Giriş
(7)

bu micromanagement midir?

logisticsmanager
uzun oldu simdiden uyari.simdi yil sonu degerlendirmelerinde uc calisandan birisi iyi niyetli micromanagement yaptigimi soylemis. bunu kendisiyle bir kac kere daha konustuk yil icinde, bazilarini ona anlattim bazilarinda da boyle birsey oldugu konusunda anlasamadik.ornekler;bazi mailleri onun yerine
uzun oldu simdiden uyari.
simdi yil sonu degerlendirmelerinde uc calisandan birisi iyi niyetli micromanagement yaptigimi soylemis. bunu kendisiyle bir kac kere daha konustuk yil icinde, bazilarini ona anlattim bazilarinda da boyle birsey oldugu konusunda anlasamadik.

ornekler;
bazi mailleri onun yerine atiyorum==> normal calisanlar 4-5 arasi kapatiyor. biz mudurler genelde 6-7 oncesi kapatmiyoruz (ben hatta gece bile yaziyorum bazen eger gun icinde bir sebepten erken kapattiysam) birkac kere yarin ya da bir iki gun icinde konteyner ile yollanacak urunu hava kargo yapalim dedi mudur, calisanlar ciktiktan sonra. ben de maili direkt tedarikciye attim, bu calisan da cc'de. cunku belki de konteyner ile yollanmak icin limana yollandi bile, bilemiyorum.
ona gore benim ertesi sabahi bekleyip ona soyleyip onun atmasi lazim ama bu bana direkt sacmalik geliyor. tedarik zincirindeyiz, zaten asya ile aramizda saatler var.
birkac kere de benim cevap vermem gereken bir seye direkt cevap verdim ama ona gore benim ona soylemem, onun da tedarikciye yazmasi lazimmis.

gecen de gece mail atmama takildi, stresleniyormus ben gece mail atinca ama arkadas gece kimseye is yapin demiyorum, aksam erken kapattiysam gece maillera yetisiyorum yatmadan. daha bir kere acil bir sey yazmadim gece ama tek bu calisan streslenmis gece mail atinca.


haftada bir gun herkesin ve kendimin portfolyosunu acip garip bir sey var mi diye bakiyorum. misal gecmis donemde kalmis bir siparis, fazla/az kabul yapilmis siparis, haftalar once acilmis ama hala tedarikci onayi girilmemis siparis vs vs. bunun sebebi de benim n+1 ve n+2 ayni dosyayi kendi analizleri icin kullaniyor ve onlar boyle seyleri bulunca bana soruyorlar, sonucta bana da haftada bir gun kontrol et dediler. kimseye kendi portfolyosu icin "bu niye boyle, su niye boyle" sormuyorum (varsa da cok nadir olur, bir sorum vardir). genelde attigim email "fyi su siparis 3 hafta oncesinin onay tarihine ait ama hala yola cikmamis" diyorum. siparis listesinde 10 kusur bin sira var, insan arada gormeyebiliyor o kadar bilgi icinde (ben de gormuyorum bazen, excel tablosu sonucta) diger iki calisan "tesekkur ederim bakayim" diyor, bu calisan ise "ona ben normalde yarin bakacaktim" diyor.
bu noktada esim calisanin onun isini duzgun yapmadigini dusundugumu soyledi ama ben kendisine zaten bunu kac kere acikladim, herkesin portfolyosuna bakiyorum, herkese sadece bilgi maili atiyorum vs diye.

bana calisanin bu dedigi abarti geldi. cunku bir adet calisanimi micromanagement yapmak zorunda kaldim (sirket tarafindan zorunlu, kotu performans sonrasi), her emailinde cc'de olmak zorundaydim, cogu mailini yollamadan bana soruyordu falan. o noktayi birakali 1 sene oldu ama hala bana bir email atmadan soruyor, teams uzerinden ariyor bunu yapacagim ne dersin ya da belli raporlama yaparken bana da diyor bak sonuc x buldum, sence dogru mu falan diye.
ben de cok ciddi micromanagement olan yerlerde calistim hem fransa'da hem turkiye'de, birinde resmen mudur her sabah onaylanan siparislerimize tek tek bakardi, sorardi neden bu acildi vs diye. ayda bir de yanina oturtup tek tek portfolyomuza bakardi, safety stock levellerimiza, stok levellarina falan bakardi. aciklama isterdi cogu sey icin.

neyse yani bunlari gordukce ben harbiden micromanagement gormekte zorlaniyorum ki malesef sirkette de biraz bu kultur var; yani benim kendi mudurlerim operasyona katiliyor cogu zaman, e onlar bana gelip "su raporu hazirlarken x'in portfolyosunda sunu gordum, bir bakar misin x ile neden boyle" diyince ben de x ile beraber bakmak durumunda kaliyorum. gun gelir de mudurlerimin yerine gecersem bu sistemi belki degistiririm de yani birazcik da isleyis bu su an, ben junior manager olarak bunu yikacak da degilim.

siz ne diyorsunuz? junior olarak kendimi gelistirmek istiyorum ve bu tarz seylere acigim ki baska bir kac onerisi de oldu onlari mantikli buldum ama bu management olayinda ortayi bulamiyoruz bu calisanla.
0
logisticsmanager
(12.11.21)
Valla iş beklemez. Önünüze düşen acil gördüğünüz bir şeyi yapıp takibi için elemanınızı cc'ye koymanız bana micromanagement gibi gelmedi. Haftalık genel bir bakış bana işin içinde bir yönetici olduğunuzu gösteriyor, bir tür güvenlik ağı (safety net) işlemidir bu.
Bana kendi yöneticilerinin micro management yaptığı şikayetiyle gelen kişilere baktığımda bir kısmının hakikaten düşük performanslı ve takibe muhtaç kişiler olduğunu görüyorum. Örnek; diyor ki her yaptığım işe burnunu sokuyor, kendisi okumadan duyuru çıkamıyorum. Hakikaten micro management bu, ama yine bakıyorum bu arkadaşın daha önce çıktığı duyurularda bin türlü yazım yanlışı, dilbilgisi hatası var (üstelik Türkçe yazılmış metinler bunlar). Kurumsal format kullanılmamış, bir tanesinde eski format kulanılmış. E ne yapacak yönetici? Ya "kusura bakma" deyip baştan bir şans vermeden yollarını ayıracak, ya da bir süre böyle gidecek.
Ancak şöyle de bir durum var tabii; çalışan kendi işlerine detaylı bakıldığını düşündüğü an panik yapabilir ve bu daha fazla hata yapmasına sebep olabilir. Bunu da yaşadım. Bir değer analizi yapmak gerekecek böyle bir durumda.
Rutin yaptığınız kontrolleri çalışanlarınıza öncesinde haber verin, "ben her hafta salı günü bir önceki haftanın listesi üzerinden geçip üzerinden geçilmesi gerekenleri sizlerle paylaşıyorum. Bunlarla ilgili bana dönmenizi bekliyorum / beklemiyorum" diye. Aynı şekilde akşam atılan emailler için de geçerli bu. Gün içinde bazen o kadar yoğun oluyorum ki bana gelen emaillere ancak mesai saatinden sonra bakabiliyorum. İsterseniz elektronik olarak email gönderimini ertesi gün sabah saatine ayarlayabiliyorsunuz. Bunu bir düşünün derim.
0
SiyamkedisiZorro
(12.11.21)
Öncelikle konuyu sizin tarafınızdan dinliyoruz, siz micromanagement yaptığınızı düşünmüyorsunuz ve haliyle yazdığınız örnekler de bunu destekler nitelikte. Karşı tarafın belki farklı örnekleri vardır. Sağlıklı olanı kendisiyle konuşmak.

1 - Eğer bir iş, bir kişiye delege edildiyse ve özellikle de 3. parti iletişimini bu kişi yürütüyorsa araya girilmemeli diye düşünüyorum. İşinizi, sektörünüzü derinlemesine bilmiyorum ancak ben işten çıktıktan sonra müdürüm normalde benim yaptığım işlere devam ederse iki şey hissederim
a) Bir şeyleri eksik yapıyorum
b) Çalışmam gerekenden az çalışıyorum

2 - Pozisyon gereği bir şeyleri kontrol etmeniz gerekebilir, bu çok doğal. Mail atmanız da bu kişiyi rahatsız ediyorsa farklı bir sisteme geçebilirsiniz. Mesela o Excel sayfasında bir kaç ekstra kolon olur; orada en son aksiyonun ne olduğu, bir sonraki aksiyonun ne zaman kimin tarafından alınacağı vb. belirtilir. Hatta basit bir formülle o tarih geçtiğinde ilgili satırın farklı renkte gözükmesi vb. sağlanır. Ya da başka bir çözüm olarak mail atılmaz da her hafta kısa bir statü toplantısı yapılır, herkes sorun yaşadığı, bekleyen vb. siparişlerini anlatı; herkes bilir, çözüm üretir vb. Böylece siz bir şeyleri dikte etmemiş olursunuz

3 - Gece mail atma olayı da aslında ilk konuya bağlanıyor. Bence bu konuda çalışan haklı. Bir kişiye mesai saatleri dışında; gece, haftasonu, resmi tatillerde vb. mail atıyorsanız o ister istemez karşı tarafta sıkıntı yaratıyor. Özellikle de yoğun çalışılıyorsa insanların akşamları ya da haftasonunda iş düşünmeden hayatlarını yaşamak istemeleri normal. Bu noktada konu yine aynı noktaya geliyor: "Müdürüm bu saatte çalışıyor; ben evdeyim, ya yapmam gereken şeyleri yapmadım ya da çalışmam gerekenden az çalışıyorum"; bunun çok da bir çözümü yok sanırım. Eğer mesai saatleri dışında gönderdiğiniz mailler her halukarda iş gününde dikkate alınacaksa, göndermeyin, yazdıysanız bile taslak olarak kalsın. Ama o mailin o saatte gitmesi gerekiyorsa, normalde o maili göndermesi gereken insan da siz değilseniz, şirket kültürünün ya da yapısının değişmesi lazım.
0
salihdt
(12.11.21)
salihdt +1
lojistik sektöründe hiç çalışmadım, önceliklerini bilmiyorum ama gece 22:30'da bir e-mail görmek beni irrite ediyor her türlü.
o saatte çalışmak zorundaymışım hissi yaratır.
cumartesi gece 3'te mail atan bir yöneticim olmuştu mesela. aciliyeti olmayan bir konu için. garip buluyorum.
kendim geç saatte mail atarken de "delay delivery" yapıyorum.
ama sizde işler durma noktasına geliyordur o mail atılmazsa, o zaman bu durumu önceden söylersiniz çalışanlarınıza, hem beklentileri yönetmiş olursunuz, hem de iş aksamaz, micromanagement hissi de yaratmaz.

diğer konunun da dozu önemli bence. ben micromanagement'tan her işin içinde son kararı vermeyi isteyip ille bu olacak diye direten yöneticiyi anlarım, bazı konularda tam bilgisi olmasa bile işler tam istediği şekilde yapılsın isteyen. bi de üstüne yakın tarihli desdline'lar verip "do it do it!!" yaparsa tadından yenmez.

ps. tarzanca için özür. mobildeyim hızlı yazdım
0
dreamnesiac
(12.11.21)
Çalışan haklı.

En başta eleman "micromanagement yaptığını düşünüyorum" dediğinde "hayır yapmıyorum" diye itiraz edip bunu ispatlamaya / açıklamaya falan çalışman tartışmayı baştan kaybettiriyor. Yönetici yönettiği kişilerle münakaşaya girmez, sorunu anlayıp çözer. Çünkü bu durumdan rahatsız olan karşıdaki zaten, sen değilsin, defansif pozisyona girmek yapabileceğin en kötü şey. Hem sorunu çözmüyorsun, hem de ekibin saygısını kaybediyorsun.

Doğrusu @salihdt'nin de dediği gibi elemanın şikayetçi olduğu noktalarda alternatif üretmek. İşte excel'de tablo aç, maili istiyorsan yine at ama elemana sabah iletilsin vs. "Biz neler neler gördük, şımarık bunlar" tutumu tatsız ve iyi bir yönetici olmanı engeller.

Bir ek nokta da "şirket kültürü bu, yapcak bişey yok" olayı hatalı. Şu dandik linkedin postları gibi olacak ama "yönetici/lider" muhabbeti yani, kendisi inisiyatif alamayıp üstü ne diyorsa onu uygulayacak insanların yönetici olmaması lazım, düz memuriyet bu. Ben böyle birinin altına çalışmak istemezdim, kendim de şu an bunun tam tersi yönde yöneticilik yapmaya çalışıyorum. Çünkü sorun çözmeyecek, yeni bir şeyler yapmayacak, kendi başıma karar vermeyeceksem ne yöneticiliği yapıyorum ki?

Ha mesela ben de çalışanın yazdığı her kodu satır satır inceleyip, gerektiği yerde düzeltmesi için yazıyorum ona. Bu mesela micromanagement değil, eğitim bu aşamada. Ama 6 ay sonra hala aynı şeyi yapıyor olursam micromanagement olur. Senin çalışan da şirkette yeniyse ya da junior'sa falan dersin "bi süre böyle, sonra tabi böyle olmayacak" diye.
0
plutongezegendegilmi
(12.11.21)
micromanagement konusu hassas bir konu. basit bir şekilde "şunu yapınca micromanagement olur" gibisinden özetlemek mümkün değil çünkü uzun aylar yıllar boyunca biriken bir hadise. hem de iki tarafı da dinlemek lazım.

kaldı ki bazı konularda, bazı işyerlerinde micromanagement yapılması gerekebiliyor. micromanagement'ın kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum. sadece bazı durumlarda daha verimsiz olduğunu ve uzun dönemde çalışanın gelişimini engellediğini söylemek mümkün. eğer çalışan gelişiminin engellendiğini düşünüyorsa, kendini daha özgür hissedeceği başka bir işyerinde iş bakabilir. tabii bir yandan da hatayı kendinde de araması gerekiyor. mesela ben şahsen detayları fazla aktarmayan, sonuç odaklı raporlar-yazılar hazırlayan birisiyim, patron da bu sebeple daha fazla muhatap oluyor benimle. şirket dışı yazışmalarımda (özellikle üst seviye) genelde cc'de kimse olmaz, böyle olunca da, patron pek hakim olamıyor ayrıntılara. ama öte yandan sürekli her mail'ine cc'de tüm şirketi koyan, tüm yazılarında bol bol ayrıntı ekleyen birisi, patronla daha az muhatap oluyor.
0
co2s2
(12.11.21)
gece mail atmakla ilgili kısmın micromanagement olduğuna katılmıyorum. herkesin verimli olduğu saatler farklı, eğer gece cevap verme yükümlülüğü yoksa o zaman istediğin kadar mail atabilirsin. adamın uykusu tutmamıştır iş yapası tutmuştur mail atar ne var bunda yani.

ama diğer kısımlarda senin adamların yapması gereken işi sen yapıyormuşsun gibi geldi. bu hoş değil. evet iş hızlı çözülüyor belki ama doğru değil. işi birine teslim ettiysen o yapacak. aciliyeti varsa mesaiye o kalacak. sürekli çalışanlarının eksiklerini kovalayan bir yönetici profilinin mm olmasa bile doğru olduğunu düşünmüyorum. yönetici dediğin yöneticilik yapar, sen o işine odaklan. haftada bir gün denetleme yapmakta sorun yok ama onun da adını koy, net bir şekilde denetliyorum de. ama bir daha çalışanının atması gereken maili sen atma, iş gecikse bile bu çalışan üstünde stres oluşturur, aşırı saçma ve türk işi bir hareket yani. "bak sen uyuyorsun ama ben yöneticin olarak senin işini de yapıyorum ve çalışıyorum" gibi bi mesaj veriyor bence ve aşırı amatörce.
0
roket adam
(12.11.21)
@roket adam malesef o mesaiye kal falan dediklerin bu ülkede yapilamaz. Haftada 37 saat calisan calisana "aksam 6da toplanti var" dersen kabul etmez. O zaman daha ciddi olay cikar. Ki dedigim gibi ortada bir is yok, bir anda ortaya cikan bir şey.
Yoneticiyle aksam taleplere bakarken ciddi stok sorunu olacağını gördük, tedarikci yarin yola mal cikaracagim demis ama konteyner ile. Bizim bunu kacirma sansimiz yok ve cin ile aramızda 7 saat var. Belki sabah ise başladığimiz zaman fabrikadan yollanmis bile olacak. Haliyle böyle saçma sapan bir riski alacak degiliz. Calisan da aksam 4-4.30 sonrasi calismak zorunda değil. Ki Türk isi diyorsun ama zaten "hemen su maili atip yarin yola cikacak ürünleri hava kargo yapalim" diyen müdür Fransız :)
Bir de benim kendi müdürlerim birşey gördükleri zaman çalışanın sabah gelmesini beklemeden, acilse, direkt email atıyorlar çünkü tedarikci zaten ic tedarikci hepimiz ayni firmanin calisaniyiz, en sonunda ceomuz ayni. Haliyle arada temsil sorunu da yok. Tedarik zincirindeyiz ve böyle "ya o maili ben atmalıydim" gibi şeyleri oldukça saçma buluyorum. Bazen iki saat deadline oluyor.

Aynisini benim müdürüm icin de zamaninda bana dedi kiz. Zamaninda bir konu için o müdüre sorarmis, müdür ona cevaplarmis o da ic tedarikciye soylermis. Simdi covid dönemi bu sorudan o kadar cok geldi ki zaman kazanmak için müdür direkt tedarikciye cevapları. Kıza göre bu kötü ama bir bakima kendisini cevaplayamayacagi ve her hafta önümüze gelen bir soruda zaman kazaniyoruz.
Bilmiyorum kendi açımdan böyle şeyleri hic umursamadigim için de olabilir.
0
🌸logisticsmanager
(12.11.21)
(7)

18 yasinda erkek icin parfum onerisi

the end of time
merhaba, kuzenim parfum istiyormus, ben de 18. yas gunu icin hediye almak istiyordum, ben alirim dedim. sekerli veya agir olmayan, genc kizlarin begenecegi (benim gibi 30luk sozluk teyzeleri kendi zevkine gore secmesinmis :( ) bir parfum ariyorum. gidip de tom ford vs almam muhtemelen ama butcemin d
merhaba,

kuzenim parfum istiyormus, ben de 18. yas gunu icin hediye almak istiyordum, ben alirim dedim.

sekerli veya agir olmayan, genc kizlarin begenecegi (benim gibi 30luk sozluk teyzeleri kendi zevkine gore secmesinmis :( ) bir parfum ariyorum.

gidip de tom ford vs almam muhtemelen ama butcemin de ucu acik.

tesekkurler.
0
the end of time
(11.11.21)
burberry weekend klasiktir artık ama çok güzel parfümdür.
0
matilda
(11.11.21)
bleu de chanel. hediye olacaksa pek çizgi dışına çıkmadan garantiye gidilmeli bence. 30luk bir sözlük abisi olarak öneriyorum.
0
ismim ibrahim
(11.11.21)
40 LIK amcası olarak yukarıdaki yazar arkadaşımın aksine 18 lik arkadaşımıza bin tl civarı bir parfüm olmaz..
yaşı ufak olduğu için DAVİDOF COOL WATER
0
jamswety
(11.11.21)
Nautica voyage
Bvlgarı aqua
Mont blanc legend

Bu üçünden seç beğen al
0
bigcaptain
(11.11.21)
kablelvuku
(11.11.21)
lacoste red
0
kornisch
(11.11.21)
aslinda zor bir konu cunku misal ben onun yasindayken zaten parfumlere merakliydim ve oyle sekerin basilip gecildigi parfumleri sevmezdim.
bir de tek parfumu olacagi icin (unutmamak lazim ki kislik parfumu yazin kullanirsa kizlarin kisin begendigi yazin kizlarin nefret edecegi parfum olur) tam da bahsettigi parfumu almak lazim.

benim aklima gelenler;
acqua di gio absolu. bu aslinda 3 mevsim kesin gider, kisin da gidebilir cunku aromatik/odunsu. acqua di gio serisinden oldugu icin genel kitle sever.
aynisinin profumo versiyonu da olur.

bentley infinite rush, gene 3 mevsim cok rahat gider, kisin da gidebilir.

mont blanc individuel derdim ama tatli koku.

bleu de chanel olabilir ama acikcasi 18 yasinda universiteye gidecek, buyuk ihtimal kot tshirt falan dolasacak birine yakistirmam.
mont blanc legend gene sekerli ama 4 mevsim gidebilir. yalniz bir donem fiyat sebebiyle herkesin (benim de dahil) kullandigi bir parfumdu.

mont blanc explorer olabilir.

versace eros olabilir ama yazin cok sicakta bence zor. bunda da seker var biraz.

aslinda terre d'hermes eau tres fraiche olabilir. ha bu kisin hic gitmez ama cok da guzel bir koku ve eminim butun herkesin kullanmadigi bir koku.

azzaro chrome+versace pour homme olabilir.

yalniz cok subjektif bir olay parfum. acaba bir gun kendinize alacak gibi beraber gitseniz orada "sen de dene bak" falan deseniz?

bir de kizlarin begenmesi de subjektif. ben misal kakao, gul, lavanta kokan parfum surerim. kuzenimin esiyse "erkek o kokulari kokmamali bence ya" diyen birisi. yani her karsi cins kisinin begenisini almasi zor ama asil yapmasi gereken kendisinin mutlu oldugu bir parfum bulup onu kullanmasi, baskalarini iplememesi.
0
logisticsmanager
(11.11.21)
(4)

Kaliteli parfüm önerisi

beni sen öldürme
Kurkdjian ayarında parfüm önerisi olan var mı? Sadece marka ismi yeterli, markanın bana uyan modelini bulurum ben. Teşekkürler.
Kurkdjian ayarında parfüm önerisi olan var mı?

Sadece marka ismi yeterli, markanın bana uyan modelini bulurum ben. Teşekkürler.
0
beni sen öldürme
(10.11.21)
Creed
0
congratulationsyouwon
(10.11.21)
One million
0
burty
(10.11.21)
Amouage
Annick goutal
Creed
L'artisan parfumerie
Guerlain exclusive
Dior privée
Penhalagion's
By Killian
Montale
Cdg
Fragrance du bois
Parfums de marly
Xerjoff
Frederic malle
La Via Del Profumo
Clive christian
Zoologist
0
logisticsmanager
(10.11.21)
Narcisso Rodrigez
0
kaset
(11.11.21)
(1)

tr ya da dünyada en iyi veri kurtarma merkezleri

iste o bendim
benim 4 tb lik wd hdd nem kapıp bozuldu.içinde 250 gb lik dizi film belge müzik resim vardı.30 gb lik resimler önemli benim için.bu işi tr de en iyi gold data ve my disk yapıyormuş.kayserideki kapanmış galiba. türkiyede yaptırmak istemiyorum.internetteki dandik kurtarma programlarıyla 1 kere tarattı
benim 4 tb lik wd hdd nem kapıp bozuldu.

içinde 250 gb lik dizi film belge müzik resim vardı.

30 gb lik resimler önemli benim için.

bu işi tr de en iyi gold data ve my disk yapıyormuş.

kayserideki kapanmış galiba.

türkiyede yaptırmak istemiyorum.

internetteki dandik kurtarma programlarıyla 1 kere tarattım.
çünkü kurtarılacak durumda mı diye merak ettim.
bilgisayara takınca içindekiler görünmüyordu çünkü.
10 da 1 göründü verilerin.

10,5 saatte tarama bitecekti. hemen kapattım.

diskteki sektörler kaymış, labaratuarda onarılması da lazım.

bu işin uzmanı kim dünyada ? sadece fotoğraf ve belgeleri istiyorum.

1.000 dolara kadar veririm.

her ülkede var bu veri kurtarma şirketleri.

amerika ? almanya ? ingiltere ? rusya ? hindistan ?

hangi ülkeye - şirkete göndermeliyim ?

teşekkürler.
0
iste o bendim
(10.11.21)
Redditte aşağıdaki firma çok övülmüş;
pcimage.co.uk

Yalnız bahsettiğin fiyata olmayabilir gibi geldi. Çünkü redditte bir kaç yerde hollanda için misal hdd başına 1300 Euro istendiğini falan gördüm.
0
logisticsmanager
(10.11.21)
(11)

İş güvenliğine uymayan kuruma nasıl dava açarım?

damba
Arkadaşlar merhaba, Daha önde bi duyuru açmıştım ve evlilikle fesih-tazminat vs işlerini sormuştum. Sonrasında sözleşmemi okudum ve orada açık açık iş güvenliği şartlarını sağlamak zorunda oldukları yazıyor iş yerinin-resmen haklarımı bilmiyorum beni kınamayın- Masabaşı bi işte, 8 saat bilgisayarda
Arkadaşlar merhaba,

Daha önde bi duyuru açmıştım ve evlilikle fesih-tazminat vs işlerini sormuştum.

Sonrasında sözleşmemi okudum ve orada açık açık iş güvenliği şartlarını sağlamak zorunda oldukları yazıyor iş yerinin-resmen haklarımı bilmiyorum beni kınamayın-

Masabaşı bi işte, 8 saat bilgisayarda aktif olarak çalışıyorum. Bana verdikleri sandalye taş gibi, gün içinde ve iş sonrası hem popom, hem sırtım hem boynum ağrıyor. 27 yaşındayım, bazı günler boynum resmen acıyor. 4 aydır sandalye talep ettim hala gelmedi, ama sözlü talep ettim salak gibi, asla kanıtlayamam 4 aydır saçma bi sandalyede oturtturulduğumu.

Şimdi ben doktora vs gideceğim artık, aletli pilatese gidiyordum maaşımın 4’te 1’i fiyatına, yalvarıyorum müdürüme bi sandalye talep edin artık, oyalıyordu beni.

Ben bu iş yerine hangi aşamalardan sonra dava açabilirim acaba?
Çünkü çıkmak istiyorum ve boyun ağrılarımın da bi karşılığı olmalı mı?
0
damba
(09.11.21)
Büyük ihtimal kovulursunuz dava işlerine girince. Bilmiyorum nasıl bir işyeri ama kendiniz bir sandalye alsanız sanki daha kolay olur gibime geliyor.
0
cilekli krep
(09.11.21)
boyun ağrılarımın da bi karşılığı olmalı mı?
olmalı
olur mu?
olmaz
0
hadsafhada
(09.11.21)
Önce İSG uzmanına söyle. Müdürle muhatap olma. Satın alma müdürü ya da personeli varsa ona söyle.
0
dissendium
(09.11.21)
İSG uzmanı nerede bilmiyorum ki, işe girerken bize bi eğitim verdi ve gitti, sonra da nerede bilmiyorum.

İşten ayrılmak istiyorum zaten, ama işten ayrılırsam benden maaşımın 6 kat fazlası tazminat talep ediyorlar.
0
🌸damba
(09.11.21)
@dissendium, müdürüm dediğim yanlış oldu, ekip lideri diyeyim. Lider satın almaya söyledi güya ama iş yeri büyüdüğü ve başka yerlerde şube açtığı için çok yoğunmuş, biraz daha bekleye getiriyor bana.
0
🌸damba
(09.11.21)
Ekip lideriyle de muhatap olma. Satın alma ile sen konuş. İşleri hızlandır. İsg uzmanı yoksa anlaştıkları bir şirket vardır. Yönetimden o şirketi öğrenebilirsin.
0
dissendium
(09.11.21)
Ya ben işleri çok çözme yolunda da değilim, tazminat ödememek için haksızken haklı olmak istiyorum, yanş bu durumu, iş güvenliğiyle alakalı kötü çalıştıklarını kanıtlamak istiyorum.
0
🌸damba
(09.11.21)
O kısım biraz zor. Norveç'te yaşamıyoruz maalesef. Sağlık sorunu kanıtlayamazsanız sert koltuğa kimse bir şey demez. Anca ciddi güvenlik sorunları olması lazım.
0
dissendium
(09.11.21)
Hocam kusura bakmayin ama fransa gibi çalışan haklarının tavan olduğu yerde böyle tazminatla işten çıkma duymadım.
Benim çalışan ameliyat oldu haliyle bizim oturduğumuz koltuklarda rahat edemiyordu (oturduğumuz koltuklar tanesi 500 euro falan).
Ona özel alındı, hatta koltuğu gelip özel ayarladılar falan onun vücuduna göre.
Şirket/sigorta belli miktarini karsiladi, kendisi belli miktarını.

Kısacası sizin o iş imkansiza yakın. Türkiye'de zaten ne şirket ne sigorta size özel koltuk almaz, siz kendi paranızla anca alırsınız.

Mantiken Koltuğun sizin sağlığınıza zararlı olduğunu nasıl kanitlayacaksiniz misal? Hangi veriler olacak, bu veriler ne kadar süre ile takip edilecek vs? Elinizde buna kanit olmasi zor.
Çünkü bu mantığa göre bilek ağrıtan mouse, küçük ekran olduğundan göz ağrıtan laptop vs hep aynı mantığa girer.

Bu arada işten ayrilirken sizden nasıl tazminat alıyor onu anlamadım.
0
logisticsmanager
(10.11.21)
Ben biraz daha zorlayim, koltuk bile vermek zorunda degiller aslinda.

Paket elemanlari hem pc basinda hem de ayakta calisirlar. Dayanacaklari yer bile konmaz, bazi market kasiyerlerinin de olmuyor.
0
divit
(10.11.21)
@logisticsmanager iş yeri bana eğitim verdiği için tazminat olarak bu eğitim parasını istiyor, eğitim de 10 gün kendi çalışanları verdi. Çıkarken bu parayı istiyor.

@divit o kötüymüş baya hocam :( Ama iş güvenliği uzmanı abim öyle demiyor, sana ortopedik koltuk ve sandalye vermek zorunda masa başı bilgisayar işi olduğu için diyor. İş yeri girişte iş güvenliği uzmanlığı eğitiminde de bunu söylemişlerdi bize.
0
🌸damba
(10.11.21)
(4)

oyun konsolu alacagım ne alayım bütçe kısıtlı?

sizofren06
oyuna sürekli para veremem internet tabanlı ucuza oyun alacagım konsol tavsiyeniz nedir?xbox mu yoksa ps 4 mu?xbox ise hangisi?
oyuna sürekli para veremem internet tabanlı ucuza oyun alacagım konsol tavsiyeniz nedir?

xbox mu yoksa ps 4 mu?
xbox ise hangisi?
0
sizofren06
(09.11.21)
Xbox+gamepass.
Hangisi olduğunu bilemem bende ps4 var ama xbow gamepass ile ciddi fark koyuyor.
0
logisticsmanager
(09.11.21)
ps kullanıcısı olarak ps önermiyorum. oyunlar aşırı pahalı. oyuna fazla para vermeyeyim diyorsan konsol mantıklı değil ama ps4 diyorsan bütçe kısıtlıdır diye düşünüyorum. pc toplanmaz yani. o yüzden xbox. sürümünü bilemiyorum ama günceli yine pahalı.
0
himmet dayi
(09.11.21)
bende de ps4 var ama xbox series s + game pass almayı düşünüyorum. arkadaşların dediği gibi güncel ps4 oyunlarının fiyatları olacak iş değil.
0
ravenclaw
(09.11.21)
Xbox Series S + Xbox Game Pass +1

Ayda 30 TL'ye istemediğiniz kadar oyuna erişim şansınız olur.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(09.11.21)
(7)

Kripto kadar riskli olmayan yatırım araçları

bana kedicik derdi
Aklınıza ne geliyor? Aylık maaştan her ay 100 200 dolar atmalık böyle tasarruf için mesela. Ethereum'um var ama buralardan almak istemiyorum o nedenle başka bir şeye yönelmek istiyorum. Ama başka altcoinlere güvenim yok artık. Banka %0.5 faiz veriyor yıllık, önermeyin faiz o nedenle. Yatırım fonları
Aklınıza ne geliyor?
Aylık maaştan her ay 100 200 dolar atmalık böyle tasarruf için mesela.
Ethereum'um var ama buralardan almak istemiyorum o nedenle başka bir şeye yönelmek istiyorum. Ama başka altcoinlere güvenim yok artık.
Banka %0.5 faiz veriyor yıllık, önermeyin faiz o nedenle.
Yatırım fonları da baya kötü senelik %10 vermiyor bazıları. Bunlardan daha riskli ama kripto kadar da sakat olmayan bir şey lazım bana.
0
bana kedicik derdi
(08.11.21)
etf
0
baldur2
(08.11.21)
abd etf'leri
0
melonsucker
(08.11.21)
Etf+1

Ben dünya etf'ine yatırım yapıyorum (tabi Fransa'dan) ama bunu abd etf+ developing countries etf vs diye yapan da var. Üstüne isterseniz yeşil firmalar vs diye de ayrilanlar var. Getirisi yüksek olanlar var tabiki ama riski de fazla. Ben dünya etf ile şu an yüzde 4-5 arası alıyorum. Hedefim uzun ama bunda.
0
logisticsmanager
(09.11.21)
Düzeltme; bu sene (ocaktan beri) yüzde 14 getirmiş dünya etf. Bahsettiğim karma yatırım getirisiymis.
0
logisticsmanager
(09.11.21)
Borsa tokenlerini araştırın isterseniz, bnb, gt, ht vs
0
beni sen öldürme
(09.11.21)
Temettü veren hisse senetlerine yönelmeye karar verdim
0
🌸bana kedicik derdi
(09.11.21)
yatirim fonunun onlarca cesidi var, daha detayli bakmani tavsiye ederim. hatta dogrudan kendin almakla ugrasmayacagin ETF sepeti yapan fonlar bile var.
0
bay b
(09.11.21)
(13)

okul seçmek / meslek seçmek

spivak
oglum seneye almanyada üniversiteye başlayacak. ancak hala kendisine en uygun meslegin ne olacagina karar verebilmis degil. bazi kistaslari var, örneğin1- sayisal bir bölüm olmasin, mühendislik gibi matematik egitimi alacagi bir bölüm istemiyor. Ablasi almanyada yazilim okudu, cok zorlandi. 2- alman
oglum seneye almanyada üniversiteye başlayacak. ancak hala kendisine en uygun meslegin ne olacagina karar verebilmis degil. bazi kistaslari var, örneğin

1- sayisal bir bölüm olmasin, mühendislik gibi matematik egitimi alacagi bir bölüm istemiyor. Ablasi almanyada yazilim okudu, cok zorlandi.
2- almanca c1 ingilzcesi b2 seviyesinde, iletisim kuracagi ama pazarlama gibi insanlari ikna etmek icin tek ayak üstünde bin yalan söylemek zorunda kalmayacagi bir bölüm istiyor.
3-almanyada bir basketbol kulübü ile anlasma yapmak üzere, o kulüpte basketbol oynayacak bir taraftan, bu sebeple okul disinda da zamanı kalsin, mümkünse calisiyorken de spora devam etsin istiyor.
4-okul sonrsi almanyada kalmayabilir başka bir avrupa ülkesine de gecebilir, bu sebeple her yerde gecerli bir meslegi olsun istiyor. türkiyeye dönmeyi düsünmüyor.

ben bu kosullari dikkate alarak lojistik oku, lojistikci ol dedim ama aklina pek yatmadi. bu kosullari düsündügünüzde sizin akliniza nasil bir meslek ve okul geliyor? almanya ya da başka bir avrupa ülkesinde okuyan/calisan arkadaslar ne önerirler?
0
spivak
(08.11.21)
psikoloji, sosyal hizmet gibi bölümler bence.
0
candide
(08.11.21)
Almanya'nın Besyo'su yok mu. Madem basketbol oynuyor, antrenörlük okusun.
0
dissendium
(08.11.21)
almanyadaki spor bölümleri, bizim buradaki besyolara benzemiyor. spor bölümlerinin yanında ekstra bir egitim daha alman gerekiyor, spor ve ekonomi, spor ve diyetisyenlik, spor ve fizyoterapi gibi.
0
🌸spivak
(08.11.21)
gazetecilik
0
barankovan
(08.11.21)
Bence işletme okusun. Çok kararsızsa bu bölüm nereye çekersen oraya gidebilecek bir bölüm.
0
mg3929
(08.11.21)
Merhaba,

Bu profile sahip birisi ilgi duyduğu bir sosyal bilim alanına yönlendirilebilir bence.
-siyaset bilimi
-uluslararası ilişkiler
-iktisat
-işletme
-psikoloji
0
but that was just a dream
(08.11.21)
yazılım, bilgisayar programcılığı vs bunlar matematik içerikli bölümler değil (sayısal zeka gerektiriyorsa bile) ve her yerde yapılabilecek işler. bunlara yönelebilir. hem dijital de olsa bi şeyler yaratmak eğlenceli bence.
0
erenderk
(08.11.21)
öğretmen olsun bol bol iletişim gerektiren bir meslek.
0
xrated
(08.11.21)
merhaba önceliklikle şimdiden tebrik ederim çocuğunuzu.
son zamanlarda 18-20 yaşındaki affedersin eşek kadar olmuş çocuklara -bizzat kendileri yapması, düşünmesi- gereken şeyler için ebeveynlerinin yazdığını çok görüyorum. interrail gruplarında, konser, festival gruplarında, ev ilanı sitelerinde vs vs.

öncelikle iyi ebeveyn olma çabanız şahane, hem araştırma hem onu yüreklendirme anlamında desteğinize devam edin ancak bu noktada artık abartmayın. bu konu sizi ne kadar ilgilendiriyor? ve neden?

sevdiğim bi profun hoş bi sözü var özetle şu; ya bu yaşa kadar ne yapmak istediğine karar verecek insanlar yetiştirin ya da bunu yapamadıysanız (yaptığınıza güvenmiyor/inanmıyorsanız) zaten sizden fikir almasın. tam oksimoron oluyor yani.

neyse, cevaba gelirsek,
üniversiteyi meslek edindirme mekanı olarak görmesin ve kurgulamasın. hele bir de title vermeyen bölümlerde okuyacaksa manevra alanı daha geniş olur. ama örneğin ziraat mühendisliği okusaydı da sadece tarımla uğraşacak değildi. ders içeriklerinden, projelere lisansta harcayacağı 3-4 yılda hangisinde çok zevk alarak vakit geçirecekse oraya gitsin. sosyal bilimlerle arası nasıl? sanatla arası nasıl? basketbol oynuyorsa takım çalışmalarına daha yatkın olabilir bu durumda karar alıcı meslekler/pozisyonlar istemeyebilir. ama sonuçta şimdiden hele bir de bu yeni kuşak için, okuyacağı lisans ömür boyu üzerine yapışacakmış baskısını hissettirmemek gerek, onun da hissetmemesi gerek bence.

ödev yapmayı seviyor mu? konuşmayı mı yazmayı mı yani tek başına araştırma yapmayı mı seviyor? uyumlu ve alttan alan biri mi yoksa liderlik taslayan biri mi? bütün bunların yanında dediğim gibi bölümlerin, derslerin kirkulumlarına göz atsın. üniv.forumlarında üst sınıfların yazdıklarına falan baksın. bunları siz yapmayın ama; o yapsın.

geçerlilik konusundaysa hukuk, tiyatro, öğretmenlik gibi ülkelerin kendilerine has bölümler yazmayacaksa büyük bir problem yaşamaz.
uluslararası ticaret, ekonomi falan geliyor aklıma ama matematiksiz hayat çok zor. grafik tasarım, yeni medya, iletişim tasarımı gibi şeyler de olabilir.
özetle önemli olan okulda severek derslere girmesi, merakla ödevleri, projeleri yapması ve geçirdiği sürede dersler dışında da bir takım donanımlar (mesleki veya değil) kazanması.
0
rewlack
(08.11.21)
Selamlar,
Türkiye'den 4 yıllık lojistik mezunu, Fransa'da çalışan biriyim.

Bir kere lojistik dediğinizde mezunların ne yaptığına bakmak lazım.
- lojistik servis sağlayıcıda calismak (gümrük, nakliye, depolama gibi servisleri sunmak)
- üretim ya da dağıtım yapan bir firmada lojistik aktivitelerinde çalışmak
- gene bu firmalarda talep planlama/üretim planlama/ malzeme planlama yapmak.

Açık söylemek gerekirse üniversiteye girerken "lanet olsun fiziğe matematiğe" diye girdim. Bölümden birincilik ile mezun oldum, mezun olmadan matematiksel modelleme ve planlama dersinde öğrenci asistandim çünkü o matematiği çok sevmiştim. Yani uygulamali matematik lojistikte var ( safety stock hesaplama, konteyner/kamyon doluluk hesaplama, talep tahmini yapma, optimum order quantity hesaplama vs).

Buna ek olarak insanlarla konuşma da var, heralde en az insanla konuştuğum zaman üretim planlamaydi. Ama malzeme planlama/satin alma falan sürekli iletişim var.

Yalnız su var; kesinlikle uluslararasi. Lojistik değil de supply chain denilen bir bölüm okursa her ülkede is bulur. Sırf adinin supply chain denmesi daha cok kapi acar. Buna ek olarak Türkiye'den tam tersi olarak Avrupa'da aranan bir meslek (Türkiye'de de araniyor ama Türkiye'de Avrupa'da lojistik mezununun yaptığı ise isletme/iibf mezunu/mühendis de alınıyor. Bu sebepten Avrupa'da benzer talep olsa da arz Türkiye'den az haliyle bir ilana 2bin kisi basvurmuyor)

Çocuğunuz hangi mesleği seçsin kisminda benim tedarik zinciri icin diyeceklerim bunlar. Avrupa'da genelde tedarik zinciri/lojistik/satin alma farklı olabiliyor. Alanlasma Türkiye'den cok daha iyi.

Matematiksiz hayat zor. Supply chain her yeri matematik. Matematiksiz olması için depoda forklift kullanmasi lazım ya da tır şoförü olabilir. Belki gümrük işlerinde yoktur ama o da bana göre dünyanın en sıkıcı işi.
0
logisticsmanager
(08.11.21)
psikoloji, sonrasında spor psikolojisi alanında uzmanlaşabilir.

türkiye'ye dönmemek şartı ile.
0
a darkness coming
(08.11.21)
Kusura bakmayın ama meslek böyle kriterle bulunmaz. Örneğin yukarıda bahsi geçen "Psikoloji" ve "İşletme" birbirinden ne kadar farklı alanlar; bunlardan biri bu tür bir kriter setiyle nasıl tercih edilir ki, bozuk para atarak mı?


Ayrıca İktisat ve İşletme içinde matematik barındırır; muhasebe, ekonometri, istatistik gibi bir sürü ders var. Mühendislikteki gibi "Manyetik Alan Teorisi" ya da "Diferansiyel Denklemler" falan okutulmaz ama içinde hiç matematik olmayan bölüm de zor.

Pazarlama bölümündeki insanların hayatlarını yalan söyleyerek kazandıklarını düşünmek saçmalık olduğu gibi, insan çalışma hayatında kendini hangi ortamda bulacağını bilemez. Bir sanat tarihçisi hoşlanmadığı şeyler söylemek, anlatmak zorunda kalabilir.

Okul dışında zamanı kalması da benzer bir açmaz; okuldaki yükü biraz da okuduğu bölümü ne kadar önemsediğiyle alakalı.
0
salihdt
(08.11.21)
matematik olmasın diye kriter mi olur ya. kendisi liseyi nerede okudu bilmiyorum ama ben iyi bir anadolu lisesi'nde okumama rağmen matematiğin ne olduğunu, ne kadar önemli olduğunu üniversitede, lisansta kavrayabildim.

neyse benim cevabım, ister formal bir eğitimle meslek sahibi olsun olsun ister informal, bence en güzeli öyle bir kişi olmak ki, insanlar size animelerdeki gibi titreyen gözlerle bakıp "allah aşkına yap şu işi" demeli. bu da ne ilginçtir ki artık türkiye'de "ustalık" işleri oldu, formal eğitimlerden geçmiş adamlar değil. diğer işlerin hepsi dandik ve emeğin karşılığı az. biraz dişini sıkıp mühendislik, tıp gib bölümler yazsın ve kendisini kurtarsın.

bu arada evet dümdüz lojistik değil de "business intelligence, supply chain management (yazılım oryantasyonlu)" gibi bölümler iyi olabilir. işletmeden iyidir.
0
1195
(08.11.21)
(5)

iphone se 2020 alınır mı?

sftsft
arkadaşlar aranızda kullanıp memnun olan ya da olmayan var mı?sizce bu fiyata alınır mı?kamerası, android cihazlara göre güzel bir performans ortaya koyuyor mu?bataryasının pek iyi gitmediği vs yazıyor, doğru mu?iphone xr ile se 2020'yi karşılaştırırsak hangisi daha mantıklı olur?
arkadaşlar aranızda kullanıp memnun olan ya da olmayan var mı?

sizce bu fiyata alınır mı?

kamerası, android cihazlara göre güzel bir performans ortaya koyuyor mu?

bataryasının pek iyi gitmediği vs yazıyor, doğru mu?

iphone xr ile se 2020'yi karşılaştırırsak hangisi daha mantıklı olur?
0
sftsft
(07.11.21)
SE parasından dolayı alınabilir tabi, xrden çok daha iyi, ama biraz daha koyup 12 mini alınabilir bence, ilk çıktığında iyiydi, şimdi olsam almazdım
0
efruz
(07.11.21)
Eşim 12 mini alınca se 2020 bana kaldı, kamera ile çok bağınız yoksa kasmayan, güzel bir telefon işlemcisi açısından sizi götürür uzun süre. Ufak telefon kullanmayı unuttuysanız zor olacak alışmak ekran küçük. Fakat önceki telefonumda bileğim ağrıyordu tekelle mesaj yazarsam bu ortadan kalktı. Oldukça memnunum. Samsung note 10’dan geçiş yaptım kamera ciddi fark ediyor ama benim için problem değildi.
0
kullanıcıadımbuolsun
(07.11.21)
Şirket verdi; güzel ben mutluyum. Öyle telefondan çok beklentisi olmayan kişi için ideal.

Batarya süper değil. Öyle aktif kullanirsaniz biraz zorlanir.
0
logisticsmanager
(07.11.21)
Türkiye'de satışa çıktığı tarihten (Temmuz 2020) beri 256 gb'lik olanını kullanıyorum, gayet memnunum.

Hafıza fazla geliyor, 128 gb olanı bence ideal. Şu an 5610 lira hepsiburada'da kaçırmayın (www.hepsiburada.com)

Apple Türkiye'de 6300 lira (www.apple.com)
0
gokhanbulut
(07.11.21)
Şirket verdi. Bugün ilk kez kullanıyorum. Sabah şarjdan aldım şu an pil %41 gösteriyor. Ekranı çok küçük. Kendi telefonum Huawei P20 Pro çok çok üstün bu iPhone modeline kıyasla.
0
pispinti
(08.11.21)
(2)

"On the Job Training"- İşyerinde Eğitilip Geliştiniz mi? :)

dreamnesiac
İşyerinizde aldığınız eğitimlerden memnun musunuz? Memnunsanız özellikle şirket dışı eğitim veriliyorsa hangi kaynakları kullanıyorlar? Hangi alanlarda eğitim aldınız?Yakın zamanda iş değiştirdim, yeni kurulan bir yapı var ve sürekli yeni insanlar alınıyor farklı deneyimlerle. Her şey yeni olduğu i
İşyerinizde aldığınız eğitimlerden memnun musunuz? Memnunsanız özellikle şirket dışı eğitim veriliyorsa hangi kaynakları kullanıyorlar? Hangi alanlarda eğitim aldınız?

Yakın zamanda iş değiştirdim, yeni kurulan bir yapı var ve sürekli yeni insanlar alınıyor farklı deneyimlerle. Her şey yeni olduğu için süreçler net değil, en ideal halde de değil. Aksayan yanları da görebiliyorum, benim işime de yansıyor ama daha hızlı ilerleyebilmek için mevcutta bir eğitim yok gibi, çok jenerik olanlar dışında. Mesela dijital pazarlama eğitimi arıyorum, kendi çabamla online eğitimler bulabiliyorum. Daha önce kullanmadığım tool'lar için de işte bilinen online kaynakları takip etmeye çalışıyorum tamamen kendi çabamla ve bütçemle. Ama bir yandan eğitimleri tamamlamaya zaman da kalmıyor yoğunluk nedeniyle.

Uzun süredir de iş hayatındayım, geri dönüp baktığımda ne öğrendiysem kendi çabamla olmuş sanki. İlk işim dışında çalışanı geliştirelim düşüncesiyle bütçe ayrıldığına ya da eğitime yatırım ya da özel vakit ayrıldığına pek rastlamadım. Bahsettiğim şirketlerin hepsi karlılıkta sektör lideri, koca koca global şirketler.

Arkadaşlarımla konuştuğumda onlarda da durum benzer. Genelde şirketin eğitim portalı dışında eğitim yok.

Var mıdır benim şirketim/ yöneticim bana muhteşem gelişim imkanları sundu, eğitildim, geliştirildim diyen aramızda? Ya da siz de kendikendinigeliştirengillerden misiniz? :)

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(05.11.21)
ben şirket değiştirmedim ama şirket el değiştirdi ve yeni şirketteki l&d imkanları çok güzel görünüyor. kendi udemy'si var gibi bişi ve ek eğitimlerin bir kısmına başvurmak için o portaldaki eğitimleri başarıyla tamamlamak gerekiyor. keza kendi departmanımın eğitim bütçelerini hazırlarken entegrasyon sürecinde olduğumuz için ek bütçe şansı verildi, kendime seçtim güzel bişiler. tl'nin değer kaybetmesinin tek avantajını burada gördüm diyebilirim, eskiden olsa çok para denilecek eğitimleri 10'a bölünce bütçeye çok şey sığıyor.
0
Bruce
(05.11.21)
Şirketin kendi eğitim portali var. Yoneticilikten excele (5-6 farklı dilde), sap/oracle, iletişim, tedarikci yönetimi vs bir sürü alan için. Burada hem şirket tarafindan yapilmis hem de external eğitimler var.
Misal yeni yönetici olanlar için hem ülkede belirlenen şehirde toplu egitim ya da online eğitim var.
Buna ek yoneticiler için haftalik egitim kitapciklar geliyor, farkli konularda.
Buna ek her ay zorunlu eğitim oluyor bu portal üzerinden.

Buna ek Fransa'da sirketin sizin eğitiminiz için kenara yatirmasi gereken para var. Bazilari dil, bazilari excel vs baska şeyler icin kullaniyor. Bende su an 2bin 500 euro var 4 sene sonunda.

Benim kendi açımdan şirket beni lider gelistirme programina aldi. Cok farkli egitimler, workshoplar falan baya şey ogrendim.

Kısacası evet, şirket öğretiyor. Buna ek öğrenmek isteyen icin cok firsat var.
0
logisticsmanager
(06.11.21)
(10)

yurt dışında yaşayan duyurucular memnun mu?

Sour
neredeyse son 10 senedir farklı ülkelerde yaşadım. gerçi şu ana kadar hiçbir yeri kalıcı olarak görmedim, nasıl olsa başka bir yere geçerim diyordum ama şu an biraz daha kalıcı olmak niyetindeyim. hem yaş ilerledi hem de sevgilimle ciddi düşünüyoruz. onu da oradan oraya sürüklemek istemiyorum. şu an
neredeyse son 10 senedir farklı ülkelerde yaşadım. gerçi şu ana kadar hiçbir yeri kalıcı olarak görmedim, nasıl olsa başka bir yere geçerim diyordum ama şu an biraz daha kalıcı olmak niyetindeyim. hem yaş ilerledi hem de sevgilimle ciddi düşünüyoruz. onu da oradan oraya sürüklemek istemiyorum. şu an çekya'dayım. önümüzdeki sene yazın sözleşmem bitiyor. istesem uzatırım ama istemiyorum. daha önce başka ülkelerde de yaşadım. hiçbirinde kolay değildi. isteklerim arasında güvenli, sağlık, eğitim vs. gibi sosyal haklar sağlayan, politik açıdan çalkantılı ve gergin olmayan, ortalama iklime sahip ve görece dilini öğrenmeye değecek ülkeler. buradan bir arkadaşla konuşmuştuk, sanırım kendisi denizciydi, yaşadığın ülkenin dilini bilmiyorsan çok sıkıntı çekersin demişti. katılıyorum. sadece ingilizce bildiğimden ülkeler çok kısıtlanıyor ama bir ülkeye kalıcı olarak gidersem ve ülkenin dili öğrenmeye değecek "büyük" dillerdense öğrenebilirim ama gidip de norveççe, lehçe, ne bileyim danca öğrenecek halim yok. bir de ev satın alma açısından çok pahalı bir ülke olmaması lazım. sanırım böyle bir ülke de zaten yok.

ama yurt dışında yaşayan varsa yaşadıkları ülkeden memnunlar mı, ne gibi zorlukları var merak ediyorum.
0
Sour
(05.11.21)
bu arada belçika şu sıralar gözlenen ülke konumunda :P özellikle ev fiyatları uygun, fransızca veya almanca öğrenebilirim, diğer durumlar nasıl acaba... var mı birileri oralardan?
0
🌸Sour
(05.11.21)
Hollanda. Çok memnunum diyebilirim.
Daha önce Fransa, Almanya, Abd’de 1 yıldan az yaşadım.
0
but that was just a dream
(05.11.21)
belçika'yı hollanda'ya tercih etmemin nedeni flemenkçe ve ev fiyatları aslında. ne kadardır yaşıyorsunuz? öğrenci olarak mı expat olarak mı? utrecht'te bile 30-40 m2 ev için 500 bin euro'dan düşük fiyat bulmak neredeyse imkansız. bunun yarı fiyatına belçika'da bağımsız evler var. hem de şehir merkezine çok yakın. dediğim gibi niyetim kalıcı olmak olduğundan bunlar önemli, yoksa birkaç yıl takılıp dönmek olsa problem olmaz.
0
🌸Sour
(05.11.21)
ev satın alma takıntını kenara bırakırsan diğer kriterlere uyan bir sürü yer var. paranı orada kazan, kirada otur, evini türkiye'den alırsın ama tr'de olduğu gibi biraz çalışıp araba alıp satıp en büyük semtlerden ev alırım gibi bi kafa avrupada seçkin yerlerde imkansız gibi bir şey.
0
roket adam
(06.11.21)
Fransa; çok memnunum.
Nerede yasadiginiza bağlı ev olayi. Benim yaşadığım 500-600 bin kişilik şehir. 3+1 70-80m2 300 bin euro civari. Ama ne is yaptiginiz nerede yasadiginiza göre çok değişir yani. Ama ev alma olayi neden bu kadar önemli ben de anlamadim.

Fransa'da çalışıyorum. 4 sene oldu.
0
logisticsmanager
(06.11.21)
20 senedir kanada kirsalindayim.

A$iri memnunum, aile doktorum acil bir romatolog gormen lazim ama en iyi ihtimalle 2 sene surer sira gelmesi o yuzden ya amerika'ya git ya da yallah arabistana diyince memnuniyetim daha da artti.

Kesinlikle Kanada'yi tavsiye ederim. Esrar yasal, hava guzel. Kuslar bocekler. Zaten insanin baska birseye ihtiyaci yok.
0
cooperr
(06.11.21)
bir Türk her halükarda (özellikle batılı ülkelerinin) sağlık ve banka-kağıt-kürek işlerinden nefret edecek. Çok yavaş ve eski kafa çalışıyorlar.

Fakat geri kalan kafa rahatlığı, siyaset düşünmeden yaşam, orta sınıf hayatına dönüş gibi şeyler için Hollanda'da, Kanada'da, Fransa'da ve İngiltere'de yaşayan arkadaşlarımın hepsi çok mutlu ve asla dönmeyi düşünmüyorlar. Ama dediğim gibi atıyorum diş için bişey gerekse, bir operasyon yapılması gerekse belki de Türkiye'ye gelirler. O ayrı.
0
nhk ni youkosu
(06.11.21)
@sour
Herkes -ama herkes- İngilizce konuşabiliyor burada. Sosyal ilişkikerde Hollandaca bilmemek bir sorun olabilir ama expatler genelde expatlerle takılıyor malum.
Utrecht pahalı bir yer, Ben de Utrecht’te yaşıyorum ve evimiz 40 metrekareden küçük 1+1 bile değil 1000 euro ödüyoruz. Hollanda’nın en büyük sorunu bu. Büyük bir ev krizi var. Her hafta protestolar oluyor ama mesele kolay kolay çözülecek gibi durmuyor. Ev fiyatları son 1 yılda %16 arttı.
0
but that was just a dream
(06.11.21)
@roket adam turkiye'de evim var zaten. araba hic satin almadim. avrupa'nin pek cok ulkesinde ev almak cok da zor degil. ornegin cekya veya macaristan'da vergi %15 oldugundan ve orta sinif gelirleri cok sapmadigindan ev almak gorece daha kolay. bunlar seckin degil dersen almanya'da da gorece kolay. bugun berlin'de 250-300 bin euroya ev bulunabiliyor. kreuzberg taraflarinda daha uyguna da vardir sanirim ama oralar da cok "sey." pek cok yerden nereyi onerirsin ornek olarak?

@sivrisinek cok haklisin. abd'de yasadim. abd ciddi anlamda pahali bir ulke. abd'de her sey para. biraz klasik olacak ama olmek uzereyken ambulans cagirsan bile binlerce dolar borc cikiyor. aslinda turklerin genelde abd'yi anlayamadiklarini dusunuyorum. tuhaf bir ekonomik sistemleri var. turkiye'de abd'ye gitmek icin can atanlar, devletimiz bize bakmiyor diye kiziyor. enteresan. iste burada avrupa ulkeleri benim acimdan one cikiyor. avrupa ulkelerinde genelde vergiler %50 civari hatta asanlar bile var. fakat fakir, evsiz, saglik ve egitimden mahrum kalan insan sayisi abd'ye gore cok daha az. abd'de eger 15-20 saat calisirsan iyi para kazanirsin fakat bunun aynisini avrupa'da yapamazsin. birincisi calistirmazlar, ikincisi bir anlam ifade etmez pek. cunku kabaca yilda 150 bin euro kazaniyorsan 75 bin eurosu devlete vergi olarak gider. daha cok yazilir ama uzatmayayim.

kanada ve avustralya'da gundemimde ama avrupa'da bir alternatif olusturmaya calisiyorum.

@nhk ni youkosu aynen oyle. ben de o yuzden turkiye'ye donmeyi dusunmuyorum zaten. hic 'burada kurulu duzenimiz var yegenim' edebiyati yapacak durumum yok. gecen sene dis operasyonu icin turkiye'ye gittim dedigin gibi :D

@but that was just a dream cok iyi. utrecht'i cok arastirdim. eger hollanda olacaksa oraya gecis benim icin cok daha kolay (isimle ilgili nedenlerden oturu). fakat dedigin durumlardan haberdarim.
0
🌸Sour
(06.11.21)
Memnunum, hatta keşke daha önce taşınsaydım.

Dil öğrenmek belli bir yaştan sonra özellikle iş için gerekmiyorsa angarya geliyor ama artıları eksilerinden fersah fersah fazla.

Şimdiye dek canımı sıkan iki şey oldu: 1) Kalifiye çalışan maaşlarının düşüklüğü (bu aslında biraz refah seviyesinin yüksekliğiyle de alakalı ama Amerikan şirketlerinde çalışıp çözmek mümkün) 2) Ergen solcu kafasıyla koyulan aşırı yüksek araba vergileri (sırf bu yüzden etraf 10+ yıllık çevreye zararlı arabalarla dolu ve Almanya'dan ikinci el araba getiren şirketler var)

Hepsini geçtim sırf şehirlerin güzelliği ve sessizliği bile bir ömür geçirmek için yeterli benim için.
0
yürümeyin
(06.11.21)
(8)

rte'nin beslenme ve sporu

Wakatakakage
Düzgün beslenip spor yaptırsalar daha iyi durumda olmaz mı? Putin ile aynı yaştalar ama arada büyük fark var sağlık açısından. Dediklerimi yapıyor mudur, yapmıyorsa neden olabilir?
Düzgün beslenip spor yaptırsalar daha iyi durumda olmaz mı? Putin ile aynı yaştalar ama arada büyük fark var sağlık açısından. Dediklerimi yapıyor mudur, yapmıyorsa neden olabilir?
0
Wakatakakage
(03.11.21)
Kimse bir şey diyebiliyor mudur ki? şahsı her şeyi biliyor zaten.
0
kirmizipilotkalem
(04.11.21)
Bizimki zamanında çok ağır bir hastalık atlattı, ölümden kıl payı kurtuldu diyorlar. Neydi hastalığı bilinmez ama aldığı ağır tedaviler bu hale getirdi diye düşünüyorum.
0
burty
(04.11.21)
@burty, bagirsak kanseri diye biliyorum ben ama tamamen spekulasyon da olabilir, gozumle gormedim.
0
in vino veritas
(04.11.21)
Putin; 16 yıl kgb'de çalışmış. Bu adamın mantıken rte'den daha çok spor vs yapıyor olması, vücudunun daha iyi olması normal.
0
logisticsmanager
(04.11.21)
ortadogu insaniyla ruslari bir tutmamak lazim. ciddi genetik faktorler var.

bizde pil 70 gibi bitiyor, baska ulkelerde adam 70 yasinda bisikletle 1 aylik geziye cikiyor.
0
cooperr
(04.11.21)
putin kgb personeliydi. onun sahip olduğu kondisyona kimse sahip olamaz. adam kaç yaşında halen daha vücudu yapılı, seksi ve güzel duruyor. yılda 2-3 defa ava çıkıyor şoygu'yla. kışın ortasında baykal'a giriyor. putin'in kendi sitesinde zaten bu yaptıkları var. adamın karakteri o. boş zamanlarını değerlendirmeyi biliyor.

en.putin.kremlin.ru
0
Hallegadola
(04.11.21)
basket oynuyordu geçtiğimiz günlerde, demek ki spor yapıyor.
0
avianthem
(04.11.21)
geçen nevşin mengü programında "yürüyüşü olay olmuş ama yaşı itibari ile normal sanki" dedi de, google'a göre cumhurbaşkanı 67 yaşında. putin'le kıyası bilemem ama 67 yaş için bana hiç normal gelmiyor, oldukça genç daha, 80 olsa anlarım. genetik olduğunu da düşünmüyorum ama kültürel olarak ülkemizde sağlıklı yaşam bilincinin çok düşük olduğunu söylemek mümkün tabii. 67 yaşında düzgün beslenen, en azından günlük yürüyüşünü yapan, ek majör sağlık sorunu olmayan bir insan çok daha dinç görünür diye düşünüyorum.
0
gmzo
(04.11.21)
(10)

Tedarik zinciri krizi? Ne oluyor?

chicha_v2
Burada lojistik işinde olanlar da vardı, onlar detaylı açıklasa ne iyi olur.Şu anki sıkıntı nerede? Nasıl ve ne zaman çözülür tahmin var mı?
Burada lojistik işinde olanlar da vardı, onlar detaylı açıklasa ne iyi olur.

Şu anki sıkıntı nerede? Nasıl ve ne zaman çözülür tahmin var mı?
0
chicha_v2
(03.11.21)
araç temini konusunda mı yoksa tarım ile alakalı mı sordunuz?
0
killerbee
(03.11.21)
Cin konteyner topluyor ekipman sikintisi var genel olarak. Nasil cozulur ne zaman cozulur bilmiyorum?
0
kuzey li
(03.11.21)
@killerbee Bildiğim kadarıyla daha genel bir sıkıntı var sadece araç değil.

@kuzey li Piyasayı kızıştırmak için mi böyle bir hamle yapıyor Çin, amaç nedir?
0
🌸chicha_v2
(03.11.21)
İngiltere'deki nakliye şürücüleri krizi ile başladı. Belki de daha geriye gidersek Süveyş kanalını kapatan konteyner gemisi ile.

Rastgele değil planlı bir kriz bunlar. Anlaşılan covidle başlayan kriz sürecini ekonomik olarakta sürdürecekler. Pahalılık zaten iyice bel büktü.
Bunun yanı sıra dijital şirketlerin karları kat kat artıyor. Kripto paraya da rağbet arttı. Dünya çeşitli açılardan bir değişim yaşıyor. Ama alışıldık bir süreç değil bunlar.
Birileri kendi hazırladığı sözde yenilikleri toplumlara kriz yaşatarak kabul ettiriyor.
Çin hastaydı geçen sürede ama yaklaşık bir yılda kendine geldi düzeldi. Ya da hasta göründü. Ama nedense dünya hala kendine gelemedi.

Çin'in bir kuşak bir yol projesini, uzandığı güzergahları , hazırlık ve gelişim aşamasını buna dahil olan ülkeleri ve lojistik şehirler kurma faaliyetlerini iyi incelemek lazım.
Ayrıca Çin'in Afrika'da da oldukça büyük proje ve faaliyetleri var.
ama Afrika onlarca yıldır hala aç/susuz. Bize belgesellerle de öyle yokluk içinde kalmaya mecbur oldukları hissettirildi.
Sandık ki Afrika, sadece Kaplan ve Ceylan'ın kendi hayatları için koşturdukları bir yer.
Ama öyle değil. Afrika'nın da büyük yer altı zenginlikleri var. Ama afrikalıya ait değil maalesef. Oradaki ülke siyasetçilerin parayla satın almak hiç zor değil. Sudan buna bir örnektir.
Fransa'ya karşı da ayrıca uyanış halinde girdi afrika. Bazı yerlerde Fransızca resmi dil olmaktan çıktı.
Bu devam edecek gibi.
0
Erva
(03.11.21)
Yeni dünya düzeni falan filan. Sözde döviz dusecekti, pandemi sonrası üretim Türkiye'ye gelecekti falan filan...

Neyse, basite indirgersek;
- gerek covid dönemi gerek evergiven ile konteyner hareketleri kisitlandi. Sonuçta gemi var ama ekipman yok vs böyle olaylar oldu. Bu durumda armatorler fiyati artirdikca artirdi, sonuçta kim öderse o kazanir. Sonrasında bu uzun bekleyisler sonucu yola çıkan gemiler limanlarda yogunluga yol acti, yogunluk oldukça bu ekipman krizi gene ortaya çıktı. Yani asil sikinti firmalarin jit/az envanter kafasi gitmesi sebebiyle patlamasi. Çünkü lojistik kisminda olan en ufak olayda dagiliyor tedarik zinciri.

-sonrasinda genel elektronik parca dünyasında sıkıntı başladı çünkü kapali olan fabrikalar bir anda açınca kapali olan fabrikaların taleplerini düşüren tedarikciler yetisemedi (bu cip krizi iste. Araba fabrikalari kapatti tekrar acti ama cip satanlar baska endüstrilere vermeye baslamisti).

Şu an covid sıkıntısı hala var. Bir adet covid bulunan sinir/liman kapaniyor. Haliyle ne kamyon yapabilirsin ne tren. Fabrikalarda da benzer durumlar var. Buna ek Çin'de Avustralya ile olan kömür anlaşması sıkıntısı sebebiyle enerji krizi başladı, fabrikalar bazı günler calismiyor falan haliyle tekrar tedarikçi krizi oldu.

Bir de bu armatörlerin limanı doluluktan pas gecmesi falan da var, o da sıkıntı yaratiyor.

Su an 2022 ortalarina kadar böyle gene. Ama her zaman olduğu gibi çözülür. Ilk defa yasanmiyor tedarik krizleri. Türkiye'de ise tedarik değil ekonomik kriz var.

Bu arada şoför her yerde eksik çünkü zor iş, pis iş, prezentabl değil. Ama o da çözülür, market dengesini bulur.

Genel tedarik krizi bir şekilde biter. Sadece covid+evergiven tam bir kombo oldu hem üretimi hem lojistiği etkiledi. Bir de covid sonrasi toparlanmanin bu kadar hizli olacagi dusunulmedi belki de ondan talep tahminleri az yapilmis olabilir bu da hammadde, parca tedariğini etkilemistir.

Bu arada ben kendi çalıştığım yer için konusursam durum düzeldi önceki aylara göre (100bin calisanli amerikan şirketi). Önceden 4-5 hafta gec konteyner bulurken Ekim'de her konteyner zamaninda yola çıktı ve ek ücret odemedik. Kısacası güzel geçti.
0
logisticsmanager
(03.11.21)
Bilincli yapilan bir kriz var.
Once konteyner fiyatlariyla oynadilar, sonra gidip gemiyle kanali tikadilar.
Durduk yere garip garip fiyat artislari oluyor.
Cip krizi var diyorlar kriz olmasu icin sebep yok.
Korona desen en az 9 aydir virusu sallayan yok.

Gaz,petrol,celik her sey deli gibi fiyat artisina girdi. Bu kafayla dolar %10 ustunde enflasyon yiyecek gibi duruyor.

Bugun cam konusunda da sikinti baslamis %30 koymuslar.
0
divit
(03.11.21)
@divit yanlis biliyorsun. Virusu sallayan var. Çin sürekli sınır kapatiyor, Avrupa'da havalimanında olduğunda havalimaninda isleyis azaliyor, aynisi limanlar için de gecerli. Haftalarca sinirda takili kalan kamyon var siniri acmadiklari için. Sokaktaki insanın takmamasi sinir/liman/havalimaninda/fabrikada takılmadigi anlamina gelmiyor.

Çip krizi de baya basit; otomotiv vs gibi covid dönemi azalan ve fabrika kapatan endüstriler aslında talebin bu kadar hızlı geleceğini düşünemedi, buna ek bir anda elektrikli araba geçişi hizlandi ve insanlar covid sonrasi araca donduler. Ama onlarin düşen taleplerini başka endüstrilere aktaran elektronik parça tedarikçileri yeni gelen otomotiv vs sektör taleplerine yetisemedi. Kendi sektörümden (elektronik) çok rahat söyleyebilirim ki bazi ürün gruplarında yüzde 300 talep fazlasi falan oldu. Ki insanlarin pandemi dönemi dijital taraflara yönelmesi cok ciddi şekilde altyapi gereksinimini (data center vs) artirdi. Home office geçildiği için her calisanina ekran/ups alan şirketler var haliyle hepsi ekstra talep.
Ki dediğim gibi eve konsol alanlar, yeni telefon/laptop alanlar, tv alanlar vs derken tüketici elektroniği o donem ciddi artti. Cip krizi cok normal.
0
logisticsmanager
(03.11.21)
Abi tamam onlara itirazim yok zaten, ama talep varsa arz arkasindan cayir cayir gelir.
Normal isleyis budur.

Mesela bi tane harddisk motoru ureten fabrikayi su basmisti, 6 ay falan dunyada harddisk krizi oldu. Sonra toparlandi, toparlanmasa devreye baska ulke girer uretirdi.
Talep var cunku.
Maske uretiminde ilk 1 ay herkes patladi sonra bizim ulke haftada 100 milyon adet uretime cikti.

Bu nasil krizse 2 senedir gecmiyor bana hic normal gelmiyor artik.
Hele o geminin tikanmasina gram inanmadim.
0
divit
(03.11.21)
@divit çip uretiminin arz kismini arastirmani tavsiye ederim. Kac para gerekiyor, fabrikayi kurmak kac yıl sürüyor, fabrikada calisacak adam bulmak kac yil sürüyor falan. Maske değil bu sonuçta. Bosch yeni fabrika kuracak ancak 2023te basliyor misal.

Kısacası bakis aciniz yanlış maske ile semiconductor alakasiz seyler. Çip üretimi bu kadar basit olsa bu kadar az tedarikçi olmazdi. Kolay bir sektör değil.

Vallaha sektörde calisan biri olarak kimsenin evergiven'a inanmak ile alakali bir cümle kurduğunu duymadim. Böyle işlerle alakam yok. Sektörde olan biteni sektör içinden bilgiler ile açıklarım, komplo teorileri geri kalan her şey.

Çip fabrikasi ile alakali;
www.bloomberg.com

Bakamayanlar için; çip işine girmek 4 milyar dolar gerekiyor diyor.
0
logisticsmanager
(03.11.21)
Yok abi itiraz etmiyorum ona zaten. Cip isine girmek icin 4 milyar bile yetmez kurdugun yerde deprem bile olmamasi gerekiyor.
Zaten parayla bile alamazsin know how kismini.
Dunyada 1 tane tekel sirket var, rakip olursun diye ne makine verir ne muhendis bulabilirsin.
Patent falan hepsi ayni heriflerde.


Tamam cipi kabul edelim, arabayi kabul edelim hadi demir celik neyse.. yav tum dunyanin krize girmesi cok enteresan geliyor.
Yani ben de uretimdeydim korona patladiginda, hammaddeden patladik 5 ay sonra duzeldi.

Simdi diyorlar ki siz patlama gormediniz battiniz bittiniz.
Ulan bizim urunler tirt bir urun cip degil bisey degil nasil tedarik olmaz anlamiyorum.
Hani wc kagidi kitligi gibi sacma yani.

Bugun diyor ki kalay bitmis cam uretemiyorlarmis.
Abi kalay nedir ya.
Dunyanin en salak elementi, bunun tedarik edilememesi beni komplo teorisine surukluyor.
Bakir kadar bolmus mesela.
0
divit
(04.11.21)
(7)

Toplantı Yorgunluğu?

dreamnesiac
Günde n tane toplantısı olan bir işte çalışıyorum, çoğunlukla yurtdışı.İşim çok keyifli ama temiz kafayla çalışmaya, bir şeyler yaratmaya, yeni şeyler öğrenmeye vakit kalmıyor. Akşamlara sarkıyor, o zaman da yorgun oluyorum.Bir türlü alışamadım bu duruma. İşin ilginç yanı yöneticiler dahil herkes ay
Günde n tane toplantısı olan bir işte çalışıyorum, çoğunlukla yurtdışı.
İşim çok keyifli ama temiz kafayla çalışmaya, bir şeyler yaratmaya, yeni şeyler öğrenmeye vakit kalmıyor. Akşamlara sarkıyor, o zaman da yorgun oluyorum.
Bir türlü alışamadım bu duruma. İşin ilginç yanı yöneticiler dahil herkes aynı şeyden şikayetçi. Ama böyle de gidiyor.

Sizde de benzer mi? Ne yapıyorsunuz nefes almak için?
Her türlü öneri makbul :)

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(02.11.21)
Kendime toplantılar koyuyorum, ajandamı her gün min 4 saat bloke ediyorum ve o saatlere hiç bir şekilde toplantı kabul etmiyorum. Yapılacak işler ve toplantılar hiç bitmez, senin sınırlarını çizmen ve dik durman lazım.
0
zikardo
(02.11.21)
Ha bir de ek olarak, gelen toplantı davetlerinin nerdeyse yarısı boş beleş toplantılar oluyor, önüne geleni toplantıya eklemeyi çok seviyor insanlar. Toplantının içeriğine göre benlik bir durum yoksa direkt reddedip “müsait değilim gelemem, bana ihtiyaç duyarsanız teams ten yazın 5dk gelirim diyorum, şimdiye kadar hiç kimse mesaj yazıp gel sana ihtiyacımız var demedi bu tarz toplantılarda.
0
zikardo
(02.11.21)
Bazı günler toplantı soluyup toplantı tüketiyorum.
Şu sıralar güzel. Ama misal n+2 müdürüm toplantidan kafayi yiyecek bazen. Biz 2 saat öğle yemeği yerken kadın toplantida dinlerken yemek yiyor bazen.
0
logisticsmanager
(02.11.21)
Cogunu reddediyorum, geri kalanlara da cevap vermiyorum.

Gercekten bana ihtiyac olursa evden helikopterle falan almaya geliyorlar zaten.

Bir de girdigim her toplantida su an acil bir ise bakiyorum, beni diger toplantiya cagiriyorlar falan diyorum, iyi hadi git diyorlar.

Zaten toplanti insanlari gizli issizdir, girmedigin toplantidan bir kaybin olmaz.
0
divit
(02.11.21)
1 aydır aynı durumdayım ama benimki olağanüstü bir durum, neredeyse tüm işimi bırakıp günün 4-5 saatini toplantılarda geçiriyorum. 2 ay daha böyle sürecek, o yüzden bununla mücadele etmemeye çalışıyorum; kaçışım yok çünkü. toplatıdan kalan saatlerde notları düzenliyor, sonraki toplantılara hazırlanıyorum. hepsi ingilizce, ekstra yoruyor. guatemalısı, filipinlisi, irlandalısı olunca anlamak için dikkat kesilmek gerekiyor falan...

çalışmayan yöneticilerin çalışmış görünmek için "set ettiği" toplantılardansa birinin ses çıkartması lazım. eski iş yerimde olmasa da olur toplantılara süre kısıtlaması getirtmişti direktör, herkes söyleyeceği konuları önceden drive'da özetleyip diğerlerinin çalışıp gelmesini sağlamıştı. sonra baktılar ki bir araya gelmeden de oluyormuş bazı şeyler, gözle görülür derecede azalmıştı.
0
Bruce
(02.11.21)
@zikardo

Teams iyi fikir ama ben öyle dememişken bile çat diye arayabiliyorlar, gerekirse ararsınız dersem eminim yaka paça çağırabilirler :) Hazırlık gerektiren toplantılara hazırlanma şansım olmaz o durumda.

Takvim kapatma önerisi doğru, tam yapamadım şuana dek ama deneyeceğim
0
🌸dreamnesiac
(02.11.21)
@Bruce

Ajanda işini bir proje yönetim tool'unda oluşturmaya başladılar ama değişen pek bir şey olmadı :) Yine de güzel öneri, teşekkürler.

İngilizce toplantı ayrıca yoruyor kesinlikle, dediğin gibi herkesin aksanı vb farklıysa da.
0
🌸dreamnesiac
(02.11.21)
(23)

The Office izlemeye dayanamadım

alperz
Hiç izlememiştim. Bugün açıp izleyeyim dedim. İkinci bölümü bitiremedim. Başroldeki adam resmen gıcıklık abidesi. Kafayı gömesim geldi. Kapattım ben de.Soru: Sorun bende mi?Cevap: Evet bölümler ilerledikçe maykıl başkalarını değil kendini rezil ediyor sadece. hele ikinci sezondan sonra adama resmen
Hiç izlememiştim. Bugün açıp izleyeyim dedim. İkinci bölümü bitiremedim. Başroldeki adam resmen gıcıklık abidesi. Kafayı gömesim geldi. Kapattım ben de.

Soru: Sorun bende mi?

Cevap: Evet bölümler ilerledikçe maykıl başkalarını değil kendini rezil ediyor sadece. hele ikinci sezondan sonra adama resmen tarz değiştirtmişler. üçüncü sezonda falan aslında berbat geçmiş bir çocukluktan dolayı böyle olduğunu gözümüze sokmalar falan... neticede sıradan bir diziymiş. izliyorum öylesine.

muhtemelen ilk bölümlerden sonra herkes benim gibi düşündü ve senaryo ekibi böyle bir değişiklik yaptı.
0
alperz
(02.11.21)
Ben de birkaç bölümde bıraktım. Seinfeld'e kaçtım.
Falanca sezonu atlatırsan güzel diye cümleler kuruyolardı burada, ilk sezon sanırım :)
0
dreamnesiac
(02.11.21)
UK versiyonunu izlemiştim ben de. Değişik bir tarzı var. Beğenmemen normal. Bence sorun yok. Ben bitirmiştim Rick Gervais hatrına ama çok da bayılmadım diziye.
0
himmet dayi
(02.11.21)
Aslında Cringe Comedy olduğu için herkese hitap etmeyebiliyor. Peep Show gibi bu da. Başkası adına utanmak deyiminin karşılığı oluyor çoğu zaman. Ben çok sevmiştim, bence birkaç bölüm daha şans verebilirisiniz. US versiyonu için konuşursam Michael Scott benim favori dizi karakterlerimden biri. Günlük hayatta çoğu zaman bir şeyi anlamadığım o anlarda şu sahneyi hatırlayıp gülüyorum.
images.app.goo.gl
0
Amaranta ursula
(02.11.21)
dunyanın en komik dizisi bence us versiyonu. ilk bolumlerde ben de tereddut etmiştim. gittikçe güzelleşiyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.11.21)
2. Sezon ortasi Ve 3. Sezon keyif vermeye başlıyor. Başlangıcı aşırı sıkıcı ve kötü. Tabii başta mantığı, çekimleri vs de anlamaya çalıştığın için salakca geliyor. Sonra ısınıyorsun
0
westblack
(02.11.21)
US versiyonu için konuşuyorsak dünyanın en iyi komedilerinden biri. İlk bölümler Michael'a gıcık olurken gittiği bölümde hüngür hüngür ağlamıştım. Sizin gibi yapan çok kişi var sanırım, cringe comedy sarmıyordur belki.
0
south park in kapusonlu uyesi
(02.11.21)
ilk başladığımda ilk bölümleri izleyip garip bulup bırakmıştım. sonra yeniden bi şans verdim ve şu an bitmesini hiç mi hiç istemiyorum :/

sarmadıysa da zorlamanın pek bi alemi yok açıkçası. çok beğenilse de herkese hitap etmeyebilir. sevmediğin bir şeyi izleyerek vaktini tüketme derim. sorun ne sende ne dizide. olur böyle şeyler.
0
olutaklidi
(02.11.21)
ben de geçenlerde aynı manada soru sordum burda. Cringe karakter üzerinden yürüyen komedilerden keyif alamıyorum başkası adına utanma duygumdan dolayı. Hem Michael Scott hem de Dwight o kadar cringe karakterler ki, 5 dakika izlesem gözüm seğirmeye başlıyor. Zorlaya zorlaya ikinci sezonun sonuna kadar geldim ama sarmadı beni yani.

Aynı örneği vermiştim mesela, Türkiye'de de Avrupa Yakası'nda Burhan karakterine uyuz olduğum için hiç keyif alamadım o diziden.
0
nundu
(02.11.21)
ben de ilk izlemeye başladığımda 2-3 bölüm izleyip bu ne be deyip kapatmıştım. yıllar sonra ikinci şansı verdiğimde biraz daha sabrettim. başlarda çok zor izleniyor ama dayanabilirseniz sonrasında inanılmaz güzel bir dizi olduğunu fark ediyorsunuz. bitirdiğimde çok üzüldüm bittiği için. bi şekilde dayanıp karakterlerle, ortamla bağ kurduktan her şey çok doğal gelmeye başlıyor ve izlemeye doyamıyorsunuz.
0
mtfbwy
(02.11.21)
Ilk bölümleri Amerika'da da benzer tepkiye yol açmıştı ama sonuç olarak gelmiş geçmiş en iyi 2-3 komediden biri oldu.
Michael harbiden çok zorluyor, özellikle scott's tots... Ama karakter bu yani insan yerin dibine giriyor izlerken.

Iki kere izledim, totalde de sürekli youtube videolarını izliyorum.
0
logisticsmanager
(02.11.21)
evet bu başkası yerine utanma hissi bende de çok baskın, o yüzden bir çok espri kaynadı gitti, gerilip gerilip bıraktım sonunda. sonra eşimle tekrar izlediğimizde bir şekilde bu hisleri baskılayabildim, arada bir iki michael'a ısındıran, aslında kendince iyi bir karakter olduğunu hissettiren bölümler de geldikçe sevmek devam etmek kolay oldu. cidden ikinci bir şansı hak eden eşi bulunmaz bir dizi.
0
engelbert humperdinck
(02.11.21)
İlk sezonu izleyip devam edebilirsen fikrin değişecek çok büyük ihtimalle. Çevremden duydum beğenisine güvendiğim birsürü insan bayılıyor gibi bi durum varsa devam et dayan, yoksa bırak gitsin dizi dolu.
0
nickimin hakkini veremedim
(02.11.21)
youtu.be

Su sahneye gulduysen izle.
Yoksa sarmaz
0
divit
(02.11.21)
herkese hitap eden bir dizi değil, başta ben de çok garipsemiştim. eşim hiç başlayamadı bile, sarmadı beni dedi ve izlemedi.

başladığım güne kahrolsun diyorum, çünkü bittiğinde sonsuz bir boşluğa düştüm. karakterler, gelişimler, olaylar, o kadar saçma ve eğlenceli ki..
0
trajikomix
(02.11.21)
US versiyonu benim için dünya üzerindeki en komik dizi. Ben ki izlediğim sitcomlarda bölümlerin %80’inde falan tebessüm bile etmeyen biriyim, The Office izlerken hemen hemen her bölümde kahkaha attığımı hatırlıyorum.

Yalnız hangi versiyonu izlediğinizi yazmamışsınız ve ben UK versiyonundan bahsediyorsunuz gibi anladım. Ricky Gervais çok itici gelmişti bana da David rolünde ve 2. bölümden sonra dayanamayıp kapatmıştım. US versiyonunda ise Steve Carell o kadar tatlı ve sempatik ki izlediğim bütün sitcomlar arasında favori karakterim Michael olabilir.
0
ms brownstone
(03.11.21)
us versiyonu hayatımda izlediğim en iyi komedi dizisi. michael scott da en sevdiğim komedi dizisi karakteri. mockumentary tarzına alışık değilsen sarmayabilir. bana da 2021 yılında gülme efekti ve gerçek mekan yerine set kullanmak tuhaf geliyor. o yüzden sit-com izlemiyorum.
0
sir gawain
(03.11.21)
tam olarak aynı sebeplerle ve çekim mantığı yüzünden iki bölüm dayanabildim. ama bir yıl sonra falan oturup izledim en baştan, birkaç bölüm sonra alışınca karakterlere bırakamıyorsunuz. ben üç defa falan izledim herhalde bir yıl içinde.
0
rahip janick
(03.11.21)
Kardeşim ve çevremdekiler çok seviyor diye. 2 defa başladım. 2 defa sarmadı ve bıraktım. 3. seferde bir boşlukta denk geldi de başladım ve devam edip bitirdim. Güzel dizi ama komedi dizileri kategorimde daha iyileri var.
0
nawar
(03.11.21)
michael scott ilk bölümler fazla antipatik duruyor.
zaman içinde karakterler gelişiyor, olgunlaşıyor, michael da buna dahil.

ben de 1,5 ay evvel başlamıştım. şimdi son sezondayım. bir an evvel bitirip bir kaç ay sonra ilk sezonları tekrar izlemek istiyorum. çünkü anladım ki, michael'ın michael olduğu bölümler en keyiflilermiş.
0
barankovan
(03.11.21)
ilk sezon 7 bölüm ve dediğin gibi çok zorluyor insanı, ama lütfen devam et izlemeye
0
noxell
(03.11.21)
Evet bölümler ilerledikçe maykıl başkalarını değil kendini rezil ediyor sadece. hele ikinci sezondan sonra adama resmen tarz değiştirtmişler. üçüncü sezonda falan aslında berbat geçmiş bir çocukluktan dolayı böyle olduğunu gözümüze sokmalar falan... neticede sıradan bir diziymiş. izliyorum öylesine.

muhtemelen ilk bölümlerden sonra herkes benim gibi düşündü ve senaryo ekibi böyle bir değişiklik yaptı.
0
🌸alperz
(11.11.21)
her dizi ilk basta biraz yoruyor, sonradan temposu oturuyor. dizinin olayi cringe zaten ben bile bazi sahnelerde gozumu falan kapattim yani bu kadar da mallik olmaz diye. sorun tamamen sende diyemeyiz ama biraz daha devam edersen sevecegine eminim.
0
bay b
(11.11.21)
uk garipti biraz ama tarz o
0
ShadowOfMoon
(11.11.21)
(2)

Almanya - Amerika - Birleşik Krallık'tan Türkiye'ye gelecek? (Çocuk Kitabı)

iddaaci
Merhaba, bu üç ülkeden Türkiye'ye gelecek varsa kızım için bir çocuk kitabını bize getirebilir mi? İstanbul'dayım. Kızım çok istiyor bu kitabı. Türkiye'de yok. Yurtdışında buldum ama kargosu ile birlikte karşılayacak gücüm yok.edit: Kitap ücreti ve taşıma ücretini elbette ödeyeceğim Kim yapar bu iyi
Merhaba, bu üç ülkeden Türkiye'ye gelecek varsa kızım için bir çocuk kitabını bize getirebilir mi? İstanbul'dayım. Kızım çok istiyor bu kitabı. Türkiye'de yok. Yurtdışında buldum ama kargosu ile birlikte karşılayacak gücüm yok.

edit: Kitap ücreti ve taşıma ücretini elbette ödeyeceğim

Kim yapar bu iyiliği?

UK = www.abebooks.com

DE = www.abebooks.com

USA = www.abebooks.com
0
iddaaci
(01.11.21)
Amazon Türkiye'de var;
www.amazon.com.tr
0
logisticsmanager
(01.11.21)
@logisticsmanager evet onu görmüştüm ama 300 tl ödemem şu sıralar mümkün değil. 19 dolar diğer ülkelerde. yaklaşık 160 TL ediyor yurtdışından gelince. teşekkürler.
0
🌸iddaaci
(01.11.21)
(2)

Baş ağrıtmayan erkek parfümü

garavel
Merhaba, şimdiye kadar tamamen çakma kullandığımdan olsa gerek artık sıktığım anda başım ağrıyor. Öyle ki orjinal parfümler bile bazen başımı ağrıtmaya başladı. Bilmiyorum fark eder mi ama, kokusu çok ağır olmayan ve kışlık bi erkek parfümü öneriniz var mı ?Klasik bir koku olabilir, şimdiye kadar di
Merhaba, şimdiye kadar tamamen çakma kullandığımdan olsa gerek artık sıktığım anda başım ağrıyor. Öyle ki orjinal parfümler bile bazen başımı ağrıtmaya başladı. Bilmiyorum fark eder mi ama, kokusu çok ağır olmayan ve kışlık bi erkek parfümü öneriniz var mı ?

Klasik bir koku olabilir, şimdiye kadar dior sauvage kullandım güzel bi koku ama o da yani sıktı diyebilirim artık biraz. Tabi çok çok da pahalı olmazsa güzel olur. Tenk yu.
0
garavel
(31.10.21)
Terre d'hermes olabilir, genelde tene yakın gider. 4 mevsim kullanilir.

Sürekli aynı parfümü kullanirsaniz sikabilir tabiki.
0
logisticsmanager
(31.10.21)
bit.ly
bit.ly

yalnız bir şey söylemek istiyorum, abi bu fiyatlar ne? ben bunları öğrenciyken rahatlıkla alıyordum 20 sene önce.
0
duster
(01.11.21)
(2)

Neden bazı ilaçların düşük dozu yok?

Mehmet Ersoz
Bazı ilaçların 2.5mg versiyonları varken bazı ilaçların da 25mgdan başlıyor en düşük dozu. nedeni nedir acaba?Ketya adlı uyku ilacı 25mg gün içinde beni uyuklatıyor, 10mg versiyonuna baktım ama bulamadım. Kırılabilir bir hap değil.
Bazı ilaçların 2.5mg versiyonları varken bazı ilaçların da 25mgdan başlıyor en düşük dozu. nedeni nedir acaba?

Ketya adlı uyku ilacı 25mg gün içinde beni uyuklatıyor, 10mg versiyonuna baktım ama bulamadım. Kırılabilir bir hap değil.
0
Mehmet Ersoz
(30.10.21)
Tahminen; yeterli talep yoksa arz olmaz. Ilacin da boyut olarak arz yaratilabilecek birşey olduğunu sanmıyorum.
Eğer çoğu hastalikta bu 25 mg hali kullanılıyorsa gereksizdir 10mt üretmek.
0
logisticsmanager
(30.10.21)
Farklı ilaçların moleküler yapıları farklı olduğu için, kimisinin minimum etkin dozu 2,5 mg iken diğerinin 25 mg ya da daha farklı olabilir.
Etkin dozdan daha düşük formun üretilmesine gerek yok. Çünkü ilaç keyif için tüketilen bir madde değil.
Sizin gibi yan etki yaşayan kişiler için ise bölerek kullanma önerilebilir ilk günler için.
0
pro9it9is9
(30.10.21)
(8)

Sürekli oturuyorum, nasıl kilo vereceğim?

damba
Arkadaşlar, Günün 8 saatini bilgisayar başında geçirmem gereken bir işim var, masadan kalkamıyorum. Akşam geldiğimde de spor yapmak için çok yorgun oluyorum ve bir kaç saat ALES çalışıyorum. ALES 21 Kasım’da, bu zamana kadar full ders çalışacağım gibi. Dolayısıyla hareketsiz günler beni bekliyor. Bi
Arkadaşlar,

Günün 8 saatini bilgisayar başında geçirmem gereken bir işim var, masadan kalkamıyorum. Akşam geldiğimde de spor yapmak için çok yorgun oluyorum ve bir kaç saat ALES çalışıyorum.

ALES 21 Kasım’da, bu zamana kadar full ders çalışacağım gibi. Dolayısıyla hareketsiz günler beni bekliyor.

Bir yandan da çok fazla kilo aldım, nasıl verebilirim bu hareketsizlikte? Aç da kalamıyorum :(
0
damba
(29.10.21)
İnsanlar aylarca diyet yapıp hiç aksatmadan antrenmanlarını yaptıkları halde zar zor kilo verirken senin hiç şansın yok, üzgünüm. Göbeğinle barışık olmayı dene. ¯\_(ツ)_/¯
0
Zaman Tamircisi
(29.10.21)
if + keto.
0
kljgslsdkjsd
(29.10.21)
if + karatay ile benzer tempoda kilo verebiliyorum ama çok istikrarlı uygulamak gerekiyor.
0
theseachange
(29.10.21)
16-8 if yaparak en azindan durumu kontrol altina alırsın. Kalorini de hesaplamaya başlarsan kilo verirsin sağlıklı bir sekilde. Spordan cok daha önemli diyetin.
0
chavezding
(29.10.21)
proteinli, yagli tek ögün. ben sinava calisirken verdim ama sunucu 1 ay sonra gördüm.
0
Coma
(29.10.21)
4 ay önce ayağım kaval kemiğinden kırıldı. 1.5 ay felçli gibi yatalak bir hastaydım. Normalde ayi gibi yemek yerdim ma hareketsiz kalınca insan istese de pek yiyemiyormuş. Günde 8 saat bilgisayar başında olmak hareketsizlik değilmiş. Bu yatalak süreçte 3 öğün yemek yedim ama şöyle bir yöntemle... Bir sonraki öğünde acıkacak kadar yedim. İnsan sağa sola dönemez hale gelince çok düşünüyor. Ben son 10 senede toplasan 10 kere harbi bir açlık hissetmemişimdir.

Bu yöntem çok iyi bir sonraki öğünde acıkacak kadar ye. Ben yata yata 2 ayda 4 kilo verdim.
0
burty
(30.10.21)
Covid dönemi sadece kalori takibi yaparak 7 kg falan verdim. Bilimsel olarak kalori açığı dışında kanitlanmis bir kilo verme yöntemi yok.

Bütün gün yatakta yatsaniz da harcadiginizdan azini yerseniz kilo verirsiniz.

Myfitnesspal yükleyin, yediginiz sekerden bir parça ekmeğe her şeyi gramaj ile girin.
0
logisticsmanager
(30.10.21)
Diyetisyen ile görüşün. Benzer durumda 4 ayda 23 kilo verdim. Sıfır spor. Evden çalıştığım için hareket de etmedim hiç. Üstelik diyet programına uymak için akşam aç olmadığım halde yemek yiyordum. Yemekler de gayet güzel lezzetli yemekler. Öyle sürekli brokoli ile beslenmiyorsun yani.
0
himmet dayi
(30.10.21)
(4)

gelir gider takibi

black mamba
aylık gelir ve giderlerinizi nerede takip ediyorsunuz? ya da ediyor musunuz?
aylık gelir ve giderlerinizi nerede takip ediyorsunuz? ya da ediyor musunuz?
0
black mamba
(29.10.21)
excel tablosu tutuyorum aylık, zaten her şey kredi kartında, ekstredeki kalemleri excele geçirip sınıflandırıyorum.
0
someonewalksalone
(29.10.21)
Uygulamalar var bunun için. Eski duyurularda da bahsedilmişti diye hatırlıyorum.
Ben Saver kullanmıştım bir dönem, ufak bir ücreti vardı ama iyiydi.
0
dreamnesiac
(29.10.21)
tek bir kredi kartım var istisnasız her şeyi oradan ödüyorum. ay sonlarında o kart ekstresini inceliyorum. garanti ekstresi zaten kategorizasyonu kendi yapıyor (%10 market, %20 benzin vs gibi)
0
roket adam
(29.10.21)
Kendi yarattığım google sheets üzerinden.
0
logisticsmanager
(30.10.21)
(3)

2. el telefon alınır mı?

gezegen olan pluton
Mevcut tepsi gibi telefonlardan hoşlanmadığımdan ve 4.7-5.2 inç bandında telefon bulamadığımdan eski daha normal ekran boyutundaki telefonlardan 2. el almaya karar verdim. Bu noktada dikkat etmem gereken noktalar var mı?
Mevcut tepsi gibi telefonlardan hoşlanmadığımdan ve 4.7-5.2 inç bandında telefon bulamadığımdan eski daha normal ekran boyutundaki telefonlardan 2. el almaya karar verdim. Bu noktada dikkat etmem gereken noktalar var mı?
0
gezegen olan pluton
(28.10.21)
Diğer noktaları bilemem ancak telefonun faturasını mutlaka görüp öyle alın. Mazallah çalıntı telefon falan işine dahil olursunuz hem paranız gider hem de başınız ağrır.
0
Başkalaşım
(28.10.21)
Küçük telefon istiyorsam se 2020 alırdım, iphone 12 13 mini de iyi ama fiyatları yüksek. 5.4 olduğuna bakmayın aşırı küçük.
0
signore
(28.10.21)
Eski telefonlarla alakalı sıkıntı eski oldukları için uygulama desteği bitiyor. Bunu da göze alın alacaksaniz.
Ve iphone se 2020 +1. Şirket verdi ve ben baya beğendim ama kendime nexus 4a aldım o da küçük.
0
logisticsmanager
(28.10.21)
(7)

Ronalde ve messi’den sonra la liga’nın durumu ne oldu?

avatar is back
Hem lig kalitesi hem de izlenme rakamlarında durum nedir acaba? İkisi de gittikten sonra, özellikle ronaldo’nun gidişi ve geçen seneki messi performansından sonra nerdeyse hiç takip etmedim. Şimdi baktım barcelona yeniliyor, ligde 9.sırada falanİyice bitiyor mu la liga?
Hem lig kalitesi hem de izlenme rakamlarında durum nedir acaba? İkisi de gittikten sonra, özellikle ronaldo’nun gidişi ve geçen seneki messi performansından sonra nerdeyse hiç takip etmedim. Şimdi baktım barcelona yeniliyor, ligde 9.sırada falan

İyice bitiyor mu la liga?
0
avatar is back
(27.10.21)
eskisinden çok daha az ilgi çekiyor, orası kesin. gol ortalamaları ciddi anlamda düşmüş durumda, çoğu takım fazla defansif oynuyor.

"la liga bitti" kısmı doğru değil ama bence. majör liglerde bu tip iniş çıkışlar olur. serie a da bitmişti juventus üst üste 10 sene şampiyon olduğunda... 0-0 bitmiş lecce-cagliari maçı geyiği yapılıyordu. bak şimdi her maçta 30 gol oluyor :)

messi, ronaldo gibi müthiş yıldızların gidişi böyle bir ligi tabii ki etkiler ama uzun vadede şanından, şöhretinden bir şey kaybedeceğini sanmıyorum la liga'nın. seneye bakarsın real madrid haaland ve mbappe'yi filan transfer eder, hooop, yine millet onu izlemeye başlar.

popüler kültürü takip eden insanların yarattığı algıya bu kadar takılmamak lazım zatenn, yani bugün la liga'yı bitirirler yarın premier lig'i, çok anlamı yok.
0
der meister
(27.10.21)
Koskoca lig neden bitsin? Der meister +1. Bir dönem italya ligi resmen çöp olmuştu şu an çok eglenceli hale geldi. Normal yani. Türk ligi de eminim biraz başına düzgün adamlar gelse, sporu bilseler türk ligi de yükselir.

Misal fransa ligi; bir dönem leş denirdi. Hop psg geldi, bir dönem monaco vardı falan.
0
logisticsmanager
(28.10.21)
valla çoktan bitti bence. tabi biten şey tekrar başlamıycak diye bir şey yok bugün biter 5 sene sonra küllerinden doğar en iyi lig olur o ayrı ama şu anda ispanyollar dışında kim izliyodur bu ligi bilmiyorum, o yüzden bu durum bitmek olarak adlandırılabilir bence de.

2 süper takıma ve süperstara sahipti o yüzden ilgi çekiyordu yıllardır ancak süperstarlar gitti takımlar da vasat oldu artık, onun dışında maçlar çok yavaş, temposuz. premier lig zaten ayrı bir seviyeye çıktı onu tartışmaya gerek yok da bundesliga'da açın rastgele bir maç izleyin sıkılma ihtimaliniz %1 falan çok keyifli bir oyun var orda. serie a'da da süper takım kalmasa da ve almanya ve ingiltere'deki gibi hızlı oyunlar oynanmasa da çekişmenin yüksek olması zevkli yapıyor. juve, milan, inter, napoli, lazio, atalanta, roma hepsi birbirine üstünlük kurabiliyor bu açıdan keyifli bir lig, bir de milan ve inter'in küllerinden doğması da nostaljiyi tetikledi son yıllarda. ligue 1 de hem wonderkid fabrikası olmasından kaynaklı hem de psg'nin los galacticos kurması derken o da ispanya'dan daha çok ilgi çekiyor bu sezon itibariyle. kısaca 5 büyük ligin 4'ünü izlemek için sebep/sebepler bulabiliyorken la liga'da ordan bir takımla gönül bağın olması dışında bir sebep bulmak zor.
0
semaforo de medianoche
(28.10.21)
dünya son zamanlarda sporda hikaye sevmeye başladı. spor programlarında ''bu maçın şöyle de bir hikayesi var'' diye zorlama, sinekten yağ çıkarmalı hikaye denemeleri görüyoruz. ben mesela ara sıra önüme düşen haberlerde ''barça'da istenmeyen suarez atletico'ya gidip barça'dan işte böyle intikam aldı'' haberine bile tıklasam mı diye düşünüyorum. onun dışında ne puan durumundan haberim var ne el classico sonuçlarından. yarın haaland barçaya, mbappe krala giderse ibre oraya döner, bu işler hiç belli olmaz.
0
onemoremile
(28.10.21)
@logisticsmanager'e katılıyorum ben de. ama şöyle bir durum da var. O 2000lerin başı futbol artık yok. hangi çocuk avrupa/dünya kupası maçlarını deli gibi takip ediyor, panini'nin yapıştırmalarını biriktiriyor. futbol piyasasında genel olarak bir çöküş var. ne haaland ne pogba ne salah ne de mbappe o eski figo, 9 numara ronaldo, beckham gibi olmadı olamaz. gerçi saydıklarımda da işte los galacticos'tu. bu birkaç takımın çıkıp kendi ligimizi kuracağız çıkışı da esasen bu dediğim olayla bağlantılı.

son yıldızlar zlatan, ronaldo ve messi kaldı. bu abiler de gidince ne olacak ben onu merak ediyorum. arap döllerinin ve çinli konsorsiyumlarının ligleri mahvetmesinden sonra ilerde futbol diye ne izleyeceğiz merak ediyorum.

sanayi devrimi ve sömürgecilikle ingilterenin yumuşak gücü olarak yayılan ve kapitalizmin ürünü olan futbol şu an kendisini yaratan kapitalizmin aracı oldu.

şu reklamı çok severim, nike aslında kötü tarafın kendisinin olduğunu biliyor bence:
www.youtube.com
0
Hallegadola
(28.10.21)
@hallegadola,

hocam çöken kısım işin duygusal tarafı. yoksa futbol endüstrisi hiç olmadığı kadar büyümüş, çok daha geniş kitlelere ulaşmış durumda. bak bir zamanlar "işçi sınıfı"nın sporuydu, "kaba saba, eğitimsiz kitleler" içindi, ayıplanırdı futbolu sevmek... şimdi eli kalem tutan adam da futbol aşığı. her yer futbol hipster'ı dolu. bakıyorsun sanat eleştirmeni bile tam olarak diğer duyurucunun bahsettiği hikayeler dolayısıyla futbola bağlanıyor.

ha bence bu çok depresif ve üzücü bir durum, çünkü futbolu bir kültür nesnesi kılan ve ona anlam yükleyen hemen her şeyin yok edilip futbolun sadece tüketim odaklı bir eğlenceye dönüştürülmesine yol açıyor AMA finansal hacim, ilgi-alaka olarak baktığımızda futbol 10-20 sene öncesinden çoooook daha büyük.

çocuklar panini çıkartması biriktirmiyor ama 10 yaşında fifa'da kutu mutu açmak için anasının babasının kredi kartını patlatıyor mesela. onlar için bu özel hikayeleri, duygusal yönleri, hayattan kesitleri olan güzel bir spor değil de oyun... onlar leipzig'in şirket takımı olmasını umursamıyor mesela, newcastle'ı araplar alınca "ooo daha çekişmeli olur" diye mutlu oluyorlar; bir futbol takımını severek büyümemişler, kendilerini ait hissettikleri bir camia veya cemiyet yok, onların spora bakışı çok daha farklı ama netice itibariyle para babalarının ceplerini doldurup sporu popüleştirmeye en çok onlar katkı sağlıyor.
0
der meister
(28.10.21)
@ der meister dedikleriniz çok doğru, olaya nostaljik bakıyorum. Ancak soruyorum sizce 2020lerde eskisi gibi yıldız var mı/çıkacak mı? Futbol daha da mekanikleşmedi mi? Dediğiniz evet doğru, newcastle Araplara satılınca taraftarı çok sevindi. Ama neden sevindi? Artık biz de pahalı futbolcular alacağız city falan bırakmayacağız ortada. Eskiden fulham Manchester United/city falan rahat yenebiliyordu. Psg Fransa ligini domine etti. Futbolun o her an her şey olabilir ruhu gitti bence.

Evet, futbol işçi sınıfının balesidir. Ama bu dediğiniz gibi eskidi. Şenol Güneş’in sözüydü sanırım, eskiden fakirler oynar zenginler izlerdi futbolu, şimdi zenginler oynuyor fakirler izliyor.
0
Hallegadola
(28.10.21)
(41)

Türk olmaktan gurur duyuyor musunuz?

but that was just a dream
Evet/hayırNeden?Yaşınız?
Evet/hayır
Neden?
Yaşınız?
0
but that was just a dream
(27.10.21)
Hayır 21
0
owaki
(27.10.21)
evet, 28
0
wishmaythşngs
(27.10.21)
Hayır çünkü bir insanın kendisinin seçmediği milliyet, doğum yeri vs. şeylerle gurur duyabilmek bana göre dünyanın en saçma şeylerinden biri.
28 yaşındayım.
0
ms brownstone
(27.10.21)
Ms brownstone +1

Benim kendim cabalayip yaptığım ya da secimlerim sonrasında olan bir olay değil.
0
logisticsmanager
(27.10.21)
Yoo.
37.
0
kobuzchu kiz
(27.10.21)
Hayır, 32
0
matilda
(27.10.21)
hayır.
neden duyayım ki her ulus kendince özeldir.
33
0
sizofren06
(27.10.21)
Evet
Çünkü kimliğinin bir parçası ve kendimle barışık bir insanım. Kürt olsam Kürtlüğümle, Ermeni olsam ermeniliğimle gurur duyardım.
28
0
sckxyss
(27.10.21)
Hayır, 23.
0
izza
(27.10.21)
Evet,
sonuçta benim karakterimi, davranıslarımı sekillendiren birsey.
farklı milliyetten de olsam gurur duymama gibi bir düsüncem olmazdı, sadece önemsiz oldugunu düsünüyorsam gurur duymuyorum önemsiz vs. derdim, herseyi dört dörtlük bir millet oldugunu düsünmüyorum.
30
0
durgunfoton
(27.10.21)
evet, duyuyorum.

geçmişinden ve coğrafyasından dolayı (son 100 yıllık tarihten bahsetmiyorum bu arada)

36 yaşındayım/sanat tarihçisiyim
0
love and trust
(27.10.21)
Hayır.
Seçemediğimiz, random gelen şeyler için gurur duymak mantıklı değil de ondan.
24
0
candide
(27.10.21)
George Carlin'in bununla ilgili çok güzel bir konuşması vardı gösterisinin birinde. Linkini aşağıya bırakıyorum. 5:10'dan sonra başlıyor.

www.youtube.com

Cevaplarım;

- Hayır
- Tesadüflerle gurur duyulmaz, mutlu olunur. Mutluluğa değinmeyeceğim.
- 30
0
desdenova34
(27.10.21)
bazı arkadaşlar kişisel bir tarafı olmadığına değinmiş. ona ek bir de, kesinlik de yok. türk olmak. nedir türk olmak? öyle çat diye herkesin aynı şeyi söylediği bir tanımı yok ki. kimi diyecek 5000 yıldır var olan köklü blah blah, öbürü islamla harmanlayacak vs. aynı şey diğer milliyetler için de geçerli. ingiliz olmak. nedir ingiliz olmak? İngilizce konuşmak mı, anne babanın ingiliz olması mı, ingiltere'de doğmak veya yaşamak mı? hepsi mi? ya da kendini ingiliz hisseden herkes ingiliz mi? ne var yani bu türk olmanın içinde? tam da içini doldururken çok şey değiştiği için hayali topluluklar olmaktan öte gitmiyor ve övünecek veya gurur duyulacak bi şey kalmıyor bence. türklük deyince aklıma hep olumsuz şeyler geliyor mesela şu an benim. sorumsuzluk, din simsarlığı, ahlaksızlık vs geliyor valla, çünkü hep böyleleri bu tanımları kullanıyorlar işlerine göre. ama cumhuriyet kurulurken verilen bağımsızlık mücadelesini, kimseye boyun eğmemiş insanlar topluluğunu düşününce güzel bir his de doğuyor. zamana göre de çok değişiyor yani. kendimi böyle açıklama ihtiyacı duymadan evet gurur duyuyorum diyebileceğim çok nadir şey var. örneğin, ailem. onları da kendim seçmedim ama oldukları insan olmaları bile gurur veriyor bana. ne güzel, iyi kalpli, masum insanların çocuğuyum diyorum mesela. yani daha çok şanslı hissetmek gibi. aynı şeyi bu "milletin" üyeleri için söylemiyorum, söyleyemiyorum. neyse çok uzattım ama eğer içini kesin bir şekilde güzel şeylerle doldurabilseydik gurur duyuyorum diyebilirdim sanırım ailem gibi görebilseydim. yine de bu milliyetçilikten değil de ya ne güzel, akıllı, ahlaklı insanlarla bu hayatı/vatanı paylaşıyoruz diyebildiğim için olurdu. yine şanslı hissetmek gibi bir hisle işte. /28
0
erenderk
(27.10.21)
gurur duymak değil ama türk olmaktan memnunum. türk halkının yaptığı yanlış politik tercihlere, ülkenin geldiği duruma öfkelensem de türk olmayı seviyorum. milliyetçi biri de asla değilim.
0
epleindebisous
(27.10.21)
Hayır,31, çünkü herhangi bir milliyete sahip olmak seçim hakkına bağlı olmadığı için gurur duyulacak bir şey değildir.
0
mimetorg
(27.10.21)
31 yaşındayım. evet gurur duyuyorum, uzun ve ihtişamlı bir tarihin parçası olmak hoşuma gidiyor. yunan, iranlı, rus ya da çinli falan olsaydım da muhtemelen yine gurur duyardım.
0
roket adam
(27.10.21)
Hayır ama mesela Fransızların İngilizlerin milletleriyle gurur duymalarını anlayabiliyorum. Felsefeyi, yönetim biçimlerini, makineleşmeyi falan geliştirip dünyaya yön vermişler gurur duyabilirler biz şu an bir şey üreten konumda değiliz. 31
0
nhk ni youkosu
(27.10.21)
Evet. Çünkü atam yunan'ı denize dökmüş. Hehe

bu arada;

sckxyss +1

erenderk +1

29
0
ceketimi alip cikcam
(27.10.21)
bana göre doğuştan gelen şeyler için yani kendimizin seçme şansı olmayan şeyler için gurur duyulmaz. ancak şükür edilebilir.
0
gameofannen
(27.10.21)
Evet.

Türk milleti bağımsızlık için, vatan için canını çokça kez feda etmiş. Bu bana göre çok karakterli ve saygı duyulacak bir hareket. Bunu yapan başka milletleri de takdir ederim.

28 yaşındayım.
0
dissendium
(27.10.21)
Gencken buradaki pek coklari gibi secmedigim seyle gurur duyamam derdim. Fakat baska bir kulturle hasir nesir olunca gurur duyulabilecegini anladim. Yani ben yari Turk yari Zazayim, Turkiye'li olmaktan gurur duyuyorum tum cografyasiyla. Bu bos politik bir inanc degil. Aksine Turkiye insaninin kalitesini karsilastirma yaparak bulmakla alakali. En basta caliskan bir milletiz bu bile bir gurur kaynagi. Caliskanlik da illa super ekonomi ile issizlik, calisan profili ile alakali degil. Annenizin esinizin her kis basi 3-5 kilo salca, bir kac kavanoz tursu yapmaya calismasi, o gida saklama kulturu de giriyor bunun icine, temizlik kulturumuzde.

Evet, 40.
0
2oda1salon
(27.10.21)
Evet,
Yurtdisina gelmeden once boyle bir farkindaligim yoktu, hiçbir seyi olmayan milletler burnundan kil aldirmiyor ya da alman arkadaslarim ikinci dunya savasi ile ilgili birsey sorunca triplere giriyor sanki hakaret ediyormusum gibi. Oysa yunan, sirp arkadaslarimla konusabiliyorum.
Bazi arkadaslarimin kolyeleri var, mesela ulke haritasi degil de atiyorum, ege bolgesi seklinde italyanlarda gordum daha cok.
Bizim problemlerimiz var o ayri.
Milliyetle gurur duymak bos is ama boyle birsey var ve biz bu konuda ezilecek, gurur duymayacak bir millet degiliz.
32
0
spherical
(27.10.21)
Hayir zira bunun icin bir caba gostermedim. Gurur duyulacak bi olay degil

38
0
thesomberlain
(27.10.21)
hayır
25
0
kornisch
(27.10.21)
32.

evetle hayır arasında gidiyorum. başımızdaki islamistler olmasaydı iç rahatlığıyla evet diyebilirdim.
0
false pretension
(27.10.21)
gurur da duymuyorum mutlu da değilim buna karşılık yerinmiyorum ve mutsuz da değilim.

ms brownstone +1

28
0
rahip janick
(27.10.21)
Hayır,

Türk kısmını değiştir yine sonuç değişmez. olayın Türk olmakla ilgisi yok. Sadece milliyet gurur duyulacak bişey değil. Çünkü senin yaptığın bişey yok. Doğuyorsun ve doğduğun toplumun bir parçası oluyorsun. bitti. gurur duymalık durum nerede? yok. Farklı milletlerden insanların olduğu bir ortamda Türk olduğumu söylemekten utanır mıyım? utanmam. Çünkü utanılacak bir durumda yok.

38
0
draconas
(27.10.21)
Valla @brownstone u goruyor ve arttiriyorum. Secim imkanin olsa bile sacma. Mesela simdi sorsalar cogu kisi en zengin ya da refah seviyesi en yuksek ulkeleri secer, bu secimden sonra niye 'X ulkesindenim' diye gurur duyar ki insan? Hani isin kisisel ozellik olayini falan gectim direkt bisekilde hazira konmak oluyor bu. Yani atiyorum X ulkesi binlerce yil suren tarihi/kulturu sonucunda 'X gibi olma' tarzinda bir stereotipi kazanmissa sadece secim yaptin diye sen niye direkt gururlanasin ki? Senin o olaya bir katkin olmamis.

Kisaca basta dedigim gibi secim olsa bile sacma. Dolayisiyla cevabim hayir.
30.
0
j r r tolkien hayrani
(27.10.21)
bir insanın gurur duyacağı bir hüneri yoksa milliyetiyle gurur duyar. ülkenin geçmişine, tarihsel insanlarına saygı duyuyorum tabi ama ülkeden dolayı gurur duyması komik.

35
0
kanasla intihar eden adam
(27.10.21)
Evet
Gurur duyacağım bir çok hunerim var ama buna rağmen ülkemi seviyorum. Çünkü benim ülkem tüm ülkelerden daha güzel, tarihim daha şanlı, insanım daha sıcak.
40E
0
etna
(27.10.21)
Hayır.
Eskiden savaşçılık işe yarıyormuş bu yüzden başarılarımız olsa da sağlam bir medeniyet kuramamışız. Savaş işi teknolojiye dayanınca gümlemişiz zaten.
0
vizivozo
(27.10.21)
Evet, 23
0
Josephine.
(27.10.21)
Evet çünkü sckxyss nedenini söylemiş.

30.
0
amateur
(27.10.21)
Tamamen tesaduf eseri olan bir seyden gurur duymak ya da utanc duymak bana sacma geliyor. Sans eseri turk doğmuşum. Dolayısıyla duymuyordum.
33
0
stavro
(28.10.21)
hayir
kendim secmedigim bir sey icin neden gurur duyayim. sadece ataturk atam oldugu icin gurur duyuyorum
29
0
nibba
(28.10.21)
evet çünkü kimliğimin ve geçmişimin bir parçası.
dissendium'a katılıyorum.
burada doğmak tesadüf olabilir ama dedelerimiz bu ülke için savaşmış.
kendi adıma konuşmam gerekirse, iki tane dedem var savaşmış olan.
bazı şeyleri kendimiz kazanmış, (son yıllarda olduğu gibi de) kendimiz kaybetmişiz.

gavur okulu diye tabir edilen okullardan birini bitirdim.
o zaman da aynı şeyi düşünürdüm, sonradan bütün dünyadan insanlarla çalıştığım bir işim oldu, yine aynı şeyi düşünüyorum.
özendiğimiz ülkeler toplumsal olarak bilim, medeniyet vb. konularında çok ileride olsalar da, halklarının bireysel anlamda kendi toplumlarıyla aynı düzeyde olmadığını düşünüyorum.

bunun sebepleri elbette tartışılır ve ülkeye göre bakış açıları elbette değişebilir ama en azından mücadele etmiş ve özgürlüğünü kazanmış birilerinin evladı olmak bana gurur veriyor.

üstelik, tarihte iyi ya da kötü, mücadelesi olan ya da olmayan her millet/ulus/ülke, sadece göçmenlerden oluşsa bile kendi ülkesiyle ve o ülkenin vatandaşı olmakla gurur duyarken, bizim bunu bu kadar hafife almamızın talihsiz bir durum olduğunu düşünüyorum.

36
0
blatta hiberna
(28.10.21)
hayır, gururluk bir durum yok bence de. sadece mutluyum ve kimliğimle barışığım diyebilirim.

yurtdışında kimliğimi aşağılamaya çalışanlara da ayarı veririm, elinde tesbih, ayağında babet çorabı takılan bi tane bile ziya gökalp eseri okumamış ama türkçü geçinen tiplere de.

27
0
makarnavodka
(28.10.21)
hayır ama bundan utanmam tabi. milliyetim üzerinden bana sataşacak insana karşı kullanacağım malzememin olmasından memnunum.

benim seçmediğim, doğuştan gelen bir özellik benim için gurur vesilesi değil. çalışıp çabalayarak elde ettiğim bir ünvan, eser veya kazançtan gurur duyarım ancak.

31.
0
zgrydn
(28.10.21)
neden gurur duyayım ki?

kendi seçimim olsa gurur duyarım ya da millet olarak acayip işler yapmış/yapıyor olsak yine gurur duyarım.
0
co2s2
(28.10.21)
hayır
çünkü burada doğup büyüsem bile türk değilim; ne etnik, ne kültürel ne de toplumun bir parçası olarak.

dolu dolu türk hissetseydim de gurur duymazdım. içinde bulunduğun kültür, millet, toplum için mutlu ya da mutsuz olmak ayrı, gurur duymak ayrı bir şey bence. mesela ingiliz olsaydım mutlu olurdum ama yine gurur duymazdım.

başka milletleri gördüm bizimki iyiymiş diyenleri anlayabilmekle beraber milliyetle gurur duyma meselesinin milliyetin kendinden gelen bir bakış açısı olduğunu düşünüyorum. bu arkadaşların tacik olsaydı, sırf milliyetinden gurur duyma fikrinden ötürü tacik olmaktan gurur duymasından bahsediyorum. bu bağlamda bakıp da objektif olmanın mümkün olmadığını, konseptin kendi kendini beslediğini düşünüyorum.
0
Bruce
(28.10.21)
(4)

Almanya’dan ürün getirme

bisorumolacaktı
Çok istediğim bir ürün var ama Türkiye’ye kargolanmıyor. Almanya,fransa,italya,ispanya gibi daha çok avrupa ülkelerine gönderimi var sadece. Bu ülkelerde de hiç tanıdığım yok.Var mıdır getirtmenin bir yolu-yöntemi?Teşekkürler.
Çok istediğim bir ürün var ama Türkiye’ye kargolanmıyor. Almanya,fransa,italya,ispanya gibi daha çok avrupa ülkelerine gönderimi var sadece. Bu ülkelerde de hiç tanıdığım yok.
Var mıdır getirtmenin bir yolu-yöntemi?
Teşekkürler.
0
bisorumolacaktı
(26.10.21)
ancak gruplardan gelen öğrenci filan bulacaksın o getirecek. alamancılar hayatta tenezül etmez sana bana.
0
iddaaci
(26.10.21)
Peki ürün Türkiye'ye yollanabilecek bir ürün mü? Yoksa ürün grubu olarak sıkıntı mi?
0
logisticsmanager
(26.10.21)
glocalzone diye bir uygulama var seyahat edenler urun getirebiliyor
0
swalloww
(27.10.21)
Sıkıntılı bir ürün değil ilaç vs gibi değil yani :)
0
🌸bisorumolacaktı
(27.10.21)
(8)

Fransa Gezi

guguklusaat
Merhabalar, bir süreliğine gezmek için Paris’te olacağız. Bir gecelik de başka bir şehre gidip kalıp gezelim diye düşünüyoruz. Biraz araştırınca Bordeaux ve Lyon arasında kaldık. Hangisini tavsiye edersiniz gezmek için?
Merhabalar, bir süreliğine gezmek için Paris’te olacağız. Bir gecelik de başka bir şehre gidip kalıp gezelim diye düşünüyoruz. Biraz araştırınca Bordeaux ve Lyon arasında kaldık. Hangisini tavsiye edersiniz gezmek için?
0
guguklusaat
(24.10.21)
lyon çok güzel bir şehir. tete d'or şahane bir yer.
0
spoink
(24.10.21)
2 defa lyona gitmiş biri olarak lyonu öneririm
0
the coolest dude
(24.10.21)
Neden lyon ya da Bordeaux ? Bordeaux'da totalde 1 hafta kadar bulundum, lyon'da da 2-3 gun (yakin oturuyorum). Yemek için lyon derim ama sanki bordeaux daha gorulesi gibi.

Bana kalsa tabi bu sehirlere gelene kadar gorulesi cok yer var. Trenle cok uzak olmayan; amiens, chantilly, mont st michel, normandy vs.

Neden Bordeaux ya da lyon?
0
logisticsmanager
(25.10.21)
Bordeaux, bağ rotasında gezilecekse gidilecek bir yer bence; onun dışında pek özellikle görülecek bir yeri yok.
0
anthemis nobilis
(25.10.21)
@logisticsmanager ,bu ikisinden biri olmak zorunda değil aslında, biz sadece ilk bakışta bu iksini düşünmüştük
0
🌸guguklusaat
(25.10.21)
@guguklusaat; vallaha Paris yakınlarında gezilecek o kadar güzel şehirler var ki lyon ve bordeaux'a gelene kadar zaman kalmaz bence. Yasanacak yer desek farkli ama gezilecek yer olarak ilk 10a koymam ikisini de.

Özel mesaj attim size.
0
logisticsmanager
(25.10.21)
Hava güzelse Étretat'ayı tek geçerim.
0
noluyo yaa
(25.10.21)
Lyon'u mutlaka görmelisiniz.
0
tss
(25.10.21)
(10)

Rahatlıktan mı uyuyamıyorum?

jacque
Bir aylık evliyim. Evlenmeden önce haftanın bazı günleri salonda kanepede bazı günleri de ergenlikten kalma tek kişilik yatağımda yatıyordum (Eşim de aynı şekilde, dönüşümlü yatıyorduk.)Çok rahatsızlık çektiğimiz için evlenince yatak odamız çok iyi olsun, iyi uyuyalım istedik. Karartma stor perdeler
Bir aylık evliyim. Evlenmeden önce haftanın bazı günleri salonda kanepede bazı günleri de ergenlikten kalma tek kişilik yatağımda yatıyordum (Eşim de aynı şekilde, dönüşümlü yatıyorduk.)

Çok rahatsızlık çektiğimiz için evlenince yatak odamız çok iyi olsun, iyi uyuyalım istedik. Karartma stor perdeler aldık, odaya hiç ışık girmiyor. 180 x 200 cm Yataş'tan 6.000 TL civarı çok rahat bir yatak aldık. Nevresimleri bile özenle seçtim kaşındırmasın, batmasın da rahat uyuyalım diye.

Gelin görün ki son bir aydır her sabah sanki 1 saat uyumuşum gibi hem uykusuz hem de ağrılar içinde uyanıyorum. Aslında yıllardır ilk kez erken yatabiliyorum ve 8-9 saat uyuyabiliyorum ama hiç uyumamışım gibi gözümü zor açıyorum. Bir de bel ağrısı var ki anlatamam hatta bu sabah fark ettim resmen ayaklarım bile ağrıyordu yataktan kalkarken..

Yatağa çok para verdiğimiz için bu durum karartma perdelerinden kaynaklanıyordur diye umuyorum ama siz ne dersiniz? :(

Not: Eşimde zaten önceden de kronik bel ağrısı olduğu için yatakla ilgisi var mı çözemedik ama ağrılar onda da mevcut.
0
jacque
(24.10.21)
ağrılar garip ama biriyle uyuyamıyor olabilir misiniz?
0
jelly bear
(24.10.21)
@jelly bear
Yatak büyük olduğu ve ikimizde de sırt dönüp uyuma huyu olduğu için aslında hiç hissetmiyorum bile yatakta eşimin varlığını. Annem de bu ihtimali söyledi ama dediğim gibi yatakta biri var mı yok mu anlamıyorum bile uyku sırasında.
0
🌸jacque
(24.10.21)
rahatlıktan uyuyamıyorsunuz. hafta sonu yedigöller'e veya başka bir yere kampa gidin. çadırda uyuyun. sonra dönünce yatağınızı tekrar deneyin.
0
perloneth
(24.10.21)
1 ay içinde alışacaksınız.
0
vurursagololur
(24.10.21)
Herkesin rahat edebildiği yatak aynı değil mesela benim süper rahat bulduğum yatağım kardeşimde bel ağrısına sebep oluyor ama bana da biriyle beraber uyumanın zorluğu olabilir gibi geldi, horlama, yüksek sesle nefes alma ya da çok hareketli olma gibi bir durumu var mı eşinizin?

Tamamen alışamamaktan kaynaklı da olabilir. (eşinize değil yeni yatağa:))
0
(24.10.21)
Alışırsın kesinlikle. Benim 1 sene sürdü, az kalsın yatağı değiştiyordum, o derece bel ağrılarım oluyordu. Sonradan kayboldu gitti.
0
Arthur Dayne
(24.10.21)
Bence aldığınız yatak yumuşak. Bel ağrısı çektiren yatak desteği az olan yumuşak yataklar oluyor genelde. O yüzden orta üstü sert bir yatakla değiştirin derim.
0
Bruce
(24.10.21)
yatak-yastik kisiden kisiye gore cok degisiyor. yumusak yataklarda yada icine gomuldugun yastiklarda asla rahat edemiyorum. Cok yumusak bir yataktansa sert bir kanepe daha rahat geliyor. belkide yanlis yatak secimi yaptiniz.
0
srjkvon
(24.10.21)
pahalı yatak eşit değildir uygun yatak.
bence yataktan ve yatakta sürekli olarak birisiyle yatmanın verdiği bilinçsiz tedirginliktendir.
0
d e j i n
(24.10.21)
Yatağın uygun olmamasi bir sebep olabilir ama biz de esimle yatak aldik (ama yatak testi, nasıl yatak almali falan arastirdik önceden). Esim bir iki ay cok rahatsizdi ama sonra cok rahatim simdi diyor. O yataga alisma dönemi olabiliyor.
0
logisticsmanager
(24.10.21)
(4)

Cebe sığacak telefon önerisi

istambul
Kamerayla vs. pek işim yok. Batarya, hız ve hafıza belli bir seviyenin üstünde olsun yeter. Ama yeni telefonlar çok büyük. Şöyle pontul cebine sığacak boyda bir telefon önerisi olan var mı?
Kamerayla vs. pek işim yok. Batarya, hız ve hafıza belli bir seviyenin üstünde olsun yeter. Ama yeni telefonlar çok büyük. Şöyle pontul cebine sığacak boyda bir telefon önerisi olan var mı?
0
istambul
(24.10.21)
Bu baya büyük dert harbiden; yurtdışında gene pixel 4a ile cozuluyor ama o da bitti. Ben de misal bir sonraki telefonu ne alırım bilmiyorum.

Tek se 2020 ve 12 mini var. Baska da yok Türkiye'de. Ya da ikinci el.
0
logisticsmanager
(24.10.21)
iphone 13 mini.

12 mini ile arasında pek fiyat farkı yok. Neredeyse aynı fiyat.
0
himmet dayi
(24.10.21)
Samsung Galaxy Z Flip3
0
armagan abanuz
(24.10.21)
Android cephesi için, Sony Experia serisinin compact modelleri oluyordu. Z5'ten sonra Türkiye'den çekildikleri için artık ülkede bulunmuyor malesef. Yurtdışından getirmek mümkünse inceleyebilirsiniz.
0
diyanet takvimi
(24.10.21)
(12)

akıllı telefonu hangi maksatlar için kullanıyorsunuz?

dafuq
o kadar para verip akıllı telefon alıyoruzpeki hangi amaçlarla kullanıyorsunuz? birden çok cevap verebilirsiniz.iş, sosyal medya, chat, video izlemek, müzik dinlemek, oyun oynamak, kitap/makale okumak, vs
o kadar para verip akıllı telefon alıyoruz
peki hangi amaçlarla kullanıyorsunuz? birden çok cevap verebilirsiniz.

iş, sosyal medya, chat, video izlemek, müzik dinlemek, oyun oynamak, kitap/makale okumak, vs
0
dafuq
(22.10.21)
iş, sosyal medya, chat, video izlemek, müzik dinlemek, oyun oynamak, kitap/makale okumak, vs
0
himmet dayi
(22.10.21)
sosyal medya, chat, video izlemek, müzik dinlemek, oyun oynamak. kitap okumak için amazon kindle var
0
nahtoderfahrung
(22.10.21)
konuşmak, arada sırada oyun oynamak, bazen navigasyon, kıytırık video fotoğraf çekmek(telefonum eski, yenilemeye de ihtiyaç duymadım, yüksek kaliteli şeyler için dslrim var)

bir de whatsapp ama en çok whatsapp. onu da bilgisayardan kullanıyorum ama tabi telefon olmadan çalışmıyor.
0
killerbee
(22.10.21)
Valla ben oyun harici saydıklarının hepsi için kullanıyorum.
0
Amaranta ursula
(22.10.21)
Tam anlamıyla her şey için kullanıyorum.

Benim için zirvesi şu. Bir sınav hazırlığı için birkaç kitap almıştım. Kitapla çalışmaya üşendiğim için sayfaların fotoğrafını çekip telefondan okuyorum.
0
dissendium
(22.10.21)
Onsuz yapamam dediğim iki özellik;
Navigasyon ve anımsatıcı

Bunun dışındaki her şey (işle ilgili aramalar hariç) alet var olduğu için yaptığım şeyler ihtiyaç duyduğum şeyler değil aslında.
Genel olarak kullanımlarım;
müzik dinlemek (aslında bunu da asla yapamam sınıfına alabilirdim ama alternatifi vardır diye almadım, alınabilir.)
dizi izlemek, oyun oynamak, arama/mesaj, alarm, sosyal medyada gezinti, takvim, hava durumu kontrol gibi şeyler.
0
mutekebbir
(22.10.21)
İş maillerimi mesai saatleri dışında telefondan kontrol edip gerekiyorsa cevaplıyorum.
Instagram var günde ortalama 17 dakikam orada geçiyormuş. Öyle yazıyor. Başka mecrada hesabım yok.
WhatsApp iş/geyik/iş+geyik olarak yoğun kullanıyorum.
Ekşi Sözlük, ekşicep uygulaması üzerinden uyanık olduğum saatlerde sürekli okuyorum.
Wikipedia, ansiklopedi okur gibi rastgele maddeler okuyorum.
Arabada müzik dinlemek için Spotify var kullandığım.
Nabız uygulaması üzerinden haberleri takip ediyorum seçtiğim kaynaklardan.

Sonradan aklıma gelenler: Navigasyon, google maps (timeline özelliğiyle), banka hesaplarım, hanımla ortak alışveriş listemiz (cozi), yemeksepeti, bisu, amazon.
0
pispinti
(22.10.21)
online dating
0
freebird5406_2
(22.10.21)
Ajanda, anımsatıcılar ve navigasyon -en çok ihtiyacım olanlar
Mi home -evdeki cihazları kontrol etmek için
Reddit, Instagram, birkaç oyun -vakit öldürtücüler
Netflix, Prime Video -uzun yolda ya da mutfakta el oyalayan bir şeyler yaparken izlemelik
Sesli kitap, Spotify -yürürken, uzun yolda, ev işi yaparken dinlemelik
Banka uygulamaları, iletişim uygulamaları, dijital not defterleri ve listeler (evernote <3 ), bulut servisleri, hastane ve sigorta uygulamaları, fotoğraf düzenleme, alışveriş, taksi çağırma, otobüs saati bakma...

Tepe tepe kullanıyormuşum bence.
0
kobuzchu kiz
(22.10.21)
Ben bu sebepten fazla para vermiyorum ki sonraki telefonu fairphone alma ihtimalim var, neyse su an pixel 4a var 280 euro mu neydi

-mail
-sosyal medya
-video izleme
-fotograf
-iletisim
-bankacilik
-5/3/1 için antrenman takibi

Genel olarak budur.
0
logisticsmanager
(22.10.21)
Konuşma
İş (mail, WhatsApp)
Sosyal medya
Alarm
Araştırma
Banka uygulaması
Fotoğraf ve video çekme
0
pro9it9is9
(22.10.21)
bilgisayardan daha çok kullanıyorum. kitap makale gazete dergi vs okuma. internette araştırma. bazen kısa şeyler yazıp çıktı almak. bazen fotoğraf afiş programları ile birşey tasarlamak için. (en çok bu kısımda işimi görüyor)
müzik dinlemek. nadiren bişi izlerim pek video film izlemiyorum. tabii sosyal medya ve yazışmalar da var. bazı uygulamalar indirip ingilizce de çalışıyorum. tabletim vs yok. her işimi telefon görüyor. bilgisayarımda sadece makale vs yazıyorum ve iş için kullanıyorum. onun dışında herşey telefonda
0
photo85
(22.10.21)
(1)

Galatasaray'ın bu üstünü nereden bulabilirim?

maryjane
hediye alacağım, dün akşam lokomotiv maçı başlamadan önce futbolcuların giydiği fermuarlı beyaz altın ve kırmızı renkleri olan üstü nereden bulabilirim? GStore ve nike'ta bulamadım yahu.
hediye alacağım, dün akşam lokomotiv maçı başlamadan önce futbolcuların giydiği fermuarlı beyaz altın ve kırmızı renkleri olan üstü nereden bulabilirim? GStore ve nike'ta bulamadım yahu.
0
maryjane
(22.10.21)
Bazı ürünler satışa çıkmıyor malesef. Ama nasıl oluyorsa artık ki bu konu bazı üyeler tarafından da konusuluyor; sahibinden falan gibi yerlerde satiyorlar bilmem kaç bin liralara bu tarz ürünleri.
0
logisticsmanager
(22.10.21)
(3)

Otomatik saat sorusu

adwokat
https://www.saatvesaat.com.tr/saat/erkek/maurice-lacroix/ML-AI6008SS002430-1/PD/Soru-1: sizce bu saat nasıl?Soru-2: güç rezervi 38 saat diyor. Az değil mi? Hiç otomatik kullanmadım.
www.saatvesaat.com.tr

Soru-1: sizce bu saat nasıl?

Soru-2: güç rezervi 38 saat diyor. Az değil mi? Hiç otomatik kullanmadım.
0
adwokat
(22.10.21)
1- 42 mm bence erkek için küçük. parasına göre zaten küçük.
2- masadayken 38 saat yeterli. 1 gün takmayıp ertesi gün kurmadan devam etme lüksüne sahipsin. koluna takıp 30 saniye sallarsan da zemberek epey kurulmuş oluyor.

genel görüş: otomatik saat bağ kurulan bir şey. senin hareketine muhtaç. bence bu kadar para verilecekse daha başka bir şey bakılmalı. otomatik saat dediğin günlük takılmalı. günlük saat için de bu paralar korkunç.
0
onemoremile
(22.10.21)
Ben nedense bu fiyata bakınca sanki seiko pressagelar daha güzel gözüküyor diyorum. Hem küçük değil hem 41 saat demiş. Fiyati da yarısından da az.
0
logisticsmanager
(22.10.21)
38 saat değil. bende hamilton var hem güç rezervi 80 saat hemde 38 mm

güzellik kısmıda göreceli netice sen her gün koluna takıcaksın ama ben olsam baska marka ve modelleride araştırırdım
0
all girls dream
(22.10.21)
(9)

dolar nereye kadar gider

black mamba
hükümet nereye kadar sorun etmez bunu? 10'u geçerse artık 15'e bile gider. enflasyon gittikçe artıyor. nerede bir şeyler yapmaz isteyecekler? 5-6 yıl önce dolar 3 lirayken yıl sonu tahminini 4 lira olarak okumuştum bir yerde. yok artık falan demiştim ama bugün 10 liraya geldi neredeyse. sonu neresid
hükümet nereye kadar sorun etmez bunu? 10'u geçerse artık 15'e bile gider. enflasyon gittikçe artıyor. nerede bir şeyler yapmaz isteyecekler? 5-6 yıl önce dolar 3 lirayken yıl sonu tahminini 4 lira olarak okumuştum bir yerde. yok artık falan demiştim ama bugün 10 liraya geldi neredeyse. sonu neresidir bunun?
0
black mamba
(21.10.21)
hükümetin doları düşürmek gibi bir kaygısı yok ama seçime olan etkisini nasıl bertaraf etmeyi düşünüyorlar bilemiyorum.
0
lazpalle
(21.10.21)
evet düşürmek gibi bir dertleri yok gibi ama enflasyon artmıyor mu? ve nereye kadar umursamazlar? 30 lira da olabilir o zaman.
0
🌸black mamba
(21.10.21)
Enflasyon artması onlara dert değil ki zaten oynuyorlar. Gerçek enflasyon hesaplayan yerlere bakarsanız farkı anlarsınız.

Hükümet asgarî ücrette 300 doları gecirmez. Fakir is gücü isteniyor. Türkiye ideal.
0
logisticsmanager
(21.10.21)
enflasyonu ne kadar önemsemeseler de bir noktada sorun olur bence. en dandik telefon bile 5000 lira olunca ne yapacaklar? ekmek 5 lira olunca dur demeleri gerekecek bence.
0
🌸black mamba
(21.10.21)
Naif düşünceler, umurlarında olmaz. Gideceklerini biliyorlar, iyice bok edip öyle bırakmak istiyorlar iktidarı muhalefetin kucağına.
0
ozzpwnz
(21.10.21)
@black mamba hocam cok naifsiniz :) bu kisiler size ekmek bulamazsaniz yerli araba yiyin diyecek kişiler. Umurlarinda olmaz.
0
logisticsmanager
(21.10.21)
sonu insafla veya endişe edip tedbir almalarıyla ilgili değil bence. tedbir almayı da bilmiyor ve beceremiyorlar zaten. ha umurlarında mı noo.
"en dandik telefon bile 5000 lira olunca ne yapacaklar? ekmek 5 lira olunca dur demeleri gerekecek bence." yani buna katılmıyorum.
bu viral sokak röp.larından yeni birisinde, kadın diyor ki eşim 1500 lira kazanıyor ne güzel, çok iyiyiz, mutluyuz vs. işveren suç işleyerek asgari ücret altında veriyor, sömürüyor aleni şekilde falan. insanlar buna okey.
arjantin ekonomik ve sosyal krizini falan -aynı dinamiklere sahip olmasa da- çok benzer buluyorum. kendi paraları değer kaybediyor.
üretim yok, sanayiden bahsetmiyorum tohumu toprağa atıp işlemek bile yok.
nitelikli göçmen sayısında artış.
iyi bişey yapma potansiyelinde olanların ciddi umutsuzluğu ve isteksizliği. tembellik, karamsarlık ve ahlaksızlık. çok tanıdık..

sonu tr'nin borçlarını ödeyemeyecek hale geldiği anda tr'ye borç verenlerin olay müdahale etmesinde. sürünsün ama tam da batmasın, yoksa paralarımızla birlikte yok olur kafası..
dolayısıyla bizlik bişey yok, oturup bekleyeceğiz bu saatten sonra.
0
rewlack
(21.10.21)
Tedbir daha laik ve demokratik bir ortamı gerektiriyor. Şu an bu olmayacağından gidebildiği yere kadar gidecek. Daha bunun seçim ekonomisi var. Seçim zamanı kafadan 2 lira yukarı atar dolar.
0
roe
(21.10.21)
umursamazlığın sınırı mı olur? umursuyor olsalar zaten şimdiye dek umursamış olurlardı heralde. "hırsız nereye kadar hırsızlık yapar? çalabiliyorken her şeyi çalar mı yoksa biraz bırakır mı?" işte ne bileyim "hırsızlık yaparken evi darma duman etmişler ama en azından işi bitince evi toparlar mı?" gibi bi soru bu. isterse ekmek 30 lira olsun, adamların vatandaşın ekmeğiyle ilgili bir sıkıntıları yok. cepleri dolduğu sürece salmışlar çayıra mevlam kayıra. %35 oy da sabit maşallah. bu iktidarla 'umur'un aynı cümlede olması oksimorondur.
0
erenderk
(21.10.21)
(5)

Neden faiz indirimi oldu?????

adwokat
Sokaktaki vatandaş bile faiz artırımı yapılırsa dolar kurunda rahatlama olacağını iyi biliyor.Buna rağmen faiz indirimi yapılmasının sebebi nedir? yani ülkeye ne gibi bir fayda sağlayabilir? Faiz indirimi ne için yapılır? Teşekkürler.
Sokaktaki vatandaş bile faiz artırımı yapılırsa dolar kurunda rahatlama olacağını iyi biliyor.
Buna rağmen faiz indirimi yapılmasının sebebi nedir? yani ülkeye ne gibi bir fayda sağlayabilir? Faiz indirimi ne için yapılır? Teşekkürler.
0
adwokat
(21.10.21)
yuksek kur yuksek faiz olmasindanda, en azindan faizin dusuk olmasi daha iyi.
0
baldur2
(21.10.21)
ekonomiden pek anlamam.

"faiz düşük olursa, krediler daha rahat çekilir. kredi çekilirse piyasa canlanır." diye düşünmüş olabilirler.

ayrıca; faiz getirisi yüksek olduğunda dahi insanlar paralarını hala dolarda tutuyordu.
çünkü 2021'de 8 den 9,5 a geldi dolar. yıl sonuna dek 10 u görse; 1 senede yüzde 25 gelir getirmiş olacak. faizler hiç bi zaman 25 oranına çıkmadı; ki insanlar genel olarak dolara yatırmak yerine bankaya yatırsın..
yani yüksek faizde bankalar ne para toplayabildiler ne kredi verebildiler. düşük olunca en azından kredi verilir de insanlar iş yapar diye düşünülmüş olabilir.

tekrar ediyorum. ekonomiden pek anlamam..
0
barankovan
(21.10.21)
saçma sapan bir yaklaşımla para değer kaybedince ihracat artacak, açık azalacak diyorlar. ama girdilerin de ciddi kısmı döviz cinsinden, yani maliyet de artıyor.

talebi körüklese bile o da enflasyon olarak dönüyor. artık belirli bir mantık çerçevesinde karar alınmıyor kısaca. iktisada giriş almış birinci sınıftaki bir öğrenci bile bunları bilir.
0
passion rules the game
(21.10.21)
Gece yarısı mb baskaninin "gorevden musadesini" istedigi ülkede herhangi bir ekonomik harekette mantık aramak kendi icinde mantiksiz.

Hukumetin kendi paralari dövizdedir ondan yapiyorlardir.
Hey gidi günler, burada covid zamani "covid sonrasi cinden üretim bize akacak Türkiye çok büyük olacak, döviz düşecek" yazan arkadaşlar vardı. Onları hiç görmüyoruz, keşke aciklasalar bunlari bize
0
logisticsmanager
(21.10.21)
kendi paraları dövizdedir +1
0
lcha
(21.10.21)
(5)

yerli/yabancı güvendiğiniz haber kaynakları hangileri?

iwasbornonamountainside
sb
sb
0
iwasbornonamountainside
(21.10.21)
Bbc, reuters, le monde.
Tabiki gözüm kapalı guvenmiyorum. Ama çoğundan iyidir.
0
logisticsmanager
(21.10.21)
halktv.com.tr
dw türkçe
birgun.net
ismail saymaz
0
alicandan
(21.10.21)
DW , Metin Cihan, İsmail Saymaz, BBC,
0
dakota
(21.10.21)
şahsımın eniştesi
0
doctor doctor kids alone
(23.10.21)
D- hicbiri. Cunku tarafsiz yayin yapan kurulusu birak kisi bile bulmak imkansiz. Kisilerde bir yerden fonlu, ya da kendi ideolojisini sana satmaya calisiyor.

karsindakinin ideolojisini bildigim surece her haber kaynagini okurum izlerim. Zaten bana ters fikirli kaynaklari takip etmek daha hosuma gidiyor, ne zaman bir skandal olsa mesela hukumete yakin kaynaga bakarim nasil kiviriyorlar diye..

turkiye'den takip ettigim kisiler:
1- rusen cakir
2- ozlem gurses
0
cooperr
(23.10.21)
(2)

pull & bear mcmxci army hangi kokunun klonu?

jadle
bilen var mı? foto ekte
bilen var mı? foto ekte
0
jadle
(21.10.21)
Içindeki notlara göre baktigimda klonu olabilecek ünlü bir parfüm bulamadim.
Içinde bergamot, badem ve odunsu notlar varmış.
Burada aratabilirsiniz;
www.fragrantica.com
0
logisticsmanager
(21.10.21)
Summer by Kenzo olabilir.
0
cptxxx
(21.10.21)
(10)

çipi niye bill gates takıyor?

kibritsuyu
bill gates covid aşısı olanlara aşının içinde çip takıyormuş ya, bu çipi niye bill gates takıyor?sorum ciddi arkadaşlar. niye "bill gates çip takacakmış" diyorlar? yani niye elon musk değil mesela? niye bill gates'e yakıştırdılar bunu?bill gates çip takıp ne yapacak bize, windows mu kuracak? robot e
bill gates covid aşısı olanlara aşının içinde çip takıyormuş ya, bu çipi niye bill gates takıyor?

sorum ciddi arkadaşlar. niye "bill gates çip takacakmış" diyorlar? yani niye elon musk değil mesela? niye bill gates'e yakıştırdılar bunu?

bill gates çip takıp ne yapacak bize, windows mu kuracak? robot edecek, uzaktan sinyal yollayacak mevzuları elon musk'a daha uygun değil mi? bill nereden çıktı? amerika, cia, pentagon, dış mihrak falan da değil, doğrudan bill. niye bill?
0
kibritsuyu
(20.10.21)
Filantropi kavramını insanların kafası almıyor, "Zengin" deyince 350 metrelik yatı olan, skandallarla adı anılan, iyilik yaparsa da vergiden düşmek için ya da reklam olsun diye yapan zenginlere alışmışız, bunun dışına çıkan biri olunca "Kesin bir pislik var" diye düşünüyoruz sanırım. Dolayısıyla uçuk kaçık komplo teorilerine daha güzel oturuyor.
0
salihdt
(20.10.21)
Afrika'ya yarım yapıyor eşiyle birlikte Gates vakfı vardı, 2015'ten konuşmaları var "salgın hastalık çıkarsa hazır değiliz" diye falan. Bunun üzerine simülasyonlar yaptırmış ve çözüm arıyor aslında, dedikleri çıkınca da "kesin o yaptırdı" diyorlar.

Çip olayı onun üzerine kaldı ama o başka komplolarla birleşmiş hali sanırım. Covid yok aslında 5g'nin etkisi bunlar diyen de var, aşıyla virüs verdiler 5g onu aktif ediyor diyen de var. Türlü türlü komplo :D

bu arada: cdn.dopl3r.com
0
nhk ni youkosu
(20.10.21)
Elon musk kısa pantolonla anasını keserken Bill Gates 3 bin kişiye racon kesiyordu. bence sebebi şu: Bill Gates aşı ve pandamı konusunda biraz daha fazla açıklama yaptı ve açıklamaları gündemde hep yer buldu. E nispeten de eski ve bilinilirliği nin daha yüksek olduğu düşünülürse çip ihalesi de ona kaldı.
0
giovanne
(20.10.21)
Aşıyla adı çok sık anılıyordu salgının başından beri, diğerleri ekmeğinin peşinde. Demin yine gogıla yazdım, bill gatesten covid-19 ilacına dev fon şeklinde haber çıktı mesela parçaları birleştirip elde ettikleri şey de bize çip takacaklar oluyor.
0
izza
(20.10.21)
Şurada biraz detay var: www.reuters.com

Birtakım iddialar yanlış bir biçimde Bill Gates ile ilişkilendirilince komplo teorisine dönüşüyor. Yani net bir sebebi yok ama Bill Gates ve eşinin kurduğu vakfın birtakım işleri yanlış yorumlanıyor ve sanki Bill Gates insanlara çip takmak için bu pandemiyi başlattı gibi lanse ediliyor.
0
himmet dayi
(20.10.21)
bir de bill gates ara ara dünya hakkında - ekoloji sağlık teknoloji vs - bazı konularda konuşuyor vakfı üzerinden projeler yapıyor bundan 4-5 sene önce dünya ve insanlığın karşılaşabileceği yeni pandemi üzerine fikirleri var, gerçi kendisi bu konularda konuşurken dünyada halihazırda bölgesel salgınlar vardı bizim bu kadar haberimiz yoktu sars vs.

işte onun hayır hasenat motivasyonuyla yaptığı onlarca fikir ve konuşmalardan pandemi ile ilgili olanı öne çıktı aldı yürüdü

microsoftun sahibi, vakıf kurmuş, sağlık alanında bağışlar yatırımlar yapıyormuş hepsi birleşti
0
freebird5406_2
(20.10.21)
Benim hanımın annesi bu tiplerden ama teorileri patladikca bahaneler ile başka teorilere siginiyor;
- ilk çip dedi. Bizi kontrol edeceklermis. Evlere tikacaklarmis.
-bunun mantikli yanini bulamayinca bill gates ve diger milyarderler dünya nüfusunu azaltmak istiyormus. Asilarda kisir yapici varmis (cok severim kisiri lol).
-big pharma diyor bir de ama o kismi cok sağlam değil çünkü big pharmanin kazandığı paranin kac katini dünya ekonomisi kaybetti. Nedense big pharma çok güçlü ama petrol firmalari, araba firmalari falan hepsi cok salak big pharmaya ok diyorlar. O yüzden o kısmı arada diyor.

Bill gates olayı, benim kayınvalide için konusursak, tamamen sacma sapan platformlarda okudukları + zengin olması haliyle kiskanclik ve korku.

Ha zaten asi karsiti bizimkisi. Benim köpek reaktif, davranis veterineri adam "köpeğiniz otistik gibi düşünün, yani sosyal ortamda ne yapacagini bilemiyor" vs diye anlatti. Bunu söyledik "otistik olabilir köpeklere asilar yapiliyor o yapmistir" dedi.

Neyse iste; zengin+asi/sağlık harcamalari yapiyor dedigin zaman ona attilar camuru.
0
logisticsmanager
(20.10.21)
gates vakfı, komplolar vs. bir de adı "çipçi" derlerse tamamdır.
0
evimin paspasi
(20.10.21)
Eleman gidip EU'nun başındaki insanlara "şunu şunu böyle yapın" dediği için olabilir:

twitter.com

Çip konusunda da insanlar haklı aslında. Yani tivitte konuştukları konuların ilk maddesi "enhance health surveillance & alert systems". Artık çipi ister aşıya koyar, ister "aşı pasaportu" diye eline verir, o BG'nin bileceği iş, ama çipi taktı zaten, veriler de tahmin edin kimin sunucularında tutuluyor?
0
plutongezegendegilmi
(20.10.21)
"bilgisayarcı" çünkü

:))))
0
hayirsiz
(20.10.21)
(2)

kendisinden 3. şahıs olarak bahseden istifçi deli?

Acil kan
7-8 yıl önce sözlükte birinin bulduğu biri vardı. rothschild ailesinin 1972'de verdiği parti gibi saçma sapan bir günlüğü vardı internette tuttuğu. ailesi ile ilgili birtakım sorunları vardı (alamancı gibi bir şey de olabilir.) sürekli aynı şeyleri istifleyip yiyordu. durduk yere aklıma takıldı. bul
7-8 yıl önce sözlükte birinin bulduğu biri vardı. rothschild ailesinin 1972'de verdiği parti gibi saçma sapan bir günlüğü vardı internette tuttuğu. ailesi ile ilgili birtakım sorunları vardı (alamancı gibi bir şey de olabilir.) sürekli aynı şeyleri istifleyip yiyordu. durduk yere aklıma takıldı. bulamıyorum çıldıracağım. yardım.
0
Acil kan
(19.10.21)
Sümer kolçak
0
logisticsmanager
(19.10.21)
zgrydn
(19.10.21)
(9)

Kaliteli nevresim takımı öneriniz var mı?

denizmaniaherif
Şık olmasından ziyade kaliteli bir uyku için en iyisi budur dediğiniz kullandığınız marka/kumaş vs ? link de olur.
Şık olmasından ziyade kaliteli bir uyku için en iyisi budur dediğiniz kullandığınız marka/kumaş vs ? link de olur.
0
denizmaniaherif
(19.10.21)
Taç/madame coco-saten kumaş
0
logisticsmanager
(19.10.21)
taç linens bu işte iyidir.
0
mikahakkinen
(19.10.21)
karaca'nın ürünleri de güzel. yalnız nevresim takımlarında enteresan bi şekilde çarşaf olmuyor.
0
naksidil
(19.10.21)
kesinlikle özdilek
adamlar zaten tekstil grubunda varoldu
0
blackgirl00
(19.10.21)
yataş. ömürlük.
0
suyin
(19.10.21)
pamuk saten olması iyi olur. varol markası otellere iş yapar. bir bakın.
0
kullanıcı adı
(19.10.21)
Ben bu sene tüm nevresim takımlarını yeniledim; Özdilek, karaca home (ki Karaca'nın mutfak eşyalarıni hiç sevmem) ve zara homedan aldım. Zara home olmasa da olur, sırf modellerini beğendiğim için almıştım. Özdilek ve karaca'ninkilerden çok memnunum. Özellikle Karaca'nın uyku setinde kendinden nevresimli yorganlari vardı; iki tane almıştım. Aşırı rahat bir şeymiş. Yorgana nevresim tak çıkar derdi olmuyor, pike gibi seriyorsunuz direkt; çok pratik. Kumaşları da yumoş yumoş.

Edit: hatta karaca için link de koyayım. Biri bu biri de aynı setin grisi ve çift kişilik versiyonlari tabii. www.karaca-home.com
0
fraise
(19.10.21)
kış içinse eğer pazen/flanel nevresim takımı öneririm. kışın pamuk saten serilmiş buz gibi yatağa yatmak yerine hemen ısınan pazen her zaman uyku kalitemi arttırmıştır.
0
dedim ben sana
(19.10.21)
Herkese teşekkürler hepsini araştırıyorum.
Otellerinkini genelde seviyorum nedense o yataklar ve nevresimler hep bi daha rahat geliyor bana.

bir tek şuna gitti aklım ; ( çünkü ipeğe en yakın his bambuymuş sanırım ölye bir vaatleri var.. )
www.chakra.com.tr

koton ve pamukları gidip elledim bugün öğlen english home'da belki her marka farklıdır ama bir fark yoktu ben açıkcası yumuşak ve diri bir şey istiyorum olabildiğince az polyesterli..

fantazi olsun diye ipeklere baktım abi 8000 liraya çarşaf mı olur ? oluyormuş.
0
🌸denizmaniaherif
(19.10.21)
(8)

Türkiye’deki büyük şehirlerin hepsi bir sebeple yok olsa

but that was just a dream
Hadi diyelim sular altında kalsa, sel bassa, kuraklık götürse vsYeni başkent hangi şehir olmalı, neden?
Hadi diyelim sular altında kalsa, sel bassa, kuraklık götürse vs
Yeni başkent hangi şehir olmalı, neden?
0
but that was just a dream
(19.10.21)
Evet bütün büyükşehirler, 30 tane sanırım.
0
🌸but that was just a dream
(19.10.21)
Yozgat olmalı. Yeterince büyük yüzölçümü, ülkenin tam ortasında. Kısaca ankaranın başkent olmadan önceki hali.
0
mg3929
(19.10.21)
Canakkale olmali cunku guzel yer.
0
j r r tolkien hayrani
(19.10.21)
Ben bir birim sağa kayıp Kırşehir olsun derim. Türkiye dört tarafı düşmanlarla çevrili bir ülke. Ne kadar merkez o kadar iyi. Gidip de sınır seçilirse şak diye işgal edilir. Tarihe bakılırsa Anadolu Selçuklu Devleti başkenti İznik'ten Konya'ya taşımış. Osmanlı'da İstanbul kolayca işgal edilmiş. Karadeniz seçmezdim çünkü ağaçlar kesilmesin. Doğu Anadolu çok uzak. İklimi zor. Güneydoğu yine sınır. Ege ve Akdeniz zaten olmaz. Her yaz nüfusu artıyor. Yine İç Anadolu'da bir yer olurdu.
0
dissendium
(19.10.21)
Iç anadolu +1
Ankara olsa da sorun yok ama mantıken İstanbul da diğer taraflar da diğer ülkeler çok yakın. Stratejik olarak iç Anadolu en mantıklısı gibi.
0
logisticsmanager
(19.10.21)
Ankara'nın Başkent olmasının tek nedeni savaş dönemi en stratejik ikmal noktası olmasıydı, şimdi öyle bi tehlike olmadığı için her yer olabilir Artvin olsun mesela insanı iyi doğası güzel. Mis gibi.
0
Zaman Tamircisi
(19.10.21)
kırıkkale ya da yozgat. bide güvenlik nedeniyle denize yakın şehirlerin başkent olamayacağı kalmış aklımda. ne kadar doğru bilmiyorum.
0
false pretension
(19.10.21)
gardaş başkent sivas olsun ben size diyim.
istanbula bir şey olursa o kadar sivaslı nere gidecek bi düşün?
o kadar sivaslı, yozgata vea kırşehir gibi şehire gitse oraların adı değişir.
0
seyduna6687
(19.10.21)
(9)

Ömürlük Kullanılabilecek Ürünler

onkiloversemtamamım
Hediye olarak ömürlük kullanılabilecek eşyalar neler olabilir? Aklıma gelenler çakı, zippo ve termos oldu şimdilik, fikriniz var mıdır?teşekkürler.
Hediye olarak ömürlük kullanılabilecek eşyalar neler olabilir? Aklıma gelenler çakı, zippo ve termos oldu şimdilik, fikriniz var mıdır?

teşekkürler.
0
onkiloversemtamamım
(19.10.21)
Tıraş takımı, ustura ve dolma kalem.
0
burka
(19.10.21)
Kaliteli deri ceket.
0
mg3929
(19.10.21)
Saglam bir sirt cantasi. Omurluk olmaz ancak hem uzun omurlu olur hem de kullanisli olur bayagi.
0
j r r tolkien hayrani
(19.10.21)
yemek yapmayı seven biriyse, de buyer, staub falan gibi markalara ait gerçek döküm tavalar, tencereler, aksesuarlar.

bir de saat olabilir mesela.
0
blatta hiberna
(19.10.21)
kaliteli enstrumanlar mesela fender bas, gitar vb
0
killerbee
(19.10.21)
Çift kenarlı tras makinesi (7-8 sene oldu heralde, hiçbir sıkıntısı yok)

Bıçak/caki

Alet seti (güzel alet setine sahip olmak <3 )

Alkol alan biriyse viski matarasi

Puro içen biriyse puro kesici
0
logisticsmanager
(19.10.21)
Izeltas pense.
30 sene oldu sanki yeni alinmis gibi duruyor.
0
divit
(19.10.21)
Kaliteli bir otomatik saat, 2-3 senede bir bir bakımı yapılırsa birkaç yüz yıl gideri var
0
salihdt
(19.10.21)
Kaliteli bir şemsiye. Snotline marka olabilir.
0
nothinn_
(19.10.21)
(5)

İş tecrübesi konusu

dissendium
Bazı şirketler boyundan büyük iş tecrübesi istiyor. Adamlar yurt dışına satış bile yapmıyorlar ama 5 yıl tecrübeli mühendis arıyorlar. Bu adamların bu hareketlerinin mantığı ne? Yani gerçekten 5 yıl tecrübeli bir mühendis o tip yerlerden çok daha büyük yerlerde, çok daha iyi maaşla çalışabilir. 5, 1
Bazı şirketler boyundan büyük iş tecrübesi istiyor. Adamlar yurt dışına satış bile yapmıyorlar ama 5 yıl tecrübeli mühendis arıyorlar. Bu adamların bu hareketlerinin mantığı ne? Yani gerçekten 5 yıl tecrübeli bir mühendis o tip yerlerden çok daha büyük yerlerde, çok daha iyi maaşla çalışabilir. 5, 10 yıl tecrübeli mühendis neden küçük bir yeri tercih etsin?

Bir de İngilizce konusu var. Arka arkaya 3 cümle kuramayacak insanlardan oluşan yerler İngilizce konusunda artistik yapıyorlar. Bu öz güven nereden geliyor?

Bu iş tecrübesi konusu biraz abartılmıyor mu Türkiye'de?
0
dissendium
(18.10.21)
Maas dusurmek olay ve mobbinge ortam hazirlamak
0
floydian
(18.10.21)
abartiliyor.
ya tutarsa mantiginda o yerler. 10 lira verecekler mesela 2 yil deneyimli birinin yapabilecegi bir ise. neden 8 yil deneyimli istemeyelim ki diyorlar. issiz cok, mecbur kalip kabul eden cikabilir. yoksa mecbur olmayan tercih etmiyor zaten ve bulamazlarsa da 2 yil deneyimliyi kabul edebiliyorlar sonunda.

yabanci dil ozguveni genel ulke sorunu. herkesin ikinci bir anadili var ulkede adeta ahahah
0
Kittie
(18.10.21)
Sarı site gibi, şişiriyorlar şişirebildikleri kadar.
0
gabe h coud
(18.10.21)
Issizlik çok; bugün 2 yıl istemesi ile 5 istemesi arasinda fark kalmıyor çünkü insanlar 2 yillik kisinin de maasini kabul edecek hale geldi.

Ben hep derim; Türkiye'de tedarik zincirinde istenen mühendislik saçmalığı. Satin almaci mühendis, depocu muhendis, planlamaci mühendis. Kafayi yemişler her şeye mühendis istiyorlar. Sebebi de yer gök iş arayan adam olması. Biz bazen ilana çıkıyoruz iki ayda 10 kişi anca oluyor. Türkiye'de daha ilk dakikadan 100 tane gelir.
0
logisticsmanager
(18.10.21)
Aptallık

İş tecrübesi konusunun çok abartıldığına katılıyorum, belli temeller dışında her şirketin kendine göre iş yapış şekli ve kültürü farklı. Dolayısıyla tecrübeye verilen ağırlığın o insanın şirket kültürüne adapte olup olamayacağına da bakmak lazım.

Bir de tabi ülkede üniversite mezunu enflasyonu ve işsizlik yoğun olunca şirketler aranan nitelikleri abarttıkça abartıyor, halbuki şu gözden kaçıyor: "Yahu ben bu aradığım niteliklerde adam bulsam bile yaptırdığım işle ya da sağladığım imkanlarla bu adamı tatmin edebilir miyim?"; sonra tabi kazara işe giren nitelikli adam 3-5 ay durup kaçıyor, döngü başa sarıyor...
0
salihdt
(19.10.21)
(21)

akp'li dayılar haklı mı?

yazar yazmaz yazan yazar
öncelikle "dayı" diyerek sempatikleştirmek zorunda kaldığım için üzgünüm. çünkü başka türlü açsam duyuru silinirdi.ekonomi bu kadar kötüyse (kötü değil berbat) halk çok fakirleşmişse bu kadar araba nasıl geziyor yollarda? dünyanın en basit ara sokağında bile park edecek yer yok. tüm otoparklar tıklı
öncelikle "dayı" diyerek sempatikleştirmek zorunda kaldığım için üzgünüm. çünkü başka türlü açsam duyuru silinirdi.

ekonomi bu kadar kötüyse (kötü değil berbat) halk çok fakirleşmişse bu kadar araba nasıl geziyor yollarda? dünyanın en basit ara sokağında bile park edecek yer yok. tüm otoparklar tıklım tıklım. 50binlik araba olmuş 250bin lira ama hâlâ patır patır satılıyor.

kahvecilere gitsen aynı şekilde 3 fırtlık kahve 20 liradan başlıyor ve kasada kuyruk var o kahve bir gecede 40 liraya çıksa o kuyruğun yine olacağına adım gibi eminim. çoğu da öğrenci bu arada.

bu nasıl olabiliyor? günübirlik mi yaşıyor insanlar? bugün buldun bugün ye mi diyorlar? herkesin bir ek geliri, babadan kalma arsası mı var nedir yani fiyatlar ne kadar artarsa artsın bu kalabalıkların azalmama sebebi?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.10.21)
sığ düşünme ile alakalı.

ekonomi, ortalıkta bukadar çok arabanın olması, park edecek yerlerin olmaması ya da kahvecilerde sıraların olmasına göre iyi ya da kötü olarak beirlenmiyor. o yüzden cevap aslında burada gizli.

hangi ortama girerseniz o ortama göre kriterlerle karşılaşırsınız. parası olmayan kimseyi kahvecide göremezsiniz, tıpkı kahvecinin kapısından çıktıktan sonra karşılaştığınız ya da gördüğünüz insanların ancak %1'inin kahvecide olması gibi. Aynı şekilde, parkı, bahçesi çevre düzenlemesi olmayan bir şehirde daracık sokaklarda iki üç arababının bile tüm sokağı kaplaması gibi.
Ya da 15 yaşında 250 bin km üstü arabasına neden insanlar 100 bin liradan fazl istiyor sence? Ekonomi iyi olduğu için mi? Eli bol da ancak malı mı kıymetli sadece? Eskiden neden böyle değildi?

eskiden aldığın bir hizmeti aynı kalitede aynı fiyata alabiliyor musun bunu sorgulayarak başlamalısın sorularına.
0
foolrules
(18.10.21)
arabasi olmayanlar ne olacak?
siraya girmeyenler ne olacak?
akpli dayi gibi bakarsan akpli dayi gibi gorursun
0
nibba
(18.10.21)
İstanbul veya Ankara gibi bir büyük şehirde yaşıyorsan bunun en önemli sebebi şu yanılgı: Şehirler çok kalabalık ve çok fakir olduğu gibi çok da zengin var.

Akp'nin zengin ettiği kesim de hiç azımsanacak seviyede değil. Birileri fakirleşirken onların cebindeki parayla zengin oldular ve son model BMW'lere, Range'lere, Porsche'lere biniyorlar.

Orta sınıf (kaldığı kadarıyla) da lan üç günlük dünya biriktiriyorum biriktiriyorum ne ev ne araba alabiliyorum moduna giriyor bence ve gerekirse o zengin hayatını yaşıyormuş gibi yapmak için borçlanıyor. Bir hafta Bodrum'da tatil yapıp senenin geri kalanını kredi kartlarına çalışan çok insan var.

Bir de araba özelinde artık millet arabayı yatırım aracı olarak gördüğü için anasının altınını, babasınının birikmişini falan toplayıp krediyle vs. alıyor arabayı üç ay geçmeden o yılki maaşından artıracağından fazlasına satıyor. Sonra başka araba alıyor, onu satıyor. Önceden öğretmenler falan yapardı bunu artık eline biraz para geçen herkes al-satçı oldu. Devlet de sağ olsun bunları göt etmiyor yönetim anlayışıyla fiyatları yukarı tırmandırmaya devam ediyor. Daha bugün sıfır arabalara %15 civarı zam gelecek haberi vardı kurdan dolayı. İkinci eller de değerlenecek bu durumda örneğin.
0
chicha_v2
(18.10.21)
haklılık payın var; ama şöyle bir durum da var. o arabaları alanlar, kahvecileri dolduranlar da fiyatlardan şikayetçi. tam tersini düşünelim. arabaların hiç satılmadığı, kahvecilerin bomboş kaldığı bir durum olması için ülkede kıtlık olması yada afganistan gibi olmamız lazım. benim için kriter araba yada cafe değil. yurtdışına çıkabilmek, rahatça tatil yapabilmek, istediğin şeyi alabilmektir.
0
buenosdias
(18.10.21)
yüzdeci kesim geldi. aramızda kim her gün kahveye 20 lira veriyor? çoğu ayda 3-4 kere kahve içiyor. kim her ay tatile gidiyor? bir yıl önceden erken rezervasyon yaptırıp yılda 1 hafta tatile gidip bütün yıl ödüyor insanlar. ayda 3-4 kere kahve alanlar bile kahvecileri kalabalık yapabiliyor. yılda 1 hafta tatil yapanlar kısıtlı tatil mekanlarında yoğunluk yaratıyor. şimdi git datça'ya bak, insan göremezsin. ülkede çalışanların yarısından fazlası asgari ücret kazanıyor. 2800 lira kazanıp da 250 bin liralık araç almıyor tabii. hangi araçlar hangi yolda geziyor? istanbul'dan tüm ülkenin geneline yorum yapılamaz. istanbul'da ülkenin tüm araç sayısının yarısı var. son bir kaç senede yoldaki araçların modellerine bakarsan hep yerinde sayıyor eskiye göre çok daha az yeni model araç var.

orta kesim için, 30-50 bine aldığı araç 100-150 bin oluyor. o zaman maaşı 3-4 bin şimdi 7-8 bin, 100 bin kredi çekiyor 250 bine yeni aracını alıyor.

evini 2012-2015'te 200 bine almış. şimdi oradan 3 bin kira alıyor. vaktinde mallananlar bu zamanları daha az kayıpla atlatıyor.

ben 2007'de ilk işe girdiğimde 2 bin lira maaş alıyordum. 10 maaşımla araba alabiliyordum. iphone bir maaş ediyordu. şimdi aynı yerde yeni işe girenler 3-4 bin alıyor, 10 aylık maaşlarıyla toros bile alamazlar.

en yoğun dönemde bodrum'a 1 milyon insan gidiyor, e hepsi bu işte. sen de ben de oradayız temmuz'daki bayram tatilinde.
0
gabe h coud
(18.10.21)
ben akademisyenim, eşim öğretmen. ikimiz de devlet memuruyuz, ek gelirlerimizle birlikte ülke şartlarına göre iyi kazanıyoruz. pandemiden önce her yaz 15 gün yurtdışında tatil yapıp, tüm ihtiyaçlarımızı hiç düşünmeden satın alıp, dışarıda her keyfimiz istediğinde arkadaşlarımızla bira içmeye gidiyorduk. ki o zamanlar da ekonomik daralma başlamıştı. ona rağmen 3 sene önce ayda 6 bin tl kenara koyabiliyorduk.

şimdi ne oldu? 200 bin tl kadar biriktirebilmiştik 3-3 buçuk senede. araba fiyatları fırladı. çocuk yapmak istediğimiz için arabaya ihtiyacımız olacaktı. arabalar her ay 10-15 bin tl zamlanıyor, fakat biz her ay 10-15 bin tl kenara koyamıyorduk. sonunda tüm altını, dövizi satıp, acil durumlar için kenara 3-5 bir şey ayırıp, kredi çekip araba aldık. 4 ay önceydi bu. şu an sarı siteye koymaya kalksak, satın aldığımız fiyattan 40 bin tl daha fazla yazacağız (diğer ilanlardaki emsal fiyatlara göre).

peki kenara 6-7 bin tl koymaya devam edebiliyor muyuz? işte burada koca bir kahkaha atabilirim. 3 sene önce 6 bin tl koyabiliyorsak, şu an en azından bir 8-9 bin tl'yi bulmuş olmalıydı kenara attığımız para resmi enflasyona göre. en son ne zaman arkadaşlarımızla buluşup dışarıda bira içtik, hatırlamıyorum. en fazla ikimiz gidip birer tane içip kalkmışızdır. kimse arayıp dışarı çıkalım demiyor bile, evlerde takılıyoruz bir araya gelirsek de :) ayakkabı mont alırken eskiden düşünmezken (aşırı pahalı markalardan satın almıyorduk zaten), şimdi ortalama ürünler için 3 defa düşünüp alıyoruz. market harcamamız 3 katına çıktı. aylık 1900 tl kredinin üzerine 2500 tl arttıracağız diye göbeğimiz çatlıyor.

siz bir de esnafa sorun, gelen giden sayısı aynı mı pandemi öncesine göre diye. ya da gelenler aynı parayı bırakıyorlar mı kalkarken acaba? kadıköy'ün ortasındaki avm'de mağazaların 3'te 1'i boş, baya dükkanı kapatıp gitmişler. kadıköy diyorum. yukarıda biri inditex gömlekler 400 tl olmuş, hala satıyor diyor. napsın herkes pazardan mı giyinsin? çıplak mı gezsin? inditex dediğiniz nedir ki? o sizin gördüğünüz insanlar da mekânda iki kahve içmese, 1 tişört almasa ülkeyi kapatıp gidelim zaten.
0
gmzo
(18.10.21)
önceki cevaplar +1

"bu nasıl olabiliyor? günübirlik mi yaşıyor insanlar?" sadece bu kısma cevaben yazacağım, evet. çünkü yıllarca çalışsam da aldığım maaşı hiç hiç hiç harcamadan biriktirsem de bir mülkiyet sahibi olamayacağımı düşünüyorum. belirsiz bir geleceğe yatırım yapmaktansa yaşadığım şu anı keyifli geçirmek istiyorum. tamamen şahsi bir durum tabii.
0
south park in kapusonlu uyesi
(18.10.21)
nüfus fazlalığı (biri almasa/gitmese öbürü alıyor) ve aile desteği bunu yaratıyor. Çevremde birkaç arkadaşım evlendi, aileleri + kredi desteğiyle ev aldılar mesela. Kendi maaşlarıyla almaları imkansızdı ama şu an bu şişen piyasada bile ev alabildiler. Arz az olduğundan onlar ev alarak ev fiyatlarının daha da artmasına katkıda bulunmuş oldular mesela.

Ben yıllardır direnip araba almıyordum, artık "ya şimdi alıcam ya da ömür boyu alamayacağım galiba" kafasına geldim. Şu an alabileceğim araba da 150-200 bin lira civarı bişey ha. Patır patır satılmasının sebebi bendeki bu düşünce, eskiden "eskiyen şey ucuzlar ikinci el alırız" kafasındayken artık "almadığın her gün zarardasın, alabiliyorsan anında al" kafasına geldik. Babam anlatırdı eskiden de enflasyon bu şekildeymiş herhalde.

Kahveci örneği, e bugün gitmedin yarın 50 lira olacak o kahve? Gençliğimizi yaşayalım biriktirip ne yapacağız diyor o gençler. Mesela biz zamanında euro 2,5 lirayken Avrupa'ya gidip gezebildik, şimdiki gençler onu da yapamıyor oturup Beşiktaşta kahve içiyor ne yapsın.
0
nhk ni youkosu
(18.10.21)
Ülkede ekonomik sıkıntı var mi yok mu diye bakmak istersek bir şehir bir ilçe "burada araba var o zaman sıkıntı yok" ya da "kahveciler dolu o zaman nerede sıkıntı" acayip sığ bir düşünce olur.
Bir kere Türkiye kişi başı araç sayısında baya geride bir ülke. Bu veri eski de olsa hadi 20 sıra atlasın;
www.nationmaster.com

Benim ailemde bir araç vardı ben okurken.
Benim şu an yaşadığım ülkede iş arkadaşlarım çocuklarına araba lease ediyor okurken rahat gitsin diye.

Buna ek olarak kahveci dediğiniz yeri doldurmak o kadar da zor değil. Kahve şu an alkolden daha ucuz ve 20 lira kahve alıp bir kaç saat gecirebilirsiniz; çünkü ülkede kahveci/avm dışında yer kalmadi. Yeşil alan yok, tenis alani yok, park yok hiçbir şey yok. Insanların yapabileceği şey bu. Hobi desen binlerce lira.

Ekonomik kriz var mi diye bakmak gerekirse hane borçlanması, kredi kartı borçları, ozel/devlet kredi oranlari vs bir sürü şey var. Böyle gözlemler hiçbir şey aciklamaz anca AKP'li dayılar arasinda ya da günlerde falan konusulur.
0
logisticsmanager
(18.10.21)
Ekonominin psikolojik boyutuna da bakmak lazım. Tüketici psikolojisi, alım gücü ve yaşam standartları kapsamında da düşünmek lazım.

Son 2-3 yılda alım gücünde ve yaşam standartlarında düşüş olmayan kaç kişi var?
Benim çevremdeki gözlemim herkesin alım gücü de yaşam standartları da az ya da çok düştü. Tabii ki benim çevremdeki gözlemim bilimsel ve geçerli bir veri değil ama işin bir de bu kısmı var demek istiyorum.

Yaşam standardından kastım sadece et, peynir almak değil. Her sosyoekonomik, sosyokültürel kesimin kendine göre bir yaşam standardı var.

Farklı açıdan bakalım; daha üst sosyoekonomik kesimden aklıma gelen, çevremde de ya aynısı ya benzerini gördüğüm birkaç örnek:

Her ay yurt dışına tatile giden adam onu yılda 2-3'e düşürdü.
Audi'ye binen adam şu an Toyota'ya biniyor.
Teknesi, yazlığı olan adam satmak zorunda kaldı.
İkinci fabrikasını kuracak olan sanayici vazgeçti.
Çocuğunu özel okula gönderen aldı, devlet okuluna verdi.
En pahalı özel okula gönderen alıp daha ucuzuna verdi.
Her hafta sonu dışarıda rakı-balık yapan ayda 1'e düşürdü.
x şirketinden genel müdür olarak emekli olan adam freelance danışmanlığa başladı.

Örnekler daha da artırılabilir.

Bu örneklere bakınca amaaan derde bak da diyebilirsiniz ama hayatı boyunca bolluk ve lüks içinde, para derdi olmadan yaşayan bir insanın o hayatını tamamen kaybetmesi de bir travma.

Ekonomik ve kültürel seviyeden bağımsız olarak ne olursa olsun hayat standardını kaybetmenin insanda farkında olsa da olmasa da travma yarattığını düşünüyorum. Ve bu çabuk alışılabilen, hemen uyum sağlanabilen bir travma da değil bence. İnsanlar ucundan kıyısından eski hayat standartlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Kaybettiklerini kabul etmek veya görmek istemiyorlar. En basitinden onun için deli gibi faiz oranları ile kredi çekip tatile çıkıyorlar.
0
la lykia
(18.10.21)
Okyanustan bir bardak su doldurup, " ee hani bunda balina yok?" demeye benziyor bu bakış açısı.

Büyük şehirlerdeki alışveriş merkezlerinin bulunduğu semtlere bakarak ülkenin ekonomik durumu hakkında çıkarım yapmanın bundan hiçbir farkı yok.

Herhalde ekonomik kriz dendiğinde ortamın "i'm lagend" filmindeki gibi olmasını, böyle post apocaliptic, nükleer savaş sonrası madmax ortamı falan olmasını bekliyordunuz. Ancak o zaman ikna olunacak kriz olduğuna sanırım.

Ülkenin %40'ından fazlası asgari ücretle geçinmeye çalışıyor. Eğer bir çıkarım yapılacaksa buyrun buz gibi bir istatistik. E o zaman nasıl herkesin altında gıcır gıcır arabalar dediğinizi duyar gibiyim. Bir kaldırsanız mı kafanızı acaba biraz daha yukarı doğru? Yaşadığınız şehrin kenar mahallelerine doğru bir bakın isterseniz orada da latte'lerini almak için kuyruk bekleyen insanlar görebilecek misiniz? Akşam üzerine doğru semt pazarlarına bir inin isterseniz. Karşılaştığınız insanlara bir sorun, nasıl alıyorsunuz bu arabaları diye.

Bu ülke sadece sizin gittiğinizde gözünüze çarpan yerlerden ibaret değil. Yoksulluğun, fakirliğin en sert yaşandığı semtlere zaten sizin yolunuz düşmüyor diye o yoksulluk yaşanmıyor sanıyorsunuz. Bu ülke sizin tahayyül ettiğinizden çok daha büyük bir yer, hatırlatmak isterim. Bir de böyle düşünün.
0
thracia
(18.10.21)
ekonomi kötüleştikçe orta sınıf azalır, alt ve üst sınıf artar. bu cümlem üzerine düşünün.
0
candide
(18.10.21)
akp'li dayılar dünya gerçeklerinden kopmuş durumdalar.

evde pazardan alınmış bir demlikle çay demlediğinde keyfi yerine geliyor adamın. çıkıp güzel bir yerde iki çay içmeyi kendine hak görmüyor.

ayağımızı yerden kessin yeter mantığıyla araba alıyor (alabilirse). doblo gayet yeterli geliyor. almanya'daki muadili station passat'a biniyor, ama türkiye'deki akp'li dayı bunu kendine hak görmüyor.

ayda yılda bir tavuk alınca et yedik diyor. kırmızı eti kendisine hak görmüyor. öyle bir bilinç yok.

pazardan kıyafet alıyor, gidip düzgün bir alışveriş yapmayı kendine hak görmüyor.
0
co2s2
(18.10.21)
çok ciddi bir nüfus (20 milyondan fazla insan yani) ufacık bir alanda (istanbul) sıkışmış durumda. istanbul dediysem de şile de istanbul çatalca da, oralar değil, bildiğin e5 hattında belçika'dan, hollanda'dan fazla insan yaşıyor. bu kadar insan arasında zengini de var tabii ki. zengini de çok daha fazla zengin. mutlaka kasada kuyruk olacak, mutlaka trafik olacak. zaten 50 araba arka arkaya gelse istanbul'un her yerinde trafik kilitlenir, e 50 arabayı da arka arkaya getirirsin koskoca türkiyede yani. artı üstüne bir de gelen göçmen, turist kalabalığı var, deli gibi para eziyorlar orada burada. e tabii ki kalabalık olacak.

bu arada ciddi bir fomo etkisi de var. şu an devlet en ufak bir kampanya yapsa gider dişimden tırnağımdan artırır arabamı yeniler, bir ev daha alırım. aç kalırım belki ama yaparım bunu. neden, devlet orta sınıftan topladığı vergilerle piyasa koşullarının tersine aşırı avantajlı şekilde para dağıtıyor. bu şartlar altında maaşını ipotek ettirip ev araba almayan adam ekside kalıyor. devlet senden çalıp, kredi kullananları besliyor yani.
0
roket adam
(18.10.21)
ya ben de şunu anlayamıyorum mesela. toplumun her kesimi aynı oranda tasarruf etmek zorunda mı? yukarıda da dedim, kriz beni bir asgari ücretli kadar etkilemiyor. belki 5 tane değil ama 3 tane inditex ürünü almaya devam edeceğim. yılda 5 kere değil 2 kere yurtdışına çıkacağım. iphone'umu 2 sene değil 3 sene kullanacağım. ee, ne şimdi ülkede genel bir kriz yok mu demek bu? benim gibi insanların varlığı; herkes rahat, refah seviyede, sıkıntı yok anlamına mı geliyor? herkes kendine göre tasarruf yapıyor, benim de tasarrufum bu. uygun bir şey arayışında olmak zorunda değilim, benim keseme uygun. peki ya geri kalanlar?

üstelik tüketim çılgınlığının bir sebebi de para biriktirerek yapılabilecek hiç bir şey kalmaması. adama kazak alma diyorsun ayda 200 lira biriktirsin. hadi 2 bin tl de kenara koysun. yılda yaptı 25 bin tl. kendine bir iphone alır anca. onun dışında para biriktirip, tasarruf yapıp ne alacak bu adam? eskisi gibi değil ki 6 ay kendini kasıp araba peşinatı yapasın. z kuşağı da vuruyor kendini tatile, ne yapsın adam. kardeşim benden daha kalifiye bir çalışan, aramızda 6 yaş var, benim kariyerimin başlangıcındaki fırsatları, ekonomik durumu hayal bile edebilecek durumda değil. hep tasarruf et diyordum ona da. artık gez diyorum. ayda 2 bin tl biriktirsen ne olacak.

ekonomiyi anlamaya çalışmak istiyorsanız zenginlerden değil, kenar mahallelerdeki ailelerden başlamanız gerekiyor. restoranları değil, mahalleleri analiz edin. o zaman daha net bir tablo çıkıyor ortaya. ortalama insanı o zaman görüyorsunuz. yoksa 2 milyon adamın yaşadığı mahallede 30 kişi kapasiteli bir restoran dolmuş diye bir analiz sağlıklı olmaz. önemli olan 2 milyon haftada kaç kere et yiyebiliyor? insanlar ekmek, makarna yiye yiye aptallaştılar resmen, yazık günah.
0
roket adam
(18.10.21)
@roket adam +1

Mesela birkaç sene önce filtre kahve makinesi alırken, Delonghi'nin en iyilerinden birini almıştık, bozulduğunda gittik Carrefour'dan kampanyalı en basic Philips makineyi aldık birkaç ay önce. Bu görüşe göre krizin kabul görmesi için illa ki Sinbo kettle ile su kaynatıp ne idüğü belirsiz Nescafe 3ü 1 arada içiyor olmamız lazım.

Öte yandan lise son sınıf kızı için dershane parası toparlayamayan akrabam var. Kendi işleri de pandemi sebebiyle oldukça sıkışık olmasına rağmen sevgili babam destek oldu da, çocuk geleceğe dair hayal kurmaya devam edebiliyor bir nebze. Yoksa hayal kurma hakkı bile olmayacaktı, bence bundan ağır kriz olamaz.
0
gmzo
(18.10.21)
bahsettiğiniz fakir, kenar mahalleli kesimin %99'u akpli ama o iş nasıl oluyor o zaman?

yani ekonomik krizi iliklerine kadar hissedenler akp'li, teğet geçenler akp'li değil. tamtersi olması gerekmiyo mu? neden böyle bu ülke ya:(
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(18.10.21)
öncelikle türkiyede nüfusuna oranla düşük seviyede araç satılıyor. medya avrupa'da 6.7. sıradayız diye övünüyor ama nüfusu hiç söylemiyor. türkiye eğer avrupalı sayılacaksa almanya ile birlikte avrupanın en kalabalık ülkesi ancak almanyada 6 kat daha fazla araç satılıyor. örneğin aşağıda verdiğim linkte görüleceği üzere bizim nüfusumuzdan çok daha az sayıdaki ülkeler bile bizi geçmiş durumda.

(git: www.aa.com.tr)

(git: eksisozluk.com)

peki kim alıyor bu araçları? aslında büyük oranda araç alanlar değişmiyor bana göre. zaten halihazırda otomobili olan insanlar araç değişimi yapıyor.. eşine, oğluna kızına araç alabilen kaç aile vardır ki? trafiğin olması veya parklarda çok araç varmış gibi görünmesi de otopark sıkıntısı ve yanlış planlamadan dolayı bir ilüzyon sadece.

şunu da belirtmek isterim ki ülkeler geçmiş yıllara göre değil o anki dünya sıralamasına göre değerlendirilmeli. türkiyede gençler akp öncesi de dünyada ne popülerse o ürüne sahipti zaten.. örneğin yaşı yetenler hatırlar herkeste bir walkman vardı ya da levis pantolon satışı revaçtaydı vs.
0
jepa
(18.10.21)
karapara aklama ekonomiyi ayakta tutuyor, hepimiz neoliberal sistemdeyiz olmayan parayı harcıyoruz. tamamen subkektif yazdım ekonomist değilim.

toplumun orta üst ve üst zengin kesimi etkilenmiyor çünkü bu adamlar zaten her halükarda para kazanbiliyor ve mal varlıkları var. ancak orta alt alt kesim gayet fakirleşti. peynir alırken sebze alırken artık daha da fazla düşünüyor insanlar. akpli dayılar için bir şey değişmiyor, bu dönemde mal varlığı edindikleri için akp döneminde hep böyle olacak sanıyorlar.
0
mikahakkinen
(18.10.21)
Bence bu ülke bu yönetimi dibine kadar hak ediyor. Ülkedeki gelir dağılımı belli ekonomi böyle gittiği sürece de trafikte araç sayısının azalması gerekmiyor hatta ekonomi böyle giderse araç sayısı artabilir bile. Ekonomide kişi başına düşen gelirin artması da araç sayısını artması anlamına gelmeyebilir önemli olan gelirin dağılımıdır ve bu ülke ile birlikte dünyada da gelir dağılımı felakete doğru gidiyor.
0
bartholomew87
(18.10.21)
ekonominin iyiligi bunlara endekslenemez ki.

haftada 1 cikip kahve icen ogrenciler var ama, biriktirdigi parayla yurtdisina tatile gidebilecek veya araba alabilecek ogrenciler var mi? veya 2-3 kursa yazilip kendini gelistirme imkani olan? yok. ekonomisi iyi olan ulkelerde bunlar var.

luks araba olayini ben de anlamiyorum, benim butun sulalem senelerdir hep ikinci el b en fazla c sinifi arabaya biner. yani cidden kimler nasil aliyor bu arabalari bilmiyorum. bana cogunlugu ak parti yandasi gibi geliyor. 5 bin nufuslu ilcede 1500 oyla secilen belediye baskani, kendi kayinbiraderine 1.5 milyonluk ihale verdi diye cikti gecenlerde. 1.5 milyonu bulan afedersin anadolu comari gidip bi bmw cekiyor tabi altina.

asil bakilmasi gereken orta ve alt sinifin ne kadar et yedigi, ne kadar tatil yaptigi, araba ve elektronigin ne kadar ulasilabilir oldugu, haftada kac saat calistigi, ne kadar kendini gelistirdigi-kitap okudugu vs. asil zenginlik budur.
0
icim urperiyor
(18.10.21)
(7)

N&d ayarında hangi mamalar var?

buffy de vampir sayılır
Acana vs için bütçe zaten yetmez. Bozita vs n&d ayarında mıdır?
Acana vs için bütçe zaten yetmez. Bozita vs n&d ayarında mıdır?
0
buffy de vampir sayılır
(18.10.21)
n&d'den royal canin'e geçmiştim. aynı ayardalar.
0
false pretension
(18.10.21)
brit care fena değil diyorlar. sözlükteki bütün entryler olumlu. biz bir dönem hasta kedimiz için virbac kullanmıştık o da kaliteli mamaydı.
0
orpheus
(18.10.21)
bütçe yetse de Acana'dan uzak dur derim :). Royal canin +1
0
giovanne
(18.10.21)
Hills
0
Uncle Sam
(18.10.21)
Acana neden bu kadar popüler anlamadım. Dcm olayında baş aktörlerden biri acana ve orijen;
www.fda.gov

Türkiye fiyatlarini bilmesem de purina, royal canin, hills iyidir.
0
logisticsmanager
(18.10.21)
Purina önermişsiniz ama katılmıyorum çoğunlukla. Purina bildiğim kadarıyla sabıkalı bir firma. Purina one ve purine friskies kötü mamalar, özellikle taurin bakımından baya zayıflar.

Brit care kullandık memnun da kaldık ama onda da fazlaca patates var sanırım.
0
🌸buffy de vampir sayılır
(18.10.21)
@buffy; purina neye göre sabıkalı? Recall yapmasini soyluyorsaniz recall yapan firma hiç recall yapmayan firmadan daha iyidir çünkü bir sorun olduğunda aksiyon aldiklarini görüyoruz. Ki purina one kullanmiyorum, purina proplan kullanıyorum ve piyasadaki en iyi mamalardan.
Dcm olayindaki websitesine bakarsaniz purina önerilen firmalardan ve recall da aciklamislar;
dcmdogfood.com
0
logisticsmanager
(19.10.21)
(8)

Otostopçu'nun Galaksi Rehberi/ Film mi Kitap mı?

dreamnesiac
Soru başlığa sığmadı:) Filmi izlemeyi düşünüyorum kitabı okumaya vaktim olmadığı için. Kitabı okumadan filmi seyredersem çok şey kaybeder miyim? İyi bir uyarlama mı film, ortalama mı?Teşekkürler
Soru başlığa sığmadı:) Filmi izlemeyi düşünüyorum kitabı okumaya vaktim olmadığı için.
Kitabı okumadan filmi seyredersem çok şey kaybeder miyim? İyi bir uyarlama mı film, ortalama mı?

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(17.10.21)
Yani filmi güzel ama kitap acayip güzel. Benim okuduğum en komik kitaplardan biri.
Bence kitabi okumazsaniz çok şey kaybedersiniz.
0
logisticsmanager
(17.10.21)
Berbat uyarlama bence.
Kitap çok güzel sarar ve zamanını yaratır
0
kisa
(17.10.21)
Film rezil, kitap mükemmel.

Zaten aslında mevzu senaryo da olmadığı için bence direkt kitabı oku.
0
plutongezegendegilmi
(17.10.21)
Kitabı okuyun, filmi bir gün başka hiçbir şey bulamazsanız izlersiniz.
0
kobuzchu kiz
(17.10.21)
Filmi çok kötü ya. Kitabını okudum, okurken eğlendim. Filmi öyle değil kalitesiz bir çerezlik film.

Kaldı ki artık çok geç okumak/izlemek için. Yine keyif alınır ama maalesef bu işler böyle. Belli bir dönemden sonra her şeyin tarihi geçiyor.
0
bana kedicik derdi
(17.10.21)
Kitabı okuyun filmi izlemeyin.
0
solo
(17.10.21)
filmini izlemeden diyorum, kitap.
0
the coolest dude
(17.10.21)
filmi izleme demiyorum hobi olarak yine izle ama kitap bence de yazilmis en eglenceli seylerden biri. sadece filmi izlersen kitabi okumak istemeyebilirsin bu muymus diyerek, kesinlikle o degil.
0
in vino veritas
(17.10.21)
(7)

İtalya'ya göç etmek

pccopath
selamlar ahali,yaşı kemale ermek üzere olan evli bir çift, tek çocuklarını da alarak italya'da roma'ya yakın (150 km) bir yere taşınıp hayat sürdürmeye çalışsa nasıl olur?veriler;-10 yıllık meslek geçmişi (tarım konusunda)-birikmiş 10.000 euro-derdini anlatacak kadar ingilizce ama sıfır italyanca-or
selamlar ahali,

yaşı kemale ermek üzere olan evli bir çift, tek çocuklarını da alarak italya'da roma'ya yakın (150 km) bir yere taşınıp hayat sürdürmeye çalışsa nasıl olur?

veriler;
-10 yıllık meslek geçmişi (tarım konusunda)
-birikmiş 10.000 euro
-derdini anlatacak kadar ingilizce ama sıfır italyanca
-orada kimse yok, yer-yön-tanıdık-iş felan yok, öyle bodoslama gidilecek.
plan: 1 euro'ya satılığa çıkan evlerden birini satın alıp hayata orada devam etmek.

italya'da yaşayan arkadaşlar ekstra bilgi verirse çok makbule geçer.
0
pccopath
(13.10.21)
avrupa birligi vatandasliginiz var mi? en onemli kismini yazmamissiniz.
0
hot potato
(13.10.21)
bunun yaşı 30 civarı, çocuksuz, daha az tecrübeli, sıfır birikmişli halini evli çift olarak( hatta evlenerek) biz yaptık ama ben burda sizin bahsettiğiniz koşullarda gelen bir çocuklu tanıdığım aile üzerinden cevap vereceğim. bu arada yer italya değil.

-çocuk kaç yaşında? uyum sağlayabilecek mi? çocuk mutsuz olursa siz de olursunuz. Yaşı küçükse koşa koşa gidin ama eğer 7,8'den fazlaysa uyum sorunu yaşayabilir. ve özel okul mu devlet okuluna mı vereceksiniz, kayıt şartları neler, kayıt süresi ne zaman vs hepsini çok detaylı gitmeden araştırmanızı tavsiye ederim. muhtemelen evi de çocuğun okuluna göre ayarlamanız gerekecektir.
-bu işler bodoslama oluyor zaten korkmayın ama zor bir süreç olduğu aşikar. psikolojik olarak yıpratıcı yanları var ama hallediliyor nitekim biz türkler strese alışkınız.
-bir de ne iş yapacağınızı belirtmemişsiniz ya da ben anlayamadım ev satın almak konusunu? çiftlerden birinin garanti bir işi olacağını varsayıyorum. diğeri için iş arama, adaptasyon çok daha zorlu oluyor. Biz de ben iş arayan taraf olduğumdan çok daha zorlu bir sürecin içindeyim. bunları önceden göze almak , düşünmek gerekiyor.

ancak özellikle çocuk yaş olarak çok büyük değilse veya adaptasyon açısından sorun yaşamayacağını düşünüyorsanız ve işiniz tamamsa kesinlikle yapın.
0
tuborg yesili
(13.10.21)
1 euro'ya satılan evleri minimum 200bin euro gibi bir masrafla yenilemek zorunda olduğunuzu biliyorsunuz değil mi?
0
anthemis nobilis
(13.10.21)
1 euroya satılan evleri yenilemek zorundasiniz ve 10 bin euro yeterli değil.
Bir de onların çoğu sadece italyan/sonra da ab vatandaşlarına acildi. Çünkü çok talep geldi 3. Dünya ülkelerinden.
0
logisticsmanager
(13.10.21)
Bu planda elinizdekinden de olursunuz gibi.

www.bbc.com

1 Euro'ya satılan evler kasabalarda yer alıyor ve o paraya satılma sebebi iş imkânı olmaması nedeniyle kasabanın boşalması. Yani siz büyük ihtimalle iş imkânı olmayan bir yere gideceksiniz. Türkiye'deki gibi adım başı market, eczane olmamasını saymıyorum bile. Şehirden köye göç olur bu.
0
dissendium
(13.10.21)
bu şartlar altındayken niye italyayı seçiyorsunuz ki ben ona anlam veremedim.
0
rose parks
(13.10.21)
10 yıllık çalışan iki kişinin birikimi nasıl 10 bin eur olabilir, çok az.hatta çok çok az.
Çocuk büyük problem olmayacaksa gidin. İtalyanca kolay dil, kültür güzel. Ancak işsizlik yüksek.
Eğer çiftlerden biri işini garantilerse direkt gidin, düşünmeyin.
1 eur ev olayı yalan, yukarıda açıklamışlar.
0
rewlack
(13.10.21)
(6)

Araç tavsiyesi 250-300bin arası

Zeth
Toyota proace city 2021 model en dolusu liste fiyatı 284 bin.Bunu mu alalım yoksa hacı o paraya o alınır mı, bence ikinci el şuna bak mı dersiniz?Otomobil tavsiyeleri c+ veya d sınıfı olursa ve 5-6 yaşından büyük olmazsa çok makbule geçer. 2021 Doblo trekking mi alsam 200 küsüre. Kafam çok karışık d
Toyota proace city 2021 model en dolusu liste fiyatı 284 bin.

Bunu mu alalım yoksa hacı o paraya o alınır mı, bence ikinci el şuna bak mı dersiniz?

Otomobil tavsiyeleri c+ veya d sınıfı olursa ve 5-6 yaşından büyük olmazsa çok makbule geçer.

2021 Doblo trekking mi alsam 200 küsüre. Kafam çok karışık dostlar. Yardımcı olun Odin aşkına.
0
Zeth
(13.10.21)
Proace; eğer citroen berlingo, opel combo, Peugeot rifter, toyota proace arasinda hangisi daha ucuzsa onu alin. Hepsi ayni araba.

Ben seviyorum bu araclari ama en çok berlingo, sonra rifter.
0
logisticsmanager
(13.10.21)
Ben de berlingocuyum. Bir de rifter'ın bakır rengi çok yakışıklı ama nereden bulacaksın.

Sorun şu ki berlingonun paket sınıflandırma sistemi biraz saçma. Bir de toyota'nın 220v priz, hud ekran zımbırtıları var. otomatik kendi kendine park falan özellikleri açık. grubun diğer araçlarında açık değil. daha doğrusu en son baktığımda yoktu.

Yine diğer araçlardan farklı olarak 5 yıl garantili.
0
🌸Zeth
(13.10.21)
Ben de Rifter almanın ucundan geçen biri olarak Proace neden olmasın diyorum.

Cip değiller ama yüksekler ve bagaj hacimleri çok çok tatminkar. Yeni nesil motor ve şanzumanlarıyla yakıt tüketimleri ve performansları iyi. Öyle doblolu enişte hissiyatı vermiyorlar yani bence alabilirsin.
0
chicha_v2
(13.10.21)
Nisan ayında benzer bir seçim yaptık. Üstüne 100 koyup Eski corolla yı mı yenilesek yoksa 200 koyup suv(3008 veya nispete daha dolu c5 aircross) mu alsak ikilemindeydik.
Yurt dışı fiyatlarına baktık, vereceğimiz vergilere baktık bir de biraz hor kullanıyoruz onu da işin içine kattık, elimiz gitmedi suvlara.
O sırada da bayide rifterı gördük beğendik, araştırdık aldık.
Proace daha yeni çıkmıştı ve full paket fiyatı 280 di, rifter gt + ek donanım 245 ti o yüzden tercih etmedik.
Proace in rifter a göre tek dezavantajı tipi bence onun dışında garanti, servis ve donanım olarak daha üstün.
0
sedolima
(13.10.21)
Proace alma diyen yok yani. Pekala hazır sizi bulmuşken,bu arka sıra koltukların dikliği rahatsız edici diyorlar, değil diyorlar. Konsensuz oluşmadı sanırım. Sizin fikriniz nedir ?
0
🌸Zeth
(13.10.21)
Arkadaki metal seperatörü çıkarttık hemen teslimde, o şekilde 2cm kadar daha geri geliyor koltuklar.
Bu pozisyonda kimseye anormal dik gelmedi 1000 km’lik yolculuklar yaptık, şehir içi baya kullanıldı.
C ve D segmenti kadar rahat değil belki ama arka koltukların ayrı oluşu, genel araba genişliği, camların açılıyor oluşu, cam tavan bence bu eksikliği telafi ediyor.
0
sedolima
(13.10.21)
(2)

spotify premium'dan free versiyona geçince listelere bir zarar gelir mi?

istististist
bir sıkıntı olur mu?listeleri harici bir uygulama kullanmadan yedeklemenin bir yolu var mı?
bir sıkıntı olur mu?

listeleri harici bir uygulama kullanmadan yedeklemenin bir yolu var mı?
0
istististist
(13.10.21)
Premium free gectim. Sonra tekrar premium geçtim. Sıkıntı yoktu.
0
logisticsmanager
(13.10.21)
Geçmiyor. Askere giderken 6 aylığına free ye geçirip dönünce kaldığım yerden devam ettim.
0
materyalist imam
(13.10.21)
(4)

Sabun fiyatı farkı

basubadelmevt
Bir markada 4 LT sıvı sabun fiyatı 20 TL. Diğerinde 250 ML sıvı sabun fiyatı 80 TL. Bu durumu neyle açıklayabiliriz? Sektörden birileri varsa aydınlatabilir mi? Pahalı olanda şu gibi özellikler vardır vs gibi bir durum söz konusu mu? Serbest piyasayla açıklanır mı sadece? Kalite farkı vardır muhak
Bir markada 4 LT sıvı sabun fiyatı 20 TL.

Diğerinde 250 ML sıvı sabun fiyatı 80 TL.

Bu durumu neyle açıklayabiliriz? Sektörden birileri varsa aydınlatabilir mi? Pahalı olanda şu gibi özellikler vardır vs gibi bir durum söz konusu mu? Serbest piyasayla açıklanır mı sadece? Kalite farkı vardır muhakkak, onu inkar etmiyorum.


Edit: Marka vermedim şimdilik, internetten bulunabilir.
0
basubadelmevt
(13.10.21)
Olabilir. Misal pahalı olan hassas ciltler içindir. Organiktir, hayvanlar üzerinde test edilmemistir, hammaddeleri kaliteli ülkelerden çalışanların düzgün şartlarda çalıştığı yerlerden geliyordur.
Bir de marka fiyati tabi. Bu arada 2lt sabun zaten genel halkın yüzde 90i tarafindan alinmaz. Onu alan anca endüstriyel isletme vs icin alir. Haliyle üretim maliyeti daha azdir, lojistik maliyeti azdır. Ambalaj maliyeti azdır (normal tüketici olmadığı için), reklam maliyeti azdır vs vs.

Serbest piyasa tabiki var. Bugün 5 100 liraya da parfum var 200 bin liraya da.
0
logisticsmanager
(13.10.21)
@logisticsmanager'ın dediklerine ek olarak marka değeri kavramını araştırabilirsiniz. konu çoğu zaman bu marka değeri (brand value) dediğimiz yere geliyor çünkü.

pazarlama faaliyetleri, tüketicinin algısı, pazardaki performans ve yatırımcı değeri gibi başlıklar bir araya geliyor, markanın değerini belirliyor. buna göre de fiyattan ürünün satıldığı pazara birçok durum değişiklik gösterebiliyor doğal olarak.
0
nimberjack
(13.10.21)
Sabun yapımı çok kolaydır. Laboratuvarda biz de yaptık. logisticsmanager'in dedikleri doğru ama en büyük kalem ambalaj ve reklam bence. Ben 2 litrelik alıp sabunluğu sürekli dolduruyorum.
0
prole
(13.10.21)
bazısı daha yoğun oluyor bazısı su gibi. fiyatı bu da etkiliyor olabilir.
0
xrated
(13.10.21)
(5)

Oyun oynamalık ama 80 kilo olmayan laptop önerisi

nundu
2015'te aldığım emektarı emekli edip şöyle beni 4-5 sene idare edecek bi laptop almak istiyorum. Oyun oynayan biriyim ama grafik takıntım yok gibi bi şey, ortalama ayarlarda oynasam yeterli, öyle full+full ayarlar olsun gibi takıntılarım yok, akıcı olsun, çamur grafik olmasın yeter.Bi de günlük işle
2015'te aldığım emektarı emekli edip şöyle beni 4-5 sene idare edecek bi laptop almak istiyorum. Oyun oynayan biriyim ama grafik takıntım yok gibi bi şey, ortalama ayarlarda oynasam yeterli, öyle full+full ayarlar olsun gibi takıntılarım yok, akıcı olsun, çamur grafik olmasın yeter.

Bi de günlük işler ve makale okuma, sunum hazırlama vs gibi amaçlarla kullanacağım işte. Her gün laba götürüp getircem yani. Öyle kuş gibi olsun ufak olsun derdim yok aksine büyük olsun da yani askeri teçhizat taşıyan komando gibi de ezilmeyeyim altında, insani bi ağırlığı olsun.

bütçem 15 bin civarı diyebilirim, beelki 17 bine çıkabilirim ama dahası olmaz herhalde. Link atıp bunu al iyidir diyebileceğiniz modeller var mıdır?

Bi de kasımda mı alayım bunu, dolar artıyor ama 11 kasım olsun black friday olsun daha mı uygun olur?
0
nundu
(12.10.21)
www.monsternotebook.com.tr

1.7 kg ve çok güçlü
0
jelly bear
(12.10.21)
@jelly bear'ın paylaştığı bilgisayar kağıt üstünde iyi ama monster'ın bu modelleri felaket ısınıyor ve çok yüksek fan sesi yapıyor. yakın çevremde kullanan 3-4 kişi var oradan biliyorum. kasasının malzeme kalitesi de bayağı kötü. alüminyum plastik alaşımı gibi bir şey. elinizle biraz zorlasanız kasa bükülür gibi. hoparlörü de hiç iyi değil.

Onun yerine msi'ın gf thin serilerini öneririm. 1.8 kg bu laptop:
www.hepsiburada.com

bir de unutmadan ne kadar hafif bir bilgisayar alırsanız alın iyi bir ekran kartı olduğu sürece adaptörü ortalamanın üzerindew büyük ve ağır olacaktır.
0
kutukcu
(13.10.21)
Monster iyi hoş da bataryası çok az gidiyor bildireyim
0
olaylar olaylar
(13.10.21)
Vallaha ben hep şu iki ürünü öneriyorum;
Lenovo legion
Hp omen

Asus'un da bazı modelleri iyi deniliyor ama bilemiyorum.
Sunu net anladım ki hangi hardware olduğu kadar laptop dizayni, max sicaklik, fan gibi seyler de önemli. Buna baka baka, inceleme izleye izleye ben omen ve legion arasindaydim, o dönem Legion stoğu yoktu omen aldım.
Omen baktim simdi; 16-17bine var ryzen 7 5800h, rtx 3070. Örnek model:

www.cimri.com

Eşim bunla photoshop da yapiyor oyun da oynuyor, ben de zaman bulursam oynuyorum. Max fan sesi uçak motoru gibi ama max fana zaten ulaşmıyor. Inceleme;
youtu.be
0
logisticsmanager
(13.10.21)
o paraya turkiye'den cihaz alirsan yazik edersin
black friday geldiginde amazon.com'da msi laptoplar fena indirime giriyor
0
nibba
(13.10.21)
(10)

dağ tepe gezecek araç lazım

cosmicgadin
bu offroad araçlardan hiç anlamıyorum. düşük bütçeli, yakıtı makul hangi modeller mantıklı?
bu offroad araçlardan hiç anlamıyorum. düşük bütçeli, yakıtı makul hangi modeller mantıklı?
0
cosmicgadin
(12.10.21)
Duster 4x4 ?
0
kisa
(12.10.21)
Lada Niva
0
ananiyimioguz
(12.10.21)
ışid'in kullandığı toyota marka pikaplar baya sağlam ve meşhur :)

(bkz: toyota hilux)
0
do you remember me
(12.10.21)
Kötüden iyiye doğru
Reno Toros, Lada niva, askeriye çıkması falan eski land rover defender, 2000 model civarı Suzuki Vitara, Subaru Forester.
0
bana kedicik derdi
(12.10.21)
2000 model honda crv, yakıtı da gazla fena değil. Parçası hala kolay bulunuyor. Kamp vb aktiviteler için de bagaj yeterli hatta bagajda kamp bile yapılıyor o derece
0
bigcaptain
(12.10.21)
Duster 4x4
Suzuki vitara
0
logisticsmanager
(12.10.21)
bu konuda çok kafa yormuş ve araştırmış biri olarak; Türkiye'de Duster kadar hem bakımı yakıtı hem kendisi ucuz, hem ve arazide verim alabileceğiniz yetenekte araç yok maalesef. 1.5dci 4x4 alırsanız uzun süre masrafsız binersiniz satarken de kolay satarsınız.
0
sipsiyah
(12.10.21)
suzuki jimny.
0
cooperr
(12.10.21)
pikaplar bu anlamda gayet pratik. duster alacağıma pikap alırım.
0
co2s2
(12.10.21)
arazi aracının yakıtı makul olmaz, işletmesi de lastikleri vs çok ucuz olmayacaktır.

düşük bütçeli dersen eski bir suzuki jimny seni her yere götürür.
0
orpheus
(12.10.21)
(5)

kara kule serisi nasildir?

fakyoras
selam,fantastik bir seriye baslamak istiyorum, kara kule serisi nasil sizce? baktim baya oveni var. bir tek ovenler yazmistir belki diyerek ortaliga sormak istedim. "onu degil bunu oku" diyeceginiz seylere de acigim. dune'un filmi cikacak mesela, o guzel mi?su ana kadar okuduklarim:harry pottera son
selam,

fantastik bir seriye baslamak istiyorum, kara kule serisi nasil sizce? baktim baya oveni var. bir tek ovenler yazmistir belki diyerek ortaliga sormak istedim. "onu degil bunu oku" diyeceginiz seylere de acigim.

dune'un filmi cikacak mesela, o guzel mi?

su ana kadar okuduklarim:
harry potter
a song of ice and fire
wheel of time

yuzuklerin efendisi serisine baslamistim 5-6 sene once ama cok agir gelmisti kitap, surekli uyuyakaliyordum okurken :( onu eleyelim.
0
fakyoras
(11.10.21)
şimdi linç edilmeyeyim de ben stephen king kitaplarının neredeyse tamamını okumuş biri olarak kara kule serisini, 2. kitapta filan sıkılıp bırakmıştım. bana ağır geldi, bi sıkıldım, sevemedim. benim eksikliğim olabilir tabi, bana göre değildi.

tam tersine lotr benim için çok akıcı ve sürükleyici bir seridir. her bi kitabını en az 5 kez okumuşumdur hala arada açar okurum.

fantastik seriler hakkında bişey diyemem ama seri olarak sherlock holmes un tüm kitaplarının olduğu seri ya da tamamen alakasız ramses serisi güzeldir. ya da yine polisiye, suç vs seviyorsanız john verdon , grange kitapları iyidir.
0
hypathia
(11.10.21)
Çok güzel. Kesinlikle tavsiye ederim.
0
logisticsmanager
(11.10.21)
Çok severek okumuştum. Yazdığınız serilere benzemiyor tarz olarak, anlatımı başta farklı gelebilir ama birinci kitaptan sonra akıcı ilerliyor. Tavsiye ederim.
0
juliette
(11.10.21)
kara kule'yi severim. herhangi bir stephen king kitabının ağır geleceğini hiç sanmıyorum, özellikle birinci kitap baya akıcı ve akılda kalıcı. dune çok güzel olur ama öyle bir akıcılık pek beklemeyin, vakıf serisi de çok güzel.
0
engelbert humperdinck
(11.10.21)
hypathia +1

bana sıkıcı gelmişti. aslında hikayesi güzel fakat bir türlü kendimi hikayeye kaptıramadım. sonunu da getiremedim haliyle. anlayamadığım şekilde bir kopukluk var gibi geliyordu. bir türlü kafamda netleşmiyordu olaylar. zaman, mekan, karakterler hep havada kaldı bende.
0
draconas
(12.10.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.