Giriş
(8)

Sizce de şampanya en güzel içki değil mi?

Unde bach canim
Şampanya dışında az da olsa susuzken bira içiliyor da, zevk için içilecek tek içki şampanya değil mi yahu?
Şampanya dışında az da olsa susuzken bira içiliyor da, zevk için içilecek tek içki şampanya değil mi yahu?
0
Unde bach canim
(11.10.21)
şampanyayı içki olarak görmüyorum ben, gazozun kalitelisi gibi düşünüyorum. tabi en sevdiğim içecek bu orası ayrı ama alkol almak için seçimim şampanya olmaz yani.
0
killerbee
(11.10.21)
Değil.
Şampanyayı noel ve doğum günleri dışında içmedim.
Birayı sıcak yaz günlerinde; spor sonrası, biraz vücut gücü gerektiren işler yaptıktan sonra falan içmekten büyük zevk alıyorum ama kışın soğuk havada bira ile alakam yok.
Votka bana gece kulübü hatırlatıyor sadece.
Cin severim.
En büyük zevkim viski. Yılbaşı dönemi 7-8 tane alıyorum farklı çeşit, 6 ay içiyorum.

Kısacası ben viski diyorum. Hatta şimdi yatmadan içeyim.
0
logisticsmanager
(11.10.21)
Viski+1; şampanya kutlama içkisi olarak kodlanmış bende de. Aperatif olarak bir kadeh falan...
0
salihdt
(11.10.21)
Değil. Türlü türlü kokteyller var likörler var. Şampanya gazozun resimlisi sadece.
0
bana kedicik derdi
(11.10.21)
Kaliteli bir şarabın yanında esamesi okunmaz. Ben de şampanyayı içki olarak görmekte zorlanıyorum. Güzel bir içecek ama içimden farklı klasmanda değerlendirmek geliyor.
0
burty
(11.10.21)
Kişisel zevkler, açıkçası derinlik/zenginlik düşünülürse şarap ile kıyaslamakta zorlanılabilir. Doğru cümle "şarap benim için en güzel içki" olabilir, buna kimse karışamaz :) selamlar...
0
atoma
(11.10.21)
bence şarap bu konumda.
0
sizofren06
(11.10.21)
hanımla akşam dizi izlerken bir şey içeceksek şampanya açıyoruz çoğunlukla. şarabın upgrade'i gibi düşünebiliriz.

aynı şeyi tek başıma yapacaksam, 1 ölçü votka ve 1 ölçü tekilaya 4 ölçü meyve suyu (ya da belki kola), bir bütün limonun suyu ve bol buz ekleyip içiyorum. yaz aylarında çok iyi serinletiyor.

aynı amaç için;

rakı çok zahmetli.
bira çok hamallık.
şarap, olabilir ama şampanya ondan da iyi.
0
co2s2
(11.10.21)
(3)

Kışlık Erkek Parfümü Tavsiyesi

jesterdvine
Kış için parfüm arıyorum. Daha önce hep Kouros kullandım ama şu anki fiyatını görünce bu soruyu sorasım geldi. En kötüsü tekrar alacağım.Tanımı aşağıda olan bu parfüm için alternatif ne olabilir? Rebul parfümleri var onlar da olur.tps://eksisozluk.com/entry/41835885
Kış için parfüm arıyorum. Daha önce hep Kouros kullandım ama şu anki fiyatını görünce bu soruyu sorasım geldi. En kötüsü tekrar alacağım.

Tanımı aşağıda olan bu parfüm için alternatif ne olabilir? Rebul parfümleri var onlar da olur.

tps://eksisozluk.com/entry/41835885
0
jesterdvine
(10.10.21)
Ted Lapidus pour homme olabilir.

Illa kouros olmak zorunda mi? Çünkü zor parfüm ve daha ucuza benzeri yok.
0
logisticsmanager
(10.10.21)
D&g the one
0
melancholia
(10.10.21)
Orjinal ya da doldurma fark etmez hugo boss bottled intense öneririm. Tam kış parfümü ama ne şekerli ne de fazla odunsu. Elma ile tarçının karışımı kokusu var ve ağır değil kesinlikle
0
bigcaptain
(11.10.21)
(3)

Fransa’dan 5-10 Euro’luk Hediye

6 yasimdan beri metal dinliyorum
Selam,Fransa’dan 5-10 Euro’luk bi’ hediye isteyeceğim. Ne isteyeyim sizce?
Selam,

Fransa’dan 5-10 Euro’luk bi’ hediye isteyeceğim. Ne isteyeyim sizce?
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(10.10.21)
çikolata?
likörlü çikolata
eyfelli anahtarlık
magnet
0
rewlack
(10.10.21)
Alkol aliyorsaniz ve ucuz beyaz saraplari icilebilir yapmak için;
Crème de cassis (6-8 Euro arası)

Elixir végétale de grande Chartreuse- yüksek alkol oranına sahip, Fransa'da 1737'den bari manastır monklari tarafından yapılan bir içki. Bu versiyonunu birseyler bir karıştırıp hasta olunca falan iciyor insanlar. Içinde alplerden gelen birçok bitki var. (Bu biraz daha pahalı ama çok cins bir ürün :/

Montelimar Nougatsı olabilir.

Domuz eti ile sorun yoksa saucisson olabilir. Ya da saucisson sec au jambon.

Vichy şeker olabilir.
0
logisticsmanager
(10.10.21)
Ucuz şampanyalardan.
0
Unde bach canim
(11.10.21)
(2)

İngilizce Konuşurken Kelimleri Hatırlayamıyorum.

kaiserr76
Merhaba,İngilizce konuşurken anlamını bildiğim kelimeleri hatırlamakta zorlanıyorum. Kitap okurken kelime bilgisi konusunda sorun yaşamıyorum fakat konuşurken hatırlayamıyorum. Kelime bilgisi test yapan bazı sitelerden aldığım sonuç 3500-4750 arasında değişiyor.Bu durumu nasıl çözerim, konuşma prati
Merhaba,

İngilizce konuşurken anlamını bildiğim kelimeleri hatırlamakta zorlanıyorum.
Kitap okurken kelime bilgisi konusunda sorun yaşamıyorum fakat konuşurken hatırlayamıyorum.

Kelime bilgisi test yapan bazı sitelerden aldığım sonuç 3500-4750 arasında değişiyor.

Bu durumu nasıl çözerim, konuşma pratiği yaptıkça düzelecek midir ? ya da yapabileceğim başka bir çalışma var mı ? Yaş 35.
0
kaiserr76
(10.10.21)
Pratik yaptıkça düzelir.

Cambly'de en başlarda oluyordu sürekli. Bunu İngilizce'de hangi kelimeydi ya dediğim sıklıkla. Sonradan başka başka kelimeler çat diye aklıma gelmeye başladı.
0
put it in your appropriate place
(10.10.21)
Konuşma Pratiği.
Kelimeyi duydukça, kullandıkça unutmuyor insan.
0
logisticsmanager
(10.10.21)
(5)

Hangi Tava Sağlıklı Acaba?

Mehmet Ersoz
Tefal titanium iyi diyorlar ama daha önce hiç kullanmadım. Sağlığa zararsız tava öneriniz var mı acaba?
Tefal titanium iyi diyorlar ama daha önce hiç kullanmadım.

Sağlığa zararsız tava öneriniz var mı acaba?
0
Mehmet Ersoz
(10.10.21)
Döküm tava kullanmayı öğrendikten sonra teflon tavaları tamamen bıraktım.
0
chavezding
(10.10.21)
"kaplamasiz" dokum veya celik disindakilerin hepsinde saglik problemi var.
0
fakyoras
(10.10.21)
Birşey olmaz, kullanın. Tefal titanium oldukça güzel bir ürün. Sadece çok yüksek sıcaklık (300 derece) ya da çizilmiş ürün kullanmayın. Ama zaten çizilmesini diye o titanium kaplama var.

Pfoa ürünlerde kanser ilişkisi olabilir deniliyor ama yeni teflonlar pfoa free ve bu yeni ürünlerle alakali ortada bir kanit yok.
Eger bir adet yumurta pişirmek için döküm tava ile uğraşacak zamaniniz varsa döküm alın tabi.
Ya da yağsız birşey pisirememek ile derdiniz yoksa çelik alın.
0
logisticsmanager
(10.10.21)
Titanyum,granit,seramik falan hikaye hepsi teflon kaplama.
Sadece boyanin rengini degistiriyorlar.

Teflona guveniyorsan devam, guvenmiyorsan o isimlere inanmma.
0
divit
(10.10.21)
Çelik ve döküm demir en sağlıklı tavalardır. Teflon kaliteliyse riski az olduğundan (mesela tefa ise) ben kullanırdım. Neden teflon: çünkü temizliği kolay. Döküm tavanın temizliği ile uğraşacak vaktim yok mesela. Paslanmaz celik tavaların da temizliği kolay değil ama döküm kadar hassas değiller. Yağ iyi kızdıktan sonra pek yapışmaz. Döküm tava dert. Islak bırakma derler, deterjan, kimyasal kullanma derler, onu yapma, bunu etme... Tava mı ceza mı belli değil. Neyse, profesyonel aşçılar paslanmaz çelik kullanır. Benim tercihim paslanmaz çelik ve kaliteli teflon olurdu.
0
prole
(10.10.21)
(4)

Yurtdışında türkiye VPN i

megacracker
Maçları izlemek için aldığım birkaç online hesap yurtdışında iken sadece trden izlenebilmektedir, uyarısı veriyor. O kadar para vermeme rağmen izleyemiyorum dolayısıyla TR'de gözükmem için VPN önerisi alabilir miyim?
Maçları izlemek için aldığım birkaç online hesap yurtdışında iken sadece trden izlenebilmektedir, uyarısı veriyor. O kadar para vermeme rağmen izleyemiyorum dolayısıyla TR'de gözükmem için VPN önerisi alabilir miyim?
0
megacracker
(10.10.21)
nord vpn'de turkiye vardi. ucret odemek gerekli tabi
0
fakyoras
(10.10.21)
Windscribe ücretsiz var Türkiye.
0
logisticsmanager
(10.10.21)
Torguard kullanîmiyorum. Turk vpn’i var ve iyi calisiyor. Parali
0
mirafiori
(10.10.21)
pure vpn'de Türkiye de var. Paralı. Firefox ve chrome eklentisi mevcut.
0
schopenhauerin kedisi
(26.10.21)
(10)

Bir alıntı

hlot
Bence cok guzel yazmis. Sizin ne dusundugunuzu merak ettim.
Bence cok guzel yazmis. Sizin ne dusundugunuzu merak ettim.
0
hlot
(09.10.21)
Ben çok yüzeysel buldum.
0
dissendium
(10.10.21)
insanlar başkaları onu konuşsun diye ölümsüz olmak istemiyor ki, bizzat yaşamak için istiyor. yoksa benim bıraktığım kültürel mirası öldükten sonra niye önemseyeyim.
0
Bruce
(10.10.21)
@bruce: bence oyle demiyor zaten. "gercek manada ölümsüzlük mumkun degil ama bu sekilde de insanligi sonsuza kadar etkileyebilirsin" diyor bence.

Bu arada kitap: bir devrimcinin anilari, kropotkin.
0
🌸hlot
(10.10.21)
"insanlar ölümsüzlük peşindeler" demiş, peşinde oldukları ölümsüzlük bu tarz bir ölümsüzlük değil demek istiyorum ben de. ekmek bulamazlarsa pasta yesinler gibi olmuş bana göre.
0
Bruce
(10.10.21)
İnsan iyi diye kim sonsuza kadar hatırlar ki.
0
baal
(10.10.21)
Valla iste baglami devre disi birakinca ve cevirmen yazilani birazcik degistirince boyle bir olay ortaya cikiyor. Sadece bu haliyle cok sacma bir soz gibi gozukuyor bence de.

Kitapta ise bu sozlerden once annesinden ve onun iyi biri olmasinin olumunden sonra bile nasil olumlu etki gosterdiginden bahsediyordu. Sonra da 'insanlar olumden sonra yasamak isterler' diye giriyor ve o sekilde bagliyordu. Yani olumsuzluk demiyor, daha cok olumden sonra yasamak kismiyla dinlere gonderme yapiyor bence cunku olumden sonra yasam dinlerin vaad ettigi bisey. Insanlarin sirf bu ugurda dinlere sarilmasi ve bu dunyayi es gecmelerine bisekilde vurgu var yani.
0
j r r tolkien hayrani
(10.10.21)
@baal: hatirlar demiyor ki :/
0
🌸hlot
(10.10.21)
"iyi insanların hatıralarının sonsuza kadar hatırlanması" ben pek katılamadım bu düşünceye.
0
high hopes of the sozluk
(10.10.21)
İnsanlar olarak insanlığı çok abartırken sonsuzluğu çok küçümsüyoruz. Bir sürü canlı türünün nesli tükendi, bizimkisi de öyle ya da böyle tükenecek. Şimdi baktım, evren 13 milyar yaşındaymış, homo erectus 2 milyon, homo sapiens ise 300.000 yıl önce ortaya çıkmış. Uzun vadede herkes, her fikir, her anı, her şey yok olacak. Kısa vadede bile hiçbir şeyin garantisi yok; bin yıl, iki bin yıl öncesine dair bilgilerimizin önemli bir kısmı varsayım. Bir arkeolojik kazı bildiğimizi sandığımız tarihimizi değiştirebilir.
0
salihdt
(10.10.21)
Iyi insanlar hatirlanira katılmıyorum. Bir jenerasyon evet, iki jenerasyon tamam ama 3ten itibaren hayır.
Misal dedem çok iyi insandi. Babam ve ben hatirliyoruz. Ben de kendi cocuguma söylerim ama onun için sadece bir fotoğraf ve birkaç iyi sözden ibaret biri olacak. Ama o kendi çocuğuna anlatmaz bile hâliyle unutulup gidecek.
Ölümsüzlük ile karsilastirilamaz birşey bu.
0
logisticsmanager
(10.10.21)
(5)

C3 Aircross mu, Kona mı yoksa Arona mı?

northern eagle
otomatik vites küçük bir suv benzeri araç almayı planlıyoruz 265 binin altına ve bu fiyata bir tek bu araçlar kalmış gibi gözüküyor.Citroen C3 Aircross Feel Bold 1.2 PureTech 130 HP-EAT6Hyundai Kona style 1.0 T-GDI 7 İleri DCT Seat Arona Style 1.0 EcoTSI 110 HP DSGSizce bu modeller içinden hangisini
otomatik vites küçük bir suv benzeri araç almayı planlıyoruz 265 binin altına ve bu fiyata bir tek bu araçlar kalmış gibi gözüküyor.
Citroen C3 Aircross Feel Bold 1.2 PureTech 130 HP-EAT6
Hyundai Kona style 1.0 T-GDI 7 İleri DCT
Seat Arona Style 1.0 EcoTSI 110 HP DSG
Sizce bu modeller içinden hangisini tercih etmeli?
Bunlara ek olarak ayrıca Toyota Corolla HB hakkında görüşü olan varsa ve paylaşırsa sevinirim.
0
northern eagle
(09.10.21)
Arona tutulamayan bir arac, zaman içinde değer kaybedip sizi biraz zarara ugratabilir. Diger ikisi hakkinda bilgim yok ama kona iyi bir tercih olabilir bunlaron icinden, onu bir ayrıntılı arastirin incelemelerini falan izleyip.

Toyotaya gelince hibrit modeller haric olmak uzere, toyota kolay kolay uzmez ve zarara ugratmaz. Toyoto eger hosunuza da gidiyorsa daima saglam bir yatirimdir, hem kullanirkwn hem de satarken sizi zarara ugratmaz. Her zaman da degerini korur. Toyota icin olumsuz pek bir sey diyemem zira corolla da zaten kendini kanitlamis orta sinif aile aracı ve tutulan bir arac. Yarin bir gun model yukssltmek istedginizde satmaya karar verdiginizde yatiriminizdan bir sey kaybetmeden satacaginiz araclardandir toyotalar. HB sedan kadar tutulmuyor olsa da Toyota olması zaten avantaj. Kendim toyota kullanmiyirum ama ben zaten kasitli olarak mantik araci değil zevk araci bakarak arac almıştım. Bir sonraki aracım imkanlar dahilinde Toyota olmasi muhtemel.
0
stavro
(09.10.21)
Bunlara oranla her türlü corolla derim.
Küçük suv almayi yapılabilecek en mantıksız şey olarak görüyorum. Ne konforu konfor ne yakıt tüketimi ne bagaji.
Corolla eğer 1.8 hybrid modelse çok iyi bir araç.
0
logisticsmanager
(09.10.21)
Biz de B SUV'lara bakıp bakıp en son Scala aldık. C sınıfı, konforlu, bagaj ve iç hacmi geniş olduğu için tercih ettik.

C3 aircross oldukça dolu bir araba ama malzeme yönünden çok kısmışlar.
0
gmzo
(09.10.21)
5 ay önce dizel c3 aircross shine aldım. Bagajı küçük diyenlere bakma 410 lt ve arka koltukları öne kaydırıp 520 lt ye kadar çıkabiliyor. Feel bold yerine ikinci el shine almanı tavsiye ederim, almışken dolusunu al. Galerilerin elinde hala sıfır 2020 modeller vardı en son.

Ben de almadan kona ve arona'ya baktım ama ikisi de donanım olarak citroen'in çok gerisinde.
0
robin one persie
(10.10.21)
Corolla hybrid almandan once 6 kez dusunun yalniz. Hybrid ozelinde söylüyorum.
0
stavro
(12.10.21)
(6)

Citroenler neden uygun fiyatli?

Pufpuf
Muadillerine gore uygun fiyatli goruyorum hep sahibindende.Dezavantajlari ya da onu uygun fiyatli yapan eksi ozellikleri neler bilgisi olan var midir?
Muadillerine gore uygun fiyatli goruyorum hep sahibindende.
Dezavantajlari ya da onu uygun fiyatli yapan eksi ozellikleri neler bilgisi olan var midir?
0
Pufpuf
(08.10.21)
düşük kalite
düşük marka algısı
0
co2s2
(08.10.21)
Market pozisyonu olabilir; citroen psa'nin markasi.
Peugeot- daha pahali
Citroen
Ds- lüks
Opel-bir tik daha pahalı

Yani üstü zorlayacak şeye ihtiyaci yok çünkü orada başka araç satıyor. Citroen/Peugeot sağda solda konuşulduğu kadar kötü arabalar değil. Nasıl vw konuşulduğu kadar iyi değilse. Marka algısı.
0
logisticsmanager
(08.10.21)
Yeni kasaların opel, pegeuot birbirinden farkı yok. Eski kasalarda biraz sorunlu araçlar çıkardıkları için sevilmiyorlardı. Ne bileyim göbeği dönmeyen direksiyon tasarımı, göğüsteki ibre vs. Aynı zamanda lpg uyumsuzluğu. ama yeni modeller bütün psa'da aynı hemen hemen. Aynı platformun araçları. Birbirinden farkları sadece tasarım.
0
jackyr
(08.10.21)
fransız araçlarda sebep ne bilmiyorum ama elektronik sorunları patlıyor belli yaştan sonra. bide parçası ustası ne derken uğraştırıyor. kalite olarak almanlar gibi değil en azından bindiklerim öyle. ben sevmedim genel olarak.
0
Topalordek
(08.10.21)
Son nesil olanlar hakkinda bir sey diyemem ama son nesili bir kenara alirsak, citroen dusuk kalite ve sorunlu bir otomobil markasi oldugu için piyasasi da düşük.

Ayni segmentte ayni km ve kondusyonda muadil bir toyotayi veya hondayi iki katina kadar fiyatlara görürsun mesela. Cunku sorunsuz bas ağrıtmayan araclar. Citroenin de mevzusu bu iste, bas agritan araclar. Forumlarda orda burda sorduğunda "yeaa kardesim araca bakmazsan sorun çıkarır bakarsan bir sey olmaz" diyenler hep olacaktor ama bir citroen ile bir Toyota'nın asla bir olmadigi ve kiyaslanamayacsgi bir gercektir. Bu yuzden ayni segmentte bir toyotaya 2.elde 2 kati falan odersin.

Nasil bas agritir dersen, bir ariza isigi yakar mesela. Gidersin servise, bilgisayar baglar abi falanca sensör arızalanmis onuj değişmesi lazım derler, degistirirsin 100km sonra yine yakar. Gidersin bu sefer baska ariza gozukur. Sonra yine ayni. Bir turlu bulamazlar, ekrabda gözüken arıza neyse onu değisip gonderirler seni atıyorum. O sorun bir turlu cozulemez ve sen parasını neyini gecmissindir artik ve parası neyse peşinen vereyim su sorun cozulsun istersin hayattab bezmissindir git gel isinden gucunden ol falan. Bu gibi seyler yasadiktan sonra bir daha Citroen almazsin. Senin durumundaki bir suru kisi de citroene bakmaz ve piyasasi düşer boylelikle.
0
stavro
(08.10.21)
Yazılanları şaşırarak okudum. Citroen araç sahibiyim. Özellikle son yazılana çok şaşırdım.

Araç benim ilk, evin bilmem kaçıncı aracı. Biri 40 senelik, diğer iki kişi ben dahil 7-8 senelik 3 kişi kullanıyoruz. C3 model aracım.

Hiç öyle son cevaptaki gibi şeyler olmadı 1 yıldır şu anki aracım bende 10.000 kmyi aştık 2007 model aracım. Daha önce de bi Citroen C3 ümüz vardı evin 2011 model. O da sorun çıkarmamıştı. Yakıtı az parçası nispeten ucuz ama fransız diye beklentiye göre zaman zaman pahalı gelebilen bir araç. Şu 1 yılda bakımına 3.500 tl harcadık sadece. Ama triger lastik falan full değişti. Alt takım üst takım balatalar falan tamamı dahil.

PSA grubunu bilmem başka markasına bindim ama sürmedim dahil olmadım böyle ama şu an araç bakarken o yargımı yıkan ve PSA'dan Peugeot 3008 gibi modellere baktıran bir yargı yıkıcı fikri verdi bana.

Özetleyecek olursam; bence Citroen ile PSA o alt gelirdeki insanları hedef alan araçlar üretiyor bence. İlk aracım çok ödemeden araç sahibi olayım diye almıştım bende. Ama artık ayrı bir yere yazıyorum bir Mercedes sever olarak. Yakıtı bu kadar cimri ikinci bir araç görürsem onu da yazarım. Bu söylemimi şöyle de pekiştirebilirsiniz: Polisler makamlar şirketlerde en az bi Citroen C-Elyse (yanlış yazmış da olabilirim) veya Peugeot 301 araçları vardır. Bakımı ucuz nispeten kolay parçası bulunduğu içindir diye düşünüyorum. Sonuçta bir aracı aldıktan/kiraladıktan sonraki en önemli harcama işletme maliyetidir.

Citroen in fiyatı neden düşük derseniz kutu gibi ve çok standart araçlar yapması olsa gerek. Örneğin kaputu bir Audi A3 değil yada lastik alt takım, motor kulakçığı, motor ağır bakımı da yapsanız yolda,virajda bir Mercedes C200 performansı bekleyemezsiniz- çok ağır örnek oldu ama Galatasaray da Uefa ligi maçında Olimpique Marsilya ile oynayabiliyor. Özetle taleple falan ilgili olmaksızın -çünkü talep artık hep var, tamamen ilk yanıttaki gibi marka algısı.

Şöyle son bir örnek vererek sonlandırayım: VW de Dsg şanzıman çok nazlı ve o kadar üretildi ki. Yeni nesillerde biraz biraz sorunu çözselerde Passat aldığında biri DSG şanzıman bu diyip hava atamaz. Passat der devam eder. Herkes işine gelen yanı söylüyor. Citroen sahibi insanlar böyle karşılaştırmalara giremediğinden ve zaten pek de iddaalı araçları olmadığından söz etmezler. 3008 gibi araç kullananlarda zaten memnun olduğundan -genel geçer hiç kötü yorum okumadım değil- algı sizde de oluşmamış oluyor.
0
baldan kaymak
(09.10.21)
(2)

Petrolhead ne demek

avatar is back
Düz bir şekilde petrol’e düşkün, araba düşkünü gibi diyebilir miyiz
Düz bir şekilde petrol’e düşkün, araba düşkünü gibi diyebilir miyiz
0
avatar is back
(07.10.21)
Araba düşkünü.
0
logisticsmanager
(07.10.21)
Car enthusiast. Araba sevdalısı. Araba romantiği.
0
bana kedicik derdi
(08.10.21)
(3)

Bi köpek var

cosmicgadin
Bahçede bana ait olmayan Bi köpek var. Aşırı korkak ve hırlıyor,psikolojisi bozulmuş gibi. yemek vermek de işe yaramadı. Gün içerisinde beni hiç görmüyor. Kapımın önüne bağlayıp, her gün beni görmesini sağlayıp, ilgilenip düzelmesi için uğraşmak istiyorum ama beni parçalamadan nasıl bulunduğu yerden
Bahçede bana ait olmayan Bi köpek var. Aşırı korkak ve hırlıyor,psikolojisi bozulmuş gibi. yemek vermek de işe yaramadı. Gün içerisinde beni hiç görmüyor. Kapımın önüne bağlayıp, her gün beni görmesini sağlayıp, ilgilenip düzelmesi için uğraşmak istiyorum ama beni parçalamadan nasıl bulunduğu yerden alırım bilemedim. Fikri olan?
0
cosmicgadin
(06.10.21)
Anlamadim; köpek kime ait?
Bir kere köpek sizden korkuyorsa yapmamaniz gerekenler;
Göz temasi
Sevmek ya da kafa üstünden sevmek
Köpek size yaklasmadan köpege yaklasmak vs
Köpeğe egilmek

Köpeğe düzenli olarak yemek verirseniz klasik kosullanma ile sizi yemege esitleyip sizi görmekten mutlu olur ki sonrasinda size yaklasmasi, sevdirmesi kolay olur.

Bu arada hirlamasi nasil? Dis gösteriyor mu? Tüyleri/kuyrugu/kulaklari hangi durumda yapiyor? Bunların hepsine göre agresif olup olmadığı anlaşılabilir.

Egitmen vs degilim ama reaktif köpek sahibiyim. Tüylerinden kulaklarina, vücudunun durusuna ne zaman ne yapacagini anlıyorum artık.

Bu arada elden yemek vermek yerine İlk önce uzaktan yemek atabilirsiniz. Sonradan zamanla elden verme vs yapabilirsiniz.

Yapmamaniz gerekenler gözlere bakmak, sevmek, yukarıdan egilmek gibi şeyler.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
Köpek komşunun. Öyle bağlamışlar bahçenin Bi yerinde duruyor. Dokunmak falan mümkün değil zaten, diş gösteriyor, kuyruğunu hatırlamıyorum. Komşu yemek veriyor hep ama deli gibi olmuş köpek.
0
🌸cosmicgadin
(07.10.21)
Potansiyel sorunlar; bagli olduğu için ve büyük ihtimal sıfır eğitim olduğu için kaynak korumasi var (kendi alanini korur).
Üstüne sosyallesme olmadığı için yabancidan korkar.
Tahminen köpek zamaninda havliyorsa ve havladikca cezalandirildiysa havlama evresini geçip direkt diş gösterme/isirma evresine gitmiş olabilir. Havlayan köpek isirmazdaki olay aslında köpeğin seni uyardıği ve bu köpek havlamiyorsa malesef uyarma mekanizmasi pek kalmamistir.

Dediğim gibi yapilacak en mantıklı şey normalde yemediği seylerden (köfte/tavuk vs gibi lezzeti olan şeyler. Hatta lezzetli+kokulu en ideali) ona vermek. Sizi her gördüğünde verin. Biraz bakın 1 hafta sonra davranislarina. Zamanla elden verebilirsiniz ve köpek belki de sizz doğru gelebilir sevdirmek icin.

Malesef zor köpekler bunlar, sahipleri sebebiyle oluyor genelde.
0
logisticsmanager
(07.10.21)
(5)

T-roc parasının arabası mıdır?

avatar is back
240-250 civarına araç sinmedi arkadaşıma. Ben de laf arasında “yav bu t-roclar o civarda değil mi? Onu bi gidip görelim” deyince fiyatı söyledi de inanamadım. Ciddi ciddi b-suv bir araç 450bin lira nasıl oluyor ki? Hadi ucundan %80 ötvye girse tamam da baya uçuk fiyat. Yerden yüksek polo desek ayıp
240-250 civarına araç sinmedi arkadaşıma. Ben de laf arasında “yav bu t-roclar o civarda değil mi? Onu bi gidip görelim” deyince fiyatı söyledi de inanamadım. Ciddi ciddi b-suv bir araç 450bin lira nasıl oluyor ki? Hadi ucundan %80 ötvye girse tamam da baya uçuk fiyat. Yerden yüksek polo desek ayıp olmaz heralde.

O parayı edecek araba mıdır? Önyargılı olma gidn bakın denilir mi mesela?
0
avatar is back
(06.10.21)
Degil cok dandik bir araba her yerden bisey calmisla plastik kalitesi falan rezalet.
Sadece dis gorunusu guzel.

Hiz sabitleyici bile yoktu benim surdugumde.
0
divit
(06.10.21)
Bir b suv için çok pahalı bence. O parayı verene kadar yeni juke, puma, bayon, kona zilyon tane daha uygun seçenek var.

Ben c3 aircross aldım. T roc alacak kadar param olsa yine t roc almazdım. 200 bin de cebimde kalırdı.
0
robin one persie
(06.10.21)
Açıkçası bu küçük suvlarin hiçbiri parasinin arabasi değil.
Ne aerodinamikleri ne benzin tüketimleri ne bagaji hiçbir şeyi.

T-roc kesinlikle değil.
www.carwow.co.uk

Ona para verecegime corolla hybrid alırım, bagaji da diz mesafesi de içi de daha iyi.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
Kadjar bakın
0
mg3929
(06.10.21)
Yerden yüksek para tanımı doğru galiba zaten orada sorun yok.

Bu araçları tl ve yüksek vergiler bu fiyatlara getirdi, t-rocu çok araştırmadım ama gerçekte kar marjları da çok yüksek olmuyor genelde türkiye'de ben opel ve renault karşılaştırması yaptığımda vergisiz fiyatlar olarak, 260 bin liralık bir aracın vergisiz fiyatı 4-5 bin euro daha ucuz.

Bütçe meselesi tabi citroen ve peugeot da bakın derim.
0
atom karincanin torunu
(07.10.21)
(8)

Vize başvurularında uzun multiple almanın bir bug'ı var mı?

denizmaniaherif
Ben şimdi ocak 2022 için vize almayı düşünüyorum.. atıyorum buna bir de haziranda da uçuş ve booking eklesem ama gitmeyecek olsam yani rez. yapsam bunu düşünerek 6 ay verirler mi ? yoksa ben zaten 10 tane avrupa ülkesine girdim çıktım pasaportumda da hepsi gözüküyor. bu alışımda daha yüksek zaten ve
Ben şimdi ocak 2022 için vize almayı düşünüyorum.. atıyorum buna bir de haziranda da uçuş ve booking eklesem ama gitmeyecek olsam yani rez. yapsam bunu düşünerek 6 ay verirler mi ? yoksa ben zaten 10 tane avrupa ülkesine girdim çıktım pasaportumda da hepsi gözüküyor. bu alışımda daha yüksek zaten verirler diyip normal tatil süresi kadar mı bilgi versem ?

istiyorum ki 3 yıl çıksın. Neye göre veriyorlar bir bilsem :/ Bilen var mıdır uzun süreli vize alma yollarını ?

(kamu çalışanı-mühendis-üzerime de bişeyler var bankada da bişeyler var)
0
denizmaniaherif
(06.10.21)
bunun bir metodu yok maalesef
0
superb
(06.10.21)
Bir metodu yok. Turistik değil de şirketten ticari nedenli vize talep edersen uzun vize alman daha kolay oluyor.

Avrupanın neredeyse tamamına gitmişimdir. Yurtdışına çıkmadığım ay olmamasına ve son vizelerim 2'şer yıl olmasına rağmen, bir anda zorunluluktan aldığım vizemi sadece seyahat günü kadar verdiler.
0
yeninesiltupcu
(06.10.21)
Ben de bilmiyorum nasıl oluyor. Annemler her yil geliyor, her seferinde o süre için veriyorlar. Vallaha bir kere uzun verseler de rahat rahat gelseler diyorum ama yok :/
0
logisticsmanager
(06.10.21)
çok geçerli bir sebebin yoksa adım adım artar. önce seyahat süren kadar sonra bir-iki tane 3 aylık, bir iki tane 6ay-1 sene sonra 3 sene diye gider. genelde ilk seyehat harici hep 3 ay veriyorlar.
0
orpheus
(06.10.21)
Fransa’ya daha önce giriş çıkışın varsa, oradan başvur. Büyük ihtimal uzun alırsın.
0
fever
(06.10.21)
en son aldığım 2 yıllık multiple. ama tabi iş için alınmış ve aynı ülke için alınmış 5. vizem. 15 gün - 3 ay - 6 ay - 1 yıl -2 yıl şeklinde gitti. hepsi ticari vizelerin.
0
delidir yakalayin
(06.10.21)
ilk pasaportumla ispanyaya alıp oraya gitmeden polonyaya gitmiştim ( evet havalimanında 1 saat falan bekledi herkes benim yüzümden ama girdik )

Sonra İtalyadan aldım Romaya girip sonra Franca Nice gidip sonra Amsterdama gidip geri döndüm.

Sonra Sırbistan Arnavutluk Kosova Makedonya var. Bunların hepsi 2. pasaportuma işli durumda.

Antalyada yaşadığım için buradan İdata ile başvurmak istiyorum diğerleri hem pahalı hem online randevu vermiyorlar vs..

Şimdi de Almanya için idatadan başvuracağım. Neler yaptığımı ne kadar vereceklerini açıkladıklarında buraya da yazarım.

Sizce ne olur bu işin sonu :)
0
🌸denizmaniaherif
(07.10.21)
Valla benim duyduğum kadarı ile şuan pandemi sürecinde uzun vize verme durumları oldukça azaltılmış. O nedenle bol şanslar.
0
yeninesiltupcu
(07.10.21)
(6)

Prag'da yaşanlara: Maaşlar / Yaşam

kakoy
Selamlar,Belki çok basit olabilecek ancak internette çok farklı bilgilerin kafamı karıştırdığı bir takım sorular var. Prag'da veya Çekya'da yaşayan arkadaşlar yardım edebilirse çok mutlu olurum.1-) Prag'da bir uçak mühendisi (veya mühendis) ortalama ne kadar kazanır (senior)?2-) Prag'ta ev için ;htt
Selamlar,

Belki çok basit olabilecek ancak internette çok farklı bilgilerin kafamı karıştırdığı bir takım sorular var. Prag'da veya Çekya'da yaşayan arkadaşlar yardım edebilirse çok mutlu olurum.

1-) Prag'da bir uçak mühendisi (veya mühendis) ortalama ne kadar kazanır (senior)?

2-) Prag'ta ev için ;

www.sreality.cz
www.bezrealitky.cz

sitelerine bakıyorum. Burada yazan kiralar / evler gerçeği yansıtır mı? Bakabileceğim başka güvenilir site yazabilir misiniz?

3-) Yerel halk ingilizce veya rusça biliyor mu? (markete gidip bu dilleri konuşursam problem yaşar mıyım? çekçe must mı bi noktadan sonra?).

İlk 2 soru benim için çok önemli şu noktada. Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.

Selamlar,
kakoy
0
kakoy
(06.10.21)
Prag'a tatile gittiğimde Rusça bilen anca yaslilardi :/ 80lerde kalmis o Rusça olayi, gençler ve orta yaslilar bilmiyordu. İngilizce de bir nordik ülkeleri kadar değil gene. Bence kesinlikle Çekçe lazım olur bir noktada.
Bu arada reddit Czech republic ya da prague subredditlerine de sorabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
Teşekkürler, reddit üzerinden oldukça bilgi aldım ancak ilk sorumu çok karşılayacak bir cevap bulamadım.
0
🌸kakoy
(06.10.21)
@kakoy; redditte sordunuz ve bu soruya cevap mi olmadi yoksa önceden yazilanlari mi okudunuz? Ikincisiyse bence soruyu direkt sorun.

Bir diğer önerimse orada yaşayan Türkleri linkedin üzerinden bulup onlara sormaniz.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
İlk sorunuza tam vir cevabim yok malesef sektor farki ve freelance calistigim icin ama genellikle maaslarin dusuk oldugunu soyleyebilirim.

Baktiginiz siteler dogru. Sreality genelde emlakcilarin kullandigi bir sitedir bez ise sahibinden olur genelde. Prag’da evler eski ve pahalidir. Eger merkezde, expatlarin yasadigi yerlerde oturayim derseniz ortalama 1000 euro gibi bir fiyat cikar. Ev sahipleri genelde kurnaz ve cikarcidir bu konuda cok fazla sikayet var, o yuzden dikkat etmek gerekir. Expatlarin yogun oldugu bolgeler jiriho (jzp) ve vinohradydir. Merkeze yakindir ulasimi cok iyidir. jirihonun da cok kotu guvensiz yerleri vardir. Daha disari ciktikca kiralar azalir.

Cekce bir noktadan sonra gunluk yasamda ihtiyac oluyor ama ogrenirsiniz. Rusca biliyorsaniz daha kolay ogrenirsiniz.

Facebookta cekyadaki turkler grubu var, bakabilirsiniz.

Bunlarin disinda prag guzeldir ama ucuz degildir. Kışı sert gecer.
0
65 derece
(06.10.21)
@logisticsmanager teşekkürler. Çok mantıklı.

@65 derece çok teşekkürler
blog.foreigners.cz

Buradan anladığım ve sizin söylediğiniz vinohrad (prag-2?) ve jiriho (prag-3?) (eski tarihli ama çok önemli değil) yaşanılacak güzel yerler (bütçe uygunluğu bir kenara) peki asla hangi semtten uzak durmalıyım ev bakarken(numara bilgisi yeterli)?

Son olarak prag nehirden dolayı ikiye ayrılmış kabul ediliyor mu sağ sol (avrupa anadolu gibi) şeklinde? Evetse hangi taraf tercih edilmeli sizce? (Olurda daha ucuz evlere yönelirsem diye soruyorum) Çok teşekkürler şimdiden.
0
🌸kakoy
(06.10.21)
1) Junior maaşlar koruna bazında brüt 40-45K, haliyle çok daha fazlası olacaktır.
baktığınız kira siteleri de evet acı ama bir gerçek. Facebook üzerinden bakabilirsiniz, çok fazla aktif gruplar var ve emlakçı olmadan ev bulma ihtimali daha yüksek.

2)Çekçe 'den çok Rusça duyarsınız Prag sokaklarında, o kadar çoklar. ama gramer yapısı çok farklı olmadığı için buraya gelen bir Rus ortalama 6 ayda akıcı çekçe konuşabiliyor
Pragdan çıkarsanız Çekçe 'must' durumuna gelir, ek bilgi olsun
0
kahramanikarus
(26.10.21)
(10)

Canon lens; sıfır mi ikinci el mi?

logisticsmanager
SelamlarŞimdi malum tedarik zinciri yüzünden lens fiyatlari kafayı yedi.Esim yemek bloguna sahip ve fotograf çekimi icin en güzel lens buymus;Canon EF 100mm f2.8 L Macro IS USMBen bayadir fiyatlara bakiyorum ama düşmüyor yani. En düşük iste 950 euro.Şimdi ikinci ellere bakmaya basladim.Bir adet Alma
Selamlar
Şimdi malum tedarik zinciri yüzünden lens fiyatlari kafayı yedi.
Esim yemek bloguna sahip ve fotograf çekimi icin en güzel lens buymus;
Canon EF 100mm f2.8 L Macro IS USM

Ben bayadir fiyatlara bakiyorum ama düşmüyor yani. En düşük iste 950 euro.
Şimdi ikinci ellere bakmaya basladim.
Bir adet Almanya'da buldum, kutusuz satiyor ama 1 yil "limited" garanti demis, ne demekse. 600 euro kutusuz hali.
Bir de simdi benim eve 1 saat mesafede buldum. 650 euro, kutulu, satin alma faturali. Gelip test edip satin alin diyor.

Kısacası sıfırı ile ikinci eli arasinda 300 euro oynuyor.
Ne yapsam? Ikinci eli (ya bu Almanya'dan olan ya da bana yakin olan, gidip bakabilecegimiz) daha mi mantikli? Ya da fiyat düşmesini, en azından black friday falan mi beklesek? Ama onda da sanmıyorum nedense :/ düşse düşse 50 euro daha düşsün.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
çok düşeceğini sanmam.

İyi kullanıldıysa, camda çatlak veya mantar/nem vs. yoksa, autofocus ve lensin üzerindeki odak halkası vb. şeyler düzgün çalışıyorsa ikinci el alınabilir bence. Türkiye'de ben satan kişinin profiline bakarım yani mesela ben her şeyimi manfrotto çantada bölmeler içinde tutuyorum, iyi lensleri kılıfla vs. böyle dikkat eden biri gibi görünüyorsa alınır. İlanda bile rasgele bir yere koymuş çok tozlu garip ortamlarda kullanılmış gibi duruyorsa çekinebilirdim.

o limited garanti veren ikinci el dükkanı falandır herhalde. Diğeri lensi kullanan gerçek insan tahminen.
0
nhk ni youkosu
(06.10.21)
Lenste çizik yoksa, içine toz kaçmamışsa, netlik halkası otomatikte ve manuelde takılmadan hareket ediyorsa, diyafram yaprakları sorunsuz hareket ediyor gibi gözüküyorsa alınır. Denemeden almam ben olsam.

Kendi kameranızla gidin, yukarıda saydıklarıma dikkat edin, içinize sinerse alın.
0
kobuzchu kiz
(06.10.21)
Yani bazi ikinci el dükkanlar var, misal 780 euro ama sallıyorum 30 ay garanti demiş. Tabi şöyle birşey var ki eşim sadece evde kullandığı için neden garanti ihtiyaç olsun bilemiyorum çok.

Peki sizce sıfırı 950 civarı olan bir ürün için ikinci el (dediğine göre çok az kullanim. Fotolar güzel gözüküyor. Kutusu da var. Zaten 3-4 tane daha Canon ürün satiyor. Tahminim fotoğrafa başlayıp bırakan biri) 650 euro uygun mudur? Bundan 3 sene önce sıfırı bu fiyatmis vay yalan dünya :/
0
🌸logisticsmanager
(06.10.21)
Alınır ama görerek alınır.
Sadece evde kullanacaksanız ve profesyonel değilseniz neden prime lens alıyorsunuz ki? Daha uygun fiyata farklı lensler alabilirsiniz…
0
her giriste sifresini unutan adam
(06.10.21)
@her giriste; esim yemek blogu yapiyor, is olarak yani. Su an gelir getirmese de aylık bir 10bin tiklamaya ulasti. Elinde uzaktan foto çekmek icin lens var ama yakin cekemiyor.
Şu an bizde;
-eos 6d mark II
-ef 50mm 1.4 usm lens
-manfrotto 290 tripod var.

Bu lens de herkesin yazdığı lens. Bütün yemek bloglari vs bunu öneriyor.
0
🌸logisticsmanager
(06.10.21)
Yemek fotoğrafları için makro lens daha mantıklı, fikir doğru. fakat 100mm lens açı itibariyle biraz dar olacak, bazı kadrajları uzaktan çekmeniz gerekecek. gerçi Canon'un daha geniş açılı bir makrosu yok bildiğim kadarıyla, varsa da çiçek böcek çekilen 2.5x büyütme oranına sahip modeller vardır, o da L serisinden değildir tahminim. 100mm 2.8L iyidir.

lens ikinci el alınır mı konusuna gelince, lens asıl sıfır alınmaz. gerçekten ikinci elinden ucuza alabildiğim 2 lens dışında bugüne kadar hiç sıfır lens almadım. belki 15-20 farklı lens almışımdır, o ikisi dışında hepsi ikinci eldi. fotoğrafa heves edip lens alan ama kullanmadan satan çok kişi oluyor. bir kere kronik sorunlu bazı marka modeller dışında lenste garantilik bir işiniz çok çok nadir olur, o yüzden lens alırken en ideal fırsatlar yurt dışından alınmış, garantisiz ama hiç kullanılmamış veya içerden proje vs bazlı alınmış ama birkaç defa kullanılmış lensler oluyor. ön ve arka optikleri inceleyin ama sadece karşıdan bakarak değil, ışık yansımalarına tutup açılı da bakarak inceleyin, mikronluk çizikler varsa açılı bakarken fark edilir. iç elementleri inceleyin, toz tanesi vs var mı bakın. diyafram f11-f16 gibi değerlerdeyken diyafram bıçaklarına bakın yağlanma olmasın. fokus halkasını kontrol edin, akıcı dönüyor mu, atlama yapıyor mu diye. bir de yine en kısık diyafram değerlerine (f16 gibi) alıp mavi gökyüzünün fotoğrafını çekin. optiklerde leke falan varsa kısık diyaframda düz planda fark edilir. bu incelemeleri sorunsuz atlattıysa, kozmetik olarak da iyi görünüyorsa bunu almak yerine sıfır alırsanız fazladan 3000-4000 TL'nizi çöpe atarsınız.
0
phoarbix
(06.10.21)
tamron yada sigma gibi kaliteli yan sanayilere de bakmani oneririm, fiyat cok fark edebiliyor. ikinci el lens gayet alinabilir birsey, pazarlik et mutlaka.
0
cooperr
(06.10.21)
@cooperr; hanimin kafayi o konuda zorlayamam. Bütün bloglar bunu kullanıyor kimseden tamron/sigma duymadi haliyle zor.

@phoarbix; peki sizce bir 50-60 euro fazla verip garanti içeren/en azından sıkıntıda geri iade edebilecegimiz birşey olmasi mantikli mi olur? Ebayde buldugum; 1 sene garanti ve 30 gün içinde iade diyor. Tek farki orjinal kutusu yok, hiçbir problemi yok sadece lens takilma yerinde takilip cikarmaktan cizikler var diyor. Yakinimdaki 50 euro daha pahalı, garanti/iade yok. Cok az kullanildi diyor ama esim oraya gidip denerken sorunu fark edemezsem falan diye endise ediyor. Bir magaza falan olsa neyse :/
0
🌸logisticsmanager
(06.10.21)
50 euroyu iade edilebilir opsiyon için vermek mantıklı olabilir. kutusu olması şart değil, maksat lens temiz olsun. bayonet kısmında çizikler olabilir onlar önemsiz, görüntüye etkisi yok, kozmetik kusur bile sayılmaz çünkü o kısımları görmeyeceksiniz bile.

ikisi de ikinci el olan üründeki 50-60 euroluk farklar kabul edilebilir. zaten ikinci el alarak 350 euro civarı kar ediyorsunuz, önemli olan da o kısmı. zaten temiz, sorunsuz, garantili üründe ideal oran sıfırının 2/3’üdür, bunun üstü riskine ve nakit ödemeye değmeyecek seviyeye girmeye başlar. bence alabilirsiniz.
0
phoarbix
(06.10.21)
Ebay'den aldim, 600 euroya. Satan kisi kendi tamir edip satiyormus, bütün ilanları kamera/lens, bir de 4 bin tane yorumu var. 1 sene birşey olursa nakliyeyi onun ödediği ve tamirini kendi yaptığı bir garanti veriyor.
0
🌸logisticsmanager
(06.10.21)
(11)

Aynı yerde uzun yıllar çalışmak mı arada iş değiştirmek mi?

meraklitursucu
Siz hangisini tercih ediyorsunuz?
Siz hangisini tercih ediyorsunuz?
0
meraklitursucu
(06.10.21)
3 yılda bir değiştirmek iyidir belli bir yaşa kadar
0
nahtoderfahrung
(06.10.21)
hayatının işini bulmadıysan ve iş değişimi sonrasında da mevcut şartlarını az çok koruyabiliyorsan; değişim iyidir.

sevdiğin güzel bi işin varsa pek bi manası olmayabilir.

ama "işi değiştirsem mi" diye düşünüyorsan da, değişim zamanı yavaştan gelmiştir.
0
barankovan
(06.10.21)
maaş artırmak için değiştirmek iyi (bulabiliyorsan),
konfor alanını korumak rahatını bozmamak için uzun süre çalışmak iyi (kötü/sevilmeyen işten bile kolay kolay ayrılamıyor insanlar)
0
nhk ni youkosu
(06.10.21)
Türkiye'deyken hep 3 senede bir değiştirme diyordum ki aslında etrafimda başarılı olan çoğu kişi bunu yaptı. Arada malesef saçma firmaya düşenler de oldu.

Ama ben şimdi Avrupa'da bundan pek emin değilim. Çünkü arkadaki maaş oynaması Türkiye kadar değil. Bugün 2bin alirken aynı şehirde başka firmadan 2500 alman zor ya da imkansiz genelde (çalışılan alana göre belki değişir bilmiyorum. Ama is ilanlarinda maaşları görüyorum ve su an çalıştığım yerden iyi firmalar denk gelse de ayrilmama değecek maaşı verecek su an yok)

Bir de firmaya ve müdürlerine göre değişir. Ben bunu burada anladim. Müdürlerim baya iyi insanlar, çok rahatca gidip konusabiliyorum, goygoy yapılabiliyor, kariyer konusunda hep yardimcilar. Hatta herşey düzgün giderse üst yönetime ilk müdürümün emekliliği sonrasi benim gecmemi istediklerini vs bile söylemişler. Simdi tabiki daha 2-3 yil var ama anlatmak istediğim firmanin senin için birşeyler düşünmesi vs önemli. Misal gelişim plani olarak beni başka firmalarin da katıldığı yöneticilik kurslarina yollamak istediler hem network vs yaparim diye.
Şirket olarak da çok mobil ve sürekli degisen/gelisen bir şirket. Her sene bir proje, bir degisiklik, yeni satin alinan firma var. Haliyle 5 sene sonra apayri bir sehir/ulke/ürün grubunda olma ihtimali oluyor.

Kısacası bazen doğru firma denk gelince uzun yillar çalışmak mantıksız gelmiyor. Ama Türkiye'de doğru firmayi bulmak biraz daha zor o yüzden ben 3 yilda bir değiştirmeyi doğru buluyorum.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
comfort zone'dan çıkıp arada iş değiştirebilenlere selam olsun. ben hep kovuluyorum malesef.
0
chillbabe
(06.10.21)
Yurtdisi yurtici farketmez, 3-4 senede bir ziplamak lazim. ilk 15 sene boyle gitmek gayet normal. Bu isverenlerin bile hosuna gidiyor cunku farkli bakis acilarini gormus oluyorsun ve 3-4 sene tutunabilmek ise yarar bir adam oldugunu gosteriyor. Sirketler ayni yerde 10-15 sene cakilip kalmis adami pek sevmezler.

Senin icin baska bir avantajda maasin kesinlikle daha hizli yukselmesi. Ben ilk 15 seneyi 2 kere ziplayarak bitirmek uzereyim, eger 4 kere ziplasaydim maasim su anda rahat %25 daha fazla olurdu.
0
cooperr
(06.10.21)
Bir ek daha söylemek istiyorum; cooperr dediği aksine benim çalıştığım firma ziplayan insanlari yukseltmiyor ya da müdür almıyor. Genel profili iceriden yetistirmek üstüne bu sebepten lider geliştirme programi var 3 yil süren. Bazi firmalar öyle disaridan gelen, sürekli is değiştiren adamin da hastasi değil yani. Su an çevremde ve üst yönetimde önceden bu firmada çalışmis ve tekrar geri dönmüşler dışında ilk defa gelip müdür falan olan adam sayısı cok çok az.
Zaten Avrupa'da, amerika ve Türkiye'ye oranla maas ziplamalari cok az. Zaten bu sebepten gelir dagilimi Avrupa'da daha iyi.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
Turk firmalari kalici adam sevmez zaten.
Sen kalmaya calisirsan %10 alti zam yaparak gitmeni saglarlar.

Ik kendisi bile yerinde kalamiyor 2 sene sonra kaciyor.
0
divit
(06.10.21)
@logisticsmanager

iste firmalar oyley"mi$" gibi yapiyor ama teori ile pratik birbirini tutmuyor. Sana deger veriyormus, seni yukseltecekmis gibi yapar, tak bir bakmissin onune disardan getirdigi birini koymus, ya da kovulmussun.

Diyelim ki sen firmaya sen 1 milyon dolar kazandiriyorsun ve uzundur ordasin, yukselmek uzeresin. Senin gececegin pozisyona disardan biri basvuruyor, CV saglam, portfoyu 5 milyonluk, gecmisinde duzenli olarak 3-4 senede bir ziplamis. Firmalar cogunlukla ulan bu 3-4 sene sonra buradan da ayrilir diye dusunmuyor. Bunu kapalim sonrasina bakariz, adami tutmaya calisiriz kafasindalar. Tak diye onune geciriverir sonra da adami koltuga yapistirmak icin bonus verir, hisse verir, vs.

Hersey paraya odakli yaw, herkes isin sonunda ay sonunda kazandigina bakar. Benim son 12-13 senede gordugum loyalty falan isleri buyuk bir yalan, gozumun onunde defalarca 15-20 senelik calisanlar bir anda toz oldu gitti.

Sirketler parayi sonradan bulup ilk is olarak hanimi degistirenlere benziyor. Lan dur kicina bir don al once haha:)
0
cooperr
(06.10.21)
Su anda piyasadaki ana sorunlardan biri isyerlerinin buyuk cogunlugunda oldugun yerde kalarak yukselemiyor + iyi zam alamiyorsun. Eminim bu kuralin gecerli olmadigi yerler vardir ama beyaz yaka dunyasinda durum az cok boyle. (Avrupa bu konuda bir tik daha iyi, Amerikada da durum TRye benzer)

3 sene degisim icin ideal bir aralik, 2 seneden once bir yerden cikarsan kotu gozukebiliyor CVde.

Vaktinde unlu telekom sirketlerinden birinde 2 arkadasim baslamisti, A kisisi isten ise ziplarken B kisisi ayni firmada kaldi. Sonucta A kisisi B kisisinin muduru olarak ilk firmaya dondu. Baya rezalet cikmisti, B o gazla istifasini verdi, cikista da ik ve sirket yonetimine baya dayayip dosemisti mailinde.

Su videoyu izlemeni oneririm. Detayli aciklama burada var:

www.youtube.com
0
cleric
(06.10.21)
@cooperr; ben kendi çalıştığım firmadan örnek verdim. Ne genel firmalar is değiştiren adam arar diyorum ne de iş değiştiren adam sevmezler diyorum. Bu sebepten genellemelere karşıyım, herkes kendi iş hayatında gördükleri üzerinden konusuyor sonuçta. Benim iş hayatımda gördüğüm teori pratiği tutuyor.
0
logisticsmanager
(06.10.21)
(12)

araç alma hakkında

my leave requests
merhabalar, 200 bine kadar bir araba bakıyorum ikinci el. daha önce hiç taşıt kredisi kullanmadım. henüz araç da beğenmiş bulmuş değilim. sıralama nasıl olmalı önce bankaya gidip limit mi sorgulatmam gerekir yoksa arabayı beğenip ondan sonra mı bankaya gitmek gerekir?bir de bonus soru: siz olsanız 9
merhabalar, 200 bine kadar bir araba bakıyorum ikinci el. daha önce hiç taşıt kredisi kullanmadım. henüz araç da beğenmiş bulmuş değilim. sıralama nasıl olmalı önce bankaya gidip limit mi sorgulatmam gerekir yoksa arabayı beğenip ondan sonra mı bankaya gitmek gerekir?

bir de bonus soru: siz olsanız 97 model grand cherokee mi yoksa daha 5-6 yaşlarında bir araç mı alırdınız? neden?
0
my leave requests
(05.10.21)
2. el araçta taşıt kredisi olmaz. ihtiyaç kredisi olur. taşıt kredisi bayiden alacağın yeni arabada olur sadece. sıfır araç için önce bayiye gidip oradan baktırabilirsin onay gelip gelmediğine. ama 2. el için önce bankaya gidip ihtiyaç kredisi almalısın.

dönem dönem bankaların 2. el araç kredisi adı altında ihtiyaç kredisi kampanyaları da olabiliyor.
0
reanarchy
(05.10.21)
Ek bilgi: Artık ihtiyaç kredileri maksimum 24 ay.
0
hayaletimsi
(05.10.21)
enuygun, hangikredi gibi sitelerde 2.el taşıt kredisi diye gösteriyor ama bankaya gidince ihtiyaç kredisi mi veriyorlar bilmiyorum. Ben de kredi ile normalde alacağımdan daha üst bir şey almayı planlıyorum.

bu arada:
"Bireysel amaçlı kredinizin araç bedeli 120.000 TL ve altında olan araçlar için azami vade 48 ay, 120.000,01 TL – 300.000 TL aralığında olan araçlar için azami vade 36 ay, 300.000,01 TL – 750.000 TL aralığında olan araçlar için azami vade 24 ay ve 750.000 TL üzeri olan araçlar için ise azami vade 12 aydır."

edit: garanti bankası hesaplama kısmında "ikinci el araç" da seçtiriyor.
0
nhk ni youkosu
(05.10.21)
2. el aracta tasit kredisi olur, once almak istedigin arabaya karar ver sonra araci bulunca ruhsatin fotografiyla bankaya gideceksin banka kredini onayladiginda satisi yapiyorsun kredi cektigin tutar saticinin hesabina yatiyor kalani sen oduyorsun.
0
tahtakafa
(05.10.21)
5-6 yaşını geçmiş arabayı kolay kolay almayın. Hadi amx 7-8 olsun.

97 cheeroke mi ? Aman allah korusun ustam sil onu aklından unut onu.
0
garavel
(05.10.21)
97 cherokee alırsan benzin ve tamir masrafı için de 1 araba parası kredi çekmen gerekebilir.
0
mg3929
(05.10.21)
Belirli bir yaşa kadar 2. el araca kredi çıkıyor +1

Bankacınıza başvurursan kredi notundan ne kadara kadar kredi çıkabileceğini görür, o limite göre bir araç ararsınız siz de.

Aracı bulup şifahen anlaştıktan sonra aracın ruhsat fotokopisi ile bankaya başvurur krediyi onaylatırsın.

Satış yapılırken bankadan aldığın evrakları notere vereceksin, araca rehin konulacak.

Noterden sonra kredi harici peşin parayı adama nakit verirsin, kredi tutarı için de şubeye gidersiniz ya adama nakit verirler ya da isterse hesabına aktarırlar.

97 cherokee alacaksan iki tane al, biri tamirdeyken diğerine binersin :)
0
John Bloor
(05.10.21)
Bankalar 5 yaşında araca kadar taşıt kredisi veriyor. (Garanti ve albaraka 7-8 yıla kadar olabilir demişti)

Önce tabi ki bankaya gidip kredi talebinde bulunacaksın. Onaylanırsa banka bu parayı senin için tutuyor olacak. Satış işleminden sonra bakaya gideceksiniz, parayı alıcıya aktaracalar.

25 yıllık bir araç almak, üstelik Avrupa'da hurda olacak bir aracı almak riskli. Üreten adam bine belki. Bu kadar gider dememiş, buna göre üretmemistir. Bu yüzden bir sürü sorunu vardır, bir bu kadar daha çıkaracaktır.
0
baal
(05.10.21)
Eğer tamir islerinde cok iyiyseniz, aracin parcalarini falan kendiniz degistirecekseniz eski araba neden olmasin.
Ama diğer türlü eski araba büyük risk.
Bu soruları soruyorsaniz zaten bunlari yaptığınızı sanmayarak max 5-6 derim.
0
logisticsmanager
(05.10.21)
2. taşıt kredisi kullanabilirsiniz, aracın yaşı önemli olacak ve kullanacağınız kredi limiti 0'a göre biraz farklı olacaktır, bunları araştırırsınız zaten.

hemen tepki gelmiş ama sorduğunuz aracı alıp almamak tamamen zevk meselesi. ekonomik olarak kaygınız yoksa ve bu arabayı kullanmak hoşunuza gidecekse alınabilir bir araba. aldığınız gibi eski sahibi çok iyi bakmamışsa ki baksa bile bu konu tartışılır, muhtemelen 10-15 bin lira harcama yapmanız gerekecek. onun dışında 5200 motor ve benzinli/lpgli bir araçtan söz ediyoruz. muhtemelen motor birkaç kez revize görmüştür. yakıt konusunda 100 km'de 25-30 litre civarı lpg yakmak sizi ekonomik olarak yormazsa tabii ki bu araba alınabilir.

şahsi fikrim ise; bu arabanın masraflarını karşılayabilecek kadar zengin olmadığım için galerinin kapısında görsem karşı kaldırıma geçer bir daha o sokaktan geçmezdim. ayrıca sadece işe gidip gelmek için bile kullansam yakacağım yakıt yüzünden istifa edip kara geçerdim.

yerden yüksek ve güçlü araba seviyorsanız hyundai ix35'lere bakın. 1.6 benzinlileri 2.0 dizelinden daha fazla yaktığı için 2.0 dizelleri önerebilirim.
0
golgi aygıtı
(05.10.21)
2. el için kredi veren bankalar da var.
İhtiyaç kredisi kullandıranlar da var.

İkisinin avantajı dezavantajı var. Mesela taşıt kredisinde bildiğim kadarıyla vade daha uzun. İhtiyaçta daha az. Ama taşıt kredisinde aracı buluyorsun, başvuru sırasında ruhsata bakıyorlar ona göre ne oranda ne faizle kredi alabileceğin belli oluyor.

İhtiyaç kredisinde para elinde oluyor, istediğin aracı gidip aracı alabiliyorsun. Ben ihtiyaçla almıştım mesela rahattı.

tabii faizler vadeler vs de önemli

Araç konusunda konu tamamen tercihle alakalı. Aracın model yaşı yükseldikçe sorun çıkarma ihtimali artacaktır.

ama 97 cherokee ile 5-6 yaşında binek bi otomobili kıyaslamak doğru değil. Biri tamamen keyif için alınacak bir araç. Diğeri ihtiyaçtan. Yani bir cherokee tüm sorun çıkarma ihtimaline rağmen uğraşmak isteyen, arabasıyla sürekli oynayacak orasını burasını söküp takacak bir kullanıcı için gayet alınası bir araç olabilir. Ama normal kullanıcı için eziyete dönüşür.
0
anten
(05.10.21)
200 bine 2020, 2021 o km İ20 falan bulursunuz. 99 model araba almayın.
0
neymis
(05.10.21)
(9)

Kış lastiği önerisi

logisticsmanager
Lastik alacağım, Fransa'da dağlarla çevrili bir sehirdeyim. Sehirde gecen sene 19 gün kar yağmış. Ki bir ara baya kötü durumda kaldık.Şimdi kopek de var, kesin bir yerlere gideriz yani ki o zaman kış lastiği zorunlu (şehir içinde zorunlu değil).195/55 r16 87v/h alacağım.Gördüklerim;Bridgestone blizz
Lastik alacağım, Fransa'da dağlarla çevrili bir sehirdeyim. Sehirde gecen sene 19 gün kar yağmış. Ki bir ara baya kötü durumda kaldık.
Şimdi kopek de var, kesin bir yerlere gideriz yani ki o zaman kış lastiği zorunlu (şehir içinde zorunlu değil).

195/55 r16 87v/h alacağım.

Gördüklerim;
Bridgestone blizzak lm005 420euro
Continental winter contact ts 860 423 euro
Goodyear ultragrip 9+. 370 euro

Tavsiyeniz?
0
logisticsmanager
(04.10.21)
Continental TS 860 kullandım. Çok başarılı bir lastik.
0
pispinti
(04.10.21)
kış lastiğinde nokian en iyisi bence.
0
KUCO
(04.10.21)
@kuco açıkçası okuduğum incelemelerde daha nokian tavsiye eden görmedim. Hangi modeli? Çünkü bir sürü modeli var her markanin.
0
🌸logisticsmanager
(04.10.21)
tyrereviews'in web sitesinde bir sürü kullanıcı deneyimini paylaşabiliyor. aynı ölçüleri, hatta belki kullandığınız aracın aynısını kullananların lastikler hakkındaki yorumunu okuyabilirsiniz.
www.tyrereviews.com
0
gkhncnzdgn
(04.10.21)
@tyrereviews'dan geliyorum zaten. Oraya bakilirsa ts 860 alip gecerim :)
0
🌸logisticsmanager
(04.10.21)
www.lastikcim.com.tr

Bridgestone'un yağmur ve yakıt değerleri çok daha iyi.
0
do you remember me
(04.10.21)
Diğer tüm lastiklerden iyi olan tek bir lastik yok zaten. Conti, Michelin, Bridgestone, Goodyear, Pirelli gibi markaların çok satan kışlık lastiklerinin hepsi memnun eder. Nokian'ın iyi olduğunu ben de duymuştum ama en iyisi olarak değil. Fiyatına göre iyi lastik diye duydum. Ben Continental'i öneriyorum. Spesifik bir model önermeyeceğim. Zaten modeller arasındaki fark biri daha ekonomik, biri daha sessiz vb. gibi minör değişiklikler. Siz hangi kategoride iyisini istiyorsanız ona göre seçim yapabilirsiniz. Benim için sessiz olması ekonomik olmasından daha önemli örneğin.

WinterContact TS 850-860-870. Bunlardan biri olabilir.
0
himmet dayi
(04.10.21)
En iyi kis lastigi nokian, bir set hakkapeliitta isini gorur.
Olmazsa michelin x-ice iyidir.
Blizzaklar da ise yarar.
0
cooperr
(04.10.21)
nokian
0
turbo sadık
(04.10.21)
(14)

Ölüm varken çabalamak ne kadar mantıklı?

ir mania
Dünyayı da fethetsen ölüyorsun. Buna rağmen insanlığın okul iş evlilik gibi plan disiplin gerektiren şeylerle ciddi ciddi uğraşması bi bana mı saçma geliyor. Önce ölümsüzlüğü hatta yaşlanmamayı bulsunlar sonra materyalizmi savunsunlar. Şu durumda dinler bilimden daha mantıklı geliyor.
Dünyayı da fethetsen ölüyorsun. Buna rağmen insanlığın okul iş evlilik gibi plan disiplin gerektiren şeylerle ciddi ciddi uğraşması bi bana mı saçma geliyor. Önce ölümsüzlüğü hatta yaşlanmamayı bulsunlar sonra materyalizmi savunsunlar. Şu durumda dinler bilimden daha mantıklı geliyor.
0
ir mania
(04.10.21)
var cunku olene kadar hayatimizi surdurmemiz gerekiyor o yuzden calismak zorundayiz
0
frantastik
(04.10.21)
Hepimiz Manisa tazanı'mı olalım ?
0
maksat muhabbet
(04.10.21)
kuş ölür sen uçuşu hatırla
0
pardus
(04.10.21)
"mutluluk yolun sonu değildir, yol mutluluktur"

bu sözden hareketle düşünmeyi deneyebilirsin.
0
debian
(04.10.21)
Ölümsüzlük ve yaşlanmamayı bulmak da bilime bağlı olduğuna göre kimse bir seylerle ciddi ciddi ugrasmadan oturursa nasıl olacak?
0
passive aggressive
(04.10.21)
İşte din, ölüm sonrasında da dünya yaptıklarımuzın karşılığı ilgili haber veriyor. Cennet ya da cehennem.
Ve tabi onlarında katları vardır.
Diğer taraftan "sırat köprüsü bu dünyada geçiliyor" diye buyurulur.
0
Erva
(04.10.21)
yaklaşık olarak bu konuyala alakalı olarak geçtiğimiz hafta şu kitabı okudum. etkileyici ve öğretici. işin dini tarafı değil de mikro ölçekte bir konuya bağlı olarak öleceğin halde neden yaşadığınla alakalı tespitleri içeriyor.

(bkz: insanın anlam arayışı)
(bkz: viktor e frankl)




----- spoiler -----
----- spoiler -----
----- spoiler -----
Nazi kamplarında ölümü bekleyen tutsakların hayata tutunması/vazgeçmesi üzerine bir kitap. yazarın(doktorun) kendi hikayesi ve sonrasında okuyucuya sunduğu çıkarımlarını görüyoruz kitapta.
----- spoiler -----
----- spoiler -----
----- spoiler -----
0
erty_ksk
(04.10.21)
Baya mantıklı, aşırı mantıklı.
0
beni sen öldürme
(04.10.21)
Bunların hiçbirini yapmasan ölmüş gibi oluyorsun, yaptığında da bir gün öleceğini 7/24 dusunmemenin bahanesi de oluyor. O yüzdendir herhalde.
0
encokbenisevinnolur
(04.10.21)
Yaşam varken ölümü düşünmek ne kadar mantıklı
0
Corpsebridee
(04.10.21)
emekli olduğunuzda bu sorunun cevabını daha iyi anlayacaksınız diye düşünüyorum.

sadece kendiniz için değil, çocuklarınız için de bir şeyler yapıyorsunuz. eğer çocuklarınız için bir şey yapmıyorsanız, neden çocuk yapıyorsunuz? onlara iyi bir gelecek vermek sizin göreviniz.
0
co2s2
(04.10.21)
Geçen bir şey gördüm; 30 yaşında biri üniversiteye girse 34 yaşında mezun oluyor. Aynı şekilde evde otursa da 34 yaşında oluyor, o zaman birşeyler yapmanin geç olması durumu yok.

Aynisi; oleceksiniz diye koltuk ustunde 40 sene de bekleyebilirsiniz. Kendi bileceginiz is. Ya da direkt intihar da edebilirsiniz.
Dinler neden bilimden mantıklı hala çözemedim tabi. Bugün 40 yaşında olmememizin sebebi bilim. Bundan 100 sene önce bugün gülüp gectigimiz hastaliklara millet geberip giderdi. Ne kadar güzel ki bilimle ugrasanlar var. Siz de eğer hayat anlamsiz olecegiz falan diyorsaniz ve hic materyalist bir düşünceniz yoksa gidip kendinizi derneklere, yardim vakiflarina adayip hayatinizi gecirebilirsiniz. Ama sırf oyunun sonunda ne olacagini biliyorum diye oyunu oynamayi birakmiyorum.
0
logisticsmanager
(04.10.21)
düsturun
"yarın ölecekmiş gibi öbür dünya için, hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için çalışman gerek"
olursa bazı şeyler mantığa biner.
0
etna
(04.10.21)
Dostum ben de senin gibi düşünüyorum. Orta yaşa yakının ve sanki hayatımda yaşamam gereken her şeyi yaşamışım gibi hissediyorum. Hayat sadece doğanın bize verdiği bir şans ve sonunda öleceksin. Sadri Alışık’ın bir repliği var; “madem herkes gidecek bir gün, bunca tantana ne diye?”. Bence de öyle. Ve bu ruh hali beni atalete sürüklüyor. Hayattan hiçbir zevk alamıyorum ve dediğim gibi bir gün her şey son bulacak. Neden uğraşayım ki diyorum. Kendimi fotosentez yapıyor gibi hissediyorum. Nereye kadar böyle gidecek ve bir gün hayat bir anlam kazanacak mı diye umut ediyordum. Artık o da yok. Bekliyoruz bir gün yaşlanıp ölmeyi. Öbür taraf falan da yok bende bir de. Hiçbir dine inanmam. Bu ara Nietzsche ve Schophenhauer falan okuyorum. Benim gibi düşünmüşler sanki geçmişte. Ne desem bilmiyorum. Bakalım ne olacak...
0
dakota
(05.10.21)
(4)

Ustume vpn atin

thesomberlain
Ucretli ucretsiz memnun oldugunuz servisler neler?
Ucretli ucretsiz memnun oldugunuz servisler neler?
0
thesomberlain
(03.10.21)
chrome için zenmate kullanıyorum vpn olarak, yetiyor.
0
jelly bear
(03.10.21)
opera'nın kendi gömülü vpn'i. Hem operanın kendisine ait olması daha güvenilir kılıyor. Vpn risktir. Sunucu bilgileri veri akışınızı çok rahat izleyebilir.
0
Dartagnan
(03.10.21)
Windscribe.
0
logisticsmanager
(03.10.21)
Windscribe +1
0
Bruce
(03.10.21)
(3)

İthalat, ihracat verileri

dissendium
Türkiye'nin ayrıntılı şekilde birçok ülkeyle ilgili ithalat, ihracat verilerini nereden bulabilirim? Gıda sektörü x milyon dolar gibi yazmasın da gıda sektörü deyip çikolata adına kadar yazsın istiyorum. Bu ilk sorum.İkinci sorum da şu. Bu ara marketten ne alsam üstünde Polonya üretimi olduğu yazıyo
Türkiye'nin ayrıntılı şekilde birçok ülkeyle ilgili ithalat, ihracat verilerini nereden bulabilirim? Gıda sektörü x milyon dolar gibi yazmasın da gıda sektörü deyip çikolata adına kadar yazsın istiyorum. Bu ilk sorum.

İkinci sorum da şu. Bu ara marketten ne alsam üstünde Polonya üretimi olduğu yazıyor. Colgate diş macunu, Pringles Polonya üretimi. Şampuan Romanya üretimi. Bunlar Türkiye'de üretimi olmayan ya da fabrika kurulup üretilemeyecek şeyler mi? Neden ithal ediliyor bu ürünler? Üretmek yerine ithal etmenin daha kazançlı olması mümkün mü? Bir de Polonya sanayisi bu kadar iyi bir ülke mi? Türkiye neden bu yatırımcıları çekemiyor?
0
dissendium
(03.10.21)
d0RuK
(03.10.21)
Çünkü tedarik zinciri bahsettiğiniz kadar kolay değil.
Misal pg lenor ürünlerini fransa, amiens'de üretiyor. Oradan bütün avrupa ve İngiltere'ye gidiyor.

Polonya sanayisi degil, ucuz iş gücü+avrupa birligi üyesi. Türkiye'ye kimse gelmez ama polonya'ya daha fazla gider. Ek olarak pg avrupa merkezi gibi birşey polonya. Bilmem kaç yüz kişilik tedarik zinciri merkezi var orada, bütün avrupa oradan yönetiliyor. Daha buna AB ülkesi ülkeden lojistik yapmanın anlatılamaz kolaylığı da geliyor.

Fabrika kurmak o kadar basit bir olay değil. Tedarik zinciri, oraya gelecek çalışan vs düşünmek lazım.

Türkiye'de üretimi vardır, türk firmaları üretir. Onlari almak sizin tercihiniz.

Global dünya böyle bir olay. Bu arada pringles Fransa'da Belçika üretimi.
0
logisticsmanager
(03.10.21)
birinci soru için çok daha (belki benzersiz) bir kaynak: atlas.cid.harvard.edu
0
1195
(03.10.21)
(6)

Başka bir ülkede yaşayanlar

tuborg yesili
Ne kadar sürede adapte oldunuz?Ne hissediyorsunuz kendi ülkenizden, anadilinizden uzakta olmakla ilgili? Önemli mi önemsiz mi bu durum sizin için?Benzer şekilde bulunduğunu ülkeye ne ölçüde aidiyet hissediyorsunuz?
Ne kadar sürede adapte oldunuz?
Ne hissediyorsunuz kendi ülkenizden, anadilinizden uzakta olmakla ilgili? Önemli mi önemsiz mi bu durum sizin için?
Benzer şekilde bulunduğunu ülkeye ne ölçüde aidiyet hissediyorsunuz?
0
tuborg yesili
(03.10.21)
Ne kadar sürede adapte oldunuz?
- 1 sene oldu geleli, ilk 7-8 ayi lockdown altindaydi zaten, adapteden ne anladigimiza gore degisir ama daha adapte olamadim. adapte derken 28sene yasadigim istanbulla karsilastiriyorum, 15-20 yillik arkadaslarimla duzenli gorusmeyle karsilastiriyorum. boyle bir durum yok tabi ki. olabilecegini de sanmiyorum pek. alisirim(hatta alistim) ama adapte olmak kolay degil gibi.

Ne hissediyorsunuz kendi ülkenizden, anadilinizden uzakta olmakla ilgili? Önemli mi önemsiz mi bu durum sizin için?
-anadilden uzak olmakla ilgili pek sikintim yok, ingilteredeyim burdaki anadili de anlayabiliyorum. iki hafta sonra ilk kez turkiye'ye gidicem gunleri sayiyorum :) ailem, arkadaslarim, ezbere bildigim sokaklar... 60 yasinda kendimi burda hayal edemiyorum.


Benzer şekilde bulunduğunu ülkeye ne ölçüde aidiyet hissediyorsunuz?
-aidiyet hissetmiyorum, hissedecegimi de dusunmuyorum. hissetmeye gerek oldugunu da sanmiyorum. su anda isim burda, hayatim burda, iyi bir firsat cikarsa bi 5 sene sonra baska bir ulkede de olabilirim.
0
fakyoras
(03.10.21)
Yeni dogmus bebek gibiydim. Hicbir sey bilmiyordum. Kurallara, kulture falan zamanla ogrenip alisiyorsun. Ama kulturel olarak adapte olmak istemiyorum. Yani cevremde adapte olanlara bakinca bana cok egreti geliyo.
Hicbir sekilde aidiyet hissetmiyorum ama saygisizlik gibi dusunme.
Turkce geyik muhabbeti yapmayi cok özlüyorum.
Tr'deyken yurtdisi videolari izlerdim, burada Turkiyedeki seyahat videolarini izliyorum.
0
Ley
(03.10.21)
daha önce 2 farklı ülkede yaşadığım için neredeyse hiç alışma sürecim olmadı. zaten bir avrupa ülkesinde yaşıyorum. asya veya afrika falan olsaydı belki biraz uzun olabilirdi.

ülkemden uzakta olmak ile istanbul dışındaki bir şehirde okumak arasında hiçbir fark yok bence. istediğim zaman türkiye'ye gelebiliyorum. bulunduğum ülkeye bir aidiyet hissetmiyorum. henüz iki yıldır buradayım. sanırım bunun olması için 5-10 yıl geçmesi gerekir ya da hiç olmayabilir de.

türkiye'ye dair bir özlem duymuyorum, ama bunun nedeni özlem duyulmayacak bir ülke olduğunu düşünüyor olmam değil. ülkemi seviyorum, orası benim evim. bu biraz yapı meselesi sanırım. aileme ve arkadaşlarıma özlem duyuyorum ama oturup fotoğraflarına bakıp yas tutmuyorum. hayat devam ediyor.
0
bohr atom modeli
(03.10.21)
Uçaktan indim ve buralı oldum.
0
howfaristhesky
(04.10.21)
1- karışık. Ben zaten Fransızla evliyim, önceden de gelmiştim. Haliyle daha kolay oldu. Ama ortalama 1-1.5 yıl diyebiliriz o da fransizca, evraklarla uğraşmak, genel iş dünyasını tanimak vs. Su an 4 yil sonunda sokakta komsularla falan muhabbet falan ediyorum.

2-onemsiz. Gecen ay iki hafta gittim, hava kirli, trafik kafaya sikmalik, genel insan profili kötü, insanlar mutsuz, herşey pahalı. Ailem senede bir ay geliyor, ben 2 hafta gidiyorum ideal işte. Onun dışında arkadaşlarla goygoyu ozlemisim, 4 gece sabaha kadar konuştuk heralde. Türkçe goygoyun tadi başka. Anadilimle ilgili tek umursadigim şey bu.

3-yuksek. Belki esimden geliyor belki de bulunduğum ülkenin bana verdiklerinden. Daha bir sorun yasamadim, belki tipimdendir (genel olarak insanlar türk olduğumu anlamaz, isimden de dolayı ispanyol saniyorlar). Bir de asimile olmak istedim haliyle aralarina karistim. Simdi yemek sonrasi yarim bardak sarap ile peynir salata baguette yapan bir asimileyim. Neyse en güzeli bu bence, geldiğim yerin kültürünü almaya çalışıyorum.
0
logisticsmanager
(04.10.21)
1 - Yurtdisinda gecirdigim zaman 2 sene once turkiye'de gecirdigim zamani gecti. Hala adapte olmadim, olasim da yok. Alistim sadece..

2 - Ne kadar iyi ogrenirsen ogren anadilin gibi olmuyor. 50 sene once yerlesip artik kitap yazma seviyesine gelen tanidiklarim var, adamin yazdiklarini okuyorum sosyal medyada falan, devamli bir kalip takip ederek yaziyor, duygu yok. Kufur mesela, yabanci dilde istedigin kadar kufret anadilinde ettigin kufurun yerini tutmuyor, ayni desarji saglamiyor. O yuzden anadilden uzakta olmak bence buyuk sikinti.

3- Hissettigim aidiyet sifira yakin.
0
cooperr
(04.10.21)
(6)

Is yerindeki zorlu kisilik

Mirabel
Fiziksel olarak is yerine gitmenizin cok zorunlu olmadigi bi iste calisiyorsunuz. Departmanda 3 kadinsiniz. Biri cocuklardan ve kocasindan kacmak icin daha cok geliyor. Kalan 2 bekar isleri cogunlukla evden yapiyoruz. Aslinda hukuki olarak gitmeniz gerekiyor ama isler evden halloldugu icin yonetim d
Fiziksel olarak is yerine gitmenizin cok zorunlu olmadigi bi iste calisiyorsunuz. Departmanda 3 kadinsiniz. Biri cocuklardan ve kocasindan kacmak icin daha cok geliyor. Kalan 2 bekar isleri cogunlukla evden yapiyoruz. Aslinda hukuki olarak gitmeniz gerekiyor ama isler evden halloldugu icin yonetim dahil kimse kimseye ilismiyor. Gercekten de hic bir isimizi aksatmiyoruz. Departman muduru aranizda anlasin yeter ki isler yurusun dedi. Yine de goze batmamak icin gidip gorunuyoruz tabii ki.

Bu evli kadin surekli is cikariyor yonetici falan olmadigi halde. Diyelim ariyor yarib ne yapiyorsun diyor. Soyluyorsunuz. Hemen "is yerine gel ordan yap su saatte birileri gorusmeye gelcek benim isim var cocuklari okuldan alcam" falan diyor. Randevuyu bana sormadan kendisi vermis o saate. Diyorum bana uymuyor "ama calisma saatleri zaten aslinda hepimizin burda olmasi lazim" diyor. Simdi hayir desem bu sefer gidecek sikayet edecek isler aksiyor evden calismayi kaldiralim diye. Sonucta bizden de randevu aliniyor ama kimseye kitlemiyoruz onu. Is yerine gidiyoruz zaten pasa pasa. Hic bir is aksamiyor kesinlikle.

Bana 1 hafta onceden dese ki soyle bi randevu aldim benim isim var sizin musaitliginiz nedir diye yine giderim. 1 gun oncesinden ya da o gunun sabahi ariyor tum planlarim, calisma duzenim alt ust oluyor. Aciliyeti yok biseyi yok. O randevusunu ertelemiyor baskasina kitliyor. Boyle soyleyince ama is saati diyor ve acayip manipulatif birisi gidip yoneticiye bi tek ben calisiyorum diye yansitir olayi. Kafasindan toplanti falan yaratiyor. Su konuyu konusalim diyor hatta disarda restoranda konusmak istiyor sirf evden kacmak ve yalniz kalmamak icin. Ama kendisini is icin yaptigina inandiriyor.

Sevdigim de birisi sirf o sevdigim huylarindan dolayi gidiyorum bazen ama artik sinirimi bozmaya basladi bu durum cunku sadece is hayatinda degil normal hayatta da boyle. Isim var diyorum ne isin var diyor. Su isim var diyorum onu sonra yap hafta sonu yap falan diyor.

Ben en sonunda onun bu davranislarina tepki gosterdim siddet uyguluyorsun artik falan dedim. Cok ayip ediyosun sana ne kadar destek verdigimi herkes bilir, sana deger veriyorum falan biseyler dedi. Sesini de yukseltti. Gercekten de seviyor beni ve destek verir her konuda ama bu davranislarindan rahatsiz oluyorum artik baya. Ve laftan anlamiyor kadin. Ne yapmak lazim?
0
Mirabel
(03.10.21)
Sen de aynını ona yap. Önümüzdeki hafta ofise gideceğin bi günü belirle. Sonra bir önceki gün son dakika golü at ona. Yarın yeğenime bakmam lazım, diş muayenesine gitmem lazım dişim çok ağrıyor gibi bahane olduğu belli olan bir şeyle, özellikle onun ofise gelemeyeceğini bildiğin bir gün sürpriz yap. Muhakkak bi bahane bulup gelemeyecektir. Sen "tamam öyleyse ben bu halimle gidiyorum ama bu yaptığın ayıp, sen benden isteyince ben gittim hep" gibi şeyler söyle. Bir daha da emrivaki ile beni çağırma madem falan dersin.
0
himmet dayi
(03.10.21)
"ama calisma saatleri zaten aslinda hepimizin burda olmasi lazim" diyor.

Bunu diyince "o zaman sen git, sen işyerinde ol" de bence. Sana ne yapacağını söyleyemez, zorlayamaz. Ne destek verdi bilmiyorum ama bu onun planlarına sorgusuz uyacağın anlamına gelmez. İşim var deyince ne işin var diyen insana saygı duymam.
0
black mamba
(03.10.21)
Valla tam olarak nasil tepki gosterdigini bilmiyorum ancak tepkin sadece 'siddet uyguluyorsun' tarzinda biseyler soylemek olmussa eger, tepkini yanlis gostermissin bence. Simdi kendimi karsi tarafin yerine koyuyorum, yani eger birine boyle seyler yapsam ve karsi taraf da en son tepki gosterse ve tepkisi de 'siddet uyguluyorsun' tarzinda olsa, haksiz oldugumu bilsem bile bu sozun uzerine gider oradan yururdum. Cunku 'siddet uygulamak' demek cok saglam bir itham ve eger manipulatif biriysem de o cumle direkt bana tartismayi manipule etme imkani saglar.


Boyle cok genel konusmak yerine karsina alip 'bak gecen sunu sunu yaptin, yapma. Hosuma gitmiyor boyle seyler, bir isin varsa ve yapamayacak durumdaysan onceden gelip yapmam icin rica et, son anda emir verir tarzda dayatma' falan de. Yani direkt olayin uzerine gidip oradan yuru. Yok yine 'iste olman gerek rerororu' falan derse de 'kendi isimi yapmam icin iste olmam gerek, senin isin icin degil. Isimi de yapiyorsam nerede yaptigim onemli degil' falan de.
0
j r r tolkien hayrani
(03.10.21)
himmet dayi +1

böyle insanlarla konusarak anlaşamazsın. sevilecek bir tarafı yok ayrıca. böyle kadınlar var gerçekten. çocukları oldugu için her şeye hakları oldugunu ve sürekli idare edilmeleri gerektiğini düşünüyorlar. üstelik kurnazlar. işin zor ama iyi niyetli düşünmen yanlış.
ona karşı söylediğin sözler ve gösterdiğin tepki yanlış. soğukkanlı olmalısın. rest çekmelisin.
0
dafuq
(03.10.21)
Abi böyle şeyler görünce ne kadar güzel bir yerde calisiyorum diyorum. Dünyanın en saçma salak olayi. Bir işyerinin bir kere evden calismayi yasala dökmemesi gerizekalilik, siz evde kaza gecirseniz is kazasi ama şirketinizin yasal dayanagi yok.

Ikincisi çalıştığıniz kisi de kisilik olarak sikintili. Benim bir calisan bu tarz benzer şeyler yapiyordu (tatile gider döndüğünde backup yapan kisiye basladigi isleri bitirmesini söyler. ama kendisi backup yaptigi zaman dönen kişiye direkt bütün isleri verir). Uyardim düzeldi. Sizde de sirketin bunu yasal dayanaga koyup bu kisinin cenesini kapatmasi lazim. Ya da mudurunuzun kisiyle konusmasi lazim.
Misal gene aynı kişi diğer kişinin yoğun olup olmadigina bakmadan "ben çok yogunum sunu yapar misin" derdi, kisi yogunum diyince de olay cikarirdi. Onun için de konusmam gerekti. Yani birinin devreye girmesi lazim sizde de.
Olur da sirketiniz evden calismak yasak durumuna gelirse de yeni is aramanız iyi olur çünkü 21. Yyda evden çalışmayı hibrit olarak bile desteklemeyen firma salaktir.
0
logisticsmanager
(03.10.21)
çok detaylı bir şekilde durumunu 'ben dili'yle anlatmayı dene.

sen şöylesin değil, ben böyleyim. ben evden çalışmakta dolayı cok mutluyum, ben önceden haber verirsen hayatımı cok iyi planlıyorum. ben zorlanıyorum vs.vs.

sen diliyle problem çözülmez. hatta suçlamadan önce överek baslasaydın bile durum değişebilirdi. bana verdigin destekten cok mutluyum ama bu konuda da destegını ıstıyorum vs.vs.

misillemeyle laf sokmayla problemini çözebileceğini zannedenler de iş yerlerinde benzer kaoslarla ömürleriyle tüketiyor.
0
hopp
(03.10.21)
(9)

Tamam ekonomi kötü ama bu yapılan fırsatçılık değil mi?

birmilyonunvarmi
2 sene önce bu zamanlar aldığım ürünün o günkü ve şu andaki fiyatı arasında 10 kat fark var. Tamam ülke kötü durumda ama bu yapılan düpedüz fırsatçılık. İçinde bulunduğumuz krizde toplumun da etkisi yok mu sizce?http://imgim.com/img_20211002_160355.jpghttp://imgim.com/screenshot_2021-10-02-15-49-26-
2 sene önce bu zamanlar aldığım ürünün o günkü ve şu andaki fiyatı arasında 10 kat fark var. Tamam ülke kötü durumda ama bu yapılan düpedüz fırsatçılık. İçinde bulunduğumuz krizde toplumun da etkisi yok mu sizce?

imgim.com
imgim.com
0
birmilyonunvarmi
(03.10.21)
Degil.
Yok.
0
ghilleinthemist
(03.10.21)
Cok fazla ithal girdi varsa icinde ondan olabilir, hayvan gibi gümrük vergisi geldi bir sürü kaleme. Ayni urunun yurt disi fiyatina bak daha ucuzdur(dahilde isleme yuzunden)
0
floydian
(03.10.21)
Ilk akla gelenler;
Eger devlet yabanci ürünlerde vergiyi artırmissa (ayni telefona yaptığı gibi) o zaman yerli firma da artirir. Win-win onlar icin.

Buna ek su an dünyada ciddi bir elektronik parça krizi var. Herkes fiyat artırıyor. Oradan da artis var.

Üstüne ülkedeki enflasyon ve döviz kuru belli. Çoğu ürünü eminim yurtdisindandir.

Buna ek konteyner fiyatlari 3-4 kar artti belli dönem. Haliyle fiyatlara da yansidi.

Bir de dogal gaz fiyati artacak diyorlar, tahminen millet bu ürün tarzı şeylere hurra etti fiyat ta artti.
0
logisticsmanager
(03.10.21)
uretici enflasyonu ile tuketici enflasyonu farklidir. su anda uretici enflasyonu tuketici enflasyonundan cok yukarda, gecen ay %45 olarak aciklandi. tuketici enflasyonu geriden gelir, once ureticilerin maliyeti artar sonra onlar fiyatlara yansir, sonra yavas yavas tuketici enflasyonu da artar.

bu urun ozelinde, bu kadar fark icin gerekli bir suru farkli kosul olabilir. bunlardan hic birinin "firsatcilik" oldugunu sanmiyorum, serbest piyasada birbirinden bagimsiz saticilar arasinda boyle bir sey olmasi mumkun degil.

bu urunu en en iyi fiyata 2500 civarina buldum baska bir sitede. bir suru farkli satici var. bunlarin tumu kendi aralarinda oturup "fiyatlari arttiralim" diye anlasamayacaklarina gore muhtemelen urune talep var ancak o veya bu sebeple kimse fiyati daha dusuremiyor. yoksa bu kadar firmadan biri, satabiliyorsa "ben 1500 liraya satiyorum" der, butun stogunu 2 gunde eritir, kari cebine koyar, gider yeni stok alir butun piyasaya kendi dagitir. digerleri de avucunu yalar (tabii gercekte yalamaz, oburu de maliyet kurtariyorsa ben 1400 liraya satiyorum der vs. boyle boyle fiyatlar dusebilecegi kadar duser). serbest piyasada rekabetle fiyatlar otomatik duser yani. bu urune millet muhtac olsaydi ve satan bir monopoli olsaydi dedigin gecerli "fiyati arttirayim" derdi biri o fiyata satardi. ama birbirleriyle rekabet eden onlarca bagimsiz firma bunu 2500 liradan ucuza satamiyorsa arkasinda gercek bir sebep vardir. arz - talep ile ilgili bir dengesizlik olabilir, icinde kullanilan bir seyin fiyati ucmustur, dunyada su an bir lojistik krizi var covidden dolayi, ayni sekilde bir çip krizi var vs. Acikcasi bana ekim 2019 fiyati da (394 lira) biraz fazla ucuz geldi. dev bir kupon / indirim kullanilmis vs. olabilir mi? nisan 2020 en dusuk fiyati 1500 lira civarinda gozukuyor.
0
robokot
(03.10.21)
Devlet kanun koyar denetler. Kötü gidişatı engeller.
0
halk
(03.10.21)
5 zincir marketteki fiyatlar da gündemde .
Başka bir izleidğim videoda denilen,
kendi kurdukları yan şirketler üzerinden ürün alıyorlar. Neden pahalı diye sorulduğunda biz de pahalı alıyoruz cevabı hazır oluyor böylece.
Bir zamanlar ucuzluk diye öne çıkanların yaptığına bakın.
Birde bunların yabancı bir firma tarafından satın alındığını düşünmek bile dehşet.
Dünyada bir çok alanda tekelleşmeye doğru gidildiği ortada. Alınan patentler ve yeni tür yapay gıdalar ardındaki girişimci şirketler belli.

Sanal para da öyle olacak.
0
Erva
(03.10.21)
Kapış kapış giden bir ürün olsa fırsatçılık derdim ama bir ısıtıcının fiyatını sırf silkeleme için 10 katına satılabileceğine inanmıyorum. 5 katı yapayım daha çok satayım dersin. 10 katına maliyet kalemi yüzünden çıktığında aksine satabilmek için kar marjını bile düşürmüştür.
0
Bruce
(03.10.21)
üretici için; elektrik faturası arttı, doğalgaz arttı, işçi için ödediği asgari ücret ve primi arttı, döviz bazlı gideri varsa bunlar arttı
nakliyeci için; mazot fiyatı arttı, araç yedek parça fiyatı arttı, işçi için ödediği asgari ücret ve primi arttı
satıcı için; üreticiye benzer artışlar bunda da arttı, fatura keserken kullandığı kağıdın fiyatı bile 2 kat arttı

netice itibariyle tüm bu artışların sonu tüketiciye yansıyor.
0
trajikomix
(03.10.21)
Fotolar acilmadi ama firsatcilik tabi.

Simdi atiyorum hollanda'da muz 1 euro, senelerce muz 1 euro gidiyor.
Enflasyon cok az o yuzden evet artmiyor ama %100 zam yapip 2 euro yapsa da adamin satisi dusmez.
Yapiyor mu hayir.

Bizde enflasyon olsun olmasin 2 olur 10 olur 20 olur devamli artiyor. Halk artik alamayacak seviyeye gelirse o zaman artirmayi durduruyorlar.

Yetkili servis gecen bana silecek suyu koymus, normal musluk suyu koyup 17 tl yazmis.
Eskiden mavi su koyup 100 yazardi ona cok itiraz gelip kavga cikinca bunu kesfetmis.

17'ye itiraz etmezsin biliyor cunku. Sifir maliyetli urunu 17'ye satiyor.

Seneye 50 yapar sonra 100 yapar kavga cikana kadar artiriyorlar.

Cunku herkes bir an once zengin olup totoyu kurtarmak istiyor.
0
divit
(03.10.21)
(7)

Kablosuz şarj büyük rahatlık mı?

ya ben lan neyse
yeni telefon alacağım. illa olması gerekir mi sizce?
yeni telefon alacağım. illa olması gerekir mi sizce?
0
ya ben lan neyse
(02.10.21)
bugün telefon değiştirseydim bütçemi belirledikten sonra şunların ardından arayacağım son özellik olurdu:

-batarya kapasitesi

-ekran çözünürlüğü

-ekran yenileme hızı

-hafıza kartı desteği

-kulaklık çıkışı

-güncelleme desteği

başkası için rahatlık sayılabilir belki ama şarj aparatı yine kabloyla fişe bağlı olmak zorunda ve telefon şarj olurken alıp uğraşamıyorsun. bence fazlalık ve aramaya değmez.
0
In a silent way
(02.10.21)
olmazsa olmaz değil. hatta bence bir miktar zorlaştırıyor işi. telefon şarjdayken oyun oynamak ya da yazışmak ya da ne bileyim konuşmak istediğinizde şarj ünitesiyle birlikte mi elinize alacaksınız? bu pek mümkün olmadığı için bence çok da gerekli bir şey değil. apple magsafe şarj ile buna bir miktar çözüm getirdi (mıknatıs ile yapışıyor telefona) ama yine de pek bir kolaylık sağlamıyor. yani ha mıknatıs ile telefona yapışmış şarj aleti ha elinle kabloyu kendin takmışsın. ne fark var?

sanırım kablosuz şarjın tek güzel yanı araç içindeki şarj üniteleri. o da araç sürerken tek elle kabloyu tak çıkar uğraştırmadığı için.
0
himmet dayi
(02.10.21)
Büyük gereklilik değil.

En başta benim için şarj süresi daha önemli. Benim telefonda (S20+) hızlı kablosuz şarj açık olsa bile kablo gibi şarj etmiyor. (Diğerlerini, özellikle iPhone'ları bilmiyorum, normal olanı da bu galiba.)

Bir de telefonu sabit tutma gerekliliği ev ortamında yorucu. Bende Samsung'un kablosuz powerbank'i var, bir yerde otururken kablo kalabalığı ile uğraşmadan şarj etmek güzel, çok gerekirse powerbank ile telefonu beraber elinizde tutarsınız ama yine de olmasaydı da olurdu bence.

Özellikle tercih sebebi değil benim için kısacası.
0
infernal majesty
(02.10.21)
Heralde tek güzelliği arabada varsa derim ama açıkçası android auto misal birçok arabada hala kablolu çalışıyor. Haliyle kablo takınca şarj olduğu için de gerekli olmuyor.

Bence şu an çok gerekli değil, seçimde önemli bir filtre olduğunu düşünmüyorum.
0
logisticsmanager
(02.10.21)
@biseysorcaktim'a ben cevap vereyim madem: tabii ki. böyle düşününce "e hiç olmasa da olur" hissiyatı yaratıyor haliyle.
0
infernal majesty
(02.10.21)
Kablosuz şarj ediyorum telefonu bir senedir ama olmasaydı da dert olmazdı. Özellikle kabloyla 1-2 saatte şarj oluyorsa bir telefon hiç gerek yok zira kablosuz hızlı şarj olmuyor telefonlar. En azından benimki olmuyor zaten cihazlar da 10w 15w kadar besliyor en fazla.
0
bana kedicik derdi
(03.10.21)
şu anda gereksiz.

muhtemelen apple yapacak ilk olarak, sadece kablosuz olarak şarj edilebilecek telefonlar bir süre sonra. o zaman bir işe yarar, cihazdan bir port daha eksileceği için.

dediğim gibi şu anda hiçbir numarası yok.
0
avianthem
(03.10.21)
(8)

Sok Marketlerin sahibi Murat Ulker %1 kazaniyoruz diyormus

speedy
https://youtu.be/H-f1dgKUDCo?t=48 Nasil oluyor?
youtu.be Nasil oluyor?
0
speedy
(02.10.21)
halkın kara kaşına kara gözüne bu kadar market açmıyordur
0
oekuklu
(02.10.21)
İlk olarak adamlar borsaya kote, açıp satır satır finansallarına bakabilirsiniz. sokmarketyatirimciiliskileri.com

Sorunun cevabı olarak satış miktarından kazanıyorlar. 100 milyon tl değerinde ürün satarsan 1 milyon tl kazanırsın.
0
archmage mahmut
(02.10.21)
yahu gayet açık. "fiyatları siz yükseltiyorsunuz" lafına karşılık "biz bir şey kazanmıyoruz ki biz yükseltelim. bizden indirim istemeyin" diyorlar işte. %1 değildir tabii.
0
hlot
(02.10.21)
@archmage mahmut ya hocam inanan mi var finansal raporlara, muhasebeciye 2+2 kac desen kac lazim diye cevapliyor, 2008de ekonomik krizinde gorduk dogru duzgun ne rapor yaziliyor ne denetim ne bir sey var
0
🌸speedy
(02.10.21)
@speedy ben o açıklamayı, şok'u mahalle bakkalı ile kıyaslayıp %7-8 kar marjı olduğunu iddia eden ve sonra yorumunu silen kişi için yapmıştım. Kağıt üzerinde istedikleri kadar takla da atsalar kar marjları çok düşük sonuçta.
0
archmage mahmut
(02.10.21)
2020 net ciro 21 milyar lira demiş. 210 milyon lira kâr yapar. Yani bahsedilen 1-2 milyon euro değil.

Buna ek olarak şunu da unutmamak lazim; sok'un ne kadar kar yaptığından çok genel holdingin kari önemli. Çünkü sok vs bir sürü Ülker ürünü satiyor. Bu yöntemle sokta belki kaybedip genel Ülker portföyunde kazanabilir.

Bu arada yüzde 1 olduğundan emin değilim ama yüzde 7-8 değildir. Çok basit arama ile süpermarket kar marjinin ortalama yüzde 2.2 olduğu çıkıyor, 1-3 arasi diyor google.
0
logisticsmanager
(02.10.21)
Hard discount market zaten yüksek kar marjıyla çalışmak gibi bir amacı yok. Öyle olsa migros'a rakip bir konsept açardı.
0
robin one persie
(02.10.21)
Migros bilançosuna bakarsanız zarar ettiğini de görebilirsiniz.

Getir de surekli para yakıyor.

Sıcak paraya yakin isletmelerde amaç bazen pazarda baskın olup, ‘sonra’ kazanmaktır. Rakipleri dışlayıp tek hakim olduktan sonra para kazanmak umuduyla çalışırlar.

Ülker grubu icin SOK’un en önemli stratejik avantajı, kendi ürünlerini aracıyla komisyoncuyla uğraşmadan tüketiciye ulaştırabilmek. Bu çerçevede market dışı portföyünden kazaniyor yorumu doğru.

Bir başka avantajı da perakende marketler genelde üreticiye indirim yapmasi icin baskı yapar. Bunu göğüslemesine de yardımcı olur.

Yani birisi çıkıp da indirim yap, yapmazsan ürününü satmam derse; satmazsan satma ben zaten satıyorum deme özgürlüğü.

Özet; evet perakende marketler büyük paralar kazanmıyor. %1 hadi olsun %1.5
0
fever
(03.10.21)
(8)

Kırmızı şarabın yanına hangi peynir?

bobinhoo
Eveet çok anlarmış gibi bir hanımefendiyi şarap peynire davet ettim. Hangi peyniri almam lazım, ama çağdaş falan tarzı marketlerde bulunabilecek bişeler lazım. Teşekkürler...
Eveet çok anlarmış gibi bir hanımefendiyi şarap peynire davet ettim. Hangi peyniri almam lazım, ama çağdaş falan tarzı marketlerde bulunabilecek bişeler lazım. Teşekkürler...
0
bobinhoo
(02.10.21)
kars gravyeri, olmazsa eski kaşar, o da olmazsa taze kaşar bile olur çok takma. internetten şarap peynir tabağı diye arat, yanına tuzlu krakerler çörekotlu çubuklar, kuru ve yaş meyvelerle biraz biraz güzel bir tabak hazırlarsın
0
freebird5406_2
(02.10.21)
Eski kasar, sert tulum tarzi varsa olur. Onun dışında büş peyniri var migroslarda falan oluyordu, keçi peyniri diye geçiyor;
www.migros.com.tr

Bu arada şarap ile beraber kuru etler falan da güzel gidiyor.
0
logisticsmanager
(02.10.21)
ben nedense taze kaşarlarla seviyorum, president.
0
sameidiot solo
(02.10.21)
Tulum en iyisi bence
0
olaylar olaylar
(02.10.21)
isli çerkez
0
sir gawain
(02.10.21)
hepsi olur. ohoo o kadar farklı çeşit peynir yeniyor ki şarapla. bence biraz aromalı olsa iyi olur, eski kaşar gayet güzel.
0
bohr atom modeli
(02.10.21)
Parmesan
0
prole
(02.10.21)
Migros'ta hazır peynir tabakları oluyor, onlardan yapıştır geç hocam.

Bazı restoranlar "şarküteri tabağı" satıyor, oralardan da sipariş verebilirsin.
0
plutongezegendegilmi
(02.10.21)
(3)

Emre Belözoğlu

basubadelmevt
Emre Belözoğlu teknik direktör mü olacak artık? Yıllarca belli takimlari çalıştırarak devam mı edecek? Ve gündemde mı olacak?Her futbolcu teknik direktör olmuyor bildigim kadarıyla. Emre nasıl bu yola yöneldi?
Emre Belözoğlu teknik direktör mü olacak artık? Yıllarca belli takimlari çalıştırarak devam mı edecek? Ve gündemde mı olacak?

Her futbolcu teknik direktör olmuyor bildigim kadarıyla. Emre nasıl bu yola yöneldi?
0
basubadelmevt
(02.10.21)
Uefa lisansi mart ayinda yoktu. Daha almadiysa olamaz.
Bu yola nasıl yoneldi? Adam emre belezoglu. Türkiye'de bu işler böyle yürür. Yürü ya kulum derler. Öyle futbol oynamamış adam gelmez Türkiye'de, illa içten böyle adamlar gelir.
0
logisticsmanager
(02.10.21)
Evet teknik direktör olacak ve “ en büyük hayalim dünya çapında td olmak” demişti. Genelde otorider futbolcular td oluyor ve başarılı oluyor, Emre’de de hem yetenek hem otoriterlik var. Pro lisans almayı bekliyordu bildiğim kadarıyla
0
goodyes
(02.10.21)
emre zeki bi adam. hırsı mantığının önüne geçmezse çok başarılı olur. isteyen herkes teknik direktör olabilir ama büyük camialarda oynamış sevilen kişiler direkt süper ligden başlar. yoksa ikinci lig üçüncü lig allah ne verdiyse. o yüzden ersun yanal gibi antrenörler hiç futbol oynamadan ve torpilleri olmadan o noktaya geldikleri için çok değerlidirler ama bi dayıları olmadıkları için çok tutulmazlar.
0
bohr atom modeli
(02.10.21)
(7)

su biskuvinin tadi nasil

in vino veritas
bir sure once fransa'dan hediye gelmisti hic acilmamis paketinde duruyordu. bugun denemek icin acip tadina baktim. sekersiz aci bir portakal kabugu tadi var sadece. bozuldu diyecegim ama kotu veya anormal bir kokusu yok ve bayatlamis gibi de degil, kitir kitir normal bir biskuvi kivaminda. ama sanki
bir sure once fransa'dan hediye gelmisti hic acilmamis paketinde duruyordu. bugun denemek icin acip tadina baktim. sekersiz aci bir portakal kabugu tadi var sadece. bozuldu diyecegim ama kotu veya anormal bir kokusu yok ve bayatlamis gibi de degil, kitir kitir normal bir biskuvi kivaminda. ama sanki bu kadar aci olmasi normal gelmedi. bunu bilenler ya da daha once denemis olanlar soyleyebilir mi bu kadar aci midir normalde bu biskuvi?

fikir vermesi icin arkasindaki yazilarin fotograflarini da ekledim, tamamen fransizca oldugu icin anlayamiyorum maalesef.

www.hizliresim.com
www.hizliresim.com
www.hizliresim.com
0
in vino veritas
(30.09.21)
Normal çünkü içinde orange blossom water var.
0
irene
(30.09.21)
şuralarda yazanlardan anladığım kadarıyla zor bir tadı varmış bu Navette denen bisküvilerin:

www.myprovence.fr
www.tripadvisor.com

hiç yemedim, yazdıklarınızı görünce meraktan aradım google'da.

şurada da tripadvisor'daki yorumda olduğu gibi "a bit of acquired taste" yazıyor hakkında mesela, ilk seferde sevmeyip sonradan yedikçe sevilebilen türden tatlara acquired taste deniyor:
perfectlyprovence.co

bi garip gelmiş olması normal olabilir bu durumda.
0
nimberjack
(30.09.21)
vay arkadas, yeni tatlara aciklikta epey gozu karayimdir aslinda ama bunu ben bile yiyemedim. biraz daha deneyeyim bakayim yedikce sevebilecek miyim, pek sanmiyorum gerci ya :) recele banip yenilebilir ancak sanki, tek basina yoklukta bile gideri yok resmen :/
0
🌸in vino veritas
(30.09.21)
biskuvi ozelinde bilgim yok, portakalli urunler sikinti, italyada portakal receli almistim, aci, igrenc bir seydi, hayatimda gordugum en kotu receldi
0
neverletyougodown
(01.10.21)
@neverletyougodown ben de sevilla'dan almistim benzer bir turunc receli, aciydi dediginiz gibi ama ben sevmistim :) bu kurabiye gercekten bi degisik ama :)
0
🌸in vino veritas
(01.10.21)
Içinde portakal çiçeği tadı var, ondan garip olabilir. Ben pek sevmem :/
Fransa'da ne güzel ürünler var gidip bu gelmiş garip olmuş =d
0
logisticsmanager
(01.10.21)
@logisticsmanager bunun yaninda bir de cikolatalisi gelmisti bunun daha kucuk boyu seklinde. o ertesi gun bitmisti :) bu nedense hic acilmadan kalmis. arkadasim guney fransa sevdalisi biri belki oraya has en degisik lezzet bu diye mi dusundu napti bilmiyorum :) gercekten degisikmis :))
0
🌸in vino veritas
(01.10.21)
(5)

Yurtdışından gelen aktarmalı iç hat uçuşu bagaj sorusu

gezer
Yurtdışından İstanbul aktarmalı Ankara uçuşum var;1) valizi İstanbul’da teslim almayacağım o Ankara’ya direkt gidecek ?2) Pegasus sitesinde “dış hatlardan geldiyseniz valizinizi son seyahat noktasında dış hatlardan almalısınız” yazıyor. Yani esenboğada dış hat gelişe geçip valizimi orada mı bekleyec
Yurtdışından İstanbul aktarmalı Ankara uçuşum var;

1) valizi İstanbul’da teslim almayacağım o Ankara’ya direkt gidecek ?
2) Pegasus sitesinde “dış hatlardan geldiyseniz valizinizi son seyahat noktasında dış hatlardan almalısınız” yazıyor. Yani esenboğada dış hat gelişe geçip valizimi orada mı bekleyeceğim bu kısım biraz karanlık bende detaylı bir anlatım lazım :(
3) alkol sınırı %22 üzeri 3 litre midir eğer hakkımı başka bir şeyde kullanmazsam, yoksa maksimum 1 litre ki alabiliyorum? Çikolatada olduğu gibi hak birleştirmesi var mıdır yani?
0
gezer
(30.09.21)
bavulun son noktaya kendisi geliyor. ankarada alacaksın bavulu.
fakat ankaraya geldiğinde uçaktan inip bavul bekleme. dış hatlar çıkış kapısına git orda kapıdaki görevliye bavulumu alıcam de içeri gir orda göreceksin bavulunu. yani istanbul uçağından inenler ile aynı bantta olmuyor bavulun. dış hatların içindeki banta veriyorlar.

ben 2 litre geçirdim kimse sormadı bişey
0
plastic_angel
(30.09.21)
1 ay once disardan geldim, normalde 4-5 sise ickiyle gelirim bu sefer korkuttular, soyle ariyorlar boyle bakiyorlar sistem degismis diye. Tek sise ile geldim, bakan eden olmadi. Orta boy 2 bavul ile geliyorsan kenara cekeceklerini sanmiyorum, herkesi aliyorlar gibi bir durum yok. Kenara cektikleri insanlarin bir suru bavulu kutusu falan vardi benim gordugum.
0
cooperr
(30.09.21)
ankara'da ucaktan inerken y.disindan baglantili gelenlere seslenip topluca dis hatlara goturuyolar. bagaji oradan aliyorsun. standart bir uygulama sorun cikmaz.
0
helenart
(30.09.21)
2. sorunuz için;

ankara'yı bilmiyorum ama fikir vermesi açısından yazayım dedim, izmir'de şöyle oluyor;
eğer istanbul - izmir uçağında yurtdışı aktarmalı yolcu varsa
uçaktan inip tam binaya girdiğiniz noktada görevliler duruyor ve deli gibi sürekli "yurtdışı aktarmalı yolcu var mı?" diye bağırıyorlar :)

yurtdışı aktarmalı yolcular görevlilerin yanına gidiyor, görevliler de onları dış hata yönlendiriyor. hatta götürüyorlar direkt.
0
la lykia
(30.09.21)
La lykia+1. Otobüsmuavini gibi bağırıyorlar :)
Ben İzmir'e gelirken şöyle yapıyorum; valizde iki lt. Yurtdışı duty free bir, iki lt. İzmir'e gelince İzmir'deki duty free. Kontrol eden falan olmadi hic. Genelde geldiğim saatte Gümrük tarafi goygoyda.
0
logisticsmanager
(30.09.21)
(9)

Orjinal Parfüm nereden alınır, nereye güvenilir?

Dartagnan
Malumunuz orjinal parfüm fiyatları uçmuş gitmiş vaziyette fakat hepsiburada, trendyol gibi sitelerde yüzde 50 indirimli satışı var çoğunun. Güvenemiyorum.Gerçekten sıkıntı çıkarmayan bir satış yeri var mı? Paraya kıymayı düşünüyorum.Bir de dekant parfüm diye bir orjinal parfüm deneme sitesi var. Ora
Malumunuz orjinal parfüm fiyatları uçmuş gitmiş vaziyette fakat hepsiburada, trendyol gibi sitelerde yüzde 50 indirimli satışı var çoğunun. Güvenemiyorum.

Gerçekten sıkıntı çıkarmayan bir satış yeri var mı? Paraya kıymayı düşünüyorum.

Bir de dekant parfüm diye bir orjinal parfüm deneme sitesi var. Oradan deneme parfüm almak da istiyorum. Güvenilir mi?
0
Dartagnan
(30.09.21)
Dekant parfüm bundan yıllar önce çok kullandım, guvenilirdi.
Açıkçası çoğu parfümü n11'de bildiğim yerlerden alırdım ama tabi 4-5 yıl oldu.

Bir de şu var; Türkiye'de parfüm pahalı olduğu için herkes "kalici" ve "kokan" parfüm arıyor (örnek; black orchid).
Ama her parfüm böyle olmak zorunda değil, herkeste de performansi aynı değil. Sonuç olarak bu parfum kalıcı degil/cok kokmuyor diyip sahte goygoyu dönüyor.
0
logisticsmanager
(30.09.21)
Yıllardır Boyner'den alıyoruz, henüz sıkıntı yaşamadık.
0
giovanne
(30.09.21)
boyner.
boynere ait morhipo.(morhipo satıcılı)
morhipoda çok olsa son kullanma tarihi yaklaşmış parfümleri indirime sokar.
0
rewlack
(30.09.21)
boyner
morhipo
sephora
sevil parfümeri

hepsinin ayrı indirim dönemleri oluyor parfümlerde, takip etmek lazım.
0
blatta hiberna
(30.09.21)
Sevil ve Sephora’dan alıyorum.
0
cilekli pasta
(30.09.21)
eğer satıcı kendi ise;
boyner
morhipo.
dışarıda tükkan dersen;
sephora.
0
seyduna6687
(30.09.21)
Nokta Kozmetik
0
scholes
(30.09.21)
Eminonunde 7-8 yildir duzenli alisveris yaptigim bir yer var. Henuz sikinti yasamadim. Cogu urun orijinaldien bile daha iyi kokuyor
0
deepfear
(01.10.21)
beymen ve boyner netten aliyorum yillardir hic sorun yasamadim, ikisinde de kredi karti ile odeyip bir kismini nakit olarak geri aliyorum ayrica :)
0
sweetoffice
(01.10.21)
(7)

Güç Kaynağı Tavsiyesi

risko
Merhaba Sevgili Arkadaşlar,Son dönemde sürekli elektrik gitmeye başladı evde, bir gidiyor bir geliyor. Eşim de evden çalıştığı için bilgisayarı sürekli açık. Bu gidip gelmeler bilgisayara zarar verecek diye endişe ediyoruz. Dolayısıyla çalışma dosyalarını kaydedip bilgisayarı güvenli bir şekilde kap
Merhaba Sevgili Arkadaşlar,

Son dönemde sürekli elektrik gitmeye başladı evde, bir gidiyor bir geliyor. Eşim de evden çalıştığı için bilgisayarı sürekli açık. Bu gidip gelmeler bilgisayara zarar verecek diye endişe ediyoruz. Dolayısıyla çalışma dosyalarını kaydedip bilgisayarı güvenli bir şekilde kapatmasına imkan sağlayacak gürültüsüz bir güç kaynağı arıyoruz. Marka, model tavsiyelerinizi rica edecektim. Hayırlı forumlar..

edit: Cihaz Imac 27"

Güç tüketimi sitesinde boşta 74w, cpu maks 295w gösteriyor.

650w olanlar bizim işimizi çözer herhalde. teşekkürler
0
risko
(29.09.21)
ups cihazı ardında beslediği yükleri koruyan bir cihaz değildir. sadece elektrik kesintisinde data kaybını önleyebilirsiniz. çalışmanızı kayıt edip kaparsınız ve elektrik gelince kaldığınız yerden çalışmaya devam edersiniz.

bu işi (çıkış gerilimini kontrol edecek bir UPS türü mevcut)

o da (bkz: online ups)

fiyat farkı konusunda bir bilgim yok ama mutlaka diğerine göre daha pahalıdır.

www.se.com
0
draconas
(29.09.21)
Bilgisayarın gücüne göre 650 ya da 1000 kva değerinde bir ups yeterli.

Bütçe çok kısıtlı değilse 1000 KVA alın ileride belki daha fazla güç çeken cihazınız olur. Gerçi onun da handikapı 2 adet aküsü olması, akü ömrü dolunca masrafınız x2 oluyor.

Tek akülü 650 kva bir ups, aküsü yeniyken ortalama bir masaüstü PC ve modemi 7-8 dakika besler.
0
John Bloor
(29.09.21)
ben Mecidiyeköyde ofisi olan Powerful diye bi Türk markasını almıştım. Voltajı dengelemiyor herhalde (online değil) ama elektrik git gellerinde işimi görüyor. Arada bir geceleri elektrik gidiyor mesela. Elektriği o verirken ses çıkarıyor biraz.

APC vb. markalar iyi ama gerek yok bence.

Bu arada bendeki 1000 VA ups, i7-8700k işlemci, gtx1080'li pc'yi (yani internette takılırken bile 100 küsur watt harcıyordur diye tahmin ediyorum, full yükte 450-500w sanırım) işimi yaparken 45-50dk götürüyordu şimdi biraz daha azaldı ama 4 yıl geçmesine rağmen hala yarım saatten çok götürüyor.

NOT: UPS'lerde en önemli şey pili öldürmemek. Hiç elektrik kesintisi olmasa bile birkaç haftada bir fişi çekip boşaltın ötmeye başlayınca geri takın dolsun. Arada bir bu döngüyü yapmazsanız kapasitesini çok hızlı kaybeder.
0
nhk ni youkosu
(29.09.21)
@draconas

hocam enerji kesintisine karşı ucuz yollu ups alsak ve sürekli buna bağlı kalsa bile bu elektrik kesintileri cihazımıza zarar veriyor mu yani?

yani hiç elektrik kesilmemiş gibi çalışmaya devam etmiyor mu alet? kafam karıştı da biraz.
0
🌸risko
(29.09.21)
Evden kullanım için eaton 5s1000lcd olabilir gibi geldi. Işin teknik tarafını bilmiyorum ama evde kullanım için 1000va.
Bir de 3s serisi var.
Konetsu daha işin uzmanı gibi tabi :)
0
logisticsmanager
(29.09.21)
@risko hocam ucuz yollusunu, pahalı yollusunu bilmiyorum. piyasada iki ups türü var. ofline ups (line ups diyede geçiyor) ve online ups

online ups kısaca;

* Doğrultucu+ evirici ile AC şebekesinden yüke gücü UPS sağlar
* Sürekli olarak Açık kalır.
* Giriş beslemesi ve yük tamamen izole edilmiştir.
* Aküden sürekli olarak akım çeker.

offline ups;

* AC şebeke gücünü doğrudan yüke UPS sağlar.
* Sadece birincil kaynak arızası veya elektrik kesintisi sırasında aküden akım çeker. yani bağlı olduğu hattın sigortası atarsa, bağlı olduğu prizden fişi sökülürse ya da elektrik kesilirse akım çeker. elektrik kesildiğinde bir çıt sesi duyarsınız hatta.

* Giriş beslemesi ile yük arasında izolasyon yoktur.


dikkat etmeniz gereken bir diğer noktada güç faktörü. yani güç olarak 1000kVA satılan bir ups cihazının güç faktörü 0,7 ise 700watt güç alabilirsiniz. 0,9 ise 900 watt güç alabilirsiniz.

yani bu niye ucuzmuş diye düşündüğünüz iki cihaz arasında (online ya da offline farketmez, her ikisinde de kontrol edin.) güç faktörünüde (PF) karşılaştırın.
0
draconas
(29.09.21)
@draconas
@konetsu

çok sağolun hocam bilgiler için. eksik olmayın.
0
🌸risko
(29.09.21)
(4)

Kasım ayında telefon ve bilgisayar fiyatları düşer mi?

gijilti
Bir kişiden yeni sezon ürünler satışa sunulacağı için her yıl kasım ayında fiyatlar düşer diye duydum. Bu ne kadar doğru.Eğer doğruysa bu indirimlerden yararlanabilme konusunda deneyim ve bildilerinizi paylaşabilir misiniz?
Bir kişiden yeni sezon ürünler satışa sunulacağı için her yıl kasım ayında fiyatlar düşer diye duydum. Bu ne kadar doğru.

Eğer doğruysa bu indirimlerden yararlanabilme konusunda deneyim ve bildilerinizi paylaşabilir misiniz?
0
gijilti
(28.09.21)
Kasım ve Aralık ayları genelde indirim döneminin bol olduğu dönem oluyor, black Friday, Christmas, 11.11 vs. Ama Son dönemde döviz de zipladi. Önce bindirim sonra indirim olabilir.
0
himmet dayi
(28.09.21)
(bkz: black friday) 'i mi kastetti acaba? Yani genel olarak yıl sonuna doğru black friday, yeni yıl indirimleri, süper bilmemne, muhteşem x gibi bir sürü indirim oluyor.

Ben zamanında bi laptopu güzel bir indirimle aldım evet, ama atıyorum 10-20 tane stok oluyor hemen yakalaman gerekiyor.

Kasım-Aralık'ta ara ara hepsiburada, amazon, trendyol, vatanbilgisayar, vb. neyle ilgileniyorsan o ürünün olacağı yerleri takip et linkleri kaydet. Akakçe, Cimri vb. siteler de yardımcı olur.
0
nhk ni youkosu
(28.09.21)
Fiyat düşmez. Indirim olur.
Mantıken stoklari bitirip yılı iyi satışla kapatmak ister çoğu firma.
Ama iyi takip etmek lazım.
0
logisticsmanager
(28.09.21)
26 kasım'da black friday var. bir de 11.11 var. 100 ürün varsa 10-15 üründe gerçek indirim diğerlerinde önce bindirim sonra indirim yapılıyor. takiplediğim ürünlerin fiyatlarını, fiyatların geçerli olduğu tarihi ve linklerini excele kaydettim. haftalık bakıp güncelliyorum. indirim günleri geldiğinde bakalım ne olacak. geçen sene 2-3 ürün dışında düzgün bir indirim görememiştim.
0
golgi aygıtı
(28.09.21)
(9)

İkinci yabancı dil

dissendium
İkinci yabancı dil seçmeye çalışıyorum. Son iki aday Almanca ve İspanyolca. Almanca biraz öğrenmiştim üniversitede ama bana zor geliyor.Biraz Almanca gömeyim.Şöyle kelimeleri görünce acayip soğuyorum.Wohnungsbaugesellschaften, Entschädigungszahlungen...Kelimeleri rastgele seçtim. Mesleğim nedeniyle
İkinci yabancı dil seçmeye çalışıyorum. Son iki aday Almanca ve İspanyolca. Almanca biraz öğrenmiştim üniversitede ama bana zor geliyor.

Biraz Almanca gömeyim.

Şöyle kelimeleri görünce acayip soğuyorum.

Wohnungsbaugesellschaften, Entschädigungszahlungen...

Kelimeleri rastgele seçtim. Mesleğim nedeniyle (makine müh.) biraz sempatim var ama şu bahsettiğim eşikte sorun yaşıyorum. Öğrenme isteğim kayboluyor.

Buna karşın İspanyolca daha basit gözüküyor.

İngilizceye benzeyen bir sürü kelime var. Bayağı sempatim var.

Bunları düşünerek şu sonuca ulaştım. B2 düzeyinde Almanca öğreneceğime C1 düzeyinde İspanyolca öğreneyim, belki daha faydalı olur.

Bu konuyu 500 kere sormuşumdur. Mantıklı olanı bulmaya çalışıyorum. Teşekkür ederim cevap veren olursa.
0
dissendium
(27.09.21)
Ben olsam Almanca öğrenirdim. Çünkü öncelikle makine mühendisi olmanız dolayısıyla size daha çok avantaj sağlar hem de etki alanı İspanyolca'dan daha geniş bana kalırsa. Üstelik İngilizce'den yardım alırsanız işler çok daha kolay bir hale geliyor. Benim Almanca öğrenmemde İngilizce'nin çok büyük bir katkısı olmuştu. Almanca'nın yapısı sebebiyle böyle upuzun kelimeler ortaya çıkabiliyor ancak bu sizi yıldırmasın. Dil öğrenmek kolay bir süreç değil, o zorluğa giriyorsanız işinize daha çok yarayacak bir dili seçmelisiniz, size daha güzel gelen bir dili değil, bence yani.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(27.09.21)
Almanca. Fransızca da ikinci olurdu. Ikisi de Avrupa birliğinde hem en güçlü ülkeler hem de çoğu ülkede var.
Ispanyolca açıkçası aklıma pek gelmezdi mühendis olsam.

Ha tabiki sevdiğiniz dili öğrenmek en mantıklısı. Almanca alıp sonra en basit şeyi bile soyleyecek motivasyon bulamayacaksaniz ispanyolca her türlü daha iyi olur. Ama kağıt üstünde almanca her türlü daha iyi.
0
logisticsmanager
(27.09.21)
ya arkadas bu diller deki extrem kelimelere neden takiliyorsunuz anlamak gercekten guc. yani zor kelime ariyorsan her dilde var. B1 bilsen zaten derdini anlatirsin almancada.

illa ki almanca ogren demiyorum ama ispanyolca ile kiyaslayacaksan benim iki dili de C2 duzeyinde bilen bir arkadasim var. ispanyolcanin daha zor oldugunu soyler hep. ana dili turkce, ustelik 1 seneye yakin da ispanya da yasadi.
0
helenart
(27.09.21)
almancadaki extrem kelimelerin çoğu birden çok normal kelimenin uç uca eklenmiş hali, basitini öğrenince anlaması oldukça kolay bence almanca öğrenen birisinin takılması gereken en son şey uzun kelimeler.

Wohnungsbaugesellschaften
wohnung + s + baugesellschaft

türkçeye çevirirsek
isim tamlamalarının arasına s harfi eklemekle aynı hesap.

Entschädigungszahlungen
Entschädigung + s + zahlung

ispanyolca yerine arapça desen daha mantıklı olurdu
0
nahtoderfahrung
(27.09.21)
Sorgusuz sualsiz almanca. Hele bir de makina mühendisiysen. İngilizce bilen için almanca çok kolay bu arada.
0
sta
(27.09.21)
kardo İspanyolca daha kolay geliyor demissin ya ispanyollarin bi tense ve cekim tablolarina baksana :)

ikisi de ust duzey konusmak, cok iyi seviyeye gelmek acisindan zor diller. kulturel olarak, merak olarak hangisi daha cok ilgini cekiyorsa ona yonel bence cunku diger turlu sirf "mm bu dil guzelmis" diyerek belli bir seviyenin otesine gecmek cok zor. dili aktif kullanman, surekli gelistirmen gerekecek. bunu hangisinde yaparsin sence?

mesleki acidan bakarsan almanca tabii tartismasiz onde ama simdi mesela almancayi sevmiyorsundur, ispanyolcayi ogrenebileceksindir... oyle bir durumda sadece İngilizce bilecegine yaninda İspanyolca da ogrenmis olursun, guzel olur.
0
alevli deniz sortu
(27.09.21)
Bu versusu almanca alir.

Bizdeki ispanyolca ogrenme arzusunu biraz duygusal buluyorum ben, bizim icin konusmasi kolay, fiil cekimi falan fransizcaya benziyor zaten. Fransizcanin telaffuzu kolay olani diyelim. Ama konusup napacaksin, Ispanyolca konusulan ulkelere bak, cogu bizden beter surunuyor.

Dil cok zaman alan birsey, getirisine iyi bakmak lazim.
0
cooperr
(27.09.21)
ben kendi kendime almanca öğreniyorum, kız arkadaşım ispanyolcayı üniversitede ders olarak alıyor. ben 2 ayda A1 seviyesini bitirdim sayıyorum, kız arkadaşım 2 senedir hala A1 seviyesinde. zorluk açısından değerlendirirsek ikisi de zor ama sanıyorum ki almanca biraz daha esnek bir dil. bazı önemli noktaları (artikeller ve serbest çekimler vs) anladığınızda ondan sonrası oldukça kolay görünüyor. ingilizce ve türkçe ile benzerlikleri daha fazla bana göre.
bu arada ben de biraz merak edip ispanyolcaya şöyle bir baktım ama ispanyolların konuşmasını anlamak daha zor geldi çünkü inanılmaz hızlı konuşuyorlar. o açıdan baya zorlanmıştım.
0
paradoxical
(27.09.21)
Faydasini gormeyeceginizi dusunuyorsaniz Almanca ogrenmeyin. Almanya´da, Avusturya´da ya da Isvicre´de cok iyi derecede konusmanizi ve dile hakim olmanizi beklerler, cat pat konusana da pek sempati duymazlar. Ogrenmesi de dilin yapisi sebebiyle, biz ana dili Türkce olanlar icin zor oldugundan bosuna emek harcamayin.

Kullanacak alaniniz varsa ya da Almanca kullanilan ulkelerde yasama amaciniz varsa, tabii ki Almanca. Yoksa, diger secenekler.
0
buf-e kür
(27.09.21)
(3)

sizce gelmiş geçmiş en kariyerli 3 türk futbolcu?

neoluyokardesimnebutantantana
arda turan,emre belözoğlu,tugay kerimoğlu diyorum ben.
arda turan,
emre belözoğlu,
tugay kerimoğlu diyorum ben.
0
neoluyokardesimnebutantantana
(27.09.21)
hakan şükür
rüştü reçber
hamit altıntop

edit: emreyi çıkarıp hamiti ekledim
0
dafuq
(27.09.21)
arda turan
hamit altıntop
nuri şahin
0
a darkness coming
(27.09.21)
Hakan Şükür (bu kariyeri ile alakali. Oynadığı takim ile değil ki o da iyi aslında)
Arda turan (oynadığı takimlar)
Hamit Altıntop (oynadığı takımlar)
0
logisticsmanager
(27.09.21)
(4)

Cüzdan

sos fistik olsun mu
Hem kagit para hem kart koymalik kullanisli bir cuzdan ariyorum. Ne boyle baba cuzdani olsun ne de cok spor.Ne onerirsiniz?
Hem kagit para hem kart koymalik kullanisli bir cuzdan ariyorum. Ne boyle baba cuzdani olsun ne de cok spor.
Ne onerirsiniz?
0
sos fistik olsun mu
(27.09.21)
Vallaha ben geçen biraz baktım ama deri kalitesiyle falan en çok beymen hoşuma gitti.
Hatta bir modelini aldım; içinde ekstra bir kartlik vae, çıkarılıp tek kartlık olarak kullanılabiliyor.

Spor isterseniz desa'da su tip modeller vardi;
www.desa.com.tr
0
logisticsmanager
(27.09.21)
ty.gl

ty.gl

ty.gl

ty.gl

Birkac tane link koydum. Guard'in modellerini ozellikle begeniyorum...
0
invictae
(27.09.21)
samsonite’ın cüzdanları bahsettiğin gibi bence.
0
dasher
(28.09.21)
Cengizpakel
0
scholes
(28.09.21)
(3)

avrupadan turkiyeye para yollamak

douglas
icin onerebileceginiz bir uygulama var mi? burda avrupa icinde para yollamak kolay ama turkiyeye de direkt banka hesabina gondermek istiyorum aslinda annem icin soruyorum. paypal yasakli, wise turiyede kart vermiyor, revolut turkiyede kullanilmiyor. yardimci olabilirseniz cok sevinirim.
icin onerebileceginiz bir uygulama var mi? burda avrupa icinde para yollamak kolay ama turkiyeye de direkt banka hesabina gondermek istiyorum aslinda annem icin soruyorum. paypal yasakli, wise turiyede kart vermiyor, revolut turkiyede kullanilmiyor. yardimci olabilirseniz cok sevinirim.
0
douglas
(27.09.21)
Anlamadim; Türkiye'ye para yollamaksa olay, wise cok güzel.
Türkiye'ye para yollarken neden wise kart lazim? Annenizin hesabina yollayın. Ben iki ayda bir 70-100 arası atıyorum, 2 euro falan ücreti ar.
0
logisticsmanager
(27.09.21)
wise ile doğrudan vadesiz mevduat hesabına gelir. debit kart ile atm'den çeker.
0
fever
(27.09.21)
Wise'dan baska bir sey aramak yersiz. annenizin wise hesabi olmasina gerek yok ki.

1- hesabi aciyorsunuz.
2- baska bir avrupa hesabindan para yukluyorsunuz (bu cok sart da degil, karttan odeme bile var ama ben boyle yapiyorum. saniyorum daha hizli)
3- TR'deki hesaba gonderiyorsunuz. (TL olarak gidiyor) ben sahsen kendi enpara hesabima gonderip oradan nereye gondereceksem transfer yapiyorum.

odenen tek fee gonderim yapmadan once cikan cuzi sey. kurlar gayet yuksek. is gunlerinde 8-10 dakkada ulasiyor.

henuz hesabiniz yoksa ilk fee'yi odememeniz icin davet atabilirim.
0
supergirl
(28.09.21)
(3)

Ankarada kaliteli peynir nereden alınır

aslil
Merhaba, soru başlıkta. Özellikle mozerella, rokfor gibi peynirler istiyorum ama nereden bulurum bilmiyorum.
Merhaba, soru başlıkta. Özellikle mozerella, rokfor gibi peynirler istiyorum ama nereden bulurum bilmiyorum.
0
aslil
(27.09.21)
Macro center.
Ama neden mozzarella? Pizzaya vs kullanmayacaksaniz cok tatsiz bir peynir. Rokfor ayrı konu.
0
logisticsmanager
(27.09.21)
@logisticsmanager pizzada deneyeceğim aslinda. Migros vs marketlerin çakma peynirlerinden çok sıkıldım.
0
🌸aslil
(27.09.21)
Metro'da epey çeşit var. Soğuk kısımda peynirler.
0
marla is in my head
(27.09.21)
(2)

Parfüm

somon sosu
Böyle buram buram vanilya kokusu arıyorum .Erkek için parfüm önerilerine açığım
Böyle buram buram vanilya kokusu arıyorum .Erkek için parfüm önerilerine açığım
0
somon sosu
(24.09.21)
Tom ford-tobacco vanille
Valentino-uomo intense
0
paraustunualmayanadam
(25.09.21)
Habit rouge
Serge Lutens Un Bois Vanille
Caron pour un homme
0
logisticsmanager
(25.09.21)
(10)

yurtdışında farklı yerlerde uzun süre yaşamış olanlara bir soru

de jure
farz edelim ki türkiye'de bir işiniz var ve haftada 1-2 gün online çalışarak, vergi, ofis kirası, istanbulda ev kirası vs. ödedikten sonra ayda 50-60 bin lira arası kazanıyorsunuz.3-4 ay yurt dışında, sonra 2-3 ay istanbul'da, sonra yine 3-4 ay yurtdışında yaşamak gibi bir planınız var.yurt dışında
farz edelim ki türkiye'de bir işiniz var ve haftada 1-2 gün online çalışarak, vergi, ofis kirası, istanbulda ev kirası vs. ödedikten sonra ayda 50-60 bin lira arası kazanıyorsunuz.
3-4 ay yurt dışında, sonra 2-3 ay istanbul'da, sonra yine 3-4 ay yurtdışında yaşamak gibi bir planınız var.
yurt dışında her seferinde farklı bir ülkede veya şehirde eşyalı ev kiralayıp yaşayacaksınız.
yurt dışındayken, 3-4 ay boyunca aynı ülkede veya şehirde olma zorunluluğu da yok yani, 2 ay güney almanya'da bir kasabada, 2 ay da zürih'te falan yaşasanız da olur. bunun dışında büyük şehirlerde yaşamak da şart değil; ormanlı, göllü, nehirli bir kasaba da olur, suç oranının düşük olduğu, manzaranın güzel olduğu, canımız sıkıldığında 1-2 saat içinde yakındaki bir büyük şehre veya plaja vs gidilebilecek yerler de olabilir. şimdilik tek kriter gidilecek yerin avrupa olması.
önümüzdeki 3 seneyi bu şekilde geçirecek olsanız yani her biri 3er aydan toplam 6-7 kere yurtdışına çıkacak olsanız, nereleri tercih ederdiniz?
0
de jure
(24.09.21)
Şehirden kaçıyorsam.

Fransa sahilleri
İspanya sahilleri
Portekiz Algarve bölgesi (faro, portimao vb)
İtalya Adalar (Sardinya)

Az kültür falan da yaşayım diyorsanız
Londra (Yakın şehirler de olur Reading, Slough)
Berlin
Paris
Lizbon

Hem şehir olsun hem beni daraltmasın diyorsanız küçük ama herşey olan şehirler
zurih
basel
munich
nice
lizbon
0
Corc
(25.09.21)
Ben mantıklı adamım. Para konuşur. Giderim Yunanistan, Hırvatistan gibi bir ülkeye hem paramı kazanırım hem tatilimi yaparım hem ucuz olur. Kışın da böyle Prag, Krakow vs daha cosy olan orta Avrupa şehirlerine kaçarım. Öyle Londra, Munich, Zurich, Paris Barcelona falan buralarda yaşamak ucuz değil, huzurlu da değil ya neyse. Özellikle İskandinavya'dan uzak dururdum, dünyanın en gereksiz en sıkıcı en düşmanca havası olan yerleri.
0
bana kedicik derdi
(25.09.21)
Ek bir bilgi.
Ayda 50-60 bin ile avrupada 1+1 de güzel beyaz yakalı hayatı yaşanır.

Ama asyaya gidersen
Tayland, malezya
Baya kral hayatı yaşarsın.

Benim en büyük hayalim mesela
Kick box (muay thai) kursuna katılmak taylandda 3 aylık.

Tiger Muay Thai
Kurs + denize sıfır villa + yemek paketleri var 2 3 bin dolara aylık
0
Corc
(25.09.21)
Ayda 50-60 bin tl, kısacası 5-6 bin euro ile Avrupa'da yaşayamayacagin şehir yok.

Ben olsam kışları kış turizmi olan yerler (alpler civarı güzel).
Fransa normandiya/Bretagne bölgesi de güzel gezmelik. Bunun dışında çoğu büyük şehire de giderim.

Yazın; vallaha bütün akdeniz sahilini gezerim heralde. İtalya/yunanistan/fransa/ispanya hepsinin güzel sahil yerleri var+adaları.

Nordik tarafına kuzey isiklarini görmek icin giderim, başka da birşey için gitmem.


Hatta bütün bunlari yapmak için 4x4 ikinci el araç alırım. Canim isteyince gider daglara çıkarım, canim ister gider sahile inerim. Ufak şehirlere giderim falan. Tahminen 10 bin euroya mis gibi arac vardir, aylik sigortasi da max 80 euro falan olur. O gelirle zaten koymaz.
0
logisticsmanager
(25.09.21)
Direkt olarak baslica buyuk sehirlere git sirayla ve bunlari tecrube et. Paris, Berlin. Londra, Amsterdam, Stockholm Frankfurt, Madrid falan iste... Kucuk kasabalari bunlarda yasarken de kesfedersin haftasonu vs. Hem bunlar dururken kucuk kasabalara gitmek anlamsiz hem de bir cevren veya ugrasin (universite gibi) olmadan kucuk kasabada 3 ay gecirmek verimsiz.
0
hot potato
(25.09.21)
merhaba,
buna benzer bir durumdayiz yil boyunca 3 farkli yerde donup duruyoruz, halletmeniz gereken bir kac teknik detay var.
oncelikle pasaportunuz hangi ulkeye ait? Turk pasaportunuz varsa vize ve turist olarak kalacaginiz icin 90 gun siniriniz var. eger bir ab ulkesinde 90 gunden fazla kalacaksaniz oturum izni almaniz gerekli. yine AB'de pek cok ulkeden 2 aydan daha uzun sure ev kiralacayacaksaniz registration/ikamet kaydi zorunlulugu var ve bunu da turist olarak Turk pasaportu ile yapmaniz pek mumkun degil. Ozetle AB'de 90 gunden fazla turist vizesi ile kalamazsiniz ( istisnalar vardir, ya da ben yanlis biliyor olabilirim elbette uzman arkadaslar duzeltir. )

Oturum izni, mavi kart ya da AB pasaportunuz varsa eger bu mumkun. Bu isi yapacaksaniz dikkat etmeniz gereken sey istediginiz yerlere high season'da gitmemek. aksi takdirde bir kac ay icin ev bulmak zorlasiyor ve kiralar da dogal olarak yuksek oluyor.

Kis aylari icin tavsiyem Portekiz olur. Kasim - Mart arasi ozellikle guneyi gayet guzel. Lizbon'da kiralar son bir kac yildir cosmus durumda ama sehir de her yil daha kozmopolit oluyor. 20'li yaslarimda olsam hic dusunmez tercih ederdim. Biraz daha sessiz sakin isterseniz bati kiyilari var, Cascais cok uzel ama zengin muhiti biraz kuzeye giderseniz santa cruz gibi sahil kasabalari var ufak tefek. Dalga sorfune de merakliysaniz cennet gibi.
Bunun disinda Portekizin guneyi ozellikle kis aylarinda daha sakin. Faro - Tavira civarinda cok guzel plajlar var. Evlerin cogu yazlik icin kullanildigindan kisin ev bulmak da daha kolay.

Bahar aylari icin nacizane tavsiyem Turkiye'nin guneyi olurdu. Nisan - Haziran arasi hem kalabalik yok hem de hava ve deniz muhtesem.

Yaz aylari icinse Orta ve kuzey Avrupa mantikli. Insanlar yaz tatiline giderken kendi evlerini kiraya veriyorlar, uygun fiyatli ev bulmak mumkun. Kuzeye gittikce gunler uzuyor, hava duzgunse eger 5'te paydos yaptiktan sonra 11'e kadar gun isi altinda parklarda, sahilde vakit gecirmek mumkun. Hayat sakin ve yavas.

Ilk basta soyledigim gibi Turk pasaportu ile bunu yapmaniz mumkun degil, o konuda sorununuz yoksa 5-6 bin euro ile bu dongude mutevazi, huzurlu bir hayat yasarsiniz.
0
whisky
(28.09.21)
@viski
90 günden fazla kalamama olayını, öğrenci vizesi-dil kursu vs ile çözerim diye düşünmüştüm, çözemez miyim?
0
🌸de jure
(29.09.21)
bilemiyorum, tecrubem yok o konuda.
0
whisky
(29.09.21)
2 ay ve ustu kaldigim yasadigim sehirler avrupa icin;

Cordoba
Paris
Guney Fransa Kirsali(Montpellier civari)
Carcassonne
Orta Fransa Kirsali(dordogne)
Nitra
Krakow

Bunun disinda guney amerika ve asya'da da benzer sureler bulundugum oldu.

Kesinlikle fransa'nin cogu yerini oneririm, mubarek ulkede her sey var, dunyadaki tum ulkeleri tek bir ulkeye hapsetmisler gibi. Sehirleri ayri guzel, kirsali ayri guzel, tabi hicbir ozelligi olmayan yerleri de var elbet.

Yazdiginiz plan dogrultusunda, multikulturel buyuk sehirleri de, sirin koy kasabalari da cok seven biri olarak;

Paris
Amsterdam
Madrid
Carcassonne(yaz vakti)
Cordoba Yahut Granada Baharda
Fransa'nin dordogne bolgesinden bir kasaba yahut koy(Hérault da olur, denize yakin dagda yasanilabilir)
Iyice jungle isteniyorsa belki Ardeche(cok iyi bir komun hayati tadi alinabilir)
Krakow'da kesinlikle bir mevsim, yaz olmasina gerek yok.
Budapeste'de sonbahar olabilir.

Benim gibi cok ozellikli gorunmeyen ama bolge sosyolojilerine merakli bir gozlemciyseniz dogu avrupa'daki slovakya slovenya hirvatistan gibi ulkelerin kucuk sehirlerine bakilabilir.

Avrupa degil ama Avrupa; Fas degerlendirilmelidir, Fas avrupa'ya istanbul'dan cok daha yakin. vs vs.bahsettiginiz hayat guney amerika'da vs de cok guzel yasanir, neler var neler...
0
hewit
(08.10.21)
Porto-Lizbon
Yunanistanda herhangi bir yazlik sahil
Fransa
Hirvatistan ve Karadag sahil kesimleri
Bunaldiginizda partileme zamanlari Berlin
Sirasi gelince Belgrad-Sofya
Kiev

Sanirim ilk baslayacagim ulke Portekiz olurdu
0
turkuaz
(08.10.21)
(5)

Faiz indirimi-Dolar

Zaman Tamircisi
100 puan faiz indirildi diye doların bu kadar uçması normal mi, tamam ekonomik olarak güvensiz bi ülkeyiz ama 300 puan falan indirseler 10 lira mı olacaktı dolar?
100 puan faiz indirildi diye doların bu kadar uçması normal mi, tamam ekonomik olarak güvensiz bi ülkeyiz ama 300 puan falan indirseler 10 lira mı olacaktı dolar?
0
Zaman Tamircisi
(24.09.21)
ben bu işin bir kamuflaj olduğunu düşünüyorum. Faiz indirimini kimse beklemiyordu. ben amerika seyahati ve cb açıklamaları sonrası amerkanın sessiz kalmayacağını ve/veya oradan istenileni alamadığını düşünüyorum. Olası bir geri dönüşün doları zıplatmasından önce faiz indirimi hareketi bu işin sebebi olsun diye yapılmış bir hamleydi bence. henüz amerika cephesinden bir dönüş olmadı ama oradan da cevap ya da aksiyon putin görüşmesinden sonra gelecektir diye düşünüyorum.
sonrası allah kerim.
0
erty_ksk
(24.09.21)
devamı bu yönde gelecek diye düşünüyorlar.
0
silver apple
(24.09.21)
normal çünkü ekonomi çok kırılgan. bu arada faiz indirimini herkes bekliyordu.
0
lazpalle
(24.09.21)
Normal. Herkes indirim bekliyordu zaten, yaptıkları son hamleler sonrası. Benim takip ettiğim herkes indirim diyordu.
Dolar 9a gelirse satış yaparlar. Çok zor günler geliyor'
0
logisticsmanager
(24.09.21)
doların bu kadar uçması işin sadece karara tepki kısmı. bir de faiz düştüğü için ülkeden yavaş yavaş dolar kaçmaya başlayınca, piyasa şartları nedeniyle dolar yavaş ama emin adımlarla yükselmeye devam edecek.

hayır, 300 puan indirseler, ilk günden 100 lira olmayacaktı ama orta vadede 10 lirayı daha hızlı görecekti. 100 puan ile daha yavaş görecek ama yine görecek.

yatırım tavsiyesi değildir çünkü ekonomiden kesinlikle anlamam.
0
co2s2
(24.09.21)
(6)

Belli bir dönemde belli bir hastalığın yaygınlaşmasına salgın denebilir mi

osuran imam
Atıyorum 1870'ler boyunca hollanda'da aids hastalığı çok yaygınlaşıyor ve devlet aids ile mücadele için acil eylem planları yapıyor. Bu durumda aids hastalığına salgın denebilir mi? Burada önemli olan hastalığın ne olduğu değil. Demek istediğim, herhangi bir ölümcük hastalık belli bir dönemde toplum
Atıyorum 1870'ler boyunca hollanda'da aids hastalığı çok yaygınlaşıyor ve devlet aids ile mücadele için acil eylem planları yapıyor. Bu durumda aids hastalığına salgın denebilir mi?

Burada önemli olan hastalığın ne olduğu değil. Demek istediğim, herhangi bir ölümcük hastalık belli bir dönemde toplumun büyük çoğunluğunu tehdit ettiğinde salgın olarak adlabdırılabilir mi?
0
osuran imam
(22.09.21)
Deniliyor zaten.
Hiv icin epidemic lafi kullanıliyor. Who "global epidemic" diyor.
Kısacası evet.
0
logisticsmanager
(22.09.21)
Şimdi hastalık var hastalık var, salgın için hastalığın bulaşıcı olması gerekiyor, covid gibi veba gibi. Koşullar nedeniyle kanser vakaları hızla artsa bu salgın sayılmaz
0
freebird5406_2
(23.09.21)
Aids üzerinden gidelim. Zührevi bir hastalık. Neticede ilişkiye girilmeden aids kapmıyor insanlar (tam öyle mi bilmiyorum, öyle varsayalım).

İnsanların ilişkiye girmesine bağlı bir hastalığın yaygınlaşması salgın midir?
0
🌸osuran imam
(23.09.21)
Öncelikle aids'i yanlış kullanıyorsunuz. HIV virüsü insanlar arasında geçer ve "kapılan" şey budur. AIDS bu virüsün yol açtığı hastalığın en son ve ölümcül halidir. Günümüzdeki hiv pozitif kişilerin çok ufak bi kısmı (tedaviye uyum göstermeyenler, ilaçlarını kullanmayanlar vs) aids seviyesine geliyor.

HIV epidemisi denebilir tabii ki Coronavirüs epidemisinden bir farkı yok virüs olduğu için.

Ayrıca kan yoluyla da bulaşır HIV. Kan bankalarındaki kanlar HIV yönünden taranır. Ama mesela ortak iğne kullanan eroin bağımlılarında bulaş olabilir
0
nundu
(23.09.21)
E peki her yıl mesela şu kadar insanın ölümüne yol açan hastalıklar var. Bunlara neden salgın hastalık denmiyor? Yoksa deniyor mu?

Kimisi "sadece enfeksiyon hastalıkları için kullanılır" diyor, kimisi diğer hastalıklar da olabilir diyor. Hangisi doğru anlamadım.

Pandemi epidemi farkı coğrafi bir fark sanırım. İkisi de neticede salgın hastalığın kitlelere yayılmasını tanımlıyor. Orada bir fark yapmıyorum. Ondan ziyade her hastalık yaygın hale gelirse salgın olur mu olmaz mı, bunu anlayamadım.
0
🌸osuran imam
(23.09.21)
eğer hastalığın görünmesinde artış olursa salgın denebilir. Mesela uyuşturucu kullanılmasına bile salgın denebiliyor crack epidemic ya da heroin epidemic diye bakabilirsiniz. Cancer epidemic de olabilir tabii ki eğer bir artış durumu olursa, ama genelde tarihte salgınlar bulaşıcı hastalıklar olduğu için o şekilde bi anlam kazanmış.
0
nundu
(23.09.21)
(10)

Kyk borcu ödenmezse ne oluyor?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(22.09.21)
e-hacize kadar yolu var.
0
jelly bear
(22.09.21)
Sırasıyla e haciz, (banka hesaplarınıza blokaj)
Haciz
Size kefil olan kişiye e haciz
Haciz
0
rewlack
(22.09.21)
5 yıl odenmezse borc kalkar diyorlar
0
🌸sonhakan
(22.09.21)
Doğrudur, kalkar da başka türlü kalkar.
0
rewlack
(22.09.21)
nereye doğru kalkar o önemli
0
fff02561
(22.09.21)
5 yıl ödenmez ise borç kalkar diye bir durum tabiki yok.
0
yeninesiltupcu
(22.09.21)
5 yıl ödenmeyen bir borcun kalkmasi olsa, kim niye odesin?
Tabiki yok öyle bir durum. Her sene faiz gelir, tek olabilecek belki faiz affı falan olur.
0
logisticsmanager
(22.09.21)
kyk borcu ödenmediğinde tahsilatın yapılması amacıyla vergi idaresine bildiriliyor. o borç artık sizin için vergi borcu oluyor.

5 yılda kalkma fln yok. ben 7. yılımda yapılandırmayla peşin ödedim, yüzde 10 faiz vermiş oldum sadece.
0
trajikomix
(22.09.21)
Ya ulkedeki enflasyonu ve faizleri dusununce zamaninda odemek buyuk kerizlik degil mi? Ben oduyorum da...
0
floydian
(22.09.21)
kalkmaz kamu alacaklarında zaman aşımı 20 yıl gibi çok uzun bir süre.
0
orpheus
(22.09.21)
(25)

ne sıklıkla alkol alıyorsunuz ?

alicandan
her akşam bir kadeh de olsa birşey içiyorum. sizde durumlar nasıl ?
her akşam bir kadeh de olsa birşey içiyorum. sizde durumlar nasıl ?
0
alicandan
(22.09.21)
Data çeşitliliği olsun diye yazıyorum.

2012'de alkol almaya tamamen son verdim.
0
hedep
(22.09.21)
Pandeminin basindan beri her aksam 2 sise sarap.
0
msb
(22.09.21)
çok düzensiz benimkisi. bazen 3-4 gün hiç içmiyorum, onun dışında en az 1 bira bile olsa içiyorum her gün. güzel bir içki aldıysam çok içiyorum, şarap falan dayanmıyor zaten açınca şişe bitiyor. Öyle..
0
tmnslp
(22.09.21)
Parasızlıktan yeşilaycı oldum.
0
anon1m
(22.09.21)
Düzensiz olsa da haftada 4 akşam, genelde yatmadan bir duble viski.
Haftasonu 3 duble falan oluyor tabi.
0
logisticsmanager
(22.09.21)
Aynı usul, her akşam bir tek rakı, 1 bardak sek votka veya 1 bira o gün canım ne çekerse, rutinim oldu.
0
koskoca kirpi
(22.09.21)
yalnızca arkadaş ortamında, yani 2 haftada bir
0
wiekannich
(22.09.21)
Ben tam anlamıyla bir sosyal içiciyim. Güzel ortam oldukça içiyorum, onun dışında evde tek başımayken “hadi bir bira açayım” falan demiyorum hiçbir zaman zaten alkol tadını çok sevmediğim için.

Sıklığı da çok değişken bu yüzden. Tatildeyken ya da arkadaşlarımlayken üst üste günlerce içtiğim de oluyor 1 ay boyunca ağzıma sürmediğim de.
0
ms brownstone
(22.09.21)
Değişiyor. 4-5 gün arka arkaya içtiğim de oluyor ama nadir. Olduğunda da bira oluyor genelde. Sert içkileri arka arkaya iki gün içmişliğim bile sayılıdır herhalde. Hoşuma gitmiyor. Maddi sıkıntı yaşamıyorsam haftada bir iyi bir şarap içmeyi seviyorum. Ayda bir de viski belki.
0
evandro roncatto
(22.09.21)
Ayda en fazla iki gün, içtiğimde de ortalama iki bira.
0
signore
(22.09.21)
hiç alkol almıyorum, kullanmıyorum.

data çeşitliliği +1
0
Phoebe
(22.09.21)
Ayda max iki defa. Sağlıklı beslenmeye çalıştığım için azalttım.
0
jazzabel
(22.09.21)
Hiç alkol almıyorum. +1
0
Amaranta ursula
(22.09.21)
Hiç içmedim içmiyorum
0
basond
(22.09.21)
Alkol kullanmıyorum
0
purplee
(22.09.21)
Haftada ya da 2 haftada 1 2 bira. Bazen 2-3 ay içmediğim oluyor çok aramıyorum alkolü
0
mg3929
(22.09.21)
Ortalama; haftada bir seferliğine 2 bazen 3 bira. Çoğunlukla cuma günü.
0
put it in your appropriate place
(22.09.21)
Artık alkol ve sigara gibi vücuduma zarar verecek şeyler tüketmiyorum. Ayda yılda bir sosyalleşmek için içersem içiyorum. O da içime sinmiyor.
0
ruhen hastayim ben
(22.09.21)
sosyal içiciyim, bazen haftada 2 -3 bazen ayda 1
0
mirty
(22.09.21)
haftada 2 akşam fix içiyorum. 1-2 duble viski veya 2-3 kadeh şarap. 10 günde 1 de rakı içiyoruz arkadaşlarla.
0
golgi aygıtı
(22.09.21)
Sosyal içici denilen gruptanim ben de. Bazen haftada 1-2 , bazen iki üç ayda bir. En son geçen ay iki bira içmiştim sanırım.
0
fraise
(22.09.21)
Pazartesilere Cumartersi muamelesi yapmayı arada severim.
O hafta muhtemelen cuma cumartesi ve pazar da içerim.

Az içtiğim hafta, haftada 2 tam performansa bağlarsam haftada 4 gibi duruyor.
İçilen alkol ise günde 4 bira ila 5 arası gibi düşünebilirsiniz.

Mesela bugün Çarşambaya da yine küçük cumartesi muamelesi yapma kararı aldık arkadaşlarla. Bu hafta da yine cuma ve cumartersi içilir. Pazar şaibeli. En kötü bir sahilde sunset birası olabilirli gibi..
0
denizmaniaherif
(22.09.21)
haftada 1-2. çok aramıyorum çünkü benim için en azından çakırkeyf olmadan bir şey ifade etmiyor, biraz fazla içince de büyük zaman kaybı yaşatıyor çünkü sonrasında ne okunan kitaptan, ne izlenen filmden verim alınabiliyor ve gün ölmüş oluyor.

ancak sevdiğim kişilerle muhabbet ederken güzel oluyor ki bunun da ayarı kaçarsa ertesi günün yarısı da ölmüş oluyor. bu nedenle artık eskisi kadar ilgi duymuyorum.
0
bohr atom modeli
(22.09.21)
ikram edilirse içerim yani bi nevi yancıyım.
ama yanlız başıma alkolün a sı aklıma gelmez.
0
jamswety
(22.09.21)
haftada 1 maks
tamamen bırakma hayalim var
bu sene hiç içmedim 7 ay misal
0
superb
(22.09.21)
(11)

Çok az alkol bile zararlı mı?

zalbarath
Haftada bir 1 tane 50 cl bira içmenin bile kümülatif bir etkisi olur mu vücut üzerinde?
Haftada bir 1 tane 50 cl bira içmenin bile kümülatif bir etkisi olur mu vücut üzerinde?
0
zalbarath
(21.09.21)
Niye zararı olsun ki? Bir ara annemin sinirleri tabiri caizse harap olmuştu hekimin kendisi B vitamini eksikliği olduğu için anneme her akşam bira içmesini tavsiye etmişti.Sakıncalı olan kesim her gece şuursuzca içenler :)
0
e mice
(21.09.21)
faydası olur :D
0
yeteramadenedimherseyi
(21.09.21)
www.bbc.com
tinyurl.com

Özetle 600,000 kişi üzerinde yapılan bir çalışmaya göre cevap hayır.
0
archmage mahmut
(21.09.21)
yaşadığın stres mi zararlı?
içtiğin alkol mü?
0
mikahakkinen
(21.09.21)
Evet zararlıdır. Hatta şu an içme niyetinde olman bile senş zarara yaklaştırıyor ki hafta içilen 50cl bira hep haftalık 50 cl olarak kalmaz.
Zamanla -bana bir şey olmuyor ki gibi içten güven veren cümleler bu sayıyı katlamaya sebep olur. Sonrasında arkadaşlar aslanım koçum diye ısrar ederler hemen ardından shot.. fondip.. gider böyle.

Esas olan böyle konularda şüphe varsa uzak durmaktır.
Ayrıca b vitamini sadece birada yoktur.
0
Erva
(21.09.21)
Türkiye'de bim/şok gibi yerlerden alacağın herhangi bir gıda ürününden fazla zararı olamaz.
Eğer bir biranin zararindan korkuyorsan tavsiyem süt ürünleri, et/şarküteri, şeker içeren ürünler hatta meyve sebze.
Zaten zararı olmadığı bilimsel olarak kanitla yazilmis, daha fazlasi fasa fiso.
0
logisticsmanager
(21.09.21)
etiket okuma aliskanligi kazandiktan sonra marketlerde satilan paketli nerdeyse tum yiyecek icecegin tabiri caizse zehir oldugunu anliyorsun. yani kahvaltida nescafe pogaca, oglen aksam yemeklerinde fast food kola aralarda seker cikolata takilip, tutun mamulleri kullanip aksamlari cips ve haftada 1 de bira tuketeceksen o biranin etkisi devede kulak kalir digerlerinin yaninda :) ama muthis saglikli besleniyorsundur, karbonhidrat sayiyorsundur paketli hicbir sey tuketmeyip sigara icmiyorsundur, spor filan yapiyorsundur... o zaman bira da icmeyiver derim (tadini seviyorsan alkolsuzu de var bu arada.)

ha bence haftalik 1 50likten bir sey olmaz :) neredeyse 20 yildir sosyal iciciyim, hic oyle aa nasilsa bir sey olmuyor diyip alkolik olmaya kalkismadim :)
0
in vino veritas
(21.09.21)
Alkol doğru oranda alınırsa zararlı olmaz o dinsel şeylerin uydurması
0
basond
(21.09.21)
Yani doktor falan değilim de "zarar" çok geniş bir kavram değil mi? İlla ki bir şeylere zararı vardır da bu zarar senin üzerinde nasıl etki gösteriyor, göz ardı edilebilir bir şey mi o önemli. Zararı illa vardır dememin sebebi atıyorum patlıcanın da bir şeye faydası bir şeye zararı vardır. Zararın ne olduğu ve ne kadar etkilediği önemli bence o yüzden. Direkt zehir olmayan bir içeceği haftada bir 50 cl içmekle göz ardı edilemeyecek bir zarar geleceğini zannetmiyorum.
0
evandro roncatto
(21.09.21)
Kola ve gazlı içeceklerin yanında çok masum kalır.
0
robin one persie
(22.09.21)
@basond bu oran tamamen zararsız mı yani?
0
🌸zalbarath
(22.09.21)
(3)

İzmir'de nerede doğuş mistik chai bulurum?

logisticsmanager
Yurtdışında türk marketten alıyorduk ama bayadir yok. Hazır Türkiye'deyken 4-5 tane alayım dedim.Az önce migros ve Carrefour balçova gezdim bulamadim. Bunu yakin zamanda gören var mi? Göztepe yakasinda olursa iyi olur.
Yurtdışında türk marketten alıyorduk ama bayadir yok. Hazır Türkiye'deyken 4-5 tane alayım dedim.
Az önce migros ve Carrefour balçova gezdim bulamadim. Bunu yakin zamanda gören var mi?
Göztepe yakasinda olursa iyi olur.
0
logisticsmanager
(21.09.21)
Migroslarda oluyor, baska migroslara da bakin
0
balpolen
(21.09.21)
macrocenter?
0
veritaslibertas
(21.09.21)
@balcova macro center ve migros baktim yok. Bir kaç ufak migros gezdim yok :/
Doğuş çay zaten baya az var...
0
🌸logisticsmanager
(21.09.21)
(6)

kayıt etmeyen uzaktan izlenebilen tip kamera

blue eyes white dragon
arkadaşlar bir adet kedimiz var. nişan arefesinde kedimizi öyle bakıcıyla falan vermek istemiyoruz. arkadaşımız var ancak her zaman gelecek modda değil. isteğimiz şu: evin bir kenarına bir adet kamera koyacağız ancak bunun kayıt etmesinden öte sadece izlemek amaçlı istiyoruz. mümkünse(başka şansımız
arkadaşlar bir adet kedimiz var. nişan arefesinde kedimizi öyle bakıcıyla falan vermek istemiyoruz. arkadaşımız var ancak her zaman gelecek modda değil.

isteğimiz şu: evin bir kenarına bir adet kamera koyacağız ancak bunun kayıt etmesinden öte sadece izlemek amaçlı istiyoruz. mümkünse(başka şansımız da yok) telefondan bir şekilde izlemek istiyoruz. kayıt eden istemiyoruz çünkü 64, 128gb her neyse 7-10 gün süre içerisinde dolmasından korkuyoruz.

umarım anlatabilmişimdir derdimi.

yardımcı olacaklar için şimdiden sağ olsun.
0
blue eyes white dragon
(20.09.21)
www.hepsiburada.com

istersen kayıt da yapıyor. anında izleyebiliyorsun ve 360 derece dönebiliyor. telefondan döndürebiliyorsun. hatta telefondan ses bile iletebiliyorsun eve kamerada hoparlör var.
0
jelly bear
(20.09.21)
Keyword: ip camera
0
veritaslibertas
(20.09.21)
Tplink tapo c200 kullaniyorum. Kendi uygulamasi uzerinden izleyebiliyorsunuz, ustelik kamerayi 360 derece yatayda, 100 derecede dikeyde oynatabiliyorsunuz. Kamera uzerinden ses de iletiliyor. Uygulamasi da gayet temiz calisiyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(20.09.21)
Mijia kullanıyoruz biz de bebek kamerası olarak. İster kayıt alın ister almayın, uygulaması üzerinden izleyebiliyorsunuz. kaydı telefona alıp sonra silebiliyorsunuz zaten. Hareket algıladığında bildirim gönderiyor ama bildirim biraz gecikmeli geliyor birkaç saniye kadar. 360 derece yatay ve aşağı yukarı hareket ettirebiliyorsunuz. Gece görüşü özelliği de var az ışıklı ortam için.
0
curukturpkokusu
(20.09.21)
Xiaomi 360 kullaniyorum, memnunum.
Isterseniz kayit da edersiniz, hareket olunca sizi uyarir falan.
0
logisticsmanager
(21.09.21)
Küçük bir çiftliğim var ve 8 adet görünür vaziyette ip camera ve kayıt cihazı var. Bunların dışında ahırın kapısını gören kamera olmasına rağmen olur da kamera sistemine zarar verip hırsızlık olabilir diye sote bir yere eski bir telefonu yerleştirip şarzı bağladım ve Google play den netcam programını eski telefona yükledim. Aktif kullandığım telefona da at home programını yükleyip karekodu okutarak birbirine tanıttım. Hareket halinde kayıt yapıyor, istediğim zaman açıp sesli şekilde izleyebiliyorum,sesimi iletiyor, istediğim an Manuel kayıt yapabiliyorum. Bu sistem işini görür diye düşünüyorum.
0
predecessor
(21.09.21)
(9)

az bilindik yerde staj?

sana bir sarki yazdim fernando
selamlar. uzun bir süredir pwc'ye staja girmek için denemedigim yol kalmadı. hiçbir geri dönüş olmadı. staj geçmişim gayet iyi, gönüllü aktivitelerim de var, odtüde okuyorum. ama ne bileyim iste.. neyse. önceki staj yerimden bir müdürüm istersen audit alanında az bilindik bir şirket için sana refera
selamlar. uzun bir süredir pwc'ye staja girmek için denemedigim yol kalmadı. hiçbir geri dönüş olmadı. staj geçmişim gayet iyi, gönüllü aktivitelerim de var, odtüde okuyorum. ama ne bileyim iste.. neyse. önceki staj yerimden bir müdürüm istersen audit alanında az bilindik bir şirket için sana referans olabilirim dedi. düşüneyim dedim. şimdi olay şu,

ortalamam yüksek. staja gitmem demek ortalamanın düşmesi demek çünkü devamsızlıktan puan alıyoruz. mutlaka da yüksek yapmak istiyorum. yani ben buna değecek bir yere gitmek isterdim. benimle aynı dönem olan, hiçbir staj tecrübesi falan da olmayan çocuklardan pwc'ye staja girmiş birkaçını gördüm.valla bu işi anlamadım. en azından mülakata çağırmış olsalar kabahat bende deyip susucam. neyse. hem ortalamayı düşürmeye değmeyeceğini düşünüyorum hem de onları girmiş görünce sanırım "onlar pwc'ye girerken ben niye buraya giriyorum??" kafasına girdim.

ankara'da kriterlerine uyduğum pek şirket olmadığı için pwc en üst seçeneklerden biri. diğerleri de pandemi sebebiyle almıyor. yorumları duymayı çok isterim.
0
sana bir sarki yazdim fernando
(20.09.21)
dersler varken staja neden gidiyorsun?
0
jelly bear
(20.09.21)
@jelly,hem önceki deneyimlerinde kendimi iletişim becerileri anlamında çok geliştirdim hem de çok network kazandım. tabi cv'mi de genislettim. şimdi üçüncü sınıfa geçtiğim için de staj yapmanın daha da önem kazandığını düşünüyorum.
0
🌸sana bir sarki yazdim fernando
(20.09.21)
Bu ülkede herşey referans maalesef... Eğer söz konusu firma okul ve derslerinizi takip etmenize izin verecekse teklifi kabul edin derim çünkü hiç deneyimsiz mezun olmak çok kötü bir durum ilgili firmanın gelecekte nerelere geleceğini hiç bilemezsiniz belki de mezuniyet sonrası doğrudan devam etme imkanınız olur. Yani illa ki kendinizi şartlardırıp olmazsa olmaz demeyin.
0
apocalipy
(20.09.21)
@apocalipy, şu an iki deneyimim var. benim bu firmayla ilgili çekincem hem reputable olmaması hem de çalışan profilinin yüksek olmaması. örneğin son stajımda odtü den koç tan insanlarla çalıştım ve onlar network olarak da geçmiş şirket tecrübeleri olarak da başka bir seviyeydi. böyle insanlarla aynı ortamda çalışıp ilişki kurmanın ancak dersleri biraz olsun feda etmeye değer olduğunu düşünüyorum.
0
🌸sana bir sarki yazdim fernando
(20.09.21)
big4 icin universite isminin yaninda lise de onemli mesela.
staj deneyimi falan hikaye zaten.
arkadaslarindan bu baglamda ayriliyor olabilirsin.
referans olayi da hep var ama bu dedigimi de yabana atma.

no name bi yer olayina gelince merdiven alti dukkan degil sonucta. senin amacin bu yolda ilerlemekse ben olsam girerim bu firmaya staja. neden degmesin ki? markaya takilmamalisin
0
Kittie
(20.09.21)
Şimdi aynı alanlarda değiliz ama ben zamanında no name bir firmada lojistik stajı yaptım.
Sonra o firma bana İzmir'de bir çok firmanin kapisini açtı. Ikisinde staj yaptim, bu iki staj yaptığım yer de bana is teklifi yaptı.

No name olayı çok da kafaya takilmamali bence. Is hayatina iyi yerden baslamak daha önemli.
0
logisticsmanager
(20.09.21)
CV tam reklam yeri. Az bilinen yerse yap ama kötü yerse yapma. Az bilinmesi kötü olduğu anlamına gelmez. Bir de bu staj işlerini çok kafaya takıyor gibisin. Ankara biraz yanlış bir yer. Yaz için İstanbul'a gitmeni tavsiye ederim. Bölümünü bilmiyoruz ama mühendislikse İstanbul daha iyi olabilir.
0
dissendium
(20.09.21)
@dissendium, hiiç sorma abi. ankara hem de nasıl yanlış bir yer. istanbul'da boun'daki itu'deki çocuklar güzel güzel şirketlerde stajlarini yaparken biz böyle mikroskopla staj yeri arıyoruz resmen.
0
🌸sana bir sarki yazdim fernando
(20.09.21)
dostum emin ol daha genc oldugun icin pwc gibi sirketleri bir halt saniyorsun. big four hep en tirt adamlari alir genellikle ustune alinma sen.
0
nibba
(20.09.21)
(5)

Sektör değiştirmek

dissendium
Anlatmak istediğim şey kısaca şu. Ben makine mühendisiyim. Ama üretim sektörünü yorucu buluyorum. Yurt içi/yurt dışı satış, satın alma, lojistik gibi alanlara yönelmek istiyorum. Ofiste çalışmak istediğim bir şey. Bunu nasıl yapabilirim? Neler tavsiye edersiniz? Genelde bu tip alanlarda çalışan kişi
Anlatmak istediğim şey kısaca şu. Ben makine mühendisiyim. Ama üretim sektörünü yorucu buluyorum. Yurt içi/yurt dışı satış, satın alma, lojistik gibi alanlara yönelmek istiyorum. Ofiste çalışmak istediğim bir şey. Bunu nasıl yapabilirim? Neler tavsiye edersiniz? Genelde bu tip alanlarda çalışan kişiler uluslarası ilişkiler bölümünü bitirmiş oluyor. Ama benim bildiğim bu bölümün derslerinin iş hayatında yapılan şeylerle bir alakası yok. Bu alanda çalışan kişiler ilk işlerini nasıl ve hangi özellikleriyle buldular?
0
dissendium
(20.09.21)
Mis gibi iş bulursunuz.
Bu tedarik zincirinde Türkiye'de mühendis fetişizmi var. Avrupa'da görmedim, Türkiye'de görüyorum her şeyi mühendis isteme hastalığı.
Neyse; makine parçalarından falan anliyorsaniz mis gibi teknik satin almaci olur. Bizde misal kategori satin almasi global. Onu yapan adamin o iste lisansi var (misal çip satın alanlar elektronik mezunu falan).
Onun dışında planlama isi de yaparsiniz ama deneyim isterler. Satin alma ise malzemeyi biliyorsaniz gene isin yarisini biliyorsunuz gibi olur.

Lojistik firmasindan genelde uzak durmanizi öneririm.
Satış olarak da gene teknik ürün satışı yaparsiniz
0
logisticsmanager
(20.09.21)
Sektör değiştirmek değil de bölüm değiştirmek olarak alıp cevap vereyim ben.

Üretim tarafında olduğunuza göre ürünü tanıyor olmalısınız. Bu satış için büyük avantaj. Satış müdürüyle arkadaş olun, satışa geçmek istediğinizi ona belirtin. Ağzınız laf yapıyorsa, girişkenseniz, dil sorununuz yoksa okuduğunuz bölüme bakmazlar satışa almak için. Teknik bilginin yanında ambalaj ve sunum da tamamsa sizden satışçı olur.

Bu arada satışçılar da yoğundur ve çok seyahat ederler. Sabit bir ofiste çalışmak istiyorsanız bunu da göz önünde bulundurmalısınız.
0
pispinti
(20.09.21)
Otomotiv sektöründe satış, satın alma, proje mühendisleri genelde makine/endüstri mühendisi oluyor. Otomotiv sektöründe iş bakabilirsiniz.
0
himmet dayi
(20.09.21)
üretimi, kalite kontrol, fabrika tecrübesi kazandıktan sonra satışa geçersen çalışma hayatın boyunca rahat edersin
0
bir soru sorcam
(20.09.21)
Lojistik müdürü arkadaş haklı, türkiyede neredeyse finansa bile mühendis isteyecekler :) bulmanız zor olmaz bahsetttiğiniz anlamda. Çalıştığım firmada şu an satış ve teknik ekip full mühendisten oluşuyor.
0
Kediyi üzdün
(20.09.21)
(6)

İtalyancı & Almancı

liberal
üniversite okumak için tercih edilir mi diye merak ettiğim ülke.elbette türkiye yerine yurt dışında bir yerde okumak daha iyi olma ihtimali yüksek ama benim merak ettiğim almanya'da veya avusturya, hollanda gibi ülkeler yerine italya'da üniversite okumak ne derece mantıklı.aslında havasına, insanına
üniversite okumak için tercih edilir mi diye merak ettiğim ülke.

elbette türkiye yerine yurt dışında bir yerde okumak daha iyi olma ihtimali yüksek ama benim merak ettiğim almanya'da veya avusturya, hollanda gibi ülkeler yerine italya'da üniversite okumak ne derece mantıklı.

aslında havasına, insanına vb bakınca italya türklerin en çok tercih ettiği almanya'dan daha iyi bir ülke değil mi?

alman lisesine gidip 70 k vermek yerine italyan lisesine gidip senelik 50k verip sonrasında da ilgili ülkeye gitmek isteyen birisi için italya çok daha iyi bir seçenek gibi dururken mutlaka kendine göre belirli handikapları vardır ama bunlar acaba neler, keşke bilen biri yazsa.
0
liberal
(20.09.21)
Fransa'da yasiyorum; İtalya'da çalışmış, Almanya'da çalışmış/çalışan arkadaşlarım var.
İtalya ne Fransa ne almanya ile yarisir. Maaslar düşük, is ortami genelde kötü. Hatta elden maaş verme bile duydum.

Kültürü, hayati Almanya'ya göre güzeldir ama ekonomik durum baya kötü. Şöyle diyeyim; lojistik firmasinda düz çalışan arkadaş 700-800 mü ne aliyordu. Fransa'da net asgari 1200 civari. Ki o paraya lojistikte üniversite mezunu kimse calismaz bile.

Ben olsam italya ile alakali hayal kurmazdim. Almanya güzel, Fransa güzel.
0
logisticsmanager
(20.09.21)
italyada yaşayan birisi türkiyedeki refahının üzerine taş çatlasın %30 falan koyar, almanya için bu oran en az %100. ama bu oranlar ortalama standart işçi/beyaz yakalı içindir. ekonomik gayeler ikinci plandaysa, sosyal anlamda daha zengin olan italyayı tercih etmek daha makul gibi.
0
wiekannich
(20.09.21)
İtalya'da işsizlik var.

tr.euronews.com

Almanya'da işsizlik daha düşük. Hatta attığım haberdeki grafiğe göre en düşük. Bu nedenle İtalya Almanya'dan daha iyi bir ülke denemez üniversite sonrası çalışmak için.
0
dissendium
(20.09.21)
İşte duyurunun farkı bence bu, sözlükte formata yup sorunca hafiften laf sokmalı cevaplar geliyor.

Teşekkür ederim.
0
🌸liberal
(20.09.21)
yurtdışında çalışmış olmak ile ilgili bir tecrübem yok ancak bence çalışmak istediğiniz sektör bu soruda önemli. Üniversitede de sanat mı okumak istiyorsunuz, mühendislik mi, psikoloji mi? O ülkenin sizin düşündüğünüz eğitimle/ sektörle ilintili işleri ne durumda? Ben olsam eğer aklımda bi bölüm varsa biraz onu göz önünde bulundurarak seçim yapardım.

İki yıl kadar önce arkadaşım yerleşti italya'ya. Türkiyede ki refahını %100 katladı mesela. Pandemi yokken gittiğinde bile haftanın 1 günü evden çalışma şeklinde ilerliyormuş. Şuan iki yıldır evden çalışıyor. Ofise dönülse bile evden çalışma günleri kalıcı olarak ikiye çıkartıldı. Ve ofise gittiği günlerde risk aldığı için mesaili maaş alıyor o günler için. Ki diğer yan haklarını duyduğumda da çok şaşırmıştım.
Sektör ilaç.

akdeniz iklimi kültürü size daha hoş geliyorsa, orada da gayet iyi şartlarda çalışılabilir yani.
0
a perfect lie
(20.09.21)
Ne isteğinize ve ne meslek seçeceğinize bağlı?

İtalyanca öğrenmesi kolay, italyan kültürü kaynaşması, entegre olması kolay (almanyaya göre) bir kültür. İklim güzel, sosyalleşmek kolay. Üniversite okumak için gayet güzel bir yer.

Almanya yukarıdaki avantajları taşımamakla beraber, işszliğin düşük, orta düzey düz beyaz yaka çalışanlar için (babanızdan devralacağınız holdinginiz yoksa) daha iyi maaşlar vaadeden bir ülke.

Ancak üniversite diye başlayıp liseye geçmişsiniz??
Lisede sunduğunuz seçeneklerin dil açısından bir farkı olur; onun dışında ikisi de bakelorya diploması veriyor nasılsa. Ucuz ve puanın daha kolay yeteceği okul duruma göre tercih edilebilir.. ikinci yabancı dilden sonrası daha kolay öğreniliyor nasılsa. Diğer ülkeye geçiş hem liseden hem de üniversiteden sonra mümkün.

Sanat, sosyal bilimler veya denizle ilgili alanlarda italyayı tercih edebilirken ekonomi, IT, mühendislik alanlarında almanya olabilir. Buralarda okuyup belki norveçe belki Yunanistana geçersiniz belki? Neden dar bakıyoruzki? Nerede mutlu olunacaksa oraya gidilmeli bence.
0
rewlack
(20.09.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.