Giriş
(7)

furminator sadece ölü tüyleri mi alıyor yoksa kisaltma da yapıyor mu

all girls dream
5 aylık goldenim var bu ürünü kullandıktan sonra tüyleri kisaldı gibi geldi bana göz yanilsamasi mi bilemedim
5 aylık goldenim var bu ürünü kullandıktan sonra tüyleri kisaldı gibi geldi bana göz yanilsamasi mi bilemedim
0
all girls dream
(24.08.21)
Göz yanilsamasi olabilir. Kendi köpeğimde kisaltma yapmadı.
Ama haftada bir furminator gun asiri tarama.
0
logisticsmanager
(25.08.21)
Furminator zorlayınca normalde kopmayacak tüyleri de topluyor. Çok abartmamak lazım yani furminator ile tararken. her bölgeden 2-3 defa geçmek yeterli. Sürekli furminator ile tarayayım, hiç tüy dökmesin etrafa diye bir şey zaten yok. Tüylerde kısalma değil de azalma olmuştur. Makas gibi kesmiyor ama o bölgede tüy azaldığı için size kısalmış gibi görünmüş olabilir.
0
himmet dayi
(25.08.21)
Kısaltma yapmıyor.
0
veritaslibertas
(25.08.21)
aynı şeyi ben de düşünmüştüm ama sonra tam da yukarda himmet dayının dediği gibi olduğumu anladım
0
rentts
(25.08.21)
Golden’ım 3 yaşına girecek. 2,5 sene evvel ilk heves aldığım furminator’ü iki defa kullanıp attım. İyi ki de öyle yapmışım. Bebekken uzamamış tüylerini bile yolan bir alet, şimdi upuzun olan tüylere neler yapmaz… şimdi tarak başlıklı fırça kullanıyorum. Üşenip kendi saçlarımı taradığım fırçayı kullanıyorum bazen. Onun da çok hoşuna gidiyor, mayışıp kalıyor.
0
the she ronin
(25.08.21)
@the she ronin, alet "yolan" ve uzun tüylere bir şey yapacak bir alet değil. furminatörün olayı dökülmeye yüz tutmuş ölü tüyleri toplaması. siz aleti yanlış kullanmış ya da sahtesini almış olabilirsiniz. furminatör piyasada neredeyse orijinalinden bile ayırt edilemeyecek kadar sahtesi bulunan bir ürün.
0
veritaslibertas
(25.08.21)
@veritaslibertas Almanya’dan almıştım. Kısa tüylü köpeklerde daha başarılı olduğuna şahit oldum. Klinikte başkaları tarafından kullanımını da gördüm. Benim gözümde yüzeysel bir alet.
0
the she ronin
(25.08.21)
(21)

Zengin olamamaktan nefret ediyorum

goklerdengelenkarar
Fakir değilim. Durumu iyi ya da orta direk falan da olmak istemiyorum. Hayvan gibi zengin olmak istiyorum. Kendini yetiştirmiş ve daha iyilerine layık biri olarak tanımlarım kendimi. Potansiyelimin altındaki maddi durum yaşamımı çekilmez hale getiryor. Bindiğim arabadan, yaşadığım evden, gittiğim ma
Fakir değilim. Durumu iyi ya da orta direk falan da olmak istemiyorum.

Hayvan gibi zengin olmak istiyorum. Kendini yetiştirmiş ve daha iyilerine layık biri olarak tanımlarım kendimi. Potansiyelimin altındaki maddi durum yaşamımı çekilmez hale getiryor.

Bindiğim arabadan, yaşadığım evden, gittiğim mağaza ve marketlerden, giydiğim kıyafetlerden tatmin olma şansım yok.

Fakir olsam durumu kolayca kabullenirim. Fakirm zaten der geçerim. Ama bu ortada kalmışlık hissi rezalet bir şey. Fakirin dünyasına da ait seğilim zenginin de.

Bunun için psikolojik destek almalı mıyım?
0
goklerdengelenkarar
(24.08.21)
Destek şart.
0
olaylar olaylar
(24.08.21)
kendi işini kurmalisin. o kadar nefret ediyorsan zaten icinden cikmak icin her seyi denersin. daha iyilerine gercekten layiksan bir sekilde basarirsin zaten. bak zengin olan nasil yapiyor, sen de dene.
0
robokot
(24.08.21)
Bela birdir. Sabretmezsen iki olur.
Öyle ki, bir zaman gelir şimdiki halini bile ararsın.
Psikolojik destek için harcayacağın parayı fakirleri arayıp bularak onların hal hatırını sorarak kendilerine verirsen hayata dair sancı veren bazı düşüncelerin de değişebilir.
0
Erva
(24.08.21)
@erva katılmıyorum. Kişinin halinden memnun olmayıp daha iyisini istemesi doğraken bahşedilen nefsinin gereği.

Kim daha kötüyü ister?


Ayrıca kimine trilyonlar verip kimini kuruşlarla imtihan eden sistemi adil bulmuyorum. Beşerin yaptığı sınav bile daha adil.

Birine trilyon vermeyip milyonlar verse, diğerini de kuruşa mahkum etmek yerine trlyonlardan arda kalanım içinden en azından binler verse adil olmaz mıydı?

Ben iki cihanda da adeletin olduğuna inanarak büyüdüm de. Pek öyle değil gibi sanki.
0
🌸goklerdengelenkarar
(24.08.21)
Bence de psikolojik destek almalisin. Zira bahsettigin seyler "basarmak, bir sektoru sekillendirmek, liderlik etmek" falan degil. Araba, kiyafet, magaza falan gibi seylere odaklanmissin. Bu da basarisiz olmaya mahkum bir bakis acisi zira kendini karsilastirip asagilik hissedecegin senden daha zengin, daha iyi arabasi olan, daha buyuk evi olan insanlar hep olacak. Bence bu bahsettigin kadar ciddiye kesinlikle psikolojik bir sorun.
0
hot potato
(24.08.21)
daha iyilerine layık"
"Potansiyelimin altındaki maddi durum"

Peki bunları değiştirmek için bir şey yapıyor musun? Yapıyorsan bunun seni oraya ulaşana dek canlı tutması gerek.

Bu arada çok para kazansan da pek bir şey değişmeyecek, onu söyleyeyim. Önemli olan alınan yolun kendisi, sonuç değil.

Psikolojik destek konusunda yorum yapamayacağım, fikrim yok.
0
hayirsiz
(24.08.21)
@hayirdsiz, bence çok şey değişecek benim için. İsterseniz şartlarımızı değişebiliriz :)

Bir şeyler yapıyorum. Sonuca da yakınım. Ama beklemeye tahammülüm kalmadı.
0
🌸goklerdengelenkarar
(24.08.21)
Gayet normal düşünceler bunlar. Olması gereken hissiyat zaten bu.
Azmetmeye devam et umarım gönlünden geçen gibi olur
0
photo85
(24.08.21)
Gayet normal düşünüyorsun +1

Bu ülkede "standart" bir yaşamın adı lüks oldu artık. Yani belki Bugatti marka bir arabaya binmek lüks olabilir ama mesela eğer bir Alfa Romeo Giulietta almaya bile gücün yetmiyorsa, senden öte o ülkede bir sıkıntı var demektedir.

İnsanların bu durumu kanıksaması benim de canımı çok sıkıyor ama elde tek şans kalıyor, buralardan siktir olup gitmek
0
deveyidiken
(24.08.21)
bence de haklısın böyle düşünmekle. bugün aynı şeyi düşündüm hatta. bu ülke zengine güzel. bu pahalılıkta maaşlı çalışan olarak yaşamak çok zor.
0
nothing in my way
(24.08.21)
ben de aynıyım. desteklik durum yok bence. ortanın ortası olmak çok kötü.
0
Hallegadola
(24.08.21)
Hayvan gibi zenginlikten kastin ne tam emin değilim.
Misal bir bmw bir yazlik gibi birşeyse farklı kendi uçağın olup uzaya seyahete gitmekse farklı.

Özellikle ikincisi gibi birşey için kendini bu kadar hirpaliyorsan üzülürüm ama diğeri için çabalaman normal.

Şükretmek zenginler tarafından fakirleri tutabilmek için üretilmiş bir şeydir. O yüzden daha fazlasını istemen normal ama bir noktada artık "tamam biraz kafamı dinleyeyim lan" demen de lazım.
0
logisticsmanager
(24.08.21)
Syabk +1
Erva’nın dediğini de uygulayabilirsin, verdikçe zenginleşirsin.

Ona kalırsa ben de kendimi çok daha iyi şeylere layık görüyorum ama sistem öyle çalışmıyor, Ayrıca Sakıp Sabancı’nın bir videosu dönüyordu, o kadar param oldu ama oğluma bir ayakkabı alamadım diye. Otomobil fabrikası kurdum ama oğlum benden bir araba istemedi diye. Çünkü çocukları engelliydi. O da daha iyisine layık olduğu düşünmüştür elbet ama bunun sonu yok. Birinin trilyonu varken yürüyemez, ötekisi milyonum yok diye diye koşar.
0
epitaf
(25.08.21)
Potansiyelinin altında olduğunu düşünüyorsun ama değilsin emin ol. dünyada milyonlarca insan muhtemelen haketmediği şeyleri yaşadığını düşünüyordur.

ayrıca sistemi bozan veya gelir adetsizliği yapan beşerin ta kendisi. aslında siz de bunun bir parçasınız. 8 milyarlık dünyada 7,9 milyar insandan daha iyi yaşamak istiyorsunuz. bunun için her şeyi yapabilecek potansiyeliniz var işte dengeyi bozan da bu doyumsuzluk ve hırs.
0
nuisance
(25.08.21)
fakirlikten orta halli bir duzeye gecmek nispeten kolay.
iyi maasli bir is bulursun ve artik bir seviye yukselmissin demektir.

ama o orta segmentten bir yukariya cikmak cok cok zor

dusunsene en iyi maasli calisan 30-40 bin filan aliyordur. belki 50-60 bin

ama ust segmentteki bi adamin arabasinin senelik masrafi 100bin olabiliyor.

zengin olmayi istemek ve bu dogrultuda calismak bence dogru. kabul edilebilir.

ancak bu konu hakkinda bir cok bilimsel calisma sonucu diyor ki; para ve mutluluk arasindaki korelasyon sandigimiz kadar guclu degil.

yani simdi 100 liran var 1 birim mutlusun. 1000 liran olunca 10 birim mutlu olmayacaksin

bir yerden sonra paranin mutluluga etkisi muhtesem azaliyor. ornek veriyorum, 100 milyon dolarin olmasiyla 110 milyon dolarin olmasi arasinda pek fark yok

bir de bence zenginlik parayla alakali bir durum degil. milyar dolarinda olsa elindekiler yetmiyorsa fakirsindir
0
foster
(25.08.21)
potansiyelinin altındaki derken? serbest piyasa ekonomisinde herkes aşağı yukarı potansiyelinin tam olarak karşılığı pozisyonlarda yaşıyor aslında. genelde bu tarz cümleler kuranlar, kendine aynadan tam olarak bakamayan insanlar oluyor. mesela çok iyi teknik adamlar var, abi bana zaman verin facebook'u baştan sona yazayım triplerinde olurlar, belki geçrekten de yazarlar ama mark zuckerberg'in 1) sosyal becerisi 2) o dönemki ruhu ve fırsatı yakalama imkanı 3) risk iştahı 4) akademik geçmişi ve ortamı o arkadaşlarda olmadığı için bulunmak istedikleri yerde olamıyorlar. ben yerinde olsam, kuru kuru bunu istemekten ve şikayet edip mutsuz olmaktansa neden potansiyelinin altında kaldığına odaklanırım. psikolojik destekten ziyade kişisel ve kişilik gelişimime daha çok ağırlık verirdim. sen neden potansiyelinin altında bir yaşam sürdüğünü düşünüyorsun, şanssız olduğun nokta neresi, buna odaklanırım.

trde otomobil dışında yurtdışına göre çookk pahalı olan bir şey yok. üst düzey beyaz yakalı biri doğru yatırımları yaparsa birkaç yılda (tabiri caizse) milyoner olabiliyor hele ki şu enflasyon döneminde. karı koca çalışıp villada oturan yaşayan, hayatını düzen altına almış 35 yaşında insanlar tanıyorum hepsi de maaşlı çalışan. araba takıntınız yoksa bunlar mümkün, dediğim gibi beklenti ve plan meselesi. otomobil konusunda ise isyanında haklısın, ben de türkiyede giriş sınıfı lüks araç fiyatına amerikada porsche satıldığını görünce üzülüyorum ama o da işte ülkemizin bir dezavantajı.
0
roket adam
(25.08.21)
MUhtemelen hayvan gibi zenginlik değil mevzu, emeğin karşılığında elde edebildiklerin.

Avrupalı bir dengin, rahatlıkla araba sahibi olup, meyvenin sebzenin, sütün, aburcuburun, kuruyemişin daha kalitelisine daha az emek karşılığında erişiyor. Beni de son 1 yıldır sıkan şey bu, tl bazında ne kadar para kazansam da bir gelişmiş ülkede yaşayanla denk şartlara erişmem çok zor.

Sadece otoyolda giderken bile lüks arabaların yabancı plaka olup istedikleri hızda gidebilmeleri bile canımı sıkıyor, ben saatlik çalışmamla 3 litre benzin alırken onlar muhtemelen 10 litre alabiliyor mesela.

Bu noktada psikololjik desteklik bir durum yok, kendi işini kurmak en mantıklı şey olur.
0
atom karincanin torunu
(25.08.21)
Kendi işini yapmadan bu çok zor.
Muhtemelen bu adamlar bu parayı kazanıyorken ben nasıl kazanamıyorum diye çok düşünüyor olman lazım. Çünkü bu konuda yalnız değilsin.
0
liberal
(25.08.21)
zengin olmanın ne demek olduğu hakkında, öyle sanıyorum ki, hiçbir fikrin yok.

ben şu an 31 yaşındayım ve şu anki en büyük korkum, elime bir anda yüksek miktarda bir para geçmesi. çünkü finansal zekam oluşmaya başladıkça şunu farkediyorum ki, aslında ben parayı kullanmayı bilmiyorum.

elime para geçse çar çur edeceğim diye çok korkuyorum.

şu an elime geçen parayı kuruşu kuruşuna takip ediyorum ve kendimi geliştirmeye çalışıyorum. elimdeki az miktarda paradan nasıl para yaratabilirim diye.

şu an senin eline havadan bir milyon tl geçse sen bu kafayla borca girersin. gidip ev araba alırsın ve üstüne kredi çekersin. daha da borçlanırsın.

ek iş bulup akşamları çalışırsın ve zerre zamanın kalmaz. maddi duurmun sadece iyi "görünür" ama hayatı yaşayamazsın ve 10 yıl sonra tamamen batarsın.

eğer tek bir tavsiye istiyorsan bu haftadan başlayarak her pazar akşamı bir saatini nakit akışını incelemeye ayır.

bol şans.
0
sensible soccer
(25.08.21)
Davulun sesi uzaktan hoş gelir. Zengin olunca bütün dertlerinin biteceğini zannediyorsan yanılıyorsun dostum. Para değil huzur mutluluk getirir. İç huzurunu sağlamanın yollarını aramalısın ve hayattan zevk almayı öğrenmelisin. Gerekirse destek al.
0
iwasbornonamountainside
(25.08.21)
kendini yetistirmis ve daha iyilerini haketmiyorsun demek ki. uzgunum tekrar deneyiniz

sana soru sormak istiyorum musadenle. su an 1 milyon dolar versem ne yaparsin? ne yapardin. ev ve araba mi alacaksin :)

planin nedir? is mi kuracaksin ne isi olacak bu?
bu soruya guzel bi cevap verebiliyorsan detaylayabiliyorsan hakediyorsun demektir. ve hakeden seye para kendiliginden gelir.
0
turbo sadık
(25.08.21)
(4)

1 senede 3 iş değiştirmek ve 4.sü?

goodman
1 sene içerisinde şu an 3. şirketimdeyim. Bir ilan var ve maaşı acaba %50 arttırabilir miyim düşünmeye başladım şimdiden. Başvursam mı? Bu bizi de bırakıp gider derler mi?
1 sene içerisinde şu an 3. şirketimdeyim. Bir ilan var ve maaşı acaba %50 arttırabilir miyim düşünmeye başladım şimdiden. Başvursam mı? Bu bizi de bırakıp gider derler mi?
0
goodman
(24.08.21)
ben olsam 2.den sonra sorgulamaya başlardım ama allahın hakkı 3müş harbiden
0
nahtoderfahrung
(24.08.21)
Ikinciden sonra sorgularim. Almama ihtimalim çok yüksek. Ki ikcilarin da böyle düşündüğünü gördüm şirket içinde.
0
logisticsmanager
(24.08.21)
hem bizi bırakıp gider derler, hem de çok geçimsiz veya başka bir sıkıntısı var ki çalıştığı yerde uzun süre durmuyor derler.
0
etna
(24.08.21)
Sen başvur bence. Öyle düşüneceklerse bile bırak onu onlar düşünsün.
Sorulursa güzel bir sebep ayarla.
0
michael_knight
(25.08.21)
(23)

İş olan günler kaçta yatıp kaçta kalkıyorsunuz?

hayaletimsi
Kaçta yatıyorsunuz?Kaçta kalkıyorsunuz?Mesai başlangıç saatiniz nedir?Evden kaçta çıkıyorsunuz?Uyuduğunuz uyku yetiyor mu?
Kaçta yatıyorsunuz?
Kaçta kalkıyorsunuz?
Mesai başlangıç saatiniz nedir?
Evden kaçta çıkıyorsunuz?
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu?
0
hayaletimsi
(23.08.21)
12-2 arası yatıyorum, 8.30-8.50 gibi kalkıyorum.
Mesai esnek ama 9 diyelim.
yataktan çıkıp yüzümü yıkayıp masaya oturuyorum.
genelde yetiyor gün içinde uyumuyorum hiç.
0
jelly bear
(23.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz?
ertesi gün işe gideceksem 11-12 gibi yatarım, evden çalışacağım gün 2 gibi.

Kaçta kalkıyorsunuz?
ofis için: 4:45'te kalkıyorum. evden ise 7:30

Mesai başlangıç saatiniz nedir?
8:00

Evden kaçta çıkıyorsunuz?
5:30

Uyuduğunuz uyku yetiyor mu?
Evet. Çünkü haftada 1 gün ofis.
0
himmet dayi
(23.08.21)
ayy anket en sevdiğim :d

Kaçta yatıyorsunuz? 12-1 bazen 2-3
Kaçta kalkıyorsunuz? 8
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 9.30
Evden kaçta çıkıyorsunuz? 9
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? yes sir
0
kimberly
(23.08.21)
12-1 gibi yatıyorum.
7.15'te kalkıyorum.
evden 8 gibi çıkıyorum.
mesai 10da başlıyor.
erken kalktığımda 24 saat uyumuş bile olsam uyku yetmiyor.
0
bir kum tanesindeki atom alti parcacik
(23.08.21)
00:00
08:30
09:00
remote
evet
0
nibba
(23.08.21)
23.00-24.00 gibi yatıp 08.45 gibi kalkıyorum. Mesai 09.30’da. Uyku bana hiçbir zaman yetmiyor.
0
ruhen hastayim ben
(23.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? 2
Kaçta kalkıyorsunuz? 8:45
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 9
Evden kaçta çıkıyorsunuz? n/a
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? hayir
0
hot potato
(23.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? 12-2 arası değişiyor.
Kaçta kalkıyorsunuz? 7:15-7:30 arası
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 9
Evden kaçta çıkıyorsunuz? 8:40
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? Değişir. 12'de yatarsam evet ama dün 1:30 gibi yattim 5:30 saat uyudum uykum geldi yani işte.
0
logisticsmanager
(24.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? 11-12
Kaçta kalkıyorsunuz? 7
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 8
Evden kaçta çıkıyorsunuz? 7.15
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? Pek sayılmaz, 2 yaşında bebe var
0
snd88
(24.08.21)
* Genellikle 12'den sonra.
* 9'dan önce kalkmam nadirdir. Zaten alarm ile uyanırsam acayip mutsuz oluyorum.
* Resmi olarak 9-10 ama kişiden kişiye göre değişiyor.
* Çıkmıyorum, remote.
* Kendi kendime uyanırsam yetiyor. Aksi halde öğleden sonra 3 gibi pilim bitiyor.
0
yürümeyin
(24.08.21)
- Kaçta yatıyorsunuz?
23.00 ile 00.00 arası. Bazen sarkıyor.

- Kaçta kalkıyorsunuz?
Sabah kimin aldığına bağlı olarak sabah 6 ile 6.30 civarı.

- Mesai başlangıç saatiniz nedir?
8.00

- Evden kaçta çıkıyorsunuz?
Kimin aldığına bağlı. Geçtiğimiz haftada 7'de çıkıyordum. Bu hafta 6.40.

- Uyuduğunuz uyku yetiyor mu?
Psikolojime bağlı sanırsam. Keyfim yerindeyse yetiyor, değilse yetmiyor.
0
put it in your appropriate place
(24.08.21)
00.30
07.15
08.00
07.40
Evet.
0
pispinti
(24.08.21)
yatış 11 gibi. çoluk çocuk rahat verse 10'da yatarım. erkenden uyumayı seviyorum.
6'da kalkış
7:20 evden çıkış
45-60dk bisiklet turu
8:30 iş başı
uyku tam yetmiyor gibi. 10'da yatabilsem süper olacak.
0
lazpalle
(24.08.21)
Ben:
22.30-23 arası yatıyorum.
7 de kalkıyorum
mesaim 9 da ama evden çalışıyorum.
uyku yetiyor.

Eşim:
22.30- 23 arası yatıyor.
6 da kalkıyor.
Mesaisi 8 de , 6.40 da evden çıkıyor.
uykusu yetmiyor.
0
zimbirik
(24.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? 23:30-24:00
Kaçta kalkıyorsunuz?06:15
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 8:15
Evden kaçta çıkıyorsunuz? 6:50
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu?

yetmiyor bazen yolda uyuyorum bazen evden çalışıyorum o zaman 8 de kalkıyorum böylelikle dengeliyorum.
0
xdenizx
(24.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? "1-5 arasi "
Kaçta kalkıyorsunuz? "7-8 arasi"
Mesai başlangıç saatiniz nedir? "9:30 gibi"
Evden kaçta çıkıyorsunuz? "8:30 gibi"
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? "genellikle evet"
0
sweetoffice
(24.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? 12-1
Kaçta kalkıyorsunuz? 6-6:30
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 8
Evden kaçta çıkıyorsunuz? 7:05
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? asla
0
birmilyonunvarmi
(24.08.21)
8.50'de kalkıyorum. 1-2 gibi yatıyorum. evden çalışıyorum. uyku yetiyor.
0
roket adam
(24.08.21)
iş günü 12-2 yatış, 6-7 kalkış. işten dönünce 2 saat uyuyorum.
0
ya ben lan neyse
(24.08.21)
12-12:30 gibi yatıyorum.
06:10 da kalkış. uyku iç yetmiyor
0
gazozailacatmauzmani
(24.08.21)
Ofise gideceğim gün 1-2 de yatıp sabah 6:50 de kalkıyorum.

Evden çalışacağım gün 1-2 de yatıp 8 de kalkıyorum.
0
robin one persie
(24.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz?

23-01 arası. Nadiren dışına çıkıyorum. Genelde 00.30 falan ama

Kaçta kalkıyorsunuz?

8.00

Mesai başlangıç saatiniz nedir?

9

Evden kaçta çıkıyorsunuz?

8.45

Uyuduğunuz uyku yetiyor mu?

Ehh ama ben hep üşengeç ve uykulu biriyim..
0
nundu
(24.08.21)
Kaçta yatıyorsunuz? 1’den önce mümkün olmuyor.
Kaçta kalkıyorsunuz? 08.20’de alarm çalıyor ve uyanıyorum.
Mesai başlangıç saatiniz nedir? 09.00
Evden kaçta çıkıyorsunuz? Evden çalışıyorum.
Uyuduğunuz uyku yetiyor mu? Hayır malesef yetmiyor, hayatımda hiç yettiğini de hatırlamıyorum.
0
hrvl
(24.08.21)
(5)

viskinin tadı bozulur mu

papa ikinci jambon
1-2 yıl önce açılmış bir viskinin tadında değişme normal midir? yüksek alkollü bişey olmaz diye içiyoruz ama tadı bi tuhaf
1-2 yıl önce açılmış bir viskinin tadında değişme normal midir? yüksek alkollü bişey olmaz diye içiyoruz ama tadı bi tuhaf
0
papa ikinci jambon
(23.08.21)
sanırım oksijen alınca zamanla değişiyor. Ben de aldığım 1 şişeyi genelde 1 yıl içinde falan bitiriyorum, ilk açtığımdaki tatla son tat biraz farklı oluyor. (baştaki keskin güzel tadı gidiyor gibi hatırlıyorum)
0
nhk ni youkosu
(23.08.21)
Eğer ağzı iyi kapanmissa ya da tipaya viski değecek şekilde koyulmadiysa olmamasi lazım.
0
logisticsmanager
(23.08.21)
Kapak iyi kapanmazsa alkol buharlasabiliyor, alkol giderse de içki bozulabiliyor. o yuzden bu tip ickileri plastik mantarla kapayıp ters tutmak gerekiyor
0
apocalipy
(23.08.21)
Viskinin kapagı açılıp az da olsa tüketildiyse şişede tükettiğiniz kısmı dolduran hava viskiyi bozuyor. İsviçre de görmüştüm. Bu sorunu çözmek için irice metal bilyeler satılıyor viski reyonlarında. Viskiyi tükettikçe o metal bilyeleri şişenin içine atıp havayı dışarı çıkarıp viskiyi öyle uzun süreler muhafaza ediyorlardı.
0
limonlu eksi
(24.08.21)
1-2 yil uzun bir sure acik kalan sise icin, bozulmasi gayet normal
0
sweetoffice
(24.08.21)
(3)

ik'cılar..

sana bir sarki yazdim fernando
bir sorum var sizlere.kendi staj programı olan kurumsal bir sirketteyiz. bir aday kişisi staj programında olmayan bir departmanin direktörüne mail atıyor staj için.1. o direktörün böyle bir isteği kabul etmeye yetkisi var mı?2. etse şirketin bunu onaylama şansı var mı?
bir sorum var sizlere.

kendi staj programı olan kurumsal bir sirketteyiz. bir aday kişisi staj programında olmayan bir departmanin direktörüne mail atıyor staj için.

1. o direktörün böyle bir isteği kabul etmeye yetkisi var mı?
2. etse şirketin bunu onaylama şansı var mı?
0
sana bir sarki yazdim fernando
(23.08.21)
kesin bi yanıt veremedim. benim eski bir kurumsal işyerimde direktörün biri direktör olsa da pek sallanmazdı, direktörün ötekisi de aynen böyle takvim dışı stajyer almıştı ik'ya gmy'ye falan söyleyip.
0
bronz böcek
(23.08.21)
Değişir.
Böyle yerlere stajyer olarak iki kere girdim.
Ama bu isi cok ciddiye alan yerlerde (maas, stajyerin programi belli, egitim vs neyse) zor olur.
0
logisticsmanager
(23.08.21)
Stajyer alimi icin direktoru ezecek/kiracak kurum azdır bence
0
pofudukayi
(24.08.21)
(8)

Euroyu faize yatırmak nasıl oluyor?

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Merhabalar arkadaşlar Elimde fiziksel olarak 10000 Euro'm var.Türk Lirasinda olsaydi param faize yatitrirdim, ancak euronun yükseleceğini düşünerekten Euro da tutuyorum.Şimdi sizlere şunu sormak istiyorum.Bu 10.000 euroyu tıpkı TL de olduğu gibi Euro için de faize yatırabilir miyim? Yani vadeli Euro
Merhabalar arkadaşlar
Elimde fiziksel olarak 10000 Euro'm var.
Türk Lirasinda olsaydi param faize yatitrirdim, ancak euronun yükseleceğini düşünerekten Euro da tutuyorum.
Şimdi sizlere şunu sormak istiyorum.
Bu 10.000 euroyu tıpkı TL de olduğu gibi Euro için de faize yatırabilir miyim?
Yani vadeli Euro hesabı gibi düşünün. Her ay duzenli gelir almak istesem. Atıyorum TL için 10.000 liraya aylık 500 lira faiz verirken Euro için de 10.000 Euro için 500 Euro faiz verir mi?

Ya da benzer konuyla ilgili yatırım konusunda öneriniz var mı? Yardımcı olursanız sevinirim.
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(23.08.21)
vermez. yıllık 1 euro falan alırsın.
0
malheiros
(23.08.21)
işbankası 0.02 faiz veriyormuş. aylık 12 cent falan.
garanti ise en az 25bin euro istiyor.
500 euro faiz verecek olsa...

edit: basit bir hesap yaptım da... 10000euro karşılığı tl'yi kredi olarak garantiden çekip, euroya çevirip iş bankasına yatırsam, dediğin gibi 500euro faiz verse, 500'ü tlye çevirip garantiye olan kredi borcumu ödesem 1000 lira elimde kalıyor. 36 ayda 36bin liram olur. euro değer kazanırsa o da ekstrası.
hesaplar yanlış olabilir sözelciyim:)
0
sutlu nescafe
(23.08.21)
Dovize faiz veren bankalar diye aratin daha yuksek faizler bulabilirsiniz.

Ya da bankayla birebir gorusun 10000 euro icin bi qyricalik yaparlar mi bilemem ama belki yardimci olurlar.

Euroya degerlendirmenin bir diger yolu yabanci fon ya da hisse senetlerine yatirim yapmak ama bu mesakkatli bi surec araci kurumlarla gorusebilirsiniz
0
anten
(23.08.21)
Vermez. Verecek olsa herkes döviz zengini olurdu.
Euroyu faizde tutmanin tek yarari değer kaybetmemesi olur. Avrupa'da bile faiz ile para kazanılmıyor eurodan.

Anten+1
Etf alirsaniz o şekilde hem euro tutarken hem para kazanma ihtimali olur.
0
logisticsmanager
(23.08.21)
binance'e at. kripto dolar al. busd mesela. %5-10 arasında faiz veriyor.
0
xrated
(23.08.21)
eurobond alirsaniz en yuksek getiriyi elde edersiniz
0
turkuaz
(23.08.21)
Normalde veriyordu son 1 senedir iptal ettiler.
Euro da deger kaybettigi icin faizi olmak zorunda ama bankalar isine gelirse tavrinda su an.

Eurobond var ya da doviz endeksli fonlar var, onda da %10 vergi aliyor kardan.
Zarara ortak olmuyor tabi.
0
divit
(23.08.21)
eurobond ile yüzde 3 alınabilir
0
superb
(23.08.21)
(4)

Yabancılardaki soyad ile hitap kültürü

burakinho
Oldum olası yabancılardaki isim yerine soyad ile hitap kültürü bana ilginç gelmiştir, öğrendiklerinde bizdeki isimle hitap kültürü de muhtemelen onlara ilginç geliyordur.Nedense hep spor müsabakaları izlerken aklıma düşüyor bir de bu mevzu. Mesela neden Robert değil de Lewandowski, neden Harry değil
Oldum olası yabancılardaki isim yerine soyad ile hitap kültürü bana ilginç gelmiştir, öğrendiklerinde bizdeki isimle hitap kültürü de muhtemelen onlara ilginç geliyordur.

Nedense hep spor müsabakaları izlerken aklıma düşüyor bir de bu mevzu. Mesela neden Robert değil de Lewandowski, neden Harry değil de Kane gibi. Bizde de hitap o şekilde olsaydı mesela, Ersin Destanoğlu yerine Destanoğlu, Kerem Aktürkoğlu yerine Aktürkoğlu falan denilecekti o maçlarda. Böylesi hiç oturmuyor kafamda :) Bence bizim direkt isimle hitap kültürümüz çok daha güzel.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
burakinho
(23.08.21)
razgatliogli dedikçe kuruluyorum ekran başında. toprak ne güzel isim halbuki. top rock.
0
onemoremile
(23.08.21)
ilginç olan şu doğu toplumları soy konusunda tutucuyken biz nasıl ilk ada döndük, bireyselleşmiş avrupa halen bunu kullanıyor

anladığım kadarıyla formel resmi mesleki olarak kullanmayı sürdürüyorlar çünkü soyadları daha çok insanların statüsünü belirtiyor, oduncu demirci vs
0
freebird5406_2
(23.08.21)
Vallaha Galatasaray maçı var 3 tane emre sahada, spiker "emre, emreye pas geldi, emre çalım atti" diyor ama hangi emre anlamıyorum. Bu karisikligi kaldirmasi açısından soyadi iyi.

Bu arada buna ters olarak da bizde işyerlerinde hala bey/hanim, müdür bey vs denilirken Avrupa'da Amerika'da ceo'ya ismiyle hitap ediyor/ediyoruz. Bu da ayrı bir konu. benden 30 yaş büyük müdürümle "nasıl geçti tatil ya x " diye konuşmak güzel yani. Türkiye'de "x bey nasilsiniz tatiliniz güzel geçti mi" diye oluyor.
0
logisticsmanager
(23.08.21)
benim, arkadaşlarım arasında var bu. soyadı daha dikkat çekici olanlarda özellikle. bana da kimi arkadaşlarım soyadımla seslenir hep. bir de annem babama "sayın x" derdi.
0
bronz böcek
(23.08.21)
(2)

Hilfiger Sitesi Güvenilir Mi?

depresif çocuk
Böyle bir site çıktı karşıma: https://www.hilfigeritr.top/Ancak güvenemedim, çünkü bir de orijinal sitesi gibi duran şu site var: https://tr.tommy.com/erkekDaha önce alışveriş yapan oldu mu?
Böyle bir site çıktı karşıma: www.hilfigeritr.top

Ancak güvenemedim, çünkü bir de orijinal sitesi gibi duran şu site var: tr.tommy.com

Daha önce alışveriş yapan oldu mu?
0
depresif çocuk
(22.08.21)
Sahte.
0
himmet dayi
(22.08.21)
5 km öteden dolandırıciyim diye bağırıyor. Tabiki değil.
Iletişime tiklarsaniz "ize ulaşın" diyor. Mail vs yok, kullanici adı şifre diyor.
Aha bu da güvenlik analizi;
www.ssltrust.com.au

Zaten milyar dolarlık firmanin .top diye adresi olmasi komik olurdu.

Umarım kimse kanmamistir.

Ucuz birşey görürseniz yüzde 99 dolandiriciliktir.
0
logisticsmanager
(22.08.21)
(7)

haftada 3-4 veya 5 kez burn içmenin

kimberly
kısa veya uzun dönemde ne gibi zararları olabilir? 250 ml.edit: burn enerji içeceği
kısa veya uzun dönemde ne gibi zararları olabilir? 250 ml.

edit: burn enerji içeceği
0
kimberly
(22.08.21)
enerji icecegi degil mi burn?
kalp icin zararli bir urun enerji icecegi.
miktar da cok fazla ayrica.
0
Kittie
(22.08.21)
eskiden haftada 3-4 redbull içiyordum. olumsuz bir tarafını görmedim. sağlıklı diyemeyiz elbette. çok şekerli bir içecek neticede. şu kadar içersen şu kadar zararı var gibi bir matematik yok ama redbull'un üstünde günde 2 adetten fazla içmeyin yazıyordu. haftada 5 tane için şekerin olumsuz etkileri dışında bir olumsuzluk yaşayacağınızı sanmıyorum.
0
himmet dayi
(22.08.21)
Gectigimiz aylarda bir gunde 1lt icip ölen bir cocugun haberi cikmisti televizyonda. Doktora sormakta fayda var.
0
dedim ben sana
(22.08.21)
Kanitlanan bir yan etkisini göremedim. Içindeki maddeler ve şeker sebebiyle gün içinde çok fazla icmek tahminen sağlığa yararli olmaz.
Ama aynısı kola, maden suyu ve bir sürü şey için de denebilir.

Kafein olduğu için kafein bağımlılığı olur o bir etki (kahvenin de çayın da ayni etkisi var yani).

Sizin içmeniz oldukça normal. Ama su dışında hiçbir şey içmeyen ve şekerli şeyler asla yemeyen birine göre daha sağlıksız olmanız beklenir
0
logisticsmanager
(22.08.21)
Şöyle düşünmek lazım: Günde 1 litre içtiğinde ölümcül etkileri olan bir ürün herhangi bir yasağa ve uyarıya tabi olmadan satılabilir mi? Enerji içeceği dediğin şey kafein içeriği olan bir içecek, başka bir olayı yok.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(22.08.21)
250ml bir tanesinde yaklasik 13-14 tane küp şeker var icindekilerden hesapladigim kadariyla. en temelde onun zarari neyse odur.
0
robokot
(22.08.21)
içindeki kafein miktarı en fazla 150 mg/l olan bir içecekten bahsediyoruz. 250 ml şişede yaklaşık 38 mg kafein olmuş oluyor. ben antrenmanlarımdan önce yüksek kafeinli kahve (250 mg kafein) tüketiyorum, herhangi bir zararını görmedim aksine faydası var. tabii bir süre sonra kafein toleransı meydana geliyor ve etkisi azalıyor. ara vermek lazım. neyse, konumuz o değil. kafeinin günlük güvenli tüketim sınırı 400-500 mg arası bir şeydi yanlış hatırlamıyorsam. yani içeceğin kalp ile olan ilişkisi fazla kafeinin kalp çarpıntısı, belki kalp krizi yapabilme olasılığından geliyor. haftada 3-5 kez burn içerseniz bir bok olmaz yani. :) olmaz derken ölüm kalım manasında... yoksa sağlıklı bir şey değil tabii ki.
0
motosiklet burclu adam
(23.08.21)
(5)

Amerikan kültürü ve yaşam tarzıyla ilgili film soruyorum

slymene
Selamlar, Amerika ile ilgili bir belgesel izlerken birden içime düştü.Söyle eğlenceli, tercihen çok eski olmayan, Amerikan hayat tarzı ve kültürüyle ilgili eğlenceli bir film arayışı içindeyim. Yani mesela Amerikan Beauty'nin güncel gibi bir şeyler istiyorum mesela.Teşekkürler.
Selamlar,
Amerika ile ilgili bir belgesel izlerken birden içime düştü.
Söyle eğlenceli, tercihen çok eski olmayan, Amerikan hayat tarzı ve kültürüyle ilgili eğlenceli bir film arayışı içindeyim.

Yani mesela Amerikan Beauty'nin güncel gibi bir şeyler istiyorum mesela.

Teşekkürler.
0
slymene
(22.08.21)
The King of Staten Island
0
kendi helvasını kavuran zombi
(22.08.21)
The Squid And The Whale, Little Children, The Silver Linings Playbook (cok kotu bence), Friends with Money, Ladybird, Rachel at the Wedding
0
hot potato
(22.08.21)
King of staten island. (Bill burr <3 )+1
0
logisticsmanager
(22.08.21)
Mutlaka izlemişsinizdir ama Forrest Gump'ta Amerikan kültüründe yer alan birçok öğeye/olaya gönderme var. Oldukça fazla hatta.
0
himmet dayi
(22.08.21)
King of Staten island izleyeceğim. Diğer öneriler için de çok teşekkürler.
0
🌸slymene
(22.08.21)
(14)

Oyun oynamayı zaman kaybı olarak görmeye başlamak

logisticsmanager
Yılların oyuncusu olarak son bir kaç yıldır artık oyun oynarken ya da oynadıktan sonra kendimi kötü hissediyorum. Son bir kaç aydır bu zirve yaptı.Misal noel tatiline 1 hafta 10 gün aile ziyareti yapınca orada oynarken rahatım, kendime ödül gibi oluyor. O zaman harbiden yarın yokmuş gibi oyun oynaya
Yılların oyuncusu olarak son bir kaç yıldır artık oyun oynarken ya da oynadıktan sonra kendimi kötü hissediyorum. Son bir kaç aydır bu zirve yaptı.

Misal noel tatiline 1 hafta 10 gün aile ziyareti yapınca orada oynarken rahatım, kendime ödül gibi oluyor. O zaman harbiden yarın yokmuş gibi oyun oynayabiliyorum. Sonuçta ne yarın is var ne yapmam gereken birşey. Ne iş ne Fransızca çalışmak hiçbiri umrumda olmuyor.

Ama şu an kafamda işle ilgili birkaç şey var, onun dışında sene sonunda Fransız vatandaşlığı icin dil sınavına girme planim var haliyle biraz fransizca bakmam lazim. Bir de kitap okumayi azaltmistim çok.

Bunlari düşününce sanki zaman, hayat akarken ben saatlerce bir oyun oynayıp çok da birşey ogrenmiyor/hayatima değer katamiyorum gibi geliyor. (Öyle online, fps falan da oynamıyorum. Factorio, divinity 2, fallout new vegas falan)

Zaten sirf haftasonlari oynuyorum ve onla da haftasonumu öldürüyorum gibi geliyor. Esim de oynadığı icin aile içinde bir sorunu yok (o hatta oyun podcastleri falan dinliyor)
Bu hafta sonu hiç oyun oynamadım ve iyiyim. Chris hadfield'in romanini okuyorum ve ne gece geç yattim ne sabah geç kalktim. Saat daha 3, bolca zaman var.

Doğru yolda mıyız? Napsak harbiden şu işi ayda yılda bir gibi mi düşünsek? Olması gereken bu mu? (Herkes aynı olamaz tabiki, işi oyun olan ya da sabit bir hayatı olup düşünmesi gereken şeyler olmayan kişiler çok da güzel oynayabilir)

Galiba hayattaki stres ve kafamda olan düşünceler arttikca oyuna harcadığım her dakika gözüme batıyor.
0
logisticsmanager
(22.08.21)
ben de birkaç yıl önce aynı fikre kapıldım ve oyun oynamayı bıraktım. zevk almıyorum artık. sarmıyor yani.
0
roket adam
(22.08.21)
Günde 10 saatimi oyuna harcayan bir insandım. Hayatımı heba ettim desem yeridir. 33 yaşındayım, evliyim, çocuğum var, güzel bir işim var. Haftada bir veya iki kere girerim bir el lol oynarım. Arada girer diablo oynarım. Bazen arkadaşlar age of'a counter'a çağırır. Sonuç olarak oyuna ayırdığı vakit güzel eğlenceli ama bir eşim ve bir çocuğum var. İş saatlerinden arta kalan zamanı onlara ayırmak onlarla ilgilenip vakit geçirmek çok daha değerli.

Oyun saatlerine sınır koy haftada bir iki saat idealdir. görüştüğün kişi sayısını arttir, daha sosyal aktivitelere yönel.
0
burty
(22.08.21)
Şöyle düşün oyuna harcayacağın saatleri Fransızca öğrenmeye ayırsaydın. Şimdi Fransızca biliyor olurdun.
0
komando kani var bende
(22.08.21)
Katılmıyorum. Oyun bağımlılığı bir gerçek ama abartılmadığı sürece sinemadan televizyondan çok bir farkı yok. Hatta kitaplara daha yakın buluyorum.

Sosyal yanı var, çok küçük de olsa kültürel yanı var ama en önemlisi stres atıyorsunuz eğleniyorsunuz.

Son model oyun bilgisayarım, xbox, quest 2 vs. hepsinde günlük oyun oynarım. Ama işime de gidiyorum, 2 yabancı dil var 3.yü de öğreniyorum, piyano tenis kursuna da gidiyorum sosyal hayatım da var. Yani hayatımı yemiyor.

Eğlenmiyorsanız bırakın, ama uzanıp müzik dinlemekle ya da instagramda feed scroll etmekle aynı derecede zaman kaybı bence.
0
aguen
(22.08.21)
Oyun bira gercek hayattan kacis. Ben stresli olunca daha cok oynarim.

Ama asil sorun yeni oyunlar.

10 yil onceki oyunlarla bugunkuler cok farkli. Eskiden bi film gibi hikaye izlerdik. Simdi tamamen sizi baglamak ve para harcatmak ustune her sey. Bu da eski oyunculara tat vermiyor
0
anten
(22.08.21)
geçenlerde ben de gençliğimi mi verdim diyordum ama aslında kesinlikle aguen + 1, kültür tüketimidir. yine tüketimdir tabii ama şeydir yani evet dizi makulse oyun niçin olmasın. tabii nitelikli iyi oyunlardan söz ediyorum. kitap gibidir doğru.
0
snape i başından beri tanırım
(22.08.21)
Video oyunları ödül mekanizmalarıyla, kitap ya da dizilere değil, sosyal medyaya daha yakın. Konu üzerine okumak isterseniz anahtar kelime "dopamin".
Haliniz benim oyunlardan bıktığım zamanlardaki halime benziyor. Bence ara verin ve rahatlamak için başka şeylere yönelin.
Ayrıca, nicki logisticsmanager olan birinin Factorio oynaması... Ek iş olarak mı yapıyorsunuz?:D
0
ganbatte
(22.08.21)
Çok büyük bir endüstri olduğu için abartıldıkça abartılıyor. Twitch tayfa başta olmak üzere o kadar çok ekmek yiyeni var ki uyananların sesi çok kısık kalıyor. Arkadaşım F1 simülatörü için 20k harcadı mesela. Kardeşim oyuncu sandalyesi istiyor vs. Sanki herkesin evinde bir konsol olması gerekiyormuş gibi bir hava yaratıldı özellikle son birkaç senede.Vakit kaybından başka bir şey değil. Üstelik bende stres almak yerine stres yapıyor. Fark etmeden berbat bir postürde saatler geçirmek de cabası. Ortaokulda ve lisede çok oyun oynayıp geleceğimle de oynamıştım. Elit bir üniversiteye gidebilecekken Gazi’ye gidince yaptığım hatayı anladım. Arkadaşlarla ayda yılda pes atmak falan neyse de diğer türlü cidden vakit kaybı. Bacanak PS4 Pro verdi bir kez PES oynayıp kapattım. Napıyorum ben yav diye irkildim oyun sıradında djsjsj Yorumum aşırı taraflı ama nefretimi kusmama vesile olduğunuz için teşekkürler.
0
le jeune turc
(22.08.21)
oyundan oyuna değişir bence. Wow ya da LoL gibi bağımlılık riski yüksek, anlık tatmin yaratıp kedine çeken ve sonuçta asla bitmeyecek döngüye sokan oyunlar bence insana pek bir şey katmıyor ve zaman kaybı denebilir. Sosyal medyaya da benzetilebilir bu açıdan

Ama bi Assassin's Creed serisi, Witcher, Arkham serisi vs belli bi sonu olan, en büyüğünde bile max 100 saatte bitirebileceğin oyunlar hem kültürel katkısı var hem de gerçekten farklı bir dünyaya kaçış olduğu için kitap okuma deneyimine daha yakın olduğunu düşünüyorum. Ki gerçekten sanatsal olan indie oyunlara falan değenmedim onlar ayrı bir boyut.

Keyif alıyor ve saatini kontrol edebiliyorsan sıkıntı yok bence. Yani o sürede dil öğrenebilirsin tabii ama hiç mi kendine zaman ayırmıyorsun ki? Sosyal medyaya ayırdığın zaman, kitap okuduğun zaman, dizi izlediğin zaman vs hepsi kendine ayırdığın zamandır ve beynini boşaltmana yarar. Gerekli olan bunları düzene sokmak.
0
nundu
(22.08.21)
Cevap vereyim;
- Fransızca zaten biliyorum ki sinavlari da gecerim ama bir ay oturup yazma ve gramer bakmam lazım. Iş hayatında kullandığım şeyler teams falan ama sınavda elle yazi yazdiracaklar falan aliskin değilim. Ama tabiki oyuna harcadığım zamanla cok cok daha iyi Fransızca yapabilirdim.

-genellikle hayatim ile ilgili konu olmus; sabah 7:15 uyanip 8:30'a kadar esneme, köpeğimle oynama/uzanma, kitap okuma, kahve icme hazirlanma ve 8:30'da ise gitmek icin cikmak. Normalden 6 gibi evdeyim, 6-7 arasi köpeği disari çıkartıyorum. 7.30 gibi spora gidiyorum, 9a dogru evdeyim. Yemek yedim falan derken 10'da bosum. Genelde 10-11 arasi boş vaktim var, 11'de köpeği bir 20 dk daha çıkarıyorum. Sonrasi klasik yatmaya gecme.
Olay aslında son 1 aydir haftasonlari resmen güne 5-6 saat bilgisayar basindaydim. Bu hafta sonu bir müzeye gittik falan vallaha ne güzel geldi. Üstüne kutu oyunu oynadik aktivite oldu. Ki oyun yerine baya kitap okudum ve kendimi kötü hissetmedim. Yani aslında cok calisan biriyim haliyle genelde haftaici spora görmediğim günler 2-3 saat dışında günde 1 saat boşluğum var. Haliyle haftasonuna kalıyor dil öğrenme, kitap okuma, gezme vs.

-oyunlar bana göre sanat. Hepsi değil ama bazilari. Misal divinity 2 roman gibi yani. Zaten yeni oyun takip eden biri degilim cok. Oynadığım en yeni oyun death stranding. Onun dışında strateji vs cok oynuyorum. Online "knight online hayat offline" dediğim yillardan beri oynamam :/

-@ganbette; ya ben galiba üretim manyagiyim :) gecen de production line oyununu aldim otomobil fabrikasi kurmak için. Bir dönem de transportation tycoon oynardım. Ruhuma işlemiş fabrika, lojistik =d


Bu haftasonum heralde son aylardaki en güzeliydi. Ya ütü bile yaptım haftalar sonra =d

Anladığım oyunu çok oynamak ne kadar benim gibi haftasonu oynansa bile kötü. Bence ara verip nadasa birakmak lazim. Ben bir 2 ay sonra tekrar gelirim oyuna.
0
🌸logisticsmanager
(23.08.21)
kafa dağıtmak için 1-2 saat oynayıp çıkamıyor musun? o 1-2 saatlik oyunun verdiği kafa dağıtma/haz hissini başka ne verir ki?
0
floydian
(23.08.21)
@floydian; vallaha fallout new vegas ya da divinity 2 oturunca insanın oynadıkça oynayasi geliyor :/ bilmiyorum 1 saat oyun oynayip kapatmayi en son lgs'ye hazırlanirken yaptim =d
0
🌸logisticsmanager
(23.08.21)
Üniversite sonuna doğru bende de bu tarz bir his oluştu. Baya bir uzaklaştım oyunlarla. Yine de uzun zaman sonra oynamadıysam canım çekiyor. O hafta bütün hevesimi alıyor, eğleniyor ve bırakıyorum. Lol, Forza, COD Warzone, Middle Earth Shadow of War falan oynuyorum ama hepsinde de oluyor bir süre sonra sanki boşa zaman öldürüyormuşum hissi.

Telefonumdan bütün oyunları sildim falan. Sonra dedim ki ulan sanki oyun oynamadığın zamanları çok mu dolu geçiriyorsun? Yoo sosyal medyada falan takılıyorum boş boş. O yüzden böyle düşünüp tekrar yüklüyorum. Bir süre sonra baştakı hisler tekrar oluşuyor yine siliyorum. Böyle saçma bir kısır döngüye girdim.

Mesela bazı kitapların da insana bir şey kattığını düşünmüyorum, okumuyorum. Muhakkak hepsi katar ama saçma sapan hikayeler zaman kaybı gibi geliyor. Böyle daha teknik, tarihi, psikolojik şeyler anlamlı geliyor.

Ben de sürekli şuna harcadığım zamanda dil çalışırdım, sektörümle ilgili şu alanı öğrenirdim falan diyorum. Ama benim beyin şöyle alışmış; yumurta kapıya gelince elle tutulur bir şeyler yapıyor :)
0
ananiyimioguz
(23.08.21)
hahah ben de en son divinity 2 bitirdim. o tarz güzel sanatlı hikayeli oyun bitirince şey de oluyor mesela, bir süre artık kısa süreli basit oyunlar dışında oyun aramıyorum. ancak sindiriyorum. ama mesela divinity'yi bitirirken de artık keyiften değil bitsin diye hırs yaptığımdan son questler için sağlıksız biçimde saatler geçirdim yani. kesip atmalı mı diyosun? üzdü.
0
snape i başından beri tanırım
(25.08.21)
(6)

Uçakta baklava taşımak vs yurtdışına baklava siparişi

logisticsmanager
Eylül'de Türkiye'ye geleceğim ama eşim ailesinin yaninda olacak o dönem.Iki seçenek var: ben Türkiye'deyken Türkiye'den Fransa'ya baklava sipariş etmek- 60-70 euro civari diyor bir kilo baklavaYa da ben dönerken bir kilo karışık alip gelecegimNe tavsiye edersiniz?
Eylül'de Türkiye'ye geleceğim ama eşim ailesinin yaninda olacak o dönem.
Iki seçenek var: ben Türkiye'deyken Türkiye'den Fransa'ya baklava sipariş etmek- 60-70 euro civari diyor bir kilo baklava

Ya da ben dönerken bir kilo karışık alip gelecegim

Ne tavsiye edersiniz?
0
logisticsmanager
(22.08.21)
Ucakta baklava tasimak her yil birden fazla kez yaptigimiz bir eylem, alirken yurt disina gotureceginizi soylediginiz zaman daha saglam paketleme yapiyorlar. Kabine yaniniza alabilirsiniz. Fransa'ya kargolatmak pek makul gelmedi, ustelik fazla pahali. En kral baklava, 175 lira ulkede su an.
0
bosver nicki
(22.08.21)
duyuru nick uyumsuzlugunda son nokta uahsduashda.

yaninda gotur. vakumlu paketle bir sey olmaz.
0
baldur2
(22.08.21)
fransa'ya baklava siparisinda gumruk gecise izin vermiyor diye biliyorum.

surda fiyatlar uygun ama not olarak oyle de yazmislar. www.elmacipazarigulluoglu.com
0
do you remember me
(22.08.21)
1,5 kilo götür 3 tane yarın kiloluk pakette
0
bir soru sorcam
(22.08.21)
her sene defalarca baklava götürüyorum yanımda.
karaköy güllüoğlu "uçak ile götüreceğim" diyince vakumluyor en son.
BAvulda bile gider vakumlu hali.
0
Corc
(22.08.21)
Vakum bağ olayını bilmiyordum, kafama takılan kısım oydu aslında :) teşekkürler herkese.
0
🌸logisticsmanager
(22.08.21)
(12)

Savaş durumu

dissendium
Olası bir savaş durumunda fabrikaların bombalanma ihtimali var mı? Fabrika bombalamak savaş suçu olur mu? Bunun örneği var mı? Demek istediğim, ülkeye zarar vermek için bir organize sanayi bölgesinin ağır bombardımana tutulması mümkün mü?
Olası bir savaş durumunda fabrikaların bombalanma ihtimali var mı? Fabrika bombalamak savaş suçu olur mu? Bunun örneği var mı? Demek istediğim, ülkeye zarar vermek için bir organize sanayi bölgesinin ağır bombardımana tutulması mümkün mü?
0
dissendium
(20.08.21)
eğer ima ettiğin yer tr ise, öyle bir şey olmaz. tr eu'nun hem iş gücü hem pazarı.

tr yi sadece ekonomik olarak zayıflatırlar böylelikle istedikleri fiyatı kabul ettirirler.

göç gibi. göç olunca insan kalitesi düşer, eğitim düşer, kaliteli üretime yatırım yapılmaz istenilen fiyatlar kabul ettirilir.
0
duyurukullanıcısı
(20.08.21)
Türkiye sanayisi dedigin zaman büyük cogunlugu yabanci zaten. Global dünyada böyle şeyler olmaz.
Su an Türkiye'yi bombalasan otomotiv endüstrisi kafayi yer.
Eskiden fabrikalar yabancilarin değildi, globalleşme yoktu. Haliyle x yeri bombalarsan yüzde 99 o ulkeye zarar verirdin.
Ama su an öyle değil iste.
0
logisticsmanager
(20.08.21)
Hastanelerin, okulların bombalandıgı bir dünyada ne kadar iyi niyetli pespembe düşünüyor insanlar. Gerçekten hayret ettim.

Tabiki bombalanır savaşın amaçlarından biri karşı tarafı ekonomik olarak da çökertmek. Yukarıdan bombayı bırakırken aaa dur şurası nestlenin çikolata fabrikası orayı vurmayım mı diyecek?
Zaten fabrikalar Osb'lerde dip dibe yogunlaşmış durumda. Hedef bazında zaten nestle olmaz osb'ler olur. Ve etkisi osb'lerin içinde bütün üretim fabrikasında olur. Ekonomik olarak çökmüş bir ülke zaten ne kadar dayanabilir ki? Onun için önemli hedefler zaten bu bölgeler.
0
limonlu eksi
(20.08.21)
Mümkün ama öyle her organize komple bombalanmaz. Halı bombardımanı yapmazlar. Wwda örneği vardır, savaş suçu olduğunu da sanmam.

Nereleri vururlar dersen; savunma sanayi ana fabrikaları, demir-çelik fabrikaları, limanlar, büyük enerji üretim tesisleri (Afşin-elbistan termik, Atatürk ve Keban barajı gibi) kritik öneme sahip ve bölgeleri bağlayan ulaşım hatları (Gülek boğazı gibi) vs vs
0
sumuklurakun
(20.08.21)
fabrika bombalamak savasin on sarti gibi bisey zaten.

Savas 2 yil surse bunu 23 ayi fabrika bombalayarak gecer.
Mantikli dusunursen bir ulkenin bombalanacak tek yeri zaten fabrikalardir.

Kislalar zaten bombos olur savasta.
0
divit
(20.08.21)
Valla Cenevre sözleşmelerine göre sivil hedeflerin vurulması suç. Askeri hedefleri vurabiliyorsun sadece, o esnada sivil hedefler zarar görüyorsa da ölçülü olması gerek. Misal bi kışlayı vurucam diye koca şehre atom bombası atamazsın gibi.

Cenevre sözleşmelerinin sonuncusu ikinci dünya savaşından sonra yapıldığı için ondan önceki örnekler pek geçerli olmuyor.

Zaten illa vurmak istiyorsan silah fabrikasını vurursun, çikolata fabrikasını vurup napıcan yani. Kasten bir ülkenin altyapısını hedef almak yine suç olarak kabul ediliyor.

Ama misal 2006 yılında İsrail Hizbullah çatışmasında İsrail epey bi fabrika vurmuştu. Sonuçta başlarına hiçbir şey gelmedi. Adamlar baraj vurup "yanlışlıkla oldu" diyip geçtiler.
0
plutongezegendegilmi
(20.08.21)
Vuramaz. Savaş hukuku nedir bakabilirsiniz.
0
Hallegadola
(21.08.21)
daha birkac ay once vurdular

www.bbc.com


www.hrw.org

Aratinca milyon tane haber var aynisindan. Savasta hukuk ne arar :) 2003te irakin icinden gectiler hava bombardimaniyla.

Zaten savasta sivil fabrika olmaz, konserve yerine mermi uretmeye baslar.
0
divit
(21.08.21)
Çikolata fabrikası örneği verilmiş ama ben şöyle düşünüyorum. Çikolata fabrikasının piyasa değeri belki 100 milyon lira. O fabrikada vurulursa o ülke 100 milyon eksiye düşmüş olmuyor mu? Orman yangınları insanları günlerce meşgul etti. Bir fabrikanın yanması onlarca itfaiyeciyi, polisi, ambulansı meşgul eder. Bunlar da zarar değil mi?

Soruyu genişletmek mümkün aslında.

Bir bankanın genel merkezinin vurulmasını da düşünebilirsiniz. 10 milyon kişi parasına ulaşamazsa kaos çıkmaz mı?

Bu soruda kastettiğim şey böyle şeylerdi aslında.
0
🌸dissendium
(21.08.21)
Topyekun savasta zaten banka falan kalmiyor onu gecelim.
En basitinden bir bolgeye top atisi yaparsan oranin alt yapisini tamamen cokertiyorsun.

O kadar pis bir olay ki, eger o bolgeyi sonra isgal edeceksen top atisi yapmaman lazim. Cunku sehir cokuyor.

Komple elektrik,su,kanalizasyon alt yapisini cokertiyorsun orayi hedeflemesen bile gecmis olsun.

Zaten sanayi bolgelerine bak etrafinda dev gibi enerji tesisleri olur onu vursan 50 tane fabrikayi devre disi birakirsin.
Sonra kullanacaklarsa vurmuyorlar.

Hatta almanyadaki lens fabrikalarina dokunmadilar diye hatirliyorum, orayi sarsarsan bile yillarin emegi cope gidiyormus.
0
divit
(21.08.21)
Ülkede savaş patlak verdiğinde zaten fabrikaların piyasa değeri kalmayacak ortada. Sadece içindeki makineler para eder (bu noktada belki savaş sanayinde kullanılabilecek makineye sahip fabrikalar da hedef olur. bunların planlarını önceden yapıyorlardır). Yoksa savaş varken kim gidip de fabrika derdine düşer, düşse de sahibi 'ben bu kadar satış yapıyorum piyasada ederi bu' der. Topyekün bir savaşta emniyet ve sağlık hizmetleri mutlaka aksayacaktır ve öncelikleri de muhtemelen birliklerin ihtiyacına yanıt vermek olur.

Banka genel merkezi de benzer olur, savaş ihtimali belirdiğinde herkes nakiti altına çevirir. En basitinden salgın başladığında küresel çapta altına yönelim arttı. Savaş aniden başlasa bile lojistik ve üretim eksikliğinden malların fiyatları alır başını gider. Bugün 5000e geçinirken savaş başladığında 5000e belki ekmek alırız belki ısınmak için yakarız swh. O yüzden banka sağlam kalsa bile o parayla bir şey yapılamaz heralde.
0
sumuklurakun
(21.08.21)
Var. Hem de çok. Neden vurmasınlar ki? Savaş hukuku gibi şeylere çok takılmamak lazım. İlk Cenevre Sözleşmesi ve Lahey görüşmesinden sonra 2 Dünya Savaşı oldu. Son Cenevre Sözleşmesi'nden sonra da sayısız savaş oldu. Adına Dünya Savaşı demesek de iki tarafta birden fazla ülkenin ve onların desteklediği unsurların olduğu onlarca savaş oldu. İmkanı olup da insani sebeplerden imtina edenler dışında hukuku takip eden olmadı. Avantaj kazandıracak ne varsa vurdular, kim varsa öldürdüler.

Sonrasında verilen/verilmeyen cezalar sonuçta vurulan fabrikalar ve öldürülen siviller gerçeğini değiştirmiyor. Soru "yasak mı?" değil, "ihtimali var mı?" olduğu için bu şekilde cevapladım.
0
nawar
(21.08.21)
(25)

Yaris mi Polo mu?

anneboleyn
Ben arabadan anlamadığım için tipine bakınca Yaris'i çok beğeniyorum, Polo'yu beğenmiyorum eski model gibi geliyor ama çok öneriliyor. İstanbul'da şehiriçi kullanımda sizce hangisi daha çok memnun eder? 2021 modeller için soruyorum, ikisi de otomatik vites olacak şekilde.
Ben arabadan anlamadığım için tipine bakınca Yaris'i çok beğeniyorum, Polo'yu beğenmiyorum eski model gibi geliyor ama çok öneriliyor. İstanbul'da şehiriçi kullanımda sizce hangisi daha çok memnun eder? 2021 modeller için soruyorum, ikisi de otomatik vites olacak şekilde.
0
anneboleyn
(19.08.21)
polo bi tık daha konforlu ama bence gerek yok
0
jelly bear
(19.08.21)
Almam arabası daha konforlu olur, japon arabası daha dayanıklı olur. Alman parçalar pahalı, japon parçalar ucuz olur. Ama her ikisi de sıfır olacağı için çok da irdeleme birbirine çok benzeyen iki rahat araba.
0
burty
(19.08.21)
2021 model yaris beğenip polo beğenmemek değişikmiş ama zevkler tabi. ikisi de küçük arabalar okey ama yaris oyuncak gibi geliyor tasarımı bir tık, polo daha oturaklı sanki.

fiyat olarak hangisi avantajlıysa ona yönelin sadece tipine bakarak alacaksanız.
0
ayin yazari
(19.08.21)
Bence de yaris in tipi daha sirin ama arabada almanlarin farki hissediliyor. Daha yuksek fiyatina ragmen ben poloyu tercih ederdim.
0
balpolen
(19.08.21)
tok ses takıntın yoksa yaris bence
0
passion rules the game
(19.08.21)
Yeni polonun bir kere bagaji daha büyük (hatta klasinda lider bile olabilir) ve arka koltuklari da fena değil oturma pozisyonu olarak.
Ama yaris toyota. Kalite olarak her türlü alman arabasindan daha iyi. Hele bir de hybrid olsa tadindan yenmez. Yeni olan bana göre oldukça güzel dizayn edilmiş.

Açıkçası bagaj falan cok lazım değilse yaris güzel.
0
logisticsmanager
(19.08.21)
otomatik vites dediniz ve Toyota kazandı.

güncel durumu bilmiyorum ama son yıllarda vw otomatik viteslerde (DSG) çok sıkıntı yaşattı insanlara.
0
fever
(19.08.21)
Avrupa'da Yılın Otomobili Toyota Yaris oldu: www.ntv.com.tr

tok kapı sesi takıntınız yok ise, toyota dertsiz sıkıntısız bir araçtır. Özellikle arabadan anlamam diyorsanız bence cevabınız Yaris olmalı.
0
yeninesiltupcu
(19.08.21)
Bir Toyota modeli için bunu söyleyeceğimi hiç düşünmezdim ama yeni Yaris cidden çok güzel olmuş.

Ben de önümüzdeki sene hybrid'ini almayı düşünüyorum.

Polo'nun ön tasarımı üretim aşamasında hesap hatası yapmışlar gibi geliyor. Sanki yanlışlıkla kaput birkaç santim daha aşağı iniyor gibi.

Bir de, ülkeye göre değişir ama Yaris'te standart olarak gelen şeyler için Polo'da ekstra ücret ödemek gerekiyor.
0
yürümeyin
(19.08.21)
polo daha konforlu kesinlikle ama toyota donanım olarak vw grubunu aynı fiyat çerçevesinde geride bırakır.

birde benzinli otomatikte dsg ye göre toyota daha sorunsuz olabilir. dsg de sonuçta düzgün kullanırsanız sıkıntı olmaz. çevremde sorunsuz 3 dsg li araç var.

iç hacim olarak polo sınıfının en ufaklarından. gerek bagajı gerek diz mesafesi fln.

en önemlisi 2. elde polo açık ara ağır basar.

bi öneri polo yerine daha donaımlı ve daha ucuz vw yapımı fabia veya ibizada düşünebilirsiniz.

edit: polo, fabia, golf, octavia kullandım, hala octavia ve fabia var. yaris ve auris test sürüşü yaptım.
0
morcivert
(19.08.21)
Polo yu bilmiyorum ama yaris cok geniş bir araç. Ben toyotayi tercih ederdim
0
exlibris
(19.08.21)
Bu arada otomatik yeni gördüm o zaman bir +1 daha toyota.
Yalniz polo 351 litre bagaja sahip toyota 286lt.
Sinifin lideri 355 ile ibiza sonra toyota. Yaris baya baya düşük bagaj konusunda.
Gene cm olarak bakarsak polo yaristen uzun ve geniş.
Ama yaris bu kasada her türlü polodan güzel gözüküyor.
0
logisticsmanager
(19.08.21)
2 tane sıfır araç. sorun vs olmaz. toyota daha uzun seneler sorun yapmaz.

herkes konfor demiş ama toyota'nın son araçları yani 2021 modellerinde konfor konusuna bi el atmışlar. daha iyi. ben polodan nefret ediyorum. yaris alırdım heralde.

bir de polo 95 beygir, yaris 125 beygir
0
avatar is back
(20.08.21)
yaris çok küçük geliyor bana, bagajı neredeyse %25 daha ufak. içi de poloya göre daha demode görünüyor. genel olarak polo daha kaliteli geliyor malzeme olarak da. ikinci el olarak da polo satması alması çok daha kolay bir araç. o yüzden ben her halükarda polo alırdım bu karşılaştırmada. beygir olarak da yaris daha iyi gibi görünüyor ama cvt şanzıman zaten daha yüksek beygir gücünü yediği için performansa yansımıyor bu bg'nin yüksek olması, civic'de de mesela 182 beygirlik bir civic cvt yüzünden 150 beygirlik leon ile birebir benzer performans verebiliyor ancak.

yaris herkesin çok tatlı dediği ama kimsenin almak istemediği bir araç benim çevremde. incelemelere bakılırsa da en çok içine ses almasından şikayet edilmiş www.whatcar.com
0
roket adam
(20.08.21)
yaris yılın otomobili seçildi bu segmentte. Bence net.
Bu arada yeni kasası epey havalı duruyor.
Performansı da iyi duruyor izlediğmi videolarda.

Bu arada boyutuna takılmayın, yarislerin iç hacmi oldukça ferah. Arkada şaft tüneli vb olmadığı için cayır cayır.

Boyut olarak polo daha uzun olabilir ama toyota mühendisleri öyle ince çalışmışlarki aracın içi oldukça geniş hissettiriyor.

Bagaj b sınıfında hep sorun. Ama zaten ne taşıyorsun ki?
0
anten
(20.08.21)
Yaris veya dolu paket Corsa da düşünebilirsiniz.

Yaris vs Polo da , Yaris rulez
0
kleider
(20.08.21)
tamamen subjektif bir yorum. polo. sebebi daha sağlam. benim için en önemli kıstas.
0
mikahakkinen
(20.08.21)
Yaris iyidir, ben de senin gibi Polo sevmiyorum alacak olsam Yaris alırdım.

Eşimin kardeşinde var eski kasa Yaris var, hiç öyle dışarıdan gözüktüğü gibi değil. Arkada otururken bile diz mesafesi, baş-tavan aralığı tatmin edici düzeyde (184 boyum). Kullanırken de keyifli. Şehir içi dönüşler falan çok güzel, manevra kabiliyeti yüksek. Hybrit alırsan yakıt tüketimi de bayağı düşüyor şehir içi, cüzdan olarak da epey rahat edersin.
0
chicha_v2
(20.08.21)
Kesinlikle yaris.
0
piotr
(20.08.21)
yaris +1
0
duster
(20.08.21)
yaris daha güncel bir model. polo makyajlanacak.
0
nuisance
(20.08.21)
çok teşekkür ederim cevaplar için. ekstra soru ekleyeyim, citroen c3 mü yaris mi :)
0
🌸anneboleyn
(20.08.21)
Fransız arabaları ile Toyota çok farklı alanlarda, Fransız arabalarında özellik çoktur ama çok arıza yapar, en azından riski çoktur. Öte yandan Toyota'da böyle bir durum olasılığı çok daha düşüktür, üzmez.
0
yeninesiltupcu
(20.08.21)
Yine Yaris ahahah.

Hafta ortası Fiat, Opel, Citroen gezdik ben de ailenin testçisi olarak ilk arka koltuğa oturdum ve Citroen C4'te bile kafam tavanı sıyırıyordu, C3'e hiç bakmadık o yüzden.
0
chicha_v2
(20.08.21)
Ben de yine Yaris diyorum. Tercih edeceğim tek Citroen C1 olurdu muhtemelen. C1'i de Toyota ve PSA beraber üretti :)
0
yürümeyin
(20.08.21)
(3)

yeni ürüne olumlu dönüşler ama satış yok

duyurukullanıcısı
seni bir ürün lanse ettim ilk haftasında 10 farklı firmadan geri dönüş geldi.we need it, its so good, can you make us a demo.falan filan.demoları yaptım, fiyatları verdim ses seda yok. en pahalısı 1000euro kocaman firmalar için bir şey değil. pazarlamalarında çok iyi etki bırakıcak bir şey.daha çok
seni bir ürün lanse ettim ilk haftasında 10 farklı firmadan geri dönüş geldi.

we need it, its so good, can you make us a demo.

falan filan.

demoları yaptım, fiyatları verdim ses seda yok. en pahalısı 1000euro kocaman firmalar için bir şey değil. pazarlamalarında çok iyi etki bırakıcak bir şey.

daha çok zaman mı vermem lazım? pushlamam mı lazım?
0
duyurukullanıcısı
(19.08.21)
Yani nasıl ürün nedir bilemiyorum ama çok büyük firmalarda satın alma yavaş işler.

Şöyle diyeyim: bizde sırf yeni tedarikçi yaratmak iki ayı buluyor.
0
logisticsmanager
(19.08.21)
pazarlamaya etki edecekse bende bilmek isterim.
özelden de yazabilirsiniz.
0
etna
(19.08.21)
logisticsmanager +1 evet büyük firmalar için satınalma süreçleri biraz meşakatlidir. İş ortaklığı yaptığım firmalarda bu süreçler 3 hafta ila 8 hafta arası değişebiliyor. Mesleğim avukatlık ama satınalma süreçlerinin denetimi ve sözleşme kısımları ile doğrudan ilgileniyorum. Yeni ürün departmana sunulur departman ürünü inceler raporlar tahmini 2 hafta sürer, ardından raporlar bana gelir incelemeleri yapar avantaj dezavantaj çıkarırım hukuksal kısımları incelerim ortalama 1 hafta sürer, sonra departmana tekrar gider müdürler değerlendirir olumlu ise sözleşme hazırlamam için gerekli bilgiler tarafıma verilir bu da yine 2 haftalık bir süreç yani evet biraz meşakatli. Ayrıca ürününüz hakkında bilgi almak isterim partnerlerimizin faydasına bir ürünse konuşulabilir.
0
apocalipy
(20.08.21)
(15)

Hazır yoğurt

basubadelmevt
Hazır yoğurtlarda sağlık açısından zararlı olabilecek şeyler var mı? Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Klasik markalar mesela.En iyisi evde yapmak heralde ama her zaman mümkün olmuyor.
Hazır yoğurtlarda sağlık açısından zararlı olabilecek şeyler var mı? Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Klasik markalar mesela.

En iyisi evde yapmak heralde ama her zaman mümkün olmuyor.
0
basubadelmevt
(19.08.21)
tabi ki var öncelikle içinde koruyucu madde var. ayrıca probiyotik yok içinde.
sütçüler ev yogurdu yapıyor. kilosu 5 tl bizim sütçü satıyor.
0
sizofren06
(19.08.21)
ev yoğurdunu kaynattıktan sonra içinde yararlı bakteri kalıyor mu emin değilim. hazır yoğurtla çok bir farkı kalmıyor bence.
0
xrated
(19.08.21)
yoğurt konusu karmaşık bir konu ancak market yoğurtları bence ev yoğurtlarından daha temiz. mahalleden aldığın sütü yüksek ısıda kaynatıp tüm bakterileri öldürüyorsun. ancak hazır yoğurtlarda süt pastorizasyonla bakterileri koruyor, bence sütlerden örnek alınarak daha kontrollü kaynatma yapılıyor. mesela pınarın doğal yoğurdu var, içinde maya ve süt var.
her yoğurtta koruyucu yok. içindekilere bakarsanız görürsünüz. sokaktan aldığınız süt hangi ortamda sağıldı? hayvanın durumu ne? en azından güvenilir markalar sütlerden örnek alıp içindeki kültür vb. şeylere bakıyor.
www.pinar.com.tr

o kadar çok değişken var ki. hayvan hasta mı? hazır yem mi yiyor? hangi ortamda besleniyor vb. daha kiritik kontrolü zor değişkenler var.
0
mikahakkinen
(19.08.21)
Denetimsiz, temizliğinden emin olmadığım çiğ sütle yapılmış yoğurtlardan iyi olduğunu düşünüyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.08.21)
bilinen buyuk firmalardan alirsaniz kaynagini bilmediginiz sutle yapilan yogurttan daha steril ve saglikli olacaktir. yonetmelik geregi piyasadaki yogurtlara sut ve yogurt kulturu disinda bir madde eklenmesi yasak zaten. koruyucu filan yok yani.
0
in vino veritas
(19.08.21)
@kobuzchu kiz ın yazdıklarını bir adım ileri taşıyayım.

Geçenlerde bir yazı okudum. Et ve sütünden faydalandığımız hayvanlarda iç parazit olmasın diye dönem dönem bir ilaç kullanılırmış. Et ve sütten insana geçişli bir ilaçmış. İlacın kullanımı kesildikten bilmem ne kadar sonra ancak hayvan kesilebilirmiş. O dönemde sütü de içilmemeli kullanılmamalı ve dökülmeliymiş.
Besiciden süt alan firmalar sütü tahlil eder, ilacın kalıntısı varsa sütü döker, besiciye para ödemez imiş.

Bunları okuyunca ben kendimi çok zorladım. Ama bu ilacı kullanan yurdum besicisinin 'Ben bu ilacı kullandım, bu ilaç insan sağlığına zararlı, ben bu sütü dökmeliyim' diyebileceğine kendimi hiç bir şekilde ikna edemedim.
0
Mirket
(19.08.21)
@Mirket +1 yurdum besicisi. kurbanda hamile hayvanı kilolu diye satan çakal. süte bol bol su katar. köylüden aldığım hiç bir üründen ben verim alamadım. sürekli kazık yiyorum.
0
mikahakkinen
(19.08.21)
ilginc bir sey yok.

Zaten yogurt kadar abartilan bir besin de yok bence.

icindeki degerler acisindan sutten neredeyse hic farki yok, %90'i tamamen su.

O bakterileri neden direkt almiyoruz hic anlamam, bosuna aksam yemeginde sut tuketip saglikli bisey yedik diye seviniyoruz.
0
divit
(19.08.21)
Kendi yazdıklarımı ben de bir adım ileri taşıyayım, üşenmiştim uzun uzun yazmaya.

Babam köyde yaşıyor, koyunları var. Hemen yan evdeki kuzeninin de inekleri var. Yani direkt birinci elden duyduğum bilgiyi aktarıyorum ve @mirket'in dediklerine tamamen katılıyorum. Köye günlük gelip süt alan firmalar var, sütü tahlilden geçirip standartlarına uyuyorsa alıyorlar, uymuyorsa almıyorlar. O almadıkları sütü kendi de kullanmayan besiciler olduğu gibi şişeleyip pazara götüren, satan da var. Sonra alıp "ay çok doğal, sağlıklı" diye yoğurt yapıyor millet.

Antibiyotik ya da bazı ilaçları kullanırken baytar "ilaç bittikten sonra 3 gün hayvanın sütünü kullanmayın" diyor mesela, bizimkiler o sütü kedilere köpeklere bile vermeden döküyorlar. Mahalle kenarındaki bakkalda satılan sütte buna dikkat ettiklerini hiç sanmıyorum ben.

Aynı şey yumurta, köy tavuğu, kasap sucuğu, bal vs için de geçerli. Köylüden alıyoruz, doğal denen hiçbir şeye fazla güvenmiyorum. Yine örnek vereyim, bizim köyün bağlı olduğu ilçede çok güzel sucuk yapan yerler var. Gittiğimizde kasap sucuk almak istedim, babam "siz nereden alacağınızı bilmezsiniz, ben alırım" dedi. Çünkü köy köy gezip hasta hayvanları ucuza alan, onların etiyle sucuk yapan kasap varmış, biliyor tanıyor. Sonuç olarak, denetimlerin mükemmel olduğunu sanmıyorum, eminim o denetimlerin etrafından dolanan üreticiler de vardır ama yine de hazır yoğurt, pastörize süt daha iyi.
0
kobuzchu kiz
(19.08.21)
Abi ben Fransa'da pazar görünce "millet bunu dogal falan diye alıyor ama nereden bilecegiz bu dayinin lidl'dan alip burada satmadigini" demistim. Bunu Türkiye için x 10 diyorum.
Nereden bilecegiz arta kalan, firmaların almadığı malzemeyi dogal vs diye cakmadigini? Kontrol falan zaten yok yani bu dogal zimbirtilarda.

Açıkçası Avrupa'da biyolojik ürünler var. Adamlar testlerden gecip, sertifika alip biyolojik diyor. Yoğurdun falan da biyolojik hali var ama tabi türk yogurdu yok anca Yunan yogurdu. Neyse envai çeşit ürün bio sertifikali. Bu bile bazen yeterli değil ya neyse. Ha bazi yerler var bildiğin serasi var orada gelip satiyor. Bunlar gene güvenilir gibi ama sütü falan hayatta almazdım böyle birinden. Riskli yani. Domates biber gene neyse.


Pastörize süt+1
Yogurt abartilmis +1
0
logisticsmanager
(19.08.21)
hazir yogurt her turlu daha temiz. cogunda koruyucu falan yok - koruyucularin zarari da yok ya neyse. evde yapacagin yogurt mikrobiyolojik acidan kesinlikle daha kirli, ve pastorizasyon yapamadigin icin besin degeri kesinlikle daha dusuktur.

ha ama "kimyasallardan (o ne demekse) korundum dogal yasiyorum" dersin, oyle bir kafadaysan icin temelsiz bir rahatlikla dolar anca o kadar.
0
robokot
(19.08.21)
@mikahakkinen

Öyle diyorsun hatta yıllardır protesto ettiğimiz punar'ın da reklamını yapmış oluyorsun ama, hazır ürünlerin sütleri de güneş görmeden ve hormonlu antibiyotikli bilmem neli bir yığın yapaylıkla büyütülmüş ineklerin sütlerinden yapılıyor. Yapaylıkta çığır açılıyor yani, üstelik çoğu yoğurdun içinde katı yağ olduğu biliniyor. Bu yoğurtlardansa yakınlardaki köylerden gelme hakiki sütü kaynatırım yoğurt yaparım çok daha iyi. Evet bu hayvanlar da antibiyotik alıyorlar ama en azından güneş görüyorlar yahu, hareket ediyorlar.
0
1bir1bir1
(19.08.21)
Hazır yoğurt ve doğal yoğurt farkını öğrenmek istiyorsanız birer kaşık alın ayrı kaplara koyup küflenmeye bırakın. Hazır yoğurdun küfünün mavi-siyah renkte, doğal yoğurdun küfünün sarı renkte olduğunu gördüm. Ayrıca hazır yoğurdun ekşidiğini gören duyan varsa yazsın.
0
Battalgazininintikaml
(19.08.21)
en iyisi pastörize günlük süt (uhv paketli olanlar değil) ile probiyotik toz mayalardan kendi yoğurdunu yapmak. ben bir toz mayayı kullanıp, o yoğurttan 3-4 defa daha yoğurt yapıp, sonra yeniden toz maya kullanıyorum. okuduklarımdan bu şekilde probiyotik konusunu güçlü tutabildiğimi düşünüyorum. zor değil, eliniz alışırsa pastörize sütü kaynatmanıza gerek olmadığı, sadece gereken sıcaklığa ulaştırmanız yeteceği için toplam süre 10 dk.
0
Phoebe
(19.08.21)
@1bir1bir1 reklam yapmak için vermemiştim linki örnek olsun diye. tamamen subjektif bir yorumdur. ister hazır yenir ister direk süt içilir veya köylü yoğurdu yenir. herkesin vücudu kendine. ben kendi yorumumu kattım. bizim asıl üzülmemiz gereken ülkemizdeki ahlaksız satıcılar yüzünden kötünün iyisini aramamız. ayrıca ben @Phoebe gibi yapıyorum.
0
mikahakkinen
(19.08.21)
(10)

Türkiye karışırsa avrupa ve NATO'nun tutumu ne olur?

ceann deas
Son günlerde herkesin ağzında bir iç savaştır gidiyor elbette ben de endişeleniyorum ama bir yandan da mantıksız geliyor. Türkiye ortadoğu ile Avrupa arasındaki bir kale gibi değil mi? Bu kale de yıkılıp Ortadoğu'daki gibi iç savaş çıkarsa yunanistan, dolayısı ile avrupa direk ortadoğulular ile yüz
Son günlerde herkesin ağzında bir iç savaştır gidiyor elbette ben de endişeleniyorum ama bir yandan da mantıksız geliyor. Türkiye ortadoğu ile Avrupa arasındaki bir kale gibi değil mi? Bu kale de yıkılıp Ortadoğu'daki gibi iç savaş çıkarsa yunanistan, dolayısı ile avrupa direk ortadoğulular ile yüz yüze kalmazlar mı? Avrupa Türkiye'yi karıştırıp ssınırlarını böyle riske atarlar mı? Ya da nato müdahale etmez mi?
0
ceann deas
(18.08.21)
Tek dertleri Türkiye karışsın savaş çıksın da onlar da buraya demokrasi getirsin. Kim önce getirirse onun elinde kalacak duruma gelelim istiyorlar. Sevr zamanını düşün.

Dertleri ortadoğulular filan değil yani.
0
1bir1bir1
(18.08.21)
Buraları unutmuşum ekşideki gibi hepsini küçük yapıyor diye büyüklü küçüklü yazdım affola.

@1bir1bir1 Rusya ile Avrupa'nın Türkiye için rekabeti, onlara ülkenin getireceği faydadan daha fazla zarar getirmez mi?
0
🌸ceann deas
(18.08.21)
15 temmuzda bu görüldü. Önce kesin sonucu görme açısından haftalar süren bir sessizliğe bürünürler. Sonra darbe karşıtı söylemlerle demokrasi özgürlük ve bağımsızlıktan söz ederler, Türkiye'nin yanında olduklarını söylerler.
0
Erva
(18.08.21)
artık kimse mevzu etmiyor ama TC hala AB adayı bi ülke ve bir ton fon vs alıyor bu yüzden. ben de böyle bir şeye re:iç savaş, izin vermeyeceklerini umuyorum ama belli de olmaz. oralarda da ırkçılık hortlamış falan, sorunumuz ne olacak belli değil
0
euteamo
(18.08.21)
Türkiye'yi paylaştıklarını düşün? Sence getirmez mi?
0
1bir1bir1
(18.08.21)
Türkiye'de bir sürü avrupa, Amerika, asya yatırımı var. Benim kendi çalıştığım firmanın 2 fabrikasi vardı, birini Avrupalı bir firmaya satti ama su an sürekli yatirim yaptığı bir fabrikasi var.
Daha bir sürü var ki buna otomotiv, otomotiv yan sanayi vs dahil.

Dünyada hiçbir firma böyle bir salaklik olmasini istemez. Bir kere dünya tedarik zincirini deli gibi etkiler sadece lojistik olarak bile, ikincisi de üretim olarak da etkiler.

Daha buna yabancı ülkelerin türk ekonomisinde olan parasi, Türkiye'nin yabanci bankalara olan borcu vs şeyleri eklemedim bile.
Türkiye ne irak ne suriye ne Afganistan.

Türkiye'ye su an agizlarini açamıyorlar çünkü Türkiye multecileri tutuyor+ucuz is gücü yaratıyor. Aslinda Türkiye'nin fakirligi ve kolelesmesi onlarin isine gelir, adam neden para, zaman, asker harcayip Türkiye ile uğraşsin. Avrupa halkını a haber izleyip "abi sinirimizi koruyorlar" diyen tiplerle karistirmamak lazim, böyle bir şeyi genel halk hayatta istemez. Ki zaten bir anda 40-50 milyon insan Avrupa'ya yigilir, bunu hiçbir sinir tutamaz. Ya ilk basta malum partililer kacar zaten.

Su an Türkiye'de olacak bir durumda avrupa/nato olacaklari izler, kim kazanirsa destekler. Çünkü para stabilligi sever, tedarik zinciri Türkiye'nin sacma bir durumda olmasini kaldiramaz.
0
logisticsmanager
(18.08.21)
dij gujler yigenim gibi olacak ama bence cok karamsar bir tablo cikar. sonucta turkiye, dandik bir ulke degil. topraklarindan kimler gelip gecti. herkesin hak iddia ettigi muazzam guzellikte bir yer.

baris zamaninda butun ulkelerle gecinilebilinir ama savas ve kaosun oldugu turkiye'yi yasatmazlar bu topraklarda. hele kaos ortamindaki savas ekonomisinde nemalanmak isteyen cok olacaktir.
0
rm
(18.08.21)
AB kesinlikle böyle 1 şey istemez ama ABD ister mi sorun orada. Dünyanın eski süper güçlerini 2. Dünya savaşından sonra kendine bağlı hale getirdi ABD. 2 dünya savaşı çıkaran Avrupa'yı toplayıp askeri anlamda götünü sağlama alma işini de yüklendi. Aslında ABD'nin dünyanın jandarmaligini üstlenmesi Avrupa ile başlamış oldu. Avrupa'nın karşısında her zaman kendisine muhtaç kalmasını sağlayacak Rusya gibi 1 tehlike vardı.

Şimdi yok Rusya ile gelişen ilişkiler, yok Çin ile yakınlaşmalar derken Avrupa'nın götü başı çok oynamaya başladı ABD nazarında. Bir de kapı gibi Türkiye vardı Ortadoğu'dan gelebilecek tehditleri göğsünde yumuşatacak.

Bu denklemde sert çözülmeler yaşanırsa Türkiye'nin kaosa sürüklenmesini destekleyecek bir ABD, engel olmaya çalışacak bir AB olur diye düşünüyorum.
0
materyalist imam
(18.08.21)
Turkiye 40'li yillarda diger ulkeler icin pazar olarak belirlenmis.
Onlar getirecek bize urun satacak ama biz urun uretmeyecegiz.
Uretirsek de iscilige dayali mallar olmali bu yuzden tekstil,cay,findik bizde.
Araba ve beyaz esya montaji da bizde.

Bu sistemin bozulmamasi lazim.
Tam guclenirsen sikinti, gidip fabrika falan acarsin pazarligin gider, zayiflarsan da iphone alacak kimse kalmaz.

Tam ortasinda tutuyorlar.
Ic savas cikarsa da durdururlar.
0
divit
(19.08.21)
İç savaş mavaş çıkmaz boşuna yormayın güzel aklınızı. Erdoğan kazanana kadar seçim yenilenir durur. Muhalefet kazansa ve seçim yenilenecek olsa kime şikayet edebilirki?
0
guitarissimo
(19.08.21)
(10)

İş görüşmesi

dissendium
Online İngilizce mülakatı geçtim. Yüz yüze görüşme için çağırdılar.1. Kesin takım elbise mi giymem gerekiyor? Ceket giymesem olur mu? Sıcakta pantolon ve gömlekle, ceket ve kravat olmadan gitmek daha mantıklı. Ya da ceketi elimde mi tutsam? Klasik ayakkabı da giymek istemiyorum. Spor ayakkabı giysem
Online İngilizce mülakatı geçtim. Yüz yüze görüşme için çağırdılar.

1. Kesin takım elbise mi giymem gerekiyor? Ceket giymesem olur mu? Sıcakta pantolon ve gömlekle, ceket ve kravat olmadan gitmek daha mantıklı. Ya da ceketi elimde mi tutsam? Klasik ayakkabı da giymek istemiyorum. Spor ayakkabı giysem olmaz mı?

2. İkinci görüşmede neler sorabilirler?
0
dissendium
(18.08.21)
Birinci soruyu sizinle iletişime geçen ve ilk görüşmeyi yaptığınız ik uzmanına sorun çekinmeyin. Sakal varsa her halükarda kesin derim.

2. Soru firmadan firmaya, pozisyondan pozisyona değişir. Eğer deneyiminiz yoksa akademik başarılarınızı duymak isteyebilirler. Deneyim varsa daha teknik bir mülakat olur. Deneyim var ama görüşülen pozisyonla birebir uymuyorsa önceki işte neler yaptığını sorar burada neler yapmanı beklediklerini anlatırlar.

Her durumda hem okulda hem de varsa önceki iş deneyiminde başarı olarak addettiğin bir kazanımı cepte tut sorma ihtimalleri çok yüksek. Kaldığın zor bir durum ve nasıl üstesinden geldiğini de örnekle beraber çok sık isterler.
0
materyalist imam
(18.08.21)
gideceğiniz işyerinde normalde nasıl kıyafetler giyiliyorsa, 1-2 üst seviyesini giyin.

bu sıcaklarda kimse ceket beklemez sizden. haki pantolon üstü, düz renk bir gömlek, altına da spor olmayan bir ayakkabı uygundur bence.
0
co2s2
(18.08.21)
1. cvne güveniyorsan giyme. güvenmiyorsan giy. ayrıca bence takım elbiseyle çalışmayacaksan takım elbise giymene gerek yok. ama çalışma şekli takım elbise ile ise kesin giy. sakal tamamen kesmene gerek yok da düzeltsen yeter.

2. varsa teknik taraf, cv ve backgroundun hakkında sorular olabilir. davranışlarını vs inceleyebilirler.
0
jelly bear
(18.08.21)
Hayatimda takim giymedim, hayatimda takim giyilen yerde calismadim ve yurtdışında da takim giyip görüşmeye gelen aday da görmedim.

Smart casual bana göre ideal. Ha big 4 görüşmesine gidiyorsundur ya da banka falandir o zaman farklı olabilir.
0
logisticsmanager
(18.08.21)
sizi görüşmeye çağıran İK çalışanına "görüşme için dress code nasıldır?" diye sor

her şey sorulabilir. aynısı bile olabilir ilkiyle..
0
bronz böcek
(18.08.21)
Sektörü bilmeden söyleyemeyiz. Yazılımcıların hiçbiri ceket beklemez ama Bankacılık ceketsiz almaz.
0
SiyamkedisiZorro
(18.08.21)
1. Smart casual +1 (cekete gerek yok bence)
Ayrıca bu soruyu ik'ya tabii ki sormayın.

2. Rahat gelebildiniz mi ?
Önceki şirketlerden neden ayrıldınız?
Kariyer hedefiniz nedir?
Bize neler katabilirsiniz?
Stres yönetiminiz nasıl?
Mesleki sorular...
0
snd88
(18.08.21)
Ben her turlusunu denedim, takim giyince genelde eliyorlar ya da ezikliyorlar.

Bize ihtiyaci var bu sicakta takim giymis keriz gibi dusunuyorlar.
Giymeyen adam sulalem raad ozguveni veriyor.

Gomlek yeterli bence.
0
divit
(18.08.21)
sektör, sektör değil şirket özelinde olacak bir konuda böyle kesin "şu olur bu olur" diye yanıtlayan arkadaşları gördükçe inanamıyorum. her şey sizin çalıştığınız 2-3 şirket ya da 1 sektör ile sınırlı değil. arkadaş hiçbir ek bilgi belirtmemiş. birinize kanıp bir şekil gitse yanlış olsa gireceğiniz vebali de düşünmüyorsunuz.


bankacılıkta sakallı çalışılan yerler var genel müdürlüklerde. her sabah sinekkaydı isteyen var. takım elbise giyilmeyen, görüşmede beklenmeyen yerler de var.

yazılım takım istemez ama kimisi gömlek-pantolondur kimisi kot + polo yaka kimisi eşofman tişört... her sektörde her şirkette farklı uygulama var. az ciddi giyinmek de dezavantaj fazla ciddi giyinmek de.

bu işin usul erkanı aslında dress code'un size belirtilmesi. ik'cılar ihmal ediyor bunu. siz sorunca ise söylerler.
0
bronz böcek
(18.08.21)
Mühendis pozisyonu, üretim sektörü için değerlendirebilirsiniz. Sakal tıraşı oldum. Pantolon ve gömlek cepte ama ceketi yanıma alsam mı diye karar veremedim.
0
🌸dissendium
(18.08.21)
(8)

Hangi Marka Üçlü Priz?

dreamnesiac
SB.Viko aldım ilk günden güç düğmesi açılıp kapanmaz hale geldi. Tercihen güç düğmesi olan bir ürün arıyorum.Nereden/ hangi marka alıyorsunuz?Teşekkürler
SB.

Viko aldım ilk günden güç düğmesi açılıp kapanmaz hale geldi.

Tercihen güç düğmesi olan bir ürün arıyorum.

Nereden/ hangi marka alıyorsunuz?

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(17.08.21)
schneider ve apc
0
angelofdeath
(17.08.21)
Bu soruyu nerede sorsak Viko der %90 insanlar, arayın bi müşteri hizmetlerini belki kargo yapın değiştirelim derler.

Gerçekten kaliteli marka çünkü.
0
John Bloor
(17.08.21)
Viko kalitelidir.
0
Erva
(17.08.21)
valla şaşırdım. viko marka ürünlerde bugüne kadar hiç problem yaşamadım. hatta üçlü priz vs alırken de özellikle viko ararım.
0
co2s2
(17.08.21)
Viko demeye gelmiştim ama mesajı okuyınca şaşırdım.
Bu arada İkeada satılandan da uzak durmak lazım,zira güç düğmesi kendi kendine ikiye ayrıldı.
0
arenas
(17.08.21)
Belkin ve çalıştığım şirketin verdiği ürünleri.
0
logisticsmanager
(17.08.21)
Viko ile bir iletişime geçin isterseniz. Evde bir tane Viko var, ben diyim 15 sen de 20 yıllık. Sapsarı olmuş durumda ve canavar gibi çalışıyor. Açıkçası şaşırttı problem çıkartması.
0
lappuntamento
(17.08.21)
Powermaster 3'Lü Aşırı Yük Korumalı Priz 3 Usb Çıkış www.amazon.com.tr

Şundan aşırı memmunum.
0
baal
(17.08.21)
(20)

E ben tekrar himym’a başladım :/

somethinginthewayshemoves
Merhaba. En sevdiğim dizi how i met your mother. Lost, prison break, the walking dead bayıla bayıla izledklerim. Got u okuduğum için dizisini benimseyemedim. İstiyorum ki karakterleri seveyim, çıtır çerezlik olsun ama eğleneyim de. Ya da komedi değilse de hikayeye kapılayım o yarım saat. Friends fan
Merhaba.

En sevdiğim dizi how i met your mother.

Lost, prison break, the walking dead bayıla bayıla izledklerim.
Got u okuduğum için dizisini benimseyemedim.

İstiyorum ki karakterleri seveyim, çıtır çerezlik olsun ama eğleneyim de. Ya da komedi değilse de hikayeye kapılayım o yarım saat.

Friends fanları kızmasın ama 4-5 bölüm izledim himym’dan sonra ama maalesef devam edemedim.

Beraking bad de izledim birkaç bölüm, sanırım tam adamcağızın palazlanacağı zamanda bıraktığım için kapılıp devam edemedim. Sizce deneyeyim mi tekrar izlemeyi?

Başka diziler de var izlediğim tabii ama ben en çok himym’a benzesin istiyorum. O olmazsa the walking dead’e benzesin.

Ya da apayrı şu dizi var aaa izlemedin mi derseniz ona da bakarım.

Tam uyuyacakken aklıma geldiği için dağınık yazmış olabilirim, okuduğunuz için teşekkür ederim.
0
somethinginthewayshemoves
(16.08.21)
himym 2. turdayım. breaking bad'e devam etmenizi öneririm. Komedi olarak da seyretmediyseniz brooklyn nine-nine
0
faithless
(16.08.21)
benim ilk izlediğim yabancı diziydi himym. 3 kere falan izledim. ama friendsi de 3 kere izledim. onu da çok sevdim.

onun harici komedi olarak sırasıyla
the office (ilk sezonda pes etme sakın) - izlediğim en iyi komedi dizisi
brooklyn 9-9
big bang theory öneririm.
0
jelly bear
(16.08.21)
Bahsettiklerinizin hicbirini acikca 5-6 bölümden fazla izlemedim.

Su hayatta ben bunu kesin yeniden izlerim dediğim diziler;
Justified
Bosch
Mindhunters
Psych
The wire

Onun dışında hastasi olmasam da sevdiklerim;
Burn notice
Ncis
Scrubs
0
logisticsmanager
(16.08.21)
eşim de friends'in 2-3. sezonuna kadar sizinle aynı fikirdeydi. şimdi hmym'mı friends mi diyince friends diyor. güzel dizidir friends, devam ederseniz çok seversiniz.
onun dışında ben lucifer'a başladım, sevdim bayağı
0
matilda
(16.08.21)
@matilda +1

Friends'in handikapı eski olması. 3 5 bölümde alışamaman çok normal. Biraz daha zaman verirsen himym seven biri olarak sevmeme ihtimalin olduğunu düşünmüyorum.

Komedi olarak modern family de severim. Married with Children döneminden Ed O'neil hayranı olduğum için bende yeri bambaşka.
0
materyalist imam
(16.08.21)
seinfeld. sanırım 5 kere baştan sonra izlemişimdir. şu anki sitcom'ların temelini oluşturan bir dizi bana kalırsa. espriler ve dumurluklar şu zamana kadar halen güncel.

birde the office var. 3 kere izlemişimdir.
0
false pretension
(16.08.21)
The it crowd -- komedi dalında

OZ (the oz diil) --- kesinlikle izlemelisin dalında

Fleabag --- kadınlar için güzel dizi dalında

Brekin bede 4 kez basladim. Sonuna geldim. Hala "ne zaman sevicem" diye bekliyorum
0
abuzer
(16.08.21)
breaking bad'in ilk birkaç bölümü sıkıcıdır zaten, devam etmeniz lazım.
sonradan açılıyor.

bunun dışında şu anda izlediğim schitt's creek'i önerebilirim.
çok sevdim :)
ilk birkaç bölüm "abartılı mı, komik mi, nedir?" diye düşünürken, sonra kahkahalara boğdu beni açıkçası.
çok eğlenceli bence yani, çerezlik dediğiniz için size uygun olabilir.

seinfeld, will and grace, modern family, two and a half men de öneririm tabii klasikler olarak.
0
blatta hiberna
(16.08.21)
ben de senin gibiydim, biraz itelersen friends çok iyi gidiyor. ben 2. sezondan sonra alıştım ve çok sevdim.
0
veritaslibertas
(16.08.21)
The it crowd.

Breaking bad ilk 6-7 bölüm kanser hastalık falan geçiyor, sonra adam niyeti bozduktan sonrası güzel. Yani 7. Bölümden falan başla gitsin ama mutlaka izle derim.
0
Kahir ekseriyet
(16.08.21)
Modern Family
0
black holes in the sky
(16.08.21)
himym tarzı dizilerin çoğu eski; o yüzden ısınmak zor. friends'i ben de aynı arayışla 1-2 bölüm izleyip bırakmıştım defalarca. sonra başka bir denememde, heralde ruh halim uygundu, çok hoşuma giderek sonuna kadar izledim. ikisini karşılaştıranlar bence sadece birini izlemiş bunların. ikisi de tema olarak aynı, farklı özellikleri olan bir grup arkadaşın günlük rutinlerini anlatıyor. konu o kadar genel ki insanların bu kadar kıyas yapmaya girişmelerini anlamıyorum.

bu ikisi arasındaki süreçte beğenerek izlediklerim şöyle; two broke girls, big bang thory, young sheldon, modern family.

modern family özellikle favorim. hala dönüp dönüp izliyorum rastgele bölümler şeklinde.

biraz bu konseptin dışına çıkarsanız jane the virgin var. bu da latin amerika'nın kültürünü temel alan bir çeşit komedi. ben izlerken eğlenmiştim. zaten karikatürize olan pembe dizi senaryolarını biraz ironik ama kabullenici bir şekilde tiye alıyor. bir çeşit latin amerikalıların "evet bazen aşırı dramatik olabiliyoruz nolmuş yani" demeye çalıştığı bir dizi.
0
akhenaten
(16.08.21)
himym da 2 kez izledim ama friends i rastgele açıp izlemelerle beraber cok daha fazladır. fanı değilim ama iddia ediyorum friends’e bi şans daha verirseniz sonra gelip duyuruya teşekkür edersiniz:)

onun dışında office, modern family, parks and rec, b99, scrubs +1
0
i think therefore i am
(16.08.21)
Friendse kesinlikle devam. Himym hastası biri olarak hiç sevmemiştim başlarda ama 3.sezondan sonra bırakamadım.
0
sta
(16.08.21)
brooklyn nine nine ve scrubs.

himym, friends ve bahsettiğiniz diğer dizileride (walking dead dışında) izleyen biri olarak bu ikisini epey seviyorum. scrubs'ın tek kötü yanı yüksek çözünürlüklü hali yok maalesef.
0
shadowfollower
(16.08.21)
Yaaa hepiniz harikasınız. Ne güzel ayrıntılı ayrıntılı anlatmışsınız <3
Tamam, friends i iki sezon öflesem de izleyeceğim. Sonrasında da artık sarmazsa vedalaşırım ama umutlandım.
Ardından brooklyn nine nine a yükseldim.
Sonrası için de bolca öneri vermişsiniz zaten, hepsine bakacağım.
Çokl teşekkür ederim canım duyurum.
0
🌸somethinginthewayshemoves
(16.08.21)
Coupling (ingiliz versiyonu)

Seven çok sever(en sevdiğim komedi dizisi), kimine fazla edepsiz veya yapay da gelebilir. Birkaç bölüm izle bak.
0
nhk ni youkosu
(16.08.21)
bence himym ile en yakın olanlar:

it crowd
office
big bang theory
brooklyn 9-9
how to sell drugs online (fast)

komedi haricinde suits ve blacklist izleyebilirsin

ama tüm diziler için ortak önerim, en azından 3-4 bölüm dişinizi sıkın. biraz dizi yoluna girsin, karakterleri tanıyın, sonra mecbur izliyorsunuz. hangi dizi unuttum, "ben bu diziyi neden izliyorum" diye çok sordum kendime ama öyle böyle izledim diziyi (sonradan hatırladım dizi : unbreakable kimmy schmidt)
0
co2s2
(16.08.21)
friend
fleabag
b99
modern family
office
good place
the marvelous mrs. maisel

hepsi de cidden sürükleyip kalkamayacağınız diziler

harikaharikaharika
0
chanandler bong
(18.08.21)
(10)

150 milyon Türk lirası büyük para mı? Bu paraya sahip olsaydınız ne yapardı

siyahsekiz
Sb?
Sb?
0
siyahsekiz
(15.08.21)
17.5 milyon dolar yapar sana bana halka büyük para ama bazılarına göre küçük para
0
basond
(15.08.21)
hiç kimseye göre küçük para değil bence. dünya nüfusunun yüzde 99.9 unun rüyasında göremeyeceği paralardan.
ne yapacağıma gelince de istifa ederdim muhtemelen. birkaç yıl dünayı gezerdim takılırdım. sonrasını da o zaman düşünürdüm.
0
fff02561
(15.08.21)
Buyuk para. Manhattan'da sehir manzarali luks daire alabiliyorsun bu paraya, yani evet buyuk para.
Sahip olsam is adami olurdum. Bir business sahibi olmaya calisirdim derhal. Birkaç seye yatirim yapardım.
0
stavro
(15.08.21)
Büyük para.
Zor soru. Kesinlikle istediğim bir yerde (öyle lüks vs değil, hayatimi gecirecegim yerde) bir ev, evi komple elektrili araç sarj edebilecek bir altyapı ile kurarim. Bir adet elektrikli arac alirim (tesla ic dizayn sevmiyorum).

Paranin belli kismini cash tutarim. Belli kismi ile ev vs almak yerine ev,ofis,alisveris merkezi vs alan ve bunlari hisse olarak satan sirketlere yatırım yapardim bu sayede kiraci vs ugrasmazdim.

Sonrasında bu kadar para olduğu için yatırım danismanligi firmalarina giderdim direkt, etf, hisse vs icin.

Is yapmak isterdim ama bu kadar para (15 milyon euro) olduktan sonra daha fazla paraya ihtiyacım yok acikcasi. Bu sebepten paul newman firmasi gibi kari yardim yapmaya giden bir firma vs olabilirdi. Ya da calisan kisilerin esit sekilde paylastigi bir firma vs.

Onun dışında bazi crowd funding islerine de bakardim.
0
logisticsmanager
(15.08.21)
Çok büyük para. Dünyanın her yerinde ölene kadar konforlu bir hayat yaşarsın. Zaten bu kadar büyük mevduata sahip zenginlerin parasını yatırım danışmanları değerlendiriyor, adamlar da denizde tekneyle dünya turu yapıyorlar. O yüzden kafa yormama gerek kalmazdı ıvır zıvır işlere.
0
roket adam
(15.08.21)
Buyuk ve gayet her iş icin de yeterli para. Fabrika kurup başına bile geçersin. Her işi de yaparsin.
0
optimistbakunin
(15.08.21)
Deli misiniz dünyanın neresinde olursanız olun $2m işinizden ayrılıp yurtdışı şartlarında kaliteli bir yaşam sürmeniz için yeterli bir miktar
0
aguen
(15.08.21)
Aylik en az 200 bin tl getiri yapacak bir yatirim yaparim. Hatta 2-3 farkli yatirim yaparim. Riski bolmek onemli
0
hasansabbah
(15.08.21)
Ben de parçalara bölerek yatırımlar yapar ve risksiz aylık sabit max gelir kovalardım
0
Kahir ekseriyet
(16.08.21)
buyuk para bence.

-5 milyonuna. turkiye'den 1 ev. 1 dukkan 1 yazlik alirdim. turkiye'ye dondugumde beni idare etsin diye.
-10 milyonuna yurtdisinda ev alirdim.
-10 milyonunu euro yapip kenara atardim yurtdisi ihtiyaclari icin.
-kalan parayi turkiye'de faiz, yurtdisinda yatirim enstrumani olarak kullanirdim.
0
buenosdias
(16.08.21)
(18)

2 senede bir Türkiye'den ev alan gurbetçi tipi gerçek mi mit mi?

yürümeyin
Gerçekse nasıl alıyorlar? Düzgün bir şehirde en kötü ev 600 bin olmuş. Öyle veya böyle kredi çekmesi lazım. Türkiye'deki bankalar yurtdışında oturumu olana kredi vermez. Avrupa'daki bankalar Türkiye'yi geçtim AB içindeki yatırıma bile o kadar kredi vermez.Akrabanın adına kredi çekse bankalar adına t
Gerçekse nasıl alıyorlar? Düzgün bir şehirde en kötü ev 600 bin olmuş. Öyle veya böyle kredi çekmesi lazım. Türkiye'deki bankalar yurtdışında oturumu olana kredi vermez. Avrupa'daki bankalar Türkiye'yi geçtim AB içindeki yatırıma bile o kadar kredi vermez.

Akrabanın adına kredi çekse bankalar adına tapulu 1-2 evin yoksa yüzüne bile bakmıyor.

Emlak balonu başlığında sıklıkla bu tipten bahsedilmiş ama bana pek mümkün gelmedi.
0
yürümeyin
(15.08.21)
60 bin euro -> avrupa'da ayda 2.5k euro kenara atan tr'de 2 senede kredisiz ev alabilir.
0
archmage mahmut
(15.08.21)
Elbette ki abarti, bir seyin yayilmasi icin sansasyonel olmasi lazim. "20 senede bir ev alan gurbetci"yi kim neden konussun. Kazanani vardir tektuk bu hikayeye konu olan ama buyuk cogunlugu o kadar kazanmaz.

"avrupa'da ayda 2.5k euro kenara atan" bu cok basit bir seymis gibi yazilmis. kari koca olarak iyi kazanmalari ve cocuklarinin olmamasi falan lazim.
0
hot potato
(15.08.21)
Kanka bir de alamanci arkadaşlarım söyle diyor. Bankada para tutmak Almanya'da, daha büyük problem. Hatta şöyle birsey anlatmıştı. Parayı harcamak için arkadaşı evi neredeyse yıkıp tekrar yaptırmış içini.
0
allah yazdiysa bozsun
(15.08.21)
Avrupa'da ayda kenara 2.5k atabilmek için net maaşın minimum 4 olması lazım. O parayı anca iyi mühendis ve yazılımcı alır. Bu gurbetçi kitlenin o kadar kazandığını hiç sanmıyorum.

Artı kazansa bile reel enflasyon karşısında euro'nun etkisi azalıyor. 2 ay önce 800 bin lira olan evler 1 milyon lira olmuş. Ayda 2.5k biriktirse iki ayda anca 50 bin lira yapıyor.
0
🌸yürümeyin
(15.08.21)
2 olmaz 4 sene olur, sonucta catir catir aliyorlar.
Benim yan apartman gurbetci doldu evler 2 milyon tl.

Eskiden euro olarak getirip bankaya faize atiyorlardi su an euro faizi sifir oldugu icin ev aliyorlar.
Evler de dolar bazinda %10 artti son 1 senede.

Adamlar akilli yani.
0
divit
(15.08.21)
Bunun her sene ev alan versiyonunu biliyorum. Mit değil, ama sayısı da çok değildir.

Ayda 2,5k€ kenara atmak, orada kendi iş yeri olan biri için çok zor değildir diye düşünüyorum (en basitinden dönerci dükkanı olan binlerce kişi var). Kalifiye işi olanlar bile yapabilir.
0
burfak
(15.08.21)
yahu adam almanya'da yaşıyor ve misyonu türkiye'den daire almak. bu adamlar düzgün şehirde yatırım veya yaşama amaçlı planlar yapmıyor ki. köyünden, kendi şehrinden falan ev alıyor. emlak piyasasına çok hakim değilim ama arapların çok rağbet etmediği küçük anadolu şehirlerinde daha az paraya harika daireler alınabilir diye düşünüyorum. bunun yarısına belki.

yine bu arkadaşlarımızın çoğu orda zaten cemiyet gibi yaşıyor. pek hobileri, uğraşları, zevkleri olduğunu zannetmiyorum. aldığı parayı kenara koyuyor zaten. yani ortalamanın üstünde bir kazancı olsa biraz dişini sıkan kişi senede 15 bin euro civarı koyar kenara. e 30 bin euro'ya da bence ev alırsın, yapılmayacak iş değil.

kaldı ki iki yıl olmasın üç dört olsun çok fark etmez, gelir farkı öyle boyutlara ulaştı ki hesabını kitabını bilen bir alman vatandaşı maksimum 5-6 senede türkiye'den ev alır. varlıklıysa bir senede alır, kumbarada para biriktiriyorsa 10 senede alır ama yine alır.

"memleketten ev alma" motivasyonuyla yaşayanlar zaten bunun için deli gibi biriktiriyordur, o açıdan çok şaşırmamak lazım.
0
alevli deniz sortu
(15.08.21)
Eskiden ev fiyatları bu kadar yüksek değildi. Benim Almanya'da bir sürü akrabam var. Hepsinin Türkiye'de 20, 30 yıldır evi var. Ev alma olayı yeni bir şey değil. Eskiden ev fiyatları ucuzken belki daha kolay ev alıyorlardı.
0
dissendium
(15.08.21)
Fransa'da yaşayan Türk arkadaşım (benimle yaşıt, benim ev-arabam yok) Türkiye'den yazlık almayı düşünüyordu. 40 bin euro civarına ne bulabilirim diye bakınıyordu en son.

Yani 2 olmasa da 5-6 yılda biriktirmiş olsa bile çoğu bir şey almak istiyor, bazıları yatırım gözüyle bakıp (veya kaçak iş yapıp vergi kaçırıp vs) deli gibi alıyor. Doğrudur bence.
0
nhk ni youkosu
(15.08.21)
Yurtdışında da para biriktirmek o kadar kolay değil. Alır ama 8-10 yılda alır. 2 milyonluk evi 10 senede almak gayet iyi.
0
matta
(15.08.21)
@nhk ni youkosu, arkadaşınız 40 bin euro'ya yazlık bulabilirse beni de haberdar etsin :) Bahçeli mahçeli yazlığı geçtim, ara kat apartman dairesi bile yok o fiyata.

Benim anlamadığım şey euro'nun artış hızı evlerin artış gerisindeyken kredi falan almadan nasıl ev alabildikleri. Karı koca ayda toplam net 6 bin euro civarı kazanmadıkça veya burfak'ın dediği gibi dönerci zinciri yoksa bu şartlarda bana pek mümkünmüş gibi gelmiyor.
0
🌸yürümeyin
(15.08.21)
gerçek. Örnek, dayım.
fransa lyon'da pazarcı. pazara tezgah açıp sebze-meyve satar yıllardır.
2 senede bir de değil, her sene ya daire, ya arazi filan alır.
0
etna
(15.08.21)
Gerçek örnekleri var.
Ama bunlar İstanbul, izmir bakmiyor. Gidiyor köyünde ya da ic anadoluda vs bakiyor.
Bir de oralarda baya kötü yasiyorlar, örnek;
Adam belcika hollanda sinirinda. Gidip Hollanda'da elma topluyor Belçika'da yaşıyor.
Eşi sürekli tanıdıgi yerlere is aramaya geldi is vermedik belgesi imzalatip yillardir issizlik maasi aliyor.
Çocuklar sürekli ayni evde, paralar bir yerde birikiyor.

Bu paralarla karaman'da bina yaptilar iste.

Yani harbiden Avrupa'da düzgün yaşayıp (spor, müze, konser vs gezen, başka ülkelere giden, hobiye sahip olan, arada dışarıda yemek yiyen vs) tipler bunu zor yapar. Ama bahsettigim kisiler çocuklarla beraber 3-4 kisi çalışıp ayni bütçeye atiyor.

Bu değil ki her sene aliyor. Ama kendi acimdan düşünürsem eşim de benim kadar alsaydı ve dümdüz bomboş bir hayat yasasaydik tahmini ayda 2000 euro kenara atardik. Yilda 24bin euro eder. Iki yilda 500bin lira eder. Bunla da Türkiye'nin dandik geri kalmis illerinde ev alinir.
0
logisticsmanager
(15.08.21)
600 bin nerde ev hocam? anadolunun ilçelerini bi gezin. 200-300 bine yeni yapılı güzel 2+1 3+1 ler var. anadolu dediğiniz ankara merkez falan değildir umarım. gurbetçilerin de çoğu şehir merkezinden değil ilçesinden vs. göçenler zaten.
0
fff02561
(15.08.21)
Evet gerçek. eşimin akrabaları var isviçrede, gelip gaziosmanpaşa'dan apartman falan alıyorlar. binanın yüzüne bakmazsın, yıkıldı yıkılacak, yatırım olsun geldiğimizde kalırız, kalacak yer parası vermeyiz, kentsel dönüşüme girince de para yaparız diye alıyorlar. bu arada beyaz yakalı olarak karı koca çalışarak ayda 2 bin euro kenara atılabiliyor bir çok ülkede, mümkün yani. daha yeni bir arkadaşımın üsküdarda çok merkezi ve manzaralı, ama çook eski harabe gibi bir evini bir gurbetçi satın aldı. zam bile yapmadı kiraya, sıkıntı yok kentsel dönüşüme girince para yapıcam diyor. mantıklı bence.
0
roket adam
(15.08.21)
almanya'da sıvacı tanıdığım var. baya bildiğin iş falan alıp gidip sıva yapıyor evlere, çok güzel paralar çeviriyor. dükkanı var, anlaştığı evlere, boyayı malzemeleri de kendi satıyor. 2-3 sene de bir gelip ev almıyor ama o güçten fazlası var. kuzenim de var belçika'da (fırıncı dükkanları var) o da sağlam kazanıyor. bir gelip 2-3 katlı havuzlu villa dikip gidebiliyorlar. maaşlı işçilerin zaten max maaşı 4-5 papel oluyor
0
avatar is back
(15.08.21)
Eski jeneresyon gidenleri beyaz yakalı düşünmemek lazım,çoğu orada ticaretle uğraşıyor ya da esnaf.Bunlar zamanında istanbulda, bizim anamız babamızın yüzüne bakmadığı bölgelerden,arsaları kapatmışlar.Depremden sonraki yıllarda da müteahitlere vermişler kat karşılığı.Bir arsadan 8-10 dairesi dükkanı vs olmuş.Tabi hepsi kirada.Türkiyede de para birikiyor yani.1999 dan beri istanbulda kiracıyım.Şimdiye kadarki tüm evsahiplerim almancıydı.Ve oturuduğum apartmanların yarısına sahipler ve kira topluyorlar.
0
arenas
(16.08.21)
abd'de ucu ucuna geçinen biri, geçen sene kendisinin ve eşinin kredi kartı nakit çekim limitiyle antalyadan 3+1 ev satın aldı.
0
yemrem
(16.08.21)
(4)

Sadece kardiiyo yapmak?

kelrapunzel
Selam duyuru sakinleri,1 ay önce spor salonuna yazıldım. 15 gün kadar düzenli gittim ve ilk 10 günden sonra şöyle bir program oluşturuldu: 10 dk yürüme bandında ısınmayla başlayıp 1 gün göğüs+kol+sırt, 1 gün de basen+bacakŞimdi malum korona salgını devam ediyor. Salon da küçük ve klimalı ortam, hali
Selam duyuru sakinleri,
1 ay önce spor salonuna yazıldım. 15 gün kadar düzenli gittim ve ilk 10 günden sonra şöyle bir program oluşturuldu: 10 dk yürüme bandında ısınmayla başlayıp 1 gün göğüs+kol+sırt, 1 gün de basen+bacak
Şimdi malum korona salgını devam ediyor. Salon da küçük ve klimalı ortam, haliyle kalabalık oluyor. Kardiyo aletleri dış alanda ve daha tenha.
Şimdi yarından itibaren sadece kardiyo ile devam etmeyi düşünüyorum fakat muhtemelen spor hocası karşı çıkacak.
İlk etapta yağ oranımı düşürmem lazım nasıl bir programla devam etmeliyim? Sizce sadece kardiyo ile sarkma olmadan kilo kaybı olabilir mi? Önerilerinizi rica ediyorum
0
kelrapunzel
(15.08.21)
en güzel spor kardiyodur. hızlı tempo yürüyüş veyahut hafif tempo koşu gibisi yoktur, en sağlıklı kilo verme biçimidir.

eğer sadece kilo vereceğim diyorsanız açık alanda kardiyo yapmanızı tavsiye ederim, açık alan yoksa yürüyüş bandlarında açık alanda alacağınız verimi alamazsınız. özellikle koşu bandında koşuyu önermiyorum, hızlı tempo yürüyüş yapmanız iyi olur, sabit bantlar olduğu için diz eklemlerine zarar verecektir.

yineliyorum, kas yapayım güzel görüneyim derdiniz yoksa sadece kardiyo etkili bir kilo verme biçimidir.

edit: 10 senelik fitness yapıp korona dan ötürü 2 senedir uzak kalan biri :)
0
st curse
(15.08.21)
@st curse
Teşekkür ederim yanıtınız için. Evet amacım ilk etapta kilo vermek. Haklısınız en güzeli açık havada yapılan spor ama 3 aylık üye oldum ve üyeliğin yanmasını istemiyorum.
İlk günler alışma sürecinde 20'şer dk tempolu yürüyüş+bisiklet ve eliptik yapıyordum. Bu şekilde devam edeceğim sanırım
0
🌸kelrapunzel
(15.08.21)
Kas calistirmadan yapılacak her program eksiktir.
Kardiyo en sağlıklı kilo verme biçimi de degildir. Böyle bir bilimsel arastirma sonucu yoktur. Kilo verme biçimi diye birşey de yok zaten, o sadece kalori acigi yaratmak ile alakali. Günde 3bin kalori kosup 4bin kalori yemek yerseniz kilo alirsiniz.

Kardiyonun da güç calismanin da yararlari vardir. Bir insan sadece agirlik çalışıyor ama merdiven cikarken zorlanıyorsa sikinti vardir.
Bir insan bilmem kac km kosuyor ama 10 tane net barfiks cekemiyorsa da sorun vardir.

Guc antrenmani ya da kaslari calistirmak (resistance training diyelim) güzel görünmek icin yapilmaz, o bodybuildingtir.

Bir insan ne kardiyo ne kas calistirmadan yattigi yerden kilo verebilir (kalori acigi yaratmak).

Kısacası kardiyosuz da kilo kaybi olur. Kalorinizi azaltirsaniz yattiginiz yerden de kilo kaybi olur.
Cok acayip bir kilo fazlaniz yoksa sarkma olacagini sanmıyorum. Öyle 10-20 kg verdim her yerim sarkiyor durumu görmedim hic.
0
logisticsmanager
(15.08.21)
@logisticsmanager
Teşekkür ederim, diyetle destekliyorum, kalori takibi yapıyorum. Son 3 yılda aldığım yaklaşık 20 kg fazlam var. Sadece diyetle kilo veremiyorum, hipotiroid tedavisi görüyorum ve bu süreci hızlandırmaya çalışıyorum.
0
🌸kelrapunzel
(15.08.21)
(7)

Iphone SE 2020

JusticeBooster
Merhaba, Iphone SE 2020 kullanıcısı olanlara bir sorum olacaktı. Bu telefonu almak istiyoruz ancak şarj süresiyle ilgili bir çekincemiz oldu. Normal kullanımda şarjı ne kadar gidiyor? Günü kurtarıyor mu?Yardımcı olursanız çok sevinirim. Herkese iyi pazarlar.
Merhaba, Iphone SE 2020 kullanıcısı olanlara bir sorum olacaktı. Bu telefonu almak istiyoruz ancak şarj süresiyle ilgili bir çekincemiz oldu. Normal kullanımda şarjı ne kadar gidiyor? Günü kurtarıyor mu?

Yardımcı olursanız çok sevinirim. Herkese iyi pazarlar.
0
JusticeBooster
(15.08.21)
kullanıma bağlı. ortalama 4-5 saat kullanım süresi veriyor. telefon elimden düşmez video izlerim sürekli harita falan açarım diyosanız zor.
0
jelly bear
(15.08.21)
Yoğun mail ve wp trafiği ve uzun oyun molaları ile sabah 8 de %100 şarj ile başladığım günü 19:00 gibi %14 ile kapatıyorum
0
delikedidilimiyedi
(15.08.21)
Benim acimdan teams üzerinden iki üç görüşme yaptığım an baya ciddi düşüyor. Eger aktif kullanirsam açıkçası 5 saat max derim heralde.
0
logisticsmanager
(15.08.21)
Ben iki günde bir şarj ediyorum. Ama ikinci telefon olarak kullanıyorum ve sadece maillere bakmak ve whatsapp için kullanıyorum.
0
kaptan memo
(15.08.21)
Eşimde var yoğun kullanıma rağmen 1.5 gün gidiyor.
0
goklerdengelenkarar
(15.08.21)
Kardeşim se 2020 ben 11 aldım. Benden daha fazla kullanıyor telefonunu. O şarjdan çok memnun ben hiç değilim. Keşke ben de se 2020 alsaydım.
0
Hallegadola
(15.08.21)
Evden çalıştığım için çok fazla kullanmıyorum (2FA işlemleri, banka ve finans uygulamaları vs.) Haftada 1-2 kere şarj ediyorum.
0
yürümeyin
(15.08.21)
(11)

Araba alacagim, bir gorusunuz olur mu?

soppy cunt
Selamlar, yas 29, bu yasa kadar hep motosiklet sahibi oldum ve kullandim ancak araba ihtiyaci kendini iyiden iyiye belli ediyor.Sorun su ki, ben arabalarin teknik detaylarindan hic anlamiyorum ve tercih sebebi ne olmali hic bilmiyorum. Manuel vitesli arabayi en son 2010 yilinda direksiyon sinavimda
Selamlar, yas 29, bu yasa kadar hep motosiklet sahibi oldum ve kullandim ancak araba ihtiyaci kendini iyiden iyiye belli ediyor.

Sorun su ki, ben arabalarin teknik detaylarindan hic anlamiyorum ve tercih sebebi ne olmali hic bilmiyorum. Manuel vitesli arabayi en son 2010 yilinda direksiyon sinavimda kullandim, dolayisi ile otomatik vitesli bir arac tercih edecegim. Butce 240 bin lira civari, cok zorlarsam 250'ye de cikabilirim. Sifir bir arac almak istiyorum.

2021 polo ya da corsa arasinda kaldim. 1.2 corsa elegance paket 235k, 1.0 polo comfortline 226k. Bunlardan hangisi tercih edilebilir? Satarken hangisi daha kolay satilabilir?

Ya da bu fiyat araliginda bu yukaridakilerin disinda tavsiye edeceginiz bir arac var mi?

Bir de merak ediyorum, bu 1.0 motorlu arabalar yuruyor mu? Yokus cikabiliyorlar mi? (Cahilligimden soruyorum, hic kullanmadim). Eskiden 1.3 - 1.6 motorlu araclar olurdu, onlar hic gelmiyor artik sanirim.
Hizli gitsin, ucsun kacsin derdim yok. Onu motosiklet ile yapabiliyorum zaten.

Sevgiler.
0
soppy cunt
(14.08.21)
Toyota Corolla öneririm en boşu 220 bin, bı üstü 230 civarında. C segment olması da cabası
0
buffy de vampir sayılır
(14.08.21)
265e civic bakıyorum. 1.6 satışı kolay.
1.0 araçlar şehir içi iş görür.

Bildiğim polo daha kolay gider.
0
neymis
(14.08.21)
@buffy de vampir sayılır bu arac otomatik mi? bir sey anlamadim sitesinden
0
🌸soppy cunt
(14.08.21)
corolla +1. 1.5 motor. dayanıklı araç, ışid teröristleri bile toyota kullanıyordu. ayrıca ötv indirimi de buna denk geliyor yanılmıyorsam.

ek bilgi: 1.0 arabaların geneli turbo beslemeli olduğundan sıkıntı çıkmıyor.
0
zgrydn
(14.08.21)
Soruya kaynak gibi olacak ama ben de merak edip baktım, otomatik veya manuel diye belirtmemişler fiyat listesinde paketlerde falan, nasıl ayırt ediyoruz? :(
0
anneboleyn
(14.08.21)
2021 polo alırdım ben olsam, 1.0 polo da gayet güzel gider hiç şüphen olmasın. Corolla biraz baba arabası, eğer büyük araç alman gerekmiyorsa hiç girme derim şu an. yalnız 1.0 polo otomatik 226'ya var mı bi bak derim, emin değilim ben.
0
roket adam
(14.08.21)
Corolla +1
Multidrive s yazanlar otomatik.
0
logisticsmanager
(14.08.21)
araç alırken 3 4 ana kriter vardır. sağlamlık, sıkıntısızlık, konfor, performans olarak bakmak gerekir.

alman 2.elde güçlü sağlam ancak kronik sıkıntılıdır.
japon sıkıntısız ancak sağlamlıkta sıkıntı yaşatır.
performans bu fiyatlara zor.
konfor arandıkça yıl düşer. 0 düşünüyorsanız bunu da eleyin.
ben bin motor almam, gidip gitmemsi değil kişisel tercih. eğer 0 alınacaksa ötv indirimiyle araç fiyatları düştü. polo leon skoda kamiq tarzı araçlara bakabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(14.08.21)
corolla +1

ailecek çok uzun yıllar kullandık.gerçekten hem sağlam hem de konforu tatmin edecek bir araba.

motor olarak da örneğin benim arabam 1.3
şehir içi çok rahat ama
otoyolda giderken yokuş olan bölümlerde en sağa geçiyorum mecburen, bazı yerlerde 80 90a kadar düşüyor hız
(arabayı da zorlamıyorum zorlasam çıkar biraz daha)

sürekli uzun yolda, otoyolda kullanacak olsaydım yorardı.
0
la lykia
(14.08.21)
valla corolla mis gibi araç tavsiye de ederim. mesela akrabam dolu bir doblo aldı, aksesuarı falan bol, 210 bine. alalı 3 ay oldu 2 defa servise gitti. birinde yağ yakıyor diye diğeride cam aç kapa'da garip ses geliyor diye mekanizma değişimi için.

toyota'larda böyle bişey yok. gerçekten de güzel sür, bakımlarını düzenli yaptır, yağıydı şu buydu dikkat et hep, çok rahat 10-15 sene kullanırsın, 500bin km görürsün
0
avatar is back
(14.08.21)
poloların boyutları büyüdü ufak bir araç değil artık. polo 2021 dsg al mis.
0
xrated
(15.08.21)
(2)

Yurt dışına kedi sahiplenme

jenasinans
Merhaba,Türkiye'den kedi sahiplenmek istiyorum. Fakat yurtdışında yaşadığım için malum bir süreç var. Biraz araştırma yaptım fakat yakın zamanda benzer bir durum yaşayan ya da bilgi verebilecek olan varsa, bilgilere ve fikirlere açığım.
Merhaba,

Türkiye'den kedi sahiplenmek istiyorum. Fakat yurtdışında yaşadığım için malum bir süreç var. Biraz araştırma yaptım fakat yakın zamanda benzer bir durum yaşayan ya da bilgi verebilecek olan varsa, bilgilere ve fikirlere açığım.
0
jenasinans
(14.08.21)
yani cok bilgim yok ama neden yurtdisinda sahiplenmiyorsunuz onu anlamadim.
eger barinaktan alacaksaniz zaten bir suru kedi var barinaklarda (kedi ya da yavru kedi).
0
logisticsmanager
(14.08.21)
Kediyi yurtdışına cikarma sureci içerisindeyim.
İlk once kuduz asisi yapiliyor (bunun icin 7 aylik olmasini bekledik.-zaten acelemiz de yoktu) kuduz asisinda yaklasik 30-45 gun sonra kan aliniyor ve Ankara’ya laboratuvara gonderiliyor. Yaklasik 3 hafta sonra sonuc geliyor. Sonucu kagidindaki numune kabul tarihinden itibaren 3 ay bekliyorsunuz. (Tarim mudurlugu soyledi) 3 ay sonunda gitme tarihinizden 3-5 gun once kedi ile birlikte bagli oldugunuz ilcenin tarim mudurlugune gidiyor ve cikis onayi alıyorsunuz. Onaydan sonra 3-5 gun icerisinde cikmaniz gerekiyormus. Kisaca surec ortalama 4,5-5 ay suruyor. Biz halen 3 ayin dolmasini bekliyoruz.1-2 eylulde tarim müdürlüğüne gidecegiz.

Ucus konusunu henuz bilemiyorum, henuz arastirmadik.
0
65 derece
(14.08.21)
(5)

kıyafet alışverişi (erkek)

xiii
insanlar bütçe yaparken aylık kıyafet alışverişine 1000 desek gibi rakamlar veriyor. yani bilmiyorum ben mi çok fakirim ama (maaş 7bin civarı) bana çok absürt geliyor bu durum kendi açımdan baktığımda. ben yılda bir kaç defa alışveriş yaparım, o da ihtiyac olursa, eskirse vs gider alırım. aldığım a
insanlar bütçe yaparken aylık kıyafet alışverişine 1000 desek gibi rakamlar veriyor.

yani bilmiyorum ben mi çok fakirim ama (maaş 7bin civarı) bana çok absürt geliyor bu durum kendi açımdan baktığımda.

ben yılda bir kaç defa alışveriş yaparım, o da ihtiyac olursa, eskirse vs gider alırım. aldığım ayakkabıyı falan uzun seneler giyerim.

sizde durumlar nasıl?
0
xiii
(13.08.21)
Hayatımda böyle bir insana denk gelmedim, bilmiyorum.

Belli bir zamanim yok. Denk gelirse alıyorum. Türkiye'ye gittigimde bazı şeyleri alıyorum gene.
0
logisticsmanager
(13.08.21)
hocam benim maaş sizinkinden yukarıda, benim de aynı şekilde. gerektikte alır,r kaliteli alır uzun süre kullanırım.

ama bu sözü söyleyen kişlerin durumuna da bakmak lazım. mesela kadınların kıyafet bütçesi genelde erkeklerden fazla oluyor. biz erkekler bir pantolonu yaz kış giyebilirken kadınlar her sıcaklık aralığına farklı şeyler giyiyyorlar. bir de bu lafı eden tek yaşayan biri mi yoksa aile mi? çoluk çocuğu olan birinin (hele ki çocuğu büyüme çağıdaysa) aylık olarak bu parayı ayırması çok normal.
0
shadowfollower
(13.08.21)
Öylesine avm ya da mağaza gezmem, indirim takip etmem, neye ihtiyacım var diye de düşünmem. Bir şeye ihtiyacım olduğunda gidip en kalitelisini, uzun ömürlüsünü alır kullanırım.

Bazı insanlar mesela indirim zamanı indirimleri geziyor ya da mağaza gezerken denk geliyor bir şey alıyor. Onların 1000 falan düşünmesi çok normal.

Mesela 5 senedir aynı 2 bikiniyi giyiyorum. Bu sene artık eskidiğini hissettirdi 2si de. önümüzdeki yaz gelmeden en az 1 bikini takımı almam lazım. Alırken de çok dikkat etmem etiketteki fiyata. eğer kaliteliyse beğendiğimi alır çıkarım.

Dolap büyüten bi insan değilimdir. Elimdeki ürünler de yıpranmadan, eskimeden emekli etmem.
0
zimbirik
(13.08.21)
2 yılda bir pahalı ayakkabı. Bir montu zaten 3-4 yıl giyiyorum 1 montum var. Yani benim yılda en fazla 2000 tl alışverişe gidiyodur. . Geçen ay tek yaptığım alışveriş 90 tl’lik bir tişörttü.
0
scholes
(13.08.21)
benim yılda 1-1.5k ancadır. Onun sebebi de ayakkabıların çok pahalı olması. yoksa bin lirayı bulmaz yılda. Eli yüzü düzgün spor ayakkabı olmuş 500 lira :(

İhtiyacım olduğunu hissetmeye başladığımda ters sezon ürünlere bakıyorum internetten daha önce kullandığım markaların. En ucuz şekilde alıp geçiyorum. Onun dışında avmye gidildiyse gömlek bakar alırım zaafiyetim var. Onun dışında kıyafete o paraları harcamak anlamsız. Mesela loft tişört aldım bu kış 4-5 tane tanesi 24 liraya falan geldi. Şu an aynı ürün tanesi 60-70 lira.

Covidden pek dışarı çıkmadığım için fark etmemişim. Biraz cafe, bar tarzı yerlerin yoğun olduğu lokasyonlara gittiğimde fark ettim ki herkes influencerlar gibi olmuş. Bayağı instagram keşfette denk gelen tipler gibi giyinmeye başlamış herkes. Bu çok ilginç gelmişti geçen aylarda bana. Yani 1000 liralar çoğu kişi için normal olmaya başlamış bunu anlamış oldum. Hakikaten çok garip.
0
westblack
(13.08.21)
(5)

favori yabancı stand-up komedyenleriniz ve şovları

semaforo de medianoche
benim için ricky gervais ve louis ck ayrı bir seviyede. onların seviyesine yakın daniel sloss ve jim jefferies var, bo burnham'ı da farklı tarzıyla seviyorum. 6. olarak da biraz overrated bulsam da yine de beğendiğim dave chapelle'i sayarım. diğer izlediklerim açıkçası çok da sevdirmedi kendini tama
benim için ricky gervais ve louis ck ayrı bir seviyede. onların seviyesine yakın daniel sloss ve jim jefferies var, bo burnham'ı da farklı tarzıyla seviyorum. 6. olarak da biraz overrated bulsam da yine de beğendiğim dave chapelle'i sayarım. diğer izlediklerim açıkçası çok da sevdirmedi kendini tamam bazıları 3-5 güldürüyor yine ama 1 saatte 3-5 kere burundan sesli nefes verme şeklinde gülmek çok da değmiyor bence. sizin favorileriniz ve önereceğiniz stand upçılar ve şovları nelerdir?

diğer izlediklerim (hepsinin 1 gösterisini izledim sadece):
anthony jeselnik - eh işte
ali wong - eh işte
jimmy carr - eh işte
joe rogan - beğenmedim
john mulaney - beğenmedim
patton oswalt - beğenmedim
aziz ansari - hiç beğenmedim
0
semaforo de medianoche
(13.08.21)
Bill burr
Mitch hedberg RIP
Norm macdonald
Patrice o'neal RIP
0
logisticsmanager
(13.08.21)
Sanıyorum zevklerimiz pek uymuyor (Jeselnik, Mulaney ve Wong'u çok beğeniyorum) ama yine de Demetri Martin ve Eddie Izzard demek isterim.
0
fotrsapka
(13.08.21)
George Carlin (rip) <3
0
kobuzchu kiz
(13.08.21)
chris rock
taylor tomlinson
sarah silverman (bunu herkes sevmeyebilir, değişik bir tarzı var)
jerry seinfeld
0
slow like honey
(13.08.21)
Bilinenler konusulmus ben az bilinenlerden kendi sevdigim 1-2 onerecegim.

Kvon - Eleman Ortadogu/Bati sentezi oldugu icin espiriler bize cok hitap ediyor.
Josh Johnson - 2 dakkada bir biz zenciler eziliyoruz ucuzculuguna sapmadan sovunu yapan dunyanin en poncik stand upcisi.
Iliza Shlesinger - Seven de sevmeyen de cok sen sevmezsin tahminen
0
cleric
(13.08.21)
(10)

Seni yeniden tanımak istiyorum

encokbenisevinnolur
Bu cümleyi bir hanım arkadaşım bana söylüyor. Yakın bir arkadaşlığımız var hem. Ben ona yormak istedim ama emin de olamadım, öyle hop soyleyiverdi telefonda konuşurken.Kendisinin sevgilisi var. Ben yakın zamanda ayrıldım sevgilimden.Başka ayrıntıya gerek yok gibi ama verebilirimAslında sorma sebebim
Bu cümleyi bir hanım arkadaşım bana söylüyor. Yakın bir arkadaşlığımız var hem. Ben ona yormak istedim ama emin de olamadım, öyle hop soyleyiverdi telefonda konuşurken.

Kendisinin sevgilisi var.

Ben yakın zamanda ayrıldım sevgilimden.

Başka ayrıntıya gerek yok gibi ama verebilirim

Aslında sorma sebebim de ona göre bir tavır alayım diye. Diyorum ya yakınız ve kendisinin bir sevgilisi de var ve kafası karışık bir dönemde olabilir ilişkisini biliyorum çünkü.

İstemeden de olsa kırıcı olmak istemiyorum.

Soru da tam ne bilmiyorum, yorumları alabilirim
0
encokbenisevinnolur
(13.08.21)
Yürümüş sana. Sevgilisini bırakıp boştaki seni elde etmek istiyor.
0
westblack
(13.08.21)
Senden hoşlanıyor. Ufaktan yürümüş. Sevgilisinden ayrılıp sana doğru koşacağım diyor. İzin istiyor.
0
zimbirik
(13.08.21)
Ayrilirsam mutlu bir gelecege yelken acabilir miyiz diye sormus lisani haliyle.
0
brkylmz
(13.08.21)
Işık görmeden sevgilisini bırakmak istemiyor diye yorumladım.
0
eatpraylaw
(13.08.21)
sizden hoşlaşıyor.
0
naksidil
(13.08.21)
gss.gs

Yürümüş.
0
logisticsmanager
(13.08.21)
ilişkisi halen devam ediyorsa seni resmen can simidi olarak görüyor ya da stepne. ne dersen artık, daha sağlam bir dal bulmadan üstünde durduğu dalı kesmemek işte..

bu bir alışkanlıksa bir kaç zaman sonra şimdiki sevgilisinin hislerini zamanı gelince sende yaşarsın.
0
foolrules
(13.08.21)
Tabi şimdi koşulları, bağlamları falan bilmeden çok da konuşmak istemem ama aynı durumda biri bana bunu dese hakikaten çok gerizekalıca bulur ve bunu diyebilen insanla hiçbir şekilde kafamın uyuşmayacağıni düşünürüm. Muhtemelen dalgamı da iyi geçerim. Hafızanı falan mı kaybettin yiğido, aynı insanım işte, farklı bir şey çıkmayacağım sonuçta derim. Vallahi derim bunu. Yeniden tanımak neymiş. Bir yürü git (*-*)/
0
velvetmorning
(13.08.21)
Gayet yürümüş hatta taksiyle gelmiş sana bence. Sanırım uzun zamandır senden çok ciddi oranda hoşlanıyormuş ama bastırmış, bu durum ve bu söz bana böyle düşündürdü.
0
1bir1bir1
(13.08.21)
yürümüş ve biraz da nabız yoklamış ama "seni yeniden tanımak istiyorum" nedir yahu?

çok kötü bir ifade şekli.
bari "daha farklı yönlerinle tanımak istiyorum" falan deseymiş.
0
blatta hiberna
(13.08.21)
(12)

bu ayakkabı nasıl sizce

roket adam
fiyatından bağımsız olarak soruyorum: https://www.trendyol.com/nike/erkek-mavi-air-max-2090-spor-ayakkabisi-p-94387366beyaz tişört kot vs altına gider mi sizce
fiyatından bağımsız olarak soruyorum: www.trendyol.com

beyaz tişört kot vs altına gider mi sizce
0
roket adam
(13.08.21)
Ergen ayakkabısı gibi. Ciddi ergen ama, 15-16 yaş.
0
1bir1bir1
(13.08.21)
Vallaha ya apaçi ya da ne giydigini umursamayan zengin sporcu tipi. Arasını göremedim.

Bana göre kot/beyaz tshirt altina stan smith falan giyilir.
0
logisticsmanager
(13.08.21)
Valla öyle böyle kötü değil.
0
j r r tolkien hayrani
(13.08.21)
ben de bunlari giyen yetiskin gorunce bayramliklarini giymis 4-5 yasinda cocuklara benzetiyorum. yere basinca altinda isiklar yansa tam olur.
0
robokot
(13.08.21)
Bence guzel
0
balpolen
(13.08.21)
2090lar güzeldir ama bu renkler ı ıh olmamış

Şu hali güzel ama mesela

www.sneaksup.com
0
ananiyimioguz
(13.08.21)
bayağı çirkin.
0
asisamus
(13.08.21)
Su fani omrumde cokca cirkin seyler gordum, bugun buna bir yenisi daha eklendi. Benim sinavim da buymus. Ahh
0
exlibris
(13.08.21)
hiç birşeyin altına gitmez bu
0
jamswety
(13.08.21)
Renkleri sebebiyle kullanım alanı çok kısıtlı olur, hatta birlikte iyi giden bir şey bulamazsınız gibi hissettim... Adidas'ta %50 indirim günleri var, oraya bakabilirsiniz.
0
silverleaf
(13.08.21)
ananiyimioguz +1
dhaa once de bu ayakkabiyi sormustunuz sanki o yuzden al diyecegim ben haha
0
ala09
(13.08.21)
renk marka fiyat fark etmeksizin profilden böyle görünen hiçbir ayakkabı estetik değil. hepsi apaçi ayakkabısı gibi duruyor.
0
kimberly
(13.08.21)
(8)

Smart TV'de Filmlerinizi Nereden İzliyorsunuz?

dreamnesiac
SB.Cevap Apple TV, Netflix ya da başka kaynaklar olabilir.Teşekkürler
SB.

Cevap Apple TV, Netflix ya da başka kaynaklar olabilir.

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(12.08.21)
netflix, amazonprime, iptv :d
0
jugador
(12.08.21)
Netflix, Mubi, bunlarda yoksa televizyonun kendi tarayıcısından artık hangi sitede varsa oradan.
0
chicha_v2
(12.08.21)
netflix, korsan siteler.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.08.21)
mi box bagli smart tv'ye, tv'nin smart kismini kullanmiyorum genelde les gibi oluyo yazilimlari. orda da netflix, stremio, iptv. ozellikle eski filmler hicbirinde bulunmuyo, telefondan veya bilgisayardan acip chromecast (mi box'ta var) veya apple tv (tv'nin kendisinde var) ile yansitiyorum
0
hjarteblod
(12.08.21)
+hjarteblod

Seyirturk uygulaması kullanisli
0
kaiserr76
(12.08.21)
hala torrent'ten indirip usb belleğe atıyorum. ve bu çok daha kolay geliyor.
0
mermize
(12.08.21)
Netflix, canal plus, amazon prime, disney.
0
logisticsmanager
(12.08.21)
Mibox + iptv
0
westblack
(12.08.21)
(4)

Büyük firmaların kullandığı ticket sisteminde neler var?

trgydl
Ticket numarası falan dışında? Ticket açarken ne önemli
Ticket numarası falan dışında? Ticket açarken ne önemli
0
trgydl
(12.08.21)
sorumlu kişi,
tahmini efor,
deadline (teslim tarihi)
yorumlar kısmı,
ticket önceliği (kritik, normal, düşük öncelikli vs)
ticket durumu (devam ediyor, bitti, yeni açıldı vs)
0
nahtoderfahrung
(12.08.21)
@nahto sen tasktan bahsetmişsin. adam bence bi sorun olduğunda açılan tickettan bahsediyor.
0
jelly bear
(12.08.21)
Gittim şimdi ticket acmaya baktim,
Erp ticket örnegi veriyorum cok kullandığım icin;
-hangi ülke/organizasyon için oldugu ya da genel sorunlarda (sifremi unuttum, kullanici yaratmak vs) tek link
-sorunun türü (data, finans arayuzu, error mesajı almak, yazıcı vs)
-sorunun tanimi
-sorunun türü (yardim, problem bildirmek, soru sormak)
-aciliyet
-dosya eklenecekse dosya
0
logisticsmanager
(12.08.21)
soruna ne maksimum focus olabilecek ancak kullanıcı için minimum efor sarfedilecek bir yapı olmalı.

ne kadar genel bir ticket açılırsa sorunu tanımlamadan o kadar uzak olur.

son kullanıcı olarak 3 aşamada sorunu tanımlayabilmeliyim:
- kategorisini seçebilmeliyim (lokasyon, kategori, modül vb.)
- detay verebilmeliyim. (freetext alan ile detaylandırmak)
- gerekiyorsa dosya, ekran görüntüsü vb. ekleyebilmeliyim.
0
altinci nesil caylak
(12.08.21)
(10)

Mesai saati hakkında

madurumdamadurum
Bir yerle anlaştım beni 9.30 / 20.00 olarak çalıştırmak istiyor ve haftada sadece bir gün iznim var. Asgari ücret vereceklerini söylediler ve sanırım fazla mesai ücreti adı altında bir şey konuşulmadı ve vereceklerini de sanmıyorum. Bir kağıt imzaladım ve fazla mesai yapmayı kabul ettiğime dair bir
Bir yerle anlaştım beni 9.30 / 20.00 olarak çalıştırmak istiyor ve haftada sadece bir gün iznim var. Asgari ücret vereceklerini söylediler ve sanırım fazla mesai ücreti adı altında bir şey konuşulmadı ve vereceklerini de sanmıyorum. Bir kağıt imzaladım ve fazla mesai yapmayı kabul ettiğime dair bir kağıttı bu ismi Muvafakatname idi. Yasalarca bu çalışma saati normal mi molalarla birlikte tabi bu geçerli.
Teşekkür ederim.
0
madurumdamadurum
(11.08.21)
Eğer günde 3 saat mola yoksa bu çalışma saatleri kanuna uygun değil.
0
pispinti
(11.08.21)
3 saat mola yok min 45 dk dendi ama 1 saat max
0
🌸madurumdamadurum
(11.08.21)
Haftalık maksimum çalışma süresi 45 saat, molalar dahil değil. Yani günde 1 saat molan varsa haftada 9,5 * 6'dan 57 saat çalışmış oluyorsun. Neyi imzaladığın önemli değil, sözleşmeler kanundan üstün olmadığı için kanunla çelişen sözleşme geçersiz olur.
0
plutongezegendegilmi
(11.08.21)
Mola ve yemek süresini çık haftada en fazla 45 saat çalıştırabilirler. Üstü için fazla mesai ücreti ödemeleri şart. Bunun dışında cumartesi de gelmeni istiyorlar. O gün zaten komple fazla mesai sayılır. Bu da senin saatlik ücretin üzerinden %50 fazlası olarak hesaplanır. Mevzuatta böyle yazmakta. O imzaladıkları kagıtın da bir hükmü yok. Bu yazdıklarıma göre hesabını yap bedavadan kölelik yapma. Fazla mesai kalıyorsan onun parasını eşek gibi vermek zorundalar Onun dışında çart çurt yaparlarsa alo 170 i arayıp şikayet et.
0
limonlu eksi
(11.08.21)
birkac istisnai durum haric ne imzalattiklarinin onemi yok. haftalik calisma suresi 45 saattir, ondan sonrasi fazla mesai. verdigin bilgiler isiginda haftada 63 saat isyerinde geciriyorsun. pispinti'nin dedigi gibi gunde 3 saat mola yoksa kanuna uygun degil. molalarin 1 saat oldugunu varsayalim; haftalik 57 saat calisiyor olacaksiniz. yani 12 saat fazla mesai yapacaksiniz. fakat fazla mesainin yillik bir siniri var o da, 270 saat. yani bu sekilde en fazla 22,5 hafta calistirabilirler. sonrasi kanuna aykiri direk. ayrica bunu asgari ucretle yapamazlar, fazla mesainin ucreti normal saatlik ucretin 1,5 katidir.
0
redlinetheturk
(11.08.21)
Sözleşmeye dikkat et muhtemelen "mesai ücreti maaşın içindedir" gibi bir madde yazarlar.
0
anten
(11.08.21)
@anten; asgari ücret alan adamin mesaisi nasil maasin icinde olacak? Asgari ücret zaten 45 saat çalışacak kisinin alacagi ücret degil mi?

Neyse hem yasal değil hem de kölelik. Bilinen bir yerse söyleyin de herkese muhatap olmamalarini söyleyelim.
0
logisticsmanager
(11.08.21)
gece eve de gitme bi döşek versinler orda uyu böyle çalışma saati mi olur. yani keşke başka bi iş bulabilseniz. yasalara bir hayli aykırı görünüyor yukarıdaki arkadaşlar da demiş
0
photo85
(11.08.21)
mecbur kalmasam girmeyecektim Tespoda kasiyer olarak başlayacağım.
0
🌸madurumdamadurum
(11.08.21)
7,5+ saat çalışmak için kullanman gereken kesintisiz izin süresi minimum 1 saat, 45 dakika değil. Firmalar da bu süre için zaten direkt 1 saat izin belirliyorlar o yüzden. Yasada minimum ve maksimum neyse onu uygulama yolunda Türkiye'de işletmeler hep. Minimum yani asgari ücret o yüzden ülkenin %49'unun maaşı.

Mecbur kaldığım için diyorsun biliyorum ama boş ver şartları çok kötüymüş. Bu tür işlerde çalışmayı herkes reddetse şartlar iyileşir aslında ama... A101'e falan başvur. Şartları da maaşı da daha iyi.

@plutongezegendegilmi +1

@logisticsmanager evet. Asgari ücretin içinde fazla mesai ücreti bulunamaz. O yüzden genelde maaşı 3000 ile 3250 arası yapıp, o şekilde @anten'in dediğini yazarlar. Ücreti de bordro'da asgari ücret + mesai gösterirler. Bazıları onu çakallığı(!) da düşünmeyip düz bu ücretten verebiliyor.
0
nawar
(11.08.21)
(12)

işten ayrılmalı mıyım, ne yapayım sizce?

m e b
merhabalar, kısa keseceğim.2018'in mart ayından beri kurumsal olmayan bir yerde çalışıyorum; patron, tamamen babasının gölgesinde bir firma kurmuş ve onu işletiyor. babası gümrük müşaviri, oğlu (patronum) ise lojistik ayağında. babası, müşterilerin lojistik işi olunca bize paslıyor. biz lojistik fir
merhabalar, kısa keseceğim.
2018'in mart ayından beri kurumsal olmayan bir yerde çalışıyorum; patron, tamamen babasının gölgesinde bir firma kurmuş ve onu işletiyor. babası gümrük müşaviri, oğlu (patronum) ise lojistik ayağında. babası, müşterilerin lojistik işi olunca bize paslıyor. biz lojistik firmasında sadece 2 kişiyiz: patron ve ben. haliyle her boka benim koştuğumu tahmin edebilirsiniz: yurt içi/dışı yükler için fiyat toplama, yurt dışı ile görüşme, operasyon takibi, fatura kesimi, gider faturalarını işleme vs gibi durumları ben hallediyorum. bir de bunca iş arasında yurt dışı partnerler araması konusunda patronun aptal aptal tercümanlığını yapıyorum; milyonlarca yabancı firmaya mail atıyorum. (uluslararası nakliye komisyonculuğu yapıyoruz bu arada, kendimizin hiç öz mal aracı yok.)

ben artık çok ama çok sıkıldım, üç senedir de doğru düzgün tatil yapmadım, hiçbir şekilde yıllık izin de kullanmadım, motivasyonum da sıfır; aldığım maaş 3500 tl; yemek ve yol firmadan.

herhangi bir yerden iş bakmadım, aramadım da. yani güvendiğim bir şey de yok.
sizce işten çıkmalı mıyım? sizce 3 senelik kıytırık bir yerdeki deneyim + ingilizce iş ararken bana fayda sağlar mı?

not: uluslararası ilişkiler mezunuyum, ingilizcem var ve istanbul'da yaşıyorum.
30 yaşındayım, bekarım ama aileme ev kredisinde destek oluyorum.
0
m e b
(11.08.21)
Ben bu işleri 7.500 liradan aşağı yapmam.
İyi bir zam iste, vermezse o zaman ayrılıyorum dersin.
0
etna
(11.08.21)
bence arkadan arkaya yeni iş ayarlamalısın kendine. Sonrasında zam istersin, vermezlerse ayrılırsın.
0
zimbirik
(11.08.21)
Anladığım forwardersiniz (bir kasa bir masa).
Bence tam ayrilip baska yere geçme zamani. Yeterli deneyim de var ve cok farkli şeyler yapmissiniz. Eğer parsiyel yük yapan bir yere girerseniz satis olarak çok cok ciddi paralar kazanirsiniz çalışan bile olarak (bundan 6 sene once İzmir'de deniz yolu parsiyel organize eden bir arkadaş aylık 10 aliyordu komisyonla).

Ben sizin gibi cok insanla çalıştım (kiytirik firmada çalışıp oradan aldığı deneyimle düzgün yere geçen) lojistikte kiytirik yerde calismanin katkisi cok fazla sey ogreniyor insan. Deneyiminiz tam ayrilip baska yere geçmelik deneyim.
0
logisticsmanager
(11.08.21)
önce zam talebi.
talep karşılanmazsa çıkmayı düşünün.
ama yine de alternatif bir yer bulmadan bu planı işleme koymayın derim.
0
secoone
(11.08.21)
Ek: iki dk linkedin baktım İstanbul'da baya import/export specialist ilani var. Misal decathlon ilani size göre olabilir.

Onun dışında nakliye firmasi ilanlari da var (ceva gördüm). İzmir'de olsa daha cok yardimci olabilirdim
0
logisticsmanager
(11.08.21)
Sen, başvurulara başla. Yaptığın işi cilalayıp anlatırsan az buz değil orda, edindiğin tecrübe. Tek başına operasyon çevirmişsin üç senedir. İngilizce de varsa bulursun bir iki görüşmede güzel bi yer.

Görüş, teklifini al sonra bana sorarsan çık git. Dersen ki zam da isteyeyim gelen teklif var rahatlığıyla gelen teklifin 1500 lira üstünü verin ya da kabul ediyorum de.

Orda 3500den 5500 yapsa bile, burnundan fitil fitil getirir o patronun ama haberin olsun.
0
nickimin hakkini veremedim
(11.08.21)
buraya yazdıklarınızı biraz cilalayıp güzel bir cv haline getirirseniz 3500 liranın çok üzerinde iş bulursunuz. ama uzun uzun , geniş geniş yazmanız lazım. yaptığınız işler az buz değil ama daha da abarta abarta yazın.

örneğin ampul değiştirmek için "mekan aydınlatmasının devamlılığını sağlamak için gerekli yedek parçaların temini ve iş yerindeki çalışmayı bozmadan gerekli düzenlemenin yapılması" yazılması gibisinden bir meme vardı. o şekil yazın
0
co2s2
(11.08.21)
Bu komisyonculuk isini kendi yapma sansiniz yok mu ?
0
oscar
(11.08.21)
Yazdıklarınızı en baştan okurken dedim herhalde en helalinden bi 8 bin üzerinden alıyordur dedim. Sonra 3500 lirayı görünce yüzüm ekşidi. Ben ögrenciyken sizden daha az işi yaparak garsonluk yapıp daha fazla para kazanıyorum. Hele bir de istanbul gibi bir lokasyon yazmışsınız. Acilen yeni bir iş bulup terkedin orayı
0
limonlu eksi
(11.08.21)
öncelikle izin yapın, bir kendinize gelmekte fayda var. kendinizi tüketmeye değecek bir şey yok.

zam konusuna katılıyorum. zam isteyin.

her şeyin ötesinde yeni iş aramınızı engelleyen bir durum yok. mutlaka yeni iş arayın. ilerleyebileceğiniz, yeni şeyler öğrenebileceğiniz başka bir iş bakmanızı öneririm.

evet birçok dış ticaret operasyon çalışanı aranıyor. bunlara rahatlıkla başvurabilirsiniz. 6 yıl kadar ithalat operasyonu yapmış biri olarak bunu söylüyorum.

iş bulmadan işten çıkmanızı önermiyorum.
0
EasyTiger
(11.08.21)
senin yerini tutacak birini bulana dek bu adamlar sana muhtaç. al karşına konuş. geçinemiyorum izin bile kullanmadım zam istiyorum de.
vermezlerse o arada kendine iş ara ve çık
0
photo85
(11.08.21)
@oscar: şirket kurmak, bir sisteme oturtmak ve daha önemlisi nakit akışı sağlayacak firmalar gerekecek. bunların altından tek başıma kalkamam ki.
0
🌸m e b
(13.08.21)
(17)

Cumartesi çalışmak nasıl bir deneyim?

fraise
Bir iş teklifi aldım; hali hazirda haftanın dört günü çalışıyorum. Bu iş yeri daha kurumsal ve büyük bir yer; hafta içi 8.30-17.00, hafta sonu da yarım gün cumartesi çalışma varmış. Maaş biraz daha yüksek fakat aralarındaki fark beni çok etkilemeyecek düzeyde. cvde iyi görünecek bir yer teklif veren
Bir iş teklifi aldım; hali hazirda haftanın dört günü çalışıyorum. Bu iş yeri daha kurumsal ve büyük bir yer; hafta içi 8.30-17.00, hafta sonu da yarım gün cumartesi çalışma varmış. Maaş biraz daha yüksek fakat aralarındaki fark beni çok etkilemeyecek düzeyde. cvde iyi görünecek bir yer teklif veren yer. Şu anda eğitim sektorundeyim, devam eden bir yüksek lisans sürecim var. Bittikten sonra muhtemelen eğitim sektöründe değil de başka bir sektörde çalışacağım. Mevcut iş yerimde ne çok mutluyum ne de çok mutsuz. Bu sene yüksek lisans derslerim için okula gitme durumunda bana gidiş geliş için opsiyon sağlama durumu var iş yerinin, yeni yeri bilemiyorum tabii.

Tüm bu veriler ışığında cumartesi de çalışmak mantıklı mı mantiksiz mi olur sizce?
0
fraise
(11.08.21)
Cumartesi günü çalışmak insanoğlunun başına gelmiş en kötü şeylerden biri.
0
Take it away honey
(11.08.21)
Take+1
Hayatimda cumartesi çalışan isletmeyi anlamadim.
Açıkçası iki iş yeri icin de totalde çalışacaginiz saat + yolda gececek süreyi hesaplayin ve saatlik maasi bulun. Ondan sonra daha net bir karar verilebilir ama 4 gun calisirken 6 gun çalışmak (yarim da olsa sabah uyan, giyin vs o gün ölür yani) zor.
0
logisticsmanager
(11.08.21)
Take it away honey +1
Sırf cumartesi çalışmamak için iyi bir iş fırsatını tepmeyin tabii ama gerçekten dünyadaki en boş şey cumartesileri çalışmak. Halledeceğin işin vardır karşında muhatap bulamazsın çalışmayanlar çoğunlukta olduğu için, kendi halletmen gereken işler vardır motivasyon bulamazsın sıcacık yatağı terk edip geldiğin için, ofiste rehavet olur, 5 saat çalışma için iyi ihtimalle 1 saat yol çekmiş olur ve "ben bugünü neden yaşadım şimdi" dersin.

Ben 2 haftada bir cumartesileri çalışıyorum bu arada. Her cumartesi çalışmayı düşünemiyorum bile. Daha da yazardım ama iç karartmanın anlamı yok.
0
amugochi
(11.08.21)
6 gün çalıştığım dönem de oldu, 5,5 gün de. Bu ikisinin arasında ciddi bir fark yok. Evli ve çocuklu 45+ biri olana kadar, 5+ gün çalışacağıma maaşımın %20'sinden feragat etmeye devam ederim. Aşağı yukarı o kadar fazla maaş teklif eden yerleri geri çevirdim bu sebeple. Alternatif olarak kendi işinse ya da sosyal bir insan değilsen ve cumartesi evde yapacakların yerine iş yerindeki düşük çalışma temposunda yaparım diyorsan o da olur belki. 5+ gün çalışmak insanı hayattan soğutan bir şey.
0
nawar
(11.08.21)
Dünyanın alınmış en saçma kararı. O yarım gün hiç iş yapmadım. YouTube, ekşi sözlük falan zaman öldürdüm hep. Neyse ki artık öyle bir insanlık suçuna maruz kalmıyorum.
0
zoghurt
(11.08.21)
kesinlikle mantıksız. cumartesin sana kalsın. çok mutsuz olursun
0
photo85
(11.08.21)
Günü öldürüyor. Yolları çoğunlukla sabah boş görmek de moral bozuyor.
0
meraklitursucu
(11.08.21)
aşırı aşırı büyük bir artısı olması lazım cumartesi çalışılan yeri tercih etmek için.
bir de yarım gün dediğin geldin gittini at 2-3 saat. psikolojik olarak kimse bir şey yapmak istemiyor; öyle gazete falan okuyorsun internetten ya da yalandan bir dosya açıp bakıyorsun hiçbir derde derman da olmuyor yani. rezalet bir şey.
0
asisamus
(11.08.21)
cumartesi yarım gün çalışsan bile, o tam güne denk geliyor. evden çıkışın, çektiğin trafik, eve dönüşün, vs...

yarım gün diye bir çalışma yoktur. evden çıktığın anda o gün bitmiştir.
0
mermize
(11.08.21)
halihazırda 4 gün çalışıyorsun. çalışma süren 1.5 gün artacak ve maaşında aman aman bir artış olmayacak. o referans ileride ne kadar işine yarar onun hesabını yap bence.


ben arkadaşların söylediklerini arttırıyorum; çalışmak berbat bir şey.
0
not sure if serious
(11.08.21)
Sizin bu durumda konu sadece cumartesi yarım gün değil zaten. Normalde 4 gün çalışırken bu 5,5 güne çıkacak. 1.5 gün var yani arada. 4 gün çalışmak çok büyük lüks. Eğer maaş ve gelecekteki kariyer imkanları için çok büyük fark yoksa bence 4 gün çalışma lüksünü bırakmaya değmez. Bunların üstüne bir de yüksek lisana konusu var. Bence dediğiniz şartlar için konfor alanından çıkmamak lazım.
0
messor
(11.08.21)
Cumartesi 1 saat bile çalışman demek haftasonu yapabileceğin tüm kaçamakların iptal olması demek.

Haftasou iki gün tatilken cuma akşamı gidiş pazar akşam dönüşlü mini tatillere gidip kendini rahatlatabiliyor insan, bazen pazartesini de ekleyip 3 gün aşalar gibi tatil yapıyor.

Cumartesi çalışmak demek tatil, dinlenme kaçamağı ihtiyacını yıllık izinlerine sıkıştırmak demek. Cuma akşamının kafa rahatlığına ulaşamamak demek.

Maaşım iki katına bile çıksa cumartesi çalışmayı kabul etmezdim.
0
zimbirik
(11.08.21)
Cumartesi çalışmamak için maaşımın düşmesini göze alırım
0
roket adam
(11.08.21)
cumartesi çalışmamak için aman aman bir maddi fark yoksa iş / iş yeri ne olursa olsun reddederim.

avrupa'da ülkeler 5 günden 4 gün çalışmaya düşerken siz 4'ten 6'ya çıkarsanız psikolojik olarak çok mutsuz olursunuz. üstelik kazanacağız para da öyle farklı olmayacakken.
0
ilgeru
(11.08.21)
hic gerek yok, asiri ucret farki olur falan anlarim da belli ki o da yok o yuzden salla gitsin
0
bay b
(11.08.21)
Is teklifi aldiysaniz, 4 gune indiremiyorsaniz bile sizin icin cumartesi kuralinin kaldirilmasini talep edin.

CV'de iyi gorunecek pozisyon dediginiz icin bosver degmez diyemedim. Ama bir yandan da baska bir sektore gececegim diyorsunuz, o pozisyon ne kadar iyi dursa da kagit ustunde, yeni sektordeki deneyiminize karsilik gelmesi diye bir gerceklik olmayacak. 37 yasimda kariyer degisikligi yaptim ve kendimi kanitlayip somut basari sunana dek bu tecrubesizlik onume cok konuldu.

Yepyeni bir sektor yepyeni bir CV yepyeni bir hayat yani o acidan bakinca.
0
2oda1salon
(11.08.21)
Duyurunun bu kadar hem fikir olduğu nadir konulardan biri olduğu için reddettim sonuç itibariyle, teşekkürler fikirleriniz için.
0
🌸fraise
(12.08.21)
(5)

yağ yakma antrenmanı

kondansator
şimdiye kadar kilo vereyim diye uğraşırken hep koşu bandı, eliptik bisiklet vb tepindim durdum. şimdi araştırdığımda ise, millet yağ yakma süreci için kuvvet antrenmanları önermiş. ağırlık çalışmak yağ yakma sürecinde süreci destekler mi acaba?
şimdiye kadar kilo vereyim diye uğraşırken hep koşu bandı, eliptik bisiklet vb tepindim durdum. şimdi araştırdığımda ise, millet yağ yakma süreci için kuvvet antrenmanları önermiş. ağırlık çalışmak yağ yakma sürecinde süreci destekler mi acaba?
0
kondansator
(11.08.21)
Yağ yakma antrenmani diye bir olay yok. Güç antrenmani ile kas yaparsin + kalori takibi yapip kalori açığı yaparsan kilo verirken kas yapmış olursun.
Bunun yaninda proteini yüksek tutmak da cok çok önemli.
Kaynak;
examine.com
0
logisticsmanager
(11.08.21)
Sadece compound hareketleri yaparak 6 haftada 4kg verdim aynı zamanda kas yaptım. 2-3 ay içinde 10 kg daha düşerim tahminimce, çünkü ağırlık giderek artıyor,sonra normal yağsız halime dönmüş olurum zaten. Vücudun tüm kaslarını yorup besin ihtiyacına sokmak elbette yağ yakiminda işe yarıyor. Geriye sağlıklı beslenmeyi yaşam biçimine döndürmek kalıyor. Kısa süreli beklentiler yerine zevk alınan bir spor ve beslenme modu ile süreçten keyif alarak sağlıklı ve fit olmak mümkün.
0
hasmetizm 2046
(11.08.21)
kas kütlesi arttıkça vücut daha hızlı yağ yakıyor diyorlar. Benim su anki antrenörüm tam da böyle bir çalışma şablonu verdi.
0
anten
(11.08.21)
Kas kütleni arttırmalısın,

yalnızca boş kardiyo yaparsan, protein alımına, kas çalışmana önem vermezsen kaslarını da kaybedersin kilo verirken.

Bu nedenle kas çalışması ve kardiyo yerine hiit antrenmanlar gerekli. Hiit antrenmanlar kısa sürede metabolizma hızını arttırıp gün içinde spordan sonra da yüksek yağ yakımını destekliyor.

Kilo verdikten sonra sağlıklı kalmak için kardiyoya devam edersin.
0
zimbirik
(11.08.21)
Hiit antrenmanı veya Tabata'yla yağ yakarsın. Hatta tabatayla akşam yattığın yerde yağ yakmaya devam edersin.

Ancak Youtube'da şurada burada gösterilen hiit ya da tabata antrenmanlarının hiçbiri doğru değildir. Fikir vermesi açısından işe yarar.

Bu iki antrenman çeşidi, kalbinizi kısa sürelerde belirli atımlara yükseltip ardından belirli atıma düşürüp bunu birkaç kez tekrar etme üzerine kurulmuştur. Her insan farklı yoğunlukta hareketle ve farklı sürelerde bu atıma ulaşır. Hatta insanın günü gününe, anı anına uymaz. Yani bunu bir şablona oturtamazsın.

Göğüsten ölçen, maksimum minimum atım alarmları bulunan bir nabız ölçer edinerek çok kısa sürelerde Hiit veya Tabatayla istediğin yağ yakımını kısa sürelerde sağlayabilirsin.
0
Mirket
(11.08.21)
(5)

Şalter attı ama düzelmiyor?

hadi ya la
Gece 3 gibi dairenin şarteli atmış. Yukarı kaldırdığımda anında bir mandal varmış gibi aşağı iniyor, sayaç hiç açılmıyor.Elektrikçi mi gelmesi lazım?
Gece 3 gibi dairenin şarteli atmış. Yukarı kaldırdığımda anında bir mandal varmış gibi aşağı iniyor, sayaç hiç açılmıyor.

Elektrikçi mi gelmesi lazım?
0
hadi ya la
(11.08.21)
Bilgim sifir ama sunu biliyorum; eger birşey taktiniz fise şalter attiysa o seyi fisten cikarmaniz lazim.
En son fise ne taktiysaniz cikarin/kapatın tekrar deneyin. Salteri attiran odur.
0
logisticsmanager
(11.08.21)
Topraklama hattında sıkıntı olabilir, prizlerden birinden aşırı güç geliyor olabilir. Direkt sigortada bile problem olabilir. Paralel çekilen bir hat vardır o hat yanmış olabilir.

Elektrikçinin gelmesi şart.
0
kablelvuku
(11.08.21)
Geçici çözüm, bütün şartelleri indirin. Ana şarteli önce kaldırın ve devamında sırasıyla geri kalan şartelleri kaldırın. Hangisinde sıkıntı varsa onu kaldırdığınızda ana şartel tekrar atacaktır. Böylece sadece onu kapatıp gerisini açık bırakarak kullanabilirsiniz.

Son olarak elektrikle uğraşıyorsunuz önleminizi alın pls.
0
zoque
(11.08.21)
evdeki butun sigortalari kapatin. evin ana salteri hala acilmiyorsa sigortaBozulmustur elektrikci cagirin degisir onu.

eger ana salter aciliyorsa evdekilerden biridir. sirayla acip hangisinin attirdigini bulun.

sonra o sigortanin kontrol ettigi odalardaki / prizlerdeki butun cihazlari sökün fişten.

o sigorta hala sorun yaratiyorsa, onun degismesi gerekiyordur. fisleri söktükten sonra sorun cozuluyorsa o cihazlardan biri problemlidir, teker teker takip hangisinin sorun yarattigini bulabilirsiniz.
0
robokot
(11.08.21)
(bkz: kaçak akım rölesi) problem burada olabilir anında tekrar attığına göre. Prizlerdeki tüm fişleri çıkarıp tek tek deneyip sorunlu cihazı ya da prizi bulabilirsiniz.

Bu arada (bkz: şalter)
0
orient blue
(11.08.21)
(3)

Erkek Çorap Önerisi

myopati multi minicore
Uzun zamandır, kaliteli boğazlı çoraptan mahrum kaldım. Klasik ve kalite çorap önerileri atın üzerime, az terleten ayağı rahatsız etmeyen neyi tecrübe ettiyseniz faydalanıyım.
Uzun zamandır, kaliteli boğazlı çoraptan mahrum kaldım. Klasik ve kalite çorap önerileri atın üzerime, az terleten ayağı rahatsız etmeyen neyi tecrübe ettiyseniz faydalanıyım.
0
myopati multi minicore
(10.08.21)
senin ihtiyacın bambu çorap. gerçek bambu olsun ama.


www.amazon.com.tr
0
reanarchy
(10.08.21)
Marks and Spencer coraplari; dizaynlari da oldukça iyi.
0
logisticsmanager
(10.08.21)
çare decathlon. f/p olarak daha iyisi yok.
0
zikardo
(10.08.21)
(10)

Köpeğim ağlayarak uyanıyor

logisticsmanager
Ne olduğunu anlamadık. İlk başta ses çıkardı salondan ağlama tarzi gittik baktik. Sonra 15 dk sonra tekrar yapti. Ikisinde de ses cikardiktan sonra normal gözüküyordu ama koltukta yatarken yatağına gecti ikisinde de.Sonra bizim odaya geldi. Yerde yatıyor gene bi 5-10 dk yatiyor tam uykuya dalacagiz
Ne olduğunu anlamadık. İlk başta ses çıkardı salondan ağlama tarzi gittik baktik. Sonra 15 dk sonra tekrar yapti. Ikisinde de ses cikardiktan sonra normal gözüküyordu ama koltukta yatarken yatağına gecti ikisinde de.

Sonra bizim odaya geldi. Yerde yatıyor gene bi 5-10 dk yatiyor tam uykuya dalacagiz gene bir anda aglar sekilde basladi hareket etmeye, bu sefer tam o haldeyken yakaladik böyle havliyor ama normal havlama degil, hareket ediyor vs. Sonra durdu.

Disari cikarttim acaba ishal vs artık birşeyi mi var diye ama yok rahatca disari cikti. Simdi misal ayakta bir sikintisi olmadan oturuyor.

Sabah veterineri arayacagiz ama gece gece dertlendik.
0
logisticsmanager
(09.08.21)
uyuyorsa ruya / kabus goruyordur, kedi kopek hepsi yapiyor. birden ve sık olması ilginc ama.
0
robokot
(09.08.21)
Su ana kadar 3. Kez oldu. Misal su an yatiyor ama uyumuyor. Normal sakince yatiyor. Aglama yok sizlanma yok. Uyumadi daha başında bekliyorum. Sağına soluna dokunuyorum ama rahatsiz eden bir nokta yok.
0
🌸logisticsmanager
(09.08.21)
Evet şimdi yaklaşık 30dk yattiktan sonra bir anda gene kalkti. Gene biraz ses cikardi. Gene kalkti yatagina gitti. Orada bir sağa bir sola döndü. şimdi normal gene.
0
🌸logisticsmanager
(09.08.21)
Sıcaklarda çok kabus görüyor tatlışkolar. Ondan olabilir.
0
wild honey suckle
(09.08.21)
Yok bir sıkıntısı var kesin. Uyumuyorken de iki kere oldu. Havliyor, alt bölgesini yerde tutuyor bir saga bir sola dönüyor. Iste ilk defa 6'dan 8e kadar bacağımın üstünde uyudu az önce bir 10 saniye kadar tekrar agladi simdi gene normal. 19 dakika sonra veterineri arayacagiz bakalim.
0
🌸logisticsmanager
(09.08.21)
bir yerine ağrı giriyor olabilir, sancısı olabilir.

alt bölgeyi yerde tutuyor dediğiniz için aklıma sıcak hava + klima (varsa tabii) ikilisi sonucu idrar yolu enfeksiyonu, sistit tarzı bir şey geldi.

ishal değil demişsiniz ama çiş yapmasında bir sıkıntı var mı?
0
blatta hiberna
(09.08.21)
Üzüldüm sabah sabah bir gelişme olursa yazar mısınız ?
0
fıytfıyt
(09.08.21)
Köpeğim reaktif olduğu icin video yolladım veterinere videolari baktığında acil durum olmadigini tahminen gaz sebebi ile böyle bir sorun yasadigini söyledi (iki gündür çok ot yiyordu, dun aksam da kakasi böyle bir parca halinde ishale yakin gibi yumusak çıkmıştı). Bloat olabilir mi diye korkmustuk ama olsa su ana kadar ölürdü zaten dedi nefes alamazdi, bizimkisi az önce ayaktaydi benle beraber disari cikacak sanip atladi falan. Ki sancilari da 15-20 saniyeden 5-6 saniyeye düştü. Sabah 6dan 8e kadar bacagimin üstünde yatti bol bol gaz cikardi onun etkisi diyoruz.
Neyse bugün gene devam ederse yarina randevu verecek veteriner. Birşey olursa zaten gece artik sos veteriner yapacagiz.

Ne zormus vallaha hanimla 2 saat uyuduk endiseden, bebek gibi basindaydik sabah 3ten beri.
0
🌸logisticsmanager
(09.08.21)
sabah akşam iki ercefuryl'le toparlanır hemen.
veterineriniz bir şey vermedi mi?

klimanız varsa direkt yere değil, tavana ya da karşıya üfleyecek şekilde ayarlayın, bir de yıkanıyor ya da denize falan giriyorsa ıslak bırakmayın.
üşüttü bir şekilde demek ki.

geçmiş olsun.
0
blatta hiberna
(09.08.21)
@blatta ilac değil de doğal destekleyici haplardan verdi. Ismi ultradiar, aciklamasi;
"Yaban mersini tozu, keçiboynuzu, montmorillonit ve aktif kömürün kombinasyonu, gazları, sıvıları ve toksinleri büyük bir emme ve emme gücüne sahiptir. Ayrıca bağırsak mukozasını kaplayan bir film oluşmasını sağlar. Laktik ferment hidrolizatı ve bira mayası, yerel doğal savunmaları uyarır ve bağırsak florasını güçlendirmeye yardımcı olarak fırsatçı bakterilerin etkisini azaltmaya yardımcı olur."

Yok bizimkisi reaktif olduğu için mama ile beraber ödül de çok veriyoruz (tavuk sosis, peynir, dana ciğerinden ödül vs). Tahminen midesi bozuldu. Son günlerde islandi ama her islandigi zaman iyice kuruladim eve geldiginde. Klima zaten yok.
0
🌸logisticsmanager
(09.08.21)
(9)

koşunun aslında zararlı olduğu muhabbeti

tepedeki psychedelic adam
ne kadar doğru? dize çok yük biniyormuş her adımda vs. gibi laflar döner arada, bu aralar duruldu sanki gerçi. belki çok şişman kişiler için geçerlidir ama standart bi insan için bir zararı yoktur düşünüyorum. ben ne şişman ne de zayıfım ama spor filan da yapmıyorum, 1.5 senedir de evden çalışıyorum
ne kadar doğru? dize çok yük biniyormuş her adımda vs. gibi laflar döner arada, bu aralar duruldu sanki gerçi. belki çok şişman kişiler için geçerlidir ama standart bi insan için bir zararı yoktur düşünüyorum. ben ne şişman ne de zayıfım ama spor filan da yapmıyorum, 1.5 senedir de evden çalışıyorum. arada bi koşayım diyorum, bunun bi zararı olmaz herhalde? en azından hiçbi şey yapmamaktan iyidir.

ayrıca bonus olarak pahalı olmayan, tipi önemsiz, koşmak için kullanılacak ayakkabı tavsiyesi de alabilirim.
0
tepedeki psychedelic adam
(08.08.21)
şimdi evrimsel olarak biz insanlar koşmaktan ziyade uzun mesafeleri yavaş ama etkili bir biçimde kat edecek şekilde gelişmişiz. o yüzden zararlı olması olası belirli şartlarda.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.08.21)
Her spor zararlıdır ama spor yapmamak daha zararlıdır. Koşunun da kendine özgü zararları vardır; misal attığın her deperda yerden gelen stres dizine biner bu bir zarardır ama kardiyo kapasiten artar bu bir kardır. Yerden gelen enerjiyi absorbe eden bi ayakkabı kullanırsan bu zarar aza iner ama kardiyo kapasiten yine yüksek olur, gördüğün gibi karlılık bir adım önde hep doğru adımları atarsan.
0
Zaman Tamircisi
(08.08.21)
Ben şahsen spor yaparken müsabık bir sporcu olmaya niyetim olmadığı için riskli olduğu tartışma konusu olan her hareketten uzak duruyorum (deadlift, lat pulldown, vs).

Kondisyon ve yağ yakımı için benim tecrübem en güzeli uzay bisikleti.Ancak sporu evde yaptığın için ben olsam koşu yerine hit cardio yaparım, yada koşmak istiyorsam yine hit cardio şeklinde yapıp maks 15-20 dk koşarım.

Ben koşacağım diyorsanda yıllardır decathlon belediyesinin dağıttı gri koşu ayakkabısı var. Fiyat performansı daha iyi ayakkabı bulamazsın.
0
srjkvon
(09.08.21)
Boş iş. Koşmak "günde 500 mekik çekin, 10 litre su için" gibi saçma sapan bir öneri değil ki, insanlar binlerce yıldır koşuyor.

Ben 25 yıldır koşuyorum, koşmaya devam edeceğim. Kimin ne dediği umrumda değil.
0
hayirsiz
(09.08.21)
Koşudan bir şey olmaz ama zıplama dizleri mahvediyor. NBA oyuncularının çoğunda diz sorunu var.
0
OrangeYellow
(09.08.21)
journals.lww.com

Bilimsel olarak tam tersi söylenmiş.

www.ncbi.nlm.nih.gov

Yalnız kilolu insanın koşması sıkıntı. Hatta yürümesi bile eklemlere ciddi yukken koşması tehlikeli. Bu sebepten kilo vermeye çalışan birisi kosmamali, max yürümeli hatta aksine agirlik antrenmani yapmali.
www.functionalaf.com.au

Ama normal fizikte biri doğru koşarsa (yanlış koşmak zararlı olan şeylerden biri) aksine yararı var.
0
logisticsmanager
(09.08.21)
Futbolcular hep kalp sorunu yasiyor.
Kosunun da bir limiti yok ki, 160km kosan da var 3km kosan da kostum sayiyor.

Askerde sona dogru agzimiza kan tadi gelirdi, vucut kosmaya cok da bayilmiyor bence.
0
divit
(09.08.21)
koşaracak kazanacaklarınız, koşmayarak kaybedeceklerinizden daha büyük. mümkün olduğunca yumuşak zeminlerde koşun, dizinize de bir şey olmaz.
0
co2s2
(09.08.21)
Her türlü aktivite vücudu bir şekilde yıpratır. Vücudu toparlayacak rehab programına azami dikkat edersen en az maliyetle en fazla faydayı sağlayabilirsin. Ama koşu tek başına biraz tek düze kalacaktır. Kuvvet antrenmanları da eklemekte fayda var. Bu hem sakatlık riskini hem de aktivite kaynaklı yıpranmayı azaltabilir.
0
arnold schwarzeneger
(09.08.21)
(10)

Kilo koruma taktikleri

basubadelmevt
Bazı insanlar yapı gereği daha kolay kilo alabiliyor. Önceden fazla kiloya sahip olup daha sonra veren ve korumayı başaranlar var mı içimizde? Koruma için taktikleriniz neler? Bazı zamanlar sosyallik vs sebebiyle ipin ucu kaçabiliyor, bu durumdaki taktiklerinizi merak ettim daha çok. Çözümün az yeme
Bazı insanlar yapı gereği daha kolay kilo alabiliyor. Önceden fazla kiloya sahip olup daha sonra veren ve korumayı başaranlar var mı içimizde? Koruma için taktikleriniz neler? Bazı zamanlar sosyallik vs sebebiyle ipin ucu kaçabiliyor, bu durumdaki taktiklerinizi merak ettim daha çok. Çözümün az yemek olduğunu biliyorum. Kronik şişkolar,kilo verip alanlarda olumsuz örnekler bakımından tavsiye verebilir.
0
basubadelmevt
(08.08.21)
çözümü biliyomuşsun işte; az yemek yess xd dışarıda çok yediğim günün ertesi günü ekstra dikkat ediyorum. Bazne evdeyken canım tatlı istiyo, "şuan çok gereksiz, bu hakkımı dışarı çıktığımda daha keyifle kullanım" diyerek yemiyorum. Taktik maktik yok bam bam bam özetle
0
abuzer
(08.08.21)
Sürdürülebilir beslenme şekli ve sürdürülebilir spor. Ömür boyu. Yani 6 ay diyet ve spor yapıp, zayıflayınca eski beslenme şekline ve hareketsizliğe dönmek bir seçenek dahi olmamalı. Ucu kaçmadan dengelenebilir ancak.

Şurada da benim kilo alıp, verme öyküm;

eksisozluk.com
0
the she ronin
(08.08.21)
Evde veya iş yerinde sağladığı kontrolü sosyalleşirken neden sağlayamaz ki insan? Cevap, kendimde gördüğüm ve herkeste olabileceğini düşündüğüm şey: evde veya iş yerinde belli bir savunma mekanizması oluşturup ona alışıyoruz ama toplum içinde ev veya iş dışı bir durumdayken her şey daha değişken ve biz daha fazla korunma ihtiyacı hissedebiliyoruz, önemli bir kısmımız da güç ihtiyacını "yemek yersen güçlü olursun/büyürsün" (büyümek=güçlenmek diktesi) telkinleri sebebiyle yemekten çıkarmaya çalışıyoruz. Mesela yakın arkadaşımızla dertleşirken yardırıyoruz pastayı böreği gömüyoruz veya çoğunu tanımadığımız (ya da güvenmediğimiz diyelim) insanların oluşturduğu yerde içgüdüsel olarak daha gergin, daha politik, daha savunmacı hissedebiliyoruz ve bu bizi yemeye itebilşyor, yeme konusunda kontrol mekanizmamız iptal olabiliyor dışarıda.

Bu bir çözüm çeşidi olabilir.

Yedikten sonraki günlerde oruç veya uzun süreli aralıklı oruç iyi gelebilir. Suyu daha çok içip biraz daha yürüyüş yapmak, gıdanın kalorisini (un ve şeker anlamında) azaltıp proteine ve sağlıklı yağa azcık daha fazla yer vermek ve dünkünden az miktarda yemek motive edebilir. Sadece yeme veya sporla değil biraz da içten ittirecek motivasyon bulmak iyi olur, mesela "haah, bir sonraki şaşırtma öğünüm 2 hafta sonra olsun" veya "oo iyi yedik şimdi bağırsakları biraz destekleyelim" denebilir, değer verilen şey her neyse ona göre seçilir yani cümleler. Filan.
0
1bir1bir1
(08.08.21)
Kalori takibi.
Her gün kalori takip ederseniz bir gün fazla alip ertesi gün az alarak bunu uzun dönemde sabit tutabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(08.08.21)
Sağlıklı beslenme, sporun ve hareketliliğin gerekliliği hk bilgi sahibi olunca hayatımı da o yönde düzenledim. Kendimi sağlıklı besleneceğim diye kasmıyorum ama hergün hergün zararlı ama lezzetli şeyler yemiyorum. Aslında lezzetli şeyler sağlıksız gibi bir algı var ama bu doğru değil. Mesela tatlı isteğimi iki dilin m kızarmış ekmek, 1 tatlı kaşığı bal ve kaymakla gideriyorum ve gayet lezzetli oluyor.
0
rapisa
(08.08.21)
Diyetin de sporun da sürdürebileceğin cinsten olsun.
0
arnold schwarzeneger
(09.08.21)
Hızlıca telafi. İpin ucu herkeste kaçıyor, ama bu sürecin uzun sürmemesi, düzgün beslenmeye hızlıca geri dönebilmek. Farkı yaratan şey tam olarak bu. Bi görsel vardı baktım ama bulamadım, özetle şöyle bi şey: haftada 1 taşkınlık yaparsan fit olursun, haftada 3 yaparsan şişman olursun. Basit aslında.

Bi de fit insanlar her yere yürüyolar yaa. Aşırı aktifler. Herhangi bi yere yürüyerek ulaşabiliyolarsa yürümeyi tercih ediyolar.

Bunları zamanında 20 kilo verip bunu 10 yıl korumayı başarmış biri olarak söylüyorum bu arada. Pandeminin ilk 6 ayında sağlık sorunlarının da etkisiyle 20sini de geri aldım ama şimdi yine verdim, ve ben de her yere yürüyorum ve ipin ucu max 3 gün kaçıyor, 4. gün ardımı topluyorum, bi süre bozmuyorum. Sağlıksız şeyler de eskisi kadar ilgimi çekmiyor zaten artık.
0
galileo figaro magnifico o o o o
(09.08.21)
Sürdürülebilir spor +1

Beslemenizdeki bağımlılık yaratan şeylerden kurtulabilirsiniz. Bunun dışında canım çok abur cubur veya karbonhidratlı şey çektiğinde bunu yalnızca bir öğünümde yiyorum. Örneğin sabah simit veya ekmek yiyerek kaçamak yapmışsam akşam yemekte bunu dengeliyorum. Veya canım kola içmek istediğinde sabah ona göre besleniyorum. Tabii her gün böyle kaçamaklar yapmıyorum. O da önemli. Bir de nadiren bir günümü canımın çektiği şeyleri yemeye ayırıyorum. İşte spor ve beslenme benim için o zaman sürdürülebilir oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(09.08.21)
sezgisel beslenme (bkz: intuitive eating) konusunu bir araştırmanızı öneririm.

konu ile ilgili cok türkçe kaynak yok ama şu kitabı edinebilirsiniz: www.dr.com.tr

Aslında beslenme kounsunda ne kadar büyük bir balonun içinde olduğumuzu, ne kadar yanlış yönlendirildiğimizi anlayacaksınız. Sezgisel beslenmenin özeti şunun gibi aslında: İyi ya da kötü yiyecek yoktur. Önemli olan aslında ilk doğduğunuz anda içgüdüsel olarak sahip olduğunuz, bedeninizin gerçekten hangi gıdaya ne kadar ihtiyacı olduğunu sezgisel biçimde anladığınızı bilmeniz.

Sezgisel beslenme konusuna biraz eğilince, az yemek çok yemek, çok yemeyi telafi etmek, kötü yiyecek iyi yiyecek, kalori takibi, detoks vs gibi şeyler aklınızdan bile geçmiyor aslında. Tam aksine bunları düşündükçe aslında eninde sonunda hezeyana uğrama ihtimalinin çok daha yüksek olduğunu anlıyorsunuz.

Bir araştırmanızı tavsiye ederim :)
0
patlamis misir
(09.08.21)
Genetik eğilim + hastalıkların varsa her zaman kilo bi adım önde olur. Arada mutlaka ekstra spor, ekstra diyet, ekstra minik minik cerrahi dokunuşlar şart.
Yaş da ilerliyor. Bi Ajda Pekkan kolay yetişmiyor
0
photo85
(09.08.21)
(7)

Çocukluğunuzda aileniz evde sigara içer miydi? Şimdiki sağlık durumunuz?

la lykia
Ara sıra veya misafir gelince içilen sigaradan bahsetmiyorum.Baya 12 ay, kışın camlar kapalıyken dahi, salonda sürekli içilen tiryakilik seviyesinde sigarayı kastediyorum.İçildiyse kaç yıl boyunca pasif içici olarak yaşadınız ve yaşınız kaç?Şu an astım, alerji, farenjit vb. bir sağlık sorununuz var
Ara sıra veya misafir gelince içilen sigaradan bahsetmiyorum.

Baya 12 ay, kışın camlar kapalıyken dahi, salonda sürekli içilen tiryakilik seviyesinde sigarayı kastediyorum.

İçildiyse kaç yıl boyunca pasif içici olarak yaşadınız ve yaşınız kaç?

Şu an astım, alerji, farenjit vb. bir sağlık sorununuz var mı?
0
la lykia
(08.08.21)
Astım yok, farenjit var mı bilmiyorum, evet ailem çok uzun süre evde sigara içtiler, ben 17 yaşımda üniversite okumaya gittim anca o zaman kurtuldum o döngüden. Fakat 23 yaşımda sigaraya başladım ve yaklaşık 10 yıl sigara içtim. O kadar içmişim veya evveliyatının etkisi o kadar ciddiymiş ki, sigara günde 1.5 paketi geçince akciğerlerim fena ağrıyordu. Şarkı söyleyemez hale gelince (sesim kontrolümden çıkınca yani) bırakmaya karar verdim.

Bence sadece astım alerji farenjit değil asıl başka sorunlara da sebep oluyor. Mesela bağımlılık gelişiyor insanda. Duman da olsa etkiliyor çünkü, yoğun pasif içicilik oluyor. Bir de mesela yetişkinliğe doğru giderken (23 yaşımdan bahsediyorum) ciddi bir sorunla karşılaştığımda kendimi ispat etme derdine düşmüşüm bilinç dışı olarak. Ve yine bilinç dışı bir şekilde sigaraya yapıştım. Hatırlıyorum, o kadar salakça bir bahanem vardı ki içmek için. Halbuki asıl problem anne babaların sigara içmesinin, gençlerin gözünde güç veya yetişkinlik/özgürlük ifadesi olması. Yani manevi zararı bedensel zararından da büyük demeye çalışıyorum.
0
1bir1bir1
(08.08.21)
çocukluktan üniversiteye gitmek için evden ayrılana kadar, sağlık sorunu oluşturmadı ama oluşturabilirdi de o derece, gece dumandan uyuyamadığımı uyandığımı vs hatırlıyorum, sigara içenler ne kadar rahatsızlık verdiklerinin farkında değiller
0
freebird5406_2
(08.08.21)
Kelimesinden noktasına verdiği sayılara kadar +1 @adse
0
fıytfıyt
(08.08.21)
bebekken bile içilirmiş +1
80'lerin ikinci yarısı, 90'lar böyleydi. Hastane koridorları, şehirlerarası otobüsler falan her yer leş gibi sigara dumanıydı. Evde de balkona çıkayım, camı açıp mutfakta içeyim yoktu. Salondaki sehpada "misafir sigaraları" olurdu.
18 yaşıma kadar pasif içici olarak yaşadım, sonra ben de sigara içmeye başladım. 31-32 yaşımda bıraktım, 6-7 yıl oluyor.

Astımım yok, farenjitim yok, sigaraya bağlayabileceğim bir alerjim de yok.
0
kobuzchu kiz
(08.08.21)
Evin içinde asla içilmedi. Babam hep balkona çıkıp içerdi. Başka bir evdeysek balkon yoksa dışarı çıkardı.

Şimdi bayağı azalttı umarım bitirecek komple ^^


Sağlık durumum fena değil. Parol'ün ne olduğunu bile 18 yaşında falan öğrendim o derece uzağım sağlık problemlerine.
0
aguen
(08.08.21)
Ben 24 yasima gelene kadar aktif icicilerdi. Sonra biraktilar tekrar basladilar derken 1.5-2 senedir hic icmiyorlar.

Sağlık durumumda hiçbir sorun yok.
0
logisticsmanager
(08.08.21)
herhangi bir saglik problemim yok, olsa haberim olurdu.

kendimi bildim bileli icerler. ben de anadan babadan gordugum icin lisede tek tuk baslayip 13 sene falan ictim yani. simdi arada bir 6 ay kadar tokezlememi saymazsan 7 senedir icmiyorum. babam da birakti, annem devam.
0
chezidek
(08.08.21)
(5)

home office çalışma

super gazi
selamlar!herkese mutlu pazarlar..home office çalışmak..insanın kulağına oldukça hoş geliyor,işe gitmeden evinden,kafe'den,lokanta'dan yada internetin olduğu yerden bilgisayarınla iş yapmak.böyle bir iş yapmak istiyorum,bu mümkün müdür?..hayatımda büro,ofis,şirket vb işyerlerinde hiç çalışmadım böyle
selamlar!herkese mutlu pazarlar..home office çalışmak..insanın kulağına oldukça hoş geliyor,işe gitmeden evinden,kafe'den,lokanta'dan yada internetin olduğu yerden bilgisayarınla iş yapmak.böyle bir iş yapmak istiyorum,bu mümkün müdür?..hayatımda büro,ofis,şirket vb işyerlerinde hiç çalışmadım böyle ortamları hiç bilmem..yani böyle bir iş için başvuru yapabilir miyim?..ayrıca bu şekilde çalışan kişiler home office olayının artıları ve eksileri nelerdir..avantajı dezavantajlarından fazla mıdır?.böyle çalışmak istesek nereden ve nasıl başvuru yapabiliriz?..bu işe çok talep var mı?
0
super gazi
(08.08.21)
soruyu cozemedim; sizin bir mesleginiz yok ve boyle bir is mi ariyorsunuz? home office olan bir suru is turu var. ne mezunu oldugunuzu vs soylerseniz daha net bir cevap verilebilir.

avantaj ve dezavantajlari kisiden kisiye degisir ama tedarik zincirinde calisan biri olarak;
avantajlari; sessiz sakin is yapmak istediginde daha rahat
eh evde olmanin verdigi rahatlik var. ogle aralari bizde 2 saat, ben spora gidiyorum.
benim mesafem kisa da olsa gunde 30-35dk yoldan kazaniyorum.

dezavantaj; calisanlar ile olan iletisim cok dusuyor. malesef teams uzerinden falan toplanti yapmak ile karsilikli konusmak ayni degil.
acil bir konuda falan herkesi topla, toplanti yap falan ofiste olmaya oranla cok daha zor. ofiste 2dk 3-4 kisi toplayip konusurken simdi herkesin takvimlerine bakip bilmem kac saat sonraya 15dk koymaya calisiyor insan.
eh evde oturdukca sikilinabiliyor. ofisteki iki dk goygoylar ozleniyor.
calisma saatleri karisiyor. aman iki dk yapivereyim denilen cok sey oluyor. o limiti iyi ayarlamak lazim.
0
logisticsmanager
(08.08.21)
o kadar çok genel bir soru sormuşsun ki sadece, avantajlarını dezavantajlarını söyleyebilirim.

avantajları
evden çalışıyorsun, işe gitme derdin yok, toplu taşıma vs uğraşmıyorsun, istersen yazlığına git ordan çalış, istersen kafeye git dicem ama kafelerde çok olmuyor, bi kere denedim arkama ergen tayfası oturdu a.. koyayım g.. koyayım diye bütün gün küfürlü konuştular toplantılara giremedim.
sessiz sakin ortam,
kendine vakit yaratıp kişisel işlerini halledebiliyorsun

dezavantajları
insan çalışıyor olsa da sosyalleşmek ister, ben iş arkadaşlarımla vakit geçirmeyi severim boş yaparız arada bu ortadan kalkıyor, bu tarz ortamları sevmiyosan dezavantaj olmayabilir.
bazı şirketler yemek parası ödemeyi bırakıyorlar bu masraflar sana kalıyor, elektrik vs kullanımı da artıyor doğal olarak.
eğer hep evden çalışıcaksan kendi evinden soğuyorsun bi yerden sonra yataktan kalkıyorsun bilgisayarın başına ordan kalkıyorsun yatağa, sıkıyor bi yerden sonra.
0
nahtoderfahrung
(08.08.21)
hiç iş tecrübesi olmayan birinin remote iş bulabileceğini sanmıyorum.
0
benaslinda
(08.08.21)
dropshipping yapabilirsin.
0
oldtimer
(08.08.21)
Egitimi iyi olmayan vasfı olmayan birine home office iş vermezler. Mesela veri analizi konusunda uzmansınız veya sap konusunda iyisinizdir o zaman home office seçeneginiz olabilir.
0
limonlu eksi
(08.08.21)
(11)

Sürekli ex'lerinden bahseden sevgili

şarkı güzel ama ingilicce
Selam herkese.içinde küfür olmadığı halde küfür gerekçesiyle silinen duyurumu tekrar paylaşıyorum. Başlıkta da belirttiğim gibi, erkek arkadaşımın eski sevgililerinden, takılmalarından, uzunlu kısalı maceralarından çok sık bahsetmesinden şikayetçiyim.Şu şekilde oluyor, eski günlerinden alakasız bir
Selam herkese.
içinde küfür olmadığı halde küfür gerekçesiyle silinen duyurumu tekrar paylaşıyorum.

Başlıkta da belirttiğim gibi, erkek arkadaşımın eski sevgililerinden, takılmalarından, uzunlu kısalı maceralarından çok sık bahsetmesinden şikayetçiyim.
Şu şekilde oluyor, eski günlerinden alakasız bir şey anlatıyor mesela "o dönemde de bir gönül meselem var, moralim bozuk", "e tabi o zamanlar hızlı zamanlarım", "bir ara şuraya çok sık giderdim, bir kız arkadaşım vardı oralıydı" tarzında, hikayelerin içine serpiştirilmiş detaylarda geçiyor. Ben bazen üstünde durmuyorum, bazen kurcalayabiliyorum özellikle de çapkınlık, aldatma, ayrıl-barış durumları varsa öyküde. Sonra da tadım kaçıyor. Bazen de "eehh ama artık, senin eskileri mi dinleyeceğim ben sürekli" diyorum.
Yaşanmışlıkları tabii ki olacak ama bu kadar bahsettiğine göre aklından çıkmıyorlarmış gibi geliyor. Bu düşüncemi kendisine söylediğimde kabul etmiyor elbette. Biraz da melankolik bir tip olduğu için içip efkarlandığında falan kafamda deli sorular oluşmaya başlıyor, keyfim kaçıyor.
Bir insan niye böyle yapar? Siz de yapıyor musunuz, size yapıldı mı? Farklı görüşler almak istedim. Sağolun şimdiden.
* Kendisi 40 yaşında erkek bu arada.
0
şarkı güzel ama ingilicce
(08.08.21)
yapılmaz yapmamalı. ben olsam uyarırım ısrarla yapıyorsa da ilişkimi keserim. normal değil bu. nezaketen bahsetmemesi gerekir.
0
jelly bear
(08.08.21)
Asla. Ben eşime çok sormadigi sürece herhangi birşeyi anlatmadım. Iki tane kötü iliskiden örnek verdim o kadar.
Yapilmamali. Aklı başında yetiskin insan yapmamali
0
logisticsmanager
(08.08.21)
büyüyememiş.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.08.21)
beni tefe koyarlar ama ben burda acaba içip efkarlanınca eskileri mi özlüyor gibi bir durum hissetmiyorum. bazen bir konuyu anlatacaksın mesela yanında eski sevgilinle gitmişsin falan, ondan bahsetmeden nasıl anlatacaksın? yanımda mahmut vardı mı desin? hikayeye bütünlük katmaya çalışıyor da olabilir. olayları, anıları o anıda olan insanlarla birlikte hatırlar insan.

he ama bu durumdan rahatsızlığını dile getirdiysen yapılmaması lazım. o ayrı.
0
my leave requests
(08.08.21)
Buyuyememis, ozguvensiz.
40 yaşından sonra da değişmez kolay kolay.

Açık açık söyle ya da bir gün sen de anlat.
Ahmet vardı, çok seviyordum, ama başkalarıyla dik görüşüyordu, sonra ona olan bagliligim azaldı ve aynı zamanda osmanla görüşmeye başladım de. Sonra da terk ettim ikisini de diye anlat.
Rahatsız olursa sen ne anlatıyorsun bana de.
0
kisa
(08.08.21)
buyuyememis, ozguvensiz +1. ben olsam canimi sıkmasına daha fazla izin vermezdim.
0
in vino veritas
(08.08.21)
Gereksiz. Yapmam, yapılmasına tahammül etmem.

"Bu bilgi günlük hayatta ne işimize yaricak hocam" de
0
abuzer
(08.08.21)
Valla rahatsız olduğunu belirtmene rağmen hala devam ediyorsa sıkıntı. Hani bazen insan boş bulunup bişeyler söyler ya da gereksiz ayrıntılara falan girer normaldir ancak karşındaki kişi eğer o ayrıntılardan rahatsız olduğunu söylerse de bu sefer biraz dikkatli olmaya çalışırsın. Dikkatli olmuyorsan/olamıyorsan ya karsinin dediğini pek sallamıyorsundur ya da o özellik senin artık karakterin gibi bişey olmuştur ve değiştiremiyorsundur. Her iki durum da sıkıntılı gibi.
0
j r r tolkien hayrani
(08.08.21)
Berbatbombos bi insan surekli eski anilari anlatmak zaten rezalet

kova burcu erkegi mi acaba ya :d duygusuz biriyse umrunda olmadan anlatiyordur ama cok bos insan imaji vermis hizli zamanlari falan filan iyk
0
ala09
(08.08.21)
ben de yeni insanlara eskiden yaptığım şeyleri, gittiğim gezdiğim yerleri anlatırım ama çok çok gerekli değilse eski sevgili muhabbetlerini anlatmam hiç. "bir ara şuraya çok sık giderdim, denizi çok güzel" şeklinde değiştiririm. ne diye durup dururken eskiyi karıştırayım şimdi. geçmiş, bitmiş, geçmiş.

bana biraz eskiyi özlüyor, şu andaki durumundan mutsuz ve ben zamanında çok piçtim ayakları yapıyor gibi geldi. orta yaş bunalımı.
0
chezidek
(09.08.21)
Biz de eşimle sohbet ederken bazen ben bazen o "bi flörtümle gitmiştik oraya" gibi kırıntılar geçiyor cümlede hatta bazen "o değil de şununla mı gitmiştik acaba" dediğinde ben "tabi o zamanlar hızlı zamanların" diye takılıyorum, gülüyoruz.

Ama sürekli sürekli böyle eskileri yad etmiyor, öyle olsa ben de rahatsız olurum. Bu detaylara ihtiyacım olmadığını, rahatsız olduğumu söylerim. Sizinki biraz ezikliğinden yapıyor gibi geldi kusura bakmayın. Konuşun, düzgünce uyarın, hala devam ediyorsa daha kapsamlı aksiyonlar alabilirsiniz.
0
chicha_v2
(10.08.21)
(4)

Hangi yatırım

jorah the andal
Arkadaşlar selam, yatırımlarınızı bu sıralar nelere yapıyorsunuz ? sepet yapmak her zaman en mantıklı tercih mi oluyor ? maaştan kalanı ne yapalım
Arkadaşlar selam, yatırımlarınızı bu sıralar nelere yapıyorsunuz ? sepet yapmak her zaman en mantıklı tercih mi oluyor ? maaştan kalanı ne yapalım
0
jorah the andal
(08.08.21)
Faiz oranları düşene kadar faize yatırım yapmaya devam. ytd
0
kanlakarisikyagmur
(08.08.21)
Fenerbahçe coin.
Ytd.
0
neymis
(08.08.21)
world index etf aliyorum.
0
logisticsmanager
(08.08.21)
Sepet yapmak genelde daha mantikli ama sepeti senin yapmaman lazim. Yukarida yazildigi gibi VTI olur, SPY olur bunlar otomatik bir sekilde endeksleri takip eden fonlar. Benim tercihim QQQ etf yani teknoloji agirlikli Nasdaq100 endeksi.
0
hot potato
(08.08.21)
(25)

araba almak mantıksız mı?

anneboleyn
daha önce araba kullanma tecrübem yok, bu aralar araba almaya niyetlendim. biraz peşinat biriktirip üstüne kredi çekerek almak istiyorum. 2.el 100 bin civarı bir şey almayı düşünüyorum. ama ailem hiç desteklemiyor, alma masrafı çok fazla, hem kredi hem araba masrafına sokma kendini diyor. şu an her
daha önce araba kullanma tecrübem yok, bu aralar araba almaya niyetlendim. biraz peşinat biriktirip üstüne kredi çekerek almak istiyorum. 2.el 100 bin civarı bir şey almayı düşünüyorum. ama ailem hiç desteklemiyor, alma masrafı çok fazla, hem kredi hem araba masrafına sokma kendini diyor. şu an her yere taksiyle gidiyorum(korona nedeniyle) böyle daha uyguna geliyordur araba sırf masraf diyorlar. gerçekten saçma mı sizce? o kadar külfetli bir şey mi?

gelirim 10k, ailemle yaşıyorum, düzenli bir masrafım yok.
0
anneboleyn
(08.08.21)
Araban yokken arabasızlığın nasıl bir şey olduğunu anlamıyorsun. Araba özgürlüktür. Hem maaşın da iyiymiş, çok zorlanacağını sanmam
0
birmilyonunvarmi
(08.08.21)
kredi faizleri çok yüksek. hazır paran olsaydı al derdim.
0
xrated
(08.08.21)
@xrated ben de ondan çekiniyorum. bir yandan tamamını biriktirip alayım desem araba fiyatları uçuyor yetişemiyoruz. şu haliyle de çok balon gerçi ama düşeceğine inanmıyorum piyasanın
0
🌸anneboleyn
(08.08.21)
Araba sahibi olmanın verdiği özgürlükle bir yere taksiyle gitmeyi kıyaslamak çok tuhaf geliyor. Bu araba alma ne gerek var zaten evinin önünden otobüs geçiyor, taksi kullanıyorsun, işe servisle gidiyorsun diyen tipler hiç bitmez.

Bence alın ama 100k'ya iyi araba kalmadı, peşinat varsa 130-140'a çıkarak alın. Parayı da bir şeye bağlamış olursunuz, tr'de araba pek değer kaybetmiyor enflasyona karşı paranın değeri bir şekilde korunmuş oluyor.
0
signore
(08.08.21)
Ben de benzer kararsızlık içindeyim ama ben araba sürmeyi de sevmiyorum. Bu yüzden ehliyet almakla bile uğraşmadım. Sanırım alsam da arabasını kullanacak biri olursa yine başkasının arabasına binmeyi tercih edeceğim.

Sadece kültürel olarak bir zorunluluk gibi, hani hayattaki achievementlerden biri gibi bakılıyor, o yüzden alırım alırsam, bunu da yapmak bana komik geliyor.
0
eksisozlukokuryazari
(08.08.21)
ben çok istiyorum, hiç taksiyle aynı şey gibi gelmiyor ama ailemin fikri bu yönde :( biraz daha para biriktirip bütçeyi yükseltebilirim ama o da çok uzun sürer, fiyatlar da iyice yükselir diye korkuyorum.
0
🌸anneboleyn
(08.08.21)
bence geliriniz gayet yeterli.
araba da bana göre bu devirde gerekli bir şey.
alınabiliyorsa hemen alınmalı çünkü fiyatlar düşmeyecek.
bu ay alsanız, üç ay sonra kârdasınız gibi bir durum var.
taksiler de çılgın gibi pahalandı zaten, yani karşılaştırınca araba daha uygun.

diğer yandan, o masrafa girme, bu masrafa girme diye diye bu sefer bir şey sahibi olamazsınız.
asıl hazır ailenizin yanındayken alın alacaksanız, daha rahat edersiniz.

kendi kazandığınız parayla, kendi süreceğiniz bir arabayı alırken ailenizin desteğine ihtiyacınız yok.
siz istiyor musunuz istemiyor musunuz ona karar verin.
0
blatta hiberna
(08.08.21)
Vergilerin, yakıt fiyatlarının ve kredi faizlerinin bu kadar yüksek olduğu bir ülkede finansal açıdan mantıklı değil.

Özellikle İstanbul trafiğinde araç kullanmak mental açıdan mantıklı değil.

Ailem şehir dışında ev arayacakları için kiralık araba ile uğraşmak yerine benzer bütçeyle bir araba aldı. O fiyatlara satılan arabalar resmen saçmasapan ve noteri, kaskosu, vergisi, otoparkı derken bir sürü masrafı çıktı.

Sizin lehinize işleyen tek şey fiyatların yakın zamanda düşmeyecek olması. Eğer öyle veya böyle lazım olacak diyorsanız, rejim yeni bir kredi balonuyla çıkmadığı sürece ne kadar erken alırsanız finansal yükü o kadar az olur.
0
bruce mclaren
(08.08.21)
@Cesario detaylı bilgi için çok teşekkür ederim. ben de otomatik düşünüyorum ama haliyle çok eski araçlar var bu bütçeye, ne yapsam bilemiyorum.
0
🌸anneboleyn
(08.08.21)
al geç başkan. dolmuş metro taksi arkadaş arabası hepsini tecrübe ettim. kendi araban gibisi yok bence :D arabayla çok bi yere gittiğim de yok açıkçası. boşta durmasın diye geceleri müziği açıp sürüyorum bu sıralar :D gezmeyi, yemeyi içmeyi seven birisiysen zaten çok ihtiyacın olur. eski temiz bi otomatik japon al bence.
0
glamdr1ng
(08.08.21)
araba sahibi olma işine, masraf kafası ile bakarsanız yanlış yaparsınız.

araba masraflıdır, gösteriş içindir, taksi vardır otobüs vardır diyen tipler bitmez. ya ben 2012 model clio aldım 2017 de. hala da onu kullanıyorum. niye araba alıyorsun, gösteriş için imasını yapan oldu, ulan clio ile kime neyin gösterişini yapacağım haha.

şunu tereddütsüz diyebilirim ki, sağlık ile ilgili malzemeler ve harcamalar dışında getirdiği avantajlar yanında masrafı konuşmaya değmeyecek bir şey varsa o da arabadır.
araba sahibi olmayınca, arabanın nasıl bir ihtiyaç olduğunu fark etmiyorsun ama araba sahibi olunca ne kadar kısıtlandığını anlıyorsun ve iyi ki arabam var diyorsun.
0
wilhelmwasmuss
(08.08.21)
Abi toplu tasimanin süper olduğu herkesin bisiklete bindiği bir avrupa sehrindeyim. Benim de arabam var ve zerre umrumda değil kim ne der.

Bilmem ne gölüne gitmek icin hangi otobus saat kaçta gelir bilmem ne sehrine gitmek icin kac aktarma yapmam lazim ugrasamam.
Verdiği özgürlük süper. Su hayatta evinden sonra kendine ait güvende olabileceğin tek sey.
Türkiye'de biriktirerek birşey alinamaz. Ha yatirim efsanesisindir katliyorsundur o zaman tamam.
0
logisticsmanager
(08.08.21)
Bekarken aile aracımız vardı. Şahsi olarak kullanmasam da düğün dernektir, ailecek gidilecek yerlerdir hep kapıda araba vardı biner giderdik. Şimdi evlendim ve henüz arabamız yok. Taksi maksi hikaye. Karşıda arkadaşımın düğünü var taksiyle mi gideyim? Şıkır şıkır giyinip otobüse metrobüse mi bineyim? Zaruri durumlarda hemen babadan kayınpederden emanet alıyoruz, Allah’tan onlar varlar. Masraf diyenler, tam akbil olmuş 4.03, taksi desen dünyanın parası. Artı çektiğin eziyet de var. Arabayla 5 tl benzin yakacak yere taksiyle 20 tl ödemekten ciğerimiz soldu.
Araba inanılmaz bir özgürlük. Yarım saat boyunca boş taksi bulamadığım zaman oldu mesela. Geç saatte zaten toplu taşıma yok doğru düzgün. İmkanınız varsa kesinlikle alın diyorum. Bekarken, aile yanındayken alınabilecek en güzel zaman bence. Yapabileceğiniz en güzel yatırımlardan biri.
Biz de biraz peşinat biriktirip yılbaşından önce almak istiyoruz, inşallah siz de biz de gönlümüzdeki araçlara sahip oluruz :)
0
hrvl
(08.08.21)
Arabanin bir güzelliği de triggered cevrecilerin göz yaşlarını izlemek. Bu da paha bicilemez. Arkadan birşeyler bagiriyorlar ama ne dedikleri belli olmuyor pek.

Yalniz 100bine ikinci el otomatik uzebilir. Manuel bulması daha kolay.
0
logisticsmanager
(08.08.21)
Evlenmek de mantiksiz, cocuk yapmak da mantiksiz, ise girmek, askere gitmek cogu hayat rutininde mantik yok zaten.

Araba almak da inanilmaz mantiksiz bir karar bugun hesapladim 1 senede 15bin tl yemis ama alman lazim.

Cunku toplum arabasizlari dislar, arabasiz adamin onune engeller cikarip durur.
Toplu tasima duzeltilmez, taksiciler egitilmez, bisiklet yollari yapilmaz.

Evlenmezsen de kimse arkadaslik etmez, isyerinde terfi verilmez, zam yapilmaz.

Bu yuzden araba alman sart.
0
divit
(08.08.21)
yaşam tarzına çok bağlı ama o bile arabadan sonra değişiyor. daha az yürümeye başlıyorsun, trafikte sürücü olarak karşılaştığın kuralsızlıklar stres vb yaşam enerjinden azar azar götürüyor (bence en eksisi bu), zaman kazandırıyor ama benim serviste otobüste harcadığım zamanın bir kısmı çok kaliteliydi. araba sürdüm süreli daha az okuyorum daha az hayal kuruyorum, yol etrafında olan bitenleri artık izleyemiyorum, trafik stresi yüzünden küfür etmediğim bir seyahatim yok odun gibi bir adam oldum.

arabasızken gittiğim yerleri şimdi düşündükçe şaşırıyorum, gitmek isteyip de gidemediğim pek yer olmamıştı, yalnızca daha çok organizasyon gerekti. o yüzden arabanın verdiği özgürlüğü mekansal değil zamansal bi özgürlük olarak görüyorum, istediğin zaman hızla gidebilmek gibi.

masraf konusuna çok katılamıyorum çünkü küçük motorlu masrafsız ve düşük vergili bi arabam var, kasko trafik vergi bakım hepsi toplam yıllık 3K, gerisi zaten taksi otobüs ağırlıklı ortalaması kadar tutar ki onu zaten harcıyorsun.

toparlarsak ilk arabasını 33 yaşında almış ve 250k km yapmış bi birey olarak, hem neden 10 yıl önce almadım diye kendime kızıyorum (daha sosyal bi insan olabilirdim), hem de alsaydım eğer mental ve fiziksel olarak daha farklı (çoğunlukla daha kötü) durumda olacağımı sanıyorum. araba beni başka bi insana dönüştürdü ama tahminen zamanı gelmişti.
0
engelbert humperdinck
(08.08.21)
Almayıp ne yapacaksın tüm şartlar uygun. Yerinde olsam 1 sn düşünmezdim.
0
anarsika
(08.08.21)
Finansal olarak kotu elbette, aksini iddia eden cok net guvenilmez.

Ama illaki istiyorsan al, sonucta kazandigin para illaki istediklerini yapmak icin var.

Bence buradaki en buyuk sorun ailenin "musade etmemesi" durumu. Hal boyleyken ben olsam ilk adim olarak kendi evime cikarim, arabayi sonra dusunurum.

in a world of magnets and miracles'in yazdigi her seye +1 ama o konu disi.
0
hot potato
(08.08.21)
araba özgürlüktür, kim ne derse desin. kapının önünde de dursa orada durması insana bir rahatlık verir. çıkar gezersin, kafana göre evine dönersin. otobüs, metro saatleri kovalamazsın. zaten fiyatlar artıp gidiyor, senin de kira masrafın yokmuş. bundan 4 sene önce 32 bin liraya 95 model bir mercedes e 200 almıştım, şimdi olmuş 100 bin :D şu an o parayı hayatta vermem mesela. masraf olayı biraz şans işi, tamirini ve bakımlarını kendim yaptığım için fazla bi şey kaçmadı ama ustalık işlere mecbur para verdim.

geçen annemle konuşurken söylediği şu oldu bak, bir fikir verir belki. "hayattaki en büyük pişmanlığım ne biliyon mu?" dedi. "arabam çalınıp bulunduktan sonra soğuyup araba kullanmaktan vazgeçmeyecektim ya" dedi.

bak dün babam şehirdışında olduğu için kendi başına 100 km ötedeki yazlığa gitmesi gerekti. 3 vesait, ordan in, ona bin, bu sıcakta 2.5 saat yol tepti. şoförlüğü olsa tık diye 1.5 saatte oradaydı. ben olaya başka bir yerden örnek verdim ama alt metin anlaşılmıştır.
0
chezidek
(08.08.21)
çevreye saygı, kirlilik konusuna katılıyorum da bu işler bireysel olarak yapılabilir. ailen olduğunda toplu taşıma hiç bir işini görmez. bebek ateşlendi, hastalandı gece yarısı napacaksın. ailenle gezmeye bir deniz kenarına gideceksin veya ormanlık bir alana gideceksin napacaksın? bir davete gideceksin napacaksın? en kısa zamanda tamamen elektrikli araçlara geçilirse bu sorun zaten ortadan kalkacak.
0
xrated
(08.08.21)
alın. biz micra aldık, mtv 6 aylık 54 lira, az yakıyor, park kolay. www.sahibinden.com
0
morella
(08.08.21)
@morella ben de micra bakıyordum :) ama benim bütçeme otomatik ancak 2006 model falan oluyor, o yüzden bilemiyorum.

@hot potato yanlış anlamayı düzeltmek istedim, ailem müsaade etmiyor değil, fikri desteklemiyor. Gereksiz diyorlar. Zaten alırsam da onlardan maddi destek almayacağım, sadece fikirlerini söylediler yani, benim de kafam karıştı.

Ben almaktan yanayım yorumlardan sonra iyice pekişti, ama ne kadar peşinat olmalı vs onu bir araştıracağım. Peşinatım yok çünkü şu an.
0
🌸anneboleyn
(08.08.21)
Yahu nasılsa pek bir giderin yok,
Şimdi almazsan ileride daha da zorlaşacak,
Yaş ilerlemeden araba kullanma skillerini geliştirmen lazım,
O maaş ile toplu taşımaya taksiye falan da gayet para ayrılabilir koymaz ama dediğim gibi ileride eninde sonunda aile büyüdüğünde bir arabaya ihtiyaç olacak ve insanlar günümüzde eskiden bir arabası varsa ancak onu satarak düzgün bir arabaya geçebiliyorlar. Bu vakit geldiğinde elinizde bir araç yoksa çok zorlanacaksınız.

Bu durumlar düşünüldüğünde.. yemişim masrafını al gitsin tabii ki
0
ananiyimioguz
(09.08.21)
Hazır aile yaşındayken 10k gelirin de varken al. İstanbul trafiğinde araba kullanmak zulüm ama arabasızlık daha kötü. Evimin 4-5 kilometre yarı çapındaki her yere hala öncelikli tercih olarak yürüyerek, en olmadı metro ya da otobüs ile giderim ama daha uzun yollar için araba hayat kalitesi artırır.

@birmilyonunvarmi +1
@signore +1
0
nawar
(09.08.21)
Anneboleyn micra 2007 var bende, kullanıyorum valla bi sıkıntı yok eski diye düşünme.
Alırkenki masraflar yazılmış aynen öyle. Taksitle de oluyor hepsi. Maaşın krediye de yeter bence ekstra başka masraf yoksa. Arabadan anlayan biri yanında olursa iyi olur. Satış işleminde dikkatli olmak lazım. Kullanmak açısından da hocadan kendi arabanla ders alırsan en güzeli.
0
oyokbuyoknevar
(09.08.21)
(3)

yöneticimin bu davranışlarına sinir olmamayı nasıl başarabilirim?

la lykia
yöneticimin müthiş bencil ve kaba bir iletişim tarzı var.ve bir de kendisinin de olduğunu kabul ettiği duygusal kontrol sorunu var. öfkesini ve duygularını asla kontrol edemiyor.o şekilde yorum yapacaklara baştan söyleyeyim:uzun zamandır çalışıyorum, özel sektörün de, iş hayatının da ne olduğunu bil
yöneticimin müthiş bencil ve kaba bir iletişim tarzı var.

ve bir de kendisinin de olduğunu kabul ettiği duygusal kontrol sorunu var. öfkesini ve duygularını asla kontrol edemiyor.

o şekilde yorum yapacaklara baştan söyleyeyim:

uzun zamandır çalışıyorum, özel sektörün de, iş hayatının da ne olduğunu biliyorum, kimsenin çocuk gibi ilgisini beklemiyorum.
aslında tek beklentim asgari düzeyde hani insan gibi derler ya düzgün bir iletişim tarzı.
uzun zamandır yöneticim ile çalışıyorum, eskiden bu kadar değildi, yaşıyla birlikte arttı bu tarzı.
işimden ve şirketten memnun olduğum, oldukça başarılı da görüldüğüm için ayrılmak da istemiyorum. onun için ne yaparım da tamamen görmezden gelebilirim bunun derdine düştüm.

örneğin teşekkürü geçtim, günaydın, nasılsın bile demez.
en ufak bir hataya, gecikmeye tahammülü yok, sürekli azarlıyor. sizin müthiş emek verdiğiniz bir işte gerçekten çok önemli olmayan küçük bir hata çıkmış olsun, senden bunu hiç beklemezdim tarzında azarlıyor. azarlarken böyle gözleri çakmak çakmak oluyor.

10 günlük tatilden döneriz, sabah 8'de arar. ya insan öylesine bile olsa günaydın nasılsın demez mi? demiyor, telefonu açıyorum ve direkt bana şunu gönderir misin diyor.

örneğin günlerdir yanan yerlerden biri benim şu an yaşamadığım ama evimizin, yakınlarımızın olduğu memleketim. biliyor da bunu. bir laf olsun diye bile olsa bir şey sormadı. evinizin olduğu yer etkilendi mi, yakınlarınız iyi mi diye sormaz mı insan olan?

bu sadece bir örnek tabii. her konuda böyle.

ama kendi başına en ufak bir şey geldiğinde herkese en detayına kadar anlatıyor. şirkette alakalı alakasız duymayan kalmamış oluyor. sürekli ilgi bekliyor, resmen ağlıyor, anlatıyor da anlatıyor. sürekli ilgilenip ne oldu vs diye sormazsanız bozulup sinirleniyor, bunu da hissettiriyor. tam bir drama queen'e dönüşüyor.

zaten sinirlendiğinde de ağlıyor.

bu şekilde sinir olduğunuz insanlarla çalışırken nasıl görmezden geliyorsunuz?
ne yapıyorsunuz, nasıl düşünüyorsunuz?

ben K 33, yöneticim K 43.
0
la lykia
(07.08.21)
Valla aradığın çözüm görmezden gelme ile alakaliysa hiç üstüne düşünmeyerek yaparsın. Böyle duyuru açmak ve buna çözüm aramak da görmezden gelmenin tamamen tersi bir olay. Yani böyle çözüm aradığın müddetçe görmezden gelemezsin. Çünkü çözüm aradıkça o probleme yoğunlaşırsın.
0
j r r tolkien hayrani
(07.08.21)
Abi çözüm yok. Tek çözüm psikolojik olarak takmamaya çalışmak baska valla yok. Yok çünkü işimden memnunum diyorsun ama yok bunları buraya yazarak bile içine dert olmussa en basitinden yangından bahsediyorsun.. kendini üzme
0
fıytfıyt
(07.08.21)
Baskan pek çözüm yok. O yüzden denildiği gibi umursamamak hatta bu yoneticinden öğrenmek en mantıklısı.

Bugün bu yöneticinin yaptıkları sana nasil hissettiriyorsa öğren ve ileride asla bu hatalari yapma.
Takmama kismi zor is ama basarirsan senin yararina.
Eger Büyük/global kurumsal yerse sirket ici anketlerde kötü not vs verebilirsin.

Yalniz ne yoneticiler var ya, benimkiler son zamanlarda çok calisiyorsun ya tatil falan alsana dinlenmek önemli diyolar. Ellerinden öpesim geldi.
0
logisticsmanager
(07.08.21)
(5)

Tarihi gecmis donuk tavuk yenir mi

Acil kan
Tavuk gogus alip aldığım gibi buzluga atmistim. Skt uzerinden 1 hafta gecmis. Yenir diyin de içim rahatlasın.
Tavuk gogus alip aldığım gibi buzluga atmistim. Skt uzerinden 1 hafta gecmis. Yenir diyin de içim rahatlasın.
0
Acil kan
(06.08.21)
Buzluga atılmis bir ürün sktsi 1 ay da gecse sorun olmaz.
0
logisticsmanager
(06.08.21)
tarihi buzluga attiktan sonra gectiyse ve buzlukta bir sekilde eriyip tekrar donmadiysa cok buyuk ihtimalle sorun olmaz. ama yemeden yine koklamanizi ve en ufak bi tuhaflik sezdiginizde yememenizi tavsiye ederim. tavuk isi sakat, sakaya gelmez.
0
in vino veritas
(06.08.21)
buzluğa atmanın anlamı zaten eti aylarca koruyabilmek.
son kullanma tarihi buzdolabında kaldığı süre için geçerli olan bir şey.

çözdürüp tekrar dondurmadıysanız, aldığınızdan beri buzluktaysa bir şey olmaz.
0
blatta hiberna
(06.08.21)
sanırım bi problem olmaz ama ben yemezdim. geçenlerde dalgınlıkla unutup 1 hafta geçtiğini gördüğüm tavuğu direkt attım. bir kaç ay evvel bir ailede 3-4 kişi tavuk yüzünden hayatını kaybetmişti. onlar dondurulmuşu eritip bişeyler yapıp tekrar dondurup bi süre sonra yemişlerdi gerçi ama risk almaya değmez salla gitsin
0
avatar is back
(06.08.21)
burdaki mesele son kullanma tarihi geçmeden buzluğa atmış olmanız. eğer öyleyse 1 yıl sonra da yenir.
0
jelly bear
(06.08.21)
(2)

Netflix dışında Fransızca program izleyebileceğim site ve yt kanal önerisi

funl
Merhaba, şu an türkiye'de olduğum için çoğu fransa yerel kanalını canlı izleyemiyorum. Direkt olarak bölge uyarısı yapıyor. Diğer taraftan youtube'da çeşitli kanallara bakıyorum ama tam istediğimi bulamıyorum. Herhangi bir enstrüman öğretimi, yemek programları, ya da müge anlı tarzı criminel program
Merhaba, şu an türkiye'de olduğum için çoğu fransa yerel kanalını canlı izleyemiyorum. Direkt olarak bölge uyarısı yapıyor. Diğer taraftan youtube'da çeşitli kanallara bakıyorum ama tam istediğimi bulamıyorum. Herhangi bir enstrüman öğretimi, yemek programları, ya da müge anlı tarzı criminel programlar ilgimi çekiyor. Önerilerinizi bekliyorum. Teşekkürler
0
funl
(06.08.21)
Çok dertse windscribe vpn ayda 1-2 euro ile fransa paketi alinabilir.

Ilginizi çekerse tv5monde applicationunda böyle Fransızca yayin vs olaylari var galiba. Dil egitimi icin ama oldukça güzel.

Cok fransiz youtube takip etmiyorum ama police action hastasiyim;
youtube.com

Fransiz kriminel belgesel kanali.
0
logisticsmanager
(06.08.21)
Fransiz kanallarını içeren bir iptv al.
0
westblack
(06.08.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.