Giriş
(3)

sağlıklı beslenme konulu belgesel önerisi

dali dili havali korna
bu aralar sebze ağırlıklı beslenme tavsiyesi içeren birkaç belgesel izledim. yalnız örneğin son izlediğim "the game changers" bana epeyce manipülatif geldi. bu konuda farklı tezleri derli toplu bir biçimde tartışan, mümkün olduğunca tek yanlılıktan uzak belgeseller var mı önereceğiniz?
bu aralar sebze ağırlıklı beslenme tavsiyesi içeren birkaç belgesel izledim. yalnız örneğin son izlediğim "the game changers" bana epeyce manipülatif geldi. bu konuda farklı tezleri derli toplu bir biçimde tartışan, mümkün olduğunca tek yanlılıktan uzak belgeseller var mı önereceğiniz?
0
dali dili havali korna
(19.09.21)
Bu işler belgesel ile değil okuyarak öğrenilir. Belgesellerin çoğu bir tarafa odaklanıyor. Dediğiniz gibi game changers tabiki manipülatif.
En basiti;
chriskresser.com

Game changers yönetmeninin de vegan protein sektöründe olması komik.
www.google.com

Tavsiyem belgesel değil okuyup araştırmanız.
0
logisticsmanager
(19.09.21)
İzlemedim ama that sugar film biçok insanı etkilemiş gördüğüm kadarıyla.
0
Bruce
(19.09.21)
super size me
food inc
0
ya ben lan neyse
(19.09.21)
(3)

Ford Focus mu Honda Civic mi?

oekuklu
Selam ahali.Sıfır, otomatik bir araç alacak olsanız ford focus mu tercih ederdiniz honda civic mi?not: ford focus'un boş paketi kıyas dışı. titanium minimum.
Selam ahali.

Sıfır, otomatik bir araç alacak olsanız ford focus mu tercih ederdiniz honda civic mi?

not: ford focus'un boş paketi kıyas dışı. titanium minimum.
0
oekuklu
(19.09.21)
Benzinli ise honda dizel ise ford
0
basond
(19.09.21)
Yeni civic in sade retro iç tasarımı güzel, görüş açısı da geniş aydınlık ferah

youtu.be

hatta yine youtube dan yabancı incelemelerini izlemeni öneririm, bir önceki nesile göre motor ve şanzımanının çok daha iyi olduğunu arabanın çok iyi gittiğini söylüyorlar
0
freebird5406_2
(19.09.21)
Yeni civic daha gelmedi ama geldiginde bence piyasadaki en güzel arabalardan biri olacak. Su anki civic hic beğenmiyorum.

Onun dışında focus oldukça güzel bir araba.
Dizel motor tabiki focus.
Otomatik civic daha iyi. Ford otomatiği Amerika'da cok ciddi sorunlara yol açtığı için ayni vites olmasa da Avrupa'da kullanmaktan korkarim.
0
logisticsmanager
(19.09.21)
(9)

Kedi çipi ne işe yarıyor

floydian
Zorunluluk falan gelmisti taktirdiniz mi siz? Ne ise yariyor bu cip tam olarak?
Zorunluluk falan gelmisti taktirdiniz mi siz? Ne ise yariyor bu cip tam olarak?
0
floydian
(09.09.21)
kimlik gibi düşünebilirsin.
0
elorelia
(09.09.21)
Sahibi belli oluyor, kayıt altına alınıyor, hayvanın kimlik numarası oluyor. Böylece umarım ileride bakamadık diye hayvanı sokağa atanlara yaptırım gelir falan. Sanırım aşı bilgileri de kaydediliyor, çipi okuyunca ulaşılıyor ama bundan emin değilim.

Bildiğim kadarıyla henüz çip zorunluluğu tehlikeli tür sayılan köpekler için var. Derken şunu buldum: Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğe göre, köpek sahipleri 1 Ocak 2021, kedi ve gelincik sahipleri ise 1 Ocak 2022 yılından itibaren en geç 1 yıl içinde kimliklendirme işlemini yaparak bakanlığa bildirecek.
0
kobuzchu kiz
(09.09.21)
hiçbir işe yaramıyor.
vetler de aynı şeyi söyleyecek.
çipin takip sistemi yok.
en kötü kedinin başına bir şey gelir de, veterinere götürülürse, çipten "sahibi"ne ulaşma imkanı var.

geçen gün kayboldu benimki, çipi kullanamadık.
zorunluluk da ertelenmiş olabilir. veterinere danışın derim.
0
janderzel zartanyan
(09.09.21)
Yani takip edemezsin çünkü öyle bir teknoloji pahali olur.
Fransa'da ev hayvani kayit sistemi var. Misal hayvan kayboldu,oldu falan oraya bildiriyorsun. Kayboldu bulundu, çipteki bilgilerden seni buluyorlar.
0
logisticsmanager
(09.09.21)
Kimlik olarak kesin calisiyor mu ki? Bi de vet nereden bilecek acaba biri aldi kapti evine koydu vete goturdu goturmedi, goturse bile vet der mi ki dur bi cipine bakalim diye.

Zaten ev kedisi hayvani evden kacarsa gecmis olsun gibi geliyor bana o yuzden cipin tek olayi kimlikse pek ise yarar gelmedi.

Peki uygulamasi acili zahmetli mi?
0
🌸floydian
(09.09.21)
uygulaması için, Casper beyin operasyon geçirmesi gerektiği için narkoz vermişlerdi.
o anda aradan çıksın diye yaptırmıştık.

yani parazit iğnesi bile canını yakıyorken...

bir de şu var.
çip okuyucu var mı? çünkü kimlik kartından baktılar şu vakte kadar. aşıları da oraya kaydetmiyorlar. bodrum ve izmir'deki veterinerler bizim aşılarımızda bunu yapmadı, kesin olarak söyleyebilirim.

tekrar ediyorum, işe yaramıyor çip.
0
janderzel zartanyan
(09.09.21)
kediler tasma sevmez ama, sürekli kaçan bir kediyse ben olsam minik bi tasma ile Apple Airtag takarım.(köpeğe de olur mesela) O gerçekten kaybolan bir şeyi bulmayı sağlıyor (çevresinde bir iphone ipad bişey olduğu sürece o son konumu görebiliyorsun)
0
nhk ni youkosu
(09.09.21)
Kacan kedi degil zaten o ihtimali almiyorum bile. Ha zaten kacsa hic sansi yok ben bulamadan basina bir is gelir o yuzden hic hayvana eziyet etmeyeyim en iyisi
0
🌸floydian
(09.09.21)
şimdi veteriner hekimi olarak şöyle anlatayım;

çip sistemi gelişmiş ülkelerde hayvanların "evrak" takibi ve kimliklendirilmesi amacıyla uygulanıyor. ülkemizde de AB uyum yasaları ile giriş yaptı. 2000'li yıllardan beri birkaç kez zorunlu oldu, uygulanmadı tekrar zorunlu oldu tekrar uygulanmadı vs.

peki çip ne işe yarıyor?
çip, çip okuyucu cihaza bir numara yolluyor. o numarayı da sisteme girince hayvanınıza ait tüm bilgiler dökülüyor. hayvan kimin? ne zaman doğdu? hangi aşıları yaptırdı? operasyon geçmişi nedir? gibi veriler olacaktı... ama olmadı :D

çip bilgileri nerede?
ilk başta bakanlık başladı, sonra belediyelere devrettiler, şu anda kimde bilgim yok sanırım tekrar bakanlığa döndü. e reçete sistemine entegre olabilir. klinisyenliği bırakalı çok oldu son durumu ne bilemedim.

taktırılmalı mı?
yaptırılabilir. Eğer hayvanınız yurtdışına çıkacaksa mutlaka çipinin olması gerekiyor. ama benim kedi evden bile çıkmıyor ne yurtdışı gibi bir durum varsa "@janderzel zartanyan" ın dediği şimdilik çok mantıklı.

can yakar mı?
evet. normal enjektörler bile can yakarken deri içine o koca iğnenin girmesi canını yakacaktır. travmatik mi? hayır. zarar verir mi? hayır. bluetooth/gps bağlantısı var mı? hayır :D sadece numara. ensenize tc kimlik no yazdırmışınız gibi düşünün.

ciddi şekilde uygulanırsa güzel kazanımlar verebilecek bir uygulama. ama 20 yıldır bu çip davası mevcut, 20 yıldır düzgün bir altyapı oluşmamış durumda. 20 yıl önce de ceza vardı ben daha uygulayanı görmedim.

özetle; yurtdışına çıkışta zorunlu olan, yurtiçinde de şimdilik bir etkisi olmayan güya yasal zorunluluk.
0
unique hint kumasi
(09.09.21)
(6)

yurtdışı aşı sertifikası ile seyahat

tuborg yesili
Avrupa birlğinde geçerli ve ülkeye de onunla giriş yaptığım astazeneca aşı sertifikam var. Şu an türkiyedeyim ve bir tren bir uçak yolculuğu yapmam lazım.İl sağlık müdürlüğüne dilekçe dediler verdim ama memurların bilgisi sıfır. Ne zaman sonuçlanır astrazeneca ne onu bile bilmiyorlarSeyahatim de yar
Avrupa birlğinde geçerli ve ülkeye de onunla giriş yaptığım astazeneca aşı sertifikam var. Şu an türkiyedeyim ve bir tren bir uçak yolculuğu yapmam lazım.
İl sağlık müdürlüğüne dilekçe dediler verdim ama memurların bilgisi sıfır. Ne zaman sonuçlanır astrazeneca ne onu bile bilmiyorlar
Seyahatim de yarın sizce ne yapmalıyım ? Bıktım bu ülkenin saçma bürokrasi silsilesinden.
0
tuborg yesili
(09.09.21)
Benim bildigim resmi asi sertifikasi yaninizda oldugu sürece sorun olmuyor.

Mac bileti almak icin "hayat eve sigar" a tanimlama yapmak gerekiyor. Onun icin dilekce lazim ama seyehat icin sertifika yeterli.
0
VIPCH
(09.09.21)
6 eylülden önce sanırım öyleymiş şu an sağlık bakanlığı onayı aranıyormuş.
0
🌸tuborg yesili
(09.09.21)
O sekilde büyük bir kaos yasanir, cünkü ben yurtdisinda oldugum 2 biontech asiyida sisteme kayit ettiremiyorum. Bir kac mail yazdim saglik kurumlarina, geri dönüs bile yapmadilar.

%99 sertifikanin yeterli oldugunu düsünüyorum. Eger iciniz rahatlasin istiyorsaniz, bilet aldiginiz sirketi arayin onaylatin.
0
VIPCH
(09.09.21)
Tcddyi aradım sağlık bakanlığından onay lazım oraya dilekçe vereceksiniz dediler.
İl sağlık müdürlüğüne gittim ordaki kişiler o kadar bilgisiz ki ne zaman onay geleceğini nasıl geleceğini bilmeyi bırak astrazeneca aşı mı ondan bile habersizler :( üstelik bulaşıcı hastalıklar bölümünde.

Ne yapacağımı şaşırdım cidden.
0
🌸tuborg yesili
(09.09.21)
maci ortaya atmamdaki neden, sisteme tanimlama yapmadan bileti alamiyor olusumuzdu.

Normal sartlarda bir yanlislik vardir diyicem ama malesef bizim ülkemizde isler normal yürümüyor.

Ama senin yerinde ben olsam. Biletimle, sertifikamla gider binerdim.
0
VIPCH
(09.09.21)
Abi ben çözemedim bu ülkedeki kaosu, hiçbir iş tam yapılmıyor...
Ya ben Türkiye'ye gelecegim Avrupa asi kartiyla, bakanliga dilekce mi verecegim 10 günlük kalisimda bu aktivitelerden biri icin? Bakanligin cevap vermesi aylar olur zaten.

Böyle bir sacmalik yoktur umarım. Hiçbir mantigi yok, bence asi kartiyla gidin yani. Yoksa bu dilekçe falan sacmalik.
0
logisticsmanager
(09.09.21)
(12)

İngilizce hastasıyım

rofwts
Örnek cümle:Tshirtlerinizin hastasıyım.Bunu İngilizceye anlam kayması olmadan nasıl cevirebiliriz?I am sick of your tshirts değildir herhaldeŞimdiden teşekkür
Örnek cümle:
Tshirtlerinizin hastasıyım.

Bunu İngilizceye anlam kayması olmadan nasıl cevirebiliriz?
I am sick of your tshirts değildir herhalde

Şimdiden teşekkür
0
rofwts
(09.09.21)
I am mad about/nuts about x.
"Sick of your" bıktım demek.
0
logisticsmanager
(09.09.21)
I'm mad about your T-shirts.
0
dissendium
(09.09.21)
I’m obsessed with your tshirts
0
icim urperiyor
(09.09.21)
neverletyougodown
(09.09.21)
İngilizce gurusu değilim ama türkçedeki hastasıyım diye bir kelime-cümle olmaz ingilizcede.
I'm mad about you diye bir kalıp var sana deliriyorum, sana çıldırıyorum şeklinde kullanılıyor. i'm mad about movie filan duydum da i'm mad about your t-shirt hiç duymadım belki kullanıyorlardır.
0
catamenia
(09.09.21)
I'm in love with your tshirts
0
kim bilir
(09.09.21)
- love your t-shirts
- your t-shirts are adorable
- your t-shirts are wicked (ben olsam boyle derim)
0
cooperr
(09.09.21)
bir şeyin hastası olmak tabirini "adore" fiiliyle gayet de eksiksiz karşılayabilirsiniz.
0
the guy from batman
(09.09.21)
wicked +1 ama ben olsam mental derdim ki cok sik kullanilir
0
try again fail again fail better
(09.09.21)
Fan of?
0
goklerdengelenkarar
(09.09.21)
"I adore your t-shirts" iş görür.
0
psychosocialll
(09.09.21)
chicken translate yapmaya gerek yok. tam olarak bu havayı vermek için en ideal ifade "i love your tshirts" olur. bu tarz kullanımlarda like beğeni olarak, love hastasıyım bayılıyorum olarak kullanılır.
0
ack3000
(09.09.21)
(6)

İki cümlelik Fransızca çeviri

totkymotky
Merhaba. Fransızca bilen arkadaşlar şu iki cümleyi çevirebilir mi? Translate çevirisi aşırı saçma hiçbir şey anlamadım. "Toutes ces magouilles, ce n'est que du bruit, du vent. Il vous faut apprendre à jouver avec tout ça."
Merhaba. Fransızca bilen arkadaşlar şu iki cümleyi çevirebilir mi? Translate çevirisi aşırı saçma hiçbir şey anlamadım.

"Toutes ces magouilles, ce n'est que du bruit, du vent. Il vous faut apprendre à jouver avec tout ça."
0
totkymotky
(08.09.21)
Bütün bu saçmalıklar, sadece söylenti, boş hava.
Bunların hepsiyle x.

Çeviriyi hanımla yapmaya çalıştık (Fransız). Du vent kısmından emin değiliz, rüzgar demek. Heralde boş konuşma demek istiyor.
Yalnız jouver diye bir fiil yok, jouer olmasın?
0
logisticsmanager
(08.09.21)
Edebi bir cumle oldugu icin o havayi vermek zor. Devrik cumle anlami da kaymis gibi.

Butun bu maskaraliklar, gurultuden degil, ruzgardan.
Butun bunlarla oynamayi ogrenmelisin.

Les gibi oldu ama baskasi duzeltir belki :)

Edit: ben yazana kadar logistic yazmis.
Ruzgar diyerek bos laf kastediyor sanirim orada.
0
divit
(08.09.21)
@divit o ikinci kismi benim hanima göre "it is only rumours, wind" olacak. Tabi wind kısmı heralde "boş hava/hava civa" gibi kullanılıyor, Fransızca İngilizceyi oradan da Türkçe'ye çeviri zor :)

Jouver değil jouer olursa ikinci cümle oyle. Ama jouver typo var herhalde orada.
0
logisticsmanager
(08.09.21)
Bence de yenge hakli, ben edebi olup olmadigina emin olamadim ama siir misrasi sanirim.

Jouver saka demekmis ama hic duymadim, cumlenin akisindan typo gibi duruyor.
0
divit
(08.09.21)
c'est du vent: paroles sans valeur; değersiz sözcükler

jouver: sözlüklerde yok. bölgesel bir kullanım da değil sanırım, googleda bunu içeren sayfa yok. arama sayfasında çıkan google translate sonucu üstüne tıklarsanız "jouver"'i değil aslında "jouvet"i çeviriyor ve o kelime de yok! muhtemelen "jouet" (oyuncak) olacak o :D
typo diyorum: "jouer"
ne...que= only... +1
0
ganbatte
(08.09.21)
Konusu 1800'lerin Paris'inde geçen filmden bir cümle bu. Balzac'ın romanından uyarlama, yani dediğiniz gibi edebi, ağır bir cümle de olabilir. :) "jouver" değil, "jouer" olacak orası özür diliyorum.
0
🌸totkymotky
(09.09.21)
(15)

sizce hangi arabayı almalıyım? son karar

kanasla intihar eden adam
kullanım yeri = istanbulgünde maksimum 30 dakika - 1 saat kullanıcamaldıktan sonra 5-6 sene satmayacağımhttps://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-oztek-sancaktepe-sb-den-2018-clio-1.2-t-icon-edc-23.686-km-de-952096967/detayhttps://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-kia-hatasiz-boy
kullanım yeri = istanbul
günde maksimum 30 dakika - 1 saat kullanıcam
aldıktan sonra 5-6 sene satmayacağım


www.sahibinden.com

www.sahibinden.com


linkteki araçların direkt durumu değilde genel düşünebilirsiniz.

kia rio 1.4 CVVT Cool mu yoksa renault clio 1.2 Turbo Icon mu?

www.sahibinden.com
0
kanasla intihar eden adam
(08.09.21)
Kia daha fazla yakar
Renault boyalı
Kia 2 sene daha yeni model
Renault daha fazla opsiyon var

Renault 10.000 tl daha ucuz olsa onu seçerdim.
0
etna
(08.09.21)
Son fiyatları ne oldu tam emin değilim ama sıfır i20 veya C3 de bakabilirsiniz. Aynı paraya sıfır almak varken ha Clio ha i20 farketmez
0
housedaki topal doktor
(08.09.21)
@housedaki topal doktor hocam hyundai i10 ve i20'yi kullanıcılarının olumsuz görüşleri sebebiyle eledim.

nissan micra, suzuki swift, kia picanto küçük olduğu için

citroen'i fransız olduğu ve çok çabuk bozulduğu için eledim.

suzuki baleno var beğendiğim onunda piyasası yok ve bozulursa tamir olanakları sınırlı. onuda o yüzden eledim.

başka araba kalmıyor seat var hatchback olarak onunda 2020 fiyatları 180 bin üstüne çıkmış. mecbur clio ve kia'ya kaldım.

kia daha sağlam görüşeri çok fazla o yüzen kia'da gönlüm ama clio'da güzel araba. kararsız kaldım o yüzden sormak istedim buraya.

ve anlamıyorum gerçekten arabada.. videolardan, yorumlardan, başkalarının fikirlerinden bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum.
0
🌸kanasla intihar eden adam
(08.09.21)
I20'de ne olumsuz görüş varmış merak ettim. I20 dediginiz araba ile rio zaten yüzde 70-80 ayni araba. I20'nin tgdi motorlarinin cok titremesi ve sabahları soguk havada yaşadığı sorun dışında pek sorun yok' otomatik vitesleri rio ile ayni. Bu arabalarda avrupada kia icin 7 yil hyundai icin 5 yil garanti standart. Sıkıntılı olsalar bu kadar garanti vermeleri komik olurdu. 2 yil verir gecerlerdi diğerleri gibi.

Citroen çabuk bozulduğu icin demissiniz, neye göre anlamadim. Yeni 1.2 ile 8 ileri citroen hyundai/kia motor ve viteslerinden cok daha iyi. Yeni kasa Peugeot ve citroen araclar oldukça iyi. Bu cabuk bozulmadan kasit ne merak ettim.

Suzuki baleno güzel araba ama direksiyonu biraz garip. Ek olarak euro ncapta kötü.

Clio 1.2 sıkıntılı motor. Fransa'da bildiğiniz dava açıldı o motor için (que choisir tüketici haklarini korumak icin olusturulmus bir grup)
www.connexionfrance.com
0
logisticsmanager
(08.09.21)
Clio canavar bence. Ben olsam clio alırdım. Acayip de satıldı zaten 1.2T motoru.
0
roket adam
(08.09.21)
aynı fiyata clio 5 touch vardır bir sürü. neden clio 4? clio 5te android car var. daha yeni hem :D
0
glamdr1ng
(08.09.21)
@logisticsmanager hyundai i20 ekşi yorumlarına ve videolara baltım hepsi araç gitmiyor yazmış. yakında direksiyon kursuna gidip hyundai i20 deneyeceğim bakalım belki fikrim değişir.
0
🌸kanasla intihar eden adam
(08.09.21)
@kanasla hangi motor? 1.4 mpiysa evet ne az yakar ne çok kacar.
1.0 tgdi turbolu o gider. 1.4 cvvt tabiki 1.4 mpi'dan iyi. Ama onun dışında i20 mis gibi araba.

Yurtdışında olduğum için clio hangi yil bakamıyorum ama 2016'ya kadarsa çok riskli bir iş 1.2 tce.
0
logisticsmanager
(08.09.21)
clio çok daha donanımlı, daha az yakar, daha çok kaçar, daha az mtv ödersin.
ikinci eli daha iyi.
0
nuisance
(08.09.21)
citroen'i fransız olduğu ve çok çabuk bozulduğu için eledim.

fransızlık ne gibi bir dert açıyor size renault da fransız değil mi ? bir de çok çabuk bozulduğu derken mesela hangi istatistiğe-araştırmaya göre kia veya renaultdan daha fazla kronik arıza yapıyor ?
0
orpheus
(09.09.21)
Bu arabalar hakkında Eskiden kalma çok kirli bilgi var bence hepsinin sebebi bu yaptığınız yorumların.

Artık çok az farklılıklar kaldı. Neredeyse tüm arabalar %70 - 80 benziyor yapısal olarak.
Zamanında rahmetli babam Romeo Julietta alma asla parça yok demişti ama eskiler bilmiyor ki artık her şey var internette.. bu ve bunun gibi kabul edilmiş eski bilgiler günümüzde de satılmaya çalışıyor. Bence yeni arabalar 10 yıl önceki hallerine göre çok daha iyi durumdalar.

keşke param olsa da o kia'yı alsam dedim bu arada.
0
denizmaniaherif
(09.09.21)
aldıktan sonra 5-6 sene satmayacağım diye düşünmektense, acil bir durumda hangi aracı elimden daha kolay çıkarırım diye düşünmek daha mantıklı geliyor bana. bu nedenle renault tercih ederdim.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(09.09.21)
Sözlükte herkes birer Senna olduğu için kaçmalı gitmeli yardırmalı bütün yorumları kaale almamanızı tavsiye ederim. İstanbul'da günde maksimum 1 saat kullanacağınız araba gitse ne olur gitmese ne olur :)

Ben hem sözlükte hem de burada çok acayip yorumlar okuyorum. Geçenlerde Ford'un Toyota'dan daha sağlam olduğunu okudum mesela. Fransız markaları genel olarak Japon markalarına göre daha az sağlamdır. Bu aralar yere göğe sığdırılamayan yeni nesil Peugeot'ların en eskisi 3-4 yaşında. Henüz elde kalitelerini arttırdıklarına dair uzun dönemli bir veri yok (Hayır, ilk 1-2 yıldaki servise gitme sayıları önemli bir kriter değil.) Haliyle ikinci el araba alıp 5-6 sene kullanmayı düşünen birinin bu markalara şüpheyle yaklaşması kadar normal bir şey yok. 10 sene önce olsa aynısı Hyundai/Kia için de söylenebilirdi.

Yabancı diliniz varsa düşündüğünüz modellerin forumlarına, Facebook gruplarına ve Reddit'e bakın derim. En azından baktığınız model yıllarına has kronik sorunlarının neler olduğunu öğrenirsiniz.
0
yürümeyin
(09.09.21)
2009 model 1.2 mpi i20 kullanıcısıyım. Eğer 160 170 ile gitcem derseniz uzaoik durun derim ama onun dışında sollamalarda yokuşlarda ben bir sıkıntı çekmedim bugüne kadar hiç. Yakıtı da 6/8 lt arasında değişiyor. 2020 i20leri öneririm bu açıdan size de
0
bigcaptain
(09.09.21)
al sat olacaksa reno. 1.4 daha verimli araç.
0
mikahakkinen
(09.09.21)
(5)

kia rio 2020 otomatik modeli kia bayilerinde bulamaz mıyım?

kanasla intihar eden adam
sitesine bakıyorum sadece 2021 modellerin fiyat listesi var. yetkili bayiler sekmesine tıklıyorum arama yapıyorum istanbul için sayfa açılmıyor.kia bayilerinde -2018-2019-2020 sıfır otomatik araç satışı yapılmaz mı? hiç bayiye gitmedim hayatımda ne nasıl yapılıyor bilgim yok. telefonla aradım mesai
sitesine bakıyorum sadece 2021 modellerin fiyat listesi var. yetkili bayiler sekmesine tıklıyorum arama yapıyorum istanbul için sayfa açılmıyor.

kia bayilerinde -2018-2019-2020 sıfır otomatik araç satışı yapılmaz mı? hiç bayiye gitmedim hayatımda ne nasıl yapılıyor bilgim yok. telefonla aradım mesai saati bitmiş.
0
kanasla intihar eden adam
(08.09.21)
yapılmaz. 2021 başladığında 2020'nin araçlarından elde kalanları 2021 modellerden daha uygun fiyata satarlar, çok uzun sürmez bitmesi.
2018-2019 model araçları ellerinde tutacaklarını niye düşündünüz ki?
0
gkhncnzdgn
(08.09.21)
@gkhncnzdgn o zaman bu mantıkla 2021 modelleri. 2022 modelleri gelince ucuza mı verecekler? aralık ayında olur mu öyle bişey? bekleyeyim bari.
0
🌸kanasla intihar eden adam
(08.09.21)
şu anda piyasa biraz farklı bir durumda. çip krizi, döviz durumu falan derken çoğu marka istediği sayıda araç getiremiyor. 2022'ye girince elde 2021 model istediğiniz araçtan kalacağının garantisi olmaz.
üç dört ay sonra 2021 modelin fiyatı, şu anda satılan herhangi bir modelden de yüksek olabilir, otomobil piyasasının geçmişini çok çok iyi inceleseniz bile bu ekonomik ortamda ne olacağını kestirmek imkansıza yakın.
yani diyeceğim o ki, niyetiniz varsa biraz pazarlık falan yapmaya çalışın, farklı bayilerden fiyatlar edinin, en uygun gördüğünüzü gidin alın bence.
0
gkhncnzdgn
(08.09.21)
Gkhncnzdgn+1
Cip krizi sebebiyle birçok firma stok tutmayi bırakıp order to produce işine dönebilir. Bu sebepten bayide falan 2021 model stoğu beklemek bence cok zorlamak olur.

2018-2019 zaten imkansiz. O model arabayi satamamis bayi isi biraksin.
0
logisticsmanager
(08.09.21)
2017’den beri aynı jenerasyon var zaten teknik olarak 2020 ile 2021’in farkı yok. Donanımlar falan değişip duruyor. Aynı arabalar satılıyor yani. 2020’de üretldiyse 2020 model, 2021’de üretilirse 2021 model deniyor o kadar. Paketler donanımlar vs değişmediyse yeni yılda eskisi ucuzlamıyor zaten niye ucuzlasın. Bugün üretilen kia rio ile ocak şubatta üretilecek olan rio aynı araç zaten.
0
avatar is back
(08.09.21)
(1)

Siemens Simaris

draconas
Arkadaşlar merhaba, Bu simaris programı bedava kullanılabiliyor mu? kullanılamıyorsa lisans ücretleri hakkında bilgisi olan var mı? (tikler gecikebilir.)
Arkadaşlar merhaba,

Bu simaris programı bedava kullanılabiliyor mu? kullanılamıyorsa lisans ücretleri hakkında bilgisi olan var mı? (tikler gecikebilir.)
0
draconas
(07.09.21)
Yanlis anlamıyorsam bedava;
new.siemens.com
0
logisticsmanager
(07.09.21)
(5)

kalori hesabı

Trafalgar
şimdi sabah 600, öğlen 500 ve akşam 400 kalori tüketsem ve bunların üstüne öğlen 350 kalorilik bir paket bitter çikolata tüketsem ne sorun oluyor? 1850 kaloriyle günde 2000 kalorinin altında oluyor ve kilo vermeye devam ediyorum değil mi? neden bütün diyetler sadece ve sadece sürekli sağlıklı gıdal
şimdi sabah 600, öğlen 500 ve akşam 400 kalori tüketsem ve bunların üstüne öğlen 350 kalorilik bir paket bitter çikolata tüketsem ne sorun oluyor? 1850 kaloriyle günde 2000 kalorinin altında oluyor ve kilo vermeye devam ediyorum değil mi? neden bütün diyetler sadece ve sadece sürekli sağlıklı gıdalara yöneliyor. mesela haftada iki gün bu şekilde sürprizli olsa daha cazibeli olmaz mı?
0
Trafalgar
(07.09.21)
Çünkü cikolatanin sana bir yarari yok, protein vs olarak. Şekerli bir ürün.
Aksine ne bileyim makarna yesen en azından biraz protein ve karbonhidrat olur.

Zaten diyetlerde söylenenler kendisini kontrol edemeyen adam için. Kendini kontrol edebilen adam cikolata yese de birşey olmaz. O sebepten genelde herşeyi yasaklarlar ki kişi kilo verebilsin. Diyetlerin hepsi farkli yollar denese de amac kişinin yemek yiyebileceği süreyi azaltmak ya da kalorisi fazla yiyecekleri yasaklamak vs diye gider, hepsinin sonucu kalori açığı yaratmak.

Eğer tek amaciniz kalori takibiyse; evet almaniz gereken kalorinin altında aldığınız sürece kilo verirsiniz. Kas vs hiç hesaba katmiyorum.
0
logisticsmanager
(07.09.21)
kilo vermede başta insülin olmak üzere çeşitli hormonların payı büyük ve tükettiğin şeyler bunları farklı şekillerde etkiliyor. birincisi sağlık sorunun yoksa sık sık yemek zaten iyi bir şey değil çünkü kan şekerini dalgalandırır, bu da kilo vermeyi yavaşlatır/durdurur.

kilo vermek için aldığından daha fazla enerji yakman gerekiyor, bu kısmı doğru ama biz bilgisayar değiliz. kalorisi kalorisine hesaplamak her zaman mümkün olmuyor. kaldı ki sürekli 1800 gidersen bu sefer vücudunun o miktara alışıp bu sefer 2000 yerine 1800 yakmaya başlama ihtimali var, vesaire...

süper sağlıklı beslenmek zorunda değilsiniz, ara sıra kek ve börek yerken de uzun vadede kilo verilebilir ama konuyu kalori hesabına indirgerseniz olmaz. 1500 kalorilik tatlı-börek diyeti yapın mesela. bir ay sonra kilo verseniz bile fiziksel ve ruhsal olarak perişan olduğunuzu, sürekli aç dolaştığınızı, bunun sürdürülemez olduğunu göreceksiniz.

ihtiyacımız olan şey vücuda ihtiyaç duyduğu enerji ve besinleri sağlamak. bunu yaparken perişan olmamamnın, acıkmamanın, sağlıklı kalmanın en iyi yolu da genel olarak sağlıklı şeyler (protein, kaliteli yağ vs.) tüketmek ve mümkün olduğunca az öğün yemek.
0
alevli deniz sortu
(07.09.21)
Alman gereken kalorinin altında kalori aldığın sürece bilimsel olarak kilo verirsin çikolata buna engel olmaz. Şöyle oldur böyle olur tipi konular sadece birer ihtimal. Yolda yürürken kafana uçan daire düşebilir bu da bir ihtimal.
0
Zaman Tamircisi
(07.09.21)
(bkz: skinny fat)
0
elorelia
(07.09.21)
yahu kakao oranı yüksek, kaliteli bitter çikolata zaten tüketilmesi faydalı olan bir şey. zararlı, sağlıksız vs değil ki.

ama bi düşündüm, ben diyetisyen olsam ben de programa yazmazdım herhalde. 1) bu ne biçim diyetisyen, çukulata yazmış diyenler olur. 2) insanlar kontrolü kaybeder, fazla tüketir, ne fark eder deyip başka çikolatalar da tüketir, disiplinden kopar falan. gerek yok yani. illa biri çikolata diye tutturursa anlatırdım işte bitter mitter.
0
bruges
(07.09.21)
(5)

Yurt dışındaki vatandaşa e devlet şifresi alamama

woory
Selamlar. Bir yakınımız 7 yıldır fransada yaşıyor. Bugün e devlet sifresini unuttugu icin kendisine yeni şifre almamı rica etti. Pttye gittiğimde şifre ekrani geçersiz kimlik numarası hatası verdi. Fransa ya da başka bir ülke vatandaşlığı yok. Mavi kartlı da değil. Bunun sebebi ne olabilir? Daha önc
Selamlar. Bir yakınımız 7 yıldır fransada yaşıyor. Bugün e devlet sifresini unuttugu icin kendisine yeni şifre almamı rica etti. Pttye gittiğimde şifre ekrani geçersiz kimlik numarası hatası verdi. Fransa ya da başka bir ülke vatandaşlığı yok. Mavi kartlı da değil. Bunun sebebi ne olabilir? Daha önce başına böyle bir durum gelmiş ya da konuyla alakali bilgisi olan arkadaşlar yazabilirse çok makbule geçer.
0
woory
(07.09.21)
sifre icin bizzat kisinin kendisi basvurmasi gerekiyor diye biliyorum, bir suru hayati bilgi var e-devlette, her onune gelenin baskasinin yerine sifre alamamasi lazim zaten. Internet bankaciligindan falan e-devlete girsin bir sekilde, ordan yeni sifre alabilir, yoksa konsolosluktan falan ya da Turkiyeye gelince alir artik. Sifremi unuttum deyince giris ekraninda e-mailine, cep telefonuna kod gelir oradan da mi kurtaramadi? Ilginc
0
neverletyougodown
(07.09.21)
En kötü ihtimal konsolosluğa gitsin. Nerede yaşıyor bilmiyorum ama lyon icin misal randevu;
www.konsolosluk.gov.tr

E devlet icin kendisi başvurmalı.
Baskasinin alabileceğini sanmıyorum.
0
logisticsmanager
(07.09.21)
Bazı bankaların internet sitelerinden e-devlete girilebiliyordu. Ben hiç ptt ile uğraşmadan İş Bankasından girmiştim. Türkiye'de banka hesabı varsa diğer yollara başvurmadan önce denesin.
Üstte yazılmış zaten neverletyougodown+1
0
ganbatte
(07.09.21)
Şifreyi başkasının alabilmesi için noter tasdikli vekalet gerekiyor.
0
e mice
(07.09.21)
Eksik bilgi vermişim. Bir düzeltme yapayım.

Vekalet var zaten. Sıkıntı yaşadığımız husus ptt memurunun ekranda geçersiz tc kimlik numarası hatasıyla karşılaşması.
0
🌸woory
(07.09.21)
(4)

bu oyuncu kimdi? kadın/yabancı

alevli deniz sortu
sahneden kestiğim fotoğraf: https://prnt.sc/1reucp2sahnenin kendisi: https://youtu.be/8JTx8llpBxQ?t=127yüzü bana çok tanıdık geldi ama artistler konusunda hafızam zayıf.
sahneden kestiğim fotoğraf: prnt.sc

sahnenin kendisi: youtu.be

yüzü bana çok tanıdık geldi ama artistler konusunda hafızam zayıf.
0
alevli deniz sortu
(06.09.21)
ben olsam imdb'de dizinin oyuncularina bakardim tek tek.
0
reavelyn
(06.09.21)
sadece bu bölümde resepsiyon görevlisi olarak yer alıyordu. bölümü de hatırlamıyorum.
0
🌸alevli deniz sortu
(06.09.21)
Jessie Cohen'miş.
0
plutongezegendegilmi
(06.09.21)
Jessi cohen +1
m.imdb.com
0
logisticsmanager
(06.09.21)
(5)

Tavuk Eti üzerine

biseysorcaktim
Tavuk etinin sağlıksız olduğu ve yenmemesinin daha doğru olduğu söylenir. Bu durum tavukların çiftliklerde yetiştirilip, ilaçlar ve antibiyotiklerle beslenmesi yüzünden mi? Yani köyde yaşıyorsam ve bahçemde tavuklarım varsa, onları buğday, mısır ve kendi bahçemdeki yeşillik ve yemek artıkları ile be
Tavuk etinin sağlıksız olduğu ve yenmemesinin daha doğru olduğu söylenir. Bu durum tavukların çiftliklerde yetiştirilip, ilaçlar ve antibiyotiklerle beslenmesi yüzünden mi?

Yani köyde yaşıyorsam ve bahçemde tavuklarım varsa, onları buğday, mısır ve kendi bahçemdeki yeşillik ve yemek artıkları ile besliyorsam bu tavuğu yemek sağlıklı mıdır?
0
biseysorcaktim
(06.09.21)
evet köy tavuğu dediğimiz, ilaçsız büyüyen, tarlada otla böcekle beslenen tavuk yararlıdır.

Hatta sağlıklı etlere ulaştığımızı varsayarsak kırmızı etin vücudumuza zararı beyaz etten daha fazla.
0
zimbirik
(06.09.21)
bildiğim üzere dediğin doğru.
köy tavuğunda sıkıntı yok, protein kaynağı, zimbirik'in yazdıklarına katılıyorum.

sıkıntı antibiyotikli, ilaçlı tavuklarda.

ben kızıma bu şekil tavuk yedirmiyorum, hindilerde bu işlem yapılmıyor bildiğim kadarıyla, hindi yiyoruz.
0
antti sumiala
(06.09.21)
Ziraat profesörü eniştem var, uzmanlık alanı tavuk, adamın tavuk üstüne kitapları var, 40 yıldır tavuk çalışıyor. Tavuğu marketten alıp yiyorlar ailece.

Edit: Burada başka bir yerden çaldığım veteriner açıklaması vardı. Özetle, "yok öyle bir şey" diyor ve "hayvana ilaç verildiyse sisteminden tamamen atılana kadar kesilmemesi gereklidir ve işletme çiftliklerinde ilaçlar, girenler çıkanlar takip edilir, köylüden aldığınız tavuğun antibiyotikli olma ihtimali daha yüksektir" diyor.

@logisticsmanager'ın dediği gibi işletmeler iyi kötü bir denetime tabiler, "doğal, çok sağlıklı, oh mis gibi köyden" diye satılan şeylere güvenmiyorum ben.
(git: 1492983) şu duyuruda da benzer mevzular konuşulmuştu.
0
kobuzchu kiz
(06.09.21)
Kobuzchu kiz+1 ama su sebepten;

Sırf köylüden alindi diye sacma sapan hiçbir kontrolu olmayan seylere millet parayi basiyor. Ya bal desen adamin bim balini kavanoza dagitmadigini bilemezsin.

Aynisi tavuk vs icin de gecerli. Kendi yetistirdiginiz tavuk ok ama hiçbiri kontrole tabi olmayan bir kisinin sattığı ürünü yemek ne kadar mantıklı bilmiyorum. Sonuçta içinde antibiyotik olup olmadığının garantisi yok.

Fransa'da bu iş şöyle kontrol altında; kooperatifler var. Bunlar biyolojik tavuk vs satiyor. Hep yörenin insanlari, öyle başka ülkeden başka sehirden de değil. Bunun normal düz tavuk satan hali de var biyolojik olan da. Bu şekilde güvenip alinabiliyor.

Ben biyolojik falan bakmiyorum, orta kalite tavuk alıyorum (en ucuzu değil de antibiyotik olmadigini garanti eden markalar orta fiyat)
0
logisticsmanager
(06.09.21)
Kimsenin tavuğu antibiyotikle beslediği falan yok. Şu hurafeye hala inanan insanların olması düşündürücü.
0
zoghurt
(06.09.21)
(8)

Herkesin Dilinde Hisse Varsa Borsadan Çıkılmalıdır Sözü

burka
MerhabalarKlasik bir söz vardır ya "Eğer herkes hisse senetlerinden, yatırımdan bahsediyorsa; borsadan çıkmanın zamanı gelmiştir" diye. Ben birkaç yıldır bilinçli gözle takip eden bir orta-uzun vadeli yatırımcı olarak içinde bulunduğunuz durumu tam olarak bu söz ile eşleştirdim. Türkiye ve dünya çap
Merhabalar

Klasik bir söz vardır ya "Eğer herkes hisse senetlerinden, yatırımdan bahsediyorsa; borsadan çıkmanın zamanı gelmiştir" diye. Ben birkaç yıldır bilinçli gözle takip eden bir orta-uzun vadeli yatırımcı olarak içinde bulunduğunuz durumu tam olarak bu söz ile eşleştirdim. Türkiye ve dünya çapında bireysel yatırımcı katılımının artması, herkesin dilinde coin ve kripto para piyasalarıdır gidiyor malum. Peki bu sözü söyleyenlerin "çıkma zamanı" ile kastettiği ne oluyor tam olarak? Yani yatırımlarını realize ederek nakit varlıklarda tutmak mı, yoksa kazançlarını daha stabil araçlara kaydırmaları mı? Bu sözün altını nasıl dolduruyorlar yani?
0
burka
(06.09.21)
Saçma bir söz. Mantık yok. Fazla konusmaya ve düsünmeye gerek yok.
0
optimistbakunin
(06.09.21)
kastedilen realize etmek.

diyorlar ki herkesin dilindeyse silkelenme vakti gelmiştir düşüşten önce satıp kaçmak lazımdır.
0
kljgslsdkjsd
(06.09.21)
Uzun vadeli yatırımcı borsadan kolay kolay çıkmaz, hatta düşüşleri "Ay portfolyomun değeri düştü" şeklinde değil de "Alım fırsatı doğdu" diye düşünür. Sizi dediğiniz şey kısa vadeli al-sat yapanlar için söylenen bir söz, zira kısa vadeli yatırım yapan kişilerin risk algısı daha farklı. Bunun üstüne, yüksek kazanç beklentisiyle borsaya giren yatırımcının ise risk algısı yok; onlar baya baya az zamanda çok para kazanacaklarını, kaybetmelerinin neredeyse imkansız olduğunu düşünerek giriyor.

Bu da aslında şu demek; normalde borsada yatırım yapmayan insanların parasıyla bir balon şişmeye ve fiyatlar artmaya başlıyor ancak piyasanın standart düzeltmelerinden biri geldiğinde amatör yatırımcılar zararlarını minimize etme güdüsüyle yarın yokmuşçasına satış yapıp kaçmaya çalıştığı için balon patlıyor, fiyatlar dibi görüyor.

Sen de kısa vadeli yatırım yapan bir yatırımcıysa ideal olanı bu trendi tepeye ulaşmadan yakalayıp karını realize etmek. Herkesin bir yatırım aracından bahsetmesi de tepeye yaklaşıldığının kaba bir göstergesi.
0
salihdt
(06.09.21)
Uzun vadeli yatırımcı borsadan kolay kolay çıkmaz +1

S&P500 uzun donem grafigine bak. En buyuk yukselmeler genelde sert cakilmalari izler. Cikan birinin geri giresiye kadar ciddi bir yukselisi kacirmasi cok olasi cunku gercekte kimse nerenin en tepe nerenin en dip oldugunu bilmiyor.
0
hot potato
(06.09.21)
Zaten güzel şekilde anlatilmis ama uzun dönem yatirimci için iki sey vardir;
Don't time the market derler yani borsanin düşüş yukselislerini yakalamaya çalışma yapamazsin. Bunun en iyi örneği covid dönemi borsa heralde. benim yatirim yaptigim edflee 4-5 sene önceki değerine duserken cok kısa süre sonra eski değerin de üstüne cikti. Covid dönemi korkup cikanlar aslında kaybetti. Covid dönemi girenler deli gibi kazandi. Covid dönemi hiç dokunmayana birşey olmadi.

Dollar-cost averaging. Bunda da olay her ay düzenli şekilde yatirim yapmak. Bazen düşükten bazen yüksekten ama her ay. Bu şekilde ne borsa düşmesi ne hisse düşmüş yükselmiş umrunuzda olmuyor. Spekülatif hareketlere bakmıyorsunuz.
www.investopedia.com

Sizin dediğinizi diyen adamlar trader tarzi adamlar olduğu icin dedikleri hakli bir yerde. Bu kadar ele ayaga düştuyse bir balon vardir. Bitcoin düşüşü öncesi annem bana "oğlum bu bitcoin ne" dedi, dedim tamam gg bitcoin. Arkadaş gruplarinda bile coinler konusuluyordu. Demekki balon olusmus yani.
0
logisticsmanager
(06.09.21)
o kadar da saçma bir söz değil. herkesin diline düşmüşse borsa uzunca bir zamandır coşmuş ve zirveleri test ediyor demektir. borsalar her daim yükselmeye meyilli yatırım araçlarıdır ama zik zak çizerek bu trendi devam ettirirler. 2018 başında borsaya girer lan ben uzun vadeci olacam derseniz 2020 mart ayına kadar sürünürsünüz. siz uzun vadeden 10 yılları anlıyorum derseniz ve o kadar sabredeceğinizi iddia ediyorsanız bir şey diyemem. bitcoin başlığı 5'ten alıp 10 dolara satanlarla dolu.

en azından herkesin diline düşmüşse girerken dikkatli olmakta fayda var. ben kendi adıma maksimum 6 ay tutmuşumdur. mesele herkes coşarken çıkabilmek herkes ağlarken de cesaret edip girebilmekte. misal erdoğan mb olayında borsa üç gün arka arkaya çakıldı. o gün misal tüpraş'a girebilen adam aldığı noktaya göre şu anda %30-50 arası kar etti. yok ben uzun vadeciyim diyen adam 2017 yılında aldğı tüpraş'tan hala zararlı durumda.
0
lazpalle
(06.09.21)
how the economic machine works adli video bence guzel bir izleme olabilir genel kultur acisindan. www.youtube.com

borsa da genel ekonomi gibi cyclelardan ibaret, yukaridaki arkadaslar yeterince aciklamis daha fazla ek yapmaya gerek duymuyorum videoyu birakip kaciyorum.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(06.09.21)
Yanıtlarınız için çok teşekkür ederim.
0
🌸burka
(06.09.21)
(8)

ailenize maddi destekte bulunuyor musunuz?

Stoneface
eğer cevap evetse, maaşınızın / kazancınız ne kadarlık kısmını buna ayırabiliyorsunuz?
eğer cevap evetse, maaşınızın / kazancınız ne kadarlık kısmını buna ayırabiliyorsunuz?
0
Stoneface
(04.09.21)
Her ay değil daha düzensiz sekilde.
Ama ortalamaya vurursak aylık kazancimin yüzde 1i.
Euro kazanıyorum o yüzden bu kadar az gözüküyor.
0
logisticsmanager
(04.09.21)
Anneme arada harçlık veriyorum 100-200 TL . Eve dönünce yolum üzerinde market var, ihtiyaçları var mı diye soruyorum o kadar. Kardeşim bir şey isteyince arıyorum ayakkabı vs
0
Hallegadola
(04.09.21)
Her ay düzenli veriyorum. Yüzde 10 kadarını. TL kazanıyorum o yüzden fazla görünüyor.
0
IncredibleMau
(04.09.21)
Hayır. Ailemin geliri benimkinin üç katı neredeyse.
0
ruhen hastayim ben
(04.09.21)
Direkt para vermiyorum da alışverişlerini yapıyorum, faturalarını ödüyorum, ekstra bi masraf çıkarsa el atıyorum vs.

Yaklaşık %10'u falandır.
0
plutongezegendegilmi
(04.09.21)
3 kardeşiz 3'ümüzde çalışıyoruz. 2'miz aylık kendimize göre veriyoruz. büyük olanımızın 2 adet okullu çocuğu olduğu ve özele gönderdiği için para veremiyor ama 3-5 ayda bir memlekete gittiğinde evde eksik gedik alet vs varsa alıyor. babam emekli, bi emekli maaşı kadar daha vermiş oluyoruz diyebililiriz. durumu iyi olan ya da borcu vs olmayan çoğu arkadaşım da veriyormuş
0
avatar is back
(04.09.21)
hayır. bana garip geliyor aileye destek. 30 35 senedir para kazanıyor ailem. ben bu ülke şartlarında güç bela ailemin az desteğiyle para kazanmaya başlamışım. belki vicdansızlık olarak görülecek ama ben parasızlıktan çürüdüğümde elini taşın altına koyan yoktu
0
gizemli dede
(04.09.21)
ailemde kronik olarak bütçe sorunu olduğu için ve ailemle yaşadığım için 5-6 yıl önce 750 tl falan verirken yıllar içinde kademe kademe arttı şimdi 2000 tl veriyorum. Enflasyonu düşününce meblağı azaltmışım. Bütçemi zorlasa vermeyebilirdim ve istemezlerdi.
0
amusan
(04.09.21)
(10)

İş konusunda sorular

dissendium
Merhaba arkadaşlar. İş konusunda sorularım var. Biraz uzun olabilir. Cevap veren olursa teşekkür ederim şimdiden.Ben yeni mezun makine mühendisiyim. İlk işime başladım. İkinci haftamdayım. 5000 TL net teklif ettiler. Yemek ve servis var. Cumartesi, pazar tatil. 08.00, 18.00 çalışıyorum. Ama işle ilg
Merhaba arkadaşlar. İş konusunda sorularım var. Biraz uzun olabilir. Cevap veren olursa teşekkür ederim şimdiden.

Ben yeni mezun makine mühendisiyim. İlk işime başladım. İkinci haftamdayım. 5000 TL net teklif ettiler. Yemek ve servis var. Cumartesi, pazar tatil. 08.00, 18.00 çalışıyorum. Ama işle ilgili bazı sorun oluşturan kısımlar var.

1. Fabrika uzak. Her gün 1,5 saat gidiş, 1,5 saat geliş yol gidiyorum. Kendime zamanım kalmıyor.

2. Üretimde çalışıyorum. Yetiştirilmek üzere olan bir iş ilanıydı. Yetiştirilmek üzere olduğu için günde ortalama 2 saat kadar bir işçinin yapacağı işleri yapmam gerekebiliyor. Etiket yapıştırma, bantlama, gerekirse koli taşıma gibi şeyler. Bunlar da yoruyor.

Bunların dışında kalan kısımlarda sorun yok. Üretimdeki robotları başlatmayı, kapatmayı, sorun olursa nasıl müdahale edeceğimi öğreniyorum.

3. Gıda sektöründe çalışıyorum. Bazı ürünler sıcak olarak dolduruluyor. Sürekli bone ve eldiven takmak zorundayım. Bu da çalışma rahatlığımı düşürüyor.

Sizce bu durumda işe devam edebildiğim kadar devam etmeli miyim yoksa 2 aylık deneme süresi sonunda başka iş aramaya başlamalı mıyım? Zamanla sorumluluğumun, maaşımın artacağı söylendi. Ama o zamana kadar bu şekilde devam edip etmeme konusunda kararsızım.

Ben aslında evime yakın, ofiste çalışabileceğim, hatta araba kullanıp gezebileceğim işlerde çalışmak istiyorum. Tecrübe kazanmak için ne kadar süre devam edeyim? Tavsiyelerinize açığım.
0
dissendium
(01.09.21)
Istediğiniz is satış muhendisi gibi. Yani teknik satis yapmaniz lazim (misal ben elektrikle alakali ürünler satan bir firmadayim. Satiscilar muhendis).

Yaptiginiz is ise üretim. Buradan satışa belki gecersiniz ama kolay olmaz.
Eger illa satis istiyorsaniz ki fabrikaya gitmenize pek de gerek olmaz, genelde ana ofislerde calisirlar, o tarz işlere bakmalisiniz.

Yalnız ben de calisirken cok amelelik yaptim ama su an işin amelelik kismi ne kadar sürer nasıl yapılır, ne kadar yorar biliyorum. Bunlar önemli şeyler. Operasyonun nasıl olduğunu bilmeden yükselince bazen alt tarafin yoruculugunu unutuyorsun.

Uretimde bone olmasa bile en kötü ihtimal sürekli kasket, gözlük, bazen de kulaklik takacaksin. Bunlardan kaçış pek yok. Is güvenliği en önemli şey.

Yol fazla. Ben benzerini Türkiye'de yaşarken yapiyordum. Çok yorucu yani.

Yabanci dilin varsa ben olsam satış mühendisi gibi islere bakardim.
0
logisticsmanager
(01.09.21)
sen devam et bi yandan da başka işlere başvur
0
a darkness coming
(01.09.21)
Yaptığın şeyler sorun edilecek türden değil. Nefsine ağır gelen şeyleri yaptığın sürece fayda göreceksin. En azından tecrübe edinirsin . Asla (eğer görüşüyorsan) diğer arkadaşlarının başka yerlerdeki iş hususunda yaşadıkları rahatlıkları da kafaya takma.
0
Erva
(01.09.21)
1- Fabrikada çalıştığını varsayarak servis ile gidiyorsan dert etme. Servis yoksa sıkıntı hele kış gelince.

2- Senin üstün, senden daha eski mühendisler de hala bantlama, etiketleme yapıyorsa endişe et ama yapmıyorlarsa zamanla zaten iş yoğunluğun-önceliklerin artar kendi işinle daha fazla yorulursun.

3- İlk iş deneyiminse devam edebildiğin kadar devam et (Bu başka iş aramana engel değil, çalışırken de arayabilirsin) ayrıca bilindik bir firma ise bu sana her zaman artı yazar, ilişkilerini iyi tut bundan sonraki iş görüşmelerinde bu firmayı referans vereceksini cv'ne yazacaksın. İş görüşmesine gittiğinde karşı taraf şimdi çalıştığın müdürünü arayıp seni soracak ve bu yaptığın iş ile ilgili değil, insan ilişkileri, sorumluluklarını yerine getirme, takım içi uyum vs. şeklinde olacak.
0
catamenia
(01.09.21)
Devam et
0
fempusay
(01.09.21)
yeni bir iş bulana kadar devam edin.
0
sparkle kiddle
(01.09.21)
@sevilen progressive türkücü, yeni mezunum ama yakın zamanda mezun olmadım. 6 ay askerlik yaptım. Hafta sonu tatil olması iyi, ondan memnunum bayağı.

Bantlama, taşıma gibi şeyler aslında sürekli yaptığım şeyler değil. Robotta bir hata olunca üretimin durmaması için müdahale ediyoruz. Üretimi en temelden öğrenmemiz için biraz bu şekilde olmamızı istiyorlar.

Teşekkür ederim cevaplar için.
0
🌸dissendium
(01.09.21)
3. lafı bile edilmez
2. mühendise yakışmaz denilecek bir tarafı yok, iş tanımının çok dışına çıkmıyorsun, üretim devam etsin diye koşturuyorsun
1. işte bu mesele, bunu mesele edebilirsin ama haftasonunun olması da büyük kıymet
0
comp
(01.09.21)
Hocam,

Her şeyden önce ne istediğin önemli. Türkiye'de iş hayatı oldukça etiketli. Eğer çalıştığın yer cv'nde şaşalı 1 isme sahipse ve senin buna ihtiyacın varsa dayan dayanabildiğin kadar.

Ama sen arabamı versinler, gezeyim istiyorum diyorsun. Bunun için ya satış ya da satın almacı olman lazım. Bulunamazsin değil bulursun böyle bir iş ama neden makine mühendisliği seçtin ki demedim değil içimden.

Kolay gelsin.
0
materyalist imam
(02.09.21)
kusura bakma ama daha 2 ay olmadan sikayet ederek hayat gecmez. 1nci husus icin hakli olabilirsin ama 2 ve 3 biraz simariklik olmus; hayat bu kadar kolay degil malesef biraz sebat etmeyi ogren bence.
0
bay b
(02.09.21)
(3)

Aralik'ta Fransa?

nefertarii
Tatil icin gitmeye bilet aldim; gidebilir miyim sizce? 20 gun kadar kalmayi dusunuyorum. 2 doz Biontech'liyim, asi kartim da pasaportuma islenmis durumda.
Tatil icin gitmeye bilet aldim; gidebilir miyim sizce? 20 gun kadar kalmayi dusunuyorum. 2 doz Biontech'liyim, asi kartim da pasaportuma islenmis durumda.
0
nefertarii
(01.09.21)
hahhaha gidersin gidersin
0
sizofren06
(01.09.21)
Çok büyük ihtimal gidersin.
Aralik güzel, noel pazarlari olur süslemeler falan :)
0
logisticsmanager
(01.09.21)
Colmara da gidin. Gidersiniz. Yurtdisi ucuslar acildi zaten. Umarim kisin tekrar kapanmayiz.
0
nax
(01.09.21)
(5)

Koşu bandı zararlı mı

kiriko
Arkadaşlar koşu bandında koşmak zararlı mı kilo vermek amacıyla kullanıyordum da
Arkadaşlar koşu bandında koşmak zararlı mı kilo vermek amacıyla kullanıyordum da
0
kiriko
(01.09.21)
coğu kişi zararlı diyor diz kapaklarına yük biniyormuş, hızlı yürüyün diyorlar.
0
duyurukullanıcısı
(01.09.21)
ben de aynısını çoğu kişiden duyduğum için baktım, yok öyle bişey. kulaktan kulağa uyduruluyor muhtemelen. bi de insanlarda doğal = sağlıklı algısı var, makine yapaylığının sıradan insan tarafından sağlıksızlıkla ilişkilendirilmesi sonucu ortaya çıkan bir sanrı olması da muhtemel.

edit: bu arada soruyu yanlış anlamışım; koşu bandında koşmak zararlı olabilir, sadece başka yerde koşmaktan daha zararlı olmadığını kastetmiştim. yani ortada zararlı olan bir şey varsa koşu bandı değil, koşmak olabilir.
0
bahis hesabi
(01.09.21)
Kilo vermek amaciyla kosudaki sikinti su; siz 5-10 kg fazlasi icin kosuyorsaniz sorun olmaz.

Ama 50-100 kg fazla icin kosmaya calisiyorsaniz sıkıntı. Bu bilimsel olarak kanitlanan bir olay, kemiklere, eklemlere binen ağırlık koştukça artiyor.

O sebepten çok fazla kiloluysaniz kosulmamali.
www.functionalaf.com.au
0
logisticsmanager
(01.09.21)
evet benim diz kapaklarımda sorun var koşu bandına çıkınca ağrı yapıyor sonra, o yüzden boştaysa kondisyon bisikleti veya spin bike kullanıyorum
0
nahtoderfahrung
(01.09.21)
spor salonudn 1 yıl koşu bandında koştum, sağ dizimde sorun oluştu.

eksisozluk.com
0
kanlakarisikyagmur
(01.09.21)
(4)

Parfüm tavsiyesi

put it in your appropriate place
Birkaç aydır görseldeki Hugo Boss'u kullanıyorum. Başka bir parfüm alsam mı diye düşünüyorum ama ne istediğimi bilemediğim için elim kolum bağlı.Genelde ofiste kullanıyorum parfümü. Sabah geldiğimde ve öğlen azar azar sıkıyorum ama ne kadar kalıcı emin değilim. Nadiren akşam çıkarken de sıktığım olu
Birkaç aydır görseldeki Hugo Boss'u kullanıyorum. Başka bir parfüm alsam mı diye düşünüyorum ama ne istediğimi bilemediğim için elim kolum bağlı.

Genelde ofiste kullanıyorum parfümü. Sabah geldiğimde ve öğlen azar azar sıkıyorum ama ne kadar kalıcı emin değilim. Nadiren akşam çıkarken de sıktığım oluyor. Sabah sıktığımda 156489 saat kalıcı bir parfüm yoktur tabii.

Şimdi günde birkaç sefer sıktığımda oha hayvan oldu olacak parfüm komple boşaltsaydın denmesini istemiyorum fakat yanımda duran insanların da üff müthiş bir koku var ortamda hafif hafif yumuşak yumuşak söylemleri olursa güzel olurdu tabii. Sanırım biraz yer çekimsiz ortamda muz yediğimde karpuz tadı gelsin istiyorum gibi bir şey oldu.

Sonuç hangi parfümü tavsiye ederseniz.
0
put it in your appropriate place
(01.09.21)
Hangi dönem? Akşam dışarı cikmalik yoksa ofis? Çünkü akşam dışarı cikmalik parfüm ile ofis farkli. Ofiste kimsenin buram buram black orchid falan kokmasini istemezdim.

Benim tavsiyem genelde terre dhermes. Her sezona gider. Parfüm versiyonu daha kalici ama bende normal versiyonu daha iyi.
Onun dışında daha çok örnek var. Eğer tek parfüm her yere kullanmalik diyorsaniz farkli cevap olur'
0
logisticsmanager
(01.09.21)
Hugo Boss Reversed

Kokusu cidden çok hoş, bayıcı değil. "İyi ki almışım" diyorum her sıktığımda.
0
deveyidiken
(01.09.21)
Parfüm tamamen sizin görünüşünüzle ilgili bir şey. Dünyanın en yakışıklı, karizmatik tipi de olsanız üzerinize giden ve gitmeyen kokular olur. Koku stilin bir parçası, giyiminizle, saç ve ten renginizle, boyunuzla, üslubunuzla uyumlu olması gerek.

Örneğin mülayim ağır başlı bir tip olup da ağır baharat ve deri kokuları kullanırsanız o koku sizinmiş gibi durmaz, az önce o kokuyu kullanan birinin yanından gelmişsiniz de koku üstünüze sinmiş gibi durur.

O yüzden bence biraz kendinizi anlatın.
0
akhenaten
(01.09.21)
Sauvage
0
hepbiarayisicinde
(02.09.21)
(6)

ingiltere'de ve bilimum avrupada konut sektörü nasıl bir sektör?

avatar is back
yani hiç mi hiç anlamıyorum ben. çok eski binalar var, yeni binalar çok az. aşırı küçük ve planı kötü 80-100 yıllık evler var. istenildiği takdirde atarım bazı linkler ama, hiç mi bazı yerlere yeni evler yapılmıyor nedir anlamadım. tabi eski bina derken Edinburgh'ta ki taş evleri ya da Heidelberg'i
yani hiç mi hiç anlamıyorum ben. çok eski binalar var, yeni binalar çok az. aşırı küçük ve planı kötü 80-100 yıllık evler var. istenildiği takdirde atarım bazı linkler ama, hiç mi bazı yerlere yeni evler yapılmıyor nedir anlamadım.

tabi eski bina derken Edinburgh'ta ki taş evleri ya da Heidelberg'i kastetmiyorum tabi. özellikle kötü mimari ve düşük m2'li ev sorunsalları var.

yine sorumu londra, berlin, paris özelinde de sormuyorum. arsaların pahalı olması şehirin çoğu yerinin dolması gibi. genel olarak buna takılmış değilim. sanki oralarda hiç inşaat sektörünün olmamasına takılmış gibiyim.

mesela yeni yapı bir kaç evi atayım fiyatlarıyla beraber;

1- www.zoopla.co.uk
2- www.zoopla.co.uk
3- www.zoopla.co.uk
4- www.zoopla.co.uk

yani yeni binaları gayet modern güzel yapan var mı var. apartmanlarda 120-130binlere daireler var ama arattığımda totalde tüm ingilterede 7-8bin ilan var. biz de yüzbinlerce ilan var sahibinden de mesela. adamlar umursamıyor mu nedir?

teşekkürler.

not : bişeyleri yargılayıp ya da yerme amacım yok tamamen merak ettiğimden detaylı öğrenmek istiyorum
0
avatar is back
(31.08.21)
Almanya'daki kiralık-satılık ev ilanlarına bakarken sizinle benzer şeyleri düşündüm. Almanya'da ev yokmuş, ev. Kiralık ev için kapının önünde kuyruklar oluşuyormuş. Eski evler nasıl eski size anlatamam. Avrupa'da resmen aç gözlü müteahhit eksiği var.

Şaka bir yana bence devlet izin vermiyor bu inşaat işlerine. Halkında talebi yok. Şehirlerin düzenleri belli, bunu bozmak istemiyor olabilirler.
0
GoodMorningTeacher
(31.08.21)
Green belt muhabbeti var Ingiltere'de. Yeterince konut arzi yok piyasada. Talep var ama arzi sinirli tutuyorlar iste. Bir nevi Istanbulda'ki taksi sorunu gibi. Sayilari az, boylece daha da degerli. Plaka agalari gibi izin vermiyor kodamanlar. Yerel halki da gaza getirip yuksek katli yapilara da karsi cikiyorlar bizdeki hese karsi cikan koyluler gibi. Yok community ruhunu olduruyormus, bolgede nufus artacakmis, yeterli okul yokmus, saglik ocagi yokmus, kendi evlerinin degeri dusuyormus.
0
neverletyougodown
(31.08.21)
Bu sehre gelme buraya tasinma diyor aslinda, gayet basit.

Hollanda'da devlet cogu eve de sahip oldugu icin serbest piyasa da olusmuyor.
Ucuza kirada oturan olene kadar oturuyor.

Boylece sehre yabanci gelemiyor sehrin yerlisi de gitmiyor.
0
divit
(31.08.21)
evet doğru tespit.
birincisi şu arsayı aldım istediğimi yaparım diyemiyorsunuz bizdeki gibi. hadi bir mucize oldu ev yapabileceğiniz (izin alabildiğiniz) bir toprağınız var, kafanıza göre yapamıyorsunuz. bizdeki gibi sadece kat izni vs değil dış görünüşüne kadar şehirle uyumlu olması adına detaylı bir kısıtlama var.
ikincisi vergiler, öldükten sonra mülkün devri (özellikle uk için) gibi konular toprak veya konuta yatırım yapmayı dezavantajlı kılıyor. enflasyon düşüklüğü, güven ortamı vs de eklenince bizdeki "en iyisi ev alayım, param erimez, kira da alırım oh" kafası oralarda işlemiyor.
bir kısır döngü olarak ev yapım ve inşaat, bakım, işçilik maaliyetleri yüksek.

işin sosyokültürel boyutunu da hesaba katarsak nüfusa göre ev yapma salaklığında olmadıklarından gereksiz ve yanlış (daha doğrusu plansız) göç artışını engellemek için de izlenen bir politika da var.

bu şehirlerin hemen hepsinde ev görücüye çıkarak kiralanıyor. çoğunda ev sahibine motivasyon mektubuyla başvurarak kiralama yapıyorsunuz. param var, tutuyorum olmuyor.

bizdeki durum anormal olan.
0
rewlack
(31.08.21)
Rewlack+1

Hanimin ailesi ne zaman Türkiye'ye gelse evlerin ne kadar dip dibe olduğundan, hiç bahçe olmamasindan, her evin copy paste olmasindan bahseder.
Misal onlarin yaşadığı yerde büyük ev yapayım küçük bahçe olsun diye olay yok. Alman gereken minimum arazi ve bahce miktari var.
Gene ayni sekilde evi de kafana göre yapamıyorsun.

Onun dışında böyle büyük konut projelerine halk karsi çıkıyor. Yaşadığım yerde en son iptal ettirdiler. Alışveriş merkezine bile karsi cikiyorlar zaten.

Yani öyle param var bina yapayim, param var üç villa dikeyim ikisini satayim falan yaptirtmazlar adama. O Türkiye'de falan oluyor anca. Bir de vergisi falan da yüksek öyle Türkiye'deki gibi katlanmiyor değer.

Türkiye'de kontrol yok. Cani sikilan bina dikiyor gibi, ülke büyük bir santiye. Yandaki bina ile diger bina arasinda sıfır uyum var. Bunlara izin vermiyorlar.

Hatta ufak örnek; evinin dis cephesini boyamak istediğin renk icin onay alman lazım.
0
logisticsmanager
(31.08.21)
İmar izni olmadığı için yeni bina sayısı bizdeki gibi değil. Bunun tek sebebi mimari veya çevre değil demografi de var işin içinde. İmar izni çıkmadığı için insanlar ya göçemiyor öyle akın akın ya da çocuk yapamıyor vs. Mantıklı yani.

İnşaat şirketleri benim yaşadığım yerde ekseriyetle çatı ve dış cephe kaplama balkon vs işiyle uğraşıyorlar. Sürekli çatı yeniliyorlar bir yerlerde, sürekli asma balkon platform takıyorlar o çirkin binalara camdan havalı böyle. Bir de restorasyon var. Tarihi binaları restore ediyorlar paso. Yeni bina dikme işi de var ama çok az. Bizdeki gibi inşaata bağlı ekonomi değil adamlar.
0
bana kedicik derdi
(01.09.21)
(3)

Bu Şarkıyı Nasıl Bulabilirim?

depresif çocuk
https://youtu.be/XPF-tl2WqOY?t=18003:00'da başlayan müziği bir türlü bulamadım.
youtu.be

03:00'da başlayan müziği bir türlü bulamadım.
0
depresif çocuk
(29.08.21)
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(29.08.21)
değil ama bu da iyimiş.
0
🌸depresif çocuk
(29.08.21)
Açıklamada müzikler epidemic sound'a aittir demiş.
Sanmıyorum ki ismi olan bir müzik olsun, soundtrack gibi yapmışlardır.
0
logisticsmanager
(29.08.21)
(3)

fırat aydunus

hlt1985
geçen sezon beşiktaşın şampiyonluk maçında fırat aydunusun son maçı diyorlardı ama bugün galatasaray maçını yönetmiş. Ben mi yanlış hatırlıyorum acep yoksa teoman gibi geri mi döndü?
geçen sezon beşiktaşın şampiyonluk maçında fırat aydunusun son maçı diyorlardı ama bugün galatasaray maçını yönetmiş. Ben mi yanlış hatırlıyorum acep yoksa teoman gibi geri mi döndü?
0
hlt1985
(29.08.21)
Tipik olarak kural değiştirildi ki boyle tipler devam etsin;
www.google.com
0
logisticsmanager
(29.08.21)
hakemler için uygulanan emeklilik yaşını uzattılar.
0
trajikomix
(29.08.21)
Aynısını ben de bugün arkadaşa dedim
0
olaylar olaylar
(29.08.21)
(6)

galeriden araba alınmaz mı gerçekten yahu

kanasla intihar eden adam
beğendiğim arabalar hep galerilerin elinde. hayatımda galeriye gitmiş değilim. bir otomatik araç almak istiyorum galeriden alsam başıma neler gelebilir?
beğendiğim arabalar hep galerilerin elinde. hayatımda galeriye gitmiş değilim. bir otomatik araç almak istiyorum galeriden alsam başıma neler gelebilir?
0
kanasla intihar eden adam
(29.08.21)
Galeriden ikinci araç almak sıkıntı. Ben Avrupa'da araç bakarken bile genelde garanti veren yerlere bakardım bunlarla ugrasmamak için.

Türkiye'de ise garanti falan zaten yok üstüne arabanın ortadan bulunduğunu sana söylemeyecek tipler dolu.
O yüzden alinmaz. Güvenilmez çoğu. Zaten tiplerinden de belli. Ben daha düzgün tipli galerici görmedim
0
logisticsmanager
(29.08.21)
%99'undan alınmaz. %1'i ayırt etmek de kolay olmadığı için almamak en iyisi.
0
signore
(29.08.21)
alınır niye alınmasın. geçen sene aldık, galericiye şu ekspere götürcez dedik, uzak muzak dedi ama geldi, eksperde adamın dediğinden başka bir şey çıkmadı ve arabayı aldık.

sadece onun şuraya gidelim bu iyi dediği eksperlere götürmemeye özen gösterin. dediklerinin haricinde bir şey çıkarsa eksper parasını onun vereceğini söyleyin.
0
trajikomix
(29.08.21)
ben galeriden aldım, hiç de tanımadığım bir adamdı. 3 senedir kullanıyorum hem çok memnunum hem de iyi yatırım oldu. bence tanımadığın birindense galeriden almak daha mantıklı, en azından adresi belli. ama gidip de 150 bin km'de araba alırsan her yerde kazıklanma riskin var.
0
roket adam
(30.08.21)
galeride kelepir fiyata araç bulunmaz öncelikle. 3-5 bin lira senin için değerliyse piyasayı kovalamalısın.
galerilerden araç alınmaz mı konusuysa insanların satamadıkları araçlarını galeriye ne verirsen fiyatına bırakmasıyla ilgili. insanlar siteler üzerinden satamadıkları aracı son çare olarak galeriye ölü fiyatına bırakıyolar. hal böyle olunca da çoğu galerici alıcılarına bunları iyi araç diye iteliyo.
galerilere özellikle yaşı yüksek araçlarda kesinlikle bulaşmamanızı öneririm. yüksek model, düşük km araçlardaysa çok sağlam bi ekspertiz firmasına gitmeniz hayati önem taşıyo.
0
johnnie w lker
(30.08.21)
Alınır. Sağlam bi ekspere götürdükten sonra bir şey olmaz.

Galericilerin çoğu araç bedelinden 3-5 kendi payını alıp asıl sahibiyle senin aranda aracılık yapan kişiler. Emlakçıdan ne kadar ev kiralanmaz/alınmaz ise galericiden de öyle. İçinde üçkağıtçı çok diye alınmaz değil. İyi incelensin, araştırılsın yeter.
0
sumuklurakun
(30.08.21)
(7)

yurtdışı dönüşü 1lt fazlası alkol getirip yakalanırsak ne olur?

buenosdias
normalde yüksek alkollü 1lt , düşük alkollü 2 lt sınırlaması var. ama ben 6,7 litre bavula sığdırmayı düşünüyorum. polis çevirirse ne olur?
normalde yüksek alkollü 1lt , düşük alkollü 2 lt sınırlaması var. ama ben 6,7 litre bavula sığdırmayı düşünüyorum. polis çevirirse ne olur?
0
buenosdias
(29.08.21)
O sınır DutyFree'deki satın almalar için geçerli. Bavulda getirilen alkol için bir sınırlama yok.
0
himmet dayi
(29.08.21)
O sinir ülkeye girişte geçerli. Cantanda getirmissin duty free almissin farki yok. Sadece duty free sana 1 ltden fazla satamaz, izin vermez ama istersen 50lt koyabilirsin bagaja.
Tek fark gümrük polisi cani isterse 5lt ye de el koyar 10 lt de ok der. Şans işi.

Polis çevirirse içlerinden 1 lt olacak şekilde seçmeni ister ve geri kalana el koyar.
0
logisticsmanager
(29.08.21)
himmet, duty free girişinde yazıyor yurtdışı girişlerde 1lt diye. sadece duty free alışverişlerinizde demiyor.
0
🌸buenosdias
(29.08.21)
Evet öyleymiş. Ben 5 litreyle geldim. Gümrükte de valizi geçirdiler x-ray'den ama bi şey dememişti polis. O yüzden sadece dutyfree diye aklımda kalmış.
0
himmet dayi
(29.08.21)
Yasal limit duty freede satıldığı gibi. Yani 1 lt yüksek alkol, 2 litre düşük alkol. Sen bunu ister duty freeden alırsın istersen bavulunda getirirsin. Duty free sana daha fazlasını satamaz çünkü yasal limitleri kendisi aşmış olur.

Yakalanma kısmı ise şans işi. Denetime ve kontrol eden polis memuruna bağlı ancak tespit ederlerse el koyma hakları var.
0
burka
(29.08.21)
Gürcistan dönüşü gümrükte el konulan içkilerden oluşan bir dağ görmüştüm.

İmha mı ediliyor acaba?

El konuluyor.
0
Mirket
(29.08.21)
Sansina kalmis tamamen. O an denk gelirse alirlar.

Bu arada duty free ulkeden bagimsiz satis yapar senin ulke sinirinla ilgilenmez.

Sana 3lt satar sen atiyorum siniri 2lt olan bir ulkeye gidiyorsan, o posete bakip duty free demez 1 litresine el koyarlar.
0
divit
(29.08.21)
(6)

Büyük bir şirkette "eeeh" bir iş mi, küçük şirkette yöneticilik mi?

luin 41
Büyük bir şirkette çalışıyorum. İş çok yoğun değil ama işi yapmaktan keyif almıyorum. Çok fazla inisiyatif alamıyorum, işler de biraz angarya... Şirket de insanlar da aşırı vizyonsuz, orada kaldıkça köreliyormuşum gibi hissediyorum. Şirketin adının getirdiği bir prestij ve kurumsal bir şirket olması
Büyük bir şirkette çalışıyorum. İş çok yoğun değil ama işi yapmaktan keyif almıyorum. Çok fazla inisiyatif alamıyorum, işler de biraz angarya... Şirket de insanlar da aşırı vizyonsuz, orada kaldıkça köreliyormuşum gibi hissediyorum. Şirketin adının getirdiği bir prestij ve kurumsal bir şirket olmasının bazı getirileri var. CV'me bu şirketi yazdığımdan beri iş başvurularıma da dönüş alıyorum. Kolay kolay kimseyi kovmayan bir şirket, batması da imkansıza yakın... İnsanın geleceğini maddi olarak garantiye alan bir yer özetle.

Karşıma bir başka fırsat çıktı: Çalıştığım şirket ile aynı maaşı veriyorlar. Yönetici pozisyonu. Diğerine göre biraz daha yoğun bir iş ama keyifli. İnisiyatif daha çok benim elimde olacak. Bu şirket de büyük markalara hizmet veriyor, dolayısıyla onun getirdiği bir prestij var. Daha çok öğrenme fırsatı var. Ama çok küçük bir şirket. Kendi sektöründe az çok tanınıyor ama o kadar...

Siz büyük bir şirkette "eeeh işte" dediğiniz bir işte mi çalışmayı tercih ederdiniz, yoksa küçük yerde büyük adam olmayı mı?
0
luin 41
(29.08.21)
sektör teknoloji, IT, yazılım vb. (mobile startup kafası gibi) değilse, bence küçük şirketlerde çalışmayın, büyük şirketlerde yükselmenin yollarını arayın.
0
makarnavodka
(29.08.21)
Makarnavodka+1

Sektör ve yapılan ise göre değişir.
Çalıştığım bir büyük sirkette planlamada excel kullanirsan bir sıkıntı vardir, biz excel kullanmayiz her şey icin bir program var demisti.

Öncesinde çalıştığım orta büyüklükte firma ama Türkiye'de yeni bir firma mrp'yi excel ile yapardi, her hafta sayim olurdu. Depo yönetim programi falan yoktu. Kimse üretimin sürekli az plan verip planin üstüne çıkmasını umursamazdi.

Şimdi bu ikincisinde bir çok kişi yükseldi falan ama aslinda adam yönetmesi falan zor çünkü sürekli sikinti var.

O yüzden ne is yaptiginiza göre farkli cevap olur bu soruda. Çok ufak yerde tedarik zinciri büyük yerden gelen insana cok zor gelir misal. Finans, muhasebe falan da ayni sekilde.
0
logisticsmanager
(29.08.21)
tecrubene, sektore, hayallerine vs gore degisir.

ben insaat sektorundeyim, kariyerimin 2. cegregine girdim, kucuk sirkette yonetici olmayi secerim, kucuk sirket ile buyumeye oynarim.
0
cooperr
(29.08.21)
Aynı maaş ve daha çok sorumluluk mu?
-Pas
0
etna
(29.08.21)
ben kurumsal olan büyük firmada kalırdım.
0
sizofren06
(29.08.21)
Küçük şirkette yöneticilik.

Ne iş yapıyorsan o işin eşdeğeri ya da daha iyisi pozisyonlarda başka işler bulman her zaman daha kolay. Büyük şirkette yönetici olmak için neler atlatman, neler başarman gerek, kaç senede oraya gelebilirsin (ya da gelebilir misin) bunun hesabını yap. Şu an başka işlere başvursan bu adamın tecrübesi belli diyerek daha görüşme bile yapmadan eleme eğiliminde oluyor şirketler. Diğer tarafta yöneticilik yaprasan yönetcilik tecrüben olur. Farklı işlere başvururken CV'inde ben bu işi yaptım diyebileceğim bir satır daha olur. Ben kendi çalıştığım sektörde olmak istediğim pozisyonla ilgili ilanlara nerdeyse üç yıl başvurdum. Kimse dönmedi. Ne zaman ki bulunduğum şirkette terfi aldım, title'ım değişti, Linkedin'den o pozisyonla ilgili iş teklifleri mesaj kutuma tıkır tıkır düşmeye başladı. Başvurduğum zaman da yapabiliyordum o işi, şu anda da yapabiliyorum. Ne değişti? Hiçbir şey. Ama işe alım yapanların algıları aptalca da olsa maalesef bu yönde çalışıyor.

Ha tabi sektöre göre koşullar farklı olabiliyor. Yaş kaç bilmiyorum, ama "geleceğini maddi olarak garantiye alan bir yer" lafından bir yere girip yıllarca çalışmak istediğin izlenimini aldım. Öyle bir durum varsa değerlendirilecek şeyler farklı olabilir. Biraz burda tecrübe kazanır, sonra kaçarım diyorsan, sektörün kolay iş bulabileceğin bir şeyse ben küçük şirket derim.
0
synesthesia
(29.08.21)
(10)

gurbetçi akrabalarınız, eş-dostunuz ne iş yapıyor?

avatar is back
almanya başta olmak üzere avrupa'ya göçenler genellikle ne iş yapıyor oralarda? benim bir kaç tanıdıktan biri galerici, birinin telefon dükkanı var. bir de inşaat işleriyle uğraşan (müteahhit değil) var. sizin çevrenizdekiler ne iş yapıyor avrupa'da?
almanya başta olmak üzere avrupa'ya göçenler genellikle ne iş yapıyor oralarda?

benim bir kaç tanıdıktan biri galerici, birinin telefon dükkanı var. bir de inşaat işleriyle uğraşan (müteahhit değil) var.

sizin çevrenizdekiler ne iş yapıyor avrupa'da?
0
avatar is back
(28.08.21)
Biri bira fabrikasında müdür. Biri hemşire. Daha büyükler (dedemin kardeşleri) işçi emeklisi. Çocukları işçi değil.
0
dissendium
(28.08.21)
Kuzenim kendine erkek kuaförü açtı.

Arkadaşım kurye.
0
makarnacanavari
(28.08.21)
yolda görsem tanımayacağım amcaoğulları fransa'da inşaat işi yapıyormuş. müteahhitlik gibi. biri inş. mühendisi. orada doğmuşlar.

edit: teyze oğulları olacaktı.
0
ya ben lan neyse
(28.08.21)
Aa Fransa’ya işçi olarak giden babamın kuzenleri var. Orada doğan çocukları da okullar okudu psikolog falan oldular. Bir arkadaşım Malta’da grafik tasarımcı olarak gitti. Ben de daha fazla Afgan, Suriyeli gelmesi ile birlikte her şeyimizi satıp Almanya’ya meyhane açmaya mı gitsek diye düşünüyorum :)
0
makarnacanavari
(28.08.21)
Avrupa denmez belki ama bir saat kadar önce kendi arkadaşlarıyla Moskova da bulunan aktabamla konuştum. Granit/mermer temelli dış cephe işinde çalışıyorlar.
3 aylığına gitti ama şimdi de kendisine oturum izni almayı teklif ettiklerini söylüyordu. Sonrasında vatandaşlığa kadar uzayabiliyormuş süreç.
0
Erva
(28.08.21)
Almanya’da akrabalarım var. Dayım tır şöförü yengem emekli hemşire. Annemin amcasının oğlu ve eşi düğün salonu işletiyor.
0
Hallegadola
(29.08.21)
kuzenim evlenip gitti viyana'ya. kocası türklerin ağırlıklı olduğu bir şirkette çalışıyor, kuzenim de türk mahallesinde sadece türklerin çocuklarını gönderdiği muhafazakar bir anaokulu açtı ve iki türk arkadaşıyla o anaokulunu işletiyor.
0
vestasy
(29.08.21)
Ben kendim satin alma müdürüyum.
Bir akrabam fabrikada işçi.
Bir akrabam böyle anahtar vs yapan bir dükkanda çalışıyordu.

Kendi arkadaşlarımdan çoğu beyaz yaka.
Inşaatta çalışan da bir tanıdık var.
0
logisticsmanager
(29.08.21)
Ben almanyada 3. Kusak oluyorum ve makinistim almanya devlet demiryolarinda. Benim peder ise ögretmen, 2. Kusak da cok Nadir Olaf birsey
0
samiabi19
(29.08.21)
Halam 2000'lerin başında gitti eş kontenjanından. Enişte BMW fabrikasında çalışıyordu, sonra yedek parçacıya geçti. Halam da temizliğe gidiyor ev için kredi falan çektikten sonra.

Amcam da eş kontenjanından gitti, eşi kuaför. Kendisi de McDonald's'da çalışıyor.
0
chicha_v2
(29.08.21)
(8)

Sorum yurtdışı gezileri ile ilgili

Filinta61
Simdi diyelim fransaya gittiniz. Louvre muzesinin kuyrugunu bekkemek ya da eyfel kuyrugunu beklemek cok uzun is degil mi ya. Ya da ne bimim italya da gunes altinda kolezyum sirasi beklemek.Bu nereden aklima geldi. Turistler gunesin altinda dolmabahce girisinde sira bekliyor. Belki turla gidilmis ols
Simdi diyelim fransaya gittiniz. Louvre muzesinin kuyrugunu bekkemek ya da eyfel kuyrugunu beklemek cok uzun is degil mi ya. Ya da ne bimim italya da gunes altinda kolezyum sirasi beklemek.

Bu nereden aklima geldi. Turistler gunesin altinda dolmabahce girisinde sira bekliyor. Belki turla gidilmis olsa onlar bir oncelik buluyor ama digerleri bekliyor e baya zaman kaybi olmuyor mu?

2. Sorum , misal barselonaya gittiniz e hadi bi mac izleyelim deseniz şak diye bilet alip giriliyor mu yoksa bu onceden ayarlanan bir sey midir.

Ben mi ben daha cikamadim ama kendim cikinca bu kuyruklar beni korkutuyor.
Ben gunes altinda durabilen biri degilim.

3.sorum cok gezenler gorunce hic beklediginiz gibi cikmayan c9k bilindik seyler neler.
Ornek ben mona lisayi cok buyuk bir tablo biliyordum minnacikmis ona da baya bi uzaktan bakiliyormus. Hayal kirikligi oldu gormeden.
0
Filinta61
(25.08.21)
1- Kapısında kuyruk olacak kadar büyük müzelerin büyük çoğunluğu online bilet de satıyor, gitmeden önce biletimizi alıyoruz kuyrukta bekleyenlere el sallıyoruz.

2- Büyük takımlarda kombine oranı çok yüksek, genel satışa az bilet çıkıyor. Bilet varsa gidersin.
0
10032007
(25.08.21)
valla afedersin ama çok büyük amelelik oluyor. zaten ya ilk defa yurtdışına gidenler ya da 2-3 günlüğe gidenler o kuyruğa giriyorlar (misal ben :D) aynı ülkeye 2-3 defa gidenler sonraki gidişlerde çok daha keyifli geziyorlar. küçük ama gizli cennet gibi dediğimiz yerleri geziyorlar daha anlamlı ve dolu dolu geçiyor zaman.

2- barselona örneğinde haklısın, maça bilet bulmak zor. 1-2 ay önceden alanlar var genelde.

3- ben çok gezmedim ama genelde parise gidenler için çok büyük hayal kırıklığı oluyor deniyor. hatta şöyle bir olay da var boardinginfo.com
0
avatar is back
(25.08.21)
1- Yurtdışına gidildiğinde amaç zaten o kadar kilometre gittikten sonra o yapıyı/eseri/müzeyi görebilmek. Sizin amacınız tr dışına ayak basmaksa suriye ya da italya fark etmiyordur. Şahsen tarihi değeri olan şeyler için asla beklemekten gocunmam. Mesela galata kulesine çıkmak için asla bilet beklemem çünkü istanbulun beton menzarası dışında bir şey vaad etmiyor ama louvre için beklerim. O kadar kilometre gelmişim zaten. Ayrıca online satışı oluyor genelde popüler yerlerin

2- Camp nou’da bulundum ama bilet mevzusunu bilmiyorum. Bunu eminim google’lasanız öğrenirsiniz.

3- çin seddi öyle dümdüz yol değilmiş. En azından baş kısımları. Ama hayalkırıklığı demem, gayet güzeldi.
0
helena
(25.08.21)
1) biçok müzede online bilet alınca bilet değil giriş sırası bekliyorsun, o da çok uzun sürmüyor. Louvre ve Avrupa'daki birçok popi müzede yıldırıcı sıra beklediğimi hatırlamıyorum. Bir tek vatikan'da beklemiştim 1 saatten fazla, o da benim salaklığım. Tabii müzesine ve şehrine göre hangi saatte, hangi günde ve hangi bilet tipini aldığına göre çok daha kısa sürede girebildiğin oluyor; araştırmak lazım.

Hepsinden öte, zaten orada olma amaçlarından biri o müzeyi görmek olan insanlar için 1 saat beklemek katlanılmayacak bir şey değil.

Maç işi de ülkeye göre değişiyor ama popi takımlara bilet bulmak çok zor. Kimi günler aylar öncesinden bitiyor, çoğu kombine zaten.

Mona lisa'nın boyunun ne önemi var ki, 5x5 olsa ne fark edicek. Piksel piksel görmenin çok özellik getireceği bi tablo değil. Ki ondan daha incelikli bir sürü esere çok yakından bakabiliyorsun çoğu müzede. Evet Mona Lisa çok ünlü olduğu için diğerlerinden farklı olarak yanına yaklaşamıyorsun ama baya bi uzaktan değil, 5m olması lazım. Öte yandan yine louvre'da bulunan 2-3bin yıllık mısır tabletlerine dokunsan dokunursun.

Viyanadaki hundertwasserhaus hayal kırıklığı demeyelim de, fotolarda göründüğünden daha az etkileyici ve "sıradan" gelmişti. Panoramik, iyice inceleyebileceğin bi yer bulamadım etrafta, dibinden bakınca da wow diyememiştim.
0
Bruce
(25.08.21)
En iyisi onceden arastirmak, biletini almak, hatta online alinca daha ucuz olabiliyor. Ben 2019da la sagrada familia'ya gittim, kapida satis yok diyip almadilar mesela ne sinir olmustum. Ben de tum gunumu Barcelona stadina, Barcelona muzesine ayirmistim. Buyuk takimlara mac bileti zor oluyor, ama karaborsacilar var, cok paran varsa girersin her turlu konser mac farketmez.
0
neverletyougodown
(25.08.21)
Çok şehir gezdim denemez (Fransa'da yaşadığım için 10-15 tane şehir, barcelona, st petersburg, budapeste, prag, viyana) ama öyle acayip beklediğim yerler olmadı hic. Zaten haftasonu louvre girmeye çalışan biri degilim.

Büyük takimlara karaborsa vs dışında zor. Zaten çoğu bilet satiliyor kombine vs.

Eiffel kulesi. Ben harbiden "gidelim neymiş bu" diye gittim. Baya uzun süre bakıp durdum, açıkçası çok büyük ve demir vs de desen altinda etrafinda bulunmak enteresan. Öyle sanatsal bir özelliği olduğunu sanmıyorum ama beni etkilemisti büyüklüğü.
Versailles sarayi çok sarmamisti. Ama park kisimlari falan saraydan çok hoşuma gitmisti.
0
logisticsmanager
(25.08.21)
1- evet uzun is. Bazisinin raconunu bilmek gerekiyor. Mesela italyadaki muzelere internetten randevu alman gerektigini bilmezsen butun gun kuyruk beklersin, bunun gibi. Hangi saatte gidecen nereden bilet alacan vs raconunu bilmek lazim. Bazısında fast track biletler oluyor daha fazla odeyip giriyorsun falan. Bazisinda da beklemene değecek yer oluyor bekliyorsun mesela pasa paşa.


2- mac olayindan hic anlamam ama bu tur seylere onceden rez yapman gerekor genelde. Son anda ya olmaz ya da pahalı olur. Ben de gunes altinda beklemekten nefret ederim bu arada.


3- valla hemen hemen Avrupa'daki her yer benim icin böyle diyebilirim.
Illa spesifik noktalar istersen eyfel ve pisa kulesi ilk aklıma gelenler. Hatta genel olarak komple Paris. Paris ne tirt bir yerdir arkadas. Bildigin standart caddeyi bile ünlü etmisler. Sanzelizeymis hay popom. Hepsini tek tek sayamayacam ama gordugum hemen her yer beklentimin altinda kaldı iste. Populer noktalar hep boyle. Insanlar abarta abarta bkunu çıkariyor beklentiyi ucuruyor sonra gidiyirsun fiss.

Butun avrupa dedim ama Romayi ayri tutarım yalniz, Roma gordugum en guzel sehir. Floransa da fena değil.
0
stavro
(25.08.21)
1- online bilet alinca veya onceden rezervasyon yaptirinca bekleme derdi olmuyor.

2- ben bakmistim ama mesela madrid'de espanyol ve real madrid macina ayni gun bilet vardi ama aydan filan izliyordun maci.

3- en buyuk hayal kirikligim Akropolis olmustu. Efes'in ancak getir goturunu yapar. yazik ki Efes bu kadar bilinmiyor.
0
in vino veritas
(25.08.21)
(7)

furminator sadece ölü tüyleri mi alıyor yoksa kisaltma da yapıyor mu

all girls dream
5 aylık goldenim var bu ürünü kullandıktan sonra tüyleri kisaldı gibi geldi bana göz yanilsamasi mi bilemedim
5 aylık goldenim var bu ürünü kullandıktan sonra tüyleri kisaldı gibi geldi bana göz yanilsamasi mi bilemedim
0
all girls dream
(24.08.21)
Göz yanilsamasi olabilir. Kendi köpeğimde kisaltma yapmadı.
Ama haftada bir furminator gun asiri tarama.
0
logisticsmanager
(25.08.21)
Furminator zorlayınca normalde kopmayacak tüyleri de topluyor. Çok abartmamak lazım yani furminator ile tararken. her bölgeden 2-3 defa geçmek yeterli. Sürekli furminator ile tarayayım, hiç tüy dökmesin etrafa diye bir şey zaten yok. Tüylerde kısalma değil de azalma olmuştur. Makas gibi kesmiyor ama o bölgede tüy azaldığı için size kısalmış gibi görünmüş olabilir.
0
himmet dayi
(25.08.21)
Kısaltma yapmıyor.
0
veritaslibertas
(25.08.21)
aynı şeyi ben de düşünmüştüm ama sonra tam da yukarda himmet dayının dediği gibi olduğumu anladım
0
rentts
(25.08.21)
Golden’ım 3 yaşına girecek. 2,5 sene evvel ilk heves aldığım furminator’ü iki defa kullanıp attım. İyi ki de öyle yapmışım. Bebekken uzamamış tüylerini bile yolan bir alet, şimdi upuzun olan tüylere neler yapmaz… şimdi tarak başlıklı fırça kullanıyorum. Üşenip kendi saçlarımı taradığım fırçayı kullanıyorum bazen. Onun da çok hoşuna gidiyor, mayışıp kalıyor.
0
the she ronin
(25.08.21)
@the she ronin, alet "yolan" ve uzun tüylere bir şey yapacak bir alet değil. furminatörün olayı dökülmeye yüz tutmuş ölü tüyleri toplaması. siz aleti yanlış kullanmış ya da sahtesini almış olabilirsiniz. furminatör piyasada neredeyse orijinalinden bile ayırt edilemeyecek kadar sahtesi bulunan bir ürün.
0
veritaslibertas
(25.08.21)
@veritaslibertas Almanya’dan almıştım. Kısa tüylü köpeklerde daha başarılı olduğuna şahit oldum. Klinikte başkaları tarafından kullanımını da gördüm. Benim gözümde yüzeysel bir alet.
0
the she ronin
(25.08.21)
(21)

Zengin olamamaktan nefret ediyorum

goklerdengelenkarar
Fakir değilim. Durumu iyi ya da orta direk falan da olmak istemiyorum. Hayvan gibi zengin olmak istiyorum. Kendini yetiştirmiş ve daha iyilerine layık biri olarak tanımlarım kendimi. Potansiyelimin altındaki maddi durum yaşamımı çekilmez hale getiryor. Bindiğim arabadan, yaşadığım evden, gittiğim ma
Fakir değilim. Durumu iyi ya da orta direk falan da olmak istemiyorum.

Hayvan gibi zengin olmak istiyorum. Kendini yetiştirmiş ve daha iyilerine layık biri olarak tanımlarım kendimi. Potansiyelimin altındaki maddi durum yaşamımı çekilmez hale getiryor.

Bindiğim arabadan, yaşadığım evden, gittiğim mağaza ve marketlerden, giydiğim kıyafetlerden tatmin olma şansım yok.

Fakir olsam durumu kolayca kabullenirim. Fakirm zaten der geçerim. Ama bu ortada kalmışlık hissi rezalet bir şey. Fakirin dünyasına da ait seğilim zenginin de.

Bunun için psikolojik destek almalı mıyım?
0
goklerdengelenkarar
(24.08.21)
Destek şart.
0
olaylar olaylar
(24.08.21)
kendi işini kurmalisin. o kadar nefret ediyorsan zaten icinden cikmak icin her seyi denersin. daha iyilerine gercekten layiksan bir sekilde basarirsin zaten. bak zengin olan nasil yapiyor, sen de dene.
0
robokot
(24.08.21)
Bela birdir. Sabretmezsen iki olur.
Öyle ki, bir zaman gelir şimdiki halini bile ararsın.
Psikolojik destek için harcayacağın parayı fakirleri arayıp bularak onların hal hatırını sorarak kendilerine verirsen hayata dair sancı veren bazı düşüncelerin de değişebilir.
0
Erva
(24.08.21)
@erva katılmıyorum. Kişinin halinden memnun olmayıp daha iyisini istemesi doğraken bahşedilen nefsinin gereği.

Kim daha kötüyü ister?


Ayrıca kimine trilyonlar verip kimini kuruşlarla imtihan eden sistemi adil bulmuyorum. Beşerin yaptığı sınav bile daha adil.

Birine trilyon vermeyip milyonlar verse, diğerini de kuruşa mahkum etmek yerine trlyonlardan arda kalanım içinden en azından binler verse adil olmaz mıydı?

Ben iki cihanda da adeletin olduğuna inanarak büyüdüm de. Pek öyle değil gibi sanki.
0
🌸goklerdengelenkarar
(24.08.21)
Bence de psikolojik destek almalisin. Zira bahsettigin seyler "basarmak, bir sektoru sekillendirmek, liderlik etmek" falan degil. Araba, kiyafet, magaza falan gibi seylere odaklanmissin. Bu da basarisiz olmaya mahkum bir bakis acisi zira kendini karsilastirip asagilik hissedecegin senden daha zengin, daha iyi arabasi olan, daha buyuk evi olan insanlar hep olacak. Bence bu bahsettigin kadar ciddiye kesinlikle psikolojik bir sorun.
0
hot potato
(24.08.21)
daha iyilerine layık"
"Potansiyelimin altındaki maddi durum"

Peki bunları değiştirmek için bir şey yapıyor musun? Yapıyorsan bunun seni oraya ulaşana dek canlı tutması gerek.

Bu arada çok para kazansan da pek bir şey değişmeyecek, onu söyleyeyim. Önemli olan alınan yolun kendisi, sonuç değil.

Psikolojik destek konusunda yorum yapamayacağım, fikrim yok.
0
hayirsiz
(24.08.21)
@hayirdsiz, bence çok şey değişecek benim için. İsterseniz şartlarımızı değişebiliriz :)

Bir şeyler yapıyorum. Sonuca da yakınım. Ama beklemeye tahammülüm kalmadı.
0
🌸goklerdengelenkarar
(24.08.21)
Gayet normal düşünceler bunlar. Olması gereken hissiyat zaten bu.
Azmetmeye devam et umarım gönlünden geçen gibi olur
0
photo85
(24.08.21)
Gayet normal düşünüyorsun +1

Bu ülkede "standart" bir yaşamın adı lüks oldu artık. Yani belki Bugatti marka bir arabaya binmek lüks olabilir ama mesela eğer bir Alfa Romeo Giulietta almaya bile gücün yetmiyorsa, senden öte o ülkede bir sıkıntı var demektedir.

İnsanların bu durumu kanıksaması benim de canımı çok sıkıyor ama elde tek şans kalıyor, buralardan siktir olup gitmek
0
deveyidiken
(24.08.21)
bence de haklısın böyle düşünmekle. bugün aynı şeyi düşündüm hatta. bu ülke zengine güzel. bu pahalılıkta maaşlı çalışan olarak yaşamak çok zor.
0
nothing in my way
(24.08.21)
ben de aynıyım. desteklik durum yok bence. ortanın ortası olmak çok kötü.
0
Hallegadola
(24.08.21)
Hayvan gibi zenginlikten kastin ne tam emin değilim.
Misal bir bmw bir yazlik gibi birşeyse farklı kendi uçağın olup uzaya seyahete gitmekse farklı.

Özellikle ikincisi gibi birşey için kendini bu kadar hirpaliyorsan üzülürüm ama diğeri için çabalaman normal.

Şükretmek zenginler tarafından fakirleri tutabilmek için üretilmiş bir şeydir. O yüzden daha fazlasını istemen normal ama bir noktada artık "tamam biraz kafamı dinleyeyim lan" demen de lazım.
0
logisticsmanager
(24.08.21)
Syabk +1
Erva’nın dediğini de uygulayabilirsin, verdikçe zenginleşirsin.

Ona kalırsa ben de kendimi çok daha iyi şeylere layık görüyorum ama sistem öyle çalışmıyor, Ayrıca Sakıp Sabancı’nın bir videosu dönüyordu, o kadar param oldu ama oğluma bir ayakkabı alamadım diye. Otomobil fabrikası kurdum ama oğlum benden bir araba istemedi diye. Çünkü çocukları engelliydi. O da daha iyisine layık olduğu düşünmüştür elbet ama bunun sonu yok. Birinin trilyonu varken yürüyemez, ötekisi milyonum yok diye diye koşar.
0
epitaf
(25.08.21)
Potansiyelinin altında olduğunu düşünüyorsun ama değilsin emin ol. dünyada milyonlarca insan muhtemelen haketmediği şeyleri yaşadığını düşünüyordur.

ayrıca sistemi bozan veya gelir adetsizliği yapan beşerin ta kendisi. aslında siz de bunun bir parçasınız. 8 milyarlık dünyada 7,9 milyar insandan daha iyi yaşamak istiyorsunuz. bunun için her şeyi yapabilecek potansiyeliniz var işte dengeyi bozan da bu doyumsuzluk ve hırs.
0
nuisance
(25.08.21)
fakirlikten orta halli bir duzeye gecmek nispeten kolay.
iyi maasli bir is bulursun ve artik bir seviye yukselmissin demektir.

ama o orta segmentten bir yukariya cikmak cok cok zor

dusunsene en iyi maasli calisan 30-40 bin filan aliyordur. belki 50-60 bin

ama ust segmentteki bi adamin arabasinin senelik masrafi 100bin olabiliyor.

zengin olmayi istemek ve bu dogrultuda calismak bence dogru. kabul edilebilir.

ancak bu konu hakkinda bir cok bilimsel calisma sonucu diyor ki; para ve mutluluk arasindaki korelasyon sandigimiz kadar guclu degil.

yani simdi 100 liran var 1 birim mutlusun. 1000 liran olunca 10 birim mutlu olmayacaksin

bir yerden sonra paranin mutluluga etkisi muhtesem azaliyor. ornek veriyorum, 100 milyon dolarin olmasiyla 110 milyon dolarin olmasi arasinda pek fark yok

bir de bence zenginlik parayla alakali bir durum degil. milyar dolarinda olsa elindekiler yetmiyorsa fakirsindir
0
foster
(25.08.21)
potansiyelinin altındaki derken? serbest piyasa ekonomisinde herkes aşağı yukarı potansiyelinin tam olarak karşılığı pozisyonlarda yaşıyor aslında. genelde bu tarz cümleler kuranlar, kendine aynadan tam olarak bakamayan insanlar oluyor. mesela çok iyi teknik adamlar var, abi bana zaman verin facebook'u baştan sona yazayım triplerinde olurlar, belki geçrekten de yazarlar ama mark zuckerberg'in 1) sosyal becerisi 2) o dönemki ruhu ve fırsatı yakalama imkanı 3) risk iştahı 4) akademik geçmişi ve ortamı o arkadaşlarda olmadığı için bulunmak istedikleri yerde olamıyorlar. ben yerinde olsam, kuru kuru bunu istemekten ve şikayet edip mutsuz olmaktansa neden potansiyelinin altında kaldığına odaklanırım. psikolojik destekten ziyade kişisel ve kişilik gelişimime daha çok ağırlık verirdim. sen neden potansiyelinin altında bir yaşam sürdüğünü düşünüyorsun, şanssız olduğun nokta neresi, buna odaklanırım.

trde otomobil dışında yurtdışına göre çookk pahalı olan bir şey yok. üst düzey beyaz yakalı biri doğru yatırımları yaparsa birkaç yılda (tabiri caizse) milyoner olabiliyor hele ki şu enflasyon döneminde. karı koca çalışıp villada oturan yaşayan, hayatını düzen altına almış 35 yaşında insanlar tanıyorum hepsi de maaşlı çalışan. araba takıntınız yoksa bunlar mümkün, dediğim gibi beklenti ve plan meselesi. otomobil konusunda ise isyanında haklısın, ben de türkiyede giriş sınıfı lüks araç fiyatına amerikada porsche satıldığını görünce üzülüyorum ama o da işte ülkemizin bir dezavantajı.
0
roket adam
(25.08.21)
MUhtemelen hayvan gibi zenginlik değil mevzu, emeğin karşılığında elde edebildiklerin.

Avrupalı bir dengin, rahatlıkla araba sahibi olup, meyvenin sebzenin, sütün, aburcuburun, kuruyemişin daha kalitelisine daha az emek karşılığında erişiyor. Beni de son 1 yıldır sıkan şey bu, tl bazında ne kadar para kazansam da bir gelişmiş ülkede yaşayanla denk şartlara erişmem çok zor.

Sadece otoyolda giderken bile lüks arabaların yabancı plaka olup istedikleri hızda gidebilmeleri bile canımı sıkıyor, ben saatlik çalışmamla 3 litre benzin alırken onlar muhtemelen 10 litre alabiliyor mesela.

Bu noktada psikololjik desteklik bir durum yok, kendi işini kurmak en mantıklı şey olur.
0
atom karincanin torunu
(25.08.21)
Kendi işini yapmadan bu çok zor.
Muhtemelen bu adamlar bu parayı kazanıyorken ben nasıl kazanamıyorum diye çok düşünüyor olman lazım. Çünkü bu konuda yalnız değilsin.
0
liberal
(25.08.21)
zengin olmanın ne demek olduğu hakkında, öyle sanıyorum ki, hiçbir fikrin yok.

ben şu an 31 yaşındayım ve şu anki en büyük korkum, elime bir anda yüksek miktarda bir para geçmesi. çünkü finansal zekam oluşmaya başladıkça şunu farkediyorum ki, aslında ben parayı kullanmayı bilmiyorum.

elime para geçse çar çur edeceğim diye çok korkuyorum.

şu an elime geçen parayı kuruşu kuruşuna takip ediyorum ve kendimi geliştirmeye çalışıyorum. elimdeki az miktarda paradan nasıl para yaratabilirim diye.

şu an senin eline havadan bir milyon tl geçse sen bu kafayla borca girersin. gidip ev araba alırsın ve üstüne kredi çekersin. daha da borçlanırsın.

ek iş bulup akşamları çalışırsın ve zerre zamanın kalmaz. maddi duurmun sadece iyi "görünür" ama hayatı yaşayamazsın ve 10 yıl sonra tamamen batarsın.

eğer tek bir tavsiye istiyorsan bu haftadan başlayarak her pazar akşamı bir saatini nakit akışını incelemeye ayır.

bol şans.
0
sensible soccer
(25.08.21)
Davulun sesi uzaktan hoş gelir. Zengin olunca bütün dertlerinin biteceğini zannediyorsan yanılıyorsun dostum. Para değil huzur mutluluk getirir. İç huzurunu sağlamanın yollarını aramalısın ve hayattan zevk almayı öğrenmelisin. Gerekirse destek al.
0
iwasbornonamountainside
(25.08.21)
kendini yetistirmis ve daha iyilerini haketmiyorsun demek ki. uzgunum tekrar deneyiniz

sana soru sormak istiyorum musadenle. su an 1 milyon dolar versem ne yaparsin? ne yapardin. ev ve araba mi alacaksin :)

planin nedir? is mi kuracaksin ne isi olacak bu?
bu soruya guzel bi cevap verebiliyorsan detaylayabiliyorsan hakediyorsun demektir. ve hakeden seye para kendiliginden gelir.
0
turbo sadık
(25.08.21)
(4)

1 senede 3 iş değiştirmek ve 4.sü?

goodman
1 sene içerisinde şu an 3. şirketimdeyim. Bir ilan var ve maaşı acaba %50 arttırabilir miyim düşünmeye başladım şimdiden. Başvursam mı? Bu bizi de bırakıp gider derler mi?
1 sene içerisinde şu an 3. şirketimdeyim. Bir ilan var ve maaşı acaba %50 arttırabilir miyim düşünmeye başladım şimdiden. Başvursam mı? Bu bizi de bırakıp gider derler mi?
0
goodman
(24.08.21)
ben olsam 2.den sonra sorgulamaya başlardım ama allahın hakkı 3müş harbiden
0
nahtoderfahrung
(24.08.21)
Ikinciden sonra sorgularim. Almama ihtimalim çok yüksek. Ki ikcilarin da böyle düşündüğünü gördüm şirket içinde.
0
logisticsmanager
(24.08.21)
hem bizi bırakıp gider derler, hem de çok geçimsiz veya başka bir sıkıntısı var ki çalıştığı yerde uzun süre durmuyor derler.
0
etna
(24.08.21)
Sen başvur bence. Öyle düşüneceklerse bile bırak onu onlar düşünsün.
Sorulursa güzel bir sebep ayarla.
0
michael_knight
(25.08.21)
(23)

İş olan günler kaçta yatıp kaçta kalkıyorsunuz?

hayaletimsi
Kaçta yatıyorsunuz?Kaçta kalkıyorsunuz?Mesai başlangıç saatiniz nedir?Evden kaçta çıkıyorsunuz?Uyuduğunuz uyku yetiyor mu?
Kaçta yatıyorsunuz?
Kaçta kalkıyorsunuz?
Mesai başlangıç saatiniz nedir?
Evden kaçta çıkıyorsunuz?
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu?
0
hayaletimsi
(23.08.21)
12-2 arası yatıyorum, 8.30-8.50 gibi kalkıyorum.
Mesai esnek ama 9 diyelim.
yataktan çıkıp yüzümü yıkayıp masaya oturuyorum.
genelde yetiyor gün içinde uyumuyorum hiç.
0
jelly bear
(23.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz?
ertesi gün işe gideceksem 11-12 gibi yatarım, evden çalışacağım gün 2 gibi.

Kaçta kalkıyorsunuz?
ofis için: 4:45'te kalkıyorum. evden ise 7:30

Mesai başlangıç saatiniz nedir?
8:00

Evden kaçta çıkıyorsunuz?
5:30

Uyuduğunuz uyku yetiyor mu?
Evet. Çünkü haftada 1 gün ofis.
0
himmet dayi
(23.08.21)
ayy anket en sevdiğim :d

Kaçta yatıyorsunuz? 12-1 bazen 2-3
Kaçta kalkıyorsunuz? 8
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 9.30
Evden kaçta çıkıyorsunuz? 9
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? yes sir
0
kimberly
(23.08.21)
12-1 gibi yatıyorum.
7.15'te kalkıyorum.
evden 8 gibi çıkıyorum.
mesai 10da başlıyor.
erken kalktığımda 24 saat uyumuş bile olsam uyku yetmiyor.
0
bir kum tanesindeki atom alti parcacik
(23.08.21)
00:00
08:30
09:00
remote
evet
0
nibba
(23.08.21)
23.00-24.00 gibi yatıp 08.45 gibi kalkıyorum. Mesai 09.30’da. Uyku bana hiçbir zaman yetmiyor.
0
ruhen hastayim ben
(23.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? 2
Kaçta kalkıyorsunuz? 8:45
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 9
Evden kaçta çıkıyorsunuz? n/a
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? hayir
0
hot potato
(23.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? 12-2 arası değişiyor.
Kaçta kalkıyorsunuz? 7:15-7:30 arası
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 9
Evden kaçta çıkıyorsunuz? 8:40
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? Değişir. 12'de yatarsam evet ama dün 1:30 gibi yattim 5:30 saat uyudum uykum geldi yani işte.
0
logisticsmanager
(24.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? 11-12
Kaçta kalkıyorsunuz? 7
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 8
Evden kaçta çıkıyorsunuz? 7.15
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? Pek sayılmaz, 2 yaşında bebe var
0
snd88
(24.08.21)
* Genellikle 12'den sonra.
* 9'dan önce kalkmam nadirdir. Zaten alarm ile uyanırsam acayip mutsuz oluyorum.
* Resmi olarak 9-10 ama kişiden kişiye göre değişiyor.
* Çıkmıyorum, remote.
* Kendi kendime uyanırsam yetiyor. Aksi halde öğleden sonra 3 gibi pilim bitiyor.
0
yürümeyin
(24.08.21)
- Kaçta yatıyorsunuz?
23.00 ile 00.00 arası. Bazen sarkıyor.

- Kaçta kalkıyorsunuz?
Sabah kimin aldığına bağlı olarak sabah 6 ile 6.30 civarı.

- Mesai başlangıç saatiniz nedir?
8.00

- Evden kaçta çıkıyorsunuz?
Kimin aldığına bağlı. Geçtiğimiz haftada 7'de çıkıyordum. Bu hafta 6.40.

- Uyuduğunuz uyku yetiyor mu?
Psikolojime bağlı sanırsam. Keyfim yerindeyse yetiyor, değilse yetmiyor.
0
put it in your appropriate place
(24.08.21)
00.30
07.15
08.00
07.40
Evet.
0
pispinti
(24.08.21)
yatış 11 gibi. çoluk çocuk rahat verse 10'da yatarım. erkenden uyumayı seviyorum.
6'da kalkış
7:20 evden çıkış
45-60dk bisiklet turu
8:30 iş başı
uyku tam yetmiyor gibi. 10'da yatabilsem süper olacak.
0
lazpalle
(24.08.21)
Ben:
22.30-23 arası yatıyorum.
7 de kalkıyorum
mesaim 9 da ama evden çalışıyorum.
uyku yetiyor.

Eşim:
22.30- 23 arası yatıyor.
6 da kalkıyor.
Mesaisi 8 de , 6.40 da evden çıkıyor.
uykusu yetmiyor.
0
zimbirik
(24.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? 23:30-24:00
Kaçta kalkıyorsunuz?06:15
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 8:15
Evden kaçta çıkıyorsunuz? 6:50
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu?

yetmiyor bazen yolda uyuyorum bazen evden çalışıyorum o zaman 8 de kalkıyorum böylelikle dengeliyorum.
0
xdenizx
(24.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? "1-5 arasi "
Kaçta kalkıyorsunuz? "7-8 arasi"
Mesai başlangıç saatiniz nedir? "9:30 gibi"
Evden kaçta çıkıyorsunuz? "8:30 gibi"
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? "genellikle evet"
0
sweetoffice
(24.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? 12-1
Kaçta kalkıyorsunuz? 6-6:30
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 8
Evden kaçta çıkıyorsunuz? 7:05
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? asla
0
birmilyonunvarmi
(24.08.21)
8.50'de kalkıyorum. 1-2 gibi yatıyorum. evden çalışıyorum. uyku yetiyor.
0
roket adam
(24.08.21)
iş günü 12-2 yatış, 6-7 kalkış. işten dönünce 2 saat uyuyorum.
0
ya ben lan neyse
(24.08.21)
12-12:30 gibi yatıyorum.
06:10 da kalkış. uyku iç yetmiyor
0
gazozailacatmauzmani
(24.08.21)
Ofise gideceğim gün 1-2 de yatıp sabah 6:50 de kalkıyorum.

Evden çalışacağım gün 1-2 de yatıp 8 de kalkıyorum.
0
robin one persie
(24.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz?

23-01 arası. Nadiren dışına çıkıyorum. Genelde 00.30 falan ama

Kaçta kalkıyorsunuz?

8.00

Mesai başlangıç saatiniz nedir?

9

Evden kaçta çıkıyorsunuz?

8.45

Uyuduğunuz uyku yetiyor mu?

Ehh ama ben hep üşengeç ve uykulu biriyim..
0
nundu
(24.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? 1’den önce mümkün olmuyor.
Kaçta kalkıyorsunuz? 08.20’de alarm çalıyor ve uyanıyorum.
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 09.00
Evden kaçta çıkıyorsunuz? Evden çalışıyorum.
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? Hayır malesef yetmiyor, hayatımda hiç yettiğini de hatırlamıyorum.
0
hrvl
(24.08.21)
(5)

viskinin tadı bozulur mu

papa ikinci jambon
1-2 yıl önce açılmış bir viskinin tadında değişme normal midir? yüksek alkollü bişey olmaz diye içiyoruz ama tadı bi tuhaf
1-2 yıl önce açılmış bir viskinin tadında değişme normal midir? yüksek alkollü bişey olmaz diye içiyoruz ama tadı bi tuhaf
0
papa ikinci jambon
(23.08.21)
sanırım oksijen alınca zamanla değişiyor. Ben de aldığım 1 şişeyi genelde 1 yıl içinde falan bitiriyorum, ilk açtığımdaki tatla son tat biraz farklı oluyor. (baştaki keskin güzel tadı gidiyor gibi hatırlıyorum)
0
nhk ni youkosu
(23.08.21)
Eğer ağzı iyi kapanmissa ya da tipaya viski değecek şekilde koyulmadiysa olmamasi lazım.
0
logisticsmanager
(23.08.21)
Kapak iyi kapanmazsa alkol buharlasabiliyor, alkol giderse de içki bozulabiliyor. o yuzden bu tip ickileri plastik mantarla kapayıp ters tutmak gerekiyor
0
apocalipy
(23.08.21)
Viskinin kapagı açılıp az da olsa tüketildiyse şişede tükettiğiniz kısmı dolduran hava viskiyi bozuyor. İsviçre de görmüştüm. Bu sorunu çözmek için irice metal bilyeler satılıyor viski reyonlarında. Viskiyi tükettikçe o metal bilyeleri şişenin içine atıp havayı dışarı çıkarıp viskiyi öyle uzun süreler muhafaza ediyorlardı.
0
limonlu eksi
(24.08.21)
1-2 yil uzun bir sure acik kalan sise icin, bozulmasi gayet normal
0
sweetoffice
(24.08.21)
(3)

ik'cılar..

sana bir sarki yazdim fernando
bir sorum var sizlere.kendi staj programı olan kurumsal bir sirketteyiz. bir aday kişisi staj programında olmayan bir departmanin direktörüne mail atıyor staj için.1. o direktörün böyle bir isteği kabul etmeye yetkisi var mı?2. etse şirketin bunu onaylama şansı var mı?
bir sorum var sizlere.

kendi staj programı olan kurumsal bir sirketteyiz. bir aday kişisi staj programında olmayan bir departmanin direktörüne mail atıyor staj için.

1. o direktörün böyle bir isteği kabul etmeye yetkisi var mı?
2. etse şirketin bunu onaylama şansı var mı?
0
sana bir sarki yazdim fernando
(23.08.21)
kesin bi yanıt veremedim. benim eski bir kurumsal işyerimde direktörün biri direktör olsa da pek sallanmazdı, direktörün ötekisi de aynen böyle takvim dışı stajyer almıştı ik'ya gmy'ye falan söyleyip.
0
bronz böcek
(23.08.21)
Değişir.
Böyle yerlere stajyer olarak iki kere girdim.
Ama bu isi cok ciddiye alan yerlerde (maas, stajyerin programi belli, egitim vs neyse) zor olur.
0
logisticsmanager
(23.08.21)
Stajyer alimi icin direktoru ezecek/kiracak kurum azdır bence
0
pofudukayi
(24.08.21)
(8)

Euroyu faize yatırmak nasıl oluyor?

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Merhabalar arkadaşlar Elimde fiziksel olarak 10000 Euro'm var.Türk Lirasinda olsaydi param faize yatitrirdim, ancak euronun yükseleceğini düşünerekten Euro da tutuyorum.Şimdi sizlere şunu sormak istiyorum.Bu 10.000 euroyu tıpkı TL de olduğu gibi Euro için de faize yatırabilir miyim? Yani vadeli Euro
Merhabalar arkadaşlar
Elimde fiziksel olarak 10000 Euro'm var.
Türk Lirasinda olsaydi param faize yatitrirdim, ancak euronun yükseleceğini düşünerekten Euro da tutuyorum.
Şimdi sizlere şunu sormak istiyorum.
Bu 10.000 euroyu tıpkı TL de olduğu gibi Euro için de faize yatırabilir miyim?
Yani vadeli Euro hesabı gibi düşünün. Her ay duzenli gelir almak istesem. Atıyorum TL için 10.000 liraya aylık 500 lira faiz verirken Euro için de 10.000 Euro için 500 Euro faiz verir mi?

Ya da benzer konuyla ilgili yatırım konusunda öneriniz var mı? Yardımcı olursanız sevinirim.
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(23.08.21)
vermez. yıllık 1 euro falan alırsın.
0
malheiros
(23.08.21)
işbankası 0.02 faiz veriyormuş. aylık 12 cent falan.
garanti ise en az 25bin euro istiyor.
500 euro faiz verecek olsa...

edit: basit bir hesap yaptım da... 10000euro karşılığı tl'yi kredi olarak garantiden çekip, euroya çevirip iş bankasına yatırsam, dediğin gibi 500euro faiz verse, 500'ü tlye çevirip garantiye olan kredi borcumu ödesem 1000 lira elimde kalıyor. 36 ayda 36bin liram olur. euro değer kazanırsa o da ekstrası.
hesaplar yanlış olabilir sözelciyim:)
0
sutlu nescafe
(23.08.21)
Dovize faiz veren bankalar diye aratin daha yuksek faizler bulabilirsiniz.

Ya da bankayla birebir gorusun 10000 euro icin bi qyricalik yaparlar mi bilemem ama belki yardimci olurlar.

Euroya degerlendirmenin bir diger yolu yabanci fon ya da hisse senetlerine yatirim yapmak ama bu mesakkatli bi surec araci kurumlarla gorusebilirsiniz
0
anten
(23.08.21)
Vermez. Verecek olsa herkes döviz zengini olurdu.
Euroyu faizde tutmanin tek yarari değer kaybetmemesi olur. Avrupa'da bile faiz ile para kazanılmıyor eurodan.

Anten+1
Etf alirsaniz o şekilde hem euro tutarken hem para kazanma ihtimali olur.
0
logisticsmanager
(23.08.21)
binance'e at. kripto dolar al. busd mesela. %5-10 arasında faiz veriyor.
0
xrated
(23.08.21)
eurobond alirsaniz en yuksek getiriyi elde edersiniz
0
turkuaz
(23.08.21)
Normalde veriyordu son 1 senedir iptal ettiler.
Euro da deger kaybettigi icin faizi olmak zorunda ama bankalar isine gelirse tavrinda su an.

Eurobond var ya da doviz endeksli fonlar var, onda da %10 vergi aliyor kardan.
Zarara ortak olmuyor tabi.
0
divit
(23.08.21)
eurobond ile yüzde 3 alınabilir
0
superb
(23.08.21)
(4)

Yabancılardaki soyad ile hitap kültürü

burakinho
Oldum olası yabancılardaki isim yerine soyad ile hitap kültürü bana ilginç gelmiştir, öğrendiklerinde bizdeki isimle hitap kültürü de muhtemelen onlara ilginç geliyordur.Nedense hep spor müsabakaları izlerken aklıma düşüyor bir de bu mevzu. Mesela neden Robert değil de Lewandowski, neden Harry değil
Oldum olası yabancılardaki isim yerine soyad ile hitap kültürü bana ilginç gelmiştir, öğrendiklerinde bizdeki isimle hitap kültürü de muhtemelen onlara ilginç geliyordur.

Nedense hep spor müsabakaları izlerken aklıma düşüyor bir de bu mevzu. Mesela neden Robert değil de Lewandowski, neden Harry değil de Kane gibi. Bizde de hitap o şekilde olsaydı mesela, Ersin Destanoğlu yerine Destanoğlu, Kerem Aktürkoğlu yerine Aktürkoğlu falan denilecekti o maçlarda. Böylesi hiç oturmuyor kafamda :) Bence bizim direkt isimle hitap kültürümüz çok daha güzel.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
burakinho
(23.08.21)
razgatliogli dedikçe kuruluyorum ekran başında. toprak ne güzel isim halbuki. top rock.
0
onemoremile
(23.08.21)
ilginç olan şu doğu toplumları soy konusunda tutucuyken biz nasıl ilk ada döndük, bireyselleşmiş avrupa halen bunu kullanıyor

anladığım kadarıyla formel resmi mesleki olarak kullanmayı sürdürüyorlar çünkü soyadları daha çok insanların statüsünü belirtiyor, oduncu demirci vs
0
freebird5406_2
(23.08.21)
Vallaha Galatasaray maçı var 3 tane emre sahada, spiker "emre, emreye pas geldi, emre çalım atti" diyor ama hangi emre anlamıyorum. Bu karisikligi kaldirmasi açısından soyadi iyi.

Bu arada buna ters olarak da bizde işyerlerinde hala bey/hanim, müdür bey vs denilirken Avrupa'da Amerika'da ceo'ya ismiyle hitap ediyor/ediyoruz. Bu da ayrı bir konu. benden 30 yaş büyük müdürümle "nasıl geçti tatil ya x " diye konuşmak güzel yani. Türkiye'de "x bey nasilsiniz tatiliniz güzel geçti mi" diye oluyor.
0
logisticsmanager
(23.08.21)
benim, arkadaşlarım arasında var bu. soyadı daha dikkat çekici olanlarda özellikle. bana da kimi arkadaşlarım soyadımla seslenir hep. bir de annem babama "sayın x" derdi.
0
bronz böcek
(23.08.21)
(2)

Hilfiger Sitesi Güvenilir Mi?

depresif çocuk
Böyle bir site çıktı karşıma: https://www.hilfigeritr.top/Ancak güvenemedim, çünkü bir de orijinal sitesi gibi duran şu site var: https://tr.tommy.com/erkekDaha önce alışveriş yapan oldu mu?
Böyle bir site çıktı karşıma: www.hilfigeritr.top

Ancak güvenemedim, çünkü bir de orijinal sitesi gibi duran şu site var: tr.tommy.com

Daha önce alışveriş yapan oldu mu?
0
depresif çocuk
(22.08.21)
Sahte.
0
himmet dayi
(22.08.21)
5 km öteden dolandırıciyim diye bağırıyor. Tabiki değil.
Iletişime tiklarsaniz "ize ulaşın" diyor. Mail vs yok, kullanici adı şifre diyor.
Aha bu da güvenlik analizi;
www.ssltrust.com.au

Zaten milyar dolarlık firmanin .top diye adresi olmasi komik olurdu.

Umarım kimse kanmamistir.

Ucuz birşey görürseniz yüzde 99 dolandiriciliktir.
0
logisticsmanager
(22.08.21)
(7)

haftada 3-4 veya 5 kez burn içmenin

kimberly
kısa veya uzun dönemde ne gibi zararları olabilir? 250 ml.edit: burn enerji içeceği
kısa veya uzun dönemde ne gibi zararları olabilir? 250 ml.

edit: burn enerji içeceği
0
kimberly
(22.08.21)
enerji icecegi degil mi burn?
kalp icin zararli bir urun enerji icecegi.
miktar da cok fazla ayrica.
0
Kittie
(22.08.21)
eskiden haftada 3-4 redbull içiyordum. olumsuz bir tarafını görmedim. sağlıklı diyemeyiz elbette. çok şekerli bir içecek neticede. şu kadar içersen şu kadar zararı var gibi bir matematik yok ama redbull'un üstünde günde 2 adetten fazla içmeyin yazıyordu. haftada 5 tane için şekerin olumsuz etkileri dışında bir olumsuzluk yaşayacağınızı sanmıyorum.
0
himmet dayi
(22.08.21)
Gectigimiz aylarda bir gunde 1lt icip ölen bir cocugun haberi cikmisti televizyonda. Doktora sormakta fayda var.
0
dedim ben sana
(22.08.21)
Kanitlanan bir yan etkisini göremedim. Içindeki maddeler ve şeker sebebiyle gün içinde çok fazla icmek tahminen sağlığa yararli olmaz.
Ama aynısı kola, maden suyu ve bir sürü şey için de denebilir.

Kafein olduğu için kafein bağımlılığı olur o bir etki (kahvenin de çayın da ayni etkisi var yani).

Sizin içmeniz oldukça normal. Ama su dışında hiçbir şey içmeyen ve şekerli şeyler asla yemeyen birine göre daha sağlıksız olmanız beklenir
0
logisticsmanager
(22.08.21)
Şöyle düşünmek lazım: Günde 1 litre içtiğinde ölümcül etkileri olan bir ürün herhangi bir yasağa ve uyarıya tabi olmadan satılabilir mi? Enerji içeceği dediğin şey kafein içeriği olan bir içecek, başka bir olayı yok.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(22.08.21)
250ml bir tanesinde yaklasik 13-14 tane küp şeker var icindekilerden hesapladigim kadariyla. en temelde onun zarari neyse odur.
0
robokot
(22.08.21)
içindeki kafein miktarı en fazla 150 mg/l olan bir içecekten bahsediyoruz. 250 ml şişede yaklaşık 38 mg kafein olmuş oluyor. ben antrenmanlarımdan önce yüksek kafeinli kahve (250 mg kafein) tüketiyorum, herhangi bir zararını görmedim aksine faydası var. tabii bir süre sonra kafein toleransı meydana geliyor ve etkisi azalıyor. ara vermek lazım. neyse, konumuz o değil. kafeinin günlük güvenli tüketim sınırı 400-500 mg arası bir şeydi yanlış hatırlamıyorsam. yani içeceğin kalp ile olan ilişkisi fazla kafeinin kalp çarpıntısı, belki kalp krizi yapabilme olasılığından geliyor. haftada 3-5 kez burn içerseniz bir bok olmaz yani. :) olmaz derken ölüm kalım manasında... yoksa sağlıklı bir şey değil tabii ki.
0
motosiklet burclu adam
(23.08.21)
(5)

Amerikan kültürü ve yaşam tarzıyla ilgili film soruyorum

slymene
Selamlar, Amerika ile ilgili bir belgesel izlerken birden içime düştü.Söyle eğlenceli, tercihen çok eski olmayan, Amerikan hayat tarzı ve kültürüyle ilgili eğlenceli bir film arayışı içindeyim. Yani mesela Amerikan Beauty'nin güncel gibi bir şeyler istiyorum mesela.Teşekkürler.
Selamlar,
Amerika ile ilgili bir belgesel izlerken birden içime düştü.
Söyle eğlenceli, tercihen çok eski olmayan, Amerikan hayat tarzı ve kültürüyle ilgili eğlenceli bir film arayışı içindeyim.

Yani mesela Amerikan Beauty'nin güncel gibi bir şeyler istiyorum mesela.

Teşekkürler.
0
slymene
(22.08.21)
The King of Staten Island
0
kendi helvasını kavuran zombi
(22.08.21)
The Squid And The Whale, Little Children, The Silver Linings Playbook (cok kotu bence), Friends with Money, Ladybird, Rachel at the Wedding
0
hot potato
(22.08.21)
King of staten island. (Bill burr <3 )+1
0
logisticsmanager
(22.08.21)
Mutlaka izlemişsinizdir ama Forrest Gump'ta Amerikan kültüründe yer alan birçok öğeye/olaya gönderme var. Oldukça fazla hatta.
0
himmet dayi
(22.08.21)
King of Staten island izleyeceğim. Diğer öneriler için de çok teşekkürler.
0
🌸slymene
(22.08.21)
(14)

Oyun oynamayı zaman kaybı olarak görmeye başlamak

logisticsmanager
Yılların oyuncusu olarak son bir kaç yıldır artık oyun oynarken ya da oynadıktan sonra kendimi kötü hissediyorum. Son bir kaç aydır bu zirve yaptı.Misal noel tatiline 1 hafta 10 gün aile ziyareti yapınca orada oynarken rahatım, kendime ödül gibi oluyor. O zaman harbiden yarın yokmuş gibi oyun oynaya
Yılların oyuncusu olarak son bir kaç yıldır artık oyun oynarken ya da oynadıktan sonra kendimi kötü hissediyorum. Son bir kaç aydır bu zirve yaptı.

Misal noel tatiline 1 hafta 10 gün aile ziyareti yapınca orada oynarken rahatım, kendime ödül gibi oluyor. O zaman harbiden yarın yokmuş gibi oyun oynayabiliyorum. Sonuçta ne yarın is var ne yapmam gereken birşey. Ne iş ne Fransızca çalışmak hiçbiri umrumda olmuyor.

Ama şu an kafamda işle ilgili birkaç şey var, onun dışında sene sonunda Fransız vatandaşlığı icin dil sınavına girme planim var haliyle biraz fransizca bakmam lazim. Bir de kitap okumayi azaltmistim çok.

Bunlari düşününce sanki zaman, hayat akarken ben saatlerce bir oyun oynayıp çok da birşey ogrenmiyor/hayatima değer katamiyorum gibi geliyor. (Öyle online, fps falan da oynamıyorum. Factorio, divinity 2, fallout new vegas falan)

Zaten sirf haftasonlari oynuyorum ve onla da haftasonumu öldürüyorum gibi geliyor. Esim de oynadığı icin aile içinde bir sorunu yok (o hatta oyun podcastleri falan dinliyor)
Bu hafta sonu hiç oyun oynamadım ve iyiyim. Chris hadfield'in romanini okuyorum ve ne gece geç yattim ne sabah geç kalktim. Saat daha 3, bolca zaman var.

Doğru yolda mıyız? Napsak harbiden şu işi ayda yılda bir gibi mi düşünsek? Olması gereken bu mu? (Herkes aynı olamaz tabiki, işi oyun olan ya da sabit bir hayatı olup düşünmesi gereken şeyler olmayan kişiler çok da güzel oynayabilir)

Galiba hayattaki stres ve kafamda olan düşünceler arttikca oyuna harcadığım her dakika gözüme batıyor.
0
logisticsmanager
(22.08.21)
ben de birkaç yıl önce aynı fikre kapıldım ve oyun oynamayı bıraktım. zevk almıyorum artık. sarmıyor yani.
0
roket adam
(22.08.21)
Günde 10 saatimi oyuna harcayan bir insandım. Hayatımı heba ettim desem yeridir. 33 yaşındayım, evliyim, çocuğum var, güzel bir işim var. Haftada bir veya iki kere girerim bir el lol oynarım. Arada girer diablo oynarım. Bazen arkadaşlar age of'a counter'a çağırır. Sonuç olarak oyuna ayırdığı vakit güzel eğlenceli ama bir eşim ve bir çocuğum var. İş saatlerinden arta kalan zamanı onlara ayırmak onlarla ilgilenip vakit geçirmek çok daha değerli.

Oyun saatlerine sınır koy haftada bir iki saat idealdir. görüştüğün kişi sayısını arttir, daha sosyal aktivitelere yönel.
0
burty
(22.08.21)
Şöyle düşün oyuna harcayacağın saatleri Fransızca öğrenmeye ayırsaydın. Şimdi Fransızca biliyor olurdun.
0
komando kani var bende
(22.08.21)
Katılmıyorum. Oyun bağımlılığı bir gerçek ama abartılmadığı sürece sinemadan televizyondan çok bir farkı yok. Hatta kitaplara daha yakın buluyorum.

Sosyal yanı var, çok küçük de olsa kültürel yanı var ama en önemlisi stres atıyorsunuz eğleniyorsunuz.

Son model oyun bilgisayarım, xbox, quest 2 vs. hepsinde günlük oyun oynarım. Ama işime de gidiyorum, 2 yabancı dil var 3.yü de öğreniyorum, piyano tenis kursuna da gidiyorum sosyal hayatım da var. Yani hayatımı yemiyor.

Eğlenmiyorsanız bırakın, ama uzanıp müzik dinlemekle ya da instagramda feed scroll etmekle aynı derecede zaman kaybı bence.
0
aguen
(22.08.21)
Oyun bira gercek hayattan kacis. Ben stresli olunca daha cok oynarim.

Ama asil sorun yeni oyunlar.

10 yil onceki oyunlarla bugunkuler cok farkli. Eskiden bi film gibi hikaye izlerdik. Simdi tamamen sizi baglamak ve para harcatmak ustune her sey. Bu da eski oyunculara tat vermiyor
0
anten
(22.08.21)
geçenlerde ben de gençliğimi mi verdim diyordum ama aslında kesinlikle aguen + 1, kültür tüketimidir. yine tüketimdir tabii ama şeydir yani evet dizi makulse oyun niçin olmasın. tabii nitelikli iyi oyunlardan söz ediyorum. kitap gibidir doğru.
0
snape i başından beri tanırım
(22.08.21)
Video oyunları ödül mekanizmalarıyla, kitap ya da dizilere değil, sosyal medyaya daha yakın. Konu üzerine okumak isterseniz anahtar kelime "dopamin".
Haliniz benim oyunlardan bıktığım zamanlardaki halime benziyor. Bence ara verin ve rahatlamak için başka şeylere yönelin.
Ayrıca, nicki logisticsmanager olan birinin Factorio oynaması... Ek iş olarak mı yapıyorsunuz?:D
0
ganbatte
(22.08.21)
Çok büyük bir endüstri olduğu için abartıldıkça abartılıyor. Twitch tayfa başta olmak üzere o kadar çok ekmek yiyeni var ki uyananların sesi çok kısık kalıyor. Arkadaşım F1 simülatörü için 20k harcadı mesela. Kardeşim oyuncu sandalyesi istiyor vs. Sanki herkesin evinde bir konsol olması gerekiyormuş gibi bir hava yaratıldı özellikle son birkaç senede.Vakit kaybından başka bir şey değil. Üstelik bende stres almak yerine stres yapıyor. Fark etmeden berbat bir postürde saatler geçirmek de cabası. Ortaokulda ve lisede çok oyun oynayıp geleceğimle de oynamıştım. Elit bir üniversiteye gidebilecekken Gazi’ye gidince yaptığım hatayı anladım. Arkadaşlarla ayda yılda pes atmak falan neyse de diğer türlü cidden vakit kaybı. Bacanak PS4 Pro verdi bir kez PES oynayıp kapattım. Napıyorum ben yav diye irkildim oyun sıradında djsjsj Yorumum aşırı taraflı ama nefretimi kusmama vesile olduğunuz için teşekkürler.
0
le jeune turc
(22.08.21)
oyundan oyuna değişir bence. Wow ya da LoL gibi bağımlılık riski yüksek, anlık tatmin yaratıp kedine çeken ve sonuçta asla bitmeyecek döngüye sokan oyunlar bence insana pek bir şey katmıyor ve zaman kaybı denebilir. Sosyal medyaya da benzetilebilir bu açıdan

Ama bi Assassin's Creed serisi, Witcher, Arkham serisi vs belli bi sonu olan, en büyüğünde bile max 100 saatte bitirebileceğin oyunlar hem kültürel katkısı var hem de gerçekten farklı bir dünyaya kaçış olduğu için kitap okuma deneyimine daha yakın olduğunu düşünüyorum. Ki gerçekten sanatsal olan indie oyunlara falan değenmedim onlar ayrı bir boyut.

Keyif alıyor ve saatini kontrol edebiliyorsan sıkıntı yok bence. Yani o sürede dil öğrenebilirsin tabii ama hiç mi kendine zaman ayırmıyorsun ki? Sosyal medyaya ayırdığın zaman, kitap okuduğun zaman, dizi izlediğin zaman vs hepsi kendine ayırdığın zamandır ve beynini boşaltmana yarar. Gerekli olan bunları düzene sokmak.
0
nundu
(22.08.21)
Cevap vereyim;
- Fransızca zaten biliyorum ki sinavlari da gecerim ama bir ay oturup yazma ve gramer bakmam lazım. Iş hayatında kullandığım şeyler teams falan ama sınavda elle yazi yazdiracaklar falan aliskin değilim. Ama tabiki oyuna harcadığım zamanla cok cok daha iyi Fransızca yapabilirdim.

-genellikle hayatim ile ilgili konu olmus; sabah 7:15 uyanip 8:30'a kadar esneme, köpeğimle oynama/uzanma, kitap okuma, kahve icme hazirlanma ve 8:30'da ise gitmek icin cikmak. Normalden 6 gibi evdeyim, 6-7 arasi köpeği disari çıkartıyorum. 7.30 gibi spora gidiyorum, 9a dogru evdeyim. Yemek yedim falan derken 10'da bosum. Genelde 10-11 arasi boş vaktim var, 11'de köpeği bir 20 dk daha çıkarıyorum. Sonrasi klasik yatmaya gecme.
Olay aslında son 1 aydir haftasonlari resmen güne 5-6 saat bilgisayar basindaydim. Bu hafta sonu bir müzeye gittik falan vallaha ne güzel geldi. Üstüne kutu oyunu oynadik aktivite oldu. Ki oyun yerine baya kitap okudum ve kendimi kötü hissetmedim. Yani aslında cok calisan biriyim haliyle genelde haftaici spora görmediğim günler 2-3 saat dışında günde 1 saat boşluğum var. Haliyle haftasonuna kalıyor dil öğrenme, kitap okuma, gezme vs.

-oyunlar bana göre sanat. Hepsi değil ama bazilari. Misal divinity 2 roman gibi yani. Zaten yeni oyun takip eden biri degilim cok. Oynadığım en yeni oyun death stranding. Onun dışında strateji vs cok oynuyorum. Online "knight online hayat offline" dediğim yillardan beri oynamam :/

-@ganbette; ya ben galiba üretim manyagiyim :) gecen de production line oyununu aldim otomobil fabrikasi kurmak için. Bir dönem de transportation tycoon oynardım. Ruhuma işlemiş fabrika, lojistik =d


Bu haftasonum heralde son aylardaki en güzeliydi. Ya ütü bile yaptım haftalar sonra =d

Anladığım oyunu çok oynamak ne kadar benim gibi haftasonu oynansa bile kötü. Bence ara verip nadasa birakmak lazim. Ben bir 2 ay sonra tekrar gelirim oyuna.
0
🌸logisticsmanager
(23.08.21)
kafa dağıtmak için 1-2 saat oynayıp çıkamıyor musun? o 1-2 saatlik oyunun verdiği kafa dağıtma/haz hissini başka ne verir ki?
0
floydian
(23.08.21)
@floydian; vallaha fallout new vegas ya da divinity 2 oturunca insanın oynadıkça oynayasi geliyor :/ bilmiyorum 1 saat oyun oynayip kapatmayi en son lgs'ye hazırlanirken yaptim =d
0
🌸logisticsmanager
(23.08.21)
Üniversite sonuna doğru bende de bu tarz bir his oluştu. Baya bir uzaklaştım oyunlarla. Yine de uzun zaman sonra oynamadıysam canım çekiyor. O hafta bütün hevesimi alıyor, eğleniyor ve bırakıyorum. Lol, Forza, COD Warzone, Middle Earth Shadow of War falan oynuyorum ama hepsinde de oluyor bir süre sonra sanki boşa zaman öldürüyormuşum hissi.

Telefonumdan bütün oyunları sildim falan. Sonra dedim ki ulan sanki oyun oynamadığın zamanları çok mu dolu geçiriyorsun? Yoo sosyal medyada falan takılıyorum boş boş. O yüzden böyle düşünüp tekrar yüklüyorum. Bir süre sonra baştakı hisler tekrar oluşuyor yine siliyorum. Böyle saçma bir kısır döngüye girdim.

Mesela bazı kitapların da insana bir şey kattığını düşünmüyorum, okumuyorum. Muhakkak hepsi katar ama saçma sapan hikayeler zaman kaybı gibi geliyor. Böyle daha teknik, tarihi, psikolojik şeyler anlamlı geliyor.

Ben de sürekli şuna harcadığım zamanda dil çalışırdım, sektörümle ilgili şu alanı öğrenirdim falan diyorum. Ama benim beyin şöyle alışmış; yumurta kapıya gelince elle tutulur bir şeyler yapıyor :)
0
ananiyimioguz
(23.08.21)
hahah ben de en son divinity 2 bitirdim. o tarz güzel sanatlı hikayeli oyun bitirince şey de oluyor mesela, bir süre artık kısa süreli basit oyunlar dışında oyun aramıyorum. ancak sindiriyorum. ama mesela divinity'yi bitirirken de artık keyiften değil bitsin diye hırs yaptığımdan son questler için sağlıksız biçimde saatler geçirdim yani. kesip atmalı mı diyosun? üzdü.
0
snape i başından beri tanırım
(25.08.21)
(6)

Uçakta baklava taşımak vs yurtdışına baklava siparişi

logisticsmanager
Eylül'de Türkiye'ye geleceğim ama eşim ailesinin yaninda olacak o dönem.Iki seçenek var: ben Türkiye'deyken Türkiye'den Fransa'ya baklava sipariş etmek- 60-70 euro civari diyor bir kilo baklavaYa da ben dönerken bir kilo karışık alip gelecegimNe tavsiye edersiniz?
Eylül'de Türkiye'ye geleceğim ama eşim ailesinin yaninda olacak o dönem.
Iki seçenek var: ben Türkiye'deyken Türkiye'den Fransa'ya baklava sipariş etmek- 60-70 euro civari diyor bir kilo baklava

Ya da ben dönerken bir kilo karışık alip gelecegim

Ne tavsiye edersiniz?
0
logisticsmanager
(22.08.21)
Ucakta baklava tasimak her yil birden fazla kez yaptigimiz bir eylem, alirken yurt disina gotureceginizi soylediginiz zaman daha saglam paketleme yapiyorlar. Kabine yaniniza alabilirsiniz. Fransa'ya kargolatmak pek makul gelmedi, ustelik fazla pahali. En kral baklava, 175 lira ulkede su an.
0
bosver nicki
(22.08.21)
duyuru nick uyumsuzlugunda son nokta uahsduashda.

yaninda gotur. vakumlu paketle bir sey olmaz.
0
baldur2
(22.08.21)
fransa'ya baklava siparisinda gumruk gecise izin vermiyor diye biliyorum.

surda fiyatlar uygun ama not olarak oyle de yazmislar. www.elmacipazarigulluoglu.com
0
do you remember me
(22.08.21)
1,5 kilo götür 3 tane yarın kiloluk pakette
0
bir soru sorcam
(22.08.21)
her sene defalarca baklava götürüyorum yanımda.
karaköy güllüoğlu "uçak ile götüreceğim" diyince vakumluyor en son.
BAvulda bile gider vakumlu hali.
0
Corc
(22.08.21)
Vakum bağ olayını bilmiyordum, kafama takılan kısım oydu aslında :) teşekkürler herkese.
0
🌸logisticsmanager
(22.08.21)
(12)

Savaş durumu

dissendium
Olası bir savaş durumunda fabrikaların bombalanma ihtimali var mı? Fabrika bombalamak savaş suçu olur mu? Bunun örneği var mı? Demek istediğim, ülkeye zarar vermek için bir organize sanayi bölgesinin ağır bombardımana tutulması mümkün mü?
Olası bir savaş durumunda fabrikaların bombalanma ihtimali var mı? Fabrika bombalamak savaş suçu olur mu? Bunun örneği var mı? Demek istediğim, ülkeye zarar vermek için bir organize sanayi bölgesinin ağır bombardımana tutulması mümkün mü?
0
dissendium
(20.08.21)
eğer ima ettiğin yer tr ise, öyle bir şey olmaz. tr eu'nun hem iş gücü hem pazarı.

tr yi sadece ekonomik olarak zayıflatırlar böylelikle istedikleri fiyatı kabul ettirirler.

göç gibi. göç olunca insan kalitesi düşer, eğitim düşer, kaliteli üretime yatırım yapılmaz istenilen fiyatlar kabul ettirilir.
0
duyurukullanıcısı
(20.08.21)
Türkiye sanayisi dedigin zaman büyük cogunlugu yabanci zaten. Global dünyada böyle şeyler olmaz.
Su an Türkiye'yi bombalasan otomotiv endüstrisi kafayi yer.
Eskiden fabrikalar yabancilarin değildi, globalleşme yoktu. Haliyle x yeri bombalarsan yüzde 99 o ulkeye zarar verirdin.
Ama su an öyle değil iste.
0
logisticsmanager
(20.08.21)
Hastanelerin, okulların bombalandıgı bir dünyada ne kadar iyi niyetli pespembe düşünüyor insanlar. Gerçekten hayret ettim.

Tabiki bombalanır savaşın amaçlarından biri karşı tarafı ekonomik olarak da çökertmek. Yukarıdan bombayı bırakırken aaa dur şurası nestlenin çikolata fabrikası orayı vurmayım mı diyecek?
Zaten fabrikalar Osb'lerde dip dibe yogunlaşmış durumda. Hedef bazında zaten nestle olmaz osb'ler olur. Ve etkisi osb'lerin içinde bütün üretim fabrikasında olur. Ekonomik olarak çökmüş bir ülke zaten ne kadar dayanabilir ki? Onun için önemli hedefler zaten bu bölgeler.
0
limonlu eksi
(20.08.21)
Mümkün ama öyle her organize komple bombalanmaz. Halı bombardımanı yapmazlar. Wwda örneği vardır, savaş suçu olduğunu da sanmam.

Nereleri vururlar dersen; savunma sanayi ana fabrikaları, demir-çelik fabrikaları, limanlar, büyük enerji üretim tesisleri (Afşin-elbistan termik, Atatürk ve Keban barajı gibi) kritik öneme sahip ve bölgeleri bağlayan ulaşım hatları (Gülek boğazı gibi) vs vs
0
sumuklurakun
(20.08.21)
fabrika bombalamak savasin on sarti gibi bisey zaten.

Savas 2 yil surse bunu 23 ayi fabrika bombalayarak gecer.
Mantikli dusunursen bir ulkenin bombalanacak tek yeri zaten fabrikalardir.

Kislalar zaten bombos olur savasta.
0
divit
(20.08.21)
Valla Cenevre sözleşmelerine göre sivil hedeflerin vurulması suç. Askeri hedefleri vurabiliyorsun sadece, o esnada sivil hedefler zarar görüyorsa da ölçülü olması gerek. Misal bi kışlayı vurucam diye koca şehre atom bombası atamazsın gibi.

Cenevre sözleşmelerinin sonuncusu ikinci dünya savaşından sonra yapıldığı için ondan önceki örnekler pek geçerli olmuyor.

Zaten illa vurmak istiyorsan silah fabrikasını vurursun, çikolata fabrikasını vurup napıcan yani. Kasten bir ülkenin altyapısını hedef almak yine suç olarak kabul ediliyor.

Ama misal 2006 yılında İsrail Hizbullah çatışmasında İsrail epey bi fabrika vurmuştu. Sonuçta başlarına hiçbir şey gelmedi. Adamlar baraj vurup "yanlışlıkla oldu" diyip geçtiler.
0
plutongezegendegilmi
(20.08.21)
Vuramaz. Savaş hukuku nedir bakabilirsiniz.
0
Hallegadola
(21.08.21)
daha birkac ay once vurdular

www.bbc.com


www.hrw.org

Aratinca milyon tane haber var aynisindan. Savasta hukuk ne arar :) 2003te irakin icinden gectiler hava bombardimaniyla.

Zaten savasta sivil fabrika olmaz, konserve yerine mermi uretmeye baslar.
0
divit
(21.08.21)
Çikolata fabrikası örneği verilmiş ama ben şöyle düşünüyorum. Çikolata fabrikasının piyasa değeri belki 100 milyon lira. O fabrikada vurulursa o ülke 100 milyon eksiye düşmüş olmuyor mu? Orman yangınları insanları günlerce meşgul etti. Bir fabrikanın yanması onlarca itfaiyeciyi, polisi, ambulansı meşgul eder. Bunlar da zarar değil mi?

Soruyu genişletmek mümkün aslında.

Bir bankanın genel merkezinin vurulmasını da düşünebilirsiniz. 10 milyon kişi parasına ulaşamazsa kaos çıkmaz mı?

Bu soruda kastettiğim şey böyle şeylerdi aslında.
0
🌸dissendium
(21.08.21)
Topyekun savasta zaten banka falan kalmiyor onu gecelim.
En basitinden bir bolgeye top atisi yaparsan oranin alt yapisini tamamen cokertiyorsun.

O kadar pis bir olay ki, eger o bolgeyi sonra isgal edeceksen top atisi yapmaman lazim. Cunku sehir cokuyor.

Komple elektrik,su,kanalizasyon alt yapisini cokertiyorsun orayi hedeflemesen bile gecmis olsun.

Zaten sanayi bolgelerine bak etrafinda dev gibi enerji tesisleri olur onu vursan 50 tane fabrikayi devre disi birakirsin.
Sonra kullanacaklarsa vurmuyorlar.

Hatta almanyadaki lens fabrikalarina dokunmadilar diye hatirliyorum, orayi sarsarsan bile yillarin emegi cope gidiyormus.
0
divit
(21.08.21)
Ülkede savaş patlak verdiğinde zaten fabrikaların piyasa değeri kalmayacak ortada. Sadece içindeki makineler para eder (bu noktada belki savaş sanayinde kullanılabilecek makineye sahip fabrikalar da hedef olur. bunların planlarını önceden yapıyorlardır). Yoksa savaş varken kim gidip de fabrika derdine düşer, düşse de sahibi 'ben bu kadar satış yapıyorum piyasada ederi bu' der. Topyekün bir savaşta emniyet ve sağlık hizmetleri mutlaka aksayacaktır ve öncelikleri de muhtemelen birliklerin ihtiyacına yanıt vermek olur.

Banka genel merkezi de benzer olur, savaş ihtimali belirdiğinde herkes nakiti altına çevirir. En basitinden salgın başladığında küresel çapta altına yönelim arttı. Savaş aniden başlasa bile lojistik ve üretim eksikliğinden malların fiyatları alır başını gider. Bugün 5000e geçinirken savaş başladığında 5000e belki ekmek alırız belki ısınmak için yakarız swh. O yüzden banka sağlam kalsa bile o parayla bir şey yapılamaz heralde.
0
sumuklurakun
(21.08.21)
Var. Hem de çok. Neden vurmasınlar ki? Savaş hukuku gibi şeylere çok takılmamak lazım. İlk Cenevre Sözleşmesi ve Lahey görüşmesinden sonra 2 Dünya Savaşı oldu. Son Cenevre Sözleşmesi'nden sonra da sayısız savaş oldu. Adına Dünya Savaşı demesek de iki tarafta birden fazla ülkenin ve onların desteklediği unsurların olduğu onlarca savaş oldu. İmkanı olup da insani sebeplerden imtina edenler dışında hukuku takip eden olmadı. Avantaj kazandıracak ne varsa vurdular, kim varsa öldürdüler.

Sonrasında verilen/verilmeyen cezalar sonuçta vurulan fabrikalar ve öldürülen siviller gerçeğini değiştirmiyor. Soru "yasak mı?" değil, "ihtimali var mı?" olduğu için bu şekilde cevapladım.
0
nawar
(21.08.21)
(25)

Yaris mi Polo mu?

anneboleyn
Ben arabadan anlamadığım için tipine bakınca Yaris'i çok beğeniyorum, Polo'yu beğenmiyorum eski model gibi geliyor ama çok öneriliyor. İstanbul'da şehiriçi kullanımda sizce hangisi daha çok memnun eder? 2021 modeller için soruyorum, ikisi de otomatik vites olacak şekilde.
Ben arabadan anlamadığım için tipine bakınca Yaris'i çok beğeniyorum, Polo'yu beğenmiyorum eski model gibi geliyor ama çok öneriliyor. İstanbul'da şehiriçi kullanımda sizce hangisi daha çok memnun eder? 2021 modeller için soruyorum, ikisi de otomatik vites olacak şekilde.
0
anneboleyn
(19.08.21)
polo bi tık daha konforlu ama bence gerek yok
0
jelly bear
(19.08.21)
Almam arabası daha konforlu olur, japon arabası daha dayanıklı olur. Alman parçalar pahalı, japon parçalar ucuz olur. Ama her ikisi de sıfır olacağı için çok da irdeleme birbirine çok benzeyen iki rahat araba.
0
burty
(19.08.21)
2021 model yaris beğenip polo beğenmemek değişikmiş ama zevkler tabi. ikisi de küçük arabalar okey ama yaris oyuncak gibi geliyor tasarımı bir tık, polo daha oturaklı sanki.

fiyat olarak hangisi avantajlıysa ona yönelin sadece tipine bakarak alacaksanız.
0
ayin yazari
(19.08.21)
Bence de yaris in tipi daha sirin ama arabada almanlarin farki hissediliyor. Daha yuksek fiyatina ragmen ben poloyu tercih ederdim.
0
balpolen
(19.08.21)
tok ses takıntın yoksa yaris bence
0
passion rules the game
(19.08.21)
Yeni polonun bir kere bagaji daha büyük (hatta klasinda lider bile olabilir) ve arka koltuklari da fena değil oturma pozisyonu olarak.
Ama yaris toyota. Kalite olarak her türlü alman arabasindan daha iyi. Hele bir de hybrid olsa tadindan yenmez. Yeni olan bana göre oldukça güzel dizayn edilmiş.

Açıkçası bagaj falan cok lazım değilse yaris güzel.
0
logisticsmanager
(19.08.21)
otomatik vites dediniz ve Toyota kazandı.

güncel durumu bilmiyorum ama son yıllarda vw otomatik viteslerde (DSG) çok sıkıntı yaşattı insanlara.
0
fever
(19.08.21)
Avrupa'da Yılın Otomobili Toyota Yaris oldu: www.ntv.com.tr

tok kapı sesi takıntınız yok ise, toyota dertsiz sıkıntısız bir araçtır. Özellikle arabadan anlamam diyorsanız bence cevabınız Yaris olmalı.
0
yeninesiltupcu
(19.08.21)
Bir Toyota modeli için bunu söyleyeceğimi hiç düşünmezdim ama yeni Yaris cidden çok güzel olmuş.

Ben de önümüzdeki sene hybrid'ini almayı düşünüyorum.

Polo'nun ön tasarımı üretim aşamasında hesap hatası yapmışlar gibi geliyor. Sanki yanlışlıkla kaput birkaç santim daha aşağı iniyor gibi.

Bir de, ülkeye göre değişir ama Yaris'te standart olarak gelen şeyler için Polo'da ekstra ücret ödemek gerekiyor.
0
yürümeyin
(19.08.21)
polo daha konforlu kesinlikle ama toyota donanım olarak vw grubunu aynı fiyat çerçevesinde geride bırakır.

birde benzinli otomatikte dsg ye göre toyota daha sorunsuz olabilir. dsg de sonuçta düzgün kullanırsanız sıkıntı olmaz. çevremde sorunsuz 3 dsg li araç var.

iç hacim olarak polo sınıfının en ufaklarından. gerek bagajı gerek diz mesafesi fln.

en önemlisi 2. elde polo açık ara ağır basar.

bi öneri polo yerine daha donaımlı ve daha ucuz vw yapımı fabia veya ibizada düşünebilirsiniz.

edit: polo, fabia, golf, octavia kullandım, hala octavia ve fabia var. yaris ve auris test sürüşü yaptım.
0
morcivert
(19.08.21)
Polo yu bilmiyorum ama yaris cok geniş bir araç. Ben toyotayi tercih ederdim
0
exlibris
(19.08.21)
Bu arada otomatik yeni gördüm o zaman bir +1 daha toyota.
Yalniz polo 351 litre bagaja sahip toyota 286lt.
Sinifin lideri 355 ile ibiza sonra toyota. Yaris baya baya düşük bagaj konusunda.
Gene cm olarak bakarsak polo yaristen uzun ve geniş.
Ama yaris bu kasada her türlü polodan güzel gözüküyor.
0
logisticsmanager
(19.08.21)
2 tane sıfır araç. sorun vs olmaz. toyota daha uzun seneler sorun yapmaz.

herkes konfor demiş ama toyota'nın son araçları yani 2021 modellerinde konfor konusuna bi el atmışlar. daha iyi. ben polodan nefret ediyorum. yaris alırdım heralde.

bir de polo 95 beygir, yaris 125 beygir
0
avatar is back
(20.08.21)
yaris çok küçük geliyor bana, bagajı neredeyse %25 daha ufak. içi de poloya göre daha demode görünüyor. genel olarak polo daha kaliteli geliyor malzeme olarak da. ikinci el olarak da polo satması alması çok daha kolay bir araç. o yüzden ben her halükarda polo alırdım bu karşılaştırmada. beygir olarak da yaris daha iyi gibi görünüyor ama cvt şanzıman zaten daha yüksek beygir gücünü yediği için performansa yansımıyor bu bg'nin yüksek olması, civic'de de mesela 182 beygirlik bir civic cvt yüzünden 150 beygirlik leon ile birebir benzer performans verebiliyor ancak.

yaris herkesin çok tatlı dediği ama kimsenin almak istemediği bir araç benim çevremde. incelemelere bakılırsa da en çok içine ses almasından şikayet edilmiş www.whatcar.com
0
roket adam
(20.08.21)
yaris yılın otomobili seçildi bu segmentte. Bence net.
Bu arada yeni kasası epey havalı duruyor.
Performansı da iyi duruyor izlediğmi videolarda.

Bu arada boyutuna takılmayın, yarislerin iç hacmi oldukça ferah. Arkada şaft tüneli vb olmadığı için cayır cayır.

Boyut olarak polo daha uzun olabilir ama toyota mühendisleri öyle ince çalışmışlarki aracın içi oldukça geniş hissettiriyor.

Bagaj b sınıfında hep sorun. Ama zaten ne taşıyorsun ki?
0
anten
(20.08.21)
Yaris veya dolu paket Corsa da düşünebilirsiniz.

Yaris vs Polo da , Yaris rulez
0
kleider
(20.08.21)
tamamen subjektif bir yorum. polo. sebebi daha sağlam. benim için en önemli kıstas.
0
mikahakkinen
(20.08.21)
Yaris iyidir, ben de senin gibi Polo sevmiyorum alacak olsam Yaris alırdım.

Eşimin kardeşinde var eski kasa Yaris var, hiç öyle dışarıdan gözüktüğü gibi değil. Arkada otururken bile diz mesafesi, baş-tavan aralığı tatmin edici düzeyde (184 boyum). Kullanırken de keyifli. Şehir içi dönüşler falan çok güzel, manevra kabiliyeti yüksek. Hybrit alırsan yakıt tüketimi de bayağı düşüyor şehir içi, cüzdan olarak da epey rahat edersin.
0
chicha_v2
(20.08.21)
Kesinlikle yaris.
0
piotr
(20.08.21)
yaris +1
0
duster
(20.08.21)
yaris daha güncel bir model. polo makyajlanacak.
0
nuisance
(20.08.21)
çok teşekkür ederim cevaplar için. ekstra soru ekleyeyim, citroen c3 mü yaris mi :)
0
🌸anneboleyn
(20.08.21)
Fransız arabaları ile Toyota çok farklı alanlarda, Fransız arabalarında özellik çoktur ama çok arıza yapar, en azından riski çoktur. Öte yandan Toyota'da böyle bir durum olasılığı çok daha düşüktür, üzmez.
0
yeninesiltupcu
(20.08.21)
Yine Yaris ahahah.

Hafta ortası Fiat, Opel, Citroen gezdik ben de ailenin testçisi olarak ilk arka koltuğa oturdum ve Citroen C4'te bile kafam tavanı sıyırıyordu, C3'e hiç bakmadık o yüzden.
0
chicha_v2
(20.08.21)
Ben de yine Yaris diyorum. Tercih edeceğim tek Citroen C1 olurdu muhtemelen. C1'i de Toyota ve PSA beraber üretti :)
0
yürümeyin
(20.08.21)
(3)

yeni ürüne olumlu dönüşler ama satış yok

duyurukullanıcısı
seni bir ürün lanse ettim ilk haftasında 10 farklı firmadan geri dönüş geldi.we need it, its so good, can you make us a demo.falan filan.demoları yaptım, fiyatları verdim ses seda yok. en pahalısı 1000euro kocaman firmalar için bir şey değil. pazarlamalarında çok iyi etki bırakıcak bir şey.daha çok
seni bir ürün lanse ettim ilk haftasında 10 farklı firmadan geri dönüş geldi.

we need it, its so good, can you make us a demo.

falan filan.

demoları yaptım, fiyatları verdim ses seda yok. en pahalısı 1000euro kocaman firmalar için bir şey değil. pazarlamalarında çok iyi etki bırakıcak bir şey.

daha çok zaman mı vermem lazım? pushlamam mı lazım?
0
duyurukullanıcısı
(19.08.21)
Yani nasıl ürün nedir bilemiyorum ama çok büyük firmalarda satın alma yavaş işler.

Şöyle diyeyim: bizde sırf yeni tedarikçi yaratmak iki ayı buluyor.
0
logisticsmanager
(19.08.21)
pazarlamaya etki edecekse bende bilmek isterim.
özelden de yazabilirsiniz.
0
etna
(19.08.21)
logisticsmanager +1 evet büyük firmalar için satınalma süreçleri biraz meşakatlidir. İş ortaklığı yaptığım firmalarda bu süreçler 3 hafta ila 8 hafta arası değişebiliyor. Mesleğim avukatlık ama satınalma süreçlerinin denetimi ve sözleşme kısımları ile doğrudan ilgileniyorum. Yeni ürün departmana sunulur departman ürünü inceler raporlar tahmini 2 hafta sürer, ardından raporlar bana gelir incelemeleri yapar avantaj dezavantaj çıkarırım hukuksal kısımları incelerim ortalama 1 hafta sürer, sonra departmana tekrar gider müdürler değerlendirir olumlu ise sözleşme hazırlamam için gerekli bilgiler tarafıma verilir bu da yine 2 haftalık bir süreç yani evet biraz meşakatli. Ayrıca ürününüz hakkında bilgi almak isterim partnerlerimizin faydasına bir ürünse konuşulabilir.
0
apocalipy
(20.08.21)
(15)

Hazır yoğurt

basubadelmevt
Hazır yoğurtlarda sağlık açısından zararlı olabilecek şeyler var mı? Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Klasik markalar mesela.En iyisi evde yapmak heralde ama her zaman mümkün olmuyor.
Hazır yoğurtlarda sağlık açısından zararlı olabilecek şeyler var mı? Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Klasik markalar mesela.

En iyisi evde yapmak heralde ama her zaman mümkün olmuyor.
0
basubadelmevt
(19.08.21)
tabi ki var öncelikle içinde koruyucu madde var. ayrıca probiyotik yok içinde.
sütçüler ev yogurdu yapıyor. kilosu 5 tl bizim sütçü satıyor.
0
sizofren06
(19.08.21)
ev yoğurdunu kaynattıktan sonra içinde yararlı bakteri kalıyor mu emin değilim. hazır yoğurtla çok bir farkı kalmıyor bence.
0
xrated
(19.08.21)
yoğurt konusu karmaşık bir konu ancak market yoğurtları bence ev yoğurtlarından daha temiz. mahalleden aldığın sütü yüksek ısıda kaynatıp tüm bakterileri öldürüyorsun. ancak hazır yoğurtlarda süt pastorizasyonla bakterileri koruyor, bence sütlerden örnek alınarak daha kontrollü kaynatma yapılıyor. mesela pınarın doğal yoğurdu var, içinde maya ve süt var.
her yoğurtta koruyucu yok. içindekilere bakarsanız görürsünüz. sokaktan aldığınız süt hangi ortamda sağıldı? hayvanın durumu ne? en azından güvenilir markalar sütlerden örnek alıp içindeki kültür vb. şeylere bakıyor.
www.pinar.com.tr

o kadar çok değişken var ki. hayvan hasta mı? hazır yem mi yiyor? hangi ortamda besleniyor vb. daha kiritik kontrolü zor değişkenler var.
0
mikahakkinen
(19.08.21)
Denetimsiz, temizliğinden emin olmadığım çiğ sütle yapılmış yoğurtlardan iyi olduğunu düşünüyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.08.21)
bilinen buyuk firmalardan alirsaniz kaynagini bilmediginiz sutle yapilan yogurttan daha steril ve saglikli olacaktir. yonetmelik geregi piyasadaki yogurtlara sut ve yogurt kulturu disinda bir madde eklenmesi yasak zaten. koruyucu filan yok yani.
0
in vino veritas
(19.08.21)
@kobuzchu kiz ın yazdıklarını bir adım ileri taşıyayım.

Geçenlerde bir yazı okudum. Et ve sütünden faydalandığımız hayvanlarda iç parazit olmasın diye dönem dönem bir ilaç kullanılırmış. Et ve sütten insana geçişli bir ilaçmış. İlacın kullanımı kesildikten bilmem ne kadar sonra ancak hayvan kesilebilirmiş. O dönemde sütü de içilmemeli kullanılmamalı ve dökülmeliymiş.
Besiciden süt alan firmalar sütü tahlil eder, ilacın kalıntısı varsa sütü döker, besiciye para ödemez imiş.

Bunları okuyunca ben kendimi çok zorladım. Ama bu ilacı kullanan yurdum besicisinin 'Ben bu ilacı kullandım, bu ilaç insan sağlığına zararlı, ben bu sütü dökmeliyim' diyebileceğine kendimi hiç bir şekilde ikna edemedim.
0
Mirket
(19.08.21)
@Mirket +1 yurdum besicisi. kurbanda hamile hayvanı kilolu diye satan çakal. süte bol bol su katar. köylüden aldığım hiç bir üründen ben verim alamadım. sürekli kazık yiyorum.
0
mikahakkinen
(19.08.21)
ilginc bir sey yok.

Zaten yogurt kadar abartilan bir besin de yok bence.

icindeki degerler acisindan sutten neredeyse hic farki yok, %90'i tamamen su.

O bakterileri neden direkt almiyoruz hic anlamam, bosuna aksam yemeginde sut tuketip saglikli bisey yedik diye seviniyoruz.
0
divit
(19.08.21)
Kendi yazdıklarımı ben de bir adım ileri taşıyayım, üşenmiştim uzun uzun yazmaya.

Babam köyde yaşıyor, koyunları var. Hemen yan evdeki kuzeninin de inekleri var. Yani direkt birinci elden duyduğum bilgiyi aktarıyorum ve @mirket'in dediklerine tamamen katılıyorum. Köye günlük gelip süt alan firmalar var, sütü tahlilden geçirip standartlarına uyuyorsa alıyorlar, uymuyorsa almıyorlar. O almadıkları sütü kendi de kullanmayan besiciler olduğu gibi şişeleyip pazara götüren, satan da var. Sonra alıp "ay çok doğal, sağlıklı" diye yoğurt yapıyor millet.

Antibiyotik ya da bazı ilaçları kullanırken baytar "ilaç bittikten sonra 3 gün hayvanın sütünü kullanmayın" diyor mesela, bizimkiler o sütü kedilere köpeklere bile vermeden döküyorlar. Mahalle kenarındaki bakkalda satılan sütte buna dikkat ettiklerini hiç sanmıyorum ben.

Aynı şey yumurta, köy tavuğu, kasap sucuğu, bal vs için de geçerli. Köylüden alıyoruz, doğal denen hiçbir şeye fazla güvenmiyorum. Yine örnek vereyim, bizim köyün bağlı olduğu ilçede çok güzel sucuk yapan yerler var. Gittiğimizde kasap sucuk almak istedim, babam "siz nereden alacağınızı bilmezsiniz, ben alırım" dedi. Çünkü köy köy gezip hasta hayvanları ucuza alan, onların etiyle sucuk yapan kasap varmış, biliyor tanıyor. Sonuç olarak, denetimlerin mükemmel olduğunu sanmıyorum, eminim o denetimlerin etrafından dolanan üreticiler de vardır ama yine de hazır yoğurt, pastörize süt daha iyi.
0
kobuzchu kiz
(19.08.21)
Abi ben Fransa'da pazar görünce "millet bunu dogal falan diye alıyor ama nereden bilecegiz bu dayinin lidl'dan alip burada satmadigini" demistim. Bunu Türkiye için x 10 diyorum.
Nereden bilecegiz arta kalan, firmaların almadığı malzemeyi dogal vs diye cakmadigini? Kontrol falan zaten yok yani bu dogal zimbirtilarda.

Açıkçası Avrupa'da biyolojik ürünler var. Adamlar testlerden gecip, sertifika alip biyolojik diyor. Yoğurdun falan da biyolojik hali var ama tabi türk yogurdu yok anca Yunan yogurdu. Neyse envai çeşit ürün bio sertifikali. Bu bile bazen yeterli değil ya neyse. Ha bazi yerler var bildiğin serasi var orada gelip satiyor. Bunlar gene güvenilir gibi ama sütü falan hayatta almazdım böyle birinden. Riskli yani. Domates biber gene neyse.


Pastörize süt+1
Yogurt abartilmis +1
0
logisticsmanager
(19.08.21)
hazir yogurt her turlu daha temiz. cogunda koruyucu falan yok - koruyucularin zarari da yok ya neyse. evde yapacagin yogurt mikrobiyolojik acidan kesinlikle daha kirli, ve pastorizasyon yapamadigin icin besin degeri kesinlikle daha dusuktur.

ha ama "kimyasallardan (o ne demekse) korundum dogal yasiyorum" dersin, oyle bir kafadaysan icin temelsiz bir rahatlikla dolar anca o kadar.
0
robokot
(19.08.21)
@mikahakkinen

Öyle diyorsun hatta yıllardır protesto ettiğimiz punar'ın da reklamını yapmış oluyorsun ama, hazır ürünlerin sütleri de güneş görmeden ve hormonlu antibiyotikli bilmem neli bir yığın yapaylıkla büyütülmüş ineklerin sütlerinden yapılıyor. Yapaylıkta çığır açılıyor yani, üstelik çoğu yoğurdun içinde katı yağ olduğu biliniyor. Bu yoğurtlardansa yakınlardaki köylerden gelme hakiki sütü kaynatırım yoğurt yaparım çok daha iyi. Evet bu hayvanlar da antibiyotik alıyorlar ama en azından güneş görüyorlar yahu, hareket ediyorlar.
0
1bir1bir1
(19.08.21)
Hazır yoğurt ve doğal yoğurt farkını öğrenmek istiyorsanız birer kaşık alın ayrı kaplara koyup küflenmeye bırakın. Hazır yoğurdun küfünün mavi-siyah renkte, doğal yoğurdun küfünün sarı renkte olduğunu gördüm. Ayrıca hazır yoğurdun ekşidiğini gören duyan varsa yazsın.
0
Battalgazininintikaml
(19.08.21)
en iyisi pastörize günlük süt (uhv paketli olanlar değil) ile probiyotik toz mayalardan kendi yoğurdunu yapmak. ben bir toz mayayı kullanıp, o yoğurttan 3-4 defa daha yoğurt yapıp, sonra yeniden toz maya kullanıyorum. okuduklarımdan bu şekilde probiyotik konusunu güçlü tutabildiğimi düşünüyorum. zor değil, eliniz alışırsa pastörize sütü kaynatmanıza gerek olmadığı, sadece gereken sıcaklığa ulaştırmanız yeteceği için toplam süre 10 dk.
0
Phoebe
(19.08.21)
@1bir1bir1 reklam yapmak için vermemiştim linki örnek olsun diye. tamamen subjektif bir yorumdur. ister hazır yenir ister direk süt içilir veya köylü yoğurdu yenir. herkesin vücudu kendine. ben kendi yorumumu kattım. bizim asıl üzülmemiz gereken ülkemizdeki ahlaksız satıcılar yüzünden kötünün iyisini aramamız. ayrıca ben @Phoebe gibi yapıyorum.
0
mikahakkinen
(19.08.21)
(10)

Türkiye karışırsa avrupa ve NATO'nun tutumu ne olur?

ceann deas
Son günlerde herkesin ağzında bir iç savaştır gidiyor elbette ben de endişeleniyorum ama bir yandan da mantıksız geliyor. Türkiye ortadoğu ile Avrupa arasındaki bir kale gibi değil mi? Bu kale de yıkılıp Ortadoğu'daki gibi iç savaş çıkarsa yunanistan, dolayısı ile avrupa direk ortadoğulular ile yüz
Son günlerde herkesin ağzında bir iç savaştır gidiyor elbette ben de endişeleniyorum ama bir yandan da mantıksız geliyor. Türkiye ortadoğu ile Avrupa arasındaki bir kale gibi değil mi? Bu kale de yıkılıp Ortadoğu'daki gibi iç savaş çıkarsa yunanistan, dolayısı ile avrupa direk ortadoğulular ile yüz yüze kalmazlar mı? Avrupa Türkiye'yi karıştırıp ssınırlarını böyle riske atarlar mı? Ya da nato müdahale etmez mi?
0
ceann deas
(18.08.21)
Tek dertleri Türkiye karışsın savaş çıksın da onlar da buraya demokrasi getirsin. Kim önce getirirse onun elinde kalacak duruma gelelim istiyorlar. Sevr zamanını düşün.

Dertleri ortadoğulular filan değil yani.
0
1bir1bir1
(18.08.21)
Buraları unutmuşum ekşideki gibi hepsini küçük yapıyor diye büyüklü küçüklü yazdım affola.

@1bir1bir1 Rusya ile Avrupa'nın Türkiye için rekabeti, onlara ülkenin getireceği faydadan daha fazla zarar getirmez mi?
0
🌸ceann deas
(18.08.21)
15 temmuzda bu görüldü. Önce kesin sonucu görme açısından haftalar süren bir sessizliğe bürünürler. Sonra darbe karşıtı söylemlerle demokrasi özgürlük ve bağımsızlıktan söz ederler, Türkiye'nin yanında olduklarını söylerler.
0
Erva
(18.08.21)
artık kimse mevzu etmiyor ama TC hala AB adayı bi ülke ve bir ton fon vs alıyor bu yüzden. ben de böyle bir şeye re:iç savaş, izin vermeyeceklerini umuyorum ama belli de olmaz. oralarda da ırkçılık hortlamış falan, sorunumuz ne olacak belli değil
0
euteamo
(18.08.21)
Türkiye'yi paylaştıklarını düşün? Sence getirmez mi?
0
1bir1bir1
(18.08.21)
Türkiye'de bir sürü avrupa, Amerika, asya yatırımı var. Benim kendi çalıştığım firmanın 2 fabrikasi vardı, birini Avrupalı bir firmaya satti ama su an sürekli yatirim yaptığı bir fabrikasi var.
Daha bir sürü var ki buna otomotiv, otomotiv yan sanayi vs dahil.

Dünyada hiçbir firma böyle bir salaklik olmasini istemez. Bir kere dünya tedarik zincirini deli gibi etkiler sadece lojistik olarak bile, ikincisi de üretim olarak da etkiler.

Daha buna yabancı ülkelerin türk ekonomisinde olan parasi, Türkiye'nin yabanci bankalara olan borcu vs şeyleri eklemedim bile.
Türkiye ne irak ne suriye ne Afganistan.

Türkiye'ye su an agizlarini açamıyorlar çünkü Türkiye multecileri tutuyor+ucuz is gücü yaratıyor. Aslinda Türkiye'nin fakirligi ve kolelesmesi onlarin isine gelir, adam neden para, zaman, asker harcayip Türkiye ile uğraşsin. Avrupa halkını a haber izleyip "abi sinirimizi koruyorlar" diyen tiplerle karistirmamak lazim, böyle bir şeyi genel halk hayatta istemez. Ki zaten bir anda 40-50 milyon insan Avrupa'ya yigilir, bunu hiçbir sinir tutamaz. Ya ilk basta malum partililer kacar zaten.

Su an Türkiye'de olacak bir durumda avrupa/nato olacaklari izler, kim kazanirsa destekler. Çünkü para stabilligi sever, tedarik zinciri Türkiye'nin sacma bir durumda olmasini kaldiramaz.
0
logisticsmanager
(18.08.21)
dij gujler yigenim gibi olacak ama bence cok karamsar bir tablo cikar. sonucta turkiye, dandik bir ulke degil. topraklarindan kimler gelip gecti. herkesin hak iddia ettigi muazzam guzellikte bir yer.

baris zamaninda butun ulkelerle gecinilebilinir ama savas ve kaosun oldugu turkiye'yi yasatmazlar bu topraklarda. hele kaos ortamindaki savas ekonomisinde nemalanmak isteyen cok olacaktir.
0
rm
(18.08.21)
AB kesinlikle böyle 1 şey istemez ama ABD ister mi sorun orada. Dünyanın eski süper güçlerini 2. Dünya savaşından sonra kendine bağlı hale getirdi ABD. 2 dünya savaşı çıkaran Avrupa'yı toplayıp askeri anlamda götünü sağlama alma işini de yüklendi. Aslında ABD'nin dünyanın jandarmaligini üstlenmesi Avrupa ile başlamış oldu. Avrupa'nın karşısında her zaman kendisine muhtaç kalmasını sağlayacak Rusya gibi 1 tehlike vardı.

Şimdi yok Rusya ile gelişen ilişkiler, yok Çin ile yakınlaşmalar derken Avrupa'nın götü başı çok oynamaya başladı ABD nazarında. Bir de kapı gibi Türkiye vardı Ortadoğu'dan gelebilecek tehditleri göğsünde yumuşatacak.

Bu denklemde sert çözülmeler yaşanırsa Türkiye'nin kaosa sürüklenmesini destekleyecek bir ABD, engel olmaya çalışacak bir AB olur diye düşünüyorum.
0
materyalist imam
(18.08.21)
Turkiye 40'li yillarda diger ulkeler icin pazar olarak belirlenmis.
Onlar getirecek bize urun satacak ama biz urun uretmeyecegiz.
Uretirsek de iscilige dayali mallar olmali bu yuzden tekstil,cay,findik bizde.
Araba ve beyaz esya montaji da bizde.

Bu sistemin bozulmamasi lazim.
Tam guclenirsen sikinti, gidip fabrika falan acarsin pazarligin gider, zayiflarsan da iphone alacak kimse kalmaz.

Tam ortasinda tutuyorlar.
Ic savas cikarsa da durdururlar.
0
divit
(19.08.21)
İç savaş mavaş çıkmaz boşuna yormayın güzel aklınızı. Erdoğan kazanana kadar seçim yenilenir durur. Muhalefet kazansa ve seçim yenilenecek olsa kime şikayet edebilirki?
0
guitarissimo
(19.08.21)
(10)

İş görüşmesi

dissendium
Online İngilizce mülakatı geçtim. Yüz yüze görüşme için çağırdılar.1. Kesin takım elbise mi giymem gerekiyor? Ceket giymesem olur mu? Sıcakta pantolon ve gömlekle, ceket ve kravat olmadan gitmek daha mantıklı. Ya da ceketi elimde mi tutsam? Klasik ayakkabı da giymek istemiyorum. Spor ayakkabı giysem
Online İngilizce mülakatı geçtim. Yüz yüze görüşme için çağırdılar.

1. Kesin takım elbise mi giymem gerekiyor? Ceket giymesem olur mu? Sıcakta pantolon ve gömlekle, ceket ve kravat olmadan gitmek daha mantıklı. Ya da ceketi elimde mi tutsam? Klasik ayakkabı da giymek istemiyorum. Spor ayakkabı giysem olmaz mı?

2. İkinci görüşmede neler sorabilirler?
0
dissendium
(18.08.21)
Birinci soruyu sizinle iletişime geçen ve ilk görüşmeyi yaptığınız ik uzmanına sorun çekinmeyin. Sakal varsa her halükarda kesin derim.

2. Soru firmadan firmaya, pozisyondan pozisyona değişir. Eğer deneyiminiz yoksa akademik başarılarınızı duymak isteyebilirler. Deneyim varsa daha teknik bir mülakat olur. Deneyim var ama görüşülen pozisyonla birebir uymuyorsa önceki işte neler yaptığını sorar burada neler yapmanı beklediklerini anlatırlar.

Her durumda hem okulda hem de varsa önceki iş deneyiminde başarı olarak addettiğin bir kazanımı cepte tut sorma ihtimalleri çok yüksek. Kaldığın zor bir durum ve nasıl üstesinden geldiğini de örnekle beraber çok sık isterler.
0
materyalist imam
(18.08.21)
gideceğiniz işyerinde normalde nasıl kıyafetler giyiliyorsa, 1-2 üst seviyesini giyin.

bu sıcaklarda kimse ceket beklemez sizden. haki pantolon üstü, düz renk bir gömlek, altına da spor olmayan bir ayakkabı uygundur bence.
0
co2s2
(18.08.21)
1. cvne güveniyorsan giyme. güvenmiyorsan giy. ayrıca bence takım elbiseyle çalışmayacaksan takım elbise giymene gerek yok. ama çalışma şekli takım elbise ile ise kesin giy. sakal tamamen kesmene gerek yok da düzeltsen yeter.

2. varsa teknik taraf, cv ve backgroundun hakkında sorular olabilir. davranışlarını vs inceleyebilirler.
0
jelly bear
(18.08.21)
Hayatimda takim giymedim, hayatimda takim giyilen yerde calismadim ve yurtdışında da takim giyip görüşmeye gelen aday da görmedim.

Smart casual bana göre ideal. Ha big 4 görüşmesine gidiyorsundur ya da banka falandir o zaman farklı olabilir.
0
logisticsmanager
(18.08.21)
sizi görüşmeye çağıran İK çalışanına "görüşme için dress code nasıldır?" diye sor

her şey sorulabilir. aynısı bile olabilir ilkiyle..
0
bronz böcek
(18.08.21)
Sektörü bilmeden söyleyemeyiz. Yazılımcıların hiçbiri ceket beklemez ama Bankacılık ceketsiz almaz.
0
SiyamkedisiZorro
(18.08.21)
1. Smart casual +1 (cekete gerek yok bence)
Ayrıca bu soruyu ik'ya tabii ki sormayın.

2. Rahat gelebildiniz mi ?
Önceki şirketlerden neden ayrıldınız?
Kariyer hedefiniz nedir?
Bize neler katabilirsiniz?
Stres yönetiminiz nasıl?
Mesleki sorular...
0
snd88
(18.08.21)
Ben her turlusunu denedim, takim giyince genelde eliyorlar ya da ezikliyorlar.

Bize ihtiyaci var bu sicakta takim giymis keriz gibi dusunuyorlar.
Giymeyen adam sulalem raad ozguveni veriyor.

Gomlek yeterli bence.
0
divit
(18.08.21)
sektör, sektör değil şirket özelinde olacak bir konuda böyle kesin "şu olur bu olur" diye yanıtlayan arkadaşları gördükçe inanamıyorum. her şey sizin çalıştığınız 2-3 şirket ya da 1 sektör ile sınırlı değil. arkadaş hiçbir ek bilgi belirtmemiş. birinize kanıp bir şekil gitse yanlış olsa gireceğiniz vebali de düşünmüyorsunuz.


bankacılıkta sakallı çalışılan yerler var genel müdürlüklerde. her sabah sinekkaydı isteyen var. takım elbise giyilmeyen, görüşmede beklenmeyen yerler de var.

yazılım takım istemez ama kimisi gömlek-pantolondur kimisi kot + polo yaka kimisi eşofman tişört... her sektörde her şirkette farklı uygulama var. az ciddi giyinmek de dezavantaj fazla ciddi giyinmek de.

bu işin usul erkanı aslında dress code'un size belirtilmesi. ik'cılar ihmal ediyor bunu. siz sorunca ise söylerler.
0
bronz böcek
(18.08.21)
Mühendis pozisyonu, üretim sektörü için değerlendirebilirsiniz. Sakal tıraşı oldum. Pantolon ve gömlek cepte ama ceketi yanıma alsam mı diye karar veremedim.
0
🌸dissendium
(18.08.21)
(8)

Hangi Marka Üçlü Priz?

dreamnesiac
SB.Viko aldım ilk günden güç düğmesi açılıp kapanmaz hale geldi. Tercihen güç düğmesi olan bir ürün arıyorum.Nereden/ hangi marka alıyorsunuz?Teşekkürler
SB.

Viko aldım ilk günden güç düğmesi açılıp kapanmaz hale geldi.

Tercihen güç düğmesi olan bir ürün arıyorum.

Nereden/ hangi marka alıyorsunuz?

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(17.08.21)
schneider ve apc
0
angelofdeath
(17.08.21)
Bu soruyu nerede sorsak Viko der %90 insanlar, arayın bi müşteri hizmetlerini belki kargo yapın değiştirelim derler.

Gerçekten kaliteli marka çünkü.
0
John Bloor
(17.08.21)
Viko kalitelidir.
0
Erva
(17.08.21)
valla şaşırdım. viko marka ürünlerde bugüne kadar hiç problem yaşamadım. hatta üçlü priz vs alırken de özellikle viko ararım.
0
co2s2
(17.08.21)
Viko demeye gelmiştim ama mesajı okuyınca şaşırdım.
Bu arada İkeada satılandan da uzak durmak lazım,zira güç düğmesi kendi kendine ikiye ayrıldı.
0
arenas
(17.08.21)
Belkin ve çalıştığım şirketin verdiği ürünleri.
0
logisticsmanager
(17.08.21)
Viko ile bir iletişime geçin isterseniz. Evde bir tane Viko var, ben diyim 15 sen de 20 yıllık. Sapsarı olmuş durumda ve canavar gibi çalışıyor. Açıkçası şaşırttı problem çıkartması.
0
lappuntamento
(17.08.21)
Powermaster 3'Lü Aşırı Yük Korumalı Priz 3 Usb Çıkış www.amazon.com.tr

Şundan aşırı memmunum.
0
baal
(17.08.21)
(20)

E ben tekrar himym’a başladım :/

somethinginthewayshemoves
Merhaba. En sevdiğim dizi how i met your mother. Lost, prison break, the walking dead bayıla bayıla izledklerim. Got u okuduğum için dizisini benimseyemedim. İstiyorum ki karakterleri seveyim, çıtır çerezlik olsun ama eğleneyim de. Ya da komedi değilse de hikayeye kapılayım o yarım saat. Friends fan
Merhaba.

En sevdiğim dizi how i met your mother.

Lost, prison break, the walking dead bayıla bayıla izledklerim.
Got u okuduğum için dizisini benimseyemedim.

İstiyorum ki karakterleri seveyim, çıtır çerezlik olsun ama eğleneyim de. Ya da komedi değilse de hikayeye kapılayım o yarım saat.

Friends fanları kızmasın ama 4-5 bölüm izledim himym’dan sonra ama maalesef devam edemedim.

Beraking bad de izledim birkaç bölüm, sanırım tam adamcağızın palazlanacağı zamanda bıraktığım için kapılıp devam edemedim. Sizce deneyeyim mi tekrar izlemeyi?

Başka diziler de var izlediğim tabii ama ben en çok himym’a benzesin istiyorum. O olmazsa the walking dead’e benzesin.

Ya da apayrı şu dizi var aaa izlemedin mi derseniz ona da bakarım.

Tam uyuyacakken aklıma geldiği için dağınık yazmış olabilirim, okuduğunuz için teşekkür ederim.
0
somethinginthewayshemoves
(16.08.21)
himym 2. turdayım. breaking bad'e devam etmenizi öneririm. Komedi olarak da seyretmediyseniz brooklyn nine-nine
0
faithless
(16.08.21)
benim ilk izlediğim yabancı diziydi himym. 3 kere falan izledim. ama friendsi de 3 kere izledim. onu da çok sevdim.

onun harici komedi olarak sırasıyla
the office (ilk sezonda pes etme sakın) - izlediğim en iyi komedi dizisi
brooklyn 9-9
big bang theory öneririm.
0
jelly bear
(16.08.21)
Bahsettiklerinizin hicbirini acikca 5-6 bölümden fazla izlemedim.

Su hayatta ben bunu kesin yeniden izlerim dediğim diziler;
Justified
Bosch
Mindhunters
Psych
The wire

Onun dışında hastasi olmasam da sevdiklerim;
Burn notice
Ncis
Scrubs
0
logisticsmanager
(16.08.21)
eşim de friends'in 2-3. sezonuna kadar sizinle aynı fikirdeydi. şimdi hmym'mı friends mi diyince friends diyor. güzel dizidir friends, devam ederseniz çok seversiniz.
onun dışında ben lucifer'a başladım, sevdim bayağı
0
matilda
(16.08.21)
@matilda +1

Friends'in handikapı eski olması. 3 5 bölümde alışamaman çok normal. Biraz daha zaman verirsen himym seven biri olarak sevmeme ihtimalin olduğunu düşünmüyorum.

Komedi olarak modern family de severim. Married with Children döneminden Ed O'neil hayranı olduğum için bende yeri bambaşka.
0
materyalist imam
(16.08.21)
seinfeld. sanırım 5 kere baştan sonra izlemişimdir. şu anki sitcom'ların temelini oluşturan bir dizi bana kalırsa. espriler ve dumurluklar şu zamana kadar halen güncel.

birde the office var. 3 kere izlemişimdir.
0
false pretension
(16.08.21)
The it crowd -- komedi dalında

OZ (the oz diil) --- kesinlikle izlemelisin dalında

Fleabag --- kadınlar için güzel dizi dalında

Brekin bede 4 kez basladim. Sonuna geldim. Hala "ne zaman sevicem" diye bekliyorum
0
abuzer
(16.08.21)
breaking bad'in ilk birkaç bölümü sıkıcıdır zaten, devam etmeniz lazım.
sonradan açılıyor.

bunun dışında şu anda izlediğim schitt's creek'i önerebilirim.
çok sevdim :)
ilk birkaç bölüm "abartılı mı, komik mi, nedir?" diye düşünürken, sonra kahkahalara boğdu beni açıkçası.
çok eğlenceli bence yani, çerezlik dediğiniz için size uygun olabilir.

seinfeld, will and grace, modern family, two and a half men de öneririm tabii klasikler olarak.
0
blatta hiberna
(16.08.21)
ben de senin gibiydim, biraz itelersen friends çok iyi gidiyor. ben 2. sezondan sonra alıştım ve çok sevdim.
0
veritaslibertas
(16.08.21)
The it crowd.

Breaking bad ilk 6-7 bölüm kanser hastalık falan geçiyor, sonra adam niyeti bozduktan sonrası güzel. Yani 7. Bölümden falan başla gitsin ama mutlaka izle derim.
0
Kahir ekseriyet
(16.08.21)
Modern Family
0
black holes in the sky
(16.08.21)
himym tarzı dizilerin çoğu eski; o yüzden ısınmak zor. friends'i ben de aynı arayışla 1-2 bölüm izleyip bırakmıştım defalarca. sonra başka bir denememde, heralde ruh halim uygundu, çok hoşuma giderek sonuna kadar izledim. ikisini karşılaştıranlar bence sadece birini izlemiş bunların. ikisi de tema olarak aynı, farklı özellikleri olan bir grup arkadaşın günlük rutinlerini anlatıyor. konu o kadar genel ki insanların bu kadar kıyas yapmaya girişmelerini anlamıyorum.

bu ikisi arasındaki süreçte beğenerek izlediklerim şöyle; two broke girls, big bang thory, young sheldon, modern family.

modern family özellikle favorim. hala dönüp dönüp izliyorum rastgele bölümler şeklinde.

biraz bu konseptin dışına çıkarsanız jane the virgin var. bu da latin amerika'nın kültürünü temel alan bir çeşit komedi. ben izlerken eğlenmiştim. zaten karikatürize olan pembe dizi senaryolarını biraz ironik ama kabullenici bir şekilde tiye alıyor. bir çeşit latin amerikalıların "evet bazen aşırı dramatik olabiliyoruz nolmuş yani" demeye çalıştığı bir dizi.
0
akhenaten
(16.08.21)
himym da 2 kez izledim ama friends i rastgele açıp izlemelerle beraber cok daha fazladır. fanı değilim ama iddia ediyorum friends’e bi şans daha verirseniz sonra gelip duyuruya teşekkür edersiniz:)

onun dışında office, modern family, parks and rec, b99, scrubs +1
0
i think therefore i am
(16.08.21)
Friendse kesinlikle devam. Himym hastası biri olarak hiç sevmemiştim başlarda ama 3.sezondan sonra bırakamadım.
0
sta
(16.08.21)
brooklyn nine nine ve scrubs.

himym, friends ve bahsettiğiniz diğer dizileride (walking dead dışında) izleyen biri olarak bu ikisini epey seviyorum. scrubs'ın tek kötü yanı yüksek çözünürlüklü hali yok maalesef.
0
shadowfollower
(16.08.21)
Yaaa hepiniz harikasınız. Ne güzel ayrıntılı ayrıntılı anlatmışsınız <3
Tamam, friends i iki sezon öflesem de izleyeceğim. Sonrasında da artık sarmazsa vedalaşırım ama umutlandım.
Ardından brooklyn nine nine a yükseldim.
Sonrası için de bolca öneri vermişsiniz zaten, hepsine bakacağım.
Çokl teşekkür ederim canım duyurum.
0
🌸somethinginthewayshemoves
(16.08.21)
Coupling (ingiliz versiyonu)

Seven çok sever(en sevdiğim komedi dizisi), kimine fazla edepsiz veya yapay da gelebilir. Birkaç bölüm izle bak.
0
nhk ni youkosu
(16.08.21)
bence himym ile en yakın olanlar:

it crowd
office
big bang theory
brooklyn 9-9
how to sell drugs online (fast)

komedi haricinde suits ve blacklist izleyebilirsin

ama tüm diziler için ortak önerim, en azından 3-4 bölüm dişinizi sıkın. biraz dizi yoluna girsin, karakterleri tanıyın, sonra mecbur izliyorsunuz. hangi dizi unuttum, "ben bu diziyi neden izliyorum" diye çok sordum kendime ama öyle böyle izledim diziyi (sonradan hatırladım dizi : unbreakable kimmy schmidt)
0
co2s2
(16.08.21)
friend
fleabag
b99
modern family
office
good place
the marvelous mrs. maisel

hepsi de cidden sürükleyip kalkamayacağınız diziler

harikaharikaharika
0
chanandler bong
(18.08.21)
(10)

150 milyon Türk lirası büyük para mı? Bu paraya sahip olsaydınız ne yapardı

siyahsekiz
Sb?
Sb?
0
siyahsekiz
(15.08.21)
17.5 milyon dolar yapar sana bana halka büyük para ama bazılarına göre küçük para
0
basond
(15.08.21)
hiç kimseye göre küçük para değil bence. dünya nüfusunun yüzde 99.9 unun rüyasında göremeyeceği paralardan.
ne yapacağıma gelince de istifa ederdim muhtemelen. birkaç yıl dünayı gezerdim takılırdım. sonrasını da o zaman düşünürdüm.
0
fff02561
(15.08.21)
Buyuk para. Manhattan'da sehir manzarali luks daire alabiliyorsun bu paraya, yani evet buyuk para.
Sahip olsam is adami olurdum. Bir business sahibi olmaya calisirdim derhal. Birkaç seye yatirim yapardım.
0
stavro
(15.08.21)
Büyük para.
Zor soru. Kesinlikle istediğim bir yerde (öyle lüks vs değil, hayatimi gecirecegim yerde) bir ev, evi komple elektrili araç sarj edebilecek bir altyapı ile kurarim. Bir adet elektrikli arac alirim (tesla ic dizayn sevmiyorum).

Paranin belli kismini cash tutarim. Belli kismi ile ev vs almak yerine ev,ofis,alisveris merkezi vs alan ve bunlari hisse olarak satan sirketlere yatırım yapardim bu sayede kiraci vs ugrasmazdim.

Sonrasında bu kadar para olduğu için yatırım danismanligi firmalarina giderdim direkt, etf, hisse vs icin.

Is yapmak isterdim ama bu kadar para (15 milyon euro) olduktan sonra daha fazla paraya ihtiyacım yok acikcasi. Bu sebepten paul newman firmasi gibi kari yardim yapmaya giden bir firma vs olabilirdi. Ya da calisan kisilerin esit sekilde paylastigi bir firma vs.

Onun dışında bazi crowd funding islerine de bakardim.
0
logisticsmanager
(15.08.21)
Çok büyük para. Dünyanın her yerinde ölene kadar konforlu bir hayat yaşarsın. Zaten bu kadar büyük mevduata sahip zenginlerin parasını yatırım danışmanları değerlendiriyor, adamlar da denizde tekneyle dünya turu yapıyorlar. O yüzden kafa yormama gerek kalmazdı ıvır zıvır işlere.
0
roket adam
(15.08.21)
Buyuk ve gayet her iş icin de yeterli para. Fabrika kurup başına bile geçersin. Her işi de yaparsin.
0
optimistbakunin
(15.08.21)
Deli misiniz dünyanın neresinde olursanız olun $2m işinizden ayrılıp yurtdışı şartlarında kaliteli bir yaşam sürmeniz için yeterli bir miktar
0
aguen
(15.08.21)
Aylik en az 200 bin tl getiri yapacak bir yatirim yaparim. Hatta 2-3 farkli yatirim yaparim. Riski bolmek onemli
0
hasansabbah
(15.08.21)
Ben de parçalara bölerek yatırımlar yapar ve risksiz aylık sabit max gelir kovalardım
0
Kahir ekseriyet
(16.08.21)
buyuk para bence.

-5 milyonuna. turkiye'den 1 ev. 1 dukkan 1 yazlik alirdim. turkiye'ye dondugumde beni idare etsin diye.
-10 milyonuna yurtdisinda ev alirdim.
-10 milyonunu euro yapip kenara atardim yurtdisi ihtiyaclari icin.
-kalan parayi turkiye'de faiz, yurtdisinda yatirim enstrumani olarak kullanirdim.
0
buenosdias
(16.08.21)
(18)

2 senede bir Türkiye'den ev alan gurbetçi tipi gerçek mi mit mi?

yürümeyin
Gerçekse nasıl alıyorlar? Düzgün bir şehirde en kötü ev 600 bin olmuş. Öyle veya böyle kredi çekmesi lazım. Türkiye'deki bankalar yurtdışında oturumu olana kredi vermez. Avrupa'daki bankalar Türkiye'yi geçtim AB içindeki yatırıma bile o kadar kredi vermez.Akrabanın adına kredi çekse bankalar adına t
Gerçekse nasıl alıyorlar? Düzgün bir şehirde en kötü ev 600 bin olmuş. Öyle veya böyle kredi çekmesi lazım. Türkiye'deki bankalar yurtdışında oturumu olana kredi vermez. Avrupa'daki bankalar Türkiye'yi geçtim AB içindeki yatırıma bile o kadar kredi vermez.

Akrabanın adına kredi çekse bankalar adına tapulu 1-2 evin yoksa yüzüne bile bakmıyor.

Emlak balonu başlığında sıklıkla bu tipten bahsedilmiş ama bana pek mümkün gelmedi.
0
yürümeyin
(15.08.21)
60 bin euro -> avrupa'da ayda 2.5k euro kenara atan tr'de 2 senede kredisiz ev alabilir.
0
archmage mahmut
(15.08.21)
Elbette ki abarti, bir seyin yayilmasi icin sansasyonel olmasi lazim. "20 senede bir ev alan gurbetci"yi kim neden konussun. Kazanani vardir tektuk bu hikayeye konu olan ama buyuk cogunlugu o kadar kazanmaz.

"avrupa'da ayda 2.5k euro kenara atan" bu cok basit bir seymis gibi yazilmis. kari koca olarak iyi kazanmalari ve cocuklarinin olmamasi falan lazim.
0
hot potato
(15.08.21)
Kanka bir de alamanci arkadaşlarım söyle diyor. Bankada para tutmak Almanya'da, daha büyük problem. Hatta şöyle birsey anlatmıştı. Parayı harcamak için arkadaşı evi neredeyse yıkıp tekrar yaptırmış içini.
0
allah yazdiysa bozsun
(15.08.21)
Avrupa'da ayda kenara 2.5k atabilmek için net maaşın minimum 4 olması lazım. O parayı anca iyi mühendis ve yazılımcı alır. Bu gurbetçi kitlenin o kadar kazandığını hiç sanmıyorum.

Artı kazansa bile reel enflasyon karşısında euro'nun etkisi azalıyor. 2 ay önce 800 bin lira olan evler 1 milyon lira olmuş. Ayda 2.5k biriktirse iki ayda anca 50 bin lira yapıyor.
0
🌸yürümeyin
(15.08.21)
2 olmaz 4 sene olur, sonucta catir catir aliyorlar.
Benim yan apartman gurbetci doldu evler 2 milyon tl.

Eskiden euro olarak getirip bankaya faize atiyorlardi su an euro faizi sifir oldugu icin ev aliyorlar.
Evler de dolar bazinda %10 artti son 1 senede.

Adamlar akilli yani.
0
divit
(15.08.21)
Bunun her sene ev alan versiyonunu biliyorum. Mit değil, ama sayısı da çok değildir.

Ayda 2,5k€ kenara atmak, orada kendi iş yeri olan biri için çok zor değildir diye düşünüyorum (en basitinden dönerci dükkanı olan binlerce kişi var). Kalifiye işi olanlar bile yapabilir.
0
burfak
(15.08.21)
yahu adam almanya'da yaşıyor ve misyonu türkiye'den daire almak. bu adamlar düzgün şehirde yatırım veya yaşama amaçlı planlar yapmıyor ki. köyünden, kendi şehrinden falan ev alıyor. emlak piyasasına çok hakim değilim ama arapların çok rağbet etmediği küçük anadolu şehirlerinde daha az paraya harika daireler alınabilir diye düşünüyorum. bunun yarısına belki.

yine bu arkadaşlarımızın çoğu orda zaten cemiyet gibi yaşıyor. pek hobileri, uğraşları, zevkleri olduğunu zannetmiyorum. aldığı parayı kenara koyuyor zaten. yani ortalamanın üstünde bir kazancı olsa biraz dişini sıkan kişi senede 15 bin euro civarı koyar kenara. e 30 bin euro'ya da bence ev alırsın, yapılmayacak iş değil.

kaldı ki iki yıl olmasın üç dört olsun çok fark etmez, gelir farkı öyle boyutlara ulaştı ki hesabını kitabını bilen bir alman vatandaşı maksimum 5-6 senede türkiye'den ev alır. varlıklıysa bir senede alır, kumbarada para biriktiriyorsa 10 senede alır ama yine alır.

"memleketten ev alma" motivasyonuyla yaşayanlar zaten bunun için deli gibi biriktiriyordur, o açıdan çok şaşırmamak lazım.
0
alevli deniz sortu
(15.08.21)
Eskiden ev fiyatları bu kadar yüksek değildi. Benim Almanya'da bir sürü akrabam var. Hepsinin Türkiye'de 20, 30 yıldır evi var. Ev alma olayı yeni bir şey değil. Eskiden ev fiyatları ucuzken belki daha kolay ev alıyorlardı.
0
dissendium
(15.08.21)
Fransa'da yaşayan Türk arkadaşım (benimle yaşıt, benim ev-arabam yok) Türkiye'den yazlık almayı düşünüyordu. 40 bin euro civarına ne bulabilirim diye bakınıyordu en son.

Yani 2 olmasa da 5-6 yılda biriktirmiş olsa bile çoğu bir şey almak istiyor, bazıları yatırım gözüyle bakıp (veya kaçak iş yapıp vergi kaçırıp vs) deli gibi alıyor. Doğrudur bence.
0
nhk ni youkosu
(15.08.21)
Yurtdışında da para biriktirmek o kadar kolay değil. Alır ama 8-10 yılda alır. 2 milyonluk evi 10 senede almak gayet iyi.
0
matta
(15.08.21)
@nhk ni youkosu, arkadaşınız 40 bin euro'ya yazlık bulabilirse beni de haberdar etsin :) Bahçeli mahçeli yazlığı geçtim, ara kat apartman dairesi bile yok o fiyata.

Benim anlamadığım şey euro'nun artış hızı evlerin artış gerisindeyken kredi falan almadan nasıl ev alabildikleri. Karı koca ayda toplam net 6 bin euro civarı kazanmadıkça veya burfak'ın dediği gibi dönerci zinciri yoksa bu şartlarda bana pek mümkünmüş gibi gelmiyor.
0
🌸yürümeyin
(15.08.21)
gerçek. Örnek, dayım.
fransa lyon'da pazarcı. pazara tezgah açıp sebze-meyve satar yıllardır.
2 senede bir de değil, her sene ya daire, ya arazi filan alır.
0
etna
(15.08.21)
Gerçek örnekleri var.
Ama bunlar İstanbul, izmir bakmiyor. Gidiyor köyünde ya da ic anadoluda vs bakiyor.
Bir de oralarda baya kötü yasiyorlar, örnek;
Adam belcika hollanda sinirinda. Gidip Hollanda'da elma topluyor Belçika'da yaşıyor.
Eşi sürekli tanıdıgi yerlere is aramaya geldi is vermedik belgesi imzalatip yillardir issizlik maasi aliyor.
Çocuklar sürekli ayni evde, paralar bir yerde birikiyor.

Bu paralarla karaman'da bina yaptilar iste.

Yani harbiden Avrupa'da düzgün yaşayıp (spor, müze, konser vs gezen, başka ülkelere giden, hobiye sahip olan, arada dışarıda yemek yiyen vs) tipler bunu zor yapar. Ama bahsettigim kisiler çocuklarla beraber 3-4 kisi çalışıp ayni bütçeye atiyor.

Bu değil ki her sene aliyor. Ama kendi acimdan düşünürsem eşim de benim kadar alsaydı ve dümdüz bomboş bir hayat yasasaydik tahmini ayda 2000 euro kenara atardik. Yilda 24bin euro eder. Iki yilda 500bin lira eder. Bunla da Türkiye'nin dandik geri kalmis illerinde ev alinir.
0
logisticsmanager
(15.08.21)
600 bin nerde ev hocam? anadolunun ilçelerini bi gezin. 200-300 bine yeni yapılı güzel 2+1 3+1 ler var. anadolu dediğiniz ankara merkez falan değildir umarım. gurbetçilerin de çoğu şehir merkezinden değil ilçesinden vs. göçenler zaten.
0
fff02561
(15.08.21)
Evet gerçek. eşimin akrabaları var isviçrede, gelip gaziosmanpaşa'dan apartman falan alıyorlar. binanın yüzüne bakmazsın, yıkıldı yıkılacak, yatırım olsun geldiğimizde kalırız, kalacak yer parası vermeyiz, kentsel dönüşüme girince de para yaparız diye alıyorlar. bu arada beyaz yakalı olarak karı koca çalışarak ayda 2 bin euro kenara atılabiliyor bir çok ülkede, mümkün yani. daha yeni bir arkadaşımın üsküdarda çok merkezi ve manzaralı, ama çook eski harabe gibi bir evini bir gurbetçi satın aldı. zam bile yapmadı kiraya, sıkıntı yok kentsel dönüşüme girince para yapıcam diyor. mantıklı bence.
0
roket adam
(15.08.21)
almanya'da sıvacı tanıdığım var. baya bildiğin iş falan alıp gidip sıva yapıyor evlere, çok güzel paralar çeviriyor. dükkanı var, anlaştığı evlere, boyayı malzemeleri de kendi satıyor. 2-3 sene de bir gelip ev almıyor ama o güçten fazlası var. kuzenim de var belçika'da (fırıncı dükkanları var) o da sağlam kazanıyor. bir gelip 2-3 katlı havuzlu villa dikip gidebiliyorlar. maaşlı işçilerin zaten max maaşı 4-5 papel oluyor
0
avatar is back
(15.08.21)
Eski jeneresyon gidenleri beyaz yakalı düşünmemek lazım,çoğu orada ticaretle uğraşıyor ya da esnaf.Bunlar zamanında istanbulda, bizim anamız babamızın yüzüne bakmadığı bölgelerden,arsaları kapatmışlar.Depremden sonraki yıllarda da müteahitlere vermişler kat karşılığı.Bir arsadan 8-10 dairesi dükkanı vs olmuş.Tabi hepsi kirada.Türkiyede de para birikiyor yani.1999 dan beri istanbulda kiracıyım.Şimdiye kadarki tüm evsahiplerim almancıydı.Ve oturuduğum apartmanların yarısına sahipler ve kira topluyorlar.
0
arenas
(16.08.21)
abd'de ucu ucuna geçinen biri, geçen sene kendisinin ve eşinin kredi kartı nakit çekim limitiyle antalyadan 3+1 ev satın aldı.
0
yemrem
(16.08.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.