Giriş
(12)

akıllı telefonu hangi maksatlar için kullanıyorsunuz?

dafuq
o kadar para verip akıllı telefon alıyoruzpeki hangi amaçlarla kullanıyorsunuz? birden çok cevap verebilirsiniz.iş, sosyal medya, chat, video izlemek, müzik dinlemek, oyun oynamak, kitap/makale okumak, vs
o kadar para verip akıllı telefon alıyoruz
peki hangi amaçlarla kullanıyorsunuz? birden çok cevap verebilirsiniz.

iş, sosyal medya, chat, video izlemek, müzik dinlemek, oyun oynamak, kitap/makale okumak, vs
0
dafuq
(22.10.21)
iş, sosyal medya, chat, video izlemek, müzik dinlemek, oyun oynamak, kitap/makale okumak, vs
0
himmet dayi
(22.10.21)
sosyal medya, chat, video izlemek, müzik dinlemek, oyun oynamak. kitap okumak için amazon kindle var
0
nahtoderfahrung
(22.10.21)
konuşmak, arada sırada oyun oynamak, bazen navigasyon, kıytırık video fotoğraf çekmek(telefonum eski, yenilemeye de ihtiyaç duymadım, yüksek kaliteli şeyler için dslrim var)

bir de whatsapp ama en çok whatsapp. onu da bilgisayardan kullanıyorum ama tabi telefon olmadan çalışmıyor.
0
killerbee
(22.10.21)
Valla ben oyun harici saydıklarının hepsi için kullanıyorum.
0
Amaranta ursula
(22.10.21)
Tam anlamıyla her şey için kullanıyorum.

Benim için zirvesi şu. Bir sınav hazırlığı için birkaç kitap almıştım. Kitapla çalışmaya üşendiğim için sayfaların fotoğrafını çekip telefondan okuyorum.
0
dissendium
(22.10.21)
Onsuz yapamam dediğim iki özellik;
Navigasyon ve anımsatıcı

Bunun dışındaki her şey (işle ilgili aramalar hariç) alet var olduğu için yaptığım şeyler ihtiyaç duyduğum şeyler değil aslında.
Genel olarak kullanımlarım;
müzik dinlemek (aslında bunu da asla yapamam sınıfına alabilirdim ama alternatifi vardır diye almadım, alınabilir.)
dizi izlemek, oyun oynamak, arama/mesaj, alarm, sosyal medyada gezinti, takvim, hava durumu kontrol gibi şeyler.
0
mutekebbir
(22.10.21)
İş maillerimi mesai saatleri dışında telefondan kontrol edip gerekiyorsa cevaplıyorum.
Instagram var günde ortalama 17 dakikam orada geçiyormuş. Öyle yazıyor. Başka mecrada hesabım yok.
WhatsApp iş/geyik/iş+geyik olarak yoğun kullanıyorum.
Ekşi Sözlük, ekşicep uygulaması üzerinden uyanık olduğum saatlerde sürekli okuyorum.
Wikipedia, ansiklopedi okur gibi rastgele maddeler okuyorum.
Arabada müzik dinlemek için Spotify var kullandığım.
Nabız uygulaması üzerinden haberleri takip ediyorum seçtiğim kaynaklardan.

Sonradan aklıma gelenler: Navigasyon, google maps (timeline özelliğiyle), banka hesaplarım, hanımla ortak alışveriş listemiz (cozi), yemeksepeti, bisu, amazon.
0
pispinti
(22.10.21)
online dating
0
freebird5406_2
(22.10.21)
Ajanda, anımsatıcılar ve navigasyon -en çok ihtiyacım olanlar
Mi home -evdeki cihazları kontrol etmek için
Reddit, Instagram, birkaç oyun -vakit öldürtücüler
Netflix, Prime Video -uzun yolda ya da mutfakta el oyalayan bir şeyler yaparken izlemelik
Sesli kitap, Spotify -yürürken, uzun yolda, ev işi yaparken dinlemelik
Banka uygulamaları, iletişim uygulamaları, dijital not defterleri ve listeler (evernote <3 ), bulut servisleri, hastane ve sigorta uygulamaları, fotoğraf düzenleme, alışveriş, taksi çağırma, otobüs saati bakma...

Tepe tepe kullanıyormuşum bence.
0
kobuzchu kiz
(22.10.21)
Ben bu sebepten fazla para vermiyorum ki sonraki telefonu fairphone alma ihtimalim var, neyse su an pixel 4a var 280 euro mu neydi

-mail
-sosyal medya
-video izleme
-fotograf
-iletisim
-bankacilik
-5/3/1 için antrenman takibi

Genel olarak budur.
0
logisticsmanager
(22.10.21)
Konuşma
İş (mail, WhatsApp)
Sosyal medya
Alarm
Araştırma
Banka uygulaması
Fotoğraf ve video çekme
0
pro9it9is9
(22.10.21)
bilgisayardan daha çok kullanıyorum. kitap makale gazete dergi vs okuma. internette araştırma. bazen kısa şeyler yazıp çıktı almak. bazen fotoğraf afiş programları ile birşey tasarlamak için. (en çok bu kısımda işimi görüyor)
müzik dinlemek. nadiren bişi izlerim pek video film izlemiyorum. tabii sosyal medya ve yazışmalar da var. bazı uygulamalar indirip ingilizce de çalışıyorum. tabletim vs yok. her işimi telefon görüyor. bilgisayarımda sadece makale vs yazıyorum ve iş için kullanıyorum. onun dışında herşey telefonda
0
photo85
(22.10.21)
(1)

Galatasaray'ın bu üstünü nereden bulabilirim?

maryjane
hediye alacağım, dün akşam lokomotiv maçı başlamadan önce futbolcuların giydiği fermuarlı beyaz altın ve kırmızı renkleri olan üstü nereden bulabilirim? GStore ve nike'ta bulamadım yahu.
hediye alacağım, dün akşam lokomotiv maçı başlamadan önce futbolcuların giydiği fermuarlı beyaz altın ve kırmızı renkleri olan üstü nereden bulabilirim? GStore ve nike'ta bulamadım yahu.
0
maryjane
(22.10.21)
Bazı ürünler satışa çıkmıyor malesef. Ama nasıl oluyorsa artık ki bu konu bazı üyeler tarafından da konusuluyor; sahibinden falan gibi yerlerde satiyorlar bilmem kaç bin liralara bu tarz ürünleri.
0
logisticsmanager
(22.10.21)
(3)

Otomatik saat sorusu

adwokat
https://www.saatvesaat.com.tr/saat/erkek/maurice-lacroix/ML-AI6008SS002430-1/PD/Soru-1: sizce bu saat nasıl?Soru-2: güç rezervi 38 saat diyor. Az değil mi? Hiç otomatik kullanmadım.
www.saatvesaat.com.tr

Soru-1: sizce bu saat nasıl?

Soru-2: güç rezervi 38 saat diyor. Az değil mi? Hiç otomatik kullanmadım.
0
adwokat
(22.10.21)
1- 42 mm bence erkek için küçük. parasına göre zaten küçük.
2- masadayken 38 saat yeterli. 1 gün takmayıp ertesi gün kurmadan devam etme lüksüne sahipsin. koluna takıp 30 saniye sallarsan da zemberek epey kurulmuş oluyor.

genel görüş: otomatik saat bağ kurulan bir şey. senin hareketine muhtaç. bence bu kadar para verilecekse daha başka bir şey bakılmalı. otomatik saat dediğin günlük takılmalı. günlük saat için de bu paralar korkunç.
0
onemoremile
(22.10.21)
Ben nedense bu fiyata bakınca sanki seiko pressagelar daha güzel gözüküyor diyorum. Hem küçük değil hem 41 saat demiş. Fiyati da yarısından da az.
0
logisticsmanager
(22.10.21)
38 saat değil. bende hamilton var hem güç rezervi 80 saat hemde 38 mm

güzellik kısmıda göreceli netice sen her gün koluna takıcaksın ama ben olsam baska marka ve modelleride araştırırdım
0
all girls dream
(22.10.21)
(9)

dolar nereye kadar gider

black mamba
hükümet nereye kadar sorun etmez bunu? 10'u geçerse artık 15'e bile gider. enflasyon gittikçe artıyor. nerede bir şeyler yapmaz isteyecekler? 5-6 yıl önce dolar 3 lirayken yıl sonu tahminini 4 lira olarak okumuştum bir yerde. yok artık falan demiştim ama bugün 10 liraya geldi neredeyse. sonu neresid
hükümet nereye kadar sorun etmez bunu? 10'u geçerse artık 15'e bile gider. enflasyon gittikçe artıyor. nerede bir şeyler yapmaz isteyecekler? 5-6 yıl önce dolar 3 lirayken yıl sonu tahminini 4 lira olarak okumuştum bir yerde. yok artık falan demiştim ama bugün 10 liraya geldi neredeyse. sonu neresidir bunun?
0
black mamba
(21.10.21)
hükümetin doları düşürmek gibi bir kaygısı yok ama seçime olan etkisini nasıl bertaraf etmeyi düşünüyorlar bilemiyorum.
0
lazpalle
(21.10.21)
evet düşürmek gibi bir dertleri yok gibi ama enflasyon artmıyor mu? ve nereye kadar umursamazlar? 30 lira da olabilir o zaman.
0
🌸black mamba
(21.10.21)
Enflasyon artması onlara dert değil ki zaten oynuyorlar. Gerçek enflasyon hesaplayan yerlere bakarsanız farkı anlarsınız.

Hükümet asgarî ücrette 300 doları gecirmez. Fakir is gücü isteniyor. Türkiye ideal.
0
logisticsmanager
(21.10.21)
enflasyonu ne kadar önemsemeseler de bir noktada sorun olur bence. en dandik telefon bile 5000 lira olunca ne yapacaklar? ekmek 5 lira olunca dur demeleri gerekecek bence.
0
🌸black mamba
(21.10.21)
Naif düşünceler, umurlarında olmaz. Gideceklerini biliyorlar, iyice bok edip öyle bırakmak istiyorlar iktidarı muhalefetin kucağına.
0
ozzpwnz
(21.10.21)
@black mamba hocam cok naifsiniz :) bu kisiler size ekmek bulamazsaniz yerli araba yiyin diyecek kişiler. Umurlarinda olmaz.
0
logisticsmanager
(21.10.21)
sonu insafla veya endişe edip tedbir almalarıyla ilgili değil bence. tedbir almayı da bilmiyor ve beceremiyorlar zaten. ha umurlarında mı noo.
"en dandik telefon bile 5000 lira olunca ne yapacaklar? ekmek 5 lira olunca dur demeleri gerekecek bence." yani buna katılmıyorum.
bu viral sokak röp.larından yeni birisinde, kadın diyor ki eşim 1500 lira kazanıyor ne güzel, çok iyiyiz, mutluyuz vs. işveren suç işleyerek asgari ücret altında veriyor, sömürüyor aleni şekilde falan. insanlar buna okey.
arjantin ekonomik ve sosyal krizini falan -aynı dinamiklere sahip olmasa da- çok benzer buluyorum. kendi paraları değer kaybediyor.
üretim yok, sanayiden bahsetmiyorum tohumu toprağa atıp işlemek bile yok.
nitelikli göçmen sayısında artış.
iyi bişey yapma potansiyelinde olanların ciddi umutsuzluğu ve isteksizliği. tembellik, karamsarlık ve ahlaksızlık. çok tanıdık..

sonu tr'nin borçlarını ödeyemeyecek hale geldiği anda tr'ye borç verenlerin olay müdahale etmesinde. sürünsün ama tam da batmasın, yoksa paralarımızla birlikte yok olur kafası..
dolayısıyla bizlik bişey yok, oturup bekleyeceğiz bu saatten sonra.
0
rewlack
(21.10.21)
Tedbir daha laik ve demokratik bir ortamı gerektiriyor. Şu an bu olmayacağından gidebildiği yere kadar gidecek. Daha bunun seçim ekonomisi var. Seçim zamanı kafadan 2 lira yukarı atar dolar.
0
roe
(21.10.21)
umursamazlığın sınırı mı olur? umursuyor olsalar zaten şimdiye dek umursamış olurlardı heralde. "hırsız nereye kadar hırsızlık yapar? çalabiliyorken her şeyi çalar mı yoksa biraz bırakır mı?" işte ne bileyim "hırsızlık yaparken evi darma duman etmişler ama en azından işi bitince evi toparlar mı?" gibi bi soru bu. isterse ekmek 30 lira olsun, adamların vatandaşın ekmeğiyle ilgili bir sıkıntıları yok. cepleri dolduğu sürece salmışlar çayıra mevlam kayıra. %35 oy da sabit maşallah. bu iktidarla 'umur'un aynı cümlede olması oksimorondur.
0
erenderk
(21.10.21)
(5)

Neden faiz indirimi oldu?????

adwokat
Sokaktaki vatandaş bile faiz artırımı yapılırsa dolar kurunda rahatlama olacağını iyi biliyor.Buna rağmen faiz indirimi yapılmasının sebebi nedir? yani ülkeye ne gibi bir fayda sağlayabilir? Faiz indirimi ne için yapılır? Teşekkürler.
Sokaktaki vatandaş bile faiz artırımı yapılırsa dolar kurunda rahatlama olacağını iyi biliyor.
Buna rağmen faiz indirimi yapılmasının sebebi nedir? yani ülkeye ne gibi bir fayda sağlayabilir? Faiz indirimi ne için yapılır? Teşekkürler.
0
adwokat
(21.10.21)
yuksek kur yuksek faiz olmasindanda, en azindan faizin dusuk olmasi daha iyi.
0
baldur2
(21.10.21)
ekonomiden pek anlamam.

"faiz düşük olursa, krediler daha rahat çekilir. kredi çekilirse piyasa canlanır." diye düşünmüş olabilirler.

ayrıca; faiz getirisi yüksek olduğunda dahi insanlar paralarını hala dolarda tutuyordu.
çünkü 2021'de 8 den 9,5 a geldi dolar. yıl sonuna dek 10 u görse; 1 senede yüzde 25 gelir getirmiş olacak. faizler hiç bi zaman 25 oranına çıkmadı; ki insanlar genel olarak dolara yatırmak yerine bankaya yatırsın..
yani yüksek faizde bankalar ne para toplayabildiler ne kredi verebildiler. düşük olunca en azından kredi verilir de insanlar iş yapar diye düşünülmüş olabilir.

tekrar ediyorum. ekonomiden pek anlamam..
0
barankovan
(21.10.21)
saçma sapan bir yaklaşımla para değer kaybedince ihracat artacak, açık azalacak diyorlar. ama girdilerin de ciddi kısmı döviz cinsinden, yani maliyet de artıyor.

talebi körüklese bile o da enflasyon olarak dönüyor. artık belirli bir mantık çerçevesinde karar alınmıyor kısaca. iktisada giriş almış birinci sınıftaki bir öğrenci bile bunları bilir.
0
passion rules the game
(21.10.21)
Gece yarısı mb baskaninin "gorevden musadesini" istedigi ülkede herhangi bir ekonomik harekette mantık aramak kendi icinde mantiksiz.

Hukumetin kendi paralari dövizdedir ondan yapiyorlardir.
Hey gidi günler, burada covid zamani "covid sonrasi cinden üretim bize akacak Türkiye çok büyük olacak, döviz düşecek" yazan arkadaşlar vardı. Onları hiç görmüyoruz, keşke aciklasalar bunlari bize
0
logisticsmanager
(21.10.21)
kendi paraları dövizdedir +1
0
lcha
(21.10.21)
(5)

yerli/yabancı güvendiğiniz haber kaynakları hangileri?

iwasbornonamountainside
sb
sb
0
iwasbornonamountainside
(21.10.21)
Bbc, reuters, le monde.
Tabiki gözüm kapalı guvenmiyorum. Ama çoğundan iyidir.
0
logisticsmanager
(21.10.21)
halktv.com.tr
dw türkçe
birgun.net
ismail saymaz
0
alicandan
(21.10.21)
DW , Metin Cihan, İsmail Saymaz, BBC,
0
dakota
(21.10.21)
şahsımın eniştesi
0
doctor doctor kids alone
(23.10.21)
D- hicbiri. Cunku tarafsiz yayin yapan kurulusu birak kisi bile bulmak imkansiz. Kisilerde bir yerden fonlu, ya da kendi ideolojisini sana satmaya calisiyor.

karsindakinin ideolojisini bildigim surece her haber kaynagini okurum izlerim. Zaten bana ters fikirli kaynaklari takip etmek daha hosuma gidiyor, ne zaman bir skandal olsa mesela hukumete yakin kaynaga bakarim nasil kiviriyorlar diye..

turkiye'den takip ettigim kisiler:
1- rusen cakir
2- ozlem gurses
0
cooperr
(23.10.21)
(2)

pull & bear mcmxci army hangi kokunun klonu?

jadle
bilen var mı? foto ekte
bilen var mı? foto ekte
0
jadle
(21.10.21)
Içindeki notlara göre baktigimda klonu olabilecek ünlü bir parfüm bulamadim.
Içinde bergamot, badem ve odunsu notlar varmış.
Burada aratabilirsiniz;
www.fragrantica.com
0
logisticsmanager
(21.10.21)
Summer by Kenzo olabilir.
0
cptxxx
(21.10.21)
(10)

çipi niye bill gates takıyor?

kibritsuyu
bill gates covid aşısı olanlara aşının içinde çip takıyormuş ya, bu çipi niye bill gates takıyor?sorum ciddi arkadaşlar. niye "bill gates çip takacakmış" diyorlar? yani niye elon musk değil mesela? niye bill gates'e yakıştırdılar bunu?bill gates çip takıp ne yapacak bize, windows mu kuracak? robot e
bill gates covid aşısı olanlara aşının içinde çip takıyormuş ya, bu çipi niye bill gates takıyor?

sorum ciddi arkadaşlar. niye "bill gates çip takacakmış" diyorlar? yani niye elon musk değil mesela? niye bill gates'e yakıştırdılar bunu?

bill gates çip takıp ne yapacak bize, windows mu kuracak? robot edecek, uzaktan sinyal yollayacak mevzuları elon musk'a daha uygun değil mi? bill nereden çıktı? amerika, cia, pentagon, dış mihrak falan da değil, doğrudan bill. niye bill?
0
kibritsuyu
(20.10.21)
Filantropi kavramını insanların kafası almıyor, "Zengin" deyince 350 metrelik yatı olan, skandallarla adı anılan, iyilik yaparsa da vergiden düşmek için ya da reklam olsun diye yapan zenginlere alışmışız, bunun dışına çıkan biri olunca "Kesin bir pislik var" diye düşünüyoruz sanırım. Dolayısıyla uçuk kaçık komplo teorilerine daha güzel oturuyor.
0
salihdt
(20.10.21)
Afrika'ya yarım yapıyor eşiyle birlikte Gates vakfı vardı, 2015'ten konuşmaları var "salgın hastalık çıkarsa hazır değiliz" diye falan. Bunun üzerine simülasyonlar yaptırmış ve çözüm arıyor aslında, dedikleri çıkınca da "kesin o yaptırdı" diyorlar.

Çip olayı onun üzerine kaldı ama o başka komplolarla birleşmiş hali sanırım. Covid yok aslında 5g'nin etkisi bunlar diyen de var, aşıyla virüs verdiler 5g onu aktif ediyor diyen de var. Türlü türlü komplo :D

bu arada: cdn.dopl3r.com
0
nhk ni youkosu
(20.10.21)
Elon musk kısa pantolonla anasını keserken Bill Gates 3 bin kişiye racon kesiyordu. bence sebebi şu: Bill Gates aşı ve pandamı konusunda biraz daha fazla açıklama yaptı ve açıklamaları gündemde hep yer buldu. E nispeten de eski ve bilinilirliği nin daha yüksek olduğu düşünülürse çip ihalesi de ona kaldı.
0
giovanne
(20.10.21)
Aşıyla adı çok sık anılıyordu salgının başından beri, diğerleri ekmeğinin peşinde. Demin yine gogıla yazdım, bill gatesten covid-19 ilacına dev fon şeklinde haber çıktı mesela parçaları birleştirip elde ettikleri şey de bize çip takacaklar oluyor.
0
izza
(20.10.21)
Şurada biraz detay var: www.reuters.com

Birtakım iddialar yanlış bir biçimde Bill Gates ile ilişkilendirilince komplo teorisine dönüşüyor. Yani net bir sebebi yok ama Bill Gates ve eşinin kurduğu vakfın birtakım işleri yanlış yorumlanıyor ve sanki Bill Gates insanlara çip takmak için bu pandemiyi başlattı gibi lanse ediliyor.
0
himmet dayi
(20.10.21)
bir de bill gates ara ara dünya hakkında - ekoloji sağlık teknoloji vs - bazı konularda konuşuyor vakfı üzerinden projeler yapıyor bundan 4-5 sene önce dünya ve insanlığın karşılaşabileceği yeni pandemi üzerine fikirleri var, gerçi kendisi bu konularda konuşurken dünyada halihazırda bölgesel salgınlar vardı bizim bu kadar haberimiz yoktu sars vs.

işte onun hayır hasenat motivasyonuyla yaptığı onlarca fikir ve konuşmalardan pandemi ile ilgili olanı öne çıktı aldı yürüdü

microsoftun sahibi, vakıf kurmuş, sağlık alanında bağışlar yatırımlar yapıyormuş hepsi birleşti
0
freebird5406_2
(20.10.21)
Benim hanımın annesi bu tiplerden ama teorileri patladikca bahaneler ile başka teorilere siginiyor;
- ilk çip dedi. Bizi kontrol edeceklermis. Evlere tikacaklarmis.
-bunun mantikli yanini bulamayinca bill gates ve diger milyarderler dünya nüfusunu azaltmak istiyormus. Asilarda kisir yapici varmis (cok severim kisiri lol).
-big pharma diyor bir de ama o kismi cok sağlam değil çünkü big pharmanin kazandığı paranin kac katini dünya ekonomisi kaybetti. Nedense big pharma çok güçlü ama petrol firmalari, araba firmalari falan hepsi cok salak big pharmaya ok diyorlar. O yüzden o kısmı arada diyor.

Bill gates olayı, benim kayınvalide için konusursak, tamamen sacma sapan platformlarda okudukları + zengin olması haliyle kiskanclik ve korku.

Ha zaten asi karsiti bizimkisi. Benim köpek reaktif, davranis veterineri adam "köpeğiniz otistik gibi düşünün, yani sosyal ortamda ne yapacagini bilemiyor" vs diye anlatti. Bunu söyledik "otistik olabilir köpeklere asilar yapiliyor o yapmistir" dedi.

Neyse iste; zengin+asi/sağlık harcamalari yapiyor dedigin zaman ona attilar camuru.
0
logisticsmanager
(20.10.21)
gates vakfı, komplolar vs. bir de adı "çipçi" derlerse tamamdır.
0
evimin paspasi
(20.10.21)
Eleman gidip EU'nun başındaki insanlara "şunu şunu böyle yapın" dediği için olabilir:

twitter.com

Çip konusunda da insanlar haklı aslında. Yani tivitte konuştukları konuların ilk maddesi "enhance health surveillance & alert systems". Artık çipi ister aşıya koyar, ister "aşı pasaportu" diye eline verir, o BG'nin bileceği iş, ama çipi taktı zaten, veriler de tahmin edin kimin sunucularında tutuluyor?
0
plutongezegendegilmi
(20.10.21)
"bilgisayarcı" çünkü

:))))
0
hayirsiz
(20.10.21)
(2)

kendisinden 3. şahıs olarak bahseden istifçi deli?

Acil kan
7-8 yıl önce sözlükte birinin bulduğu biri vardı. rothschild ailesinin 1972'de verdiği parti gibi saçma sapan bir günlüğü vardı internette tuttuğu. ailesi ile ilgili birtakım sorunları vardı (alamancı gibi bir şey de olabilir.) sürekli aynı şeyleri istifleyip yiyordu. durduk yere aklıma takıldı. bul
7-8 yıl önce sözlükte birinin bulduğu biri vardı. rothschild ailesinin 1972'de verdiği parti gibi saçma sapan bir günlüğü vardı internette tuttuğu. ailesi ile ilgili birtakım sorunları vardı (alamancı gibi bir şey de olabilir.) sürekli aynı şeyleri istifleyip yiyordu. durduk yere aklıma takıldı. bulamıyorum çıldıracağım. yardım.
0
Acil kan
(19.10.21)
Sümer kolçak
0
logisticsmanager
(19.10.21)
zgrydn
(19.10.21)
(9)

Kaliteli nevresim takımı öneriniz var mı?

denizmaniaherif
Şık olmasından ziyade kaliteli bir uyku için en iyisi budur dediğiniz kullandığınız marka/kumaş vs ? link de olur.
Şık olmasından ziyade kaliteli bir uyku için en iyisi budur dediğiniz kullandığınız marka/kumaş vs ? link de olur.
0
denizmaniaherif
(19.10.21)
Taç/madame coco-saten kumaş
0
logisticsmanager
(19.10.21)
taç linens bu işte iyidir.
0
mikahakkinen
(19.10.21)
karaca'nın ürünleri de güzel. yalnız nevresim takımlarında enteresan bi şekilde çarşaf olmuyor.
0
naksidil
(19.10.21)
kesinlikle özdilek
adamlar zaten tekstil grubunda varoldu
0
blackgirl00
(19.10.21)
yataş. ömürlük.
0
suyin
(19.10.21)
pamuk saten olması iyi olur. varol markası otellere iş yapar. bir bakın.
0
kullanıcı adı
(19.10.21)
Ben bu sene tüm nevresim takımlarını yeniledim; Özdilek, karaca home (ki Karaca'nın mutfak eşyalarıni hiç sevmem) ve zara homedan aldım. Zara home olmasa da olur, sırf modellerini beğendiğim için almıştım. Özdilek ve karaca'ninkilerden çok memnunum. Özellikle Karaca'nın uyku setinde kendinden nevresimli yorganlari vardı; iki tane almıştım. Aşırı rahat bir şeymiş. Yorgana nevresim tak çıkar derdi olmuyor, pike gibi seriyorsunuz direkt; çok pratik. Kumaşları da yumoş yumoş.

Edit: hatta karaca için link de koyayım. Biri bu biri de aynı setin grisi ve çift kişilik versiyonlari tabii. www.karaca-home.com
0
fraise
(19.10.21)
kış içinse eğer pazen/flanel nevresim takımı öneririm. kışın pamuk saten serilmiş buz gibi yatağa yatmak yerine hemen ısınan pazen her zaman uyku kalitemi arttırmıştır.
0
dedim ben sana
(19.10.21)
Herkese teşekkürler hepsini araştırıyorum.
Otellerinkini genelde seviyorum nedense o yataklar ve nevresimler hep bi daha rahat geliyor bana.

bir tek şuna gitti aklım ; ( çünkü ipeğe en yakın his bambuymuş sanırım ölye bir vaatleri var.. )
www.chakra.com.tr

koton ve pamukları gidip elledim bugün öğlen english home'da belki her marka farklıdır ama bir fark yoktu ben açıkcası yumuşak ve diri bir şey istiyorum olabildiğince az polyesterli..

fantazi olsun diye ipeklere baktım abi 8000 liraya çarşaf mı olur ? oluyormuş.
0
🌸denizmaniaherif
(19.10.21)
(8)

Türkiye’deki büyük şehirlerin hepsi bir sebeple yok olsa

but that was just a dream
Hadi diyelim sular altında kalsa, sel bassa, kuraklık götürse vsYeni başkent hangi şehir olmalı, neden?
Hadi diyelim sular altında kalsa, sel bassa, kuraklık götürse vs
Yeni başkent hangi şehir olmalı, neden?
0
but that was just a dream
(19.10.21)
Evet bütün büyükşehirler, 30 tane sanırım.
0
🌸but that was just a dream
(19.10.21)
Yozgat olmalı. Yeterince büyük yüzölçümü, ülkenin tam ortasında. Kısaca ankaranın başkent olmadan önceki hali.
0
mg3929
(19.10.21)
Canakkale olmali cunku guzel yer.
0
j r r tolkien hayrani
(19.10.21)
Ben bir birim sağa kayıp Kırşehir olsun derim. Türkiye dört tarafı düşmanlarla çevrili bir ülke. Ne kadar merkez o kadar iyi. Gidip de sınır seçilirse şak diye işgal edilir. Tarihe bakılırsa Anadolu Selçuklu Devleti başkenti İznik'ten Konya'ya taşımış. Osmanlı'da İstanbul kolayca işgal edilmiş. Karadeniz seçmezdim çünkü ağaçlar kesilmesin. Doğu Anadolu çok uzak. İklimi zor. Güneydoğu yine sınır. Ege ve Akdeniz zaten olmaz. Her yaz nüfusu artıyor. Yine İç Anadolu'da bir yer olurdu.
0
dissendium
(19.10.21)
Iç anadolu +1
Ankara olsa da sorun yok ama mantıken İstanbul da diğer taraflar da diğer ülkeler çok yakın. Stratejik olarak iç Anadolu en mantıklısı gibi.
0
logisticsmanager
(19.10.21)
Ankara'nın Başkent olmasının tek nedeni savaş dönemi en stratejik ikmal noktası olmasıydı, şimdi öyle bi tehlike olmadığı için her yer olabilir Artvin olsun mesela insanı iyi doğası güzel. Mis gibi.
0
Zaman Tamircisi
(19.10.21)
kırıkkale ya da yozgat. bide güvenlik nedeniyle denize yakın şehirlerin başkent olamayacağı kalmış aklımda. ne kadar doğru bilmiyorum.
0
false pretension
(19.10.21)
gardaş başkent sivas olsun ben size diyim.
istanbula bir şey olursa o kadar sivaslı nere gidecek bi düşün?
o kadar sivaslı, yozgata vea kırşehir gibi şehire gitse oraların adı değişir.
0
seyduna6687
(19.10.21)
(9)

Ömürlük Kullanılabilecek Ürünler

onkiloversemtamamım
Hediye olarak ömürlük kullanılabilecek eşyalar neler olabilir? Aklıma gelenler çakı, zippo ve termos oldu şimdilik, fikriniz var mıdır?teşekkürler.
Hediye olarak ömürlük kullanılabilecek eşyalar neler olabilir? Aklıma gelenler çakı, zippo ve termos oldu şimdilik, fikriniz var mıdır?

teşekkürler.
0
onkiloversemtamamım
(19.10.21)
Tıraş takımı, ustura ve dolma kalem.
0
burka
(19.10.21)
Kaliteli deri ceket.
0
mg3929
(19.10.21)
Saglam bir sirt cantasi. Omurluk olmaz ancak hem uzun omurlu olur hem de kullanisli olur bayagi.
0
j r r tolkien hayrani
(19.10.21)
yemek yapmayı seven biriyse, de buyer, staub falan gibi markalara ait gerçek döküm tavalar, tencereler, aksesuarlar.

bir de saat olabilir mesela.
0
blatta hiberna
(19.10.21)
kaliteli enstrumanlar mesela fender bas, gitar vb
0
killerbee
(19.10.21)
Çift kenarlı tras makinesi (7-8 sene oldu heralde, hiçbir sıkıntısı yok)

Bıçak/caki

Alet seti (güzel alet setine sahip olmak <3 )

Alkol alan biriyse viski matarasi

Puro içen biriyse puro kesici
0
logisticsmanager
(19.10.21)
Izeltas pense.
30 sene oldu sanki yeni alinmis gibi duruyor.
0
divit
(19.10.21)
Kaliteli bir otomatik saat, 2-3 senede bir bir bakımı yapılırsa birkaç yüz yıl gideri var
0
salihdt
(19.10.21)
Kaliteli bir şemsiye. Snotline marka olabilir.
0
nothinn_
(19.10.21)
(5)

İş tecrübesi konusu

dissendium
Bazı şirketler boyundan büyük iş tecrübesi istiyor. Adamlar yurt dışına satış bile yapmıyorlar ama 5 yıl tecrübeli mühendis arıyorlar. Bu adamların bu hareketlerinin mantığı ne? Yani gerçekten 5 yıl tecrübeli bir mühendis o tip yerlerden çok daha büyük yerlerde, çok daha iyi maaşla çalışabilir. 5, 1
Bazı şirketler boyundan büyük iş tecrübesi istiyor. Adamlar yurt dışına satış bile yapmıyorlar ama 5 yıl tecrübeli mühendis arıyorlar. Bu adamların bu hareketlerinin mantığı ne? Yani gerçekten 5 yıl tecrübeli bir mühendis o tip yerlerden çok daha büyük yerlerde, çok daha iyi maaşla çalışabilir. 5, 10 yıl tecrübeli mühendis neden küçük bir yeri tercih etsin?

Bir de İngilizce konusu var. Arka arkaya 3 cümle kuramayacak insanlardan oluşan yerler İngilizce konusunda artistik yapıyorlar. Bu öz güven nereden geliyor?

Bu iş tecrübesi konusu biraz abartılmıyor mu Türkiye'de?
0
dissendium
(18.10.21)
Maas dusurmek olay ve mobbinge ortam hazirlamak
0
floydian
(18.10.21)
abartiliyor.
ya tutarsa mantiginda o yerler. 10 lira verecekler mesela 2 yil deneyimli birinin yapabilecegi bir ise. neden 8 yil deneyimli istemeyelim ki diyorlar. issiz cok, mecbur kalip kabul eden cikabilir. yoksa mecbur olmayan tercih etmiyor zaten ve bulamazlarsa da 2 yil deneyimliyi kabul edebiliyorlar sonunda.

yabanci dil ozguveni genel ulke sorunu. herkesin ikinci bir anadili var ulkede adeta ahahah
0
Kittie
(18.10.21)
Sarı site gibi, şişiriyorlar şişirebildikleri kadar.
0
gabe h coud
(18.10.21)
Issizlik çok; bugün 2 yıl istemesi ile 5 istemesi arasinda fark kalmıyor çünkü insanlar 2 yillik kisinin de maasini kabul edecek hale geldi.

Ben hep derim; Türkiye'de tedarik zincirinde istenen mühendislik saçmalığı. Satin almaci mühendis, depocu muhendis, planlamaci mühendis. Kafayi yemişler her şeye mühendis istiyorlar. Sebebi de yer gök iş arayan adam olması. Biz bazen ilana çıkıyoruz iki ayda 10 kişi anca oluyor. Türkiye'de daha ilk dakikadan 100 tane gelir.
0
logisticsmanager
(18.10.21)
Aptallık

İş tecrübesi konusunun çok abartıldığına katılıyorum, belli temeller dışında her şirketin kendine göre iş yapış şekli ve kültürü farklı. Dolayısıyla tecrübeye verilen ağırlığın o insanın şirket kültürüne adapte olup olamayacağına da bakmak lazım.

Bir de tabi ülkede üniversite mezunu enflasyonu ve işsizlik yoğun olunca şirketler aranan nitelikleri abarttıkça abartıyor, halbuki şu gözden kaçıyor: "Yahu ben bu aradığım niteliklerde adam bulsam bile yaptırdığım işle ya da sağladığım imkanlarla bu adamı tatmin edebilir miyim?"; sonra tabi kazara işe giren nitelikli adam 3-5 ay durup kaçıyor, döngü başa sarıyor...
0
salihdt
(19.10.21)
(21)

akp'li dayılar haklı mı?

yazar yazmaz yazan yazar
öncelikle "dayı" diyerek sempatikleştirmek zorunda kaldığım için üzgünüm. çünkü başka türlü açsam duyuru silinirdi.ekonomi bu kadar kötüyse (kötü değil berbat) halk çok fakirleşmişse bu kadar araba nasıl geziyor yollarda? dünyanın en basit ara sokağında bile park edecek yer yok. tüm otoparklar tıklı
öncelikle "dayı" diyerek sempatikleştirmek zorunda kaldığım için üzgünüm. çünkü başka türlü açsam duyuru silinirdi.

ekonomi bu kadar kötüyse (kötü değil berbat) halk çok fakirleşmişse bu kadar araba nasıl geziyor yollarda? dünyanın en basit ara sokağında bile park edecek yer yok. tüm otoparklar tıklım tıklım. 50binlik araba olmuş 250bin lira ama hâlâ patır patır satılıyor.

kahvecilere gitsen aynı şekilde 3 fırtlık kahve 20 liradan başlıyor ve kasada kuyruk var o kahve bir gecede 40 liraya çıksa o kuyruğun yine olacağına adım gibi eminim. çoğu da öğrenci bu arada.

bu nasıl olabiliyor? günübirlik mi yaşıyor insanlar? bugün buldun bugün ye mi diyorlar? herkesin bir ek geliri, babadan kalma arsası mı var nedir yani fiyatlar ne kadar artarsa artsın bu kalabalıkların azalmama sebebi?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.10.21)
sığ düşünme ile alakalı.

ekonomi, ortalıkta bukadar çok arabanın olması, park edecek yerlerin olmaması ya da kahvecilerde sıraların olmasına göre iyi ya da kötü olarak beirlenmiyor. o yüzden cevap aslında burada gizli.

hangi ortama girerseniz o ortama göre kriterlerle karşılaşırsınız. parası olmayan kimseyi kahvecide göremezsiniz, tıpkı kahvecinin kapısından çıktıktan sonra karşılaştığınız ya da gördüğünüz insanların ancak %1'inin kahvecide olması gibi. Aynı şekilde, parkı, bahçesi çevre düzenlemesi olmayan bir şehirde daracık sokaklarda iki üç arababının bile tüm sokağı kaplaması gibi.
Ya da 15 yaşında 250 bin km üstü arabasına neden insanlar 100 bin liradan fazl istiyor sence? Ekonomi iyi olduğu için mi? Eli bol da ancak malı mı kıymetli sadece? Eskiden neden böyle değildi?

eskiden aldığın bir hizmeti aynı kalitede aynı fiyata alabiliyor musun bunu sorgulayarak başlamalısın sorularına.
0
foolrules
(18.10.21)
arabasi olmayanlar ne olacak?
siraya girmeyenler ne olacak?
akpli dayi gibi bakarsan akpli dayi gibi gorursun
0
nibba
(18.10.21)
İstanbul veya Ankara gibi bir büyük şehirde yaşıyorsan bunun en önemli sebebi şu yanılgı: Şehirler çok kalabalık ve çok fakir olduğu gibi çok da zengin var.

Akp'nin zengin ettiği kesim de hiç azımsanacak seviyede değil. Birileri fakirleşirken onların cebindeki parayla zengin oldular ve son model BMW'lere, Range'lere, Porsche'lere biniyorlar.

Orta sınıf (kaldığı kadarıyla) da lan üç günlük dünya biriktiriyorum biriktiriyorum ne ev ne araba alabiliyorum moduna giriyor bence ve gerekirse o zengin hayatını yaşıyormuş gibi yapmak için borçlanıyor. Bir hafta Bodrum'da tatil yapıp senenin geri kalanını kredi kartlarına çalışan çok insan var.

Bir de araba özelinde artık millet arabayı yatırım aracı olarak gördüğü için anasının altınını, babasınının birikmişini falan toplayıp krediyle vs. alıyor arabayı üç ay geçmeden o yılki maaşından artıracağından fazlasına satıyor. Sonra başka araba alıyor, onu satıyor. Önceden öğretmenler falan yapardı bunu artık eline biraz para geçen herkes al-satçı oldu. Devlet de sağ olsun bunları göt etmiyor yönetim anlayışıyla fiyatları yukarı tırmandırmaya devam ediyor. Daha bugün sıfır arabalara %15 civarı zam gelecek haberi vardı kurdan dolayı. İkinci eller de değerlenecek bu durumda örneğin.
0
chicha_v2
(18.10.21)
haklılık payın var; ama şöyle bir durum da var. o arabaları alanlar, kahvecileri dolduranlar da fiyatlardan şikayetçi. tam tersini düşünelim. arabaların hiç satılmadığı, kahvecilerin bomboş kaldığı bir durum olması için ülkede kıtlık olması yada afganistan gibi olmamız lazım. benim için kriter araba yada cafe değil. yurtdışına çıkabilmek, rahatça tatil yapabilmek, istediğin şeyi alabilmektir.
0
buenosdias
(18.10.21)
yüzdeci kesim geldi. aramızda kim her gün kahveye 20 lira veriyor? çoğu ayda 3-4 kere kahve içiyor. kim her ay tatile gidiyor? bir yıl önceden erken rezervasyon yaptırıp yılda 1 hafta tatile gidip bütün yıl ödüyor insanlar. ayda 3-4 kere kahve alanlar bile kahvecileri kalabalık yapabiliyor. yılda 1 hafta tatil yapanlar kısıtlı tatil mekanlarında yoğunluk yaratıyor. şimdi git datça'ya bak, insan göremezsin. ülkede çalışanların yarısından fazlası asgari ücret kazanıyor. 2800 lira kazanıp da 250 bin liralık araç almıyor tabii. hangi araçlar hangi yolda geziyor? istanbul'dan tüm ülkenin geneline yorum yapılamaz. istanbul'da ülkenin tüm araç sayısının yarısı var. son bir kaç senede yoldaki araçların modellerine bakarsan hep yerinde sayıyor eskiye göre çok daha az yeni model araç var.

orta kesim için, 30-50 bine aldığı araç 100-150 bin oluyor. o zaman maaşı 3-4 bin şimdi 7-8 bin, 100 bin kredi çekiyor 250 bine yeni aracını alıyor.

evini 2012-2015'te 200 bine almış. şimdi oradan 3 bin kira alıyor. vaktinde mallananlar bu zamanları daha az kayıpla atlatıyor.

ben 2007'de ilk işe girdiğimde 2 bin lira maaş alıyordum. 10 maaşımla araba alabiliyordum. iphone bir maaş ediyordu. şimdi aynı yerde yeni işe girenler 3-4 bin alıyor, 10 aylık maaşlarıyla toros bile alamazlar.

en yoğun dönemde bodrum'a 1 milyon insan gidiyor, e hepsi bu işte. sen de ben de oradayız temmuz'daki bayram tatilinde.
0
gabe h coud
(18.10.21)
ben akademisyenim, eşim öğretmen. ikimiz de devlet memuruyuz, ek gelirlerimizle birlikte ülke şartlarına göre iyi kazanıyoruz. pandemiden önce her yaz 15 gün yurtdışında tatil yapıp, tüm ihtiyaçlarımızı hiç düşünmeden satın alıp, dışarıda her keyfimiz istediğinde arkadaşlarımızla bira içmeye gidiyorduk. ki o zamanlar da ekonomik daralma başlamıştı. ona rağmen 3 sene önce ayda 6 bin tl kenara koyabiliyorduk.

şimdi ne oldu? 200 bin tl kadar biriktirebilmiştik 3-3 buçuk senede. araba fiyatları fırladı. çocuk yapmak istediğimiz için arabaya ihtiyacımız olacaktı. arabalar her ay 10-15 bin tl zamlanıyor, fakat biz her ay 10-15 bin tl kenara koyamıyorduk. sonunda tüm altını, dövizi satıp, acil durumlar için kenara 3-5 bir şey ayırıp, kredi çekip araba aldık. 4 ay önceydi bu. şu an sarı siteye koymaya kalksak, satın aldığımız fiyattan 40 bin tl daha fazla yazacağız (diğer ilanlardaki emsal fiyatlara göre).

peki kenara 6-7 bin tl koymaya devam edebiliyor muyuz? işte burada koca bir kahkaha atabilirim. 3 sene önce 6 bin tl koyabiliyorsak, şu an en azından bir 8-9 bin tl'yi bulmuş olmalıydı kenara attığımız para resmi enflasyona göre. en son ne zaman arkadaşlarımızla buluşup dışarıda bira içtik, hatırlamıyorum. en fazla ikimiz gidip birer tane içip kalkmışızdır. kimse arayıp dışarı çıkalım demiyor bile, evlerde takılıyoruz bir araya gelirsek de :) ayakkabı mont alırken eskiden düşünmezken (aşırı pahalı markalardan satın almıyorduk zaten), şimdi ortalama ürünler için 3 defa düşünüp alıyoruz. market harcamamız 3 katına çıktı. aylık 1900 tl kredinin üzerine 2500 tl arttıracağız diye göbeğimiz çatlıyor.

siz bir de esnafa sorun, gelen giden sayısı aynı mı pandemi öncesine göre diye. ya da gelenler aynı parayı bırakıyorlar mı kalkarken acaba? kadıköy'ün ortasındaki avm'de mağazaların 3'te 1'i boş, baya dükkanı kapatıp gitmişler. kadıköy diyorum. yukarıda biri inditex gömlekler 400 tl olmuş, hala satıyor diyor. napsın herkes pazardan mı giyinsin? çıplak mı gezsin? inditex dediğiniz nedir ki? o sizin gördüğünüz insanlar da mekânda iki kahve içmese, 1 tişört almasa ülkeyi kapatıp gidelim zaten.
0
gmzo
(18.10.21)
önceki cevaplar +1

"bu nasıl olabiliyor? günübirlik mi yaşıyor insanlar?" sadece bu kısma cevaben yazacağım, evet. çünkü yıllarca çalışsam da aldığım maaşı hiç hiç hiç harcamadan biriktirsem de bir mülkiyet sahibi olamayacağımı düşünüyorum. belirsiz bir geleceğe yatırım yapmaktansa yaşadığım şu anı keyifli geçirmek istiyorum. tamamen şahsi bir durum tabii.
0
south park in kapusonlu uyesi
(18.10.21)
nüfus fazlalığı (biri almasa/gitmese öbürü alıyor) ve aile desteği bunu yaratıyor. Çevremde birkaç arkadaşım evlendi, aileleri + kredi desteğiyle ev aldılar mesela. Kendi maaşlarıyla almaları imkansızdı ama şu an bu şişen piyasada bile ev alabildiler. Arz az olduğundan onlar ev alarak ev fiyatlarının daha da artmasına katkıda bulunmuş oldular mesela.

Ben yıllardır direnip araba almıyordum, artık "ya şimdi alıcam ya da ömür boyu alamayacağım galiba" kafasına geldim. Şu an alabileceğim araba da 150-200 bin lira civarı bişey ha. Patır patır satılmasının sebebi bendeki bu düşünce, eskiden "eskiyen şey ucuzlar ikinci el alırız" kafasındayken artık "almadığın her gün zarardasın, alabiliyorsan anında al" kafasına geldik. Babam anlatırdı eskiden de enflasyon bu şekildeymiş herhalde.

Kahveci örneği, e bugün gitmedin yarın 50 lira olacak o kahve? Gençliğimizi yaşayalım biriktirip ne yapacağız diyor o gençler. Mesela biz zamanında euro 2,5 lirayken Avrupa'ya gidip gezebildik, şimdiki gençler onu da yapamıyor oturup Beşiktaşta kahve içiyor ne yapsın.
0
nhk ni youkosu
(18.10.21)
Ülkede ekonomik sıkıntı var mi yok mu diye bakmak istersek bir şehir bir ilçe "burada araba var o zaman sıkıntı yok" ya da "kahveciler dolu o zaman nerede sıkıntı" acayip sığ bir düşünce olur.
Bir kere Türkiye kişi başı araç sayısında baya geride bir ülke. Bu veri eski de olsa hadi 20 sıra atlasın;
www.nationmaster.com

Benim ailemde bir araç vardı ben okurken.
Benim şu an yaşadığım ülkede iş arkadaşlarım çocuklarına araba lease ediyor okurken rahat gitsin diye.

Buna ek olarak kahveci dediğiniz yeri doldurmak o kadar da zor değil. Kahve şu an alkolden daha ucuz ve 20 lira kahve alıp bir kaç saat gecirebilirsiniz; çünkü ülkede kahveci/avm dışında yer kalmadi. Yeşil alan yok, tenis alani yok, park yok hiçbir şey yok. Insanların yapabileceği şey bu. Hobi desen binlerce lira.

Ekonomik kriz var mi diye bakmak gerekirse hane borçlanması, kredi kartı borçları, ozel/devlet kredi oranlari vs bir sürü şey var. Böyle gözlemler hiçbir şey aciklamaz anca AKP'li dayılar arasinda ya da günlerde falan konusulur.
0
logisticsmanager
(18.10.21)
Ekonominin psikolojik boyutuna da bakmak lazım. Tüketici psikolojisi, alım gücü ve yaşam standartları kapsamında da düşünmek lazım.

Son 2-3 yılda alım gücünde ve yaşam standartlarında düşüş olmayan kaç kişi var?
Benim çevremdeki gözlemim herkesin alım gücü de yaşam standartları da az ya da çok düştü. Tabii ki benim çevremdeki gözlemim bilimsel ve geçerli bir veri değil ama işin bir de bu kısmı var demek istiyorum.

Yaşam standardından kastım sadece et, peynir almak değil. Her sosyoekonomik, sosyokültürel kesimin kendine göre bir yaşam standardı var.

Farklı açıdan bakalım; daha üst sosyoekonomik kesimden aklıma gelen, çevremde de ya aynısı ya benzerini gördüğüm birkaç örnek:

Her ay yurt dışına tatile giden adam onu yılda 2-3'e düşürdü.
Audi'ye binen adam şu an Toyota'ya biniyor.
Teknesi, yazlığı olan adam satmak zorunda kaldı.
İkinci fabrikasını kuracak olan sanayici vazgeçti.
Çocuğunu özel okula gönderen aldı, devlet okuluna verdi.
En pahalı özel okula gönderen alıp daha ucuzuna verdi.
Her hafta sonu dışarıda rakı-balık yapan ayda 1'e düşürdü.
x şirketinden genel müdür olarak emekli olan adam freelance danışmanlığa başladı.

Örnekler daha da artırılabilir.

Bu örneklere bakınca amaaan derde bak da diyebilirsiniz ama hayatı boyunca bolluk ve lüks içinde, para derdi olmadan yaşayan bir insanın o hayatını tamamen kaybetmesi de bir travma.

Ekonomik ve kültürel seviyeden bağımsız olarak ne olursa olsun hayat standardını kaybetmenin insanda farkında olsa da olmasa da travma yarattığını düşünüyorum. Ve bu çabuk alışılabilen, hemen uyum sağlanabilen bir travma da değil bence. İnsanlar ucundan kıyısından eski hayat standartlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Kaybettiklerini kabul etmek veya görmek istemiyorlar. En basitinden onun için deli gibi faiz oranları ile kredi çekip tatile çıkıyorlar.
0
la lykia
(18.10.21)
Okyanustan bir bardak su doldurup, " ee hani bunda balina yok?" demeye benziyor bu bakış açısı.

Büyük şehirlerdeki alışveriş merkezlerinin bulunduğu semtlere bakarak ülkenin ekonomik durumu hakkında çıkarım yapmanın bundan hiçbir farkı yok.

Herhalde ekonomik kriz dendiğinde ortamın "i'm lagend" filmindeki gibi olmasını, böyle post apocaliptic, nükleer savaş sonrası madmax ortamı falan olmasını bekliyordunuz. Ancak o zaman ikna olunacak kriz olduğuna sanırım.

Ülkenin %40'ından fazlası asgari ücretle geçinmeye çalışıyor. Eğer bir çıkarım yapılacaksa buyrun buz gibi bir istatistik. E o zaman nasıl herkesin altında gıcır gıcır arabalar dediğinizi duyar gibiyim. Bir kaldırsanız mı kafanızı acaba biraz daha yukarı doğru? Yaşadığınız şehrin kenar mahallelerine doğru bir bakın isterseniz orada da latte'lerini almak için kuyruk bekleyen insanlar görebilecek misiniz? Akşam üzerine doğru semt pazarlarına bir inin isterseniz. Karşılaştığınız insanlara bir sorun, nasıl alıyorsunuz bu arabaları diye.

Bu ülke sadece sizin gittiğinizde gözünüze çarpan yerlerden ibaret değil. Yoksulluğun, fakirliğin en sert yaşandığı semtlere zaten sizin yolunuz düşmüyor diye o yoksulluk yaşanmıyor sanıyorsunuz. Bu ülke sizin tahayyül ettiğinizden çok daha büyük bir yer, hatırlatmak isterim. Bir de böyle düşünün.
0
thracia
(18.10.21)
ekonomi kötüleştikçe orta sınıf azalır, alt ve üst sınıf artar. bu cümlem üzerine düşünün.
0
candide
(18.10.21)
akp'li dayılar dünya gerçeklerinden kopmuş durumdalar.

evde pazardan alınmış bir demlikle çay demlediğinde keyfi yerine geliyor adamın. çıkıp güzel bir yerde iki çay içmeyi kendine hak görmüyor.

ayağımızı yerden kessin yeter mantığıyla araba alıyor (alabilirse). doblo gayet yeterli geliyor. almanya'daki muadili station passat'a biniyor, ama türkiye'deki akp'li dayı bunu kendine hak görmüyor.

ayda yılda bir tavuk alınca et yedik diyor. kırmızı eti kendisine hak görmüyor. öyle bir bilinç yok.

pazardan kıyafet alıyor, gidip düzgün bir alışveriş yapmayı kendine hak görmüyor.
0
co2s2
(18.10.21)
çok ciddi bir nüfus (20 milyondan fazla insan yani) ufacık bir alanda (istanbul) sıkışmış durumda. istanbul dediysem de şile de istanbul çatalca da, oralar değil, bildiğin e5 hattında belçika'dan, hollanda'dan fazla insan yaşıyor. bu kadar insan arasında zengini de var tabii ki. zengini de çok daha fazla zengin. mutlaka kasada kuyruk olacak, mutlaka trafik olacak. zaten 50 araba arka arkaya gelse istanbul'un her yerinde trafik kilitlenir, e 50 arabayı da arka arkaya getirirsin koskoca türkiyede yani. artı üstüne bir de gelen göçmen, turist kalabalığı var, deli gibi para eziyorlar orada burada. e tabii ki kalabalık olacak.

bu arada ciddi bir fomo etkisi de var. şu an devlet en ufak bir kampanya yapsa gider dişimden tırnağımdan artırır arabamı yeniler, bir ev daha alırım. aç kalırım belki ama yaparım bunu. neden, devlet orta sınıftan topladığı vergilerle piyasa koşullarının tersine aşırı avantajlı şekilde para dağıtıyor. bu şartlar altında maaşını ipotek ettirip ev araba almayan adam ekside kalıyor. devlet senden çalıp, kredi kullananları besliyor yani.
0
roket adam
(18.10.21)
ya ben de şunu anlayamıyorum mesela. toplumun her kesimi aynı oranda tasarruf etmek zorunda mı? yukarıda da dedim, kriz beni bir asgari ücretli kadar etkilemiyor. belki 5 tane değil ama 3 tane inditex ürünü almaya devam edeceğim. yılda 5 kere değil 2 kere yurtdışına çıkacağım. iphone'umu 2 sene değil 3 sene kullanacağım. ee, ne şimdi ülkede genel bir kriz yok mu demek bu? benim gibi insanların varlığı; herkes rahat, refah seviyede, sıkıntı yok anlamına mı geliyor? herkes kendine göre tasarruf yapıyor, benim de tasarrufum bu. uygun bir şey arayışında olmak zorunda değilim, benim keseme uygun. peki ya geri kalanlar?

üstelik tüketim çılgınlığının bir sebebi de para biriktirerek yapılabilecek hiç bir şey kalmaması. adama kazak alma diyorsun ayda 200 lira biriktirsin. hadi 2 bin tl de kenara koysun. yılda yaptı 25 bin tl. kendine bir iphone alır anca. onun dışında para biriktirip, tasarruf yapıp ne alacak bu adam? eskisi gibi değil ki 6 ay kendini kasıp araba peşinatı yapasın. z kuşağı da vuruyor kendini tatile, ne yapsın adam. kardeşim benden daha kalifiye bir çalışan, aramızda 6 yaş var, benim kariyerimin başlangıcındaki fırsatları, ekonomik durumu hayal bile edebilecek durumda değil. hep tasarruf et diyordum ona da. artık gez diyorum. ayda 2 bin tl biriktirsen ne olacak.

ekonomiyi anlamaya çalışmak istiyorsanız zenginlerden değil, kenar mahallelerdeki ailelerden başlamanız gerekiyor. restoranları değil, mahalleleri analiz edin. o zaman daha net bir tablo çıkıyor ortaya. ortalama insanı o zaman görüyorsunuz. yoksa 2 milyon adamın yaşadığı mahallede 30 kişi kapasiteli bir restoran dolmuş diye bir analiz sağlıklı olmaz. önemli olan 2 milyon haftada kaç kere et yiyebiliyor? insanlar ekmek, makarna yiye yiye aptallaştılar resmen, yazık günah.
0
roket adam
(18.10.21)
@roket adam +1

Mesela birkaç sene önce filtre kahve makinesi alırken, Delonghi'nin en iyilerinden birini almıştık, bozulduğunda gittik Carrefour'dan kampanyalı en basic Philips makineyi aldık birkaç ay önce. Bu görüşe göre krizin kabul görmesi için illa ki Sinbo kettle ile su kaynatıp ne idüğü belirsiz Nescafe 3ü 1 arada içiyor olmamız lazım.

Öte yandan lise son sınıf kızı için dershane parası toparlayamayan akrabam var. Kendi işleri de pandemi sebebiyle oldukça sıkışık olmasına rağmen sevgili babam destek oldu da, çocuk geleceğe dair hayal kurmaya devam edebiliyor bir nebze. Yoksa hayal kurma hakkı bile olmayacaktı, bence bundan ağır kriz olamaz.
0
gmzo
(18.10.21)
bahsettiğiniz fakir, kenar mahalleli kesimin %99'u akpli ama o iş nasıl oluyor o zaman?

yani ekonomik krizi iliklerine kadar hissedenler akp'li, teğet geçenler akp'li değil. tamtersi olması gerekmiyo mu? neden böyle bu ülke ya:(
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(18.10.21)
öncelikle türkiyede nüfusuna oranla düşük seviyede araç satılıyor. medya avrupa'da 6.7. sıradayız diye övünüyor ama nüfusu hiç söylemiyor. türkiye eğer avrupalı sayılacaksa almanya ile birlikte avrupanın en kalabalık ülkesi ancak almanyada 6 kat daha fazla araç satılıyor. örneğin aşağıda verdiğim linkte görüleceği üzere bizim nüfusumuzdan çok daha az sayıdaki ülkeler bile bizi geçmiş durumda.

(git: www.aa.com.tr)

(git: eksisozluk.com)

peki kim alıyor bu araçları? aslında büyük oranda araç alanlar değişmiyor bana göre. zaten halihazırda otomobili olan insanlar araç değişimi yapıyor.. eşine, oğluna kızına araç alabilen kaç aile vardır ki? trafiğin olması veya parklarda çok araç varmış gibi görünmesi de otopark sıkıntısı ve yanlış planlamadan dolayı bir ilüzyon sadece.

şunu da belirtmek isterim ki ülkeler geçmiş yıllara göre değil o anki dünya sıralamasına göre değerlendirilmeli. türkiyede gençler akp öncesi de dünyada ne popülerse o ürüne sahipti zaten.. örneğin yaşı yetenler hatırlar herkeste bir walkman vardı ya da levis pantolon satışı revaçtaydı vs.
0
jepa
(18.10.21)
karapara aklama ekonomiyi ayakta tutuyor, hepimiz neoliberal sistemdeyiz olmayan parayı harcıyoruz. tamamen subkektif yazdım ekonomist değilim.

toplumun orta üst ve üst zengin kesimi etkilenmiyor çünkü bu adamlar zaten her halükarda para kazanbiliyor ve mal varlıkları var. ancak orta alt alt kesim gayet fakirleşti. peynir alırken sebze alırken artık daha da fazla düşünüyor insanlar. akpli dayılar için bir şey değişmiyor, bu dönemde mal varlığı edindikleri için akp döneminde hep böyle olacak sanıyorlar.
0
mikahakkinen
(18.10.21)
Bence bu ülke bu yönetimi dibine kadar hak ediyor. Ülkedeki gelir dağılımı belli ekonomi böyle gittiği sürece de trafikte araç sayısının azalması gerekmiyor hatta ekonomi böyle giderse araç sayısı artabilir bile. Ekonomide kişi başına düşen gelirin artması da araç sayısını artması anlamına gelmeyebilir önemli olan gelirin dağılımıdır ve bu ülke ile birlikte dünyada da gelir dağılımı felakete doğru gidiyor.
0
bartholomew87
(18.10.21)
ekonominin iyiligi bunlara endekslenemez ki.

haftada 1 cikip kahve icen ogrenciler var ama, biriktirdigi parayla yurtdisina tatile gidebilecek veya araba alabilecek ogrenciler var mi? veya 2-3 kursa yazilip kendini gelistirme imkani olan? yok. ekonomisi iyi olan ulkelerde bunlar var.

luks araba olayini ben de anlamiyorum, benim butun sulalem senelerdir hep ikinci el b en fazla c sinifi arabaya biner. yani cidden kimler nasil aliyor bu arabalari bilmiyorum. bana cogunlugu ak parti yandasi gibi geliyor. 5 bin nufuslu ilcede 1500 oyla secilen belediye baskani, kendi kayinbiraderine 1.5 milyonluk ihale verdi diye cikti gecenlerde. 1.5 milyonu bulan afedersin anadolu comari gidip bi bmw cekiyor tabi altina.

asil bakilmasi gereken orta ve alt sinifin ne kadar et yedigi, ne kadar tatil yaptigi, araba ve elektronigin ne kadar ulasilabilir oldugu, haftada kac saat calistigi, ne kadar kendini gelistirdigi-kitap okudugu vs. asil zenginlik budur.
0
icim urperiyor
(18.10.21)
(7)

N&d ayarında hangi mamalar var?

buffy de vampir sayılır
Acana vs için bütçe zaten yetmez. Bozita vs n&d ayarında mıdır?
Acana vs için bütçe zaten yetmez. Bozita vs n&d ayarında mıdır?
0
buffy de vampir sayılır
(18.10.21)
n&d'den royal canin'e geçmiştim. aynı ayardalar.
0
false pretension
(18.10.21)
brit care fena değil diyorlar. sözlükteki bütün entryler olumlu. biz bir dönem hasta kedimiz için virbac kullanmıştık o da kaliteli mamaydı.
0
orpheus
(18.10.21)
bütçe yetse de Acana'dan uzak dur derim :). Royal canin +1
0
giovanne
(18.10.21)
Hills
0
Uncle Sam
(18.10.21)
Acana neden bu kadar popüler anlamadım. Dcm olayında baş aktörlerden biri acana ve orijen;
www.fda.gov

Türkiye fiyatlarini bilmesem de purina, royal canin, hills iyidir.
0
logisticsmanager
(18.10.21)
Purina önermişsiniz ama katılmıyorum çoğunlukla. Purina bildiğim kadarıyla sabıkalı bir firma. Purina one ve purine friskies kötü mamalar, özellikle taurin bakımından baya zayıflar.

Brit care kullandık memnun da kaldık ama onda da fazlaca patates var sanırım.
0
🌸buffy de vampir sayılır
(18.10.21)
@buffy; purina neye göre sabıkalı? Recall yapmasini soyluyorsaniz recall yapan firma hiç recall yapmayan firmadan daha iyidir çünkü bir sorun olduğunda aksiyon aldiklarini görüyoruz. Ki purina one kullanmiyorum, purina proplan kullanıyorum ve piyasadaki en iyi mamalardan.
Dcm olayindaki websitesine bakarsaniz purina önerilen firmalardan ve recall da aciklamislar;
dcmdogfood.com
0
logisticsmanager
(19.10.21)
(8)

Otostopçu'nun Galaksi Rehberi/ Film mi Kitap mı?

dreamnesiac
Soru başlığa sığmadı:) Filmi izlemeyi düşünüyorum kitabı okumaya vaktim olmadığı için. Kitabı okumadan filmi seyredersem çok şey kaybeder miyim? İyi bir uyarlama mı film, ortalama mı?Teşekkürler
Soru başlığa sığmadı:) Filmi izlemeyi düşünüyorum kitabı okumaya vaktim olmadığı için.
Kitabı okumadan filmi seyredersem çok şey kaybeder miyim? İyi bir uyarlama mı film, ortalama mı?

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(17.10.21)
Yani filmi güzel ama kitap acayip güzel. Benim okuduğum en komik kitaplardan biri.
Bence kitabi okumazsaniz çok şey kaybedersiniz.
0
logisticsmanager
(17.10.21)
Berbat uyarlama bence.
Kitap çok güzel sarar ve zamanını yaratır
0
kisa
(17.10.21)
Film rezil, kitap mükemmel.

Zaten aslında mevzu senaryo da olmadığı için bence direkt kitabı oku.
0
plutongezegendegilmi
(17.10.21)
Kitabı okuyun, filmi bir gün başka hiçbir şey bulamazsanız izlersiniz.
0
kobuzchu kiz
(17.10.21)
Filmi çok kötü ya. Kitabını okudum, okurken eğlendim. Filmi öyle değil kalitesiz bir çerezlik film.

Kaldı ki artık çok geç okumak/izlemek için. Yine keyif alınır ama maalesef bu işler böyle. Belli bir dönemden sonra her şeyin tarihi geçiyor.
0
bana kedicik derdi
(17.10.21)
Kitabı okuyun filmi izlemeyin.
0
solo
(17.10.21)
filmini izlemeden diyorum, kitap.
0
the coolest dude
(17.10.21)
filmi izleme demiyorum hobi olarak yine izle ama kitap bence de yazilmis en eglenceli seylerden biri. sadece filmi izlersen kitabi okumak istemeyebilirsin bu muymus diyerek, kesinlikle o degil.
0
in vino veritas
(17.10.21)
(7)

İtalya'ya göç etmek

pccopath
selamlar ahali,yaşı kemale ermek üzere olan evli bir çift, tek çocuklarını da alarak italya'da roma'ya yakın (150 km) bir yere taşınıp hayat sürdürmeye çalışsa nasıl olur?veriler;-10 yıllık meslek geçmişi (tarım konusunda)-birikmiş 10.000 euro-derdini anlatacak kadar ingilizce ama sıfır italyanca-or
selamlar ahali,

yaşı kemale ermek üzere olan evli bir çift, tek çocuklarını da alarak italya'da roma'ya yakın (150 km) bir yere taşınıp hayat sürdürmeye çalışsa nasıl olur?

veriler;
-10 yıllık meslek geçmişi (tarım konusunda)
-birikmiş 10.000 euro
-derdini anlatacak kadar ingilizce ama sıfır italyanca
-orada kimse yok, yer-yön-tanıdık-iş felan yok, öyle bodoslama gidilecek.
plan: 1 euro'ya satılığa çıkan evlerden birini satın alıp hayata orada devam etmek.

italya'da yaşayan arkadaşlar ekstra bilgi verirse çok makbule geçer.
0
pccopath
(13.10.21)
avrupa birligi vatandasliginiz var mi? en onemli kismini yazmamissiniz.
0
hot potato
(13.10.21)
bunun yaşı 30 civarı, çocuksuz, daha az tecrübeli, sıfır birikmişli halini evli çift olarak( hatta evlenerek) biz yaptık ama ben burda sizin bahsettiğiniz koşullarda gelen bir çocuklu tanıdığım aile üzerinden cevap vereceğim. bu arada yer italya değil.

-çocuk kaç yaşında? uyum sağlayabilecek mi? çocuk mutsuz olursa siz de olursunuz. Yaşı küçükse koşa koşa gidin ama eğer 7,8'den fazlaysa uyum sorunu yaşayabilir. ve özel okul mu devlet okuluna mı vereceksiniz, kayıt şartları neler, kayıt süresi ne zaman vs hepsini çok detaylı gitmeden araştırmanızı tavsiye ederim. muhtemelen evi de çocuğun okuluna göre ayarlamanız gerekecektir.
-bu işler bodoslama oluyor zaten korkmayın ama zor bir süreç olduğu aşikar. psikolojik olarak yıpratıcı yanları var ama hallediliyor nitekim biz türkler strese alışkınız.
-bir de ne iş yapacağınızı belirtmemişsiniz ya da ben anlayamadım ev satın almak konusunu? çiftlerden birinin garanti bir işi olacağını varsayıyorum. diğeri için iş arama, adaptasyon çok daha zorlu oluyor. Biz de ben iş arayan taraf olduğumdan çok daha zorlu bir sürecin içindeyim. bunları önceden göze almak , düşünmek gerekiyor.

ancak özellikle çocuk yaş olarak çok büyük değilse veya adaptasyon açısından sorun yaşamayacağını düşünüyorsanız ve işiniz tamamsa kesinlikle yapın.
0
tuborg yesili
(13.10.21)
1 euro'ya satılan evleri minimum 200bin euro gibi bir masrafla yenilemek zorunda olduğunuzu biliyorsunuz değil mi?
0
anthemis nobilis
(13.10.21)
1 euroya satılan evleri yenilemek zorundasiniz ve 10 bin euro yeterli değil.
Bir de onların çoğu sadece italyan/sonra da ab vatandaşlarına acildi. Çünkü çok talep geldi 3. Dünya ülkelerinden.
0
logisticsmanager
(13.10.21)
Bu planda elinizdekinden de olursunuz gibi.

www.bbc.com

1 Euro'ya satılan evler kasabalarda yer alıyor ve o paraya satılma sebebi iş imkânı olmaması nedeniyle kasabanın boşalması. Yani siz büyük ihtimalle iş imkânı olmayan bir yere gideceksiniz. Türkiye'deki gibi adım başı market, eczane olmamasını saymıyorum bile. Şehirden köye göç olur bu.
0
dissendium
(13.10.21)
bu şartlar altındayken niye italyayı seçiyorsunuz ki ben ona anlam veremedim.
0
rose parks
(13.10.21)
10 yıllık çalışan iki kişinin birikimi nasıl 10 bin eur olabilir, çok az.hatta çok çok az.
Çocuk büyük problem olmayacaksa gidin. İtalyanca kolay dil, kültür güzel. Ancak işsizlik yüksek.
Eğer çiftlerden biri işini garantilerse direkt gidin, düşünmeyin.
1 eur ev olayı yalan, yukarıda açıklamışlar.
0
rewlack
(13.10.21)
(6)

Araç tavsiyesi 250-300bin arası

Zeth
Toyota proace city 2021 model en dolusu liste fiyatı 284 bin.Bunu mu alalım yoksa hacı o paraya o alınır mı, bence ikinci el şuna bak mı dersiniz?Otomobil tavsiyeleri c+ veya d sınıfı olursa ve 5-6 yaşından büyük olmazsa çok makbule geçer. 2021 Doblo trekking mi alsam 200 küsüre. Kafam çok karışık d
Toyota proace city 2021 model en dolusu liste fiyatı 284 bin.

Bunu mu alalım yoksa hacı o paraya o alınır mı, bence ikinci el şuna bak mı dersiniz?

Otomobil tavsiyeleri c+ veya d sınıfı olursa ve 5-6 yaşından büyük olmazsa çok makbule geçer.

2021 Doblo trekking mi alsam 200 küsüre. Kafam çok karışık dostlar. Yardımcı olun Odin aşkına.
0
Zeth
(13.10.21)
Proace; eğer citroen berlingo, opel combo, Peugeot rifter, toyota proace arasinda hangisi daha ucuzsa onu alin. Hepsi ayni araba.

Ben seviyorum bu araclari ama en çok berlingo, sonra rifter.
0
logisticsmanager
(13.10.21)
Ben de berlingocuyum. Bir de rifter'ın bakır rengi çok yakışıklı ama nereden bulacaksın.

Sorun şu ki berlingonun paket sınıflandırma sistemi biraz saçma. Bir de toyota'nın 220v priz, hud ekran zımbırtıları var. otomatik kendi kendine park falan özellikleri açık. grubun diğer araçlarında açık değil. daha doğrusu en son baktığımda yoktu.

Yine diğer araçlardan farklı olarak 5 yıl garantili.
0
🌸Zeth
(13.10.21)
Ben de Rifter almanın ucundan geçen biri olarak Proace neden olmasın diyorum.

Cip değiller ama yüksekler ve bagaj hacimleri çok çok tatminkar. Yeni nesil motor ve şanzumanlarıyla yakıt tüketimleri ve performansları iyi. Öyle doblolu enişte hissiyatı vermiyorlar yani bence alabilirsin.
0
chicha_v2
(13.10.21)
Nisan ayında benzer bir seçim yaptık. Üstüne 100 koyup Eski corolla yı mı yenilesek yoksa 200 koyup suv(3008 veya nispete daha dolu c5 aircross) mu alsak ikilemindeydik.
Yurt dışı fiyatlarına baktık, vereceğimiz vergilere baktık bir de biraz hor kullanıyoruz onu da işin içine kattık, elimiz gitmedi suvlara.
O sırada da bayide rifterı gördük beğendik, araştırdık aldık.
Proace daha yeni çıkmıştı ve full paket fiyatı 280 di, rifter gt + ek donanım 245 ti o yüzden tercih etmedik.
Proace in rifter a göre tek dezavantajı tipi bence onun dışında garanti, servis ve donanım olarak daha üstün.
0
sedolima
(13.10.21)
Proace alma diyen yok yani. Pekala hazır sizi bulmuşken,bu arka sıra koltukların dikliği rahatsız edici diyorlar, değil diyorlar. Konsensuz oluşmadı sanırım. Sizin fikriniz nedir ?
0
🌸Zeth
(13.10.21)
Arkadaki metal seperatörü çıkarttık hemen teslimde, o şekilde 2cm kadar daha geri geliyor koltuklar.
Bu pozisyonda kimseye anormal dik gelmedi 1000 km’lik yolculuklar yaptık, şehir içi baya kullanıldı.
C ve D segmenti kadar rahat değil belki ama arka koltukların ayrı oluşu, genel araba genişliği, camların açılıyor oluşu, cam tavan bence bu eksikliği telafi ediyor.
0
sedolima
(13.10.21)
(2)

spotify premium'dan free versiyona geçince listelere bir zarar gelir mi?

istististist
bir sıkıntı olur mu?listeleri harici bir uygulama kullanmadan yedeklemenin bir yolu var mı?
bir sıkıntı olur mu?

listeleri harici bir uygulama kullanmadan yedeklemenin bir yolu var mı?
0
istististist
(13.10.21)
Premium free gectim. Sonra tekrar premium geçtim. Sıkıntı yoktu.
0
logisticsmanager
(13.10.21)
Geçmiyor. Askere giderken 6 aylığına free ye geçirip dönünce kaldığım yerden devam ettim.
0
materyalist imam
(13.10.21)
(4)

Sabun fiyatı farkı

basubadelmevt
Bir markada 4 LT sıvı sabun fiyatı 20 TL. Diğerinde 250 ML sıvı sabun fiyatı 80 TL. Bu durumu neyle açıklayabiliriz? Sektörden birileri varsa aydınlatabilir mi? Pahalı olanda şu gibi özellikler vardır vs gibi bir durum söz konusu mu? Serbest piyasayla açıklanır mı sadece? Kalite farkı vardır muhak
Bir markada 4 LT sıvı sabun fiyatı 20 TL.

Diğerinde 250 ML sıvı sabun fiyatı 80 TL.

Bu durumu neyle açıklayabiliriz? Sektörden birileri varsa aydınlatabilir mi? Pahalı olanda şu gibi özellikler vardır vs gibi bir durum söz konusu mu? Serbest piyasayla açıklanır mı sadece? Kalite farkı vardır muhakkak, onu inkar etmiyorum.


Edit: Marka vermedim şimdilik, internetten bulunabilir.
0
basubadelmevt
(13.10.21)
Olabilir. Misal pahalı olan hassas ciltler içindir. Organiktir, hayvanlar üzerinde test edilmemistir, hammaddeleri kaliteli ülkelerden çalışanların düzgün şartlarda çalıştığı yerlerden geliyordur.
Bir de marka fiyati tabi. Bu arada 2lt sabun zaten genel halkın yüzde 90i tarafindan alinmaz. Onu alan anca endüstriyel isletme vs icin alir. Haliyle üretim maliyeti daha azdir, lojistik maliyeti azdır. Ambalaj maliyeti azdır (normal tüketici olmadığı için), reklam maliyeti azdır vs vs.

Serbest piyasa tabiki var. Bugün 5 100 liraya da parfum var 200 bin liraya da.
0
logisticsmanager
(13.10.21)
@logisticsmanager'ın dediklerine ek olarak marka değeri kavramını araştırabilirsiniz. konu çoğu zaman bu marka değeri (brand value) dediğimiz yere geliyor çünkü.

pazarlama faaliyetleri, tüketicinin algısı, pazardaki performans ve yatırımcı değeri gibi başlıklar bir araya geliyor, markanın değerini belirliyor. buna göre de fiyattan ürünün satıldığı pazara birçok durum değişiklik gösterebiliyor doğal olarak.
0
nimberjack
(13.10.21)
Sabun yapımı çok kolaydır. Laboratuvarda biz de yaptık. logisticsmanager'in dedikleri doğru ama en büyük kalem ambalaj ve reklam bence. Ben 2 litrelik alıp sabunluğu sürekli dolduruyorum.
0
prole
(13.10.21)
bazısı daha yoğun oluyor bazısı su gibi. fiyatı bu da etkiliyor olabilir.
0
xrated
(13.10.21)
(5)

Oyun oynamalık ama 80 kilo olmayan laptop önerisi

nundu
2015'te aldığım emektarı emekli edip şöyle beni 4-5 sene idare edecek bi laptop almak istiyorum. Oyun oynayan biriyim ama grafik takıntım yok gibi bi şey, ortalama ayarlarda oynasam yeterli, öyle full+full ayarlar olsun gibi takıntılarım yok, akıcı olsun, çamur grafik olmasın yeter.Bi de günlük işle
2015'te aldığım emektarı emekli edip şöyle beni 4-5 sene idare edecek bi laptop almak istiyorum. Oyun oynayan biriyim ama grafik takıntım yok gibi bi şey, ortalama ayarlarda oynasam yeterli, öyle full+full ayarlar olsun gibi takıntılarım yok, akıcı olsun, çamur grafik olmasın yeter.

Bi de günlük işler ve makale okuma, sunum hazırlama vs gibi amaçlarla kullanacağım işte. Her gün laba götürüp getircem yani. Öyle kuş gibi olsun ufak olsun derdim yok aksine büyük olsun da yani askeri teçhizat taşıyan komando gibi de ezilmeyeyim altında, insani bi ağırlığı olsun.

bütçem 15 bin civarı diyebilirim, beelki 17 bine çıkabilirim ama dahası olmaz herhalde. Link atıp bunu al iyidir diyebileceğiniz modeller var mıdır?

Bi de kasımda mı alayım bunu, dolar artıyor ama 11 kasım olsun black friday olsun daha mı uygun olur?
0
nundu
(12.10.21)
www.monsternotebook.com.tr

1.7 kg ve çok güçlü
0
jelly bear
(12.10.21)
@jelly bear'ın paylaştığı bilgisayar kağıt üstünde iyi ama monster'ın bu modelleri felaket ısınıyor ve çok yüksek fan sesi yapıyor. yakın çevremde kullanan 3-4 kişi var oradan biliyorum. kasasının malzeme kalitesi de bayağı kötü. alüminyum plastik alaşımı gibi bir şey. elinizle biraz zorlasanız kasa bükülür gibi. hoparlörü de hiç iyi değil.

Onun yerine msi'ın gf thin serilerini öneririm. 1.8 kg bu laptop:
www.hepsiburada.com

bir de unutmadan ne kadar hafif bir bilgisayar alırsanız alın iyi bir ekran kartı olduğu sürece adaptörü ortalamanın üzerindew büyük ve ağır olacaktır.
0
kutukcu
(13.10.21)
Monster iyi hoş da bataryası çok az gidiyor bildireyim
0
olaylar olaylar
(13.10.21)
Vallaha ben hep şu iki ürünü öneriyorum;
Lenovo legion
Hp omen

Asus'un da bazı modelleri iyi deniliyor ama bilemiyorum.
Sunu net anladım ki hangi hardware olduğu kadar laptop dizayni, max sicaklik, fan gibi seyler de önemli. Buna baka baka, inceleme izleye izleye ben omen ve legion arasindaydim, o dönem Legion stoğu yoktu omen aldım.
Omen baktim simdi; 16-17bine var ryzen 7 5800h, rtx 3070. Örnek model:

www.cimri.com

Eşim bunla photoshop da yapiyor oyun da oynuyor, ben de zaman bulursam oynuyorum. Max fan sesi uçak motoru gibi ama max fana zaten ulaşmıyor. Inceleme;
youtu.be
0
logisticsmanager
(13.10.21)
o paraya turkiye'den cihaz alirsan yazik edersin
black friday geldiginde amazon.com'da msi laptoplar fena indirime giriyor
0
nibba
(13.10.21)
(10)

dağ tepe gezecek araç lazım

cosmicgadin
bu offroad araçlardan hiç anlamıyorum. düşük bütçeli, yakıtı makul hangi modeller mantıklı?
bu offroad araçlardan hiç anlamıyorum. düşük bütçeli, yakıtı makul hangi modeller mantıklı?
0
cosmicgadin
(12.10.21)
Duster 4x4 ?
0
kisa
(12.10.21)
Lada Niva
0
ananiyimioguz
(12.10.21)
ışid'in kullandığı toyota marka pikaplar baya sağlam ve meşhur :)

(bkz: toyota hilux)
0
do you remember me
(12.10.21)
Kötüden iyiye doğru
Reno Toros, Lada niva, askeriye çıkması falan eski land rover defender, 2000 model civarı Suzuki Vitara, Subaru Forester.
0
bana kedicik derdi
(12.10.21)
2000 model honda crv, yakıtı da gazla fena değil. Parçası hala kolay bulunuyor. Kamp vb aktiviteler için de bagaj yeterli hatta bagajda kamp bile yapılıyor o derece
0
bigcaptain
(12.10.21)
Duster 4x4
Suzuki vitara
0
logisticsmanager
(12.10.21)
bu konuda çok kafa yormuş ve araştırmış biri olarak; Türkiye'de Duster kadar hem bakımı yakıtı hem kendisi ucuz, hem ve arazide verim alabileceğiniz yetenekte araç yok maalesef. 1.5dci 4x4 alırsanız uzun süre masrafsız binersiniz satarken de kolay satarsınız.
0
sipsiyah
(12.10.21)
suzuki jimny.
0
cooperr
(12.10.21)
pikaplar bu anlamda gayet pratik. duster alacağıma pikap alırım.
0
co2s2
(12.10.21)
arazi aracının yakıtı makul olmaz, işletmesi de lastikleri vs çok ucuz olmayacaktır.

düşük bütçeli dersen eski bir suzuki jimny seni her yere götürür.
0
orpheus
(12.10.21)
(5)

kara kule serisi nasildir?

fakyoras
selam,fantastik bir seriye baslamak istiyorum, kara kule serisi nasil sizce? baktim baya oveni var. bir tek ovenler yazmistir belki diyerek ortaliga sormak istedim. "onu degil bunu oku" diyeceginiz seylere de acigim. dune'un filmi cikacak mesela, o guzel mi?su ana kadar okuduklarim:harry pottera son
selam,

fantastik bir seriye baslamak istiyorum, kara kule serisi nasil sizce? baktim baya oveni var. bir tek ovenler yazmistir belki diyerek ortaliga sormak istedim. "onu degil bunu oku" diyeceginiz seylere de acigim.

dune'un filmi cikacak mesela, o guzel mi?

su ana kadar okuduklarim:
harry potter
a song of ice and fire
wheel of time

yuzuklerin efendisi serisine baslamistim 5-6 sene once ama cok agir gelmisti kitap, surekli uyuyakaliyordum okurken :( onu eleyelim.
0
fakyoras
(11.10.21)
şimdi linç edilmeyeyim de ben stephen king kitaplarının neredeyse tamamını okumuş biri olarak kara kule serisini, 2. kitapta filan sıkılıp bırakmıştım. bana ağır geldi, bi sıkıldım, sevemedim. benim eksikliğim olabilir tabi, bana göre değildi.

tam tersine lotr benim için çok akıcı ve sürükleyici bir seridir. her bi kitabını en az 5 kez okumuşumdur hala arada açar okurum.

fantastik seriler hakkında bişey diyemem ama seri olarak sherlock holmes un tüm kitaplarının olduğu seri ya da tamamen alakasız ramses serisi güzeldir. ya da yine polisiye, suç vs seviyorsanız john verdon , grange kitapları iyidir.
0
hypathia
(11.10.21)
Çok güzel. Kesinlikle tavsiye ederim.
0
logisticsmanager
(11.10.21)
Çok severek okumuştum. Yazdığınız serilere benzemiyor tarz olarak, anlatımı başta farklı gelebilir ama birinci kitaptan sonra akıcı ilerliyor. Tavsiye ederim.
0
juliette
(11.10.21)
kara kule'yi severim. herhangi bir stephen king kitabının ağır geleceğini hiç sanmıyorum, özellikle birinci kitap baya akıcı ve akılda kalıcı. dune çok güzel olur ama öyle bir akıcılık pek beklemeyin, vakıf serisi de çok güzel.
0
engelbert humperdinck
(11.10.21)
hypathia +1

bana sıkıcı gelmişti. aslında hikayesi güzel fakat bir türlü kendimi hikayeye kaptıramadım. sonunu da getiremedim haliyle. anlayamadığım şekilde bir kopukluk var gibi geliyordu. bir türlü kafamda netleşmiyordu olaylar. zaman, mekan, karakterler hep havada kaldı bende.
0
draconas
(12.10.21)
(8)

Sizce de şampanya en güzel içki değil mi?

Unde bach canim
Şampanya dışında az da olsa susuzken bira içiliyor da, zevk için içilecek tek içki şampanya değil mi yahu?
Şampanya dışında az da olsa susuzken bira içiliyor da, zevk için içilecek tek içki şampanya değil mi yahu?
0
Unde bach canim
(11.10.21)
şampanyayı içki olarak görmüyorum ben, gazozun kalitelisi gibi düşünüyorum. tabi en sevdiğim içecek bu orası ayrı ama alkol almak için seçimim şampanya olmaz yani.
0
killerbee
(11.10.21)
Değil.
Şampanyayı noel ve doğum günleri dışında içmedim.
Birayı sıcak yaz günlerinde; spor sonrası, biraz vücut gücü gerektiren işler yaptıktan sonra falan içmekten büyük zevk alıyorum ama kışın soğuk havada bira ile alakam yok.
Votka bana gece kulübü hatırlatıyor sadece.
Cin severim.
En büyük zevkim viski. Yılbaşı dönemi 7-8 tane alıyorum farklı çeşit, 6 ay içiyorum.

Kısacası ben viski diyorum. Hatta şimdi yatmadan içeyim.
0
logisticsmanager
(11.10.21)
Viski+1; şampanya kutlama içkisi olarak kodlanmış bende de. Aperatif olarak bir kadeh falan...
0
salihdt
(11.10.21)
Değil. Türlü türlü kokteyller var likörler var. Şampanya gazozun resimlisi sadece.
0
bana kedicik derdi
(11.10.21)
Kaliteli bir şarabın yanında esamesi okunmaz. Ben de şampanyayı içki olarak görmekte zorlanıyorum. Güzel bir içecek ama içimden farklı klasmanda değerlendirmek geliyor.
0
burty
(11.10.21)
Kişisel zevkler, açıkçası derinlik/zenginlik düşünülürse şarap ile kıyaslamakta zorlanılabilir. Doğru cümle "şarap benim için en güzel içki" olabilir, buna kimse karışamaz :) selamlar...
0
atoma
(11.10.21)
bence şarap bu konumda.
0
sizofren06
(11.10.21)
hanımla akşam dizi izlerken bir şey içeceksek şampanya açıyoruz çoğunlukla. şarabın upgrade'i gibi düşünebiliriz.

aynı şeyi tek başıma yapacaksam, 1 ölçü votka ve 1 ölçü tekilaya 4 ölçü meyve suyu (ya da belki kola), bir bütün limonun suyu ve bol buz ekleyip içiyorum. yaz aylarında çok iyi serinletiyor.

aynı amaç için;

rakı çok zahmetli.
bira çok hamallık.
şarap, olabilir ama şampanya ondan da iyi.
0
co2s2
(11.10.21)
(3)

Kışlık Erkek Parfümü Tavsiyesi

jesterdvine
Kış için parfüm arıyorum. Daha önce hep Kouros kullandım ama şu anki fiyatını görünce bu soruyu sorasım geldi. En kötüsü tekrar alacağım.Tanımı aşağıda olan bu parfüm için alternatif ne olabilir? Rebul parfümleri var onlar da olur.tps://eksisozluk.com/entry/41835885
Kış için parfüm arıyorum. Daha önce hep Kouros kullandım ama şu anki fiyatını görünce bu soruyu sorasım geldi. En kötüsü tekrar alacağım.

Tanımı aşağıda olan bu parfüm için alternatif ne olabilir? Rebul parfümleri var onlar da olur.

tps://eksisozluk.com/entry/41835885
0
jesterdvine
(10.10.21)
Ted Lapidus pour homme olabilir.

Illa kouros olmak zorunda mi? Çünkü zor parfüm ve daha ucuza benzeri yok.
0
logisticsmanager
(10.10.21)
D&g the one
0
melancholia
(10.10.21)
Orjinal ya da doldurma fark etmez hugo boss bottled intense öneririm. Tam kış parfümü ama ne şekerli ne de fazla odunsu. Elma ile tarçının karışımı kokusu var ve ağır değil kesinlikle
0
bigcaptain
(11.10.21)
(3)

Fransa’dan 5-10 Euro’luk Hediye

6 yasimdan beri metal dinliyorum
Selam,Fransa’dan 5-10 Euro’luk bi’ hediye isteyeceğim. Ne isteyeyim sizce?
Selam,

Fransa’dan 5-10 Euro’luk bi’ hediye isteyeceğim. Ne isteyeyim sizce?
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(10.10.21)
çikolata?
likörlü çikolata
eyfelli anahtarlık
magnet
0
rewlack
(10.10.21)
Alkol aliyorsaniz ve ucuz beyaz saraplari icilebilir yapmak için;
Crème de cassis (6-8 Euro arası)

Elixir végétale de grande Chartreuse- yüksek alkol oranına sahip, Fransa'da 1737'den bari manastır monklari tarafından yapılan bir içki. Bu versiyonunu birseyler bir karıştırıp hasta olunca falan iciyor insanlar. Içinde alplerden gelen birçok bitki var. (Bu biraz daha pahalı ama çok cins bir ürün :/

Montelimar Nougatsı olabilir.

Domuz eti ile sorun yoksa saucisson olabilir. Ya da saucisson sec au jambon.

Vichy şeker olabilir.
0
logisticsmanager
(10.10.21)
Ucuz şampanyalardan.
0
Unde bach canim
(11.10.21)
(2)

İngilizce Konuşurken Kelimleri Hatırlayamıyorum.

kaiserr76
Merhaba,İngilizce konuşurken anlamını bildiğim kelimeleri hatırlamakta zorlanıyorum. Kitap okurken kelime bilgisi konusunda sorun yaşamıyorum fakat konuşurken hatırlayamıyorum. Kelime bilgisi test yapan bazı sitelerden aldığım sonuç 3500-4750 arasında değişiyor.Bu durumu nasıl çözerim, konuşma prati
Merhaba,

İngilizce konuşurken anlamını bildiğim kelimeleri hatırlamakta zorlanıyorum.
Kitap okurken kelime bilgisi konusunda sorun yaşamıyorum fakat konuşurken hatırlayamıyorum.

Kelime bilgisi test yapan bazı sitelerden aldığım sonuç 3500-4750 arasında değişiyor.

Bu durumu nasıl çözerim, konuşma pratiği yaptıkça düzelecek midir ? ya da yapabileceğim başka bir çalışma var mı ? Yaş 35.
0
kaiserr76
(10.10.21)
Pratik yaptıkça düzelir.

Cambly'de en başlarda oluyordu sürekli. Bunu İngilizce'de hangi kelimeydi ya dediğim sıklıkla. Sonradan başka başka kelimeler çat diye aklıma gelmeye başladı.
0
put it in your appropriate place
(10.10.21)
Konuşma Pratiği.
Kelimeyi duydukça, kullandıkça unutmuyor insan.
0
logisticsmanager
(10.10.21)
(5)

Hangi Tava Sağlıklı Acaba?

Mehmet Ersoz
Tefal titanium iyi diyorlar ama daha önce hiç kullanmadım. Sağlığa zararsız tava öneriniz var mı acaba?
Tefal titanium iyi diyorlar ama daha önce hiç kullanmadım.

Sağlığa zararsız tava öneriniz var mı acaba?
0
Mehmet Ersoz
(10.10.21)
Döküm tava kullanmayı öğrendikten sonra teflon tavaları tamamen bıraktım.
0
chavezding
(10.10.21)
"kaplamasiz" dokum veya celik disindakilerin hepsinde saglik problemi var.
0
fakyoras
(10.10.21)
Birşey olmaz, kullanın. Tefal titanium oldukça güzel bir ürün. Sadece çok yüksek sıcaklık (300 derece) ya da çizilmiş ürün kullanmayın. Ama zaten çizilmesini diye o titanium kaplama var.

Pfoa ürünlerde kanser ilişkisi olabilir deniliyor ama yeni teflonlar pfoa free ve bu yeni ürünlerle alakali ortada bir kanit yok.
Eger bir adet yumurta pişirmek için döküm tava ile uğraşacak zamaniniz varsa döküm alın tabi.
Ya da yağsız birşey pisirememek ile derdiniz yoksa çelik alın.
0
logisticsmanager
(10.10.21)
Titanyum,granit,seramik falan hikaye hepsi teflon kaplama.
Sadece boyanin rengini degistiriyorlar.

Teflona guveniyorsan devam, guvenmiyorsan o isimlere inanmma.
0
divit
(10.10.21)
Çelik ve döküm demir en sağlıklı tavalardır. Teflon kaliteliyse riski az olduğundan (mesela tefa ise) ben kullanırdım. Neden teflon: çünkü temizliği kolay. Döküm tavanın temizliği ile uğraşacak vaktim yok mesela. Paslanmaz celik tavaların da temizliği kolay değil ama döküm kadar hassas değiller. Yağ iyi kızdıktan sonra pek yapışmaz. Döküm tava dert. Islak bırakma derler, deterjan, kimyasal kullanma derler, onu yapma, bunu etme... Tava mı ceza mı belli değil. Neyse, profesyonel aşçılar paslanmaz çelik kullanır. Benim tercihim paslanmaz çelik ve kaliteli teflon olurdu.
0
prole
(10.10.21)
(4)

Yurtdışında türkiye VPN i

megacracker
Maçları izlemek için aldığım birkaç online hesap yurtdışında iken sadece trden izlenebilmektedir, uyarısı veriyor. O kadar para vermeme rağmen izleyemiyorum dolayısıyla TR'de gözükmem için VPN önerisi alabilir miyim?
Maçları izlemek için aldığım birkaç online hesap yurtdışında iken sadece trden izlenebilmektedir, uyarısı veriyor. O kadar para vermeme rağmen izleyemiyorum dolayısıyla TR'de gözükmem için VPN önerisi alabilir miyim?
0
megacracker
(10.10.21)
nord vpn'de turkiye vardi. ucret odemek gerekli tabi
0
fakyoras
(10.10.21)
Windscribe ücretsiz var Türkiye.
0
logisticsmanager
(10.10.21)
Torguard kullanîmiyorum. Turk vpn’i var ve iyi calisiyor. Parali
0
mirafiori
(10.10.21)
pure vpn'de Türkiye de var. Paralı. Firefox ve chrome eklentisi mevcut.
0
schopenhauerin kedisi
(26.10.21)
(10)

Bir alıntı

hlot
Bence cok guzel yazmis. Sizin ne dusundugunuzu merak ettim.
Bence cok guzel yazmis. Sizin ne dusundugunuzu merak ettim.
0
hlot
(09.10.21)
Ben çok yüzeysel buldum.
0
dissendium
(10.10.21)
insanlar başkaları onu konuşsun diye ölümsüz olmak istemiyor ki, bizzat yaşamak için istiyor. yoksa benim bıraktığım kültürel mirası öldükten sonra niye önemseyeyim.
0
Bruce
(10.10.21)
@bruce: bence oyle demiyor zaten. "gercek manada ölümsüzlük mumkun degil ama bu sekilde de insanligi sonsuza kadar etkileyebilirsin" diyor bence.

Bu arada kitap: bir devrimcinin anilari, kropotkin.
0
🌸hlot
(10.10.21)
"insanlar ölümsüzlük peşindeler" demiş, peşinde oldukları ölümsüzlük bu tarz bir ölümsüzlük değil demek istiyorum ben de. ekmek bulamazlarsa pasta yesinler gibi olmuş bana göre.
0
Bruce
(10.10.21)
İnsan iyi diye kim sonsuza kadar hatırlar ki.
0
baal
(10.10.21)
Valla iste baglami devre disi birakinca ve cevirmen yazilani birazcik degistirince boyle bir olay ortaya cikiyor. Sadece bu haliyle cok sacma bir soz gibi gozukuyor bence de.

Kitapta ise bu sozlerden once annesinden ve onun iyi biri olmasinin olumunden sonra bile nasil olumlu etki gosterdiginden bahsediyordu. Sonra da 'insanlar olumden sonra yasamak isterler' diye giriyor ve o sekilde bagliyordu. Yani olumsuzluk demiyor, daha cok olumden sonra yasamak kismiyla dinlere gonderme yapiyor bence cunku olumden sonra yasam dinlerin vaad ettigi bisey. Insanlarin sirf bu ugurda dinlere sarilmasi ve bu dunyayi es gecmelerine bisekilde vurgu var yani.
0
j r r tolkien hayrani
(10.10.21)
@baal: hatirlar demiyor ki :/
0
🌸hlot
(10.10.21)
"iyi insanların hatıralarının sonsuza kadar hatırlanması" ben pek katılamadım bu düşünceye.
0
high hopes of the sozluk
(10.10.21)
İnsanlar olarak insanlığı çok abartırken sonsuzluğu çok küçümsüyoruz. Bir sürü canlı türünün nesli tükendi, bizimkisi de öyle ya da böyle tükenecek. Şimdi baktım, evren 13 milyar yaşındaymış, homo erectus 2 milyon, homo sapiens ise 300.000 yıl önce ortaya çıkmış. Uzun vadede herkes, her fikir, her anı, her şey yok olacak. Kısa vadede bile hiçbir şeyin garantisi yok; bin yıl, iki bin yıl öncesine dair bilgilerimizin önemli bir kısmı varsayım. Bir arkeolojik kazı bildiğimizi sandığımız tarihimizi değiştirebilir.
0
salihdt
(10.10.21)
Iyi insanlar hatirlanira katılmıyorum. Bir jenerasyon evet, iki jenerasyon tamam ama 3ten itibaren hayır.
Misal dedem çok iyi insandi. Babam ve ben hatirliyoruz. Ben de kendi cocuguma söylerim ama onun için sadece bir fotoğraf ve birkaç iyi sözden ibaret biri olacak. Ama o kendi çocuğuna anlatmaz bile hâliyle unutulup gidecek.
Ölümsüzlük ile karsilastirilamaz birşey bu.
0
logisticsmanager
(10.10.21)
(5)

C3 Aircross mu, Kona mı yoksa Arona mı?

northern eagle
otomatik vites küçük bir suv benzeri araç almayı planlıyoruz 265 binin altına ve bu fiyata bir tek bu araçlar kalmış gibi gözüküyor.Citroen C3 Aircross Feel Bold 1.2 PureTech 130 HP-EAT6Hyundai Kona style 1.0 T-GDI 7 İleri DCT Seat Arona Style 1.0 EcoTSI 110 HP DSGSizce bu modeller içinden hangisini
otomatik vites küçük bir suv benzeri araç almayı planlıyoruz 265 binin altına ve bu fiyata bir tek bu araçlar kalmış gibi gözüküyor.
Citroen C3 Aircross Feel Bold 1.2 PureTech 130 HP-EAT6
Hyundai Kona style 1.0 T-GDI 7 İleri DCT
Seat Arona Style 1.0 EcoTSI 110 HP DSG
Sizce bu modeller içinden hangisini tercih etmeli?
Bunlara ek olarak ayrıca Toyota Corolla HB hakkında görüşü olan varsa ve paylaşırsa sevinirim.
0
northern eagle
(09.10.21)
Arona tutulamayan bir arac, zaman içinde değer kaybedip sizi biraz zarara ugratabilir. Diger ikisi hakkinda bilgim yok ama kona iyi bir tercih olabilir bunlaron icinden, onu bir ayrıntılı arastirin incelemelerini falan izleyip.

Toyotaya gelince hibrit modeller haric olmak uzere, toyota kolay kolay uzmez ve zarara ugratmaz. Toyoto eger hosunuza da gidiyorsa daima saglam bir yatirimdir, hem kullanirkwn hem de satarken sizi zarara ugratmaz. Her zaman da degerini korur. Toyota icin olumsuz pek bir sey diyemem zira corolla da zaten kendini kanitlamis orta sinif aile aracı ve tutulan bir arac. Yarin bir gun model yukssltmek istedginizde satmaya karar verdiginizde yatiriminizdan bir sey kaybetmeden satacaginiz araclardandir toyotalar. HB sedan kadar tutulmuyor olsa da Toyota olması zaten avantaj. Kendim toyota kullanmiyirum ama ben zaten kasitli olarak mantik araci değil zevk araci bakarak arac almıştım. Bir sonraki aracım imkanlar dahilinde Toyota olmasi muhtemel.
0
stavro
(09.10.21)
Bunlara oranla her türlü corolla derim.
Küçük suv almayi yapılabilecek en mantıksız şey olarak görüyorum. Ne konforu konfor ne yakıt tüketimi ne bagaji.
Corolla eğer 1.8 hybrid modelse çok iyi bir araç.
0
logisticsmanager
(09.10.21)
Biz de B SUV'lara bakıp bakıp en son Scala aldık. C sınıfı, konforlu, bagaj ve iç hacmi geniş olduğu için tercih ettik.

C3 aircross oldukça dolu bir araba ama malzeme yönünden çok kısmışlar.
0
gmzo
(09.10.21)
5 ay önce dizel c3 aircross shine aldım. Bagajı küçük diyenlere bakma 410 lt ve arka koltukları öne kaydırıp 520 lt ye kadar çıkabiliyor. Feel bold yerine ikinci el shine almanı tavsiye ederim, almışken dolusunu al. Galerilerin elinde hala sıfır 2020 modeller vardı en son.

Ben de almadan kona ve arona'ya baktım ama ikisi de donanım olarak citroen'in çok gerisinde.
0
robin one persie
(10.10.21)
Corolla hybrid almandan once 6 kez dusunun yalniz. Hybrid ozelinde söylüyorum.
0
stavro
(12.10.21)
(6)

Citroenler neden uygun fiyatli?

Pufpuf
Muadillerine gore uygun fiyatli goruyorum hep sahibindende.Dezavantajlari ya da onu uygun fiyatli yapan eksi ozellikleri neler bilgisi olan var midir?
Muadillerine gore uygun fiyatli goruyorum hep sahibindende.
Dezavantajlari ya da onu uygun fiyatli yapan eksi ozellikleri neler bilgisi olan var midir?
0
Pufpuf
(08.10.21)
düşük kalite
düşük marka algısı
0
co2s2
(08.10.21)
Market pozisyonu olabilir; citroen psa'nin markasi.
Peugeot- daha pahali
Citroen
Ds- lüks
Opel-bir tik daha pahalı

Yani üstü zorlayacak şeye ihtiyaci yok çünkü orada başka araç satıyor. Citroen/Peugeot sağda solda konuşulduğu kadar kötü arabalar değil. Nasıl vw konuşulduğu kadar iyi değilse. Marka algısı.
0
logisticsmanager
(08.10.21)
Yeni kasaların opel, pegeuot birbirinden farkı yok. Eski kasalarda biraz sorunlu araçlar çıkardıkları için sevilmiyorlardı. Ne bileyim göbeği dönmeyen direksiyon tasarımı, göğüsteki ibre vs. Aynı zamanda lpg uyumsuzluğu. ama yeni modeller bütün psa'da aynı hemen hemen. Aynı platformun araçları. Birbirinden farkları sadece tasarım.
0
jackyr
(08.10.21)
fransız araçlarda sebep ne bilmiyorum ama elektronik sorunları patlıyor belli yaştan sonra. bide parçası ustası ne derken uğraştırıyor. kalite olarak almanlar gibi değil en azından bindiklerim öyle. ben sevmedim genel olarak.
0
Topalordek
(08.10.21)
Son nesil olanlar hakkinda bir sey diyemem ama son nesili bir kenara alirsak, citroen dusuk kalite ve sorunlu bir otomobil markasi oldugu için piyasasi da düşük.

Ayni segmentte ayni km ve kondusyonda muadil bir toyotayi veya hondayi iki katina kadar fiyatlara görürsun mesela. Cunku sorunsuz bas ağrıtmayan araclar. Citroenin de mevzusu bu iste, bas agritan araclar. Forumlarda orda burda sorduğunda "yeaa kardesim araca bakmazsan sorun çıkarır bakarsan bir sey olmaz" diyenler hep olacaktor ama bir citroen ile bir Toyota'nın asla bir olmadigi ve kiyaslanamayacsgi bir gercektir. Bu yuzden ayni segmentte bir toyotaya 2.elde 2 kati falan odersin.

Nasil bas agritir dersen, bir ariza isigi yakar mesela. Gidersin servise, bilgisayar baglar abi falanca sensör arızalanmis onuj değişmesi lazım derler, degistirirsin 100km sonra yine yakar. Gidersin bu sefer baska ariza gozukur. Sonra yine ayni. Bir turlu bulamazlar, ekrabda gözüken arıza neyse onu değisip gonderirler seni atıyorum. O sorun bir turlu cozulemez ve sen parasını neyini gecmissindir artik ve parası neyse peşinen vereyim su sorun cozulsun istersin hayattab bezmissindir git gel isinden gucunden ol falan. Bu gibi seyler yasadiktan sonra bir daha Citroen almazsin. Senin durumundaki bir suru kisi de citroene bakmaz ve piyasasi düşer boylelikle.
0
stavro
(08.10.21)
Yazılanları şaşırarak okudum. Citroen araç sahibiyim. Özellikle son yazılana çok şaşırdım.

Araç benim ilk, evin bilmem kaçıncı aracı. Biri 40 senelik, diğer iki kişi ben dahil 7-8 senelik 3 kişi kullanıyoruz. C3 model aracım.

Hiç öyle son cevaptaki gibi şeyler olmadı 1 yıldır şu anki aracım bende 10.000 kmyi aştık 2007 model aracım. Daha önce de bi Citroen C3 ümüz vardı evin 2011 model. O da sorun çıkarmamıştı. Yakıtı az parçası nispeten ucuz ama fransız diye beklentiye göre zaman zaman pahalı gelebilen bir araç. Şu 1 yılda bakımına 3.500 tl harcadık sadece. Ama triger lastik falan full değişti. Alt takım üst takım balatalar falan tamamı dahil.

PSA grubunu bilmem başka markasına bindim ama sürmedim dahil olmadım böyle ama şu an araç bakarken o yargımı yıkan ve PSA'dan Peugeot 3008 gibi modellere baktıran bir yargı yıkıcı fikri verdi bana.

Özetleyecek olursam; bence Citroen ile PSA o alt gelirdeki insanları hedef alan araçlar üretiyor bence. İlk aracım çok ödemeden araç sahibi olayım diye almıştım bende. Ama artık ayrı bir yere yazıyorum bir Mercedes sever olarak. Yakıtı bu kadar cimri ikinci bir araç görürsem onu da yazarım. Bu söylemimi şöyle de pekiştirebilirsiniz: Polisler makamlar şirketlerde en az bi Citroen C-Elyse (yanlış yazmış da olabilirim) veya Peugeot 301 araçları vardır. Bakımı ucuz nispeten kolay parçası bulunduğu içindir diye düşünüyorum. Sonuçta bir aracı aldıktan/kiraladıktan sonraki en önemli harcama işletme maliyetidir.

Citroen in fiyatı neden düşük derseniz kutu gibi ve çok standart araçlar yapması olsa gerek. Örneğin kaputu bir Audi A3 değil yada lastik alt takım, motor kulakçığı, motor ağır bakımı da yapsanız yolda,virajda bir Mercedes C200 performansı bekleyemezsiniz- çok ağır örnek oldu ama Galatasaray da Uefa ligi maçında Olimpique Marsilya ile oynayabiliyor. Özetle taleple falan ilgili olmaksızın -çünkü talep artık hep var, tamamen ilk yanıttaki gibi marka algısı.

Şöyle son bir örnek vererek sonlandırayım: VW de Dsg şanzıman çok nazlı ve o kadar üretildi ki. Yeni nesillerde biraz biraz sorunu çözselerde Passat aldığında biri DSG şanzıman bu diyip hava atamaz. Passat der devam eder. Herkes işine gelen yanı söylüyor. Citroen sahibi insanlar böyle karşılaştırmalara giremediğinden ve zaten pek de iddaalı araçları olmadığından söz etmezler. 3008 gibi araç kullananlarda zaten memnun olduğundan -genel geçer hiç kötü yorum okumadım değil- algı sizde de oluşmamış oluyor.
0
baldan kaymak
(09.10.21)
(2)

Petrolhead ne demek

avatar is back
Düz bir şekilde petrol’e düşkün, araba düşkünü gibi diyebilir miyiz
Düz bir şekilde petrol’e düşkün, araba düşkünü gibi diyebilir miyiz
0
avatar is back
(07.10.21)
Araba düşkünü.
0
logisticsmanager
(07.10.21)
Car enthusiast. Araba sevdalısı. Araba romantiği.
0
bana kedicik derdi
(08.10.21)
(3)

Bi köpek var

cosmicgadin
Bahçede bana ait olmayan Bi köpek var. Aşırı korkak ve hırlıyor,psikolojisi bozulmuş gibi. yemek vermek de işe yaramadı. Gün içerisinde beni hiç görmüyor. Kapımın önüne bağlayıp, her gün beni görmesini sağlayıp, ilgilenip düzelmesi için uğraşmak istiyorum ama beni parçalamadan nasıl bulunduğu yerden
Bahçede bana ait olmayan Bi köpek var. Aşırı korkak ve hırlıyor,psikolojisi bozulmuş gibi. yemek vermek de işe yaramadı. Gün içerisinde beni hiç görmüyor. Kapımın önüne bağlayıp, her gün beni görmesini sağlayıp, ilgilenip düzelmesi için uğraşmak istiyorum ama beni parçalamadan nasıl bulunduğu yerden alırım bilemedim. Fikri olan?
0
cosmicgadin
(06.10.21)
Anlamadim; köpek kime ait?
Bir kere köpek sizden korkuyorsa yapmamaniz gerekenler;
Göz temasi
Sevmek ya da kafa üstünden sevmek
Köpek size yaklasmadan köpege yaklasmak vs
Köpeğe egilmek

Köpeğe düzenli olarak yemek verirseniz klasik kosullanma ile sizi yemege esitleyip sizi görmekten mutlu olur ki sonrasinda size yaklasmasi, sevdirmesi kolay olur.

Bu arada hirlamasi nasil? Dis gösteriyor mu? Tüyleri/kuyrugu/kulaklari hangi durumda yapiyor? Bunların hepsine göre agresif olup olmadığı anlaşılabilir.

Egitmen vs degilim ama reaktif köpek sahibiyim. Tüylerinden kulaklarina, vücudunun durusuna ne zaman ne yapacagini anlıyorum artık.

Bu arada elden yemek vermek yerine İlk önce uzaktan yemek atabilirsiniz. Sonradan zamanla elden verme vs yapabilirsiniz.

Yapmamaniz gerekenler gözlere bakmak, sevmek, yukarıdan egilmek gibi şeyler.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
Köpek komşunun. Öyle bağlamışlar bahçenin Bi yerinde duruyor. Dokunmak falan mümkün değil zaten, diş gösteriyor, kuyruğunu hatırlamıyorum. Komşu yemek veriyor hep ama deli gibi olmuş köpek.
0
🌸cosmicgadin
(07.10.21)
Potansiyel sorunlar; bagli olduğu için ve büyük ihtimal sıfır eğitim olduğu için kaynak korumasi var (kendi alanini korur).
Üstüne sosyallesme olmadığı için yabancidan korkar.
Tahminen köpek zamaninda havliyorsa ve havladikca cezalandirildiysa havlama evresini geçip direkt diş gösterme/isirma evresine gitmiş olabilir. Havlayan köpek isirmazdaki olay aslında köpeğin seni uyardıği ve bu köpek havlamiyorsa malesef uyarma mekanizmasi pek kalmamistir.

Dediğim gibi yapilacak en mantıklı şey normalde yemediği seylerden (köfte/tavuk vs gibi lezzeti olan şeyler. Hatta lezzetli+kokulu en ideali) ona vermek. Sizi her gördüğünde verin. Biraz bakın 1 hafta sonra davranislarina. Zamanla elden verebilirsiniz ve köpek belki de sizz doğru gelebilir sevdirmek icin.

Malesef zor köpekler bunlar, sahipleri sebebiyle oluyor genelde.
0
logisticsmanager
(07.10.21)
(5)

T-roc parasının arabası mıdır?

avatar is back
240-250 civarına araç sinmedi arkadaşıma. Ben de laf arasında “yav bu t-roclar o civarda değil mi? Onu bi gidip görelim” deyince fiyatı söyledi de inanamadım. Ciddi ciddi b-suv bir araç 450bin lira nasıl oluyor ki? Hadi ucundan %80 ötvye girse tamam da baya uçuk fiyat. Yerden yüksek polo desek ayıp
240-250 civarına araç sinmedi arkadaşıma. Ben de laf arasında “yav bu t-roclar o civarda değil mi? Onu bi gidip görelim” deyince fiyatı söyledi de inanamadım. Ciddi ciddi b-suv bir araç 450bin lira nasıl oluyor ki? Hadi ucundan %80 ötvye girse tamam da baya uçuk fiyat. Yerden yüksek polo desek ayıp olmaz heralde.

O parayı edecek araba mıdır? Önyargılı olma gidn bakın denilir mi mesela?
0
avatar is back
(06.10.21)
Degil cok dandik bir araba her yerden bisey calmisla plastik kalitesi falan rezalet.
Sadece dis gorunusu guzel.

Hiz sabitleyici bile yoktu benim surdugumde.
0
divit
(06.10.21)
Bir b suv için çok pahalı bence. O parayı verene kadar yeni juke, puma, bayon, kona zilyon tane daha uygun seçenek var.

Ben c3 aircross aldım. T roc alacak kadar param olsa yine t roc almazdım. 200 bin de cebimde kalırdı.
0
robin one persie
(06.10.21)
Açıkçası bu küçük suvlarin hiçbiri parasinin arabasi değil.
Ne aerodinamikleri ne benzin tüketimleri ne bagaji hiçbir şeyi.

T-roc kesinlikle değil.
www.carwow.co.uk

Ona para verecegime corolla hybrid alırım, bagaji da diz mesafesi de içi de daha iyi.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
Kadjar bakın
0
mg3929
(06.10.21)
Yerden yüksek para tanımı doğru galiba zaten orada sorun yok.

Bu araçları tl ve yüksek vergiler bu fiyatlara getirdi, t-rocu çok araştırmadım ama gerçekte kar marjları da çok yüksek olmuyor genelde türkiye'de ben opel ve renault karşılaştırması yaptığımda vergisiz fiyatlar olarak, 260 bin liralık bir aracın vergisiz fiyatı 4-5 bin euro daha ucuz.

Bütçe meselesi tabi citroen ve peugeot da bakın derim.
0
atom karincanin torunu
(07.10.21)
(8)

Vize başvurularında uzun multiple almanın bir bug'ı var mı?

denizmaniaherif
Ben şimdi ocak 2022 için vize almayı düşünüyorum.. atıyorum buna bir de haziranda da uçuş ve booking eklesem ama gitmeyecek olsam yani rez. yapsam bunu düşünerek 6 ay verirler mi ? yoksa ben zaten 10 tane avrupa ülkesine girdim çıktım pasaportumda da hepsi gözüküyor. bu alışımda daha yüksek zaten ve
Ben şimdi ocak 2022 için vize almayı düşünüyorum.. atıyorum buna bir de haziranda da uçuş ve booking eklesem ama gitmeyecek olsam yani rez. yapsam bunu düşünerek 6 ay verirler mi ? yoksa ben zaten 10 tane avrupa ülkesine girdim çıktım pasaportumda da hepsi gözüküyor. bu alışımda daha yüksek zaten verirler diyip normal tatil süresi kadar mı bilgi versem ?

istiyorum ki 3 yıl çıksın. Neye göre veriyorlar bir bilsem :/ Bilen var mıdır uzun süreli vize alma yollarını ?

(kamu çalışanı-mühendis-üzerime de bişeyler var bankada da bişeyler var)
0
denizmaniaherif
(06.10.21)
bunun bir metodu yok maalesef
0
superb
(06.10.21)
Bir metodu yok. Turistik değil de şirketten ticari nedenli vize talep edersen uzun vize alman daha kolay oluyor.

Avrupanın neredeyse tamamına gitmişimdir. Yurtdışına çıkmadığım ay olmamasına ve son vizelerim 2'şer yıl olmasına rağmen, bir anda zorunluluktan aldığım vizemi sadece seyahat günü kadar verdiler.
0
yeninesiltupcu
(06.10.21)
Ben de bilmiyorum nasıl oluyor. Annemler her yil geliyor, her seferinde o süre için veriyorlar. Vallaha bir kere uzun verseler de rahat rahat gelseler diyorum ama yok :/
0
logisticsmanager
(06.10.21)
çok geçerli bir sebebin yoksa adım adım artar. önce seyahat süren kadar sonra bir-iki tane 3 aylık, bir iki tane 6ay-1 sene sonra 3 sene diye gider. genelde ilk seyehat harici hep 3 ay veriyorlar.
0
orpheus
(06.10.21)
Fransa’ya daha önce giriş çıkışın varsa, oradan başvur. Büyük ihtimal uzun alırsın.
0
fever
(06.10.21)
en son aldığım 2 yıllık multiple. ama tabi iş için alınmış ve aynı ülke için alınmış 5. vizem. 15 gün - 3 ay - 6 ay - 1 yıl -2 yıl şeklinde gitti. hepsi ticari vizelerin.
0
delidir yakalayin
(06.10.21)
ilk pasaportumla ispanyaya alıp oraya gitmeden polonyaya gitmiştim ( evet havalimanında 1 saat falan bekledi herkes benim yüzümden ama girdik )

Sonra İtalyadan aldım Romaya girip sonra Franca Nice gidip sonra Amsterdama gidip geri döndüm.

Sonra Sırbistan Arnavutluk Kosova Makedonya var. Bunların hepsi 2. pasaportuma işli durumda.

Antalyada yaşadığım için buradan İdata ile başvurmak istiyorum diğerleri hem pahalı hem online randevu vermiyorlar vs..

Şimdi de Almanya için idatadan başvuracağım. Neler yaptığımı ne kadar vereceklerini açıkladıklarında buraya da yazarım.

Sizce ne olur bu işin sonu :)
0
🌸denizmaniaherif
(07.10.21)
Valla benim duyduğum kadarı ile şuan pandemi sürecinde uzun vize verme durumları oldukça azaltılmış. O nedenle bol şanslar.
0
yeninesiltupcu
(07.10.21)
(6)

Prag'da yaşanlara: Maaşlar / Yaşam

kakoy
Selamlar,Belki çok basit olabilecek ancak internette çok farklı bilgilerin kafamı karıştırdığı bir takım sorular var. Prag'da veya Çekya'da yaşayan arkadaşlar yardım edebilirse çok mutlu olurum.1-) Prag'da bir uçak mühendisi (veya mühendis) ortalama ne kadar kazanır (senior)?2-) Prag'ta ev için ;htt
Selamlar,

Belki çok basit olabilecek ancak internette çok farklı bilgilerin kafamı karıştırdığı bir takım sorular var. Prag'da veya Çekya'da yaşayan arkadaşlar yardım edebilirse çok mutlu olurum.

1-) Prag'da bir uçak mühendisi (veya mühendis) ortalama ne kadar kazanır (senior)?

2-) Prag'ta ev için ;

www.sreality.cz
www.bezrealitky.cz

sitelerine bakıyorum. Burada yazan kiralar / evler gerçeği yansıtır mı? Bakabileceğim başka güvenilir site yazabilir misiniz?

3-) Yerel halk ingilizce veya rusça biliyor mu? (markete gidip bu dilleri konuşursam problem yaşar mıyım? çekçe must mı bi noktadan sonra?).

İlk 2 soru benim için çok önemli şu noktada. Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.

Selamlar,
kakoy
0
kakoy
(06.10.21)
Prag'a tatile gittiğimde Rusça bilen anca yaslilardi :/ 80lerde kalmis o Rusça olayi, gençler ve orta yaslilar bilmiyordu. İngilizce de bir nordik ülkeleri kadar değil gene. Bence kesinlikle Çekçe lazım olur bir noktada.
Bu arada reddit Czech republic ya da prague subredditlerine de sorabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
Teşekkürler, reddit üzerinden oldukça bilgi aldım ancak ilk sorumu çok karşılayacak bir cevap bulamadım.
0
🌸kakoy
(06.10.21)
@kakoy; redditte sordunuz ve bu soruya cevap mi olmadi yoksa önceden yazilanlari mi okudunuz? Ikincisiyse bence soruyu direkt sorun.

Bir diğer önerimse orada yaşayan Türkleri linkedin üzerinden bulup onlara sormaniz.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
İlk sorunuza tam vir cevabim yok malesef sektor farki ve freelance calistigim icin ama genellikle maaslarin dusuk oldugunu soyleyebilirim.

Baktiginiz siteler dogru. Sreality genelde emlakcilarin kullandigi bir sitedir bez ise sahibinden olur genelde. Prag’da evler eski ve pahalidir. Eger merkezde, expatlarin yasadigi yerlerde oturayim derseniz ortalama 1000 euro gibi bir fiyat cikar. Ev sahipleri genelde kurnaz ve cikarcidir bu konuda cok fazla sikayet var, o yuzden dikkat etmek gerekir. Expatlarin yogun oldugu bolgeler jiriho (jzp) ve vinohradydir. Merkeze yakindir ulasimi cok iyidir. jirihonun da cok kotu guvensiz yerleri vardir. Daha disari ciktikca kiralar azalir.

Cekce bir noktadan sonra gunluk yasamda ihtiyac oluyor ama ogrenirsiniz. Rusca biliyorsaniz daha kolay ogrenirsiniz.

Facebookta cekyadaki turkler grubu var, bakabilirsiniz.

Bunlarin disinda prag guzeldir ama ucuz degildir. Kışı sert gecer.
0
65 derece
(06.10.21)
@logisticsmanager teşekkürler. Çok mantıklı.

@65 derece çok teşekkürler
blog.foreigners.cz

Buradan anladığım ve sizin söylediğiniz vinohrad (prag-2?) ve jiriho (prag-3?) (eski tarihli ama çok önemli değil) yaşanılacak güzel yerler (bütçe uygunluğu bir kenara) peki asla hangi semtten uzak durmalıyım ev bakarken(numara bilgisi yeterli)?

Son olarak prag nehirden dolayı ikiye ayrılmış kabul ediliyor mu sağ sol (avrupa anadolu gibi) şeklinde? Evetse hangi taraf tercih edilmeli sizce? (Olurda daha ucuz evlere yönelirsem diye soruyorum) Çok teşekkürler şimdiden.
0
🌸kakoy
(06.10.21)
1) Junior maaşlar koruna bazında brüt 40-45K, haliyle çok daha fazlası olacaktır.
baktığınız kira siteleri de evet acı ama bir gerçek. Facebook üzerinden bakabilirsiniz, çok fazla aktif gruplar var ve emlakçı olmadan ev bulma ihtimali daha yüksek.

2)Çekçe 'den çok Rusça duyarsınız Prag sokaklarında, o kadar çoklar. ama gramer yapısı çok farklı olmadığı için buraya gelen bir Rus ortalama 6 ayda akıcı çekçe konuşabiliyor
Pragdan çıkarsanız Çekçe 'must' durumuna gelir, ek bilgi olsun
0
kahramanikarus
(26.10.21)
(10)

Canon lens; sıfır mi ikinci el mi?

logisticsmanager
SelamlarŞimdi malum tedarik zinciri yüzünden lens fiyatlari kafayı yedi.Esim yemek bloguna sahip ve fotograf çekimi icin en güzel lens buymus;Canon EF 100mm f2.8 L Macro IS USMBen bayadir fiyatlara bakiyorum ama düşmüyor yani. En düşük iste 950 euro.Şimdi ikinci ellere bakmaya basladim.Bir adet Alma
Selamlar
Şimdi malum tedarik zinciri yüzünden lens fiyatlari kafayı yedi.
Esim yemek bloguna sahip ve fotograf çekimi icin en güzel lens buymus;
Canon EF 100mm f2.8 L Macro IS USM

Ben bayadir fiyatlara bakiyorum ama düşmüyor yani. En düşük iste 950 euro.
Şimdi ikinci ellere bakmaya basladim.
Bir adet Almanya'da buldum, kutusuz satiyor ama 1 yil "limited" garanti demis, ne demekse. 600 euro kutusuz hali.
Bir de simdi benim eve 1 saat mesafede buldum. 650 euro, kutulu, satin alma faturali. Gelip test edip satin alin diyor.

Kısacası sıfırı ile ikinci eli arasinda 300 euro oynuyor.
Ne yapsam? Ikinci eli (ya bu Almanya'dan olan ya da bana yakin olan, gidip bakabilecegimiz) daha mi mantikli? Ya da fiyat düşmesini, en azından black friday falan mi beklesek? Ama onda da sanmıyorum nedense :/ düşse düşse 50 euro daha düşsün.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
çok düşeceğini sanmam.

İyi kullanıldıysa, camda çatlak veya mantar/nem vs. yoksa, autofocus ve lensin üzerindeki odak halkası vb. şeyler düzgün çalışıyorsa ikinci el alınabilir bence. Türkiye'de ben satan kişinin profiline bakarım yani mesela ben her şeyimi manfrotto çantada bölmeler içinde tutuyorum, iyi lensleri kılıfla vs. böyle dikkat eden biri gibi görünüyorsa alınır. İlanda bile rasgele bir yere koymuş çok tozlu garip ortamlarda kullanılmış gibi duruyorsa çekinebilirdim.

o limited garanti veren ikinci el dükkanı falandır herhalde. Diğeri lensi kullanan gerçek insan tahminen.
0
nhk ni youkosu
(06.10.21)
Lenste çizik yoksa, içine toz kaçmamışsa, netlik halkası otomatikte ve manuelde takılmadan hareket ediyorsa, diyafram yaprakları sorunsuz hareket ediyor gibi gözüküyorsa alınır. Denemeden almam ben olsam.

Kendi kameranızla gidin, yukarıda saydıklarıma dikkat edin, içinize sinerse alın.
0
kobuzchu kiz
(06.10.21)
Yani bazi ikinci el dükkanlar var, misal 780 euro ama sallıyorum 30 ay garanti demiş. Tabi şöyle birşey var ki eşim sadece evde kullandığı için neden garanti ihtiyaç olsun bilemiyorum çok.

Peki sizce sıfırı 950 civarı olan bir ürün için ikinci el (dediğine göre çok az kullanim. Fotolar güzel gözüküyor. Kutusu da var. Zaten 3-4 tane daha Canon ürün satiyor. Tahminim fotoğrafa başlayıp bırakan biri) 650 euro uygun mudur? Bundan 3 sene önce sıfırı bu fiyatmis vay yalan dünya :/
0
🌸logisticsmanager
(06.10.21)
Alınır ama görerek alınır.
Sadece evde kullanacaksanız ve profesyonel değilseniz neden prime lens alıyorsunuz ki? Daha uygun fiyata farklı lensler alabilirsiniz…
0
her giriste sifresini unutan adam
(06.10.21)
@her giriste; esim yemek blogu yapiyor, is olarak yani. Su an gelir getirmese de aylık bir 10bin tiklamaya ulasti. Elinde uzaktan foto çekmek icin lens var ama yakin cekemiyor.
Şu an bizde;
-eos 6d mark II
-ef 50mm 1.4 usm lens
-manfrotto 290 tripod var.

Bu lens de herkesin yazdığı lens. Bütün yemek bloglari vs bunu öneriyor.
0
🌸logisticsmanager
(06.10.21)
Yemek fotoğrafları için makro lens daha mantıklı, fikir doğru. fakat 100mm lens açı itibariyle biraz dar olacak, bazı kadrajları uzaktan çekmeniz gerekecek. gerçi Canon'un daha geniş açılı bir makrosu yok bildiğim kadarıyla, varsa da çiçek böcek çekilen 2.5x büyütme oranına sahip modeller vardır, o da L serisinden değildir tahminim. 100mm 2.8L iyidir.

lens ikinci el alınır mı konusuna gelince, lens asıl sıfır alınmaz. gerçekten ikinci elinden ucuza alabildiğim 2 lens dışında bugüne kadar hiç sıfır lens almadım. belki 15-20 farklı lens almışımdır, o ikisi dışında hepsi ikinci eldi. fotoğrafa heves edip lens alan ama kullanmadan satan çok kişi oluyor. bir kere kronik sorunlu bazı marka modeller dışında lenste garantilik bir işiniz çok çok nadir olur, o yüzden lens alırken en ideal fırsatlar yurt dışından alınmış, garantisiz ama hiç kullanılmamış veya içerden proje vs bazlı alınmış ama birkaç defa kullanılmış lensler oluyor. ön ve arka optikleri inceleyin ama sadece karşıdan bakarak değil, ışık yansımalarına tutup açılı da bakarak inceleyin, mikronluk çizikler varsa açılı bakarken fark edilir. iç elementleri inceleyin, toz tanesi vs var mı bakın. diyafram f11-f16 gibi değerlerdeyken diyafram bıçaklarına bakın yağlanma olmasın. fokus halkasını kontrol edin, akıcı dönüyor mu, atlama yapıyor mu diye. bir de yine en kısık diyafram değerlerine (f16 gibi) alıp mavi gökyüzünün fotoğrafını çekin. optiklerde leke falan varsa kısık diyaframda düz planda fark edilir. bu incelemeleri sorunsuz atlattıysa, kozmetik olarak da iyi görünüyorsa bunu almak yerine sıfır alırsanız fazladan 3000-4000 TL'nizi çöpe atarsınız.
0
phoarbix
(06.10.21)
tamron yada sigma gibi kaliteli yan sanayilere de bakmani oneririm, fiyat cok fark edebiliyor. ikinci el lens gayet alinabilir birsey, pazarlik et mutlaka.
0
cooperr
(06.10.21)
@cooperr; hanimin kafayi o konuda zorlayamam. Bütün bloglar bunu kullanıyor kimseden tamron/sigma duymadi haliyle zor.

@phoarbix; peki sizce bir 50-60 euro fazla verip garanti içeren/en azından sıkıntıda geri iade edebilecegimiz birşey olmasi mantikli mi olur? Ebayde buldugum; 1 sene garanti ve 30 gün içinde iade diyor. Tek farki orjinal kutusu yok, hiçbir problemi yok sadece lens takilma yerinde takilip cikarmaktan cizikler var diyor. Yakinimdaki 50 euro daha pahalı, garanti/iade yok. Cok az kullanildi diyor ama esim oraya gidip denerken sorunu fark edemezsem falan diye endise ediyor. Bir magaza falan olsa neyse :/
0
🌸logisticsmanager
(06.10.21)
50 euroyu iade edilebilir opsiyon için vermek mantıklı olabilir. kutusu olması şart değil, maksat lens temiz olsun. bayonet kısmında çizikler olabilir onlar önemsiz, görüntüye etkisi yok, kozmetik kusur bile sayılmaz çünkü o kısımları görmeyeceksiniz bile.

ikisi de ikinci el olan üründeki 50-60 euroluk farklar kabul edilebilir. zaten ikinci el alarak 350 euro civarı kar ediyorsunuz, önemli olan da o kısmı. zaten temiz, sorunsuz, garantili üründe ideal oran sıfırının 2/3’üdür, bunun üstü riskine ve nakit ödemeye değmeyecek seviyeye girmeye başlar. bence alabilirsiniz.
0
phoarbix
(06.10.21)
Ebay'den aldim, 600 euroya. Satan kisi kendi tamir edip satiyormus, bütün ilanları kamera/lens, bir de 4 bin tane yorumu var. 1 sene birşey olursa nakliyeyi onun ödediği ve tamirini kendi yaptığı bir garanti veriyor.
0
🌸logisticsmanager
(06.10.21)
(11)

Aynı yerde uzun yıllar çalışmak mı arada iş değiştirmek mi?

meraklitursucu
Siz hangisini tercih ediyorsunuz?
Siz hangisini tercih ediyorsunuz?
0
meraklitursucu
(06.10.21)
3 yılda bir değiştirmek iyidir belli bir yaşa kadar
0
nahtoderfahrung
(06.10.21)
hayatının işini bulmadıysan ve iş değişimi sonrasında da mevcut şartlarını az çok koruyabiliyorsan; değişim iyidir.

sevdiğin güzel bi işin varsa pek bi manası olmayabilir.

ama "işi değiştirsem mi" diye düşünüyorsan da, değişim zamanı yavaştan gelmiştir.
0
barankovan
(06.10.21)
maaş artırmak için değiştirmek iyi (bulabiliyorsan),
konfor alanını korumak rahatını bozmamak için uzun süre çalışmak iyi (kötü/sevilmeyen işten bile kolay kolay ayrılamıyor insanlar)
0
nhk ni youkosu
(06.10.21)
Türkiye'deyken hep 3 senede bir değiştirme diyordum ki aslında etrafimda başarılı olan çoğu kişi bunu yaptı. Arada malesef saçma firmaya düşenler de oldu.

Ama ben şimdi Avrupa'da bundan pek emin değilim. Çünkü arkadaki maaş oynaması Türkiye kadar değil. Bugün 2bin alirken aynı şehirde başka firmadan 2500 alman zor ya da imkansiz genelde (çalışılan alana göre belki değişir bilmiyorum. Ama is ilanlarinda maaşları görüyorum ve su an çalıştığım yerden iyi firmalar denk gelse de ayrilmama değecek maaşı verecek su an yok)

Bir de firmaya ve müdürlerine göre değişir. Ben bunu burada anladim. Müdürlerim baya iyi insanlar, çok rahatca gidip konusabiliyorum, goygoy yapılabiliyor, kariyer konusunda hep yardimcilar. Hatta herşey düzgün giderse üst yönetime ilk müdürümün emekliliği sonrasi benim gecmemi istediklerini vs bile söylemişler. Simdi tabiki daha 2-3 yil var ama anlatmak istediğim firmanin senin için birşeyler düşünmesi vs önemli. Misal gelişim plani olarak beni başka firmalarin da katıldığı yöneticilik kurslarina yollamak istediler hem network vs yaparim diye.
Şirket olarak da çok mobil ve sürekli degisen/gelisen bir şirket. Her sene bir proje, bir degisiklik, yeni satin alinan firma var. Haliyle 5 sene sonra apayri bir sehir/ulke/ürün grubunda olma ihtimali oluyor.

Kısacası bazen doğru firma denk gelince uzun yillar çalışmak mantıksız gelmiyor. Ama Türkiye'de doğru firmayi bulmak biraz daha zor o yüzden ben 3 yilda bir değiştirmeyi doğru buluyorum.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
comfort zone'dan çıkıp arada iş değiştirebilenlere selam olsun. ben hep kovuluyorum malesef.
0
chillbabe
(06.10.21)
Yurtdisi yurtici farketmez, 3-4 senede bir ziplamak lazim. ilk 15 sene boyle gitmek gayet normal. Bu isverenlerin bile hosuna gidiyor cunku farkli bakis acilarini gormus oluyorsun ve 3-4 sene tutunabilmek ise yarar bir adam oldugunu gosteriyor. Sirketler ayni yerde 10-15 sene cakilip kalmis adami pek sevmezler.

Senin icin baska bir avantajda maasin kesinlikle daha hizli yukselmesi. Ben ilk 15 seneyi 2 kere ziplayarak bitirmek uzereyim, eger 4 kere ziplasaydim maasim su anda rahat %25 daha fazla olurdu.
0
cooperr
(06.10.21)
Bir ek daha söylemek istiyorum; cooperr dediği aksine benim çalıştığım firma ziplayan insanlari yukseltmiyor ya da müdür almıyor. Genel profili iceriden yetistirmek üstüne bu sebepten lider geliştirme programi var 3 yil süren. Bazi firmalar öyle disaridan gelen, sürekli is değiştiren adamin da hastasi değil yani. Su an çevremde ve üst yönetimde önceden bu firmada çalışmis ve tekrar geri dönmüşler dışında ilk defa gelip müdür falan olan adam sayısı cok çok az.
Zaten Avrupa'da, amerika ve Türkiye'ye oranla maas ziplamalari cok az. Zaten bu sebepten gelir dagilimi Avrupa'da daha iyi.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
Turk firmalari kalici adam sevmez zaten.
Sen kalmaya calisirsan %10 alti zam yaparak gitmeni saglarlar.

Ik kendisi bile yerinde kalamiyor 2 sene sonra kaciyor.
0
divit
(06.10.21)
@logisticsmanager

iste firmalar oyley"mi$" gibi yapiyor ama teori ile pratik birbirini tutmuyor. Sana deger veriyormus, seni yukseltecekmis gibi yapar, tak bir bakmissin onune disardan getirdigi birini koymus, ya da kovulmussun.

Diyelim ki sen firmaya sen 1 milyon dolar kazandiriyorsun ve uzundur ordasin, yukselmek uzeresin. Senin gececegin pozisyona disardan biri basvuruyor, CV saglam, portfoyu 5 milyonluk, gecmisinde duzenli olarak 3-4 senede bir ziplamis. Firmalar cogunlukla ulan bu 3-4 sene sonra buradan da ayrilir diye dusunmuyor. Bunu kapalim sonrasina bakariz, adami tutmaya calisiriz kafasindalar. Tak diye onune geciriverir sonra da adami koltuga yapistirmak icin bonus verir, hisse verir, vs.

Hersey paraya odakli yaw, herkes isin sonunda ay sonunda kazandigina bakar. Benim son 12-13 senede gordugum loyalty falan isleri buyuk bir yalan, gozumun onunde defalarca 15-20 senelik calisanlar bir anda toz oldu gitti.

Sirketler parayi sonradan bulup ilk is olarak hanimi degistirenlere benziyor. Lan dur kicina bir don al once haha:)
0
cooperr
(06.10.21)
Su anda piyasadaki ana sorunlardan biri isyerlerinin buyuk cogunlugunda oldugun yerde kalarak yukselemiyor + iyi zam alamiyorsun. Eminim bu kuralin gecerli olmadigi yerler vardir ama beyaz yaka dunyasinda durum az cok boyle. (Avrupa bu konuda bir tik daha iyi, Amerikada da durum TRye benzer)

3 sene degisim icin ideal bir aralik, 2 seneden once bir yerden cikarsan kotu gozukebiliyor CVde.

Vaktinde unlu telekom sirketlerinden birinde 2 arkadasim baslamisti, A kisisi isten ise ziplarken B kisisi ayni firmada kaldi. Sonucta A kisisi B kisisinin muduru olarak ilk firmaya dondu. Baya rezalet cikmisti, B o gazla istifasini verdi, cikista da ik ve sirket yonetimine baya dayayip dosemisti mailinde.

Su videoyu izlemeni oneririm. Detayli aciklama burada var:

www.youtube.com
0
cleric
(06.10.21)
@cooperr; ben kendi çalıştığım firmadan örnek verdim. Ne genel firmalar is değiştiren adam arar diyorum ne de iş değiştiren adam sevmezler diyorum. Bu sebepten genellemelere karşıyım, herkes kendi iş hayatında gördükleri üzerinden konusuyor sonuçta. Benim iş hayatımda gördüğüm teori pratiği tutuyor.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
(12)

araç alma hakkında

my leave requests
merhabalar, 200 bine kadar bir araba bakıyorum ikinci el. daha önce hiç taşıt kredisi kullanmadım. henüz araç da beğenmiş bulmuş değilim. sıralama nasıl olmalı önce bankaya gidip limit mi sorgulatmam gerekir yoksa arabayı beğenip ondan sonra mı bankaya gitmek gerekir?bir de bonus soru: siz olsanız 9
merhabalar, 200 bine kadar bir araba bakıyorum ikinci el. daha önce hiç taşıt kredisi kullanmadım. henüz araç da beğenmiş bulmuş değilim. sıralama nasıl olmalı önce bankaya gidip limit mi sorgulatmam gerekir yoksa arabayı beğenip ondan sonra mı bankaya gitmek gerekir?

bir de bonus soru: siz olsanız 97 model grand cherokee mi yoksa daha 5-6 yaşlarında bir araç mı alırdınız? neden?
0
my leave requests
(05.10.21)
2. el araçta taşıt kredisi olmaz. ihtiyaç kredisi olur. taşıt kredisi bayiden alacağın yeni arabada olur sadece. sıfır araç için önce bayiye gidip oradan baktırabilirsin onay gelip gelmediğine. ama 2. el için önce bankaya gidip ihtiyaç kredisi almalısın.

dönem dönem bankaların 2. el araç kredisi adı altında ihtiyaç kredisi kampanyaları da olabiliyor.
0
reanarchy
(05.10.21)
Ek bilgi: Artık ihtiyaç kredileri maksimum 24 ay.
0
hayaletimsi
(05.10.21)
enuygun, hangikredi gibi sitelerde 2.el taşıt kredisi diye gösteriyor ama bankaya gidince ihtiyaç kredisi mi veriyorlar bilmiyorum. Ben de kredi ile normalde alacağımdan daha üst bir şey almayı planlıyorum.

bu arada:
"Bireysel amaçlı kredinizin araç bedeli 120.000 TL ve altında olan araçlar için azami vade 48 ay, 120.000,01 TL – 300.000 TL aralığında olan araçlar için azami vade 36 ay, 300.000,01 TL – 750.000 TL aralığında olan araçlar için azami vade 24 ay ve 750.000 TL üzeri olan araçlar için ise azami vade 12 aydır."

edit: garanti bankası hesaplama kısmında "ikinci el araç" da seçtiriyor.
0
nhk ni youkosu
(05.10.21)
2. el aracta tasit kredisi olur, once almak istedigin arabaya karar ver sonra araci bulunca ruhsatin fotografiyla bankaya gideceksin banka kredini onayladiginda satisi yapiyorsun kredi cektigin tutar saticinin hesabina yatiyor kalani sen oduyorsun.
0
tahtakafa
(05.10.21)
5-6 yaşını geçmiş arabayı kolay kolay almayın. Hadi amx 7-8 olsun.

97 cheeroke mi ? Aman allah korusun ustam sil onu aklından unut onu.
0
garavel
(05.10.21)
97 cherokee alırsan benzin ve tamir masrafı için de 1 araba parası kredi çekmen gerekebilir.
0
mg3929
(05.10.21)
Belirli bir yaşa kadar 2. el araca kredi çıkıyor +1

Bankacınıza başvurursan kredi notundan ne kadara kadar kredi çıkabileceğini görür, o limite göre bir araç ararsınız siz de.

Aracı bulup şifahen anlaştıktan sonra aracın ruhsat fotokopisi ile bankaya başvurur krediyi onaylatırsın.

Satış yapılırken bankadan aldığın evrakları notere vereceksin, araca rehin konulacak.

Noterden sonra kredi harici peşin parayı adama nakit verirsin, kredi tutarı için de şubeye gidersiniz ya adama nakit verirler ya da isterse hesabına aktarırlar.

97 cherokee alacaksan iki tane al, biri tamirdeyken diğerine binersin :)
0
John Bloor
(05.10.21)
Bankalar 5 yaşında araca kadar taşıt kredisi veriyor. (Garanti ve albaraka 7-8 yıla kadar olabilir demişti)

Önce tabi ki bankaya gidip kredi talebinde bulunacaksın. Onaylanırsa banka bu parayı senin için tutuyor olacak. Satış işleminden sonra bakaya gideceksiniz, parayı alıcıya aktaracalar.

25 yıllık bir araç almak, üstelik Avrupa'da hurda olacak bir aracı almak riskli. Üreten adam bine belki. Bu kadar gider dememiş, buna göre üretmemistir. Bu yüzden bir sürü sorunu vardır, bir bu kadar daha çıkaracaktır.
0
baal
(05.10.21)
Eğer tamir islerinde cok iyiyseniz, aracin parcalarini falan kendiniz degistirecekseniz eski araba neden olmasin.
Ama diğer türlü eski araba büyük risk.
Bu soruları soruyorsaniz zaten bunlari yaptığınızı sanmayarak max 5-6 derim.
0
logisticsmanager
(05.10.21)
2. taşıt kredisi kullanabilirsiniz, aracın yaşı önemli olacak ve kullanacağınız kredi limiti 0'a göre biraz farklı olacaktır, bunları araştırırsınız zaten.

hemen tepki gelmiş ama sorduğunuz aracı alıp almamak tamamen zevk meselesi. ekonomik olarak kaygınız yoksa ve bu arabayı kullanmak hoşunuza gidecekse alınabilir bir araba. aldığınız gibi eski sahibi çok iyi bakmamışsa ki baksa bile bu konu tartışılır, muhtemelen 10-15 bin lira harcama yapmanız gerekecek. onun dışında 5200 motor ve benzinli/lpgli bir araçtan söz ediyoruz. muhtemelen motor birkaç kez revize görmüştür. yakıt konusunda 100 km'de 25-30 litre civarı lpg yakmak sizi ekonomik olarak yormazsa tabii ki bu araba alınabilir.

şahsi fikrim ise; bu arabanın masraflarını karşılayabilecek kadar zengin olmadığım için galerinin kapısında görsem karşı kaldırıma geçer bir daha o sokaktan geçmezdim. ayrıca sadece işe gidip gelmek için bile kullansam yakacağım yakıt yüzünden istifa edip kara geçerdim.

yerden yüksek ve güçlü araba seviyorsanız hyundai ix35'lere bakın. 1.6 benzinlileri 2.0 dizelinden daha fazla yaktığı için 2.0 dizelleri önerebilirim.
0
golgi aygıtı
(05.10.21)
2. el için kredi veren bankalar da var.
İhtiyaç kredisi kullandıranlar da var.

İkisinin avantajı dezavantajı var. Mesela taşıt kredisinde bildiğim kadarıyla vade daha uzun. İhtiyaçta daha az. Ama taşıt kredisinde aracı buluyorsun, başvuru sırasında ruhsata bakıyorlar ona göre ne oranda ne faizle kredi alabileceğin belli oluyor.

İhtiyaç kredisinde para elinde oluyor, istediğin aracı gidip aracı alabiliyorsun. Ben ihtiyaçla almıştım mesela rahattı.

tabii faizler vadeler vs de önemli

Araç konusunda konu tamamen tercihle alakalı. Aracın model yaşı yükseldikçe sorun çıkarma ihtimali artacaktır.

ama 97 cherokee ile 5-6 yaşında binek bi otomobili kıyaslamak doğru değil. Biri tamamen keyif için alınacak bir araç. Diğeri ihtiyaçtan. Yani bir cherokee tüm sorun çıkarma ihtimaline rağmen uğraşmak isteyen, arabasıyla sürekli oynayacak orasını burasını söküp takacak bir kullanıcı için gayet alınası bir araç olabilir. Ama normal kullanıcı için eziyete dönüşür.
0
anten
(05.10.21)
200 bine 2020, 2021 o km İ20 falan bulursunuz. 99 model araba almayın.
0
neymis
(05.10.21)
(9)

Kış lastiği önerisi

logisticsmanager
Lastik alacağım, Fransa'da dağlarla çevrili bir sehirdeyim. Sehirde gecen sene 19 gün kar yağmış. Ki bir ara baya kötü durumda kaldık.Şimdi kopek de var, kesin bir yerlere gideriz yani ki o zaman kış lastiği zorunlu (şehir içinde zorunlu değil).195/55 r16 87v/h alacağım.Gördüklerim;Bridgestone blizz
Lastik alacağım, Fransa'da dağlarla çevrili bir sehirdeyim. Sehirde gecen sene 19 gün kar yağmış. Ki bir ara baya kötü durumda kaldık.
Şimdi kopek de var, kesin bir yerlere gideriz yani ki o zaman kış lastiği zorunlu (şehir içinde zorunlu değil).

195/55 r16 87v/h alacağım.

Gördüklerim;
Bridgestone blizzak lm005 420euro
Continental winter contact ts 860 423 euro
Goodyear ultragrip 9+. 370 euro

Tavsiyeniz?
0
logisticsmanager
(04.10.21)
Continental TS 860 kullandım. Çok başarılı bir lastik.
0
pispinti
(04.10.21)
kış lastiğinde nokian en iyisi bence.
0
KUCO
(04.10.21)
@kuco açıkçası okuduğum incelemelerde daha nokian tavsiye eden görmedim. Hangi modeli? Çünkü bir sürü modeli var her markanin.
0
🌸logisticsmanager
(04.10.21)
tyrereviews'in web sitesinde bir sürü kullanıcı deneyimini paylaşabiliyor. aynı ölçüleri, hatta belki kullandığınız aracın aynısını kullananların lastikler hakkındaki yorumunu okuyabilirsiniz.
www.tyrereviews.com
0
gkhncnzdgn
(04.10.21)
@tyrereviews'dan geliyorum zaten. Oraya bakilirsa ts 860 alip gecerim :)
0
🌸logisticsmanager
(04.10.21)
www.lastikcim.com.tr

Bridgestone'un yağmur ve yakıt değerleri çok daha iyi.
0
do you remember me
(04.10.21)
Diğer tüm lastiklerden iyi olan tek bir lastik yok zaten. Conti, Michelin, Bridgestone, Goodyear, Pirelli gibi markaların çok satan kışlık lastiklerinin hepsi memnun eder. Nokian'ın iyi olduğunu ben de duymuştum ama en iyisi olarak değil. Fiyatına göre iyi lastik diye duydum. Ben Continental'i öneriyorum. Spesifik bir model önermeyeceğim. Zaten modeller arasındaki fark biri daha ekonomik, biri daha sessiz vb. gibi minör değişiklikler. Siz hangi kategoride iyisini istiyorsanız ona göre seçim yapabilirsiniz. Benim için sessiz olması ekonomik olmasından daha önemli örneğin.

WinterContact TS 850-860-870. Bunlardan biri olabilir.
0
himmet dayi
(04.10.21)
En iyi kis lastigi nokian, bir set hakkapeliitta isini gorur.
Olmazsa michelin x-ice iyidir.
Blizzaklar da ise yarar.
0
cooperr
(04.10.21)
nokian
0
turbo sadık
(04.10.21)
(14)

Ölüm varken çabalamak ne kadar mantıklı?

ir mania
Dünyayı da fethetsen ölüyorsun. Buna rağmen insanlığın okul iş evlilik gibi plan disiplin gerektiren şeylerle ciddi ciddi uğraşması bi bana mı saçma geliyor. Önce ölümsüzlüğü hatta yaşlanmamayı bulsunlar sonra materyalizmi savunsunlar. Şu durumda dinler bilimden daha mantıklı geliyor.
Dünyayı da fethetsen ölüyorsun. Buna rağmen insanlığın okul iş evlilik gibi plan disiplin gerektiren şeylerle ciddi ciddi uğraşması bi bana mı saçma geliyor. Önce ölümsüzlüğü hatta yaşlanmamayı bulsunlar sonra materyalizmi savunsunlar. Şu durumda dinler bilimden daha mantıklı geliyor.
0
ir mania
(04.10.21)
var cunku olene kadar hayatimizi surdurmemiz gerekiyor o yuzden calismak zorundayiz
0
frantastik
(04.10.21)
Hepimiz Manisa tazanı'mı olalım ?
0
maksat muhabbet
(04.10.21)
kuş ölür sen uçuşu hatırla
0
pardus
(04.10.21)
"mutluluk yolun sonu değildir, yol mutluluktur"

bu sözden hareketle düşünmeyi deneyebilirsin.
0
debian
(04.10.21)
Ölümsüzlük ve yaşlanmamayı bulmak da bilime bağlı olduğuna göre kimse bir seylerle ciddi ciddi ugrasmadan oturursa nasıl olacak?
0
passive aggressive
(04.10.21)
İşte din, ölüm sonrasında da dünya yaptıklarımuzın karşılığı ilgili haber veriyor. Cennet ya da cehennem.
Ve tabi onlarında katları vardır.
Diğer taraftan "sırat köprüsü bu dünyada geçiliyor" diye buyurulur.
0
Erva
(04.10.21)
yaklaşık olarak bu konuyala alakalı olarak geçtiğimiz hafta şu kitabı okudum. etkileyici ve öğretici. işin dini tarafı değil de mikro ölçekte bir konuya bağlı olarak öleceğin halde neden yaşadığınla alakalı tespitleri içeriyor.

(bkz: insanın anlam arayışı)
(bkz: viktor e frankl)




----- spoiler -----
----- spoiler -----
----- spoiler -----
Nazi kamplarında ölümü bekleyen tutsakların hayata tutunması/vazgeçmesi üzerine bir kitap. yazarın(doktorun) kendi hikayesi ve sonrasında okuyucuya sunduğu çıkarımlarını görüyoruz kitapta.
----- spoiler -----
----- spoiler -----
----- spoiler -----
0
erty_ksk
(04.10.21)
Baya mantıklı, aşırı mantıklı.
0
beni sen öldürme
(04.10.21)
Bunların hiçbirini yapmasan ölmüş gibi oluyorsun, yaptığında da bir gün öleceğini 7/24 dusunmemenin bahanesi de oluyor. O yüzdendir herhalde.
0
encokbenisevinnolur
(04.10.21)
Yaşam varken ölümü düşünmek ne kadar mantıklı
0
Corpsebridee
(04.10.21)
emekli olduğunuzda bu sorunun cevabını daha iyi anlayacaksınız diye düşünüyorum.

sadece kendiniz için değil, çocuklarınız için de bir şeyler yapıyorsunuz. eğer çocuklarınız için bir şey yapmıyorsanız, neden çocuk yapıyorsunuz? onlara iyi bir gelecek vermek sizin göreviniz.
0
co2s2
(04.10.21)
Geçen bir şey gördüm; 30 yaşında biri üniversiteye girse 34 yaşında mezun oluyor. Aynı şekilde evde otursa da 34 yaşında oluyor, o zaman birşeyler yapmanin geç olması durumu yok.

Aynisi; oleceksiniz diye koltuk ustunde 40 sene de bekleyebilirsiniz. Kendi bileceginiz is. Ya da direkt intihar da edebilirsiniz.
Dinler neden bilimden mantıklı hala çözemedim tabi. Bugün 40 yaşında olmememizin sebebi bilim. Bundan 100 sene önce bugün gülüp gectigimiz hastaliklara millet geberip giderdi. Ne kadar güzel ki bilimle ugrasanlar var. Siz de eğer hayat anlamsiz olecegiz falan diyorsaniz ve hic materyalist bir düşünceniz yoksa gidip kendinizi derneklere, yardim vakiflarina adayip hayatinizi gecirebilirsiniz. Ama sırf oyunun sonunda ne olacagini biliyorum diye oyunu oynamayi birakmiyorum.
0
logisticsmanager
(04.10.21)
düsturun
"yarın ölecekmiş gibi öbür dünya için, hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için çalışman gerek"
olursa bazı şeyler mantığa biner.
0
etna
(04.10.21)
Dostum ben de senin gibi düşünüyorum. Orta yaşa yakının ve sanki hayatımda yaşamam gereken her şeyi yaşamışım gibi hissediyorum. Hayat sadece doğanın bize verdiği bir şans ve sonunda öleceksin. Sadri Alışık’ın bir repliği var; “madem herkes gidecek bir gün, bunca tantana ne diye?”. Bence de öyle. Ve bu ruh hali beni atalete sürüklüyor. Hayattan hiçbir zevk alamıyorum ve dediğim gibi bir gün her şey son bulacak. Neden uğraşayım ki diyorum. Kendimi fotosentez yapıyor gibi hissediyorum. Nereye kadar böyle gidecek ve bir gün hayat bir anlam kazanacak mı diye umut ediyordum. Artık o da yok. Bekliyoruz bir gün yaşlanıp ölmeyi. Öbür taraf falan da yok bende bir de. Hiçbir dine inanmam. Bu ara Nietzsche ve Schophenhauer falan okuyorum. Benim gibi düşünmüşler sanki geçmişte. Ne desem bilmiyorum. Bakalım ne olacak...
0
dakota
(05.10.21)
(4)

Ustume vpn atin

thesomberlain
Ucretli ucretsiz memnun oldugunuz servisler neler?
Ucretli ucretsiz memnun oldugunuz servisler neler?
0
thesomberlain
(03.10.21)
chrome için zenmate kullanıyorum vpn olarak, yetiyor.
0
jelly bear
(03.10.21)
opera'nın kendi gömülü vpn'i. Hem operanın kendisine ait olması daha güvenilir kılıyor. Vpn risktir. Sunucu bilgileri veri akışınızı çok rahat izleyebilir.
0
Dartagnan
(03.10.21)
Windscribe.
0
logisticsmanager
(03.10.21)
Windscribe +1
0
Bruce
(03.10.21)
(3)

İthalat, ihracat verileri

dissendium
Türkiye'nin ayrıntılı şekilde birçok ülkeyle ilgili ithalat, ihracat verilerini nereden bulabilirim? Gıda sektörü x milyon dolar gibi yazmasın da gıda sektörü deyip çikolata adına kadar yazsın istiyorum. Bu ilk sorum.İkinci sorum da şu. Bu ara marketten ne alsam üstünde Polonya üretimi olduğu yazıyo
Türkiye'nin ayrıntılı şekilde birçok ülkeyle ilgili ithalat, ihracat verilerini nereden bulabilirim? Gıda sektörü x milyon dolar gibi yazmasın da gıda sektörü deyip çikolata adına kadar yazsın istiyorum. Bu ilk sorum.

İkinci sorum da şu. Bu ara marketten ne alsam üstünde Polonya üretimi olduğu yazıyor. Colgate diş macunu, Pringles Polonya üretimi. Şampuan Romanya üretimi. Bunlar Türkiye'de üretimi olmayan ya da fabrika kurulup üretilemeyecek şeyler mi? Neden ithal ediliyor bu ürünler? Üretmek yerine ithal etmenin daha kazançlı olması mümkün mü? Bir de Polonya sanayisi bu kadar iyi bir ülke mi? Türkiye neden bu yatırımcıları çekemiyor?
0
dissendium
(03.10.21)
d0RuK
(03.10.21)
Çünkü tedarik zinciri bahsettiğiniz kadar kolay değil.
Misal pg lenor ürünlerini fransa, amiens'de üretiyor. Oradan bütün avrupa ve İngiltere'ye gidiyor.

Polonya sanayisi degil, ucuz iş gücü+avrupa birligi üyesi. Türkiye'ye kimse gelmez ama polonya'ya daha fazla gider. Ek olarak pg avrupa merkezi gibi birşey polonya. Bilmem kaç yüz kişilik tedarik zinciri merkezi var orada, bütün avrupa oradan yönetiliyor. Daha buna AB ülkesi ülkeden lojistik yapmanın anlatılamaz kolaylığı da geliyor.

Fabrika kurmak o kadar basit bir olay değil. Tedarik zinciri, oraya gelecek çalışan vs düşünmek lazım.

Türkiye'de üretimi vardır, türk firmaları üretir. Onlari almak sizin tercihiniz.

Global dünya böyle bir olay. Bu arada pringles Fransa'da Belçika üretimi.
0
logisticsmanager
(03.10.21)
birinci soru için çok daha (belki benzersiz) bir kaynak: atlas.cid.harvard.edu
0
1195
(03.10.21)
(6)

Başka bir ülkede yaşayanlar

tuborg yesili
Ne kadar sürede adapte oldunuz?Ne hissediyorsunuz kendi ülkenizden, anadilinizden uzakta olmakla ilgili? Önemli mi önemsiz mi bu durum sizin için?Benzer şekilde bulunduğunu ülkeye ne ölçüde aidiyet hissediyorsunuz?
Ne kadar sürede adapte oldunuz?
Ne hissediyorsunuz kendi ülkenizden, anadilinizden uzakta olmakla ilgili? Önemli mi önemsiz mi bu durum sizin için?
Benzer şekilde bulunduğunu ülkeye ne ölçüde aidiyet hissediyorsunuz?
0
tuborg yesili
(03.10.21)
Ne kadar sürede adapte oldunuz?
- 1 sene oldu geleli, ilk 7-8 ayi lockdown altindaydi zaten, adapteden ne anladigimiza gore degisir ama daha adapte olamadim. adapte derken 28sene yasadigim istanbulla karsilastiriyorum, 15-20 yillik arkadaslarimla duzenli gorusmeyle karsilastiriyorum. boyle bir durum yok tabi ki. olabilecegini de sanmiyorum pek. alisirim(hatta alistim) ama adapte olmak kolay degil gibi.

Ne hissediyorsunuz kendi ülkenizden, anadilinizden uzakta olmakla ilgili? Önemli mi önemsiz mi bu durum sizin için?
-anadilden uzak olmakla ilgili pek sikintim yok, ingilteredeyim burdaki anadili de anlayabiliyorum. iki hafta sonra ilk kez turkiye'ye gidicem gunleri sayiyorum :) ailem, arkadaslarim, ezbere bildigim sokaklar... 60 yasinda kendimi burda hayal edemiyorum.


Benzer şekilde bulunduğunu ülkeye ne ölçüde aidiyet hissediyorsunuz?
-aidiyet hissetmiyorum, hissedecegimi de dusunmuyorum. hissetmeye gerek oldugunu da sanmiyorum. su anda isim burda, hayatim burda, iyi bir firsat cikarsa bi 5 sene sonra baska bir ulkede de olabilirim.
0
fakyoras
(03.10.21)
Yeni dogmus bebek gibiydim. Hicbir sey bilmiyordum. Kurallara, kulture falan zamanla ogrenip alisiyorsun. Ama kulturel olarak adapte olmak istemiyorum. Yani cevremde adapte olanlara bakinca bana cok egreti geliyo.
Hicbir sekilde aidiyet hissetmiyorum ama saygisizlik gibi dusunme.
Turkce geyik muhabbeti yapmayi cok özlüyorum.
Tr'deyken yurtdisi videolari izlerdim, burada Turkiyedeki seyahat videolarini izliyorum.
0
Ley
(03.10.21)
daha önce 2 farklı ülkede yaşadığım için neredeyse hiç alışma sürecim olmadı. zaten bir avrupa ülkesinde yaşıyorum. asya veya afrika falan olsaydı belki biraz uzun olabilirdi.

ülkemden uzakta olmak ile istanbul dışındaki bir şehirde okumak arasında hiçbir fark yok bence. istediğim zaman türkiye'ye gelebiliyorum. bulunduğum ülkeye bir aidiyet hissetmiyorum. henüz iki yıldır buradayım. sanırım bunun olması için 5-10 yıl geçmesi gerekir ya da hiç olmayabilir de.

türkiye'ye dair bir özlem duymuyorum, ama bunun nedeni özlem duyulmayacak bir ülke olduğunu düşünüyor olmam değil. ülkemi seviyorum, orası benim evim. bu biraz yapı meselesi sanırım. aileme ve arkadaşlarıma özlem duyuyorum ama oturup fotoğraflarına bakıp yas tutmuyorum. hayat devam ediyor.
0
bohr atom modeli
(03.10.21)
Uçaktan indim ve buralı oldum.
0
howfaristhesky
(04.10.21)
1- karışık. Ben zaten Fransızla evliyim, önceden de gelmiştim. Haliyle daha kolay oldu. Ama ortalama 1-1.5 yıl diyebiliriz o da fransizca, evraklarla uğraşmak, genel iş dünyasını tanimak vs. Su an 4 yil sonunda sokakta komsularla falan muhabbet falan ediyorum.

2-onemsiz. Gecen ay iki hafta gittim, hava kirli, trafik kafaya sikmalik, genel insan profili kötü, insanlar mutsuz, herşey pahalı. Ailem senede bir ay geliyor, ben 2 hafta gidiyorum ideal işte. Onun dışında arkadaşlarla goygoyu ozlemisim, 4 gece sabaha kadar konuştuk heralde. Türkçe goygoyun tadi başka. Anadilimle ilgili tek umursadigim şey bu.

3-yuksek. Belki esimden geliyor belki de bulunduğum ülkenin bana verdiklerinden. Daha bir sorun yasamadim, belki tipimdendir (genel olarak insanlar türk olduğumu anlamaz, isimden de dolayı ispanyol saniyorlar). Bir de asimile olmak istedim haliyle aralarina karistim. Simdi yemek sonrasi yarim bardak sarap ile peynir salata baguette yapan bir asimileyim. Neyse en güzeli bu bence, geldiğim yerin kültürünü almaya çalışıyorum.
0
logisticsmanager
(04.10.21)
1 - Yurtdisinda gecirdigim zaman 2 sene once turkiye'de gecirdigim zamani gecti. Hala adapte olmadim, olasim da yok. Alistim sadece..

2 - Ne kadar iyi ogrenirsen ogren anadilin gibi olmuyor. 50 sene once yerlesip artik kitap yazma seviyesine gelen tanidiklarim var, adamin yazdiklarini okuyorum sosyal medyada falan, devamli bir kalip takip ederek yaziyor, duygu yok. Kufur mesela, yabanci dilde istedigin kadar kufret anadilinde ettigin kufurun yerini tutmuyor, ayni desarji saglamiyor. O yuzden anadilden uzakta olmak bence buyuk sikinti.

3- Hissettigim aidiyet sifira yakin.
0
cooperr
(04.10.21)
(6)

Is yerindeki zorlu kisilik

Mirabel
Fiziksel olarak is yerine gitmenizin cok zorunlu olmadigi bi iste calisiyorsunuz. Departmanda 3 kadinsiniz. Biri cocuklardan ve kocasindan kacmak icin daha cok geliyor. Kalan 2 bekar isleri cogunlukla evden yapiyoruz. Aslinda hukuki olarak gitmeniz gerekiyor ama isler evden halloldugu icin yonetim d
Fiziksel olarak is yerine gitmenizin cok zorunlu olmadigi bi iste calisiyorsunuz. Departmanda 3 kadinsiniz. Biri cocuklardan ve kocasindan kacmak icin daha cok geliyor. Kalan 2 bekar isleri cogunlukla evden yapiyoruz. Aslinda hukuki olarak gitmeniz gerekiyor ama isler evden halloldugu icin yonetim dahil kimse kimseye ilismiyor. Gercekten de hic bir isimizi aksatmiyoruz. Departman muduru aranizda anlasin yeter ki isler yurusun dedi. Yine de goze batmamak icin gidip gorunuyoruz tabii ki.

Bu evli kadin surekli is cikariyor yonetici falan olmadigi halde. Diyelim ariyor yarib ne yapiyorsun diyor. Soyluyorsunuz. Hemen "is yerine gel ordan yap su saatte birileri gorusmeye gelcek benim isim var cocuklari okuldan alcam" falan diyor. Randevuyu bana sormadan kendisi vermis o saate. Diyorum bana uymuyor "ama calisma saatleri zaten aslinda hepimizin burda olmasi lazim" diyor. Simdi hayir desem bu sefer gidecek sikayet edecek isler aksiyor evden calismayi kaldiralim diye. Sonucta bizden de randevu aliniyor ama kimseye kitlemiyoruz onu. Is yerine gidiyoruz zaten pasa pasa. Hic bir is aksamiyor kesinlikle.

Bana 1 hafta onceden dese ki soyle bi randevu aldim benim isim var sizin musaitliginiz nedir diye yine giderim. 1 gun oncesinden ya da o gunun sabahi ariyor tum planlarim, calisma duzenim alt ust oluyor. Aciliyeti yok biseyi yok. O randevusunu ertelemiyor baskasina kitliyor. Boyle soyleyince ama is saati diyor ve acayip manipulatif birisi gidip yoneticiye bi tek ben calisiyorum diye yansitir olayi. Kafasindan toplanti falan yaratiyor. Su konuyu konusalim diyor hatta disarda restoranda konusmak istiyor sirf evden kacmak ve yalniz kalmamak icin. Ama kendisini is icin yaptigina inandiriyor.

Sevdigim de birisi sirf o sevdigim huylarindan dolayi gidiyorum bazen ama artik sinirimi bozmaya basladi bu durum cunku sadece is hayatinda degil normal hayatta da boyle. Isim var diyorum ne isin var diyor. Su isim var diyorum onu sonra yap hafta sonu yap falan diyor.

Ben en sonunda onun bu davranislarina tepki gosterdim siddet uyguluyorsun artik falan dedim. Cok ayip ediyosun sana ne kadar destek verdigimi herkes bilir, sana deger veriyorum falan biseyler dedi. Sesini de yukseltti. Gercekten de seviyor beni ve destek verir her konuda ama bu davranislarindan rahatsiz oluyorum artik baya. Ve laftan anlamiyor kadin. Ne yapmak lazim?
0
Mirabel
(03.10.21)
Sen de aynını ona yap. Önümüzdeki hafta ofise gideceğin bi günü belirle. Sonra bir önceki gün son dakika golü at ona. Yarın yeğenime bakmam lazım, diş muayenesine gitmem lazım dişim çok ağrıyor gibi bahane olduğu belli olan bir şeyle, özellikle onun ofise gelemeyeceğini bildiğin bir gün sürpriz yap. Muhakkak bi bahane bulup gelemeyecektir. Sen "tamam öyleyse ben bu halimle gidiyorum ama bu yaptığın ayıp, sen benden isteyince ben gittim hep" gibi şeyler söyle. Bir daha da emrivaki ile beni çağırma madem falan dersin.
0
himmet dayi
(03.10.21)
"ama calisma saatleri zaten aslinda hepimizin burda olmasi lazim" diyor.

Bunu diyince "o zaman sen git, sen işyerinde ol" de bence. Sana ne yapacağını söyleyemez, zorlayamaz. Ne destek verdi bilmiyorum ama bu onun planlarına sorgusuz uyacağın anlamına gelmez. İşim var deyince ne işin var diyen insana saygı duymam.
0
black mamba
(03.10.21)
Valla tam olarak nasil tepki gosterdigini bilmiyorum ancak tepkin sadece 'siddet uyguluyorsun' tarzinda biseyler soylemek olmussa eger, tepkini yanlis gostermissin bence. Simdi kendimi karsi tarafin yerine koyuyorum, yani eger birine boyle seyler yapsam ve karsi taraf da en son tepki gosterse ve tepkisi de 'siddet uyguluyorsun' tarzinda olsa, haksiz oldugumu bilsem bile bu sozun uzerine gider oradan yururdum. Cunku 'siddet uygulamak' demek cok saglam bir itham ve eger manipulatif biriysem de o cumle direkt bana tartismayi manipule etme imkani saglar.


Boyle cok genel konusmak yerine karsina alip 'bak gecen sunu sunu yaptin, yapma. Hosuma gitmiyor boyle seyler, bir isin varsa ve yapamayacak durumdaysan onceden gelip yapmam icin rica et, son anda emir verir tarzda dayatma' falan de. Yani direkt olayin uzerine gidip oradan yuru. Yok yine 'iste olman gerek rerororu' falan derse de 'kendi isimi yapmam icin iste olmam gerek, senin isin icin degil. Isimi de yapiyorsam nerede yaptigim onemli degil' falan de.
0
j r r tolkien hayrani
(03.10.21)
himmet dayi +1

böyle insanlarla konusarak anlaşamazsın. sevilecek bir tarafı yok ayrıca. böyle kadınlar var gerçekten. çocukları oldugu için her şeye hakları oldugunu ve sürekli idare edilmeleri gerektiğini düşünüyorlar. üstelik kurnazlar. işin zor ama iyi niyetli düşünmen yanlış.
ona karşı söylediğin sözler ve gösterdiğin tepki yanlış. soğukkanlı olmalısın. rest çekmelisin.
0
dafuq
(03.10.21)
Abi böyle şeyler görünce ne kadar güzel bir yerde calisiyorum diyorum. Dünyanın en saçma salak olayi. Bir işyerinin bir kere evden calismayi yasala dökmemesi gerizekalilik, siz evde kaza gecirseniz is kazasi ama şirketinizin yasal dayanagi yok.

Ikincisi çalıştığıniz kisi de kisilik olarak sikintili. Benim bir calisan bu tarz benzer şeyler yapiyordu (tatile gider döndüğünde backup yapan kisiye basladigi isleri bitirmesini söyler. ama kendisi backup yaptigi zaman dönen kişiye direkt bütün isleri verir). Uyardim düzeldi. Sizde de sirketin bunu yasal dayanaga koyup bu kisinin cenesini kapatmasi lazim. Ya da mudurunuzun kisiyle konusmasi lazim.
Misal gene aynı kişi diğer kişinin yoğun olup olmadigina bakmadan "ben çok yogunum sunu yapar misin" derdi, kisi yogunum diyince de olay cikarirdi. Onun için de konusmam gerekti. Yani birinin devreye girmesi lazim sizde de.
Olur da sirketiniz evden calismak yasak durumuna gelirse de yeni is aramanız iyi olur çünkü 21. Yyda evden çalışmayı hibrit olarak bile desteklemeyen firma salaktir.
0
logisticsmanager
(03.10.21)
çok detaylı bir şekilde durumunu 'ben dili'yle anlatmayı dene.

sen şöylesin değil, ben böyleyim. ben evden çalışmakta dolayı cok mutluyum, ben önceden haber verirsen hayatımı cok iyi planlıyorum. ben zorlanıyorum vs.vs.

sen diliyle problem çözülmez. hatta suçlamadan önce överek baslasaydın bile durum değişebilirdi. bana verdigin destekten cok mutluyum ama bu konuda da destegını ıstıyorum vs.vs.

misillemeyle laf sokmayla problemini çözebileceğini zannedenler de iş yerlerinde benzer kaoslarla ömürleriyle tüketiyor.
0
hopp
(03.10.21)
(9)

Tamam ekonomi kötü ama bu yapılan fırsatçılık değil mi?

birmilyonunvarmi
2 sene önce bu zamanlar aldığım ürünün o günkü ve şu andaki fiyatı arasında 10 kat fark var. Tamam ülke kötü durumda ama bu yapılan düpedüz fırsatçılık. İçinde bulunduğumuz krizde toplumun da etkisi yok mu sizce?http://imgim.com/img_20211002_160355.jpghttp://imgim.com/screenshot_2021-10-02-15-49-26-
2 sene önce bu zamanlar aldığım ürünün o günkü ve şu andaki fiyatı arasında 10 kat fark var. Tamam ülke kötü durumda ama bu yapılan düpedüz fırsatçılık. İçinde bulunduğumuz krizde toplumun da etkisi yok mu sizce?

imgim.com
imgim.com
0
birmilyonunvarmi
(03.10.21)
Degil.
Yok.
0
ghilleinthemist
(03.10.21)
Cok fazla ithal girdi varsa icinde ondan olabilir, hayvan gibi gümrük vergisi geldi bir sürü kaleme. Ayni urunun yurt disi fiyatina bak daha ucuzdur(dahilde isleme yuzunden)
0
floydian
(03.10.21)
Ilk akla gelenler;
Eger devlet yabanci ürünlerde vergiyi artırmissa (ayni telefona yaptığı gibi) o zaman yerli firma da artirir. Win-win onlar icin.

Buna ek su an dünyada ciddi bir elektronik parça krizi var. Herkes fiyat artırıyor. Oradan da artis var.

Üstüne ülkedeki enflasyon ve döviz kuru belli. Çoğu ürünü eminim yurtdisindandir.

Buna ek konteyner fiyatlari 3-4 kar artti belli dönem. Haliyle fiyatlara da yansidi.

Bir de dogal gaz fiyati artacak diyorlar, tahminen millet bu ürün tarzı şeylere hurra etti fiyat ta artti.
0
logisticsmanager
(03.10.21)
uretici enflasyonu ile tuketici enflasyonu farklidir. su anda uretici enflasyonu tuketici enflasyonundan cok yukarda, gecen ay %45 olarak aciklandi. tuketici enflasyonu geriden gelir, once ureticilerin maliyeti artar sonra onlar fiyatlara yansir, sonra yavas yavas tuketici enflasyonu da artar.

bu urun ozelinde, bu kadar fark icin gerekli bir suru farkli kosul olabilir. bunlardan hic birinin "firsatcilik" oldugunu sanmiyorum, serbest piyasada birbirinden bagimsiz saticilar arasinda boyle bir sey olmasi mumkun degil.

bu urunu en en iyi fiyata 2500 civarina buldum baska bir sitede. bir suru farkli satici var. bunlarin tumu kendi aralarinda oturup "fiyatlari arttiralim" diye anlasamayacaklarina gore muhtemelen urune talep var ancak o veya bu sebeple kimse fiyati daha dusuremiyor. yoksa bu kadar firmadan biri, satabiliyorsa "ben 1500 liraya satiyorum" der, butun stogunu 2 gunde eritir, kari cebine koyar, gider yeni stok alir butun piyasaya kendi dagitir. digerleri de avucunu yalar (tabii gercekte yalamaz, oburu de maliyet kurtariyorsa ben 1400 liraya satiyorum der vs. boyle boyle fiyatlar dusebilecegi kadar duser). serbest piyasada rekabetle fiyatlar otomatik duser yani. bu urune millet muhtac olsaydi ve satan bir monopoli olsaydi dedigin gecerli "fiyati arttirayim" derdi biri o fiyata satardi. ama birbirleriyle rekabet eden onlarca bagimsiz firma bunu 2500 liradan ucuza satamiyorsa arkasinda gercek bir sebep vardir. arz - talep ile ilgili bir dengesizlik olabilir, icinde kullanilan bir seyin fiyati ucmustur, dunyada su an bir lojistik krizi var covidden dolayi, ayni sekilde bir çip krizi var vs. Acikcasi bana ekim 2019 fiyati da (394 lira) biraz fazla ucuz geldi. dev bir kupon / indirim kullanilmis vs. olabilir mi? nisan 2020 en dusuk fiyati 1500 lira civarinda gozukuyor.
0
robokot
(03.10.21)
Devlet kanun koyar denetler. Kötü gidişatı engeller.
0
halk
(03.10.21)
5 zincir marketteki fiyatlar da gündemde .
Başka bir izleidğim videoda denilen,
kendi kurdukları yan şirketler üzerinden ürün alıyorlar. Neden pahalı diye sorulduğunda biz de pahalı alıyoruz cevabı hazır oluyor böylece.
Bir zamanlar ucuzluk diye öne çıkanların yaptığına bakın.
Birde bunların yabancı bir firma tarafından satın alındığını düşünmek bile dehşet.
Dünyada bir çok alanda tekelleşmeye doğru gidildiği ortada. Alınan patentler ve yeni tür yapay gıdalar ardındaki girişimci şirketler belli.

Sanal para da öyle olacak.
0
Erva
(03.10.21)
Kapış kapış giden bir ürün olsa fırsatçılık derdim ama bir ısıtıcının fiyatını sırf silkeleme için 10 katına satılabileceğine inanmıyorum. 5 katı yapayım daha çok satayım dersin. 10 katına maliyet kalemi yüzünden çıktığında aksine satabilmek için kar marjını bile düşürmüştür.
0
Bruce
(03.10.21)
üretici için; elektrik faturası arttı, doğalgaz arttı, işçi için ödediği asgari ücret ve primi arttı, döviz bazlı gideri varsa bunlar arttı
nakliyeci için; mazot fiyatı arttı, araç yedek parça fiyatı arttı, işçi için ödediği asgari ücret ve primi arttı
satıcı için; üreticiye benzer artışlar bunda da arttı, fatura keserken kullandığı kağıdın fiyatı bile 2 kat arttı

netice itibariyle tüm bu artışların sonu tüketiciye yansıyor.
0
trajikomix
(03.10.21)
Fotolar acilmadi ama firsatcilik tabi.

Simdi atiyorum hollanda'da muz 1 euro, senelerce muz 1 euro gidiyor.
Enflasyon cok az o yuzden evet artmiyor ama %100 zam yapip 2 euro yapsa da adamin satisi dusmez.
Yapiyor mu hayir.

Bizde enflasyon olsun olmasin 2 olur 10 olur 20 olur devamli artiyor. Halk artik alamayacak seviyeye gelirse o zaman artirmayi durduruyorlar.

Yetkili servis gecen bana silecek suyu koymus, normal musluk suyu koyup 17 tl yazmis.
Eskiden mavi su koyup 100 yazardi ona cok itiraz gelip kavga cikinca bunu kesfetmis.

17'ye itiraz etmezsin biliyor cunku. Sifir maliyetli urunu 17'ye satiyor.

Seneye 50 yapar sonra 100 yapar kavga cikana kadar artiriyorlar.

Cunku herkes bir an once zengin olup totoyu kurtarmak istiyor.
0
divit
(03.10.21)
(7)

Kablosuz şarj büyük rahatlık mı?

ya ben lan neyse
yeni telefon alacağım. illa olması gerekir mi sizce?
yeni telefon alacağım. illa olması gerekir mi sizce?
0
ya ben lan neyse
(02.10.21)
bugün telefon değiştirseydim bütçemi belirledikten sonra şunların ardından arayacağım son özellik olurdu:

-batarya kapasitesi

-ekran çözünürlüğü

-ekran yenileme hızı

-hafıza kartı desteği

-kulaklık çıkışı

-güncelleme desteği

başkası için rahatlık sayılabilir belki ama şarj aparatı yine kabloyla fişe bağlı olmak zorunda ve telefon şarj olurken alıp uğraşamıyorsun. bence fazlalık ve aramaya değmez.
0
In a silent way
(02.10.21)
olmazsa olmaz değil. hatta bence bir miktar zorlaştırıyor işi. telefon şarjdayken oyun oynamak ya da yazışmak ya da ne bileyim konuşmak istediğinizde şarj ünitesiyle birlikte mi elinize alacaksınız? bu pek mümkün olmadığı için bence çok da gerekli bir şey değil. apple magsafe şarj ile buna bir miktar çözüm getirdi (mıknatıs ile yapışıyor telefona) ama yine de pek bir kolaylık sağlamıyor. yani ha mıknatıs ile telefona yapışmış şarj aleti ha elinle kabloyu kendin takmışsın. ne fark var?

sanırım kablosuz şarjın tek güzel yanı araç içindeki şarj üniteleri. o da araç sürerken tek elle kabloyu tak çıkar uğraştırmadığı için.
0
himmet dayi
(02.10.21)
Büyük gereklilik değil.

En başta benim için şarj süresi daha önemli. Benim telefonda (S20+) hızlı kablosuz şarj açık olsa bile kablo gibi şarj etmiyor. (Diğerlerini, özellikle iPhone'ları bilmiyorum, normal olanı da bu galiba.)

Bir de telefonu sabit tutma gerekliliği ev ortamında yorucu. Bende Samsung'un kablosuz powerbank'i var, bir yerde otururken kablo kalabalığı ile uğraşmadan şarj etmek güzel, çok gerekirse powerbank ile telefonu beraber elinizde tutarsınız ama yine de olmasaydı da olurdu bence.

Özellikle tercih sebebi değil benim için kısacası.
0
infernal majesty
(02.10.21)
Heralde tek güzelliği arabada varsa derim ama açıkçası android auto misal birçok arabada hala kablolu çalışıyor. Haliyle kablo takınca şarj olduğu için de gerekli olmuyor.

Bence şu an çok gerekli değil, seçimde önemli bir filtre olduğunu düşünmüyorum.
0
logisticsmanager
(02.10.21)
@biseysorcaktim'a ben cevap vereyim madem: tabii ki. böyle düşününce "e hiç olmasa da olur" hissiyatı yaratıyor haliyle.
0
infernal majesty
(02.10.21)
Kablosuz şarj ediyorum telefonu bir senedir ama olmasaydı da dert olmazdı. Özellikle kabloyla 1-2 saatte şarj oluyorsa bir telefon hiç gerek yok zira kablosuz hızlı şarj olmuyor telefonlar. En azından benimki olmuyor zaten cihazlar da 10w 15w kadar besliyor en fazla.
0
bana kedicik derdi
(03.10.21)
şu anda gereksiz.

muhtemelen apple yapacak ilk olarak, sadece kablosuz olarak şarj edilebilecek telefonlar bir süre sonra. o zaman bir işe yarar, cihazdan bir port daha eksileceği için.

dediğim gibi şu anda hiçbir numarası yok.
0
avianthem
(03.10.21)
(8)

Sok Marketlerin sahibi Murat Ulker %1 kazaniyoruz diyormus

speedy
https://youtu.be/H-f1dgKUDCo?t=48 Nasil oluyor?
youtu.be Nasil oluyor?
0
speedy
(02.10.21)
halkın kara kaşına kara gözüne bu kadar market açmıyordur
0
oekuklu
(02.10.21)
İlk olarak adamlar borsaya kote, açıp satır satır finansallarına bakabilirsiniz. sokmarketyatirimciiliskileri.com

Sorunun cevabı olarak satış miktarından kazanıyorlar. 100 milyon tl değerinde ürün satarsan 1 milyon tl kazanırsın.
0
archmage mahmut
(02.10.21)
yahu gayet açık. "fiyatları siz yükseltiyorsunuz" lafına karşılık "biz bir şey kazanmıyoruz ki biz yükseltelim. bizden indirim istemeyin" diyorlar işte. %1 değildir tabii.
0
hlot
(02.10.21)
@archmage mahmut ya hocam inanan mi var finansal raporlara, muhasebeciye 2+2 kac desen kac lazim diye cevapliyor, 2008de ekonomik krizinde gorduk dogru duzgun ne rapor yaziliyor ne denetim ne bir sey var
0
🌸speedy
(02.10.21)
@speedy ben o açıklamayı, şok'u mahalle bakkalı ile kıyaslayıp %7-8 kar marjı olduğunu iddia eden ve sonra yorumunu silen kişi için yapmıştım. Kağıt üzerinde istedikleri kadar takla da atsalar kar marjları çok düşük sonuçta.
0
archmage mahmut
(02.10.21)
2020 net ciro 21 milyar lira demiş. 210 milyon lira kâr yapar. Yani bahsedilen 1-2 milyon euro değil.

Buna ek olarak şunu da unutmamak lazim; sok'un ne kadar kar yaptığından çok genel holdingin kari önemli. Çünkü sok vs bir sürü Ülker ürünü satiyor. Bu yöntemle sokta belki kaybedip genel Ülker portföyunde kazanabilir.

Bu arada yüzde 1 olduğundan emin değilim ama yüzde 7-8 değildir. Çok basit arama ile süpermarket kar marjinin ortalama yüzde 2.2 olduğu çıkıyor, 1-3 arasi diyor google.
0
logisticsmanager
(02.10.21)
Hard discount market zaten yüksek kar marjıyla çalışmak gibi bir amacı yok. Öyle olsa migros'a rakip bir konsept açardı.
0
robin one persie
(02.10.21)
Migros bilançosuna bakarsanız zarar ettiğini de görebilirsiniz.

Getir de surekli para yakıyor.

Sıcak paraya yakin isletmelerde amaç bazen pazarda baskın olup, ‘sonra’ kazanmaktır. Rakipleri dışlayıp tek hakim olduktan sonra para kazanmak umuduyla çalışırlar.

Ülker grubu icin SOK’un en önemli stratejik avantajı, kendi ürünlerini aracıyla komisyoncuyla uğraşmadan tüketiciye ulaştırabilmek. Bu çerçevede market dışı portföyünden kazaniyor yorumu doğru.

Bir başka avantajı da perakende marketler genelde üreticiye indirim yapmasi icin baskı yapar. Bunu göğüslemesine de yardımcı olur.

Yani birisi çıkıp da indirim yap, yapmazsan ürününü satmam derse; satmazsan satma ben zaten satıyorum deme özgürlüğü.

Özet; evet perakende marketler büyük paralar kazanmıyor. %1 hadi olsun %1.5
0
fever
(03.10.21)
(8)

Kırmızı şarabın yanına hangi peynir?

bobinhoo
Eveet çok anlarmış gibi bir hanımefendiyi şarap peynire davet ettim. Hangi peyniri almam lazım, ama çağdaş falan tarzı marketlerde bulunabilecek bişeler lazım. Teşekkürler...
Eveet çok anlarmış gibi bir hanımefendiyi şarap peynire davet ettim. Hangi peyniri almam lazım, ama çağdaş falan tarzı marketlerde bulunabilecek bişeler lazım. Teşekkürler...
0
bobinhoo
(02.10.21)
kars gravyeri, olmazsa eski kaşar, o da olmazsa taze kaşar bile olur çok takma. internetten şarap peynir tabağı diye arat, yanına tuzlu krakerler çörekotlu çubuklar, kuru ve yaş meyvelerle biraz biraz güzel bir tabak hazırlarsın
0
freebird5406_2
(02.10.21)
Eski kasar, sert tulum tarzi varsa olur. Onun dışında büş peyniri var migroslarda falan oluyordu, keçi peyniri diye geçiyor;
www.migros.com.tr

Bu arada şarap ile beraber kuru etler falan da güzel gidiyor.
0
logisticsmanager
(02.10.21)
ben nedense taze kaşarlarla seviyorum, president.
0
sameidiot solo
(02.10.21)
Tulum en iyisi bence
0
olaylar olaylar
(02.10.21)
isli çerkez
0
sir gawain
(02.10.21)
hepsi olur. ohoo o kadar farklı çeşit peynir yeniyor ki şarapla. bence biraz aromalı olsa iyi olur, eski kaşar gayet güzel.
0
bohr atom modeli
(02.10.21)
Parmesan
0
prole
(02.10.21)
Migros'ta hazır peynir tabakları oluyor, onlardan yapıştır geç hocam.

Bazı restoranlar "şarküteri tabağı" satıyor, oralardan da sipariş verebilirsin.
0
plutongezegendegilmi
(02.10.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.