Giriş
(3)

kafam sanki yok gibi. sanki npcyim. nasil duzelirim? bana adhd ilaci verirler sanirim ama onun da yan etkileri varmis

huseyin3
hedeflerim var. yaziyorum. 10 yillik planim var. ama cogu zaman hedefimin oldugunu hissetmiyorum. hedefler gayet ulasilir hedefler. realist. zaten yaklasmisim baya bisekilde. ama cogu zaman kafam yok gibi mk. diyetim ok. uyku ok. p0rn vs yok. belki biraz fazla rahatim. hergun cile cektiren bisey yo
hedeflerim var. yaziyorum. 10 yillik planim var. ama cogu zaman hedefimin oldugunu hissetmiyorum.

hedefler gayet ulasilir hedefler. realist. zaten yaklasmisim baya bisekilde. ama cogu zaman kafam yok gibi mk.

diyetim ok. uyku ok. p0rn vs yok. belki biraz fazla rahatim. hergun cile cektiren bisey yok bana mesela.

benim hayatta canimi ne yakmis. ne istiyorum. ne istemiyorum. bunlari cogu zaman hissetmiyorum, hatirlamiyorum. hafizam yok sanki.

excelin en basina az once "napiyom la ben" yazdim

adhd ilacindan cekiniyorum cunku mesela cok az miligram sterodi olan bir agri kesici aldim. 1 litre kahve icmisim gibi etki etti. sabah 8e kadar uyumadim, uretkenligim cok artti, agresiflestirdi veya pervasizlastirdi. doktora anlattim oyle bisey yapmamasi lazim dozu cok az demekten baska bir ise yaramadi. gut icin kullandigim bir ilac kalici olarak sakalimin yonunu degistirdi.
-7
huseyin3
(13 saat)
Aşırı kaygı bozukluğu yabancılaşma yapar (depersonalizasyon). Bir nevi savunma mekanizması, sistem kendini kapatıyor. Doktorunla kaygı problemi üzerinden ilerlemeyi deneyebilirsin.
0
sekizdokuzon
(12 saat)
O dans kursundan ayrıl, kadınlardan uzak dur, kendini internet ve mümkünse toplumdan soyutla, duyuruyu da terk et ve 20. hesabını açma.
+10
derbeder ve süklüm
(12 saat)
sen o yurtdisinda dans kursuna gidip ucan kusa platonik asik olan arkadas isen, sana abi tavsiyesi, ulkene geri don.
yurtdisi herkese gore degil, balatayi yakarsin, ki zorluyorsun belli.
+2
cooperr
(10 saat)
(4)

Kulağa su girmesi ile başlayan ağrı

fildirfildir
Merhabalar, Arkadaşım rafting yaparken kulağına su çarpmış tatilden ağrıyla döndü, birkaç gün bekledi geçer diye sonra geçmeyince KBB’ye gitti, KBB bir antibiyotik verdi bir ağrı kesici verdi. Ertesi hafta ağrı hala geçmedi tekrar KBB’ye ve bir de dişçiye gidildi, KBB bu sefer damla verdi antibiyoti
Merhabalar,
Arkadaşım rafting yaparken kulağına su çarpmış tatilden ağrıyla döndü, birkaç gün bekledi geçer diye sonra geçmeyince KBB’ye gitti, KBB bir antibiyotik verdi bir ağrı kesici verdi. Ertesi hafta ağrı hala geçmedi tekrar KBB’ye ve bir de dişçiye gidildi, KBB bu sefer damla verdi antibiyotikle birlikte, Dişçi bir tane Çürük dişi çek çekti, ağrı bu hafta da geçmedi. On üzerinden yedi ağrısı var sürekli. İşitme testi yapıldı bir şey yok kulak incelendi Ağrının açıklananabileceği bir su yok, orta kulak iltihabî yok. Şakağından başlayarak çenesine ne kadar ağrısı var. Diş sıkmaktan olabilir demişler. Stresli bir dönemden geçtik sınavımız ve mülakatımız vardı. Neredeyse üç haftadır ağrısı devam ediyor. Diş sıkması için henüz plak ve botoks önermiyorum demiş. Sakinleşince geçer denmiş. Bir öneriniz var mı?
0
fildirfildir
(25.06.26)
Konuyla ilgili olabilecek birim olarak Nöroloji kalmış.
Bir de Nöroloğa gitmeli bence.
0
Mirket
(25.06.26)
Diş hekimi bazen ağrının kaynağını göremeyebiliyor, eğer düzenli diş muayenesi alışkanlığı yoksa, asıl ağrıyı yapan ikinci bir çürük olabilir. Ya da çekim sonrası enfeksiyon olduysa antibiyotik kullanılması gerekebiliyor. Bence bir kez daha diş hekimini görsün.
0
mikro patlama
(25.06.26)
aynısı yıllardır başımda.
benim de su kaçması ile başladı, ağrısı geçmiyor.
KBB-Dişçi arası gittim geldim, her seferinde bir şey yok dediler. Kimisi çok ısrar ettiğim için ilaç verdiğini söyledi(damla vb kulladım) çözüm olan olmadı. kulak-gırtlak arasında bir sıkıntım var, ciddi rahatsız oluyorum. mr - pet scan tarzı bir şey ile baksalar çözerler diye düşünmekteyim ama deli muamelesi görüyorum.
0
late viper
(25.06.26)
ortakulak iltahabi sonrasi senelerce akinti, agri, tikaniklik cektim, doktor doktor dolastim, isitme testlerine girdim vs kimse birsey bulamadi.

en sonunda doktorun biri kulak zarin cokmus dedi, basincla 2 dk'da yerine yerlestirdi, mevzu gecti.

kulak zari cokmesi olabilir.
gecmis olsun.
+2
cooperr
(25.06.26)
(22)

Eş ve anne arasında kalma

rectoa
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
+1
rectoa
(25.06.26)
Eşinle ve annenle konuştun mu bu soğukluk konusunu? Mesela anneni ziyaret etmek istediğin zaman eşin neden gelmek istemiyor? Senin gözlemlediğin bir şey var mı?
0
rock n roll
(25.06.26)
Birazdan eşinin salt haklı olduğuna ikna ederler seni. Özellikle kedi köpek anası 40 yaş üstü yalnız bayan kullanıcılar.
Benim düşüncem iki tarafı da salmanız. Herkes istediğini yapsın sizde sallamayın.
-10
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Sorunlar çok uzun, o sorunlar sonucu bu duruma gelindi. Benim merak ettiğim aynı durumdakilerin bu durumu ‘ulan neydik ne olduk’ demeden nasıl olağan hale getirdikleri.
0
🌸rectoa
(25.06.26)
Sorunlar da konuşularak çözülür. Konusmazsaniz hep böyle devam eder belki sorunlar daha da büyür. Problem varken hiçbir şey normal seyrinde gitmez ve taraflar arasında hep gerginlik olur ve herkesi etkiler.
+1
rock n roll
(25.06.26)
Cocuk olunca düzelir bir ihtimal.
Büyül ihtimalle annenizin saygi duymadigi gelin ayni zamanda torunun annesi olacak. Onun hatrina belki davranislarini düzeltir.
Düzelmezse de ne ala. Illa oldurmaya calismayin bence. Esinizin annenizi görmesine gerek yok.
-3
Purple life
(25.06.26)
'Benim hatırım için dahi olsa aileme yaşları gereği gereken saygıyı göstermeyen,
Onları idare edecek, gönüllerini hoş tutacak beceri ve zeka sahibi olmayan bireyle evliliğimi devam ettirmeyeceğim.'
dersin ve sözünde durursun. Olur biter.

Ayrıca @ artıküyeolmakistiyorum'u çok doğru tespiti için tebrik ediyorum.
-9
Mirket
(25.06.26)
hocam mirket+1
gercekten bu durum iyiye gitmeyecek ondan kesinlikle emin olabilirsin
tecrübe konusuyor 2 cocuk 7 yıllık evlilik
-5
kingcyrax
(25.06.26)
benim hanim da benim ailemle anlasamiyor. ben saldim, ilgilenmiyorum, kendi bilir.

"gonulleri hos tutacak" olayina pek katilmiyorum ya, kimse kimsenin gonlunu hos tutmak zorunda degil, yalandan tiyatro oynanacagina herkes net olsun benim icin daha iyi. samimiyetsizlik en sevmedigim sey.

bir de bende "sen benim ailemle neden ilgileniyorsun ki" problemi var. o daha enteresan. ben onun ailesiyle anlasiyorum, deliriyor :D

kadinlar cok enteresan varliklar, once erkek olarak bunu bir icsellestirmek lazim, sonrasi cok da zor degil ya.
+7
cooperr
(25.06.26)
Annenin ego problemi muhtemelen. Evladı için egosunu bir kenara koyabilmeli bir anne.
İyi bir eş de eşinin hatrına asgari düzeyde iletişim kurabilmeli, inat etmemeli.

Sonuç olarak iki kadın da seni pek sallamıyor, bencil davranıyor.
+2
yenibirgüzelnick
(25.06.26)
annende hic bir sıkıntı yok
senin kotulugunu isteyecek en son insan o
esinde sıkıntı var
ister bana kız istersen bu gercegi kabullen
-5
kingcyrax
(25.06.26)
Öncelikle cocuk olunca her sey daha iyiye gitmez, kötüye gider netTt

Sonralikla bu neden psikolojini bu derece bozuyor ki? Iki insan anlasamiyor iste, cok siradan. Anlassalar ne guzel tabii ama olmamis... neyse bunu yasayan binlerce kisi var icini rahatlatcaksa
+2
üğpoıuy
(25.06.26)
Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil +1
Birbirinden hoşlanmayan insanlar görüşmek zorunda da değil, herkes kendi ailesini ziyaret etsin evlisiniz diye ördek ailesi gibi her yere birlikte gitmenize gerek yok. Saygı sınırları aşılmadığı sürece ki zaten sorunlar yaşanmış, durduk yerde alınan bir karar değil, mesafeli olmak daha iyidir.
+1
ekimoloji
(25.06.26)
Ben de saldım +1. Yurtdışında olmamıza rağmen hanım max 1 hafta bizimkilerle kalabiliyor. Çeşitli sebepleri vardır da çok önemli şeyler değil. Bizimkiler eski insanlar sonuçta, çok çok dikkat etmezlerse doğal halleri "toksik" oluyor.

1 haftadan fazla götürmüyorum. En son çocuk küçük olmasına rağmen çocukla ben gittik 4-5 gün kaldık.

İşin özünde bence şu var, burada tam eksilenmelik cevap olacak ama umurumda değil. Eşler kocalarını istedikleri gibi yönlendirmek istiyor. Er kişiler de olaya tabii doğal olarak fazla rasyonel yaklaşamıyorlar, ama o da ne rasyonel yaklaşabilen biri ortaya atlayıp işe karışıyor. Sonra senin annen şöyle böyle bilmem ne. Bahsettiğim senaryolarda gelin kişisi de gayet haklı olabilir ama işin özünde kocayı istediği gibi güdememek ipleri koparıyor.
-5
mbond
(25.06.26)
Güdülmek mi xd insan kendine nasi bu ifadeyi uygun görür... rasyonel yaklasabilen biri de kendi evliliginde bol bol yaklassin aq baskasinin evliliginde ne ariyo?
+2
üğpoıuy
(25.06.26)
Ben rasyonel yaklaşabiliyorum demiyorum ki zaten, ne demek başkasının evliliğinde ne arıyor, adam soru sormuş ne düşünüyorsam söyledim. Güdülmeyi de sadece kendime hitaben yazmamıştım genel olarak türk ve yer yer dünya erkekleri içindi :)
-1
mbond
(25.06.26)
Hayir anne senin evlilinde ne ariyor
+1
üğpoıuy
(25.06.26)
Anlattım ya işte oğlunun koyun gibi güdüldüğünü görürse gelinine veya oğluna ık mık edecek anne kişisi, ama haklı ama haksız yere. Bu durum nispeten soft bir şekilde olursa soruyu soran arkadaşın anlattığı gibi mesafe koyuluyor. Biraz daha az medeni ailelerde çeşitli şekillerde hır gür çıkıyor.

Problemin daha özüne inersek zaten hata annede veya gelinde değil, daha çok sınırlarını koruyamayan erkekte oluyor. Bu da öyle nadir bir durum değil, başka ülkeleri bilemem ama özellikle Türkiye'de erkeklerin büyük çoğunluğu gördüğüm kadarıyla "aman tadımız kaçmasın ali rıza bey" moduna girmiş. Tonla örneği var.
0
mbond
(26.06.26)
Hemcins ya da karşı cins bir arkadaşımla evi paylaşıyor olsak, yani kişi ev arkadaşım olsa, kişinin anne babası yılda birkaç kez gelip evde kalma durumları olsa ama ben onlardan hazetmesem, ama her tür negat hareketim de ev arkadaşımı üzecek olsa, ben o anne babayı idare ederim. Ya da o ev paylaşımından defolur giderim.

Ki buradaki konumuz evlilik.

'Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil' düşüncesinde olanların nasıl bir dünyada yaşadıklarını, nasıl bir çocukluk geçirdiklerini gerçekten merak ediyorum.
-3
Mirket
(26.06.26)
valla biraz daha detay vermeniz lazim, oyle olmayinca herkes kendi perspektifinden yaziyor.

ailemi tek ziyarete giderim demissiniz, ne sikikla mesela? yilda 1 hafta mi, haftada 4 gun mu, ayda 3 hafta sonu mu? makul olan var olmayan var, idare edilebilecek olan var idare edilmemesi gereken var.

sogukluk var demissiniz, neden var? her tarafin ayri bakis acilari, ayni durumu bambaska yorumlama bicimleri var. oturup konusabilirsiniz. bir kere sogukluk oldu diye omur oyle gecmek zorunda degil. ama ayni zamanda herkesin bi siniri bir cizgizi bir beklentisi var, hepsi makul olmak zorunda degil, dengelemek gerek.
+3
taurina
(26.06.26)
detay vermeden çok net cevap alamazsınız. Ne oldu da araya soğukluk girdi mesela ?Buradan o hakli ya da bu haksiz diyemeyiz tabiki. Ama ciddi bir sorun varsa esinizin bir nebze de olsa gitmeme sebebi olabilir. Burada tam olarak niyet onemli. Olaya tarafsız bakmanızı öneririm. Gercekten hakli oldugunu düşünüyorsanız, zorlamayın , isler daha da karışır sızın acısınızdan. çok da onemli bir sorun yoksa saygı çerçevesi içerisinde görüşülmesinde bir sorun olmamalı diye dusunuyorum. Bir de sizin gitme sıklığınız da onemli tabiki burada.
+1
acelaacedebela
(26.06.26)
varoş anne veya varoş gelin ya da ikisi birden rastlayınca böyle oluyor. ne ben ne kardeşimin eşi böyle sorunlar yaşıyoruz. sorun zihniyette.

çağdaşlaşın biraz eğitim şart.

anneler oğullarına prens gibi davranmamalı. oğullar da karısını öncelemeli. bir insanın en yakını eşidir. gtümü gören ve gtünü gördüğüm insan benim en yakınımdır annem değil. yatağa eşinle girersin annenle değil.

gelin de görmüş ve eğitimli olacak. görmemiş ve ailesinde aşırı yokluk çeken özenti kadınla evlenilmez. ailesinden gördüğünü devam ettirir çünkü
-3
Hallegadola
(20 saat)
Bunun en büyük nedeni aileden maddi destek alıyor olmak veya aileyle aynı şehirde yaşamak. Bu iki durumda da tam bir birey olamıyorsun. Anne karışmasa akrabalar işi bozar.

Aile ev falan verdiyse veya destek oluyorsa çok normal kısaca
0
stefano
(13 saat)
(5)

Viagra vs Cialis

stefano
Hangisinin etkisi daha güçlü sizce?
Hangisinin etkisi daha güçlü sizce?
0
stefano
(25.06.26)
öncelikle ikisinin etkisi farklı ona göre bilip kullanmak gerek.
viagra koşulsuz sertlik sağlar ve öyle kalır.
cialiste ise tahrik olmak, uyaran gerekir. uyaran olmazsa sertlik de olmaz.
ayrıca cialis etkisi daha uzun sürer.

sağlık açısından cialis tercih edilmeli bence. sağlıkçı değilim ytd.
+3
jelly bear
(25.06.26)
tek gecelik hakkım var yoğun performans göstersin ölüyü diriltsin istersen viagra. ki genelde 60+ dayılar kullanır. ama kardiyovasküler sistemde sorun varsa risklidir.

ama yok ben bir haftasonu 2-3 günlüğüne sevgilimle yoğun bir çalışma ortamına gireceğim. keyfimiz yerinde olsun performansta kayıp olmasın dersen cialis.

tabi bunlar hep yeterli testosteronun varlığında çalışır dostlar. erektil disfonksiyon ilaçları istek arttırmaz. işlevin yerine getirilmesini sağlar.
+3
joooper
(25.06.26)
cialis reçetesiz alınıyor mu ki
0
croswell
(25.06.26)
ikisini de kullanmadim ama kullanan arkadaslardan duydugum:

sprint atacaksan - viagra
yarim maraton kosacaksan - cialis
0
cooperr
(25.06.26)
Viagra doğrudan kalp damar dolaşımına etki eder her an bir sakatlık meydana getirebilir

Cialis ise prostat bezini uyararak etki eder daha güvenli sayılabilir
0
apocalipy
(3 saat)
(7)

Almanya’da cidden klima yok mu?

messina123
Duyduğuma göre almanyada klima taktırmak için belediyeden duvar delme izni, komşulardan da gürültüye dair izin alınması gerekiyormuş. Trenlerde, otobüslerde bile klima açılmıyormuş. Yazın pek çok kişi tren yolculuğunda baygınlık geçiriyormuş. Almancı birileri teyit edebilir mi bunlar kolpa mı doğru
Duyduğuma göre almanyada klima taktırmak için belediyeden duvar delme izni, komşulardan da gürültüye dair izin alınması gerekiyormuş. Trenlerde, otobüslerde bile klima açılmıyormuş. Yazın pek çok kişi tren yolculuğunda baygınlık geçiriyormuş. Almancı birileri teyit edebilir mi bunlar kolpa mı doğru mu?
0
messina123
(22.06.26)
Kolpa.
0
enteg
(22.06.26)
gecen yaz 1 hafta berlin'deydim. hava baya sicakti. klima sikintisi yoktu.
otosubler falan gayet serindi.
atmasyon.
0
cooperr
(22.06.26)
Kaynak: x.com
0
🌸messina123
(22.06.26)
Hava uzun süre sicak kalmiyor.
2-3 hafta senede belki klima kullanacak kadar sicak oluyordur.

Klima cogu yerde yok. Bizim sirkette yok mesela. Yeni bina 2020 yapimi falan. Trenlerin yarisinda var yarisinda yok.

Sikayet edilecek bir durum bence yok.

Perdeyi cami acmadigin sürece evin icin iyi mesela su an. Cünkü izolasyon iyi. Gündüz erkenden hava soguk bile yani ceket giysen olur. Kaldi ki su an heatwave var. Ben gecen hafta kazak giyiyordum.
-3
Purple life
(23.06.26)
Evet yok. Çok yeni yapılmış binalarda olabiliyor. Bizim enstitüde de yok, bir tek enstitü direktörlerinin ofislerinde var. Otobüs ve tramlarda eski tip değilse var ama çoğu dışarısı 37c bile olsa camları açıyor.

Daha önce sıcak hava dalgası vurup 2-3 gün tavan yapıp duruluyordu ama şu an 2 haftadır bitmek bilmeyen bi 35C+ sorunsalı var. Benim ev çatı katında ve gece dışarısı 23Clere de düşse evin içi hala 30C gösteriyor. Ben şahsen kendi adıma baygınlık geçirmek üzereyim ve bu konuda yalnız olmadığımı düşünüyorum :D
+2
truf
(23.06.26)
truf +1
ben de eski bina+cati kati kombosundayim. evin ici sogumadigindan dolayi hep sicak. ve evet nadir yeni binalar disinda pek klima yok. olsa da bizdeki gibi usutecek kadar calistirilmiyor (en azindan benim deneyimim bu sekilde)
tramvay ve trenlerin bazilarinda klima var, ama cogu hafiften ufuruyor ya da bir tarafi calisiyorsa diger tarafi calismiyor. oyle trene bindim ohh serinledim olayi yok.
dun tramvayda nefes alinmiyordu sicaktan ve kalabaliktan mesela.

bulundugunuz yere gore de degisiyor sicaklik. hessen bu hafta 38 derece, berlin icin ortalama 35 diyor, hamburg 30-32 arasi. yani hamburgdaki birinin iyi ya abartilacak bir sey yok demesi benim icin bir mana ifade etmiyor :)
+1
65 derece
(23.06.26)
Almanyada evimde de isyerimde de klima yok ancak bence sadece cati alti daireler sorun yaratiyor.En sicak gunlerde bile alt katlar yeterince serin olduyor bence.
ALmanyada cati alti daire kesinlikle tavsiye edilmez.Yazin sogumaz, kisin isinmaz
-2
turkuaz
(23.06.26)
(17)

Mutsuzluğunuzun temel sebebi nedir

sekizdokuzon
Benimki beni aşağı çeken hiçbir şeye ya da kimseye karşı dik duramamam, kendimi savunamamam. Kendimi başkalarının benim hakkındaki fikirleri üzerinden değerlendirmem. En ufak bir etkileşim, yakınlık için bütün sınır ihlallerine ok olmam.Sizinki nedir?Teşekkürler.
Benimki beni aşağı çeken hiçbir şeye ya da kimseye karşı dik duramamam, kendimi savunamamam. Kendimi başkalarının benim hakkındaki fikirleri üzerinden değerlendirmem. En ufak bir etkileşim, yakınlık için bütün sınır ihlallerine ok olmam.

Sizinki nedir?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(22.06.26)
Şu an kız arkadaşımı çok özledim

Normalde mutsuzluk sebebim Toyota fiyatları
+1
baldan kaymak
(22.06.26)
butun tuslara basmama ragmen bazi seylerin bir turlu istedigim gibi gitmemesi, normalde kolaylikla olmasi gereken seylerin bir turlu olmamasi.

etrafimda kimse mukemmel degil, hatta vasat. ama herkes benden mukemmel ve hatasiz olmami bekliyor. cok garip.
+1
cooperr
(22.06.26)
Akp.

Ekonomik durum, güvensizlik, korkularım, fırsatsızlık, belirsizlik, gelecek kaygısı…

Temele inince aynı noktaya varıyorum.
+8
mutekebbir
(22.06.26)
kiminin ekmegi yok,
kiminin pastası küçük,
ama sabah erkenden disari cikip ,
aydinligin serinliginde havayi tenefüs etmek mutlu ediyor.
+2
designer
(22.06.26)
işsizlik
geleceğimin belli olmaması
bir de flört bile yok be

ilkini çözsem, gerisi gelir bence.
0
rain when i die
(22.06.26)
Beni belirsizlikler mutsuz ediyor.

Gecmisten gelen kötü olaylar travmalar da mutsuz ediyor. Ama su sira düsünmüyorum. Az biraz zaman önce her gece uyumadan agliyordum. O yönümü hiç sevmiyorum.
0
Purple life
(23.06.26)
kendim
0
Rondak
(23.06.26)
Belirsizlik, mesleğimi yapamamak.
0
ekimoloji
(23.06.26)
Haksızlık. En büyük sebebi bu benim için.
0
truf
(23.06.26)
çalışacağım yer ve bölüm belli olmasına rağmen göreve çağırılmamak.
0
suicmeyenadam
(23.06.26)
Mutluluğu kovalayan bir insan değilim. Fakat benim adıma sevinemeyen, mutlu olduğum anları (tatlılıkla süsleyerek de olsa) sitem etme fırsatı olarak gören insanlarla görüşmeye devam etmek mutsuzluk kabulu olur.
0
sadegazoz
(23.06.26)
Kendim, kendimi demoralize etmekte üstüme yok.
Ve nezaket yoksunu, bencil, kötü niyetli insanlar, maalesef özellikle iş hayatında sürekli maruz kalıyoruz kabalığa.
0
umutt
(23.06.26)
olaysız geçmeyen ömrüm ve maddi zorluklar.
0
art cat chocolate
(23.06.26)
eşim ocak ayında işten çıkartıldı ve çok iyi cvsi olmasına rağmen iş bulamadı.
aylardır bu bizi çok üzüyor.
onun dışında fena değiliz.
-1
matilda
(23.06.26)
yazılanları tekrar etmiş olacağım ama belirsizlik, adaletsizlik duygusu, gelecek kaygısı
+1
deartheodosia
(23.06.26)
Son zamanlarda insanlardan midem bulanmaya başladı. Bir anda etiğe önem vermeyen hatta direkt ahlaksız insanlara çok maruz kaldım. Yakın çevremden hem de. Hayat bu, böyle insanlar var diyip kabullenemeyip hala buna şaşırdığım için de kendime yükleniyorum. Diğerleri mutsuz ediyor beni. Ya da diğerlerinin etkisine bu kadar açık olduğum için kendi kendimi mutsuz ediyorum
-1
denizkenarısandalye
(23.06.26)
(8)

Duyuru fazla mı zengin adam dolu

gobekliraki
Herkeste sanki inanılmaz paralar, yatırım için bekleyen "boşta" paralar. Bana mı öyle geliyor?
Herkeste sanki inanılmaz paralar, yatırım için bekleyen "boşta" paralar. Bana mı öyle geliyor?
-2
gobekliraki
(22.06.26)
duyuruda zengin değilde akıllı adam çok. akıllı adamda iyi para kazanıyor. yani emeğiyle para kazanan, iyi para kazanan insanlar var. baba parası yiyenler buralara girmez.
0
mikahakkinen
(22.06.26)
Algıda seçicilik olmalı sanırım.
Bizde ne yoksa onun hayali daha cazip.
Burada fatura , çek, dekont, banka uygulamasından bir screenshot gördüğümüz yok. Birilerinin hayali de olsa yatırım tavsiyesi veriyorum bazen .

Paranın gelmesinden ayrı olarak, nereye gittiği de önemli. Haliyle kötü para kötü yollara gidiyor .
0
diyecevaplandı
(22.06.26)
O konular açılınca o insanlar ortaya cikiyor, bende para yok mesela, boyle ornekler de var sadece cok vurgulamiyorum yerli yersiz.
+1
mbond
(22.06.26)
duyuruda gercek zengin oldugunu sanmiyorum, birkac wannabe var gibi.
0
cooperr
(22.06.26)
neye zengin dediginize gore degisir, duyuruda cok fazla 35 yas ustu insan var, bu yaslarda 20-30 bin dolara yada 200-300 gram altina sahip olmalari cok normal. yani algi meselesi, sizde olandan cok her zaman zengin gorunur. ben daha bir kac milyon dolar net varligi yada nakit parasi olana rastlamadim.
+2
cairo
(23.06.26)
Duyurudaki adamların alayı eski ekşi sözlük kadrosu, eski moderetörler vb, alayı 40'ını devirmiş aklı başında adamlar, bir çoğu dünyalığını yapmış, kıytırık işlerden elini eteğini çekmiş, sözlükteki trol ordusuyla uğraşmak istemediği için ya da zamanında sözlük yönetimine küsmüş olduğundan entry girmeyen, tek amacı insanlara fayda sağlamak olan bir güruh, bundan olsa gerek. Zengin ama gönlü zengin diyelim.
+5
solo
(23.06.26)
@solo özetlemiş. 27 sene önce kuruldu sözlük. o zamanlar üniye yeni başlamış ve liselilerden oluşuyordu. o zamanlar en yaşlı yazar hukukçu justinianus diye biriydi ve galiba 50 yaş üstüydü. şimdi ise o ve sonraki nesillerin hepsi 40 üzeri. benim gibi 50 üstü de epey var. şimdi bunlar on yıllarca ortalamanın üzerinde eğitimli oldukları için para kazandılar, biriktirdiler, evlenip eşleri ile de birikim yaptılar. keza bir çoğunun anne babası öldü miras falan da kaldı. ister istemez ortada devasa olmasa da bir maddi güce sahip oldular. kaldı ki ezici çoğunluk muhalif kanattan ve kendi çabaları ile bir yerlere gelmiş insanlar var burada. son olarak yutddışında yaşayan yaşamasa bile yurtdışından para kazanan insanları da koyarsanız durum daha da net anlaşılır.
+2
ground
(23.06.26)
İlaveten şunu söyleyeyim:
Sözlük yazarlarından ilk dört nesilde olup da aileden çok zengin olan da gayet vardı. Zirvelerde, mail gruplarında ve birebir tanışmalarda bunu görebiliyorduk.

Bence duyuruda maddi anlamda en iyi durumda olanları, aksine, bu tarz konularda ağızlarını açmayanlar içinde.
+1
yadigar
(23.06.26)
(8)

Saçları beyazlayan erkekler boyatıyor musunuz?

adivar
Bazı boyatan arkadaşlar görüyorum çok doğal daha mat duruyor, kiminde hafif beyazlıklar da duruyor. Kiminde ise çok koyu, boyandığı çok belli. Var mı kullandığınız doğal görünümlü ürün? Ya da yaptırdığınız bir işlem?
Bazı boyatan arkadaşlar görüyorum çok doğal daha mat duruyor, kiminde hafif beyazlıklar da duruyor. Kiminde ise çok koyu, boyandığı çok belli.
Var mı kullandığınız doğal görünümlü ürün? Ya da yaptırdığınız bir işlem?
0
adivar
(22.06.26)
3 ay önce boyamaya başladım. şıvarzkof 70 numara kullanıyorum. hemen hemen saçımın doğal rengi.
0
yurtsuz john
(22.06.26)
erkek adam modifiye yapmaz. sakallar ve saçlarda yer yer beyaz bölgeler var. boyatmam.
0
mikahakkinen
(22.06.26)
bol beyaz var, 50/50 yi gectim hatta galiba.
boyatmadim, boyatmam. kellik baslarsa ektiririm.
beyaz sacin ekmegini yedim, sikinti yok.
0
cooperr
(22.06.26)
kendine bakmak iyi birsey lakin boyatmayi hiç düşünmedim,
gerçi boyayacak kadarda kırlaşmadik daha.
0
designer
(22.06.26)
Saç dökülmesi daha büyük tehlikeli. Beyazlama sorun değil.
0
HellKeePer
(22.06.26)
ilk beyazı 23 yaşında askerden sonra gördüm, sevindim.

çok artmadı 35 yaşına gelsem de.

ama sakalda geçmişte turuncu olan her yer beyaz oluyor artık.

yine de boyatmam, devam.

saç olsun da isterse pembe olsun kendiliğinden.
0
rain when i die
(22.06.26)
şuan etrafımdaki çoğu erkek saç kesimine gittiğinde boyatıyorda ama transparan boya gibi aşırı boya boya durmuyor, akınca doğal duruyor.. bıyık sakalda boyatan var..60 yaşındakide 30 yaşındakide boyatıyor. ekonomik durum çoğunda orta-üst
0
eja
(23.06.26)
boyamıyorum. ortamlarda richard gear gibi geziyorum.
0
ground
(23.06.26)
(3)

Parmaklarda ve bilekte hafif agri

aloneinthedark
Özellikle arabanın klimasindan dolayı oluşan hafif bir ağrı var ama romatizmadir sanırım ilerlemeden bunun için yapabielecegim birşey var miTesekkurler
Özellikle arabanın klimasindan dolayı oluşan hafif bir ağrı var ama romatizmadir sanırım ilerlemeden bunun için yapabielecegim birşey var mi
Tesekkurler
0
aloneinthedark
(22.06.26)
Hemen iyi bir romatolog bul. Bir şey yok derse başla romatolog bul.
romatizma teşhisi zor tedavisi neredeyse kısmet denecek bir şey. Bekletmek ileride çok üzebilir
0
kisa
(22.06.26)
belki de karpal tünel sendromudur. sinir sıkışmasıdır.

ortopediye veya nörolojiye de gidebilirsiniz.

benim dirseğimde sinir sıkışması var. arada parmaklarım ve bileğim ağrıyor.

bende romatizma da var çocukluktan beri. ağrıları çok farklı. romatizma ağrılarımı tüm bedenimde hissediyorum. acı acı sızlıyor her yerim ve hassaslaşıyor. nemli havalarda oluyor cidden genelde.

sinir sıkışmasını nasıl tarif etsem bilemiyorum ama daha belirgin ve keskin bir hat üzerinden ağrıyor diyebilirim.
0
art cat chocolate
(22.06.26)
romatolog +1
+1
cooperr
(22.06.26)
(11)

insanlar neden istanbul'da bu maaşlara çalışmayı seçiyor?

runaway
gördüğüm kadarıyla çoğu kişi kira ödeyebilecek bir maaş bile alamıyor. belki şehrin %50 sine yakını 50k altı alıyordur. bu koşullarda neden daha ucuz şehirlere gitmeyi seçmiyorlar?
gördüğüm kadarıyla çoğu kişi kira ödeyebilecek bir maaş bile alamıyor. belki şehrin %50 sine yakını 50k altı alıyordur.

bu koşullarda neden daha ucuz şehirlere gitmeyi seçmiyorlar?
-1
runaway
(22.06.26)
iş bulabilmek önemli,
bütün etkinliklerin merkezi istanbul,
hısım, akraba ,ana,baba hepsi oradadir,
tercih.
-1
designer
(22.06.26)
"bütün etkinliklerin merkezi istanbul"

28k maaşla kaç etkinliğe katılıyor hesaplayamadım
+2
🌸runaway
(22.06.26)
gecen sebnem ferah konseri vardi,
vatandaş konser yerinin yakinindaki parkta idi sanki
0
designer
(22.06.26)
"Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim"

insanlar istanbul'da bir şeyler yapabildiği için değil, yapma ihtimalleri olduğu için yaşıyorlar.
+5
art cat chocolate
(22.06.26)
yapabilme ihtimali +1.

her şey orada. başka yerde iş bulmak zor, hele kendi memleketin veya bolca tanıdığın yoksa her şey daha zor. istanbul'da hiç değilse işim olur, imkanım olur, belki köşeyi dönerim umudu var.

aşırı yığılmadan dolayı başka yerde imkan olsa bile bazıları istanbul'u isteyebiliyor. yaşadığı yerde iyi kazansa bile sıkılıyor veya kariyerinin yerinde sayacağını düşünüyor. paranın önemini reddetmiyorum ama kişi halihazırda aç gezmiyorsa her şey de değil. istanbul'da zor geçinmeyi yozgat'ta kral olmaya tercih edecek çok kişi var. küçük şehir gençsen ayrı, yakının yoksa ilerleyen yaşta ayrı dert çünkü. istanbul gibi yerlerde 10 milyon sürünür ama kimse kendini yalnız hissetmez, büyük şehrin enerjisi ve temposu farklı olur.

ben bunları eskiden istanbul'da yaşamış, istanbul'da yaşama fikrinden nefret eden, büyük konuşmayayım ama hiçbir koşulda orada yaşamayı ve çalışmayı düşünmeyen birisi olarak söylüyorum bu arada. günübirlik gezerken bile boğuyor.

amma çoğu insan için istanbul tercihten ziyade zorunluluk yani. orada sefil gibi bile olsa bir şeyin ucundan tutup bir yola girebilirsin. öyle bi ihtimal var. diğer yerlerde daha ucuz da olsa yine kira vermen gerekir ama para kazanmak aynı ölçüde kolay değil. hadi paran olsa sosyal imkanlar falan uzar gider.
0
der meister
(22.06.26)
stockholm sendromu, celladina asik olmak.
newyork, londra, paris, toronto vs butun belli basli metropollerde ayni mevzu var.
+1
cooperr
(22.06.26)
Çünkü iş bulabiliyorlar. Kuzenim aynı durumda yani bir mesleği yok fakat tüm haklarını alarak çalışabiliyor. Hiçbir işe bağımlı değil çünkü o işten çıksa yenisini çok rahat bulabiliyor.

Ben kendi memleketimde günde 18 saat, %50 asgari ücrete çalıştığımı bilirim. Sigorta vs tabi ki yok. Bu şartlarda kim küçük yerde iş koşturur ki? O rezil işten çıksan yenisini bulamayabilirsin öyle düşün. Sigorta yapan yerler premium sayılıyor küçük yerlerde.
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
Çoğu kişi kıt kanaat geçinebilse de, hem iş alternatifleri hem de sosyal ortam büyük şehirde daha çok ve çeşitli. Uygun fiyatlı veya bedava etkinlikler var. Hiçbir şey bulamayan avm geziyor :)

Küçük yerde herkesin gözünün önünde olma, her şeyine bir laf edilmesi de büyük şehirde kalmayı destekleyen faktörler.
+1
cosmicstring
(22.06.26)
büyüme ihtimali var diye herhalde. bugün 50 yarın 100. sivas'ta olsa hep 50. yolun sonunda istanbul'da ömrü 50 ile geçecek de olsa o ihtimal diri tutuyor olabilir :)
+1
gabe h coud
(22.06.26)
İstanbul yarı narsist yarı toksik ama bağımlı olduğumuz biraz da alttan alta sevdiğimiz ve bu yüzden bırakamadığımız evlilik gibi. Çocuk da varsa öyle düşünün. Böyle ilişkilerde bırakıp gitmek zordur. Memnuniyet yer yer düşer ama o ilişki de birşekilde devam eder.
+1
mahmuttt
(22.06.26)
İş olanakları zaten söylenmiş, onu geçeyim o yüzden.

Bir kesim ise zihnen küçük şehir hayatına adapte olamıyor. İstanbul'da maddi olanaksızlık nedeniyle imkanlar kısıtlanabilir, ancak kimse kimseyi tanımaz, bilmez. kalabalıktaki herhangi birisinizdir. Birçok insan bu durumu kötüler, ama birçok insan da bunu seviyor. Küçük şehre taşınmak isteyen birçok insan genelde bu tarz şeylerden şikayet ettiği için aksini sevenlerin zevkleri daha az dillendiriliyor ama böyle bir şey var.

Taşrada zengin olacağına şehirde ay sonunu zor getirmeyi gözü kapalı tercih edecek çok insan var, ama bu mevcut durumdan şikayetçi olmanın önünde engel değil. sadece "küçük şehre taşınmak" bir çözüm olarak görülmüyor. Küçük şehre gidince sorunları çözülmüş olmayacak bu insanların.
0
akhenaten
(22.06.26)
(4)

Buğunlerde nişan masraflarını kizın snne babası mi karşilıyor?

sonhakan
Yoksa çiftler kendileri mi? Anne baba bir evleri birerde emekli maaslari var?
Yoksa çiftler kendileri mi?
Anne baba bir evleri birerde emekli maaslari var?
0
sonhakan
(21.06.26)
Kim karşılıyor bilmiyorum ama benden bunu okuyanlara bir ağabey tavsiyesi, bu tip masrafların ailelerden herhangi bir tarafa ihale edilmesi gerektiğine inanan kişilerle bu yola girmeyin. X tarafı y tarafı farketmez.

Ha bence bu işi aileye yıkacaksanız hiç bulaşmayın, ekonomik gücü olan, ailesinin ağzının içine bakmayan bireyler olamadan evlilik şu bu neyinize? Hadi ama hadi elzem bir durum var diyelim o zaman her kalem, her masraf eşit derecede karşılanmalı kardeşim. Bu işin o tarafı bu tarafı olur mu ya, gelenek görenek adı altında et pazarlama bunun adı. Kaba etimin geleneği, bir de bizim orda adet bu derler ya, sanki masai-mara kabilesi aw, tüm hayatı ritüeller çerçevesinde ilerliyor da bunu da geleneksiz yapamıyor.

Hayat müşterekse en başından müşterek olmalı. Anadolu orklarının mabadından uydurduğu saçma salak dayatmalar yüzünden evlilikler daha başlamadan feci derecede yıpranıyor. Sonra boşanmalar neden arttı, neden arttı acaba?
+8
fatihdr
(21.06.26)
Son durumlara uzağım. Eskiden kızın evinde yakın akrabalarla sade, mütevazı bir tören olurdu. Çok özel bir hazırlık olmazdı. Sade ve güzel giyinilir, sohbet edilir, bir aile büyüğü yüzükleri takar, pasta yenir, belki biraz hafif müzik çalınırdı.
Son yıllardaki abartılı, gereksiz aktivitelere üzüldüğüm için yazdım.
Nostaljik bir duygu ile.
Damattan şu kadar gram altın, şu kadar mehir lafları dönüyor, hayretle bakıyorum.
Nasıl dönüşmüş bu toplum, akıl almıyor.
+1
pro9it9is9
(22.06.26)
nisani kizin ailesi yapti, bir yere gittik yemek yedik vs.
dugunu biz yaptik.
0
cooperr
(22.06.26)
nişanı kız tarafı yapar evet. geleneksel olarak böyle. ama anne baba durumu yoksa büyük nişan yapılmak zorunda değil. evde de yapılabilir.
0
elorelia
(22.06.26)
(4)

Kılıçdaroğlunun Sözcü Tv röportajı nasıl geçti?

mikahakkinen
İzlemedim. Gerçekten ikan olundu mu?
İzlemedim. Gerçekten ikan olundu mu?
+1
mikahakkinen
(20.06.26)
bilmiyorum, üzüldüm, ben istemedim, haklısınız, ama onlar haksız.

demem o ki, bir işe yaramayan boş bir program oldu. adam gökten zembille indiği konusunda herkesi ikna etmiş olmalı.
+3
rhan
(20.06.26)
iyice nefret ettirdi kendinden. boşanmayı kabul etmeyen koca gibi bir şeye döndü.
+5
yurtsuz john
(20.06.26)
ben mal gibi izledim. bilmiyorum, ben yapmadım vb şeyler söyleyip durdu. sadece şuna hak verdim birisi guitarissimo bana rüşvet verdi dese dava açarım ama Veli Ağababa dışında kimse dava açmamış galiba. Ben de sebebini merak ettim açıkçası.
+1
guitarissimo
(20.06.26)
cogunu izledim kilit sorularin hepsine "bilmiyorum, duymadim, gormedim, haberim yok" cevaplari verdi, trajikomikti.
+2
cooperr
(22.06.26)
(6)

Kupanın sempatik takımı sence hangisi?

Lh12
Güçlü değil ama elinden geleni yapıyor dediğin. Tüm olanaksızlara rağmen... hangi takım o? Kazanamasa da gönüllerin şampiyonu olan?
Güçlü değil ama elinden geleni yapıyor dediğin. Tüm olanaksızlara rağmen... hangi takım o? Kazanamasa da gönüllerin şampiyonu olan?
0
Lh12
(18.06.26)
Türkiye
-10
duyuruuser
(18.06.26)
türkiye elinden geleni yapmıyor, olanaksız falan da değil, ökküz gibi para alıyorlar. o parayı hayatında göremeyecek takımlar canını dişine takmış oyun oynuyor.

soruya cevabım yeşil burun olabilir. adam anasının vize parasını denkleyip getirememiş de o yoklukta takımı sırtlayıp puan aldırıyor.

bizim cücükler de milyon yuroları cukkalayıp iki adım koşmaktan aciz. he evet sempatikler. bici bici bici.
+10
kibritsuyu
(18.06.26)
benim için curaçao, cabo verde, ve şu aralar eboladan kırılan congo.
+3
eileengray
(18.06.26)
iran.

bir spor turnuvasında bildiğin sistematik işkenceye uğruyorlar. turnuva öncesi trump denen şeytan , adamlara amerikada can güvenliklerini garanti edemem gibi bir şeyler söyledi. böyle bir skandal olabilir mi?

maçlar için amerika ya sadece maç için apar topar gelip, maç biter bitmez maç sonu eğer doğru bilgi ise duş bile almalarına izin verilmeden gönderiliyorlar. curacao, yeşil burun adaları vs bu hikayenin yanına yaklaşamaz. tüm bu işkencelere rağmen adamlar her ne kadar yeni zelanda gibi görece zayıf bir takımla oynasa da puan aldı.

ileride bu takıma yapılan uygulamalar dünya kupası tarihinin aşağılık bir kara lekesi olarak anılacak.
+9
wilhelmwasmuss
(18.06.26)
curaçao galiba. hollanda sömürgesi. hollandada doğan çuracaoluları toplayıp takım kurdular. advocatı çok seviyorlar, hoca bırakmıştı oyuncular özellikle hocayı isteyince diğer hocayı kovup advocatı çağırdılar.

iran konusuna gelince iran halkını temsil etmeyen bir milli takım olmadığı sürece destek göreceğini sanmıyorum. zaten maçtan sonra şahçılarla, 12 imamcılar kavga etti. halkı temsil etmeyen bir milli takım iran milli takımı. cuntayı temsil ediyor.
0
mikahakkinen
(18.06.26)
iran +1

sana dalan ulkede duzenlenen dunya kupasina kelle koltukta gitmek oyle her ulkenin takiminin yapacagi birsey degil. adamlara gunubirlik vizeler falan verilmis, kimbilir ne kufurler ediliyordur herifler sahada isinirken bile.

zor is.
+5
cooperr
(18.06.26)
(7)

Yurtdisinda dogmus, yasiyor yada uzun yillardir yurtdisinda olan arkadaslara bir sorum var

eddiee
Dunya kupasinda Turkiyeyi mi destekliyorsunuz yoksa bulundugunuz ulkeyi mi? Yada ikisi birden mi? Ben cunku Norveci destekliyom norvec vatadandasiyim cocukken geldim buraya 14 yil oldu herseyim burda geciyor burda is kurdum herseyim var bu ulke verdi turkiyeyi de desteklemeye calisiyom ama hic bisey
Dunya kupasinda Turkiyeyi mi destekliyorsunuz yoksa bulundugunuz ulkeyi mi? Yada ikisi birden mi? Ben cunku Norveci destekliyom norvec vatadandasiyim cocukken geldim buraya 14 yil oldu herseyim burda geciyor burda is kurdum herseyim var bu ulke verdi turkiyeyi de desteklemeye calisiyom ama hic bisey hissetmiyorum oynarlerken ama norvec kazandi dun cok sevincliyim.
Siz de boyle bir sey var mi yok mu?
-5
eddiee
(17.06.26)
hayata 1 kez geliyorsun. seni ne mutlu ediyorsa onu yap.

türkiyeye destek vermemek üzüyorsa destek ver o zaman. ne diyelim yani.
+3
plastic_angel
(17.06.26)
cok kucukken disari ciktiysan normal.
18'den sonra ciktiysan o senin artik dna'na islendigi icin pek secenek yok.
baska ulkelerle ilgili ayni heyecani hissetmen cok zor.
0
cooperr
(17.06.26)
İyi bir futbolsever olabilirsiniz de medyanın gazına gelip olaya fazla milli duygu atfetmeyin bence.
Örneğin geçen yıl Dünya Şampiyonasında ülkeye 3 altın madalya getiren, takım halinde Dünya Şampiyonu olan taekwondo bayan takımımızdan iki isim sayamıyorsanız işin milli tarafında değilsiniz işte.
Seviyorsunuz, seyredin geçin futbolunuzu. İstediğiniz takımı da tutun.
-1
Mirket
(17.06.26)
Seni yetiştiren doyuran eğiten ülke norveç. Norveç e borçlusun. Ben de türkiye de ömrünü geçirmiş biri olsam da sadece filenin sultanlarını destekliyorum. A milli takım umrumda değil.
0
Lh12
(17.06.26)
25 yildir yurt disindayim.

Hayatini nerde kurduysan, kendini nerde guvenli hissediyorsan oraya ait hissetmen normal ama unutma aidiyet sadece refahla ya da ekonomik rahatlikla olmaz.

Bak 85 sene once Amerika'daki, Kanada'daki Japonlarin basina gelmis bir olay anlatayim. Belki bakis acini degistirmene yardimci olur...

Pearl Harbor saldirisindan sonra ABD hukumeti 120.000 japon Amerikaliyi kamplara kapatti. Bunlarin cogu ABD'de dogan, ABD'de yetismis insanlardi. Hatta aralarinda ABD ordusunda gorev yapanlar dahi vardi.

Kanada Pearl Harbor'den sonra 22000 kanadali Japonu topladi. Evlerinden cikardi, mallarina el koydu, pasaportlarini iptal etti. Toplama kamplarina gonderdi. Bunlar da Kanada vatandasi, Kanada'da dogan, kanadada yetismis insanlardi.

Bir anda siz Japonya'ya aitsiniz muamelesi gorduler.

Bu su demek oluyor: Aidiyet sadece senin ne hissettigin degil toplumun seni nereye koydugudur.

Gun gelir isler degisir Norvec, Norvecliler seni Norvec'e ait gormezse, Norvec toplumu seni disari iterse, Turkiye sana arkasini donmez...
+4
thetruenorthstrongandfree2
(18.06.26)
Madem türkiyeye ait hissetmiyorsun niye duyuru kullanıyorsun Türkçe dert anlatıyorsun hiç anlamadım. Türkiye’nin ve Türklerin sana danışmanlık borcu mu var?

(bkz: bak şurdan siktir git)
-5
yenibirgüzelnick
(19.06.26)
Milyon euroları alıp ense yapan görev bilinci, vatan sevgisi, iş ahlakı olmayan şımarıkları desteklemedik diye vatanseverliğimiz tartışmaya açılacaksa sokayım öyle vatana afedersin. Sanki cepheye sürdük itleri.
+2
huladancer
(20.06.26)
(7)

Assos'un denizi nasıl, önerir misiniz?

Cesario
Denize girince alışılamayacak kadar buz gibi oluyor mu buranın denizi? Ayrıca tertemiz, deniz taşlarını sayabilecek kadar berrak mı? Otel öneriniz varsa alırım. Araba ile gideriz muhtemelen. Merkezi falan nasıldır? Yeme, içme alternatifi bol mudur, aşırı kazık mıdır nasıl?
Denize girince alışılamayacak kadar buz gibi oluyor mu buranın denizi? Ayrıca tertemiz, deniz taşlarını sayabilecek kadar berrak mı?

Otel öneriniz varsa alırım. Araba ile gideriz muhtemelen. Merkezi falan nasıldır? Yeme, içme alternatifi bol mudur, aşırı kazık mıdır nasıl?
0
Cesario
(16.06.26)
o kadar kuzeye gidemedim,
ama ayvalik sarımsakli ;
bir saat suda durunca üşümeye başliyorsun.
0
designer
(16.06.26)
Assos denizi soğuk, hatta Bozcaada'dan daha soğuk. ilk girerken hemen giremeyebilirsiniz ama alışırsınız.

su tertemiz, sonuçta açık deniz. taşları tek tek sayarsınız.

otel önerisi veremiyorum, ben bölge insanı olduğum için otelde kalmıyorum genelde. belki 1-2 gece pansiyonumsu bir yerde kalıyorum.

Assos dediğiniz yerde 3 merkez var.

1- Behram köyü: denizle alakası yok. Athena Tapınağı, akropol burada. sürekli olarak burada kalmanıza gerek yok. zaten çok fazla otel de yok.

2- antik liman: en popüler turistik yer. denizi güzel ama plaj yok, hep oteller ve iskeleler. deniz taşlık. akşamları çok dolu oluyor. şahsen burada kalmak istemem. bir dolu mekan var. alkollü alkolsüz. fiyatlar bodrum çeşme ayarında değil ama uygun da değil. örneğin ayvalık gibi değil. ayvalık'ta ucuz mekan bulma şansınız var, Assos'ta yok. antik limanda genel olarak butik ve pahalıca oteller vardır.

3- kadırga koyu: uzun bir plaj. sahil ve denizin ilk bölümü taşlık. sonra kum oluyor. cam gibi deniz. sadece denize gidecek olsam kadırga'ya giderim. burada oteller de var, plaj işletmeleri de var. sadece burada kalmak da mümkün. burada hem pahalıca oteller, hem de uygun fiyatlı oteller var.

bonuslar: buralar haricinde bir dolu otel ve plaj var. tek tek anlatmak zor ama yukarıdaki 2 ana otel bölgesi haricinde, neredeyse tüm sahilde bir dolu otel var artık. mesela uygun fiyatlı arıyorsanız, sivrice tarafına bakabilirsiniz. daha pansiyonumsu işletmeler var. sivrice'nin denizi çok çok güzeldir. genelde iskelelerden girilir ama doğrudan kuma basarsınız. şu anda kalmak için gidecek olsam sivrice'de kabile'ye giderim.
+1
co2s2
(16.06.26)
denizi soguk ama alisilamayacak gibi degil.
bozcaada'nin ozellikle acik deniz tarafi assos'dan cok daha soguk, alisilmiyor.

Assos'a cok yakin, İlyada Butik Otel var, orayi tavsiye ederim. Gunubirlik Assos'a gidilebilir aracla. Otel sakin, yemekler guzel, gunubirlik taze balik falan geliyor.
0
cooperr
(16.06.26)
rüzgarsız bir günde berrak ama rüzgarsız bir gün bulmak zor
0
fatihdr
(16.06.26)
suyu aşırı soğuk ve tuzlu ama acayip de temizdir. ne olur ne olmaz deniz ayakkabısı da alın yanınıza
0
nahtoderfahrung
(17.06.26)
ben akçay tarafındayım. güzel bir deniz günü geçirmek istiyorsak mutlaka kadırga'ya gidiyoruz. fakat yol 30 dk dan fazla olduğu için, mutlaka oradan ya bir arkadaşımı ya da bir oteli arayıp denizin/rüzgarın durumunu sorarak emin olarak gidiyoruz o gün.

güzelken harikadır ama bazı günler kötü denk gelebilirsiniz.

bence eski yıllar kadar soğuk değil, ya da biz alıştık. ama sıcak sulara alışkın insanlar için gerçekten girmesi veya girdikten sonra uzun süre kalması zor oluyor.
0
la traviata
(17.06.26)
Assos'ta yaşıyorum şu an denizin soğukluk olarak Bozcaada ile alakası yok. Zaman zaman çok soğuyor özellikle Temmuz ayının belli bir kısmında ama bu ara her gün denizdeyiz ve gerçekten soğuk diyemeyiz.
0
amelie poulain
(17.06.26)
(16)

düğün takılarına isim yazıyor musunuz?

jelly bear
şu ana kadar attığım/taktığım altınlara isim yazmadım. ama millet yazıyor baya. bana ayıp gibi geliyor ama yazmak mı lazım?taktığım kişiler de samimi arkadaşlarım sadece zaten.
şu ana kadar attığım/taktığım altınlara isim yazmadım. ama millet yazıyor baya. bana ayıp gibi geliyor ama yazmak mı lazım?
taktığım kişiler de samimi arkadaşlarım sadece zaten.
0
jelly bear
(16.06.26)
Yazılması gerekiyor. Ayıp hiç değil zaten de yazmamak gelin/damat tarafına ekstra iş çıkarıyor. Çünkü günün sonunda kim ne taktı diye tek tek not edecekler ve onlar da size takı takarken sizin taktığınızın altında kalmak istemeyecekler. Bu yüzden yazılıyor. Hatta bazı düğünlerde takıyı zarfın içine koyup sandığa attırıyorlar ve o zarfların yanında da kalem oluyor isminizi yazabilin diye.
+9
himmet dayi
(16.06.26)
adamın nikinden belli. ayıptır, verirsin gönlünden geçeni/elinden geleni geçersin. isim yazmak nedir aq, oldu reklam çekelim bir de ben tam altın taktım falan diye.
-14
gobekliraki
(16.06.26)
yazılır.
+4
elorelia
(16.06.26)
kendi düğünümde takıya isim yazanı ayıplamamıştım. ama kendim yazmıyorum.
0
co2s2
(16.06.26)
sonra altınları sayarken; ya bu çeyreği de kim taktı aq, dallamanın teki isim yazmadan atmış sandığa şimdi ara ki bul kim verdi bunu derler arkandan
+5
Hallegadola
(16.06.26)
çeyrek takan biri dallama oluyorsa işimiz var.
0
🌸jelly bear
(16.06.26)
no name biri olabilir evet.
0
Hallegadola
(16.06.26)
illa ayıptır diye düşünmemek lazım. Âdettir yazılır ki kişiler bilgin kimin ne verdiğini. gösteriş amaçlı değildir bu gerçekten o kişi senin düğününe geldiğinde mahcup olmamak için bilmek isteyebilir. yazmazsan da olur sonuçta sen yarım taktın sonra düğünün oldu o adamın sana yarım takacak bütçesi o sırada olmayabilir.
içinden nasıl geliyorsa öyle yap bence.
0
neira
(16.06.26)
yazilir, ayip degil.
+2
cooperr
(16.06.26)
Yazılmamasından yanayım.

Yazılmasının sebebi; ben sana bunu verdim, yarın öbür gün sen bana aynı değerini verirsin.

Bu açıdan çok saçma. Diyelim ben arkadaşım evlendiğinde çeyrek altın taktım. Yarın öbür gün evlendiğimde kendisinden çeyrek altın veya aynı değeri beklemem doğru değil. Adamın belki imkanı yok. Benim çeyrek takmam, vermem arkadaşımın aynı değeri geri vermesini meşrulaştırmıyor.
-1
put it in your appropriate place
(16.06.26)
Düğünüm olana kadar yazmazdım. Görgüsüzlük gibi gelirdi. Ve birçok takım geri gelmedi. Geri gelsin diye de götürmemiştim gerçi. Düpünümden sonra anladım ki hem hediye getiren hem götüren için önemli; işleri kolaylaştırıyor.
0
gadlemler
(16.06.26)
herkes imkanı ölçüsünde takı takar
herkesin maddiyatı bir değil
asgari ücretli için yarım gram altın takmak başkası için tam altın takmak gibi bir şey
bence takılan altının değil katılanların listesi daha önemli
şehir değişmiştir gidemezsin, işsizken gidemezsin sonradan telafi etmek gerekiyor
0
mantık
(16.06.26)
Hayır hasenat gizli yapılır. Hediye ise açıktan verilir. Kimin ne hediye verdiğini, hediyeyi alan insanlar bilmek isterler. Yazın. Hiç ayıp değil. Kutunun içine “Mutluluklar dileriz, Ayşe-Ali Yılmaz” gibi bir şey yazmak iyidir.

Kendi adıma, kim ne takarsa, imkanım varsa en az aynısından takmak isterim ama karşılığı olmayacaksa bile hangi hediyemi bana kim almış bilmek isterim. Ona göre yerine göre teşekkür edilir, sevinç/minnet duyulur, dua edilir vs. Yani bir hediyeyi göndereni bilmek gerekir. Altın olsun, başka bir şey olsun…
0
yadigar
(17.06.26)
Az takanlar yazmaz, çok takanlar yazar :)
0
burfak
(17.06.26)
hediyeyi götüreni bilmek gerekir +1
yazılabilir, ayıp değil. Düğünü olan kişilerin altın getiren kişiye karşı ilerde dengeli bir hediye götürmesi açısından da mantıklı. bana yarım altın getirene çeyrek götürmek istemem örneğin. Bizde isimsiz bir tam altın çıkmıştı mesela hiç tahmin etmediğimiz biri çıktı. Karşılığını götürmekten ziyade bilmek isteniyor bazen.
0
dfn4
(17.06.26)
daha birkaç sene öncesine kadar (belki de bazı yerlerde hala) gelini damadı sahneye çıkarıp, anons ede ede "gelinin dayısındaaannn bir çeyrek altııınn alkışlıyoruuzzz" diye takı töreni yapılıyordu. keseye attığın takıya "mutluluklar - ahmet kuburoğlu" yazmanın ayıp bir tarafı yok.
0
kibritsuyu
(18.06.26)
(9)

gözlük markası

exlibris
markası ne olabilir? rayban degil galiba camında yazmıyor. persol falan mı acaba?https://prnt.sc/jXd6vUJZxDUV
markası ne olabilir? rayban degil galiba camında yazmıyor. persol falan mı acaba?

prnt.sc
0
exlibris
(15.06.26)
oakley tipi var
0
jelly bear
(15.06.26)
oakley tasarımları daha köşeli sert sporcu tipli oluyor. bilemedim.
0
🌸exlibris
(16.06.26)
mykita tarzı var. çentikleri haricinde siyah paulson modeli çok benziyor. persol değil, persol’ün köşelerinde minik bir ok oluyor.
0
eileengray
(16.06.26)
persol bu
0
co2s2
(16.06.26)
persol değil hocam. persolün ikonik ok şekli var kenarda bunda o yok.
0
tolgan
(16.06.26)
bu adamın persol ya da rayban takacagını sanmıyorum
0
koela
(16.06.26)
silhouette bence
-1
asue
(16.06.26)
Vogue VO5432S W65613
0
kimlanbu
(16.06.26)
altayli rayban takmaz.
persol takar ama bu persol degil.
vogue da degil.
kesin antin kuntin sacma sapan bir fiyati olan bilinmedik bir cerceve bu.
0
cooperr
(16.06.26)
(7)

Başkasına mı yaptırayım kendim mi para verip alayım?

skr1292
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.

başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin lira kalıyor.

hangisini tercih etmek gerek?
0
skr1292
(15.06.26)
bu tamamen sonraki iş potansiyeline göre değişir. makinem elimde olsun dersen ilk işin parasıyla makine yatırımı yapmış ol, sonraki işlerin bütün parası cepte kalsın.

bir de baktın iş olmuyor, makineyi ikinci el satma durumu nedir onu da değerlendir.
+3
kibritsuyu
(15.06.26)
ben olsam makineyi alırdım. size kalacak 9 bin liraya çok ihtiyacınız yoksa tabi. makinemin olması da iş kovalamak için yeterli bir sebep olur ki artık iş gelmesi için ekstra çaba sarf ederim böylelikle kendi kendinin patronu olma fırsatını kaçırmamış olursunuz.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(15.06.26)
Kendin yap hem referans hem iş tecrübesi, bulunmaz nimet.
0
gabe h coud
(15.06.26)
işi uzun vadeli yapacaksam makineyi alırım.
tek seferlik bir iş ise başkasına yaptırırım.
0
galahad reloaded
(15.06.26)
makieyi al işini yap daha sonra baktın ki makine yatıyor, aldığın paraya satarsın böylece o imal ettiğin ürün bedavaya gelmiş olur + yaptığın işin parasını da kazanmış olursun
0
neira
(15.06.26)
7000'e yapacak adamdan makineyi kiralayip kendin yap. Hem para kazanirsin hem tecrube kazanirsin hem de tekrar kullanip kullanmayacaginin belli olmadigi makineyi satmakla ugrasmazsin. Ayrica makinenin bakimi ile de ugrasmazsin.
0
thetruenorthstrongandfree2
(15.06.26)
riske girmeden para kazanmasi zor.
daha cok para kazanmak istiyorsan makinayi alarak riske gireceksin.
yok az para olsun benim olsun diyorsan baskasina yaptiracaksin bitecek.

patron ile calisan arasindaki farki zaten bu yol ayrimlari belirliyor.
0
cooperr
(15.06.26)
(7)

Jeep compass kullanan var mi

üğpoıuy
2026 hibrit aslinda special olarak Bize biraz kendinizden bahseder misiniz
2026 hibrit aslinda special olarak

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz
0
üğpoıuy
(13.06.26)
Standart stellantis ortak platform aracı. Gereksiz pahalı. Tasarruf açısından tam elektrikliler varken bence anlamsız.
-1
orient blue
(13.06.26)
Tam elektrik bi secenek diil
0
🌸üğpoıuy
(13.06.26)
Arkadasımda vardı. Piyasının altında verip sattı kurtuldu.
Pahalı, parçası pahalı, ustalar bulaşmak istemiyor.
Araba denen zıkkım zaten % 90 şehir içi kullanılıyor. Parkı kullanımı kolay, tüketimi düşük pratik bir B sınıf hatchback aradı buldu. Ne aldığını hatırlamıyorum. Hiç eski arabasını özlemiyor.
0
Lh12
(13.06.26)
@lh, b sınıfı mi aldı xd encrypted-tbn0.gstatic.com
0
🌸üğpoıuy
(13.06.26)
jeep olarak bir tek wrangler/rubicon alinir.
gerisi buyuk oranda cop, basina bela olur. ben olsam bulasmam.
+1
cooperr
(13.06.26)
Turkiye versiyonuna baktim simdi.

Motor hacmi: 1.199, 3 silindirli.
Beygir gucu: 136...
0-100km/h arasi hizlanmasi: 10 saniye.
Agirlik:1500 kg. 4x4 degil, AWD degil, on ceker.

Yani Turkiye piyasasina uydurmuslar. Zaten Kuzey Amerika'da daha iyi motoru olmasina ragmen iyi, guvenilir olarak bilinen bir arac degil. Arabadan anlayan adam almaz. Tr'de goruntusu biraz albeni yaratabilir ama yine de hantal bir arac. Ayni siniftaki herhangi bir arac bundan daha iyidir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(14.06.26)
Türkiye’de Jeep giydirilmiş Fiat

Limited bi versiyonu var, kamyonet.

Clio’yu kopyalamak çok zor sanki kısmını geçtim; stellantis pişmanlıktır.
0
baldan kaymak
(14.06.26)
(9)

mutlaka okunmasi gereken kitaplar

lemmiwinks
kurgu olmayan mutlaka okunmali dediginiz kitaplar?
kurgu olmayan mutlaka okunmali dediginiz kitaplar?
0
lemmiwinks
(13.06.26)
İlgi alanların nedir ?
0
diyecevaplandı
(13.06.26)
Sağa sola saldırmayı övenlere;
Band of brothers
Generation kill

Viktor Frankl - man's search for meaning
0
logisticsmanager
(13.06.26)
@diyecevaplandı: benim ilgi alanimla ilgili degil soru, sizin mutlaka okunmali dediginiz kitaplari soruyorum. kurgu olmamasi disinda daraltmak istemiyorum, benim ilgi alanim olmayan konuda ilgimi ceken kitaplar onerirsiniz belki. :)
0
🌸lemmiwinks
(13.06.26)
Babil Kulesi Kitabı, daha yeni okudum, çok beğendim.
Tembellik Hakkı
Tutsak Edilmiş Akıl
0
kobuzchu kiz
(13.06.26)
sümerli ludingirra
0
cooperr
(13.06.26)
insanlar arasindaki esitsizligin kaynagi - rousseau
hayvanlara nicin bakariz - john berger
kreutzer sonata - tolstoy
0
herzan
(14.06.26)
Burada yazılan entryler seni konuyla ilgili bir bir kaç kitaba yönlendirir sanırım :

eksisozluk.com
-1
diyecevaplandı
(14.06.26)
sapiens - harari
tüfek mikrop çelik - jared diamond
malcolm x otobiyografi
0
lament
(14.06.26)
Kreutzer Sonat için +1 diyorum.

Tarihe ilgin varsa ben de Türk Günlükleri diyeyim.
0
Mirket
(14.06.26)
(12)

Macbook tercih etme nedeniniz nedir?

runaway
Size göre ne gibi avantajları var?
Size göre ne gibi avantajları var?
0
runaway
(12.06.26)
5 yıldır donma kasma yok, güncellemeler devam ediyor
kullanımı her zaman keyifli,
şarj çok iyiydi, şuan iyi
tasarım kusursuz, en son bilgilsayarı ne zaman kapattım hatırlamıyorum,
kapağı kapatıp açıp işime devam ediyorum,
quick note, safari, photos ile iphone ile mükemmel senkronizasyon
0
ne demezsin
(12.06.26)
Sadece içerik tüketen biri olarak yazayım;

Çok iyi mühendislik, dengeli hafif gövde, tek elle açılabilen harika ekran, renk doğruluğu, harika ses, harika pil ömrü, güvenlik, çok iyi malzeme, çok iyi çalışan ekosistem (iPhone, iPad ekran yansıtma, AirPlay, kulaklık, HomeKit entegrasyonu, iMessage, telefon, FaceTime, iCloud), çok uzun ekonomik ömür, ikinci el değeri, güncelleme, hafiflik, basitlik. Genel olarak yapması gerekeni yapması, nazlanmaması, doğru düzgün çalışan backup/restore işleri ve tekrar güvenlik.

Tabii bunların bir kısmı MacBook, bir kısmı macOS ile ilgili ama ortak çalışan şeyler.
+1
orient blue
(12.06.26)
Yıllarca 5 kg bilgisayar + şarj kablosu + adaptör taşıyan biri olarak kesinlikle boyutu ve hafifliği. Geniş el çantamda dahi taşıyabiliyorum. Şarjın gerçekten uzun gitmesi ve sürekli şarj etme ihtiyacının olmaması. Kasma donma gibi sıkıntılar yaşanmaması.
+1
black holes in the sky
(12.06.26)
macos, şarj süresi, ağırlık, ekran kalitesi.
0
gule gule
(12.06.26)
Çok güzel anlatmışlar. +1 diyeyim hepsine ben de.
0
Mirket
(12.06.26)
Toplu taşıma kullandığım dönemde hafifliği için tercih etmiştim.
0
aloha snackbar 3
(12.06.26)
IT çalışanıyım. Şirketim m4 max çipli modelini verdiği için 6 aydır deneyimleme şansım oldu. Cihaz gerçekten tık demiyor. milyon tane pencere açık arkada, ordan oraya geçiş yapıyorum hiçbir şekilde ne donma ne kasma. Performans açısından Windows makineleri tokatlar. Pil ömrü muazzam. Sabah 8'de açtığım bilgisayarı akşam 5'e kadar prize takmadan kullandım bir kere. Daha önce böyle bir şey deneyimlemedim açıkçası.

Fakat MacOS'in arayüzünden memnun değilim. Basitlik adı altında pazarladıkları birçok şey saçmalık ve hiçbir şekilde işimi kolaylaştırmıyor. Özellikle Dock rezalet bir tasarima sahip. Windows'taki gibi system tray özelliği yok. Açtığın ve arka planda çalışan bütün uygulamalar dock'ta görünüyor. benim gibi dikkat eksikliği yaşayan biri için inanılmaz kötü bir tasarım. sidebar adında bir eklenti ile çözmek zorunda kaldım ama o da mükemmel çalışmıyor her zaman. Apple'ın verdiği performansı bir Windows makine verse MacOS'lu bir bilgisayarın yüzüne bakmam açıkçası.
+1
synesthesia
(13.06.26)
3 Ana sebebi var, ama öncelikle belirtmem gerek ki ana laptop olarak kullanmıyorum. Ama macbook air şu üç sebepten dolayı en çok işime yarayan "taşınabilir bilgisayar"

1- Uzun şarj süresi
2- Sadece kendisi ve ince bir çantayla her yere gidebiliyor, kalabalığı yok.
3- Fansız olduğundan tozlu ortamlar için ideal. Toz geçirmez değil elbette, ama en azından tozu deli gibi emmiyor.

Haliyle benim gibi ofis ortamı dışında da bir bilgisayara ihtiyacınız oluyorsa biçilmiş kaftan. Hatta ciddi anlamda var olan tek gerçek anlamda "taşınabilir bilgisayar" bu.
0
akhenaten
(13.06.26)
Air var bende m1 işlemcili olanından bir de eski hani. Pili hala günü rahatlıkla çıkarıyor. Seneler geçti kozmetik sorunu yok. Profesyonel değilim günlük kullanıcıyım cihazda tık yok. Yıllarca windows bilgisayarda trackpad kullandım ama illa mouse aradım bunda ise gerek yok cihaz akıyor mause olmadan da. Seyahate çıkıyorum telefonun adaptörü ile birlikte atıyorum bitti. 2 günlük seyahat ise şarj etmeme bile gerek kalmıyor gerekirse de telefon şarj eder gibi ediyorum.
0
denizgonen
(13.06.26)
Macbook kullanmayan ama özellikle pro kullananların makinalarını kısa süre kullanmış birisi olarak dokunma hissiyatı, gesturelar, akıcılığı, pil ömrü, incecik oluşu, ekran kalitesi gerçekten ayrı bir seviyede.
0
kimlanbu
(13.06.26)
ilk aldigim air 8.5 sene gitti, pil 2500 cycle yapmisti ama hala 3 saat dayaniyordu.
1-2 kere keyfe keder format yedi. hic isinma problemi olmadi.
hic servise gitmedi, ve $250 dolara sattim.
daha nossun?
0
cooperr
(13.06.26)
uzun yıllar kullanılabilir
hafif, güçlü, dayanıklı hissettiriyor
kullanımı gerçekten pratik. erişilebilirlik özelliklerini sık sık kullanıyorum (özellikle touchpad'de üç parmakla zoom yapmak için)
touchpad'i bir harika, 4+ yıldır aralıksız mac kullanıyorum, hiç mouse kullanmadım. hatta neredeyse mouse kullanan da görmedim. windows'larda asla bu kadar iyi olmuyor touchpad
ekran kalitesi gerçekten iyi
intel işlemcilerde kalsaydılar belki windows'lardaki üst seviye laptoplar benzer kaliteyi sağlayabilirdi ama m işlemciler ile windows cihazlara fark açtılar
macos cihazlar kendi ekosistemi ile kusursuz çalışıyorlar. airpods ve iphone da kullanıyorum ve artık bu ekosistemden ayrılmak istemiyorum. bir çeşit vendor lock-in.


macos'ta gerçekten saçma ve "neden böyle" dediğim bir sürü özellik var. mesela finder her bakımdan gerçekten kötü, istediğin dizinde ya da tüm mac'te arama yapma özellikleri kötü, menu-bar'daki tray icon'ları harici bir app olmadan ayarlanamıyor ve ekrandaki notch'un altında kalıyor. dock tasarımı kötü, spotlight son iki-üç sürümdür kullanışsız. daha bir sürü böyle şey var ama benzer şikayetleri windows'ta da yapabilirim (copilot'u her yere entegre etme telaşı, reklam gösterir gibi tray'de sürekli msn network'ünden haberler göstermesi falan)

windows cihazların da kendilerine göre bir çok artısı var ama bugünün konusu değil.
overall soracak olsanız, ben hem iş gereği hem de son kullanıcı olarak windows değil macos'u seçerdim.
0
biseysorcaktim
(13.06.26)
(13)

aile kurma istegi

inspired by a true story
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobileri
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.

yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobilerim var. yani sorun ayni dar sosyal cevrenin icine sikismak degil. ben sanirim yabanci biriyle birlikte olmak istemiyorum. birinden hoslansam bile ciddi bir iliski yasamayi isteyecek kadar ileri gitmiyor duygularim, bir seyler eksik kaliyor, bir sure sonra soguyorum (gelenekci ya da muhafazakar bir insan degilim, oyle bir sey degil bahsettigim). ama ben artik asik olmak, aile kurmak istiyorum. sirf bu yuzden turkiye'ye geri donmeyi dusunuyorum. bu dusuncem sacma mi?
0
inspired by a true story
(12.06.26)
Değil. Gel bence
0
benaslindayohum
(12.06.26)
kesinlikle saçma değil. bu hayatı istediğiniz gibi yaşamak istemenizden daha doğal bişey yok. bunun yolu dönmenizse, neden olmasın; artısını eksisini siz hesap etmişsinizdir zaten. yaşınız geçip de aklınız başınıza gelm.. pardon, evlilik fikrinden uzaklaşmadan :) dönün derim.
0
lil siztah
(12.06.26)
Cok mantikli ama tr malesef kötü bir yere gitti.
Ayrica su an piyasadan uzakta yillarin gecmis. Ne is yapacaksin tr‘de?
Belli bir yastan sonra yurt disina dönmek nasil zorlasiyorda aynisi tr‘ye dönme kismi icin de gecerli.

Bence türklerle date yap diycem. Ama türkler de bi garip salak salak ben türkü napiyim yurt disinda yabanci bulurum diyorlar.
-3
Purple life
(12.06.26)
Bence de gel. Böyle yapan tanıdıklarım var.
0
gabe h coud
(12.06.26)
yaş kaç?
0
co2s2
(12.06.26)
Bayansan gel burada seni biraz harcasınlar sonra görürsün ilişki istiyorum aile kurmak istiyorumu
-7
artıküyeolmakistiyorum
(12.06.26)
yaşlandıkça vucuttaki testesteron azaldığı için erkek yumuşar, gelecek kaygısı ortaya çıkar. yoksa evlenmenin hiçbir mantıklı açıklaması yok.
-6
plastic_angel
(12.06.26)
sayin cumhurbaskanimizin da dedigi gibi: kapiyi kapatma
0
Purple life
(12.06.26)
amac hatunu alip yurtdisina cikartmak mi yoksa kesin donus mu? ona gore cevaplar degisir.

alip cikartma isine bakarsak, cevremde her sene yazlari oralara gelip hatun arayan cocuklar var, ama cogun husranla geri donuyor.

akli basinda isi gucu olanlari alip yurtdisina cikartman cok zor, ki bence haklilar.
gelmek isteyenlerde agirliginca altin isteyen cingene tayfa. bir sekilde zorla birini bulup getirip bosananlar da cok.

ozetle: eger yurtdisinda yasamaya devam edeceksen, bulasma. yok eger kesin donus yapicam diyorsan zaten donup biraz zaman gecirdikten sonra birini bulursun, zor degil..
0
cooperr
(12.06.26)
eğer hayatınızdan memnunsanız saçma. zira türk biriyle tanışıp birlikte olmayı, aile kurmayı türkiye dışındaki bir ülkede de başarabilirsiniz. ama türkiye'ye dönme isteğiniz türkiye'de yaşamayı özlemek ise saçma değil.
0
tnz
(13.06.26)
Abi hayat senin hayatın ama şu ana kadar yaşadığın ülkeden şikayet etmedin, olayın aile kurmak.
Sen şimdi aile kurmak diye Türkiye'ye gelip orada kendine uygun olmayan birini bulup aile kurarsan (ki çok büyük risk çünkü anladığım bayadir böyle bir ilişkin yok) + Türkiye'ye dönmenin getirdiği diğer riskler hayatını çöp edebilirsin.
O yüzden kararını kendin ver. Türkiye iyi durumda değil. Ama bu demek değil ki sen istediğin hayatı yaşama. Eğer isteğin Türkiye'de Türk kadınla aile kurmaksa yap, kararı kendin ver. Sonra bize ağlama "lan yav.aklar beni döndürdünüz şu an beter haldeyim" diye:)
0
logisticsmanager
(13.06.26)
düşünceniz saçma değil.

kız bakmaya gelin zira buradan yurtdışında yaşamak için birçok kişi gönüllü olacaktır ancak bu gönüllülük arasından gerçek sevgiyi bulmanız biraz zorlayıcı olabilir.
aşık olmak bir istek olduğu için bunun gerçekleşmesi kesin değildir. aşk hiç beklemezken gelir.

görücü usulü evlenen tanıdıklarım oldu. yurtdışına kız götürdüler. her ne kadar outdated görünse de, bu en güvenli yöntem görücü usulü ama elbette karar öncesi görüşmeniz, birbirinizi tanımanız şart. ülkede yozlaşma epey yüksek seviyede çünkü belki haberiniz yoktur :s
-1
janderzel zartanyan
(13.06.26)
Abicim,

25 senedir yurt disinda yasayan Guzin Amca olarak birkac tavsiye birakayim.

Oncelikle coook dikkatli ol. Hayatinin en onemli kararlarindan biri olacak bu aile kurma karari. Hata yaparsan donusu de cok zahmetli oluyor. Yanlis evlilik yapip birikimlerinin buyuk cogunlugunu kaybeden birkac kisi oldu cevremde. Tr'de nafaka kanunlari falan erkeklerin hayatini mahvediyor... Birkac ay evli kaldigin birine hayatin boyunca para odemek zorunda kalabilirsin. Olmaz deme, olur. Bunun icin onlemini alman gerek.

Yurt disinda olmana istinaden de sunu paylasayim: Benim ayrilip bosanan tum arkadaslarimin yeni esleri ya da kiz arkadaslari asyali. Bu arkadaslar asyali kadinlara kiyasla batili kadinlarin cok maskulenlestigini, nerdeyse erkek gibi olduklarini dusunuyorlar...

Bak bu kisim cok onemli cunku Turk kadinlarinda da yayiliyor bu. Trafikte kavga, eden kufur eden, baskin fikirleri ile tum konusmalari domine eden, duygusunu belli etmeyen, rekabetci... Boyle kadinlar var. Onlari suclamiyorum, hayat onlari bu sekilde sekillendiriyor ama bu tur kadinlar bir cok erkek icin turnoff. Kadinlar nasil herseyden sikayet eden, bir seyi beceremeyen prenses erkek istemiyoruz diyorsa, erkekler de bu tur erkeksi kadin istemiyor artik. Bence bu yuzden Asyali kadinlari goz onunde bulundurmalisin.

Ben olsam oldurtmaya calismam. Ozellikle ugrasinca, zorlayinca, akisina birakmayinca olmuyor bu isler. Sen isine gucune bak. Senin icin en iyi yer neresiyse orda kal...
0
thetruenorthstrongandfree2
(13.06.26)
(9)

7+4 bin dolara Türkiye mi yoksa 15+8 bin dolara Dubai mi

pacevilleli
Türkiye'de yaşıyorum, avrupalı bir firmada contractor olarak çalışıyorum. Her ay fatura kesiyorum onlara.7bin dolar net baz maaşım var üzerine de satış primleriyle 4bin dolar civarı ekleyebiliyorum. toplam 10-11bin dolar maaşım oluyor aylık ortalama. Vergiler vs çıktıktan sonra, net maaş bu. kira ve
Türkiye'de yaşıyorum, avrupalı bir firmada contractor olarak çalışıyorum. Her ay fatura kesiyorum onlara.

7bin dolar net baz maaşım var üzerine de satış primleriyle 4bin dolar civarı ekleyebiliyorum. toplam 10-11bin dolar maaşım oluyor aylık ortalama. Vergiler vs çıktıktan sonra, net maaş bu. kira vermiyorum aile evinde yaşıyorum. full remote bir iş

Özellikle Dubai'den iyi teklifler geliyor, tahminim 12-15bin net baz üzerine de aylık ortlama 6-8 bin dolar kazanabileceğim bir işe geçebilirim.

Her şeyi aylık net ortalama yazdım, kafa karıştırmamak için. şu anki mevcut işimde satış bonuslarından iyi kazanamıyoruz. diğer işlerde bu daha mümkün. o yüzden 15+15 bile mümkün aslında ama iyi bir yıl geçirmem lazım vsvs. o yüzden 15+8 üzerinden değerlendirelim

rahatı bozup gidip denemeye değer mi? en kötü 2-3 yıl çalışıp tecrübe katıp dönerim diyorum ama bir yandan da neden maceraya atılayım diyorum.
-2
pacevilleli
(12.06.26)
esit veya yakin sartlarda olsa comfort-zone'dan cikin derdim; ama burada konfor kaybi var. biraz vizyonun varsa turkiye'de 10k dolara mukemmel bir hayat yasarsin. onu birakip sirf 2 kat maas icin suni bir col sehrine gitmezdim.
+2
buenosdias
(12.06.26)
Konfor alanından, aile evinden dışarı çıkmak gerek. Bilgin, görgün, hayata bakış açın artar, ufkun genişler. Dar kalıpların dışına çıkmış olursun. Yurt dışında çalışmanın güzelliği o.

Bulunduğun yerde aldığın para iyiyse, iyi yaşıyorum diye de düşünme. Trafikteki maganda, market kuyruğundaki sığır, kaldırıma tüküren öküzün balgamına basmama gayretin hep mutsuz eden şeylerdir. Yaşadığın şehirdeki insan kalitesi iyiyse, daha azla da iyi yaşayabilirsin.

Ancak söylediğin paraya Dubai'ye gidilmez. Pahalı bir şehir orası. Buradaki konfor düzeyine ulaşman için bence bir üç kat kazanmalısın.
0
Mirket
(12.06.26)
8 senedir yurt disinda yasayan biri olarak soyluyorum otur oturdugun yerde.Rahatini bozup risk alma.Turkiye'de 10-11K net maas alan biri toplumdaki cogunluk sigirlardan kendini bir hayli izole edebilir.Edemeyecegi kadar kismi emin ol Bati Avrupa'da da fazlasiyla var.
0
turkuaz
(12.06.26)
yazmayacaktim dayanamadim,

gidersin gitmezsin bilemem ama senelerce o cografyada yasayan simdi ise okyanus otesinde ikamet eden biri olarak diyorum ki ben giderdim. 23 bin dolar aylik gelire konfor duzeyini koruyamassin diyenler neyi baz aliyor bilmiyorum ama saglarsin. konfordan anladigin anam babamla oturayim kira vermeyem ise bilmem. hele birde cocuk yoksa ( en buyuk gider okul ucretleri cunku) 20k usd dubaide rus milyarder hayati yasamayacaksan yedirir icirir gezdirir ustune parada yaparsin.
bu bir git gitme cevabi degil, sadece dubai gidilmeyecek, kotulenecek veya tahmin ettigin kadar pahali bir yer degil demek istiyorum.

ben olsam, madem tek tabancasin git 10-15 gun kal bak bakalim hoslanacak misin.

tek soyleyebilecegim bu mevsimde sicak, cok sicak, tadini kaciracak kadar sicak:)

ev bakmak isteyenlere: www.propertyfinder.ae

market fiyatlari icin carrefour uae online
+1
cairo
(12.06.26)
arabistan collerine zaten $20-25k bandindan asagi gidilmez. sende o parayi yakalamissin.
$10k kazanan adamin aile evinde yasamasi bence normal degil, onu kirman lazim.
ben olsam giderim, hem ayda ekstra $10k az para degil.
-1
cooperr
(12.06.26)
dubai tabii ki...biz 6-7k lara ıssız adalara gidiyoruz, dubai baya güzel şehir, türkiyeye de yakın. 11k da iyi para aylık ama 23k ile kısa sürede iyi birikim yapıp, iş kurulabilir
0
monicapp
(12.06.26)
Dubai. Net.

Edit: 2000 senesinde Dubai'deki maasim $13000'di. ilk milyon dolarimi biriktirmeme cok buyuk katkisi oldu. Turkiye'de cok hizli ve cok ani kararlar aliniyor. Ucu sana da dokunabilir. An itibariyle Turkiye beyin gocu veren bir ulke. Dubai seni daha iyi bir yere getirebilir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(12.06.26)
arkadaslar comfort zone sadece anne evinde kalmak değil. comfort zone = kasabından güzel et almak, balikcinin guzel balik geldi diye aramasi, pazardan taze sebze almak, esnafla muhabbet etmek, kankanla derbi izlemek, uludağda teleferik, antalya'da yaz tatili yapmaktır. eger bir yere gideceksem bunlari kaybettigime degecek imkanlar olmali. medeniyet, sosyal hayat, refah seviyesi, doga vs..

edit: avrupa'dan sevgiler.
+2
buenosdias
(13.06.26)
@buenosdias

medeniyet, sosyal hayat, refah seviyesi, doga - bunlar varsa o ortamda gocmene para yok.

bunlar olmadigi icin zaten adam gocmene ayda $20k veriyor.
bir "catch" olmasa adam sana o parayi verir mi yaw :D
+1
cooperr
(13.06.26)
(23)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
umurumda olmaz ama iş yerindeki kadınlar tarafından bu düşüncem yüzünden alaya alınmışlığım da var.
0
aloha snackbar 3
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(6)

Araç tavanında oluk

mesajiniz var yesili
2017 micra model araç tavanında oluk var. Sebebi nedir acaba?https://hizliresim.com/ogiuqv7https://hizliresim.com/c91owi4
2017 micra model araç tavanında oluk var. Sebebi nedir acaba?
hizliresim.com
hizliresim.com
0
mesajiniz var yesili
(10.06.26)
Tavanın daha rijit olması için yapılmış gibi duruyor. Daha ince malzeme kullanmışlar muhtemelen. Zayıflığını azaltmak için de desen verip bükmüşler.

Edit: orijinaldir. Benzer ilanlara bakın.
+1
orient blue
(10.06.26)
Orijinal midir?
0
🌸mesajiniz var yesili
(10.06.26)
yakıt tüketimi için yapılmış. ciddi azalttığı söyleniyordu ama bana biraz abartı gelmişti.
0
gurur
(10.06.26)
yağmur ?
0
mantık
(10.06.26)
citroen otomobilin amblemine benziyor,

orjinali böyle demek ki
www.sahibinden.com
0
designer
(11.06.26)
muhtemelen surtunmeyi katsayisini azaltmak icin yapilmis ufak tefek cinlikler bunlar ama pek ise yaradigini sanmiyorum.
yagmur ile alakasi yok.
0
cooperr
(11.06.26)
(15)

Hayatımın en mutlu ânıymış, bilmiyordum

Lh12
Hangi anlardı onlar. Anlat dinleyelim...
Hangi anlardı onlar. Anlat dinleyelim...
0
Lh12
(10.06.26)
2009-2010 zamanları, Karaköydeki ofisimden çıkmışım, arkadaşım da işten çıkmış Nevizade'de buluşmuşuz, barlardan birinin terasına oturup menüye bakmaya bile gerek duymadan istediğimiz gibi yemek ve içki siparişi veriyoruz, rahat rahat biri bittikçe ötekini söylüyoruz...
Bazen üstümüze bir şey dökülüyor hay allah deyip gidip hemen bir mağazadan bir şey alıp değiştiriyoruz, bazen hava birden esiyor mağazanın birine girip bir hırka geçiriveriyoruz.
+5
mutekebbir
(10.06.26)
Hayatımın EN mutlu anıymış demek fazla karamsar geliyor. Daha nice güzel günler, nice mutlu anlar var önümüzde inşallah.
+2
anaphylacticshock
(10.06.26)
Sergen attı. Şampiyonluk geldi.
-1
HellKeePer
(10.06.26)
Univ diplomami aldigim an. Tezkere aldigimda daha mutlu olurum saniyordum ama ı-ıh.. Halbuki 4.5 sene bitirdim, zorluk yasamadim, güzel bir yerde güzel bir bölüm okudum ama genel olarak ogrencilik kavramiyla zorum var. 6 ay askerlik mi 6 ay univ mi deseler askerligi secerim.
+1
duster
(10.06.26)
The best is yet to come…
Yani en iyisi daha gelmedi.

Sadece cocugu olan biri cocugumun dogdugu gün falan derse hak veririm bu soruya. Yoksa coook güzel günler var yakinda.
-2
Purple life
(10.06.26)
2018'de gittiğim eminem konseri <3

kedilerimin eve ilk geldikleri günler <3 (onlarla her anımız mutlu tabii)

okuldan gelip abur cubur eşliğinde çizgifilm izlediğim anlar

yaz tatilinde kuzenlerimle yine abur cubur eşliğinde gece boyu film izlemelerimiz
0
art cat chocolate
(10.06.26)
Şu anda çok mutluyum. Elimdekinin değerini biliyorum. Yeryüzünde cennet gibi bir evim var. İstediğim zaman çok güzel tatiller yapıyorum, hepsi de ayrı güzel, ayrı mutluluk kaynağı. Korfu, Barcelona ve 5 sene önce koy koy gezmeli uzun Ege tatilim en mutlu olduklarım arasında. En mutlu halimi şu anda yaşıyorum sanırım.

Üniversite hayatım da çok mutlu bir dönemdi.
0
gabe h coud
(10.06.26)
30 yıl önce. Hala dostum olan arkadaşımın babası restoran, kumarhane, müzikholden oluşan bir ilçe klubünün sahibiydi. Orası evimiz gibiydi. Hafta 1 gün teras katında gelen sanatçılar için yapılmış bir süitte 5-6 arkadaş buluşurduk. Diğerleriyle de hala görüşürüz. Kış günü bile karpuz üzümden tutun mezenin her türlüsü, kebaplar sıra sıra gelirdi. Düşünün Adana’nın bir ilçesi burası. Rakı veya kaliteli şarap içerdik. Bunlar alt yapı. orada yaptığımız sohbetler, geleceğe dönük hayaller, mevcut aşkların acısı asıl mezemizdi. Liseli gençler doyasıya muhabbet ederdik. Bazen cin çağırma seansları düzenlerdik. Arkadaşım iyi saz çalar, protest müzikte döktürürdü. Ahmet Kayanın yeni yeni tanındığı, rahmetli Hasret Gültekin’i ilk defa duyduğum zamanlardı. Cep telefonu internet falan yok. Asla taşkınlık kavga gürültü yapmazdık. O geceler en azından bana çok şey kattı. Diğer arkadaşlar daha görmüş geçirmiş, aileleri benimkine nazaran çok sosyal, çağdaş ailelerdi. Arada bir uğrayıp kontrol de ederlerdi. Her gün yeni bir şey yeni bir şarkı türkü öğrenirdim. Felsefeci orhan Hançerlioğlu’nun kitaplarından bölümler okunurdu. Hemşerimiz Yaşar Kemal’den mutlaka bahsedilirdi. Ateizm, evrim, siyaset tartışılırdı. Daha nice detaylar. Hayatımın en mutlu anlarıymış, bilmiyordum.
+2
ground
(10.06.26)
lise 2-3 zamanlari cok iyiydi, iyi bir FM sinifindaydim.
gencsin, saglik sikintilari yok, hayat yeni basliyor, sorumluluk az.
0
cooperr
(10.06.26)
2019'un son 4 ayı. Müthişti ya. Her şeyi yapabildiğim bir dönem geçirmişim. Burnumda tütüyor.

Sonrasında ara ara güzel dönemler geçirdim tabii ama 2019'un son 4 ayı.
+2
put it in your appropriate place
(10.06.26)
matrisence senilen durumu deneyimledigim farkettigim zaman.
belki bilmeyenler vardir kadinlar dogursun dogurmasin bir kere hamile kladiktan kisa bir sure sonra kanlarina bebegin kani dna si da karismaya basliyor. ve hayat boyu kaliyor yani dusuk bile yapsaniz vucudunuza yeni bir guc gelmis oluyor.
benim durumumda soyle bir sey oldu cok zeki bur cocuk dogurdum hani ozellikle yeni dogum yapanlar icin akli gider unutkan olur falan derler ya ben eskiden yapamadigim seyleri yapmaya basladim ama bor yandan da diyorum tamam yorgunluk uykusuzluk var ama ben oncenden sunu sunu yapamiyordum nasil simdi yapiyorum diye kizim buyuyup kisiligi ortaya ciktikca bu annelik degisimi hakkinda yabanci kaynaklari okudukca ayni adolescence gibi ciddi bir degisim oldugunu okudum.
yani garip bir hissiyat yani sanki orumcek adamin isirilmasi gibi. twk bir an degil ama bir yeni boyuta gecis hali.
0
mavicorap
(11.06.26)
lise ve üniversite yılları. hesapsız arkadaşlıklar, bomboş muhabbetler. sorumluluk yok, para yok, dert yok, tasa yok.

hala en yakın arkadaşlarım o dönemden. hala kafam. bozulunca eski okullarıma giderim ben.
0
babilfish
(11.06.26)
2006 - lise
2010 - üninin ilk senesi.
O zamanli kendimi, çevremi, istanbul'u ve türkiye'yi çok özlüyorum
0
gadlemler
(11.06.26)
2018 - 2020 arası.

işim ve sevgilim vardı.

en sevdiğim şehirdeydim.

değerini bilememişim.

ayrıca 2022'den 2023 aralık ayına kadar da her şey güzeldi.

sonra bayır aşağı düşüş.
0
rain when i die
(12.06.26)
çocukken dertsiz tasasız geçirdiğim son yaz tatili. ortaokuldan beri istikamet hep bayır aşağı.
0
aloha snackbar 3
(12.06.26)
(28)

Max kac yil araliksiz calistiniz?

Purple life
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?

Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
0
Purple life
(09.06.26)
12.5 yil. bunalmadim ama calismaya bayilmiyorum.
0
lemmiwinks
(09.06.26)
13 yil olmus. Bu sefer is degistirirsem yada farkli birsey yaparsam arada daha buyuk bir bosluk birakmak istiyorum ama maalesef piyasa sartlari pek iyi degil.
0
mbond
(09.06.26)
2018 ocak - 2025 aralık arası aralıksız çalıştım. bu esnada 4 farklı şirket değiştirdim ama aynı işi yaptım aslında. operasyon nereye ben oraya. 6 aydır işsizim. ne zaman çözerim bu derdi bilmiyorum.
0
rain when i die
(09.06.26)
Boşluksuz 9 yıl. iki iş arası 1 ay boşluklu 11 yıl. Erken değil ben ilk yıl bunalmistim hala çalışmak (ülkedeki şartlardan dolayı ve sektöründen dolayı) çok iğrenç geliyor.
0
a perfect lie
(09.06.26)
15 senedir çalışıyorum. sadece 3 ay ameliyata yattım tek aram bu. askerde bile çalıştım.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ilk işim 5 yılı geçti. ben de bunaldım da işsiz olma düşüncesi daha kötü başka gelirim yok.
0
jelly bear
(09.06.26)
16 yıldır aralıksız çalışıyorum. son 2 yılı biraz daha kendi işim gibi ama geçişlerde hiç ara vermedim.
0
awlmi
(09.06.26)
Garden leave ne la
+7
baldur2
(09.06.26)
Yaklaşık 26 senelik tam amanlı kariyerinde hiç boş kalmamışım, şimdi farkettim.
0
kumandanim
(09.06.26)
@baldur2, ücretli izin. Ama genelde kovulanlarin aldigi bir sey.
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
2019-2026 arası 6 küsur yıl,tek parça.
6 aydır işsiz.
0
denizciman
(09.06.26)
10 yıl
0
peki madem
(09.06.26)
10 yil ve artiyor, zaten ilk isim, henuz degistirmedim.
0
king lizard
(09.06.26)
8,5 yıldan sonra pandemi patlayınca eve geçmiştik. sonra kurum binasız kalınca bir dönem uzaktan çalıştık ama işimiz uygulama olunca, uzaktan kısmı biraz yalandı..
son 5 yılda, 8-5 arka arkaya çalıştığım bir kaç ayı geçmez. ama iş olunca aylarca sabahlamışlığım da az değil.
son bir yıldır ücretsiz izindeyim; valla cennet gibi^^
0
lil siztah
(09.06.26)
tam 10,5 yıl aralıksız. araya giren doğum izni sonrası 2. 10 yılıma doğru ilerliyorum. emekliliğe hala 17 sene var, nasıl biteceğini bilmiyorum, çalışmayı seviyorum ama sorumluluk sevmiyorum.
0
in vino veritas
(09.06.26)
15 yıldır aralıksız çalışıyorum. pandemi zamanını inanılmaz özlüyorum. herkes off poff eve tıkılı kaldık derken, durmak bana aşırı iyi gelmişti o dönem.
0
dedim ben sana
(09.06.26)
7,5 yıldır aralıksız :’)
0
theseachange
(09.06.26)
7,5 yıl(hiç yıllık izin kullanmadan).
iş bilgisayarını az önce kapattım da geldim, tam bir hayatsızım.
0
late viper
(09.06.26)
@late, neden izin kullanmadin 7.5 yilda?
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
20 yildir toplam boslugum 3 ay onda da is aramadim.
0
duster
(09.06.26)
14 yıldır aralıksız çalışıyorum
0
mirty
(09.06.26)
ilkokula basladigimdan beri ya okuyorum, ya calisiyorum. gecen bunu dusundum hic kendime ait zamanim olmamis.
0
antikadimag
(10.06.26)
11. yilimdayim ve hala ilk olarak calismaya basladigim sirketteyim. hic is degistirmedim. comfort zone mu dersiniz artik ben bilemem
0
pasaklıpepee
(10.06.26)
toplam 23 yıldır iş hayatındayım bir firmada kesintisiz 7 yıl diğer firmada kesintisiz 14 yıl çalıştım. 6 aylık işsizlikten sonra şimdi başka bir yerde çalışıyorum.
0
bluemoon22
(10.06.26)
7+5+2 = 14
3 firma 14 sene, gecisler arasi 1-2 hafta vardi.
en son isten kovulana kadar ara vermedim. kovulduguma hem uzuldum hem sevindim, 4 ay dinlendim. iyi geldi, baska islere bulasmama firsat verdi.
bazen kovulmak iyi geliyor :D
0
cooperr
(10.06.26)
18.

ölene kadar bam bam bam.
0
gurur
(10.06.26)
Oglum nasil dayaniyorsunuz, bazi ornekler insanliktan cikmalik delirmelik. Hepinizin hedefi finansal bagimsizlik ve erken emeklilik mi yoksa?
0
baldur2
(10.06.26)
2017 Ekim - 2026 Ocak
Yaklaşık 8 yıl.
Ama bu sürenin içinde 20 günlük askerlik de var.
0
biseysorcaktim
(11.06.26)
(5)

sonunda z-rotlarını değiştirdim :) teybi de taktım. nasıl olmuş?

konetsu
yenisi: https://i.imgur.com/itodo6s.pngburada elle somunları tutturunca çektim fotoyu da daha sıktım tabi :) eskileri çıkarmak ve yenileri yerine oturtmak zor kısmıydı. ıslaklık eskiler kolay sökülsün diye sıktığım wd40'dan. :) biraz geç gittim iş bitene kadar hava karardı ama :D uygun çukur varmış
yenisi: i.imgur.com
burada elle somunları tutturunca çektim fotoyu da daha sıktım tabi :) eskileri çıkarmak ve yenileri yerine oturtmak zor kısmıydı. ıslaklık eskiler kolay sökülsün diye sıktığım wd40'dan. :)

biraz geç gittim iş bitene kadar hava karardı ama :D uygun çukur varmış komşu söyledi
i.imgur.com

bu da eskilerin durumu: i.imgur.com
böyle boştaydı i.imgur.com
bi taraf zaten zrot bile değil saplama atmış usta...

teyp de uğraştırdı biraz...
eskisinin kızağı yoktu boşta duruyordu i.imgur.com
içine göçmesin diye köpük basmışlar :D i.imgur.com

yeni çerçeve tam oturmuyordu i.imgur.com
i.imgur.com

köşeleri matkapla zımparalayıp oturttum i.imgur.com
kusursuz olmasa da yerine düzgün oturdu bi sallasan çıkacak gibi değil. siyah çerçeveyi yapmadım ileride zaman bulursam daha düzgün ölçü alır yaparım dedim. yedek gri çerçevem de vardı onu modladım.
i.imgur.com artık navigasyonum var :) yerinde de sallanmıyor.

yeni teybin usbsi dashcami çalıştıramıyor ama zaten onu da sigorta paneline bağlayacağım. üşengeçlikten nasılsa çalışıyor diye ertelemiştim, set olarak hardwire kitini de aldığım halde kullanmamıştım. yarın ona bakarım artık... bir de arka park kamerası araçta vardı ama aktif değildi, baktım kablo bağlantısı da yanlışmış eski teypte... yeni teybe bağladım ama çalışmadı. ona bakarım... arkada kamera tarafındaki bağlantıda da sorun olabilir... olmazsa yeni teybin kendi kamerasını bağlarım.

zrotu muayene öncesi birkaç işlem daha yaptırırken taktırırım diyordum çukuru bulunca hemen gittim kendim hallettim :)
0
konetsu
(09.06.26)
kazasız belasız kullanın hocam :)
0
shadowfollower
(09.06.26)
super olmus :)
0
cooperr
(09.06.26)
hocam eline sağlık. bu tarz geliştirmeli takip etmek güzel oluyor.
devamını da bekliyoruz.
0
MtKrt
(09.06.26)
hallettim dashcam hardwire kiti ve arka park kamerasını da :) eski kamera ya bozuk ya uyumsuzdu değiştirdim kendi kameramı taktım. ama montaj yeri uymadı şimdilik bantla sabitledim yerine daha uygun bi çözüm bulana kadar. tamponu ekstra delmek istemedim
0
🌸konetsu
(09.06.26)
jilettttt
0
gurur
(10.06.26)
(11)

Araba karar sorusu

kablelvuku
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TLElbett
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;

1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL

2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TL

Elbette otomatik olsa daha mutlu olurum ama manuel kullanmaktan da şikayetçi olmam. Amaç günlük işe gitmek gelmek. 15KM trafiksiz düz yol.

Mandadaki düşüncelerimin nedeni yaş + otomatik olması. “O km de otomatik araba mı alınır” ile “Japon abi bakımdan bakıma gidersin sanayiye” çarpışması.

Octavianın ise tek düşündüren tarafı ah bi de otomatik olsa müthiş olurdu kısmı.

Ek ve en kritik nokta ise satmak istediğimde hızlı nakite dönüştürme potansiyeli.
0
kablelvuku
(08.06.26)
Bir mazda3 hayranı olarak ah be birader keşke diyorum. Araç kesinlikle çok iyi. Ama ustası yok. Ustası olsa parçası yok. Arkadaşım sıkıntı yasadı. Kullanırken de satarken de.
Vw grubuysa zaten japoncu olarak ilgi alanım dışında. Boşver.
Tahmin etmişsindir zaten. Corolla diyorum.
+2
Lh12
(08.06.26)
skodadan devam bence. mazdanın piyasası pek yok, arıza yaparsa uğraştırır seni. nitekim 15 yaşında araç. belli olmaz.
0
yurtsuz john
(08.06.26)
Mazda 3 bir ara Focus ile bazı parçalari paylaşıyordu ama 2012 yılında o iş bitmiş miydi emin değilim. Paylaşmamissa Japon üretimiyse direk daha iyi ama araştırmak lazim. Mazda’nin fiyati piyasasını düşünürsek yüksek bence. Parca konusunda da rivayetler var ama abartılıyor olabilir.

Octavia’ya gelirsek, dar çevremden kesin yargiya ulasmak istemem ama benzinli VW araçlarda 200k sonrasında yag yakma olayi cok duydum. İyi bakilmissa belki yoktur tabii, bakım geçmişi yoksa ben bulaşmazdım.
0
mbond
(08.06.26)
2015-2016 Otomatik olarak renault fluence bakabilirsin.

Çok iyi arac. 1.5 DCI motor var. Bagajı geniş.
+1
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt Maalesef 1M civarında o kriterdeki araçlar
0
🌸kablelvuku
(08.06.26)
@kabvelvuku

800 bin civarı bulunuyor otomatik fluence( 2015-2016). Tekrar bi bak derim. Renault işçilik anlamında da parça kolaylilgi vs üzmez.
+2
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt edc'nin kavrama seti 50-60 bin tl, nasıl üzmez renault :)

linç edecekler beni ama ben model yılı yüksek, düşük km bir egea alırdım. vw grubu da iyi ama alacağınız araç 190k km 11 yaşında, 1-2 yıl bindiğinizde 220k km civarına gelecek. insanlar 200k km geçmemiş araç istiyorlar genel olarak.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(09.06.26)
mazda 3 kullandim uzun sure, guzel araclar, tek problemi pas ozellikle 10 yasini gecmisse. bir de bildigim kadariyla turkiye'de piyasasi kotu, onun da sebebini cozemedim.

200bin km'de 10 yasini gecmis vw grubu bence alinmaz.

ben olsam bu sartlarda ikisini de almam, civic/corolla bakarim.
0
cooperr
(09.06.26)
mazdayı satamazsın. vw türkiyede gider.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ikisini de almazdım. başka seçenekler yok mu?
0
rain when i die
(09.06.26)
üstüne bi milyon daha koy ve sıfır araba al, kafan rahat olsun.
-1
elorelia
(10.06.26)
(8)

Türkiye'de nudist plaj var mı?

runaway
ya da sadece üstsüz güneşlenenlerin olduğu?
ya da sadece üstsüz güneşlenenlerin olduğu?
-2
runaway
(04.06.26)
Yoktur
0
baldur2
(04.06.26)
o plaja el bombası atarlar. orta doğu burası oğlum
+4
HellKeePer
(04.06.26)
ben bodrum yahşi sahilinde bol bol üstsüz güneşlenenleri görüyordum 4-5 yıl önce.
0
ground
(04.06.26)
O dediğin yunanistan da bile tek tük var artık. Telefon ve asosyal medyadan sonra bitme noktasına geldi. Kadınlar kendini güvende hissetmiyor.
Almanya italya da bu tür yerleri 70 lik dedeler teyzeler kullanoyor çoğunlukla.
Oraları görsen hemen kaçarsın.
+3
Lh12
(04.06.26)
yok artık daha memeler.
+2
shadowfollower
(04.06.26)
yunanda gitmiştim %80i amca teyzeydi. tek tük gençler vardı.

yurt dışında genel olarak üstsüz güneşlenme çok yaygın bu arada. nüdist plaj harici altını çıkaran görmedim ama.
türkiye'de olmaz o dediğin. anca birkaç üstsüz güneşlenen olur belli plajlarda. çoğu da turist olur.
0
jelly bear
(04.06.26)
pre-akp ekosisteminde kesin vardi diyebilirim ama ispatlayamam.

bodrum'da 90'larda ustsuz guneslenen turk sayisi az degildi, turistlerin ise hic havlu falan kullanmadan mayo degistirdiklerine cok sahit olduk. kimsenin de umrunda olmazdi.

su anda yoktur herhalde..
0
cooperr
(04.06.26)
90larda didim ve kemer'de turistler hep üstsüz olurdu. topless kelimesi medyada kullanılırdı. zamanla kayboldu bu güzel alışkanlık:)
0
renegade
(04.06.26)
(12)

Motor Kullanma Fikrinden Caymalı mıyım ? Denge konusunda aşırı Yeteneksiz ve Beceriksizim

vivitlawliet
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.Bisiklet olmadan motor öğren
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.

Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.

Bisiklet olmadan motor öğrenmeyi denedim, yine özel ders aldım fakat 2 saatte neredeyse hiç ilerleme kaydedemedim.

Hayatım boyunca denge konusunda hep yeteneksiz biri oldum. Askerde bile yürüyüş yaparken hep yanlış yürür, diğer arkadaşlarımın düzenini bozardım.

Bu konuda ne çok merhametli ne de çok acımasız davranmazsanız ne tavsiyede bulunursunuz bana ?

Motorla vakit kaybetmeden araba kullanmayı mı öğrenmeliyim ?

Arabayı kolay yem olarak görmüyorum yanlış anlaşılmasın. Arabada vücudum denge sağlamak zorunda olmadığı için onda bu problemi yaşamayacağım. Benim için en büyük avantajı bu.
0
vivitlawliet
(04.06.26)
senin yerinde olsam bisikleti zorlardım önce. kafadan bir yıl düzenli bisiklet kullandıktan sonra eğer denge olayını da hallettiysen motora yönel. bunları yapmadan net araba derim motorun gerçekten şakası yok.
+1
veri
(04.06.26)
denge sorunun varsa boşver. yollar zaten manyak motorcu dolu, eşekten inen motora biner oldu (sözüm sana değil). kendi canın için gerek yok bence.
-2
gobekliraki
(04.06.26)
30 sene bisiklet sürmüş biri olarak motorumu da aldığım gün sorunsuz dengede durup kullanmaya başlamıştım. Buna rağmen bir gün yol kaygan olduğu için motordan düşüp hastanelik oldum. Yani kısacası çok kolay kullananlar için bile motor çok riskli ben sizin yerinizde olsam direkt arabayı öğrenirdim
+1
alaimisema
(04.06.26)
çocukken bisiklet sürmemişseniz şimdi motosiklet kullanamamanız normal. eğer motosiklet istiyorsanız bir bisiklet alacaksınız ve 3 ay, 6 ay, belki 1 sene bisiklet süreceksiniz. öğrenirken de öyle saçma sapan akrobatik şeyler öğrenmenize gerek yok, beyin sadece iki tekeri öğrenecek. sonra motosiklete geçersiniz. ama bence bunu yapacaksanız gün bugün. hemen bisiklete başlamanız lazım. eğer ertelerseniz ve 5 sene sonra yine motor deneyeyim derseniz aynı hikayeler, fakat bu sefer daha zorlu olmaya başlayacak.

ha bence motosikletten bağımsız olarak bisiklet alın, öğrenin ve sürün. hem spor olur.
0
malheiros
(04.06.26)
hayatında hiç bir araç kullanmayan insanlar motor kullanabiliyor, kullanması da çok rahat. ancak düşme ve kaza yapma durumu riskli. bir kere önüme köpek çıktı çarpmamak için ayağımı koydum, bağlarım koptu. dikkatli kullanmak lazım.
0
mikahakkinen
(04.06.26)
her şeyden önce motor aşırı güvensiz bi ulaşım aracı değil mi? kasaba içinde yaşıyorsanız anlarım ama onun dışında büyükşehirlerde vs motorla seyahat etmek bence çok riskli. motor kullanmaya başlayanların yüzde seksen beşi ilk iki ay içinde kazaya karışıyor diye bi bilgi kalmış hatta aklımda.

ben de mesela becerilerime güvenmediğim için direksiyon başına geçmekte hep isteksiz kalıyorum.

şart değilse direkt araba kullanmayı öğrenin.
-1
elorelia
(04.06.26)
Bence riskli, tavsiye etmem şu durumda, hele ki dengem de kötü diyorsanız asla.

Ben yıllardır uzun tur bisiklet sürüyorum, henüz motorsiklete cesaret edebilmiş değilim
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(04.06.26)
caymalısın
0
mantık
(04.06.26)
Yazdigin mantikli aslinda. Motorla vakit kaybetmeden araba kullanmayi ogren. Araba kullanirken trafigin nasil aktigini anlaman kolay olur. Sonra motor konusunu tekrar gozden gecirirsin.
0
thetruenorthstrongandfree2
(06.06.26)
bisiklet başka, motosiklet başka, ikisi arasındaki tek ortak nokta 2 tekerlekli olması.

dengem kötü ne demek, gidip kulaklarını kontrol ettirdin mi? disleksi mi var sağı solu karıştırıyorsun?

iki saatte ilerleyemediğin seviye nedir? ne kadar ilerlemeyi planladın da edemedin?

burada bir sürü motor kullanıcısı var ancak yarışlara katılan bir kaç kişidir o da belki. neyi planladın da nereye ulaşamadın ki?

bisiklet kullananlar da çocuk yaşta kullanıyorlar şimdi geriye bakınca babam arkamdaydı bir baktım ben gitmişim babam geride kalmış beni bırakmış işte öyle başladım kullanmaya gibi anılar anlatırlar ama kimse 3 teker kullandığını hatırlamaz yada o babanın bırakmadığı bilmem kaç günü, yani bisiklet genç de olsan yaşlı da olsan bir kaç saatte öğrenilmiyor, günler haftalar gerekiyor, yaş geçtikçe o zaman biraz daha artıyor ancak imkansız olmuyor.

yani zamanla oluyor, hiç birimiz bir günde bir şeyi öğrenmedik. zaman aldı, azar işittik, düştük dizimiz kanadı.

evet bisiklet kullansaydın, adaptasyonun hızlı olurdu ancak bisiklet kullanıyorsun diye motorda ikinci gün trafiğe çıkabilirsin, 3 ncü gün pistte, 4 ncü gün derece alırsın demek değil.

trafik deneyimi başka bir şey. yıllarca araç kullananlar motora geçince hemen trafiğe çıkmıyorlar biraz mahallede takılıyorlar falan. her şey zamanla oluyor.
+1
selam
(06.06.26)
bisikletten dusersen en fazla beyin sarsintisi gecirirsin, olme ya da sakat kalma sansin cok dusuk (ki ben dustum ve beyin sarsintisi gecirdim)

arababayla kaza yaparsan, gunumuz teknolojisiyle yine olmek ya da sakat kalmak kolay degil, bahya ugrasman ve sanssiz olman lazim. 3-4 kazam var, cogunlukla bana vurdular. aracin icinden burnum kanamadan ciktim.

motorda ise durum farkli. arac kazasiyla olen tanidigim yok, ama motor kazasindan olen birkac tanidigim var. iyi ekipman bile olsa motorun hic sakasi yok.

o yuzden ben de motor isteyen biri olarak uzak duruyorum ki 25 sene arac deneyimim var, 26 feet havali fren kamyon dahil kullanmadigim arac kalmadi. bence cok cok riskli bir aktivite. bisiklet bile kullanmayi bilmeyen birine onerilmez.
0
cooperr
(06.06.26)
(15)

Hayatinizdaki en buyuk pismanliginiz nedir?

darthvader
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
0
darthvader
(03.06.26)
Lisans okumak. Keşke önlisans herhangi bir bölüm okuyup memur olsaydım.
+2
ekimoloji
(03.06.26)
pasaportu alir almaz 2010 gibi yurtdisindan donmemek.
simdiki aklim olsa aldigim gune bilet kesip donerdim.
+1
cooperr
(03.06.26)
Zamanı Geriye alma şansım olsa Her yolu deneyip ingiltere ye gitmek. Gerekiyosa gemiye kaçak binerek falan.
0
Lh12
(03.06.26)
İstifa edicem şu anki işimden. Pişman olur muyum bilmiyorum. Umarım olmam.
-4
Kahvedesu
(03.06.26)
bazı gerçekleri görmezden gelmek; bu gerçeklerin farkında olduğum halde aksiyon almaktan kaçmak. artık hepsiyle uğraşmaya çalışıyorum.
0
lüzumsuz adam
(03.06.26)
Keşke ilk çalıştığım yere değil 3 yılımı 3 saniyemi bile vermeseydim.
+1
tiredofwaiting
(03.06.26)
Boş geçen zamanım; Asosyal lise ve üniversite yıllarım. Şu anki yaşamtımı hayatımın her alanına yayabilsedim keşke.
-1
put it in your appropriate place
(03.06.26)
Kesinlikle günlük tutmamak. Kırk yaşına geldim hala bir ara başlıycam.
+1
sekizdokuzon
(03.06.26)
Borsaya 40 yaşından sonra girmek. Erken yaşta girsem 12 hanelere ulaşırdım
0
a summer day
(05.06.26)
Dönüp geçmişe baktığımda, “her şeyde bir hayır vardır, bir hikmet vardır” gözüyle düşünmeye çalışıyorum hep. Yine de insanın pişmanlıkları olabiliyor. İlginç bir şekilde benim en çok içime oturanlar hayatım ile ilgili olanlar değil, basit olaylar karşısında almadığım aksiyonlarla alakalı oluyor. “Yakınlarda aşevi soran adamın cebine keşke 3-5 bir şey koysaydım”, “ağlayan çocuğun yanına gidip derdini sorsaydım keşke” gibi… Bu iki örneği de ben yaşamadım ama paylaşmadığım olaylar tam olarak bunun gibi şeyler… Bir de bir ortamda hafiften utanç/rezalet hissettiğim durumlar yine uzun müddet içime oturuyor. Bilmiş bilmiş konuşurken birisi tarafından toplum içinde klas bir şekilde tabiri caizse “g.t edilmek” gibi durumlar… Yani genelde “keşke yardımcı olsaydım” ve “keşke ağzımı açmasaydım” türü anlık reaksiyon isteyen durumlarda yaptığım yanlışlar senelerce vicdanımın yakasını bırakmıyor. Kötü bir şey bu.

Hayatımın geneline bakarsak, “anlık hazlar, gündelik mevzular için uzun vadeli fayda sağlayacak şeyleri yapmamak” gibi bir huyumu sevmiyorum. Ama bu pişmanlık değil, çünkü değiştiremediğim/disipline edemediğim bir özelliğim. Gerçek hayatımdan, üniversite zamanından örnekler vermek gerekirse, “Türk dili, ingilizce gibi her dönem açılan alan dışı bir dersin yaz okuluna gitmek için Microsoft’un staj teklifini reddetmek”, “Sevgiliyle yarım saat daha fazla zaman geçirmek için calculus finaline girmemek”, “iki hafta boyunca onlarca saat emek verilip bitirilmiş projeyi bir-iki saat daha fazla uyumak için teslim etmemek, sonrasında hocayla konuşmaya dahi zahmet etmeyip aa gelecek dersi bırakmak” gibi…

Dönüp geçmişteki bana nasihat verme imkanım olsa, “aşkı hayatın önüne koyma!”, “o kadar da tembel olma!” türü şeyler söylerim ama biliyorum ki, o zamanki halim bu nasihatleri kulak ardı eder. Şimdi 70 yaşındaki halim gelip bana aynı şeyleri söylese, yine dinlemem. Disiplinsizlik ruhuma işlemiş…

Bu yıllarımdaki en büyük pişmanlığım da sanırım gençken hafızlık eğitimi almamış olmam… Zamanında ailemden talep etmiştim, dinlememişlerdi. Elimde olan bir şey yoktu yani ama yine de keşke ayak diretseymişim…
+1
dilemma of subscribtionability
(05.06.26)
dövme yaptırmak
0
dfn4
(05.06.26)
10 yıl önce ilk işe girdiğimde iş aramaya devam edip asıl istediğim türde bir iş bulmaya çabalamamak.
0
peki madem
(05.06.26)
Çok güzel bir işte çalışıyordum, yeri, işteki pozisyonum, maaşım, yan hakları her şey kusursuzdu. 1 yıl olmak üzereyken bana bir şeyler oldu kafam gitti, işle ilgili tek bir sıkıntım bile yokken girdiğim o ruh hali yüzünden ayrıldım.
Bir daha da asla öyle bir iş bulamadım.
Stajları saymazsak ilk ciddi işimdi bu yüzden belki de bu detayların ne kadar kıymetli olduğunu anlayamamıştım.
20 yıl olacak hala önünden geçerken içim cız eder :/
0
mutekebbir
(05.06.26)
Ablamla dahaa çok vakit geçirmeliydim, şimdi haasta
0
gadlemler
(05.06.26)
büyüklük sıralaması yapmayacağım;

lisede tm seçmemek
makina mühendisliği okumak sevmeye sevmeye
üstüne yüksek lisansını yapmak
2017'de flört ettiğim kadınla sevgili olmamak
eski sevgilimle evlenmemek
romanya'ya taşınmak - ki ülkeyi çok severim
6 sene sikko bir işte çalışıp (alanım ama etrafımda aynı işleri lise mezunlarına sırf türkçe biliyor diye yaptırıyorlardı) kariyerimi yok etmek
2021, 2022 ve 2023'te önüme çıkan daha iyi türkiye kariyerlerini reddetmek
2025'te daha iyi başka bir romanya kariyerini reddetmek
üniversiteden beri green card'a başvurmamak
fırsatım varken ab'nin herhangi bir ülkesinde lisans veya yüksek lisans yapmamış olmak
çok çok daha sayarım
rabbim şimdiki halimizle geleceğimizi iyi etsin ve bizi bu günlerden daha iyi günlere taşısın.
0
rain when i die
(05.06.26)
(15)

iş bulamıyorum (endüstri mühendisi)

yedigimiztavuk
3 sene önce sabancı üniversitesinden mezun olunca yaptığım birçok iş başvurusuna hemen dönülmüştü. aralarından kendi istediğimi seçerek hemen iş bulmuştum. birer sene tanınmış şirketlerde çalıştım. ikinci işim yeni evime çok çok uzak olduğu için geçen kasımda işten ayrıldım. o zamandan beri yaptığım
3 sene önce sabancı üniversitesinden mezun olunca yaptığım birçok iş başvurusuna hemen dönülmüştü. aralarından kendi istediğimi seçerek hemen iş bulmuştum. birer sene tanınmış şirketlerde çalıştım. ikinci işim yeni evime çok çok uzak olduğu için geçen kasımda işten ayrıldım. o zamandan beri yaptığım başvurulara artık çok az dönüş var ve görüşmeler de olumlu sonuçlanmıyor. neden böyle oluyor? kötü ekonomi dolayısıyla mı yoksa kendimde mi bir problem var emin olamıyorum. yurt dışı seçeneklerini de değerlendirmek istiyorum ama nereden başlayacağımı bilemiyorum. fikir verirseniz çok sevinirim.
+1
yedigimiztavuk
(03.06.26)
piyasa çok kötü. her ilana otomatik 5 sene tecrübe yazıyorlar, ama kimseye para vermek istedikleri falan yok.

mümkünse iyi bir ülkeye yüksek lisansla gidin, sonrasında da geri dönmeyin.
0
kveldulv
(03.06.26)
Başka bir ülkeye kaçmak için çok güzel bir sebep.
Hollanda, Almanya
-1
HellKeePer
(03.06.26)
piyasa çok kötü +1

Ama bu durgunluk sadece Türkiye'de değil, diğer ülkelerde de böyle. Almanya Hollanda sevdasıyla master'a 40 bin euro döküp Türkiye'ye dönüyor millet.
+1
michael harddd
(03.06.26)
"İş işteyken bulunur" kuralının kanıtı niteliğinde ibretlik olay. Henüz 2 yıllık iş tecrübeniz var ve 3. işinizi arıyorsunuz. Ben de çok iş değiştiren biriyim (ayrıca endüstri mühendisiyim). O yüzden çok iş değiştirmekte bir olumsuzluk görmüyorum. Ancak sizin durumda siz hala tecrübesiz bir mühendis olarak sayılırsınız ve şimdiden 2 işten ayrılmışsınız. Piyasanın kötü olması bir tarafa, işveren açısından olumsuz bir izlenim oluşturacak bir kariyer geçmişiniz var. Üstelik adı sanı bilinen firlamardan ayrılmak da insanın kafasında "buralardan da ayrıldıysa bizde niye kalsın" fikrini uyandırır. Çünkü siz "yetiştirilecek" bir çalışan olacaksınız ve firma sizi yetiştirdikten sonra kaçma potansiyeli yüksek olan bir profil çizmişsiniz.

Naçizane tavsiyem; bulacağınız iş en azından 3-4 yıl kalacağınız bir iş olsun. Ben bulayım da 1 yıl sonra yine değiştirirm diye düşünürseniz daha sonraki iş arayışlarınızda daha da zorlanacaksınız. Benim de iş görüşmelerimde en çok karşıma çıkan soru "neden bu kadar iş değiştirdin" oluyor. Benim hepsi için makul gerekçelerim var ve bu yüzden ikna edici oluyor. Bu nedenle de iş görüşmelerim genelde olumlu sonuçlanıyor. İkinci görüşmeye gidip de teklif almadığım iş olmadı şimdiye kadar.
+7
himmet dayi
(03.06.26)
11 yıllık endüstri mühendisiyim kötü bir okulda lisans iyi bir okulda yüksek lisans yaptım. 4. İş yerimden geçen ay kendi isteğimle ayrıldım. Bir aydır aktif iş arayışım var ve ayrıldığım pozisyonun altına da başvuruyorum fakat olumlu dönüş henüz alamıyorum. Kendimle ilgili kriterler farklı olacağı için size genel kontrol etmeniz gereken noktaları yazacağım.

* Maaş beklentisi iş tanımına göre yüksek olabilir.
*1 sene çalışıp ayrılmak çoğu İK’nın gözünde iyi bir izlenim değil. Destekleyici bir ön yazı/kapak sayfası hazırlamanız etkili olabilir.
*CV’niz güncel ve/veya okunaklı olmayabilir bunun için yapay zekadan destek alabilirsiniz.
*Başvurduğunuz işler kalifikasyonunuzla uyuşuyor mu ?
* kariyer.net’ten ziyade artık firmalar linkedine yönelmiş durumda linkedin profiliniz güncel ve güçlü mü ? Aynı şekilde yapay zekada buradan destek alabilirsiniz.
*başvurup geçmek çoğu zaman yeterli değil mail/in direkt mesaj yoluyla başvuru sahibiyle iletişime geçmeniz fark yaratabiliri bir iki görüşmeyi bu şekilde kazandım.
* doğrulanmış bir bilgi değil fakat ik’cı bir arkadaşım özellike global olmayan firmalara gönderilen cv’leri ilanda aksi bir belirtim yoksa türkçe gönderilmesini tembihledi.

Özelden de yazarsanız cv inceleyip iş ve sektör konularını da görüşebiliriz. Umarım en kısa sürede istediğinizi elde edersiniz
+1
kablelvuku
(03.06.26)
Sabancı Üniversitesi gibi prestijli bir okuldan mezun olman sana kapıları ilk başta sonuna kadar açmış. ancak iş dünyasında 3 yılda 2 şirket değiştirip, şu an işsiz durumdayken 3. işi arıyor olmak, IK uzmanlarının önüne gittiğinde şunu söyler;

Bu aday çok yetenekli ama aidiyet duygusu düşük. Biz ona oryantasyon vereceğiz, işi öğreteceğiz, tam verim alacakken 1. yılın sonunda yine sıkılıp ya da başka bir sebeple gidecek mi?

insanlar işe alımdan ziyade elindekini korumaya hedefli. eğer işe beyaz yaka alım yapacaksa tecrübesiz/sık değişim yapan birindense, piyasada mevcutta çalışıp tecrübeli birini almak ister. yemeği yapmak isteyen artık çok az, hazır tüketmek daha cazip geliyor. daha az enerji harcıyorsun son tahlilde.

ne yapabilirsin; elindeki enstürmanları agresif bir şekilde kullanmaktan başlayabilirsin;

Sabancı Üniversitesi mezunlarını bul. Mutlaka bir dernek vs. vardır. Hatta toplantıları oluyorsa git. Üst dönemlerinden mezun olup, hedeflediğin şirketlerde üst pozisyonlarda olan kişileri bul. Onlara direkt mail ya da linkedin üzerinden mesaj at; "X bey/hanım, Sabancı'dan X bölümü mezunuyum. Şu alanlarda tecrübem var, şirketinizdeki dinamikleri merak ediyorum, uygun olduğunuzda bir kahve içmek/10 dk telefonda görüşmek isterim de. eğer insan kaynaklarının duvarına tosluyorsanız bu yolla girmeyi deneyin.

ayrıca himmet dayı+1 . bulacağınız ilk iş sizi memnun etmese de en az 3-4 yıl durun.
+4
galahad reloaded
(03.06.26)
İbb kariyer merkezine baktınız mı? Metro İstanbul gibi yerlere top tier üniversitelileri alıyorlar. Belediye deyince insanlar burun kıvırıyor ama güzel birim gelirse çok güzel fırsatlar olabiliyor. Mesela metro istanbul, yeni açılan hatlara gelen trenlerin bakım onarım eğitimi için çalışanlarını firmanin ülkesine gönderdiği oluyor. Hyundai rotem trenleri İçin ekibini 1 aylığına Kore’ye gönderdiğini duydum. Özellikle İngilizcesi olan adaylara güzel pozisyonlar olabiliyor.

Buna ek, üniversitelerin kariyer merkezine de bakabilirsiniz. Hatta yeni mezun kişiler için en doğru yer orası çünkü ilanların tamamı ya öğrenci ya da yeni mezunlar için. Mesela boğaziçinin kariyer merkezi çok aktif.

Baykar/fergani/cezeri’ye de bakabilirsiniz. Bu üçleme de top tier ünileri seviyor, bi de ortalamanız fena değilse…
+1
klardtt
(03.06.26)
Bu ekonomide yol uzun diye iş bulmadan işten çıkmak, mezuniyet sonrasi iki senede iki iş değiştirmek, ne bileyim, ben olsam ben de iş vermedim bu vizyona. Alınma gücenme yok.
+1
huladancer
(03.06.26)
merhaba, iş değiştirmeme takılanlar için açıklık getireyim:

ilk iş yerimde 1 yıl sözleşmeli olarak başladım. mobbinge uğradım. pek de bir şey öğrenmedim. bana mobbing yapan yöneticim son ana kadar benimle devam etmeyeceğini söylemedi. bu yaşadıklarım bende bir süre yeme bozukluğu oluşturdu.

bir sonraki işimdeyse erken mesai saatleri ve mesafe dolayısıyla sabah 5.30'da evden çıkıp akşam 9.30 yatıyordum. yani yaşamıyordum. maaşımsa bütün bu çileye karşılık çok düşüktü. bir öğrenme ortamı da yoktu çünkü sürekli yöneticilerim değişti, yeni başlayan biri olarak uzun süre yöneticisiz çalıştım. bunun eksikliğini kötü şekilde hissettim.
-1
🌸yedigimiztavuk
(03.06.26)
ilk iste universite onemli, sonraki islerde de deneyim onemli.
ilk kursunu atmissin, sonra hemen ziplamissin, hata #1
zipladiktan sonra da baska is bulmadan istifa etmissin hata#2.
egosal bir arkadassin herhalde, egonu azalt. Unutma, mezarliklar kendisini paha bicilmez sanan adamlarla dolu.
Fazla didiklemeden bir ise gir, 2-3 sene bir yere kimildamadan calis.
$u noktada onune gelen ilk teklifi kabul etmen lazim.
0
cooperr
(03.06.26)
piyasa kötü, ai azimli.

bir end. müh olarak yazdım.

çeşitlenme iyi olabilir. alternatif yetenekler yazanmak örneğin. ai, pm vb. önemli. 2-3 yıl tecrübe pek tecrübe sayılmaz. hiç tecrübe de sayılmaz. anlattığınıza göre henüz bir alanda derinleşme de yok.

bu durumda gelişilebilecek yerlerde düşük ücret de olsa sebat edilebilir.

diğer yanıtım da gelip çocuğu gömenlere... olm siz yaşamadığınız hayatı neden eleştirmeye bu kadar isteklisiniz? sizleri de anlamıyorum. sanki iş kutsal ? şöyleydi böyleydi... sizene olm, ne mutsuz insanlarsınız?
+4
gurur
(03.06.26)
Uzaktan maval okuması ne kadar kolay...Adam mobbing gördüm demiş. Yaşamayan bilemez.
-1
Kahvedesu
(03.06.26)
cocugu gommussunuz diyen arkadaslar.

gercekler acidir, elin adami sana acimaz, colugun cocugun var mi umrunda olmaz kapinin onune koyar. 10-15 senelik isinde iyi muhendislerin is az diye 10dk icinde kapinin onune kondugunu defalarca gordum.

verilen tavsiyelerde gomme falan yok, hepsini okudum gayet yapici ve dogru elestiriler. ben olsam dinlerim, ama totosuna guvenen borazancibasidir.
isin sonunda kendi bilir.

bu mobbing mevzusundan da gina geldi...
+1
cooperr
(03.06.26)
is isteyken arayarak bulunur. bunu aci bir tecrübeyle yasayarak ögrenmissin.
0
Purple life
(03.06.26)
Isveren acisindan bakinca arada kalmisssin. Junior degilsin ama mobbing ve yanlis sirketler yuzunden dogru duzgun tecrube de kazanamamissin. Yani ne yeni mezun kadar ucuzsun ne de sirketin hemen katkisini alabilecegi kadar yetismissin.

Ben kendi kariyerimde su yolu sectim: yeni mezunken is neredeyse oraya gittim. Ulke degistirdim, zor yerlerde calistim, okyanusta platformda bile bulundum. Bazilari tehlikeliydi, bazilari cok yorucuydu ama hepsi bana tecrube kazandirdi. Bugun rahat bir pozisyondaysam sebebi o zor donemlerdir.

O yuzden esnek olmani, gerekirse yer degistirmeni, maas dusuk bile olsa bir seyler ogrenebilecegin bir yerde calismani tavsiye ederim. Uzun vadede bunun karsiligini alirsin.

Ben olsam korfez ulkelerinden birinde oil&gas alaninda herhangi bir saha poziyonunda baslardim. Hem ise girmek daha kolay hem 3-5 sene sonra Batida iyi islere girebilirsin.
+2
thetruenorthstrongandfree2
(04.06.26)
(11)

macbook pro vs air

runaway
m5 air ya da pro alacağım. air alıp 24gb ram'li almam mı yoksa pro 16gb ram mi daha mantıklı?
m5 air ya da pro alacağım. air alıp 24gb ram'li almam mı yoksa pro 16gb ram mi daha mantıklı?
0
runaway
(02.06.26)
Proya ne için ihtiyacınız olduğundan 100% emin değilseniz pro almanız gerekmez bence. Air + daha çok ram bana her türlü daha mantıklı geliyor.

Hatta m4 air bile alabilirsiniz specleri artırıp
+1
aguen
(02.06.26)
Aslında air taşınabilirlik açısından daha iyi geliyor ama almışken uzun süre idare etsin istiyorum
0
🌸runaway
(02.06.26)
normal kullanıcı için 16gb ram yeterli çünkü unified memory var. bunun yerine en az 500gb disk seçeneği alın (unified memory için gerekli). dışarıda kullanmayı düşünüyorsanız mutlaka pro alın. air'in olayı fansız olması ve bunun beraberinde daha kolay mobillik getirmesi fakat diğer yandan çok ısınınca gücü düşürüyor çünkü bu şekilde soğutma sistemi var.
0
veri
(02.06.26)
ne için kullanacaksınız? air mi pro mu sorusuna ancak buna göre cevap verilebilir. ofis programları çalıştırıp, video, müzik, sosyal medya içerik tüketimi yapacaksanız air. grafik, modelleme, müzik gibi konularda üretim yapacaksanız pro. @veri nin dediği gibi air de aktif soğutma sistemi yok bu yüzden pro nun yaptığı işleri yapmaya kalktığınızda yoğun performans sorunları yaşarsınız. lakin 24 gb mb air ile 16 gb mb pro m5 lerin fiyatları aynı. eğer sadece içerik tüketimi yapmak için alıyorsanız 16 gb ram bile yetebilir size. 16 gb lik m5 air leri de düşünebilirsiniz.
0
issiz karga
(02.06.26)
daha iyi ekran(miniled) ve hoparlör (+hdmi, sd kart girişi, daha yüksek güçlü 3.5mm jack vs) --> macbook pro

uzun ömür --> ram'i ve ssd'si yükseltilmiş Macbook Air

macbook pro eğer m5-pro ve üzeri işlemcilere geçmezsen öyle performans olarak pek bişey değiştirmeyecek. Ama ona ihtiyacın olsa zaten bilir m5 pro işlemcili mbp bakardın. O zaman burada tek olay ekran gibi görünüyor.

Bu arada kısıtlı bütçe olduğu için şu da düşünülebilir: Air'i 16gb ram'li alıp SSD'yi yükseltmek de bir seçenek. Ram yetmezse swap ile SSD'yi kullanıyor zaten. Ama standart kullanıcı bu aleti 5-10 yıl kullanabilir o yüzden önümüzdeki yıllarda AI özellikleri daha çok ram gerektirir mi, evet olabilir. O yüzden 24 almak da mantıklı.
0
nhk ni youkosu
(02.06.26)
8 gb ram’li baz model m1 Air 6. Yılın sonunda hala 10+ saat pil ömrü veriyor ve içerik tüketimi için hala fazla güçlü. Özellikle pro’ya ihtiyaç yoksa söylendiği gibi (video işleme vs.) Air alıp geçin. Pahalı ürünü ikinci elde satmak daha zor.
+1
orient blue
(02.06.26)
seneler önce benzer bir ikilemde kalıp pro almıştım. sıradan bir kullanıcı olduğum için hiç de bir artısını görmedim. 2-3 yıldır çalıştığım yerden verdikleri air'i kullanıyorum. zerre kadar eksiklik hissetmedim. bu ikilemde kalıyorsanız zaten pro'yu kullanmak için özel bir sebebiniz yoktur. air iyidir.
0
but that was just a dream
(02.06.26)
taşınabilirlik ve uzun sure idare etsin diyorsan direk "air" yaw.
m4 alirsan 7-8 sene goturur.
0
cooperr
(03.06.26)
yazın klimasız ortamda cihazı zorlayacaksan pro al. sonra elin yanıyor.
0
yedigimiztavuk
(03.06.26)
bunu soruyosanız air yeterli olur.

13 yıllık air var evde hala çalışıyor, ilginç şekilde.
0
gurur
(03.06.26)
M1 air var bende, 2019 yılında almıştım. İlk defa bu sene şarjı daha hızlı tükeniyor, o kadar. Dümdüz kullanıcı iseniz air diyorum ben de.
0
charbiel
(04.06.26)
(8)

Bu arabayla ne yapmalıyım?

nobodioght
2 yıl önce satın aldığım 2014 model 116i aracım var. 2 yılda yaklaşık 20 bin km yapmışım. Bir arıza üzerine her zaman gittiğim ustama gittim ve motorunda ciddi sorunlar tespit edildi. Aşağı yukarı 500 bine patlayacak. Yaptırıp bineyim desem bu meblağ beni zorlayacak (1 aya evleniyorum) yaptırmayıp b
2 yıl önce satın aldığım 2014 model 116i aracım var. 2 yılda yaklaşık 20 bin km yapmışım. Bir arıza üzerine her zaman gittiğim ustama gittim ve motorunda ciddi sorunlar tespit edildi. Aşağı yukarı 500 bine patlayacak. Yaptırıp bineyim desem bu meblağ beni zorlayacak (1 aya evleniyorum) yaptırmayıp bu haliyle satsam bu sefer de çok ucuza gitmiş olacak. Ne yapacağımı bilemedim.
0
nobodioght
(02.06.26)
motorda neler tespit edildi? sıfır motor alıp taktırsanız sanki daha ucuza gelir. sahibindene baktım 200-250bine sıfır motor satan var 116i için. 50-60 binde motor atmaya verseniz 300-350ye hallolur gibi.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.06.26)
Sandık motor koysan o kadar tutmaz, revizyon yapacak usta biraz uçmuş sanki.
0
kimlanbu
(02.06.26)
Baya bişey saydı valla silindir aşınması, paslanması, piston erimesi vs. sebebiyle rektifiye yapılacak dedi. Bunlar dışında turboda da bir işlem yapılacak. Bu şekilde kullanılırsa problem büyür, sandık motor gerekir o da 600-700ü bulur demişti. Başımıza bela almışız ya
0
🌸nobodioght
(02.06.26)
o motorun aynısından 2013 118i olanı var. motorda su kaçağı var mıydı daha önceden? susuz ve yağsız yürümüş olabilir mi? bakımsız kalmış gibi geldi çünkü neredeyse bende ucundan döndüm önceden önlem almıştım halen kullanıyorum. başka bir ustaya gösterin ayrıca. 500 bin tl falan tutmaz bu arada.
0
false pretension
(02.06.26)
sandık motor 200bin görünüyor internette. 500k olması imkansız. aracın temizi 1.200 lira zaten.
0
mutlu yillar sana
(02.06.26)
@false benden önceki sahibi muhtemelen bakımsız bıraktı. Ben aldıktan sonra su kaçakları vardı, baya bi parça değiştirilerek yapıldı.
0
🌸nobodioght
(02.06.26)
dusuk kmli cikma motor al taksinlar. sonra da sat.
150-200bin e max. halledebiliyor olman lazim. bu arada turboyu da revize ederler.
bmwlerde 10 yasini gectikten sonra su ve yag kacaklarini durdurmasi zor.
0
cooperr
(02.06.26)
kafamdaki matematik şu: (500 masraf kabulü ile)

örneğin piyasası 1000 tl ise, siz 600'e satabiliyorsanız net 100 bin avantaj var, arızalı satın.

eğer 400 e satıyorsanız yaptırıp satın.

diğer taraftan facebook grupları vs. araştırın daha uyguna yaptırıp da elden çıkarabilirsiniz. örneğin motor değişimi ise dert 350 motor 150 ustalıksa, belki sadece rektifiye ve ustalık maliyeti düşüşü ile 150 200 e malolacak.

iyi araştırmak bol fiyat almak lazım.

biz motor değişiminde 400 denen motoru sıfır 270e bulmuştuk. sorun ne tam bilmiyorum ama iyi araştırmak lazım.
0
gurur
(03.06.26)
(8)

Fransaya gidecek oğlum

marketing_enjoyer
Oğlum Fransa’ya gidecek okumaya – bu yıl oğlum Paris Sorbonne Matematik kazandı. Bu konuda tecrübesi olan var mı? Yurt işini çözmek için birkaç tane danışmanlık firmasıyla konuştuk (bkz:sektoulouse.com) ama ekstra para harcamadan bu işi halledebilir miyiz, bilen var mı?
Oğlum Fransa’ya gidecek okumaya – bu yıl oğlum Paris Sorbonne Matematik kazandı. Bu konuda tecrübesi olan var mı? Yurt işini çözmek için birkaç tane danışmanlık firmasıyla konuştuk (bkz: sektoulouse.com) ama ekstra para harcamadan bu işi halledebilir miyiz, bilen var mı?
+5
marketing_enjoyer
(01.06.26)
soruya cevap degil; tebrik etmek istedim. sorbonne matematik cok iyi! keyifli ve verimli gecer umarim. bol sans!
+5
banach
(02.06.26)
tebrikler!!

üniversitenin web sitesindeki accommodation kısımlarından başlayabilirsiniz, yurt vs varsa fiyatı ne kadar, şartları neler belirtmişlerdir. onlara ek olarak genelde öğrencilerin hangi mahallelerden ev tutuklarından da bahsetmiş olabilir. ilk sene varsa ve mümkünse yurtta kalması daha iyi gibi, sonra ortami cozunce kendisi yolunu bulur zaten.
0
taurina
(02.06.26)
en gec temmuz ortasi bavulu hazirlayip yola ciksin.
gidip orda kendi cozer, acentaya falan gerek yok.
+3
cooperr
(02.06.26)
Abi hayırlı olsun.
Yani neden halledilmesin bence hallolur.
Tavsiyem kesinlikle şimdiden insanlara ulaşmaya calissin. Misal facebooktan grup bulsun ki bu işin en iyi yapılış böyledir. Ben Fransız vatandaşlığı, pasaport, oturma izni bile böyle gruplarda sorarak hallettim.
Redditte de bence bulur bilgi sonuçta paris.
Oraya önceden gitmeden halletmeye çalışsın, yurt vs öyle hadi geldim ben, bana oda ile olmuyor. Önceden çalışma gerektiriyor.
Denildiği gibi zaten ilk sene yurt yapar sonra yavaştan eve çıkar falan.
Neyse kısacası tavsiyem resmi siteler dışında (taurina bahsettiği) facebook grupları ve reddit. Ben baktım reddit bir sürü aynı şekil soru var yurt ile alakali.
+1
logisticsmanager
(02.06.26)
tebrik ederim :)

cooperr +1, daha önce verim aldığım aklınıza gelebilecek herhangi bir soruya cevap bulabileceğiniz en iyi subreddit:
www.reddit.com
0
nyist_
(02.06.26)
@nyist_ abi o conseil juridique yani yasal konular. Oraya yurt vs gibi şeyler sorulmaz.
Herhangi bir soruya cevap, yasal konular değilse;
www.reddit.com
0
logisticsmanager
(02.06.26)
@logisticsmanager doğru yahu, danışmanlık dediği için aklım gitti işte :)
0
nyist_
(02.06.26)
Ekstra para harcamaya gerek yok. Facebook'tan guncel Erasmus gruplarina uye olsun. Orada ev arayanlar oluyor. Onlarla iletisime gecebilir. Kiralik ogrenci evi gibi gruplara da baksin. Onun disinda Fransa'da ogrenci residansi denen yurtlar var. Su an goz ucuyla baktigimda eger paylasimli olursa 600 euroya kadar bulunabiliyor, studyo ise 850 euro'dan basliyor. Asagida linkini veriyorum.

www.studapart.com
+1
Sour
(02.06.26)
(16)

Aynı tatili seneye bir daha yapar mısınız ?

garavel
Geçen sene yunanistan’da ( rodos’un lindos bölgesi ) güzel bi tatil yapmıştık, bu sene türkiye’de her şey dahil konsept mi yunanistan mı derken 29 - 26 yaşında bir çift için her şey dahil sıkıcı olur yunanistan yapalım dedik ve kriterlere göre geçen sene tatil yapıp aşırı memnum kaldığımız otele çık
Geçen sene yunanistan’da ( rodos’un lindos bölgesi ) güzel bi tatil yapmıştık, bu sene türkiye’de her şey dahil konsept mi yunanistan mı derken 29 - 26 yaşında bir çift için her şey dahil sıkıcı olur yunanistan yapalım dedik ve kriterlere göre geçen sene tatil yapıp aşırı memnum kaldığımız otele çıktı yine yollar. Aslında bodrum çok kalabalık olmasa ve fiyatlar insancıl olsa orası da iyi olurdu ama tamamen yolmaya yönelik.

İlk kriter izmirden ulaşımın çok zor olmaması, dönüşte de havalimanı olması. Direkt londra’ya döneceğiz oradan çünkü.

Crete, corfu gibi adalar da var ama çoğunun otelinin kendi beachi yok ya da otel kötü vs.

Siz yapar mıydınız aynı tatili? Bu normal bir şey mi?
+1
garavel
(01.06.26)
Geleceğinizi etkilemeyecek, keyif ve eğlenceye dayalı planların en güzel özelliği hiç kafa yormadan size en iyi hissettiren şeyi tercih etme rahatlığı olsa gerek. Geçen seneki tatilinizi beğendiyseniz ve yine gidecek olmak sizi heveslendiriyorsa niçin düşünüyorsunuz ki? Yine gidin, seneye tekrar bakarsınız. Yine heyecanlandırıyorsa yine gidin. Eğer her seferinde iyi hissediyorsanız gerekirse ömrünüzün sonuna kadar bunu yapın. Olay bu zaten.

Edit: Ayrıca bence "biraz bilinen yerde" tatil yapmanın ek güzellikleri de var. Sağı solu biraz tanıyorsunuz, ama tam her yeri bilmiyorsunuz. Hem aa şurda şu vardı, burada bunu yapmıştık diyebildiğiniz bir yer, hem de daha yapacak şeyler var. İki katmanlı.
+2
akhenaten
(01.06.26)
Biz yapiyoruz, benzer sekilde begendikleri otellere her sene tekrar giden arkadaslarimiz da var. gayet normal bir durum.
0
sertac akin
(01.06.26)
Aynı tatilleri yaparım. Aynı otellerde olmak üzere kaş, cunda adası'nda birkaç yıl üstüste yaptım, çok mutlu oluyorum. Müdavimciliği seviyorum
0
gadlemler
(01.06.26)
Yapmam.
Onun yerine baska yere giderim. .
-1
Purple life
(01.06.26)
Yaparım ama ilk tercihim olmaz.
0
gabe h coud
(01.06.26)
ayni adaya gitmezdim herhalde , ama baska adaya giderdim.
bir de adadan adaya feribotla gecip farkli adalari da gunubirlik gormek isterdim.
gecen sene 2 gun kalimnos yaptik fena degildi. sakiz falan da guzeldir gitmediyseniz.

yunan candir yaw, adamlar bozmadan koruyarak, bakim yaparak isi goturuyorlar. biz ise rantci ve yok edici sekilde ilerliyoruz. ben olsam bodrum'a falan bulasmam.
0
cooperr
(01.06.26)
10 küsür yıldır her yaz -bazen iki kez olmak üzere- aynı tesiste tatil yapıyorum. deniz tatilini asla riske atmam; bundan sonra da aynen devam etmeyi planlıyorum.
0
lil siztah
(01.06.26)
Valla ben de geçen yıl gittiğim oteli çok beğendim. Ulaşımı da çok kolay. Odamı bile özledim. :D olur neden olmasın, iyi otel bulmak zor, 3 5 günü riske atmaya gerek yok, sıkılırsan çıkıp gezersin
-5
arbre
(01.06.26)
farklı ada ya da farklı bölgeler tercih ederdim. yunan adasında denize sıfır otelde kaldım ama otelin denizinde hiç girmedim hep farklı koylara girdim. aynı denize 2 gün girmek sıkıyor beni.
0
jelly bear
(01.06.26)
Memnun olduğumuz için, uzun yıllar ailecek aynı tesiste tatil yaptık. Risk almak istemedik. Tabi çocuk da vardı.
Sürekli aynı yere gittiğimiz için de çalışanlarla bir tanışıklık ve özel hizmet avantajı da hoştu.
0
pro9it9is9
(01.06.26)
aynı adada, aynı otelde kalmak bence gayet makul bir tercih. mutlu olduysanız aynen devam edin.

ama herşey dahil meselesine bir itirazım var. tatilden ne beklediğinize bağlı olarak, herşey dahil konsepti gayet de makul olabiliyor. benim o yaşlarda tatilden beklentim, kahvaltıdan sonra deliler gibi içmeye başlayıp, denize girip içmeye devam etmekti. herşey dahil bunu sağlıyor:)
0
co2s2
(02.06.26)
3 yıldır gökçeada'ya gidiyoruz. bu sene de iple çekiyorum. canım gökçeadamm.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.06.26)
bildiğiniz ve güvendiğiniz yer iyidir , amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok
0
devilone
(02.06.26)
Eğer yeni yerler görme isteğim o anki duygu durumuma göre çok yüksekse aynı tatili yapmam ama konfor alanımdan çıkmak istemezsem aynı tatili yaparım, bu senede 1 kez yaptığım bi şey sonuçta, kendimi mutşu hissetmeliyim bir şeyler zorlama olmamalı.
0
Sadece soruyorum
(02.06.26)
Gravel Lindos'ta hangi otelde kaldin ? Belki seneye listeme alirim.Aciktan yazmak istemezsen ozelden de yazabilirsin
0
turkuaz
(02.06.26)
yeni bir yer görmek her zaman için daha iyi ama mutluysanız bu tatilden neden olmasın bir daha gidin
0
darthvader
(03.06.26)
(5)

hangi yasta is degistirmek zor?

Purple life
bence yeni mezunun is bulmasi cok zor. kimse emek vermek istemiyor. herkes baskasinin yaninda pissin bana gelsin derdinde. min 2 yillik tecrübe oldugu takdirde 20,30 ve 40li yaslarda is degistirmek kolay gibi geliyor. 40larina sonuna kadar zorlasir ve 50 sonrasi icin imkansiz gibi bir sey bence. o
bence yeni mezunun is bulmasi cok zor. kimse emek vermek istemiyor. herkes baskasinin yaninda pissin bana gelsin derdinde.

min 2 yillik tecrübe oldugu takdirde 20,30 ve 40li yaslarda is degistirmek kolay gibi geliyor. 40larina sonuna kadar zorlasir ve 50 sonrasi icin imkansiz gibi bir sey bence.

o yüzden bu yaslarda is degistirip sürekli yüksek maasi kovalamak iyi bir fikir gibi geliyor. 45 yasinda buldugun istense emekli olana dek ayrilmamak gibi bir planim var.

siz ne dersiniz?
0
Purple life
(01.06.26)
İnsanlar eğer işten çıkarılmamışlarsa genelde zaten çalışırlarken iş arıyorlar ve aradıkları maaş ve şirket kültürüne sahip yerlere geçiyorlar. Bunun da hangi yaşta olacağı çok önemli mi ki gerçekten? 50 yaşında daha iyi bir yer bulsanız veya davet edilseniz gitmez misiniz? Aksine, işinizi kaybetmek söz konusuysa yine yaşın pek önemi kalmıyor, çünkü bu konuda karar sizde değil. Genel plan aslında daha çok "fırsat bulduğunda iş değiştir" şeklinde ve sizinkine göre daha basit ve işlevsel sanırım.
+2
akhenaten
(01.06.26)
Yüksek maaşı kovalama olayı tam Türk beyaz yakalı kafası. Sonra bir bakmışsın tansiyon, kalp, şeker almış yürümüş. Yaşla birlikte işin yapılabilirliği daha öne çıkıyor.
-3
michael harddd
(01.06.26)
mavi yakalının özellikle kritik öneme haiz bir işlevi yoksa. 40 dan sonra iş bulması zor. 50 den sonra imkansız derece zor fakat her insan için böyle değil. meslekçi insansan. zanaat sahibiysen sıkıntı yok. aynı şekilde beyaz yakalı ama mesleğinde de iyiysen sıkıntı yaşanılacağını sanmam.
-1
omer460
(01.06.26)
beyaz yakayi baz aliyorsak tam tersini dusunuyorum.
en cok ilk isimde zorlandim, sonrasi eger isinde iyiysen ve cv kof degilse corap sokugu gibi geliyor.
ozellikle 35-55 arasi bence prime donem. 55 sonrasi yavaslamaya baslanabilir ama 70'e kadar soluksuz devam edenler de biliyorum.

tecrube olarak 20 seneyi devirmeden ben "artik buradan emekli olacam" demem. 20 sene tecrube olana kadar ziplayarak devam ederim. ne kadar farkli sirkette calisilirsa o kadar iyi diyorum.
-1
cooperr
(01.06.26)
Genc enflasyonu ne demek ki? @korkut
-1
🌸Purple life
(02.06.26)
(19)

Kol saati sektörünün Toyotası hangi marka? (Sadece 35 yaş üstü cevaplasın)

sinematematikci
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstem
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstemeseniz bile camında çizik varsa, mekanizmasında gecikme varsa vs, zorunlu olarak mekanizma değişimini dayatıyorlar. Yok ben sadece pil değiştireyim desen de kurtulamıyorsun. Yani her iki üç yılda bir pil değişimi için servise gittiğimizde artık mecburen saatin üçte biri gibi bir para dökmek zorunda kalacağız gözüküyor. Bu da benim midemi bulandırdı artık. İki saatimi de satıp, Swatch grubu hariç bir markaya geçmeyi düşünüyorum.

Arabam Toyota Corolla Hibrit. Genel olarak teknolojik ürünlerde tarzım, bir kez alayım uzun süre arıza ve dertsiz şekilde kullanayım, görevini yerine getirsin yeter şeklinde. Fancy saatler, moda markalarının saatleri gibi yeni nesli kandırdıkları tarzdaki saatlerden istemiyorum. Mekanik, pilsiz, 1000-5000 dolar arası bir değerde ne tür saatleri önerirsiniz veya hangi markanın ürünlerini önerirsiniz, onu sormak istedim.

35 yaş altındaki arkadaşlar, sizleri de seviyorum, ama bana modadan etkilenmemiş, olgun adam görüşü gerekiyor.
0
sinematematikci
(01.06.26)
Mekanik saatlerin bakım masrafı swatch pil değişimi ve bakımından fazla olur. Saatin değeri arttıkça bakım masrafı da artar. Mekanik saatlerin bakımı 5 yılda bir yapılması gerekiyor.

Tarzını bilmeden öneri yapmak mümkün değil. Dress watch mı yoksa daha spor modelleri mi seviyorsun veya çalıştığın ortam hangisine uygun, bunlara göre öneri yapmak lazım.

Dress: Tissot visodate, Tissot Le locle
Spor: Longines hydroconquest, Omega speedmaster

17500 USD ye çıkabileceksen Cartier Tank.
0
michael harddd
(01.06.26)
39 yaşındayım. 20 yılı aşkın süredir saatler hobim. Swatch'la başladım. Önce dijital, sonra analog Casio aldım. Ardından Tissot/Hamilton ile devam ettim. 15 senedir de Rolex (önce Milgauss, şimdi de Submariner) kullanıyorum. Özetle, bilgim de tecrübem de az değildir.

Tissot çok güzel bir marka, Tissot'dan çıkmanıza gerek yok. Meseleye Swatch Grup ya da başka bir marka/grup olarak bakmayın. Anormal özel (tourbillon, minute repeater, perpetual calendar vs) bir saatiniz olmadıkça yetkili servis tercih etmeyin, sorun çözülür.

Arkadaşım Omega'sında bir sorun yaşadı. Elbette gitmedik yetkili servise. Son derece tecrübeli ve yetkin bir ustaya gittik, sorunumuz çok daha ucuza ve çok daha kısa sürede, markaların dayattığı aptal şartlar olmaksızın çözüldü. Hangi markayı alırsanız alın, satış sonrasında böyle aptal şartlar dayatılacaktır. Kimisi az dayatır kimisi çok dayatır ama hepsi dayatır sonuçta.

Bence saati değiştirmekten ziyade, güvenilir bir usta bulmaya bakın çünkü saat hobisinde idame ettirmek kritik ve bunun yolu da iyi ustadan geçiyor. Tanıdığınız usta yoksa İzmir ve İstanbul'da usta adı verebilirim. Bu sırada bana doğrudan güvenmeyin, kendiniz de usta araştırın. Bulduğunuz isimler olursa bana gönderin, ben de onları kurcalarım nasıl ustalar olduklarını öğrenmeye çalışırım.
+3
10551037
(01.06.26)
Bence tool watch kategorisindeki saatlere bakmalısın; Oris big crown pointer iyidir son çıkan sürüm Tudor ranger da çok güzel. Rado captin cook da iyidir.
0
kizil karga
(01.06.26)
sinn 104 st sa olabilir.
0
baldur2
(01.06.26)
Bana sanki longines tarif etmişsiniz gibi geldi. Hydroconquest güzel bir seri. Camı, mekanizması üzmez.
0
eisberg
(01.06.26)
saatci degilim, ama bir petrolhead olarak Toyota Corolla takintisi olan abileri iyi bilirim.

bence buncenin ust limitine yakin degil de alt limitine yakin bir saat bakman lazim.

longines bulunabilir mi bilmiyorum o fiyata ama benim de bildigim longines en sikintisiz saatlerden biri. o yuzden longines +1 diyorum. Hydroconquest guzelmis yaw :D
0
cooperr
(01.06.26)
Swatch Grup’tan çıkmak isteyene Tissot, Omega, Rado ve ısrarla Longines önermek gerçekten çok iyi 😀

Tissot’nun X lira olan bakımı Longines’te en az 2X, Omega’da ise en az 5X olacaktır.

Hocam, yukarıda yazdım ama tekrar ediyorum: Sizin iyi bir saat ustasına ihtiyacınız var. Sorunuzu anlamadan cevap verenlerin gazına gelip saatlerinizi değiştirirseniz büyük zarar edersiniz.
0
10551037
(01.06.26)
Bence corollası (bkz: seiko 5)
(Yaş 40+)
+1
yadigar
(02.06.26)
Otomatik saatler için ayırabileceğiniz paraya göre sıralama şöyledir benim gözümde:
Seiko-Orient
Hamilton-Tissot
Longines - Rado
Oris

Swatch grup dışında seçenekler azalıyor maalesef. christopher ward olabilir.
-1
matematisyen
(02.06.26)
Pilsiz diye seiko kinetic aldım kapasitör değişimi başlı başına maliyet.

Full mekanik Armani ar4612 aldım, mekanizma arızası yüzünden saat çöp oldu, yetkili firma yedek parçaları imha etmiş, dişli yok.

Mekanik saat bakımları yüzünden daha pahalıya gelir.

Ben akıllı saate geçtim, bir tek ekstradan swatch bioceramic siyah bir saat aldım.
0
kimlanbu
(02.06.26)
bu baremde longines ve tag heuer kullanıyorum memnunum. önemli olan sadece mekanizma değil, bir de ruhunuza dokunması lazım. almış olmak için almayın.
0
awlmi
(02.06.26)
ben de seiko 5 diyecektim ama en az 1000 dolar dedigin icin demedim.
0
baldur2
(02.06.26)
tissot memnunum. seiko da giriş seviyesi iyi. amerikadan almıştım iyiki almışım.

otomatik saat harici para vermem saate.

digital saatlere de karşıyım.
-1
kveldulv
(02.06.26)
Soruya yancı olmayacaksa 18 yaşına yeni giren bir gence hangi saat daha uygun olur?

Hazır bu kadar saatçi'yi bulmuşken. 10.000 - 20.000 arası olabilir.
0
liberal
(02.06.26)
@liberal

seiko 5.
0
baldur2
(02.06.26)
Yaklaşık 8-10 adet saatim var. 3 yıldır pil değiştiremiyorum. Kullanmam gerekirse pilsiz aksesuar olarak takıyorum. Zaten telefonum her daim yanımda. Saatin kaç olduğunu öğrenebiliyorum.
-1
Caletti
(02.06.26)
Öncelikle geç yanıt veriyorum, ancak müsait olabildim, kusura bakmayın.

Benim ihtiyacım biraz daha marka bazında az bakım isteyen, az arıza yapan, az masraflı; mekanizması sağlam ve uzun ömürlü bir saat markası veya serisi öğrenmekti. Toyota'ya atıfta bulunmam da bu amaçlaydı.

Gelen yanıtları üç başlık altında toplarsam;
1. "şu model iyidir" tarzı önerileri biraz kopuk buldum. Neden iyi, neyi iyi, neden önerildi... gibi konularda altı boş kalmış. Ayrıca gelen önerilerdeki saatler hoş gözükse de, derdim görüntü değil, kalite.
2. Servis prosedürlerinden dolayı şikayet ettiğim ve kavga ettiğim yerin yine başka markalarının saatleri önerilmiş. Hayret ettim. Ama Seiko önerilerini not aldım.
3. "İhtiyacın yetkili servis değil, özel servis. Her saat markası benzer durumda, yoksa saatin iyi açıklamaları en işime yarayan açıklamalar oldu.

Yelkenciyim, bizim sektöre çok sponsorluk desteği verdiği için Tissot marka saat aldım hep. Sailing Touch ve Klasik bir saati var. İkisi de ortalama 1000-2000 dolar arası saatler. Çok da memnunum ama servis prosedürleri canımı sıkmıştı.

Teşekkürler hepinize. İstanbul'da saat ustası önermek isteyenler buradan veya mesajlardan yazabilir.
-1
🌸sinematematikci
(03.06.26)
Sirkeci Şah As Han (Doğubank'ın yanı)

Ramazan Usta: Bizzat tecrübe etmedim ama çok insandan yetkin bir usta olduğunu duydum. Eski ustadır.
Cengiz Usta (Bengi Saat): Arkadaşımın Omega'sını yapan usta. Birkaç sene önce Ayvalık'a taşınmıştı ama dükkan hala açık sanırım.
+1
10551037
(03.06.26)
eminonu'de yuksel abla var, biz ailede bir saat bozuldugunda ona gotururuz.
babasini tanirdik, herhalde istanbul'un en eski saatcilerinden biridir bu aile.
www.youtube.com
0
cooperr
(03.06.26)
(32)

sevgilinin absürt cümlesi.

addison
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yap
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yapmıştın ona gıcık oldum. onun için canını acıtmak istedim dedi.

sizce bu kabul edilebilir bir şey midir? sonrasında olay küllendi ve gittim ailesiyle filan tanıştım bunun (1,5 yıllık ilişki)

şimdi de kaldıramıyorum. bu söz sürekli aklıma gelip duruyor. sizce ayrılmalık bir durum mu bu..

benim yaş 30 onun 27
📊 ?

Bu anket sona erdi. 82 oy kullanıldı.

0
addison
(31.05.26)
Apaçık yazdığın gibi söylediyse artık güvenmek çok zor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
yeminle bu şekilde açık açık söyledi. bin kez özür diledi sonrasında ama kafama kuşku girdi bir kere. beni tanıyorsun ben başka bir erkeğe kafamı kaldırıp bile bakmam dedi ama artık bir acayip oldum güven dağıldı. bir de nöbetli çalışıyorum ben.
+2
🌸addison
(31.05.26)
Kadroda eksik olduğunun işareti. Ayrılmayın, büyümeye gidin. Paylaştıkça çoğalır bazı şeyler.
-3
beyfendi
(31.05.26)
Düşünce olarak normal. Söylemesi anormal
0
benaslindayohum
(01.06.26)
Ayrılmak için daha ne demesi lazımdı? sınırınızı merak ettim. sınır neydi emekti
+4
Rondak
(01.06.26)
O an ayrılsanız neyse de zaman geçmiş zor bir soru.

Tamamen gerçekten güvenip güvenemeyeceğinize kalmış onu da siz bilirsiniz.

Bilerek benzer ayarda bir yersizlik yapmak bir seçenek.

Neden öyle bir şey demiş onu konuşmanız lazım. Bazı kadınların böyle saçma foreplayleri oluyor. "Ben varken seni kimse sikemez" falan gibi cevaplar bekliyorlar o tarz saçma bir şey olabilir mi
0
aguen
(01.06.26)
o an birden ayrılabilecek bir konumda değildim. ya da şu an öyle bahane buluyorum bilmiyorum. birden elime ayağıma sarıldı ve özür diledi. ama özrün ne kabulü var ki şu cümleyi kullandıktan sonra değil mi?
0
🌸addison
(01.06.26)
Her şakada bir gerçeklik payı vardır (Sigmund Freud).
Böyle şaka olmaz.
+5
pro9it9is9
(01.06.26)
'Tecavüze uğrama fantazisi' diye Google'da aratın. Hiç de öyle nadiren karşılaşılan bir şey olmadığını göreceksiniz. Ama istisnaları saymazsak bu sadece fantazi olarak kalacaktır.

Mesela (bkz: yüksekten aşağı bakınca doğan atlama isteği) ki psikolojide buna boşluğun çağrısı denir, her insan hissedebilir de kimse atlamaz.

Kızcağızın aptallığı bunu olmayacak yerde dillendirmesi olmuş. Bir an seni kankası sanmış olmalı. Gülün geçin ve unutun bence.
+6
Mirket
(01.06.26)
Ben okuyunca şok oldum, siz duyunca ne oldunuz kim bilir. O an şakalaşıyormuşsunuz ve sanırım gaza gelmiş. Artık hep kız arkadaşınızın bu tarz düşünceler içerisinde olduğunu bileceksiniz. İnsanoğluyuz, aklımızdan abes düşünceler geçebiliyor ama bunu dillendirmek, hele de bu şekilde söylemek çok farklı bir boyut. Aklımızdan her geçeni söyleseydik, kimse birbirinin yüzüne bakamazdı. Böyle bile olsa siz sıradan bir arkadaşı da değilsiniz üstelik, yaşlar da olgun yaşlar. Ama akıl öyle değil sanırım. Ezcümle bence ayrılın.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(01.06.26)
küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızar.
buna benzer şeyler daha önce de yazılmıştı.
ne hayatlar var anlamıyorum.

sevmek, karşıdakinin kusurunu da kişinin görmesini engeller denir
ama onun bu sözü, kusurdan da öte daha olumsuz anlamlar içeriyor.
bir kadının/kızın aslında kendini böyle anlarda anında salıvermesi değil, muhafaza atmesi, susması gerekmez mi ?
mutluluğu yanlış yerlerde arıyor belli ki .
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
birini çekici bulmak farklı, biriyle ilişkinin olması ve bunun sorumluluklarını bilmek farklı. yani rahatsız edici bulmanı anlıyorum da kocaman insanlarsınız bunun için ilişki mi bitirilir, güzel birini görürsün vaaaay dersin iki saniye sonra çıkar aklından. bu bana da oluyor ama kimseyi yatırıp zikmedim daha.

hele ki bu tür sorularda buranın gazına hiç gelme derim. bir kadın yanlışlıkla koluna çarpsa heyecandan düşüp bayılacak patolojik incel lavuklar sana ahlak, adamlık, cinsellik dersi filan verecek çünkü. hepsini geçtim bu işin doğrusu yanlışı olmaz sonucu yaşayacak olan da kendini ve sevgilini tanıyan da sensin.
-1
der meister
(01.06.26)
düşünmek ile söylemek çok farklı şeyler. söylediği şey çok çocukça, aynı zamanda güven zedeleyici bir durum.
bir kadının bırakın böyle çirkin birşeyi, basit bir küfrü etmesini bile yakıştıramıyorum. kadın nazik olmalı, kadin erkek gibi olmamalı bence.
-1
monicapp
(01.06.26)
özgür turhan (komedyen) ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsanız yol yakınken ayrılın.
+3
shadowfollower
(01.06.26)
Bu tür durumlarda her zaman "aynısını senin anana bacına söyleseler ne hissederdin" sorusu sorulmalı, sorun olmaz deniliyorsa sen de etme.
0
kizil karga
(01.06.26)
Şaka olarak da kabul edilebilir değil ki bu. Ben böyle bir şaka yapamazdım. Ayrıca zaten şaka olmadığını söylemiş kendisi, gıcık olduğu bir şey için canınızı yakmak istemiş. Ki bu şakadan daha büyük bir sorun. Daha kaç farklı şekilde ve zamanda böyle bir işe girişecek? Mesela gıcık olma durumuna göre bu şakanın gerçeğini de yapıp "ama sen de bunu yapmıştın?" Bahanesiyle gelecek mi? Duyulmamış şeyler değil. Peki daha kaç farklı şekilde sizi manipüle etmeye yelteniyor olabilir?

Ortada bir ayarsızlık var gibi. Ayarsızlık beni çok tedirgin ediyor açıkçası. Siz ne yaptınız, ne çeşit bir duruma gıcık oldu bilmiyoruz, ancak hareket çok fevri duruyor. Fevri insanlardan hep korkarım ben. Fevri insanın yapabileceği şeyler ancak hayal gücüyle sınırlı.
0
akhenaten
(01.06.26)
insanın bilinçaltında yatan bir şeyi karşı tarafın canını acıtmak için söylemesi gaddarlıktır. evlenmeden senden öç alan biri evlenince çıkarcı davranabilir. hayat boyu sırtını yaslacağın insanın sana gıcık olduğu için bunu yapıyorsa, ileride neler yapmaz?
+2
mikahakkinen
(01.06.26)
en başta düşünmeniz gereken şey, sizi o kadar da beğenmiyor. bu dünyada benim için en yakışıklı insan eşimdir mesela. diğer erkekleri gözüm görmüyor bile. biraz da bu açıdan bakın.
0
Hallegadola
(01.06.26)
Bundan daha "ayrılmalık" bir durum görmedim uzun zamandır.
Büyük densizlik, insan böyle bir şeyi aklından geçirince bile kendini kötü hissetmeli ki bir de aranızda bu tür muhabbetler yokken pat diye söylemiş.
0
mutekebbir
(01.06.26)
bugün can yakmak için dile getiren yarın daha büyük bir can yakma ihtiyacı hissettiğinde yapar da. hadi onu geçtim sevdiği adamın yüzüne karşı "elin adamı beni domaltıp sikse keşke" diyebilen bir yaratıkla hayat mı geçer? seviyesizlik bile yeterli bence.
+3
matematisyen
(01.06.26)
Ciddi bir ilişkiye döndürmezdim.
-1
gabe h coud
(01.06.26)
İçine o kurt düşmüş. Ayrılmazsan seni yer bitirir. Uzatmaya gerek yok.
+1
Zulm
(01.06.26)
tut ki içinden böyle bişey geçirmiş, bunu sevgiliye söylemesi; sonra da açıklama yapayım derken üstüne tüy dikmesi falan ağır ofsayt. bu densiz hanımın tek vukuatı bu olamaz diye düşünüyorum. ayrıca bu, başkasına sorulacak bişey değil bence; tamamen kişinin mide hassasiyetine göre tavır alınmalı.
0
lil siztah
(01.06.26)
fantezisi olabilir, hayal kurabilir bu çok normal ama tutup da senin canını acıtmak için söyledim demesi en büyük sıkıntı. asıl üstünde durulması gereken nokta bu bence.
+1
my fault
(01.06.26)
Benim de guzel kizlari sikesim geliyor ama bunu sana boyle soylemiyorum deseydin ya.

Ben genis insanimdir mesela ama boyle lafi duysam ayrilirim.
-2
synesthesia
(01.06.26)
Ayrılmak için birden fazla sebep vermiş zaten. Güven meselesine girmiyorum, o sizin bileceğiniz iş. Böyle bir "şakayı" yapabilecek kadar düşük zekaya sahip olması bir sebep olabilir. Alkollü falan olsa hadi neyse diyeceğim ama ağızdan bir anda çıkmış bir şey de değil, bir şeylerin intimakını almak için kafasında tasarlamış. Bu da ikinci ayrılık sebebi.
-1
himmet dayi
(01.06.26)
ayrıl. içini yer durur.
0
summerjam0306
(01.06.26)
öncelikle tespitim sebebiyle alınmayın lütfen. sağlıklı bir ilişkiniz yok sizin. birbirinizle her konuda samimi bir şekilde konuşamamışsınız.

ilişkinin süresine ve kızcağızın kendini affettirmek için şekilden şekile girişine bakılacak olursa sizi kalbiyle seviyor ama iç dünyasında da fırtınalar kopuyor. iç dünyası renkli bir abla yani.

ben haz ile aşkı ayırıyorum birbirinden. bunu öyle kolay yapabiliyorum sanılmasın ama. zor oluşu, keyifli olmasının da sebeplerinden biri. ne saçmalıyor bu diyenleri duyar gibiyim :)
+1
benimkibu
(01.06.26)
bence senin hatun baya ac. aci da doyurmak zor olur.
ben olsam bunu salarim gitsin.
35i gecmeden evlenme, aranda da en az 6-7 yas olsun.
+2
cooperr
(02.06.26)
kurduğu cümle çok ağır. cümlenin kendisinden daha ziyade, size karşı saygısının olmaması daha büyük bir problem. o cümleyi affedip yoluna devam edersen belki seni aldatmaz ama artık çok kolay bir şekilde fırsatını bulduğunda saygısızca davranır.
0
korkut
(02.06.26)
(5)

akü kutup başı koruma spreyinin olayı ne tam olarak?

konetsu
amacı belli tamam korozyondan korumak da bu spreyi özel yapan ne onu anlayamadım... benim araçta şuan kutuplarda herhangi bir korozyon yok, önceki sahipleri veya gittikleri ustalar herhangi bir şey uyguladı mı bilmiyorum... benim aküyü takan inci akü bayisi sprey uygulaması yaptı.bilinen iki markada
amacı belli tamam korozyondan korumak da bu spreyi özel yapan ne onu anlayamadım... benim araçta şuan kutuplarda herhangi bir korozyon yok, önceki sahipleri veya gittikleri ustalar herhangi bir şey uyguladı mı bilmiyorum... benim aküyü takan inci akü bayisi sprey uygulaması yaptı.

bilinen iki markada bu üründen görebildim
www.liquimolyturkey.com
eshop.wurth.com.tr

liqui moly zaten würth'e ait yani tek marka. bir de bilinmedik küçük markalarda var sanırım caldini diye bişey vardı mesela...

ürün açıklamasına bakınca tüm elektrik aksamında kullanılabilir diyor, yani kontakt spreyinin yerine geçebilir gibi. aynı amaçlar listelenmiş. e bu durumda acaba bu ürün sıradan kontakt spreyi de sadece akü spreyi diye ayrıca mı pazarlanıyor diye düşündürdü. ben ara ara yağına antifrizine vs. bakarken aküye de göz atar bi korozyon başlangıcı farkedersem normal yağlı tip kontakt spreyi uygularım diye düşünüyordum. aküye özel ayrı bir ürün olacağını bile düşünmemiştim, zaten var işte elektrik bağlantıları için kontakt spreyi diye bi ürün...

şu tarz bi ürünü aküde de kullansak nolur mesela? selsil.com bana uygun olur gibi geliyor bakınca...

herhangi bi korozyon önleyici, yağlayıcı ürün kullanmak her türlü hiç yoktan iyidir. ama akü için diye satılanları daha iyi yapan bi olay var mı onu anlamadım tam. olası bi akü asidi sızıntısında buna karşı ek bi koruması filan mı oluyor mesela? kaliteli tam kapalı sistem aküde bu risk zaten oldukça düşük.
0
konetsu
(29.05.26)
ince tabaka vazelin de uygulanabilir. her evde var zaten :) korozyon varsa temizlenip ince tabaka vazelin de aynı işi görüyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(29.05.26)
gres sür geç. biz gemilerde çoğu malzeme için öyle yapıyoruz. oksijeni kes yeter. araçlar için gerek bile yok kutup başı korozyonu çok kötü olmadan akü yenilenmesi gerekir zaten. çok çok ihtiyaç olursa youtube da onarımı nasıl yapılır var. sür geç gresi. hava almasın.
0
illegalstar
(29.05.26)
akunu iyi sekilde korursan bunlara gerek kalmaz.
ben sunlardan kullaniyorum, akunun -30c altinda donmasini da engelliyor:

www.amazon.ca
0
cooperr
(29.05.26)
İlk defa duydum, ne kullanan gördüm, ne de bahseden. Muhtemelen hap yap para kap ürünlerindendir.
0
antihero
(30.05.26)
neyse tekrar baktım sadece sprey formunda gres/yağ gibi bişey sanırım? temizleme değil korumadan bahsedilmiş hep.

diğer elektrik aksamında da kullanılabilir denmiş ama talimatlarda önce temizleyin diyor. kontakt spreyinin ise temel amacı temizlemek, yağlı tiplerde ek olarak koruma sağlamak. bu durumda ürün sıradan kontakt spreyi değil diyebiliriz. ama hala aküye özel normal kontakt spreyinin veya sizin önerdiğiniz alternatiflerin sağladığından daha üstün bir koruma sağlıyor mu emin değilim.

çok gerekli görmedim almayı düşünmüyorum zaten ama görünce merak ettim sadece :D yoksa dümdüz wd40 tarzı bişey sıksan bile yeter muhtemelen, herhangi bir şey kullanmak hiçbir şey kullanmamaktan iyidir.
0
🌸konetsu
(30.05.26)
(7)

X de birine şerefsiz demenin cezasi nedir?

sonhakan
....
....
0
sonhakan
(28.05.26)
TCK 125. Madde
Hakaret Suçu
(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
...
Suç kamu görevlisine görevinden dolayı ya da alenen (sosyal medya dahil) işlenirse alt sınır 1 yıla yükselmekte, aleniyet halinde ise mevcut ceza üzerinden 1/6 oranında ek artırım uygulanmaktadır.

Not: sosyal medyadan birine hakaret ettikten sonra tırsıp ne kadar ceza alırız diye sormak ise paha biçilemez.
-2
himmet dayi
(28.05.26)
cooperr
(28.05.26)
Kime ettiğine de bağlı şimdi…
0
ekimoloji
(28.05.26)
(bkz: önödeme)
0
yap desem yapmazsin he
(28.05.26)
Kesin olarak hakaret.
0
ground
(28.05.26)
Sıkıntı yok artık hakaret ön ödemeli suçlar kapsamında şikayet halinde size ön ödeme tebliği gelecek 9 bin ceza 3 bin kadar tebligat gideri ödeyeceksiniz konu kapanacak.

Arada bi 50 binlik sepet yapıp fütursuzca millete ana bacı kaymak gibi planlarım var ben hep 50 liralık sövüyorum agaa
0
apocalipy
(28.05.26)
:)
0
🌸sonhakan
(29.05.26)
(6)

Banyonun her yeri seramik kaplanmak zorunda mı?

boyalı kuş
Geniş bir banyomuz var. Ev yazın kullanılıyor. Duvarların yarısının kaplandığını gördüm fakat sadece duşun arkası ve zemin fayans kaplansa yeterli olur mu? Abes mi kaçar? Amaç maliyeti düşürmek.
Geniş bir banyomuz var. Ev yazın kullanılıyor. Duvarların yarısının kaplandığını gördüm fakat sadece duşun arkası ve zemin fayans kaplansa yeterli olur mu? Abes mi kaçar? Amaç maliyeti düşürmek.
0
boyalı kuş
(28.05.26)
Duşakabin varsa, duşakabin dışını kaplamaya gerek yok.
Bir de lavabonun su sıçratabileceği bölge kaplanmalı.
0
Mirket
(28.05.26)
komple fayans yapma isi daha cok ortadogu aktivitesi, yurtdisinda adamlar su degebilecek yerleri fayans yapip gerisini birakiyor.
-4
cooperr
(28.05.26)
Valla gittiğimiz otelde alt yarısı mermer üstü de duvar kağıdı kaplı çok şık duruyor. Demek ki kağıda bişey olmuyor. Sürekli gittiğim yer olduğu için kağıtların değişmediğini de biliyorum. Bu sefer gittiğimde soracağım özel bir tip kağıt olabilir. Kendi evime de öyle yapmayı düşünüyorum.
0
rodeocu
(28.05.26)
su sıçramasa bile buhardan nemden boya, duvar zarar görmez mi?

bence her yerinin fayans olması çok daha güzel.
0
art cat chocolate
(29.05.26)
Buhardan, nemden tavan boyası ve tavan zarar görüyormu ki duvarlar görsün.
0
Mirket
(29.05.26)
Benim banyoda sadece duşun içinde kalan duvarlar fayans kaplı. Geri kalanı duvar kağıdı, lavobonun arkası da dahil. 7 sene oldu hala sağlam duruyor.
0
inheritance
(29.05.26)
(21)

Kültür mezhep farkı gönül işleri

pembediken
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
0
pembediken
(28.05.26)
Cevremde örnek yok.

Bence olmaz.
-2
Purple life
(28.05.26)
Olmaz
-5
arbre
(28.05.26)
Olur, ama nereye kadar?
Sevgililik,sözlülük,nişanlılık,evlilik... hepsinde ayrı ayrı küçük büyük problem çıkar.nereye kadar devam diyebilirsiniz?
Aynı şekil karşı taraf da ?
Namazında niyazında Sünni bir erkek olarak belki ilerde fikir değiştirir niyetiyle böyle bir ilişkiyi yürütebildirdim ciddi olarak.tabi bir ışık,umut da olması lazım.
Ne kadar ciddisin,neleri göze alıp nelerden vazgeçebilirsin? Bütün mesele burda bence
-4
denizciman
(28.05.26)
Namazında orucunda Sünni ileride, namazın orucun faziletlerinden bahsedip karşı tarafa alttan alta veya doğrudan baskı yaparsa kapanmasını vs isterse sorun çıkar.
+3
wilhelmwasmuss
(28.05.26)
Alevilik anneden geçiyor
-3
Hallegadola
(28.05.26)
Yaşlar 37- 41 bu arada. Kapanma konusu yok. Aleviler neden camiye gitmiyor diye soruyor mesela.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
@hallegadola anne baba tüm soy Alevi
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Alevi erkekle olur ama sünni dindar erkekle olmaz.
Tersi versiyonu eşimle biziz ateist olduğu için sorun olmuyor.
0
ekimoloji
(28.05.26)
adam dinciyse olmaz.
adam dindar ise mis gibi olur.
-3
cooperr
(28.05.26)
Namaz, niyaz kısmı hariç 3-4 sene öyle bir birliktelik yaşadım.
Taraflar birbirlerine bu konuda aşırı saygılılarsa, evlilik ve çocuk olmayacaksa ve evlilik olsa bile aileler tanıştırılmayacaksa oluru var.
Aksi taktirde bir gün bir yerde patlar.
0
Mirket
(28.05.26)
sünni olan için dinin hayatında ne kadar yer kapladığı önemli. dini manada zaten sizin nikanız geçerli değil. gün gelip bunu dert edebilir. daha aileleri işin içine katmadım bile.

soruyu adam gibi okumamışım. namazında niyazında imiş. er ya da geç bir sorun yaşarsınız. ta ki ayrılana ya da siz de onun gibi olana dek.
-2
lazpalle
(28.05.26)
Dini nikah iki Alevi de yapıyor.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Aleviler neden camiye gitmiyor diye soran biri bu konuyu er ya da geç sorun edecektir. Ben aleviyim eşim sünni; eşim ve eşimin ailesi bu konuyu 10 yıldır bir kere bile konuşmadılar. Saygı dediğin böyle olur sürekli irdelemekle saygı olmaz.
+1
rodeocu
(28.05.26)
Mensup oldukları din hayatlarını ne kadar etkiliyor bence önce buraya yoğunlaşın. Sünni çiftten erkek olan dört vakiti cemaatle kılıyor ama sabah namaza camiiye gitmiyor diye üzüntüden ağlayan hanım gördü bu gözler :)
Dinin hayatlarındaki yeri büyük değilse saygılı insanlarsa problem olmaz ama hayatlarını dinine göre şekillendiriyorlarsa saygı olsa biye uyum olmaz bir şekilde negatiflik başlar.
+2
cilekli pasta
(29.05.26)
@cilekli pasta +1

Din ve mezhep farkı insanın hayatında çoğu şeyi etkiliyor. Ahlaki yargılardan tutun, bayramda seyranda ne yapılır gibi özel günlere, hatta çevrenizle iletişiminizin nasıl olması gerektiğine kadar. Uyuşmazlık da burada ortaya çıkıyor, yoksa farklı bir din ve mezhebe inanılıyor diye değil.

Dini hayatı çok baskın olup başkalarının hayatını şekillendirmeye çalışmayan veya hiç dindar olmayıp herkese karışan insanlar var. Bu kişinin karakteriyle ilgili.

Genel olarak soruyorsanız kötü etkiler yürümesi zor, eğilim bu yönde. Ancak özelde, bu kişiyi tanıyan sizsiniz. Sizin ölçüp biçmeniz gerek.
0
akhenaten
(29.05.26)
O 2 görüşteki 2 insan pek aynı ortamda denk gelmez. Dini kuralları iyi uygulayan bir sunni pek aleviyle evlenmez. Alevilerde zaten alevilerden kız alıp verir. Zorlamanın pek anlamı yok. Madem din o kadar önemli evlenmesinler.
0
mikahakkinen
(29.05.26)
İnancını yaşayan alevi de sünni de birbiriyle evlenmez=) sünni ateistle de evlenmez. Çünkü ileride çocuk olduğunda ciddi problem oluyor. Ama İnancını yaşamıyorsa orada umrunda olmuyor.
0
mslny
(29.05.26)
Benim eşimle de evlenirken dini açıdan çok farklıydık. Ben dindar bir insanım. Ailemdeki en muhafazakar insanımdır hatta. Ama eşimin dinle alakası yoktu bu konuda hiç düşünmemiş bile. Çok da içki içen günah münah bilmeyen biriydi.
Allah affetsin ailesi de asla dini eğitim vermemiş.
O haliyle evli kalmam mümkün değildi zaten o iş yürümez yani evlilikte romantizm geçince bir iki sene sonra her şey daha çok göze batar.
Neyse ki eniştenizi yola getirdim de ömrünün ilk orucunu 30 yaşından sonra tuttu. 5 senedir de ağzına içki sürmedi. Şu günlerde namazı da öğretiyorum bakalım ona da başlayacak.
Şu şekil yola gelecekse evlenilir. Başka türlüsü zor.
0
yenibirgüzelnick
(29.05.26)
Olan gördüm ama yürütebilen görmedim.
0
huladancer
(30.05.26)
olmaz.
0
elorelia
(05.06.26)
aleviler imam nikahı yapmazlar dede nilahı yaparlar dini nikah ritüelleri tamamen farklı.

aleviler sünnilere kız vermeye yanaşmıyorlar alevilik anneden geçiyor diye doğru bir şey demişim eksilenmişim ama sebebi bu. sünnilerin de katı inanışları ve yaşam tarzları var ondan istemezler.

iki mezhebin yaşamları çok farklı. dinini yaşamayan veya rahat takılan sünni bir insan ateistle evlenince uyum sağlar, sorun yaşamaz. ama aleviyle uyum sağlayamaz. alevilik bir kültürdür dinden öte çünkü yaşam biçimidir.

ateist gibi yaşayan alevi ile ateist gibi yaşayan sünni aynı değildir özellikle. ateist olan bir alevi kültürünü yaşatır. sünninin skinde olmaz
0
Hallegadola
(05.06.26)
(18)

Hayattaki en büyük sansiniz

Purple life
Nedir veya neydi?
Nedir veya neydi?
-3
Purple life
(28.05.26)
Ailem
0
peki madem
(28.05.26)
Ailem +1

Bir de ailemden kabul ettiğim arkadaşım.
+1
rock n roll
(28.05.26)
Lise ve üniversite eğitimimin iyi olması
İnsan kendi hayatını kendi kurtarıyor
Diploma deyip geçiyorlar ama çok önemli bir şey benim gözümde
-8
arbre
(28.05.26)
Henüz intihar etmemiş olmak
+5
genki
(28.05.26)
İkili eğitim veren, akademik ve sosyal çevre olarak son derece düşük düzeyli, ilçenin tek lisesindeki matematik öğretmenimdir.
Lise 1'den itibaren, liseden mezun oluncaya dek desteğini esirgemedi. Fizik ve kimyanın sıfır olduğu bir okulda, matematik bölümü mezunu sözleşmeli o öğretmen; bir öğretmenin bir çocuğun hayatını değiştirebileceğinin örneğidir. Ama o kadar az sayıdalar ki...
Bu destek sayesinde sayısal puanım yükseldi ve istediğim fakülteyi kazandım.
Böyle bir şansım olmasaydı, şimdi ağır nevrotik bir ev kadını olarak yaşıyor olacaktım.
+5
pro9it9is9
(28.05.26)
Ailem cevabını verenlere imrendim ya ne güzel
Benim sanırım en büyük şansım küçük yaşta kitapların dünyasını keşfetmek, o dünyaya sığınarak kendi kendimi yetiştirmek oldu.

Tüm kırılmalardan, dış dünyanın zorluklarından kitaplarla korudum kendimi. Pişman değilim
+10
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
çizim&görme yeteneğim, estetik&simetri algım.

bu sayede gsl ve gsf okudum. bu sayede eğlenceli bir işim var.
+2
art cat chocolate
(28.05.26)
müthiş sol ayağım. halı sahalarda ender görülen, az koşan ama teknik solak benim.
+1
yap desem yapmazsin he
(28.05.26)
anne/baba/buyume ortami/cevre derim bende.
ilk cocuk ilk torun olarak sevildigimi ciddi olarak hissettim.
cocuklugum guzel gecti. aile dostlari falan da saglamdi, hepsi murekkep yalamis insanlardi.
-1
cooperr
(28.05.26)
Bu soruya verecek cevap arıyorum sabahtan beri, bulamamak beni üzdü. Gayet şanssız, korunmasız ilerliyorum hayatın kum torbası olarak.
+2
sekizdokuzon
(28.05.26)
İnanılmaz bir merakımın ve hafızamın olması, arkadaşlarım, kardeşlerimle aramın iyi olması.

Ayrıca cevapları eksileyen ergenlerin umarım en azından terapiye verecek paraları vardır, acınası haldesiniz ezikler.
0
nefertarii
(28.05.26)
zaman, para ve saglik sorunumun olmamasi 36 yas itibariyle. zaten isteyecek baska bir sey de kalmadi.
+1
baldur2
(28.05.26)
Benim sorularimi engelliyorlar.
Ama yoldasim copperr da eksilendigi icin kim olduğunu anliyorum.
Sorularin aninda eksilenmesi de söz konusu kişinin göbeginin capi hakkinda bilgi veriyor.
-1
🌸Purple life
(28.05.26)
iyi insanlarla yollarımın keşismesi. kötülükle 32 yaşında tanıştım ve ayıktım
0
ala09
(28.05.26)
valla saka maka bulamadim ya. sadece zeka diyebilirim yoksa dogdugum sartlarda ve sosyal sinifta kalsaydim fena gg olacakti. hep istisnai basarilarla yukseldim ama. bir sinavda turkiye derecesi yaptim orada sicradim. abd'de mastera full burslu kabul aldim orada sicradim. ama bunlara sans denemez sonucta loto degil kisisel basari. inek olmadan yaptim bir de bunlari asil basari o bence. bir sonraki sicrama gelmiyor ama rat wheel'da takili kaldim ve bu beni tekrar huzursuz etmeye basladi. sanirim is kurmam gerekecek.
+1
antikadimag
(29.05.26)
Mesleğimin yurtdışında işverenler tarafından talebi yüksek ve nitelikli eleman sıkıntısı yaşanan bir alan olması. Türkiyede “ofis işi” diye daha düşük maaş teklif edilirken yurtdışında saha ekibinin %50 fazlası maaş veriyorlar.

Ve çok zor bulunabilen sponsorluğu mesleğim sayesinde buldum.
0
filipis
(29.05.26)
Ailem ve kuzenlerim.

Annem, babam ve abimin eleştirecek çokça özellikleri ile davranışlarını var ama yine de büyük şansım diyebilirim. Şöyle hem en büyük şansım hem en talihsiz şanssızlığım.

Kuzenlerim de iyidir.
0
put it in your appropriate place
(29.05.26)
Kaç gündür bu duyuruyu görüyorum; "Benim şansım neydi acaba?" diye düşünüyorum ki şimdi kendime en net yanıtı buldum:

Türkiye'den girilmesi, çalışılması çok zor bir uluslarası sektöre; sektörün kendi içinde çalışanların bile girmekte oldukça zorlandığı pozisyonda girebilmek. Bunu da çok ilginç bir rastlantı ile gerçekleştirebildim, baktığım zaman resmen hayatım değişti diyebiliyorum.
+1
burka
(29.05.26)
(14)

Favori Nazal Öncel şarkınız?

sekizdokuzon
Benim şu an Gitme Kal Bu Şehirde. Sizinki hangisi?Teşekkürler.
Benim şu an Gitme Kal Bu Şehirde. Sizinki hangisi?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(26.05.26)
bırak seveyim rahat edeyim
+1
summerjam0306
(26.05.26)
Sokak Kızı nı çok severim

Not : Erkeğim yürümeyin
+1
kimlanbu
(27.05.26)
leylim yar
+1
banach
(27.05.26)
+1
late viper
(27.05.26)
Gidelim buralardan.
+1
mutekebbir
(27.05.26)
geceler kara tren
0
anon1m
(27.05.26)
Boncuk
+1
Lh12
(27.05.26)
beni hatırla www.youtube.com
ayşegül aldinç versiyonunu da çok seviyorum ama nazan öncel'in söylediğinin düzenlemesi şahane olmuş.

yalnızlar treni www.youtube.com
sibel can versiyonu da güzel.
+1
exlibris
(27.05.26)
leylim yar+1
+1
trixi
(27.05.26)
Bazı Şeyler,
Seni Bugün Görmem Lazım
0
substituent
(27.05.26)
A Bu Hayat
0
arenas
(27.05.26)
Leylim yar: Alttan alttan gelen davul sesi, aşık olunca yaşanan kalp atması misali, şarkı boyunca hiç durmadan atıyor kalbiniz.
0
mahsus mahal
(27.05.26)
Dillere düşeceğiz idi hep:
(bkz: #4866794)
+1
yadigar
(27.05.26)
Dillere duscez +100
0
cooperr
(27.05.26)
(5)

hangi instagram hesaplarından kıyafet alışverişi yapıyorsunuz?

plastic_angel
soru erkeklere. thnx.
soru erkeklere. thnx.
-2
plastic_angel
(26.05.26)
İnstagram hesabından alışveriş yapılmaz reels izlenir.
+11
Rondak
(26.05.26)
yıllardır önüme çıkan her hesaptan alışveriş yapıyorum hiç birinden pişman olmadım. bedenimi ölçülerimi biliyorum sorun yok.
-1
yurtsuz john
(26.05.26)
Online kıyafet bile sipariş etmem, ne ihtiyacım varsa gider alır çıkarım.
0
kimlanbu
(26.05.26)
Abluka ve nomarc ı instagramdan keşfettim fakat biri işyerime diğeri de evime yakın olduğu için mağazalarından satın alıyorum. Özellikle abluka kaliteli ve güncel
0
goodyes
(27.05.26)
giymeden almam +1
d- hicbiri
0
cooperr
(27.05.26)
(6)

Bayramligi 1 gun once giymek ugursuzluk getirir mi?

narod
Giyeyim mi bugun?
Giyeyim mi bugun?
-8
narod
(26.05.26)
Gün bitti
+2
arbre
(26.05.26)
giyme, getirir.
0
cooperr
(26.05.26)
7 yıl kıtlık 7 yıl çekirge istilası olur, yapma.
+3
kizil karga
(26.05.26)
Memleketin haline şaşırmamak lazım. Kafalara bak
+5
artıküyeolmakistiyorum
(26.05.26)
Arkadaşım geçen bayram giydi şimdi evli, sakın ha
+2
kisa
(26.05.26)
Giymek değil de o giysilerle kurbanlığa görünmemelisin derler.
-2
ground
(27.05.26)
(5)

Cbd yağı

lamentoftheperishingroses
Selamlar,Almanya'dan gelecek arkadaşımdan 1 şişe Cannabidiol yağı (CBD oil) getirmesini istedim. İstanbul Havalimanından gelecek. Checkine vereceği Valizine koyup getirse sorunsuz geçer mi? Yok efendim yasaklı madde kaçakçılığı yapıyorsun diye girişte çocuğun başına iş açılmaz değil mi?Yakın zamanda
Selamlar,

Almanya'dan gelecek arkadaşımdan 1 şişe Cannabidiol yağı (CBD oil) getirmesini istedim. İstanbul Havalimanından gelecek.
Checkine vereceği Valizine koyup getirse sorunsuz geçer mi? Yok efendim yasaklı madde kaçakçılığı yapıyorsun diye girişte çocuğun başına iş açılmaz değil mi?
Yakın zamanda böyle bir deneyim yaşayanınız oldu mu?
0
lamentoftheperishingroses
(26.05.26)
benim kayinvalide icinde CBD ve THC olan bir kutu sekerlemeyi aldi yaninda goturdu valla. her hafta bir tane cakiyorum diyor :)

CBD'den bulsalar bile bisey olacagini zannetmiyorum zira kafa yapan THC zaten.
0
cooperr
(26.05.26)
Ben getirdim birine, problem olmadi.
0
mbond
(26.05.26)
Biraz gri alanda kalan bir konu, içinde eser miktarda da olsa diğer yasaklı etken maddeden vardır, başına iş alır durduk yere.
0
kimlanbu
(26.05.26)
hiçbi şey olmaz
0
eurhka
(27.05.26)
cbd neden istiyorsunuz ki? abd'nin basimiza actigi bos endustrilerden biri. hicbir ise yaramiyor. nereden biliyorsun derseniz master yaparken arkadaslarimizdan birisinin ailesinin cbd urunleri ureten sirketi vardi sakiz, sekerleme, icecek vs. bol bol getirirdi biz de denerdik.
+1
antikadimag
(27.05.26)
(5)

Hangi ayakkabı/bot markası en konforlu ve kaliteli?

Unde bach canim
Sb.
Sb.
📊 Tek bir marka seçecek olsanız bu aşağıdakilerden hangisi olurdu

Bu anket sona erdi. 10 oy kullanıldı.

0
Unde bach canim
(25.05.26)
adidas varken yüzüne bakmam ama tüm seçenekler bunlarsa yalın ayak dolaşmayı bi denerim :D

ciddili cevap olarak, daha önceden adını bildiğim sadece camper. biraz bakınca da üçü arasında yine genelini beğenmesem bile biraz daha modern yaratıcı ve renkli tasarımlara sahip ürünleri olan da bu gibi. model seçiminde de kısıtlama yoksa birkaç modelinin yoklukta gideri var gibi...
0
konetsu
(25.05.26)
bu saydiklarin arasinda santoni digerlerinden 5 gomlek ustun. ha kac kisi giymistir onu bilemem zaten tek oy benden gelmis.
0
antikadimag
(26.05.26)
timberlandciyim.
camper'da rahat ama hem fiyatlari bana ucuk geliyor hem de tabani cok kayiyor.
0
cooperr
(26.05.26)
En kaliteli ve şık olanı Santoni.
Diğerleri belirli modelleri üretiyor çizgisi belli.
Konfor hepsinde benzer olmakla bütçe uygunsa Santoni
0
Smithsonian
(26.05.26)
santoni diğer ikisiyle aynı kategoride değil. camper bana çok ne bulursa giyen beyaz geliyor. martens daha moda. rahatlık olarak bilmiyorum, görünüşten yorumladım.
-1
deartheodosia
(27.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.