Giriş
(2)

Avrupa'da EU Vatandasi ile Bosanma Tecrubesi?

elementarteilchen
Dostlar. bir taraftan basiniza gelmesin, dusmanin basina gelmesin isterim ama 10 yildan sonra beni candan seven esim, alkolizmin ( esimde) yarattigi psikolojik etkiler yuzunden , artik birlikte olmak istemedigini , profesyonel yardim almak istemedigini ( alkol bagimliligi icin) soyledi.Su anki acim
Dostlar. bir taraftan basiniza gelmesin, dusmanin basina gelmesin isterim ama 10 yildan sonra beni candan seven esim, alkolizmin ( esimde) yarattigi psikolojik etkiler yuzunden , artik birlikte olmak istemedigini , profesyonel yardim almak istemedigini ( alkol bagimliligi icin) soyledi.

Su anki acimi ancak yasayanlar anlar.

Benzer tecrubeniz varsa bana yorum yaparmisiniz? Size ulasmaya calisagim.

Cok uzgunum doslar. Yas 42..
0
elementarteilchen
(05.12.25)
Eger Almanya'daysaniz ve bu sürecten gecenlerin deneyimlerini ögrenmek istiyorsaniz facebook'ta göcmen kadin gruplarina katilmanizi öneririm. Göcmen Kadinlar Almanya diye bir grup var örnegin, cok aktif.
0
chihirovekohaku
(05.12.25)
bacim selam,

(bkz: evli adamla ilişki yaşamayın boşanmaz)
su basliga soyle birsey yazmissin:

"evli adamla evli olup 2 kere boşanan biri olarak yanlış bulduğumdur.
medeni 2 insan , hele daha önce boşanmışsa, daha evlenmeden önce bunları konuşuyor oluyor."

bu o evliyken evlendigin adam mi?
ona gore yorum yapacam, ya da yapmaya da bilirim. belli olmaz :D
0
cooperr
(06.12.25)
(6)

Ramazan Bayramında Amerika?

elektr10
ABD vizemi ikinci kez yeniledim ama hayatımda hiç gitmedim. İlk giden biri için NYC olmazsa olmaz mıdır? 1 hafta yeterli midir burası için? Bir de uçak biletleri aşağı yukarı ne kadar oluyor? THY için aktarmasız atıyorum 750 dolara görürsem hiç düşünmeden alayım mı? Ya da otel için gecelik iki kişi
ABD vizemi ikinci kez yeniledim ama hayatımda hiç gitmedim. İlk giden biri için NYC olmazsa olmaz mıdır? 1 hafta yeterli midir burası için?

Bir de uçak biletleri aşağı yukarı ne kadar oluyor? THY için aktarmasız atıyorum 750 dolara görürsem hiç düşünmeden alayım mı? Ya da otel için gecelik iki kişi 150 dolar makul müdür?

Tecrübeli arkadaşlar yardımcı olursa çok sevinirim.
0
elektr10
(05.12.25)
Nyc olmazsa olur, zaten bu mevsimde soğuk olur. Florida iyi olur bu mevsimde ya da güney kıyılarında başka yerler de olur. Fiyatları.bi süre takip edin ama gidiş dönüş 750 dolar iyi bence sanki o kadar ucuz denk gelmez gibi. Otel fiyatlarını bilmiyorum. Kalabileceğiniz max süre neyse o kadar kalın gitmişken
0
mezzosprite
(05.12.25)
bu çok genel bi soru ya uçak bileti sezona ve havalimanına göre değişir keza otel de. gecelik 60 dolara motel de var 150 dolara 3 yıldızlı otel de ama hangi şehirde?

benim tavsiyem öncelikle kalınabilecek asgari süre neyse o tarihe plan yapılması min 10 gün. sonrasında nereyi görmek isterim diye bakmak. doğu yakası mı batı yakası mı yoksa las vegas ve çevresi mi ya da grand canyon yellowstone gibi milli parklar mı.
0
bay b
(05.12.25)
hava durumuna bakin, kisin ny cok soğuk oluyor, hava erken kararıyor. bahar da gelmenizi tavsiye ederim
0
oscar
(05.12.25)
Genelde duyurudakilerle gezi konularında ters düşünürüm ve yine öyle oldu: bence nyc mutlaka görülmeli. gerçekten kozmopolit olan kaç tane mega şehir var ki dünyada. londra, tokyo, şangay ve nyc mutlaka görülmeli. art deco’nun başkenti; kapitalizm tarihinin mekansallaşmış halini görmek etkileyici bence. Mart sonu fena olmaz. Yalnız iyi bir bütçe lazım; hostel yaşını geçtiyseniz gecelik 200 tutar. Yemekler pahalı. Eğer çok ucuza kapatmak istiyorsanız daha sonra para biriktirip gelmenizi öneririm. Restoranlar, müzeler, ve şovlar da bu deneyimin bir parçası çünkü. Bu arada evimi airbnb gibi kullanmayı da planlıyorum, bana yazarsanız size yardımcı olmaya çalışırım.

Bu arada bunlar da dursun burada:
www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(05.12.25)
NYC icin benim onerim de ilkbahar olur, mart erken bence.
ilkbaharda cok guzel, sonbahar da iyidir. kisin ve yazin gidilmez diyorum.
0
cooperr
(05.12.25)
NYC olmazsa olmaz. İlk giden kesinlikle NYC yapmalı.
Mart soğuk oluyor. Ama gidilir mi gidilir. ny her zaman güzel.
Mart ayı uçak biletlerinin uygun olduğu dönem. Bayramda thy'nin fiyatı artabilir ancak aktarmalı giderseniz 400-450 dolara çok rahat bulursunuz.
Manhattanda kalma fantaziniz yoksa haber verin otobüsle 15dk mesafede, NJ'de otel önereyim.
0
artci sarsinti
(06.12.25)
(13)

sıradan bir burgere 16 dolar vermek normal mi?

istististist
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi? şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün? bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi?

şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün?

bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı oluyor? gerçi bahsettiğim yer, o şehirde yıllardır var olan, çok şubeli bir yer.
0
istististist
(04.12.25)
Tr standardı için fazla, Avrupa için eh işte.
0
adivar
(04.12.25)
Normal değil. Abd için bile çoğu bölgede pahalı denilebilecek bir fiyat.
0
michael harddd
(04.12.25)
five guys bu fiyatlarda sanırım. bence normal değil ama hem avrupada hem trde böyle çok fiyat var.
bence bi hamburger 10 euroyu geçmemeli.
0
jelly bear
(05.12.25)
Covid sonrası fiyat algımız iyice bozulmuş anlaşılan.
Yeme içmenin fiyatı üzerine benzeri başka duyurular da vardı burada.
Örneğin bir kahveye 200-250 TL vermekte anormal bir durum.
Bazı harcamalarınızı, marka veya aylık gelirimizin çokluğu üstünden düşünüyoruz. O da yanlış.
Ayda 100bin de alsak o 16 doları vermek doğru değil.

İşletmeye sorsak kira, işçilerin sigortası , serbest piyasa.. falan diye konuşurlar ama o kazancına göre vergisini gereketiği gibi vermiyorsa ayrıca yasa dışı yoldan kazandıklarını düşünebiliriz .
+1
diyecevaplandı
(05.12.25)
Avrupa’da neresi olduğuna göre değişir.

Bizim burda 15urodan fazla vermem.
İtalya’da 50 euroya kadar çıkabilir.
-4
suicides underground
(05.12.25)
New York’ta dün orta halli bir burgercide burgere $24+tax verdim. çok iyi bir restoranda ise $28+tax ve $38+tax (wagyu bu) arasında değişiyor.

düşüncemi yazayım: eti daha doğru dürüst medium rare pişiremeyen İstanbul mekanları için $16 bence çok.
+1
eileengray
(05.12.25)
gittiğim hemen her yerde hamburger yemeye çalışırım. kopenhag’da gasoline grill’de içeceksiz sadece cheeseburger ve patatese 21 dolar vermiştim geçen yıl. budapeşte’de aynı dönem lucky 7’de içecekle birlikte 14.5 dolar ödemiştim. fakat bunlar sıradan değil şehrin en iyi burgercileri denebilir. bu sene helsinki’de friends & brgrs’ta yedim ama pek butik gibi değil zincir burgerci bi nevi, refill içecekle verdiğim para 15.5 euro. Benim için gasoline gibi deneyim adına gidebileceğim bir yerse 25 usd/eur, ortalama bir burgerciyse 15 usd/eur seviyesi üst sınır oluyor.
0
phoarbix
(05.12.25)
amerika icin uygun bir fiyat. turkiye'de genelde patates de servis ediliyordu degisti mi bilmiyorum. ama seattle'da mahalle burgercisinde burger + patates + tax + mekanda yenilecekse de tip ile en az $25'e gelir zaten.

duz hamburger de tax dahil en ucuzu $15'tir.
0
antikadimag
(05.12.25)
ya bu tarz karsilastirmalar hatali.

turkiye'de isim yapmis bir yerde yedim diyorsun, tadi super olmayabilir zaten orda sen markaya para veriyorsun. turkiye'de kac tane isim yapmis balikciya gittim tadi yavandi.
karakoy'de bir balikci var, iceriye girmeye korkarsin ama o lezzeti baska yerde bulmasi zor. turkiye 2. sinif esnaf lokantasi ulkesi.

obur taraftan yurtdisinda isim yapmis yerler de pahali, ama lezzet her zaman fiyatla ayni orantida olmayabiliyor. ny'de "cooook iyi" denilen bir yere gitmistim, sinitzel soyledim aydinger kagidi gibi bisey geldi, havaya kaldirinca karsi duvar gozukuyordu o kadar inceydi. $50 vermistim o tabaga unutamiyorum o kazigi.

medium rare olayina gelince, o biraz kultur meselesi. bizde pirzola dovulur, et pisirilir aga. amerikalilari biraksan hayvani canliyken servis edecekler, hala sinirleri oynuyorken isiriyorlar, et seven adamim ama heriflerin yedigi eti gorunce istahim kapaniyor.
+1
cooperr
(05.12.25)
Almanyada bulunduğum şehirde googleda 4.9 almış bir homemade burgercide mesela 160 g sığır etli klasik bir burger (beraberinde hiçbir yan ürün yok) 12 eur.

Gramaj arttıkça (220 g + patates kızartması) fiyat da 20 euroya kadar çıkabiliyor.
0
truf
(05.12.25)
Çok butik iyiyse olabilir ama mcdonaldse 2 3 dolar en fazla.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
şaşırdınız mı ya berlinde amsterdamda mcdonalds 15-20€ iyi menüler. çok normal fiyat bunlar artık. 30€ ya burger satan sıradan yerler var amsterdamda yanında azıcık patatesle. berlinde sıradan burgermeister burgerler sadece 7-8€ patates içecekle oluyor 15-20€. nerede yaşıyosunuz 2-3 dolar yazmış mcdonaldsa şaka gibi
0
zozjotejmnk
(05.12.25)
kendi alım gücümüze göre mi değerlendiriyoruz yoksa genel bir standart mı olacak?

şu an benim için tokluğu maksimum 8 saat sürecek herhangi bir yemeğe 16 dolar vermek kesinlikle normal değil ama çok parası olan ve lüks yerlerde yemeye alışmış birisi için sıradan bir öğünde 16 dolar gayet harcanabilir bir para.

mesela ben bazı şeylere çok zengin olsam da para vermek istemem. sırf hak etmediğini düşündüğüm için. bu örnekte hamburger öyle değil ama. şu an vermem. zengin olsam sıradan hamburgere 16 veririm, düşünmeye değer bir meblağ olmaz. ama milyoner de olsam oturup sıradan hamburgere o an mecbur veya alternatifsiz filan değilsem 200 dolar vermem örneğin.
0
der meister
(05.12.25)
(13)

Papağan istiyorum

devilone
selam arkadaşlar , eski duyurularımda bahsetmiştim geçen aylarda bebek bir karga buldum büyüttüm sonra özgür bıraktım etrafta uçuyor . onu balkona alıştırmak için büyük bir papağan kafesi almıştım . Şimdi boş kafese bakıp sabah akşam ağlıyorum .Evde uzun yıllar ailemizden biri olacak ev arkadaşım ol
selam arkadaşlar , eski duyurularımda bahsetmiştim geçen aylarda bebek bir karga buldum büyüttüm sonra özgür bıraktım etrafta uçuyor .
onu balkona alıştırmak için büyük bir papağan kafesi almıştım . Şimdi boş kafese bakıp sabah akşam ağlıyorum .
Evde uzun yıllar ailemizden biri olacak ev arkadaşım olacak bir papağan hayal etmeye başladım . üretmek satmak gibi bir niyetim yok . hatta yaşlı ve huysuz bile olabilir . ben sevgi ile onu alıştırırım .
evde 3 adet yaşlı scottish fold kedim var ama kargamı hiç rahatsız etmemişlerdi , hatta onu seyretmeyi çok seviyorlardı.

Jako ya da Eclectus cinsleri çok seviyorum ama aşırı pahallılar 50 bin TL istiyorlar .
ucuz ya da ücretsiz sahiplenme şansım hiç yok mudur ?
Evinde papağan besleyenlerden yorum bekliyorum . daha ucuz olan alexandrine ya da pakistan papağanı nasıldır ? çok bağırırlar mı ?
sesiz bir mahallede oturuyorum komşularımı rahatsız etmek istemem .

charlotte bronte demiş ki ;
"diğer canlılar tarafından sevilmek ve sizin varlığınızın onların rahatlığına katkıda bulunduğunu hissetmek kadar büyük bir mutluluk yoktur."

ben de mutluluğu hayvanlara çok iyi bakmaya çalışmakta buldum sanırım . Kargam gitti ev boş gibi geliyor .
+1
devilone
(04.12.25)
Öncelikle hayvanlar canlıdır aynı bizler gibi ve parayla alınıp satılamazlar. Ucuza alabilir miyim diye sorman yüzünden bunu söyledim.
Kafese de koyamazsın çünkü kafese koymak o hayvanın yaşam kalitesini düşürür. Doğasında kafeste yaşamak yok, hiçbir hayvanın yok.

Bunları söylemek zorunda hissediyorum kendimi.
+2
rock n roll
(04.12.25)
ben de senin gibi düşünüyorum ama sahiplendirme ilanlarını aradığımda daha cümlemi tamamlamadan 55 bin TL diyorlar.
Kafes içine kapatmak için değil yemek yemesi ve isterse uyuma alanı olarak kullanabilir Kargam da kafesi bu şekilde kullandı.Kapısı hep açıktı .
Beni tanımadığın için bu cümleler normal :)
0
🌸devilone
(04.12.25)
hayvanlar satilamaz diyorsunuz da, hayvanlari satiyorlar yani, biz n'apalim? gidip dogadan mi yakalasin papagani?

ben lovebird cok seviyorum. bir de sultan papagani. bunlar cift olarak geliyorlar (tek diyenlere aldirma, cift olmalari önemli), insanlarla iliskileri gayet iyi, uysal ve cok sosyal kuslar. hem kus ciftleriyle hem de onlarla ilgilenen insanla cok güclü baglar kuruyorlar.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.12.25)
Hayvan satın almayabilirsin. Doğadan da yakalamazsın. Noluyor yani, papağan olmaması hayati risk mi oluşturuyor?

Bir de o hayvan uçmak isteyecek evin içinde, kısıtlı bir alanda mı uçacak? Evde 3 tane kedi varmış, papağanın nasıl bir stres yaşayacağını tahmin edebiliyor musun?
+1
rock n roll
(04.12.25)
ben de bir kuş sever olarak papağan olayını çok araştırdım. asntronomik rakamlar istiyorlar... yakınlarınızda yavru bulmadıkça zor.
+1
evimin paspasi
(04.12.25)
@rock n roll

butun ev hayvanlarini yasaklamak lazim ayni mantik ile, o kapsama kedi/kopek de giriyor, tehlikeli sular bunlar..

dikkat et hayvanlari koruyayim derken aforoz edilirsin burda :D
+1
cooperr
(04.12.25)
Yüzyıllar önce atalarımız kedi ve köpekleri evcilleştirmiş. Bu hayvanlar insanlarla yaşamaya uyumlu hale gelmiş. Doğa onların eviyken biz bina dikmişiz. Bu hayvanları kendimize bağımlı hale getirmişiz. Şimdi onlara karşı sorumluyuz.
Kediyi, köpeği de hapsetmişsin gibi bir mantığın var ama evimize almak zorunda kalıyoruz. Apartman kapısından çıkınca doğaya adım atmış olmuyorsun. Bu hayvanlar zaten doğal ortamında değil. Araba çarpıyor, insanlar zarar veriyor. Anne ve babalar karne hediyesi olarak çocuklarına kedi köpek alıp, çocuk sıkılınca sokağa atıyorlar. Ne yapalım?

Engelli, hasta bir papağan bulursam tedavisi varsa elimden geleni yaparım; yoksa evimde de bakarım bir şekilde ölüme terkedemem tabii ki. Hayvan satılıp alınmasına da karşıyım evet. Afaroz da etsinler problem değil.
+2
rock n roll
(04.12.25)
'Yüzyıllar önce atalarımız kedi ve köpekleri evcilleştirmiş ...' diye başlayan muhabbete de bayılıyorum. Hiç aynı kafayla evinde eşşek beslemeye kalkanını da görmedim. 'Kedi ile olmayı seviyorum.' de geç. Kimseye gerekçe sunmak zorunda değilsin. İçi boş argüman üretmenin alemi ne? 'Doğa onların eviyken biz beton dikmişiz.' Pişmansan git mağarada yaşa. Bu mahcubiyet sana ağır geliyorsa ayı da besle. Beton dikip onlara da in bırakmamışız sonuçta.

Adım papağan almak istiyorsa bırak alsın. Bir salın insanları. Yuvadan düşmüş karga bulan haber versin, gelir alır bakarım diyen adama hayvan sevgisi öğretmeye kalkmak da ne?
+1
Mirket
(04.12.25)
Burada sana neden hayvan satılmaması ve satın alınmaması gerektiğini anlatmayı çok isterdim ama zaman kaybı olur. Çünkü hayvanlara karşı düşüncelerini biliyorum. Burada çok kez gördüm. Gerçekten zaman kaybı olmayacağına dair ufacık bir umudum olsa anlatırdım.

Hayvan satın almayın dedim diye adam çılgına döndü.
+2
rock n roll
(04.12.25)
Bu arada o kargayı koruduğun, baktığın için seni takdir ediyorum. Eleştirdiğim konu farklı.
+1
rock n roll
(04.12.25)
burada bir tartışma başlatmak istemezdim.çocukluğumdan beri evimde hep hayvan arkadaşlarım oldu .şu an 3 kedim evimizin fertleri bizim gözümüzde . Para ile alınıp satılmalarına ben de karşıyım ama bu durumu değiştiremeyiz malesef .
yine de umudumu kaybetmeyeceğim belki duyurudan biri yuvadan düşmüş bir karga ya da başka bir kuş bulur ben ona gözüm gibi bakarım beslerim yine gitmek isterse özgür bırakırım.
0
🌸devilone
(04.12.25)
valla mirket+1
bir de biz toplum olarak sekilciyiz, evdeki hayvan yakisikli olacak.

kedi ve kopeklerin dili olsa acaba ne olurdu cok merak ediyorum, sulalemize sovduklerine eminim ama ispatlamasi zor..

asiri kedi seven biri olarak ben apartman dairesinde hayvana karsiyim ya..
ha bahcen olur git istersen ayi bul besle..hayvanin topraga degmesi lazim "bence".
kisirlastirma falan zaten bunlara da karsiyim.

dogal seleksiyon abicim, doganin insanlara ihtiyaci yok, bir rahat biraksak hersey yerine oturur da iste, millet bozulmus yemegi kaba koyup disariya birakmayi hayvan sevgisi saniyor. zorla makarna yediren gordum ya kediye, baya duduk makarna..

sokakta kedilere birakilan bok pusuru yiyen martilar hindiye donustu, ucamiyorlar amk. alayi obez.

turkiye cok garip bir ulke ya, hicbirseyin ortasini bulamiyoruz, herseyin bir yolunu bulup bokunu cikartiyoruz. sevgimiz de oyle, olduresiye..
+1
cooperr
(05.12.25)
Arkadaşım uzun zaman önce yalan olmasın hatay civarından Jako satın aldı, piyasanın oldukça altındaydı. Sonuç pek iyi değildi, hayvan vahşi doğadan yakalandığı için resmen hayati risk yaratıyordu, devamlı ötüyor (hırsız alarmından beter), kafesin yanına kimseyi sokmuyor, yem, su değişimi, kafes temziliği imkansıza yakın. bizimki pes edip hayvanı başkasına verdi.

Özet : papağan sahiplendiren birisi varsa sebebini iyi araştırın :)
0
kimlanbu
(05.12.25)
(14)

macbook air alıyım mı

al basmadan donu var
Normalde windows kullanıcısıyım. Laptopum var ve ağırlıklı office ve autocad kullanıyorum. Pc iş yerinde duruyor. Evde de kullanmak için bi tane ipad almayı düşünüyordum. Çünkü laptop u ofisten toplayıp akşamları eve getirmek zor geliyor artık. İpad fiyatlarına da baktım İpad alsam klavyesiydi mous
Normalde windows kullanıcısıyım. Laptopum var ve ağırlıklı office ve autocad kullanıyorum.
Pc iş yerinde duruyor. Evde de kullanmak için bi tane ipad almayı düşünüyordum. Çünkü laptop u ofisten toplayıp akşamları eve getirmek zor geliyor artık. İpad fiyatlarına da baktım İpad alsam klavyesiydi mouse du aksesuarla birlikte neredeyse o paralara macbook air de alınabiliyor.

Evde daha çok not tutmak video izlemek belki birkaç basit oyun falan için bir adet mac air alayım diyorum. Şarj olayı da çok iyi olduğundan tablete göre daha avantajlı olur. Ancak daha önce mac os hiç kullanmadım, yorumlarda da çok iyi diyende çok fazla, bu ayrı dünya alışamadım satıyorum diyende.

siz ne dersiniz 40-50 bin civarına bir mac air mi almalı yoksa ipad mi? alınacaksa da hangi model olmalı? M3- M4 çipliler var ram 16 ve 24 var bayağı bir araştırma yapmam gerekecek bana uygun model için.
0
al basmadan donu var
(04.12.25)
ipad bana gereksiz kalıyor. mb air her türlü daha kullanışlı. daha çok şeyi daha rahat yaparsın.
baz model al direkt iş görür.
+1
jelly bear
(04.12.25)
bence tablet alın çünkü zaten bir laptop var. evde klavye ile uzun uzun bir şey yazmayacaksanız laptop'a ekstra gerek yok. basit notlar almak için, 1-2 paragraf mail cevaplamak için, bir şeyler araştırmak için, video izlemek için, elde basit oyun oynamak için çok çok daha pratik. illa gerekirse bir klavye alırsınız (herhangi bir Bluetooth klavye).. işteki laptop'ı toplamakla alakalı da bir "hub" almanızı, ekran klavye fare hepsini, hatta şarjı type-c ise şarjı da bu hub'a bağlayıp tek kabloyu çıkartıp takarak kolaylıkla çantaya koyabilmenizi öneririm.

illa laptop alacaksanız ve daha önce alışkanlığınız yoksa Windows'la devam edin. durduk yere dert açmayın başınıza. Windows'ta alışkın olduğunuz bir dolu şey değişecek, öğrenmekle vakit harcamayın. istediğiniz programı bulamayacaksınız vs vs vs vs...
+1
co2s2
(04.12.25)
Not tutmak, video, basit oyun vb için neden mac air veya ipad düşündüğünüzü anlamadım. İyi bir android tablet çok daha düşük fiyata işinizi görür. Ipad masrafına mac air alınır meselesi de ortadan kalkar. Tablet her türlü daha taşınabilir bir cihaz ve taşınabilirlik, düşünmeden her yere götürebilmeniz ve daha çok fayda sağlamanız demek.
-1
mikro patlama
(04.12.25)
benzer sebeplerle gecen sene ipad pro almistim ustune magic keyboard, kalem vs. ama 1 yilda toplam 10-15 acip kullanmisimdir. bence ipadler herhangi bir ihtiyacin tam karsiligi degil. para israfi oluyor sonunda.
+1
zseak
(04.12.25)
macbook air al. ister android ister başka bir platform olsun tablet falan alma.
-1
sanal hayvan
(04.12.25)
burda da kafalar karışık :)
+1
🌸al basmadan donu var
(04.12.25)
bu arada kararı bir an önce ver, küresel ram tedarik sorunu sebebiyle bilgisayar fiyatları çok fena artacak. sadece kesinlikle macbook air al geç. kafa karışık falan değil. bam bam. bahsettiğiniz ihtiyaçlar için de baz modeli alın geçin. paranız varsa da ona göre arttırın.
0
sanal hayvan
(04.12.25)
paranın yettiği mac'i al geç. 10 sene kafan rahat. hiç teknik detay tartışmaya gerek yok.
0
vaveylababa
(04.12.25)
www.sahibinden.com

bu ilan çok uygun gibi duruyor, biraz şüphelendim. Param güvende ile alındığında bir sorun yaşar mıyım?
0
🌸al basmadan donu var
(04.12.25)
@donu var

verdigin linkteki aleti dusurmusler, kenari yamulmus. bedava peynir kapanda olur, dikkat et.

illa m4 almana gerek yok, ikinci el m2 al yine 7-8 sene rahat kullanirsin.
macbook air candir.
+1
cooperr
(04.12.25)
Haklısın. Peki 13 ‘’ mi 15’’ mi alayım?
0
🌸al basmadan donu var
(04.12.25)
laptop kolay tasinabilir ve hafif olmali o yuzden bence 13".
evde kullanirken gerekirse buyuk ekrana baglanabilir.
0
cooperr
(04.12.25)
apple store'a ya da bi teknoloji mağazasına gidip canlı inceleyin. yer problemi yoksa 15' tavsiye ederim.

ayrıca macbook air yerine ipad alıp da muvaffak olmuş kimse sayısı çok azdır heralde. çizim yapmak, spesifik app'ler kullanmak (dj programları, online görüşmeler vs.) dışında ipad, macbook'un yerini tutamaz.
0
brkylmz
(04.12.25)
business series laptop + linux mint xfce
0
elite crew
(05.12.25)
(3)

Eskiden sözlükte popüler olan, sayılardan oluşan, günlük temalı site

cay koy geliyorum
Kaç sene olduğunu hatırlamıyorum ama 10-15 senesi vardır muhtemelen. Bir site vardı arkadaşlar, sayılardan oluşuyordu yanlış hatırlamıyorsam. 15237862.net gibi bir şeydi yani.Pek iyi niyetli bir arkadaşımızın günlüğü gibi bir şeyiydi bu site. "Kuzenim bugün patates getirdi, onu yedim" gibisinden şey
Kaç sene olduğunu hatırlamıyorum ama 10-15 senesi vardır muhtemelen.
Bir site vardı arkadaşlar, sayılardan oluşuyordu yanlış hatırlamıyorsam. 15237862.net gibi bir şeydi yani.
Pek iyi niyetli bir arkadaşımızın günlüğü gibi bir şeyiydi bu site. "Kuzenim bugün patates getirdi, onu yedim" gibisinden şeyler yazıyor, bazen de antin kuntin fotoğraflar paylaşıyordu.
İsmini Sümer diye hatırlıyorum ama tamamen yanılıyor da olabilirim.

Var mıdır hatırlayan bu siteyi?
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
0
house md
(03.12.25)
(bkz: 1112211.com)
0
lallala
(04.12.25)
karabatak sumer
her sene yeni bir siteyle ortaya cikar, 1-2 ay sonra kapatik kacar.
hala bir gecekonduya siginmis sekilde yasiyor, kac sene oldu..
0
cooperr
(04.12.25)
(6)

Sıfır ya da ayarında araba almak

strawberry first
Annemin 2004 model bmw 3.18i model aracı var. 160.000 km'de, otomatik, benzinli. Kazasız. Biz Aracın ikinci sahibiyiz. Araca kasko yaptırıyoruz ama epey pahalıya geliyor. Araç büyük olunca park problemi de yaşamaya başladık artık. Bunu satıp yerine sıfır ya da bir kaç yıllık, otomobil almak istiyoru
Annemin 2004 model bmw 3.18i model aracı var. 160.000 km'de, otomatik, benzinli. Kazasız. Biz Aracın ikinci sahibiyiz. Araca kasko yaptırıyoruz ama epey pahalıya geliyor. Araç büyük olunca park problemi de yaşamaya başladık artık. Bunu satıp yerine sıfır ya da bir kaç yıllık, otomobil almak istiyoruz. Ama güvenli ve bu bütçe dahilinde ne alabiliriz bilmiyoruz? Var mı önerileriniz?
Bu araç kaça satılır?
Yeni araç da otomatik olmalı.

Teşekkürler.
0
strawberry first
(02.12.25)
bmw öyle veya böyle premium bi araç. konfor çok azalmaması için bence alman araçları olabilir, golf alternatif olabilir gibi.

bakım maliyeti (kazada parça maliyeti, yıllık bakım vs.) kasko düşük maliyetli olsun derseniz egea cross olabilir.

sorunsuz olsun derseniz toyota corolla hatchback mantıklı bence. diğer japon otoları da alternatif olabilir.

internetteki açık kaynakların önemli bir kısmını taradığım bir ai ürünü yapmıştım tam da araç alım satımı ve tavsiyesi için :)

sizin sorunuzu yapıştırıp tavsiye istedim. henüz finetune almadığı için kirli veri ile şu şekilde yanıt verdi.

gelen yanıt şu:

"Bu kaynaklar, Türkiye'deki ikinci el otomobil piyasasını merkezine alan ve aylara yayılan sohbetlerin kayıtlarından oluşmaktadır. Tartışmalar, yüksek fiyatlar, piyasa durgunluğu, enflasyonun araç değerleri üzerindeki etkisi ve kredi kampanyalarının sektöre yansımaları gibi güncel ekonomik dinamiklere odaklanmaktadır. Konuşmacılar, Fiat Egea'dan premium BMW ve Audi modellerine kadar geniş bir yelpazede araçları incelerken, özellikle motor güvenilirliği, şanzıman türleri ve LPG dönüşümlerinin potansiyel sorunlarını değerlendirmektedir. Alıcılara yönelik tavsiyelerde, özellikle ekspertiz süreçleri, hasarlı araçların onarım potansiyeli ve çevrimiçi kapora dolandırıcılığına karşı dikkatli olunması vurgulanmaktadır. Bakımı düzenli yapılan Japon otomobilleri sorunsuzluk açısından öne çıkarılırken, Alman araçlarının donanım ve prestij avantajları karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır.

Annemin 2004 model bmw 3.18i model aracı var. 160.000 km'de, otomatik, benzinli. Kazasız. Biz Aracın ikinci sahibiyiz. Araca kasko yaptırıyoruz ama epey pahalıya geliyor. Araç büyük olunca park problemi de yaşamaya başladık artık. Bunu satıp yerine sıfır ya da bir kaç yıllık, otomobil almak istiyoruz. Ama güvenli ve bu bütçe dahilinde ne alabiliriz bilmiyoruz? Var mı önerileriniz?
Bu araç kaça satılır?
Yeni araç da otomatik olmalı.

Sorunuzdaki detayları dikkate alarak, hem mevcut BMW 3.18i model aracınızın olası satış fiyatını hem de park sorununu çözecek, güvenli, otomatik ve bütçenize uygun yeni araç önerilerini kaynaklarımdaki bilgilere dayanarak aşağıda sunuyorum.
Mevcut Aracın Tahmini Satış Fiyatı
Annenizin 2004 model BMW 3.18i (E46 kasa), 160.000 km'de, otomatik, benzinli ve kazasız bir araca sahip olduğu belirtilmiştir. Kaynaklarda bu model ve özelliklerde (düşük kilometre, kazasız, otomatik) doğrudan bir satış fiyatı olmamasına rağmen, genel olarak eski nesil BMW'ler hakkında değerlendirmeler bulunmaktadır.
• Daha eski ve yüksek kilometreye sahip bazı BMW modelleri için fiyat aralıkları kaynaklarda geçmektedir. Örneğin, 2003 model bir E46 320d (dizel) modelinin temiz bir örneği 470.000 TL civarında bir son fiyatla belirtilmiştir.
• Genellikle 2000'li yıllara ait eski kasaların (E39, E46, E90 gibi) bakımı ve onarımı maliyetli olabileceği, bu durumun alıcıları çekingenliğe itebileceği belirtilmiştir. BMW'lerin iyi bakıldığı takdirde sağlam kaldığı, ancak iyi bakılmazsa sanayiden çıkılamayacağı ifade edilmiştir.
• Aracınızın 160.000 km gibi nispeten düşük bir kilometrede ve kazasız olması, piyasada temiz örnek arayan alıcılar için bir avantaj sağlayabilir. Bu aracın piyasa koşullarına göre ve ilan detaylarına (bakım geçmişi, lastik durumu vb.) bağlı olarak bir değer bulması beklenir.
Yeni Otomatik Araç Önerileri
Mevcut aracınızın büyük olması nedeniyle park problemi yaşadığınızı, kasko maliyetlerinin yüksek geldiğini ve bu nedenle daha küçük, güvenli, otomatik ve sıfır veya birkaç yıllık (düşük kilometre) bir otomobile geçmek istediğinizi göz önüne alarak, kaynaklarda geçen ve bu kriterlere uygun olabilecek modeller aşağıdadır:
C Segmenti Hatchback ve Sedanlar (Güvenli ve Pratik Seçenekler)
Bu segmentteki araçlar, park kolaylığı, güvenlik ve düşük işletme maliyetleri açısından idealdir ve genellikle 1 milyon TL üzeri bir bütçede değerlendirilebilecek güncel modellere sahiptir:
1. Toyota Corolla (Hibrit veya Benzinli Otomatik):
◦ Sürekli olarak sorunsuz, güvenli ve mantıklı bir tercih olarak öne çıkar.
◦ Özellikle Hibrit Toyota Corolla modelleri tavsiye edilir. Şehir içi yoğun kullanımda hibrit daha avantajlıdır.
◦ 1 milyon TL civarında otomatik Sedan arayanlar için akla gelen ilk seçenek Corolla'dır.
◦ 2021 model, 55.000 km'de, 1.5 Vision Corolla'nın sıfırında kampanya olduğu dönemde 1.750.000 TL'ye satıldığı belirtilmiştir.
2. Volkswagen Golf / Skoda Octavia:
◦ Golf piyasanın "geçer akçesi" (güvenilir) olarak nitelendirilir. Golf 7 (2016-2017) 1.4 TSI 150 beygir motoruyla iyi bir seçenek olabilir.
◦ Skoda Octavia (aynı temele sahip ve Golf'ten daha geniş) de önerilebilir.
◦ Golf'ün tam otomatik Tork Konvertörlü benzinli versiyonları (özellikle daha eski yıllarda) sorunsuzluğu ile dikkat çeker.
◦ Skoda Superb ise 780.000 TL bandında temiz, uzun yolda sorunsuz otomatik 4 kişilik aile aracı olarak tavsiye edilmiştir (daha büyük olsa da).
3. Hyundai i30 / Kia Cee'd:
◦ Hyundai i30 (1.6 dizel otomatik) 1 milyon TL bandında düşük kilometre ve görünüşü güzel, SUV olmayan bir seçenek olarak güçlü bir şekilde önerilmiştir.
◦ Bu araçların tam otomatik (tork konvertörlü) şanzımanları olduğu için sorunsuzluk açısından da tercih sebebidir.
4. Renault Megane:
◦ Renault Megane (özellikle 1.5 dizel otomatik EDC veya 1.3 TCe) düşük kilometre, güvenli ve satışı kolay bir alternatif olabilir. 1.3 TCe Megan, performansı nedeniyle tavsiye edilmiştir.
B Segmenti Hatchback ve Küçük Crossover'lar (Park Kolaylığı İçin)
Eğer park kolaylığı en önemli öncelik ise, B segmenti otomatik araçlar daha uygun olacaktır:
• Opel Corsa (D/E/F) / Nissan Micra / Seat Ibiza / VW Polo: Bu küçük Hatchback'ler 700.000 - 850.000 TL bandında bulunabilir.
◦ Opel Corsa D/E 1.4 tam otomatik versiyonları, sorunsuzluğu ve kolay yürütülmeleri nedeniyle önerilir.
◦ Hyundai i20 (1.4 otomatik) 650.000 TL bandında bulunabilen, sorunsuz, kemik gibi ve tüpe uyumlu bir araçtır, ancak 4 ileri tam otomatik şanzıman nedeniyle biraz bağırıp yavaş kalabilir.
Premium Alternatifler (Bütçenin Yüksek Olması Durumunda)
Eğer BMW'nizin satışından elde edeceğiniz gelir ve ek bütçenizle 1.7 milyon TL ve üzerine çıkılabilirse, BMW 3 Serisi'nin (G20) daha küçük ve güncel versiyonlarına veya rakiplerine bakılabilir:
• BMW 3 Serisi (G20): BMW'nin son dönemde ürettiği en güzel ve en sağlam jenerasyonlardan biri olarak tavsiye edilir. 2 milyon TL civarında daha yüksek kilometreye sahip (70-80 bin km) 2019 model G20'ler bulunabilir.
• Audi A3 Sedan (Yeni Kasa): 1.5 TSI 150 beygir motorlu A3 Sedan, sürüş keyfi yüksek ve mantıklı bir premium alternatif olarak sıkça önerilmiştir.
• Mercedes C180 (W205 Kasa): 1.5 milyon TL bandında 100.000 km civarı, benzinli C180'ler (1.6 motor 156 beygir) sorunsuz ve kaliteli bir sürüş deneyimi sunar.
Önemli Not: Eski BMW'den Geçiş
Eski BMW'nizin kasko ve park sorunlarını yaşadığınız için, yeni araçta özellikle uzun ömürlülük, düşük kilometre, tam otomatik şanzıman ve yaygın servis ağı olan modellere yönelmeniz önerilir.
• BMW F serisi (3.18i/3.20i) veya 1 Serisi (1.16i/1.18i) gibi daha yeni BMW'ler düşünülebilir, ancak özellikle 3 silindirli (1.5 motor) BMW'ler konusunda çok sıkıntılı motorlar ve BMW karakterine aykırı (önden çekiş, 3 silindir) olduğu yönünde güçlü eleştiriler mevcuttur. Kaynaklar, bu motorlarda turbo sorunları olabildiğini belirtir ve 4 silindirli olanları tercih etmeyi önerir.
• Güvenli Liman olarak nitelendirilen Toyota, Honda veya Hyundai/Kia'nın tam otomatik ve dizel/atmosferik benzinli motorları (örneğin i30 veya Corolla) bakım maliyeti ve sorunsuzluk açısından daha az risklidir.
Özetle: Daha küçük, güvenli ve otomatik bir araca geçiş arayışınızda, bütçeniz yeterliyse Toyota Corolla Hybrid ya da VW Golf/Skoda Octavia gibi C segmenti, düşük kilometre ve güncel modellere odaklanmak, hem park sorununuza çözüm getirecek hem de kasko maliyetleri ile uğraşma derdinizi azaltacaktır.

--------------------------------------------------------------------------------
Maliyet Analojisi: Eski, büyük ve premium bir arabadan (BMW 3.18i) daha küçük, daha yeni ve pratik bir araca geçiş yapmak, eski bir şato'nun yüksek bakım ve ısıtma masraflarından kurtulup, yerine merkezi bir konumda, modern, az masraflı ve kullanımı kolay bir daireye geçmeye benzer. Yeni araç (örneğin Corolla veya Golf) size lüks hissiyatı vermese bile, günlük hayatta huzur ve öngörülebilir maliyetler sunar."
-14
gurur
(02.12.25)
eğer bütçe olacaksa hiç ikinci elle uğraşmayın şu ara. yılsonu indirimleri var. ikinci elde 1-2 yaşındaki arabalara, arabanın sıfırının liste fiyatına bakıp fiyat yazıyorlar, bayiide pazarlıklı sıfır fiyatı resmen daha ucuz oluyor ya da 50-100 bin fark oluyor.

hangi araba olur derseniz 1.5 altında bir sıfır araba yok gibi şuan. bu seviyede standart markaların b segmentleri bulunur. 1.7 bandına vw-skoda bsuvları var. 2'nin üstüne çıkarsanız da bir çok opsiyon bulabilirsiniz keyfinize göre. elektrikli isterseniz de iyi opsiyonlar var. bütçeyi belirtin ona göre önerelim.
0
awlmi
(03.12.25)
ama 20 senelik de olsa almandan japona ya da koreye gecmek zor olur.
3 serisi buyuk geliyorsa tahminen oneri golf olur ama butce lazim. butce ne bilmeden yorum yapmak zor.

not: bu yorum AI kullanilmadan yapilmistir.
0
cooperr
(03.12.25)
Epeyce detaylı bir cevap olmuş. Teşekkür ederim.
Bütçemiz bu aracın satış fiyatı kadar. Ekstra bir ödeme yapma şansımız yok... Arabalardan hiç anlamadığımız için her öneri bizim için çok kıymetli.
0
🌸strawberry first
(03.12.25)
aracin degeri tahminen 700bin civari, dolayisiyla zaten sifir arac alma sansiniz yok.
2013-2014+ audi a1 diyorum.
0
cooperr
(03.12.25)
sahibinden'de 2005 model olarak oto360 değerlemesi yaptım 594.050 - 678.200 TL gibi bir ortalama rakam çıkardı. 700 desek bile maalesef bu bütçeyle sıfır ya da ayarında araç imkansız.

bakacağınız arabalar 2012-2015model arası b segmenti otomatik araçlar olur. anne olduğundan micra veya corsa olabilir. km 100-150 bin arası olur yine.
0
awlmi
(03.12.25)
(10)

İstanbul'dan nereye göçmeli?

benimadımmayıs
Herkese merhaba,İstanbul'dan iyice bunaldık; işlerimizi de artık evden halledebildiğimiz için başka şehre taşınmaya karar verdik. Çok gezip görme şansımız olmadığı için nokta atışı bir yer seçemiyoruz ama rotamız Marmara, Ege veya Akdeniz.İlkokula giden iki çocuğumuz var, ayrıca anne-babalarımız da
Herkese merhaba,
İstanbul'dan iyice bunaldık; işlerimizi de artık evden halledebildiğimiz için başka şehre taşınmaya karar verdik. Çok gezip görme şansımız olmadığı için nokta atışı bir yer seçemiyoruz ama rotamız Marmara, Ege veya Akdeniz.
İlkokula giden iki çocuğumuz var, ayrıca anne-babalarımız da sık sık bizde kalıyor. Bu yüzden hem okullara hem de iyi hastanelere erişim bizim için olmazsa olmaz. Hazır gitmişken doğasının da güzel olması veya doğal güzelliklere yakın olması da gönlümüzden geçiyor. Sizin önerebileceğiniz yerler var mı ya da bu süreçlerle ilgili başka tavsiyeniz olur mu?
Şimdiden teşekkürler!
0
benimadımmayıs
(02.12.25)
kendi adıma istanbul'dan çok uzaklaşamam o yüzden şimdilik hayallerimde çatalca'nın köyleri var. geçen karamandere tarafına gitmiştim çok güzeldi ama iş ciddiye binince etraflıca analiz etmek lazım tabi.
0
lazpalle
(02.12.25)
istanbul'a da yakın olsun derseniz Çanakkale bence. hem iyi okullar da var hem hastaneler de mevcut.
0
elektr10
(02.12.25)
Çocuk var, iyi okul lazım, doğal güzellik de olsun diyen iki arkadaşım İzmir Güzelbahçe'ye taşınmaya karar vermişlerdi. Ha sonra Hollanda'ya taşındılar ama Türkiye'de kalsalardı Güzelbahçe'ye taşınacaklardı.
0
kobuzchu kiz
(02.12.25)
izmit kartepe de fena değil
0
Sadece soruyorum
(02.12.25)
istanbula her yerden uçuş var artık. kuşadası mantıklı. kreşlerde kötü değil. zaten izmirden çok taşınan var. izmir güzelbahçede olsa urla da olsa merkez trafiğine girmek zorunda kaldığında istanbuldan farkı yok. il merkezi dersen muğla.
0
mikahakkinen
(02.12.25)
Ben açıkçası bolu düşünmeye başladım. Gerektiğinde iki büyükşehire de yakın, doğası da güzel. İmkan olsa giderdim.
0
denizgonen
(02.12.25)
2-3 ayda bir bu soru geliyor. hep aynı cevabı veriyorum:

çanakkale

sakin şehir, trafik yok, ucuz gibi, altyapısı iyi, istanbul'a çok yakın (arabayla 3 saat). özellikle yazları deniz kum vs çok pratik. hatta yeni moda doğurdan denize yakın yerlerde müstakil evlerde oturmak. kaz dağlarına yakın. havası temiz. rüzgarlı olduğu için kirli hava olmaz. Bozcaada - Assos gibi nispeten ucuz ama denizi kumsalı çok güzel yerlere çok yakın. liseye kadar yeterince iyi okullar ve özel okullar ucuz.

hastane meselesi ortada. şu anda yok. ama medical park yeni bir hastane yapıyor, bir özel hastane daha inşa ediliyor. üniversite ve devlet hastaneleri var.

gelelim dezavantajlarına:

sosyal hayat nispeten zayıf. özellikle kültürel etkinlik pek yok. alışveriş için mağaza çeşidi sınırlı. rüzgarlıdır. kışın adamı sersem eder. ankara ve antep haricinde uçak yok. emlak fiyatları son dönemde çok arttı.





uçak yok
0
co2s2
(02.12.25)
co2s2 +1
0
cooperr
(02.12.25)
Co2s2 +1 de benden.

İstanbul’dan Çanakkale’ye göçmüştük. Türkiye’ye geri dönsem yine Çanakkale’de yaşarım ama sosyal hayat biraz kıt. Ne bir tiyatro ne bir etkinlik hiçbir şey yok. Çocuk bir yaştan sonra sıkılır diye düşünüyorduk ki neyse ki çocuk büyümeden taşındık. Ayrıca hastaneler berbat..
0
suicides underground
(03.12.25)
5 yıldır türkiye'den uzakta yaşayıp son 2 senedir sadece gölbaşında aile ziyaretine giden biriyim. daha önce 19 yıl izmir'de yaşadım. 4 yıl güzelbahçe'de lise, 5+2 yıl da urla'da üniversite tecrübem var. hiç birini tercih etmem şahsen yerinizde olsam (ben şehir merkezcisiyim, urla'da yaşayacağıma karataş'ta apartmanda yaşarım izmir'de zaten onun da etkisi var).

fakat zevklerinize çok kalabalık gelebilse de antalya örnekköy / güzeloba / barınaklar tarafları uyuyor. karpuzkaldıran tarafları hala (en son 2021'de gittiğimde 1 ay kaldım eylül boyunca) kurtarılmış bölge gibi. şehir içindesiniz ama sakin. yapılaşması düzgün. evinizin önüne arabanızı parkedip de balkondan seyredebileceğiniz 3-4 katlı apartmanlar bulunuyor. şahsen ben oralarda yaşasam mevlana kavşağının ötesine geçmeden ömrümü geçirebilirim (3 yıl o bölgede yaşadım, 2003'ten beri de yazlığımız var ama 2022'den beri yaz kış oturan bir kiracıya sahibiz aile yaşlandığı için uğramıyorlar pek). bu arada okul kalitesi olarak da gayet iyi olduğunu hatırlıyorum oraların.
0
rain when i die
(03.12.25)
(8)

Siz de kötümser misiniz?

gnosis
Ülke ve dünya gündemi, gelecekle ilgili kaygılar, hastalıklar, yolunda gitmeyen işler derken son yıllarda iyice kötümser birine dönüştüm. 2026’nın 2025’ten daha iyi olacağına pek inanmıyorum. Sonuçta her şey algıyla ilgili ama objektif olarak bakınca gidişat kötü değil mi? Aksine inanmak da biraz Po
Ülke ve dünya gündemi, gelecekle ilgili kaygılar, hastalıklar, yolunda gitmeyen işler derken son yıllarda iyice kötümser birine dönüştüm. 2026’nın 2025’ten daha iyi olacağına pek inanmıyorum. Sonuçta her şey algıyla ilgili ama objektif olarak bakınca gidişat kötü değil mi? Aksine inanmak da biraz Pollyannacılık gibi geliyor.

Kötümser: dünyada iyi şeylerden çok kötü şeyler olduğuna inanan, gelecekten umudunu kesen, her şeyin sonunu ya da belli bir işin sonunu kötü gören (kimse).
0
gnosis
(02.12.25)
bazı arkadaşlarım bana çok kızıyor ama kurt yediği ayazı unutmaz misali geçmişte yaşadığım sıkıntılardan maddi problemlerden vb. dolayı her şeyin en kötüsünü düşünür ona göre hazılanırım ama duruma göre hareket ederim. bu bence realist olmaktır. dediğin gibi ülkemiz ve hayat şartları çok bi polyyannacılık oynanılacak gibi değil. realist olup ayağımızı yorganımıza göre uzatmazsak, b planı c planı yapmazsak işimiz zor.


geçen bir youtube videosu daha doğrusu reklamı izledim. hayvancılıkla uğraşan bir adam yakında para geçmeyecek hayvanı olan hayatta kalacak diyordu. hak vermemek elde değil.

1 yumurta 10 lira başka sözüm yok.
0
Fodera
(02.12.25)
(git: 1613457) nolu duyuruya verdiğim cevabı kopyalıyorum:
——alıntı——
Türkiye'deyim. Tadım hiç kaçık değil şu sıralar. Çok kaçtığı zamanlarım da oldu. Bu biraz sizinle de alâkalı.

Hep söylerim, her çeşit kriz ortamında (sağlıksal, ekonomik, sosyokültürel, afet vs. ve hatta savaş) gerek ekonomik olarak büyüyen, gerek maddi/manevi üretebilen insanlar hep var olmuştur. İdeal koşulların oluşması için çok beklememek, adapte olmak, pozitif yaşamayı öğrenmek lazım.

Bugün 42 oldu yaş. Hayattan öğrendiğimden biri budur. Sakın "memleket güllük gülistanlık" anlaşılmasın. "Samanlığı seyran etmek" bahsettiğim şey.

Türkiye'den çok beter ve çok güzel yerler bolca mevcut dünyada.

Psikolojide dış etkenlerin katkısı bir ise, iç dünyamızın on...
——alıntı——

Kötümser olmamak, mevcut koşullarda pozitif şeylere odaklanmak lazım. Kendimizi kandırmaktan bahsetmiyorum. İnsanoğlu toba felaketinde bile yaşamayı başarabilmiş. Adapte olup mücadele etmek lazım. Şu anda dünya 2. Dünya savaşı yılları kadar kötü değil mesela. Ama güllük gülistanlık da değil. Karamsarlık insanı mutsuz ve işlevsiz yapar. Umut ve mücadele lazım.
+1
yadigar
(02.12.25)
hep kotumserim, cunku eninde sonunda (bkz: murphy's law)
youtu.be
0
cooperr
(02.12.25)
hersey yolunda diye yillardir kendimi uyutuyordum. taa ki gecen sene 2 ay yurtdisinda yasayincaya kadar. dondugumde aslinda herseyi sadece idare ettigimiz gercegini idrak ettim. yok marmariste yasiyorum, yok param var, evim var, arabam var, sporumu yapiyorum, manitam var vs.. hepsi sadece makyaj. gun sonunda sokaga cikip trafikte bagiran, lokantada kaziklayan, apartmanda kavga eden, televizyonda zirlayan tipleri gorunce birim anlaminda yasam kaliten dusuyor. kotumserlik bana gore degil cok saglıksız. polyanna da sayilmam. her kotu olaydan bir ders, ders yoksa motivasyon yukseltme firsati olarak gorurum. kotumser olan yada guzellemesi yapan biriyle asla isim olmaz. kotumser olunca noel baba catidan gelip oyuncak vermeyecek.

www.youtube.com
+1
buenosdias
(02.12.25)
sıfır kötümserim. %100 iyimserim demek değil. küçük şeylerin tadını çıkarıyorum ve azla mutlu olmayı becerebiliyorum. az da denmez. elimdekiyle.
+2
gabe h coud
(02.12.25)
Kötümser olmayanlar her şeyin iyiye gittiğine ve düzeleceğine mi inanıyor? Mesela ben yukarıda değinilen toplumsal sorunların da her geçen yıl daha kötüye gittiğini ve gideceğini düşünüyorum. Seneye daha çok çatışma olacak, daha çok çocuk işçi ve çocuk suçlu olacak, dolandırıcılık olayları ve uyuşturucu kullanımı artacak, işyerlerinde daha çok ölümlü kaza olacak...

Bugün beni mutlu eden şeylerden olabildiğince keyif almaya çalışıyorum. Çünkü yarın çeşitli nedenlerle onlara erişemeyebilirim ya da onların da tadı kaçabilir.
0
🌸gnosis
(02.12.25)
Herseyi sosyal medyaya baglayan dallama olmak istemiyorum ama bana biraz sosyal medya etkisi gibi geliyor. 80'ler 90'lar guzellemesi biraz nostalji, burada gereksiz tartismalara da girdik daha once cok detaya girmeye gerek yok. Turkiye toplumunun durumunda dert edecek birsey yok demiyorum, kesinlikle var ama ne yapabiliriz.

Uzun zamandir Facebook'a girmiyordum. Birkac gruba bakayim derken aliskanlik oldu gene. Neyse omurgasiz zuckerberg oyle seyler gosteriyor ki hem sinirleniyorum hem bagimlilik yapiyor. Mesela hep damarima basacak turden, vay efendim Turkler ne kadar da barbardi, bizi oldurduler temali seylere denk geliyorum. Genelde balkan halklarindan gelen paylasimlar oluyor. Dolayisiyla bu durum bende bir cesit ic sikintisi yapiyor.

Mesela 2010'lara dair yazilanlara bakin, gene bir karamsarlik var. Ekonomik kriz baglamindaki soylemler daha zayif bugune kiyasla ama gene var.
0
mbond
(02.12.25)
@mbond twitter, facebook, instagram kullanmıyorum. Burası, reddit ve sayılıyorsa YouTube sadece. Redditte de yabancı sublara bakıyorum. Hemcinslerimin yoğun olduğu sublar, hobiler vs. Hayat başka ülkelerde daha güzel yanılgım yok. Dünya genel olarak kötüye gidiyor bence.

"Bir çocuk yaptık, şimdi durumumuz çok iyi değil, zor geçiniyoruz ama gelecek yıllarda daha iyi olacağına inanıyorum. Bir tane daha yaptık." diyen var mı mesela?
0
🌸gnosis
(02.12.25)
(5)

Grip aşısı oldunuz mu

condom kurşunu
İşe yarıyor mu?
İşe yarıyor mu?
0
condom kurşunu
(01.12.25)
Mirket
(01.12.25)
olmadık. bilmiyoruz.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.12.25)
son 20 senede 1 kere oldum denemelik, o kis berbat gecti.
kesinlikle asi karsiti degilim ama bu grip asisi isi bana biraz kolpa geliyor, ki zaten 1 sene onceden hazirlanan asinin son surum mikroba karsi ne kadar ise yaradigi tartisilir.
0
cooperr
(02.12.25)
ben olmadım ama üşenmekten. hani gelip ofiste filan yapan bi sistem olsa olurdum. eczacı arkadaşım, gittiğimiz doktor vs tavsiye ediyor hep.
0
elorelia
(02.12.25)
tam olacaktım grip oldum, sonrada zaten grip oldum diye bu sene olmamaya karar verdim.
0
my fault
(02.12.25)
(5)

duyurudaki yeşil ışık

Rondak
durun hemen vurmayın başka bir şey sormaya geldim :)bu ışık bizim yazdıklarımızı göndermeden kaydedildiği anlamına geliyor buraya kadar tamam. peki bunu göndermesek bile modlar falan okuyabiliyor mu? eskiden böyle bir olay vardı
durun hemen vurmayın başka bir şey sormaya geldim :)

bu ışık bizim yazdıklarımızı göndermeden kaydedildiği anlamına geliyor buraya kadar tamam. peki bunu göndermesek bile modlar falan okuyabiliyor mu? eskiden böyle bir olay vardı
0
Rondak
(01.12.25)
Göndermediğiniz cevabı hiçbir zaman okuyamıyorduk, hala da okuyamıyoruz.
+2
fraise
(01.12.25)
Kamera ışığı o :)
www.youtube.com
0
rakicandir
(01.12.25)
compu seni izliyor isigi o, eminim ama ispatlayamam.
ben hep takim elbise giyip duyuruyu aciyorum, gerisi beni baglamaz.
+1
cooperr
(02.12.25)
İşin teknik kısmına bakınca, gönder tuşuna basana dek yazdıklarınız sizin cihazınızda kaldığından, sizin dışınızda kimse göremez. Çünkü sessionStorage’da tutuluyor. (Bu sitedeki “cevapla” kutusu için söylüyorum)
+1
yadigar
(02.12.25)
yadigarin dedigi dogru. Sizin bilgisayarinizdan ayrilmiyor gondere basana kadar.
+1
compumaster
(02.12.25)
(5)

bu rüya da neyin nesi?

Rondak
rüyamda eski sevgilim bana mesaj atıyor, ayrılalı bi 5 sene olmuştur. konuşuyoruz, muhabbet iyi gidiyor derken bir anda 4 yaşında bir kızım olduğunu söylüyor. türk filmi gibi biliyorum ama rüya işte :) sonra buluşuyoruz, tekrar birlikte olmaya karar veriyoruz. normalde kız çocuklarını aşırı severim
rüyamda eski sevgilim bana mesaj atıyor, ayrılalı bi 5 sene olmuştur. konuşuyoruz, muhabbet iyi gidiyor derken bir anda 4 yaşında bir kızım olduğunu söylüyor. türk filmi gibi biliyorum ama rüya işte :) sonra buluşuyoruz, tekrar birlikte olmaya karar veriyoruz. normalde kız çocuklarını aşırı severim ama nedense bu kıza hiç ısınamıyorum. kendi çocuğum olmasına rağmen tuhaf geliyor. belki de bir anda 4 yaşında bir kızın babası olmaktan kaynaklıdır bilemiyorum altan. üzerime garip bir stres çöküyor. bu ilişkiyi yürütemeyeceğimi düşünüyorum ve hem onu hem çocuğu böyle ortada bırakmanın ağırlığıyla bir anda uyanıyorum.
0
Rondak
(01.12.25)
hocam k*çın açıkta kalmış diye yorumladım
+2
nolmus yani
(01.12.25)
Bence bişeylerin sorumluluğu basmış seni. Neyle uğraşıyosan bu sıralar oraya bak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(01.12.25)
Erzurumlular ömrün uzamış der.

Her rüya anlatana :)
+1
antihero
(01.12.25)
içte bir şeyler kalmış.
0
mikahakkinen
(01.12.25)
cocuk senin degil coco, hatun ayak yapiyor.
0
cooperr
(01.12.25)
(13)

Krediyle Araba Alma Olayını Bir Türlü Anlamlandıramıyorum

elektr10
Türkiye'de asgari ücretin 3-4 katı kadar maaş alan biri kredi yükünün altına nasıl girebiliyor? Benim mesela özellikle kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan. Ekstra bir harcamam da yok ama bazen evle ilgili şeyler, market alışverişleri, yemek vs gibi masraflarım
Türkiye'de asgari ücretin 3-4 katı kadar maaş alan biri kredi yükünün altına nasıl girebiliyor? Benim mesela özellikle kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan. Ekstra bir harcamam da yok ama bazen evle ilgili şeyler, market alışverişleri, yemek vs gibi masraflarım fazla olabiliyor. Sigaram yok, içkim de yok gibi.

Bunu insanlar nasıl becerebiliyor gerçekten hayret ediyorum. Kredinin üstüne bir de esnek hesaptan mı para çekiyorlar ya da yatırımlarını mı bozuyorlar bir aydınlatın ne olur.

Hayatımda hiç kredi çekmedim bu arada biraz korkuyorum o tip işlerden.
0
elektr10
(01.12.25)
90000 tl maaş alan biri rahatlıkla 40-50 ödeyebilir. harcama kalemlerine bağlı bu.
kredi korkulacak bi şey değil. enflasyonist ortamda borçlanmak iyidir. borçlanma dışında bi şey almaları zor.
+1
jelly bear
(01.12.25)
hiç arabası yokken arabanın tamamını krediyle alan çok az bir kesim. diğerlerinin zaten zamanla modelini yükselttiği bir arabası var, satıp kalan kısmına kredi çekiyor.
0
ground
(01.12.25)
Endişe edecek bir durum yok. Bugüne kadar 3 ayrı araç kullandım, 3'ü de krediyle alınmış araçlar. Enflasyon olan ortamda para biriktirip mülk, araba almak neredeyse imkansız.

Krediyle ürünün fiyatını sabitlemiş oluyorsun, genellikle kredi bitişinde peşinat+kredi anapara+ faiz < aracın güncel fiyatı eşitsizliği ortaya çıkıyor. Çoğunlukla kar etmiş oluyorsun.

Krediyle ürün alınca her ay başı ilk iş taksitini yatırıp kalan paranla bütçeni yapıyorsun. Bir de maaş zammı falan aldığın zaman bütçen rahatlıyor.

Bizim toplumda dayanışma kültürü de yaygın. Kişiler sıkıntıya girdi mi aile, akraba vs. bir şekilde borçlar ödeniyor.
0
Lethe
(01.12.25)
azımsanmayacak bi kesim aileden destek alıyor. direkt nakit olmasa bile aile evinde oturup kira vermiyor zaten en şanslıları. yoksa diğer türlü 80 bin lira maaş alıp, üstüne kirada oturup bir de peşinat biriktirip kalanı da krediyle araç almak imkansız.
0
elorelia
(01.12.25)
Baska bir soru sormussunuz aslinda ama dayanamadim belki surada durdugu bir kac saat icinde bir baskasi da gorur..

Lutfen eger araba cok elzem degilse yani is icin gerekmiyorsa (konfor degil, araba yoksa kovuluyoruz vs. ), yada engelli aile bireyi, cocuk vb. acil durum veya gunluk kullanimda saglik icin gerekmiyorsa kredi ile araba almayin.

Uzerinden para kazanamadiginiz ve surekli kesin ve kes deger kaybedecek bir sey icin kredi almak finansal acidan bir gerizekalilik.
+1
wallcan
(01.12.25)
kredi ile bir şey alınca o şeye erken sahip olmuş oluyorsun denklem bu. mesela ben araba almak için 5 sene para biriktirmeliyim, ama şimdiden kredi alıp arabayı alırsam 5sene arabasız kalmadan konforlu bi şekilde yaşayabilirim.

diyelim ki araba bana kredisi ile birlikte 1 milyona mal olsun, satarken de 800e düşmüş olsun. sonuçta ben 5 senedir arabaya biniyorum arabanın değeri düşse bile bu rakam benim konforuma denk geliyor.
+1
Sadece soruyorum
(01.12.25)
Krediden korkmaya devam edin .
Borçlu kalmamanın lüksünü yaşayın.
Genelde meseleyi kredi ile alınacak eşya veya aracın vereceği fayda orantılı bağlı olarak düşünürüz ama ama hayat her zaman düşündüğümüz gibi gitmez.

Beni aradı çoğu bankanın müşteri hizmetleri. genelde dedikleri şu :
" - ya acil bir durum olursa.." :)
Kişiyi adeta korkutarak borca yöneltmenin bir şekli değil mi bu ?
Hayattaki bu acil durumlar onların ima ettiği şeylerden ibarette değil .
Daha bu yakın zamanda salgın döneminde kriz oldu . Kepenk kapatmalar vs. milletin burnundan geldi.
Sevinenler ise daha çok sene sonuna doğru büyük kâr açıklayan bankalar oldu .
Bir tuhaflık yok mu bu işte ?

Tavsiyem çevrenizle arayı her zaman yakın tutun . Birilerinden borç isteyecek yüzümüz olmalı.
İnsanlar arası güvensizlik ve bireyselleşmeyle birlikte çeşitli finans kurumları aile, akrabanın yerini de aldı.
E tabi bu maddi çıkara dayalı yakınlık, borçların bazen katlanmasına , başka bankadan çekilen kredi ile diğer bankanın borcunu kapatmaya giden zorlanmalara sebep olabiliyor.
-3
diyecevaplandı
(01.12.25)
ev kira değil, sosyal hayat yok. akşam ahaber, trt osmanlı dizisi çekirdek. ayda 60 70 kira ödüyor, bimden ucuz yiyecek içecek olup arabası var dedirtiyor olay bu.

hayatında hiç kredi çekmemekte biraz sıkıntılı bir durum. yani onlar ne kadar garipse sen de bir o kadar garipsin.
0
mikahakkinen
(01.12.25)
Turkiye icin konusuyorsak bence araba satin alma aliskanliklari ile ilgili en buyuk sikinti 2025 yilinda hala yatirim sanilmasi. Su an duyuruda "elime su kadar para gecti, nasil yatirim yapayim, araba alma secenegi nasil" sorusu var duyurda son 1-2 gunden. Pandemi donemi cart curt anormalliklerini saymazsak araba depreciating asset'tir. yani oturdugu yerde "yipranir" ve deger kaybeder. ama millet arabanin alis ve satis fiyatlarini altina veya dolara falan cevirmeyi unuttugu icin turk lirasi uzerinden kar ettim saniyor.

kredi ile almakla ilgili: araba gercekten gerekliyse garip bir sey yok. sirf almis olmak icin veya son derece is goren bir araba varken "yenilemis" olmak icin faiz odemek sacma tabii zira o para borsa veya gayrimenkule falan gitmis olsa daha cok deger kazanirdi.

son olarak muhtemelen sanidigin kadar tutumlu degilsin. Asgari ucretin 3-4 kati maas almana ragmen "kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan" kismi sikintili. "evle ilgili seyler falan"in her ay her ay olmamasi lazim.
0
hot potato
(01.12.25)
"borclu olmamanin luksunu yasayin" genele vurulamaz. araba bir asset degildir, teknik olarak deger kazanmaz. ama mulk ve toprak icin aynisi soylemez.

eger ben 15 sene once ilk 50m2 dairemi almasaydim su anda hala kiraciydim, ve isin kotu tarafi artik ev alma olasiligim yavas yavas kaybolacakti.

turkiye'de deger kazaniyormus gibi gozukmesinin nedenleri var, paran surekli deger kaybediyor, limitli arac girisi var bu da karaborsa yaratiyor, bir de surekli vergiler arttiriliyor. yani bir nevi sen devletin alacagi vergiye ortak cikiyorsun. berbat bir sistem tabii. ama uzun vadede zaten surtulebilir degil, bir kazanc kapisi olamaz.

bir de turkiye'de sifir takintisi var, herkes herseyin ilk sahibi olmak istiyor.
riske girerken bu tarz dangalakca geleneklerden siyrilarak adim atmak lazim.

ozetle araba lazimsa, ayagini yerden kesecek bisey al, bitsin gitsin. sifir alip 2 milyon tl krediye girmek zorunda degilsin. yarin gidip istedigim sifir araci alabilirim mesela, ama 10 yasinda bir araca biniyorum, cunku olay sadece 4 teker ustunde yuruyen bur teneke, bunun uzerinde bir anlam yuklemek sacmalik.
0
cooperr
(02.12.25)
@hot potato savurgan olduğumu düşünmüyorum ama kaliteli yemeyi, giyinmeyi ve gezmeyi seviyorum. mesela peynirimi, yumurtamı, zeytinyağımı, etimi iyi yerden alırım... ya da zara'dan 4 tane gömlek değil de x bir markadan 1 tane alıyorum ve yıllarca giyiyorum. bu x marka genelde premium bir marka oluyor.

bunlar tabii kişilik ve alışkanlıklar meselesi. kimisi yemeğinden içeceğinden kısar en son model telefonu, arabayı alır, kimisi de materyalist değil de daha deneyimsel yaşar. ben sanırım ikinci kategorideyim.

benim anlamak istediğim yine de çok savurgan olmasan da bu kredileri ödeyenler nasıl zorlanmıyor ya da bu riske giriyor o garip geliyor bana.

@mikahakkinen evet biraz garibim gerçekten ama kredi yerine daha çok ailemden kredi çekip esnek bir ödeme planı yapıyorum ama tabii bunlar genelde ihtiyaç kredisi oranında oluyor :)
0
🌸elektr10
(02.12.25)
bu ülkede araba en iyi hava atma aracı. adamın giyecek donu olmasa bile o suv'sini alır, havasını atar. onlar mı akıllı, biz mi akılsızız yoksa biz mi akıllıyız, onlar mı akılsız hiç bir zaman çözemeyeceğim. düşündükçe içinden çıkamıyorum:)
0
nothing in my way
(02.12.25)
Herkes cevap vermiş güzel güzel.

Konu hangi orandan ne kadar çektiğinizdir bence. Şu anki koşullarda/oranlarda yüksek miktarda araç kredisi, araç zorunluluk değilse safi zarardır. Ha ne olur hep derim, 1 milyon paranız vardır, 200-300 bin fark ile hem daha iyi hem yeni bir araç alabiliyorsunuzdur, daha konforlu oluyordur, mantıklıdır belki 1 milyona alacağınız aracın açabileceği masraflara karşın bile mantıklı olur ama sadece cüzi bir miktar için mantıklı yine de.

Bu arada bundan 3.5 yıl önce sırf kredi çekebilmek için araba almıştık abimle ortak, yarısına kredi almıştık, oran 1.59'du. 36 ay taksitli, zaten 6. ayda kredi faizini çok rahat çıkarmıştı araç, bazı koşullarda da kredi mantıklı olabilir.

Yani en önemli konu kredi oranı, şu anda türkiye koşullarında ise ev kredisi harici krediler genel olarak mantıksız çünkü %15 kkdf + %15 bsmv var, yani yazan oranın %30 fazlası gerçek faiz oranı. mesela sıfır araç alırken kabul eden bayi bulursanız karta vade farkı ile taksit yaptırmak da mantıklı.

Benim hesabım basit; aylık her şey dahil %4'ü geçmezse borçlanma maliyetiniz makuldür, %3 altına iniyorsa oran bir şekilde nakit kullanmak yerine o borcu kullanırım.
0
atom karincanin torunu
(02.12.25)
(7)

Renkli Yazıcı Seçimi

fatihdr
Önce kullanıcı profilimi tanıtayım. Mono laser kullanıcısıyım. Haftada ortalama 40-50 sayfa civarı çıktı alıyorum ama renkliye geçince bu sayı biraz artabilir. Bu sayı yaz aylarında çok azalıyor hatta sıfıra inebiliyor.. (evet öğretmenim) . Gelelim büyük ikileme: Tanklı mı? Lazer mi? Gönlüm lazerden
Önce kullanıcı profilimi tanıtayım. Mono laser kullanıcısıyım. Haftada ortalama 40-50 sayfa civarı çıktı alıyorum ama renkliye geçince bu sayı biraz artabilir. Bu sayı yaz aylarında çok azalıyor hatta sıfıra inebiliyor.. (evet öğretmenim) . Gelelim büyük ikileme:

Tanklı mı? Lazer mi?
Gönlüm lazerden yana, ama orijinal toner kullanmak saçmalık derecesinde maliyetli olduğu için muadil toner çip ikilisi kullanmayı düşünüyorum. Burada aslında esas sorum şu, şu an en ulaşılabilir muadil toner+çip ikilisi hangi markaya ait? HP bu konuda iyi deniyor, hatta uzun yıllar toneri rahatça bulunabilir deniliyor ama şu an satılan HP yazıcıların toner fiyatları çiple birlikte oldukça pahalı. HP hep böyle çıkar, zamanla ucuzlar deniyor ama bilemedim.Canon sanki daha ulaşılabilir ve daha yaygın gibi, ama bilemedim. Mesela 7-8 sene sonra Canon toner bulabilir miyim? Sonuçta lazeri uzun ömürlü olsun diye alıyoruz. Epson, Brother vs tayfaya bakmadım bile bu durumları göz önüne alınca.

Gelelim tanklı ekibe. Yazıcıdan en büyük beklentim acil bir işim olduğunda beni yormadan çıktı vermesi, kafa kuruma olayı ise göz korkutuyor bu noktada. Mağazalara gittiğimde ise renkli lazer sorduğumda canlarını istemişim gibi muamele görüyorum. Renkli denilince sadece tanklı satıyormuş direkt anladığım kadarıyla. Abi bu kurumuyor muydu? Hepiniz her an çıktı mı alıyorsunuz? Hiç mi benim gibi kullanıcı yok anlamadım ki.

Sözün özü ben bu işi anlamadım, gönlüm hep lazerden yana ama toner bulma işi ürkütücü. Bu işe hakim olan arkadaşlar aydınlatırsa sevinirim.


Bonus soru: bir diğer kriterim de otomatik çifr yönlü baskı. Mağazadaki eleman abi niye istiyorsun diye sordu, dedim kağıt boşa gidiyor? Abi 6-7 bin fazla verip bu özellikli yazıcı alacağına git eve kağıt doldur tek yüze bas dedi. Ulan kapitalizm adın batsın ama hiç mantıksız gelmedi dediği de. Bir kararsızlık da buraya yazalım hocam.
0
fatihdr
(01.12.25)
hocam renkide lazer pek tavsiye etmem açıkçası. zira orijinal toner kullanmadığınızda istediğiniz kalitede renk alamıyorsunuz. püskürtmeli mürekkebin verdiği parlak/canlı rengi lazerle alamıyorsunuz maalesef. ayrıca muadil tonerler bile renklide o kadar ucuz oluyor. mürekkep her türlü daha ucuz.

haftada 40-50 çıktı aldığınız müddetçe mürekkep kafası kurumaz. yazın da haftada 1-2 çıktı alsanız (kurumaması için) yeterli olur.

çift taraflı baskı sistemi cihaz maliyetini gereksiz artıran bir özellik. bunun yerine manuel çift taraflı bastırırsınız (çoğu yazıcıda bu özellik var). bunu seçtiğinizde örneğin 30 sayfalık bir doküman bastırmak sitediğinizde size bir kısmını kağıtların bir yüzüne basıyor, sonra basılan kağıtları alıp kağıt besleme bölümüne ters koyuyorsunuz ve "basmaya devam et" dediğinizde de arka yüzlerine basıyor. otomatik çift taraf kadar pratik olmasa da teker teker sayfaların ön ve arka yüz olarak basmaktan daha kolay.
+1
shadowfollower
(01.12.25)
Epson tanklı yazıcı kullanıyorum evde, tanklı olması iyi ama kablosuz bağlantısı devamlı kopuyor, uygulamasına yazıcıyı gösterene kadar 20dk geçiyor, galiba çocuğun okuluna hediye edip başka bir markanın tanklı yazıcısını alacağım.

Özet : Epson almayın.
+1
kimlanbu
(01.12.25)
Bahsettiğiniz kullanım senaryosuna en uygun yazıcı seçimi Epson L3250 serisi. Bu tip tanklı yazıcılarda kullanım şartı şudur, yazıcıyı birkaç gün arayla da olsa mutlaka çalıştırmanız gerekir. Böylece mürekkep püskürten nozüller kuruyan boya sebebiyle tıkanmaz, cihaz da herhangi bir arıza yaşamaz. Yukarıda @shadowfollower bununla ilgili bilgilendirme yapmış zaten. Ayrıca @kimlanbu'nun yaşadığı wi-fi kopması sorunu, eğer cihaz modeme çok uzak değilse kendi enerji tasarrufu modu ya da modem arayüzündeki etkin olmayan SSID ayarları ile düzeltilebilir diye düşünüyorum. Bizde Epson EcoTank L3252 mevcut, genel olarak memnunuz. Hatta Amazon'dan ekonomik fiyatlara fotoğraf kağıdı da almıştık, telefonla düzgün çekildiğimiz fotoğrafları doğru ayarlarla neredeyse stüdyo kalitesinde basıyor.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(01.12.25)
Hocam ihtiyacınız net olarak mürekkep tanklı yazıcı.

kafa kuruması olayı öyle hemen olan bir şey değil, korkulacak bir şeyi yok üstelik haftada 1 tane bile çıktı alırsan kurumaya fırsatı olmaz. çoğu yazıcının zaten otomatik temizleme özelliği var. en kötü senaryo da ilk çıktıyı 1 dakikada yerine 10 dakikada alırsınız. sonraki çıktılarda sorun yaşamazsın.

renkli lazer neden almamalısın;
eğer renkli lazer kullanacaksan orijinal toner almalısın. Orijinal renkli tonerlerin tozları silikon bazlı olur hem daha kaliteli basar hem de tıklanma sorunu yaşamazsın.
muadil aldığın renkli tonerlerin tozları dandik oluyor. renkli kömür tozu gibi düşünebilirsin. bir süre sonra tıkanmalar başlıyor, renkleri düzgün basmıyor.

Bonus olarak; Fotoğraf kağıdı alırsan tanklı yazıcıdan istediğinde fotoğraf da basabilirsin.
+1
duyuruuser
(01.12.25)
Hocam matematik öğretmeniyim ben de haftada 50-60 sayfa çıktı alıyorum. 3 yıldır epson l4260 kullanıyorum. Otomatik çift yönlü baskı wifi filan herşey var. Kopma olmuyor. Bugüne kadar herhangi bir sıkıntı çıkarmadı. Tanklar 1 yıldan fazla gidiyor. Çok masrafsız. Arkadaşa aldırdım 2 yıldır da o kullanıyor onun da sıkıntısı yok.
+1
rodeocu
(01.12.25)
commercial makinalarda dry ink diye bir mevzu var. bunlar cogunlukla buyuk makinalar tabii ama xerox'un kucuk printerlari da var, ikinci el bulabilirsen bence senin aradigin sey dry ink. hem dry ink de chip falan derdi yok. ama hep ink hem de yazici pahali.

ben lazerciyim, murekkep ile cok ugrastim ve biktim, dry ink'e de param yetmiyor, siyah beyaz lazer ile takiliyoruz.
+1
cooperr
(02.12.25)
olur da benim durumuma düşen varsa aydınlatma metni:

Epson L4360 aldım, tanklı. buradan bir arkadaş 4260 önermişti bu da yeni versiyonuymuş. Şöyle söyleyim lazere çok yakındım ama harcadığım en iyi para diyebilirim. Ben zaten az çıktı alıyorum lazer mi alsam diye düşünürken bu arkadaş sayesinde deli gibi çıktı almaya, foto basmaya başladım. baskı maliyeti o kadar düşük ki, meğer bunu düşünmeyince çıktı sayısı da artıyormuş. şiddetle tavsiye ediyorum.
+2
🌸fatihdr
(27.01.26)
(3)

Yurtdışından gidiş dönüşte ekran kartı almak gümrüğe takılır mı?

Dartagnan
Ekran kartı fiyatları malum. Bizim ülkemizde de bunun karaborsası var. Fiyatlar şişik. Aralık ayında tanıdığım iş için gidip gelecek. 1 adet ekran kartı istesem yurtiçine girerken gümrükte takılır mı? Tecrübesi olan var mı? Paylaşabilirse çok memnun olurum.
Ekran kartı fiyatları malum. Bizim ülkemizde de bunun karaborsası var. Fiyatlar şişik. Aralık ayında tanıdığım iş için gidip gelecek. 1 adet ekran kartı istesem yurtiçine girerken gümrükte takılır mı? Tecrübesi olan var mı? Paylaşabilirse çok memnun olurum.
0
Dartagnan
(30.11.25)
takılmaz.
0
jelly bear
(30.11.25)
1 tane karta kimse takilmaz.
1 bavul kart getirrisin, sansa makinaya sokarlarsa basin agrir, ayri mesele.
0
cooperr
(01.12.25)
430 euro yu geçiyorsa her ihtimal ile düşük bir invoice düzenlesin. kutusundan çıkarıp bavula koyarsa çok takan olmaz.
0
gercekdunya
(01.12.25)
(11)

Çok sevdiğiniz bir sanatçı hakkında olumsuz haber çıkınca

yakalayamadığın.ışıklar
O kişiye bakış açınızda değişme ve ilginizde azalma oluyor mu?
O kişiye bakış açınızda değişme ve ilginizde azalma oluyor mu?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.11.25)
Evet ırkçılık, şiddet, taciz gibi bir durumu varsa kill your idols düşüncemi devreye sokuyorum, sanat ve sanatçı bu kadar yüksek eşsiz ilahi varlıklar değiller, şu çağda o kişinin muadili onlarca başka sanatçı bulabilirim
+5
grimavi
(30.11.25)
Kesinlikle! Zamanında "akil sanatçı" olarak açıklanan kim varsa silmiştim öncesinde her ne kadar seversem seveyim
+1
hakmut
(30.11.25)
olmuyor. zaten bu kişilerin insan olarak mükemmel olduklarını falan düşünecek kadar saf değilim. veya benimle aynı dünya görüşünü paylaşma zorunlulukları da yok. sanatıyla ilgilenirim gerisine bakmam. kişisel bağ kurduğum bi sanatçı yok. yani yaşayanlardan yok. o yüzden önemsemiyorum. sanatını tüketiyorum sadece
0
f02561
(30.11.25)
Olumsuz haber dediğimizin içeriğine bağlı. Taciz, homofobi/transfobi, şiddet gibi olaylar için, evet. Kimseden mükemmellik beklemiyoruz ama o kişiler benim üzerimden para kazanmasın istiyorum. O yüzden lisanslı H.Potter ürünü almıyorum, yeni yapımlarını izlemiyorum. N.Gaiman'ın dahil olduğu projeleri izlemiyorum, kitaplarını almıyorum, bazı Türk yazarları okumuyorum.
+1
kobuzchu kiz
(30.11.25)
Sanatçı dediğimiz babamızın çocuğu değil. siyasiler gibi de biz seçmedik. karşımıza çıkardılar. koyun sürüsü gibi arkasına takılanlara baktık, çokça tvlerde gördük, yayınları çok izleniyor veya çok satıyor ve baktık onlarla huylarımız da neredeyse aynı , bizim ortalıkta yapamadıklarımızı yapıyorlar ve sonunda "evet işte bu dedik " hayranları olduk.
Haklarındaki (iftira hariç ) olumsuz haberler gerçek olmasa bile temel toplum değerlerinden uzaksa neden takip edelim ? sonuçta ilaç değiller.
bazıları toplum algılarıyla oynamakta etkin rol üstleniyor. Böyleleri de batı gibi dışarıdan değil "içimizden biri(!) " olduklarından, onlarla aynı dili konuştuğumuzdan bir sorun görüyoruz.
Çeşitli tepkiler aldıktan sonra kimi canı sıkılanlar için ise İngiltere'ye, ABD'ye gitmek yerleşmek favori olan adetlerden.

Örneğin, bir baskında uyuşturucu kullanandığı kesinleşen sanatçılığının değeri nedir, hangi tür hayran kitlesine hitap ediyor ?
Bu nüfus sayımızla yerlerini tutacak başka hiç kimse kalmadı mı ?
Bunları da sormak lazım.

Bir de onların albüm dizi gibi bir projelerinin çıkmasına yakın zamanda hatırlatmalarını sağlayacak bazı yapay haberler de söz konusu.
Bu gibi şeyler zamanında kimi skeçlere de konu olmuştu.
Kitap yazanları da oluyor.
Bize kültürel katkıları ne ?
0
diyecevaplandı
(30.11.25)
oluyor. mesela ayhan sicimoglu'nun videolarini izlemiyorum artik, izleyesim gelmiyor.
0
Sour
(30.11.25)
evet. çok sevmeme rağmen neil gaiman'ı hayatımdan çıkardım. babamın oğlu olsa harcarım, hele de taciz/tecavüz/şiddet içerikli bir durumdan bahsediyorsak.
0
south park in kapusonlu uyesi
(30.11.25)
direkt o kişiden sogurum
0
koela
(01.12.25)
çok da severim ama 2010'da yetmez ama evet dediğinden beri sezen aksu'ya karşı bi mesafeliyim. yılların hatırı var, tam da silemedim ama eskisi kadar hayranlığım yok. şarkılarını ondan dinleyeceğime cover'larını tercih ediyorum mesela spotify'da.
0
kibritsuyu
(01.12.25)
mal gibi yandaşlık yapanlar hariç pek etkilemiyor. sanatına bakıyorum.
0
ground
(01.12.25)
unlulerin yaptigi is ile dogrudan alakali degilse, beni baglamaz.
dogrudan bagliysa buyuk sikinti.

misal, sezen aksu zaten benim politik olarak ne dusundugune onem verdigim biri degil, sadece iyi bir soz yazari. o yuzden yetmez ama evetci olmasi bana sadece siyaseten vasat ve oradan nemalanmaya calistigini gosteriyor. ama benim icin hala iyi bir soz yazari.

obur taraftan, bir gazetecinin cikip bir mafya lideri hakkinda "varligiyla onur duydugum" diye soze baslamasi, benim icin buyuk sikinti.
0
cooperr
(02.12.25)
(10)

Berbere fiyat soruyor musunuz?

michael harddd
Nedense bizim berberlerde fiyatı açıkça yazmama gibi bir huy var. O koltuğa oturunca 500 mü 1000 mi 2000 mi isteyecek bilinmiyor. Şuana kadar hiç fiyat sormadım. Sizce berbere fiyat sormak tuhaf mı?
Nedense bizim berberlerde fiyatı açıkça yazmama gibi bir huy var. O koltuğa oturunca 500 mü 1000 mi 2000 mi isteyecek bilinmiyor. Şuana kadar hiç fiyat sormadım. Sizce berbere fiyat sormak tuhaf mı?
0
michael harddd
(29.11.25)
Hayır. Hiç tuhaf değil bence. Kapıdan kafayı uzatıp "abi tıraş ne kadar" diye sorarsın, olur biter.
+1
himmet dayi
(29.11.25)
tuhaf değil. hiç gitmediğim berberde sorarım. duvarda yazan tarifeden ucuz oluyor genelde elit bi yerde değilse.

fiyat sormak hiçbir yerde abes değildir.
0
jelly bear
(29.11.25)
Kendi mahalle berberime sormam bi önceki tıraşla yenisi arasında oluşacak olası fiyat artışını tahmin edebilirim ama ilk kez gideceğim bi yerse illa ki sorarım fiyat skalası çok değişebiliyor.
+1
kizil karga
(29.11.25)
Sürekli gittiğin berbere fiyat sormak zaten saçma, bilirsin yani ama ilk defa gittiğim berbere fiyat sorar beğenmezsem çıkarım
0
Rondak
(29.11.25)
Erkeklerin berber sadakatini düşününce bu soruya hiç ihtiyaç duyulmuyor diyebilirim.
Fakat ilk defa gidilecek bir berbere fiyat sormak gerekir. Yeni taşındığım yerde ilk defa girdiğim berbere fiyat sormadan girmiş ve pişman olmuştum. Sonra kendime uygun bir berber buldum ve oradan devam ediyorum artık.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(29.11.25)
kızıl karga +1
0
yurtsuz john
(29.11.25)
Partnerim yılda 1-2 kez adem terzi’ye gidiyor. pek ucuz olmadığı için de gitmeden bana aratıyor, ben soruyorum. Adem’le muhabbet ettiği için kendisi sormaya çekiniyormuş.
+2
eileengray
(29.11.25)
ilk defa gittiğin bir berberse sorulur. ben 30 yıldır aynı berbere gittiğim için sorma ihtiyacı duymadım
+1
my fault
(29.11.25)
Hiç mantıklı değil ama bilmediğim biriyse sormaya çekiniyorum. Hissiyat bu ama sürpriz bir fiyatla karşılaşmak çok daha sinir bozucu olduğundan isteksizce soruyorum. Saç sakal diye de özellikle belirtirim.
0
mbond
(30.11.25)
hic sordugumu hatirlamiyorum, ama kolay kolay bilmedigim berbere girmem.
0
cooperr
(30.11.25)
(10)

Şener Şen'in en çok sevdiginiz

aloneinthedark
Filmi ya da dizisi hangisiTesekkurler
Filmi ya da dizisi hangisi

Tesekkurler
0
aloneinthedark
(28.11.25)
muhsin bey
namuslu
milyarder
0
pislick0
(28.11.25)
Milyarder
0
yurtsuz john
(28.11.25)
duster
(28.11.25)
2. Züğürt Ağa
1. Muhsin Bey
0
yadigar
(28.11.25)
1. Muhsin Bey
2. Çiçek Abbas
3. Banker Bilo
4. Arabesk
5. Şekerpare
0
ekaterina
(28.11.25)
Yadigar +1

Hababam sınıfı Şener Şen filmi kategorisindeyse ekleyelim listeye.

Neşeli günler aynı şekilde.

Dizi olarak ikinci baharı severdim zamanında.

Son yıllarda canlandırdığı rolleri (hatta rolü çünkü aynı iyi, hayatı sırtlanmış, omuzları düşmüş namuslu insanı canlandırıyor) çok düz ve derinliksiz buluyorum.
0
(28.11.25)
Fılmlerden,

Gölge oyunu
Muhsin Bey
Kabadayı

Dizi olarak da İkinci Bahar.
0
anaphylacticshock
(28.11.25)
Sinema eşkiya yeri çok ayrıdır bende.
Dizi olarak da ikinci bahar...
0
brnbrs
(28.11.25)
Eşkıya gittiğim ilk sinema filmim, yeri ayrıdır.
0
ekimoloji
(28.11.25)
film - ciplak vatandas
dizi - ikinci bahar
0
cooperr
(28.11.25)
(6)

Tek tip giyinmek. Mutfağı restoran ürünleriyle tamamlamak adı neydi?

ground
Marka yok. Her şey tek tip beyaz tabaklar beyaz kase ve meze tabakları. Herhangi bir restoranda göreceğiniz standart ürünleri kullanmak. Abidik gubidik renkli ve moda hiç bir şeyi mutfağa sokmamak. Bazı erkeklerde de 20 tane siyah pantolon, 20 tane beyaz gömlek sahibi olup tek tip giyinmek. Eren Tal
Marka yok. Her şey tek tip beyaz tabaklar beyaz kase ve meze tabakları. Herhangi bir restoranda göreceğiniz standart ürünleri kullanmak. Abidik gubidik renkli ve moda hiç bir şeyi mutfağa sokmamak. Bazı erkeklerde de 20 tane siyah pantolon, 20 tane beyaz gömlek sahibi olup tek tip giyinmek. Eren Talu galiba böyle biriydi. Bunun genel bir adı var mı? Giyim değil de diğerini uygulamak istiyorum.
0
ground
(27.11.25)
Minimalizm (sadecilik) bu söylediğini karşılamıyor mu?
0
Mirket
(27.11.25)
Mirket; tam karşılamıyor. Belki 36 kişilik tabak kase vs takımı olacak ama markasız, endüstriyel mutfak ekipmanları satılan yerlerden almak istiyorum. 20 sene sonra bile aynı takımlar olsun, kırıldıkça yenisini alayım mesela. Biraz da tüketim trendlerine tepki gibi. Böyle bir şey var ama bulamadım.
0
🌸ground
(27.11.25)
monochrome mu acaba? bilemedim oyle aklima geldi. bu arada aradigin seyler metro market'te var tam olara. restoranlar vs de oradan aliyor cunku.
-1
arakaali
(27.11.25)
ben otistik diyorum, bunlar o tarz takintilar cunku.
hep ayni kombini giyen bir arkadas vardi, beyaz gomlek, kot pantalon, siyah makosen.
agir otistikti.
0
cooperr
(27.11.25)
essentialist bir bakıma
0
eileengray
(27.11.25)
ton sür ton?
-2
lüzumsuz adam
(28.11.25)
(4)

Arabayı elden geçirmek mi, yeni araba almak mı?

denizgonen
Elimdeki araba c suv, 150.000 km'de, 9 yıllık olacak. Motor durumu iyi, şanzıman kavraması da daha 15.000 km önce değişti. Arabada yeni nesil otonom özellikler yok ama onun haricinde ön arka koltuk ısıtmadır, kablosuz car playdir var ve araç 4x4 180 bg. Eksi yönü ise trim sesleri arttı, alttakım eld
Elimdeki araba c suv, 150.000 km'de, 9 yıllık olacak. Motor durumu iyi, şanzıman kavraması da daha 15.000 km önce değişti. Arabada yeni nesil otonom özellikler yok ama onun haricinde ön arka koltuk ısıtmadır, kablosuz car playdir var ve araç 4x4 180 bg.
Eksi yönü ise trim sesleri arttı, alttakım elden geçecek ve yakıtı çok fazla. Uzun yolda bile sakin kullanımda 8 litreye yakın yakıyor. Bir de park sensörü bozuk 5000 lira dediler kamera var diye değişmedim.

Senede 15.000 km yapıyorum. Çoğunlukla uzun yol yapıyorum ama geze geze mola vere vere.

Bu arabanın üstüne 1 milyon ekleyip tesla model y egea paket (kuşa çevirseler de hala kötü olmayan bir donanım var bence, BYD Sealion 7 ya da nissan qashqai platinum paket alabilirim.

Otoparkım yok, motivasyonum değişiklik, otonom güvenlik sistemleri 9. Yıla girecek arabayı değerlendirmek, ve yakıttan yana biraz rahat edebilmek

Eşim de diyor bu arabanın nesi yanlış aylardır kaşınıp kaşınıp duruyorsun durduk yere 1 milyonluk olup üstüne de dert çıkarma diyor.

Haksız da değil ama bir yandan da kaşınıyorum siz ne yapardınız?
0
denizgonen
(27.11.25)
Araba degerlenmesi 3 yildir durdu. Dolar baskilandi cunku. Arabaya yatirilan para luks oluyor bunun icin. Paran varsa durma degis. Ama borca gireceksen girme.
Eski araba tamamen sans isi. Bakim yaptikca yeni seyler cikar hic bitmez eksikleri. Maddi durumuna gore karar ver bu ise.
0
die fetten jahre sind vorbei
(27.11.25)
Araba çok eski değil .
Çok yakıyor diyorsun ama üstüne 1milyon vererek yeni araç almaya da hazırsın . Depoda azar azar yananı düşünürken, bir anda 1milyon vererek cebi tümden yakmak, servis bakım ücreti, kaskosu derken ortalığı yakıp kül etmek ne kadar mantıklı bir düşün .

Fazla yakıt tüketimi hususunda ise gaz kelebeği, oksijen sensörü gibi bir kaç parçanın daha sprey ile temizliğini düşünebilirsin. Deneyip faydasını görenler var.
0
diyecevaplandı
(27.11.25)
4x4 sart ise bu aracla devam ederdim.
4x4 sart degilse yakit tasarrufu icin arabayi yeniler 2x4'e gecerim.
tesla enteresan bir opsiyon olabilir tabii ama onun da kendine gore handikaplari var.
0
cooperr
(27.11.25)
ben vermiyorum aracıma bakıp devam ediyorum.

istediğim araç için en az 1.5 milyon daha harcamam lazım, o parayı fonlarda değerlendiriyorum.
0
gurur
(27.11.25)
(9)

Bugün AI için ne yaptın?

croswell
çok sık kullanıyor musunuız? İşinize entegre ettiniz mi işinizi elinizden alacak mı? Öğreniyor musunuz yoksa chatgpt ile psikolojik sorunlarınızı dertleşip gemini'den görsel mi üretiyorsunuz sadece?
çok sık kullanıyor musunuız? İşinize entegre ettiniz mi işinizi elinizden alacak mı? Öğreniyor musunuz yoksa chatgpt ile psikolojik sorunlarınızı dertleşip gemini'den görsel mi üretiyorsunuz sadece?
0
croswell
(27.11.25)
işime entegre ettim
0
nolmus yani
(27.11.25)
Hem iş hem eğlence için kullanıyorum. Kendimi zombi ve goblin yaptım bir fotoğrafımda bugün, eğlence kısmı. Bir görseldeki metni okuyup Word dosyası olarak hazırlamasını istedim, iş kısmı. Ahım şahım şeyler değil, ama ciddi vakit ve emek tasarrufu sağlıyor iş konularında. ChatGPT ve CoPilot dışında ne var ne yok pek bakmıyordum. Şirkette giriş seviye bir eğitim aldık. Kullanabileceğim ne çok model varmış.
0
auroraaurora
(27.11.25)
ben claude ile seviyeli bir birlikteliğe sahibim.
gemine pek az kullanıyorum, kullanmıyorum sayılır.
chatgpt ile aram iyice soğudu, aklıma bile gelmiyor.

claude code'u kullanıyorum.
terminal uygulaması var. iterm2'yi de çalışma ortamıma göre dizayn ettim, yeni bir sekme açıp claude yazıyorum console'a, hemen işimi yaptırıyorum. artık nereye bakması gerektiğini de biliyor. bir süredir sıfırdan bir iş geliştirmek değil, varolan projeye bakım ve bugfix yapıyoruz. o yüzden çok işime yarıyor ve başarılı da.

claude kullanımımı biraz daha genişlettim.
mesela rar uzantılı bir dosya vardı, uygun bir program yoktu, rar uygulaması aramak yerine claude code'a söyledimi, açık kaynak kodlu basit bir rar app'i indir diye. indirdi.

300e yakın şarkı olan bir çok albüm vardı, isimlerinde (remastered) falan gibi bir sürü ifade vardı. grup adı - şarkı adı olsun isimleri, metatag'lerinde de böyle ifadeler yer almasın düzelt dedim. bir iki yanlış işlem yaptı önce, sonra hatasını farkedip düzeltti.

bunlara şarkı sözü ekle metatag'larına dedim, python ile bir fetcher yazdı, api'ye bağlandı, şarkı sözlerini indirdi ve teker teker ilgili dosyalara ekledi.

iş ve böyle işler için çok kullanıyorum claude code'u.
ama izin verirken dikkat, ben al sana tam yetki çalıştır kodu demiyorum çoğunlukla.
0
biseysorcaktim
(27.11.25)
Soru yazdırıyorum ama şimdilik işimi elimden alacak kadar yetenekli değil. Sürekli şunu şöyle yap, bunu böyle yap diye geri bildirim vermem gerekiyor. Yine de işimi kolaylaştırıyor. Onun dışında yemek tarifi de alıyorum sık sık.
0
sekizdokuzon
(27.11.25)
Hiç kullanmıyorum. Sadece bişeyler çevirmem gerektiğinde.
+2
gobekliraki
(27.11.25)
Ben sık kullanıyorum, gemini'ye güzel gem tanımlayınca çok başka bir boyuta geçiyor. Eğitim / hobi amaçlı kullanıyorum. Botanikçi gemim var mesela bitkinin fotosuna bakıp morfolojik tanımını yapıp, evrimsel geçmişine, ilginç anatomik detaylarına, endüstriyel, tıbbi, mutfak kullanımlarına falan değiniyor. Bunun gibi mineraloloji ve sedimantoloji gemi, taksonomi gemi, çeşitli tarihçi gemleri falan bir sürü şey var. Üniversite kurdum.

İşle alakalı çok işime yaramıyor, sadece gramer imla kontrolü yaptırıyorum bazen. Bir de okumaya vaktim olmayan makaleleri kitapları notebooklm'e atıyorum geceden, sabah podcast olarak dinliyorum yolda falan, çok ilgimi çeken olursa okuyorum, bu olay çok iyi.
+1
akhenaten
(27.11.25)
bugün şükran günü yemeği için pişirilecek yemekleri ve yancıları aşamalara göre planlamasını ve zamanlamasını istedim. her şey aynı anda hazır olacak şekilde listeledi.
0
eileengray
(27.11.25)
part time emlakcilik yapmaya basladim, listing hazirlarken isime yariyor.
yaptigim isleri elimden alma olasiligi sifir.
0
cooperr
(27.11.25)
Hiç kullanmıyorum. Sıfır. Tabii, hiç kullanmamayı marifet de saymıyorum. İhtiyaç duymuyorum sadece.
0
yadigar
(27.11.25)
(11)

Bir Kıyafet İçin Fiyat Eşiğiniz Nedir?

Başka
Bir ceket beğenmiştim. Denemeye gittim fakat beğenmedim. Fotoğraflardaki gibi çıkmadı. Fiyatı 11 bin tl'ydi. Onun yerine başka bir kıyafet beğendim fiyatı ise 24 bin lira. Gözü karartıp alayım diyorum ama fiyat gözümde büyüdü.Sizin için bir skala var mı bi cekete 24 bin lira verir miydiniz?Ya da en
Bir ceket beğenmiştim. Denemeye gittim fakat beğenmedim. Fotoğraflardaki gibi çıkmadı. Fiyatı 11 bin tl'ydi.

Onun yerine başka bir kıyafet beğendim fiyatı ise 24 bin lira. Gözü karartıp alayım diyorum ama fiyat gözümde büyüdü.

Sizin için bir skala var mı bi cekete 24 bin lira verir miydiniz?

Ya da en fazla bir kıyafete ya da ayakkabıya vs kaç para verdiniz?
0
Başka
(27.11.25)
Ilk bahsettiginiz 200 eurodan biraz fazla yapar. Cok ozel, cok kaliteli 10 sene bilfiil giyilse eskimeyecek birsey olsa bile epey bir dusunurdum. Tabii nispeten iyi gelirimin olmasi lazim. Mesela Turkiye'de 150 bin TL aliyorsam aylik belki olabilirdi.

24 bin TL olan icin direk en azindan orta olcekli zengin falan olmam lazim.

Bir cekete 50-100 euro arasi vermeyi uygun gorurum. Daha fazlasi dusundurur. Ihtiyaclara o anki dinamiklere bagli.
+3
mbond
(27.11.25)
baska bir kiyafet iyi bir mont degilse fiyat yuksek, almam. ama iyi bir monta begendiysem o fiyati veririm. pantolon, kazak vs ise o fiyata almam. onlari o fiyata almak icin 1milyon falan kazaniyor olmam lazim en az. o kadar kazaniyor olsaniz bize bunu sormazdiniz sanirim.

monta 1000 euroya kadar
ayakkabi bota 250 euroya kadar
digerlerine 100 euroya kadar veririm

turkiye'de yasamadigim icin euro ile belirttim.
+2
lemmiwinks
(27.11.25)
çok güzel bir deri ceketse bütçem maks 20bin olurdu. motorsiklet montu gibi bişeyse biraz daha çıkabilirdim.
+2
Fodera
(27.11.25)
Zamansız bir şeyse verebilirim ama kıyafet konusu problem. Bir süre sonra sıkıyor. Hep bunu giyiyorum diyorsun. Başkasına vermek istiyorsun. Yeni almak istiyorsun. Moda değişiyor. Aldığın şeyin 2 3 yılda modası geçebilir.
-1
arbre
(27.11.25)
alacağım kıyafet ömürlük. yağlı ceket yıllandıkça güzelleşen bir şey. çok kışlık değil biraz mevsimlik bir mont karda kıyamette giyilmez ama soguk havalarda giyilir.

ki o markada en ucuzu o diyebilirim iyileri 40-50 binden başlıyor.
0
🌸Başka
(27.11.25)
Cekete 11 bin de vermem, kıyafete çok yükselemiyorum. Kendimce bir zevkim var, beğendiğim beğenmediğim şeyler var. Öyle çok paspal değilim ama "ya bu ceket çok kalite, kesin üstümde olmalı" gibi bir arzum olmadı hiç. İsteğim yok yani. Bu sebeple pahalı olunca kendin bilirsin deyip geçiyorım giysiye.

Ama 6 bine bir kitap almışlığım var mesela.
+1
akhenaten
(27.11.25)
10 nin tl diyorum da onu da % 99,9 vermem. 3-4 ün üzeri ellerim titremeye, gözüm seğirmeye başlar.
+3
kumandanim
(27.11.25)
@eileengray evet barbour ceket. yurt dışına cıkma imkanım yok. türkiye'de maalesef distribütör gereğinden fazla fiyata satıyor

@arbre hep aynı şeyleri giymiyorum. bu ceketi de alırsam yılda 5-10 kere ya giyerim ya giymem. kıyafet konusunda sıkıntım yok.
0
🌸Başka
(27.11.25)
Çok alışveriş yapan biri değilim çok pahalı da giyinmem ama eğer bir şeyi çok fazla beğendiysem paraya acımam hemen bir bahane bulur onu kendime hediye olarak alırım.
Özellikle ceket gibi ayakkabı gibi sağlam olması gereken ürünleri iyi markalardan almakta fayda var uzun süre kullanıyorsun çünkü.
0
mutekebbir
(27.11.25)
kislik ceket, deri cekette $1000'e kadar cikarim.
ayakkabida max $250.
tshirt-kot max $50

en son kislik parkaya $900 vermistim, 5 sene olmustur sikinti yok. 5 sene daha gider.
+1
cooperr
(27.11.25)
borcun harcın yoksa durumun buna müsaitse, ileride alamayacagını düşünüyorsan kesinlikle almalısın.
+1
koela
(28.11.25)
(13)

Sobalı dönemlerde haftada 1 banyo yaparken kokmuyor muyduk?

Piukh
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlaya
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlayamıyorum.
+2
Piukh
(27.11.25)
Beynin sürekli maruz kaldığı etkiye karşı hassasiyeti ortadan kaldırma gibi bir özelliği vardır.
Gemi makine dairesinde uzun süre çalışanlar artık o sesi duymaz.
Ahırda çalışanlar artık gübre kokusunu almaz gibi.

Yani kokuyorduk ama farketmiyorduk.
0
Mirket
(27.11.25)
Sobayla ilgisi yok bence ya. Ben kaloriferli evde büyüdüm. Pazardan pazara banyo yapıyordum. O zamanlar öyleydi.
Evet, kokuyorduk. Belki tek tek kimse kokmuyor, ama okuldaki tüm öğrenciler biraraya gelince tipik bir koku oluşuyor. Üniversiteyken bir gönüllülük projesi için bir ilkokula gidiyorduk. O koku o kadar tanıdık geldi ki. :) Öğrenciler kokmuyordu, ama binaya girer girmez burnumun direği sızlıyordu.
+1
auroraaurora
(27.11.25)
nerde dinledim hatırlamıyorum ama bir konuşmada bu geçti sebebini yiyeceklerin organik falan olmasına bağladılar, şimdi yediklerimizin kokuyu yaptığından tohumlarında genlerinin değiştirilmesinden bahsettiler..
0
eja
(27.11.25)
bence kokmuyorduk. hatta hala aynısını yapsak yine kokmayız.

duş alma rutinini sıklaştırdıkça vücut da kirlenme rutinini sıklaştırıyor. sürekli haftada 1 duş alan kişi 1 haftada anca kokacak kadar kirleniyor. her gün duş almaya başlayınca ertesi gün duş almazsan kokuyorsun.

biz kendimiz süreyi kısaltıp kokuşma rutinini kendimiz bozuyoruz bence.

yine haftada 1 duş almaya başla, ilk zamanlar ertesi gün kokacaksın. aradan zaman geçtikçe kirlenme rutinin uzamaya başlayacak.
+1
kibritsuyu
(27.11.25)
ben 1 hafta yıkanmıyorum, kendi kokumu almıyorum, leş gibi kokuyorsun diye tepkiler alıyorum. çocuk olsaydım umursanmayabilirdi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Ben de bu süreçten geçtim ama hiç koktuğumu hatırlamıyorum. Yine de her gün okuldan gelince eli-ayağı-yüzü falan soğuk suyla küvete girip yıkardım onu hatırlıyorum bi. Ama öyle koşturup terleyen bi çocuk da değildim belki onun da etkisi vardır.
0
truf
(27.11.25)
bu sorunun cevabi hem evet hem hayir.
günümüz standartlarinda kokuyorlardi ancak insanlarin "kötü koku" algisi tarih boyunca degismis.
bugün 1970 senesine isinlanirsan, "uff bu ne koku" dersin ama 1970 senesindeki kokudan hic rahatsiz olmayan adami 1570'e isinlarsan o da "uff bu ne kötü koku" der.
yenilen icilenden, yani diyetten daha farkli ve büyük problemler vardi.

mesela insanlar sik yikanmazdi ama camasirlar da sik yikanmazdi. günümüzdeki kokulu sampuan, sabun, deterjan o dönemde yoktu; kül, yag ya da at kestanesi bazli dogal sabunlar kullanilirdi ve emin olun bu sabunlar kötü kokuyordu. mesela kumasi, özellikle yünü yumusatmak icin fulling (dinkleme) adi verilen bir yöntem vardi, köylerde kadinlar yapardi (özellikle iskocya gibi ülkelerde günümüzde bile devam eden bir gelenek), bunun icin idrar kullaniliyordu ve kadinlar evlerine idrar kokarak gidiyordu ama kimse yadirgamiyordu.
insanlar icin vücut kokusu, hayvan kokusu ve hatta tarihte geriye gittikce diski kokusu gayet alisilmis oluyordu. herhangi bir sokakta binlerce, aylardir yikanmamis, üstbas degistirmemis insan, derisi yüzülüp satilmaya hazirlanan hayvan, balik tezgahlari, baharat tezgahlari, havada asili kalan kömür kokusu, cogu zaman bunlara eslik eden idrar ve diski kokusu... seni bayiltabilir bu kokular ama o zamanlar insanlar icin normaldi. onlarin da rahatsiz oldugu anlar oluyordu ama insan vücudu kokusu genelde bu listede yer almiyor, alacaksa bile en sonunda yer aliyordu.
koku olarak zamanin insaninin en büyük problemi lagimdi.
parfümler, dogal cicek özlerine batirilmis eldivenler ve sapkalar, parfümlü mendiller, elbiselerin ic kisminda tasinan lavanta keseleri, kat kat giyilen ve karsi tarafin kabarikligiyla yakinina gelmesini engelleyen elbiseler sadece moda anlayisi degil ayni zamanda koku problemine bulunmus cözümlerdi.
bizim modern burun hassasiyetimiz evlerde akan suyun ulasilabilir olmasiyla birlikte degismeye basladi. akan suyun kolay isitilabilir olmasiyla hizlandi.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.25)
o zamanlar bu kadar prenses değildik.
0
orpheus
(27.11.25)
sobalı evde tam da bahsedildiği şekilde haftada bir banyo yapardım çocukluğumda, bence kokmuyordum çünkü henüz ergenlik dönemi değildi (benim için) ve hormonlar henüz değişime uğramamıştı, bu da vücut kokularını olumsuz etkilemiyordu. dikkat ederseniz küçük çocuklar çok terledikten sonra bile bir yetişkin gibi kokmazlar, hormonlarla ilgili bir durum. kış mevsimini geçtim yazları da her gün banyo/duş almıyorduk. nasıl rahat ediyorduk bilemedim.
+1
exlibris
(27.11.25)
Şimdiki koku eşiğine göre evet kokuyorduk. Ama hepimiz kokuyorduk. O yüzden de normal geliyordu. Altına işeyenler bazen sidik kokardı. Ama genelde onlar işedikleri günün sabahında anneleri yıkardı.
0
ground
(27.11.25)
bence bu kadar kokmuyorduk, giysilerle de alakasi olabilir.
o zamanlar giyim esyalari genelde pamuklu olurdu.
simdi olay full sentetige kaydi, sentetik de feci koku yapiyor.
0
cooperr
(27.11.25)
Exlibris +1
Ergenlik öncesi o kadar değil. Ergenlik sonrası tam teşekküllü kokmaya başlıyor insan.
0
yadigar
(28.11.25)
kokmuyorduk. hala her gün duş almak hastalıklı bir düşünce. 3-4 günde bir idealdir.
-1
tchuck
(28.11.25)
(7)

yurtdışından gelirken cebimde 20K dolar getirmeye çalışsam ne olur?

plastic_angel
o kadar dikkat çeker mi? büyük risk mi?
o kadar dikkat çeker mi? büyük risk mi?
-2
plastic_angel
(27.11.25)
Formla beyan etmezseniz, farkederlerse cok yuksek ihtimalle el koyarlar.
0
wallcan
(27.11.25)
Beyan etmeniz ve kaynagini belgelemeniz lazim. Aksi taktirde yakalanirsaniz paraya el konulmasi olasi.

Benzer sekilde beyansiz para getirmeye calisan insanlar bu sekilde milyonlarca Euro kaptiriyorlar:

www.numedya24.com
0
sertac akin
(27.11.25)
yakalanmama ihtimalin sıfıra yakın. paraya el koyuyorlar ve ancak ülkeden çıkarken geri alabiliyorsun. bildirmen şart
0
messina123
(27.11.25)
Havalimanında xray cihazları ötüyor. En azından euro olunca, bir tanıdıgım demişti.
0
liberal
(27.11.25)
eger paraniz kara para degilse (veya 20 bin dolar sizin icin sakiz parasi degilse) beyan etmek en kolayi degil mi? ne bileyim, bu is sansa birakmaya deger mi?
0
Sour
(27.11.25)
el koyarlar, havalimanı gümrüklerinde gereksiz bir riskli kişi kaydı oluşur.

bu kadar önemli ise yasal limiti aşmayacak şekilde 2 kişi olarak taşıyın.
0
orpheus
(27.11.25)
bisey olma olasiligi yok denecek kadar dusuk, zira buyuk para degil.
bisey oluyor olsaydi alamancilarin %90'i sinirdan iceri giremezdi.
0
cooperr
(27.11.25)
(10)

Sedat Peker nasıl bir mafya?

Kahvedesu
Bu para nereden geliyor?
Bu para nereden geliyor?
0
Kahvedesu
(24.11.25)
sağda solda çete diye gezen herkes ona çalışıyor. ona para vermeden bu çizgi film isimli çeteler yaşayamaz. bunların boyunu aşan işleri direkt kendisi çözüyor. istanbulda mafyacılıktan para yiyen herkes ona da komisyon veriyor.
0
patronaj1
(24.11.25)
''ona para vermeden bu çizgi film isimli çeteler yaşayamaz. ''

Emin misin?
-6
🌸Kahvedesu
(24.11.25)
90ların karanlık yıllarında bürokrat derebeylerinin ayakçılığını yaparak yükseldi. Mesela büyük bir işletme var, devlet her bilgiye sahip, karadenizli bürokrat çetesi buna git çök diyor. Yargı bizde, emniyet bizde, vergi dairesi, belediye vs. vs. Bu da arkamda devlet var özgüveniyle çöküyor, bürokrasinin payını veriyor. Gül gibi geçinip gidiyorlar. Ülkedeki bütün mafyatik ayaktakımının arkasını yasladığı bir bürokrat grubu vardır. Çünkü en büyük Mafya bürokrasidir!
+6
mesuta
(24.11.25)
Yasa dışı bahis işlerini kara para aklama vs o yönetiyordur kesin bu kadar bağış yapması da şirinlique
0
olaylar olaylar
(24.11.25)
Nasıl çöküyorlar ya?
-2
🌸Kahvedesu
(25.11.25)
"1 kilo toz bir otoboz" da olabilir..
youtube'dan gelen gelirle ayakta kaldigini sanmiyorum :p
0
cooperr
(25.11.25)
yoldan 10 kisiyi rastgele cevir, en az 6 tanesi yegeni zaten. bu kadar akrabasi olan insan fakir olur mu? herkes bir lira gonderse...
0
Sour
(25.11.25)
bazen bazı insanlara yaptıkları için değil, yaptıklarını söylememesi veya anlatmaması için para verilir.
0
galahad reloaded
(25.11.25)
Her hükümetin pis işlerini yaptırdığı bazı gruplar vardır, sedat da onlardan sadece bir tanesi ve artık hükümetle işi kalmadığı için kenara atıldı. Youtube videolarında da söyledi sizin için şunu yaptık bunu yaptık şimdi bana yanlış yapıyorsunuz diye. Zamanında çok güçlendi ve akıllı oynamış ki kendi tr de olmasa bile hala ağırlığı devam ediyor.

zamanında itibarsızlaştırmak için uğraştılar, abuk sabuk tipler sedat peker için video çekip atar gider yapıyordu ama, hepsine tek tek özür videosu çektirdi.
0
duyuruuser
(25.11.25)
90'lı yıllarda ki susurluk olaylarında adı geçmişti. Veli Küçük, mehmet ağar ile bağlantıları olduğu söyleniyordu.
+1
komando kani var bende
(25.11.25)
(9)

Boşver memleketi dünyayı...

luluki
Senin gündemin ne?
Senin gündemin ne?
+1
luluki
(23.11.25)
Aşksızlık
+6
olaylar olaylar
(23.11.25)
Gurbette tek başına hayatta kalmak
+1
Take it away honey
(23.11.25)
Güvensizlik…
0
Dağcı
(23.11.25)
ortalama uzeri paraya nasil ulasabilirim sorusuna cevap ariyorum
+1
cooperr
(23.11.25)
Sosyal anksiyetemi azaltmak
0
kaset
(24.11.25)
Arabanın bagajı açılmıyor nasıl açsam diye çözüm üretmeye çalışıyorum
0
mirty
(24.11.25)
şu sıralar demir beton tuğla fiyatlarına odaklandım.
0
ground
(24.11.25)
bir haftadır hastanede o test senin bu tahlil benim cebelleşiyorum. hastane, hasta olma vb. konularla ilgili ne kadar travmam varsa tetiklenmiş durumda, psikolojim de zorlanıyor. bir de zamanında bana ısrar kıyamet tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırtan sigortacı arkadaşıma her seferinde teşekkür ediyorum çünkü bu işlemleri şu an ki stres yükümle bir kamu hastanesinde yaptırdığımı hayal dahi edemiyorum.
0
Phoebe
(24.11.25)
Yalnızlık, hevessizlik
0
pislick0
(24.11.25)
(12)

Windows yerine apple bilgisayar tercih etmemi gerektirecek farklar nele?

sonhakan
Yoksa arada ucret farkina değmez mi?
Yoksa arada ucret farkina değmez mi?
+1
sonhakan
(23.11.25)
Hali hazırda iPhone ve airpods kullanıyor olmak. İyi entegre olurlar.
0
hububrad
(23.11.25)
Daha güvenli, daha sorunsuz, ikinci el değeri daha yüksek, ömrü daha uzun, daha performanslı, malzeme kalitesi/ekranı daha iyi (dengi bulunur ama pahalı olabilir), alışınca daha kullanışlı bir arayüzü var, diğer Apple cihazları ile harika entegre oluyor, daha iyi pil ömrü var, hafif ve ince.
+1
orient blue
(23.11.25)
bir aksesuar olarak alınıyorsa müşterilere zenginlik göstermenize yarayabilir. evde kullanmak amacıyla alınıyorsa windows'ta çalışan birçok programı çalıştırmak için emülatör kurmak gerekebilir hatta easy anti cheat kullanan pek çok uygulamayı (örneğin valorant ve lol'ü) çalıştırmayabilir.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.11.25)
apple-specific is yapmayacaksaniz degmez ben sahsen pismanim, m4 pro.
+2
gule gule
(23.11.25)
tablette net apple
bilgisayarda net windows
-2
jamswety
(23.11.25)
@orient blue'nun sunduğu gerekçelerle aldım; @gule gule ve @jamswety'nin dediklerine vardım.
windows'a alışıksanız hiç tavsiye etmiyorum. benim elimde patladı. alıp kenara attım; eski windows bilgisayarla devam ediyorum..
+1
lil siztah
(23.11.25)
şarjı dışında macbook'un hiçbir artısı yok bence.
0
kesmekes laleler
(23.11.25)
ücret farkı dediğine göre "daha çok" para vereceksin apple'a, öyleyse yani daha ucuz windows işini görüyorsa windows al.

Ben çevreme "Apple daha ucuz" diye geçen birkaç yılda önerdim. Zira işlerini görecek windows 3x TL ise M işlemcili düz macbooklar 2x falandı. Aynı şekilde PC toplamak yerine Mac Mini alan bir sürü insan var. Ama onlar kendilerine ne gerektiğini ve neden Apple'ın daha mantıklı olduğunu biliyorlar. Yani senin kullanımın için gerekmiyor olabilir.
0
nhk ni youkosu
(23.11.25)
business serisi bir laptop (tercihen freedos lisans parası ödememek için) + linux mint xfce en iyi tercih olur hız, stabilite ve güvenlik arayan biri için.
0
elite crew
(24.11.25)
apple icin baya direndim ama gectikten sonra hic pisman olmadim.
isletim sistemi stabil, cokme falan yok
virus problemi yok
pil bitmiyor
teknik destek cok iyi
10 sene tepe tepe kullansan da alicisi var, satabiliyorsun.

daha ne olsun..
0
cooperr
(24.11.25)
Benim icin birincisi sarj suresi, bilgisayari alip sarj aletini evde birakip butun gun calisabiliyorum. Ikincisi eskimemesi, ilk macbook’um 12-13 sene gitti. Ayrica ekran rengi beni cok tatmin ediyor, isim gorsel tasarim. Telefonda da apple kullaniyorsaniz bilgisayardan full telefon kontrolu, telefonda kopyaladigini bilgisayardan yapistirmak filan kucuk ama isleri hizlandiran ayrintilar. Bir de bilgisayari neredeyse hic kapatmiyorum, sagdan soldan bir seyler firlamadan tak diye acilmasi da kolaylik.
0
lallala
(24.11.25)
bunu nasil bi kullanim profiliniz oldugunu bilmeden cevaplamak imkansiz.
easy anti cheat denmis mesela, benim umrumda olmayan bir sey.
mesela su an windows kullanmak benim icin sacmalik, mac kullanmasam bile windows kullanmazdim, linux kullanirdim.
ama genel olarak eger;
a) baska apple cihazlariniz varsa
b) sadece windows'ta calisan bir programla isiniz yoksa
mac > windows
muhtemelen ayni performansi daha ucuza alirsiniz, daha uzun sure kullanirsiniz.
0
ghilleinthemist
(24.11.25)
(11)

polis teşkilatı nasıl kötü şöhretinden kurtuldu?

plastic_angel
işkence, yolsuzluk, faili meçhul ve çete bağlantısı iddialarıyla anılan, halkın korktuğu bir kurumdu. bugün ise büyük oranda profesyonel ve güvenilir. kimse karakola gitmeye çekinmiyor artık. bu değişim nasıl gerçekleşti? akp döneminden sonra değişti bu. türkiye bunu nasıl başardı? mesela bu değişim
işkence, yolsuzluk, faili meçhul ve çete bağlantısı iddialarıyla anılan, halkın korktuğu bir kurumdu. bugün ise büyük oranda profesyonel ve güvenilir. kimse karakola gitmeye çekinmiyor artık. bu değişim nasıl gerçekleşti? akp döneminden sonra değişti bu.
türkiye bunu nasıl başardı? mesela bu değişim gümrük, tapu, nüfusta tam olamadı (kişisel fikrim)
-12
plastic_angel
(21.11.25)
Akp ile birlikte polis devleti olduk, ülke devasa bir yandaş, polis teşkilatı da öyle, haliyle korkacak bir şey kalmadı.
+2
kizil karga
(21.11.25)
z kuşağıyım. polisin kötü şöhretli olduğu bir dönem hatırlamıyorum. bugünkü polisin kötü yanı profesyonel olmamaları.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.11.25)
bahsettiğiniz işkence, kötü muamele işleri darbe zamanları işkenceleri, hortum süleymanlar, Mehmet Ağar polisliği, Metin Göztepenin gözaltında öldürülmesi gibi simgelerle ifade edeceğimiz şeylerse
1- polis her zaman devlet aparatıydı, hala öyle ama o eski kaba dayak tırmak sökme gözaltında kaybetme kadar olan olaylar zaten genel olarak kalmadı. devletin tarzı dğeişti.
cezaevlerinde de döve döve öldürmüyorlar. ilacını vermeyip tahliye etmeyip öldürüyorlar ama elektrik vermiyorlar mesela. (her yer kamera her yer kayıt her yer kanıt çünkü, darbe gibi gezi gibi çok büyük kargaşada gümbürtüye gitmediğin sürece illa ortaya çıkar)
80de 90da ortaya çıkartılamıyordu kolay kolay
devir değişti yani.

2) bir de AB uyum sürecimiz vardı bizim eskiden, açılan fasılların en dişe gelir maddeleri arasında karakolların cezaevlerinin bu eski yapılarının temizlenmesi idi. o zamanlarda hakikaten baya uğraşıldı bu konularla.

3) 95'lerde filan PKK mücadelesi kılıfıyla çok pis şeyi polislere yaptırdılar, şimdi öyle bir PKK mevzusu yok

4) çete bağlantısı kısmında ise bence konu polisin değil çetelerin yapısının değişmiş olması.
eskiden çeteler daha siyasi idi Alaattin Çakıcı filan idi mesela. onlar devletten adam kullanma kendilerinin devletin adamı görme vs vs gibi işlere eğilimli idi. Şimdiki çeteler ise daha az devletten adam kullanıyor (sanırım). Bu polis temizlendiğinden değil, şimdiki çeteler sosyal medyadan tas kafalı tetikçiyle işini yapıyor sonra o arkadaşları gürcistana filan atıyor, polis lazım olmuyor. yoksa polis lazımsa onu da bulur -bence.

5) kuruma mahsus olmayan diğer konularda (yolsuzluk, usulsüzlük) bir farkları yoktur muhtemelen
+2
subcomponent
(21.11.25)
Bunun üç nedeni var.

Birincisi Dünya bir bütün halinde medenileşiyor. Türkiye'de bundan nasibini alıyor. Bunun herhangi bir yönetimle ya da siyasi partiyle alakası yok.
Eskiden anne babalar çocuklarını terbiye etmek için dövermiş. Bir çocuk çırak olarak ustanın yanına verilirken 'eti senin kemiği benim' denirmiş. Eskiden okullarda dayak varmış. Öğretmen dövdü diye evde söylersen bir dayak da evde yermişsin. Eskiden dayak yemeden teskere alabilen mümkün değil olmazmış falan. Yani konu sadece karakol ve polis konusu değil.

İkincisi. İnternetin icadı herkesin ayağını denk almasına sebep oldu. Şimdi herhangi bir yerde olan herhangi bir aşırılık anında sosyal medyanın konusu oluyor. Videolar internete düşüyor. Bu durum muktedirde oto kontrole sebep oldu.

Üçüncüsü. AKP iktidara ilk geldiğinde sebebine burada girmeyeyim de, Avrupa Birliği uyum yasaları konusu üzerine eğildi. Eskinin devlet otoritesi epey yumuşatıldı.
0
Mirket
(21.11.25)
90'larda peki bahsettiğin bu olaylardan nasıl haberdar oluyorduk?

Medyada, haberlerde, gazetelerde bir şekilde gazeteciler haber yapabiliyordu değil mi?

Fıkra bu kadar.

(Bu arada mirket in yazdıklarina da katiliyorum ama esas meseleyi atlamayalim)
+2
makbur
(21.11.25)
akp sayesinde kurtuldu. bugün yolsuzluk var, enflasyon kontrolden çıkmış falan diyemiyorsak nedeni biraz da polis devletinden korkmak.

türkiye bir devlet ülkesi. yol yap, körü yap; bunları yaparken de biraz çukkala ülkesi yani. polis bu açıdan bir güvence oluyor.
-2
michael harddd
(22.11.25)
polis teskilati buyuk oranda profesyonel ve guvenilir mi? mhp genel merkezinden mi yaziyorsunuz yahu boyle seyleri, akpliler bile boyle dusunmuyordur lol
+1
ghilleinthemist
(22.11.25)
Dünya bütün halinde medenileşmiyor. Bizde değişim oldu. Yaşı yeten ve dünyanı gezen herkes fark eder.

2002'deki iktidar değişikliğini müteakip ilk yıllarda Türkiye'de agresif değişiklikler oldu. Sonra genetik kodlarımız ağır bastı ve yeni statüko oluştu.
0
yadigar
(22.11.25)
90'lara gore degisen sey arabalar, baska bir numara yok.

sene olmus 2025, bizim polisler hala bos beles dolasirken cakarlarin yakilmamasi gerektigini ogrenemedi, cakari "hos gorunuyor" diye yakiyorlar. yaw sizin devriye atarken gorunmemeniz gerekmiyor mu? 2 km oteden isiklari goren zaten bir is ustundeyse birakir kacar.
0
cooperr
(22.11.25)
eskiden kamera yoktu. cezaevlerinde neden dayak yok? her yer kamera, hükümlüye vurduğun an meslekten ihraca kadar gidiyor. polis teşkilatında düzelme falan yok. mobbing ve baskıdan geçen sene intihar eden en az 10 polis var.
0
mikahakkinen
(22.11.25)
Ben hatırlıyorum. AB uyum yasalarıyla ve internetin gelip kameranın yaygınlaşmasıyla çok şey değişti. Eskiden karakol mahkeme gibiydi. Hem yargı hem ceza infaz kurumu. AB sürecinde kısa zamanda değişim oldu

O zamanlar mahkeme kararıyla ehliyetimi geri almaya emniyet müdürlüğüne gitmiştim orada oturan memur ehliyeti teslim ederken "al buna da itiraz et" diye yeni bir ceza daha yazdı. AB yasalarından önce olsa belki döverdi.

Bu arada polis, doktor, tamirci, politikacı hepsi de toplumun aynası. Kimse gökten gelmiyor toplumun içinden çıkıyor
+1
hebanon
(22.11.25)
(6)

youtube'da beğendiğiniz içerikler/hesaplar

cisimcik golgi
merhaba romalılar. youtube'da beğendiğiniz, belki günlük belki belirli aralıklarla takip ettiğiniz hesaplar neler? bu aralar bir kısır döngüdeyim.gezi, bilim, spor(futbol, basketbol, tenis, f1), saf geyik-boş yapma, tarih, ekonomi vb. alanlarda önerilerinize açığım. ilk kurşunu ben sıkayım, takip et
merhaba romalılar. youtube'da beğendiğiniz, belki günlük belki belirli aralıklarla takip ettiğiniz hesaplar neler? bu aralar bir kısır döngüdeyim.
gezi, bilim, spor(futbol, basketbol, tenis, f1), saf geyik-boş yapma, tarih, ekonomi vb. alanlarda önerilerinize açığım. ilk kurşunu ben sıkayım, takip ettiğim bazı kanallar:

volkan öge geliyor
bebar bilim
socrates
kafa(sadece geri vites için)
mantra
2bira1maç
kukla kabare
teke tek bilim
arda pazır
mert öztürk
fatih altaylı(malum olay öncesi)
levent gültekin(düşüncelerine pek katılmasam da kulis bilgileri için takip ediyorum)
+1
cisimcik golgi
(21.11.25)
bald and bankrupt olmadan yapapmam.
nigel danson'i 10+ yili askindir fotograf icin takip ederim. nikon kullanarak doga fotografi ceken ve anlatimi baymayan az sayida hesaptan.
igrenc kotasindan the hoof gp izliyorum bazen, cattle hoof trimming üstüne bir kanal.
intelligence squared, seanthesheepman, tara farms, andraz egart sevdigim bazi baska kanallar. 90+ kanal takip ediyorum ama aklima ilk etapta gelenler bunlar.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.11.25)
serdar akinan - gunluk devletci milliyetci doz
ozguruz - almanyadaki kacak gasteci tayfa ne alemde bakmak icin, can dundar'a kil olsam da erk'i izlemek hosuma gidiyor
danny sandhouse - parke sistre cila isine hastayim, isi gucu birakip yapasim var
rick beato - sarki analizlerine bayiliyorum bu adamin
npr music - tiny desk konserleri super
Prof. Dr. unal aydın - agir ameliyat izlemek asiri hosuma gidiyor
Winding Road Magazine - otobana cikalim gazlayalim kanali
Sofar Sounds - alternatif sarkicilar, akustik
Foresty Forest - benimle ayni meridyende yasayan bir kampci abinin maceralari
Mert Kalafat - saat incelemeleri, bu aralar fena sardim
Tarcanlar - sok olmalik arac ekspertiz, trajikomik
savagegeese - Arac inceleme, hastasiyim
Discovering Skills - ucuncu dunya ulkelerinde yoktan var edilen mekanik parcalar
+1
cooperr
(21.11.25)
Rafine TV
Madalyonun Bilinen Yüzü
Foon Kriminal
CUTART TV
Pangvoss
Bir Aile Meselesi
Yatırım 101
Bora Özkent
Aposto
Çiçek ile Teknoloji
Portal
49W
Nevşin Mengü
Orhan Şener Deliormanlı (konuk olduğu yayınları izliyorum-kendi kanalını beğenmedim)
+1
umutt
(21.11.25)
flutv, evrim ağacı

pazartesi show ve habersizler sarıyo.

saniyeyi çok severim ama çok nadir video atıyor. izlemediysen tüm videoları aşırı güzeldir.
socratesin videoları da güzel.
yabancı olarak crackermilk, stevie emerson
+1
jelly bear
(21.11.25)
ceren sungur dinliyotum tarihin arka odasında bardakçıya katlanamadığım için.
evrm ağacı güzel bilgiler veriyor.
sesli kitap oluyor eski klasikler arada kısa öyküler dinliyorum.
gömercin kuşları guilty pleasure olarak bir numaram
ibrahim selimde eller kadir kıymet bilmiyor da ressamları anlatıyorlar çok akıcı sıkıcı olmayan şekilde
0
eja
(21.11.25)
- 32. Gün

- TRT Arşiv

- Madalyonun Bilinen Yüzü

- Dr. Selim Erdoğan ile Görsel Tarih

- Cult Cinema Classics (80'lerin bol şiddet ve erotizmli filmlerine hastayım.)

- Cem Kurtoğlu (Kafam estikçe kendisinin sunduğu Sıcağı Sıcağına programının eski bölümlerini izlerim)
+1
yurtsuz john
(21.11.25)
(5)

3D printer icin basit enteresan modeller ariyorum

cooperr
uzundur aklimda bir tane 3d printer almak vardi, sonunda hallettim. 10 yasindaki cocuga enteresan gelebilecek bildiginiz, para istenmeyen, basit ve kucuk modeller varsa link alirim. tsk.
uzundur aklimda bir tane 3d printer almak vardi, sonunda hallettim.

10 yasindaki cocuga enteresan gelebilecek bildiginiz, para istenmeyen, basit ve kucuk modeller varsa link alirim.

tsk.
0
cooperr
(20.11.25)
keyifli günlerde kullanmanızı dilerim. hangi model aldınız?

benim kızım 6 yaşında, bazen onun oyuncaklarını tamir etmek için bir şeyler tasarlıyoruz, bazen odasına, çalışma masasına bir aksesuar, bazen arkadaşlarına hediye yapıyoruz.

makerworld.com çok güzel bir kaynak, üstelik bambu kullanıyorsanız hazır profiller indiriyorsunuz.

thingverse de var yine ücretsiz fakat o kadar ayak altı ki, aradığınız şeyi aptalca şeyler arasında bulmak çok zor oluyor bazen. ama sanırım en büyük kaynak yine burası.

benim tavsiyem, eğer yoksa, hızlıca 3d çizim programlarına ufak ufak aşina olmak. çünkü kendi tasarımını yapmay başladıktan sonra 3d printer olayı keyifli hale geliyor, öncesinde oyuncak gibi. yaratıcılık kendi tasarımını yapabilmenle birlikte başlıyor.
+1
emfuzi
(21.11.25)
thingiverse.com
printables.com
0
orpheus
(21.11.25)
@emfuzi

Creality K1 aldim, az kullanilmis.
2 tane de filament verdiler, ama bambu degil, PLA.
0
🌸cooperr
(21.11.25)
pla başlangıç için en uygun filament baskısı çok kolaydır, koku yapmaz, zararlı gaz salmaz, tabladan ayrılmaz, çekme yapmaz, düşük ısıda basılır. her rengini bulursun.

bambu bir marka (bambulab), PLA bir plastik çeşidi. birçok markanın PLA filamentini bulabilirsin. esun iyidir, fiyatı da uygun.
0
orpheus
(21.11.25)
(12)

hastalıklar, zorluklar...

art cat chocolate
sevgili duyuru arkadaşlarım. aranızda hastalar var mı? kronik falan yani... ne tür hastalıklarınız var? ne çektiniz, çekiyorsunuz?benimkiler:mitral yetmezlik, astım, alerjik rinit, pcos, gastrit, romatizma, miyop, dirsekte sinir sıkışmasıbir de şu an diş teli kullanıyorum çift çene ameliyatı olacağı
sevgili duyuru arkadaşlarım. aranızda hastalar var mı? kronik falan yani... ne tür hastalıklarınız var? ne çektiniz, çekiyorsunuz?

benimkiler:

mitral yetmezlik, astım, alerjik rinit, pcos, gastrit, romatizma, miyop, dirsekte sinir sıkışması

bir de şu an diş teli kullanıyorum çift çene ameliyatı olacağım seneye :')

11 yıl önce de apandist ameliyatı olmuştum. anksiyete, panik atak ve depresyon kombosunu atlattım geçtiğimiz yıllarda da...

her şey 5 yaşımdaki romatizma teşhisimle başladı. 29 yaşındayım şu an. şu mitral yetmezlik yüzünden lisede her ay penisilin/deposilin vurulmuştum. şu sıralar astım beni öldürmeye ant içti. pcos yüzünden regl olamıyorum bazı aylar ve ilaçla ancak olabiliyorum. falan filan. yani tabii beterinden korunalım buna da şükür. sadece sinir bozuyor arada :')
+3
art cat chocolate
(20.11.25)
2022'de insomnia olmuştum. doktorlar, ilaçlar, psikoterapiler işe yaramadı. ancak bu sene başında kendim çözdüm.
0
gabe h coud
(20.11.25)
hipertriodi, ilaç tedavisini bıraktık sonra tekrar nüksetti tekrar ilaç tedavisine başladık ama düzeleceğini sanmıyorum. atom tedavisi kesin çözüm olacak da doktor erteliyor, ilacı tekrar deneyelim diyor. diyemiyorum ki stressiz bir yaşama geçersek belki düzelir.

geçmiş olsun.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(20.11.25)
Yüksek tansiyonum var, küçüğü 8 yerine bende 10 standart, dikkat etmeye çalışıyorum, hayatımdan tuzlu şeyleri çıkardım, turşu zeytin cips aynı şekilde şekerli şeylerle kan şekerimi de dalgalandırmamaya çalışıyorum
0
grimavi
(20.11.25)
migren teşhisim 2001 yılında konuldu. o gün bugündür hayat kalitemi bazı dönemler çok ama çok ciddi şekilde düşürüyor. istediğim kadar önleyici şeyler yapayım, hava durumundan dahi tetiklenebildiği için o veya bu nedenle atak geçiriyorum. ben gündelik yaşam pratiklerimden kopmamak için direniyorum ama mesela yaş aldıkça bu direncim ve dayanıklılığım düşüşe geçti, psikolojik ve fiziksel olarak eskisine göre daha hızlı/fazla çöküyorum atak geldiyse. hele auralı bir atak geçiriyorsam kafadan 10 günümü kilitliyor. amerikada yapılan araştırmalar işsizlik oranının migren hastalarında 3 katı daha fazla olduğunu gösteriyor. migren ilaçları devletin uyguladığı bu kur sabitlemeleri nedeniyle dönem dönem bulunamıyor, korkumdan evde, laptop çantamda, ofiste, arabada, her yerde relpax vb. stokluyorum. bir ara 1,5 yıl bulunamadı, o süreyi nasıl geçirdim hatırlamak dahi istemiyorum. bu ilaçları yazdırmak da maalesef oldukça meşakkatli, o nedenle reçetesiz alıyorum, bu da ciddi bir maddi külfet demek. ha bu ilaçların da ayrıca handikapları var, mesela dün holter takıldı çünkü bu ilaçlar çarpıntı, taşikardi vb. yapıyor. bulantı, kısmi görme ve işitme kaybı vb. başka ilave sorunlarda yaşıyorum ataklar esnasında.

başka ufak tefek kronik sorunlarım da var ama hiç biri migren gibi majör bir sorun değil.
0
Phoebe
(20.11.25)
had safhada kedi, polen, toz alerjisi. çiftçi bir ailenin evladı olarak yuvadan uçmadan önce ilkbahar ve yazları bağda geçirmek çok zordu. astıma dönmeye de başladı. hayat kalitesini bir hayli düşürüyor. yeni nesil antihistaminiklerle idare ediyorum ama ciddi alerjene maruz kaldığımda fayda etmiyor.

şeytanla falan anlaşma yapma fırsatım olsa ömrümden 2-3 yılımı verip bu sinir bozucu durumdan kurtulmak isterdim galiba. acizlik ve kısıtlanmışlık hissi çok can sıkıcı.
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Bende senin gibi pcos'tan muzdaribim. Ayrıca şeker hastasıyım ve aileden gelen mide problemlerinden dolayı çok ufak yaşlardan beri ülserim var. Arada ülser atağı yaşıyorum 2 ay suya hasret yaşıyorum resmen.
Başta sen olmak üzere burada hastalıklarını paylaşan tüm duyuru arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.
+1
mermaidd
(20.11.25)
herkese çok geçmiş olsunnn... daha kötülerini görmeyiz umarım
+2
🌸art cat chocolate
(20.11.25)
skolyoz, kifoz. skolyozu gören doktor ameliyat gerekebilir diyor, profesörüne gidiyorum ameliyata gerek yok diyor. skolyozdan dolayı kalça ve omuzlarda yamukluk var, sağdaki ve soldaki aynı seviyede değil.

en alttaki bel omuru (l5) ile kuyruk sokumu (s1) doğuştan birbirine kaynakmış. (sakralizasyon)

sinüste osteom ve retansiyon kisti de varmış yeni öğrendim.

boyun ve bel fıtığı da varmış. bir ay önce kadar gece uyuyamaz durumdaydım. şimdi fizik tedavi ve egzersiz ile daha iyiyim.
0
inheritance
(20.11.25)
Von Willebrand hastalığı ve faktör 8 eksikliği, sonucunda da kolay kolay durmayan kanamalar ve demir eksikliği. Ben de 29 yaşındayım ve yaşlandıkça çıkmasını beklediğim başka genetik rahatsızlıklar da var.
0
gnosis
(20.11.25)
sol bacakta siyatik, 10 senedir cekiyorum. spor yaptirmiyor, surekli rahatsiz ediyor.
norolojik sikintilarda tip caresiz neredeyse, ilac deniyorlar uzerinde sadece.
6-7 defa MR cekildi, nerde sinir sikismasi var hala bulamadilar.
0
cooperr
(20.11.25)
Gastrit ve böbrek taşı, geçen yıl 12mm taş yüzünden ameliyat oldum hatta.
0
devorgilla the gunslinger
(20.11.25)
6 yıldır MS hastasıyım. Allah kimseye vermesin.. bazen MS olacağıma ölseydim daha iyiydi diye düşünüyorum. Anlatılmaz yaşanır bir hastalık.
+1
suicides underground
(20.11.25)
(4)

HP Smart Tank 519 yazıcının her gün açılıp kapanması zararlı olur mu?

santimantal
Günde en az bir kez fişini çekiyorum.Yeni açılınca online olarak bilgisayara bağlanıyor.Yeni başlayınca içindeki yazıcı kafası sağa sola gidip geliyor. Bunu neden yaptığını bilmiyorum ama her gün bu hareketin olmasının bir zararı var mı?Eğer zararı varsa fişini hiç çekmem. Gece gündüz açık kalır.
Günde en az bir kez fişini çekiyorum.
Yeni açılınca online olarak bilgisayara bağlanıyor.
Yeni başlayınca içindeki yazıcı kafası sağa sola gidip geliyor. Bunu neden yaptığını bilmiyorum ama her gün bu hareketin olmasının bir zararı var mı?

Eğer zararı varsa fişini hiç çekmem. Gece gündüz açık kalır.
0
santimantal
(19.11.25)
fişini niye çekiyosun ki illa kapatcaksan açma kapama tuşunu kullan. bi şey değişmez gerçi ama
0
jelly bear
(19.11.25)
Yazıcı kafası açılışta kalibre oluyordur .
Bizim kendi kalibrasyon şeklimiz ise:
i1.wp.com
+1
diyecevaplandı
(20.11.25)
yazicinin ustune el oymasi dantel de koyuyorsan fisini cekmeye devam.
yok abi isim olmaz oyle islerle diyorsan fise dokunma, rahat birak, elle$me.
-1
cooperr
(20.11.25)
Hiçbir zararı olmaz. Yazarken sürekli o hareketi yapacak şekilde tasarlanıyor zaten. Devam edebilirsiniz.
0
yadigar
(20.11.25)
(7)

internet faturanız ne kadar?

asap raki
benim 100mb fiber internet+tv plus 800 lira oldu. biraz şov gibi geldi. internete ne kadar veriyorsunuz?
benim 100mb fiber internet+tv plus 800 lira oldu. biraz şov gibi geldi. internete ne kadar veriyorsunuz?
0
asap raki
(19.11.25)
100mb fiber 600 tl vodafone
0
belkider
(19.11.25)
Türknet Gigafiber (Simetrik 1.000 Mbps) / 600 TL
0
10551037
(19.11.25)
Ev internetim 200 Mbps / 590 TL (670 TL'ye 400 Mbps hızında alabileceğim söylendi, kabul etmedim)
0
loch ness
(20.11.25)
Superonline 500 mbit 352 tl - 392 tl arası
Turk Telekom 1000 mbit 560 tl
+1
false pretension
(20.11.25)
fiyat karsilastirmasi yaparken reklam edilen degil sizin kablolu/kablosuz kac mbit cekebildiginizin karsilastirmasini yapmak lazim.

benim de guyya 1500 ama kablosuz 500'u zor goruyorum.
0
cooperr
(20.11.25)
1000mb 850 lira.
0
inheritance
(20.11.25)
Turknet 1000 mpbs, 700 tl
0
black holes in the sky
(20.11.25)
(6)

temizlikçi abla fırınıma ne yapmış olabilir?

nolmus yani
1-2 hafta önce temizlikçi bi abla geldi, evde inşaat kalıntılarını temizlesin diye. fırını temizle demediğimiz halde ona da el atmış. öğrenince hadi neyse falan dedik ama kullanma fırsatımız olmamıştı. şimdi 2-3 gün önce açınca içinden çok ağır kokular ve dumanlar çıktı. fırını eskiden açtığımızda d
1-2 hafta önce temizlikçi bi abla geldi, evde inşaat kalıntılarını temizlesin diye. fırını temizle demediğimiz halde ona da el atmış. öğrenince hadi neyse falan dedik ama kullanma fırsatımız olmamıştı.

şimdi 2-3 gün önce açınca içinden çok ağır kokular ve dumanlar çıktı. fırını eskiden açtığımızda da hafif bir koku yayardı ama bu daha çok yağ kokusu olurdu ve rahatsız etmezdi. nefes alamayacak gibi olduk havalandırdık, içini nemli bezle sildik.

silince koku azaldı ama o rahatsız ediciliği gitmiyor. kullanmadık içimize sinmediği için bu arada. ama fırınımı da kullanmak istiyorum yani artık ve bugün tekrar silip çalıştırdığımda gene iğrenç bir koku yaydı.

şimdi üstüste zehirlenme haberleri de geliyor diye iyice panik oldum. bu koku ne olabilir? ya böyle kullanmaması gereken saçma bir şey sürdüyse ya da karıştırmaması gereken bir şeyleri karıştırıp sildiyse? arıyorum kadına da ulaşamıyorum.
0
nolmus yani
(19.11.25)
Asperox kullanmış olabilir. Bir kere fırını temizlerken sarı güç kullanma hatasında bulunmuştum ne kadar temizlersem temizleyeyim bir süre çalışırken yanık kimsayal bir koku geliyordu.
+1
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(19.11.25)
firinin kendini temizleme modu varsa onu kullan.
o da bildigim kadariyla isiyi sonuna kadar acip icindeki kirleri yakarak temizliyor.
temizlik malzemesini yakarak kurtulacaksin, tabiiki o sirada icinde birsey pisirmeden.
+1
cooperr
(19.11.25)
bir çeşit kimyasal kullanmış. fırını yüksek ısıya alıp bir saat kadar çalıştırın. sonra fanını açın ve kapağı aralık bırakın içerde yanan kimyasalın dumanı çıksın. soğuyunca kovaya bol su yapın bezi ıslatıp sıkıp silin, tekrar suya sokun tekrar silin böyle böyle böyle gidecektir. olmazsa bu işlemi tekrar edin.
0
Fodera
(20.11.25)
içine dibine(cihazın tabanına yanlardan akmayacak şekilde) su koy içinede kaplarda su koy içersi baya buhar duvarlardan su damlayana kadar su içerde kaynasın, arada açıp yanmadan duvarlardaki suları bezle sil, deterjanı ben bu şekilde attırıyorum cihazdan
+4
eja
(20.11.25)
tepsiye su koyup yaparsan buhar daha iyi temizler.
0
duyuruuser
(20.11.25)
muhtemelen çamaşır sulu bez ile silmiştir, bir müddet su koyup boş çalıştırmak ve fırın temizleyiciler var rossman'da filan, onlarla temizleyebilirsiniz.
0
sweetoffice
(20.11.25)
(10)

Bumble'da erkekler için ne tarz fotolar iş yapıyor?

norules
Arabada çekilen fotoğraflar ve Gym fotoları olumlunun aksine olumsuz etki yaratıyor sanırım. Zira kadınların profillerinde sık sık "Bıktım o çıplak vücutlarınıza denk gelmekten", "Tamam araban var kardeş, anladık" vs. tarzı yazılara denk geliyorum da.Peki Bumble ve Bumble türü mecralarda bir erkek i
Arabada çekilen fotoğraflar ve Gym fotoları olumlunun aksine olumsuz etki yaratıyor sanırım. Zira kadınların profillerinde sık sık "Bıktım o çıplak vücutlarınıza denk gelmekten", "Tamam araban var kardeş, anladık" vs. tarzı yazılara denk geliyorum da.

Peki Bumble ve Bumble türü mecralarda bir erkek için ne tarz, "nerede çekilen" fotoğrafların iş yaptığını düşünüyorsunuz?
0
norules
(19.11.25)
erkek-kadin iliskisinde son deger verecegin sey kadinlarin yorumlari olsun. bu tur uygulamalar hayatin yansimasi biraz, sex sells money talks
+2
gule gule
(19.11.25)
En az reyting alan programlar belgesellerdir ama sorsan herkes belgesel izliyordur, abuk Türk dizilerini ve surviverı herkes ya market televizyonunda ya da misafirlikte gördüğü kadarıyla anlatır.

Yorumlara inanma ve @gule gule'ye kulak ver.
0
Mirket
(19.11.25)
Gym veya araba fotosuna gelen kişi yarın öbür gün hasta olur da fitliğin giderse ya da iflas edersen de araban altında olmazsa gidecek kişidir.

amacın sadece seks değilse (evet bumble sadece seks aranan bir yer değildir bkz: 'bumble subreddit' evlenenler uzun süreli ilişkisi olanlar) bu tarz fotoları koymaktan kaçın.

sürekli selfie de olmasın bir sosyalliğin olduğu belli olan ya da spor olacaksa bile spor salonu aynasında olmayan bir spor fotosu olsun.

eyyorlamam bu kadar
+2
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(19.11.25)
adabı vardır show off'un. o söylenenler butun fotoları araba veya butun fotoğrafları gymden olanlara diyorlar. 5 fotoğraf koyacaksan atıyorum, biri gymden olsun, biri arabalı, biri şık bir mekandan (selfie değil), biri bir aktiviteden, biri selfie. böyle dağıt işte. o şikayet edenler de arabalı erkekleri sağa kaydırıyor. sen kadınların dediklerine bakma. yaptıklarına bak.
0
fyodor fyodorovic
(19.11.25)
Fotoğraftan ziyade kariyer, para, iş-güç mevzuları iş yapıyor. İyi kariyer, tek yaşadığın ev ve biraz da tip iş yapıyor.

Bumble ve türevlerindeki temel beklenti buluşmada masrafları çekebilecek misin çekemeycek misin olay bu. Seks bağlamında da kendi yerin yoksa zaten 10-0 geridesin

Sen foto kasarken başkası şu saatte gel boğazda yemek yiyelim diyor. Bu açıdan bak
0
michael harddd
(19.11.25)
Kariyerli olduğunu gösterecek fotoğraflar +1
0
gabe h coud
(19.11.25)
seneler once calistigim isyerinde bir hatun vardi evlilik caginda, proje olarak adam aradi baya planli programli. eli yuzu duzgun birseydi, kafasida calisan bir tipti. ne istedigini bilen hatunlardan. tinder'a daldi, datelere basladi. biz de isyeri olarak sureci takip ettik, anlatiyordu cunku.. sosyal kelebekti biraz.

beyaz yaka kariyerleri adamlarla yedi icti gezdi tozdu. yagiz delikanlilar, yakisikli, six pack cart curt. foto falan da gosteriyordu arada.

en sonunda sectigi adam kariyeri falan olmayan, tipi mehh olan, gym ile isi olmayan, ama bok gibi parasi olan bir elemandi. simdi altinda son model cayenne ile mutlu mesut yasiyor. en son konustugumda alplere kayaga gidecez falan diyordu.

para royal flushdir yaw. yemisim kariyerini, sporunu, kasini, hobisini...
+1
cooperr
(20.11.25)
benim kadın arkadaşlarım genelde en az bir tane arkadaşlarla olan fotoğraf olsun istiyorlar, mümkünse ekipte kadın da olsun. "sosyalleşebiliyor, kadınlarla arkadaş da olabiliyor." mesajını veriyor. gym fotoları yine neyse ama arabalı fotoları olanları da direkt eliyorlar (gym'de genelde kasıntı pozlar yerine daha sakin, sempatik verilen pozlar işliyor). nasıl bir kitleye hitap etmeye çalıştığına göre değişir tabii.
+1
knight of cydonia
(20.11.25)
Kariyerli olan birinin bumble de ne işi var aq, ben de buna ayar oluyorum. Bu kadar mı bitiksiniz.
0
olaylar olaylar
(20.11.25)
Soruya cevap olarak düşünmek lazım. Adam zengin olsa zaten ne tarz fotolar iş yapar demez asdfhsd onun için bunlar yalan, asıl iş zenginlikte demenin soru sahibine faydası nedir. En güzel cevap sosyal ortamda çekilmiş fotoğraf bence de. Kızlı erkekli olması en iyisi.
+4
gabe h coud
(20.11.25)
(4)

KFC’de tavuk yok (Fransa)

michael_knight
Fransa, Belçika KFC’lerine gittim. Almanya da aynıdır diye düşünüyorum. KFC’de tavuk yok (but, göğüs gibi tavuk parçaları), mısır ekmeği yok, gravy sos yok, coleslaw bile yok. Kemiksiz çıtır, hot wings ve burgerler/dürümler var sadece. Bu çok büyük bir haksızlık, yanlışlık ve aymazlık. Diğer ülkeler
Fransa, Belçika KFC’lerine gittim. Almanya da aynıdır diye düşünüyorum.

KFC’de tavuk yok (but, göğüs gibi tavuk parçaları), mısır ekmeği yok, gravy sos yok, coleslaw bile yok.
Kemiksiz çıtır, hot wings ve burgerler/dürümler var sadece.
Bu çok büyük bir haksızlık, yanlışlık ve aymazlık.

Diğer ülkelerde durum nasıl?
+1
michael_knight
(19.11.25)
hollanda'da biscuit haric her sey var galiba. en azindan zinger, cesitli tavuk parcalari vs var. ama benim en sevdigim kfc urunu biscuit :(

edit: coleslaw ve gravy de yokmus. ama onlar ilgimi cekmiyor zaten.
+1
lemmiwinks
(19.11.25)
kanada'da but, kanat ne istersen var.
asiri yagli oldugu icin gitmiyorum ayri mesele.
0
cooperr
(19.11.25)
Baltık ülkelerinde mısır ekmeği ve coleslaw yok diğer hepsi var
0
suicides underground
(19.11.25)
Türkiye'de de eski parçalardan bir but kaldı, bir de kanat var. Onun dışındakiler kemiksiz göğüs parçalarının farklı şekildeki halleri.
Eski lezzetli parçalar yok.
0
burfak
(20.11.25)
(11)

Midye yiyip zehirlendiniz mi hiç?

makbur
Sözlükte baya tartışılıyor ve büyük bir hayretle izliyorum. Lise üniversite döneminde tam böyle çok afedersiniz hayvan gibi içip sictigimiz zamanlarda midye aşırı tüketirdik. Hatta bira içince direkt canım midye dolma çekmeye başlardi (pislik pisligi çeker minvalinde :)) fakat normal zamanda kesinli
Sözlükte baya tartışılıyor ve büyük bir hayretle izliyorum.

Lise üniversite döneminde tam böyle çok afedersiniz hayvan gibi içip sictigimiz zamanlarda midye aşırı tüketirdik. Hatta bira içince direkt canım midye dolma çekmeye başlardi (pislik pisligi çeker minvalinde :)) fakat normal zamanda kesinlikle canım istemezdi.

Yeme de şu şekilde olurdu, bir mekanda alkol alınır çıkışında da seyyar midyeciye rastlanıp adamla pazarlık yapılır ve tepsinin tamamı yenir :)) -nadiren şampiyon vs gibi yerlerde de yerdik-

Uzun zamandır yemiyorum ama baglayacagim yer, ben hiçbir zaman midyeden veya kokorecten zehirlenmedim.

Eminönü sahilde balık ekmek, Beyazıtta balık, sonra ne bilim tavuk dönerdi; şu an bildiğin disarda yemeye korkulacak her şeyi bolca tüketirdik..

Biz mi çok sansliydik zaman mi daha iyiydi vallahi bilemedim..
0
makbur
(19.11.25)
3 5 yilda bir midye yerdim. Cok da severim. Bir yaz ayvalikta midyeden zehirlendim ama boyle bir sey hic yasamamistim. Ölmek uzere oldugumu hissettim. Doktora gitmekten bile geri duran biri olarak sevgilime ambulansi ara dedim. Beynim ve elim kolum arasindaki iletim durmus gibiydi. Elimi kaldirmak istiyorum ama Beynim bu emri elime iletemiyodu.

Sonrasinda bi daha asla midye yemedim
+2
üğpoıuy
(19.11.25)
ben değil.

ama annem 2 sene önce ölüyordu. ölümün kıyısndan döndü. (gerçekten bu arada, mecaz değil)
1 sene önce de bir arkadaşım ölmedi, ama 3-4 defa hastanelik oldu. 15 günden fazla sürdü midye zehirlenmesinden kurtuluşu.

ben de 2 senedir hiçbir şekilde yemiyorum bu yüzden.
annem ölümden dönerken acildeki doktor, gıda zehirlenmesi ölümlerinin 3'te 2'sinin midyeden olduğunu da söylemişti bize.
+1
tchuck
(19.11.25)
eskiden dürüstlük daha ön plandaydı, insanlar yanlış iş yapmaktan korkardı şimdi yozlaşmışlık her sektörde, eski ile şimdiyi kıyaslamak yanlış olur. esnaf krizde yazarkasa falan fırlatıyordu hey gidi hey. restoran sahibi tanıdığım var çorbayı bile çalışana dağıtır ertesi gün tekrar yaparlardı, şimdi o çorbayı bitene kadar satıyorlar

midye ve kokoreç yolumun üzerinde 2 ayda 1 net yiyorum, kumpirde aynı şekilde bu kadar olaydan sonra daha almam sanırım, izmir çeşmede kumsalda gelen seyyar midyeciden senelerce yedik o da güneş altında bekliyordu saatlerce ama günlük olunca zehirlemiyordu sanırım işte esnaf esnaftı eskiden.
+1
eja
(19.11.25)
+bazi yiyecekleri bilmedigim yerden kesinlikle yemem. kokorec ve midye bunlara dahil.
+tavuk ise mumkun oldugu kadar disarda yememeye calisiyorum, yine eger cok cok tanidik bir yer degilse.
+yogun olarak turist avlayan yerlerden uzak durmaya calisirim.
+istanbul'da kazan dibi yedigim yer farklidir, lahmacun yedigim yer baskadir, balik icin birkac yere guvenirim, tavuk suyuna corba icecegim yer bile belli.
+bu mekanlarin hicbiri luks yerler degil, cogu esnaf lokantasi klasmaninda yerler.
+motoru bozdugum oldu ama benim bunyem hassas zaten. zehirlenip hastanelik oldugum hic olmadi.
+2
cooperr
(19.11.25)
Direkt zehirlenmedim ama ishal olmuştum. Sanki vucudum o yediklerimi atmak istiyordu bir an önce. Ondan sonra bir daha yemedim
+1
basubadelmevt
(19.11.25)
Bedava verseler yemeyecegim leş bir yiyeceği dışarıda da yememiş oluyorum
-3
artıküyeolmakistiyorum
(19.11.25)
bilindik bir avm'de öğle arası midye yiyen 8 iş arkadaşım hastanelik oldu.
ben de gayet iyi bir restorandaki isli midye'den zehirlendim. o günden beri yemem 3 sene oldu.
kardeşim de portekizde yediği oyster'dan felaket zehirlendi, hastane de kabul etmedi filan baya kötüydü.
+1
awlmi
(19.11.25)
Lise-üniversite zamanı midye ben de çok yerdim.

Bir kez midye ve karidesli makarna yemiştim, zehirlendim. Midye kabuklarıyla pişirilmişti. Ürtiker (kurdeşen) hastalığı geçirdim vücudumda kızarma ve kabarma oldu. Bu olay y.dışında yaşandı.

Çok severim ama uzun yıllardır midye hiç yemiyorum, karides de çok çok nadir. Midyenin kendisi sağlıksız bir besin olduğu gibi seyyar satıcılar acaba hangi koşullarda hazırlıyor hayal gücünüze bırakıyorum.
+1
Lethe
(19.11.25)
senelerce nerdeyse her hafta sonu yedim. ama hepsi aynı yerde balık pazarındaki golden kokoreç'te. hiç bişi olmamıştı. 5-6 senedir yemiyorum ama.
+1
spirit crusher
(19.11.25)
midyedeki zehirlenmesine benzer zehirlenmeyi vedat milor yaşamıştı. mideyede zehirlenme pirinçte sıkıntı olmadığı sürece, vücuttaki birikimle olur. kokoreçten zehirlenme zor gibi çünkü yüksek ısıda pişen bir şey ve dokunun öldüğü bir ürün. . eflasyonun bu kadar yüksek olduğu ülkelerde malzeme kalitesi düşer, satıcılar zaten dünden ucuz ve kalitesiz ürüne gönüllü.

yani enflasyon her şeyin suçlusu gibi görünse de, vicdan asıl suçlu olan.
+1
mikahakkinen
(19.11.25)
Midye gibi riskli yiyeceklerden uzak duruyorum. Midyeyi geçtim çok ucuz yerlerden çorba bile içmem. Önceki günden kalan yemekleri satıyor bir çok lokanta, restoran.
0
michael harddd
(19.11.25)
(4)

Aldatma İstatistiği

fyodor fyodorovic
son 1 sene içinde olan biten veya halihazırda devam eden, etrafınızda gördüğünüz, bildiğiniz, şahit olduğunuz kaç aldatma vakası oldu? ve bu vakalarda aldatan tarafın cinsiyet kırılımı neydi? aldatmaya giden yol okuldan mı iş yerinden mi yoksa online olarak mı geçti? teşekkürler.
son 1 sene içinde olan biten veya halihazırda devam eden, etrafınızda gördüğünüz, bildiğiniz, şahit olduğunuz kaç aldatma vakası oldu? ve bu vakalarda aldatan tarafın cinsiyet kırılımı neydi? aldatmaya giden yol okuldan mı iş yerinden mi yoksa online olarak mı geçti? teşekkürler.
0
fyodor fyodorovic
(18.11.25)
Çok sevdiğim bir arkadaşımın 18 yıllık eşi eskorta gitmek suretiyle aldattı arkadaşımı. Haysiyetsiz herif..

Başka da uzun zamandır aldatma hikayesi duymadım.
0
suicides underground
(18.11.25)
erkek eski sevgilisiyle aldattı
0
black holes in the sky
(18.11.25)
son 1 senede bildigim 2 vaka var.
biri erkek, karisi ve cocuklari turkiyede kendisi bir kadinla yasiyor yurtdisinda. nasil tanismis bilmiyorum.

bir de gecenlerde bir eleman karisini gym egitmeni ile basti, evleri ayirdilar. onlarda da cocuk var, hatun biktim degisiklik lazim artik falan demis. gym'de tanismislar.
0
cooperr
(18.11.25)
öhm. avukatım. bulunduğum şehir boşanma oranının en yüksek olduğu şehir. dolayısı ile yüzlü sayılarla ifade edeceğim boşanma davam oldu. bu davaların her ne kadar konusu zina olmasa da evlilik süreesince defalarca aldatma temeline dayanan davalarr hatırı sayılır bir oranda. mesleğin başında erkek aldatması vardı sadece. şu anda üçte biri gibi bi oranda kadınların da aldatması söz konusu. cinsiyet ayırdetmeden eskiden iş ve arkadaş çevresi etkiliyken, şu anda neredeyse tamamı sosyal medyadan bulunan birileri ile aldatma söz konusu. sayı gittikçe artıyor. felakat boyutta da diyebilirim. eyyorlamam bu kadar.
0
ground
(19.11.25)
(13)

Personeli işten çıkarmalı mıyım?

loch ness
Sevgili dostlarım. Avukat ve emekli vergi mahkemesi hakimleri ile birlikte çalıştığımız bir hukuk bürom var. Ticaret hukuku ve ceza ağırlıklı tarafa ben bakıyorum. Bir şirketler gurubu içinde benim için kurulmuş bir ofis ve bana atanmış bir asistan var. Asistanımdan kimse hesap sormaz. Dışarıdaki iş
Sevgili dostlarım. Avukat ve emekli vergi mahkemesi hakimleri ile birlikte çalıştığımız bir hukuk bürom var. Ticaret hukuku ve ceza ağırlıklı tarafa ben bakıyorum. Bir şirketler gurubu içinde benim için kurulmuş bir ofis ve bana atanmış bir asistan var.

Asistanımdan kimse hesap sormaz. Dışarıdaki işlerimizden ötürü karmaşıktır mesai düzenimiz. Ama benim depresif , üzgün, uykusuz olduğum bir dönemde, ne de olsa avukat bey işe geç geliyor diye düşünerek sürekli saat 09.45-10:30 civarında gelmiş. Son zamanlarda kendimi toparladım ve erken saatlerde işe gelip , mesai bitiminde de çıkmaya başladım, gece yarılarına kadar çalışmıyorum artık.

Ama bakıyorum ki beyimizde bu olay alışkanlık haline gelmiş, ofisimin önünde asistanın gelip kapımı açması için bekler pozisyona düştüm. Anahtarlarımı da alıp gitmiş çünkü.Uyarımı yaptım, gözleri doldu çocuğun, ama ileride en ufak bir rahatlama ibaresi gördüğünde yine disiplinsiz davranacağını düşünüyorum. Amacı beni toparlamak olan bir görevde, benimle birlikte dağılmaya ve tembellik etmeye yöneldiği takdirde hiçbir işlevi de kalmıyor. N'apalım, biraz zaman tanıyalım mı? Yoksa acilen gönderelim mi?
+1
loch ness
(18.11.25)
Uyarmışsınız zaten bence takip edin durumu.

Bence burada bakmanız gereken şey adam işini düzgün yapıyor mu? Geç gelme haricinde de işini de boşluyor mu? Eğer boşluyorsa direk gönderin.

Eğer bu durum haricinde çalışması düzgünse uyarıdan sonra kendisine çeki düzen vermesini beklerdim ben olsam.
+3
nuevo
(18.11.25)
uyarı yaptın sonucunu beklemelisin bence.
seni tanımış, düzenini görmüş hatta muhtemelen işi de öğrenmiş birisi. adam değiştirmek ciddi bir emek istiyor.
uyarının etkili olup olmadığına bak, tek seferde harcama, gerekirse düzeltmesi için emek harca (detaylı konuşma, bir uyarı daha vs)
+1
kisa
(18.11.25)
Hocam bu nasıl dil sonra diyorlar ki avukatlara karşı neden önyargı var. Dil ile bu kadar içli dışlı olan bir mesleğin içine sızan kibir dışarıdan komik görünüyor.

Orası profesyonel bir ortam bir yandan, sen de çalışana makul beklentilerini, iş yapış şeklinizi açıklarsın, yeniden bir çerçeve çizilir.
+1
grimavi
(18.11.25)
Çıkar tabii. En hayırlısı.
0
gabe h coud
(18.11.25)
@grimavi kibirli değil de sabrı taşmış gibi düşünebilirsin. çünkü inanılmaz bir esneklik ve anlayış gösterdim. saat 11.20'de arıyorum adam daha uykudan yeni uyanmış oluyor. işe geç geliyor, sebep; "kedilerim kavga etti" , işe geç geliyor , sebep; "kız arkadaşım trip attı" , işe geç geliyor , sebep; "kulağımda egzema vardı uyutmadı". yani anlayış gösterdikçe alay eder gibi bir pozisyon alıyor karşımda.
+2
🌸loch ness
(18.11.25)
Galiba gene depresif dönemdesiniz. Asistanın işe geç gelmesi işleri aksatıyor mu ? Eğer aksatmıyorsa bırakın modern kölelikte azıcık rahat etsin adam. Mesaiye kalırken sıkıntı yok, geç gelince lololo olmaz.
-2
kimlanbu
(18.11.25)
@kimlanbu -mesaiye kalma gibi bir durum yok ki. mesaiye kalan benim. tek başıma :) cumartesileri çalışmıyor. iş yoğun bir iş değil. hatta iş yoğun değil diye izin istediğinde, izin vermediğimde gergin gergin davranıyor. rahat battı diye düşünüyorum "kölelik"ten ziyade :)
+1
🌸loch ness
(18.11.25)
mesai kaçta başlıyor? 9'da mı? eğer öyle olduğunu varsayarsak trafik ve benzeri bir bahanesi yoksa uyarınızı yapmışsınız, bekleyin. hatta 9.15 gibi bir toplantı veya bir iş verin ve tavrını izleyin. toplantıya geliyor mu işi yapıyor mu izleyin.

uyarıya rağmen yine aynı alışkanlıklara devam ediyorsa yolları ayırmakta fayda var.
0
false pretension
(18.11.25)
Mesai 08:30'da başlıyor 18:30'da bitiyor. ne de olsa yöneticim görmüyor mantığıyla geç gelmiş hep. ama son zamanlarda dozu o kadar arttı ki artık gözüme sokuluyor gibi.
+1
🌸loch ness
(18.11.25)
Bence çıkarın şansını fazla zorlamış. Para veriyorsunuz ve hizmet almak hakkınız.
+1
enteg
(18.11.25)
ilk uyari yapilmis.
ikinci uyariyi da yaparim gerekirse.
3.yu yapmam.
0
cooperr
(18.11.25)
en sevmedigim insan tipi, uyarilmasina ragmen arkanizi donunce kaytarmaya yer arayan profil. isleri aksatmiyor olsa cok dert degil ama kapi onunde pasamin gelmesini beklemek zorunda olmamalisiniz.

benim bu islere bakis acim biraz profesyonel/kalpsiz. zira siz kendi isinizi benzer performansla yapiyor olsaniz sizin isvereniniz sizi aninda postalar.

ben sizin konumunuzda olsam uyarinin ciddiyetini anladigindan emin olurdum, bir nevi "ultimatom" gibi. "ya uyariydi cok ciddi degildi" gibi dusunmesin ki sonra surpriz olmasin.

sonraki adimda hic yuz goz olmaz isten cikarirdim, cikartirken de son paragraftaki cumlenizi soylerdim: amacı sizi toparlamak olan bir görevde, sizinle birlikte dağılmaya ve tembellik etmeye yöneldiği takdirde asistana ihtiyac kalmiyor. cumle yalan degil, yanlis degil.
+3
adrianapole
(18.11.25)
Anlayışlı davranın, hayat herkes için zor, onu o karakteriyle olabildiğince kabul etmeye çalışın.
-1
konsomatrix
(19.11.25)
(19)

Hamile eşim

camlicagazoz
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detay
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.

İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?

Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detayli ultrasonu 22 haftada yaptirdik. Onda da her sey normaldi.

Morallerinizi bekliyorum.
+2
camlicagazoz
(17.11.25)
benim kız 2.650 doğmuştu. bir biftek gbi bir şey verdiler elime.dedim bu nasıl büyüyecek yahu.
şimdi 10 yaşında dünya güzeli bir kızım var.
minyon olacak.annesinin boyu kaç mesela.
+13
jamswety
(17.11.25)
Doktorunuzu değiştirin. Nasıl bir hasta bilgilendirmek o öyle.
+6
Mirket
(17.11.25)
Ben minyonun. Benim annem babam kardeşim minyon. Eşim de kendi ailesinin en minyonu. Yani birde down sendromlu falan olur mu ki diye düsündüm. Internette öyle şeyler de yaziyor. Eşimin boyu 1.63. Ben 1.70
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
Merhaba inşallah sağlıkla kucağınıza alırsınız. 2750 o hafta için bence de iyi. Detaylı ultrasonda bir sorun çıkmadıysa ve bu haftaya kadar da her şey normal geldiyse sorun yoktur bence. Kilo ölçümü bile yüksek doğrulukta yapılamazken bacak ölçüsü almak da ne bileyim:). Down sendromu da ultrasonda çok belirti veriyor, birinden biri illa ki hekimin gözüne çarpardı bence o konuda da rahat olmak lazım.
+1
eisberg
(17.11.25)
Bu arada ense kalinligi da 1.6 çıkmıştı.
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
bizim doktor kız demişti erkek çıktı, pembe bir sürü kıyafetle takıldı 6 ay. bacak dediği pipi olmasın :)))
0
yeahbutso
(17.11.25)
Abi benim anneme de doktor senin oğlanın kafası büyük demiş.
Annem de tabi uzaylı gibi kabuslar görüyor yani koca kafa diyince. Doktor sonra "ya kocanın kafasına bak, böyle heriften ufak kafalı çocuk mu çıkar" demiş.

Yani komple minyon aileden shaq çıkacak değil.
Şimdiden sağlıklı büyüsün, mutlu olsun.
+3
logisticsmanager
(17.11.25)
37+4 zaten her an doğabilir bu saatten sonra ne değişebilir ki.. canınızın sıkılmasını anlıyorum ama bir şey olsa belli olurdu önceden.

Bu arada oğluma hidrosefali teşhisiyle 32. Haftada gebeliğe son verme kararı almıştı meşhur pahalı özel hastane.. 36+3de doğdu sapasağlam çocuğum çok şükür.

Bebeğiniz sapasağlam doğacak merak etmeyin.. bir an önce sağlıkla kavuşmanızı dilerim.
-1
suicides underground
(18.11.25)
bize de kordon kisa normal dogum cok zor denmisti, cocuk normal dogdu, kordon da baku ceyhan boru hatti gibiydi, hatta ben keserken zorlandim.

ozetle salla gitsin, hayirli olsun..
0
cooperr
(18.11.25)
@mirket +1. sağlıklıca doğacak bir sıkıntı var ise de doğduğu gibi müdahale edilir.
0
mikahakkinen
(18.11.25)
cihazlar ortalama sonuç veriyor. yarın farklı bir hastanede farklı bi cihaza girseniz farklı sonuçlar alırsınız.
bence doktorla arada bi iletişim kopukluğu olmuş. yani doktor o an bacakları uzun gibi de diyebilirdi. boyuna dair bi yorumda bulunmuş. kısa : kötü olarak algılayacağınızı düşünmemiş.

bebek de minyon doğacak gibi görünüyor. 41. haftada doğup da 3 kilo altında olan bebek biliyorum. zaten 2500-4000 arası normal kilo aralığı kabul ediliyor. hatta bi doktor videosu izlemiştim. 2500 gr doğan bebek ile 4000 gr doğan bebeğin doktor açısından hiçbir farkı yoktur, ikisi de sağlıklı doğum kilosu olarak kabul edilir diyordu.

hah buldum işte. bu adamın videolarını izleyerek geçirmiştim hamileliği ya.
www.youtube.com
0
elorelia
(18.11.25)
bizimki de öyleydi şimdi tosun gibi oldu maşallah. ilk başta öyle olan çocuklar sonra daha hızlı toparlıyor tontiş oluyorlar. hiç endişe etmeyin.

düzenli doktor konrollerinizi ihmal etmeyin yeterli. endişe edecek birşey yok.
0
psmstc
(18.11.25)
Bizim dana 2.450 doğmuştu. 24 yaşında gayet sağlıklı.
+1
ground
(18.11.25)
benim doktor 2 kg doğacağını öngörüp 8 ayda acil sezaryene aldı, bebe 3.2 kg doğdu. başka bi doktor da aynı şeyi söylemişti, yok kg almıyo, karnında gelişmiyo bu bebek falan. hamile görünmüyordum, problem oydu bence (neremde saklayabildim ben de bilmiyorum) ve bebeğin gelişmediğine yordular halbuki çok sağlıklıymış.

özetle oluyor böyle şeyler.
0
deartheodosia
(18.11.25)
internet okumayın böyle konularda. sağlıkla kucağınıza alın.
0
summerjam0306
(18.11.25)
%99.9 hiç bir şey çıkmıyor o ultrasonda görüp kaygılandığınız şeylerden. gerçekten kaygılandıracak şeyleri gebelik bu kadar ilerlemeden doktorlar söylüyor zaten. siz istemeseniz de söylüyorlar.
0
kaptan maydanoz
(18.11.25)
anne karnında basküle koyup tartacak hali yok. birkaç temel ölçü var, baş çevresi, karın çevresi, femur uzunluğu. bu ölçüleri girince alet hesaplayıp ortalama bir ağırlık veriyor. muhtemelen pozisyonundan ya da el becerisinden femur uzunluğunu kısa ölçtü, ağırlığı da düşük çıktı. açıklamak için de bacakları kısa dedi.

26. hafta olmuş, endişelendiğiniz anomaliler daha gebeliğin başında tespit ediliyor günümüzde. hele ayrıntılı ultrasona da girdiyseniz down sendromu gibi durumlardan endişe etmenize gerek yok.

öyle anası kısa babası kısa diye kısa boylu olacak diye de bir şey yok. o da belli olmaz.

hiç merak etmeyin. sağlıkla kucağınıza alın.
0
kibritsuyu
(18.11.25)
Herşey normal bizimkide küçük doğdu Allah sağlıklı bir ömür versin tebrik ederim şşmdiden
0
basond
(18.11.25)
Gebeliğimin 34.haftasında (son kontrolde 2200 gr ölçülmüştü) bebekte gelişim geriliği var, muhtemelen engelli denildi. Yapılan ölçümde 1800den başlayıp 1600e kadar indiler. 3 ayrı hastane 5 ayrı doktor gördü. En son 39. haftada apartopar yoğun bakım ve küvöz olan bir hastaneye acil sezeryan denilerek sevkim yapıldı. Saat 1de 2400 ölçülldü, 2100 doğarsa küvözden yırtabilir ama engeline bir şey diyemeyiz dediler. Saat 4te yapılan sezeryan sonrası 2780 gr ile sapasağlam doğdu bebeğim ve o gün o hastanede doğan en tombul(!) bebekti. Yaklaşık 1 ay yaşadığım şoku, acıyı, endişeyi bir ben bilirim. O kadar doktor cihaza rağmen yanlış ölçüm. Şimdi 9 yaşında oğlum. Dehb teşhisi hariç sapasağlam. Onun da doğumla bir ilgisi yok malum.

Sağlıkla alın kucağınıza.
0
strawberry first
(19.11.25)
(2)

Ortaokul ogrencisine laptop secimi

mbond
Cok pahali olmayacak sekilde Apple olmayan bir bilgisayar bakiyoruz. Birkac opsiyon buldum ama bunlar ne derece idare eder, parasina deger mi bilemedim. 10 yaslarinda kiz cocugu okul projelerinde vs kullanacak. Tabii asagidakilerin ikisi de is gorur ama hemen 1-2 sene icinde cok asiri da yavaslamasi
Cok pahali olmayacak sekilde Apple olmayan bir bilgisayar bakiyoruz. Birkac opsiyon buldum ama bunlar ne derece idare eder, parasina deger mi bilemedim. 10 yaslarinda kiz cocugu okul projelerinde vs kullanacak. Tabii asagidakilerin ikisi de is gorur ama hemen 1-2 sene icinde cok asiri da yavaslamasin mesela.

AMD islemcili soyle bir Lenovo var; 399 euro.
www.mediamarkt.nl

Bir de boyle bir Intel var Asus marka; 529 euro,
www.mediamarkt.nl

Bunlari bulmam konuya hakim oldugumdan degil, rastgele uygun fiyatli birseyler bakinca karsima ciktilar. Bambaska tavsiyelere de acigim.
0
mbond
(17.11.25)
Amazon Hollanda mağazasına girin, Lenovo'nun Intel-i3 veya Intel-i5 işlemcili modellerini inceleyin. En az 16 GB RAM ve en az 256 GB SSD kriterlerini de dikkate alın. Sonrasında taşınabilirliği göz önünde bulundurun, ince ve küçük bir modeli bütçenize göre belirleyip satın alabilirsiniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(17.11.25)
10 yasindaki cocuga ben asus vivobook aldim, amd islemcili. en ucuz laptoplardan biriydi ama en ucuzu degildi. 1 senedir kullaniyor sikinti yok.
0
cooperr
(17.11.25)
(4)

İdam mahkumunun son isteği

yurtsuz john
Ne isterse yerine getiriliyor mu? Levent Kırca'nın şu skecini izleyince aklıma geldi. https://youtu.be/wo1G8uXGRWU?si=Ilp1vQZU0VPASV86&t=20Oklahoma bombacısı Timothy McVeigh ölmeden önce 1 kilo naneli dondurma istemiş ve yerine getirilmişti. Tek bunu hatırlıyorum.Ben mesela asılmadan önce Blue Label
Ne isterse yerine getiriliyor mu? Levent Kırca'nın şu skecini izleyince aklıma geldi.

youtu.be

Oklahoma bombacısı Timothy McVeigh ölmeden önce 1 kilo naneli dondurma istemiş ve yerine getirilmişti. Tek bunu hatırlıyorum.

Ben mesela asılmadan önce Blue Label viski ve oryantal istesem kabul edilir mi?

Sorum idamın olduğu tüm ülkeler için geçerli.
0
yurtsuz john
(17.11.25)
kulaktan dolma bilgi: abdde bir eyalette yerine getiriliyormuş ama bir mahkum istediği yemeği yemedikten sonra kaldırılmış. o gün yemekhanede ne varsa o veriliyormuş.
0
inheritance
(17.11.25)
abi siz ai kullanmiyormusunuz?

İdam Mahkumunun Son İsteği
Son isteklerin yerine getirilip getirilmemesi ülkeden ülkeye, hatta aynı ülke içinde eyaletten eyalete değişiyor.
Genel Durum
ABD'de: Çoğu eyalette son yemek geleneği vardır, ancak genellikle sınırlamalar vardır:

Bütçe limiti var (genellikle 20-40 dolar arası)
Alkol kesinlikle yasak - güvenlik nedeniyle
Makul ve elde edilebilir olmalı
Bazı eyaletler (örneğin Texas) 2011'den beri özel son yemek talebini tamamen kaldırdı

Timothy McVeigh'in dondurma isteği yerine getirilmişti çünkü basit, ucuz ve zararsızdı.
Sizin Örneğiniz
Blue Label viski ve "oryantal" isteğiniz büyük ihtimalle reddedilir:

Alkol: Hiçbir yerde kabul edilmez - güvenlik riski
Cinsel içerikli talepler: Etik ve güvenlik nedeniyle reddedilir
Bütçe: Blue Label çok pahalı

Diğer Ülkelerde

Çin, İran, Suudi Arabistan: Genellikle böyle gelenekler yok
Japonya: Çok sınırlı, genellikle standart bir yemek
Endonezya: Değişken uygulamalar

Özet: Son istekler genellikle sadece makul, zararsız ve bütçe dahilinde yiyecek-içecek ile sınırlıdır. Alkol, uyuşturucu, silah veya cinsel içerikli hiçbir talep kabul edilmez.
-9
nuevo
(17.11.25)
@nuevo’nun verdiği bilgiler doğru.

Son istek çoğu ülkede son yemek olarak değerlendirilip belli bütçe ve imkan kısıtlamaları dahilinde yerine getiriliyor.

ABD’de hatırlamadığım bir eyalette idam mahkumu pahalı bir yemek sipariş edip yemediği için son yemek uygulamasının kaldırıldığını okumuştum. Bu tip istisnalar mevcut. Bu bilgilere ABD dışındaki ülkeler bakımından ulaşmak pek kolay değil. ABD için ise Wikipedia güzel bir kaynak.

Alkole dünyanın hiçbir yerinde izin verileceğini sanmıyorum. Yine oryantal vs cezaevinin düzen ve işleyişine aykırı hiçbir şeye dünyanın hiçbir yerinde izin verilmez.
0
10551037
(17.11.25)
@nuevo

AI kullanmak istemedigimiz icin burdayiz coco.
+3
cooperr
(17.11.25)
(6)

Vize istemeyen bir ülkede Christmas Market var mı?

winston insani
MerhabalarChristmas Market konseptini ilk defa duydum ama hep vize isteyen ülkelerde kuruluyor galiba, vize istemeyen bir ülkede de oluyor mu bu tarz bir etkinlik?Belki uygun bir bilet bulup kaçabiliriz aralık ayında diye sormak istedim.
Merhabalar

Christmas Market konseptini ilk defa duydum ama hep vize isteyen ülkelerde kuruluyor galiba, vize istemeyen bir ülkede de oluyor mu bu tarz bir etkinlik?

Belki uygun bir bilet bulup kaçabiliriz aralık ayında diye sormak istedim.
0
winston insani
(17.11.25)
Gürcistan'da var ama biraz geç oluyor bakarsınız tarihlerine. Vize istemeyen doğu Avrupa ülkelerinde de var diye biliyorum
0
mezzosprite
(17.11.25)
Belgrad, Tiflis, Batum aklıma gelen şehirler. Buralarda kuruluyordur diye düşünüyorum. Ama bu ülkeler ortodoks olduğu için yapmıyor ya da farklı tarihlerde yapıyor olabilirler. Gidenler daha doğru yazabilirler.
0
elektr10
(17.11.25)
Christmas market Turkiye'de bile olduguna gore Schengen'e dahil olmayan Avrupa ulkelerinde de vardir diye tahmin ediyorum.
+1
Sour
(17.11.25)
Hayır. Vizesiz ülkelerden hiçbirinde aradığınız gibi bir Christmas Markt yok.




(Cevap vermekle uğraşmazlar ama beni haksız çıkarmak için birisi uğraşıp yazar şimdi doğrusunu :)
0
michael_knight
(17.11.25)
vize ile christmas market arasinda neden bir baglanti kuruyoruz anlamasi guc.
musluman ulkeyse yoktur, degilse vardir.
-9
cooperr
(17.11.25)
Tiktok’ta @hahangunn adlı hesap “vizesiz gidebileceğiniz en iyi 5 Christmas market “ diye bir post paylaşmış. Karşıma çıkınca sana yazmak istedim.

Link vermiyorum çünkü tiktok linki verince kullanıcı adım görünüyor.
0
michael_knight
(19.11.25)
(12)

Kişisel Sınır İhlali

parcaliham
Gece gece aklıma takıldı.10 kişinin 2-3 hafta kaldığı yurtdışında bir yerdeyim. Bu kişiler birbirini tanımıyordu. Neyse, pazar günü ortak yemek yapmak durumunda kaldık. Ben erkek kişisiyim. Mutfaktaki tezgahta 3 kişi yemek yapmaya çalışırken ben de tezgahın hemen üstündeki baharatlık bölümüne erişme
Gece gece aklıma takıldı.

10 kişinin 2-3 hafta kaldığı yurtdışında bir yerdeyim. Bu kişiler birbirini tanımıyordu. Neyse, pazar günü ortak yemek yapmak durumunda kaldık. Ben erkek kişisiyim. Mutfaktaki tezgahta 3 kişi yemek yapmaya çalışırken ben de tezgahın hemen üstündeki baharatlık bölümüne erişmem gerekiyordu. Bir süre bekledim. Sırtı dönük çalışan üç kişi vardı önümde, araya sıkışıp baharatlığa uzandım. O sırada 'bir sn' falan dedim ve elimle bana çarpmamaları için kendisini trans birey olarak tanımlayan erkek kişisinin omzuna hafifçe dokundum.

Benim temasımla birlikte hemen kendisini geriye attı ve garip bir şekilde titredi. Ona döndüm, özür diledim. İyi misin? dedim. İyiyim, kusura bakma gibi bişey dedi. Ben de çok uzatmadan baharatımı aldım, ayrıldım. Herkes mutfakta yemek yerken bu arkadaşımız salona geçti ve tek başına salondaki koltukta bir süre oturdu. Biraz yalnız kalmak istiyorum dedi yanındaki kişiye. Ben de giderken uzaktan iyi geceler diledim. O da iyi geceler dedi ve çıkıp gittim ortak alandan.

Aklıma takıldı. Dokunarak sınırını mı ihlal etmiş oldum? Hata bende mi? Gidip konuşayım mı yoksa olayı büyütmeyeyim mi?
0
parcaliham
(17.11.25)
hic bulaşma
+4
oscar
(17.11.25)
Trans diyorsunuz, büyüdüğü/yaşadığı yere göre değişir elbette ama geçmişinde fiziksel şiddetle karşılaşmış olma ihtimali yüksek. Tepkisinin ardında bir travma olabilir. Neden öyle tepki verdiğini kesinlikle sorgulamadan, fazla büyütmeden kısaca tekrar özür dileyip bundan sonra daha dikkatli olacağınızı söyleyebilirsiniz bence.
+2
kobuzchu kiz
(17.11.25)
konuşursan büyüyecek gibi.
+2
antihero
(17.11.25)
kişisel geçmişi nedeniyle tetiklenmiştir +1
"Bulaşma" diyenlere bakmayın, onlara göre 'anaakım olmayan insan=arıza' ve duyguları önemsiz. Buna takıldığınıza göre siz öyle değilsiniz. Uygun bi zamanda konuşun bence, "seni rahatsız ettiğimi hissettim, niyetim bu değildi düşünemedim özür dilerim" gibi sade bi şekilde
Edit: Özür dilemişsiniz gerçi zaten. Bu durumda çekimserliği devam etmezse bi şey yapmaya gerek yok bence. Devam ederse konuşulabilir "bi sorun varmış gibi hissediyorum, bu da beni üzüyor" gibi
+1
mezzosprite
(17.11.25)
Erkek kişisiyim ve temastan hiç hoşlanmam

Erkek kadın farketmiyor

Sınır ihlalini geçmiş, temas etmişsiniz. Sınır ihlali, yakınlaşmada başlar.

Bence kendinizi şu aşamada açıklamanız daha da kötü bir duruma sokabilir durumu.

- ben erkeğim kadınlar hoşlanıyorum derseniz, net şekilde karşınızdakini tercihine göre yargılamak olur.

- özür dilerim derseniz, net şekilde 2.kez olması dikkat çeker ve ilgi uyandırır.

Suyu bulandırmayın, iletişim kurulursa özür dileyerek ve niyetinizi açıklayarak anlatın. Şahsen ben 'kız arkadaşıma da anlattım ve o da sizden tekrar özür dilemem gerektiğini söyledi. Bu fısatı bulabildiğim için sevindim, yakında evleneceğimiz için herkesin güzel dilekleri ve iyi bakışlı kalpleri bizim için önemli' gibisinden birşey derdim ki red flag olduğum anlaşılsın.
-4
baldan kaymak
(17.11.25)
hiç bulaşma. belliki sorunlu bir kişilik. Geçmişte kafasındaki bir şey tetiklenmiştir. yaptıgınız hareketin olumsuz hiç bir tarafı yok. üstüne üstlük özür de dilemişsiniz.
siz işinize bakın
0
limonlu eksi
(17.11.25)
uyarı seslenme amaçlı omuza dokunmak ihlal anlamına gelmez.
-1
ground
(17.11.25)
tam bir drama queen, uzak dur diyaloğa girme.

yemek yapılan ve dip dibe olan bir ortamda bir insanın omzuna nazikçe dokunmak rahatsız etmez. etse de tepkisi bu olmaz. bu tavırlar kurban rölüne bürünüp alttan alttan ilgi bekleyen birine işaret ediyor.
-1
orpheus
(17.11.25)
bir şey yapmanıza gerek yok bence de, zaten o anda özür dilemişsiniz ve bilerek özellikle yaptığınız bir şey değil, konuşursanız o kişinin bunu yeniden düşünmesi ve olayı tekrar yaşamasına neden olabilirsiniz gibime geldi. bence eşelemeye gerek yok, o kişi travması varsa bile bunu kendi kendine düşünerek ego savunma mekanizmalarını harekete geçirerek atlatacaktır.
0
Sadece soruyorum
(17.11.25)
bu kadar hassas olmaya gerek varmı gerçekten. salla gitsin. kendi travması ile yaşasın.
0
gercekdunya
(17.11.25)
Genel olarak bir şey yapmamaya ve onun davranışlarını gözlemlemeye karar verdim.

Açıkçası 'bana izinsiz dokundu' cümlesiyle karşılaşacağım diye çekindim. Ayrıca travmasını tetiklediysem de üzülürüm yani.
0
🌸parcaliham
(17.11.25)
"temas yakınlaşmada başlar." yorumunu gordukten sonra 40 yasina kadar sansa yasamisiz diyorum. :D sanki ortadogu degil isvec'te yasiyoruz.

yaw salla gitsin, "herkesi mutlu edemezsin, cunku pizza degilsin"
0
cooperr
(17.11.25)
(2)

Araç kamerası ikilemi

dilemma of subscribtionability
Viofo düşünüyordum ama `fitcamx` diye bir şey var, direkt aracın ayna arkasındaki kamera/sensör kutusuna entegre edilebiliyor. Ön kamera hem camda ekstra yer kaplamıyor, hem de döşeme içi kablo dolandırmak gerekmiyor. (Arka kamera için her türlü gerekiyor) Kafam karıştı. Hangisini almalı? (Meret Tür
Viofo düşünüyordum ama fitcamx diye bir şey var, direkt aracın ayna arkasındaki kamera/sensör kutusuna entegre edilebiliyor. Ön kamera hem camda ekstra yer kaplamıyor, hem de döşeme içi kablo dolandırmak gerekmiyor. (Arka kamera için her türlü gerekiyor) Kafam karıştı. Hangisini almalı? (Meret Türkiye'de yok her yerde ama yurtdışından alacağım alırsam)

Bir de olur da Viofo alırsam, İstanbulda bunun kablolarını perde airbaglerin açılışına zarar vermeyecek şekilde özenli montajını yapan, titiz, hassas bir yer var mı?
0
dilemma of subscribtionability
(15.11.25)
ben sadece one takiyorum, aynanin arkasinda gizli vaziyette.

kabloyu camin ustunden geciriyorsun sonra A sutunundan asagi, sag sutun mu yoksa sol mu o sigorta kutusunun nerde olduguna bagli. ordan da sigorta kutusuna bagliyorsun. cok bir numarasi yok, youtube videolari izleyerek hallettim.

sutuna tutturulmus kablonun airbag'in patlamasini onleme imkani yok, ac airbag nasil patliyor bir izle, kabloyu epoxy ile yapistirsan bile yine de soker atar. cam patlatan bir mekanizmadan bahsediyoruz..
+1
cooperr
(15.11.25)
Ben her türlü Viofo alırım ,black fridayi bekliyorum.
Fitcamx dizaynından dolayı benim de dikkatimi eçkiyor ama özelliklerine göre çok yüksek fiyattan satılıyor,sadece gizlenebildiği için.Yüksek sıcaklıkta aracın dikiz aynasına,sensörlerine zarar beri mi?bilemiyorum.
Viofonun (a229 mesela) gps,kapasitör,daha yüksek hafıza kartı takılabilmesi vs. gibi özellikleri ile öne çıkıyor.Ayrıca bu tip ürünlerde yazılım desteği de önemli.Viofo sürekli güncellemeler çıkarıyor.
2012 den beri viofo kullanıyorum,arada bir kez Mini markasını kullandım.Şimdi yine Viofoya dönücem.
Kadıköyde Ünlü Otomotiv-Necati Ünlü var.Biraz tuzlu ama çok titiz çalışan bi abimiz,ben trdeyken arabanın tüm ince işlerini (kamera,ses tesisatı) ona yaptırırdım,her zaman da memnun kaldım.
0
arenas
(15.11.25)
(14)

Türk dizilerinde neden yaşlı adam genç kız partner seçiliyor

darkwizard
40-45-50 yaşında adamların 20-25 yaşında sevgilisi oluyor bu gibi yozlaşmalar neden müdahale edilmiyor.
40-45-50 yaşında adamların 20-25 yaşında sevgilisi oluyor bu gibi yozlaşmalar neden müdahale edilmiyor.
-8
darkwizard
(14.11.25)
'Neden empoze ediliyor?' şeklinde bir soruya mutabık olurum ama 'yozlaşma' tanımlamasına katılmıyorum.

Ayrıca müdahale, reyting düşmesiyle olmalı. Sansür mekanizması mı olsun yani? Sansür komisyonları mı kurulsun 21. yüzyılda?
+1
Mirket
(14.11.25)
zengin güçlü erkekler de gerçek hayatta da genç olanı tercih ediyor zaten. tutarsızlık ve yozlaşma yok.
+1
hold the door
(14.11.25)
izlettirmek için,
guzel kadin, yakisikli erkek,
tüketen toplumun tüketen dizileri.
0
designer
(14.11.25)
tv kumandasının tuşuna basarak bu durumdan kolayca kurtulabilirsin. sansür hepsinden daha büyük bir yozlaşma ve ayıptır.
+4
yurtsuz john
(14.11.25)
yasitiyla evlenmis, yakasik 15 senedir evli olan birisi olarak, zaten dogrusu bu diyorum. kadin erkek arasinda kilciksiz 10 yas olmali.

40 yasinda adam diyelim, yeni yeni paraya ulasmaya baslamis aile kurmak istiyor, coluk cocuk pesine verecek. ne yapsin gidip yasitiyla evlenip, biyolojik saat diye birsey var.
-5
cooperr
(15.11.25)
www.themarysue.com
Bu sadece Türkiye'ye özgü ya da yeni bir şey değil. Fakat bununla mücadele için sizi sansürcülüğe değil, feminizme bekleriz.
+3
kobuzchu kiz
(15.11.25)
Bu dünyadaki olağan bir gerçek. Monte Carlodaki zengin dedeler de 20 yaşındaki kızlarla geziyor. Empozeye gerek yok, insan birbirine benzer.
-1
mikahakkinen
(15.11.25)
çünkü çatışma lazım hikayede herkesin bi sosyal yargıç olup insanlar hakkında hüküm vermesi lazım ki haklı çıksınlar
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
Geçen bir haber gördüm. Zamanında James Bond'u oynayan aktörlerden biri kızı yaşında aktris ile sevgiliyi oynaması istenince kabul etmemiş. Daniel Craig'e de yaşlı bir kadınla oynamak nasıl gibi bir şey sormuşlar. Yaşlı kadın da Monica Belluci bu arada. Craig, Bond ile yaşıt ne var bunda demiş.

Bu yaş farkını yapımcılar talep ediyor sanırım. Yapımcı da parasına bakıyor. Sonuçta iş seyircide bitiyor. Sen izliyorsun ki o film veya dizide 50 yaşında adam kızı yaşında aktris ile aşk yaşıyor. Toplum böyle ilişkileri ayıplar ama bilinçaltı mı artık iki yüzlülük mü neyse ekranda görmeyi seviyor.
0
gnosis
(15.11.25)
toplumun böyle şeyleri ayıpladığını kim nasıl iddia ediyor bilemiyorum
toplumda ancak çok iyi eğitimli, kültürlü, kentli, kadınları 2-3 kuşaktır aile işi harici maaşlı çalıştığı vb. bir kesim için böyle yaş farkları abestir, yanlıştır.

kalan toplum için, yani toplumumuzun epeyce büyük bir bölümü için bu yaş farkları normal, her yer ekşi evreni gibi değil zira.

hatta şu anda daha da normal
zira 30-40 sene önce yani daha kitleler şehre taşınmadan ve adapte olmadan önce, erkekler askere gitmeden önce nişanlanıp gelir gelmez de evleniyorken 18-19 yaşındaki çocuğa ne kadar küçük kız "alabilir"din zaten? yaş farkları mecbur en fazla 2-3 olabiliyordu. istesen de olamıyordu yani yaş farkı. ancak 2. evlilikte.
ilk evlilikte ciddi bir yaş farkı olabilmesi için adamın askerden epey epey bir zaman sonra (mesela 10 yıl sonra, 30 yaşlarında iken evlenmiş olması lazım ki 18-20 yaşında biriyle evlenince yaş farkı oluşsun, mesela, bu da süpheli niye evlenmemiş o zamana kadar derlerdi anadoluda. çerkesler filan hariç o yaşlara kadar evlenmeyen insan yok ki o zamanlar. (okuyan, geç evlenen kesim küçük bir azınlık)

ama şimdi öyle değil evlenme yaşları ilerledi. üniversite biter bitmez işi bulup, aşık olup evlenmiyorsa (1. dalgayı kaçırdıysa yani) şayet erkek 33-38 gibi yaşlarda gayet de 20-22 yaşında kızlarla evlenebiliyor bu da son derece normal görülüyor. benim etrafımda muhafazakar anadolu illerinde sıradan düz memur, öğretmen, mühendis bi dolu adam var 35-40 yaşa yakınken 22-23 yaşta kızlarla evlendiler. dümdüz adamdı bunlar. kızlar genel olarak da çalışmıyor ,okumuş ama atanamamış ya da evlenince işi bıraktı filan.

hele hele dizilerdeki o zengin, okumuş, ultra kaslı ya da ağa mağa olan abilerimiz zaten alfa alfa karakterler, 15 yaş küçük de yazarlar harem de kurarlar onlara, çok öyle kimse de ayıp karşılamaz çünkü o erkeğe gayet hak görür.
-4
subcomponent
(15.11.25)
@subcomponent, köyünden çık.
+3
deartheodosia
(15.11.25)
Kimse 25 yaşındaki kızı yaşıtı yerine 40 yaşındaki adamla evlensin istemez. Parası, malı mülkü varsa onay verirler. Zaten 25 yaşındaki de 40 yaşındakine bakmaz. Yeterince para yaş, eğitim, kültür, kondisyon farkını ortadan kaldırır. Paranın miktarına bağlı olarak her olumsuzluk aşılır, her sorun çözülür.
Not: Abba'dan Money Money Money hepimize gelsin:
"I work all night, I work all day to pay the bills I have to pay
Ain't it sad?
And still there never seems to be a single penny left for me
That's too bad
In my dreams I have a plan
If I got me a wealthy man
I wouldn't have to work at all, I'd fool around and have a ball"
+2
gnosis
(15.11.25)
yozlaşma değil ki bu. tüm dünyada bu durum normal. yaşı geçmiş yalnız kadınlar dışında kimse dert etmiyor bunu. erkeklerin yüzü, duruşu, karakteri zaten 35ten sonra oturuyor. kadınlarda ise tam tersi.
-4
abelardo
(15.11.25)
@deartheodosia, evet Monaco'nun tümü de bizim köylü, sizi de bekleriz.
0
subcomponent
(15.11.25)
(15)

2010 öncesinde kumpirci var mıydı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.11.25)
2000 öncesi vardı. 90'larda Sirkeci'de yerdik. "Asıl Ortaköy'de yiyicen" derlerdi. Galleria'da da vardı o yıllarda. Muhtemelen 80'ler öncesi de vardır.
+5
yadigar
(14.11.25)
kumpir 90 larin basinda ortaya cikti. ilk ciktigi yer de ortakoy. o yuzden orasi kumpirci dolu.
+2
nuevo
(14.11.25)
Lambada çıkıp patladığı sıralar (sanırım 89) atakule'nin bodrum katında, kule çıkış asansörünün orada kumpirci vardı. Kumpir denen şeyi orada gördük, hayatımızın ilk kumpirini orada yedik.

Lambada patladığında atakule'deki kasetçiden aldığımız lambada kasedi benim kafamdaki en net işaret.
+3
kibritsuyu
(14.11.25)
bakırköy - osmanlı kumpir.
dün gibi aklımda
+1
kornisch
(14.11.25)
İlk kumpiri 91 de Ortaköyde yedim. Öncesini bilmiyorum
+1
kisa
(15.11.25)
ben de soruya kaynak yapayım: 20-30 sene önce yediğiniz kumpirler de günümüzdekiler gibi salam, sosis, ketçap mayanoz gibi şeyler içeriyorlar mıydı yoksa daha yenilebilir ve tercih edilebilir türden miydi?
+1
biseysorcaktim
(15.11.25)
90'larda da kumpir vardı.
Sıcak patatesin içine önce kaşar peyniri, sonra Rus salatası konurdu. Daha sonrası isteğe bağlıydı. Turşu, salam, sosis vs.
Öğrencilerin yoğun olduğu bölgelerde, dükkanlarda, hijyenik olarak yapılırdı.
+2
pro9it9is9
(15.11.25)
80’lerin sonu 90’ların başında çıkmış olmalı. Eskiden merak edip araştırmıştım.

Aklımda kaldığı kadarıyla ingilterede bunu görüp bize uygun hale getirip yapıyor bir dükkan ve sonra yayılıyor. Hatta o dükkanın adı mı kumpirdi ona emin değilim. O dükkan “kumpiri biz icat ettik” gibi bir yazı yazmıştı dükkana.
+1
michael_knight
(15.11.25)
Sene 2001 görgüsüz kuzenim kumpir yiyelim diye tutturmuştu. Ben de küçüğüm neymiş bu kumpir diye merak edip takılmıştım peşine Ankara’da Sakarya caddesinde yemiştik, bu da böyle bir anımdır.
0
ekimoloji
(15.11.25)
90'larin basinda patladi kumpir isi.
+1
cooperr
(15.11.25)
90'larda vardı, ortaköy o zaman da merkeziydi bu işin, kumpir piyasası ortaköy'de şekillenirdi... ama başka yerlerde de yediğimi hatırlarım.

80'lerde yoktu ama, belki late 80's olabilir 1988-1989 gibi. ama hatırlamıyorum.

bu arada bazı yörelerde haşlanmış patatese gumpiri derler
gumpiri=kumpir
+1
exlibris
(15.11.25)
91-92 yılı olmalı benim de kumpirle ilk tanışmam, Çiçek Pasajı’nın orada bir kumpirciye giderdik, o zamanlar Ortaköy’de daha az kumpirci vardı, sonradan popüler olup böyle yan yana dizildiler, kısır, amerikan salatası, mantar, turşu falan hep vardı, belki sonradan artmıştır çeşitler. O yıllarda kumpir yeni çıkmış popüler bir yiyecekken, evinden pek de çıkmayan yaşlı annanem kumpir ister misiniz demişti, nereden duymuş diye çok şaşırmıştım, meğer eski bir ifade imiş kumpir, evde fırında patates yapmaktan bahsediyormuş.
+3
(15.11.25)
2004'te ortaköy'de kumpir yerdik bugünkü gibi çöp değildi
+1
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
bence 90'larda daha populerdi. ben de en son o zaman yedim.
+2
Sour
(15.11.25)
İlk kumpirimi 89da gemlik-kumla da yemiştim. 90larda bayağı popülerdi.
+1
duster
(15.11.25)
(16)

800 milyon Türk lirası büyük para mı?

ulukayin
Bugün işyerinde konu yılbaşı büyük ikramiyesine geldi. Birkaç kişi bu paranın abarttığımız kadar büyük olmadığını iddia etti. Tabii ki bu kişiler ayda en fazla 100-120 bin kazanan kişiler. Bu miktarın sadece günlük faizi bile bu kişilerin 7 aylık maaşı olan bu parayı küçümseme sebepleri sizce ne ola
Bugün işyerinde konu yılbaşı büyük ikramiyesine geldi. Birkaç kişi bu paranın abarttığımız kadar büyük olmadığını iddia etti. Tabii ki bu kişiler ayda en fazla 100-120 bin kazanan kişiler. Bu miktarın sadece günlük faizi bile bu kişilerin 7 aylık maaşı olan bu parayı küçümseme sebepleri sizce ne olabilir?

İkinci sorum ise şu, faiz her zaman enflasyona yenilir mantığını kavramaya çalışıyorum. Ayda 100 bin lira kazanan yani 100 bin lirayla geçinen birisi için neden faiz zararlı oluyor? Kişi zaten 100 bin lira ile geçinebiliyorken ayda ortalama 2.5-3 milyon getirisi olan risksiz garanti kazanç neden zararlı olarak değerlendiriliyor? Şimdiden herkese teşekkürler.
0
ulukayin
(14.11.25)
Tabi ki büyük para. ayda 120 bin kazansa 6.666 ayda kazanabileceği bir para yani 555 yıl :)

bu paraya büyük para dememek için zenginler listesinde ilk 10'da olmak lazım.

ikinci soruya cevap vermeyeyim ekonomist değilim :) Ama çok param olsa ben de faiz yerdim ne yalan söyleyeyim.
+2
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
Çok büyük para. Ömrüm boyunca yemeden içmeden çalışsam kazanamam.

Enflasyon karşısında yenilmek de çok basit. 100 birime bugün ekmek alıyorsanız yarın 200 birim olur ama sizin paranız sabit faiz vermeye devam eder. Paranın değeri düşer, yenilir.
+3
artıküyeolmakistiyorum
(14.11.25)
@artıküyeolmakistiyorum tamam paranın değeri düşüyor fakat kendimden örnek vereyim. Bugün 100 lira alıyorum seneye olsun olsun 150 lira alayım. Ben bu miktarla (doğru orantıda) geçinip bir hayat yaşayıp ölüp gidebiliyorken neden ayda 30 katı getiriyle bir hayat yaşayıp ölüp gidemiyorum. Bugün ekmek 10 lira seneye 15 lira. Bugün maaşım 100 lira seneye 150 lira. Bugün “risksiz ve garanti” faiz getiri oranı 300000 lira seneye 450000 lira. Faiz sadece finansal olarak değil ruhen ve bedenen de getiri sağlamıyor mu? Mesela çalışmamak?
0
🌸ulukayin
(14.11.25)
800 milyon TL nakit, fabrikası olan insanların bile anca 20, 30 yılda ulaşabileceği bir para. Küçümseme sebepleri 1. matematik bilmemeleri, 2. paranın nasıl kazanıldığını bilmemeleri.

Faizi belirleyenler altını, doları, euroyu dikkate alıp zaten paranı TL'de tutman için çekici bir oran belirliyorlar. Bu oran çekici değilse zaten devlet canlılık istiyordur. Faiz yüksekse değerlendir geç. Enflasyon konusu da bu kadar basit bir şey değil. Her şeyin fiyatı her zaman artmaz. Böyle bir matematik yok. Aylar önce 100 TL olan şey bugün 50 TL'ye satılabiliyor. Arz ve talep konusu. Yani sen bal gibi de kâr etmiş olabiliyorsun. Hiçbir şey yapamıyorsan faizden gelen parayı harcamayıp onunla da yatırım yapabilirsin. Sonuçta elinde nakit var, en değerli şey.
0
arbre
(14.11.25)
20 milyon dolar yurtdisi icin bile buyuk para, turkiye icin cok buyuk para.
+2
cooperr
(14.11.25)
İşin komigi bu loto piyango vs paraları normal halka da çıkmıyor senelerdir :)

Hani boşuna hesap kitap vs yapmaya gerek de yok.
+3
makbur
(14.11.25)
Bana bütün arzuladıklarımı yaptırır rahatlıkla. Meh. Çok güzel para.
+1
muhayyer divan
(14.11.25)
valla yılda 400-500k kazanan swe olmayı hedefleyen ve bunun için çocukluktan beri günde 12 saat ders çalışan şahsım için bile inanılmaz büyük para. loto çıksa okuldan kaydımı siler, kod yazdığım laptopumu kampüsün ortasında parçalarım xd
+1
hold the door
(14.11.25)
Bu soruyu Elon Musk'a, Mark Zuckerberg'e falan sorun, onlar da "Büyük Para" diyecek. 19 milyon dolardan bahsediyoruz. O parayla boğazda yalı bile alınabilir. İnsanı "sayılı zenginlerden" yapmaz, evet. Ama güzel para.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.11.25)
Değer olarak büyük , niteliği olarak ise kirli para. Ne de olsa büyük ikramiye ile hayatı mahvolanları gördük toplum olarak.

O arkadaşlarının yanılgısı, kazandıkları ortalamanın üstünde olsa dahi bunu az görmeleri.
6 ay parasız kaldıklarında biraz da fakir mahalle ve sokakları gezdiklerinde
100 - 200bin lirayı da çok göreceklerdir.
Hatta bu haldeyken etsiz hazırlanmış kabak veya patlıcan gibi sebzeli yemekleri sevecekler, ekmeğin üstüne salça sürüp yemenin zevkine varacaklardır.
Zor değil. Empati kurabilmeleri için sadece yapacakları şey biraz konfor alanlarının dışına çıkmaları gerek.
0
diyecevaplandı
(14.11.25)
Büyük para...

Bir de "Faiz her zaman enflasyonun altında kalır" argümanı tartışılır.
Düz faiz ve Türkiye için söz konusu durum geçerli olur ama faiz ve enflasyon arasındaki fark astronomik kalmayacağı için 800 milyon lira her halukarda anaparaya dokunmadan ve başka hiçbir yatırım yapmadan birkaç jenerasyonu güzel bir şekilde yaşatır. ancak tabi ki bu saçma çünkü mesela S&P500 yıllık ortalamada dolar bazında ABD enflasyonunun üzerinde para kazandırıyor, yani ortalama bir yatırımla bile bu parayı bitirmek, lüks sayılabilecek bir yaşam tarzıyla bile, baya bir aptallık gerektiriyor.
+1
salihdt
(15.11.25)
ben hesap yaptım. hayatımın geri kalanı için 6milyon dolar bana yetiyor.

lüks yaşayan biri olmadığım için aylık 5bin dolar ile çok keyifli yaşarım. buda 30 sene daha yaşasam 1.8 milyon dolar ediyor. 2 milyon dolara ev ve arabaları yenilerim. kalan 2.2 milyonda kefen param kötü gün için saklarım.

yani demem odur ki 19milyon dolar benim için çok büyük para.
+1
gercekdunya
(15.11.25)
Abi şöyle düşün yıllardır Galatasaray'da futbol oynayıp bir sürü para şan şöhret kazanan Barış Alper Yılmaz geçen yaz o paranın yarısına Arabistan'a gitmek için Galatasaray'ı tek kalemde silip günlerce peşinden koşturdu koca kulübü, öyle bir para.
+1
kizil karga
(15.11.25)
Benim için büyük para. Beni bozmaz ama büyüktür.
0
mikahakkinen
(15.11.25)
ortalama 20m USD ki bununla bir kişi bir daha çalışmaya bilir orta standartlarda
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
şu beyaz yaka tayfanın her şeyi küçümsemesine hayranım:) aylık 100 bin tl kazanan beyaz yaka zengin, 800 milyonu olan adam değil öyle mi? vay anasını arkadaş.
0
nothing in my way
(15.11.25)
(6)

Aracıma taksi çarptı

messina123
Aracıma taksi çarptı. Taksici elinde telefonla görüntülü konuşuyordu bana çarptığında. Yasal olarak yapabileceğim bir şey var mı? Fiziksel olarak görünürde 1 tane çizik var ama elemana aşırı kuruldum. Özür dilemek bir yana kameram var demesem camı bile açmayıp gidecekti.https://x.com/mertkwk/status/
Aracıma taksi çarptı. Taksici elinde telefonla görüntülü konuşuyordu bana çarptığında. Yasal olarak yapabileceğim bir şey var mı? Fiziksel olarak görünürde 1 tane çizik var ama elemana aşırı kuruldum. Özür dilemek bir yana kameram var demesem camı bile açmayıp gidecekti.

x.com
0
messina123
(14.11.25)
Böyle şeyler hele ki istanbul trafiğinde gayet olağan ya çok da takma bence.

Ben de 3 gün önce koca mercedes'i arkadan gümlettim telefonla oynarken :)

indik baktık bir hasar yoktu tokalaşıp devam ettik.
-12
msb
(14.11.25)
ankara'da benzer bir şey yaşadım geçen sene, taksici ile. özürü geçtim üstüne bir de küfür etti. polis ile falan uğraşasım gelmediğinden orman kanunları ile çözmek zorunda kaldım.
+2
hold the door
(14.11.25)
bunda bir şey yok ya.
taksici belki gerçekten farketmedi bile.
çizik önceden vardır belki.
taksici vurdu kaçtı diye ayar olmuşsunuz ama vurmalık vurmalık bir durum yok. kaçtı diyebilirsiniz belki.

taksicinin sorumsuzluğu insanı çileden çıkarıyor tabi, sinirlenmekte haklısınız ama uğraşmaya değecek bir şey değil.
+3
biseysorcaktim
(14.11.25)
bisey yok yaw oynat devam.
nezaketen ozur dilese iyi olurmus o kadar.
+3
cooperr
(14.11.25)
Bunda bir şey yok . Çok düşünmeyin.
+2
diyecevaplandı
(14.11.25)
Ben dururken arkamdaki bundan daha sert bir şekilde telefona bakmaktan bana çarptı; dörtlüyü yakıp araçtan inmesem “bişey yok ki” modunda takılacaktı. Mecbur inip özür diledi ben de ok dedim yolumuza devam ettik; hasar yoktu zaten ama çarpıp gidene de hiçbir şey olmadı diye ses etmeyecek değilim elbette.
Sizin durumunuzda da bence taksici alkollü bile olabilir çünkü defalarca kornaya basmanıza rağmen kaydırıyor, bana normal gelmedi. Ben ne olursa olsun karşı tarafın ehliyetinin fotoğrafını çekiyorum hemen. Şu saatten sonra bir şey yapmaya gerek yok ama bir dahakine nolur nolmaz mutlaka ehliyet fotoğrafını çekin kafanıza yatmazsa olay yerinden ayrılmayıp trafik polisini arayın.
+1
titanic kemancısı
(15.11.25)
(7)

Aynı title ile alınan kişinin tecrübesi

eja
Diyelim ki bir yerde uzun süre çalışıyorsunuz ve o iş yerindeki en bilgili ilk 5 kişi arasındasınız (150 kisi icinden belkide) yanınıza sadece tecrübesi kısıtlı sektörü biraz bilen cv parlatmış sürekli yaptığı işle ilgili genel geçer konuşan birine aynı title ile alıyorlar ve gelen kişi de sizin ona
Diyelim ki bir yerde uzun süre çalışıyorsunuz ve o iş yerindeki en bilgili ilk 5 kişi arasındasınız (150 kisi icinden belkide) yanınıza sadece tecrübesi kısıtlı sektörü biraz bilen cv parlatmış sürekli yaptığı işle ilgili genel geçer konuşan birine aynı title ile alıyorlar ve gelen kişi de sizin ona her şeyi öğretmeninizi bekliyor maaş title ayni..
Bu konuda ne düşünürdünüz
0
eja
(13.11.25)
Bunu da işin bir parçası olarak görüp öğretirdim. Ben işe yeni başlayan insanlara çok şey anlattım. Bu arkadaşlar bunun farkındalardı ve ayrılırken iyi dileklerde bulunmuşlardı. Ön yargılı olmamak gerekiyor. İyi anlaşacağın biri de çıkabilir. Bu sadece iş konusunda değil, eğitim konusunda da aynı. Lisede bilgisini paylaşan çok sınıf arkadaşım vardı, hepsi iyi yerlere geldi. Bilgi vermekle kendi bilginden kaybetmezsin. Bunun iyilik tarafı da var. Maaşı, CV'si beni ilgilendirmez. Ben insan kaynakları yöneticisi değilim. Şirket kabul etmişse benim yorum yapacağım bir şey yok. İş hayatında zekâ, çalışkanlık, istek önemli. Bunlar varsa bir insanda simitçiye de iş öğretebilirsin. Bir de bir insanın bilgisini sakındığı belli olursa bu hoş olmuyor. Gidip bir gün müdüre bana bir şey anlatmadı derse sen bu işi bilmiyormuşsun algısı oluşacak. Ama iyi eğitim verirsen sen onun gözünde ağırlık kazanacaksın. Aslında iyi eğitim vermek göz dağıdır.
-3
arbre
(13.11.25)
hiçbir şey düşünmezdim. bakış açın sorunlu.
öncelikle bilgili olmanın çok bir anlamı yok, katkın önemli. iş hayatında çok bilgili ama ortamı zehirleyen, katkısı sınırlı insanlar tanıdım. bunlarla kimse çalışmak istemez. bilginle değil, uyumunla iletişiminle ve katkınla anılmak çok daha değerli. Bilgi bir işyerinde birine en kolay kazandırılabilecek şey.
ikincisi: başkasının unvanı, başkasının maaşı şusu busu ile hareket etme. Onlar başkasını ilgilendirir. Başkası CV'sini parlatmış olabilir, kendini olduğundan fazla göstermiş olabilir, bunları herkes bir vadede anlar. Sen kendi maaşına, kendi unvanına bak. Daha iyi bir seçeneğin varsa ise dışarıda onun peşinden gidersin. Eğer kuruma yüksek katkı sağlarsan, (iyi bir kurum) seni terfi eder, unvanını da artırır.
Diyelim adaletsizlikler var ve sabit... O durumda bile başkasına aktarım yapmamak zehirdir. Zehirli olan bilgiyi tecrübeyi kim ne yapsın?

Biraz acı yazmış olabilirim, ama tecrübeli bir abinden bir uyarı olarak al kardeşim.
+1
ebabil curnatasi
(13.11.25)
bakış açın sorunlu +1
meslekte veya o işyerinde yeni başlamış birisine iş öğretmekten zarar gelmez. bir başka kişiye verilen para değil, senin kazancın seni ilgilendirsin. kazancını beğenmiyorsan istifa et onlar düşünsün. tutup başkasını kıskanmanın bir manası yok.

muhtemelen yeni başlayan kişinin potansiyeli senden yüksek ki şirket ona bir yatırım yapıyor. şirket onun şu an için senden az bilgiye sahip olmasını referans almıyor, top noktasının senden yüksek olmasını esas alıyor yani. ona iş öğretmek de senin işinin bir parçası. onu iyi yetiştirmenin de senin kazancına faydası olacaktır, olmalıdır.
0
bos dusunce balonu
(13.11.25)
Bunun aynısını yaşadım ve yardımcı olmak kararı aldım. Çünkü kendimi küçük bir insan gibi hissettim bunun hesabına düşünce.

Neyse bazı işleri anlattım devrettim vs sonra bu patladı. Aynı şeyi 2-3 defa anlattım yapamadı, eksik yaptı, yanlış yaptı sıvadı. Sonra saldım. Anlatmadım, sorulara detaylı cevap vermedim. Şimdi aldıkları adam ellerinde patladı, öyle takılıyor ortalıkta.

Demem o ki öğrenmeye hevesi varsa belli oluyor zaten ve sizin işinizi rahatlatıyor zamanla. Benim örnekte tam tersi oldu bunu da herkes anladı benden çıktı iş. Kıdem zamanı da bunu söz konusu ettim ve kıdem aldım. Geçen ay da yine iyileştirme zammı aldım. Öyle işte.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
ne bildigin degil kimi tanidigin ve kendini ne kadar parlatabildigin cok onemli beyaz yaka dunyasinda. o yuzden baskalarina kurulmak yerine kendini parlatmaya calis biraz, kendini satabilmen lazim. satamiyorsan, allame-i cihan olsan bir ise yaramiyor malesef.
+1
cooperr
(14.11.25)
benim şirketimle veya üst yöneticimle ilgili problemim yok, dikkat ederseniz iş yerim değil gelen kişi herşeyi öğretmemi bekliyor dedim, daha çok aklımda sorun yaratan kısım görüşmelerde/işe alım sürecinde bilgisini %90 farklı yansıtmış biri ile ilgili ne düşünürdünüz kısmı.. güvenemiyorum, bir yerde yalan beyana giriyor var olmadığı bir iş tecrübesini var göstermesi ve aynı pozisyona gelmesi bana doğru gelmiyor.

üst yöneticide zaten ilk haftadan sahada iş bilmediğini anlayıp bana kaş göz yaptı, bende işe alımı benim gerçekleştirmediğimi söyledim ama daha detay vermedim kararsızlığım bir insanı işinden etmek veya etmemekle ilgili.

işi bilerek öğretmemezlik gibi bir durum yok sadece etik olmayan davranış sergileyen birine yatırım yapmak alıp yürümesni sağlamak doğru mu, değer mi netleştiremedim , ama kıskanma diyen duyurucu arkadaşta başka bir kafaymış.
+2
🌸eja
(14.11.25)
birine iş öğretirsen vazgeçilebilir listesine girersin, yukarıdakileri dinleme, kolay kolay bildiğin işi kimseye aktarma .
+2
nahtoderfahrung
(14.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.