Giriş
(11)

180 binde golf alınır mı? Almanya

lion de la Turquie
1. Elden ve servis bakımlı ve kazasiz. 2016 model benzinli dsg şanzımanlı. Alınır mı 9500 eur fiyatı var.
1. Elden ve servis bakımlı ve kazasiz. 2016 model benzinli dsg şanzımanlı. Alınır mı 9500 eur fiyatı var.
0
lion de la Turquie
(22.09.20)
Türkiye'de kapış kapış gidiyor, neden alınmasın.
0
neymis
(22.09.20)
Ilk sahibiyse ve servis bakimliysa alinabilir. Ama 2016nin dsgsini araştırmak lazim. Dsg olmasa çok güzel olurdu yani.
Onun dışında fiyatı Fransa'ya göre uygun gibi, Almanya'ya göre normal olabilir. Ama 4 senede bu kadar km yapacak insan az oldugu icin araba da yok pek baktigimda.
0
logisticsmanager
(22.09.20)
almanya gibi bir ulkede ben olsam 200bine merdiven dayamis golfe 9500 avro vermem.
gerekirse ustune biraz daha koy, turkiye'de binemeyecegin bir arac al. yurtdisinda yasayip golfe bineceksen zaten yurtdisinda yasamanin bir anlami yok diye dusunuyorum.
0
cooperr
(22.09.20)
almam abi, bi kere geliyosun şu hayata döşlanddasın, kıy paraya 19-20 bine ne 5 serisi, audi a6 vsler var. affetme 15–16 mlfdl
0
garavel
(22.09.20)
80 bin km altındakiler ne kadar mesela? 11 bin euro civarıysa 180 bindeki aracı almazdım.

Hee bende 190 binde Polo var. Memnun muyum? Çok memnunum.
0
himmet dayi
(22.09.20)
Yıllık 45 bin çok fazla . Her yıl dünyanın etrafını bir kere dönmüş. Ben olsam almam
0
mutlu yillar sana
(22.09.20)
Alınır, araç bu kadar kilometre yaptığına göre genelde uzun yolda kullanılmıştır. Ve uzun yol aracı yıpratmaz.
0
fever
(22.09.20)
Çok daha iyi arabalar alınabilir 9500’e +1
0
but that was just a dream
(22.09.20)
alma 100bin üzeri her otomatik şanzıman risklidir.
0
mikahakkinen
(22.09.20)
ya alınır alınmasına da neden golf ki?

golf kullanıcısıyım çok iyi araba ama almanya'dayım diyorsunuz. hiç olmaz ise audi falan bakın derim.

ayrıca 2016 için o km biraz fazla uber falan mı yapmış bu kişi?
0
jamiro
(22.09.20)
Bana cok geldi km icin. Daha yeni arkadasa 2011 c200 aldik 9500’e.

Donanim nasil ekstra neler var?
0
c1b2k3
(22.09.20)
(7)

sermayesiz ortaklık

atcapar
X ve Y kişisi düşünelim. X kişisinin sermayesi var ama iş konusunda bilgisi, tecrübesi yok. Y kişisinin ise bilgisi ve tecrübesi var ama sermayesi yok. Bu iki kişi kendi aralarında anlaştılar. Sermayesi olan kişi olmayana dedi ki seni yüzde 15 ortak yapacağım, işe beraber başlayalım. Firma sahibi b
X ve Y kişisi düşünelim. X kişisinin sermayesi var ama iş konusunda bilgisi, tecrübesi yok. Y kişisinin ise bilgisi ve tecrübesi var ama sermayesi yok. Bu iki kişi kendi aralarında anlaştılar. Sermayesi olan kişi olmayana dedi ki seni yüzde 15 ortak yapacağım, işe beraber başlayalım. Firma sahibi ben olarak gözükeceğim seni sözde yüzde 15 ortak olarak göstereceğim ama resmiyette göstermeyeceğim istersen kendi aramızda ortaklık sözleşmesi yapabiliriz ama şirket benim adıma kurulacak. Y kişi de arkadaşına güveniyor ve kabul ediyor. Bu durumun artıları ve eksileri neler olabilir sizce? sermayesiz ortaklıklar normalde ne şekilde işliyor? fikirleriniz nelerdir? sermayesiz ortaklıkta yüzde 15 fazla mıdır yoksa normal midir?
0
atcapar
(21.09.20)
Konuya profesyonelce hakim değil ama bence kesinlikle az ve kesinlikle dostuna güvenmesin.
Benim babam da amcama çok ama çok güveniyordu üstelik %50 ortaklardı ve imza yetkisini kullanarak ağzımıza sıçtı...

Resmiyette ortaklık talep edilmeli...

Ve tüm sorumluluk, iş ve karlılık getirisi tecrübelinin üzerinden olacaksa bence %15 çok az...
(Kar ortağı mı bu arada?)

Bu sektöre, yatırılan sermayeye vb değişebilir gerçi.

Ben olsam sağlam maaş + % 24-40 arası bekleti yapardım.
0
gadlemler
(21.09.20)
"Firma sahibi ben olarak gözükeceğim seni sözde yüzde 15 ortak olarak göstereceğim ama resmiyette göstermeyeceğim istersen kendi aramızda ortaklık sözleşmesi yapabiliriz ama şirket benim adıma kurulacak"

bunun kabul etmek icin enayi olmak lazim. boyle is yapilmaz.
0
rm
(21.09.20)
Sermayesi olan kişinin yakın çevresinde para,borç vb. konularda nasıl biri olduğuna dair arama tarama çalışmaları yapmak lazım önce.

Yine sermayesi olan işi öğrendikten bir süre sonra diğerine: al kalan paranı (ya da hiç bir şey vermeyip), buraya kadarmış.. diyerek onu devre dışı bırakabilir.

Bu arada %15 çok az görünüyor.

Y kişisi, arada ciddi güven varsa dahi Her türlü kendisini sağlama almalı. Malum ortam şu sıralar daha çok kaygan

(Bu konularda uzman değilim. Sadece şüpheleri dile getirdim)
0
Erva
(21.09.20)
1- is baska arkadaslik baska. herseyin kagida dokulmesi lazim yoksa ilerde cok buyuk olasilikla sikinti cikacak.

2- bence herkesin bir miktar para koymasi lazim, birisi "benim param yok ama tecrubemi koyuyorum" seklinde ortakliga girince benim tecrubem %99 is patliyor. parayi olcu olarak kullanmak kolay, tecrubeyi nasil olceceksin? Neden %25 yada %5 degil de %15, bunu nasil belirledin? bir suru sikinti..
0
cooperr
(21.09.20)
Tecrübe yokken para beş para etmez. Yüzde 15 i kim teklif ediyorsa baya kurnazmış. İşler iyi giderse kendi sermayesi sayesinde oldugunu iddia eder kötü giderse diğeri yüzünden. Aynı şekilde bir ortaklık kurdum. Ben sıfır sermaye ortagım 250 bin TL koydu. Ben yüzde 60 o yüzde 40 alıyor. Altı sene parası bankada üç kuruş faiz kazanıyordu şimdi 600 bin TL değerinde özsermayemiz ve aylık 30 benim 20 bin onun net geliri var.hem işi bilen hem güveneceğin biri varsa sen taviz vereceksin. Çok biliyorsan da tek başına yapacaksın nasıls paran var. Yok karşındakinin tecrübesinden ve karakterinden çok emin değilsen de hiç yola çıkmayacaksın . Sonra hiçbir sözleşme ve yüzde hesabı bir işe yaramaz. Tecrübe en büyük sermayedir.
0
deer hunter
(21.09.20)
ortaklık birbirini öpme sanatıdır. parası olan kazanır.

kredi çeksin %50 ortak olsun.
0
kveldulv
(21.09.20)
tecrubelerim ile sabit olarak,

1-ortak bir ise yapmayin; es-sevgili, arkadas, aile ya da baskasi ile yurumesi cok ama cok zor oluyor

2-istediginiz her sey resmi olarak gorunsun. 3 ay sonra her seyi ogrenip size de bay bay dememesi icin bir sebebi yok, yasal olarak ortak bile gorunmeyeceksiniz cunku

3-sermayesiz ortalikta yuzdesel olarak bir oran karsiligi yoktur, sektore, rakama vb. olarak degisir. kimi sozlesmelerde onbinde 1 bile cok kiymetliyken kimilerinde %25 bir ise yaramaz bile
0
sweetoffice
(21.09.20)
(13)

99 depremi hakkındaki ilk entry'nin 2000'de girilmesi

ryhmer
Tuhaf değil mi? Sözlükte yazan da az değilmiş o zaman. Yoksa yazılanlar mı silinmiş?
Tuhaf değil mi? Sözlükte yazan da az değilmiş o zaman. Yoksa yazılanlar mı silinmiş?
0
ryhmer
(20.09.20)
99'da girilen entry az ancak depreme dair girilmiştir illaki. büyük ihtimalle silinmişlerdir.
0
rose parks
(20.09.20)
herkes depremde soka girmisti, belki internete erisim vs firsati bulunamamis olabilir ama o da en fazla iki uc gun gecikmeye neden olur, muhtemelen baska basliklar vardir ama bulamadim
0
exlibris
(20.09.20)
Bi sey olunca (simdiki gibi) kostur kostur sozluge yazma modasi olmayabilir. Ki zaten agir bir psikolojik olaydi, belli bi zaman sonra insanlarin eli gidip yazmis olmasini normal karsilarim. (Eger oyleyse)
0
invictae
(20.09.20)
ekşi sözlük'ün ilk zamanları muhtemelen günlü tarihli entry girilmiyordu.

o gün girilen bazı entry'ler var depremle ilgili şuradan bakabilrsin.

eksisozluk.com

eksisozluk.com
0
aziz dostum jack
(20.09.20)
(bkz: deprem) başlığının ilk entry'si 17 Ağustos 1999'da girilmiş.
0
vhdl
(20.09.20)
internet o zamanlar çok yaygın değildi. sosyal medya kafasıyla kullanım hiç yoktu
tv ve gazetelerin çok baskın olduğu dönemler. olanlar da silinmiştir muhakkak
0
deranzo1
(20.09.20)
Evet sözlüğün ilk dönemlerinde, o dönem yaşanan önemli toplumsal olaylarla ilgili entry'ler çok az cidden, bunu ben de hep merak etmişimdir.

Mesela 17 Mayıs 2000 Galatasaray Arsenal maçının da ilk entry'si 2003'de girilmiş. Baya enteresan.

Muhtemelen yukarıda yazdıkları gibi ya silinmiştir ya o dönem sözlükte entry'ler gün tarih formatında girilmiyordu.

Keşke kanzuk falan çıkıp aydınlatsa
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(21.09.20)
bence de o zamanki kullanıcılar diye silindiyse entry'ler de gitmiştir. uefa kupası konusu da garibime gitmişti benim. o zamanlar sözlükte kimse yokmuş gibi bir hava oluyor böyle entry göremeyince.

yalnız, "eski ekşi sözlük iyiydi" deyip duruyoruz ama deprem başlığındaki ilk entry'nin saçmalığını gördünüz mü? deprem oluyor, on binler ölüyor, şahıs dalga geçiyor. "şöyle mizah, böyle mizah", "ironi" vs. diye de savunulamaz bence.
0
hlot
(21.09.20)
Merhaba.
Ben o depremi merkezinde yasadim. Aklima sozlugun s si bile gelmedi. Aylarca kendime gelemedigim icin internetle de isim olmadi. Zaten o donemlerde internet ortami simdiki kadar genis degildi.
Ayni deprem simdi olsa sanirim kendimi toparladiktan ve ailemin saglikli oldugundan emin olduktan sonra sozluge girerdim.
0
nax
(21.09.20)
bence 2 nedeni var:

1) aziz dostum jack +1
o zamanlar tarihli bir baslik acsan aninda ucardin herhalde.
tarihli baslik belasini basimiza bela eden baslik su:
(bkz: 1 temmuz 2004 karnımın acıkması)

2) interneti birak telefonla 3-4 hafta hereke'deki yakinlarimiza ulasamadik. O zamanlar zaten internet dial up idi, telefonlar da sadece konusmak icin kullaniliyordu.
0
cooperr
(21.09.20)
17 ağustos 1999 gölcük depremi diye entry girsen uçma ihtimalin yüksekti o zamanki kafada.

bir de ekşi'yi kullanma zihniyeti o zaman öyle değildi. zuxxi'de de yoktu. irc'de de bir yerlerde fazlaca öyle konuşulmadığını hatırlıyorum. günlük hayatımızda tv falan izlerken ailelerimiz "vah vah, hadi kızım dayan kurtaracaklar" falan gibi tv ile konuşma ritüelleri vardı sadece. ben o zamanlar lisedeydim okulda da fazlaca konusu geçmedi. biz kıyı egede olduğumuzdan da olabilir bilmiyorum.
0
alperz
(21.09.20)
evet, ben şu an aydınlandım. bence net açıklaması şu: o zamanlar bir olay olunca "bir şey olmuş, hadi bunu sözlükte tartışalım, herkes ilk iş olarak sözlüğe girsin" diye bir adet yoktu. böyle bir şey "gelişmemişti".

sözlüğe sadece kavramların tanımını yapmak için falan giriyorlardı.

o yıllarda da interneti kaç kişinin kullandığı meçhul zaten. çevremdeki kimsenin evinde interneti yoktu. olan da elinde bir kartla şifreyle az az giriyordu, kotayı aşmaktan ödü kopuyordu.
0
hlot
(21.09.20)
kota değil dakika. hangi kota? önceleri dakika sayardık. sonradan yaygınlaşınca saat hesabına çevirdiler. saati 1 milyon falandı 145'in. bir de iss'ye ayrı para bayılıyorduk. KOLAY MI LAN İNTERNETE GİRMEK?
0
alperz
(21.09.20)
(10)

Şu an Avrupa'da pizza ustası veya pizza dağıtan elemana 5000 Euro verilen

Fusha
Bir ülke var mıdır?
Bir ülke var mıdır?
0
Fusha
(18.09.20)
Pizza ustası elbet vardır. Kurye yoktur
0
glamdr1ng
(18.09.20)
5000 euro avrupa standartlarinda cok yuksek bi miktar (ozellike ele gecen net miktar 5000 ise). asgari ucretin 1600, iyi ajanslarda calisan tasarimcilarin 2500-3000 ve yazilimcilarin 3500-4000 euro kazandigi bi cografya. pizza ustasi olarak 5000 euro net kazanmak icin ancak pizza restorani ortagi olmak gerekir bence.

ornegin Londra'da Franco Manca sevilen bi pizzaci, is ilanlarina bakarsan saatine brut £8.5 veriyor, zaten asgari ucret saati £8.

yani cok mumkun degil
0
try again fail again fail better
(18.09.20)
archmage mahmut
(18.09.20)
pizza ustasinin Avrupanin herhangi bir yerinde net 5k almasinin neredeyse imkani yok belki michelin yildizli olan, set menuleri en az €250-€300 olan restaurantlarin sefi bu paraya yaklasabilir ama zaten o seflerde ya restaurant sahibi ya da ortagi oluyorlar.

Pizza dagitim elemanlari heryerde asgari ucret arti bahsis calisirlar, bu da hicbir yerde 2.2k yi falan gecmez, cok guzel bahsis alsa bile.
0
nurigagarin
(18.09.20)
Monaco'da ya da isvicre'de lüks yerlerde belki. Yoksa 5bin euro net cok cok yuksek bir para. Endüstri örneği verirsek bu para 50 yaslarina gelmis direktör maaşı. O da büyük şehir büyük firma.
Bu parayi kazanacak pizza ustasi gidip 4 euroluk mozzarella ile calismaz da truf mantari falan koyar pizzaya diye düşünüyorum. Çünkü o maaş başka türlü cikmaz.
0
logisticsmanager
(18.09.20)
pizza dagitan adam alamaz o parayi. Dagitimi yapanlar gocmen, 2.3. dunya tayfasi cogunlukla dil mil de gerekmediginden alt gelir grubu kuryeciler. bahsis olayi var ama gene de dusuk kalir kuryecinin aldigi. Usta da zor alir gibi geliyor bu sartlarda covid nedeniyle. Turizmin zirve oldugu sehirlerin gobegindeki mekanlarda ya da lux restaurantlarda usta sefler alir daha fazlasini bile alir. Zincir restauranlar Domino, Franca mancalar dogru duzgun para vermez, onlar sef, usta bile istemezler, robot gibi calisan ortalama adam lazim onlara.
0
neverletyougodown
(18.09.20)
5k+ euro brüt uzman yazılımcı maaşı Avrupa'da.
0
bruce mclaren
(18.09.20)
net maaş olarak 5000eur gerçekten büyük bir meblağ dendiği gibi. çok zor. belki liechtenstein olabilir zira 10 tane dağıtıcı vardır zten.
0
prodeq
(18.09.20)
refah ulkesi demek herkesin zengin oldugu degil kimsenin fakir olmadigi ulke demektir.
0
baldur2
(19.09.20)
luks bir restaurantta deneyimli isim yapmis bir sefin aylik net olarak o rakama ulasma olasiligi var. ha bunu sadece pizza acarak yapacagini zannetmiyorum, baska meziyetlerinin de olmasi lazim.

obur taraftan paket dagitan eleman olarak ayda 5000 civari para yapan tek bir kisiye denk geldim, o da ne dagittigini soylemiyordu ama pizza dagitmadigina eminim :)
0
cooperr
(19.09.20)
(10)

Yuh çok kilo almışım

top_secret
Geçen sene diyetisyene gittim 100 kilo civarındaydım. 127 olmuşum 1 sene de. 130a dayandık. Acil bir önlem almalıyım dimi? Bana akıl verin.Boy:1.82
Geçen sene diyetisyene gittim 100 kilo civarındaydım. 127 olmuşum 1 sene de. 130a dayandık. Acil bir önlem almalıyım dimi? Bana akıl verin.

Boy:1.82
0
top_secret
(18.09.20)
Az ye reyiz. Bol su iç. Bi de günde 5 km yürüdün mü toparlarsın yakında
0
glamdr1ng
(18.09.20)
Diyetisyen doğru hareket olur. Hedefin min.100 olsun yine. Demek verebiliyorsun, iradene hakim olabiliyorsun, vücudun da müsait. Devam o zaman.
0
pass
(18.09.20)
evet acil önlem almalısın
az ye. bu kadar basit
0
dafuq
(18.09.20)
Diyetisyene gittikten sonra ne oldu? Eger surekli kilo alma durumu varsa "3 ay diyet yapayim" kafasi her zaman daha yuksek kilolara donmeye mahkumdur. Yemek aliskanliklarini degistirmek lazim.
0
fortisvita
(18.09.20)
surdan bakin, obese oluyor sanirim www.nhs.uk
0
neverletyougodown
(18.09.20)
@fortisvita diyetsyenden memnun değildim. Verdiği liste iki 10 kilo verdim. Sonra ben bu listeyi kendimde uygularım neden para veriyorum dedim. Sonra listeyi uygulamayı bıraktım. Yeni diyetisyen buldum ama gitmedim. Çünkü gittiğimde kan değerlerimi görmek isteyecek ve ben asla aç karınla kan veremiyorum. Öyle saçma bir döngüye girdim. Kan değerlerime bakmayan birini bulursam yine başlayacağım
0
🌸top_secret
(18.09.20)
50 kilo fazlan var. yemegi azalt, ekmek, makarna, pilav, seker gibi seyleri birak, bol bol yuruyus yap.
0
cooperr
(18.09.20)
120 kilo bir hanım kızımızın (boy 1.47) 99a inmesine yardımcı olup, çok şımarınca bırakmıştım. Yap dediklerimi hatırım için yapıyor moduna girmişti.
Şekeri bırakacaksın, spora başlayacaksın, if yapacaksın. Bu üçünü harfiyyen yaparım diyorsan birkaç püf noktası daha verebilirim.
0
Mirket
(18.09.20)
ketojenik diyet araştır. inanılmaz tok tutuyor, hızlı sonuç veriyor, beyin olarak çok zinde oluyorsun, uykuların verimli hale geliyor.
0
prodeq
(18.09.20)
aralikli oruc. hem yapmasi kolay, hem de hizli sonuc veriyor.
0
damba
(18.09.20)
(7)

evde spor/ kürek cekme aleti

eclskn
Ben yaklasik 4 ay kadar spor yaptim gerek freeleticsle gerek nike´la. Fark gördüm fakat istedigim randimani alamadim. Bu yüzden agirlastirmayi düsünüyorum bu isi. Kaslarim da zayif. ve ayrica bel fitigim var. Biraz arastirdim Evde en etkili kas yapimini artici spor ip atlama ve kürek cekme, ip atlam
Ben yaklasik 4 ay kadar spor yaptim gerek freeleticsle gerek nike´la. Fark gördüm fakat istedigim randimani alamadim. Bu yüzden agirlastirmayi düsünüyorum bu isi. Kaslarim da zayif. ve ayrica bel fitigim var. Biraz arastirdim Evde en etkili kas yapimini artici spor ip atlama ve kürek cekme, ip atlama bel fitigimi patlatir, kürek cekmeyle bel fitiginin bi baglantisini bulamadim.

Sorum su, sunu almak sizce deger mi, kullanan öneren var mi? Yer sikintisi yok tasinabiliyo.
www.decathlon.com.tr
Fiyati cok pahali gelmedi bana almanya´da yasiyorum burda bi tik daha uygun sanirim.
0
eclskn
(18.09.20)
Bu kürekle ilgili daha önce de soru sorulmuştu, orada verdiğim cevabı kopyalıyorum:

"Bahsettiğin alet Domyos'un küreği sanırım, adamlar direnç mekanizması için lastik kullanmışlar, bir işe yaramaz, onu kullanacağına olduğun yerde zıpla daha efektif bi çalışma olur, Concept2 gibi bir şey almayacaksan piyasadaki kürekler genelde tırt cihazlar oluyor direnç mekanizması işlevsiz olduğu için."
0
angelus
(18.09.20)
Ben de bir onceki soruda eski model bir concept2 onermistim. Bu linkini attiginiz urunden uzak durun derim.
0
kif
(18.09.20)
Kardiyo için ekipman almak çok mantıklı değil, fiyat/performans açısından bakınca. Merdiven çıkabilirsin. Fıtık üzerinde çok bir baskısı olmaz. Çok da sağlam nabız yapar.
0
arnold schwarzeneger
(18.09.20)
Bunun spor salonlarındaki gibi kilo ayarlı olması lazım bence. Onu da içeren bir spor istasyonu alınabilir.
0
havadakarada
(18.09.20)
belfitiginiz varsa kuregi tavsiye etmem. 2000-2005 arasi itu denizlicik fakultesinde kurek takimindaydim. kurek kadar insani yipratan bi spor yok galiba. avuc iclerim hala nasirlidir. derim mi yenilenmiyor nedir. kaldilar oyle.
0
turbo sadık
(18.09.20)
Concept vücudu çalıştırır ama bel fıtığına uygun değil.
0
asteriks
(18.09.20)
5 sene kurek cektim, su anda bel fitigim var. Ben kurektendir diyorum ama 20 senedir sikintisiz cekenleri de taniyorum. Genetik de olabilir, o yuzden kurek kesin bel fitigi yapar denemez, ama beli zorladigi kesin.

Concept2 disinda baska aletler de denedim ama bence alayi cop, sulu olanlar dahil. Kurek isine gireceksen Concept2'dan sasmamak lazim. Cok iyi form tutarsin ama eziyetin kralidir, ayri mesele.
0
cooperr
(18.09.20)
(8)

bu iki pil birbirinden farklı mı ?

sislerrr
15 senelik tartıma ilk defa pil aldım ve çalışmadı. acaba pilde mi sıkıntı var ?
15 senelik tartıma ilk defa pil aldım ve çalışmadı. acaba pilde mi sıkıntı var ?
0
sislerrr
(17.09.20)
yeni olan stickerli olan mi? eger oyleyse o stickeri cikartip denemen gerekebilir. koruma amacli jelatin sanirim o
0
exlibris
(17.09.20)
Çıkardığınız pilin üzerindeki kodu okuyun CR2022 gibi bir kod yazması lazım. Ona göre alırsanız nokta atışı olur.

~Tabi etiketi sökmeden taktığınız aklımın ucundan geçmedi :D
0
hedep
(17.09.20)
Düğme pillerin de kodları oluyor, en yaygını cr2032

Üzerlerinde de yazar, yandan baktığında pillerin kalınlıkları farklı olabilir
0
freebird5406_2
(17.09.20)
CR pillerin ayni capta olanlari genelde birbirine uyuyor ama exlibris +1 diyorum kabak gibi etiket gordugum icin.
0
yoggi
(17.09.20)
geçen hafta aynı muhabbeti annemle yaptım. anne sen misin?

etiketi çıkart çalışacak :)
0
ozdek
(17.09.20)
hocam üstünde etiketi çıkartmanız gerektiğini ifade eden bir görsel var. okuması olmayan insanlar bile anlasın diye çizim yapmışlar =( bence sıkıntı tam olarak pilde olmayabilir.
0
eşki sözlük yazarı
(18.09.20)
tamam vurmayin adam öldü.
0
cooperr
(18.09.20)
etiketi çıkarıp denendi, yine de çalışmadı :) cr2022 kod yazan pil aldım ve çalıştı.
0
🌸sislerrr
(18.09.20)
(3)

Spor salonu ya da stüdyoya gidiyor musunuz?

jeanne duval
Covid-19 sürecinde spor salonuna ya da pilates stüdyosuna gidiyor musunuz? Mesela birebir dersler mantıklı mı bu süreçte. Hocayla yalnız ve mesafeli olacağınız?
Covid-19 sürecinde spor salonuna ya da pilates stüdyosuna gidiyor musunuz? Mesela birebir dersler mantıklı mı bu süreçte. Hocayla yalnız ve mesafeli olacağınız?
0
jeanne duval
(16.09.20)
Benim parasını ödediğim ama pandemiden dolayı devam edemediğim özel derslerim var. Hocayla birebir. Bu aralar tekrar başlamayı düşünüyorum. Çünkü bu sürecin uzunca bir dönem daha devam edeceğini anladım. Ertelemek birşeyi değiştirmeyecek gibi. Zaten bütün türkiye düğünlerde tatillerde fink atıyor.
0
lapris
(16.09.20)
Spor salonu uyeligimi iptal ettim martta, pandemi cozulene kadar ben olsam gitmem. Acik havada yuruyorum.
0
cooperr
(16.09.20)
Pilates çok fazla oksijen açığı oluşturmuyor. 2 taraf da maske takarak yapılabilir. Covid açısından riski sıfırlamıyor ama.
0
arnold schwarzeneger
(17.09.20)
(3)

Linkedin 101

Ven
Selam, LinkedIn hesabı Google aramalarında doğru adrese işaret etmeye ek olarak ne gibi artılara sahip? Networkunuzun gelişimine katkı sağladı mi? Ek Soru: Network nasıl geliştiriliyor/geliştirilir?
Selam,
LinkedIn hesabı Google aramalarında doğru adrese işaret etmeye ek olarak ne gibi artılara sahip? Networkunuzun gelişimine katkı sağladı mi?

Ek Soru: Network nasıl geliştiriliyor/geliştirilir?
0
Ven
(16.09.20)
İş başvurularının tamamını artık linkedin üzerinden yapıyorum. Benim için başka bir işe yaramıyor. Türkiye'de network geliştirsen ne olacak. Adamlar komik video paylaşıyor linkedin'den.
0
himmet dayi
(16.09.20)
kafa avcilarinin radarina girmeye yardimci oluyor, IK sirketlerini takip et. Bana her 3-4 ayda bir birisi oradan yuruyor, kafama yatarsa mulakata giriyorum. Son isime boyle girdim. Bahsettigim yurtdisinda oluyor bu arada TR'de linkedin ne kadar etkili bilmiyorum.
0
cooperr
(16.09.20)
Son isimi bulmami Linkedin sagladi + yurt ici ve disi butun firmalar nerede ilan acarlarsa acsinlar linkedinde de paralel ilan aciyorlar.
0
cleric
(17.09.20)
(11)

Yurt dışında yaşayan duyurucular

ms brownstone
Yaşadığınız ülkeye ne kadar zaman önce, kaç yaşındayken ve ne şekilde yerleştiniz? İstediğiniz kadar ayrıntı verebilirsiniz ve ülke ismi de yazarsanız güzel olur.Şimdi Türkiye’de yaşayan ancak hayatının bir dönemini yurt dışında geçirmiş olanların da cevaplarını bekliyorum tabii.
Yaşadığınız ülkeye ne kadar zaman önce, kaç yaşındayken ve ne şekilde yerleştiniz? İstediğiniz kadar ayrıntı verebilirsiniz ve ülke ismi de yazarsanız güzel olur.

Şimdi Türkiye’de yaşayan ancak hayatının bir dönemini yurt dışında geçirmiş olanların da cevaplarını bekliyorum tabii.
0
ms brownstone
(16.09.20)
1 yıl italyada yaşadım okul için. Staj dönemi geldiğinde çalışma izni çıkmayınca geri dönmek zorunda kaldım:(
0
suicides underground
(16.09.20)
2017-25-evlilik-fransa.
0
logisticsmanager
(16.09.20)
25. Yas gunumde geldim. Tam 6 sene oldu. Avustralya.
0
baldur2
(16.09.20)
24 yaşında sydney'e gittim, 1,5 yıl kadar yaşadım. mühendis vizesi.
27 yaşında almanya'ya geldim, 1 yıldır buradayım, yüksek lisans.
0
bohr atom modeli
(16.09.20)
22 yaşımda 6 aylığına Fransa -eğitim
24 yaşımda 2,5 aylığına Almanya -staj
26 yaşımda 6 aylığına ABD -eğitim
27 yaşımda Hollanda - yüksek lisans ve doktora
0
but that was just a dream
(16.09.20)
Belcika 6 ay once 35 yas. Burada is buldum, isverenim is iznimi ayarladi. Elektronik Muhendisiyim.
0
cleric
(16.09.20)
2009-2010 arasinda Berlin'de yasadim. EVS yapmistim o zaman. Yas 24 idi.
2019 Haziran ortasi yani 34 yasindayken Isvicre Cenevre'ye tasindim. Sirket ici transfer oldu. Calisma iznimi sirket ustlendi. Hala buradayim.
0
interview with the vampire
(16.09.20)
temmuz 2019'da 31 yaşında şirket içi transfer ile Almanya.
0
japon askeri
(16.09.20)
2019da, 28 yasindayken, gocmenlik ile Kanada'ya yerlestim. Gocmenlikle gelince calisma izni derdi olmadigi icin kendi alanimda is bulup calismaya basladim, ama esim is bulamadi hala. Fakat tek maas ile Turkiye'deki standardimizin uzerinde bir hayat yasiyor, neredeyse ayni birikimi yapiyoruz.

Sahsi dusuncem, keske daha erken gelseymisim.
0
taurina
(16.09.20)
2001, 18 yasinda, kanada, universite icin geldim boka battim.
0
cooperr
(16.09.20)
22 iken Erasmus ile geldim, mezun olup, 24 yasimda Master yapmaya gelip kaldim. Vize görevlisinin içine sinen 'yerleşme' sınırsız iş sözleşmesini gostermemle, sonra da vatandaslıgı almamla oldu.
Ülke: Almanya.
0
buf-e kür
(16.09.20)
(4)

2010-2012 yillarinda uretilen en sağlam alman

lion de la Turquie
Mercedes E BMW 5 Audi A6 Opel Insignia VW PassatBütçe olarak değil de sağlamlık olarak hangisi üzmez? Bozulduğunda Mercedes çok mu pahalı parçalari?Kullanıcı yorumlarını almak harika olurdu.Araba dökülür ama parçası ucuzdur lakin bu bizi üzer. BMW perde ve VW lerde dökülme durumu daha çok diye duydu
Mercedes E BMW 5 Audi A6 Opel Insignia VW Passat

Bütçe olarak değil de sağlamlık olarak hangisi üzmez? Bozulduğunda Mercedes çok mu pahalı parçalari?

Kullanıcı yorumlarını almak harika olurdu.

Araba dökülür ama parçası ucuzdur lakin bu bizi üzer. BMW perde ve VW lerde dökülme durumu daha çok diye duydum teyide muhtacım.

Otomatik alınacak.
0
lion de la Turquie
(16.09.20)
mercedes e ve diğerleri olarak düşünmelisin. passat zaten d segment olduğu için diğer katogeriye girmez. w212 e kasalar bir önceki w211lere göre daha sorunlu diye duydum. bmw zaten kronik arızaları olan bir araç. audilerin 2013e kadar şanzıman sıkıntısı yok. yani alman arabalarının parçaları diğer ülke üretimlerine göre daha pahalı. mesela c180 ön adaptive far 10bin tl falan kurla dahada artmış olabilir. sağlamlık olarak mercedes konfor olarak mercedes. hız olarak bmw. atiklik olarak audi diyorum ama araçları kullananlara daha iyi yorum yapar.
insigniayı bunların yanında konuşmak anlamsız.
0
mikahakkinen
(16.09.20)
Otimatikse passat ve audi yi hemen eliyoruz.
0
luluki
(16.09.20)
oncelikle 10 yasina gelmis luks arac her turlu bas agritir, butce olarak hazirlikli olman lazim.

sikinti cikartma olasiligi olarak benim deneyimim bmw>merso>audi seklinde.
insignia ve passat konusunda bilgim yok ki zaten ayni klasman degil.
0
cooperr
(16.09.20)
bizde w210 var, ilk sahibi sayılırız çeşitli yerlerinde pas sorunu(kronik) haricinde sanılanın aksine herhangi bir arızası olmadı. 270 bin civarında şu an. w211'lerde pas sorunu da yok hatta en sorunsuz kasası diye geçiyor bazı yerlerde benim param olsa temiz bir w211 alırdım.
0
mirty
(16.09.20)
(17)

Almanya emekli maasi

plastikposet
Almanyada emekliler 1000 Euro aliyormus. En ucuz kiralik ev 500-600 olsa naisl geciniyor bu adamlar. Tamam gida ucuz ama onla bitmiyor ki. Yoksa devletten aldiklari maas disinda ek gelirler mi var.
Almanyada emekliler 1000 Euro aliyormus. En ucuz kiralik ev 500-600 olsa naisl geciniyor bu adamlar. Tamam gida ucuz ama onla bitmiyor ki. Yoksa devletten aldiklari maas disinda ek gelirler mi var.
0
plastikposet
(15.09.20)
Ulan Almanya'da emekli olan adamın da evi yoksa ölsün zaten. Türkiye'de emekli maaşı ne kadar? 1900 lira falan. Kiralar ne kadar?
0
himmet dayi
(15.09.20)
ulana gerek yok. Bir tatrtismada gecti de merak ettim. Bunu söyleyen koyu bir tayyibist
0
🌸plastikposet
(15.09.20)
hemen aklıma bu video geldi.
www.youtube.com
0
sutlu nescafe
(15.09.20)
Oradaki ulan sana değil, emekli olup da ev alamamış Alman vatandaşa edilmiş bir şeydi. Yanlış anlamışsın.
0
himmet dayi
(15.09.20)
Almanya'da kiran haricinde eline 400 euro'dan az para kaliyorsa devlet yardimi alirsin. Ki ayrica emeklilerin cogu eski kiracilar, kiralari nispeten yeni nesile göre daha uygun. Ama dediginiz gibi gecim sikintisi büyül yine de.

Ayrica ev almak falan öyle oturdugun yerden ahkam kesilecek seyler degiller. Fakirlik dünyanin her yerinde var.

Bu konuya dair güzel bir video:

youtu.be
0
bosver nicki
(15.09.20)
*Büyük

Ah yukarida biri linki vermis zaten ayni videonun, görmemisim.
0
bosver nicki
(15.09.20)
Almanya'da emekli olana kadar en az bir ev bir yazlik aliyorlar zaten.
0
crown
(15.09.20)
Oranin yerlisi baby boomerlar bir sekilde yirtti, hayat onlarin gencliginde daha ucuzdu, maaslar yuksekti, bir miktar servet yaptilar su anda onu tirtikliyorlar, sadece emeklilige bagli degiller. Kenarda kosede birikmisi yatirimi olmayan gocmen bir suru adam emeklilikte ulkesine geri donuyor. 1000 avroyu cebine koyup ucuncu dunya ulkesinde hayatta kaliyor.

Biz ilerde ne yapacaz ben onu dusunuyorum, hayat pahali, maaslar dusuk. Yatirim yapmak neredeyse imkansiz, gelen gidiyor. Millennial ve sonraki neslin emekliligi bence baya sikintili gececek..
0
cooperr
(15.09.20)
Almanyanın merkezi yerlerinde oturmuyorsan gayet 300 euroya düzgün evler var. Yoksa istanbul-izmir-ankara-bursa gibi yerlerde zor ama zaten oralarda geçtiyse hayatın iyi kazanmış ve bi ev almışsındır zaten
0
Unde bach canim
(15.09.20)
Yaslilik bazilari icin esittir fakirlik demek Almanya´da. Emekli maaslarinda alt sinir yok. Ek gelir yok, eger emekli maasi cok az ise otomatik olarak issizlik geliri (harz4) aliyorlar. Ozellikle bir kuruma bagli calismayan sanatcilar icin buyuk sorun yaslilik.

80 yasinda ve duzgun giyimli, sise toplayan dedeler nineler var ek gelir icin.

300 Euro ile nerede daire tutuluyormus? 3 odali eve 1300 civarinda oduyorum buyuk bir sehirde. 300 Euro ile ancak Dogu Almanya´nin cok kucuk koylerinde bir yer bulunur. O fiyat hic inandirici degil.
0
buf-e kür
(15.09.20)
Yani şimdi fransa'dayim ama sonucta benzer olaylar. Aynı muhabbet burada da var.
Bir kere evet emekli olunca maas dusuyor. 1000 euro almak icin ne kadar az maas almak lazim bilemiyorum açıkçası. Ben kendim icin simulasyon yaptığimde 1800 civarı cikiyor.
Yalniz dünyanın hiçbir yerinde emekli maaşı (devletin verdiği) hayatinizin sonuna kadar krallar gibi yaşayın diye verilmiyor. Ben su an her ay maasimin yüzde en 10-20sini kenara koyuyorum. Daha fazla olsa daha fazla koyarim. Ki esim çalışmıyor daha, o da calissa heralde bir asgari ücreti yatirim yaparim (1200 civarı).
Her şeyin çok güzel gittigini düşünsek ve ben her ay ev kredisi vs çıkartıp 500 euro koysam kenara 3bin euro ile başlasam dedim simülasyonda; duz faiz hesabi ile 15 senede 95bin euro yapiyor.
Hadi söyle diyim 40 sene calisip 150 bin biriksin. Bu 20 sene boyunca her ay 625 euro ek maaş demek.

Yani her ülkede olduğu gibi damlarken biriktirirsen böyle emekli maaşı falan dert etmezsin. O turistik yerlerde gördüğümüz kisiler 40 sene calisip halen kira veren kisiler değil.

Bahsettiginiz gibi hiçbir şey yapmayip yillar boyu asgari ücret geçinip ondan da hiçbir şekilde biriktirememis ve ev vs alamamis kisiler vardir. Ama bunun nüfusa orani ne kadardir tartisilir.
0
logisticsmanager
(16.09.20)
@buf-e kür mesela bremen. 300-400 arası ortalama 60 m2 evler var gayet. Ha siz türkiyeden alışık 120-150 m2 sevdalısıysanız doğrudur, o fiyata zor ama onlarda 600-700 euro. Zaten emekli insan 2 kişi olur 60 m2 gayet yeterli

Ayrıca buna neden şaşırdığınızı anlayamadım. Türkiyeden örnek verecek olursak; esenler gibi bir yerde caddeye yakın yer 2000 tl kira iken sakaryanın hendek ilçesinde kira 500 lira. Oran olarak gayet anlaşılır.
0
Unde bach canim
(16.09.20)
"Yoksa devletten aldiklari maas disinda ek gelirler mi var."

Yani evet Almanya gibi zengin gelismis bir ulkede 60 kusur yasina kadar calistiysan emeklilik icin kendin ekstra para biriktirebilmis olman varsayimi var sanirim. Aksi takdirde hayat zor.
0
hot potato
(16.09.20)
deutsche welle’de bununla ilgili bir haber vardı. almanya’da emeklilerin çok zor geçindiği, aşırı fakir hatta ülkenin en fakiri olduklarıyla ilgili.
m.dw.com
0
ozgur bir kusun hatirati
(16.09.20)
bu kadar dusuk maas alinmasinin sebebi o kisinin hayati boyunca duzenli calisip, duzenli prim odememesi. almanyada her ay verilen maas bordrosunda o ay emekli olsan ne kadar emekli maas alacagin yazar. belli bir maasa ulasman icin de duzenli olarak prim odemen gerekir. genelde serbest calisanlar, ya da uzun sure issizlik maasi ile gecinenlerin en buyuk problemi budur, emeklilikte maaslari dusuk olur.

ama o kisi gecinemezse "hartz 4" denilen sosyal yardim alabilir. ornegin kira yardimi gecim yardimi vs. eger bir kisi 1000 euro emekli maasi alip 800 eurosunu kiraya veriyorsa, devletten kirasin odemesini isteyebilir. ama sosyal yardim alan bir kisi oyle kafasina gore araba vs. alamaz, ya da tatile giderken bile izin almalidir.
0
emrahday
(16.09.20)
Özetin özeti:

- Almanya´da minumum emekli maasi yok. Ne ödediysek prim olarak, o geri geliyor. (Devlet memurlugu statüsü disinda. Onlarin emeklilik odemeleri daha iyi.) Sosyal bir yapidan bahsetmek guc, bunu iyilestiren bir AB ülkesi icin bkz: Avusturya!

- Zaten ucu ucuna yasayan freelancer, birikim yapamiyor, odedigi prim de cok az.

- Uzun süre "minijob" yapmis is, okul, bolum degistirmis insanlar, yine az prim odediklerinden emeklilikte alacaklari para komik rakamlar olarak kaliyor.

- Tek basina cocuk yetistiren bireyler, kenara para koyamiyor. Emekli maasi neyse, onla gecinmek zorunda, dolayisiyla iyi bir isi olsa da, hayat standarti cok dusecek emeklilikte.

- Bircok gocmen, multeci (sadece simdikileri degil, 50-60 sene oncesinin gocmenlerini de katmak lazim, Rusya Almanlari mesela) cok cesitli nedenlerle, ornegin onceki egitimini kanitlayamiyor, orta yasta dahi ilk basamaktan baslamak zorunda, dolayisiyla az prim odeyip, emeklilikte aclik sinirinda yasiyor.

- Bir kere uzun issizlik yasarsaniz, is bulmak, hayata tutunmak sosyal nedenler sebebiyle de cok zor Almanya´da. Basari odakli bir toplumsal sistemi var. O ip koptuysa, devlet yardimina bagimli hale gelebilirsiniz.

- Ek gelire muhtac olacak kadar az prim yatirdiysaniz, otomatik olarak Harz 4 aliyorsunuz, emrahday bahsetmis ne acili bir sistem oldugundan.

Kiralar asiri sekilde artiyor, sadece buyuk sehirlerle sinirli degil, suradaki haritada sehir yazip, kira artis oranlarini gorebilirsiniz. Bu da bizim generasyonun emeklilikte ac kalma nedeni olacak sanirim!(www.zeit.de)
0
buf-e kür
(16.09.20)
Simdi biraz araştırınca anladimki fransa ile almanya cok alakasizmis bu konuda. Fransa emeklilikte cok daha iyiymis. Yani
Tabi bu sebepten Almanya bütçe fazlasi verirken fransa borç yapiyor...
Neyse bu sebepten benim dedigim kısım bu konu basligi icin önemsiz. Yalnız ben hala dünyada her emeklinin düzgün yaşadığı bir yer olduğuna inanmıyorum. Biraz baktigimda internette daha kimsenin evet bizde süper emeklilik sistemi var dedigini görmedim ama almanya gibi sürekli bütçe fazlası veren bir ülkenin de bu konuda bu kadar geride olması oldukça garipmis.
0
logisticsmanager
(16.09.20)
(8)

covid sizce en çok hangi sektörleri negatif etkiledi?

Transa
sb
sb
0
Transa
(15.09.20)
Turizm :'(

Aglamiyorum gozume bir sey kacti.
0
boyle buyurdum
(15.09.20)
Benim gordugum en kotu etkilenenler havayolu ve cruise sektorleri. Ozellikle havayollari nasil toparlanacak bilmiyorum, herhalde onumuzdeki senelerde sacma sapan bilet fiatlari gorecez ki zaten ucuz degildi.
0
cooperr
(15.09.20)
Kendi istatistiğime göre dışarda bişey yiyip içmiyor, hiç bir mekana gitmiyor, eve sipariş de vermiyoruz. Ayrıca kıyafet vs türü şeyler almayı bıraktım. Tatil, gezi gibi atraksiyonlar yok.
Ve sıfır kırtasiye alışverişiyle sezona girdik. Gerçi geçmiş yıllar aldığım kalem kağıt üç beş yıl götürür:)
Negatif etkilediğim sektörler ilk anda bunlar
0
epitaf
(15.09.20)
eğlence sektörü, özellikle de bağımsız çalışan müzisyen kesim.
0
orpheus
(15.09.20)
Kültür-sanat sektörü, eglence sektörü, havayollari. Benim icin en onemlisi kultur-sanat. Sonra eglence sektoru.
0
kuehles blondes
(15.09.20)
diğer cevaplara katılıyorum. ek olarak, bunu söyleyince belki tuhaf gelecek çünkü araba satışları arttı -özellikle ikinci elde- ama otomotiv sektörü. nedenine gelince, pandemi nedeniyle firmalar üretim yapamadı, bu nedenle otomotiv sektöründe ikinci çeyrekten itibaren %30'luk bir daralma görüldü, bu oran yaz dönemiyle birlikte arttı (yazın özellikle avrupa otomotiv endüstrisinde üretimin yavaşlaması ve yine özellikle her sene ağustos ayında gerçekleşen bakım amaçlı kısa süreli fabrika kapatmaları da bunda etkili) aynı durum inşaat sektörü için de geçerli ama bu kadar yüksek oranlarda değil. yani talep yüzünden değil ama, pandeminin çalışma hayatını etkilemesi yüzünden iş gücü azaldığı için otomotiv ve inşaata yönelik malzeme üretim sektörlerinde azalma var.

en yüksek artışlardan biri tabi ki temizlik ve hijyen ürünlerinde, ama sadece maske ve temizlik kimyasallarından bahsetmiyorum. sağlık sektörüne yönelik koruyucu kıyafet, yine sağlık sektörüne ve ek olarak turizme yönelik tek kullanımlık çarşaf, nevresim, yastık kılıfı gibi ürünler, yine sağlık sektörüne, turizme ve ek olarak kuaför ile berberlere yönelik tek kullanımlık havlular -turizm kötü etkilendi, evet ama turizm sadece eğlence ve kültürden ibaret değil, sonuçta zorunlu seyahatler de bunun bir parçası-, temizlik bezleri ve mopları gibi ürünlerde -özellikle bu son ikisinde çılgıncasına- artış oldu. en azından benim ve çalışma arkadaşlarımın gözlemleri bu şekilde.
0
pasp
(15.09.20)
sektör demeyeceğim ama küçük ve orta düzey esnafın çoğu tükendi. sağda solda açık görünen işletmelerin alayı iflas yasağı kalkınca birer birer dökülecek. ben öyle turizmmiş havacılıkmış üzülmüyorum. bunlar en kötü ihtimalle milyonlarla oynayan insanlar. esnaf öyle değil. çok kırılgandı, kırıldı.
0
KidLazer
(15.09.20)
Tiyatroların durumu çok kötü.
0
pass
(15.09.20)
(3)

erkek kol epilasyon?

ShadowOfMoon
https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn%3AANd9GcQjl419WUTwMNXQLGz-LXh48a2Et53t3tsErA&usqp=CAUkol kıllarım bu tarz. yoğunluk o iç bölgeye giden sınırda. sırf orası için yaptıracaktım ama epilasyon uzmanı korkuttu beni. şekli bozulur daha çoğalır vs dedi.göğüs koltuk altı için gidiyorum. oral
encrypted-tbn0.gstatic.com

kol kıllarım bu tarz. yoğunluk o iç bölgeye giden sınırda. sırf orası için yaptıracaktım ama epilasyon uzmanı korkuttu beni. şekli bozulur daha çoğalır vs dedi.

göğüs koltuk altı için gidiyorum. oralar da azaldı. kol kadar az değildi tabi oralar.

ama kol için niye durum farklı onu anlatamadı tam. ben de korktum yaptırmadım.oysa bedava hakkım vardı. hata mı ettim sizce?bir daha gidersem yaptırayım mı

bakınca kol derimi görebiliyorum yani boşluk çok var
uzaktan kızıl ışın atılan . alexander sanırım tür olarak da
0
ShadowOfMoon
(14.09.20)
Devam ettirmezden şekli bozulur kesin de o yoğunluktaki bir kıl için gerek yok bence.
0
pass
(14.09.20)
ne epilasyonu abi baska bir seyi dert edin kendine.
0
cooperr
(14.09.20)
Linke tıklarken ne göreceğiz acaba dedim normal bir kol cıktı. Sal kendini hocam.
0
dre mithatoğlu
(15.09.20)
(4)

Diş çürümesinin hızı nelerle bağlantılı?

northern eagle
dişlerim çok sağlıksız. bir tane tam çürük var (dişçiye gideceğim) ve bugün diğer başka bir üst dişimde de kararma farkettim. Genel olarak diş çürümesi neleri yeyip yememekle ile ilişkili oluyor? Şu an pandemiden ötürü biraz çekimserim dişçiye gitme konusunda ama dişçiye gidinceye kadar veya dişçide
dişlerim çok sağlıksız. bir tane tam çürük var (dişçiye gideceğim) ve bugün diğer başka bir üst dişimde de kararma farkettim. Genel olarak diş çürümesi neleri yeyip yememekle ile ilişkili oluyor?
Şu an pandemiden ötürü biraz çekimserim dişçiye gitme konusunda ama dişçiye gidinceye kadar veya dişçiden sonra bu çürüme sürecini nasıl yavaşlatırım?
0
northern eagle
(14.09.20)
Diş fırçalayarak. Yemek yediğiniz zaman dişinizde kalan yemek artıkları bakteriler tarafından yenir/öğütülür bunun sonucunda asidik sıvılar meydana gelir. dişi çürüten budur. bakteriler de şekeri ziyadesi ile sevdiğinden şeker yemek dişleri çürütmenizi tetikler. ama şeker yedikten sonra dişleriniz iyi fırçalarsanız şeker artığı kalmazsa pek bir şey olmaz. ama takdir edersiniz ki her bir şey yedikten sonra dişlerimizi fırçalamıyoruz.

Dişinizi iyi fırçalamanız gerekir. diş ipi ve arayüz fırçası kullanmanız dişinizi korumada önemlidir. hatta ileri seviyeye taşıyarak ağız duşu kullanabilirsiniz.

www.hepsiburada.com

Genel olarak diş çürümesi yedikten sonra diş fırçalamamak ile ilişkili oluyor. Diş fırçalayacak durumda değilseniz en kötü ağzınızı suyla çalkalayın yemek artıkları kalmasın. Günde 3 kereye gerek yok. Bir kere fırçalayın ama iyi fırçalayın.
0
fezagezgini_4
(14.09.20)
turkiye'deki discim eski toprakti, artik emekli oldu 70'i gecti. 20 sene once yaptigi kaplamayi yurtdisinda goren disciler bana nerde yaptirdigimi falan sorup fotograf cekiyorlar, cok iyiymis. Neyse, ozetle isi iyi yapan bir elemandi.

Cocuklutan beri dislere ozen gosteririm ama curumeyi ben de onleyemiyorum, benim disler iceriden curuyor resmen, disardan ufak bir leke oluyor bir aciyorlar cogu gitmis, defalarca oldu. Benim disci bu olaya genetik derdi, ne kadar fircalarsan fircala babanin disleri ne zaman curuduyse seninkide onu takip edecek diyordu, siralamasina kadar.

Bir de 100 yasini gorursen 3. set dis cikacak o yuzden fazla kafaya takma da diyordu, ben de pesini biraktim 100u bekliyorum :D
0
cooperr
(14.09.20)
Şeker çok etkiliyor. Bir de diş fırçası tek başına yeterli olmayabiliyor, diş ipi şart. İlk kullanımdan sonra anlıyorsunuz aslında diş ipinin ne kadar elzem olduğunu.
0
voyager 1
(14.09.20)
Istersen on numara bakim yap: firca + dis ipi + arayuz vs... bazen de genetik!
0
invictae
(14.09.20)
(10)

İşyerinde Kaos

plutongezegendegilmi
20 kişilik bir yazılım şirketiyiz. Startup'ız. Kendimi bir kaosun ortasında buldum, nasıl handle edeceğimden emin değilim, sizin fikrinizi alayım dedim.Şimdi kod yazıp direkt canlıya gönderiyoruz, arada test-staging vs. bir kontrol mekanizması yok. Dolayısıyla canlı servis sık sık patlıyor. Her gün
20 kişilik bir yazılım şirketiyiz. Startup'ız. Kendimi bir kaosun ortasında buldum, nasıl handle edeceğimden emin değilim, sizin fikrinizi alayım dedim.

Şimdi kod yazıp direkt canlıya gönderiyoruz, arada test-staging vs. bir kontrol mekanizması yok. Dolayısıyla canlı servis sık sık patlıyor. Her gün 15-30 dk down time yaşıyoruz. CTO'nun bir konfigürasyon hatası sonucu sunucuyu 2 günlüğüne patlatmışlığı var, düzeltene kadar 1 hafta geçmişti falan.

Cuma günü de ben bir deploy yaptım, hemen ardından başka bir işe daldığım için kontrol etmeyi unuttum. Site patlamış, 5 dk sonra CTO bana yazdı, 5 dk'da düzelttim, toplamda bir 10 dk down olmuş servis. Ama benim şanssızlığım, o esnada CEO'muz potansiyel bir müşteriye demo yapıyormuş. Demo esnasında ürünün çalışmaması sorun. Bu yüzden müşteriyi kaybettiler mi bilmiyorum, ama olabilir.

Olay şu ki, ben daha önce 5-6 kere falan staging kuralım, test ortamı olsun, müşteriye demo yapılırken stabil başka bir ortam kullanılsın (ki bu ortamları da ben kurucam) diye teklif yapmıştım. "Gerek yok" diyip geçmişti CTO.

CEO ile konuştum, aramız iyi. Ama CTO bana kafayı taktı. 5 kere falan "niye kontrol etmiyorsun" diye darladı. En sonuncuyu ekibin önünde yaptı. Müşteriyi kaybetmek sıkıntı, adamın gergin olmasını da anlıyorum, o yüzden "evet, haklısın, tamam" falan diyip geçtim.

Ama asıl düşündüğüm şey şu, böyle bir durum için gerekli önlemleri ben teklif ettiğim halde kabul etmeyen kendisi. CEO'ya "demo yapmadan önce haber ver, deploy yapmayalım, nolur nolmaz" demiştim, o da demodan önce haber vermedi. Üstelik benim canlı ortamı 5 dk sonra kontrol etmem ile 5 dk önce kontrol etmem arasındaki tek fark o 5 dakika. Günlük down süremizin zaten çok altında. Yani 10 dakika demoda sorun oluyorsa 5 dakika da olabilir ve benim bunun için yapabileceğim bir şey yok.

Üstelik gönderdiğim kodda da hata yokmuş. Yani internetten gelen veri üzerinde bir takım işler yapıyorum, elimdeki test datası ile düzgün çalışıyordu, ama şanssızlık, deploy yaptığım anda internetten gelen data benim test ettiğimin (ve ortalama datanın) 1000 katı falan büyüklüğünde, sunucu o yükü kaldırmamış. Böyle bir durum olursa diye sunucuları büyütelim diye daha önceden de teklif yapmıştım, o da kabul edilmemişti.

Bende de hata var, kabul ediyorum. Ama insanım, hata yaparım. "Bundan sonra hata yapmayacağım" diye söz de veremem, yaparım çünkü, o an dalgınlığıma gelir, garantisini veremiyorum. Bence doğru ve profesyonel olan şey, insan hatalarını engelleyebilecek sistemleri kurmak.

Sorum şu: CTO beni tekrar darlarsa ne yapayım? Anlayış gösterip 5 kere "tamam abi" demek bence fazlasıyla yeterli. Oturup "kardeş bak ben sana demiştim, dinlemedin, o yüzden şimdi beni darlama" diyeyim mi? Yoksa tamam diyip geçeyim mi?

Bizim şirkette çatır çutur eleman kovuluyor. Şahsen kovulacağımı sanmıyorum, ama böyle bir şanssızlık yüzünden kovacaksa da kovsun, o da onun ayıbı olur. Ama olay şu, şirket zaten bi 6 aya falan batacak bence, çünkü satış/product ekibi çok kötü. Ben de batana kadar bekleyeyim, sonrasında da uzun bir tatil yaparım falan diye plan yapıyordum. Şu an kovulursam yeni iş aramıycam, ama planlarım bozulmuş olacak.
0
plutongezegendegilmi
(14.09.20)
toxic çalışma ortamı, koşarak uzaklaş. qa veya test ortamı olmayan yazılımın patlaması normal, bunun sorumlusu senin patronundur.
0
nahtoderfahrung
(14.09.20)
ahahah benim eski şirket gibi, inceldiği yerden kopsun bence, "kardeş bak ben sana demiştim, dinlemedin, o yüzden şimdi beni darlama" diyin gitsin.
0
mrtkp1234
(14.09.20)
@nahtoderfahrung valla işler iyi giderken güzeldi ortam ama stres altında manyamaya başladılar. Test/QA yok ve sık sık patlıyor, bundan da genel olarak kimse şikayetçi değil, teknik bir tercih bu. Zaten "niye patladı" da diyemiyor açık açık, onun yerine "niye erken kontrol etmedin" diyor.
0
🌸plutongezegendegilmi
(14.09.20)
bunun önüne geçmek için biz yetki nesneleri diye bir şey kullanıyoruz, test sistemi qa sistemi ve canlı sistemi verileri tamamen farklı bizde, testten geçti, qa'den geçti ve canlıda patlayabilir veri farkından dolayı bu yüzden yazılan kodun live olarak kapatılması ve eski koda geçmesi veya o özelliğin sistemi patlatmak yerine devredışı bırakıldığı bir parametre ile işin üstesinden gelebiliyoruz. alt yapınız imkan veriyorsa böyle bir şey deneyebilirsiniz. bizde canlının patlaması demek büyük olay hele seri üretim yapılan bir fabrikada üretim modülünün durması demek kriz çıkarır. kritik modüllerde ekstra temkinli davranıyoruz.

ama bu ortam toksik çalışma ortamı hiç iyi bir şey çıkmaz bundan bence ilk fırsatla ilerle.
0
nahtoderfahrung
(14.09.20)
20 kişilik firmada bir de ceo pozisyonu mu var?

Biz Ceo'yu rüyamızda görürsek adamı görmüşlüğüm var diyoruz.
0
ihanet kac kisilik
(14.09.20)
20 kisilik sirkette CEO, CTO, CFO lar birbirini kovaliyor. Startup'i kartvizit icin acmislar herhalde, garip..

Madem batacagini dusunuyorsun ve sonrasinda bir sure sure tatil yapacam diyorsun gittigi yere kadar salla basi al maasi diyorum.
0
cooperr
(14.09.20)
@ihanet, cooper: CEO genel müdür demek. Yani tek kişilik şirket bile olsan CEO oluyorsun. Bir de sorumluluk bölüşümü açısından ünvanları baştan belirlemek faydalı. Gerçi hazır küçük şirketken herkesin her kararı verebilmesi bence daha iyi ama, yatırımcıya falan şu bundan sorumlu, bu bundan sorumlu demek gerekiyor herhalde.

@nahtoderfahrung, zaten k8 kullanıyoruz, yani auto rollback implement etmek 2 günlük bile iş değil. Ama kritik bir uygulama değiliz diye buna vakit harcamak istemiyorlar. Overall'da doğru bir karar olabilir ama o zaman bana ekşime.

Neyse, bugün olaysız geçti. Bi daha gelirse patlıycam. Kovulursam buradan haber ederim slkdfjgsdjg.
0
🌸plutongezegendegilmi
(14.09.20)
Şirket patlayana kadar he de geç, iş için de kendini darlama.
0
arnold schwarzeneger
(14.09.20)
@plutongezegendegilmi

valla 20 kisilik sirketim olsa ben CEO diye kart bastirmaktan tassak konusu olur sagda solda diye cekinirim, ama sen normal goruyorsan birsey diyemem. :)
0
cooperr
(14.09.20)
yönetemezsin

startup böyle az kaynakla çok iş eşittir gerginlik.
0
orpheus
(15.09.20)
(7)

Lambayı kapat Ali- lambayı kapatsana Ali farkını aciklarmisiniz

shrocco
"Lambayı kapat Ali" dediğiniz zaman direkt bir emir cümlesi."Lambayı kapatsana Ali" dediğiniz zaman yani direkt Emir gibi gelmiyor insana daha yumuşak gibi geliyor. Buradaki farkı açıklayabilecek arkadaşlar var mıdır.
"Lambayı kapat Ali" dediğiniz zaman direkt bir emir cümlesi.
"Lambayı kapatsana Ali" dediğiniz zaman yani direkt Emir gibi gelmiyor insana daha yumuşak gibi geliyor. Buradaki farkı açıklayabilecek arkadaşlar var mıdır.
0
shrocco
(13.09.20)
“Kapatsana” diyince “kapat sana zahmet” olarak algılıyorlar.
0
sekerse tehlike
(13.09.20)
Se sa dilek şart kipiyle söylemiş oluyoruz
0
freebird5406_2
(13.09.20)
Bence ikisi de emir cümlesi ve aynı kabalıkta. Hatta kapatsana diyince, hala ne duruyorsun anlamı da çıkıyor. Lambayı kapatır mısın Ali'yi tercih etmek lazım.
0
PhoenixRising
(13.09.20)
İkisi de emir cümlesi ve kaba
Ancak 2. Cümle aynı zamanda sinirle söylenmiş bir cümledir. 1. Cümleye göre daha kaba.
0
otopsicocugu
(13.09.20)
Kapatsana = kapatsan keşke gibi algılıyorum ben, hafif de isyan var gibi.
0
mor.inek
(13.09.20)
kapatsana soyleyis tarzina gore kapat bir zahmet anlami da icerir kapat ulan anlami da.
0
cooperr
(13.09.20)
Maalesef edebi kurallara göre bir cevap gelmedi . Ses tonundan bahsediyor herkes.
0
🌸shrocco
(16.09.20)
(6)

rayban dışında wayfarer onerisi

m orak
selamlar, rayban fiyatları çok uçtuğu için başka Bi marka önerisi rica edeceğim, gözlerime zarar vermeden hangi markadan alırsam memnun olurum?
selamlar, rayban fiyatları çok uçtuğu için başka Bi marka önerisi rica edeceğim, gözlerime zarar vermeden hangi markadan alırsam memnun olurum?
0
m orak
(13.09.20)
Fossil
0
catch the arrow
(13.09.20)
Swing yerliydi ve oldukça uygundu fiyatları. Wayfarer tarzı modelleri de vardı. Uv ve polarize modelleri. Bir tanesini epeydir kullanıyorum ay götüm dedirtecek bir durum yaşamadık henüz.
0
hedep
(13.09.20)
o kadar da pahalı değil: www.hepsiburada.com

ben birkaç yıl önce almıştım burdan (polarize modelini). orijinal.
0
himmet dayi
(13.09.20)
persol, hastasiyim
0
cooperr
(13.09.20)
@himmet dayı bunun orijinal olması mümkün değil sanırım, Bi yerde 700 e satılırken burada 220 liraya satılması şüpheli durum.
@cooperr uygun fiyat demiştim ama sağol yine de öneri için:)
0
🌸m orak
(13.09.20)
Wayfarer çok eski bir model olduğu için uzun süredir depolarında falan vardır diye düşünüyorum. Ben de alırken şüphe ile almıştım ama orijinal olduğuna eminim.
0
himmet dayi
(13.09.20)
(2)

Florya mekan tavsiyesi (gece, alkollü)

buzdan adam
Merhaba. Florya'da, romantik amaçlı olmayan, alkollü, yabancı arkadaşlarımla akşam yemeği yiyebileceğimiz, tercihen güzel manzaralı mekan tavsiyesi olan varsa yazabilirse çok müteşekkir olurum. Fiyat skalası fark etmez.Şimdiden teşekkürler ))
Merhaba. Florya'da, romantik amaçlı olmayan, alkollü, yabancı arkadaşlarımla akşam yemeği yiyebileceğimiz, tercihen güzel manzaralı mekan tavsiyesi olan varsa yazabilirse çok müteşekkir olurum. Fiyat skalası fark etmez.

Şimdiden teşekkürler ))
0
buzdan adam
(13.09.20)
manzara cok onemli degilse, yesilkoy'de dilim pizza var, ortam iyidir, alkol var.
0
cooperr
(13.09.20)
Fiyat farketmiyorsa net Beyti. Manzara çok mühimse Kaşıbeyaz Akvaryum.
0
dur cemil yapma
(13.09.20)
(13)

sürüş esnasındaki yol gürültüsü

panamera
Selamlar, arabamı 2.5 yıldır kullanıyorum. gürültü seviyesinden memnundum ama son zamanlarda sürüş esnasında yol gürültüsü arttı gibi hissediyorum. Yarın servise gideceğim. Sök tak yapmadan bir şeyler yapabileceklerini söylediler. Galiba kapı lastiklerine bir şeyler yapılacak. Faydası olur mu? Buna
Selamlar, arabamı 2.5 yıldır kullanıyorum. gürültü seviyesinden memnundum ama son zamanlarda sürüş esnasında yol gürültüsü arttı gibi hissediyorum. Yarın servise gideceğim. Sök tak yapmadan bir şeyler yapabileceklerini söylediler. Galiba kapı lastiklerine bir şeyler yapılacak. Faydası olur mu? Buna benzer bir tecrübe yaşayan var mı?
İyi günler dilerim.
0
panamera
(11.09.20)
kapıları sert kapatıyor musunuz? (bkz: #112204995) ne kadar doğru bilmiyorum.

link bozuk mesajı üzerine edit: eksisozluk.com
0
inheritance
(11.09.20)
yok hocam, gayet hassasım bu konuda.
0
🌸panamera
(11.09.20)
Lastikler zamanla sertlesmis olabilir.
0
crown
(11.09.20)
rüzgar sesi mi yol gürültüsü mü?

1) arabanın lastiklerinde, havalarında problem olabilir.
2) lastik balanslarını kontrol etmekte fayda var.

kapıdaki lastikler de eskidiyse daha çok rüzgar sesini alırlar, vuuuu şeklinde olur ve çoğunlukla yüksek hızda gösterir kendisini.
0
reanarchy
(11.09.20)
bana rüzgar sesi gibi geliyor. yüksek hızda daha fazla hissediyorum.
0
🌸panamera
(11.09.20)
marka model ne?
0
walter white kilikli
(11.09.20)
hocam 5.20i
0
🌸panamera
(11.09.20)
bmw'lerde öyle malesef. kapı içlerine ve fitillerine silikon sprey ya da bant çekiyorlar.

lastikler de ömrünü yitiriyor olabilir.
0
false pretension
(11.09.20)
lastikler +1
sertleşmiştir muhakkak
0
orient blue
(11.09.20)
lastik kardeşim değiştiriver.
0
jamswety
(11.09.20)
Evet evet, olur boyle seyler Zamanla, normal. Lastik/fitilden kaynakli buyuk ihtimal.
0
invictae
(11.09.20)
lastik + 1

Bazi lastikler bitmeye yakin inanilmaz ugultu yapmaya basliyor. Eger lastiklerin yeni ise o zaman rulmanlar olabilir, rulmanlar da bitince ses yapar yakin zamanda basima geldi.
0
cooperr
(11.09.20)
sebeplerini yazayim tecrubeyle sabittir:

lastikler %50
cam fitilleri kapi fitilleri %10

kalan kisim normaldir. %100 e ulasacagim derseniz %40 ses yalitimi ama onermem cunku eksperde sok tak gorunecek.
0
baldan kaymak
(11.09.20)
(34)

mutat kelimesini bilir misiniz ve kabaca yaşınız? hukukçu musunuz?

mobildeyim
merhaba. mutat kelimesini bilir misiniz? sanırım tahminen cümle içinde görsem falan değil ama. net bir şekilde bilir misiniz?bir de yaşınız kaç? bilip bilmemeniz buna göre anlam kazanacak. tam yaşınız da şart değil. 20-30 falan dilim de verebilirsiniz. yaşınızı söylemeyi istemiyorsanız söylemeyin am
merhaba. mutat kelimesini bilir misiniz? sanırım tahminen cümle içinde görsem falan değil ama. net bir şekilde bilir misiniz?

bir de yaşınız kaç? bilip bilmemeniz buna göre anlam kazanacak. tam yaşınız da şart değil. 20-30 falan dilim de verebilirsiniz. yaşınızı söylemeyi istemiyorsanız söylemeyin ama söylerseniz daha da iyi olur.

edit: HUKUKÇU MUSUNUZ? bunu da ilave edin lütfen. evet? hayır?
0
mobildeyim
(11.09.20)
33, bilmiyordum
0
lcha
(11.09.20)
32, bilmiyorum.
0
reanarchy
(11.09.20)
e,39, bilmiyordum
0
selam
(11.09.20)
27, bilmiyorum
0
aynenbencede
(11.09.20)
30+ Biliyorum
0
microfiction
(11.09.20)
biliyorum 40+
0
kaptan memo
(11.09.20)
38, biliyorum
0
efx
(11.09.20)
35 Bilmiyordum
0
cleric
(11.09.20)
26, bilmiyordum.
0
Amaranta ursula
(11.09.20)
Biliyorum, 28.

Edit: hatta çok şaşırdım. Bilinmeyebileceğini hiç düşünmemiştim.
Mühendisim.
0
kaptan maydanoz
(11.09.20)
biliyorum 40+
0
naksidil
(11.09.20)
biliyorum ama hiç kullanmadım. 39
0
etna
(11.09.20)
bilmiyordum 38
0
euteamo
(11.09.20)
23, bilmiyordum.
0
ruhen hastayim ben
(11.09.20)
33, bilmiyorum.
0
pati
(11.09.20)
34 bilmiyordum ilk kez duydum.
0
in vino veritas
(11.09.20)
24 yaşındayım, tarih mezunuyum ve bu kelimeyi hiç duymadım. Osmanlıca derslerinde falan duyduysam da unutmuşum.
0
stronzo
(11.09.20)
Biliyorum 30.
Üniversitede öğrendim.
0
megalomaniac
(11.09.20)
35 yaşındayım, 14-15 yıldır biliyorum. avukatım ve biz "mutat değil mutad" olarak öğrendik, şimdi baktım tdkda mutat olarak yazılmış.
hukuk okumadan, mutat-mutad nedir bilecek kimseye rastlamadım.
0
de jure
(11.09.20)
bilmiyordum, yaş 25.

Hatta görünce u’yu kısa okudum.

@de jure
Türkçede sözcükler d ile bitmediği için en yakın sessel karşılığı olan t’ye dönüştürülüyor.
0
cum dederit dilectis suis somnum
(11.09.20)
Biliyorum 35
0
dilemma of subscribtionability
(11.09.20)
32, biliyorum.

de jure +1. Hukuk okuyan herkesin bu kelimeyi bildiğini varsayabilirsiniz.
0
wish i could find a way to disappear
(11.09.20)
28, biliyorum
0
kestane gürgen palamut
(11.09.20)
28, bilmiyordum.
0
plutongezegendegilmi
(11.09.20)
Mutant biliyorum, mutat bilmiyorum. 20-33
0
1837837
(11.09.20)
biliyorum, kullanmışlığım var. 27
0
aquarium
(11.09.20)
27, biliyorum.

tanpınar sık kullanıyor.
0
nickimin hakkini veremedim
(11.09.20)
25, biliyorum, hukukçu

mutad mesken şeklinde çok defalar kullandık
0
vedatchilipeppers
(11.09.20)
25, mutat kelimesi alışılmış anlamına gelmektedir. mutat mesken gibi. her zamanki, alışılmış olarak mesken edinilen yer anlamında kullanılır. hukukçuyum.
0
principlei
(11.09.20)
35, kelimeyi biliyorum (tanıyorum) ama anlamını bilmiyordum.
0
nimberjack
(11.09.20)
40+
"bilindik" demektir diye düşünüyordum. tdk'da alışılmış diye yazıyor. hayatımda hiç kullanmadım. hukukçu değilim.
0
panamera
(11.09.20)
Biliyorum, yaş 35,öğretmenim. Mütemadiyen kelimesinden aklına gelsin bundan sonra.
0
antihero
(11.09.20)
37, bilmiyorum. hukukcu degilim
universiteyi tr'de okumadim.
0
cooperr
(11.09.20)
27 biliyorum.

Babam latince, osmanlıca, farsca, arapca kelimeleri ve etimolojiyi çok sever. Zamanında para karşılığında sorardı. Ordan sanırım.

Hukukcu degilim.
0
jazzabel
(11.09.20)
(10)

Touareg alınır mı

sipsiyah
200-300 bin km de, 100 120 bin tl civarındalar, bi tane 2.5 - 3.0 tdi alsam, 2004 2006 arası, motor turbo revizyon derken bi 50 bin de harcasam üstüne, sıfırlasam binsem kafam rahat mantıklı mı? alınır mı? hakkaten o kadar sorunlu arabalar mı?
200-300 bin km de, 100 120 bin tl civarındalar, bi tane 2.5 - 3.0 tdi alsam, 2004 2006 arası, motor turbo revizyon derken bi 50 bin de harcasam üstüne, sıfırlasam binsem kafam rahat mantıklı mı? alınır mı? hakkaten o kadar sorunlu arabalar mı?
0
sipsiyah
(10.09.20)
alınmaz. çok yaşlı, çok kullanılmış araba muhakkak sıkıntı çıkarır, yolda bırakır.

ha müthiş bakımlı bir araç bulursunuz, sahibi gözü gibi bakmıştır vs. o zaman alınabilir ama onu bulmak da, özellikle de o fiyatlara zor.
0
avianthem
(10.09.20)
bi kişi de şuna hayalperest bi cevap versin ya, alınır abi olur abi desin bi kişi desin alıcam bak hadi
0
🌸sipsiyah
(10.09.20)
o zamanlar böyle sahibinden com vs youtube yok. kendimiz oto dergileri alır bi dünya para öder araçları takip ederdik tıpkı eskiden dvd kiraladığımız gibi. emek emek asjdhbsajd
hatırlıyorum mercedes bmw porsche ve vw i kapıştırıyorlar her anlamda. hız fiyat malzeme kalitesi. hah ulan anlatırken dergiyi hatırladım dergi de tuning turkiye dergisi idi galiba. bu yarışmanın kazananı touareg oluyordu. ama motoru 3.0 tdı v6 motor gibi bir şeydi.
al başkanım temizini al namın yürüsün.
0
turbo sadık
(10.09.20)
turbo sadık -----> adamsın
0
🌸sipsiyah
(10.09.20)
Bir arkadaş kafayı takmış patronunun eski cls 350sini alacak. Patron dağ taş gezmiş arabanın.hakkını vermiş yenileyecek. Dedim ki, böyle arabalar bize göre değil. Bir masraf çıkarır 3 aylık toplam maaşın gider. Gel orta karar bir araç alalım sana rahatça bin. Heves etmiş dinlemedi. 17bin.avroya aldı aracı. Daha bir kaç ay geçmeden bir elektronik arızası verdi, beyin değişmiş 3bin €. Akabinde bir kaç arıza daha. 2bin de öyle harcadı. Satarken 15bin dedi deama 14bin zor verdiler.
Ben düşük modelli mercedese binmem renault megane alırım ama km si az modeli yüksek olur. Masrafa girmem. Sonrası tercih meselesidir. Her ne alırsan hayırlı olsun kazasız binersin inşallah.
0
manimani
(10.09.20)
Tercih meselesi. Bakarım diyorsanız, uğraşırım diyorsanız alınır. Yok b sınıfı, c sınıfı araç gibi bineyim diyorsanız alınmaz. Bakımdan bakıma gidecekseniz servise çok masraf açar. Her motorun değişmesi gereken kronik parçaları, "düzenli kontrol edilmesi gereken" hassas noktaları vardır. Bunlara dikkat edilirse her araç alınır. sıfır megane almak yerine 2003 model c200 benim için bir adım öndedir mesela.
0
herodetanirlar
(10.09.20)
ben almam he ben sevdim aldım dersen sana kim ne diyebilir. hoşuna gidiyorsa al. sıkıntısı olmayan araba mı var? he ben garanticiyim diyorsan toyota honda al memur gibi gez. ama yolda kral olcam ben bunı sıkıntısını çekcem dersen al.
0
mikahakkinen
(11.09.20)
3.0 motor baya bir vergisi çıkar, kasko fiyatlarını da araştır derim.

bir dönem herkes koşa koşa 3500-5000 motorlu cherokee jeepler alıyordu. bi anda vergiler zıplayınca araçların değeri şahin doğan fiyatına indi.

bir de şunu izle derim:
www.youtube.com
0
orpheus
(11.09.20)
i$ motorla bitmiyor, elektrik aksami da sikintili araclar bunlar. Bir de havali suspansiyon falan varsa iyice sikinti zaten.

Illa alacam hastasiyim diyorsan 04-06 arasindan uzak dur, bari faceliftli versiyonu al, bir ara niyet etmistim, 2007 ve sonrasi nispeten daha az sikinti cikartiyor diyorlardi. 2009 v8'e bakmistim zamaninda, ok gibi gidiyordu valla karada olum yok gibi hissediyorsun. ama baktim frenleri yenilemek bile $2500 civari tutuyor, tirstim ihaleye girmedim.

alacagin arac vw logolu cayenne, su anda sifirini almaya kalksan milyonluk arac, o yuzden 50bin tl ile yirtamazsin. 50bin + her sene mutlaka 10-15 gibi dusunmek lazim.
0
cooperr
(11.09.20)
Dert sahibi olursun.
0
roket adam
(11.09.20)
(9)

sizce türkiye'de mühendislik ne açıdan almanya'dan geri?

bohr atom modeli
türkiye'de mühendisliğin şu probemleri vardır ve bunlar böyle olsaydı almanya gibi olurduk diyebileceğiniz şeyler nelerdir?
türkiye'de mühendisliğin şu probemleri vardır ve bunlar böyle olsaydı almanya gibi olurduk diyebileceğiniz şeyler nelerdir?
0
bohr atom modeli
(10.09.20)
bence eğitim.

türkiyede zehir gibi insanlar var. ya yurtdışına gitmek zorunda kalıyor ya da türkiyede iyi eğitim verecek imkan sağlayacak okul bir elin parmaklarını geçmeyeceği için potansiyel işlenemiyor.

almanların bırakın teknik üniversiteyi Fachhochschulesi bizim ülkenin mühendislik fakültelerinin çoğunu cebinden çıkartır bana göre.
0
AlsterWasser
(10.09.20)
Almanya iyisiyle kötüsüyle ikinci dünya savaşını yaşadı sanki ondan
0
freebird5406_2
(10.09.20)
bence eğitim konusunu biraz abartıyorsunuz. ben almanya'da yüksek lisans yapıyorum ve eğitimde biraz fark olmasına rağmen öyle vay be ne almanya'ymış demedim hiç, ki bulunduğum üniversitenin sıralamasına türkiye'de yaklaşan okul yok. bunun temel neden olabileceğini düşünmüyorum.

türkiye'de de kocaeli üniversitesinden mezunum bu arada. öyle itü odtü falan da değil.
0
🌸bohr atom modeli
(10.09.20)
Muhendislik olarak bir eksiklik yok, hatta bilgi fazlaligi bile var(yan konularda cok fazla ders veriliyor turkiyede)

Zihniyet, disiplin ve onemlisi imkan sorunu var.
0
c1b2k3
(10.09.20)
Bu konuda kitap yazılır. Mühendislikten önce eğitim açısından değerlendirmek gerekiyor. İçten yanmalı motoru bulan Nikolaus Otto bir Alman. Dizel motorunu bulan Rudolf Diesel bir Alman. Bu insanların bunları başarmasında temel etken eğitim. Onların yaşadığı dönemde Osmanlı Devleti'nde dağılmamak için çözümler aranıyordu. Halkın büyük çoğunluğu okuma yazma bilmiyordu. Bu sorun Türkiye'den başlamıyor, Osmanlı Devleti'nden başlıyor. Bizim geri kalma sebebimiz şimdiden çok daha eskilere gidiyor.
0
dissendium
(10.09.20)
Yurtdisi ile karsilastirinca gordugum sikintilar, butun meslek kollarini kapsayacak sekilde bence sadece muhendislik icin gecerli degil:

1- ezbere, hiza dayali sistem, sindirerek ogretme cok arka planda. Ezbere dayali sistem zaten yaraticiligin icine ediyor.
2- Moda diye bolum okuma. Bizim zamanimizda endustri muhendisligi cok populerdi, sonra gida one cikti. Simdi durum ne bimiyorum.
3- Universite mezunu olman yeter, ne okudugun pek onemli degil kafasi.
4- Biran once mezun olmaya calisma, 30 yasindan sonra "artik yaslandin" kafasi.
5- Insanlarin kafasinin icindekilere degil dis gorunusune gereginden fazla onem verilmesi.
6- Adam kayirma, artik bariz olarak yapilan torpil.
7- Yabanci dil eksikligi, okullarin yabanci dil ogretememesi. Buna cogu yabanci dil egitimi veren ozel okullar da dahil.
8 - Beyin gocu, yetismis kaliteli adamlarin bir sekilde ulkeden ayrilmasi ve cogunlukla emekli olana kadar geri donmemesi.

VS
0
cooperr
(10.09.20)
Ar-Ge cok kisitli olmasi
0
kuehles blondes
(10.09.20)
hoca kalitesi üc aşagi bes yukari ayni bence (tabii bunu söylerken bozok, adiyaman ya da burdur mühendislik bölümlerini kastetmiyorum, gerci yurtdisi doktorali zehir gibi hocalar da cikabiliyor taşrada), asıl sebebi egitime yapilan yatirim. yani hoca süper ama lab yok, ortak calisacak arge şirketi yok, bir cihaz almaya kalksa üniversite para vermiyor. yök'ün bütcesi ile diyanet'in bütcesini karsilastirin, yök'ün bütcesi ile ivy league ya da munih teknik bütcelerini karsilastirin.

su da bir google ile buldugum bir yazi, okumanizi tavsiye ederim.

t24.com.tr
0
proteus
(10.09.20)
Tamamen yapilabilecek seylerdeki imkan kisitliligi, yonetim kadrolarinin vizyonsuzlugu/butcesizligi.

Cok kaliteli muhendisler var ama muhendislerin rahatca calisabilecekleri arge sirketleri, buyuk uretim tesisleri vs cok kisitli. Butceler kisitli, tesvikler yok. Yonetim kadrolari kar etme pesinde, bu sebeple hersey garantici. Risk almak buyuk tehlike, risk alanlarin arkasinda duran yok. Ortalama bir muhendis mezun olduktan sonra ortalama bir yerde ise girip calisiyor, iyi sandigimiz yerler bile dunya geneline gore gayet ortalama kaliyor, boylece yetenekleri de ilgili yerlerin sunabildiklerine gore gelisiyor. Olay sadece egitim degil, esas gelisim egitimden sonra gercek hayatta uretim yaparken oluyor, burda tikaniyoruz.
0
taurina
(11.09.20)
(44)

Neden intihar etmiyorsunuz?

fragile lady
Ve yaşamaya devam etmeyi seçiyorsunuz?
Ve yaşamaya devam etmeyi seçiyorsunuz?
0
fragile lady
(09.09.20)
iyi böyle
0
dafuq
(09.09.20)
Neden sordun bunu?
Felsefi açıdan mi?
Mantık mı?
Yoksa hayatınızda neler güzel diye mi? Yoksa intihar etmeyi düşünüyorsun da etmemek için destek mi arıyorsun?

Yaşamak, durum. Kötü olsa bile umut ve ihtimalleri görmek demektir. Daha iyi olacak inancı devam etmeye sebeptir.
Olmaması bırakmaya yeter değildir.
0
kisa
(09.09.20)
aklima gelmiyor.
0
Leonardo~Da~Vinci
(09.09.20)
ölüm kesin bir şey, yaşam öyle değil, 1 yılım aynı geçse de 1 gün beni sevindirecek bir şey olabiliyor. öbür dünyaya da inanmayınca intihar etmek hiç mantıklı gelmiyor.
0
gaza gelen
(09.09.20)
yaşamak her şeye rağmen güzel +1
daha çok güzel günler göreceğim.
ilave: daha çok güzel yerler göreceğim, çok güzel şeyler yiyeceğim
0
pati
(09.09.20)
olum cozum degil, mucadele degerli.
0
cooperr
(09.09.20)
bişeylerin değişeceği umudu :=)
0
cum dederit dilectis suis somnum
(09.09.20)
şuan ailem dışında kimseye yük olmuyorum(aileme de az, öyle şımarık biri değilim). durumlar gittikçe kötüleşiyor, suriyeli gibi olmaya çok az kalmış gibi hissediyorum. o durumda, hayatta kalmak için ordan oraya koşturup rahat nefes için tırnaklarımla kazıma noktasına gelmeden intihar etmiş olurum. zaten şu sıralar bile ara ara bu düşünce gidip geliyor. dur bakalım :D
0
MtKrt
(09.09.20)
Belki her şey en azından bazı şeyler iyiye gider diye.
0
GoodMorningTeacher
(09.09.20)
sekiz sene önce denedim. olmadı.

sonra tedavi falan oldum ve gerçekten çok daha iyi hissetmeye başladım. şu an mutlu musun dersen çok ciddi anksiyete & gelecek kaygısı yaşıyorum falan ama geriye dönüp baktığımda "ulan ölsem o sekiz yılı hiç yaşamayacaktım, abooov" diyorum ister istemez.

her şeye rağmen "yaşanabilir" geliyor bana.

bi de eskiden aşırı kırılgandım... üzülmekten, zayıf görünmekten, bir şeyleri yanlış yapmaktan inanılmaz korkuyor ve çekiniyordum. şimdi kimsenin umursamadığı vasat bir oç olduğumun farkındayım. o yüzden daha iyi hissediyorum. cool değil miyim? param mı yok? birisi "salağa bak" deyip güldü mü? varsın gülsün, ne olacak ki diyorum.

bence bazı şeyler hiç gitmiyor. gitse bile sürekli olarak savaşman gerekiyor. kendi adıma konuşacak olursam ben artık "tamam lan öyle olsun, savaş mı istiyorsun kamon" kafasındayım.

korktuğum hemen her şeyi yaşadım. bakıyorum... ölmedim. hala burdayım. aşağı yukarı aynı insanım. o yüzden diyorum ki herhalde gerçekten hiçbi şey için değmiyo, bi şekilde değişiyosun ya da atlatıyosun zaman içinde.

yazdıklarımdan da anlamış olabileceğin üzere derin bir iç sıkıntım, bir iç savaşım falan yok - ben sadece kendimi salak hissediyorum, o yüzden hayata tutunmak o kadar zor olmuyor. içinden çıkılmayacak sıkıntılar, ciddi anlamda depresyon vs. hissediyorsan psikolojik destek almanı tavsiye ederim. ben inanılmaz faydasını görmüştüm.
0
der meister
(09.09.20)
merak ediyorum.
0
ateistanbul
(09.09.20)
çünkü otlu peynir diye bir gerçek var.
0
turbo sadık
(09.09.20)
sevdigim seyler, sevmedigim seylerden fazla.
0
ateistanbul
(09.09.20)
sen neden etmiyorsun?
0
ateistanbul
(09.09.20)
Annem, babam ve kardeşim üzülür.
0
peki madem
(09.09.20)
Ailem üzülür.

En güne yeni umutla bakıyorum.

Sevmeyi ve yemek yemeyi çok seviyorum.

İnançlı bir insanım.
0
Hallegadola
(09.09.20)
Çünkü yeteri kadar zenginim
0
zaire elcisi
(09.09.20)
alfred
(09.09.20)
Tatmadığım zevkler var. Yaşamayı istediğim yerler var. Hayat her şeye rağmen güzel değil yani, sürünüyorum bildiğin.
0
ryhmer
(09.09.20)
bir sürü kitap aldım onları okumam lazım.
0
clones
(09.09.20)
Her şey zamanında güzel. Birkaç senem kaldı.
0
Giovanni Pipitto
(09.09.20)
Henüz o noktaya gelmedim. Uzak değilim ama günü kurtarıyoruz diyelim.
0
loverdose
(09.09.20)
yasamayi seviyorum daha yapmayi istedigim seyler var. kesin olacagini bildigim bir sey icin herhangi bir caba gostermeme gerek olmadigini dusunuyorum. bebegimi bekliyorum bi de hevesle :)
0
in vino veritas
(09.09.20)
Ailem üzülür, öbür dünyada yaradana da hesap veremem. Birde üstteki arkadaşın yazdığı gibi ölüm çok kesin bir son, yaşarken mutlu olduğum anlar oluyor.
0
Topalordek
(09.09.20)
Cesaretim yok o yuzden
0
Kittie
(09.09.20)
niye devam etmeyelim
0
fezagezgini_4
(09.09.20)
O dusunce hep var. En buyuk sebep oteki dunya inancim olmasi. Kesinlikle oteki dunya ve ceza/odul kavrami olmasa oglum dahil kimse kalmak icin neden olamaz.
0
SevdaliBulut
(09.09.20)
E çünkü yemiyo. Bazen senaryoyu kuruyorum, köy evindeki tüfeği dayamışım ağzıma. Parmağım tetikte. O soğuk demiri ağzıma koyduğum düşüncesi bile ürpertiyor beni.

Ölme düşüncesi çok cezbedici, yok olma fikrine uzun zamandır sıcak bakıyorum. Ama yemiyor işte o hamleyi yapmak. Demek ki daha vakti değil diyorum, korkarak intihar edilmez zira. Vakti geldiğinde edeceğim sanırım.
0
Bruce
(09.09.20)
gelecek güzel günleri bekliyorum
0
purrp
(10.09.20)
Oğlumun büyüdugunu görmek istiyorum.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(10.09.20)
ben niye intihar ediyorum pardon da?

etrafımdakiler malsa suç benim mi? değil. e o zaman onlara çektir git diyorum (en son küfürlü yorum yaptığımda duyuru sildiği için mecbur çektir git yazdım şalkdjajdasd)

dahası, ben de çocukluğumdan beri çok sık intiharı düşünmüşümdür, ama kaşınıyorum sanırım daha da zorunu yaşayacağım diye. niyeyse zoru deneyip "challenge accepted!" deme bağımlılığım var XD kaçmayı çok sevsem de kaçmamayı daha çok seviyorum sanırım. bir arkadaşın da yazdığı gibi, savaş mı istiyorsun kamooon!

ha, intihar edene ve etmek isteyene de saygı duyarım, bireysel bir eylem sonuçta. ama yine de herkes hayatın ve dünyanın suyunu çıkarırken ben niye çıkarmıyorum ki? diye düşünerek, etmiyorum. (ha bazen eve geldiğimde aşırı yorgunluktan "keşke ölsem......." dediğim oluyor ama kalkıp savaşmaya devam ediyorum. insan böyle bir varlık işte.)
0
pasp
(10.09.20)
güzel günler göreceğim umuduna sahip olduğum için. ve bu ölene kadar sürecek.
0
Tochinoshin
(10.09.20)
daha güzel kız pardon öhöm öhöm sevdiğim işi yapmak için yaşıyorum. bir sonraki leveli merak ediyorum.
0
lata
(10.09.20)
yarını merak ediyorum, yemek yemeyi seviyorum, 25 yaşımdayım daha seks yapmadım (erkeğim) :) onu merak ediyorum, ayrıca ölünce bilincimiz yitecek hiçbir şey kalmayacak bence zamanı gelince ölmek daha iyi :) bu kötü veya iyi Bi şekilde olacak ama maalesef son böyle, imkanım olsa sonsuza kadar yaşayıp uzayda neler var görmeyi çok isterim.
0
m orak
(10.09.20)
Hobilerim, hoşlandığım şeyler var. Bir de ailem. Bunlar yeterli.
0
aristarkos
(10.09.20)
Nefes almak çok güzel.
0
kanlakarisikyagmur
(10.09.20)
cok guzel kizlar var. sirf bunun icin yuruyus yapiyorum uahsduahsda
0
baldur2
(10.09.20)
İnancıma aykırı.
0
Amaranta ursula
(10.09.20)
yaşamak çok güzel. iyi ki yaşıyorum. çok mutluyum. ölmemi gerektirecek hiçbir sebebim yok.
metrobüste giderken bile dans etme isteği geliyor içime. bağırarak şarkı söylemek istiyorum.
sanırım ben nil karaibrahimgil'im.
0
matilda
(10.09.20)
1- sağlıklı isen yaşamda mutlu olabileceğin şeyler buluyorsun. ancak belli miktarda para da önemli tabi ki ve türk halkı gittikçe fakirleşiyor.

2- intihar etmeye çalışıp da bunu başaramayan ve sakat kalan veya acı çekerek ölen insanlar var. dolayısı ile ciddi bir karar ve kötü sonuçları olası.

3- annen baban hayatta ise onlar için acımasızlık olur.
0
s0phiesw0rld
(10.09.20)
Eger cozumu olmayan bir aci ve keder kaynagim olsaydi (Son evrede kanser vs) iyice emin olduktan sonra direk yapardim.

Su anda sevdigim insanlarla cok guzel iliskilerim, dunyaya katkida bulundugum bir isim, eglendigim hobilerim var. Can sikici seyler oluyor mu oluyor ama toplamda intihara gidecek bir durum yok.

Not: Cocuk bir yasama amaci degildir. Hayatinizi karartmayin.
0
cleric
(10.09.20)
dinamik olmayı, hayattaki devinimleri seviyorum.
0
muslugubozukhayrat
(10.09.20)
Ev kredisi var
Telefon Kredisi var
bi iş yaptım oradan alacağım var

Ondan etmiyorum ben
0
paramolacak
(10.09.20)
En son bunu düşündüğümde; ulan madem intihar edecek kadar kaybedecek bir şey bulamıyorum, giderim dünyanın öbür ucuna, ordan diğerine, ordan diğerine, biraz oralarda takılırım, nasılsa kaybedecek bir şeyim yok, geberirsem orda geberirim diye düşünmüştüm.
İlerde bu seviyeye geldiğimde intihar etmek yerine böyle bir maceraya atılırım sanırım.
0
kismisolungac
(10.09.20)
(9)

apple'ın yapıp da diğerlerinin yapamadığı şey

tabudeviren
az önce şunu okudum: https://seyler.eksisozluk.com/applein-yapip-da-digerlerinin-yapamadigi-sey-nedir"bir sorun olduğunda alıyorsun randevunu, gidiyorsun apple store'a, testler anında yapılıyor, sorun sana anlatılıyor ve apple kaynaklı bir sorunsa anında değişimi yapılıyor, onarılacaksa 3 gün içeris
az önce şunu okudum: seyler.eksisozluk.com

"bir sorun olduğunda alıyorsun randevunu, gidiyorsun apple store'a, testler anında yapılıyor, sorun sana anlatılıyor ve apple kaynaklı bir sorunsa anında değişimi yapılıyor, onarılacaksa 3 gün içerisinde teslim ediliyor. üstelik en ufak bir sorun için bile gidebilirsin ve bunu dünyanın her yerinde yapabilirsin. başka marka elektronik bir üründe sorun yaşadığında ürün değiştirmeyi bırak, sorun tespiti ve onarımı en az 1 ay. üstelik resmen sürünüyorsun derdini anlatırken. apple ürünlerinin kalitesi apayrı bir konu, oldukça severek kullansam da asla yerine başka bir ürün geçemez demem ama müşterisine verdiği hizmet eşsiz."

yurtdışından alınıp türkiye'ye getirilen cihazlar için de geçerli mi bu?

dünyanın her yerinde yapabilirsin yazmış, ama dünyanın her yerinde, orada alınan cihazlar için mi, yoksa yurtdışından gelenler farklı bir prosedüre tabi tutuluyor mu, merak ettim.
0
tabudeviren
(09.09.20)
amerika çıkışlı iphonelarımıza apple türkiye bakmadı. bakmıyorlarmış.

tr'de bazı şeyler hikaye.
0
ozdek
(09.09.20)
alakası yok yukarıdaki yorumla gerçek hayatın.

apple extra bir ücret ile normal piyasa standartlarından daha üst segment bir çok ürün sundu. ipod, iphone, macbook.

verdiğin 2 kat paraya da daha kaliteli hizmet aldığın bir gerçek tabi. iyi ürün, iyi pazarlama, yüksek ciroyu getirdi ve ardından bu da kalitede stabilizasyon olarak geri döndü.

ama artık apple sadece bir marka. bir çok firma üst segmente mülteri bulamayız derken bugün monster bile 50kTL'lik laptop satabiliyor.
0
duyurukullanıcısı
(09.09.20)
Yurtdışından gelen cihazlar içinde geçerli.

Özdek in dediğinde kısmi doğruluk var.cihazların kodları var.bu kodlar öenmli.cihaz amerika için üretilmiş ve bunu alıp gelmişsen burası diyor ki ben bunu açıp yanlışlıkla zarar verirsem bunu eski haline getiremem.benim iphone 8 plus yanlış hatırlamıyorsam a1897.bu koda türkiyede bakım hizmeti veriyor.ama bunun 1898 veya 1864 olanına bakamıyorlar.

Mutlaka hatalı olanlar vardır ama ben şimdiye kadar kendi düşürüp kırmalarım dışında servise başvurmadım.aldığında sorunsuz çok uzun süre kullanabiliyorsun.
0
duptıs
(09.09.20)
eksisozluk.com

Apple'in olayi bence genius bar. Turkiye'de durum ne bilmiyorum ama kuzey amerika'da ben boyle bir servis hicbir markadan almadim, araba servisleri dahil.
0
cooperr
(09.09.20)
yurtdışı cihazlar için geçerli değil artık, geçtiğimiz sene telefonlar için zoraki kurallar koydurmuşlar.

apple genius bar yurtdışı telefonlara bakmıyor, geçen hafta iphone telefonumun batarya probleminden dolayı randevu aldım. Gittiğimde yurtdışı cihazlara yasak nedeniyle bakamadıklarını söylediler, cihazımın bataryasını garanti değil parayla onarım yaptıracaktım.

Yetkili servis merkezlerine yolluyorlar, yetkili serviste bin dereden su getiriyor bakmamak için, öncelikle cihazın faturası olmalı ve bu fatura adınıza olmalı, btk kayıtlı olmalı gibi ilginç kuralları var.
0
Northern Mariner
(09.09.20)
2016'da yazılmış bir entry. O dönem için geçerli bir ibare. Ama söylendiği gibi ABD'den alınan bazı modelleri, donanımsal farklılık olduğu için Türkiye'de tamire almıyorlardı. Şimdi durum Northern Mariner'in anlattığı gibi olabilir. Onu bilmiyorum.

Ama Apple'ı Apple yapan zaten bu uluslararası garanti değil. Lokal satış sonrası hizmet payı, uluslararasına göre çok daha büyük. Muhtemelen Avrupa Birliği ülkeleri içinde de böyle bir kısıtlama yok. Yani bizim ülkemiz gibi üçüncü dünya ülkeleri dışında Apple'ın satış sonrası hizmeti gerçekten efsane.

Ben de ABD'de yaşanan bir olayı anlatayım. Arkadaşım 5S almıştı. Home tuşuna basarken kolay kolay fark edilemeyecek bir çıt sesi geliyordu. 1 hafta sonra Apple Store'a gitti ve 5-10 dakika içinde yedeklemenin geri yüklendiği sıfır cihazı verdiler. Tek bir itiraz yok, "tamir edelim 1 hafta sonra gelin" yok.
0
himmet dayi
(09.09.20)
Konuyu sadece cep telefonu teknik desteği olarak da okumlamamak lazım. Apple’ın birçok ürünü ve hizmeti var.

Sadece ürün ve hizmetleri değil OS çekirdeği ve OS geliştirme altyapısıyla Macbook ve iPhone benim için hep vazgeçilmez ve alternatifi olmayan ürünler olmuştur. Android veya Microsoft’la kıyaslayamıyorum bile.

Apple’ın tasarım ve kullanıcı deneyimi parametreleri de var.

Android ve Windows’ların MacOS’lerinkiyle kıyaslanamayacak kadar güvenlik zaafı var.

Apple Store hizmetleri ayrıca güven veriyor. Bir sorunla karşılaştığınız zaman karşınızda muhatap bulabiliyorsunuz. Uygulama platformu Google Play Store gibi bir Çin kerhanesi değil. İndirdiğiniz basit bir yemek uygulamasının haberini olarak ya da olmayarak telefonunuzun aklınıza gelebilecek her özelliğine ve dosyasına ulaşması gibi psikopatça talepleri olamıyor. Satın alma süreçleri düzgün işliyor. Satın alıp beğenmediğiniz bir uygulamayı iade edip paranızı alabiliyorsunuz.

Apple’ı Apple yapan şey vizyonu.

Fanboy değilim. Belki de öyleyimdir bilmiyorum ama Android işletim sistemi kullanan bir telefon 37700 megapiksel dahi foto çekse umrumda olmaz.

5 senedir iPhone 7 kullanıyorum. Kontrollü eskitme falan kabul edildi ama ben 5. senede sadece batarya değiştim ve canavar gibi kullanıyorum hala.
0
pass
(09.09.20)
Abd’de apple 6’yı pil değişimi için apple store’a götürdük. Aldılar baktılar, pil değişecek 50 dolar gibi bir fiyat verdiler. Tamam dedik 2 saat sonra almak üzere telefonu verdik. 2 saat sonra döndüğümüzde telefonu bize verdiler ve daha önce 3. Bir tarafa pil değişimi yaptırıldığını farkettikleri için pil değişimi yapmadıklarını söylediler. Para ödemedik ama 2 saat mesafedeki evimize gittiğimizde farkettik ki telefonun kamerası ve hoparlörü çalışmıyor. Aradık durumu anlattık dediler ki telefonu kargolayın ve şu hesaba 320 dolar yatırın. Sorun bizden kaynaklanmışsa pranızı iade edeceğiz. Bu arada telefonun 0 fiyatı 200 dolar civarı. Tabii ki parayı yatırmadık ve yeni telefon aldık.
Bu da böyle bir anımdır.
0
but that was just a dream
(09.09.20)
Amerika cihazlarını bilmiyorum ama ben dubai'den getirdiğim cihaz için yetkili serviste tamirat, değişim yaptırdım. Türkiye'den aldığım macbookum da garantisi bitmiş olmasına rağmen 2 kere yetkili serviste yine parça değişimi gördü ücretsiz olarak. Yani evet genel olarak ben servis hizmetinden çok memnunum. Buradaki tek nüans, eskiden apple store direkt kendi bakıyordu yurtdışı cihazlara, artık yetkili servislere yönlendiriyor. Yetkili servis de apple'ın servisi yine, ücretsiz orijinal parçayla halleniyorlar. Hatta apple storeda olduğu gibi sıra da beklemiyorsun, o bakımdan iyi.
0
roket adam
(09.09.20)
(8)

Arabada yakıt tüketimi

banusa
Anladığım kadarıyla 90-110 km hızla optimum yakıt tüketimi oluyor. Peki daha hızlı gidince nolur? Cidden kayda değer bir şekilde oynuyor mu tüketim miktarı?
Anladığım kadarıyla 90-110 km hızla optimum yakıt tüketimi oluyor. Peki daha hızlı gidince nolur? Cidden kayda değer bir şekilde oynuyor mu tüketim miktarı?
0
banusa
(08.09.20)
oynar tabi. aslında araba en yüksek vites ve en düşük devir ikilisinde en az yakıtı yakar. bu da manuel 5 vitesli bir arabada 70 km hıza denk gelir.

devir 2000 ile devir 3000 çok fark eder tabii.
0
jelly bear
(08.09.20)
Ne kadar oyar ama mesela? Atıyorum düşük devir yüksek viteste 100 km'de 5 lt yakıt tüketen bir araç yüksek devirde 10 lt mi yakmaya başlar?
0
🌸banusa
(08.09.20)
90 ile 120 arasında %20-30 gibi fark eder.

ne kadar oynar sorusu tamamen aracın motor verimiyle, vites oranlarıyla alakalı.
ekonomi odaklı dizel motorda %10 fark ederse spor kullanıma göre tasarlanmış benzinli yüksek devirli kısa vites oranlı araçta %30 fark edebilir. genelde çoğu araç için yakıt databaselerinde bu bilgi var.
0
orpheus
(08.09.20)
Vay be %20-30, az da değilmiş..
0
🌸banusa
(08.09.20)
size bir ornek vereyim.
jaguar xe 100 km ortalama 4.2 lt yakiyor 210-220 km/h civarinda 100km'de 18-19 lt'lerde cirit atiyor
0
turbo sadık
(08.09.20)
1.2 motorlu araca sahibim.
80-90 ile giderken 100km'de ortalama 3.5 litre
90-100 ile giderken 100km'de 4 litre
110-120 ile giderken 100km'de 7-8 litre
130 üstünde 100km'de ortalama 12-13 litre yakıyor.

yani evet baya oynuyor. 140-150 ile giderek tek depoda gittiğim yolu 80-90'la gitsem muhtemelen gidip gelmeye yeter benzin.(bu veri 1.2 atmosferik motorlu bir araç için geçerli)
0
trajikomix
(08.09.20)
Optimum 90, camlar ve klima kapali. Ustune ciktikca, cami acinca, klimayi acinca artiyor.

Gecenlerde bir arac kiraladim, aracin icinde neyi calistirinca ne kadar benzine etki ettigine dair bir bilgi veriyordu yol bilgisayari. Mesela arka cam resistansini aciyorsun 0.2L fark ediyor ortalama haha. Klima direk 1.0L falan ekliyor.
0
cooperr
(09.09.20)
Aracın motor gücüne ve teknolojisine göre değişiyor aslında. Misal 1.2 motor benzinli manuel 75hp bir araçta 80km/sa hızda 5lt/100km yakıt tüketimi oluyordu. 100km/sa hıza çıktığımda devir 3bini görüyordu ve yakıt tüketimim 6.5lt civarı oluyordu.

Daha yeni teknolojili benzinli 1.0 motor 100hp bir araç ise 100km/sa hızla giderken yaklaşık 2000devirde 5lt yakıt harcıyor. 120 ile giderken ise yaklaşık 2500 devirde 6lt harcıyor.

Bir örnek de dizel 170hp'lik bir araç için vereyim. 2.0lt motor hacmi olan bu araç 120km hızda ve yaklaşık 2000 devirde 5lt yakıt tüketebiliyor.

Klimanın etkisi ise çok değişkendir. Ama 50km üstü hızlarda cam açmaktan daha kârlıdır. Benim kendi kullanımıma göre 100km'de 1lt etkisi var diyebilirim. Ama hava sıcaklığı, klimanın performansı, sizin hangi düzeyde çalıştırdığınıza göre değişir.
0
the coon
(09.09.20)
(8)

Araba almak Almanyada

samiabi19
almanyada yasiyorum, seneye araba almak istiyorum. Biraz yeni bir araba olmasini arzu ediyorum. Bu güne kadar kuladim arabalar heo 10-12 yasindaydi 5000-9000 euro arasiydi örnek verim audi a6 3.0 TDI A6, bmw 530d. Artik biktim böyle arabalardan. Motorlari hic sikinti yapmiyor km yüksek olsa bile. Am
almanyada yasiyorum, seneye araba almak istiyorum. Biraz yeni bir araba olmasini arzu ediyorum. Bu güne kadar kuladim arabalar heo 10-12 yasindaydi 5000-9000 euro arasiydi örnek verim audi a6 3.0 TDI A6, bmw 530d. Artik biktim böyle arabalardan. Motorlari hic sikinti yapmiyor km yüksek olsa bile. Ama gerki kalan parcalar 10-12 yil ve 200.000-300.000 km de alo diyor.
Kafam rahat olsun istiyorum esim de özeniyor yeni model arac binmeye, sizce en mantikli nasil olur, bu tarz imkan lar sunuluyor almanyada.

Hyundai tucson 177bg baya dolu paket 22-30000 euro 0km
Mercedes A sinif 163bg 0 km 30000 euro

Yada golf 8 150bg 0km 24 ay kiralik bikere 1500 euro ve aylik 200 euro ve maximum 20000 km gecemem lazim arabayi geri verirkene 2 sene sonra.

Sizce o kira yani leasing olayi nasil sizce ? Almanyada cok tutulmaya basliyor
0
samiabi19
(08.09.20)
Öncelikle tam olarak ne istediğinizi ya dada neye ihtiyacınız olduğunu belirleyin. Yani aile için mi? Çocuk ya da çocuklar var mı? Hızlı mı gitmek istiyorsunuz ya da benim gibi mülâyim sürücü musunuz? Demek istediğim tucson ile a class mb tamamen alâkasız segmentler. Sonra yakıt tüketimi önemli mi, almanyada vergilendirme nasıl vs bir dünya parametre var. Ben de son bir yıldır sizin gibiydim eşim golf 7 istiyordu. Bir sebepten toyota hybrid modellere yöneldik ve chr aldık. Yani önce bir ihtiyacı, segmenti, isteğinizi netleştirin. O modelleri internetten araştırın. Ben toyota chr sayfasına abone oldum. Görüşleri yorumları aylarca takip ettim. Sonra karar verdim. Uzatmayayım, önce netleştirin kendinizi derim.
0
manimani
(08.09.20)
kullandığın o A6 ve 530'un motorunda sorun çıkmaması geçmişinde hep zamanında servise girdiği doğru parça kullanıldığı için. geçmişte epey para yakmıştır yani o araçlar.

sıfır almak zorunda değilsin 1-2 yaşında 30-40bin kmde bir araç da bakabilirsin yeni istiyorsan.
0
orpheus
(08.09.20)
Soruya cevap değil ama ben şunu anlamadım, Mercedes A serisi 30.000 euro mu Almanya'da?
0
grgn
(08.09.20)
Orpheus+1. Bahsettigin arabalarin motorlari o kadar da güvenli degil aslinda. Luks aracin ikinci eli cok tehlikeli.

Ben fransa'da temmuza kadar benzer durumdaydim; leasing vs almak.
Bunun icin kendine sorman gereken soru; 2-3 senede bir araba degistirecek misin?
Leasingin amaci arabanin ilk deger kaybini sana yansitmak. Bu sebepten satin almaktan daha maliyetli (2-3 senede bir degistirmiyorsan)
Yalniz arabayi 2-3 senede bir degistireceksin leasing. Çünkü Avrupa'da arabayi sıfır aldinmi deli bir deger kaybi oluyor. Özellikle lüks arac.

@chihiro 1500 euroya iki yil kira değil. 1500€+ayda 200 euro kiralama dönemi boyunca.

Ayrica ne tarz bir araba istedigine karar vermen lazim. Bagaj lazim mi, kac kisi olacak, hizli mi istiyorsun, otomatik/manuel vs.

6-7 sene binerim diyorsan; hybrid corolla. Olmadi kialar ve hyundailar da seni uzmez ozellikle 7 ve 5 yil garanti ile.
Bu arada arastirmalarim sonunda ogrendim ki normal ülkelerde en mantıklı araba 1-2 yıl kullanilmis arabalar. Amortisman avrupada ilk 1-2 yil sonunda neredeyse %20-30 falan. 20binlik arabada 4-6 bin euro para yapar.
0
logisticsmanager
(08.09.20)
Leasing olayinin problemi, arabayi nasil aldiysanöyle teslim etmen lazim. Arabada en ufak cizik, hasar, kaza oldugu zaman binlerce euro fatura cikiyor teslim ettikten sonra. Con temiz araba kullanirim, yolda tas sekse manevra yapar arabayi cizdirmem diyorsaniz, alin tabii ne ala.

@grgn, evet 30.000 euro ortalama A Serisi.
0
bosver nicki
(08.09.20)
*cok temiz araba kullanirim...
0
bosver nicki
(08.09.20)
Boşver nicki+1.

Ek olarak onlar arabayi yaptırıyor sana fatura ediyor. Sen gidip kendin yaptıramazsin. Onlar sana ne cakarsa...
Bu arada yanlis hatırlamıyorsam olur da araba calinirsa falan şöyle oluyor; misal sigorta arabanin değerini 15 bin euro diyorsa senin 15 bin euroluk leasing bedelini ödüyor. Geri kalanini sen oduyorsun.
0
logisticsmanager
(09.09.20)
Leasing olayina bende cok baktim ama baskalarinin yasadiklarini gorunce vazgectim.
Araci geri verirken sikinti cikmasi cok yuksek olasilik, ya da ona gore ozel sigorta satiyorlar onu alman lazim.

Mesela lastiklerin en az %50 durumda olmasi lazim, yoksa degistirmen gerekiyor. Ya ne olacak cin mali takar gecerim diyorsun ama yemiyorlar, 2-3 tane kabul ettikleri marka var, boktan markalari kabul etmiyorlar. Aractaki her turlu cizik, vuruk sana girer, buyutecle inceliyorlar araclari geri verirken eger sigorta yaptirmadiysan. Sigorta da ucuz degil zaten. Ustune bir de km limiti var. Araca binerken bir suru stres, gerek yok.

Ben dusuk km'li 3-4 senelik araclari sifirin yari fiyatina aliyorum, sifir kesinlikle almiyorum. Bayiden uzatilmis garanti ile aliyorum, cikan arizalara bir kurus para vermiyorum, genelde araclarin 150-160bin'e kadar garantisi oluyor. 50binde araci aliyorum, 3-4 sene binip garantisi biter bitmez satiyorum. Bu sekilde surpriz olmuyor, 25bin avroya alirsin, 12-13bin avroya satarsin. 3-4 sene tepe tepe binersin, masrafida iste sanada sene 3-4bin avro deger kaybi + periodik bakim.
0
cooperr
(09.09.20)
(5)

Emeklilik hayatı yaşanabilecek ege-marmara ilçeleri, köyleri

chihirovekohaku
Annemiz(52) önümüzdeki yıl yalnız başına emeklilik hayatı süreceği bir düzene geçmeyi düşünüyor. Tekrar memleketime dönmeyeyim, bir de yepyeni bir yerde yaşayayım, diyor. Kardeşim ve ben İstanbul'dayız. Yanına sıkça gidemeyebiliriz. Bu yüzden gözümüz arkada kalmasın istiyoruz.- Güvende olacağı- İnsa
Annemiz(52) önümüzdeki yıl yalnız başına emeklilik hayatı süreceği bir düzene geçmeyi düşünüyor. Tekrar memleketime dönmeyeyim, bir de yepyeni bir yerde yaşayayım, diyor. Kardeşim ve ben İstanbul'dayız. Yanına sıkça gidemeyebiliriz. Bu yüzden gözümüz arkada kalmasın istiyoruz.

- Güvende olacağı
- İnsanı güzel
- Hastaneye erişimi kolay
- Yeşil, havası temiz
- Belediye kursları gibi diğer kadınlarla sosyalleşebileceği ortamlar sunan
- Nispeten uygun kiralı (1000 liranın altında) daireler bulabileceği bir yer arayışındayız.

Hangi ilçe ve köyleri önerirsiniz?

Köyde sağlık hizmetine ulaşma şansı ne kadar olur bilemiyorum. O yüzden köy seçeneği bizi biraz korkutuyor. Ancak nispeten temiz insanların olduğu bir köyde bahçeli bir müstakil ev de düşünülebilir. Ne dersiniz?
0
chihirovekohaku
(07.09.20)
keşan a bağlı erikli,yaylaköy, gökçetepe ve keşan ı tavsiye ederim. balıkesir e bağlı gönen de olur.
0
delidiyorum
(07.09.20)
Direkt yer ismi veremeyeceğim ama kesinlikle Trakya bölgesinde bir yer bakın derim.
0
paramolacak
(07.09.20)
Bademler Köyü / Urla
www.journavel.com
0
ankarakecisi
(07.09.20)
geyikli'ye bir bakin derim.
0
cooperr
(07.09.20)
direkt Gelibolu'ya bakın derim. kayın validem de emekli, hep hayali bir sahil kasabasında emekliliğini geçirmekti. 5 yıl önce evini satıp Gelibolu'dan ev aldı oraya yerleşti. iyi ki gelmişim diyor, çok mutlu. biz de çok seviyoruz orayı, hem yazlık hem kışlık çok keyifli bir yer.
0
isyankar tosbaga
(08.09.20)
(15)

35 yaşımda İstanbul Hukuk'a girdim. Tavsiyeleri alayım.

habarbey
Sb. Nasıl yaparım? Gaza geldim bir miktar. Turizmde çalıştım uzun yıllar, gececi falan takılırım bir yerde en kötü. Hali hazırda çalışıyorum zaten. Türkçem iyidir, İngilizce ve Fransızca biliyorum, Almanca ve İspanyolca'da başlangıç düzeyindeyim, bilmiyorum yardımı olur mu? Çalışarak yapmaya çalışac
Sb. Nasıl yaparım? Gaza geldim bir miktar. Turizmde çalıştım uzun yıllar, gececi falan takılırım bir yerde en kötü. Hali hazırda çalışıyorum zaten. Türkçem iyidir, İngilizce ve Fransızca biliyorum, Almanca ve İspanyolca'da başlangıç düzeyindeyim, bilmiyorum yardımı olur mu? Çalışarak yapmaya çalışacağım, diğer türlü hayatımı idame edemem. Bu arada en son ilkokulda ders çalışmıştım, bilmiyorum ve korkuyorum. Her türlü tavsiyeye açığım.
0
habarbey
(05.09.20)
Eskiden olsa okunurdu ama artık okuma işleri zaman kaybı. Hukuk mezunu işsiz çok. Vereceğin zaman neye değecek bunu düşün derim. Hobi için ilgi duyduğun için kendini geliştirmek için vize final çalışılmaz. Hukuk'ta sosyal ortamda zayıftır. Çekilmez bence
0
kickboxer
(06.09.20)
Maddi bir beklentim pandemiyi yok sayarsak yok. Üniversite bitirmedim, bir miktar orada, bir miktar da akademik kapı açılması yönünden beklentim var. Aslında, ilgim de var hukuka. Ben aslında bitirebilir miyim veyahut nasıl bitiririm yollu bir tavsiye arıyorum.
0
🌸habarbey
(06.09.20)
Size yapamazsın diyenlere kulak asmayın, yaparsınız. son düzenlemeler ile birlikte kanunlar çok anlaşılır hale geldi, yeter ki pes etmeyin. ilk sene temeli iyi atarsanız sonraki yıllar çatır çatır gider. temele yüklenmezseniz sonraki senelerin tamamında "ne anlatıyor bu hoca?" dersiniz. (bizzat tecrübemdir). roma hukuku gibi alanlar hiçbir işinize yaramaz, dersi geçecek kadar öğrenseniz yeter. medeni hukuk, hukuk başlangıcı gibi dersler kraldır ama bunlara gerekirse gece gündüz çalışın. hatta şimdiden bir medeni hukuk ders kitabı alıp önden başlayabilirsiniz.

üzmek istemiyorum ama hukukumuz daha çok osmanlıca/farsça terimler üzerine kurulu, ingilizce ve fransızcanın "bu aşamada" size pek bir faydası olmayacaktır. ancak mezuniyetten sonra 2-0 önde başlamış olursunuz.
0
trajikomix
(06.09.20)
Arapça ve Farsça kökenli kelimeler ve etimoloji ilgi alanım, oralarda sıkıntım yok. Bu aşamada Fransızca yardımcı olabilir diye medeni hukuk kabulünden yola çıkmıştım, saçmalıyor olabilirim.
0
🌸habarbey
(06.09.20)
Senin yaptigini yapan muhendisler gordum yurtdisinda. Muhendislikte pek para yok, muhendis ustune hukuk okumus adam da cok az. Dolayisiyla muhendis temelli hukuk adami kontenjanina girince muz ortayi kesiyorlar, sende yetenekli isen gelisine iyi vurursan kalecinin cikarma sansi yok, koseyi donenleri gordum.

Burda demek istedigim daha once okumus oldugun ya da bildigin isin ustune hukuku oturtabilecekmisin ona bir bakmak lazim bence. Eger oturmuyorsa, duz avukat olacaksan ben olsam hukuk diplomasanin bokunun ciktigi ulkede o ise girmem. Turizm + hukuk da yukarda behsettigim gibi bir potansiyel var ise, ustune dil falan da biliyorum demissin, o zaman yurunebilir. Heyencanlanmadan once sektore bir bakmak lazim zira okul bir suru bas agrisi, sonunda ciddi mukafat yok ise 35'den sonra cekilmez.
0
cooperr
(06.09.20)
Burada mesele yaparsın yapamazsın değil. Amaç ne önemli olan o. Çok zaman harcaman gerekecek.
0
kickboxer
(06.09.20)
amacin ne baskan? sinava girmissin, yerlesmissin, okul basliyor, ne diye bu bolume girip okumak istedigini cozsen iyi olur sanki. hobi olsun diye de okunur tabii ama en azindan belirle amacini.
0
baldur2
(06.09.20)
Öncelikle tebrik ederim!

Üniversitenin online olması size yaradı, dersleri bile takip ederseniz belki müsait olursanız. İstanbul Hukuk’taki arkadaşlar final döneminde ders çalışıyorlar onu da deli gibi yapıyorlar diye biliyorum, yoğun çalışıyorlar ama öncesinde o yoğun çalışma yok. Bence bir öğrenci bulup sorabilirsiniz çalışma sistemini.

İngilizce, Fransızca bilmeniz akademik açıdan çok önemli bence. Eğer akademik hukuk İngilizcesi dersi vs varsa İstanbul Üni’de alıp kendinizi geliştirmeye bakın. Yurtdışında uluslararası hukuk çalışabilirsiniz ki yurtdışı deneyimleriniz, bağlantılarınız da vardır kesin. Belki okulun Erasmus ihtimalinden yararlanırsınız işinizi de kaybetmeyecekseniz, Erasmus’ra alınan dersler, oradaki Üni ortadamı size akademik anlamda yardımcı olur. Uluslararası hukuk dışındaki alanları bilmiyorum hukuk yüksek lisans alanlarını araştırabilirsiniz bence bir. Marmara, İstambul Üni ya da diğer pek çok devlet üniversitesinden mezun avukatlar İngilizce bilmedikleri için ne kaybediyor bilmiyorum ama siz bildiğiniz için baya önde olabilirsiniz.

Hayırlı uğurlu olsun.
0
damba
(06.09.20)
Aslında bakarsanız akademik gelişim için girdim bu yola ve kriminoloji en başından beri beni buna iten yoldu. Ticari becerilerim çok az, hatta rezalet, çekirdek ailede iki akademisyen var. Doneler çerçevesinde oluru var gibi, olmaz ise de olmaz.
0
🌸habarbey
(06.09.20)
Hukukçu değilim ama tüm öğrencilere tavsiyem ilk seneden uzmanlaşabilecekleri alanları araştırıp kendi kendine de olsa araştırma yapmaları, sertifika, staj vs. şeklinde. İş alanlarından, İngilizce makalelerden, diğer hukukçularla konuşarak bu araştırmayı yapın. Önce okurum mezun olunca bakarım olmuyor.

Örneğin göçmenlik hukuku, ya da Türkiye'de yabancılara verilen servisler, telif hakları, internetle ilgili hukuksal konular vb.
0
kaset
(06.09.20)
Boşuna masraf etme bence
Avukatların yarısı asgari ücret kadar kazanıyor
Hukukta amaç sınıf geçmek değil özümsemek olmalı
Tavsiyem : mutlaka derse gir
Tebrikler ve başarılar
0
photo85
(06.09.20)
akademikten kastınız akademisyenlikse o iş sıkıntılı, araştırma görevlisi olarak girme yaşı 35. ha genel akademik gelişimse bunun için üni okumaya gerek yok bence, 4 sene de harcayacağınız parayla sağlam bir kütüphane kurarsınız. avukatlık yapmak ise bahtınız açık olsun.

okumasına okursunuz ama diğer öğrencilerle aradaki yaş farkı kendinizi alien gibi hissetmenize yol açar. bende birden fazla üni var, sonuncuyu 27 yaşında girmiştim, iletişim sıkıntı oluyordu bir yerden sonra, sizin için biraz daha zor olabilir zira hem yaşınız benim girdiğim yaşa göre daha ileri hem de 2000 doğumlularla muhatap olacaksınız ki cidden hayata bakış açısı ve mantalite olarak bir 80 lerde doğan nesle göre çok farklılar.

bu arada yakın çevremde hem avukat hem akademisyen olarak bir kaç hukukçu var, onlara bakarak şunu söyleyebilirim, çok okumanız ve araştırmanız gerekecek. bunun için vakit ve kafa ayırabilecekseniz korkmanıza gerek yok.

tebrik ederim.
0
issiz karga
(06.09.20)
Neyse en son ben bir okuyayım da gazım çıksın raddesine geldim, yazan herkese teşekkürler. Zaten önemi olduğundan ve olmadığından ötürü rahatım.
0
🌸habarbey
(06.09.20)
Tebrikler öncelikle, alakasız olacak ama bu yaşta bu bölümü nasıl kazandınız? İkinci öğretim olarak bile neredeyse ilk 5000 sıralamaya sahip. Yoğun bir çalışma programınız olmuştur diye tahmin ediyorum.
0
malaika
(06.09.20)
Allah kolaylık ve sabır ihsan eylesin....

Yabancı dillerin fakültede faydası olmaz ancak sonrasında çok olur.

Sınav dönemine yıgmadan düzenli çalışmak tek püf nokta. Bunu yaparsanız bitirirsiniz.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.09.20)
(11)

sizce ev kirası, maaşın yüzde kaçı kadar olmalı?

Transa
sb
sb
0
Transa
(05.09.20)
yüzde 10-40 arası olabilir. keyfinize göre. yarısını geçerse göçersiniz :-(
0
ankarakecisi
(05.09.20)
20-25'ten ötesi yorar.
0
roket adam
(05.09.20)
Almanya'da 30% civarını geçince ev sahipleri uzak duruyor sizden. Bence de ideali 35% civarını çok geçmemesi. Maaşın yarısını ev kirasına verirsem, nasıl tatil yapacağım, hangi hobime para kalacak, nasıl hafta sonu bir yere giderim?

Öğrenciliğimde de bursumun yarısını vermiyordum kiraya, hep bu hesapla geçindim.
0
buf-e kür
(05.09.20)
Cesitli formuller var, senelik burut maasin/40 gibi.
0
cooperr
(05.09.20)
Bana gore en fazla yuzde 25. Yuzde 30 son. Yuzde 40 falan hayatini kisitlayabilir.
0
baldur2
(05.09.20)
%30-35 civaridir. hep hesabimi buna gore yaparim. alacagim maas kiranin uc katindan daha azsa olmem ama gecim sikintisi cekerim.
0
yoggi
(05.09.20)
bütün gelirin 25-35% arası diyelim. gerçekçi rakamlarsa genelde 40% oluyor tek çalışanlı aileler için.
0
dirildimde geldim
(05.09.20)
Fatura + ev giderleri (yemek dahil) + kira %25'i geçmeyecek şekilde ben rahat yaşayabiliyorum, sonrası sorun oluyor.
0
plutongezegendegilmi
(05.09.20)
25i geçmemeli.
0
nuisance
(05.09.20)
%33 işyerine ve iş sonrasi aktivitlere max. yakınlık için!
0
artikyeterbe
(06.09.20)
%25 maks. ama o kadar da zengin degilsiniz.

refah icin ise %20 maks. bunun alti sizi standart olarak yukari ceker.

%6 altindaysa ve odediginiz para kendini cikariyorsa kazanmaya baslarsiniz.
0
baldan kaymak
(06.09.20)
(5)

Çatlayan araba camını düzeltmek

chicha_v2
İnternette bi solüsyon gibi bi şeyle yapıyorlar ama internetten söyleyecek vaktim yok. Yarın İstanbul'da nereden alabilirim bunu? https://www.hepsiburada.com/visbella-araba-on-cam-kirik-catlak-tamir-onarim-seti-pm-HB000009E706
İnternette bi solüsyon gibi bi şeyle yapıyorlar ama internetten söyleyecek vaktim yok. Yarın İstanbul'da nereden alabilirim bunu?

www.hepsiburada.com
0
chicha_v2
(05.09.20)
denenmişi var mucize bekleme hiç işe yaramayabilir
bu ucuz kitler pek işe yaramıyor deniyor çatlağa bağlı biraz yapan iki arkadaşımda da olmadı işe yaramadı.

soruna cevap nereden alabilirim kısmına cevabım maaleef yok maksat boşa paran gitmesin.
0
basond
(05.09.20)
basond+1
yasadigim yerde her iki senede bir on cam degistiriyoruz, mutlaka catliyor yola attiklari taslardan dolayi. catlaga care yok, camin degismesi lazim.

orjinal camlar cok pahali, ben yan sanayi kullaniyorum simdiye kadar sikinti yasamadim. Ama aracta bir suru sensor var ise yan sanayide bazen sikinti cikabiliyor diye duydum. Aracin caminda bir suru sensor var ise (yagmur sensoru disinda) iyi kalite bir yan sanayi taktirman lazim ya da riske girmeyip orjinal taktiracaksin.
0
cooperr
(05.09.20)
ha bu arada arabanda kasko varsa anlaşmanda ücretsiz cam değişimi olabilir mutlaka kontrol et
0
basond
(05.09.20)
Araç kiralık ve çatlağı aldıktan sonra gördüm. Taş sekmesi vs. olmadı o yüzden başkasının çatlattığı camı da yaptırmak istemiyorum :)
0
🌸chicha_v2
(05.09.20)
aracı kiralamadan önce 4 tarafını fotoğraflamak lazım bu gibi durumlar için. geçmiş olsun.
0
xrated
(05.09.20)
(9)

Kendi işini kuran mühendis arkadaşlar...

va
Merhabalar,Herkesin aklında kendine bir iş kurup, yaşarken bunu deneyimlemek vardır diye düşünüyorum. Benim de 10 yıllık bir makine mühendisi olarak kafamda geziyor böyle tilkiler. Ancak memnun olduğum bir iş ve özel hayatım, iyi bir düzenim var. Haliyle bunun ağırlığı ile salaş haldeyim.Bir yanım b
Merhabalar,

Herkesin aklında kendine bir iş kurup, yaşarken bunu deneyimlemek vardır diye düşünüyorum. Benim de 10 yıllık bir makine mühendisi olarak kafamda geziyor böyle tilkiler. Ancak memnun olduğum bir iş ve özel hayatım, iyi bir düzenim var. Haliyle bunun ağırlığı ile salaş haldeyim.

Bir yanım böyle iken bir yanım da dediğim gibi hayal dünyasında geziyor, bunu gerçekten istiyorum. Var mıdır içinizde bunu gerçekleştiren birileri?
Tabi sektörler vs. çok detay var ancak genel anlamda soruyorum. Distribütörlük olur, tasarım, dayanım hesap danışmanlığı olur, torna dükkanı açmak bile olur.

Ya da diğer mesleklerden de olur, adım atabilen başarılı olanlardan serüvenlerini, deneyimlerini dinlemek isterim.
0
va
(05.09.20)
Bir akrabam fabrikada mekanik bakımcı olarak çalışıyordu. En sonunda bıktı ve kendi işini kurdu. Otomatik şanzıman tamiri yapan bir yer açtı sanayide. Başarılı oldu.
0
dissendium
(05.09.20)
22 yaşında kendi firmasını kuran 8 yıldır mühendislik danışmanlık yürüten bir makine mühendisi olarak söyleyeyim ;

10 yıllık süreçte filin sadece hortumunu gördün hocam. kendince bir 10 yıl da verip 2030'da para kazanmaya başlarım diye düşünebiliyorsan başla. hele ki bu ortam da.

başarı hikayelerine çok inanma. sana dertli dertli başarısızlıklarını anlatan insanları dinle. başarı hikayelerinde destek çıkan amca, dayı oluyor hep.

bir excel yap. 5 yıllık olsun. tahsilat kısmına %20'lik bir para alma şansı koy. yani %20 şans ile firma sana ödeme yapıyor. sonra zaten excel sana gerçeği göstericek.

hangi firmalardan para alamadım söylesem iş yerine gider toprağı öpersin öyle diyeyim.
0
duyurukullanıcısı
(05.09.20)
İyi bir mühendis olmakla, iyi bir tahsildar olmak, iyi bir finansçı olmak, iyi bir tüccar olmak, iyi bir satışçı olmak, iyi bir yönetici olmak bunlar bambaşka şeyler. Hele ki çevreniz, amcanız dayınız yoksa kesinlikle yapılacak iş değil.
0
roket adam
(05.09.20)
Ben de sektorde 10 seneyi devirdim. Kendi basina takilmaya calisanlarin yarisindan fazlasi ilk 5 sene icinde batiyor, yurtdisinda durum boyle. Cok riskli bir sektor, iyi muhendislerin coguna bakinca ben bir is adami goremiyorum, cok iyi bir memur goruyorum. Para kazanmak, musteri kovalamak fakli bir olay.

Ben gittim ufak bir sirket actim, havayi kokluyorum su anda..Bir yandan tam zamanli calisirken haftasonlari ya da is cikisi kendime kovaliyorum. Bir iki kucuk is yaptim ama istifa etme noktasina gelebilmem icin daha cok yolum var.

Denemelik ufak bir sirket ac, birkac kucuk is yap, belkide sevmeyeceksin. Duzenini bozmani hele boyle bir piyasada tavsiye etmem. Ama obur taraftan risk almadan da bir bok olmuyor, salla basi al maasi bir yere kadar tatmin ediyor eger memur kafali degilsen..
0
cooperr
(05.09.20)
benim aynı dönem arkadaşlarda firmalarda biraz yükselince böyle bir ben oldum havasına giriyorlar.

bana gelip ya şöyle şöyle bir şey yapsak nasıl olur diyorlar.

elemanlara kdv nedir? gelir vergisi nedir? stopaj nedir? bunlara göre nasıl fiyat belirlenir gibi temel bakkal seviyesinde fiyatlandırmayı öğretmek yaklaşık 2 ayımı alıyor.

çünkü adam firmada altında 10kişi ve 50milyonTL ile sadece bir iş yapıyor.

kendi firman olunca 15 kişilik çalışıp 10kTL toplayamıyorsun.

adama tasarım yap FEM, CFD kas, render at, çizim yap. kendi cebinden prototip yapıp getir herşeyi mükemmel seviyede yap. paranı vermiyor adam.

git diyor dava et. dava sürecek zaten 5 yıl. sen cebinden harcamışsın belki 5000TL avukat saat başı istiyor 300TL. muhasebeci ayda 500TL istiyor. bağkur 800-900TL vs vs.

ya ben diyorum ki iyiki 22 yaşında başlamışım yoksa 30'dan sonra çekilecek dert değil.

Türkiye şartlarında sana yapman gerekeni söyleyeyim.
güvendiğin biraz piyasa tecrübesi olan muhasebe, finans bilen arkadaşına el atından firmalar hakkında tiyo vereceksin.

şu mal şu kadar şu teklif şu kadar vs vs. eleman gidip aynı kalitede daha ucuz teklifi bulacak sende oradan primini alacaksın.

senin için en kebap iş bu.

firma mutlu daha ucuz.
eleman mutlu iş yaptı.
sen mutlusun para geldi.

herkes mutlu.
0
duyurukullanıcısı
(05.09.20)
sakin ha iyi bir muhendisin iyi bir isletmeci olacagini ya da firmayi iyi yonetecegi gibi duz mantik kurmayin.
ikisi cok ayri dunyalar.
google'a turkiye'nin en fazla santiye bitirmis muhendisi yazinca karsiniza turbo sadik cikiyor. ama isi cevirmek sirket sahibi olmak bambaska bir sey hele hele ortak varsa.
cok prensipli olmalisiniz duygusallik sifir gerektigince kimsenin gozunun yasina bakmamali ekonomiyi onceden sezebilmeli kuvvetli baglantilar olmali.
celik gibi de sabir lazim.
ben 4 milyon batirdim sirketimin ise 16 milyon alacagi var.
sindirgi devlet hastanesi ve kirklareli spor salonu hala oyle yarim.yamalak durur. isteyen ibretialem icin gidip baksin.
ha sanilmasin ki ben hata yaptim.yanlis yaptim hesap kitap bilemedim de battik alakasi yok.
dedigim gibi acima duygunuz olmayacak onurunuz gururunuz da olmayacak. is hayatinda oyle erdemler artistlikler vs gecerli degil. adami aliyorlar asagiya.
0
turbo sadık
(05.09.20)
turbo çok hardcore girmiş.

o kadar da değil ''acima duygunuz olmayacak onurunuz gururunuz da olmayacak'' gibi bir durum yok.

ama girdiğin sektörün dinamikleri var. onlara uyum sağlaman lazım. bazı sektörler mesela çelik işleyen kalıpçılar, plastikçiler vs pazarlık ederken ana bacı söver pazarlıktan sonra da hiç birşey olmamış gibi içmeye giderler.

sen orada hmm ben ana bacı laf yemeyi göze alabilirim diyip ya sektöre gireceksin yada bu sektöre hiç girmeyeceksin. tabi ne kadar küfür yersen o kadar para kazanıyorsun. orantı bu.

bir oxford beyefendisi gibi TR'de kendi firman ile para kazanmak istiyorsan kendi networkünü oluşturup çalışman lazım tabi networkde öpücük ile olmuyor en az 10 yıl. onu da korumak ayrı bir uğraş.

diyelim 6 firmalık bir çember oluşturdunuz.

a firması çizim
b firması imalat
c firması elektronik
d firması pazarlama
e firması destek/aftersales
f firması yurtdışı işlerine bakıyor

ve kimse kimsenin işine karışmıyor. b firması çizimde yapayım accık daha kazanayım veya f firması kendi imalatımı yapayım demiyor.

bu tür iş çemberleri TR'de kazanıyor ama kurmak ve korumak çok zor.

çünkü yasa yok. adalet 8 yılda yerini buluyor ve mutlaka bir aç gözlü çıkıyor.
0
duyurukullanıcısı
(05.09.20)
Makine mühendisliğinin hangi kolundasınız bilmiyorum, ama inşaat-mekanik tesisat işlerinde, çok tecrübeli değil, prezentabl değil, fakat işini gerçekten çok çok iyi bilen, piyasayı sıkı takip eden bir mühendisle birkaç projede çalıştım. Adam tek başına firmalara danışmanlık yapıyor, yani projeleri inceleyip eksikleri, fazlaları veya değişse iyi olabilecek kısımları raporluyor, alternatif ürün-çözüm buluyor ve piyasadan fiyat topluyor, pazarlık yapıyor vb. Adama HEPA filtreyi sorunca, HEPA'nın tarihinden anlatmaya başlıyor. Başka mühendislere sorduğumda "abi işte tozları toplayan ameliyathane filtresi" gibi cevaplar alıyordum.

Bu adamla ben 5-6 sene önce çalıştım ve o zamanlar öyle çok büyük paralar kazanmıyordu. Şimdi iletişimim yok ama hem çok firma ile irtibatı olduğu için, hem de işini çok iyi bildiği için, kesinlikle ekonomik olarak sıkıntıda olduğunu düşünmüyorum. Belki bir 10 sene sonra "zengin" bile olabilir.

Eğer böyle biri iseniz hiç durmayın...
0
malheiros
(06.09.20)
o isler hic de oyle degil. size papaz krizinden ornek vereyim.

kirklarelindeki santiyede daha temel atiliyor. temele 200 kusur ton demir indirdik ve bagladik. bilen bilir temel demiri genelde boy atilir pek kesme bicme isi olmaz.

bu kriz bi patladi, demir fiyatlari uctu. aslinda ucmasi bir sey degil fiyat surekli yukseldigi ve oynadigi icin nakit paranla demir alamiyorsun alamiyordun demir borsasi islem yapmiyor.

biz ihaleye girerken demir 2700 idi o kriz zamani 4700'e kadar karaborsada demir alabiliyordun.

diger arkadasa dedim ki, bak dolar ucuyor kriz oldu. biz bu demirin parasini alsak dahi sonraki imalatlarda cok zorlanacagiz bu isi devam ettirmeyelim. arkadasim da olur mu biz soz vermisiz biz sifirdan geldik deli gibi calisiyoruz agzindan cikani kulagin duyuyor mu isi yarida biraktirdi dedirtmem is ahlaki bunu gerektirir zararina da olsa bu isi bitirecegiz vs sayiyor. sanki isi bitirince madalya takacaklar ake.

dedim ki bak kardesim 200 ton demiri baglamisiz demiri 3000den aldik. bu demiri 20 yevmiye versek gerisi geri sokeriz. 130 liradan 2600'e demiri tekrar temelden sokeriz. ve 200 ton demiri nakite ceviririz. 3000e aldigin demiri 4700 e satariz. ve bu hamle ile 340.000 lira hicbir sey yapmadan karimiz olur. isi devam ettirme riski vs de olmaz.

arkadas eski seylere devam. sagda solda ne derler. biz boyle mi is almaya devam edecegiz. sonra bize isi yarida birakti kacti derler. er kisi lafi etmisiz. bu santiye bitecek. bu arada daire ile konusuyoruz. daire tam gaz devam edin biz size paranizi odeyecegiz diyorlar.

velhasil biz temeli doktuk. bekledigimiz parayi da alamadik. sirket diger santiyenin de aksakliklari ile batti.

sadece biz batsak koyasin dibine.
yemekciye 50.000 borc. kiralar odenmedi. akaryakitciya odenmedi. nalbura odenemedi. iscilere odenemedi. kulevincin kirasi odenemedi. iskele kiralikti odenemedi. arabalar kiralikti odenemedi. jenerator kiralikti o da odenemedi. ve daha akliniza gelen bircok kalem. bizimle beraber onlara da girdi.

bilmem anlatabildim mi sirket yonetmek isveren olmak bambaska meziyetler ister.
0
turbo sadık
(07.09.20)
(4)

türkiye'de "all you can eat" tarzı mekanlar yok mu?

mr.goodcat
yurtdışında çokça görüyorum. özellikle otellerin restoran kısımlarında günlere göre fiyatlar oluyor ama türkiyede pek rastlamadım. gören bilen duyan var mıdır? örneğin istanbulda varsa fiyatlar ne alemde akşam için?kahvaltı hariçtir. o zaten çokça var.
yurtdışında çokça görüyorum. özellikle otellerin restoran kısımlarında günlere göre fiyatlar oluyor ama türkiyede pek rastlamadım. gören bilen duyan var mıdır? örneğin istanbulda varsa fiyatlar ne alemde akşam için?

kahvaltı hariçtir. o zaten çokça var.
0
mr.goodcat
(05.09.20)
Cevahir’de üst katta bir Çin lokantası vardı dediğiniz gibi. Tek kişi ücreti verip tabağınızı istediğiniz gibi dolduruyorsunuz. Tabi hala duruyorsa.
0
catch the arrow
(05.09.20)
Go mongo vardı catch the arrowun dediği gibi fiyat sabit tabağa ne istersen koyup Noodle yapıyorsun ama senin dediğin tarzdan Biraz farklı eskiden pizza hut yapıyordu sınırsız pizza
0
all girls dream
(05.09.20)
25 sene once falan 4. leventte bir tane pizza hut vardi orda sinirsiz pizza/salata yedigimizi hatirliyorum ama bence o isin Turkiye'de tutmasi zor. Cok ucuza kusana kadar yeme muhabbeti kuzey amerika'ya ozgu birsey, adamlar bu tarz seylerde 1-2 dolar kara gecince cok mutlu oluyorlar, bizde oyle bir kultur yok.
0
cooperr
(05.09.20)
5* otellerin neredeyse tümü. pizza hut'ların neredeyse tümü. fiyatlarını bilmek mümkün değil. all you can eat yemekçiler odası fiyat tarifesi gibi bişey yok benim bildiğim. otel fiyat ne çekerse artık. ama 40 dolardan aşağı fiyat en azından oteller için beklenemez gibi bişey.
0
eşki sözlük yazarı
(05.09.20)
(6)

Almanyada araba alacağım, hiç anlamam ne almalıyım ?

wiekannich
10-13.000 euro bandında bir araba almayı düşünüyorum.Yaş 27 genç adama gidecek yakışıklısından bi bmw bakıyorum ama tam bilemedim. Şu hoşuma gitti meselahttps://suchen.mobile.de/fahrzeuge/details.html?id=304487170&damageUnrepaired=NO_DAMAGE_UNREPAIRED&isSearchRequest=true&makeModelVariant1.makeId=35
10-13.000 euro bandında bir araba almayı düşünüyorum.
Yaş 27 genç adama gidecek yakışıklısından bi bmw bakıyorum ama tam bilemedim.
Şu hoşuma gitti mesela

suchen.mobile.de

Araba konusunda bizim milletten sağlam otorite yoktur diye burdan sorayım dedim, siz olsanız bu skalada ne alırdınız ?
0
wiekannich
(05.09.20)
Oranın Fiat Punto’su değil miydi o ya (Ali Can reisimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz)

Bence bunu almaktansa daha düzgün bir Japon al daha iyi.
0
catch the arrow
(05.09.20)
Bmw ve türk ikilisi bir araya gelince dalga geciliyor :D
Bence bmw almayin.
0
kuehles blondes
(05.09.20)
bmw ya da merc almayi dusunuyorsan mutlaka bayi garantili al. Ikinci el bayiden aldiginda aracin fabrika garantisi bitmis olsa bile bayinin sana garanti verebiliyor olmasi lazim. 2-3 sene garantisi olsun zira kullanmasi zevkli ama nazik araclar, illa sikinti cikartacak. Bir de uzun sure binmeyi dusunuyorsan bir tane saglam bmwci usta bul ki olayin anavataninda oldugun icin bu cok da zor olmasa gerek.
0
cooperr
(05.09.20)
kuehles blondes artı bir. Polis cevirir de cevirir.
0
buf-e kür
(05.09.20)
beemwey Xi3 elektrikli önerim :-)
0
ankarakecisi
(05.09.20)
maliyet hesabı yapıyorsanız ve türkiyeden almanyaya gitmiş ve almanyadaki ilk aracınızı alacaksanız kasko bedelini düşük tutmak için nispeten düşük motor hacimli bir araba tercih edebilirsiniz. türkiyedeki hasarsızlık indirimlerinizi vs orada saydırabiliyormuşsunuz ama çok meşakkatli olduğunu duymuştum.
ayrıca bmw-türk olayı doğru :)
0
semyasa
(06.09.20)
(3)

Bir Video Arıyorum (Satış Yapan Köylü Kadınlara "Sefil" Diyen Teyze)

brkylmz
Turistik gezi için gittiği yerde satış yapan kadınlardan başlayıp, dağlara taşlara kadar aşağılayan kadının videosunu arıyorum?- muhtelif kelimelerle arama yaptım ama bulamadım.
Turistik gezi için gittiği yerde satış yapan kadınlardan başlayıp, dağlara taşlara kadar aşağılayan kadının videosunu arıyorum?

- muhtelif kelimelerle arama yaptım ama bulamadım.
0
brkylmz
(05.09.20)
youtu.be bezirgan sırıtışı ile arattim :)
0
palpasyon
(05.09.20)
bu cakma elitlerin de ust perdeden atip tutmasi kadar mide bulandirici birsey yok ya harbiden...
0
cooperr
(05.09.20)
Ahahaha hay yasa hocam
0
🌸brkylmz
(05.09.20)
(7)

Yurtdisindan para gonderme

fnac
Merhaba duyuru sakinleri,acilen Turkiye'deki ailemi para gondermem lazim. Duyuruda daha once acilan basliklardan Turkiye'de havaleyi alacak kisinin dolar/veya euro hesabi sahibi olmasi gerektigini anladim. 2 sorum var; yarin bizimkiler euro hesabi acsalar ve ben burdan havaleyi yapsam kac gunde para
Merhaba duyuru sakinleri,

acilen Turkiye'deki ailemi para gondermem lazim. Duyuruda daha once acilan basliklardan Turkiye'de havaleyi alacak kisinin dolar/veya euro hesabi sahibi olmasi gerektigini anladim. 2 sorum var; yarin bizimkiler euro hesabi acsalar ve ben burdan havaleyi yapsam kac gunde para ellerine ulasir?
Gonderdigim paradan ne kadar kesinti yapilabilir? Bizimkiler daha cok is bankasi kullaniyor ama internet sitesinde bu tur havale ile ilgili kestikleri miktari goremedim.
Simdiden tesekkurler.
0
fnac
(04.09.20)
şunu bir incele (bkz: transferwise)
0
elektr10
(04.09.20)
Daha iki hafta once kanada dolari yolladim, alan kisinin hesabi tl, cevirip hesaba gecirdiler. Diyelim ki iran dinari yollayacaksin, dinar hesabi mi acacaklar? Bilgi hatali..

3-4 isgunu icinde hesaba gecti, pazartesi yolladim persembe hesapta diye haber geldi. $15 civari benim banka kesti, $15 civari da turkiye'de kesmisler sanirim.
0
cooperr
(04.09.20)
Western union ile online isme para gönderebilirsin. Türkiye'de hicbir kesinti olmadan western'in ortak calistigi bankalardan birinden kimligiyle alabilir.

Ya da transferwise tl hesabina yollayabilirsin yine bu da en fazla 1-2 gün sürer.

Western ile hatta dakikalar icinde havale bile yapabilirsin, üstelik online yaptigin sürece 5 euro'dan fazla ödemiyorsun. Tabii ne kadar gönderdigine de bagli biraz.
0
bosver nicki
(04.09.20)
banka hesabiyla ugrasmayin.

western union app indirin oradan gonderin. ptt den ya da bankadan kimligi ile gidip alir gondereceginiz kisi.
0
oscar
(04.09.20)
acilse western union ile gönderin
kesinti sizden olur alıcıdan kesilmez
ailenizin iş bankası hesabı olan bireyine gönderin
western union dan verilen mtcn no ile, işcep ten, parayı hesaplarına alabilirler hiç şubeye vs. gitmeden
0
kingcyrax
(04.09.20)
Weatern union uzerinden ONLINE yollayin isme.

Online yollayinca cok fazla komisyon kesmiyor.
0
kuehles blondes
(04.09.20)
transferwise +1, karsi tarafin TL iban'ina ihtiyacin olur sadece, direkt hesabina gecer
0
hjarteblod
(04.09.20)
(16)

Polo yaka tişört seviyorum ama oversize giymem konusunda ısrar ediyorlar

hadi ya la
Üniversite yıllarımı sadece polo yaka tişört giyerek geçirdim. Özellikle siyah olanına bayılıyorum. Spor yapan biriyim, kollarımı sarıyor, üstüme tam oturuyor ve sosis gibi gözükmüyorum.Kız arkadaşlarım son zamanlarda moda olan oversize tişörtlerden aldırdılar bana, çok tarz oluyormuş. Özellikle bey
Üniversite yıllarımı sadece polo yaka tişört giyerek geçirdim. Özellikle siyah olanına bayılıyorum. Spor yapan biriyim, kollarımı sarıyor, üstüme tam oturuyor ve sosis gibi gözükmüyorum.

Kız arkadaşlarım son zamanlarda moda olan oversize tişörtlerden aldırdılar bana, çok tarz oluyormuş. Özellikle beyaz olanlar çok hoş fakat kollarım gözükmüyor, kendimi bazen yaprak sarması gibi hissediyorum.

Hoşuma giden halim temsili:
tinyurl.com

Çok tarz oldun dedikleri ama bir türlü içime sinmeyen halim temsili:
tinyurl.com

Siz ne dersiniz? 26/erkek
0
hadi ya la
(03.09.20)
Abi sen nasıl mutlu ve rahat hissediyorsan öyle giyin.
0
fezagezgini_4
(03.09.20)
Normalde ilk fotoğraftaki tişörtleri sevmem. Beni bunaltıyor. O yüzden biraz bol tişört severim ama ikinci fotoğraf köyün delisi kreasyonu olmuş. Nasıl istiyorsan öyle giyin bence.
0
dissendium
(03.09.20)
İkisinin ortası. Senin kendini beğendiğin halinle biz dalga geçiyoruz mesela.
0
elorelia
(03.09.20)
İkinci fotoğraf daha iyi. Tarz olayım, arkamdan güzel giyiniyor desinler istiyorsan ikincci fotodaki gibi giyin :)
0
eazy
(03.09.20)
Bu akşam colinsten erkek arkadaşıma tişört aldım. O da polo seviyorum ama 2. Görseldeki gibi aldım. Mağazada dolaşırken "bunları hala niye giyerlerki baba şeyi" gibi düşündüm. :)
Epey tişört alınca polo yakalıları çöpe atıcam
0
gadlemler
(03.09.20)
ikisinin ortası +1
polo, baba kıyafeti gibi +1
0
cum dederit dilectis suis somnum
(03.09.20)
2 gibi giyinen net olarak ergen ruhludur. hala üniversite okuyan bir gençseniz giyebilirsiniz ama koca koca adamlar giyince gülüp geçiyorum ben.
0
bigcaptain
(03.09.20)
26 yaşındaki adam 2 gibi giyse gülerim. Liseliler hariç kimse giymemeli bence.

Düz renk Polo yakaları severim ben. 2 kadar aşırı bol olmamak kaydıyla slim fit normal düz veya az desenli tşörtler de güzel oluyor
0
Hallegadola
(03.09.20)
ilki küçük, ikincisi büyük.
0
d e j i n
(03.09.20)
İlkindeki kadar dar olmamak kaydıyla polo yakalar güzel bence. İkincisini ilgi meraklısı tipler giyiyor gibi geliyor bana.
0
black holes in the sky
(03.09.20)
polo yaka baba tişörtü +1

oversize da çok sevmem ama polo yaka çok kötü ya, ayrıca rahatsız etmiyor mu o yaka kısmı :/

düz basic tişörtler deneyebilirsiniz belki oversize olmayan.
0
nundu
(04.09.20)
Kız arkadaşların ya oynayacak barbi arıyorlar ya da birinci fotodaki tarz sana o kadar yakışmıyor ki bambaşka bir yöne çekmek istiyorlar seni. Hani, 2. tarz bile o kadar kötü durmuyormuş gibi.

İki tarz da birbirinden çok farklı, birinden birine dönüş mümkün olmamalı bence. İlki o kadar kötü olsa çoktan bunu bilirdin bi şekilde. İlkinin yakıştığı adama da 2. Yakışmaz.
Gerçi ben giyim kuşam konusunda fazla kırmızı çizgilere sahip biriyim ama insanın zaman içinde oturan bir tarzı vardır. O tarz gelişir ama bu kadar radikal değişmez. Değişecekse de bunu başkası söyledi diye değil kendin farkına varıp isteyerek yap derim.
0
Bruce
(04.09.20)
İlki biraz fazla kasıntı, eğer fizik de benzerse. Bence ikincisi de çok dandik. Şu an öyle bir moda oldu ve baya insan böyle giyiniyor ben hiç beğenmiyorum. Benzetme yapacak olursam arabesk dinleyen adam bile bu tarz hiphop/underground kültüründen gelen giyim tarzına başladı. Hele bir de kısa şortla altına 2 kırmızı/mavi çizgili uzun beyaz çorap giyenler var, ben çok gülüyorum onlara sbsbzbzhs

Ne istiyorsan onu giy +1, fizik iyiyse polo yakayı çok dar giyinme
0
senolll
(04.09.20)
bende polo yaka hastasiyim.
su bence ideal, ikisinin ortasi +1

imagena1.lacoste.com
0
cooperr
(04.09.20)
Polo yakanın kötülendiğini gördüm ve adeta yıkıldım. Bence harika bir tasarım. Büyük tişörtler genelde kadınlara yakışıyor bence. Yaprak sarmasına sabah sabah kikirdedim djdjdjs
0
le jeune turc
(04.09.20)
Bunu benim flortler de istiyor. Neymiş oversizemis, modaymis vs. Gerek var mı cidden ya. Koca koca adamlarız. Ciddiye alamam ben kendimi öyle oversize tişört giyip pantolon içine soksam. Salak salak inditeks ayakkabıları atıyorlar çirkin çirkin çok güzel diye falan.

Boş ver abi. Neyin icinde rahatsan osun. Millet ınstagram fenolarina özeniyor. Hepsi orda.
0
westblack
(04.09.20)
(16)

Stres ile nasıl başa çıkıyorsunuz

dafuq
sb
sb
0
dafuq
(03.09.20)
Eskiden stresli olduğumda sigara içerdim. Birkaç dakikalığına da olsa beni rahatlatırdı. Yaklaşık 1 yıl önce sigarayı bıraktım. Şimdilerde ise alkol almayı tercih ediyorum rahatlamak için. Ama son zamlardan sonra alkolü de bırakacağım sanırım.
0
her seye atarlanan adam
(03.09.20)
eşiğin altında daha çok toplumun senden istedikleri varsa, eline bir kalem kağıt alıp, benim istediklerim toplumun istedikleri diye ayırmak iyi bir başlangıç olur.
0
silver apple
(03.09.20)
eskiden strese sebep olan şeylerin aslında stres yapmaya değmeyecek şeyler olduğunu anlıyor insan belli bir süre sonra. geçmişe böyle baktıkça karşılaşılacak zor durumlar için gerilim düşüyor kendiliğinden.
0
bruges
(03.09.20)
spor ve meditasyon
0
superb
(03.09.20)
Konuşarak.
0
jazzabel
(03.09.20)
Hayatımda ilk defa stresle başa çıkamıyorum. Normalde dünya sikine minare götüne bir insanım ve bir şekilde atlatıyorum ama bu sefer çok uzun sürdü ve aşamıyorum.
Alkolden destek alıyorum ama çok da bel bağlamak istemiyorum. Bikaç gün hava değişikliği yapmaya geldim ama stres kaynağı orada durduğu sürece ne kadar faydası olucak bilemiyorum. Normalde iyi gelirdi ortam değiştirmek, bakalım.
0
Bruce
(04.09.20)
stresin kaynagi nedir? trafik mi? patronun mu? esin mi?
0
baldur2
(04.09.20)
Oncelikle soyliyim, icki pek sevmem. Aylarca icmesem aklima gelmez.

Simdi 40'a merdiven dayadik. Evde stres ayri, disarda stres ayri. Aksamlari birkac bardak bira denedim baktim kesmiyor, agir ickiye gectik. Eve gelip bir duble atinca kulak memesi kivamina geliyorum. Ucunu kacirmadigin surece sikinti yok super olay, beni rahatlatiyor. Bence antidepresan kullanmaktan iyidir.
0
cooperr
(04.09.20)
Ağlayarak veya uyuyarak
0
kestane gürgen palamut
(04.09.20)
Ben de çıkamıyorum :(
0
kismisolungac
(04.09.20)
Deadlift, squat, bench, op.
Viski.
0
logisticsmanager
(04.09.20)
4-7-8 derin nefes tekniği
Stres veren durum ile alakalı
Hatalı Düşünceler / İnançlar üzerine çalışmak (Thoughts Daily uygulaması bu konuda destek olur.)
Her stresli dönemde kahve kola çay şekerli yiyecekleri azaltmak
Melisa papatya türü çaylar

Kısacası yaşam şeklini değiştirmek
0
psmstc
(04.09.20)
Ek olarak Acar Baltaş Stres kitabı
0
psmstc
(04.09.20)
antidepresan ama benim sorunum okb, yani obsesif kompulsif bozukluk. gerçi yine de strese iyi gelmediği durumlar oluyor. anksiyetem de var ve stresle tetikleniyor haliyle hem okb hem anksiyete zaten birbiri içine geçmiş durumdalar. bence spor yapmak, düzenli uyku, bol su, dengeli beslenme vs vs uzun vadede en iyileri, çünkü nörotransmitter salınımlarını optimum düzeyde tutuyorlar. buna rağmen okb'dir, depresyondur, manik depresif bozukluktur vs vs devam edebilir tabi, bunlar çok farklı durumlar, o zaman ilaç + terapi. ama belli bir psikolojik bozukluğu olmayan -ki kimsenin psikolojisi tam olarak yerinde değildir stres, beslenme gibi basit nedenlerden tut radyoaktif ortam, manyetik alan vs gibi nedenlere kadar- yani teşhis edilerek tedavi gerektirecek düzeyde psikolojik bozukluğu olmayan kişilerde stres yönetimi için ilaca gerek yok. bunu antidepresanın rahatlatılıcığını bilen biri olarak diyorum. stres yönetimi için iradeli olup, dikkat dağıtmak gerekiyor, ki dediğim gibi ilaca rağmen pik attığım noktalar oluyor. o tip durumlarda yürüyüşe çıkmak, rahatlatıcı bir müzik dinlemek, kedi-köpek videoları izlemek, tamamen kafa boşaltmaya yönelik salak bir film izlemek -ki biri twitter'da keşke böyle bir film türü olsa demiş, ararken kolaylık olur, bence haklı :D - , mizah dergileri okumak gibi gibi şeyler beni rahatlatıyor. yemek yapmak da aynı şekilde. ama bunlar semptomları gideren şeyler. ben o yüzden silver apple'ın yazdığını özellikle çok beğendim, ek olarak stresin kaynağını yok etmek zaten başlı başına başa çıkma yöntemi :D
0
pasp
(04.09.20)
Her gün spor.
0
arnold schwarzeneger
(04.09.20)
stres ile basa cikmiyorum. cunku uzun zamandir stres olmuyorum. kendime ve islere cok anlam yuklemedigim icin boyle oldum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(04.09.20)
(12)

küçük esnaf neden dolandırıcı?

sizofren06
ankaraya gelirken yolda afyonda patates satıcıları var ordan patates alayım dedim. adam bana dedi bu 10 kilo 25 tl. pazarlıkla 20 tlye aldım. neyse eve geldim tarttım patates 6 kilo cıktı. şimdi bu adam neden müşteriyi dolandırır? bir daha ben antalya dönüşü patates alır mıyım? bizim küçük esnafımız
ankaraya gelirken yolda afyonda patates satıcıları var ordan patates alayım dedim. adam bana dedi bu 10 kilo 25 tl. pazarlıkla 20 tlye aldım. neyse eve geldim tarttım patates 6 kilo cıktı. şimdi bu adam neden müşteriyi dolandırır? bir daha ben antalya dönüşü patates alır mıyım? bizim küçük esnafımız neden böyle?
0
sizofren06
(03.09.20)
Yol üstü satış yaptığı adamı bağlamasına gerek yok. Herkesi tek atımlık görüyor ondan.
0
arnold schwarzeneger
(03.09.20)
arnold hakli olmakla birlikte genel olarak bizim esnafta biz adam carpma anlayisi var evet. yani musteri doner dolasir gelir kaygisi olmasa hemen hepsi carpacak da allahtan musteriyi baglama durumu var o yuzden bazilari carpmiyor :)

Hele pandemi sonrasi iyice azittilar sanki...
0
msb
(03.09.20)
(bkz: köylü kurnazlığı)

köylü milletinde utanma diye bir şey yok ki, çocukluğum geçti köylerde hepsi çıkarcı ve kıskanç tipler. iyilik yapmayı enayilik olarak dürüst olmayı da mallık olarak gören tipler.

muhtemelen senin arkandan şöyle demiştir "lan zaten ucuza satıyorum(kime göre) bi de gelmiş pazarlık yapıyor aldım 20 lirasını kaç kilo geliyosa 10 kilo diye yolladım" diye kahvede anlatıyodur
0
nahtoderfahrung
(03.09.20)
Türk esnafı yarını düşünmez üstat, günü kurtarma derdindedir, vizyondan ve stratejiden anlamaz, o anda cebine girecek olan paranın derdindedir.

Ben yan komşum olan kırtasiyeden bir koli a4 kağıdı soruyorum 110 TL fiyat çekiyor aynı marka kağıdın bir kolisi piyasada 60-70 TL civarı. Türk esnafının geneli vurkaç şeklinde gerilla taktiği uygulamayı dedelerinden genetik olarak almış, müşterinin tekrar gelip gelmemesi umurunda bile değil.
0
solo
(03.09.20)
esnaf değil herkes böyle
eksisozluk.com
0
dafuq
(03.09.20)
Bu ülkede herkes birbirini çarpmaya çalışıyor
0
fezagezgini_4
(03.09.20)
kaldırıp indirirken 10 kilo olmadığını nasıl farketmediniz ben ona takıldım.
0
spirit crusher
(03.09.20)
herkes dolandırıcı
0
sonsuz
(03.09.20)
Yukarıda gayet iyi anlatmışlar sebeplerini. Çok derin analiz yapmaya gerek yok aslında. Ticareti veya üretimi düzgün, yasal ve iyi yapmak oldukça zordur. Bir fabrikada da, bir dükkanda da bunun örneklerini görebilirsin. Ama uzun vadede işini iyi yapan kazanıyor. Bu yüzden işletmelerin yüzde 80'i ilk 2 yılda kapatıyor. Burada tercih müşteriye kalıyor. Riski azaltmak mümkün. Misal, alkol alırken büyük market zincirinden alırım. Özellikle rakı ve viski vb sahtesinin çok olduğu şeyleri. Elektronik alacaksam güvenilir yerlerden almaya çalışırım. Farklı yerlerden fiyat alıp, gerekli araştırmayı yaparım. Dolandırılmadan, kazıklanmadan alışveriş yapmak yüzde 99 bizlerin elinde.
0
the coon
(03.09.20)
Yalova-Pendik iskelesi önünde salatalık satarlar, 4 kilo diye başlıyor. Eşimin el tartısı iyidir. Kaç sene önceydi, tartarım ben bunu arabadaki tartıyla dedi,nitekim 2,5 kilodan biraz fazla geldi. Neden böyle yapıyorsun dedik, yılık yılık gülüyor. Herkesin arabasında tartı mı var, yol boyu yiyecen bitecek işte, dedi.
Ahlaki yozlaşma Turgut Özal döneminden beri gittikçe arttı, ama artık yakalanınca utanma da kalmadı.
0
SiyamkedisiZorro
(03.09.20)
Genellememek lazım beş parmağın beşi bir değil.
0
acebi
(03.09.20)
Ben de biraz seytanin avukatligini yapayim. :)

Kendimizi koylunun yerine koyalim. Butun sene ugrasmisim bir urun yetistirmisim. Biraz bahce tarla olayini bilenler hadisenin ne kadar me$akkatli oldugunu bilir, bunun capasi var, tohumu var, gumresi var, sulamasi var, bocegi ilaclamasi var allah var. Biz patates sogan der geceriz, ama arkasinda ciddi bir alin teri var.

Ulkede zaten tarimin degeri yerle yeksan olmus. Araci bir suru cakal var, senin normalde kilosunu 5 liraya satman gereken seye 1 lira vermiyorlar. Sen de aradaki cakallari ortadan kaldirmak alin terinin hakkini almak icin yol kenarina tezgah kurmussun satmaya calisiyorsun. Butun gun 40 derece gunesin altinda mal gibi beklemek zorundasin ki eldeki mali curumeden satabilesin. Her duran yerli turist pazarlik yapiyor, senin fiyatini kirmaya calisiyor. Ayni adamlar buyuk marketlerden urun alirken pazarlik yapamiyor ama..

Valla ben de bir noktadan sonra eksik tartmaya baslardim herhalde, acik soyliyim. Oyle basa boyle tarak.

Ben koylu ile pazarlik yapmiyorum, hatta cogu zaman ustu kalsin cekerim. Adamlara ne zaman velinimet gozuyle bakip ona gore muamele cekeriz, o noktadan sonra onlardan duzgun davranislar beklemeye yuzumuz olur. Su anda ben adamlara pek hak vermiyor degilim. Uzucu ama durum bu.
0
cooperr
(03.09.20)
(7)

Almanya'ya nasıl giderim?

tchuck
30 yaşına geldim, 31 olucam hatta 4 ay sonra.evliyim.yazılımcıyım.backend'de ileri seviye laravel ve php biliyorum.frontend'de vue, reactjs biliyorum bir de standard frontend teknolojileri işte söz etmeye bile gerek yok. sass, jquery, css, html vs. hepsi.git vs. gibi teknolojilerin de üstünden geçme
30 yaşına geldim, 31 olucam hatta 4 ay sonra.
evliyim.

yazılımcıyım.
backend'de ileri seviye laravel ve php biliyorum.
frontend'de vue, reactjs biliyorum bir de standard frontend teknolojileri işte söz etmeye bile gerek yok. sass, jquery, css, html vs. hepsi.
git vs. gibi teknolojilerin de üstünden geçmeme gerek yok.

7 senelik tecrübem var.
çok sayıda projede yer aldım, sadece son 1.5 senede 5 tane saas projesinde yer aldım. bunlardan 2 tanesi bizzat kendime ait projelerdi.

söylemeyi unuttum; buradaki yaşımdan sonraki en büyük problem diplomam.
deü iibf diplomam var yalnızca. mühendislik diplomam yok.

bana bir yol söyleyin, gideyim sabah akşam onunla uğraşayım.
kanada'yı denedim daha öncesinde, ancak teorik olarak altından kalkamadım. kenarda 120bin kanada dolarım olmadığı sürece orası hayal gibi.
0
tchuck
(31.08.20)
Almanyada iş aramak için en en en önemli şeyden bahsetmemissin, Almanca biliyor musun? Cevap evetse yuruyebilirsin...
0
superfluid
(31.08.20)
xportant +1

kardesim almanya'da, ben de almanlar dil konusunda serttir diye biliyordum ama hic oyle olmadigini soyledi, ayni ofiste calisan bazi elemanlarin almancasi baslangic seviyesinde imis.

kanada'da sana kucak acar ama ben olsam avrupa varken amerika kitasina gelmem. 120bin kanada dolari nerden cikti onu anlamadim, oyle bir para gerekse buradaki gocmenlerin yarisindan fazlasi burda olmazdi..
0
cooperr
(31.08.20)
Hocam yol belli, şirketlere sıradan başvuruyorsunuz, kabul edene gidiyorsunuz. Evrak işlerinizi genelde onlar hallediyor. Almanya'ya giden 50-60 tane arkadaşım vardır, bizim dönemin yarısı orada neredeyse, hepsi böyle yaptı. Hiçbiri Almanca bilmiyordu.

Tek tavsiyem şu olabilir, alaylı olduğunuz için aşağıdaki konseptleri öğrenmemiş olabilirsiniz. Bunlara bir bakın, çünkü mülakatlarda soruyorlar. Her projede bilmek gerekmiyor, ama soruyorlar işte.

1- Big-O notation / algoritma analizi / algoritma karmaşıklığı
2- Thread nedir, process nedir. Lock nasıl çalışır, multi-threading
3- Framework değil de kullandığınız dilin temelleri. PHP'de array reallocation nasıl oluyor? JS'te currying nedir? Prototype nasıl çalışır?
4- Basit data type'lar. Stack/linked-list/binary tree falan.
5- Basit string/array operasyonları. String reversal mesela çok popüler bir soru, çünkü cevabı yok :) Altta dönen olayları biliyor musunuz diye soruyorlar.

Bunların haricinde, özellikle 7 senelik bir developer olarak açık kaynak 1-2 projenizin olmasını beklerler. Olmaması tamamen olumsuz değil, ama genelde oluyor benim denk geldiklerimin. Buna kasabilirsiniz. Bu olmazsa stackoverflow score'u da iş yapıyor.

Yukarıdaki konularda takıldığınız bir yer olursa bi akşam skype vs. üzerinden yardımcı olabilirim.
0
plutongezegendegilmi
(31.08.20)
goethe'de almanca kursu alıyorum. sınıfın yarısı yazılımcı. hepsi senin gibi gitmenin peşinde. en azından a-1 düzeyince almancan olsun, şansın epey yükselir.

onun dışında yapacağın şey basit, linked'inden oradan buradan iş kovalayacaksın sürekli. glassdoor'a da düzenli olarak bak. şu devirde yurtdışına göçmek için yazılımcı kadar avantajlı meslek yok. sen de gidemezsen biz ölelim zaten.

yalnız pandemi yüzünden şirket bulsan dahi gidemiyorsun şu anda, onu hatırlatayım. önce almanya'nın bize kapılarını açması gerekiyor. bir arkadaşım frankfurt'tan iş buldu, kız 4 aydır bekliyor. bu gidişle gidemeyecek gibi.
0
sir gawain
(31.08.20)
dilini bilmediğin ülkede yaşamak istemek dünyanın en saçma şeyi herhalde. yo, iş ortamında dil gerekecek filan diye demiyorum. o ülkenin dilini bilmiyorsan tek sosyal çevren markete gidip alışveriş yapmak olur. ya da senin gibi türklerle takılırsın. e o türklerle takılacaksam ne anladım ben o ülkede yaşamaktan.
0
in a world of magnets and miracles
(01.09.20)
almanyada yasiyorum ve yazilimciyim. bircok sirkette calistim almanyada. dil konusunda sunu diyebilirim ki almanca cok kritik oneme sahip degil, ama ingilizce onemli. simdiki sirketimde ve once calistigim tum sirketlerde birinci iletisim dili ingilizceydi. calisan yazilimcilarin bir cogu dunyanin farkli ulkelerinden gelme nijerya, kolombiya, rusya, brazilya, italya ve cogu almanca bilmiyor. zaten bir iki sene kalan az cok basit almancayi ogreniyor.

ayrica almanca bilmeyenler icin iletisim de cok sorun degil, 40 yas alti bircok kisi ingilizce biliyor yani almanlarla da illa almanca konusmak gerekmiyor. ayrica berlin gibi buyuk sehirlerde cok buyuk gocmen toplulugu var. gocmen denilince de sirf turk, suriyeli akla gelmesin ozellikle yazilim alaninda ispanyol, italyan, guney amerikali, rus, polonyali buyuk bir kitle var. elbette turkler de var.

yani almanca bilmek iyi olur, kulturel adaptasyonu hizlandirir ve iletisimi guclendirir. ama bilmeyince de kisi yanlizliktan olmez.

is bulma acisindan diplomanin hicbir onemi yok, hatta universite mezunu olman bile onemli degil. yeterki isini iyi bil, is gorusmesinde kendin goster, ve daha once iyi isler cikarmis ol. ama en buyuk avantaj daha once calistigin sirketler olur is basvurularind. ornegin turkiyede ibm ayarinda, o da olmazsa vodafone, siemens ayarinda bir sirkette calismis olmak iyi bir referans elbette.

diploma ancak calisma izni alirken resmi prosedurlerde problem olabilir. ama ornegin almanyada buyuk bir sirket seninle sozlesme imzaladiysa isterse lise mezunu ol verirler calisma iznini. tabi seni alan sirket kucuk bir sirketse bu sefer biraz daha fazla sorgularlar.

linkedinde profiline uygun islere basvur, er gec birileri is gorusmesi yapmak isteyecektir. eger iyi bir github profili vs gosterirsen donus orani yuksek olacaktir. cv de gercekten iyi bildigin isleri bulundurmak bunun yaninda yazilim mimarileri, ornegin microservices konusunda bilgili olmak iyi olur. yazilim testleri ozellikle unit test yazabilmeni isterler. devops, continues delivery, continues integration yaninda aws, azure, google cloud gibi bulut sistemler konusunda bilgili olmak cok buyuk avantaj saglar.
0
emrahday
(01.09.20)
yani yol cok basit. xportant zaten temel seyleri yazmis. hackerrank, leetcode aciyorsun, oradaki programlama sorularini cozup mulakatlara hazirlaniyorsun. daha sonra sirketlere basvurup mulakatlara giriyorsun.

almanlar dil konusunda serttir evet ama almanca olmadan da cok rahat is bulabilirsin. hicbir arkadasim almanca bilerek gitmedi, hepsi oraya gidince ogrendi.

ps: bosver almanyayi, hollandaya gel. hem gitmesi daha kolay hem de insanlari yabancilara karsi daha hosgorulu.
0
crucio
(01.09.20)
(4)

şu araç audi'nin hangi modeli?

tabudeviren
https://twitter.com/ozkanyilmaaz1/status/1299999428682670081
0
tabudeviren
(31.08.20)
A4
0
gkhncnzdgn
(31.08.20)
Ayda 2400 avro yapip 35.000'e a4 almak.. ne desem bilemedim, cok akillica bir is yapmis Tepe tepe kullanir artik :)
0
cooperr
(31.08.20)
A4 Sedan 2019 model.
0
himmet dayi
(31.08.20)
Audi A4.

5-10 bin Euro peşinatla bu araçları almak mümkün. Gerisini 500-1000 euro taksitle ödeyebiliyorsun. Faiz oranları da %5 civarı. Pazarlıkla daha da düşürebiliyorsun.
0
allahkitapwesli
(31.08.20)
(7)

Kaç Fıs Parfüm Sıkmalıyım ?

trablon
parfüm:Virgin Island Water Creedkaç fıs sıkarsam milleti bunaltmadan bol bol kokarak durabilirim ?ve nerelere sıkmalıyım parfümü ? giysiye mi yoksa tene mi ?
parfüm:
Virgin Island Water Creed

kaç fıs sıkarsam milleti bunaltmadan bol bol kokarak durabilirim ?

ve nerelere sıkmalıyım parfümü ? giysiye mi yoksa tene mi ?
0
trablon
(31.08.20)
parfüm tene sıkılır.

ben boynumın iki yanına iki fıs sıkarım. daha doğrusu sıkardım, artık pek parfüm kullanmıyorum. özel zamanlarda belki.

parfüm adabı var mıdır bilmiyorum. babam öyle sıkardı, ben de ondan gördüm ve çok da sorgulamadım açıkçası.

parfüm: gucci guilty. erkeğim.
0
avianthem
(31.08.20)
Kac fis olacagi her parfume gore degisir.

Ama parfum TEMIZ tene sikilir. Burasi net. :)
0
invictae
(31.08.20)
cooperr
(31.08.20)
her seye atarlanan adam
(31.08.20)
Eklemlere (boyun, dirsek içi, bilek vs) sıkarsanız oralar daha çok ısındığı için parfümün aroması daha çok meydana çıkar. Tabii parfümü bilmiyorum, ağırsa yapmayın bunu, ferahsa yapın lütfen.
0
whoosie
(01.09.20)
Parfüm temiz tene kullanilir.
Boyuna iki fis, sag ve sol bilege birer fis.
0
chitosan
(01.09.20)
bu soruyu yarin sor, herkes kiyafete sikilir diyebilir.

parfum tene mi sikilir, kiyafete mi sikilir, bu bir turlu kesin cevap bulunamiyor bu soruya.
0
baldur2
(01.09.20)
(2)

Yollara dökülen siyah katran nedir?

ya ben lan neyse
şurada da görülebilir: https://9gag.com/gag/a0N6ZNdneden döküyorlar?
şurada da görülebilir: 9gag.com

neden döküyorlar?
0
ya ben lan neyse
(29.08.20)
su girmesin diye, su girince kisin donup genisliyor, catlaklari buyutuyor, asfaltin omru kisaliyor, tamir masraflari artiyor, vs.
0
cooperr
(29.08.20)
Katranı kaynatsan olmaz ki şeker. Yazın yüksek sıcaklıklara dayanabildiği ve flexible olduğu in çatlaklar katranla kapatılır. Kullanımı da kolay. Kaynatıyorsun, döküyorsun. Karamel gibi.
0
pass
(29.08.20)
(9)

Sözlükteki yanlış yakıt başlığı

senolll
Bir benzin istasyonunda yanlış dolum yapılmış, araç bozulmuş. Tamiratı başta karşılamamışlar. Yani şimdi adama hak veriyorum, kendisi neden ödesin. Öte yandan da, yahı şu pompacı olayı bizden başka hangi ülkelerde var? Bazı yerlerde istasyonda insan bile yok, gidip kartınls makineden ödeyip ödediğin
Bir benzin istasyonunda yanlış dolum yapılmış, araç bozulmuş. Tamiratı başta karşılamamışlar. Yani şimdi adama hak veriyorum, kendisi neden ödesin. Öte yandan da, yahı şu pompacı olayı bizden başka hangi ülkelerde var? Bazı yerlerde istasyonda insan bile yok, gidip kartınls makineden ödeyip ödediğin kadarını pompayı kendin alıp, depoya koyup dolduruyorsun. Yani bence şu pompacıların olması bazen iyi bir şey çünkü bir sürü araç sürücüsü çok daha saçma hatalar yapıyor. Pompa takılı istasyondan ayrılmak dahil. Şimdi muhtemelen oradaki adam işinden olur. 25 bin de masraf demişler. Bilemiyorum, millet pompacıya alışık da pompacı olmasa daha iyi olur muydu sizce?
0
senolll
(28.08.20)
İstasyonlarda sigorta oluyor bu işler için
0
kisa
(28.08.20)
Orası öyledir de bir de şu var ki. Pompacı çalışmasa muhtemelen istasyon gideri azalacak yakıt da daha ucuz olacak.
0
🌸senolll
(28.08.20)
aytemizde self dolum var, kendiniz doldurursanız geçen yıl 15 kuruş ucuza dolduruyordunuz litresi şu anki durum ne bilmiyorum
0
milletin efendisi olmaya gelen adam
(29.08.20)
Bizim insanimiz rahatini sever, ustune iscilik de ucuz herkes asgari ucretle calisiyor. Bir de bu pompacilik isinden birsuru aile ekmek yiyor. Ben yakin zamanda kalkacagini dusunmuyorum.

Yurtdisinda genelde nezih semptlerde full servis pompalar vardir, litresine %5-10 eklerler. O pompalardan benzin dolduranlar genelde parali teyzeler/amcalar oluyor, adamlar aracin yagina kadar baktirir, silecek suyu eksikse ekletir vs.

Eger rahatina asiri duskun birisi degilsen bence pompaci gereksiz, inip dolduruyorsun iste bir numarasi yok. Odemeyi de pompadan yapiyorsun zaten. Odemeyip kacarsan heryer kamera dolu bulmalari uzun surmez.
0
cooperr
(29.08.20)
pompaci ve guvenlik gorevlisi kalksa issizlik yuzde 20'yi gorur. polis, asker, bekci sayisi azalsa issizlik yuzde 30'u gorur.
0
baldur2
(29.08.20)
nasıl yanlış doldurmuş anlamadım ki. çünkü pompaların ebatları var. benzin ayrı, dizel ayrı ebatlarda.
0
ankarakecisi
(29.08.20)
Benzin deposuna dizel pompası girmiyor ama dizel deposuna benzin pompası girebiliyor.
0
üç gün gündüz
(29.08.20)
Ya millet 2 saatte atmden parasini cekemiyor bir de benzin doldurmaya kalksalar ohooo.
0
all girls dream
(29.08.20)
abi orada cip gibi bir sey var istese de basamiyorsun ki dizele benzin ya da benzine dizel. oyle biliyorum ben.
0
turbo sadık
(29.08.20)
(4)

Yüksek lisans

dissendium
Ben üniversitede okurken yüksek lisans için enerji bilim dalını düşünmüştüm (bölüm makine mühendisliği) ve birçok seçmeli dersi buna göre seçmiştim. Hatta bu alan için aldığım seçmeli bir derste yazılım bile öğrendim. Bitirme çalışmamı da bu alandaki bir derste yaptım. Mezun olduktan sonra baktım ki
Ben üniversitede okurken yüksek lisans için enerji bilim dalını düşünmüştüm (bölüm makine mühendisliği) ve birçok seçmeli dersi buna göre seçmiştim. Hatta bu alan için aldığım seçmeli bir derste yazılım bile öğrendim. Bitirme çalışmamı da bu alandaki bir derste yaptım. Mezun olduktan sonra baktım ki, makine tasarım ve imalat bilim dalı daha çok işime yarayacak gibi duruyor. Çünkü iş ilanlarında genelde CAD/CAM aranıyor. Bu alanda da boş değilim. Bildiğim, kullandığım programlar var ama ilk söylediğim alan kadar bilgi sahibi değilim. İlk söylediğim alandaki dersleri isteyerek seçtim, severek dinledim. İkinci söylediğim alandaki derslere ise çok ilgim yoktu. Sorum şu. Bu durumda sevilen alanda mı ilerlemek gerekir yoksa iş için katkısı olacak alanda mı?
0
dissendium
(27.08.20)
selam. ben de enerciyim. az cok tahmin edebiliyorum neler dusundugunu. benim tavsiyem şu olur, enerji alaninda iş ara. eger omur boyu enerjici kalirim diyosan imalati bosver. ama ulkede enerjiye ve cfd ye verilen onem biraz az. is olanaklari kisitli. daha cok savunmacilar ve bi kac beyaz esyaci cfd takiliyo. ha ama dersen ki para lazim her turlu cad cam ogreneceksin. baska caren yok. ben asla imalat istemedigimi 2. sinifin ilk donemi anladim. ama şartlar oyle gerektirirse dökümde bile calisirim..
0
lata
(28.08.20)
enerji, imalatın onda biri etmez belki de türkiye'de şu anda. ben de tüm seçmeli derslerimi enerji alanına dair aldım. ama şu bir gerçek ki imalat daha geniş. lata doğru söylemiş. daha fazla bir şeye de gerek yok.

not: kamuspor.

not: her ne kadar ısı transferi gibi kol gibi bir ders olsa da çok sevdiğimi görmüştüm. imalat hiç bana göre bir yer değildi. enerji candır. enerji yükseklisans öğrencisiyim, sırf kaydım olsun diye girdim. ilk dönem koronaya denk geldi. keşke online eğitim ile dersleri alsaydım diyorum.
0
blue eyes white dragon
(28.08.20)
senin sektorde nerde para var once onu belirleyip sonra ustune oynamak lazim. bazen malesef sevdigin isi yapmak karin doyurmuyor. makinaci degilim ama simdiki aklim olsa dizayn ustune master ile devam etmek yerine once ise girer, bir sure calisir ustune MBA cakardim. Yurtdisindayim, oranin gercekleri farkli olabilir ama mesela bulundugum yerde dizaynda para yok, cizimciler zaten surunuyor. Biran once yoneticinin olmak icin de dizayndan, cizimden kafayi kaldirman lazim. Ama sen ustune okudukca sana yapisip kaliyor, sen madem bu isi bu kadar seviyorsun burda devam et diyorlar sonra..
0
cooperr
(28.08.20)
Bence sevmediğin bir alanda yapmak oldukça zorlayıcı olacaktır. Ben de benzer bir ikilemde kalıp enerjiyi seçmiştim. Pişman değilim. Kendi alanımda çektiğim zorluğu düşününce, mekanik vb seçseydim ne olurdu düşünemiyorum. Ayrıca enerji üzerine yaparken de tez konunu işine yarayacak bir şey seçebilirsin. Isıtma-soğutma, iklimlendirme veya rüzgar türbinleri üzerine çalışabilirsin.
0
the coon
(28.08.20)
(9)

"Hi guys'

bagcivan
Cinsiyetçi bir kullanım mı? Yani bazı durumlarda kadınlar için kullanılıyor ama genelde erkekler arasında gibi. Siz ne düşünüyorsunuz
Cinsiyetçi bir kullanım mı? Yani bazı durumlarda kadınlar için kullanılıyor ama genelde erkekler arasında gibi. Siz ne düşünüyorsunuz
0
bagcivan
(26.08.20)
günlük konuşma dilinde guys ifadesi (çoğul) genelde gender free olarak kullanılıyor. ama tabii bir yandan da öyle değil ama günlük konuşmada artık ihtiyaçtan mıdır bilmem bu şekilde kullanımında sorun yok gibi.

tabii bir yandan da günlük söylevlerimizde bile ne kadar erkek merkezciyiz diye bakanlar olabilir. ona da çok lafım yok. çok da şey etmemek lazım.
0
AlsterWasser
(26.08.20)
Bana gore cinsiyetci. Non native biri ilk ogrendiginde sasiriyor zaten nasi yani biz bunu kizli erkekli grup icin de kullanabiliyoruz mu hadi ya falan oluyor. Ingilizce o konuda biraz fakir kalmis, gerci you plural da oluyor you all, you lot, y'all falan var ama you guys hepsinden daha iyi agza oturuyor sanki gruba hitap ederken
0
neverletyougodown
(26.08.20)
yabancılarda bildiğim kadarıyla, özellikle Fransa'da, bir topluluk eğer kadın-erkek karışıksa, hem kadınlara hem erkeklere hitap edilebildiği gibi yalnızca erkeklere de hitap edilebiliyor.
fakat toplulukta yalnızca kadınlar varsa o zaman sadece kadınlara hitap ediliyor.

bunu ben şuna benzetiyorum, mesela bir çift yemekteyken garson sadece erkekle muhatap olur ya? bu da onun gibi bence, kadınların yanındaki erkeklere hitap ediliyor.
0
attirmayin makedonun kafasini
(26.08.20)
Her iki cins icin de kullaniliyor gunluk dilde ama evet kok itibariyle cinsiyetci oluyor.
0
invictae
(26.08.20)
Günlük hayatta kullanılan bir kalıp, çoğu zaman bir itirazla karşılaşmazsınız ama yine de dilin cinsiyetçi tarafını yansıtan bir kalıp o yüzden sevmeyenler de var. Hey all gibi daha nötr hitaplar daha şık oluyor. Hem sonuçta değişim dilde başlar. Ayrıca y'all'ı da yazılı olarak kullanmayı çok sevmiyorum, özellikle Amerikanlar ile konuşurken çünkü belli bir yöresel bir kesim tarafından kullanılan bir kalıp o yüzden biraz yapmacık hissettiriyor.
0
Haldamir
(26.08.20)
hem erkek hem kadınlara istinaden kullanılıyor doğru; zaten kelimeyi cinsiyetçi yapan da bu.
tıpkı
"adam gibi" yapmak sözünün herkese ithafen kullanılması ama sözün son derece cinsiyetçi olması gibi.

*guys, adam gibinin yanında daha naif bu arada
0
jimjim
(26.08.20)
hey ladies dediği için bir arkadaşım soruşturma geçiriyor şu an pandemiden dolayı 6 aydır soruşturuluyor. dolayısıyla hi guys da gayet sıkıntılı.

sene 2020 artık gender native kelimeler kullanmalıymışız çünkü kimin ne olduğunu bilemezmişiz. bunun için 1 gün eğitim aldık.
0
ozdek
(26.08.20)
ortamina gore unisex bir hitap, bence cinsiyetci degil ama takintili tiplerin hi guys & gals seklinde kullandigina sahit oldum.

Hitap konulari enteresan, "guys"'dan dolayi kimse bana cikismadi ama ilk yurtdisi is deneyimimde "dear xx" diye email yolladigim bir eleman bana "please don't dear me" diye cikistiktan sonra "dear"i kestik :) bu da boyle bir animdir..
0
cooperr
(26.08.20)
Unisex olarak kullanılıyor ama özü guys old için Hey people şeklinde kullanan da var, ben arada böyle kullanmaya çalışıyorum.
0
kaset
(27.08.20)
(8)

Ceng ne demek ?

infernalcadre
Bu donanımhaber liselileri Üniversite konularında hep ceng ceng diye bir bölümden bahsediyor. Iğdırda filan açılmış diye ağlıyorlar.Bu ceng hangi bölüm ? Neden gerçek adını yazmıyorlar ?
Bu donanımhaber liselileri Üniversite konularında hep ceng ceng diye bir bölümden bahsediyor. Iğdırda filan açılmış diye ağlıyorlar.

Bu ceng hangi bölüm ? Neden gerçek adını yazmıyorlar ?
0
infernalcadre
(26.08.20)
Muhtemelen computer engineering. Mal olduklari icin.
0
hot potato
(26.08.20)
ceng %99 bilgisayar mühendisliğidir. Computer Science olarak CS veya CSE gibi kısaltmaların kullanıldığı da oluyor.
İnşaat mühendisliği CE olarak geçer. (Ama tabi burası Türkiye, hele söz konusu Donanım Haber ise herşey olabilir.)

ceng.metu.edu.tr
ceng.iyte.edu.tr
ce.metu.edu.tr
ce.gatech.edu
cee.stanford.edu
0
cursor
(26.08.20)
bilgisayar mühendisliği için kullanılıyor donanımhaber forumda ceng. bkz:(computer enginering)

nedenini bilmiyorum biri demiş öyle ağız alışkanlığı kalmış sanırsam. bir zamanlar orada takılıyordum ordan biliyorum.
0
ot var icersen bok var yersen
(26.08.20)
bilgisayar muhendisligi olabilir ama ona gelde cs diyorlar. ceng; civil engineering olaiblir
0
ahoy kaptan
(26.08.20)
C.eng. = computer engineering = bilgisayar mühendisliği, kesin bilgi.

Bu kısaltmayı odtü'nün icat ettiğini düşünüyorum bölümün web sitesi ceng.metu.edu.tr gibi birşeydi. Bilkent tayfası da bölümüne CS der. (computer science)

İngilizce'sini yazınca veya söyleyince ne oluyor ben de bilmiyorum, gelenek gibi birşey. Hadi bunlar bölümde de, donanımhaber liselilerine ne oluyor onu hiç anlamadım şimdiden havaya giriyorlar sanırım.
0
Lethe
(26.08.20)
bilgisayar muhendisligidir diye dusunuyorum, dili ingilizce olan okullarda bolum kodu o sekilde geciyor.
0
the end of time
(26.08.20)
bilgisayar mühendisliği, kesin bilgi.
0
plutongezegendegilmi
(26.08.20)
"chartered engineer" olarak kullanildigini gordum. British abiler sever, kullanir bunu.
0
cooperr
(26.08.20)
(33)

"madem yemek yapmayacaktın, neden evlendin?"

mezzosprite
arkadaşlar, bu devirde evlilik gerçekten hala bu mu demek, yoksa ben dışardan aşırı modern göründüğü halde kölelikte takılı kalmış marjinal bir aileye mi denk geldim?ikimiz de aynı mesleği icra ediyoruz, aşağı yukarı aynı maaşı alıyoruz, ben yine de mutfağa daha çok giren ve temizliği tek başına yap
arkadaşlar, bu devirde evlilik gerçekten hala bu mu demek, yoksa ben dışardan aşırı modern göründüğü halde kölelikte takılı kalmış marjinal bir aileye mi denk geldim?

ikimiz de aynı mesleği icra ediyoruz, aşağı yukarı aynı maaşı alıyoruz, ben yine de mutfağa daha çok giren ve temizliği tek başına yapan tarafım. adam sadece kendi ütüsünü yapıyor, kahvaltıya yardım ediyor, aklına eserse de ayda yılda bir akşam yemeği hazırlıyor. bulaşıkları makineye koymuyor. bu durumdan rahatsız olduğum ve eşit sorumluluk paylaşımı istediğim için bir kez kaynanamdan şaka yollu, kocamdan da pek çok kez ciddi ciddi "o zaman neden evlendin" lafını duydum. hatta kocam "iki işi birlikte yürütemiyorsan çalışmak zorunda değilsin" bile dedi. kadın olarak tüm bu ev işlerini memnuniyetle yapmalıymışım. o da erkek olarak mutfağa girmek zorunda değilmiş. bunlar marjinal söylemler değil mi?

lütfen saldırgan olmadan içtenlikle cevaplayabilir misiniz, zaten canım çok sıkkın...

teşekkürler
0
mezzosprite
(25.08.20)
freebird5406_2
(25.08.20)
kafa yapinin hic uyusmadigi biriyle mi evlendin yani?


kisisel gorusum bunlari soyleyen yobazdir ve hiyardir. evlenmeyi birak sosyal cevremde barindirmam.
0
hot potato
(25.08.20)
@hot potato, bu konu dışında çok uyumluyduk. bu konudaki beklentileriyle ilgili birtakım işaretler vardı ama bu kadar katı olacağını bilemedim...

edit: aslında bu işaretleri gördüğümde ona sordum. "sen beni tanımıyor musun, katılmaz olur muyum" dedi. ben de tanıdığım kadarıyla %50-50 olmasa da %40-60 katılacağını düşündüm. hatta bu konuşmayı ona hatırlattığımda "sözümün arkasındayım ama her şeyi paylaşmak istediğini nerden bileyim" dedi. daha detaylı konuşmalıymışız.
0
🌸mezzosprite
(25.08.20)
Valla evlenmeden önce bunlarla karşılaşacağın bir durum olmuştur illaki, yani erkeğin böyle olduğunu anlamış olman lazımdı aileyi boşver
0
olaylar olaylar
(25.08.20)
Yani boyle cetvelle kim ne kadar is yapti diye olcen biriyle ben de evlenmezdim acik soyleyim. Duydugunuz sevgi duzeyi yeterli degil demek ki yoksa muhtemelen balla borekle beslerdiniz ve kendinizi ustu kapali "ezilen kadin" pozisyonuna da sokmazdiniz. Aldiginiz maasin esitligine kadar dem vurmussunuz muhtemelen o adam sizin 100 misliniz kazanan bi fabrikator olsaydi tutumunuz degisecekti. Adam utusunu de yapiyor, kahvalti da hazirliyor, yer yer aksam yemegi de yapiyormus.

Bu arada 'kaynana' sozcugu birtek bana mi asiri kaba geliyor?
0
msb
(25.08.20)
hot potato + 1.
Dünyanın sosyal yapısı gereği, söylemler ne olursa olsun ev işi öncelikle kadına kalıyor, bu gerçeği kabullenmiş de olsak sizinkilerinki biraz aşırı geldi bana.
0
firez
(25.08.20)
bence de kocanı yeterince sevmiyorsun; daha ayak yıkama, boklu donları kirli sepetine atma ve tırnaklarını kesme işlerine bile gelmeden yan çizmişsin. adamın duygularıyla daha fazla oynamadan ayrıl, yazık resmen tanıyamamış seni hiç, kim bilir onu sevdiğini düşündü...
0
Bruce
(25.08.20)
bas edit, erkegim. ve acikcasi bence bu isler maalesef kadina ait. en iyiyi sona sakladim.

esinize katiliyorum. yapmak istemiyorsaniz birini tutun. yine de en iyiyi sona sakladim.

evlenirken bunlari kabul etmistiniz. tamamdir.
0
baldan kaymak
(25.08.20)
@msb, eşit olmayacağım biriyle evlenmezdim. maaş belirtmem gereksiz olmuş olabilir ama aynı işi yapıyor olmamız, aynı mesaiyi yapmamız, aynı düzeyde yorulmamız önemli bir nokta diye düşünüyorum. seven kadın ballı börekle besliyor da seven erkek nasıl oluyor da işten BİRLİKTE dönüldüğünde salondaki koltuğa uzanıp "acıktım, yemek pişmedi mi daha" diye mutfağa seslenebiliyor?
kaynana ve koca sözcükleri bana da çok itici geliyor evet.
0
🌸mezzosprite
(25.08.20)
Çalışma saatleriniz nedir?

Ben eşimden çok sonra eve gelebilirdim. O da akşam yemeğimizi hazırlardı.

Yani belki siz önce geliyorsanız, sizin hazırlamanız mantıklıdır. Ama yani kurulan cümle biraz gereksiz ve ciddi mi?

Arada biz de bu tarz şakalar yaparız. Kayınvalidelerin söylediklerini çok önemseme derim ama eşitlik maaşla da olmaz yani o bakış açısını kaldırmanız gerek.
0
makarnacanavari
(25.08.20)
@makarnacanavarı, işe birlikte gidiyor, işten birlikte dönüyoruz..
0
🌸mezzosprite
(26.08.20)
Çok üzüldüm. Keşke evlenmek gibi ciddi bir işe kalkışmadan birlikte hayatı paylaşıp birbirinizi tanısaydınız. “Seven insan balla börekle besler” savunmasını da ciddiye alamıyorum. Aksine korkutucu buluyorum. Seven insan karşısındakinin hayatını kolaylaştırır. Ben olsaydım böyle bir birlikteliği devam ettirmezdim.
0
ruhen hastayim ben
(26.08.20)
Sizin eşinizin ev işi yapacak kapasitesi var aslında. Kendi ütüsünü kendisi yapıyormuş. Ama neden size düzgün yardım etmiyor, ev işlerini paylaşmıyor onu anlamadım. Yani üşenmeyip ütü yapıp, elinden iş gelirken sizinle tartışması arasını bozmayı göze alması garip geldi.

Birde evlenmeden önce ne yapıyor ne yapamıyor bilmiyor musunuz? Yolun başında ev işlerine dair hiç konuşmadınız mı? Belki birbirinizin huyunu suyunu bilemeden, tanıyamadan evlenmişsinizdir. Siz ilk yıllarda ev işleri konusunda ciddi tavır almazsanız birkaç yıla işler daha kötü hal alır.

www.instagram.com
0
GoodMorningTeacher
(26.08.20)
Evet, o zaman sıkıntı. En azından yemeği siz hazırlıyorsanız o da mutfağı toparlayabilmeli.

Söylediği cümle çok sıkıntı. Yani beyin yok gibi. Kusura bakma.

Ha ben senin yerinde olsam yapmam. Yemek hazırlamam. Menemen, yumurta, peynir, zeytin falan. İş yoruyor artık böyle diyebilirsin.

Ya da sadece kendi ütüsünü yapıyorsa sen de sadece kendine yemek yapabilirsin. Keyfi bilir.

Eşimin tek iyi özelliği böyle şeylerde yardımcı olması sanırım. Bulaşıklar ondadır mesela. Ütü ondadır. Sevmem ben bunları. Banyoyu yıkar. Kendiliğinden görev dağılımı oldu bizde. Siz de bu şekilde görev dağılımı yapabilirsiniz.
0
makarnacanavari
(26.08.20)
biraz mizahla karışık yazacağım:

eşin tam bir ataerkil yarı alfa ama beta erkek (çünkü ütü yapıyor). ya kılıbıklığa doğru ilerleyecek ve evdeki bütün işleri yapacak ya da ayrılacaksınız. bu kılıbıklık arkadaş ve aile çevresinde sürekli aşağılanmasına neden olacak. aile dedikodularının baş kahramanı olacak.

ayrıca senin çocuk yapmanı isteyecek ve sonrasında da işe dönme istersen diyecek. sonra sana tüm işleri kitleyecek.

böyle adamlarla başa çıkma metodu hem işten ayrılmak hem de yardımcı tutmaktır. keyfine bak bacım kariyer falan hikaye bana şimdi bakacak bir koca bulsam işi gücü bırakır evde otururum.
0
ozdek
(26.08.20)
iyi ki yazmışım buraya, baya ümitsizliğe kapılmıştım.. şimdi biraz daha güçlü hissediyorum. güzel cevaplarınız için çok teşekkürler <3
0
🌸mezzosprite
(26.08.20)
Eşinizin bakışı elbette normal değil. Diğer özelliklerini bilmemekle beraber, pek kaliteli bir imaj yaratmıyor. Bu tarz sıkıntılar yaşamamak adına gerçekten kısa süre de olsa aynı evi paylaşmak fayda sağlıyor.
0
gazozailacatmauzmani
(26.08.20)
"evlenmeden önce bilmiyor muydunuz?" ya da "ailesiyle tanışınca anlamadınız mı?" gibi soruları geçiyorum, zaten birçok kişi yazmış.

bulaşık makinesine tabak koymak nasıl bir iş ki?
ziyafet sofrası hazırlamıyorsanız, iki kişinin salata malata derken beş tabağı çıksa, saniyenin onda biri falan sürüyor bir makineye tabak koymak.
evlilikte bunu şikayet konusu yapmak eşitlik, ev işinde ortak paylaşım falan konusu değil artık bence.
"o kadar kısa sürüyorsa o koysun" diyorsanız da, "hayatım şunu makineye koysana" diye eline tabak verdiğinizde "sen de ne biçim kadınsın?" diyeceğini sanmıyorum.
adam ütü yapıyor diyorsunuz, hiçbir şeye dokunmayan biri değil ki.

ama karşımdaki bunu tartışma ve eşitlik meselesi haline getirse, ben de "neden evlendin o zaman?" diye sorabilirdim.
yarın öbür gün çocuğunuz olacak, yaşlanacaksınız, birinizden biriniz hastalanacak vb.
evlilik böyle bir şey çünkü.
"bundan şikayet ediyorsa, yarın ne olacak?" diye düşünürüm.
artık yanındakinin önüne bir kase yemek koymak da zul gelmemeli insana.
kaldı ki, yemeği de arada bir yapıyormuş.

bunu bu şekilde hak arayışı ve benlik iddiası haline getirmek, "ben üç yaptım, sen beş yaptın" meselesi yapmak bence antipatik bir şey.

madem "çalışmak zorunda değilsin" diyor, yani sizin geliriniz olmasa da olur, o zaman haftada bir kadın tutun, temizliği o yapsın.
siz de rahat edin, o da rahat etsin.
yani illa adamın eline vileda vermek mi buradaki mesele?

kayınvalidenizin söylediği şey yersiz ve biraz bayağı ama işte dediğim gibi, bunlar "sen yapmadın, ben yaptım" tartışması haline gelirse, taraflar psikolojik olarak savunmaya geçer.
oğluna da biraz düşkünse, haddini de aşar.
ikisinin de söylemleri doğru değil ama normal.
burada "evlenmeden önce..." konusu devreye giriyor.

kendimi düşünüyorum.
karşımdaki bir şeyden şikayet ederse, "e ama..." derim.
ama "şunu şuraya koyar mısın?" dese, "tabi" der, dediğini yaparım.
insan psikolojisi böyle bir şey.
üslubunuzu değiştirmeyi deneyin.

bulaşık makinesine tabak dizmek, yemeği o akşam kimin yaptığı gibi şeyler evlilikte tartışmaya değecek şeyler değil bence.
umarım evlilik hayatınız boyunca tek deriniz bu olarak kalır.
"konu yemek ya da bulaşık değil, böyle demesi" diyorsanız da, yukarıda yazdığım gibi olayı tartışmaya çevirirseniz, taraflar kendini savunmaya geçer.
temel insan psikolojisi.

"ben üslubumu ona göre mi ayarlayacağım?" diyorsanız da, boşanın o zaman.
benim yazdıklarım bu deveyi gütmeye yönelik şeyler.
karşınızda böyle tepki veren biri varsa, dediğinizi yaptırmanın, iletişim kurmanın, çözüm bulmanın yolunu arayacak olan sizsiniz bu durumda maalesef.
0
blatta hiberna
(26.08.20)
@blatta+

Cevapların üzerine ekleyebileceğim pek bişey yok ama, bana da biraz haksız gibi geldin. Sorumluluk paylaşımını farkında olmadan rahatsız edici bir noktaya getirmiş olabilirsin. Eşinin tek yaptığı ütü kahvaltı vs. değildir, fazlası vardır ama sen zaten eşitliğe inandığın için gözüne gelmiyordur. "O zaman neden evlendin" ütüsünü kahvaltısını yapan adamın bulaşık tartışmasında söyleyeceği şey değil. Altı başka şeylerle doludur bu cümlenin.
0
IncredibleMau
(26.08.20)
ozdek +1

adam calismak zorunda degilsin demis zaten. ben yerinizde olsam hayatta calismam birakirim herif calissin, evi cekip cevirir arta kalan zamanimi da kuaforde gecirirdim ya, mis gibi.

su dunyaya hatun olarak gelmek varmis ya :)
0
cooperr
(26.08.20)
Seven insan balla börekle besleyecekse, bunu sadece seven kadının değil seven erkeğin de böyle yapması lazım. İşe beraber git beraber dön ama eve gelince sen ayakları uzat yat kadın dinlenmeden yemeğe girişsin.

Buna alıştığında bu sefer her gün taze yemek isteyecek her gün sebze yemeği isteyecek her gün artacak istekleri.

Kaynananın bu şekilde konuşması da gayet kötü. Siz evlisiniz diye senin onların kültür ve kafa yapısına sahip olmanı bekleyemezler, bu karar senin kadar eşinin de kararıydı. Demek ki seni değiştirmeyi kafalarına koymuşlar.

Evli değilim ve hiç evlenmedim ama, sözüm parama geçmiyorsa boşanırdım ben bu adamdan. Çünkü dediğim gibi zaman geçtikçe ve istediğini aldıkça daha fazlasını isteyecek ve hayır dediğimde kötü ben olacam. Neden? Onlar öyleler diye, yani keyfî. Ağır bir şey bu.
0
muhayyer divan
(26.08.20)
Esiniz zamanla is yapmaya yanassa bile bu sefer pasif agresif modlara gecmesi olasi. Burada duzgun bir iletisim sart. Cani kimsenin gercekten istemedigi zaman yapilmamali.
0
karpuzpeynirekmeksu
(26.08.20)
Eşinizi seviyorsanız kurbağa taktiği izleyeceksiniz. Kurbağayı direk sıcak suya atarsan kaçar ama soğuk suya koyup, azar azar ısıtırsan kaçmaz...

Mesela bulaşıkları makinaya koy diyeceksiniz. Alıştırıp, 1-2 ay sonra başka bir şeye geçeceksiniz. Bazı erkekler böyle maalesef...



.
0
kartallar yuksek ucar
(26.08.20)
konu sahibesi eşini dinleyip işi bıraksa, tüm işleri o da yapsa, bu kafa yapısındaki biri o zaman der ki: 'sen tüm gün evdeydin, en çok ben yoruldum'. Adam işsiz kaldığında, temizlikçi olmadığında kadına destek olacak mı bu kafa yapısında birisisiyse? Kuzenim evlenince eşi işten ayrıldı, 3 hizmetçisi vardı. Evde yemek bile yapmazdı. Kocası iyi biri, kadına değer verir, bir sıkıntı çıkmadı.
Bir arkadaşımın eşi 1 yıl işsiz kaldı. Adam tüm gün evde olmasına rağmen bardak bile yıkamazdı. Kıza da bu senin görevin derdi. İşten sonra bir de ev toparlardı kız.

Kocanız evlenmeden önce aileleyle mi yaşıyordu? Hiç beraber yaşamadınız mı?
0
gelmeistemem
(26.08.20)
Öncelikle geçmiş olsun.
Eşiniz ciddi ciddi söylediğini düşündüğünüz şeyleri şaka yollu söylüyor olabilir mi ?
Yine de kayınvalidenizden sizin özelinizle ilgili paylaşmadığınız birşeyin cevabını alıyor olmanız oldukça yanlış siz oğluyla evlendiniz kendisiyle değil.

Evli ve birden fazla çocuklu biri olarak birçok arkadaşın da dediği gibi bir sürü sorumluluk o veya bu şekilde zaten sizin omuzlarınıza binecek. Ama daha çiftken bu aşamadaysanız lütfen buna katlanmayın ve siz de oturup konuşun gerekiyorsa da anlaşarak bitirin.

Birçok eski insan gibi bir kere evlendim bir şekilde devam eder çocuklarım için yaşarım ızdırabına dönmesin hayat sizin için.
0
hayyam ara
(26.08.20)
herkes şaşırmış seni desteklemiş ancak türk erkeklerinin %99.9u bu şekilde zaten.
madem bu önemli kriter, ev işi yapan erkek bulunca kaçırmayın basın nikahı.
eğer ev işi yapmak istemiyorsan bir yardımcı tut, çevremdeki çoğu kadın böyle yapıyor. kocan yardım etmez, unut bunu. adam sana istersen çalışma, yeter ki ev iş yap demiş. klasik türk erkeği işte :)
bu duruma neden bu kadar şaşırılmış ben de ona şaşırıyorum.
0
abelardo
(26.08.20)
Erkeklerin hiçbiri "aman hayat arkadaşım yorulmasın, beraberce yaparız" kafasında değil. Bunu cepte bilin. Aralarındaki tek fark kadın yardım isteyince yardım edenler ve yardım etmeyi tümden reddedenler. Eşiniz tümden reddetmiyormuş. Bu iyi bir başlangıç. Eşim de ben de çalışıyoruz. Eşim işten daha geç geliyor ve evin pek çok işi bana bakıyor. Benim eşim yardım etmeyi reddetmiyor, ancak ben yardım etmesini değil sorumluluk almasını istediğimde sıkıntı çıkıyor. Yavaş yavaş alıştırıyorum (18 senenin sonunda).
Bir; "çalışmak zorunda değilsin" lafını diyebilen birine haftalık temizlikçi ücrteti çok da koymasa gerek. Temizlik işlerini lütfen hemen bu kişiye devredin. Bu ödemeyi de eşiniz yapsın.
İki; gündelik yemek işlerini sohbet ederken beraber yapmayı alışkanlık haline getirin. Bu da beraberliğin bir parçası. Bazen insan işi yapmaya erinmiyor da kendisi iş yaparken eşinin içeride tv seyretmesi koyuyor. "Bu evin hizmetçisi miyim" duygusu pek fenadır. Bunu eşinizle açık konuşun
Üç; fazla titizlenmeyin. Her gün yerleri silmek, ya da mutfağın her daim pırıl pırıl olması şart değil. Temiz olsun yeter. Bir arkadaşım her mutfaktan çıktığında çaydanlık dahil her şeyini yıkıyor, yerleri silip öyle çıkıyordu. Gerek yok, canınızın kıymetini bilin.
Dört; aslında en başa yazılmalı belki. Bu tartışmaya kayınvalidenizi kesinlikle dahil etmeyin. Bu sizin kendi özeliniz. Eşinizi annesine şikayet etmeyin. Eşiniz sizi annesine şikayet ediyorsa çok ciddi konuşun. Bu konuda bile üslup "o zaman neden evlendin"e gidiyorsa bunun daha çocuğu var, işsizlik durumu var. Evin içindeki evde kalır.
Maalesef modernlik bu coğrafyada sadece görseldir.
0
SiyamkedisiZorro
(26.08.20)
Evde, birileri ev işinin, sadece kadın olduğunuz için sizin göreviniz olduğunu düşünüyor. Bir de üzerine, ekonomik özgürlüğünüzden vazgeçmenizi tavsiye ediyor. İleride, çok daha ileri gideceği belli.


Kusura bakmayın ama o evdeki kişi sizin 'eşiniz' değil, o oyunda beraber, yan yana değilsiniz.

Siz de oturup ciddi ciddi 'niye evlendiğinizi' bir düşünün ve tartışın evdekiyle.

Kadınlar, size yardım etmek zorunda değil erkekler. Yardım etmek, zaten bir sorumluluğu üstlenmiş birine gönlünden kopanı yapmak oluyor. 'Yardım' çok yanlış bir kelime.
0
buf-e kür
(26.08.20)
Hocam ben anlamıyorum ki evlenmeden önce hiç mi görmedin bunları?

Neyse, bu kafa yapısındaki birini bu yaşında düzeltemezsin. Yol yakından boşan ya da onun sana atadığı rolü benimse. (bu kötü haber)


Cevapları okuyunca duruma komple acıdım:
Maaş farkı çok olan evliliklerde az kazananın hizmetçi olarak görüldüğünü, ütü yapmanın ve arada bir kahvaltı hazırlamanın "e yeter işte" diye algılandığını bilmiyordum. Doğulu bir baba ve batılı bir anne ile büyüdüm böyle bir tutum görmedim.

Kendisine ya da kadına saygısı olmayan kişiyle birlikte olmak zor. Onlarca farklı açıdan onlarca cevap gelmiş. Hangisi kafana daha çok yatarsa onunla ilerlersin. Ama bana annem şunu öğütledi:
İlk evlendiklerinde babam sorumsuzluğundan fatura filan ödemiyor annemden yapmasını bekliyormuş. Annem de sallamamış, evde elektrikler kesilmiş, sonrası hop babamın sorumluluğu.
Bir de anneannemden örnekliyorum:
Bir bayram sabahı dedemin takımını ütülerken dalgınlıkla yakıyor. Dedem 83 yaşında ödene kadar kendi ütüsünü kendi yapardı. Yemeği de kafasına göre bölüşürlerdi.

Özetle 1926 doğumlu adam ve 1960 doğumlu adam bu kafadaysa 2020lerde biraz daha farklı bakmak gerekiyor gibi düşünüyorum.

Ailemin kadınlarından öğrendiğim kadarıyla ben böyle yetiştiğim için "ehe çalışmayacaktıysan neden evlendin güzelim" leşliğini de sindirebileceğimi pek sanmıyorum.
0
lcha
(26.08.20)
ben olsam anında boşanırdım. ne olursa olsun. bakın buraya parmak basmak istiyorum, ne olursa olsun...

ekonomik bağımsızlığınız var, siz köle değilsiniz. lütfen kendinize bu muameleyi yaptırtmayın.
0
timmie
(26.08.20)
Timmie +1
Umarım hizmetçilik yapmaya devam etmiyorsunuzdur.
0
sta
(26.08.20)
aile değişik ya da size uygun değil. Babam annem ev hanımı olduğu halde yardım ederdi, bize annemden çok baktığı oldu. O yüzden evlilikten önce tanıyamamış olabilirsiniz, çok üzüldüm ama bu saatten sonra düzelebileceğini hiç sanmıyorum .
0
kestane gürgen palamut
(26.08.20)
içtenlikle cevap verirsem kocana karşı saldırgan olmam gerekir. ama burada seni suçlayanlara, nasıl görmedin canımcılara hak vermiyorum. işte görmüşsün, bazen karşıdaki insan kendini gizler, bazen sen göremezsin, ne yapalım olmuş. harika müneccimler olmak zorunda değiliz hakça olanı yaşayabilmek için.

ayrıl coco diyorum.
0
snape i başından beri tanırım
(26.08.20)
(23)

yurtdışı iş teklifi

turbo sadık
öncelikle merhaba. meksika'dan petrol platformundan iş teklifi aldım. 3 yıllık yenileme süreci. yapısal vardiya amiri olarak çağırıyorlar. 8 ay hiç karaya ayak basamıyoruz. 15 gün izin sonra devam. ulaşım helikopterle oluyor acil durumlar için. ya da platforma yakın her daim nezaretçi gemi var orad
öncelikle merhaba. meksika'dan petrol platformundan iş teklifi aldım. 3 yıllık yenileme süreci. yapısal vardiya amiri olarak çağırıyorlar. 8 ay hiç karaya ayak basamıyoruz. 15 gün izin sonra devam. ulaşım helikopterle oluyor acil durumlar için. ya da platforma yakın her daim nezaretçi gemi var oradan tedarik sağlanıyor.

ciddi anlamda maaş teklif ediyorlar. ancak bu paraya o kadar da ihtiyacım yok. hiçbir zaman da çok para kazanayım edeyim demedim. şöyle bir durum var biz iki kardeşiz ve abim yurtdışında çalışıyor. aileme bir şey olunca ben ilgileniyorum ilgilenmek de istiyorum aynı zamanda ben ilgilenmek de zorundayım. evli değilim yani annem ve babamdan başka bağlayıcılığım yok.
abime sen istanbul'a gel annemle babamla kal.( yengem de annem ve babamla aynı sitede oturuyorlar. abim bilerek yakına yerleşti yenge yabancı pek bir şey bilmiyor). abime her ay ben senin aldığın maaşı vereyim diye, teklifte bulundum, oldu ki işten çıktın bir şey oldu ne yaparız ya da bu piyasadan çıkarsam aynı şekilde dönemem dedi ki haklı da. annem ve babam bizi düşünme nasıl istiyorsan öyle yap diyor. geçen sene dedem vefat etti abim gelene kadar dedemi çoktan defnetmiştim. ya da abimin gelmesi gerekiyordu covid'den sebep gelemedi daha yeni geldi. şimdi dönecek dönemedi. özel uçakla katar'a oradan ırak'a mı ne gitti saçma sapan işler. ayrıyetten benim midem çok sıkıntılı. her yemeği yiyemiyorum. uzun süre mide problemi çektim şimdi psikolojik takıntılarım var uçağa vs asla binemiyorum otobüse de binemiyorum. midem bulanır da çıkarırım uluorta diye. sinemaya da gidemiyorum. kapalı ve istediğin zaman çıkamayacağın sıkış tıkış yerlere girince daralıyorum.

bir de şöyle bir sıkıntım var. işi paslayan arkadaşım üniversiteden ve beni hala eskisi ya da üstüne koymuş olarak tahmin ediyordur. ama işin aslı öyle değil. örneğin biz daha sıkıfıkı iken çatır çatır ingilizce ve fransızca konuşurduk şimdi ise my name is pencil modundayım yıllarda hiç kullanmadım. ancak şuna eminim ki 2 ay içinde eskiye dönerim. ve gitmem için en az 4 ay daha vaktimin olduğu söylendi. ancak gidilecekse şimdiden imzaları vs atman gerekiyor açık deniz olduğu için isg kuralları ve diğer iş kanunlarının çoğu yok olanı da çok farklı işliyor. bu arada mevcut işim de çok stresli, ha işimi seviyorum uyum evet ama memnun değilim türkiye şartları bu işi çok zorlaştırıyor.

bambaşka bir dünyaya mı başlasam yoksa bu kokuşmuş sistemde devam mı etsem. he o paraları biriktirdikten sonra şunu yaparım ederim diye bi gayem de yok. zaten çoğu şeyi gördüm tattım.

bilemiyorum altan... çok uzun yazdım kusura bakmayın.

edit: pek gitmek istemiyorum açıkcası ama sanki biraz da gitmek istiyor gibiyim.

bu işin bana tek artısı yüksek bir maaş başka artısı yok. kariyer vs değil. cv'im epey kabarık zaten.

edit2 maaş için söylenen miktar onyedibin dolar ama bunun içinden meksika için ingiliz firması için ve türkiye için sigorta parası kesilecek. türkiye'de bu parayı kıyameti kopartsam yine de kazanma şansım yok.

edit3 bu tür yerlerde çalışan personeli firma seçmiyor. proje koordinatörü oluyor. onun bir bütçesi var kar da ederse ona ayrılan bütçeden zarar da ederse ona ayrılan bütçeden ve bu işin önayağında benim arkadaşım var. yani şöyle diyeyim firma size koordinatör olarak şurada şu yapılacak ekibini kur ve yönet diyor. az sayıda insanla çok tehlikeli işler yapıyorsunuz herkes birbirini seveli takım çalışmasına yatkın olmalı. herhangi birisine sinirlensen kavga etsen adam kıçına tekme atsa denizde ölür gidersin ölünü bile bulamazlar. bu işler için bunlar normal, düz sondajcılar bile buna yakın alıyorlar. gözünüze öyle basit iş gelmesin. hatta 50 k civari alanlar da var.
www.youtube.com
buradan örneklerine bakabilirsiniz. önemli olan bosiet. onu da firma size eğitimini aldırıyor.
0
turbo sadık
(24.08.20)
Ben biraz gitmeme taraftarı olduğunu hissettim yazdıklarından.

Böyle durumlarda artı eksileri yazmak, buna gore karar vermek iyidir.
0
Filinta61
(24.08.20)
Yazdıklarından şunu anladım sen orada ayar kaçırırsın.
0
duptıs
(24.08.20)
tek katkısı para olacaksa, anlattığınız şartlar altında ben olsam gitmezdim.
0
oz suser
(24.08.20)
Yurt dışı deneyimim olsun, buralardan sıkıldım vb gibi bir amaçla değil de çok da ihtiyacınız olmayan bir meblağ için gidiyorsanız, behsettiğiniz özelliklerinize bakarak bence "değmez" diyorum.
0
nickfury
(24.08.20)
Yazdıklarınız yüzünden pek gitme taraftarı olmadığınızı düşündüm; Avrupa ülkeleri, Amerika, kanada vs gibi ulkelerden biri olsa biraz zorlayıp gidin, en kötü beğenmezseniz dönün derdim de şu şartlar altında kendinizi zorlayıp boşu boşuna psikolojik baskı altında hissetmenize gerek yok gibi geldi.
0
fraise
(24.08.20)
giderseniz pişman olacaksınız sanki. öyle bir hava sezdim yazdıklarınızdan. üçüncü bir göz olarak burdan böyle gözüküyor.
0
AlsterWasser
(24.08.20)
Maaş dolarla olacaksa, 3 yıl sonunda Türkiye'den bir iki ev alacak kadar para kazanacaksan git.
0
dissendium
(24.08.20)
vergileri sigortası vs kesilince alacagın para 13.000 dolar diyelim. bu paralara iş teklifi gelen biriysen türkiyede'de en azından 15.000-20.000 tl maaş alıyorsundur. bu paraya zaten burada istediğini yaparsın, bi de bonus alsan zaten para derdi yok.
yurtdısında alacagın para ciddi anlamda fazla bi para ama zaten burada da parasal anlamda sıkıntı yaşamıyorsun ki. hee diyorsan ki ben burada 1-2 sene calısıp sonra kazandıgım parayla iş kurucam ya da emekli olucam mantıklı tabi.

ve son olarak unutma. zamanın geri dönüşu yok, paranın var. böyle fırsat her zaman önüne gelmeyedebilir. durumu her yönüyle düşün öyle karar ver.
0
monicapp
(24.08.20)
tinyurl.com

platformda hayat için şu linki oku. biri Q&A yapmış reddit te.

öncelikle internet berbat. film dizi oyun ps4 xbox kitap vs götürmen gerek.
8 ay çok uzun bi süre. 15 gün karaya ayak bas sonra dön. ve 3 sene tekrarla. hapis bu
midende sorun var demişsin. doktor görmek isteyeceksin. test tahlil xray bilmemne, bunlar için 8 ay beklersen ölürsün
tr de bişey oldu, kardeşin ilgilendi, peki er ya da geç gitmen gerektiğinde ne olacak? 8 ay mı bekleyeceksin?

3 yıl kontrat olmasa sadece 8 ay olsa belki yapılır. belki hiçbi sorun olmasa iki kez yapılır, 16 ay, 1,5 sene olabilir. ama 3 sene çok uzun geldi. ayrıca 3 sene kontrat imzalarsan 4. kez gittiğinde erken dönmen gerekecek, buna okey diyorlar mı? yoksa 5x8 ay = 40 ay kalman gerekecek.
0
sttc
(24.08.20)
Hayat kısa, belki bazıları için daha kısa. Hayatının 3 senesini böyle bir işte çalışarak geçirmek ister misin?

Ben bunu bi düşünmeni isterdim.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(24.08.20)
Paraya ihtiyacın yoksa boşver.
0
iwasbornonamountainside
(24.08.20)
vergi sigorta ne kesilecek bilemiyorum ama ben 3 sene için gider sonra da emekli olurdum. 36 ay maaş alacağını düşünsen hiç masrafın olmayacak gibi düşünüyorum. ayda 13 bin net kalsa 468 bin dolar eder. bu parayla ev falan alacak kadar salak olmadığını düşünüp misal bunu eurobond vs bassan yılda 20-25 bin dolar civarı faiz alırsın. ben düşünmez giderdim.

3 sene çile sonra da emeklilik. oh mis.

ahkam kesiyorsun diyenlere: zorluklarını tahmin ediyorum. internet ve telefon çekmeyen çöl ortamlarında aylarca çalıştım. en yakın yerleşim birimine bile ulaşım imkansız, doktor gerekse 5-6 saat mesafedeydi. yani helikopterle doktor falan imkanı mükemmelmiş. böyle ortamlarda ölmüyorsunuz hatta biraz güçlenerek çıkıyorsunuz.

not: csb çalışması olduğunu düşünüyorum. 7 verdim.
0
ozdek
(24.08.20)
psikolojik sıkıntılarınız var ise ve paraya da ihtiyaç yok ise gitmeyin derim. sevgiliniz yok, yani size destek olacak birisi de yok.

olurda abd'den, kanada'dan falan teklif alırsanız orayı düşünürsünüz.
0
chomaristan
(24.08.20)
Anne babanız için iyi eğitimli bir bakıcı ayarlayıp gidin.
0
jz
(25.08.20)
Psikolojik durum gözardı edilemeyecek kadar muhim. Hatta her şeyden daha önemli. Sizin çok fazla soru işaretleriniz var, ağır pişmanlık yaşayıp dönmek isteyebilirsiniz. Bence gerek yok, baya pis bir iş ve tehlikeli
0
dragons
(25.08.20)
Psikolojik durum gözardı edilemeyecek kadar muhim. Hatta her şeyden daha önemli. Sizin çok fazla soru işaretleriniz var, ağır pişmanlık yaşayıp dönmek isteyebilirsiniz. Bence gerek yok, baya pis bir iş ve tehlikeli
0
dragons
(25.08.20)
Selam,

Tek çocuk olmama rağmen söylüyorum, bana bugün bu teklifle gelseler, adamların konuşmalarının bitmesini beklemeden "nereyi imzalıyoruz?" derdim.

30 yaşındayım. Tek çocuğum.

Ancak 3 senelik gurbetten sonra hem ailenize daha iyi bakabilecek bir duruma geleceksiniz, hem de ileriki hayatınız kolaylaşacak. Bence de duruma göre iyi bir bakıcı/yardımcı ayarlayıp gidiniz.
0
susamli cubuk
(25.08.20)
kimisi yazdığımı okumamış uzun diye herhalde ya da başlığı okuyor kafasında bir yargı oluşuyor sonrasında yazdığımı okusu da gene kafasındaki önyargıya göre yazıyor. çok kırıyorsunuz beni.

yukarıda da dedim, 1-2 sene çalışayım bu kadar biriksin de şunu yaparım diye bir amacım yok. lakin şöyle de bir durum var para yani bu. her adımında lazım. cebinde fazla para olsa fena mı? sadece önceliğimde yok. daha önce bundan fazla paraları batırdım ben de ailem de. rahip krizinde. resmen bedavaya hastane yaptım 1 kuruş da alamadık hasbdhsj.
ha bir daha o kadar çalışabilir miyim? öyle çalışma şansımız yok. gerek yaş gerek ortam olarak. neyse konu dallanmasın.

@sttc orada beni zorlayacak olan yemek ve istanbul'dakiler olacaktır diye tahmin ediyorum. diğer şartlara benzer şartlarda çok çalıştım. yani bir de iş ahlakı var. elbette ki yapamayınca yapamıyorum diyebiliyorsun kafana silah dayamıyorlar ama çok uzun süreç belirli günlerde helikopter geliyormuş mesela. ve yerine adam bulacaklar. kendi işimden de biliyorum. birisine bir işi verdiğinde bırakıp giderse ne olur. çok büyük zarar veriyorsun iş geri kaldığı için. doktor sayısı yemek kumanyası suyun her şey sayılı, adamlar sana göre plan yapılıyor keza iş de sana göre planlanıyor. arkadaşım bana güvenmiş beraber çalışma ortamı sunmuş. ben yapamıyorum gidiyorum diyip onu utandırmak benim iş ahlakımda yok. ki aynısını da geçmişte yaptım. sırf arkadaşıma söz verdim diye 5 şantiyeye aynı anda baktım 1 sene de maaş almadım. yokluklar içinde toparladık büyüdük.
kısacası kendi malım olsa parasına sıçayım diyip çoğu şeyi yakarım yakmışımdır da ama işin içine başkaları girince kendi malımdan kendi işimden daha çok özen gösterir emaneti olarak bakarım.

yani bir de aileme sürekli olarak bakma değil benim dediğim acil ağır durumlarda. şuanda da zaten şehir dışındayım sürekli de farklı illerde oldum ama acil bir şey olsa ertesi güne düşüyordum ya da ameliyat olacaksa o güne ayarlayıp gidiyordum. ben annemden babamdan da böyle gördüm. ben üniversitede hasta iken annem her ay 10 günlüğe eve gelir kalır dönerdi. bunu türkiye içinde de yaptı. rusya'ya ve kazakistan'a gelerek de yaptı.

son olarak dumbest söylediklerinizden şunu mu çıkartmalıyım, hocam duyurudan bi eleman var benim bu iş için gerekli yetilerimin olmadığını söylüyor sen her ne kadar uygunsun desen de o olmaz dedi. demek ki yokmuş ben sizinle çalışamam. kusura bakma mı diyeyim?
0
🌸turbo sadık
(25.08.20)
mayış 10bindolares var mı?
0
duyurukullanıcısı
(25.08.20)
@duyuru kullanicisi. yok efenim asgari ucret+ sinirsiz akbil ve ticket. cumartesileri oglene kadar.
0
🌸turbo sadık
(25.08.20)
@turbo o zmn bulaşma hacı. cumartesi çalışılmaz.
0
duyurukullanıcısı
(25.08.20)
Off shore deneyimini yurtdisi deneyimi olarak algilamak yanlis bence. Daha cok parali askerlik gibi. Fazlasiyla kuralci, herseyin kisitli oldugu bir hayat.
0
erectrode
(25.08.20)
"her yemeği yiyemiyorum. uzun süre mide problemi çektim şimdi psikolojik takıntılarım var uçağa vs asla binemiyorum otobüse de binemiyorum. midem bulanır da çıkarırım uluorta diye. sinemaya da gidemiyorum. kapalı ve istediğin zaman çıkamayacağın sıkış tıkış yerlere girince daralıyorum." bundan sonrasini okumadim, sen platforma ciktiktan sonra baski balata kacirmaya baslar, 8 ayin sonunu getiremezsin.

kimse kimseye haybeden oyle bir maasi vermez, genelde oldukca sikintili ulkelerde kamplarda silahli korumalar esliginde falan expat olarak takiliyorsan petrol sirketleri para muslugunu sonuna kadar acar seni cekebilmek icin. Benim bu tarz isleri yapan tanidigim biri var ama herif kopuk ucurtma, 50 yasina gelmis hala hayatini duzene sokamamis gunluk yasayan kafasi hafif(nazikce hafif diyorum) gidik biri. Normal insanin yapabilecegi isler degil bunlar, akil sagligini kaybedersen milyon dolarlarin da olsa bir boka yaramiyor.
0
cooperr
(25.08.20)
(6)

Olumlu Devam Eden Süreç Sonrası Arayıp Sormayan İnsan Kaynakları Uzmanı

depresif genc
Geçenlerde bir şirketin insan kaynakları uzmanı aradı ve telefonda kısa bir sohbet tarzı mülakat yaptık, sonrasında bir takım genel yetenek ve İngilizce testleriyle birlikte kişilik envanteri zırvalıklarını mail olarak gönderdi ve tamamlamamı istedi. Bunları tamamladıktan iki gün sonra tekrar aradı
Geçenlerde bir şirketin insan kaynakları uzmanı aradı ve telefonda kısa bir sohbet tarzı mülakat yaptık, sonrasında bir takım genel yetenek ve İngilizce testleriyle birlikte kişilik envanteri zırvalıklarını mail olarak gönderdi ve tamamlamamı istedi. Bunları tamamladıktan iki gün sonra tekrar aradı ve ilk aşamayı başarıyla tamamladığımı, sonraki aşamada daha detaylı bir İngilizce seviye tespitine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bunun için beni bir firmaya yönlendirdi, sınavın 100 TL kadar bir ücreti vardı ve onu da adayların ödediğini söyledi.

Neyse, testi gerçekleştirdim ve gayet iyi geçti, yani sonraki aşama olan teknik mülakata dahil edilmem gerekiyor. Ancak aradan 6 iş günü geçti ve hala geri dönüş yok. Sizce sürecin son durumunu öğrenmek için geri dönüş yapmam gerekiyor mu?

Şimdi bu kadar uğraştırmalarından dolayı en azından bir şans verilmesi şart. Madem ilk aşamayı geçtim, ikinci aşama olan İngilizce testi de başarılı sonuçlandığına göre şimdilik benimle ilgili izlenimleri olumlu olmalı? Normalde arayıp süreçle ilgili bilgi almak huyum değildir ancak değerlendirmeye tabii bir durum yok gibi görünüyor, matematiksel olarak mülakata hak kazanmış durumdayım :)
0
depresif genc
(24.08.20)
İKcıların büyük çoğunluğu cins. Ara kendini hatırlat, unutmuş bile olabilir.

Benim 1 kardeşimin 1 adet kaçırdığı iş var İKcı hatası yüzünden. Benimki dert değildi de kardeşime büyük gol oldu. Aramayı unutmuş kadın, sonra bizimki başka işe giriyor ve tesadüfe bi ortamda direktörlerden biriyle iletişim kuruyor. Direktör e biz sana teklifte bulunduk niye gelmedin deyince açığa çıktı mevzu :/
0
lcha
(24.08.20)
bir de sınav ücreti ödenmiş. tabii ki aramak gerekiyor.
0
not dark yet
(24.08.20)
adaydan sınav ücreti alınması pek normal değil. arayın sorum derim.
0
check minus
(24.08.20)
ne guzel is ya, yalandan bir paravan sirket kur, is ilani ver basvuranlari ingilizce sinav yapan 2. sirketine yonlendir, ayda 100 kisiyi sinava soksan 10.000tl yapiyor. Mis gibi..

Bana dolandirilmissin gibi geldi...
0
cooperr
(24.08.20)
Şirket büyük ve bilindik bir marka, bu paraya ihtiyacı olacağını sanmıyorum.
0
🌸depresif genc
(24.08.20)
6 iş günü o kadar da uzun bir süre değil bu işler için. Görüşme yapacağınız kişinin programı uygun olmayabilir.

Öte yandan sınav için para almaları bence de çok garip. Bilindik bir firma diyorsunuz, bu firmadan arıyoruz diye sizin ikna etmiş olabilirler mi? Hiç firmanın kendisine gidip görüşme yaptınız mı? En azından bir İK'yı arayıp (firmanın kendi telefonundan) teyit almanızı öneririm bu şekilde bir uygulamaları var mı diye.
0
burfak
(25.08.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.