oyun mouselarına baktım 750 liraya bile mouse var. bunlar gerçekten işe yarıyor mu?
0
Mehmet Ersoz
(26.04.21)
csgo için normal birisine çok farkedeceğini sanmıyorum biraz kaliteli bişey olsa iş görür, diğer türlü üstünde bir sürü tuş olmasının fayda sağlayacağı oyunlar var işe yarıyor.
0
nahtoderfahrung
(26.04.21)
Tabi ki fark olur ancak CS:GO için (sadece eğlencesine oynadığınızı varsayarak) o kadara gerek yok bence. Konuşmak için Discord kullanmıyorsanız mouse üzerinde bi tuşu mikrofona atarsınız, yeter. Ben Bloody A9 kullanıyorum, yetiyor.

Ek olarak CS:GO için kulaklığı daha çok önemserim ben.

Edit: 750'ye gerek yok dedim de benim kullandığım model için bile 450 TL gibi bir fiyat gördüm, ben aldığımda 160 lira mıydı neydi... Fiyatların uçtuğunu hesaba katmamışım.
0
infernal majesty
(26.04.21)
Düzgün bi sensörlü mouse çok işe yarar. Logitech g102 başlangıç için fiyat/performans olarak iyi. Eliniz çok büyük değilse denenebilir
0
glamdr1ng
(26.04.21)
seneler seneler seneler önce dapdandik bir fare kullanırken hem oyun hem de proje çizimleri için gidip a4 tech X7 almıştım. takıp da battlefield 2 açtığımda "vay babayun kemüğüne biz yaşamıyomuşuk layn" demiştim, evet aynen bu şive ile :) çalışırken de bayağı rahatlatmıştı.

750 tl ye olan mouseları bilemem ama oyun oynayan biri için 200 - 250 tl aralığında bir mouse gayet iyi idare eder.
0
issiz karga
(26.04.21)
Is icin logitech g603, oyun oynarken razer viper mini var.
Komik ama razer burada daha pahaliydi logitechten.
Türkiye'de tam tersi; razer 350 lira logitech 540.

Razer ile oynarken cok cok daha rahat ve hafif oluyor. Belli yani fark var.
0
logisticsmanager
(26.04.21)
Logitech G300S öneririm. 150 lira civarında. 2500 dpi ve oldukça kullanışlı. Yıllardır kullanıyorum. Geçenlerde bozuldu aynısından bir tane daha aldım. Süper mouse.
0
himmet dayi
(26.04.21)
oyunda genel olarak başarısızsan mouse ile ekstra başarı beklemeye gerek yok.
0
sutlu nescafe
(26.04.21)
şu an kullandığım fare "razer basilisk x hyperspeed". Oyun öncelikli düşünerek almadım. Önceliğim; kablosuz, biraz büyük ve kolay bozulmayacak bir şeydi. Doğal olarak hep logitech akla geliyor ama istediğim tarzdakilerin fiyatları el yakıyor. Senelerce TRUST marka fareler kullandım, hatta en rahat kullandığım fare TRUST diyebilirim ama aletler dayanıksız, en iyisi 2 sene dayandı. Dedim "ucuz diye aldığım bu kaçıncı TRUST? Artık daha kaliteli bir şey almalıyım" ancak Logitech'e o paraları vermeye elim gitmedi ve "razer basilisk x hyperspeed" ile yoluma devam ediyorum. razer'a geçince kalite farkı hemen belli oluyor ama benim gibi sıradan oyuncu için kullanım farkı yok gibi.
0
late viper
(27.04.21)
Excelde bile ise yarar
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(27.04.21)
(27)

tam kapanma sizi gercekten mutlu etti mi?

bollocks44
ben serbest calisan bir baska deyisle projeden projeye calisan ve bu sekilde para kazanip yasamaya calisan bir bireyim.10 mayis - 10 haziran tarihleri arasinda calisip tamamlayacagim bir is vardi, bu kapanma ile birlikte proje iptal oldu. kapanma sonrasi projenin devam etme gibi bir durumu yok, bir
ben serbest calisan bir baska deyisle projeden projeye calisan ve bu sekilde para kazanip yasamaya calisan bir bireyim.

10 mayis - 10 haziran tarihleri arasinda calisip tamamlayacagim bir is vardi, bu kapanma ile birlikte proje iptal oldu.

kapanma sonrasi projenin devam etme gibi bir durumu yok, bir sonraki faz'a atlanacak direkt. projenin turkiye ayagi tamamen iptal oldu yani.

3000 euro civari kazanacagim paradan olmus oldum. belki covid'den olmeyecegim ama acliktan olecegim. bu parayla 4 aydir odeyemedigim birikmis kiralarimi, kredi ve kyk kredi taksitlerimi, kredi karti borclarimi odeyecektim. simdi hicbirini odeme sansim kalmadi. boyle bir is senede bir kere, sansliysam iki kere denk geliyordu. yani yil boyunca benzer isler yapip cebime yuz binleri koymuyordum.

oh, sonunda kapandik cok iyi oldu diye dusunenler kendi rasyonel dogrulari cercevesinde mi yorum yapiyorlar yoksa calismadigi takdirde eline para gecmeyecek insanlari da dusunerek mi? zira az once cumhurbaskani tam x y z disindaki tum sektorler faaliyetlerine ara verecekler dedi, e peki para? maaslarini alacak mi bu insanlar? hayir.
0
bollocks44
(26.04.21)
Onu arkasi dusunulmeden alinmis kararlar. Cep delik cepken delik, keyfimiz pasada yok.
0
brkylmz
(26.04.21)
başka türlü bu işin çözülmesi imkansız. birileri öleceğine birileri aç kalsın daha iyi modunda devlet. doğruluğu tartışılır tabii kişiden kişiye ama ben doğru buluyorum. pandemi 1.5 senedir devam ediyor, geçen yıl nisanda belki evet ciddi bir problem yarattı ama 1.5 sene geçtikten sonra herkes artık maddi durumunu böyle kararlar olursa ne yaparım diye ayarlamalıydı.

hindistan olmaya gidiyorduk yani. ha hükümetin yaptığı şeyler doğru mu genel olarak yanlış, kongreler, vesaire şu bu. onu da ayrıca sorgulamak lazım tabii ki. ama devlet yapamadı da halk çok mu ayak uydurdu. bayramlaşmalar olsaydı ne hale gelecektik kim bilir. millet namaza gidiyor hala resmen.
0
roket adam
(26.04.21)
ya çok temel bir şeyi yapamadı devlet,

süphelendiğine test yap,
pozitif çıkanı kontrol et,

bunu yapamadı devlet. yok yani. bunu kontrol edemedi. o sebeple hayır tam kapanma falan kimseyi mutlu etmez.
0
duyurukullanıcısı
(26.04.21)
hayır etmedi. beni iş olarak etkileyen bir durum yok neyse ki, hatta o anlamda avantajlıyım bile diyebilirim.

ama mesai saatlerim ve yasak saatlerinin saçmalığı yüzünden sevdiğim insanları aylardır göremiyorum, bir ay daha eklendi durduk yere.

açlıktan değil ama hasretimden öleceğim galiba.
0
south park in kapusonlu uyesi
(26.04.21)
Tam kapatma var ama destek para vs yok. Aşılama olmadığı sürece faydasız bi olay. Nereden baksan sıkıntılı bi süreç olacak
0
Take it away honey
(26.04.21)
benim kardesim bir patron sirketinde calisiyordu, 3 haftalik kesinti olacakmis maaslarindan. ne anladik bu kapanma isinden simdi?
0
🌸bollocks44
(26.04.21)
tam kapanma isteyenler ya 25 yas alti kesim, ya normalde de evden cikmayan sosyal hayati olmadan mutlu olan insanlar ya da parasi pulu olup bahceli evlerde falan yasayanlar bana kalirsa. milletin sagligindan cok turizm dusunulerek verilmis bi karar ayrica. hazirandan eylul ayina kadar rahat oluruz cunku tatil zamani para girmesi lazim, otellerin dolmasi lazim. sonra yine eve kapaninlar baslar. bunun sonu yok ben anlamsiz buldum karari. evde kaldigimizla kalicaz - psikoloji bozulacak, millet haziran itibariyle borc icinde yuzecek - sonunda da bi sey degismeyecek
0
Kittie
(26.04.21)
Oyunda pausea bastık. 17 Mayıs'ta yasaklar bitecek 10 Haziran'da yine aynı vaka sayıları.
0
sumuklurakun
(26.04.21)
Beni mutlu etti. Maaş desteği alamayacak olanlar için elbette kötü ama okumuşu da okumamışı da cahil ülkemde insanların zorla evine sokulması gerekiyordu.
0
ruhen hastayim ben
(26.04.21)
Çevremde o kadar çok vaka duyuyorum ki (kendim de dahil, şu anda Corona hastasıyım) ve içlerinde o kadar ağır geçirenler var ki bu gidişe bir şekilde müdahale edilmesi gerekiyordu.

Serbest bırakınca herkes suyunu çıkarıyor. Evet insanlar maddi olarak çok etkileniyor ve buna da bir çözüm bulunması gerekiyor ama önlem alınması şarttı.
0
fraise
(26.04.21)
değişen bir şey olmadı bana eyds vardı o ertelendi kötü oldu. mutlu yada mutsuz bir hissim yok
0
basond
(26.04.21)
Kapanmanin uygun bir karar oldugunu dusunuyorum.


Fakaaat... Hicbir destek paketi aciklanmadi. Hos aciklansa da guzel ve yalniz ulkemizin halka, esnafa olan destegini(!) Biliyoruz zaten.

Kapanma beni mutlu eder, ama bu sekliyle asla degil. Ben zaten issizim, son maaslarimdan kalan uc bes kurus parayi bitirmemeye calisiyorum zaten benim icin cok da onemli degil. Ama persembeden sonra bes kurussuz kalacak cok aile var, ve icim aciyor. Bu insanlar kiralarini nasil odeyecek? Faturalarini kredilerini nasil odeyecek? Alisveris yapip kendinin, coluk cocugunun karnini nasil doyuracak?!

Boyle desteksiz atilan kararlar... Nasil vicdanlarina sigdirabiliyorlar...
0
invictae
(26.04.21)
asla mutlu etmedi. evden çalışıyorum tuzum kuru gibi gözüküyo ama dışarı çıkamamak kötü baya.
0
jelly bear
(26.04.21)
Mutlu değilim elbette ama olması gereken buydu. 17 Mayıs sonrası da çok önemli. Birden salarsan kısıtları hiçbir anlamı olmaz.
0
himmet dayi
(26.04.21)
Zamaninda burada "cumhuriyeti tarihinin en büyük yardim paketleri bunlar, devlet su an covid en iyi yöneten devlet" kimi komik şeyler yazan arkadaşlara sormak lazim. Ayri konu o arkadaşlara göre Çin'den kaçan üretim Türkiye'ye geliyordu, Türkiye dövizi indiriyordu falan filan. Bayadir yazmiyor, saklaniyor olabilirler.

Maalesef Türkiye'yi gelismis ülkeden ayiran da bu. Tam kapanma olmali ama tam kapandik ac kalirsan kal banane kadar saçma düşünce olamaz. Devlet buna yardim etmeyecekse neden var, neden vergi aliyor?

Ya süresiz izin yasal yapan devletten daha ne beklenir ayri konu.
0
logisticsmanager
(26.04.21)
Tam kapanma gerekli miydi, bilmiyorum. Benim açımdan değişen; Haftaya 5 gün boyunca 9-5 gidecektim. Tam kapanma ile en fazla iki gün gideceğim.


Bunun dışında değişen bir şey olmadı. Mutlu oldum mu sorusuna cevap veremem açıkçası.
0
put it in your appropriate place
(26.04.21)
Ya para muhabbetini geçiyorum, yolda dümdüz yürümen yasak. Adam gelip hesap soruyor "sen benden izin almadan nasıl kafanı dışarı girdiğin delikten dışarı çıkarırsın" diye, üstüne para cezası yazıyor. Millet de bunu normal, hatta haklı bulup, bulmayanları cehaletle suçluyor. Böyle bakınca az bile yapıyorlar diyorum, zam vergi yolsuzluk şu bu geçtim, ben olsam oy haklarını falan da alırdım ellerinden, covid movid bi bahane her türlü bulunur.

Her şeyi geçtim ortada bir veri yok. Devletin verdiği bi rakam var, şu kadar kişi öldü diye, ama doğru mu, gerçek mi, ayrıntıları ne vs. hiçbir fikrimiz yok. 1 seneyi geçti bu bilgiye doğru düzgün erişimimiz yok. Gerçekte ne olup bittiğini bilmiyoruz. Sadece medya korku pompalıyor, insanlar da kafayı yiyor ekran başında.

Doğru düzgün veri paylaşan bir UK var ona bakıyorum, 15-64 yaş grubuna excess death rakamı toplamda 10 bin. Şaka değil, 10 bin kişi, 60 milyon nüfusu olan ülkede yüzde 0.02'den az ediyor. Kaldı ki buna nüfus artışı dahil mi onu da bilmiyoruz, belki bu bile yok. (Virüsten ölüp biten İspanya için de durum benzer, toplamda 5 bin kişi. Oranın nüfusu da yaklaşık 50 milyon, yüzde 0.01, merak edenler için link: excessmortality.shinyapps.io )

Yani olay şu, hastalık yaşlılara etki ediyor. Yaşlıları koruma altına alırsın, zaten emekli maaşları falan da var, ama onun haricinde bütün ülkeyi kapatıp milleti sefalete mahkum etmenin, yolda yürümelerini bile yasaklamanın mantıklı hiçbir gerekçesi yok.

Başından beri düşündüğüm ve aksini gösteren bir kanıt bulamadığım şey, devletlerin covid'i bir bahane olarak kullanıp kişisel özgürlükleri (ve insanların ekonomik güçlerini) yok etmeye çalıştığı. "Çocuklar porno izliyor" diyip nasıl tüm interneti yasakladılarsa aynı şeyi yapıyorlar, millet de izliyor avel avel.

Edit: covid geçirdim. Evden çalışıyorum, ekonomik anlamda bana giren çıkan yok. İnsanların bu kadar kolay kerizlenebiliyor oluşuna sinirliyim.
0
plutongezegendegilmi
(26.04.21)
ekonomik anlamda insanları çok olumsuz etkileyecek bir karar oldu. ama diğer taraftan geçen hafta izmir folkart'ın altındaki 3 meyhanede gündüz 16:30 civarı tıklım tıklım doluydu. iğne atsanız yere düşmeyecek şekilde içip oynuyordu insanlar. bir beş dakika donup kaldım, izledim, bunların sorumsuzluğu yüzünden kaç insanın canı yanacak diye düşündüm. gerçekten paralize oldum, gidip olay falan çıkarasım geldi. eleştirmeye gelince herkes kongrelere atıp tutuyor ama kendilerine gelince yok ev partileri, yok maskeyi ciddiye almamalar...böyle o kadar çok kişi var ki sorumsuz, başkalarının yaşam hakkına saygı duymayan, bencil...önemli ölçüde bu insanlar yüzünden şu anki durumda sizin gibi kişiler zaten. çok geçmiş olsun. umarım en kısa zamanda bambaşka bir proje çıkarda telafi edilir bu durumunuz.
0
Phoebe
(26.04.21)
Phoebe +1
Şu durumdan nasıl çıkacağız, insanlar nasıl geçinecek, karnını doyuracak bilmiyorum. Ama bilinçli sandığım insanlarda bile öyle bir gevşeklik var ki "ya ne olacağıdı" demek istiyorum ağzımı yaya yaya.
0
kobuzchu kiz
(26.04.21)
bollocks44 gecmis olsun hocam asla mutlu degilim korona yetti artik sirf asiya ulasamiyoruz diye bizi eve kapatiyorlar . en basta yapilacakti o kapanmalar o zaman kimsenin itirazi yoktu. ama simdi bir sene sonra hicbir manasi yok bikti insanlar coktu artik.hem ekonomik anlamda hem planlarin yatmasi anlaminda.
0
camene87
(26.04.21)
bu arada yorum yapan arkadaşlar çevrelerinde ailelerinden, sevdiklerinden vefat eden var mı onu da paylaşırlarsa sevinirim. bu yorumda çok fark ediyor çünkü, evde oturup her türlü olanaktan faydalanıp grip gibi atlatıp aa bir şey değilmiş bak ölüm oranı 0.02 diyenler olduğu gibi, çocuğunu eşini kaybeden insanlar da var.
0
roket adam
(26.04.21)
Phoebe +1
kobuzchu kiz +1

insanlar "ayy çok sıkıldım" diye çocukça hallere bürünüp tamamen keyfi gezme-tozma-tatil modunda yaşadığı için buna mecbur kalındı.
benim çevremde de can sıkıntısından iki saat market gezen, avm'den güneş gözlüğü alanlar, umarsızca onunla bununla otellerde buluşup ons yapanlar, sürekli sohbet muhabbet için ev toplantıları yapanlar falan var.
söyleyince de, "e ama napalım? böyle de yaşanmıyor." gibi saçma bir cevap alıyorsun.
koşullara uyum sağlamada asla olgun ve aklı başında davranamıyoruz.

bir buçuk yıl içinde, temas ettikten sonra 7-10 gün karantinada bekleyip öyle test yaptırılması gerektiğini bile anlayamadık.
temastan bir gün sonra test yaptırıp pozitif olduğu halde test sonucunu negatif görüp sokaklarda geziyor insanlar.
benim çevremde okumuş etmiş falan dediklerim bile şu süreci anlayamadı, cahil cahil bilinçsizce hareket etti.
bir şeyi yapmamak için illa yasak olması mı lazım?
böyle olunca da zorla eve kapatmaktan başka çare yok.
geç kalındı zaten.

not:
çok yakın bir arkadaşım çok ağır geçirdi.
onun dışında dolaylı olarak tanıdıklarımdan ölen 1-2 kişi oldu ama şahsen tanıdığım kimse ölmedi.
hafif geçiren arkadaşlarım da oldu.

edit:
resmi olarak alınan önlemlerin yetersizliği ve ekonomik koşullar işin ayrı bir boyutu.
ama daha da kötüsünün olmaması için bunun yapılması artık şart oldu.
o yüzden geç bile kalındığını düşünüyorum.
yeni zelanda'da bir kişi bile pozitif olsa bütün ülke kapandığı için şu anda elli bin kişilik konserlerde maskesiz ve rahat şekilde cirit atıyorlar.
halkın ve hükümetin sorumsuzluğu birleşince bu oluyor.
0
blatta hiberna
(26.04.21)
Ben mutlu değilim, çünkü sürdürülebilir, düzgün uygulanan, planlanmış bir şey değil, bayram sonrası yaz geliyor, gördüğüm kadarıyla insanların çok büyük bir kısmının virüs falan umurunda değil, yine insanlar sokağa, tatil yerlerine avmlere doluşacak, kurban bayramına bir tur yine yasaklar gelir, yaz sezon bitimi yine bir tur yasaklar daha gelir v.s v.s gibi.

Yasaktan muaf olan sektörlerden birinde çalışıyorum, dönüşümlü ve evden çalışma kararı bize bırakıldı, işyerinde maaşım tıkır tıkır yatıyor, ekstradan piyasa da yaptığım bazı işler aksayacak gibi malzeme temin ve mevcut ekonomik durumla alakalı olarak ancak çok da önemli değil, iş sonra da yapılır para da kazanılır.

Restoran, inşaat ve turizm işinde olan arkadaşlar çok zor durumdaydı, hammade fiyatları uçmuş durumda, ürün tedarik sıkıntısı mevcut, ödemeler zamanında yapılmıyor, restoranları paket servis zor döndürüyordu, kiralar zaten uçuktu, işten çıkarmalarda olmuştu, kredi ödemeleri de vardı birçoğunun bakalım önümüzdeki ayları nasıl atlatacaklar.

Yokluk nedir bilen bir insan evladı olarak, hizmet sektöründe, gündelik işlerde çalışan ve de ancak hayatını idame ettirecek kadar para kazanabilen insanların devlet tarafından yeterli bir seviyede maddi destek sağlanmadan yalnız bırakıldıkları için üzülüyorum.

Çevremde 1. derece yakın akrabalarım ve yakın arkadaş grubundan vefat eden olmadı ancak komşulardan, uzaktan akraba ve tanıdıklardan vefat edenler oldu.
0
sealth
(26.04.21)
işim dolayısıyla tam kapanma gibi bir şansım yok. lanet olsun...
0
silah taciri
(26.04.21)
yahu bir de yasaklara uyulmadı polemiği var. Yahu apartmanlara köle bir ülkede yaşıyoruz, millet 2-3 odalı evlerde yaşıyor çoğu insanın tek eğlencesi avm'ye gidip dükkan gezmek. Fakir bir ülkeyiz yapacak bir şeyimiz yok çoğu şehirde.

maskeden başlayalım, günde 3 maske kullanılsa aylık 90 maske eder, 50 lira para. dezenfektanı osu busu 100tl sadece enfeksiyondan koruma. yahu millet borç harç yaşıyor, fatura ödeyemiyor.

ölme kalma oranına gelince, en fazla yaşlıları vuruyor maalesef. fakat zaten 2-3 yılı kalmış bir adamı ailesinden, çevresinden sosyal ortamından koparıp dışarı çıkmasını yasakladığınızda daha büyük bir zarar veriyorsunuz.

Maalesef ne devlet ne insanlar düzgün yönetemiyor süreci.
0
KaraSakall
(26.04.21)
Pandemi süreci berbat yönetildi/yönetiliyor.
vaka sayıları saklandı, sn.koca cenazeye katıldı, özür diledi, sonra tekrar cenazelere katılmaya devam etti.
bir maskeyi bile dağıtmayı beceremediler. patates soğan dağıtırken izdiham oldu.
patates/soğan dağıtacak seviyeye ulaşmak ise ayrı bir konu zaten.
Vaka sayıları azalırken 100 binlerle övüne övüne ayasofya açıldı, açılacaksa açılsın da insanlar yığıldı yine vaka sayıları patladı.
yasaklar kaldırılıp lebaleb kongre yapıldı, insanlar öldü,
olayı zaten bu noktaya getiren bu zamana kadar yapılan yanlışlar.

Şimdi tam kapanma olsa ne olacak? Sonra yine kaldıkları yerden kafalarına göre devam edecekler..
0
Bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte
(26.04.21)
Evet. Benim için okul kapanmıştı ama eşim 12. Sınıflara derse gidiyordu. Aşılanmadığımız için diken üstünde bekliyorduk. O da gitmeyecek artık. Diğer meslek gruplarının çoğu için bir değişiklik yok tabii.
0
sadakatsiz
(27.04.21)
(18)

İş seçecek durumda değilim ama işveren gözümü korkuttu

spartamed
Merhaba ben çok uzun süredir işsizim. Bitik durumdayım. Üniversite mezunuyum. Bir akrabamın tanıdığı bir lojistik firmasının distribütörü. Onun aracılığıyla orada işe gireceğim. Geçen aylarda bir defa görüştük anlattı dedi "işin uzun süre ayakta, yazın sıcakta kışın soğukta ve bu sektörün çalışanlar
Merhaba ben çok uzun süredir işsizim. Bitik durumdayım. Üniversite mezunuyum. Bir akrabamın tanıdığı bir lojistik firmasının distribütörü. Onun aracılığıyla orada işe gireceğim. Geçen aylarda bir defa görüştük anlattı dedi "işin uzun süre ayakta, yazın sıcakta kışın soğukta ve bu sektörün çalışanlarının eğitim durumu düşük dolayısıyla problem çok çıkıyor, sen sert birine de benzemiyorsun dayanabilir misin?" Ben de mecburiyetten evet dedim. Sonra "herkes yapabilirim diyor ama 3 gün dayanıp bırakıyorlar" dedi. İş de asgari ücret. Giren çıkan kamyonlara bakacağım sanırım. Şimdi buraya gidip başaramazsam evdekiler "sana iş de bulduk yapamadın" diyecekler. Bu gün o akrabam tekrar adamı aramış, adam da beni aradı görüşeceğiz ve yakında başlarım büyük ihtimal. Yaşım 30. Ne yapacağım bilmiyorum. Çok stresli ve mutsuzum. Sizce ne yapmalıyım?
0
spartamed
(26.04.21)
kendini en iyi sen tanırsın. yapamazsın diyenlere bakma ama gerçekçi ol tabii. böyle bir işe dayanabilir misin? başka hiçbir seçeneğin yok mu? asgari veriyorlar sonuçta. her iş en az asgari veriyor nerdeyse.
0
jelly bear
(26.04.21)
@jelly bear marketlere dahi başvurdum, geri dönüş yok maalesef.
0
🌸spartamed
(26.04.21)
Elinde başka seçenek yok benle senle aynı durumdayım, ama iş bulamıyorum. Boşta durmaktan iyidir.

Olmazsa da evdekilerin ne dediği umrunda olmasın, senden önemli değil.
0
hayaletimsi
(26.04.21)
Hocam o iş özelinde bir şey diyemeyeceğim de çağrı merkezlerine veya mağaza satış danışmanı olarak başvurmayı denediniz mi?

Ayrıyeten geçen sene KPSS'ye girdiyseniz düşük puanla memur alımları oluyor ara ara onları da kovalayabilirsiniz. Benim de yaş 27 ve işsizim o yüzden anlıyorum. Herhangi bir işe başladıktan sonra da ya niteliklerinizi artırmayı (ingilizce, excel gibi) veya memurluğa sağlam çalışmayı veya meslek öğrenmeyi ihmal etmeyin diye naçizane belirteyim.
0
havadakarada
(26.04.21)
insan girdigi kabin seklini alir. az cok is tanimina gore sen de degiseceksin.

zaten biraz da mecbur gibisin. tabi ki gidip calismalisin. vira bismillah.
0
antikadimag
(26.04.21)
@antika +1

çalıştıkça ne kadar güçlü olduğunuzun farkına varacaksınız bence. başlarda çok zorlanırsınız ama sonra alışırsınız. her türlü işsizlikten daha iyidir bence
0
glamdr1ng
(26.04.21)
Kesinlikle başla. O tarz işlerde giren çıkan çok olur, işin zorluğu kadar çalışan profili de bence bunda etken.
0
alfred
(26.04.21)
Çok kötü işlerde çalıştım. En kötü iş bile insana öğretir. Erinmeyip işini ciddi yaparsa, ben bunu yapamam deyip kaçınmazsa herkes her işi yapar.
0
baal
(26.04.21)
korkma yaparsin. kolay is zaten cok nadir karsindaki de insan sen de insansin yabusdur.
0
turbo sadık
(26.04.21)
Ben bir ekleme daha yapayım. Dışarıdan böyle akıl vermesi kolay geliyor da işin aslını başlamadan göremezsiniz. Bazı durumlarda iş insanı aşağı çeker ve kendinden ödün verdirmeyi gerektirebilir. İnsan ilişkileri konusunda size çok rahatsızlık veren bir işte de ısrar etmek ne kadar doğru bilmiyorum. Deneyip gidişatı kendiniz görebilirsiniz. 2 ay deneme süresi var zaten istediğiniz zaman çıkabilirsiniz. Bu iki ayda kötü yönlerini de görür kendinizi de ona göre geliştirip şekillendirme fırsatına sahip olabilirsiniz. Belki de bu şekilde size uygun, geliştiren, kendinizi iyi hissederek yapabileceğiniz bir iş halini alır. Onun dışında işe başlamamak veya başladıktan sonra işten çıkmak konusunda kendinize yüklenmeyin. Bazen doğrusu öyle olabilir. Her gün yeni bir fırsat.
0
havadakarada
(26.04.21)
Isin tanimi ne?
Bu arada ben de cok saçma isler, stajlar yaptim. Bir stajimi soguk hava deposunda yaptim, şoförle beraber Muğla'ya sevkiyata gittik İzmir'den günü birlik.
Neyse yani; isin tanimina göre bir yorum yapariz hatta sirket ismi verirseniz belki ona da yorum olur.

Ama halledersiniz bence. Malesef para sikintisi çekmekten iyidir.
0
logisticsmanager
(26.04.21)
Bence bir süre çalış inan her işin zorluğu ayrı, o sürede yine iş ararsın belki güvenin yerine gelir daha hızlı bulursun. Ama denemekten korkma, her şey tecrübe.
0
esinikaybetmiscorap.
(26.04.21)
Şimdiden bırakırsam nolur diye düşünmeyin. Hayırlısıyla başlayın, daha iyi işleri kovalarsınız. Bırakmanızı gerektirecek bir durum olursa da bırakırsınız. Hayat sizin hayatınız.

Aileye "Patronun kendisi ortamı çok kötüledi, hadi hayırlısı. Ben elimden geleni yaparım" deyin. Yarım günde iş bırakan genç tanıyorum. Dünyanın sonu değil.İnsanlar çok uzun süre konuşmuyorlar artık birşeyleri.
0
zihua
(26.04.21)
İş çalışırken bulunur lafına inanıyorum. İşsiz kalacağınıza başlayın duruma göre devam edersiniz ya da istifa edersiniz. İnsanlar istediklerini söylemekte özgürler, siz de onları takmamak konusunda özgürsünüz. Bankadan istifa ettikten sonra markete mağaza müdürü olacağım diye girdim. En son bozuk domatesleri ayıklıyordum. En azından ne yapmak istemediğimi görmüş oldum:) hayata dair tecrübe kattığı da bir gerçek. Para versem edinemeyeceğim hayat görüşü edindim. İşteyken kafanız dağılır, evde dört duvara bakarak düşünmekten iyidir. Şimdiden hayırlı olsun.
0
boyalı kuş
(26.04.21)
Üstteki arkadaşlar da demişler ama ben de diyim, zor bir durum birçoğumuz yaşadık bunu. Başlayın, deneyin, direnin, işteyken iş aramaya çalışın başka çözümü yok şu aşamada.
0
biravekahve
(26.04.21)
Çalışmaya başlayın. Değişiklik iyi gelir ve kim bilir belki anlatıldığı kadar kötü olmaz. Olursa da işten çıkarsınız, sizden önemli değil. Ailenizin veya bir başkasının dediklerini umursamayın. Ağzı olan konuşuyor. Önemli olan sizin kendinize iyi geleni bulmanız, yapmanız. Olmazsa çıkarsınız yani gayet doğal ve normal şeyler bunlar. Yüklenmeyin kendinize.
0
Avery
(26.04.21)
İyi tarafından görmeye çalışın bu durumu. Uzun süredir işsizdiniz ve şimdi bir işe giriyorsunuz. Bu güzel bir gelişme. Dünyanın en boktan işi olabilir, ihtimal, ama o bile size bir şey katacaktır. Şu anki durumunuzdan daha iyi bir yerde olacaksınız o işle ilgili deneyiminiz nasıl gelişirse gelişsin.

Bol şans.
0
pispinti
(26.04.21)
Dostum is cok boktan gorunuyor ama calismayip ne yapacaksın? Yakin veya uzak bir gelecekte gercekci daha iyi bir alternatifin var mi? Yasadiklarimdan ogrendigim bir sey varsa o da en zor is issizliktir.

Universiteden sonraki surecte boyle bir donem yasadim. Kirami, sigarami, yememi, icmemi ev arkadaslarim idare ediyordu. Geceleri uyuyamiyordum. Eger bir para kaynaginiz yoksa helal olan her is yapilir. Ayrica suna inaniyorum ki sen isini en iyi sekilde yapmaya calisirsan mutalaka daha sonraki surecte isine yarayacak seyler ogreneceksindir. Ayrica karsilastigin zorluklar seni daha da gelistirecek ve guclendirecek. Kendini gelistirmek demek sadece dil ogrenmek, kod yazmak ya da ne bileyim esntruman calmak degildir. Zorluklarla basa cikmak dogustan gelen bir yetenek degil ancak hayattaki tecrubelerinle elde edebilecegin bir meziyettir. En buyuk gelisim zorluklar karsilastiginda kacmayip, korkarak ta olsa uzerine yuruyup zafere ulasmayi ogrenmektir. Kolay olmadigi olmayacagi kesin ama ne demisler her zafer biraz hasar ister.
0
Kirmizibavul
(26.04.21)
(8)

Erkek parfüm öneri

gustavodias
Arkadaşlar merhaba, Yıllar sonra nereden geldiğini bilmediğim bir şişe Armani Black Code parfümümü bitirmiş bulunuyorum. Sorun şu ki benim bu parfümü tekrar alacak param yok muadilini arıyorum, Mudailini veya bak kardesim bu parfüm de güzel dediğiniz bir parfüm var mıdır?
Arkadaşlar merhaba,
Yıllar sonra nereden geldiğini bilmediğim bir şişe Armani Black Code parfümümü bitirmiş bulunuyorum. Sorun şu ki benim bu parfümü tekrar alacak param yok muadilini arıyorum, Mudailini veya bak kardesim bu parfüm de güzel dediğiniz bir parfüm var mıdır?
0
gustavodias
(26.04.21)
jamswety
(26.04.21)
Kaç paraniz var?
Paranizin cok olmadigini varsayarsak 4 mevsim kullanılabilir birşey ariyorsunuz diyebilir miyiz?
0
logisticsmanager
(26.04.21)
(bkz: encre noire )
0
baldur2
(26.04.21)
@baldur2 blind buy icin riskli parfüm ya. Sport versiyonu daha herkesin sevecegi havada. Ama evet ucuz ve oldukça güzel parfüm bana göre de.
Bütçe verirseniz daha net onerilebilir.
0
logisticsmanager
(26.04.21)
bütçem 200-300 tl arkadaslar
0
🌸gustavodias
(26.04.21)
Simdi armani code bu kadar sevdiyseniz zaten 360 liraya 125 ml var, o size baya yeter.
Onun dışında risksiz parfum;
Hugo boss bottled
Acqua di gio edt
Azzaro chrome acqua
Lanvin l'homme

Bir kaç tane daha baktım ama fiyatlar uçmuş Türkiye'de. Buralarda ucuz parfüm diye geçenler 650-700 lira.
0
logisticsmanager
(26.04.21)
Zara'ya bak:)
0
anten
(27.04.21)
(19)

Akademisyen olmak için evrimi kabul etmek şart mıdır?

osuran imam
Tuhaf bir soru oldu ama böyle bir olay var. Şimdi diyelim ki adam sosyoloji çalışıyor veya matematik, felsefe filan. Yani doğa bilimleri dışında bir alanda çalışıyor olsun. Bu şahsın akademisyen olması için evrimi kabul etmesi şart mıdır? Yani hukuken değil tabii, etik olarak soruyorum. Kendi aramız
Tuhaf bir soru oldu ama böyle bir olay var. Şimdi diyelim ki adam sosyoloji çalışıyor veya matematik, felsefe filan. Yani doğa bilimleri dışında bir alanda çalışıyor olsun. Bu şahsın akademisyen olması için evrimi kabul etmesi şart mıdır? Yani hukuken değil tabii, etik olarak soruyorum. Kendi aramızda tartışırken böyle bir mesele çıktı. Farklı perspektifler var mı, merak ettim.
0
osuran imam
(26.04.21)
Etik olarak niye şart olsun ki? Yani evrim kabulünün etik ile ilgisini çözemedim ben. Hani doktorlar için hipokrat yemini bişekil etik meseledir o yüzden şart olur falan ancak evrimin kabulü ya da reddinin akademisyenin görev tanımıyla etikle alakası falan hiç yok ki.

Misal kişi tarihçi ise ve gidip Osmanlı tarihi ile ilgili araştırma yapıyor ise evrimin kabulü burda ne gibi bir işlev görecek? Hangi durumun yasanmasinin ya da yaşanmamasınin önüne geçilmiş olacak. Sosyolog, filozof, matematikçi vs için de aynısı geçerli.

Kısaca bence çok alakasız şeyler.
0
j r r tolkien hayrani
(26.04.21)
Bırakın doğa bilimleri dışını, bu ülkede biyoloji bölümünde bile evrimi kabul etmeyen akademisyenler, öğretmenler vs olabiliyor. Böyle bir kıstas yok ki. Bana kalırsa tüm bireylerin evrimi kabul etmesi gerekir, ama maalesef gerçeklik bundan uzak özellikle bizim ülkemizde.
0
isabella was a ginger
(26.04.21)
Bana göre de alakasız ki çok başarılı olup hala yaratilisa inanan insanlar da var. Matematikte iyi olmak için dine inanmak/inanmamak/evrimi anlamak gerekli değil.

Biyolog olup evrime inanmayan biraz komik olurdu tabi. Ya da doğa bilimci vs olup.

Etik olarak sıkıntı kişi kendi inançları sebebiyle bilimi reddederse olur. Yani biyolog kişi evrime inanmayip gidip makale olarak insanlar bonobolarla alakasizdir vs derse, evet sıkıntı olur.
0
logisticsmanager
(26.04.21)
Sıkıntı şurda zaten: evrim bilimsel bir olgu. Bu durumda evrimi kabul etmediğinde doğal olarak bilimi de reddetmiş oluyorsun. E bu durumda senin akademide bilim yapman sorun yaratır. Çünkü evrimi reddederek bilime karşı durmuş oluyorsun.

Böyle mi hakikaten?
0
🌸osuran imam
(26.04.21)
insanlar kendi alanlarında uzmanlaşıyorlar ve akademisyen oluyorlar. özellikle de sözel bölümlerde evrim'in e'sini bile bilmesine gerek yok ki kimsenin ilerleyebilmek için. mühendislik bölümleri de sayısal mesela, bir sürü fen lisesi mezunu falan var, ama dine ve yaratılışa inanan insan sayısı epeyce bol. sizin söylediğiniz şey çok mantıklı olsa da ancak kurgusal bir ütopyada söz konusu olabilir galiba.

biyoloji okuyor bile olsa, önüne birtakım dersler çıkıyor, o da ezberleyip geçiyor sınavları, algılayıp içselleştirmesine gerek bile yok. dersi geçtikten sonra beyninden siliyor. "bu dersleri alıp, geçip de nasıl bu kadar cahil kalabilmiş" dediğim çok insan oldu benim.
0
isabella was a ginger
(26.04.21)
Evrim = Bilim çok yanlış ve sakat bir eşitlik. Bilim evrimden büyüktür, evrim bilimsel yöntem ve ölçütler sonucunda ortaya çıkmış bir şey sadece.

Bugün bir bilim adamı cıkıp da evrimin olmadığını bilimsel yöntem ve kanıtlarla sunarsa evrim de pekala geçerliğini yitirebilir. Bilim dediğimiz şey zaten bu. Onun gelişmesi ilerlemesi de böyle oluyor. Einstein gelene kadar da kimse Newton fiziğinden hiç şüphe etmiyordu o mantıkla. Einstein da newtondan şüphe ettiği için bilim adamı değildi o mantıkla. Gerçekte öyle mi peki?
0
j r r tolkien hayrani
(26.04.21)
Evet bilim evrimden tabii ki büyük. Ama neticede Bilim'in (yani baş harfi büyük olan, kurum olarak bilimin) bir disiplini tarafından gözlemlenmiş bir olguyu reddetmek, "ben şu şu disiplinin şu şu gözlemini kabul ediyor, şu şu gözlemini reddediyorum" demek anlamına gelmiyor mu bu? Bilim ve bilimsel düşünce bir bütün değil mi?

Bilim tabii ki yanılgıları dışlayarak ilerliyor, ama neticede her an tersi ispatlanabilir diyerek bilimsel bir gözlemi kabul etmemenin varacağı nokta bilim karşıtlığı değil mi?

Yani bunlar benim kabul ettiğim fikirler değil, sadece sorgulamak açısından yazıyorum.

Öyle mi, değil mi?
0
🌸osuran imam
(26.04.21)
bu bilimde "uzmanlaşma"nın getirdiği bir problem. pratik anlamda, bir alanda uzmanlaşmayı seçmiş bir kişinin ilerleyebilmek için diğer alanlarda ne gibi gelişmeler olduğunu bilmesine pek gerek yok. bu konuda bir yazı okumuştum ama yazarını hatırlayamıyorum. aklıma gelirse yazarım.
0
isabella was a ginger
(26.04.21)
Hocam çok ayrı şeyler bunlar. Bilim, bilim adamından bilimsel yöntem ve değerlere bağlı hareket etmesini ister. Bilimdeki her şeyi gözü kapalı kabul etmesini değil. Zaten böyle baştan kabullenme durumu en temelde bile bilimle çelişir çünkü dediğim gibi bu ilerlemeyi engeller.

Sen eğer çalışmalarını bilimsel doğrultuda yapıyor, onun değerlerine bağlı kalıyorsan yeter. Senin dediğin durum bilimde çok daha büyük sıkıntılara sebep olur, bilimi bilim olmaktan çıkarır. "Bu kişi evrime inanmıyor o yüzden onun çalışmalarını direkt ele" tarzı bir noktaya getirir. Sence bu mantıklı mı?
0
j r r tolkien hayrani
(26.04.21)
Ben işin felsefesiyle ilgileniyorum, o yüzden başta etik diye belirttim. Tabii ki bir sosyoloğun çalışma yapması için evrimi bilmesine bile gerek olmayabilir. O yüzden pratik kısmı bir tarafa bıraktım. Benim sormak istediğim, bilimin bir disiplinine karşı çıkıp yine de bilim yapmanın etik olup olmadığı. Böyle davranan birinin davranışı etik mi değil mi, bunu merak ediyorum sadece. Evrime karşı bir sosyoloğun çalışmalarının değeri filan değil.
0
🌸osuran imam
(26.04.21)
j r r tolkien hayrani çok güzel açıklamış. evrimde şu an için geçerli olan kuramların hepsini kabul ediyorum, aksini söyleyenle de selamı sabahı keserim yaklaşımı tüm bilim insanlarının kabul ettiği bir anlayış olsaydı şu ana kadar bilim diye anlattığımız şey gram ilerlemezdi diyor. en kesin görünen şeye bile şüpheyle yaklaşmak, bu böyle kabul ediliyor ama tersi de gayet mümkün olabilir diye düşünen insanlar sayesinde bilim ilerliyor. etik olarak da bilimsel olarak da hiçbir kabul şartı olmamalı mantıken.
0
del piero10
(26.04.21)
bence evrim ağacı'nın videosunun şu kısmı da epey açıklayıcı:

youtu.be
0
infernal majesty
(26.04.21)
Etik kısım işini nasıl yaptığın ile ilgilidir bence. En başta da dediğim gibi bir doktorun gidip hipokrat yemini etmesi kendi işindeki etik ile ilgidir çünkü bu durum işini nasıl yapacağını etkiler ve bu yemin ile de birtakım şeylerin yaşanmasının önüne geçilmiş olur. Evrimin ise etik ile, işini nasıl yapman ile ilgisi yok bence.

Bilim yaparken ilgili alanda araştırma yaparsin ve bişeyler sunarsin önemli olan budur. Sen gidip alanında bilimsel yöntemleri kullanarak araştırma yapıyor, yaptığın araştırmaları da bilimsel ölçütleri vs kullanıp sunuyorsan bilim yapıyorsundur çünkü onun ilkelerine göre hareket ediyorsun. Bunun dışında gidip evrimin olmadığına hatta dünyanın düz olduğuna bile inanabilirsin ve bunun da etikle alakası olmaz çünkü bunların senin kendi alanındaki işi nasıl yaptığınla pek alakası yok.
0
j r r tolkien hayrani
(26.04.21)
şöyle düşünün dünyanın düz olduğunu savunan yada yerçekimi diye bir şeyin olduğuna "inanmayan" bir akademisyenin alanı ne olursa olsun bilim insanlığına güven duyar mısınız? yani cidden bir matemetik yada sosyoloji prof. u dünya düzdür dese, gece ve gündüzü çeşitli varlık yaratıyor dese ne kadar başarılı olursa olsun ona saygı duyar mısınız? eminim yüzde 99 hayır diyecektir. e peki neden evrim söz konusu olduğunda aynı durum söz konusu olmuyor sizin için?

çok sık dile getirilmesine rağmen hala insanlar bilimde teori ve kanunu karıştırıyor. işin daha kötü yanı ise bilimin sorgulayıcılık "ilkesini" öne sürerek evriminde sorgulanması gerektiğinin öne sürülmesi ve bunun bilimin gereği olduğu iddia edilmesi. evrimin sorgulanacak bir tarafı yok evrim geçmişteki bilim insanları tarafından sorgulandı ispatlandı tıpkı dünyanın yuvarlaklığı ve kütle çekimi gibi. bilmem kaçıncı dereceden nonlineer denklemleri topografik hede hödösöne dair bir matematiksel kuramı ispatlamak için nasıl bir matematikçi öklid teorisini tekrardan ispatlayarak başlamıyorsa çalışmasına yaşama ve biyolojiye dair her hangi bir çalışmada da evrimin temel kuramlarının ispatlanması ile uğraşılmaz, geçmişteki ispatlar, kuramlar, çalışmalar doğru kabul edilerek onların üzerine kurulur yeni kuramlar.

ayrıca "matematikçiyse, psikologsa, sosyologsa bilmemneciyse evrimi kabul edip etmemesinin bir önemi yok kendi alanı değil sonuçta" şeklinde bir bakış açısının tehlikeli ve bilimsel düşünceyle bir alakası olmadığını düşünüyorum. zira bilim bir bütündür. bilim sizin inancınızdan bağımsız somut olguları irdeler, inceler. siz somut olguları işinize, keyfinize, mantığınıza, inancınıza uymadığı için kabul etmiyorsanız bilimsel düşünce üretecek mantaliteden yoksunsunuz demektir. şu halde üreteceğiniz çalışmaların da güvenilirliği sorgulanır olacaktır. evet belki "gelişmekte olan toplumların bireyselleşme sürecinde pandiklenmenin etkileri" konulu bir çalışmaya evrimin kabul edilmemesi doğrudan etki etmeyeecektir ancak evrimin reddine sebep olan düşünce, fikir ve inancın etkisinin yoğun olarak irdeleneceği bir çalışmada -misal toplum - birey - din ilişkisi gibi- evrimin reddinin sebep olduğu mantalite çalışmanın bütününe daha fazla etki edecektir kuşkusuz. çünkü çalışmayı yapan bilim insanı labarotuvara girerken fikir ve inançlarını kapının ardında bırakmamıştır.
0
issiz karga
(26.04.21)
@issiz karga +1

hukuken olayını geçtim, bunun etik sorgulamasını daha alanında bilim, araştırma, çalışma vs. yapacak kademeye gelmeden yapması, aşmış olması lazım. aksini iddia eden inançlıdır ve dinini reddetmemek için kılıf arıyordur. "bilim her şeye şüpheyle yaklaşır" önermesi elbette doğru ama evrim konusunda yanlış. 2+2'ye nasıl artık şüpheyle yaklaşmıyorsak evrim'e de yaklaşmıyoruz. çünkü evrim teori olmaktan çıkalı epey oluyor.
0
lesmiserables
(26.04.21)
@issiz
Hocam burdaki sıkıntı "güven" sıkıntısı. Kişiye duyulan güvenin bilimsel çalışmayı değerlendirme ile ilgisi olmamalı. En azından bilim camiası kişi ve yaptıkları ayrımını yapmış -ki zaten olması gereken o-. Eğer bir kişinin bilim insanı olarak değerlendirip değerlendirmeme kriteri neye inandığı ise zaten bu değerlendirme bilimsel, objektif bir değerlendirme değildir.

Kişinin bilim insanlığını değerlendirme kriteri o kişinin ilgili alanda nasıl çalıştığı ve ürettiği eserlerin, çalışmaların yine aynı alanda yetkin kişiler tarafından bilimsel kriterlere göre değerlendirilmesi şeklinde. Yani atıyorum "dünya düzdür" diyen bir prof olduğu zaman gidip onu "X konusunda bilgisiz olmakla" ya da "X konusunda cahil olmakla" nitelendirebiliriz ancak gidip de bilim insanı olmamakla nitelendirmeye çalışırsan işte o zaman iş değişir.

Bunun dışında "bilim şüpheyle yaklaşır" düşüncesine tehlikeli demek de bence esas yanlış olan. Bilim sana diyor ki "eğer yanlış olduğunu düşünüyorsan gel de ispat et" bu kadar basit. Sen gidip "öncekiler bunu yaptı" o yüzden aksini ispatlamakla uğraşma dersen bilimle çelisirsin çünkü o kapıyı kapatıyorsun. Bilim ise açık tutuyor, zaten eğer bir konu kesin ise başkası onun yanlışlığını ispat edemez ancak onun yanlışlığını belirlenen kriterler içinde göstermeye çalışmak da bilimin içinde olan bişey.

Bir de bilim her zaman "şunlar bunu bulmuş, ben de üstüne bunu koyayım" şeklinde gitmiyor ne yazık ki. Bazen yapılan bir deneyin, çalışmanın sonucu oyle değişik oluyor ki önceki çalışmaları yerle bir ediyor. Bu durumda gidip "ama öncekiler bunu ispatlamıştı, o yüzden bizimki yanlış olmalı" demiyorlar. Oturup onun sonucunda yepyeni birşey çıkarabiliyor.

Yine aynı örneği vereceğim sıkacak belki ancak Einstein gibi bir örnek var elimizde. Bu adamın yaptıkları resmen bilimde devrim niteliğinde olmasına karşın ısrarla "tanrı zar atmaz" vs deyip durdu. Şimdi bu adam evrimi bişekil kabul etmesine karşın bir yaratıcıya da inanıyordu. Ee sen şimdi gidip bugün "bilim insanı evrime inanmali" dersen yarın gider bunu "bilim insanı yaratıcıya inanmamali" şekline getirirsin. Ee ne olacak o zaman inançlı adamlar sirf inançları yüzünden bilim adamı değildir mi diyeceksin?

Işte bu yüzden kişinin neye inanıp neye inanmasınin onun çalışmalarinin değerlendirilmesinde pek ilgisi olmamali. Kişi ve yaptıkları ayrımını en azından bilimsel anlamda net olarak yapılmalı.
0
j r r tolkien hayrani
(26.04.21)
@j r r tolkien hayrani dostum belki ben birden fazla konuya aynı anda değinmek istdidğim için anlatmak istediğimi düzgün aktaramamış olabilirim ama dediklerimin aslında eleştirdiklerinle pek bir ilgisi yok hatta özünde senin yazdıklarının bir çoğuna da katılıyorum.

evvela bilim şüpheyle yaklaşır düşüncesine tehlikeli cümlesini aslında biraz türkiyedeki akademik ortamı düşünerek kurdum. hani papaz eriğini imana getiren ve sayıları son yirmi senede oldukça fazla artan kesim var ya onları düşünürek. bizzat "soy babadan geçer" ve "hayvanların duyguları yoktur" cümlelerini kuran doçentlerle tanıştım. işin "akademik" bakış açısı bu şekildeyken avam / halk arasında durum daha da vahimleşip "bilim her şeyi sorgular" cümlesi çok yanlış yerlere çekilip post modern bir tarzda yorumlanıyor. 1 - 2 hafta önce sözlükte yine bir evrim tartışması vardı ve bilim insanı olmadığı hatta kıyısından bile geçmediği kurdukları cümlelerden ve yürüttükleri mantıktan belli olan kişiler bu cümleyi işlerine geldiği gibi kullanarak evrimi çürütmeye(!) çalışıyorlardı. tehlike dediğim nokta bununla alakalı işte. normal, olması gereken bir bilimsel anlayış dediğin gibi "eğer ispatlayabiliyorsan gel çürüt" ama aynı zamanda "aksi ispatlanmamışsa eldeki verilere, deneylere, gözlemlere göre bu doğrudur ve bunu temel alarak yada buna referans göstererek yeni çıkarımlarda bulunulabilir" de der. umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir, bilimin sorgulayıcı olmasıyla hiçbir derdim yok bunun nasıl yapıldığıyla ilgili sıkıntılar var onlara istinaden kurdum o cümleyi.

şimdi güven ve bilim insanlığının değerlendirilmesi kısmında oldukça karmaşıklaşıyor iş. sen biraz işi inanç boyutuna indirgemişsin. son cümlelerinde özellikle inanç evrim çatışmasına çok değinmişsin. evvela biraz düşündüğün zaman senin de şunda hem fikir olacağına inanıyorum "inanç ve evrim çatışmaz. kişi hem bir yaratıcıya inanıp hem de evrim teorisini kabul edebilir" zira inanç çok geniş ve sadece 3 dine indirgenemeyecek kadar büyük bir kavram. üstelik örnek verdiğin einstein ın da düşünceleri zamanla farklılaşmıştı. onu da geçtim bir yerlerde -uzun zaman oldu kaynak veremeyeceğim kusura bakma- einstein ın inanç ve tanrı kavramlarının semavi dinlerdekinden çok farklı olduğunu onun kozmosu bir nevi tanrı olarak algıladığından bahsediyordu. bu doğru olmasa bile -en azından semavi dinlere inanmadığını biliyoruz- einstein ın deist olması evrimi kabul etmesi için bir engel değil. bu inanç meselesi bir yana üstelik einstein ın kuantum fiziği ile sorunlu olduğunu, tam anlamıyla kabul etmemek demeyelim ama kabul etmemeye meyilli olduğunu da biliyoruz. bu durumda ben eisnteinı bilim insanı olmamakla itham edebilir miyim? haşa :) ironik bir şekilde einstein ın düşünceleri ve inancı ikimizinde öne sürdüğü fikirlere anti tez :) şaka bir yana bilimsel güvenilirlik kısmına tekrar dönecek olursam yazımda bir örnek verdim, evet, bilim insanı reddetiği teorilerden çok farklı alanlarda çalışıyor olabilir ancak çalışma alanı reddetiği teorilerle kesişmeye başladığında ne olacak? laboratuvara girerken inancı ve fikirleri kapıda bırakmak derken bunu kastediyordum. farazi bir örnek veriyorum bilimsel açıdan doğruluğu olmayabilir, insan davranışlarının kökeni üzerine çalışan bir psikolog iş insanın evriminin ilk yıllarından bugününe aktardığı davranışlara, güdülere geldiğinde eğer "evrim yoktur, insan yaratılmıştır o yüzden o dönemden aktarılan bir güdü vs de söz konusu olamaz" gibi bir düşünceyle hareket ederse ne olacak? laboratuvar kapısı bu yüzden çok önemli :) insan kendi kişisel inanç ve düşünce dünyasında istediğine inanabilir, düşünebilir ama iş bilim icra etmeye geldi mi düşünce ve inancı icra ettiği çalışmalara engel oluyorsa bu kişinin bilimsel güvenilirliği sorgulanır doğal olarak. aslında önceki mesajımda pek farkına varmadım ama ucundan biraz kişi ve bilimsel çalışma ayrımını bulandırmışım. çok teoride tartıştığımız için pratiğe yansıdığında havada kalıyor olabilir yazdıklarımız. somut bir örnek olarak açıkçası pek zannetmiyorum ki batı akademik camiasında bilimin şu an doğru kabul ettiği kanunları -evrim, termodinamik, kütleçekim- reddeden söylemlerde bulunup da çalışmaları bir einstein, heisenberg, newton gibi ciddiye alınan çok fazla bilim insanı olsun.
0
issiz karga
(26.04.21)
sadece bizim ülkede değil, dünyada klasik darvinci evrimi kabul görmeyen bir çok bilim insanı var. biyoloji alanından da genetikten de hemde. hemde bizimki gibi tıraştan değil gerçek üniversitelerdeki akademisyenler.

buradaki asıl mesele evrim dediğimizde ne anlıyoruz veya ne anlamalıyız? ortak ata? rastlantısal evrim?

evrim kendi içerisinde bir çok tartışmaya sahip. darvinci biyologlar rastlantısal evrimi savunuyor örneğin. harvard'da dahi rastlantısal evrimi reddeden bilim insanları mevcut.

bunlarda mevcut. evrim ve islamı, evrim ve diğer dinleri bağdaştıran bir sürü akademisyen/bilim insanı da mevcut.
0
pardus
(27.04.21)
bugünkü popüler tabirle maymundan geldik argümanı gibi oldukça saçma bir soru bence.

evrimi kabul eden reddeden ve bunu da bir bilimsel arka plana dayandıran bir çok bilim insanı var. müslüman olupta kabul eden ateist olupta reddeden de var. hatta evrim ile ilgili ilk bilimsel çalışma olarak görülen eser islamın altın çağındaki bir müslüman bilim insanı Basralı El Cahiz'in yazmalarıdır. İlk kez doğal seleksiyondan ve daha bir sürü durumdan söz eden yine odur.

özetle kişinin bilim insanlığının rüştünü ispatlamaz evrime dair görüşleri. bu alanda çalışan insanlarda bile çeşitlilik mevcutken diğer disiplinlerde de bunun olması çok doğal olmalı.
0
outis2
(27.04.21)
(13)

iş hayatında herkesin herkesi erkek sanması

istanbul kanatlarimin altinda
genel olarak erkeklerin çalıştığı bir sektörde kadın mühendisim. bütün yabancılar bana Sir ya da Mr. diye hitap ediyor maillerde. oysa ben her kime mail atacaksam, adından kadın mı adam mı olduğunu çıkaramıyorsam o ismi google'da aratıyorum, zaten direkt linkedin hesabından kadın mı erkek mi olduğu
genel olarak erkeklerin çalıştığı bir sektörde kadın mühendisim. bütün yabancılar bana Sir ya da Mr. diye hitap ediyor maillerde.

oysa ben her kime mail atacaksam, adından kadın mı adam mı olduğunu çıkaramıyorsam o ismi google'da aratıyorum, zaten direkt linkedin hesabından kadın mı erkek mi olduğu çıkıyor. ona göre hitap ediyorum. kaldı ki bunu yapmalarına dahi gerek yok. maillerimde kullandığım imzamda Ms. yazıyor. ama kimse dikkat etmiyor.

bu konuya pek takılmıyordum ama son yıllarda gittikçe daha çok rahatsız etmeye başladığını fark ettim. ben kadınım diye ayrıcalıklı davranmalarını beklemiyorum elbette. benim derdim genel olarak tüm kadınlar ve bu sektör üzerine. kadınların da bu sektörde olduğunu öğrensinler istiyorum. sonra "bizim sektörde kadın yok" deniliyor. oysa belki de bunun sebebi herkesin karşısındakini erkek sanması. herkes yok sayarsa yok olurlar tabiki. örneğin bizim şirkette birçok kadın mühendis var, bakınca öyle erkeklerin çoğunlukta olduğu bir ortam göze çarpmıyor. ama tüm kadınlar kendilerine sir denildiğini söylüyor. dışarıdan bakan biri "hepsi erkektir zaten" diyor. bence bu anlayışın değişmesi lazım.

"erkek egemen sektör" gibi tanımlamalar yapıldıkça kadınların bir kısmının bu sektörden soğuduğunu düşünüyorum. iş hayatında erkeklere 'yakıştırılan' yerlerde bizlerin de olduğunu daha baskın bir şekilde belirtmeliyiz. ama imzamın yanına Ms yazmak bile benim için yeterince zambakça bir çıkıştı :D şimdi gidip maillerde "yalnız adam değil kadın diyeceksin" falan gibi şeyler yazamam. hem çok garip kaçar, hem de kimsenin ikinci mailleşmede bunu hatırlayacağını sanmam. gene gider Mr yazarlar.

daha kalıcı bir çözüm olarak ne yapılabilir?
diğer sektörlerde çalışan kadınlara da habire Sir deniliyor mu?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(26.04.21)
Emailinizin sonunda imza kısmına

Pronouns:she/her

yazın.
0
howfaristhesky
(26.04.21)
@howfaristhesky zaten imzam böyle, yani Ms. yazıyor. bunu yukarıda da belirtmiştim. dikkate almıyorlar.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(26.04.21)
"Erkek egemen sektör"le iş yapan mühendis olarak bildiriyorum: bazı müşteriler kadınım diye elimi sıkmıyor. Zaten kadınım diye müşteriye de nadiren gidiyorum. Sen de sir diyorlar diyorsun :) çok daha temel bir problem var burada.
Bizim sektör değil de müşterilerimizin sektörü erkek egemen ve yobaz. Çalıştığım fabrikada öyle bir durum yok.
Edit: kadınım diye ciddiye alınmamaktansa erkek zannedilmeyi tercih ederdim.
Edit 2: yabancılar mr/ms diye değil de direkt dear pati diye başlıyor maile.
0
pati
(26.04.21)
ben olsam bu konuya çok takılmazdım, yani neticede mailde sir ile ms ile başlaması ne demek? benim için neyi değiştirecek bu diye düşünüyorum ama hiçbir mantıklı şey üretemiyorum.

ben karşımdaki insanı cinsiyetsiz olarak düşünüyorum. erkek veya kadınmış gibi değil de, hangi cinsiyetten olduğunu bilmediğim için öyle bir ayrım yokmuş gibi yaklaşıyorum.
0
reanarchy
(26.04.21)
Haklisiniz, benim ismim yabanci, o yuzden hic kestiremiyolar.
Liebe kuehles yazacaklarina “lieber kuehles” yani erkek pronounuyla yaziyorlar, sonunda duzeltiyorum hep.

Mailinizde fotograf var mi? Fotograf yardimci olabilir.
0
kuehles blondes
(26.04.21)
dear Sir , please do the needful thx.. :)

Ben de daha önceden böyle şeylere takılmamak gerektiğini düşünüyordum, hatta form vb. doldururken pronoun kısmını boş geçiyordum ama benzer durumlarda adımdan soyadımdan ve Google aramasından cinsiyetimi tahmin etme imkanı olmamasına rağmen direkt he/him olarak refer edilince garip gelmişti.

Logolu, renkli fontlu janjanlı imzaları insanlar okumadan geçebiliyor. Adının başına sonuna ünvan ekleyenler bana komik geliyor, çoğu zaman dikkat etmiyorum. Bence Ms yerine howfaristhesky'ın dediği gibi pronoun tercihinizi ekleyebilirsiniz.
0
bruce mclaren
(26.04.21)
Cok fazla ülke ile calisiyorum (günlük isimde filipler, cin, tayvan, fransa, ingiltere, almanya, amerika vs) ve malesef sürekli her konuştuğum kişiyi google yapmiyorum çünkü özelikle asyalilar kendine x diyor ama gerçek adi y(ingilizce ad koyuyorlar ya). Bu x erkek mi kiz mi belirsiz bazen. O sebepten zaten herkese ama herkese ismiyle hitap ediyoruz mr/ms yok. Bir fransizlara hitap var ama onu da az yapıyorum.

Yani bence herkes herkese ismiyle hitap etse de bu sorun çözülse. Sizi de anliyorum ama bazen günde 100 mail atan kişinin sürekli o kim diye google yapmasini beklemek de sıkıntı ki böyle internete girince sorun cikaran şirket dolu ortalik (bizim Amerika'daki customer servicede screene bakiliyor misal)
0
logisticsmanager
(26.04.21)
mailinizde neden fotoğraf yok?

ayrıca bir üst level'a taşıyarak bakış açımızı; non binary'ye doğru gidiyorken böyle şeylere takılmayabiliriz : ) diyorum.
ama özellikle kadın olduğum vurgulansın derseniz imza harici maili bitirirken de;

elinizle Ms. Ayşe falan diye yazın ayrıca.
0
rewlack
(26.04.21)
@reanarchy ben de cinsiyetinden bağımsız iş yapıyorum insanlarla ama karşı taraf bana kafadan Mr. yazıyor. bu nasıl cinsiyetsizlik? o zaman Dear + isim yazsın pati'nin dediği gibi. görüyoruz ki genel bir önyargı var burada, bu kişi kesin erkektir diyorlar. benim için bir şeyi değiştirmiyor ama toplumsal olarak bakarsak hoş değil bence. önyargı sonuçta :)

@rewlack tamamen katılıyorum. cinsiyetsiz yaklaşılmalı. kadın olduğumuz vurgulanmasın ama otomatik olarak erkek de sanılmayalım.

outlook profilimde fotoğrafım var aslında ama maillerde çıkmıyor galiba. bana gelen maillerde de kimsenin fotoğrafı gözükmüyor. acaba onun bir ayarı mı var?
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(26.04.21)
Fotograf sirket icinde cikar, bütün maillerde cikmaz. En azindan bizde böyle. External biriyle konusuyorsaniz sizin ve onun fotoğrafı olmamasi normal.
0
logisticsmanager
(26.04.21)
Biraz fazla sorun ettiğinizi düşünüyorum. Ben de erkeğim ve şirket içinde aylarca bana hanım diye hitap ettiler, hatta telefon edip pardon x hanımı aramıştım yanlış numara deyip kapattılar.

Kasti bir şey yapmadıkları sürece büyütmeye gerek yok bence.
0
denizgonen
(26.04.21)
Çalıştığım sektör erkek egemen bir sektör. İsmim "Deniz" ya da "Ege" gibi neutural bir isim değil, kadın ismi. Hadi yabancıları geçtim, Türkler bile ilk başlarda ismimi en yakın erkek benzerine dönüştürüp bir şekilde x bey diyorlardı. Müşterilerle yemeğe çıkacağımız zaman "bana eşlik etsinler diye" yanlarında eşlerini getirdiklerine şahit oldum, dahası var mı...

Ne yapmalı; inatla kadın olduğumu belirttim. Arada nazikçe dalga geçtim. bana eşlik etsin diye getirilen kadını iş görüşmelerinin içine soktum. Anlayacaklar illa ki.
0
SiyamkedisiZorro
(26.04.21)
@denizgonen senin durumunda olsaydım, sadece benim cinsiyetim yanlış değerlendiriliyor olsaydı ben de sorun etmezdim. örneğin yukarıda ismet örneği verilmiş. adı ismet olan bir kadın olsaydım ve herkes bana ismet bey deseydi bunu asla sorun etmezdim. ama konu çok daha geniş açıdan bakıldığında bu sektörde herkesin kafadan erkek olarak değerlendirilmesini yanlış bulmam.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(26.04.21)
(18)

Evi ikea’dan döşemeden önce son çıkış!

damba
Arkadaşlar başka markalardan mobilyaları beğenemiyorum. Daha önce öğrenciyken çok ikea mobilya kullandım ama en dandiğini, dandikler cidden dandik evet ama kullanışlı. Yeni evimi ikea’dan döşeyeceğim sanırım, çok sıkıldım. Hem de zaman kısıtlamamız var mobilyalar için öyle 2-3 ay bekleyemeyiz yani.
Arkadaşlar başka markalardan mobilyaları beğenemiyorum. Daha önce öğrenciyken çok ikea mobilya kullandım ama en dandiğini, dandikler cidden dandik evet ama kullanışlı.

Yeni evimi ikea’dan döşeyeceğim sanırım, çok sıkıldım. Hem de zaman kısıtlamamız var mobilyalar için öyle 2-3 ay bekleyemeyiz yani.

Orta segmentte ürünlerini alacağım İKEA’nın, lütfen birileri söyleyecekse bana: yol yakınken dön, paranı çöpe atma desin diyecekse. Sözlük’te bir sürü insan da böyle yorum yapmış çünkü.

Teşekkürler.
0
damba
(25.04.21)
İçinde bulunduğun şartlarda daha ideal bir çözüm yok. İkea dandik diyenler 68 sene aynı mobilyayı kullanma kafasındakiler. O kadar uzun vadeli planlar yapmıyorsan gerek yok fazlasına. Kaldı ki ikea'nın bazı ürünleri ortalamadır bazıları kalitelidir. Dandik ama ucuz olsun diye yapılmış ürünleri vardır ama fiyat farkından bunu anlarsın.
0
Jux
(25.04.21)
Ben evimi ikeadan döşedim ama bu şehirde ne kadar kaliriz belirsiz ve kalacak olursak da ev aliriz ileride. O sebepten 4-5 yillik döşedim evi.
Ikeadan; l koltuk, yemek masasi/sandalye, yatak yanina komodinler, bir adet sifonyer, tv sehpasi, orta sehpa ve kitaplik(bu üçü ayni seri fjallbo) ve misafir odasi yatak/karyola aldim.

Yemek masa/sandalye en ucuzuydu ve açıkçası harbiden en ucuz. Ama yurtdışında yasadigimiz için eve gelen Giden az. Yilda bir ay annemler gelir bir ayda hanimin kiz kardesi, arkadasi falan. Bu kadar. Haliyle öyle yemek yeme olayimiz yok. Ama bana göre çok dandik masa sandalye, oynak vs. Yani dayanmaz ve demonte/monte olursa toparlamaz.

Yatak ve karyola misafir icin; cok iyi. Yatanlar hep memnun.

Fjallbo serisi; temeli metal oldugu icin hic sikinti yok. Tek tavsiyem tv sehpasinin arkasi acik ve delikli. Kısacası toz cok giriyor iceri ve arkadan bir şey düşme ihtimali var (cam vs olursa).

Yatak basi komodinler; tipleri icin aldik, çok güzeller. Bence daha dayanirlar.

Sifonyer ; klasik ikea sifonyeri. Ne eksik ne fazla.

L koltuk; vallaha memnunuz ama dünyanın en rahat koltuğu diyemem. Ama l kisminin altinda birşeyler koymak oldukça güzel. Ucuz bir de.

Vallaha biz Avrupa'da oldugumuzdan hem ucuz hem de bu fiyata kalitesini bildigimiz seyler aldik. Ama açıkçası cok para verilecek şeyler almam ikeadan ben. Cok spesifik ürün olmasi lazim ve kalitesinden emin olmam lazim.

Bu arada; su hayatta her zaman x'in üstüne y koy sunu al diyen olur ama kimse size o y parayi cebinize koymaz. Ikea çoğu ürünü ile ucuz paranin karsiligini verir. Ama gidip en pahali malzemesini alırsaniz mutsuz olma olasiligi var.
0
logisticsmanager
(25.04.21)
valla türkiyede ikea ya gerek yok bence. hem daha ucuz hem daha kalitelilerini bulursun.
0
kelepir
(25.04.21)
Bence daha kalitelisini kesin bulurum arkadaşlar ama hızlısını ve sade mobilyalısını bulabilir miyim?
0
🌸damba
(25.04.21)
Evin yüzde doksanı ikea. 9 senedir kullanıyorum. Geçen kıvıkların rengini değiştirdim sıfırlandı. Şimdi olsa yine ikea dan başka yere bakmam. Tabi masif serisi.
0
Mistyimage
(25.04.21)
7 sene once ev dosedik, Ikea'dan tek parca yok. Ikea'yi ogrencilik yillarinda birakmak lazim. Ev dosemeyi acele getirmeye gerek yok, ufak ufak alarak devam ettik.
0
cooperr
(25.04.21)
müşteri memnuniyeti, hızlı lojistik, güncel teşhir ürünleri, fiyat/kalite dengesi ve gerçekten beğenerek içine sinerek yapacağın alışveriş. bu saydıklarım ikea'yı benim için diğerlerinden ayırıyor.

zart mobilyaya gidip bilindik klasik markalardan alırsın satıcıyla uğraşırsın, benzer tasarımları internette çok daha ucuz fiyata satıldığını görüp mobilyandan soğursun, içine sinmez.
0
oldz
(25.04.21)
IKEA´nin koltuklarini tavsiye etmem. Mobilya alacaksaniz, IKEA`nin en ust segmentlerinin ikinci ellerini alin. Stockholm Sideboard´unu aldim ikinci el, cok memnunum.

Camdan, metalden olusan esyalari da tatmin edici kalitede. Ama asla mutfak esyasi vs. almam. Evin tamamini oradan dizmek pismanlik bence.
0
buf-e kür
(25.04.21)
Bence diğer markalara bu kadar önyargılı olmanıza gerek yok. Doğtaş enza alfemo filan güzel mobilyalar yapıyor bence. Ayrıca renk değişimi filan istemezseniz o kadar uzun sürmüyor teslimat. Yine de geç teslim etme ihtimalleri var tabii.
0
coca cola
(25.04.21)
Koltuk söderhamn 2 tane 3lü, yemek masası ypperlig, mutfakta jokmok,şifonyer yatak malm, gardrop visthus kitaplık 3 tane gersby, çalışma masası plaka ve4 ayak satıyor ondan. Birkaö ıvır zıvır daha var. Her şeyi oradan aldım. Ypperlig masa üstü bozuldu bi mail attım yenisi eve geldi eskisini götürdüler. O kadar da rahat servis garanti falan.
0
ykyt
(25.04.21)
evde Ikea'dan pek çok şey var. İkea da diğer birçok yer gibi, kalite kalite ürün satıyor. kullanıp perte çıkardığım dandik çok şeyi oldu, ama zaten ucuz şeylerdi.

kesenin ağzını açıp aldığım şeyler yıllardır taş gibi. misal 5 kapılı aynalı bir gardrop almıştık, belki 15 sene olmuştur. daha bugün söküp tekrar monte ettik. bana mısın demedi.

özetle: uzun yıllar kullanmak gibi bir düşünceniz varsa ucuz ürünlerine kanmayın, birkaç sene içinde elinizde kalıyor.
0
Mekkeli Müşrik
(25.04.21)
biz de bir çok şeyi ikea'dan aldık, fazlasıyla memnunuz. ülkemiz mobilyacı lobisi eskisi gibi pahalı mobilyalar satamadığı için bu tarz bir propaganda var ama gayet iyiler fiyatına göre.
0
roket adam
(26.04.21)
Türkiye'deki barzo firmalarla uğraşmaktansa Ikea sırf müşteri hizmetlerinin kalitesi nedeniyle bile tercih edilebilir.

Özellikle kiracıyken daha premium markalara para vermeye gerek yok bence.
0
bruce mclaren
(26.04.21)
Ben de mobilyaciı lobisinin ikea'ya karşı algı oluşturmaya çalıştığını düşünüyorum. Bütuün ev ikea, hiçbir sorun yok. Tasarım - fiyat - performans üçgeninde daha iyisi yok.
0
gmzo
(26.04.21)
Yatak ve baza hariç evi ikeadan döşedim. Bir ay yatağımı ve bazamı versinler diye peşlerinden koştum. Yatak ve baza kurumsal bir yerdendi.

İkeanın dandik ürünleri de var, kaliteli ürünleri de var. Ne kadar çokomel o kadar kaliteli ürün.

Tasarımlarını ve kurumsallıklarını beğensem yerliden şaşmam, neden yerli ürünü desteklemeyeyim, fakat yerli mobilyaların hantallığı ve sadelikten uzaklığı sinirlerimi bozuyor.
0
denizgonen
(26.04.21)
gidiyorsun, alıyorsun, geliyorsun.
En cazip gelen yanı bu bana İKEA'da.
Diğer türlü, "yaparız abi", "hemen abi", "15 güne gelir abi" ayaklarını dinlememek için işimi görecek mobilya IKEA'da varsa, alıp geçiyorum.

Karşılaştırınca F/P olarak çok daha iyi olduğunu düşünüyorum.
Yıllar sonra aynı dolabı başka odada kullanmak istediğinde, gidip sadece raf ya da askı alıp kafana göre kullanabilmeyi seviyorum.

Bir de iki kere taşındım, bariz bir dağılma yok.
0
burfak
(26.04.21)
mutfak dolaplari dahil her seyimizi ikea'dan aldik ve hatta yine mutfak dolaplari dahil her seyi kendimiz kurduk. hem hesapliydi hem tasarim olarak cok begeniyoruz. gayet de kullanisli, kirilan, bozulan bir sey olmadi henüz (3 senedir kullaniyoruz). hatta calisma masam ve cekyatim da ögrenci evimden, 10 senelik ikisi de ve hala tas gibi. bence alin, pisman olacaginizi düsünmüyorum.
0
mamu
(26.04.21)
Arkadaşlar teşekkürler, ikea’dan alacağım galiba. Bu taş gibi dediğiniz, dağılmaz dediğiniz orta segmentte mobilyalara bi kaç örnek verir misiniz?
0
🌸damba
(26.04.21)
(8)

yurtdışına taşınma yaşamak iş bulmak hakkında

kelepir
arkadaşlar merhaba, yurtdışında özellikle avrupa amerika kanada gibi ülkelere nasıl göç edebiliriz? oralarda iş bulup dolarlar eurolar kazanabiliriz? aranızda vardır belki bu işleri yapanlar. 32 yaşında makina mühendisiyim. çok iyi derecede ing biliyorum. amerikan vizem de var 10 yıllık işe yarar mı
arkadaşlar merhaba, yurtdışında özellikle avrupa amerika kanada gibi ülkelere nasıl göç edebiliriz? oralarda iş bulup dolarlar eurolar kazanabiliriz? aranızda vardır belki bu işleri yapanlar. 32 yaşında makina mühendisiyim. çok iyi derecede ing biliyorum. amerikan vizem de var 10 yıllık işe yarar mı bilmiyorum ama. ne iş olsa yaparım modundayım.
0
kelepir
(25.04.21)
linkedinden, xingden güncel bir profil oluşturup ilanlara bak,
0
nahtoderfahrung
(25.04.21)
işe başvuracaksın kabul alacaksın gideceksin bu kadar basit
0
argent dawn
(25.04.21)
birçok kişinin yaptığı gibi turist gibi gideceksin, girdikten hemen sonra F-1 vizesine geçmek için ucuza bir dil okulu bulupön kayıt yaptıracaksın 100 dolar kadar tutuyor, 350 de öğrenci kayıt parası bir deferlik sevis ödenecek. sonra uscis'e gidip I-539 formu ve finans durumunu gösteren ek belgeler ile vize statü değişikliği başvurusu yapacaksın.

bu süre zarfında türklerin yanında çalışabilirsin, araba sürüyorsan uber,lyft, amazon gibi dağıtım işlerinde de başka birisinin üzerinden yapabilirsin. güzel para yapabilirsin. orada geçinmeni sağlayacak sistemi kurduktan sonra diplomanın denkliğini sağlamak için gerekli prosedürler var onları başlatırsın. onu da hallettikten sonra kendi alanın üzerine iş kovalamaya başlarsın. sabırlı olursan iş bulup çalışma izni green card edinirsin. ve diğer en kestirme yol ise kafana uyan amerikalı bir hatun ile dünyaevine girmek böyle yapabilirsen erken piyango yakalarsın. en hızlı göç bu şekilde.

buradan iş bulup gidersin diyenlere bakma çok çok zor bir süreci var, ki kaldı ki şirket bulsan bile sınırlı vize durumlarından dolayı gidemeyebilirsin. bu süreç biraz uzun biraz yorucu ama sonunda huzurlu bir yaşam yaratabilirsin. sadece bir süre başka işlerde vakit geçirmeyi göze alman gerekiyor ki zaten almışsın, problem yaşayacağını düşünmüyorum. gideceğin yeri de iyi seçmen gerekiyor. genel hatları ile deneyimlediğimi paylaştım, şuan türklerin en popüler giriş yöntemi de meksika üzerinden, bu en tehlikeli ama en ucuz görünen yol. güneyde hakimiyeti olan kartellere 1000-2000 dolar ödeyip gece kaçak olarak geçiyorlar. kesinlikle tavsiye etmem.
0
ada meltemi
(25.04.21)
www.reddit.com

en basit yolu ogrenci olarak gidip sonra is bulmaktir. amerikaya goc icin is bulmak gerekiyor once.

www.h1bdata.info

makine muhendisligi icin gecen sene 1500 calisma vizesi cikmis. bunlarin da cogu orada makine muhendisligi okuyan ogrencilerdir.
0
antikadimag
(25.04.21)
Gecen bir arkadaşım bulundugum sirketin Avrupa'daki bir isi icin ikya sormami istedi. Ben de ülkenin ikcisina sordum nasil oluyo vize falan diye. Bana cok spesifik ve aday bulunamayan bir ilansa vize karşilayabileceklerini soyledi.

Kisacasi duz makine muhendisi olarak bulamazsiniz buradan is çünkü vize ihtiyaci olmayan adamlar var, size neden para harcasin?

Ama salliyorum otomotivde bir parcanin üretiminde 5-10 yillik deneyimli bilmem ne cok seyrek bilinen bir programi bilen adaysaniz is bulabilirsiniz çünkü spesifik.

Maalesef düz bir adayin is bulmasi yüzde 99.9 imkansiz.
0
logisticsmanager
(25.04.21)
Benim tanıdığım bir mühendis 40 ından sonra silikon vadisinde iş bulup Abd ye taşınmıştı. Herhangi özellikli bir eğitimi veya kariyeri yoktu. İstiyorsanız peşini bırakmayın çünkü oluyor.
0
sumuklu asilzade
(26.04.21)
linkedin'den ise basvurup kabul alabilmen icin baya siradisi isim yapmis falam biri olman lazim ki oyle olsan zaten ise basvurmana gerek kalmaz sana teklif gelir. O yuzden o yontemi direk geciniz.

Yuksek yapmaya cikacaksin, bir yandan okurken bir yandan da tutunmanin yollarini arayacaksin.

Ama isin gucun, evin barkin varsa, duzenin saglamsa ben 32 yasinda bu seruvene girmeni tavsiye etmem zira baya uzun ve sancili surecler bunlar..
0
cooperr
(26.04.21)
senin şirketin olsa İrandan başvuran birini mi yoksa türkiyeden başvuran birini mi tercih edersin? aynı mantık.
0
plastic_angel
(26.04.21)
(6)

Köpek eğitimi konusunda yardım

logisticsmanager
MerhabalarIki aydır kırma labrador sahibiyiz, barınaktan aldık.Ilk başta böyle değildi ama son 4 haftadır falan acayip bir biçimde apartmandaki insanlara havlama, bisiklet/araba havlama, üzerine gitme ve en kötüsü çocuklara havlama üzerine gitme/atlama var. Yerlisi olmadığımız şehirde olduğumuz için
Merhabalar
Iki aydır kırma labrador sahibiyiz, barınaktan aldık.
Ilk başta böyle değildi ama son 4 haftadır falan acayip bir biçimde apartmandaki insanlara havlama, bisiklet/araba havlama, üzerine gitme ve en kötüsü çocuklara havlama üzerine gitme/atlama var.
Yerlisi olmadığımız şehirde olduğumuz için çocuğu olan tanidigimiz falan yok haliyle gidip çocuklarla yakinlastiramiyoruz.
Az önce otururken iki çocuk arkadan yaklaştı (1.5 m falan anca kalmış) fark ettim derken tabi kontrolden çıktı. Hadi orada çok yakındı ama sonrasında 7-8m ötede koşan çocuğa da aynısını yaptı.

Haftaya cuma egitmene soracağım ki onla da bunlar olmuyor heralde hiç çocuk vs denk gelmiyor bilmiyorum. Ama o zamana kadar ne yapabilirim diye meraktayim.
Esimle beraber psikolojik olarak biraz çoktuk ki su an benim kararim biraz kafamizin rahatlamasi icin agizlik takmak çünkü yüzde yüz emin degilim cocuklara olacak tepkisinden.
0
logisticsmanager
(24.04.21)
biraz abartıyorsunuz bence.
tasmayla dolaştırın ve çocuklara yaklaştırmayın.
mecbur musunuz çocuklarla yakınlaştırmaya?

size alıştıktan sonra eski travmaları ortaya çıkıyor olabilir.
geçmişinde kötü bir deneyimi varsa, normal.
eğitmene bahsedin, ne yapabileceğinizi söyler.
ama psikolojik olarak çöküp hayvana ağızlık takmaya falan gerek yok.
daha kötü etkilenir.
olabildiğince kısa tasmayla dolaştırın, sevmek isteyen olursa da izin vermeyin, bu kadar basit.
0
blatta hiberna
(24.04.21)
Tasmayla dolastiriyoruz zaten.
Cocuklara yaklastirmiyoruz ama 7-8 metrede kosan cocuga atlayip havlamaya başlayınca hem kontrol etmesi zor hem de parkta sıkıntı oluyor insanlar bakiyor ediyor. Böyle 13 sene mi yasayacagiz sürekli 8-10 metrede kosan çocuk mu var diye?

Apartmanda çocuk denk geldiginde de aynisini yapıyor, ya asansor beklerken apartman kapısından biri girse havliyor, hirliyor.

Kısacası köpek bisiklet, araba, çocuk, insan; hepsine havliyor ve atliyor. Haliyle yürümek etmek psikolojik olarak yorucu oluyor çünkü sürekli acaba o köşeden biri çıkar mi yok o cocuklar bir anda bize kosar mi vs halindeyiz.

Ağızlık takarsak en azından bir olay olsa da isiramayacagindan eminiz.
0
🌸logisticsmanager
(24.04.21)
hayvan zaten şu anda eğitim alıyormuş.
üstelik daha iki ay olmuş sahipleneli.
bunlar olacak, yani bu kadar şeyden bu kadar strese girecek bir şey yok.
zamanla düzelecek, biraz soğukkanlı olun.
siz strese girerseniz zaten hayvan daha çok strese girer.

parkta dolaştırmayın.
yani normalde de çocuklara yaklaştırmayın zaten.
özellikle de gençken.
ağızlık takmayı kafanıza koymuşsunuz, tam olarak neyi sorduğunuzu anlamadım.
yani istiyorsanız takın ama hayvanı daha da strese sokmuş olacaksınız, onu söyleyeyim.
bu kadar gerginliğe gerek yok.
insanlar bakıyorsa da bakıyor, burada önemli olan köpeğin psikolojik sağlığı.
bugün bakar, yarın yanından geçerken sevmek ister.
insanlara ne?
sonuçta serbest dolaştırmıyorsunuz, kimse bir şey yapamaz.
siz sakin olacaksınız ki, o da sizinle birlikte sakin olmayı öğrenecek.
dolaştırırken bol bol konuşun.
evde de sürekli konuşun.

bu olaydan dolayı evde psikolojinizi falan bozmayın.
siz ne kadar sevgi dolu olursanız, o da o kadar sevgi dolu olur.
sakin olmayı sizden öğrenecek en başta zaten.
ama sürekli gergin olur, sürekli endişe duyar ve ona karşı bu gerginliğinizi hissettirirseniz hayvan rahatlayamaz, kendini güvende hissedemez.

sokaklarda kendini daha güvenli hissetmesi için sabah erken, gece geç saatlerde uzun yürüyüşler yapabilirsiniz mesela.
yani bu süreçte daha tenha saatlerde dışarı çıkartmaya çalışabilirsiniz.
sizinle de daha çok zaman geçireceği için bağı kuvvetlenir.
dışarıya çıktığında hiç havlamaya hırlamaya gerek olmadan döndükçe (etrafta az insan ve insan trafiği olduğu için) dışarı çıkarken daha az gerilir o da zamanla.
bir yandan eğitim de aldığı için iyice düzelir bir süre sonra.
0
blatta hiberna
(24.04.21)
kirmalar nedense daha sert oluyor ve anlasilmasi zor hareketler yapiyorlar bir gun oyle bir gun boyle.
kopegim koruma icguduleri epey kuvvetlenmis gibi. yani yerini ve sahibini sahipleniyor alfa olarak siz varken onunuze gecip siz komut vermeden hamlede bulunmasi iyi bir egitim gormemesi ile alakali. ve bu genlerinde var. bekci kopegi de alsaniz ayni seyler olacakti. ilk hafta yuvaya yabancidir ses etmez orada yatar orada beslenirse orasini ve sahibi kabullenir. korumak kollamak icin elinden geleni yapar.
benim tecrubem su yonde. agizliga devam daha cok sosyal olmaya devam. her yanlis hareketinde onu uyarmali ve duzeltmelisiniz.

sunu da asla unutmayin kopek kopektir. ne buyutun ne ufaltin.
0
turbo sadık
(25.04.21)
sizi zayıf gördüğü için korumaya çalışıyor. o yüzden agresif tavırlar sergiliyor. havladıktan sonra onu seviyorsanız davranışı da pekiştiriyorsunuz demektir. iyi bir eğitmenle çalışmanız lazım, yoksa eziyet olur size.
0
jangbogo
(25.04.21)
Ileride kaynak olur; hayvanin günlük egzersizini artırdık (su an günde 40-45 dk toplam kosuyor). Reaktifligi yüzde 70 azaldi. Hala erkeklere ve özellikle baktigi kopege dokunan erkek kisilere havliyor.
Tasmada zincir tasmaya geçtik ve kitlendigi zaman leave it diyoruz, dinlemezse uyariyoruz. Üçüncü gun sonunda leave it dedigimiz zaman bakiyor hatta demeden dönüp bize bakmaya basladi. Arabalara olan reaksiyonu yok gibi birşey. Kısacası icindeki enerji patlamasini kontrol altina almak ve nerede ne yapmamasi gerektigini daha net olarak anlatinca düzeldi. Daha is var, her köpek ayni değil ama bizimkisi böyle düzeliyor gibi.
0
🌸logisticsmanager
(03.05.21)
(5)

haberleri hangi site veya uygulamadan takip ediyorsunuz?

hlt1985
eski alışkanlıklardan dolayı bilgisayar başında otururken haber için sürekli hurriyet'in sitesine giriyorum. ama artık gına geldi, içerik ve haber bakımından. Gerçekten yansız (sallı-sollu) düzgün haber takip edebileceğim önereceğiniz bir haber sitesi veya uygulaması var mıdır?
eski alışkanlıklardan dolayı bilgisayar başında otururken haber için sürekli hurriyet'in sitesine giriyorum. ama artık gına geldi, içerik ve haber bakımından. Gerçekten yansız (sallı-sollu) düzgün haber takip edebileceğim önereceğiniz bir haber sitesi veya uygulaması var mıdır?
0
hlt1985
(21.04.21)
fotrsapka
(21.04.21)
birgün, bbc, donanımhaber, bazen sputnik
0
golgi aygıtı
(21.04.21)
Bbc, bloomberg
0
logisticsmanager
(21.04.21)
BBC Türkçe servisi
0
mahsus mahal
(21.04.21)
Cumhurbaskani sozcu okumayin dedikten sonra Sozcuye basladim, cok iyiymis asiri muhalif bir durum yok magazinden, spora hepsi var marjinal falan degilmis yani gayet iyi haberler her telden
0
neverletyougodown
(21.04.21)
(4)

Cevik olmayan kurum

austenn
Merhaba. Disaridan kurumsal denecek ve yan haklari da iyi olan bir sirketteyim. 7 aydir buradayim ve mutlu degilim pek. biraz gozlemleyeyim ortami, departmani dedim ve sonuc olarak bu departmanin sirketin kulturunu begenmedim. Herkes elinin ucuyla is yapiyor, en basit dosyalar bile 1 gun sonra ileti
Merhaba. Disaridan kurumsal denecek ve yan haklari da iyi olan bir sirketteyim. 7 aydir buradayim ve mutlu degilim pek. biraz gozlemleyeyim ortami, departmani dedim ve sonuc olarak bu departmanin sirketin kulturunu begenmedim. Herkes elinin ucuyla is yapiyor, en basit dosyalar bile 1 gun sonra iletiliyor. Aradigimda ulasamadigim biri var departmanda, tum gun durumu disarida gorunuyor. Ve buna kimse bir sey demiyor.

Ben burada biraz daha kalirsam gelismeyecegimden emin olmaya basladim. Ogrenecegim bir sey yok, sorsam da cok hevesli cevap vermiyorlar. Anlattigim tum seyler kisisel gibi gozukse de dedigim gibi sirketin kulturu curumus vaziyette. Boyle sirketlerde calisan oldu mu aranizda? Neler yaptiniz? Is bulmadan ayrilamam o hatayi bir kere yaptim buraya dustum.. simdi bu durumlarini yoneticime soylesem ters mi teper? Duzgun bir uslup var midir bunu soyleyecek? Her sey gulluk gulistanlik gibi mi davranayim is bulana kadar?
0
austenn
(19.04.21)
pandemideyiz, aloo pandemi... PAN DE Mİ.
0
Techsavvy
(19.04.21)
türkiye'de "kurumsal" denen firmaların %90'ı bu şekilde. aslında kurumsallıktan kasıt da budur bir noktada, her şey oturmuş gibi görünür ama bu iyi bir şey olmak zorunda değil; kemik kadrolar uzun süre çalışan insanlar, herkesin yolunu bulduğu, kendini geliştirmeye çalışmadığı, kendini güzel pazarlayan yapılardan ibaret türkiye özel sektörü. iyi paralar kazanıp farklı kültürler tanımak adına buralarda çalışmak kötü bir şey değildir ama hedefin sürekli gelişen yapılarsa tamamen yabancı kültürlü şirketlerle ilgilenmelisin.

bahsettiğim tamamen yabancı kültürlü şirketlerin sayısı da çok değil tabii. bir çırpıda sayabileceğin bir sürü "yabancı" şirket türk kafasıyla yürüyor. gelişmekte olan, tr piyasasında rekabeti çok olan, gündemi yakalamak zorunda kalan şirketler aradığın şeyi sana sunar.

demem o ki, fazla idealist davranıp eldeki kuştan olma. hele ki iş tecrüben 5 seneden azsa bu tarz şirketlerde 1-2'şer sene çalışıp hedefindeki şirketlere daha hızlı geçebilirsin. bu tarz şirketlerin kültürlerinden öğreneceklerin de var sana şimdi öyle gelmese de, en kötü iş yapmadan nasıl iş yapıyormuş gibi gösterilir onu öğrenirsin. 7 ay kısa bir süre, direkt hedefin olacak bir şirket bulmadan çok kıpırdamazdım ben olsam. ama haftada 1-2 başvuru da yapar, mülakatlara giderdim. aynı zamanda hedeflediğin kültüre sahip şirketler kimler, senin sektöründe işler nasıl yürüyor, biraz bunları araştırırdım. bunları anlamanın en iyi yollarından biri de oldukça fazla mülakata girmek. iyi ya da kötü, sektörde neler oluyoru öğrenmek için mülakatlara girebilirsin.
0
Jux
(19.04.21)
kurumsal bir şirketse sana şunu vaad eder.
31i gece 00:01 de (1i sabah yani) maaşın hesabında.

oraya yetecek kadar iş yapacağın bir sistem kur
kalan vakitlerinde freelance iş kovala...

hem 00:01 de maaş almanın garantisi hayatını kolaylaştırsın
hem de freelance işler ile daha çok şey öğren
0
summatinyourteeth
(19.04.21)
Kurum kültürünü siz degistiremezsiniz. Bununla ugrasmayin, bosuna risk. Hani bir iki kiside sorun olsa tamam derdim de sirket boyle diyorsunuz.

Size uymuyorsa iş arayın, başka çözüm yok ya da yükselip müdür olup kültürü degistirin.
0
logisticsmanager
(19.04.21)
(5)

2011 focus mu 2020 corsa mı

takıl yani takmıyo belli
2011 model 1.6 benzinli 95bin kilometrede orta seviye paket manuel sedan Ford focus mu?2020 model 1.2 benzinli 15bin kilometrede orta seviye paket manuel hatchback Opel corsa mı?Aracın verdiği sürüş keyfi kadar değer kaybetmemesi de önemli. Aslında gözüm kapalı focus derim ama yaşından dolayı corsa’
2011 model 1.6 benzinli 95bin kilometrede orta seviye paket manuel sedan Ford focus mu?
2020 model 1.2 benzinli 15bin kilometrede orta seviye paket manuel hatchback Opel corsa mı?

Aracın verdiği sürüş keyfi kadar değer kaybetmemesi de önemli.
Aslında gözüm kapalı focus derim ama yaşından dolayı corsa’da cazip geliyor.

Siz olsanız hangisini seçersiniz?
0
takıl yani takmıyo belli
(18.04.21)
Eğer büyük bir araca ihtiyacım yoksa, 2020 opel'i alır geçerim. 10 yaşında arabayla uğraşmam.
0
roket adam
(18.04.21)
tartışmaya kapalı corsa derdim.

2030'da yine satılır ama 2011 focus için aynısı söylenemez. bakım, servis, parça bulunurluğu vs düşününce 2011 model araçla uğraşamam.
0
baldan kaymak
(18.04.21)
2020 corsa
0
goodyes
(18.04.21)
Internette yanlis görmüyorsam ;
Corsa 309 lt
Focus 316 lt bagaj var. Kısacası bagajdan hiçbir sey kazanmayacaksiniz zaten.

Kesinlikle corsa.
0
logisticsmanager
(18.04.21)
@logisticsmanager
Focus bagaj hacmi 526lt (sedan)
0
🌸takıl yani takmıyo belli
(18.04.21)
(13)

Beceriksiz biri en basit ve sağlıklı ne yiyebilir

Vse budet horosho
Merhaba. Ben yalnız yaşayan, klasik iş çıkışı ya da eve gelince paket söyleyen biriyim. Hareket ettiğim bi işim olmasına rağmen, genel olarak zayıf ama göbek iri vücut yapım nedeniyle diyetisyene gittim. Karbonhidratı azaltacağım. Liste verdi ama fantastik bi liste. Yakınımda o ürünleri bulacağım ma
Merhaba. Ben yalnız yaşayan, klasik iş çıkışı ya da eve gelince paket söyleyen biriyim. Hareket ettiğim bi işim olmasına rağmen, genel olarak zayıf ama göbek iri vücut yapım nedeniyle diyetisyene gittim. Karbonhidratı azaltacağım. Liste verdi ama fantastik bi liste. Yakınımda o ürünleri bulacağım market bile yok.

Siz tavsiye verseniz? Hiç mutfak tecrübem yok desem yeridir. Ne yapabilirim?
0
Vse budet horosho
(13.04.21)
bence fırın yemekleri en kolayı. bir fırın tepsisine istediğin sebzeyi ve eti dizip üstüne zeytinyağı gezdirip fırına atabilirsin. balık, tavuk, et, kıyma..hepsi olur.

bu kolay ama ben buna bile üşeniyorum. o yüzden akşam yemeği yemiyorum. hem de akşam yemeyin diyorlar. çoğunlukla akşamları fındık fıstık kuru incir ceviz vb. yiyorum. hem yemekle uğraşmamış hem de akşam akşam midemi doldurmamış oluyorum.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(13.04.21)
Tavuk göğsü haşlayabilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(13.04.21)
Bulunabilir ürünler yazan bir diyetisyene gidin. Avakado mango nedir.
0
baal
(13.04.21)
Tavuk göğsü: baharatlayip teflonda izgara ya da firinda.
Haslayan da var ama ben firinda seviyorum; brokoli, havuc vs gibi sebzeleri dogranmis halde koyup üstüne kekik vs baharat ve zeytin yağı.
Sonuçta az kalorili, karbonhidratı az yemek ve bunlari toplu yapip kaba koyarsaniz 3 günlük yemek çıkar, isitip yersiniz.
0
logisticsmanager
(13.04.21)
@baal, avakado olsa yine iyi. yaban mersini, glutensiz ekmek falan diyor. Yaban mersini macro center'da bile olmuyor bazen :)
0
🌸Vse budet horosho
(13.04.21)
Çölyak hastası değilseniz ya da gluten hassasiyetiniz yoksa gerçekten başka bir diyetistene gidin. Karbonhidratı azaltmak için glutensiz ekmek önermek saçmalık.
0
kobuzchu kiz
(13.04.21)
Sağlıklı bir diyet uygulayabilmek için en azından minimal bir mutfak bilgisine sahip olmalısınız. Çok zor bir şey değil. Mesela tavuk göğsünü haşlama düşüncesi pişirmeden daha kolay gelebilir ama tadının çok kötü olacağını tahmin ediyorum. Onun yerine azıcık bir baharat ve zeytinyağı ile tavada pişirebilirsiniz. Brokoli, havuç gibi sebzeleri haşlayabilir ya da çiğ olarak tüketebilirsiniz. Havucu, kırmızı lahanayı rendeleyerek mesela salata yapabilirsiniz. Sadece kol gücü gerektiren bir eylem. Çeşitli çiğ sebze ve otları doğrayıp mesela haşlanmış nohut, fasulye, mercimek gibi şeylerle karıştırıp üzerine biraz da zeytinyağı ve baharat ekleyerek güzel salatalar oluşturmanız mümkün. Nohut gibi sert baklagilleri pişirirken püf noktası içine biraz karbonat eklemek. Aksi takdirde zor pişebiliyor.

Tavuğa alternatif mesela biftek ya da dilimlenmiş somon alabilirsiniz, aynı şekilde pişirmeniz mümkün. Sadece kırmızı et içi pembe yenebilirken tavuk yenemiyor, böyle şeyleri aklınızda tutmalısınız.
0
isabella was a ginger
(14.04.21)
Çok uğraşmak istemediğim ama güzel şeyler yemek istediğim zaman yaptığım bir yemek var:

İki tencere lazım. Birine zeytinyağı koyup üstüne kuşbaşı sebze (patates, havuç, kabak, bezelye vs.) doğruyorum. Tuz döküyorum, kapağını kapatıp orta-kısık açıyorum.

İkinci tencereye tavuk göğsü koyuyorum (bunu kasaplardan kuşbaşı kesilmiş şekilde alabiliyorsunuz). Üzerini dolduracak kadar yoğurtlu su karışımı ekliyorum. Yine kapağını kapatıp orta-kısık açıyorum.

İkisinin de pişme süresi 15 dakika. Hazırlama süresi de o kadar. Totalde 30 dakikada yemek hazır oluyor. Besin değerleri de dengeli. Daha az karbonhidrat isterseniz sebzeyi patates yerine patlıcanla falan da yapabilirsiniz. Fazla yaparsanız ertesi gün de yeniyor.
0
plutongezegendegilmi
(14.04.21)
Diyet sürdürebilir olmalı. Sağlıklı beslenme alışkanlığı edinip sonrasında da devam ettirebilmeniz gerekli. Farkı diyetisyene gidin. Bu diyetisyen ile hedefinize ulaşsanız da orada kalmayacaksınız. Zor tariflerle, zor bulunan yemeklerle olmaz.

Ben aylık köfte, soslu tavuk, soslu somon hazırlayıp buzluğa atıyorum. Sonrası çok pratik oluyor. Sebzeleri iki yemeklik pişiyorum.
0
jazzabel
(14.04.21)
yaban mersini, glutensiz ekmek falan nedir ya allasen, böyle diyet mi olur? diyet ulaşılabilir ve pratik olmazsa eğer uygulanmaz asla. bunu bizden önce gittiğin diyetisyenin bilmesi gerekirdi ama neyse.

donmuş sebze alıp zeytinyağlı yap hafta sonu koca bir tencere. fasulye, bamya, barbunya vs. aşırı pratik, ısıtmana bile gerek yok, doyurucu ve besleyici. ben bazı sebzeleri de soteliyorum tavukla ya da tek başına: lahana, brüksel lahanası, havuç, kabak vs. o da çok pratik ve doyurucu oluyor.
0
knight of cydonia
(14.04.21)
diyetin surdurulebilir ve pratik olmasi gerektigi konusunda diger cevaplarla hemfikirim. yalniz ornegin hepsiburada'nin market kismindan tazemasa'dan filan siparis verilebiliyor, ertesi gune teslim yapiyorlar genelde. eger maddi acidan sıkıntı yaratmiyorsa ve tek problem bulunabilirlikse oraya da bir bakin bence. sonraki gidisinizde diyetisyene urunlerin bulunabilir ve hazirlanmasinin pratik olmasini istediginizi iletebilirsiniz. zaten size verdigi listeyi bunu yap diye verdiginde bu bu urunleri bulamam deseydiniz degistirirdi alternatifleriyle bence. elinizde hazir bir liste varken kendi kafaniza gore hareket etmeyin derim ben. iletisiminiz varsa diyetisyene de bulamadiginiz urunleri sorup alternatiflerini ogrenip o sekilde de devam edebilirsiniz diyetinize. yani ben olsam oyle yapardim.
0
in vino veritas
(14.04.21)
bol bol salata malzemesi alın.

yanına güvendiğiniz bir kasaptan köfte alın, tavuk göğsü alın, ton balığı alın. her akşam salata + köfte yesem sıkılmam.
0
co2s2
(14.04.21)
A101'e gidip bir tane kivi marka buharlı pişirici al.
Metro markete gidip donmuş fleto balık, donmuş bezelye, donmuş brokoli, donmuş karnabahar, donmuş havuç al.
Donmamış patates, soğan, sarımsak ve tuz da koy.
Hepsini makul miktarda karıştır. Kalanını buzluğa koy.
30-40 dakikada pişsin.
Ye.

Metro marketten 25 tanesi 75 liradan donmuş enginar al.
Buharlı pişiricide her gün bi tanesini 15 dakika pişir. Tabağa alıp üzerine tuz, biber, zeytinyağı, sirke.
Parçala, karıştır.
Ye.

Bir fırın poşetine iki tane kemiksiz tavuk butu koy.
Kafana göre parçalanmış patates, soğan koy.
Pulbiber, tuz, kekik, seversen kimyon.
Karıştır.
Isınık fırında 180 derece.
40 dakika.
Parmaklarını yememeye gayret et.
0
Mirket
(14.04.21)
(3)

Keten gömlek markasi (avrupa)

logisticsmanager
SelamlarŞimdi yaz için birşeyler alicam, Avrupa'da (özelikle Fransa) olan markalardan bilgisi olan varsa paylasabilirse sevinirim.Slim kalıp, düzgün keten gömlek. Ise falan giyerim (haftada birgün iste)Banana republic'de baya indirim var ama kalite durumu nasil bilemedim. Ondan sonra muji diye bir m
Selamlar
Şimdi yaz için birşeyler alicam, Avrupa'da (özelikle Fransa) olan markalardan bilgisi olan varsa paylasabilirse sevinirim.
Slim kalıp, düzgün keten gömlek. Ise falan giyerim (haftada birgün iste)

Banana republic'de baya indirim var ama kalite durumu nasil bilemedim. Ondan sonra muji diye bir markadan da bahsediyorlar ama regular kesim, uzerimde salas duran ketenden nefret ediyorum o yüzden slim arıyorum.
Fiyat olarak da 60 euro kadar cikarim herhalde cok degerse.
0
logisticsmanager
(13.04.21)
Massimo Dutti varsa güzel gömlekleri
0
Take it away honey
(13.04.21)
keten var mi bilmiyorum da jules'un gomleklerini bayagi guzel. www.jules.com
0
lamartin
(14.04.21)
Jules'da var ama harbiden iyi mi jules ya :/ ucuz baya çünkü
0
🌸logisticsmanager
(14.04.21)
(8)

Avrupa'ya eşya götürmek?

chicha_v2
Avrupa'ya taşınacağımızı varsayalım. Pickup aracımız da var.Aracın arkasına buzdolabı, çamaşır/bulaşık makinesini, fırını atıp sınırdan geçirebiliyor muyuz?Aracı geri getirmemiz gerekecek sanırım ama eşya orada da kullanacağım eşya, mantığım olur diyor ama pratiğini bilmiyorum. Bilen, hatta biz yapt
Avrupa'ya taşınacağımızı varsayalım. Pickup aracımız da var.

Aracın arkasına buzdolabı, çamaşır/bulaşık makinesini, fırını atıp sınırdan geçirebiliyor muyuz?

Aracı geri getirmemiz gerekecek sanırım ama eşya orada da kullanacağım eşya, mantığım olur diyor ama pratiğini bilmiyorum. Bilen, hatta biz yaptık diyen varsa cevabınızı bekliyorum :)
0
chicha_v2
(12.04.21)
Gerekli evraklari toplayip duzenlersen mumkun. Cok zor degil diye biliyorum ama sureci de bildigimi soyleyemem.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.04.21)
Büyük eşya getirmedik biz zira evlerin %90ı eşyalıydı, bizim de eşyalar çok harika değildi. Ama küçük mutfak eşyaları, kıyafetler, küçük sehpa vs eşyalar geçirdik sınırdan. Ağzına kadar dolu araba ile geçtik yani öyle ucundan kıyısından bakıp geçirdiler. Ama her şeye tek tek bakma hakları var tabiki. Taşındığınızı anlatıp oradaki oturum kartınızı vs gösterirseniz sorun olmaz diye düşünüyorum. Bizim durumda araba da gideceğimiz ülkeden alınmıştı.o bir fark yaratır mı bilemedim.
0
tuborg yesili
(12.04.21)
Bu arada, beyaz esya tasimak mantiksiz +1
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.04.21)
Eşyaları Türkiye'de 2. el satsanız elde edeceğiniz parayla gittiğiniz yerde sıfırını alırsınız muhtemelen, eşyaların manevi değeri var dedemden, ninemden hatıra derseniz o başka tabi.
0
solo
(12.04.21)
Esyayi tasimak mantiksiz +1
Ama isterseniz evraklari hallederek goturebilirsiniz.
Götürülmesi gereken esyalar hacimi küçük pahasi büyük olmali. Bahsettiginiz teknolojik aletlerin cogu daha ucuza Avrupa'da var zaten.
0
logisticsmanager
(12.04.21)
konteynirla butun evi tasidik neredeyse. sirket karsiladigi icin belesti, yoksa bence degmez. yenisini al gitsin. gidecegin ulkede evlerde oluyor olabilir o beyaz esyalar bu arada. misal ben buzdolabi getirmedim ama deepfreeze getirdim.
0
camussar
(12.04.21)
Esya tasimak mantiksiz degil. Burda yeni ev alan herkes esyalarini turkiyeden tirla getiriyor. Iyi bi koltuk takimi almak istesen 1800-2000€, buzdolabi 600-700€, camasir mak. 400€, bulasik, 400€, firin ocak 400€ havalandirma 150€
Bunlar zaten elinizde varsa ve durumlari iyiyse getirmek daha mantikli.
0
c1b2k3
(12.04.21)
+devami olarak

Bunun halisi, tv si, dolaplari yatagi , ivir ziviri. Bitmiyor. 10.000€ net kafadan ayirmak lazim -mutfaksiz-

Tabi varsa 10-15.000€ ben yaparim yeniden ev siz bilirsiniz. Ama bu konuda coook tecrubeliyim emin olun.
0
c1b2k3
(13.04.21)
(10)

İşten bir türlü çıkamamam

Ayin 25 inde patronlardan birine isten çıkmak istediğimi söyledim.Dikkate almadiz ben hallederim git iceriye çalış dedi.Baktim bu umursamıyor benim işe girmeme vesile olan oteki patronu aradım(persembe).isten cikmak istedigimi belirttim. Cuma günü geleceğini olmadi pazartesi geleceğini söyledi, o za
Ayin 25 inde patronlardan birine isten çıkmak istediğimi söyledim.
Dikkate almadiz ben hallederim git iceriye çalış dedi.
Baktim bu umursamıyor benim işe girmeme vesile olan oteki patronu aradım(persembe).isten cikmak istedigimi belirttim.
Cuma günü geleceğini olmadi pazartesi geleceğini söyledi, o zaman konuşuruz dedi. Cuma günü gelmedi, pazartesi günü geldi.
Geldiler oturduk masaya. Uretimi nasil arttiririz, gece vardiyasi yapmamiz gerekiyor bişeyler yapmamiz gerek gibi seyler soylediler.
Ben saskinlikla izledim. Ben persembe gunu cikacagimi soylemisim bana denilene bak.
Hatta ilk patron gece vardiyasina benim de kalabilecegimi soyledi ki ben daha once boyle bisey istemedigimi cikacagimi soylemistim. Buna ragmen adamlar bunu yanimda konustular.( Ben de oranın idare eden kisisiyim bu arada.)

Neyse senin konuya gelelim dediler neden cikmak istiyorsun dediler...
Sebebimi belirttim. Hafife aldilar falan.
Konu tekrar uretimin artmasina geldi.

Ben de vefa borcum var ezikliği yasayarak ses etmedim o an..
Ogle arasi saati geldi. Abi perşembe günkü mevzuyu konuşamadık konusabilir miyiz drdim.
Ogle yemegine cikacam gelince konusalim dedi.
Ve yemekten sonra gelmedi.
Sonra aradim abi sizi bekliyordum ben. Gelcem dedi. Teli kapattik.
Ve gelmedi o gün.
Ben 2 gun daha bekleyip maasimi aldiktan 2 gun Sonra covid testi bahanesiyle ise gitmedim.hastayim toparlamaya çalışıyorum diyerek ben de ise gitmedim.
Beni ise alan patrona bir sey demem gerekiyor.
Bugun de bilegim icin hastaneye gidiyorum.
İs yerinden kimseye de haber vermedim.
İs yeri dedigim yer ufak bir yer, kesinlikle amator, maaslar elden, sigrtasiz isci calistiran bir yer...
Maasim asgariden yatiriliyor, sgk kodum amele olarak tanimli.
Simdi bu beni ise alan, tanidik sayilan patrona bugun ne demeliyim.yazmali miyim direkt konuşmak mi gerekir yüzyüze.ben kimseye haber vermeyerek ayıp mi ediyorum.
Bu sureci artik sonlandirmak istiyorum.usul yol yordam tavsiyesi lütfen...
0
(12.04.21)
abi kusura bakma da geçiştirilen adam pozisyonuna düşmüşsün. Bahsettiğin 4-5 farklı durumda sürekli sallamışlar senin durumu.

Asıl işi çözeceğin kimse ofise gelmiyorsa, sen bulunduğu yere git ve durum böyle böyle artık şuna bir nokta koyalım demen lazım. Öteki türlü uzar gider böyle, belli ki yerine birini de bulamamışlar daha süreci uzatıyorlar, yok şu vardiya da yok şu üretimde diye diye.
0
tsubasa
(12.04.21)
Yazılı olarak verin resmi kanallarla. İş maili noter vs. İhbar süresinizi hesaplayın. Süre başlasın. Süre bittiği gün gitmeyin işe. İşten çıkmak böyle. Siz istifa etmeyince geçiştiriliyorsunuz.
0
ykyt
(12.04.21)
abi sanki sen daha önce de sormuştun ve yazmıştık.
dilekçe verdin mi? yazılı dilekçen olacak tarihli 1 ay sonra da maaşını alıp gelmeyeceksin o kadar.
şu anda içeride paran yoksa sktiri çek bırak git. ne bekliyorsun hala? vefa borcuymuş falan. 5 sene sonra kim kimi hatırlayacak.
0
rewlack
(12.04.21)
İstifa ettim bu arada yazili olarak da verdim.
0
🌸
(12.04.21)
İceride param yok. Sadece vefa borcu var diye bir aciklama yapmam gerekiyor.2 haftalik surem doldu.
0
🌸
(12.04.21)
Sgknin asgariden yattığı, amele olarak gozuktugun, sigortasiz isci calistirilan ve senin "bakariz" diye gecistirildigin garip bir yere neden vefa borcun var anlamadim. Yapman gerekenler anlatilmis zaten ama is hayatinda çok uzulursun böyle yaparsan.
0
logisticsmanager
(12.04.21)
En azından bir seyler deyip cikmak gerek.yarin bihün karşılaşıcagiz.
0
🌸
(12.04.21)
yeni iş görüşmelerimde işe başlama tarihi belirtmem gerekiyor. benim bu mevzuyu netleştirip sonlandırabilir miyiz.
0
Phoebe
(12.04.21)
Sürenizi hesapladıysanız benim bu hafta son günüm perşembe ya da cuma, o güne kadar görüşmek istiyorum. Daha sonra gelmeyeceğim. İş ile ilgili de devredeceklerimi halledelim diyin. Gün vermezlerse işe gitmemeniz gereken gün gitmeyin. Onlar arayıp görüşmek ister. Ya da hiç görüşmez. Siz yazılı istifa verdiyseniz ve bunu konuşanıyorsanız yumuşak mizacınızdan yararlanıp kendi kendinize daha fazla işe gelmeniz bekleniyor. Belki de gelmediğiniz gün hiç aramayacaklar. Bu arada ne kadar çalıştınız 2 hafta ihbar süresi?
0
ykyt
(12.04.21)
6ay 3 gun yapiyor.
2 hafta ediyor. Normalde 4 hafta ama hersey mevzuata göre isleyen bir yer degil. Bi zahmet 3 gun icin de 2 hafta daha bekletmesinler...
0
🌸
(12.04.21)
(25)

İnancınızı nasıl kaybettiniz?

isabella was a ginger
Dini inançtan bahsediyorum. Aslında daha çok bu süreçteki psikoloji ilgimi çekiyor. Çünkü cennete ve sonsuza kadar var olacağına inanırken bir anda öldükten sonra yok olacağını idrak ediyorsun, büyük bir yıkım olmalı. Ne hissetmiştiniz?Ben böyle bir süreçten hiç geçmedim çünkü ateist olarak büyütüld
Dini inançtan bahsediyorum. Aslında daha çok bu süreçteki psikoloji ilgimi çekiyor. Çünkü cennete ve sonsuza kadar var olacağına inanırken bir anda öldükten sonra yok olacağını idrak ediyorsun, büyük bir yıkım olmalı. Ne hissetmiştiniz?

Ben böyle bir süreçten hiç geçmedim çünkü ateist olarak büyütüldüm. Ailem, özellikle babam bilimle ilgili olduğu için her şeyi bana açıklardı. Hiç şüphe ettiğimi hatırlamıyorum. Sadece okula başladığımda "allah" diye bir şey olduğunu sınıf arkadaşlarımdan öğrenmiştim (o zamana kadar hiç duymamıştım ailemizdeki ve çevremizdeki herkes dinsiz olduğu için) ve kafam karışmıştı bir süre. Daha sonrasında babam uzun uzun konuşmuştu benle.
0
isabella was a ginger
(11.04.21)
Alevi bir ailede büyüdüğüm için zor olmadı, 11-12 yaşlarında net olarak karar verdiğimi hatırlıyorum.
0
signore
(11.04.21)
dindar sayılabilecek bir aileden geliyorum. çocukluğumdan beri araştırmaya ve okumaya meraklı bir tip oldum. lise dönemlerinde sorgulamaya başladım, islamiyette kendimce çelişkiler, manasızlıklar ve adaletsizlikler gördüm. aslında sarsıcı olmadı, daha çok düşüncelerimi açıklama ve düşüncelerime uygun yaşamakta sıkıntı oldu. yine de "ya islamiyet doğruysa, ya ben yoldan çıkmışsam" tarzı düşünceler ara sıra olmuyor değil.

bir de duyurudaki kişilerin genel olarak dindar sayılabilecek bir aileleri/çevreleri yok yani burada büyük bir yıkım göremezsiniz, çok dindar olup da dönen binde birdir yani. çoğu ortalama müslüman.
0
candide
(11.04.21)
tasarlanan kurgu çok küçük yaşlarımdan beri kafamda oturmuyordu, peygamberliğin dünyanın en eski mesleklerinden birisi olduğuna dair okuduklarım çok tutarlı gelmişti.
tesadüf bir yakınımın evinde incil gördüm ve yarım saat kadar okudum çok mantıksız geldi. sonra gidip incil ile kur'an satın aldım. okuduktan sonra hiç şaşırmadım tutarsız olmalarına. yaş 16 o zaman. amerikadayken de yahudi bir çevre oldu iş ortamında. oradan merak sarıp ara ara tevrat okudum. gene aynı bomboş bir içerikle karşılaştım.

aslında benim kadar bunları okumak bile zaman kaybı ciddi anlamda. dünyaya zerre kadar katkı sağlayıp, insanlığa faydası olan insanlara bakmanız bile fazlasıyla yeterli. din ile uğraşıp, din satanlarında yaptıkları ortada zaten.
0
ada meltemi
(11.04.21)
Bunun dediğiniz gibi "bir anda" olduğunu pek sanmıyorum.

Tatlı su müslümanı bir ailede büyüdüm, ramazanda oruç, bayram namazı falan, bir tek babannem sürekli kuran okurdu ve dinle kafayı bozmuştu. Yazları bütün sokak arkadaşlarım gidiyor diye ben de kuran kursuna gittim, zerre kafam almadı. Bir ara kuran meali okumaya çalıştım, onu da kafam almadı, bitiremedim. Bu arada önce bilimkurgu, sonra pozitif bilim kitapları girdi hayatıma, "aha bak bu mantıklı" dedim. Ama çocukken bile, "uyumadan önce dua et" mevzusu falan asla kafama yatmıyordu, hiçbir zaman dine yatkın olmadım bence.

İran'da doğup büyüyen, hafız/imam olan, sonradan ateist olan bir tanıdığım var, bu mevzuları biraz konuşmuştuk. Keşke onunla sohbet edebilseydiniz bu konuda, o kadar kapalı bir inanç sisteminde büyüyüp ateizme ulaşma süreci cidden çok ilginç.
0
kobuzchu kiz
(11.04.21)
Cevabım silinmiş.

“Dindar bir ailede, tüm ibadetleri yerine getirerek büyütüldüm. Uzun uzun bahsetmeyeceğim ama en az bir yıl arafta kalmıştım. İnancımı terk etmek hiç kolay olmadı.”

Mantık yönü ağır basan bir insan olmama rağmen inancımı sorgulamaya başlamam vicdani yönden oldu. Arafta kaldığım süre boyunca ise akıl ve mantığa uyan kanıtlar edindiğim için inancımı terk edebildim.
0
ruhen hastayim ben
(11.04.21)
ateist baba - annesinin etkisinde kaldığı için inanan anne ortamında büyüdüm. ananem onda kaldığım zamanlar bana dua öğretirdi, babam farkettiği zaman çok kızardı fln. babam sayesinde senin anlattığına benzer yetiştirildim. babam tam pozitif bilim insanıydı ve her şeyi açıklardı bana. 17 yaşında babamı kaybedene kadar allah'ın varlığından başka bir inancım yoktu. babamla birlikte o inancı da kaybettim.
0
pati
(11.04.21)
Dini cemaatlerin nasıl çıkar amaçlı suç örgütü olduklarını gördükten sonra.
Fetö öncesi oluyor kendi adıma.
0
neymis
(11.04.21)
ben yobaz olmayan ama müslüman bir ailede büyüdüm.

çok net kırılma anları hatırlamıyorum, bende yavaşça oldu.
ama liseyi bitirdiğimde din dosyasını kapatıp yakmıştım, bunu iyi hatırlıyorum.

zaten hemen sonrasında da çok zor günler, hatta yıllar geçirdim ve bana sürekli tatlı dille, ısrarla telkin edilmesine rağmen bir kere bile aklımdan dinden medet ummayı geçirmedim. tersine acı çektikçe dinden tiksintim daha da koyulaştı.

ben galiba ölüm gerçeğiyle gereğinden erken bir şekilde kendi başıma yüzleşmiştim. çocukken geceleri sürekli ölümü ve sonsuz hayatı düşündüğüm bir dönem oldu. gece uyku vakti çok yüksek konsantrasyonla bu konulara takılıp işin içinden çıkamıyordum bir türlü. başka çocuklar da da böyle bir "karanlık dönem" yaşıyor mu bilmiyorum. vardır belki de ama kimseden duymadım.

işte dinlerin de bu tür cevapsız sorulara bir cevap olarak üretildiğini düşünüyorum. yani kişinin korkunç derecede saçma ama rahatlatıcı bir şeye inanmak mı yoksa daha acı verici de olsa gerçeği seçmek mi noktasında yapacağı tercihe kalıyor iş. yoksa ben genç bir insanın 2021 yılında ciddi ciddi müslüman olabileceğine inanmıyorum. yani inanasım gelmiyor. tamam hepimizin hayatı türlü saçmalıkla dolu, hiçbirimiz gödel, wittgenstein değiliz (onların hayat bile delilik doludur zaten ki gödel sıyırmıştı mesela) ama bu kadar da değil ya. buna kalpten inanabilen bir insana saygı gösteremiyorum artık.

her neyse biraz dağınık oldu ama böyle.
0
filteria
(11.04.21)
18-19 yaşımdayken an american crime filmini izleyip, üzerine okuyup konuştuktan sonra oldu.
0
perloneth
(11.04.21)
diyanetin açıklamaları gayet yeterli bence.
0
duyurukullanıcısı
(11.04.21)
Tanıdığım en iyi ve en dürüst ve üstelik iyi bir müslüman insan olan amcam 12 yaşında oğlunu toprağa verdiğinde.. birkaç sene sonra da canlı yayında bir sürü insanın gözü önünde kurtarılamadan denizde boğularak öldüğünde..
Tecavüzcüler katiller yüz yaşına kadar yaşarken benim nahif, dünyanın derdini kendine dert eden babam 52 yaşında acılar içinde öldüğünde..

Her şeye olan inancımı kaybettim..

Fakat bunlar olduktan 5 yıl sonra imkansız olduğunu bile bile çok istedim ve bebek bekliyorum. İnancım geri geliyor.
0
suicides underground
(11.04.21)
Ben de bu surecten gectim diyemem. Ateist olarak buyutulmedim hatta hevesliydim oruc tutayim, cevsen takayim namaz nasil kilinir falan. Neyse, 4. Sinifa gittigim yaslarda bu nasil is lan olmaz oglum oyle sey demeye baslamistim kisa surede de mantigim ustun geldi hic sancili bir surec olmadi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.04.21)
üniversitedeki arkadaşlarım ve bu konudaki uzun sohbetler sayesinde yavaş yavaş dinden uzaklaştım.
0
roket adam
(11.04.21)
Bayağı dindar ve cemaatçi olan akrabaların içinde büyüdüm. Babam nurcular diye bilinen cemaatin (fetullaçılardan farklı) bayağı tanınan bilinen bir insanı istanbul üni islam enstitüsü mezunu olduğu için Arapça okur yazarlığı olan birisiydi. Hem anne tarafımın bir kısmı hem de baba tarafı 5 vakit namaz kılan, cemaat ayağı olan bir akraba güruhu. Üniversitede tanıştığım komünist sınıf arkadaşlarımın o zamana kadar bana öğretilmiş “herşey kuranda yazıyor” “kalem varsa onu yapan da vardır” minvalindeki saçma şeyleri yerle yeksan eden konuşmalarımızın ardından beni araştırmaya sevk ettiler. O zamanlar bir forum sitesinde “seksi şeytan” gibi bir nicke sahip yazarın hadislerle bir ilahiyat mezunu adamı harcaması, ateistler bilgiyle tokatlayabilir, bunlar hiç de bomboş adamlar değiller aksine bu ilahiyatçılar bu ateistten nasıl cahil olabilirler diye düşündüm. O zamana kadar cemaat içinde gösterilen hatun yahya unsurlarının saçmalıktan ibaret olduğunu, kullanılan fosil resimlerinin olta yemi (üzerinde metal kancayı unutmuşlar) olduğunu gösteren richard dawkins gibi bilim admalarına denk geldim. Daniel dennett isimli felsefecinin dinler tarihi ile ilgili dinleri ayyuka çıkaran videosunu izlemiştim. O zamanlar facebook moda olduğu için ateist-müslüman gruplarına dahil oldum. Ya allah varsa fikri tutarsız geldiği anda da her şeyi terkedip ateist oldum. Bu süreç yaklaşık 1 yıl sürdü. Ama ben müslüman olanların yüksek zekalı kesimini inatçı ya da korkak olarak nitelendiriyorum. Yoksa bunca tutarsızlık varken müslüman kalmak mümkün olamaz.
0
Unde bach canim
(11.04.21)
Sıkı bir şakirttim. Ama kendimce mantıklı bir şekilde götürüyordum inanç meselesini. Cin diye bahsedilenlerin öcüler olmadığını belki mikroskopik canlılar veya uzaylılar olabileceğini düşünüyordum. Hiçbir hadisi ciddiye almıyordum.

Lisede kuranla ilgili şüphelerim başladı. Ama tanrı inancımı tamamen kaybetmem üniversitede ekşideki bir yazıyı okumamla oldu. Zaten çok sorgulardım içimde ama yazıda evrenin kendi kendine oluşabilme ihtimalini o kadar güzel anlatmışlardı ki bi anda gözümden perde kalktı sanki.

Sonraki hafta boyunca hep ağladım. Orada olmadığını bildiğim halde tanrıya sitem ettim bunca zaman yok muydun kime anlattım ben dertlerimi beni nasıl yalnız bırakırsın vs. diye. Şimdi komik de gelse o an yakın bir arkadaşımı kaybetmiş ve aldatılmış hissetmiştim.
0
eatpraylaw
(11.04.21)
ailemin işi sonda da kendi işimle ilgili dünyayı gezmem ve çeşitli inançtan çeşitli milletten insan tanımam bunda etkili oldu.

Özellikle de malezya, arjantin, çin, kudus ve mekke gezilerinden sonra iyice netleşti
0
summatinyourteeth
(11.04.21)
Yaratıcı meselesinde çok emin değilim ama din konusuna hep mesafeliydim. Dindar bir ailede yetismedim ama din, kitap korkusunu hissetmiştim çocukluğumda gittiğim Kur'an kurslarında, şunu yaparsan cehenneme gidiyorsun vs dediklerinde yalnızca korktuğumu hatırlıyorum. Hiçbir kutsal kitabı okumadım ama kurmaca hikayeler üzerinde kurulu olduğunu çok uzun zamandır belli belirsiz hissediyordum. Üzerine hiç dusunmedim, öyle miydi böyle miydi demedim. İlgimi cekmedi.

Son birkaç yıldır bu inanmama durumu bütün sosyal organizasyonlara sirayet etti. Yani dini geçtim, devlet, ahlak tamamının insan yapısı olduğunu anlıyorsun. Zincirlerinden bir bir kurtulmak gibi. Bakın bir örnek vereyim: Online kpss kursuna gidiyorum, hoca Whatsapp şu kadar soru çözün diye ödev verdi. Pazar akşamı video çekip yollayın hepiniz falan dedi. Lan dedim, yapmasam ne olacak, bir yaptırımı mi var sanki? Sonra baktım insanlar bu ultimatomu ciddiye almaya başladılar grupta, "Ay hocam ne kadar süremiz kaldı?", "Ben disaridaydim hocam, şimdi hemen başlıyorum" demeye başladılar. İş ciddiye bindi, otorite doğdu birden, hepimizin iyiliğine olduğuna inandığımız bir amaç uğruna bir buyuran etrafında birleştik. Paragrafın başında bahsettigim insan ürünü her türlü sosyal organizasyonun da çalışma mekanizması özünde bu. Bir noktadan sonra bu hikayeye o kadar inanıyoruz ki kainatın başından beri oradaymış, dogalmis gibi geliyor. Kpss hocasının buyruğu evrile evrile tanrının buyruğuna dönüşüyor.

Beni inanılmaz rahatlatıyor bu düşünceler, hiçbir şey hayatı değil, zaruri değil, anlattığımız hikayelere inanıyor gibi yapsak yeterli. Olmeyelim, haz alalım yaşadığımizdan yeterli.
0
epistemic_regress
(11.04.21)
Yıkım değildi; lisede sınıf arkadaşımla konusmaya başlayınca okumaya, araştırmaya başladım. Saçmalık ya dedim. Yikim da olmadi. Hayatimin büyük bir parçası değildi, genel kültür gibi bir şeydi.
0
logisticsmanager
(11.04.21)
Edit: haz alamazsınız da olur, bunun için de tribe girenler olur şimdi. "Mutlu olmamız gerekiyormuş has.ktir! Hemen mutlu olmalıyım" diye. Hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.
0
epistemic_regress
(11.04.21)
Kazanmadım ki kaybedeyim. İnandıklarım, büyük oranda çocukken kafama doldurdukları korkulardan ve ön yargılardan ibaretti. Yürekten hissettiğim bir inanmışlık değildi benimki. Haliyle geride bırakması da çok güç olmadı. Sarsıcı bir tecrübe yaşamadım, doğum sancıları çekmedim. Adım adım, santim santim, ilmek ilmek ilerleyen bir geçişti. Hiç canım acımadı :) Sadece din de değil. O güne kadar sağdan soldan işittiklerimle dağarcığımda yer tutmuş ne varsa aklımda, eş zamanlı olarak aşınıp ufalandılar. Bir şeyi yitirme değil de, daha çok kendini bulma süreciydi aslında.
0
huçi kuçi
(11.04.21)
Kazanmadım ki kaybedeyim +1

6. Sınıfa kadar her yaz kuran kursuna giden, kuran okumaya o yaşta başlamış, hacı dedelerin ve kapalı bir annenin oğlu olarak hiç baskı altında hissetmeden islam öğretildim. Ama daha ufacık çocukken bile hiçbiri bana bir anlam ifade etmiyordu, annem üzülmesin diye gidiyordum. Ama daha o yaşta bile duaymış, ibadetmiş bunların bir anlama geldiğine inanamadım. Bile isteye yaptığım bir şey değildi.

Çocuksun tabii ki inanç hissin olmaz desen, babaannem öldüğünde ya da 99 depreminde tanıdıklar öldüğünde "sığınabilirdim". Bence allah bana hidayet vermemiş, içimde yok yani. Manevi tarafı gelişkin bir insan değilim.

Benim suçum mu bu? Gelmiyor işte içimden inanmak, bu öğrenilebilen bişey olsa çoktan öğrenmiştim. Annem beni döve döve namaza devam ettirmedi diye mi suçlu? Benim gibi inanmaya ihtiyaç duymayan biri için sonuç illa ki cehennem mi? İyi bir insan olmamın hiç önemi yok mu?
Sırf bunların cevabının olmaması bile inanmamak için bir sebep.
0
Jux
(12.04.21)
Kutsal kitapları okuduktan sonra. Zaten yoktu da işte daha çok emin oldum diyelim.
0
awareim
(12.04.21)
Teoride alevi, pratikte ateist olan bir ailede büyüdüm. Hiçbir dini ritüel konusunda bilgisi yok ailede kimsenin. Evin duvarında en ufak bir dini simge de yer almaz örneğin. Bu nedenle hiçbir zaman güçlü dini inancı olan biri olmadım. Bu konuda aile tarafından herhangi bir baskı ya da öğreti olmadığı için birçok şey kendi kendine gelişti.

İlk okulun başlarında bir tanrının varlığına inandığımı biliyorum. Dua falan ettiğimi hatırlarım. Ama tabiri yerindeyse "kafa basmaya başladıkça" birçok şeyi sorgulamaya başladım. İnanç konusunda da keskin bir geçiş olmayanlardanım ben. Sorgulamaların yanı sıra hem çekirdek ailem hem de akrabaların çoğunluğu zaten çok inançlı kimseler olmadığı için öyle bir çevrede büyümenin de etkisi var elbette.

Keskin bir geçiş olmadı diyorum ama hiçbir zaman agnostik bir düşünceye sahip olmadığımı da biliyorum. Yani kafamda hiç "acaba" olmadı. Var ile yok arası aslında keskin bir geçişti ama bunun ne zamana rastladığını hatırlamıyorum.

Richard Dawkins'in The God Delusion kitabında 1 ile 7 arası bir skala vardır.
1: Kesin olarak bir tanrının var olduğunu düşünen kişi
7: Kesin olarak bir tanrının olmadığını düşünen kişi

Richard Dawkins kendinin 6 (bazı söylemlerinde 6,9) olduğunu ama 7 olmadığını, çünkü bu konuda bir kesinlik belirtmenin 'bilim dışı' olduğunu söyler. Şüpheci yaklaşır yani.

Ben kendimi 7 olarak görüyorum. Çünkü bilim insanı değilim :)
0
himmet dayi
(12.04.21)
inançsız baba - soft müslüman bir anneyle büyüdüm. annem müslüman olmasına rağmen birkaç dua ve regl sonrası abdesti öğretmesi dışında herhangi bir dini empoze çabasına girmedi.

Anneannem de namaz kılmaz, oruç tutmaz ama dinin şehir efsanelerine çok meraklıdır, böyle saçma sapan hikâyeler olur ya onları anlatırdı arada. babam da sinirlendirdi ve bize hep bunların akılcı olmadığını nedenleriyle açıklardı.

15-16 yaşlarıma gelince okumaya anlamaya başladıkça; dinler tarihini, farklı inanç sistemlerini, kültürleri, mitolojiyi ve dini ritüellerin yansımalarını gördükçe zaten çok kuvvetli olmayan inancım ciddi şekilde sarsıldı. Özellikle dünya tarihinin %80'inin ekonomiyle ve ticaret döngüsüyle alakalı olduğunu idrak edince ise tamamen inançsızlaştım. ölümden sonraki hayatın olmama mevzusu da benim için ne küçükken ne de şimdi yıkım olmadı. zira sonsuzluk fikri ağır bir yükmüş gibi geliyor.
0
muslugubozukhayrat
(12.04.21)
ben yazılanların aksine bir durumdayım sanırım.

"geleneksel islam" çerçevesinde yaşayıp giden bir ailede büyüdüm.
namazın kılınmadığı ama oruçların aksatılmadığı, kitap okunmayan ve kuranda olmayan şeylerin birileri tarafından din diye yutturulduğu şeylerle çevrelenmiş bir aile ortamı diyelim. yani türkiye'nin büyük bir kısmı nasılsa benim ailemde öyleydi.

lise zamanlarında saf ve samimi duygularla "geleneksel islam" çerçevesinde dindar bir insan oldum ama herhangi bir cemaat vesaire ortamında hayatım boyunca hiç bulunmadım. geldiğim süreçte onlarca kişiyi dinleyip farklı yorumları dinledim ama burada yazılan kişilerin aksine "sorgulama" kafasına biraz geç girdiğim için sanırım dindarlıktan kopmadım. daha çok toyken sorgulamış olsam muhtemelen ne lan bu saçmalıklar deyip farklı birisi olurdum diye düşünüyorum. saflığım bir nevi beni bu durumdan engelledi diyebilirim.

şu aşamada geleneksel islam öğretisindeki saçmalıklardan kurtulup gerçek islamı öğrenmeye çalıştıkça inancım daha da artıyor. fakat dediğim gibi uzun bir süreç sonrası sorgulama aşamasına geçmiş olmak daha olgun düşünmeme sebep oldu bence.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(12.04.21)
(8)

15K $'a ABD'de Camaro satılırken, TR'de aynı fiyata Punto satılması?

Cesario
Camaro: https://www.autolist.com/chevrolet-camaro#vin=2G1FA1E33C9101441Punto: https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-fiat-dusuk-km-punto-evo-sahibinden-temiz-918366966/detayTürkiye'de aynı Camaro 2012 model 75K Dolar: https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-chevrolet-skm-autodan-cam
Camaro: www.autolist.com

Punto: www.sahibinden.com

Türkiye'de aynı Camaro 2012 model 75K Dolar: www.sahibinden.com

Farkın sebebi vergi de, bu vergi paraları nereye gidiyor, neden halen fakir ve bir arpa boyu yol alamamış 3.dünya ülkesi olarak hayatımıza devam ediyoruz?

Vergiyi yarı yarıya azaltsalar ekonomide neler olur mesela?

"Çünkü üretmiyoruz" demeyin, üretenden fazla kazanıyoruz vergiyle. Almanlar kıskanıyor bizi olum, Merkel kuduruyor. :)

Bu vergilerle başka ülke olsa zenginlik içinde yüzmez miydi? Afrika da fakir ama onlardan neden bu kadar vergi alınmıyor arabada?

65K Dolar fiyat farkını niye veriyoruz, kimin cebine gidiyor para? Çocukları Porş'da pudra şekeri çeksinler diye mi veriyoruz bu vergileri, bu mudur yani olay?

Elin Amerikalısı garsonluk yapsa 3-5 senede biriktirdiği parayla altına Camaro çekebilir mi? Yani aslında Amerikalının da 15K Dolar'a araba alması çok mu zor bir şey? Göründüğü gibi kolay değil mi? 2000 Dolar'a biz burada ancak Iphone alabilirken onlar ayaklarını yerden kesecek iyi kötü 20005 model bir Ford alabiliyorlar. Türkiye'de aynı araba 10K Dolar sarı sitede. :)

Vazgeçtim araba almaktan. Green Card ile ABD'ye göç edip Camaro almak 75K Dolar tutmaz. Yazıklar olsun böyle sisteme..

Ben ABD'ye göç ediyorum. 8 mayıs Green Card sonuçları açıklansın, görüşürüz.. :)

Vergi vermemek için araba almaktan vazgeçenler var mı aranızdan yoksa fakir olduğunuz için mi almıyorsunuz?

edit: Camaro'yu ABD'de uber taksi yapıcam..
0
Cesario
(10.04.21)
Soru mu soruyorsun yoksa toplumsal bilinçlenme yaratmaya mı çalışıyorsun anlamadım ama ben vergi vermemek için araba almadım senelerce, sonra vergiler yüzünden fiyatı şişmiş bir ikinci el araba aldım.
0
prole
(10.04.21)
@prole

Cari açık diye ekonomistler kafamızı şişiriyorlar ya. Bu sebepten cep telefonu vs ithal edilen ne varsa vergileri şişiriyorlar.

Diyelim ÖTV yarı yarıya azalsa Dolar 15 mi olur ne olur, bu vergilerin yüksek olmasını savunmalarındaki argüman ne?

Onu geçtim vergiler nereye harcanıyor?
0
🌸Cesario
(10.04.21)
"O kadar vergi toplanıyor, niye hala fakiriz?" sorusunun cevabı içinde gizli. Çok vergi toplandığı için fakiriz. Avrupalılar da (ABD'ye kıyasla) yine aynı sebepten fakir. Genel prensip olarak devletin aşmaması gereken bir çizgi var (işte basit altyapı, temel eğitim, güvenlik vs), onu geçtiği anda işler boka sarıyor. Ama hem TR'de hem de dünyanın genelinde devlet seven çok fazla aptal insan var, o yüzden işimiz zor.

Bir de bireysel olarak çok vergi ödüyoruz da şirket kurup belli bir miktarın üstünde para kazanmaya başlayınca vergi ödememek için bir sürü yol ortaya çıkıyor. Şirket sahibiyken, beyaz yakalı zamanlarımda ödediğimin 10'da 1'ini anca ödedim herhalde.

Eski bir arabam var, ara sıra değiştirmeyi düşünüyorum (arabadan anlamam ama şu Z4'ler çok hoşuma gidiyor mesela), ama o kadar para vermek (para da değil aslında, hayatımın aylarını / yıllarını vermek) hiç mantıklı gelmediği için değiştirmiyorum. Milyonlarım olsa düşünmezdim ama yok, orta direk için lüks araba hiç mantıklı bir alışveriş değil bence.
0
plutongezegendegilmi
(10.04.21)
devletin en net vergi toplama yolu araç satışı. çünkü mecbur alacaksın. firmalardan vergi tahsil edemediği için firma veya şahıs araç aldığında hemen vergisini de alıyor.

usa biraz farklı bir örnek ama eu'da da fiyatlar aynı neredeyse. usa'de arazi büyük olduğu için araç şart gibi bir şey ama evet sonuçta ingiltere de araçlar çok ucuz

yani demem o ki vergi tahsilatını bu şekilde sağlıyor devlet. firma nasıl olsa vergisini 10 senede ödediği için ben en azından kısa vadede araçtan toplayayım diyor.
0
duyurukullanıcısı
(10.04.21)
ben bu yüzden Türkiye'de kaldığım sürece araba almayacağım sanırım. Atıyorum değeri 100 bin lira olan şeye 200 bin lira vermek çok saçma. Üst segmentlere çıktığında fark daha da açılıyor, milyona satılan araba aslında 300 bin lira :D Ben de Kanada için uğraşıyorum bakalım. Burada vergi vermemek için almıyorum evet. Eğer bir gün kesin Türkiye'de kalıyorum ve araba almam lazım dersem de madem oyunu kurallarına göre oynayıp şirket açıp kaçırabildiğim kadar vergi kaçırırım sanırım. Böyle şeyleri istemediğim için de bir an önce Türkiye'den kurtulmak istiyorum. Vergilerin bi işe yaradığını bilsek yine gocunmayız, ama pandemi zamanını gördük...

bu arada Amerikanlar/batılılar hani rahatça alabiliyor ama paraya bakışları daha farklı. Mesela bakıyorum 3000 dolarlık kameraya pahalı diyorlar, bir aylık kazançları (veya freelance iş yapan biri 2-3 işiyle rahat çıkarıyor), bizde aynı kamera 30 bin tl :D fakat bizde herkes bir şekilde alıp iş yapmaya çalışıyor.

Aynı şekilde 1000 dolarlık iphone çıktığında çok pahalı telefona o kadar para verilmez diyordu yabancılar. Alım gücün yüksek olunca 50 dolarlık fark bile batıyor. Bizim para mefhumumuz şaştığı için 3 yıl önce 4000 lira olan bir şey bugün 10 bin lira olursa, 100 bin liralık araba 250 bin olursa normal geliyor :D
0
nhk ni youkosu
(10.04.21)
bizdeki devlettaparlık yüzünden.

devletin, toplum sözleşmesi sonucu bireyin sahip olduğu bazı haklarını devrettiği bir organizasyon olmasını içselleştiremedik. devleti hala baba figürü sanıyoruz. işini yapan memurlar değil, liderlik vasfı olan diktatörler arıyoruz. bunun sonucunda devlet büyüdükçe büyüyor. devletin büyümesi demek daha fazla memur, daha fazla müdür, daha fazla sekreter, daha fazla vekil, daha fazla bakanlık, daha fazla makam odası, daha fazla hizmet binası, daha fazla makam aracı, daha fazla lojman, daha fazla maaş, daha fazla emeklilik, daha fazla yolsuzluk...vb demek. bu kadar insanı kim finanse edecek?
0
sinek kral
(10.04.21)
Avrupa'da yaşayan biri olarak vergilerden memnunum. Açıkçası amerika gibi kötü duruma düşenin daha da kötü duruma itildigi yerde yasamaktansa sosyal devleti tercih ederim.
Buradaki tek sıkıntı Türkiye sözde sosyal devlet ama alakasi yok. Bütün devlet adamlari luks arabalara biniyor, luks evlerde kaliyor vs hepsini halk ödüyor. Yoksa bunun yüzde 5ini yapan adami Fransa'da istifa ettirirler zaten.

Türkiye halk olarak dandik bir ülke. Devletine kul köle olanlar ülkesi. Haliyle devlet adamları en luks arabaya binerken kendi kuru ekmek yiyen adam bunla gurur duyuyor, koskoca devlet adami diyor. Vergiler de buraya gidiyor zaten.
Ha bu malum kisiler ile gelmedi, Türkiye hep böyleydi, sadece daha kötüye gitti.
0
logisticsmanager
(10.04.21)
1 - Verdigin linkteki aracin fiyati yuksek, $15k etmez :). Aracta aluminyum jant bile yok, koltuklar kumas, ustune 90bin mil yol yapmis. Buyuk ihtimal kiralik falandi. $5-6 bin eder belki.

2 - Camaro, Mustang gibi araclari insanlar disari cikmadan gozunde cok buyutuyor, sonra ilk kullanista buyuk hayal kirikligi, ford focus'tan hallice ic mekan kalitesi var. Ilk etapta 3 silindirli motordan inip v8e binmek guzel gelir de bir sure sonra benzinden sikayet etmeye baslarsin. Kullanisli araclar degil bunlar...

3 - Elin Amerikalısı garsonluk yapsa 3-5 senede biriktirdiği parayla altına Camaro çekebilir mi? Valla dar gelirli sunlarla geziyor kuzey Amerika'da:

www.megamotorsincbuck.com

Sitedeki diger araclari da gozden gecirmeni oneririm, harika ornekler var :)

Ben asgari ucrete tabi birinin kolay kolay gidip mustang/camaro alacagini sanmam. Alirsa da boyunu gecen sularda yuzuyor demektir. Ayrica arabayi almaktan ziyade yolda tutmasi sikinti bu ulkelerde, tamir isleri asiri tuzlu.

4 - Amerika-Turkiye karsilastirmasi yapmak gereksiz, arada cok cok ciddi siklet farki var. Biri 300 milyonluk super guc, ulke turkiye'nin yuzolcumu olarak 10 katindan buyuk, yeralti kaynaklari zengin. Turkiye'nin elinde birtek turizm var, eskiden tarim/hayvancilik vardi onun da icine ettiler. Dolayisiyla vergilerin yuksek olmasi normal. Neden araba/benzin/elektronik? Cunku kontrolu kolay. Kacak cok, vergi toplamakta zorlaniyorlar.

Vs..
0
cooperr
(12.04.21)
(9)

Kredi ile borsa

mg3929
Hali hazırda tüm birikimim borsada. Bir miktar eksideyim yüzde 10 kadar, ama bu kardan zarar gibi düşünebiliriz. 50k 24 ay kredi çekip bir miktar daha hisse almak istiyorum. Kredinin her ay kenara attığım para kadar geri ödemesi var. Riskli farkındayım ama risk almadan da bi şey olmuyor. Sizce fazla
Hali hazırda tüm birikimim borsada. Bir miktar eksideyim yüzde 10 kadar, ama bu kardan zarar gibi düşünebiliriz. 50k 24 ay kredi çekip bir miktar daha hisse almak istiyorum. Kredinin her ay kenara attığım para kadar geri ödemesi var. Riskli farkındayım ama risk almadan da bi şey olmuyor. Sizce fazla mı riskli? Bulaşmiyim mi hiç?
0
mg3929
(09.04.21)
Cesario açıkçası geçtiğimiz marttan beri çok çok büyük fırsatları kaçırdım ama yine fena sayılmayacak fırsatlar yakaladım. Her gün tavan giden kağıtları almıyorum, aldığım hisseler hepinizin bilip kullandığı şirketler. Bu fikir aklımda 1 yıldır var, geçen sene çekseydim o para ikiye katlanmıştı hem de düşük faizden ama şu an ekonomi iyice sıçtı tırsıyorum :(
0
🌸mg3929
(09.04.21)
Risk değil kumar bu. İçeriden acayip bi bilgi falan yakalamadıkça kesinlikle girmeyeceğim bir iş.
0
roket adam
(09.04.21)
Şimdi bu Fransa'da yapiliyor, hatta hayat sigortasinda soruluyor kredi cekip bunu yatırım yapmak gibi şeyler istermisiniz diye. Neden? Çünkü kredi oranlari zorlasalar negatif olacak.

Türkiye'de senin o kredide para kazanman için yillik 16'in üstünde para kazanman lazim. Bu acayip büyük risk yani. 2-3'den bahsetmiyoruz.


Bence kumar oynamakla ayni sey.
0
logisticsmanager
(09.04.21)
konudan bağımsız olarak aklıma bi espriyi getirdi.

"100bin lira borcum vardı, serhat beyle tanıştım ve sağolsun bana bir iddaa kuponu verdi artık 150bin lira borcum var" :d

biraz daha kısa vadede kazanmak istiyorsun ama yapma. elindekiyle devam et yoluna. 2 sene sonra hayalini kurduğun paraya riskle varmaktansa bekle 3 sene sonra var.
0
avatar is back
(09.04.21)
kredi ile borsa, döviz vs yatırım işine girilmez. kumar da oynanmaz.
0
co2s2
(09.04.21)
borç ve kredi ile yatırım yapılmaz. bunu prensip haline getirin.
0
rakicandir
(10.04.21)
hayatta yapabileceğin çok saçma şeyler var ama bu kesin ilk 5 e girer.
0
duyurukullanıcısı
(10.04.21)
çok saçma. hem de bu faiz oranları ile ...
0
dafuq
(10.04.21)
geçen sene inanılmaz düşmüştü ya
o zaman yapılırdı
dayım yaptı ortalama bişeyler kazandı
fakat bu ortamda bu faizle yapmak yürek ister ben olsam kafayı yerim
0
megacracker
(10.04.21)
(12)

Temmuz ayında Türkiye'ye gelinir mi?

logisticsmanager
Iki sene oldu aileyi, arkadaşları görmeyeli. Temmuz ayında iki hafta gelelim diyoruz, lufthansa ile güzel bulduk.Temmuzda sizce en azından geçen yaz gibi olur mu? Bana artık yazin da insanları tutamazlar gene geçen yaz oldugu sekilde olur gibi geliyor. Zaten çok gezmeye değil de aileyi görmeye geliy
Iki sene oldu aileyi, arkadaşları görmeyeli. Temmuz ayında iki hafta gelelim diyoruz, lufthansa ile güzel bulduk.
Temmuzda sizce en azından geçen yaz gibi olur mu? Bana artık yazin da insanları tutamazlar gene geçen yaz oldugu sekilde olur gibi geliyor. Zaten çok gezmeye değil de aileyi görmeye geliyoruz (Avrupa'dan). Bir de yemek yemeye, üzerime iskender kebap, copsis, baklava atilsin istiyorum :/
0
logisticsmanager
(09.04.21)
ben olsam riske girmezdim. evet ozlem fazla olmus olabilir ama turkiye su an icin cok riskli. boyle devam ederse tr ucuslarini da askiya alabilir avrupa.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(09.04.21)
dün abd'deki komşularla konuştum. onlar da aşı olmuş gelmek istiyorlar ama gelmemeniz daha hayırlı olur dedim. yaşları da 70'in üstünde.

bu arada karaköy güllüoğlu yurtdışına baklava yolluyor :)
0
sutlu nescafe
(09.04.21)
Agustosta gidiyoruz biz. Gecen yazdan daha rahat olur bana kalirsa, su anda bile insanlarin umrunda degil.

Ailenin buyukleri asi oldu, biz de gitmeden olacagiz buyuk ihtimalle. Iki taraf da asili olunca cok bir risk kalmiyor ortada aslinda.

Baklava olarak da gaziantep elmacipazari gulluoglu da yurtdisina gonderiyor. Karakoy gulluoglundan birkac gomlek daha iyi. Ingiltereye kilosu 30 pounda geliyor, sizin oralara da benzerdir herhalde, deger kesinlikle
0
fakyoras
(09.04.21)
ben olsam gelmem
0
in vino veritas
(09.04.21)
Avrupa'daki vaka sayılarının da düşük olmadığı varsayılırsa (özellikle Fransa, İtalya gibi yerlerde), yaza kadar vaka sayıları Türkiye'de biraz düşer, anne babanız ve siz de gelmeden önce asilanirsaniz, geldiğinizde de gezmek yerine aileyle vakit geçirmeyi tercih ederseniz bence gelinebilir. En azından biz ailecek öyle yapacağız.
0
fraise
(09.04.21)
Aşı olmadığınız sürece kesinlikle gelmeyin. Her şey olabilir bu saatten sonra.
0
roket adam
(09.04.21)
Geleceğin yerde virüs yok mu? Var.
Ha orada kurallara uyumuşsun ha burada. Türkiyedeki virüs daha bulaşıcı değil nasıl olsa, vaka sayısı çok ama örneklemin küçük olacağı için(tüm ülkeyi gezmeyeceğini düşünerek) ayrıca riske girmiş olmayacaksın.

2 sene uzun bi süre, bu yaz gelmezsen öbür yaza kadar gelemezsin çünkü kışın sayılar artıyor, muhtemelen yazın sayılar biraz daha düşecektir. Ben olsam gelirdim.
0
Jux
(09.04.21)
Bizim asi zor gibi, yaslar 28-26, hastalik vs yok, risk grubunda degiliz. Bilmiyorum. Babam oldu, annem de herhalde o zamana olur.

Kafam karisik vallaha buradan da herkes mantikli cevaplar vermis yani :/
0
🌸logisticsmanager
(09.04.21)
Ben Haziranda geliyorum.Ustelik uzaktan calisip uzun sure kalmayi planliyorum. Almanya asi isini beceremedi belki Turkiye'de asi sirasi gelir :)
0
turkuaz
(09.04.21)
Benim de gitmem lazim 3 sene oldu gidemedim. A$i olduktan sonra gitmeyi dusunuyorum.
0
cooperr
(09.04.21)
Sizle yaklasik olarak ayni durumdayim. Türkiye´ye gelmeyeli 1 seneyi gecti. En yakinlarimi gorsem yeter diyorum, ancak ortalik kiriliyor. Annem-babam asi oldular, simdi korona da oldular, yatak dosek yatiyorlar. Ben de asi oldum, yuksek risk grubundayim ve su an icin Türkiye´ye gitmeyi planlamiyorum.

Temmuz bana cok gercekci gelmiyor. Gecen yildan daha da kotu olacak bence. Gecen yil ciddiye alinan sokaga cikma yasagi, isleyen kati kurallar bu yil oyuncak oldu, kimsenin kurallari, yeni uygulamalari ciddiye aldigi ya da alacagi yok. Ayrica dondugumde uzun sure karantinada kalmak istemem, hele de yazin ortasinda... Donunce karantinada gercekten kalabilecek misiniz?

En güzeli Yunanistan kapilari acsin, ortada, guzel ve sakin bir adada bulusalim. Yoksa zor.

Asla su vakitte ucak bileti alip kendinizi ekstra strese sokmayin derim.
0
buf-e kür
(09.04.21)
Çekya'da yaşayan ve sonbahara doğru bebekleri doğan arkadaşlarım iki kez gelip gittiler bebek doğduktan sonra. Şaşırmadım dersem yalan olur ama, sonuçta herkes kendi risk-yarar-zarar hesabını yapıp karar veriyor. Şu süreçte salmayıp tedbirli davrananlar olarak zaten psikolojimiz alt üst oldu artık. Tedbirli davranmaya devam ederek kendimize hareket alanı yaratabiliriz hatta yaratmalıyız diye düşünüyorum ben. Ama herkesin koşulları farklı tabii.
0
gmzo
(09.04.21)
(6)

yaşanılacak iller

hooiken
merhaba,istanbul gına getirdi. eşim mimar. bir şekilde iş bulunur diye düşünüyorum. el sanatlarına da yeteneği var. olmadı evin bir odasını atölye yaparız, napalım. ben dijital pazarlama uzmanıyım. uzaktan çalışabilirim. sorun olmaz.şehirler ile ilgili düşüncenizi merak ediyorum.
merhaba,

istanbul gına getirdi.

eşim mimar. bir şekilde iş bulunur diye düşünüyorum. el sanatlarına da yeteneği var. olmadı evin bir odasını atölye yaparız, napalım.

ben dijital pazarlama uzmanıyım. uzaktan çalışabilirim. sorun olmaz.

şehirler ile ilgili düşüncenizi merak ediyorum.
0
hooiken
(09.04.21)
Izmir, Güzelbahçe/urla tarafları.
Denize yakın, şehir hayatına yakın. Ki o taraflarda mimarlik için is de bulunur diyorum çünkü şehir oraya doğru kayiyor.
0
logisticsmanager
(09.04.21)
bence İzmir artık yaşanacak bir kent değil. 3 büyükşehir arasında en kötü trafiğe sahip il. ayrıca yazın tüm İstanbul Ankara, İzmir ve çevresine geliyor. Yazın İzmir bağlantı yolu trafiği ölüm.

Bence Muğla merkez, Eskişehir, Sinop gibi sakin şehirler daha rahat.
0
mikahakkinen
(09.04.21)
Çanakkale ve Antalya.
0
biravekahve
(09.04.21)
Benzer bir düşünceyle eşimle Çanakkale'yi gözümüze kestirdik. Bir diğer seçeneğimiz de Eskişehir.
0
fotrsapka
(09.04.21)
Çanakkale'ye sakın gitmeyin. inanılmaz boktan bir şehir. hele hele siz de giderseniz, o da giderse, bu da giderse iyice boktan bir şehir olacak.

siz ve sizin gibi düşünen insanlar, çanakkale'nin sizin olmadığınız halini seviyorsunuz. hepiniz gittiğinizde çanakkale çok boktan bir yer olacak:(

yanlış anlamayın, size laf etmiyorum. istanbul'dan kaçma kararı alabildeyseniz, düzgün bir insan olduğunuz belli ama çanakkale kalabalıklaştıkça , çok çok değişti.

imza : bir Çanakkaleli
0
co2s2
(09.04.21)
güzelbahçe'yi bilemem ama urla'da mimarlık işi çok zor.kışın sadece yerel halk var, terk edilmiş ıssız bir kasaba. yazın ise sadece istanbulda yaşayıp kendi villası olan tatilciler burayı canlandırıyor.
güzelbahçe'nin de çok farklı olduğunu sanmıyorum. izmir için olsa olsa tire/menderes taraflarını araştırmanızı tavsiye edebilirdim.
0
rakicandir
(10.04.21)
(3)

plank ve squat yaparken dikkat edilmesi gerekenler

steve rogers
1- squat ve plank art arda yapılır mı?2- ikisini de ağırlık egzersizlerinden önce/sonra yapma arasında fark var mı?3- egzersizden hemen önce nasıl bir beslenme yöntemi tavsiye edersiniz?teşekkürler.
1- squat ve plank art arda yapılır mı?
2- ikisini de ağırlık egzersizlerinden önce/sonra yapma arasında fark var mı?
3- egzersizden hemen önce nasıl bir beslenme yöntemi tavsiye edersiniz?
teşekkürler.
0
steve rogers
(08.04.21)
Bahsedilen squat harbi squat mı yoksa vücut ağırlığı squat mi? Çünkü ağırlık egzersizi denilen kisma neden squatin girmediğini anlamadim.
0
logisticsmanager
(08.04.21)
bacak günü karın egzersizi yapma fikri güzel lakin plank yapmak zor oluyor.

plank yaparken bacaklarım tutmuyor :/
0
dafuq
(08.04.21)
Squat öncesi karın kaslarını aşırı yoracak seviyeye getirmen, eğer ağır çalışacaksan, mantıklı değil. Antrenman sonuna eklenebilir ama.
Beslenme işi kişiye göre değişir. Ben en rahat aç karna yapıyorum. Genel olarak hacmi yüksek lifli gıda ve aşırı yağ alımı tavsiye edilmez. Yağsız protein ve kolay sindirilen karbonhidrat tüketimi yapılabilir.
0
arnold schwarzeneger
(09.04.21)
(1)

Yurtdışı borsa hisse senetleri hk

megacracker
Selamlar,Pandemi başlarında amerikan borsasına bir miktar yatırım yaptım, hala da yapmaya devam ediyorum. Bu süreçte belli oranda kar ettim. Hisseler hedeflediğim noktalara yüzde 40 yaklaştı sayılır ve bir miktar kar alarak hissenin bir kısmından çıktım. Dalgalanmanın fazla olmasından dolayı ana par
Selamlar,

Pandemi başlarında amerikan borsasına bir miktar yatırım yaptım, hala da yapmaya devam ediyorum. Bu süreçte belli oranda kar ettim. Hisseler hedeflediğim noktalara yüzde 40 yaklaştı sayılır ve bir miktar kar alarak hissenin bir kısmından çıktım. Dalgalanmanın fazla olmasından dolayı ana parayı bir kenara koyup en azından onu koruma niyetim var.
Riski az hisse senedi arıyorum anlayacagınız. ana parayı yatırmak için. mesela apple için ne dersiniz? daha mantıklı bir fikri olan var mıdır?

bu başlık altında fikir de paylaşabiliriz
0
megacracker
(07.04.21)
Etf+1
Ben Fransa'dayim ve lyxor ya da amundi world etflerden alıyorum. Bunlar gibi bulursaniz kafaniz daha rahat olur.
0
logisticsmanager
(07.04.21)
(16)

türkiyede hanehalkının para biriktirememe sebebi

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
ne kadarı yoksullukla ne kadarı düzgün harcamayi bilmemekle alakalı? sadece bugünü degil son 15 yılı göz önünde bulundurarak cevaplamanızı rica edeceğim iktisat guruları.
ne kadarı yoksullukla ne kadarı düzgün harcamayi bilmemekle alakalı? sadece bugünü degil son 15 yılı göz önünde bulundurarak cevaplamanızı rica edeceğim iktisat guruları.
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(07.04.21)
Benim gördüğüm para biriktirmek diye bir şey yok. Kredi çekip ödemesini yaparsın. O senin birikmiş paran olur.
0
baal
(07.04.21)
Maaşlı çalışıp ay sonunu zor getiren insanlar ne parası biriktirecek? Kenara 2-3bin lira koysa yılda 30bin lira yapıyor. Yatırım yapsa parayı ikiye katlasa yıllık 60 bin lira. Yatırımla 10bin dolar bile yapmadı.
0
synesthesia
(07.04.21)
Para biriktirmek ne kadar para kazandığın ile ilgili değil alışkanlık meselesi. Para biriktirmek diyince insanların aklına direkt 2 bin 3 bin geliyor. Oysa 50,100 tl de olabilir. İstek ve ihtiyaç olayı ile ilgili bence durum. Herkes ''ulan eşek gibi çalışıyoruz bunu hak ediyorum'' diyip paraları bastıkları için alakalı alakasız şeylere durum bu oluyor
0
paramolacak
(07.04.21)
Alışkanlık meselesi olması ayrı bir olay ama kendimizi kandırmayalım. Parayı bir şey almak, o parayı bir yerlerde kullanmak ve duruma göre hayat kaliteni artırmak için biriktiyorsun. Aylık 500 lira biriktiren adam bozulan cep telefonunu anca 6 ayda değiştirebiliyor. Biriktirdiğin paranın bir halta yaramadığını gördüğünde eh yeter bee diyorsun bir yerden sonra. Yoksa benim çevremde gördüğüm maaşlı çalışıp iyi kazanan insanlar gayet de birikim yapabiliyorlar. Ben bu tarz bir genelleme yapamıyorum o yüzden.

15-16 sene önce eve dolmuşla dönmek yerine her gün yürüyerek iki sene boyunca para biriktirmiş, o parayla da istediğim bir şeyi almıştım. Ama bir yaştan sonra hem sefil yaşayayım hem de para biriktirmek için uğraşayım mantığını kaldırmıyor bünye. Az kazanıp ay sonunu zor getiren insanlar için 100 lira bile önemli oluyor.
0
synesthesia
(07.04.21)
Alım gücünün sürekli düşmesi de olabilir. Aynı parayı kenara koymak için sürekli daha az almak lazım.
0
turkce konusan uzayli
(07.04.21)
her şey olması gerekenin 3 katı fiyatta olduğu için. her şey ama her şey olması gerekenin en az 3 katı. ben 10 yıldır para biriktiyorum ve hiç bir şeyim yok. hiç bir şeyi almak istemiyorum son 5 yıldır çünkü resmen kazıklanıcam alırsam.
0
ayseee
(07.04.21)
Sadece turkiye'de degil disarida da sorun orta diregin yok edilmis olmasi, insanlarin ezici cogunlugu dar gelirli dolayisiyla birikmiyor, birikmesine izin vermiyorlar. Dunya nufusunun %95'i %5'in refah icinde yasamasi icin calisiyor. Adamlar da bu arada parayla para yapmaya devam ediyorlar.
0
cooperr
(07.04.21)
yurt disinda enflasyon olmadigi icin insanlar pandemide gelecek korkusundan deli gibi para biriktirmeye basladi. Turkiyede ise %30 uzerinde enflasyon var. Para biriktirsen enflasyon ortaminda nakitte yakalanacaksin.Durum fena.Bu yuzden insanlar deli gibi mal almaya, zam gelmeden tuketim yapmaya calisiyor.Sonuc ortada
0
turkuaz
(07.04.21)
Ikisi de. Hem fakirlik var, hem de finansal okur yazarlik, cost-benefit analizi yapma becersisi falan cok dusuk.

"düzgün harcamayi bilmemek" diyince kulturumuzde son 10 senedir f/p urunu diye bir kavram olustu, tam koyun turnusolu.
0
hot potato
(07.04.21)
ekstra harcama olmadan, minimum giderlerimin tutarı gelirimden fazla. annem yardım ediyor. para biriktirmem imkansız.

bazılarının da gelirleri giderlerine ancak yetiyordur. gelirleri bir tık fazla olanlar da artırabildiklerini zaten çıkan aksiliklere harcıyorlardır.


fakiriz işte düpedüz fakiriz.
0
batlegolas
(07.04.21)
mecburi harcamaları kazancına eşit olan ya da kazancından fazla olan ciddi bir güruh var evet, ama halkın %30'u olsun diyelim ki. kalan %70'in çok çok çok büyük bir kısmında kesinlikle finansal okur yazarlık yok. fakir olduğumuz halde düğün, dernek, kına, sünnet ıvır zıvır şovlara inanılmaz paralar harcıyoruz, yatırım yapma, birikim yapma, parayı katlama gibi bir kafamız kesinlikle yok diyebilirim. en azından etrafımdaki örneklerin çoğu böyle.

31 yaşındayım, aşağı yukarı tüm arkadaşlarım 22-23 yaşından beri çalışıyoruz. herkesin önceki finansal kararlarının sonuçlarını görmeye başladığı yaşlardayız yani. gerçekten 9-10 senedir çalıştığı halde kenarda 3-4 bin tl parası olan adam da var, ev araba kredisine girip en azından birikim yapan da var. yani bizimkilerde gerçekten kafa yok. burada bile her gün "babamdan şu kadar para kaldı faize yatırsam nasıl olur", benzinli değil dizel araba alsam değer mi, ev almam mantıklı mı vs diye soran bir sürü insan var, yani bi excel hesabıyla çözülecek şeyler ama seviyemiz bu denli düşük. zengin bir ülke olup har vurup harman savursak yine idare ederiz ama bu fakirlikle, bu israfla gerçekten bizim nesil 30-40 sene sonra ne olacak çok merak ediyorum. muhtemelen 70 yaşında garsonluk yapmak zorunda kalan doğu bloku insanları gibi olacağız.

yani tüm suçu ülkeye yüklemekte biraz acizlik ve kolaycılık görüyorum açıkçası. evet ülkenin ilginç dengeleri var, o dengeleri okuyup parayı ıvır zıvır şeylere basmak ya da araba kredisine girmek bir tercihtir yani.
0
roket adam
(07.04.21)
Geçen hesaplama yaptım; şu an Avrupa'da junior müdür olarak aldığım para ile İzmir'de aynı hayatı yaşamam için (ayni tarz ev, araba, köpek masrafi, esimin calismamasi falan) 13bin lira civarı para çıktı.
Eh İzmir'de bu parayı 4 yıllık çalışan alamayacagi için ya hayat standardini dusureceksin ya da borç.

Kısacası Türkiye ucuz iş gücüne dayalı gelir farkının uçurum oldugu bir yer. Haliyle zaten çoğu kisinin kenara koyacak parası yok. Ki çok pahalanmis. Merak edip baktım geçen fiyatlara, bundan 4 sene önce 250-300 lira anca tutacak alışveriş 750 lira tutuyor.
0
logisticsmanager
(07.04.21)
Reel faiz dusuklugu. Bugun alabilecegin seyi yarin alamayacaksan biriktirip napacaksin?
0
dunal
(07.04.21)
ben tuketme istegine ve ondan bundan gorup "benim neyim eksik?" duygusuna bagliyorum. hicbir seyden geri kalmiyoruz.

bu gorgusuzlukleri ozellikle dugunler konusunda gorebilirsiniz. servet dokup borca girip dugun yapiyorlar : ) "bir kere evleniyorum" diyorlar, "oteki suraya gitmisti", "beriki bu kadar harcamisti"... sosyal medyanin yan etkileri iste.

bir de baska bir huy daha turedi. baskasinin cebindekini giyiminden kusamindan tahmin edemeyince onu da ayri bir asagiliyorlar. cok parasi var yemiyor diyorlar. illa herkes tuketecek ki bu da rahatlayacak.

milyar dolarlari olan adamlar sort-tshirt geziyorlar parayla bir dertleri yok.

gercekten goruyorum bazi yabancilarda: (bu dediklerim genelde belli bir yasin uzeri tabi) milyon poundlari var, ama ufak bir eve razi oluyorlar, eski model araba kullanmaya devam ediyorlar. senin ugrasmayacagin hobilerle ugrasiyorlar, kazak almak yerine oruyorlar, evde yemek hazirlayip isyerine goturuyorlar...

yani ben de dunyanin en tasarruflusu degilim ama belli basli seyleri uzun vade dusunerek aliyorum. bir telefonu mesela ben minimum 5 yil kullaniyorum. cunku ona buna gostermek icin almiyorum. yere dusurup kirmiyorum. suya bir yere dusurmuyorum... eski telefonlarim hala tertemiz kutusunda da duruyor, satmiyorum.

parasini tek cekim(gerekirse nakit) odeyebildigim halde her sene en yenisini almiyorum.

sadece biriktirme degil bu anlamda dogru durust kullanmayi da bilmedigimizden hemen her seyi eskitip bozuyoruz. ikinci el olup da gercekten temiz kullanilmis bir urune rastlamiyorum ben.

ya bilincsizce almis, ama kullanacak bir firsati olmamis yillarca kutusunda saklamis. (sonra tabi aldigi fiyata satmaya kalkiyor : )

ya da artik oldurmus ama bu sefer de "cok temiz" diyerek tutturabildigine...

cok acayip bir ortam var tuketim konusunda
0
idexo
(07.04.21)
Sorun halkın para biriktirmesinde değil, biriktirdiğinin sürekli enflasyonla erimesi. Bu durumda önceden altın şimdilerde ise hem döviz hem de altın olarak biriktiriyorlar. Pandemi olduğu için de harcama için bir neden yaratamıyorlar.
Kazanç güçleri orta veya altı olduğu için de, ev, araba gibi ya da bir yurt dışı tatili gibi yatırıma harcayamıyorlar.
0
silver apple
(07.04.21)
Turk halki kadar birikim yapan halk var mi acaba.

Anadoluda banka kasalarindan dolar fiskiriyor. Herkesin evinde tonla altin var.

www.ntv.com.tr

Beyaz yaka yiyor eline geceni, ona da zaten para vermiyorlar.
Buna ragmen Golf falan alarak yine de bir sekilde yarim milyonu elde etti cogu.
0
divit
(08.04.21)
(12)

yurt dışı deneyimleriniz

rakicandir
Selamlar arkadaşlar, Herkes gibi ben de yurt dışında yaşama niyeti taşıyorum ve belki de bir yerlerden başlamak gerektiğini düşünüyorum. Siz böyle bir karar verdikten yerleşene kadar hangi aşamalardan geçtiniz? Geriye dönüp baktığınızda şöyle yapılsa daha iyi olurdu dediğiniz şeyler var mı?Bunun dış
Selamlar arkadaşlar,

Herkes gibi ben de yurt dışında yaşama niyeti taşıyorum ve belki de bir yerlerden başlamak gerektiğini düşünüyorum. Siz böyle bir karar verdikten yerleşene kadar hangi aşamalardan geçtiniz? Geriye dönüp baktığınızda şöyle yapılsa daha iyi olurdu dediğiniz şeyler var mı?
Bunun dışında yaşadığınız ülkeden memnun musunuz? evet ya da hayırların nedenleri neler?

Şimdiden teşekkürler.
0
rakicandir
(06.04.21)
ilk asama olarak, "yurt disi" neresi onu netlestirmeniz lazim. dubai mi danimarka mi vs...
0
hot potato
(06.04.21)
En büyük hatam bunu ister istemez harekete geçmemek oldu.
0
howfaristhesky
(06.04.21)
ana dilini bilmediğiniz yere gitmeyin. giderseniz de ilk iş olarak çabucak öğrenmeye bakın.

ana dili farklı olan ülkelerde ingilizceye sırt dayamayın her ne kadar herkes ingilizce bilse de.

ayıp oluyor.
0
AlsterWasser
(06.04.21)
Hem yazılımcıydım, hem akademisyen. Fırsatım oldu, İtalya'da 1 yıla yakın kaldım, beceremedim. Sosyal entegrasyonun sıfıra inmesi bana göre değil. Şu an komple rafa kaldırdık o meseleyi. Arada aklımıza geliyor ama artısını eksisinden daha fazla kılamadık.
0
prole
(06.04.21)
Merhaba,

Eğitim veya evlilik yolu ile gitmeyecekseniz eğer zannımca 2 husus çok önemli:
1. Diliniz çok iyi olacak (mümkünse ing + yerel dil)
2. Yaptığınız içi çok iyi yapacaksınız
0
but that was just a dream
(06.04.21)
Tam olarak bu sürecin içindeyim. 2 yaşında bir bebekle beraber çekirdek aile olarak İngiltere'ye, ikinci dalganın tam olarak vurduğu Ekim ayında geldik.
Burayı seçme sebeplerimiz, dili biliyoruz, daha rahat iş bulabiliriz, ekonomi ne kadar sallansa da dünyada üst sıralarda vs. gibi şeylerdi.
Başka Avrupa ülkelerine de gidebiliyorduk ama yukarıdaki nedenlerden buradayız.
Taşınma kararını zaten 10 yıldır düşündüğümüzden aslında kafada çok önce vermiştik.
Geçen yaz, covidden delirmek üzereyken, eşimin eğitimiyle bağı kalmaması sonrası hafiften biraz gaza geldik. O bana "artık gidelim durmak istemiyorum" dedi, ben "hay hay" dedim.
Bunu dedikten yaklaşık 2.5 ay sonra kendimizi burada bulduk.
Taşınmak, eşya toplamak, ev bulmak vs. hakikatten işkence.
Yeni taşınılacak ülkeye eğer orada herşey ekstrem pahalı değilse, eşya taşımak çok saçma.
Adaptasyon ve yalnız olmamak çok önemli. Bizim şu ana kadar dayanabilmemizin tek sebebi 3 kişi olmamız. Yoksa bu pandemi ortamında tek başıma gelmiş olsam yalnızlıktan kafayı çizerdim sanırım. Zaten adapte olabilecek sosyal ortam yok, ofisler kapalı.
Bundan dolayı iyice tartıp, o ülkenin atmosferine dahil olabilecek misiniz bakmanız lazım. Ben hala heryer açılınca gidebileceğim klupleri, dernekleri araştırıyorum. Yoksa geçmez hayat.
Geri dönüp bakarsam, keşke daha erken yapsaydım derim. Covid esnasında değilde, 2 yıl önce yapmış olsaydık, burada doktoru da, komşuyu da herşeyi bilirdik. Bu kriz esnasında bu kadar yalnız kalmazdık.
Ne kadar kapalı olsak da, yine de memnunum. Gelecek açısından daha pozitif olabildiğim bir yerdeyim. Biliyorum ki bir sorun çıkarsa hakikat ile çözüm aranacak. Boris şapşalı ne kadar saçmalamış olsa da başlangıçta, yanındaki bilim insanları güzel bastırdı ve toparladılar.

Kısaca, kararı kesin vermek, uygularken caydırıcı fikirlerden uzak durmak (ailemi özlerim, türk damak tadı, aman burda bir şekilde yaşıyoruz işte) çok önemli. Gidiş için yasal altyapıyı kurmadan gaza gelmemek de lazım. "Ben gidicem yeaa" deyip sınırdan yüzerek geçmeye kalkmayın. Geldiğinizde ise, "of bi lahmacun yah" deyip kıvranmayın, ortama adapte olmaya bakın. (Bu ortamda ne kadar olursa) Zaten isteyerek yaparsanız, memnun olmak için bir sürü sebep bulursunuz.
0
quaker
(06.04.21)
Arkadaşlar sorum sanırım açık olmadı gelen cevaplardan anladığım kadarıyla:
1- hangi aşamalardan geçtiğinizi sordum. ilk önce şunu yaptık sonra bunu yaptık vs vs.
2- geriye bakınca şunu yapsak iyi olurdu, keşke önceden yapsaymışız dediğiniz deneyimleriniz.
3- yaşadığınız ülkenin ekonomik, siyasi, kültürel vb yönlerden sizi olan olumlu olumsuz etkileri.

Yani dil yazmışsınız tamam saygı duyuyorum da madagaskar'a ya da nepal'e gidip türkçe dışında bir dil öğrenmeyeceğimizi mi düşünüyorsunuz?
0
🌸rakicandir
(06.04.21)
bu arada her yıl yeşil karta başvurmayı unutma.
0
fransiz burjuvasi
(06.04.21)
1. İngilizce öğrenmek,

2. İstediğim ülkede Erasmus yapmak,

3. Dile hakimiyet ve Master,

4. Kalıcı bir iş bulup, yerleşmek,

5. Vatandaşlığı almak.

Geriye dönüp baktığımda daha iyi olurdu diyebileceğim bir şey yok.

Memnunum, her gün Türkiye'nin durumunu gördükçe memnuniyetim daha da artıyor.

Eksi(k) yanları elbette var. Ancak genel olarak, maddi-manevi, tatmin edici. Daha iyisini ya da farklısını istersem, başka ülkeye giderim.

Bu aşamalara dahil olmayan bir şey var, o da en önemlisi: uyum, adapte olabilme kabiliyeti. Bunu yapabiliyorsanız gerisi geliyor. Mutsuz olup, her gün ağlayıp geri dönmeye çalışanı da çok çünkü.
0
buf-e kür
(06.04.21)
1 - Dil harbiden cok onemli. Gitmeden cok iyi bilmene bence kesinlikle gerek yok ama orta seviye falan olman lazim ayak basmadan, yoksa cok zorluk cekersin. Zaten hicbir zaman anadilin gibi olmuyor. Dili bilmiyorum ama oraya gidince hallederiz, o arada ingilizce yeter bence sikintili bir bakis acisi cunku belli bir seviyeye gelene kadar ustunden silindirle gececekler, seni bitirecekler.

2 - Dilden sonra ikinci en onemli sey bence para, meslegin disarsa para etmiyorsa sikinti var. "Abi asgarinin iki kati aldinmi yeter, burada alim gucu cok yuksek" ekibine kesinlikle katilmiyorum, o is oyle olmuyor. Hayata gercek anlamda katilabilmen icin, hele ailen colugun cocugun falan varsa cok iyi kazanman lazim. Ama gocmen olarak bu zor, maaslar dusuk.

3- 20 senedir kanada'dayim, bunun yarisi okumakla gecti. Ben memnun degilim, beyaz yakaya burasi super gelin demem, maddi manevi olarak overrated bir ulke. Mavi yakaya ise gelin diyorum cunku orada goremedikleri hayati burada yasiyorlar, inanilmaz paralarla oynuyorlar. Beyaz yakanin hali ise bence icler acisi, rezillik. (Doktor/Avukat ve bazi ITciler haric)

4- Simdiki aklim olsa 10 sene once bizim copluge donerdim, gec kaldim boka battim.

5- Yurtdisi herkes gore degil, caki gibi psikoloji lazim. Hayal kurmak guzel ama malesef hayallerle gercekler birbirini pek tutmuyor. Ben cok pahali bir restauranta benzetiyorum disariyi. Hep camdan izlemissin, bir gun burada yiyecem demissin. Sonra o gun gelmis, iceri girdin, ortam super, servis on numara. Tabaklar geliyor, yemegin goruntusu harika. Sonra bir catal aliyorsun ve tadinin bombok oldugunu anliyorsun.
0
cooperr
(06.04.21)
1-evlilik yoluyla geldiğim için anlatılacak birşey yok pek. Garanti bir süreç, sadece biraz uzun o kadar.
2-is bulamam vs diye dert edip, ilk arayan isi kabul etmeyeydim iyiydi. Dünyanın top 3 fmcg firmasından biri ama calisma bana uymadı, parasi da azdi. 4 ay sonra kontrat bitiminde yenilemedim, 4 ay sonra iş buldum çok çok daha iyi sartlara. Kısacası alanınız tedarik zincirindeyse is her türlü var, dert etmeyin.
Bir de çok mobildim ama daha büyük şehir ve düzgün havasi olan yer seçmek lazim. Ben 150 bin kisilik kuzeyde bir şehre gittim, İzmir'den gelen adama yaramadi. Sehir cok sirindi ama olmadi.

3- olumlu çok var ya anlat anlat bitmez. Onun dışında Türkiye gibi dandik bir is kültürü olan yerden sonra sağlam is kültürü öğrendim, bu da cok arti.
Olumsuz: yani aklıma pek gelmiyor. Türkiye gibi insanlarin somuruldugu bir yerden sonra o somurulen hayatin eksikligi var; gece bilmem kaca kadar acik olan cafe, gece 12de kapanan market, her yer bim/bakkal, yemeksepeti, parayi bastırıp herşeyi yapabilmen. Onun dışında çalışanların haklari cok haliyle müdür olduğunda dert Türkiye'ye oranla daha fazla, ki güzel birşey bu. Sadece Türkiye'ye alisan bir müdür burada sıkıntı yaşar, hele o tipik kültürden geliyorsa.
Bir de Türkiye gibi calisanin 4bin alirken sen 20bin alamazsin. Yani sinif farki az. Ülkenin çoğu benzer maas aliyor Bu bazilarina kötü, anlıyorum onlari da. Bana göre çok iyi. Türkiye'de migros calisani calismaktan depresyona girecekken buralarda o hale dusur(e)miyorlar. Düşen de doktora gidip burn out alir yani.
0
logisticsmanager
(06.04.21)
lisede almanca öğrenmiştim. trde üni kazandıktan sonra hedefim almanyaya gidip orada devam etmekti. ünide erasmusa hak kazandım çalışıp. erasmusa 1 dönemlik gittim, 2. dönemde de büyük bi şirkette ücretli staj ayarladım, bi 6 ay da onu yaptım, bana alman iş disiplinini öğrettiler döve döve, çok faydasını gördüm. o süreçte üni başvuruları yaptım orada devam etmek için. sözlü olarak tüm kabulleri halledip iş formaliteleri halletmeye kalmışken son anda bir kararla kalmaktan vazgeçtim. almanya çok güzel bir ülke, bekçinin bile hayat kalitesi çok yüksek trye göre, bence ırkçılık da çok düşük, bir türkün en başarılı olabileceği ülkelerden biri. ama bir yerde yabancı olma hissi, sürekli kendini anlatmak zorunda olmak, sürekli bi sen türke benzemiyorsun tribi, hayır benim gibi türkler de var muhabbeti, diğer göçmenlerle kıyaslanmak, avrupa insanının arkadaşlık kavramının bizdekine göre çok uzak olması, sürekli vize ve oturma izni gerginliği ile uğraşmak (en azından bi süre) vs vs bunların hepsi biraz yordu beni. şu an iyi ki de kalmamışım diyorum.

sonuç olarak trde yazılım tarzı bi iş yapıyorum, remote çalışıyorum zaten tr ile işim yok, istisnai düzeyde para kazanıyorum, almanyada yaşayacağım hayata denk - daha iyi yaşıyorumdur, uzakta olmak zorunda da kalmadım. **AMA** şu an 2020 itibariyle yeni mezun olsam, tüm kariyerimi yurtdışı üzerine kurarım. trde yeni mezun için eski fırsatlar ve alım gücü yok, çok zor bir hayat bekliyor gençleri.
0
roket adam
(06.04.21)
(3)

baba rahatsızlığı - işten izin

taha1907
selamlar , babam maalesef haftaya ciddi bir ameliyat geçirecek ve ardından da 1 hafta-10 gün süreyle hastanede yatacak. ben de bi iş yerinde yaklaşık 4 ay önce başlamıştım dolayısıyla izin hakkım vs. yok. fakat bu süreçte hak verirsiniz ki izinlere de ihtiyacım olacak.napsam sizce ? yöneticime söyle
selamlar , babam maalesef haftaya ciddi bir ameliyat geçirecek ve ardından da 1 hafta-10 gün süreyle hastanede yatacak.

ben de bi iş yerinde yaklaşık 4 ay önce başlamıştım dolayısıyla izin hakkım vs. yok. fakat bu süreçte hak verirsiniz ki izinlere de ihtiyacım olacak.

napsam sizce ? yöneticime söyleyip ondan mı fikir alsam direkt ben mi bi şeyler desem ?

p.s daha önce de yazmıştım ama biraz daha fikirlere ihtiyacım var :/
0
taha1907
(06.04.21)
durum böyle böyle, ben de istemezdim ama bu süreç için ücretsiz izin talep etmek zorundayım. dersiniz, bir şey olmaz.
0
benaslinda
(06.04.21)
Gideceksin yöneticine durumu anlatacaksın seve seve iznini verecek. Neyden bu kadar korkuyorsunuz arkadaş anlamadım, baban ciddi ameliyat olacak izin almaya çekiniyorsun ilginç.
0
adventchant
(06.04.21)
Hocam nerede çalışıyorsun bilmiyorum ama eğer düzgün bir firma ise git yöneticine soyle. Zaten buna yardim edemeyen firmada calisilamaz, bugün buna izin vermeyen yarın hiçbir şeye izin vermez.

Çok ciddi/önemli bir işin olmadigini varsayıyorum. Hiç backupin olmadığı bir isteysen biraz zor olur ama gene de o da firmanin sorunu.
0
logisticsmanager
(06.04.21)
(20)

İstifa etmeye nasıl karar verdiniz?

anarsika
Sb
Sb
0
anarsika
(06.04.21)
İş bulduğumda.
0
Jux
(06.04.21)
İlk istifama işyerindeki bütün işler üstüme yıkıldığında karar vermiştim. Bir de çok az zam yapmışlardı. Patronum kurşun kalem ve tükenmez kalem arasındaki farkı bilmiyordu (eğitim sektörü) ve bu kişinin kafa yapısıyla bir yere varamayacağımı anlamıştım.

İkinci istifamın kararını içerde aylardır param kaldığı için vermiştim. O kadar bekleyip duygusal olarak yıpranmadan daha erken etseydim diye düşünürüm bazen.

Üçüncü istifama, patronumun üslubunu beğenmediğim ve mesai saati/özel hayat kavramı ortadan kalktığı için karar verdim. Ancak istifa etmedim. Sözleşmemin bitmesine az vakit kaldı ve onu bekliyorum. İşyeri kafada bitince pek çok şey de bitiyor zaten.
0
south park in kapusonlu uyesi
(06.04.21)
Tamamen farklı bir sektörde çalışmak istediğimi fark ettiğim zaman.
0
rakicandir
(06.04.21)
Aklımda hiç yokken iş bulduğumda
0
paramolacak
(06.04.21)
gereğinden fazla çalışmıştım, her şey yolunda gibiydi ama sıkılmıştım bi defa. öyle olunca gözden çıkarttım biraz hareket katmak için iş bulup söyledim.
sadece söylerken vazgeçirmeye çalışmışlardı o çok zor olmuştu o kadar hukukun üstüne yok demek.
0
skyangel
(06.04.21)
yurt dışında 5.5 sene sonunda kenarda hiç birikimim olmadığını farkedince.
0
tsubasa
(06.04.21)
"Sen şimdi bu birimde başla, beş altı ay sonra istediğin bitime alırız, hem işleyişi de öğrenmiş olursun"

7 ay sonra birinin torpilli akrabası o birime getirilir ve karar o an verilip 1 hafta sonra dilekçe verilir.

Şu anki iş yerine de uzak olduğu için soğumuştum başlarda, şu an 7. yılım (yakına taşındı 2 yıl önce, ama bayağı yakına). Şimdilik devam.
0
onemoremile
(06.04.21)
Her sabah mutsuz uyandığımda.
0
perfectlysplendid
(06.04.21)
fazla konforlu hissedince, babamin isyeri gibi gidip gelmeye baslayinca.
ogrenme durunca.
beni ucuza calistirdiklarini anlayinca.
yukselmenin neredeyse imkansiz oldugunu anlayinca.
vs
0
cooperr
(06.04.21)
Tanınan bir marka olan eski işyerimden ,

-patronlardan biri odamıza gelip “bayanlar topuklu ayakkabı giysin bundan sonra.” Dediğinde
- malum partiden birini işyerinde ağırlayıp kadına çiçek vermeye zorladıklarında.
- erkek çalışana özel araç tahsis edilip kadın çalışanların metrobüsle işe gelmek zorunda bırakıldığında.
- telefonda sorduğu kişiyi tanımadığım için “ siz zaten bi bok bilmezsiniz” diye ik müdürü beni azarladığında..

Sikerler diyip istifa ettim.
0
suicides underground
(06.04.21)
patron, yonetim surekli isler cok kotu, batiyoruz, piyasa, sektor berbat, is yok muhabbeti yapiyordu hepsi 5 karsi surat falan surekli(kovid movid yok o aralar). Klasik patron muhabbetidir bu, isler kotu falan derler surekli, zam istenmesin, sukretsinler, extra calissinlar vs diye ama bizimkiler .okunu cikarmisti, resmen enejimi emiyorlardi yeter diyip bastim istifayi, isimde de basariliydim ve cok disiplinli, siki calisirim ben, epey sok oldular hepsi niye diye soruyorlar, patronla da gorusturduler gitme falan cektiler bayagi, dedim isler kotuymus, kuculmeye gideceksiniz sanirim ben size yardimci olayim, gelecek goremiyorum burada. sonra demezler mi bana yok oyle bir sey, nasil boyle bir izlenim edindin:) Senden memnunuz yok o mevkiye atayacagiz, oranin basina gececeksin, ogullarimdan sonra sen geliyorsun falan hayir dedim biraktim iste isi, iyi oldu yasam enerjimi emiyorlardi

edit: baslik altindaki yazilardan istifa iyi bir sey gibi algilamasin kimse. Kimse de istifa gazina gelmesin cok gerekli nedenleri yoksa. En kotu is, issizlikten iyidir, cok kalifiye oldugunuz ise basvuruken bile bosta olan aday dezavantajli durumda oluyor mevcut isi olan adaya gore cogunlukla
0
neverletyougodown
(06.04.21)
Ilki istifa sayılmaz, ülkeden ayrilacaktim.
Ikincisinde ise pazar aksamlarim zehirdi, zor uyurdum. Aksamlari zor uyurdum stresten. Isi yapamadigimdan değil ama bana uygun değildi (fmcg firmasinda planlama, hayatlar 2-3 saatlik stres icinde. Her gün farkli. Sabah 30 dk gec gelsen büyük sıkıntı çünkü cek cumhuriyetindeki fabrika senin planlamani bekliyor. Ama su anki isimde tedarik suresi 3 ay kadar haliyle böyle 20 dk erken başladın gec basladin önemi yok. Bu bile farkli birşey)

Neyse böyle olunca esime dedim, ben burada yapamayacagim. O da tamam dedi. Sirkete sözleşme uzatmak istemedigimi söyledim, onlar üzüldü ama anlayisla karşıladı (bahane uydurdum, yaşadığımız sehir esimin ailesine uzak vs diye). Sozlesmemi yerine getirdigim icin sözleşme tazminatı aldım 2 bin euro falan ayrildim.
Iyi ki ayrilmisim. 1 sene sonrasinda 7.20de ise başlamak, 45 dk öğle arası yerine 9da ise başlama, 2 saat öğle arasi ve yaklaşık 300-400 euro fazla maasla ise başladım.

Ama hayatımda oyle stres yasamamistim ya. Uyuyamazdim acaba üretim hatti gene patladı da 8 saatlik uretim plani yalan mi oldu diye...
0
logisticsmanager
(06.04.21)
Valla ben bir gecede karar vermistim.
0
invictae
(06.04.21)
24 saat çalışan seri üretim fabrikada stresin bitmeyeceğini anladım. alternatif buldum. istifa ettim.
0
sttc
(06.04.21)
Hayat her ay ucu ucuna geçinmekle geçmez diye düşündüğümde. İyi ki de sektör değiştirmişim.
0
zoghurt
(06.04.21)
Haftanin 2 gunu calisiyorum sadece, istifa etmek gereksiz su anda ama yakin bir sektore gecmeye karar verdim.

Su anda projesinde arastirmaci olarak calistigim hocanin safi havagazi oldugunu anladigim anda kendisine karsi olan butun saygimi yitirdim. Nasil anlatsam. Islerin kendi anlamadigi kisimlarinda anlatilana guvenmez, sunu soyle yapin bunu boyle yapin diye mudahale eder. O isten anlamaz ama anlayani da yerer, kafasinin dikine gidip isleri sarpa sardirir. Yapilani unuttugu icin ve not almadigi icin 2 adim ileri gidersek 5 adim geri gideriz. Uyardiginda da tartismaya girer. Sebep sunmadan sunlari yapin der, kesik basli tavuk gibi yolunu bulmaya calisirsin.

Akademiyi komple birakip ozel sektore gecmeyi dusunuyorum. Zaten akademiye devam edersem arastirmayi birakip derslere zaman ayirmam gerekecek. Efendi gibi gider arastirma-gelistirme projelerinde calisirim daha iyi.
0
chezidek
(06.04.21)
son ayrıldığım iş yerinde (5 sene önce) karı kocalardı ve basketbol oynayanların çok iyi bildiği bir web sitesinin sahipleri. adam bildiğin manyaktı. bipolar falan herhalde. bir gün iyi, bir gün kötü. ofise gelir bas bas müzik açar, asla çalışamazsın. hele işin muhasebeyse dikkat ister yani. gecenin köründe ayakkabı linki atar, bunları bul der. bir şey sorar şu şu oldu mu diye, şu şu yüzden olmadı ya da olmayacaktı ama şunu şunu yaptım oldu diye izah etmeye kalksan bağırır ben sana açıklama yap dedim mi, oldu mu, olmadı mı onu sordum diye bağırır, sonra mesela olmadı dersin, niye olmadı der açıklama bekler. herkesi dolandırır ama telefonlara benim bakmamı ister vs vs.
en son bir gün işe gitmek için kalktığımda keşke deprem olsa da işe gitmem gerekmese diye düşündüğümü fark ettim ve o gün anahtarlarını verip ben daha gelmiyorum dedim. benden sonra gelen eleman bunları tokatlamış. bir sürü ayakkabılarını çalıp kendi site kurup satmış. karısı da bak sen bizi bırakıp gittin başımıza neler dedi diyor. karısı iyi biriydi hala çok severim ama adam ıyyy. oh iyi ki kurtuldum ondan.
iyi ki kurtulmuşum. 5 yıldır çok severek yaptığım bi işim var.
0
matilda
(06.04.21)
şirketim daha doğrusu yöneticim zam sözünü tutamadığında. ardından da iş bulup kağıdı önüne bıraktım. o andan itibaren söylediği her şey bi kulağımdan girdi öteki kulağımdan çıktı. hatta 2 senelik periyot içinde maaşımın iki katına çıkacaklarını bile söylediler ama ilk söz benim için kıymetliydi. bi kere yalan söyleyen sözünü tutamayan her zaman böyle yapar.
0
golgi aygıtı
(06.04.21)
Hadi ben de yazayım madem...

Bundan 5-6 sene önce bir ajansa girerken "Bakın ben dünyayı gezmek istiyorum. Seçiminizi yaparken bunu da göz önünde bulundurun çünkü bir zaman sonra işten ayrılmam gerekebilir" diye belirttim ve yöneticilerin çok hoşuna gitti. Sonra gel zaman git zaman baktım ben dünyayı filan gezemiyorum. İşsiz güçsüz halimde çok büyük bir risk alıp "Burada ne uzar ne kısalırım, amaçladığım yolda da ilerleyemiyorum. Bu yüzden işten ayrılmayı planlıyorum." dedim. Benden oldukça memnunlardı, maaş zammı ve çalışma saatlerimde düzenleme teklif ederek yarı zamanlı şekilde öneri getirdiler ancak kibarca reddettim. "İleride fikrini değiştirirsen kapımız sana açık." dediler ve ben de ayrıldım.

Ondan sonraki süreçte çok ilginç gelişmeler oldu ve adeta film gibi geçen birkaç ay içerisinde; işten ayrılmamın üzerinden 1 sene geçmeden cruise gemilerinde iş buldum ve 4 yıldır çalışıyorum. Acayip mutluyum :)
0
burka
(06.04.21)
ilk özel sektör işimde zaten maddi olarak ailecek zorda kaldığımızdan girmiş olduğum bir iş olduğu için, durumumuz düzelince ve yüksek lisansa da başlamak istediğim için istifa etmiştim. sonrasında uzun yıllar akademide çeşitli üniversitelerde çalıştım, bazen asistan olarak bazen proje burslu olarak bazen okul burslu olarak vs vs ama akademide en azından bana yer olmadığını görerek, yılllarrr sonra kendi alanımda tekrar özel sektöre döndüm. asıl bahsetmek istediğim de bu.

müdürümüz sağ olsun, dışarıdan böyle modern gibi görünen bir arkadaş. iş yeri de öyle. alanında da türkiye'de az bulunan bir firma. ama,

1. aynı departmanda bir kısım insanı eşşşşek gibi çalıştırırken, bir kısmını ise kaçmasın diye az işle çalıştıran, ama aslında bu iki tarafa da ne hak ettiği iş yükünü ne de maaşı verebilen bir departman müdürü ve firma bu bahsettiğim. ama türkiye'deki çoğu yer böyle zaten. özellikle de kurumsal değilse.

2. kurumsallığa gitmekte olan bir firma ama hala aile bağları ile yönetiliyor tabi. bu da bir etken. firma karmaşa içinde.

3. ayrımcılık. sadece cinsiyetten bahsetmiyorum, din, mezhep, ırk ve etnik köken ayrımcılıklarından da bahsediyorum.

4. iş güvenliğinin sıfır olması. hatta sıfır bile fazla yani.

5. fikirlerinin çalınması veya karşılığını alamaman. bir de güya fikire karşı prim sistemi var. bu arada bazıları patentlik fikirler ha.

6. sana hiç değer vermemeleri de bunların hepsinin üstüne fındık olarak dökülüyor aşjdksaidadka

neyse, sinirim bozuldu. yazsam daha neler yazarım da, bu altı madde şimdilik yeterli. ha türkiye'deki çok firma böyle, o ayrı.
0
pasp
(06.04.21)
(9)

Espri ne?

freedonia
10 uzerinden 0'lik bir skec gibi geldi, kacirdigim bir yer var mi? https://www.youtube.com/watch?v=FgkMMCcbtn8
10 uzerinden 0'lik bir skec gibi geldi, kacirdigim bir yer var mi? www.youtube.com
0
freedonia
(05.04.21)
Merak edip bir 10 tane daha videosunu izledim, daha gülmedim.
Bilmiyorum ben de daha bulamadım esprileri.
0
logisticsmanager
(05.04.21)
Canlandırdığı tipleme komik bence. Hee milader nolcak milader. Ayrıca sondaki merhum espirisi de iyi baya.
0
bigcaptain
(05.04.21)
esnaflık zor zanaat ve ayhan abi serisini izle
0
jelly bear
(05.04.21)
Ben yaptığı tiplemeleri sempatik buluyorum açıkçası, kendini de beğeniyorum biraz. Çok derin espriler aramamak lazım, hunharca gülmek değil de şöyle bir gülümsetiyor işte.
0
kedimedi
(05.04.21)
Şahan'ın ilk zamanlar dalga geçtiği gerçek kesitler gibi yapmış. İnce yakalanırsa birazcık tebessüm ettirir. Yani bazısına komik gelebilir de o kadar senedir mizah ile uğraşınca artık ince, güzel işlere konsantre olabiliyorum.
0
evimin paspasi
(05.04.21)
serinin ilk videosuyla başlamayınca anlamı olmuyor evet. konunun ne olduğunu bilmek lazım. bu attığını ben de bilmiyorum ve anlamadım bir şey.
akbil, yasemin çayı, esnaflık zor zanaat serisi çok çok komik
onlara bak
0
neira
(05.04.21)
gülmekten tabii ki ölmezsin bu adama ama somurtarak da izlemezsin ya. eğlenceli bi adam işte :)
0
isveperver
(05.04.21)
video sonunda gerçek kesit'e gönderme yapmış.ama bende cok begendigimi söyleyemem.

yutub videolarını 6.5/10,
podcast yayınlarını 3/10 bulan biri olarak söylüyorum.

bu adam stand up'ta aşırı başarılı.hayvan gibi güldürmüştü.bel altına biraz fazla kaymıştı ama kadınlar belki biraz rahatsız olabilir.
0
neoluyokardesimnebutantantana
(06.04.21)
sıfır yerine eksili değerler de verilebilirmiş. zaman kaybı.
0
d e j i n
(06.04.21)
(4)

neden her firma 'zorunlu stajyer'maddesini koyuyor stajyer başvurusu

neoluyokardesimnebutantantana
alırken? ibb bile zorunlu stajyer istiyor.benimki bir devlet okulu. zorunlu staj imkanı yok.olması imkansız mı?
alırken?
ibb bile zorunlu stajyer istiyor.benimki bir devlet okulu. zorunlu staj imkanı yok.olması imkansız mı?
0
neoluyokardesimnebutantantana
(01.04.21)
Staj yapmak zorunda olanlar o imkandan faydalansın, keyfi isteyenler işgal etmesin diye olabilir.
0
Cinfizz
(01.04.21)
Zorunlu staj olduğunda sgk giderlerini okul karşılıyor. Diğer türlü kurum karşılamak zorunda.
0
kaptan memo
(01.04.21)
Benim okuduğum yerde zorunlu vardi ama daha fazla yapmak istersen de karsiliyorlardi. Ben iki staj fazla yapmistim.
Okulunuz stajin giderlerini karsilayip karsilamadiklari tek umursadiklari. Yoksa zorunluymus değilmiş önemi yok.
0
logisticsmanager
(01.04.21)
kaptan memo +1 . Bazı üniversiteler sigorta ücretini/primini öğrencinin yatırması koşuluyla sigorta yapabiliyor. Bu yıl yanılmıyorsam bu ücret aylık yaklaşık 35 TL gibi bir rakam. Üniversitenize sorabilirsiniz.
0
tss
(01.04.21)
(5)

bench press & squat falan

dafuq
bench presssquatsbarbell curlkaç kg yapıyorsunuz?kaç set, kaç tekrar?yalan söylemeyin yakalarım :)
bench press
squats
barbell curl

kaç kg yapıyorsunuz?
kaç set, kaç tekrar?

yalan söylemeyin yakalarım :)
0
dafuq
(31.03.21)
1 hafta oldu salona yazılalı 3 kez gittim.

bench press makinada sağa sola 5er kg takıyorum. bir de barın ağırlığı var biri 10 kg dedi ama ne kadar doğru bilmiyorum. doğruysa 20 kg
barbell curl yine sağa sola 5kg taktım barın ağırlığını bilmiyorum. o da 5 olsa 15.
squats yapmadım.
muhtemelen en düşük benimki olacak yorumlarda:D
0
jamiro
(31.03.21)
9 yıldır vg yaparım. Birkaç yıldır hafif çalışıyorum. Bench 50, squat ve barbell 40kg
0
Tochinoshin
(31.03.21)
2,5 yildir yapiyorum, daha önce spor geçmişim yok. korona vs sebeplerle toplam 4-5 ay yapamadım ( aralıklarla )

benchde sabit ağırlık durmuyorum ama 25-25 takıp 10 tekrar rahat çıkıyor. 20 -20 ile başlayıp 30-30 ile bitiriyorum ( 30-30 3-4 tekrar anca )

squat’da çok iyi değilim 1 sene geç başladım ona vs düzenli yapmadım 5x5 30-30 aynı şekilde.

barbell curl ise 25 kg ( hazır olanlardan direkt ) 4x10
0
garavel
(31.03.21)
Pandemi oncesi:
Hepsi tek tekrar max
Bench 135
Deadlift 210
Squat 190
Overheadpress 85
0
logisticsmanager
(31.03.21)
B 85
S 100
DL 120

1 rpm değil ama hiç öyle denemedim en az 4 tekrar. Ağır kaldırma hevesim yok bunlar bana yetiyor.
0
zoghurt
(01.04.21)
(4)

Amerika’dan gelecekten 1000 dolara laptop istesem mi?

toucheamore
İyi bir laptop alınabilir mi? Ayrıca Türkiye’de de garantisi olan marka var mı? Sıkıntı yaşar mıyım?
İyi bir laptop alınabilir mi? Ayrıca Türkiye’de de garantisi olan marka var mı? Sıkıntı yaşar mıyım?
0
toucheamore
(31.03.21)
gelecek kişiden sanırım :)

amerikadan alınan ürünlerin burda garantisi var mı ya? sanırım yok.
0
benaslinda
(31.03.21)
İnsan arkadaşım gelecek
0
🌸toucheamore
(31.03.21)
1000 kagit az ama 1300 1500'e cok kral makineler getirtebilirsin. su an indirim zamani degil ama gumruk vergisi odemeyeceksin en buyuk artisi bu. alirsan register ediyorsun sana firmaya gore en az 12 ay garanti veriyor. sikinti olursa yurtdisina kargoluyorsun. ufak bir ihtimal buradaki servise veriyorsun. problem cikarmasi cok olasi degil ama elektronik sonucta.
0
nibba
(31.03.21)
Maalesef su siralar laptop bulmak zor. Ben Amerika'dan Avrupa'ya baktim, düzgün fiyata yoktu. Avrupa'da denk geldi ne indirim ne bindirim olması gereken fiyat.
Maalesef elektronik tedarik zincirinde acayip sıkıntı var, ek olarak lojistikte de var. Bunlari üst üste ekleyince arz olmuyor talep cok olunca fiyatlar bindirimde.

Zamanınız varsa düzgün fiyata ryzen 4800h ve rtx 3060 bulursunuz. O olmadi rtx 2060 kesin bulursunuz.
0
logisticsmanager
(31.03.21)
(5)

musluk suyundan gelen kireci nasıl en aza indirebiliriz?

plastic_angel
Özellikle istanbulda çok fazla. Kettle her temizlediğimde birkaç kez su kaynattıktan sonra yeniden kireçlenmeye başlıyor. Siz neler yapıyorsunuz?
Özellikle istanbulda çok fazla. Kettle her temizlediğimde birkaç kez su kaynattıktan sonra yeniden kireçlenmeye başlıyor. Siz neler yapıyorsunuz?
0
plastic_angel
(30.03.21)
Çeşme suyuyla çay kahve yapmıyorum. Arıtma taktırdık biz.
0
olaylar olaylar
(30.03.21)
Bizde az kireç var ama britta akilli termos muhabbetlerinden aldik, simdilik iyi. Onla yapiyoruz kahve, cay.
0
logisticsmanager
(30.03.21)
soyle bir video yapmistim. isinize yarayabilir.
www.youtube.com
0
dokunmakalbime
(30.03.21)
kirece aritma harici bi cozum yok. damacana suyu kirecsiz ama ne oldugu belli degil. bi kismi musluk suyu artitma suyu hatta.

edit: brita'lar kirece cozum degil.
0
yoggi
(30.03.21)
brita kullanıyoruz biz çay-yemek için.
0
nimberjack
(30.03.21)
(8)

Çalışanı uyarmam lazım, tavsiyeleri alayım

logisticsmanager
Bana göre dünyanın en saçma olayı için yarın çalışanımı uyarmam lazım.Kisaca özetlersek; iki ekip var, planlama ve satın alma. Bu kisi benim ekibimde (satin alma) ama zamanında ise baslarken (1.5 sene once) planlama arasina oturmus, orada duruyor.Simdi planlamaya iki kisi gelecek, biri uzun donem st
Bana göre dünyanın en saçma olayı için yarın çalışanımı uyarmam lazım.
Kisaca özetlersek; iki ekip var, planlama ve satın alma. Bu kisi benim ekibimde (satin alma) ama zamanında ise baslarken (1.5 sene once) planlama arasina oturmus, orada duruyor.
Simdi planlamaya iki kisi gelecek, biri uzun donem stajyer. Bu da benim yerimi almasinlar dedi. Ben bu gelecek iki kisiden birini unutunca sıkıntı olmaz dedim ama sonra iki kişi geldiğini öğrenince planlama müdürüne sordum, onla çözüm bulmaya calistik. Neyse, planlamadan biri 6-7 ay hamilelik iznine cikacak kisacasi 6-7 ay zaten yer var ki covid var, ofise gelip gelmeyeceği belirsiz. 2021 yili sonunda da biri emekli olacak, o iki kisiden biri onun yerinde olacak. Kısacası bir şekilde yer bulunur ki dediğim gibi muhabbetin başladığı yer kim nerede oturacak, dünyadaki en gerizekalica is bence. Iki yer arasinda 3 m var, manzara ayni yeşillige bakiyor, her şey aynı. Tek sorunu benim ekipteki diger elemanla anlasamiyorlar, ona yakin olmamak.

Bu bana chatten yazarken gidip planlama müdürüne de yazmis, demiski (Fransızca, bana sert gelmiyor da ona sert konusmus gibi geliyor alt üste olunca. Ben garibim kim sert konusuyor zor çözüyorum :/ ) gelecek kiza baska yer bulun, benim yerimi değiştirmeyin, neden beni zorluyorsunuz falan emir verir gibi konusmus.
Planlama müdürü de benim müdürü aramis ona anlatmis, sonra da beni aradi anlatti. Ardindan da benim calisana resmi mail atti.
Benim yarin kizi karsima alip;
-planlama müdürünün arkadaşı olmadigini ve düzgün sekilde konuşması gerektiğini
-sirket ona ne derse onu yapmak zorunda oldugunu (yerini değiştirmek misal) yapmak istemiyorsa da başka sirket arayabilecegini
-1.5 senede yarattığı 3. Sikinti oldugunu (örnek; sene sonu notlarinda planlama müdürünü arayıp "neden x kisiye düşük not verdin" diye sormak..."), Performansindan memnun oldugumuzu ama bu isleri bırakması gerektigini

Böyle güzel şekilde anlatmam lazım. Ilk müdürlük deneyimim, iyi kalpli insanlara yardim etmek isteyen biriyim ama ben bile biktim artık.
Kendisine öyle bir konusmak istiyorum ki artik cenesini kapatıp işini yapsın, sürekli ufak seylerle gelmesin ya da gelecekse dünyada her istedigi seyin onun istedigine göre olmayacağını ve sirkette bulunduğu pozisyonun ciddiyetini anlasın istiyorum.
Ya gene güzel güzel anlatmaya çalışacağım ya da pat pat söyleyip hadi isine devam diyip geçecegim. Ne diyorsunuz?
0
logisticsmanager
(30.03.21)
Şirketi ve yapıyı anlatacaksın, neyin doğru neyin yanlış değerlendirildiğini belirtecek ve nasıl davranmasını istediğini söyleyeceksin. Bu şekilde davranması hakkında neler hissettiğini soracaksın, bunu düzeltmek için neler yapacağını öğrenmek isteyeceksin. En son da senin dediklerinin yapılacağını anlatarak bitireceksin.
0
conta
(30.03.21)
O kadar komik ki şimdi de resmi maile cevap atmış, kalıcı personelin yerini stajyer için mi degistireceksiniz vs demiş, en sonda da umuyorum müdürler olarak toplanıp başka bir yöntem bulursunuz yazmış.

Ben yarın neyi nasıl anlaticam böyle birine bilemiyorum. Güzel güzel anlatsam da okay diyecegini sanmıyorum ki o noktada isterse sendikaya benim masami değiştirecekler stajyer parcasi icin diye gitsin...
0
🌸logisticsmanager
(30.03.21)
hanım abla da hiyerarşi hakkında hiçbir şey bilmiyormuş.

1.'ci yanlışı en başta kendi biriminde bir yere oturmamak.
2.'ci yanlışı oturduğu yerin mülkiyetinin ona ait olduğunu sanması.
3.'cü yanlışı anlaşamadığı iş arkadaşıyla profesyonel iletişim sürdürememesi.
4.'cü yanlışı kafasına göre hiyerarşiyi delmek.
5.'ci yanlışı üslup ve emir kipi.

ben olsam lafımı kesmesine izin vermeden(bunu deneyecek birine benziyor) bu yanlışlarını tek tek sıralardım. ardından da "yöneticin benim. oturma düzenini ben yönetiyorum. masa değiştirmenin birim için daha verimli olduğuna karar verdim." deyip yoruma yer bırakmadan konuyu kapatırdım.
0
sinek kral
(30.03.21)
@sinek kral; ben de böyle siralayacagim. Zaten bıktım milyon tane is var, düğün planlar gibi oturma yeri bakiyorum.
0
🌸logisticsmanager
(30.03.21)
Hocam selamlar,
1- Hocam böyle bir durum olduğunda yarını, gelecek haftayı beklememek en iyisi. Feedback sıcak yenen bir yemektir.
2- En başta, yer ile ilgili endişesini belirttiğinde sıkıntı olmaz dediğin için beklentiye girmiş ve şu an hayal kırıklığı yaşıyor, onun tarafından bunu da görmek gerekiyor.
3- Çalışma modelini iyi oturtmak gerekiyor, başka departman yöneticileri ile ilgili bir durum/sorun olduğunda, böyle durumları kriz çıkartmadan yönetecek yetkinliğe gelene kadar, önce kendi yöneticisiyle (seninle) iletişime geçmesi gerektiğini konuşmak gerekiyor.
4- Senin ekipteki diğer eleman ile "anlaşamıyor" olmalarını çözmek lazım. Birbirlerini sevmiyor olabilirler ancak işyerinde bulunmalarının sebebi iş, beraber iş yapabiliyor olmaları gerekiyor. Profesyonel olarak iletişim kurabilmeleri gerek. Bununla ilgili olarak ikisiyle de net bir şekilde konuşmak lazım. Zira, aynı ekibin üyeleri olarak, daha fazla etkileşime girmeleri gerektiğini var sayarak, aynı bölümde oturmaları daha mantıklı.
5- Şunu söylerken dikkat etmekte fayda var: ..."Performansindan memnun oldugumuzu"... İş arkadaşlarıyla ve yöneticileriyle profesyonel bir şekilde saygı çerçevesinde iletişim içinde olması da performansın bir ölçütü. Bunu da göz önünde bulundurmak lazım.
6- Konuşurken, sonrasında aleyhine kullanabileceği ifadelerden kaçınmakta fayda var.
0
efx
(30.03.21)
iyi polis: herkesin yerinin 3 ayda bir değiştiği bir sisteme geçiyoruz, artık böyle.
kötü polis: kimin nerede oturacağına şirket karar verir.
0
roket adam
(30.03.21)
@efx: ben zaten ona söyleyeceğim benimle de sıkıntı olduğunu. Ben ilk başta iki bilgiyi bilmiyordum; stajyerin uzun dönem kalacağı ve totalde yeni iki kişi olduğunu. Ben ikinci kişiyi unutmuşum, haliyle sıkıntı olmaz ya dedim. Ama sonra planlama müdürü ile konuşunca anladım. Ama hala aslında sorun olmayabilir çünkü coviddeyiz ofise gelmiyoruz + bir planlamaci temmuz-aralik hamilelik izninde, haliyle orada yer olacak + sene sonunda planlamaci emekli olursa zaten gene bir kişilik yer olacak. Ama konu buradan çok uzaklaştı artık ve aksine su duruma geldi; bugün planlamaya yeni kişiler gelse, orasi büyüse, gene ben burada oturacağım diyecek. Üstüne üstlük planlama müdürü bugüne kadar iyi yaklaşıyordu, bana bugün telefonda su saatten sonra nerede oturursa otursun umrumda değil ama benim departmanimda oturamaz diye konuştu. Bu hale getirmeseydi gene müdürler oturur konusurduk ama o kapi kapandi ona.

Benim alacağım ders var; ben o işe alinirken müdür değildim ama ileride ise birini alırsam yanıma oturtacagim ve kimseye bir daha "sikinti olmaz heralde ya" demeyecegim. Bunlar benim öğrendiklerim. Ama dedigim gibi konu buradan cok uzaklaştı artik, üst müdüre saygı gibi konulara geldik. Bu kadar saçma islerden buralara gelmesi de genç yaşta garip bir ders oldu bana. Müdürümle konustum, merak etme gelecek 10 yilda bunun gibi bir sürü saçma işle ugrasirsin dedi sagolsun :)

Bu arada anlasamadigi kisi; malesef o kişiyle ofiste anlasabilen bir ben varim. Eski çalışanlardan ve sıkıntı benden oncesinden başlıyor. Ha ama bu kiz 1.5 senedir burada ve bana göre, digerleriyle konusa konusa bu kişiye karsi önyargılı.
0
🌸logisticsmanager
(30.03.21)
Ee konuşunca nasıl gelişti olaylar?
0
conta
(31.03.21)
(17)

Sürekli evden çalışmak için daha düşük maaşı kabul eder misiniz?

mirty
12 bin alıyorsunuz diyelim. 10 bin liraya Türkiye içerisinde kalmak şartıyla istediğiniz yerden çalışabileceksiniz kabul eder misiniz birde ederseniz nerede yaşarsınız tek kriter internet erişimi olması.
12 bin alıyorsunuz diyelim. 10 bin liraya Türkiye içerisinde kalmak şartıyla istediğiniz yerden çalışabileceksiniz kabul eder misiniz birde ederseniz nerede yaşarsınız tek kriter internet erişimi olması.
0
mirty
(30.03.21)
Etmem
0
Anjelik
(30.03.21)
ayni maasa olur ama daha azina olmaz.
0
lemmiwinks
(30.03.21)
No
0
instant crush
(30.03.21)
12 bin alıp her gün ofise gidiyorsam evet kabul edebilirim. Yol parası, araba parası vs vs zaten aradaki parayı çıkarır.
0
roket adam
(30.03.21)
12bin lira alan birisi için 2bin liradan vazgeçmek kolay değil. sadece yol parası ile ya da üste başa alacağınız kıyafet ile açıklamak mümkün değil. yanında başka bir motivasyon daha olması lazım. örneğin aileniz yanına başka bir şehre gitmek (anne baba ya da eş) ama sadece 2bin az alayım, istanbul'da yaşayacağıma mardin'de yaşarım demek mümkün değil bence.

ama mesela 30bin lira alan birisi için 2bin liradan vazgeçmek daha kolay olacaktır.
0
co2s2
(30.03.21)
Bence yol paranızı hesaplayın, yolda gecirdiginiz süreyi hesaplayin (bunu maliyete dökün maaş üzerinden), başka ise gittiğinizde harcadiginiz paralari hesaplayın.

Ha tabiki evde yemek yiyeceksiniz, kahve/su/temizlik/internet/elektrik sizden. Bunları da belli bir hesaba katın.

Bu şekilde de para mi kaybedeceksiniz yoksa kazanacaksiniz anlasilir. Eğer bugün İstanbul'da günde 3 saat trafikte geciriyorsaniz ama yeni isle İzmir'de Güzelbahçe'de oturacaksaniz, denize 20dk, spor salonuna 5 dk olacaksaniz 2 bin lira zaten günlük 3 saat kaybetme ile aciklanir. Şöyle diyim; haftada 45 saat, ayda 4 hafta, günde 3 saat yol desek; günlük zaman kaybi maliyeti 200 lira olur; ayda da 4 bin lira olur. Örnek bu, buna göre hesaplarsaniz mantikli bir sonuca varirsiniz.
0
logisticsmanager
(30.03.21)
Kesinlikle hayır. MAsraf çok artıyor.
0
Cruyff
(30.03.21)
Kesinlikle kabul ederdim.

İstanbul'da olduğuma göre buna göre cevap verecegim.

Anadolu'da istanbul'da oturacagınız evin kirasının yarısı olacaktır.

Temiz havası da muhtemel olacaktır.

Başkasına göre bu kötü ama bana göre harika, bir dakika düşünmem.

düşünsene 2 saat sana kalıyor, trafik, daha kaliteli besinler tüketirsin.
0
liberal
(30.03.21)
Ben de kabul ederim. Nereye gidecegim demissiniz? Nereye isterseniz oraya. Kisa sureli evler kiralayin, sıkıldıgınızda da baska bir yere gecin. Elbet burasi diyeceginiz bir yer bulursunuz. Her yer sizin degil mi zaten
0
balpolen
(30.03.21)
12 bin alıyorsan firmanın bir tık üstünü teklif etmesi gerekmez mi.. evde ısınma yeme içme elektrik su çay kahve masrafının hepsini sen üstlenmiş oluyorsun, firmada çalışırken bunları patron ödüyordu..
0
strobist
(30.03.21)
kiminle beraber yaşadığınıza göre değişir, tek başına yaşıyorsam istanbuldan ayrılıp çanakkale, bursa, izmir vs bir yere gidip uzaktan çalışabilirim. bu bana hem zaman hem para kazandırır. fakat eşim dolayısıyla istanbulda kalacaksam veya çocuğun okulu gibi masraf kalemlerim var ise bu durumda parayı tercih etmek zorunda kalırım. ayrıca evden çalışarak kazanacağım vakti de yeni bir dil öğrenmek veya hobilerime zaman ayırmak için kullanır kendime yatırım yaparım.
0
akiskan
(30.03.21)
Böyle bir durum içindeyim bende, edeceğim. Para değil huzur peşindeyim.
0
paramolacak
(30.03.21)
İstanbul’dan başka bir yere gitme planın varsa zaten kiran 1500 lira falan azalır :) Üstüne yolda geçen vakitler, bazı harcamaların pahalılığı gibi şeyleri eklersen bence değebilir.

Ama bir kısım sosyal aktiviteden caymış olursun. Ama kafa rahatlığı kazanıyorsan o da kabul edilebilir.

Tabii bu normal şartlarda böyle ama insan sürekli değer kaybeden para biriminde maaş alınca gelirini düşürmek istemeyebilir de.
0
nhk ni youkosu
(30.03.21)
is yerim yuruyerek 7 dk mesafede, dolayisiyla kendime zaman satin almis olmuyorum bu teklifle. ayrica soylendigi gibi ofise gidiyor olsam patronun odeyecegi giderler de bana kaliyor, bu durumda ayni paraya bile calisilmaz. 12 bin + giderler seklinde olmasi lazim teklifin. ama pijamayla calisma luksu giderleri kapatsin diyelim, yine minimum 12 bin olmali.
0
in vino veritas
(30.03.21)
Yukarıda arkadaşların söylediği şeylere ek olarak şirkete karşı elinizin ne kadar güçlü olduğu da önemli. Kolaylıkla yeri doldurulacak bir elemansam kabul ederdim. Yoksa etmez, biraz daha zorlardım karşı tarafı.
0
inawen
(30.03.21)
Ben olsam evde çalıştıracak olan şirketle pazarlık yapar, allem eder kellem eder en azından aynı maaşla geçerdim :) Mümkün değil ise kabul etmezdim.
0
kismisolungac
(30.03.21)
Evden çalışmak sizi tamamıyla görünmez kılabilir. Bunu da hesaba katın mutlaka.
0
EasyTiger
(31.03.21)
(14)

Annemin yemek yalanları

drya08
Vermem gereken bir 7-8 kilo var ve diyet yapıyorum. Diyet yapmasam da hazır gıda tüketmemeye sağlıklı beslenmeye çalışıyorum.Daha önce annem bi kere fırında patates yapmıştı. Aynı dondurulmuş gibi ama baharatlı, çok güzel olmuştu. Gerçek patatesten yaptığında ısrar etti ama sonra dondurucuda hazır e
Vermem gereken bir 7-8 kilo var ve diyet yapıyorum. Diyet yapmasam da hazır gıda tüketmemeye sağlıklı beslenmeye çalışıyorum.

Daha önce annem bi kere fırında patates yapmıştı. Aynı dondurulmuş gibi ama baharatlı, çok güzel olmuştu. Gerçek patatesten yaptığında ısrar etti ama sonra dondurucuda hazır elma dilim patates gördüm.

2-3 seferdir çok güzel bi şinitzel yapıyor. Tavuğu kasapta dilimlettirdiğini ve sosladığını söylüyor. Aynı gerçek şinitzel gibi hatta daha güzel. Dün de çöpte hazır şinitzel pakedi gördüm. Yani kendi falan yapmamış.

Şimdi açık açık söylesem bozulacak, kavga edeceğiz. Yemek yapmayı hiç sevmiyor, yemiyor da zaten. Ben istiyorum diye yapıyor ama böyle yalan söylemesinden nefret ediyorum. Ne gerek var yani?

Ne yapsam da annemi bu huyundan vazgeçirsem?

Edit: Yemeğini kendin yap cevabını tahmin ediyordum ama çalışıyorum eve zaten 8'de geliyorum. :(
0
drya08
(30.03.21)
Sorunuza yanıt değil ama dolaylı çözüm: Yemeğinizi kendiniz hazırlayın. Hem diyetiniz ve kendiniz için daha sağlıklı, hem de annenizi sevmediği bir şey yapmaktan ve yalan söylemekten alıkoymuş olursunuz. Açık açık söylemeseniz de bir ihtimal mesajı alır.
0
fotrsapka
(30.03.21)
yemeğinizi kendiniz yaparak bu huyundan vazgeçirebilirsiniz. ne diye kadına sevmediği bir şeyi göreviymiş gibi yaptırıyor ve üstüne kızıp kavga etmekten bahsediyorsunuz anlamıyorum.
0
uuth
(30.03.21)
kadın yemek yapmayı sevmiyormuş zaten.
ne diye hala yemek bekliyorsunuz? burayı anlamadım.

kendi yemeğinizi kendiniz yapın.
veya sipariş edin. sağlık diyet menüleri satan yerler var. hatta 3 öğün şeklinde hizmet verenler bile var.

son olarak şinitzelle ne diyeti zaten??
0
rewlack
(30.03.21)
tartismaya girme bence. bu baski yuzunden yalan soylemek zorunda hissediyor kadincagiz heralde. muhtemelen cok seviyorsundur onu ama anneye karsi biraz bilincaltinda dusmanlik var gibi. biraz daha torpule kendini.
0
buenosdias
(30.03.21)
Şinitzel ve patatesle ne diyeti? +1

Yemek yapmak annenizin sorumluluğu değil. Özel bir beslenme istiyorsanız yemeğinizi siz yapacaksınız. Abim, kardeşim ve ben aile evinde yaşarken üçümüz de spor yapar, beslenmemize dikkat ederdik. Annem bize uygun bir şey pişirmişse yerdik, yoksa günün menüsünden ayrı bir şey hazırlardık. Şimdi hepimiz tek başımıza yaşıyoruz. İyi ki kendi yemeklerimizi kendimiz yapmışız. Kendinize bir yatırım gibi düşünün bunu. Yemek yapma becerisi şu devirde olmazsa olmaz.


Edit’e edit: çorba, bakliyat veya sebze yemeği yapıp dolaba atarak üç gün yiyebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(30.03.21)
Sinitzel ve papates ile.diyet olmaz +1

Annen sana yemek yapmak zorunds degil kadini nasil sindirdiysen sana yalan soylemek zorunda kaliyor. Sekizdr gelip yemek yapamiyorsan bir onceki gunden yap. Eve en erken yedi bucukta geliyorum ve yemek duzenine alisamadigim bir ulkede tek yasiyorum seve seve yapiyorum o yemegi. Yapacak halim yoksa da ac oturuyorum tavsiye edilir.
0
kuzey li
(30.03.21)
tek yaşasaydınız 8'de geldim bugün yemek hazırlamayım demeyecektiniz ki. mecbur hazırlayacaktınız. kavga edilecek bir durum değil bu. yalan söyleyecek kadar çekinmiş zaten.

eski ev arkadaşım anneniz gibi yemek yapmayı sevmiyordu. her gün ben yapıyorum diye mahcup hissettiği için mesaiye kalıp 10'da geldiğim günler hazır çorba yapıyordu. hazır çorba yemediğim için konuşup yemekleri tamamen bana devredince ikimiz de rahatladık. sevmeyen birine zorlamak anlamsız.
0
juliette
(30.03.21)
Sinitzel ve patatesin en doğalı en tazesi en güzeli gene aynı kalori aşağı yukarı. Size tek sıkıntı hazir tüketimden ama kilo verme/almaniza etkisi sıfır dogal olsa bile.

Bence siz direkt böyle ürünler yemeyi bırakın. Ha ben zamanında anneme böyle şeylerin canimi cektirdigini bir süre yapmamasini soylemistim, bunu deneyebilirsiniz.
0
logisticsmanager
(30.03.21)
sabah 7.30 da çıkıyorum evden akşam eve girişim 8.30 buna rağmen hergün akşam geldiğimde yarın öğlen ve akşam yiyeceğim yemekleri yapıyorum. o yüzden çalışmak bahane değil, annen senin için yemek yapmak zorunda değil. alternatif olarak pazar gününden kendine 3-4 günlük yemek yap. akşam geldiğinde ısıtıp yersin.
0
wendyangelamoiradarling
(30.03.21)
valla ben yemeğini yemeyerek ve kötüleyerek çözüm bulmasam da bunu ona ileterek düzelme sağladım.
yıllardır yemek konusunda yalan söyler, bamya etsiz der içinden et çıkar. çorba et susuz der çorba kokar. yeni yaptım der en az 5 günlük. sürekli bir kaktırma var.
0
mikahakkinen
(30.03.21)
dostum yalnız annen değil hiçkimse sana bedavadan yemek yapmak zorunda değil.
yemek yapmaya bayılsa bile zorunda değil.
ütünüzü falan da mı anneniz yapıyor? onu nasıl kendin yapıyorsan yemeğe de vakit ayırabilirsin.
çalışıyor olman bahane değil. hepimiz çalışıyoruz aç kalmıyoruz ama çok şükür. madem çalışıyorsun bütçe ayır yemek sipariş et.
ya da eve temizliğe falan gelen bir yardımcı varsa, biraz daha para ver o yapsın 4-5 tencere yemek.
annen neden bu huyundan vazgeçsin bi de ya :D hahaha. nezaketinden ve yaptığın mobbingten zaten yalan söylemek zorunda kalmış koskoca kadın. bence siz bu needy tavrınızdan vazgeçin.
0
jimjim
(30.03.21)
Size orta yol çözümü;
Madem sağlıklı beslenmek istiyorsunuz haftada 3 kere çorba yapın birini pazardan siz yaparsınız ikisini anneniz yapar. İki gün içersiniz annenizle her bir çorbayı.
Ana yemek için de gündüz annenizden tavuk mu haşlar artık bakliyat mı haşlar öyle ön aşamaları rica edin. Akşam salatanızı kendiniz tamamlar yersiniz.
Çalışmak bahane değil maalesef hepsini de yapabilmeniz gerek esasen. akşam 8 de gelip hem kocaya hem çocuğa yemek yapan çocuk ödevine yardım eden cefakar çalışan anneden geçilmiyor memleket.
0
cilekli pasta
(30.03.21)
Haftasonu iki üç çeşit istediğiniz gibi yemek yapıp porsiyon porsiyon buzluğa atın. Evden çıkarken bir porsiyonu buzluktan çıkarır, gelince ısıtır yersiniz.
0
inheritance
(30.03.21)
Benim de annem bana uygun olmayan sağlıksız yemekler yapar hep. Haftada 3 gün et 4 gün sebze yiyorum. Eti aylık alıp soslayıp buzluğa atıyorum. Sebzede de iki çeşit yapıp ikişer gün yiyorum. Her gün tencere yemeği yapmaya gerek yok pratik, dondurucuya girebilecek tariflere bakın.
0
jazzabel
(30.03.21)
(12)

ilk arabasini alacak kisi ne alsin

it aint hard to tell
merhaba arkadaslar soru baslikta gonlumde yatan araba fiat 500x yapayim i bir cilginlik sizce mantikli mihttps://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/d/d7/2016_Fiat_500X_%28334%29_Lounge_AWD_wagon_%282018-10-01%29_01.jpg
merhaba arkadaslar soru baslikta gonlumde yatan araba fiat 500x yapayim i bir cilginlik sizce mantikli mi


upload.wikimedia.org
0
it aint hard to tell
(29.03.21)
Japon arabası alsın, tamir-servis çok uğraşmasın.
Hatta Hibrit ya da dizel Toyota Yaris alsın.
0
cursor
(29.03.21)
Hoşuna giden arabayı alsın, 500x de güzel görünümlü bir araç. Canın sıkılırsa istediğin zaman satarsın.

40-50 yaşını geçtikten sonra toyota alırsın.
0
roket adam
(29.03.21)
toyota honda iyidir.
0
denizmaniaherif
(29.03.21)
Toyota iyidir. Ama herkes yapamaz toyota ile (kisisel begeni. Ben misal corolla cok begeniyorum) Honda da son yıllarda kalitede düşmüştü ama son kasalari bilemiyorum. Mazda iyidir ama Türkiye'de sikinti.
Hyundai/kia iyidir ama bu arabalari Avrupa'da sattiran garantileri (hyundai 5, kia 7) ama bu garantiler Türkiye'de yok o yüzden çok da kârlı olmuyor.

Bir de arabayi alip iki sene sonra değiştirecek biriyse arabanin piyasasi da önemli. Ha arabayi 8-9 sene kullanirim diyorsa bu nokta denildigi gibi piyasa falan değil, sorunsuzluga bakmak lazim.
0
logisticsmanager
(29.03.21)
yasim 40, neden kimse bu fikre destek cikmamis anlamadim .) fiatin marka algisi bende dogru bir noktada degil derken galiba bu hepimizde boyle. ama araci cok sevdim ve belki tecrubeleriniz vardir bu aracla ilgili diye sorma ihtiyaci hissettim ikinci eli 180 civarina alinabiliyor.
0
🌸it aint hard to tell
(29.03.21)
parası çoksa hoşuna giden araba, parası azsa yerli araba alsın.
0
lostys
(29.03.21)
bende 500L var çok memnunum al gitsin mis gibi araba.
0
entropik
(29.03.21)
Araba almak tamamiyle beğeni işi. Japonları önermemin nedeni diğer arabalara göre çok daha az sorun çıkartmaları ve daha önemlisi sorunlarının büyük oranda çözülebilmesi. (ya da bende yarattıkları algı böyle :) )
İlk arabamı alıyor olsam, sorun çıkartmayacak veya herhangi bir durumda küçük bir problem ile beni üzmeyecek bir araba alırdım.
İkinci eli de iyi olsun ki; biraz araba kullanıp kendimi çözünce, isteğime göre yeni bir arabaya kolayca geçeyim derdim.
0
cursor
(29.03.21)
hocam ilk arabasını 3 senedir süren biri olarak soyluyorum
tek arıza baskı balata degisti

symbol 2012
0
kingcyrax
(29.03.21)
fiat araclarinda servisi parcasi ulkemizde uygun diye biliyorum bu yanlis mi acaba? benı tek dusunduren boyle gorece buyuk bır araba yerıne hatchback bır arac bana daha kolaylık saglayabılır mı dusuncem zıra acemılık atılacak bu arac ıle ama begenırsemde senelerce kullanırım dıye dusunuyorum
0
🌸it aint hard to tell
(29.03.21)
Hocam sıkıntı olmaz, beğendiysen al gitsin. HB ile bunun arasında aşırı bir büyüklük farkı yok, alışırsın.
0
roket adam
(29.03.21)
500x güzel araba. bizim müdür kullanıyor.

ama eğer ilk arabanı alacaksan ne kadar usta olduguna göre değişir. kolay park etmek için daha ufak bir araba al istersen.
0
dafuq
(29.03.21)
(7)

El kremi?

büyük engizisyoncu
Gün içinde çok sık suya/deterjana vs temas eden ve doğal olarak elleri sürekli kuruyan, çatlayan biri için önerebileceğiniz bir krem var mıdır?Herkesin bildiği klasik markaların (Arko, Neutrogena vs) birkaç kremini deneyip ama çok da fark göremeyip, 'işte aradığım bu' dedirtecek bir krem aranıyor.Ya
Gün içinde çok sık suya/deterjana vs temas eden ve doğal olarak elleri sürekli kuruyan, çatlayan biri için önerebileceğiniz bir krem var mıdır?

Herkesin bildiği klasik markaların (Arko, Neutrogena vs) birkaç kremini deneyip ama çok da fark göremeyip, 'işte aradığım bu' dedirtecek bir krem aranıyor.

Yalnız zeytinyağı vs önermeyin. Günlük kullanılabilecek, çantada taşınabilecek en uygun şey olan krem lazım.
0
büyük engizisyoncu
(28.03.21)
buff
(28.03.21)
gliserinli krem tavsiye ederim. yumuş yumuş yapıyor. ben avon'dan almıştım onu kullanıyorum.
0
naksidil
(29.03.21)
Eşime eucerin el kremi aldık ayni olaydan, cok memnun ama Türkiye'de bulması zor gibi.
Bundan:
tr.carethy.net
0
logisticsmanager
(29.03.21)
Body shopun kenevirli kremini şiddetle öneriyorum.
0
suicides underground
(29.03.21)
Body shop shea yağlı el kremi
0
giovanne
(29.03.21)
elleri aşırı kuru, nemlendirilmezse bir yere çarpınca kanayan kişi bildiriyor;

bunu çözmenin iki yolu var.
1- body shop hemp el kremi
2- cerave very dry skin el kremi

ikisi de iş görüyor.
bepanten falan hikaye. yara iyileştirme konusnda okey ama nemlendirme konusunda bir işe yaradığı yok.

bir de ben ara ara, ellerime yoğun bir şekilde bu kremlerden birisi sürüp, eldiven giyip yatıyorum. sabaha pammık gibi oluyor.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(29.03.21)
1. bepanten plus antıseptik krem (merhem dııl)

2. homemade aromaterapiden el ovması

bu ıkısı cıddı cok ıyı
0
zenc
(29.03.21)
(6)

aylık tasarruf/yatırımınız kazancınızın yüzde kaçı

superb
kenara ayırabiliyorsanız kazancınızın aylık bazda ne kadarını ayırabiliyorsunuz?ben %20 maks, coronada biraz arttı harcayamadığımızdan
kenara ayırabiliyorsanız kazancınızın aylık bazda ne kadarını ayırabiliyorsunuz?

ben %20 maks, coronada biraz arttı harcayamadığımızdan
0
superb
(28.03.21)
yüzde 80 ayırabiliyorum bu ara şanslıyım
0
megacracker
(28.03.21)
Her ay 100 Euro alıyorum.

Kredi kartı harcamalarını ise 2000 geçmemesi için çaba gösteriyorum.
0
put it in your appropriate place
(28.03.21)
2700 euro maaş, 300-400 arası tasarruf. Içinde esimin masrafı, köpeğin masrafı, 300 Euro araç kredisi vs dahil.
Eşim calissa tahminen 1000 rahat olurdu.
0
logisticsmanager
(28.03.21)
uzun yıllardır ortalama %15 cıvarında seyreder.
0
gece lampulu
(29.03.21)
%15 + %7 BES
0
tss
(29.03.21)
hane geliri olarak bakınca %40-%50. coronanın da etkisi var dediğiniz gibi.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(29.03.21)
(7)

Diğer ülkelerde eskiye özlem var mı?

amusan
Selam herkese,Biz 90lardan veya çocukluğumuzdan çok güzeldi o zamanlar şeklinde bahsederiz ya yurtdışında da insanlar eski dönemler çok güzeldi düşüncesinde mi yoksa bizimki biraz daha siyasi kutuplaşmadan veya toplumdaki genel gerginlikten mi kaynaklı mı?
Selam herkese,
Biz 90lardan veya çocukluğumuzdan çok güzeldi o zamanlar şeklinde bahsederiz ya yurtdışında da insanlar eski dönemler çok güzeldi düşüncesinde mi yoksa bizimki biraz daha siyasi kutuplaşmadan veya toplumdaki genel gerginlikten mi kaynaklı mı?
0
amusan
(28.03.21)
geçen instagram'da milyonu geçgin yabancı bir sayfada bizim zamanımızda dışarı çıkıp sokakta oynuyorduk şimdikiler ot gibi yetişiyor muhabbeti dönüyordu. bire bir aynı laflar.

tabii biz şimdi mutsuzuz o yüzden ayrıca hasret duyulması muhtemel ama nostalji edebiyatı kültürden bağımsız bir şey.
0
Jux
(28.03.21)
Yurtdışında yaşıyorum. Turizmciyim. İstisnasız her millet aynı şeyi söylüyor.
0
hepbiarayisicinde
(28.03.21)
Ingilizlerde felaket, eskiden imparatorluktuk, dunyayi yonetiyorduk simdi Amerikanin kopegiyiz durumu var, bunu diyen yasli kesim tabi. Alayi Brexit icin oy kullandi zaten. Aslinda dunyanin bir numarasiymislar ama Ab bunlari boyunduruk altina almis falan.
0
neverletyougodown
(28.03.21)
her yerde vardır belli ölçüde
fakat geçmişe hapsolan toplumlar gelecek umutlarını yitirmiştir
0
megacracker
(28.03.21)
Evet, var tabii ki. Reddit'te bunla ilgili bir sürü sayfa var. Şu anda 30'larında olup da britney spears muhabbeti yapmayan kimse yoktur mesela.
0
roket adam
(28.03.21)
Hocam Antik Yunan'da bile eskiye özlem var, o kadar söyleyeyim. Hatta Antik Yunan'da anlatılan mitlerde bile eskiye özlem var. Aynı bizdeki bu yeni jenerasyon leş, nerede o eski bayramlar, ben evlendiğimde 47 kiloydum falan muhabbetleri döndürüyorlarmış.

Zaman ve mekan ötesi bir şey bu.
0
buff
(28.03.21)
Fransa'da sadece frank dönemi icin bu var. Ama bu sadece euro/frank geçisi ile aciklanamae.

eskiden ev fiyatlari yüksek degildi, millet uc kurus paralara ev aliyordu, bankadan garanti faiz okuz gibiydi. Onu dışında bazi giderler yoktu (herkesin arabasi yoktu, benzin+sigorta+araba maliyeti, netflix vs yoktu, ps4 vs vs yoktu haliyle para harcayacak sey azdi) Şöyle diyim 10 sene once burada faiz hesabi actiran kisi 4-5 faiz almaya devam ediyorken ben yüzde 0.5 aliyorum, aradaki fark belli. Su an benim yüzde 4 getiri bulmam icin öküz gibi risk almam lazim.

Kısacası dünyada orta sinifin sikintisi var ama Türkiye kadar değil yani. Türkiye'de resmen yok oldu orta sinif
0
logisticsmanager
(28.03.21)
(2)

Uzun süren oyunlara pek gelemiyorum sanki

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Bir süredir oynayacak oyun ararken kütüphanemde bulunan uzun soluklu oyunlara pek başlamak istemediğimi fark ettim. "Şimdi kim oynayacak o kadar uzun oyunu?" diye başlamak istemiyorum. Özellikle açık dünya oyunlarından falan kaçıyorum artık. Daha kısa, lineer olan oyunlar oynamak
Merhaba arkadaşlar,

Bir süredir oynayacak oyun ararken kütüphanemde bulunan uzun soluklu oyunlara pek başlamak istemediğimi fark ettim. "Şimdi kim oynayacak o kadar uzun oyunu?" diye başlamak istemiyorum. Özellikle açık dünya oyunlarından falan kaçıyorum artık. Daha kısa, lineer olan oyunlar oynamak istiyorum çoğunlukla.

Açık dünya oyunları, rpg oyunları falan çok uzun geliyor artık. Bir de ben completionist ve achievement manyağı olduğum için keşfedilmedik bir şey bırakmamaya özen gösteriyorum. 20 saatte biten oyun 60 saatte hatta daha da uzun sürüyor. Oyun oynamayı da çok seviyorum, hatta tek eğlencem diyebilirim. Ama sanırım artık gittikçe oyunlardan uzaklaşıyorum, önceki kadar çok oyun da oynayamıyorum. Önceden oyunlar bitmesin isterken şimdi "Hadi artık, uzattın sen de!" kafasında oluyorum. Sizde de var mı benzer durumlar? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim, teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(28.03.21)
Malesef aynisi.
Is hayati, köpeği disari cikar, spor yap, yemek ye, uyu, biraz kitap oku, biraz fransizca calis vs derken zaten azicik zaman kaliyor.
Bakıyorum oyun 100 saat sürecek deniliyor, ufak hesapla gelecek 20 hafta sonu oyun oynarım diyorum.

Onun yerine geçen max payne 3 aldim vallaha bir haftasonunda bitti gitti. Bütun zevkimi de aldim. Ha ama su an bana calismami gerektirmeyecek paralari ver, deli gibi oynarim. Ama 100 saat buna verecegime neler yapabilirim diyip baskq seylere yöneliyorum.
Yaslandik azizim.
0
logisticsmanager
(28.03.21)
Yeni nesil oyunlar eski oyunlara göre daha kolay, kısa ve oynayanı yormayacak şekilde tasarlandığı için yeni oyunlarla birlikte evrimleştik :) Geçen günlerde oyunsuzluktan gta san andreas oynayayım dedim ama bıraktım. Fast travel yok, bölümleri geçmek için doğru dürüst trick yok, bildiğin zormuş yani. Aptal saptal boş boş görevler falan :D Zamanında bunu nasıl oynamışız diyerek kapadım.

Ayrıca yaşlandık mı ne rpglerin o uzun uzun diyalog kısımlarını artık ben okuyamıyorum. Sıkılıyorum. Eskiden okurduk ama yerine koyacağımız başka bir şey bulamıyorduk. Şimdi sosyal medya var, o var şu var bir şekilde direkt ona odaklanamıyorsun. 50 satır diyalog okumak vakit kaybı olabiliyor.
0
eazy
(28.03.21)
(3)

Türkiye'ye gelip mal alıp kendi ülkesinde satanlar

havadakarada
Türkiye'de alışveriş yapıp yanlarında götürüyorlar genelde tekstil ürünlerini. Uçakta kargo belli kilodan sonra ücretli ama ekspress kargo ile yollatmaya göre daha mı ucuza geliyor? Aynı zamanda bunun yasağı filan yok mu?
Türkiye'de alışveriş yapıp yanlarında götürüyorlar genelde tekstil ürünlerini. Uçakta kargo belli kilodan sonra ücretli ama ekspress kargo ile yollatmaya göre daha mı ucuza geliyor? Aynı zamanda bunun yasağı filan yok mu?
0
havadakarada
(28.03.21)
@sertacakin evet olabilir ama sadece bu sebeple gidiş geliş bilet parası ödemek de gereksiz duruyor
0
🌸havadakarada
(28.03.21)
Bavul ticareti tam olarak budur işte.
0
etna
(28.03.21)
Ayda bir kere Türkiye'ye gidip geliyorsan yaninda iki valiz getirsen gümrükte yakalanmak zor.
Ayda bir kere 50 kg tekstil ürününü Türkiye'den Avrupa'ya hava kargo yaparsan bir kere kargo parasi girer üstüne eninde sonunda gümrüğe takilir düzenli hareketler.
0
logisticsmanager
(28.03.21)
(1)

Kùçùk bi yerde protein tozu nerde satılır

northern eagle
Tuzlada oturuyorum ve bulunduğum ilçede spor mağazası yok bana yakın ama migros, bim, şok, a101 falan var bi de spor salonları. Sizce en ucuz nereden alabilirim protein tozu?
Tuzlada oturuyorum ve bulunduğum ilçede spor mağazası yok bana yakın ama migros, bim, şok, a101 falan var bi de spor salonları. Sizce en ucuz nereden alabilirim protein tozu?
0
northern eagle
(27.03.21)
İnternetten. Büyük yerde de en ucuz hep internet.
0
logisticsmanager
(27.03.21)
(4)

süveyş kanalı kapandığındaki deniz trafiği haritası

halanne
https://www.marinetraffic.com/ sitesine baktım ama geçmiş tarihli görüntünü nasıl aranacağını bulamadım. geminin karaya oturması sebebiyle süveyş kanalının kapandığı andaki deniz trafiği görüntüsünü nerden bulabilirim?
www.marinetraffic.com sitesine baktım ama geçmiş tarihli görüntünü nasıl aranacağını bulamadım. geminin karaya oturması sebebiyle süveyş kanalının kapandığı andaki deniz trafiği görüntüsünü nerden bulabilirim?
0
halanne
(26.03.21)
Ücretli versiyonunda geminin eski pozisyonunu görebiliyorsun ama o andaki tüm deniz trafiğini göremiyorsun sanırım.
0
kaptan memo
(26.03.21)
Konuyla ilgili sözlük basliginda vardi anlik trafik görüntüsü.
0
duster
(26.03.21)
gemini ismi "evergreen"
0
evimin paspasi
(26.03.21)
Geminin adi "ever given". Armatör firmanin adı "evergreen".
0
logisticsmanager
(27.03.21)
(8)

Çin'den ucuz express kargo

havadakarada
Almak istediğim ürünler var 150 kg tutuyor ups ile 1000 usd üzeri para. Zaten ürünün kendio kadar etmiyor bir de bunun vergisi vs var. Tek seçenek express kargo. Ne yapmalı?
Almak istediğim ürünler var 150 kg tutuyor ups ile 1000 usd üzeri para. Zaten ürünün kendio kadar etmiyor bir de bunun vergisi vs var. Tek seçenek express kargo. Ne yapmalı?
0
havadakarada
(25.03.21)
deniz yolu ile parsiyel almayı deneyebilirsin, şahıs olarak mı şirket olarak mı?
0
reanarchy
(25.03.21)
@Reanarchy bu şekilde kendim alamam bu kadar küçük bir miktarı heralde ama bu işi yapanlar vardır belki bilmiyorum. Veya hali hazırda Çin ile ticaret yapan birileri benim yerime alıp ben onlardan burada satın da alabilirim belki ama onu nerede bulacağım bilmiyorum. Şahıs şirketi.
0
🌸havadakarada
(25.03.21)
eğer çalıştığın bir gümrükçü varsa parsiyel alabilirsin hocam, sıkıntı olmaz. gümrükçüye danışabilirsin. satıcı tek bir palet yapacak o şekilde gelecek parsiyel olarak. express olarak hava kargo ile gelecekse çok masraflı olur. çok daha küçük şeyler için 700 usd falan ödüyoruz dhl'e örneğin. bence ilk önce bir gümrükçü ve birkaç nakliyeci ile görüşebilirsin bu konuda.
0
reanarchy
(25.03.21)
bu arada aliexpress standard shipping gibi bir şey var. ptt ile geliyor. satıcıdan bu tarz bir şey isteyebilirsin. çok uygun fiyatları. çin posta servisi ile, singapur postası ile vs geliyor.
0
reanarchy
(25.03.21)
@reanarch yetkiliyle tekrar görüştüm, lojistik şirketiyle gorusmusler Türkiye için sadece express kargo var diyor
0
🌸havadakarada
(25.03.21)
alibaba da freight forwarder diye aratin. cikan firmalardan teklif isteyin tum bilgileri verip. ben olsam ddp gemi yolu ile alirim tum vergiler saticiya ait olarak.
0
oscar
(25.03.21)
Ben şirket dhl express hesabimi kullanınca zaten 720 euro verdi, hiçbir anlaşma vs yoksa normal aldığınız fiyatlar.

Dünkü suez kanalindaki olaydan sonra millet deli gibi hava kargo yapar, ucuza bulmak imkansiz.

Eğer degeri bu kadar düşükse hiçbir şekilde mantığı yok hava kargonun. Denildigi gibi ddp parsiyel yaptırın.
0
logisticsmanager
(25.03.21)
35kg uzeri bir kargonun otomatik olarak ticari olarak sınıflandırılacagını da unutma.
0
orpheus
(25.03.21)
(7)

İngiltere'de evlensem, tekrar Türkiye'de başka bir evlilik yapabilir miyim?

ananiyimioguz
veya tam tersi?
veya tam tersi?
0
ananiyimioguz
(24.03.21)
hayallerini mahvetmek istemem ama yurtdışında evlendiğin zaman bunu türkiye'deki resmi kurumlara bildiriyorlar..
0
strobist
(24.03.21)
ahahaha iki saattir soruyu anlamaya çalışıyorum ne var bunda diyerek.
cevap: aynı anda tabiiki hayır.
boşanırsanız evet.
0
rewlack
(24.03.21)
Ulkeler birbirine haber vermedigi surece mumkun. Durum ortaya cikarsa cogu ulkede cezasi var.

Genelde X ulkesi vatandasiysan ve Y ulkesinin kurumu ve kanunuyla evleniyorsan senden X ulkesinde evli degildir kagidi isteyebiliyorlar.
0
cleric
(24.03.21)
Bir kisinin Türkiye'de evlenebilmesi icin apostil evlenme ehliyeti isteniyor. Onu almak icin de çoğu ülkede kisinin kayıtlı olduğu belediyede 15 gun belge asili kaliyor, biri gelip itiraz eder vs diye. E kisi evliyse evlenemez yani.
Kisacasi İngiltere tam bilmemek ile Türkiye'de yabanci öyle elini kolunu sallayarak evlenemiyor. Bizim belgeleri toplamak bir kac ay sürdü.
0
logisticsmanager
(24.03.21)
İngiltere'de evlendikten sonra eşin veya sen Türk Konsolosluğunda beyanda bulunmadığınız ve evlilik tescili yaptırmadığınız müddetçe Türkiye'deki nüfus kaydında bekar gözükürsün.
0
redskull
(24.03.21)
Ayrildigi karisindan Turkiye'de hala bosanmamisken Amerika'da evlenen arkadasim var. Bir ara her kitada biriyle evlenecem diyordu son durum ne bilmiyorum :)
0
cooperr
(24.03.21)
Türk Ceza Kanunu Madde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
0
kurmaca
(24.03.21)
(4)

Pet sitting hakkında

logisticsmanager
SelamlarŞimdi 1 aydır kırma labrador sahibiyiz. Eğitim falan aldiriyoruz, neyse.Yazın bir iki hafta Türkiye'ye ziyaret plani var haliyle bir çözüm lazım.Bizimkisi evde yalnız kalıp günde 2-3 kere birinin disari cikarmasini kaldiramaz bence. Kesinlikle bizim evde kalacak dog sitter bulmaliyiz. Köpek
Selamlar
Şimdi 1 aydır kırma labrador sahibiyiz. Eğitim falan aldiriyoruz, neyse.
Yazın bir iki hafta Türkiye'ye ziyaret plani var haliyle bir çözüm lazım.

Bizimkisi evde yalnız kalıp günde 2-3 kere birinin disari cikarmasini kaldiramaz bence. Kesinlikle bizim evde kalacak dog sitter bulmaliyiz. Köpek pansiyonuna da vermem çünkü orada kafese kapatacaklar vs içim el vermez.
Burada yabancilarin(expat, öğrenci vs) olduğu facebook grubu var. Orada sordum bilgisi olan var mi diye, 4-5 kisi yazdi, bir iki kisi hatta para almam ya nolcak falan kivaminda (biri italyan öğrenci biri amerikali bir anne 50li yaslarda. Para her türlü veririm, bedava is olmaz). Para kısmı önemli değil, önemli olan harbiden güvenecek birini bulmak.
Rover vs gibi uygulamalar var ama çok örnek gördüm yani o uygulamalarda çok güvenilir değil diye ve pet sittera verilecek para kadar da uygulamaya veriliyor, onun yerine pet sittera veririm diye düşünüyorum.

Siz ne dersiniz? Sizce böyle facebooktaki gruptaki kisilerle konusmak daha mi mantikli? Sonuçta facebookta ne yazdiklarini vs görüyorum. Bazıları referans da sunarim diyor.

Ne kadar Zor iş arkadas, zaten elemani birakmak koyuyor bir de tanımadığın insan daha da zor.
Aile/arkadaş yok, var olan da yüzlerce km ötede. Arabayla da gelemeyiz o kadar yolu iki hafta için.
0
logisticsmanager
(24.03.21)
aha dert ortagimi buldum :)

oncelikle sizin oralarda kopek otelleri nasil bilmiyorum ama burada(berlin) cok begendigimiz, tanidigimiz, sevdigimiz, guvenilir bir otel var. kopekleri kesinlikle kafese koymuyorlar. bir tane uyku odasi var. bir suru kopek yatagi var ve hepsi beraber uyuyor. kopek otelinin guzel yani da, kopekler icin cok fazla aktivite yapiyorlar ve kopegimiz cok guzel sosyallesti. biz 10 gun kadar birakmistik otele ve cok memnun kaldik. ancak kopeginizin duzenli bakima ihtiyaci varsa(duzenli taranmasi, kulak temizligi vs), tabii ki cok ugrasmiyorlar. yoksa, kesinlikle iyi bir kopek oteli.

ote yandan burada bir de pawshake var. neredesiniz bilmiyorum ama bir de pawshake'e bakin derim.

calistigim sirket dog-friendly oldugu icin neredeyse herkesin kopegi var ve insanlar kopegimi cok seviyor. birkac kisi de bakmak istemisti hatta. sirkette/calisma grubunda sorabilirsiniz.

onun disinda, biz munih'te bir kopek oteli/egitim merkezi bulduk. yazin turkiye'ye gidecegimizde oraya birakip hem iyi bir agility/ileri itaat egitimi hem de otel gibi kullanmayi dusunuyoruz. orasi bir de ormanda ve yaklasik 100 yildir ayni isi yapanlarin yeri oldugu icin icimiz rahat.

onerilerim bunlar. biraz zor ama yapacak bir sey yok. ben olsam facebook gibi amator yerlerden ziyade bu sitelere(pawshake gibi) ve otellere bakardim. ufak ihtimal ama berlin'deyseniz biz bakalim eheh :)
0
tannen
(24.03.21)
@tannen hmm böyle bir otel bulursak olabilir gibi. Fransa'dayim ben ya. Ama var yani oteller falan sadece düzgünü bulmal lazım. Acaba götürüp deneyebiliyor muyuz nasıl davranacak vs diye bir bakayım buna.
0
🌸logisticsmanager
(24.03.21)
evet biz goturduk oncesinde. ortama isindi, kopeklerle oynadi filan. sonra da bir gece biraktik iyice alissin diye. ayrica her gun bize whatsapp'tan video da gonderdiler. iyisini bulursaniz, kopek oteli cok sahane bir sey.
0
tannen
(24.03.21)
@tannen bir tane buldum, fena gözükmüyor (doğanın içinde zaten, eve de 5 km). Bir veteriner, barınak ve egitmene sorayım tanıyorlar mi diye. Açıkçası köpek oteli daha icime siniyor gibi. Sosyal de köpek, park da sürekli diğerleri ile oynuyor.
0
🌸logisticsmanager
(24.03.21)
(8)

Sizce bu çalışma koltuğunda günde 9 saat oturulur mu?

ack3000
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/calisma-alanlari/sandalyeler/29208194/flintan-calisma-sandalyesi.aspxIkea'nın sıkça önerilen diğer 2 modeli 1.70 boyunda olan benim için uygun değil. Bununla ilgili de yorum bulamadım hiç. Ne dersiniz?
www.ikea.com.tr

Ikea'nın sıkça önerilen diğer 2 modeli 1.70 boyunda olan benim için uygun değil. Bununla ilgili de yorum bulamadım hiç. Ne dersiniz?
0
ack3000
(23.03.21)
Buna o kadar para verilmez. Yerli benzerlerine bakın derim eğer modeli beğendiyseniz.
0
bahriyeli
(23.03.21)
yerlilerde hep aynı sorun var. ürünü yeni alanlar tam puan veriyor, bir süre sonra edit yapanlar şurası burası kırıldı diyor :( her markada böyle. 1-2 senede bir yenisini alacağıma 5 sene giden bir ürün alsam daha ucuza gelecek
0
🌸ack3000
(23.03.21)
en rahat koltugu da alsan iskelet sistemin icin dokuz saat oturmak faydali degil. vucudun harekete de ihtiyaci var.
0
evimin paspasi
(23.03.21)
9 saat oturacak olsam oyuncu koltuğu alırdım sanırım.
0
prole
(23.03.21)
Bu bütçeye oyuncu koltuğu daha iyi olur.
0
bahriyeli
(23.03.21)
Oyuncu koltuğuna kesinlikle katılmıyorum öncelikle.
Bu koltukta sabit bel desteği var, kollar ayarlanabilir değil ve 800 küsur lira.
Ben Fransa'da 120 euroya baş dayamali, kol dayama ayarlanabilir, bel desteği ayarlanabilir aldim.

Su tarz almanizi tavsiye ederim;
www.hepsiburada.com
0
logisticsmanager
(23.03.21)
www.koctas.com.tr bu sandalyeden aldım oturma yeri rahat değil anca ince sünger alıp onu koyunca sıkıntı olmadı rahat oturuyorum onun haricinde bel kısmı iyi kafa yasladığın yer iyi. kol kısmı ayarlanabiliyor ki bence baya önemli bu. Gidip koçtaştan deneyin isterseniz.
0
jorah the andal
(24.03.21)
hiç bir koltukta oturulmaz 9 saat. her 15 dk da bir açma germe.... 45. dakiakda 15 dakiak tur atmak şarttır. yani 1 saat için 15. dakikada 1-2 dakika germe, 30. dakikada 1-2 dakika germe 45. dakikada 15 dakka mola yürüyüş. aksi takdirde göz boyun bilek bir yer patlar
0
renegade
(24.03.21)
(2)

Peugeot 2008 (genişliği nasıl)

tchuck
2020'den sonraki modeller için soruyorum;bebekli aileler için bu aracın genişliği iyi midir? bagajı olsun, arka koltuğa konulan bebek koltuğu olsun vs.yoksa c5 aircross gibi açıkara daha geniş olanlara mı bakmak gerekir
2020'den sonraki modeller için soruyorum;

bebekli aileler için bu aracın genişliği iyi midir? bagajı olsun, arka koltuğa konulan bebek koltuğu olsun vs.

yoksa c5 aircross gibi açıkara daha geniş olanlara mı bakmak gerekir
0
tchuck
(23.03.21)
küçük, b sınıfı suv araç hala. dışarıdan bakınca büyük görünüyor ama hem arka koltuk hem bagaj çocuklu aile için yeterli olmaz bence.
0
reanarchy
(23.03.21)
Aile dedigimia bir çocuk anne baba ise yeter de harbiden aile ise yetmez. Öyle çok büyük bir araba değil, b sinifi suv aynen.
Bebek koltuğu için bence youtubedan video izleyin daha net bilgi sahip olursunuz ama öyle geniş ferah arac beklemeyin.
0
logisticsmanager
(23.03.21)
(3)

İş değişikliği (Dubai - Avrupa)

tsubasa
Merhaba, Dubai'de 5 yıllık bir muhasebe (SAP) deneyimim var. 3 ay içersinde buradan ayrılacağım ve temel amacım avrupa'da bir iş bulabilmek. Covid'in gerek vize gerekse de işe alım süreçlerini güçleştirdiğini biliyorum elbette. Bahsettiğim alan üzerine uzmanlık isteyen işlerde, benzer durumlardan ge
Merhaba,

Dubai'de 5 yıllık bir muhasebe (SAP) deneyimim var. 3 ay içersinde buradan ayrılacağım ve temel amacım avrupa'da bir iş bulabilmek. Covid'in gerek vize gerekse de işe alım süreçlerini güçleştirdiğini biliyorum elbette.

Bahsettiğim alan üzerine uzmanlık isteyen işlerde, benzer durumlardan geçmiş kimseler varsa tecrüblerini, hangi yolu izlediğinizi merak ediyorum. Linkedin dışındaki arama yöntemleriniz varsa, onları duymak daha iyi olur elbette. İlk olarak bakındığım ülke Almanya.

Teşekkürler şimdiden.
0
tsubasa
(22.03.21)
Avrupa icin indeed, almanya icin xing.

Dubaideki sirketten almanyaya gecen vardir kesin, onlara da sorabilirsin. Network uzerinden gecmek en rahati.
0
fakyoras
(22.03.21)
@fakyoras, teşekkürler. Çalıştığım yerin Almanya'da bir operasyonu yok. Bahsettiğin yerlere bakıcam.
0
🌸tsubasa
(22.03.21)
Linkedin, indeed avrupa için ideal. Onun dışında aklında bir ülke varsa direkt onların ik ajanslari (adecco, expectra, manpower vs) üzerinden bulabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(22.03.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.