Giriş
(11)

Yurt disinda cocuk büyütmek hangi semt?

Purple life
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre. 2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim

1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre.

2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto bir yer degil. Nispeten daha düsük gelirli insanlarla daha zengin vs olarak yasamak, iyi evde oturmak. Tatile ciksan enayi misin o paraya dükkan alsana surdan diyen komsularla yasamak.

Sizce hangisi?

Yani bebekte, arnavutköyde bir kücük yerde yaşamak mi yoksa büyükcekmece, esenler gibi sehirden uzak ama lüks bir yerde yasamak mi?

Yetiskin insan icin fark etmez ama cocugunuz icin hangisi daha iyi olurdu sizce? Cocuk orada da dogsa da sonucta türk olacak.
0
Purple life
(3 saat)
Her türlü zengin semt, kötü ev.
+1
gobekliraki
(3 saat)
1
+1
lemmiwinks
(3 saat)
Ulkeye gore degisebilir ama bana 2 daha sicak geldi.
0
mbond
(3 saat)
cocuk kaç yaşında?
iki gün sonra anneeee jasonun nike airforce u var istiyorum beni dışlıyorlar demesin ihtimali çok yüksek veya arakdaşları tatile tura okulla gittiğinde gönderebilecekmisiniz.

yani kısacası çevrene ayak uyduramazsan ekonomik olarak çocuğa zorbalık yaparlar. şu ara ilk okulda bile bu dönüyor.
+1
eja
(3 saat)
Birinci seçenekte çocuk ezik olur, ikincisinde şişik egolu.
İkisi de kötü.
Bence arada bir üçüncü seçenek olmalı. Onu bulun.
0
Mirket
(3 saat)
iki durum da kötü. ilk seçenekte çocuğunuz ve sizler dışlanabilir, her zaman "auslander" damgası yersiniz. ikinci seçenekte de kötü bir çevresi olur ve göçmen çevresiyle ülkeye adapte olamaz.

ikisi de çok uç. orta yolu bulmanız gerekir bence ama yoksa da 1. seçenek daha kabul edilebilir.
0
elektr10
(3 saat)
İlla birini seçmek gerekirse 2.

en azından cocuk cocukluğunu yaşar.
+2
duyuruuser
(2 saat)
@duyuru, cocuklugunu yasamakla ne alakasi var?
0
🌸Purple life
(2 saat)
Benzer endişelerden zamanında geçmiş biri olarak, meselenin çocuğu hangi komüniteye adapte etmek istediğinizle ilgili olduğunu düşünüyorum öncelikle.
İki ebeveyn de Türkse, bu ikisi arasında mutlaka bir seçeneğin olması gerektiğine inanıyorum.

Göçmen mahallelerinin tek sorunu ekonomi ya da kriminalite değil. Okul ve mahalle ortamı. Göçmen mahallesi okulu demek, sınıflarda daha fazla göçmen çocuğu olması demek ve bu da çoğu zaman dil gelişiminin sekteye uğraması anlamına geliyor. Bu konuda ulusal düzeyde yapılmış araştırmalar/raporlar oluyor. Yaşadığınız ülkedeki bu raporlara bakmanızı mutlaka öneririm. Birçok göçmen çocuk altı yaşına geldiğinde "dil gelişimi yetersiz" denilerek ilkokula başlatılmıyor; bunun yerine yalnızca göçmen çocuklardan oluşan sınıflarda bir yıl eğitim görüyor. Daha eğitim hayatı başlamadan bir sene kaybediyor yani. Bu bir yılın sonunda açık kapanmazsa çocuk ilkokula yine bu sınıflardan devam ediyor. Konu dışına çok çıkmak istemiyorum ama bu sınıfları şahsen pek tavsiye etmem; bir görseler, eğitimli beyaz yakalı Türk anne babaların çoğu da istemez zaten.

Dil meselesinin yanında "Siz neden Noel ağacı kuruyorsunuz? Müslüman değil misiniz? Baban camiye gidiyor mu?" gibi sorularla ve kendi içlerinde ayrımcılıkla karşılaşması da kaçınılmaz oluyor (true story).
Bunlar dışında daha birçok sebep var ama uzatmak istemiyorum. Avrupa’da sorun şu ki, Türkiye’deki kadar izole yaşamak mümkün değil. Türkiye’de Suadiye’den ev alıp çocuğu servisle Bilfen’e göndererek bir bubble oluşturabiliyorsunuz. Avrupa’da ise hayatınızda yan yana gelmeyeceğiniz insanların çocuklarıyla çocuğunuz aynı okula gidiyor. Biraz mental r. de oluyorlar açıkçası.

Zengin mahallelerinin de tek sorunu elbette "hep Türk olarak kalmak" değil. Arkadaşlarıyla çocuğun aynı standartları tutturamaması zamanla dışlanmasına yol açabiliyor. "Hadi uçağa atlayıp Sylt’e gidelim" gibi planlar maddi olarak arkadaşları zorlamasa bile, sizin çocuğunuz bunu bir hafta, hadi bilemedin iki hafta yapabilir, üçüncü hafta yapamaz.
Şahsen, çocuğunun önüne her şeyi seremediğin için çocuğunun arkadaşlarını uzaktan izlemek zorunda kalması, ebeveyn olarak "baban camiye gidiyor mu?" sorusundan daha ağır gelir diye düşünüyorum. İlkine sinirlenip lafı çakar geçersiniz. Ama diğerinde çocuğunuzla birlikte kalp kırıklığı yaşarsınız çünkü siz yetememişsinizdir.

Dengeyi kurmak her zaman önemli. Dördüncü bir seçenek de var elbette: çocuğa yabancı dilde bir isim vermek, dinini değiştirmek, anadili öğretmemek, yani mutlak asimilasyon. Bu da bir yol ama ebeveyn açısından ciddi bir fedakarlık gerektiriyor ve bana göre uygulaması oldukça zor. Bakın, çocuğu köklerinden tamamen koparabilirsiniz ama şu soru hep karşınıza çıkıyor: Benim annemle babamla nasıl konuşacak?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(2 saat)
Zengin semtteki okulda çocuğun ismine bakıp geleceğiyle oynamasınlar, Almanya ise mümkün. Ben olsam 2. seçeneği seçerdim .
0
nahtoderfahrung
(2 saat)
Aynı durumu hem bekarken hem de çocuklu olduğumda birkaç kez yaşadım. Her defasında birinci seçeneği tercih ettim ve hiçbir zaman pişman olmadım. Ama ikinci seçenekteki gibi insanlarla yüz yüze gelmeye bazen gerçekten tahammül edemiyorum, haliyle hata benim de olabilir.

- Birinci seçenekteki okulun velileri, öğretmenlerden farklı beklentilere sahip olacak. Bu durum, orta-uzun vadede ciddi bir fark yaratabiliyor. Biz de bir süre bunu deneyimledik: Birinci seçenekte otururken, çocuğu ikinci seçenekteki bir kreşe göndermiştik. İkinci seçenekteki kreş de her şeyi doğru ve düzenli yapıyordu, fakat birinci seçenekteki çocuklar çok daha hızlı gelişim gösteriyorlardı. Demek ki bir yerde bir fark var dedik, eski okulumuza geri donduk.

- Bulunduğunuz yerin okul şartları ne kadar önemli bilemiyorum ama bazı yerlerde birinci ve ikinci seçenek arasındaki fark, okulun spor salonunda eskrim yapmakla, ara sokakta bıçaklanmak kadar farklı olabiliyor, bu benim cocugum icin almak istedigim bir risk degil

Ayrıca, zengin bir mahallede yaşadığınız için ayrımcılığa uğrayacağınız kesin bir durum değil ama kaygınızı tamamen anlıyorum.
+1
adrianapole
(1 saat)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.