Giriş
(8)

Lastik değiştirilirken nerelere dikkat etmeli?

hayaletimsi
Kışlık lastik almaya gideceğim, işlemler yapılırken öncesinde, sırasında, sonrasında neye dikkat etmeliyim?Değişim yapıldıktan sonra rot-balans ayarı vs nasıl anlarım?ps: yeni sürücüyüm.
Kışlık lastik almaya gideceğim, işlemler yapılırken öncesinde, sırasında, sonrasında neye dikkat etmeliyim?

Değişim yapıldıktan sonra rot-balans ayarı vs nasıl anlarım?

ps: yeni sürücüyüm.
0
hayaletimsi
(02.12.20)
belki bir kac kurus pahali olabilir ama, kurumsal bayilerden satin al, saniye ya da mahalle kenarindaki lastikciiler yaptiklari isi sisirebilirler, yetkili bayilerde en azindan kitabina gore iscilik yaparlar

lassa, bridgestone, miichelin bayilerine git. sitelerinden en yakin yetkili bayiyi ogrenebilirsin. sonra kampanyalarini arastir, hangisi avantajliysa oradan satin alirsin. bai markalarin kendi web sitelerinde kampanyalar olabiliyor.

www.lastik.com.tr
0
exlibris
(02.12.20)
aracın kılavuzunda önerilen ölçüde lastik alın. düzgün bir bayiden alırsanız zaten onlar aracın lastiklerine lazerli aynalı bir düzenek bağlayıp ayarlarını yaparlar. öncesinde lastikleri tek tek balans makinesine takip balansi da ayarlarlar. youtube’da videolar var, neye benzediğini görebilirsiniz.
0
orient blue
(02.12.20)
Lastik degistirirken lastik basinc sensorunu kiran geri zekali lastikciler var. Oncesinde her ihtimale karsi uyarin.
0
battal gemalmaz
(02.12.20)
Yetkili bayisinden nokian wr d4 almayı düşünüyorum bu arada.
0
🌸hayaletimsi
(02.12.20)
Adac tyre test e bakıp alırım.
0
Mistyimage
(02.12.20)
Nokian ki$ icin cok iyi. Sizin zaten kalteli lastik secmekten fazla yapabileceginiz birsey yok. Lastik degistirmek de oyle zor bir hadise degil. Eli yuzu duzgun bir yere giderseniz sikintisiz hallederler.
0
cooperr
(02.12.20)
rot ayarı sorun yoksa yapılmayan bir şey. balans her lastik değişiminde yapılır (lastik janta yeni takılıyorsa). bunu sormazlar bile, balans hep yapılır.

lastikçiler aracın önerilen basıncında şişirmez, hepsi kafasına göre 2.5 bar basar. isterseniz sürücü kapısı içindeki değerleri hatırlatın, önler xx bar veya psi, arkalar şu olsun, bitirdiğinizde buna göre basınç ayarlayın diyebilirsin.

balansta bir sorun çıkacağını sanmıyorum ama lastikler takıldıktan sonra anayola çıkıp 100 e 120 ye kadar çıkıp sabit hızlarda direksiyonda titreme var mı bakabilrisiniz.
0
sttc
(02.12.20)
en tehlikeli 2 sorun

- lastiğin yanlış yönde takılması, lastiğin dış yüzeyinde hareket yönü yazar kontrol edin.

- bijonları havalı anahtarla hayvan gibi sıkıp diş sıyırtmak. bunu kontrol edecek bir yol yok malesef.
0
orpheus
(03.12.20)
(5)

Böyle iğrenç kod yazarak öğrenecek miyim bu işi merak ediyorum (JavaSript)

simbolmina
Bir süredir JavaScript öğreniyorum. Ara ara codewars.com a girip soruları çözüyorum ve genelde çözümlerim çok uzun oluyor. Çözümlere bakınca genelde bilmediğim kodlarla kısa yazıldığını görüyorum. Kendimi çok ezmiyim ama şu çözüm çok iğrenç değil mi sizce de?soru: alfabenin harflerinden karışık stri
Bir süredir JavaScript öğreniyorum. Ara ara codewars.com a girip soruları çözüyorum ve genelde çözümlerim çok uzun oluyor. Çözümlere bakınca genelde bilmediğim kodlarla kısa yazıldığını görüyorum. Kendimi çok ezmiyim ama şu çözüm çok iğrenç değil mi sizce de?

soru: alfabenin harflerinden karışık string veriliyor ve a-m arası olan ve olmayanlar sayılıyor.

örneğin: s = 'aaaxbbbbyyhwawiwjjjwwm';; sonucu "8/22" olacak bir string olacak.

function printerError(s) {
const t = [];
const f = [];
const arr = s.split('');
for (const x of arr) {
x === 'a' ||
x === 'b' ||
x === 'c' ||
x === 'd' ||
x === 'e' ||
x === 'f' ||
x === 'g' ||
x === 'h' ||
x === 'i' ||
x === 'j' ||
x === 'k' ||
x === 'l' ||
x === 'm'
? t.push('a')
: f.push('z');
}
return ${f.length} / ${Number(t.length) + Number(f.length)};
}

codewars'taki çözümlere baktım iki satır resmen:

function printerError(s) {
return s.match(/[^a-m]/g).length + "/" + s.length;
}
0
simbolmina
(01.12.20)
En kısa çözüm en iyi çözüm olacak diye bir şey yok, "en okunabilir" çözümün genelde en iyi çözüm olduğunu düşünüyorum. Çünkü gerçek hayatta/projelerde kodu bi kere yazıyorsun ama bin kere okunuyor, o yüzden kolay anlaşılabilir olmasına özen göstermek önemli.

Öte yandan sizin çözümünüz de kötü tabi. Programlamanın temel amacı bir şeyleri otomatize etmek. Yani bütün karakterleri tek tek if'le karşılaştırmak yerine "onu da nasıl otomatize edebiliriz" diye düşünmek iyi bir pratik.

Mesela şöyle bir çözüm bence ikisinden de daha iyi gibi (kodu denemedim):

let lesserCount = 0;
for (var i = 0; i < str.length; i++) {
if (str.charAt(i) <= 'm') lesserCount++;
}
return lesserCount + "/" + str.length

Niye daha iyi? Regex'ten daha anlaşılabilir bir iş yapıyor, teker teker karakterleri gezmiş, karakter bir değerden büyük mü küçük mü onu kontrol etmiş, durum için bir counter kullanmış ve sonucu dönüyor. Yani daha çok satır ama daha anlaşılabilir gibi gibi. Bir de tabi performans olayı var, bu örnek için demiyorum ama genel olarak regex biraz riskli bir olay.

Edit: başlıktaki soruyu kaçırmışım. Hepimiz böyle başladık, pratik yaptıkça daha iyi olur.
0
plutongezegendegilmi
(01.12.20)
şöyle ki eğer regex henüz öğrenmediysen bunun javascript ile ilgisi yok pek. çünkü sen regex'in neler yapabildiğini bilmediğin için onu kullanmak aklına gelmiyor doğal olarak.

bence moral bozmana gerek yok, çalışmaya devam. :)
0
aziz dostum jack
(02.12.20)
Haha bu software islerinden anlamam ama aklima eski oda arkadasim geldi. Bilgisayar muhendisi bir polonyaliydi, Kanada'nin en iyi okullarindan birinden mezundu eleman, oldukca kafaliydi. Mezun oldu 2 sene kadar is aradi. Herif sozlu mulakati geciyordu ama sinavda olmuyordu bir turlu. Bir problem veriyorlarmis, kisitli sure, calisan en kisa kodu yazman gekiyor. Her sinava 50 kisi civarinda giriyor ve bir kisiyi aliyorlar demisti hep bende kisa yazan birileri cikiyor demisti. 2 sene debelendi olmadi tekrar okula dondu spor akademisine girdi. Software ve spor karisimi birseyler yapma hayali vardi, ne oldu lan acaba herife..bi bakayimm :)
0
cooperr
(02.12.20)
Kullandığınız dilin özelliklerini öğrendikçe ve daha fazla problem çözdükçe düzelecek. Bundan hallice kod yazıp bu işten para kazanan bir sürü insan var :)
0
bruce mclaren
(02.12.20)
JavaScript bilmem ama aklıma şu geldi. Her karakteri ASCII kodu alınır ve belli değerler arasında mi bakılır.
0
kisa
(02.12.20)
(5)

Iphone pil yüzdesi hk

the real brad pitt
Selamlar. Nasılsınız. Iphone 11’imin pil sağlığı yüzde 89’da. 7-8 aylık telefon. Sizce normal mi. Değilse ne yapmak lazım. Ücretsiz değişim vs oluyor mu?Tşk.
Selamlar. Nasılsınız.

Iphone 11’imin pil sağlığı yüzde 89’da. 7-8 aylık telefon. Sizce normal mi. Değilse ne yapmak lazım. Ücretsiz değişim vs oluyor mu?

Tşk.
0
the real brad pitt
(30.11.20)
80nin altına düştüğünde garantiniz var ise ücretsiz pil değişimi yapabiliyorsunuz
0
purplee
(30.11.20)
Aynı telefon aynı zamanlarda almışız benimki %96’da.
0
but that was just a dream
(30.11.20)
bende iphone 8 var, tam üç yıl oldu alalı, bu ay başında pil sağlığı %79’a düştü. önceki ay %82 idi. şarj ve kullanım alışkanlıklarınızı gözden geçirin bence (cihazda problem olmadığını varsayıyorum).
0
orient blue
(30.11.20)
%80 den az pil sağlığı ve 500 şarj döngüsünden az olması kaidesiyle ücretsiz pil değişimi yapıyorlar sadece
0
Unde bach canim
(01.12.20)
Dusuk gibi. Bendeki 10, 1.5 yasinda, 520 cycle yapmis pil sagligi 87.
0
cooperr
(01.12.20)
(4)

Tütün kolonyası tavsiyeniz?

karabasun
merhaba. kokusuna bayıldığım bu kolonyayı nereden, hangi markadan almamı tavsiye edersiniz? doğallığı önemsiyorum. sprey formunda olursa daha kullanışlı olur. çok pahalı markaları kastetmiyorum. şimdiden teşekkürler.
merhaba. kokusuna bayıldığım bu kolonyayı nereden, hangi markadan almamı tavsiye edersiniz? doğallığı önemsiyorum. sprey formunda olursa daha kullanışlı olur. çok pahalı markaları kastetmiyorum. şimdiden teşekkürler.
0
karabasun
(27.11.20)
Düzce tütünü iyidir.

urun.n11.com
0
fezagezgini
(27.11.20)
abi mis gibi limon kolonyasi varken neden tutun?
yani limon sor soyleyelim, olmadi lavanta sor mesela. le$ gibi tutunu ne yapacan?
harbi meraktan soruyorum. :)
0
cooperr
(27.11.20)
Limon da kullanıyorum, Siz de lümon tavsiyesi verin :)
Ben tütün kolonyasının kokusunu ayrı seviyorum
0
🌸karabasun
(28.11.20)
Limon, eyüp sabrş tuncer çeşme limonu en iyisi.
0
physcos physcos
(28.11.20)
(16)

Bilmediğiniz dillerde sevdiğiniz şarkılar

peki madem
Hiç anlamadığınız dillerde sevdiğiniz, tekrar tekrar dinlediğiniz şarkılar var mı?İşbu soru bir damla Almancam olmamasına rağmen haftalardır sürekli AnnenMayKantereit dinlemem nedeniyle sorulmaktadır.Büdüt: Asıl sormak istediğim soruyu sormamışım. Şarkıları paylaşabilir misiniz?
Hiç anlamadığınız dillerde sevdiğiniz, tekrar tekrar dinlediğiniz şarkılar var mı?

İşbu soru bir damla Almancam olmamasına rağmen haftalardır sürekli AnnenMayKantereit dinlemem nedeniyle sorulmaktadır.

Büdüt: Asıl sormak istediğim soruyu sormamışım. Şarkıları paylaşabilir misiniz?
0
peki madem
(27.11.20)
Ohoo. Bulgarca, Rumence, Sırpça, Gürcüce... çok var. Hatta Türkçeden bile çoktur.

Birer tane yazayım.

Rumence

www.youtube.com

www.youtube.com

Bulgarca

www.youtube.com

Sırpça

www.youtube.com

Gürcüce

www.youtube.com
0
dissendium
(27.11.20)
yok ya, sözlere odaklanıp mutlaka sözleri anlamaya, hiç olmazsa kelime yakalamaya çalışıyorum.

edit: bilmediğim dil veya bilinmeyen bir parça olmasa da bu ara buna sardım: www.youtube.com
bir de şu yıllardır en sevdiklerimden: www.youtube.com
0
pati
(27.11.20)
almanca bir şarkı vardı adını hatırlamıyorum. aşırı slow ve damardı. erkek söylüyordu. "ich liebe dich and genzifo" vardı nakaratında, tüm nakarat aklımda ama yazarsam saçmalamış olurum. hatırlayan varsa yaziversin süper olur valla.
0
diffarentiationation
(27.11.20)
freebird5406_2
(27.11.20)
@freebird5406_2 Múm linki bırakarak can evimden vurdun beni!
0
🌸peki madem
(27.11.20)
Fince ve Almanca leziz şarkılar var ayrıca neden dili bilmem gereksin ki, mırıldanmak/eşlik etmekse sorun yok ezberlerim kolayca
0
owaki
(27.11.20)
@owaki Amacım sevdiğiniz şarkıları öğrenmekti aslında.
0
🌸peki madem
(27.11.20)
Annenmaykantereit denince böğrüme ağrı giriyor. Temmuz'da koronain bok ettiği konseri aklıma geliyor. Şimdi dışarı çıkmayacak olsaydım daha uzun bı liste yapardım ama aklıma gelenler şöyle:

İzlandaca
Ólöf arnalds- eg umvef hjarta mitt
youtu.be

Portekizce
Dead Combo- ouvi o texto muito ao longe
youtu.be

Fransızca
Sam Karpienia- leş voyageurs
youtu.be

Senegalce(?? Bunun dilini anlayamadım)
Ablaye cissoko& Volker goetze- sıra
youtu.be

Arapça
El Far3i- tghayarti
youtu.be

Zazaca
Esrare deyir- gulam
youtu.be

Yunanca
Mana mou i agapi mu
youtu.be

İbranice
Hadag nash- sun
youtu.be
0
Amaranta ursula
(27.11.20)
Fransızca öğrenirken karşıma gelen bir şarkı az çok bişeyler anlamaya başlmaıştım sayesinde. www.youtube.com
çok eğlenceli geldi
Ayrıca,
www.youtube.com
www.youtube.com
0
spacevan
(27.11.20)
portekiz:
youtu.be
0
cooperr
(27.11.20)
dili hiç bilmiyor değilim, temel seviye sayılırsa eğer,

pljuni i zapjevaj moja jugoslavijo: www.youtube.com

dirlija: www.youtube.com

ilkine bayılıyorum. gizli gizli ağlayıp yugoslavya'yı özlüyorum.

dirlija aşırı şirin bir şarkı, dilime dolandı, bırakamıyorum. bu arada türklerin zaten bu şarkılardan bissürü kelime çıkarması mümkün dili hiç bilmeden... hep bizden şeetmişler çünkü hehe.
0
der meister
(27.11.20)
Cevaplar için çok teşekürler yavaş yavaş hepsini dinliyorum. Ben de size Akadca bir şarkı bırakayım: www.youtube.com
0
🌸peki madem
(27.11.20)
Oi Va Voi - D'Ror Yikra çok seviyorum.
www.youtube.com
0
kendi helvasını kavuran zombi
(27.11.20)
Folon Salif Keita
youtu.be
0
ankarakecisi
(27.11.20)
www.youtube.com

ibranice dinliyorum!!!
sürekli, arabada, evde..
0
janderzel zartanyan
(27.11.20)
alfred
(28.11.20)
(9)

otomobilde kademeli ötv indirimi hikayesi doğru mu?

avatar is back
ilk önce al satçıların önüne geçmek için bir çalışma var dendi, şimdi de aracını 2 yıl satmama sözü verene yüzde 30, aracını 3 yıl satmama sözü verene yüzde 40, aracını 4 yıl satmama sözü verene yüzde 50 aracını 5 yıl satmama sözü verene yüzde 70 ötv indirimi uygulanacak.gibi haberler dönüyor. peşp
ilk önce al satçıların önüne geçmek için bir çalışma var dendi, şimdi de

aracını 2 yıl satmama sözü verene yüzde 30,
aracını 3 yıl satmama sözü verene yüzde 40,
aracını 4 yıl satmama sözü verene yüzde 50
aracını 5 yıl satmama sözü verene yüzde 70 ötv indirimi uygulanacak.

gibi haberler dönüyor. peşpeşe bu duyumlar biraz heyecan yaptı ama hiç inanasım gelmiyor. böyle bir şey yapar mı devlet? ek olarak bu tip gelişmelerden kimi güvenerek takip edip bilgi sahibi olabiliriz?
0
avatar is back
(25.11.20)
inanılmayacak kadar saçma. ekonomi böyleyken ötv'den feragat edeceklerini düşünmüyorum. araçlar için ötv reformu gelir, hurda araç indirimi gelir ama bu gelmez bence.

Mesut Bıyık bu konularda hükümete yakın birisi. Ondan haber alabilirsiniz bu konularda.
0
false pretension
(25.11.20)
bu dediğiniz şey imkansıza yakın. üst model araçlarda çılgın gibi ötv alıyorlar, yüzde 70 indirim yapsalar ben 10 yıl satmama sözü verip alırım.

şu da var, devlet niye al satçıların önüne geçmeye çalışsın ki? devletin ne zararı var? devlet vatandaşı değil kendi cebini düşünür. her al sat işlemi devlet için ekonomik girdi, noter harcı, plaka harcı şu budur. benim alıp 5 yıl satmayacağım araçta devlet nasıl kar edecek?
0
trajikomix
(25.11.20)
engelliler ötvsiz araç alıyor. ona bile sınırlama koyduktan sonra, bu anlatılan olmaz, olamaz, olabilemez.
0
sutlu nescafe
(25.11.20)
Bunu kim uyduyduysa iyi uydurmuş. Böyle bir şey olması imkansızın da ötesinde.

Bırakın araçlardan alınan ÖTV'yi kademeli kaldırmayı, adamlar milletin aldığı oyun konsollarından alınan %20 ÖTV'yi sözde "geçici" olarak %50'ye çıkardılar, sonra o "geçici" süre bitince tekrar uzattılar. Eminim o süre de bitince kalıcı hale gelecek.
0
battal gemalmaz
(25.11.20)
Recep tayyip erdogan'in chp'ye katilmasi daha olasi.


Ciddi ciddi otv indirimi bekleyenlere inanamiyorum.
0
baldur2
(25.11.20)
sanmiyorum cunku bu sekilde satislari kitlersin ve yakin zamanda genel dunya ve turkiye ekonomisi vergi indirimine uygun durumda degil.

Bu otv isinden geri donus nasil olacak merakla bekliyorum. Bu vergileri zamaninda verenlerin magduriyetleri ne olacak?

Saniyorum tek secenek otv'yi yavas yavas azaltmak ve insanlara alacaklari yeni arabalara donuk, eskiden verdikleri otvler uzerinde vergi kredisi verip yeni arac almaya tesvik etmek.
0
cooperr
(25.11.20)
Hiç birşey imkansız değildir.

Korona biter. Hükümet değişirse neden olmasın.
0
ycaycayca
(25.11.20)
İmkansız bu. Hükümet değişse bile zart diye birkaç milyar dolar para birden oluşmayacak hazinede. Hükümet de uzunca bir süre daha değişmeyecek muhtemelen.
0
roket adam
(25.11.20)
benim insanım arabayı satamazsa perte çıkartır raiç bedel üzerinden sigorta firmasından alır parasını yine satmış olur. :)
0
reanarchy
(25.11.20)
(9)

Ne zaman normale döneriz?

deveyidiken
Malum, aşı çalışmalarına dair bir ton haber duyuyoruz son zamanlarda. Bu gidişata göre sizce ne zaman "oh be" deriz? Ne düşünüyorsunuz?
Malum, aşı çalışmalarına dair bir ton haber duyuyoruz son zamanlarda. Bu gidişata göre sizce ne zaman "oh be" deriz? Ne düşünüyorsunuz?
0
deveyidiken
(24.11.20)
aşı çalışmasının olması bir çözüm değil ki. yüzde100 çalışan bir aşı olsa bile ilk etapta yeteri kadar üretilemeyebilir. hadi üretildi diyelim, içinde çip var beynimizi kontrol edecekler, civa var felç olacağız, domuz kanı varmış ben olmam diyen tipler bitmeyeceği için aşı herkes olmayacak zaten.

tamamen sallayarak 2022 başı diyorum.
0
sutlu nescafe
(24.11.20)
Eski "güvenli" günlere hiçbir zaman dönemeyeceğimizi düşünüyorum ben, aşıyı insanlar "kurtarıcı" gibi görüyor ama öyle bir olayı da yok aşının, aşı dediğin belli bi süre koruyuculuğu olan bir ilaç öyle aşılanınca Adamantium verilmiş Wolverine gibi olmayacağız, %100 koruma garantisi olmadığı için bir şekilde ikircikleneceğiz yine, bu durumda virüs bir şekilde etkisiz hale gelmediği sürece (herhangi bir ilaçla ya da doğal yoldan) öyle ya da böyle bu süreç devam edecek.
0
angelus
(24.11.20)
uygun fiyatlı ilaç+aşı geldiğinde.
Uygun fiyatlı ilaç: maksimum 1 dolar.

Covid oldum 19 kişiye bulaştırdım, sonrasında ilacı aldım iyileştim.
diğer 19 kişi ilaçları almadan önce 287 kişiye bulaştırdı, ilaçları aldı.
287 kişi 3575 kişiye bulaştırdı, ilaçları aldı.

Asıl problem bulaştırıcı olmak, inkübasyon süresi ve semptom göstermeyen kişiler.

Bu döngü sadece bulaştırılan kişilerin aşılanması ve bağışık olması ve ilacın olmasıyla kırılabilir.

Tamamen kişisel teorim: aşı ve ilaçlar ile birlikte dünya nüfusunun bir kısmı korunacak, bir kısmı feda edilecek.
Pesimistliğim nedeniyle üzgünüm.
0
ludwig boltzmann
(24.11.20)
Biraz pesimistim bu konuda. Kafadan en az iki yıl var diyorum. O da tamamen silineceğine ilk etapta ihtimal vermiyorum. İki yıl dediğim de aşının stabil hale gelip yaygınlaşması falan.

Beni asıl işin psikolojik boyutu düşündürüyor. Diyelim dediler ki her şey bitti tamam, gerçekten rahatlayıp maskeleri çıkarabilecek miyiz? Sanmıyorum. İşin endişe boyutu, psikolojik sonuçları daha uzun süreli olacak gibi
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.11.20)
2021 sonu diye umuyorum.
0
cooperr
(24.11.20)
Valla pandeminin ilk aylarında da böyle sorular soruluyordu. Tahminler arasında yaz sonu diyen birçok kişi vardı o yüzden pek tahmin yürütmek istemiyorum
0
olaylar olaylar
(25.11.20)
Artık normalimizin bu olduğunu düşünüyorum. Aşıların durumu da net değil, belli bir takvim plan yok ortada her kafadan ses çıkıyor. Zaten çember gittikçe daraldı. Davulun sesi uzaktan da hoş gelmiyordu ama şu sıralar kulağımın dibinde çalıyor.
0
istege bagli sigortasiz
(25.11.20)
Bu iş ya önümüzdeki yaz sakinleşir ya da dünyada büyük çaplı kriz ve dönüşümlere şahit olmaya başlarız diye düşünüyorum.
0
gmzo
(25.11.20)
Global bi firmada çalışıyorum, hem yerel hem global olarak önümüzdeki yıl eylül-ekimden önce bir şey değişmesini beklemiyorlar. Dünyadaki genel memnuniyetsizliği kırmak ve biraz daha enerji basmak için aşı muhabbetini çıkardılar ama hala ortada somut bir sonuç yok. Tamamen psikolojiye oynuyorlar şu anda büyük isyanlar çıkmasın diye.
0
roket adam
(25.11.20)
(2)

Hangi Laptop Marka ve Modeli

Mehmet Ersoz
Bir toshiba laptop almıstım 5 sene önce. meğersem trde kısıtlı satılan bir modelmiş. hiçbir desteği yok wedbe ve trde.uzun süre hem yazılımsal hem donanımsal destek ve servis alabilmek adına en uygun laptop markası ve modeli nedir acaba türkiye için?
Bir toshiba laptop almıstım 5 sene önce. meğersem trde kısıtlı satılan bir modelmiş. hiçbir desteği yok wedbe ve trde.

uzun süre hem yazılımsal hem donanımsal destek ve servis alabilmek adına en uygun laptop markası ve modeli nedir acaba türkiye için?
0
Mehmet Ersoz
(24.11.20)
"uzun dönem destek ve servis alabilmek" en önemli kriter olduğunda cevap apple.
0
ludwig boltzmann
(24.11.20)
satis sonrasi destek icin apple +1
bence zaten apple'in asil sattigi sey o, bir iki kere deneyimledim inanilmazlar bu konuda.
0
cooperr
(25.11.20)
(1)

Emeksiz emekli olunuyornu?

cakmayazar
Selam vergi vericiler,emile emile bir hal oldum, alternatifler1-13 yıldır ssk işliyor, ve kafamın tası atıp 20 yıl yurtdışına kaçıp çalışp biriktirsem ve tam emekli çağında dönsem emeksiz emekli olabilir miyim? Örneğin 4000 gün 60 yaş ve 13 yıl fiili ssk ile yarı maaş da olsa devlet bana bakarmı?2-
Selam vergi vericiler,

emile emile bir hal oldum, alternatifler

1-13 yıldır ssk işliyor, ve kafamın tası atıp 20 yıl yurtdışına kaçıp çalışp biriktirsem ve tam emekli çağında dönsem emeksiz emekli olabilir miyim? Örneğin 4000 gün 60 yaş ve 13 yıl fiili ssk ile yarı maaş da olsa devlet bana bakarmı?
2- tamamen bağı koparıp artık gelmicem desem,senle ilişkimi kesiyorum, artık beni sskmeni istemiyorum minvallinde içerdeki parayı kesintilerlede olsa gideceğim ülkeye aktarabiliyor muyum? (Tersi yapılıyorsa bu da yapılıyordur diye düşünüyorum)
3- yurtdışına gidip hiç gelmesem ve tam 60 yaşında emeklilik yaşında gelsem emekli olmak istemiyorum bana paramı ver geri dönücem desem o kadar saftirikler midir?
4- yurtdışına kaçtın da noldu yarram diyenler haklılar oradan da emekli olunmaz hemen. Burdan oraya emeklilik primi transfer edildiğinde kesinti ve döviz karşısında bi boka yarayacağını düşünmüyorum,o zaman ne ola?
0
cakmayazar
(24.11.20)
sadece "4" konusunda yorum yapabilirim. 50 yasindan sonra yurtdisina yerlesenler var, primlerini odeyip turkiye'den emekli oluyor. yerlestigin ulke senin primlerini transfer edip sana dolar/avro vermez adamlar salak degil. Oyle olsa butun gocmenler o sistemi dibine kadar somururdu.

Turkiye'deki alacagin emekli maasi doviz karsisinda eriyecegi icin, yurtdisindan da dogru durust emekli maasi alamayacagin icin genelde gocmenlerin yaptiklari turkiye'ye doviz gomup emeklilik yasi yaklasinca kesin donus yapmak. Tilki donup dolasip kurkcu dukkanini geri donuyor..
0
cooperr
(24.11.20)
(12)

iş hayatında para mı huzur mu?

patos64
aslında direk böyle sorunca soru eksik olacak. şöyle açıklayayım, 4 sene civarı bir iş hayatım var ve beş parasız birisiydim ilk zamanlar. evlenecek olsam düğün yapamazdım, araba alsam alamazdım, rahatça dışarıda yiyip içemezdim bile. okul bitti iş hayatına başladım, aklımda işlerden ziyade hep ani
aslında direk böyle sorunca soru eksik olacak. şöyle açıklayayım, 4 sene civarı bir iş hayatım var ve beş parasız birisiydim ilk zamanlar. evlenecek olsam düğün yapamazdım, araba alsam alamazdım, rahatça dışarıda yiyip içemezdim bile. okul bitti iş hayatına başladım, aklımda işlerden ziyade hep ani gelişen bazen benim bazende tanıdık faktörüyle aklımda olmayan işlerde çalıştım, parayı seçtim. para biriktirmeyi seçtim. çok pişman mıyım? değilim, hatırı sayılır bir birikim yaptım. şuanki işim en çok maaşı olan işim ama 24 saat vardiya sistemi ve yorucu, dinlenmesi az vs. 2.5 sene direndim, en sonunda geçen hafta istifa ettim. tabi pandemi vs iş bulmak zor ama, kendime şunu söyledim;
öyle ya da böyle pandeminin neredeyse 1 senesini çalışarak geçirdim, dayanacak psikolojim artık kalmadı, belki 5-6 ay taş çatlasın 1 sene daha çalışabilirdim ama artık gemileri yakmışken çıkmak istedim. artık alanımla iş bulmalıyım dedim, işsiz kalma fedakarlığını kendime yapıp er ya da geç, maaşı standart bile olsa alanımla ilgili iş bulmam gerektiğini, yaşımın çok geçmeden bu kararı almak istedim. çalıştığım yerde gece gündüz karışık vardiyanın getirdiği uykusuzluk düzeni bir yana, baskısı bir yana, dinlenmesi bir yana, bir çok sorun vardı, elle tutulan tek şey paraydı. 2.5 senenin karşılığı türkiyede belki 5 seneye eşdeğerdi. ama bir yere kadar dedim.

bu benim hikayemdi, siz ne düşünüyorsunuz? doğru mu yanlış mı? sizin de böyle deneyiminiz var mı?
0
patos64
(24.11.20)
ikisi de. bu ikisi arasinda bir tercih yapmanin anlami yok. is hayatinda huzurluysan ama paran yoksa hayatinda huzurlu degilsin demektir. is hayatinda huzursuzsan ama paran varsa yine huzursuzsun demektir. her turlu mutsuzsun yani. mutlu oldugun isi yaparken para kazanmanin bir yolunu bulacaksin mecbur. istisnasiz her iste cok para kazanabilen insanlar var. memuriyet kafasindan cikinca oluyor. "boyle calisir yaslanir giderim" dedigin an kaybedersin. alanin ne bilmiyorum ama eminim senin alaninda veya direk alakali is yapabilecegin alanlarda ozellesip dikkat cekip sevdigi isi yaparken para kazanan bir suru insan vardir. onlardan olmaya cabalamak varken neden para ve huzur arasinda tercih yapasin?
0
robokot
(24.11.20)
Huzur

Eski işimde maaşım yaklaşık %20 daha fazlaydı fakat çok daha stresliydi.
Şimdi kafam o kadar rahat ki anlatamam.
0
but that was just a dream
(24.11.20)
İkisini de defalarca bulup kaybeden biri olarak "huzursuz etmeyecek kadar para" diyorum. Aşırı stresli şartlarda kazanılan paranın bedeli daha ağır oluyor. Sadece huzur olsun ben strese gelemem dersen o da az paraya dayalı huzursuzluk getiriyor.
0
istege bagli sigortasiz
(24.11.20)
hayat dediğimiz 3 gün, yarına çıkacağımızın garantisi yok. o yüzden huzur daha mühim bence.
0
candide
(24.11.20)
Huzur. Tercihim bu yönde oldu. Para ve kariyer hırsım yok, önemli olan huzurum olsun. Mezun olduğumdan beri aynı yerde çalışıyorum, 10 yıl bitti. Duyuruda 3-5 yıllık mühendisin beğenmediğini sıkça gördüğüm bir maaş alıyorum, kariyer fln zaten yok. Ama kafam rahat.

Sen de iyi yapmışsın bence.
0
pati
(24.11.20)
Bence de en doğrusunu yapmışsın, bir kere geliyoruz dünyaya. Umarım en kısa zamanda hayal ettiğin gibi bi iş bulursun
0
euteamo
(24.11.20)
fazla huzur da cildi bozar cok memur kafali degilsen. bir de para huzuru pek sevmiyor, huzursuz ortamlarda yeseriyor. nerde hareket orda bereket.

ben ortasi iyidir diyorum, seni baymayacak kadar huzursuz olmali ama zehirleyecek kadar toksik olmamali.
0
cooperr
(24.11.20)
günlük yaşamın 3/4 saatindeki hayat ihtimali için, gününün büyük çoğunluğunu geçirdiğin yerde huzur olmazsa o 3/4 saatinde bir anlamı kalmıyor. genel olarak huzur derim.
0
selam
(24.11.20)
Parası olmayan insanlar Huzur'u
Huzur'u olmayan insanlar para diyecek.

Vardiyalı sistem acayip berbat bir sistem. aynısını 4 sene önce yapmıştım, istifa ettim bende hoş şimdi huzurlu muyum? hayır, daha çok para mı kazanıyorum? evet.
0
paramolacak
(24.11.20)
Kardeşim hayat kısa tabii güzel hoş br şey de, pandemide işten çıkıp ne yapacaksın asıl önemli soru o. Gezeceğim desen gezemiyorsun, restorana gidip bi yemek yiyeyim desen yiyemiyorsun, saçma sapan bir dönem. Bence bu dönem yapılabilecek en iyi şey çalışmak, başka türlü vakit geçmiyor çünkü. Tüm bu değişkenlerden bağımsız olarak pandamı çok çalışmak için çok iyi bir dönem.
0
roket adam
(24.11.20)
Parasızlık da huzursuz ediyor. Bir dengede olmalı diyorum ben +1

Benim de hem parasız, hem huzursuz olduğum bir dönem oldu. Allah bir daha göstermesin, hala sağlığım üzerindeki etkileriyle cebelleşiyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(24.11.20)
işimin ücreti ve şartları çok iyi ama genel olarak huzursuzum. yine de parasız olmaya tercih ederim bu durumu. kendimi şımartarak rahatlayabiliyorum bir nebze de olsa.
0
theseachange
(24.11.20)
(8)

Sıfır Arabanın Benzinlisi Alınır mı?

berhudar ol evladim
Hibrid araba mı almak lazım artık?Benzinliler elimizde mi kalır, çok mu değer kaybeder?E bakıyorum millet hala dizel arıyor, alıyor. Îzahlı cevaplarınızı beklerim.
Hibrid araba mı almak lazım artık?
Benzinliler elimizde mi kalır, çok mu değer kaybeder?
E bakıyorum millet hala dizel arıyor, alıyor.

Îzahlı cevaplarınızı beklerim.
0
berhudar ol evladim
(23.11.20)
Türkiyede bu dediğin mantelite yok malesef. Hangisinin piyasası var, hangisi az yakar, yedek parçası ucuza bulunur mu bunlara bakacaksın. Millet ne yapıyorsa onu yapmak en iyisi
0
olaylar olaylar
(23.11.20)
Hibrid araçların geleceği uzun değil. YTL gibi geçiş formu resmen. Elektrikli araçlar yaygınlaşınca Hibrid falan kalmaz. O yüzden şu anda benzinli ile hibrid arasında pek fark görmüyorum ben "ilerde değer kaybetme açısından".

Şu anda benzinli araç tabii ki alınabilir. Dizel araç az yakıyor ama daha pahalı. Benzinli çok yakıyor ama daha ucuz. Siz kullanım miktarınıza göre bir başabaş noktası belirleyip ona göre karar verebilirsiniz.

Yıllar önce Dizel-Benzinli araç arasındaki fiyat farkı ile Benzin-Motorin yakıt arasındaki fark 15 yılda kapanıyordu. Yani Yılda yaklaşık 10 bin km yapan biri için 15 yıl sonra dizel araç almak daha avantajlı hale geliyordu.

Şu anda bu hesap değişmiş olabilir ama çok km yapılmayacak ise dizel aracın sıfırı çok mantıklı olmuyor
0
himmet dayi
(23.11.20)
Bizdeki ÖTV, KDV ve MTV politikalarından dolayı, ülkemizdeki araç alırken ne kadar yakar, masrafı ne oluru karşılaştırarak araç alırsan zarar edersin. Normal ülke olsa hibrid al derdik elbette. Hatta full elektrik al. Ama bizde hala dizel en ekonomik...
0
malheiros
(23.11.20)
hibritin elde kalma olasılığı benzinli arabaya göre daha fazla (en azından şimdilik). türkiye için en az 10 sene var hibritliye alışıp dizelden vazgeçmesi için.
0
false pretension
(23.11.20)
hibridin bence de esprisi yok, almam. Simdilik benzin/dizel devam. Elektrik yayginlasinca full elektrikliye gecilir ama onun hele ucuncu dunya ulkelerinde 2050'ye kadar falan yayginlasacagini zannetmiyorum.
0
cooperr
(23.11.20)
hangi hibrit? plugin hibritleri anlamıyorum gerçekten. bence gereksiz.

yılda kaç km yapacaksınız? eğer düşük km ise dizel işine hiç girmeyin. tar tar tar tar araba kullanmak çok yorucu.
0
co2s2
(23.11.20)
Bir çok araçta artık dizel opsiyonu bile yok. Ben şahsen özellikle dizel almadım kamyon sesi yüzünden, bir çok insan da partikül filtresi, arızasının maliyetleri, adblue, kamyon sesi ve benzeri sebeplerden dizel tercih etmiyor binek araçlarda. Bildiğim kadarıyla satış rakamlarında da benzinli şu anda daha önde binekte, yani dizel arayanlar nispeten 2. planda kalmış.

Hibrit'i ben de henüz deneyimlemedim, bence gerek yok şu an için.
0
roket adam
(23.11.20)
Diğerleri ne yazmış okumadım, bazı şeyleri tekrar etmiş olabilirim. Tam tersi avrupada dizel biteceği için dizeller biraz elde patlayabilir. Yani değeri düşer, 2. elde manuel araç gibi görülür.

Normalde otomobil için daha sağlıklı(az sorun, ucuz bakım, sessiz) olan benzinli motorlardır. Bu sebepten benzin fiyatının düşük olduğu abd vb yerlerde dizel otomobil neredeyse yoktur. Bizde de çok azdı aslında. 2000lerde dizel oranı yüzde 15 falandı. Sonradan yakıt fiyatlarıyla vs teşvik edildi. Şu an avantajı bitti, ama eski kafalılar hala almaya devam ediyor.

Bazı araçlarda aradaki fiyat farkını (50-60K) çıkartmak için yılda 50-100K km yapmak lazım. Taksi değilseniz o fark çıkmaz. Dizelin 5 yaş ve sonrası bakımları da üzer insanı. Az yakıyor diye sevdiğimiz megane geçtiğimiz 2-3 yılda 2 major sorun çıkardı. Biri radyatördü 2K diğeri enjektör 4K sanırım. Totalde 6K masraf. Benzinli ve düzenli bakım gören bir araçta bu düzeyde sorunları daha geç yaşarsınız. Benzin rulez!!! :)

Edit: O kadar yazdım ama hibrite cevap vermemişim. Ben de olsam almazdım henüz. 10 yıla hepimiz tamamen elektrikli araçlar kullanıcaz gibi. Ama henüz yeterince yaygınlaşmadı. Şu an pek bir avantajı yok.
0
the coon
(24.11.20)
(3)

hiç güneş almayan yerlerde tarım

Tochinoshin
ya da çok az güneş alan. karadeniz veya kuzey ülkeleri gibi yerlerde bitkiler nasıl besin üretiyor? az da olsa güneş alıyor derseniz, mesela hiç güneşin görülmediği 1-2 ay yaşansa çay üretilmez mi karadeniz'de?
ya da çok az güneş alan. karadeniz veya kuzey ülkeleri gibi yerlerde bitkiler nasıl besin üretiyor? az da olsa güneş alıyor derseniz, mesela hiç güneşin görülmediği 1-2 ay yaşansa çay üretilmez mi karadeniz'de?
0
Tochinoshin
(23.11.20)
oralara gitmeye gerek yok Yer altı tarımını araştırmalısın . Stratejik bir çözüm .
0
Erva
(23.11.20)
cooperr
(23.11.20)
gunes derken direkt gunes isigini mi kastediyorsunuz yoksa kuzey kutup dairesinde aylar suren gece durumunu mi kastediyorsunuz.

kutup dairesinin kuzeyini kastediyorsaniz zaten oranin kuzeyinde bitki cok az, dolayisi ile dogal tarim yok. bu bolge zaten isvec, norvec, finlandiya gibi ulkelerin de kuzey kisimlari.

ama eger kuzey avrupa ulkelerini kastediyorsaniz oralar yeterli gunes aliyor. ornegin almanyanin kuzeyinde yasiyorum bahcede seftali, elma, cilek, armut, domates, salatalik, biber gayet iyi yetisiyor. tek farkla, ornegin domates icin hicbir gubre kullanilmaz ise dogal ortamda turkiyede mayis ayinda sonunda ilk urun olgunasiyorken, almanyada haziran sonunda olgunlasiyor domatesler. patates, havuc gibi kok sebzeler ise her yerde yetisiyor, cok dayanikli oluyor bunlar.

peki bu durumda almanyada niye bu urunlerin tarimi yuksek oranda yapilmiyor? cunku oncelikle iscilik pahali. ikinci olarak da bu urunlerde ilk baharda ve son baharda urun alinmayinca, yani daha uzun sure urun alinamayinca cok da karli olmuyor. ama ornegin kuzey almanyada cok fazla elma, cilek, patates ticari anlamda yetistiriliyor.
0
emrahday
(23.11.20)
(6)

hangi tercihte bulunayım, fikirlerinizi bekliyorum.

baldan kaymak
1) remote work ile ege'de yaşamak. bahçeden taze sebze-meyve vs. gerekli doğa itemleri (Cross, garaj aletleri, bahçe ekipmanları vs.) hepsi zaten elimde var. sadece istemem yetiyor, gelecek 5 yıl planlarımdaki herşey çok kısa sürede istediğim gibi oluyor.2) abd olacağa benziyor ama avrupa yada rusya
1) remote work ile ege'de yaşamak. bahçeden taze sebze-meyve vs. gerekli doğa itemleri (Cross, garaj aletleri, bahçe ekipmanları vs.) hepsi zaten elimde var. sadece istemem yetiyor, gelecek 5 yıl planlarımdaki herşey çok kısa sürede istediğim gibi oluyor.

2) abd olacağa benziyor ama avrupa yada rusya'da tekliflerinden birini kabul edip gitmek. bunun süreci biraz daha uzun. burayla bağım yok, dönmeyedebilirim.

sizce hangisi, neden?
0
baldan kaymak
(23.11.20)
1.
Çünkü özlersin. Ordayken de amacın yine tatillerde Ege’ye gelmek olacak. Başını ağrıtmadan çalışmak varken napcaksın oralarda amaann boşver...
0
megalomaniac
(23.11.20)
yurtdisinda ortalamanin ustunde para kazanabileceksen, verdiginin zamanin karsiligini parasal olarak alabileceksen cik. Cevap hayirsa egedeki koye yerles.
0
cooperr
(23.11.20)
İkisini kıyaslamak zor. Çünkü alakasız kriterler var. ABD'de ya da Avrupa'da yaşarken maddi olarak zorlanacak mısın mesela? Rahat bir yaşam süreceksen ben ABD derim. Özlersen tatile gelirsin. Burada bağın yoksa gitmemek için bir sebep göremiyorum.
0
himmet dayi
(23.11.20)
Paradan bağımsız yurtdışı. En kotu 3-5 sene sonra vatandaş olursun . Kafan rahat olur.
Yarın ülkemin ne olacağı belli mi ? Ülkenin en zenginleri yurtdışında yatırım yapıp vatandaşlık kovalıyorsa . Ben kimseye kal demem.
0
ycaycayca
(23.11.20)
Ya ikiside harika seçenekler. Ben 1.sini hayatının ilerki aşamalarında da yapabileceğini düşünerek 2. seçeneği seçerdim diyorum.
Para, vatandaşlık vs. dışında yurtdışında çalışma deneyimini yaşamak için. Macera olsun diye. Bu konuda ben de kasıyorum bu kış umarım istediğim ülkede bir iş şansı yakalarım.
0
kismisolungac
(23.11.20)
2 kesinlikle. 10 yıldır ege'de yaşıyoruz. Güzel ama sıkılırsın bir süre sonra. Arkadaş ortamı falan kurmak epey zor buralarda. Kendi insanı da bir boka benzemiyor , dedikoducu.

Şu an 2, yaşlılık planı ve tatillerde gelmek açısından 1.
0
camene87
(23.11.20)
(8)

Nicin MacBook ve Hangisi?

buf-e kür
Son aldigim iki laptopta malzemenin inanilmaz sekilde kotu olmasindan, ekranin yanindaki incecik plastigin kirilip dokulmesinden, orasinin burasinin -neredeyse hep masaüstü kullanilmasina ve tasinir haldeyken yipratilmamasina ragmen- kirilip dokulmesinden biktim. Tamiratin cok pahali oldugu bir ye
Son aldigim iki laptopta malzemenin inanilmaz sekilde kotu olmasindan, ekranin yanindaki incecik plastigin kirilip dokulmesinden, orasinin burasinin -neredeyse hep masaüstü kullanilmasina ve tasinir haldeyken yipratilmamasina ragmen- kirilip dokulmesinden biktim.

Tamiratin cok pahali oldugu bir yerde yasiyorum, eskiden oldugu gibi, bir laptop alip onu en az bes sene kullanmak istiyorum.

Oyun oynamiyorum, zaten sürekli kullandiğim masaüstü bilgisayarda Windows kullanmiyorum, Windows kullanma aliskanligim yok gibi. Windows yüklü laptopta da Mendeley disinda kullandigim cok az program var.

Kisacasi dizüstünde performansin cok yüksek olmasina gerek yok. Aradigim en onemli ozellik saglam olmasi. Evet bu kadar. Saglam, dayanaklı olacak.

2. el cok eski ThinkPadler var, saglamlıklarıyla ünlü. Kullanan arkadaslarım cok memnun. 30 kilo olmalari benim icin bir sorun. Mac kullanıcıları da uzun süre ayni Maci, büyük sorunlar yasamadan kullandiklarini söylediler. Bir fangirl durumu yok, tersi de söz konusu degil. Aradigim kriterlere uyuyorsa macbook almaktan korkmuyorum.

Alacaksam hangisini alayım? Neden alayım? Fiyat karsilastirmasi yapmadan anlatir misiniz?
0
buf-e kür
(19.11.20)
bazı maclerin klavyeleri kelebek klavye olarak geçiyor, yani ömürleri çok çok kısa, ne alacaksın bilmiyorum ama mac alacaksan buna dikkat et.

macler aluminyum kasa oluyor, yani sağlamlıktan ziyade hafiflik ve incelik üstüne odaklanıyolar.

maclerin pil performansı çok iyi, stabilitesi çok iyi, windows gibi aşırı bir kaynak kullanmıyor kendisi için.

2010 ve 2013 model 2 tane macbook'u olan arkadaşım ikisini de aktif ve sorunsuz olarak kullanıyor, tabi malının kıymetini çok iyi bilmesiyle ünlüdür.

bir de maclerde dikkatimi çeken bazı problemler oldu, mesela bazı nesillerin ekranlarında leke kaldı, bazılarının ekranları soyuldu, bazılarının pilleri patlıyor dendi geri çağırıldı, yani bu geçmişe baktığımızda çok da şahane kusursuz bişey üretmemişler aslında.
0
killerbee
(19.11.20)
Gecenlerde Apple'ın kendi ürettiği M1 çipi tanıtıldı. Tanıtımda piyasadaki en iyi işlemciden daha güçlü, daha az güç tüketiyor diye tanıttılar. Hangi işlemci falan söylemediler hal böyle olunca benim gibi insanlar hadi ordan, marketingini yiyim dediler ama internetten dolaşan benchmarklar gösteriyor ki gerçekten çok daha verimli ve önceki tüm maclerden ve piyasadaki çoğu muadil laptoptan daha hızlı.

Yeni tanıtılan Macbook Air ve Pro (ve mac mini) hepsinde aynı chipset var. Yani aynı işlemci, aynı ekran akrtı, aynı ram, aynı ssd. Air'in farkı içinde fan yok. Günlük bir kullanıcıysan, 4K video editlemiyorsan (ki editlemiyorsun) bence macbook air gayet tatlı bir laptop. Pili de çok uzun gidiyor.

Yeni bir mimari olduğu için eski programlar belki tam performans çalışmayabilir ama zaman geçtikçe uyumluluk artacaktır. Bu sırada zaten Safari'yle internetlemek gibi basit işlemlerde etrafı tokatlıyor gibi duruyor.

Kasa zaten %100 aluminyum, çıktığından beri kendini kanıtlamış ve değişmemiş bir tasarım ve üretim kalitesi. Diğer markalar her zaman macbook kalitesine ulaşmaya çalışıyor ama çok azı ulaşabiliyor. Klavyeler falan bastırınca böyle esniyor çoğu laptopta, ekranlar bükülüyor. Macbook'ta benim gözlemlediğim böyle bir sorun yok. Apple Stora ya da bilimum elektronik shopa gidersen gözlerinle görüp ellerinle hissedebilirsin zaten.

Mac OS da, iOS gibi uzun süreler götürebilen bir yapıa sahip. Ben 2011 iMac'imi hala günlük işler ve light productivity (basit rhino modelleme,blender,photoshop,illustrator) kullanıyorum sorunsuzca. 2020'de "icat" edilmiş bir aletin 5 sene gitmemesi için bir neden görmüyorum.

Özet Yeni M1 çipli Macbook Air.
0
mirafiori
(19.11.20)
6 senedir macbook air kullaniyorum, hic sikinti cikartmadi, 1 kere format attim bir tane shareware musallat oldugu icin.

Aldigim ilk apple laptop idi, bir daha pc'ye donmem herhalde. 1100 cycle yaptim pili hala 5 saat rahat gidiyor. Oldukca hor kullandigimi soyleyebilirim, son 2 senedir zaten ustune bizim veledin dokmedigi sey kalmadi, ekran parmak izi dolu vs.

Apple'in satis sonrasi servis destegi inanilmaz. 2 sene once elime bir tane 10 senelik macbook pro gecti, acilip kapaniyordu, ne yaptiysam cozemedim. Apple'a goturdum bir bakin ama cop ise para harcamak istemiyorum dedim. Sabah verdim aksamustu aradilar gel al diye, bir numarasi yok, herseyi update ettik dediler geri verdiler, 1 dolar odemedim. Birak bilgisayari porsche 911 alsan boyle bir servis sekli yok.

Ikinci eli cok saglam, elime gecen macbook pro'yu $900'a okuttum gitti, ilan verdim ertesi gun sattim ki cok ucuza koymadim.

Yeni nesil m1 cipli air al bir tane bu is huzur icinde cozulsun..
0
cooperr
(19.11.20)
Kısaca şöyle anlatayım:
Mutfakta, balkonda müzik dinlemek, bazen video dizi filan izlemek için 2009 Unibody
Macbook kullanıyoruz.
0
battal gemalmaz
(19.11.20)
Çok paran varsa MacBook. Eskiden anlayabiliyordum ama SSD yaygınlaştığından beri normal Windows PC'ler de cayır cayır yıllarca çalışıyor. Şu an kullandığım PC'yi 4 yıldır kullanıyorum bi kere tıklamadı.

Apple düşmanı falan da değilim, telefonum, kulaklığım vs hep Apple ama bence macbook en gereksizi (işle ilgili ihtiyacınız olmadığını varsayıyorum).
0
noluyo yaa
(19.11.20)
Sağlam bilgisayar istiyorsan mac al tabii ki, gayet mantıklı. Sadece 2018 sonrası bir model al, belirttiği gibi arkadaşların 2016-2018 arası klavye problemleri vardı. Alabileceğine n yeni mac'i alırsan uzun süre kullanırsın.
0
roket adam
(19.11.20)
7 sene hp kullandım. 2 senedir de macbook air. ilki de gayet iyiydi ama çok ağırdı. en nefret ettigim şey, agir pc. her seyi zorlastiriyordu. omzum agriyordu vs. sirf bu yuzden macbook aldim. hem hafif hem de saglam. anlamiyorum bile cantada oldugunu. muthis bi rahatlik. bazen ısınma yapıyor ama yeni modellerde bunu çözmüşlerdir belki. kullanima alismak da oyle zor değil. birkac gunumu almisti benim sadece. kisaca, mac tavsiye edilir. pisman olacagini düşünmüyorum.
0
hazen
(19.11.20)
2012 yılında aldığım macbook'u 2019 yılına kadar kullandım. Bi de öyle günde 6-8 saat değil, baya baya her gün en az 12-14 saat kullanmışımdır. Çok sağlam alet.

Ne iş için kullanacağından tam bahsetmediğin için model konusunda emin olamıyorum. Normalde yeni M1 işlemcili air'lar çok iyi görünüyor, ama Mendeley sadece Windows'ta çalışıyorsa M1 işlemcili air riskli, windows desteği olacak mı, olursa nasıl olacak, windows olmasa bile wine ile çalıştırabilir misin, çalıştırsan performans nasıl olur, hiç belli değil.

Ben 2019 pro (16 inç) aldım 6 ay önce falan, aşırı memnunum. Hedefim yine günde 12 saat kullanıma rağmen beni en az 5 yıl götürmesi. Yani boyut/ağırlık sorun değilse M1 air yerine düşünebilirsin ama performans ihtiyacı olmadığı için biraz boşuna para harcamış da olabilirsin.

Bir de 2019 sonrası macbook'ların klavyesi mükemmel, çok yazı yazan biriysen önemli oluyor, o yüzden macbook alacaksan kesinlikle 2019 ve sonrasına bak.
0
plutongezegendegilmi
(19.11.20)
(2)

Üretim Mühendisliği

FreSh
Üretim mühendisi olarak kendimi 5, 10 yıl vs içinde nerede görmeliyim? Belli bir hedefim olmadığını fark ettim. Sanki öylesine çalışıp duruyorum. Sizin mesleğiniz farklı olsa da ne gibi hedefleriniz var veya var mı?
Üretim mühendisi olarak kendimi 5, 10 yıl vs içinde nerede görmeliyim? Belli bir hedefim olmadığını fark ettim. Sanki öylesine çalışıp duruyorum. Sizin mesleğiniz farklı olsa da ne gibi hedefleriniz var veya var mı?
0
FreSh
(18.11.20)
Var, biran once maastan kurtulup kendi isimin patronu olmayi hedefliyorum.

Elin adaminin kurdugu duzende yok ekip lideri, yok sube muduru falan olsan ne yazar? Insanlari bos titrler vererek kandiriyorlar, isin sonunda baskalarini zengin edip duruyorsun, kolesin.
0
cooperr
(19.11.20)
@bepicolombo çok güzel bir cevap, benim yaptığım iş de bu yönde. Ben de bu şekilde ilerlemek istiyorum. Kalite, üretim, ARGE ile ilgilenmeye çalışıyorum, öğrenmeye çalışıyorum. Daha da aydınlatıcı oldu benim için, teşekkürler.
0
🌸FreSh
(19.11.20)
(14)

Evlilik teklifi karat?

Topalordek
Selamlar, evlilik teklifi için tektaş yüzük almak istiyorum. hrd veya gia sertifikası da önemli benim için. Yüzüklere baktım da evlilik teklifi için genelde ortalama olarak 0.3 karat tavsiye edilmiş. Bu ölçü uygun mudur sizce? Birde renk olarak d e veya f düşünüyorum. Teşekkürler.
Selamlar, evlilik teklifi için tektaş yüzük almak istiyorum. hrd veya gia sertifikası da önemli benim için. Yüzüklere baktım da evlilik teklifi için genelde ortalama olarak 0.3 karat tavsiye edilmiş. Bu ölçü uygun mudur sizce? Birde renk olarak d e veya f düşünüyorum. Teşekkürler.
0
Topalordek
(18.11.20)
gia sertifikali, tektas, 0.4 karat. 16k tl tuttu.

zaten 0.3 alti sertifikaya giremiyor bildigim kadariyla.

bunlarin rengi ve kusur harfleri var. mesela d en temiziydi sanirim. e f g h devami oldukca renk degisiyor sariya dogru.

bir de lc kusursuz dan vvsi, ssi2 diye giden bir durum var bu da o tasin icindeki kusurlari ifade ediyor.

f den sonrasi pek iyi degil. olcu dediginiz sey baska, o parmakla ilgili. ama bu kistaslari soruyorsaniz bir de kusur olayini arastirin. hani su lc, vvs, ss1 dedigim olayi. fiyati etkiliyor.
0
baldan kaymak
(18.11.20)
Ben de gecen sene ekim ayında almıstım. Gia sertifikası isteyince fiyat yükseliyor haliyle. Karat meselesi tamamen buna ayıracağın bütçeyle alakalı ona yorum yapmıyorum. Fiyatlar dolar bazlı oldugu için o gün kur neyse ona göre fiyat biçerler. Ben forumdonanımdan Barış beyden almıstım, çok yardımcı oldu ve dışarıya göre oldukça uyguna denk geldi hatta o kadar detay vs anlattı ve paylaştı ki dışardaki mücevherciler yaşan dolan bilgiler veriyorlar yazık. mobile.donanimhaber.com
Bir konuyu incele oyle karar ver derim. Tebrikler şimdiden.
0
solenkol
(18.11.20)
0.3 karat nedir allasen?
Sertifika önemli değil çünkü o yüzük satılmayacak. Renk de çok önemli değil çünkü o rengi ayırt edebilecek ışık ve anlayabilecek göz yok. Kızların gösterdiği tek şey yüzükteki taşın büyüklüğü belki de biraz tasarımı.
Bu söylediklerim tecrübelerle sabit. şu an kendini sertifikaya ve renge odaklamışsın ama yüzüğü aldıktan sonra bunun böyle olmadığını anlayacaksın.
2 ay önce Altınbaştan 1,63 karat tamtur aldım, 16.500 liraya.
Tebrikler bu arada, benim gibi sende zor bir yola girdin.
0
etna
(18.11.20)
bu isin yurtdisinda raconu net aylik gelirin x 3.
O artik kac karata tekabul ediyor ise, hamama giren terler :)

Bir de tektas 1.5 karat ile tamtur 1.5karat arasinda baya fiyat farki olur, tek tas buyudukce, kalitesi de arttikca fiyati exponential olarak artiyor.
0
cooperr
(18.11.20)
Selam, @cooperr'a,

geçen izlediğim bir belgeselden öğrendiğim kadarı ile 2 months salary deniyor imiş. 3 aylık fazla
0
conta
(18.11.20)
@ conta

2 aylik burut olabilir net degildir. 3 aylik net ile ayni hesaba gelir.

4 ay net olmasi lazim diyeni ne duydum. Bir italyan arkadasin karisi mesela ben "tam sayi" istiyorum diye tutturmustu. Hatun 0.5 kabul etmiyor yani, min. 1.0 istiyor hahahah
0
cooperr
(19.11.20)
www.zenpirlanta.com

Bana alınan yüzük bu yüzük. Birlikte seçtik, o zaman fiyatı 3700dü, altın zamlanınca arttı tabi fiyatı. Maaşının yarısıydı o zaman. Çok saçma bence maaşın üç katı, yok karatı şu olacak. Parmaklarım ince ve kısa olduğu için bu bile büyük geliyor bana. Bir yüzüğe 15 bin veriyorsanız geçmiş olsun sizin evlilik en az 200bine patlar. Zaten evlenince hep alyans takılıyor, kimsenin elinde sürekli tektaşla gezdiğini görmedim.
0
Hallegadola
(19.11.20)
hrd sertifikalı 1carat vs f renk taşı ve montürü totalde 3000$ denk getirdim haziran ayında
0
karsiyakaliyiz
(19.11.20)
walla bunlara para vermek büyük saçmalık
şu kadar tutuyor de
yüzük mü istersin doya doya gezelim mi

terkederse mesuliyet kabul etmem :)
altın yüzük üzeri tektaş 1800'e almıştık galiba

bence burada kriter maaş değil
vereceğin paranın seni rahatsız etmemesi, aldığın bi şeyin, niye buna bu kadar para harcadım diye düşündürtmemesi
0
bir soru sorcam
(19.11.20)
Maaşın 2 3 katı banada saçma geldi.
0
🌸Topalordek
(19.11.20)
vah kardeşim...
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(19.11.20)
Yüzüğe verilen paralara hayret ettim bir kadın olarak. Kadınlar taşları yarıştırıyor. 3 maaş mı verilmesi gerekiyormuş? İçinden geçeni al bence, taşa takan yarın maaşına da takar.
0
geçerkenugradım
(19.11.20)
3 sene önce gia sertifikalı 0.35 - D/VS1 almıştım. Gayet uygun bir ölçü bence. D olması aşırı farkettiriyor, ona dikkat et.
0
awareim
(19.11.20)
@cooperr, arkadaşının karısı bayağı güzel seçmiş :))
0
conta
(19.11.20)
(9)

Gökkuşağı desenli çorap, takı/rozet vs kullananlar

isabella was a ginger
Bunları kullananları gördüğünüzde direkt bu kişi lgbt herhalde mi diyorsunuz, ne geçiyor aklınızdan? Sizce ne amaçla kullanılıyor olabilir, kimlik ifadesi mi, protesto mu, yoksa hiçbir şey mi?
Bunları kullananları gördüğünüzde direkt bu kişi lgbt herhalde mi diyorsunuz, ne geçiyor aklınızdan? Sizce ne amaçla kullanılıyor olabilir, kimlik ifadesi mi, protesto mu, yoksa hiçbir şey mi?
0
isabella was a ginger
(18.11.20)
Lgbti oldugunu dusunmuyorum. Daha dogrusu "aha bak bunu giymis kesin lgbt bu" demem. Oyle de olabilir ama sirf desenini, rengini begendigi icin de giyiyor olabilecegini dusunurum.
0
invictae
(18.11.20)
rozetler, gokkusagi desen ve renklerinden semsiye vs moda oldugu icin bir sey dusunmem
0
ala09
(18.11.20)
@playing star again+1
0
Amaranta ursula
(18.11.20)
Valla 10 senedir filan kullanıyorum aslında böyle takı süs vs., çok sevdiğim bir kolyem var, hatta dövmemin bir kısmında minik bir gökkuşağı var. Tiktokçu değilim, Tiktok çıkmadan gökkuşağı süslerim vardı :)
LGBT birey değilim, olsaydm da farketmezdi. Gökkuşağı yahu bu. Yağmur sonrası çıkıyor böyle heyecanla fotoğrafını çekiyor, gördük diye mutlu oluyoruz. Avokadolu çoraplar da aksesuarlar da sevimli geliyor, yarın onu da kamyoncular sembolize etse, avokadolu süs takanlar kamyoncu bireydir diye vazgeçmem. Gözüme gönlüme güzel geliyorsa kullanırım, kullananı da yargılamam aynı şekilde.
0
lcha
(18.11.20)
Êvimde, salonumda yıllarca o gökkuşaklı bayrak vardı.

Salonunda lgbti bayrağı olan biri hakkında ne düşünürsünüz?
işte ben hiçbiri değilim.

lgbti birey değilim, aktivist değilim, ergen değilim, tiktok nedir bilmiyorum, gökkuşağını severim ama bende çok aşırı özel bir yeri yok...

olay nedir, yine lgbti olmayan bir arkadaşım yıllar önce onur yürüyüşüne yolu düşmüş, sonrasında bana gelmiş, salonda perdenin yanında tam bayrağın sapını geçirecek bir askı bulup takmış, sonra da almamış:)
zaten renk cümbüşü olan salonumda hiç göze batmaması aksine ortama uyması ve benim de lgbti bireylerle hiçbir sorunum olmaması bir de insanların ne düşüneceğini çok umursamamam sebebiyle yaklaşık 5 yıl orada kaldı, taşınırken atıldı:)

demem o ki, hiçbir şey düşünmem çünkü her şey olabilir.
0
akil kupuru
(18.11.20)
hiçbir şey düşünmüyorum. sevmiş beğenmiş almıştır.

ama çorap, takı, rozet için geçerli bu.

bazı tshirt vb. var ben buradayım diye bağıran, gökkuşağının çok baskın olduğu. o zaman lgbt ile ilgisi olabilir ama bu da umrumda olmaz.
0
tabudeviren
(18.11.20)
hiçbir şey düşünmüyorum yahu, gökkuşağı kimsenin tekelinde olan bir şey değil sonuçta. lgbt olduğu için de kullanıyor olabilir, öyle renkli renkli hoşuna gittiği için de. aklımın ucundan herhangi bir şey geçmez açıkçası gökkuşağı gördüğüm için. çünkü en azından kafamda herhangi bir şeyle ilişkilendirmiyorum şahsen gökkuşağını.
0
der meister
(18.11.20)
Turkiye'de gokkusagi direk lgbt cagrisimi yapmiyor diye biliyorum son donemde degismedi ise. O yuzden sagda solda kullanilir.

Turkiye'de gorsem aklimdan birsey gecmez.
Yurtdisinda gorsem direk lgbt derim.
0
cooperr
(18.11.20)
lgbt hakları savunucusu diyorum.
0
sonsuz
(19.11.20)
(8)

meksika siniri

cooperr
ulke tv'de bir programdi bu, bazi bolumlerin kayitlari youtube'da var. Neyse, bu ekip bundan once bir program daha yapiyordu galiba, aralarinda rusca bilen bir eleman vardi. Ama o programi bulamiyorum, rusca bilen elemanin ismi lazim. Kimdi yaw o eleman? Rus edebiyati falan ile ilgili bir mevzu oldu
ulke tv'de bir programdi bu, bazi bolumlerin kayitlari youtube'da var.
Neyse, bu ekip bundan once bir program daha yapiyordu galiba, aralarinda rusca bilen bir eleman vardi. Ama o programi bulamiyorum, rusca bilen elemanin ismi lazim. Kimdi yaw o eleman? Rus edebiyati falan ile ilgili bir mevzu oldugunda ona sorarlardi, eleman cok konuskan bir tip degildi ama, genelde dinlerdi. Bilen var ise cok makbule gecer..
0
cooperr
(18.11.20)
Bundan önce değil de sonra yapılan bir program vardı. Kafa Dengi, aralarında rusça bilen yoktu zannımca fakat rus sineması ve edebiyatı her programda konuşulurdu. Gökdemir İhsan, Tarık Tufan ve Selahattin Yusuf. Arada konuk da alıyorlardı, karıştırmış olabilir misiniz?
0
but that was just a dream
(18.11.20)
kafa dengi degil.
Gokdemir, Tarik, Selahattin, Ismail falan degil.
Konuk da degildi eleman saniyorum selahattin ile birlikte meksika siniri tarzi bir program yapiyorlardi. Bir ucuncu kisi daha vardi, yine konuk falan da aliyorlardi.
0
🌸cooperr
(18.11.20)
İsmail Kılıçarslan?
0
etna
(18.11.20)
O halde Mehmet Çelik veya Yusuf Armağan olabilir
0
but that was just a dream
(18.11.20)
yok bunlar da degil.
genc zayif bir cocuktu yaw..
bulamadik bir turlu haha
0
🌸cooperr
(18.11.20)
O ekiple program yaptığını duymadım, fakat "genç zayıf bir çocuk" denilince, Rusça bilen Samed Karagöz aklıma geldi.
0
yemdihan ucak
(21.11.20)
hocam tesekkurler bu eleman, ohh bee

programin ismi clark bu arada, murat mentes ile takiliyormus o zamanlar..
0
🌸cooperr
(23.11.20)
Clark meksika sınırından sonra cekipmedi mi ya? Ben defakto yazmaya gelmistim aslında... (Aradığınız kişi samed karagöz evet)
0
dilemma of subscribtionability
(23.11.20)
(6)

Uçak koltuk seçimi - covid 19 yardım

hindistan cevizi
1.5 saatlik uçuşta koltuk seçimi fark eder mi ? En arka sıra cam kenarı mı alsam en azından arkamda insan olmaz belki en arkalar boş kalır mantığıyla. Yoksa zaten küçücük uçak fark etmez risk her koltuk için ayni mı ?? Orta koridor koltukla mesela? Teşekkür ederim
1.5 saatlik uçuşta koltuk seçimi fark eder mi ? En arka sıra cam kenarı mı alsam en azından arkamda insan olmaz belki en arkalar boş kalır mantığıyla. Yoksa zaten küçücük uçak fark etmez risk her koltuk için ayni mı ?? Orta koridor koltukla mesela? Teşekkür ederim
0
hindistan cevizi
(17.11.20)
uçağa binince tüm bu korona tedbirlerinin bir tiyatro gibi olduğunu anlayacaksınız.

kaçış yok. herkes popo popoya.. girerken, çıkarken, otururken, valiz beklerken..tam bir korona partisi..

o yüzden farkmaz. ha ortada oturmak baya gıcık ama tabi.
0
AlsterWasser
(17.11.20)
ne yazık ki @AlsterWasser +1
0
giovanne
(17.11.20)
kokpitte gitmiyorsan hepsi aynı. kafa yorduğuna değmez.
0
hadsafhada
(17.11.20)
bir tupun icinde gideceksin 1.5 saat, havalandirma sistemi icerideki havayi surekli devirdaim yapiyor. bu durumda sence koltuk secimi bir ise yarar mi?
0
cooperr
(17.11.20)
arkası boş olur diye düşünmeyin muhtemelen full olacaktır ama yerleşim konusunda zaten bi önden bi arkadan koltuk oluyo uçak dengesi için
0
ala09
(18.11.20)
ben genelde ön koltukları tercih ediyorum ki, uçak indiğinde oluşan yığılmaya maruz kalamdan hemen ön kapıdan çıkabileyim diye.
0
aynenbencede
(18.11.20)
(7)

Bebek arabası tavsiyesi. Baston mu Travel sistem mi?

mikahakkinen
3 ay sonra bebeğimiz olacak. Hangisi sizce daha kullanışlı? Marka model her türlü öneriye açığız.
3 ay sonra bebeğimiz olacak. Hangisi sizce daha kullanışlı? Marka model her türlü öneriye açığız.
0
mikahakkinen
(16.11.20)
Bastonlar bildigim kadariyla belli bir aydan sonra oluyor galiba ben travel kullanıyorum gayet rahat ama arabanın bagajinin büyük olması lazim
0
all girls dream
(16.11.20)
ikiside. Biz once travel sistem aldik, cogu oldukca agir. Arabaya indir bindir insani zorluyor. Bir de bir kere ucaga verdik parcaladilar resmen, lastigin biri koptu vs.
Bende gittim bir tane orta kalite bir baston tip aldim, ikisini birlikte kullandik.
Belli bir yastan sonra tamamen bastona gectik.

Iyi kalite travel ve orta kalite baston alin, ikisine de ihtiyaciniz olacak.
0
cooperr
(16.11.20)
bizim de 1 ayimiz kaldi, ilk 1-1,5 yasi idare etmesi icin doona aldik. henuz kullanmadik biz de tabii ama epey mantikli bir araba. ekstra yuk olmuyor araba elinde ayrica bagaj doldu sigmadi derdi de olmuyor. nereye gidersen git arabanin yaninda olabilmesi buyuk avantaj. 1-1,5 yasi gecirdikten sonra da hafifinden bi baston veya kabin boy almayi dusunuyoruz. aslinda inglesina triology'lerde cok aklim kalmisti ama doona ondan kullanisli geldi bize.
0
in vino veritas
(16.11.20)
kesinlikle travel. yeri gelir tek elle kullanman gerekir ama bastonda tek elle kullanamazsın.
0
silah taciri
(16.11.20)
Baston yenidoğan için kuşlanamazsınız, tam yatması gerekir. Travel da bana hep çok hantal geldi. Biz Mamas Papas armadillo flip aldık, büyük kızım 4.5 yaşında. Doğduğundan beri kullanabiliyoruz. Küçük kızım da 2.5 yaşında gayet rahat kullandık. Tek elle açıp kapatıyorum ve bagajı geçtim arabada iki koltuğun arasına sığıyor. Tek elimle kaldırıp koyabiliyorum ama öte yandan çok hafif olup her taş değdiğinde de savrulmuyor. Tek şikayetim ön barı yok, kemerle bağlamak gerekiyor ama o da aslında artıdan sayılabilir güvenlik olarak. 2. el alın, sonra yine 2. elde satarsınız, 180 derece yatabiliyor öğle uykularında vs çok işimizi gördü, aşırı tavsiye ederim.
0
chieko
(16.11.20)
Çift yönlü olsun. Biz baston tipinin gelişmisini aldık. Rüzgarlı havada yürürken çift olması ise yarıyor.
0
fikox
(17.11.20)
arabanızın bagajı devasa değilse sakın travel sistem almayın. biz aldık nerdeyse hiç kullanmadık yok pahasına 2. elde sattım geçenlerde. travel sistemler ne doğru dürüst katlanıyor, hem ağır hem çok yer kaplıyor hem iki ayrı yer kaplıyor vs. kesinlikle önermiyorum.

bi tane puset ve bi tane kaliteli bir baston araba işinizi görür kesinlikle.
0
emfuzi
(03.12.20)
(11)

Ben Aramasam Hiç Bir Arkadaşım Aramıyor

qazwsx
3 ay boyunca kimseyi aramasam bi Allah'ın kulu da merak edip aramaz. İnsanlar mı çok hayırsız bende mi problem var anlamadım. Hayır yani öyle kötü bi tip değilim. Saçma sapan konuşarak kafa şişirmem, aykırı davranmam, gayet efendi her ortama girebilecek biriyim. Hatta örnek vereyim; yediğimiz içtiği
3 ay boyunca kimseyi aramasam bi Allah'ın kulu da merak edip aramaz. İnsanlar mı çok hayırsız bende mi problem var anlamadım. Hayır yani öyle kötü bi tip değilim. Saçma sapan konuşarak kafa şişirmem, aykırı davranmam, gayet efendi her ortama girebilecek biriyim. Hatta örnek vereyim; yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen bir arkadaşım vardı. Hep ben arar sorardım birlikte takılırdık, dedim bi kere de o arasın ben aramayacağım, deyiş o deyiş adam 1 senedir ne aradı ne hal hatır sordu Yolda görürsem selam veriyorum o kadar.
0
qazwsx
(15.11.20)
insanların çoğu genel olarak öyle, takma kafana.
0
tabirimekruh
(15.11.20)
aynı durumdayım, kimse aramaz sormaz(telefon numaram hiç değişmedi). tek yakın arkadaşım diyebileceğim kişi de sadece bilgisayarında sorun olunca arardı. bir kaç kere ters yaptım, "işin düşmese aramıyorsun." diye. sonrasında onunla da koptuk. düzenli konuştuğum/görüştüğüm kimse kalmayalı uzun zaman oluyor.
iş ile ilgili bir şeyler sormak için arayan olur, o kadar.
0
late viper
(15.11.20)
bunlar hep boyleler. bunlari takmayacaksin. isleri dustugunde ozellikle.
0
Sosyal teokrat
(15.11.20)
işte ben tam olarak o aramayan sormayan hayırsız arkadaşım. Soruları alıyım :)
0
msb
(15.11.20)
msb +1 ama soruları almayayım. zaten aramıyorum da her aradığında niye aramıyorsun lan hayırsız diyen arkadaşları özellikle hiç geri aramıyorum.
0
engelbert humperdinck
(15.11.20)
Serkan sen misin, nerelerdesin be oğlum?

Şaka bir yana, tespitiniz doğru, insanlar hayırsız. Çok sıkı eskiye dayanan ve birçok ortak noktayı paylaştığınız arkadaşlar hariç kimse kimseyi öyle arayıp hal hatır sorayım demiyor. Anca işi düşünce arar bunlar. Takmayın kafanıza.
0
battal gemalmaz
(16.11.20)
Aramayan sormayan benim +1

Artık insanlar sosyal medya ile o kadar haşır neşir ki, arama ihtiyacı duymuyorum. Her gün story atan arkadaşı niye arayayım ki? Görüyorum zaten ne yaptığını, nasıl olduğunu. Arada whatsapp'tan yazarım ama telefon çalınca kimin aradığından bağımsız olarak telefonu camdan fırlatasım geliyor. Hiç sevmiyorum telefonda konuşmayı.
0
himmet dayi
(16.11.20)
Ben hep aradigim adamlardan geri donus almayinca aramayi biraktim. Artik aramayani aramiyorum. 6 ay kimseyi arama, arayip ne oldu lan oldun mu kaldin mi demeyenleri ufaktan ikinci ucuncu kategori tanidik listesine atabilirsin.
0
cooperr
(16.11.20)
Aramayan hayırsız arkadaşım ben de. Telefonda konuşmayı sevmiyorum. Elim telefona gitmiyor.
0
pati
(16.11.20)
Ben de aramıyorum ama mesela onun bulunduğu şehre gidersem arayıp görüşelim diyorum, veya aynı şehirdeysek de arıyorum görüşüyoruz. Spesifik bir konu olmadan telefonda konuşmak bana garip geliyor.
0
plutongezegendegilmi
(16.11.20)
beni yakın arkadaşlarım senin gibi arasa hayırdır bi şey mi oldu derim. ısrarla haftada bir falan arasa ne arıyorsun oğlum habire derim. bizde de yok öyle arayıp konuşma olayı. bayağı da iyi arkadaşızdır.
0
bohr atom modeli
(16.11.20)
(15)

Ev sahibi olmamayı sorun olarak görmem

ırene adler
>>Selamlar arkadaşlar, 18 yaşıma kadar kendimize ait evde yaşadık İzmirde. Kira nedir bilmezdik.Eğitim için İstanbula geldim. Sonra ailemde buraya yerleşti.6 senedir aynı evdeyiz.İzmirdeki evimizde ailenin diğer fertleri kalıyor. O evin yarısı bizim. Şimdi lüks ve nezih semte yakın bir nokta kirada
>>Selamlar arkadaşlar, 18 yaşıma kadar kendimize ait evde yaşadık İzmirde. Kira nedir bilmezdik.

Eğitim için İstanbula geldim. Sonra ailemde buraya yerleşti.6 senedir aynı evdeyiz.İzmirdeki evimizde ailenin diğer fertleri kalıyor. O evin yarısı bizim. Şimdi lüks ve nezih semte yakın bir nokta kirada oturuyoruz İstanbulda. Kiramız 2200 TL an itibariyle. 6 senedir oturduğumuz için artışlar fazla olmadı. Çevre muhitte ev kiraları çok fazla arttı. Bizim kira bir tık diğer evlere göre iyi.

Ortalama bir gelire sahibiz aile olarak.(Totalde 13 bin TL aylık gelir). Yalnız nedense ev kirasına verilen paraya çok acıyorum ben. Sürekli bir evimiz olsa deyip duruyoruz ailecek. 4 ay önce krediler düştüğü zaman almaya niyetlendik fakat düzgün bir ev bulamadık. Bir anda ev fiyatları da arttı. Biraz birikmişimiz var. Yine de krediye girmeye cesaret edemedik. Şu an birikimi arttırmaya çalışıyoruz. Kredi çekip ev alsak en azından artış olmayacak yıllar geçtikçe ödenen miktarda. Alacağımız evde yaşadığımız semtten, buranın rahatlığından feragat etmemiz gerekicek. Lüks bir semtten ev almamız mümkün değil. Kirayı ödeyebilecek durumda olsak bile, nedense bu konuyu kafama takıyorum, bir evimiz olsa İstanbulda kafam daha rahat olur diyorum çünkü özelde çalışan bir insan olarak iş sürekliliğimde kesin değil. Acaba bu noktadan dolayı takılıyor olabilir miyim bu konuya?

Kirada oturanlar varsa aramızda siz nasıl hissediyorsunuz? Geliriniz fazla olsa da verdiğiniz paraya acıyor musunuz kiraya?Yoksa kira bana istediğim yerde oturabilme özgürlüğünü sağlamış oluyor bir yandan diyor musunuz? Acaba bu düşüncem 18 yaşına kadar kira kavramını deneyimlememiş olmamdan kaynaklanıyor olabilir mi?
0
ırene adler
(14.11.20)
Birikimlerinizi arttirarak evi pesin alamazsiniz. O hizda birikim yapilamiyor ulkede. Ev almak icin kredi kullanmalisiniz. Mart nisan gibi bir kredi muslugu daha bekliyirum. Bu surecte ev arayabilirsiniz.
0
karlmarx
(14.11.20)
istanbul'da mevcut şartlarda ev almak mantıklı değil, kiralar ev fiyatlarına göre daha uygun. bu yüzden çok da dertlenmeyin derim.


örneğin, evin değeri kadar parayı bankaya mevduat olarak yatırsanız evin kirasından daha fazla mevduat faizi alırsınız.
0
fever
(14.11.20)
İstanbula çalışmaya gelene kadar kira nedir bende bilmezdim kendi evimizde oturuyorduk, ancak istanbula geldim ailemden ayrıldım kiracı olarak taşındım, çok sorgulamıyorum açıkçası sokakta mı yatıcam mecbur vercem kira. Ha ama şunu yaptım bir kaç önce memleketten ev satın aldım. Yani denilen gibi birikim ile ve standartlarını düşürmeden alman imkansız, standartını düşürülen ve krediye giricen.
0
paramolacak
(14.11.20)
Ömür boyu kirada oturabilirim. Ev almak bana mantıksız geliyor. O kadar parayla çok daha akıllı yatırımlar yapılabilir.

Şu an çok birikmişim yok. Olduğunda NASDAQ borsasından güvenilir şirketlerin (Amazon, Microsoft, Apple vb.) hisselerinden alıp uzun vadeli yatırım yapmayı düşünüyorum.

Geçenlerde bir hesap yapmıştım.
2015 Ocak ayında 100 bin liralık Microsoft hissesi almış olsaydık 2020 Ocak ayında 1 milyondan biraz daha fazla bir paramız olacaktı. Bu süretçe Microsoft 4 kat, dolar da 2,5 kat arttı. totalde 10 katına çıkan bir yatırım. Herhangi bir evin bu kadar değerlenebileceğini sanmıyorum. Bu 5 yıllık süreçte de verdiğim kirayı bugünkü kiramla hesaplayacak olsam 120 bin lira yapıyor.
0
himmet dayi
(14.11.20)
ailem derken kimi kastettiniz?
anneniz babanız mı?

totalde 13k anne-baba-siz içinse ev alacak krediye girecek bir ücret değil üzgünüm.
istdan ev almak mantıklı dğeil +1
ben de aynen sizin gibi muadillere göre az vererek 2,5k kira veriyorum. evim yok diye asla üzülmem. tek derdim depreme daha dayanıklı bir eve çıkmak.

ayrıca ömür boyu anne babanızla birlikte kalmayacaksınız. kendi geleceğinizi düşünün. gelecek senelerde nerede yaşacayaksınız? ona göre küçük bir 1+1 de alabilirsiniz. başka şehirlerden yatırımlık alıp kiraya verebilirsiniz vs vs.

kendi evinizde kalan aile fertlerinden kira almıyor musunuz?
o evi satıp üstüne katıp başka bir ev alabilirsini falan.
bir sürü opsiyon mevcut ama sadece 13k gelirle -ister kredili ister kredisiz- peşinat olmadan ve istanbulda ev almak mantıklı değil.
0
rewlack
(14.11.20)
Hocam İstanbul için sıkıntılı durumlar var. Mesela Avrupa yakasının uzak bir bölgesinden ev aldın dliyelim ki Halkalı tarafı, sonra Anadolu yakasının uç bir kısmında güzel bir iş buldun, gidip gelmen mümkün olmuyor evini satman lazım. Bu anlamda İstanbul, İzmir veya Ankara gibi değil.

Ben yaklaşık 7 senedir kirada oturuyorum, en fazla 1900 TL ödedim aylık, şu an onun da altında. Kiram makul olduğu ve oturduğum evden çok memnun olduğum için şu an bir sorunum yok. Planımı yaptım, inşallah maksimum 1,5 sene içinde oturduğum bölgeden ev alarak bu sorunu çözeceğim. Geçmiş dönemde iyi ki ev almadım diyorum; biraz sık iş değişikliği yaptığımdan yıllarca yollarda telef olacaktım, gelirimi dört duvarın kredisine bağlayıp seyahatlerime, kendime, ilgi alanlarıma para harcayamayacaktım. Bu açıdan baktığımda iyi ki ev almamışım diyorum.

Öte taraftan her sene kira zammı olayı, ev sahibiyle pazarlık vb. beni çok geriyor. İstanbul'da ev sahibi olmak lazım ama hayatının en önemli amacı gibi görme. Gerekiyorsa uygun fiyatlı, kolay satabileceğiniz, yatırımlık 1+1 evler bakın, kiraya verin. Durumlar iyi olduğunda satar oturacağınız bir eve harcarsınız. Alternatif çok açıkçası.
0
Lethe
(14.11.20)
Ben de senin gibi düşünüyordum ve artan ev fiyatlarına rağmen kredi çekip ev aldım. Kredi oranları 0.64’ten 1.2-1.3’lere yükseldi ve geçen karşı dairem benim aldığım fiyatın 50 bin tl üzerine satıldı. Memlekette şöyle bir sıkıntı var: bir şeyin fiyatı her be sebeple olurla olsun (döviz, karaborsa vs.) arttığında, şartlar normale dönse bile düşmüyor. Bunun da sebebi memleketin çooook büyük bir kısmının “yemeyelim içmeyelim de bir evimiz olsun” demesi. Yani eve, arabaya vs. hep talep var artık.

Siz de duygusal davranmadan (daha ucuzken almadım, şimdi neden alayım mantığı) imkanlarınız da el veriyorsa bir ev almayı ciddi ciddi masaya yatırabilirsiniz.
0
giovanne
(14.11.20)
fever +1
himmet dayi +1

bu pandemi başlangıcında içinde oturduğum evi belki alabileceğimi düşünmüştüm, o da hali hazırda içinde olduğum için.
ama anlaşamadık, iyi ki de olmamış diyorum.

istanbul depremi beklenirken, şubat'ta 600 bin lira olan evler bir milyonun üzerine çıkmışken hiç lüzum yok.
varsın ömür boyu emlak balonu patlamasın, fiyatlar hep artsın, yine de ev almamayı tercih ederim.
ev alma isteğimin tek nedeni içini kırıp döküp tadilat yapmak, istediğim hale getirip istediğim gibi bir evde yaşamak olur.
ama bunun için de milyonlarca lirayı 2 ya da 3+1 eve gömmem.

anadan babadan kalan ya da zamanında alınmış evi olanlar şanslı.
şu şartlarda ev almayı kovalamak artık çok anlamsız geliyor.
şartlarım çok iyi olursa alırım bir arazi, üzerine dikerim istediğim gibi müstakil bir ev, o ayrı.
onun dışında, hiç sanmıyorum.
ekonomik olarak şu şartlarda pek iyi bir vizyon değil bence.
0
blatta hiberna
(14.11.20)
Alışkanlıklar önemli. Bir kez iyi hissettiren bir şeye sahip olduğunda bunun devam etmesini istersin. Hiç ev sahibi olmamış kişilere kirada olmak koymaz. Normal şartlarda kiraya verilen paraya acırım, hele 3-5-7 bin kira verenleri hiç anlamıyorum fakat yine de ev satın almaktan yana değilim. Evimden ve kiramdan memnun olmamı bir kenara koysak bile ev almayı mantıklı bir iş olarak görmüyorum. Bunun tek istisnası var, hayatının sonuna kadar yaşayacağın şehri bulmak ve o yaşamı kurmak.
0
alfred
(14.11.20)
bok gibi hissediyorum. çok kazansam da elin duvarına yüksek kira ödemem. standartımı düşürür, para biriktirir en kısa zamanda ve hep oturabileceğim bir ev almaya çalışırım. şu anda da öyle yapıyorum zaten. kalanı da tabi ki kredi çekerim. ödeyeceğin kredi taksidi şu an verdiğin kiraya yakınsa zaten bana göre mantıklı olan da bu.

oturduğum evin kirası çok ucuzsa belki kiralamaya devam ederim. sahip olduğum evi kiraya veririrm böylece daha çok para geçmiş olur elime.
0
sonsuz
(14.11.20)
eğer kıraniz ev fiyatına göre düşükse kiracı kalmak mantıklı.

fakat ne olursa olsun evin parasını tamamını biriktirip alma işi hem zor hemde finansal anlamda mantıklı değil.
her türlü konut kredisi kullanmak mantıklı. şu amcayı izleyebilirsiniz;
www.youtube.com
0
nuisance
(15.11.20)
Para biriktirerek ev almak nerdeyse imkansız; biraz birikim+bütçeyi çok sarsmayacak, olumsuz koşullar planı yapılmış kredi ile ev alınabilir.

Ev alma kafası iyidir, farklı muhitten/şehirden alınıp kiraya verilip yine istenilen yerde oturulabilir. Eve yatırım derken milyon dolarlar kazandıracak anlamda yatırım denilmiyor, geleceğiniz için elinizde olacak bir garanti anlamında yatırım deniyor. Sanırım bu anlam karmaşasından ötürü evden yatırım mı olur kafası doğuyor. Halbuki eviniz varsa iyi kötü elinizde bir şey var, yıllarca havaya verilen kiralar sonunda elinizde bir tuğla bile kalmaz, böyle düşünmek lazım.

Bütçeme göre ödeme planını da yaparak küçük bir ev aldım, kiraya verdim, hem borcunu ödemede katkı sağladı, hem de şu an oturduğum evin kirasını karşılıyor. O dönem ev almasını tavsiye ettiklerim halen kirada istedikleri yerde oturuyor, ben de istediğim yerde oturuyorum ayrıca bir de evim var. Çocuklukta hiç evim olmadı hep kiracıydık, bu yüzden ev sahibi olmanın kıymetini biliyorum. Yanlış düşünmüyorsunuz. Yalnız iyi hesap yaparak, bütçeyi darmaduman etmeden ev almak iyir.
0
epitaf
(15.11.20)
18-35 arasi kirada gecti. 35'de ilk evimi aldim pisman degilim.

Konfor satin aliyorsun bir kere, basini sokacak bir kapin oluyor. Kimse sana cik diyemez, kontrole gelemez, vs. Ev sahibi basagrisi, kira baskasini zengin etmekten baska birsey degil.

Belki ayni parayla borsada oynasan cok kisa ya da uzun vadede daha cok para yapabilirsin ama donuna kadar kaybetme olasiligin da var. Evin uzun vadede deger kaybetme olasiligi yok.

Fazla dusunmeden butceye uygun birsey cakin bitsin..
0
cooperr
(15.11.20)
Kira hayatinin sonuna kadar duzenli odedegin ve sonucta eline gecen somut bir sey olmayan sonuçsuz bir süreç olduğu icin kredi cekip ev almak mantikli. Ev alip kiraya verip oradan gelen kirayla evin kredisini ya da kendi oturdugun evin kirasini kapatmak da bir cozum.
0
passive aggressive
(15.11.20)
oturacağın evi, evin yeni, depreme dayanıklı ve gerekli asgari şartları sağlaması şartıyla düşük faizli krediyle yakalarsan fiyatı düşünmeden direkt yapıştırırsan ondan sonrası oldukça keyifli bir şekilde geliyor. dediğin gibi kira sürekli olarak çöpe giden bir para. parayı mevduat faizine koyup kira ödemek gibi hareketler yaparsanız 10 sene sonra elinizde enflasyona karşı patates olmuş bir mevduat kalır, ev alırsanız en azından kira ödemez, ev de 3-5 değerlenirse cebinize para kalmış olur. bazı arkadaşların dediği gibi kirada oturmak çok büyük stres, birkaç kez kiradaki evim satıldı, bir keresinde taşınmak zorunda kaldım, bunların hepsi çok büyük problemler gerçekten. şimdi gencim ama ileride yaşım ilerlediğinde böyle bir durumda kalmak istemedim.
0
roket adam
(15.11.20)
(2)

Savaş Cebeci videosunda arkada çalan şarkı - 7-8 yıllık yabancı

mobildeyim
https://youtu.be/3JE-dXjULYQ?t=105ıslık sesi gibi bir ses var. o şarkı.
youtu.be

ıslık sesi gibi bir ses var. o şarkı.
0
mobildeyim
(14.11.20)
Dj İlizyon - Tribal on
0
tugi1
(14.11.20)
bob sinclar - world hold on
0
cooperr
(14.11.20)
(12)

keanu reeves

duyurukullanıcısı
bu eleman hiç birşey yapmayarak nasıl bu kadar karizmatik olabiliyor?
bu eleman hiç birşey yapmayarak nasıl bu kadar karizmatik olabiliyor?
0
duyurukullanıcısı
(13.11.20)
bence öyle doğmuş
0
hazen
(13.11.20)
matrix gibi bir filmde oyna. sonra sokağa çık. gerisi gelir.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(13.11.20)
Yüzü temiz falan. Bayağı parlak. Bir de karı kız meseleleri, alkol, uyuşturucu vs. İle pek gündemi yok. Kullanıyorsa bile gündem olmuyor.

He bir de Matrix'te oynamışsin. 2000lerin başında Matrix muazzam bir filmdi.(gerçi hala öyle) o saçma sapan kimseye yakışmayan gözlüğü hepimiz taktik maalesef :((
0
westblack
(13.11.20)
Kirma oldugu icin.

Dobermanlar da birsey yapmiyor ama karizmatikler. :D
0
cooperr
(13.11.20)
adamın matrix'te mimiği yok resmen tüm film karizma karizma geziyor.

bunun bi metodu olmalı bence.
0
🌸duyurukullanıcısı
(13.11.20)
İyi bir oyunca değil aslında. Hatta çok kötü rol çıkardığı filmleri var. Ama gerçekten karizmatik ve düzgün biri. Hoş adam.
0
old possum
(13.11.20)
Yakışıklı ve cool
0
Hallegadola
(14.11.20)
Düşününce evet, doğal bir soğukluk ve gizemi var (herhalde karizma bu oluyor) dolayısıyla gülümsediği ve güldüğü zaman bunu daha değerli bulunup iyice merak ettiriyor kendini ("Bu cool adam neye gülüyor acaba ya" gibi)

Matrix'e katılmakla beraber öncesinde Şeytanın Avukatı da var. O filmde de oldukça etkileyici olduğunu düşünüyorum ben. Öte yandan filmlerden bağımsız olarak baktığımda oyunculuk olarak çok dar bir kalıpta gibi görüyorum. Zaten adamın filmografisini düşününce aklıma gelenler Şeytanın Avukatı, Matrix, Hız Tuzağı, Ronin 47, John Wick oluyor. Demek ki yapımcılar, yönetmenler de onu bu tür rollere uygun görmeye başlamışlar.

Dipnot : Tüm oynadığı filmlere hızlıca bakınca içlerinde bazı bildiklerim var ama 7-8 tanesini belki hiç görmemişim bile. O filmler de aksiyon dışı filmler olmuş genelde. Demek ki diyorum o tür filmlerde pek öne çıkamamış Keanu, ya da dikkat çekmemiş film.
0
burka
(14.11.20)
TLDR: PRi cok iyi calisiyor.

Sisteme sifirdan girmis biri degil. Uvey babasi zaten Hollywood icerisinde (vasfini unuttum) yoksa bence nobody olarak bir bok yapamazdi. Adamin oyunculugu cok kotu. Sonradan da iste bebeginin olu dogmasi vb. hikayelerle PRini Allahu ekber daglarina cikardilar. Metro olayi tost makinesiyle fotograf cektigimiz zamanlardan onu da dahil ederek sad keanu, (hatta fat keanu) bilimum meme olagelen tum resimleri hepsi PR.

Kim o PRi akil ettiyse alnindan opup el ustunde tutmali.(keanu yapmali bunu, biz degil)
0
2oda1salon
(17.11.20)
Hiçbir şey yapmamak dediğin her film için aylarca it gibi çalışıp pro seviyede dövüşçü, savaşçı vb olurken diyetine, sağlığına, sporuna çılgınca önem verip genç ve zinde görünüp aynı zaman başarılı aktörlük yaparken bir yandan bu kadar şöhret ve paraya rağmen kişiliğini kaybetmeden sürekli hayır işleri ve çalıştığı kişilere büyük sadakat göstermek. Adam genetik olarak avantajlı tabi ama iyi bir aktör olması yanı sıra ne kadar iyi ve alçak gönüllü bir insan olduğunu anlatan şehir efsaneleri sayesinde bu kadar popüler oldu.
0
r_u_h
(11.01.21)
hiç bir şey yapmıyor derken mimik yok adam da demek istiyorum.

ama mesela bir yürüyüşü bakışı var

Clubbed To Death !!!

nasıl oluyor bu?
0
🌸duyurukullanıcısı
(11.01.21)
@rock bottom

jack Nicolson ve Johnny Depp

sana el sallıyor.
0
🌸duyurukullanıcısı
(11.01.21)
(20)

hic evlenmeden olen insan

slalom
az evvel sözlükte basliga denk geldim de sizin var mi hic cevrenizde hic evlenmemiş mesela 50 yas ustu kimse? ne mesela genelde asil sebep?baslik (git:https://eksisozluk.com/hic-evlenmeden-olen-insan--5075555)
az evvel sözlükte basliga denk geldim de sizin var mi hic cevrenizde hic evlenmemiş mesela 50 yas ustu kimse? ne mesela genelde asil sebep?

baslik (git:eksisozluk.com)
0
slalom
(13.11.20)
var. abla kardeş hatta. aynı evde yaşıyorlar. erkek olanı evlendirme çabaları oldu ama gerçekleştiremediler.

biri daha vardı. kardeşi hastaydı. ona bakardı hep. o vefat etti. sonra babasıyla başbaşa kaldılar. babası da vefat edince kendini soyutladı. ona da bir teklif gitti ama çok feci tersledi. daha sonra banyoda kalp krizi geçirmiş. 3 gün sonra mı ne bulundu evde.
0
sutlu nescafe
(13.11.20)
Ben soruyu tam anlamadım, ölmüş mü olması gerekiyor yoksa 50 yaş üstü evlenmemiş mi eğer öyleyse benim baya tanıdığım var. Bir tanesinden bahsetmem gerekirse kendisi şu an 55 yaşında geçmişte çok ilişkisi oldu ama hayal kırıklarıyla bitti sonrasında da istediği kafa dengi birisi çıkmadı karşısına arada flörtleri oluyor ama evliliği seçmedi. Çok donanımlı, muhabbeti harika ve güzel bir kadın. Ama benim asıl anlayamadığım evlenmemiş insanlara neden uzaylı muamelesi yapıldığı. Az önce başka bir duyuruda da aynısını yazdım, yine yaziyim herkes evlenmek zorunda değil.
0
carmenta
(13.11.20)
@sutlu tam olarak boyle bi şey gecmisti icimden yalnız olen biri, çok hazin geliyo bana nedense. çok merak ediyorum hikayesi neydi acaba nasıl gecti ömrü, hic istedi mi yoksa gayet keyfi yerindemiydi falan filan...


@carmenta tabi ki kimse evlenmek zorunda degil, bu bi tercih. ben sadece kisisel hikayeleri merak ettim o kadar.
0
🌸slalom
(13.11.20)
kendisini kardeşi ve babasına adamıştı. sosyal bir hayatı yoktu. ikisi de öldükten sonra akrabaları olarak bizlerden iyice uzaklaştı. zaten inançlıydı. iyice dine düştü. hatta teyzem yaşında, teyzem yerine koyduğum biriydi. bir keresinde benimle tokalaşmadı bile.
annemle, teyzemle telefonla bile görüşmemeye başladı. 212de oturuyordu. gel 216ya alalım dediler. akrabalara yakın ol dediler dinlemedi.
sonra da kapısında gazete ekmek birikmeye başlamış, komşular içerden su sesi duymuş. öleli 3 gün olmuş falan. öyle işte...
0
sutlu nescafe
(13.11.20)
Annemin kuzeni var, kadın. Gençken bir sevgilisi olmuş ve ona kaçmış, adam evli çıkmış ve bizim aile aşırı muhafazakar olduğu için muhtemelen kadın kendini bir travmanın içinde bulmuş. İdealindeki adamı bulsa evleneceğini söylerdi ama bu durum hiç gerçek olmadı bildiğim kadarıyla.

Ayrıca herkes evlenmek zorunda değil+1
0
Unde bach canim
(13.11.20)
evlenenler de yalnız ölüyor? babaannemin 5 çocuğu var mesela, ama kadın şu an yalnız yaşıyor. ölse yalnız ölmüş olacak. dedem de bir başına öldü. demem o ki, yalnız ölmek-bekarlık ilişkisi çok zorlama/uydurma bence.
0
hazen
(13.11.20)
ben de direk size ters çıkar gibi oldum ama toplumun dayatmalarını hayatım boyunca anlamamış ve tamamen de karşı birisiyim. maalesef bizde birisi boşanır hemen aa ne kusuru vardı acaba denir, evlenmez yine ayni, beraber yasar ayiplanir. yoksa kisiel merakiniza tamamen saygim var. bir kac ornek daha veriyim o zaman bir tanesi yillardir sevgilisiyle beraber yasiyor ama evlenmediler benim gozumde evlilikten hic bir farki yok gerci. Bir de babamin arkadasi vardi o da evlenmedi hic cok kiz arkadasi oldu onun da, beraber yasadiklari oldu ama is evlilige gelmedi hic bir zaman. Tamamen sansla ilgili bence, eger o kisi karsina cikmiyorsa ne yapabilir ki ve bence bu karari genelde mantik evliliginin ne kadar sacma oldugunu dusunenler aliyor.
0
carmenta
(13.11.20)
bol miktarda var. hemen aklima 4 kisi geldi mesela, ikisi erkek, ikisi kadin.

erkekleri cozmek kolay, bir tanesi kesin gay, hatunlardan uzak duruyor, su anda 70'e merdivendayamis vaziyette.

Oburu zamaninin hizli playboy'u imis, pil bitince ki bu 50lerin sonuna denk geliyor evlenmeye calisti ama bu arada para sikintisi da cektigi icin malesef kimseyi bulamadi ve yakin zamanda oldu gitti. Bunun kiz kardesi var o da 60'i gecti herhalde, evde tek basina beyaz atli prensini bekliyor.

Hatunlari cozmesi zor, ama biri yuzunden dayak bile yemisligim var. Uzak bir akrabaydi babaanneme gelip giderdi, hic evlenmedi saniyorum yakin zamanda vefat etti. 4-5 yasinda falandim, baktim hatun gelip gidiyor ama ortada bir cocuk yok, ben de babaannemde sikiliyorum biri gelse de oynasak kafasindayim. Hatuna senin neden cocugun yok? diye sordum, hatununun aglamaya baslamasi ve benim babaannemden tokadi yemem herhalde 2 saniye kadar surdu. Neden tokat yedigimi uzun sure cozemedim. Bu da boyle bir animdir :D
0
cooperr
(13.11.20)
2 tane akrabam var. Biri sağlık nedeni, biri de ailelerin anlaşamaması sonucunda.
0
horowitz
(13.11.20)
arkadasimin annesinin teyzesi. 70 ustundeydi kadin, hic evlenmemis (kizkardesi de o da)

bu kadin banyoyu temizlerken camasir suyuyla tuz ruhu karistirip zehirlendi.

herkes evlenmek zorunda degil ama hic kimseyle olmadan yasayip olmek bana da hazin geliyor.
0
yoggi
(13.11.20)
yaşamın en güzel amaçlarından biri sevmek ve bundan mahrum kalanlar icin, hayat sartlarinin talihsizlikleriyle koca bir ömrü yalnız, belki sevmeden sevilmeden geçirmiş insanlara çok üzülüyorum. belki kendisine sorsan varligini bilmediği bi duygu icin yok ben gayet iyiyim kafam rahat kimseyi çekemem diyecekti ama var mi su dünyada butun aklin ve kalbinle emin olarak bir başkası tarafından sevilmek kadar güzel bir duygu?
0
🌸slalom
(13.11.20)
biri 53 biri 50 yaşında abla kardeş var. aile evinde kalıyorlar, yani anne babalarıyla.
şans, talih, kader, kısmet işte. evlenecekleri insan denk gelmedi. gelse evlenirlerdi.
hayatlarında insan oldu ama evlenemediler. ama evlenememiş olmayı da kafaya takmıyorlar.
ben şu açıdan üzülüyorum: anne veya baba olma duygusunu tadamamış olmak. (ben de tatmadım, orası ayrı)
yani dünya üzerinde olan ve başkalarının yaşayarak mutlu olduğu bir şeyi deneyimleyememiş oluyorsun.
sana anne/baba diyerek koşan bir çocuk.. ne bileyim. güzel olurdu herhalde.
yaşıtlarının üniversite mezunu çocuğu varken, onlar bebeği olma duygusunu bile tatmadan ölecekler. (belki ben de).. ölmek mesele değil de, dünyada olan ve herkesin deneyimlediği bir şeyi deneyimleyemiyorsun işte.

bir de yazdığın şuna takıldım:
"yalnız olen biri, çok hazin geliyo bana nedense. çok merak ediyorum hikayesi neydi acaba nasıl gecti ömrü, hic istedi mi yoksa gayet keyfi yerindemiydi falan filan.."

yalnız ölmek niye hazin geliyor dostum, evli olsan da yalnız ölebilirsin. evliliği bir yalnız ölmeme garantisi olarak görmek saçma değil mi? elvis presley evinin banyosunda ölü bulundu mesela, evli değilse de evinde kız arkadaşı vardı. yalnız ölmek hiç umrumda değil. bu beni hiç tedirgin etmiyor.
0
tabudeviren
(13.11.20)
Kac yasindasiniz ve nerede yasiyorsunuz cok merak ettim.

Sevgiden mahrum kalmak mi
Yalniz olen kisinin hazin hikayesi mi... cok ilginc buldum dusuncelerinizi.

Herkes evlenmek zorunda olmadigi gibi her evli de sevilip sevmis olmuyor. Icime dogan bulundugunuz cevrede bu tur insanlarin bolca olabilecegi. Gorucu usulu falan evlenirler, cocuk da yaparlar, toplum gozunde evli mutlu cocuklu olurlar :) peki evin icinde ne yasaniyor, kimse bilmez.. bu insanlar bosanmaya da karsilardir yani bi omur gercekten evli kalirlar. Bu mudur yani hazin olmayan hikaye.

Obur yanda nikah kiymayip ciddi ask yasayan da var. Kimisi evet 50sinde ayrilabilir ve hayatina bi daha kimseyi almayabilir. Bu kisiler simdi sizde uzuntu mu yaratiyor.

Ayrica evlenip cocuk sahibi olan ve yalniz olenler de var. Cocuk ailesine bakma araci olarak gorulmemeli, cocuk da kendi hayatini kurup sinirli bir bakim saglayabilecek sonucta ailesine.

Gene sanki sizin dusunce yapinizin cevresine gore cocuk, dul kalan ebeveyni evlenince yanina almali.. yok oyle bi sey.

Kisacasi bekarlar yalniz olur, sevgiden mahrum kalir gibi bi dusunce hos ve anlamli degil.
0
Kittie
(13.11.20)
Kimisi ailesine bakmak için evlenmiyor, sonra da yaş geçiyor zaten. 60 yaşlarda bir komşumuz var o da evlenmemiş. Yaş ilerledikçe bir başkasına katlanıp beraber yaşama düşüncesi zor geliyor diyordu
0
gazozailacatmauzmani
(13.11.20)
İlerleyen zamanlarda ben olacağım bu sanırım. Çok istiyorum; mutlu olayım, mutlu edeyim minnoş minnoş çocuklarımız olsun. Her gün maceradan maceraya atılalım. Ama olmuyor işte. İlk girişi beceremiyorum. Tanışıyorum ama devamı gelmiyor. Hep hüsranla bitiyor. Geçenlerde bi kız var diye soru sormuştum buraya, o işte yattı. Halbuki çok iyi anlaşıyorduk. Bence bu dünyada beni sevebilecek biri yok.

Burada yazılanları okudum daha kötü oldum. Sanırım bende bir gün banyoda sessiz bir şekilde tek başıma öleceğim. Halbuki böyle bitmemeliydi hikayem :(
0
top_secret
(13.11.20)
Hiç evlenmemiş olanda var, evlenip ayrılmış ve bir daha evlenmeyende var çevremde. yalnız yaşamayı kotarabilen bir mizacınız varsa evlilik şart değil, öyle bir modda da değil hiç biri, ben de dahil. mutluluğu sadece hayatında birinin olmasına, dış faktörlere, 2.-3. şahıslara bağlamak sağlıklı gelmiyor misal bana. mutluluk dediğimiz şey içsel bir motivasyon. elbette keyifli bir yol arkadaşlığı çok güzel ama olmuyorsa da olmaz. sanki kendini gerçekleştirmenin tek yolu buymuş gibi düşünmek, yalnızlığa bu kadar trajik anlamlar yüklemek tamamen kültürel kodlarımızla ilgili. varsayalım banyoda öldüm, 3 gün sonra bulundum. yahu zaten ölüp gitmişim ne durumun farkında olacağım ne nasıl bulunduğumun önemi olacak, toprağa gömecekler olcak bitcek işte.

dipnot olarakta bunu yazmadan geçemeyeceğim; aynı evde yaşayan evli ve hatta çocuklu ama birbirlerinden nefret eden, herkesin cep telefonu ve sosyal medyası ile yaşadığı ve birbirleriyle sıfır iletişimi/bağı/teması olan milyonlarca insan var. yalnızlık kime göre neye göre...
0
Phoebe
(13.11.20)
Evli çocukluyken de yalnız ölebilirsiniz. Hümeyra'nın oğlu gibi. Yanlış insan insanı kanser eder, kalp krizi geçirtir.
0
gelmeistemem
(13.11.20)
Halam 54 yaşında, hiç evlenmedi. İnanılmaz sosyal ve çok sayıda hobisi olan bir insan. Hiç evlenmek, evini ve hayatını paylaşmak istemedi. Yaklaşık 8 yıldır süren bir ilişkisi var, evlenmeyi düşünmüyorlar.
0
fotrsapka
(13.11.20)
Evliliğin ne halt olduğunu anlamış aydınlanmış insanlar oluyor bunlar genelde.
0
lcha
(13.11.20)
Evlenmek istememiş ve evlenmemiş yok. Evlenmek istemiş ama evlenememiş bir kadın ve bir erkek . İki tanıdık var.
Emin olun ikisi'de uyumsuz ve geçimsiz insanlar.
0
ycaycayca
(13.11.20)
(5)

bu saatin markasi? - fotolu

cooperr
foto cok kaliteli degil malesef, bilene gofret alacam. :P
foto cok kaliteli degil malesef, bilene gofret alacam. :P
0
cooperr
(12.11.20)
böyle saatler genelde rolex oluyor. belki içlerinden model bakıp eşleştirmenize yarar
0
turbo sadık
(12.11.20)
forum.saatforumu.com
burada sorarsan mutlaka cevap bulursun.
0
etna
(12.11.20)
Patek Philippe, Nautilus serisi, celik kasa.

www.patek.com
0
sertac akin
(12.11.20)
eywallah sertac kardes.

Amerika'da $50.000'dan basliyor anladigim kadariyla, yakisir Fatih Altayli abimize.
0
🌸cooperr
(12.11.20)
Patek
0
Frederick Co
(12.11.20)
(17)

insanlar pahalı arabaları nasıl alıyor?

batlegolas
istanbul'un sıradan, orta-alt maddi duruma sahip diyebileceğimiz türden insanların yaşadığı bir mahallesinde oturuyorum.sokakta geziyorum, bir tarafta bmw, bir tarafta son model nissan, bir tarafta audi... geri kalan araçlar eski model ve ucuz arabalar. üc dört tane pahalı araba var.zengin olsalar b
istanbul'un sıradan, orta-alt maddi duruma sahip diyebileceğimiz türden insanların yaşadığı bir mahallesinde oturuyorum.

sokakta geziyorum, bir tarafta bmw, bir tarafta son model nissan, bir tarafta audi... geri kalan araçlar eski model ve ucuz arabalar. üc dört tane pahalı araba var.

zengin olsalar bu uyduruk mahallede oturmazlar. zengin olmayan da öyle araba alamaz.

nasıl oluyor bu?

hayalimdeki araba 400 bin lira. maaşım 3 bin lira. neden bu kadar imkansız ki? maaşım 10 bin olsa da alamam ki.

insanlar 400 bin liralık arabayı nasıl alıyor?

pencereden bakıyorum, masmavi nissan qashqai. çok güzel. nazarı değen bir insan olsam şimdiye patlamıştı.

lan etraftaki tek düzgün, yeni ev benimki. bizim binadan birine de ait değil. kimin lan bu araba? manyak mısın, bu mahallede işin ne?
0
batlegolas
(10.11.20)
kilit kelime "maaşım" çoğu maaş almıyor maaş veriyor.
mahallemizdeki tavukçu(bildiğin çevirme tavuk) a7 ye biniyor mesela.
0
basond
(10.11.20)
Aylık gelirin belli bi seviyenin üstünde olduktan sonra bir noktada borca girip al-sat yaparak bu rakama ulaşıyorsun. Mahalle uyduruk olabilir ama içinde yaşayanların yaptığı işleri bilmiyoruz. Beyaz yakalı gibi düşünme, esnaf vergi ödemiyor mesela, aylık kemiksiz 10-15 bin lira kaldırıyorsa ki çok normal rakamlar, bir süre önce de borca girdiyse rahatlıkla şu an 350-400 binlik araba sahibi olabilir. 2018 ortası gibi 130 binlere satılan araçlar şu an 300'ü geçti zira. Tavsiyem gücünün yettiği küçük rakamlarla yatırım yapmaya başlaman, zaman içerisinde o para değerlenecek ve yeni aracına sermaye olacak.
0
roket adam
(10.11.20)
bahsettiğiniz paraya sahip olan insanlar pek vizyonlu olmuyorlar. mesela o vizyon buradaki çoğu insan var, paramız olsa nezih bir yere taşınırız, güzel araba alırız, şık giyiniriz, saçımıza başımıza dikkat ederiz vs. ama bahsettiğiniz grup -ki benim yaşadığım yerde de mevcut- kurulu düzenini bozmaz, yaşıyoruz işte diye düşünür. bu tipler için en önemli şey araba olduğu için ona ekstra önem gösterirler. biz mesela yurt dışına gider diyar diyar gezip kültürleriniz, ama onların aklının ucundan geçmez. özetle paranın bir kısmı yanlış insanlarda.
0
rose parks
(10.11.20)
Baba parasıyla alıyorlar.

İçlerinde istisna elbette vardır ancak çoğu aileden zengin. Maaş veriyor, ticaret yapıyor diyenlere bakma. Maaş verecek düzeye gelmek o kadar kolay değil.
0
kickboxer
(10.11.20)
son cümlesi hariç rose parks +1
herkesin ideali kültürlenmek ya da dünyayı gezmek olmak zorunda değil, böyle mutlu oluyorsa doğru insan yanlış insan ayrımı yapmayı doğru bulmuyorum ben. öte yandan bu durum ciddi bir gösterge o insanların hayata bakışı açısından. "araba sevdası" hala bir ülke gerçeği.
0
Bruce
(10.11.20)
Onlar da maaşı 3000 TL olan nasıl geçiniyor diye gıpta ederek düşünüyor olabilirler.
400.000 TL değerindeki hayallerde yer alan araba yerine, ikinci el 60-70bin TL'lik hyundai accent gerçeğini yaşamak için çalışmalıyız.
0
Erva
(10.11.20)
Babam 12 yaşımda vefat etti, 0 baba parası aldım bugüne kadar.
BMW ye de bindim, ülke ülke de gezdim, şimdi daha konforlu bir aracım var.

Maaşlı iş + bol bol freelance iş diyelim.
Yazılımcıyım.

İlla baba parası veya illa yandaş olmaya gerek yok.
Yandaşlığın yanından bile geçmedim, hiç bir zaman.
2002 de destekleyenlerden bile değilim (ki zaten 2002 de öğrenciydim)

3 bin maaşla zor
ama 3 bin maaş alıyorsan, ben neyi yanlış yapıyorum diye sorgulayabilirsin.
0
summatinyourteeth
(11.11.20)
Şimdi aileden zengin olan var.
Onun dışında leasing yapan da var.
Gene aynı şekilde kendi isi olup vergiden düşen vardır (teyzem ve ortağı vergiden düşmek için kendilerine ford cmax almislardi birer tane sirf vergi oduyor).
Onun dışında şirketin verdiği vardir (çalıştığım şirkette düz müdürlerde octavia, üst müdürlerde a5 ve c serisi mercedes vardi. Arkadasim yeni ise başladı müdür olarak yeni kasa focus verdiler).

Bu arada bu Türkiye'de var. Çalıştığım sirket Avrupa'da kimseye araba vermiyor. Belki İsviçre'dekiler alir. Onun dışında müdür diye araba yok. Kendi müdürüm kar payi, aylik 5000€ vs vs derken Citroen c3 kullaniyor. Sefim de 2006 a3'e biniyor. 100 kisilik binada pahali arabasi olan 3 kisi var galiba. A6, 3.20 ve a5. Bir iki tane de eski lexus var ama onun dışında hep normal arabalar.

Ben Türkiye'de çok kafaya takardim araba isini. Şöyle 3 sene geçti mi araba eskimis gelirdi. Vallaha buraya geldigimde hic umursamadigimi fark ettim artik.

Neyse yani, bence kafaniza takmayin. Araba güzel bir şey, özgürlük ama Türkiye'de biraz fazla abartılmış durumda araba/yeni araba/2-3 senede yenileme vs olaylari.
0
logisticsmanager
(11.11.20)
Ha bir de; aldiginiz para düz çalışan parasi. Ama Türkiye üçüncü dünya ülkesi olduğu için amacı düz calisani mutlu etmek degil, düz calisandan daha cok nasil vergi almak. O yüzden sizin araba alamamaniz "normal" oluyor. Ama değil. Ayni tatil yapamamak, et yiyememek, ps5 alamamak gibi şeyleri normallestirilmesi gibi.
2006 clio vardi. 500-1000 euroya satardim satsam. Asgari ücretin yarisi yani.
Kısacası sıkıntı sizde degil, ülkede.
Bir de sukredin lol.
0
logisticsmanager
(11.11.20)
3 bin maaşla cep telefonu bile almak için 6 ay beklemen gerekir arabayı falan geç..

Ben herkes baba parası demiyorum ama çoğunluk öyle. Aile şirketi falan da olabiliyor.

İstanbul'da yaşayan biri minimum 30 bin kazanarak o aracı 2 sene de alabilir. 30 bin demek günde 1000 lira demek. Bu paralara çıkmak için yapılan işte büyük tecrübe lazım. Tabi yapılan işteki vergi, kira vb giderler de var. Elde 30 kalması için 40 kazanman lazım.

Kendi işini yapıyosun diyelim yanında çalıştırdığın elemanın sana maliyeti 5000 lira. Öyle maaş vermek kolay değil.
0
kickboxer
(11.11.20)
"zengin olsalar bu uyduruk mahallede oturmazlar."

cok zengin degilseler bile ticaret gelirleri falan vardir. Bir de varos bir ailenin biraz zenginleyince cart diye elit bir mahalleye tasinacak hali yok zira bu tip insanlar icin ait olduklari bolgeden kopmak zor. Tasinacak olsalar yeni komsularina ayak uydurmalari falan gerekirdi. Ote yandan araba kisa yoldan statu arttiran bir sey. Hic ugrasmadan senin ve diger komsularin kanina girmisler mesela.
0
hot potato
(11.11.20)
2020 model S serisi Mercedes dealerindan satin aldigim yeni bir aracim var, aileden destek hic yok, haftada 7 gun calisiyorum, taseron firmayim buyuk bir firma icin, stres ve problemler cok fakat yasadigim yer Amerika, burada araba fiyatlari daha dusuk Turkiye'ye gore fakat Turkiye'de olsam, buyuk bir sirketin taseron islerini alabilsem burada yaptigim gibi, gene cok rahat binerdim ayni model araca orada da, maasli calismak cok iyi bir secenek degil fakat herkesin patron oldugu, herkesin ust duzey manager oldugu bir dunya duzeni mumkun degil, insanlarin cok az bir kismi digerlerinden siyrilip farkli ust seviye bir hayat kurabiliyor, %10 dan az bence dunya genelinde bu rakam, Amerika'da dogup buyumus fakat zar zor eski model bir Ford alabilen insanlarda var burada.

Kimse baskasi icin is firsatlari yaratmiyor genellikle yakin aile bireyleri disinda(torpil veya zengin bir aileden gelmek), kendi sansini kendin yaratmalisin, oncelikle kendini ve etrafini kesfetmekten baslamani tavsiye ederim.
0
nosmoke
(11.11.20)
Ticaret yapanlar parayı vuruyor ya. Hele ithalat-ihracat yapanlar acayip. İş yaptığımız firmaların sahipleri BMW M5, Audi RS6, Porsche Panamera, Maybach S500 falan biniyor.

Sermayem olsa ben de girerim şu ticaret işlerine. Ama öyle çiğköfte, dönerci değil, elektronik falan.
0
efreet sultan
(11.11.20)
turkiye'de araba konusunda sacma sapan bir durum var, araba fiyatlari abzurdluk derecesinde yuksek. asgari ucret ve civarinda dolasan insanlarin ikinci el bir arac almayi akillarina bile getirme olanaklari yok.

benim kullandigim formul senelik burut gelir/3. Bunun ustune cikinca araba odemelerini yapmakta zorlaniyorsun. Senin burut gelirin 3500x12= 42000 ise mesela, senin aslinda 14000 birim civarinda bir araca binmen lazim.

Bu formul yurtdisinda eli yuzu duzgun ulkelerde isliyor zira araba fiyatlari ikinci elde dusuk, ama turkiye'de islemiyor. En ucuz araba 125bin dersek, senelik 369bin gelir lazim, o da aylik burut 30bin tl yapiyor. 50binlik bir arac alalim desek, ayda 12bin birim gibi bir para yapmak lazim. Dolayisiyla asgari ucretlinin tofasa bile binme olasiligi yok.

eger muhit cok nezih degilse senin gordugun araclar ya sirket aracidir, ya misafirlige gelenlerin aracidir, ya da senin mahallede bazi gizli zenginler var eve degil araca yatirim yapiyor.
0
cooperr
(11.11.20)
standart 2 ev kirası gelirin olsun,2000 x 2=4000
evde 6 maaş olsun ,6x2000 =12000
4 bin gider kalan 12 bin.
tam bir yıl önce ,orta sınıf 520 ve kasaların 2. ellerini biriktirdikleri paralarla alabilirler.
göçmenler, beraber yaşar bu namuslu yolu bu arabalar için.
bide vergisiz ticaret, yasdışı insan-mal satısı var, öle gizli saklı değil heryerde var bu.
ufak mütehitler, kalan arsayı satanlar, zamanında başkası için hapis yatanlar.
zamanında güzel yere dükkan açan yada sabit yerde ticaret yapanlar, çoook çook daha fazla kazanabilir.
ama kültür sabit olduğundan ,mekan da sabit kalır mahalleden gitmezler.
hatta belli bir yıl sonra memlekete bile gitmezler.
0
bugga
(11.11.20)
Kimse değinmemiş ama o arabaların çoğu şirket aracı. Benim eski şirketimde müdürlerin araçları Audi'ydi. Nerden baksan şirkette 10-12 Audi var. Toplam beyaz yaka 60 kişi falandı zaten.
0
himmet dayi
(11.11.20)
Genç yaşta pahalı araba alan tanıdıklarımın çoğu babalarının kurduğu yapım, yıkım, inşaat, petrol, otomotiv firmalarından gelen paralarla alıyorlar.

Maaşlı çalışanlardan sadece pilotlar alıyor. 50.000-80.000 arası kazandıkları için.
0
Pranarian
(11.11.20)
(3)

Kürek çekme

opitseri
Kürek çekme vücudu geliştirme açısından ne kadar etkili? Etkili bir alet değilse boşuna almak istemiyorum .
Kürek çekme vücudu geliştirme açısından ne kadar etkili? Etkili bir alet değilse boşuna almak istemiyorum .
0
opitseri
(09.11.20)
Beklentinize bağlı. Sırt ve kanat kaslarınızı geliştirir tabii ki bir yere kadar. İyi de kardiyo aletidir esasen ama ben olsam bar ve plaka alırım o 1500 tllik harcama yerine.
Tabi dediğim gibi, beklentilerinize bağlı.
0
Unde bach canim
(10.11.20)
Concept2 denen alet seni kurek yarislarina hazirlar onun disinda 6 pack falan gibi bir beklentinin olmamasi lazim. Teknigi cok iyi oturtman lazim yoksa sakatlanirsin ve bir faydasi olmaz.

Ozetle pek vucut gelistirme icin kullanilacak bir olayi yok, oyle olsaydi kurekcilerin alayi kas torbasi olurdu ama oyle bir durum yok. Yok ben sadece kof kas olmak istemiyorum icini de dolduracam diyorsan ayri mesela, kuvvetlendirir adami ve kondisyon yapar.
0
cooperr
(10.11.20)
Başlangıçta hafif bir kas kütlesi ekler antrenmansızsan. Ondan sonrası kardiyovasküler fayda.
0
arnold schwarzeneger
(10.11.20)
(2)

5+1 ses sistemi dizüstüne nasıl bağlanır?

kedikumunaiseyenadam
Bilgisayar 5+1 bağlantıyı algılayamayacağı için rear ve front speakerları sadece right ve left kısımlarına bağladım. 2 speaker'ı {r rear ve r front} aynı noktaya bağlamak bir sorun yaratır mı? Ses sisteminden çıkan 3.5 mm jack'ı laptopta kulaklık girişine mi, mikrofon girişine mi, yoksa üçüncü giriş
Bilgisayar 5+1 bağlantıyı algılayamayacağı için rear ve front speakerları sadece right ve left kısımlarına bağladım. 2 speaker'ı {r rear ve r front} aynı noktaya bağlamak bir sorun yaratır mı?

Ses sisteminden çıkan 3.5 mm jack'ı laptopta kulaklık girişine mi, mikrofon girişine mi, yoksa üçüncü girişe mi bağlamalıyım bilemedim.

Subwoofer'ı da kendi kısmına bağladım ama bilgisayara bunu tanıtmamın bir yolu var mı?

Edit: Sanırım yanlış anlattım. Bu 5 speakerin ve sw'nin bağlandığı cihaz mevcut. Amfi özelliği de mevcuttur sanıyorum. Bu cihazdan çıkan jackı laptopta nereye bağlamam gerekli onu anlamadım.
0
kedikumunaiseyenadam
(09.11.20)
ben zamaninda ikinci el bir amfi alip yapmistim bunu..
0
cooperr
(09.11.20)
5+1 destekleyen ses kartı lazım
0
onkiloversemtamamım
(09.11.20)
(15)

arabanızın ismi var mı?

pati
evetse ne??benimki minnoş <3
evetse ne??

benimki minnoş <3
0
pati
(09.11.20)
abbas. mavidir de. kendisi. binince icimden hannon ninnoyiii hannon ninnoyii diyorum.
0
turbo sadık
(09.11.20)
Eski aracımın adı Kenan.. Fena halde Kenan tipi var.

Yenisine Deniz diyorum mavi diye ama emin değilim henüz.
0
msb
(09.11.20)
yaralı aslan. birisi vurup kaçtıktan sora bu ismi koydum.
0
spacevan
(09.11.20)
kırmızı şimşek
0
AlsterWasser
(09.11.20)
cenaze
0
reactionic
(09.11.20)
oğlan

yorgun mermi
0
avianthem
(09.11.20)
Çöttirik.
0
kibritsuyu
(09.11.20)
Yok. Eşyalara isim verme adetim yoktur.
0
battal gemalmaz
(09.11.20)
Var. benimki adiyla geldi :D satin aldiktan sonra yeni plaka bir cikti: epey yaygin kullanilan bir erkek ismi :) oylece adiyla gelmis oldu, etrafimizdaki herkes o adiyla aniyor :D
0
invictae
(09.11.20)
arabalari baya severim ama o topa girmiyorum, makina sonucta duygusal bir bag kurmaya gerek yok.

olayi isim koymanin otesine tasiyanlar da var.
static.carthrottle.com

:)
0
cooperr
(09.11.20)
Çocuk <3
0
bradshaw
(09.11.20)
aynı aracı uzun süre kullanınca "tosun" dediğim anlar oluyor.
0
late viper
(10.11.20)
Eski arabamdan kat ve kat iyi olmasına rağmen o bağı hala kuramadım. Verdiğim bir isim de yok.
0
mobydick
(10.11.20)
külüstür. bu ara kendisinden kurtulmaya çalışıyorum.
0
trajikomix
(10.11.20)
eski arabamın adı arda idi <3 sonraki ci, şimdi de laci ya da maviş diyorum.
0
kenarortay
(10.11.20)
(14)

sokak yemeği

Tochinoshin
türkiyede neden "street food" olayı yok? büyük şehirlerde köfte ekmek var diye duydum. avrupa'da bile en azından noel'de her yerde yemek yaparlar. doğuya gittikçe sokak yemeği yapanların sayısı artıyor. abd'yi bilmiyorum. benim bulunduğum 1.2 milyon nüfuslu şehirde yemek yemek için kapalı mekana otu
türkiyede neden "street food" olayı yok? büyük şehirlerde köfte ekmek var diye duydum. avrupa'da bile en azından noel'de her yerde yemek yaparlar. doğuya gittikçe sokak yemeği yapanların sayısı artıyor. abd'yi bilmiyorum. benim bulunduğum 1.2 milyon nüfuslu şehirde yemek yemek için kapalı mekana oturmak gerekiyor. kültürle mi alakalı bu?
0
Tochinoshin
(08.11.20)
midye dolma, kokorec, doner durum, cig kofte, gozleme, kumpir, kofte ekmek vs hep street food. daha nasil bir cesit ariyorsun?
0
crucio
(08.11.20)
@crucio saydıklarının hangilerini sokakta yapıyorlar? burada dediklerini hep dükkanlarda yiyebiliyoruz.
0
🌸Tochinoshin
(08.11.20)
En basit sokak yemeği simit. Bunun dışında hangi şehirdesin bilmiyorum ama köfte ekmek hiç mi görmedin sokakta? Kokoreç ya da? Midye zaten her köşe başında.
0
mg3929
(08.11.20)
Zabıta kovalıyor.
0
sekerse tehlike
(08.11.20)
belirli günlerde tr'de de panayır tarzı festivaller oluyor. mesela geçen ayın ortasından sonuna kadar sakarya'da mıhlama festivali adı altında bir karadeniz yemek panayırı vardı. zaman zaman yöresel panayırlar çok oluyor. covid festivaline döndü tabi orası ayrı.
0
bisorumvargaliba
(08.11.20)
Balik ekmekciler var mesela. Gayet sokakta yapiliyor ve yiyiliyor.
0
nax
(08.11.20)
Seyyar satici olmayan ulkeler varken Turkiye icin sokak yemegi yok demek nasil bir kafa hakikaten.

Turkiye'de sokakta cay da satiyorlar, misir da, kofte de , balik da , kokorec de, lahmacun da, buzlu badem ve salatalik bile alabilecegin Yerler halen mevcut.

Daha nasil bir cesitlilik ariyorsun? Sahilde otururken termosla cay satan birini bulabilecegin kac ulke var?
0
baldur2
(08.11.20)
buraya yazan herkes türkiyeyi istanbul'dan ibaret sanıyor galiba. kilis, maraş, antep, osmaniye'de ne midyesi, balığı, köftesi, lahmacunu, bademi olacak sokakta? dalga mı geçiyorsunuz anlamadım?
0
🌸Tochinoshin
(08.11.20)
var abi her sehirde var. kiliste mesela bi gun baktim adam.sepetle.bir sey sey satiyor dedim bu ne. ikram ettiler lavas durum dusun. icine baharat taze sogan falan koymus icinde de dilimlenmis yumurta :) catir catir da satiyordu.
kerhane tatlisindan tut da pilav ustu nohutcuya kokoreccisine. bu ulkede var
0
turbo sadık
(08.11.20)
amerika'da bir food truck kulturu var zaten basli basina bir olay, sifirdan pizza yapanlar var sokakta. tr amerika ile yarisamaz.

turkiye'de buyuk sehirleri baz alirsak sifirdan yapilan yemek olarak eskiden maclarda kofte ekmek satarlardi, kozde misir/kestane falan vardir, bir de deniz kiyisi olan sehirlerde balik ekmek olabilir. bir de pazarlarda gozlemeciler falan var.

Onun disinda simit, midye dolma, pilav ustu kuru falan gibi isler senin "street food" kavramina uymuyor anlasilan..
0
cooperr
(08.11.20)
Abi sen zürich te mi yaşıyorsun?muhtemelen yaşadığın şehirden yeterince haberdar değilsin ya da steril bir hayat kurdun kendine ve sana nasıl gözüküyorsa öyle düşünüyorsun.

Her ne kadar zabıta nefes aldırmasa bile hala sokakta harika yemekler var.git bir gün sanayide takıl,akşamüstü bir kahvehanede takıl,şehrin sotelerinde,sapaklarında bir dolan onlarca sokak yemeği göreceksin.ben bulamıyorum diyorsan yaz şehri ben sana söyleyeyim nerede kim var diye,bunuda oraya gelmeden yurtdışından yapayım.bu adamları yemeksepetinde göremeyince bizim şehirde yok deme.sizin şehirde arabada kelle satan bir dayı var misal ama sen onu göremiyorsun.

istanbul un nesini seviyorsunuz diye duyurular oluyor ya seninde dediğin gibi sevdiğimiz yönlenden birisi bu.kendisi yerine gelmeden sırası oluşan seyyar ciğerci var misal.adamın gelme saati belli,o gelmeden çıraklar sıraya giriyor,adam geliyor,sıra bittiğinde ciğer bitmiş oluyor basıp gidiyor sonra.zamana ayak uyduranı var,adam harika kuplar hazırlıyor evinde,muhtemelen okb hastası bardaktaki katmanlar eşit aralıklarda,en kötü 20 çeşit kupla piyasaya çıkıyor.sanayide ejder meyveli kup satıyor adam
0
duptıs
(08.11.20)
Kilis ve antepde sokakta kunefe yapiyorlar.
0
nax
(08.11.20)
Cunku oralarda insanlar toplaniyor belli bi yere reklami yapiliyor belirli saat araliklari oluyor pazar yeri gibi. Bizim gibi fantezisini seven kisilerin ulasimini kolaylastiriyor.

Burada denk gelirsen yersin. Midyeci bi gun var bi gun yok. Onceki gun iyi satmis meger bugunu tatil etmis sen midiye istiyosun ama yok.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.11.20)
kültürle tabii ki alakalı ama 'street food' kavramının çerçevesini çizmemiz gerekir. TR'de binası olmayan işletmelerde köfte, dürüm, kokoreç, tatlı, kebap, hatta döner, midye vs aklına ne gelirse var zaten???
0
co2s2
(08.11.20)
(6)

diyare için tavsiye

screwedup2
İdrar yolları enfeksiyonu için doktor ULTRACEF adlı antibiyotik verdi. Cuma günü öğlen 1 adet içtim ve gecesinden beri bu problemi yaşıyorum. Hafta sonu olduğu için doktora gidemedim. Evde muz, leblebi, naneli yoğurt, pilav, patates haşlaması gibi çözümler denedim ama hala tuvalette yaşıyorum :) Pil
İdrar yolları enfeksiyonu için doktor ULTRACEF adlı antibiyotik verdi. Cuma günü öğlen 1 adet içtim ve gecesinden beri bu problemi yaşıyorum. Hafta sonu olduğu için doktora gidemedim. Evde muz, leblebi, naneli yoğurt, pilav, patates haşlaması gibi çözümler denedim ama hala tuvalette yaşıyorum :)

Pilotum salı günü önemli bir uçuşum var. Salıya kadar geçmezse büyük problem yaşarım. Verebileceğiniz bir tavsiye var mıdır?

Not: Biraz şiddetli yaşadığım için acile gitmeyi düşündüm fakat gereksiz meşgul etmek de istemedim.
0
screwedup2
(08.11.20)
yurtdisinda pepto bismol diye bir ilac var, baktim turkiye'deki muadili bizmopen imis. ben bir kere denedim sak diye kesmisti. Ama uyariyorum ucunu kacirma, cunku ciddi kabizlik yapabilir.
0
cooperr
(08.11.20)
bana da doktor bizmopen vermişti yanlış hatırlamıyorsam çiğneyerek yutuluyordu.
0
kraldan cok kralci
(08.11.20)
antibiyotikler bunu yapabiliyor.
muhtemelen onun yan etkisi.
doktorunuza söyleyin antibiyotiği değiştirsin ya da ultracef'in yanında diyareyi kesip antibiyotiğin etkisini azaltmayacak başka bir şey versin.
geçmiş olsun.
0
blatta hiberna
(08.11.20)
Kefir için.
0
1917
(08.11.20)
Tedavi edici olarak değil ama ishali en hızlı kesecek reçetesiz ilaç reflor. Doktora danışamazsanız bile eczacınıza mutlaka danışın. Bahsettiğiniz şiddette ishale ev tipi tıpalar pek etki etmez.
0
synax
(08.11.20)
maflor, reflor
0
ya ben lan neyse
(08.11.20)
(11)

Alınır mı?

einszweipolizei
Boyum 180Pamuk olmadığı için o fiyat fazla mı? 400₺, 900’den düşmüş.
Boyum 180
Pamuk olmadığı için o fiyat fazla mı? 400₺, 900’den düşmüş.
0
einszweipolizei
(07.11.20)
hangi fiyat ve hangisi alınır mı?
0
Tochinoshin
(07.11.20)
400 tl yazmayı unutmuşum
Kaban
0
🌸einszweipolizei
(07.11.20)
alınır
0
harry powell
(07.11.20)
İçerik olarak iyi, pamuk olmasına gerek yok

Hiç bir kaban zaten %100 yün olmaz, o şekilde dışarıda yağmuru yerse yamulur, o yüzden farklı ipliklerle karıştırıp dayanıklı hale getirilir

%30 yine iyi bir yün oranı, sıcak tutar. Geri kalanı sırf polyester kullanmak yerine %13 polyamid ile daha dayanıklı hale getirmişler (polyamid polyester e göre daha dayanıklı bir dokuma çeşidi)

Yani içerik olarak bu fiyata bu olur ama tarz olarak beğenmedim :)

iyi bir pea coat / denizci kabanı al bunun yerine
m.zara.com

Fiyat olarak fazla ama tarz olarak bu, yalnız yakaları da biraz daha büyük olsaymış iyi olurmuş
0
freebird5406_2
(07.11.20)
ben zara kadar adi uyduruk kalitesiz bi marka gormedim.

kesinlikle almani onermem cope atilacak paran yoksa.
0
turbo sadık
(07.11.20)
zara kalite degil ucuza $ekilli seyler satiyor.
bence guzel yapistir gitsin
0
cooperr
(07.11.20)
yün de lyocell de doğal ve değerli bir kumaş. 400 lira iyi fiyat, alınır

bu ay indirime girer zara, ama indirime kadar ürün kalmayabilir.
0
PoscheN
(07.11.20)
Zara 3 ay icinde sokulup dagilmasi icin tasarlanmis urunler satar. Bunu bilerek alin, yoksa model olarak guzel bence.
0
msb
(07.11.20)
@poschen neden indirime girer bu ay? ocakta girmiyor mu normalde?

Ben de beğendim ve 400 TL iyi bir fiyat.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(07.11.20)
Bence biraz ince gorunuyor, ayrica omuzlariniz genis degilse, sizi oldugunuzdan daha dar omuzlu gosterecektir, cunku bol kesim bir yapisi var. bence 400 tl bu donemde iyi fakat modelini begenmedim
0
yuzır
(07.11.20)
bence guzel degil.
0
hazen
(07.11.20)
(9)

Doktora yapıp da memnun olan var mı?

kırmızıayakkabılıgargamel
Memnun olan dediğim, halinden memnun olan. Ya ben olmak istediğim yerdeyim ve şu anki konumumdan memnunum diyen var mı?Memnunsanız neden memnunsunuz?Memnun değilseniz neden memnun değilsiniz?Özellikle yurtdışında doktora yapanları merak ediyorum. Ben de ağır bir yüksek lisans döneminde aşırı bunalıy
Memnun olan dediğim, halinden memnun olan. Ya ben olmak istediğim yerdeyim ve şu anki konumumdan memnunum diyen var mı?

Memnunsanız neden memnunsunuz?
Memnun değilseniz neden memnun değilsiniz?

Özellikle yurtdışında doktora yapanları merak ediyorum.

Ben de ağır bir yüksek lisans döneminde aşırı bunalıyordum, daha da devam etmeyeceğim akademiye diye bıraktım ama şimdilerde sürekli bir şeyler öğrendiğimi düşündüğüm o hissi çok özlediğimi fark ettim. Peki değer mi?, diye soruyorum kendime, o yüzden de size sormak istedim.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(06.11.20)
Olmak istediğim yerin ötesindeyim. Ama mutlu değilim. Maddi getirisi beklentim kadar olmadı. Gerçekçi olalım, bilim de para için yapılır. Aç ayı oynamaz.
0
goklerdengelenkarar
(06.11.20)
Oo en sevdiğim konu, önce PHD öğrencilerinin durumunu buraya bırakayım:

The mental health of PhD researchers demands urgent attention
www.nature.com

Kendi açımdan orta halli bir üniversitede yaşam bilimleri doktorası yapmaya çalışıyorum. Parasızlık, saygı görmeme, ülkenin durumu, diğer ülkelere kıyasla yeni birşey ortaya koymanın zor olması, akademideki liyakat problemleri gibi türlü sebeplerle defalarca bırakmaya çalıştım, hala da çalışıyorum ama yerine de bir iş bulabilmiş değilim. Eğer belediyede bir temizlik işleri pozisyonu bulursam hiç düşünmeden bırakıp geçeceğim :)

Düşüncem: Türkiyede maddi açıdan getiri için lisanüstü eğitim yapmamak lazım. Eğer durumunuz iyiyse bilgiye/bilime merak duyuyorsanız o zaman kişisel tatmin için yapılabilir. Diğer türlüsü aşağıdaki gibi oluyor: pbs.twimg.com
0
superior
(06.11.20)
valla ben yurtdışında master yapıp doktorayı burada yaptım. yurtdışında kalıp normal bir iş yapsam daha mutlu olurmuşum sanırım.

bunun dışında kadrom vardı işte doktora yapmam lazımdı, yaptım. burada bilmiyorum öyle bilim milim pek yok. liyakat de pek yok. bakalım uğraşıyoruz...
0
passion rules the game
(06.11.20)
Akademiden kovalayacaksan zaten sansin yok devam etmen lazim. Ama masterda bunaliyorsan zaten akademi insani degilsin buyuk ihtimal.

Ozel sektorden tirmalayacagini varsayarsak bence pek bir avantaji yok, tersine dezavantaja sebep olur diyebilirim. Avantaja cevirebilmen icin cok ni$ bir is bulman lazim, o da lotoyu tutturmak gibi birsey.

Bence master'dan sonra zorlama bir ise gir bir sure calis, eger ilerde okuyacagin tutarsa doktora falan kasmak yerine bir MBA falan cakarsin devam edersin.
0
cooperr
(06.11.20)
@cooper özel sektörde neden dezavantaj oluyor?
0
🌸kırmızıayakkabılıgargamel
(06.11.20)
Türkiye'deki doktora doktora falan değil. Ben girip bıraktım. Mphil gibi bir şey Türkiye'deki PhD.
0
OrangeYellow
(06.11.20)
@kırmızıayakkabılıgargamel

cunku bircok sirketin calistiklari sektorle alakali didisinin didisinin didisini yapmis insana ihtiyaci yok, ustune 30 yasina kadar kitaplarin arasinda kaybolmussun gercek hayat deneyimin yok, bu arada coluk cocuga karismis olabilirsin belirli bir para beklentin var, sirketler icin kisaca "korkutucu" bir tipsin . Benim gordugum yurtdisinda cogu sirket duz mezun alip kendi yetistirmek istiyor. Benim ilk isimi ararken sirf masterim oldugu icin 10 mulakata girdiysem 5inden red yedim.

2 senedir bosta olan cift master + phd yapmis bir arkadas var, bir ara calistigim sirket adam ariyordu, cocuk ne kadar maas verirlerse versinler baslamaya hazirdi, cvsini benim patrona verdim adam bakti burusturdu cope atti, okula geri donsun dedi. Acikli ama hayatin gercekleri boyle..
0
cooperr
(06.11.20)
Pişmanım. Film çekip sanatta yeterlik yapıp mezun olabilirdim (küçümsemiyorum sadece zaten işim buydu) mezun olan insanların tezlerine baktığımda da hayal kırıklığı yaşıyorum. Bir de gerçekten hak etmeyen fazlaca insan mevcut. yedim bir bok bari hakkıyla yapayım dediğim için 6 yıl olacak hala ama tezim bitemedi.

Vakıf üniversitesinde üç kuruşa çalışıp kendime acıdığım ve sarıldığım dönemlere tez bittikten sonra merhaba diyeceğim için üzgünüm. Ailem olmasa büyük ekonomik sıkıntılar içindeydim çünkü tezi bitirmek adına o üç kuruş kazandığım işimi bıraktım. Bir yolunu bulup postdoc ile yurtdışına gidip daha ne kadar hayatımın içine sıçabilirim düşüncesi de beni terk etmiş değil.

Yine de sorsalar bunları bile bile doktora yapar mısın diye. Evet derdim. Pişman olsam da bu süreci yeniden bile bile yaşardım. Büyüttü, olgunlaştırdı ve çok şey kattı.
0
Corpsebridee
(06.11.20)
doktora maddi getiri için yapılan bir şey değil zaten. sevmeniz lazım. çok sıkıcı bir kitabı okuyun mesela. en az 5, 6 yıl harcıyorsunuz ve benzer kitapları okuyorsunuz, üzerinde çalışıyorsunuz. böyle bir şey olur sevmezseniz. onda bile zorlu oluyor çünkü sürekli aynı konudan sıkılıyorsunuz. başka bir şey yapmanıza vakit kalmıyor.

çağrı mert'in sinan canan'la bir söyleşisi vardı. ona baktım geçen gün. çocuğa sonuna kadar hak veriyorum. tatil yok, bununla yatıp kalkmanız gerekiyor, ben günde mesela 10-15 saat çalışıyorumdur rahat. böyle bir hayat.

genellikle olumsuz yönlerini yazdım ama çok sevdiğiniz bir konu olursa motivasyonunuz artıyor. bu da sizi daha çok çalıştırıyorsa ve sonunda başarı elde ediyorsanız güzel. türkiye'de insanlar genelde askerden kaçmak, iş bulamadıkları için veya işten kaçmak için doktora yapıyorlar. yani gerçek bir akademi, bilim aşkından değil. bu arada ben türkiye'de yaşamıyorum.

türkiye'de bazı bakımlardan daha zor bazı bakımlardan daha kolay. mesela akademik açıdan o kadar zor değildir (aşağıdaki linkten bakabilirsin) ama bürokrası ve gereksiz işlerle uğraşmak zordur. yurt dışında ise tam tersi gereksiz işlerle, bürokrasiyle, kalitesiz insanlarla uğraşmazsın ama akademik açıdan daha zordur.

şu duyuruda süreci anlatmıştım;
www.eksiduyuru.com
0
Sour
(06.11.20)
(1)

Sözlükten bitzuist

mysql34
Sözlükten bitzuist'e benim yerime mesaj atabilir misiniz, ekşisözlük hesabım yok mesaj atamıyorum
Sözlükten bitzuist'e benim yerime mesaj atabilir misiniz, ekşisözlük hesabım yok mesaj atamıyorum
0
mysql34
(06.11.20)
mesaj attim silme
0
cooperr
(06.11.20)
(9)

Bu sıva çatlağı mı?

matilda
Selam herkese, Bizim bina 35 yıllık. 2 sene önce taşındık biz. Bakıldığında bina bayağı sağlam duruyor. Kolonlar kalın kalın. Salonun arka tarafında ortada görüntüyü etkileyecek kadar ortada kalan bir yerde bir kolon bile var yani bayağı kolon var iyi gibi duruyor. Lakin bizim salondaki 2 kolonda (b
Selam herkese,
Bizim bina 35 yıllık. 2 sene önce taşındık biz. Bakıldığında bina bayağı sağlam duruyor. Kolonlar kalın kalın. Salonun arka tarafında ortada görüntüyü etkileyecek kadar ortada kalan bir yerde bir kolon bile var yani bayağı kolon var iyi gibi duruyor.
Lakin bizim salondaki 2 kolonda (biri bayağı kalın bi kolon) bu şekilde çatlaklar var (fotolar ekte) yakın çektiğimi ben kazıdım bıçakla. Bıçakla daha fazla kazıyamıyorum. Bıçağın ucunu sokuyorum biraz ama minicik giriyor daha çatlak olsa girer miydi bilemedim.
Bu arada bizim evi boyayan dangalak 90 metrekare evi yarım günde boyadı. Boyadan da kaynaklı olabilir belki. Bu kolonun olduğu yerin tam üstünden üst komşunun evine su basmıştı. Kolondan da su aktı haliyle o da boyayı kaldırmış sıvaya zarar vermiş vs olabilir. 2 aylık evliydik bu olduğunda.
Siz ne düşünüyorsunuz bu deprem yüzünden çok korkmaya başladım.
0
matilda
(05.11.20)
bıçakla kazıma al eline bi tane çekiç pıt pıt pıt sivri ucuyla hafif hafif vurarak dök. öyle görürsün.

ya da elleme çek fotosunu yönetime bildir, bi şekilde inceletsinler. komple apartmanı, kimin evinde ne çatlak varsa yoksa.
0
killerbee
(05.11.20)
bunun sıva çatlagı olup olmadıgını böyle asla anlayamayız. uzman birinin sıvayı kazıyıp arkasına bakması lazım.
0
limonlu eksi
(05.11.20)
Bir kaç fotoğraftan bunu anlamak mümkün değil. İmkanınız varsa lütfen eski evde oturmayın.

Sıvalarda bu tip çatlaklar olabilir ancak bunların taşıyıcı sisteme zarar verip vermediğini detaylı bir incelemeyle anlayabiliriz.
0
sylr
(05.11.20)
Orada çatlak olsa da olmasa da deprem açısından 35 yıllık binada oturmak riskli.
0
roket adam
(05.11.20)
su veya rutubet kaynaklı çatlak böyle olmaz, daha kabarma gibi olur. kaldı ki bir kere su almayla sıva yine kabarmaz. bir de zaten önce dışa bakan duvarlarda başlar bu tarz kalkmalar.
sert bir şeyle çatlağın tam üzerine değil de sağına soluna vurarak sıvayı dökmeye çalışın. kolayca dökülmüyorsa daha çok endişelenebilirsiniz.
0
ensar
(05.11.20)
Kolon çatlamadan o sıva kolay kolay öyle çatlamaz. Kaldı ki sıva çatlağı diyelim, sıvayı o kadar çatlatacak nem ortamı ne demir bırakır ne çimento. Uzmanı değilim.
0
pass
(05.11.20)
sivanin soyulup betona bakilmazi lazim.
"kolonlar kalin" gibi gozlemler pek birsey ifade etmiyor.
"Bina 99'dan once yapilmissa boktandir" iddiasina katilmiyorum kesinlikle, bina kalfa isiyse depremden once sonra fark etmez sikinti cikabilir. Ulkede 450bin muteahhit varmis, bunlarin yarisindan cogunun kopek kulubesi yapamayacak kalibrede oldugunu unutmamak lazim.
0
cooperr
(05.11.20)
www.emirhanaydin.com.tr:~:text=Kolon%20%C3%87atlak%20Tipleri,kolonlarda%20meydana%20gelen%20d%C3%BC%C5%9Fey%20%C3%A7atlaklard%C4%B1r.

yalova.csb.gov.tr

Binanın farklı oturmasından ötürü oluşan çatlaklar veya deprem çatlakları olsa 45 derecelik çatlaklar olarak kendini gösterir. genelde kolon kiriş birleşim yerlerinde yani deprem momentinin(eğilmesinin) maksimum olduğu yerde olur. düşey yük çatlağı olmadığını, sıva çatlağı olduğunu ümit ediyorum.
0
trixi
(05.11.20)
fotoğraflar konusunda emin olamadığım için ortalığı bulandırmak istemiyorum ama yukarıda kolon çatlamadan sıva kolay kolay çatlamaz yazmış bir arkadaş, alakası yok. tam tersi. sıvalar deplasmana karşı koyamaz haliyle ve aşırı kırılgan olur. sıva çatlağı olması gayet de beklenen bir durum yani.
0
ben de
(06.11.20)
(18)

en kucuk kac yasinizi hatirliyorsunuz?

exlibris
ben bes yasindaki bazi olaylari hayal meyal hatirliyorum ama her seyi hatirlamiyorum.depremde kurtarilan ayda sanirim dort yasinda ve annesini depremde kaybettigini hatirlar mi ileride? umarim hatirlamaz cunku cok aci.
ben bes yasindaki bazi olaylari hayal meyal hatirliyorum ama her seyi hatirlamiyorum.

depremde kurtarilan ayda sanirim dort yasinda ve annesini depremde kaybettigini hatirlar mi ileride? umarim hatirlamaz cunku cok aci.
0
exlibris
(03.11.20)
2,5 tan kesitler var. 2 halinden fotoğraf hatırlıyorum, video akış şeklinde değil.
3ten sonrası çok net.
0
rewlack
(03.11.20)
Kız kardeşimin yeni doğduğu zamanları annemin kucağındaki, kundaktaki hallerini hatırlıyorum. Aramızda 2 yaş 9 ay var.
0
battal gemalmaz
(03.11.20)
4 5 den epey sey hatirliyorum, 3 yasimdan imajlar halinde belli belirsiz seyler var...
0
hewit
(03.11.20)
ben 5 yaşımdaki bi olayı çok net hatırlıyorum, annemle camdan dışarı bakarken anne ben ne zaman okula gideceğim diye bir diyalog geçmişti
0
nahtoderfahrung
(03.11.20)
Babam elimi tutmuş, Kahramanmaraş’ta meydanda yürüyoruz, yaz günü dondurma alıyoruz. Külahı falan hatırlıyorum. Dondurma tabii ki Maraş dondurması.3-4 yaşlarında olmalıyım.
0
stewie
(03.11.20)
Pardon, daha eskisi var. Kardeşim yeni doğduğunda ikimizi birden sünnet ettiler. O günün neredeyse tamamını hatırlıyorum. Travma ile dolu bir gün. 3 yaşındaydım.
0
stewie
(03.11.20)
2-2,5'tan kesitler var, üçten sonrası çok net +1
0
blatta hiberna
(03.11.20)
2 yaşımda tuvaletimize sıçan yeşil bi canavar görmüştüm rüyamda onu hatırlıyorum. Yattığım yeri falan hatırlıyorum. Ama bende de kare kare bunlar.
0
msb
(03.11.20)
0 3 yaş arası yaşadığımız evden bulanık birkaç fotoğraf karesi hatırlıyorum. Ama yaş bilmiyorum.
3 6 yaş arası yaşadığımız evden daha net biraz daha fazla fotoğraf karesi. Birkaç tane de video kayıt hatırlıyorum.
En net başını kıçını olay örgüsünü hatırladığım olay 01.05.1994 fenerbahçe samsunspor maçı. Dayımla Gultepe den çıkıp Kadıköy e gidişimizi hatırlıyorum.
0
allah yazdiysa bozsun
(03.11.20)
2 veya 3'e dair 2-3 şey var, ama sanki bazılarında koku da var gibi? ses hiç yok.
3-4 arasından 10-20 anı çıkar
5ten sonrası var.

ilginç olan 2-3 yaşımdan hatırladığım bazı şeyler, daha sonradan unuttuğum şeylerden daha önemsiz. seçebilsem onları seçerdim
0
owaki
(03.11.20)
1.5
0
orpheus
(03.11.20)
bi unutkan benmiyim ? ortaokulu zor hatırlıyorum. ilkokul hayal meyal.
0
cptxxx
(03.11.20)
malesef hatirlar.
3 yasindan fotograf kareleri var aklimda.
4'den sonra kucuk kucuk videolar ama 720 dpi
5'den sonra full hd, daha uzun videolar...
0
cooperr
(03.11.20)
6dan kısa bir anı
0
jelly bear
(03.11.20)
6 yaşımı, anaokulu zamanlarımı.
0
nothing in my way
(03.11.20)
1.5'tan 2-3 kare var zihnimde.
0
1bir1bir1
(03.11.20)
Hatırladığım en eski şey 2 yaşıma ait. Yaşımın iki olduğunu bilmiyordum tabi. Elimde o güne ait bir fotoğraf var, ordan çıkarabiliyorum.
0
synesthesia
(03.11.20)
2.5 yaş. ondan sonra 8-9 yaş.
tabi ki 2,5 yaş travma olduğu için hatırlıyorum.
dedemin köyündeki evindeydik. ev yanmıştı.
bizi karşı bahçeye çıkardılar. ahırda hayvanlarımız vardı. eşeğimiz canhıraş bağırarak tekmeleyip ahırın kapısını açıp kaçmıştı ve yanıyordu.
hala sesleri kulaklarımda.
travmalar unutulmuyor.
0
ankara06
(03.11.20)
(6)

Depreme dayanıklık testi ektedir. Yorumlayabilecek?

KukLa
Merhaba arkadaşlar,Ailem çok eski bir sitede (sanırım apartmanlar 55 - 70 yaşı arasında toplam 40 tane 5 katlı aynı apartman var) oturuyor. Apartmanlar 5 katlı en alt katta bodrum var. Asansör yok. Bursa hürriyet mahallesinde. Yan apartmanda oturan birisi depreme dayanıklılık testi yaptırmış. Sonuçl
Merhaba arkadaşlar,
Ailem çok eski bir sitede (sanırım apartmanlar 55 - 70 yaşı arasında toplam 40 tane 5 katlı aynı apartman var) oturuyor. Apartmanlar 5 katlı en alt katta bodrum var. Asansör yok. Bursa hürriyet mahallesinde. Yan apartmanda oturan birisi depreme dayanıklılık testi yaptırmış. Sonuçlarını annem almış ancak sonuçlardan ben hiç bir şey anlamadım.
Anlayan arkadaşlar bu sonuçları yorumlarsa sevinirim.
Ekteki fotolar net görünmediği için upload ettim. Aşağıdadır.
ibb.co
ibb.co
0
KukLa
(02.11.20)
Beton kalitesi 3lerden 14lere kadar çıkmış, bu iyi bir şey değil tabii. Bu betonun bir bakıma gücünü gösterir.
Su an C25-C30 beton kullanılıyor, sizinki C3 ya da en iyisi C14 olarak gözüküyor, düşünün yani...
Kolon boyutları kötü olmamakla birlikte bu verileri aslında bir inşaat mühendisi yorumlamalı. Ben mimar olarak durumun pek de iyi olmadığını söyleyebilirim.
Ama dediğim gibi asıl yorumu bu konuda deneyimli bir inşaat mühendisi yapmalı.
0
thesL
(02.11.20)
İnşaat mühendisiyim.

Beton dayanımı standart sapması yüksek, yani üniform bir değer tutturamamış müteahhidiniz. Betonun elle karılmasından zaar. Minimum C20 olaydı iyiydi. C20 beton karakteristik(hadi nominal diyelim ona) basınç dayanımı 20MPa(20N/mm2-2000ton/m2) olan beton demek. Yönetmelik ise minimum C25 diyor. Sizdeki değerleri görüyorsunuz. Maalesef o zamanlarda inşa edilen bir bina için normal değerler sizinkiler.

Donatı boyutları fena değil. Betonarme kolonda min. 14mm çap yeterli görülür. Donatıları "röntgen" çekerek okudularsa çap değeri ne kadar hassastır bilemeyeceğim. Maalesef o yıllarda inşa edilmiş bir bina göz önünde bulundurulduğunda donatılar nervürlü değil düz donatıdır diye öngörüyorum. Ayrıca, S113 kolonu için; 5cm'lik kolon olmaz, 50'dir o.

Ben olsam bir saniye düşünmem, kentsel dönüşüm derim kardeşim. Seni panikletmek için söylemiyorum bunu, bil diye söylüyorum.
0
trixi
(02.11.20)
tabii sadece bu verilere bakarak yorum yapmak zor.
beton kalitesinin asagiya dogru indikce aslinda artmasi lazim. sizinki hem azaliyor, hemde degerler berbat otesi denebilecek kadar dusuk. nervursuz demir de kullanilmistir, kolonlarin icine iste elde ne varsa serpistirmisler gibi.

cok riskli bina, matematiksel olarak nasil ayakta durdugunu ispatlamasi guc, ben ispatlayamam allahin takdiri der birakirim. aslinda bu da bir basari okullarda bu nasil oluyor diye okutulmasi lazim.

betonarme enteresan bir sistem, ne kadar sacmalarsan sacmala ayakta duruyor bir sekilde, taki sallanana kadar.
0
cooperr
(02.11.20)
Ayakta durur yahu, 5 kat desen, kat başına 2t/m2 al, kolon yük alanı hadi 10m2 olsun, kolon başına 100t gelir. Beton kalitesi C5 olsa 0.5x0.5 kolon 125ton düşey yük taşır.

Evet cooperr haklı aslında. Düşey yük altında bile güvenlik çok yüksek değil maalesef. Duvarlar filan belli ölçüde yük taşıyor ne de olsa.Onlar da yardımcı oluyodur.

Ya kusura bakmayın, gülüyoruz ağlanacak halimize.
0
trixi
(02.11.20)
Burası toplam 40 blok 25 dönüm bir yer
Bir deprem olursa çok büyük bir kayıp olacak demek allah yardımcımız olsun. Biran önce taşınalım..
0
🌸KukLa
(02.11.20)
ulan hep diyordum demek.dogruymus. grobetonla da binayi ayakta tutarsin ama depremde yikarsin diye.

sizin beton kaliteniz bizim tesviye icin kullandigimiz betondan bile daha dusuk. benim binamda su an 45'leri goruyorum.
o evde durmanizi hic ama hic tavsiye etmem ve inaniyorum ki 30 yildan eski binalarin cogu da boyledir.
0
turbo sadık
(02.11.20)
(7)

ucuz mu insan hayatı bu kadar

sonsuzdejavu
Maalesef yaşadığımız lanetlenmiş topraklarda çok ucuz!İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, depremde yıkılan binaların tamamının 99 yılından önce ruhsat almış yapılar olduğunu, yapılan gözlemlerde binaların yapımında deniz kumu kullanıldığı ve demir donatı alanlarının zayıflıklarıyla ilgili
Maalesef yaşadığımız lanetlenmiş topraklarda çok ucuz!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, depremde yıkılan binaların tamamının 99 yılından önce ruhsat almış yapılar olduğunu, yapılan gözlemlerde binaların yapımında deniz kumu kullanıldığı ve demir donatı alanlarının zayıflıklarıyla ilgili tespitlerinin olduğunu aktardı. Soyer, "Zemin katta kolonu market yapmak için, spor salonu yapmak için kesmişler" dedi.



İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, yıkılan bütün binalarla yaptıkları tespitleri paylaştı. Soyer, tamamı 92 ile 99 yılları arasında ruhsatlandırılmış yapıların ticarethaneye çevrilmiş zemin katlarında kolon kesmek gibi deformasyonların tespit edildiğini söyledi.

Yıkılan binaların 99 yılında çıkarılan yapı ruhsat yönetmeliğinden önce yapıldığını belirten Soyer, “Yapılan ilk gözlemlerde deniz kumunun kullanıldığına dair veriler var elimizde. Demir donatı alanlarının zayıflığıyla ilgili bilgiler var. Hatta yapı deformasyonuyla ilgili zemin katta örneğin kolonu market yapmak için, spor salonu yapmak için kesmiş” diye konuştu.
0
sonsuzdejavu
(02.11.20)
Tunç Soyer ne kadar da güzel kollamış akp'yi de chp'yi de.

Ayrıca şuraya alıntıladığın 3 paragrafta da aynı şey yazıyor, 3 paragraf edecek bir bilgi yok burada. Bilmem farkında mısın.

Daha 3 gün önce 29 ekim CUMHURİYET bayramını kutladık. Cunhuriyetin ne demek olduğunu biliyor muyuz sence?

Yapılan işlerin denetiminin halkta olması ve halkın en ufak bir zaafiyet bile göstermeden hakkını araması, yanlışı düzeltmesi, haksızlığı adalet yoluyla yok etmesi demek. Halkın üzerinde bir gücün olmaması demek. Bizim durumumuz ne? Biatçılık, menfaatperestlik, atalet. Ondan sonra burada bu başlıkla sorular sorulur tabii.

Ülkenin gidişatının düzelmesi için büyük bir mücadeleye ve pek çok kayba hazır olmak lazım. Çünkü bu bir akıl ve ahlak savaşı olur artık.
0
1bir1bir1
(02.11.20)
Bireysel önlemler çözüm getirmez. Bu kadar ahlakını kaybetmiş insanın olduğu yerde kimseden vicdan yapmasını bekleyemezsin. Önlemin kurumsallaşması, devlet eliyle alınması lazım.

AKP suçludur demiyorum. Ancak AKP, CHP, MHP, HDP, ... hangi parti olursa olsun bu işin üstüne düşmeli ve önlem alınması için her şey yapılmalı. "Biz önerge verdik reddedildi" de bahane değil bence. Bayraklı belediyesi bina için oturulmaz yazısı vermiş. Nasıl o binada insanların oturmalarına müsaade ediliyor o halde?

Daha Elazığ-Malatya depremi üstünden 1 yıl geçmedi. Ne çabuk unuttuk?

Derhal önlem alınmalı. Derhal.
0
himmet dayi
(02.11.20)
Ben de anlamıyorum; çürük tespiti yapıldıktan sonra, bunun ilgili yerlere ihbar külfeti olmalı. Süre vermek bile saçma bu konuda, balkon kapatmak değil ki bu, insan canı için risk diyorsun. Bir saat bile beklemeden o apartmana kilit vurulmalıydı tespit yapıldıktan sonra. Ama yok.
0
her giriste sifresini unutan adam
(02.11.20)
evet ucuz ve o yuzden mudahale edilmiyor, is allaha havale edilmis vaziyette. bugun sahit oldugumuz aslinda 50'lerde baslayan, "benim memurum isini bilir" ile ivme kazanan ve son 20 senede iyice zirve yapan ahlak cokuntusu, binalar sembol.

binalarin cokmesini engellemek kolay, bilinen sistemler zaten marsa uydu yollamiyorsun. ahlak cokuntusunun ise nasil duzeltilecegi konusunda hicbir fikrim yok ve ahlak duzelmeden bir seyin duzelecegine dair umitlerim de kaybolmus vaziyette.
0
cooperr
(02.11.20)
buna neden bu kadar şaşırıyorsunuz anlamadım mütaahitler nasil bu kadar hızlı zengin oldu sanıyorsunuz çengiz limak ağaoğlu vs.....

kadıköy avcılar beşiktaş gibi denize kıyısı olan bütün ilçelerin binaları deniz kumundan yapılmıştır çünkü tuzlu kumu yıkamak büyük masraftır , çimento kum demir gibi inşa malzemeleri bulmak 70-80 li yıllarda çok kolay değildi bu ilçelerdeki evlerin çoğu bu yıllarda yapıldı masrafı kısmak içinde denizden kum çektiler yıkamadan bina yaptılar 7 lik bir depremde hepsi yıkılacak bir çok insan ölecek ve kurtarılmasıda bir hayli zor olacak böyle bir depremde istanbulun yarısının öleceğini tahmin ediyorum

dolayısıyla aynı şey izmirin denize kıyısı olan ilçeleri içinde geçerli eski yapı ise kesin deniz kumudur sebebide istanbul ile aynıdır

ali ağaoğlunun itirafları
www.hurriyet.com.tr

ali ağaoğlununda dediği gibi sanki sebebi kendi değilmiş gibi...
"deprem olursa istanbul'a ordu bile giremez, ölen şanslıdır"
0
baknedicem
(02.11.20)
bunu bilmiyordum ama nacizane fikrim tunc soyer'de suclu. oyle benden once yapilmis, aha bakin belgeler! diyecek bir durum yok. sen belediye baskaniysan bunlari depremden sonra paylasmak is degil. oncesinden tespit edip onlem alacak yada almaya calismak icin mucadele gosterecektin.
0
buenosdias
(02.11.20)
Bizim ülkemizde ucuz maalesef
0
mezarkabul
(02.11.20)
(12)

laptop alacağım. çok fikir lazım. (lenovo ve asus)

sanat guresi
bundan önceki emektar sony vaio'mu 12 yıldır kullandım. şimdi aklımdaki markalar lenovo ve asus.genelde ofis ve eğitim işi için kullanacağım. film izlerim. özellikle online eğitimler için kamera zorunlu. arada belki oyun oynayabilirim. yine de iyi bir ekran kartı olsa iyi olur. ama render'dir, ya da
bundan önceki emektar sony vaio'mu 12 yıldır kullandım. şimdi aklımdaki markalar lenovo ve asus.

genelde ofis ve eğitim işi için kullanacağım. film izlerim. özellikle online eğitimler için kamera zorunlu. arada belki oyun oynayabilirim. yine de iyi bir ekran kartı olsa iyi olur. ama render'dir, ya da çizimdir, bunlarla işim olmayacak.

1- lenovo tavsiye edilir mi? aklımda özellikle flex veya yoga serisi var. asus zenbook da baktım ama kafama yatan bulamadım şu ana dek.

2- amd ryzen işlemcileri nasıl? hiç kullanmadım.
0
sanat guresi
(30.10.20)
ben lenovo ideapad 500'ümle 6. yılıma giriyorum ve çok mutluyum. lenovo alırken önyargılıydım ama aldıktan sonra çok sevdim.
0
mg3929
(30.10.20)
elimde asus amd işlemcili ve lenovo i3 işlemcili 2 adet laptop var. her ikisi de ağır şartlarda kullanıldı (yüksek nem , kum , deniz , kola, bira, çocuk) her ikisi de gayet sağlam ve sorunsuz bilgisayarlar.

şuan asus olana SSD hard disk taktım ve 8 gb ram yaptım. bir ara da 150 tl gibi bir rakama bataray değştireceğim . zincirle tutuyorum aleti , autocad, sketch-up gibi programlarla çalışıp render alabiliyorum. :)


Not: lenovo 7-8 , asus 6-7 senelik :)

burada ne amaçla kullanacağınız önemli.
0
janavarorion
(30.10.20)
Bütçenize bağlı tabi ama benim önerebileceğim üç seri var.

Lenovo ThinkPad
Dell XPS
MacBook Pro

Bu üç seri de pahalıdır. ThinkPad biraz daha ucuza bulunabilir sanırım. Ancak bence bir on sene daha kullanayım derseniz seçeneeriniz bunlar.

Ryzen 4. nesil mobil işlemcileri çok iyi. Bulabilirseniz alın.
0
synthetic a priori
(30.10.20)
yakın çevremde iki adet daha lenovo kullanan ve memnun olan şahıs var. ama sözlük'teki lenovo marka laptopların çöp olması başlığı kafamı karıştırıyor. şimdi az önce grubun birinde sorduğumda yine "bulaşma" dedi birisi.

dediğim gibi abartı bir işlem yapılmayacak alet üzerinde ama almışken de ortanın biraz daha üstü olsun ve uzun süre götürsün istiyorum.

thinkpad'in methini duydum yine sözlük'ten. ona bakayım. elimin altındaki ödünç macbook air sırf iki program açıkken power tuşuna bastığım için cortladığından macbook'lara yaklaşmayacağım.

ryzen 4 göremedim şimdilik ama 5 ve 7 nasıl laptoplar için?
0
🌸sanat guresi
(30.10.20)
lenovonun thinkpad serisi çok övülüyor, bütçem yetseydi kesinlikle alacaktım ama 1 ay önce 5100 liraya ideapad serisinden bir tane aldım.
0
rose parks
(30.10.20)
Marka bazında şu iyidir şu kötüdür demek çok saçma. Her markanın iyi serisi ve kötü sayılabilecek serileri var. Genelde iyi serileri çok para demek. Bizim insanımız üç kuruş para verip çok şey istedikleri için böyle yorumlar ortaya çıkabiliyor. Mesela 5-6 bin lira çok para gibi ama baktığınız zaman 500-600 dolar sadece. Amerika'da giriş seviyesi bile olmuyor bu fiyatlar.
0
synthetic a priori
(31.10.20)
1. lenovo berbat bir laptop. oyun oynamayı unut. satış sonrası hizmeti de var diyorlar ama tüm sorunları (bayağı sorun çıkıyor) kendim çözmek zorunda kaldım. hiç bir derde deva olmuyorlar. asus teknik servisi de aynı. bir kere teknik servise düşerseniz o laptop çöp olur.
0
tururo
(31.10.20)
@synthetic a priori, tururo: sorumda belirttiğim (flex, yoga, zenbook) gibi ve thinkpad ve xps örneklerinde de seri önerilerine de açığım. zaten laptop'u da yurt dışından edineceğim için servis işi baştan yalan olacak.
0
🌸sanat guresi
(31.10.20)
başka marka önereyim.
dell düşündünüz mü?
performans/fiyat olarak lenovoyu tokat manyağı yapar.
0
tururo
(03.11.20)
@tururo, evet, dell xps önerisi geldi ama lenovo'yu performans olarak tokatlıyor olabilir ama maalesef fiyat olarak değil.
0
🌸sanat guresi
(07.11.20)
@sanat guresi
elbette daha pahalı ancak verdiğiniz parayla aldığınız performans lenovo denen çekikgöz çöpünden çok daha iyi.
daha önce bir lenovo kullandım (harita modelleme-oyun kadar zorlamasa da kaslı bir bilgisayar isteyen bir iş). ömrü garanti süresi kadar oldu. garantisi bitmek üzereyken sattım. yerine aldığım monster ise adı gibi 4 yıldır tıklamadı.
bu günlerde alacağınız hiç bir bilgisayarın 12 yıl dayanacağını sanmıyorum. ama (biraz pahalı olsa da) üst düzey bir bilgisayarla makinenin ekonomik ömrünü tamamlayabilirsiniz.
0
tururo
(08.11.20)
eskiden bir thinkpad eskittik, 5 sene babam 5 sene ben kullandim servis yuzu gormedi ama son zamanlarinda performans olarak surunuyordu. Artik thinkpadlarin kalitesi ayni mi bilmiyorum, degil diye duydum.

Benim de tavsiyem Dell olur, kuzey amerika'da okullarda ve isyerlerinde agirlikli olarak dell kullaniliyor, adamlar domine etmis piyasayi. Bayagi hor kullaniyoruz ama laptoplar 4-5 sene rahat goturuyor.

PC olmasi gerekmiyorsa bir baska tavsiyem de macbook air olur. 6 senedir kullaniyorum sikinti yok ki ilk senesi disinda cok iyi baktigim soylenemez.
0
cooperr
(08.11.20)
(5)

Maaşlı işsizlik.

ismim ibrahim
Meslek geregi 5 aydir maaş alıyorum ama iş yapmıyorum. Yani " yattigimiz yerde 5k lira verseler de hic çalışmasak" diye fantezi kurulur ya, aynen o geldi başıma ama canim cok sıkılıyor. Kitap okumak dizi izlemek vs disinda bisey de yapmıyorum. Var mi tavsiyesi olan ?
Meslek geregi 5 aydir maaş alıyorum ama iş yapmıyorum. Yani " yattigimiz yerde 5k lira verseler de hic çalışmasak" diye fantezi kurulur ya, aynen o geldi başıma ama canim cok sıkılıyor. Kitap okumak dizi izlemek vs disinda bisey de yapmıyorum. Var mi tavsiyesi olan ?
0
ismim ibrahim
(29.10.20)
Her maaşta belli bir miktar vereceğin fakir aile arayabilirsin yakın çevrende. Onlar da sevinmiş olur böyle bir işsizliğe .
0
Erva
(29.10.20)
Meslek ne çok merak ettim? Evde bi enstrüman çalmayı deneyebilirsin.
0
mg3929
(29.10.20)
niye fakirlere veriyor kendi parasını ben de onu anlamadım. boş zamanın çoksa kendini geliştirecek şeyler yap. borsa takip et, bitcoin, emlak piyasası, oto alım satma vs. boş vakit ve sabit gelir benim en büyük hayallerimden. belli bir zamandan sonra çalışmak zorunda kalmamak için alternatif gelir kapıları yaratmak için birebir uygun bir dönemdesin.
0
papuayenigine02561
(29.10.20)
Benim oyle bir zamanim olsa butun enerjimi bir dil ogrenmeye ya da elimdeki yabanci dili cilalamaya harcardim.
0
cooperr
(29.10.20)
Şu süreçte sadece 2 ay evden çalışabildim. Hayatımın en verimli dönemiydi. Gece 3'e kadar ilgi duyduğum şeyde kendimi geliştirdim. Sabah mesai başlamadan 1 dakika önce uyandım. Ne işimi aksattım ne uykusuz kaldım. Harcamam azaldı, içtiğim sigara azaldı, stres seviyem inanılmaz düştü, yediğime içtiğime daha çok dikkat edebildim.. şu kötü oldu diyebileceğim tek bir şey aklıma gelmiyor.

İçinde bulunduğun durumdan bir fayda sağlayabilmek ve bunun farkında olmak bence çok önemli.
0
IncredibleMau
(29.10.20)
(11)

Camasir kurutma makinesi kullananlar

rayde
Neleri kurutuyorsunuz?Hayatimda daha once kurutma makinesi kullanmadim yeni aldim da. Neye elimi atsam kurutma makinesine atilmaz ibaresi var urunlerde. Onu kurutma bunu kurutma neyi kurutcaz biz simdi? Nevresimde bile kurutmaya atmayin diyo. Evin ortasina serceksem kurusun diye, niye aldim ben maki
Neleri kurutuyorsunuz?

Hayatimda daha once kurutma makinesi kullanmadim yeni aldim da. Neye elimi atsam kurutma makinesine atilmaz ibaresi var urunlerde. Onu kurutma bunu kurutma neyi kurutcaz biz simdi? Nevresimde bile kurutmaya atmayin diyo. Evin ortasina serceksem kurusun diye, niye aldim ben makineyi ..
0
rayde
(28.10.20)
Sentetik kumaşlar (spor giysileri genelde) hariç herşeyi kurutuyorum.
0
inheritance
(28.10.20)
inheritance +1
0
nonik
(28.10.20)
battaniye hariç her şeyi. battaniye kurutmayı denedik de aletin su haznesi doldu kurutamadı. yoksa onu da atardım. çok çok hassas kazağınız, dikişli nakışlı ürünleriniz yoksa atın gitsin. sentetiğe mi giriyor bilmiyorum ama spor taytları mayo vs de kurutuyorum ben bir sıkıntı olmadı.
0
pardonazbirbaksanız
(28.10.20)
yıkama kurutma bir arada bir makine var bende. etiketinde kurutma makinesinde kurutulmaz yazan" ve çok para verdiğim ürünleri atmıyorum. gömlekleri de asla kurutmam. onun haricinde inheritance +1
bir şeyi kurutacaksam da her zaman hassas kurutmayı seçiyorum. tekstil ürünleri çok narin. yenisi çok pahalı.
faturaya etkisi çok yüksek birde, kullanma kılavuzu verisine göre 6 kW tüketiyormuş. benim ev şantiye elektriğinde. normal evden daha fazla. dolayısıyla çamaşırları biriktirip yıkıyor ve kurutuyorum. ekonomik programları seçiyorum.

ekleme: birde statik elektrik çok fena. şöyle mendiller var. kısmen işe yarıyorlar. www.rossmann.com.tr
0
cliquot
(28.10.20)
Yünlüler ve esneyen kotlar hariç hemen hemen her şeyi kurutuyorum.
Cok kırışmaması için program biter bitmez çıkartın, asilacaklari hemen asın.
0
65 derece
(28.10.20)
Ben yun kazaklar, atkilar vs haric her seyi atiyorum ya. Yunluler cok kotu oluyor :(
0
invictae
(28.10.20)
Yunluler (pek yok zaten) haric her seyi atiyorum +1

zamanim camasirin yipranmasindan daha kiymetli. zaten tonlarca kiyafeti mezara mi goturucem, varsin eskisin.
0
hot potato
(28.10.20)
kazak kesinlikle denemiyorum cok kazagimi yedi meret, onun disinda hersey diyebilirim.
bir de hep en dusuk sicaklikta kurutuyorum her zaman, uzun suruyor ama sikinti yok.
0
cooperr
(28.10.20)
Yün dışında her şey. Yalnız pull and bear basic t-shirt çok çektirdi. Genelde 1.5 saat programda nemli kalacak şekilde kurutup biraz da güneşe asıyorum d vitamini alsın diye
0
makarnacanavari
(28.10.20)
tişört hariç her şeyi atıyorum.
0
spirit crusher
(28.10.20)
benim kurutmada yünlü ve outdoor giysilerin üzerindeki ıslaklığı alma ayarı var.
yünlü programını hiç denemedim, ama kurutmaya girmemesi gereken şeyleri o ıslaklık alma ayarında kuruttuğum ya da nemli hale getirdiğim çok oldu.

her şeyi atıyorum yani.
sadece kurutmaya girmemesi gereken 3-4 nevresimim var, onları atmıyorum kurutmaya hiç.
muhtemelen zarar görürler zaten.
onun dışında normal nevresimleri falan da makinede kurutuyorum.
0
blatta hiberna
(28.10.20)
(2)

Michelin Rainmaster silecek

roket adam
Selamlar, Amazon'da sadece bu silecek satılıyor. Kullanan var mıdır? https://www.amazon.com.tr/Michelin-RainforceTM-MC13924-Universal-Silecek/dp/B07D19FF3B/ref=sr_1_2?__mk_tr_TR=ÅMÅŽÕÑ&dchild=1&keywords=silecek&qid=1603832043&sr=8-2Araç Audi A3. Bir de bunların Bosch'un sileceklerinden farkı var mıd
Selamlar, Amazon'da sadece bu silecek satılıyor. Kullanan var mıdır?

www.amazon.com.tr

Araç Audi A3. Bir de bunların Bosch'un sileceklerinden farkı var mıdır? Yoksa hepsi aynı, al gitsin mi dersiniz?
0
roket adam
(27.10.20)
Michelin in farklı ürünlerini (pompa mesela) kullanıyorum ve memnunum. Silecek kullanmadım ama muhtemelen iyidir. Bosch ayarındadır
0
mezarkabul
(28.10.20)
ben sunlardan kullaniyorum audi icin:
www.hepsiburada.com

en saglam silecek bunlar, senin linktekiler eski tip artik onlar 90larda kaldi.
0
cooperr
(28.10.20)
(4)

İngilizce’de hastane nöbetçisi tek kelimeyle nasıl ifade edilir

bellatrixlestrange
Hastane nöbetçisi kelimesinin ingilizcesini arıyoruz, tam olarak karşılığını bulamadık.
Hastane nöbetçisi kelimesinin ingilizcesini arıyoruz, tam olarak karşılığını bulamadık.
0
bellatrixlestrange
(27.10.20)
"On call" nöbetçi doktorlar için kullanılıyor mesela. Tek kelime değil ama tabii.
0
inawen
(28.10.20)
yanıtı bilmiyorum ama "hastane nöbetçisi" nin türkçe karşılığı ne ki hocam? nöbetçi doktor mu, nöbetçi hemşire mi, hasta bakıcı mı, güvenlik mi?..
0
motosiklet burclu adam
(28.10.20)
Nöbetçi personel diyeyim. Ya siz nöbetçi yerine geçecek bir şey bulun da :)
0
🌸bellatrixlestrange
(28.10.20)
night shift personnel.

on call nobetci ama cagirinca gelen, yani hali hazirda orada olmaz genelde. Mesela acil bir hasta gelir, ameliyata alinacak operator doktoru ararsin gelir halleder gibi.
0
cooperr
(28.10.20)
(3)

Mermer görünümlü masa

cedex
Ekteki gibi, kim yapar?içi ahşap mı yoksa komple mermer blok mu
Ekteki gibi, kim yapar?
içi ahşap mı yoksa komple mermer blok mu
0
cedex
(27.10.20)
mermerci yapar. komple olsa ne kalkar ne de parasina can dayanir. buna once demirci kasa olusturuyor. kaynakli profillerle. daha sonra mermerci gelip mermerini yapistiriyor. ayni hilton tezgahlarini nasil yapiyorsak bunlari da oyle yapiyoruz.
0
turbo sadık
(27.10.20)
tabiiki komple mermer degil yaw :) kaplama, ici buyuk ihtimal ahsaptir.
normal mutfak tezgahi dusun, adam dolap yapmamis ve etrafini tasla kapatmis gibi. dolayisiyla mutfak dolabi falan yapanlar halleder bunu, sececegin tasin cinsine ve buyukluge gore fiyat artar.
0
cooperr
(27.10.20)
benim bildiğim çok ince mermer kaplamalar var onu takıyorlar
0
duyurukullanıcısı
(27.10.20)
(6)

Neden bir çok marka sport suv (coupe) üretmiyor?

avatar is back
Özellikle mercedes’in gle serisi coupe’lerini inanılmaz beğeniyorum. Eşdeğerlerinde de bmw ve audi falan var zaten. Bilmeyenler 2-3 dk izleyebilirler şunu https://youtu.be/w2JT6mmTSJI video harici sokakta falan çok şık görünüyor. Bakıyorum da ne japonlar ne fransızlar, italyanlar üretmiyor. Vw grubu
Özellikle mercedes’in gle serisi coupe’lerini inanılmaz beğeniyorum. Eşdeğerlerinde de bmw ve audi falan var zaten. Bilmeyenler 2-3 dk izleyebilirler şunu youtu.be video harici sokakta falan çok şık görünüyor.

Bakıyorum da ne japonlar ne fransızlar, italyanlar üretmiyor. Vw grubunda ki çoğu markada da yok. Lüks algısı oluşturmaya çalıştıklarından dolayı mı yoksa gerçekten üretilmesi lüks olduğundan mıdır nedir?
0
avatar is back
(27.10.20)
benim görüşüm şöyle. lüks markaların farklı kasalar yaratma olanağı daha fazla. yeni bir kasa yeni bir maaliyet demek. satacak mı satmayacak mı diye düşünmeleri gerekiyor. o yüzden bmw, merc, audi çok düşünmeden pazara sunabiliyor. bu kasa tipinin ilk yaratıcısı bmw. satışları görünce merc ben neden yapmıyorum diyip pazara girdi. audi'de de var sanırım. x6-gle coupe tipinde ve büyüklüğündeki bir aracın sportif ve lüks olması gerekiyor. bunlar da maaliyet çıkarıyor. fransız ya da japonlar sportifliği bir nebze halledebilir ama alman gibi lüks olamaz, kombinleyemez.

suv coupe tarzı ama daha küçük japon araba modelleri mevcut bu arada.
0
false pretension
(27.10.20)
"italyanlar üretmiyor": levante ve stelvio'nun turboları, ferrari bile çıkaracak
"vw'nin çoğunda yok": (audi'yi saymıyoruz hadi) bentayga, urus, macan ve cayenne'in GTS'leri, turboları - VW'nin yüksek performans suv için skoda'yı kullanması tahmin edersiniz ki saçma olur.

devir suv ve kompakt suv devri, ortalık her çeşit suv kaynıyor.

japon pazarı biraz daha farklı, "sport suv" zaten bana kalırsa saçmalık olduğu için doğru hareket eden tek coğrafya uzakdoğu diye düşünüyorum.
0
celeron 300a
(27.10.20)
Dunya piyasasindaki arabalar sadece turkiye'ye getirilen araclarla sinirli degil.
mesela vw grubunun coupe tasarimli SUVsi var - vw atlas coupe
porsche'de cayenne coupe ile piyasaya atladi, vs.
cabrio SUV'ler bile var yahu - nissan murano crosscabriolet (igrenc tabiiki)

bence dis tasarimda ciddi sikintilar var benim hicbiri hosuma gitmiyor, ustune ic hacimleri problemli mesela x6'nin arka koltuklarinda pek kafa yuksekligi yok. SUV'nin olayi genis olmasi, eger luks suv istiyorsan duz gle, x5, cayenne yapistirip gececeksin.
0
cooperr
(27.10.20)
Masserati modelleri de var bu tarz.

Bize gelince, bizde 1.2 Clio joy 180k olmus. Sport suv falan getirmesi aptallık olur bayilerin. Bir de her markanın hitap ettiği kesim farklı. Renault falan sport suv getirse kimse binmez. Çünkü Renault ne kadar iyi bir araç getirirse getirsin markanın yarattığı etki, astsubay aracı maalesef. O yüzden de üretmiyorlar. Adamlar çok çok üstün teknolojiyle müthiş araçlar üretebilir(hatta 1-2 üretiyorlar YouTube ve bayilerdeki ekranlarda görüyorum) ama kimse binmez. Yine premium markaların gerisinde kalır. Çünkü Renault. Filo aracı. Alt sınıf aracı.
0
westblack
(27.10.20)
coupe'ların tasarımı farklıdır, coupe'lara taktığın parçaları diğer araçlarında kullanamazsın bugün megan'ın parçasını clio'ya oradan talisman'a vs taksan iki makyaj yapsan sırıtmaz ama coupe'larda bu işlemiyor.

bu sebeple coupe'lara özel parça siparişi vermen lazım bu masraf demek aynı zamanda fiyatta da çok yukarı çıkamıyorsun ve satın alacak kişi sayısı da az yani baya tehlikeli bir iş aslında coupe üretmek

ya zarar edeceksin yada elinde kalacak

marka prestiji için düşük zararda yapmakta fayda var o sebeple çoğu firma coupe üretmez.

golf için bir kalıp yaptırırsın 300keuro 1milyon adet ürün alırsın, yedek parça satarsın diğer modellerinde kullanırsın

coupe için bir kalıp yaptırırsın 500keuro 10.000 adet belki üretirsin, yedek parça belki satarsın. tek model için geçerli.
0
duyurukullanıcısı
(27.10.20)
sport suç gereksiz bir model. suv'ların bir çok avantajını (geniş ve ferah alan, geniş bagaj, yüksek taban) çöpe atıp, sportif ve büyük görünen ancak ne sportif, ne de büyük olan bir araç yaratıyorsun. gerçek hayattaki kullanımı ve pratikliği yeterli değil, e pazarda çok talep de olmayınca bu pazar biraz tıkanık kalıyor.
benim bildiğim bir çok model var, mesela audi q3 sportback var müthiş bir araç, ancak dediğim gibi yukarıdaki problemleri taşıyor. suv'dan ziyade yüksek bir hb gibi duruyor artık.

Cooper ile aynı şeyleri yazmışım, neyse :)
0
roket adam
(27.10.20)
(14)

sabahları ağız kokusu

taha1907
selamlar, sabahları ne zaman kalksam ağzımın çok pis koktuğunu hissediyorum ve öyle de.. bunu her sabah yaşıyorum, şu anlık bana ağrı veren bir diş ağrım yok. bunu nasıl yok edebilirim ? var mı tavsiyeler.
selamlar, sabahları ne zaman kalksam ağzımın çok pis koktuğunu hissediyorum ve öyle de.. bunu her sabah yaşıyorum, şu anlık bana ağrı veren bir diş ağrım yok. bunu nasıl yok edebilirim ? var mı tavsiyeler.
0
taha1907
(26.10.20)
Sabahları ağzı kokmayan var mı? Herkesin kokuyordur, bir şeyler yemeden de geçmez o koku.
0
aynabugusu
(26.10.20)
yatmandan once agiz gargarasi yap mentollu, alkolsuz olandan kullanmak lazim.
sabah mis gibi kalkiyorsun.
0
cooperr
(26.10.20)
Aksamlari yatmadan dis ipi, sonra fircalama. Tam yatmadan önce de gargara(agiz calkalanmaz gargara sonrasi)
Bir de cok gec yemeyin. Ne zaman tok yatsam agzimda tadla uyanirim.
0
logisticsmanager
(26.10.20)
sabahki ağız kokusu ya diş çürüğü ya sigara kullanımı ya da mide rahatsızlığındandır. bunları bir araştır derim.
0
neira
(26.10.20)
Ben ayak mantarı ile ağız içine yerleşen bakteri gibilerin aynı familyadan olduğuna inanıyorum. Dil içindeki gozeEnek ve yariklara yerleşerek afedersin ama çok pis koku yapiyor lavuklar.
0
fempusay
(26.10.20)
Gece fırça - ip - fırça şeklinde temizlik yapıyorum. 20dk sürüyor ama öyle koku falan olmuyor sabah uyanınca.
Bir de bademciklerine bak belki taş oluşmuştur.
0
catch the arrow
(26.10.20)
Diş taşın varsa temizlettir
0
sta
(26.10.20)
bademcik taşı da olabilir.
0
egokalp
(26.10.20)
diş fırçalama + dil sıyırıcı ile dili temizleme + listerine ile gargara
misler gibi olur.
0
ruby elixir
(26.10.20)
Sinüzit ihtimalini de eleyin isterseniz?
0
balik kraker
(26.10.20)
Benim bu problemim misvakla çözüldü. Nemli bir misvak alıyorsunuz, kuru almayın kullanması zor oluyor. Misvağı narince kullanıyorsunuz ve suda bekletiyorsunuz gün içinde de nemi gitmesin diye ya da buzdolabında. Kullanım videoları YouTube’da var. Tabii hijyene dikkat. Dişlerimi fırçaladıktan sonra misvak kullanıyorum, sabah ağız kokusu olmuyor.

Önceden diş fırçası, diş ipi, ağız çalkalama suyu kullanırdım o zaman da olmazdı ama her gün ağız çalkalama suyu ve ip kullanmak çok da sağlıklı değil diye içim yanardı. Misvak iyi bir çözüm, denemenizi tavsiye ederim, üstelik aşırı ucuz, beğenmezseniz de üzülmezsiniz.
0
damba
(26.10.20)
diş ipi daha önce kullanmadıysanız diş etinizi kanatırsanız sabah pis değil ceset gibi kokar ağzınız.
0
nahtoderfahrung
(26.10.20)
Benim de aynı problemim vardı. Dişlerimin görünmeyen noktalarında ufak tefek çürükler varmış, onları aldı doktor hepsine dolgu yaptı. Ağrım falan yoktu bu arada. Bu işlem sonrası koku tamamen geçti şükürler olsun. Çürüklere baktır.
0
mg3929
(27.10.20)
Her yıl 300 tl'ye kıyıp iyi bir dişçide diş temizliği yaptır. Ayrıca her gece yatmadan önce dişlerini fırçalamadan önce diş ipiyle dişlerin arasındaki gıda artıklarından kurtul. Diş ipi kullanmadan salt fırçalamakla yetinmenin acı sonuçlarını yaşadığımdan beri bunlara özen gösteriyorum, gayet memnunum.
0
dogumdansancili
(27.10.20)
(14)

Parfümünüzün fiyatı nedir

regina phalange
Bir ay önce 300 küsür olan pardüm şimdi 450 olmuş oha. Siz ne kadar veriyorsunuz parfüme
Bir ay önce 300 küsür olan pardüm şimdi 450 olmuş oha. Siz ne kadar veriyorsunuz parfüme
0
regina phalange
(26.10.20)
30 lira en fazla. bargello.
0
diffarentiationation
(26.10.20)
indirimde sephorada 69 euro verdim kalbime iniyordu. Biraz önce anneme krem bakim dedim hediye olarak 990 TL'yi görünce kapadım.
0
margarita
(26.10.20)
En son geçen noel aldiydim, o zamandan beri almadim.
O zaman galiba 30-40 euro civari verdim.
Onun dışında 100ml icin genel sinirim 70-80 Euro arası.
Bazen firsat icin 100lere çıkıyorum ama. Black friday vs zamani özellikle.
0
logisticsmanager
(26.10.20)
limon kolonyası.
pandemi öncesi ucuzdu, şimdi 50 tl oldu şişesi.
0
aslindasorunumpsikolojik
(26.10.20)
Max 200.
0
kickboxer
(26.10.20)
1700’e falan almıştım lv ama 2 yıl oldu. Bitmiyor bir türlü tekrar dolum kaça yaparlar fikrim yok.
0
catch the arrow
(26.10.20)
abercrombie - fierce
simdi baktim $100 olmus buyuk sise, yuh.
0
cooperr
(26.10.20)
kullandigim 2 parfum var ama bunlar oyle gece sunu kullanayim gunduz bu olsun degil. herkes ogrenmis. ck one ve ck be kullandigimi. eskiden ck one burada yoktu 18+ olarak kullanirdik. onu da dayim alirdi ehuhehe.

sonralari abim yurtdisindan gelirken hep parfum getirirdi. sevgilim olunca da zaten kiz arkadasim aldi.

abim ck one kiz arkadasim ck be alir fiks. birisi bitince digerine geciyorum.
simdi kendim alacak olsam dunlop alirdim. yesil kafalilar var cok iyi.
0
turbo sadık
(26.10.20)
Eros pour femme versace 1068 tl şu an sephorada ben 700’e falan almıştım sanırım. Bitmek üzere parfümüm kara kara düşünüyorum ne alsam diye.
0
irene
(26.10.20)
Ben de fierce kullanıyordum, şişesi 100 dolar civarıydı. Azar azar sıkıyorum artık :)
0
roket adam
(26.10.20)
simdi baktim 1.025 tl olmus! ama eskisi kadar cok parfum kullanan biri degilim. aldigim 100 ml edp uzun sure isimi goruyor, o yuzden fiyat/performans olarak iyi diyorum. cunku her seyin fiyati deli gibi artmis durumda
0
sweetoffice
(26.10.20)
benim de 450 lira civarı.

ama ben artık özel/önemli bir yere gitmedikçe bim'de satılan mercy marka parfümü kullanıyorum (15 lira). (rebul üretiyor).

bir de brut aldım, o da 45 lira civarıydı.
0
tabudeviren
(26.10.20)
kalıcılık ve koku olarak orijinalden farksız istediğim marka parfümü 50 ml yaptırıp, 20 TL veriyorum.
0
obscure
(26.10.20)
50 lira
0
all girls dream
(26.10.20)
(26)

Kız çocuk - isim önerisi

üşüdüm üstümü örtsene hande
Amerika'da doğup büyüyecek yeğenime isim arıyoruz, fikir açısından danışmak isteriz. Türkçe ve ingilizcede benzer şekilde söylenen isimler (melisa gibi) yada türkçe+ingilizce bir isim arayışındayız. Önereceğiniz isimlere açığız. Önereceğiniz isimde karar vermemiz halinde ufak bir hediye benden size.
Amerika'da doğup büyüyecek yeğenime isim arıyoruz, fikir açısından danışmak isteriz. Türkçe ve ingilizcede benzer şekilde söylenen isimler (melisa gibi) yada türkçe+ingilizce bir isim arayışındayız. Önereceğiniz isimlere açığız. Önereceğiniz isimde karar vermemiz halinde ufak bir hediye benden size. :)
0
üşüdüm üstümü örtsene hande
(25.10.20)
Maya ( Asıl ve öz, kendi veya yaratılış, Bilgi,İktidar ve güç, Para ve mal anlamları vardır)
0
sta
(25.10.20)
Layla
0
freebird5406_2
(25.10.20)
masal.
0
profesor doktor
(25.10.20)
- Athena
- Daphne
- April
- Cybele
- Gaia
- Leda
- Rhea
0
do you remember me
(25.10.20)
Leyla

Araplar da söyler Amerikalılar da (:
0
damba
(25.10.20)
Rayana
0
iddaaci
(25.10.20)
Selin
0
pudra
(25.10.20)
Ben en cok Maya duyuyorum bu ara yurtdisinda yasayan turk kiz bebek icin
0
hindistan cevizi
(25.10.20)
Deniz/Denise
0
himmet dayi
(25.10.20)
Jasmin
İris
Suzan
0
old possum
(25.10.20)
Jasmin +1


Amerika'da ne kadar uygun olur bilemedim, yazayım yinede;

Erva.
0
put it in your appropriate place
(25.10.20)
şafak olabilir.
0
OrangeYellow
(25.10.20)
yurtdisinda yasayanlarda benim denk geldiklerim de soyle:
Ada, Mira, Lina, Maya, Melisa..
0
Labyrinthe
(25.10.20)
Hale
Hazel
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(25.10.20)
defne (daphne) iyiymiş.
0
etna
(25.10.20)
Abd de yaşayan youtuber bir kadını takip ediyordum. İtalyan asıllı amerikalı biriyle evlendi. Kızına anatolia ismini koydular. İki tarafa da uygun. Hoş gelmişti.
0
lapris
(25.10.20)
selin ve defne en makul iki seçenek bence.
0
blatta hiberna
(25.10.20)
nuriye
0
ya ben lan neyse
(25.10.20)
Melek demeye geldim :)
0
brnbrs
(25.10.20)
Lara
Selina
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(25.10.20)
Melisa, İpek, Selen
0
snd88
(25.10.20)
amerika'da büyüecek çocuğa fak'lı isim konur mu ya? şafak diyen arkadaş şaka yapıyor olsa gerek. erkek olursa da tugay (too gay) veya enes (an ass) koyun bari tam olsun, okul hayatı dertlerle geçsin.

celine isimli bir arkadaşım vardı, anası türk, babası yabancı, kendi de türk aslında. ben adının selin değil de celine olduğunu yıllar sonra öğrendim hatta.
0
kibritsuyu
(25.10.20)
Amerika'da buyuyecekse amerika'da buyuyecek gibi bir isim koyun. Sirf Turkiye'deyken yadirganmasin diye Amerika sartlarinda garip bir isim koymayin. Masal falan ne yani. Ne bileyim veya Lina... bu isim hem Turkiye icin sakil duruyor hem de Amerika'da anlamsiz.

Sarah, Olivia, Julia, Emily falan yardirin bence.
0
hot potato
(26.10.20)
Jaida - Ceyda
0
9kuyruklukedi
(26.10.20)
Karmen
0
sacrilegious
(26.10.20)
kizim olsa "su" koyarim, yurtdisina uygun..
0
cooperr
(26.10.20)
(11)

Volvo hani en güvenli araçtı?

asaf
S60 darmadağın oluyor. https://youtu.be/YSYLE55iYj0
S60 darmadağın oluyor.

youtu.be
0
asaf
(24.10.20)
Arabanın dağılması iyidir.
Fizik 101
0
yarey
(24.10.20)
Hoff.

Kaç kez anlattık bi daha anlatalım. Aracın kaputu o çarpma ile akordeon gibi içeri katlanmazsa çarpışma enerjisi tamamen aracın içindeki sürücüye ve yolcuya biner ve öldürücü olur. Güvenli demek düz duvara çarpınca dökme demir gibi şeklini bozmayacak demek değil. Dikkat edersen aracın içindeki hava yastıklarından manken sürücü görünmüyor bile. Önemli olan bu hızda bir kazadan sağ, mümkün ise yara almadan kurtulabilmek. Şu kazayı bir de Ford Fiesta ile izle bakalım neler oluyor. Geçenlerde Instagram'a düşmüştü böyle bir video. O da Passat testiydi. Passat'ın içi dışına çıkıyordu resmen.
0
himmet dayi
(24.10.20)
linç geliyor.
olaya yanlış açı ile bakıyorsun açıklama yapmış enerjisi olan arkadaşlar
0
basond
(24.10.20)
en güvenli olmak hasar görmeyeceği anlamına gelmiyor. güvenlisi böyleyse diğerleri kim bilir ne hale gelir sen düşün işte. şahin falan olsa mankenin parçalarını sağdan soldan toplarlardı.
0
hadsafhada
(24.10.20)
abi ben komple hardox çelikten araba yapayım, 180 ile betona çarpsa betonu dümdüz eder, hiçbir yeri de çizilmez. ama içindekiler pizzaya döner.

arabanın güvenliliğindeki amaç, tramer'de hasar kaydı çıkmasın değil, içindekileri korumaktır. formula 1 arabası da 200 km/s hızla lastik bariyere çarpıp darmaduman oluyor, ama içindeki adam yürüyerek iniyor. dandik miymiş yani milyon dolarlık araba?

eğer içindekiler sağlamsa arabanın dağılması iyidir. çarpma enerjisini içinde oturana değil, arabanın karoserine dağıtıp içindekini korur. bu arada karoser dağılır ama içindeki sapasağlam çıkar.
0
kibritsuyu
(24.10.20)
lastigin firlamasi, tamponun dusmesi, camin kirilmasi vs bu tarz buyuk kazalarda saglamlik acisindan bir veri degil, onemli olan yolcu bolumunun butunlugunun korunmsi, ve mumkun olan en az darbenin yolcu kabinine iletilmesi. videoda dikkat ederseniz yolcu kabini iceri dogru cok fazla egilip bukulmuyor. bu da hayat kurtaran bir detay. bu arada bu tarz carpisma testleri bildigim kadariyla 60 km/h olarak yapiliyor, yani siz 130 km ile giderken bu kadar saglam bir durum hayal etmeyin
0
exlibris
(24.10.20)
Yeni nesil guvenlik anlayisinda arabanin dagilmasi var zaten. Araba dagilacak ki darbeyi sonumleyecek, yolcu kabini saglam kalacak, iceridekiler canli cikabilecek. Olay bu yani. "Saglamlik"tan ziyade "guvenlik".

Volvo her sekilde guvenlige en onem veren markalardan biri. Ben de Volvo kullanicisiyim. Aracin icine bindiginizde o duyguyu aliyorsunuz zaten.
0
msb
(24.10.20)
ama benim anlamadığım, koltuk kafalığını niye çıkarmışlar? darbenin sonunda dummy'nin kafası hızla geriye gidiyor. normalde kafalığın kafayı tutması lazım. herhalde crashtest yapılırken dikkate alıyorlardır onu. yani "dummy'nin boynu kırıldı" diye geçmiyordur kayıtlara di mi?
0
kibritsuyu
(24.10.20)
@kibritsuyu

IIHS'nin bir testi bu. Muhtemelen olumsuz senaryoları denedikleri için bu testte de kafalık yok. Yerinden çıkabilen bir aksam sonuçta. Ona göre bir senaryo hazırlanmıştır.

Zaten IIHS devlet kurumu değil kâr amacı gütmeyen bir ogranizasyon. Bir bağlayıcılığı yok bildiğim kadarıyla.
0
himmet dayi
(24.10.20)
Sürekli sözlükte anlatılan bu konuyu tekrar görünce aklıma Fifth Gear'ın Smart test ettiği aşağıdaki bölümü geldi.

Arabayı alıp 112'yle (70 mil/saat) beton duvara vuruyorlar. Arabanın boyutları ve geometrisi gereği ön bölümde darbeyi soğurabilecek kadar mesafe ve aksam olmadığından sizin söylediğiniz gibi sağlam kalsın diye taş gibi bir güvenlik kafesi koymuşlar kabinin etrafına. Gerçekten kabinde gözle görülür nerdeyse hiç hasar yok, kapılar rahatlıkla açılıp kapanabiliyor ama yolcuların maruz kaldığı g kuvvetleri o kadar yüksek ki hayatta kalmak mümkün değil.

video linki: www.youtube.com

Edit: Kafalığı kameranın görüş açısını engellemesin diye çıkarmış olabilirler.
0
kalifiye balta sapi
(25.10.20)
2012 oncesinde duz duvara dikine vurulurdu arabalar ama sonra baktilar ki olumlu kazalarin cogunda kafa kafaya carpisma ya da duz duvara vurma olayi yok.

Bu small overlap olayi zaten 2012'de cikti, araclar daha buna hazir degildi ama ona ragmen araca iyi not vermisler. Endustri daha yeni yeni bu teste alismaya calisiyor.
0
cooperr
(25.10.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.