Giriş
(27)

Telefonunuzu ortalama kaç yılda bir değiştiriyorsunuz?

sonhakan
....
....
0
sonhakan
(23.10.20)
Tamir edilemeyecek bir sorunu olmadıkça değiştirmiyorum
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(23.10.20)
4.yıldayım bozulmazsa değiştirmem. (iphone 6s)
0
xrated
(23.10.20)
gittiği yere kadar gidiyor, şuan kullandığım 3. senesinde, maşallah hala ilk günkü gibi. (oneplus 5t)
0
nahtoderfahrung
(23.10.20)
Evde birisinin bozulunca kendime yeni alıp benimkini veriyorum.
0
boray eris
(23.10.20)
Valla şimdi düşündüm de ilk telefonumdan itibaren 2011-2014-2017-2019 (hatta 2020 sayılır) yıllarında degistirmisim. Ortalama 3 yılda bir diyebiliriz sanırım.

Edit: kullanılmayacak hale gelene kadar kullaniyorum ama.
0
Amaranta ursula
(23.10.20)
Yağını çıkarana kadar kullanıyorum, eskiden iphone un son çıkan modelini alırdım, bi maaşım yeterdi. Şimdi en ucuzun bi tık üstü bişey alıp geçiyorum.
0
antihero
(23.10.20)
Son raddeye gelinceye kadar. Telefon isyan ediyor artık.
0
pass
(23.10.20)
4. yıldayım. bozulsa da değiştirsem diyorum ama bozulmuyor namussuz :)
0
etna
(23.10.20)
Ortalama 3 yilda kullanilmaz hale geliyor (ekran kirilmasi, screen burning, pembe cizgiler belirmesi vs)

Genelde guncel bi model alirdim ama artik enayilik gibi geliyor. Orta halli bi cin mali alip gecicem (almadi)
0
brkylmz
(23.10.20)
3-5 sene
0
basond
(23.10.20)
5 yılda bir
0
Topalordek
(23.10.20)
2-3
0
cooperr
(23.10.20)
s3 mini
0
ya ben lan neyse
(23.10.20)
Ortalama 3
0
cemallamec
(23.10.20)
4+ iphone
0
sacrilegious
(23.10.20)
30 ayda bir şirket yeni iPhone veriyor.
0
stewie
(23.10.20)
5 yıl oldu samsung note 5 kullanıyorum, batarya bitik durumda ve artık yavaşlamaya başladı, hafızası yetmiyor, bataryasını değiştirip kullanacağım, kara cuma veya yılbaşı zamanı iyi bir indirim olursa değiştirmeyi düşünüyorum.
0
sealth
(23.10.20)
Bozulursa ya da uygulamalar telefona yüklenmez hale gelirse falan anca. Onu dışında degistirmem ki o da bence 5-6 yili buluyor genel olarak.
0
logisticsmanager
(23.10.20)
hurda yapana kadar kullanirim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(23.10.20)
Tamir edilemeyecek duruma gelene kadar.
0
ruhen hastayim ben
(23.10.20)
Ortalama bes senede bir...
0
feliss
(23.10.20)
4-5 yılda bir. en son iphone se almıştım 4,5 yıl önce. şimdi tekrar iphone 12 siparişi verdim.
0
antikadimag
(23.10.20)
3-4

kullanılır halde satıp yenisini alıyorum.
0
jelly bear
(23.10.20)
2003-2005-2008-2012-2014-2017-2019
ortalama 2,5 senede 1'miş. en uzun kulllandığım telefon sony w810i. yukarıdaki 7 telefondan 4'ü sony'di zaten.

mobil teknolojiyi yakından takip ediyorum, yıllar içinde gelirim çok arttı ama telefonların gelirime olan oranı gelirimden daha çok arttı. o zamanlar yeni telefon alacağım zaman piyasadaki amiral gemi telefonlardan birini alıyordum, geçen sene orta seviye bir xiaomi almak zorunda kaldım. bundan sonra da amiral gemi bir cihaza para vereceğimi sanmıyorum.
0
Jux
(24.10.20)
2008-2012 nokia 6300
2012-2015 nokia c5-03
2015-2019 samsung s3
2019-günümüz samsung m20 ortalama 3-4 yılda bir miş o zaman hedef 2023 :(
0
belkider
(24.10.20)
Kullanilmaz hale gelene kadar.

2010-2013 iphone 3gs --> guncelleme almamaya basladi, eski uygulamalar acilmaz oldu

2013-2016 samsung s4 --> sim kart slotu bozuldu, degistirdim duzelmedi

2016-2017 lg g4 mini --> denize dustu

2017-2019 xiaomi mi 5s --> 2019da ulke degistirdim, yeni hat alinca telefon yaninda bedavaya geliyor diye samsung a50 aldim.
0
taurina
(24.10.20)
2010-2013 iPhone 4
2013-2014 Samsung Galaxy S3
2014-2018 Samsung Galaxy Note 3
2018-. Samsung Galaxy C9 Oto
Ortalama 2.5-3 yıl
0
dafuq
(24.10.20)
(11)

İs mi MBA mi? Karar verelim.

megacracker
Selamlar kendimi tanıtayım ki kafa karışıklığımi anlayabilin :)Birkaç sene yurtdışında inşaat mühendisi olarak çalıştımOcakta döndüm, hemen İstanbul’da is buldum Pandemi nedeniyle ise alım durdu O zamandan beri çalışmıyorum.Derken boş zamanımı değerlendirmek için Mba programına başvurdum. İyi bi te
Selamlar kendimi tanıtayım ki kafa karışıklığımi anlayabilin :)
Birkaç sene yurtdışında inşaat mühendisi olarak çalıştım
Ocakta döndüm, hemen İstanbul’da is buldum
Pandemi nedeniyle ise alım durdu
O zamandan beri çalışmıyorum.
Derken boş zamanımı değerlendirmek için Mba programına başvurdum. İyi bi teknik unide.İTÜ.lisansı aldıgım okul
Kabul aldım. Dersler başladı
Tam o sırada iyi bi firmanın iyi bi projesinde Hollanda’da çalışmak üzere is teklifi geldi

Mba zoomdan yapılıyor. Paralı. 40000 lira program. Henüz ödemedim.
Önümüzdeki hafta programı yükümlülük olmaksızın bırakma şansım var.
Ya da diger seçenek Hollanda’ya gidip şantiyeden fırsat bulduğum ölçüde derslere katılmak.
Ödevler çok zaman alıyor ayrıca şantiyede haftada 5 dersin 2 sini kaçırıyorum.
Tekrar Türkiye’ye döndüğümde programa başlama seçeceğim de var.

Siz olsaydiniz ne yapardınız ? Fikir duymak isterim :)
0
megacracker
(23.10.20)
Dönüşünüzde aynı programa devam etme şansınız kesin varsa Hollanda daha mantıklı gibi geldi bana.
0
kalifiye balta sapi
(23.10.20)
ikisini aynı anda yapardım. gece gündüz çalışırdım. kariyer gelişimi çok önemli.
0
stewie
(23.10.20)
MBA, hele de "İyi bi teknik unide" falan diye nitelenen bir yerde, tirt bir sey - degmez. Kesinlikle Hollanda'ya git. Is hem cok daha onemli, hem de illa MBA yapmak istiyorsan cok cok daha iyisini sonra Hollanda'da yaparsin.
0
hot potato
(23.10.20)
Isi kabul etmemek bi secenek degil heralde dimi? Olmasin :) mba'i de bu kadar ugrasmisken yapabilirsin bence, bir daha surece girmek zor gelir.

Hollanda CV'nde zaten cok guzel duracak, mba'in uzaktan ve teknik universitede olmasini kompanse eder (iyi teknik uni de iyidir tabi ama turkiye koc, sabanci, bounlar var onunde). Hollanda'da yapmak da mantikli ama calisirken yapilabilecek parali mba ler buyuk ihtimalle maasinin saglam kismini yer, para biriktiremezsin, sana kalmis.
0
acan99670
(23.10.20)
MBA eger network yapilmayacaksa gereksiz bir sey. Normal pm kurslari/sertifikalari vs de yapabilirsiniz.

Hollanda, sonrasinda MBA mi bakarsiniz. Bu arada Hollanda’daki santiye ne kadar surecek bilmiyorum ama orada da MBA yapabilirsiniz ya da baska bir egitim, kurs...
0
kuehles blondes
(23.10.20)
Sormaya bile gerek yok, iş her zaman daha değerlidir.
0
firez
(23.10.20)
Hollanda'ya gel. mba'yi yada baska bir master derecesini de burada yap.
0
crucio
(23.10.20)
hollanda'ya git.

mba yapıp ne yapacaksın. askerliği bile üzerine para alarak yaptım ben :)
0
rain when i die
(23.10.20)
Zoom'dan yapilan MBA'in faydasi yok, zaten MBA'in olayi insan tanimak.
Teknik universite'de MBA yapmak zaten kokten hatali bence.
Sorunun cevabi bariz..
0
cooperr
(23.10.20)
İs teklifinden sonra kafamda oluşan ilk şey
- Hollanda’ya git, olursa orda MBA bak, olmazsa 2 sene projeyi bitir gel, bakarsın başka fırsat çıkar, hala MBA istiyor olursam da MBA yaparım- idi. Pekiştirmiş oldunuz arkadaşlar, herkese cevabı icin teşekkür ediyorum. :)
0
🌸megacracker
(24.10.20)
@megacracker

genc olmana veriyorum, bir de muhendisler arasinda da oyle bir sanri/bilincsizlik var sanirim. MBA hic oyle ahim sahim bir sey degil. Yapmadan da kariyerinde bir yerlere gelebilirsin ve cok cok ozel bir yerde yapmadiktan sonra da katkisi sifira yakin bir sey. Yani su gelecek planlarini MBA etrafinda yapma durumundan siyril.

Hollanda'ya git, tebrikler, orada dikis tutturmaya, sirket icinde yukselmeye, network yapmaya calis. Zaten MBA'in tum amaci senin su an zaten buldugun ayarda bir is buldurmak.
0
hot potato
(24.10.20)
(16)

Corona için işyeriniz nasıl önlemler aldı?

meraklitursucu
Bizim şirket maske, eldiven,dezenfektanı eksik etmedi başından beri. Evden çalışma imkanı da verildi. Çalışanlara test yapıldıAma adı bilinen bir şirket içeride vaka varken bile evden çalışma imkanı sunmamış. Sizin için alınan önlemler neler?
Bizim şirket maske, eldiven,dezenfektanı eksik etmedi başından beri. Evden çalışma imkanı da verildi. Çalışanlara test yapıldı
Ama adı bilinen bir şirket içeride vaka varken bile evden çalışma imkanı sunmamış.
Sizin için alınan önlemler neler?
0
meraklitursucu
(22.10.20)
Sizin şirketteki önlemler ile aynı. Ayrıca ofiste fiziksel olarak çalışanların %50'si bulunabiliyor en fazla, yani her gün birileri evden çalışıyor. İki haftada bir rotasyon yapıyoruz. Bir de plaza olmasına rağmen camlar artık hep açık havalandırmak için.
0
fotrsapka
(22.10.20)
Marttan beri full evden çalışıyorum. Gitmek isteyenler için ofis yarı kapasiteyle açık, ama zorunluluk yok. ben sadece 1 gün gittim marttan beri.

Gidenler için maske takmak zorunlu. Adım başı dezenfektanlar vs. var. İnsanlar aynı anda girerse kalabalık olabileceği için mutfağa girip kendine çay kahve yapmak yasak, görevliden istemek zorundasın ne istiyorsan.
0
king lizard
(22.10.20)
Evden çalışıyoruz, en iyi tedbir bu zaten.

Ofise giriş-çıkışlar kısıtlı önceden bildirmek durumundasın. Dezenfektanlar her yerde tabi.
0
Lethe
(22.10.20)
Her sabah 5 adetlik birer paket maske veriyorlar.
Dezenfektanı kendimiz lab'da yapıyoruz zaten.
Masa başı çalışanlar evden çalışıyor. Böylece biz amelespora servis ve yemekhanelerde kalabalık yapmıyorlar.
Bir vaka veya şüpheli olursa onun çalıştığı alanları dezenfekte ediyorlar. Tüm çalışma alanları haftada bir fln dezenfekte ediliyor. Servisler, yemekhane, kantin her gün dezenfekte ediliyor.
Şüpheli kişilere karantina uygulaması var ama şüphe tamamen subjektif.

Ama,
Belirti gösterip test yaptırıp pozitif çıkan kişinin aynı ortamda yan yana çalıştığı kişilere, "maskesiz yakın temas yok" diye karantina uygulamıyorlar, onlar işe geliyor (çünkü iş yürümez).
0
pati
(22.10.20)
ofise izinsiz gitmek yasak herkes evden çalışıyor
0
nahtoderfahrung
(22.10.20)
şimdilik 2020 sonuna kadar evdeyiz, izinsiz ofise gitmek yasak.
0
do you remember me
(22.10.20)
Bizim şirket temmuzda geri döndü ofise. Şimdi dönüşümlü yaptı vaka çıkınca. Hepiniz evdeymişsiniz..
0
🌸meraklitursucu
(22.10.20)
Hepimiz evde miymişiz???
Biz sürecin başından beri her gün tam kadro işe gidiyoruz.
0
pati
(22.10.20)
Basinda komple evdeydik ama son bir aydir son onlemlerle beraber;
Iki gun evden, sonraki günler ofislerde %50 doluluk var ona göre home office planladik, yanyana oturulamaz capraz oturulabilir, giriste ates olcuyorsun, her yerde islak mendil ve dezenfektan var, sürekli maske takiyoruz. Aklima gelenler bunlar.
0
logisticsmanager
(22.10.20)
@pati sen hariç. Sizinkilerin ismini verde boykot edelim.
0
🌸meraklitursucu
(22.10.20)
Daireye cam sil şişesinde kötü kokan bir sıvı koydular,
Islak mendil gibi bişeye lastik takarak maskemsi bişey dağıtıyorlar haftalık 5 adet.
Bina girişine ateş ölçer koydular.

Hepsi bu.
0
infernalcadre
(22.10.20)
mart ayından beri evdeyiz, dönüşün d si konuşulmuyo şirket çok memnun.
0
rayde
(22.10.20)
Genel Müdürlük olarak Evden çalışıyoruz. Ofiste işi olan gidiyor.

İstasyonlarda durumlar nasıl bilmiyorum. Covid olan personellerin olduğunu duydum.
0
put it in your appropriate place
(22.10.20)
beyaz yaka personel olarak evden çalışıyoruz, marttan beri fabrikaya hiç uğramadım.
şirkete dönmekle alakalı hiç bir şey yok, konusu dahi geçmiyor, muhtemelen aşı/tedavi bulunana kadar bu şekilde devam edeceğiz.

ofislerde zorunlu çalışması gereken personel izinle geliyor, önceden ik ya bildirip izin alıyorsun ona göre planlama yapılıyor,40 kişilik açık ofiste aynı anda max 15 kişi çalışabiliyor. Herkesin masası/koltuğu belli başkasını kullanmak yasak.

Fabrika ana giriş kapısına termal kamera kondu, tek tek herkesin ateşi ölçülüyor.
Servisler ve yemekhane 50% kapasite kullanılıyor, herkesin serviste ve yemekhanede oturduğu yer belli, başka bir yere oturamıyorsun. ayrıca hem yemekhanede hem ofiste masalara şeffaf pleksiglas separatörler kondu.

Ayrıca standart adım başı dezenfenktan var her yerde ve maske kullanımı zorunlu.

Gıda fabrikası olduğu için zaten önceden de buna çok benzer önlemler vardı, mesela bazı üretim bölümlerine girmeden önce duş alman şart, üretim alanına girerken özel tulum çizme bone ve maske zorunlu,bunlar koronadan bağımsız olarak hep mecburiydi.
0
zikardo
(23.10.20)
Dönüşümlü çalışma (full geri dönülsün diye çalışma başlamıştı, vakalar artıp içeriden de hasta çıkınca patronlar sakinleşti neyse ki), tuvaletlerde dezenfektan var. Devletin maske desteği 1 defalık oldu, sonrasında "kendiniz alın biz mi alacağız onu da" dendi. Hastalananlar, karantinada olanlar var, kendi imkanlarıyla test yapacak yer aradılar, bazılarına devlet test yapmadı, işyeri de pek bulaşmıyor ek organizasyon işine.
0
Sulfoxaflor
(23.10.20)
Normalde ofiste 50 kisiye kadar olabiliyor, bu sayi 15 ile sinirlandirildi. Giriste bir QR kod var, scan ediyorsun eger icerde max. sayiya ulasilmis ise giremezsin diyor. Eger icerde sayi asilmamis ise seni bir forma yonlendiriyor orada hastalik belirtisinin olmadigini isaretleyip adini yaziyorsun, sonra iceri giriyorsun. Kapilar hep kitli, manyetik kart ile girildigi icin devamli kim icerde kontrol ediliyor. Isin bitince de cikarken tekrar QR kodu scan edip ciktim diyorsun. Disardan yabanci birinin iceri girmesi yasak, gelen paketler disari birakiliyor.

Ofisin ici dezenfektan dolu, her kosede bir tane var. Mutfagi kullanmak yasak gibi dolaplar bosaltildi, mikrodalga kapatildi, sadece kendi bardagina kahve/cay doldurup icebilirsin.

Birinde eger belirti var ise test olana kadar ofise gelmesi yasak. Pozitif cikarsa 2 hafta evden cikmasi yasak. Test sonucu cikanan kadar o kisinin masasi dezenfekte ediliyor.

Masanda otururken maske takmana gerek yok ama ofis icinde dolasiyorsan maske zorunlu. Yerlere oklar yerlestirdiler ofis icinde gezinirken onlari takip etmen gerek.

Not: Kanada
0
cooperr
(23.10.20)
(5)

turkiyeden amerikaya istenebilecek bebek urunleri

sentez
amerikada yasiyorum dogum icin anne-babam gelicek ne istenebilir gelirken getirmelerini isteyebilecegim benim veya bebegin ihtiyaci olabilecek ne olur? (yiyecek haric)
amerikada yasiyorum dogum icin anne-babam gelicek ne istenebilir gelirken getirmelerini isteyebilecegim benim veya bebegin ihtiyaci olabilecek ne olur? (yiyecek haric)
0
sentez
(22.10.20)
Herhalde tekstil ürünleri daha ucuzdur oraya göre, bol bol ve çeşitli boyutlarda kıyafet en başta gelir listenin bence.

Yeni anne baba olanlar listeyi genişletir mutlaka.
0
John Bloor
(22.10.20)
turkce cocuk kitaplari
0
cooperr
(22.10.20)
allah analı babalı büyütsün. anan baban senin aklına gelebilecek her şeyi sen istemeden getirirler zaten. bebek için değil de kendin için bi şeyler isteyebilirsin doğumdan bağımsız.
0
antihero
(22.10.20)
tekstil. kıyafet, zıbın ve nevresim seti vs her türlü tekstil ürünü türkiye'de daha ucuz. onun dışındaki her şey bence abd'de daha ucuzdur.
0
halanne
(22.10.20)
Turkce cocuk kitaplari +1. Geri kalan herseyi hatta daha fazlasini amerikada bulursunuz zaten, orda da cocuklar buyuyor neticede.

Bi de ben olsam zeytin, salca, manti, icli kofte neyin isterdim.
0
taurina
(24.10.20)
(23)

İstifa edip dönülen yerden tekrar istifa etmek

Take it away honey
Duyurunun beyaz yakalıları merhaba,Yaklaşık 6 yıldır çalıştığım yerden şartlar kötü olduğu için 2 ay önce istifa etmiştim. Ancak gittiğim yerde üstümle problemler yaşadım ve çıktığım şirket mevcut şartları mı iyileştirme sözü verip gelmemi istedi. Ben de maddi şartlar dışında her şey rahat olduğu iç
Duyurunun beyaz yakalıları merhaba,

Yaklaşık 6 yıldır çalıştığım yerden şartlar kötü olduğu için 2 ay önce istifa etmiştim.

Ancak gittiğim yerde üstümle problemler yaşadım ve çıktığım şirket mevcut şartları mı iyileştirme sözü verip gelmemi istedi. Ben de maddi şartlar dışında her şey rahat olduğu için tamam dedim. 2 hafta önce tekrar başladım.

Sorun şu ki 3 aydır mülakat aşamasında olduğum şirketten dün kabul aldım. İyileştirilmiş ücretinde üstünde bir ücret ile. Ancak şu an kafam karışık 2. kez istifa edersem olacaklar malum kavga kıyamet olacaktır.

Sizce ne yapmalı?

Daha önce böyle bir durum deneyimi olan varsa yardımcı olabilir mi?
0
Take it away honey
(22.10.20)
mevcut hayat pahalılığında ekonomik koşullarımı yetersiz buluyorum ve beklentimi karşılamaya razı olmayacağınızı düşündüğümden istifa etmek istiyorum de geç.
0
bohr atom modeli
(22.10.20)
etik olmaz yaptığın. yeni şirketin de belki uzun soluklu olmayacak. ama 6 yıldır calısıtıgın yerde kosullar nasıl insanlar nasıl biliyosun.
0
koela
(22.10.20)
şartlar iyiyse düşünmene gerek yok. kimseye ayıp olacak diye daha iyi şartları kaçırmak istemezsin.
0
barabas
(22.10.20)
Kabul aldığın şirketten 2 ay sonra ayrılıp boşta kalırsan bu durum seni ne kadar sarsacak onu düşünmelisin. Yeni iş ararım sıkıntı olmaz diyorsan yeni firmaya geç derim. Mevcut firmanda arkandan hiç iyi konuşmayacaklar bunu da göze alman lazım.
0
kanlakarisikyagmur
(22.10.20)
Vala ekonomi bel büküyor, parası iyiyse işte de güvence görüyorsan istifayı bas, kavga kıyamet kimin umurunda. Patron, işveren, etik durum düşünecek hal yok kimsede.
0
aynabugusu
(22.10.20)
iyileştirilmiş maaşından %30 daha fazla değilse iş değiştirme. bildiğin tanıdığın ve performansından memnun olunan yerde kal.
0
fever
(22.10.20)
Eski is yerinle acik acik konus derim. 3-5 fark neyse kapatsinlar. Olmuyorsa da daha iyi teklif veren yeri tercih etmen ayip degil tabii ki, profesyonel yasam bu.
0
msb
(22.10.20)
Sektöründeki en büyük 2. firmadayım ben anlaştığım yer 1 numara 1500 çalışanlı bir yer. İşten çıkarılma vs olacağını düşünmüyorum.

Ücret ve çalışma saatleri şu şekilde

Mevcut yer

Ücret yılbaşında konuşulan rakam 6300+agi + maks 3 maaşa kadar prim

8-17.30 Haftasonu tatil

Anlaşılan yer: 6700+agi + yılbaşında zam (%10 anca) 2022 de 1-1.5 maaş prim
8-18.30 Haftasonu tatil akşam ve cumartesi günü mesai yapılan bir yer
0
🌸Take it away honey
(22.10.20)
8-18.30 çok fazla. Ayrıca haftasonu mesaisi de hiç çekilmez. 400 tl için değiştirmezdim. Ayrıca prim de var. Bence 1.si daha iyi
0
sta
(22.10.20)
Hocam detay verene kadar sıkıntılı karar diyordum ama ben değiştirmeyin derim.
Bir kere sirf maas uzerinden konuşursak su an 22 is gunu diye hesaplasak;
Mevcut yer; 6300/22/8.5= saatlik 33.5 lira
Teklif veren yer= 6700/22/9.5=saatlik 32 lira

Siz zaten fazla calisarak daha az maas kazanacaksiniz. Mantigi yok yani.
Buna ek potansiyel mesai ve tanimadiginiz yere gidip risk almak var.
Ben hayatta birakmazdim ki rakamlar da birakmayin diyor.
0
logisticsmanager
(22.10.20)
yazdığın şartlara göre şu anki bulunduğun şirket daha iyi görünüyor. ben olsam değiştirmezdim. ve 400 lira için gerçekten değmez.
0
dedim ben sana
(22.10.20)
400 lira fark dışında artısı olan bi durum yok gibi 1numaralı yer için.
Daha fazla çalışma
Daha az potansiyel prim.
400, %10la hadi 1k fark diyelim
Ben 7 senedir ctesi çalışmıyorum. Cumartesili bi işi çok bariz bi farkla kabul ederim gibi.
0
ir10
(22.10.20)
400 lira için daha uzun çalışmaya değmez derim.
0
hazen
(22.10.20)
hem daha uzun çalışma, hem cumartesi çalışma, hem sektördeki ikinci firma olması prim vs. aradaki fark 1000 lira bile olsa düşünmezdim açıkçası
0
barabas
(22.10.20)
400 lira için gitmezdim. Mevcut yerde rahat gibisin. O rahatını bozmaya değmez.
0
himmet dayi
(22.10.20)
Etik olarak da mantık olarak da mevcut yer.
0
iwasbornonamountainside
(22.10.20)
Gitmek hiç mantikli değil.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.10.20)
Ee sen zaten fazla kazaniyosun neden boyle yanlis hesaplama yaptin ki? Calisma saatlerin daha iyi baksana... hic bi yere gitme otur oturdugun yerde bence. Gidersen daha fazla calisip daha az maas aliyor olcaksin:)
0
Boris
(22.10.20)
eşit şartlar altında parayı kim verirse ona gidilir normalde, duygusal bir bağ yoksa. ama aradaki 400 lirayı sizden on misliyle çıkaracakları için iş değiştirme. böyle öpe öpe 1 numara oluyor laleler.
0
klassno
(22.10.20)
Ciddi bir fark olsa neyse de bu şartlarda iş değiştirmek saçma bence.
0
Abdurrahman
(22.10.20)
Yeni şirket kariyer vs anlamında bir şeyler katmayacaksa değiştirme bence. Aradaki farka değmez, ki çalışma saati, cumartesi va düşününce mevcut işte saatlik ücret daha fazla gibi.
0
efx
(22.10.20)
aradaki fark ziplamana degecek fark degil +1 8000-8500 falan olsaydi dusunulebilirdi.
Obur sirkete counteroffer yapardim ben olsam, su anda 7500 aliyorum, 8500 verin gelirim derim, kaybedecek birsey yok.

Etik konusuna gelince, yapacagin sey hos degil ama yemisim etigi, bu sirketler seni yarin oburgun isten cikartmaya karar verirse "yaw bu etik olur mu?" diye dusunmuyor, kovuyor.
0
cooperr
(22.10.20)
ben de arada 2000 tl filan fark var sandım. değmez. su an bana oldugum konumdan 400 tl fazla versinler mesai kosuları seninki gibi olsun yine gitmem. cunku evime cok yakın bir yerde calısıyorum. 400 tl fark hariç su an calıstıgın yer cok iyi
0
koela
(23.10.20)
(2)

Nasıl olmuş beat?

olaylar olaylar
50 liralık kulaklıkla yaptım mix kötü olmuş olabilir.https://soundcloud.com/bilalyilanli/pain
50 liralık kulaklıkla yaptım mix kötü olmuş olabilir.
soundcloud.com
0
olaylar olaylar
(21.10.20)
tarzim degil ama is gorur, isik var gibi :)
0
cooperr
(21.10.20)
Güzel olmuş. Ben sevdim
0
eazy
(21.10.20)
(13)

Fare pisliği mi bu :(

aliza
https://eksiup.com/p/mg4330975z4m6. kat çatı katı, banyoda çamaşır makinesinin üstünde buldum. Evde 5 tane kedi var. Terasta sürekli kuş avlıyor gerizekalılar. Evin içinden çıkana bak. Fare mi bu? Allahım ağlıycam:( Fare gerçekten dimiNereden geliyordur, nasıl gider? :(((
eksiup.com

6. kat çatı katı, banyoda çamaşır makinesinin üstünde buldum. Evde 5 tane kedi var. Terasta sürekli kuş avlıyor gerizekalılar. Evin içinden çıkana bak. Fare mi bu? Allahım ağlıycam:( Fare gerçekten dimi

Nereden geliyordur, nasıl gider? :(((
0
aliza
(21.10.20)
evet çatı faresi dışkısı. sote yerlere fare zehri koyacaksınız.
0
ada meltemi
(21.10.20)
fare yapışkanı da kullanabilirsiniz.
0
tabudeviren
(21.10.20)
evde 5 kedi varsa yemişlerdir o fareyi ya.
0
alors
(21.10.20)
fare dışkısı. evde kedi varsa zehir vs konusunda iyice araştırma yapın lütfen. kedilere zarar verebilir.
0
neskafefincanindaturkkahvesi
(21.10.20)
fare de olabilir yarasa da.
0
false pretension
(21.10.20)
kedi olan eve fare girmez yalnız. fareler tahmin edeceğinizden daha zeki hayvanlardır. özellikle kedi idrarı kokusunu alan fare hiçbir şekilde girmez o ortama.

yarasa pisliği olma ihtimalini de değerlendirin.
0
avianthem
(21.10.20)
yarasa değildir ya yok drakula:) korkutmayın yazarı.

düşündüm de evet yarasa olabilir. ya da sevimli şirin bir sincaptır belki. yok yok fare bu ya.
0
alors
(21.10.20)
Görevini yapmayan kedileri teşhir edin de eğlenelim :)
O kadar kedi varken fare zor.
0
prizmatik
(21.10.20)
bence fare degil, yarasa pisligini hic gormemistim google'dan baktim ona benziyor.
5 tane kedinin oldugu yerde farenin pek gezinecegini sanmiyorum.
0
cooperr
(21.10.20)
fareden çok keler-kertenkele-süleymancık bokuna benziyor, ben hiç beyaz fare boku görmedim; soldaki parçadan ötürü diyorum.

uygarozesmi.blogspot.com
0
Bruce
(21.10.20)
Ben de fare pisliğine benzetemedim. Kedilerin kokusunu aldıysa gelmez fare +1.
0
pati
(21.10.20)
kedi olan eve fare girmez teorisi yanlış. bir tane parazit var ve fareleri şizoya bağlayıp kedilerle seks yaptırmak istiyor.

(git: www.livescience.com:~:text=A%20fair%20amount%20of%20research,their%20innate%20fear%20of%20cats.)
0
sonsuz
(21.10.20)
Bizim okulda çok var fare ve evet buna benziyor pisliği kedi de koyduk okula yine de gitmemişti fareler :(
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(21.10.20)
(19)

30 yaşında tıp okumak

Sakinolmamlazim
kendimi bildim bileli tıp okumak istiyorum ama olmadı bir türlü.30 yaşında tıp fakültesi için hazırlanmak saçmalık mı?
kendimi bildim bileli tıp okumak istiyorum ama olmadı bir türlü.

30 yaşında tıp fakültesi için hazırlanmak saçmalık mı?
0
Sakinolmamlazim
(21.10.20)
Ben tıp okumanın ve bitirmenin tam sürecini birkaç gün önce öğrendim, aile hekimi olmayı amaçlamıyorsan olmaz o iş 50 yıl falan sürüyor.
0
angelus
(21.10.20)
Hayır asla değil! Kendinizde o azmi ve potansiyeli görüyorsanız okuyabilirsiniz elbet.
0
halitkin
(21.10.20)
hayir. okuybiliriniz. yas sadece sayidir.

ancak doktor maaslarina bakinca, harcadiklari o cabaya degmedigini dusunuyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(21.10.20)
Özellikle de devlet hastanelerinde kaç kişi hocaların yaşı ve deneyiminden haberdar muayene olmadan önce?

Bana saçmalık gibi gelmedi, peşinden gidin.
0
edaddy
(21.10.20)
Tıp puanları yüksek. Temeliniz yoksa ilk seferde kazanmak zor. Ama severek yapabileceğiniz bir meslekse saçmalık değil.
0
dissendium
(21.10.20)
Saçmalık değil okumanın yaşı olmaz yaş sadece rakamdan ibarettir bazen.
0
acebi
(21.10.20)
büyük ihtimal ile sıfıra yakın sosyal hayatın olucak 5. yılda sen 35 aynı dersi aldığın kişiler 23 olucak. iletişim kurmakta zorlanmam diyorsan sorun yok.

şimdiki siemens health'in almanya'da bir yöneticisi var adam hindistanlı. ailesi çok fakir olduğu için tıp'da okuyamamış elektronik mühendisi olmuş sonra para biriktirip 32 yaşında tıp okumuş.

şimdi siemens'in beyin takımını yönetip tıp sektörüne patent üretiyor.

yanlış anlamaz isen adam artisliğine okumamış yani adam için bu bir yaşam tarzı. zaten hayatı tıp.

ben mesela 100 kere dünyaya gelsem bir kere tıp okumam. o derece uzak konu bana.
0
duyurukullanıcısı
(21.10.20)
yurtdışında hem kariyer değişimi hem de tıp fakültesinin ikinci bir fakülte olarak okunması sebebiyle çok yaygın görülüyor 30'larında tıp öğrencileri.
ama tabii burası türkiye. insanların belli şartlanmaları var. üniversiteler yüksek lise kıvamında ve yetersiz oldukları için "bir an önce mezun ol, iş bul, evlen" zincirinin bir parçası. çok az kişi okuduğu bölümü gerçekten içselleştiriyor.
bunu yapabileceğinize inanıyorsanız buyrun okuyun bence.
0
not dark yet
(21.10.20)
Hiç mantıklı değil. Sen bitirene kadar tıp mezunlarının durumunun ne olacağı belli değil. Özel üniversitelerin yeni hedefi Tıp. O kadar okuyup da hekimlik yapma fırsatı bulamayabilirsin.

Bir de şu ekonomik krizde genel anlamda okumak eğer ki çok başarılı değilsen mantıklı değil.
0
rene
(21.10.20)
hiç mantıklı değil. her şey zamanında güzel. okumanın yaşı yoktur doğru ama bu yaştan sonra tıp okumak hem ruhen hem de zihnen insanı çok yıpratır.
0
koela
(21.10.20)
İngilizceniz ve fen bilimleriniz çok iyi ise italyada aynı türkiyedekine benzer yabancı öğrenci sınavı var. Onunla ücretsiz ingilizce tıp eğitimi alıp bologna gibi üniversitelerde okuyabilirsiniz. Hem köklü ve dünyada sıralamaya girmiş hem avrupa diploması veren bir yerde okumak (ingiltereye gidip doktorluk yapmak mesela) çok daha mantıklı. Tabi orada geçiminizi idame ettirecek iş ya da hazır para da lazım.

eksisozluk.com
0
Unde bach canim
(21.10.20)
Ben 30 yaşındayım fizik tedavi ve rehabilitasyon kazandım bizim bölümde de bir kadın 41 yaşında o da kızı liselere giriş sınavına hazırlanırken ben örnek olmak adına hem de birlikte çalışmak adına sınava girmiş kazanmış. Yani yapabilirsiniz istedikten sonra hersey olur.

Yalnız zor. Hani bi noktadan sonra kafam almıyor o yüzden biraz zor olabilir
0
fıytfıyt
(21.10.20)
Bana mantıklı gelmiyor ya. Şimdi bu sene hazırlansan anca seneye başlayacaksın, yaş oldu 31. İntörn olduğunda 35'i geçeceksin, yeri geldiğinde 36-40 saat çalışman gerekecek. 24-25'te beden kaldırıyor da 36-40 yaş arasında kafayı sıyırabilirsin bence. Vücut yeter ulan ben 20'li yaşlarda değilim diyebilir.
0
noluyo yaa
(21.10.20)
"okumanin yasi yok" palavradan baska bisey degil. okursun ama sonunda bir cacik olmaz, kendini tatmin edersin o kadar.

Ustune ekleyerek gitmen lazim. Eger simdiye kadar yaptigin seyin ustune tip ekleyince ortaya bulunmaz hint kumasi cikacak ve sen koseyi donecek isen, kendinde de dayanma gucunu goruyorsan girilir. Yoksa duz prastisyen hekim olmak icin 30'dan sonra
yapilmaz.
0
cooperr
(21.10.20)
Okursun gayet de güzel ve keyifli olur ama her şeyin bir bedeli var. Ailen çocuğun varsa etkilenir, özel hayatın etkilenir. Yurtdışında okumak daha iyi olabilir
0
iwillsee
(21.10.20)
tip fakültesinde asistanlik yaptim, neden tip diye sordugum da en cok gelen 3 cevap, parasi iyi, gercekten tibba ilgisi olanlar, ailesi doktor olanlardi. cok zor bir bolum ders yuku cok fazla, gercekten istiyorsan yaparsin. yoksa durulacak bir bölüm degil, ki normalde doktorlari pek sevmezdim, egitimi görünce saygim kat kat artti.

baska bolumlere de bakabilirsin. doktor olmmazsin ama tip alaninda calisirsin.
0
durgunfoton
(21.10.20)
Bu yola girin bence 36 yaşında biter. Çok guzel
0
konsomatrix
(21.10.20)
asistanlık sırasında birbirlerine insanca davranmıyorlar. tertipçilik var resmen. yaş orada sorun olabilir. kendinden 10-12 yaş küçüklerden fırça yemek.
0
screamshot
(21.10.20)
50 küsür yaşında hukuk fakültesi bitiren tanıdığım var.
Şimdi bu insan çevresini dinlese ne işin var diyeceklerdi. Otur oturduğun yerde diyeceklerdi. Bu yaştan sonra okumak zor diyeceklerdi. Sen yaşına uygun davran diyeceklerdi.

Bunları dinlese çoktan emekli modunda yaşıtları gibi boş boş takılacaktı.

Yani insan isteyince yapar. Ama bahsettiğiniz durumdaki isteğin çok büyük olması lazım ki maddi ve manevi yükünü kaldırabilin:)
0
anten
(22.10.20)
(5)

İkinci el araba km

banane yaaaa
Selam duyurunun güzide araba severleri. Audi q2 yada q3 mü yoksa volvo xc60 mı ve kaç km ye kadar ikinci elleri makbuldür bunların?Bir de bu araba fiyatları düşer mi? Yoksa ne kadar bekle o kadar zarar mı? Sevgiler, teşekürler.
Selam duyurunun güzide araba severleri. Audi q2 yada q3 mü yoksa volvo xc60 mı ve kaç km ye kadar ikinci elleri makbuldür bunların?
Bir de bu araba fiyatları düşer mi? Yoksa ne kadar bekle o kadar zarar mı? Sevgiler, teşekürler.
0
banane yaaaa
(20.10.20)
Bana göre XC60, çok güzel araç.

Km hesabı ise yıl başına ortalama 30 bin km geçmediyse normal.
0
John Bloor
(20.10.20)
suvlarda da segment var.
q2 small suv q3 medium suv
xc60 premium suv.

q2 yeni kasa ancak q3 daha eski bir model. xc60 farklı bir klasman.

ben bmw x1 öneririm.
0
mikahakkinen
(20.10.20)
ikinci soruna cevap, turkiyede cikan bir fiyatin dustugu gorulmemistir, ya hic alma ki araban yoksa ve sifirdan alacaksan bence hic gerek yok o kadar para vermeye, ya da hemen al..
0
alttaraf
(20.10.20)
Q3'ün ikinci elini önermem - son kasası türkiye'ye henüz gelmedi, bir önceki kasası da çok uzun zaman güncellenmedi ve içi acayip eski duruyor.
Q2 zaten A3'ün bir tık yükseği, o fiyat farkına değecek hiç bir şey yok.

XC60 ise bambaşka bir konu. Bu üçünden birini seçmem gerekse XC60 seçerdim bir audi kullanıcısı olarak. Araç fiyatları da düşmez.
0
roket adam
(20.10.20)
bunlarin ucu de farkli klasman SUV.
xc60 hepsinden buyuk, rakibi q5. eger yeni kasa ise guzel arac, teknolojik olarak ilerde. eski kasasi ile bence alinmaz.

6 senedir q3 var bende, arac 140.000da su anda 2.0tfsi quattro, simdiye kadar bir sikinti cikartmadi, kullandigim en problemsiz araclardan biri diyebilirim, sadece yag degisimine gidip geliyor. Akusunu ve frenlerini yeni degistirdim. Dis tasarim olarak sikinti yok ama ici artik eskidi diyebilirim, teknolojik olarak artik geride.

q2 konusunda fikrim yok.km olarak ne kadar dusuk kmli arac alirsan o kadar iyi tabiiki. buyuk kazasinin da olmamasi lazim.
0
cooperr
(20.10.20)
(14)

İyi bal nereden alınır

sekerse tehlike
Ve kaça alınır? Aldığım bir yer vardı 180 tl/kg bu bile pahalıydı şimdi 220 olmuş almadım.
Ve kaça alınır? Aldığım bir yer vardı 180 tl/kg bu bile pahalıydı şimdi 220 olmuş almadım.
0
sekerse tehlike
(18.10.20)
220'ye aldığınız bal normal süzme bal değildir herhalde. aoç balını deneyebilirsiniz.
0
dr doofenshmirtz
(18.10.20)
Normal çiçek balı ama ham bal diyorlar herhangi bi işlemden geçmediği iddia ediliyor. Markette satılan balparmak bala göre misal daha yoğun daha güzel. 220ye almadım işte 180e alıyordum.
0
🌸sekerse tehlike
(18.10.20)
egrcayir ürünleri güzel ama aşırı pahalı
www.bitlisbakl.com
un süzme çiçek balını aldım bence egricayır in aynı ürününden daha güzel.
0
joepiscopo
(18.10.20)
Soru/nick uyumu olmuş :)
Tanıdığım arıcılar var. Onlardan
Anladığım kadarıyla doğala en yakın bal şu zor süreç ile birlikte 100tlyi rahat geçiyor olmalı .

Doğrusu arıların emeği ile yapılan kilosu 100-150 liralık doğal bir bal , arılara iş çıkışı verilerek, dört kavanozu 100 TL olan ve insan emeğiyle(!) yapılan baldan daha iyidir.
0
Erva
(18.10.20)
@r evolution: ben farklı düşünüyorum :) iyisiyle kötüsünü ayırt etmek lazım
0
🌸sekerse tehlike
(18.10.20)
Erva +1

Doğada bozulmayan tek besin. İçeriği çok ağırdır ki günümüzde her yer kimyasal bal dolu.
0
kanlakarisikyagmur
(18.10.20)
Evvelden tanıyıp güvendiğimiz yerel üreticilerden alıyoruz. Güzel bal olmadı mı bunu göndermeyelim size diyorlar.
0
pass
(18.10.20)
Kimyasal bal, islemden gecmis bal, dogal olmayan bal nasil oluyor hele bi anlatin da bilelim? Migros bal alip geciyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.10.20)
Migros’ta kooperatif bal var onu alıyorum mis gibi. Gerçekten ben de kimyasal bal nedir merak ettim. Bal ya, yediğin zaman anlarsın dandik mi değil mi.
0
catch the arrow
(19.10.20)
kendimiz üretiyoruz, şekersiz glikozsuz misler gibi:)
0
efsane
(19.10.20)
bozcaada'ya gittigimizde bu abiden aliyoruz:
sarikayaaricilik.com

en son turkiye'nin heryerine kargo ile yolladigini soylemisti. simdiye kadar yedigim en iyi bal bu diyemem, ama is gorur.
0
cooperr
(19.10.20)
@proletarier aller lander vereinigt euch,

kimyasal'dan kasıt bal : arıcı alıyor 2 ton şeker, 2 ton da suya katıp şerbet yapıp arıya veriyor. şeker de pancar değil gdo'lu mısır filan. arı da bunu alıyor kendi yaptığı 1 ton bala katıp peteğe dolduruyor. al sana mis gibi 5 ton bal (şerbet).

doğal bal : arını çiçeklerden topladığı polenleri özümseyerek yaptığı, içerisinde şerbet olmadan peteğe koyuyor. al sana mis gibi doğal bal.

arıcılığı sırf kendisi ve akrabaları için yapanlar var. misal babam böyle yapardı. şimdi de memlekette güvendiği arıcılardan getirtiyor.

siz 5 kavanozu 100 lira olan ballardan yemeye devam edin.

bu arada, balın kalitesine göre fiyatı pahalı olabilir. kimi yerde sırf karakovan balından 100 kilo gibi az miktarda üretim satan/tüketen arıcılar mevcut.

karakovan balı nasıl olur derseniz, peteği bile arının kendisi üretir, herhangi bir şekilde petek dahi verilmez arıya. ki, arının 1 kg petek üretebilmesi için 6 kg bal tüketmesi gerekir.
0
altinci nesil caylak
(19.10.20)
bizzat tanıdığınız balcı varsa ondan alabilirsiniz. çünkü doğal diye satılanların hemen hepsinde üçkağıt yapıldığını söyledi bu işten anlayan arkadaşım.

yoksa anavarza bal iyidir. www.balgurmesi.com buradan 4-5 kiloluk olarak alınca daha uyguna geliyor
0
egokalp
(19.10.20)
hala aktifseler (pandemi vs) bukoop.org
0
klassno
(19.10.20)
(9)

Hangi telefonu alayım ?

infernalcadre
İPhone 7 Plus var ama hem çok eski hem de ara sıra takılıyor gibi.Android deneyesim var ama emin değilim iPhone 11 de alabilirim.Ama iOS’da mobil ödeme (NFC) aktif değil Max 7.500 TL bütçe var (iPhone 11 fiyatı)1- Telefon alma iPhone 7 devam 2- iPhone 11 al3- Şu modeli al, iPhone 7 Plus tan sonra am
İPhone 7 Plus var ama hem çok eski hem de ara sıra takılıyor gibi.
Android deneyesim var ama emin değilim
iPhone 11 de alabilirim.
Ama iOS’da mobil ödeme (NFC) aktif değil
Max 7.500 TL bütçe var (iPhone 11 fiyatı)

1- Telefon alma iPhone 7 devam
2- iPhone 11 al
3- Şu modeli al, iPhone 7 Plus tan sonra aman Allahım bu nasıl bir telefon iyi ki geçmişim dersin (Lütfen Model Belirtiniz)
Samsung Note 10 Lite, Samsung S20 FE gibi telefonlar ilgimi çekiyor ama bilemedim.

Not: İlla 7.500 TL lik bir telefon önermek zorunda değilsiniz daha ucuz olabilir.
Not2: Çok ekonomik davranmayın 1000 TL ye şunu al üstüne de şöyle yap gibi önerilerde bulunmayınız lütfen.
Not3: 7.500 TL ye şunu ekle şunu al gibi tekliflerde bulunmayınız.
0
infernalcadre
(18.10.20)
S20 FE alma, değişim kampanyasıyla 4500'e alabilecekken vazgeçtim. (reddit'te ve hatta donanımhaberde ekranında "ghost touch" olduğunu söyleyenler var. Kaydırırken birden bir yere tıklıyor, yanlış yere tıklıyor gidiyor vs.) Bazıları donanımsal olabileceğini söylüyor. Yabancılar iade ediyor değiştiriyor da Türkiye'de servisle uğraşmak istemezsin.

Eğer tam para vereceksen ve büyük telefon seviyorsan S20 zaten 6600'lere bulunuyor gibi. 5200 liralara da S10+ var, o da gayet iyi duruyor. NFC ödeme, akbil yükleme vs. her şey var tabii bunlarda :D Kameraları da çok mutlu eder.

Not: Ben tam tersi yılların androidcisi olarak küçük telefon istediğim için ve ülke fakirleştiği için (ileride satabilmek için) SE 2020 siparişi verdim. Asıl beklediğim telefon iphone 12 mini gibi küçük ve tam ekran telefondu, ama henüz alım gücüm o seviyede değil. Android telefonlarda da (S20 vs.) satmak sıkıntı, alıp 4 yıl kullanırım dersen güzel ama. Ben Galaxy S7'yi 4 yıldır kullanıyorum, hala takılma vs yok ama dahili hafıza yetmiyor. 128gb SE'ye geçmek iyi olacak.

edit: Note 10lite'ı da boşver bence. Gorilla glass'ından, su-toz geçirmezliğinden kısılmış, kamerası daha kötü modeller onlar. Note 10 lite alan bi tanıdık kamerasından şikayet edip ip11'e geçti. Android alacaksan bu yıl olmasa bile geçen yılın amiral gemisini al, başın ağrımaz.
0
nhk ni youkosu
(18.10.20)
çok değiştirmek istiyorsan iphone se al derim ama iphone 7 plus henüz değiştirilecek bir telefon değil.

iphone'dan androide geçme pişman olursun.
0
jelly bear
(18.10.20)
@nhk ni youkosu aynı kafadayız galiba. S7 kullanıyorum. Halen daha iyi ama şarjı haliylen cort. günde 3-4 kere şarja takar oldum. batarya değişimi yapmayı düşünüyorum. Yoksa ip12 mini alıcam gibi. Bana küçük boy bi tel gerekiyor . Kullanımı rahat.
0
sakince
(18.10.20)
İphone 7den geçtim, Samsung note 10 lite aldım gayet memnunum, erkek değilim.
0
kums
(18.10.20)
iPhone 7 Plus'in bataryasını değiş, iOS14 yükle yağ gibi aksın.
0
pass
(18.10.20)
samsung s20 serisi telefonlarda cakallik cok, sakin. fakat, samsung m51 modeli fiyat performans olarak iyi gibi.

iphone 11 almak mantikli degil, iphone 11 pro ya da iphone 12'lere bakabilirsin butcen varsa.

xiaomi redmi 9 pro vs alma..

oneplus 8t cikti, turkiye pazarina girerse alinabilir.

xiaomi mi 10 lite 5g kullaniyorum, 239 sterline almistim. gayet memnunum. 3-3.5bin tl'ye bulursan alinabilir.

suan telefona para gomeceksen, amoled ekrani olmasi onemli. battaryasinin en az 4bin mah ve hizli sarj ozelliginin olmasi onemli. iphone 11, ips ekran, amoled degil. xiaomi'nin pekcok modeli ips ekran. alinmaz degil, ama 2500lira'dan fazlasini haketmiyorlar.
0
ubi dubium ibi libertas
(19.10.20)
iPhone 12 ler 11 den daha ucuza satışa çıkacak. Biraz daha bekleyip 12 veya 12mini alabilirsiniz. Fiyata göre 12pro da olabilir tabii ama 12'yi bekleyin derim.
0
andoreii
(19.10.20)
4'den beri apple ekosistemindeyim, her iki nesilde bir telefon degistiriyorum. en severek kullandigim 7plus idi, isinma derdi yoktu, pili iyi gidiyordu, ekrani buyuktu, zamani icin teknolojik olarak iyiydi, ozellikle kamerasi cok iyiydi.

11 nasil bilmiyorum ama pro almadigin surece degecegini dusunmuyorum. 11pro alamiyorsan o zaman ben olsam alete bir format atar, gerekirse pil degistirir ve fiyatlarin dusmesini beklerim.
0
cooperr
(19.10.20)
1
0
ayin yazari
(19.10.20)
(15)

Audi Q7 - 2006 model 3.0 TDI alınır mı?

roket adam
Hayatımda hiç eski araç kullanmadım, sanayiye adım atmadım, hep yetkili servise gider kazığımı yer otururum ama kafam rahat olur.Ancak bu arabanın bu kasasına gerçek manada hastayım. Mevcut aracımı satıp, şöyle bi araç alsam, kronik ne arızalar çıkabilir, ne masraflar yapılır? https://www.sahibinden
Hayatımda hiç eski araç kullanmadım, sanayiye adım atmadım, hep yetkili servise gider kazığımı yer otururum ama kafam rahat olur.

Ancak bu arabanın bu kasasına gerçek manada hastayım. Mevcut aracımı satıp, şöyle bi araç alsam, kronik ne arızalar çıkabilir, ne masraflar yapılır? www.sahibinden.com Aranızda böyle eski bi araca gönül verip, pişman olan var mı?
0
roket adam
(18.10.20)
2006 model 250.000de A6 alan arkadaşım 4 ayda arabaya 80k lira masraf yaptı. bilgi olarak vereyim
0
ismim ibrahim
(18.10.20)
Neye yaptı mesela hocam? Nedir problemi yani?
0
🌸roket adam
(18.10.20)
valla ilkini bilmiyorum da ikinci mevzuda kol çıkardı. 30k masraf.
0
ismim ibrahim
(18.10.20)
Bir tarafını yaptırırsın öbür gün başka yeri arıza verir. Başıma geldi ordan biliyorum.
0
reactionic
(18.10.20)
Audi nin parçası pahalı. 2010 model a6 da birkaç olayda tecrübe ettik. Servise gitsek daha kötü fiyat çıkar. Bu yaşta audi de düşük km olmaz, ya da bize denk gelmedi. Ben tavsiye etmiyorum özellikle masrafı düşüneceksen. Araba tip olarak evet güzel ama 14 yaşında şu an.
0
Topalordek
(18.10.20)
"sanayiye adım atmadım, hep yetkili servise gider kazığımı yer otururum ama kafam rahat olur"

senin aracın değil bu. canından bezersin.
0
orpheus
(18.10.20)
@Topalordek 2010 A6 da bir diğer fantezim mesela, eskidikçe daha yakışıklı olan bir kasa. Aynı şeyi Porsche Cayenne için de söyleyebilirim. Amma velakin dediğiniz gibi 3-5 başlayınca devamının gelmesi korkutucu.
0
🌸roket adam
(18.10.20)
93 model mercedes 190 E'ye biniyorum, senelik masrafım 2k'yı geçmez. Yorum yapan arkadaşlar bu otomobilleri hyundai segmenti araçlar ile karıştırıyorlar sanırım. Audi, mercdes tarzı otomobillerin imalat videolarını izleyin. Alman kalitesi diye bir olay var. Temizini bulursan ömürlük gider.
0
kanlakarisikyagmur
(18.10.20)
Audi Q7 iyi bakarsan sana bakar. A6 da keza öyle. Ben 2006 e350 aldım cok memnunum. Bakımını yaptır benzin doldur git.
0
lion de la Turquie
(19.10.20)
Bence sen bu işe girme.

Ben eski araçlar,klasik araçlar hatta komple parçalanmış araçlar alıyorum ama bunlarla uğraşmayı sevdiğim için yapıyorum bunu.

Ben audi sevmem ama sevmediğimden sen alma demedim.bu araçlarda kendilerine iyi bakan arkadaşlar onları değiştirdikleri çok zaman oldu.audi servisleri gereksiz kalın olduğundan ehil olmayan adamlar kurcaladılar bunları.muhtemelen yağ değişimleri bile fazlasıyla geciktirdiler vs.kullanıcı kitleside önemli etken.üstüne vw klasiği dsg,ilanı göremiyorum ama dizeldir muhtemelen enjektör,neyse uzatmayayım başta yaptığın tanımdan yola çıkıp ben girme derim.

Dumbest ın bahsettiği touareg te ben al demiştim ama o arkadaş touareg i alayım parasını harcayayım,hevesim gitsin modundaydı,touareglerde uygunca alabildiğin araçlar.

@kanla karışık,abi sen başka yerden girmişsin.bu arkadaş audi 100 alıyorum dese tamamdık ama aldığı araç ful mekatronik kurulumlu,arızasının çoğunluğu bundan kaynaklı bir araç,en ufak hatada beyincilerde gezmeye başlıyorsun o arkadaşlarında tamir anlayışı tamamen şans üzerine kurulu,şansa olursa oluyor olmadımı beyin gitmiş abi diyorlar.
0
duptıs
(19.10.20)
yapmaman gereken bazı şeyler vardır, onların birisi de 2. el premium alman aracı almak :)
0
m orak
(19.10.20)
q7 audi'nin en riskli araci. hic eski arac kullanmadim demissin, eski arac isine bu q7 ile girmeni hic tavsiye etmem.

premium araclarin malesef kalitesi ozellikle 2000lerin basindan sonra oldukca dustu, kalite olarak bu arac 93 190e ile pek kiyas kabul etmez, 90'larin mercedeslerinin motorlarinin cogu aksami mekaniktir, metaldir. Pek plastik bulamazsin motorlarda. Bu modern premium araclarin cogu aksami elektronik ve plastik malesef.

Eskiden bir mercedes alinir, 25 sene binilirdi. O isler malesef bitti, su anda 15-20 senelik mersoyu yolda tutabilmek ciddi butce ister. Oyle olmasa bu araclar yurt disinda $5000'e alici bulmakta zorlanmazdi, alayina cop gozuyle bakiliyor.
0
cooperr
(19.10.20)
@dumbest_man_alive

Alakası şu;
Almanın temizini bulursan ve bakımını yaparsan uzun yıllar kullanırsın. Patates araçlar ile karıştırmayın.
0
kanlakarisikyagmur
(19.10.20)
dizel otomatik şanzıman her daim riskli olabilir. vw grup parçaları pahalı. riski severim dersen al. zevk işi.
0
mikahakkinen
(19.10.20)
Şans işi saatli bomba da olabilir tertemizde olabilir aracı biliyorsan tanıyorsan al ama yabancı birisinden alacaksan ben uzak dur derim
0
basond
(19.10.20)
(7)

Dersi ile dalga geçilen bir sınıfta öğretmen

psmstc
Nasıl tavır sergilemelidir? Kademe lise sonBaşarı düzeyi düşük öğrencilerDerse karşı ilgisizler
Nasıl tavır sergilemelidir?

Kademe lise son
Başarı düzeyi düşük öğrenciler
Derse karşı ilgisizler
0
psmstc
(18.10.20)
Ben de düz lisede, başarı düzeyi düşük bir sınıfta okudum. Dolayısıyla az çok yaşananları tahmin edebiliyorum. Öğretmen ne kadar kasarsa o kadar çok alay konusu olur. Gerek yok dolayısıyla. Öğrenciler alay ettikçe o da gülerse, öğrenciler dersi kaynatmaya çalıştığında o da öğrencilerle konuyu dağıtıp muhabbet ederse, yavaş yavaş öğrenciler dersle ilgilenmese bile kendisine karşı bir sevgi ve saygı duymaya başlıyor. 40 dakika ders işlemeye çalışıp da işleyemeyip sinir krizi geçirmektense "Çocuklar, 20 dakika ders işledikten sonra sizi bırakacağım." gibi ödüllendirmeler de işe yarayabilir. En azından 20 dakika boyunca dersi dinlerler.
0
hitokiri kenshin
(18.10.20)
Canlı ders için soruyorsanız öğrencilerin mikrofonunu, görüntüsünü kapatıp dersi anlatabilirsiniz. Yüz yüze dersler için soruyorsanız öğrenciler 12. sınıf ve okul bitse de gitsek derdindeler. Maalesef sınav kaygısı olan öğrenci dersi dinliyor. Zorlamaya çalışmayın. Günlük olaylarla ilgili sohbet etseniz, kendilerini ifade edebilecekleri sorular sorup onları dinleseniz daha iyi olur. İlla konu anlatacağım diye düşünmeyin. Bir iki ders öyle geçebilir.İlerleyen günlerde test verirsiniz. Testteki her soruyu çözdürmeye gerek yok. Birkaç soruyu seçip birlikte okuyarak öğrencilere çözdürün.( Sözel bir ders olduğunu varsaydım.)
0
oyokbuyoknevar
(18.10.20)
Cosmicstring'in dedikleri doğrudur ama öğretmenlikte zamanla kazanılan, bilgi ve tecrübe gerektiren şeylerdir.

Bu gibi olayların çok normal olduğunu unutmayın. Zamanla ne yapmanız gerektiğini anlayacaksınız.
0
oyokbuyoknevar
(18.10.20)
Öğretmen siz misiniz? Başkası adına soruyorsanız ona göre yanıtlamak lazım. Bu haliyle ne söylense havada kalır. Derse mi ilgisizler, öğretmene mi, okula mı? Öğrencilerin alanı ne? Ders ne?

Soruyu soruş tarzınızdan öğretmenin siz olmadığınızı çıkarıyorum.
0
lancelot du lac
(18.10.20)
türkiyeye has salakca bir sorun bu.

almayanda bir lise öğrencisi bunu yapsa, sınıfın disiplininin bozmaktan sınıftan atılır, birkaç tekrar yaparsa okuldan atılır.
sınıftan ve okuldan atma yetkisi vermeyen devlet ve vatandaşları hiçbir çabanızı hak etmiyor.
dönün kıçınızı sınıfa, tahtaya yazın anlatın.
hiçbir soruya cevap vermeyin, hiçbir soru sormayın.
hatta soru soran öğrenciye "az ye özel hoca tut amk" diye ters cevap verin.
okey masası kurup oynasalar dönüp bakmayın.
sınıfta birbirini bıçaklasalar ilgilenmeyin.
kim için, ne için , hangi toplum için çabaladığını allah aşkına durun 2 saniye düşünün ? değermi ? değmez. bitti.
0
aslindasorunumpsikolojik
(19.10.20)
Lise 2-3, fen sinifi haliyla tarih cografya edebiyat falan kimsenin umrunda degil, millet arka siralarda matematik fizik cozuyor.

Bir edebiyat hocamiz vardi, 60'i gecmis. Gun gelirdi hocam derdik, derslerden baydik dertleselim. Zaten ergenlik mevzulari, herkesin kafa bir dunya. Peki derdi, butun ders havadan sudan konusurdu, hayat dersi verirdi. Sonraki ders gecen ders kaytardik, bu ders hizli gidip arayi kapatacam derdi, herkes pur dikkat dinlerki cit cikmazdi ki adam sikintiya girmesin. Sert yaptigi zaman da tirsardin ama, tersi kotuydu, pek kizdirmazdik. Adamin en buyuk gururu hic ogretmen masasina oturmamasiydi, sinif defterini alirken, yoklama alirken bile oturmazdi, hep ayakta anlatirdi, butun siralari dolasirdi, sinifa cok hakimdi arkasinda gozleri var gibiydi. 2 senede bir suru ani biriktirdik, hala arkadaslarla konusuruz.

Hocanin saygiyi bir sekilde kazanmasi lazim, karsisindakiler artik yetiskinlige adim atmak uzere olan bireyler herseyin farkindalar. Bir dersi bos gecirsin, derdinizi anlatin dinliyecem desin. Gerekirse sert tartisirsin ama meseleyi cozersin. Onlarla abi/abla kardes iliskisi kurarsa isler yoluna girer.

Yukardaki edebiyat hocamiz birkac ay once vefat etti, hep iyi sekilde hatirlacam kendisinin bizde emegi buyuktur. Bir baska secenekde soru soran öğrenciye "az ye özel hoca tut amk" demek. Bak oyle hocalarim da oldu. Onlari da malesef her seferinde bela okuyarak hatirliyorum.
0
cooperr
(19.10.20)
Öğretmen değilim ama meslek lisesinde ders verdim. Çok sıkıntılı tipler değillerdi ama yine de sahip olamıyordum öğrencilere, 10-15 dakika sonra kaynamaya başlıyordu sınıf.

Babam da 30 yıllık öğretmen, bir gün aynı sınıfta nasıl ders anlattığını gözlemlemek için derse girip izledim. Görünürde özel bir çaba sarfetmemesine rağmen çocuklar mum gibi dinliyorlardı. Başta anlam veremedim, ama ders dışında öğrencilerle olan iletişimini görünce taşlar yerine oturdu.

Öncelikle kimseye zorla bir şey öğretemezsiniz. Çoğunluğu derse ilgisizse salın onları, sadece sessiz kalmalarını sağlasanız yeter. İkna etmeye çalışabilirsiniz tabi ama olmazsa olmaz, o ayrı bir konu.

İkincisi, öğrencileri küçük görmeyin. "Başarı düzeyi düşük" de olsa insanlar ve çok yüksek ihtimal aptal değiller, sizin onlar hakkında ne düşündüğünüzü gayet rahat anlıyorlar. Saygılı olun, karşınızda insan olduğunu unutmayın. Karşılığını görürsünüz.

Üçüncüsü de öğrencilere bireysel iletişim/bağ kurmaya çalışın. O yaşta çocuk sizin de kendisinin de ne yaptığını anlayamayabiliyor, bence çok normal, ben de anlamıyordum. Bunu anlatın, ama böyle tepeden bakan, ders verir bir edayla değil. Derdinizi anlatın, ikna etmeye çalışın.

Ben sorunu nasıl çözdüm onu anlatayım, sınıfta 30 öğrenci vardı, 5 tanesi falan dersle ilgileniyordu, gerisi pek takmıyordu. Önde oturan bir öğrenci sürekli sağa sola bulaşıyordu, dersi durdurdum, çocuğa adıyla seslenip niye böyle yaptığını sordum. Önce azarlıyorum sandı, özür falan diledi. Azarlamadığımı açıkladım, niye ilgi göstermediğini sordum, sebeplerini öğrendim. Ondan sonra da onlara işkence yapmak için değil yardımcı olmak için orada olduğumu, yine de dersi dinlemek istemeyen olursa arka sırada oturup kitap/telefon/test vs. sessiz bir şekilde dersi dinlemeyebileceğini söyledim. İlgi göstermeyen yine göstermedi (ve onların ilgisini nasıl çekebileceğimi hala bilmiyorum) ama dersi sabote eden olmadı, ilgilenenlerle çok güzel ilerledik biz de. Yine arada sıkılan oluyordu, fıkra falan anlatıyordum, 5 dakika rahatlattıktan sonra toparlayıp devam ediyordum falan.

Babamın bir de sınıf içinde sürekli yürüme, zamanı iyi yönetme, kılık kıyafet, ses tonu vs. gibi 50 tane trick'i var, hepsini öğrenecek zamanım yoktu benim. Ama madem öğretmensiniz tecrübeli olanlardan bunları öğrenin, sizin işiniz bu.
0
plutongezegendegilmi
(19.10.20)
(10)

Araba satın almak için ayrılan bütçe

gmzo
Günaydın, sabah sabah merak ettim.Kira için gelirin maksimum %30'u olmalı diye yaygın bir kanı var ya, araba almak için böyle bir düşünceniz var mı merak ettim? Yani toplam birikimin / mal varlığının şu kadarını geçmemeli gibi.Seneye araba alma planımız var, son dönemdeki korkunç fiyat artışına rağm
Günaydın, sabah sabah merak ettim.

Kira için gelirin maksimum %30'u olmalı diye yaygın bir kanı var ya, araba almak için böyle bir düşünceniz var mı merak ettim? Yani toplam birikimin / mal varlığının şu kadarını geçmemeli gibi.

Seneye araba alma planımız var, son dönemdeki korkunç fiyat artışına rağmen almayı düşündüğümüz arabayı (ikinci el) alacak kadar biriktirdik. Fakat hepsini birden arabaya gömmek doğru gelmiyor (döviz ve altında şu an birikim). Zor günler için az miktar ayırıp geri kalanıyla arabayı nakitle almalı mı, yoksa birikimin bir kısmını koruyup kredi mi çekmeli?
0
gmzo
(18.10.20)
Ben hazır paramı asla arabaya yatirmazdim. Komple kredi çeker(oran uygunsa) hazır paramı yatırım aracı olarak görür ve zor günlere saklardim.

Tabi bu ben.
0
westblack
(18.10.20)
Arabamı geçen yıl satın aldım. 2018 yılından beri Türkiye ortalamasının çok çok çok üstünde gelirim olmasına rağmen birikmiş paramın tamamını araca vermek bana delilik gibi geldi. Hele kredi falan çekip araç almak inanılmaz geliyor bana.

Ben de BMW 3.20i istiyordum. Bunun yerine biraz da kenarda para bırakıp Audi A3 Sedan aldım. Keşke BMW alsaydım diyor muyum? Hayır. Çünkü kasko, sigorta, yıllık bakım vb. ücretleri biraz daha fazla olacaktı. Bu pandemi döneminde çok büyük bir maddi yük. Bence istediğiniz arabanın bir tık alt modellerine bakabilirsiniz, paranız kenarda kalsın diye. En basitinden arabayı aldıktan sonra motorun arıza vermeyeceğinin ve size 20 bin TL masraf çıkarmayacağının garantisi var mı? Yok. Kenarda para olmak zorunda. Dibine kadar harcamayın.
0
hitokiri kenshin
(18.10.20)
Amerikalılar yıllık gelirin en fazla 3'te 1'i diyor bu soruya. Tabi onlarda ÖTV yok, o yüzden TR'ye uyarlayarak en fazla 1 yıllık gelirin tamamı kadar diyorum ben. Aylık 5 lira kazanıyorsan, 60 liralık bir araç alabilirsin gibi. 3-4 yıl önceye kadar çalışıyordu bu, şu an çalışır mı bilmiyorum.

Eğer halihazırda idare eden bir aracınız varsa bence almayın, çünkü ikinci el piyasası korkunç durumda. Yani temiz araç yok gibi, o yüzden çok dikkatli olun alırken.
0
plutongezegendegilmi
(18.10.20)
eskiden olsa 1 yıllık maaş derdim ama çok zor artık.
0
jelly bear
(18.10.20)
"Kira için gelirin maksimum %30'u olmalı" falan bu kurallar amerika'da orta sinif (yani varlikli, cok tuketen ve banliyolerde yasayan insan tipi). Turkiye elbette ekonomik olarak bambaska bir yer. O yuzden o kurallara takilmayin. Istanbul'da yasayan kariyerinin basinda birinin kirasi gelirinin %30'un uzerinde olabilir misal.

Arbaya bakisim ise, malum turkiye'de hem arabalarin kendisi hem de petrol asiri pahali. trafik de kotu. buna gore dusunmek lazim. cocuk varsa mesela araba sart ama cocuk yoksa almazdim. Parayi baska turlu yatirim araclarinda degerlendirirdim. Illa alacaksam da kesinlikle ekonomik bir sey alirdim, zira bu sorulari soruyorsaniz lukse kacmanin hic manasi yok.
0
hot potato
(18.10.20)
Avrupada genel kanı aylık kazancın 10 katı araba için. Türkiye için yeni bir şey uyarlamak lazım bu metotla 20 bin gelirin olsa golf alamıyorsun.
0
ludwig boltzmann
(18.10.20)
@pluton yani 4 aylik maas diyorsun, abd sartlarinda bile az geldi. Kaynagin var mi ?
0
pofudukayi
(18.10.20)
Kenarda seni + krediyi en az 5-6 ay boyunca idare edecek bir para ayırdıktan sonra kalan parayı kullanabilirsin bence. Ama kenardaki tüm parayı basarsan çok stres altında yaşarsın.
0
roket adam
(18.10.20)
@pofuduk,

www.moneyunder30.com
www.interest.com
www.financialsamurai.com

Kredi, taksit ve vergi olaylarına girince işler biraz daha karışıyor ama kabaca aynı orana ulaşıyoruz diye düşünüyorum.
0
plutongezegendegilmi
(19.10.20)
yurtdisinda aylik odemelerinin senin zorlamasini istemiyorsan (ustune bir de benzin, sigorta, bakim vs gelecek cunku) senelik burut maas/4 formulu ise yariyor, tecrube ile sabit.

ama turkiye'de araba fiyatlari o kadar abzurd bir noktaya geldi ki hicbir formulun ise yarayacagini sanmiyorum, formulu bulana nobel falan vermek lazim. ustune benzin fiyatlari da yuksek.

turkiye'de olsam herhalde birikimin bir kismiyla 10 yasinda falan bir japon alir devam ederdim.
0
cooperr
(19.10.20)
(7)

Airbag lambası birkaç saniye yanıyor

joker hakki
Kontağı açınca birkaç saniye fotoğraftaki airbag lambası yanıyor. Kendiliğinden sönüyor. Arıza söz konusu mudur yoksa kontağı açınca rutin sistem kontrolü sırasında diğer ışıklar gibi yanıp sorun olmadığı için sönüyor mudur?Teşekkürler.https://eksiup.com/p/bk431970f7ot
Kontağı açınca birkaç saniye fotoğraftaki airbag lambası yanıyor. Kendiliğinden sönüyor. Arıza söz konusu mudur yoksa kontağı açınca rutin sistem kontrolü sırasında diğer ışıklar gibi yanıp sorun olmadığı için sönüyor mudur?

Teşekkürler.

eksiup.com
0
joker hakki
(17.10.20)
Büyük ihtimalle rutin kontrol ama yine de aracın kılavuzu varsa bakabilir veya servise vaktine daha varsa arayıp sorabilirsiniz. önemli bi mevzu çünkü.
0
kalifiye balta sapi
(17.10.20)
1 hafta önce yetkili servisten çıktı. Kapsamlı bakım yapıldı.
0
🌸joker hakki
(17.10.20)
Bu fotodaki lamba: “yolcu airbagi etkin” anlamını taşıyor. Sağ ön koltukta oturan yoksa menüden kapatılmazsa, kaza anında oranın airbagi de patlar. Ayrıca bazı modellerde bu menüden kapatma işlemine gerek duymaksızın otomatik tespit edip kendi kendini kapatıyor/açıyor da olabilir. Bikaç saniye yanarken onu kontrol ediyordur belki de.
0
sekerse tehlike
(17.10.20)
opsiyonel bi seçenek. sağ kapı içinde anahtarı olmalı. bebek koltuklarının bazıları ön koltuğa ters şekilde bağlanabiliyor. bu durumda airbagin iptal edilmesi gerek yoksa patladığında koltuk yerinden fırlayabilir. bunu engellemek için koltuk bağlanınca airbag kapatılmalı. bu uyarı da buna dikkat çekmek için. diğer tüm ışıklarla birlikte sönse dikkatini çekmez.


bi de kiralık araçlarda genelde yolcu airbag i kapalı gelir. kaza anında patlayıp masraf yapmasın isterler. bunu kullanıcı açmalı.
0
sttc
(17.10.20)
sikinti yok. airbag aktif haberin olsun demek o. devam oynat ugurcum.
0
turbo sadık
(17.10.20)
airbag agrizali olsa (ki genelde airbag arizalanmiyor, koltuktaki agirlik sensoru arizalaniyor), isik sonmez.
0
cooperr
(17.10.20)
Ön yolcu airbag iptal ettiğinde sürekli yanarak uyarıyor o ışık, denemek için iptal et ve gör. Geri aktif ettiğinde de her kontak açılışta diğer uyarı lambaları gibi o da yanıp bir süre sonra söner.
0
John Bloor
(20.10.20)
(6)

Batte Royal Oyunlardan Zevk Alamamak

freezone
Belli bir yaştan sonra mıdır yada yeteneksizlikten dolayı mıdır battle royal oyunları olmuyor. Senden iyileri hep oluyor yetişemiyorsun bir zaman sonra zevk alamıyorsun. Bırakacağım hepsini yüzlerce başka oyun var zaten battle royal oyunlarına girmekten diğerlerini unutuyoruz hep bağımlılık yaptırıy
Belli bir yaştan sonra mıdır yada yeteneksizlikten dolayı mıdır battle royal oyunları olmuyor. Senden iyileri hep oluyor yetişemiyorsun bir zaman sonra zevk alamıyorsun. Bırakacağım hepsini yüzlerce başka oyun var zaten battle royal oyunlarına girmekten diğerlerini unutuyoruz hep bağımlılık yaptırıyor zamanla. Jahrein, pintipanda, metmellow gibi yayıncılarında hiç oynadığını görmedim ben zaten, yayınlarına bir keresinde beceremiyoruz demişlerdi. :) Zaten iş güç var akşam gelince 2 3 saat keyif alarak oyun oynayalım diyoruz hayattan soğutuyorlar herkes sanki profesyonelmiş gibi oynuyor yetişemiyorsun. Warzone pubg oynasam herkes profesyonel gibi, battfield 1 oynasam ateşin nerden geldiğini bilmiyorsun ortalık 56 ya dönmüş zevk alamıyorsun. Senaryolu oyunlar yada witcher yeni çıkan cyberpunk türü rpg oyunlarda iyi en azından kanser etmiyor.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Benimle aynı fikirde olup rekabetçi oyun oynamayanlar var mı? Yada bu tür oyunlardan vazgeçemeyecek olanlar?
0
freezone
(14.10.20)
PC ile oynuyorsan zaten hiç kasma bence. Belli bir süre oynadıktan sonra hala üst sıralara çıkamıyorsan skor tablosunda bunun tek bir sebebi var: Hile.

Ben BF 1 ve BF V'i PS4 ile oynuyorum. Hile yok. Çok iyi oyuncular denk geliyor elbette arada ama bazı oyunları birinci, genelde ise hep iyi yerde bitiriyorum oyunu.

PC'de CS GO oynayalım diyoruz her 10 oyundan 8'i hileli oluyor. O yüzden oyun kanser ediyor. Muhtemelen Battleground oyunlarda da çok fazla hile var.
0
himmet dayi
(14.10.20)
Oyunlar da hile var hileyi geçtim bazıları gününün tamamını oyuna veriyor bizde işten gelince 2 3 oyun oynayalım zevk alalım diyoruz bu sefer de tadı çıkmıyor ki oyunun. Kanser ediyor gelen vuruyor giden vuruyor. Birde oynamazsan bir süre hemen kas hafızası refleksler azalıyor o da çok nankör aslında hep oynaman lazım bu sefer de bütün hayatın o oyun oluyor.
0
🌸freezone
(14.10.20)
Battle Royal sevmeyenlerdenim. Ama tam olarak beceremediğimden değil, bana bir şey katmadığından. Yani sürekli aynı şey oluyormuş gibi geliyor. Loot yap, adam ara, çatış, öl veya kazan hoppp tekrar yine başa dön. Böyle rekabetçi oyunlar arasında sadece Lol ve Cs go çok oynadım. cs go'da yükselemedim iyi oynayanlar var :) lol de epey yükseldim ama yine ilk başta dediğim gibi hep aynı şey olduğu için bıraktım ve 1 senedir açmadım. Ayrıca çok zaman yiyor böyle oyunlar. Normal hayatına vakit ayıramıyorsun. Bir maç en az yarım saat sürse, girince yine 4-5 el atıyorsun. Böyle oyunlar da öğrenmesi kolay ama ustalaşması zor. Çok çok vakit ayırman lazım iyi yerlere gelebilmek için.

O dediğin hikayeli oyunlar ise sana hırs harici çok şey katıyor. Atmosfer, güzel bir hikaye, özgürlük hissi, iyi yazılmış diyaloglar ve en önemlisi oyun eninde sonunda bitiyor :) Ara verip oynasan bile normal hayatına bir şekilde devam ediyorsun. Bağımlılık yapmaz, tek amacın var hikayenin sonunu görebilmek. GÖrünce bitiyor yani.

Hırs istediğim zaman souls temalı oyun(bloodborne<3 Dark souls serisi) kuruyorum. New game plus kasıp kendimi test ediyorum. Bİr şekilde o zorluk hissini tadıyorum.

Zaten genel olarak online oyun sevmiyorum ben. Yani ben oyuna dünya para veriyorum karşılığında iyi bir atmosfer, güzel hikaye görmem lazım. hikaye bittikten sonra ilgimi çekmiyor. Last of us 2 nin verdiği oynanış ve atmosfer benim kontrol ettiğim bir film izlemiş hissi verdi ve geçtim gittim bu bana yetiyor.

Bir ara ben çok korkuyordum ulan her yer oyuna battle royal ekliyorlar, her oyun onlie çıkıyor. Dedim herahlde hikayeli oyun devri bitiyor ama allahtan o ara God of warlar, last of uslar rdr 2 ler, bi kaç iyi satan hikaye ağırlıklı indie oyunlar çıktı da tek kişilik hikayeli oyunların ölmediğini gösterdi :D
0
eazy
(14.10.20)
katılıyorum ben de hiç zevk alamıyorum ayrıca eazy çok güzel yazmış her dediğine +1

rekabetçi oyunlar hem büyük bir zaman kaybı hem sinir harbi. zevk vermekten çok zarar verdiğini fark ettiğim zaman herhangi bir rekabetçi oyun oynamayı bıraktım.

o işi profesyonel olarak yapıp bir takımda oynayıp para kazanmadığın sürece anlamsız bence rekabetçi oyun oynamak.
0
kim bilir
(14.10.20)
hile olsun olmasın, hiç ilgimi çekmedi. ilgimi çekse bile fiziksel olarak oradakiler gibi seri oynamama imkan yok. oyun videolarını izlemeyi severim ama bu tarz videoları bile izlemiyorum.
0
sutlu nescafe
(14.10.20)
Sene 05-06 falandi, battlefield oynuorum. Bayagi antrenmanliydim o zamanlar, makina saglam zaten oyuna gore ayarlanmis. Internet sikintisi yok zaten yurtdisindayim, lag falan yok. Neyse, bir odaya girdim, kafayi kaldiramiyorum aninda indiriyorlar. Hile yapilmadigina eminim zira butun hileleri biliyorduk o zamanlar, neyse. 3-4 saat ugrastim kimseyi pek kimseyi vuramadim. En sonunda ekrana yazdim kac yasindasiniz ne ayaksiniz diye, yas ortalamasi 13 falandi, ben 23-24 yasinda idim o zamanlar.

Buraya kadarmis dedim biraktim, bir daha oyun oynamadim. Bir tek diabloyu bekliyordum o cikinca kesin makina toplarim diyordum o da cikti gidip almak bile istemedim. PS ile isim hic olmadi, PC de oynuyordum sadece.

Acikcasi 30lu yaslara gelip hala oyun karsisinda saatler gecirene hayret ediyorum artik..Hala vazgecmeden oynayanlar varsa, bunu nasil basardiklarini anlatabilirlerse sevinirim..
0
cooperr
(14.10.20)
(4)

Aldo ayakkabıları cidden o kadar kötü mü?

damba
Aldo Shoes’den bir ayakkabı beğendim, gidip gelip bakıyorum. Şikayetvar.com’da hakkında çok fazla şikayet var ürünlerin kalitesizliğiyle alakalı. Birisi çıksın da yok hayır gayet kaliteli desin diye bekliyorum. Var mı aranızda Aldo Ayakkabıları övecek birisi?
Aldo Shoes’den bir ayakkabı beğendim, gidip gelip bakıyorum. Şikayetvar.com’da hakkında çok fazla şikayet var ürünlerin kalitesizliğiyle alakalı. Birisi çıksın da yok hayır gayet kaliteli desin diye bekliyorum. Var mı aranızda Aldo Ayakkabıları övecek birisi?
0
damba
(13.10.20)
Sanırım aldo’dan bir adet topuklu ayakkabım var. Kalıpları yarım ölçü dar diye kalmış aklımda. Onun dışında bence rahat.
0
ruhen hastayim ben
(13.10.20)
kötü evet. deri ayakkabılar kağıt gibi. 3 sene önce alıyordum. indirim olduğunda çok ucuza, 129 tl'ye ayakkabılar varken 5-6 tane aldım. 1 sene boyunca çevire çevire kullandım. ondan sonra hiç almadım. ondan sonra 400-600 lira civarına massimo dutti ayakkabılar aldım, senelerdir kullanırım, gelecekte de uzun süre kullanacağım.

özetle; indirimli fiyatına göre iyi ama sezondaki 300-400-500 tl fiyatına göre berbat.
0
stewie
(13.10.20)
Boktan marka.
0
cooperr
(13.10.20)
parasinin hakkini veren bir marka degil,

ic taban yastigini o kadar ince koymuslar ki, bir sure giydikten ssonra taban yuzeyindeki delikler ayakkabinin icinden belli oluyor. MP (mahmutpasa) den alinan ayakkabilarla benzer kalitede
0
exlibris
(13.10.20)
(5)

Kaliteli ve çok pahalı olmayan kol saati

senolll
Merhaba,Mekanizması ve malzemesi kaliteli, görüntüsü de güzel olup çok pahalı olmayan hangi markalar var? Şimdi bazı markalar var fahiş fiyata satılıyor ama malzemesi kötü. Ucuz olan markalar var, onların zaten mekanizmaları kötü. Bütçe maks 1000. 500 ve altı daha iyi. Teşekkürler
Merhaba,

Mekanizması ve malzemesi kaliteli, görüntüsü de güzel olup çok pahalı olmayan hangi markalar var?
Şimdi bazı markalar var fahiş fiyata satılıyor ama malzemesi kötü. Ucuz olan markalar var, onların zaten mekanizmaları kötü.
Bütçe maks 1000. 500 ve altı daha iyi.

Teşekkürler
0
senolll
(13.10.20)
guess
0
mikahakkinen
(13.10.20)
swatch
0
since1907
(13.10.20)
Lorus
Fosil
0
cooperr
(13.10.20)
2. El al. Instagramda çok güzel vintage saatler var. İncele
0
westblack
(13.10.20)
casio cok iyi bir f/p markasidir.
0
turbo sadık
(14.10.20)
(18)

İstifa Sonrası Kalmam İçin Israr Edilmemesi

depresif genc
Beyler, buradan istenmediğim sonucunu çıkartabilir miyim :)Biraz hayal kırıklığıyla birlikte yöneticim sonucu kabullendi ve kalmam için gerekli şartları yaratmak konusunda bir girişimde bulunmadı.Profesyonel hayat deyip geçiyor muyuz. Vay be, yarım saatlik bir meeting sikecıl etmeye bakıyor her şey.
Beyler, buradan istenmediğim sonucunu çıkartabilir miyim :)

Biraz hayal kırıklığıyla birlikte yöneticim sonucu kabullendi ve kalmam için gerekli şartları yaratmak konusunda bir girişimde bulunmadı.

Profesyonel hayat deyip geçiyor muyuz. Vay be, yarım saatlik bir meeting sikecıl etmeye bakıyor her şey.
0
depresif genc
(12.10.20)
çok vazgeçilmez değilsin demek ki. yenisi bulunur hem de belki daha ucuza.
0
jelly bear
(12.10.20)
Senin istifandan çok önce senden vazgeçmişler.
0
angelus
(12.10.20)
Hiçkimsenin yeri doldurulamaz değil hele ki profesyonel hayatta. O nedenle normal olanı yapmışlar.
0
lcha
(12.10.20)
Bu zamana kadar kurumsal bir firmada "istifa ederim haa" diyen insanı tuttuklarını görmedim.
0
SiyamkedisiZorro
(12.10.20)
Blofune rest demisler, olur oyle arada :)
0
brkylmz
(12.10.20)
pandemi donemi. millet issizlikten kiriliyor, ik'da sirada ne referanslar ne torpilliler vardir, bosluk olsa da alsak diye bekleyen, normal bu zamanda
0
neverletyougodown
(12.10.20)
neredeyse herkesin yerine aynı paraya ya da daha ucuza çalışacak daha nitelikli kişiler bulunur, ki ekonomi berbat işsizlik tavan, corona muhabbeti vs. özellikle bu dönemde gayet normal. canınızı sıkmayın.
0
rose parks
(12.10.20)
uk'de istifa eden adama neden diye bile sormadıklarına şahit oldum. çok normal sonuçta istifa ediyorsa vardır bir bildiği bana ne diye düşünüyoruz.

genelde de maaş konusu olduğu için 4 alan adama aynı şirkette 5 vermek söz konusu bile olmayacağı için kal vs denilmiyor.

tr piyasası ise bunun tamamen tersi ama ben yöneticilik zamanımda gidene kal demedim hiç. buna izin verdiğim anda başka yollar açılacaktır. kimse o kadar vazgeçilmez değil. yine de olan bana oluyor sonuçta tabi. adamı sıfırdan al yetiştir. 1 sene çalışsın maaşının 2 katını talep etsin. sonra yeniden başla..
0
ozdek
(12.10.20)
şirket prensibi de olabilir. eski şirketimde gidene kimse dur demezdi. kralı olsa güle güle diyip yolladılar.
0
erty_ksk
(12.10.20)
yöneticilerde istifa edeni geri çevirmemek, ısrar etmemek bir prensip meselesi olabilir.
zorlanacağını bile bile, yeni personel alırken, eğitimi, yeni kişiyle süreçler, bunlar yorucu işler. ama gitmek isteyen insanı tutmak doğru değil. ben de bu şekildeyim. istifa ettiğinde bana istifa edeyim mi diye sormuyor. geleceği için önemli bir kararı almış. ben de saygı göstermeliyim. sonuçta bu işte yeni personel alınması da var. hayat devam eder bir şekilde.
0
stewie
(12.10.20)
Hafta sonu, bayram seyram demeden iş yerine çağrılan mühendisler , teknisyenler , operatörler vardır .
Bu insanlara ağa dur soluklan derler.
Ama aynı işi yapan başka biri varsa abi yolun açık olsun derler.
0
ycaycayca
(12.10.20)
istifa etmişsin, gidiyorum demişsin. adamlar da git demiş.
0
co2s2
(12.10.20)
Onlar bu şekilde diğer personellerinin daha sıkı işlerine bağlanacağını düşünüyor olabilirler.
0
Erva
(12.10.20)
Ne diyebilir ki? Kreş mi yani orası? Kollarını açıp getme mi deyeydi?

Görevle ilgili sorumluluklarının başkalarına aktarılması için de ihbar süresi diye bir şey var. İşlerini aktarır ve gidersin.

Gene bu tarz durumlar için prosedür ve talimatlar da var. Yeni başlayan o talimatları ve prosedürleri uyguladığı sürece akış devam eder.

Edit:egoya bak, pohpohlanmadığından cevabı beğenmemiş minik çekirge.
0
denizgonen
(12.10.20)
Hocam sen daha iyi bir iş bulmuş gidiyorsun, yöneticin eski kötü şirkette kalıyor. Buna konsantre ol, niye keyfini bozuyorsun :)
0
plutongezegendegilmi
(12.10.20)
olur oyle, bosver,

herkes isyerinde "ulan bir ayrilsam butun isler bunlara kalacak" diye dusunmusuzdur, bu sekilde dusunmedim diyene inanmam, ben de cok dusundum ama istifa edince isler bir sekilde yuruyor...

eksisozluk.com
0
exlibris
(12.10.20)
ya salla gitsin kimse vazgeçilmez değildir kafana takman bile gereksiz.
0
basond
(12.10.20)
Akli basinda hicbir sirket gidecem diyen adama ne olur kal demez, derse ornek teskil eder sonra calisanlarin maskarasi olursun. Dunyada tek olsan yine de yol verirler, bu isler boyle..
0
cooperr
(12.10.20)
(4)

Macbook Air Early 2015 vs. 2020

duma duma dum
Merhabalar,Ben uzun süredir Air early 2015 kullanıyorum. Son zamanlarda çok fazla donuyor. Kapatıp açmak zorunda kalıyorum. Kuzenim Air 2020 hediye etti bana. Henüz elime ulaşmadı ama biraz araştırdım. Isınma problemi var diyorlar. Benim yaptığım en ağır iş Zoom üzerinden günde maksimum 4-5 derse gi
Merhabalar,

Ben uzun süredir Air early 2015 kullanıyorum. Son zamanlarda çok fazla donuyor. Kapatıp açmak zorunda kalıyorum. Kuzenim Air 2020 hediye etti bana. Henüz elime ulaşmadı ama biraz araştırdım. Isınma problemi var diyorlar. Benim yaptığım en ağır iş Zoom üzerinden günde maksimum 4-5 derse girip birkaç toplantı yapmak. Acaba ben de bu sorunu yaşar mıyım? Özellikle 2020 Air kullananlardan deneyimlerini öğrenebilirsem çok sevinirim.

Teşekkürler şimdiden.
0
duma duma dum
(12.10.20)
*Early 2005 de söylediğiniz o işlerde sıkıntı çıkarmaması lazım temiz bir catalina kurulumu yaparsanız eski sağlığına kavuşma ihtimali yüksek eğer 10 senedir gelen güncellemeleri üzerine kurduysanız.

(bootable bir usb hazırlayıp recovery modda usb'den boot edip disk utility ile varolan diski tamamen silip tekrar formatlayıp catalina kurarak)

(gerçi usb olmadan direkt recovery'den de yapabilirsiniz internetten gerekli kurulum dosyalarını çekecektir fakat çok gb olduğu için bi 20-40 dakika alır inmesi)

*2020 macbook air'de mevzubahis işlerde problem çıkarmayacaktır, çevremde logic ve finalcut ile abartı olmayan işler yapan var gayet.
0
hedep
(12.10.20)
bende de early 2015 macbook air var ve zoom toplantısı dahil olmak üzere daha ağır işler yaptığım da oluyor. değil kasma, aletin fanı bile çalışmıyor. catalina kurarken temiz kurulum yapmıştım. bence 2020 airde asla yaşamazsın böyle sıkıntılar.
0
theseachange
(12.10.20)
Macbook Air 2020, i5 kullanıcısıyım.

Oldukça memnunum. Bazı telekonferans uygulamalarında, eğer hava da sıcaksa, bir parça ısınıp fan çalıştırıyor. Yine de aşırı ısındığını söyleyemem.

İş bilgisayarı olarak kullanıyorum, yüzlerce tab açık, sürekli telekonferans açık, ofis uygulamaları açık. Bir sıkıntı yok.

2017 MacbookAir'den geçiş yaptım, 2017 Air'e göre daha performanslı. Ekranı çok daha iyi.

Sorularınız varsa cevaplarım.
0
fever
(12.10.20)
Bende de 2015 air var, zamanin en baz modeliydi. Sadece 4k video izlemeye calisirsam takiliyor yoksa sikinti yok, sana bir format vakti gelmis gibi.

Fan sesini cok cok nadir duyuyorum ki alet hergun ortalama 3-4 saat kullaniliyor. Hastasiyik, beni apple fanboyuna donusturmeye calisan yegane alet.
0
cooperr
(12.10.20)
(23)

ne koleksiyonunuz var?

valentinov
yoksa yok mu?mesela bende aşşşşırı geniş bir kalem koleksiyonu var.
yoksa yok mu?

mesela bende aşşşşırı geniş bir kalem koleksiyonu var.
0
valentinov
(11.10.20)
metal model koleksiyonu

edit:şunların hepsi var daha da çok var
ae01.alicdn.com
0
basond
(11.10.20)
Plak koleksiyonum var ama yeni oluşturuyorum birkaç senedir. İstediğim büyüklükte bir koleksiyon değil henüz.
0
ms brownstone
(11.10.20)
eskiden izlediğim çizgi dizi dvd'lerini biriktirmeye çalışıyorum
0
owaki
(11.10.20)
brkylmz
(11.10.20)
viski koleksiyonu
kendimce bir şeyler yapmaya çalışıyordum ama artık bu kurlarla çok zor.
0
MtKrt
(11.10.20)
Kursun kalem koleksiyonu ve Ayrac koleksiyonum var.

Biriktirdigim tiriviri çok şey var da hacmi koleksiyon demeye yetmez. Ama bu ikisi oldukca büyük.
0
a perfect lie
(11.10.20)
Klasik oyun konsol ve bilgisayar. Birazcık da figür.

Burada sergiliyorum elimdekileri.
instagram.com
0
hedep
(12.10.20)
- Lego.

- Gittiğim yurtdışı şehirlerden kar küresi.
0
put it in your appropriate place
(12.10.20)
Dipkoçanlı sinema bileti koleksiyonum var ama artık dipkoçanlı sinema bileti tarihe karıştığı için güdük kaldı koleksiyonum.
0
Jux
(12.10.20)
sadece kitap
230-240 arası vardır.bazen keşke öyle duracaklarına okunsalar diyorum da sonra millet geri getirmeyecek diye vazgeçiyorum :)
0
high hopes of the sozluk
(12.10.20)
Sustalı bıçak
0
pass
(12.10.20)
dergi ve kitap ayracı
0
kaset
(12.10.20)
islemci, elimde 200+ islemci var 12 sene kadar once basladim toplamaya.

bir de spor madalyasi topluyorum, cogunlugu en az 50 senelik 15 kadar madalya var cesitli ulkelerden. buna yeni basladim..
0
cooperr
(12.10.20)
Bilim çocuk dergisinin verdiği doğa/bilim kartlarının tamamı var bende.
0
plutongezegendegilmi
(12.10.20)
Pul Koleksiyonu "-" Yaş 28 izmir. yaklaşık 150 adet pul ve 60 farklı ülkeye ait yılları da eski
0
GiderGelemes
(12.10.20)
Gemi objeleri.. maketler, kartpostallar, fotoğraflar, kitaplar, vs vs
0
kaptan memo
(12.10.20)
Silgi, anahtarlık, kartpostal, pul (babamındı, aktif olarak devam etmiyorum, bende duruyor sadece), gittiğim yerlerden magnet (bunlar da bende değil annemin buzdolabında duruyor).
0
pati
(12.10.20)
Osmanlıca eski kitaplar...
0
rukayka
(12.10.20)
Bilim kitapları, alanında kültleşmiş olanlar. Matematik ve fizik en çok olmak üzere, felsefe, bilim tarihi, popüler bilim gibi alanlarda. Kitaplığımda yaklaşık 80tane var, bir o kadar da kolilerin için de duruyor koyacak yerim olmadığı için.
0
mrtkp1234
(12.10.20)
bilet koleksiyonum var. sinema, tiyatro, konser, müze, uçak, otobüs, biletle girilen her yerin biletini saklıyorum yaklaşık 10 senedir.
0
gigabyte
(12.10.20)
Fenerbahçe forma kolleksiyonum var ; )
0
Harnold
(12.10.20)
Plakta daha koleksiyon diyemiyorum, 200 civarında var, şu an düzenli olarak genişlemiyor. Covid öncesi plakçı gezip, istediğim plakları arıyordum. Online almaktan hiç hoşlanmıyorum.`

Şarap koleksiyonum(?) var, 750 şişe civarında, mahzende küçük bir sistem de kurdum, Raspberry Pi ile oda sıcaklığını, nemini vs. kontrol edebiliyorum. 'Biriktirme' değil de, tüketim amaçlı aslında. Ama birikiyor da, koleksiyon sayılır mı, bilemedim?
0
buf-e kür
(12.10.20)
Uçlu kalem
0
hayirsiz
(29.04.23)
(19)

İlk defa bira içeceklere hangisini önerisiniz?

put it in your appropriate place
Bugüne kadar sadece alkolsüzünü içmiş birine hangi markayı öğrenenisiniz?pilsner urquell, beck's, corona? Ya da miller fazla mı gelir?
Bugüne kadar sadece alkolsüzünü içmiş birine hangi markayı öğrenenisiniz?

pilsner urquell, beck's, corona? Ya da miller fazla mı gelir?
0
put it in your appropriate place
(11.10.20)
35cc Miller
0
Mirket
(11.10.20)
Beck's çok yumuşak içimli bir bira değil. Miller, Corona veya Bud öneririm. Benim favorim Bud.
0
hitokiri kenshin
(11.10.20)
Miller, corona, heineken
0
astrid
(11.10.20)
Weihenstephaner- Migroslarda 2 çeşidini bulabilirsin. Bazı mekanlarda fıçısı da oluyor. İçimi kolay, hafif bir biradır.
0
the coon
(11.10.20)
tuborg amber
0
since1907
(11.10.20)
Erdinger weissbier
0
lemmiwinks
(11.10.20)
Corona olabilir, limonlu.
0
roket adam
(11.10.20)
corona limonlu +1
0
benevolent sun
(11.10.20)
Leffe blonde
0
sacrilegious
(11.10.20)
bi tane bud al bi tane de weihenstephaner ikisini de sevmezsen bi daha da paranı harcama.

edit: ya miller nolur alma. o çok garip bir içecek allah onun belasını versin.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.10.20)
Corona, Bud, Miller ve Weihenstephaner yoğunlukta. Gerçi Miller -1 yemiş. Bakalım hayılırsı.
0
🌸put it in your appropriate place
(11.10.20)
mariachi limon
miller limon
corona limon
bence yakın tatlar hep.mariachi bence daha iyi.gerçi bayadır da içmedim
0
high hopes of the sozluk
(12.10.20)
Corona limon
33 lük bud
0
bigcaptain
(12.10.20)
köröna
0
cooperr
(12.10.20)
blanc bence :) tatlımsı meyvelimsi güzel bir şey.
0
theseachange
(12.10.20)
Corona, Sol, Heineken diyorum.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(12.10.20)
blanc demeye geldim bende :) ama favorim heineken
0
IcedFlames
(12.10.20)
ben light bira öneririm. alkol oranı düşük içimi kolay. birden acı gelmez.
0
bohr atom modeli
(12.10.20)
arkadaşınız ya da iyi anlaştığınız herhangi biriyle, mümkünse yanında yiyecek bir şeyle (kuruyemiş olabilir, cips olabilir) BUZ GİBİ bira içmenizi tavsiye ederim. maksimum verimi bu şekilde alırsınız.

daha önce içmediğiniz için bence hepsi size belli ölçüde "tuhaf" ve "saçma" gelecek. o açıdan bir şişesi 30-35 liraya mal olabilen, çoğunu bulmanın mümkün dahi olmadığı antin kuntin bira önerileriyle şu an vakit kaybetmeyin derim. onları biraya alıştıktan sonra, farklı biraların arasındaki tat farkını anlamaya başlayınca içersiniz. daha çok keyif almış olursunuz.

bir de bira çarpacak, vuracak bir içki değil. fondip yapmaya kalkmadıktan sonra iki şişe biradan bir şey olmaz daha önce içmemiş olsanız bile. o yüzden bence miller gibi sidikten hallice, alkolsüz biradan farkı olmayan şeylere hiç bulaşmayın. efes olur, tuborg olur, bomonti olur, türkiye'de her adamın istediğinde rahatlıkla içebileceği standart biralardan biri bence iş görür. hatta bu ara farklı farklı gidebilirsiniz, bi efes bi tuborg falan.

son soruya cevabım da daha önce dediğim gibi fondip yapmaya kalkmaz ya da %7-8 alkol oranlı güçlü biraları içmezseniz hiçbir biranın bir ya da iki şişesi "fazla" gelmeyecektir, hiçbir şey olmaz.
0
der meister
(12.10.20)
(18)

Yurtdışı yüksek lisans - Hayaller vs. hayatlar

benevolent sun
Merhaba duyuru sakinleri, benim için büyük insanlık için küçük bir konu hakkında değerli görüşlerinizi duymak isterim. Diyelim ki 32 yaşınızdasınız bekarsınız, İstanbul’da bankacılık sektöründe sevmediğiniz bir iş yapıyorsunuz ama aylık ortalama 15-16 bin TL gibi bir beyaz yakalı için TR ortalamasın
Merhaba duyuru sakinleri, benim için büyük insanlık için küçük bir konu hakkında değerli görüşlerinizi duymak isterim.

Diyelim ki 32 yaşınızdasınız bekarsınız, İstanbul’da bankacılık sektöründe sevmediğiniz bir iş yapıyorsunuz ama aylık ortalama 15-16 bin TL gibi bir beyaz yakalı için TR ortalamasının biraz üzerinde kazanıyorsunuz. Sağlık, sosyal haklarınız da iyi. Yalnız, başka bir firmaya geçerek bu ücretin yanından geçmeniz mümkün değil. Yaptığınız işin başka iş başvuruları için pazarlanabilecek bir tarafı da yok. Yalnızca bu firmadaki pozisyonunuz size bunu sağlıyor.

Bu durumdayken yurtdışına mesela İngiltere’ye yüksek lisans ile gidip sonrasında master sonrası vize yardımı ile yurtdışında sıfırdan iş aramaya, hayata sıfırdan başlama ve tutunmaya çalışma macerasına girer miydiniz? Yoksa kır kıçını otur gidip bu saatten sonra elindekileri bırakıp orada rezil olmanın alemi yok mu derdiniz?

Not: Yurtdışındaki 1 yıllık yüksek lisans okul ve yaşam masrafları sıfır, denklemde hiç yeri yok. Sonrasında da iş buluncaya kadar kendinizi idare edebileceğiniz bir miktar birikiminiz var.
0
benevolent sun
(11.10.20)
biri bana 16 bin lira maas verse ilk ucakla turkiye'ye donerim.
0
baldur2
(11.10.20)
sanirim şube müdürlüğü falan pozisyon
0
kreatin
(11.10.20)
sızın ne ıstedıgınıze baglı aslında. hayatınızı nerede devam ettırmek ıstıyorsunuz ve eger cevap yurt dısıysa butun ıhtımallerı goz onunde bulundurup konfor alanından cıkıp gıdebılecek mısınız? bunları cevaplamak lazım. kararlılık ve cesaret.
0
komorebice
(11.10.20)
Ben sürekli giden arkadaşlarımın gazına geliyorum ama burada sahip olduğum yaşam standartlarına beyaz yakalıya ortalama 2.5-3k veren Avrupa ülkelerinde sahip olamayacağım diye düşünüyorum. Hatta bir süredir "turkiyedekilere hava atacağım diye Avrupa'da mülteci mi olacağım?" diye düşünmeye başladım. Ki senin yarın maaş alıyorum:)

Not: bi de yurtdışı tecrübem oldu geçen sene.
0
prole
(11.10.20)
@komorebice cevabını aradığım soru tam olarak o zaten. sırf yurtdışında yaşayabilmek için bu konfor alanı bırakılır mı? ingiltere'de 2.500-3 bin pound net maaş verecek bir iş bulsam bugün düşünmeden giderim mesela ama iş bulmadan doğrudan yüksek lisansla gitmek tam bir sis bulutu.
0
🌸benevolent sun
(11.10.20)
@prole aylık net 2,5-3k maaş ile hiç bir batı avrupa ülkesinde mülteci gibi yaşamazsın. bekarsan kral gibi, evliysen eşin çalışmıyorsa da yine buradan kat be kat güzel bir hayat yaşarsın.
0
🌸benevolent sun
(11.10.20)
Valla geçen sene italya, fransa ve İsviçre'de bulundum. Türkiye'de kendi evim var. Senin gibi düşünmüyorum. Yalnızlık, toplumsal yalıtılmışlık ve bir oranda düşen refah seviyesi olacak o maaşa.
0
prole
(11.10.20)
1 yıl almanya'da yaşadım. hollanda, macaristan vb. bir kaç ülkede de kısa süreli bulundum. Evet avrupada genele sirayet eden bir yalnızlık, izolasyon söz konusu ama ben yalnızlığı buradaki kaosa tercih ederim. Normalde de kendimle vakit geçirmeyi seven bir insanım zaten. almanya'ya her gittiğimde orada yaşama fırsatım olmadığı için kafayı yiyip dönüyorum mesela.

Kısacası sosyal hayat anlamında bir hayal kırıklığı endişem yok. Gözümde büyüyen tek mesele standart bir beyaz yaka iş bulabilmek için 2-3 yıl tekrar debelenmek zorunda kalacak olmak.
0
🌸benevolent sun
(11.10.20)
@baldur2 hangi ülkedesin, hangi işle ne kadar kazanıyorsun mesela?
0
🌸benevolent sun
(11.10.20)
ıste gozunuzde buyuttugunuz ıcın harekete gecemıyorsunuz. ben bu ısı ınat edıp bulurum, pes etmem dıyorsanız gıdın deneyın. armut pıs agzıma dus olmayacak sonucta, mutlaka caba gostermenız gerekecek. buradan neden gıtmek ıstedıgınızı ıyıce dusunun ve orada ılk bırkac sene karsı karsıya kalacagınız zorlukları dusunup tartın. 5 - 10 sene sonra ulke daha da kotuye gıtmıs olursa ve sız burada kalmıs olursanız neden denemedım keske gıtseydım dıye pısman olabılırsınız. gıtmek ıstedıgınız bellı ama garantıcı olacak durumda degılsınız anladıgım kadarıyla. zaten bı mıktar sızı ıdare edecek paranız da var sonrası sızın azmınıze bakıyor. en sonunda ıyı kı yapmısım dıyebılırsınız.
0
komorebice
(11.10.20)
net 2500-3000 "birim" net maas bence rezillikten baska birsey degil, avrupa, amerika, asya, ortadogu, turk and caicos adalari, tazmanya vs fark etmez. eline boyle bir para gecenin turkiye'de cektigi sikintilar malum.

hali hazirda ulkende asgarinin 6 katini alip hala yurtdisina cikmaya calismak pek akil kari degil. yurtdisinda da asgarinin 5-6 katini alabileceksen cik tabii ama oyle bir maasi da allame-i cihan da olsan kolay kolay vermiyorlar.

ozetle, git bir cay demle sonra da otur bi soluklan diyorum.
0
cooperr
(11.10.20)
Sorunuzun cevabı çok kişisel. Aldığınız maaş düşünüldüğünde tr’de ekonomik olarak sıkıntı çekmiyorsunuz. Yurtdışında standartlarınızı düşürebilir misiniz? Dışa dönük/içe dönük hangi karaktersiniz? Aile bağlarınız nasıl? Daha bir çok etken var bence.

Tek kriter on sene sonra ülkenin geleceği hal olsa imkanı olan herkes çekip giderdi. O yüzden kafanızdaki bu soru işaretlerini sizi iyi tanıyan insanlarla değerlendirmeniz daha doğru olur. Yüzeysel olarak yanıt vermek gerekirse; yerinizde olsam gitmezdim. Çünkü on sene içinde ülkede zenginle fakir arasındaki uçurumun daha da açılacağını düşünüyorum.
0
sacrilegious
(11.10.20)
bu kadar para kazanıyorsanız ve eğer bir süredir kazanıyorsanız, yeni mezun çaylak gibi yüksek yapayaım sonra belki de iş bulurumdan daha iyi bir göç fikriniz olmalı.
ankara antlaşması olur, tr'de ya da yine gideceğiniz yerde size yedek gelir getirecek bir eticaret veya danışmanlık işi olur herhangi bir şey.

yoksa yaşınız master için geç değil, güzel olabilir.
yaşam kalitesi açısında da gittiğiniz yerde orta karar veya orta üstü iş bulmak yine de ve yine de sizi çok mutsuz etmez şu anki koşullarınıza göre. alım gücü, iş ilişkileri, yaşam koşulları, çevre, trafik vs vs çok fazla kriter var sizi oralarda iyi hissettirecek.

yalnız dediğim gibi tek aklınıza gelen master ve sonrası ise uk yerine kanada falan daha mantıklı.

bir de cidden 10 sene sonra şu ankinden daha çabuk aksiyon alıp gitmek isteyebilirsiniz bunları da düşünün. tr giderek dibe vuruyor.

dediğim gibi şimdiden iş arayın. ya da iş seçeneğiyle ilgili daha doğru gelir elde etmeyle ilgili daha başka alternatiflerle güçlendirin kozunuzu derim.

*** bir de 15k kazananın kafası çok rahattır algısına katılmıyorum, insanlar kendi az maaşları üzerinden değerlendiriyorlar. elbette buna da şükür ama herkesin yaşam niteliğine göre harcamaları değişiyor/artıyor. sizin biraz daha az kazanan versiyonunuzum. 3k kira veriyorum en basitinden.. hayat standardı sadece "ekonomik" faktörlerden oluşmuyor yani. avrupada nispeten az parayla (ama köle maaşı demiyorum) daha mutlu olabilirsiniz.
0
jimjim
(11.10.20)
türkiye'de 2 sene öncenin parasıyla ailece ayda senin iki katın civarı kazanıyorduk (şirket aracım c200d idi- odam 40 m2 civarıydı - özel çay kahve servisim ve şirket şöförüm vardı). konfor alanımızın çok konforlu olmasından 39 yaşına kadar bu hareketi yapamadık. sonra krizin geleceğini görüp 2 sene önce uk'e taşındım. şu an gayet mütevazi bir hayat yaşıyoruz aracımız bile yok.
0
ozdek
(11.10.20)
Avrupa'da (uk, almanya, fransa gibi) yerlerde asgarinin 6-7 katini kazanacak adam Türkiye'de 50 bin-100 bin kazanir, 15 degil. Buradaki maaş artışları ve siniflar arasi fark Türkiye kadar yüksek değil. Burada 7bin Euro ile bir tane dag manzaralı havuzlu villanın kredisine girersin, yanina istersen bir tane 3 serisi falan lease edersin ugrasmamak icin ayda 600 Euro. Geriye sana 3600 euro kalır. Paris'te olmaz tabi ama diğer her sehirde olur.

Bu Avrupa'daki maas konusunu netlestirdikten sonra; sormaniz gereken soru siz ne istiyorsunuz. Ben zamanında gelirken biriyle konusmustum Fransa'da, 3 arkadas zamaninda karar verip mezun olunca yl ile gelmisler farkli avrupa ülkelerine. Hepsi de cok mutluydu. Konustumuzda hepimizin aslinda Türkiye'den bikma sebebi; insanlari, kural tanımazligi, hukuksuzlugu, liyakatsizligi. Hala da öyle, haberleri okurken daraliyorum, tatile geldiğimde trafik direkt daraltiyor, değnekci diye bir kavramin olup hiç kimsenin iplememesi bile yetiyor beni sinirlendirmeye.

Bu sebepten amaciniz "ya para su gibi eriyor acaba yurtdisi mi yapsam" ise zorlanabilirsiniz çünkü ilk süre buldugunuz maas belki düşük gelir belki Türkiye'deki rahatliginiz olmaz. Ama "bu ülkede daraliyorum, ülkenin insanini sevemiyorum" ise mutlu olursunuz çünkü bu dertleriniz olmaz çoğu zaman. Misal Türkiye'de cok az kullanilan bir yolun yaninda yasardim, otobus saatte bir, yok eskicisi yok overlinkcisi dolmus donerken araba var mi diye uyarmak icin korna basmasi vs vs. Su an evimin yaninda cok kullanilan yol var, otobus falan geciyor vizir vizir, haftada 2-3 korna sesi anca geliyor. Bu arada ingilizceniz varsa yalniz kalmazsiniz, benim yaşadığım 400 bin kişilik sehirde yabancilar grubu var, toplaniyoruz, takiliyoruz vs. Tabiki arkadaslarimi özlüyorum ama bundan 20 sene onceki gibi degil artik. Özellikle büyük sehirde bunların peşinde kosarsaniz yalniz kalmazsiniz. Sizin gibi bir sürü insan var gene gelen.
0
logisticsmanager
(11.10.20)
@dumbest_man_alive mevzuyu çok iyi kavramışsın hocam. Sorunun ana kaynağı zaten esasen, talep gören, her yerde karşılığı olan bir mesleğimin olmaması. O yüzden mecburen yüksek lisansa yöneldim. Masterdan sonra alan değiştirmeyi de planlıyorum zira. Esas kaygı duyulan nokta iş bulma süreci zaten kısacası. Tr Avrupa arasında sosyal hayat vs. karşılaştırmaya gerek yok benim için. 2,5k aylık net maaşlı stabil bir iş bulduğum noktada gerisi benim için teferruat. Ama dediğin gibi bu corona hikayeyi çok bozdu.

2019 Nisandan beri nasıl çıkabilirim diye düşünüyorum. Geçen sene ne olursa olsun gideceğim modundayken, bu sene maddi açıdan çok daha rahat olmama rağmen tereddütte düştüm. Nedeni gerçekten covid mi yoksa konfor alanımı bırakmamak için bana bahane mi oldu bu covid ondan emin değilim işte.

@logisticsmanager yukarıda yapılan hesaba ben de katılmıyorum. TL’nin alım gücünün ne kadar düştüğünün hesaba katılmıyor. TR’deki asgari ücretle insani şartlarda yaşamak mümkün değildir. Avrupa’daki asgari ücretle ise (1.600 EUR diyelim) büyük şehirleri saymazsanız tek başınıza gayet insan gibi yaşar sosyal hayatınız falan bile olur. Avrupa’da master yapan bir çok insan gayet güzel bir öğrenci hayatı yaşayarak, makul düzeyde bir sosyal hayat sürdürerek aylık 900-1.000 EUR ile çok rahat geçiniyor.

@jimjim şu anki kalifikasyonlarımla avrupa’da doğrudan bir iş bulmam imkansıza yakın. Bankacılık sektörünün yazılım, IT gibi insan kaynağına ihtiyacı yok. Beni normal bir Avrupa vatandaşından öne çıkartacak ilave bir yeteneğim yok kısacası. O yüzden yüksek lisansa yöneldim. Kanada’yı zamanında araştırıp bana uygun bir yer olmadığına karar verdim.

@komorebice hocam yazdığınız zaten benim sorunun paraphrase edilmiş hali. Benim düşmeyi düşündüğüm yol sizin saydığınız gibi ben inat edip, pes etmeyeceğim demek. Ben de soruyorum ki buna gerek var mı.

Bu başlığı açmamın sebebi siz de görüyorsunuz ki cevabı basit değil. Yakın çevremde beni tanıyan bildiklerime sorduğumda kimisi komorebice gibi işin zorluğunu kabul edip yine de gaz veriyor yapmalısın diyor, kimileri ise elinde mis gibi işin var manyak mısın diyor. O yüzden bir de sizlerin görüşünü almak istedim.
0
🌸benevolent sun
(11.10.20)
"... sektöründe sevmediğiniz bir iş yapıyorsunuz"

Insanlarin %90'i sevmedigi bir isi yapiyor zaten. Baska bir ulkeye gitseniz gene buyuk ihtimalle secmediginiz bir isi yapacaksiniz. Zaten is bulmak gorece olarak zorlasacak dolayisiyla cok secici de olmayacaksiniz.

"hayaller vs hayatlar"

Acikcasi yazdiginiz duyuruda hayal gormedim. Yani "sunu istiyorum, o yuzden bu spesifik ulkeye gitmek istiyorum" elementi eksik. Burada devam edicem: Bence genel kural olarak gitmeyi dusundugunuz ulkeye kulturel olarak bir ilgi, ozentilik falan hissetmiyorsaniz, onunuze zorluklar ciktiginda pes etme, zora gelememe, mutsuz olma ihtimaliniz artar. hani (bkz: britanya'nın köpeğiyim ondan ingilizce yazıyorum) diye klasik bir baslik vardir ya, kopegi degilseniz arkadas olmamasindan tut markette normalde tukettiginiz urunlerin olamamasina kadar ufak tefek her sey gozunuzde buyur.

Kulturel ilgi olamadan da sadece ekonomik amacli goculmez mi? Goculur. Ancak sizin durumunuz bu degil, Turkiye'de iyi bir geliriniz var zaten. Dolayisiyla goctugunuz ulkeye asimile olmak icin ozel bir istek hisetmiyorsaniz Turkiye'deki hayatini baz alip memnuniyetsizlik/pismanlik hissedebilirsiniz.
0
hot potato
(11.10.20)
Bir tanidigimiz vardi hep Buyukada'da yasamanin hayalini kurdu, butun hayali oradan kucuk bir daire alip tasinmakti. Senelerce para biriktirdi, en sonunda emeklilik ikramiyesini de ustune koydu butun parasiyla gitti ordan bir tane kucuk daire aldi.
Ilk bir iki sene keyfi cok yerindeydi, evi yerlestirdi falan sikinti yok. Sonra baktik vapulardan falan sikayet etmeye basladi, vapurlar gecikiyor, firtina cikiyor iptal oluyor, haftasonlari les gibi kalabalik vs. Sonra pahaliliktan sikayet etmeye basladi, bir bidon su istanbul'un en pahali semtlerinden bile daha pahaliya patliyor vs. Sonra yastan dolayi artik siksik doktora gitmesi gerekti adamda isine yarayacak doktor yok falan derken satti eskiden yasadigi yere geri dondu.

Bu yurtdisi hayallerinde de ayni problem var. Oncelikle sunu bir kabullenmek lazim, asgari ucret civarinda takilan herkes dunyanin heryerinde surunuyor, kesin bilgi. Avrupa’da 2500 avro yapan krallar gibi takiliyor gibi birsey soz konusu degil, bunu direk kendi kardesimden biliyorum. Maaslar malesef hic ic acici degil oldukca kalifiye bir eleman olsan bile. Bildigin fakirsin iste bunu allayip pullayip iyi parymis gibi gostermenin kimseye faydasi yok.

Medeniyet, kurallar, kaos olmamasi, insanlarin birbirine duzgun davranmasi vs ilk canim cicim yillarinda size duygusual olarak doyurabilir ama eninde sonunda butun bunlarin sizin karninizi doyurmadiginin farkina varacaksiniz. Is zaten o noktadan sonra karismaya basliyor ama kimse bunu konusmuyor, herkes “oraya bir kapagi atalim sonrasini dusunuruz” kafasinda. Sonunda - benim gordugum- cogunlukla husran yasaniyor.
0
cooperr
(11.10.20)
(5)

Mimarlık öğrencisi için laptop önerir misiniz?

Boris
Yeni üniversiteye başlamış birisi için 10/12 bin tl civarında bi bilgisayar var mıdır? Sadece çizimler yapılacak ve 3-5 yıl bu kişiyi götürecek bişeyler arıyoruz.
Yeni üniversiteye başlamış birisi için 10/12 bin tl civarında bi bilgisayar var mıdır?

Sadece çizimler yapılacak ve 3-5 yıl bu kişiyi götürecek bişeyler arıyoruz.
0
Boris
(08.10.20)
Şu asus'un ultrabook gibi şeyleri kötü mü ki?
0
muhayyer divan
(08.10.20)
Hiç bilmiyorum ki çok uzak kaldım bu tarz şeylerden:/ hangisi iyidir kasmaz ölmez vs arada kaldık...
0
🌸Boris
(08.10.20)
ben monster'ın en ucuz laptopını almıştım birinci sınıfın sonlarına doğru, bi şekilde idare etti bitirene kadar. imkanınız varsa 2 sene sonra yenisini alacak şekilde bir laptop almanız iyi olur bence. bi şekilde sorun çıkarmaya başlıyorlar iki seneden sonra, ben öyle deneyimledim en azından.

ultrabook, dokunmatik ekran filan da bakmayın bence, performansı yüksek oyun bilgisayarları daha iyi oluyor. bir de şimdi standart gibi oldu ama ssd çok farkettiriyor.
0
qerest
(08.10.20)
valla benim mimarlik ogrencisine onerim laptop degil, acilen baska bir bolume gecis yapmasi..
0
cooperr
(08.10.20)
Cooperr, keşke öyle yapsaydı... tıp olmayınca mimarlık olsun bari dedi ben tr’de pek bişey olacağını sanmıyorum mimarlığın önerisinde bulundum ama dinletemedim...
0
🌸Boris
(08.10.20)
(20)

Mesleğinizi seviyor musunuz?

dissendium
Mesleğinizi tutkuyla seviyor musunuz? 2020 Nobel ödülleri açıklandı. 2020 Nobel Fizik Ödülü'nü kazananlardan biri neredeyse 90 yaşında. O yaşa kadar mesleğini yapmış ve sonunda çok saygın bir ödül kazanmış. Siz mesleğinizi hayatınızın sonuna kadar yapmayı düşünüyor musunuz? Kendi adıma konuşayım. Mü
Mesleğinizi tutkuyla seviyor musunuz? 2020 Nobel ödülleri açıklandı. 2020 Nobel Fizik Ödülü'nü kazananlardan biri neredeyse 90 yaşında. O yaşa kadar mesleğini yapmış ve sonunda çok saygın bir ödül kazanmış. Siz mesleğinizi hayatınızın sonuna kadar yapmayı düşünüyor musunuz? Kendi adıma konuşayım. Mühendisim. İsteyerek tercih ettim, okudum ama çok seviyorum da diyemem. Türkiye'de bilim yapmanın zor olduğunu düşünüyorum. Belki kimya okusaydım araştırma isteğim daha fazla olabilirdi. Sizin de şu anki mesleğiniz dışında hayatınızın sonuna kadar yapabileceğinizi düşündüğünüz bir meslek var mı?

İkinci sorum da şu. Emekli olduktan sonra üniversite okumak ister miydiniz? 60 yaşında emekli olduğunuzu düşünün. Gidip de ilginizin olduğu bir bölümü okur musunuz? Yine kendi adıma konuşayım. Ben arkeoloji okumak isterdim. Şansımız olduğu sürece istediklerimizi hayatımıza sıkıştırabileceğimizi düşünüyorum.
0
dissendium
(07.10.20)
Doktor olabilirdim ve çok başarılı olurdum. Şu anki mesleğimde 15. yılım, işimi yaparken çok rahatım ve insanları yönetirken zorlanmıyorum. Başka bir iş olsaydı yine başarılı olurdum. Mesleğimi seviyor muyum? Seviyorum, evet.

60 yaşından sonra okul çekilmez. Sıfırdan bir meslek ya da bilim alanına girmezdim. Teknemle koy koy gezerim. Dünyaya bir kere geliyorsun. 60 bitti tekrar 60 yaşında olmayacaksın.
0
stewie
(07.10.20)
@stewie, mallık ne alaka?
0
🌸dissendium
(07.10.20)
muhendisim, meslegi seviyorum ama simdiki aklim olsa kesin tip okurdum zira maddi olarak kesinlikle tatmin etmiyor. olene kadar farkli sekillerde sektorde devam ederim herhalde, erken emeklilik gibi bir planim yok zaten lotoyu vurmazsam imkani da yok.

okul dedigin bir noktadan sonra hamallik, tezin savunmasindan sonra kalemi kirdim, okul bittikten sonra senelerce kabus gordum. donmeyi hicbir sekilde dusunmuyorum.
0
cooperr
(07.10.20)
memnun değilim. mesleğimden nefret etmiyorum ama sevmiyorum da. zaten ömür boyu aynı mesleğe devam etmeyip bir noktada değişiklik yapmayı hedefliyorum.

o yaştan sonra okumak istemezdim. uysal birisi olduğumdan zamanında mühendislik isteğimde diretememiştim. hoş alanından bağımsız tanıdığım tüm mühendisler şikayetçi ama işte içinde kalıyor insanın. o yüzden yaştan bağımsız okumak isteyeni de anlayabiliyorum.
0
pink cadillac
(07.10.20)
60 ı geçtim ben normal üniversite okduğuma pişmanım. Bu ülkede okunmaz.
0
insomniac
(07.10.20)
Bu ülkede en zor şey okumak ve çalışmak. Paran varsa yaşamak güzel.

Bilen bilir iti mimarlık terkim. Şu ve elektrik ustalığı yapıyorum. Iyi para kazanıyorum. O kadar is geliyor ki telefonumu çoğu kez açmıyorum.

Yani çözüm okumakta değil. Uygu işi bulmakta. Mesela bizim mahalleye lastik tamircisi açıldı. Ne alana dedik. Adam hiç boş kalmıyor. Kısaca vizyon lazım.
0
luluki
(07.10.20)
Kimya mühendisiyim, mesleğimi çok seviyorum. Yine olsa yine seçerdim. Zaten istediğim tek bölümdü, öyle üniversite sınavına girip de puana göre seçmedim, çok önceden karar vermiştim. Çok bilim yapıyorum, ilim irfan yuvasında molekül tasarlıyorum fln değil kesinlikle, ama argeciyim ve az da olsa bilimle uğraşıyorum.

Ama, mesleğimi ne kadar sevsem de, @tolkien tam benim düşündüklerimi yazmış, +1 diyorum.
0
pati
(07.10.20)
Mesleğimi seviyorum. Ama para için zorunlu olarak yapınca işin tadı bazen biraz kaçıyor. Dolayısıyla hayatımın bir noktasında olur da param olur ve çalışmak zorunda kalmazsam mesleğimi daha keyifle yaparım diye düşünüyorum.

60'tan sonra üniversite okumam. Yani şu anki aklım olsa 10 sene önce de üniversite okumazdım, çünkü bir şey öğrenmekle üniversitenin çok bir alakası yok. Biraz network sağlıyor, biraz ilginç bir tecrübe, ama o kadar. Bir şey öğrenmek için üniversitenin faydadan çok zararı var şu an bence.
0
plutongezegendegilmi
(07.10.20)
Ben işimi seviyorum ama sonsuza kadar başkası için çalıştığım bir hayat düşünemiyorum. Hedefim hep kendimle alakalı, kendim için bir şeyler yapmak.

Okuldan nefret ediyorum ben. Gittim bir de yüksek lisans okudum tez döneminde dondurdum okulu nasıl bitecek bilmiyorum. Zaten kendimi bildim bileli tembel öğrenciyim okumak bana yaramıyor.
0
jazzabel
(07.10.20)
dün nobel fizik haberini görünce bu soruyu ben de kendime sordum.

ben de mühendisim ve mesleğimi seviyorum ancak bu tür bilimsel ödül almış kişileri vs. görünce yaptığım işin biraz fizik matematik bilen beyaz yakalıdan öteye geçemediğini de düşünmeden edemiyorum.

bu arada bu konu sadece türkiye ile sınırlı değil bence. yani görüyorum avrupa'daki mühendis arkadaşlarım da hemen hemen bizlerle aynı şekilde çalışıyorlar. buradaki esas neden, bilimin akademide yapılması ve ancak orada aktif şekilde gelişmesi.
0
makarnavodka
(07.10.20)
Ben işimi sevmiyorum, hiç de sevmedim. Avukatım, adliye gibi bir ortamda her gün söve söve iş yapmaya ve yaptırmaya çalışıyorum. Her gün iğrenç ötesi olaylara şahit oluyorum. Maddi bakımdan da kötü bir durumdayım. Kimseden emir ve talimat almadan serbest çalışacağım dedim, şimdi görüyorum ki tamamen bir yanılsamadan ibaretmiş bu düşüncem. Doğrudan veya dolaylı olarak yine birilerinden talimat alıyorsun her türlü; bu sistemin içinde böyle ilerliyor işler.

60 yaşında olsam, asla ama asla üniversite okumam. Öyle bir enerji ve motivasyon kalmadı bende. Gider bir ağacın altında kitap okurum kedi köpek severim.
0
vedatchilipeppers
(07.10.20)
Mesleğimi seviyorum. Hayat ne getirir bilinmez ama işimi severek yapıyorum. 60’ımdan sonra üniversite okumazdım. Bir konuya ilgi duymak ile o konuda akademik olarak bilgi edinmek farklı şeyler.
0
ruhen hastayim ben
(07.10.20)
Okuduğum bölümü (kimya müh + kimya) severek okumuştum ama yaptığım iş o değil. Biraz alakalı, o temelimi kullanıyorum ama aslında başka bir alan. Açıkçası işe aldılar diye girmiştim öyle gidiyorum yıllardır ama sevmiyorum işimi. Benim kafamın çalışma şekline uygun değil işin kendisi. Hayatımın sonuna kadar bu işi yaptığımı düşününce uykum kaçıyor. Benim için tek artısı fena para kazanmıyor olmam. Sonra diyorum ki vay arkadaş ne lüksün varmış da istediğin sevdiğin işi yapmak istiyorsun. Şu dünyada insanların ne kadarı bunu düşününebiliyor? Bilmem ki düşünmeli misin? Yoksa şükür edip işine mi bakmalısın?

Dünyanın şu düzeninde zaten hayatın sonuna kadar çalışacak meslek artık yok gibi görünüyor (ama ölene kadar çalışmak zorunda kalacağımız kesin). Her şey o kadar hızlı değişiyor ki.

60'ımdan sonra okur muydum bilmiyorum. Açıkçası okula gidersem öğrenmek için değil de bir iki insan göreyim, dışarı çıkmak için nedenim olsun diye olur. Yoksa içinde öğrenme isteği ve boş zaman varsa bir şekilde öğrenirsin diye düşünüyorum.
0
peki madem
(07.10.20)
İşi sevmiyorum ama iş dışı hayat standardımı da başka bir meslekle daha zor sağlardım. O açıdan çok şikayetim yok.
0
arnold schwarzeneger
(07.10.20)
Tutkuyla diyemem belki ama seviyorum mesleğimi. nefret ettiğim zamanlar da oluyor ama her alanda böyledir herhalde. Hayatımın sonuna kadar bu mesleği yapmayı geçtim hayatımın sonuna kadar çalışmak istemem zaten. ama çalışabildiğim sürece bu işi yapardım. İsteyerek okudum, yine olsa yine aynı bölümü okurdum. aklım bir yerde kalmadı. ama 60 yaşından sonra yeniden okula falan başlamam. okul pek sevdiğim bir şey değil.
0
aquarium
(07.10.20)
Bircok farkli bolum okudum ve bircok farkli firma ve sektörde calistim. Mevcut sistemde üniversite okumak da herhangi bir sirket bunyesinde meslek diye onume konan pozisyonlarda calismak da bana hicbir haz vermiyor artik. Zevkle yaptigimi kesfettigim bir aktivitede kendimi ilerletmek icin yeni bir diplomaya ihtiyacım olursa universiteye kayit olurum ama zaten o isi hakkiyla yapabilir hale geldiysem diplomaya da ihtiyac duymam muhtemelen.
0
passive aggressive
(07.10.20)
Evet seviyorum.
Şuan zevk alarak yapamıyor olsam da doktora bitince kadro bulabilirsem bir nebze olsun feraha kavuşacağımı düşünüyorum (umuyorum).
mühendislikte araştırma görevlisiyim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(07.10.20)
ben sorunun ikinci kısmına cevap vereceğim, açıkçası şuan 60 yaşından sonra bana okul okutacak tutkularım yok. O iş ancak şöyle olur bence; misal burada yazıldığı gibi kişinin tutkusu arkeoloji, uzay, deniz bilimi vs vs olur ve o alana içine girmek için adam gider bir klube üye olur gibi akademiye kayıt olur, sonra orada network yapar.
Bunlar dışında şuan günümüzdeki mühendislik ve benzer bölümlerı sadece çarka dişli yani üretim bandına teknik eleman yetiştirmekten başka birşey yapmıyor.
Benim işletme/işletme yönetimi yüksek lisansım var iyi bir üniversiteden, bir ara doktora yapar mıyım diye düşündüm ama saçma geldi, her ne kadar akademiyi sevsem de işletme gibi bir alanda ilerlemenin tek amacı para kazanmak olurdu, ben zannetmiyorum ki normal bir insanın "iş/business" tutkusu olsun. şuan 20 yaşında olsam gider sanat tarihi yada deniz biyolojisi gibidir bölüm okuyup akademide kalırdım. Hele bir de yurt dışına kapağı atsan mükemmel keyifli olur sonra yapıştır kitap yaz makale yaz vs :)
0
bluewhale
(07.10.20)
İşimden nefret ediyorum. 60 yaşında emekli olabileceğimi de sanmıyorum sovyet eskisi ülkelerin yaşlıları gibi bizim nesil de o yaşlarda bimde kasiyerlik falan yapmak zorunda kalabilir emekli maaşı kuş kadar olacağı için.
0
nickimin hakkini veremedim
(07.10.20)
O yaşta kasiyerlik işi bile vermiyorlarki ülkemizde. Amerika bu konuda iyi ama bizde yaş ayrımcılığı var, hele 40 yaşından sonra işsiz kalın da görün gerçekleri, çoğu işyeri yaştan oturu sizi almıyor, çoğu ilan otuzbeş yaşı tavan yapmış, 35 yaşını asmamış diye sınır koyuyor ilanda.
0
rumpleteazer
(08.10.20)
(9)

her gün 5 bira içmek

isimsiz uye
yaz boyunca her akşam en az 4-5 bira içtim. (son birkaç senedir her yaz durum böyle). kışın seyreltiyorum ama yazın verdiği zevke dayanamıyorum valla. bu durum sağlık açısından kalıcı bir hasar bırakır mı sizce?
yaz boyunca her akşam en az 4-5 bira içtim. (son birkaç senedir her yaz durum böyle). kışın seyreltiyorum ama yazın verdiği zevke dayanamıyorum valla. bu durum sağlık açısından kalıcı bir hasar bırakır mı sizce?
0
isimsiz uye
(06.10.20)
evet.
0
tepedeki psychedelic adam
(06.10.20)
ayıptır sorması göbeğiniz ne durumda acaba?
0
makbur
(06.10.20)
Bana kilo aldırmasa ve param olsa ben de içerim valla. Sen bunları sağlıyorsan ve spor yapıyorsan iç gitsin.
0
Tochinoshin
(06.10.20)
ethanolün güvenli alt limiti olmadığını dünya sağlık örgütü resmen açıkladı.
hatta "vucütta hemene hemen her organa zarar veriyor" diye bir ifade geçiyordu.

www.euro.who.int

"This might not be the answer people want to hear, but there is no safe level for drinking alcohol"

edit: who bildirisi ayrıca 60 farklı hastalıkla doğrudan ilişkili diye yazmış.

tekrar ediyorum. güvenli alt limit yok.

"günde 1 paket sigara içeceğime günde 1 tane sigara içsem daha iyi değilmi"
diye sorarsan sorunun cevabı "hiç içme olm salakmısın" dır.
0
aslindasorunumpsikolojik
(06.10.20)
Bırakır. Vücudunuza saygınız olsun.
0
ruhen hastayim ben
(07.10.20)
5 bira aşırı değil ama en azından haftanın 1 ya da 2 günü mola verin.
0
sta
(07.10.20)
bir arkadas var her allahin gunu 4-5 bira cakiyor, 30lu yaslarin sonlarinda su anda, en son kan testine girdi, doktor karaciger alarm veriyor eger ickiyi azaltmaz isen 50'ni goremeyebilirsin demis. sen oradan hesapla artik..
0
cooperr
(07.10.20)
Hemoroid, husursuz bağırak sendromu, gastrit, reflu gibi hastalıklara zemin hazırlıyorsunuz. Bira dışında %100 sağlıklı beslenen ve spor yapan biri olduğunu düşünürsek vücut belki birayı tolere eder.
0
kanlakarisikyagmur
(07.10.20)
Toleransı da çok artmıştır senin, iki tane içsen anlamazsın bile. Bence de hafta da 2, 3 gün düşür.
0
sarcophagus
(07.10.20)
(4)

Deva’nın muhalafetmiş gibi yapıp aslında Akp(2) olması ihtimali?

jamiro
Mümkün mü?
Mümkün mü?
0
jamiro
(05.10.20)
akp gibi olabilecek bir başka parti yok da, ilk başlarda akp gibi değişim sinyali verip sonradan gücü elde ettiklerinde at koşturabilirler. ama bu partiyle ilgili bir şey değil, bu kadar gücü ve yetkiyi kime verirsen ver at koşturur. burada olay halkta bitiyor. akp'nin gitmesi ile sonlanacak süreç kısa süre içinde akp gibi bir palazlanmaya izin vermez, kitle izin verecek durumdaysa da zaten akp'yi iktidarda tutar.

yani toplumsal bir uyanış olmadan zor akp'nin gitmesi, o uyanıştan sonra da kısa sürede aynı tiranlık, siyasi imparatorluk yaşanmaz.
0
Bruce
(05.10.20)
bu potansiyele sahip olmayan bir parti yok gibi
0
olaylar olaylar
(05.10.20)
olaylar +1
0
ala09
(06.10.20)
ortadoguda 7-8 seneyi deviren her hukumette benzer sikintilar yasanir, 7-8 senede bir degistireceksin ki kadrolasamayacaklar, kadrolasmaya baslasa bile kok salamayacak. Yoksa isin boku cikiyor
0
cooperr
(06.10.20)
(9)

Alexandra olayı

mg3929
kızın üzerine fazla gidilmiyor mu? Çok ağır hakaretler ediliyor, saçma sapan bi olay değil mi? Abartılıyor mu sizce?
kızın üzerine fazla gidilmiyor mu? Çok ağır hakaretler ediliyor, saçma sapan bi olay değil mi? Abartılıyor mu sizce?
0
mg3929
(05.10.20)
yolun açık olsun paşam yazarak bir yazarın uçurulmasına sebep olmasaydı muhtemelen millet kanzuk manitasını yazar yaptı seviyesinde geyik dönerdi ama kız bildiğin hanımağa gibi giriş yaptı siteye, milleti de gazlamış oldu böylece.
0
nahtoderfahrung
(05.10.20)
nedir?
0
kushkush
(05.10.20)
site kimsenin babasının malı değil.
son birkaç yıldır zaten inci sözlükten hallice bir yere dönüştü. bir yazarın diğer yazara daha esnek bir sı nır dahilinde söyleyebileceği şeyler var burada.
ben de ilk yazar olduğumda saçma entryler girdim, ikaz ettiler, zor anladım ortamı. anlamadan dinlemeden "bana böyle yazmış yaa" olmuş hatun. bu kötü.

ikincisi, biri uçurulduğunda, "yolun açık olsun paşam" denilemez. heleki bu uçma nedeni tamamen kişisel bir konuysa. altın bilezikli bir yeni gelin oluyorsun, kafa show tv, ortam ekşi gibi duruyor.

kız belki süper iyi biridir. ama yaptıkları yanlış. kocaş üzerinden birine "ahaha gördün mü" yapılmaz. trafikte yanındaki kaslı adama güvenip kornaya abanan, ya da sevgilisinin kaslarına güvenip barda "bu adam bana mı bakiyi yeaa" diye mızmızlanan biri gibi olmuş. şık olmamış.

bu ortamı anlamak için uzun zaman geçirmek gerekiyor. kalbim kelimesiyle dalga geçilir, din sorgulanır, ama yeni gelin kötüdür burda. bunu öğrenecek kadar susmalıydı.

her şey bir yana, kimliğini bu kadar açık ederek yazmak nedir. bize ne senin kocandan, kalbinden, kim olduğundan. 16 yaşında da çıkabilirsin, 58 de. ilgilenmiyoruz. entrylerinde direkt dikkat çekme çabası sezinledim. bu da hoş değil. ilerde, sözlüğe daha sık gelip, okuyunca fark eder bence. sonuç olarak, ezmiyorum, ama girişten hazzetmedim.
0
lovemyself
(05.10.20)
Olan biten bence çok garip. Kızın neden ilişkisi üzerine yapılan eleştirilere açıklama yapma gereği duyduğunu hiç anlayamadım. Bir mesleği, kariyeri olan birisinin internette bu şekilde anılmak isteyeceğini sanmıyorum. Adıyla soyadıyla yani kendisini belli ederek hesap açmasını, yazmasını da garipsedim.
0
GoodMorningTeacher
(05.10.20)
Az bile yapılıyor.
O saçma sapan entreyleri girmeseydi eminim kimse kendisini farketmezDi bile. Ama o ve eşi olan kişi tam tersini yapmayı tercih etti. İstedikleri buymuş demekki. Çünkü kanzuk ya da ssg gibi birinin, olabilecekleri tahmin etmemesi mümkün değil.

Planlı bir olay bile olabilir.
0
sorularimicinfeykhesap
(05.10.20)
beyefendiye duyduğu aşkı anlattığı vıcık romantizmle kalplerimizi eriteceğini düşünmesi çok komik. insanların "vay be ne büyük aşkmış. arkadaşlar, toplayın eleştirileri, geri dönüyoruz" diyeceğini düşündü herhalde. sırf bu yüzden, yapılanlar az bile :D

fakat "dayımın oğlu 6 senedir çaylak, bu kadın hiç beklemeden yazar olmuş" eleştirileri çok anlamsız. çünkü bugüne kadar hiç beklemeden yazar olmuş insan sayısını bilmiyorlar. ben de bilmiyorum. ama çok. baya çok.
0
bruges
(05.10.20)
saçma sapan bir gündem. ekşi özel bir şirket, demokratik olmak gibi bir iddiası yok. eşini de alır kardeşini de, isterse şirketi eşinin üstüne de yapar. işine gelen okur gelmeyen bi daha girmez. bu tarz gündemler işsizlik ve boşluktan dolayı gündem oluyor zaten. bir de insanlar mutlu ve varlıklı birilerini görmeyi çekemiyor.
0
roket adam
(05.10.20)
ssg bunu defalarca yapti kimse iplemedi, zaten iplenecek bir durum da yok. sirf benim gordugum 2-3 hatun geldi gecti, ssg basligina ahu dudum, zeka kupum yazan. kacirdiklarim olmustur.

burada bir perfect storm olayi var. durumcu zaten kil bir tip, hatun cuneyt hiyari sayesinde bilinen bir tip, sirada binlerce caylak var, insanlar gercek hayattaki esitsizlikten bikmis kendine sosyal medyada yer bulmaya calisiyor, hatun bunlarin ustune canim cicim kocacim diye mevzuya girince patladi :)

durumcuye de uzuldum ya onun da isi zor. binlerce dolarlik yuzuk alisin ise yaramaz sozluge yazar yap beni derler. Yapamam, ya da yapacam ama ses cikartma dese yuzugu bir yerine monte ederler...bu isler boyle :)
0
cooperr
(05.10.20)
hakaret şeklindeki tepkinin kabul edilir tarafı yok.
olayın gelişimine gelirsek içi boşaltılıp ticarileştirilmiş bir sosyal paylaşım sitesinde bile olsa bazılarının daha eşit olması hali bu ülkede artık ciddi bir tetikleyici unsur.
kızın belli ki sözlükle ilgili bir deneyimi yok, pek fikri de yok. olmak zorunda da değil. belki sırada bekleyen çaylaklardan haberi bile yok. kanzuk'a olan aşkını anlatan, format bükücü bir tanıtım yazısıyla giriş yapıyor ki hakikaten sözlükte biraz vakit geçirse, kanzuk'Un başlığının altına falan biraz bakınsa bu tarz bir yaklaşımın ne doğuracağını belki anlayacak, yapılan geyiklere cevap verecek bir durum olmadığını görecek.
asıl tuhaf olansa kanzuk'un bunu öngörememesi. profesyonelliği, sözlüğü geçtim kendi özel alanını koruma refleksi bile gösterebilse çoğunluğun iyi dileklerini iletip geçtiği bir konudan ibaret olacaktı.
0
not dark yet
(05.10.20)
(16)

Akşam seyyar satıcılığa başlıyorum

dakota
Alırım bi h.o. Yaklaşık 1,5 aydır işsizim. Bu akşam metrobüs durağında seyyar satıcılık yapma girişiminde bulunacağım. Dikkat etmem gereken şeyler nelerdir? Diğer satıcılar toplanıp beni döver mi? Saat 5’ten sonra çıkacağım. Bu saatte zabıta gelir mi? Dikkat etmem gereken şeyler nelerdir? Satacağım
Alırım bi h.o. Yaklaşık 1,5 aydır işsizim. Bu akşam metrobüs durağında seyyar satıcılık yapma girişiminde bulunacağım. Dikkat etmem gereken şeyler nelerdir? Diğer satıcılar toplanıp beni döver mi? Saat 5’ten sonra çıkacağım. Bu saatte zabıta gelir mi? Dikkat etmem gereken şeyler nelerdir? Satacağım şey süslü küçük saksılarda sukulent.
0
dakota
(05.10.20)
orada çok hırpalanırsın.

tavsiyem kapı kapı pazarlama yapman. işyerlerinin ihtiyacı olacak bir ürün bul. mesela yazarkasa rulosu, maskesiz girilmez tabelası ya da direkt maske. ürünü sen bul. bir çantaya bunu koyuyorsun üstünü gayet şık kapıya geldiğinde buyrun beyefendi diyecekleri şekil giyiniyorsun. işyerlerinin bol olduğu semtlerde dükkanlar, işhanları vs kapıdan güleryüzlü enerjik biçimde selam verip sattığın ürüne ihtiyaç olup olmadığını soruyorsun. yok derlerse haftaya aynı günlerde tekrar uğrayabileceğini belirtip selam verip bir sonraki esnafa devam edersin.
0
orpheus
(05.10.20)
@orpheus' u dinlerseniz hırpalanmaz ama aç kalırsınız. O saatte ve hengamede insanların ihtiyaç görüp alacağı bir ürün değil ki elinizdekiler. İstiklal gibi , insanların gezmeye ,alışverişe çıktığı yerlere odaklanmalısınız (özellikle kadınların). Metrobüs çıkışında maske satabilirsiniz sanırım. Şimdiden hayır olsun.
0
synax
(05.10.20)
Hocam işten çıkıp canı çıkmış adamlar, evine elinde saksı mı taşıyacak? Bence farklı bir fikir düşünün derim.
0
roket adam
(05.10.20)
Sukulent dediğiniz elde taşınabilecek bir şey. Ve kendiniz de üretebilirsiniz.

Ben deneyin derim, maceranızı da merak ediyorum ve dinlemek isterim sonrasında.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(05.10.20)
hayırlı olsun. metrobüs tek seçenek değilse daha çarşı içi ve rahat gezilmeye müsait yerlere veya çoklu iş yerlerine yakın yerleri düşünün bence de. gezerken ilgimi çeken tezgahlarda durup inceler ufak şeyler alırım ama metrobüsten sonra o kalabalıktan kurtulmak adına istemsizce hızlandığım için çevreye dikkat edemiyorum. işten çıkanların geneli de bu şekilde olabilir. bol şans!
0
pink cadillac
(05.10.20)
hayırlı olsun.
saksılar rengarenk olursa daha albenili olur. almak isteyenlerin "ay hangi renk alsam acabaaağğğ" diye heyecanlandığını görebilirsiniz. bol kazançlar
0
lovemyself
(05.10.20)
hastane yanlarında daha çok satış yapabilirsin belki.
0
eurhka
(05.10.20)
Götürdüğüm ürünlerin %40’ını sattım. Utana sıkıla sattım herkes bağırıyor ben bağıramadım. Soran olursa söyledim fiyatı. Alan aldı. 5₺’ye süslenmiş jüt kumaşlı sukulent satıyorum. Pahalıymış diye geçiyor çoğu. Yabancılar daha çok alıyor. 2 saatte 60₺ kazandım. Kar 60₺. Ana para hariç. Sonra insanlar azalınca döndüm.
0
🌸dakota
(05.10.20)
hayırlı olsun :) biraz da bağırsanız neler olcak demek ki
0
megalomaniac
(05.10.20)
hayırlı olsun, sabahtan da git, hatta üzerine not yazabileceğin bir konsept yap. beyaz yakalı populasyonu yüksek bi yerde satıyosan iş görür not olayı.
0
nahtoderfahrung
(05.10.20)
Yok be geçenlerin yarısı mülteci. Sabahtan gidemem maalesef zabıta gelirse kazandığımın iki katı ceza kitler. Popülasyonu çok olan yerlerde diyen arkadaşlar. Orada da çiçekçi esnaf var. O adamlar da vergi falan veriyor. Etik olarak mantıklı gelmiyor. Ama bilmiyorum. Önleme olarak satmaya da çalışıyorum. Letgo falan işte.
0
🌸dakota
(05.10.20)
iskuleleri, sabanci kuleler, maslak plazalar gibi yerlere sabah is girisi ya da ogle arasi gidin. Insanlar alip masalarina fln koyarlar. Ben gorsem 5 tl kesin alirdim mesela
0
oscar
(06.10.20)
Kürtler böbreğini almasın dikkat et. O işin mafyası var.
0
insomniac
(06.10.20)
5 liraya mi pahali diyorlar?

millet hakikaten ne kadar fakirlestiginin pek farkinda degil. 5 lirayi cok para saniyorlar zaar.
0
baldur2
(06.10.20)
sozluge bir daha gelinse alinacak nick oldu benim icin "jut kumasli sukulent", supermis :D

5tl biraz ucuz degil mi yaw? Surda 100+ tane alsan bile tanesini 6tlye veriyorlar.
www.hediyeliksukulent.com
0
cooperr
(06.10.20)
Ben istanbulda yaşayan bir duyurucu olsam gider alırdım. Kazancın bol olsun. Bence çok güzel sattıkların ve ucuz. İnsanlar bedavaya almak istiyor. Umarım zabıtaya yakalanmazsın.
0
geçerkenugradım
(06.10.20)
(8)

İsveç hayat pahalılığı

synesthesia
Stockholm'deki bir firmayla iş görüşmesine gireceğim de, önden maaş beklentisi meselesini netleştirmeye çalışıyorum.Aynı sektörde çalıştığım iki arkadaş Almanya'da net 3200-3500euro arası bir ücret alıyor. Öteki Norveç'te net 4300euro alıyor. Numbeo'dan baktığımda Oslo 4300euro'nun karşılığı Stockho
Stockholm'deki bir firmayla iş görüşmesine gireceğim de, önden maaş beklentisi meselesini netleştirmeye çalışıyorum.

Aynı sektörde çalıştığım iki arkadaş Almanya'da net 3200-3500euro arası bir ücret alıyor. Öteki Norveç'te net 4300euro alıyor. Numbeo'dan baktığımda Oslo 4300euro'nun karşılığı Stockholm'de 3800euro(40k SEK) olarak görünüyor. 40k SEK'in BRÜT karşığı yaklaşık 62-63k SEK.

İnternetten yorumlara baktığımda IT sektörü için bu ücretin high end kısımda kaldığını görüyorum. İş senior pozisyon'u, fakat açıkçası maaş skalasında tavan aralığa düşecek bir iş olduğunu düşünmüyorum. Quora'da falan da 60k üzeri için gayet yüksek maaş yazmışlar.

Biraz kafamı karıştırdı açıkçası bu ücretler. Net 40k SEK çok yüksek ise, daha düşüğü hem Almanya hem de Norveç standardının altında kalıyor. 3500euro ve altına indirsem o da anlamsız. Almanya'dan pahalı bir yer çünkü İsveç. İsveç'in alım gücü düşük gibi geldi bana böyle baktığımda. Aranızda orda bulunan varsa fikir verebilir mi?
0
synesthesia
(05.10.20)
Norvec asiri pahali bir yer. Almanya'da net 3200-3500euro Norveç'te net 4300euro'nun cok otesinde. Bu iki ornek birbiriyle kiyaslanabilir degil bence oncelikle.

Maaslara glassdoor'dan falan baktin mi? Quora guvenilir bir kaynak degil bir cok durumda.
0
hot potato
(05.10.20)
Norvec asiri pahali da kime asiri pahali? Tl kazanana tabii asiri pahali olur, sanirsin norvec halki sefalet icinde surunuyor.
0
baldur2
(05.10.20)
bence ulke karsilastirmasi yapmak yanlis, direk asgari ucrete bakmak lazim. saniyorum isvecte asgari ucret uygulamasi yok, o zaman garsonluk gibi isleri yapanlarin ortama aldigi maasa bakilabilir.

tek basina isen asgari x 3.
aile gecindireceksen (2 cocuk baz alalim) asgari x 5

bunun altina dusunce yasadigini saniyorsun ama sadece fotosentez yapiyorsun.
0
cooperr
(05.10.20)
Isveç'te yaşıyorum.

60k sek brüt iyi bir maaş gerçekten. IT sektöründe daha olası ama güzel bir tecrübe lazım.
İsveç'te maaşların biraz daha düşük olduğunu başka arkadaşlardan da duydum. Stockholm pahalı, iyi bir kira 10k dan başlar. Ben Malmö civarındayım ve iyi kiralar 7k 8k dan başlıyor.

IT sektöründe 3 4 sene tecrübesi olan bir arkadalım 37k kazanıyor. Başka bir arkadaşım yeni Danimarka'da iş bulmuş 50k dkk (70k sek) teklif etmişler. Onun isveç'teki beklentisi 45-50k imiş, baya iyi bir teklif olmuş.

Garson maaşı brüt 22k-24k, net olarak da 17k-18k.

Birkaç sene önce cfo olarak çalışan mühendis kuzenim brüt 110k brüt alıyordu, 13 yıl tecrübe ve baya sorumlulukla.

Senior seviye demişsiniz, 10+ yılsa tecrübe 60k rahat istenebilir gibi, 5 yıl falansa biraz zor gibi.
0
senolll
(05.10.20)
Valla bu ücretileri duyduktan sonra biraz soğudum açıkçası. Alım gücümün düşeceğinin farkındayım gittiğimde (bahsedilen tutarları Türkiye'de kazanıyorum çünkü), fakat yurt dışına yerleşebilmek için biraz taviz vermek zorunda olduğumdan birkaç seneliğine idare etmeyi planlıyordum. Ama zaten pahalı olan Stockholm'e gidip de kazandığım 3500€ beni anca hayatta hayatta tutmaya yetecekse İsveç çok anlamlı değil sanırım. (Her şey para değil diyenleri kenara alalım :))))))
0
🌸synesthesia
(05.10.20)
Kafandaki ideal ücreti yapıştır o zaman. Bir mucize olur da dönerlerse gidersin. yoksa düzenini bozmaya bence de değmez.
0
sarcophagus
(05.10.20)
40k Sek’e Stockholm’de aile geçindirmeyeceksen gayet güzel yaşarsın. Ama firmanın sana sağladıklarına da bak mutlaka, mesela ev bulman için sana yardımcı olmalılar çünkü kiralık ev bulmak çoookk zor Stockholm’de. Bir süre sonra ev satın alabilirsin bütün arkadaşlarım böyle yaptılar, onlara çalıştıkları IT firması kiralık evi bulmuştu.1 sene kadar 10K SEK civarı kira verip daha sonra 11-12K civarı aylık kredi ödeyerek 2+1 3+1 bahçeli ev satın aldılar.

Ulaşım masrafı aylık 1000SEK, sınırsız ulaşım kartı.
Market masrafın aylık maximum 700-800SEK.
Su faturası yok. İnternet kiraya dahildir. Elektrik 300-400 SEK gelir max.
Dışarıda içtiğin güzel bir kahve 60-90 SEK.
Privat leasing şeklinde araba alsan(araba senin olmuyor ama 3 sene her ay arabasına göre değişen bir ücret yatırıyosun kaskosu sigortası vergisi her şeyi içinde sen sadece benzin alıyosun) aylık 3000-4000 SEK.
Konserlere falan da gidebilirsin en iyisi 900SEK’ten başlar vip izlicem dersen 2500’e kadar çıkar :)
0
megalomaniac
(05.10.20)
Kuzey pahalı. Almanya ya da Hollanda'da işlere bakabilirsiniz.
0
fever
(05.10.20)
(13)

Hoşlandığım kız karadut pekmezi hediye etti

birmilyonunvarmi
Selamlar. Kızın biriyle bir süredir kesişiyoruz. Aynı şirketteyiz. Bugün (yani pazar) ilk kez buluştuk. Bana karadut pekmezi verdi. Bu ne anlama geliyor?
Selamlar. Kızın biriyle bir süredir kesişiyoruz. Aynı şirketteyiz. Bugün (yani pazar) ilk kez buluştuk. Bana karadut pekmezi verdi. Bu ne anlama geliyor?
0
birmilyonunvarmi
(05.10.20)
bir anlama gelmiyor. geldiği tek anlam şu; eğer böyle bir yemek konusu geçti ve konu döndü dolaştı pekmeze geldiyse ve sen de ben dut pekmezi yahut üzüm pekmezi severim dediysen bir de bunu dene dedi.

veya seni kendisine yakın gördü. ailesinden de karadut pekmezi geldi senin de yemen için verdi.

ben ilk paragraftaki olay neticesinde konuştuğum kıza denemesi için vermiştim.
ikinci paragraf neticesinde de arkadaşlarıma verdim. (evli barklı çiftlere)
0
blue eyes white dragon
(05.10.20)
Hiç böyle bir muhabbet geçmedi
0
🌸birmilyonunvarmi
(05.10.20)
3 ihtimal aklıma geliyor;

1- Karadut pekmezi bazı kültürlerde ölüm tehdidi anlamına gelir. Tahminem zehirli. Karadut->Black duth->black death(kara veba). Arkanı kolla :)

2- Şafağı yetiyorsa serdar ortaç'ın karabiberim klibine gönderme olabilir. Siyah zeytini ben de sevmem. Pekmez ne güzel tatlıdır. En iyi ihtimal bu. Hadi iyisin.

3- Bu biraz çılgınca bir ihtimal, long shot olacak. Acaba ailesi göndermiş ve sen de seversin diye düşünüp sana getirmiş olabilir mi? Ben de yöresel bazı yemek-tatlı vb şeyleri arkadaşlarıma tattırırdım. Ama düşük ihtimal tabi.
0
the coon
(05.10.20)
İlkini bilemicem. İkincisini bildiğini sanmam. 96lıyız biz. Üçüncüsünü de sanmıyorum.
0
🌸birmilyonunvarmi
(05.10.20)
Sanırım jenerasyon farkından şaka yaptığım anlaşılmadı. Şair diyor ki; jest olsun diye sana bir hediye verdi işte. Altında başka anlam arama. Şanslı adamsın ama biraz safsın sanırım :)
0
the coon
(05.10.20)
kız balıkesirli falandır. bu ihtimal geliyor aklıma en marjinal
0
galandar kostumu
(05.10.20)
İzmirli
0
🌸birmilyonunvarmi
(05.10.20)
Libidonun düşük olduğunu farketmiş olabilir.
0
pass
(05.10.20)
bence hatun erkegin kalbine giden yolun midesinden gectigini biliyor. onemli bir ozellik, yardir diyorum..
0
cooperr
(05.10.20)
cok komıgıme gıttı :) belkı de sırf ne anlama gelıyor dusunup dur dıye hedıye etmıstır hahaha
0
komorebice
(05.10.20)
Covid sebebiyle olabilir. Ilk buluşmada bir şey getirmek istemiştir, arkadaşlarım
na aldıysa sahiden sana da almış olabilir. Tanımadığı için ne alacak, ya çiçek ya çikolata. Onları da yapamayacağı için, hazır covid de varken, bağışıklık güclendirici bir şey getirmiş. "Hastalanma, sen bana lazımsın" anlamına geliyor.
0
velvetmorning
(05.10.20)
özen gösteriyor sana. (benim arkadaşım da böyle manasız zamansız hediyeleri oluyor özendiklerine)

bir sonraki buluşmaya eli boş gitme
0
lcha
(05.10.20)
i ve been mistreated
(05.10.20)
(6)

Dondurulmuş karides lezzetli oluyor mu?

insomniac
Normal karides'e kıyasla tat açısından nasıl?
Normal karides'e kıyasla tat açısından nasıl?
0
insomniac
(02.10.20)
hicbir zaman tazenin yerini tutmaz.
0
baldur2
(02.10.20)
çok sık yiyen biri değilseniz farkı anlamazsınız bence. tadı da fena olmuyor.
0
bohr atom modeli
(02.10.20)
karides dondurucu yanigi oluyor duzgun dondurulmamissa
0
tequila man
(02.10.20)
binbir turlu marka denedim, tazenin yerini kesinlikle tutmuyor.
0
cooperr
(02.10.20)
migrosta küçük kovalarda suda karides var, o baya iyi çıkıyor. tazeye benzemez ama temizlemesi de ömür alıyor yani.
0
delidiyorum
(02.10.20)
Balıkçılarda yeni temizlenmişi bulup almanızı tavsiye ederim. Hem daha ucuza geliyor, hem de ciddi lezzet farkı oluyor.
0
tum haklari saklidir
(02.10.20)
(7)

Apartman kapısına bırakılan resmi zarfın açılıp yere atılması

signore
bir kamu kurumundan adıma postayla bir zarf geliyor, büyük olasılıkla dış kapının girişine bırakılıyor. üstünde normal olarak ismim de yazıyor. bunu apartman yöneticisi binanın hemen girişinde kapının arkasında açılmış ve buruşturulmuş olarak yerde görüp bana haber veriyor. veriler:1. uzun yıllardır
bir kamu kurumundan adıma postayla bir zarf geliyor, büyük olasılıkla dış kapının girişine bırakılıyor. üstünde normal olarak ismim de yazıyor. bunu apartman yöneticisi binanın hemen girişinde kapının arkasında açılmış ve buruşturulmuş olarak yerde görüp bana haber veriyor.

veriler:

1. uzun yıllardır bu binada oturuyoruz ve kimseyle en ufak bir husumetimiz olmamıştır. olaylı bir yer de değil, sakin bir yer genel olarak.
2. bir büyükşehrin sosyo-ekonomik olarak alt düzeyde sayılabilecek bir ilçesinde yaşanıyor. ikamet edenlerin genel olarak eğitim ve gelir düzeyi düşük. bizim de ilk başta düşüktü ama şu an bizim eve giren para, buraya taşındığımızda eve giren paranın reel olarak 5-6 katı falandır. şimdi ev bakıyor olsak tercih edeceğimiz bir yer değil yani.
3. genel olarak oturanlardan genç sayılırım ve yakın zamanda fena olmayacak bir paraya araba aldım. kesinlikle lüks bir araba değil, sıradan bir c hatchback ama bu bölge için biraz pahalı.

iki ihtimal var: ilki iyimser ihtimal. bir çocuk ya da gözleri iyi görmeyen biri yanlışlıkla yaptı. ikinci ihtimal, biri gıcıklığına yaptı. ben aşırı sinir oldum bu duruma. hiçbir zaman hava atan ya da birilerine üstünlük taslayan biri olmadım, ailemden kimse de olmamıştır. ama bu araba olayının üstüne olması beni kuşkulandırdı. siz ne düşünüyorsunuz? taşınmak mı lazım yavaştan?
0
signore
(01.10.20)
3. ihtimal komşuların meraklılıkla haysiyetsizliği harmanlamış olmaları.
0
pass
(01.10.20)
sırf onlardan zengin görünüyorsun diye niye gıcık olsunlar ki sana, büyükşehirin en fakir semtinde bile bahsettiğin tarzda araba zenginlik göstergesi sayılmaz; en kötü 5 km ötede görüyordur aynısını.

benim başıma böyle bir şey gelse aklıma hiç bu tarz bi sebep gelmezdi valla, şaşırdım soruyu görünce; üstünlük taslamayan biri için fazla cüretkar bir bakış açısı olduğunu söylemem lazım.

önemli olabilecek bir zarf olduğu için ya meraklı biri yapmıştır ya da bir şekilde kendinin sanıp açmıştır. çocukların yapmış olma ihtimali de var.
0
Bruce
(02.10.20)
buyuk ihtimal cocuklardan biri yapmistir da dusundugun seylere bakilirsa senin ordan tasinma vaktin gelmis kardes..
0
cooperr
(02.10.20)
Ben, evde oldukları halde uzun süre kapının önünden alınmayan ekstrelere filan gıcık oluyorum. Her gün o kapıdan giren adam almıyor postasını. Uzun sürede gerçekten uzun yani 6 ay filan. Bir gün sinirlenip hepsini yok ettim. Acaba böyle bir operasyon mu yapılmak istendi ?

Ama yeniyse hoş değil tabi
0
infernalcadre
(02.10.20)
bu zarf yırtma işi meraktan ya da sırf piçliğine en tahmin edemeyeceğiniz insanların bile yapabileceği bir şey.
arabadan maaşa neler düşünmüşsünüz ilginç.
0
not dark yet
(02.10.20)
Biz okula bile gitmezken apartmandaki çocuklar zarfları kesip şekiller yapmıştık evdekiler o zarfları atıyor nasıl olsa diye. Meğer faturaymış :)
Çoluk çocuktur takmazdım ben olsam
0
cilekli pasta
(02.10.20)
Genelde insanlar meraktan bunu yapıyor. Birisine karşı dava açılmış olması, icra takibi başlatılmış olması dedikodu hot topic'leri. Zarfı açıp "aaa signore'ye de mahkemeden, tapudan vs. şöyle şöyle yazı gelmiş" demişlerdir. Özellikle yaşlılardan şüphelenebilirsiniz. Babamı aynı şeyi yapacakken zor durdurdum :) Çok da taşınmayı gerektirecek bir şey değil.
0
wish i could find a way to disappear
(02.10.20)
(7)

40 - 50 bin civarı araba

senolll
Merhaba,Alttaki başlığı görünce ben se bu bütçeyle olanını sorayım dedim. Bu civara alınabilecek en iyi araba nedir sebepleriyle? Teşekkürler
Merhaba,

Alttaki başlığı görünce ben se bu bütçeyle olanını sorayım dedim.
Bu civara alınabilecek en iyi araba nedir sebepleriyle?

Teşekkürler
0
senolll
(01.10.20)
reanult symbol.

araba gibi araba.
0
Techsavvy
(01.10.20)
mitsubishi space star. mitsubishi yazdim hala sebebi nedir yazmamis demezsin herhalde 50.000 lik araba icin.
0
turbo sadık
(01.10.20)
Corsa <3
Çünkü çirkin ama hem minnoş, hem nispeten ucuz, hem de kullanımı kolay, tam acemi arabası. Eski model, 1.2 benzinli ve manuel olanını bulabilirsin o bütçeye herhalde. Neyse birileri gelir gömer şimdi.
Not: corsa ve albea'dan başka araba kullanmadım.
0
pati
(01.10.20)
Getz

sebepleri saymakla bitmez
0
paramolacak
(01.10.20)
pati ye gulmek icin geldim.

evet. ve gidiyorum. swh.

soruna gelince: getz. sebepleri saysan da bitmez.

rakibi temiz kia rio derdim ama uctu onlar.
0
baldan kaymak
(02.10.20)
Yaris 1.3
0
luluki
(02.10.20)
dert sahibi olmamak icin o fiyat araliginda japondan sasma.
0
cooperr
(02.10.20)
(10)

Doluda uf olan kaskolu araba camı

boray eris
2 gün önce yağan doluda kaporta ve camda hasar oldu. Full kasko var. Camı değiştirmek yerine onartsam mı? Sonradan takılsam camlar iyi olmuyor diyenler var da.
2 gün önce yağan doluda kaporta ve camda hasar oldu. Full kasko var. Camı değiştirmek yerine onartsam mı? Sonradan takılsam camlar iyi olmuyor diyenler var da.
0
boray eris
(01.10.20)
cam işi sakat, orjinali ile değiştir.
0
helenart
(01.10.20)
kaskonuz varsa her yıl cam değiştirme ücretsiz oluyor zaten. kaskoya da işlenmiyor.
0
ankarakecisi
(01.10.20)
Peki sigorta anlaşmalı yere göndermek istiyor. Hayır kardeşim ben Toyota yetkili servise vereceğim. Oraya öde diyebiliyor muyum?
0
🌸boray eris
(01.10.20)
Kasko yaptırırken cam muafiyeti varsa diyemezsin. Yani özellikle kaskoda kriterlerden biridir bu. Poliçede “cam anlaşmalı yerlerde yaptırılır ya da müşteri istediği yerde yaptırır” gibi bir seçenek vardır, seninkine göre yaptırıver ama kesinlikle orjinal yaptır.
0
giovanne
(01.10.20)
Sözleşmeyi buldum. Orijinal ve bedelsiz takmalı, değil mi?

11-ONARIMDA KULLANILACAK PARÇA TÜRÜ: Sigortalı aracın hasara uğraması neticesinde parçanın onarımının yapılamaması durumunda
değişecek yedek parçaların sigorta şirketi tarafından temin edilmesi halinde sadece "Orijinal Parçalar" kullanılacaktır. Ancak araç üzerindeki orijinal
olmayan parçalar eşdeğeri ile değiştirilecektir.

12- ONARIM YAPILACAK SERVİS: Sigortalı aracın hasara uğraması durumunda aracın hasar tespiti ve onarımı; sigortalı tarafından tercih edilecek bir
serviste, Ray Hızlı Onarım Merkezlerinde, Anlaşmalı Özel Servislerde veya Anlaşmalı Yetkili Servislerde gerçekleştirilebilir. Hasar anında anlaşmalı servis
bilgilerine www.raysigorta.com.tr internet sitesinde yer alan Anlaşmalı Servisler bölümünden veya Ray Sigorta İletişim Merkezini 0212 363 26 00 veya 444
4 729 numaralı telefonlardan arayarak ulaşabilirsiniz.
0
🌸boray eris
(01.10.20)
orjinal evet. ama "cam klozu" diye bir bölüm var mi ona da bakmalısın.
0
helenart
(02.10.20)
iki senede bir mutlaka cam degistiren biri olarak ben yan sanayi ile orijinal arasinda ben fark goremiyorum. bol sensorlu/kamerali araclarda tek tuk sikinti ciktigini duydum ama basima gelmedi. Ozetle aracin caminda bir suru sensor/kamera yok ise yan sanayi de takilsa bir sikinti cikma olasiligi cok dusuk. Yan sanayiden kastim OEM bu arada..
0
cooperr
(02.10.20)
@helenart;

CAM KIRILMASI HASARLARI KLOZU: İş bu poliçe ile sigortalı araçta poliçe süresi içinde meydana gelen hasarların sadece cam hasarı olması halinde;
-Tek cam değiştirilmesinde mevcut poliçe üzerindeki hasarsızlık indirimi 1 üst kademeye çıkacaktır.
-İki adet cam değiştirilmesinde (Kullanım tarzı; Kamyon, Tanker, Çekici, Otobüs hariç) mevcut poliçe üzerindeki hasarsızlık indirimi aynen korunacaktır.
-Kamyon, Tanker, Çekici ve Otobüsler de iki adet cam değiştirilmesi halinde mevcut poliçe üzerindeki hasarsızlık indirimi kaybolacaktır.
-Tüm araç cinslerinde üç ve daha fazla cam değiştirilmesinde mevcut poliçe üzerindeki hasarsızlık indirimi kaybolacaktır.
İş bu kloz hükümleri tüm araç cinsleri için geçerlidir.

İş bu poliçe ile sigortalanmış araçta cam kırılması hasarı meydana gelmesi halinde, anlaşmalı cam servislerimizde veya istenen herhangi bir tamir
merkezinde yapılacak olan cam değişimlerinde muafiyet uygulanmayacaktır.
0
🌸boray eris
(02.10.20)
@cooperr; ön camda, aynanın orada şerit algılama ve öndeki araca hızlı yaklaşım uyarı kamerası var.
0
🌸boray eris
(02.10.20)
bu bilgilere göre anlaşmalı yetkili serviste orjinal cam taktırabilirsin. birinci sefer olduğu için hasarsılığı bir basamak yukarı çıkacakmış. poliçe yenilerken bir tık daha pahalı olacak demektir.
0
helenart
(02.10.20)
(7)

Yurt dışında yaşayanlar: Sürünüyor musunuz?

deveyidiken
Belli bir süre İsviçre'de yaşadım (hatta orada doğdum) ve hala da sık sık gidip gelirim. Gerek oradaki Türkler gerekse de diğer Avrupa ülkelerindeki Türklerin ağzında sakız ettiği bir laf var; "Muhteşem bir hayatımız yok, geçim x ülkesinde de çok zor. Hatta sürünüyoruz"Evet, hayat zor olabilir. Her
Belli bir süre İsviçre'de yaşadım (hatta orada doğdum) ve hala da sık sık gidip gelirim. Gerek oradaki Türkler gerekse de diğer Avrupa ülkelerindeki Türklerin ağzında sakız ettiği bir laf var; "Muhteşem bir hayatımız yok, geçim x ülkesinde de çok zor. Hatta sürünüyoruz"

Evet, hayat zor olabilir. Her ülkede zorluklar var kendine göre. Fakat bunu söyleyen kişilere baktığımda ne tatillerinden geri kalıyorlar, ne de mal mülk yapmayı ihmal ediyorlar. (Senede üç kere tatil yapan akrabam var)

Ben bu kişilerin "Aman şimdi bu bize sarmasın, bu da yanımıza gelmek ister falan, en iyisi kendimizi acındıralım" düşüncesiyle bunları söylediklerine inanıyorum.

Siz bu tipler hakkında ne düşünüyorsunuz? En önemlisi, siz de sürünüyor musunuz?
0
deveyidiken
(30.09.20)
Tahminen surekli gidip gelebilme sebebin, isvicre pasaportunun olmasi. Bu bile durumu ozetliyor aslinda.

Kanada vatandasiyim, bir surunme soz konusu degil. Tek sikintim burada liberallere oy verip her turlu ozgurlukten faydalanip Turkiye'de ozgurlukeri teker teker yok eden partiye oy atan tipler. Adamlar referandumdan sonra Costco otoparkinda halay cekti. Bahsettigin "Ya, iste gurbetciyiz buralar cok zor" diyen tipler de genelde onlar.
0
fortisvita
(30.09.20)
@ fortisvita

Maalesef vatandaş değilim. Sadece süresiz oturum iznim vardı, 2006'da iptal edip döndük. (Benim kararım değildi) Sadece çok sevdiğim için gidip geliyorum. :(
0
🌸deveyidiken
(30.09.20)
O halde her vize aldiginda euro uzerinden odeme + bir ton evrak ama maliye bakani doviz kuruna bakmiyor iste.
0
fortisvita
(30.09.20)
Zamanında işçi olarak Almanya'ya gitmiş akaraba var. Kendisi belki ilkokul mezunudur, tam bilmiyorum; artık bıkmış ve geri dönmüş. Ama çocukları orada doğmuşlar ve teknik okul, üniversite okumuşlar, buraya dönme niyetlerinin olmadığını söylüyor. Bu biraz da nerede doğup büyüdüğüne, yetişme tarzına ve vizyonuna bağlı. Bizim akraba dahil, bunların tamamı oraya para kazanmak için gitmişler, hayatlarını orada devam ettirmek için değil. O zihinle gidiyorsan zaten biraz para kazanınca Türkiye'ye dönmek burnunda tüter ve o ülkedeki herşeye bilenirsin. Sokak röportajlarındaki tipler de tamamen benzerleri.

Şunu deseler anlayacağız: Almanya'nın da Türkiye'nin iyi yanları var ve ikisinden yararlanabildiğimiz şanslıyız. Türkiye daha iyi de, Almanya'yı kötüle ve sonra Almanya'ya dön... Aklım almıyor...
0
malheiros
(30.09.20)
Şu anda yurtdışında değilim ama bir süre yaşadım. Hasretin, gurbette olmanın dayanılmaz bi arabeski var, buna dışlanmışlık ve dışlanmasan bile kültürel eziklik de eklenince böyle muhabbetler oluyor. Yani adam iyi arabaya biniyor diye mutlu diyemeyiz, ama aynı adam burada yaşıyor olsaydı muhtemelen hem mutlu olmayacak hem de iyi arabaya binemeyecekti. Böyle yani. Hayat sırf para kazanmak ve ekonomi değil. Yeri gelir yabancılar dairesinde vize görüşmesine giderken adamın bi kaşını oynatmasına ayar olursun, eziklenirsin.
0
roket adam
(30.09.20)
Oncelikle dunyanin heryerinde asagi yukari asgari ucret yapan herkes surunuyor, bunu cebe koyalim.

Olaya parasal acidan bakarsak "hayata katilabilmek" icin asgariden cok daha fazla paraya ihtiyac var, onu da bugunun dunyasinda maasla yapmasi cok zor. Bence de gocmenlerin ezici cogunlugu surunuyor, bunlarin cogunlugunun surunduklerinin farkinda olduklarini zannetmiyorum. Farkinda olanlar ise "en azindan orta dogu batakligindan ciktik, buna da sukur" kafasinda yuvarlanip gidiyorlar.

Bir de duygusal surunme olayi var, gurbet olayi enteresan birsey. Insan ulkesinde basina gelen sacmaliklari bile ozluyor. Ailenle geciremedigin zamanlari dusunmeye basliyorsun, ciddi bir bedel odedigini fark ediyorsun, sonra kazanimlarina bakiyorsun, bence kesinlikle karsilamiyor.

Ben hem parasal hem de duygusal olarak surunuyorum diyebilirim.
0
cooperr
(30.09.20)
kendilerine göre daha iyi durumda olan insanları referans alıp süründüklerini düşünüyor olabilirler.

bizi referans alsalar kral gibi hissederler.
0
spirit crusher
(01.10.20)
(2)

Bu üni bölümü iş bulabilir mi?

neysene
https://veterinermyo.istanbulc.edu.tr/tr/content/atcilik-ve-antrenorlugu/genel-bilgi
0
neysene
(30.09.20)
Bence bulur. Okurken bu alanda staj yapman ya da para almadan çalışman lazım. 4 yıllık çoğu bölümden iyi.
0
insomniac
(30.09.20)
bence de bulur yaw, herkesin okudugu her sene binlerce mezun veren bolumlerden 10 kat iyidir..
0
cooperr
(30.09.20)
(26)

Paranız varsa güzel araba alır mısınız

mhmtt
Diyelim ki halihazırda evini var. maaşınız yeterli, birikim de yapabiliyorsunuz. Borcunuz harcınız yok. Kenarda zor günler için ayırdığınız bir miktar da var... bunların dışında araba için ayırabileceğiniz 300-400k paranız var. Bu paraya bir araba alır mısınız? Biliyorum 300-400k bile az oldu güzel
Diyelim ki halihazırda evini var. maaşınız yeterli, birikim de yapabiliyorsunuz. Borcunuz harcınız yok. Kenarda zor günler için ayırdığınız bir miktar da var... bunların dışında araba için ayırabileceğiniz 300-400k paranız var. Bu paraya bir araba alır mısınız? Biliyorum 300-400k bile az oldu güzel sıfır bir araba almak için ama anladınız beni diye düşünüyorum. Kısaca paraya ihtiyaç yok, birikimle lüks araba alınır mı?
0
mhmtt
(29.09.20)
alırım, mercedes bmw gibi araçlara binen zorda kalmadığı sürece aşağısına binmiyormuş. araba da dolar gibi sürekli artıyor maaşallah . değer kaybı olmaz merak etme.
0
neymis
(29.09.20)
Almam. Tekne alırım.
0
stewie
(29.09.20)
almam
0
wilhelmwasmuss
(29.09.20)
olabildiğince güvenli olsun yeter. İşletmen varsa tabii ki alabilirsin
0
mcgrain
(29.09.20)
alnır tabiki ya.
hele de bu zamanda.
0
etna
(29.09.20)
arabaya 40 bin bile vermem, almam
0
paramolacak
(29.09.20)
direk alırım. tüm parayı arabaya yatırmaya da gerek yok b sınıf dolu bir araç alırdım ben olsam.
0
ayin yazari
(29.09.20)
Her ne kadar araba fiyatları saçmalamış olsada bahsettiğin pozisyonda sen bu arabayı sırf keyif için bile almalısın.gayet güzel olur,al gitsin.
0
duptıs
(29.09.20)
sırf araba almak için kenarda 300-400 olsa düşünmem bile, direkt alırım.
0
rose parks
(29.09.20)
Yani sormaya bile gerek yok. konforu vb bi kenara yeri geliyor 140-150 ya da daha fazlasi surat yapiyoruz ve o anda bir metal kafesin icindeyiz oyle dusun. Senin tum varligini, hayatini emanet ettigin bir kafes verdigin paraya deger emin ol. Bankada bos bos duracagina al gez hayat kisa :)

Volvo al :)
0
msb
(30.09.20)
Maaştan bağımsız olarak toplam birikimin maksiumum 1/3'ünü arabaya veririm.
0
alfred
(30.09.20)
araba almazsan ne yapacaksın? birikmiş paran da varmış, daha da biriksin dersen bunun sonu yok. kazandığımız para hayatımızı kolaylaştırmayacaksa ne anladım o paradan. hayatın kar amacı güden bir şirket değil, insanın lükslerini düşünüp onlara para harcaması keyif yatırımı olarak değerlendirilmeli bence.
ha, 300bine almazsın 200'e alırsın, orası sana kalmış ama benim o kadar param olsa 300 veririm.
0
Bruce
(30.09.20)
Almam, bildigin enayilik.
0
cooperr
(30.09.20)
2018’de aldığım güzel araba faizden, dövizden çok kazandırmış. Altından 30.000 TL daha düşük. E iki yıldır kullanıyorum o kadar da olsun.

Hiç düşünmeden al. Yapabileceğin en iyi yatırımlardan birisi olur.
0
zoghurt
(30.09.20)
alınır tabii ki.
0
blatta hiberna
(30.09.20)
Audi A4
0
silah taciri
(30.09.20)
cevrene bagli. isadamiysan seve seve alacaksin. ogretmen memur vs isen bosuna para odemis olursun. bunun vergisi var bakimi var.
araba da para kazandirmaz. parcasi vs bakimi pahali olmayan kendisi kaliteli bi araba almani oneririm.
atiyorum opel insignia
atiyorum skoda superb

mercedes bmw audi jaguar bunlari tavsiye etmem. bu arada iclerinde en iyisi de audi. tecrubeyle sabittir.
su an 320 ve xe var. kismet olursa xe'yi satip a6 320'yi satip a5 alacagiz. hicbiri audi tadi vermedi. eskiden de e250 vardi.
audi bi baska.
0
turbo sadık
(30.09.20)
günümüz ülkesinde hayatın ne getireceği belli olmadığından konumunuza, isteklerinize uygun alabileceğiniz en ucuz fiyatlı arabayı alın. Ben olsam o kadar parayı günümüzde arabaya yatırmam. Bir kez daha belirtiyorum konum ve isteklerinizi karşılayacak en uygun fiyatlı aracı alın derim. Gidip dacia da almayın ama 200-300 bandında 3-5 yıl sorunsuz binebileceğiniz ikinci el suv ya da ikinci el c-d segment bir araç alın derim.
0
kraldan cok kralci
(30.09.20)
Almam.
0
plutongezegendegilmi
(30.09.20)
w204 c180 al üstat.
0
since1907
(30.09.20)
Arabaya ihtiyacım varsa alırım tabii ki, neden almayayım. 300 bin dediğin leon parası şu anda, büyük bi rakam değil artık. Ama kullanmayacaksam almam, bakımı zartı zurtu dert oluyor.
0
roket adam
(30.09.20)
şimdi alınır da alınmaz da. ben hevesimi almak için alırım ancak çoluğum çocuğum varsa almam. bence şu süreçte bu fiyatlara herhangi bir araç almak mantıklı değil.
0
mikahakkinen
(30.09.20)
Borcum yok, araçların da devlet politikaları sayesinde aşırı ucuz satıldığı bir yerde yaşıyorum.

Birikimimi asla otomabile yatırmam. İhtiyacım yok, ilgi alanıma da girmiyor. Show maksatlı araba da almam.
0
buf-e kür
(30.09.20)
Bahsettigin sartlarda tabi ki alirim. Ayrica pahali arac sadece konfor getirmiyor, guvenligi de ust seviye oluyor.
0
Kittie
(30.09.20)
araba yatırım değildir. öyle diyen arkadaşları düzeltmiş olayım.


yatırım niyetine alacaksan alma, ama senin koşullarında olsam alırdım. parayı bi şekilde harcamak lazım dimi.
0
megacracker
(30.09.20)
Çok şükür kendime yetecek kadar param var. Orta segment bir arabam da var. Ama ihtiyacımdan yukarısını almam.

Güvenliğine bakarım elbette. Ama arabaya bir yatırım gözüyle bakmam. Bunun da bir sürü rasyoneli var. Araba durduğu yerde değerlenir diyenlere gülerim (satın alma endeksinden haberi yoktur diye düşünürüm) ama herkesin kendi tercihi elbette almak isteyene de dur demem.

Benim için parayı harcamak için arabadan daha güzel şeyler var:) Seyahat gibi.

Buyrun dünyanın en hakiki zenginlerinin arabaları. Jeff Bezos bile yıllarca Honda Accord kullanmış. Larry Page Toyota Prius kullanıyor.

www.businessinsider.com

*Arabaya neden yatırım gözüyle bakmam: Bir şeyin ederiyle fiyatı farklıdır. Fiyatı artabilir çünkü enflasyon diye bir şey var. Ama o arabanın güncel fiyatıyla satın alabileceklerin 3 aşağı 5 yukarı aynı. Mesela 2 sene önce ataşehir'de bir daire 3 clio ediyordu. Bugün Clio'nun fiyatı 2 sene öncekinin kaç katı. Ama yine 3 clio = Ataşehir'de aynı daire. Yani satın alma gücünüzde bir artış olmadıysa fiyatın değişmesi kar mıdır düşünmek lazım.

www.thebalance.com
0
anten
(30.09.20)
(9)

Azerbaycan bize yardım eder miydi?

insomniac
Aynı durumda olsak sizce bir yardım eder miydi azerbaycan?
Aynı durumda olsak sizce bir yardım eder miydi azerbaycan?
0
insomniac
(29.09.20)
Bence etmezdi. Ama bak İsrail ederdi, bundan eminim.
0
eazy
(29.09.20)
azerbaycanın eti ne butu ne ki yardım etsin :)
0
candide
(29.09.20)
bence etmezdi. şu milletteki azerbaycan güzellemelerine hastayım. yok kardeş ülke, yok bilmem ne. nereden kardeş oluyoruz anlamadım ki. bir ben bir şey hissetmiyorum herhalde bu ülkeye karşı.
0
nothing in my way
(29.09.20)
ankarakecisi
(29.09.20)
kardeş dedi türkiye ama kktc tanımadı.güçsüz bi ülke çok şey beklememek lazım
0
ShadowOfMoon
(29.09.20)
candide+1

Azeriler tuy siklet, Ermeniler de oyle. Rusya'nin onlerine koyduklari kumda oynuyorlar.
Azerilerin sikleti bizi hicbir beladan kurtarmaya yetmez.
0
cooperr
(29.09.20)
Kurtuluş savaşında etmişti. Şimdi de eder.
0
mutlu yillar sana
(29.09.20)
ederlerdi. en azından maddi yardımda bulunulurdu. gaz petrol
0
merkep gibi adam
(29.09.20)
Soruyu soran arkadaşa da, etmezdi diyenlere de Arif Aşırlı'nın Nargin adlı kitabını okumalarını, Nargin Adası konusunu araştırmalarını öneririm.
Ama bugün Hurraa Ermenistanla savaşalım diyenler dün Yunanistan için aynı şeyi söylüyorlardı. İkisi de düşmansa birine arkanı dönmen gerekecek ve düşmana arkanı dönersen bir tarafını kaybedersin.
Bu devirde savaşlar diplomasiyle yapılıyor. Bunun bilincinde olmak gerek ve biz bu konuda çok geriyiz.
0
Mirket
(29.09.20)
(6)

hatalı basım türk lirasını servet değerine satıyor haberleri

Techsavvy
a. hiç denk geldiniz mi?b. bu aralar çok fazla ortaya salındığını-verildiğini-işlendiğini farkettiniz mi?c. Bu durum size ne hissettiriyor?d. komplo teorisi gibi olacak ama bunlar ısmarlama haberler mi?
a. hiç denk geldiniz mi?

b. bu aralar çok fazla ortaya salındığını-verildiğini-işlendiğini farkettiniz mi?

c. Bu durum size ne hissettiriyor?

d. komplo teorisi gibi olacak ama bunlar ısmarlama haberler mi?
0
Techsavvy
(29.09.20)
a. evet
b. evet
c. hiçbir şey. herkes kendi mezhebince birilerini düdüklemeye çalışıyor işte:)
d. zannetmiyorum. ayrıca niye ısmarlama olsun ki? bir sebebi/amacı yok bence.
0
candide
(29.09.20)
yanlış basım her zaman olur ve denetleyicilerin gözünden kaçar. 80-90-200 yıllarına baksanız araştırsanız da var. bu da elinde bunu bulunduranlar için güzelliktir, şanstır Milli piyango gibidir. :-)
0
ankarakecisi
(29.09.20)
Düzenli olarak görüyorum,bu aralar fazla değil sadece clickbait,düzenli yayınlanıyor.birde yerel iha,dha muhabirleri boş durmuyoruz,çalışıyoruz diye haber giriyorlar.son dönem ondan daha fazla yayınlanan deri kaplı eski dini kitaplar,milyon dolarlık diye sürekli çıkıyor neredeyse hepsi fake.
Nümizmatik olmadığım için hiç bir şey hissetmiyorum,sahip olanlar bir heyecanlanıyor işte,son gördüğüm haberde adam oğluma araba alacağım diyordu.bunların benzerleri annelerinin pedallı dikiş makinelerini servete satacağına inanan insanlar,onlarda bir ara sehpa oluyordu o trendde bitti.

Komplo teorisi değil.demin yazdığım dini kitaplar meseleside aynı.1000 yıllık tevrat yakalandı milyon dolar değerinde.bunu haber yapan arkadaşlar nerede hata yaptıklarını bilmiyorlar.sen böyle her ay haber yapıyorsun ve bu bir şekilde her kesimden okunuyor.bu bir kesim için çok önemli değil ama birilerinin zihnine yerleşiyor.bu işleri yapan arkadaşlar kulaktan kulağa oynayarak yayarlar.sonra yerel bir işadamı duyar ki böyle bir eser var.burada ana dolandırıcılık kuralı devreye girer.dolandırıcının en önemli özelliği karşısındaki insanın kendisini kandırdığı hissi yaratmaktır.yani dolandırıcımız ufo goren masum koylu,malın değerini bilmiyor,yerel işadamı kurnaz milyon dolarlık tevratı bedavaya kapatacak.güzel adrenalin,güzel paralar.
Senaryolar hep aynı.ben simdiye kadar aynı senaryoya temiz 10 kere denk geldim.hepsi aynı.birde niyeyse üzerine zeytinyağı sürmüşler,sorduğunda hep bunu ayvalıkta bir hoca inceledi,derisi kurumasın diye zeytinyağı sürdü.bir bu kısmını çözemedim.

Son şıkka dönersek komplo teorisi değil ama bir piyasa yaratma çabası diyebilirsiniz.
0
duptıs
(29.09.20)
a- evet
b- hayir
c- hicbirsey
d- zannetmiyorum.

Koleksiyon isinde mantik aramak hatali, birinin cop zannettigi baskasi icin cok degerli olabilir. Elinizdeki objenin degeri birisinin onu ne kadar istedigiyle dogru orantili olarak artiyor, onemli olan dogru aliciyi bulabilmek.

Ben mesela eski bilgisayarlara ilgiliyim, bir parca buldum 2-3 sene once, artik piyasa da olmayan bir markanin 80lerde urettigi bir bilgisyarin ram karti. Degerli oldugunu biliyordum ama piyasasi ne kadar haberim yoktu, biraz arastirdim baktim benzeri bir tanesi ebay'de $500 civarina satilmis birkac sene once, $200'e aldim. Yaklasik 1 ay sonra bir Rus'a $1200 sattim gitti, benim pesinde oldugum bir parca degildi. Geri donusume satsan herhalde $20 etmezdi.
0
cooperr
(29.09.20)
ben şey diye düşündüm, bence adam bir sürü mecradan gazetecilere dedi ki, "eğer bunu alacak bir enayi çıkarsa ben size de sakal atacağım". onlar da haftada 2 kez dolaşıma sokuyorlar:)) ama aynı şeyin farkına ben de vardım. ikide bir gösterime giriyor haber.
0
i ve been mistreated
(29.09.20)
evet
evet
saçmalık
saçmalık. ısmarlama. bunu bana sat aptal bi zengine sana şu kadar komisyon verym diye tüm habercilere söylemiş herhald. bir de hatalı basım para nedir yani? sahteyle ikisi nasıl ayırt ediliyor, belki kendi bastı? dünyada hayatta bi tanecik hatalı basım para olsa mesela bu bilmem kaç yılından kalmış olsa gerçek olduğu da kesin olsa olurdu ama şimdi ne bu yani bullshit
0
kushkush
(29.09.20)
(7)

tecavüz iftirası atılır ise ne yapmalı?

bm1993
merhaba,Aklıma takılan soru şu, örneğin, bir kişiyle internet üzerinden tanışılıp, dışarıda bir yerde yemek yenip sonrasında, bir otel veya Ev'de iki tarafında rızası olarak bir cinsel birleşme yaşansa, sonrası taraflardan biri, maddi gelir elde etmek için veya psikolojisi bozuk olduğu için, " tecav
merhaba,
Aklıma takılan soru şu, örneğin, bir kişiyle internet üzerinden tanışılıp, dışarıda bir yerde yemek yenip sonrasında, bir otel veya Ev'de iki tarafında rızası olarak bir cinsel birleşme yaşansa, sonrası taraflardan biri, maddi gelir elde etmek için veya psikolojisi bozuk olduğu için, " tecavüze uğradım vs. " diye iftira atıp, polise veya savcılığa şikayette bulunsa, bu durumda bu iftiranın gerçek kabul edilme ihtimali var mıdır, evet ise bu durumdan kaçınmak için ne yapılmalı?

bu sorunun bir benzerini öpüşme için de soruyorum, zira o da rıza dışı yapıldığında cezası olan bir durum sanırım.

çok teşekkürler sağolun.
0
bm1993
(28.09.20)
öpüşme konusu herhalde tacize girer.

bu konuyla ilgili çekilmiş bir sürü film falan filan var zaten.
eğer anal seks falan yapıldıysa (her durumda muayeneyle tespit edilebilen çatlaklar oluşabiliyor) veya çeşitli yerlerde morluklar falan oluştuysa iftira gerçek kabul edilebilir tabii ki.

bu durumdan kaçınmak için güvenmediğiniz insanlarla yakınlaşmayabilirsiniz.
gerçi tecavüze uğradığı için maddi gelir elde etme durumu falan bizim ülkede yok.
0
blatta hiberna
(28.09.20)
Valla en buyuk korkularimdan biridir boyle bi konuda iftiraya ugramak. O yuzden tanimadigim bi kadinla asansore bile binmiyorum. Kadinin beyani oncelikli, o yuzden aksini ispatlayabiliyor olman lazim. Baksana eksi'de bile kadinin biri cikip elinde dogru duzgun kanit olmasa bile tacize ugradim diye yaygara koparabiliyor.

Evet bu ulkede kadinlari taciz eden sapik bi erkek nufusu var evet ama bunlara verilen linc tepkisi arada sucsuzlari da yakabilir cok dikkat etmek lazim, insanlar epey doldurulmus ve lince hazir vaziyette.
0
msb
(28.09.20)
Bir arkadasin basina geldi yurtdisinda, binanin kamera kayitlarina falan baktilar oyle yirtti yoksa tecavuzden iceri girecekti. Kadinin beyani esastir, tek gecelik iliski her yonden riskli en temizi bulasmamak.
0
cooperr
(28.09.20)
şimdilerde kadının beyanı esas kabul edilse bile, yeme içme, eve otele gitme böyle bir durumda diyemez. rızası vardı durumuna girer.
0
ankarakecisi
(28.09.20)
cevaplar biraz çelişkili gibi, bu konuda nasıl düşünmeliyim? yine de teşekkürler herkese.
0
🌸bm1993
(28.09.20)
cevaplar çelişkili gibiyse tüm kanunları okuyacaksın, ya da bir avukat bulup danışacaksın. dahası var mı ?
0
ankarakecisi
(29.09.20)
"Kadının beyanı öncelikli" mevzusu sadece adli tedbirlerde geçerlidir. Yani derse ki bu adam beni taciz etti uzaklaştırma istiyorum, kanıtlanması gerekmez. Sizi de etkileyen bir durum olmaz. Mahkemede ise iddia sahibi iddiasını ispatlamakla mükelleftir. Mahkemede olanı biteni olduğu gibi anlatırsınız. İftirayı atan kişide darp izine rastlanmazsa, bilinci açık olduğu ortaya çıkarsa, şahidi yoksa beraat edersiniz.

Ne yapmak gerekir? Madde veya alkol etkisi altındaki kişilerle birlikte olmamaya özen gösterin. Kendi hatırlamaması ya da alkol nedeniyle yakınlaşmayı kabul etmesi ertesi gün böyle bir şeey yapmayacağından emin hissettirebilir.

O an gelişmemişse smsten konuşabilirsiniz (prezervatif alayım mı vs. niyetinizi belli eden onun da onaylayabileceği şeyler.)

Biri kardeşim olmak üzere iki yakın tanıdığım benzer iftiraya kaldı maalesef. İkisi de davalar çok uzamadan beraat aldılar delil yokluğundan.

Not: avukat
0
eatpraylaw
(29.09.20)
(1)

3-in-1 yazici tavsiyesi

nefertarii
Bu duyuruyu kacinci acisim bilemiyorum ama duzgun cevaplar alamiyorum...o yuzden tekrar sormak durumundayim; yazici-tarayici-fax vs bir arada wireless ozelligi/bluetooth'u olan duzgun bir renkli yazici onerisi alabilir miyim? marka da olur direkt. brother ile epson arasinda kaldim...kimi inkjet oner
Bu duyuruyu kacinci acisim bilemiyorum ama duzgun cevaplar alamiyorum...

o yuzden tekrar sormak durumundayim; yazici-tarayici-fax vs bir arada wireless ozelligi/bluetooth'u olan duzgun bir renkli yazici onerisi alabilir miyim? marka da olur direkt. brother ile epson arasinda kaldim...

kimi inkjet oneriyor, kimi lazer. kullanma amacim home-office calistigim icin ev; arada cok sik olmasa da pdf /kitap bastirma durumum olabilir...

tesekkurler simdiden.
0
nefertarii
(28.09.20)
3-4 senedir canon mf210 kullaniyorum evde sikinti yok, siyah/beyaz lazer. Toneri bir kere degistirdim yan sanayi taktim problem yok, wireless kurulumu kolay.
0
cooperr
(28.09.20)
(9)

5 yil once fakirken daha zengindim

proletarier aller lander vereinigt euch
Nolacak ya boyle canim sikildi saldim mesaiyi. Dertleselim mi biraz? Bugun maasima yuzde 100 zam yapsalar seneye bu vakitler yine fakir olcam nereye kadar gidecek boyle? En ufak seye umitleniyorum valla ahaber izleyecegim artik mutlu olmak icin ama biraz da gercekci ve iyi seyler soyleyin de bi umit
Nolacak ya boyle canim sikildi saldim mesaiyi. Dertleselim mi biraz? Bugun maasima yuzde 100 zam yapsalar seneye bu vakitler yine fakir olcam nereye kadar gidecek boyle? En ufak seye umitleniyorum valla ahaber izleyecegim artik mutlu olmak icin ama biraz da gercekci ve iyi seyler soyleyin de bi umit yesersin azicik icimizde.

Mesela dogalgaz muhabbetinin bi faydasini gorur muyuz sizce?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(28.09.20)
Bugün tüm yönetim birimlerinde Norveç modelini benimsesek, her makama da bunu gerçekleştirebilecek insanları getirsek mevcut kirliliğin temizlenmesi ülkenin düzlüğe çıkması ve yukarı yönde hareket etmesi için en az üç jenerasyon geçmesi gerekir, umutlanacak bir durum yok yani.
0
angelus
(28.09.20)
genel bir olumsuzluk havası var ama hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. bir süre sonra ki bence dibi gördük sayılır toparlanmaya başlar. sonuçta nefesimizin kesilmemesi lazım kapitalist sistemin sürekliliği açısından. uzunca bir süredir darlanıyoruz. politik baskılar ve covid 1 yıl daha sıkıştırır, 2022 den itibaren de biraz olsun rahatlamaya başlarız gibi düşünüyorum. umarım yani.
0
sarcophagus
(28.09.20)
Dünya genel olarak son 50-60 yılın en sıkıntılı döneminden geçiyor. Bir noktada kesinlikle açılacak diye düşünüyorum ben de. her inişin bir çıkışı vardır, çıkışta güzel fırsatlar olacak gibi geliyor.
0
roket adam
(28.09.20)
mevcut yönetimle bir yere varılmaz. yeni gelen yönetim de bunların borçlarını ödemek için 10 yıllarımızı feda edecek. 480 milyar dolar nedir biliyor musun? tüm türkiye'nin yıllık üretimi ve satışının %70'i. sen 1 yıllık maaşının %70'ini borç yapsan, ne kadar zamanda geri ödersin?

ki bunun için fazla vermen lazım, biz açık vermeye devam ediyoruz.

yabancı şirketlere girmeye çalışın, yurtdışı şirketlere girmeye çalışın. ülke boka sardı, kurtulmaz artık.
0
stewie
(28.09.20)
türkiye için bir umut olduğunu düşünmüyorum. en fazla kendini kurtarırsın, iyi para kazanıp nispeten izole ve daha rahat bir yaşam sürersin... o olur. ötesi zor.

sarcophagus'a kesinlikle katılmıyorum. kapitalist sistem için önemli olan sistemin kendi devamlılığı, senin benim gibi küçük parçalar değil. bana satamadığını başkasına satabiliyorsa benim hiçbir önemim yok. hiçbir şey sonsuza kadar sürmez evet ama misal sovyetler dağıldıktan sonra rusya'da insanların belini toparlaması 10 seneden uzun sürdü. balkanlarda savaş bitti, yine en az 10 sene geçti ki insanlar biraz nefes alıp nispeten "normal" bir ülkede yaşadıklarını hissedebildiler.

türkiye'de sorunun erdoğan ve siyasal islam olduğu düşünülüyor ama bu ülkenin ciddi bir milliyetçilik sorunu da var. reis dinin yetmediği yerde milliyetçilikle güdüyor hepsini. çok iyi bir haltmış gibi 10 cephede savaşıyoruz falan diyor millet. kimse de biz niye bütün dünyayla savaşıyoruz diye sormuyor. onu geçtim bunun suriyelisi var daha, ohoooo.

türkiye'den bir halt olmaz abi bence. olursa da biz göremeyiz. ha tamamen cehenneme döner mi, bence o da olmaz. şey gibi düşün mesela, savaş öncesi suriye gibi. süper yer miydi? değildi. parası, çevresi, sevdikleri orada olan birisi için yaşanabilir miydi? muhtemelen öyleydi.

iyi para kazanırsan, kendine küçük bir dünya kurarsan öyle kendi yağında kavrulup gidersin sanırım. yoksa türkiye'den gelişim beklemek bence hata. bizden bi halt olmaz. akepe gider bekepe gelir, biz toplum olarak çok ilkel ve cahil kaldık
0
der meister
(28.09.20)
Kotu haber, kendini dolgun bir maasa baglatip 40 sene ayni yerde calisip emekli olma modeli babyboomerlar ile sona eriyor. Bu saatten sonra maasin yolunu bekleyenlerin sonu buyuk husran olur. Bu durum yurtdisinda da pek farkli degil.

Iyi haber, 15 yasindaki sumuklu ergen, internette saklabanlik yaparak hicbir yatirim yapmadan, istihdam saglamadan, bir tane dandik bilgisayar ile eskiden fabrikatorlerin yaptigi kadar para yapabiliyor.

Diplomalarin artik pek bir ise yaramadigi enteresan bir donemde yasiyoruz, kafayi kullanan cok zengin olacak ve oluyor, olayi cozemeyen cogunluk daha da fakirleserek devam edecek, taki buyuk bir isyan cikana kadar, bu da dunyayi eninde sonunda buyuk bir savasa surukleyecek diye dusunuyorum..
0
cooperr
(28.09.20)
cok iyi olayi yakalamissiniz tebrikler. buradan asgari ucret artmasinin hicbir anlaminin olmadigini arkadaslar umarim anlar.
olay alim gucudur.
0
turbo sadık
(28.09.20)
soyle soyliyim, 10 yil once is hayatina basladigimdaki massimin dolar cinsinden karsiligiyla su anki ayni. o zaman yeni mezun comezdim su an yoneticiyim ama o kadar rahat para harcayamiyorum guvenip. o zaman tek basima avrupaya tatillere gidiyordum 3-4 ayda bir. simdi yapmaya kalksam altindan kalkamam. maalesef fakirlesiyoruz ve bu belirsiz bi sure daha boyle gidecek.
0
in vino veritas
(28.09.20)
@in vino'nun yazdığının üzerine baktım, 10 yıl öncekinden 200$ daha az şimdiki maaşım. Tek avantajım ev almak oldu, kredi taksidim sabit (1300 tl, kiralık ev bulamam şimdi olsa). Ya limon lazım oldu markete gittim, 4 limon 5 patates aldım, param yetmedi patatesi kasada bıraktım. Yurt dışına zaten üç yıldır fln gidemiyorum, önceden yılda en az bir kere giderdim. Şu an iki hesabımın birinde -300, diğerinde -900 tl bakiye var. Şu eksi bakiye olayı olmasa ek iş fln yapardım herhalde.
0
pati
(28.09.20)
(19)

kamuda eli yüzü düzgün bir maaş alan memur için...

avianthem
...istifa edip avrupa'da niteliksiz işçi olarak çalışmak ne kadar mantıklı?
...istifa edip avrupa'da niteliksiz işçi olarak çalışmak ne kadar mantıklı?
0
avianthem
(28.09.20)
duyduğum en mantıksız şey.
0
matilda
(28.09.20)
neden mantıksız olsun ki? danimarka'da mı yaşıyoruz?
0
nothing in my way
(28.09.20)
muhtemelen mutsuzdur o memur, mantıklı bir hareket olur. sabah zorla kalkıp mutsuz eve döneceğine, mutlu olduğun yerde yarı maaş alman daha değerli kendin için. hayat bir kere.
0
marlonbranda
(28.09.20)
Türkiye'de niteliksiz işçi olarak çalışmış ve bu yaşam tarzını benimseyebilecek ise (sadece iş ekseninde) mantıksız diyemeyiz.

"Gidebilmek" durumunun tamamen konu dışı olduğunu varsayıyorum.
0
himmet dayi
(28.09.20)
%2 mantıklı. Garsonluk mal eşya taşımacılık öyle kolay işler değil. Farkında değildir arkadaş ama daha bunun emeklilik planlaması var sağlık sigortası ıvır zıvırı var.

Türkiyeden çok fazla göç oluyor ama dönen de çok oluyor. Göçüp mutlu olan arkadaşlarım iyi şartları oluşturup gidiyor. Yurtdışına gitmek 3-0 geri de başlamak demektir. Öncelikle en az 3 şartta burdan iyi koşulları oluşturup gitmek olmalıdır amaç
0
avatar is back
(28.09.20)
Bu soruyu ancak sen yanıtlayabilirsin. Ben mesleğimi bırakıp beden işçiliği yapsaydım mutsuz olurdum çünkü yaptığım işi seviyorum ve aldığım para beni tatmin ediyor. Sen memnun değilsen niteliksiz bir işte çalışsan dahi mutlu olabilirsin. Bilemeyiz. Doğrusu veya yanlışı yok bunun. Tercih meselesi. Biraz bile şüphen varsa dene derim.
0
ruhen hastayim ben
(28.09.20)
10+ yildir almanyadayim.

bu sekilde gelen arkadaslarin 90% i geri dönüyor.

sadece memur degil, az bucuk plaza, iyi is yeri, devlette is tecrübesi olan arkadaslar gelip vasifsiz isler yapip tutunamiyorlar. dedigim gibi böyle hayallerle gelen kisilerin 90% i geri dönüyor.

Yapilir edilir diyen vasifsiz is yapmamistir büyük ihtimalle hayatinda.

vasifsiz calismak kolay degil. ben ögrenciligimde cok calistim almanyada, dönercide, firinda, depoda, fabrikada filan. iyiyi görmedigimden pek sallamadim ama simdi yapamam diyorum. ayni psikoloji ile türkiyede iyi isler yapmis arkadaslarda aynisini diyip mutsuz olup dönüyor.
0
duygusuzromantik
(28.09.20)
yurt dışında vasıfsız çalışacak birinin buraya kıyasla daha mutlu olacağını zannetmiyorum, hele ki memur ve düzgün maaşı varsa. özelde çalışsaydınız, maaşınız düşük olsaydı veya vasıfsız olsaydınız gidin diyebilirdim ama burası her türlü daha iyi. yurt dışında garsonluk yaparak mutlu olacağınızı zannetmiyorum, mutlu olsanız da 2 gün sürer.
0
rose parks
(28.09.20)
Memur olsam gitmezdim. Memurluktan kastım masa başı memurluk
0
OrangeYellow
(28.09.20)
bence gidilir, motivasyonla ilgili. mantıksız olduğunu sanmıyorum. türkiye'de en büyük problem ülkenin bir şey vaad etmiyor olması. geleceğe umutla bakabilen var mı çevrenizde? yarın bugünden daha iyi olacak, bugünleri atlatalım her şey düzelecek diye düşünen?

kazandığın paradan bağımsız bir umutsuzluk veriyor bu ülke özellikle belli bir düşüncedeki insanlara.o parayla güvenle, sağlıklı ve huzurlu bir çevrede yaşayamıyorsan neyleyeyim parayı diye düşünüyorum ben.
0
dahili meddah
(28.09.20)
Hangi ülke olduğuna bağlı. İskandinavya'ya gidilir.
0
elitoangelito
(28.09.20)
avrupa'da nereye gidecegine gore cok degisir. norvec de avrupa romanya da avrupa. daha once bu tarz bir iste calismamis el bebek gul bebek buyuduysen, cevap cok net: tutunamazsin, cok mutsuz olursun. bu sekilde olup work and travel yapamayan turkler var. ilk hafta ucaga binip geri eve donuyorlar.

biraz da kisiye bagli, daha once bu tarz islerde calismis bir memursa da neden olmasin.
0
ehti
(28.09.20)
10 yıllık katibim.

2 yıldır yeşil pasaportu kovalıyordum, geçen hafta cebime koydum. bu süre zarfında ehliyetimi yükselttim, src lerimi aldım, önümüzdeki hafta bi kaç iş görüşmesi yapıp olumlu olursa (uluslararası tır şoförlüğü) çat basıcam istifayı. mümkün olursa yurt dışında bir takım referanslar edinip oraya çökmeyi planlıyorum. becerebilirsek :)
0
lostys
(28.09.20)
Hic mantikli degil.

Avrupada is yapan birisi olarak yanit yazayim.italya limanda vasifsiz isciye 1800-2000 euro civarinda maaslar odeniyor.gencsen veya bunyen bu calisma modeline aliskinsa amenna ama 30 lu yaslarda agir iste calismamis,konforu yerinde olmus adamin bu tempoya ayak uydurabilme imkani yok.ki bizim iste gelen gemiyi karsila inen konteynerleri organize et,arac tamirlerine yardimci ol,yuk dengelemesi yap seklinde.bunu her gun yapiyorsun cogunlukla sigarayi tam icebilecek kadar bos vakitleri olmuyor.aksam is bitiminde paylasimli evlerine gidip yikanip bayiliyorlar.bu evler surekli sirkulasyon oldugu icin bakimsiz,insanca yasamaya uygun degil.

bu orta agirlikta bir is,daha kolayini soyleyeyim.lastik degistirmek.ne kadar zor olabilir ki.8-10 civata sokuyorsun,lastigi kenara cekip stepneyi takip olayi bitiriyorsun.hatta bu bijonlari sokmek icin sana kompresorlu tabancada veriliyor.bunu aksam serinliginde agacin altinda hobi olarak yaparsin.ama avusturya otobaninda viyadukte kar yagarken yapiyorsun bunu.sansina bijonlar kaynamis oluyor.elinde taslama aletiyle bijon kesiyorsun.içinden abidin bana üşümenin resmini çizebilirmisin duyguları geçiyor.

Herkeste bir kuzey avrupa rüyası var,uzaktan hoş görünüyor işte.güzel imkanla gidiyorsan başım üstüne ama ne iş olsa yaparımda bu iş depresyona çıkar.abartmadan söyeleyebilirim gelenlerin çoğu mutsuz,homesickler mi ararsın,arabeske bağlayanlar mı.bütün gün türk internet sitelerinde takılıyorlar,şekil 2a ben.gelmişsin işte zaten kurtulsam diyordun ne işin var türkiye deki siyasetle uğraşıyorsun hala,kapat o sayfayı ama olmuyor işte.sadece eksiduyuruda bile yurtdışına çıktıktan sonra duyuruda eskisine oranla daha fazla vakit geçiren bir sürü arkadas var.gelecem diyene gurbiler gibi köstek olmak yerine doğru yolu gösteriyor,yardımcı oluyorlar ,sor hepsine aynı şeyi söylerler vasıfsız gelme.
0
duptıs
(28.09.20)
Kimse dememiş neden vasıfsız işçilik diye?

Vasıfsızlık süresi ne kadar devam edecek? Bunun planı belli mi? 1-2 yıl dayanıp, dil veya iş niteliği kazanabilecek misiniz? Ömür boyu vasıfsız işçi mi olacaksınız? Yani her şeyi geçtim tamamen vasıfsız olarak başlasanız aynı işte devam edip yine öğrenirsiniz bişeyler.

Ama yukarıda yazanlara katılıyorum, ben trdeki gibi oturayım be ileri ne geri ööyle takılayım. Dil öğrenmeye de gönlüm yok, kültüre se adapte olamam derseniz olmaz.
0
jimjim
(28.09.20)
duygusuzromantik, dupts +1.

ben 23 yaşındayım, şuan aktif ılarak okulum devam ederken 4 aylığına ingiltereye geldim ( şuan londradayım ) tr’de el bebek gül bebek büyüyen, vakıfta okuyan, altında 400 bin tl’lik arabası olan biriydim, profili kafanda sen hesap et hayatımda zorluk görmedim desem yeridir.

burada vasıfsız iş yapıyorum ( 4 aylığına gelip tecrübe kazanma amacında olduğum için bunu bilerek geldim ) ilk hafta hiç yakıştıramadım kendime ve bol bol küfür ettim, ellerimi kir içinde görünce gözlerim bile doldu. ama şuan alıştım. iş vasıfsız evet ama ağır değil, çok rahatım çünkü akrabamın şirketindeyim. yaş olarak da en küçük ben olduğum için gocunmuyorum. diğer türlü kesinlikle ama kesinlikle çekemezdim, çalışma saatlerim çok rahat ve en az 1-1.5 saat molası oluyor işin.

Görece iyi şartları olmasına rağmen o işi yaparak hayatımı idame ettiremem, tek amacım bu sene mezun olup diplomayı aldıktan sonra burada kendi mesleğimi yapmak, ki yapabilirim. Diğer türlü yapmam, yapamam. Ama şöyle bir şey var, yaptığın işte gerçekten iyi olursan iyi paralar alıyorsun ve şansına bağlı rahat bi yer de bulabilirsin.

Bence önce mesleğine karar ver, ben ne yaparım ne yapmam de sonra yap. Yaşın varsa ki vardır 10x daha zor, uzaktan göründüğü gibi ne iş olsa yaparım sakın deme.
0
garavel
(28.09.20)
Yurtdisi memur zihniyetli, Turkiye'de kendince "duzgun" maasi birakip yurtdisinda cikip vasifsiz isci olacak adam icin hic de uygun bir yer degil. Benim tecrubem boyle tipler ya 5 seneyi goremeden kesin donus yapiyor, ya da balatayi siyirip yokolup gidiyorlar. Kosullar agir, hayata karafatma kontenjanindan girip yukselmeye calismak herkesin altindan kalkabilecegi birsey degil.
0
cooperr
(28.09.20)
Yurtdisinda hiç yaşam deneyimi olmayan insanlar genelde vasıfsız isçilerin bile 'kral gibi' yaşadığı bir izleniminde oluyor fakat iş öyle değil. Avrupa ülkelerinde de bir garson, temizlikçi ya da bulaşıkci olarak rahat bir yaşam suremezsiniz, para hesabı yaparsınız. Turkiye'deki vasıfsız isciye göre rahat yaşarsınız evet ama 'iyi ki avrupadayim, çok mutluyum' gibi bir şey olmaz. Üstelik ağır sartlarda çalışıyorlar gerçekten.
0
fraise
(28.09.20)
Tr de turizmci ile uğraşıyordum mis gibi işim güzel kazancım vardı ama tr’de mutlu değildim. Kaçtım gittim çok şükür işçilik yapıyorum ama mutluyum. Tamamen size bağlı olay mutsuzsanız artık gidip şartları umursamadan adapte olabilirsiniz.
0
Boris
(28.09.20)
(4)

şu projeksiyon cihazı nasıldır

owaki
https://banggood.app.link/SraVGbFQX9veyahttps://www.hepsiburada.com/blitzwolf-bw-vp1-lcd-projektor-2800-lumen-destegi-1080p-coklu-port-girdi-uzaktan-kumanda-yurt-disindan-pm-HB00000VTZU01-)https://www.sahibinden.com/ilan/ikinci-el-ve-sifir-alisveris-ev-elektronigi-ev-sinema-sistemleri-hitachi-ed-x22
banggood.app.link

veya

www.hepsiburada.com


1-)www.sahibinden.com

2-)www.sahibinden.com

3-)www.sahibinden.com

4-)www.sahibinden.com
-)Pahalı olmayan alternatif öneri alabiliriz
-)Cihazın iyi olup olmadığına nasıl karar verilir?
0
owaki
(24.09.20)
contrast ratio düşük bunda görüntü çamur gibi olur. çözünürlüğe aldanma.
0
nahtoderfahrung
(24.09.20)
ucuz etin yahnisi yavan olur, bu bana cok ucuz geldi kesin bir bokluk vardir bunda.
5-6 sene once bir tane benq w1070 aldim, sikintisiz kullaniyorum. O zamanlar $500 civari para vermistim. Simdi baktim TH685 diye bir model var mesela $750 civari. $150-200'e alacagin projektorun sagliklik performans verecegini dusunmuyorum, $500 civarlarina cikman lazim buyuk ihtimal. Bir de guzel bir perde cok fark ediyor, tavsiye ederim.
0
cooperr
(24.09.20)
Attığın blitzwolf vp1 modelinin üst modeli vp2 var bende gayet memnunum
0
nahtoderfahrung
(24.09.20)
Cozunurluk dusuk hepsinde, hic birisi Full HD degil. Ayrica ucuz olanlar genellikle cok sonuk oluyor, odada ufak bir isik kaynagi bile olunca izlemek hos olmuyor. Tabi contrast'in dusuk olmasi renkleri iyice belirsizlestiriyor daha da kotu yapiyor.

Bu tarz ucuz projektorler eger sadece kapkaranlik orada kullanilacaksa alinabilir bence.
0
Haldamir
(24.09.20)
(9)

Forkliftten anlayan ustalara sorum var

Depik
3 aydır forklift almak için bakınıyoruz. Daha önce bu işten dilimiz yandığı için bir türlü alamadık. Biz almadıkça fiyatlarda arttı gitti. 40 bin lira istedikleri ikinci ellere 70 bin lira istiyorlar şimdi.Bize 2 ton dizel bir forklift lazım. Yılda taş çatlasa 200 saat çalışır. 1 tondan fazla yük ka
3 aydır forklift almak için bakınıyoruz. Daha önce bu işten dilimiz yandığı için bir türlü alamadık. Biz almadıkça fiyatlarda arttı gitti. 40 bin lira istedikleri ikinci ellere 70 bin lira istiyorlar şimdi.
Bize 2 ton dizel bir forklift lazım. Yılda taş çatlasa 200 saat çalışır. 1 tondan fazla yük kaldırmaz. Forkliftçilerin topladığı iyi marka 15 senelik forkliftler ortalama 70-80 bin lira gibi. Çoğu 10 bin saat çalışmış, ağlatılmış makineler bence. Tamir edildi, hiçbir sıkıntısı yok dese de ben aldığımda sürekli arıza çıkartacak diye korkuyorum. Bunun yerine gidip 14 bin dolara jac, teu gibi çin malı forkliftlerin 0 ını almak daha mantıklı geliyor bana. Zaten aleti zorlamayacağım aldım mı da uzun süre kullanırım diyorum. Sizce hangisi daha mantıklı olur?
0
Depik
(24.09.20)
200 saat is makinasi icin cok cok az. ki zorlanmayacak diyorsun. o zaman -garantisi olmasi adina- sıfıra bakardim kendi adıma.
0
unabomber
(24.09.20)
www.tekzen.com.tr

www.haselvitrin.com

Belirttiğiniz saat aralığı ve tonaj için neden bütçenizi delesiniz ki ? Gayet iş gören aletler var piyasada, bunları da araştırın derim.
0
synax
(24.09.20)
@synax bunlardan var ama forklift gibi iş görmüyor :(
0
🌸Depik
(24.09.20)
manito ya da bekolu loader baktiniz mi?
0
turbo sadık
(24.09.20)
Kiralasiniz?
Bir fabrikada staj yaparken yapilan projede kiranin onlara daha karli olacagini hesaplayip kiralamaya başlamışlardı.
Bir de bir nokta var; fabrikada bir bölgede yerde demir/celik bir alan vardi. Lastik parcaliyordu surekli. Benim aklima gelmemisti bu nokta ama calisacak yer de aklınızda olsun ek masraf vs diye.
0
logisticsmanager
(24.09.20)
cin mali alacaksaniz, saticidan satis yaptiklari 10 20 musterinin bilgilerini rica edin, sonra 3 5 arayin sorun memnunlar mi diye.
0
oscar
(25.09.20)
forkliftler günümüz şartlarında her işyerinde olması gereken bir araç gerçekten. bir istifinizi bir yerden bir yeremi taşıyacaksınız, yüklerinizi ağırlığı nedeniyle kaldıramıyormusunuz, gerek kullanım kolaylığı gerekse hız bakımından sizin şirketinize birçok getirisi olacaktır. forkliftler size yardımcı olsada bir o kadar fiyatları konusunda göz karartıcı. bunun için forklift satın almak yerine forklift kiralama konusuna göz atabilirsiniz.

www.tekmakistif.com
0
kardelen53
(17.10.22)
İşletmenizin forklift ihtiyacını karşılamak için yüksek maliyetlere katlanmanıza gerek yok! Kiralık forklift hizmeti ile bakım, onarım ve yedek parça gibi ek masraflara girmeden işlerinizi kolayca halledebilirsiniz.

✔ Esnek kiralama seçenekleri (Saatlik, günlük, haftalık, aylık)
✔ Bakımlı ve güvenilir forkliftler
✔ Düşük maliyet, yüksek verimlilik

İhtiyacınıza uygun forklift kiralama çözümleri için Sahibinden.com veya litef.com.tr sitelerini ziyaret edebilirsiniz.
0
turkuazonline
(20.02.25)
@turkuaz

hocam biliyorum ekmeginin pesindesin de ilan 2020 tarihli, arkadas covidden sag cikmamis bile olabilir..

sal bizi allahasen..
0
cooperr
(20.02.25)
(10)

Yanlış öğrendiğim şeyin doğrusunu kabullenemiyorum

ya ben lan neyse
duyuşsal olarak değil, bilişsel olarak.araba kaldırmayı yanlış biliyormuşum, bugün doğrusunu öğrendim, içşmden doğrusu için sürekli "yok ya öyle değildir." diyorum.sizde de var mı? yaşla ilgili mi acaba? ünv biteli 12 yıl oldu.
duyuşsal olarak değil, bilişsel olarak.

araba kaldırmayı yanlış biliyormuşum, bugün doğrusunu öğrendim, içşmden doğrusu için sürekli "yok ya öyle değildir." diyorum.

sizde de var mı? yaşla ilgili mi acaba? ünv biteli 12 yıl oldu.
0
ya ben lan neyse
(23.09.20)
eskiden sözlüğün logosunun üzerine gelince şöyle bir şey yazıyordu:

"bir insanın bildiğini zannettiği bir şeyi öğrenmesi imkansızdır"
0
tabudeviren
(23.09.20)
evet var, herkeste hem de...

bir insanın yanlış bildiği şeyin doğrusunu öğrenmesi, sıfırdan öğrenmesinden kat kat daha zordur. en çok da öğretmenler bunun ceremesini çeker :)
0
invictae
(23.09.20)
"insan bildiğini zannettiği bir şeyi asla öğrenemez" Epiktetos. yuvarlarsak 2000 yıl önce söylemiş zaten.
eksisozluk.com
"bi de bilse sorardı, sorsa bilirdi" paradoksu var :-)
0
ankarakecisi
(23.09.20)
hiç yok. hatta öyle hiç yok ki, bazen doğru bildiğim ama sonradan yanlış olduğuna ikna edildiğim bir şeyin aslında gerçekten doğru çıktığı olur. bu konuda biraz daha omurgalı olabilirdim ama genelde zararını görmedim.
0
Bruce
(23.09.20)
ben de mezun olali 12 sene oldu oyle bir durum yok da, arabayi kaldirmanin nesini yanlis biliyordun onu merak ettim.
0
cooperr
(23.09.20)
Önce durumu kabullenmek gerek.Motor becerilerin çoğunda yaşanır bu durum. Üç hafta içinde çözülür siz doğrusunu uyguladığınız sürece.
0
artemisisis
(24.09.20)
Davranış ve düşüncelerinize egonuzun müdehale etmesinden kaynaklanan bir durum.
Buna ne kadar izin vermezseniz, o kadar kabullenme olur, hatta kabullenme değil durum normal bir hal alır sizin için.

- he öyle miymiş? ok anladım

der geçersiniz. olması gereken bu aslında.
0
awareim
(24.09.20)
Ben yıllarca çamaşır deterjanına tursil demiş adamım bana koymaz
0
olaylar olaylar
(24.09.20)
ahahah, Turkiye il haritasini kafamda yanlis ogrenmisim. yillardir duzelmiyor... izmir aklimda daha kuzeyde, diyarbakir daha guneydoguda, ankara daha solda vs
0
camussar
(24.09.20)
Hayır.

Direkt uyum sağlarım.
0
hayirsiz
(24.09.20)
(7)

31 beden pantolon giyen erkek duyurucular

blue eyes white dragon
75 kg civarında bir bireyim. En son iç çamaşırı almamdan 1 sene geçti kiloda değişiklik yok. Hangi beden giydiğimi unuttum. Malum denemesi de yok bu meretlerin.Nedir sizde beden ölçüsü.Aldığımda hemen kesiyorum kağıtlarını:)
75 kg civarında bir bireyim. En son iç çamaşırı almamdan 1 sene geçti kiloda değişiklik yok. Hangi beden giydiğimi unuttum. Malum denemesi de yok bu meretlerin.

Nedir sizde beden ölçüsü.

Aldığımda hemen kesiyorum kağıtlarını:)
0
blue eyes white dragon
(23.09.20)
31 zor gibi 32 daha iyi olur
0
freebird5406_2
(23.09.20)
boy kaç? boy 1.70, ve 75 kiloysanız başka olur. boy 1.80 ve 75 kiloysanız başka olur.
0
fever
(23.09.20)
ben 1,80 boyum var 79 kilo olduğumda 33 beden giyiyordum
0
nahtoderfahrung
(23.09.20)
kac beden giyecegin boya gore degisir.

20 sene once 72-73kg dolaylarinda gezinirken iken 32 giyiyordum, boy 1.80.
0
cooperr
(23.09.20)
Ölçü her marka ve modelde değişiyor. Sabit bir cevabı yok.
0
pass
(23.09.20)
Boy 170 kilo 75 olan mavinin jake-30 beden kotunu giyen birisi olarak iç çamaşırında; alt giyimde L beden alıyorum, üst giyimde M beden alıyorum. Bir sorun yaşamıyorum. Yalnız üst giyimde m bedene de temkinli yaklaşmak gerek etek boyu bazen kısa olabiliyor atletlerde. Görerek almakta fayda var üst giyimi.
0
creedwar
(23.09.20)
186 boy 90 kiloyum 31bel 32bacak kot pantolon aldım geçen hafta.
0
alperz
(23.09.20)
(6)

Yeni bilgisayar aldığımda içinde ofis oluyor mu?

osssy
Gidip bir teknomarketten ya da internetten windows 10 yüklü bir bilgisayar alırsam ofis programlarını kullanabiliyor muyum?
Gidip bir teknomarketten ya da internetten windows 10 yüklü bir bilgisayar alırsam ofis programlarını kullanabiliyor muyum?
0
osssy
(23.09.20)
Hayır. Belki 30 günlük deneme vs vardır
0
fezagezgini_4
(23.09.20)
30 gün sonra word dosyası oluşturamıyor muyum yani?
0
🌸osssy
(23.09.20)
Hayır satın alman, üniversite vs. yolu ile edinmen veya malum yollar ile edinmen gerekecektir.
0
cursor
(23.09.20)
aylık 40 lira :D onedrive ile birlikte ödüyorum her ay.

Çok stilli bir şeye ihtiyacın yoksa, bedava Libre Office de işini görebilir. Karşı tarafa pdf atıyorsan özellikle.

Online çözüm de Google Drive'ın yazı aracı. "Dokümanlar". Çoğu işini görür aslında, docx olarak da çıktı alabilirsin.
0
nhk ni youkosu
(23.09.20)
Haziran ayında Vatan Bilgisayar'dan bilgisayar aldım. Office programı 1 senelik beleş verdiler. Devam ediyor mu bilmiyorum.

Gayet reklam oldu ama bilginize.
0
put it in your appropriate place
(23.09.20)
deneme surumu cikar +1

aylik odemeye gectim bende, ayda $10 civari veriyorum sikinti yok. Yeni surum cikinca otomatik olarak kendini yeniliyor vs.
0
cooperr
(24.09.20)
(16)

İlerde kırmızı ışığı görünce nasıl duruyorsunuz?

ya ben lan neyse
3. viteste gidiyorsunuz mesela. ilerde kırmızı ışığı gördünüz. manuel araba. yavaşlamaya başladınız.hız düştükçe vitesi küçülte küçülte mi durursunuz? 3-2-1 şeklinde3. viteste aracı ışıkta durdurup araç sabitken ya da hareket etmeden mi hemen önce mi vitesi 1'e alırsınız.
3. viteste gidiyorsunuz mesela. ilerde kırmızı ışığı gördünüz. manuel araba. yavaşlamaya başladınız.

hız düştükçe vitesi küçülte küçülte mi durursunuz? 3-2-1 şeklinde

3. viteste aracı ışıkta durdurup araç sabitken ya da hareket etmeden mi hemen önce mi vitesi 1'e alırsınız.
0
ya ben lan neyse
(22.09.20)
Vites küçülterek
0
irene
(22.09.20)
Hiç birinci vitese düşüp durmadım ben.ışığı görünce ayağımı gazdan çekip yavaşlayıp bardığım noktada fren yapıyorum,sonra kalkış için bire takıyorum.
0
duptıs
(22.09.20)
3-2 şeklinde vites küçülterek duruyorum. 1. vitese inmiyorum, çünkü araç "rev match" yapılsa bile öne çok fazla yığılıyor.

Edit: 2. viteste yeterince düşük bir hıza ulaştıktan sonra boşa alıp duruyorum.
0
vhdl
(22.09.20)
bunun olmasi gerekeni sudur:

fren yaparken deviri takip ederek daha da guzeli sesi dinleyerek hacmi kontrol etmektir. yani once 2 ye sonra yavasladikca 1 e. bu sayede sadece frenle degil, motoru da kullanarak yavaslarsiniz.

araciniz 1.2 bir aracsa 1 e inmek mantikli cunku 2 de kaldiramazsiniz. genel olarak da 1.5 dci min ve uzeriyse 2 ye dusup 2 de kalkabilirsiniz tabi bu biraz daha debriyaj gaz ayari ister.
0
baldan kaymak
(22.09.20)
Boşa alıp süzülüyorum arabayla
0
mirafiori
(22.09.20)
Yanlış bir şey mi yapıyorum bilmem ama ben boşa alıp duruyorum genelde.
0
buff
(22.09.20)
3-2 yapiyorum ben.
0
invictae
(22.09.20)
@mirafiori, @buff +1

hakkaten yanlış mı yapıyoruz?
0
braveheart xakah
(23.09.20)
fren, debriyaj ve 3'ten boşa alıyorum
0
heidi'nin dedesi
(23.09.20)
tembel gunumdeysem bosa alip suzulurum. eger Colin Mcrae gunumdeysem, 3-2-1 yapma olasiligim artar.
0
cooperr
(23.09.20)
yağmurlu karlı sıkıntılı bir havaysa 3-2 yapıp boşa alıyorum, kuru ve sıcaksa direkt boş + fren.

eğer yeni kırmızı yandıysa kalkmadan önce boşta duruyor, sarı yanınca 1'e alıyorum. kırmızının sonuna yetiştiysem 1'deyken ayak debriyajda duruyor. ama bu kötü bir şey sanırım, araba 65 bin km'deyken debriyaj balatasını değiştirdim.
0
plutongezegendegilmi
(23.09.20)
yanlış yok tabi ama vites küçülterek yavaşlamanın minik avantajları var.

araç boşta yavaşlarken yakıt tüketmeye az da olsa devam eder, viteste tüketmez.
motor freniyle yavaşlamak fren balatalarının ömründen yemez.

soruya cevap: ben bazen yapıyorum, genelde üşeniyorum.
0
bruges
(23.09.20)
3. vites çok yüksek hız değil demek. Böyle durumda direkt boşa almak çok büyük hata değil. Ama yakıt sarfiyatını artırır. Araç viteste iken gaza hiç basmazsan sıfır yakıt tüketir. Ama boşa alırsan motor, 800 devir civarında çalışabilmek için yakıt tüketir. Yine de dediğim gibi 3. vites çok yüksek hız olmadığından vitesi hiç değiştirmeden frenlemeye başlayıp motor devri 1000'in altına düşerken boşa alıp tam duruş yapılabilir. 2. vitese alıp yavaşlamak hem daha güvenli hem daha ekonomik. 1. vitese almak doğru değil. Birinci vites sadece aracı kaldırmak içindir araç 2 km/sa hızda gidiyor olsa bile ikinci vitese alınıp devam edilir normalde. Yavaşlarken birinci vites kullanılmaz. Şanzımana yazık. Zaten yürüyen araçta birinci vitese almak, duran araca göre biraz daha zor olur.

İşin bir de güvenlik boyutu var. Atıyorum 40 km/sa ile gidiyorsunuz 3. viteste. Direkt boşa alıp yavaşlamak isterseniz araç stop edebilir. Nasıl oluyor demeyin, yüksek devirden bir anda 800 devire düşmeye çalıştığında stop edebiliyor. Birkaç kez başıma geldi. Giden araç stop ederse birçok sistem doğru çalışmaz. Direksiyon hidrolik poması durur ve direksiyon çok sertleşir. Fren keza düzgün çalışmaz. Pedal en üstte sertleşir ve çok zor tutar ki en tehlikelisi bu.
0
himmet dayi
(23.09.20)
@himmet dayi, 3. viteste 150+ yapan ortalama binek araçlar var. Yani arabasına göre değişir.

Bu sorunun cevabı aslında oldukça uzun, tecrübeli bir şöför bu kararları melekeleriyle yapar, düşünmez. Cevabın uzun olmasının sebebi karşılaşılabilecek bir sürü durum olmasından kaynaklı.

Kırmızı ışık yandı :
1) En önde sen duracaksın 3-2-arkadan gelen durabilecek mi kontrolü-stop-boş.
2) En önde sen duracaksın, ışıklarda saniye göstergesi var ve hızını ayarlarsan durmadan geçebileceksin 3-2-gazla
3) Önünde araba var, ama en önde durabileceğin bir şerit var, aynayı kontrol et-şerit değiştir-3-2-gaz veya stop
4) En önde sen duracaksın, saniye göstergesi yok ama diğer kavşakların ışıklarını görebiliyorsun ve nereye kırmızı yandıktan sonra sana yeşil yanacağını biliyorsun 3-2-gazla
5) Arkadan birisi sıkıştırmış veya süratli geliyor, sarı yandı, niyetin durmak ama arkadan sellektör/korna geldi, duramayacak veya seni zora sokacak kavşağı kontrol edip 3-2-gazla
6) Yokuş yukarı ışık koymuşlar, kırmızı yanıyor ama hızını ayarlarsan geçebileceğine inanıyorsun, 3-2-1-gazla

Diğer sorun için de bir kaç seçenek var

1) Işıkta durdun, saniyeden veya diğer kavşakların ışıklarından sana ne zaman yeşil yanacağını biliyorsun, 10sn kala vitese takarım.
2) Işıkta durdun yeşilin yanmasına daha çok var ama torpidodan bir şey alacaksın, sigara arayacaksın, telefondan bir şeye bakman lazım vs. Bu sırada 1'e takar hazır beklerim, bu sayede en öndeysem en kötü ihtimal korna yerim veya sağımdaki solumdakiler hareket eder etmez ben de hareket edebilirim
3) Kırmızıda duracağım ama aynadan bakıyorum hızlı sayılabilecek bir araç geliyor özellikle kamyon, otobüs gibi ağır vasıtalar. Birinci viteste beklerim en öndeysem kaçabileceğim bir fırsatım olsun isterim. Önümde araç varsa da diğer şeritlere kaçabilecek manevra için mesafe bırakırım
4) Sarı ışık arkasına anında kırmızı yandı ve ben durmak için çok hızlıyım 3-2-1 ile kompresyon sayesinde abs'yi mümkün olduğunca devreye sokmadan durmak için vites düşürürüm.

Daha aklıma gelmeyen bir sürü ihtimal ve bunlara göre davranış şekli(m) vardır.
0
kimlanbu
(23.09.20)
Yakıt sarfiyatı hariç güvenlik sebebiyle araç hareket halindeyken boşa alınmamalı.

Boşa almak fren güvenliği açısından tehlikeli, fren sistemi motor kompresyonundan aldığı hava ile destek görür, boşa atarsak bu basınç azalır ve fren etkisi yumuşar.

Fren pedalına ayağımızla bastığımızda westinghouse fren yağını merkezlere basarken motordan hortumla ile alıdığı basınçlı havayı kullanır, araç boştayken kompresyon düşeceği için bu basınç az olur.

Yapılması gereken ayağı gazdan çekip yavaşlamayı beklemek, mesafeye göre hız fazlaysa frenle yavaşlamaya destek olmak.

Durmaya yakın da boşa almak gerekli, yani araç "lan al artık şu aracı boşa" diyene kadar vitesde kalabiliriz.

Vitesi sürekli düşürmek zorunda değiliz.
0
John Bloor
(23.09.20)
sinegin yagini cikartmaya gerek yok. uzun mesafe ise debriyaj fren yapin vitesi bosa alin. ayaginizi debriyajdan cekin durana kadar. durdunuz. kalkarken bire takin. ya da yesil yandi hiza gore tekrar vitesi takin.
ufak mesafelerde bosa alarak fren yapmak size zzarar vermez. eskiden otobusler ve araclar arabanin bosta daha fazla yaktigini bilmiyordu. rampalarda hep bosa alirdi. az yakmasi icin, bu durumda da fren yapilinca sisme ve duramama sorunu olur. isiklarda yapacagin fren seni zorlamaz yani. zaten kapaga kadar vurur araba ucuncu vitesten durma hizina kadar debriyajsiz zaten inme sansin yok 5 kmye geldin mi araba vuruntu yapar tekler. seve sebe debriyaja basacaksin yani bosa gececek araban.
0
turbo sadık
(23.09.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.